Giriş
(9)

siz ne düşünüyorsunuz?

lüzumsuz adam
neredeyse her gün senaryonun çok benzer olduğu bir kadın cinayeti haberi alıyoruz. her gün savaş, cinayet, istismar ve insanlığımızı sorgulatan sayısız çirkinlik.cezalar ağırlaşıyor, yasalar değişiyor ama bunun binlerce yıllık bir geçmişi olan bir sorun olduğunu da biliyoruz, önüne geçilemiyor. sosy
neredeyse her gün senaryonun çok benzer olduğu bir kadın cinayeti haberi alıyoruz. her gün savaş, cinayet, istismar ve insanlığımızı sorgulatan sayısız çirkinlik.
cezalar ağırlaşıyor, yasalar değişiyor ama bunun binlerce yıllık bir geçmişi olan bir sorun olduğunu da biliyoruz, önüne geçilemiyor. sosyal medyanın etkisiyle artık bu olaylardan çok daha fazla haberdar oluyoruz. eskiden haberimizin dahi olmadığı her şeye her an tanık oluyoruz. evet, insan doğasının içinde karanlık bir taraf var. bu eylemlerin ve davranışların çirkinliğini de toplumsal sözleşmelerle ve süregelmiş ahlaki birikimle tanımlıyoruz ve yine bu araçlarla engellemeye çalışıyoruz. buna rağmen bu sarmalın dışına çıkamıyoruz. içinde bulunduğumuz dönem için ani bir dönüşüm tabii ki gerçekçi değil; ama nereye gidiyor bu durum?

bir çözüm olduğuna inanıyor musunuz? mücadele etmek mi çözüm, kendimiz ve sonraki nesiller için mücadele etme tatmini mi? bunca insan için refahı sağlamak ve onları eğitmek ne kadar gerçekçi? yoksa bu duruma alışmamız, buna adapte olmamız mı gerekiyor?

insan doğası gerçekten toplum kurmaya uygun mu acaba yoksa biz doğamızla çelişen bir düzen kurmaya çalıştığımız için mi bu döngülerden çıkamıyoruz ve böyle öfke doluyoruz.
belki de sorun insanların kötü olması değil de toplum kurmaya çalışmalarıdır noktasına geldim galiba.

siz ne düşünüyorsunuz?


not: bıkkınlık ve bezginlik değil sorgulayan öfke içerir.
0
lüzumsuz adam
(05.03.26)
Ayrilmak isteyen kadini öldürmek ülkede kültür gibi bir sey oldu.

Nasil cözülür bilmiyorum. Ama en basta ataerkillikten, düzgün davranan git diyince giden erkeklere prenses erkek demekten vs vazgecmek gerekiyor bence.

Öldürenler anadolunun ögretmen atanmayan köyünden gelmiyorlar. Bildigin dogma büyüme istanbul. O yüzden ne eğitimi vereceğiz bilmiyorum.

Medya ile sistematik bir sekilde algi degistirme yapilabilir.

Verilen cezalar uygulanmiyor bile. Yarginin hali ortada. Kimler hapiste kimler disarida.
+4
Purple life
(05.03.26)
kandırıldığımızı, güçler dengesi dünyasına yetişemediğimizi hissediyorum. insanlığın 2. dünya savaşından sonra derme çatma da olsa kurduğu refah toplumu hayali söndü bence. büyük facialardan sonra büyük bir refah yaşanmıştı ve bizden sonrakiler bunun belki kokusunu bile duyamayacak kadar şanssız olacaklar.

ahlak ve erdem gibi davranışların insanın doğasında bulunduğunu düşünmüyorum sadece belli standartlara inanmıştık ve bu kavramları pratik fayda üretecek şekilde sisteme entegre edebilmiştik, artık o yok. umutsuz oldu ama fikrim bu.
0
suicmeyenadam
(05.03.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.03.26)
psikolojik olarak sakatlanmış bir toplumuz. toplum insanlara bireyselliği, mutlu olmayı, hayatı yaşamayı öğretemiyor. bunun yerine bağımlı, kavga-öfke-saldırı güdümlü bir toplum ortaya çıkıyor. bunlar dürtüsel hareketler olduğu için ceza miktarlarının artması çözüm olmaz.
0
orpheus
(05.03.26)
İnsan tabiatın parçası değil. Tabiat insanoğlunun figürasyon ve dekoru. Tabiatın doğal bi unsuru değil. Hayvanlar ve bitkiler içgüdüleriyle hareket eden canlılar. İnsanda ise diğerlerinde olmayan bişey var: bilinç

İşte o bilinç insanı bilimadamı da yapabiliyor adi bi katil de.

İşte bunu kontrol etmek mümkün değil. Ne devlet ne aile insanı durduramaz.

Kısaca insanlık ilk günden beri ilerlemiyor. Arabalar evler değişiyor. İnsan aynı.

Eskiden köle vardı artık paralı köle var.
Eskiden de filozoflar vardı yine var.
Eskiden de din istismarcı vardı yine var.

Yanii tüm bunlar yanılgı. İnsanlık i ler le mi yor.
Hep yerinde sayıyor...
0
luluki
(05.03.26)
Luluki'ye katılıyorum. Bir noktada medeniyeti yanlış tanımlamaya başladık. Artık medeniyet ile teknolojik gelişme aynı şeylermiş gibi anlaşılıyor ancak insanlık, "insanlık" diye bir şey var olduğu andan itibaren sahip olduğu bütün problemlere hala sahip. Bugün bulabildiğiniz en eski yazılı kaynakları; kutsal kitapları ya da efsaneleri inceleyin, orada bahsi geçen her ne varsa: Irkçılık açlık, katliam... Hepsi bugün de var.

Kadına ve çocuğa şiddet de bunlardan biri. Bir birey olarak yapabileceğiniz en etkili şey en başta kendi çocuklarınızı buna göre yetiştirmek. Şiddet ve istismarın birer hak, araç ya da seçenek olmadıklarını onlara öğretmek.
0
salihdt
(06.03.26)
bence insanoğlu var olduğundan beri çokta değişmedi. şu anki durumun orta çağdan ne farkı var? o zamanda bu tarz şeyler oluyordu, sadece kötü haber çok yayılamıyordu. teknolojinin gelişmesi her şeyin görünürlüğünü artırdı ve hiç bilmediğimiz aslında var olan suçların olduğunu bilmemizi sağladı. toplumlar var olduğu sürece bu tarz şeyler olmaya devam edecedek. en gelişmiş olarak görünen batı kültüründe de benzer suçlar olunca ve üstü kapatılınca insanoğlunun pek bir ilerlediğini sanmıyorum.

Sigmun baba demiş ki: Her insanın zihin derinliklerinde saklı ilkel cinsel ve saldırgan güçler vardır. Bu güçler kontrol edilmediği takdirde bireyler ve toplum kaos içinde yok olmaya sürüklenebilirdi.' Bbc ben çağı belgeselini izleyebilirsiniz.

bir arkadaşım söylemişti, 'güçlülerin bir çemberi var eğer sana gözünü dikip o çembere alırlarsa sana he türlü kötülüğü yaparlar' diye.
çoluğumuzu çocuğumuzu bu çemberden korumaya çalışıyoruz.
0
mikahakkinen
(06.03.26)
sen iyi insani hor gor ezikle, kotuluk yapani yucelt. sonra toplumun iyi olmasini bekle.

ulke dizide anasini kesene, onune geleni vurana, kocasini aldatana hayran olsun sonra gel iyi ol bu toplumda.

bu hastalikli yapiyi tum toplum olarak yaratiyoruz kisilere indirgemekle bu is cozulmez.
0
gule gule
(06.03.26)
Çok güzel yorumlar yapılmış ama ben de yazmadan geçemedim.

Bu olayların çok küçük bir kısmını dürtülerini kontrol edemeyen psikopatlar yapıyor. Büyük çoğunluğu bireysel sapkınlık değil, toplumsal ve kültürel bir mesele. Zaten bu yüzden oranlar toplumdan topluma ve bölgeden bölgeye bu kadar değişiyor.

Sorun toplumsal cinsiyet rolleri, ilişki normları, yetiştirme biçimi ve şiddete yönelik tutumlar.

Bir toplumda kadın ve erkeğe eşit değer verilmiyorsa, roller cinsiyete göre katı biçimde belirleniyorsa, bir ilişki “iki bireyin birlikte olması” değil de “birinin diğerine ait olması” gibi görülüyorsa ve şiddet bazı durumlarda anlaşılabilir ya da tolere edilebilir sayılıyorsa orada bu tür olayların yaşanması tesadüf değildir.

Biraz sondan başa bakalım. Öldüren kişi ne diyor? Beni reddetti. Beni terk etti. Benden ayrılmak istedi. Beni aldattı. Erkeklik gururumla oynadı. Namusumu kirletti.
Yani kadının tercih hakkı olduğu kabul edilmiyor. Çünkü ihtiyaçları, istekleri ve gururu önemli olan kişi erkek. Kadın ise ona tabi. Bir kadın bir noktada bir erkekle ilişkilendirilmişse artık hayatı boyunca o erkeğin istediği gibi davranması gerekir.
Kadın erkeğin namusudur. Kadının davranışları erkeğin erkekliğini temsil etmektedir.
Erkek kadına söz geçiremiyorsa yeterince erkek değildir.
Böyle bir denklemde kadının ayrılmak istemesi sadece bir ayrılık değildir. Erkek için bir otorite kaybı ve aşağılanma olarak algılanır.
Peki bu düşünce nereden geliyor? Yetiştirme biçiminden. Kızlara itaat etmeleri öğretilir, oğlanlara hükmetmeleri.

Yani sorun da çözüm de kültürel. Çocuk büyüdüğü evde sağlıklı bir ilişki görürse, toplumsal cinsiyet rolleri sağlıklı yerleşirse o da sağlıklı bir ilişki yaşayabilir. Anormal beklentiler ve davranışlar normalmiş gibi kabul gördüğü sürece de yayılmaya devam ediyor
0
mezzosprite
(06.03.26)
(9)

Alınır mı ?

rodeocu
https://shbd.io/s/pRVuzZAy şehir içi kullanılacak. 2 araç olarak.
shbd.io şehir içi kullanılacak. 2 araç olarak.
0
rodeocu
(05.03.26)
Bana 700 bin çok geldi. Fiyat normalse alınabilir de ben afedersiniz ama yuh der geçerdim ilanı.
0
a perfect lie
(05.03.26)
Punto genel olarak sorunsuz, ustası parçası bol ve ucuz bir araç ama otomatik vitesi aslında otomatikleştirilmiş manuel olduğundan keyifsiz. Motoru da güçsüz.

Bunlar dert değilse ve araç sorunsuz ise alınabilir ama kasko değerinden fazla verilmez. Bakmadım ama 700 aşırı cok.
+2
orient blue
(05.03.26)
700 papel fiat için çok. Daha düşük model toyota al. Kafan rahat olsun. Fiat a 700 bin. İnanılmaz.
0
luluki
(05.03.26)
o ne ya. yazık günah.
0
gabe h coud
(05.03.26)
Bu paraya 2020, 2019 sendero, 0.9 tce Clio alınır. Benzer kmde. Aşırı pahalı.
+1
jackyr
(05.03.26)
Fotoğrafta gördüğüm kadarıyla yarı otomatikse parayı çöpe atmak olur.
-2
arbre
(05.03.26)
Multijet bile değilmiş ne alaka bu paraya
+1
adivar
(05.03.26)
Alınmaz.
12 sene Puntoya bindim.İlandaki araçta torpido yolcu airbag kısmından çatlamış.Kronik ve tamiri pahalı sorunlardan biri.
1.3 multijet, euro4,manuel vites fiyat max500k kombinasyonu dışında alınmaz.
77bg 8valf robotize şanzımana 700bin vermek dert sahibi yapar.
+1
arenas
(05.03.26)
700 e bu alınmaz yav.
0
gurur
(07.03.26)
(8)

Bu işin sonu nükleere varır mı?

msb
Hamaney ortadan kaldırılmış olsa bile operasyonun şu ana kadar Amerika'nın istediği yönde gittiğini düşünmüyorum.Amerikan askerlerinin bayrağa sarılı tabutları arttıkça Trump içeride iyice panikleyecek.Eğer devam ederlerse de bu iş uzayacak, iran'ın da kolay lokma olmadığını anlayacaklar ve son radd
Hamaney ortadan kaldırılmış olsa bile operasyonun şu ana kadar Amerika'nın istediği yönde gittiğini düşünmüyorum.

Amerikan askerlerinin bayrağa sarılı tabutları arttıkça Trump içeride iyice panikleyecek.

Eğer devam ederlerse de bu iş uzayacak, iran'ın da kolay lokma olmadığını anlayacaklar ve son raddede nükleerle işi bitirmelerinin önünde bir engel de yok sanki.

Artık nükleeri abd ya da israil kullanır bilemem ama işin ucu oraya varacak gibi...

Ne dersiniz?
0
msb
(04.03.26)
Amaç iran ı gazze gibi yerle bir etmek değil. İran ı önemli tesislerine zarar vermeden ele geçirmek. Yanii iran ı sağlam şekilde teslim almak. Ve dedikleri şeye razı ederek.
Dolayısıyla abd ve israil acele etmeden temiz temiz ilerliyor.
Yoksa iran ın tek mermilik işi var.
-1
luluki
(04.03.26)
Olmaz öyle şey. Amerikan halkını ikna etmeden böyle bir şey yapamazlar. Orada güçlerin ayrılığı var.
0
gabe h coud
(04.03.26)
Günümüzde nükleer aktif güç değil de caydırıcı güç konumunda. Çünkü nükleer kullandığın zaman karşı cepheden de nükleer kullanımı söz konusu olabilir sen de hasar görürsün. Dolayısıyla kolay kolay kimse artık nükleer silah kullanmaz. Amaç sana saldırılmak isteyenlere göz dağı vermek.

ABD tarafına gelecek olursak, bu müdahale kongre onayı olmadan başlatıldı. ABD başkanının tek başına savaş yapma hakkı yok. Sadece acil durumlar için belli başlı yetkileri var. Onun haricinde kongre onayı olmak zorunda. Trump ın süreci çok uzatabileceğini düşünmüyorum şahsen. ABD daha önce ortadoğuda uzun süren varlığının kendisine daha çok zarar verdiğini biliyor. Ama bu demek değil ki çekilecekler. Süreci hızlı bir şekilde tamamlamaya çalışacaklarını düşünüyorum.
0
nuevo
(04.03.26)
Trump bir kaç gün önceki konuşmasında "bana veya üst düzey bir yetkiliye zarar gelirse" diye başlayan bir konuşma yaptı. Eğer böyle birşey olursa iran'da baya büyük kraterler açılır. Yani tehdit etti, olabilir ama umarım olmaz.
0
kimlanbu
(04.03.26)
nükleere karşının kimsenin bir planı yok. Hiçbir hükümetin ne saldırı ne de savunma planının olmadığını düşünüyorum. Kağıt üstünde var elbet ancak deneyimlenmedi ve deneyimleneceğini de düşünmüyorum.
filmde de dediği gibi gerçekten "Birlikte dinamit dolu bir ev inşa ettik" kimse de o ilk fitili ateşlemez.

abd'nin stratejisi hamaney'i öldürüp yerine gelecek olanlar ile uzlaşıydı.
İran bir latin amerika ülkesi değil. Dünyanın en köklü devleti. Reaksiyonu da şimdilik bu şekilde ilerliyor.
İran elinden geldiğince abd'nin arap müttefiklerini radalarını vurarak kör etmeye çalışıyor.
ABD ve israil'de aynı stratejiyi izliyor ve şimdilik daha başarılılar artık kendi keşif uçaklarını rahatça uçurabiliyorlar. Muhtemelen yavaş yavaş da kara harekatı ile içeriye girmeye başlarlar.

İran'ın ırak afganistan gibi kabusa döneceğini de düşünmüyorum çünkü devrim muhafızları ve kırılgan ordu harici başka bir güç veya milis kuvveti, ayrılıkçı bir kuvvet yok. Hatta ABD, Suriye'de kendine yer bulamayan YPG'yi de kullanarak toprak sözü verdiği bile söyleniyor.
0
croswell
(04.03.26)
iran'a nükleer saldırı olursa israil haritadan silinir. dolayısıyla öyle bir ihtimal yok. daha denemedikleri bir sürü silah ve yöntem var kara harekatı da olmak üzere.

abd iç siyasetinin fazla abartıldığını düşünüyorum second amendment diye kafa skip evinde 10 tane tüfeği olan adamlar ağzını açıp da ice'ın katliamlarına, başkanlarının pedo olmasına çıkıp bi şey diyemedi. abd halkının bi hükmü yok bence. burger kuponu filan versen iran'a gitmeye razı gelecek yarım milyonluk ordu çıkarırsın zaten.
-1
der meister
(04.03.26)
varmaz. iran'ın liman, petrol, su, elektrik altyapısını vurur, kıtlık başlatırlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.03.26)
varsın da kurtulalım.

dünyanın iyi bir yere gittiğini düşünmüyorum zaten.

çekelim hard reset.
0
rain when i die
(05.03.26)
(8)

önce beğenmeyip sonradan sevdiğiniz müzikler?

Lubb
hani olur ya sevebileceğinizi düşündüğünüz bir şarkı/albüm/grup/tür olur ama siz ilk etapta pek beğenemezsiniz. Sonra arada hayat gerçekleşir ve bir zaman sonra bir daha denk gelirsiniz bu sefer kıymetini anlarsınız, seversiniz.var mı böyle kafası sonradan gelen örnekler sizde?
hani olur ya sevebileceğinizi düşündüğünüz bir şarkı/albüm/grup/tür olur ama siz ilk etapta pek beğenemezsiniz.

Sonra arada hayat gerçekleşir ve bir zaman sonra bir daha denk gelirsiniz bu sefer kıymetini anlarsınız, seversiniz.

var mı böyle kafası sonradan gelen örnekler sizde?
0
Lubb
(01.03.26)
Dire straits şarkıları. 3 tane çok iyi dünya mirası eser bıraktılar.
-1
luluki
(01.03.26)
Tool

Yeni bir sayfa açtı müzik hayatıma yıllar evvel
+2
thesomberlain
(01.03.26)
Hande Yener - Yoksa Mani :)
0
mbond
(01.03.26)
Türk Halk müziği, musikisi
0
artıküyeolmakistiyorum
(01.03.26)
Yıldız Tilbe, Ebru Gündeş şarkıları
-2
arbre
(02.03.26)
trap
0
ala09
(02.03.26)
kpop, lisedeyken sevmezdim ama tam olarak şans da vermemiştim, sınıfta çok seven biri vardı biraz ona inat olarak karşıydım saçma şekilde :D dinledikçe sevdim şuan dinlediğim müziğin 70-80%'i kpop. kpop dinlemeden geçirdiğim yıllarıma acıyorum :)
-1
konetsu
(02.03.26)
Hande Yener - Alt Dudak

Semicenk - Mesafe
Semicenk' in 1-2 parçası daha
0
kumandanim
(02.03.26)
(10)

balkan turları hakkında ne düşünüyorsunuz

ted
kardeşimle balkan turu yapmak istiyoruz. kendisi daha önce hiç yurtdışına çıkmadı. ben de daha önce balkanlara hiç gitmedim. ben daha önce hiç tura katılmadım, ama gittiğim yerler hep toplu taşımanın gelişmiş olduğu yerleri. 1 hafta - 10 gün için turlardan birine katılmak mı daha mantıklı yoksa kend
kardeşimle balkan turu yapmak istiyoruz. kendisi daha önce hiç yurtdışına çıkmadı. ben de daha önce balkanlara hiç gitmedim. ben daha önce hiç tura katılmadım, ama gittiğim yerler hep toplu taşımanın gelişmiş olduğu yerleri. 1 hafta - 10 gün için turlardan birine katılmak mı daha mantıklı yoksa kendimiz gitmemiz mi? araç olmayacak. kafamı kurcalayan da bu balkanlarda şehirler arasında toplu taşıma ile şehir değiştirirken zorlanır mıyız?
0
ted
(01.03.26)
Turun fiyatına ve kalitesine bağlı, ben hiç turla gezmedim ama balkanlar için mantıksız da diyemem. Balkanlarda otobüsler çok yavaş, Split-Saraybosna gittik 7 saat falan sürdü 250 km yol halbuki. Tur otobüsüyle de yavaş olacak nispeten ama bu kadar da olmaz. Yer yer otobanlar da var tabii her güzergah böyle değil, nelere gideceğinize bağlı.
0
mbond
(01.03.26)
Tura katılmadım ama mantıklı gelmiyor bana. Kalabalık bir grupsanız belki. Ama yine de tercih edilmez. Tur şöyle oluyor sanki : 3-5 saat otobüste git. Bir yeri gör, bir kaç saat serbest zaman. Sonra tekrar 3-5 saat yol.

Balkan biletleri ucuz. Her şeyi online halledebilirsiniz. Otel, araba, turistik turlar vs. Tek seferde bir ya da bir kaç ülke gezin. Zaten bir süre sonra alışırsınız.

.
-1
kartallar yuksek ucar
(01.03.26)
Ben geçen sene bu turlardan birine katıldım. İyi ve kötü yanları var bence siz karar verin.
İyi yanları: 7 gece olan turlarda her şey dahil oluyor, tüm geziler ve akşam yemekleri dahil. Her ülkede para birimi farklı, rehber hemen döviz bürosuna götürüyor, yardımcı oluyor. O bölgenin tarihi ile ilgili detaylı bilgi veriyor. Rehber iyiyse tur güzel geçer.

Kötü yanları: Tura katılan birkaç kişi sıkıntılı olup tatili mahvedebiliyor, şans. Otellerde akşam yemekleri çoğunlukla tavuk oluyor. Bazı oteller iyiyken bazıları aşırı kötü olabiliyor. Size boş zaman veriliyor ama 1 saat gibi sınırlı bir süre oluyor, her şey koşturmacayla geçiyor.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(01.03.26)
Türk islam sentezi eserler var. Sultan Ahmet i dolmabahçe sarayını gezmek gibi. İlginç değil Türkler için. Aynı kültürü görmek için binlerce km yol gitmek.
-1
luluki
(01.03.26)
Daha bugün üsküpten geldim. Tur değil. Herhangi bir turu mantıklı bulmuyorum. Kendiniz gezin.
0
messina123
(01.03.26)
ab hindistan'lılara bile ikamet ve çalışma izni verirken şengen alamayan 31 iq beyaz yakanın yeni mekke'si. gidenin, gittirenin zerre kadar aklı yok.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
ben hiç turla seyahat etmedim ancak balkan turuna katılan bir arkadaşım memnun ayrılmıştı. denildiği gibi serbest zaman oldukça kısa oluyormuş , daha çok kompakt bir şekilde tarihi yerleri görmek ve belli aktiviteleri daha turistik şekilde yapmak için tercih edilebilir gibi duruyor. bu noktada biraz beklentiler devreye giriyor sanırım yani mesela ben bu kadar katı yapıda seyahat sevmiyorum kendim program yapmayı isterim saatimi, gitmek istediğim yerleri vs ve kendim keşfi seviyorum, ama derseniz ki 3 günde temel tarihi yerleri göreyim kalabalıkla , bana anlatsınlar vs o zaman tur size uygun olabilir
0
darthvader
(01.03.26)
Ben 2 defa balkanlara gittim. Biri 2019’da diğeri de geçen sene. Baştan belirteyim Hollanda’da yaşıyorum ve Avrupa’da hemen her yere gitmişimdir. Avrupa dışında da seyahatlerim oldu. Sorduğunuz basit bir soruya niye bu kadar saçma sapan aşırı tepkiler verilmiş sahiden anlamak zor.

Ben 2 gezide de inanılmaz keyif aldım. Hala da çok iyi hatırlıyorum, tekrar gitmek istiyorum. Oldukça ilginç yerler. Mesela kilise ve cami birçok şehirde yan yana görebilirsiniz dünyada belki. Ama bu bölgede köylerde bile durum böyle. Etnik, dini ve kültürel çeşitliliğin sonuna kadar gözlemlenebileceği bir bölge. Doğası muhteşem, yemekler güzel, insanı da cana yakın.

Ben turla gitmedim, ama gitseydim küçük gruplarla düzenledikleri için şu turu tercih ederdim: stmtur.com

Toplu taşıma sıkıntılı biraz bu sebeple iki gidişimde de araç kiralama yoluna gittik. Yollar da çok kötü bu arada. Tamamen tek gidiş tek geliş 70-80 km hızla gidebiliyorsunuz en fazla. Flixbus her yere gidiyor galiba ama. Saatleri uyarsa tek başına gitmek daha iyi bir deneyim olur bana kalırsa. Zira turla gittiğinizde yerel insanlarla etkileşiminiz daha sınırlı olacak; bu da deneyiminizin kalitesini azaltacaktır.

Şimdiden iyi gezmeler.
0
but that was just a dream
(02.03.26)
turla gittim harika bir deneyimdi. ufak bir turdu. turun en güzel tarafı sizi disipline etmesi. yani sabah biraz daha yatayım, yok oraya sonra giderim gibi durumlardan kurtarıyor. mis gibi erken uyanıp topluca kahvaltını yapıp doğruca yola koyuluyorsun. üstelik nerede kalcam, hangi arabaya binicem, ya neresiydi burası derdi olmuyor. yolculukta otobüste çok güzel uykunu alıyorsun. ben bi daha gitsem yine turla giderdim.
0
ruhlardan esinlenen karga
(02.03.26)
balkanlarda yaşıyorum, bir çok rota var. turla gitmek pek bana göre değil özgürlüğümü kısıtlıyormuş gibi hissediyorum. kaç günlük gideceksiniz bilmiyorum fakat bosna karadağ rotası güzeldir. onun dışında sırbistan yaparsanız sadece sırbistan'la yetinmek durumunda kalacaksınız orada da belgrad-novi sad yapabilirsiniz fakat belgrad'ta şu aralar eylemler var. araç kiralarsanız tiran'a inmenizi tavsiye ederim çünkü araba kiralaması çok kolay ve ucuz. 2 rota çizeyim size ona göre karar verin.

araçsız:
saraybosna mostar trebinje herceg novi kotor budva. dönüş tivat veya podgarica üzerinden türkiye.

araçlı: Tiran işkodro bar budva kotor herceg novi trebinje(vakit varsa mostar ve saraybosna fakat dönüş çok yorucu olur.)

otobüsler araba kiralamaya göre çok daha pahalı kalıyor ve pek vaktinde geldiklerini söyleyemem.

yeşil pasaportunuz veya schengen vizenizin olmadığını varsayarak yaptım bu rotaları. ben kendim dubrovnik'te yaşıyorum eğer ab girişte problem yoksa dubrovnik bu listeye girmek zorunda.
+1
dirildimde geldim
(02.03.26)
(28)

İsim bulamıyoruz

sacrilegious
Merhaba,Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden? Ya d
Merhaba,

Erkek çocuğuna isim bulmak ne zormuş. Türkçe olsun ama yurtdışında da kullanımı zor olmasın istiyoruz. Çevremizdeki tüm çocuklar aras-uraz-atlas-aslan vs. Aslında arden ismi hoşumuza gitmişti ama türkçe değilmiş. Sizce arden ismi de mi jenerik isimler gibi? Var mı çevrenizde hiç arden?

Ya da Güneş nasıl? Kız ismi gibi sanki… Unisex olmasa iyi olurdu.

Sizin beğendiniz erkek isimleri neler? Soyadı Yüksel olacak bu arada.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(01.03.26)
Sezer. Ceasar diye de kullanır.
0
Bruce
(01.03.26)
Güneş kiz ismi gibi olur evet. Ozan falan olmaz mi? Türk vurgusu isterseniz eski komutanlarda karizmatik bir suru isim var. 1000’li yillara bir bakin derim.
0
mbond
(01.03.26)
Güneş erkeğe olmaz. Soyadı iyi değilmiş. Kuzey adını beğeniyorum. Bence kafa karıştırmamak için her gün bir harfin isimlerini inceleyin.
-5
arbre
(01.03.26)
Barış.
+1
rock n roll
(01.03.26)
Onur
Karel
Hazar
0
hakmut
(01.03.26)
ekin, ata, ozan, gökalp, alp, berk, kaan, deniz, doruk, gökay, mete, orkun, batu

uniseks olmasın demişsiniz ama bilge de çok güzel.
0
oyokbuyoknevar
(01.03.26)
Uniseks olması belki bozabilir ama deniz iyi bir seçenek. Evrensel de kullanılır herkes anlar rahatça.
Bu yeni nesil araz uraz cart curt isimler bana şahsen çok itici geliyor.
0
cay koy geliyorum
(01.03.26)
Sungur

Sungur ismi, Türkçe kökenli bir isim olup, genellikle erkek çocuklarına verilmektedir. Bu ismin anlamı, “şahin” ya da “şahin gibi güçlü ve cesur” olarak tanımlanabilir. Türk kültüründe ve edebiyatında yer alan bu isim, güçlü ve cesur bir karakteri simgeler.
-4
meko
(01.03.26)
Yurtdisinda kullanimi zor olmamasi icin Turkce karakter icermemesi lazim ve okunusu kolay olmali.

𝗘𝗿𝗲𝗻 var mesela, Turkce kokenli. Japon animesinde bile kullanilmisti bu isim :) Yurtdisinda kullanilan Aaron'a benziyor.

𝗔𝗱𝗲𝗺 de kolay ve yaygin ama Arapca kokenli. Ibranice ve Sanskritce'ye, hatta Sumer'lere kadar gidiyormus ismin kokeni. Yurtdisinda Adam olarak kullaniliyor genelde ve neredeyse her dilde var:
en.wikipedia.org

𝗘𝗿𝗺𝗮𝗻 olabilir :) Turkce kokenli. Ama yurtdisinda Arman daha yaygin. Arman Farsca kokenli.

su basliklara bakabilirsin:
(bkz: çocuğa yurt dışında kullanışlı isim koymak)
(bkz: yurt dışında sıkıntı yaşatan türk isimleri)
(bkz: en güzel erkek isimleri)

ve ben de sunu sormustum:
oğlunuz olsa ne isim koyardınız?
www.eksiduyuru.com

bonus edit:
kaya ilginc mesela. turkce'de erkek ismi. yurtdisinda kiz ismi daha cok ama bicok ulkede var:
en.wikipedia.org

atilla veya attila avrupa'da kullaniliyor. macaristan'da da yaygin. bilindik tarihi bir figur. (ama iki 't' ve iki 'l' versiyonlari karisiklik yaratabilir)
en.wikipedia.org
+2
ermanen
(01.03.26)
Teoman
0
cosmicstring
(01.03.26)
Baran. Turkcesi yagmur demek. Anne babasinin Kurak kalbine hayat, Ait oldugu yere ferahlik, bereket getirsin insallah.
0
krmzbvl
(01.03.26)
And. hep ıstemısımdır, bır kısıde duydum sankı sadece.
0
deepness
(01.03.26)
Ömür ve Önder. Abilerimin isimleri.
Noyan. En sevdiğim arkadaşlarımdan birinin abisinin ismi.
Gün. Tek heceli olması sorun değilse gene düşünülebilecek bir isim.
0
huladancer
(01.03.26)
Koray
+1
black holes in the sky
(01.03.26)
arden olur seviyorsanız. çevremde ona yakın arven var armin var. ve bunlar çevremdeki en unusual isimler değil. güneş evet önce kız diye düşünürüm ama ha oğlanmış denince de yadırgamam.
0
mezzosprite
(01.03.26)
Güneş unisex ama kesinlikle kız ismi olarak kullanılıyor. Erkek arkadasımın ismi Güneş. Herif nefret ediyo isminden. Müşteri hizmetleri arıyor. Hemen Güneş Hanım diye hitap ediyolar.
+2
luluki
(01.03.26)
Deniz
0
yurtsuz john
(01.03.26)
mert. hem türkiye hem de abd, kanada, fransa gibi ülkelerde kullanımı aşırı rahat olur, kimse sorgulamaz.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.03.26)
mert, eren ve atlas, arden +1
bir de umut olabilir
0
darthvader
(01.03.26)
Yurtdışında kullanımı zor olmayan bir isim arayışındayken iki tane Türkçe karakterli 'Güneş' ismine takılmanız da çık ironik olmuş.

Yurtdışı ile bir alakanız varsa Türkçe karakterlerden uzak durun bence.
0
Mirket
(02.03.26)
Sezai
ai çağı geliyor, havası olur
hey allam ya ekşiden çocuğuna isim buluyo insanlar
-4
plastic_angel
(02.03.26)
Alp, Tuna, Ege

*Yurt dışında sıkıntı olmasın derken bire bir karşılığı olsun mu yoksa türkçe karakter olmasın mı anlamadım ama ben türkçe karakter olmasın gibi düşünerek yazdım
0
ananiyimioguz
(02.03.26)
Cem, Cenk, Deniz.
0
ekimoloji
(02.03.26)
ben de bebek bekliyorum soyadıyla uyumlu olması için düşündüğüm isimler
teoman
talat
ferit
tanju
ben ferit eşim tanju diyor bakalım ne olacak

bir çılgınlık yapıp kudüs fatihi imparator titus ismini koymak istiyorum ama çok kişinin ismiyle dalga geçtim ondan çekiniyorum
0
Hallegadola
(02.03.26)
Kaan
0
duyuruuser
(02.03.26)
Can veya cem
0
Kittie
(02.03.26)
Aren var çevremde kulağa güzel geliyor bence
Eren ya da Eray olabilir
0
devilone
(02.03.26)
toprak
0
Sadece soruyorum
(02.03.26)
(8)

Satılık eve kiralık eşya hizmeti

dawsonscreek
Bazen çok kullanışlı bir ev, içinde uygun eşyalar olmadığı için gerçek değerinin altında değerleniyor veya zor alıcı çıkabiliyor. Bu tip durumlar için, evlere mobilya dekorasyonu hizmeti veren firmalar var mı? Evi dayayıp döşeyecek, potansiyelini ortaya çıkaracak. Ev satılınca firma bu eşyaları geri
Bazen çok kullanışlı bir ev, içinde uygun eşyalar olmadığı için gerçek değerinin altında değerleniyor veya zor alıcı çıkabiliyor.
Bu tip durumlar için, evlere mobilya dekorasyonu hizmeti veren firmalar var mı?
Evi dayayıp döşeyecek, potansiyelini ortaya çıkaracak. Ev satılınca firma bu eşyaları geri alacak, hizmet bedelini ve eşya kira bedelini bu firmaya ödeyeceğim. İsterse yeni ev sahibine eşyaları da satın alma opsiyonu sunulacak. Firma bu işi yaparken eşyaların sahibi olmak zorunda da değil. Birkaç mobilya, halı, beyaz eşya firmasıyla konsinye tipi çalışabilir. Tamamen konsinye değil bir miktar ödeme yapacak tabi.
Böyle bir sektör olsa çok iyi olmaz mıydı?
-2
dawsonscreek
(01.03.26)
Çok iyi olmaz. Finansal olarak çok kötü bir girişim olur.
Zaten bir evin potansiyelini o salona koyulan berjer ortaya çıkarıyorsa o evin potansiyeli yok demek bu.
+1
ebeş
(01.03.26)
Fikir güzel ama tutmaz. Eşya değil de tadilat önemli.fayans mutfak tezgahı dolap asma tavan gibi şeyler cezbedici.
Fikrini şöyle geliştirelim. Evi 3 farklı dekorasyonla photoshop layarak emlakçıya satabilirsin. Onlar ilanı böyle yayınlar.
Ama bu da en fazla ek gelir olur. Fazla ekmek çıkmaz.
Millet çok sey istiyor ama az para vermek istiyor. Ve çok memnuniyetsiz.
Ama fikir güzeldi. Tebrikler.
0
luluki
(01.03.26)
teoride fikir çok iyi. ama pratikte işe yaraması çok zor, nakliye, sök-tak yıpranması, eşyaların depoda saklanması, deponun hijyen faktörü (uygun sıcaklık ve nemde kalması gerekir), bi de şimdi duvar rengi var duvar rengi var eşyaların da her rengi alınıp saklanamaz depoda.

ama bu iş çok yakın zamanda IKEA vb. tedarikçiler tarafından yapay zekayla çözülür diye düşünüyorum. Siz evinizin 3D videosunu sisteme yüklersiniz. sonra IKEA'dan döşersiniz. Hiç araştırmadım ama IKEA'dan bağımsız bu iş vardır, yoksa da şuan üzerinde çalışan bir projedir eminim.
0
a darkness coming
(01.03.26)
Bu zaten yapilan bir sey, Avrupa ve ABD'de yaygin. "Home Staging" diye aratirsaniz bilgi edinebilirsiniz.

Sozlukte basligi da varmis: (bkz: home staging)
+5
sertac akin
(01.03.26)
Amerikan filmlerinde gördüğüm bir konsept. Kesin işe yarıyordur ki pahalı da bir hizmet. Yeterli sermaye ve iyi bir emlakçı çevresiyle para kazanırsınız. Hatta bunu trend haline getirip sosyal medyada da iyi bir tanıtımla olur.
0
ground
(01.03.26)
Fikir güzel,dünyada örnekleride var.

Negatif bakarsak maliyetini kim ödeyecek.bizde her şey paraya kadar güzel.bu da sonuçta maliyetli bir iş.malzemeye para bağla,onları taşı yerleştir.tekrar taşı.sağlam organizasyon lazım bunun için.

Pozitif bakarsak,çok geliştirilebilir bir fikir.özellikle insanların çoğunluğunun bir dekorasyon becerisi yok.beğenileride yok.buna tüketicilerde üreticilerde dahil.iyi bir ekiple projeye özel bir dekorasyon oluşturulabilir.hem satış kolaylaşır hem de isteyene bu dekorasyon fatura edilir.burada farklı üreticiler sürece dahil edilir.mobil showroom mantğıyla ürün sergilenir ,tanıtım yapılabilir,satış gerçekleşir.aynı site inşaatlarındaki örnek daireler gibi.
0
duptıs
(01.03.26)
Çok iyi olmaz.
Çünkü 200-400 bin lira gibi bir maliyeti olur.
Bir evin bu sayede bir milyon daha pahalıya satılacağına siz ikna oluyorsanız o zaman iyi fikir. Ben ikna olmadığım için bence iyi flkir değil.

20 milyon üzeri bir malikaneden bahsediyorsak masraf da artacak. Ben 100-120 metrekare bir ev için dedim.

Ikea’dan alıp monte edip iade ederek bunu yapanlar var demişlerdi yıllar önce ama bir şekilde bunun önüne geçti İkea herhalde. Filmciler de set kurmak için yapıyor demişlerdi bu işi.
0
michael_knight
(01.03.26)
Yapay zeka ile salonun boş fotoğrafını çekip istediğiniz gibi döşeyebiliyorsunuz şu anki teknoloji ile, ölü bir yatırım olur.
0
creepy
(02.03.26)
(4)

Pedagog varsa fikir verebilir mi?

hrvl
6.5 yaş kız çocuk, yeğenim kendisi. Pandemi çocuklarından. 3 yaşından beri kreşe gitti, bu sene ilkokula başladı 1. Sınıf şu an. Pandemide yani küçükken biraz izole oldu haliyle ama görüntülü vs sürekli iletişimdeydik. Sonrasında eve kapalı bir çocuk olmadı parka da her gün gitti, her sene en az 2 k
6.5 yaş kız çocuk, yeğenim kendisi. Pandemi çocuklarından. 3 yaşından beri kreşe gitti, bu sene ilkokula başladı 1. Sınıf şu an. Pandemide yani küçükken biraz izole oldu haliyle ama görüntülü vs sürekli iletişimdeydik. Sonrasında eve kapalı bir çocuk olmadı parka da her gün gitti, her sene en az 2 kez tatile gidiyorlar, kalabalık ortamlara da girip çıkıyor. Ancak çocukta çekingenlik midir iletişim sorunu mudur adını koyamadığımız bir şey var. Çekirdek ailesi dışında biri varsa yanında, Sorulan sorulara sadece kafa sallayarak ya da parmağıyla göstererek cevap veriyor. Ben teyzesiyim ve iletişimimiz çok iyidir. Bana aşırı düşkün, ben de ona aynı şekilde. Ama yanımızda başkası varsa bana da cevap vermiyor, konuşmuyor.

Mesela Bugün çok samimi olmadığımız ama son birkaç haftadır üst üste görüştüğümüz birkaç kişi vardı yanımızda, hep birlikte otururken gidip babana şunu söyler misin dedik gitmedi, yabancıyla değil babasıyla bile iletişim kurmak istemedi. Benim yanıma gelir misin bi dedim benim yanıma bile gelmedi. Gözleri doldu ağlayacaktı ısrar edince, ben de oyuna vurdum geçiştirdim.

Bu tavırları beni endişelendiriyor. Yani okulda bir şey yaşasa kendini savunamaz, gelip bize de anlatamaz gibi geliyor. Ama çözemiyorum, dışarıyla iletişim kurmamasını anlarım bir yere kadar ama birinin yanında bizimle bile iletişime geçmemesi canımı çok sıktı.

Ablamı ikna etmeye çalışıyorum bir profesyonele götürmeleri için, burdan alacağım ön bilgiler çok önemli o yüzden benim için.
0
hrvl
(01.03.26)
sayın teyze şimdi burada 20 yaşındaki bir çocuk şöyle şöyle yapın diye yazacak belki de ciddiye alacaksınız ve ablanızı ona göre yönlendireceksiniz ki onu pedagog ya da pre-pedagog sanacaksınız. direkt doktora danışmanız daha makul.

5.5 yaşında, pandemide 3 yaşına kadar herkese aynı şekilde sus-pus davranmış bir cocuga sahibim. biz bir şey yapmadan kardeşimin düğününde çocuk birden açıldı. herkesle konusmaya basladı. arada halen utanır o da normal diyorum.

bu cocuga gercekten sahibim. ama belki de değilim?

ben riske atmazdım bir doktordan yardım alırdım. teyzelik bunu gerektirir.
+1
bisorumvargaliba
(01.03.26)
Anaokulundaki pdr ci bile bu işi halleder sanki. Öyle büyütülecek bişey görmedim.
0
luluki
(01.03.26)
Çocuğun karakter özellikleri de rol oynayabilir bu durumda ama kaygı düzeyi baya yüksek, özellikle başkalarının yanında size bile cevap vermemesi ve ısrar edilince ağlayacak gibi olması sıradan bi utangaçlık olmayabileceğini düşündürüyor.
Zorlamak ve ısrar etmek ters tepebilir, kaygısını artırıp daha çok içine kapanmasına neden olabilir. Onu değiştirmeye çalışmadan, kabul ederek, küçük adımlarını takdir ederek ilerlemek önemli. Ama en sağlıklısı profesyonel yardım almak, ne kadar erken o kadar iyi.
0
mezzosprite
(01.03.26)
aynı benim kızım. benim kızda kendi yaş grubundan izole kalıyordu. geç yürüdü, geç konuştu vs. şimdi ne oturtabiliyoruz, ne de susturabiliyoruz. kapısını kilitleyip oturuyor okuldan gelince. ergen :)

sizin yapacağınız iki şey var,
1. çocuğu zorlamamak.
2. profesyonel destek almak. çok çabuk çözüyorlar çocukları. istanbul' daysanız size bizim ailece gittiğimiz kliniği önerebilirim. ayrıca gittiği ilkokulda rehberlik birimi başarılıysa onlarla koordineli bir plan yapabilirsiniz. klinik aile/çocuk bağını düzenler, rehberlik okul hayatını, ki burada okul daha ön planda, çünkü günün büyük kısmını okulda geçiriyor.

prensese çok cici bakın.
0
galahad reloaded
(02.03.26)
(29)

Bakıcı mı okul mu

wild honey suckle
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı? Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı?

Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
+1
wild honey suckle
(25.02.26)
bakıcıdan memnunsam güvenilir biriyse ve anlaşabiliyorsam bakıcıdan devam ederdim. aksi durumda okul.
0
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Hali hazırda bakıcı yok, yani sıfırdan bulunacak.
0
🌸wild honey suckle
(25.02.26)
Güvenilir bir bakıcı. 2 çocuklu bir anne olarak 2 yaşın kreş için çok erken olduğunu, 3 yaşa kadar temel bir bakım verenle büyümesi gerektiğini düşünüyorum.
-2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Bakıcı. Çok küçük daha bence kreş için. 3 yaştan sonra anca.
-7
sadakatsiz
(25.02.26)
Bakıcı kesinlikle. Şirkette bir arkadaş var. Çocuğu 2 3 yıldır ana okuluna gidiyor. 5 yaşında. Çocuk bıkmış durumda. 1. sınıfa tükenmiş olarak başlayacak. Okul zaten başlayınca bitmeyen bir şey. 2 yıl daha dinlensin çocuk.
-8
arbre
(25.02.26)
aile büyüğü bakabilseydi bi sene daha evde kalabilirdi. 3 yaşında zaten kreşe başlayacak. yani son bi sene için bakıcı bulmaya değer mi, güvenilir bakıcı bulunabilir mi bilemedim. yani çocuğumu evde bi yabancı ile bırakma fikri bana biraz korkunç geliyor. gerçekten iyi referansının olması lazım. dolaylı değil hatta birebir görüşmek filan isterim o referansla. her odaya da kamera koyardım muhtemelen. başka türlüsü zor.

güvenilir kreş mi güvenilir bakıcı mı derseniz sanki kreş bana daha mantıklı gibi geliyor. kızım 34 aylık gibi kreşe başladı. mesela bu kreşe ben 2 yaşında da olsa gönderirdim.
0
elorelia
(25.02.26)
Kreş diyorum.
En donanımlı ve hevesli bakıcı bile çocuğa pek de bir şey öğretmeyecek, etkinlikler yapmayacak.
Telefonundan reels kaydırırken çocuk da büyüyecek.

Kreşte ise kötü bile olsa bir etkinlik, şarkılar, boyamalar vs var. Ayrıca diğer çocuklarla sosyalleşmek var.
+12
michael_knight
(25.02.26)
yeni ben bakıcılarla sürekli problem yaşayan 1.5 senede 3 bakıcı değiştiren biri olarak yine de her türlü bakıcıyı tercih ederim.
bebeklerimiz aynı yaşta ve çok küçükler diye düşünüyorum. kreşlerde birebir ilgi görmüyorlar. güvenli bağlanma için de ilk üç yıl bakım verenle birebir ilgi çok önemli.
kreşe de 3 yaşında veririz:)

@michael_knight,
ona göre bir bakıcı bulursan neden olmasın? benim tüm bakıcılarım sürekli etkinlik yaptıran, araştıran çocuğu öncelik yapmış kişilerdi. farklı problemlerle ayrıldık ama bu konuda haklarını yiyemem. sadece çocuğa odaklılardı yani ev işi vs istemedik.
şimdiki bakıcım da öyle. instagramda gördüğümüz ne kadar etkinlik varsa hepsini tek tek yapıyorlar. her gün onlarca kitap okur, şarkı ve dansları öğretir, bilişsel gelişimi için çabalar, boya yaptırır, kum oynatır, su oynatır. gün içinde hiç yalnız bırakmaz.
sahibinden comda buldum bu arada, referans filan yoktu. kamera var evde diye güvendim, güvenim boşa çıkmadı. şimdi bakıcı gelince çocuk koşup sarılıyor hemen seviyor bakıcısını.
ben bile haftasonu o kadar oyun oynayamam etkinlik yaptıramam :)
-2
Gradient_tabanlı_mor
(25.02.26)
Kres tabii.

Cocuklar cocuklarla yetişkinlerden daha iyi anlasir.
+2
Purple life
(25.02.26)
2 yaş sosyalleşme yaşı değil arkadaşlar, onu kaçırıyoruz bence. 2 yaş bebeğin kendi kendine oyun kurmayı dahi yeni yeni öğrenmeye başladığı, her anında güvendiği ve tüm ilgiyi ona veren birini aradığı bir yaş. Bakıcının ana artısı birebir vakit geçirecek olması., etkinlik mesele değil. kitap okusunlar, kağıtları karalasınlar, parka gitsinler, birlikte hamur yoğurup yemek yesinler yeter zaten. 2 yaş için kreş birbirlerinin saçlarını çekip gözlerine parmak soktukları, oyuncaklar için ağladıkları bir yer olacak.
+2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
uzun yıllar anaokulları işletmeciliği yapmış biri olarak kesinlikle anaokulunu tercih ederdim. anaokulu sadece çocuğa bakmak, yedirmek içirmek değildir. çocuğun sosyalleşmesi, toplum hayatına hazırlanması, periyodik (yemek uyku oyun saati gibi ) işlere alışması, paylaşmayı öğrenmesi, el ve motor gelişimini hızlandırması düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve sair bir çok konuda faydası var. anneanneler babaanneler bile bir yere kadar bakabiliyor. sabır kalmıyor. dışarıdan tek başına bir bakıcı bir çok açıdan güvenli değil. 2 kızım var ilki bakıcıda yetişti, ikincisi 2 yaşına bile gelmeden kendi kurumlarımızda bakıldı. aralarında bedenseli beslenme alışkanlığı, tertip düzen, okul başarısı gibi onlarca konuda gerçekten büyük farklar var. her konuda küçük daha ileride. ek olarak bakıcılar çocukları gündüz uyutup dinlendiriyor, anaokulu ise gündüz bedensel ve zihinsel olarak yoruyor. ilkinde akşam eve yorgun gelen ebeveynler enerjik bir çocukla başbaşa kalıyor, ikincisinde ise aynı yorgunlukta daha sakin bir çocukla daha rahat bir ortam oluşuyor.
+6
ground
(25.02.26)
Türkiye'de şu an mümkün mü bilmiyorum ama, 9-10 aylıkken kreşe başlamış, okula gidene kadar aktif de kreşte büyümüş biri olarak, kreş tavsiye ederim. Ne kadar erken o kadar iyi. Ev ortamından çocuğun ayrılması, rutin kazanması, bilişsel gelişimini yaşıtlarıyla beraber sosyalleşerek geliştireceği bir ortamda olması bence oldukça önemli
+4
nundu
(25.02.26)
kesinlikle kreş. çocuk dış dünyayı çabuk öğrenmiş olur. beceri ve yetenekleri ona göre gelişir. hayat görüşü bile farklı olur.
+1
gercekdunya
(25.02.26)
Bakıcı, 2 yaş çok küçük. 3.5 4 den önce kreş okul vs düşünmeyin derim. kaynak mabadım tabi.
+2
kisa
(25.02.26)
Eloreli güzel yazmış. +100 diyorum.
-1
luluki
(25.02.26)
Ben de mabaddan atıyorum: sisteme erken giren çocuk daha iyi adapte oluyor.
0
huladancer
(25.02.26)
herkes çocuklarını pamuklara sarmak istiyor ancak öyle olmuyor. 3 yaş öncesi bende göndermek istemezdim bakıcıya vermek yerine kreşe bıraktım. burası türkiye ben hiç bir bakıcıya güvenmiyorum. zor olsa da kreşe bırakırım. keşke 3 yaşa kadar anne bakabilse ama bazen olmuyor.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Bulundugum ulkede anne babaninin cocuga bakmasi cok yaygin degil. Cocuklar kimi zan 15 aylikkenden itibaren okul oncesi egitime basliyorlar. Benim oglum da 18 ayliktan beri gidiyor. Esim de ben de calistigimiz icin benim buyukler trde onun kiler baska sehirde yasadigi icin zaten kendimizden baska kimsemiz yok. Ancak genelde de boyle sadece biz degil. Bazi gunler bakici da geliyor hatta eve.

Oglumun cok sevdigini soyleyemem, bazen gulerek gidiyor ozellikle tekrarli bir sekilde bir sure giderse ama cogu zaman aglayarak. Esas problem tahmin edilemeyecek seviyede kisa bir frekansta hasta oluyor yani 1 ayin 2 haftasi evde oluyor zaten, bu anlamda baya sacma tabii, biz burada rapor alabiliyoruz bu durumda turkiyenin sartlarini bilmiyorum ezbere. Her hasta oldugunda anaokuluna alisma evresi bastan basliyor.

Konustuk defalarca. "Okula gitmek lazim" diyip kafa salliyor 25 aylik velet ama yine de agliyor. Bir de onu almaya gittigimde beni gordugu andaki sevincinin tarifi yok, bu tabii hem iyi hem kotu.
+1
wallcan
(25.02.26)
2 yaşında kızımı yarı zamanlı kreşe verdim, uyumuna göre tam güne çevirdik.
Birçok şey öğreniyor, dil gelişimi ve motor refleks gelişimi ilerledi, kendi yemeğini kendisi yiyor, kuralları biliyor gibi birkaç alanda faydasını gördüm.
Şu an 2,5 yaşında ve severek gidiyor kreşine.
Bizim anaanne seçeneğimiz vardı lakin iş reels kaydırmaya vs geldi, anaanneler kıyamıyor torunlarına.
Bakıcı ile çocuğunu büyüten arkadaşım da var ama çocuğun gördüğü kişi sayısı 3 yetişkin ile sınırlı kalıyor. Beyin gelişimi için zaten dezavantaj.
Kreşin de bir dezavantajı var; ilk sene hasta olacak. Bu kaçınılmaz. Gerçi 3 yaşında da başlasa 7 yaşında da başlasa bu hastalık dönemi olacaktır.
Umarım cocugunuz ve kendiniz için en doğru yolu bulursunuzz
+6
purplee
(25.02.26)
2.5 yaşında başladı oğlum. Şans işi biraz da belki, maaşın yarısını verdim native hocalar havuzlu okullar vs. tekinde çocuğun boğazına ip bağlamış öğretmen nerdeyse boğuluyordu, diğerinde altına kaçırmış kızmışlar gündüzleri bile işemeye başlamıştı. Yine birinde öğretmenin instasından uyumayan öğrencilere söylendiği videoyu yakalayıp attırmıştım. İstediğiniz kadar kameralı okula verin kvkk diyorlar polise veriyorlar görüntüleri sadece.
Benim anneme baktıracak ortamım yoktu sıkıntılı süreçlerim vardı ama eğer anneler yakınsa evine tam zamanlı yardımcı alın onlardan biri baksın bir buçuk sene sonra verirsiniz yeni dönemde okula. En olmadı döşeyin eve kameraları referanslı birini bulup gözünüz üzerinde tutun.
+1
cilekli pasta
(25.02.26)
Çocuğa çok bağlı (git: www.instagram.com )

Ben 2 yaşında kreşe vermeyi çok istedim çünkü kızım çok sosyal bi çocuk, başka çocuklarla bir aradayken çok mutlu oluyor. Bütün gün evde durmak gibi bi yaşam tarzımız olmadı 2 yaşına kadar da, bakıcıyla bütün gün evde sıkılacağını düşündüm. Ama yaşadığım yerde 2 yaş sınıfı olan bi kreş bulamadım. O yüzden mecbur bakıcı şu an. İyi birini bulursanız büyük şans ama bulmak da zor olabiliyor
+1
mezzosprite
(25.02.26)
İki buçuk yaşındayken oğlumu kreşe göndermiştik, anneanne artık bakmayınca.
Çok ezildi, öğretmenler tarafından ayrımcılığa uğradı, çocuklar tarafından zorbalığa uğradı.
Biraz daha büyük yaşta göndermek isterdim. Hala içim acır.
Mümkünse bir süre daha bakıcı.
+1
pro9it9is9
(25.02.26)
Kızımı 9 aylık kreşe verdim. Böyle diyince Türkiye'de hemen herkes bir aaauuvv uuuov diyor ama asla pişman değilim.
Birinci ay haftada 5 gün, günde bir saat ve annenin yanında bulunma zorunluluğu vardı. Tam anlamıyla oyun grubu gibi oluyor. 14 anne + 14 bebek bir saat süresince oyunlar oynuyorsunuz.
İkinci ay iki saate çıkardılar ve bizi sınıfın dışında ama okulun içinde beklettiler, ağladıkları vakit sınıfa alıyorlardı, biz sakinleştiriyorduk, sonra kaldıkları yerden devam ediyorlardı.
Üçüncü ay üç saate çıkardılar ve bize "dışarıda gezin ama okuldan çok uzaklaşmayın" dediler. Çocuk ağlarsa telefon açıyorlardı, okula gidiyorduk.
Dördüncü ay dört saate çıkardılar ve biz normal okul ritmine geçtik, sabah bırakıp işimize gücümüze bakıyorduk ve öğlen alıyorduk.
Sonra bacağı kırılınca iki ay kreşe göndermedim ve evde kaldığı süreçte bariz şekilde sosyalleşmesinde, rutinlerinde, öğrendiklerinde gerileme gördüm. İki ayın sonunda tekrar bir aylık oryantasyon sürecinden sonra kreşe başlattım (ilk anlattığım oryantasyon modelini aylık olarak değil, bu sefer haftalık yaptık).
Haftada 20 ile 25 saat arası kalıyor. Kendi akranlarıyla oynuyor, bağışıklığı güçleniyor, dil gelişimi sürat kazanıyor. Dört duvar arasında 30+ yaşında bir care-giver ile vakit geçireceğine kendi yaşıtlarıyla beraber eğleniyor. Öğleden sonra zaten beraberiz.
+1
alice in potatoland
(26.02.26)
Baba degilim ama 2 yas cok kucuk degil mi ya ? Dusunsene 2 yildir dunyadasin yani cok kucuk yavru ya daha :)
0
oscar
(26.02.26)
2 yaş küçük. Çok sağlam sevgi dolu merhametli şefkatli çocukla oyunlar oynayacak çocuk seven bir bakıcı. yani bir babaannesi aneannesi değil. yoksa aynı onlar gibi demeniz lazım.

Anlaşılır zaten.
-1
mahmuttt
(26.02.26)
2 çocuğumu da 2.5 yaşında kreşe yazdırdım, tavsiye ederim.
0
efx
(26.02.26)
1 buçuk yaşında hiç anlamadığım bir dilde eğitim veren kreşe yollanmış birisi olarak ben de tavsiye ederim. başta zor gibi görünse de erken yaşta sosyalleşmenin ve farklı şeylerle karşılaşmanın hem gelişim hem de bağışıklık açısından pozitif etkisi olduğunu düşünüyorum.
+1
eileengray
(26.02.26)
@gradient tabanlı mor,
Siz herhalde hem çok şanslı hem çok bilinçli hem de bakıcı seçmeyi çok iyi biliyormuşsunuz ama herkesin böyle olacağını sanmıyorum.
Hatta bakıcınız ayrılmaya karar verse ve bir ay içinde yeni bir bakıcı bulacak olsanız bu söylediklerinizi gerçekten yapan birini bulma ihtimaliniz sizce yüzde kaç?
Ben sizin için %10’dan düşük olduğunu, herhangi biri içinse %3’ten düşük olduğuna inanıyorum.
Ortalama bakıcı maaşlarından bahsediyoruz di mi?
Piyasayı bilmiyorum ama piyasa 50 bin lirayken 150 bin lira vermekten bahsetmiyoruz.

Bu arada bakıcının sonradan sigortamı ödemediler diye dava açmasını nasıl engelliyoruz? Sigorta yapalım desek 50 bin maaş vermenin size maliyeti 80 bin civarına gelecek. Asgariden gösterelim desek mahkeme korkusundan yine kurtulamayacağız.
0
michael_knight
(26.02.26)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için çok teşekkür ederiz hepsi çok değerli.
Kafamız daha çok karıştı bizim kızı aldıralım diyoruz dkdkdkd
Şaka bir yana okul mantıklı gelmeye başladı. Çünkü güvenilir bakıcı nereden temin edilir bilmiyoruz, bir gün giderse ne yaparız bilmiyoruz. Babanne gelse bizde yaşasa cinnet geçiririz. Anneanneye iki saat emanet ettik dört morlukla döndü:)

Velhasıl zor. Allah herkese makul yaşa kadar çocuğuyla beraber olma ekonomik rahatlığı versin. Biz iki senede elendik.
+3
🌸wild honey suckle
(26.02.26)
(3)

amerika iran i vurarsa ekonomik sonuclari ne olur?

mavicorap
mesela su hisseler cikar sunlarduser altin artar.mesela bu silah sektorunun bir hissesi var mi?bu arada allah belalarini versin bu amerikalilarin tabii.
mesela su hisseler cikar sunlarduser altin artar.
mesela bu silah sektorunun bir hissesi var mi?
bu arada allah belalarini versin bu amerikalilarin tabii.
-1
mavicorap
(21.02.26)
Onlar çoktan indi çıktı. Savaş ya da seçim olması gerekmiyor. Mesela seçim tarihi açıklandı ve ya savaş ihtimali belirdi. Piyasa çalkalanır. Artık lafı bile yetiyor.
Kısaca geç kaldın. Millet parayı topladı gitti.
-1
luluki
(21.02.26)
petrol icin %30 diyorlar. petrol daha fıyatlamadı.
0
paudi
(21.02.26)
Hürmüz boğazını İran kapatırsa petrol fiyatları ve buna bağlı çeşitli alanlarda yükselişler görmek mümkün.
Boğazın kapatılması ABD den ayrı olarak İran'ın diplomatik olarak sorun yaşamadığı , kedisine yakın olan diğer devletleri bile etkiler. Çin de dahil .
Silah sektörü için hisse konusunu bilmiyorum ama devletler uzun zamandır silahlanma içerisinde şu an .

Bir de Rusya için Avrupa'da :
- Ukrayna'dan sonra bize saldıracak... söylemleri var.
siyasiler işte... halklarını çeşitli bahanelerle yönlendirme adına ellerine kimin düdüğünü sıkıştırdılar ise onu çalıyorlar mecburen .

Ek olarak ilaç sektörü de hastalıklar, salgın yanında savaşı da sever.
-1
diyecevaplandı
(21.02.26)
(5)

Bu hafta gerçekten üzüldüğünüz şeyler

sekizdokuzon
Bu hafta kalpten, yürekten iki şeye çok üzüldüm; ilki üçüncü kocasına kaçan kuzenimin annesinde bıraktığı 3 yaşındaki kızı görüntülü konuşmada bana "Anne" dedi, ikincisi zogukan'in muhabbet kuşu Heisenberg hakka yürümüş. Duygu potporisi gibi bir hafta oldu benim için.Siz bu hafta nelere gerçekten ço
Bu hafta kalpten, yürekten iki şeye çok üzüldüm; ilki üçüncü kocasına kaçan kuzenimin annesinde bıraktığı 3 yaşındaki kızı görüntülü konuşmada bana "Anne" dedi, ikincisi zogukan'in muhabbet kuşu Heisenberg hakka yürümüş. Duygu potporisi gibi bir hafta oldu benim için.

Siz bu hafta nelere gerçekten çok üzüldünüz?

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(20.02.26)
+ Tanıdığım biri çocuğu için yaptığı videoyu gösterdi bana. Böyle bir şeyi yaşayamama hissi beni zorladı açıkçası.
+ Meşhur peluş oyuncağa sarılan maymun yavrusu videosu.
+2
rakicandir
(20.02.26)
1989 yapımı bir belgesel, 23 yaşında bir genç kızın AIDS'e yakalandığını kendi ağzından anlatıyordu. kızın o yıllardaki belirsizlk ve çaresizliğe rağmen soğukkanlılığı ve hayata tutunması beni çok etkiledi.
+1
suicmeyenadam
(21.02.26)
Çok güzel ama salak bi genç kızı kadıköy de soyup kış günü feminist eylemde kullanmışlar. Karton kağıda özgürlük istiyoruz yine yazıp kaldırıyordu.
Nasıl bi çaresizlik...
-1
luluki
(21.02.26)
Aile hekimim sahadaymış diye bana diğer doktorlar bakmadı. Öyleymiş.

Dün de kardeşime onun aile hekimi (benimkiyle aynı) 1 aylık eğitimdeymiş diye ilaç yazmamış doktor, benim vazifem değil demiş. İlçe sağlık müdürlüğü de evet öyle bir mecburiyetleri yok demiş.
0
muhayyer divan
(21.02.26)
İki ünlü ölümü beni çok üzdü bu hafta.
Kanbolat Görkem Arslan ve Eric Dane...

Masumlar Apartmanı'na başladım Safiye'ye çok üzülüyorum.

Dünden beri de şu küçük maymun karşıma çıkıyor sürekli yüreğim paramparça.
0
mutekebbir
(21.02.26)
(5)

Çocuk tuvalet eğitimi süreci

michael_knight
Birkaç ay sonra böyle bir süreç var önümde. Daha önceyaşamış olanların internette rastlayamayacağım önerileri var mıdır?Şimdi dönüp baktığınızda o dönemi nasıl hatırlıyorsunuz?
Birkaç ay sonra böyle bir süreç var önümde. Daha önceyaşamış olanların internette rastlayamayacağım önerileri var mıdır?
Şimdi dönüp baktığınızda o dönemi nasıl hatırlıyorsunuz?
0
michael_knight
(20.02.26)
Sabır, sabır, sabır

En çok ihtiyacınız olan şey sabır. Çocuk doğduğundan beri bilinçsizce gerçekleştirdiği bir davranış üzerine bilinç kazanıyor. Hem yorucu hem travmatik bir süreç. Yapmak istemeyecek, yapmamak için inatlaşacak veya altına kaçıracak. Bu davranışlar bir haftadan fazla sürerse hafif sert bir tutum takınmakta fayda var. Ama kızmak, terslemek, bağırmak gibi davranışlardan (insanlık halidir oluyor bazen) kesinlikle uzak durulmalı.

Sabır, sabır, sabır

Herhangi bir pedagojik kaynağa dayanmadan sadece babalık tecrübemi yazdım.

SABIR
+1
roookie
(20.02.26)
Youtube ta bebeğe işemeyi lazımlığı temizliği falan öğreten videolar var çizgi film olarak. Biz günde 10 kez izleterek 1 haftada başardık.
+2
luluki
(20.02.26)
Bir de altı pis dolaşmasını sağladık. Sonuçta çocuk için tembellik güzel. Ne uğrasıcam ben yapayım anam silsin diyor. Tabii ki lazımlık zor geldi altına yaptı.
Temizlemedik. Zırladı 10 dakika. Baktı olmuyo razı geldi kendi işini halletmeye.
Biraz ağlasın. Yok öyle bedava iş.
+1
luluki
(20.02.26)
Teo'nun Kaka Kitabı var, çocuklu arkadaşlar çok öneriyordu, siz de alın :)
+2
kobuzchu kiz
(20.02.26)
bir kere tabii ki.
cocukta temel kural size zor an yasatmiyor kendisi zor an yasiyor.
bir de tuvalet egitimi goren cocuk zaten kac yasinda ne youtube videosu yahu? zurunluluktan youtube a maruz kalan cocuklar var am bunu lutfen normallestirmeyelim. tuvaletini tutamayan cocuk gunde on video izlerse beyni yanar.
gideceksiniz adam gibi bir suru cesidi olan tuvalet egitimi donemindeki cocuga hos gelen kitaplardan alacaksiniz. ozellikle adas veya ayni cinsiyette bir karakter varsa daha rahat olaylar ilerler.
bir de gelen olarak her seyde oldugu gibi erkek cocuklar daha gec ogreniyor.
0
mavicorap
(21.02.26)
(4)

750 bin'e kadar araç önerisi?

mikahakkinen
burada herkese araç konusunda tavsiye verdim, ama şu an benim tavsiye ihtiyacım var.bütçem 750 bin tl. model yılı ve fiyatı düşünerek düz vites. 2017 sonrası en az sıkıntı yaratıcak araçları arıyorum. motor gücü önemsiz, sorunsuz bir motor arıyorum.i10 ve i20 arasındayım. yıllık 65 bin km yapacağım
burada herkese araç konusunda tavsiye verdim, ama şu an benim tavsiye ihtiyacım var.
bütçem 750 bin tl. model yılı ve fiyatı düşünerek düz vites. 2017 sonrası en az sıkıntı yaratıcak araçları arıyorum. motor gücü önemsiz, sorunsuz bir motor arıyorum.
i10 ve i20 arasındayım. yıllık 65 bin km yapacağım için satarken kmsinin problem olmaması gerekiyor.
önerilerinize açığım.
0
mikahakkinen
(20.02.26)
benim çevremde herkes i20 alıyor bu ara.
0
summerjam0306
(20.02.26)
japon ve kore araçları mantıklı duruyor.

i20, auris, micra
0
gercekdunya
(20.02.26)
yıllık 65 bin km için benzinli egea ilk seçeneğim olurdu.
0
duyuruuser
(20.02.26)
shbd.io
Bana nasip olmadı belki sana olur. Param yetmedi.
İ10 yılda 65bini ya kaldırmaz ya da aşırı yakar.
Clio lar güzel. Tam İstediğin gibi. eşek gibi kullanırsın.
17 model başka ekmek çıkmaz.
15 modele falan razıysan toyota yaris al. Anadolu kadını gibi eve de bakar, tarlayı da eker, hayvanı da güder. Bıktım usandım demez.
0
luluki
(20.02.26)
(7)

Oda içinde duş/tuvaletin üstünün açık olması

egerbiryolcu
https://hizliresim.com/ohbbg3bŞu tarz apart odalarının bazılarında oda içinde banyo var ama üstleri açık. Böyle odalarda kalınır mı (uzun süreli değil) kalınmaz mi neden?
hizliresim.com

Şu tarz apart odalarının bazılarında oda içinde banyo var ama üstleri açık. Böyle odalarda kalınır mı (uzun süreli değil) kalınmaz mi neden?
0
egerbiryolcu
(19.02.26)
kalmayı tercih etmem. banyo olarak ayrılan alanda havalandırma yok muhtemelen. bunlardaki gibi şeffaf cam ile ayrılması çok kötü.
+1
inheritance
(19.02.26)
koku yapar sıkıntı. kısa süreli kalınabilir. banyonun buharı da odaya dolar.
0
jelly bear
(19.02.26)
Havalandırma iyiyse 2 /3 gün kalınır.
0
luluki
(19.02.26)
kalmadan önce duvar kenarlarına, kuytu köşelere iyi bir bakmak lazım, küf olabilir. küf varsa bir gece bile kalınmaz.
+1
orpheus
(19.02.26)
ses yapar
koku yapar
0
co2s2
(19.02.26)
Banyo havalandırması olmadığından böyle yapılmışsa aman aman, evlerden ırak. Bütün koku içeri gelir
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(19.02.26)
Tek kalınacaksa bir sakıncası yoktur.
Uzun olur, kısa olur, her şekil kalırım.
0
Mirket
(20.02.26)
(17)

Sizi ne etkiledi?

ermanen
Sizi ne etkiledi (veya ne etkiler?) (olumlu yönde etkilemiş, cezbetmiş, büyülemiş veya aklınızı almış)Gördüğünüz, deneyimlediğiniz, başınıza gelmiş herhangi bir şey- film, dizi, anime, kitap, müzik, video, yazı, oyun, yapım, bilgi, deneyim, kişi, yiyecek/içecek, aktivite, nesne olabilir- gittiğiniz
Sizi ne etkiledi (veya ne etkiler?) (olumlu yönde etkilemiş, cezbetmiş, büyülemiş veya aklınızı almış)
Gördüğünüz, deneyimlediğiniz, başınıza gelmiş herhangi bir şey

- film, dizi, anime, kitap, müzik, video, yazı, oyun, yapım, bilgi, deneyim, kişi, yiyecek/içecek, aktivite, nesne olabilir
- gittiğiniz bir şehir, bir yer olabilir
- bir yerle, kişiyle ilgili anı olabilir
+1
ermanen
(19.02.26)
Bu ara güzel konuşan, kendini olduğu gibi ifade edebilen, kendine has insanlardan etkileniyorum.
+1
sekizdokuzon
(19.02.26)
martin eden romanı çok etkilemişti.
ergenken into the wild'dan çok etkilenmiştim ama çok şükür büyüdük.
hemen her öğretim seviyesinde etkileyen hocalarım oldu.
+1
black holes in the sky
(19.02.26)
Dire straits sultans of swing
Gitar ve bateri uyumu kusursuz
Nuri bilge nin iklimler filmindeki şahane ritim
Zeki demirkubuz yeraltı filmi engin günaydın rolü yaşıyor adeta.
Leblebi kuru üzüm uyumu. Her damağın tadı başa tabii ama uyum oranı epey yüksek
Behzat ç son sezon hariç çok iyi polisiye. Bi daha böyle bişey 20 sene sonra gelir.
Isırgan otu ve kantoron inanılmaz şifalı.
Cem yılmaz ın kartondan ev yapıyoruz skeci çok başarılı.[1 tat 1 doku] o yaşta bu olgunluk şaşırtıcı.
Wind of change hikayesi olan bi şarkı. Belgesel gibi.
Bülent ortaçgil şık latife yi güzel söyler.
Emre aydın sürpriz i teoman dan daha güzel söylüyor
+1
luluki
(19.02.26)
Tiyatroların atmosferini çok seviyorum. Sahne, oyuncular, dekor, kostüm, seyirciler, alkışlar...

Yükseklere bayılırım. Vialandda asansör oyuncagina binmiştim üç defa üst üste. Kalpten gidecek gibi olmama ragmen. Hem fobim var hem de büyüleniyorum. Sanal gerçeklik ile ilgili bir yüksek bir yerde yürüme deneyimi vardı hatta ilk ciktiginda çok popüler olmuştu. Onu da denemek istiyordum.Turistik cam teraslar olur onları çok severim. Hayalim de oludenizde yamaç paraşütü yapmaktı ama can güvenliği endişesiyle şimdilik rafa kaldırdım.

Tren yolculuklarini çok severim. Doğu ekspresinin bokunu çıkardıkları bir dönem vardı ben de gidip Eskişehir e gitmiştim canım tren çekmişti diye:d

Yiyecek olarak kurabiye cookie pasta tatlı türlerine bayılıyorum. Yolda yürürken kafelerin camekanlardaki eserleri hayranlıkla izlerim:d
+1
egerbiryolcu
(19.02.26)
Ben çok genç bir yaştan, kafam az buçuk çalışmaya başladığından beri ateistim. Hayatım hiçbir inanca sahip olmadan geçti.
Bikaç sene önce romayı gezdim. Didik didik dolaştım kiliseler şapeller sinagoglar falan her yere girdim çıktım ve gerçekten etkilendim.
İnsanların inanmışlığı etkileyici. Adamlar o kadar inanmış ve bu inancın üzerinden o kadar muhteşem eserler çıkartmışlar ki ortaya. Çok acayipti.
+3
cay koy geliyorum
(19.02.26)
Motosikletle uzun turlara çıkmak, pek tercih edilmeyen köy yollarından kıvrıla kıvrıla giderken coğrafyanın, şehirlerin, ülkelerin, insanların değişimini izlemek, akşam üzeri iki ağacın arasına hamak kurup hiçliğin ortasında uykuya dalmak, sabah gün doğarken uyanıp tekrar yola koyulmak... Bu yolculuklar bana içinde yaşadığımız çağın saçmalıklarını unutturup, kendimi bir nebze de olsa geçmiş yüzyıllarda benzer yolculuklar yapan gezginler gibi hissetmemi, dünyayı birazcık da olsa onların gözünden görebiliyormuş gibi düşünmemi sağlıyor. Yolda olmak, her türlü zorlu doğa şartlarına açık şekilde yolculuk etmek bana yaşadığımı hissettiriyor.
+1
thracia
(19.02.26)
Çocukluğumda yaşadığım dramalardan sonra kozasından çıkmış gibi bir his. Sonra üniversite ve çalışma hayatıyla ikinci bir şans hayatta. Derken para, kariyer, network ve imkanlarla gelen bir başka başkalaşım dönemi.
+1
gabe h coud
(19.02.26)
Kaliteli malzemeden üretilmiş herhangi bir şey. Mesela masa. Ama yüzeyi örneğin baklava dilimi şeklinde kesilmiş ve her dilimi renk renk dünyanın çeşitli yerlerindeki ünlü taş ocaklarından getirilmiş mermer ve porfir gibi kaliteli taşlarla döşenmiş bir masa. Böyle malzemesi kaliteli olan neredeyse her şeyden etkilenirim.

Tam tersi en sevmediğim şey kalitesiz plastik veya içi boş alüminyum vb. şeylerden üretilen bir milyoncu eşyaları. Hayattan soğutur.
+1
akhenaten
(19.02.26)
- seyahatler, özellikle alışılmışın dışındaki rotalar
- mimari atmosfer (çok çeşitli ama zumthor mesela)
- bilim tarihi ve felsefesi (lorraine daston, donna haraway...)
- the order of things'teki las meninas ve introduction chapterı
- tarihsel epistemoloji üzerine neredeyse her şey
- james turrell eserlerini deneyimlemek
- bir su damlasının solucan gibi takip edildiği teshima müzesi
- çöller ve ormanlar
- yol boyunca her kahverengi tabelaya sapmak ve keşfetmek
- bir parlak zekanın (babamın) parkinson's karşısında erimesi (olumsuz etki)
+6
eileengray
(19.02.26)
-Aniden ortaya çıkan memeler
-Herhangi bir zamanda ortaya çıkan memeler
+3
hakmut
(19.02.26)
Motosikletimi söküp takmak ve çadırı atıp uzun yola çıkmak özellikle hedefim belli değilse daha çok hoşuma gidiyor
+1
mirty
(19.02.26)
schopenhauer'in istenc ve tasarim olarak dunya kitabi. bir wise ass olarak cogu kitaba yukaridan ve elestirel bakarim. ama bunu okurken cok net sekilde benden daha zeki bir insanin beni yukari cektigini dusundum. adam yapmis. zeki biri tarafindan yazilmis bir kitap okurken aldigim hazzi cok az seyden aliyorum. spinoza ethica, derek parfit why anything why this makalesi cok random aklima gelen ornekler.

saglam filmler. mesela son donemde izledigim train dreams filmi baya yukseltti ruh durumumu. veya uncut gems'i soluksuz izledigimi hatirliyorum. 2001'i imax'te izledik gecen arkadaslarla. religious bir tecrubeydi.

st. petersburg'a beyaz gecelerde gidip cok etkilendigimi hatirliyorum. gece yarisi hava boyle gun dogumu gibiydi allak bullak etmisti beni ruyada gibiydim.
+2
antikadimag
(19.02.26)
Ben yetenekten çok etkilenirim.
Çok güzel bir oyun, çok güzel bir performans… konusundan bağımsız sadece mükemmel olduğu için ağlayabilirim.
+1
mutekebbir
(19.02.26)
Babamı gömdüğümüz an,
Arkamdaki, sırtıma yasladığım koca dağ yıkıldı da dımdızlak ortada kaldım gibi bir hisse kapılmıştım.
Hala çaresiz hissettiğimde bi yaslanmak isterim, yokluğunu farkedip ürperirim.
Onlarca yıl geçtiği halde bu hep böyle.
Alışılamıyor mu, benim mi eksikliğim, hiç bilemiyorum.
+1
Mirket
(20.02.26)
Vietnam ice coconut coffee.
0
Purple life
(20.02.26)
90'lar pop ve klipleri

gün içinde mutlaka bir şarkıyı mırıldanırım. kuşkusuz büyük etkilemiş beni.
+1
yurtsuz john
(20.02.26)
Arkadaşlarımla mangalda kokoreç yapıp içmek beni çok etkiler. Şöyle akşam 5 gibi başlarsın gün batımında içerken mangalda kokoyu gömdün mü, etkilenme süper olur.
+1
mikahakkinen
(20.02.26)
(7)

Roma tavsiyelerinizi rica ederim

croswell
5 gün kalacağım notebookllm üzerinden bir rehber yarattım kendime ama var mı favorileriniz mekan yeme içme konusunda?
5 gün kalacağım notebookllm üzerinden bir rehber yarattım kendime ama var mı favorileriniz mekan yeme içme konusunda?
0
croswell
(19.02.26)
Bi avm var. Gitmeye değmez. Ucuz da değil. Oraya vakit ayırmaya değmez.
Lubi gölü ydü galiba. Bizde kralı var. Yarım günü orda harcamayın.
Şehre karışıp gidin. Kaybolun.
0
luluki
(19.02.26)
kobuzchu kiz
(19.02.26)
sora margerita
0
kassiopeia
(19.02.26)
İspanyol merdivenlerine çok yakın, Pompi diye bir tiramisucu var. Orman meyveli miydi neydi, ondan yiyin ya güzel o.
+1
cay koy geliyorum
(19.02.26)
maps.app.goo.gl
deniz ürünü agirlikli menü. biraz merkezden uzak, fiyatlar tuzlu, rezervasyon sart.
0
kimi raikkonen
(19.02.26)
pompi'de sade, two sizes'da antep fıstıklı tiramisu yiyin.
venchi'de dondurma yemeyi unutmayın. venchi hariç diğer dondurmacılar da güzel adamlar gerçek meyveden dondurma yapıyorlar.
vatikan müzesine giriş saatimizi beklerken trecaffe diye bir yer bulduk, orada yediğim lazanyanın tadı halen daha damağımda.
0
Hallegadola
(20.02.26)
-Pastificio' da makarna ( İspanyol merdivenlerine çok yakın )
Trastevere Bir and Fud hala açıksa - güzel fıçı bira çeşidi vardı.
0
kumandanim
(20.02.26)
(33)

Cocuk istiyor muyum

Purple life
Kafam cok ama cok karisik…Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik. (Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama ald
Kafam cok ama cok karisik…

Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik.

(Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama aldigin fayda gösterdigin cabaya bana göre degmez.)

Ve su an gördüklerimle burada tanistigim insanlarla ilgili sunu fark ettim. Buraya gelen cogunluk turistler ya 20li yaslarin basindalar. Singlelar ve macera ariyorlar.
Ya da 50 yasin üstü cocugunu okutmus büyütmüs sorumluluklari bitince rahatlamis tipler.

Cocuk varken30lu 40li yaslarda böyle bir tatil yapmak imkansiz. Yaslaninca da su an gençken oturabildiğin barlara oturmak imkansiz. Herkes genc alien gibi kalirsin aralarinda.

Cocuk yapinca en güzel yaslarin boş vakitlerini cocuga adayarak geciyor. Bu nerden baksan 15-20 yil demek.

Cocuk olmadan son kez gezelim dedigimiz yerden cocuk istegimle ilgili müthis bir kafa karisikligi yasayarak dönüyorum.

Cocuk yapanlar cocuksuz hayatinizdan nelerden vazgectiginizi bilerek mi yaptiniz yoksa cahil cesaretiyle mi?

En yakin Arkadasimin cocugu var. Bebek arabasiyla oldugu icin metrodan asansörle cikmak zorunda kaliyoruz. Normalde 30 snlik is asansör cagir asansör bekle önce baskalari ciksin vs 5-10 dk sürüyor. Bu en ama en basit örnegi ama bu bile gözümde asiri büyüdü.
-11
Purple life
(18.02.26)
Mevcutta çocuğu olanlar artık bu işin geri dönüşü olmadığı için “ay çocuk muhteşem bir şey” türünden yanıt verecektir.
Durumun ele alındığı başlık da var, bu topraklarda çocuk yaptığıma pişmanım demek mangal gibi yürek ister.
(bkz: çocuk doğuran hiçbir kadının pişman olmaması)
Herkes neden pişman olsun? “Kimsenin” pişman olmadığını, müthiş bir şey olduğunu söylemesinden bahsediyorum.
Sadece erkeklerin bildiği cumartesi olayı gibi bir şey bu. Çocuk yapınca otomatik olarak artık müthiş bir şey olduğu, kesinlikle pişman olunmadığının söyleneceğine dair gizli bir anlaşma yapılıyor bilmiyor musun? (git: Swh)

Bu arada aramızda bazı tipler at binmeden önce at olmak gerekir fikrini benimsemiş belli ki. Bunlara en fazla “aynen” deyip geçmek gerek.

Bu kafayla İlişki terapistlerinin, çocuk gelişimcilerin, pediatristlerin 10 tane falan çocuğu olmalı; mesela erkek jinekologların da öncelikle vajinası olmalı ki ilgili konular hakkında yorum yapabilsinler. Cehalete bakın, bu bir dramdır.
:D
-8
dawsonscreek
(18.02.26)
Evli ve çocuklu biri olarak en özet cümleyi yazayım:
Ne çocukla oluyor ne de çocuksuz...
Çok zor bi iş. Masallardaki o sevimli anne baba değilseniz kafanız yersiniz.
Zevk olarak değil de iş olarak düşünün çocuk sahibi olmayı. Ona göre tekrar düşünün.
0
luluki
(18.02.26)
Herkes pisman da söylemiyor mu yani? :)
Psikolojide bir durum var. Emek verdikce sevmek zorunda kaliyorsun.
(bkz: Cognitive Dissonance Theory)

Yani pisman olmadiklari pisman degilim demiyorlardir da gercekten pisman olmadiklarini düsünüyorlardir bence.
-4
🌸Purple life
(18.02.26)
@thetrue, broo kanadada yasiyor olsam senin deyisinle cambodia ya gidince ben de zorlanmazdim. ^^
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Çocuğum olana kadar epey gezmiştim hevesimi biraz almıştım yani, çocuk olduktan sonra da gezdim (tek çocukla Singapur, Bali, New York, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya, Balkanlar gibi destinasyonlara; iki çocukla da Mısır sharm el sheikh, İsveç, Danimarka, İsviçre, Yunanistan, Romanya, Avusturya, Katar'a gittim) çocukla daha zor bunu inkar edemem ama imkansız değil. İsteyen yapar.

Mevcut durumdan optimum keyfi almayı bilen birisiyim, arada vuku bulan ufak tefek mızıklamalar beni etkilemiyor. Bu kadar büyütmüyorum kafamda. Yanıma oyun hamuru, boyama, ufak legolar alıyorum. 5 6 günlük bir gezinin bir gününü çocuklara adayacak şekilde falan plan yapıyorum (rust'taki rulantica'ya götürmüştük bir gün onları. Gezinin geri kalanında müzelerde sokaklarda gık duymak istemediğimi de net bir şekilde söylemiştim) neye alıştırırsanız öyle gider. Sürekli çocuk eğlemek zorunda değiliz. Bırakın sıkılsınlar, kendilerini oyalamayı öğrenirler. Bırakın aç kalsınlar bazen de, bulduklarını yemeyi öğrenirler. Yürüyen merdivenden çıkabilecekken asansör işgal edenlerin ayıbı metroda yaşadıklarınız da (en azından pusetli veya tekerlekli sandalyeli birini görünce yer verip beklemeleri lazım)

Belli bir yaştan sonra zaten zorluğu kalmıyor. 9 yaşındaki oğlum yazın Glyptoteque'i benimle gık demeden gezdi. Yorum yaparak gezmek eğlenceli oluyor, onların gözünden dünyayı deneyimlemek hoşuma gidiyor. Beni genç tuttuklarını düşünüyorum

İtiraf: 2. Çocuğumdan sonra biraz sarsılmıştım. Hayatım bitti gibi gelmişti bir dönem. Onu yarım gün kreşe yollayıp part time işe dönene kadar kendime gelemedim. Yine de pişman değilim. Çocuk sahibi olmak kişinin kendisine kalmış bişi, herkesin bakış açısı beklentileri farklı.
+7
kullanicadi
(18.02.26)
Hayatın boyunca gezmek istemeyeceksin. Çocuk büyüyünce istediğini yapabilirsin. Çocuk sahibi olmanın bir zamanı var ama paran varsa istediğin zaman gezersin.
0
michael harddd
(18.02.26)
çocuk istiyorsun ama kafanda bir baskı kurmuşsun kendine, işi aceleye getiriyorsun. Henüz kendi hayatını yaşamamışsın belli. tatmin olmamışsın. Yaş kaç bilmiyorum ama 29-30 yaşındaysan çocuk fikrini 3-4 sene kadar ötele. Önce sen hayattan tatmin olacaksın ki sonra beklentilerini ve hayalerini çocuk üstünden yaşamak zorunda kalmayasın. 35 yaşındaysan öteleme tabii.
34 yaşında anne oldum ve 30-34 yaş arası geçirdiğim en verimli dönemli, iyi ki o dönemde çocuğum yokmuş.

Bunu da göndermemiş olmayayım: www.reddit.com
Zannedildiğinin aksine çocuktan pişman olmak az rastlanan bir şehir efsanesi değil, çocuğu hem sevip hem pişmanlık yaşayan sürüsüne bereket insan var., Bitçoğu psikiyatri kliniklerini dolduruyor.
+3
alice in potatoland
(18.02.26)
İstediğim zamanda hazır olduğumda çocuk yapmaya karar verdim ve pişman değilim. Ki özgürlüğünü, bireyselliğini çok seven biriyim. Son cümlenizden zaten hazır olmadığınız belli, herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.
+4
ekimoloji
(18.02.26)
2 yaş bebeyle tayland’a da gittim afrika ülkelerine de. beni çocuğum değil babası zorladı ve zorluyor (boşanma). imkanım olsa 1 çocuk daha isterdim kesinlikle. bence müthiş bir şey. ama bence. ayrıca gez gez bir yerden sonra sıkıyor.

tabii gezme açısından bakılırsa çocuk en alakasız yerde “anne çişim geldi, anne kakam geldi” diyecek. sonra “orada kaka yapmam ben” diyecek. ya da günlük hayatta yemek yemek istemeyecek, yaşıtları ilerlerken daha okumayı sökemeyecek mesela ya da dehb ya da disleksi olabilecek :) istediği ya da istemediği bir şey için inat edip tutturabilecek ya da en basitinden oyuncağınu bir yerde unutacaksınız ve krize girecek, istiyorum da istiyorum diyecek. kucakta taşınmak isteyecek, seyahat için gittiğiniz yerlerde bi kolunuzda bebek arabası diğer kolunuzda çocukla merdiven çıkmanız gerekebilecek. çantanızda yedek kıyafet, hırka/kazak, sağlıklı atıştırmalıklar vs taşımanız gerekecek ilk aklıma gelenler. hasta olacak, ağlayıp mızmızlanacak <3 çocuk ve çocuklu hayat işte. daha ergenliğe gelmedim (benimki 5 yaşında hala).

dediğim gibi çocuk değil çocuğun diğer ebeveyni daha çok zorluyor bence. benim deneyimim böyle.
+2
deartheodosia
(18.02.26)
çocuk yapmak isteyen veya istemeyen sen değilsin. hormonların.
o yüzden kendinle kavga etme.
0
plastic_angel
(18.02.26)
20-30 yaş arası gezmeyenler napsın cocuk mu?
0
koela
(18.02.26)
Yazdığın yazıda senin için ÖNEMLİ OLAN çocuk değil gezmek, sadece kendi hayatını yaşamak. Şu halde bence çocuk sahibi olmamalısın çünkü eğer olursan onu düzgün yetiştiremezsin, onun hayatını yapılandıramazsın mesela, sadece herkese çocuğum var diyebilmek için doğurmuş olursun, çocuğa kendi hayatını yaşatırsın, onun hayatını değil. Şu halin bence çocuk sahibi olmaya hiç ama hiç uygun değil.
+5
muhayyer divan
(18.02.26)
Çocuk da alışıyor o rutine, anne babayla birlikte olabilmek için. Kardeşim böyle mesela, geçen de eşi, dört yaşındaki çocuğu ve bir arkadaşlarıyla Filipinler'e gittiler. Orada havalimanında bagajları kaybolmuş, çocuk da onlarla oturup beklemiş. Çocuk da bayağı eğlenceli, enteresan bir insana dönüşüyor aslında. Benim 40 yaşında gördüğüm ülke sayısı 2 (biri Türkiye), 4 yaşındaki çocuğun min 6-7. Ama daha zor mudur, kesinlikle. Herkes bu stresle baş etmek ister mi, istemez.
+1
sekizdokuzon
(18.02.26)
eşim hamile. çocuk yapmayı hep ölçüp tarttık ve bunun mantıkla, ölçüp biçerek verilebilecek bir karar olmadığına kanaat getirdik. çocuk hayatına çok ciddi kısıtlar da getirebilir, çok büyük ve hiç tadamayacağın güzellikler de. o yüzden bu tarz gezerim gezemem vs gibi yüzeysel bir bakış açısıyla cevap bulma şansın yok. cevap vereceğin soru şu: başına neyin geleceğini bilmiyorsun, tanrıcılık oynamanın manası yok. fakat eşinle birlikte bu dünyaya bir birey getirip bu duyguyu hakkıyla yaşamak istiyor musun? soru sadece bu.

not: çocukla seyahat iki kişiden mutlaka daha zordur, ama yanında evladınla gezmenin tadını bilmeden böyle bir kıyaslama yapmak doğru değildir.
+2
awlmi
(18.02.26)
Fikrimi sorulaştırayım, sonra da benimle aynı fikirde olmayanlara cevap yetiştireyim düşüncesiyle açılan başlık sayısında bir artış mı var bu aralar?

İnsanoğlunda hayatın anlamı zaman içinde değişikliğe uğruyor. 3 yaşında bir çocuk oyuncak reyonundan geçerken bir oyuncak aldırabilmeyi amaçlarken, ergenleşme esnasında yaşam amacı karşı cinse kayıyor.
Şu an senin amacın dünyayı yanında puset taşımadan dolaşmak ve asansör sırası beklememek olabilir ama bir gün gelecek bir çocuk hayal edeceksin.
Bunu mutlaka isteyeceğini ben iddia ediyorum. Önerim de şu: Her şey zamanında güzel. Zamanını kaçırma.
+3
Mirket
(18.02.26)
merhaba!

evli, cocuksuz, 34F olarak benzer dusunceler icindeydim gecen seneye kadar. bolca gezdik tozduk yedik ictik eglendik esimle, sonra bir anda sikildim gezmekten. bayaa baayaa plan yapmaya usendim ki normalde bayilirdim. hani "ee bi sonraki seyahat nereye olsun hadi bakalim" gibi konusmalara giresim gelmedi. 10+ sene once gezdigimiz yerlerden yaptigimiz seyleri hatirlamaya calistim, ne yedik, ne ictik, nerelerde kaldik, nereleri gezdik vs, zorlandim detaylarda. bazi hissettiklerimi net hatirliyorum ama ayrinti yok. resimlere bakinca geliyor.

simdi pesimistik bir senaryoyla 65 yasima kadar yasasam, 30 sene var onumde. 30 sene daha gez gez nereye kadar diye dusunuyorum artik. hani 30 sene daha yasayacaksam 1-2 cocuk da buyuteyim madem. ha nolur, cat diye bi aksam arkadaslarla bara gidemeyiz kolayca ama bu insanlarla gorusmenin/takilmanin tek yontemi degil. bar olmaz kahvalti olur, cay olur, evde kahve olur, parkta oyun olur; olur yani, yeter ki istek olsun. bir de cocugun getirdigi yeni deneyimler var, iste akvaryumdur, hayvanat bahcesidir, parkurdur, derstir, kumdan kale vs. vs.

insan alisiyor bence her turlu icinde bulundugu duruma. cocuk olunca nromaliniz zaten cocuga gore hareket etmek olacagi icin asansorler fln gozunuzde o kadar da buyumeyecek. bir de asansore zaten ufaklikta 1-2 sene ihtiyac duyacaksiniz, sonra gececek.

zaman; cocuk olsa da olmasa da geciyor. bir kismi da cocuklu geciversin modundayim ben.

bu arada eger okumak isterseniz the baby decision (Merle Bombardier) kitabini oneririm, okuyucuyu ozellile bir yone cekmeden her iki tarafi da dusunmeye itiyor.
+5
taurina
(18.02.26)
Cocuklu ve cocuksuz hayatlar cok farkli oluyor.En guzeli once cocuksuz sekilde 4-5 sene hakkini vererek cift olarak takilmak sonra da cocuk yapmak.Cocuk olunca 6-7 yasina girene kadar iptal oluyorsunuz sonra cocuk buyuyunce buyumus bir ekiple geziyorsunuz.Onun da tadi farkli.
+2
turkuaz
(18.02.26)
6 yaşında çocuğumuz var 2 yaşından beridir beraber geziyoruz öncesinde de eşimle çok gezdik.

Gezme konusunda %100 katılıyorum aynı şey değil ama maşallah bizim çocuk çok uyumlu biz hiçbir şey kaybetmedik gezme lüksümüzden.
Ha gezdiğimiz yerlerde yakın yerler değil güney Afrika meksika amerika vs hala da çok güzel geziyoruz maşallah hiç hiç problem çıkarmıyor aksine çok eğleniyor

Çocuk başka bir olay tüm dünyayı çocuğum için bir çırpıda düşünmeden çöpe atabilirim. Gezme tozma lüksü falan bunların hepsi çocuğun tek nefesi yanında boş balonlar.

Bence çocuk olayını gezme tozma ile falan tartıp kıyaslamayın derim. İki farklı dünya.

lüks için çocuk istemiyorsan bahane yaratıyorsun aslında gerçekten çocuk istemiyorsundur
+1
basond
(19.02.26)
biz biraz geç yaşta çocuk sahibi olduk. Şu an ki tek pişmanlığımız keşke daha önce genç yaşta yapsaydık cocuğu diyor oluşumuz. 30 ları geçtikten sonra mental olarak çok zorluyor bence çocuk sahibi olmak. Ancak çocukla geçirdiğim zamandan sonra iç huzuru daha önce deneyimlediğim hiçbir şeyde de bulamıyorum.
0
administ
(19.02.26)
Evlilikte özgürlüğünden vazgecip huzuru ve dinginligi tercih etmek gibi iste (tamam siz evliliginizde de ozgursunuz, size demiyorum). Vazgectigin bazi seyler var, bunun yaninda elde ettigin bazi seyler var. Hangi duygulara daha cok ihtiyac duyduguna karar vermekle ilgili

Bence "ok ben yasicami yasadim, artik kendimden vazgeciyorum" dedigin noktada cocuk :)
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Ya Vietnam Kamboçya nedir ki ya gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş. O kadar boş ki sadece çocuğu olanlar anlayacak beni.
Benim çocuğum planlı bir bebek değildi. Hamileyken de çok ağladım hayatım mahvoldu gezemeyeceğim diye. Şimdi düşünüyorum da yani koyayım gezisine :D
İkisi kıyaslanacak şeyler değil, tabi bu benim hayatım için geçerli belki sende aynı şekilde işlemeyecektir.
Eskiden hevesle kendim için gezerdim şimdi oğlum görünce ne tepki verecek diye sırf onun için geziyorum, onun mutlu olacağı yerlere gitmek istiyorum. Kısıtlanmadım başkalaşım geçirdim :)
Anne/baba olduktan sonra eskiden zevk aldığın şeylerden zevk almayacaksın zaten yeni zevkler geliyor :)

Edit: tabii ben 33 yaşında doğurdum. Daha erken olsa başka olabilirdi.
+1
kaptan maydanoz
(19.02.26)
kendi hayatınızdan ödün vermeyecek / veremeyecek biriyseniz çocuk zor. hiç girmeyin o topa. çocuğa da size de yazık. çocuk fedakarlık gerektirir.

onun harici paranız, fiziksel ve mental gücünüz varsa her yeri çocukla gezebilirsiniz.
0
galahad reloaded
(19.02.26)
Çocuk yapma kararını gezme tozma endeksine bakarak alırsanız büyük hata yaparsınız, bunun yerine bir çocuk yetiştirmek için psikolojik olarak, maddi olarak, donanım ve eğitim açısından uygun muyuz diye bakmanız daha sağlıklı olur.
Şahsen oğlum doğduğundan bu yana hayatımın kısıtlandığını hissettiğim hiçbir an olmadı. Hayatımızı kısıtlayan şeyler çocuk değil, iş güç maddiyat, sağlık gibi durumlar oldu sadece. 3 gün yalnız bir festivale veya iş gezisine gitsem oğlum yanımda değilse çok sıkılıyorum yukarıda birinin yazdığı gibi zaten gezip tozarken de keşke o da şunu görseydi fotoğrafını çekeyim de ona göstereyim kafasında geziyorum. Çocuk yetiştirirken onun psikolojisini sağlam tutar ve güvenli bir çevre sunarsanız zaten genetik olarak büyük sürprizler olmadığı sürece uyumlu bir birey olacaktır. Bizimkini daha 6 aylıkken çadır kampına götürdük o gün bugündür de bir yere gittiğimizde bize sorun çıkardığı bir an olmadı.
0
creepy
(19.02.26)
çocuktan sonra hayatta hiçbir şey aynı şey değil zaten orası ayrı da çocukla gezmek keyifli bi şey ya, 2 yaşındaki çocuğumun altıncı ülkesini gördüğü geziden dün döndük daha. vietnam ve kamboçya özelinde bilmiyorum ama avrupa amerika bizim için çok keyifli oluyor. tabii ki çocuksuz zamanlarımızdaki esneklikler yok yani çocuklu gezi çocuksuz geziden daha iyidir değil iddiam ama çocukla gezmek çocukla evde oturmaktan çok daha iyidir.
0
mezzosprite
(19.02.26)
ben de bebek bekliyorum, ara ara geliyor bu düşünce nasıl gezcem bebeyle diye ama en azından çişim geldi ve acıktım demeyi başardığı an gezmelere götüreceğim oni. öyle karar verdim. alışır o da.
0
Hallegadola
(19.02.26)
> gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş

böyle büyütecekseniz keşke yapmasaydınız çocuk
-2
aguen
(19.02.26)
Cevap mecburen cinsiyetçi olacak ama anne olup da bu durumdan (hayatının ekseni tamamen kaysa da) memnun olmayan kadın azdır. O küçük gurupta değilsen sıkıntı olmaz.
-4
parka
(19.02.26)
çocuk yapma kararı bir noktada geri alınabilir bir karar olsaydı ilkokul 1. sınıfa giden bir tek çocuk bile kalmazdı dünyada. insanoğlu tam bir riyakar şovmen. bebekler sevilir. küçük çocuklar, onların şirinlikleri, ilk kez konuşma sancıları, ilk adımları, cıvıltıları , komiklikleri, yarattıkları kaos ve zahmete denktir. 8-10 yaşından sonra kim s*ker Yalova kaymakamını. dürüst olalım biraz.
-7
loch ness
(19.02.26)
@hallegadola aslında çişim geldi acıktım demeye başlamadan önce daha da kolay oluyor :) dayıyoruz memeyi biberonu, her yerde bebek bakım odası var zaten altını orda değiştir bu kadar. ne yiyecek derdi olmadan önce. asıl ihtiyaç/görüş beyan ettiğinde ve yürüdüğünde işler biraz daha zorlaşıyor (ama yine de çok güzel)
+2
mezzosprite
(19.02.26)
Hocam asansör işi gözünüzde büyüdüyse bence çocuk için hazır değilsiniz.

Sadece bir cümleden yüzeysel bir tespit yaptım o kadar.
0
kumandanim
(19.02.26)
@aguen, çocuk yapıp yapmayacağımı sana soracak değilim. Ve bu saydıklarım o kadar boş ki inan bir gram değeri yok çocuğumun yanında.
+2
kaptan maydanoz
(19.02.26)
hayattaki bütün ihtimalleri aynı anda yaşayamayız ki ama. yaptığımız bir seçim diğer seçenekten vazgeçiştir.
mesela ben çocuk yaptım, hatta baya bile isteye tedaviyle yaptım, harcadığım emek, zaman, para başka yerlere gidebilirdi. ama bu sefer de çocuğum olmayabilirdi. bi seçenek seçtim ve ilerledim.
evet o yerlere tatile gidemeyebilirsin ama önünde başka ihtimaller açılır bu sefer. çocuğunla parka gitmekten zevk alabilirsin, çocuğun biraz büyüyünce müze müze gezebilirsiniz vs.
ya da çocuk yapmaz, yetişkin etkinliklerinde de takılabilirsin.


bir de her yaşın ihtiyacı farklı oluyor, 20lerinde zevk aldığından 50 yaşında zevk almayabilirsin.

bu arada çocuğum olduktan sonra daha çok dışarı çıkmaya gezmeye başladım çocukla evde durulmuyor çocuk da alışınca gezmeye durmuyor :D
+1
rayde
(19.02.26)
çocuklarım her şeyim, ama bunca şeyi en başta anlatsalar vallahi istemezdim, mantıkla değil duyguyla karar vermiştik. pişman değilim ama bugünki kadar bilincim olsa tabiki istemezdim. düşünsene 90 yaşına gelsen aç mı tok mu diye hala kaygılanacaksın. akıl işi değil. ömürlük bi kaygı satın almak anne babalık.
+1
antihero
(22.02.26)
(2)

Zaman nasıl geçiyor?

artıküyeolmakistiyorum
Bayanlarla aram bozuk, görüş ettiğim kimse yok. Arkadaşım yok gibi bir şey yeni taşındım bu taraflara. Mounjaro kullanıyorum çıkıp bir şey yiyeyim de yok, kahve içmekten sıkıldım. Şimdi Bloomberg de akustikhane izliyorum, şarkıcılar tirt. 22:45 Inter juve maçı var ona bakinirim, instada takılırım, y
Bayanlarla aram bozuk, görüş ettiğim kimse yok.
Arkadaşım yok gibi bir şey yeni taşındım bu taraflara.
Mounjaro kullanıyorum çıkıp bir şey yiyeyim de yok, kahve içmekten sıkıldım.
Şimdi Bloomberg de akustikhane izliyorum, şarkıcılar tirt.
22:45 Inter juve maçı var ona bakinirim, instada takılırım, youtube kaydiririm
İşle ilgili çeşitli fikirlerim var ama şimdilerde hevesim yok

Sizin zaman nasıl geçiyor?
-3
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
Bayan kelimesi yerine kadın kullanarak yeni bi dünyaya gecebilirsin mesela. Şaka değil ciddi bu lafım.
Gerisi yavaş yavaş gelişir.
Ama önce bayan dan kurtulman gerekiyir.
Ne mi yapıyoruz? Geçim derdi para kazanma. Çarşı pazar. Olursa piknik.
Anadolu böyle. Yalnız değilsin.
+2
luluki
(14.02.26)
İlkkan yedincinin hatırasını yaşatmaya devam edeceğim, engel olamazsınız
Ayrıca bomboş bir duyar
-6
🌸artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
(6)

Siemens buzdolabi çizildi

üğpoıuy
Bir çözümü olur mu? Yeni alindi. Kapilardan girmedigi icin kartonlari cikartildi (onay alinarak). Bi sekilde cizilmis ön kisim. Avuç ici buyuklukte, cok derin de degil. Kapiyi degistirmek mi gerekir acaba? Pasta cila tarzi xd bi cozumu var midir bu durumlarin
Bir çözümü olur mu? Yeni alindi. Kapilardan girmedigi icin kartonlari cikartildi (onay alinarak). Bi sekilde cizilmis ön kisim. Avuç ici buyuklukte, cok derin de degil.

Kapiyi degistirmek mi gerekir acaba? Pasta cila tarzi xd bi cozumu var midir bu durumlarin
0
üğpoıuy
(19.01.26)
Dolap çalışıyosa devam et. Uğraştığına değmez. Üstüne bişeyler asar gizlersin.
0
luluki
(19.01.26)
ustune magnet yapistirirsiniz.
+1
antikadimag
(19.01.26)
garantiye girmez. bizimkide çizik. kafaya takarsan büyük sorun. kapak değişimi en az 10 bine patlar.
0
mikahakkinen
(19.01.26)
Ev/mutfak çok sade döşenmeyecekse üzerine bir magnet, takvim, sticker vs asarak sorun aşılamaz mı?

Dolabın ve çiziğin görselini eklemenizi tavsiye ederim. Malzemeye göre bir çözüm bilen olabilir.
0
lazor
(19.01.26)
Fotoğraf eklersen belki fikir verilebilir pasta cila vs. kurtarır mı diye.
Ama kişisel fikrim, boşver kalsın, takılma. Daha çok çizilir.
0
burfak
(20.01.26)
Benzer durumu yasayanlara yardimci olur belki editi: servis kurulum geldiginde, ilk 7 gun icinde musteri memnuniyeti kapsaminda kapiyi degistiklerini soylemis :)
+2
🌸üğpoıuy
(20.01.26)
(11)

Bu yıl için kafaya taktıklarınız

darthvader
Bu sene ne olursa olsun yapacağım, inat ettim, kafaya yazdım, hedef listemde yerini aldı dediğiniz neler var, ne pahasına olursa olsun yapmak istedikleriniz?
Bu sene ne olursa olsun yapacağım, inat ettim, kafaya yazdım, hedef listemde yerini aldı dediğiniz neler var, ne pahasına olursa olsun yapmak istedikleriniz?
+1
darthvader
(18.01.26)
Toyota almak
Yurtdışına çıkmak
0
baldan kaymak
(18.01.26)
Ek gelir elde etmek. Sadece bir maaşla hayat geçmez.
-8
arbre
(18.01.26)
toplamda 10.000km bisiklet sürmek
her şey dahil tatile gitmek. 2025 yazında çoluk çocuk günü birlik işler acayip eziyet oldu.
birtakım maddi hedefler.
+1
lazpalle
(18.01.26)
Dandik bi apartım var. Satıp üstüne para koyup 2+1 almak ve kiralamak. İş görecek kadar bi arabayın ölğ eşek fiyatına almak: fiat panda.
Yatırım yapın savaş ekonomisindeyiz.
0
luluki
(18.01.26)
Kilo vermek. 5 ocaktan beri 10 kilo verdim. Kalan 11,5 ayda 30 kilo daha vermek hedefim.
+3
ground
(18.01.26)
En az 5-6 saat süren feribot yolculuğu yapmak. Hatta geceyi de feribotta geçirmek.
0
put it in your appropriate place
(18.01.26)
3, 4 kilo alıcam ben de ve alerjimi çözücem.
0
fildirfildir
(18.01.26)
kg vermek. araba almak. bir de birinin hayatımızdan çıkması, artık zamanı geldi.
0
mikahakkinen
(18.01.26)
ise gitmek, durulmasi gerektiginde durmak, parayi dikkatli harcamak
0
ala09
(18.01.26)
Ablam kanser hastası, tedavisine çözüm bulmak...
+5
cccbehzatccc
(18.01.26)
@cccbehzatccc Çok geçmiş olsun, umarım en kısa zamanda sağlığına kavuşsun ablanız..
0
🌸darthvader
(23.01.26)
(9)

Hiçbir sebep yokken depresif hissetmek

gobekliraki
Size de oluyor mu? Her şey yolundayken, hiçbir sebep yokken mutsuz, sıkılgan, ümitsiz hissettiğiniz oluyor mu? Öyle olunca napıyorsunuz?
Size de oluyor mu? Her şey yolundayken, hiçbir sebep yokken mutsuz, sıkılgan, ümitsiz hissettiğiniz oluyor mu? Öyle olunca napıyorsunuz?
0
gobekliraki
(11.01.26)
Bi rakı açioz
+1
üğpoıuy
(11.01.26)
hayatım boyunca hep öyle hissettim, düzeleceğini sanmıyorum.
0
hold the door
(11.01.26)
Regl öncesi yani pms dönemi hep böyle. Kaçmaya çalışmıyorum bazı duygulardan kaçmak halı altına hep itmek çözüm değil. Sadece hayatımı çok etkilememsine gayret ediyorum. Yürümek, temiz hava almak, birileriyle konuşma vs işe yarıyor.
+4
Amaranta ursula
(11.01.26)
Oldu, oluyor. İğrenç bir şey. Çözümünü bilmiyorum.
+1
yadigar
(11.01.26)
Herkese oluyordur, bastırdığımız duygular açığa çıkıyor.

www.instagram.com
-1
sekizdokuzon
(11.01.26)
yediklerin, izlediklerin, duyduklarin seni sekillendiriyor,

not alip ,
sana iyi gelen kötü gelen seyleri belirleyebilirsin,

istemedigin durumlari daha kontrollu atlatabilirsin,

örnegin,
basimin arkasinda
yuksek baş agrisi olurdu,
bazi abur cuburlarin,
hazir ambalajli peynir vs,
icerisine koruyucu madde konulan bazi ürunler
tansiyonu tavan yaptiriyormus,

tespit edince rahatliyorsun.
0
designer
(11.01.26)
lypophrenia. dünya depresif zaten yani, bu anormal değil.
0
mikahakkinen
(11.01.26)
evet tabi ki. bazen uyuyunca geçiyor. bazen günlerce sürüyor. "ne oluyor?" diye sorduğum oluyor. zaman zaman cevabı apaçık önümde duruyor. bazen durmuyor. çok üstüne düşünmüyorum. yapmam gerekenlere daha çok odaklanınca geçiyor sanırım.
0
black holes in the sky
(11.01.26)
İnsan boş durunca bu havaya giriyor. Çalışınca üretince geçiyor
+1
luluki
(12.01.26)
(10)

Arbre'yi neden eksiliyorsunuz?

hold the door
sb
sb
-71
hold the door
(10.01.26)
Hahahaha 18 eksi almış :)
Cevap: Ben eksilemiyorum. Yani arbre yazdığı için eksilemiyorum. Binaenaleyh, hiçbir duyuruyu/cevabı yazan kişinin kim olduğundan dolayı eksilemiyorum.
+2
yadigar
(10.01.26)
Eksilemiyorum ama kadınlar bu herife gıcık kapmakta haklı. Kadınlar konusunda acımasız ve duygusuz.
Aslında ılımlı biri. Oturup konuşur tartışırsın ama kadın....
+3
luluki
(10.01.26)
Asıl soru arbre 5-10 tane eksi alırken senin sorun nasıl oldu da 30+ eksi alabildi?
+6
mikro patlama
(10.01.26)
arbrenin antitezi vardı burada. ne yazsa cevap veriyordu o bile yıldı gitti.
+1
mikahakkinen
(10.01.26)
-38 olmuş :) bir eksi daha alırsa ben de eksi vereceğim, yuvarlak 40 olsun :))
Edit: verdim ve 40!
+1
yadigar
(10.01.26)
eksilemiyorum. engelli bende.
+4
gabe h coud
(10.01.26)
Bence çok kişide engelli o yüzden ona eksi 5 6 gibi ama bu duyuruya maşallah 41 kere ahsha
Bende engelli değil ama Eksilemiyorum fakat genel olarak eksilenen kullanıcıların durumu pek de sürpriz gibi gelmiyor bana.
+6
kisa
(10.01.26)
Şu sürekli kendini öven Kanadalı zengin arkadaşa sahip çıkmıştım. Herkes dışlıyordu. Açık açık mallara ekledim yazmış. Hahahaha. Hiç güleceğim yoktu. Normal insanlar olmadıkları için eksiliyorlar. Cevap bu. :) Beni engellemekle uğraştırmadıkları için de teşekkür ediyorum.
-12
arbre
(10.01.26)
Kompleksli, saldırgan ve yıllardır kendisini olduğundan bambaşka göstermeye çalışan biri olduğu için bende epeydir engelli. Benzer şekilde ekürisi olan teyzenin farklı dönemlerde açtığı hesaplar da engelli. Sürekli anlamsız şeyler yazan ve insanları rahatsız eden birilerinin soru ya da cevaplarını eksilemeyi geçtim okumakla dahi uğraşamam maalesef.
+14
seni tanıdığım güne lanet olsun
(10.01.26)
Ben eksilemiyorum neden bu kadar ciddiye alınıyor onu da anlamıyorum. Lütfen olgunlaşalım ve çocuk gibi hırslanmaktan vazgeçelim. Ben arbre cevaplarına gülüyorum çoğu zaman Ezo filan der geçerim.
0
yenibirgüzelnick
(26.01.26)
(2)

Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği

Lubb
Merhaba, ingilizce öğretmenliği bölümleri hem çalışıp hem okunabilecek bir bölüm müdür? devam zorunluluğu hususları nasıldır?tabii ki devam esastır önemlidir orası öyle ama işte hani olurunu soruyorum. oluru var mıdır? nasıl oluyor çevrenizde tanıdığınız var mı hem çalışıp hem okuyan?mezunlarından/o
Merhaba, ingilizce öğretmenliği bölümleri hem çalışıp hem okunabilecek bir bölüm müdür? devam zorunluluğu hususları nasıldır?

tabii ki devam esastır önemlidir orası öyle ama işte hani olurunu soruyorum. oluru var mıdır? nasıl oluyor çevrenizde tanıdığınız var mı hem çalışıp hem okuyan?

mezunlarından/okuyanlarından yorumlar çok mutlu eder :)

iyi hafta sonları dilerim.

not: okuldan okula hocadan hocaya değişebilir farkındayım detaylar için özele beklerim. bilgisi olan ya da mezun/okuyan deneyimlerini görüşlerini merak ettim.
+2
Lubb
(10.01.26)
hem okunup hem çalışılabilecek nadir bölümlerdendir. 6 sene hem okuyup (hazırlık + bölüm + 1 sene uzatma) hem full time çalışmıştım.

okul boğaziçi sultans.
0
klassno
(10.01.26)
Kıdemli bi ingilizce öğretmeni olarak bölümü asla tavsiye etmem. Ekmek çıkmaz. Piyasa öğretmene doydu. Asgari ücretin altında çalışan binlerce keklik var.
Artık öğretmene bile ihtiyaç yok. Bırak dualingo yu youtube bile yeteri dil öğrenmek için.
Kısa cevap girme bu işe. Yanarsın.
0
luluki
(10.01.26)
(9)

350 bine araba

ya ben lan neyse
direkt marka-model ismi verebilir misiniz? ilk arabam olacak. hidrolik direksiyon olsun bana yeter. b-c segment. daha çok b.
direkt marka-model ismi verebilir misiniz? ilk arabam olacak. hidrolik direksiyon olsun bana yeter. b-c segment. daha çok b.
0
ya ben lan neyse
(09.01.26)
2006 veya üzeri micra veya swift.
daihatsu sirion da olabilir. altyapısı komple toyota.

örnek ilan:
www.sahibinden.com
0
orpheus
(09.01.26)
marka model olmayacak ama..

manuel ve benzinli olsun. bu fiyata otomatik veya dizel çok baş ağrıtabilir.
+1
biravekahve
(09.01.26)
en baş ağrıtmayacak arabayı yazıyorum. renault symbol.
0
antihero
(09.01.26)
2014 corsa
0
rhan
(10.01.26)
geely mk temizini bulabilirsen, ben memnunum. www.sahibinden.com

emgrand var yine bütçen dahilinde, daha iyi araba ama parça konusu onda nasıldır bilmiyorum. bu arabada en sevdiğim yanı toyota klonu olması. emgranddaki mitsubishi klonu motordu sanırım ama aracın geri kalanında alt takımlar şunlar bunlar bulunur mu uyumlu olduğu başka araçlar var mı bilmiyorum. geely mk mekanik olarak tamamen toyota vios kopyası.

5a-fe klonu motor var, piston segman triger vs. efsane kasa diye geçen 1.6 corollolarla uyumluymuş mesela. onlarda 4a-fe var.

corolla ve yarislerle birçok parça uyumlu, parça bulamama sıkıntısı olacağını sanmam. atmosferik motor basit, turbo arızası şu bu uğraştırmaz gerekirse tamiri de çok masraf çıkarmaz.
0
konetsu
(10.01.26)
Toyota yaris benzinli düz vites. Al 10 sene kafan rahat bin.
0
luluki
(10.01.26)
Bütçeyi biraz artırabilirsen kia rio satıyoruz 2012 benzinli hiçbir sorunu yok kendimiz kullanıyoruz.
0
hebanon
(10.01.26)
renault clio düşünülebilir.
bahsettiğiniz fiyata 2007 model civarı bakımları yapılmış bulabilirsiniz.
ustası bol tamiri kolay olduğu parçası ucuz olduğu için çok üzmez.
0
biseysorcaktim
(10.01.26)
citroen ami.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
(16)

ekşi duyuru soru cevap sirkülasyonun azalması hakkında

denef
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime yarardı. herkes nereye gitti, artık alternatif bir mecra mı kullanılıyor ya da buraya ilgi/güven mi azaldı. siz neler düşünüyorsunuz ?
0
denef
(09.01.26)
moderatörler geçimişe göre daha aktif ve gereksiz hamleler yapmaya başlayınca bir de üstüne trol üyeler çoğalınca geçmişte çok kullananlar yani bizler de okuyup gider olduk.
+7
erty_ksk
(09.01.26)
galiba artık burası daha çok sosyal medya mantığında kullanılıyor. azalma elbette var.
+1
gobekliraki
(09.01.26)
chatgpt falan cikti, duyurular azaldi.
+4
lemmiwinks
(09.01.26)
Buranın günlük hayatta karşılaşılan olay veya problemlerden, akademik konulara oradan da dış olay ve gündeme kadar uzanan bir içeriğe sahip olması lazım.
Dış basındaki bir haber veya bir kitaptan alıntı burada çeşitli yorumlarla analiz edilebilmeli.
Konsept/yapı buna da uygun ama sonuçta katılımcıların niteliği asıl durumu belirliyor.
Bizde de aklı çalışan beyinler var aslında
Reddit vs gitmeye gerek yok.

Şimdilik aşk, şehvet , ihtiras, stalk, pembişli storyler , iş yerinde fetişizm şimdilik daha çok ilgi görüyor maalesef.
Belki bir zaman sonra bu husuzursuzlukta meyvesini verir.
Bekleyelim .
0
diyecevaplandı
(09.01.26)
burası güzin ablalara kaldı.
+5
mikahakkinen
(09.01.26)
engel yiyen troller etkileşim göremeyince yazmayı bıraktı asdfhs
+9
gabe h coud
(09.01.26)
Engelleme gelince ve bu sebeple troller etkileşim göremeyince ugraşmayı bıraktılar. Artı olarak yapay zeka çok gelişti. Millet artık ona sorup anında cevap alıyor
+1
limonlu eksi
(09.01.26)
Hoşgeldin denef,
0
duptıs
(09.01.26)
hoş buldum duptıs :)
0
🌸denef
(09.01.26)
uzun yıllar sert bir moderayon uyguladılar. biri mesela şarkı soruyor, birisi de cevaplıyor. soru sahibi "evet budur teşekkürler" diye cevap yazıyor bunu siliyorlardı. sebep; cevap değilmiş. bir soruya cevaplardan birine x +1 demek de siliniyordu. en ufak eleştirel cevap siliniyordu. bunların haricinde yine uzun süre compu bey hiç yenilik yapmadı. oo kadar alıştık ki şu anki arayüze hala alışamadım ben mesela.
yine ekşi sözlük zaten gittikçe popülerliğini kaybetti bundan duyuru da nasibini aldı.
en büyük sebebi de yapay zeka elbet.
+3
ground
(09.01.26)
@ground +1
eskiden çok aktif kullandığım bir duyuru hesabım vardı. sorduğum ve yeterli yanıt alamadığım konularda anlamlı ve faydalı bir sonuca ulaşırsam, kendime cevap olrak yazıyordum; başka insanların da işine yarasın diye. fakat özenle tek tek tespit edip kaç yıllık cevapları silmeye başladılar; diyaloğa giriyormuşum diye.. buna uyuz olup, uzun yıllar girmedim duyuruya.
+2
lil siztah
(09.01.26)
Kalitesizleşti. Ama engelleme sonrası çok daha iyi. Akıl hastaları ele geçirmişti en son.
-5
arbre
(09.01.26)
troller küstürdü, ai iyice ayağımızı kesti.

bir de sorulan sorulara ya da cevaplara laf atıp da bu da sorulur mu, git google'da ara, git ai'ya sor gibi bir sürü yanıtlar gelince pek keyfi de kalmadı insanların.
0
biseysorcaktim
(09.01.26)
Burada en çok cevap veren kullanıcı benim aslında. Silinen cevaplarla birlikte 18 bin üzerinde cevap vermişim. Zamanında çok vakit geçiriyordum. Artık haftada bir aklıma gelirse giriyorum. Bir 2-3 sene de hiç girmediğim dönem oldu. Sebebini eğip bükmeye gerek yok. Okuduğunu anlamaktan aciz bir moderatör vardı. Onun yüzünden bir çok kullanıcı burayı terk etti. Havası zaten söneli uzun zaman oldu. Benim girmediğim o 2-3 yıllık dönemde de ortam iyice cıvımış. Sürekli birbirine laf sokmaya çalışan, birbirini trolleyen tipler iyice bokunu çıkardı. O yüzden asıl soru sormak isteyenler de artık sormaz oldu.
+2
himmet dayi
(09.01.26)
eskiden "bok" yazinca kufur diye siliyorlardi.
simdi ana avrat sovuyorlar ozelden, moderasyon 3 maymunu oynuyor.
sogudu herhalde insanlar, ki normal. benim de ne cevap veresim var artik ne de bakasim.
ciddi anlamda 46lik olan 3-5 kisi ve onlara canak tutan modlar sitenin icine ettiler.
+3
cooperr
(09.01.26)
Moderasyon siteye düşman gibi davrandı. Giden bi daha gelmedi. Başka bi sebebi yok.
0
luluki
(10.01.26)
(8)

İlgi göstermek

arbre
7 ay önce iş arkadaşım olan kıza açılmıştım. Bu ara aramız iyi oldu. Bir süre birlikte zaman geçireceğiz. İlgi gösteriyorum doğal olarak. Bir şeyler yapmayı söylesem mi, akışa mı bırakayım?
7 ay önce iş arkadaşım olan kıza açılmıştım. Bu ara aramız iyi oldu. Bir süre birlikte zaman geçireceğiz. İlgi gösteriyorum doğal olarak. Bir şeyler yapmayı söylesem mi, akışa mı bırakayım?
-20
arbre
(07.01.26)
akış
0
jelly bear
(07.01.26)
Kızın bu ara ilgiye ihtiyacı var. Sana ihtiyacı yok. Hayır gelmez o işten. Olsa 7 ay önce olurdu. Noldu hatun aydınlandı mı bi anda?
+9
luluki
(07.01.26)
Arbre, bu konularda daha once yazilmistir mutlaka ama boyle yumusak gecislerle birsey olmuyor. Bulusma teklif edeceksin, yokusa suruyorsa romantik birsey istemiyor demektir. Tabbi bir sure sonra birkez daha denenebilir ama o da olmazsa artik yoluna bakman lazim.
Konunun uzmani miyim, tabii ki hayir, ayni sizin gibi davrandim her zaman, olacak isler bile olmadi.
+1
mbond
(07.01.26)
mbond, bir yolum yok, başka kız olunca ona ilgi gösteriyorum zaten ama bu kızı seviyorum. İçimde yaşıyorum yani. Direkt buluşalım demem.
-4
🌸arbre
(07.01.26)
cooperr, yok abi olmaz. Cesaretten oldu bunlar. Bundan sonra açılmak yok. Amatörceydi. Güzel kız ama ondan daha güzel binlerce kız var.
-5
🌸arbre
(07.01.26)
bir seyler yapin harekete gecmisken
+1
ala09
(07.01.26)
Birkaç hatun kişinden duyduğuma göre, fazla ağırdan alınca pasif ve özgüveni eksik görüyorlar.
Ürkütmeden ama karşı tarafa da "bu da amma mıymıymış" dedirtmeden, direkt açık oynamak en iyisi bence.
+1
anatomik
(07.01.26)
kanka aranı normal tut. sakın ona muhtaç olduğunu hissettirme. onsuz da iyi olabildiğini göster çok üzerine düşme. bırak o çaba göstersin. bir şey olmasını istiyorsa emin ol kucuk de olsa adımlar atar. enerjini yüksek tut modunu onun yanında dalgalandırma. poker face ol. dalganı geç makaranı yap umursamaz ol. düşerse böyle düşer.

diğer ihtimalde işyerinde beraber olacağınız için sürekli gerginlik olmasın diye arayı yumuşatmak istemiş de olabilir.
+2
archmeister8
(07.01.26)
(8)

Çalınır mı çalınmaz mı?

yurtsuz john
İstanbul'un trafik çilesinden bir nebze olsun kurtulabilmek için 125cc scooter alma niyetim var fakat kapalı garajım yok. Dışarı bıraksam geceleyin motoru yürütürler mi?Üsküdar'ın nezih bir semtinde oturuyorum.
İstanbul'un trafik çilesinden bir nebze olsun kurtulabilmek için 125cc scooter alma niyetim var fakat kapalı garajım yok. Dışarı bıraksam geceleyin motoru yürütürler mi?

Üsküdar'ın nezih bir semtinde oturuyorum.
0
yurtsuz john
(07.01.26)
Yürütmezler, uçururlar.
0
arbre
(07.01.26)
Çalınabilir, özellikle 125cc motoru önden arkadan kaldırsan 2 kişi kucaklar dobloya atar. Hani direksiyon kilidini veya kontağı bir şekilde kırmadıklarını varsayıyorum...

Ama kalın bir kilit, alarmlı disk kilidi veya takip cihazı ile güvenliği artırabilirsiniz. Bu şekilde kullanılabilir.

Ya da kasko yapacaksınız, çalınsa bile parasını alırsınız.
0
ananiyimioguz
(07.01.26)
airtag koyuyorlar gizli bir yerine + kalın bir kilit/zincir kullanıyor iş yerindekiler
0
eja
(07.01.26)
Teker zinciri 500 tl
0
luluki
(07.01.26)
Çalarlar,
Zinciri kırmak maks 2 dakkalık iş.
AirTag koymak sadece motorunuzu nereye götürdüklerini takip etmek için fayda sağlar. Yerini bilseniz bile gidip alamazsınız. Ayrıca bu gibi durumlarda motoru 3-4 saat içinde parçalara ayırıyorlar parçalarını satıyorlar. Almayın
0
ebeş
(07.01.26)
uskudarin nezih bir semtinde oturan bir arkadasin motoru kapali garajdan yuruttuler. disarda kesin gider diyorum..
+1
cooperr
(07.01.26)
Zinciri kesiyolar
0
üğpoıuy
(07.01.26)
Çalabilirler. Sağlam bir abus zinciri biraz havadan bağlayacak yeriniz varsa(zemine yakın olmazsa demir kesme makası çalışmaz; gerçi en kalın abus’u makas kesmiyor), bir de alarmlı disk kilidi alırsanız ihtimal düşer. Bu ikisi de bugünün parasıyla temiz bir 15 bin lira eder. Ben çok nadir sokakta bırakıyorum; bir kaç kez kurcalamışlar, bir kez de gece 2-3 gibi kamyonetle yanaşmışlar, kalk gidelim yapmak için ama komşuyu görünce sıvışmışlar.
250cc altına kasko yapılmıyor; üstüne de dünya para versen dahi kapalı garaj dışındaki çalınmalar pratikte karşılanmıyor gibi bişey. Ekonominin gidişatı sebebiyle, böyle kolay ve hızlı cash sağlayacak bir aracın çalınmaması gittikçe mucize gibi bişey olacak zaten..
0
lil siztah
(07.01.26)
(3)

Çekme karavan

brnbrs
1 ay önce bir çekme karavan aldık, henüz kullanmak kısmet olmadı. 2 hafta sonra bir iznim var bunu değerlendirmek istiyorum. Daha önce bu şekilde kamp yapmışlardan bilgi almak istedim. Biz Bursa da ikamet ediyoruz,uzak olmucak yakın yerlerde sorun yaşamayacağımız yer öneriniz olursa çok sevinirim .
1 ay önce bir çekme karavan aldık, henüz kullanmak kısmet olmadı. 2 hafta sonra bir iznim var bunu değerlendirmek istiyorum.
Daha önce bu şekilde kamp yapmışlardan bilgi almak istedim. Biz Bursa da ikamet ediyoruz,uzak olmucak yakın yerlerde sorun yaşamayacağımız yer öneriniz olursa çok sevinirim .
0
brnbrs
(07.01.26)
Zararın defi, faidenin celbinden önce gelir kaidesine göre önce bu işin
içinden birini dinle . Karavanım yok ama dinlemiştim geçen haftalarda:
m.youtube.com
+1
diyecevaplandı
(07.01.26)
Arkadasımın karavanı vardı ve sadece 2 gün mutlu oldu. Aldığı gün ve sattığı gün. Deprem dışında kullanışlı değil. Türkiye de başa bela bi iş.
+2
luluki
(07.01.26)
çekme karavan biraz sıkıntılı iş. çekerken epey dikkat etmek lazım. aracın buna uygun mu, daha önce herhangi bir aracın arkasında 500-600 kg yük çektin mi. aracın hem sürüş hem de frenleme karakteristikleri çok değişecek. genel olarak bence en önemli konu bu.

yoksa tavadanki havalandırma, güneş paneli, sineklik vs. bunları zaten çözersin.
+1
orpheus
(08.01.26)
(2)

İlişkisel durumlar

arbre
Merhaba. Benim 7 ay önce hoşlandığımı söylediğim bir kız var. Bir de bu kız ve benim kankam olan bir kız var. İkimizin de kankası. Bu kızla aram iyi, gülüp eğleniyorum ama üçümüz birlikteyken hoşlandığımı söylediğim kız kankamı benden ilişkisel olarak uzaklaştırmaya çalıştı. Neden böyle bir şey yapm
Merhaba. Benim 7 ay önce hoşlandığımı söylediğim bir kız var. Bir de bu kız ve benim kankam olan bir kız var. İkimizin de kankası. Bu kızla aram iyi, gülüp eğleniyorum ama üçümüz birlikteyken hoşlandığımı söylediğim kız kankamı benden ilişkisel olarak uzaklaştırmaya çalıştı. Neden böyle bir şey yapmış olabilir?
-28
arbre
(30.12.25)
bazi kadinlarin dogasinda bu vahsi cekisme gudusu var. egitim, kariyer farketmez.
0
buenosdias
(31.12.25)
Sevgili arbre...seni seven biri olarak söylüyorum. Aslında mayan güzel ama bazı kadınlar seni ekşitmiş, yoldan çıkarmış.
Sen artık oyunu onların kurallarına göre oynayım o halde demişsin.
Haliyle olmuyor. Sen yine geleneksel yoldan devam et. Geç olsun temiz olsun.
Hatta gerekiyorsa hiç olmasın.
Sevgiler mutlu yıllar.
+1
luluki
(31.12.25)
(15)

Allah'tan uzaklaştım bu aralar

etna
Beni tekrar motive edecek YouTube konuşmacıları veya videoları veya kanalları atabilir misiniz?
Beni tekrar motive edecek YouTube konuşmacıları veya videoları veya kanalları atabilir misiniz?
0
etna
(21.12.25)
biz hep uzaktık. buralarda o işlerle ilgilenen pek olmaz. 1 2 sipritüel falan var.
-1
mikahakkinen
(21.12.25)
Kısası Enbiya (Peygamberler Tarihî'ni ) oku .
-4
diyecevaplandı
(21.12.25)
Prof. Dr. Hasan Onat
Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün

Bu ikisini bul bul dinle.
-6
muhayyer divan
(21.12.25)
benaslindayohum
(21.12.25)
beyin cerrahı ismail hakkı aydın ,
+2
designer
(21.12.25)
@Bir sıcak el uzanır

Neden fişlensin insanlar? Bir şeyi anlamaya çalışmak da mı suç? Bu nasıl bir yaklaşımdır aklım almadı artık.
+3
muhayyer divan
(21.12.25)
Birkaç farklı tefsir okursan kararın netleşir, insanlar daha neye inandığını bilmiyor.
+1
kimlanbu
(21.12.25)
Doğru yoldasın koçero devamm
0
Rondak
(21.12.25)
Youtube caner taslaman videoları bilimsel ve çok derin. Tavsiye ederim.
-2
luluki
(21.12.25)
Birkaç muzaffer ozak videosu yeterli olacaktır
+1
kel aynak kusu
(21.12.25)
Nouman Ali Khan'ın tefsirleri güzel: youtube.com
0
Amaranta ursula
(21.12.25)
aslan hoca, abdullah yolcu, ebu hanzala, othman al-khamis.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
yadigar
(21.12.25)
Böyle devam et doğru yoldasın.
-1
yakalayamadığın.ışıklar
(21.12.25)
8:15-11:26 arası: www.youtube.com
0
yadigar
(22.12.25)
(8)

Asosyalliğime çözüm bulalım

arbre
Valla ev iş arasında öleceğim bir gün yolda. Neler yapayım, nerelere gideyim? Para sıkıntım yok Allah'a şükür. Siz neler yapıyorsunuz, fikir olabilir. Özellikle sevgilisizlere soruyorum. Evlilere de sormuyorum.
Valla ev iş arasında öleceğim bir gün yolda. Neler yapayım, nerelere gideyim? Para sıkıntım yok Allah'a şükür. Siz neler yapıyorsunuz, fikir olabilir. Özellikle sevgilisizlere soruyorum. Evlilere de sormuyorum.
-6
arbre
(20.12.25)
halk oyunlari, dans, resim, hafta sonlari dağ bayir gezenler,bisiklet gruplari gibi bir olusum vs ye katilabilirsin.
-1
designer
(20.12.25)
Spor salonuna gidiyorum. Ayrıca standup gösterileri, tiyatrolar vs.
0
put it in your appropriate place
(20.12.25)
Dövüş sporları. Yabancı dil pratik grupları toplantıları oluyor onlara katılabilirsin ilgini çekiyorsa. Ayrıca gönüllülük işleri olabilir.
0
pembediken
(20.12.25)
Doğa yürüyüş grupları
0
luluki
(21.12.25)
tango ya başladım ben de biraz toksik bi ortam var gibi ama güzel insanlarla da tanıştım diyebilirim.
0
high hopes of the sozluk
(21.12.25)
dayı seni ne zaman evlendiriyoruz
0
hold the door
(26.12.25)
hold the door, bu gidişle hiçbir zaman
-2
🌸arbre
(26.12.25)
Isten atılarak çözebilirsin.
-1
civa
(07.01.26)
(8)

Bazı yazarlar nasıl her sene kitap yazıyorlar?

put it in your appropriate place
Polisiye roman ararken farkında vardım. Yazar her sene kitap yazmış. Bir iki sefer araya iki sene koymuş, 20 kitabı var 18-17 senede.Nasıl yapablıyorlar?
Polisiye roman ararken farkında vardım. Yazar her sene kitap yazmış. Bir iki sefer araya iki sene koymuş, 20 kitabı var 18-17 senede.

Nasıl yapablıyorlar?
-2
put it in your appropriate place
(12.12.25)
iş olarak yapsan yaparsın (sen de her gün 8-9 saat bişey yapıyorsun)

(bkz: Stephen King)
çok severim. Herkesi etkilemiş bir sürü romanı var yani nicelik niteliği etkiliyor diyemeyiz. Gayet nitelikli de yazıyor. 60+ roman, 200 civarı öyküsü var diyor google. Adam 78 yaşında. (bir noktadan sonra ekibine yazdırdı gibi teoriler vardı ama bilmiyorum.)
0
nhk ni youkosu
(13.12.25)
üretkensen birkaç senede de yazarsın artık. yani fikir geliyorsa ilham geliyorsa. elle tık tık yazmana da gerek yok konuştuğunda yazıya döken programlar vs. eğer fikrin ve ilhamın varsa teknoloji işleri çok kolaylaştırdığı için deli gibi hızlı üretebilirsin
-1
f02561
(13.12.25)
Kendine belirli bir kalıp oturttuktan sonra o kalıp üzerinden istediğin kadar istediğin sürede yazabilirsin.
Mesela agatha christie'nin kalıpları çok belli. Ahmet Ümit yine öyle. Dan Brown hakeza.
0
etna
(13.12.25)
Ahmet ümit, orhan pamuk, ayşe kulin gibi çok satan yazarlara yayın evleri başarılı ama tanınmamış kişilerin dosyalarını gönderiyor.
Meşhur yazar bu dosyaları inceler. Şunları şöyle düzeltsin, şunları eklesin diye not düşer. Amatör yazar romanı tekrar istendiği gibi yazar ve kabule sunar.
Yine düzeltmeler ve geliştirme istenir. Sonunda ünlü yazar romanı kelime kelime okuyup son halini verir.
Ünsüz yazara sus payı iyi para verilir, konuşmaması için sözleşme imzalatılır.

Son 20 yıldır edebiyat dünyası aşağı yukarı böyle döner.

Meraklısı için detay da vereyim. Yazara ricada bulunulur. İşte kürt karekter koy, dini meselelere gir, lgbt olsun, mülteci olsun falan diye.

Kitabın sayfası artsın daha pahalı fiyata satalım diye romanı 20 30 sayfa daha arttır lütfen falan derler.

Yanii her sene roman böyle yazılıyor. Yayınevinde çalışmıştım ordan biliyorum.
Sallama kardeş diyenlere selam olsun.
0
luluki
(13.12.25)
Kitap yazmanın şarkı yazmanın senaryo yazmanın hepsinin formülü var, ana konuya karar verip formülü uygulayınca, işin de zaten bu olunca yazıyorsan.
-1
kizil karga
(13.12.25)
"Gayet nitelikli de yazıyor. 60+ roman, 200 civarı öyküsü var diyor google."

su yorum uzerine sayfalarca yazilir. mesela niteligi belirleyen nicelik (ne kadar kitap yazildigi) degilse ne kadar kisiye ulastigi midir? bu da bir nicelik (ne kadar pazarlama butcesi ayrildigi, ne kadar sattigi vs) degil midir? genis bir kitleye ulasmis olmak kitabin nitelikli olmasiyla iliskili mi? mesela bir sarkici cok dinleniyorsa nitelikli oldugu icin diyebilir miyiz? insanlar yuzlerce kitap yazmis bir insanin sadece uc, bes, 10 kitabini okuyarak (ondan bile emin degilim) nitelikli diyebilirler. bu uc kitabi okumalarinin nedeni de zaten kitaplarin arkasindaki isim ve onun pazarlama becerisi, bir de populer kultur.
+1
Sour
(13.12.25)
high literature örnegi vermedikleri icin.
bunu is olarak yapsa dahi her yazar her yil kitap cikaramiyor cünkü edebi eserin kalitesi hep ayni degil. ahmet ümit, stephen king, dan brown, ayse kulin, falan iyi yazarlar degiller. sabun köpügü yazarlar.
hatta bana kalirsa agatha christie ve orhan pamuk :) da iyi yazarlar degiller. agatha christie'nin kitaplarinda yapisal bütünlük var ama dil derinligi yok. orhan pamuk olayina girmeyecegim :D

julio cortazar rayuela üstünde bes sene calismis. ortaya cikardigi kitap malum.
hermann broch diye bir yazar var, avusturyali. der tod des vergil üzerine 10 küsür sene calismis.
heimito von doderer diye bir yazar var gene, o da avusturyali. adamin olayi bu, ns dönemi sonrasi avrupa'da kitaplari yasakli olsa bile calismaya devam etmis. die strudlhofstiege kitabi üstünde sekiz yil calismis. die dämonen kitabi üstünde 30 sene calismis ki avusturya edebiyati icin muazzam bir eser.
her kitap bir formül degil. her kitap formülle bir senede yazilir denince ulysses'lerin, geceyarisi cocuklari'nin, anna karenina'larin hakki yeniyor. mal mi bu yazarlar, diger yazarlar gibi formülü kurup yazmasin yoksa?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.12.25)
benim nitelikten kastım o değildi farklı düşünmüşsünüz.

Art vs craft
(sanat / zanaat)

Ben bunların zanaatçi olduğunu düşünüyorum. Ama o işi iyi yapıyorlar. Siz sanatçılarla karşılaştırıp niteliği yok diyorsunuz. Bu yazarlarda dil zevki eh azıcık varsa var, ama esas olay dizi izler gibi hikayeyi takip etmek.

@sour, orada demek istediğim rasgele bir King romanı okuyup zevk alabilme potansiyelim. Çoğu yazarda buna emin olamam, ama seri üretim yapan bu adamda olabiliyorum. Bu şey gibi, J.J. Abrahams dizisi izle beğenirsin demek gibi. Ama genel anlamda çok kaliteli işler mi yapıyor? Hayır. Dediğim gibi sanat ve zanaat ayrımı bence bu. Ben iyi zanaatçi olarak örnek verdim zaten o kadar roman yazan birinin böyle olduğu az çok bellidir diye düşünüyordum.

Çok kişiye ulaşma çok satma vs. tabii farklı bi konu. Mesela ben bunu Metallia yeni albüm çıkardığında düşünmüştüm. Metallica bence (özellikle son albümlerinde) resmen kötü müzik yapıyor. Ama bu trash bile milyonlar dinleniyor ama son yıllarda çıkan muhteşem gruplar (müzikal anlamda gerçekten iyiler) on binleri yüz binleri geçemiyorlar. Ama yine başa döneyim, benim verdiğim örnek "her yıl albüm yapan ve her albümü az çok zevk veren bi grup buldum" gibi bi fikir.
0
nhk ni youkosu
(13.12.25)
(29)

Hediyelerimle dalga geçilmesi

egerbiryolcu
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalp
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)

Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalpli çiçekli falan..o konuda iyiyimdir ama o gün onları da çok beceremedim.

Sonuç olarak ortada mükkemel olmayan ama el yapımı emek verilmiş bı şeyler vardı.

Verdiğimde tepkileri çok yapmacık gibi geldi. Ayy canım... Hani anlarsınız ya o samimiyetsizligi. İçlerinden biri de kurabiye için evli olan bı arkadaşımıza küçük çocuğunu kastederek bunları Ali mi yaptı gibi bı espri yaptı. Orda baya rencide edilmiş gibi hissettim herkese karşı. Ayraçlar için de bu ne işe yariyo gibi bı cümle geçmisti.

Sevdiğim bir hocam vardı üniversitede bir paket de ona yapmıştım. Bu kızlar da geldi yanıma hediyemi teslim ederken. Hoca baya mutlu oldu tek tek baktı yorum yaptı sarıldı baya içten tepki verdi. Onlar da görmüş oldu. Orda biraz kendime gelmiştim. Yoksa çok mu sacmalamisim diye kendimden şüphe eder hale gelmiştim.

Yani sırf maddi değeri yok diye mi böyle dalga gecilmesi gerekiyor yanlış kişilere mi değer vermişim ya da çok istediğim gibi olmadılar diye üstüne bu tepkiler gelince de alinganligim mi arttı emin olamadım?

hizliresim.com
0
egerbiryolcu
(12.12.25)
Evet, yanlış kişilere değer vermişsiniz ve 'arkadaşlarınız' hanzo.
+10
auroraaurora
(12.12.25)
ilk bakışta ne oldukları anlaşılmıyor, bu nedir diye sorardım ama kitap ayracı açıklamasından sonra anlamlı geliyor, mutlu olurdum
+4
grimavi
(12.12.25)
Piyasada el yapımı çok iyi şeyler varken bunlar ancak 90 larda göz kamaştırır.
Niyet güzel ama daha iddialı ürünler çıkarmalıydın.
Bi de hediyeyi nasıl sunduğun ve sana karşı öncesinde (geçmiş yaşantılar) ne hissettikleri önemli. Sanırım birbirinizi biraz sinir etmişsiniz. Onun etkisi var gibi.
Bu tür durumlarda hediyelerin üstüne isim yazmak kurtarıcı oluyor. Ayse ye verilen hediyenin üstüne ayse yazmak gibi.
-2
luluki
(12.12.25)
yaptıklarınız cok guzel olmus, cok sevımlıler. ne yazık kı o ınsanlar bu nezaketı dusuncelı davranısı haketmemıs, el emegıne saygı duymayan ınsanları sız de cıddıye almayın bence. kötu bıle olsalar yıne de ınsan tsk eder. yıne de cok uzulmeyın, bır daha yapmazsınız, cok yakınlarınıza yaparsınız bu ıncelıklı davranıslarınızı.
+1
deepness
(12.12.25)
El ile bunları yapmak vakit alan şeyler .
O nedenle zihni tanınmış ürün markarıyla format yemiş , her şeyde elitizm arayan, vakit kaybettiren kişilerden uzak durun.

İncelikten anlamakta bir meziyet .
+2
diyecevaplandı
(12.12.25)
Öncelikle ne işe yaradıklarını söylemeseniz ben de anlamazdım. Belki onlardan çok sizin hoşunuza gidecek tarzda bir hediyedir bu. Yine de, ilgimi çekmeyen/çok beğenmediğim ama emek verilmiş bir hediyeye böyle tepkiler vermezdim, tepkileri biraz kaba geldi. Kabalık dışında, çok değer verilmeyen birinden bu tarz hediye geliyorsa çoğunluk hocanız kadar samimi tepki vermeyebilir bence.
+2
matlii
(12.12.25)
Bok yiyin demek lazım da işte insanlık bizde kalsın. Bugün de öğretmen kalitesizliğine doyduk.
+5
sekizdokuzon
(12.12.25)
kabalığın hiç bir durumda savunması olamaz. ayılık ve ökküzlük.
+4
gabe h coud
(12.12.25)
bence arkadaşlarında sorun var, el emeği verilmiş hediyeler şu dünyada herşeyden üstündür kötü bile olsa, siz kapitalist düzenin yozlaştırdığı insanları takmayın kafanıza, beğenmiyorlarsa kendileri bilir.
şu tip bir insanda olabilir mesela zorla kendine hediye aldırmak isteyen, kendinin değerini aldığı hediye ile ölçen, böyle bir öz güvensizliği varsa hoşuna gitmemiştir tabi.
0
eja
(12.12.25)
Bok yiyin +1

İyi veya köyü ben böyle şeylere daha çok değer veririm. Düşünülmüş emek verilmiş. Bence gayet güzeller
0
Rondak
(12.12.25)
bence gayet güzel olmuş. tebrik ederim.
arkadaşların paçoz. kalitesiz insanlar.
ama yine de şunu demeden edemeyeceğim. el emeği şeylerin değeri eskisi kadar yok. sanayide verimlilik çok arttı, bolca seçeneğe çok ucuza erişebiliyoruz. yani kazak örmek yerine kazak alıp hediye etmek daha avantajlı olabiliyor. tasarım, teknoloji, kalite, maliyet konusunda el emeği eskisi gibi cazip değil.
el emeği ürünleri sadece çok yakınlarımız ile paylaşmak daha doğru olabilir.
+1
abelardo
(12.12.25)
Bugün de buna sinir oldum :/ bacım adres veriyorum bana kargola hakkını veririm dsfdsdf

Emeğine sağlık çok da güzel olmuş bazı insanlar böyle baltalı ilah gibi. Heves kırmak için fırsat kolluyorlar
+3
kullanicadi
(12.12.25)
ben beğendim, güzel ayrıca beğenmiş olmam da bir kriter değil. çevrendeki öküzleri temizle.
0
kisa
(12.12.25)
Tatlış bence ya üzülme
-1
arbre
(12.12.25)
bence bir paket daha yap ve içine şöyle kocaman kalın bir dildo koy.
bu ne işe yarıyor diye sorarlarsa açıklarsın.
+2
deranzo1
(12.12.25)
Çok tatlı görünüyorlar elinize sağlık.
Her zaman gelen hediyeleri beğenmeyebiliriz tamam ama bunu belli etmek çok ayıp.
Hak etmeyen insanlara bu kadar ince düşünmeyi bırakın ya boşverin.
+1
mutekebbir
(12.12.25)
Emeğinize sağlık. Kabalık edilmiş net olarak. Beğenmeseler bile usulen teşekkür etmeli, ne işe yaradığını anlamasalar bile nezaket göstermelilerdi. Normal olan budur. "Daha iddialı" hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz.

Mesajınızdan dahi ne kadar hevesle bir çaba içerisine girdiğiniz yansıyor. Hevesinizi körelten, çabanızı hak etmeyen insanlar için canınızı sıkmaya değmez.
0
dediysem dedim
(12.12.25)
Bana vermiş olsan ben çok coşkulu bir tepki verirdim. Beğenmesem de hiç belli etmezdim. İnsanlar kötü kalpli bence.
0
Gradient_tabanlı_mor
(12.12.25)
nezaketen hiçbir hediyeye laf edilmez birincisi. ayriyeten bu bir el emeği, eşdeğer her seri üretim ürününden kat kat değerli. burun kıvıranlar anladığım kadarıyla öğretmen? eğer böyleyse ülkedeki öğretmenlerin bu kadar temel eğitimden eksik olmalarına çok şaşıracağım. görgüsüz insanlar nasıl bireyler yetiştirecek? ülkede varoş çok var, o yüzden tepkiye şaşırmadım ama bu insanların öğretmen olma olasılıkları beni hayrete düşürdü.

bu arada cevabım emeğinizden bağımsız ancak fotoğraftakiler bence çok tatlı.
+1
eileengray
(12.12.25)
Samimiyetle çok çok özür dilerim peşinen ama öyle arkadaşın amına koyayım.
+2
kumandanim
(12.12.25)
şu hediye verme olayını salt ihtiyaca, alanında iyi olan markaya, maddi değerine, işlevselliğine indirgeyenlerin iticiliğini tarif etmenin imkanı yok.

HİÇBİR ZORUNDALIĞI olmayan biri gelip emeğini, vaktini, parasını güzel düşüncelerle harmanlayıp ortaya bir şey çıkarıyor ama paşalarımız/prenseslerimiz sanki kendilerine hediye vermekle şereflendirilmişiz de bu "basit" hediyelerle o şerefi lekelemişiz gibi davranıyorlar, gel de delirme!

@dediysem dedim +1
+2
m e b
(12.12.25)
Kendileri yapamadığı ve düşünemediği için kıskanmışlar. Bok yesinler gayet de güzeller ellerinize sağlık.
0
suicides underground
(12.12.25)
Çok güzeller, ellerine sağlık. El emeği benim için çok değerli. Bu tarz hediyeleri küçümseyen biri karakterini belli eder.
+1
Kahvedesu
(12.12.25)
çok güzeller elinize emeğinize sağlık. o insanlara ne bir hediye verin ne de bir hediye alın bu saatten sonra. sizin değerinizi anlayamamışlar.
0
koela
(12.12.25)
El becerinin sıfır olduğunu söylemişsin ama bu sıfır haliyse ben bir şey demiyorum :)
Şahane olmuş, eline sağlık. Laf söyleyen arkadaşlarına da söylenecek çok şey var da boşver.
+2
rock n roll
(12.12.25)
Bence "düşünülmek" çok güzel ve çok kıymetli bir şey. İlk bakışta nedir bu diye sorabilir insan, kitap ayracı olması çok mantıklı geliyor sonra. Ürünün ne olduğundan ziyade sırf o kişiyi düşünerek bir şey yapman, üstelik el emeği bir şey yapman bence çok kıymetli. Yanlış insanlara verilmiş +1 Dünya hassas kalpler için cehennemdir:)
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(12.12.25)
Çok güzel olmuş. İnsanlari fazla ciddiye almayin
+1
topkapiaksaray
(12.12.25)
Evet yanlış kişilere değer vermişsin, evet alınganlığın artmış, evet kendine güvenmediğin bir alandan ürün vermemelisin. İyi yaptığın şeyleri öne çıkarmalısın. Kimin insan kalbi taşıdığı artık belli değil çünkü.

Ek: örneği gördüm hiç de başarısız veya çirkin falan değil. Kendi hakkını da yeme bir zahmet.
0
muhayyer divan
(12.12.25)
ilk bakista kitap ayraci olduklarini anlamadim ama bence gayet guzeller.

bu kisilerin ogretmen olmasina ayrica uzuldum. pedagojik formasyonun geldigi noktaya bak.
+1
Sour
(13.12.25)
(8)

duyuru kadınlarına

baldan kaymak
ayrıldık kız arkadaşımla.kıskançlıktan yıldım, çevremde x kadın olsa rahatsız oluyor. Artık yetti.Küpesini unutmuş, kargolar mısın dedi.Biraz da sinirliyim: aldığı herşeyi kargolayasım var. Evde görmek istemiyorum.Sizce napayım? Tek derdim bu şu an. Sonrası sonra.
ayrıldık kız arkadaşımla.

kıskançlıktan yıldım, çevremde x kadın olsa rahatsız oluyor. Artık yetti.

Küpesini unutmuş, kargolar mısın dedi.

Biraz da sinirliyim: aldığı herşeyi kargolayasım var. Evde görmek istemiyorum.

Sizce napayım? Tek derdim bu şu an. Sonrası sonra.
-3
baldan kaymak
(06.12.25)
Küpesini kargolamanı istemesi biraz "iş atmak" gibi olmuş. Senden "kargolamıyorum, buluşup vereyim." tarzında bi dönüt beklemiş olabilir.
Sinirli olduğunu söylüyorsun, üstünden zaman geçsin öyle karar ver bence aksi halde aldığı tüm eşyaları kargolarsan geri dönüşü olmayabilir.
+3
mermaidd
(07.12.25)
görüşüp verme zarfına düşme. barışırsınız

kıskançlık harbiden bıktırıcı seviyedeyse -ki öyle görünüyor- ve kafada tamamen bitirdiysen, dönmek istemiyorsan, bütün eşyalarını kargola, kral hareket olur.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.12.25)
Sen ayrılmak istiyorsan hepsini kargola. Devam etsin istiyorsan küpeyle birlikte ufak bir hediye yolla. Mesajı alan alır.
0
gobekliraki
(07.12.25)
Kargola gitsin. İnceldiği yerden kopsun. Hayır gelmez artık
0
luluki
(07.12.25)
Gönder ve kesinkes ayrıl. Bu kıskançlıkla ömür sürmez.
0
cemallamec
(07.12.25)
o ölçüde bir kıskançlıkla ömür geçmez ancak karşı tarafın gerekçelerini bilmeden konuşmak da zor..

soruya gelirsek, bana da küpeyi kargoyla istemesi nabız ölçmek gibi geldi. bence önce siniriniz bir yatışsın; mantıklı düşünür hale gelip, öyle harekete geçin ve:
1.sizce oluru varsa, yukarıdaki yakınlaştırıcı önerileri gerçekleştirin; küpe verme bahanesiyle buluşmak gibi.
2. değilse, ancak kafanız karışıksa, küpeyi kargolayın.
3. tüm eşyaları birden kargolamak "bu iş bir daha asla olmaz" demek bence; öyle düşünüyorsanız yapın sadece.
0
lil siztah
(07.12.25)
bence sen ayrılmak istemiyorsun. ayrılmak istiyor olsaydın zaten her şeyi kargolardın. buraya neyi sordugunu anlamadım. ne cevap vermemizi bekliyorsun ki?
+1
abelardo
(07.12.25)
kargola? baska ne yapacaksin ki?
+1
Sour
(07.12.25)
(4)

Mutlu gibi görünen medyatik çiftler

sekizdokuzon
Biraz da gıybet. Ayrı ayrı bayağı sevsem de Hazal Kaya -Ali Atay çifti bana aşırı toksik geliyor. Buradan sonra tamamen niyet okuyorum: Kadın aslında daha romantik bir eş istiyor, adamın da kadının gel gitlerinden sitki sıyrılmış gibi bir hali var. Birbirlerini mutlaka çok seviyorlardir ama her günl
Biraz da gıybet. Ayrı ayrı bayağı sevsem de Hazal Kaya -Ali Atay çifti bana aşırı toksik geliyor. Buradan sonra tamamen niyet okuyorum: Kadın aslında daha romantik bir eş istiyor, adamın da kadının gel gitlerinden sitki sıyrılmış gibi bir hali var. Birbirlerini mutlaka çok seviyorlardir ama her günleri başka bir olay gibi bir çift.

Sizin böyle uzaktan ideal görünen ama toksik bulduğunuz medyatik çiftler var mı?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(04.12.25)
Ceyda düvenci ve talihsiz sevgilileri
Okan bayülgen e takılan zavallı kadınlar
0
luluki
(05.12.25)
Özgür mumcu ve Ece temelkuran yeni evlendiklerinde çok acayip röportaj vermişlerdi çok aşığız minvalinde okuyunca bu ne ya olmuş ve bunlar kesin ayrılır diye düşünmüştüm ve ayrıldılar hahah
0
euteamo
(05.12.25)
Şişman itici eser ve ismini bilmediğim karısı, düşman başına.
+4
dunyao
(06.12.25)
hazal kayanın toksik birisi oldugunu, eşinin onu idare ettiğini düşünüyorum. uzaktan eyyorlamam bu kadar
itici eser ve itici karısının çok mutlu olduklarını düşünüyorum. ideal çift bence
0
abelardo
(07.12.25)
(13)

Akıbetini merak ettiğiniz son insan

sekizdokuzon
2012 yılında tanıştığım bir kadın arkadaş saçlarını Filistin'e barış gelene kadar uzatma kararı almıştı. En son o yılda saçları kalçasına kadar gelmişti, şimdi ne yapıyor diye merak ediyorum.Sizin böyle yıllar önce tanıdığınız ve gidişatını merak ettiğiniz kimler var?Teşekkürler.
2012 yılında tanıştığım bir kadın arkadaş saçlarını Filistin'e barış gelene kadar uzatma kararı almıştı. En son o yılda saçları kalçasına kadar gelmişti, şimdi ne yapıyor diye merak ediyorum.

Sizin böyle yıllar önce tanıdığınız ve gidişatını merak ettiğiniz kimler var?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(02.12.25)
İnternet Mahir'i merak ediyorum.
+1
kizil karga
(02.12.25)
Universiteyi Hacettepe de okumuştum. Bilkent ten Odtü den arkadaşlarım vardı sözlukten sağdan soldan tanistigim. Yurttan çok samimi olmadigim ama tatlı insanlar vardi. (Yurdumuz karmaydi ve çoğunluğu araştırma gorevlisi yüksek lisans ogrencisi eğlenceli tiplerdi, benim yaşım kucuktu biraz onlara gore, ama çok eglenceli idi) sonuçta yıllarca her gün gördüğüm insanlardi. Birden kayboldular gibi oldu
o zamanlar WhatsApp yoktu. Messenger vardı :( sosyal medya hesabım da pek yoktu, izini kaybettigim bir cok arkadaşlarım var. Soyadlarını hatirlayamiyorum. Hatirladiklarimdan da bulamadiklarim var. Düşünüyorum yani ara ara nerde ne oldular diye.
0
a perfect lie
(02.12.25)
Yıllaaaar yıllar evvel Relief nickini kullanan bir duyuru kullanıcısı kız vardı. İntihara meyilli bir yapısı vardı. Ben o yıllarda puzzle halısı mı, 2000 parça puzzle mı, bir şey satacaktım. Hafızam çok karışık. Şunu hatırlıyorum, miami ink’i izleyip kendi kendine dövme yapmaya karar vermişti. Neyse, işte bir anda bıraktı duyuruyu. Merak ederim yıllardır akıbetini. Kendine bir zarar vermemiştir umarım…
0
yadigar
(02.12.25)
camlicagazoz nickli duyuru kullanıcısı
+2
mezzosprite
(03.12.25)
ilkokul ve lisede beraber okuduğum, ayrıca meslektaşım olan 2 kişinin kariyerlerine baktım. helal olsun dedim. tipleri de kariyerleri de güzel maşallah.
0
rain when i die
(03.12.25)
Der meister. Öldü mü yaşıyor mu?
0
luluki
(03.12.25)
"tüm hayatın boyunca değersiz bir yığına dönüşeceksin" diyen joker liseliyi merak ediyorum.
0
summerjam0306
(03.12.25)
eksisozluk.com sözlükte böyle bir yazar vardı, onu okumayı seviyordum. Acaba nerelerde ne yapıyor.
0
liberal
(03.12.25)
1 saat önce önüme düştü mahir, napıyo diye baktım takılıyor galiba.

5-6 ay önceki röportajı : www.instagram.com
+1
brkylmz
(03.12.25)
üniversitedeyken (2009 mezunuyum) karşı dairemizde de üç öğrenci kalıyordu. bir tanesi kafayı definecilikle bozmuş, gibi dizisindeki şadan abi gibi geveze bir gaziantepli çocuktu. köyleri zeugma antik kentinin olduğu köy ya da komşu köyü mü ne öyle bir şeydi. 365 gün 24 saat define işleri konuşan bir tipti. define arama çalışmalarından falan bahsedip devamlı surette kafa açardı.

bir gün ansızın, ev arkadaşlarına benim acil antep'e gitmem lazım hadi görüşürüz diyip memleketine gitmiş, giydiği donlar, bilgisayarı, kişisel eşyaları vs her şeyi bırakıp gitmiş, bir daha haber alabilen olmadı kendisinden.

arkadaşları epey bir süre bekledi, elemanın daha da dönmeyeceğine kanaat getirince bilgisayarını falan satmışlardı.

gerçekten define bulup parayı mı vurdu? yoksa define davasına illegal kişiler tarafından öldürüldü mü? akıbetini merak ediyorum.
0
wilhelmwasmuss
(03.12.25)
Ya bir ara sözlükte de çok gündem olan bir site vardı. Sayılardan falan oluşuyordu yanlış hatırlamıyorsam. Bir elemanın günlüğü gibi bir şeydi. Sümer miydi adı neydi ya

O arkadaş nerede ne yapıyor çok merak ediyorum.
0
cay koy geliyorum
(03.12.25)
Eski iş arkadaşım.

Çok özledim onu, umarım çok mutludur.
0
rock n roll
(03.12.25)
İlk okul 2 ya da 4.sınıfta adı Hanım olan zayıf, sessiz, içine kapanık bir arkadaşım vardı. Öğretmenimiz bit kontrolünü sınıfta yaşı büyük, bitten anlayan (anladığını sanan) bir sınıf arkadaşımızla yapıyordu. Bu sınıf arkadaşımız da Hanım'ın saçındaki kepeklere bu bit deyince öğretmenimiz Hanım'ın annesini çağırıp kızı eve gönderdi. O günden sonra herkes Hanım'ı bitli diye zorbalamaya başladı. Sonra okul tatil olunca bir daha ses seda çıkmadı Hanım'dan. Hatırladıkça haline üzülüyor, şimdi nerede ne yaptığını çok merak ediyorum.
+1
Amaranta ursula
(03.12.25)
(9)

Bugün ne için şükrettiniz?

sekizdokuzon
Ailem sağ, insanlardan destek ve sevgi görüyorum. Tek başıma hayatta kalabiliyorum. Düzenli bir işim var, karnımı doyurabiliyorum. Sorunlarımı çözecek kadar aklım başımda.Siz bugün ne için şükrettiniz?Teşekkürler.
Ailem sağ, insanlardan destek ve sevgi görüyorum. Tek başıma hayatta kalabiliyorum. Düzenli bir işim var, karnımı doyurabiliyorum. Sorunlarımı çözecek kadar aklım başımda.

Siz bugün ne için şükrettiniz?

Teşekkürler.
+4
sekizdokuzon
(02.12.25)
Hiç bir şeye, başkalarının kötü talihi bana da vurmadı diye sevinmek kötü bir alışkanlık.
+3
nahtoderfahrung
(02.12.25)
Telefonuma çeşitli yerlerden vefat haberlerine dair mesajlar geliyor. Ölümü hatırlamak güzel. Ama bu kadar yakında olduğunu bilmemize rağmen biz ne kadar doğruyuz ayrı konu.
Her halimize şükretmek lazım .
Her şeyin şükrü, kendi cinsindendir.

Karnımızı doyurabildiysek, fakir başkasına da bir çorba ısmarlayabilmeliyiz .
Kendim ise bugün bir fakir evini ziyaret ettim mesela.
0
diyecevaplandı
(02.12.25)
Anaaaa!
Engelim kalkmış.
İngilizce kelime haznemi geliştirmeye devam edebileceğim.

Durun ben bi şükredip geleyim. :D
0
Mirket
(02.12.25)
etmedik. unutmazsak ederiz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.12.25)
hiçbir şeye.
0
lazpalle
(02.12.25)
Ota foka şükür etme hali midenizi bulandirmiyor mu? Ben igreniyorum.
Oturuyor şükür kalkiyor şükür? İyi değilsiniz
-4
artıküyeolmakistiyorum
(02.12.25)
Bugün sabah ehliyetime el konuldu (alkol değil) acil işlerim vardı. Aradıklarım yağdı adeta. Biri arabayı teslim aldı. Diğeri randevuma yetiştirdi. Yarın sabah 2 saatlik yola gitmem gerekiyordu aradığım ilk kişi tamam dedi. Köpekler yalnızdı bir başka aradığım işim bitince hemen geldi beni götürdü yemeklerini verdim. 2 gün içinde ehliyeti geri alacağım ama uzarsa hafta sonu için bile gerek kendi aracı ile gerekse benim aracımla her işimi görecek dostlarım varmış. Hiç beklemiyordum bu arada. Şükür demesem de gurur duydum.
+4
ground
(02.12.25)
İyi haber beklediğimiz birinden haber geldi, oturup biri yaşayacak mı ölecek mi diye beklemek çok zor, belki kimseyi bu şekilde bekletmediğimiz için şükür edilebilir bugün.
0
mutekebbir
(02.12.25)
Nasıl oldu da bu memlekette delirmedim? Gercekten şaşıyorum. Evet şükrediyorum.
Sanırım insan alışıyor tüm bu rezilliğe.
0
luluki
(03.12.25)
(3)

Kargo dağıtan kisiler

basubadelmevt
Ne kadar kazanıyor ortalama? Asgari ücrete yapılacak is değil gibi. Çevrenizde var mi duyduğunuz? Firmadan firmaya cok mu değişken ücretler?Ben aras , yurtici gibi firmaları sordum. Kendi aracıyla dağıtanlar degil
Ne kadar kazanıyor ortalama? Asgari ücrete yapılacak is değil gibi. Çevrenizde var mi duyduğunuz?

Firmadan firmaya cok mu değişken ücretler?

Ben aras , yurtici gibi firmaları sordum. Kendi aracıyla dağıtanlar degil
0
basubadelmevt
(29.11.25)
hepsijetçi bir elemanla konuştum. paket başına galiba. ticari aracın olmalı, büyük şehirdeysen bölge genişse 50 üzeri kazanıyordur. ama aras yurt içi değilde trendyol hepsijet gibi firmalarda.
0
mikahakkinen
(29.11.25)
60.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.11.25)
Aracın en fazla 6 yaşında olacak.
Kıl tüy bi dünya belgen okacak
Maaş ödemeleri düzenli değil
Park Cezası yiyiyorsun sürekli
Sigortan muhasebecin falan olacak
Kısaca iş berbar
0
luluki
(29.11.25)
(6)

İstanbul’daki eski 50-60 yıllık bina sahipleri olası çökme tehlikesine karşı ne yapabilirler?

mahmuttt
Riskli yapı tespiti yaptırsalar çoğu İstanbul’da 50-60 senelik ama 99 depremini geçirmiş bir çatlağı vb de olmayan binaların riskli çıkmama ihtimali var mı?Ve olası kendiliğinden ya da bir depremle çökme ihtimaline karşı özel bir firmadan rapor alınsa; bu durum apartman sakinlerine duyurulsa, ileri
Riskli yapı tespiti yaptırsalar çoğu İstanbul’da 50-60 senelik ama 99 depremini geçirmiş bir çatlağı vb de olmayan binaların riskli çıkmama ihtimali var mı?

Ve olası kendiliğinden ya da bir depremle çökme ihtimaline karşı özel bir firmadan rapor alınsa; bu durum apartman sakinlerine duyurulsa, ileriye yönelik olası kendiliğinden bir çökme ihtimali için az da olsa hukuki insani sorumluluğu yerine getirme olur mu sizce?

böyle eski 50-60 yıllık bina sahibi binası yıkıldığında o bölge plan gereği park vs olacak tekrar aynı bina inşa edilemiyor. Bina sahibi hukuken ve insani açıdan ne yapabilir?

Teşekkürler…
0
mahmuttt
(01.11.25)
Eşe dosta güvenilir bi mütahhit sorun. O apartmana gelip toplantı yapacak. Her şey noterden onaylanacak.
Balka türlü imkansız bu ortadoğu ülkesinde.
0
luluki
(01.11.25)
bunu gerçekten anlamadığım için soruyorum. tapusu ruhsatı her şeyi tamam bir binayı yıktığınızda, devlet size en kötü ihtimalle aynı yükseklikte imar verir, iyi kötü bir bina yaptırır. eğer o bölge park olacaksa da, 100 metre batıda doğuda kuzeyde güneyde benzer bir arsa verir. ne demek tekrar inşaat yaptırmamak?
0
co2s2
(01.11.25)
"99 depremini geçirmiş bir çatlağı vb de olmayan bina" bunun bir önemi yok bence. o dönem zaten ithal sıkıntıları olduğu için çoğunluk denizden çekilen kum kullanıldı ve o tuz da demirde korozyona yol açtı. O dönemin en iyi betonu kullanılsa bile şu anki güncel kanundaki beton kalitesinin altındadır. Bir de 50-60 yılın yorgunluğu, yapılan ekstra uygulamalar binanın ağırlığını arttırmış olsa eyvah eyvah.

"özel bir firmadan rapor alınsa;" bu rapor çürük çıkarsa da sıkıntı olabilir. Evi direkt tahliye ettirebilirler.
0
biravekahve
(01.11.25)
istanbulun güzel bir muhitinde evim var. bina 60 yıllık. bir kat malikinin ihbarı ile karot testi yapıldı. sonuçlar henüz çıkmadı lakin benim yaptığım araştırmalar doğrultusunda 50 yıldan eski binalara otomatik olrak yıkım kararı veriliyormuş.


ikincisi e imar uygulamasından binanın imar planına bakabilirsin. mesela benim ev bakırköy belediyesi sınırlarında. e imar uygulamasından girip mevcut imar planına bakıyorum.


bizim imar planında binanın yıkılıp yapılması durumunda mevcut yüksekliğine ve gabarına yani binanın mevcut ölçülerine aynen uyulacaktır yazıyor.

bb ve ibb ile görüştüm netice alamadım. yazılı olarak başvurdum. halen öyle . yani bina yıkılıp yeniden yapılsa mevcut yüksekliği ve mevcut eni boyu aynı kalmak zorunda.


yeşil alan dersen önünde arkasında hayvan gibi yeşil alan var.

yıkım kararı çıkarsa elektrik suve doğalgazı kesiyolar. sonra binayı yıktırıp enkazı kaldırmak için para ödüyorsun. sonra mütehait tutup binayı yaptırmak için para ödüyorsun. müteahitin yüzde yirmi kar marjını bile ödüyorsun. o kentsel dönüşüm desteği falan devede kulak kalıyor.
0
Fodera
(01.11.25)
+ %99.99 yikim karari cikar
+ fistik kadar beyni olan bir muhendis, 99 oncesi yapilan bir binaya olasi buyuk istanbul depreminde yikilmaz raporu vermez.
+tekrar ayni bina yapilamiyorsa o bina zaten kacaktir, gecekondudur.
0
cooperr
(01.11.25)
Belediye orayi park ilan ettiyse hukuki olarak hic ugrasmayin. Biz de ayni durumdayiz, belediye tekrar yaparsaniz arsanizin yarisini park yapar size vermeyiz dedi. Avukat on sene davalarla gider gelirsiniz, ne bina tekrar yapilir ne park olur dedi. Guclu bir insaat firmasi veya muteahhit bulabiliyorsaniz tek yol o gibi maalesef.
0
lallala
(02.11.25)
(5)

Kedi doyurma

egerbiryolcu
Altı tane bahçe kedimiz var. (Portakal, mızmız, komiksurat, dana, smokin ve kolpa)Bir sabah bir akşam yemek veriyoruz ama artık kış geldi diye mi bilmiyorum sanki istahlari artmış öğlen erkenden kapıya dayaniyolar hepsi hiç yemek yememiş gibi acınası gözlerle ve miyavlama sesleriyle taciz ediyolar
Altı tane bahçe kedimiz var. (Portakal, mızmız, komiksurat, dana, smokin ve kolpa)
Bir sabah bir akşam yemek veriyoruz ama artık kış geldi diye mi bilmiyorum sanki istahlari artmış öğlen erkenden kapıya dayaniyolar hepsi hiç yemek yememiş gibi acınası gözlerle ve miyavlama sesleriyle taciz ediyolar resmen bizi. Ben bunlara kasaptan ucuz olan ne alabilirim suyuna haşlayıp ekmekle versem kaç günlük yemek çıkar. Şu an maddiyatim da mama almaya uygun değil. Bazen şaşırıyorum artık ne vereceğimi. Ki mama aldigimizda da şoyle oluyordu. Mamayı yiyorlar çerez gibi v ekstra ev yemeği istiyorlardı yine.
0
egerbiryolcu
(29.10.25)
tavuk ciğeri ya da en ucuzundan kemikli dana eti olabilir. aslında bunu kasaplara sorsanız, en iyi onlar akıl verir. kemikli eti bol suda haşlasanız, kabak ve havuç ekleseniz, sonra eti kemiğinden ayırıp bol bol ekmekle ıslatıp verseniz olur sanki. ara ara içine yumurta da kırın. ara ara ekmeği sütle suyla ıslatıp verin.

ama ne olursa olsun pahalı bir iş.
+1
co2s2
(29.10.25)
makarna çuvalla satılanlar var, gross marketlerde bulursun internette bulursun, kemik suyuna ile haşlarsan daha iyi tabi
köyde böyle alıp kuru mama ile karıştırıyoruz köyde 40 dan fazla kediyi böyle besliyoruz
+1
eja
(29.10.25)
sürekli sakatat vermeyin, ağır gelir. haşlanmış kemikler boğazlarına batabiliyor. tahıl, ekmek, makarna, bunlar da sürekli zararlı; bilginiz olsun.
emekli maaşıyla 100'e yakın kedi besleyen bir teyze ile tanışmıştım; kasapların akşam çıkma etleri çöpe bıraktığını söyledi. öyle bir dükkandan istenilebilir sanıyorum.
+1
lil siztah
(29.10.25)
101 de tavuk ciğeri ve taşlık var. Bayılıyorlar. Pişmiş makarnanın içine pişMEmiş olarak karıştırıyorum. etin suyu kokusu falan iyice siniyor makarnaya ya da pilava. Ucuz ve sağlıklı
+1
luluki
(29.10.25)
Yaklaşık yirmi kediye baktım sokakta. Çareyi kasaptan çorbalık tavuk ve fırından bayat ekmek almakta buldum. Çünkü ikisi de sürdürebilirdi hem benim hem onlar için. Kediler etçil hayvanlar ve günümüz mamaları onlar için çıtır çerez. Emine beder mode on: Çorbalık kemik iyice haşlanıp, kemiklerinden ayrılır ve bayat ekmekle karıştırılır. Ilıyıp, kedilerin yiyebileceği bir hale geldiğinde servis edilir. Fırında ekmek kalmadığında luluki+1(tek farkla yine pişmiş olarak)
+1
xururuca
(29.10.25)
(5)

Sonbahar Kaş'ta ne yapılır?

mikahakkinen
Kaş'a ilk defa gideceğim. Tek çocuklu aile olarak 2 gün fazla mı olur? Ne yapılır?10 Kasım ara tatil haftası gidilecek.Teşekkür ederim.
Kaş'a ilk defa gideceğim. Tek çocuklu aile olarak 2 gün fazla mı olur? Ne yapılır?
10 Kasım ara tatil haftası gidilecek.
Teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(29.10.25)
Soğuk bi gece.12 ye kadar soğuk. 5 e kadar bahar havası. 5 ten sonra rüzgar belki yağmur. Çocuk hasta olmazsa iyi. Denize bi girilip çıkılır. Keyifle yüzülmez.Turist çekilmiştir. Tek tük esnaf. Tadı olmaz gibi çocukla.
0
luluki
(29.10.25)
Ben olsam vize alıp Meis Adası'na geçerdim. Yani olayı Kaş boyutundan çıkarıp Yunan adası turuna çevirirdim.
-2
arbre
(29.10.25)
Hiç bi şey yapılmaz yerinizde olsam o planı iptal ederdim 29 Ekim sonrası Kaş’ın Batı Anadolu’daki herhangi bir vasat ilçeden farkı yok.
0
Mcfly
(29.10.25)
herkes +1
kaş'ta açık tek bir mekan bile bulamayabilirsiniz. dolayısıyla o tarihte kaş'a gitmek değmeyeceği gibi, meis'e gitmek sezonda bile gereksiz bence.
bir de o tarihlerde bazen otoyola çıkan su baskınları falan oluyor. iptal edin bence de.
0
lil siztah
(29.10.25)
hicbi sey yapilmaz akyaka bile daha hareketli
0
ala09
(29.10.25)
(6)

Amatörler için senaryo nasıl yazılır film nasıl çekilir ücretsiz ama efektif ortam?

denizmaniaherif
3 tane kendi çapımda kısa film çektim epey amatörler.. ama boş zamanlarımda kendimi geliştirmek istiyorum.. Ücretli olacaksa da en az tuzsuz yöntem? bilen yeşillendirebilir mi?teorik kitabi bilgi değil de atıyorum şehirlerde şöyle oluşumlar var ücretsiz dahil olup, ücret beklemeden de boş zamanlarda
3 tane kendi çapımda kısa film çektim epey amatörler.. ama boş zamanlarımda kendimi geliştirmek istiyorum.. Ücretli olacaksa da en az tuzsuz yöntem? bilen yeşillendirebilir mi?

teorik kitabi bilgi değil de atıyorum şehirlerde şöyle oluşumlar var ücretsiz dahil olup, ücret beklemeden de boş zamanlarda yardım etmeye hazırım gibi bir ortam.. topluluk vs?
0
denizmaniaherif
(28.10.25)
Ben de kısa film çekmeye merak saldım araştırma içindeyim. Telegramda senaryo/kısa film diye bir grup var. Onun dışında iienstiude kısa film yapımı diye ücretsiz online bir kurs var. Cook verimli oldu diyemem ama temel konulara başlangıç gibi bir şeydi. Ama gerçi zaten siz çekmissiniz hakimsinizdir.

Bence genel olarak büyük bir eksiklik var. Kısa film kulübü gibi bir şey olsa ayda belli zamanlarda toplanilsa çok güzel olur.
0
egerbiryolcu
(28.10.25)
hemen bakayım kursa teşekkürler. açıkcası antalyada vardı bir kısa film topluluğu ama hiç bir şey yapmıyorlar üye toplamak dışında. cüzzi bir rakama girmiştim istifa ettim sonra..
0
🌸denizmaniaherif
(28.10.25)
Youtube Flu tv film çekmek diye göz atabilirsin. Uzun uzun ve detaylı anlatımlar var ders gibi. Ben çok faydasını gördüm.
0
luluki
(28.10.25)
@egerbiryolcu : telegram linkini paylaşma şansınız var mı?
0
co2s2
(28.10.25)
merhaba. ben sinema tv mezunuyum & yüksek lisansını da yaptım. türkiye de zor iş. hepimiz birbirimize benzer bok gibi işler ortaya çıkartıyoruz. flu benim de her videosunu takip ettiğim bi kanal yıllardır, yine de ilker'in de kendi ortaya çıkarttığı işleri bulup izlemeni isterim. eskiden benimsinemalarim.com diye bi site vardı. herkes yükler birbirinin filmini izlerdi. işler güçler sadi'nin filmlerini çok beğenirdim. bence türkiye'de çekilmiş filmleri dışlayıp yurtdışı kısa işleri çok fazla izlemeniz size bakış açısı kazandırır. son zamanlarda bi şey değişti mi acaba diye mubi'de kısa metraj türk filmlerini izliyorum, hala kötüyüz.

ben okurken ezbere bazı denklemler vardı "çamur görüntüde en iyi senaryo bile izlenmez, kötü senaryo iyi görselde izlenir, ses bir filmin %80'idir, bir filmin ilk 5 dakikasında seyirciyi yakalayamazsanız tekrar ilgisini çekemezsiniz, mitik yapı'dan çıkabilen film yoktur vs. bugün bakınca bu kalıpların hepsi kırıldı, iyi bir edebi diliniz olsun (konuşan, karşılıklı konuşan karakterlerin diyalogları inandırıcı olsun, çok fazla detay plan çekin) açıkçası çok ilgi çeken bir alan değil artık. herkes değişen algılarla beraber dikine çekiyor, eskiden bu tabuydu.

sinema eseri tabi ki değil ama "sözeltim" diye dikini youtube için kısa içerikler çeken genç arkadaşlar var çok başarılılar. renk, ışık, dialoglar tekrar söylüyorum sinema dili değil kullandıkları ama yatay çekip süreyi iki katına çıkartsalar kimse bu sinema değil diyemez eğer tartıştığımız tek şey yatay/dikeyse.

kısaca ben evrensel kısa metraj/orta metraj film dilini öğrenmek istesem kurslara falan gidip akademik bakış açısına maruz kalmaktansa ayak diremeden yeni izleyicilerin sinema dilini anlamaya çalışırdım. ara güler fotograf çekerken eğilmez, bakış açısını değiştirmez açıklamasına da benim gördüğüm bu, fotograf budur diyor, şu an geçerli olabilir mi?
+2
libertine
(01.11.25)
@libertine çok kıymetli yazdıkların teşekkür ederim. farklı bir işim var mühendisim ama gönlüm hep görsel sanatlarda.. ürete ürete kazanacağız yerine değişe değişe kazanacağız mottosuna geç diyorsun sanırım özetle :) işin o kısmında geçen altın portakal film festivalinde Gain'in dikey sinema forumuna katılmıştım.. sanırım ilgimi çekmedi.. çünkü benim para kazandığım yer farklı.. yeni izleyici tiktok üzerinden dikey kadrajlarla milyonlarca izleme alıyor.. ben oldschool devamke.. ve evet kısa filmlerde hala kötüyüz.. bu senenin kısa film birincisi ölüm bizi ayırana kadar çok güzeldi bu arada. bulursan bir yerlerden izle..
+1
🌸denizmaniaherif
(03.11.25)
(16)

Saç boyatmak ya da boyatmamak?

gnosis
Ailedeki ölümler, hastalık, iş stresi derken saçlarımda beyazlar çoğaldı. Boyatma konusunda kararsızım. Çünkü sürekli boya ile uğraşmak, dip geldi diye kuaföre koşmak istemiyorum. Siz saçınızı boyuyor musunuz yoksa koyverdiniz mi? Saçını boyatmayan insanlara karşı olgun, pasaklı, yaşlı,... gibi olum
Ailedeki ölümler, hastalık, iş stresi derken saçlarımda beyazlar çoğaldı. Boyatma konusunda kararsızım. Çünkü sürekli boya ile uğraşmak, dip geldi diye kuaföre koşmak istemiyorum. Siz saçınızı boyuyor musunuz yoksa koyverdiniz mi? Saçını boyatmayan insanlara karşı olgun, pasaklı, yaşlı,... gibi olumlu ya da olumsuz önyargılarınız var mı?
Özellikle kadınlardan cevap gelirse sevinirim.
0
gnosis
(26.10.25)
Kendi saç rengime yakın bir renge, kendim boyuyorum.
Boyamayanların bakımsız, yaşlı vs. olduğunu düşünmüyorum tabii ki. Önemli olan sizin nasıl hissettiğiniz.
+1
auroraaurora
(26.10.25)
Bi akrabamız boyamadı. Kadın ak saçlı oldu hatta kar beyazı. Yok dedi alışacağım buna. 6 ay geçmeden hafif kızıllaşma ve sararma oldu doğal şekilde. Süper bi görüntü oluştu. Kadına hangi kuaföre gittiğini falan soruyolar.
İşin özeti. Deneyin boyamayın. Harika oluyor saç doğal bırakınca..
0
luluki
(26.10.25)
Ben kendi adıma doğallıktan yanaydim ama zaman zaman saçlarimi bskimsiz hissediyorum veya mesela çok genç yaştan itibaren tam ön alın bölgemde yoğun beyazlar var onlar da saçımı renk bakımından karmaşık gösteriyor bu yüzden kendimi iyi hissetmek adına boyuyorum. Bazen iki ayda bir bazen dört beş ayda bir biraz moduma göre değişiyor. Bir de saçim kuru ve kabarık olduğu için yumuşaklastiriyor gibi geliyor. Ama boyatmayan insanlari yadirgamam. Mesela ben evde kendi çapimda boyuyorum belki kuaförde boyatanlar da evde boyatmaya ön yargilidir ama ben hem usenirim hem de maddi boyutu karşılamak zor.
0
egerbiryolcu
(26.10.25)
Bir erkek olarak diyorum ki, bazısına yakışıyor saçı boyatmamak. Hele özgüvenli bir yapısı varsa daha da fazla yakışıyor. Bence bir süre böyle deneyin, içinize sinmezse kökü sizde, istediğiniz zaman boyatırsınız.
+1
10551037
(26.10.25)
39 yaşında kadınım. Saçlarım bembeyaz, boyatmıyorum.
+1
suicides underground
(26.10.25)
Saçlarımda beyaz yok ama beyaz/ kır saçlı insanlara çok imreniyorum. Beyazlarım olsaydı boyatmayı hiç düşünmezdim. Çok hoş/cool duruyor. Keşke benim de olsa diyorum bazen:D
0
Amaranta ursula
(26.10.25)
Ne kadar beyaz var saçta? Çoğaldı ama yine de rahatsız etmeyecek yoğunlukta dersen röfle yaptırabilirsin. Benim çok yoğun bir beyazım yok ama yine de rahatsız oluyordum, dip boyası ile de uğraşmak istemiyordum, kuaförüm dibe yakın bir yerden röfle yapalım beyazlar arada kamufle olsun biraz da öyle idare et seni yine 2 3 sene götürür dip boya ihtiyacı olmadan dedi. 3 4 ayda bir röfle yaptırıyorum sürekli kuaförde uğraşmıyorum. Geçişler doğal olduğu için dibim gelmiş havası da olmuyor saç uzadıkça. Işıltı gibi duruyor.

Gümüş grisi görünen bembeyaz saçlara ben de özeniyorum ama ona daha vakit var. Cool duruyor gerçekten. Bakımsız ya da pasaklı durmuyor, gerçi biraz da özgüven ve aura meselesi. Eskiden yoga ya gittiğim bir salonda muazzam esneklikte ve 55 yaşlarında olmasına rağmen vücudu sımsıkı bir kadın vardı ona çok yakışıyordu en azından. Instada ollaluna var yine. O da saçlarını boyamıyor ve çok tarz duruyor
0
kullanicadi
(26.10.25)
boya boyamaya mecbur kalacaksın cunku
-2
Başka
(26.10.25)
ölene kadar kafada saç olduğu sürece boyayacağım. kimsenin ne düşündüğü de umrumda değil eğer ben aynaya bakınca bembeyaz kafadan memnun değilsem. sen de memnun değilsen boya kimin ne düşündüğünü boşver
0
deranzo1
(26.10.25)
@kullanicadi şu halde (temsili resim): imgur.com
Röfle aklıma gelmemişti. Saçımı döküldüğü için kestirdim, çok kısa şu an. Röfle için biraz uzatmam lazım sanırım.
Yaş: 29.
0
🌸gnosis
(26.10.25)
Amaaaaan hiç gerek yok rahatsız olmana<3 Yine de bir süre de şöyle idare edebilirsin çok istersen

www.watsons.com.tr

Sadece beyazlara birkaç fıs yeter sana
0
kullanicadi
(26.10.25)
@kullanicadi Böyle bir ürün mü varmış?! Saçım biraz uzayana kadar bununla idare edeceğim. Çok teşekkürler^^
0
🌸gnosis
(26.10.25)
ben boyatıyorum saçımı. 34 yaşındayım ama erken beyazladı saçlarım. önceden evde eşime boyatıyordum koyu bir renge. sonra kuaförde ışıltı gibi bi şeyler yaptırdım. şimdi 1,5 ayda bir dip boyaya gitmem gerekiyor. ama boyamadığım hali aşırı bakımsız duruyordu ve yaşlı gösteriyor beni bence. herkes için aynı şey geçerli değil tabi ama genelde böyle duruyor maalesef :(

ama dediğin gibi boyaya bir kere bulaşırsan kurtulması biraz zor. benim beyazlarım yoğun olmasa bulaşmazdım.

bir de beyaz saçın yapısı kalın oluyor. boya onu da kırıyor biraz, saçı yatıştırıyor.
0
elorelia
(27.10.25)
Saçtaki beyazlar tek başına yaşlı, pasaklı vs göstermiyor. Geri kalan her şeyle beraber (saçınızın tipi, bakımlı olup olmadığı, kesimi, ayrıca cilt, giyim tarzı, makyaj -yapıp yapmamanız, yapıyorsanız tarzı) yakışıyor ya da yakışmıyor. Gerçekten önemli olan sizin nasıl hissettiğiniz :)

Saçım şu: imgur.com
40 yaşımı geçtim, saçımı 10+ yıldır boyamıyorum, beyazlarım kafamın tepesinde ve ön sağ tarafta (bu fotoğrafta saçımı diğer taraftan ayırdığım için gözükmüyor) yoğunlaşıyor. Eskiden dalgaların arasında göze batmıyordu, hatta yakından görüp fark eden arkadaşlarım çok şaşırıyordu "oha senin beyazların varmış ya?" diye. Artık daha belirgin, pek saklanmıyor ama bu halini seviyorum.
"umrumda degil millet sever mi sevmez mi sacta beyazi, hem de ona ayiracak ne zamanim var ne hevesim ne de istegim. dogal kalan saci daha cok seviyorum." +1
+2
kobuzchu kiz
(27.10.25)
@kobuzchu kiz Saçlarınız çok sağlıklı görünüyor ve beyazlar hiç göze batmıyor. Yanlış anlamayın ama güzel yaşlanmak bu oluyor herhalde. Benim saç rengimin tonu daha koyu (5 ya da 6 numara) ve pırasa saçlıyım. Birkaç tane beyaz tel bile "Ben buradayım!" diyor. 10 yıl sonra keşke sizin saçlarınız gibi olsa benimkiler de.(╥﹏╥)
0
🌸gnosis
(27.10.25)
eger sacinizda yasliliktan dokulme ve tepede acilma vs. yoksa (mesela annem 80 yasinda ve epey azaldi saci) %90 harika gozuktugunu dusunuyorum. belki tarza da bagli biraz ama yine de hic boyle 'genc' yasta beyazlari boyatmayi birakmis ve kotu gozuken gormedim. bence kendiniz ve saciniz bakimli olduktan sonra oyle beyaz sac kendi basina kimseyi bakimsiz falan da gostermiyor. ailemde 'genc' yasta boyatmayi birakan ve yari beyaz yari siyah kullanan var, dedigim gibi ben cok begeniyorum. yasli gosterdigine de katilmiyorum. kadin kisisi.
0
kassiopeia
(27.10.25)
(14)

Üniversite hazırlık sınıfında hocalar 'sadece' İngilizce mi konuşuyordu?

hadi ya la
Hatırladığınız kadarıyla nasıldı? Hoca ders anlatırken %80 İngilizce, %20 Türkçe (açıklama, uyarı, arada sohbet vs.) // veya %100 İngilizce konuşuyordu gibi yazabilirsiniz.
Hatırladığınız kadarıyla nasıldı? Hoca ders anlatırken %80 İngilizce, %20 Türkçe (açıklama, uyarı, arada sohbet vs.) // veya %100 İngilizce konuşuyordu gibi yazabilirsiniz.
0
hadi ya la
(26.10.25)
Yuzde yuz İngilizce. Bogazici Uni.
+1
ırene adler
(26.10.25)
Türkçe yasaktı. Biri hariç tüm derslerin hocaları hep her zaman ingilizce konuşurdu. İronik bir şekilde sadece Speaking hocası Türkçe konuşurdu. Adam hazırlık program koordinatörüydü üstelik. Japonya anılarını falan anlatırdı.
0
yadigar
(26.10.25)
Sadece İngilizce hiçbir işe yaramaz Türkiye'de. Bunu savunan ülkeyi tanımıyordur. Amaç İngilizce öğretmekse hem Türkçe hem İngilizce anlatılır. Öğrenciler anlamadıktan sonra sadece İngilizce bir işe yaramaz. Speaking dersinde sadece İngilizce konuşulabilir. Grammar falan İngilizce anlatılmaz. Böyle bir kural da yok zaten.
-6
arbre
(26.10.25)
Grammar translation yöntemi eskide kaldı artık modası geçti. O bizim zamanımızda öyleydi, grammar Türkçe anlatılırdı. Artık communicative method, lexical approach ve task based learning kullanılıyor ağırlıklı olarak. Kurallar örnekler içinde fark ettirilerek öğretiliyor. Üniversitede hazırlık okumadım çünkü zaten dil bölümü mezunuyum mütercim tercümanlık okudum hazırlık yoktu bile bizim bölümde ama lise hazırlığı hatırlıyorum da bizim dersler %100 İngilizce işlenirdi. Türkçe belki ilk ay falan biraz kullanılmıştır. Özel okulda okumadım bu arada, yabancı dil ağırlıklı devlet okuluydu, o zamanlar süper lise deniliyordu.
0
kullanicadi
(26.10.25)
ingilizceydi diye hatırlıyorum.
0
inheritance
(26.10.25)
Okula bağlı. Hacettepe de kural buydu. Zart zurt ünilerde mecburen türkçe ingilizce.
Arbre.. iyi okullarda gramer dersi dahi olmaz. Öğrenci grameri aradan süzerek alır. Gramer dersi 3. Dünya ülkelerinde olur.
0
luluki
(26.10.25)
ingilizce değil ama başka bir dilde hazırlık okudum. 3 hoca vardı derslerimize giren.
bir tanesi çoğunlukla türkçe konuşuyordu.
diğer ikisi çoğunlukla yabancı dilde konuşuyordu.
türkçe'yi daha az konuşmaları iyi olurdu.
0
biseysorcaktim
(26.10.25)
Bu arada 1 sene okutmanlık yapmıştım çok kötü bir vakıf üniversitesinin hazırlık bölümünde. İngilizceyi geçtim bir ders sırf Türkçe dil bilgisi anlatmam gerekmişti. Zamir ne demek bilmeyen vardı, Türkçe bir cümleyi öğelerine ayıramayan vardı, tamam dil Türkçe düşünerek öğretilmez ama insanda bir ana dil temeli olur ki insan başka bir dil öğrenirken kafasında o mantığı oturtur. Hayatımın en zor yılıydı çalışma anlamında. Bak işte o sene clt falan sallamıştım işte:d grammar translation da kullanıyordum yani ara ara, eclectic method uyguluyorum diyordum:p
0
kullanicadi
(26.10.25)
Ege de her şeyi ingilizce anlatıyorlardı hazırlıkta

%100 ingilizce mühendislik okudum, orada da her şey ingilizceydi sadece 1 e 1 de sorduğun sorulara türkçe cevap veriyordu hocalar
0
pislick0
(26.10.25)
luluki, alakası yok. Eğitim kimsenin malı değil. Eğitimi kimse şöyle anlatacaksın, böyle anlatacaksın diyerek sınırlayamaz. MEB bu kadar teori, yaklaşım uyguluyorsa millet neden bir tane cümle kuramıyor? Bir insana bir şeyi öğretmek için her yolu deneyebilirsin, her dili kullanabilirsin. Fransa'dan Türkiye'ye ailesinin işi sebebiyle gelmiş biri bir konuyu anlamıyorsa Fransızca biliyorsan Fransızca da anlatabilirsin. Maalesef bu tip üstten bakan, içi ve altı boş bakış açıları nedeniyle binlerce genç hiçbir şey öğrenemeden yıllarını harcayıp mezun oluyor.
-4
arbre
(26.10.25)
merhaba. beykent ingilizce sinema tv mezunuyum. 4 yıl boyunca tek bir hoca bir cümle bile ingilizce konuşmadı, tek bir cümle bile. hatta sovyet rusya döneminden değerli eski toprak hoca vardı, Azerbaycan Türkçesi/ rusça karışık konustuğu için iletişimde zorlandık (hiç bi sey anlamadık) yalvardık okula da türkçe ye çevirmen tuttu. sınıfta da kimse ingilizce bilmiyordu zaten "dublajlı izleyelim hocam", "bu devirde siyah beyaz film mi izlenir" falan diyen besyo tutmayınca uzun dönem askere gitmemek için sinema tv mezunu olan bir yığın insanla okudum.
0
libertine
(26.10.25)
Ilkokulun 5 yillik oldugu donemler, ilkokul bitince Anadolu Lisesi hazirlik okurken (yas 13) hocalar %100 Ingilizce konusurdu. Sonra bir daha hazirlik okumadim, hep muaf oldum (lisans, yuksek lisans vb).

Ortaokul, lise, lisans ve yuksek lisansta hocalarim Turk ya da yabanci farketmeksizin icerigi Ingilizce olmayan Turkce, Almanca, tarih, cografya, din kulturu gibi dersler haric dersleri tamamen Ingilizce islerlerdi, Turkce soru sorarsan cevap vermezlerdi.
0
sertac akin
(26.10.25)
%100 ingilizce. hiçbir şekilde Türkçe konuşmuyorlar, lisans derslerinde de böyle, adama ders arasında (sayısal bir bölüm dersi) Türkçe soru soruyorum ısrarla ingilizce cevap veriyor. Bence çok doğru bir sistem değil grammar konularını sağdan soldan video izleyerek öğrendim.

bilkent uni.
0
hold the door
(27.10.25)
ingilizce 90'larda özel ortaokul hazırlık sınıfında öğrendim ilk. %100 ingilizce konuşulurdu, ders içinde ve dışında. Kimi hocalar yabancıydı, istese de Türkçe konuşamazdı. Bence gayet etkili bir yöntemdi, daha sonra devlet okullarına geçmiş olsam da lisede dil öğrencileri dahil benden iyi ingilizcesi olan tanıdığım olmadı.
0
robokot
(27.10.25)
(17)

Ayrılsak da beraberiz

kendinikertenkelebek
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle biten bir çiftin, “sevgiliyken daha iyiydik sanki” diyerek boşanarak yollarına sevgililik hayatı yaşamak şartı ile devam etmesi normal mi? Anlaşamayarak boşanan iki kişinin haftada 1-2 bir gün görüşüp, kadının “kendimi kadın gibi hissetmek istiyoru
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle biten bir çiftin, “sevgiliyken daha iyiydik sanki” diyerek boşanarak yollarına sevgililik hayatı yaşamak şartı ile devam etmesi normal mi? Anlaşamayarak boşanan iki kişinin haftada 1-2 bir gün görüşüp, kadının “kendimi kadın gibi hissetmek istiyorum, şımartılmak istiyorum, gezip tozmak istiyorum. bana bu kadarı da yeter mutlu olmam için” demesi. Erkeğin bunu kabul etmesi…

Ya tabii ki alan razı satan razı pek bir şey kalmıyor geriye ama. Cidden psikolojik açıdan da sağlıklı ilişki açısından da bir gariplik, sorun yok mu? Yani bir tek ben mi anlamakta zorluk çekiyorum bu durumu?

Şöyle güzelinden az açalım bu konuyu istedim. Şimdiden vakit ayıranlara teşekkürler.
0
kendinikertenkelebek
(25.10.25)
Aynı evde kalmayıp sevgili kalmaları normal. Ama arada sevgi aşk olmadan devam ediyorlarsa leş bi ilişki.
-1
luluki
(25.10.25)
Evlilik dediğin sorumluklar pakediyle birlikte geliyor, bu sorumlulukların yürütülememesi karşılıklı ilgiyi ve çekimi düşürmüş

Çift de bu sorumlulukları aradan çıkarıp, herkesin kendi hayatını derleyip topladığı, evleri ayırıp sevgililik moduna dönmüş, gayet güzel bir durum

Edit: arkaşlar niye eksiliyorsunuz herkes bizim standart evlilik pratiklerimizi de standart sevgililik pratiklerimizi uygulamak zorunda değil. İnsanlar kendilerine uygun daha farklı bir ilişkilenme pratiği seçmiş.
-2
grimavi
(25.10.25)
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle bitiriyorlarsa neden sevgili kalıyorlar? Sevgiliyken de aynı sorunlar devam eder sonuçta. Bu biraz şey gibi olmuş evliyken ensemde boza pişiriyorsun istediğim şeyleri açık açık yapamıyorum sevgili kalalım arada seninle olayım arada başkalarıyla gibi bir şey. @edmond honda'ya katılıyorum açık ilişki yaşamak istemişler gibi.
+5
mermaidd
(25.10.25)
yani etrafımda çok fazla boşandık ve sevgili kaldık artık çok daha mutluyuz diyen pek görmüyorum. bunun uzun sürebilecek bir ilişki turu olduğunu da düşünmüyorum çünkü evlilikte yaşanan sorunların bir şekilde tekrar edeceği, insanların tartışmalarına sebebiyet verecektir diye düşünüyorum.
+3
🌸kendinikertenkelebek
(25.10.25)
Evlilikten sevgililiğe geçiş fikri zekâ geriliği belirtisi bence ya. Üremesinler de napıyorlarsa yapsınlar.
+1
arbre
(25.10.25)
kız toksik biri erkekte pasif tencere kapak işte. bir süre böyle devam eder, şımarık sevgili baskasını bulursa pasiften ayrılır yeni sevgilisine hayatı dar eder böyle giderler işte.
+6
koela
(25.10.25)
Duygusal anlamda olgun olmadıklarını düşünmekle beraber tarafların her ikisinin de psikolojik olarak iyi olmadıklarını düşünürüm. Yakın arkadaşı olsam taraflardan herhangi birisinin psikoloğa gitmesini öneririm.
+1
ulukayin
(25.10.25)
son zamanlarda okuduğum en saçma şey.

muhtemelen erkek iktidarsız
+1
Algorix
(25.10.25)
Her ikisi de ' anlaşmalı yedekte kalma' tarafında olmuş olur.
Benzerleriyle işim biterse veya umduğum çıkmazsa arada bunu kullanırım düşüncesi var. Aile kavramı , sorumluluk vs çoğu şeyden uzak şekilde .
+2
diyecevaplandı
(25.10.25)
Elbette bir gariplik var. Bence de var. Evliyken insanların birbirine sevgisini saygısını ilgisini değiştiren şey imza mı oluyor yani anlayamadım. Sorumluluk yokken daha mı bağlılar yani? İstedikleri an başkasıyla birlikte olma yetkisi yok ki ortada, sevgili olmak birbirine bağlı olmaktır, açık ilişki yaşamak değil ki. Çok fazla saçma olmuş.
+1
muhayyer divan
(25.10.25)
Aldatmanın yolunu yapıyor. Grup seks partilerine gider işin sonu.

Edit: Başıma geldi, oradan biliyorum.
0
gabe h coud
(25.10.25)
Okan buruk-Nihan akkuş
0
Hallegadola
(25.10.25)
Kadın kişisi çalışmıyorsa, Babadan yetim maaşı alarak aile bütçesine katkı sağlamayı amaçlıyor olabilir mi?
0
Mirket
(25.10.25)
demek ki evlilik ilişkilerini monotonlaştırmış. nasılsa 7/24 aynı evdeyiz, bakımlı olmaya, dışarı çıkmaya gerek yok diye diye birbirlerine karşı özensiz ve ilgisiz hale gelmişler. nasılsa aynı evdeyiz diye birbirlerine değil başkalarına zaman yaratmışlardır. böyle böyle kopmuşlardır. kendi özel alanları da olmayınca, ev düzeninde de anlaşamadılarsa bu da huzursuzluk yaratmıştır.

sevgili olunca haftada 2 kez görüşürken özenli oluyorsun, heyecanlı oluyorsun. o enerjikliği geri istiyorlardır.

bu kişiler evlenmeden önce aileleriyle mi yaşıyorlardı yalnız mı?
-aileleriyleydilerse: evlenince özgür olacağını sandıklarından aradıklarını bulamamış ve bu durum ilişkilerini bozmuş olabilir.
-yalnızlardıysa: uzun süre yalnız yaşamanın rahatlığını bozunca evi başkasıyla paylaşmak çok zor gelmiş olabilir ve birbirlerine gıcık kapmış olabilirler kendi düzenlerine uyulmayınca.
+2
art cat chocolate
(25.10.25)
@art cat chocolate

peki ne kadar istenilen saglanabilir? ya da ne kadar sürdürülebilir bir ilişki türüdür bu? ya da sağlıklıdır?
0
🌸kendinikertenkelebek
(25.10.25)
@kendinikertenkelebek

hmm...

böyle sorunca bilemedim :d yani...

araları evli oldukları süreçte ne kadar bozuldu acaba? birbirlerine saygı ve ilgileri azaldıysa çok sürmez bence. birbirlerinden sıkılmış olabilirler, yeni kişiler tanımak isteyebilirler. evliliği de tattık bu ilişkiden bir halt olmaz baydı artık diyebilirler.

ilgileri, saygıları ve sevgileri azalmadıysa bu şekilde de devam edebilirler gayet güzel. çocuk da istemiyorlarsa ve ailenin-toplumun lafına da bakmayacaklarsa sorun yok. uzun bir ilişkinin evlilikle sonlanması şart değil.

bence okay. dedikodusu yapılıp gülünüp geçilebilir bir şey tabii çünkü evlenip boşanıp devam etmek garip geliyor kulağa. alışık değiliz bu tarz şeylere. keşke evlenmeden devam etselermiş. bu yüzden evlenmeden önce beraber yaşamayı denemek lazım. şimdi tüm eşe dosta düşmana bir güzel laf vermiş oldular.

kendimden yola çıkayım.

ben 11 yıldır ailemden uzakta bir şehirde, 7 yıldır yalnız yaşıyorum. 2 de kedim var. çok alıştım yalnızlığa. şu anda bir ilişkim var (2 yıllık gibi ama karışık biraz) ve onunla aynı eve çıkmayı hayal etmek bile beni boğuyor. yalnızlığa, sessizliğe, kendi düzenim olmasına çok alıştım. keza o da o şekilde. evlerimiz yakın ve arada bir görüşmek ve evlerde buluşmak daha rahat. aynı eve geçersem ondan soğuyabilirim. huzurum kaçabilir. ben çocuk istemiyorum, o da istemiyor. bu durumda evlilik oldukça gereksiz. düğünden ve diğer tantanalardan da hiç hoşlanmam. hiçbirine ihtiyaç duymuyorum. bu şekilde 2 yıl geçti ve başka sebepten aramız bozulmazsa, aynı evde yaşamıyoruz ve evlenmedik diye aramız hiç bozulmaz. ölene kadar bile sürebilir. bir noktada kira sebepli aynı eve çıkmak olası gözüküyor tabii :d (ülke ekonomisinin ilişkilere etkisi)
0
art cat chocolate
(25.10.25)
ikisi birbirlerini fazla sıkmış, hayatlarına fazla müdahil olmuşlar ve artık toksikleşmişler, sonra da dayanamayıp ayrılmışlar gibime geldi.

ne seninle ne sensiz durumu benim de bildiğim, tanıdığım bir durum.
bazen yakın olunca, mıknatıs gibi fazla yakın olunuluyor ve nefes alamıyor insanlar, uzakta olmayaysa dayanamıyor. sevgili olmak, sevmek ve aynı ev içinde olmak farklı şeyler. özgür yaşarken aynı evde yaşamanın sınır ve sorumluluklarını bilmiyor bazı insanlar. yadırgamıyorum. olgun değiller, büyüyememişler gibi düşünüyorum ben de bu konuda.

ayrıldık ama arkadaş kaldık aşamasına benzer bir şey olmuş bu.
ayrıldık ama arkadaş kaldık'ı bir noktaya kadar anlayabiliyorum ama "boşandık ama sevgiliyiz" biraz farklı bir trend. bunu garipserim.

bana şey gibi geliyor bu; birbirlerinin hayatına çok girmişlerdi, şimdi boşandıklarında fazla boş oldular, yalnız kaldılar, alışkanlıklarından vazgeçemediler ya da geçmek istemediler. o yüzden vites düşürdüler. bu çift belki de "boşanmadan önce evlerimizi ayırıp bir müddet ayrı kalsak, her şeyi bitirmeden önce bir de böyle denesek belki evliliğimizi kurtarırdık" diye düşünüyor olabilirler.
0
biseysorcaktim
(25.10.25)
(14)

duyuru neden bir anda coştu ?

WithWorth
10 yıldır tek satır iyileştirme olmazken sadece bir kaç hafta içinde yenilik üstüne yenilik, commit üstüne commit geliyor. bu çığı tetikleyen nedir ?
10 yıldır tek satır iyileştirme olmazken sadece bir kaç hafta içinde yenilik üstüne yenilik, commit üstüne commit geliyor. bu çığı tetikleyen nedir ?
+1
WithWorth
(24.10.25)
AI. Daha açayım: Ekşi Duyurunun orjinal kodu php'nin artık prehistorik olmuş bir versiyonu ile, açıkçası oldukça kötü bir şekilde yazılmış bir kod. (evet ben yazdım, bunu bugünkü bilgimle ve deneyimimle söylüyorum, o zamanlar derdim hızlı bir şekilde yeni bir sistemi öğrenmek ve bir siteyi oluşturmaktı. Plansız büyüyen herşeyde olan bu sorun bir noktada artık sitenin koduna bakmak istememe neden oldu).

Sitenin şu hali 5. versiyon, 10 yıldır 4. versiyonunu kullanıyordunuz. ben 5. versiyonunu aslında 8 sene önce yazmaya başlamıştım. Şu anda gördüğünüz arabirimin %80i az çok 7 sene önce bitmişti. Hatta uzun bir süre beta altında sitenin buna çok yakın hali çalıştı, ama eksiklikleri olduğu için orjinal siteyle değiştirilmedi.

Ağustos sonundan beri siteyi her açıdan yenilemeye karar verdim. sitenin arka fonunda çalışan herseyin ya daha iyi çalışan bir başka yazılımla değişti, ya da her ne kadar geriye yönelik uyumluluğu olmasa da o yazılımın en son versiyonuna yükselttim.

Ama diyordum ya kod artık bakabileceğim bir noktadan çıktı diye, işte tüm bunları olası kılan AI'ın artık bunları efektif olarak yapabilecek noktaya gelmiş olması. Muhtemelen toplasan 20-30 saat boyunca AI'ya şunu yap bunu yap diyip yaptığı değişiklileri elle düzenleyip hem uzun süre bakımını yapabileceğim hem de sorun çıkarmayan bir hale çevirdim. Bunu ben elle yapsaydım tek başıma muhtemelen aylar sürerdi ve ben bıkardım, gene yapmazdım. İnsan sıkılıyor bir noktadan sonra sistemlerin nasıl çalıştığını araştırıp en iyi nasıl entegre ederim diye düşünmekten.

Böyle olunca daha çok tasarım ve mimariye odaklanabildim. O yüzden kodla boğuşmaktansa yeni özelliği en efektif nasıl getiririmi düşünüyorum koda bakarken.

Yeni kod üretirken sitenin orası burası bozulabiliyor, muhtemelen bir noktada duracak bu yenilikler ve daha çok stabilite ve düzgün çalışmasına odaklanacağım.

O yüzden kısa cevap AI.
+22
compumaster
(24.10.25)
Ya compü emekli oldu ya da site cortlayınca el atmak zorunda kaldı, yapmışken tam yapayım dedi.
0
Bruce
(24.10.25)
Esas yapılması gereken yapılmıyor. Kullanıcı sayısı çok çok az. 10 yıl önce günde 4/5 sayfa dolardı. Yeni Kullanıcı çekmek lazım buraya. Ekşisözlük te organize olup ekşiduyuru başlığını gündeme taşımak mesela.
+1
luluki
(24.10.25)
evet kullanici cekilmesi gerektigine katiliyorum. onerilere acigim, ama oyle reklam vermek gibi bir butcesi yok bu sitenin elle tutulur bir gelir kaynagi olmadigi icin.
0
compumaster
(24.10.25)
@compu Sözlük kullanıcılarına özel “sadece duyuru kullanıcıları görsün” seçeneği gibi ekşi duyuru kullanıcıları için bir özellik yapılırsa isteyen dış ortama kapalı yazar ve daha çok kullanıcı mecbur çekilmiş olur bence. Soru gözükür ama içeriği tıklayınca “kullanıcı girişi yapınız” yazısı olabilir. Herkes merak edip daha çok kayıt çeker bence.
+1
titanic kemancısı
(24.10.25)
compu breaking bad'deki tortuga gibi "kaplumbağa yavaştır ama en sonunda her zaman o kazanır" dedi zaar. yıllar önce bi kere ben de isyan etmiştim. adam iplemeyeceği veya küfredeceği yerde çok samimi bir şekilde sitem etmişti "abi zamanında yaptık kullanıyonuz işte işim gücüm var orayla uğraşamıyorum" diye. vallahi utanmıştım. şahsen tanımam ama o zamandan beri çok severim compu'yu, nazarımda düzgün ve iyi kalpli bir adamdır. en azından bende bıraktığı izlenim o yöndeydi.

bir nevi villain arc sayılır yani adam senelerdir muhtemelen bir kere "compu sağol böyle bi platform kurmuşsun iyi olmuş" cümlesini duymadı, gelen zorbaladı giden zorbaladı, resmen adamı pişman etti. en sonunda o da (sanırım artan şikayetlerin ve en sonunda sitenin patlamasının etkisiyle) "alın ulan" deyip yaptı şovunu.

allah suriyya başşar şarkısında ben başşar kısmını compu olarak söylüyorum artık, tek fonksiyonu insanların canını sıkmak olan maymun troll'leri engelleme özelliği getirdi ya tek başına bu bile yeter.
+1
der meister
(24.10.25)
Kullanıcı sayısı artarken amca/teyze soruları ile cinsiyetçi soruları soran cahil tayfanın popülasyonunun artma riski de var :) Benim böyle iyi diyesim var ama.. :)
0
truf
(24.10.25)
moderasyon tarafını da geliştiriyorum. bir de eskisi gibi "kurallara uymuyor" diye önümüze gelen herşeyi uçurmamaya karar verdik.
+6
compumaster
(24.10.25)
Eyt compuya da yaradı
+1
sekizdokuzon
(24.10.25)
kullanıcı çekilmesi gerektiğini düşünenlere katılmıyor ve de şiddetle karşı çıkıyorum. nerede çokluk orada b...
0
nolmus yani
(25.10.25)
Yıllaaaar sonra "bir ek$i duyuru vardı" n'oldu acaba diye bakayım dedim. (bkz: anam coştu lan bunlar) olmuş :)
0
optimist vs pesimist
(25.10.25)
@compumaster. moderasyonla alakalı olumsuz yorumumu neden kaldırdın? moderasyon rezalet. kişisel saldırılara ve kişisl bilgilerin yayılmasına engel olmuyorlar. adaletsizce yorum silip kaldırıyorlar.
0
mikahakkinen
(25.10.25)
'moderasyon tarafını da geliştiriyorum. bir de eskisi gibi "kurallara uymuyor" diye önümüze gelen herşeyi uçurmamaya karar verdik. ' dedikten sonra mihakkienin yorumunu silmen hahah
0
Kahvedesu
(25.10.25)
@mikahakkinen

hangi konuda şikayetçi olduğunu ve hangi konuda adaletsizliğe uğradığını yazar mısın, açıklamak isterim. eğer açıklama istemeyip kendi doğru bildiğin yanlışlarını savunmaya devam edersen bunlar da silinir.

eğer ciddi ciddi adaletsizliğe uğradığın konuları paylaşır da cevap almak istersen ben buradayım. ister açıktan yaz, herkesin önünde açıklayayım, istersen özelden yaz özel olarak açıklayayım.

teklifim adaletsizliğe uğradığını düşünen herkese açık.

doğru iletişim her şeyi çözer.
0
kibritsuyu
(25.10.25)
(7)

okurken ders işlemeyen öğretmeniniz var mıydı

messina123
ben gayet iyi bir anadolu lisesinde eğitim gördüm. bizim zamanımızda bir ingilizce öğretmeni vardı. 1 dönem dersime girdi. koca dönem 1 dakika ders işlemedi. tahtaya a bile yazmadı. o zamanlar böyle yapması müthiş geliyordu. haftada 4 ders yatıştı sonuçta. kimseye şikayet falan etmedik haliyle. bu k
ben gayet iyi bir anadolu lisesinde eğitim gördüm. bizim zamanımızda bir ingilizce öğretmeni vardı. 1 dönem dersime girdi. koca dönem 1 dakika ders işlemedi. tahtaya a bile yazmadı. o zamanlar böyle yapması müthiş geliyordu. haftada 4 ders yatıştı sonuçta. kimseye şikayet falan etmedik haliyle. bu kişi hala öğretmen ve hala devletten maaş alıyor. aradan 12-13 sene geçti. muhtemelen hala aynıdır. sizin okullarınızda da böyle öğretmenleriniz var mıydı?
+2
messina123
(24.10.25)
Sınıf dandikse kendini yorduğuna değmez. Zaten koca sınıfla ders nasıl işlenir ki sene olmuş 2025!
Sınıf iyiyse fen lisesi ayarındaysa mis gibi ders yapılır.
Yani uğraştığına deymeli. Yeni neslin
Üniversite dahil eğitim talebi yok.
Çoğu öğretmen ders işliyomuş gibi yapıp çocuk oyalıyor.
-1
luluki
(24.10.25)
Ankara'da merkezi ve bilinen bir devlet lisesinde okudum. Ders yapılan saat sayısı sınırlıydı. Hocalar ya öğrenci kaosunu dizginlemeyi beceremiyor ya da uğraşmıyordu. Terör estiren ya da saygı duyulan bir kaç hoca dışında ders işlenmez yahut yapılana ders denmezdi.
Derste kafayı masaya koyup uyuyan başka bir gün ek ders ücreti hakkımızdır gibi bir rozet takan hoca bile gördü bu gözler.
+1
anon1m
(24.10.25)
Maalesef vardı rezalet
0
arbre
(24.10.25)
bizde ders işlemeyen yoktu hani okulun son günleri falan hariç ama ilgili dersin öğretmeni uzun zaman yoksa yerine derse giren hocalar ders yaptırmazdı. açın en son haftayı tekrar edin derlerdi veya gelir yoklama alır. ses çıkarmadan oturun derler giderlerdi.
0
Fodera
(24.10.25)
benim lisedeki edebiyat öğretmeni ders işlemezdi. girip boş boş oturup giderdi.

şimdi de çevremden duyuyorum. hiç ders işlemeyen öğretmenler var. proje okulu gibi okullarda idare çok izin vermez belki ama o da kişisine göre değişiyor. kimi insanlara dokunamıyor idare. en iyi okullarda yatan tipler var.

ama meslek liselerinde falan bazı öğretmenler resmen ense yapıyor. ay başı maaş cukka. bence çok büyük ahlaksızlık. o öğrencilerin eğitim hakkını elinden alıyorlar.
0
santimantal
(24.10.25)
öğretmenim. Merkezi yerlerde genelde emekliliğe yakın yaşlı öğretmenler oluyor. bunları çalıştırmak çok zor. genelde her şeyi salıyorlar bir şikayet, soruşturma olsa emekli olur geçerim diyorlar.

Bir de meslek liseleri gerçeği var buralarda sınıflar kalabalık ve öğrenciler isteksiz öğretmen ders anlatsa da dinleme çabasına giren yok bu da demotive edici olabilir.
0
biravekahve
(24.10.25)
almanca derslerimiz boş geçerdi çünkü o ders müdür yardımcımızındı. sadece sınavlara gelir, atıyorum geçer not 60 ise bize 70 puanlık cevapları kendisi verir, gerisini de bildiğimiz kadar bizim yazmamızı/sallamamızı isterdi :) sanırım sadece bir dönem almancamıza gerçekten bir almanca öğretmeni geldi, orada da bizim sınıf ayaklandı, kadına dünyayı dar etmiştik maalesef. rahata alıştıktan sonra kimse istememişti zaten taş çatlasa b1 seviyesine ulaşacak bir almanca için uğraşmayı. almanca derslerinde bahçeye çıkar dop oynardık.
0
der meister
(24.10.25)
(11)

Hayatınızı iyi yaşadığınızı düşünüyor musunuz

arbre
Kaç yaşındasınız ve bu yaşınıza kadar sizce iyi yaşadınız mı? Hayattan alacağınız şeyler olduğunu düşünüyor musunuz? Sağ olun.
Kaç yaşındasınız ve bu yaşınıza kadar sizce iyi yaşadınız mı? Hayattan alacağınız şeyler olduğunu düşünüyor musunuz? Sağ olun.
-1
arbre
(24.10.25)
38. nispeten iyi. evim, arabam var. bu zamana kadar tabiri caizse ot gibi yaşadım, bundan sonra hayatın tadının çıkarayım dedim ama sağlık sorunları (doğuştan) yaşla beraber etkisini göstermeye başladı.
+1
inheritance
(24.10.25)
Yaşım 35 hayatım okumakla, mücadeleyle deyim yerindeyse bir baltaya sap olmaya çalışmakla geçti. Hala da çabam bitmiş değil. Kötü bi hayat yaşamadım ama maddi ve manevi tatmin de olmadım tam olarak.

Evli ve çocuklu değilim.
Maddi birikimim yok
İşim yok.
Mal varlığım yok.
Ama hayallerim çok fazla. O yüzden daha yeni basliyorum hayattan bir şeyler almaya.
+1
egerbiryolcu
(24.10.25)
32. egerbiryolcu'ya +1 mücadele etmekle geçti şu ana kadar hayatım. hayat yeni başlıyor.
0
nolmus yani
(24.10.25)
46
Mücadeleyi, hayatla uğraşmayı seviyorum, aşırı belaltı vurmadığı sürece ki vurduğu zamanlar vaki tabi :)

Tamahkar bi' insanım, son 10-15 sene iyi yaşadım çok şükür, alacağım şeyler var hala, bazı konularda yeni balşıyorum bile diyebilirim.
0
kumandanim
(24.10.25)
34 yaşındayım.
2023'ten beri çalıştığım şirketten nefret ediyorum.
Onun dışında hayatımdan memnunum.
Rabbim yaşadığım şehirde bana şu an yeni bir iş versin diye dua ediyorum.
Eylül 2026'ya kadar yaşadığım şehirde kalırım.
Sonra çok başka planlarım var.
0
rain when i die
(24.10.25)
tamamen boşa gitmiş gibi hissediyorum. özellikle 25-35 yaş aramı tamamen çöpe attığımı biliyorum, görüyorum. uzun bir süredir de bunun pişmanlığından kurtulmaya çalışıyorum.
0
tchuck
(24.10.25)
bu hayatın bana halen daha borcu var ve çoğunu ödemedi..
0
Hallegadola
(24.10.25)
Edit: Yaşı unuttum: 36 erkek kişisi.

Son 6 senedir evet güzel yaşıyorum. Tabii 6 senenin öncesininde bir altyapısı var. He diye bir günde olmadı. Geldiğim bu noktada bazı eksiklikler kaldı. Henüz tamamlanmayan sorunlar kaldı. Onları da üstesinden gelsem daha da güzel olacak inşallah.

Edit: 1 Ocak 2019 gününden bugüne kadar istediğim deneyimleri yaşadım çok şükür.
0
put it in your appropriate place
(24.10.25)
Evlilik çocuk evler araba borçsuz hayat... Mutlu muyum? Hayır. başarılı mıyım? Hayır
İşimde (öğretmen) hayatın rezil gidişini durdurmak istiyorum. Olmuyor. Karikatüre bi hayat yaşıyorum. Behzat ç gibi... iyi bi adam olamadım ama kimsenin adamı da olmadım.
Hayat bana borçlu değil. Sadece bu kadar çabaya bişeyler değişsin isterdim. Olmadı.
Sindiremiyorum. Yeni nesil çok boktan.
0
luluki
(24.10.25)
referans noktasina gore degisir. hayata basladigim noktadaki insanlara gore cok iyi durumdayim. oradan bakinca cok iyi yasiyorum gibi duruyor. gecmise bakinca inanilmaz verimli bir hayat oldugunu goruyorum. sifirdan derecelerle cok prestijli yerlerde okudum, calistim, amerika'da burslu okudum, simdi de tum dunyanin adini bildigi, urunlerini kullandigi bir sirkette calisiyorum. iyi kazaniyorum, hobilerim var, arkadas cevrem var. istemedigim kadar hem de, cogu zaman davetlerini reddetmek zorunda kaliyorum.

ancak buradaki insanlara kiyasla durumum pek iyi degil. hala gocmenlik konusunu halledemedim. bu sebeple kariyerimde cok daha yukarilarda olabilecekken ortalama yerlerdeyim. stresli bir hayat.

kisisel olarak ise ilgi duydugum isi yapip tatmin oldugum bir hayatim yok. idare ettigim bir hayatim var. kolelikten kurtulmaya calismak icin guc toplamaya calistigim bir hayat. biraz beyhude cabalar. 40 yasinda hala calisiyor olursam fail etmis sayacagim kendimi.

mumkun oldugunca cok sey tecrube edip, ogrenmeye bakiyorum. hayattan gecerken en azindan ne varmis, ne yokmus ogrenmek istiyorum. bir de yaratabilecegim seviyeye gelirsem degmeyin keyfime.
0
antikadimag
(25.10.25)
Ben de antikadimag gibi gocmenlik konusunu hallemedim, hatta kariyer vs de yapamadim ama hobi var, arkadas cevresi var, neredeyse emekli oldum 36 yasinda. Bundan sonrasi gezip eglenip sonra evlenmek olmali. Bakalim.
+1
baldur2
(25.10.25)
(8)

Kariyer ikilemi

kiminromeosu
Merhaba,Bir süredir devlet üniversitelerinden birinde araştırma görevlisiyim. 33a kadrosuna tabiyim ve mesleğimi çok seviyorum. Networkü geniş biri değilim ve bu kadroyu kazanmam yıllarımı aldı. Türkiye içinde başka okula geçme ihtimalim zayıf.Çalıştığım kurumdaki insanlarla aram çok kötü. Hiç anlaş
Merhaba,
Bir süredir devlet üniversitelerinden birinde araştırma görevlisiyim. 33a kadrosuna tabiyim ve mesleğimi çok seviyorum.
Networkü geniş biri değilim ve bu kadroyu kazanmam yıllarımı aldı. Türkiye içinde başka okula geçme ihtimalim zayıf.
Çalıştığım kurumdaki insanlarla aram çok kötü. Hiç anlaşamıyoruz ve bu durum düzelmeyecek gibi. Ciddi mobbing yiyorum, yolum uzatıldıkça uzatılıyor.

Kaçış yolları ararken Ivy Lig'deki bir okula, proje taslağı gönderdim ve çok ayrıntılı, heyecan verici bir geri dönüş aldım. Proje beğenildi ve aslında doktora sürecinin tamamına yayılabilecek kadar kapsamlı olabileceği söylendi. Maddi destek alınabilecek bir projeymiş ve gel doktoranın tamamını burada yap diyorlar.

Benim kadrom şu anda çakılı. ABD'de de beşeri bilimler alanında kadro bulmak da çok zor. Okulum beni 1 yıllığına bile bırakmıyor, gitmek istiyorsam istifa etmem gerek.

Bir tarafım, kendine güven, güncel ve rekabetin çok yüksek olmadığı bir alanda uzmanlaşacaksın, bunu avantaja çevirebilirsin derken diğer tarafım bunun hayalperestlik olduğunu söylüyor.

Burada çok mutsuzum. Hangi yolu tercih etmek lazım dersiniz?
0
kiminromeosu
(24.10.25)
Mutsuzluk gayet normal. Yüzyıllara yayılan anadolu nun ruh hali. Orda bi tuhaflık yok.
Anladığım kadarıyla yurtdışına gidecek kadar cesur biri de değilsin.
Mutsuzluk meselesini hallet burda kuzu kuzu devam et.
Ya da cesur ol.
0
luluki
(24.10.25)
böyle durumlarda insan garantici olmak istiyor ama belki de gelen fırsatları kaçırıyoruz.
eğer orada yapamazsan tr ye döndüğünde zaten işsiz kalmazsın.
0
duyuruuser
(24.10.25)
Yıllar önce benzer bir durumdayken istifa edip gitmeyi tercih ettim. Gittiğim yer de öyle Ivy falan değildi, Almanya olmayan bir Orta-Doğu Avrupa ülkesiydi. Doktorayı bitirince Türkiye'de köklü üniversitelerden birinde kadro buldum. Ha dönünce bambaşka mobing zırvalarıyla uğraştım ama kalsaydım her şey çok daha kötü olurdu. O yüzden bu koşullarda cesaret göstermek önemli. Ama karşı tarafı garanti altına almadan istifa etmeyin. Parayı buluruz ederiz deyip sonradan patlayan da çok oluyor, hele de şu an Amerikan akademisinin durumu malum.
0
evrim halkasi
(24.10.25)
istifa etmeden önce diğer alternatifleri iyice araştırın. tübitak ın doktora araştırma bursları var, onlara bakın, almaya hak kazanırsanız üniversite izin vermek zorunda zaten.

veya doğrudan rektörden randevu alıp fakültenizdekileri kötülemeden, eğitim için ücretli veya ücretsiz izin almak istediğinizi söyleyin. kabul ederse 1-2 yıl arasında izin alabilirisiniz. yurtdışında işler kötü giderse geri dönebilirsiniz böylelikle.

bütün alternatifleri inceleyin, araştırın, hatta anakaraya gidip yökteki ve tübitaktaki ilgili birimlerle konuşun. kimsenin haberi olmayan çok sayıda destek, uyugulama vs. var.
+1
yemrem
(24.10.25)
iş arkadaşlarınızla aranız kötü, mobbing var, önünüzü tıkıyorlar ve bu hikaye bitmeyecek. başka okula da gidemiyorsunuz. yurtdışını bilmem ama mevcut yerde durmamanız gerekiyor.
+2
co2s2
(24.10.25)
Seni biliyorum. Sakın istifa etme. Atıyorsa onlar atsın.
+1
Kahvedesu
(24.10.25)
ben de üniversite çalışanı olarak söyleyeyim, gidin. aile ile ilgili sorunlar vs dışında, gidin. yolunuz bahtınız açık olsun.
0
klassno
(24.10.25)
eileengray +1 once sureci olusturun, sonra karar asamasinda dusunursunuz.

abd'de sosyal bilimlerde hic para yok, stipend bile vermiyorlar. ben business school'da aldigim stipend'i soyleyince humanities'teki arkadaslarin gozu aciliyordu nasil ya hangi departman o diye. ucu ucuna yetecek bir para veriliyor. elbette phd'nin amaci para kazanmak degil ama yine de belirteyim dedim.

mezuniyet sonrasi da pek ic acici degil. cok ragbet goren biri olmadigin surece cok uzucu dusuk maaslara calisiyor profesorler bile. yani 50-60 yasindaki hocanin 22 yasindaki ogrencisi ozel sektorde hocasinin 2-3 kati ile baslayabiliyor. cok uzucu. ve bu is bulabildigin zaman gecerli. akademide is bulmasi da cok ciddi dert. fundinglere cok ciddi darbeler geliyor.
0
antikadimag
(25.10.25)
(11)

Dertlerim, artılarım, eksilerim, bir şeyler söyler misiniz ?

ebeş
Doneler,10 yıldır aynı kurumdayım, yönetici pozisyonunda çalışıyorum. İşimi seviyorum ancak son zamanlarda hem benden kaynaklı hem de ekipten kaynaklı hatalar yapıyoruz, işlerin ocak sonunda bitmesi lazım, takvim sıkışık.Maaşım eh işteev kirası yokKız arkadaşımı çok seviyorum, beraber yaşıyoruzAilem
Doneler,
10 yıldır aynı kurumdayım, yönetici pozisyonunda çalışıyorum. İşimi seviyorum ancak son zamanlarda hem benden kaynaklı hem de ekipten kaynaklı hatalar yapıyoruz, işlerin ocak sonunda bitmesi lazım, takvim sıkışık.
Maaşım eh işte
ev kirası yok
Kız arkadaşımı çok seviyorum, beraber yaşıyoruz
Ailemle ilgili bir sorunum yok, sağlık sorunum yok, yakınlarımın sağlık sorunu yok.

Ama istanbul'dan, iş hayatındaki mış gibiliklerden samimiyetsizliklerden çok sıkıldım. Sanırım artık gençlik zamanlarındaki enerjim,motivasyonum yok. İşi bıraksam yapabileceğim başka bir iş becerim yok, hadi olsa yine aynı içsel sıkıntıyı yaşayacağım belirli bir süre sonra.

Trakya'da küçük bir şehirde evim var, oradan kira geliri alıyorum, o şehre dönersem oturabileceğim ayrıca bir evim daha var. Ama yapabileceğim bir işim yok.

Psikolojik olarak son zamanlarda iş'te yaşanan sıkıntılardan dolayı çok daralmış hissediyorum, çıkış yolum yokmuş gibi hissediyorum, özgüvenimi kaybetmiş gibi hissediyorum, aslında geçmiş yıllarda da sıkıntılı zamanlarım oldu ancak hepsinin üstesinden özgüvenim ile geldim şimdi kendimi daha özgüvensiz hissediyorum.

Bunu buraya yazmak istedim sadece, benden daha kötü şartlarda olan insanların olduğunu biliyorum, bu zamanlar geçecek değil mi ?
0
ebeş
(23.10.25)
geçmez. Geçmesi için bir sorun olması lazım. o sorun doğduğunda da onun nasıl geçeceğine kafa yoracağın için bu sorunsuzluktan dolayı sıkılmışlık hissiyatına pek vakit ayıramayacaksın. Her şey düzlüğe çıktığında da yine bu noktaya dönüp aynı sorgulamayı yapacaksın.

yeni kararlar alıp, comfortzone'u terk edemedikçe böyle yıllarca debelenip, alışıp devam edeceksin.
+1
croswell
(23.10.25)
Derdin falan yok rahat batıyor gibi. Memlekette bu imkanlara sahip insanlar mutlu mesut yasıyor.
İş var
iyi kötü para
Pozisyon güzel
Kira yok gibi
Sevgili var

Ee daha ne istiyon? Millet aç aç:))
+3
luluki
(23.10.25)
rahatbatmis.com
+1
Kahvedesu
(23.10.25)
Hepsini okudum bir derdin yok. Devam.
0
arbre
(23.10.25)
bazen böyle dönemler olur. hayatına yenilikler kattıkça o iş yerindeki sorun da çözülür. daha fazla kötü olmaması için ugras bence. istersen milyonların olsun dünya kadar evin olsun dert derttir. sen içini ferahlatmaya bak.
+2
koela
(23.10.25)
Yukarıdakiler hepsin +5

Hangi şirkete gidersin gi iş hayatındaki mış gibiliklerden samimiyetsizlikler her zaman olacak. Kendi şirketi kursan, kendi işini yapsan bile mış gibiliklerden saminiyetsizlik gene olacak.

Ara ara motivasyon düşmesi olur. İş yerinde hatalar ve yanlışlar olur. Olan hatalar ve yanlışlar canınızı sıkmış ki çok normal. Odaklanıp problemlerin düzeltmekten başka bir çare yok ama öbür taraftan sosyal ve özel hayatınızda dertlerniz yok işte. Yazdıklarınızdan böyle anlışılıyor.
+1
put it in your appropriate place
(23.10.25)
Aslında cevabı kendiniz vermişsiniz.
İstanbul'dan kaçıp gitmek istediğiniz şehirde bile daha gitmeden problemlerin varlığının farkındasınız. Nereye giderseniz gidin yada ne yaparsanız yapın hayat hiçbir zaman dört dörtlük olmuyor ve olmayacaktır da. Kaldı ki bahsettiğinize göre işiniz, çoğu insana göre yaşam standartlarınız, aşk hayatınız, ailenizin ve sizin sağlık durumu ve aile ilişkilerinizde hiçbir sıkıntı yok bu da demek oluyor ki dünyadaki çoğunluktan daha şanslısınız.
+1
mermaidd
(23.10.25)
hayatınızda yüzlerce sorun olabilir, ama sağlık bozulursa sorununuz sadece teke düşer. o yüzden sağlıklı olmanız her şeyden önemli. fiziki ve psikolojik olarak.

şu anda ihtiyacınız ruhsal terapi ya da ufak bir ilaç müdahalesi gibi duruyor.
+1
galahad reloaded
(23.10.25)
Herkes aynı gelir düzeyine, aynı aile yapısına, hayat şartlarına sahip olmadığı için bizim içimizi sıkan şeyleri bir başkası için derdini öpeyim olarak değerlendirilebiliyor. Ama bu bizim derdimizi ortadan falan da kaldırmıyor. Sorunlara böyle bakılmaz. O zaman Afrikadaki adam da senin derdini küçümsesin. Bunun bir sonu yok.

Bence sorunun, kendini seçeneksiz ve sıkışmış hissetmek. İstanbul çok yorucu ve insanın enerjisini emen bir şehir ve çoğu insan yaptıkları iş yüzünden bu şehre mahkum kalmış durumda. Ülkenin tüm kaynaklarının tek bir şehre yığılmasının sonucu bu. Kendine bir alternatif yaratmak istiyorsun ama seçenek göremiyorsun. Bu şekilde, bu tempoyla çalışmak istemiyorsun ama şartlar seni buna zorluyor. Tüm bunlar bir sıkışmışlık hissi yaratıyor.

Yaptığın işi bırakıp bu düzenden çıkmak büyük bir karar. Muhtemelen bu kadar çalışmaya karşılık doğru düzgün bir birikim yapamamak canını sıkıyor ve ulan mesele karın doyurmaksa çalışmasam da karnım doyar mevcut şartlarımda diye düşünüyorsun ama iş harekete geçmeye geldiğinde o karar verilemiyor.

Bence ihtiyacın olan şey bir erken emeklilik planı. Farklı bir şehirde işleyen bir iş, düzen kurabilmek için alternatifler araman, seni bu şehre olan mahkumiyetinden kurtaracak bir iş planı, belki bir ortaklık, pasif gelir yaratma yolu yöntemi gibi şeylere ihtiyacın var. Enerjini bunlara vermek kendini sana iyi hissettirecek. Ayrıca fırsat buldukça bu şehirden seni çıkaracak seyahatler de sana iyi gelir. Mesela bir motosiklet ehliyetine yazıl, bi motosiklet al ve sevgilinle uzun turlar planlayın. Sevgilini de bu yeni deneyime ortak et, hatta ehliyete birlikte yazılın.
+1
thracia
(23.10.25)
icindeki sikintinin sebebi hepimizin ortak derdi olan "parasizlik"
+2
cooperr
(23.10.25)
sevdiğiniz insan ile bunları paylaşın. Buradaki sakinliğinizle paylaşın. Sonra sarılın ve bunun tadını çıkartın. Her şey geçecek. Her şey bir daha başlayıncaya kadar geçtiğinde de (söyleminize göre Ocak-Şubat civarı) üzerinizde bu kadar baskı yokken neler yapabileceğinizi düşünün. Hayatınızdaki insan ile birlikte hemfikir olduğunuz ve dolayısıyla pişman olmayacağınız bir karar verirsiniz.
Ezcümle; geçecek. Her şeyin geçtiği gibi.
+1
sparkle kiddle
(23.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.