Giriş
(10)

Gülistan Doku olayında

kizil karga
Adalet bakanı "cenaze bulunamazsa ceza almayız" diye düşünmesinler demiş, yani ceza alıyorlarmış yine ama orada prosedür nasıl işliyor, yani cenazenin bulunmasıyla bulunamamasının cezalara etkisi ne kadar oluyor?
Adalet bakanı "cenaze bulunamazsa ceza almayız" diye düşünmesinler demiş, yani ceza alıyorlarmış yine ama orada prosedür nasıl işliyor, yani cenazenin bulunmasıyla bulunamamasının cezalara etkisi ne kadar oluyor?
0
kizil karga
(22.04.26)
her birinin haklarında sabit onlarca katalog suç var. ağırlaştırılmış müebbet veremezler belki ama bir ömür yatacak kadar ceza alacaklar. yani almaları lazım ama muz cumhuriyetinde ne olur, bu valileri kendi yaratan devlet kendi valisini ne kadar yer bilemeyiz.
+2
patronaj1
(22.04.26)
öncelikle hukukçu değilim; true crime izleyicisiyim. tr'de yakın zaman kadar "ceset yoksa cinayet yoktur" diye bir kaide -sanırım resmi değil ama genel geçer uygulama şeklinde- vardı. ancak son 10 yılda falan, ceset yoksa da, kuvvetli deliller sebebiyle ceza verilenler oldu (mesela palu davası). kısacası pratikte bu kaide ufaktan değişmeye başladı. Bakan buna işaret ediyor.
+2
lil siztah
(22.04.26)
cenazesi bulunmayıp, cinayet suçundan ceza alan hükümlüler ceza infaz kurumlarında mevcut. kuvvetli delille verilebiliyor.
0
mikahakkinen
(22.04.26)
Tamam ceza konusunda hepimiz okeyiz ceza süresini nasıl etkiliyor, misal yşne 1. dereceden cinayet olarak mı kabul ediliyor yoksa 2. dereceye indirilip ceza süresi mi kısalıyor, yani bakan ceza alacak demiş ama buraya bi ayrıntı getirmemiş sanırım.
+1
🌸kizil karga
(22.04.26)
yine palu davasına göre, cezada değişen bişey olmuyor anladığım kadarıyla. ancak ceset bulunsa ve otopsiye göre bilinenlere ek olarak başka veriler elde edilse (atıyorum, 'öldürme' cepte ama bulgulara göre 'canavarca hisle öldürme' olduğu kesinleştirildi, gibi) ceza artacaktır tabii. mesela 'öldürme'ye çeşitli indirimler mevcut (kazayla, tahrikle vd) ama 'canavarca hisle öldürme'ye direkt müebbet veriliyor.
palu davasında, cesetler ortada olmadığı halde, ifadelerden, enişte'nin öldürdüğü anne-kıza öncesinde ciddi işkenceler ettiği tanık ifadelerinden anlaşıldı (cin çıkarma/büyü bozma gerekçesiyle taciz etme, aç bırakma, sürekli iğne yapma, karınlarına taş basma vd). bu sebeple adama canavarca..'dan ceza verildi.
0
lil siztah
(22.04.26)
kanıt dizisinin bir bölümünde ceset olmadan birine cinayetten ceza verildiğini hatırlıyorum.
0
inheritance
(22.04.26)
Gereği düşünüldü: …. her ne kadar davaya konu kasten öldürme fiiline konu maktule ait ceset bulunamamışsa da, tanıkların sanık aleyhine beyanlarının tutarlı ve diğer delillerle desteklenen ifadeleri, sanık (veya sanıkların) tutarsız ve çelişkili ifadeleri, muhtemel öldürme fiiline ait delillerin sanık ve sanık yakınlarınca yok edilmesi, gizlenmesi, bozulması gibi fiillerin sabit olması, maktulün kaçması, kaybolması, kendini gizlemesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması nedeni ve mahkememizde oluşan vicdani kanaat nedeni ile sanıkların kasten öldürme fiilini işlediklerinin kabulü ile TCK’nın x maddeleri gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına oybirliği (oy çokluğu) ile karar verilmiştir.
0
ground
(22.04.26)
kaynak yapıyorum ama merak ettim:
ceset bulunması ya da bulunmaması neden ceza alınmasında bir etken(di)?

yani eskiden "ceset yoksa ceza da yok" diye bir algı oluştuysa bile, sebebi neydi?
0
biseysorcaktim
(22.04.26)
avukatlar beni dövecek :D ama sanırım "şüpheden sanık yararlanır" ilkesiyle alakalı bu konu. ceset ortada yoksa, öncelikle o kişinin öldüğü kesin biçimde ispatlanamamış oluyor. bunun yanı sıra, cinayetin kesin delillerle ispatı da zora giriyor. böylece kesin delillerle(ceset) tespit edilemeyen bir suç(cinayet) için birinin suçlanmasının(katil) hukukiliği tartışmalı hale geliyor.
0
lil siztah
(22.04.26)
Herhalde cenaze ortada yoksa bi cinayet de olmayabilir gibi bir şey oluyor, cinayet silahı da yoksa mesela benzer şeyler oluyor sanırım, onda da silah maktulle faili birbirine bağlayacak deliller içerebilir diye, tamamen yanılıyor da olabilirim ama biri suçlanacağı zaman ortada hiç şüphe olmaması gerekiyor, şüphe olmaması için de cenazenin cinayet aletinin vs bulunması gerekebiliyor.
+1
🌸kizil karga
(22.04.26)
(8)

Sürekli sağlık raporu almak hakkında

dediysem dedim
Merhaba. Bir üniversitede çalışmaktayım. Çalıştığım birimdeki iki hoca (karı-koca) resmi tatil haftalarında sürekli olarak sağlık raporu almaktalar. Özellikle kadın olan hoca, çocuk bakımıyla ilgilendiği için bunu çok daha fazla yapıyor. Dersini alan öğrenciler hocayı neredeyse hiç görmüyorlar ve do
Merhaba. Bir üniversitede çalışmaktayım. Çalıştığım birimdeki iki hoca (karı-koca) resmi tatil haftalarında sürekli olarak sağlık raporu almaktalar. Özellikle kadın olan hoca, çocuk bakımıyla ilgilendiği için bunu çok daha fazla yapıyor. Dersini alan öğrenciler hocayı neredeyse hiç görmüyorlar ve dolayısıyla anlatmadığı derslerin sınavına girmek zorunda kalıyorlar. Öğrencilerin rahatsızlığının dışında biz diğer akademik personel de bundan rahatsızız. Çünkü sınav haftalarında aldığı rapor sebebiyle bize ekstra gözetmenlik görevi yükleniyor örneğin. Bir şey söylenecek gibi olduğunda yasal hakkım, 40'a kadar yolu var diyor ve senelik olarak 39 gün rapor hakkını kullanıyor. Böyle durumlarda ne yapılabilir?

Düzeltme: Sadece resmi tatil haftalarına denk gelmiyor bu raporlar. Örneğin haftada üç gün dersi varsa o günlerde rapor alınıyor, diğer günler zaten dersi olmadığı için otomatik olarak haftayı bağlıyorlar.
0
dediysem dedim
(20.04.26)
hiç bir şey yapılamaz. bunu kullanan bir sürü devlet memuru var. ücretsiz izinde bir seçenek ama çoğunluk yanaşmıyor. 657 devlet memuru kanunu gerçekten çok abartılı. ben de memurum ve memurların yüzde 90'nı yatıyor. hiç bir şey yapamazsın, idare raporu kabul etmez hakem hastaneye yollar. ama hiç bir sağlık kurumuda rapor veren doktorun raporunu geçersiz kılmaz. kendine 39 gün raporu hak gören insanların ülkesiyiz biz. sorsan herkes vatansever ama bizim kadar devletini yiyen bitiren bir ırk yoktur.
+6
mikahakkinen
(20.04.26)
bu kadar rahat davranmaları, olası bir şikayeti değerlendirecek mercilerle (bölüm başkanlığı, dekanlık, rektörlük vd) veya siyasilerle sıkı bağları olduğunun göstergesi kabul edilebilir. dolayısıyla şikayetten bir şey çıkar mı bilemedim. böyle bir tabloda şikayetçilerin başının yanmayacağının da garantisi de yok ne yazık ki.
dilerim buna alet olan doktor da dahil olmak üzere yedikleri haklar burunlarından gelsin..
fikir veremedim ama kolaylıklar dilerim.
+1
lil siztah
(20.04.26)
istiyorsaniz, eksi sözlük'te baslik alti yazabilirsiniz. bir sey olacaginin garantisi türkiye'de yok, hatta size bir sey olma riski cok daha fazla ama sanirim ben bu riski alirdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.04.26)
raporların hastalık iznine çevrilmesi ile ilgili yönetmelik var. ilgili amirin onaylaması ya da hakem hastaneye sevk etmesi gerekir. Sevk edilmediğine göre amirlerle arası iyidir ya da amirleri korkutan siyasi bir gücü vardır.

Bu arada hakem hastaneye sevk etse de ishal boğaz ağrısı gibi bir şey ise iptali de çok olası olmuyor.
0
renegade
(20.04.26)
Öğrenciler dersini alamadığı dersin sınavına giremez, burda bir tuhaflık var çünkü iptal edilen dersler telafi dersi olarak diğer günlere serpiştirilmek zorunda. Bunu yapmıyorlarsa bu başlı başına bir suçtur ve direkt şikayet edilebilir.
+1
truf
(20.04.26)
Şu adama ulaşın bir sorun meseleyi :
Kendi de bazen akademi kavramı adı altındaki bazı yaramazlıklardan çok dertli.

m.youtube.com

Umarım bu karı kocaya dışarıda :
- ne iş yapıyorsunuz ? diye soru sorulduğunda
- bir üniversiye idaresine arada bir rapor sunuyoruz diyorlardır.
0
diyecevaplandı
(20.04.26)
@truf, yorumunuz için teşekkür ederim, bir açıklama getireyim. Telafi derslerini sabah 08.00 ya da 08.30 olacak şekilde planlayıp dilekçe yazıyorlar. Fakat o saatte öğrenciler zaten derse gelmiyorlar (bundan emin değilim ama ben öğrencilere dersin telafisinin duyurulduğunu da sanmıyorum). Kaldı ki kendileri de gelmiyor. Sadece dilekçede görünen bir telafi dersi anlayışı var.
0
🌸dediysem dedim
(20.04.26)
@dediysem dedim, muhtemelen duyurmuyorlar o zaman. ar-görlüğünü yaptığım bölümde bizde de vardı böyle bir karı-koca ama kocası bölüm başkanı ve rektörle yakın olduğu için kimse dokunamıyordu. onların sabah derslerine çok girmek zorunda kaldım. Hatta çoğu zaman ya gece whatsappdan mesaj atıp yarına ders notu hazırla sen gireceksin diyorlardı ya da sabah mesaj atıp biz biraz geç kalacağız sabah şu konuyu işleyecektik sen gir derse bahset diyorlardı. Görevi kötüye kullanmanın tam örneği bir çiftti. Sabahın körü de olsa derse girecek öğrenci illa ki oluyor. Ondan muhtelemen duyurmuyorlardır. Bu durumda öğrenciler şikayet edebilir ama muhtemelen onlar da dersten kalma, sonra dersi yine onlardan almak zorunda kalma korkusuyla bir şey yapamıyorlardır.

Bilemiyorum.Bu çok etik dışı bir durum ve genelde devlet üniversitelerinde oluyor nedense.
+1
truf
(21.04.26)
(9)

Kirişin altında pay var mıdır?

administ
Fotoğrafta kırmızı alana klima taktıracağım ama taşıyıcıları deldirmek istemiyorum acaba kapının üstündeki kirişte inşaat sırasında pay bırakılıyor mu? Yani küçük bi tuğla alan var mıdır?Yoksa kapının üstünden itibaren orası beton Kiriş midir? En kötü ihtimalde kirişin altını 7 cm delsem yapıyı boza
Fotoğrafta kırmızı alana klima taktıracağım ama taşıyıcıları deldirmek istemiyorum acaba kapının üstündeki kirişte inşaat sırasında pay bırakılıyor mu? Yani küçük bi tuğla alan var mıdır?Yoksa kapının üstünden itibaren orası beton Kiriş midir? En kötü ihtimalde kirişin altını 7 cm delsem yapıyı bozar mıyım?
ibb.co
0
administ
(20.04.26)
Yakın zamanda klima taktırdım. Markası Arçelik, önceside ücretsiz keşif hizmeti aldım. O sırada zaten söylüyorlar. Ben bir duvardan boru geçirmeyi düşünüyordum meğer kiriş uzantısı varmış, ellerinde metali tarayan bir cihaz var direkt buradan olmaz burası kiriş felan diye uyardılar. Tamamen ücretsiz bir hizmetti, bir yoklayın isterseniz.
0
koskoca kirpi
(20.04.26)
kırmızının olduğu duvar komple yere kadar kolon gibi geliyor bana.
0
kibritsuyu
(20.04.26)
öncelikle bu ne biçim kademeli duvar diyeceğim, ama ülkedeki inşaat işleri malum.. kırmızının solundaki, yani hiç işaretleme yapmadığınız duvarın üst kısmındaki çıkıntı, mekanın asli uzun kirişine benziyor. kırmızıyla işaretlenen duvar kolon; siyah da ona bağlı başka bir kirişe benziyor. tabii ki bu sadece fotoğraftan bir çıkarım; neyin ne olduğunu binanın projesinden kolaylıkla kontrol edebilirsiniz. çıkarımım doğruysa, en uygun yer, en soldaki duvardaki kirişin altı olurdu.
not: klimanın montajını yapacak kadar dübel atmak kirişe zarar vermez ama konu klima borusu ise, onu tuğla duvardan geçiriniz.
+2
lil siztah
(20.04.26)
kirisin altinda 7cm pay olmaz, demire denk gelirsin mutlaka ve kirisin altindaki demir kritik demirdir, kesersen sikinti.

7cm capinda yuvarlak delik acacaksan, once GPR ile demirlerin nerde olduguna bakilir, sonra delik acilir. demir kesmedigin surece kirisin ortasindan da gecebilirsin, kolondan da gecersin, fark etmez. betona delik acilamaz diye birsey yok, demir kesmedigin surece.
0
cooperr
(20.04.26)
siz kirişin ortasından geçir diyenlere pek kulak asmayın. taşıyıcılardan bırakın mekanik tesisat borularını, elektrik borularını geçirmek bile sıkıntı yaratır. özel durumlarda proje müellifinin izni ve hesaplaması ile taşıyıcıdan boru geçirebilir.
0
renegade
(20.04.26)
her 7cm capinda delik icin proje müellifinin izni gerekse, insaatlarin alayi dunya capinda durur.
kiris delinemez diye birsey yok, kurallar belli, kitaplarda nerelerde nasil delik acilabilecegi yaziyor.
0
cooperr
(20.04.26)
Cooper+1
+1
primetime
(21.04.26)
kirişte bir boşluk olacaksa statik projede yer alır ona göre etrafındaki donatı güçlendirilir vs. bunlar statik mühendisin onayı ile olur. durur dediğin inşaatta zaten BIM ile önceden çakışma olan yerler görülür.
yıl 2026 olmuş hala kara düzen del geçi savunanlar var. yazık.
-2
renegade
(21.04.26)
yaw daha yeni bizim daireyi kensel donusumde yeniledik, insaati yapan sozde muteahhit herif mal bir kuyumcunun tekiydi. binadakilere bu adama vermeyin dedik, kimse dinlemedi. herif led isik takacam diye milleti kafaladi. BIM'den adamin anladigi bim markettir en fazla. Bu kaclik donati diye sorsan soyleyemez, dunyadan haberi yok.

yil kac olursa olsun, insaat karaduzen devam ediyor ortadoguda, betonun kalitesi falan artti baska bir numara yok.
0
cooperr
(21.04.26)
(7)

Bir veya iki gecelik tatil önerisi

en bi orijinal
Selamlar,Yaş 46 erkek kişiyim. Evde hanımla durumlar azıcık sıkıntılı, 23 Nisan’ın arkasındaki cumayı da izin alıp bir yerlere gidip kafa dinlemek istiyorum ama yer yön bulamadım kendime. Antalya çıkışlı olacak 1-2 gece tek erkeğe uygun yer önerebilir misiniz?
Selamlar,

Yaş 46 erkek kişiyim.

Evde hanımla durumlar azıcık sıkıntılı, 23 Nisan’ın arkasındaki cumayı da izin alıp bir yerlere gidip kafa dinlemek istiyorum ama yer yön bulamadım kendime.

Antalya çıkışlı olacak 1-2 gece tek erkeğe uygun yer önerebilir misiniz?
0
en bi orijinal
(20.04.26)
kaş' a gidin dalış yapın hocam. kafayı dağıtır. hem sosyal ortamdır, en kötü kaptanla takılırsınız.

akşamda dünya kadar demlenecek mekan var.
0
galahad reloaded
(20.04.26)
Adrasan, Olimpos, Kaş, Akyaka, Akbük... Çok zengin bi coğrafyadasınız tadını çıkarın.
0
amelie poulain
(20.04.26)
Batı Antalya tarafı aklıma geldi ama beldeler bu ara çok sakin değil midir?
0
🌸en bi orijinal
(20.04.26)
yunan'a gec?
0
cooperr
(20.04.26)
@cooperr yol uzun 1-2 gece için. Antalya’dan Fethiye, Marmaris veya Kuşadası en kötü.
0
🌸en bi orijinal
(21.04.26)
kıbrıs
+2
bobinhoo
(22.04.26)
kaş'ta sezon çoğunlukla mayıs sonuna doğru açılıyor. bu sene bayram sebebiyle öne çekilir ama bu hafta çok hareketli olacağını sanmıyorum.
antik kent gezmeyi seviyorsanız, bu havalar çok uygun. fethiye civarları için iyi bir kafa dağıtma aktivitesi olabilir.
0
lil siztah
(22.04.26)
(3)

evler satılıyor mu?

messina123
Bizim karşı bina yeni yapıldı. 2 yıldır bir dairede satılık ilanı var hala satılmadı. Sıfır bina. Evler cidden satılıyor mu? Satılmıyorsa fiyatları neden sürekli artıyor
Bizim karşı bina yeni yapıldı. 2 yıldır bir dairede satılık ilanı var hala satılmadı. Sıfır bina. Evler cidden satılıyor mu? Satılmıyorsa fiyatları neden sürekli artıyor
0
messina123
(19.04.26)
acelesi olan piyasanın %3-5 altına veriyor satılıyor. satmak istemeyen kiralayacağıma boş dursun o ara da yüksek fiyattan ilan gireyim diyenler çok. tek bir konuta bakarak anlam çıkarmak zor. ama konut diğer emtialar gibi değil satışların tamamı kayıt altında olduğu için çok net yıllık-aylık rakamlar vermek mümkün. yaklaşık aylık 100-110 bin konut satılmış.

veriportali.tuik.gov.tr
+1
orpheus
(19.04.26)
İstanbul’da şu aralar biraz durgun. Tanıdığımız bir müteahhit 4-5 yıldır ilk kez fiyat kırdı mesela.
0
lil siztah
(19.04.26)
Tek bir daire ile buna hüküm vermek zor. Misal benim de takip ettiğim bir daire var 1.5 yıldır ilanda, sürekli de güncelleniyor. Adam pazarlığa hiç yanaşmıyor, ihtiyacım da yok beklerim diyor. Kiracıyla uğraşmamak için kiraya da vermiyor. Her ay hatrı sayılır apartman ortak giderini de veriyor boş daireye. Oluyor yani çıkıyor böyle insanlar.

Yıllık ortalamaya baktığımızda da İstanbul için bu sene ilk 3 ay diğer senelere göre ortalama gidiyor, afaki rakamlar yok.
0
koskoca kirpi
(19.04.26)
(9)

eşimin benden habersiz yengeme aldığım sigaradan içmesi

hakyememyemekyerim
merhaba özet geçeceğim yengem benden sigara istemişti istanbul'dan ingiltereye gelirken havalimanından, ben de onlara içinde 10 tane sigara olan bi paket aldım, abimlerle buluşacağım zaman yengeme verecektim, bugün eşimin cebinde bi paket sigara gördüm normalde içmiyoruz ikimizde bıraktık sigarayı
merhaba özet geçeceğim
yengem benden sigara istemişti istanbul'dan ingiltereye gelirken havalimanından, ben de onlara içinde 10 tane sigara olan bi paket aldım, abimlerle buluşacağım zaman yengeme verecektim, bugün eşimin cebinde bi paket sigara gördüm normalde içmiyoruz ikimizde bıraktık sigarayı görünce cebinde şaşırdım ve nerden aldın diye sordum abinlere aldığın paketten bi tane aldım dedi onları televizyon ünitesine saklamıştım.

ben de dedim ki onu yengeme almıştım dedim, o da parasını ödediler mi? ki dedi ben de hayır ama ödeyecekler ben onlar için aldım dedim, parasını ödemedilerse hala onlara ait değildir demektir 9 tane verirsin bi şey olmaz dedi ve ben gerçekten şu an çok mahçup oldum etrafımız bakkal dolu, sigara içmesine mi kızayım habersiz almasına mı mahçup etmesine mi bilemiyorum kavga falan etmedik ama hayal kırıklığına uğradım.

edit karton sigara*
-10
hakyememyemekyerim
(19.04.26)
Normalde düpedüz aptallık olması ihtimali çok ağır basardı ama eşin olduğu için bu olasılığı eliyoruz tabii.

O yüzden diyorum ki; iktidarını perçinlemek, patronun kim olduğunu göstermek istemiş sana. Biraz da yengeye abiye gıcık olmuş. Yahut sana gıcık olmuş. Uğraşmışsın etmişsin, dünya masraf etmişsin ama yine de memnun edememişsin.

Zannediyorum ki 10 ayrı sigara dalı değil 10 ayrı kapalı sigara paketi içeren bir karton aldın. Kartondan bir pakedi alıp “birini açıp tadına baktım” demek öyle çok da abuk gelmiyor bana, vereceğin kişi abin olduğu için. Tabii özel durumunuzu bilemem. Eğer bu seni rezil edecek bir şeyse bile kararını Kendin vereceksin;

- saçma bir iktidar mücadelesinden çekilip kavgaya karışmadan sıyrılacaksın.
- kafasına göre saçma sapan hareketlerle seni rezil etmesinin hesabını sorup kavga edeceksin.

Almışsın bir kere. Kavganın dövüşün yararı yok. Salla geç. Para da alma ama onlardan.

Gerçekten yazarken tiksindim şu hareketlerden. Parasını verdiler miymiş. Allah yardımcın olsun.
0
lazor
(19.04.26)
Adamin yaptigina da anlam veremedim, sizin neden mahcup olacaginizi da anlamadim.
+1
ghilleinthemist
(19.04.26)
Yengeye mahcup olacak bir şey yok. Eşim bize aldığımı sanıp içinden almış diyeceksiniz hepsi bu. Asıl sorun diğer kişilere mahcubiyetten ziyade eşler arası saygı gibi geldi.
+6
ekimoloji
(19.04.26)
Eşinin yaptığı saçma da bu kadar abartılacak bir şey yok. Yengenden %10 az alırsın ücretini alacaksan. Almayacaksan da zaten kırılacak ya da mahçup olunacak bir konu yok ortada.
-4
himmet dayi
(19.04.26)
Bilinçli yapıldığı için orada ciddi kavga çıkarırdım. kıskanmış ve yapmış. Yengeye kendisinin yanında paketin birini onun aldığını söyler o kadar ücretini alırdım.
0
mslny
(19.04.26)
muthis saygisizlik. mevzu niye paraya donusuyo ya da kucultuluyo. eni sonu sen birine almissin kendisi hem ayip etmis hem uste cikmis patronluk tasliyo+1 sen de ses cikaramamissin herhalde
0
ala09
(19.04.26)
Konunun sizin de belirttiğiniz gibi iki yönü var. Tekrar sigaraya başladığı için kızmak konusu, aranızda nasıl anlaştıysanız ona göre halledilir; bilemiyorum. Sakladığınız dolabı tesadüfi açtığında sigarayı görüp, canı çekmiş gibi duruyor. Bana kalırsa, madem bu eşinizde yeniden içmeyi tetikleyebilecek bir şey, bir daha kimseye sigara alma sözü vermeyin ve evde de hiçbir şekilde bulundurmayın.
Diğer yandan başkasına alınan bir ürünün paketini bozup, üstüne de “n’olucak?” çekmesi düpedüz saygısızlık ve gevşeklik afedersiniz. Ben sevmem böyle şeyleri ve haddini bildiririm. Ancak normalde saygılı biriyse, konu sigara olunca ve üstüne yeniden başlamayı da içerince, sizden daha fazla laf yememek için üste çıkma yoluna gitmiş olabilir. Yani bağımlılık konusu karışık olduğundan, bu olay özelinde tolere edilebilir gibi duruyor. Bir daha ortam yaratmamaya çalışın derim.
Yenge tarafında çözüm olarak ise, 9’lu parası alırsınız, hallolur.
0
lil siztah
(19.04.26)
canı çekmiştir ama sigara içilmesin
0
mantık
(19.04.26)
En hafif tabirle cig bir hareket, parasindan bagimsiz baskasina alinmis bir hediye, zaruri bir durum olsa anlarim fakat keyfi de yapilmis bir hareket gibi duruyor. Ben olsam sizden bir daha bir sey istemem, kocanizla beraber sizi kastediyorum tabii, yoksa sahsi olarak sizin daha hassas oldugunuz asikar.
0
bosver nicki
(19.04.26)
(11)

İslam'da Tövbe

lapetitemort
Mesela, çok büyük bir günahı bile isteye işlemiş birisi sonunda bundan tövbe ederse o günahlarından arınmış mı oluyor? Bunun bir sınırı var mı? Aynı günahı tekrar işlerse ne olur?Bir de "şu günaha battık, bari x kadar süre daha yapalım, en sonunda tövbe ile kendimi temizlerim" mentalitesine karşı na
Mesela, çok büyük bir günahı bile isteye işlemiş birisi sonunda bundan tövbe ederse o günahlarından arınmış mı oluyor? Bunun bir sınırı var mı? Aynı günahı tekrar işlerse ne olur?

Bir de "şu günaha battık, bari x kadar süre daha yapalım, en sonunda tövbe ile kendimi temizlerim" mentalitesine karşı nasıl bir mekanizma var?
0
lapetitemort
(18.04.26)
teorik olarak tövbe spesifik bir günaha değil de genel günah işlemeye edilir. sonrasında da aktif olarak kaçınmayı gerektirir. yani tövbe ettim ve sıfırlandı, ver gazı olmaması lazım.

ikincisinde de niyet kötü abi, o iş tutmaz.

tabi allah bilir, öyle diyorlar.
-2
klassno
(18.04.26)
Kul hakkı yediğinde, hakkını yediğin kişiden helallik alamadığın sürece tövbe edemezsin.

Diğer durumlarda samimiyet geçerli.
Tövbe kapısı hep açık. Elbette ki Allah ı kandıramazsın.
0
halk
(18.04.26)
Bence de allahi kandiramazsin. O sana sah damarindan daha yakindir.
0
krmzbvl
(18.04.26)
2. soru için; "bari x kadar süre daha yapalım" derken, bu kişiye küt diye araba çarpıp, olay yerinde ebedi aleme intikal edebilir (tövbe edemedi). en basit karşı gerekçe bu.
0
lil siztah
(18.04.26)
Kesin bir niyetle kişi tevbe eder o tevbesinde sebat ederse, yaptıklarına pişman olursa Allah (celle celaluhu) affeder o günahları.

Kul hakları için için ise ilgili kimseden helallik alınır (bu da mümkün olmazsa duruma göre daha farklı yapılacak ameller söz konusudur)

Aynı günaha tekrar düşerse kişi yine tevbe etmelidir . Doğru bir niyetle
güzelce yapılan tevbe günahların da ilacıdır .
Nesf ile mücadele ölene kadar sürer.

Günaha zaten battık biraz daha devam edeyim, Allah (celle celaluhu) zaten affeder... demek tabi ki de büyük hata olur . Yaratanın yerine kendince hüküm vermek söz konusu olamaz.
İnsan hiç değilse günah işlerken seve seve canı gönülden değilde, kalbinde hüzün duymalıdır .

Bir şeyin haramlığına da hiç ehemmiyet verilmemek (işin yapılmasına da gerek kalmaksızın) kişiyi dinden de çıkarır .
- Ne haramı? Ne var bunda? ne olacak ki ?...gibi haramı küçümseyen sözler bunu ifade eder .

Kaynaklarda da belirtilir bu hususlar .
+2
diyecevaplandı
(18.04.26)
birde hacca gittin mi tadından yenmez.
şu islamın bugları yok mu
0
my fault
(18.04.26)
Hayır arınmış olmuyor. Talep etmiş oluyor. Talebinin kabul görüp görmeyeceği bilinmez.

Teoride, tekrar tekrar talep etme hakkın var. Can çıkmadıkça başvurular alınıyor. Aksi durum işin mantığına aykırı. “Amaaann olan oldu dönüşü yok artık” yaklaşımı olmaması lazım. “Dur lan günü gelince…” diye beklerken de günü gelmeden ölümün gelmesi ihtimali var.
+1
lazor
(19.04.26)
etna
(19.04.26)
Tevbe için en başta pişmanlık şartı vardır. Yine tekrarlamama şartı var. Geniş bir zamanda kaynaklarıyla aktarırım ama özetle, keçi tövbesi gibi "yapıp yapıp tekrarlamak" tevbe olmuyor. Kişinin kendini düzeltmesi şartı var...

Edit: diyanet islam ansiklopedisi tövbe maddesinin linkini paylaşıyorum. Uzun uzun yazılmış. Orada "şartları ve hükümleri" kısmını okuyabilirsiniz:
islamansiklopedisi.org.tr
0
yadigar
(19.04.26)
Tövbe kapıları güneş batıdan doğmadığı sürece yani kıyamete kadar hep açıktır. Yaşadığınız her an tövbe için bir şans aslında.

Burada önemli olan husus işlenen bir günahtan duyulan pişmanlık sonucu tövbe etmek, yani bunu kabullenmek ve bir daha o günahı tekrarlamamak üzere tövbe etmek.
Allah tüm günahlarımızı affetsin ve bir daha işlememeyi nasip etsin.
+2
ezkaza
(19.04.26)
benim hakkimi yiyeni allah da affedemez. ben helal etmiyorum :D
-1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.04.26)
(2)

Ev kedimizin derisindeki şu izler nedir, mantar mı ?

su eve bi peynir alamadin diyen fare
Merhaba arkadaşlar. British golden cinsi 1.5 yaşında dişi kedimiz var, Badem.6 aylık kızımız Gözünü ayirmiyor Badem'den, kahkaha atıyor onu her gördüğünde. Eşim malum tüy dökülmesi durumundan dolayı sahiplendirelim diyordu ama ben ikisinin iletisimi açısından birlikte büyüsünler istiyorum. Çok dire
Merhaba arkadaşlar.
British golden cinsi 1.5 yaşında dişi kedimiz var, Badem.

6 aylık kızımız Gözünü ayirmiyor Badem'den, kahkaha atıyor onu her gördüğünde. Eşim malum tüy dökülmesi durumundan dolayı sahiplendirelim diyordu ama ben ikisinin iletisimi açısından birlikte büyüsünler istiyorum.

Çok direndim son raddeye kadar ama tüy dökümü çok yogun olunca mecburen kısırlaştırma sonrasında traş da ettirdim 2 hafta önce. İlk günler stresli olduğu belli oluyordu ama çabuk alisti yeni haline.

Bu sabah tesadüfen Bademin kuyruğunda ve üst kısmında şöyle bir şey gördüm ;
i.hizliresim.com
i.hizliresim.com

Sırt kısmının yakın çekimi bu da;
i.hizliresim.com

İlk başta bir yere sıkışmış olabileceğini düşünmüştüm ama detayli inceleme sonrasında şunu görünce durumun daha farklı bir şey olduğunu anladım;

i.hizliresim.com

Mantara benzettim ben, nedir sizce, öneriniz nedir, ne yapmalıyim ? Bebeğe zararı olur mu bunun ? Şırnak'ın mahrumiyet ilçelerinden birinde yaşıyorum, veteriner imkanlarımiz da kısıtlı. Şu an için ne yapmalıyım sizce ? Bulaşıcı bir şey değildir umarım, tedbir amaçlı yine uzak tutuyorum bebegimizden ama aynı evin içindeyiz sonuçta. Sorun olur mu sizce?

Tecrübeli arkadaşlar yazarsa çok sevinirim.

Not:Aşıları tam .
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(18.04.26)
dünkü şu duyurudaki bilgiler işinize yarayabilir. özetle doktorun görmesi lazım. anlattığınız durumda, bebeğin gelmesi, traş vd sebeplerle stres reaksiyonu veriyor da olabilir gibi görünüyor. tabi tedavisini yine doktor bilir. geçmiş olsun.

www.eksiduyuru.com
+1
lil siztah
(18.04.26)
doktor değilim. mantara benziyor evet ve mantar insanlara bulaşabilir. acilen veterinere götürün bence.
+2
art cat chocolate
(19.04.26)
(4)

çağla tuğaltay olayı ve zaman aşımı

ya ben lan neyse
benim okuduğumda anladığım ama kendimi inandıramadığım bir şey var.bu olayda zamanaşımı söz konusuymuş artık.şimdi birisi çıksa "evet ben yaptım. şöyle şöyle yaptım. bu da ispatım." dese, ve doğru söylediği kesinleşse, bu kişi hiç ceza almayacak mı?bu nasıl bir saçmalık? ben yanlış mı anlıyorum bu z
benim okuduğumda anladığım ama kendimi inandıramadığım bir şey var.

bu olayda zamanaşımı söz konusuymuş artık.

şimdi birisi çıksa "evet ben yaptım. şöyle şöyle yaptım. bu da ispatım." dese, ve doğru söylediği kesinleşse, bu kişi hiç ceza almayacak mı?

bu nasıl bir saçmalık? ben yanlış mı anlıyorum bu zamanaşımı olayını?
0
ya ben lan neyse
(18.04.26)
evet, doğru anlamışsınız. cinayet olayları -çoğunlukla- 20 yıl içinde çözülemezse zaman aşımına uğruyor.
bu arada, çt olayı 2020'de, üzerinden 20 yıl geçmesi sebebiyle zaman aşımına uğrayacaktı ama eksik işlem sebebiyle zaman aşımı süresi 10 yıl uzatıldı; geriye 4 yıl kaldı şimdi.
mesela müge anlı'da bir olay var şu an; evlatlık verilen bir çocuğun kaybıyla ilgili. evlatlık alan babanın, çocuğu -20 küsür yıl önce- öldürüp ortadan kaldırdığı düşünülüyor, ama adam itiraf etmiyor. müge geçen gün, "itiraf et yahu, ne var, nasılsa ceza almayacaksın artık" dedi. acı ama gerçek.
+1
lil siztah
(18.04.26)
30 yil sonunda evet
-1
Purple life
(18.04.26)
Cinayette zaman aşımının mantığı nedir allasen, hukukta en anlam veremediğim şey borç da zaman aşımına uğruyor cinayet de. Nedir yani bu kadar süre yakalanmadın aferin sana al ödülün mü?
+4
ekimoloji
(18.04.26)
buyuk konuşmiim ama bir dilek hakkım olsa şu kızcağızı kim öldürdü öğrenmek ve ailesinin neden böyle garip olduğunu anlamak isterdim.
2 tarafın avukatıda dediğiniz bilgiyi doğruladı, varmış böyle birşey tek taraflı olsa inanmazdımda..
ekşide debe ye girdiğinde haberim oldu konudan ama ailenin donukluğunu gariplikleirni izlediğimden beri konuyu "deli" gibi takip eder oldum.
esra ezmeci diye bir tip şuan yayınlar yapıyor ama inanılmaz vasat bi şekilde sadece reyting için yaptığı çok belli.. aile mahalle ağzı ile konuşan bir avukat tutmuş çok garip ya..
0
eja
(20.04.26)
(2)

Elektrik ustasi ucretleri

osssy
Istanbulda elektrik prizi cekme/kaydirma maliyeti nedir? Duvar kirma var, alci siva yok.
Istanbulda elektrik prizi cekme/kaydirma maliyeti nedir? Duvar kirma var, alci siva yok.
0
osssy
(17.04.26)
geçen hafta bizim prize giden kablolardan birinde sorun oluşmuş (eski ev); elektrikçi yaklaşık bir saat uğraştı. dolabın içinden duvardaki buvata ulaşıp, oradan prize kablo çekti (dolabın arkasındaki suntaya delik açtı; işi bitince de buvat kapağını oraya silikonladı). bir de kurcaladığımız sigorta kutusunu toparladı (bir sigortayı yenisiyle değiştirmiştik ama yerine uymamıştı; eskisini geri taktı). malzeme olarak 2 m kablo ve buvat kapağı kullandı. 2 bin lira aldı.
+1
lil siztah
(17.04.26)
Olsa da rezil bir şey yapardı zaten 1000'den aşağı geleceğini sanmam. Sağı solu sorusturun bakar olun bu işlerden anlayan illa birisi vardır
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.04.26)
(3)

Uyuz(?) Sokak Kedisi İçin Ne Yapılabilir

nop
Bahçeye son zamanlarda bir kedi gelip gitmeye başladı. Yakalayabileceğim bir kedi değil, hiç yaklaşmıyor ve oldukça atik. O yüzden alıp veterinere veya belediyenin kliniğine götürme şansım düşük.Yandan bakınca karın, bacakların başladığı yerden iki parmak altında tüyleri büyük oranda dökülmüş halde.
Bahçeye son zamanlarda bir kedi gelip gitmeye başladı. Yakalayabileceğim bir kedi değil, hiç yaklaşmıyor ve oldukça atik. O yüzden alıp veterinere veya belediyenin kliniğine götürme şansım düşük.

Yandan bakınca karın, bacakların başladığı yerden iki parmak altında tüyleri büyük oranda dökülmüş halde. Kendisi dururken kaşınmıyor sanırım, pek sabit dururken görmediğim için emin de olamıyorum.

Ama yüksek ihtimalle bir dış parazit sorunu var. Biryerlere yaş mama bırakırsam ben yoksam gelip yiyeceğini düşünüyorum. Bu durumlarda güvenle verilebilecek bir ilaç veya takviye var mı?

Dediğim gibi yakalama şansım pek yok, hele sürülmesi gereken bir ilaç vs uygulamam çok zor beni parçalar muhtemelen.
0
nop
(17.04.26)
mantar da olabilir, uyuz olmak zorunda değil.
+1
gurur
(17.04.26)
bu şekilde bir tahminde bulunmak çok zor. deri hastalıklarına doktorun detaylı bakması gerekiyor. mesela mantara mavi ışıkla bakılıyor. ayrıca her sorun da ağızdan ilaçla çözülemeyebiliyor; egzama gibi durumlarda ilaçlı banyo tedavisi falan verebiliyorlar. yaşadığınız yerdeki belediye'nin hayvan birimine güveniyorsanız, onları arayabilirsiniz (gelip, yakalayıp, tedavi eden ekipleri varsa).
bu koşullar altında sizin yapabileceğiniz en makul şey, sağlıklı ve düzenli beslemek olabilir. bilmeden kullanılacak ilaç, yarardan fazla zarara sebep olur; ona girmeyin.
geçmiş olsun, elinize sağlık.
+1
lil siztah
(17.04.26)
Veteriner inceleyip test yapmadan net bir şey söylenemeyeceği için ilaç alıp vermek biraz riskli. Bana ringworm gibi geldi ama net bir şey söylemek pek mümkün değil.

Yalnız bilinenin aksine ringworm kendini UV ışıkta luminesans yaparak göstermek zorunda değil, hatta bu genelde çok düşük olasılık, doktorun test yapması lazım.

Alerji de olabilir. Benim kedi durduk yere kafasını aşırı kaşımaya başlamıştı bayağı, kelleşme de başlayınca herhalde ringworm dedim. Vet önce parazit testi yaptı, değil. Sonra ringworm için pcr yaptılar neyseki o da çıkmadı. Eleye eleye en sonunda mamadan kaynaklı alerji olduğuna karar verdik. Değiştirince kaşıntısı azaldı ve geçti.

Yani bazı belirtiler birbirine çok benzediği için teşhis karışabiliyor test yapmadan. Bazen belediyelerde yakalama filesi oluyor, onu ödünç veriyorlar. Yakalayıp götürünce hasta kedilerle ilgileniyorlar. Aklında olsun.
+1
truf
(18.04.26)
(4)

Doktor ne demek istedi?

Improbable
aşağıda bir hemoroid sorusu görünce aklıma geldi. yıllar önce istemeyerek doktora gitmiştim, direk sıyırın deyip parmaklamıştı. teşhis falan hadi neyse de "sizin gibi insanlarda olur" derken ne demek istedi acaba, soramamıştım da :) o zamanlarda da çok düşünmüştüm şimdi de takıldı yine. bence eşcin
aşağıda bir hemoroid sorusu görünce aklıma geldi. yıllar önce istemeyerek doktora gitmiştim, direk sıyırın deyip parmaklamıştı. teşhis falan hadi neyse de "sizin gibi insanlarda olur" derken ne demek istedi acaba, soramamıştım da :) o zamanlarda da çok düşünmüştüm şimdi de takıldı yine.

bence eşcinsel sandı. yoklama mı çekti ya da ne bileyim, sizce neden öyle demiş olabilir? boy kilo normal yağız bir delikanlıydık o zamanlar.
0
Improbable
(17.04.26)
masa başı iş mi yapıyorsun?
+3
liberal
(17.04.26)
yaptığın iş - beslenme alışkanlıklarından vs bahsettiysen onları kastetmiş olabilir mi? örneğin hocam biz antepliyiz yemekleri çok baharatlı acı yeriz vs dediysen ondan demiş olabilir mi?
+1
Sadece soruyorum
(17.04.26)
stres var dediyseniz ve modunuzu düşük gördüyse, bunu kastetmiş olabilir.
+1
lil siztah
(17.04.26)
tabi ya meslek, hiç aklıma gelmemişti neler kurmuşum :)
0
🌸Improbable
(17.04.26)
(7)

Yanlış kişiye hastane randevusu almak

dedeminhirkasi
Anneme aliyorum diye kendi adıma almışım.Çok zor buldum randevuyu o sırada heyecanla kendi adıma açık olan uygulamadan almışım sonradan fark ettim. Randevu günü annemle birlikte gitsek durum böyle böyle desek bakar mı hoca?Normalde annem takipli hastası, taniyor. MHRS ile görüştüm onlar bir şey yapa
Anneme aliyorum diye kendi adıma almışım.
Çok zor buldum randevuyu o sırada heyecanla kendi adıma açık olan uygulamadan almışım sonradan fark ettim. Randevu günü annemle birlikte gitsek durum böyle böyle desek bakar mı hoca?
Normalde annem takipli hastası, taniyor.
MHRS ile görüştüm onlar bir şey yapamayız dediler.
0
dedeminhirkasi
(17.04.26)
randevuyu iptal et annen adına al tekrar?

yani olmaz hasta adına giriş yapılması gerekir bankodan
0
jelly bear
(17.04.26)
Böyle bir şey mümkün olsa tüm randevular karaborsada satılırdı. İzin vermezler.
0
mikro patlama
(17.04.26)
Dediğin gibi denemekten başka seçenek yok gibi. Takipli hastası olduğu için belki bu seferlik bakar.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(17.04.26)
anneniz doktorun tavrını biliyordur; en iyi o tahmin edebilir. mesela bizim aile hekimi, acil bir durum olsa bile asla randevusuz bakmıyor; ama annem ilaç yazdıracağı zaman falan sorun etmiyor (ben gitsem yazmaz). yani bakabilir, ama bakmayacağı tutarsa da itiraz edebileceğiniz birşey yok. bir şikayete konu olsa, başkasının tc'si üzerinden işlem almış gibi görünür. en sağlıklı yöntem; ikiniz gidip durumu açıklarsınız, bankodan annenizin tc'si ile işlem açarlar, öyle bakar. bazen hiç randevusu olmayan birilerine bu yöntemle bakabiliyorlar ama gözlemlerime göre çok iyi günlerinde olmaları lazım.

ayrıca randevuyu iptal ettiğinizde, anlık olarak, alınabilir randevu olarak sisteme düşüyor. iki telefondan aynı anda açıp, birinden iptal edip, diğerinde favori doktor üzerinden sayfa yenileyip yakalamaya çalışabilirsiniz. özellikle göz randevusu bulmak zor olduğundan, bir kaç kez gece denk gelip, kendime alıp, sonra anneme böyle aktardım. ancak bazen, o an bakan bi başkası da kapabiliyor randevuyu; uyarı özelliği sebebiyle bekleyen diğer taliplere de randevu açıldı bildirimi düştüğü için. özetle garanti değil ama denenebilir diğer bir yöntem de bu.
geçmiş olsun.
0
lil siztah
(17.04.26)
Doğru mu anladım ama şöyle yapsanız siz kendi randevunuzu iptal edin ama bu sırada anneninizin uygulaması da ya PC ya başka telefonda açık olsun.hemen peşinden anneniz adına tekrar alın.
+1
egerbiryolcu
(17.04.26)
hiç bir hastanede kendi adına aldığın randevuya anneni sokamazsın. izin verilmez.
kendi randevunu iptal edip annene alacaksın. ama bunu gece yarısından sonra yap. 9-22 arası yaparsan talep oluşturanlara gider. sen iptal ettikten sonra tekrar alman için 5 dk süren var ondan sonra randevu boşa çıkıyor. tabi bu işlemin garantisi yok başkasıda kapabilir.
+3
my fault
(17.04.26)
Doktoru tanıyorsanız yapar. Teknik olarak mümkün. Randevusuz gelmiş gibi işlem yapacak. Ama hem doktoru hem de girişte kayıt açanları ikna etmeniz lazım. Ben olsam iptal edip boşalan yeri kapmaya çalışırdım.
0
nickini vermek istemeyen uye
(17.04.26)
(6)

Lise Diplomasi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
merhaba, yeni bir ise basliyorum, HR üni diplomam yanisira lise diplomami da istiyor. lise diplomami ben seneler önce üniversiteye vermistim kayit esnasinda, su an elimde yok. acaba bunu e-devletten falan almam mümkün olur mu, yoksa okulumla iletisim mi kurmaliyim? bir de ben yurtdisindayim, bunu on
merhaba, yeni bir ise basliyorum, HR üni diplomam yanisira lise diplomami da istiyor. lise diplomami ben seneler önce üniversiteye vermistim kayit esnasinda, su an elimde yok. acaba bunu e-devletten falan almam mümkün olur mu, yoksa okulumla iletisim mi kurmaliyim? bir de ben yurtdisindayim, bunu online halletmem gerekecek. nasil yaparim?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.04.26)
e devlette lise mezuniyet belgesi onu ver daha güvenilir bence
0
jelly bear
(17.04.26)
mezuniyet belgesi +1
lisans'ı bitirince, çıkışımı alırken lise diplomamı geri vermişlerdi (hatta zarfa sokucaz diye kat izi yapmışlar, sinir olmuştum). sizin de -aldıysanız- diploma zarfında falan olabilir mi acaba?
hayırlı olsun.
0
lil siztah
(17.04.26)
2008 öncesi mezuniyetler e-devlette görünmüyor. onu ya mezun olduğun liseden alacaksın yada bağlı olduğu il/ilçe milli eğitim müdürlüğünden.
+1
my fault
(17.04.26)
mezun olduğunuz liseyle irtibata gececeksiniz, onlar arşivden sizin kayıt ve mezuniyet bilgilerinizin tutulduğu kayıt/kütük defterinden gerekli bilgilere ulaşıp diploma kayıp/zayi belgesi düzenleyecek ıslak imzalı şekilde(diplomayı tekrar düzenleyemezler ama diplomada yazan gerekli bilgiler bu belgede olur) online olarak da belgeyi tarayıp size atabilirler en fazla yapacakları bu olur. tabii 2008 öncesi mezun olduğunuzu varsayıyorum.
+1
wilhelmwasmuss
(17.04.26)
2007 mezunuyum :D
Bir seneyle kacirdim demek.
@lil siztah, maalesef. üniye sordum hatta, bizde yok diyip gecistirdiler.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.04.26)
Arşivde vardır üniversitede. Mezun olduğunuz fakülte arşivine dilekçe verip memurla karıştıracaksınız oraları.
0
jackyr
(17.04.26)
(3)

Zihinsel Çalışma Fiziksel Yorgunluk Getirir Mi?

burka
SelamlarBelki genellikle yatmadan önceleri çalıştığımdandır, sebebi bu mu pek emin değilim ama son zamanlarda şunu farkettim ki görece kısa süreli (2-3-4 saat, tüm gün değil yani) yoğun çalışmalar (araştırma, rapor yazma, finansal incelemeler, hesaplamalar gibi) bende sanki spor sonrasına benzer bir
Selamlar

Belki genellikle yatmadan önceleri çalıştığımdandır, sebebi bu mu pek emin değilim ama son zamanlarda şunu farkettim ki görece kısa süreli (2-3-4 saat, tüm gün değil yani) yoğun çalışmalar (araştırma, rapor yazma, finansal incelemeler, hesaplamalar gibi) bende sanki spor sonrasına benzer bir fiziksel yorgunluk yaratıyor. Uykuya çok daha rahat geçiyorum ve kolayca dalıyorum. Yaptığım çalışmalar da üzerine odaklanmaktan keyif aldığım, çalışırken kendimi kaptırdığım şeyler oluyor. Bu tatmin edici çalışmanın üstüne bir de işin bende yarattığı bu fiziksel etkiler gelince kendimi daha da iyi hissediyorum.

Bu koşullar altında bakarsanız zihinsel çalışmaların böyle bir etkisi olabilir mi sizce?
+1
burka
(17.04.26)
Evet
0
artıküyeolmakistiyorum
(17.04.26)
gayet sağlıklısınız tebrikler.

beyin vücuttaki en aç organdır. günlük enerjimizin yaklaşık %20 sini kullanır. hele siz yoğun analizlere girdiğinizde bu oran daha da artar.
+1
galahad reloaded
(17.04.26)
bence yorgunluktan çok, yaşadığınız tatmin dolayısıyla salgılanan hormonların buna sebep olması daha olası.
0
lil siztah
(17.04.26)
(6)

uçak bileti

lil siztah
yazın avrupa'ya pek gitmişliğim yok. ancak şimdi temmuz sonu-ağustos başı italya'ya gidiş-dönüş bilet almam lazım (napoli tercih sebebi). gidişi makul fiyata çözebiliyorum ama dönüş için, roma gibi sık uçuş olan bir şehir bile 15 bin'den ucuz bilet göstermiyor. aktarmalılar hep low-cost firmaları iç
yazın avrupa'ya pek gitmişliğim yok. ancak şimdi temmuz sonu-ağustos başı italya'ya gidiş-dönüş bilet almam lazım (napoli tercih sebebi).
gidişi makul fiyata çözebiliyorum ama dönüş için, roma gibi sık uçuş olan bir şehir bile 15 bin'den ucuz bilet göstermiyor. aktarmalılar hep low-cost firmaları içerdiği için, bavul ekleyince yine bu fiyata çıkıyor.
bakmaya devam edeyim mi; bu saatten sonra yeni uçuşlar açılır mı? yoksa al gitsin, tarih yaklaşınca daha da artar mı diyorsunuz?
teşekkürler!
0
lil siztah
(15.04.26)
Al al, daha da artar söyleyim. Yaz dönemi çoktan başladı.
-2
gobekliraki
(15.04.26)
şeye bak bence. her gün daha sık uçuş yapılan şehirlerin biletleri daha uygun fiyatlı olur. mesela roma’ya uçup oradan trenle geçme durumuna bak. ben öyle yapardım
0
deartheodosia
(16.04.26)
Okul tatillerinin fiyata etkisi buyuk, tatil baslangicina falan denk geliyorsa pesin pesin yuksek yapiyorlar, bazen ucustan 1-2 hafta once alinan bilet daha uygun olabiliyor veya sabit kalabiliyor. Ara sira bakmak lazim firsatlar cikabilir. Ya da esnek olabiliyorsaniz, cevreye bakabilirsiniz.
0
mbond
(16.04.26)
@deartheodosia, ben de o fikirle roma'ya bakıyorum ama soruda da yazdığım gibi, roma bile anlamsız derecede pahalı. uygun bir şehir bulsam napoli'den geçicem bi şekilde, o kısmı sorun etmiyorum.

@mbond, aslında herhangi bir tatile denk gelmeyen, cayır cayır yaz günleri baktığım tarihler, bu sebeple anlam veremedim. pegasus kampanya maillleri ilk kez bu yıl haziran sonuna kadar uzadı; bakalım, biraz daha bekliyim, belki temmuzu da dahil ederler.

asıl sorunum şu; genelde avrupa biletlerini çok önceden ve sezon dışı aldığım için yaz bileti alma raconunu bilmiyorum. neyse,15'ten de fazlası olmaz herhalde diyerek bekleyeyim madem. patlarsam editlerim:)
0
🌸lil siztah
(16.04.26)
Ağustos avrupa'da en popüler tatil ayı, yani yüksek sezon malesef. nispeten uygun fiyat bulunca direkt almak lazım.
0
amelie poulain
(16.04.26)
bilgi olsun diye güncelleyeyim: pegasus'un gönderdiği son kampanya maili, aşmış bir şekilde bugünden 2027 ilkbaharına kadar %40'a varan indirim vadediyor; ancak 1 temmuz-30 ağustos arası hariç :/ dolayısıyla kampanya işi yattı..
kamu spotu: bu tarihlere yurtdışı planı yapmayın!
0
🌸lil siztah
(06.05.26)
(11)

bu tutar kime patlar?

kibritsuyu
efendim mesleğim gereği yapmam gereken bir şeyi yapmadığım için müşterim 16.000 lira ceza yedi. bu tamamen benim suçum, ben karşılayacağım. bunda bir problem yok.16.000 lira, 15 nisan'dan (bugün) önce ödendiği takdirde %25 indirimli, 12.000 lira olarak ödenebiliyor, bugün son gün.lakin bu müşterimde
efendim mesleğim gereği yapmam gereken bir şeyi yapmadığım için müşterim 16.000 lira ceza yedi. bu tamamen benim suçum, ben karşılayacağım. bunda bir problem yok.

16.000 lira, 15 nisan'dan (bugün) önce ödendiği takdirde %25 indirimli, 12.000 lira olarak ödenebiliyor, bugün son gün.

lakin bu müşterimden benim 30.000 lira kadar alacağım var, yaptığım işin karşılığı olan ücret alacağı. (edit: aylardır ödemedikleri gecikmiş bir borç bu)

ben müşteriden alacağım varken bir de cebimden para ödemek istemiyorum. adamlara diyorum ki "15 nisan'dan önce öderseniz indirimli olarak 12.000 lira ödenecek. siz ödeyin, benim alacağımdan mahsup edin". yani bana olan borcunuz olan 30.000 liradan düşün, borcunuz 18.000 lira kalsın. tamam dediler, ama şu saat oldu daha ödenmiş değil.

şimdi bunlar bugün ödemeyip indirimi kaçırırlarsa, cezanın 16.000 olarak ödenmesi gerekirse bu 4000 liralık kısım kime düşer?
0
kibritsuyu
(15.04.26)
su saate kadar ödemedilerse ve 30 bin liranizi alabileceginizden eminseniz ödemeyi siz yapin, o 4 bin lira sonra size patlamasin. müsteri, gecikmeli ödersem kibrit'ten keserim zaten, diyip gecistiriyor belli ki. siz zamanlica uyardiysaniz bence müsteriye düsmesi lazim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
gönül ister ki sana düşmesin ama sana düşer.
+3
Improbable
(15.04.26)
Sana tabii ki.
0
Purple life
(15.04.26)
en güzeli son bir kez hatırlatmak, ödemiyorlarsa da ödemek.
diğer türlü sizin ödemeyi yapacakları zamana kadar "kimden kesecekler bakalım" stresine gireceksiniz; hiç gerek yok kanaatindeyim.
0
lil siztah
(15.04.26)
gönlümden geçen adamın ödemesi ancak;
ceza 16, erken ödersen indirimden faydalanıyorsun. yani "senin yüzünden indirimden faydalanamıyorum" deme hakkın yok gibi geliyor.
adamın sana olan borcu için bir ceza/faiz kesemiyorsan yapacak bir şey yok.

ama yine de kardeşim bana borcunu zamanında ödeseydin ben de yatırırdım sorumluluğum olan parayı. senin yüzünden fazla ödeme yapamam demen hakkındır gibi geliyor.
+3
kisa
(15.04.26)
Onlarin 30k olan borclarinin son odeme gunu gelmediyse, senin 12k olan borcunun son odeme tarihinin bugun olmasi onlari ilgilendirmez ki? Son odeme tarihi gecerse faiz yine senin, cunku borc senindi. He sana "tamam" demisler. Sozlerini tutsalar iyi olur o ayri
+1
üğpoıuy
(15.04.26)
Mükellef " tamam " deyip ödemediyse onun sorumluluğunda normalde ama sana 30 bin tl yi ödemeyen adam bunu umursar mı? İşte onu pek bilemiyorum hocam.
+2
kumandanim
(15.04.26)
30.000 lira gecikmiş bir borç. zamanında ödemedikleri ücretlerinin birikmesiyle oluşan bir borç. üstüne yatmazlar, borç takmazlar, öyle bir durum değil ama düzensizlik hakim, ihmal ediyorlar. hep aynı şey oluyor. onlarda param kalmıyor ama zamanında düzenli olarak da gelmiyor.

yani aslında örtülü olarak adamlara demek istiyorum ki; param yok, bana olan gecikmiş borcunuzu ödeyin, ben de cezayı ödeyebileyim.
-1
🌸kibritsuyu
(15.04.26)
Kabul ettikleri ödemeyi neden yapmadıklarıyla ilgisi var. Para olsa yaparız ama kardeşim benim de alacağım ödenmedi kusura bakma diyorlarsa sana düşer. Ya o bugün müydü tüh diye dönerse, farkı da ödemeli.

Ben olsam öderim, gerekirse karttan nakit çek ama öde, 4000 lira az para değil.
+2
gabe h coud
(15.04.26)
Tamam dememiş olsalar belki sana yazardı da, şu durumda alacağın 18 bin net.
0
(15.04.26)
30.000 tl muhasebe borcu olan, o parayı da ödemez; onu ödese bile size kalan borcunu da ödemez; aradaki 4.000 tl onların üstlenmesi lazım; sizin zaten alacağınız daha eski tarihlidir diye düşünüyorum
0
sweetoffice
(15.04.26)
(3)

Duyuru metalcilerine zor soru + şarkı önerisi.

eurhka
Metalci değilim arada açar 1-2 saat çalışırken dinlerim. O yüzden aradığım şarkı hakkında sadece birkaç bilgi verebiliyorum.1- Gaz bir şarkı2- Megadeth, Slayer vb. 'metalsizlerin' de nispeten bildiği ünlü bir gruptu.3- Albüm kapağında zincir tutan ve sanırım bir şeye binen adamlar/adam vardı. Lacive
Metalci değilim arada açar 1-2 saat çalışırken dinlerim. O yüzden aradığım şarkı hakkında sadece birkaç bilgi verebiliyorum.

1- Gaz bir şarkı
2- Megadeth, Slayer vb. 'metalsizlerin' de nispeten bildiği ünlü bir gruptu.
3- Albüm kapağında zincir tutan ve sanırım bir şeye binen adamlar/adam vardı. Lacivert ve siyah ton ağırlıklıydı sanırım.

Bu şarkıyı bulmak zor olabilir, o sebeple bir iki tane şöyle gaz şarkı atsanız da kafayı sallayarak çalışsam şahane olur. Teşekkürler.

Cevapların hepsine tik koyacağım, doğru şarkı gelirse edit'leyeceğim.

EDİT: Buldum şükür.
Judast Priest Painkiller
open.spotify.com
köpekli motora binen bir abimiz varmış kapakta.
+1
eurhka
(15.04.26)
metal albüm kapakları için çok genel geçer bir tema bu. ilk aklıma gelen, iced earth olabilir mi?
iced earth-alive in athens dinleyebilirsiniz. prophecy-birth of the wicked-coming curse yapın sırayla.

edite edit: şunu öneriyorum öyleyse: www.youtube.com
bu da priest'in şarkısı ama orijinali bu kadar vurucu değil bence.
0
lil siztah
(15.04.26)
Albüm the Number of the Beast olabilir mi? Zincir tutan deyince bu geldi aklıma. Şarkı da Run to the Hills olabilir.
0
auroraaurora
(15.04.26)
Bulmuşsun ama benden de bi şarkı çalışır :) music.youtube.com
0
Improbable
(15.04.26)
(1)

Stevia,Eritritol vb. tatlandırcılar konusunda?

biravekahve
şeker alternatifi tatlandırıcılar bakarken en dikkat çekenleri bunlar fakat stevia denilen malzemelerin içeriğine baktığında genelde %95+ eritritol var. eritritol hakkında kan pıhtılaşmasını artırabileceğini söyleniyor? Siz ne kullanıyorsunuz, ne düşünüyorsunuz?
şeker alternatifi tatlandırıcılar bakarken en dikkat çekenleri bunlar fakat stevia denilen malzemelerin içeriğine baktığında genelde %95+ eritritol var. eritritol hakkında kan pıhtılaşmasını artırabileceğini söyleniyor? Siz ne kullanıyorsunuz, ne düşünüyorsunuz?
0
biravekahve
(15.04.26)
Alternatifi ne için baktığınız önemli.
Ben kan şekeri dalgalandırmasın diye bakarken stevia’nın iyi bir seçenek olduğunu görünce, piyasadaki stevialı diye lanse edilen tatlılara baktım; çoğundaki stevia oranı %0.1 falan. Bu sebeple stevia’yı alıp, tatlıyı ben yapayım dedim; bu sefer de dediğiniz gibi farklı katkılarla karşılaştım. Mesela Migros’ta takita diye bir marka var, her formundaki stevia ile katkı maddesi ve oranları farklı. Hepsinin de farklı dezavantajları var. Sonra, vücudu şekersizliğe alıştırmak istiyorsam, stevia gibi alternatiflerin süreci ancak ötelediğini okuyunca, saldım artık..
Eğer saf stevia alayım derseniz, yaprak formda satılanlara bakın; ty’da falan var.
0
lil siztah
(15.04.26)
(7)

ayakkabi icine ne giyiyorsunuz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
bu sorum duyurunun kadinlarina. yari acik ayakkabilari yaz da olsa sandalet olmadigi sürece yalin ayak giymeyi seven biri degilim. mesela toms, högl, pikolinos gibi markalardan bircok ayakkabim var (loafers, ballerina, espadril, pumps vs). genelde ince tül corapla giymeyi seviyorum ama baskalari ne
bu sorum duyurunun kadinlarina.
yari acik ayakkabilari yaz da olsa sandalet olmadigi sürece yalin ayak giymeyi seven biri degilim. mesela toms, högl, pikolinos gibi markalardan bircok ayakkabim var (loafers, ballerina, espadril, pumps vs). genelde ince tül corapla giymeyi seviyorum ama baskalari ne yapiyor merak ediyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
benim ayağım çok terliyor. bu sebeple, çorabın görünmesinin çirkin duracağı ayakkabılarda, genelde, ne kadar konforsuz olsa da -çünkü topuk kısmı çok kısa olduğundan kayıp duruyor- pamuklu babet çorabı giyiyorum. vans, keds gibi bez ayakkabılara, bunun azıcık yükseği olup, lastiği bileğin hemen altında biten kısa pamuklu çoraplardan da giyebiliyorum. renginin ayakkabıyla ve kıyafetle uyumlu, pastel tonda olmasına dikkat ediyorum sadece.

ancak yaşlandıkça konfor üstün geldiği için geçen yıl burnu kapalı bir sandaleti (bkz. aşağıda) kendisiyle aynı renk bilekte çorapla giydim (öğle yürüyüşlerine başlamıştım). iş yerinde istisnasız herkes dalga geçti, ama ben geri adım atmadım! :) almanlıq çok güzel :D
www.keenfootwear.com.tr

edit: arada giydiğim çin işi bir tül çorap vardı (tabanı pamuk, bileği kendinden desenli) ancak buna benzer çorap bir daha hiç bulamadım. denk gelen varsa, tavsiye almak üzere kaynak yapmış olayım:)
0
lil siztah
(15.04.26)
Sandalet hariç bütün ayakkabıları çorapla giyerim, giyim tarzım genelde spor olduğu için çok sırıtmıyor hemen hemen tüm çoraplarım uzun renkli modeller.
Loaferı bile renkli çorapla kombinliyorum.
Açıkçası bir noktadan sonra nasıl durduğu da çok önemli olmamaya başlıyor konfor her şeyden daha önemli ama yine de çok abartmıyorum kıyafetimle uyumlu çoraplar giymeye çalışıyorum (renk olarak).
Babet çorabından nefret ederim ki babet giymeyi de bıraktım yıllar önce.
Babet çorabı gibi olmasa da kısa çoraplar oluyor bilekte biten bazen onları da giyiyorum ama çok sevmiyorum.
Uzun çorap candır.
+1
mutekebbir
(15.04.26)
@mutekebbir+1 sandalet harici bütün ayakkabıları çorapla giyerim. Arkası açık birkenleri çorapla giyenler oluyor bence o sırıtmıyor, hem çoraplı hem de çorapsız giyilebilir onlar. encrypted-tbn2.gstatic.com
0
Amaranta ursula
(15.04.26)
coraptan kastiniz nasil corap? pamuklu corap mi, tül corap mi? tülde de külotlu corap mi, yoksa dizalti mi?
babet corabi ben de sevmiyorum. bilek hizasi spor coraplardan kullaniyorum ama keds gibi spor ayakkabilarda. mesela loafers ayakkabilarda pantolon giyiyorsam dizalti, elbise giyiyorsam külotlu tül corap giyiyorum.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
Sneaker, spor ayakkabılara ya bilek boy (git: encrypted-tbn0.gstatic.com ya da diz altı klasik çoraplardan (git: sizestores.s3.eu-west-1.amazonaws.com )giyiyorum. Spor&sneaker+elbise/etek yaptıysam, kışın ya da soğuk havada ten rengi ya da siyah külotlu çorapla giyiyorum. Mevsim sıcaksa spor &sneaker içine bilek boy/diz altı çorap giyiyorum.

Oxford ve loafer tarzı klasik ayakkabıların altına ben ince ten rengi ya da siyah renk çorap giyiyorum. Hiç renkli/pamuklu çorap giymedim. Nedense gözüme güzel gelmiyor. Ama yukarıda verdiğim yarı açık birkenlerde beyaz bilek boy çorabı yakıştırıyorum. Şu tarz: encrypted-tbn2.gstatic.com
0
Amaranta ursula
(15.04.26)
siyah külotlu çorap dışında tül çorap kullanmıyorum. aslında külotlu çoraplarımı da 100den’e yakın seçiyorum. babetlerimi çorapsız (ya da kışın külotlu çorapla) giyiyorum. sneakerları bilekte pamuklu çorapla ya da uzun pamuklu çorapla seviyorum. birkenleri de kışın kalın çorapla giyiyorum hatta. hayatımda hiç ten rengi tül çorap giymedim sanırım; gıcır gıcır hoşuma gitmiyor. babet çorabından nefret ederim +1
0
eileengray
(15.04.26)
Sandalet giyiyorsam kimse bana çorap giydiremez :D Onun dışındaki yazlık ayakkabılarda pamuklu ve topuk kısmında kaydırmayı önleyici silikon bant olan babet çorabı giyiyorum. Rengini ayakkabıya göre seçiyorum içinde sırıtmasın diye. Spor ayakkabıysa bileği geçen pamuklu çorap. Eteği bir tek yazın giydiğim için kilotlu çorabım yok. Kışın da termal tayt + yün çorap kombinasyonu yapıyorum.
0
truf
(15.04.26)
(11)

İnstagram hesabı almalı mıyım

gobekliraki
Son zamanlarda çok gündem oluyor sosyal hayatımda. Eş dost akraba, uzaktan tanıdıklar, yakından tanıdıklar herkes birbirine ekliymiş instagramda. Ben kullanmıyorum desem de sürekli şu enerjiyi alıyorum= "beni eklememek için yalan söylüyor" Direkt bu enerjiyi alıyorum yani. Açayım mı bi hesap öyle s
Son zamanlarda çok gündem oluyor sosyal hayatımda. Eş dost akraba, uzaktan tanıdıklar, yakından tanıdıklar herkes birbirine ekliymiş instagramda. Ben kullanmıyorum desem de sürekli şu enerjiyi alıyorum= "beni eklememek için yalan söylüyor"
Direkt bu enerjiyi alıyorum yani. Açayım mı bi hesap öyle sırf eklesinler diye, ortamlarda garip kaçmasın diye.
-2
gobekliraki
(15.04.26)
Aynı şeyi yaşıyorum, açma.
+2
antihero
(15.04.26)
Arklar bikac yila kadar ben de instagram kullanmiodum, kimse de garipseyip rol kesiyo falan demiyodu. Nasil insanlar var etrafinizda anlamiyorum. Bi de boyle dusunenleri neden onemseyip hayatima dair bi degisiklik yapayim ki?
0
üğpoıuy
(15.04.26)
şimdiye kadar açmadıysanız hiç açmayın, sosyal medya kullanmıyorum deyin geçin.
+1
black holes in the sky
(15.04.26)
Gerçekten kullanmıyorum, sadece şirketin hesapları var linkedin ve instagramda. Ama bazen bişey oluyor "aa evet gördüm instagramda" diyorum, galiba o zaman patlıyor mesele.
-2
🌸gobekliraki
(15.04.26)
kafanıza takılacak kadar düşünüyorsanız bu konuyu, açın gitsin. ben de kullanmıyorum, yakın çevremden hiç eleştiri almadım mesela.
ancak vatsap konusunda benzer tepkiyi görüyorum; çünkü yurtdışına çıktığımda falan açıyorum gerektiğinde, o sırada denk gelen "hani kullanmıyordun?!" diye laf ediyor. sabırla açıklıyor ve tavrımı koruyorum.
0
lil siztah
(15.04.26)
@lil işim whatsapp konusuna girmiyorum bile. Şirket olmasa onu bile kullanmıyorum.
-2
🌸gobekliraki
(15.04.26)
Açıyorum be o zaman :))
-2
🌸gobekliraki
(15.04.26)
Bu sebepten dolayı açmaya gerek yok bence. İnanıp inanmamak onlara kalmış.
Patlamamak için de özelde kullandığım hesabım yok şirket hesabı açık sadece denebilir kimse kurcalamaz diye düşünüyorum.
+1
mutekebbir
(15.04.26)
ben var olanı kapatayım mı diye düşünüyorum.
+1
erty_ksk
(15.04.26)
içinden açmak geliyor belli ki
0
deartheodosia
(16.04.26)
Aç.
Hem kendin de bir şeylere bakarsın.
Mesela bir otele, bir restorana gitmeden önce instagramdan bi bakıveriyorum iyi oluyor.

Yalnız instagram hesabı açtığında kim kime nerden ne bilgi veriyor bilmiyorum ama geçen sene klima için gelen tamirci de, hiç tanımadığın alt kat komşusu da, adını zor hatırladığın liseden arkadaşın da bir anda ekleyebilir. Çok şaşırma.
-3
michael_knight
(16.04.26)
(4)

Suyunuzu genelde hangi sıcaklıkta içiyorsunuz?

yadigar
Tercih ettiğiniz içme suyu soğukluğu belirli bir yaştan sonra değişti mi? Ben artık oda ısısında içer oldum. Eskiden dolap suyu (4-6 derece) içerdim.Şu anda suyunuzu nasıl içiyorsunuz?
Tercih ettiğiniz içme suyu soğukluğu belirli bir yaştan sonra değişti mi? Ben artık oda ısısında içer oldum. Eskiden dolap suyu (4-6 derece) içerdim.

Şu anda suyunuzu nasıl içiyorsunuz?
📊 Havanın yaklaşık 23-25 santigrad derece hissedildiği normal bir ortamda suyunuzu nasıl tercih ediyorsunuz?
Oda ısısı (20-25 *C) %33.3 (6)
Serin (10-18 *C) %11.1 (2)
Soğuk (6-10 *C) %16.7 (3)
Buz Gibi (1-4 *C) %22.2 (4)
Sıcak (+25 *C) %0 (0)
Buzlu (Normal su + Buz) %5.6 (1)
Buzlu (Soğuk su + Buz) %11.1 (2)
Çay/Kahve ısısında (yok artık!) %0 (0)
0
yadigar
(15.04.26)
eskiden beri soğuk suyu hiç sevmem; suyun tadını alamıyorum öyle. oda ısısı forever!
annem 70'e yaklaştı; yazın hep soğuk içerdi, şimdi kışın bile soğuk su bulunduruyor. gittikçe soğuttu yani..
-2
lil siztah
(15.04.26)
siklarda 4-6 yok :(
+1
lemmiwinks
(15.04.26)
yarım şişe suları dondurucuya yatık şekilde koyup dondururum. buzlukta böyle yarısı buz olan 5-6 tane şişem vardır. sonra normal pet şişe suyu alır, o yarısı buz olan şişenin üstüne doldururum. elimdeki diğer şişede yarım şişe ılık su kalır. onu da tekrar dondurucuya yatık şekilde koyarım, donar. böylece hiç eksilmez.

böylece elimde yarısı buz, yarısı sudan oluşan bir şişe kalır. onu bitene kadar içerim. koyduğum su buzu eritir, buz koyduğum suyu soğutur. şişe bitene, buz tamamen eriyene kadar buzzz gibi soğuk su içerim.

hatta canım soğuk kahve mi istedi? buzlu şişeye sabah demlediğim ve demlikte kalan filtre kahveyi koyar, yine aynı şekilde buz gibi soğuk ays kofimi içerim.

duyuru'dan bazı arkadaşlar buna "faranjit suyu/faranjit kahvesi" adını taktı, ben de çok beğendim bu isimlendirmeyi.
0
kibritsuyu
(15.04.26)
Et termostatiyla suyun isinini hic olcmedim :D
0
compumaster
(15.04.26)
(13)

Doktorada uzatma almanın koşulları neler?

Amaranta ursula
Arkadaşlar merhaba,Türkiye'de devam eden bir doktora programında 8 dönemin sonuna gelince kaç defa ve kaç aylık uzatma alınabiliyor en fazla? Uzatma öncesi yayın yapma şartı var mı? Eğer ki son TİK'e kadar ortada henüz bitmeye hazır bir tez ve tezle ilgili yayın yapma ihtimali yoksa, bu durumda atıl
Arkadaşlar merhaba,

Türkiye'de devam eden bir doktora programında 8 dönemin sonuna gelince kaç defa ve kaç aylık uzatma alınabiliyor en fazla? Uzatma öncesi yayın yapma şartı var mı? Eğer ki son TİK'e kadar ortada henüz bitmeye hazır bir tez ve tezle ilgili yayın yapma ihtimali yoksa, bu durumda atılma mı oluyor?

Bu yayının doktora tezi ile ilgili olması şart mı? Mesela yüksek lisans tezinden çıkarılan bir makale ya da dergiden yayın kabulü varsa doktora tezi öncesi yayın şartını karşılar mı?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(14.04.26)
Bu soruların cevabı aynı üniversitedeki enstitüler arasında bile değişiyor. Muhtemelen denemişsinizdir ama en doğru cevabı bağlı bulunduğunuz enstitüden alabilirsiniz. En genel haliyle 8 yarıyıl normal süre, 12 yarıyıl maksimum uzatma süresi. Yayın şartları, yayınların nasıl olması gerektiği vs dediğim gibi çok değişken.
+4
evrim halkasi
(14.04.26)
bunlar tamamen giriş yılına göre okulun ilgili yönetmeliğine bağlı konular.
genel geçer bazılarını cevaplayabilirim ama.
YAYIN: doktora'dan mezun olmak için çoğunlukla ulusal/uluslararası yayın + ulusal/uluslararası bildiri şartı var (ki bunun detayları da okulun atama, yükselme vs esaslarına göre belirleniyor). şart demek şu; tezi teslim aşamasına geldiğinizde, makaleyi mümkünse yayımlatmış olmanız ya da en azından kabul yazısı almış olmanız gerekiyor. uzatma ile yayının alakası şöyle var; yayınınız henüz yoksa, mezun olamayacağınız için okullar çoğunlukla bunun için 1-2 dönem süreden sayılmayan izinli olabilmeniz, yani uzatma alabilmenize izin veriyorlar. ancak şu sıralar doktora seviyesinde bir yayın için dergilerden min. 1 yıl bekleme süresini göze almanız lazım. yayının tezle alakalı olması, ancak çok da alakalı olmaması gerekiyor. bunun için tezin teslim aşamasında, makaleyle birlikte benzerlik için intihal programına sokulduğunda, -yine okula göre değişen- belli bir yüzdeden fazla benzerlik çıkmaması gerekiyor. sonuç olarak sizin verdiğiniz örnekler bu koşulu sağlamaz.

ATILMA: yazdığınız senaryoda kişi atılmasa bile toplarlaması çok zor olur ama imkansız değil. bir kere 8 dönemden sonra birden fazla kez mazeret sebebiyle dönem uzatma hakkı var (ancak dediğim gibi okula göre değiştiği ve çok kritik bir konu olduğu için detaylarına girmiyorum). bu kişi nasıl toparlayabilir dersek (önceki tikleri iyi geçmiş ve danışmanıyla arası ortalama biri için konuşuyorum): öncelikle yönetmeliği okuyup, ardından enstitüsü'nün öğrenci işleriyle görüşüp; uzatma, dondurma vd koşulları öğrenecek (örneğin geçmişte pandemi, deprem gibi gerekçelerle, olanın da üstüne ekstra uzatma hakları tanıdılar; şu an durum ne bilmiyorum). sonra alabildiği kadar uzatmayı alacak (bu dönem için konuşuyorsak koşsun; çünkü genelde uzatma dilekçeleri mart ortasına kadar verilebiliyor, ancak sağlam bir gerekçe sunarsa hala şansı var. gerekçe için; işsizlik, parasızlık, doğum, hastalık, boşanma vs vs konular revaçtadır). sonra hemen tezi bir kenara bırakıp, makale ve bildiriyi hazırlayıp, en kısa zamanda onları gerekli dergi ve toplantılara göndersin; çünkü kısıtlı zamanda en kritik şey, bunların kabulü, revizyonu vs için bekleme süreleri olacak. sonra derhal tezi toparlamaya girişsin. tüm uzatmalarını kullandığı halde bitiremediyse, hocasıyla anlaşarak juri'ye çıkabilir ve oradan 6 ay düzeltme (uzatma) alabilir. bu arada makale veya bildiri için kabul yazısı gelmediyse, bunlar da dondurma için ekstra gerekçe olabiliyor.
dediğim gibi detaylar değişken ve kritik. internetten bulduğu bilgiyle ilerlemeyip okula sözlü danışsın; gerekirse yazılı bilgi alsın.
arkadaşa başarılar diliyorum.
+1
lil siztah
(14.04.26)
atılma demişim ama nasıl atılınmazı yazmışım:)
atılma şöyle oluyor: dondurma yaptığı sürece tik'e girmesine gerek yok. fakat ek süre aldıysa ve dönemde aktif görünüyorsa tik'e girmeli. 2 tik'e arka arkaya girmezse/başarısız olursa veya aralıklı olarak 3 kez girmezse/başarısız olursa, ilişiği kesilir, yani atılır (yönetmelikten kontrol edilsin). tüm uzatma haklarını kullandıktan sonra, son döneminin bitiminde (mesela bu dönem için mayıs sonu/haziran başında) tezi teslim etmesi lazım. tabi bu arada makale ve bildiri şartlarını sağlamış olması lazım. bizde, yayın bilgilerini sisteme girmezsen tezi yüklettirmiyordu; yani atılıyorsun. süresi içinde tezi yüklemezsen, yine atılıyorsun. yükledikten sonrası nispeten kolaylaşmış oluyor. gelsin savunmalar, gelsin cübbeler:)
+2
lil siztah
(14.04.26)
Detaylı cevaplar için çok teşekkür ederim tekrardan @evrim halkası ve @lil siztah. Giriş yılım 2022 Eylül.
Daha önce başarısız sayıldığım 1 TİK'im olmuştu. Sonrasındaki TİK'ten ise başarılı sayıldım ve geçtim. Acaba bu TİK'te de başarısız sayarsa hoca ek süre kazanmış olur muyum?

Enstitünün program yönergesinde "Tez savunma sınavına girebilmek için doktora öğrenimi sürecinde, öğrencinin SSCI, SCI, SCI-Expanded ya da AHCI kapsamındaki dergilerde veya ULAKBİLİM TR Dizin dergi listesinde bulunan dergilerde, tezi ile ilişkili ve ilk isim olduğu basılmış veya kabul belgesi almış en az bir araştırma makalesi olmalıdır."

Benim kabul alan makalem TÜBİTAK-ULAKBİM TR Dizin'de taranan ulusal hakemli dergilerden biri. Ancak dediğim gibi yüksek lisans tezimden çıkardığım bir makale olduğu için koşulları sağlar mı bilmiyorum. Danışmanıma sordum, o da yarın enstitüye soracak. Aksi takdirde atılıyorum sanırım. Umarım pişman olmam:/
0
🌸Amaranta ursula
(15.04.26)
Üniversiteye göre değişir. Toplam süre 7 yıl diye biliyorum.
0
stefano
(15.04.26)
Bana kalırsa hemen makale şartını ileri sürüp dondurma dilekçesi verin. Gerisine sonra bakarsınız. Ana önerim, hocayı araya koymadan gerekenleri siz öğrenin. Hem uygunu bu, hem de kulaktan kulağa ufak bir hata yüzünden olan şansınızı da kaybedebilirsiniz.
Başarılar dilerim.
0
lil siztah
(15.04.26)
@lil siztah,
Hocam, makale şartını ileri sürüp kayıt dondurma mümkün olur mu bilmiyorum. Danışmanım aslında anlayışlı, yanımda olan biri ama bu sefer de yanımda olur mu bilmiyorum. Ben araştırıp sorayım. Zira öğrenci bilgi sisteminde kayıt dondurma butonuna baktığımda kapalı görünüyor. Muhtemelen ya dönemini kaçırdım ya da istisnai hallerde aktif oluyordur.
0
🌸Amaranta ursula
(15.04.26)
Ben niye atıldığınızı anlayamadım. 2022 girişliyim diyorsunuz. 8. döneminiz bitiyor. 12 yarıyıla kadar uzatma hakkınız var zaten normal koşullarda. Bu da 2 sene yapar, toparlanmayacak bir durum yok burada. Ben mi bir şey kaçırıyorum?
0
evrim halkasi
(15.04.26)
Benim makul gerekçeyle mayıs ortasında bile dönem dondurabildiğim oldu (yönetmelikte var). Giriş yılınıza göre önünüzde uzatma imkanı da var gibi duruyor, bu sebeple dönem kalma şansınızı kötü günler için saklasanız iyi olurdu. Ama enstitüden olumlu dönüş alamazsanız tik’ten kalma da değerlendirilebilecek bir seçenek.
0
lil siztah
(15.04.26)
@evrim halkasi,
Hocama göre uzatma alabilmem için benim bir dergide yayımlanmış bir makalem ya da en azından yayına kabul edilmiş bir makalem olması gerekiyormuş. Önümüzdeki tik'e 1 ay var ben daha o makalenin sahasını yapıyorum. Asla yetişemez.
0
🌸Amaranta ursula
(15.04.26)
Okuldan okula değişir ama sizin hocanızın verdiği bilgi hiç aklıma yatmadı; zira en önemli uzatma alma gerekçelerinden biri makale ve bekleme süreleri gittikçe uzadığı için enstitüler bunu kolaylaştırmaya gidiyor. Yoksa her dönem parça para yüzlerce dilekçeyle uğraşması onlara da zor.
Herkesin önerdiği gibi enstitüye gidiniz. Başarılar dilerim.

Not: Moral bozmayın, sizin durumunuzda yüzlerce kişi oluyor her dönem. Kurallara göre oynadıktan sonra hepsinin vardır bir kolayı. Teknik sorunları kısa sürede bertaraf etmeye çalışın, makale motivasyonunuz düşmesin.
0
lil siztah
(15.04.26)
Arkadaşlar @lil siztah, sağ olsun gerekli yönlendirmeler konusunda beni aydınlatınca öğrenmiş oldum ki benim okuluma göre ki sanıyorum hemen hemen hepsinde de böyledir, 8 yarıyıl sonrası 12 yarıyıla kadar zaten bizim bir şey yapmadan uzatma hakkımız varmış. Her dönem program kaydını yapıp okulu uzatmış olmaktan kaynaklı öğrenim harcını (500 küsur lira) yatırdıktan sonra TİK'lere girip tezinize devam edebiliyorsunuz. 12'ye gelmeden, yani savunma sınavı öncesi, jürinizden uzatma alabilmek için de doktora tezinizle ilgili bir dergide yayına kabul edilen ya da en azından değerlendirilme aşamasında olan bir makaleniz olması gerekiyormuş.
+2
🌸Amaranta ursula
(16.04.26)
ulkeye ve hatta okula gore degisir ama benim bildigim master icin 4 sene , phd icin 8 sene limiti var.
0
cooperr
(17.04.26)
(4)

Ödemli ayağa yüksek tabanlı ayakkabı önerisi

guldum gectim genceciktim
Merhaba sağ ayak bileğimde eziğe baglı yoğun ödem var, yumuşak doku ödemi, kemik ödemi ve taban (aşil tendonu etkileyen) ödemi şeklinde. Ödemler yürüyüşümü çok etkiliyor, ortopedist yüksek tabanlı rahat bir ayakkabı kullanmamı önerdi. Özellikle topuk kısmım çok hassas orayı rahat ettirmem gerekiyor.
Merhaba sağ ayak bileğimde eziğe baglı yoğun ödem var, yumuşak doku ödemi, kemik ödemi ve taban (aşil tendonu etkileyen) ödemi şeklinde. Ödemler yürüyüşümü çok etkiliyor, ortopedist yüksek tabanlı rahat bir ayakkabı kullanmamı önerdi. Özellikle topuk kısmım çok hassas orayı rahat ettirmem gerekiyor. Benzer durumlardan geçen biri bi kadın ayakkabısı marka modeli önerirse sevinirim erkek modeli de olur kadın versiyonunu araştırım. Teşekkürler
0
guldum gectim genceciktim
(14.04.26)
Ayağın genelinde ödem sebebiyle genişleme var mı anlayamadım ama öyleyse, Skechers’ın enine genişliği normalden fazla olan wide modelleri var, onlara bir bakın. Kifidis gibi medikal markalarda daha tuzlu ama sorununuza daha uygun ayakkabılar bulabilirsiniz.
Geçmiş olsun.
0
lil siztah
(15.04.26)
Clarks olabilir.
-2
gobekliraki
(15.04.26)
Bu ezik ne kadar zaman önce oluştu önemli olan o. Yani şu an yeni ve şişlik varsa zaten çok da üzerine basmamanız lazım. Ama akut dönem geçti, bundan sonra sürekli giyeceğiniz ayakkabı arıyorsanız aynı şeyi yaşamış bir insan olarak tavsiyelerde bulunabilirim.
Hasar yeniyken bandaj kullandığım için burnu kapalı hafif crocs tarzı terlik giyiyordum.
Sonraki dönemde ağır botlar, babetler, dolgu topuk dahil diğer topuklu ayakkabılardan uzak durdum. Bilekteki bağlar henüz stabil olmadığı için yeri sağlam kavrayan ayakkabılar giymek lazım. Tabanı en az 1 cm olmalı ki darbe emsin. Skechers gibi köpük tabanlılardan ziyade kauçuk tabanlılarda daha rahat ediyorum. Dümdüz ve ince taban yerine ayak arkını destekleyen, ayağı kapatan ve çok sert ve çok yumuşak olmayan spor ayakkabılarla rahat edersiniz.
0
curukturpkokusu
(15.04.26)
Üzerinden 3 haftadan biraz fazla zaman geçti. atel vs takıldı çıktı değneksiz yürümeye başladım bi hafta oldu. tabanı 3-4 santimlik olmalı doktor da kalın taban önerdi ama mevcut kalın tabanlı lumberjack ayakkabılarım yeterince ortopedik değil. o yüzden daha ortopedik yüksek tabanlı bişi olmalı şu gelen önerilere bakıcam önce.
0
🌸guldum gectim genceciktim
(15.04.26)
(6)

bu durumda evi kiraya vermeli mi?

ercu cozer
ben başka şehirdeyim , bekarım.anneme yaşadığı yerden ev almıştım. anneannem de annemin yanında olduğu için evin büyük kısmını da dayadım döşedim. hem o dönem sevgilim vardı evlenirsem annemlerin ayrı evi olsun diye düşündüm, hem de anneannem hayattaydı.anneannem çok yaşlı da olsa anneme ses oluyord
ben başka şehirdeyim , bekarım.anneme yaşadığı yerden ev almıştım. anneannem de annemin yanında olduğu için evin büyük kısmını da dayadım döşedim. hem o dönem sevgilim vardı evlenirsem annemlerin ayrı evi olsun diye düşündüm, hem de anneannem hayattaydı.
anneannem çok yaşlı da olsa anneme ses oluyordu. ancak anneannem vefat etti.
orada artık annemi tek bırakmak istemiyorum tek başına bir şey olsa aramız bin km neredeyse.

hem önceden tek takılmak istiyordum rahat takılmak çapkınlık yapmak için falan ancak anneannemin kaybı annemi evlenene kadar yakınımda tutma isteği doğurdu bende.

ev dayalı döşeli , ancak bu durumda yılda 10-15 gün ancak kullanılabilir.
evlenene kadar ya da daha kısa bir süre evi kiraya versem mi?

avantajları
-ayda 30-35 bin getirisi olur evin kalan borcu 400 zaten
-ev hastane ve ünv yakınında yani öğrenci, tayinci memur gibi 1-2 yıl duracak kiracı bulup tahliyesini garanti edecek hukuki altyapıları hazırlayabilirim (noterden tahattüt vs)
- annemin borçlarını bitirip birikim yapmasını sağlar ilerisi için ,çünkü emekli maaşı çok az

dezavantajları
-annemin bir süre kendi evi olmaz, ben eve istediğimi getiremem takılamam
- yeni eşyalarımız harap olabilir

sizce bu şartlarda bu ev kiraya vermeli mi?vermemeli mi?
0
ercu cozer
(14.04.26)
Annenizin fikri nedir? İçine duygu karıştırılmadığında kiraya vermek mantıklı gözüküyor ama belki anneniz de düzenini değiştirmek istemiyodur.
+1
(14.04.26)
Evlenene kadar annenizi yanınıza almak nasıl bir şey. Kadına ping pong topu muamelesi mi yapacaksınız? Evlenene kadar bana yemek yapacak biri lazım, gel. Ben evlendim, sana ihtiyaç kalmadı, Git. Kadının bir sosyal hayatı var. Yeriyle yurduyla oynamayın bence. Bırakın evinde yaşasın.
+2
Mirket
(14.04.26)
paraya ihtiyacınız yoksa kiralamayın. boş dursun daha iyi
0
yankee jumping
(15.04.26)
Kısa süreli kiraya vermeyin sakın.

Orospu çocuğu bir kiracıya denk gelirseniz: Ev harap olur, eşyalar harap olur, aldığınız kiradan daha fazla para çıkar sizden. Kiracı "çıkmam" diye diretirse 3-4 sene uğraşırsınız. Anneniz evine geçemez bu sürede...


.
0
kartallar yuksek ucar
(15.04.26)
mirket +1

maddi olarak durumları bilmiyorum ama orada kurulu bir çevresi vs yoksa evi satıp sizinle aynı şehirde/yakın başka bir ev alıp oraya yerleştirmek daha mantıklı olabilir annenizde istiyorsa.
-1
elorelia
(15.04.26)
anneniz istiyorsa yakınınıza taşıyıp, eşyaları da yeni eve geçirip, diğerini boş olarak kiraya vermek en makul seçenek. ancak kısa süre (3-4 sene gibi) sonra lazım olur düşünceniz varsa boş kalsın; kiracıya da size de yazık olur.
0
lil siztah
(15.04.26)
(13)

Özel sektörde memur olarak çalışıyorum.

tahirkemalbozoglu
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.
“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.
Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
+3
tahirkemalbozoglu
(13.04.26)
Bunlar hep çeşitlilik işte zenginliğimiz
+5
artıküyeolmakistiyorum
(13.04.26)
Gereksiz detay ama doğru.
+1
HellKeePer
(13.04.26)
iste okumus kadin, koleyiz diyememis, memuruz demis.
+4
cooperr
(13.04.26)
Oradaki memur biraz farklı, fabrika işçisi değil, ofiste çalışan kişi anlamında söyleniyor. Fabrika ortamını biliyorum az çok, beyaz yaka dediğimiz tayfa "memurlar" olarak geçiyordu.
-1
mbond
(14.04.26)
Kadin 100% Yanlis soylemis. Memur sadece kamuda calisir. Ozelde calisan memur olmaz.
Kamudaki ogretmen memurdur. Ozeldeki ogretmen iscidir.

Mesela benim pozisyonum da yasadigim yerde public Servant olarak kullanilir. Ozeldekiler public servant olmaz.

Memur demek devlet tarafindan istihdam edilen kamu gorevlisi demektir.
+4
thetruenorthstrongandfree2
(14.04.26)
Doğru ama modası geçmiş tabir. 70’ler ve 80’lerde ve muhtemelen daha öncesinde de beyaz yakalılara genelde “memur” denilirdi. 657’ye tabi olanlar gibilerine “devlet memuru” denilirdi. Zamanla “memur” kavramı sadece devlet memurları için kullanılır oldu. Korkusuz Korkak filminde Mülayim Sert özel bir şirkette memurdur mesela.

Yazıhane, odacı, murahhas aza, murakıp gibi sözcüklerin kullanıldığı zamanlardan kalma bir söyleniş yani…
+10
yadigar
(14.04.26)
"memur" daha çok masa başı çalışanları tanımlamak için kullanılan bir ifade. hala da öyle. "beyaz yakalı" tabiri çok sonradan çıktı. ayrıca da hitaben kullanılacak bir tanımlama değil.

mesela bankada gişede oturan görevliye de memur diyoruz. "annem bankada memur" diyorsun. ne diyelim "annem bankada beyaz yakalı" desek olur mu yani? sırf "memur" kelimesi "devlette çalışan" anlamına evrildiği için "annem bankada gişe personeli, bireyselci" falan diye zorlama tabirlere giriliyor.
+3
kibritsuyu
(14.04.26)
Memur; hizmet veren kişi, görevli demek. Devlet memuru diyince devletin görevlisi oluyor. Özel sektörde de memur denebilir tabii ama günümüzde memur=devlet memuru olarak algılandığı için çok pratik olmaz iletişimde.
+4
nundu
(14.04.26)
youtu.be


arkadaş korkusuz korkak evreninde yaşıyor galiba.
0
Hallegadola
(14.04.26)
Bu yanlışa dilimizde “anlam kayması” deniyor. Carttırı curt kıdemli uzmanıyım dese anlaşılmayacağı için memurum demiş. Doktor, mühendis vb ünvanı yoksa işçi mi yoksa masa başı iş mi yapıyor ayrımı böyle ifade ediliyor. Doğru bir tanım olmayabilir ama pratikte verilmek istenen mesaj böyle veriliyor.
-1
cilekli pasta
(14.04.26)
1980'lerde konuşuyor olsa anlamlı olabilirdi ama bu devirde istisnasız devlet memuru için kullanılıyor bu tabir. açıklamak durumunda kalması bile, kelimenin güncelde kendi durumunu tanımlamadığını açıkça gösteriyor. bana kalırsa kelimenin kendisi itici bir ifade; anlamı da "emir altında olan kişi" demek. çok beğeniyorsa buyursun açıklaya açıklaya kullanagitsin.
+1
lil siztah
(14.04.26)
anlam olarak yanlış olsa da, evet, fabrikalarda böyle bir kullanım var.
15 yıldır izmir'de çeşitli fabrikalarda beyaz yaka olarak çalıştım.
işçi: mavi yaka veya vardiyalı çalışanlar
memur: beyaz yaka veya vardiyasız çalışanlar
anlamında kullanılıyor yaşı 50+ insanlar tarafından.
mesela servisler ikiye ayrılıyor: işçi servisi, memur servisi deniyor. memur servisi 08.00 - 18.00 düzeninde, işçi servisi vardiya düzeninde.
0
la lykia
(14.04.26)
is bankasinda memur diye bir unvan vardi. subede gordugunuz kisiler falan genelde
memur
yetkili
2. mudur
mudur yardimcisi
sube muduru

unvanlarindan birine sahip (8-9 yil oncesinin bilgisi, eksik veya yanlis hatirlamis olabilirim bazi seyleri)
0
fakyoras
(14.04.26)
(7)

Bu yara nasıl geçer? [HASSAS foto]

efreet sultan
Babam yatalak ve son bir senedir o tarafına yatmayı çok sevmesinden olsa gerek sol kalçasında yara oluşmaya başladı. ilk seferinde hafif çukur ve morumsu bir iz kalmıştı ama yara iyileşmişti. son 2 aydır çok fena azdı yarası ve linkteki gibi çukur oluştu. baş parmağın yarısı girer içeri, öyle bir de
Babam yatalak ve son bir senedir o tarafına yatmayı çok sevmesinden olsa gerek sol kalçasında yara oluşmaya başladı. ilk seferinde hafif çukur ve morumsu bir iz kalmıştı ama yara iyileşmişti. son 2 aydır çok fena azdı yarası ve linkteki gibi çukur oluştu. baş parmağın yarısı girer içeri, öyle bir derinlik. hastanede yara hemşiresi smith & nephew intrasite gel ile pansuman yaptı, biz de devam ettirdik ama pek bir faydasını göremedik. biraz içi etlendi o kadar. bugün başka bir kontrol için hastaneye götürüldü babam, plastik cerrahi doktoru debridman jeli kullanın demiş ama zaten smith & nephew debridman jeli değil mi? nasıl tedavi edeceğiz bu yarayı? pansuman yapacağımız zaman böyle kanlı gibi sıvı de geliyor.

Hartmann Hydrosorb Gel gördüm ama bunun da stoğu bitti diye sanırım biraz uçuk fiyattan satılıyor.

i.hizliresim.com
0
efreet sultan
(13.04.26)
ninem kalçasını kırınca havalı yatak almıştım. elektrik motorlu bir sistemi var. bazı noktaları şişiyor bazıları iniyor sürekli.
hastanın hep aynı pozisyonda yatmaması lazım.
ayrıca yarayı kurutmayacak merhemler kullanın. batikon sürmeyin mesela.
+1
yurtsuz john
(13.04.26)
öncelikle sağlık diliyorum babanıza. uzman falan değilim, baştan belirteyim.
belden aşağısı felçli, üniversite öğrencisi bir genç kız youtuber'da benzer bir yara oluşmuştu, tekerlekli sandalye sebebiyle. onunki de bu kadar ilerlemişti ve kemiğe de ulaşmış meğer. bu sebeple ameliyat oldu; ameliyatta oradaki hasarlı dokuların temizlendiğini ve kemiğini de bir parça kazımak zorunda kaldıklarını söylemişti.
babanızı hastanede doktor da görmüş, benim yorumum gereksiz kalabilir ama bu yara artık kremle falan kapanacağa benzemiyor sanki. daha da ilerlemeden bunun için özel olarak genel cerraha falan götürseniz iyi olur diye düşünüyorum. acil şifalar dilerim.
+4
lil siztah
(13.04.26)
Hiperbarik Oksijen Tedavisi denediniz mi?
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(13.04.26)
Fotoğrafa bakamıyorum ama eğer kullanmıyorsanız mutlaka havalı yatağa geçin. Anneannem için kullanmıştık çok şükür bir sıkıntı yaşamamıştık. Sağlık, sıhhat, afiyet diliyorum.
0
mslny
(13.04.26)
Ne kadar süredir pansumana devam ediyorsunuz bilmiyorum ancak bası yarasının birkaç günde kabuk bağlayıp iyileşmesini beklememelisiniz. Yaranın eskisinden daha iyiye gittiğini görmüşsünüz böyle aşama aşama devam ettiği sürece sorun yok. Doktor kontrollerine de devam etmelisiniz, ayrıca farklı branşlara gösterme de iyi bu açıdan genel cerrahi +1

İşin sizla alakalı tarafında ise kesinlikle havalı yatak almalısınız. Bu yaralar basınçtan oluşuyor, habalı yataklar ise bu basıncı bir şekilde azaltıyor. Bunların hastaya pozisyon veren, basıncı azaltıp artıran türde olanları da var.
0
akhenaten
(14.04.26)
Çok geçmiş olsun. Bakım hastasını yönetmek zor bir süreç.
Öncelikle havalı yatağa kesinlikle geçmeniz gerekiyor. O tarafa yatmasını seviyor konusunu ortadan kaldırmanız ve gün içinde farklı taraflarına yatmasını sağlamanız lazım. Sırtına yastıklarla destek verebilirsiniz.
Yakın bir hastanenin evde bakım birimine kayıt yaptırın. Düzenli kontrollere gelirler.
Yara iyileşmesi için kremler kadar beslenme de önemli. Protein alımına dikkat edin. Hareketliliği ne kadar bilmiyorum ama dolaşımı sağlamak için ayaklara ellere
masajın faydası olur. Yara bakımı için çok fazla ürün var. Tek bir fotoğrafa göre kimse net bir tavsiyede bulunamaz. Diyabet, tansiyon, beslenme durumu önemli yara tedavisinde. Sizin yaranın kremden ziyade dressing denilen ürünleri kullanma zamanı gelmiş gibi. Ya da krem sürdüğünüzde gazlı bezle kapatmanız lazım ki ortadaki boşluğu kapatacak nemli ortam oluşsun. Fitolab firmasının ürünlerinden, hyalofast gibi hyaluronik asitli ürünlerden veya manuka balı içeren ürünlerden fayda görenleri duymuştum. Ben doktor değilim bahsettiğim ürünleri tıbbi tavsiye olarak almayın, mutlaka bir yara uzmanından destek alın.
0
curukturpkokusu
(14.04.26)
herkese teşekkür ederim. tavsiyeleriniz çok kıymetli. bakımıyla annem ilgilendiği için yorumlarınızı kendisine de ilettim. bugün havalı yatak siparişini verdim hemen. sağolun, varolun.
+2
🌸efreet sultan
(14.04.26)
(25)

Biz de mi kötü olalım?

ananiyimioguz
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...Fakat geçenlerde eşim
Şimdi size yaşadığımız bir kaç olayı anlatıp, durum değerlendirmesi isteyeceğim.

1- Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık. Onlar çık demeden çıktık falan, eve zarar vermedik, sorunları kendimiz hallettik vs...

Fakat geçenlerde eşimin kiracısı tutturdu gerçek enflasyon beni ilgilendirmiyor, çevredeki kira artışı da beni ilgilendirmiyor. ben tüik in mi dedi tefe tüfe mi dedi ona bakarım dedi, isterseniz dava açın dedi 2-3 yıldır bu şekilde kendi keyfine göre ödüyor. Bizim dükkan kirası da ev kirası da neredeyse 2x artıyor her yıl, başka yerler pahalı olduğu için, kavga etmemek için, zaten bir şekilde çıkartırlar kabul etmezsek... dediğimiz için bir şekilde hep enflasyonun üstünde artışları kabul ediyor ve ödüyoruz.

Ama bize denk gelen kiracımız hem böyle davranmıyor hem de evde ne olsa bize yazıyor. Yav kardeşim çok büyük bişey olmadıktan sonra sen hallet işte biz öyle yapıyoruz bizim ev sahibimiz evle de dükkanla da ilgilenmiyor...

Eşim de diyor ki biz miyiz enayi biz de kötü olalım sorun çıkartalım... Şimdi bu burada bi dursun.

2- Geçenlerde eşim site içerisinde manevra yaparken bir aracın ön tamponunu azıcık sürtmüş. İnmiş bakmış pek bişey yok, neyse bişey olmaz demiş işe gitmiş.

Sonra apartman grubuna bir resim geldi, 1 karışa bir karış bir alanda siyah bir sürtme, aynı zamanda tampondaki siyah şerit de soyulmuş falan... Site yöneticisi demiş ki değerli apartman sakinleri, bir komşumuz bu araca sürtmüş, araç sahibi aracını daha yeni boyatmış, belki fark etmemişsiniz bana ulaşır mısınız zararını karşılayalım gibisinden...

Aracın konumundan fark ettim ki bizim aracı son koyduğumuz yerin yanı... Hemen hanımı aradım. Evet ya ufak bi sürttüm de bişey olmaz dedim dedi, bize hep sürtüyorlar biliyor muyuz kimin olduğunu dedi.

Abi ben bi durduk yere sinirlendim. Öğrenci halimle bile böyle bir şey yapsam not yazıp cama bırakıyordum ben. Şimdi kaç yaşına geldik milletin aracına sürtüp sürtüp ne var canım normal mi diyeceğiz. Hayır bir de çok kalabalık şehirde, sokak parklarında falan haaadi belki normal diyeceğim de kendi sitemiz içindeyiz ya. Komşu komşuya da bunu yapmasın yani.

Ben söyleme gereği duymadım çok bişey yoktu dedi eşim. Ben de olmaz öyle şey ulaşıp kusura bakmayın deyip ödiycez zararını dedim. Adama ulaştım, o da aşırı kibar, valla olur öyle şeyler de yeni boyatmıştım daha ondan üzüldüm ulaşmaya çalıştım dedi belki çıkar diye dedi. Şimdi tekrar boyatmam gerekecek dedi. Ne kadar tutar kusura bakmayın hanım fark etmemiş ben de aracı yıkattıktan sonra fark ettim dedim. 2-3 bin tutar dedi aramızda hallettik kapandı. Hanıma kalsa sessizliğe bürünecektik.

3- Geçen farklı bir şehirde kahvaltıcıya gittik. Onun bulunduğu alan kendi kalabalıklığından ötürü çok dolu. Ama etrafta da aparmanların altında kendi etraflarında ufaktan açık otoparkları var. Onlardan birine girelim işte suraya dedi. Dedim ki buralar apartmana aittir olmaz dolanalım buluruz bir yer...

Yok ya ne olacak dedi sanki bu koyanlar hep apartmanda mı oturuyordur millet hep koyuyor bence dedi. Hey allahım neyse girdim gösterdiği yere. Tam inicez camdan bi teyze "yalnız burası apartmana ait" dedi. Bizimkiler hiç duymamazlıktan geldi öf hiç şimdi senle uğraşamıycaz diye söylenerek mekana geçtiler.

Ya şimdi türkiyede yaşıyoruz. Ben de bazen ufak tefek kuralların veya yasaların çevresinden dolanabiliyorum. Ama bu kadar bişeyler üst üste gelmemiş miydi veya benim kural dışılığım daha hafif de bunlar rahatsız edici mi geldi bilmiyorum.

Ama şuna ayar oluyorum, bu tarz şeyleri bir şekilde dışarıdan biri bize yapsa hanım küplere biner. Kendi yapınca da -e ne var bize de yapıyorlar- gibi bir bakış açısı beni sinir ediyor. E böyle böyle yozlaşıyoruz işte dedim en son sinirlendim. Nefret ettiğin insanlara dönüşüyoruz işte böyle böyle dedim.

O da benim onunla aynı fikirde olmadığım için sinirleniyor. Sen çok kuralcı davranıyorsun biz miyiz enayi diyor.

Yani kötü mü olalım illa bu memlekette ne yapalım bilemedim...

Şöyle kaldım allahın güneydoğusunda :(
pbs.twimg.com
media.normalsozluk.com
+2
ananiyimioguz
(13.04.26)
Burada soru ne?
1. Kiracınız haklı. Siz de mülk sahiplerine karşı kiracınız gibi davranın.
2. 'Arabaya sürttüm ama PEK BİR ŞEY YOK.' ne demek ya? Yuh.
3.Kuralcı olmamak değil ki, hak gaspı bu. Medeni olamamak durumu var.
+7
Mirket
(13.04.26)
1) temelde ev sahipleri de, kiracılar da kendilerine göre haklı. suçlu, pandemi dönemi bu dengeyi kurcalayıp bozan hükümet. ancak mevcut ekonomik koşullarda ortam teksas oldu artık, gücü yeten yetene. bu sebeple hakkınızı sonuna kadar arayın derim.
benim kiraya ihtiyacım olmasına rağmen, evin benden çok sahibiymişçesine racon kesen kiracıma, kira tespit zamanı geldiği halde direkt tahliye davası açacağım. ardından da evi boş tutacağım (bir kaç sene içinde kentsel dönüşüm sebebiyle oraya taşınmam gerekebilirdi; bu tipin yüzünden erkene çekeceğim). bana yaramıyor, ona da yaramasın. ben bu konuda kötü olmaya zorlandım mesela, yapacak bişey yok.

2) eşiniz haksız. zarar verdiği malın sahibine sormadan hükme varamaz. gerekirse böyle durumlarda o da peşine düşsün; düşmemek kendi seçimi. bu konuda kötülüğe kaymayı doğru bulmuyorum, zira karşıda masum bir kişinin hakkı söz konusu.

3) eşiniz haksız ama idare edilebilir. aracı kullanan bensem, sizin gibi yapardım. eşimse, kendine yedirebiliyorsa, yesin milletin lafını, otursun.

sonuç: siz etik değerleri olan, karşı tarafın haklarına karşı hassas bir insansınız. eşiniz ise kafayı fazla yormadan işine bakmanın peşinde; bu arada gerekirse karşıdakilerin hakkını çiğnemekten çekinmiyor. bu konularda ilişkinin en başında fikir sabihi olmakta hayati fayda vardı.. ama geçinmeye gönlünüz varsa, bu saatten sonra pek irdelemeyin derim. söz gelimi arabayı kullanan oysa, nereye parkettiğine karışmayın. aracı sürttüyse, kameradan falan tespit edildiğinde kendi uğraşsın; yanında durmayın. mesela mal sahibi adamla kendisini muhatap edin. kısacası tepkiyi sizden değil, çevreden gördükçe törpülenmesini umabilirsiniz.

son söz: siz çok üzülürsünüz, eşinizin işleri daha yolunda gider. ben de sizin gibiyim, değişemem ama yapı olarak eşiniz gibi olsaydık hayat bize daha kolay olurdu; bu bir gerçek.
+3
lil siztah
(13.04.26)
Hocam hepsinde haklısın ve maalesef toplum olarak acaip bi' yere gidiyoruz.
Kiracıyı çıkartmak için işlemlere başlayın derim, diyorlar ya hep Allah iyilerle karşılaştırsın diye gerçekten öyle.

Eşinizin hareketleri aşırı sinir bozucu ve bencilce.
+1
kumandanim
(13.04.26)
Kiracı konusunda haksızsınız. Siz enflasyonun üstünde artış yapıyorsunuz diye o da yapmak zorunda değil. Sözleşmede aksi bir durum yoksa yasal artışı yapar geçer hakkıdır.
Diğer iki konuda eşin haksız
+3
dfn4
(13.04.26)
" Kiracı olduğumuz her evde ev sahipleri ne derse veya konuşarak orta yolu bularak hep kira konusunda anlaştık"
yanlış yapmışsınız. kira orta yolu bularak değil sözleşmede yazan yüzdeye göre belirlenir. tefe tüfe yazıyorsa tefe tüfe oranında zam yapar kullanan kiracı.
siz sözleşmeyi kendi kafanıza göre kira artışı yapacağınız bir şey mi sanıyorsunuz anlamadım ki. eğer kendi kaldığınız evin kirasını bu şekilde veriyorsanız zaten mülk sahibi size büyük kötülük yapıyor.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(13.04.26)
eşiniz gibi insanlarla aynı toplumda yaşamak beni çok üzüyor ya.
+11
yenibirgüzelnick
(13.04.26)
:( tum maddelerin altinda yatan sebep medeniyetsizlik :( kira konusunda tamam yasal sinir var ama bi de bi seylerin oluru var. Hukumet suclu +2

En azindan teyze öyle deyince mahcubiyet duysa ok dicem, bi de öf pöf yapma ozguveni harikaymis.

Hele baskasinin arabasina carpip sallamadan devam etmek... yanlislikla birinin ayagina bassam vijjdan azabindan ölürüm aq
+5
üğpoıuy
(13.04.26)
Kira dışında haklısın.
Kiracı hukuken de etik olarak da senin ev sahibinle yaşadığın olayla zerre alakası yok. Yasal kontrata imza atmış iki taraf.
0
logisticsmanager
(13.04.26)
1- hukuk ne diyorsa o. Kiracınız yasalara aykırı davranmıyorsa sorun yok. Her kiracı farklı tepki verebilir masraf meselelerine.

2 ve 3- eşiniz cahil gibime geldi. Hakaret anlamında söylemiyorum. Farkında değil yapılanın cahillik olduğunun.

Şöyle örnek vereyim, yazarak biraz zor oluyor anlatmak: daha yeni yarı kapalı bir mekandayız, etrafı böyle naylonla yarı kapalı çay bahçesi gibi. Pöfür pöfür ama. Ben sigara içen biriyim, baya içerim. Yan masamızda çocuklu aile vardı. Ben hiç sigara yakmadım. Benim masamdakiler niye içmiyorsun dedi, ben de dibimizde çocuklu aile oturuyor dedim. "Nolcak yasak değil sonuçta, içiliyor burda" falan dediler.
İşte bu cahillik. O sigarayı yakmamak için illa duvarlarda "sigara içmek yasaktır" yazmasına gerek yok.
+1
gobekliraki
(13.04.26)
@ Mirket, abi işte soru ben mi fazla abartıyorum böyle kötü mü olunmalı bende mi bi tuhaflık var sorusu...

Ya aslında eşime de bir şeyler yapıldığında "ya işte bu dünya böyle medeniyetsizlik hakim, buralarda kaba kuvvet hakim, güçlü olanın borusu öter, zayıf olanı ezerler vs. vs." diye karşılasa hadi neyse diyeceğim de.

Kendisine bu tarz şeyler yapılınca, yapanın ne anası kalıyor ne bacısı kalıyor da, e kardeşim sen de yapıyorsun aynısını yani bu normal ise sen de kabullen. Yok değil ise sen niye eline fırsat geçince yapıyorsun. Yani ben mental olarak kafayı sıyırıyorum böyle tutarsızlıklar gördükçe.

Kiracı konusunda da bence iki taraf da birbirini düşünerek orta yolu bulmalı. Ne biz doğru yapıyoruz ne karşısı doğru yapıyor. Doğru olan çevreye bakıp insani, vicdani ölçüde ayar çekmek. Herkesin 30k verdiği yerde ne ben ev sahibi olarak kiracım 15e kalsın isterim, ne de ben kiracı olduğum yerde 15e oturmak isterim yani işime gelir de vicdanen istemem yani.

Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Yani ben dark side a geçemiyorum bir yerde haklı olabilir ama ben bana davranılmasını istemediğim bir şeyi karşıya yaparak mutlu olamam yani kendisi bu motivasyonu nasıl sağlıyor bilemiyorum. Böyle mi olmak lazım bu topraklarda onun iç savaşını yaşıyorum ondan yorunları merak ettim.

Mesela burada dışarıda tanıştığım genç bir arkadaş var tutturdu abi ben silah alıcam sen de ister misin...

Lan oğlum manyak mısın ne silahı dedim cezası var bilmemnesi var kafana göre silah alınır mı...

Olsun abi evde bulunsun veya bagajda falan bulunsun. Dünyanın bin bir türlü hali var benim anam ağlayacağına başkasının anası ağlasın diyor.

Ya havle kafa aynı kafa işte şimdi ben bu zihniyetle baş edemiyorum. Bir yerden bakınca haksız da gelmiyor şimdi ortamına göre adapte olman lazım ama yok ben kendi içimde oturtamıyorum bu yaklaşımı. Ne yapsam bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
@ gobekliraki, heh işte demek istediğim bu... ama ben bunu anlatamıyorum.

Mesela tamamen farazi bir örnek vereyim böyle bir şey yaşanmadı;

Eşim diyelim ki yukarıdaki komşu çocuklarının patır kütür koşturmasından şikayetçi.

Bir gün yeğenleri gelse aynı şeyi onlar yapsa derim ki başka bir şey oynayın ayıp alt kata gider...

Eşim de der ki karışma çocuklara sanki dışarıda oynayacak yer mi bıraktılar nerede oynasın çocuklar...

YA MADEM ÖYLE BAŞKALARINA NEDEN KIZIYORSUN

Bir de ben karışıyorum diye bana da çemkirebilir üstüne :D Yani anladınız sanıyorum örnekler böyle uzar gider...
+1
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
1- kiracı 5 yıl ve üstü değilse haklı. yasa ne diyorsa o gerisi kişileri bağlamaz. bende ev sahibime 5. yıl bitince %260 zam yaptım, ama 6. yıl bitince bu sefer %300 zam istedi hop noluyoruz dedim. şimdi 2 senedir mahkemelik durumdayız. 5. yılda mahkeme kararı olmadan yapmış olduğum zamda boşa gitmiş oldu.
2- eşiniz haksız olduğu gibi yüzsüz de. çarptın madem wp grubu var yaz oraya.
3- 2. maddeye ilaveten terbiyesizlik de varmış. kimse uyarmamış olsa hadi diyecem parkettin gittin ama teyze uyardıktan sonra ben özür diler hemen arabayı çekerdim.

eşiniz, bir de bunları yapıp üste çıkıyorsa vay halinize. gerçi şu an ki konjoktürde de gayet normal herkes başkasına yaparken normal ama kendi başına gelince nerde adalet diye bağırıyor.
+4
gercekdunya
(13.04.26)
eşiniz haksız ve zor bir insan. başkasının otoparkına girmem biraz daha dolanır yer bulurum.
+4
orpheus
(13.04.26)
1 konusunda hayatım boyunca sizin gibi oldum. faydasını da gördüm zararını da, kazığını da. ama içim böyle rahat ediyor.

2 ve 3 kabul edebileceğim şeyler değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.04.26)
ya millet $oklar gecirerek e$ini gommus de, 3. dunya ulkeleri kuralsizliklar ulkeleridir.
senin davranis bicimin de sanki iskandinav ulkelerinde yasiyor gibi, burda bazi arkadaslar da ayni kafada ama uzgunum, oneri verdikleri sekilde yasadiklarina inanmasi guc.

senin hatun ortama uyum saglamis, ben ayipla(ya)miyorum.
sen ise yasadigin ulkenin gerceklerinin pek farkinda degilsin gibi, inat ediyorsun, duzelir diye bekliyorsun ama malesef senin omrun boyunca o hayal ettigin seviyeye gelinemeyecek.

ortasini bulmaniz lazim bence.

1 - kiraciya tefe/tufe zammi yapin, siz de tefe/tufe kadar arttirin. eger size cikin derlerse verin mahkemeye der gecerim.
2 - her ufak surtmeyi bende iplemiyorum, bana da surtuyorlar, aracin kapilarin yamuk yumuk surekli kapiyi carpip duruyorlar. kimsenin 1 lira verdigi yok. ha biri gelip carpmissin kardes ode derse anlasirim.
3 - arac gozumun onundeyse park eder gecerim, yukardan bagiran teyzeyi iplemem. biri gelip cek cikamiyorum falan derse cekerim.
-4
cooperr
(13.04.26)
Bana da eşin sıkıntılı gibi geldi.
+1
Hallegadola
(13.04.26)
@ cooperr, tamam da o zaman kendine yapildiginda da normal karsilamasi lazim madem öyle bir dunyadayiz... kendisi hem kendine yapildiginda ona sinirleniyor, hem de ben onun onceden sinirlendigi bir konuyu veya benzer bir konuyu onun o zaman karsidan davranilmasini bekledigi sekilde bir yol izledigimde yine sinirleniyor.

Tam anlatamadim da neyse anladiniz saniyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Birader sen niye devamlı bize karını kötülüyon? Tam bir … evlisin diyince rahatlayacan mı?
+5
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, nerenden anlıyorsun sorun olmayan şeyleri gelip burada neden anlatayım, insan çıkmaza girdiğinde, sorun yaşadığında falan paylaşma isteği duyar.

Sence ben karımı kötülüyorum diye mi buraya yazdım? Konu eşimin 'biz de kötü olalım, herkes gibi yapalım' tarzı bakışı ve kendi yaptığı şeylere başkası yapınca sinirlenmesi. Ben de bu ikilemi yönetmekte zorlanıyorum farklı bakış açısı duymak hoşuma gidiyor. Sen bunu 'karı kötülüyor' diye okuyorsan, ya anlamadın ya da bilerek saptırıyorsun. Git başka yerde provokatörlük yap.
0
🌸ananiyimioguz
(13.04.26)
Eşimin genel tavrı şu "biz her konuda kibar, anlayışlı davrandıkça birileri gelip bizim ağzımıza s*cıyor, biz niye böyle davranıyoruz?"

Cevap:
-Başkası arabaya vurup kaçıyor, biz de kaçalım.
-Başkası kuyruğa girmeyip kaynak oluyor, biz de olalım.
-Başkası emniyet şeridini kullanıyor, biz de kullanalım.
-Başkası alt kattakinin üzerinde tepiniyor, biz de tepinelim.
-Başkası çalıyor, çırpıyor, biz de çalalım.
-Başkası tecavüz ediyor, biz de edelim.

Bunun sonu var mı? Nerede duracağız?
+3
Mirket
(13.04.26)
@oguz

anlattiklarindan o ortama uyum saglamis, sen ise uyum saglamamakta direniyorsun cikarimi yaptim ben.

sana haksizsin demiyorum, senin dusunce yapin dogru AMA senin kafa yapinda bir adamla (babam) senelerce ayni evde yasadim, sonunda uzulen hirpalanan kendisi oldu.

o yuzden salla diyorum, Turkiye'de yasayabilmek istiyorsan kafa yapin "Laissez-faire" olacak, yoksa delirirsin.

eger problem aramak istiyorsan, turkiye'de senle sokaga cikalim, her adimda sana olmamasi gereken birsey gosteririm, her adimda. bununla basa cikmak mumkun degil.
-2
cooperr
(13.04.26)
Ben beynimle algılıyorum hakarete geçtiğine göre seninki malum…
Kadını dün tanıyıp evlenmediysen ne olduğunu biliyorsundur işte satmaya çalıştığın üstün ahlak erdem etik zart zurt kavramların olsaydı hayat arkadaşını burda itin götüne sokmazdın kimse seni evet o çocuğu olalım şerrefszi olalım diye gazlamayacak sandığın kadar iyi bi adam değilsin.
0
kullaniciadimvar
(13.04.26)
@ kullaniciadimvar, sen neden kendi kendine kuruluyorsun, tamam degilim hatta ben daha kötüyüm için rahat edecekse. Başta da böyle bir yaklaşımı yoktu ayrıca. Vardıysa da göstermedi veya gösterecek olay yaşanmadı. Kaldi ki güzel şeyleri neden yazıp çizeyim durup duruken. Onlar bir sorun teşkil etmiyor ki. Güzel ki devam ediyoruz. Pürüzler sorun oluyor. Sen onlari görüyorsun diye ne diye kendi kendine kuruluyorsun. Her bu tarz sorumun altina "bakin böyle böyle oldu bir kac huyu var ama karim aslinda cok iyi bir insan ve ben onu cok seviyorum" diye açıklama mi yapmam lazim.

Şu an soru kim daha kötü kim daha etik değil değil ki. Belli bir kac olay özelindeki çelişkiyi, sinirlendiğimi ama o an bunu anlatamadığımı falan söylüyorum,

Sen gelmiş burada bana saldırıyorsun bir de sana laf yetiştiriyorum. Hayatta bir secim yaptik diye hic icimizi dokmeyelim anamiz babamiz karimiz cocugumuz ile ilgili yani öyle mi.

Sen yapma erdemli kardesim ne güzel kendi sorunlarını dertlerini sıkıntılarını kendin çözebiliyorsan ne mutlu sana.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
of yine soru sahibine bakmadan cevaplamışım. senin eşin antepliydi değil mi? antepliler böyle olur normal.
0
Hallegadola
(14.04.26)
@ Hallegadola, antepli eşleri olanlar her sorunu "antepli" sepetine atıp çözemez ya sdfjsg

Memlekete, ırka, ülkeye göre genelleme yapılmasını hiç sevmem ama yavaştan hak vericem gibi artık bir değil iki değil tamam sevdiğim yanları da var ama bazı davranışları kabullenemiyorum.

Ama böyle bu tarz davranan tüm insanlar antepli olamaz değil mi. Eşimin kardeşleri bile birbirine benzemiyor e onlar da antepli nasıl olacak şimdi.
0
🌸ananiyimioguz
(14.04.26)
(2)

ev almada tapu ile ilgili işler

panamera
Merhaba,ekseprtiz raporu geldikten sonra tapuda işler hangi sırayla nasıl ilerliyor acaba? kredi oldu diyelim, para alıcıdan satıcıya güvenli şekilde nasıl iletiliyor? bir ara bunun için blokeli hesap gibi bir uygulamadan söz ediliyordu. yakın zamanda tecrübe eden oldu mu?bir de ben şöyle olacak diy
Merhaba,
ekseprtiz raporu geldikten sonra tapuda işler hangi sırayla nasıl ilerliyor acaba? kredi oldu diyelim, para alıcıdan satıcıya güvenli şekilde nasıl iletiliyor? bir ara bunun için blokeli hesap gibi bir uygulamadan söz ediliyordu. yakın zamanda tecrübe eden oldu mu?
bir de ben şöyle olacak diye bekliyorum; emlakçı tapudan randevu alıyor, alıcı ve satıcı birlikte gidiyoruz. %4'ü alıcı olarak ben ödeyeceğim, bu ödeme tapuya gitmeden önce mi yapılıyor, yoksa orada iken de kredi kartı ile ödenebilir mi? biraz bu süreç hakkında bilgiye ihtiyacım var. gib.gov.tr'den mi ödeme yapılıyor? bunu sormamdaki amaç halkbankası burdan yapılan ödemeleri taksite bağlıyor, böyle bir kampanya yapmış.
0
panamera
(13.04.26)
Basvuru surecini banka sizin adiniza baslatiyor. Tapu harcı ödemeleri randevuya gitmeden yapılıyor. Resmi site üzerinden ya da banka üzerinden yapılabiliyor. Randevuya gittiğinizde sıra alıyorsunuz. Tapuda önce alıcıya paranı aldın mı satiyor musun diye soruyorlar. Sonra satıcıya evin durumu bu banka ipotek koyuyor alıyor musun diye soruyorlar. İşlemden sonra banka kredi tutarini satıcıya gönderiyor. Kalan kısim icin alici ile önceden mutabık olmanız lazim.
+1
osssy
(13.04.26)
işlem sırasında kk ile gib'den ödeyebilirsiniz.
paraf kart vergiye taksit yapıyor, evet; ama otomatik değil. bunun için önce işlemi yapıp, işlem -provizyondan çıkıp- harcamalara düştüğünde, internet şube'den harcama taksitlendirme yapmanız gerekiyor. paraf visa/master'a 3; troy'a 4 taksit yapabilirsiniz.
şimdiden hayırlı olsun.
0
lil siztah
(13.04.26)
(5)

Booking.com mail atmis

tantamount_to_equivalent
[email protected]'dan gelmis mail: rezervasyonunun PIN number'ini update ettik diyor. Iyi de benim en son rezervasyonum bir yil onceydi, bitti gecti. Hesabima girdim aktif rezervasyonum falan hicbir sey yok, kartimdan para cekme olayi da yok, cok sukur. Ne yapayim? Hello,At Booking.com, we are de
[email protected]'dan gelmis mail: rezervasyonunun PIN number'ini update ettik diyor. Iyi de benim en son rezervasyonum bir yil onceydi, bitti gecti. Hesabima girdim aktif rezervasyonum falan hicbir sey yok, kartimdan para cekme olayi da yok, cok sukur. Ne yapayim?

Hello,

At Booking.com, we are dedicated to the security and data protection of our guests. In that spirit, we’re writing to inform you that unauthorized third parties may have been able to access certain booking information associated with your reservation.

We recently noticed suspicious activity affecting a number of reservations and we immediately took action to contain the issue. Based on the findings of our investigation to date, accessed information could include booking details and name(s), emails, addresses, phone numbers associated with the booking and anything that you may have shared with the accommodation.

To keep your booking secure, we have updated the PIN number of your booking reservation.

Reservation number - XXXXXXXXX

New PIN - XXXX

If you have received suspicious emails or phone calls, these could be from malicious actors pretending to represent the accommodation or Booking.com. Please remember that:


We'll never ask you to share credit card details by email, over the phone, through text or Whatsapp


We'll never ask you to make a bank transfer that is different from the payment policy details in your booking confirmation


If you receive an email that appears to be sent by the accommodation provider or Booking.com, please remain vigilant before clicking on any links

We recommend that you have security protocols (such as an antivirus programme) set up on your devices to keep you safe from phishing attempts.

The security of your personal information is our utmost priority. We will continue to enhance and extend the robust security measures we have in place to secure your reservations with us.

We’re here to support you, so if you have any questions or concerns or notice any unexpected changes to your reservation, please do not hesitate to contact our Customer Service team, available 24/7. You can find the contact information in your reservation confirmation.

Thank you for choosing Booking.com.

Kind regards,
Booking.com
0
tantamount_to_equivalent
(13.04.26)
Gonderen e postasından emin misin? Pishing de cok kullanilir booking
0
duster
(13.04.26)
Bana da geldi. Spam.
0
VIPCH
(13.04.26)
globalde de herkes bunlari konusuyormus zaten icine ettiler guzelim sitenin son 3-4 yilda: www.reddit.com
0
🌸tantamount_to_equivalent
(13.04.26)
Yakın zamanda bir rezervasyon için yaptığım ödeme sonrasında kredi kartı bilgilerim kullanılarak bilgim dışında harcama yapıldı.

Booking işlem yaparken dikkatli olunmali
0
kaiserr76
(13.04.26)
bana da geldi aynı mail, rezervasyonlarım var ama önemsemedim.
bu arada benim sanal kredi kartı numaramı da çaldırdı booking. kartı iptal ettirdiğim halde hala işlem deneme mesajları düşüyor. booking'le işi olan, sanal kart kullanıp limiti sıfırlasın.
edit: spam değil bu arada, adres booking'in resmi adresi.
0
lil siztah
(13.04.26)
(3)

Ataşehir - çiçek

irene
Merhabalar, Ataşehir’e bugün acil bir çiçek göndermem lazım (aynı gün teslimat) ancak çiçek sepeti, taze çiçek vs kullanmak istemiyorum çünkü çiçeklerini beğenmiyorum. Kullanıp memnun kaldığınız bir yer/hizmet varsa paylaşma şansınız olur mu? Şimdiden çok teşekkür ederim.
Merhabalar,
Ataşehir’e bugün acil bir çiçek göndermem lazım (aynı gün teslimat) ancak çiçek sepeti, taze çiçek vs kullanmak istemiyorum çünkü çiçeklerini beğenmiyorum.
Kullanıp memnun kaldığınız bir yer/hizmet varsa paylaşma şansınız olur mu? Şimdiden çok teşekkür ederim.
0
irene
(13.04.26)
maps.app.goo.gl

Bir sefer kullanmıştım, sorun çıkmadı. sipariş öncesi detay verip örnek foto vs istemek işe yarıyor her zaman
0
kisa
(13.04.26)
Aynı gün teslim konusuna bakmanız lazım ama şundan memnunum:
Heryerbitki.com
0
lil siztah
(13.04.26)
Ben böyle durumlarda göndereceğim adresi googlelayıp civarındaki çiçekçileri bulup telefon ediyorum. Direkt elden teslim ediyorlar ödemeyi havale alıp.
+4
ruhen hastayim ben
(13.04.26)
(9)

atmden döviz çekme sorunu

kondansator
selamlar, teb ve yapı kredi atmlerinden euro çekmeye çalışıyorum ancak hangi atm ye gitsem sadece tl var. nasıl euro çekebiliyorsunuz? hangi saatlerde dolduruluyor acaba ne zaman gitmek gerek?
selamlar, teb ve yapı kredi atmlerinden euro çekmeye çalışıyorum ancak hangi atm ye gitsem sadece tl var. nasıl euro çekebiliyorsunuz? hangi saatlerde dolduruluyor acaba ne zaman gitmek gerek?
0
kondansator
(12.04.26)
enpara'nın uygulamasında, anlık olarak hangi atm'de hangi döviz türü bulunduğunu gösteriyordu. belki bahsettiğiniz bankaların uygulamalarında da vardır.
+1
lil siztah
(12.04.26)
Kullandığınız bankanın atm bul şeklinde web sitesinden arama yaptığınızda, döviz çekilebilen diye filtreleme yapabilirsiniz.
0
Amaranta ursula
(12.04.26)
Şu haritada gideceğiniz ATMyi tıklarsanız açılan pencerede o ATM de hangi dövizln bulunduğu yazıyor.

www.cepteteb.com.tr
0
Mirket
(12.04.26)
Ek: benim deneyimimde euro dolar isaretli atmlerin hicbiri doviz vermiyordu. Cok bel baglamaman adina oneri
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Genelde turistik ve sanayi bölgelerinde oluyor bu atmler
0
Unde bach canim
(12.04.26)
TEB'den euro çekiyorum
euro belli ATM'lerde oluyor ve çok nadir durumlar hariç 15 senedir her çektiğimde euro vardı. benim için 3-4 tane ATM var toplamda farklı şehirlerde, hep oraları kullanıyorum.
uygulamadan kontrol edin.
siz muhtemelen euro'yu zaten vermeyen bir ATM deniyorsunuz
0
subcomponent
(12.04.26)
web sitesinde euro verebilen atmleri gösteriyor ancak içerisinde euro olup olmadığını göstermiyor. dolayısı ile atm ye gittiğimde yine çekemiyorum. zaman zaman gidip deneyeceğim mecbur
0
🌸kondansator
(12.04.26)
ben her gittiğim yapıkredi atm'sinden çekebiliyorum eğer döviz veren atm ise. çekim limitlerinizden fazla çekmeye çalıştığınız için olabilir çünkü limiler epey düşük. günlük 400€ olması lazım yapıkredide çekim limiti.
+1
zozjotejmnk
(13.04.26)
@zozjotejmnk 200 euro denedim çok da degil aslında
0
🌸kondansator
(13.04.26)
(6)

okb ilaçları

mantık
prospektüslere baktığım kadarıyla hepsinde glokom oluşturma riski mevcuten risksiz olanı hangisidir ya da alternatifi var mı
prospektüslere baktığım kadarıyla hepsinde glokom oluşturma riski mevcut
en risksiz olanı hangisidir ya da alternatifi var mı
+1
mantık
(12.04.26)
risklere takılmayın; onların pek çoğu binde birlik olasılığa karşı sorumluluğu üzerlerinden atmak için yazılıyor. önemli olan kişinin okb tipine hangisinin iyi geleceği+vücudunun hangisini iyi tolere edeceği.
+2
lil siztah
(12.04.26)
1.000 de bir ile 10.000 arası bir risk o da göz yapısında genetik duruma göre oluşuyor yani sen bunu risksiz olarak düşün, okb çok küçük şeyleri büyütebiliyor
+1
kurcalamabozarsin
(12.04.26)
teşekkürler ama başka bir ilaç yüzünden de glokom tedavisi gördüm
genetik olarak da yatkınlığım olduğu için dikkatli olmam gerekiyor
0
🌸mantık
(12.04.26)
Bunu doktorunuza niye sormuyorsunuz?

Bana internetten doktor bile tavsiye verse uygulamam. Çünkü başınıza bir problem gelirse, size tavsiyeyi veren kişi sorumluluk kabul etmeyecektir.

O sebeple, ben olsam doktora danışırdım, onun verdiği tavsiyeyi uygulardım. Bu konudan başıma bir iş gelirse tüm sorumluluk doktorda olurdu ve gerekli telafi işlemlerin yapılması yasal olarak mecburi olurdu.

Buna ek, zaten doktora gidip; internetten araştırdım, dersek, ne tepki vereceğini az buçuk tahmin edebiliyoruzdur sanırım.
+1
substituent
(12.04.26)
anladım ama sizin sorunuz yine de biraz sorunlu geldi bana. diyelim ki bir ilacın glokom riski diğerlerine göre az, ama size de fayda etmeyecekse, sizin için bir seçenek olamayacaktır zaten. normalde okb türüne, direncine vd göre psikiyatrist ilacı önerir; sonra siz detayını -mümkünse bir göz uzmanıyla- inceler, gerekirse psikiyatriste dönüp alternatif sorabilirsiniz. hatta tanıdık bir eczacı varsa, değerlendirmede o da yardımcı olur. (lütfen chat gpt'ye falan güvenmeyin böyle konularda.) özellikle devlette doktorların bu detaylara vakit ayırmayabileceğini biliyorum. bu sebeple dediğim gibi bir yöntem izlemeniz makul olur diye düşünüyorum.

başka bir önerim de, anahtar kelimelerle makale taraması yapmanız olur. mesela faydalı olabilecek bir makale için: pmc.ncbi.nlm.nih.gov
çok geçmiş olsun.
+1
lil siztah
(12.04.26)
Şöyle bir şey okumuştum. Direkt soruyla ilgili değil ama ama glokom konusunda

"Esr*r içtikten sonra gözlerin kızarmasının nedeni, bu bitkinin glokom (göz tansiyonu) tedavisindeki ünüyle bağlantılıdır.

THC kan basıncını düşürür, bu da kan damarlarının ve kılcal damarların genişlemesine neden olur. Gözdeki kılcal damarlar genişler, gözlere giden kan akışı artar ve göz içi basıncı (intraoküler basınç) olarak adlandırılan gözdeki basınç düşer. Kan akışındaki bu artış gözlerde kızarıklık yaratır. Göz basıncındaki bu düşüş ise glokom hastalarının aradığı faydadır."

Kaynak: getir.net
0
birdirbir
(14.04.26)
(4)

Sizce bu hastalıklarla iş/aile hayatımda ne yapmalıyım?

mahmuttt
Hafif otizm, sosyal anksiyete üstüne bir de kulak ağrım başladı. Çalıştığım işe, evde aileme odaklanamıyorum. İşte kimseyle sosyalleşmiyorum “mahmuttt yok gibi” diye geri bildirim verdiler çıkarılma ihtimalim var sanırım. Bilmiyorlarki son 3 aydır ağrı vs nelerle mücadele ediyorum. Müdürlerime ağrı
Hafif otizm, sosyal anksiyete üstüne bir de kulak ağrım başladı. Çalıştığım işe, evde aileme odaklanamıyorum.

İşte kimseyle sosyalleşmiyorum “mahmuttt yok gibi” diye geri bildirim verdiler çıkarılma ihtimalim var sanırım. Bilmiyorlarki son 3 aydır ağrı vs nelerle mücadele ediyorum. Müdürlerime ağrı sorunumu teşhisini ve tedavi gördüğümü söyledim. Halen iş yüklüyorlar.

10 senedir çalıştığım tüm işlerde 3 seneden fazla gidemedim.

Eşim çalışıyor. Çocuğumuza annesi bakıyor.

En çok üzüldüğüm kulak hassasiyeti ağrısından ana odaklanma yetimi kaybettim.

Kök ailemin maddi durumu iyi. Ev arabamız var. Fakat hiç birşeye de güven olamaz elbette. Geçim derdi olmasa bile sağlıklı olmak andan keyif alabilmek istiyorum.

İlaç kullanıyorum fakat bu ağrılı hiperakuzi denen bir illet sanırım kulak ağrımın sebebi. Zor geçiyor.

Ne yapacağım bilmiyorum. İç dökme ve danışma adına size yazmak istedim.
0
mahmuttt
(12.04.26)
ağrı ve sağlık sorunları için değil ama işle ilgili kısımlarda biraz oluruna bırakmak gerekiyor. bahsettiğin gibi maddi olarak kısa süreli işsizlik seni aşırı zorlamayacak ise bu konuda gerilmeye gerek yok.

otizm özelinde bilmiyorum ama insanların kaygılarını azaltmak için çeşitli teknikler var. örneğin kagılı olduğun, anda kalamadığın bir durumda kendi kendine soru sorarak daha düşünme moduna geçebilirsin. bu sorular da çeşitli teknikler var mesela en kötü ne olabilir, şu an neden kaygılıyım gibi.

otizm ve sosyal anksiyete konularında uzman bir psikolog mutlaka faydalı olacaktır. kulak ağırısı için de alternatif doktorlardan ikinci bir görüş alman iyi olur.
0
orpheus
(12.04.26)
olabilirliğini bilemem ama tüm bu gerginliklerle yaşamak yerine mümkünse işten kendiniz ayrılıp, bir süre sağlığınıza ve ailenize odaklanmanız iyi olabilir gibi görünüyor.
0
lil siztah
(12.04.26)
bende kulaktan bahsedeyim,
vucud,
yabanci bir cisim temas edince
onu yok etmek icin iltihap üretir,
bu da
dokular da şişme,agri,kizariklik olusturur,
kulak icinde kir varsa banyo sonrasi su kacmasi, ağri yapabiliyor,
(gliserin kirin düşmesine yardimci olur.)
kir olmassa ,agrida olmaz.
benim eyyorlamam böyle,
doktorunuza basvurun.
0
designer
(12.04.26)
cok üzüldüm.
rapor alip biraz dinlenebiliyor musunuz?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
(3)

2 ucak bileti alip yanima optimusu oturtabilir miyim?

lapaz
2027 de elon baba uretime baslicakmis. Yurtdisindan alip gelmeyi dusunuyorum
2027 de elon baba uretime baslicakmis. Yurtdisindan alip gelmeyi dusunuyorum
0
lapaz
(12.04.26)
Tabii ki abi neden olmasın, bir de filtre makine yağı söylersin optimusa:)

Şaka bir yana böyle bir şeyle ilk kez karşılaşacakları için teyid etmek lazım. Buradaki insanlar nasıl bilsin ki bu ilginç deneyimi
0
Unde bach canim
(12.04.26)
şimdilik pillerden dolayı olmaz. yolcu uçağında belli bir pil kapasitesi üzerinde makina-cihaz taşıyamıyorsun.
0
orpheus
(12.04.26)
arabayla çift şöför gelmeniz en mantıklısı gibi görünüyor.
0
lil siztah
(12.04.26)
(2)

dergipark soruları

lil siztah
1) ekim ayında kabul alan bir makalem var. derginin bahar sayısı geçen yıl mart'ta çıkmış. şubat ayı sonunda, "çok geciktik, mizanpajı hızlıca kontrol edin" diye iletişime geçtiler; bir günde dönüş yaptım. makale şu an sayıya atanmış ancak hala yayımlanmamış görünüyor. daha ne kadar uzayabilir, fikr
1) ekim ayında kabul alan bir makalem var. derginin bahar sayısı geçen yıl mart'ta çıkmış. şubat ayı sonunda, "çok geciktik, mizanpajı hızlıca kontrol edin" diye iletişime geçtiler; bir günde dönüş yaptım. makale şu an sayıya atanmış ancak hala yayımlanmamış görünüyor. daha ne kadar uzayabilir, fikri/tecrübesi olan var mı? (dergiye ulaşmak imkan dışı ne yazık ki.)

2) künye bilgilerini yanlış girdiğim için geri çekmiş olduğum bir makalem var; geri çekilmiş olarak panelde durup duruyor. sanırım bu, sonraki makale gönderimlerim için olumsuz bir intiba oluşturuyormuş. öyle mi? bunu kaldırmanın bir yolu yok mu?

teşekkürler.
0
lil siztah
(11.04.26)
@cosmicstring, teşekkürler. lafı uzatmadan başta editör olmak üzere dergiyle ilgili herhangi birine ulaşmanın imkan dışı olduğunu yineleyeyim. nitekim bu durum revizyon sürecinde ciddi bir travma oluşturdu bende.

ikinci konu, dergilere geri çekme alışkanlığı izlenimi veriyor olmayla ilişkili diye duymuştum. hangi aşamada çektiğim görülmediği için, kendilerine vakit kaybettirecek bir profil olarak görebilirlermiş vs. önerinizi deneyeyim.
0
🌸lil siztah
(12.04.26)
derginin kendi sayfasına bakmak aklıma gelmemişti; şimdi orada yeni sayıda yayımlanmış olduğunu gördüm:) demek ki dergipark'a henüz yüklemediler.
0
🌸lil siztah
(12.04.26)
(5)

Emeklilik planınız var mı?

kaptan memo
Benim yok. Sanırım bu hayat şartları ile ölene kadar çalışacağım.Emeklilik planı yapıyor musunuz? Ne yapmayı düşünüyorsunuz?
Benim yok. Sanırım bu hayat şartları ile ölene kadar çalışacağım.

Emeklilik planı yapıyor musunuz? Ne yapmayı düşünüyorsunuz?
+1
kaptan memo
(11.04.26)
Sanırım resmi emeklilikten bahsetmiyoruz. Çünkü tahminimce gruptakilerin bir kısmı eyt sonrası emekliliğini almıştır.

Pandemi döneminde sağlık sorunlarından ötürü mesleği bırakmam gerekti. Yaklaşık beş buçuk yıldır kira gelirlerine yaslanmış durumdayım. Ailemin ve benim tüm masraflarımı düşünce aylık gelirimden geriye az bir şey kalıyor her ay biriktirmelik. Yani beş yılı aşkındır emekliyim pratikte.

Bu süre zarfında dil kursuna gitmek, ikinci/bilmem kaçıncı üniversite okumak gibi aktivitelerim oldu. Onun dışında bildiğiniz aylaklık ediyorum.

Dünyayı gezme hayalim var ama pek kıpırdamıyorum yerimden. Seyahat bütçemi ve zamanımı her ay memlekete anne-baba ziyaretine harcıyorum. Bir de eşim gezmeyi sevmiyor, yol arkadaşı bulamıyorum. Tek gezmeyi gözüm kesmiyor.

İstanbul’u hiç sevmiyorum ve kalan 80 ilden herhangi birisine gitmeye razıyım. Bana kalsa Bingöl/Karlıova gibi bir yere yerleşeceğim ama eşim doğup büyüdüğü İstanbul’u bırakmıyor. Sahil kasabası değil ama gözüm toprak ve sakinlik arıyor.

Yani birkaç yıldır görünürde emekli olsam da kendimi ihtiyar bir ev genci gibi hissediyorum. Boşu boşuna yaşıyorum hayatı sanki…

p.s. Nasipse bu sene hacca gidiyorum :)
+2
yadigar
(13.04.26)
ben 80 sonrasi doganlarin, cok sansli bir azinlik disinda, emekli olabileceklerini sanmiyorum. buyuk ihtimal geberene kadar calisacaz, parttime olarak da olsa.

ege kiyisina yerlesip avrupayi ve asyayi gezmek gibi bir hayalim var, bakalim..
EYT isini 6 ayla kacirdim ama zaten EYTden gelecek parayla olcak seyler degil bunlar.
0
cooperr
(13.04.26)
55 yasinda emekli olmayi planliyorum.
yazin yazlikta, kisinsa gezilerde olurum.
cocuklarim üniversitede olur. persembeden onlarin yanina giderim haftasonu birlikte gezeriz. allahim nasip et.

emekli olmak para ve saglik varsa dünyanin en güzel seyi.
+1
Purple life
(13.04.26)
emeklilik planı derken, ne zaman, hangi koşulları sağlayınca emekli olacağız gibi mi; yoksa emekli olunca ne yapacağız gibi mi?

iki yıl sonra yirmi yılı doldurarak emekliliğe hak kazanıyorum. alabileceğim emekli maaşı 25 bin lira civarında ve fazla bir ek gelirim de olmayacak. 6 aydır ücretsiz izindeyim; ufak bir "geçinebilir miyim?" denemesi yaptım kendimce ve sonuç olumsuz tabii ki.. ancak çalıştığım yerde sırf maaş için devam etmek istemiyorum. bir kaç teklif var ama bu saaten sonra şehir değiştirme ve yeni bişeylere başlama hevesim de yok gibi. bu sebeple emekli olup, ufak yan gelirler kovalayacağım gibi duruyor. böylece iki soruya da cevap verdim sanırım:)
+1
lil siztah
(13.04.26)
yok sayilir. kira ile yasayacak seviyeye gelmek istiyoruz ama mumkun olacak mi gorecegiz. en az 60'a kadar calisirim gibi duruyor. tabi isimizden olmazsak ai yuzunden.
0
lemmiwinks
(14.04.26)
(4)

Cayma bedelinden kaçınmak için numara taşımada en doğru zaman

voyager 1
Merhaba,Turkcell ile olan taahhütümün bitimine 29 gün kaldı. Önerilen paketlerin fahiş fiyatlarından dolayı numaramı taşımak istiyorum. Cayma bedeli ödememek ya da en az seviyede ödemek için taşıma işleminin en doğru zamanı nedir? Sözleşmeden bulmaya çalıştım ama bulamadım.Teşekkürler.
Merhaba,

Turkcell ile olan taahhütümün bitimine 29 gün kaldı. Önerilen paketlerin fahiş fiyatlarından dolayı numaramı taşımak istiyorum. Cayma bedeli ödememek ya da en az seviyede ödemek için taşıma işleminin en doğru zamanı nedir? Sözleşmeden bulmaya çalıştım ama bulamadım.

Teşekkürler.
0
voyager 1
(11.04.26)
4-5 gün kala taşıma işlemi başlat işte 1-2 günün cayma bedeli ne kadar olabilir ki
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
son ay cayma bedeli ödemiyor olmanız lazım. numara taşıma max 3 gün sürüyor; 3 gün kala başvuruyu yapsanız, en makul senaryo olur bence.
0
lil siztah
(11.04.26)
Numara taşıma 96 saatte tamamlanıyor. Yani 4 gün önce başvuru yapman lazim
0
etna
(11.04.26)
bazı aylarda zam yapıyorlar şu an 5g den dolayı cazip kampanyalar var
0
mantık
(11.04.26)
(16)

tır şoförleri nasıl dayanıyor?

der meister
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp hafta
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp haftada 6 gün, günde 14 saat yoldayım dese hiç şaşırmam.

en insani koşullarda bile günde 11 saat sürüp, tırda belki saat 15-23 gibi abuk zamanda uyuyan adam nasıl ertesi gün tekrar kalkıp o kadar sürebiliyor ya? altında en az 20 tonluk araç, en ufak dikkatsizlikte önüne 8-10 kişiyi katıp götürebilirsin. her saniye AKTİF çalışmak durumundasın öyle yoğunluk olmaması, işin rahatlaması gibi durum da yok çünkü en rahat ve boş anında bile tetikte olman lazım.

günde 8-9 saat verilen hiçbir iş kolay değil tek başına bu mesai HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR OLSAN BİLE mental olarak yorar yani ama bu ekstra riskli, acayip bi şey değil mi? ben sürsem herhalde başta çok panik olacağım için yorgun ama dikkatli olurum, ikinci hafta daha 5. saatte uyuyakalıp uçar giderim.

gördüğüm kadarıyla çok seven, imkanı olsa bile başka iş yapmak istemeyen şoförler de var yani. kaldı ki ben de fikren en azından "romantik" bulan, tırları, uzun yolu vs. çok seven birisiyim. ona rağmen her yönüyle inanılmaz büyülü geliyor bu iş bana.

bilmiyorum belki aramızda tır şoförü yahut şoför tanıdığı olan vardır, gerçekten tecrübesi olan birileri bi şey paylaşır umuduyla yazdım. ben mi abartıyorum abi bi insan haftada 60 saat TIR SÜRÜP TIRDA YAŞAYIP nasıl iki sene sonra çıldırmaz?

"ekmek parası karşim" demeyin o bambaşka bi şey. ben direkt fiziksel ve mental olarak bitmekten bahsediyorum. kimse vay ben yoruldum şarampolden yuvarlanayım demez zaten memnun olmasa bile. ben direkt bunu nasıl engelliyorlar onu merak ediyorum. insanın uykusu gelir yav.
0
der meister
(11.04.26)
zorlukları vardır elbette ama çok güzel iş ya. tek sorumluluğun aracı sürmek. çoluk çocuk eş, akraba, patron vs. derdi yok. çoğu zaman kendinle baş başasın. diğer yandan cep telefonu çıktı mertlik bozuldu diyebiliriz.
0
lazpalle
(11.04.26)
en basit açıklamalarından biri uzun yola ve yolda yaşamaya olan aşk.
dedem ömrü boyunca, dayılarım 50'li yaşlarına kadar uzun yol şöförlüğü yaptılar (kamyon, tanker, tır vd); o hayata aşıktılar. zaman zaman battılar, araçları ellerinden gitti; hep yenisini alıp en kısa zamanda yola çıkma hayali kurdular. dedem yola gidemediği zamanlar, mazot kokusu aldığında gözleri dolarmış. ki bu adam iran-ırak savaşı yıllarında oralardan petrol taşıyan, vardığı bir mola yerinde 15 dk önce oradaki tüm şöförlerin kafasının kesilip dikiz aynasına asıldığına falan şahit olan biri. yani o zamanın, araçlardaki konforsuzluk, yeri geldiğinde günlerce yıkanamama, yük indirme-bindirmeye dahil olma gibi bugün pek rastlanmayan zorluklarını saymıyorum bile. çevre ve yol güvenliği bana kalırsa en önemli sorunlardan biri.

ben bunu biraz şuna benzetiyorum; arkeolojik kazılar dışarıdan çok romantik görünse de, yaşam koşulları, psikolojisi, insan ilişkileri falan aşırı berbattır. her sezon sonu, bir daha öpseler gitmem dersin. sonra nisan sonu-mayıs başı pencereden ot kokuları gelmeye başlayınca elin kaşınır; oo kazı sezonu da gelmiş diye. zorlukları, sevmeni engellemeyebiliyor yani.
+5
lil siztah
(11.04.26)
Resmi hesabı şöyle.tır 90 km ile gidiyor.günlük limit 900 km.buna detayına girmeden 3 pause verebilirsin.ilk hafta sonunda 24 saat boş yapmak zorundasın,ikinci hafta sonunda 45 saat istirahat mecburi.böyle teoride ayda 20000 km mümkün gözüküyor ama realitede biz bir tırı aylık 10000 km hesaplarız.bu rakamın üstü iyi bir aydır.yıllık 120.3 yılda 360 ve tırı satarız.

Şöförlük gerçekten zor meslek.her sabah uyandığında gitmek zorunda olmak kolay değil.misal benim için imkansız ama benim muhatap olduğum yüzlerce şöförden bir kısmı için mecburiyet,bir kısmı aşkla şevkle,bir kısmı kaptan şöför edasıyla,aile mesleği olan gibi.misal nolu kaynaşlıda erkek nüfusun yarısından fazlası tırcı.

Dediğin gibi yola terapi gözüyle bakanda var,delirende.bizim 3.ülke seferlerimiz var,avrupadan başlayıp kazakistan horgos kapısına teslimat,8000 km.adamın gidip geri gelmesi kısa dönem askerlik gibi.

Nasıl dayanıyorlar kısmı çok uzun ama kabinde güzel konfor olması önemli,dolabını sevdiği yemeklerle doldurur ki kapak açınca yemeklerini yapıp birbirlerine yalan söyleyebilsinler.gittikleri yerde eğlenip dinelenebilecekleri park yerlerini tercih ederler ,kollu makinede varsa kralsın,bütün harcırahı ona atarlar:)

Şimdi çıkıyorum devm ederim ben buna.
+6
duptıs
(11.04.26)
2-3 sene yapıp bırakıyorlar. Uzun süre yapılabilecek bir iş değil. Birikim yapmak için ideal bir iş.

Nasıl yaptığına gelirsek de bol kahve ve enerji içeceği ile dayanıyorlar. En sağlıksız işlerden biri.
-1
runaway
(11.04.26)
Dayım en aşağı 20 senelik tır şoförü çocukken bir kez de ben onunla yola gitmiştim. Bir kere aşırı sıkıcı, yol önünde gidiyorsun gidiyorsun gidiyorsun. Sonu yok. Ben çocuk aklımla konuştuğumda en büyük sorunun ne kadar sürsem de varamayacak gibi hissediyorum en çok bu his sorun demişti. Kendisinin sağlık sorunu bildiğim kadarıyla yok. Şaşırtıcı şekilde de fit birisi ve gayet fazla yer. Bence esas motivasyon o kadar zor rezil işler var ki bu işi yapmak kötünün iyisidir. Bir mesleğin yoksa el mahkum.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
@runaway, bu dediğin kuzey amerika için geçerli olabilir ama türkiye'de hiç zannetmiyorum abi ya. maaşlı çalışıyorsan para biriktirmeyi geçtim memur kadar bile almıyorlar diye biliyorum. ha tecrübelisi alıyordur ama orada da 2-3 sene çalışıp para biriktirme kısmı patlar.
0
🌸der meister
(11.04.26)
Haklisin ama yorulsalar da alternatif olarak ne yapabilirler?

Sirf bunu dusunmeleri bile mental olarak onlari duzluge cikarir. Cok egitimli bir tir soforu profilimiz yok. Istemeden genelleme yapiyorum ama bu boyledir sanirim.

Surekli yolda olmak , surekli tepende dikilen bir patron olmasindan, ofis dramasindan daha az yorucudur eminim. (mental olarak).

Ayrica bildigim kadariyla canli hayvan tasiyanlar durmak zorunda degil. Yasal belirtilen kullanma suresinin uzerinde arac kullanabiliyorlar...
0
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
tehlike ve sorumluluk algıları senin gibi değil. o kadar ince detay düşünmüyorlar daha çok bilinçaltı tecrübeleri ile tırı sürüyor ve dediğin kadar düşünsel olarak yorulmuyorlar.
0
orpheus
(11.04.26)
Büyük bir kısmı (bkz: kas hafızası)
+1
etna
(11.04.26)
Geldim devam edeyim.

Burada değinende olmuş bu işin en güzel yönü başında kimse yok.arabada imparator sensin.süreli farklı ülkeleri görüyorsun ve nerede ne yapabileceğinle ilgili bilgi alabileceğin binlerce arkadaşın var.güzelce yer içer eğlenirsin.eskiden iletişim olanaklarıda ,araç tekenolojileride sınırlıydı ama şimdi internetin,uydu antenin,fırının,buzdolabın stüdyo daire gibi takılabiliyorsun.bugüne baktığımızda eğitim seviyeside eskiye göre oldukça yüksek.tırcılığa bulaşan adamda gidip başka iş yapsada sonunda buraya geriye dönüyor.avrupa kazançları 2500-3500 euro arasında türk şöförde asgari ücret artı sefer ücretleri alıyor,bu aralar baskılı euro kuru yüzünden çok iyi değil ama genelde euro/dolar sefer ücretleriyle türkiyede yapabilecekleri işlerden daha fazla ücret alırlar.ekstra gelir yaratma olanaklarıda var,onlara burada girmeyelim ama tır filo sahiplerinin çoğunluğu eski şöfördür.

Yolda hiç bir şey yapmadan duran adamda var,uça uça eğlenebileceği parka koşanda,kabinde kitabını okuyanda var,kabin arkasında bisikletini indirip gezinende var.azda olsa karı-koca çift şöför çalışanda var.iki kardeş vardı misal 3 yılda 650000 km yaptılar.çok sevdiğim trakyalı birtanesi var görsen direk salon adamı,gittiği her yerde ilk sorusu dans kulübü nerede oluyor.gider şarabını alır dans edenleri seyreder.

Yukarıda da demiştim neredeyse bütün hayatım nakliye ve dış ticaretle geçti,son 10 yıldan fazladır ağırlıklı avrupa kara nakliyesi,kargo çalışıyorum ama tır kaç vites onu bile bilmem.yakın varlıklı bir arkadaşım var o da çıkıp yanıma gelir kafa dengi şöför buldumu yanına oturup tır nereye gidiyorsa oraya gider.

Soruna gelirsek bu sevmeden yapılabilecek bir iş değil.o tıra bindiklerinle 10 larca yıl çalışacaklarını bilerek biniyorlar.dediğin gibi zamanla delirseler bile bu bir süre sonra normalleri oluyor ve sabit duran insanlarla geçinemiyorlar.oradan bakınca 25 sene mahalledeki dükkanı beklemekte delirtir adamı,her sabah kalkıp işe gitmekte.
+3
duptıs
(11.04.26)
Hayalimdeki mesleklerden biriydi. Bizim ailede çok var. Yurt içi yurt dışı Avrupa çalışıyorlar iyi de kazancı var
0
Hallegadola
(11.04.26)
bunu tolga karel'e sorsana delikanlı hehehehe
+1
parka
(11.04.26)
Babam tır şoförü ve ondan biliyorum, tamamen @etna’nın dediği gibi. Uzun yolda hipnotize oluyorsunuz. Tek yaptığınız şeridi takip etmek. Bayram seyran olmadığı sürece yollar bomboş zaten. eee tırla 90’u geçemediğiniz için tepki sürenizin çok hızlı olmasına da gerek yok.

Uzun yol kısmı (Bayram trafik vs hariç!) çok rahat aslında, zaten vaktin büyük kısmı burada geçiyor. Buna ek, şu evrak gümrük işleri de çok uzun sürüyor. Limana bir gidiyorsunuz mesela, yeri geliyor on saat bekliyorsunuz. O sırada gezmeler falan.

Asıl yorucu kısmı ise; manevra, şehir içi sürüş. Buralarda çok aktif olmak gerekiyor.

Sevmeden yapılacak iş diye bir şey yok bence, iş yani. Sıvacılık işi, ağır nakliye kargoculuğu (beyaz eşyaları sırtlayıp taşıyanlar) yapanların işi daha zor bence.
0
substituent
(12.04.26)
Hocam kurduğun senaryo ets2 tır şoförlüğü senaryosu olmuş. Hatalı.
Tır şoförlüğü olan alakam sülalemde yıllardır tır şoförü olan kişiler olması ve ets2 bağımlısı olmak düzeyinde. Öyle bu işin profesörü falan değilim ama bildiğim şu: uzun yolda en konforlu kara taşıtı belki de tırdır. Tıra yolcu olarak binmişliğim var. Hakikaten çok konforlu şeyler. Ve uzun yolda araç kullanmak, araç kullanmanın en rahat versiyonu. Şeridini takip ediyorsun, sürüş deneyimin de varsa beynin yol takibini otomatik olarak yapıyor zaten. Yorgunluktan baygınlık geçirecek kadar kötü durumda değilsen herhangi bir problem yaşamıyorsun. Hatcbak düşük motorlu Manuel araçla edirne'den Erzurum'a kadar gitmiş biri olarak söylüyorum bunu. Aynı yolu tırla gitsem yorgunluğum yüzde 90 daha az olurdu diye tahmin ediyorum. Hah ne diyorduk ets2 şoförü gibi devamlı araç kullanmıyor ki tır şoförü. İş çıkmadığı zamanlar var, yolda değil yük indirme/bindirme evrak için boşta beklediğin gezdiğin,dinlendiğin zamanlar var. Var oğlu var yani. Yani evet şoförlük yıpratıcı bir meslek ama yazdığın gibi de değil.
+1
wilhelmwasmuss
(12.04.26)
tespitler inanılmaz doğru. tır şöförleri inanılmaz zor bir iş yapıyorlar. günde 9 saat araç kullanıp araç içinde uyuyorlar. araç içi havasız. çok sayıda tır şöförü aracını ısıtmaya çalışırken zehirlenip ölüyor. belki trafik kazasından bile çoktur.

kendi adına çalışanlar fena para kazanmıyor. ama maaşlı çalışanlarınki tam sefillik.

bu insanların hallerini eve geldiği zaman görmeniz lazım. bir enkaz olarak tam tükenmişlik haliyle kendilerini eve zor atıyorlar. düzgün bir yatak bulunca bir tam gün civarı uyuyor çoğu. aile hayatı zaten gidik; özellikle doğu tarafına (özbek, kırgız, vs) çalışanların ayda bir eve uğraması sıradan.

önceden daha da kötüymüş; dayanabildikleri kadar giderlermiş çünkü saat sınırı yokmuş. şimdi en azından takograf falan bir şeyler var da, iyi kötü dinleniyor insanlar...

çok zor iş, yapanlara kolaylıklar ve sabır diliyorum...
+1
babilfish
(13.04.26)
eskiden zormuş. şimdi ise adeta bir karavan oldu kayon ve tırlar. sürüş konforu en mükemmel bu araçlarda. çay kahve yemek yapabiliyorsun. rotanda farklı farklı yeme içme mekanları var. para biriktirmek çok kolay. yurtdışına gidenler özellikle alkol falan da getirip satıyorlar. adres arama derdin yok navigasyon hallediyor. internet sağolsun çor çocuk eşle her an irtibattasın. bir çok şoför youtube tiktok gibi mecralarda canlı yayınlar yaparak hem eğleniyor hem de para kazanıyor. çapkınlık, kaçamak falan sevenler işlerini tertemiz hallediyorlar. ücretler ortalamanın epey üstünde oluyor. mal boşaltma yükleme zamanları serbest zamanlar. çık gez denize gir, şehri dolaş uyu ne istersen yapabilirsin.
0
ground
(13.04.26)
(13)

Sizce günümüz şartlarında memur olmak özenilecek bir durum mu?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
0
lostinway91
(11.04.26)
kariyerinde yükselme plani olmayan beyaz yakaya kiyasla evet.
özel sektör cok open end bir sey ama uzman olarak calisacaksan da close end dkfjg

ona kiyasla iyi o yüzden. memurlugun basindaki atanma olayi cok dengesiz bir durum ama sonrasinda pahali bir sehirde yasamiyorsan iyi bence.
istanbul'da yasayan memurla x anadolu sehrinde yasayan memurun maasinin ayni olmasi sacmalik.
0
Purple life
(11.04.26)
Memurluğa bağlı. Memurlukta servis, yemek yok genel olarak. Ulaşımı, yemeği maaşından harcıyorsun. Araban yoksa otobüste, metroda sürünürsün. 0 konfor. Servis seni bazen evine kadar bırakır. Yemekler iyiyse her gün 300 400 yemeğe vermezsin. Memurlukta özel sağlık sigortası yok bildiğim. Ben en iyi özel hastanelerde 50 TL ödeyerek muayene oluyorum. Şu an ortalama muayene ücreti 2500 TL.

Memurlukta iş garantisi var. Vasıfsız tipler bile yıllarca çalışıp emekli olabiliyor. İyi bir şirkette iyi bir beyaz yaka pozisyonu memurluğa tercih ederim.

Memurlukta kurum önemli. Şehir, ilçe önemli. Bunlar bana özgürlük kısıtlayıcı geliyor.
-4
arbre
(11.04.26)
Pahalı olmayan bir şehirde memurluk Türkiye'deki en iyi yaşam formatıdır. Dünyanın hiçbir yerinde 3 ay tatil yaparak maaş alan öğretmenler göremezsin.

Memurluk bir paravan olarak da kullanılıyor; minimum eforla düzenli gelir ve bir yandan da ticaret yaparak gelirini arttıran çok memur var.
-1
stefano
(11.04.26)
artıları eksilerine göre bakmak gerekir.

artıları: saat 5'te mesai biter, 657'den atılma riski çok az, garanti maaş, torpille yata yata dokunulmadan emeklilik gelir, yeşil pasaport vb.
eksileri: maaş özel sektör beyaz yakanın 3'te biri, kariyer yükselme şansı yok.

bende devlet memuruyum ama gerçekten devletin çok gereksiz memurları var. ve devlet memurlarının yüzde 90dan fazlası net yatıyor. zaten bütçenin 3te1i memur maaşına gidiyor.
akp zamanında memur alımı da cumhuriyet tarihi ortalamasının 3 katı. oy nerden geliyorsa oraya adam alan bir hükümet olunca, yolunda aş. torpili zaten söylemeye gerek yok.
+3
mikahakkinen
(11.04.26)
Özel sektör beyaz yakalardan ortalama memur maaşının 3 katını alabilen çok azdır. Torpil konusu özel sektörde de çok fazla. Tanıdık olmadan düzgün bir işe girmek artık çok zor.
+2
stefano
(11.04.26)
bin kere evet diyorum. "memurluk kısıtlayıcı, küçük yerde çile çekiyorum" diyen her bir memura karşılık büyük şehirde ama özel sektörde iflahı sökülüp yaşam koşulları sebebiyle insanlıktan çıkmak zorunda kalmış 10 tane özel sektör çalışanı vardır herhalde... her memur robota dönüşüp bir köşede sessizce ölmediği gibi her özel sektör çalışanı maaşını beş senede 15'e katlayıp nefis hayatlar yaşamıyor. karakter, kariyer öncelikleri, sektör hatta şans gibi çok farklı kriterler var işin içinde. o yüzden en temel koşulları dikkate alırsak pragmatik bakış açısıyla bence şu an memnuriyet daha cazip olmalı.

benim babam 90'ların başında alakasız bi bölüm bitirmiş, tanıdıklar vasıtasıyla tıbbi mümessil olmuş mesela. allah için gerçekten bu iş için yaratılmış prezentabl bi adamdı rahmetli. girmiş kapıdan s.a demiş yani, altında araba vardı ve ben hatırlıyorum işe kalkıp öğlen gider, 7 olmadan da dönerdi. çocukluğumda bizim sadece ticket kartımız (bazı marketlerde de geçerdi) asgari ücretten fazlaydı öyle diyim. epik düzeyde istikrarlı ve yanlış mali kararlar almasaydı babam abartısız söylüyorum tek maaşla şimdi bizim değeri belki yüz milyonlarla ifade edilecek varlığımız olurdu çünkü yaşadığımız bölge de aşırı değerlendi.

şu an aynı pozisyonlara girmek bile ölüm, gördüğüm kadarıyla maaşlar ortalama üstü bile değil, ayrıca iş yükü ve baskısı çok daha fazla. şimdi babamın çalıştığı özel sektörle benim çalıştığım özel sektör aynı değil mesela...

eğer basit hesaplama yapacaksak şunu sormamız lazım: bugün iş hayatına atılan bir memurun mu görece stabil hayat sürmesi daha olası yoksa özel sektördeki bir gencin babamınkine benzer bir hayata sahip olması mı? bence cevap açık ve net. dediğim gibi memuriyete söven de olacaktır, özel sektörde milyarlık adama dönüşen de çıkacaktır ama bunların ben artık istisna olduğuna inanıyorum.

ben hadi zaten kendim malım çok doğru bi referans noktası sayılmam da imkanım olsa memuriyeti tercih ederdim şu an. amir-vatandaş baş ağrısı bana kendini allah sanan yöneticiden, beni satın aldığını zanneden müşteriden, üç kuruş alacağım diye muhtemelen babadan kalma varlığıyla patronculuk oynayan bir dangozu zengin etmekten daha çekilebilir geliyor. bunlar devlette de var tabii ama en azından işin içinde DEVLET var aynı ölçüde rahatsız etmez beni. özel sektör kim kime dum duma yarış atı gibi sürekli birilerine bi şey ispat etmek zorundasın.
0
der meister
(11.04.26)
Ben rezervuar muhendisiyim. Kuzey Amerika'da Federal devlet pozsiyonunda calisiyorum. Memurum yani.

En buyuk avantaji is guvencesi. Ozel sektorde kriz oldugunda, agzinla kus tutsan isini aninda kaybedersin.

Sonra emeklilik durumu var. Enflasyon oraninda artan, yuksek, olene kadar emekli maasi alacagim.

Is-yasam dengesi de iyi. Saat 4'u 1 gece ofite bir tane bile insan bulamazsin.

Maaslar da an itibariyle ozel sektorden yuksek. Ozellikle uzun sure calisinca maas ve kidem cok artiyor. Mesela benim seviyem EX-02. Ozellikle teknik seviyeden yoneticilige gecince artis cok iyi.

Su an bizim sektorde ozelde $200.000 odeyen is vardir ama azdir ve genellikle hep problemli bolgelerdedir.
0
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
Ülkeye göre değişir, kişinin durumuna göre değişir.
Misal benim kuzenim devlette laboratuar teknisyeni. Şu adamdan daha iyi durumda laboratuvar teknisyeni olamaz özelde.
Fransa'da devlet maaşlarına baktim satin alma vs için, çok iyi değil. Fark ne? Çalışma saatleri bir tık daha rahattir ve tatileri çok çok daha fazla (benim tatilim misal 7 hafta, devlette 10 haftalar falan var).
Bir de kişinin karakterine bağlı. Ben devlette yapamam ama annem misal bir daha hayata gelirsem memur olurum der hep. Benim kariyerimde aldığım bir iki kararı riskli bulsa da şu ana kadar ben haklı çıktım ve annem benim yerimde olsa az maaş, rahat iş takılırdı yani.

Onun dışında memur işleri önemlidir. Bazı işleri özelleştirme trendi olsa da özelleştirilen çoğu şey iğrenç hale gelir eninde sonunda çünkü "kar" amacı güder. Bu sebepten memurluk ve memurlar iyidir. Ama Türkiye'de malesef iktidarların destekleyenlerine yemleme yöntemidir, likayat olmayan yerde insanlar tabiki nefret eder.
0
logisticsmanager
(11.04.26)
valla en önemli şey kesinlikle işten atılmamak
0
Hallegadola
(11.04.26)
işten atılma yok.
iş yetiştirme-bitirme derdi yok.
ileride yeşil pasaportla vizesiz avrupa gezme de bonus.
+1
parka
(11.04.26)
Özelde öğretmenim. Muhtemelen devlet öğretmenlerinden 2-3 kat daha fazla çalışıyorum. Konuştuğum neredeyse tüm devlet öğretmenlerinin boş günleri var. Şu an devlet öğretmeninden daha az maaş alıp daha fazla iş yapıyorum. Ayrıca yeşil pasaport mevzusu var.
Ama en özendiğim memur şu an için belediyede mühendis olanlar.
Arkadaş ibb den taşraya gitti. Maaş mükemmel, altına araba çektiler, kadrolu, oranın ağası gibi bir şey oldu dkdkdkd
Görevleri arasında kuş izlemek falan var dkskks
+2
wild honey suckle
(12.04.26)
kişinin neye özendiğine göre çok değişir bunun cevabı. özel sektörde, aylardır birikmiş maaşın ne kadarını ne zaman alabileceğimi bilmeden çalıştığım oldu. bu sebeple, ayın belli bir gününde, belli bir miktarın ödeneceğini bilmek, benim için en büyük nimetlerden biri.
diğer yandan memurluk çok geniş bir kavram. memur diyince pek çok kişinin gözünde, taşranın bilmem ne bürosunda örgüsünü örerek, mesai saatinde pazarına giderek geçinip giden birileri canlanıyor hala. 70 bin lira maaş aldığı halde, evinden bin km uzakta, x köyünün bilmem ne mecrasındaki wc kokulu pansiyonda, gece yarısı gözleri kan çanağı vaziyette milyonluk ihalelerin şartnamesini okuyan memur da var mesela. ya da çatışmaya giren de.. özetle değişkeni çok; meslek, kurum, koşullar vs vs.
+1
lil siztah
(12.04.26)
hayattan beklentin ile alakalı, tüm akrabalarım memur koca sülalede firması olan tek kişi benim. 20 yıl önce tüm akrabalarım müdür olurum diye bakıyordu, kimse bir şey olamadı. ne uzadılar ne kısaldılar.

rutin bir hayat seviyorsan memurluk ideal.
+1
dedim dedim de kime dedim
(12.04.26)
(9)

business casual giyenlere bir ayakkabi sorusu

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi? bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine? 1. https://www.intersport.at/p/on-cloud-x-4-laufschuhe-iat.on.3we3007.4
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi?
bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine?

1. www.intersport.at
2. www.on.com
3. www.intersport.at
4. www.on.com


yoksa hepten dümdüz siyah bir model mi olsa iyi olur?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
bunlar çok spor. o delikli tabanlar çok spor hava katıyor. business casual altında giyildiğini görsem yadırgarım açıkçası. daha çok aşağıdaki tipleri öneririm.

www.adidas.com.tr
+1
galahad reloaded
(11.04.26)
bunlar kosu ayakkabisi degil mi? galahad'in dedigi gibi duz taban sneakerlar giyiyorum kanvas pantolon altina.

koyu renk pantolon altina genelde acik renk beyaz, gri giyerim.
0
antikadimag
(11.04.26)
Şu tarz daha uygun bence

derimod.com.tr
0
ekimoloji
(11.04.26)
bunlar kapkaçcı ayakkabısı.
0
runaway
(11.04.26)
Ben geçen şunu aldım benim çok hoşuma gitti business casual havayı çok iyi veriyor bence

www.adidas.com.tr
0
substituent
(11.04.26)
herkese tesekkürler.
substituent ve galahad, bunlar benim de aklima geldi, hatta evde de iki cift benzer ayakkabim var daha yepyeni. ama cok sikildim bunlardan ya. adidas 2000'lerin basindan beri hep ayni modellerde üretiyor, artik gözüme plastik terlik gibi geliyorlar.
daha baska tavsiyeleriniz varsa onlara bakayim.

@runaway, kapkaccilar iyi kosar bunlarla lol :D
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
tanımladığınız tarza, bu ayakkabılardansa, daha klasik markaların (clarks, ecco, geox, legero vd) üstü klasik, tabanı spor olan modelleri yakışıyor bence. üstü şık bir deri kesim olunca mesela, tabanının beyaz köpükten olması batmayabiliyor.
0
lil siztah
(11.04.26)
pantolonum siyahsa siyah ayakkabı, açık renkse açık renk ayakkabı giymeyi seviyorum. bazen monokrom kıyafetin altına tamamen renkli ayakkabı da oluyor ama tek seçimim olacaksa nötr bir ayakkabı seçerdim sanırım. adidas'la ilgili cevabını gördüm ama mağazaya gidip bir "adidas japan" serisine baksana, birkaç model var. ben bir tanesine bayağı tutuldum. işçiliği ve derisi çok iyi. insan eline alınca bir hoş oluyor. bence gazelle, samba, ve spezialden çok farklı. çok daha hafif, narin ve kaliteli.

yukarıdakilere ek olarak veja, onitsuka tiger mexico 66, camper, ve birken'in ayakkabılarına (bunlar sneaker değil biliyorum) da bakardım.

bu arada ilk linteki on'u bir kadının ayağında gördüm, etekle şık duruyordu. seçeneklerinin arasından onu seçerdim.
+1
eileengray
(11.04.26)
Tam aradığınız spor ayakkabı değil sanırım ama ben Vans giyiyorum.
0
peki madem
(11.04.26)
(4)

Atina hava alanı - monastiraki ulaşım

kondansator
selamlar, Uçağım 17 Nisan cuma akşam 21:15 de Atina’ya inecek. Ama yeni ees sistemi ile pasaport geçişi uzun sürüyormuş metro da son sefer 23:40 sanırım. Metro kaçar ya da cok geç olur diye çekindim bi de metro çok sık değil. Booking de taksi seçeneği çıktı ama uçak inişi belli olsa da alandan çıkış
selamlar, Uçağım 17 Nisan cuma akşam 21:15 de Atina’ya inecek. Ama yeni ees sistemi ile pasaport geçişi uzun sürüyormuş metro da son sefer 23:40 sanırım. Metro kaçar ya da cok geç olur diye çekindim bi de metro çok sık değil. Booking de taksi seçeneği çıktı ama uçak inişi belli olsa da alandan çıkışım belirsiz. Taksi nasıl takip ediyor problem yaşar mıyım sizce ?
0
kondansator
(11.04.26)
Gece bile 20-25 dakikada bir otobus var X95, taksi bosa israf bence. Taksi tutacaksaniz da ucus no'sunu falan yaziyorsunuz zaten ayirtirken, elinde isminiz yazili kagitla sizi bekliyor oluyor sofor.
+2
freedonia
(11.04.26)
otobüs Atina’ya gidiyor da monastirakiye yime orwdsn bir aktarma gerekiyormuş. geçe kalınca otobüsü de kaçırma tehlikesi tedirgin etti
0
🌸kondansator
(11.04.26)
@kondansator: otobüs syntagma meydanında bırakıyor, 10 dakika yürüyüşle monostirakidesin
+1
freedonia
(11.04.26)
syntagma'ya kendinizi attıktan sonra turistik her semt dümdüz caddelerle birbirine bağlanıyor. ulaşımın endişe edileceği bir şehir değil atina, her yere yürüyebilirsiniz.
Havalimanı'nda kapının önüne çıkınca, binanın duvarına paralel, hemen sağda otobüs durakları. otomatlardan kk ile bilet alabilirsiniz. en son geçen kasım'da gitttim atina'ya, pasaporttaki işim yarım saat sürmemişti; tabi günlük ve saatlik yoğunluk olursa bilemem. iyi gezmeler.
+1
lil siztah
(11.04.26)
(35)

Kayınvalidem torununu sevmiyor sanırım ya:/

wild honey suckle
Selam duyuru. Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını gör
Selam duyuru.
Canım sıkkın moralim bozuk. Bir tane kızım var 20 aylık (hatırlayan vardır belki erkenci bir kızdı kendisi) tüm bu acılı süreçleri atlattık şimdi kendisi konuşan, yürüyen en ufak sorunu olmayan bir cüce:)
Artık sosyal ilişkileri gelişiyor ve ufaktan insanların ona nasıl davrandığını görüp sevip-sevmeme ya da değer görme gibi kavramları fark ediyor.
Bizim sorunumuz babannemiz maalesef.
Aslında kötü biri diyemem. Çok nevi şahsına münhasır diyebilirim. Daha böyle köylük yerde yaşadıkları için bize ayıp ya da nezaket gelen konularda aynı noktada duramıyoruz sanırım.
Kızım doğduğunda şehir dışında tatilde oldukları için gelmediler. Yoğun bakım sürecinde de gelmediler. Daha sonra 3 aylıkken falan sanırım bir geldi onda da yani çocuğa ne yardımı oldu meçhul. Zaten hamile olduğumu öğrendiğinde de hiç “bir şey lazım mı?” Denmedi. Ne bileyim bir hevesle bir şey alınıp hatıra bile olsun kafasına girilmesi hiç. Daha sonra bu güne dek çok da görüşemedik. Görüntülü nadir aradı, çok daha nadir fotoğraf istedi. Bir torunu daha var eşimin ablasından. Canını istese verir sanırım. Kızım ağladı, “aaaa ama diğer torun hiç ağlamazdı” dedi. Kızım yemek yemedi “biz diğerinde sorun yaşamadık” dedi.

Sustum…

1. Yaş gününe gelirken evde onca yemekler hazırlıklar yapılırken elini hiçbir şeye sürmedi. Doğum günü hediyesi olarak 6. Aylık giysi aldı.

Sustum…

Ama artık yeter. Ev taşıdık ve götümüzde ayı bağırıyordu. Benim ellerim bulaşıklı, eşim yemekle uğraşıyor derken içeri gelip “seninki kaka yaptı” dedi.
Eşim “e değiştir????” Diyince, “ben değiştirmem ya” diyip gitti.
Şok olduk.

Aramızda konuşuyoruz ama nasıl konuşalım ya da ne diyelim bilemiyoruz. Bu hal ve tavırın düzelmesi şart. Ben kızım böyle negatif aile ilişkileri içinde büyüsün kendini değersiz hissetsin istemiyorum.
Hani sevmiyor musun? Ok gelme görme. Ama hem gelip, hem hayatımıza dahil olup bunu yapamazsın.

Eşime ağlıyorum o da ne yapacağını bilemiyor. Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.

Derdi ne anlamıyorum ve anlamıyoruz.
Artık çok yoruldum. Ev işleri, taşınma süreci, 20 aylık kurtlu bir bebek… ve dünyanın en garip babannesi.

Nedir derdi nedir çözümü?
-1
wild honey suckle
(10.04.26)
bence -anlattığınız tablodan fazla anlaşılmıyor ama- babannenin derdi bebekle değil de, sizinle, oğluyla ya da başka bişeyle gibi duruyor. şu haliyle "koskoca kadın, ne derdin var da el kadar bebeğe tavır yapıyorsun?!" demedikçe, asli sebebi anlaşılamayacak bir duruma benziyor. yine bence, buradan dönmez. bebeğin en taze, en sevimli hallerinde o sıcaklığı yaşamadı ve yaşatmadıysa, bu saatten sonra zorlamayla düzelme olacağını veya düzelse de sizin istediğiniz kıvama geleceğini sanmıyorum. yerinde sağ olsun diyip geçilmeli şahsi fikrimce. bebek de, böyle ilişkilerin de olabileceğini erkenden tanımış olacak mecbur.

bizim babannemiz babamı ve annemi, dolayısıyla da bizleri sevmezdi. ancak kuzenlerim için canını verirdi. büyüdükçe bu tavrın tamamen kendi tercihleriyle ilgili olduğunu; bizim bir kabahatimizle falan alakası olmadığını anladık ve hiç üstümüze alınmadık. eksikliğini de çekmedik.
+11
lil siztah
(10.04.26)
Osuruktan nem kapıp adamı doldurup durma, annesiyle arasının bozulması kimsenin işine gelmez. uzun vadede siz zararlı çıkarsınız.

2 yaş sendromu diğer tüm dertlerinizi unutturur merak etmeyin.
-18
duyuruuser
(10.04.26)
bir erkeğe yapabileceğiniz en büyük zulum eşiyle annesi arasında bırakmaktır.

sevmiyorsa sevmesin zaten doğumunuza vb. gelmeyerek falan belli etmiş, mesafe koyun gitsin, bayramdan bayrama görüşün. romantik düşüncelere de girmeyin bence,
+3
kveldulv
(10.04.26)
size yakınlık gösterene sizde gösterin. size kötü davranı da görmezden gelin. en güzel cezalandırma yöntemi birini görmezden gelmektir.

eşinizin annesi ile arasını bozmayın. bırakın kendi görür ve konuşursa konuşur, yoksa araya girmeyin. siz daha az muhattap olun, bir şey beklemeyin ve siz de ona bir yabancı gibiymiş gibi davranın.
+7
gercekdunya
(10.04.26)
Beklentiyi düsürün. Bir hayir gelmeyecek belli. Sorun ne falan diye de overthinking yapmayin deyim. Kabullenin ve devam edin.

Bu sivri zeka kaynana da ileride torunun pesinde kosar niye gelmiyor niye gelmiyor diye.
+3
Purple life
(10.04.26)
negatif aile ilişkisi diye genellediğiniz sadece kaynananın size ve sizden olan çocuğunuza karşı tavrı. ki tavırlarında da kötü (zarar verme, kavga gürültü gibi) bir davranış yok sanırım. sadece ilgisizlik, kayıtsızlık var.

varsa eğer kadının derdini neden siz çözmeye çalışıyorsunuz? kaç yaşına gelmiş insanı niye anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. siz kendinizce vazife gördüğünüz, görgünüze uygun, çocuğunuza örnek olmasını istediğiniz şekilde davranmaya devam edin. ama bir karşılık da beklemeyin. umursamamayı öğrenin. siz kötü olmayın. çocuğunuz da babaannesiyle ilişkisini babasından gördüğü şekilde öğrensin, yaşasın.

görüşme sıklığınızı belirtmemişsiniz, bilmiyorum. ancak görüşmelerinizi ev dışında yapmaya çalışın. böylece belirli bir zaman aralığında aile görüşmesini yapmış olursunuz. çok isterse babaanne sizi evine çağırıp, ağırlasın.

babaannenin davranışıyla ilgili birçok sebep sayılabilir de bu kadar uğraşmanıza gerek var mı, empati kurmaya değer mi?
+4
tnz
(10.04.26)
16 aylık bir bücürümüz var. aynı durumlar değil benzer nitelikte durumlardan geçtik, geçiyoruz. en temizi kimseden bir beklenti içinde olmamak. ben böyle yapıyorum kafam rahat. elbette isterdim aileden destek olsun falan ama yok olmuyor. sıfır beklenti = sıfır dert.
+5
scudman1
(10.04.26)
Eşiniz annesine 'Bir daha bu eve adımını atma.' dese tüm sorunlarınız çözülecek gibi anladım ben.
+1
Mirket
(10.04.26)
Çocuk olmadan önceki ilişkinizi bilemediğim ve diğer torunun cinsiyetini bilemediğim için(eğer o erkekse) bunlardan kaynaklı bir sebep var mı bilemiyorum.belki kendi oğlunu o kadar da sevmiyor,ya da seni sevmiyor.dolayısıyla çocuğu sevmiyor olabiiir. Bir de bizim oralarda çok afedersin "el s.kinden inen kıymetli olur" derler,diğer torunun sevilme sebebi bundan olabilir.

Uzun lafın kısası,takma kafaya boşver.eşinle çocuğunla geçinip gidiyorsan sıkıntısız,salla gerisini.
+1
denizciman
(10.04.26)
büyük ihtimal travmatiktir. baby boomer kuşağındansa pekte ciddiye almaya gerek yok. hepsinin zor travmatik hayatları vardı ve çocuklarına bu durumları her türlü yansıttılar. sorun sizle alakalı görünmüyor.
+1
mikahakkinen
(10.04.26)
Diğer torunu erkek benim de kızım var aslında öyle çok erkek kız ayrımı yapan bir aile değiller öyle olsa her şeyden önce kendi oğluna düşkün olur.
Benim burada aslında anlamadığım iş arkadaşlarım normal sosyal hayattan arkadaşlarım bile tüm bu süreçte bize destek olmuşken yardım etmeye çalışmışken kendi kanından canından torunu niye ona bu kadar el.

Etrafımda görüyorum çocuklar anneanneleriyle babaanneleriyle akrabalarıyla hepsi birbiri için canını verir hani torununun altını değiştirmek mi mideni bulandırdı gerçekten.

Ayrıca eşimi doldurdum falan tabii ki yok kendisi de aynı şekilde ortada bir gariplik olduğunu gördüğü için sürekli konuşuyoruz kendi aramızda. O da hastane köşesinde yoğun bakımda çocuğunu beklerken tek bırakılmış olmaktan mutlu değil haliyle.

Hem ilgilenmiyor gelmiyor gitmiyor yardım etmiyor hem de bu yaptıklarıyla ilgili biz tavır aldığımızda ya da bununla ilgili oğlu onu uyardığında ağlama krizlerine girip bayılılıp hastaneye kaldırılılıyor.

Her şeyden önce torunumun ilk doğum gününe bir özenirsin yani gelirsin bir şeyin ucundan tutarsın ha tamam yapamadın mı olabilir benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani..

Travması vardır okay, ama hepimizin travmaları var arkadaşlar.

Ben aslında az çok anlıyorum diğer torun kızının çocuğu benim kızım gelinin çocuğu oldu yani başka bir açıklaması yok.

Bu arada ev dışında görüşmemiz mümkün değil şehir dışında yaşadıkları için gelip bizde kalıyorlar.

Neyse ya ben özeniyorum işte böyle anneannesi babaannesi halası teyzesi üzerine titreten çocuklar var. Biraz büyüyüp anlamaya başladığında beni neden sevmediler demesin başka bir şey istemem.
-2
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Son yazınıza istinaden yazıyorum,33 yaşındayım ve benim de babaanne tarafı travmatik,hatta genel olarak baba tarafı.açıkçası benim hiç de umurumda olmuyor. Anam babam yanımda arkamda olsun yeter.hem babane olmaz,amca olur amca olmaz dayı olur,teyze olur... destek çıkan ilgi veren akrabanız illa çıkar.emin olun o kadarı gayet yetiyor.sağlıcakla kalın...
+4
denizciman
(10.04.26)
Benim annemde şöyle bir durum var, ilk torununu çok sevdi, ilgilendi, hala seviyor.
Ama sonraki torunlarla ben yaşlandım artık uğraşamıyorum dedi, ilgilenmedi, dolayısıyla da çok fazla sevmiyor.
Böyle de bir açıklaması olabilir.
+3
parka
(10.04.26)
Çekirdek aile dışında ne kadar az akraba, çocuk için o kadar iyi. Babaanne/anneanne, dedeler, amcalar, teyzeler vs vs çocuğun hayatında çok yer etmesi gereken kişiler değil bence. Bi iki yılda bir görüp geçeceği kadar yakınlık en iyisi. Bebekken size sıkıntı oluyor ama büyüyünce kendisine faydası olacak bu durumun diye düşünüyorum
+1
nundu
(10.04.26)
Allah eşine sabır versin.
-3
administ
(10.04.26)
son paragrafta şöyle bir cümle kurmuşsunuz (ya da ben timeline’ı yanlış anlıyorum):
“ Doğumdan sonra çok sert çıkmıştı gelme istemiyoruz demişti kavga etmişti, gelip kapıda ağlayıp bayıldı rezillik çıktı.”

Aslında bu olayın ne ve neden olduğu sorunuzu cevaplayacak. Ayrıca bebeğin doğduğu sıralarda bir şeyler olduğu için de bebeğin kendisiyle bir alakası yok. Siz ve eşinizle alakalı bir şey yaşıyor. Bunu bilmek ya da aksini zorlamak da ele bir şey geçirmez. O yüzden öneri olarak da çoğunluğa katılıyorum.
+5
eileengray
(10.04.26)
derdinin ne olduğunu bilmek mümkün değil insan psikolojisi dipsiz bir kuyu, zaten bilmek de çözüm getirmez.

eşinizin sizin yanınızda ve mantıklı tarafta olması en büyük etken. ilk olarak bu tavrın onun ne işine yaradığını neyi beslediğini keşfederseniz ve o noktayı beslemeyi durdurabilirseniz en azından hem ortalıkta olup hem de ters tepkiler veremeyecektir.

örneğin bir durum oldu babane bir tepki verdi. anne-baba bu konuda gerildi huzursuzluk çıktı. işte bu noktada yaptıkları beklediği etkiyi yaratamamalı. örneğin huzursuzluk çıkmadı - gülüp geçtiniz mesela bu birkaç defa tekrarlandığında artık işe yaramadığında sizden uzaklaşacak ya da bu tavrı tekrar etmeyecektir.

buradaki en önemli konu çocuğun ileride bu tavırlardan etkilenmemesi. burada da sizin olaylara verdiğiniz tepki önemli. sizin tepkiniz mantıklı ve sakin olursa çocuk da bu karakteri çok daha az ciddiye alır. ters birşey yapsa bile çocuk üzerinde etkisi olmaz.
+3
orpheus
(10.04.26)
@ eileengray hastaneye doğuma ve yoğun bakıma gelmedikleri zaman yaşandı bu. Yani zaten hiçbir problem olmadan bile torununun riskli medikal sürecine dahil olmamıştı.
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
erkek tarafıyım, çocuğumuz yok. çocuk lafı oldukça annem beni uyarır sakın bana güvenip çocuk yapmayın, ilgilenmem bakamam haberiniz olsun. bize, kardeşimin çocuğuna, yeğenlerime başkalarının çocuklarına çok baktılar, kalabalık büyüdük birsürü çocuk ve artık bıkmış durumda. böyle bir şeyler olabilir, artık kendi hayatlarını yaşamak istiyorlar ne kadar mümkünse.
+3
zozjotejmnk
(10.04.26)
Süslü sözlükte benzer bir soru açmış mıydınız? Çok tanıdık geldi, o kişi siz değilseniz dünyanın en garip babaannesi değil yani çok var bu türden.

Kadının karakteri buysa bu saatten sonra değiştiremezsiniz, akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerinde karşılıklılık esasına inanıyorum. Size nasılsa siz de öyle davranın mesafeli olun, çocuğunuzun etrafındaki herkesi ona uyduramazsınız.
+1
ekimoloji
(10.04.26)
@ekimoloji ben değilim:) muhtemelen bu ve daha beterleri vardır ya:) arkadaşımın kayınvalidesi hamileyken gelip şey demişti “40’ı çıkana kadar bebek bende kalcak???” dksks
0
🌸wild honey suckle
(10.04.26)
Hepsini okumadım durumumuz yoktj da okuduğum kadarıyla kadın sizi sevmiyor çocuğu sevmemesi normal
-2
artıküyeolmakistiyorum
(10.04.26)
benim babannem bu ahdhjs. kadinin cocukla derdi yok, derdi sensin. biraz narsisttir bu bir de. bir gün vaktim bolken sana yazayim babannemi, karsilastirinca anlayacaksin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
eşinle annesi arasına girme, şikayet konusu etme. gelirse gelir, yaparsa yapar. içinden gelmeyen bir şey için zorlayamazsın ki kimseyi. sevmiyor mu? demek ki ilgilenecek kadar sevmiyor. tabi ki iyi aile ilişkileri içinde büyümesi güzel bi şey ama bu zorla olacak bir durum değil.

benim annem de mesela ilk torun harici pek düşkün değil. 3 senenin sonunda ablamla muhabbet ederken farkına vardık. güldük geçtik. yani anlattığınız şeyler bana biraz abartı geldi. sağlık sürecinin etkisi var bence.

ayrıca benim babannem şeytandı. geçen sene yaşıyor mu ölü mü anlık anımsayamadım. şu an torun babannenin umrumda değilse ilerde babanne de torunun umrunda olmaz. kafası rahat olur. kimsenin ananne-babanne-dede eksikliğini çektiğini görmedim.
+1
elorelia
(10.04.26)
Aktif bir kotuluk/zarar olmadigi surece bir sorun yok bence. Yani evet sevse daha iyi de, cocugun korunmasini gerektiren bir sey de yok. Gercek hayatta da onu sevmeyen insanlar olacak sonucta.
+1
ghilleinthemist
(10.04.26)
Kadın tatili bölüp erken doğan torunu görmeye gelmemiş, sevmiyor olabilir ama bence asıl sorun sensin çocuğuda senin çocuğun diye sevmiyor.
Çok da takılmaman gerekiyor benim babannemde beni ve kardeşimi sevmedi haa bende zaten onu sevmedim.
ama bunu eşine soyleyip kendi krizini çıkartma. Zaten zaman geçtikçe o da bazı şeyleri görecek fark edecek ama sen onun kafasına bunları doldurmaya çalışma yoksa konu sadece senin kuruntun olur.
+3
kuzey li
(10.04.26)
Bence seni net sevmiyor. Oğluna da ölüp bitmiyor gibi. Doğal olarak çocuğunuza da düşkün değil. Doğumda gelmemeleri az bi mesele değil bence. ama Sevsin diye zorlayacak haliniz yok. Siz de ona göre davranırsınız olur biter. Ben de annelerin, kızlarının çocuklarına oğullarının çocuklarından daha düşkün olduğunu düşünüyorum genel olarak
+3
dfn4
(10.04.26)
" benim iş arkadaşlarım kaç gün boyunca aradı sordu neleri seviyor ne alalım diye ona da mı özenmedin yani.."

valla maşallah
benim iş arkadaşlarım çocuk yapsam 3 sene sonra haberleri olur
siz nasıl bir evrende yaşıyorsunuz bilemiyorum ama

benim etrafımda -çok istisnalar hariç- kimse kimsenin çocuğuna ne sever diye sorarak, koşa koşa, günlerce hediye arayaraktan d.günlerine filan gitmiyor

son 3 senede 2 kardeşim de ben de 1- 2şer kere taşındık
etrafımda da taşınan bir sürü insan oldu
ne kimse geldi, ne etti. ki ben çoook insana taşınmasına, hastasına refakat vs. etmişimdir zamanında. kalabalık aileden geliyorum. aşırı zor durumda olan hariç kimsenin kimseye gidecek koşturacak zamanı yok. çok zorda olana yetersek kafi.

neyse kaynanadan ziyade iş arkadşalarınızı değişik buldum açıkçası :D
siz beklentilerinizi bu iş arkadaşlaınız çevresinde olan şeylere göre belirliyorsanız
sizin o beklenti düzeyiniz biraz fazla yüksek...

şu ülkede annesi-babası k.valide k.babası hepsi hayatta olup, sağlıklı olup, hepsi emekli ya da çalışmıyor olup koşa koşa gelip torun bakan

ancak bu esnada da gelinin sınırlarını düzenini bozmayan, sevgi saygı dolu filan kaç evlilik var yahu...
hangi evren burası?

bir de yani kadın bebek yoğun bakımdayken gelmeyen birisi
siz bebeğin altını al diyorsunuz
bu kadar ayarsız olunur
....
+5
subcomponent
(10.04.26)
altini degistirme kisminda ogurme istegi geldi siz ise sok olmussunuz. kendiniz her gun yapiyosunuz diye herkese normal gelmesini beklememelisiniz tipik anne sendromu ne gurultuden ne b*ktan sumukten rahatsiz olmuyor ve ayni seyi bekliyor neyse…

ben cok cocuk/bebek seciyorum bazisina hayran bazisina hic tahammul edemiyorum belki oyle bir durumda o da. bu zorla kazanilacak bi sey degil uyusmamis olmamis asil dikkat etmeniz gereken sey esinizmis gibi geldi. hatri varsa durumu kabullenin buyuk bi zarari yokmus sadece ilgisiz+1 keske herkes hayalimizdeki gibi olsa
+3
ala09
(11.04.26)
@dawsonscreek çünkü burası Avrupa değil. Biz yaşlıları elden ayaktan düşünce huzur evine postalamıyoruz mesela, hasta olsalar doktora götürüyoruz sık sık arıyoruz soruyoruz ihtiyaçlarını görüyoruz. Bir zahmet nenesi de tiksinmesin altını alsın yani. Torununu sevip ilgilenmeyecekse de yallah huzurevine.

@ala09, sen kusabilirsin önemli değil ama babaannesi tiksinemez. Torun sonuçta bu. İki gün sonra babaanne yatalak olsa altına bez bağlayacaklar sonuçta. Bakıcı bile tutulsa bir yaşlıya bakmak ne kadar zor bir şey illa ki evlatları o bezi değiştirecek. Kusura bakmasın o zaman o da torununa yapmak zorunda.
0
Gradient_tabanlı_mor
(11.04.26)
@gradient,
bu nasıl bir pazarlıktır?
vay anasını demek ileride altımıza bez bağlasınlar diye torun bezi değiştircez yani öyle mi?

bir babane/anane küt diye trafik kazasında, ani bir durumda elden ayaktan düşmeden, yatmadan öldü gitti (valla benim ananem aynen böyle vefat etti 80 yaşındaydı küt diye kaybettik, mesela)
ne olacak?
tüm torun bakma emeği karşılığını öbür tarafa iadeli taahhütlü postayla mı göndereceğiz?
+2
subcomponent
(11.04.26)
Anneanne veya babannenin bebek altı değiştirmekten iğrenmesini normal mi buluyoruz? Bilmiyordum öğrenmiş oldum.

Ayrıca evet karı koca bir olduk kadına iş buyuruyoruz dkjsjs

Delirmişsiniz siz. Burası Türkiye burada bunlar normal ve bence zaten olması gereken. Taşınmaya destek olmamak, yemeğe destek olmamak falan da normalmiş hahahahah

Bireyiz çok şükür 1,5 senedir tek başıma bakıyorum çocuğuma. Ama buraya geldiklerinde de “nezaketen” destek görmeyi beklemem kadar normal bir şey yok. Keza annem her eve geldiğinde “senin için ne yapabilirim” diyen bir kadın.

Biz kimseyi bakıcı olarak bebeğin başına dikmedik. Geldiğinde biz müsait değilken bir bez değiştireyim bile demiyorsa sıkıntı bende aranmamalı bence.

1,5 yaş kızımla yeni doğum yapan arkadaşıma yardıma bile gittim ben.

Mutsuz soğuk sevgisiz hayatınızda başarılar…
0
🌸wild honey suckle
(11.04.26)
Şeyi anlamıyorum ben de anneanne babaanne dededen bir şey neden beklemeyeyim ki onlar başkası mı? Çocuk yaparken onlara güveniyorum ben evet. Onlara güvendiğim için hamile kaldım. Ha yakın akrabam hariç kimseyi de tanımam orası ayrı
+1
Hallegadola
(11.04.26)
Kendi cevabınızı kendiniz vermişsiniz aslında "Burası Türkiye burada bunlar normal". gerçi cevap ve sonuç olarak çözüm aradığınızı da düşünmüyorum çünkü sadece "öyle" olsun istiyorsunuz. Böyle olmalı, şöyle olmalı gibi arzularınızı sanki olması gerekenmiş bunlarmış gibi anlatıyorsunuz. Hayal kuruyorsunuz ama hayallerde hep beklenti içindesiniz. Bu kadar beklenti duymayı bırakın hem bu konuda hem başka konularda siz de rahat edersiniz, eşiniz de, çocuğunuz da. Hayır babanneyi dinleyip sizin ifadelerinizle harmanlayıp sorunun kaynağını bulmamız da mümkün ama işte burası Türkiye kim çözüm için adım atacak? Siz mi? Babanne mi? Kocanız mı? Yoksa 1.5 yaşındaki çocuğunuz mu?
+2
Jazz
(12.04.26)
aynı tablonun 10 yıl sonrasından bildiriyorum;

yapacak bir şeyiniz yok. bu durumla yaşamayı öğreneceksiniz.

biri 11, biri 4 yaşında iki çocuğumuz var. eşimin ailesi ile durum az çok böyle. doğuma gelmediler. eşimle kızım kaza yaptı, çocuğu ambulansla hastaneye kaldırdık (durumu iyi çıktı çok şükür) kıllarını kıpırdatmadılar. çocuk Türkiye'nin en saygın sahnelerinde sahneye çıktı, insan merak da mı etmez ya!? yok, gelmediler. okullarının kapısının önünden geçmişlikleri yok. insan torununun gittiği okulu kreşi merak da mı etmez? etmediler.

özellikle küçüğe daha bir tek saat bakmışlıkları yok. bebekliğinde bir kere alt değiştirmişlikleri, bir kere parka götürmüşlükleri yok. bir tek kere sinemaya tiyatroya götürmediler, götürmüyorlar.

ben kendimce şöyle bir yol izliyorum. sınırlı görüşüyorum, mesafeyi açıyorum. eşime ve çocuklara bir sorun oluşturmuyorum, laf söz etmiyorum elbette. ama madem mesafe, alın size mesafe diyip, yılda 1-2 kere görüştüğüm bir düzeye çekiyorum. çok da umrumdaydı benim de.

biz de bizimle vakit geçirmek isteyen aile üyelerimizle yolumuza devam ediyoruz. evet insan çok da yoruluyor, biraz da üzülüyor ama yani yapacak hiçbir şey yok. ne yapabiliriz ki?

sizinle bağ kurmak istemeyen, sizinle aile olmak istemeyen insanlarla zorla bağ kurmanız mümkün değil. zorla aile olunmuyor. istemiyorlarsa, istemiyorlardır.

salın gitsin. kendinize dert ettiğinize değmez.
+3
babilfish
(13.04.26)
(7)

Terapi almaya çalışan aile üyesine nasıl yaklaşırsınız?

starbuck
Selamlar, Kuzenim yirmilerinin başında. 2020 gibi manik nöbetler geçirmeye başlayınca doktor doktor gezdiler ve bipolar teşhisi konuldu. O dönem terapiye de gidiyordu ama detayını çok bilmiyorum, bana ulaşan tek bilgi gittiği psikoloğun onu maddi olarak suistimal ettiği yönündeydi (etik davranmayan
Selamlar,

Kuzenim yirmilerinin başında. 2020 gibi manik nöbetler geçirmeye başlayınca doktor doktor gezdiler ve bipolar teşhisi konuldu. O dönem terapiye de gidiyordu ama detayını çok bilmiyorum, bana ulaşan tek bilgi gittiği psikoloğun onu maddi olarak suistimal ettiği yönündeydi (etik davranmayan çok psikolog var ama ailemi tanıyorum, bir şeylerle yüzleşmeleri gerektiğinde karşı tarafı suçlayıp onun ayıbının peşine düşen ya da ondan kaynaklı sözde ayıplar yaratan tavırları olması çok olası)

Neyse birkaç sene lityum kullandı, Koç Üniversitesine bağlı bir doktora görünüyor düzenli olarak. Kadın ikide bir ilaç değiştiriyor, dozları azaltıp artırıyor, bir dönem yemekten ziyade neredeyse ilaçla besleniyordu. Bu konuda keskin konuşamam sonuçta psikiyatrist değilim ama bana sağlıksız geliyordu açıkçası. Kuzenimin konuşma ve dinleme odaklı bir terapiye ihtiyaç duyduğunu hep belirttim ama dinlemediler uzun süre. Sonra bu psikiyatrist kadının önerdiği birine gitmeye başladı. Henüz ilk seansta onu çocukluğuyla yüzleştirmeye çalışmış ve kız ağlayarak terk etmiş kliniği. Bilip etmeden sallamak istemiyorum kimsenin metoduna ama bu da bana yanlış geldi.

Neyse gel zaman git zaman psikiyatristin ilaç denemeleri başarısız oldu, birkaç ay evvelki tahlillerde kendisinin yazdığı ilaçların kullanımı sonucunda böbreklerinin iflas ettiği açığa çıktı ve ilaç kesildi. Dolayısıyla depresif mod geri geldi. Ailem tepki gösterip anlamaya çalışınca kadının cevabı "sadece benim değil kurulun kararıydı o ilaç ve doz" olmuş ve konuyu kapatmış, kurula bağlı başka bir doktorla görüşmek istediklerinde de reddetmiş. Kız gitgide kötüleşiyor. İşin daha da kötü tarafı kendi travmalarını bastıran ve bunu seçmeyip yüzleşmek isteyen insanları da susturan ebeveynleri var. Kuzenim cidden zor durumda ama ben teyzemin terapiye ve hatta tedaviye olan ihtiyacının çok daha fazla olduğunu düşünüyorum. Sürekli tedirgin, kızı da tedirgin ediyor. Her anını izliyor, kontrol etmeye çalışıyor. Bazen dur yere ağlama krizine giriyor, kuzenim de kendini suçluyor "ben böyle olmasaydım bunlar olmazdı" gibi. Eniştem de çok bilmişin önde gideni. Hayatlarında insan psikolojisi üzerine biraz bile kafa yormayan, terapi görmeyen, empati yapmayan insanlar kısaca. Ve kızın hayatı birlikte yaşadıkları için daha da cehenneme dönüyor.

En son "Bu böyle olmaz, yardım alman lazım" dedim kuzenime. Fikre hem sıcak bakıyor bir psikolog bulmaya çalışıyor, hem de ertesi gün vazgeçiyor ya da bahaneler uyduruyor. Anasıyla babası da takmış "acele etmesin doktoru ne derse o, kaç senedir ona gidiyor başka kimse detayları bilemez" diye. Dostum zaten tıbbi döküm bunun için, reçeteler raporlar bunun için. İşinin ehli bir başka doktor ve psikolog biraz mesai harcayarak hastanın geçmişini kavrar ve ona göre hareket eder zaten, bu onun işi.

Kuzenim ise her şeyi kontrol edebileceğini sanarak bu sanrının peşinden gidiyor. Ömürlük bir eş seçmesi gerekliymiş ve ilk denemesinde dünyanın en iyisini tutturmalıymış gibi bakıyor psikolog seçmeye (ki bu bence bir kaçış yöntemi). Hangi yaklaşımla tedavi olacağını bile kendisi seçmeye çalışıyor. Birçok kez bunun onun işi olmadığını, deneme yanılma sonucu o dönem için ona iyi gelecek bir psikolog bulduğunda bunu onun saptayacağını, yardımcı olacağını ve olamayacaksa da bunu belirteceğini söylediğim halde sürekli başa dönüyoruz. "İçinden çıkamıyorum, kendim uğraşmak istemiyorum, babam şöyle diyor annem böyle diyor" vs sabaha kadar devam... ben de şiştim haliyle. 4 senelik terapi geçmişi olan, psikolojiye ilgisi olan ve bu işlerin az çok nasıl yürüdüğünü bilen ve kendimce fikir veren biriyim. Benimki de dahil olmak üzere kimsenin yönlendirmesine çok takılmadan kendi istek ve ihtiyaçları doğrultusunda birini bulmasını, denemesini, olmazsa da devam etmesini öneriyorum ama sanki son 1 saattir konuşmuyormuşuz gibi başa dönüyor. Çok sevdiğim ve kardeş gibi gördüğüm insana öfkelenmek istemiyorum ama zorlanıyorum ben de. Biraz bile olsa cevap vermeyince teyzeme dert yanıyormuş benden. Teyzem de kızın gözünün önünde sanki o yokmuş gibi anlattı bana bunu, kız ondan da ayrıca utandı. Annesi ve babası böyle insanlar işte.

Neyse çok detay var ama en özet hali bu. Kuzenim çalışmıyor şu an, geçen yaz endüstri mühendisliğinden mezun oldu ama işe giremedi henüz. Maddi ve zamansal sıkıntısı yok.

Nasıl çıkılır bu işin içinden? Yardım etmek istiyorum ama yardım istemeyen ya da buna hazır olmayan birine yapılabilecek bir şey olmadığını da biliyorum. Yine de kardeş olunca konu, sonuna dek denemek istiyorum. Önerileriniz varsa alırım.
+1
starbuck
(09.04.26)
onu dinlemeli,
eleştirmemeli,
yaninda oldugunu ifade etmeli,
hobi edinmesine yardimci olmali,
yasamin güzelliklerinden bahsetmeli.
+1
designer
(09.04.26)
Terapiste gitmeye karar verirsen ve seçmekte zorlanırsan bana söyle, bir saat içinde senin için seçimi yaparım deyin mesela.
Her türlü yardıma da açık olduğunuzu her istediğinde size ulaşabileceğini söyleyin. Başka da sizin elinizden gelecek çok bir şey yok gibi.

Maddi sıkıntı yok demişsiniz ama teyze böyle işleri seven biri değil galiba. Ama isterseniz ona da terapiye gidip kızına örnek olmak isterse diye gitmesini hatırlatın. (Gidince de terapiste hiçbişiy anlatma teyze, sırf kıza örnek olmak için git, 45 dakika içeride durup çık deyin. O zaten dayanamaz neler neler anlatır :)
-1
michael_knight
(10.04.26)
Benim gördüğüm kadarıyla kompleks hale gelmiş bir ortamda tavsiye üstüne kurulu yardım genelde yardımdan çok zarar oluyor.

Kendinizi bu kişi yerine koyun, büyük ihtimalle ihtiyacı olan en büyük şey kendi hayatını kurup kendi başına, kendine yeter biri olmak. Bunun içinde bir iş, bir ev ve kazanç da vardır. Elbette yine terapiye ihtiyacı olacaktır ancak terapiden maksimum faydayı alması için önce şu anki koşullarından arınması gerek gibi duruyor, ben böyle gördüm.

Siz fikirlerinizi söylemişsiniz, hatta belki fazla bile müdahil olmuşsunuz. Ancak mesele yardımcı olmaksa bence yönlendirici olmaktan çok, eğer imkanınız varsa ona güvenli alan yaratabilirsiniz. Uzaklaşmak ve kafa dağıtmak istediğinde kendisi size gelsin.

Şöyle düşünün etrafınızda yangın varken tutup yanık kremi sürüp bandaj yapmazsınız. bu sonraki iş. Önce o yangından kurtulmanız gerekir. Bu kişi yangının içinde hala.
+1
akhenaten
(10.04.26)
Anlattığınız çerçevede, birden fazla, hatta tonla sorun var aşılması gereken. İyi bir psikolog bulmanın koşulları belli; ilgili alanda sertifikaları sağlam olan, tecrübeli isimlere bakılıp, gerekli ücret verilecek. Şimdi siz bunu araştırıp sunsanız, kuzene ve aileye beğendirmeyi nasıl başaracaksınız, bilemedim. Hadi kuzen böyle işin ehli birinde terapiye başladı; anlattığınız ailenin tepkileri sürecin sağlıklı ilerlemesine destek olacak mı, bu da soru işareti. Çok üstüne düşülmesi kronik faydasızlığa dönüşmüş gibi duruyor. Bana kalırsa en iyi başlangıçlardan biri, ailenin konuya bakışlarını düzenlemek, durumla sağlıklı başetmelerini sağlamak için teyzenin -ya da daha iyisi çekirdek ailenin toplu olarak- terapiye gitmesi olacak gibi geldi. Hasta bir yana, hastanın bulunduğu aile ortamının sağlığını çözüp, sonra hastanın derdine odaklanmak daha faydalı olacağa benziyor.
0
lil siztah
(10.04.26)
Çok iddialı olmamak şartıyla bir iş bulup sosyalleşmesini desteklemek lazım önce. Anne baba etkisinden sıyrılmasi lazım.
0
sekizdokuzon
(10.04.26)
yeni bir psikiyatra gitmesi gerekiyor. Hastalık öyküsünün objektif şekilde anlatılması lazım. Psikiyatr muhtemelen ilaç ve terapiyi beraber önerecektir. Terapi konusunda zaten ne tür olacağına karar verilecektir.

Küçük bir not: senin de bir psikiyatra görünmende fayda var. Narsistik ve katı kişilik durumu söz konusu :)
0
yankee jumping
(10.04.26)
Hepinize cevaplarınız için teşekkür ediyorum.

@yankee jumping Düzenli olarak terapi aldım, zorlayıcı bir takım olaylar yaşadığımda da 1 sene kadar işini gerçekten iyi yapan bir psikiyatristten tedavi gördüm. Neyin neden olduğunu ve nasıl çözüleceğini öğrendim. Maalesef tahminleriniz yanlış ama zaman ayırıp yorum yapmışsınız, karşılıksız bırakmak istemedim. Merak etmeyin, her şey gayet yolunda :) Hiç tanımadığınız birine üç beş paragraflık bir yazıdan teşhis koyma cüretinizi pek anlamlandıramamakla birlikte takdir ediyorum, ben hayatımın hiçbir döneminde bu kadar cüretkar olamadım :')
0
🌸starbuck
(10.04.26)
(8)

devre elemanı nerden satın alabilirim?

administ
Evdeki blender bozuldu. İçini açtım kartta bozulmayan parça kalmamış. İnternetten sipariş veremiyorum çünkü 100 tane smb direnci ne yapayım :) okul zamanında bunları karaköyden gidip alabiliyorduk Şimdi yine gitsem 1 zener diyot, 5 direnç bir triyak şeklinde alabiliyor muyum? başka bir yer var mı bu
Evdeki blender bozuldu. İçini açtım kartta bozulmayan parça kalmamış. İnternetten sipariş veremiyorum çünkü 100 tane smb direnci ne yapayım :) okul zamanında bunları karaköyden gidip alabiliyorduk Şimdi yine gitsem 1 zener diyot, 5 direnç bir triyak şeklinde alabiliyor muyum? başka bir yer var mı bunları tek tek alabileceğim
+1
administ
(09.04.26)
google istedigin parcalari cikmasi lazim.
0
designer
(09.04.26)
dükkandan alırsın da fiyatı gene 100 adet kadar olur.
ozdisan.com buradan 5-10 adet gibi alabiliyor olman lazım. ayrıca türkiyedeki en büyük stok bu firmadadır.
+1
orpheus
(09.04.26)
Perpa'da BBC elektronik var. Orada her şey var tek tek de alabiliyorsun fiyat olarak uygun. Telefonla sorabilirsin de gitmeden.
+1
makbur
(09.04.26)
anadolu yakasında, yazıcıoğlu'nda dükkanlar vardı tekli satan. kapanmadıysa tabii.
0
lil siztah
(09.04.26)
Yahu kartı satıyorlar. Muhtemelen 400-500 liradır. Ne yapacaksın direnci vs küçücük kart muhtemelen birden fazla parça nanaydir. Yaz googila blendr kartı next next
0
topkapiaksaray
(09.04.26)
karaköyde ya da kadikoy yazıcıoglunda elektronikçiler var, bulursun rahat.

genelde her şehirde oluyor böyle yerler bu arada.

direnc.net ozdisan vb zart siteler de var. kargo parası ödersin. direncnet in mağazası maltepede, teslim alabiliyorsun metroya yakın sayılır, arabayla saçma sapan bir yerde çok trafik yeniyor önermem.
0
kveldulv
(10.04.26)
özdisan bu işin piridir, direnc.net ise daha dandik alternatifi. direnc.net profesyonel değil, çakma komponent çok çıkar, paketlemesi rezalet, her şeyi etiketlemeden aynı poşete teperler, iyi yanı malzeme araması daha basit olduğu için hobici dostu bir arayüzü var.
0
kimlanbu
(10.04.26)
Robotistan var tavsiye edebileceğim.
0
burfak
(10.04.26)
(2)

atina hava alanı - monastiraki ulaşım

kondansator
günaydın, cuma 20:15 de izmirden atinaya biletim var. yol 1 saat sürüyordu. metro ile monastirakiye gitmeyi planlıyorum. varışım kaç olur? 20:30 uçaktan insem, 1 saaat pasaport sürse, 23:00 ı geçer mi acaba?
günaydın, cuma 20:15 de izmirden atinaya biletim var. yol 1 saat sürüyordu. metro ile monastirakiye gitmeyi planlıyorum. varışım kaç olur? 20:30 uçaktan insem, 1 saaat pasaport sürse, 23:00 ı geçer mi acaba?
0
kondansator
(09.04.26)
Metroya 5 dk yürürsünüz, yolculuk da 40 dk kadar sürer ama 20 dk’da bir falan kalkıyor. Buna göre hesap yapın.
Not: Google haritalardan sefer saat ve sürelerini kontrol edebilirsiniz.
+2
lil siztah
(09.04.26)
23'ü net geçer veya çok ucu ucuna olur. O kadar dakik ilerlemiyor her şey uçakta, havaalanında veya metroya binişte. Metro kafadan bi 30-40 dk sürüyor zaten.
+1
mor oje
(10.04.26)
(8)

Takviye kullanıyor muyuz?

dorian greyfurt
günlük magnezyum, haftada 2-3 balık yağı ve haftada 1 d vitamini kullanıyorum ama dr tavsiyesi falan sıfır. Neler kullanıyosunuz? nasıl yapmak gerek bunu?
günlük magnezyum, haftada 2-3 balık yağı ve haftada 1 d vitamini kullanıyorum ama dr tavsiyesi falan sıfır. Neler kullanıyosunuz? nasıl yapmak gerek bunu?
0
dorian greyfurt
(09.04.26)
neredeyse her gun d vitamini, kreatin ve gaba kullaniyorum. doktor tavsiyesiz. en iyisi tahlil yaptirip doktor tavsiyesine uymak, duzgun beslenmeye, spora, uykuya oncelik vermek.
0
lemmiwinks
(09.04.26)
her gun d3k2 kullanmaya özen gösteriyorum, arada da çeşitli magnezyum takviyerlerim var onları alıyorum. krill omega 3 yağını da arada kullanıyorum
0
sweetoffice
(09.04.26)
talasemi taşıyıcısı olduğumdan kronik olarak mineral ve vitaminlerim düşük. covid'den sonra bağışıklığım da çok düştü.
6 ay al-6 ay bırak şeklinde ferritin ve b12 kullanıyorum. son 6 aydır haftada 2 dvit, her gün imuneks plus, iki yıldır da kafama göre magnimore plus kullanıyorum. bunlar hem bağışıklığıma çok iyi geldi, hem de çok şükür kışı virüssüz geçirdim.
6 aydır demir ve b12'ye ara vermiştim ve bu aralar enerjim çok düşüktü. tahlil yaptırdığımda demirimin çok düşmüş olduğunu gördüm. şimdi demire başlayıp, imuneks'i biraz aralıyacağım. yalnız b12 değerim iğneyle bile hiç çıkmadığı kadar yükselmiş; bu da düzenli et yemeye başlamamla oldu sanıyorum. buna çok sevindim.
folik asitim de çok düşük genelde ama takviyesi beni hiç iyi hissettirmiyor. bu sebeple düzenli kullanamıyorum ama ona da eğileceğim.

bu aralar youtube'da yabancı doktorların videolarında çok denk geliyorum; vitamin ve minerallerin her gün alınması ile gün aşırı alınması arasında fayda anlamında önemli bir fark olmadığını söylüyorlar. bu kez demirde bunu deneyeceğim bakalım.

Edit: soruya daha iyi cvp olması için ekleyeyim; 3 ayda bir tahlil eşliğinde kullanıyorum takviyeleri. demir, b12, folat ve d’yi doktorun önerisi sebebiyle kullanıyorum ama devletin verdiklerini almıyorum. orzax, solgar falan tercih ediyorum. mag, omega ve imuneks’i kendi kararımla kullanıyorum. unutmuşum, ekleyeyim; sonbaharda möller’s omega-3’e de başlamıştım, ikinci kutu bitmek üzere. onun da bağışıklığa etkisi olmuştur mutlaka. kutu bitince gelecek sonbahara kadar bırakacağım.
0
lil siztah
(09.04.26)
www.eksiduyuru.com

Biraz sadeleşmeye gittim:
D3K2 ve kalsiyum (Doktor tavsiyesi.)
Omega 3
Ferritin (Alt sınıra yakın çıkıyor tahlillerde.)
0
auroraaurora
(10.04.26)
Suplementasyona inanmıyorum.
Senelerce yurtdışından envai çeşit takviye getirniş, bir o kadar da burada denemiştim. Yıllar boyunca hiçbir takviyenin belirgin bir faydasını görmedim. En son dizler için glukozamin+kondoritin+msm+zerdeçal türü bir şey kullanmıştım. Onun da belirgin bir faydasını görmedim.

İnsanın günlük güzel güzel tükettikleri gıladar harici bir takviyeye ihtiyacı olmadığını düşünüyorum artık. Günlük vitamin/mineral tablolarının ve vitamin mineral tahlil referans aralıklarının her insan için aynı ölçüde genel geçer olmadığını, belirli bir problemi/semptomu yoksa kişinin, aylarca yıllarca referans dışı gözüken bir değwrin çok da problemi olmadığını/kurcalamamak gerektiğini düşünüyırum.
0
yadigar
(11.04.26)
diyetisyen hafta1 balık omega yı fazlasıyla karşılar dedi
Mg haftada 1 ilaveten badem ve çikolota
0
mantık
(11.04.26)
magnezyumlusudur, B12'dir farklı farklı var bir kaç tane aklıma geldikçe alıyorum. B12 eksik;)
0
late viper
(11.04.26)
Her gün d3k2, haftada 3 gün omega369,
unutmazsam da magnezyum biriki gün.
0
sinematikcrop
(11.04.26)
(11)

18ini dolduracak erkek kuzene hediye

üğpoıuy
Ne hoslarina gider :) 1 tık şaşaalı bisiy olsun isterim. Genelgecer tum genc erkolar sever dediiniz bisi varsaAklima gelen ozellikleri: gymde spor yapiyo ve basket oynuyo, sinava hazirlaniyo ama derslerle ilgili bisiy almak istemem tabii ;)
Ne hoslarina gider :) 1 tık şaşaalı bisiy olsun isterim. Genelgecer tum genc erkolar sever dediiniz bisi varsa

Aklima gelen ozellikleri: gymde spor yapiyo ve basket oynuyo, sinava hazirlaniyo ama derslerle ilgili bisiy almak istemem tabii ;)
0
üğpoıuy
(08.04.26)
İcinde 5 bin tl olan bir cuzdan. 18 yasinda bir erkek cocugunun oncelikli ihtiyaci nakit.
+4
duster
(08.04.26)
tuttuğu takımın orijinal forması olabilir.
+1
biravekahve
(08.04.26)
apple watch, garmin
edit: analog saat çok kişisel bir olay, ben olsam o topa girmem.
+2
eileengray
(08.04.26)
Bütçe yazmamışsın.

Aciliyeti yoksa sınavdan sonra ps5.
+2
kibritsuyu
(08.04.26)
Bütçeye göre, basketbol ayakkabısı, şortu, forması ya da hepsi.
0
kumandanim
(08.04.26)
Kafa üstü bluetooth kulaklık
0
grimavi
(08.04.26)
citizen tsuyosa
0
cooperr
(08.04.26)
Weider protein tozu 4-5 kg
-2
artıküyeolmakistiyorum
(08.04.26)
lego technic
0
substituent
(08.04.26)
marshall kafaüstü bluetooth kulaklık
saat takıyorsa Casio AE-1200WHD
0
black holes in the sky
(08.04.26)
Beğendiği bir spor ayakkabı. Ayakkabı gençler arasında önemli fakat artık çok pahalı ve çok kısa sürede yıpratıyorlar.
İkinci olarak, sürpriz olacak derseniz de, yukarıda önerilen şeylerin hemen hepsini kafasına göre alabileceği bir Amazon hediye çeki olabilir.
0
lil siztah
(10.04.26)
(3)

Kazaya sebebiyet veren araç

duyuruuser
Geçen hafta motorla işe giderken iş yerinin hemen önünde, ara sokakta karşıdan yüksek hızla gelen araç sıkıştırdı, sağ tarafa demire vurdum motoru, araba durmadı gitti. bende maddi hasar oluştu. o an peşinden gidemedim. kameranın çekmediği yerde meydana geldi. kamera kaydım da yok maalesef.Bugün ayn
Geçen hafta motorla işe giderken iş yerinin hemen önünde, ara sokakta karşıdan yüksek hızla gelen araç sıkıştırdı, sağ tarafa demire vurdum motoru, araba durmadı gitti. bende maddi hasar oluştu. o an peşinden gidemedim. kameranın çekmediği yerde meydana geldi. kamera kaydım da yok maalesef.

Bugün aynı adam benden 5 dakika önce geçmiş iş yerinin güvenliği söyledi

bu durumda benim yapabileceğim bir şey var mı? sonradan tutanak tutabilir mi. ya da şikayetçi olsam bişey çıkar mı?
-1
duyuruuser
(07.04.26)
kanıt yok ve üstünden zaman geçmiş. bildiğim kadarıyla sonradan tutanak tutulmuyor. adamı durdurup, üstüne hatasını kabul ettirip, zararı tazmin etmeyecekseniz, bence bişey çıkmaz. geçmiş olsun.
bir daha olmaz umarım ama, böyle hasarlı ve kanıtsız kaçıp gitme durumlarında, özellikle düştüyseniz, olayın kayıt altına alınması için ambulans çağırmak faydalı oluyor diyorlar.
0
lil siztah
(07.04.26)
Vurkaç olayı olsa idi eğer, dava açabiliyordunuz, araçların hasarları eşleştirilip bir sonuca yıllar sonra bile olsa varılırdı. Dava masrafları, kendi aracınızz yaptığınız masraflar falan bu yolla tazmin ediliyor ama olay büyük degilse kimse bu yola başvurmaz.

Vurkaç degil, kayıt yok, unutup gideceksiniz yani.

Size, ben olsam burnundan fitil fitil getiririm mahkemelerde süründürürdüm diyen olabilir. Öyle olamıyor maalesef, bir adliyeye gitmenize ya da bir avukatla konuşmanıza bakar lanet olsun uğraşamam demeniz, kolay degil, masraflı, sonucu muallak işler bunlar. Başına gelmemiş insan için kolay görünür.
0
covered
(07.04.26)
2 tarafın çarpışması şart değil. kazaya sebebiyet vermesi yeterlidir. ancak tutanak tutmadığınız, polis çağırmadığınız için işiniz çok zor.
0
ground
(08.04.26)
(7)

Mayıs sonu bayramda Antalya da denize girilir mi?

sonhakan
Dün bodrum sormuştum Çoğunluk hayir deyince Antalya olabilir mi diye soruyorum
Dün bodrum sormuştum Çoğunluk hayir deyince Antalya olabilir mi diye soruyorum
0
sonhakan
(07.04.26)
Geçen yaz 7 Haziran'da Kemer'deydim. Hava, deniz sıcaktı. Çok yanmıştım.
-4
arbre
(07.04.26)
19 mayıs'ta kaş'ta çok bulundum; gayet güzel oluyor, rahatlıkla girilir. yazın ortası gibi 8-9'a kadar denizde kalınmaz ama, 7'den sonra hafif esinti çıkar.
+1
lil siztah
(07.04.26)
Antalya Denizi bodrum'dan her zaman 2-3 derece daha sıcaktır.
0
etna
(07.04.26)
Kas daha serin olur. Ama orada bile girilir.
Ben kasta da girmistim mayis sonu.
-1
Purple life
(07.04.26)
antalya denizliden daha sıcaktır zaten. antlaya bodrumdan daha sıcak olur ve denize her ikisinde de denize girilir.
0
mikahakkinen
(07.04.26)
Mayısta Antalya'da denize girmeyi temmuzda Bodrum'da girmeye tercih ederim.
+2
Improbable
(07.04.26)
Mayıs sonu rahat girilir, bir temmuz sıcaklığı olmasa da konforlu olur.
0
kimlanbu
(07.04.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.