Giriş
(12)

Sizce bu crocs nasıl?

hayaletimsi
Sbhttps://www.spartoo.eu/mobile/Crocs-Yukon-Vista-II-LR-Clog-M-x27002888.php
-1
hayaletimsi
(07.08.26)
bence çok kötü. plastik bir ürünün üzerinde nubuk parçayı görünce fena tetiklendim doğrusu :s crocs, sanırım yürüme ayrodinamiği falan sebebiyle tozu toprağı üstüne toplayan bir ürün. bende lacivert literide var, bir giyişte leş gibi oluyor. bu da tozu toplarsa, o üstteki parçayı temizlemesi çok dert olur + kısa sürede katlanma çizgisi falan da oluşabilir.
umarım vazgeçmişsinizdir.. :/
+5
lil siztah
(07.08.26)
bu soru gerçek mi tetiklenmemiz için mi yapıldı
+3
mess
(07.08.26)
gördüğüm en çirken şeylerden biri olabilir :)
+3
sweetoffice
(07.08.26)
bir terlik daha çirkin olamaz diyordum, başarmışlar tebrik ederim. bu markanın pazarlama ekibinin önünde saygıyla eğiliyorum gerçekten.
0
bobinhoo
(07.08.26)
Ajdarın terligi gibi bir terlik
+1
limonlu eksi
(07.08.26)
Buna neden maruz kaldım ya of
+1
yenibirgüzelnick
(07.08.26)
ortalamaya göre çirkin ayakkabı toleransım yüksektir ama bu fazla çirkin.
+1
eileengray
(07.08.26)
arkadaşlara katılıyorum. algım bozuldu bunu görünce.
+1
omer460
(07.08.26)
Ben kendime Crocs bakarken görmüştüm bunu, seni dizayn eden tasarımcının amk demiştim.
0
kizil karga
(07.08.26)
crocs, yeni nesil hela terligi. güzel crocs diye bir sey yok zaten.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.08.26)
New takunya collection
0
mikahakkinen
(07.08.26)
ben beğendim ve aldım teşekkürler cevaplar için
-4
🌸hayaletimsi
(10.08.26)
(7)

Budapeste seyahati

bosver nicki
Herkese selam,Yarin bi 5 gunluk Budapeste ziyaretim olacak, tavsiye veya ipucu verebilecek arkadaslar varsa cok sevinirim, toplu tasima, gunluk pratiklerle ilgili vs cok daha iyi olabilir. Bir de forint almaya gerek gormedim, ihtiyac duymam diye ama almali miyim yanima?Cok tesekkurler simdiden.
Herkese selam,

Yarin bi 5 gunluk Budapeste ziyaretim olacak, tavsiye veya ipucu verebilecek arkadaslar varsa cok sevinirim, toplu tasima, gunluk pratiklerle ilgili vs cok daha iyi olabilir. Bir de forint almaya gerek gormedim, ihtiyac duymam diye ama almali miyim yanima?

Cok tesekkurler simdiden.
0
bosver nicki
(07.08.26)
yok ya kredi kartından harcayabilirsin.
budapest go diye bi app vardı ordan haftalık ticket alabilirsin. otobüslerde metrolarda falan kontrol oluyor bazen al kesinlikle yoksa cezası var.

parlamento binası için ben avrupa vatandaşı bileti almıştım kimliğe bakmamışlardı.. daha ucuz oluyor.

akşam karşıdaki metro istasyonlarından bi durağa gidip orda inip parlamento binasını gece izleyebilirsin baya güzel oluyo.
0
jelly bear
(07.08.26)
Selamlar

Budapeşte'de muhteşem spa, kaplıca otelleri vardı. Gündelik kullanım için giriş yapabiliryosunuz ve fiyatları hesaplıydı. Aşağıya zamanında ziyaret ettiğim bir tesisi bırakıyorum. 5 gün Budapeşte'de kalacaksanız uğramanız için yeterli vaktiniz olacaktır. Bu tür termal merkezlere biraz ilginiz varsa çok seversiniz, özellikle tavsiye ediyorum.

Resmi Web Sitesi: www.gellertbath.hu
Instagram Sayfası: www.instagram.com
0
burka
(07.08.26)
İmkanınız varsa bir günü termal tesiste geçirin. Ben Gellert’a gitmiştim ama geçen yaz sonunda kapandı ve restorasyona girdi.

Nehrin karşı kıyısına geçecek olursanız, Gül baba türbesi var, cennetten bir köşe gibi; özellikle gitmeyin ama yolunuz düşerse bakarsınız.

Bu sıralar Budapeşte’nin en önemli olayı; Tuna nehrinin su seviyesi kritik derecede düştüğü için tonla keşif yapıyorlar. Mesela bu hafta rhino fosili, ikinci dünya savaşı gemisi ve motosikleti gibi şeyler bulduklarını duyurdular, benim rastgeldiğim. İlginiz varsa köprülerden bu çalışmalara göz atın derim.

Su seviyesinin düşmesi sebebiyle santrallerini kapattıkları için gece önemli binaları aydınlatma işini de askıya almışlar; dün turistlerin şikayet ettiği bir videoya denk geldim bununla ilgili.

Bir de ben hiç vakit ayıramadım ama şehrin her yerine serpiştirilmiş küçük çeşitli figürlerden bronz heykeller var (boyları 10 cm civarında); turistler gezerken bunları tespit edip foto paylaşmayı çok seviyor.
İyi gezmeler.

Ekleme: Her yerde kk geçiyor. Tr’deki tl hesaplarınızdan oradaki bankalarla anlaşmalı olan birinden ufak tefek harcamalar için bir miktar forint çekmeniz en makulü olur. Anlaşmalı banka yoksa bile komisyon az bişey artar; buradan fahiş fiyattan almaktan her türlü uygun olur. Tl hesabınız olan Tr kartınızı ATM’ye takıp direkt forint çekebiliyorsunuz özetle.

Bir hafta kalacaksanız, tek tek bilet almakla uğraşmaktansa, bizim dijital uygulamalar gibi olan Budapest go uygulamasını indirip yükleme yaparak kullanmanızı öneririm. Bisiklet kiralamada falan da geçiyor.
+1
lil siztah
(07.08.26)
Bu arada Budapeşte'de yaşanan enerji arzı problemi yüzünden geceleri parlamento binası vs. aydınlatılmıyor bir süredir. Ne zaman çözüleceği ile ilgili de net bilgi yoktu en son. Aklınızda olsun.

www.reuters.com
0
himmet dayi
(07.08.26)
budapeste'deki termalleri yaz vakti ben tavsiye etmem cünkü olayi bana kalirsa kisin -5 derecede disarida suda olmak. gellert olsun, szechenyi olsun, rudas olsun hepsinin acik hava havuzlari var, sicacik su icinde hic üsümeden kisin takiliyorsunuz. hele rudas'in manzarasi muhtesem ama yaz vakti bana kalirsa cekilecek sey degil. ben bilmiyorum sahsen ama varsa soguk termal var mi budapeste'de onu arastirabilirsiniz.

döviz bürosu olarak en iyi kur suradaydi: maps.app.goo.gl
makas da almiyordu. muazzam bir yerdi. gördüm ki tabelasi seneler icinde sürekli degismis el degistirdigi icin, su an nasil bilmiyorum ama ihtiyac olursa bakabilirsiniz.

tuna kenarinda can togay'in yaptigi anit heykel var, onu ayrica yazayim.
parlamento'dan tur alin bence, ici cok güzel. paraya kiyabilirsiniz orada.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.08.26)
- Sir Lancelot Medieval Restoranı tavsiye ederim. Atmosferi güzeldi, baya hoşuma gitmişti.

- Özgürlük heykeli var. Gellert tepesinde. Sovyetlerin, Almanları tokatlaması üzerine yapılmış. Anıt güzeldi.

Ayrıca, dolandırma yöntemleri var. Turist gibi görünümlü biri yanına geliyor, diyor kayboldum. Aniden başka biri çıkıyor, diyor ben sivil polisim, siz burada ne yapıyorsunuz. Üzerinizde euro var mı cüzdanı gösterin diye darlıyor. Bilginize.
0
put it in your appropriate place
(07.08.26)
avrupa’da euro zone dışında yerel para birimine ihtiyaç duymadığım tek ülke macaristan olmuştu ilginç biçimde. her yerde kk geçiyor.

5 gün budapeşte için bana biraz fazla geldi, 3 gün ideal gibi. yarım günlük bir szentendre gezisi, bir gün de yüzmek için balaton gölüne gidebilirsiniz.
0
phoarbix
(08.08.26)
(7)

Birinin akıl sağlığının bozuk olduğunu nasıl anlarsınız?

tadartatmaztadantatar
Aşırı belli etmediği sürece nasıl anlaşılabilir ki ? Gerçekten hastaları nasıl ayırt edebiliriz?
Aşırı belli etmediği sürece nasıl anlaşılabilir ki ? Gerçekten hastaları nasıl ayırt edebiliriz?
+1
tadartatmaztadantatar
(06.08.26)
Edemezsiniz
+1
kisa
(07.08.26)
Psikoz hastaları ile bir süre muabbet edersen anlarsın. Ama nevrozları anlamak daha zor.
+1
mikahakkinen
(07.08.26)
Duyuruda bu işin uzmanı var, cevap verir belki ancak tanı koymada kriterler zaman içerisinde değişiyor. 20 sene önce hastalık dediğin şey bugün değil ya da tam tersi.
Bunun yanında kafana göre
Senin normlarina uymayan birine hasta diyemezsin.
basit örnekle gidelim, arkadaşın sürekli elini yıkıyor olsun, ne kadarı sana göre psikolojik bir sorun? Hastalık?
akıl sağlığından kastın muhakeme yeteneği ise, ve belli etmiyorsa zaten anlayamazsın.
Bunun için kendi içinde aynı soruyu farklı şekilde soran testler vs var.

Ha arkadaş arasında manyak bu ya diyecekseniz zaten bir dayanaga ihtiyaç yok, ama bunun akıl sağlığı yerinde mi testi, pek de belli etmeyen birisi için bizi aşar.
+6
kisa
(07.08.26)
Zor. Tutarlılığını, beden dilini, konuşma biçimini ve mantığını , duygularını yaşayış biçiminr bakardım ilk olarak
0
cccbehzatccc
(07.08.26)
tespit etmesi çok zor olan bozukluklar var; bu sebeple asla tam olarak emin olamazsınız bence.
şahsen benimle muhatap olduğu zaman dilimi ve ortamda belli etmiyorsa, bence akıl sağlığı yeter ölçüde yerindedir; kurcalamam. ancak şüpheleniyorsam ve gönül ilişkisi falan düşünecek gibiysem; düşünmeden direkt geçerim.
+1
lil siztah
(07.08.26)
belirtiler belirgin değilse hastalığı kesin olarak ayırt etmenin başka bir yolu yoktur. Ancak kişinin belirtilerini dikkatle gözlemlemek, ne zamandır sürdüğünü ve günlük yaşamını/yaşamlarınızı ne kadar etkilediğini değerlendirmek şüpheyi güçlendirebilir. Kesin tanı ise yalnızca sağlık profesyonelleri tarafından yapılan klinik değerlendirme ve gerekli testlerle konulabilir.
+1
7 ve 8
(07.08.26)
Anlasan ne olacak,ilgili tedavisini mi önereceksin acaba? Yaz,prozac,lustral...
Bence şu bir gerçek ki modern dünyada çoğumuz ruhsal,akılsal bozukluklardan muzdarip.sadece klasik muhabbet, "ben deli değilim" . Herkesin kırılma noktası,hassas noktası farklı, ortaya çıktığı yer farklı o kadar sadece.
+1
denizciman
(07.08.26)
(4)

Kbb- burun ameliyatı olanlar ?

bir fincan kahve ile film izlemek
Selamlar Daha önce hiç ameliyat olmadım, o yüzden biraz ürperiyor bu konular beni. Bugün Kbb muayenesi oldum. Sinüslerim dolu ve burundan rahat nefes alamıyorum, şimdilik sprey verdi doktor fakat burun içinde eğrilik varmış, tıraşlamamız gerekiyor, ne zaman ameliyat olmak istersen gel dedi fakat fec
Selamlar
Daha önce hiç ameliyat olmadım, o yüzden biraz ürperiyor bu konular beni.
Bugün Kbb muayenesi oldum. Sinüslerim dolu ve burundan rahat nefes alamıyorum, şimdilik sprey verdi doktor fakat burun içinde eğrilik varmış, tıraşlamamız gerekiyor, ne zaman ameliyat olmak istersen gel dedi fakat feci tırsıyorum:(
Beterin beteri var tabi o ayrı mesele , bu aralar bir de dişimle ilgili zor bir süreç geçirdiğim için bu sağlık meselesinde anksiyetem tavan yaptı

Olanlar biraz deneyimlerini aktarabilir mi? Sancılı bir süreci var mı ameliyat sonrası?
Teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(06.08.26)
ben o içeriden traşlama ameliyatından oldum. başka sorunlarım da olduğundan, nefesim yüzde yüz düzelmedi ama büyük bir rahatlama da sağladı.
benim acı eşiğim oldukça yüksektir ama iki gün sonra işe başlarsın diyenler de biraz boş konuşuyor açıkçası. kemik kırma olmadığı halde, ortalama ilk 3 gün, ağrılı ve -hafif eğimli/oturarak uyumak durumunda olduğunuzdan- sersem gibi geçiyor. sonra yavaşça toparlıyorsunuz.
sonuca odaklanarak olun gitsin derim. geçmiş olsun.
0
lil siztah
(07.08.26)
Geçmiş olsun. Burun eğriliği (deviasyon) ameliyatı, KBB'de sık uygulanan ve genellikle güvenli kabul edilen cerrahi işlemlerden biridir. Ameliyat sonrası ilk birkaç gün burunda tıkanıklık, hafif ağrı, şişlik veya kanlı akıntı görülebilir; ancak çoğu kişi bu dönemi ağrı kesicilerle rahat geçirir. İyileşme süreci kişiden kişiye değişse de, doktorun önerilerine uyulması iyileşmeyi olumlu etkiler. Ameliyat konusunda kaygılarınız varsa, bunları doktorunuzla paylaşmanız ve aklınızdaki soruları sormanız karar verme sürecini kolaylaştırabilir.

dişte sorun olduğunu mutlaka söyleyin doktorunuza. olasıdır gözden kaçırabilir. eğer diş etinizde iltihap durumu varsa risk artar.

deviasyon için asla bu ameliyatı olmam ve yapmamda. eğer hasta rahat nefes alıyorsa ki bunu da testle anlayabilirim ( böyle bir test yapmamış ise doktorunuz isteyin özel gümüş kaşıklarla yapılır ). eğer olumlu ise yani burun deliklerinden hatta birinden bile makul nefes alımı geliyorsa bu ameliyatı yapmam ve olmamda.

ama diyelim ki oldun. kazıma dedikleri işlemde olası et kemik ve yüzde yüz kıkırdak parçalara çıkarıp bak gördün mü neler çıkardık aldık diyecekler. ilerleyen zamanlarda yani iyileşince eğrilik hariç hiç bir şeyin düzelmediğini görecek ve mecburen burun açıcı spreylere devam edeceksin. karar senin.
-1
7 ve 8
(07.08.26)
@7 ve 8; evet o test yapıldı ve maalesef deliklerden birinden rahat nefes veremiyorum.

Peki neden öyle dediniz? Yani eğrilik bu problemin ana kaynağı değil midir? Ömür boyu burun spreyine devam mı ediliyor bu tip vakalarda ?
0
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(07.08.26)
benim nefes kanallarım dar ve eğriymiş , kist oluşmuş hiç nefes alamıyordum .ameliyat oldum , çok zor bir süreç değil rahat geçti , tabi doktor çok önemli . benim doktorum çok profesyonel çok havalı biri . bizde kan yok bizde acı yok diye diye tekerleme gibi o kadar çok söyledi ki , moralim hep yüksekti ve ona da çok güvendim. cidden de kan ve acı olmadı.
ameliyat sonrası arnica krem kullandım morarma fazla olmadı olanlar hemen geçti . 3-5 gün sıkıntısı var sonrası muhteşem . burnumla ilgili hiç problemim kalmadı süper nefes alıyorum , estetik olarak da düzeldi çok doğal bir şekli oldu. ben söylemeden kimse ameliyat olduğumu anlamıyor.
sargılar çıkınca ilk nefes beni çok şaşırttı " siz hep böyle mi nefes alıyorsunuz ? " dedim doktora .
istanbul'da yaşıyorsan git bir tanış fikir al istersen
Op.Dr.Rahmi Özcelep
0
devilone
(07.08.26)
(2)

Tapu bilgilerine nasıl ulaşabilirim?

anaphylacticshock
Merhaba, Ege'de almayı düşündüğümüz iki katlı kargir bir ev var. Evin bulunduğu bölge sit alanı. Kazı bölgesi. Tarihi eserler çıkıyor. Evin de sit tescilli olup olmadığını nereden öğrenebilirim? Ev yaklaşık olarak 65 yaşında. Tapuyu aradım, evin üzerinde sit tescili var mı yok mu onu sormak için. Am
Merhaba,

Ege'de almayı düşündüğümüz iki katlı kargir bir ev var. Evin bulunduğu bölge sit alanı. Kazı bölgesi. Tarihi eserler çıkıyor.

Evin de sit tescilli olup olmadığını nereden öğrenebilirim? Ev yaklaşık olarak 65 yaşında.

Tapuyu aradım, evin üzerinde sit tescili var mı yok mu onu sormak için. Ama ancak mal sahibiyle gelirseniz bilgi verebiliriz dediler.

Mal sahibi evi Remax'a koymuş ve yurt dışında. Remax'tan alacağım bilgiye güvenemiyorum.

Bu bilgiyi nasıl öğrenebilirim?
Tapuda tanıdığı olan birileri var mı? Sadece evin üzerinde sit tescili ve ipotek vb var mı onu öğrenmek istiyorum.

Elimde ada parsel ve pafta numaraları var.
0
anaphylacticshock
(06.08.26)
ev ilk yapıldığında izinleri alınmıştır ancak sonradan tadilat veya değişiklik yapıldıysa onların izni alınmamış olabilir, o başa bela olur. bu tadilatı da tapuda göremeyebilirsiniz. biz böyle bir ev almıştık, bir önceki almancı sahip izin almadan değişiklik yapmış, sonra bize dava açıldı sanki biz yaptırmışız gibi. 2 yıl uğraşıldı davayla. bu ev ıldır’da mı?

bu arada bu tür sit alanındaki eski evlerde tesisat değiştirmek bile sorun oluyor. izinlerle davalarla uğraşıyorsunuz. şu anki aklım olsa böyle bir derde bulaşmazdım.
+1
eileengray
(06.08.26)
öncelikle parsel tescili ve sit alanı kavramları farklı şeyler.
Tr'de tescil işi yapı değil, parsel üzerinden yürüyor. yani doğru arama kriteri, öncelikle söz konusu binanın parselinin tescilli olup olmadığı. parsel tescilliyse, üzerindeki yapı her ne ise, onu aynen korumak durumundasınız. tarihi yapı ise, çatı aktarma, pencere doğraması değiştirme gibi işler için bağlı olduğu belediyenin Kudeb biriminden; daha büyük onarımlar içinse bağlı olduğu koruma bölge kurulundan izin almak -tabi ki gerekli proje süreçlerini tamamladıktan sonra- zorundasınız. eğer yeni yapıysa, ekonomik ömrü el verdiğince o binayı kullanabilirsiniz; ancak olası bir yıkılma durumunda, parselin tescili hangi tarihi yapı üzerinden yapıldıysa, onu yeniden yapmaktan başka şansınız yok.
edit: evin yaşı bu durumda çok bişey ifade etmez. tarihi ancak çok nitelikli olmayan 200 yıllık bir yapı tescil edilmeyebildiği gibi, Bağdat Caddesi'nde 90'larda yapılan apartmanlardan tescil edilenler var mesela.

ancak, parsel tescilli değil de, parselin içinde bulunduğu bölge sit alanı kapsamındaysa (sorunuzda tarif ettiğiniz bu sanırım), onun durumu biraz daha değişik. söz gelimi, parsel 1. derece arkeolojik sit kapsamında ise (bu durumda parsel illa ki tescilli olmak zorunda değil), o parseldeki mevcut bina yıkıldıktan sonra yerine hiçbir şey yapamayacağınız gibi, bahçesine ağaç dahi dikemezsiniz (10 cm'den fazla kazı yasak; sonradan su tesisatı, doğalgaz vs de geçiremezsiniz mesela).

kısacası, önce söz konusu parselin tescilli olup olmadığını ve/veya kentsel, kırsal, arkeolojik vs. gibi bir sit üzerinde bulunup bulunmadığını; bulunuyorsa kaçıncı dereceden olduğunu öğrenin. sonra yukarıdaki bilgilere göre seçiminizi bir daha değerlendirirsiniz.

öğrenme yöntemi konusunda ise, ilgili belediyenin imar müdürlüğünden yardımcı oluyor olmaları lazım. direk tapuyu arayınca, kvkk meselesi sıkıntı yaratmış olabilir. belediyesinin sayısal sistemi varsa, internetten de sorgulayabiliyor olmanız lazım.
+3
lil siztah
(07.08.26)
(16)

Sallıyorum

ananiyimioguz
Bu kelime size de rahatsız edici gelmiyor mu? Yoksa ben mi fazla hassas düşünüyorum, bilemedim.Ekipte bir abimiz var 10 kişilik toplantıda sürekli sallıyorum da sallıyorum... yahu git ötede salla kardeşim."Atıyorum" dese neyse bi nebze normal gelecek. Hatta ben onun yerine "misalen söylüyorum" veya
Bu kelime size de rahatsız edici gelmiyor mu? Yoksa ben mi fazla hassas düşünüyorum, bilemedim.

Ekipte bir abimiz var 10 kişilik toplantıda sürekli sallıyorum da sallıyorum... yahu git ötede salla kardeşim.

"Atıyorum" dese neyse bi nebze normal gelecek. Hatta ben onun yerine "misalen söylüyorum" veya "örnek veriyorum" derim mesela.

Kısa istiyorsan örneğin... de, misal... de, varsayalım... de ne bileyim yani "sallıyorum" nedir abi.

Edit: Bu arada mesela "sallamasyon" rahatsız etmiyor ama nedense "sallıyorum" pis geliyor.
-9
ananiyimioguz
(06.08.26)
Hoş değil bence de.
-1
mutekebbir
(06.08.26)
Ben de düşündüm şimdi, daha çok mesela kullanıyormusum.ama atıyorum veya sallıyorum diyenden de rahatsız olmadım hiç.
+1
etna
(06.08.26)
Neden abi neden? Geçen de birisi niye den rahatsız oluyordu. Rahatsız olacak başka şey mi kalmadı
+3
Rondak
(06.08.26)
ekmeğini dilden kazanan yılların edebiyat öğretmeni ve kelimeler üzerine düşünmeyi hobi olarak da çok seven biri olarak herhangi bir kelimenin itici veya çekici gelmesi hakkındaki görüşüm şudur: kelimeleri itici veya çekici yapan şey çoğunlukla kullandıkları bağlam, yer, zamandır. eğer bir kelime bir dilde varsa, o gereklidir, olması gerektiği için var olmuştur.

ortam ve hitap edilen kişiler daha ziyade itici, sevimli algısını bizde oluşturur. yani en azından benim açımdan öyle. sallıyorum, örneğin, söz gelimi, varsayalım, söz temsil vs vs. bunların hepsini yerine göre, ortama göre, kişilere göre kullanırım. tahminime göre çevrenizdeki kişiler bağlamdan bağımsız olarak çoğunlukla ''sallıyorum'' u kullanınca sizde bir antipati oluşmuştur.

hatta el yükseltiyorum bir kelimeyi bozup, deforme edip, karikatürize edip kasıtlı olarak telaffuz hatası yapmak bile sempatik bir hava katar gene yerine göre. her neyse hiçbir kelime rahatsız edici değildir. rahatsız edici yapan başka unsurlardır. kamu spotu: kelimeleri seviniz, kullanınız. bu sıcak günlerde dilin zenginliğini kullanarak yaptığınız sohbetlerde farklı farklı kelimeler kullanınız. çünkü onlar biz kullandıkça varlar.
+3
wilhelmwasmuss
(06.08.26)
Siz abinin sallamasından değil abiden rahatsız olmuşsunuz. Atıyorum dese de siz kıl olursunuz.
+3
mikahakkinen
(06.08.26)
tamamen aynı görüşteyim. 'atıyorum'u arada kullanıyorum (azaltmaya çalışıyorum ama) ve duymaktan da rahatsız olmuyorum; ancak sallıyorum'a aşırı uyuz oluyorum. çok varoş bir ifade hissiyatı yaratıyor.
-2
lil siztah
(06.08.26)
@mikahakkinen, hayır ya adamı severim sadece ondan çok maruz kalınca iyice rahatsız etmeye başladı. Yoksa mesela bir youtuber ı izliyorum o da çok kullanıyor, bana kaba ve varoş geliyor +1 @lil siztah
0
🌸ananiyimioguz
(06.08.26)
Rahatsız etmez ama çeşitlendirilmesi hoşuma gider. Yani her defasında sallıyorum demek yerine mesela, örneğin, atıyorum, sallıyorum vs gibi farklı seçenekler arasında rotasyonlu şekilde kullanmak daha güzel geliyor kulağa.
0
nundu
(06.08.26)
Sevmeyince yük olur karınca,
Sevince filler karınca.

Adamdan gıcık almışsın sadece.
0
ground
(06.08.26)
bazılarının ağzına yapışıyor ve sürekli söyleyince itici oluyor. "atıyorum" kelimesi için de geçerli aynı şey. bunlar bir de ağzını yaya yaya atıyorum veya sallıyorum der iyice itici olurlar.
0
abelardo
(06.08.26)
Atmak ya da sallamak.
İkisi de itici. Özellikle sallamak, daha argoya kaçıyor.
Neyi sallıyorsun yani?
+1
pro9it9is9
(06.08.26)
Atiyorum
Mesela
Ornegin
Diyelim

Bunlar salliyorumdan daha populer, yaygin. Salliyorum epey nadir bir kullanim gibi duruyor.
0
baldur2
(06.08.26)
Normalde pek rahatsız olmuyorum ama iş görüşmesinde örnek verirken "sallıyorum" veya "atıyorum" diye cümle kuranları garipsiyorum.
Bu adaylar nerede ne demesi gerektiğini tam kestiremiyorlarmış gibi geliyor.
0
burfak
(06.08.26)
Hiç rahatsız etmedi, etmez.

Bizi rahatsız eden şeyler aslında daha çok kendimizle de ilgili bir şey söylüyor olabilir.

Nasıl hissettiriyor sizi bunu duymak, ne zaman kimden duydunuz da rahatsız hissettiniz, o kişiyle normalde ilişkiniz nasıl, mesela çok sevdiğiniz bi arkadaşınız da ya da kardeşiniz vs söyleyince de aynı şekilde rahatsız oluyor musunuz?

Bi yöneticim vardı. Daha önceki işyerimde yaptığımız bi işi/başarıyı anlatırken “biz şu ödülü almıştık, şunu yapmıştık” falan diyince çıldırıyordu adam. Biz değil ben diyeceksin diye. Yanı tek başıma almamışım ki ödülü ekipçe almışım tabii biz diyeceğim.
İnanılmaz bir ego, adam başkasının biz demesine bile sinirleniyor.

Tamamen böyledir demiyorum sizin için ama bi düşünmek iyi olur bence. Başka hangi ifadeler rahatsız ediyor sizi, ne hissettiriyor..
0
selenophile
(06.08.26)
"Sallıyorum, atıyorum" kelimeleri ile "örnek veriyorum, mesela" kelimeleri aynı anlamı karşılamıyor. Daha doğrusu ben farklı yerlerde kullanıyorum.

"Örnek veriyorum" daha çok doğru ifadelerden bahsederken kullanılıyor. Verdiğim örnekte gerçek değerler kullanıyorum.
Örn: Altının hiç kar getirmediği dönemler oldu, örnek olarak 2011'de altın alanlar 2016'da ilk defa kara geçti.

Altın gerçekten de 2011-16 arasında yataya bağladı. Başka dönemler de var ama ben bu kısmı örnekledim.

"Atıyorum" da ise örneğin doğruluğu önemli değil. Karşı tarafın kıyaslama yapabilmesi ve somutlaştırması için kullanıyorum. Senaryo üretiyorum yani.
Örn: X firması her zaman daha çok maaş verir, atıyorum diğerleri 80-90 bin maaş veriyorsa X 90-100 bin verir.

Burada benim piyasadan haberim yok, maaşlar daha düşük ya da daha yüksek olabilir. Değerleri attım çünkü önemli olan X'in diğerlerinden yüksek maaş verdiğini vurgulamak.

Evet, sallıyorum biraz daha kaba kaçıyor, atıyorum daha fonetik ve uyumlu.
+2
iustitia omnibus
(06.08.26)
pro ortamlarda ben de takılıyorum bu kelimeye. "atıyorum" bir nebze kabul edilebilir ama "sallıyorum" rahatsız edici. arkadaş ortamında kabul edilebilir.
0
exlibris
(06.08.26)
(1)

Rehberle saray ve muzeler

mirafiori
Istanbulluyum, ana muzelerin saraylarin hepsini gezdim yillar icerisinde. Fakat uzun zamandir adam akilli gezmedim, son bikac senede gelen giden olunca ayasofya, sarnic, galata kulesi vb. klasik yerleri dolandik. Yas ilerledikce merakim artmaya basladi, adam akilli ozellikle arkeoloji muzesi sonra d
Istanbulluyum, ana muzelerin saraylarin hepsini gezdim yillar icerisinde. Fakat uzun zamandir adam akilli gezmedim, son bikac senede gelen giden olunca ayasofya, sarnic, galata kulesi vb. klasik yerleri dolandik. Yas ilerledikce merakim artmaya basladi, adam akilli ozellikle arkeoloji muzesi sonra da topkapi sarayini gezmek istiyorum. Tur rehberi nasil bulunur? Para icin degil de gercekten tutkuyla yapan, neo-osmanlici olmayan, objektif bir rehberle gezmek isterim.
0
mirafiori
(05.08.26)
arkeoloji müzesi için özlem ertan'ı önerebilirim.
0
lil siztah
(05.08.26)
(21)

Aynı anda 3 valiz +sirt cantasi taşınabilir mi?

japon balığı
SelamSizce yetişkin bir kadin1 büyük 1 orta1 küçük boy valiz1 sirt çantasını 1 kisi havalimanina kadar taşıyabilir mi? Güzergah tren istasyonunun dibinde oturuyor. İstasyonun diğer yönüne giden trene binecegi için bir merdiven çikilip inilecek. Asansör yok engelli rampası var ama o yolu çok uzatıyor
Selam
Sizce yetişkin bir kadin
1 büyük
1 orta
1 küçük boy valiz
1 sirt çantasını 1 kisi havalimanina kadar taşıyabilir mi?

Güzergah tren istasyonunun dibinde oturuyor. İstasyonun diğer yönüne giden trene binecegi için bir merdiven çikilip inilecek. Asansör yok engelli rampası var ama o yolu çok uzatıyor. Bir sonraki tren istasyonunda inip peron değiştirilerek başka trene binilecek. Burada guvenlik bazen turnikeden cikip geri gelmesini soyleyebiliyor. Sonrasinda bu tren havalimanina gidecek. Havalimanina varistaki istasyon sonrasi Asansör/yürüyen merdiven var. Turnikeden geçip check in masasına gidecek.
📊 Sizce bu yolculuk tek başına yapılabilir mi?

Bu anket sona erdi. 57 oy kullanıldı.

0
japon balığı
(04.08.26)
mümkün ama zor. 1 büyük sola ortayla küçük sağ ele alınır sırt sırta verilir
0
jelly bear
(04.08.26)
yapabilirse,
kavimler göçünü tek basina gerçeklestiren japon baligi olur heral.
0
designer
(04.08.26)
küçük ve orta boy mutlaka dört teker olmalılar, böylece sırt sırta verilip tek bir valiz gibi itilebilsinler. yine de çok zor.
0
eileengray
(05.08.26)
Merdiven in/çık olmasa mümkün gözüküyordu ben bi benzerini yapmak zorunda kalmıştım. Bi daha olsa yapmam ama ömrümden ömür gitti çünkü. Yolun bi kısmı için taksi tutma ihtimalin yok mu?
+1
truf
(05.08.26)
Yardım edelim ?
-6
gobekliraki
(05.08.26)
iki valiz olsa olabilirdi, ama 3 valiz cok zor. orta ve kucuk boy valizi bir adet buyuk boyla birlestirme sansi yok mu? havalimanina ya da daha iyi bir tren istasyonuna kadar taksi tutardim ben olsam.

diger soru: diger yone giden tren demissiniz. size kolay olan yonden binip bir sonraki durakta inip peronda yon degistirme sansiniz var mi? merdiveni aradan cikarabilirsiniz belki.
+1
taurina
(05.08.26)
valizlerin 4 tekerli olduğunu varsayıyorum. Düz yolda her türlü yavaş yavaş sürersin, hatta sırt çantasını da büyük valizin üstüne koy boşuna sırtında taşıma. orta ve küçüğü de sırt sırta verip diğer eline alacaksın.

Ben merdivende zorlanan kadın veya yaşlı görürsem, direkt elinden alıyorum. Sen de gördüğün birilerinden yardım istersin merdiven çıkarken.

Havalimanında zaten taşımak için büyük arabalar olur, onları kullanabilir isterse.
0
bobinhoo
(05.08.26)
Sırt çantası sırta takılıp, küçük boy valiz büyük boyun üstüne konarak, bir elde büyük, bir elde orta boy valiz sürüklenerek taşınabilir ama gerçekten çok zor olur.
0
Gı
(05.08.26)
Olur da gereksiz olur. Büyük valiz tek elde, ufak ve orta boy çekme kulpları açılır, tek elle ikisi birden sürüklenir. Merdiven, yoldan karşıdan karşıya geçmek ise ızdırap olur.
0
kimlanbu
(05.08.26)
Valizlerin üçü de dört teker.
0
🌸japon balığı
(05.08.26)
ben yaptım 2 büyük bir orta valiz + sırt çantası ile hem de. yürüyerek en fazla 7 dakika sürecek çok düşük eğime sahip bir yokuşu çıkmam yarım saat aldı. bir de o valizlerle yanlış tren durağında inince sinirden ağlamıştım... yolda çıkacak en ufak bir aksilik inanılmaz bir manevi çöküş yaratabilir, ayağınız takılsa veya burkulsa örneğin gerçekten rezalet olur. çünkü düz yolda bile o kadar ağırlıkla yürümek kolay değil, valizler ayağınıza resmen dolanıyor. kesinlikle mecbur değilseniz tek başınıza yapmayın, kendinize yazık.
+2
reversal of fortune
(05.08.26)
Dört tekerlekli valizleri düz yolda sürmek çok kolay gibi görünse de bozuk yol/kaldırım söz konusu olunca epey yorucu ve zor oluyor. Eğer evden trene kadar olan yol gerçekten çukursuz/tümseksiz yani pürüzsüz ve yokuşsuzsa, bavulları merdivenden iki sefer yaparak çıkarabilir eğer çok ağır değillerse. Engelli rampası iki bavula kadar iş görebilirdi ama üç bavulda işe yaramaz. Ben iri bir erkek olarak dahi ağır bir dört teker orta boy valizi oldukça dik bir yokuştan inerken kontrol etmekte oldukça zorlandım. Çıkmak da kolay olmayacaktır.

Eğer yolculuk gün içinde yapılacaksa, merdivenin başında elinde üç bavulla bir kadını gören erkeklerden biri mutlaka yardım edecektir, birinden yardım rica edilse bu rica da cevapsız kalmaz diye düşünüyorum. Sırt çantasının sırt kısmında bavulun sapına takılmasını sağlayacak bir şerit varsa, sırt çantası küçük ve orta boy valizin saplarına takılır, böylece iki valiz olabildiğince stabil bir hale getirilir, diğer elde de büyük boy valiz sürüklenir.

Kolay değil ama yapılamayacak bir şey değil bence. Bence parçaların büyüklüklerinden ziyade ağırlıkları önemli, parçalar ağırsa, özellikle orta ve büyük boyun ağırlığı yüksekse hiç uğraşmaya gerek yok taksiye binilsin ya da biri yardıma gitsin.
0
10551037
(05.08.26)
1 büyük
1 orta
1 küçük boy valiz
1 sirt çantası

büyük valizin üzerine ortaboy valizi bağlayabilirseniz olur. hani büyük boy valiz çekçekliyse ve çekme kolu uzuyorsa yeteri kadar sağlamsa. valizlerden bir tanesini buraya koyup bağlarsanız sırtınızda sırt çantası, bir valiz bir elde diğeri ikisi tek parça öteki elde belki bir ihtimal olur. tabi kaldırmayacağınızı varsayıyorum sadece sürükleme.

ikinci plan ise. büyük boy valize sırt çantasını bağlamak. ortaboy valizin üzerine de küçük boy valizi bağlamak
0
omer460
(05.08.26)
bu sıcakta mümkün değil; erkek olarak ben yapamam (185 boy :) )
+1
sweetoffice
(05.08.26)
Büyük valizi yan yatırın üstüne küçük olanı koyun. Küçük olanı tekerleri yere değmeyecek kadar kaldırın. Ardından iki valizi birbirine koli bandı ile bantlayin. Baş orta ve alt kısımdan üç kuşak bantlayin. Böylelikle tekerleri yere değen valiz sayınız ikiye inmiş olur.

Duruma göre orta boy valize de bantlayabilirsiniz küçük olanı.

Ya da taksiye 200 lira verip bahsettiğiniz durağa kadar gidebilirsiniz
0
topkapiaksaray
(05.08.26)
ben bir büyük, iki kabin boy, bir de sırt çantasıyla bunu yaptım. ancak bineceğim havalimanının kapısına bıraktılar, ineceğim havalimanının kapısından taksiye bindim. havalimanı içindeki süper pürüzsüz zemin dışında kendinize bu eziyeti yapmayın.
geçen tek kabin bavuluyla napoli'ye gittim; şehrin meydanları saçma sapan dokulu bir taş ile kaplıydı. toplamda 4'er kere bu meydanları geçmek zorunda kaldım; tam bir ölümdü. kolay gelsin.
0
lil siztah
(05.08.26)
eskiden bi büyük bi orta boy bi de sırt çantamla ( içinde laptop ) sürekli sabihadan metrobüs otobüs aktarmaları yaparak avrupa yakasına geliyodum. er kişi olarak beni çok yoruyodu ama bütçe işte napcaksın. senin bi kabin boy fazlan var. kabin boyu da büyük bavulun çekme kolunu sonuna kadar açıp oraya yan koyarak bi şekilde sabitlersen her iki elinde bi yük kalır. bi kan ter ve gözyaşı tabii.
0
spirit crusher
(05.08.26)
Bir kadın olarak yapmisligim oldu. Buyuk ve kucuk kabin valizi, önümde tek elde 4 teker ustunde surerken orta boy diger elde 2 tekerlek uzerinde cekerek. Sirt cantasi sirta :)
0
funl
(05.08.26)
tek başına bir kadın olarak benzer bir rotada yaptım ben bunu, şimdi olsa yapmam. en azından merdivenli kısmı atlatacak bir çözüm bulmaya çalışırdım ben olsam taksi, uber, vs.

yine de yapılacaksa anahtar kelime erken yola çıkmak. havaalanında olmanız gerekenden birkaç saat önce yola çıkmanız önemli. o kadar valizle koşturmak ya da geç kalma stresi yaşamak istemezsiniz emin olun :) ayrıca insanlar sağolsun çoğunlukla valizler için yardımcı oluyorlar tabii yine de buna güvenip yola çıkmamanızı tavsiye ederim.
0
in vino veritas
(05.08.26)
Yapılabilir. Ben bazen 2 büyük 1 küçük valiz 1 de sırt çantası taşıyorum. Küçük ortanın üzerine koyulabilir ya da orta ile büyük beraber sürüklenebilir. Yavaş yavaş gidersiniz böyle. Hava alanlarında zaten market arabalarına benzer arabalar var onlarla da taşırsınız
0
yüzyıllık yalnızlık
(05.08.26)
Ben yaptım ama havalanında, havalanından transfer aracına kadar. Havalanındaki bagaj arabaları ile kolay oluyor. Bagaj arabası olmasa bile düz zeminde nispeten kolay ama kaldırım , merdiven in çık falan varsa zorlayabilir.
0
inheritance
(06.08.26)
(3)

O kulaklık mı bu kulaklık mı?

kizil karga
İki kulaklık arasında kararsız kaldım biri Bose QuietComfort Ultra diğeri Sony WH-1000XM6, siz ne diyorsunuz bu ikisi arasında? Ya da benzer bi öneriniz olabilir mi birader bak bu da iyidir gibisinden?*Kafaüstü olmalı.
İki kulaklık arasında kararsız kaldım biri Bose QuietComfort Ultra diğeri Sony WH-1000XM6, siz ne diyorsunuz bu ikisi arasında? Ya da benzer bi öneriniz olabilir mi birader bak bu da iyidir gibisinden?

*Kafaüstü olmalı.
0
kizil karga
(04.08.26)
Valla ben Bose Quiet Comfort kullanıyorum, noise cancellation özelliği ve kullanım konforu çok iyi. Herhalde 7-8 sene olmuştur. Kendi adıma dizi izlerken, müzik dinlerken çok memnunum.

Öte yandan bir arkadaşım tam bu model, Sony WH-1000XM6 kullanıyor. Dünyanın en iyi kulaklığı olduğunu iddia ediyor. Ses konusunda takıntılı derecede ilgili birisiyle konuştum (adam kendi ses odasını filan tasarlamış birisi, en en en ince detaya kadar bizzat yapmış. 2-3 yılını almış), en iyi kulaklığı ve ardından Bose'i sordum. Hemen Sony dedi, Bose için de "Bizim camiada Bose için Buy Other Sound Equipment" diye bir laf söyleriz diye belirtti. Seçim sizin.
+2
burka
(04.08.26)
Bose NC700 kullanıyorum ve kesinlikle Sony derim.
+1
kimlanbu
(05.08.26)
bose QCU kullanıyorum; çok memnun olduğumdan şimdi kulak içi olanına da bakıyorum. sony'i hiç kullanmadığımdan bilemiyorum ama.
not: bu arada mümkünse, yurtdışından ürün getiren kişilere kore'den getirtmeye çalışın. burada 20 bin lira iken 12'ye almıştım ben.
+1
lil siztah
(05.08.26)
(13)

Doğal pırlanta - lab grown pırlanta bu işin raconu nedir?

tchuck
kafalar karışık. beğendiğim modelin düzgün gözükmesi için karatın biraz yükselmesi gerekiyor, o da yükselince berraklık ve renk sınıfları "tatmin edici" düzeydeyken benim bütçemi aşmış oluyor.lab-grown için ise bütçem yetiyor (hatta bütçemin altında da kalıyor)şimdi normal koşullarda bakıyorsun lab-
kafalar karışık. beğendiğim modelin düzgün gözükmesi için karatın biraz yükselmesi gerekiyor, o da yükselince berraklık ve renk sınıfları "tatmin edici" düzeydeyken benim bütçemi aşmış oluyor.

lab-grown için ise bütçem yetiyor (hatta bütçemin altında da kalıyor)

şimdi normal koşullarda bakıyorsun lab-grownun tek dezavantajı sataren para etmemesi.
ama doğal pırlanta da satarken hayvan gibi değer kaybetmiyor mu?

labgrownu 120-130bine aldım diyelim, satarken 0tl etti.
doğalını alayım desen aynısı 250-260binlerde olacak %50 zararla satsan yine aynı hesaba denk geliyor.

ama tabi işin raconu nedir bu işlerde onu da bilmiyorum. "lab grown alınır mı hiç" falan diye eleştirilmek de istemiyorum millet tarafından.

"olması gereken" değil de, direkt algı ve "gerçekler" olarak bakarsanız bu işin "doğrusu" nedir?
0
tchuck
(03.08.26)
bi de bu natural pırlantayı satarken yarıya düşüyor kısmını chatgpt söyledi. eğer o kadar düşmüyorsa tabi o zaman senaryom değişir de.

dediğim gibi çok ciddi fiyat farkı oluyor.
ve görünüm olarak da iyi kalite bir lab-grown taş alınca sanırım dışarıdan da natural mı değil mi başkasının anlama imkanı yok?
0
🌸tchuck
(03.08.26)
Teklif için alıyorsunuz sanırım; öyleyse satış değerine neden bu kadar takıldınız anlamadım. Teklifte gelen pır’ını satan tanıdığım olmadığı gibi, en iyisi bile en kötü yatırım sonuçta. Ben olsam lab alır geçerdim; etik olması da cabası.
0
lil siztah
(03.08.26)
Selamlar

Kuyum, mücevherat işlerine hakim değilim ama bildiğim 1-2 şey var. Öncelikle satın aldığın mücevher, elmas dükkandan adımını attığın zaman 2. el statüsüne giriyor ve fiyatı oldukça düşüyor. Nedeni, nasılı nedir bir fikrim yok. Bence sektör dinamikleri olmalı, neticede doğanın en dayanıklı maddesine insan ne yapabilir ki. Başka bir açıklama getiremiyorum.

Diğer nokta ise doğal elmas ile laboratuarda oluşturulmuş olan arasında artık bir fark yok. Yani doğada olandaki gelişim süreci atıyorum 200.000 yıl ise yapay olanda bu süreci hızlandırmanın imkanı bulunmuş. Bu yüzden de galiba amerikanın başı çektiği bir yasal karar ile birlikte gerek doğal gerekse de teknik yöntemler ile oluşturulan elmaslar filan eş kabul ediliyor çünkü sonuç aynı oluyor. Arada farklar vardır ama işin özeti bu.

Kendi adıma bu tür şeylere hiç tamah etmem. Altınmış, ziynetmiş umurumda olmaz doğrusu. Öte yandan alacak olsam estetik güzelliğe göre karar verir, ömür boyu elimde tutacakmış gibi düşünürdüm. Fiyatı düşüyormuş, değeri azalıyormuş diye bakmazdım. Belki yarın bir gün onu ailemden birine verirdim mesela. Bu doğal, lab grown filan türü şeylerde de insanların haklılık payı olmakla birlikte yan yana 10 tane ürün koysak kimse kolay kolay "Bu şu ürün, b sınıfı bir taş" filan diye söyleyemez. İstiyorsanız bir deneme yapın hatta. Satın aldığınız ürüne "Bu lab grown" diyip yüksek bir fiyat söyleyin. Sonrasında da "Ya aslında bir tanıdıktan 2. el gerçek pırlanta aldım" diyip oldukça hesaplı bir ödeme yaptığını anlatın. Emin olun insanların verdiği yanıtlar ve tepkileri değişecektir. Mücevherattan girdik davranışsal psikolojiden çıktık : )
+1
burka
(03.08.26)
Çok karışık değil aslında

Elması elmas yapan o taşa yüklenen zihinsel değer. Bu açıdan eğer sizin için veya simgesel olarak olayın kendi içinde "elmas" önemliyse şekle şemale çok takılmadan elmas tercih edersiniz. Yani "benim elmasım var" diyebilmek mümkün oluyor burada. Hafiften koleksiyoncu psikolojisi var. O şeyin kendisini bizzat elinizde tutuyorsunuz. Lüks tüketim malı alma fikrinin özünde de bu var zaten.

Ancak sizin için bu parça aksesuar olacaksa, belli bir durumda, belli bir şekilde görünmesi, o görünüşün sizin estetik algınıza uyuyor olması onun oluştuğu maddenin ne olduğundan daha önemliyse o zaman sentetik tercih edeceksiniz. Çünkü burada amacınız belli bir objeye sahip olmak değil, belli şekilde görünen bir objeye sahip olmak.

Mesele "sahiplik" ve onun sembolik anlamıysa ufacık bir elmas kaşıkçı elması kadar bir sentetikten daha tatmin edici olabilir. Mesele "görünüşse" tam tersi daha iyi olabilir.
0
akhenaten
(03.08.26)
peki bu laboratuvar taşlarında, seritifkaları tamamsa (gia ve igi), renk ve berraklık istedğim standarddaysa kimin ürettiğinin bir önemi yok doğru muyum?
0
🌸tchuck
(03.08.26)
Hocam lab taşlarda GIA IGI gibi sertifikalar yok, onlar doğal taşlara sertifika veren kurumlar. Lab grownun kendi sertifikaları var, kimin ürettiği görece önemsiz evet, yapay bir taştan bahsediyoruz sonuçta. Renk berraklık istediğiniz gibiyse tamam zaten.


İşin değer kısmına girmeyin hiç, yatırımlık bişey almıyorsunuz, yatırımlık alacaksanız gram altın alacaksınız :)

Bu arada taşta aradığınız renk ve berraklık kriterleri nedir merak ettim.


başka sorunuz varsa cevaplayayım.
0
kumandanim
(03.08.26)
@kumandanim,

GIA ve IGI sertifikaları labgrownlarda da oluyor diye okudum ben? hatta birden fazla yerde okudum sahte mi bu bilgi?

yani anladığım kadarıyla F renk, VS1 berraklık yeterli bana ama çok da kararsızım.

açıkçası en çok çekindiğim şey lab pırlanta alıp da kıymet vermiyormuşum gibi gözükmek. aslında ben görüntüsü daha güzel, daha içe sinen bir şey almak istiyorum. sırf natural olacak diye eşşeğin bi tarafındaki kelebe gibi bir şey almak istemiyorum da. şimdi biri lab-grown diyip bi laf eder vs altında ezilirim diye de tırsmıyor değilim.
0
🌸tchuck
(03.08.26)
Hocam şimdi listeye baktım, düzeltiyorum evet IGI sertifika var ama GIA yok, büyük ihtimalle de olmaz zaten, % 99.9 diyebilirim:)

f vs1 sizin için yeterliyse ok. size şunu söyleyeyim vs1 çok temiz bir taş için kriter ama gerçekten bu kdr temiz bir taş almanıza gerek yok, si1 hatta düzgün bir si2 bile haydi haydi işinizi görür, farkı çıplak gözle göremezsiniz zaten, çıplak göz bir yana lupla bile baksanız göremezsiniz.

O yüzden berraklık yani clarity kriterinizi daha aşağı çekin derim.
F çok güzel beyaz renk bir taştır, bunda da mesela g rengine bakabilirsiniz.

siz bence g renk si2 berraklık istediniz karatta bir taşa bakın, o taşın fiyatı bütçenizi aşmıyorsa bu iş tamamdır. aşıyorsa sonrasını tekrar istişare edelim hocam :)
0
kumandanim
(03.08.26)
@kumandanim abi vallahi şimdi yurtdışu kaynaklara da baktım gia sertifikası var diyor ama uzmanı olduğum bi konu değil zaten kafam da akarışık sdfsd.

G color, si2 berraklıkta ürünler için de yine 1.2 karatta bile 200bin liraları görüyoruz gördüğüm kadarıyla. hani bu ucu ucuna bütçemi karşılar belki ama, bu sefer de karat beklediğimden küçük kalıyor. kafalar allak bullak.
0
🌸tchuck
(03.08.26)
1.2 karat bile demişsiniz aşırı şaşırdım yav. Ben ve arkadaşlarım 0.32 0.40 vs. şeylerle teklif ettik evlendik mutluyuz çok şükür. Normalde buna karşı olan kadınlar da var kimi hiç istemiyor. İsteyen de öyle 1 karat mı istiyor demek vay anasını. Ben olsam eş adayının fikrini alırdım mesela vegan bi kız lab grown'u da ister, dümdüz bi kız illa gerçek taş olacak diyebilir falan.

not: bu arada satışı düşünmeden alıp geçeceksin, zaten boşanırsanız falan kadın satar o da sizi ilgilendirmez :D
0
nhk ni youkosu
(03.08.26)
@nhk,

ben mutluluğa mutsuzuğa dair bir şey mi dedim anlamadım? istediğim modelde karatın biraz daha büyük olması gerekiyor, 1 karatta vs. olması gerekenden küçük duruyor o yüzden "bile" dedim. bir şeyi küçümsemeye çalıştığım veya "bu olmazsa mutsuz olucaz" vs diye değil.
0
🌸tchuck
(03.08.26)
@tchuck, anladım fakat bu işin doğrusu yok işte. Fuzuli olarak şişirilmiş bi piyasada parlak taşlar alıp eşlerimize hediye ediyoruz. Penguenin güzel yuvarlak taşlar bulup eşine vermesi kendini beğendirmesi gibi bişey.

raconu ne diye sorarsan kapitalistler direkt "en az 1 maaş vermelisin" vs. şeyler diyecekler.
0
nhk ni youkosu
(03.08.26)
Bu işin doğrusu yanlışı yok tabi ki. 0,30 doğal pırlanta ile de mutlu olunur 1,00 lable de, mutluluk işini buna endekslemek yanlış bir parametre.

gönlü olmayana 5 ct doğal tektaş yapsan " niye 6 değil bu ? " der. o yüzden herkeste çalışan tek bir mutlak formül yok.

Burada taşın doğal ya da lab olacağı, karatı fln aslında çoğunlukla müstakbel eşinizin hassasiyetlerine göre değişiyor.
+1
kumandanim
(04.08.26)
(12)

Eski hoşlanılan kızın kankası

arbre
Bu kızla sporda karşılaşıyoruz. Bu kıza yürünür mü? Yürünürse nasıl yürünür? Eski hoşlanılan kız yoluyla mı? Kankanı bana ayarla gibi?
Bu kızla sporda karşılaşıyoruz. Bu kıza yürünür mü? Yürünürse nasıl yürünür? Eski hoşlanılan kız yoluyla mı? Kankanı bana ayarla gibi?
-35
arbre
(31.07.26)
eski hoşlanılan demenizi mazide kalmış platonik bi sevda olarak kabul edersek kankasıyla görüşmende sorun göremedim. ha aracıya ne gerek var? zaten sporda denk geliyorsanız konu açmak için saha uygun.
0
kurmalifare
(31.07.26)
Kadınlar bir olur seni yerler. Bu defa esas yıkıcı darbeyi yer tası tarağı toplayıp şehri terkedersin.

Taktik basit. Sen kadın seçmeyeceksin. Sana yanaşan , sana sinyal veren kadını değerlendirmeye alacaksın.

Kadın erkeği seçer. Erkek buna göre reaksiyon alır.

Naz yapan tayfadan zaten bi cacık olmaz.

Aman o kıza bulaşma. Bitersin.
+3
Lh12
(31.07.26)
abi sen sürekli yeni hedef seçiyon kendine ama birine yürüdün mü hiç
+6
nahtoderfahrung
(31.07.26)
Lh12, bu çok yanlış bir düşünce, ben seçim yapma hakkı olmayan, öz güveni düşük biri değilim

nahtoderfahrung, yürümüyorum ve kötü olan yürüme özelliklerimi kaybettim :D Yaşlandım...
-11
🌸arbre
(31.07.26)
Amma takıntılısın yeni kişiyi bile kızın çevresinden istiyorsun. Bir olup senle bi güzel tşk geçerler bu kez feleğin şaşar.
+3
kullaniciadimvar
(31.07.26)
Legal ve etik. Yuruyebilirsin.
0
duster
(31.07.26)
duyuru hesabıma giriş yapmamıştım. duyurunun sadece başlığını görüyordum ve yanımdaki arkadaşla iddiaya girdim bak bu duyurunun sahibi kesin arbre diye bir arkadaş dedim ve bildim.
soruna gelecek olursak , kanka,arkadaş, iş arkadaşı , patron, sen hepsine yürüyebilirsin sakıncası yok, yeter ki biri ile başgöz ol artık yoksa spor salonu, iş yeri, otobüs durağı her gördüğün hanım potansiyel eş adayı senin için. hatta dediğin gibi eski platoniğine söyle aranızı yapsın kankanı bana ayarla ,de. o da hemen halleder zaten.

yahu aşağı ile değil yukarı ile düşün bu kız da sana hayır derse ne kadar rezil olacağını görmüyor musun? kankasının hayır dediğine kız evet der mi ? kızdan bir sinyal aldın mı o da yok.
esas kız zaten sana hayır diyince kankası ile konuşmuştur. kankası biliyordur her şeyi zaten. bi de abi sen büyükşehirde değil misin iş yerinde aynı kızlar spor salonunda aynı kızlar?
üyeliğini iptal et başka salona git parasını biz duyuru ahalisi olarak sana ödeyelim olmaz mı?
+6
ercu cozer
(31.07.26)
ercu cozer, haha kafayı bozdum biraz şunlarla :) Beni görünce gülüyor kankası, ona söylüyor benim salonda olduğumu, kesme bakışma oluyor, amann neyse bok bok şeyler, iş atan kızlar oluyor ama bu reddedilme konusundan tiksindiğim için hiçbir şey yapmıyorum artık, geçen bir kız iş attı, gülüp geçtim, çünkü biliyorum adım atsam havaya girecek, Türk kızları yasaklansın

Üyeliğimi iptal etmem, ilk ben üye oldum, o benden görüp salona çöktü, sadece Gold üyelik alıp farklı yerlerde spor yapma fikri var

Bu arada kankasıyla nedense daha iyi anlaşabileceğimi düşünüyorum
-11
🌸arbre
(31.07.26)
Arbre kaç yaşındasın? Senin derdin kankası değil güya kıza nispet yapıp canını sıkmak, aştım diyorsun ama aştığın falan yok. Çocukça davranışlar peşindesin. Kısır döngüye girmiş, bu kızı unutup önüne bakmazsan yine canı sıkılacak olan sensin.
+1
ekimoloji
(31.07.26)
ekimoloji, kimse inanmıyor asd ama o kankası da güzel bir kız, neyse salıyorum bu konuyu, thx
-7
🌸arbre
(31.07.26)
Türk kızları yasaklansın dedikçe daha da kötü tecrübeler yaşarsın , ne zaman onlarla barışırsın o zaman bişeyler değişir yoksa ömrün boyunca anca söversin arkalarından, çünkü birine hem sövüp hem sevemezsin fizik kurallarına ters.
+1
the fisherking
(01.08.26)
bu kız, size bakıp bakıp sırıtan; sizin de "ne bakıyon?!" demeyi planladığınız kız değil mi?
iyi bir ikili olursunuz diye düşünüyorum, iyi yürümeler.
0
lil siztah
(05.08.26)
(4)

canım çok sıkkın ya

mezzosprite
akademiyle ilgili bilimsel olmayan konuları da burda konuşuyorduk değil mi?gecenin şu saatinde beni uyanık tutan bir derdim var. güz döneminin ders programını hazırlıyorum. fakültede doktorasını bitirmemiş araştırma görevlisi yok ve hepimiz artık bıkmış durumdayız senelerdir kadro beklemekten. dolay
akademiyle ilgili bilimsel olmayan konuları da burda konuşuyorduk değil mi?

gecenin şu saatinde beni uyanık tutan bir derdim var. güz döneminin ders programını hazırlıyorum. fakültede doktorasını bitirmemiş araştırma görevlisi yok ve hepimiz artık bıkmış durumdayız senelerdir kadro beklemekten. dolayısıyla şu tarz işleri de olabildiğince kolaylaştırmaya çalışıyoruz. benim kolaylaştırma yöntemim hocalara "hocam sizin için de uygunsa geçen seneki gün ve saate koysak olur mu dersi, uygun değilse tabii ki değiştirebiliriz" demek. bu şekilde bir günde programı hazır ettim gibi nerdeyse, derslik yerleştirme kısmı hariç. herkes de kabul etti yani şaşırdım da aslında, değişiklik isteyenler de "hani mümkünse seni çok zorlamayacaksa" şeklinde rica etti. çünkü herkes farkında artık bu işlerin zorluğunun.

bir kişi hariç.

hoca benim geçen seneki programı taslak olarak alıp üzerinde kendisinden önce görüştüğüm kişilerin derslerini kesinleştirmiş olduğum dosyayı görünce "kime sordun benim derslerimi böyle yerleştirdin, diğerlerinin derslerini bana sormadan niye yerleştirdin, şu kişiler hariç hepsini silip öyle gönder bana programı" gibi bir talepte bulundu. aslında baştan demiştim "bu dosya son hali değil, renkli olanlar kesinleşmiş olanlar, sizin için de uygun olursa geçen seneki gibi yapabiliriz değilse tabii ki değiştirebiliriz" diye. yani ben zaten bu dosyayı göndermek de istememiştim bu benim şahsi taslağımdı. sadece herkese sorduğum gibi ona da telefonda soracaktım ama o kahvaltı yapacağını bana sonra döneceğini söyledi, ben de o arada diğer profesörleri aramaya devam ettim, doçentlere geçmedim bile özellikle ama kendisinin "daha az kıdemli" gördüğü profesörlerle ondan önce görüşmüş oldum kendisi müsait olmadığı için. bir de tabi bölüm dışı hocalar (ar gör doktorlar dahil), ama zaten önce onlara sorulur sonra kendi bölümümüzün profesörlerine geçilir, sebep onların birden fazla bölüme ders vermesi ve programlarını yerleştirmenin daha zor olması. neyse sonra hoca bana mesajla döndü, ders programını gönderir misin dedi. içime de doğdu bi sorun çıkacağı ama yine de gönderdim. sonrası da paragrafın başında yazdığım gibi işte.

hocayla birlikte şehirdışı eğitimlere gitmiş gelmişliğimiz, yemiş içmişliğimiz, dertleşmişliğimiz var. bu nedenle hatrı var bende ve bu tavırlarını kişiselleştirmeme engel olan başka olayları var benden bağımsız. o nedenle çok alttan aldım. saygısız ifadeler kullandı ama sakince ve saygılı bi şekilde cevap verdim. hatta dediği gibi programı temizleyip öyle gönderecektim ama bu kez işler daha fazla karışabilir çünkü diğer hocaların olduğu yerleri isterse (ki programın şu halini gördüğü için özellikle bile yapabileceğini düşünüyorum) diğer hocaları tekrar arayıp onların derslerini tekrar yerleştirmem gerekecek ve neden soracaklar ve bu hocanın böyle yaptığını söylersem onlar da inada bindirebilir konu büyüyebilir vs. dolayısıyla ne yapsam diye sormak için hocayla arası çok iyi olan benim de arkadaşım sayılabilecek, aynı zamanda ders programlarından da sorumlu olan dekan yardımcısını aradım. anlattım durumu. o zaten biliyormuş hoca onunla konuşmuş benden önce, benim ona sormadan derslerini yerleştirdiğimi söylemiş vs. dekan yardımcısı da "evet sorması lazımdı, siz nasıl istiyordunuz" diye sormuş, ben anlatınca "hoca şuraları istiyormuş ayarlayabilir misin" dedi "ayarlarım" dedim. hocaya da yine aşırı alttan aldığım bir mesaj yazdım "tam ifade edememişim sanırım bunun kendi kişisel taslağım olduğunu, sizin tercihinize göre düzenleyeceğimi yeterince vurgulamamışım kusura bakmayın" diye başladım, derslerini dekan yardımcısından öğrendiğim yerlere yerleştireceğimi yazdım, "sanırım böyle uygunmuş doğru mu" dedim cevap vermedi. sorun olmadığını varsaydım tamamladım programı. en son bi şey için dekan yardımcısıyla görüşürken "hoca bu saati onayladı mı" dedi, "sen söylemiştin ya ben de yazdım hocaya ama cevap vermedi" dedim. sonra neyse kendisi aramış hoca da o saat değil bu saat demiş. ben de tamam dedim tekrar yerleştirdim. sonra bi daha aradı beni dekan yardımcısı, "ya kusura bakma ama hoca benim aracılık etmemden hoşlanmamış, yine boş programı istiyor kendisi söyleyecekmiş nereyi istediğini" dedi. diğer hocalarla sorun çıkarsa yardımcı olacağını söyledi. tamam dedim sabah göndericem ama yani uyuyamıyorum ve düşündükçe sinir oluyorum. geldiğimiz noktada görüyorum ki mesele üzüm yemek değil. bu arada yıllık izinde ve yurtdışındayım yani, ekstra zorluklarla yapıyorum programı.

içimi dökmek istedim, hem akademik hem de bizi doğrudan tanımayan birileriyle paylaşmak istedim. umarım birileri görür. anket de ekledim öylesine ama lütfen yorumlarınızı yazın dertleşelim. teşekkür ederim
📊 ne diyosunuz bu işe :/

Bu anket sona erdi. 4 oy kullanıldı.

0
mezzosprite
(30.07.26)
mesele klasik hoca egosu. ancak siz dekan yardımcısı üzerinden ilerleyerek sorunu daha karmaşık hale getirmişsiniz. yılgınlığınızı anlıyorum ama enerjinizi, bozulan şeyi dolaylı yoldan düzeltmeye harcayacağınıza, politikayı baştan sağlam tutmaya çabalamakta fayda var. kolay gele.
-1
lil siztah
(07.08.26)
Teşekkür ederim. Politikayı sağlam tutmak demek inanmadığım bi kıdem sıralamasını uygulamaya koymak demek. Hoca şu an lisanstan hocası olan kişiden bile kıdemli görüyor kendini. Benim aklım bunu almıyor. Ki o hoca doçentliğini çook daha önce aldı. Torpil bulup profesör kadrosunu alamadığı için öğrencisinden sonra mı aramam lazım onu? Yine öyle yaptım gerçi ama prof. kahvaltı yapacak diye dünya durmuyor, sıradan aramaya devam ettim. Olabildiğince politik davranıyorum aslında, herkesi memnun etmeye çalışan bi yapım var normalde de. Tadımız kaçmasın diye uğraşırım. Ama bu tavır da bence adaletsizliği sürdürmeye hizmet ediyor.
0
🌸mezzosprite
(09.08.26)
sorun şu ki, kıdemin, teoride değil, pratikte ne olduğu önemli bildiğiniz gibi ve bulunduğunuz konumun adaleti sağlamaya yeter gücü yok ne yazık ki. anlattığınız sürecin tümü, sözü geçen profesörün şımarıklıkları+bu olay özelinde sizi hizaya getirme çabası gibi duruyor (bu da, tam da konumunun adamı olmadığının bariz bir göstergesi işte). siz çizginizi korudukça, daha da uzatmış konuyu; çocuk gibi. dediğim gibi, yılmanızı ve isyanınızı çok iyi anlıyorum. ben devlet kurumundayım; bizde de, çok afedersiniz ama "it ite, it de kuyruğuna" şeklinde, her kademe, bir alttakini öttürme peşinde. bu ortamda adaleti korumanın en geçer yolu, sizler o konuma gelince aynısını astlarınıza yapmamakla ve kurum kültürünü böyle böyle insani ve hakkaniyetli bir seviyeye çekmekle olacaktır. diğer türlü o diyarları terk etmek gerekiyor malumunuz. kolay gelsin.
0
lil siztah
(09.08.26)
Çok haklısınız. Aynen öyle hissettim ben de, beni eğitiyor. Hepimize kolay gelsin umarım dünyayı küçük küçük düzeltebiliriz, düzeltemeyeceğimiz noktalarda da bol sabır, birilerinin söylediği gibi 🙏
+1
🌸mezzosprite
(09.08.26)
(14)

Hastayı tedavi etmeyi reddeden doktoru şikayet

summerof69
Merhaba, bugün bir devlet hastanesinde başımdan tatsız bir olay geçti, ne yapacağıma karar veremedim.Öncelikle doktorlar yanıt verirse memnun olurum.Diyabetik nöropati (şeker hastalığı nedeniyle sinirlerin zarar görmesi, sonraki aşamalarında organ ampute ediliyor) tanısı koyulan annemden EMG istend
Merhaba, bugün bir devlet hastanesinde başımdan tatsız bir olay geçti, ne yapacağıma karar veremedim.

Öncelikle doktorlar yanıt verirse memnun olurum.

Diyabetik nöropati (şeker hastalığı nedeniyle sinirlerin zarar görmesi, sonraki aşamalarında organ ampute ediliyor) tanısı koyulan annemden EMG istendi ve tedavi olduğumuz hastanede 3 ay sonrasına gün verdiler.

Ben de yakınımdaki devlet hastanesine gidip, nöroloji doktorunun odasındaki tıbbi sekretere en yakın EMG gününün ne zaman olduğunu sordum ve 2 gün sonra boş gün olduğunu söylerken, doktor, odaya girip

"nerede tedavi olduysan orada EMG testini yaptır, acil bir durumu olsaydı zaten bu testi yaparlardı. Ben bu testi size yapmam"

diyerek tedavi etmeyi reddetti. Kendisiyle hiçbir diyaloğa girmeden bunu söyledi. Annemin ayağında yaraların ortaya çıktığını, şikayetlerinin arttığını vakit kaybetmeden çekim yapılması gerektiğini söylesem de doktorun tek yanıtı "dışarı çık" oldu.


Bunun üzerine başhekim ile görüştüm ve dilekçe ile şikayet etmemin doğru olacağını söyledi. doktorun odasına tekrar gidip, sadece tıbbi sekreter ile diyaloğa girip, kendisini tanık olarak yazacağımı ve ismini istediğimi söyledim. O da ismini vermeden de tanık yazabileceğimi söyledi. Bu esnada doktor bir anda parlayarak, "dışarı çık, git kime şikayet edersen et, bir de beni tehdit ediyor" diye bağırmaya başladı. (Kendisiyle diyaloğa bile girmedim, ne de "sizi şikayet edeceğim" gibi gözdağı verdim. Ki bunu desem bile tehdit suçu oluşmaz. Bu benim yasal hakkım) Sesini yükseltemeyeceğini söyleyip polikliniği terk ettim.

Doktorun hastayı reddetme hakkının olduğunu biliyorum, ilgili kanun ve yorumları okudum. Ama cevap bulamadığım nokta şu, kamu doktorları, daha hastayı görmeden, hastadan bağımsız gerekçelerle, bendeki örnekte olduğu gibi, hastayı reddetme hakkı var mıdır? Kanunda ve hukuki yorumlarda farklı görüşler var ama bunlardan en temeli doktorun hastanın tedavisini tehlikeye atmayacağı durumlarda ve makul gerekcelerle hastayı tedavi etmeyi hastayı reddedebileceği söyleniyor. 4 farklı hastaneye sordum ve hepsi de bu test için en erken 1 ay süre veriyor iken, bu doktor annemi reddederek, onun 2 gün içinde test edilerek erken teşhis almasını engellemiş ve onun sağlığını da tehlikeye atmış olmuyor mu?

Bu durumda, bu doktoru gorevi ihmal nedeniyle cimer e ve alo 184 e şikayet etmem doğru olmaz mı? Öyle haberler okuyorum ki, doktor yerine, hastayı reddeden doktoru şikayet eden hastalar ceza alıyorlar. Bu yüzden ne yapacağıma karar veremedim.


Teşekkürler.


Edit: yanlış, eksik anlaşılmalar olmuş. Yorumlarda düzelttim. Lütfen onlara da bakın.
0
summerof69
(20.07.26)
öncelikle çok geçmiş olsun. hasta takibinin bölünmemesi, odaya ikinci kez girip şikayet dilekçesi için sekreteri şahit göstermeye çalışmak ve isim istemek, hekim üzerinde baskı (mobbing) kurmaktır. ortada bir acil servis başvurusu veya acil müdahaleden kaçınma durumu yoktur; usulsüz bir test talebinin reddi vardır. Bu nedenle "görevi ihmal" suçlamasıyla cimer veya 184 üzerinden yapacağınız bir şikayetten lehinize bir sonuç çıkması hukuken pek olası değildir.
0
wu
(20.07.26)
@wu, 2. Kez girdiğimde içeride hasta yoktu. Odaya girmeden tıbbi sekreterin rızasını nasıl alabilirdim? Hatta başhekime de bu yüzden gittim, bu durumu belgelemek istediğimi soylemistim ama o da belgeye gerek olmadığını söylemişti. Dolayısıyla şahit dışında iddiamız destekleyecek bir dayanak noktam kalmıyordu.


Acil servis onaylarsa test olup, olabileceğimizi sordum, ona da yanıtı "çık dışarı oldu". Enabizdan randevu alıp, test olacaktık, Usulsüzlük ile neyi kastettiginizi anlayamadim?
0
🌸summerof69
(20.07.26)
Evet ama Tetkik yapabilmesi için öncesinde tedavi etmesi gerekiyor, ki bunun için randevu alacaktım.
0
🌸summerof69
(20.07.26)
Çok geçmiş olsun. Hiçbir şey çıkmaz buradan ama kayıtlara geçmesi için siz şikayetinizi yapın, detaylıca da anlatın. Umudum yok ama belki bir gün kamu hastanelerinde yapılanlar için adalet arayabiliriz. Öyle bir gün gelirse bunların hepsi kayıtlı olsun.
0
asue
(20.07.26)
Yaşanan, "tedavi etmeyi reddetmek" değil, başkasının istediği tetkik için hastanenin keyfi olarak kullanılmasını reddetmek.
Önce, o hastanede poliklinikte bulunan hekim tarafından muayenesi yapılır. O hekim gerek duyarsa EMG ister ve öyle yapılır.
Diyabetik nöropatide EMG, acil bir inceleme değildir. Tedavi üzerinde yönlendirici etkisi yoktur. Klinik bulgular zaten tanıyı koydurur ve tedavinin esası sıkı bir kan şekeri kontrolüdür. Nöropatiye ait belirtiler varsa, onlar için de ayrıca ilaç verilir.
Eğer yaralar açılacak derecede bir hastalık varsa, nöropati de genellikle vardır ve EMG sadece rapor olarak destekleyici olur. Önemli olan kliniktir.
Şikayet etseniz de, bu söylediklerimi söyleyeceklerdir ve bir sonuç çıkmayacaktır.
+3
pro9it9is9
(20.07.26)
siz yine de sikayet edin bence. uslubu cok sikintili. baska hastalarla da boyle iletisim kuruyorsa kayit altina alinmis olur. hakkinda cok sikayet gelirse bir umit belki kendini toparlar.

yukarida mobbing ve keyfi denmis, halt edilmis. bu durumda sikayet etmek en dogal hakkiniz. keyfi diyenler kendi annesine olsa aynisini dermiydi acaba, yoksa araya birilerini sokup emg gununu one mi cekerdi?
+3
banach
(21.07.26)
@pro9it9is9,

İddia ettiğinizin aksine, emg yi isteyen uzman doktor, emg sonucuna ve nöropatinin ulaştığı seviyeye göre tedavinin daha doğru yapılacağını söylemişti.

Yanlış anlamışsınız, Doktor baktığında yaralar orta çıkmamıştı. Emg yi bekleme sürecinde ortaya çıktı. Hasta zaten sıkı bir şeker kontrolüne de başladı.

İkisi de kamu hastanesi, bahsettiğiniz "hastanenin keyfi olarak kullanılması" ne demek oluyor? Bir devlet hastane tedavimizi gerceklestiremiyorsa, başka bir devlet hastanesinde tedavi olunca "keyfi" mi davranmış oluyoruz?
0
🌸summerof69
(21.07.26)
Siz yine de şikayet edin.
0
pro9it9is9
(21.07.26)
ortada hasta yokmuş ki doktor hastayı veya tedaviyi reddetmiş olsun. görevi ihmal falan yok yani anlattığınız olayda. üslubu daha dikkatli olmalıymış denilebilir en fazla ama onun için de hikayeyi bir de kurttan dinlemek lazım. velhasıl siz yine şikayetinizi oluşturun ama bir şey çıkmaz.
+4
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(21.07.26)
Yalnız doktoru değil, üç ay sonraya gün verilmesini de şikayet edin.
+5
pro9it9is9
(21.07.26)
@pro, iyi de bu detaylari biz siradan vatandaslar bilemeyiz ki... EMG sadece destekmis de, tani boyle koyulurmus da falan... onu doktor bilir ve doktor "EMG lazim" demis, bu kadar. Adam da (kadin ya da erkek) daha erken çektirmek mumkun mu diye baska bir hastaneye danismis.

Iki tarafi da dinlemeden bilinemez orasi tabii ki ayri
-1
üğpoıuy
(21.07.26)
benzer bir konuda; son derece küstahça cevaplar veren bir doktoru şikayet ettim (beykoz devlet hastanesi). hatta hasta hakları birimi dilekçeyi yazmama yardımcı oldu vs. Sonuçta son derece alakasız bir yanıt vererek konuyu kapattılar. Bişey çıkacağını sanmam ama şikayetinizi edin yine. geçmiş olsun.
-1
lil siztah
(21.07.26)
yapmanız gereken emg için tıbbi sekreterle görüşmek değil, doktora danışıp "hocam başka bir doktor emg istedi, bir de size muayene ettirip fikrinizi almak istedik" demek olmalıydı. doktorun üslubu kesinlikle yanlış ama sizin de izlediğiniz yol hatalı. şikayetten birşey çıkacağını sanmıyorum.
+2
faberkastelli
(21.07.26)
Yağ çekip bir taraflarını kaldırmaya gerek yok , izlenilen yol yanlış falan değil böyle böyle tepemize bindiler.Maaş alıyorsa hizmet etmek zorunda, değilse devlet hastanesini bıraksın
-5
ayağiniza gelen overlokçu
(23.07.26)
(6)

Şu durumda ne yapardınız

arbre
Eski platoniğin benimle aynı kulübe üye olup spor yaptığını söylemiştim. Bir zibidi (yaşı büyük) ve bir kız arkadaşıyla spor yapıyor. Bu kız arkadaşı beni görünce gülüyor, fısır fısır benimle ilgili bir şey dediğini görüyorum arada. Bu konuda ne gülüyorsun anlamında bir şey demem iyi olur mu, takmam
Eski platoniğin benimle aynı kulübe üye olup spor yaptığını söylemiştim. Bir zibidi (yaşı büyük) ve bir kız arkadaşıyla spor yapıyor. Bu kız arkadaşı beni görünce gülüyor, fısır fısır benimle ilgili bir şey dediğini görüyorum arada. Bu konuda ne gülüyorsun anlamında bir şey demem iyi olur mu, takmamam mı iyi olur? Siz ne yapardınız?
-14
arbre
(20.07.26)
Bence takma ama olmuyor ise, o kişi yalnızken yanında git ve bu saçma bakışları vs bırakmaz ise salon işletmesine durumu şikayet edeceğini ve kendisi tarafından rahatsız edildiğini ileteceğini ikaz et uyarıyorum de kıza, sanırım ondan sonra böyle şeyler yapmaz.
0
bonaparte
(20.07.26)
iş arkadaşlarımla aynı anda aynı küçücük spor salonunda spor yapıyorum ve onları görmüyorum.

bu hareketleri gördüğüne göre sen de ona bakıyorsun. bakışlarını yakaladıkları için fısır fısır konuşup gülüyorlar.

bakmazsan ve takmazsan sorun kalmaz.
+6
art cat chocolate
(20.07.26)
Takma boşver
0
gadlemler
(20.07.26)
arbre, elin yüzün düzgün temiz adamsın artık şu kızı bırak gençliğin gidiyor. sen bu kızdan hoşlandığın zamanlarda tanışan arkadaşlarım geçen boşandılar.
seni eleştirmek için demiyorum yardımcı olmak için diyorum;
1) başka salona git ben olsam öyle yapardım başka salon mu yok
2) terapi al
3) ex yengemizde terapilik
+2
ercu cozer
(20.07.26)
ercu cozer, ben de farkındayım ama uzak olmaya çalışırken karşımda görünce sinirlerim tepeme çıkıyor, ilk ben üye oldum, onun için düzenimi bozmak istemiyorum, kulübümü seviyorum, o sonra geldi, kendime haksızlık yapmış olurum, en sevmediğim şey
-5
🌸arbre
(20.07.26)
kamusal alanda önce geldi-sonra geldi muhabbetine hakkınız yok. iki kişi de eşit derecede orada bulunma hakkına sahip. bu konu kilit.
ex platoniğimi sallamıyorum havasındayken, yanındaki kıza "ne bakıyorsun" demek muhteşem bir oksimoron örneği olur; yapın diyorum.
+1
lil siztah
(21.07.26)
(2)

amazon'da macbook genelde satılmıyor mu?

substituent
Günaydınlar!amazon tarafından satılan 1-2 tane macbook gördüm. Yeni macbook çıkacak vs. diye çoğunu satıştan mı kaldırdılar yoksa amazon genelde çok satmıyor muydu?
Günaydınlar!

amazon tarafından satılan 1-2 tane macbook gördüm. Yeni macbook çıkacak vs. diye çoğunu satıştan mı kaldırdılar yoksa amazon genelde çok satmıyor muydu?
0
substituent
(19.07.26)
yoo çeşit çeşit satıyor normalde. dönem dönem model stoğu falan azalıyor olabilir sadece; iphone'da da öyle oluyor. amazon faaliyete başladığından beri tablet, telefon, pc ne varsa oradan aldım. sıklıkla fiyat da kontrol ederim. dönemlik bir durumdur özetle.
+1
lil siztah
(19.07.26)
geçenlerde hepsine zam geldi. Stok bitmiş ve yeni fiyattan yeni stok bekliyor olabilirler.
0
nhk ni youkosu
(19.07.26)
(1)

2022'deki öğrenci affında tez aşamasında dönen var mı? Aynı teze mi devam ettiniz?

santimantal
İst. Üniv. Sos. Bilimler Enstitüsü'ne dün sordum: İlişiği kesilen tez aşamasındaki öğrenci aftan dönerse kaldığı yerden döner mi, diye.Danışman atanması, konu belirleme, 6 ayda bir TİK sunma aşamalarının başa saracağını söyledi.Anladığım kadarıyla geçen afta öyle olmuş.Ama İst. Cerrahpaşa Üniv. o za
İst. Üniv. Sos. Bilimler Enstitüsü'ne dün sordum: İlişiği kesilen tez aşamasındaki öğrenci aftan dönerse kaldığı yerden döner mi, diye.
Danışman atanması, konu belirleme, 6 ayda bir TİK sunma aşamalarının başa saracağını söyledi.
Anladığım kadarıyla geçen afta öyle olmuş.
Ama İst. Cerrahpaşa Üniv. o zaman bir yazı yayımlamış, danışmanı ve tez izleme komitesi değişmeyen kaldığı yerden devam eder, demiş.

Yani açıkçası bilemedim ne yapacağımı. Yasa çıkmadan ilişiğimi kesersem dönüp tezimi tamamlama şansım var. (3 kez TİK raporu verdim.)
(Ama danışman atanmasından itibaren başa saracaksa dönmek istemiyorum.)
Bu durumda ilişiğimi kesmezsem yetiştiremediğim için atılacağım ve aftan yararlanamayacağım.

Yoksa her af'ta enstitüler farklı kararlar alabiliyorlar mı? Eğer böyle ise bunu yasa çıktıktan sonra mı yaparlar?
0
santimantal
(18.07.26)
Bizim okul iki gün önce genel duyuru yaptı; kalınan yerden yerden devam edilebilir diye. Bence enstitü ile iletişimde kalıp kararı bekleyin.
0
lil siztah
(18.07.26)
(5)

Tatil mekanı önerisi

egerbiryolcu
Eylül ayında, denizi soğuk olmayacak, antik kent gezilebilecek, tekne turu yapılabilecek nokta atışı önerebileceginiz yurtiçi önerileriniz var mı?
Eylül ayında, denizi soğuk olmayacak, antik kent gezilebilecek, tekne turu yapılabilecek nokta atışı önerebileceginiz yurtiçi önerileriniz var mı?
0
egerbiryolcu
(18.07.26)
fethiye ve yakın çevresi
+2
lil siztah
(18.07.26)
kaş ama çok kalabalık olur
0
bravoteam
(18.07.26)
Marmaris veya Didim.
0
mikahakkinen
(18.07.26)
Bu kriterleri sadece Kemer - Kaş arası karşılıyor.
+2
etna
(18.07.26)
kaş - kemer - kekova'da tekne turu
+1
co2s2
(19.07.26)
(2)

Çağla Tuğaltay cinayeti ve zaman aşımı

ya ben lan neyse
zaman aşımı kesintiye vs. uğrayabiliyormuş. biraz aradım ama anlamadım. bir sürü kesen süre, durduran süre bilmem ne var.böyle bir davanın zaman aşımını en fazla ne kadar durdurmak mümkün?bir de her ne kadar durdurursan durdur, suç ne kadar kesintisiz olursa olsun zaman aşımı 40 yılı aşamaz gibi bir
zaman aşımı kesintiye vs. uğrayabiliyormuş. biraz aradım ama anlamadım. bir sürü kesen süre, durduran süre bilmem ne var.

böyle bir davanın zaman aşımını en fazla ne kadar durdurmak mümkün?

bir de her ne kadar durdurursan durdur, suç ne kadar kesintisiz olursa olsun zaman aşımı 40 yılı aşamaz gibi bir şey var yanlış mı anladım?
0
ya ben lan neyse
(17.07.26)
30 yil.
0
Purple life
(17.07.26)
soruda ne anlattığınızı hiç anlamadım ama, zaman aşımı 20 yıldı; eksik delil sebebiyle, 20 yılın dolmasına kısa süre kala 30'a uzatıldı. bundan sonra uzatılmayacak deniliyor.
0
lil siztah
(18.07.26)
(4)

Akademisyenlerin doktora danışmanlığı kontenjanı kaçtır? Eger bir doktora ogrencisi kayit dondurursa yine kontenjani mesgul eder mi?

santimantal
Yoksa kayit donduran ogrenci halen o hocanın uzerinde mi gözükür?
Yoksa kayit donduran ogrenci halen o hocanın uzerinde mi gözükür?
0
santimantal
(17.07.26)
Danışmanlık sınırı yok diye biliyorum. Ama öğrenci sayısının hocalar arasında eşit dağılmış olmasına dikkat ediyorlar. Tabi bildiğim kadarıyla ben şu hocayla çalışmak istiyorum dediğinde o hocanın iş yükü fazla bile olsa danışmanlığı kabul etmek zorunda. Ama bölüm ve enstitü bunu her zaman uygulamıyor.

İkinci soru: kayıt dondursa da danışmanı kimse onun üzerinde görünür. Danışmanlıklar dağıtılırken öğrencilerin aktif pasif olmasına da bakılır. Atıyorum hocanın üzerinde 10 öğrenci görünüyordur, ama 8'i pasiftir, o zaman 2 öğrencisi varmış gibi hareket edilmesini isteyebilir.
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(17.07.26)
Tez danışmanlığı sayısı en fazla 14 olabilir.
0
black holes in the sky
(17.07.26)
enstitüye göre değişiyor. bizde yl+phd 10 olabilir demişler.
0
klassno
(17.07.26)
danışmanlık sınırı var. hocamın hatayla bu sınırı aşması yüzünden bir süre başka hocanın üzerinde gösterilmiştim ben; sonra düzeltilmişti.
kayıt sildirseniz hadi neyse de, dondurunca tabii ki hocanın üstünde görünürsünüz ve kontenjanı meşgul edersiniz.
0
lil siztah
(18.07.26)
(2)

İstanbul - Antalya Mola yeri

Murat1407
Merhaba İstanbul'dan Antalya'ya gideceğim gece yarı yolda Afyon civarında arabada uyumak istiyorum nerede uyuyabilirim.
Merhaba İstanbul'dan Antalya'ya gideceğim gece yarı yolda Afyon civarında arabada uyumak istiyorum nerede uyuyabilirim.
0
Murat1407
(17.07.26)
Benzin istasyonları?
Ben mecburi uyku ihtiyacı durumlarında benzin istasyonlarını tercih ettim hep.
Özdilek avm otoparkı da olabilir. Zira gece gündüz uğrak yeri ve göz önünde olursunuz kendinizi güvende hissetmek istiyorsanız.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(17.07.26)
kolaylı tesisleri veya özdilek avm
0
lil siztah
(18.07.26)
(11)

chat gpt plus'a ne kadar ödüyorsunuz?

lil siztah
son olarak 500 lira ödediğimi hatırlıyorum (ios); bu ay 24 usd istiyor :/sitesinde 999 tl oldu diyor; peki benden niye bu parayı istiyor? daha uygun alma yöntemi var mıdır? teşekkürler.
son olarak 500 lira ödediğimi hatırlıyorum (ios); bu ay 24 usd istiyor :/
sitesinde 999 tl oldu diyor; peki benden niye bu parayı istiyor?
daha uygun alma yöntemi var mıdır?
teşekkürler.
+1
lil siztah
(16.07.26)
GPT Go'ya ios aboneliği üzerinden ayda 250 TL ödüyorum.
0
himmet dayi
(16.07.26)
Denemek için baktım. Go 250 plus 999 yazıyor geçen sene yanlış hatırlamıyorsam 650 civarı bir şey ödüyordum ama bir süre sonra bırakmıştım.
0
egerbiryolcu
(16.07.26)
Sanki 599 diye kalmış aklımda geçen sene.
Şimdi baktım 999, 5.299, 9.999 gibi seçenekleri var.
Ben Go'ya 249,99 veriyorum, diğerlerinin farkı ne acaba aşırı merak ettim şu an.
0
mutekebbir
(16.07.26)
Plus için 20usd ödüyormusum
+2
kisa
(16.07.26)
24 usd ödedim :/
+2
🌸lil siztah
(16.07.26)
20 dolar aylık, vergi var şu an %20 kdv , dolayısı ile 24 dolar.

apple store üzerinden tl olarak 500 tl idi. ona da vergi gelmiştir 600 falan sanıyorum.
+1
gurur
(16.07.26)
@gurur, apple store çekti bu fiyatı.
+1
🌸lil siztah
(17.07.26)
üşenmedim baktım.

aboneliklerde 499,99 tl ay yazıyor bende. store üzerinden ödüyorum.
+1
gurur
(17.07.26)
Be. Sitesinden üye olmuştum
+1
kisa
(17.07.26)
geçen ay reddit'te biri bi link paylaşmıştı. ona tıklayıp abone olmuştum 24 aylığına. 2 kişi chatgpt plus 11 pound ödüyorum aylık. (690 tl çekmiş bu ay)

allah razı olsun paylaşan çocuktan :D
+1
brkylmz
(18.07.26)
@gurur, beni tanıdılar, siz kaçın :(((
0
🌸lil siztah
(18.07.26)
(3)

Airtag kullananlar?

bir fincan kahve ile film izlemek
Memnun musunuz ve mutlaka Apple airtag olması şart mı? Üçüncü parti Muadilleri de iyi çalışıyor mu?Bisiklet için kullanmayı düşünüyorum, iç lastik saklama haznesine koyayım diyorum
Memnun musunuz ve mutlaka Apple airtag olması şart mı? Üçüncü parti Muadilleri de iyi çalışıyor mu?

Bisiklet için kullanmayı düşünüyorum, iç lastik saklama haznesine koyayım diyorum
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.07.26)
ben memlunum, cantalarda, cuzdanimda anahtarlikta var ve en azindan 2 haftada bir kullaniyorum nereye koydum demek yerine. uzun mesafede falan nasil olur emin deiglim, cevresinde iphone olmasi gerekiyor sonucta.

airtag alternatifleri de kullandim hep bir seyinde bir yamukluk vardi.
0
compumaster
(11.07.26)
motorun sepetinde var bir tane. bazen bir kaç sokak ötede gösterip yüreğimi hoplatıyor ama genelde memnunum yani.
0
lil siztah
(11.07.26)
Apple harici bilmiyorum. Oğlanın okul pantolonuna iğneliyorum. Bir kere oyun alanında düşürdü topların altına bulamadık ne tarafta olduğunu sesi de gelmedi derinde olduğu için. Yenisi ile yola devam. Başka bir sıkıntımız olmadı uzun yıllardır kullanıyorum.
0
cilekli pasta
(11.07.26)
(33)

Zengin olur olmaz alacağınız o ilk ürün ne?

egerbiryolcu
Diyelim miras kaldıPiyango vurduFenomen oldunuz vs vs vsO gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
Diyelim miras kaldı
Piyango vurdu
Fenomen oldunuz vs vs vs

O gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
0
egerbiryolcu
(10.07.26)
İlk olarak kendime bir İtalya tatili hediye ederdim. Maddi bir şey aklıma gelmedi.
+2
ekimoloji
(10.07.26)
en baştan başlayarak dünyanın en zenginlerini temizleyip yüreklere korku salacak bir PMC.

o kadar uzun boylu değil dersen havuzlu bir villa. ama suyu kapitalist kanından kıpkırmızı olsun. ona da yok diyorsan tamam normal su. kendi havuzumuzda biz yüzelim bari onlar yüzmesin.
-3
der meister
(10.07.26)
Valla miktar tam olarak belli olmadigi icin yorum yapmak zor ama oyunbozanlik etmeyip cevap veririsem; ilk olarak isten istifa ederdim. Sonrasinda alacagim ilk sey uzun zamandir gozume kestirdigim bir ada olurdu.
+1
j r r tolkien hayrani
(10.07.26)
Geçen sene de sorulmuştu benzer bir şey, konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim'un verdiği cevaba hatırladıkça gülüyorum ama cevaba katılıyorum aynı zamanda.Kendime ada alıp çevresini 10m yüksekliğinde jiletli telle güçlendirilmiş duvarla çevirirdim. İnsanlardan uzak yaşardım.
+1
alice in potatoland
(10.07.26)
Böyle bir ürün yok, ama böyle bir kategori var. Benim mobilya ve eşyalarda malzeme takıntım var. Plastik, mdf, laminant, alüminyum gibi malzemeleri sevmiyorum. Evdeki eşyaları doğru düzgün bir ahşap, mermer, bronz gibi gerçek değeri olan ve özel üretim şeylerle değiştirmeye başlardım. Düşününce cidden taklit şeylerle yaşıyoruz.
+7
akhenaten
(10.07.26)
Şimdi bir yorumda bulanacağım hepiniz bana düşman olacaksınız. Mahallede muhallebi yemiştim ben.
-7
gobekliraki
(10.07.26)
M5
-2
mikahakkinen
(10.07.26)
100 milyon tl mi kaldı
1 milyar tl mi ? arada baya fark var.
100 e zaten bir ev bir araba yarıdan fazlası gitti.
0
jamswety
(10.07.26)
Ekibiyle birlikte yat
+1
gabe h coud
(10.07.26)
aloha snackbar 3
(10.07.26)
Pay to win oyunlarında sınırsız para harcamak gerçekten keşke sabancı olsaydım dediğim tek an oyunlara para harcamak isteyip de harcayamadığım zamanlar
0
Hallegadola
(10.07.26)
Cruise ile dünya turu, yaklaşık 1 sene sürenlerden
+1
su olsam ates olsam
(10.07.26)
Valla en büyük hayalim yaşamak için çalışmak zorunda olmadığım bir hayat olduğu için muhtemelen pasif gelir getirecek işlere yatırırım bir kısmını önce, sonra da herhalde ilk iş güzel bir yemek yerim.
+5
Amaranta ursula
(11.07.26)
Evi boyatırım artık herhalde...
+4
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
vizyonsuz birisi olduğum için alacağım ilk şey bmw m5 touring olurdu.
0
false pretension
(11.07.26)
911
0
cooperr
(11.07.26)
1. İlk önce sakin bir yerde, konforlu bir otele gidip bu durumu sindirir, sakin kafayla düşünürken eksiseyler.com rehberi okurdum.

2. İşimi, düzenimi kurduktan sonra (iş dediğime bakmayın, para için çalışmayacağım) sakin, güzel bir ev inşaa ettirirdim. Bir tane zeytin koruluğunda yer alan ahşap bir klübe, ayrıca farklı bir yerde, yüksek bir tepede etrafa hakim gene ahşap bir gözlem evi. Tercihen ulaşımı zor olmayan, birbirlerine yakın yerler olmasını isterdim. Uzun seyahatler gerektirmesin, en fazla birkaç saat içinde ulaşabileyim. Bisiklet ile gideceksem de gün içinde varayım.

3. Bisikletin teknik yapısına, parçalarına hakim olabileceğim, bakım ve onarımını gözü kapalı yapabileceğim eğitimler almak isterdim. Gerekirse adım adım ilerleyerek sektörde öncü markaların çalışmalarına katılır, profesyonel bisiklet yarışlarının teknisyenliğini yapacak düzeye çıkmak isterdim. Adamlar da beni "Gel lan öğretelim" diye kabul etmeyeceğine göre parasını vermem gerekirdi haliyle.

4. Gene bu eğitim sonrasında niş bir bisiklet atölyesi açardım. Sektördeki vizyoner adamları toplayıp düzenli olarak onlarla görüşürdüm. Profesyonel yarışçıları, farklı disiplinlerdeki bisikletçileri davet eder, ağırlardım. Karşılığında da deneyimlerini bizimle, gelen insanlarla, özellikle de çocuklarla paylaşmalarını isterdim. Atölye 7/24 açık olurdu. Tüm bisikletçilerin tamir ve onarımlarını ücretsiz karşılardım. İyi teknisyenleri istihdam ederdim. Özellikle genç ve çocukların ihtiyacı olan ekipmanları ücretsiz temin eder, bisiklet bakımlarını ücretsiz yaptırırdım.

5. Yeme & içme kültürümü genişletmek için çok vakit ayırırdım. Sadece gurme lezzetler, michellin yıldızlı mekanlar değil de yiyeceklerin yaşam, tarih, sosyal ilişkiler, tarım vb. ile ilişkilerini de öğrenebileceğim şekilde vakit ayırırdım. Bu iş paradan ziyade zaman gerektiriyor aslında. O da doğrudan para gerektirdiğinden tüm vaktimi zengin olunca ayırabilirdim herhalde. Tabi o süreç hop oraya zıp buraya şeklinde değil de yavaş hareket ederek yapmayı tercih edeceğim şekilde olurdu. Mesela İspanya bask bölgesinde zamansız bir motorsiklet turu gibi. Ne kadar sürerse sürsün, amaç o bölgenin yeme & içme kültürü merkezli bir yolculuk.

6. Arada takılabileceğim, canım isterse denize açılabileceğim bir iskele isterdim. Gözden uzak, sakin bir yerde olsun. Kendi bayrağı filan olsun iskelemin.

Böyle şeyler işte, istekler.
+2
burka
(11.07.26)
Güzel bir ada. (Ağaçlandırıp, hayvanlar ve insanlar için yaşanabilir, düzgün bir eko sistem oluşturmak için.)

Vahşi yaşam parkı. (Vahşi hayvanlara ziyaretçilere kapalı bir yaşam alanı oluşturabilmek için.)

Dünyadaki bütün hayvanat bahçeleri. (Hayvanları kurtarıp doğal ortamlarına kavuşturmak için.)

Yüksek güvenlikli bir ralli aracı ve bir pist. (İstediğim gibi araba kullanıp çılgın atmak için.)

Dünyanın çeşitli yerlerinde oteller. En üst katlarını kendime ayırmak ve kalanında da dönüşümlü olarak alt gelir grubundan insanları ağırlamak için (Endonezya Bali, İtalya, Almanya, Türkiye vs)

Blok evren teorisi, zamanda yolculuk, paralel evrenler, boyutlar arası geçiş, ölümsüzlük, dünyanın arındırılması, yapay zeka, uzaydaki farklı canlı formları vb konularda araştırma yapan bilim adamlarına fon oluştururdum. (Bilimsel gelişmeleri hızlandırmak ve hemen haberdar olmak için.)

Türkiye'de bir sürü özel okul açardım. Özellikle ilkokul ve lise seviyesinde. Çocukları doğru bilgilerle eğitmek, onları karanlığa mahkum etmemek, dünya insanı olabilmelerini sağlamak için.)
+3
anaphylacticshock
(11.07.26)
eşya yok aklımda ama deneyim alırdım sanırım.
bazı eski müzik gruplarının "gelin bizimle bir hafta geçirin" temalı özel etkinlikleri oluyor. geçen birine baktım; 5000 euro fiyat biçmiş. öyle bişey yapardım herhal..
benim için çok para da buymuş işte, mehhh...
0
lil siztah
(11.07.26)
Ben de Cruise ile dünya turu isterdim.
Çevremde kimse bunun kısasına bile para vermek istemediği için muhtemelen ücretini de karşılar yanıma birini alırdım.
Zaten bitti para.
0
mutekebbir
(11.07.26)
ben tasit seviyorum helikopter, luks araba+su kadar euroya vatandaslik veririz diyen ulkelerden ev almak hirvatistan, yunanistan gibi. biraz gezip en son populer bolgede butik otel isletmek olur capri, yunan adasi, fransiz rivierasi vb olabilir taylanda da hayir demezdim
0
ala09
(11.07.26)
Bir büyük şehirde, Balkonu şehir ve deniz manzaralı, altında özel otoparkı olan bir daire,
Aşçılık, sekreterlik ve şöförlük becerilerine sahip bir oda hizmetçişi,
Şehrin kırsalında, kendi suyunu ve elektriğini üretebilen, kendine yeterli, iyi tecrit edilmiş, arkasında zaman içinde orman yapabileceğim yeterli arazisi olan bir çiftlik,
Çiftliği çekip çevirebilecek yatılı yardımcı aile,
Bundan sonrası için bankada yeterli para.
0
Mirket
(11.07.26)
Ben adamin cevresine duvar örmekten vazgectim. Neden kendi manzarami kötülestireyim. Adayi Akdeniz'den almicam. Kendi tropik ada takimimi alicam. Botla gelen olmaz böylece :D
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.07.26)
cartier tank
0
black holes in the sky
(11.07.26)
2026 model bir beneteau oceanis 51.1
0
orpheus
(11.07.26)
Zenginlik hayalim Lambo Urus ama M2 için imzaları attım bugün. Bi süre idare eder beni.
0
Take it away honey
(11.07.26)
ne kadar paradan bahsediyoruz?

"bana" kadarsa, önünde minik bir iskelesi olan bir yalı alırım Ege'nin bir yerinde. mümkünse selimiye - Orhaniye taraflarında ya da Bozburun taraflarında. tabii tekne de alırım önüne.

eğer biraz daha rahat harcayabiliyorsam, birine sözüm var range rover almam lazım.
0
co2s2
(11.07.26)
Benim çocukluktan beri zengin olsam alırım hayalim Tuzla’da bulunan Koç’un adası. Koç satmazsa başka ada bulurum artık parayı bulsam gerisi kolay :)
0
cilekli pasta
(11.07.26)
ilk is Copacabana sahilinde bir ev alıp oraya yerleşmek olurdu. zengin olmayacak olsam da para biriktiriyorum. erkene alırdım en azından.
0
monseur thenardier
(11.07.26)
gotik bir şato!
0
anon1m
(11.07.26)
Datça'da Bizim Ev isminde bir butik taş otel var ya; Urla vb. bir ege beldesinden, kapısı koya açılan bir taş ev alırdım. Sadece yatak odası ve en temel eşyaları alır tüm detaylı mobilya alışverişi için globale açılırdım. Kâh online kâh dünyayı gezerek zamana yayarak sevdiğim hissettiğim bana anlamlı gelen şeylerle evimi döşerdim.
Fotoğraf albümüm ve magnetlerim de gelirdi bu eve.

Sonra ihtiyacım kadar yardımcıyı sağlam bir İK şirketiyle seçer işe alırdım.
Temizlik, yemek, şoför, kişisel asistan.
Kendi bedenime daha çok ilgi gösterir, sağlığımı koruyacak bir yaşam inşa eder, anlamlı projeler üretmek için çalışırdım.

Tek şey ilk şey olmadı belki ama hepsi bütün diye birlikte yazmak istedim.
0
mavipenguen
(12.07.26)
Bence dünyada en kaliteli iki araba markadı var, bu ikisinden birer tane (marka yazmiyorum, biliyorum herkes bir tarafiyla gulecek onlar mı kaliteli diye) alıp kenara atıp, sonra başka bir araç (kalite degil de saygi gören bir marka model) ile dunyada girilmemiş sokak birakmayana kadar gezmek isterim ama bu sorunuzun cevabı mı bilemedim.
0
covered
(12.07.26)
Ev
0
hlt1985
(12.07.26)
(7)

Stepne bosluguna dokulen 4-5 adet kuru mama

narod
Cok koku yapar mi ya da nasil bir zarar verebilir?Stepneyi kaldirmayi denedim ama cok agir beceremedimMama kapagi acilinca arka bagaja dokulmus mamalar, ben de temizlerken bazilari aradan stepne bosluguna gitti ve ordan da yedek lastigin altina kacti.
Cok koku yapar mi ya da nasil bir zarar verebilir?
Stepneyi kaldirmayi denedim ama cok agir beceremedim

Mama kapagi acilinca arka bagaja dokulmus mamalar, ben de temizlerken bazilari aradan stepne bosluguna gitti ve ordan da yedek lastigin altina kacti.
0
narod
(10.07.26)
Kalıcı koku yapacağını sanmam. Fakat lastiğin göbeğinde yerine sabitlemek için bir vida olmalı, kolayca elle açılır, lastik de çok ağır değildir eğer 30 kilo falan değilseniz.
0
orient blue
(10.07.26)
Kuru mama değil mi? Koku yapmamalı.
0
alice in potatoland
(10.07.26)
Evet, kuru kedi mamasi. 4-5 yuvarlak tane
0
🌸narod
(10.07.26)
Kuru mama koku yapmıyor, hatta bi süre açıkta kalınca kokusu gittiği için zibidiler burun çevirip yemiyor :)
0
truf
(10.07.26)
Bizim arabayı satarken en az 20-30 tane kuru mama tanesi çıktı stepnenin altından. Muhtemelen yıllardır oradalardı.

3-5 tane kuru mama öyle kalıcı bir koku yapmaz.
0
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
okyanus ötesineki kelebeğin kanat çırpması kadar yapar :P
@truf +1 mamanın kapağını kısa süreli bile açık bıraksan, aroması kaçtığı için burun kıvırıyor kediler.
0
lil siztah
(11.07.26)
Kuru mama koku yaptı evet, ama uzun sürmedi, stepne hafif sayılmaz ama yerinde kalkmayacak gibi de degil, galiba sabitleme aparatıni açmadinız, açın temizleyin, birinden yardim alın stepte için, nemlenir çamurlaşır yapışır falan temizenmesi gerek
0
covered
(12.07.26)
(2)

bu başlıkta derdimizi berberlere anlatıyoruz

duyurukullanıcısı
berbere söylediklerimizi yazıyoruz, diğer duyurucular düzeltiyor. isteyen yapay zekadan modeli generate etsin."abi bak yanlar 3 numara yukarı doğru geçişli, önler süper uzun bak zaten çeneme kadar geliyor öndeki saçım ama yanların mantıklı bir şekilde üstteki uzun saç ile birleşmesi lazım yani geçiş
berbere söylediklerimizi yazıyoruz, diğer duyurucular düzeltiyor. isteyen yapay zekadan modeli generate etsin.

"abi bak yanlar 3 numara yukarı doğru geçişli, önler süper uzun bak zaten çeneme kadar geliyor öndeki saçım ama yanların mantıklı bir şekilde üstteki uzun saç ile birleşmesi lazım yani geçişli olması lazım anlatabiliyor muyum? önlerden hiç almayacaksın, sıfır yani önleri kısaltmak yok, üstlerden ve yanlardan öne doğru gelicek saç. zaten arkaya doğru tarıyorum öndeki saçın o yanlara düşmesi lazım ama apaçi de olmayayım lütfen. bilemedim anlatabildim mi?"
0
duyurukullanıcısı
(10.07.26)
böyle iyi mi;

hizliresim.com
0
Jazz
(10.07.26)
abi/abla, kafana göre kes; zira ben ne kadar tarif edersem edeyim, zaten kafana göre keseceksin :/
0
lil siztah
(10.07.26)
(17)

Böcekleri öldürüyor musunuz?

ekimoloji
Gece yatarken karanlıkta bi ışıltı görüp korktum, ateş böceğiymiş ilk defa görmüş bulundum. Çocuk odası olduğu için bi tedirgin olup hem ışığını görmemek için hem de çocuğu ısırır mı acaba diye oğlumun arabasının arkasına doğru üfledim (o an başka bir şey yoktu kağıt bulsam dışarı atacaktım) muhteme
Gece yatarken karanlıkta bi ışıltı görüp korktum, ateş böceğiymiş ilk defa görmüş bulundum. Çocuk odası olduğu için bi tedirgin olup hem ışığını görmemek için hem de çocuğu ısırır mı acaba diye oğlumun arabasının arkasına doğru üfledim (o an başka bir şey yoktu kağıt bulsam dışarı atacaktım) muhtemelen arabanın altında kaldı.

Sabah baktığımda ölmüş olduğunu gördüm daha doğrusu önce kımıldıyordu sonra baktığımda cansızdı. Sabahtan beri vicdan azabı çekiyorum, hayatımda ilk defa böcek öldürmedim ama son zamanlarda dikkat ediyor sadece dışarı atıyordum.
Hamamböceği olsa vicdan yapmazdım türcülük/şekilcilik yapmış oluyorum farkındayım ama durum bu. Çok üzüldüm, buraya yazmak istedim.
+1
ekimoloji
(09.07.26)
Genelde hava direncine ve terminal hızlarının düşük olmasına güvenip ölmeyeceklerini düşünerek pencereden atıyorum.
+2
kizil karga
(09.07.26)
Sivrisinek dışında öldürmem ben genelde. Sivriye acıyamıyorum
+1
ezkaza
(09.07.26)
Dışarı atmak kolaysa, böcek de miskin bir şeyse dışarı atıyorum. Ama sinek gibi uçan böceklere veya hamam böceği gibi hızlı hareket eden cinsten olanlara zehirle müdahale ediyorum.

Vicdan azabı diyemem, ama kırk yılda bir birkaç dk empati kurup üzüldüğüm olmuştur. (sivrisinekler hariç.) Siz de çok şey yapmayın, olur öyle.
+1
akhenaten
(09.07.26)
Ya normal şartlarda en tiksinç olanı bile öldürmek istemem ama böceklere müsait bir ortamda yaşadığım için evi supururken her köşeden ev örümceği çekmek zorundayım. Karıncalarla baş edilmiyor tek tük olunca dokunmam ama sürekli sürü şeklinde mutfakta falan çıktıkları dönem artık bıkkınlık gelip yine başka yollara mecburen basvuruyorum. Ama mesela bir ara fare dadanmisti asla zehirlemek istemedik kapan ile çozduk canlı canlı doğaya saldık.

Mutfakta yine siyah kara büyük böcekler dadaniyor bazen delik çatlak yerlerdden eve giriyolar. Gece mutfağa korkudan giremiyorum. Mecbur hamambocegi yemi aldık.

Çekirge, uğur böceği, kelebek gibi daha sevimli ve az korkunç olanları bezle tutup dışarı falan atarız zaten.

Sivrisinekler çok kasiniyolar onlara üzülmüyorum artık. Gel beni öldür diyor resmen.
0
egerbiryolcu
(09.07.26)
Asla öldürmem.

Her can değerlidir.
0
rock n roll
(09.07.26)
Asla. Şöyle eğer sağlığıma, kedime köpeğimre zararı olacaksa evet. Onun dışında biz evde baya birlikte yaşıyoruz. Bana aşırı acımazsa geliyor terlik vurmak falan. O da can en nihayetinde, kimse Allah değiş ol de olsun, öl de ölsün falan.
-6
gobekliraki
(09.07.26)
görev dagilimi var,
sinek,sivri vb ben de,
hamamböcegi ,kelebek vb. kedi de.
0
designer
(09.07.26)
hamamböcegi, kaloriferböcegi vs evet.
atesböcegi, ugurböcegi, cekirge, kelebek vs asla.
sali günü otelden cikis yapiyordum, bavulu bir kaldirdim kocaman akrep cikti altindan. onu bile öldürmedim. bir bardak ve karton yardimiyla disari attim.
bahcemize tarla fareleri geliyor. onlari da besliyorum. ekmek falan atiyorum.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.07.26)
sivrisinekleri öldürüyorum.
karasinekleri de hiç sevmem ama mümkünse öldürmeden dışarı çıkarmaya çalışırım, bazen sinek ilacı sıkarım acımadan.

bu ikisi dışında böcekleri öldüremem, ezemem, zarar veremem.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
dikkat etmeye çalışıyorum.

ama herkesin korkuyorum tribinde olduğu yerlerde bazen iş düşmüyor değil.

sivri, akrep vb. olduğunda mecbur öldürüyorum. ama balkon örneğin sarmayacak gidecekse sivri de olsa öldürmemeye çalışıyorum.
0
gurur
(09.07.26)
"Mümkünse" öldütmüyorum, camı perdeyi açınca çıkıyor zaten uçan cinsler. Diğerlerini kağıtla vs atıyorum aşağo
0
denizciman
(10.07.26)
İstilacı kokarca böceğini ve sivrisinekleri öldürüyorum. Başka böcekle karşılaşmıyorum.
0
gabe h coud
(10.07.26)
Muhtemelen siz öldürmediniz, zaten ölecekti. Doğada yaşamak için evrimleşmiş böcekler eve girince fazla yaşamıyor.
Eğer yakalanabilir bir böcekse dışarı atıyorum.
Eğer dışarı atmak mümkün değil ve zararsızsa kendi haline bırakıyorum.
Sivrisinek ve hamam böcekleri bu iki grubun da dışında kalıyor.
0
mikro patlama
(10.07.26)
Böcekler de sevgiyi anlayabilen varlıklar aslında. Biz onlardan korktuğumuz ve iğrendiğimiz için açıkçası onları tanımayacak kadar doğadan uzaklaşmış olduğumuz için onları yalnızca evimize giren yabancı bir düşman gibi görüyoruz. Doğada vakit geçirdiğimde ben böceklerin de aslında ne kadar karizmatik ve işinde gücüde varlıklar olduğunu gördüm ve bence evinde görmek istemeyeceğin bir böceği ormanda gördüğünde böceğin bir çiçeğin içinde dinledindiğini, bir arının çiçeğe nasıl da bir çocuk gibi yaklaştığını görünce böcekler de onlara dokunmana izin verip senden kaçmıyorlar. Ben zaman zaman insan kafamla başa çıkamıyorsam ve yemeğimin içine falan düşecek kadar uçuşuyorlarsa zaman zaman dikkatsizce zarar verebiliyoru, zaman zaman öldürdüğüm oluyor en yazık ki. Bence böceklere, eve giren arılara onları düşman gibi görmek yerine onlarla sesli konuşun. Türkçe konuşun. Seni dışarı atacağım, işbirliğine ihtiyacım var, dışarıda daha özgür olursun gibi.. :)
Kimileri ürkek oluyor ama kimileri de parmağına konuyor ve dışarıya çıkmak için sabırsızlanıyor.
Bazen yine bu açıklamayı böceklere yaparak pencereden çık, ışığa doğru git gibi sesli yönlendirmeler de yapabilirsiniz.
Onlara sevgiyle yaklaşarak bir bardağa korkutmadan kapatıp yine bekle azcık sabret diyip pencereden özgürlüklerine bırakabilirsiniz.
Böcekler süper varlıklar ve popülasyonları sandığımızdan daha fazla.
İşinde gücünde çocuklar. Sadece yollarını şaşırmışlar ve belki de size kendilerini göstermeye gelmişlerdir.
Ateş böcekleri zararsız. Yalnızca sesleri biraz ürkütebiliyor ilk etapta ama gözleri falan ponçik ponçik. Canolar.

Ayrıca bence o kadar vicdan yapmaya da gerek yok, ölme vakti gelmiş, evren onun orada o şekilde ölmesini seçmiş ve siz de bunu deneyimlemişsiniz gibi bir düşünceye sahibim galiba.

Ölüme biz insanlar çok anlam yüklüyoruz. Doğada döngü var. Ekosistem dengesini bu şekilde koruyor.
+1
durme
(10.07.26)
kaza dışında öldürmemeye çok özen gösteririm.
geçen ben de duş alırken minik kelebeklerden (ipelek deriz biz) bi tanesi duşun zeminindeki kuru yere düştü. ufaktan ıslanıyordu ki, hemen tuvalet kağıdıyla alıp, duşun dışına bıraktım; kuruyup uçsun diye.
duştan çıkınca unutmuşum. sonra klozeti açtığımda gördüm ki, annem herhalde bu tuvalet kağıdı yerde ne arıyor diye klozete atmış; hayvan ölmüş. acayip üzüldüm..

gece genelde kontrol ederim; eve girmiş, ışıkta uçuşan kelebek, böcek falan görürsem toplayıp bahçe tarafındaki pencere kenarına bırakıyorum. çünkü içeride kaldıklarında sabaha istisnasız ölmüş oluyorlar. bir de kedimin oynadığını görürsem kurtarıyorum. benim mesaim bu şekil.
+2
lil siztah
(10.07.26)
İstilacı cinsse, evi ele geçirmemesi adına öldürebiliyorum. Zararsızsa ve münferitse ya alıp dışarı götürüyorum, ya da bırakıyorum, free takılsın evde...

Mesela eskiden ev güvelerini (yemek yahut kıyafet güvesi) gayet sever, hiç elleşmez yahut camdan dışarı kovalardım. Hatta bir tanesi için tee fi tarihinde duyurya sormuştum "neyle besleyeyim?" diye. Ev bir güvelendi. Yüzlerce oldular. Ayarları yok ki... Elime aldığım her paketin kıvrımında pamuk görmeye başladım. Baktım yemek yerken kaplarımıza tavandan larva dökülür oldu. Sert, acımasız ve agresif bir temizlik ve tedbir süreciyle 2-3 ayda ancak kurtulabildik. O gün bugündür ev güvesi görünce öldürüyorum.

Aynı şeyi gümüşçün/nem böceği (silverfish) için de yapıyorum. Ama mesela dışarıdan böcek, örümcek vs. girerse, türüne göre ya görmezden geliyorum ya da alıp balkona/dışarı koyuyorum.

Haşere istilası kötü bir şey.
(Not: Sivrisineklere ölüm!)
0
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
karasineklere acımam öldürürüm. uğurböcegi ve arıları bir bezle dışarı atarım.
0
orpheus
(11.07.26)
(34)

Dövmeniz var mı? Olmayanlar yaptırmayı düşünüyor mu?

ekimoloji
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
ekimoloji
(08.07.26)
Bence bayağı estetik, hoş bir şey ama şu an yaptırsam eski denizcilere benzerim. Bu yaştan ve kilodan sonra çok büyük ihtimalle yaptırmam.
0
sekizdokuzon
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam.
+1
kizil karga
(08.07.26)
2 dövmem var, 3.yü de yaptırıcam sonbaharda.
Az ve öz dövmeyi şık buluyorum. Siz kirletmek olarak görüyorsanız yaptırmayın bence de, neticede ömür boyu kalacak. Ben de mesela büyük ya da renkli dövmeyi beğenmem, kimisi de minimali ciddiye almaz vs.
0
mor oje
(08.07.26)
Tişörtün bile yazılısını, resimlisini sevmez iken üstüme başıma niye resim yaptırayım, yazı yazdırayım.
0
Mirket
(08.07.26)
yok ve yaptırmayı ciddi olarak hiç düşünmedim.
bazılarına bazı dövmeler çok yakışıyor ama büyük risk bence.
+1
lil siztah
(08.07.26)
Dövmem yok.

Aslında isterdim küçük bir dövme sadece bir tane ama benim için bir anlamının olması lazım herhangi bir şey olmaz. Şu şekil güzelmiş yaptırayım gibi değil yani. Bir de kullanılan boyalar vs. önemli benim için. Hayvansal içermemeli ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş olması lazım. Bu şartlara sahip boya, malzeme vs. bulmak çok kolay değil ne yazık ki.
0
rock n roll
(08.07.26)
Hiç düşünmüyorum .
Karşı tarafın dikkatini çekmenin yolu (kimi zaman psikolojik sorunlu olunduğunu gösteren ) bedenimizin bir tarafındaki yapay şekiller değil doğru sözler ve onları destekleyen fiilerimizdir .
-5
diyecevaplandı
(08.07.26)
Yok. Yaptırmam. En sevmediğim şey.
-6
arbre
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam +1
0
grimavi
(08.07.26)
yok ve dusunmuyorum.
0
cooperr
(08.07.26)
6 dövmem var biri hariç hiç birinden pişman değilim.
Pişman olduğumu da önümüzdeki haftalarda kapatmayı düşünüyorum.
Kilo verince yaptırmak istediğim bir dövme daha var. Herhalde o son olur.
0
mutekebbir
(08.07.26)
No way.
-1
Purple life
(08.07.26)
Kalıcı yapmak istemiyorum ama kaliteli bir geçici dövme bulursam denemk istiyorum. Bazı figürler kadınlara çok yakışıyor bence.
0
egerbiryolcu
(08.07.26)
Bir ara ciddi ciddi düşünmüştüm ama nerede yaptırsamı araştırana kadar öyle kaldı.
+1
put it in your appropriate place
(08.07.26)
Aynen bende de öyle oldu.
0
🌸ekimoloji
(08.07.26)
İnsan aynı nehirde bile iki defa yıkanamazken, ömür boyu üzerimde bir şeklin kalma fikrini sevmiyorum. Ara ara geçici olanlardan ayak bileğime yaptırasım geliyor ama geçici olan için bile herhangi bir girişimim olmadı.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
Bugün sevdiğimden yarın sıkılırım. Bu kadar kalıcı bir şeyi yaptırmam ama başkasında güzel oluyor.
0
kisa
(08.07.26)
Bazı kişilerde çok havalıı duruyor. Özellikle tanıdığım birinde çok estetik görünüyor bana.

Cesaretim olsa bende the last of us’da ki ellie’nin dövmesini küçük ölçekte yaptırırım. O dövmenin anlamlı olması çok çekiyor özellikle beni.
0
substituent
(08.07.26)
Bende yok, olsun isterim de üşeniyorum iyi bir dövme sanatçısı bulup gidip yaptırmaya ve sonraki yara bakımı sürecine.

İyi bir sanatçıya yaptırılmış ve üzerinde düşünülmüş dövmeler bence hoş duruyor. Bu kadar büyük anlamlar yüklemeye gerek olan bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Dediğim gibi üşenme aşamasını geçersem yaptırmak istiyorum bir ara
0
nundu
(08.07.26)
genelde,
illegal hayatların,
çetelerin vs.
birbirini tanıması için bilirdim..
-5
designer
(08.07.26)
Ben de var 12 yıl önce deli zamanlarda omzuma yaptırdığım. Şimdi boka bakar gibi bakıyorum. Elimde olsa omzumu söker atarım o derece pişmanlık.
0
hexagon
(08.07.26)
yok. düşünmüyorum. karşı olduğumdan değil. bana fazla ciddi ve riskli bir şeymiş gibi geliyor vücudunda hep kalacak olması, uzun vadede sevmeme ihtimali, kilo alır veya verirsen ya da yaşlandıkça çirkin görünme ihtimali vs. benlik şey değil. bakımıyla filan da uğraşamam zaten yaptırdığımın ertesi günü ölürüm muhtemelen.
0
der meister
(08.07.26)
yok düşünmüyorum da.
0
gurur
(08.07.26)
baskasinda cool, kendimde no. kasli erkeklerde kaplama ozellikle cok begeniyorum ama cok nadir bi olay bu. bu konuda takintilimsiyim kotu dovme cok korkunc geliyo hele kaymalar, renklerin bozulmasi. kendime yaptiramayacagim&bi donem yaptirmayi dusunduklerim de su an cok kotu geliyor. hele tarih marih saga sola koseye not alir gibi dovmeler ne alakaaa:/
-1
ala09
(09.07.26)
2 tane minimal var 5 yildir falan cok memnunum

Yaptirmadan once cok tedirgin olmustum, icimi giciklar kasiyip cikarasim gelir fln diye dusunmustum

Aksesuar kullanmiyorum, benim icin aksesuar yerine geciyo
+1
üğpoıuy
(09.07.26)
Yaptırsam en fazla 1 ay sonra sıkılıp neden bunu yaptırdım diyeceğime adım kadar eminim. O yüzden yaptırmadım.

Ya da şöyle diyelim: neredeyse 15 yıldır içime sinecek bir dövme arıyorum ve nereye yaptıracağıma karar vermeye çalışıyorum.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
1 tane büyük sayılabilecek dövmem var. iki kolumu da kaplatmak isterdim ama malum şartlar.
0
ruhlardan esinlenen karga
(09.07.26)
Hiç bir kudret yaptıramaz.
0
gabe h coud
(09.07.26)
(bkz: kendi osuruğunun insana güzel kokması)

Maalesef böyle bir durum var. İnsanlar dövmelerinin çok cool olduğunu falan düşünüyor ama dışardan görülen bambaşka. Öyle dövmeler görüyorum ki; detone olduğunun farkında olmadan çok güzel söylediğini düşünerek şarkı söyleyen insanları gördüğümde hissedilen duyguya benzer duygular uyandırıyor bende. Ama tabi ki o dövmeyi yaptıran kişi ben olsaydım, etraftaki dallamaların ne düşündüğü zerre umurumda da olmazdı, o da ayrı konu.
-6
thracia
(09.07.26)
bir tane var. 23-24 yaşında yaptırmıştım. çok da görünen bir yerde. Aşırı pişmanım. Sildirme işlemi çok acılı olmasa çoktan sildirmiştim. yaptırmayı düşünenler 30u geçmeden yaptırmasın bence. şimdiki aklımla asla yaptırmazdım ya da çok daha minimal bir şey yaptırırdım. Şu anki ben mesela hiç dövme insanı değilim yani ne alaka yaptırmışım bilmiyorum. o kadar saçma ve ergence geliyor ki şu an. yukarıda bir yandan o yaşlara dair hatıra gibi düşünülebilir denilmiş ama giyim zevki gibi bir şey bu. yaşa, döneme göre değişebilir. evet hatıra ama çıkaramıyorsun üzerinden
0
dfn4
(09.07.26)
başkasında güzel yapılmış dövmeler ilgimi çekiyor. ben de yok. ha çocuğum yaptırmak isterse engel olmam.
0
galahad reloaded
(09.07.26)
20lerimde yaptırmayı çok istedim bi ara. ama sonra bi heves yaptırıp pişman olmak istemedim. 30uma geldim. bu sene daha net olarak yaptırmak istiyorum diyorum. ama kol arkası gibi önden görünmeyen bir yer olmasını tercih ediyorum.

yazı vs asla istemiyorum. ama bir yandan da sıkılır mıyım düşüncesi var. o yüzden gerçekten beğendiğim, benim için anlamı olan bir şey olmasını istiyorum. henüz karar vermedim ama ciddi düşüncesindeyim
0
chanandler bong
(09.07.26)
Yok ve yaptırmayı düşünmüyorum
0
gadlemler
(09.07.26)
Hiç yaptırmadım ve düşünmüyorum. Vücuduma gereksiz ve anlamsız acı çektirmek olur gibi geliyor. Ben sıkılgan insanım, yaptırdığım şeyden kolay da sıkılabilirim zor da sıkılabilirim ama mutlaka sıkılırım ve kurtulmak isterim. O zaman sildirmek için ayrıca saçma sapan bir işlem uygulanacak filan, hiç uğraşamam. Hem ya o zaman sildirecek param olmazsa? Sırf bu sebeple hiçbir şekilde estetik de yaptırmadım yaptırmıyorum. Kaş burun dudak vs hiç uğraşamam. Varsın kimse beğenmesin.
-2
yaren
(10.07.26)
(8)

Yarın taşınıyorum

gobekliraki
Emlakçı vs derken her şey gümbürtüye geldi gibi. Muhakkak unutma dediğiniz bişey var mı, böyle olur ya insanın son dakika aklına gelir. K
Emlakçı vs derken her şey gümbürtüye geldi gibi. Muhakkak unutma dediğiniz bişey var mı, böyle olur ya insanın son dakika aklına gelir. K
-5
gobekliraki
(07.07.26)
Şunu eksileyene gerçekten üzülüyorum. Yazık.
-4
🌸gobekliraki
(07.07.26)
- Elektrik, su, doğalgaz abonelikleri kapatılacak. İnternet aboneliği taşınacak.
- Size ait sarkıt, avize vb. gibi aydınlatma grubu ürünleri varsa alınacak.
- Boş evin her odası, duvarları, zemini, demirbaşları, kombisi, ankastresi, banyosu vb. fotoğraflanacak. Depozito veya hasar muhabbetinde hayat kurtarır.
- Tüm sayaçlar da aynı şekilde fotoğraflanacak.
- Ödenmemiş aidat, temizlik bedeli vs. varsa ödenecek.
- Anahtarlar teslim edilecek.
+6
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.07.26)
Anahtarı hemen verme mümkünse,bişey unutursan dönüp alırsın hemen. Biz duvarda resim unutmuştuk bi kere misal
0
denizciman
(08.07.26)
adres naklini resmi olarak beli bir süre içinde yapmazsan cezası var diye biliyorum.
0
liberal
(08.07.26)
Anahtarı teslim ederken, anahtar teslim tutanağı tutun.
0
duyuruuser
(08.07.26)
ya şöyle bi durum var, ek soru gibi olsun. ev sahibi ingilizmiş, emlakçı da diyor ki kira 4 aylık olarak ödenecek. tamam dedim, bu sefer babam dedi ki seni taklaya getirmesinler, ev sahibinin haberi bile olmayabilir evin tutulduğundan falan. saçma sapan durumlara gark ettim yani
-6
🌸gobekliraki
(08.07.26)
basitçe ev sahibiyle tanışmak istediğinizi söyleyin. kağıt kürek işlerini tam yaparsanız neden sorun olsun ki, güneyde bu şekilde yıllık kiralıyorlar evleri. ancak toplu kira önden verildiğinde belli bir indirimi olması lazım normalde.
0
lil siztah
(08.07.26)
perde
0
kveldulv
(08.07.26)
(6)

Sağlığa az zararlı dondurma

sanguine
Türkiye'de satılan, sağlığa zararı görece daha az olan hangi dondurmalar var? Hepsinde Bin tane katkı maddesi olduğunu, hepsinin şekere boğulduğunu biliyorum. Nispeten hangisini tercih edebiliriz? Macro, migros vb ya da internetten kolayca alınabilecek şekilde
Türkiye'de satılan, sağlığa zararı görece daha az olan hangi dondurmalar var?

Hepsinde Bin tane katkı maddesi olduğunu, hepsinin şekere boğulduğunu biliyorum. Nispeten hangisini tercih edebiliriz? Macro, migros vb ya da internetten kolayca alınabilecek şekilde
+1
sanguine
(07.07.26)
macro'daki kechy'nin stevialı diye tanıtılan dondurması ile ilgili şöyle bir entry yazmıştım: eksisozluk.com . özetle şeker hassasiyetiniz varsa almayın.
+1
lil siztah
(07.07.26)
Golf maraşım
Pernigotti
+1
auroraaurora
(07.07.26)
Kechy +1
Bir de bi insta hesabında gördüm, carrefour’un kendi dondurma markasının da içeriği bayağı iyiymiş. Kontrol edilebilir
+1
mor oje
(07.07.26)
Uğraşırım diyorsanız: Orman meyvelerini üç kaşık süt, bir kaşık bal, isteğe bağlı doğal salep veya donmuş muz ile blenderdan geçiyorum bir saat buzlukta bekletirken yarım saat sonra karıştırıp buzlanmasını engelliyorum bir saatin sonunda sağlıklı dondurma elde etmiş oluyorum, tadı çok güzel oluyor. (Kakaolu versiyonu da yapılıyor)
+1
ekimoloji
(07.07.26)
Pernigotti vardı. Artık üretmiyorlar.
+1
mikahakkinen
(07.07.26)
hepsi sağlığa zararlı ama kıyassal anlamda ne kadar daha iyi veya kötü bilemiyorum.
içeriğine bak kendin karar ver yine ama kalite anlamında oando market dondurmaları arasında en kalitelisi gibi.

genel algı algida'nın alt markası, boykottan dolayı çıktı vs. yönünde ama bana daha çok algida markalı ürünlerde yıllar içinde kalite düştüğünden bu olumsuz imaja bulaşmadan kaliteli ürünlerini satmak için kullandıkları üst segment markası gibi geliyor. oando markalı tüm ürünler tam yağlı dondurma olarak geçiyor, algida gibi yarım yağlı dondurma, sütlü buz, aromalı su buzu vs. değil yani. mevcut algida ürünlerini oando adıyla satmıyorlar algida markasını değiştirmediler ek bir marka çıkardılar ve ana markadan daha kaliteli ürünlerden oluşuyor tüm ürün grubu. bir de tek dondurma dolabı olan yerlerde diğer markalara da yer verme şartı mı geliyordu/gelmişti vs. coca cola dolaplarında doritos raflarında yaşanan olayın aynısı. onu atlatmalık çakallık işi olabilir ikinci markayı piyasaya sürmek.

algidalar bitkisel yağlı sütlü buz vs. iken oando'nun tam yağlı dondurmaları 13% tereyağı filan içeriyor. annemin yeni favori dondurması bu. carte dor yediğinde midesi vs. bulanırken bunda bi büyük kabı önüne koysan bitirir :D

şeker hepsinde var. yani diyet dondurma tatlandırıcılı dondurma vs. vardır da standart olarak yüksek oranda şeker içeren bir ürün dondurma. o yüzden hepsi zararlı, en iyisi de olsa kararında tüketmek hatta mümkünse tüketmemek lazım.

oando içeriği bu şekilde i.imgur.com
hatta litvanya'da üretilip ithal ediliyor bu ürün: i.imgur.com
türkiye'de üretilen kap dondurma da içerik olarak dengi, avrupa üretimi ile aynı standartlarda görünüyor külah dışında saf dondurmaya bakınca.


ek olarak pernigotti diyenler olmuş, üreticisi sanset gıda idi. şuan migros markalı dondurmaları da bu firma üretiyor. kendi markaları ile direkt perakende satışı bıraktılar ama marketlere üretime devam ediyorlar.
+1
konetsu
(07.07.26)
(2)

Atina hakkında bilgi

duster
Haftaya arabamla ile atinaya gideceğim, Yunanistan'da gezmediğim tek yer orası kaldı. Şehir dışında deniz kenarında ufak bir köyde kalacağım ama sorum su: Atina metrosunun hangi durağı park için sıkıntısızdır ve akropolis'e metro ile ulaşım kolay mıdır?
Haftaya arabamla ile atinaya gideceğim, Yunanistan'da gezmediğim tek yer orası kaldı. Şehir dışında deniz kenarında ufak bir köyde kalacağım ama sorum su: Atina metrosunun hangi durağı park için sıkıntısızdır ve akropolis'e metro ile ulaşım kolay mıdır?
0
duster
(07.07.26)
otopark konusunda bilgim yok.
akropolis'in girişine 100 m mesafede (müzenin de dibinde), aynı isimli metro durağı var. ancak turnikeden sonra, akropolis'e erişmek için yaklaşık 15 dk (o da, aradaki kalıntılara bakmak için durmazsanız) yokuş yukarı yürüyeceksiniz.
atina'da bu tarihlerde çok yakıcı bir sıcak var; şapka, hafif kıyafet, düzgün ayakkabı, güneş kremi, el fanı vd bütün önlemlerinizi alın derim. içecek satış yeri vs yok; yanınıza bol su almayı unutmayın.
yukarıda küçük bir wc var ve mesai saatleri dışında kapalı. ihtiyaçlarınızı ören yerine girmeden, metrodan hemen çıkışta, akropolis müzesi'nde giderin önceden (bilet almadan, lobiden wc'ye geçebilirsiniz. ama vaktiniz varsa müzeyi de muhakkak gezin).
iyi gezmeler.
0
lil siztah
(07.07.26)
atinada otopark sıkıntılı, kalacağınız yerin parkı olsun kesinlikle.

şehir içindeki otoparklar pahalıydı günlük min 20 euro.

akropolis çevresine bu mevsimde arabayla girmezdim ben bi de..
0
kveldulv
(07.07.26)
(4)

avukatlık ücreti ödemesi hakkında

lil siztah
selam, annemin dairesi geçen yıl emlakçı üzerinden kiraya verilmişti. kiracı kirayı baştan beri geciktiriyor ve emlakçının ısrarlarıyla zar zor ödüyordu; ancak son iki aydır hiç ödeme yapmadı. emlakçı da artık adama ulaşamadığını; dava etmemizi söyledi.kardeşimin başka bir konuda çalıştığı, ilgili o
selam,
annemin dairesi geçen yıl emlakçı üzerinden kiraya verilmişti. kiracı kirayı baştan beri geciktiriyor ve emlakçının ısrarlarıyla zar zor ödüyordu; ancak son iki aydır hiç ödeme yapmadı. emlakçı da artık adama ulaşamadığını; dava etmemizi söyledi.

kardeşimin başka bir konuda çalıştığı, ilgili olduğunu söylediği bir avukat vardı, ona danıştık. şimdi geciken iki kira için ayrı ayrı iki icra isteminde bulunacağını söyledi. bunun takibi ve gerekirse ileride açılacak iki dava dahil olmak üzere, avukatlık ücreti olarak da 60 bin lira istedi. bu konuda hiç tecrübem olmadığı için pazarlık falan yapmadım. bu ücretin yarısını şimdi istiyor; kalanını da önümüzdeki ay ödeyebileceğimi söyledi.
bu işin usulü bu mudur; teklifi makul müdür?
0
lil siztah
(07.07.26)
Kira bedeline gore de değişir dedi avukat ama 60 makul gibi geldi
+2
kisa
(07.07.26)
Yazılı sözleşme yapın. İcra için normal olabilir am ileride açışacak 2 dava da dahilse rakam çok düşük kalabilir.
+2
ground
(07.07.26)
Bence makul (aylık kira bedelini bilsek daha mantıklı değerlendirebiliriz)
4-5 kira bedeline kadar normaldir.
Asgari Tarifeye göre sulh hukuk mah. her dava için 30.000₺ net
İcra takibi için 20.000₺ net ücret ödenmesi gerekir.
Bunlara dava-icra masrafları ve KDV dahil değildir.
0
megalomaniac
(07.07.26)
Kira bedelinin önemli olduğunu düşünmemiştim, pardon.
25’ti; senesi dolunca 30 yapıldı ama alamadık.
0
🌸lil siztah
(07.07.26)
(8)

Yarın şöyle bir yere iş görüşmesine gidiyorum (yalnızca önyargılı cevaplar)

sekizdokuzon
Mekanın girişi şu şekilde: https://ibb.co/gb6bXWJsGörüşmede başıma gelecekleri tahmin edelim :pTeşekkürler.
Mekanın girişi şu şekilde: ibb.co

Görüşmede başıma gelecekleri tahmin edelim :p

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(06.07.26)
Sen iş arıyormuşsun gibi değilde, onlar seni ısrarla istiyormuş gibi gideceksin. Özgüvenli olacaksın. İşi kapıp geleceksin.
Bu fotodan bunu anladım ben
0
etna
(06.07.26)
konsoldaki objelere bakılırsa, duvarda hat levha olduğunu tahmin ediyorum. patronun odasında oymalı, saçaklı dore perdeler de varsa, bu iş tamam inşallah diyorum :m
+5
lil siztah
(06.07.26)
Kanepenin rengi işi bozuyor (yanlış hatırlamıyorsam.). Yine de temkinli olun. :D
+4
auroraaurora
(06.07.26)
En sağda duran o siyah kap bildiğiniz urne. Ya dekorasyon gelişigüzel yapılmış ya da patronun babaannesinin külleri orada duruyor. İki türlü de pek olumlu bir durum değil.
0
akhenaten
(06.07.26)
ofis mobilyaları bilindik bir markanın.
demek ki ucuza kaçılmamış, kurumda kalite farkındalığı var.
+1
duyuruuser
(06.07.26)
mulakatin ortasinda "simdi ingilizce devam edelim" denecek gibi.
-1
cooperr
(06.07.26)
nasıl geçti?
+1
duster
(07.07.26)
Onlar beni beğendi ama ben onları beğenmedim. Umarım orada çalışmak zorunda kalmam.
-1
🌸sekizdokuzon
(07.07.26)
(10)

Deniz suyunu temizlikte kullanmak

Unde bach canim
Deniz suyu içeriğindeki tuz ve mineraller nedeniyle deterjan gibi ürünlerde köpürmeyi engelliyor fakat bu deniz suyunu alıp sokak ve caddeleri yıkamak, evlerde ayrı hat kullanarak direkt olarak atık su olacak şekilde tuvaletler için kullanmak “içme suyunun tuzlu suyla karışması gibi risklerden dolay
Deniz suyu içeriğindeki tuz ve mineraller nedeniyle deterjan gibi ürünlerde köpürmeyi engelliyor fakat bu deniz suyunu alıp sokak ve caddeleri yıkamak, evlerde ayrı hat kullanarak direkt olarak atık su olacak şekilde tuvaletler için kullanmak “içme suyunun tuzlu suyla karışması gibi risklerden dolayı mı esas olarak kullanılması riskli?

Evet gelecekte içme suyu yetersiz olabilir ama şu an yeterli iken büyük bir deniz suyu aktarım projesi büyük maliyet olur. Bu sebebi geçtiğimizde nasıl bir çevresel sorunla karşılaşabiliriz gelecek için?
0
Unde bach canim
(04.07.26)
Deniz suyundaki tuzun çürütücü etkisi nedeniyle bir boru şebekesi ve fitting malzemeden geçirilmesi, sistemin sağlığı açısından pek mümkün değil ve ayrıca atık su direkt denize verilemez de doğaya karışırsa dokunduğu her yerdeki doğayı öldürür.

Deniz suyu arıtımı bir azgelişmiş ülke için mümkün değil, maliyet çok yüksek.

Denizden fayda ummak yerine belediyelerin kayıp kaçağı önlemeye ve atık suyu arıtmaya yönelmesi çok daha ekonomik görünmekte.
+3
Mirket
(04.07.26)
@mirket
Hocam deniz suyunu arıtmadan verecek, arıtılması zaten ekonomik değil. Günümüzde bile metal boru kullanıldığını düşünmüyorum. Beton veya plastik kullanılıyordur. Ki tuz bunlara zarar vermez.
0
🌸Unde bach canim
(04.07.26)
Suyun geri dönüşümü ve israf edilmemesi konusunda yapılacak çok şey var ama “deniz suyunu evlerimizde ya da tuvalette kullanalım” bunlardan biri değil.

Şehirlere yağmur hasatı yapmak, her yeri beton yapmamak, çatılardan akan suyu depolamak ve kanalizasyona vermemek, iki atık su hattı oluşturmak, evlerdeki tuvalet-sifon suyunu gri-su ya da çatılardan toplanan sudan vermek gibi çok şey var. Hatta en basitinden el yıkama lavabolarının gideri neden klozete ya da tuvalete verilmiyor onu anlamıyorum. Küçük tuvaletten sonra sifon çekmez, el yıkadığımız su tuvaleti temizlerdi.

Bunlarla ciddi tasarruf yapılabilir ama vatandaşın kullandığı su maden tarım ve sanayi ile kıyaslandığında devede kulak kalıyor. Tüm bu saydığım şeylerden tasarruf oluşturmayı geçtim tüm vatandaşlar aylarca bir damla su kullanmasa hala ciddi bir tasarrufu oluşmayacak.

Su sorununu çözmek için yapılması gereken ilk şey ormanlaşma ve yağmur oluşumunu arttırmak, şehirlerde betonu azaltmak ve yağan yağmurun toprakla buluşmadı, her binaya su deposu koyup temizlik sularını yağmurda dolan depolarla kullanmak gibi yöntemler gerekiyor.

Yer altındaki kayıp kaçak çok ciddi boyutta bu arada. O da israf çünkü A noktasından gelen su B noktasıdinda toprağa karışıyor. Teknik olarak hala toprakta ama tekrar kullanılabilir olması için yüzyıllar geçecek belki.

——
Deniz suyunu kışın yollar buz tutmasoın diye kullanıyorlar bu arada. Tuz atacaklarına tuzlu su atıyorlar. Bu bana mantıksız gelmiyor az kullanıldıkça.
+1
biseysorcaktim
(04.07.26)
tuz, pek çok malzeme için en yıpratıcı ve bozucu etkenlerdendir. sebeplerden en önemlisi bu olabilir.
+1
lil siztah
(04.07.26)
Abi, eski binalarda falan tesisat tadilatı gördüysen boruların içi hep hışır kaplıdır. Bu malzeme sudaki çözünmüş katı maddelerden kaynaklıdır ve zaman içinde boru demir de plastik de olsa tıkar. Deniz suyunda bu çözünmüş karı madde miktarı içme suyundan 5-10 bin kat daha fazladır ki onun tıkayıcılığını sen düşün.

Tamam , borular plastik de, fitting malzemenin eninde sonunda bir yerlerinde, en azından vana ve musluklarda metal vardır ve metal tuzu hiç sevmez.

Bir de, eğer temizlik yapan biriysen bilirsin, temizlikte bela olan şey sudaki kireç, yani suda çözünmüş katı maddelerdir. Yani klozeti, fayansları pis gösteren o sapsarı malzeme hep odur. Sert suyla cam silersen o camı ayrıca bir daha silmen gerekir. Tuzlu suyu arabana vurursan, araba ölmesin diye tatlı su ararsın falan.

Yani deniz suyuyla temizlik olmaz.
+1
Mirket
(04.07.26)
Yukarıdaki detaylı açıklamaları özetleyecek şekilde, deniz suyunu sıvı toprak olarak düşünün. Temizleyici bir etkisi yok bu anlamda. Bulunduğu yerde kendisi bir temizlik sebebi oluyor.
0
akhenaten
(04.07.26)
Temiz yeraltı sularını kirletip toprağı öldürürsün.
0
kimlanbu
(04.07.26)
sokak vs. yıkamada hem asfaltın anasını ağlatıyor hem de bulaşan arabaların canına okuyor.

tuz mekanik araçlar için bela.
0
gurur
(04.07.26)
denize sıfır yaşayan birisi olarak söyleyeyim. havuzlardan birisini deniz suyu ile dolduruyorduk. serpintilerle vs çevresini o kadar çok batırmaya başladı ki şebeke suyu ile doldurmaya başladık. gerisini siz düşünün.

ayrıca tuzlu su düzenli kullanımda asit gibi aşındırma yapıyor.
0
bravoteam
(05.07.26)
izmir karşıyaka belediyesi senelerdir deniz suyunu uygun şekilde arıtıp parklar ve bahçeler müdürlüğünün sulama işlerine su temin ediyor.

ancak içme ve dediğiniz temizlik işleri için ek işlemler gerekebilir. denizde tatlı su elde etmek için buharlaştırma yöntemi kullanılır mesela ama bu kadar basit olacağını düşünmüyorum büyük kapasiteli sıhhi kullanım için. zaten teknik bilgim de yok. boş yapmayayım.
0
janderzel zartanyan
(05.07.26)
(6)

çok üzgünüm... ne yapsam?

art cat chocolate
ofisin arka bahçesinde başka bir ofisle beraber arada ilgilenip mama verdiğimiz kediler var. neredeyse her gün geliyorlar mama ve uyku için.birisinin ensesinde yaralar çıkmış. pireleri de vardı. veterinere götürmek için bir box satın aldım. arkadaşla beraber içine koyduk mandallarını kapattık kapısı
ofisin arka bahçesinde başka bir ofisle beraber arada ilgilenip mama verdiğimiz kediler var. neredeyse her gün geliyorlar mama ve uyku için.

birisinin ensesinde yaralar çıkmış. pireleri de vardı. veterinere götürmek için bir box satın aldım. arkadaşla beraber içine koyduk mandallarını kapattık kapısının.

plazanın ön bahçesine geldik tam, box'ın kapağını açtı tepinirken ve kaçtı. saatlerdir ortada yok. aradım aradım bulamadım.

boxın mandalları hala kilitli bu arada. ilk box kullanışım değil. çok uyduruk çıktı ürün.

geri gelir mi? 1.5 yıldır buradaydı o kedi.
0
art cat chocolate
(03.07.26)
gelir yaa üzülmeyin <3
bir kaç gün azıcık tırsak davranır o kadar.
0
lil siztah
(03.07.26)
Kaçtığı yer çok uzak değil anladığım kadarıyla. Aynı binanın ön bahçesinin oradan kaçmış.

Arka bahçenin dışarıyla bağlantısı varsa merak etmeyin geri gelir tekrar arka bahçeye. O zaten normalde de geziyordur oraları.

Plastik kapılı box'ların kapısını kafayla ittirince esneyip klipslerinden çıkıyor. Benim kedininki de onlardan. Sığacağı metal kapılı box bulamadım, sağdan soldan plastik kelepçe ile bağlayıp kullanıyorum.
+1
kibritsuyu
(03.07.26)
Gelir.
Box a koyunca korkmuş ve paniklemiştir. Orayı zaten evi gibi görüyor hatta yakınlarda bile olabilir.

Sen ve arkadaşın gibi duyarlı insanların daha da artması dileğiyle ♥️
+1
rock n roll
(03.07.26)
Bahçede besledigimiz çok sevdiğim eski bir kedimiz kisirlastirma sonucu bahçemize geri bırakılmıştı..kutuyu bahçede açıp bırakmışlar. Bir süre hiç gözükmedi ortalıklarda. Korkudan artık kaçtı buraya bı daha gelmeyecek diye nasıl üzülmüştüm anlatamam. Umudu kestigim üç dört gün sonra hicbi sey olmamış gibi diğer kedilerin arasında yemek beklerken görünmüştü bir gün.

Ben bunu korkusunun geçmesine baglamistim. Üç dört gün sürmüştü bize görünmemesi.

Umarım sizinki de çok kısa bir sürede geri gelir ki bence gelecektir. Sokaklara da alışkın bir kedi. Ev kedisi kaçsa daha endişe edici durum olabilirdi yani daha biliyordur etrafı gelecektir umarım.
0
egerbiryolcu
(03.07.26)
korkmuştur.

gelir bi süre sonra.
0
gurur
(03.07.26)
arkadaşlar kedi geri geldi :)))
+3
🌸art cat chocolate
(08.07.26)
(5)

Crocs alinir mi

Kittie
Bazi modelleri yumusak, bazilari sert mi bunlarin? Su an 3500 gibi. Flo'da 2500 ayni model. Flo, orijinal olmayabilir mi? Ve deger mi?Markaya para vermem gereksiz yere ama cidden konfor sunuyorsa almayi dusunuyorum. Oyle dusunun. Benzer bi konforu h&m eva terlik de yasatiyorsa onu alirim yani.
Bazi modelleri yumusak, bazilari sert mi bunlarin? Su an 3500 gibi. Flo'da 2500 ayni model. Flo, orijinal olmayabilir mi? Ve deger mi?
Markaya para vermem gereksiz yere ama cidden konfor sunuyorsa almayi dusunuyorum. Oyle dusunun. Benzer bi konforu h&m eva terlik de yasatiyorsa onu alirim yani.
📊 Crocs nasil?

Bu anket sona erdi. 20 oy kullanıldı.

+1
Kittie
(03.07.26)
Ben kullanamıyorum ayrı ama arkadaşım crocs hayranı. yazın ayakkabı giydiği yok ve çakmalarını da denedi, çok fark ediyor dedi (onun yalancısıyım)
0
kisa
(03.07.26)
şu anda da ayağımda var. yıllardır giyerim. mayıs ayında sezonu açarım, eylülde kaparım. ayrıca işyerinde de ayakkabılarımı çıkartır giyerim. sağlamlık açısından da iyidir.

şortun altına gider, capri pantalon altına gider, araba kullanırken on numara, sahil kenarı yürüyeceksen istediğin gibi suya gir. tek parça ve tabansız olduğundan tabanı çıktı, dikişi attı, yırtıldı derdi yok.

alacaksanız orjinal alın.
0
galahad reloaded
(03.07.26)
bende lite-ride modeli var. bence tabanının rahatlığı iyi ancak nihayetinde naylon bir terlik ve ayağı terletiyor. arada çorapla giyiyorum; çok bayılıyorum diyemem. bence biraz ağır ve ayağı yoruyor bu model. mesela deniz tatiline, gezer'in sandalet tarzı bir terliği var, genelde onu götürüyorum; bence o daha konforlu.
ama kışlık bir botu var, onun hastasıyım. çünkü hem tipi çok tatlı, hem de diğer kışlık ayakkabılarıma göre çok hafif kalıyor. terletme sorunu aynen devam ediyor ama.
edit: bence ankette ara bir şık olmalı: "gideri var" gibi.
+1
lil siztah
(03.07.26)
yııılllar evvel satılan yumuşak modelleri artık üretilmiyor. istediğin parayı ver üretmiyorlar o yumuşak plastik ne idiyse yok şu an. inanılmaz rahat ve terletmiyor onlar, bizim evde hala var mükü bişi. bir de yenilerden var restoranda ayağıma yağ mağ gelir diye her tarafı kapalı bişi aldım çok pişmanım. asla da kullanmıyorum.
0
neira
(03.07.26)
Satıcı flo ise orijinaldir ama brnce 2500 tl edecek bir terlik değil. Terletiyor ve uzun süre kullanımda rahat değil. Mantar tabanlı terlikler daha rahat bence.
-1
elorelia
(03.07.26)
(3)

Tezinizde sadece bazı harfler için enstitü yazım kılavuzunda önerilenden farklı bir font kullanırsanız sorun çıkar mı?

santimantal
Enstitü arial ve times nwe roman kullanılabileceğini söylüyor.Mesela üstten kavisle birleştirilen ve nazal n denen bir harf var. Bu harf times new roman ile yapınca kavis çok havada kaldığı için itici görünüyor. TuerkDilleriII diye bir font var: Bu fonttaki nazal n daha iyi görünüyor. Sadece bu harf
Enstitü arial ve times nwe roman kullanılabileceğini söylüyor.
Mesela üstten kavisle birleştirilen ve nazal n denen bir harf var. Bu harf times new roman ile yapınca kavis çok havada kaldığı için itici görünüyor. TuerkDilleriII diye bir font var: Bu fonttaki nazal n daha iyi görünüyor. Sadece bu harf için TuerkDilleriII fontunu kullansam, tez tesliminde ve yayımlanmasında sıkıntı olur mu?

TuerkDilleriII'deki o harfi buraya ekleyince farklı görünüyor mesela: ñ
Word'de ise şöyle görünüyor: n͡g
0
santimantal
(03.07.26)
Sadece bir harf için kullanacaksanız ben kimsenin fark edeceğini sanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(03.07.26)
ben olsam fontunki neyse onu kullanıp geçerdim. zira genel düzenlemeler sırasında -harf bazında olduğu için- başınıza gereksiz işler açabilir. veya siz uğraşır yaparsınız; son okumayı yapan "tümünü seç, fontu ayarla" yapar; bütün emek çöp olur. gibi gibi..

son makalemde, editör, -ona neyse- virgüllerimin yarısını kaldırıp, anlamın içine etmiş mesela. revizyon çok olduğundan uğraşamadım tekrar ama sonucun b*k gibi olduğunu söyleyebilirim.
kısacası standarttan sapmayın derim.
+1
lil siztah
(03.07.26)
Bu konulara verilen önem enstitüden enstitüye çok değişiyor, birçok yerde ayrıntılı kontrol yapılmıyor. Gördüğüm kadarıyla devlet üniversitelerinde daha dikkatli inceliyorlar. Ben yerinizde olsam enstitüye ve eski mezunlara durumu sorardım.

Onun dışında enstitünün sizden bağımsız bir düzeltme yapması söz konusu değil. En kötü ihtimalle düzeltmenizi istiyorlar basılmadan önce. Normal koşullarda böyle en azından.
0
matlii
(03.07.26)
(6)

yeni albümüm çıktı!

hamsiii
azınlıkta kalmış olan metalci kardeşlerimle de paylaşmak istedim.(git: https://open.spotify.com/intl-tr/album/2zvFzHVJbc9wKmZpbdT4dh?si=C0gEt122Q52JxquE3A_dhg)(https://music.youtube.com/playlist?list=OLAK5uy_loVFiCW3ucee2c73armPPT58o79QHvMdg&si=YdciRJw4uFggpb9c)
azınlıkta kalmış olan metalci kardeşlerimle de paylaşmak istedim.

(git: open.spotify.com

(music.youtube.com
+2
hamsiii
(01.07.26)
ilk şarkıdayım; vokal bayaa iyiymiş.
tebrik eder, bol dinlenmeler dilerim \m/
+1
lil siztah
(01.07.26)
elinize sağlık bi ara düzgün kulaklığımla dinliycem, şu an random laptoptan açıp baktım biraz.

Google'da bi arattım progresif death metal diyor tam sevdiğim tarzlar (gerçi son zamanlarda sadece Haken ve Revocation arasında gidip geliyorum).

Grupla veya sizinle ilgili bilgi alabilir miyim, tek kişinin midi ile hallettiği bi proje mi yoksa grup işi mi, mix mastering yine sizde mi dışarıda mı?(macbookta dinleyince baya temiz duruyor kayıt da mix de ama bakıcam işte) Ben de kendi çapımda grup kurup dağıtmış biriyim ve halen içimde bi prog metal grubu kuracaktık hissi var. O açıdan da sizi tebrik ederim.
0
nhk ni youkosu
(01.07.26)
AI mı?
0
aloha snackbar 3
(01.07.26)
teşekkürler. biz de dinlemeyi madem bu kadar seviyoruz, bir şeyler de yazalım düsturuyla yola çıktık. 2 albümün de hepsi orijinal bestelerimiz. 2 kişi (davulcu ve gitarist) olarak yazdık taa 10-15 yıl önce.

aslında tonlar, mix, mastering SUNO sağolsun, bu şekilde yayınlama imkanımız oldu. Yani evet AI ama kendinden bir şeyler katmaması için bayağı zorladık. :) şimdi 15 sene önce guitar pro çıktısı uyduruk seslerle dinlediğimiz şarkılar, sonunda dinlemesi keyif veren bir hale döndü.
0
🌸hamsiii
(02.07.26)
ilk 3 şarkıyı dinledim, baya kafa yormuşsunuz zamanında belli :) emeğinize, aklınıza sağlık.

ritm gitarları mesela belki en azından çalarak kaydedebilirdiniz -ton çekinceniz varsa çok iyi plug-in'ler var amfisiz dertsiz tasasız hallederdiniz-

yani tamam guitar pro değil ama, en nihayetinde çok gelişmiş bir guitar pro yine sonucunda :)) -mastering ayarlarıyla ne kadar oynama şansı veriyor suno bilmiyorum ama, kayıt dinamikleri abartılı bir "loudness war" mantığında; bütün frekanslar max compressor max, metal müzikte de bunu hakkıyla yapabilmek uğraş istiyor.

genel olarak çok beğendim ama. besteler, kompozisyonlar, sololar falan baya düşünülüp taşınılmış. (bir tek davullar çok yapay geliyor o da suno ai'nin bok yemesi sanırım)
0
makbur
(03.07.26)
@makbur
tamamen katılıyorum Suno'nun bok yemesi kısmına, davulları ne kadar orijinal yazdıysak, o kadar bozma eğiliminde. mesela gitarlar ve sololar vs. çok aynı çalabiliyor ama davula illa ki bir şeyler katmak istiyor. Yine de en bizimkine yakınını düzenledim ben de.

çalsaydık kısmı da doğru ama çok ekstra vakit gerekiyordu ve ayrı şehirlerde bunu yap birbirine yolla, check et vs durumu olduğu için uğraşmadık diyelim.

beğendiğinize çok sevindim, gerçekten o dönemki tüm hayatımız müzikti ve oturup her gün bir şeyler yazmaya çalışıyorduk ve bu bestelerin gerçekleşmesi bizim için çok önemliydi :)
+1
🌸hamsiii
(03.07.26)
(2)

11H otobüsüyle Ümraniye'den Beykoz'a işe gitmek çok sıkıntı olur mu?

santimantal
Şehit Onur Kılıç durağından binerken otobüste oturacak yer oluyor mu hiç? Yoksa sürekli o durakta kalabalık mı?Sabahları nasıl? Çok trafik oluyor mu?Gideceğim iş yeri Şehit Pilot Yüzbaşı Atilla Tapan durağında.Gidip gelmek çok sıkıntılı mı? Yolculuk ne kadar sürer?Bulaşsam mı böyle bir işe?Ümraniye'
Şehit Onur Kılıç durağından binerken otobüste oturacak yer oluyor mu hiç? Yoksa sürekli o durakta kalabalık mı?

Sabahları nasıl? Çok trafik oluyor mu?

Gideceğim iş yeri Şehit Pilot Yüzbaşı Atilla Tapan durağında.

Gidip gelmek çok sıkıntılı mı? Yolculuk ne kadar sürer?

Bulaşsam mı böyle bir işe?

Ümraniye'de çalışıyorum şu an ama iş yerimden memnun değilim. O yüzden gitmek istiyorum ama yol korkutuyor.
0
santimantal
(30.06.26)
11H hattında genelde küçük otobüs oluyor; midibüs gibi olanlardan. sabah ve akşam saatlerinde büyütüyorlarsa bilemem ama.
ayrıca herhangi bir beykoz otobüsünde iş saatlerinde boş yer, bence tatlı bir hayal ne yazık ki.
0
lil siztah
(30.06.26)
hocam sabahları trafik karsıya akıyor beykozluyum
aracın varsa aradan dereden gelirsin
yoksa temden gelmeyi unut
0
kingcyrax
(30.06.26)
(13)

ofiste yaşadığınız tuhaf olaylar

lil siztah
s.b.
s.b.
+4
lil siztah
(30.06.26)
ben başlıyorum.
yıllar önce küçük bir ofiste 4 kız çalışıyoruz. kızlardan biri çok sessiz sakin, kendi halinde, eğlencesiz bir tip.

bir projenin yetişmesi için haftalardır sabahladığımız günlerden birinde, arkadaşlardan biri oturduğu sandalyede fenalaşıp bayıldı (zaten düşük tansiyonlu zayıf bünyeli bir kızdı; çok panik olmadık açıkçası). ofis merkezi bir yerdeydi, patronumuz hemen kızı kucaklayıp arabasına attı ve acile götürdü. diğer iki arkadaş da onlarla gitti. ben ofiste tek kaldım; sen bilgisayarları, ofisi falan kapatıp gelirsin dediler (her akşam en son çıkanın, pencere-kapı ve elektrikli herşeyi kapatıp, alarmı kurduğu bir düzenimiz vardı).

proje yetiştiriyor olduğumuz için her dakikamız önemli; herkesin bilgisayarında ne çizim varsa, save etmiş mi bakıp kapatıyorum. bu sırada, bu sessiz kızın bilgisayarına bakayım dedim; açık tarayıcıda "lotus pozisyonu nedir, nasıl yapılır" temalı bir sayfa çarşaf gibi açıktı! :) işin ilginç tarafı, ofiste masalarımız duvara dayalı, hayvani boyuttaki çizim ekranlarımızın ortaya baktığı bir düzenimiz vardı. o kızın böyle bir şeye açıktan bakmasına şaşırmakla birlikte, şimdi bu kız olayın heyecanı geçtikten sonra bilgisayarında açık olan şeyi hatırladığında çok utanacak; ne yapsam? diye, aldı beni bir düşünce :D

neyse, hastane tayfası kısa sürede geri geldi, ben de kızların bişey demesine fırsat vermeden, "ayy çok panik olunca dosyaları save etmeye falan uğraşamadım; hızlıca hepinizin power kablosunu çektim, kusura bakmayın kızlarrr :s" dedim. kimse tepki vermedi ama bence çok akıllıcaydı yaa 8)
+5
🌸lil siztah
(30.06.26)
Simdi girip lotus pozisyonu nedir ve nasil yapilir diye araticam
+7
üğpoıuy
(30.06.26)
ofisi iş yeri olarak genişletirsek bir hikayem var.

Tren işletmeciliği yapan firmada staj yapıyordum. O sırada da yeni trenler tırlarla getirilip raylara indiriliyordu. Haftada bir vagon geliyordu. Normalde olduğum ekipteki mühendisin raylara indirilme sürecinde sürecin başında olması gerek ama o kadar standarda bağlamış ki çok uğraşmıyordu artık.

Yine ofiste oturuyorum öyle, bi vagon geldi. Söz konusu mühendis, bana; sen git izle ben sonra gelirim, dedi. Ben de bi heyecanla gittim. Staj defteri için fotoğraf çekiyordum falan. Derkeeen bir anda, treni, tıra bağlayan halat koptu ve tren yokuş aşağı kontrolsüz şekilde hareketlendi. Rayların sonunda başka bir trene çarpıp durdu. Devasa bir gürültü çıkmıştı hiç unutmam. Ben de o sürede video çekmiştim.

Bunlara ek, Oraya bakan güvenlik kamerası, başka bir tır yüzünden engelleniyordu. Böylelikle olaya ait tek video bende oldu :)

bir anda firmada beni tanımayan kalmadı, trenin üreticisi olan koreliler bile adımı anar olmuştu :)
+5
substituent
(30.06.26)
Staj yaptığım şirket büyük ama nihayetinde aile şirketiydi. Patronların İşsiz ve okumadığı için ortalarda takılan kız yeğenleri vardı, ben haftada üç gün ofise gittiğim için gelmediğim zamanlarda masama o kız oturuyordu. Neyse bilgisayarda bir şeyler ararken o zamanlar MSN olduğu için kayıtların kaydedildiğini farkedip silmek için girince kızın birden fazla erkekle cinsel içerikli yazıştığını görmüştüm :)
Kayıtları silip kimseye bahsetmedim ama kızın tarzını düşündükçe özellikle ofiste o şekilde yazışması çok garibime gitmişti.
+1
ekimoloji
(30.06.26)
@üğpoıuy, o sıra inan ben de bilmiyordum; şekillere biraz baktım, yalan yok :D
18 civarındaydım; kız çok utanacak şimdi diye bir de triplere girdim :) şimdi olsa meh meh der, ekran koruyucuyu kapatırım :P
0
🌸lil siztah
(30.06.26)
başlık tutmamış gibi, bi tane daha yazıyorum :)

anlattığımdan bir önceki firmada, fuar stand tasarım işinde çalışıyorum. modüler bir sistemimiz var; genelde onunla basit tasarımlar yapıp geçiyoruz. ancak büyük müşteri gelirse ve özel bir tasarım yapılacaksa, serbest çalışan bir mimarla anlaşmamız var; o gelip tasarımı yapıyor. ama modelleme vs bilmediği için, ofisin en çözmezi olan benim yanıma oturuyor; eskizini bilgisayara aktarıyoruz. tabi o bir şey istiyor, benim modellemem 5-10 dk sürüyor; o da o sıra harıl harıl bişeyler yazıyor masanın ucunda. biz ayda bi kaç kez, bir kaç gün birlikte çalışır olduk.

neyse, bi gün bu abi bana yine "şuraya şöyle bi eleman gelecek" diyip, ben çizerken kalkıp ofisin başka bi odasına gitti. ben de bi noktada takıldım; dedim eskize bakayım.. kağıtları elime bir aldım, neye uğradığımı şaşırdım :s adam meğer bana komut vermekten boş kalan vakitlerde erotik hikaye yazıyormuş! :D yani aklımda kalan bi cümle var ama, sansürlemeden koyabileceğim bir kelimesi dahi yok :D bayaa hard core :F
bu abi, aynı zamanda leman'ın kadrolu çizerlerindendi ve bu hususta bir ansiklopedi de çıkardı sonra (anlayanlar anladı :)
edit: puhaha şimdi sözlüğe baktım; ansiklopediyi meb toplatmış! :D
+7
🌸lil siztah
(30.06.26)
atm üzerinde çalışan bir yazılım yapıyoruz. ofiste bir test atmsi var. kasa anahtarları kayboldu, kasasını açamıyoruz (içinde gerçek para yok, test parası var). çilingir gelip, matkapla kasayı delip açmıştı. sonra yeni kilit taktı.
0
inheritance
(30.06.26)
Eski yöneticim projenin bitmesine son 2 ay kala baska bir şehirdeki ofise geçiyordu. Ekipte o hariç herkesin projesi bitiyordu onun başında bulunduğu baska bir proje daha vardı. Son gününde ekibe bu öglen yemeğe birlikte gidelim bendensiniz dedi. Zaten onun disi da ekipte 4 kişiyiz 2si yoktu o gün. Ben ve baska bir arkadaş e iyi olur tamam dedik. Gittiğimiz ocakbasinda menüye bakip burasi cok pahalıymış hadi baska bir yere gidelim dedi(orası daha once de baska vedalar icin yemek yediğimiz bir ocakbasiydi, yani fiyatları biliyordu). Diğer arkadaşla biraz garipseyerek e iyi madem gözlemeciye gidelim dedik. Arkadaşın arabasına atladık gozlemeciye gidecekken ya benim canim hamburger istiyor şu butik burgerciye gidelim mi dedi. Tamam dedik burgerciye gittik. Herkes ayni şeyi istedi, hesabı istediğimizde yöneticimiz "ya herkes yediğini ödese olur mu dedi" tamam olur dedik ama bu adam aylik 5k eur maaşı olan biriydi. Garipti. Ödemeyeceksen ben ödeyeceğim deme bari.
+9
Amaranta ursula
(30.06.26)
baska bir firmanin tavsiyesi ile ise bir cizim elemani aldim, baya iri yari bir hatun.
isinde cok iyiydi, baya utangac bir tipti falan. 50li yaslarda.

birgun beni aradi, seninle konusmam lazim bir ruya gordum falan dedi.
hayirdir ya dedim. sana benim durumumdan beni tavsiye eden sirket bahsetti mi diye sordu, hayir dedim.

ben seneler once cinsiyet degistirdim dedi. ruyamda sen bunu ogrenince beni kovdun falan dedi. ben de zerre anlamamistim, herhalde abi cok eski translardan biriydi, sesi ince, utangac, gogusler falan yapilmis, adem elmasini falan aldirmis herhalde. bir tek iri yari.

benim icin hic sikinti yok dedim, guldum gectim.
2 sene kadar beraber calistik, sonra toplu bir isten cikartma oldu ikimizi de sepetlediler hahah.
+5
cooperr
(30.06.26)
Bir tane daha yazayım hayatımdaki en nefret ettiğim patronum sıfatını kaybetmeyecek avukat, ofiste Türk kahvesi içilmesini yasaklamıştı neymiş önceki çalışanlar fal bakıyormuş.

Bir de aynı adam katip arkadaş yanında kaşeyi götürdü diye telefondan kulağını çekip ahizeye avazı çıktığı kadar bağırarak hakaret etmişti. Karşımda o deli halini görünce sinirden burnum kanamıştı.
+1
ekimoloji
(30.06.26)
@lil siztah
Lotus pozisyonunda ne var ki? Ben mi anlamadım? Yoga için bir hareket değil mi? Neden utansın ki?
+5
benaslindayohum
(30.06.26)
Lotus pozisyonunda ne var utanılacak anlamadım ben de domalma pozisyonu veya kegel egzersizi tarzı bir şey mi dedim bi an ama yok yani anlamadım.

Ben de anlatayım 5 sene önce falandı o zamanlar ofisten çalışıyoruz.

Ben ya stajyerim ya da 1 yıllık junior yazılımcıyım. Ekibin hepsi benden 5-10 yaş büyük.

O zamanlar onedio testleri meşhurdu toplanıp çözüyorlardı. Bir boşlukta haylaz bir abimiz şey testi açmış "ne kadar yürüyen cinselliksiniz" tarzında. Oturmuş 5 kişi onu çözüyorlar ama çoğu da muhafazakar veya ona yakın yani. Ben de neye bakıyor bunlar diye yanlarına gittim arkadan bakıyorum ekrana. Genelde doğru ilerliyorlar :3

Bir soru geldi, tam net hatırlamıyorum ama "erkeklerin g noktası anüstedir, erkeklerin anüste zevk alacak bir noktası vardır" tarzında bir soru, altında da doğru yanlış seçeneği var.

Bunlar hep bir ağızdan dedi ki yok la olur mu öyle şey HAYIR tabii ki..... diğer soruya geçtiler. Çoğu da sivaslıydı bu arada.

Ben de yarışma heyacanıyla arkadan boş bulundum, hayır ya doğru olacak bilmiyor musunuz dedim hepsi bi döndü bana baktı ben kaldım öyle derin bi sessizlik oldu. Ama çok takmadan diğer sorulara geçip bitirdiler.

Sonra benim dediğim sorunun aslında doğru olduğunu görünce tekrar bi döndüler kardeş sen hayırdır diye sdfjsgdjsh ne var abi genel kültür bunlar falan dedim mutfağa gittim artık arkamdan ne demişlerdir bilmiyorum sdfsdgjsh kesin vurduruyordur falan demişlerdir de o zaman düzenli ilişkimiz vardı seks hayatımız geniş olabilir ne olmuş yani
0
ananiyimioguz
(01.07.26)
Arkadaşlar dün mü doğdunuz? Hikayedeki detaylardan da mı anlaşılmıyor? Kamasutra’daki lotus’un görsel eşliğinde anlatımından söz ediyorum..
-1
🌸lil siztah
(01.07.26)
(3)

bu nato hazirliklari 2004’te de olmus muydu

voltairem
Sb. Sokakları, milletin balkonunu falan düzenleme muhabbetleri 2004 zirvesinden once de oldu mu?
Sb. Sokakları, milletin balkonunu falan düzenleme muhabbetleri 2004 zirvesinden once de oldu mu?
0
voltairem
(30.06.26)
96 habitat zirvesi ve 2004 nato zirvelerini çok net hatırlıyorum hepsinde de aynı goygoy vardı habitat zirvesi ilk uluslararası zirvelerdendi herhalde şehre baştan aşağı bakım yapılmıştı.

nato zirvesi öncesinde de çok büyük terör eylemleri olmuştu o yüzden boğaz köprüsü yollar her yer kapatılmıştı
0
croswell
(30.06.26)
@croswell +1
"habitat kaldırımı" diye bir tabir oluştu bu sebeple hatta.
0
lil siztah
(30.06.26)
96 habitati ben de hatirliyorum, hep ayni tiyatro.
dallamanin teki kosacak diye park duzenlemesi yapmak, fiskiyeleri yenilemek yeni ama, baya yaratici. :D
0
cooperr
(30.06.26)
(7)

Eve masaj terapisti çağırmak

megalomaniac
Hiç masaj için evinize terapist çağırdınız mı? Tehlikeli bir hale dönüşmemesi için napmak lazım? Oteldekiler eve gelir mi, çağırsak yanlış anlarlar mı? Evdeki verim de otel gibi olur mu (masaj yatağım falan yok)
Hiç masaj için evinize terapist çağırdınız mı? Tehlikeli bir hale dönüşmemesi için napmak lazım? Oteldekiler eve gelir mi, çağırsak yanlış anlarlar mı? Evdeki verim de otel gibi olur mu (masaj yatağım falan yok)
0
megalomaniac
(30.06.26)
Tr de olmaz o iş. Sağlık problemi dışında riskli bence. Yanlış anlaşılır kesin :)
0
Cezcez
(30.06.26)
Gelirler. Taylandlı falan bulabilirsen onlardan çağır. Bence vardır Türkiye'de.
0
michael harddd
(30.06.26)
patrona ve yönetim kuruluna giden masörler var, tabi bunlar referans ile giden kişiler saatlik ücretleride 3 haneli olduğunu tahmin ediyorum. çoğu özel hastanede artık masajda yapıyor, a plus hastanelerde bu kişilere ulaşırsanız eve de gelenleri oluyor o hastanenin hastasıysanız özellikle devamlılığı eve de taşıyorlar.. eve gelen fizyoterapişt bile 30 k+ alıyor bir saatine masajda o ayardadır diye tahmin ediyorum
-1
eja
(30.06.26)
uzatmalı ftr öğrencisi bir arkadaşım bu hizmeti veriyordu zamanında.
yatağıyla dolaştığı için ekstra taksi parası alıyordu bildiğim kadarıyla.
+1
lil siztah
(30.06.26)
tabi ki çağırabilirsiniz hatta bu işi yapan kurumsal yerler var. öncelikle çevrenizdeki fizyoterapist ve sağlık kuruluşlarına bakın. böyle yerler doğrudan bakanlığa kayıtlıdır ve istenmeyen durumları yaşatabilecek potansiyeldekiler bu kadar kayıt-evrak vs işine giremeyeceği için daha kaliteli hizmet alırsınız.
0
bravoteam
(30.06.26)
Gelirler. Bilmeden yorum yapmasak keşke. Profesyonel olmayan azınlıktadır. Ayrıca başkasına ne ki. Bir dönem en yakın arkadaşlarımdan birisi profesyonel masaj terapistiydi. Hepimizi elden geçirdi dmshkfdks
+1
gabe h coud
(30.06.26)
sevgili bulun o yapar.
-2
kveldulv
(30.06.26)
(4)

Insanlar özel/kişisel herhangi bir konuyu anlatmaya başlayınca

pembediken
Ayıp olmasın diye dinliyoruz mesela. Ama kendisinin ya da başkalarının özelini anlatabiliyorlar. Bu sohbete çok da dahil olmak istemiyorsanız naparsiniz? Tabi arkadaşlarımızı dinleriz ama işin diğer boyutu yani dinlemek istememe sebebi anlatan kişi bu söylediklerini başka kişilere anlatırım diye düş
Ayıp olmasın diye dinliyoruz mesela. Ama kendisinin ya da başkalarının özelini anlatabiliyorlar. Bu sohbete çok da dahil olmak istemiyorsanız naparsiniz?

Tabi arkadaşlarımızı dinleriz ama işin diğer boyutu yani dinlemek istememe sebebi anlatan kişi bu söylediklerini başka kişilere anlatırım diye düşünebilir.
0
pembediken
(25.06.26)
sınırlarını,
tasvip etmedigin durumları belirteceksin,
hayır diyebilmek güzel birsey.
arkadasin akilli ise sana daha çok saygı duyar,
cahil ise birak gitsin zaten.
+2
designer
(26.06.26)
benim, kendisiyle ilgili kritik önemdeki bilgileri bana "sırf sana anlatıyorum bak" diye lafa girerek anlatan bir arkadaşım vardı (bilgiler gerçekten kritikti; şu an devletin en önemli kurumlarından birinin tr genel müdürü; bu konuma gelirkenki aşamalardaki detayları paylaşıyordu). ancak biliyordum ki, anlattığı tek kişi ben değilim ve diğerleri lafı sızdırırsa (ki bu, söz konusu işin gerçekleşmemesine sebep olabilirdi), beni suçlayabilirdi. daha "sırf sana..." diye lafa girdiği anda "aman aman anlatma; sonra duyulur, benden bilirsin, kalsın.." diyordum. bazen dinlemeyip anlatıyordu; bazen gerçekten de susuyordu. karşımdaki arkadaşımsa ve itirazıma rağmen anlatacaksa; bende dırdırını dinleyecek kredisi vardır. değilse, o kişiyle o ortamı oluşturmam(kahve içmeye çıkmam, kuytuda oturmam vd) zaten.

affınıza sığınarak belirtmek isterim ki, kaçıncı sorunuz oldu bilmiyorum ama, sizin bu konuda bu kadar kafa yormanız da çok normal değil. en olmadı ortamdan kalkın gidin, nedir yani?
0
lil siztah
(26.06.26)
@lil siztah ikinci oldu üst üste olunca dikkatinizi çekmiştir. Mesela arkadaşın evine girmiştim. Bunları anlatıyor diye kalkıp gideyim olan bir yer değil.
0
🌸pembediken
(26.06.26)
anladım; hatta tam da bununla nasıl başedebileceğinizin örneğini verdim sanıyorum. kısaca, ufak sözlü uyarılarınızdan anlamıyorsa ve siz iki kez soracak kadar rahatsız oluyorsanız (ki bence sizinki oldukça erdemli bir hareket bu arada); ya o ortama hiç girmeyeceksiniz, ya da kalkıp gideceksiniz. karşı tarafın ağzını bağlayamıyacaksanız, daha n'apıcaksınız? sihirli bir şekilde mi çözülmesini sağlayacak bişey mi arıyorsunuz?

mesela misafir de evden kovulmaz değil mi? ben kovdum, hemen anlatayım:
annemin bir arkadaşı (çok uzaktan akraba bir de), annem odadan çıktıktan sonra dedikosunu yapmaya başlayan bir tipti; ama bunu, annemin onaylamadığı davranışları için "onun iyiliği için söylüyorum şekerim" tarzında yapıyordu. sık sık da oturmaya geliyordu ne yazık ki.. seneler önce bir gün, bu kadın ve bir kaç komşu var bizde; ben de evdeyim tesadüf. annem oturma odasından çıkınca, kadın yine aynı tonda annemi çekiştirmeye başladı. kadının yanına gittim, kolundan tuttum; "hadi x teyze, senin gitme vaktin gelmiş" diye çekiştirip kapıya doğru eşlik ettim :)
kadın şoka uğrayıp "n'oluyo be, senin okutan hocaların ben?*/&" diye küfür etmeye başladı :D bir daha da gelmediğini söylememe gerek yok herhalde..
uzatıyorsa, kesip atacaksınız, başka yolu yok.
0
lil siztah
(27.06.26)
(2)

Erkek kapalı sandalet/terlik

sanguine
3000 liraya kadar Amazon ya da trendyoldan bulabileceğim, kullandığınız ve memnun kaldığınız kapalı sandaletler var mı?Bir tane Dockers beğendim ama yorumlara göre tabanı hemen dağılıyorhttps://amzn.eu/d/0bu1cbzFBirkenstockda da 7-8 binden aşağı yok.
3000 liraya kadar Amazon ya da trendyoldan bulabileceğim, kullandığınız ve memnun kaldığınız kapalı sandaletler var mı?

Bir tane Dockers beğendim ama yorumlara göre tabanı hemen dağılıyor

amzn.eu

Birkenstockda da 7-8 binden aşağı yok.
0
sanguine
(25.06.26)
Uniqueqoop'a bakın isterseniz.
0
Amaranta ursula
(25.06.26)
keen markasına bir bakın.
0
lil siztah
(25.06.26)
(15)

bugünkü talihsizlikleriniz neler?

lil siztah
s.b.
s.b.
+3
lil siztah
(25.06.26)
Fırında ekmek de kalmamış açma da. Mecburen simit aldım.
+2
etna
(25.06.26)
ben başlıyorum:
sabah komşuların gürültüsüyle olması gerekenden çok erken kalktım. "iyi bari, güne erken başlarım" diyerek erkenden evden çıktım.
çıkmadan önce aradığım bişeyi bulamadığımdan biraz oyalandım; öyle olunca otobüsün saatine yetişmek için durağa kadar koşar adımlarla yürüdüm. çok terledim ama otobüste klimayla serinlerim diye avunuyorum. üstüme de koyu renk bişey giymiştim; teri belli ediyor diye dertleniyorum..
neyse, durakta 5 dk bekleyince uygulamayı kontrol edeyim dedim; o saatteki sefer iptal edilmiş. bir sonraki otobüs de yarım saat sonra. 100 m aşağıdan da yarım saatte bir minibüs geçiyor; bari ona bineyim dedim. o noktaya vardığımda, minibüs tam önümden bastı geçti! yolu yarılamış olduğumdan diğer durağa yürüdüm artık. bu noktada tişörtümü sıksam yarım kova dolduracak kadar terlemiş durumdayım.
gölgede otobüsü beklerken biraz kurudum. sonraki otobüs saatinde geldi neyse ki; bindim ve oturdum.
bir kaç durak gitmiştik ki, dev gibi bir adam bindi; otobüs savrulunca -ne akla hizmetse- kapağı açık bir şişe suyun olduğu eliyle üstteki bara tutunmaya çalışırken, tam bir şişe suyu tepemden aşağı, çantamın içine, telefonumun üstüne, zaten ıslak olan tişörtüme falan dökmüş bulundu :/ ben şaşkınlıkla bakarken, özür dileyeceğine, şu elleri iki yana açık emoji gibi bi poz verdi "ben napiyim ama" gibilerinden.. ona söylemedim artık ama buraya yazayım: "çocuk gibi elinde kapağı açık suyla gezmeyebilirdin mal kardeşim."
sonra favori mekanıma geldim ki yerim kapılmış..

daha saat 11, gelişmeleri bekliyorum bakalım :D
+11
🌸lil siztah
(25.06.26)
kol saatini evde unuttum.
+1
inheritance
(25.06.26)
merdivenlerde düşünce telefonumun ekranı kırıldı ve klimam bozuldu

@lil siztah @rock n roll çok teşekkürler evet cana geleceğine mala gelsin
+3
alester
(25.06.26)
@alester, geçmiş olsun; cana geleceğine mala gelsin diyelim.
+1
🌸lil siztah
(25.06.26)
Daha henüz bir şey olmadı çok şükür ama gün uzun 😂

Geçmiş olsun alester
+1
rock n roll
(25.06.26)
Bugün patronla birlikte çalışma günü :/ kendime dışarıda iş çıkarmaya çalışıyorum bakalım.
+2
mutekebbir
(25.06.26)
Ya dün geceyi yazsam olmaz mı 😅
Fotokopi çektirmeye bir ton yol gittim önemli bir sınavın çıktıları icin. Oradan eve giden otobüsümun peronuna gecmek için önce tramvaya bindim, ayakta kaldim ve üçlü bir koltuk gözüme kestirdim. Sıradaki duraklarda illaki üçünden biri iner ve yer bulur otururum dedim. Yirmi durak geçti tüm koltuklarda inen mutlaka oldu benim ucluden kimse kalkmadı durak sonuna kadar durdugum yerde adamlara sinir oldum. Ve çok yoruldum elim kolum da doluydu çünkü.

Neyse otobüs peronuna geldim on dakika kalmıştı otobüs saatine. Oh dedim yetiştim rahat rahat da gidicem. Otobüs uzun süre ortalıkta gözükmedi. Yarım saat sonra geldi ve şoför arıza yaptı dedi ama sonra gittik. Ama orada da 40 dk beklemiş oldum😅

Nihayet eve geldiğimde fotokopilerime bakayım dedim. En önemli ders için uğruna yol kattetigim slaytlarin rengi meğer siyahmis ve çıktılar kapkara çıkmış hiçbir yazı okunmuyor. Kırtasiyeci uyarladı ben de çok fotokopi olduğu için orda kontrol edememiştim ve bu durum da aklıma gelmemişti zaten. Sadece makaleler ve beyaz renkli slaytlar düzgün çıkmış.

Neyse dedim sabır gunummus galiba ama hala dünün yorgunluğu ve stresi üzerimde duruyor deyip konuyu bugüne de bağlamış olayım😅
+2
egerbiryolcu
(25.06.26)
Arkadaşımın başına geleni anlatayım.
amfisi bozuldu, yola çıktık yenisini alalım diye, Beşiktaşa giderken ellerinde kalmadığını öğrendik. Başka yere geçtik işimize yarar bir şey yok. Salak salak dolanıyoruz şimdi
+1
kisa
(25.06.26)
her gün parkettiğim yerde yer bulamadım mecbur avm otoparkına girdim. çok mutsuzum
+1
chanandler bong
(25.06.26)
tam su içecektim bardak elimden düştü çorapta ıslandı.
+1
mikahakkinen
(25.06.26)
Hava çok sıcak ve kronik rahatsızlıklarım da olduğundan, işe taksiyle gitmek istedim. Normalde kış ve baharlarda yürüyerek gidip geliyorum.
Az sayıda geçen taksiler almadı. Uber'den istek yaptım. Tabii, nispeten yakın mesafe olduğundan "sarı taksi"lerden de beğenen çıkmadı. Israrlı istekler sonucunda "insaflı" bir sarı taksici kabul edip geldi. O kadar çok istek yaptınız ki geleyim dedim dedi şoför bey. Acımış sanırım. Bu arada en az bir saat geçti. İşe gecikmiş oldum.
+2
pro9it9is9
(25.06.26)
Bilgisayarım bozuldu, büyük masraf çıkardı.
+1
put it in your appropriate place
(25.06.26)
@boyalı kuş, @pro9it9is9 ve @put it in your appropriate place, sizlere de geçmiş olsun.
diğer arkadaşlar; sizlere de yüce rabbim başka dert vermesin diyorum :P

ben, bu soruyu açtıktan hemen sonra, bulunduğum mekanın kadrolu -ancak şahsen haberdar olmadığım- delisine denk geldim; bayaa heyecanlı anlar yaşadım ama yoruldum vallahi, yazamıcam olanları :)
+2
🌸lil siztah
(25.06.26)
Soruya cevap değil ve kişisel gelişimci gibi olacak ama talihli olaylara bakarım sadece.
0
pembediken
(25.06.26)
(4)

Üniversite tavsiyesi

Ali3461
Öncelikle hepinize iyi akşamlar. Malum geçtiğimiz günlerde yks sınavını atlattık ve maalesef ki sonucum pek iç açıcı gelmeyecek yani 800.000 lerde geliyor. Hem evime yakınlık hem de İstanbul içi olmasından dolayı İstanbul Aydın Üniversitesi 2 yıllık elektrik myo bölümünü düşünmekteyim. Sizce bu Üniv
Öncelikle hepinize iyi akşamlar. Malum geçtiğimiz günlerde yks sınavını atlattık ve maalesef ki sonucum pek iç açıcı gelmeyecek yani 800.000 lerde geliyor. Hem evime yakınlık hem de İstanbul içi olmasından dolayı İstanbul Aydın Üniversitesi 2 yıllık elektrik myo bölümünü düşünmekteyim. Sizce bu Üniversitesi de bu bölüm okunur mu, hocaları ve eğitim kalitesi nasıl? Yardımcı olursanız çok sevinirim.
0
Ali3461
(25.06.26)
belki de üniversite okumamanız gerekiyor. Ortalıkta milyonlarca üniversite mezunu işsiz var, 800.000 sıralama ile ileride okuduğunuz alanla bağlantılı bir iş bulabileceğinizi pek de düşünmüyorum. Okula vereceğiniz para ve zaman ile bence meslek edinin.
+3
denizgonen
(25.06.26)
2 senelik bölümü vakıf üniversitesinde okumak etiket değeri olarak çok birşey katmaz.

Elektrikçi olmak bu devirde oldukça mantıklı olsa da 2 senede orada öğretilecek konuları oturup 3 ayda kendiniz de öğrenirsiniz.
0
kimlanbu
(25.06.26)
bölüm özelinde bilmiyorum ama, özel üniversitelere yönelik "boş beleş yerler" kaygısının altı çoğu zaman dolu değil.
devlet kadrolarını malum tipler doldurduğu için kaliteli pek çok akademisyen dışarıda kalıyor ne yazık ki. akademisyenler tecrübe kaygısıyla ders bakınırken, üç kuruş paraya özel üni'lerin kucağına düşüyorlar. özel'ler, müşteriye reklam kaygısıyla vasat tiplerin yanından bile geçmiyor mesela.
bir özel üniversitede dönemlik ders veriyorum; bölümün kadrosu, şu an itü'deki uzmanlık kürsüsünde yok; öyle söyleyeyim. ancak öğrenci profili berbat..
bence okunur. denildiği gibi aynı işi usta sümsüğü yiye yiye 3 ayda da öğrenirsiniz ama üniversite tedrisatının sırf sosyal faydası için bile, o ortama girin derim.
+4
lil siztah
(25.06.26)
Cevaplarınız için teşekkür ederim. Benim amacım diploma almak. Anadolu Lısesi çıkışlı olduğum için elektrik ile uğraşırken başka elektrikçilere göre bir şey bilmiyor gibi gözükmemek için.
+1
🌸Ali3461
(25.06.26)
(4)

Erkek için evde kendi kendine saç boyamak mümkün mü?

runaway
orijinal rengi tutturmak ve boyama işi evde nasıl yapılır en kolay?
orijinal rengi tutturmak ve boyama işi evde nasıl yapılır en kolay?
0
runaway
(23.06.26)
kadınlar bile o kadar uzun saçla yapıyorken, erkekler de yapabilir.

bu arkadaşlar boyamış:

www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
0
art cat chocolate
(23.06.26)
boyanabilir ama bu konulara ilginiz varsa ve eliniz yatkınsa. diğer türlü insan içine çıkamayacak hale de gelebilirsiniz. bu sebeple ilk seferinde mümkünse iyi bir yerde yaptırıp, güzelce gözlemlemekte fayda var.
+1
lil siztah
(23.06.26)
awlmi
(24.06.26)
Suratınızı, ensenizi, kulaklarınızı, boyanın akabileceği yerleri vazelin ile kaplayın temizlemesi daha kolay oluyor.
+1
peki madem
(24.06.26)
(13)

bakırköy de gözleri oyulan adam

trablon
şimdi ben nasıl hataye yatacam abi korkuyorum alın link :https://video.memurlar.net/video/1447/gozleri-oyulan-hasta-icin-saglik-bakanligina-dava.html
şimdi ben nasıl hataye yatacam abi korkuyorum alın link :

video.memurlar.net
-3
trablon
(23.06.26)
Bakırköy Ruh ve Sinir'e mi yatacaksın?
0
gabe h coud
(23.06.26)
hayır üsküdar numune de
0
🌸trablon
(23.06.26)
üsküdar numunede olmamış ki o olay.
0
runaway
(23.06.26)
la olm deli orada da var
+1
🌸trablon
(23.06.26)
sen doktora git,
öyle herkesi yatiş yapmazlar,
kapida sıra vardir,
0
designer
(23.06.26)
Bu yalnız yıllar öncesinin olayı ve psikiyatri servisinde gerçekleşen bir olay. Bundan sonra güvenlik önlemleri çok ekstra arttı zaten.

Şu anda bu duyuruyu açabildiğinize göre, bir psikiyatri servisinde yatsanız dahi psikotik vakalarla aynı odaya verilmeyecekseniz.

Psikotik bir vaka olsanız dahi, artık güvenlik önlemleri daha sıkı; zarar verecek hastalar kimseyle aynı odada kalmıyor.

Her türlü rahat olabilirsiniz yani.
0
fraise
(23.06.26)
uyurken gözlerimin oyulması sadece bir psikopata bakıyor.of anam of
-1
🌸trablon
(23.06.26)
Birşey olursa tazminat açabiliyorsun
0
hebanon
(23.06.26)
ula göz gittikten sonra napiyim tazminatı
+2
🌸trablon
(23.06.26)
Yolda da yürüme bence. Japon kılıcı ile yolda yürüyen masum kadını doğramıştı bir akıl hastası:

m.gunhaber.com.tr

Evde de oturma, kamyon girebiliyor:
m.sabah.com.tr
+2
yadigar
(23.06.26)
ne bileyim kardeşim korkuyorum horlama var bende mesela sinir eder odadaki adamı diye düşünüyorum
0
🌸trablon
(23.06.26)
Güzel bir atasözümüz var: “Korkunun ecele faydası yok.” Göz korkusundan beyninizi ihmal ediyorsunuz; o da önemli malum.

Not: Numune Kadıköy’de bu arada.
0
lil siztah
(23.06.26)
mhrs de üsküdar dan alıyorsun diyor
0
🌸trablon
(23.06.26)
(14)

çalıştığın şirkete cv ver diyen arkadaşlar

yenibirgüzelnick
sevdiğim güvendiğim arksdaşlarım için ikya iletiyorum cvlerini. ama arkadaş olarak sevsem bile sorumsuz olduğunu bildiğim arkadaşlarımın cvsini iletmiyorum. ama onlar ilettiğimi düşünüyor. iletmeyeceğim desem arkadaşlığımız biter, iletsem iki gün sonra benim itibarımı sarsacak davranışlar yapar. siz
sevdiğim güvendiğim arksdaşlarım için ikya iletiyorum cvlerini. ama arkadaş olarak sevsem bile sorumsuz olduğunu bildiğim arkadaşlarımın cvsini iletmiyorum. ama onlar ilettiğimi düşünüyor. iletmeyeceğim desem arkadaşlığımız biter, iletsem iki gün sonra benim itibarımı sarsacak davranışlar yapar.

siz olsanız ne yapardınız?
+1
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
iletmem, doğru yapıyorsun bence.
+4
gadlemler
(22.06.26)
bence bir bahaneyle almasanız veya iletemediğinizi söyleseniz (ik elden cv almıyor gibi) daha iyi olur. böylece istiyorlarsa kendilerinin direkt başvurma ihtimali olur. bahanelerinizi inandırıcı bulmazlarsa da kendi bilecekleri iş.
iletmediğiniz halde iletmiş gibi yapınca haklarına girmiş oluyorsunuz bence.
+3
lil siztah
(22.06.26)
ik cv alıyor da sonra mülakat yapmıyolar mı her türlü?
ben iletiyorum genelde isteyen herkesi.
+2
jelly bear
(22.06.26)
güncelde kimse kimsenin cvsini iletmiyor göt korkusundan.

güvenmediğim sorumsuz vb. diye bahane sıkmayın, sanki atom parçalanıyor iş hayatında.

yollamayacaksanız yollamayın dürüst olun.
-5
kveldulv
(22.06.26)
@lil siztah+1
Ek olarak iletmediğiniz halde iletmiş gibi yapınca, o kişide beklenti yaratmış oluyorsunuz ki bu sonrasında hayal kırıklığı yaratıyor.
+3
Amaranta ursula
(22.06.26)
@kveldulv bahane sıkmak filan ne alaka? gayet sürekli iş değiştiren sorumsuz insanların benim imajımı da etkilemesini istemiyorum. şu an çalıştığım yere 3 arkadaşımı da getirdim zaten onların güzel çalışacağını biliyordum çünkü.

@lil siztah, elden verilen referanslı cvler öncelikli oluyor. yoksa linkedinden de başvuruyorlar zaten.
0
🌸yenibirgüzelnick
(22.06.26)
şöyle yapıyoruz sizinde ik ya sözünüz geçiyorsa, biri geliyor ik ya yönlendiriyoruz onlar kısa görüşüyorlar zaten olumsuz ise belirtiyorlar bizde ok diyoruz, ik ile olan görüşmemizde biz yolluyoruz diye bu alıncak değil diye belirttik, sorumluluğu ik ya bırakıyoruz.
0
eja
(22.06.26)
Ben olsam ben de aynısını yapardım, bu sebepten insanlarla bozuşmaya gerek yok.
Birine "ya seni severim ama sorumsuzsun cvni iletemem" demek de olmaz yani.

Zaten halihazırda kendileri başka ortamlardan başvuru yapabiliyorlarsa yapsınlar, olacağı varsa olur, sizin iletmediğiniz halde ilettim demenizde ben büyük bir sorun göremedim açıkçası.
Ama yarın öbür gün arkadaşınız olan cvsini iletmediğiniz biri işe alınırsa o zaman "ben senin cvyi iletmeyi unutmuşum ya" derdim. En azından kendi hakkıyla girdiğini bilsin.
0
mutekebbir
(22.06.26)
Referans olabileceğim kişilerin cv’sini veriyorum. Güvenmediğim kişilerinkini vermiyorum şu an ihtiyaç yokmuş olursa haber edecekler diyorum.
0
kablelvuku
(22.06.26)
Doğru olan hiç söz verip cv'yi teslim almamak, bir çok bahane sunulabilir bunu yaparken de; "ik elden cv almıyor", "doğrudan referansa sıcak bakılmıyor", ya da "daha önce başka bir arkadaşa referans olmuştum pişman oldum zor durumda kaldım kusura bakma" şeklinde bir çok bahaneyle reddedebilirsin, aksi halde verdiğini söylersen seni sürekli sıkıştırır bir haber var mı diye sorar, bir de tutup ik'yı arayıp size şu arkadaş vesilesiyle cv ulaştırmıştım bir gelişme var mı diye sorabilir daha fazla zor durumda kalabilirsin.
+1
solo
(22.06.26)
bana bir arkadaş artık insan kaynaklarının elden cv verilmesi yasak demişti.
Çok salladığını da düşünmüyorum çünkü kendim için istememiştim ve baya samimiyizdir boşver salla derdi. ama belki yanlış bir bilgi de olabilir.
ama sen de bunu kullanabilirsin, yasakmış o yüzden ik almıyor artık dersin.
0
high hopes of the sozluk
(22.06.26)
Bizim şirkette yeni bir etik kural geldi. artık cv iletemiyoruz, içeriden referans olan kişi ile işe giren kişi arasında doğrudan bir bağ istenmiyor dersin.
0
galahad reloaded
(23.06.26)
Bizde de elden veya mail ile CV almıyorlar KVKK'ya aykırı diye. Gerçekçi bir senaryo yani.
Ya da bizi böyle yemeye başladı İK :)

Referans konusu önemli bir nokta. Kefil olmayacağın birini tavsiye etme derdim ben de. Ya da iletirken, "rica etti ama tanımıyorum" diyebilirsin.
0
burfak
(23.06.26)
kveldulv cevabı en doğrusu aslında.

bana bir arkadaş abisi için cv atmamı istemişti.

ben de dümdüz "bu operasyonda da şirkette de çalışılmaz, o yüzden atmam." dedim.

sonra aradan 2 yıl geçti. arkadaşın abisi kendiliğinden benim çalıştığım operasyona girdi.

bin pişman :)

yine operasyona polish speaker arıyorlardı. bir arkadaşımı önerdim. çocuğu almadılar. gördük sonra kendi buldukları polish speakerları.

sonuç: etkili yetkiliysem ve operasyon da güzelse mutlaka yardımcı olurum.

fakat arkadaşı tanımam lazım kesin.
0
rain when i die
(23.06.26)
(11)

Japon ve Güney Kore kızları neden bu kadar çok güzel oluyor

genki
Estetik ameliyat diyeceksiniz ama 15 16 yaşında liseli kızlarda yoktur bence onlar da güzel oluyor yani hiç cilt problemi yok gibi veya tüy kıl sorunu yok gibiler. 30 35 yaşında olup 20 gibi duruyorlar
Estetik ameliyat diyeceksiniz ama 15 16 yaşında liseli kızlarda yoktur bence onlar da güzel oluyor yani hiç cilt problemi yok gibi veya tüy kıl sorunu yok gibiler. 30 35 yaşında olup 20 gibi duruyorlar
-7
genki
(22.06.26)
Asyalı çekik gözlü kadınlar oldum olası çirkin gelir bana.
Dışa kapalı, farklı etnik unsurlarla birleşip çoğalmamış bir ırk teknik olarak güzel olamaz zaten.
-3
yurtsuz john
(22.06.26)
estetik sandığınızdan daha yaygın, aslında yapay güzellikleri var. herhangi bir türk kadınında gördüğünüz estetik müdahale onlar için çok basit kalıyor, çocuklara doğum günü hediyesi olarak estetik ameliyat hediye ediliyor, güzellik takıntıları var ve onların estetik algılarına uygun değilseniz zorbalanıyorsunuz ( bu dediklerim kore için geçerli) sizin aksinize o kadar da güzel olduklarını düşünmüyorum. latinler, kafkas ve orta doğulu kadınlar bence daha güzel.
+4
kestane gürgen palamut
(22.06.26)
@yurtsuz john +1
0
mikahakkinen
(22.06.26)
@kestane gürgen palamut +1

estetiksiz asyalı kızları görmemişsin bence. o güzel dediğin liseli kızlar da estetikli.
0
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
iş sebebiyle bir kaç ay kadar seul ve tokyo'da bulundum. nasıl ki bizde güzel ya da estetikle güzelleşmiş insanlar medyada yer alıyor; orada da öyle. sokaktaki insanların çoğunluğu güzel diye bişey yok bana kalırsa.
konu kişisel bakımsa, söz gelimi kore, gerek kozmetik ürünler, gerekse işlemler bakımından aşmış bir ülke; bunu tartışmaya bile değmez. bunun sebebi de, görünüme olan takıntıları işte. mesela sizde bu imajın oluşması, tam da bu çabanın sonucu.

bana kalırsa en önemli unsur, çoğunun -başta giyim olmak üzere- görünümüne çok dikkat etmesi. sokakta herkes güzel olmasa da, çoğu insan çok prezentabl diyebilirim. bizde müze personeli ziyaretçilerle aynı tuvaleti kullanır; adamların soyunma-duş mahalleri; ortak lavabolarında her türlü kişisel hijyen ürünü, saç şekillendirme aleti vs var. genetik olarak ter de kokmuyorlar. bu insanlar bakımlı olması da ne olsun..
+3
lil siztah
(22.06.26)
japonya'da uc ay kaldim. boyle bir sey olmadigini soyleyebilirim. teni beyaz yapmak icin igneler bile var. bu da aslinda beyazin guzel oldugu dusuncesine dayanan irkci bir durum. kore'de estetigin cok yaygin oldugunu bilmeyen yok zaten. tuysuz olmak ise tamamen evrimsel, genetik bir durum. bu butun asyalilar icin gecerli. mesela orta asya turkleri de tuysuzdur. tuysuz, kilsiz olmanin daha iyi oldugu dusuncesi de kulturel, irkci bir dusunce aslinda. siyah ten ve tuy belirli cografyalarda belirli cevresel nedenlerle var. bunlar iyi veya kotu degil.
+4
Sour
(22.06.26)
Pedo eğilimin mi var?
-7
kullaniciadimvar
(22.06.26)
Tüysüz konusuna hiç katılmıyorum.
+1
Cezcez
(22.06.26)
Doğal güzellikten ziyade bakımla ilgili bir durum olduğunu düşünüyorum, örneğin hindistan'da da erkeklerin saçları hep gür ve simsiyah mesela, bunu araştırdığımda hindistan'da saça çok önem verildiğini ve bu nedenle de özellikle erkeklerin saçlarını bir çok bitkisel yağ ve benzeri doğal besleyicilerle bakımını yaptıklarını öğrenmiştim, aynı şekilde kore'de de bakım hayatın bir rutini haline gelmiş olabilir.

Bu arada konuyla pek alakalı mı bilmem ama, genetik bir rahatsızlık nedeniyle korelilerin asla ter kokmadıkları yönünde bir bilgiye ulaşmıştım, ne kadar doğru ne kadar yanlış bilemem.
0
solo
(22.06.26)
-Genel olarak minyonlar. Kisa boy ve zayiflik genc gösterir.

-Beyaz ten cok önemli oldugu icin günesten kaciyorlar. Günes yaslandirir.
Ama d vit eksikliginden yaslaninca cok erken cöküyorlar ve daha da hizli bir sekilde kücülüyorlar.

- beslenmleri cok saglikli. En azindan Vietnam icin konusabilirim. Hamburgerci bile yok ülkede. Hep taze yesillik yiyorlar. Processed ürün az. Yeme kültürlerinin parcasi degil. Ekmek mutfaklarina cok sonradan girmis ve bana kalirsa yerlesmemis de.

- asyalilar kilsiz. Genetik yani yapicak bir sey yok. Erkeklerin de sakali falan cok auz cikiyor. Cok güzel bence de. saclari ince telli ve gür. Hos.
-3
Purple life
(22.06.26)
tüysüz mü? emin misin? aşağılar yağmur ormanı.
+2
Hallegadola
(22.06.26)
(13)

Nazar Duası Okunurken Geğirme Adeti

solo
Merhaba dostlar,Kişisel olarak ne nazara ne de benzeri hurafelere inanırım, bu konuda netim, eşim ise benim tam tersim, nazara çok inanır, muhtemelen ana nedeni eşimin annesi, dini hurafeler konusunda master yapmıştır kendisi.İnanç konusunda herkese saygı duyarım bu konuda diledikleri gibi inançları
Merhaba dostlar,

Kişisel olarak ne nazara ne de benzeri hurafelere inanırım, bu konuda netim, eşim ise benim tam tersim, nazara çok inanır, muhtemelen ana nedeni eşimin annesi, dini hurafeler konusunda master yapmıştır kendisi.

İnanç konusunda herkese saygı duyarım bu konuda diledikleri gibi inançlarını, ibadetlerini huşu içerisinde yerine getirebilirler ancak bu filleri başkalarını rahatsız ediyorsa bence dur demek gerekiyor, bu noktada çok ciddi bir sıkıntım var ve ben eşimi bir türlü ikna edemiyorum;

Sorun şu ki, eşim sürekli kendisine nazar değdiğine inanıp annesinden dua okumasını istiyor, annesi de dua okumaya başlar başlamaz inanılmaz bir gürültüyle geğirmeye başlıyor hatta bu geğirme refleksi o kadar abartılı bir hal alıyor ki ortamdan direk uzaklaşıyorum.

Bu konuda bir çok din adamıyla görüştüm, hemen hemen hepsi bunun hurafe olduğunu belli ki bir sağlık sorunundan kaynaklandığını dile getiriliyorlar ancak eşim buna ikna olmuyor ve bunun nazarın etkisiyle olduğuna inanıyor, bu konuda ne yapabilir eşimi nasıl ikna edebilirim?

Böylesine iğrenç bir inanç normal şartlarda beni ilgilendirmez alakadar etmez ama benim olduğum ortamda yapılması beni çok rahatsız ediyor, ortamdan ayrılıyorum ama eşimin de artık bu konuda kendine gelmesini de istiyorum.
0
solo
(22.06.26)
Hocam geçmiş olsun fakat bu derece cehaletin maalesef çaresi yoktur
+4
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
ben de denk geldim bu olaya. gözümle görmesem hadi ordan derdim ama olabiliyor. açıklaması nedir bilemiyorum. okunan siğilin düşmesi gibi bir şey herhalde.
+2
merkep gibi adam
(22.06.26)
işte içindeki nazarın çıkışı olarak adlandırıyorlar. ne kadar çok geğirik, o kadar çok nazar varmış ki çıkıyor.

benim kayınlarda da esnemek şeklinde karşılık buluyor. ağzını ne kadar ayıra ayıra esnersen o kadar nazar varmış oluyor.

en azından iğrenç değilmiş.
+3
kibritsuyu
(22.06.26)
geğirme değil de bol bol esneme olur. bunun üzerine aman sende ne nazar varmış yahu lafı edilir.
+2
lazpalle
(22.06.26)
geğirme ve esneme şeklindedir, ben de bir kere görmüştüm. dip not: nazara inanıyorum, benim de nazarım çok değer.
-2
kestane gürgen palamut
(22.06.26)
sene 2026 böyle şeyler, tahammül edilemez.
+7
mikahakkinen
(22.06.26)
Kişiye ait bir hususu neden bir nazar inancıyla pekiştime çabası içindesin ki ?
Yanlış mı anlıyorum .
Kendisine anlatın biraz daha sessiz olması gerektiğini.
Yemekten sonra ortalıkta geğirenler daha mı kabul edilebilir ? Hayır
Bu yaşımıza geldik kişiye dua okunurken çok çok esnemeden başka bir şeye de denk gelmedim.
-3
diyecevaplandı
(22.06.26)
ben gegirme degil esneme var diye biliyorum. ilk kez duydum gegirmeyi

gegirilmesini istemezdim :/
+1
fakyoras
(22.06.26)
geğirmeyi ilk kez duydum aşırı iğrençmiş.

esnemeyi biliyordum.
+1
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
@diyecevaplandı ben geğirmeyi nazar ile ilişkilendiren taraf değilim tam tersi alakasız olduğunu düşünen benim, eşim ve annesi bunun nazara bağlı bir refleks olduğunu elinde olmadan yaptığını söylüyorlar.

Kendisine de eşime de bu konudan rahatsız olduğumu ilettim zaten.
0
🌸solo
(22.06.26)
ikna edemezsiniz gibi görünüyor. ritüel başladığında ortamdan çıkmaya devam edin derim.
bu arada ben de esneme kısmına hakimim; geğiren hiç duymadım (çok şükür). bence esnemenin olayı da şu: pek çok insan için dua okuma, ağırlıkla gece yatmadan önce yapılan bişey olduğundan, okumaya başlanınca direkt uyku çağrışıyor.
0
lil siztah
(22.06.26)
geğirmeyi bilmiyorum ama hızlıca dua okunduğu için esnemenişn kaslardan ileri geldiğini duymuştum. ağız hızlıca oynuyor ya hızlıca okurken
0
gadlemler
(22.06.26)
Ben de esneme olarak biliyorum, geğirmeyi hiç duymamıştım. Ama tarikat şeyhinin yanındayken kaptırıp aşırı geğiren bi amca videosu görmüştüm. Kayınvalidenizinki buna benziyor. Dini ritüeller sırasında parasempatik sinir sistemi aktive olur, geğirme, esneme gibi şeyler de parasempatik sinir sistemi tarafından kontrol edilir. Kayınvalidenizin elinde olan birşey değil, ortamdan uzaklaşmanızdan başka çare görünmüyor.
+1
curukturpkokusu
(22.06.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.