Giriş
(25)

Kız arkadaşınız başkalarının giyimleri hakkında yorum...

sorularimicinfeykhesap
Merhaba.Kız arkadaşım sohbetlerimiz esnasında sürekli, çevremizde denk gelen başka erkeklerin kıyafetleri için "ay adamın montu/kazağı/ayakkabısı çok güzelmiş" şeklinde yorumlar yapıyor.Bunda ne var diyeceksiniz. Birşey yok. Hatta ben de ilk zamanlar, çoğu zaman onun söylemleri üzerine yorum yaptım
Merhaba.
Kız arkadaşım sohbetlerimiz esnasında sürekli, çevremizde denk gelen başka erkeklerin kıyafetleri için "ay adamın montu/kazağı/ayakkabısı çok güzelmiş" şeklinde yorumlar yapıyor.

Bunda ne var diyeceksiniz. Birşey yok. Hatta ben de ilk zamanlar, çoğu zaman onun söylemleri üzerine yorum yaptım vs. Giyim kuşam konusu önemlidir benim için, ilgiliyimdir.

Ancak şöyle durumlar var. Canlı örnek vereyim. Geçtiğimiz ay alışveriş yaptım epey, bi kazak da aldım. Baya güzel bir kazak, üzerime de tam oldu vs. Bunu giydiğim gün kız arkadaşım "dün aldıklarından biri mi bu" dedi ben de evet dedim ve diyalog bitti. Ertesi hafta o kazağı, markasının mağazasında gezerken görüp ay bayıldım şeklinde yorum yaptı. Ulan dedim buydu geçen giydiğim, aa öyle mi dedi. Gülüştük.

Ancak Benzer diyalogları 4-5 aylık süreçte belki 50 defa yaşamışızdır.

Bana etrafta gösterip adamın şusu çok güzelmiş dediği şeylerin belki çok daha iyileri bende de var. Ekonomik durumum, tipim fiziğim de iyi giyinmeye müsait. Bunları şu yüzden söylüyorum, belki içten içe beğenmiyordur giyimimi, bu şekilde anlatmaya çalışıyordur diyeceğim, ama öyle bir durum yok yani.

Yarım saat önce kahve içerken yine aynı şeyi yaşadık. "ay adamın paltosu çok güzelmiş" dedi. Döndüm baktım, muhtemelen kaşe siyah standart bir palto.

Bitiriyorum, bana bugüne kadar daha bir kere bu da sana çok yakışmış demedi :D

Hal böyleyken, artık gıcık olmakta haklı mıyım, yoksa He de geç mi diyorsunuz.

Sizde durumlar nasıl?
+4
sorularimicinfeykhesap
(15 saat)
aynisini sen baska kadinlarla ilgili yapsan 50 kere kavga edip coktan ayrilmistiniz muhtemelen.
+12
edmond honda
(15 saat)
Sürekli insanları gözetlemek bana anormal geliyor. Anın tadını çıkarıp karşısındakiyle ilgilenmek yerine insanları gözetleyenleri kendini gerçekleştirememiş ve tehlikeli insanlar olarak görüyorum. Bunu bir tarafa bırakırsak haklısınız sinir bozucu bir durum. Ben de beni beğenmediğini düşünürdüm.
+6
sadakatsiz
(15 saat)
Sende olup olmamasindan cinsiyette bagimsiz insanlar hakkinda konusup durmak basit insan isi.

Kiskancligin gereksiz. Overthinking saatin gelmis galiba.
-9
Purple life
(15 saat)
sadece baska erkeklerin kiyafeti hakkinda yorum yapiyor ama kadinlar hakkinda hic yapmiyor mu? eger oyleyse o erkekleri begendigi icin bence. kadinlar hakkinda da yorum yapiyorsa bile, ayni seyler sende varken sana yorum yapmamasi yine seni begenmiyor mu acaba diye dusundurur. ben olsam rahatsiz olurdum.
+5
lemmiwinks
(15 saat)
Çok sinir bozucu. Bir de sürekli başka insanları gözlemlemesi tuhaf geldi normal mi bu yani?
Açık açık neden sormuyorsun? Niye bana hiç giyimime iltifat etmedin de başkalarına ettin diye.
+2
kaptan maydanoz
(15 saat)
Beni rahatsız ederdi.
+3
kumandanim
(15 saat)
tek konusu kıyafet mi yoksa, mesela kitaplardan konuşabiliyor musunuz veya izlediğiniz bir dizinin senaryosu karakterlerinin oluşumu gibi sohbetleriniz oluyor mu, olmuyorsa bilinçli yapıyordur, ve kendinin farkında olmayan standard biridir.
bir çok şey beğeniyor anladığım kadari ile standard bir zevki var, arada desene sende her gördüğün şeyi beğeniyorsun niş bir zevkin yok diye asdasd
0
eja
(15 saat)
hocam kelimin tam anlamıyola gözü dışarda gibi duruyor maalesef.

bu arada burada ilişkilerle ilgili açılan duyurulara cevaben ayrıl önerisi çok gelir (hatta bu durumla ilgili de duyuru açılmıştı). yorumları buna göre değerlendirin derim :)
+1
shadowfollower
(15 saat)
çekilir mi bu dert yav, ayrıl gitsin. beğendiklerinden birine yazsın bundan sonra.
+4
antihero
(15 saat)
seni beğenmiyor
+1
Hallegadola
(15 saat)
Yolda kendisini dürtükleyerek; baksana kadının 'g'ötü ne kadar güzel, pergelle çizilmiş gibi de.

kılıçla yaşayan kılıçla ölür, yapacak bir şey yok.
+13
galahad reloaded
(15 saat)
haklısın
0
bay b
(14 saat)
Flört aşamasında yaşansa çok itici bulurdum bu durumu. Açık açık rahatsız olduğunuzu söyleyin veya imada bulunun bence. Veya siz de başka kadınların kıyafetlerine yorum yapın hesap sorarsa kendi yaptigi davranışi hatırlatın.
0
egerbiryolcu
(14 saat)
Aldatılacaksın

galahad +1 haha
-5
arbre
(14 saat)
"belki içten içe beğenmiyordur giyimimi, bu şekilde anlatmaya çalışıyordur diyeceğim, ama öyle bir durum yok yani." bence bu cümleyi bir daha gözden geçirin; cevap burada gibi duruyor. ya da tamamen aynı ürünü giyiyor olsanız dahi, belli ki size yakıştırmıyor.
ben sizin alınmanız bir yana konulursa, kızın modaya aşırı bir ilgisi olabilir gibi de yorumladım; size dokunuyor olabilir ama belki de gerçekten gayrıihtiyari, muhabbet olsun diye konuşuyor olabilir. bence kendinizden emin ve memnun iseniz ve bunun dışında iyi geçiniyorsanız "hee" diyip geçin.

ancaak olayın bu sıklıkla tekrarlanması ve sizin -anlaşıldığı kadarıyla- bu olaydan fazlasıyla rahatsız olmanız sebebiyle, en mantıklısı, "ayşecim, sen senin vitrinde ya da başkalarının üzerinde görüp bana beğeniyle gösterdiğin tarz, aslında benim tarzımla çoğu zaman aynı; ama bana hiç iltifat ettiğini görmedim :) giyimimle ilgili yapıcı önerin varsa, hem daha iyi giyinmek adına, hem de senin daha çok hoşuna gitmek^^ için memnuniyetle dinlerim" tadında ufak bir konuşma yapabilirsiniz diye düşünüyorum.
-3
lil siztah
(14 saat)
Benim de hoşuma gitmezdi. Konuşmayı denediniz mi? Gerçekten konuşunca bu tarz pek çok problem çözülüyor.

Ha konuşunca çözülmeyen bir ilişkim olsa, sürekli "aa şu kadının eteği ne güzelmiş" derdim sonra zaten ya fark eder düzelir ya kavga sonrası düzelir ya da düzelmez.
0
aguen
(14 saat)
Biraz kiz kiza muhabbete donmus sizinki sanki, hep boyle miydi. Konusmalarin iceriginden bagimsiz konsept sikintili.
0
mbond
(14 saat)
galahad +1

yol ver.
+1
summerjam0306
(14 saat)
eğlenilir, evlenilmez.

sevgilinize uzun vadeli bakmayın bence.
+1
mahmuttt
(13 saat)
Sizdeki duruşunu beğenmiyordur açık açık söylemek yerine başkaları üzerinden örnek veriyor olabilir.
Kıyafeti güzel gösteren şey fiziktir, markasından kalitesinden çok daha önemli bir etken fizik.
Beğenmiyor ve dikkat etmeniz için imalarda bulunuyor olma ihtimali yüksek.
Üstünüzde gördüğü bir şeyi başkasında ya da mağazada beğenip sizde fark etmemesi bu yüzden.
Gıcık olmakta haklısınız ben olsam ben de gıcık olurdum.
+2
mutekebbir
(12 saat)
tarzini begenmedigi acik, al karsina konus. ne ayaksin diye sor bakalim ne diyecek.
verdigi cevaba gore yorum yapariz..
0
cooperr
(10 saat)
Kız seni beğenmiyor. Yol yakınken vazgeç.
0
huladancer
(8 saat)
aldatılacaksın denmiş ama aldatmadığı ne malum. yol ver gitsin hocam.
0
thawne
(8 saat)
Insan sevdigine iki cift guzel laf etmeyecekse kime edecek? Sevdicegimden guzel sozleri sakinip elalemin adamina neden iltifat edip duruyorum? Insani mutlu etmenin en kolay yollarindan biri icten iltifatlar. Kaldi ki sizinki kiskanclik degil, bence daha cok gorulmemek ve onemsiz hissetmemekle ilgili.
Uc bes ok ama dediginiz kadar fazla ise enteresan. Hadi sevgilimin uzerinde begenmedim diyelim, bu sekilde laf sokmak cok kalp kirici.
Kadin kisisiyim, oyle kiskancliklarim, kendine guvensizliklerim yoktur ama bana hic iltifat etmeyip surekli ucuncu kisilere iltifat etse ne oluyoruz derim bi.
0
kassiopeia
(7 saat)
begenmedigin cevaplari tiklememen cok garip. komleks level 99.
su olayi bir de kizdan dinlesek keske.
0
Purple life
(7 saat)
(3)

Sifir motosiklet alacagim

optimistbakunin
Selam, satan bir bayi var bi yer var sifir uygun da fiyati taksit de yapiyorlarmis. Notere gidiliyor mu? Ne yapmak gerekiyor nelere dikkat edilmeli
Selam, satan bir bayi var bi yer var sifir uygun da fiyati taksit de yapiyorlarmis. Notere gidiliyor mu? Ne yapmak gerekiyor nelere dikkat edilmeli
0
optimistbakunin
(09.03.26)
gidiliyor tabii trafik sigortası yapılıyor ruhsat için notere gidiliyor sonra da şöförler odasına plaka için
plakayı alıp bayiye gidiyorsun takıyorlar sonra da yola çıkıyorsun
0
croswell
(09.03.26)
Alacağın bayi sana trafik sigortası ve plaka işlemlerini biz halledebiliriz diyebilir. Ancak bunun için sizden ekstra para isterler. Bunlar gözünüzü korkutmasın, çok kolay işler, kendiniz yapın derim. Yapacağınız şey şu;

Notere gidip ruhsat çıkaracaksınız. Orada sizi yönlendirecekler zaten. Ruhsatta plakanızın ne olacağı da yazacak. Sonra ruhsatla birlikte şöförler odasına gidip ruhsatta yazan plakayı yazdıracaksınız. Sonra da bu plaka ve ruhsattaki bilgilerle internetten kafanıza göre bir firmadan trafik sigortası yaptıracaksınız. Hepsi yarım günlük iş.
0
thracia
(09.03.26)
Ben moturu alırken ayağım kırıktı; bu sebeple satın almayı telefonla hallettim, parayı havale ettim, işlemler de için bayiye vekâlet verdim. Ekstra para istemediler, işlemler bitince de bi arkadaşıma teslim aldırmıştım.
0
lil siztah
(10.03.26)
(10)

Ofisteki sonu gelmeyen bakışma

meraklitursucu
10 aydır aynı ofiste çalıştığım, aramızda hep bir çekim olan beni görünce kitlenip kalan, toplantida yöneticisinin bana baktığını anlayacak kadar bariz ama somut bir adıma dökülmemiş bir adamla ilgili bir durum var. ​Birkaç ay önce bir gece dışarıdayken, yanımda oturup morali bozuk şekilde başkasıyl
10 aydır aynı ofiste çalıştığım, aramızda hep bir çekim olan beni görünce kitlenip kalan, toplantida yöneticisinin bana baktığını anlayacak kadar bariz ama somut bir adıma dökülmemiş bir adamla ilgili bir durum var.

Birkaç ay önce bir gece dışarıdayken, yanımda oturup morali bozuk şekilde başkasıyla mesajlaşırken, grubun çağrısına rağmen yanımdan kalkmadı. Ancak gecenin devamında sanki ben yokmuşum gibi davranıp başka kızlarla gülüştü. Flörtöz olduğundan falan bahsetti kaba bir şekilde.Bu olaydan sonra soğudum uzaklaştım ama o sanki o günden sonra yakın insanlarmışız gibi benimle muhabbet kurmaya çalıştı. Ben yoksaydıkça daha fazla göz temasi kurmaya çalıştı. İşten ayrılacağı netleşti, ben başkasıyla konuşurken yanıma geldi selamlaşma bahanesiyle elimi tuttu gözlerini kapatti ofisin içinde, sonra ise denk gelmemize rağmen konusmadik hiç. Dün işten ayrıldı.
​Veda anında herkesin içinde, daha önce hiç o kadar yakın olmamıza rağmen bana inanılmaz sıkı sarıldı. Yanımızdakilere hiç aldırmadı. Giderken de ortaya 'görüşelim' dedi ama özellikle dönüp bana baktı.

Bu adamın tavrı sadece bir veda duygusallığı mı, yoksa bir sorumluluk alamama ilişki istememe hali miydi?
-2
meraklitursucu
(07.03.26)
Bekle bakalım belki bir yerlerden yazar, öyle düşündüm. Sakın ilk sen yazma.
-1
Hallegadola
(07.03.26)
"... selamlaşma bahanesiyle elimi tuttu gözlerini kapatti..."

Çok tiyatral değil mi? Okuyunca çok saçma bir hareketmiş gibi geldi.

"... gecenin devamında sanki ben yokmuşum gibi davranıp başka kızlarla gülüştü. Flörtöz olduğundan falan bahsetti kaba bir şekilde.Bu olaydan sonra soğudum uzaklaştım ama o sanki o günden sonra yakın insanlarmışız gibi benimle muhabbet kurmaya çalıştı. Ben yoksaydıkça daha fazla göz temasi kurmaya çalıştı."

Ya ciddi ilişki düşünmüyor ya da bir kadına nasıl yaklaşacağını bilmiyor gibi.

Görüşüm: Allah kurtarmış.
+5
cosmicstring
(07.03.26)
tabiri caizse 'giderken ne götürebilirim' diye düşünmüş olabilir mi? anlattığınız sahne gerçekten düşününce biraz komik ve cringe. ne olursa olsun bana pek güven vermedi, üzer diye düşünüyorum.
+4
suicmeyenadam
(07.03.26)
@cosmicstring bana da garip geldi elini uzatınca tokalaşmak için deyip uzattim ama çok kısa bir an elimi tutup kafasını eğdi gozlerini kapatti reverans gibi. Nasılsa gidiyorum diyip cesaret mi geldi anlamadım. İhbar süresinde de denk geldik ama konusmadi. Ciddi ilişki düşünmüyor gibi geldi ama takılıp geçelim gibi bir aksiyonu da olmadı.
0
🌸meraklitursucu
(07.03.26)
Açık konuşucam, biraz da kaba olacak şimdiden kb: iş atayım, verirse takılırız diye düşünüyor. Ciddi bir ilişki falan aklında yok asla.
+2
huladancer
(07.03.26)
@huladancer takılmak içinde adım atmadı ki. Numaram bile yok, sosyal medya kullanmıyorum. Giderken iletişim kurardı en kötü. İlişki istemiyor takılmak istemiyor, ne diye 10 ay bana bakıp durdu?
0
🌸meraklitursucu
(07.03.26)
Kocaman yetişkin insanlar birbirinden hoşlanıyorsa gider baş başa bir çay kahve içer birbirini tanımaya çalışır böyle abuk hareketler yapmaz. Aklınızı karıştırmak istemiş başarmış gibi de duruyor.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Niyeti vardıysa bile, bir cacık olmayacak, ilkokul 2 seviyesinde hareketlere girmiş. Gelse bile şans verilecek tip değil şahsi fikrimce.
+1
lil siztah
(07.03.26)
Sana platonik. Mesaj at.
-4
arbre
(08.03.26)
Ciddi ilişki olmaz o adamla. Tek gecelik bir ilişki düşünüyor. Sakın bu hareketlerine aldanmayın. Ondan olmaz. Daha güvenilir birini bulun
-2
beyaztenlikiz
(08.03.26)
(3)

kedide mono protein tercihi (ileri derecede kedi icerir)

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
günaydin, elimizde cok yakisikli bir tekir beyefendisi var. 12.5 yasinda (41 kere masallah aliriz).son 4 aydir hic huyu olmayan bicimde mama seciyor. eskiden nefessiz, bogulurcasina yedigi mamalari mümkün degil agzina sürmüyor ki sikilmasin diye biz ona mamalari dönüsümlü verirdik. fark ettik ki ege
günaydin,
elimizde cok yakisikli bir tekir beyefendisi var. 12.5 yasinda (41 kere masallah aliriz).
son 4 aydir hic huyu olmayan bicimde mama seciyor. eskiden nefessiz, bogulurcasina yedigi mamalari mümkün degil agzina sürmüyor ki sikilmasin diye biz ona mamalari dönüsümlü verirdik.
fark ettik ki eger mama karisik etliyse, mesela üstünde ördek + tavsan yaziyor, asla yemiyor. ama verin sadece tavsan etli ya da sadece ördek etli mamayi tek basina gene nefessiz tüketiyor.
acaba yasla beraber karisik mamalar agir gelmeye baslamis olabilir mi? bu sebeple mono protein tercih ediyor olabilir mi?

bu mono proteinle beslemeyle ilgili de bir sorum var: gün icinde ya da hafta icinde baska baska konserveler acabilir miyim? mesela su an evde yaban hindili, at etli, geyik etli vs seklinde cesit cesit ama her konservede tek tip bulunacak sekilde mama var. sabah geyik etli konserve acsam, aksamina yaban hindisi versem sorun olur mu? ya da günlük bazda degistirsem? yoksa mesela tek yönlü beslenmesin ve yediginden sikilmasin diye yaptigim bu degisimi midesi rahatsiz olmasin diye daha uzun araliklarla mesela 5 günde - 10 günde bir falan mi yapayim?

cok tesekkür ederim simdiden.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.03.26)
Öncelikle maşallah 🧿
Benim yaşlı (sokaktan devşirme; göz ve çene ameliyatlı ve bacak ampüte, tahmini 13-14 yaş civarı) kedim için operasyonlar sonrası mama işini yeniden düzenlerken, veteriner, bu yaşlardan sonra ördek, geyik gibi ağır proteinli mamaları karaciğere yük getirebileceği; tavuğu da alerji ihtimalinin yüksekliği sebebiyle önermemişti. Böyle durumlarda somon’un en optimal içerik olduğunu söylemişti.

Kuru mamayı karıştırmak da, sık değiştirmek de genelde önerilmiyor. Ancak yaş mamayı farklı günlerde farklı aromalarda vermenizde bir sorun olmaz. Kedi kendi sıkılma belirtisi göstermedikçe çok kurcalamayın. Mamayla oynamak demek, ishale, kabızlığa, alerjiye zemin hazırlamak demek olabiliyor. Arkadaşlarımın tek tip kuru mama dışında hiçbir şeyi ağzına sürmeyen kedileri var; onlara çok özeniyorum.
+1
lil siztah
(07.03.26)
sizin 12 sene deneyiminiz var bilemedim bana vet doğru mu söyledi asla mama karıştırma dedi 4 senedir aynı mamayı kullanıyorum günde 1 yaş mama verdiğim için aromayı orda değiştiriyorum, siz 5 günde mama değiştirmekkten bahsediyorsunuz ben çok şaşkınım. internette okuduğum içeriklerde de hep aynı mama aynı marka devam etmek gerektiğiydi.
+1
eja
(07.03.26)
@eja, tasinmaya bagli olarak son 10 senede 4 veterinerimiz oldu. ben her veterinerlerimize ilk kontrolde nasil besledigimizi anlatmistim. bana hep böyle devam demislerdi.
gecen sene haziran'da gözünü aldirdik, o zaman beslenme de degisiklige gidip gitmememiz gerektigini sordugumda henüz gerek yok demisti simdiki veterinerimiz.
belki ekol farkidir? bazisi öneriyordur, bazisi önermiyordur?

kuru mamayi cerezlik olarak veriyoruz. gün icinde hep yas mama yiyor. mama türüyle alakali da olabilir. bilmiyorum acikcasi arkasindaki bilimi.
ama kendi tecrübemiz acisindan konusucak olursam simdiye dek herhangi bir sorun yasamadik. siz de degisiklik yapmak istiyorsaniz belki günlük degil de iki haftalik sürelerle farkli mamalarla besleyebilirsiniz?

sizin icin eger böyle beslemenizde sorun yoksa bence kurcalamayin :)
bizimki sik sik mama degistirmezsem sikiliyor ve yemiyor.
mesela bunu ben de yeni ögrendim: 800 gramlik konservelerin pisme süresi 400 gramliklara göre daha farkliymis, 200 gramliklar daha da farkliymis. bu sebeple mamada bulundugu konservenin gramajina göre tat degisiyormus. ayni marka, ayni mama, 200 ve 400 gramlik konserveden yiyor pasam, 800 gramdan asla, katiyen yemiyor. önceden yiyordu gene ama 4 aydir yemiyor. dah ayeni 40 konserve siparis etmistim ve siparisin geldigi gün yemeyi kesti. üstelik 800 gramlik konservenin birim fiyati 200 gramlik konserveye göre %30 daha ucuz ama neden yesin di mi? resmen paraya düsman bizimki. mottosu stay toxic.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.03.26)
(4)

Doktora programından kaydımı mı sildireyim yoksa TİK raporu vermeyip atılayım mı? Son 6 ayda danışman veya tez konusu değiştirmek mümkün olamaz herhalde?

santimantal
Süre 6 yılı geçti ve son 6 ayım kaldı.Yüzde 60 kadarını yazdım ve zor olsa da yine de bitirme ihtimalim var.Danışmanım son TİK raporunu onayladı ama çok sinirliydi ve çok ağır şeyler söyledi.Ben de bırakmaya karar verdim.Öyle bir insanla hiçbir sebep beni artık bir araya getiremez.Zaten çalışıyorum
Süre 6 yılı geçti ve son 6 ayım kaldı.
Yüzde 60 kadarını yazdım ve zor olsa da yine de bitirme ihtimalim var.
Danışmanım son TİK raporunu onayladı ama çok sinirliydi ve çok ağır şeyler söyledi.
Ben de bırakmaya karar verdim.
Öyle bir insanla hiçbir sebep beni artık bir araya getiremez.
Zaten çalışıyorum bir yerde, benim için hayati öneme sahip değil doktora.
Atılsam bile alanla ilgili araştırmayı ve yazmayı bırakmayacağım. Seviyorum.
Hatta başka bir üniversiteye bile başvurabilirim birkaç yıl sonra.
Şimdi bilemiyorum, acaba kaydımı hemen mi sildirsem, yoksa kendi haline mi bıraksam.
Bıraksam belki bir yıl sonra enstitüde alınan bir kararla silinecek, danışman devam ettiğimi sanacak.
Bir arkadaşıma anlattım; deli misin, dedi; bırakma, o kadar emeğin var.
Yoksa danışmanı mı değiştirmeyi talep etsem?
Yahut da danışmanı değiştirip yeni bir konuya mı başlasam? Bunun için zamanım yok sanırım, ama belki de süreyi uzatırlar mı öyle bir şey olsa?

Kaydımı sildirirsem ileride bir hak kaybına neden olur mu?
İleride belki aftan yararlanarak da dönüp bitirmek mümkün olabilir çünkü.
0
santimantal
(06.03.26)
Son Tik raporu da onaylandıysa savunmaya çıkmadan bir karar vermeyin.
Jüri üyelerinin de yorumlarını almanızda fayda var.
Başka bir hocanın son 6 aylık bir öğrenciyi danışmanlığına alacağını düşünmüyorum.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(07.03.26)
Bu noktada danışman değişikliği olmaz; çok geç kalmış olduğunuz gibi, enstitü bunu zaman kazanmak için yaptığınızı tahmin edeceğinden, zaten kuruldan onay çıkmaz. Bizde(itü) danışman değişikliği olunca otomatikman konu değişikliği de yapmak gerekiyordu hatırladığım kadarıyla ve değişikliği yaptığınız dönem için “süreden sayılmayan izinli” sayılıyordunuz. Yani ek süre derken, deadline’ınız bir dönem ileri atıyor gibi düşünebilirsiniz. Son 6 ayın içindeyseniz, mayıs sonunda beyaz cilt teslimi yapmanız gerekiyor; yapmazsanız, takip eden haftaki kurul toplantısında atılmanız onaylanacaktır. Bir seneyi bulmaz yani. Daha sonra aftan yararlanmak için atılmanız ya da kayıt sildirmeniz de farketmez, yine bildiğim kadarıyla. Afla dönecek olursanız, yeterlikten sonraki aşamadan, yani yeni bir danışmanla yeni bir konudan başlayacak şekilde süreci tekrar edebilirsiniz. Bu bilgilerin bir kısmı okuldan okula değiştiğinden, enstitünüzden teyit etmekte fayda var.

Ben savunmaya çıkın diyemeyeceğim; çünkü danışmanınız arkanızda değilse, jüriye çıkmanın pek bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Zira jüri de bunu bilecektir ve bu durumda tezi onaylamaları mucize gibi bir şey olur. Kısacası daha da moraliniz bozulduğuyla kalırsınız bence.

Ancak danışmanla arayı bi şekilde düzeltme ihtimaliniz varsa (ki şahsi önerim bunu zorlamanız), yazabildiğiniz kadarıyla savunmaya çıkıp, 6 ay düzeltme alarak tezi tamamlamak için o süreyi de kullanabilirsiniz (ben öyle yaptım). Hatta sonra enstitüye teslim aşamasındaki 1 aylık süreyi, danışmanın imzasıyla 2 aya çıkarmak da mümkün oluyor (mesela bu Yıldız’da da var); 2 ay da onu eklediniz mi, toplamda bir seneden fazla vaktiniz olmuş olur.
Başarılar dilerim.
0
lil siztah
(07.03.26)
Doktorada bu aşamaya kolay gelinmiyor. Yılların emeğini yakmayın. Hoca milletinin günü gününe uymuyor bazen. Çoğunun insan ilişkileri yerlerde süründüğü için ne dediklerini bilmeden konuşabiliyorlar. Siz alttan alın, bitirin.

Bu aşamaya gelmiş birinin ayrılması hocaya yazar. O da bunu istemez, ekstra deli değilse bitirmenizi ister. TİK raporunuzu onayladıysa, jüri toplayacaksa, çıkın, anlatın. Bazen jüri de hocayı mantıklı bir zemine çekebiliyor. lil'in dediği gibi savunma sonrasında uzatmak da mümkün.

Şunu da eklemem lazım: Hocanızın ağır konuşmasında haklı olduğu tarafların da olduğunu düşünüyorum. Son altı aya %60 bitmiş halde giren tezin yetişmesi pek kolay değil. Siz de sakince bir oturup hocanızın dediklerini düşünün. Dediğim gibi, bu aşamaya gelip bitmemiş tez hocanın karizmasına eksi puan yazar. O yüzden sizden daha stresli olabilir.

Tezi vermeniz için gereken makale, bildiri, vb. şartlar varsa, o da bitmediyse, altı ayda tamamlamanız imkansıza yakın. Bu şartlar tamamsa, ikiniz de sakinleştikten sonra tezin kapsamını tekrar düşünebilirsiniz belki. Jüri de kapsamın değişmesini kabul ederse %60 bir anda %80 olabilir.
0
cosmicstring
(07.03.26)
tamamen akademik dunyanin disinda biri olarak:
aptal saptal tartisma yasadigim biri icin o kadar emegimin bosa gitmesine razi olamazdim ben. elinizden geleni yapin yine ve hoca belki kirici olmus olsa da dediklerine kulak verin veya daha somut geribildirim isteyin?
Hic doktora yapmadim, akademik ortamlar nasildir bilmiyorum ama tez savunmasi yaparken sizin danismaniniz bence sizin yolunuza tas koymak istemeyecektir cunku danisani sizsiniz ve basarisiz olursaniz o da basarisiz olmus sayilacak (en azindan benim bakis acim bu sekilde)
0
kuehles blondes
(07.03.26)
(2)

Gömülü kırık diş

liberalhippi
Hafif gömülü kırık ölü dişin çekilmesi gerektiği ama çene cerrahının çekebildiği söylendi. Çok zor mu bu tür dişlerin çekimi.
Hafif gömülü kırık ölü dişin çekilmesi gerektiği ama çene cerrahının çekebildiği söylendi. Çok zor mu bu tür dişlerin çekimi.
0
liberalhippi
(06.03.26)
bildiğim kadarıyla doktorun onu çekmek üzere tutabilmesi için etrafını kesi ile açması lazım. genellikle gömülü yirmilik dişleri de böyle çekiliyor. kesi, dikiş, anestezi gerekme durumları için cerrah tarafından, çoğunlukla da klinik değil hastane ortamında yapılması önerilir. işlem sonrası ilk bir hafta ağrı olabilir ve enfeksiyon kapmaması için dikkatli olunması gerek; zorluğu bu.
+2
lil siztah
(06.03.26)
uyuşturduğu için hiç birşey hissetmeyeceksiniz. o sebeple hasta sadece biraz yoruluyor. iyileşmesi biraz zaman alıyor ama toplamda 2 günde falan toparlıyorsunuz.
+1
duyurukullanıcısı
(06.03.26)
(13)

Avukatlar gemileri yaktilar mi ?

die fetten jahre sind vorbei
Bu 1https://www.instagram.com/p/DVfyWEmCI8F/Bu 2https://t24.com.tr/gundem/istanbulda-milyonluk-vurgun-avukat-ile-polis-sahte-ihbarla-para-caldi,1298218Her gun bu sekilde haberler cikiyor, nerden geliyo bu cesaret ?
Bu 1

www.instagram.com

Bu 2

t24.com.tr


Her gun bu sekilde haberler cikiyor, nerden geliyo bu cesaret ?
+1
die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
yorumsuz
0
sivri sinek
(06.03.26)
konunun "avukatlar" ile ne ilgisi var yahu.

her meslekte olduğu ve olabileceği gibi; mesleğini, elindeki imkanları kötüye kullanıp çıkar elde etmeye çalışan 2-3 dolandırıcı. mesleği avukat olmuş, mühendis olmuş ne fark eder?
+5
kibritsuyu
(06.03.26)
Saka mi yapiyorsunuz siz :)

İstanbul barosundaki avukat sikayeti oranlarindan haberiniz yok sanirim, 2-3 derken komik oluyor.
+1
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
istanbul barosundaki avukat şikayet oranlarını nereden bileyim ben yahu?

sen istanbul fırıncılar odasındaki şikayet oranlarını biliyor musun mesela? fırıncılar da yakmıştır belki gemileri.

ya da tabipler odasındaki şikayet oranlarına baktık mı, bakmadım ama avukatlardan daha çok doktorlar hakkında şikayet vardır. ne yani şimdi doktorlar gemileri mi yakmış?

ya da ne gibi bir cevap bekliyorsun, he evet avukatlar gemileri yakmış açlıktan hepsi gırtlak olmuş, polisle anlaşıp dövizci soyuyorlar" mı diyelim?

avukattan ağzın yandıysa, haksızlığa uğradığını düşünüyorsan sen de baroya şikayet edersin, gerekiyorsa savcılığa suç duyurusunda bulunursun, gereği neyse yapılır.

bu nasıl bir genelleme?
+2
kibritsuyu
(06.03.26)
Gereken bir sey varsa zaten yapmisizdir. Hukuk ve tip etik degerleri olmasi gereken meslekler.

Ortada ciddi bi sorun varken o sorunu basit gostermeye calismak mantikli bir eylem degil "2-3" diyerek. Amaciniz nedir ?

Bu konu hakkinda oranlari bilmiyorum ama ben cevremdeki avukat arkadaslarimdan hic boyle usulsuzlukler gormedim dersiniz, bu mantikli bi yorum olabilir, ortada cok buyuk bi sorun varken, gelip hayir oyle bir sey yok, sadece birkac curuk elma bunlar diye olaya girerseniz, istatistik bilmediginiz bir konuda kafadan cumleler sallamis olursunuz.
-1
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
2-3 demekteki amacım, 2 tane link paylaşmış olman.

keza türkiye'de baroya kayıtlı 200 bin avukat var (google söylüyor). bunların içinde 100 tanesinin, 1000 tanesinin üçkağıtçı çıkması "avukatlar üçkağıtçıdır" şeklinde genellemek için yeterli değil. bunu diyebilmek için en az 100 bin tanesinin aynı davranışta bulunması lazım.

ama 100 kişi, 1000 kişinin üçkağıtçılığı için "2-3 avukatın yaptığı üçkağıtçılık" diyebilmek için yeterli.

senin avukatları itibarsızlaştırma çabanın sebebi nedir peki?

not: avukat veya avukat yakını değilim.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
Avukatlari itibarsizlastirmaya calisma tabiri, "2-3" demenizi acikliyor gibi.

Son gunlerde avukatlarin surecleri ile alakali cok fazla haber yayinlandi ve cevremdeki herkes avukatiyla sorunlu halde. Ornek olarak gozume batan 2 adet haberi ekledim.

Sureci basit gostermeye calismak yerine daha analizsel bi yorum yapsaydiniz tepkim daha farkli olurdu.

Direkt bi avukat ya da avukat yakini gibi girdiniz olaya.

Biri cikip gelip derse, ulkede sosyal curume var, paranin degeri kalmadi, insanlar legal sekilde zengin olma umidini yitirdi, boyle bir kaos olusuyor bundan dolayi, bu bi analizdir.

Siz mevcutta varolan bi sorunu yokmus gibi bi hale sokmaya calisiyorsunuz gibi geldi ama avukat degilim dediginiz icin konu uzamis olmasin yok yere.

Genel bi yorum almak icin acmistim basligi, cevresindeki durumu anlatsin diye buradakiler.

1 ay icinde adnan oktar i ziyaret eden 292 avukat olmus, bu bile inanilmaz bir sey.
0
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
1- Avukat sayısı artıyor ülkede:

2000: 41.744 avukat / 1625 kişiye bir avukat
2010: 70.430 / 1046 kişiye bir avukat
2015: 93.573 avukat / 841 kişiye bir avukat
2020: 143.330 / 583 kişiye bir avukat
2025: 206.678 / 425 kişiye bir avukat

avukatlar eskisi gibi para kazanamayınca saçma sapan işlere başvuruyor olabilirler.

2- ülke git gide, her şeyin yapanın yanına kar kaldığı bir ülke haline geliyor. hele hele avukatlar bunu senden benden daha iyi biliyor.

3- bu tarz haberler artık çok kolay yayılıyor.

4- ama "tüm avukatlar böyledir" demek de çok saçma olur.

5- ilk madde ile paralel bir şey daha var. eskiden üniversite sınavından yüksek puan alanlar hukuk okuyabilirken, şimdi para veren herkes okuyabiliyor.
+1
co2s2
(06.03.26)
sorunun ilk versiyonu bence de sıkıntılı. ikinci versiyonu yani "Genel bi yorum" kısmı için düşündüklerimi yazmak istiyorum.
bence "ülkede hukukun geldiği yer.." meselesinin yanı sıra, avukatlık mesleğinde de "nerde çokluk" durumu hasıl olmuş vaziyette.
çevremde ne kadar avukatla işi olan varsa, parayı alıp uzadıklarından, davayla ilgili hiç bilgi alamadıklarından şikayetçi. diğer yandan bir kaç forumda, genç avukatların çalıştıkları koşullarla ilgili bahislerine sık sık denk geliyorum; anlatılanlara göre bir kaç yıl tecrübeli avukatlara dahi asgari ücreti çok gören bir piyasa söz konusu. böyle böyle meslek yozlaşıyor belli ki. bu sebeple üniversite kontenjanların azaltılmasını doğru buluyorum. ayrıca bu sebeplerle bu yıl üniversitesite sınavına girecek ve hukuk fakültesi yazmak isteyen yeğenimi vazgeçirmek için çok dil döküyorum.
0
lil siztah
(06.03.26)
ben de diyorum ki niye özellikle avukatlar?

evet yasal yollardan para kazanma ümidi kalmayan buna yöneliyor, bu yüzden oluyor zaten. ama tekrar soruyorum, niye avukatlar? bu gerekçenin arkasına sığınıp her meslek kendi meşrebince üçkağıtçılık yapabilir. niye sadece avukatlar?

var olan bir sorunu yokmuş gibi bir hale sokmaya çalışmıyorum. böyle bir sorunu niye sadece avukatları itibarsızlaştırmaya çalışarak "gemileri mi yaktılar" şeklinde sormanız rahatsız etti. "mühendisler" diye sorsanız yine rahatsız ederdi.

"niye insanlar kendi mesleklerini düzgünce yapmak yerine böyle işlere giriyorlar, yürek mi yemişler" diye sorsanız hiçbir problem yoktu halbuki.

bana karşı çıkarken "ulkede sosyal curume var, paranin degeri kalmadi, insanlar legal sekilde zengin olma umidini yitirdi, boyle bir kaos olusuyor bundan dolayi" diyorsunuz da soruyu niye "avukatlar" diye özelleyip soruyorsunuz? onu da "insanlar" diye sorsanıza?
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
son gunlerde avukatlar uzerine cok fazla negatif haberin yayinlanmasi olarak belirttim size bu durumu.

adalet bakaninin bizzat, son 1 ayda 292 avukatin adnan oktari ziyaret ettigini aciklamasi da isin ciddiyetini gosteriyor zaten.

2 gun sonra farkli bi is dali icin haberler yogunlasirsa o konu icin de konusulabilir, olumlu ya da olumsuz.

planli bi organizasyon yapiliyor gibi bakilmasi olaya mantikli gelmiyor. dogaclama ilerleyen olagan hayatin icerisinde bir durum.

ulke geneline ozel bi konusma da yapabiliriz 2 gun sonra, spontane durumlar bunlar.

yine de konunun uzamasina gerek yok, ben dogaclama oldugunu acikladim, siz avukat degilim dediniz, gunluk hayatta olabiliyor bu tur seyler. belki planli bi organizasyon gibi algiladiniz, ama keske oyle algilanmasaydi.
0
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
Avukatım.

Her şeyden önce, "Avukatlar gemileri yaktilar mi ?" şeklindeki bakış açısı yanlış. Her meslek grubunda yanlış yapan insanlar olduğu gerçeğini atlamamak lazım. Avukatlar içinde de yanlış yapanlar var ancak bunlar tümüne oranla sayıca az, bunu bilmek lazım.

Bazı meslekler doğası gereği bazı yanlışları yapmayı kolaylaştıran unsurlara sahiptir. Avukat, hakim, savcı, parayla fazlasıyla iç içe olan meslekler (mali müşavir, banka çalışanı vs), gümrük personeli vs çok sayıda meslek sahibi, bazı suistimalleri çok kolay yapabilir pek çok diğer meslek sahibine göre.

Buradaki iki olayı ayırmak lazım birbirlerinden çok farklılar. Kişisel tecrübem çerçevesinde kısaca inceleyelim:

1. Bu olaydaki sorunun tek nedeni avukat değil. Müvekkil bahsi geçen adli kontrol kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Bu noktada mevcut avukatına gidip "Bu adli kontrolü kaldırın." demiştir. Avukatı bu yönde bir dilekçe vermiştir ve reddedilmiştir zaten. Müvekkil bu red kararından son derece memnuniyetsiz bir tutum takınmış ve sınırları zorlamaya karar vermiştir. Mevcut avukatına "Bu adli kontrol kararını kaldırın, gerekli bedeli bana söyleyin." demiştir. Mevcut avukatının bu taraklarda bezi varsa avukat bu meseleyi üstlenmiş, "Bu adli kontrol kararı kaldırılır ancak şu kadar masrafı olur." demiştir. Mevcut avukatının bu taraklarda bezi yoksa, müvekkillerin bazılarının çevresine sorarak bizlerin çantacı dediğimiz tipte avukatları bulma hızına inanamazsınız. Bu sefer de bu avukat "Bu adli kontrol kararı kaldırılır ancak şu kadar masrafı olur." demiştir. Burada bahsi geçen masrafın hukuken rüşvet olduğu açık, bunun tartışılacak tarafı yok. Bahsi geçen paranın avukatlık ücreti olmadığını biliyoruz. Zaten avukatlıkta (vekalet sözleşmesinde) sonuç taahhüdü verilemez, verilen sonuç taahhütleri geçersizdir. Çantacı avukat müvekkile "Araya bazı kişileri koyduk, 12 lira istediler, biz de 3 lira alacağız toplam maliyet 15 lira." derler. Esasında millete dağıtılacak para en fazla 10 liradır, hatta genelde daha azdır, çantacı buradan güzel vurgun yapar. Müvekkil birilerine rüşvet olarak verileceği inancıyla avukata para verir, avukat o parayı rüşvet olarak verir ya da vermez, rüşvet olarak verse dahi iş olur ya da olmaz, işte tam bu noktada kıyamet kopar. Bu olayda müvekkilin avukatı "Beni dolandırdı." demesi büyük ikiyüzlülüktür çünkü müvekkil bu parayı rüşvet olarak verilmesi için teslim etmiştir avukata. Özetle, ava giderken avlanma riski vardır. Bu müvekkil beter olsun, parasını kaptırmayı hak etmiştir. Çünkü bu müvekkile bazı avukatlar "Bak kardeşim bu rüşvet işleri senin düşündüğün kadar basit değildir, eline yüzüne bulaştırma riski her zaman mevcuttur, işler daha da sarpa sarabilir, iyi düşün öyle karar ver." der ama müvekkil işi rüşvetle çözeceğine öyle inanmıştır ki seni asla dinlemez. Özetle, burada sorun sadece avukatta değil, aynı zamanda müvekkildedir. Böyle bir olayda "Dolandırıldım." diyen müvekkilin yüzüne geçmiş olsun derim ama içimden "Beter ol, çok güzel olmuş." diye geçiririm.

2. Bu gerçekten büyük tezgah. Burada avukatlık mesleği cidden istismar edilmiş. Bu işlerin peşinde koşanlara avukat demiyoruz zaten. Yukarıdaki paragraftakilere de avukat değil çantacı diyoruz zaten ama 2 numaradaki gibi olaylara bulaşan tipler çantacı bile değil, organize suç örgütü mensubudur benim gözümde. Operasyon yapılan yerin dövizci olması anlamlı. Dövizcilerin bir kısmının suç gelirlerinin aklanması işlerine sıkça karıştığını biliyorum. Burada bence dövizci bu tip işlere karışmış olabilir, buna dair işin içindeki polisin elinde bilgi varsa tezgahı kurup avukatla birlikte işi yapmışlardır (Belki böyle bir durum yoktur, sadece dövizcideki nakit para stoğunun ne kadar olabileceğine dair bilgi almışlardır ve bunun üzerinden hareket etmişlerdir, böyle bir şey de olabilir). Avukatlık mesleğini böyle işlere alet eden tipler ne yazık ki var.

İki olaya karışan avukatların ruhsatlarının bence iptal edilmesi gerekir ama bence (tabi iddia edildiği gibiyse) 2 numaralı olayda avukatın yaptığı eylem bence daha ağır. 1 numaralı olayda da bir dolandırıcılık olduğu iddia edilebilir ancak rüşvet vermek de suç olduğu için müvekkil ben rüşvet için para verdim diyemiyor, beni dolandırdılar diyor.
0
10551037
(07.03.26)
eksisozluk.com

Yukarıdaki entryi okursan zaten nasıl bir meslek etiğine sahip olduklarını, tek(yegane) dertlerinin para olduğunu anlarsıın.
0
Caletti
(07.03.26)
(5)

Bacak- üst vücut oranı

michael_knight
Kendiniz ve sık görüştüğünüz insanlarla ilgili bunun farkında mısınız? Yani çok abartılı oransızlıkları demiyorum da en sık görüştüğünüz mesela 10 kişiden hangisinin bacak hangisinin üst vücudu daha uzun farkında mısınız?Hangisi daha iyi?
Kendiniz ve sık görüştüğünüz insanlarla ilgili bunun farkında mısınız? Yani çok abartılı oransızlıkları demiyorum da en sık görüştüğünüz mesela 10 kişiden hangisinin bacak hangisinin üst vücudu daha uzun farkında mısınız?

Hangisi daha iyi?
0
michael_knight
(06.03.26)
tanımadığım insanlarda bile çok dikkatimi çeker.
genelde erkeklerin belden altı kısa, kadınların ise uzun çevremde. zaten ortalama da böyle bildiğim kadarıyla. her durumda alt bölümün tadında uzun olması, estetik olarak daha iyi duruyor bence.
0
lil siztah
(06.03.26)
Üzerine düşünmediğim sürece çekmiyor dikkat. Ortalama üstü uzunsa leylek bacak olup olmadığı belli oluyor sadece.
0
Bruce
(06.03.26)
Benim bacaklar üst vücuda göre biraz daha uzun. Çevremdeki insanları gözümün önüne getirdiğimde uzun boylu olanların bacak boyları nispeten daha uzun.

Genel olarak üst ve alt vücut oranı eşit milletiz. Yabancıların 'lanky' dediği vücut bizde pek yok sanki.

Uzun bacak kadında daha güzel duruyor bence.
+1
yurtsuz john
(06.03.26)
hayir no idea.

hic dikkat ettigim bir sey degil.
0
Purple life
(06.03.26)
bir orantisizlik varsa dikkatimi cekiyor.
uzun bacak her turlu iyidir.
0
cooperr
(09.03.26)
(5)

evde parazit aşısı

hunharca ben
sevgili dostlar basit ve ucuz olduğunu düşündüğüm için 2kg olan kedime iç-dış parazit ''damla'' aşısını temin edip evde kendim yapmak istiyorum. siz ne alıyorsunuz, nerden alıyorsunuz? veteriner yaptığında ne kadara mal oluyor son güncel rakam varsa yazarsanız sevinirim.2ay da bir olarak düşünüyorum
sevgili dostlar basit ve ucuz olduğunu düşündüğüm için 2kg olan kedime iç-dış parazit ''damla'' aşısını temin edip evde kendim yapmak istiyorum.

siz ne alıyorsunuz, nerden alıyorsunuz?
veteriner yaptığında ne kadara mal oluyor son güncel rakam varsa yazarsanız sevinirim.
2ay da bir olarak düşünüyorum, tavsiyeleriniz varsa da yazabilirsiniz.
(tabletten formundan hoşlanır mı hiç denemedim)
0
hunharca ben
(06.03.26)
İç parazit hapı cok ufak. Veteriner ucu kıvrık ince bir makasla gırtlağına yakın bir yere bırakıyor, kedi hemen yutma durumada kalıyor ama kediye bunu yapabilecek misiniz, cımbızla falan yapılabilir, ben yaş mamaya atıp yedirdim ama doğru mu bu bilmem. Ense damlası en kolayı, yalayamayacağı bir yere, ensenin biraz yukarısı gibi yani kafaya yakın bir yere tüyleri aralayarak uygulanır. Evde yapiyoruz kolay, çok spesifik marka bilmem ama vetden alinca pahalıya geliyor. Sizi yapamayacağınıza ikna edip bir de uygulama ucreti kazanmaya çalışıyorlar, iyi bir petshoptan danışarak temin edip kullanın, tirnak kesme, göz damlası falan bunları da öğrendik, hepsi kolay ama zor tarafı kediyi kontrol etmek, onu halledince gerisi kolay.
0
covered
(06.03.26)
nexgard combo kullanıyorum, iyi bir ürün. sürekli zam geliyor. muhtemelen şu an 1000-1500 bandındadır. veterinerden alıyorum. alternatif olarak veteriner ecza deposundan da alabilirsiniz. (kedinin kilosuna göre ilaç kullanılması gerekiyor.) internetten veya petshop'dan ucuz ne olduğu belli olmayan ilaçları tercih etmeyin, kötü yan etkileri olabiliyor.
0
surprise
(06.03.26)
Sokaktakilere ilkbahar ve sonbaharda iç-dış bir arada olan ense damlasından yapıyorum. İstanbul’da Mısır Çarşısı’nın yanındaki petshop’lardan alıyorum. Bayer’in ürünü, kiloya göre fiyatı 500-700 gibiydi sonbaharda. Ama belirtmek gerekir ki bu kombine ürünler, özellikle iç parazit hapı kadar etken değil deniliyor.
Bir de internetten almak cazip gelebilir ama bilmediğiniz marka ve kiloya uygun olmayan damla almayın diye uyarayım; çok ölüm şikayeti okudum böyle, Allah korusun.
+2
lil siztah
(06.03.26)
iki ayda bir evde yapıyoruz biz de iki kedimize de. ancak hem iç hem dış parazit için olan damlalardan yapıyoruz haplardan değil. fiyatları son zamanlarda sürekli artıyor maalesef en son bir dozunu 1600 tl gibi bir şeye almıştım sanırım. her seferinde veterinerden alıyorum bu arada. internetten hiç almadım, güvenemem de. Bir de kilosuna göre değişiyor sizinki 2 kilo ise ona göre bir doz vermeniz gerekiyor. ama evde uygulamak gerçekten çok pratik oluyor, damla olduğu için zaten zahmetsiz ve kuzucuklar da veterinere gitme derdinden kurtulmuş oluyor. yalnız sanırım her iç-dış damlası o kadar kapsayıcı olmayabiliyormuş, biz veterinerin önerdiği ve geniş kapsamlı dediği (kendi de onu yapıyor zaten götürsek bile) bir markayı kullanıyoruz. Sağlıklı, mutlu ve uzuun bir ömrü olsun kediciğinizin :)
0
patlamis misir
(06.03.26)
kedin 2 kg ise yavrudur kendin parazit yapma biraz zaman geçsin hayvanın kilosu otursun o zaman gidip VETERİNERDEN ALARAK yapabilirsin, bu ilaçlar zehirdir yanlış bir doz kedini felç bırakır yanlış uygulama ile yalarsa ağzından köpük çıka çıka hastalanır veterinere yetiştirmen gerekir. bu ilaçlar kedinin durumuna ve kilosuna bakarak verilir, bir kere veterinerim gözleri hafif kızarık yapmayalım dedi yapmadık mesela paraziti.

basit bir olay değil bende 4-5 ayda bir kere veterinere giderek yaptırıyorum çocuk dışarı çıkmıyor evde ayakkabılar ortalık yerde değilse 2 ayda 1 çocuğu zehirlemeye gerek yok.

kendinize deneyerek iyi ve temiz veteriner bulun benim bölgemdeki hiç bir vet uygulama parası almıyor ayrıca muayene ediyorlar her parazitte sadece ilaç parası veriyorum
+1
eja
(06.03.26)
(12)

Parfüme en çok kaç TL verirsiniz?

arbre
5 bin TL verir misiniz? Bence çok değil ama gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?
5 bin TL verir misiniz? Bence çok değil ama gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?
-3
arbre
(05.03.26)
En son 8788 lira verdim bu ocakta
Parfüm koleksiyonu yapıyorum biraz (çok değil tabi binlerce olanlar var. Ben de 20-25 tane var heralde).
Kafamda max 200 olur herhalde 75-100ml için.
Geçen çok beğendiklerim hep çok pahali :/
Guerlain honey tobacco 335€ malesef.
Parfüm benim için hobi, o yüzden gereksiz görmem.
0
logisticsmanager
(05.03.26)
50 ml’si $350 bir parfüm almıştım. Pahalı olma sebebi artık regülasyonlar sonucu çoğu markette kullanılması yasak olan doğal malzemeleri içeriyor olması. Gerçek civet, misk, ambergris, oud gibi. Normal parfümlerde bu notalar gerçek değil, kimyasal taklitleri.

Ama günlük kullanmak için pahalı. Günlük parfümüm değil. Genelde decant alıp notaları tanımaya çalışıyorum. Onlar bile gidiyor uzun bir süre.
-1
antikadimag
(05.03.26)
Eskiden maaşımın hatırı sayılır bir kısmını parfüm için harcadığım olmuştu. Bugünün şartlarında 5 bine niche bir parfüm alınamıyor zaten. Alırsanız niche için beymen, designer parfümler için sephora’dan başka yerden önermem çünkü çoğu yer sahte satıyor.

Neyseki ben birkaç yıl önce arkadaşımın önerisi ile muadil parfüm satan creamia perfume markasını tanıdım ve orijinallik takıntımın gereksiz olduğunu fark ettim. Varsın şişe farklı olsun, içindeki parfümün orijinalinden farksız olduğunu bilerek istediğim kadar sıkabilmek gibisi yok. Keşke daha fazla çeşit çıkarsalar da onları da kullansam.
0
gradacion
(05.03.26)
250 usd
0
eileengray
(05.03.26)
ne kadar kazandığıma göre değişir, şu an kazandığımla vermem. bu arada o parfümlerin nasıl yapıldığını ve aşağı yukarı maliyetlerini biliyorum. kabaca söylemek gerekirse 250usd vediğiniz parfümün, parfüm olarak maliyeti 25usd'yi geçmez. verdiğiniz bedeller ambalaj ve reklama gidiyor.
-1
late viper
(06.03.26)
Tamamen bütçe meselesi, eskiden öyle bir para veremezdim, şimdi verebiliyorum. Güncel kullandığım parfümün freeshop fiyatı 140eur, Türkiye fiyatı 11k.

Benim psikolojik sınırım 250eur, daha üstünü parfüme vermem.
0
kimlanbu
(06.03.26)
5bin vermem, 4 bin de vermem, psikolojik sınırım 2 bin civarı heralde ama onu da vermem gibime geliyor.
+1
kumandanim
(06.03.26)
5 bin verilir ama üstü zor.
Benim kullandığım 3 bin bütçeme uygun olan sevdiğim koku bu.
Çok beğendiğim parfüm maalesef 50 ml 18 bin, asla vermem.
0
mutekebbir
(06.03.26)
eskiden orjinal parfüm alırdım ama saçma olduğuna kanaat getirdim, çakmacılar birebir aynı kokuyu tutturuyorlar. Orjinaline vereceğim paranın yüzde 25'siyle 3 tane çakma alıp eve, işe, arabaya koyuyorum birer tane, kalıcılığı az olması da umrumda olmuyor bu sayede.

Soruya cevap olarak maks 1000 diyorum.
-1
bobinhoo
(06.03.26)
kaç ml?
30 ml ise vermem.
90 ise verebilirim.
-1
elorelia
(06.03.26)
öncelikle "gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?" ne demek? "parfüme vermek gereksiz, o zaman bu 5 bin'le krem alayım, ona değer" gibi mi? 5 bin'im batıyor ve illa harcayacaksam, parfüme değer bence. çünkü sevdiğim kokuların bende uyandırdığı hisler çok hoş. sevdiğim ağır bir koku var; o sıralar kullanacak bi yerlere gitmiyorsam, bazen gece yatmadan önce sıkıp öyle uyuyorum, çok iyi geliyor.

benim psikolojik sınırım 5 bin lira civarı ama bu paraya iyi parfüm kaldı mı, emin değilim. free shop'ların fiyat olarak bir avantajı kalmadığından beri her geçişte parfüm almayı bıraktım açıkçası. zaten olanlar da min. 2 sene idare eder.
bir kimya mühendisi yakınımız parfüm işine girdi; bilinen parfümlerin kopyalarını yapıp satıyor. onun sayesinde hiç bilmediğim kokuları denemeye başladım. onda denediğim bir kokuyu çok beğendim; dedim bunun orijinalini alayım. Geçen yıl 60'lık orijinali 7 bin küsürdü; çok geldi ama değer dedim. sonra ilk yurtdışına çıkışta gider ve gelirken free shop'ta deneyeyim dedim; orijinal parfümün, mühendisin çakmasının yarısı kadar kalıcı olmadığını görünce almadım. mühendisten devam yani.
0
lil siztah
(06.03.26)
parfüm kadar balon bişey yok.
en iyisine 300 liradan fazla verilmez.

hepsinin yapılışı belli, kokuları ilk 15-20 dk ayrışıyor sonra bazı aromalar daha uçucu olduğu için sadece amber, baharatlı kokular dayanıyor.
zaten 5. dakikada burnun kokuya alıştığı için sen aynı koktuğunu düşünüyorsun.
-3
duyuruuser
(06.03.26)
(16)

Eksi duyuru hakkında.

kisa
Ya çok güzel olmadı mı? Bildirim işi de harika çalışıyor. Engelleme takip de şahane. Anket de geldi.Şimdi arabada bekliyorum da bir baktım takip ettiklerim renkli, istemediğim kişiler yok. Mesaj gelmişti bildirim geldioh valla
Ya çok güzel olmadı mı? Bildirim işi de harika çalışıyor. Engelleme takip de şahane. Anket de geldi.
Şimdi arabada bekliyorum da bir baktım takip ettiklerim renkli, istemediğim kişiler yok. Mesaj gelmişti bildirim geldi
oh valla
📊 Süper değil mi

Bu anket sona erdi. 30 oy kullanıldı.

-3
kisa
(05.03.26)
Android ve ios uygulaması da var.
+1
kibritsuyu
(05.03.26)
Engelleme özelliğini kullanıyorum sadece, diğerlerini ayarlamadım. Ben de yeni halinin daha iyi olduğunu düşünüyorum 👍
0
rock n roll
(05.03.26)
Çok güzel ama iOS uygulamasini göremedim.
0
unalub
(05.03.26)
peki compü'nün bunları yapması için neden claude++ beklendi?
-2
duyurukullanıcısı
(05.03.26)
benim uygulamada @beyinter’den istediğim bir şey var, onun dışında tabii ki süper.

geçen gün @ermanen bir cevabında bold yazabilmişti, onu nasıl yaptı çözemedim bir tek. hazır duyuru yeniliği konuşuyoruz madem, sorayım.
+1
eileengray
(05.03.26)
bir de compu maaslari zamaninda odese dadindan yinmeyecek.
bak martin 5'i oldu hala yatirmadi.
alo?
+3
cooperr
(05.03.26)
Olmadı.

Duyuru baştan aşağı berbat halde.
-2
yurtsuz john
(05.03.26)
ben şu cevap oylama işinin mantığının hatalı olduğunu düşünüyorum. cevap durduğu yerde duracaksa oylamanın ne anlamı var?
ilk çıktığı zaman, iyi oy alan cevaplar yukarı taşınacak, kötüleri ise aşağıda kalacak; böylece soruyu açtığımızda, en şükela cevabı en üstte olacak şekilde göreceğimizi hayal ediyordum. bu haliyle, bir kaç uyuz olunan kişiyi uyuz etmeye çabalama dışında hiçbir işe yaramıyor bence.
0
lil siztah
(06.03.26)
binlerce cevap olmadığı için bu bana hiç sorun gibi gelmedi doğrusu.
kendi adıma katıldığım cevaplara genelde oy veriyorum. zamanla yerine oturur muhtemelen
0
🌸kisa
(06.03.26)
bazen soru cevap, cevaba cevap şeklinde fikir alışverişi de oluyor. birisi doğru cevap verebilmek adına "şunu şunu nasıl yaptın" diye soruyor, soruyu soran da "şöyle böyle yaptım" diyor. öteki tekrar " o zaman şunu bunu yaparsan olur" diyor.

alınan oya göre cevapların yeri değiştiği zaman bu sistem çöker. soru bir tarafa, cevap bir tarafa gider. hem asıl soruyu soranın işi görülmez, hem okuyan üçüncü kişiler bir şey anlamaz. o yüzden cevapların yerinin değişmesi bence doğru bir yöntem değil.
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
@kibritsuyu, öyle olunca "soru içinde diyalog" diye cevaplar silinmiyor mu? zamanında onlarca cevabım bu şekilde silindi zira. mesela bu da silinebilir yani, acele cvp! :D
0
lil siztah
(06.03.26)
arkadaşlar yanlış anlıyorsunuz. silinen şey soru içinde, soruya ve cevaba katkısı olacak diyalog değil. o hiçbir zaman silinmedi. elbette ki fikir alışverişi yaparsınız, o nasıldı böyleydi şu nasıldı şöyleydi, o zaman böyle yapmalısın falan bunlar silinme sebebi değil, hiç olmadı.

silinen şey soruya ve cevaba herhangi bir katkısı olmadan diyaloğa girmek, geyik yapmak, tartışmak, kavga etmek vs.

gerçi onu da yumuşattık artık. kavga gürültü, hakaret, atışma, tartışma olmadığı sürece teşekkür etmenizde, sohbet etmenizde de artık bir problem yok.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
yanlış anlamak değil; eskiden buna hiç müsamaha yokken, artık "yumuşatılmış" belli ki dediğiniz üzere. "hiçbir zaman" da demeyin; çünkü duyuru nick'imle yazarken böyle belki elli tane cevabım silindi zamanında.

örneğin ben bir deneyimle ilgili bir soru sordum; diyelim ki, bir güzergaha ilk kez gideceğim ve atıyorum "hangi araçla daha kısa ve rahat olur?" diye soru açtım. tatmin edici bir cevap aldım ya da alamadım. sonra o olayı ben deneyimlediğimde, başkalarının ihtiyacı olabilir diye, soruma cevap şeklinde deneyimimi ekledim. bunların hepsi istinasız silindi mesela ve bence duyurunun mantığı adına çok yanlıştı. artık yapılmıyorsa çok doğru karar bence.

soruya cevap: olmadı :)
-1
lil siztah
(06.03.26)
soru: "x kebapçısına hangi yoldan gideyim, a yolundan mı gideyim, b yolundan mı gideyim?"

cevap: "ikisi de değil c yolundan git en kolay orası." (bu silinmez).

cevap: "x kebapçısına gitme, y kebapçısı daha iyi."
cevap: "üstteki saçmalamış, z kebapçısı dururken."
cevap: "arkadaşlar kebap mı kaldı bu devirde suşi yiyin."
cevap: "paranız çok galiba evde yiyin."
(bunlar silinir, sorulan şey restoran tavsiyesi, yemek tavsiyesi değil, güzergah. ha ben olsam bugün siler miyim bilemedim, sanırım soruyu soran rahatsız olmadığı sürece silmem).

soruyu soran: "arkadaşlar hiçbiri değil, d yolunu kullandım en rahatı oymuş cevap verenlere teşekkürler." veya "@bilmemkimin dediği gibi c yolunu kullandım, teşekkürler @bilmemkim." (bu da silinmez.)

soruyu soran: (herhangi bir bilgi vermeksizin) herkese teşekkürler. (bu eskiden silinirdi, artık silmiyoruz).
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
açıklamanız iççin teşekkür ederim. ancak madem konuşuyoruz, netleştireyim:
"soruyu soran: arkadaşlar, ["hiçbiri değil" opsiyonel] d yolunu kullandım en rahatı oymuş. ["cevap verenlere teşekkürler" opsiyonel](bu da silinmez.)
bu gibi onlarca cevabım silindi, net. dilerseniz nick'imi vereyim, inceleyin. bu beni zamanında çok sinirlendirmişti; sorduğumda, "sıradan hepsi ispiyonlandı, silmek zorundayız" denilip geçilmişti.

soruya cevap: bellki :D
0
lil siztah
(06.03.26)
Baştan aşağı kötü buluyorum. Text yapı gitti. Bu kadar görsellik ve boşluk çok fazla. Anlamsız renklilik.
-1
baldan kaymak
(06.03.26)
(3)

Turist rehberliği okunur mu?

ayağiniza gelen overlokçu
Yaş 38 . Esnafım, boş zamanım oluyor ve en büyük hobim istanbulun tarihi yerlerini gezmek ve istanbula gelenlere gezdirmek.Turist rehberliği okunur mu ? Haftada 1-2 gün yapmak ve ek gelir elde etmek istiyorum..İngilizcem iyi 2-3 aylık çalışma ile tarih anlatabilecek kıvama gelirim. Ek gelir olarak i
Yaş 38 . Esnafım, boş zamanım oluyor ve en büyük hobim istanbulun tarihi yerlerini gezmek ve istanbula gelenlere gezdirmek.
Turist rehberliği okunur mu ? Haftada 1-2 gün yapmak ve ek gelir elde etmek istiyorum..İngilizcem iyi 2-3 aylık çalışma ile tarih anlatabilecek kıvama gelirim. Ek gelir olarak istanbul turlarında , gölge rehber veya normal rehber olarak günlük ne kadar getirisi olur?
Sevgiler saygılar
+2
ayağiniza gelen overlokçu
(05.03.26)
işim gereği rehberlere çok yakınım
rehberlik okunur bence çok keyifli anlatmak da güzel olur ancak ingilizce rehberlikte pek para yok almanca ispanyolca japonca gibi diller daha çok kazandırıyor.
ancak bu işte ne kadar farklılaşırsan o kadar iyi kazanırsın

ayrıca tripadvisor airbnb gibi yerlerde de deneyimler satabilirsin.
0
croswell
(05.03.26)
Pandemi sürecinde rusça için istanbul'da maaşlar 900 dolaresti. Kalacak yerin olurdu. İşe müthiş vakıf olman beklenmiyordu. Rehberlik okumayanlar bu işi yapmasınlar diye izini, kartı, şusu busu vardı. Bugün için dolar enflasyonuyla fiyatları %20-30 arasında yükseltmek gerek ama vatandaşlar maaşlarında enflasyon kadar artış yaşamamıştır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.03.26)
ek bilgi olarak, sadece okumanın yetmediğini söyleyeyim. bölgelere göre ücretli sertifika gezilerine katılıp, sınavlarını da geçmek gerekiyor. eğitimin açılması, sınavın açılması-geçilmesi vs eklerseniz, düşündüğünüzden uzun ve masraflı bir süreç olabilir; bu detayları araştırın derim. ayrıca lisans mezuniyetiniz varsa, bazı okullarda tezsiz yüksek lisans olarak da okuyabilirsiniz.
0
lil siztah
(05.03.26)
(7)

Doa kozmetik kaliteli mi?

garavel
Çok uygun fiyata ürünler satıyor, ve çok kaliteli olduğunu iddia ediyor. Twitterda baya etkileşimi vs varmış. Ben yeni keşfettim nasıldır bu marka ?Kaliteli kendi üretimi ürünler mi yoksa merdivenaltı fason mu?
Çok uygun fiyata ürünler satıyor, ve çok kaliteli olduğunu iddia ediyor. Twitterda baya etkileşimi vs varmış. Ben yeni keşfettim nasıldır bu marka ?

Kaliteli kendi üretimi ürünler mi yoksa merdivenaltı fason mu?
-1
garavel
(05.03.26)
şampuanları kaliteli diyebilirim. ama uygun değil bence fiyatları. son zamanlarda çok arttırdılar. bulaşık tableti yapacağız diye çıktıkları yolda şampuan çeşitlerine ağırlık verdiler.

ayrıca ürünleri taze yaptıkları için sipariş verdikten ürünlerin ulaşması için beklemek gerekiyor.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.03.26)
arap sabununu beğenmiştim evde hayvan olduğu için alıyorum
0
eja
(05.03.26)
Birçok ürününü beğenerek kullanıyorum. Kaliteli
-2
kel aynak kusu
(05.03.26)
Zamanında aldığım niacinamide ve hyaluronik asidi su gibi olduğu için bir daha alışveriş yapmadığım firma.
0
ekimoloji
(05.03.26)
Süslüsözlük’teki yorumları ürünlerin iyi olmadığı yönünde. Şahsen hiç denemedim.
0
lil siztah
(05.03.26)
Yoo hiç de uyguna satmıyor hatta başkasının 30 ml'e sattığı ürünleri aynı fiyattan 20 ml olarak satıyor, bu bile tokatçı bi firma olduğunu gösteriyor, ayrıca sahibinin yandaş olması ve bir anda nasıl olduysa patır patır mağazalar açmaya başlaması da buradan alışveriş yapmamak için yeterli nedenler.
0
kizil karga
(05.03.26)
Doğal diye bir iki kez almışlığım var. Ürünler pek bir işe yaramıyordu bence. O yüzden tekrar almadım. Sonra yandaş olduğunu öğrenince daha da çok almadım.
+2
inawen
(07.03.26)
(2)

kanal tedavisi sonrası beyaz renkli dolgu.

alpduez
kanal tedavisi oldum ama amalgam dolgu yerine beyaza yakın bir malzeme kullanıldı. iki gün sonra tekrar randevum var ancak işlem görecek başka dişlerim de var. o yüzden bu dolgu geçici mi kalıcı mı emin olamadım.(1- kompozit dolgu, 2- kanal tedavili diş)(git: https://hizliresim.com/zm6bkkf)
kanal tedavisi oldum ama amalgam dolgu yerine beyaza yakın bir malzeme kullanıldı. iki gün sonra tekrar randevum var ancak işlem görecek başka dişlerim de var. o yüzden bu dolgu geçici mi kalıcı mı emin olamadım.
(1- kompozit dolgu, 2- kanal tedavili diş)

(git: hizliresim.com)
0
alpduez
(04.03.26)
fotoğraftaki dolgu, idareten yapılmış 'çocuk dolgusu' olarak tabir edilen yumuşak malzemeye benziyor. düzeltilmemiş olması da buna işaret ediyor. kanalda aksi bir durum olursa sökmesi kolay olsun diye bunu yapmışlar; bir süre sonra kalıcısını yaparlar büyük ihtimalle.
0
lil siztah
(04.03.26)
Geçici dolgu bu. Cila bile yapmamış zaten. Normaliyle değiştirecek bir sonraki gittiğinde. Bu arada o dişinle sert birşey yeme. Çok güçlü bir malzeme değil.
0
nuevo
(04.03.26)
(14)

özel sağlık sigortası prim ödemesi

kibritsuyu
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bil
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.

lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bilgilerimizi, son kullanma tarihi ve cvc koduyla birlikte yazıp mail atacakmışız.

ya diyorum sene 2026 olmuş. bas bas bağırıyorsunuz kimseyle paylaşmayın, telefonda söylemeyin. 200 liralık yemek siparişi verirken telefona kod falan geliyor. banka şifremi 3 ayda bir daha önceki 5 şifremle aynı olmayan sayıyla değiştiriyorum. güvenlik güvenlik diye kıçınızı yırtıyorsunuz. ama ödeme almak için benden kredi kartımın tüm bilgilerini kağıda yazıp mail atmamı mı istiyorsunuz? diyor ki sistemimiz böyle.

acenteniz yok mu diyorum, gideyim, pos cihazından taksitle çeksin? yokmuş. ya bir insan evladı da mı yok, mail order yapıyorsa bile alsın kartımı sisteme girsin? o da yok. ne o? 2026 yılında kağıda yazıp mail atacağım. kimin göreceği, nerelere gideceği belli olmadan gezip dolaşacak. yoksa sigorta yaptıramıyoruz.

evet soruyorum 2026 yılında bunun daha güvenli yolu yok mu? adamlar ısrar ediyorsa bunu şikayet edebileceğim üst merci neresidir?

edit: sanal kart oluşturup onun numarasını vermek, ek kart çıkarttırıp onun numarasını yazmak gibi yöntemler olduğunu biliyorum. ama sorum o değil. güvenlik güvenlik diye kıçlarını yırttıkları sistemde hala böyle ilkel bir tahsilat yöntemi kullanılıyor olması, bu yüzden benim ek kart, sanal kart vs çare aramak zorunda kalmam normal mi?

bana "şifrenizi 3 ayda bir daha önce kullandığın 5 şifreden farklı bir sayıyla değiştirmek zorundasın", "alışverişinde 3d secure kullanmak zorunludur" diyen, güvenlik güvenlik diye benim burnumdan getiren sistem, koskoca sigorta şirketine "tahsilatını yapmak için pos cihazından şifreli işlem yaptırmak zorundasın", "128 bit bilmemneyle şifrelenmiş sistem ile kart çekimi yapmak zorundasın" diyemiyor mu?
-2
kibritsuyu
(04.03.26)
limitli sanal kart açıp onun bilgilerini vermekten başka çözüm gelmedi aklıma.
ben ve kızım da aynı şekilde tssliyiz. eşimin maaşından kesiliyor mesela. kredi kartıyla vs bi alakaları yok.
0
elorelia
(04.03.26)
Şikayet et kkvk ya görelim sonucu.
0
anon1m
(04.03.26)
Senden bunu isteyen muhtemelen eşinin çalıştığı yerin muhattap olduğu acenta, genel merkezlerini aramayı denedin mi?

Eğer şirkette bu haktan fayadalanacak eş sayısı çoksa birleşip eşinin şirketine taşıyabilirsiniz konuyu, onlar görüşür çözerle.

Eğer eş üzerinden ciddi maddi avantaj sağlıyorsa hiç uğraşmam sanalkart bilgilerimi verir geçerim, zaten bütün bilgilerimiz var kasmıyorum o kadar
+1
ebeş
(04.03.26)
tamam ben aklı çalışan, teknoloji kullanmayı bilen, ödeme için güvenli yok oluşturmayı başarabilen bir adamım.

ama tekrar okuyalım ne dedim? "ödeme için güvenli yol oluşturmak". ödeme için güvenli yol oluşturmak benim görevim mi? olması gereken tahsil edecek kişinin "tahsilat için güvenli seçenek sunması" değil midir? kredi kartım var diye internet bankacılığı da kullanmak zorunda mıyım? kullanmayı bilmiyor olamaz mıyım? yaşlı, engelli, veya dümdüz salak olamaz mıyım? güvenli tahsilat yolunu bana parayı alacak olanın sunması gerekmiyor mu?
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
sigorta sektörü için yapılan, tckn/vkn ve kartın ilk 8 son 4 hanesi ile ödeme alma imkanı var ama sahada kullanıldığını hiç görmedim.
+1
inheritance
(04.03.26)
@inheritance'nın bahsettiği yöntemle sanal kart kullanarak "sencard acıdabem sigorta" da ki iki adet poliçeyi bu ay yeniledim.
Senin durumunda olsam genel merkeze bu durumu sorardım, buna benzer bir altyapıları var mı yok mu yoksa acente uğraşmak mı istemiyor belli olur.
0
sealth
(04.03.26)
mail orderdan bu kadar korkmayın sürekli yaptığımız bir şey. ayrıca kredi kartında fiziksel çekilmeyen her işleme itiraz edildiğinde anında işlem iptal edilir ve geri ödeme yapılır. yani bankalar bu konuda kullanıcıyı fazlasıyla koruyor. o yüzden imzalı form olmadan kimse sizin karttan bir şey çekmez.
0
gercekdunya
(04.03.26)
sanal kart +1
evet mail order hala kullanılıyor çokça sigorta işlemlerimi bende aynen bu şekilde yapıyorum senelerdir.

katılmadığım kısım; şüpheli işlemde öyle hemen çekilen tutar geri alınmıyor 500 tl için ben 3 ay uğraştım en sonunda kartı kapttımda geri verdiler.
0
eja
(04.03.26)
mail order'dan korkmuyorum. kredi kartı bilgilerimi kağıda yazıp tanımadığım birine mail atmaktan çekiniyorum. "telefonda hiçbir bilginizi sormayız, kesinlikle kart bilgilerinizi telefonda kimseye vermeyin", "kendini polis savcı olarak tanıtan kişilere kart numaranızı vermeyin" diye içişleri bakanlığı'ndan mesaj alıp da allahın sigortacı personeline kart numaramı yazıp göndermemin mantığını anlamaya çalışıyorum. savcıyım diyene güvenme, sigortacıyım diyene güven.

tek sigorta işlemim bu değil, trafik sigortam var, kaskom var, dask var. sigortacıma gidiyorum, kartımı veriyorum, 10 taksit yapıyorum diyor, yap diyorum. kart numaramı bilgisayarına giriyor, telefonuma şifre geliyor, onaylıyorum, kartımı geri veriyor. kağıt yok, kürek yok, mail yok, yaptığı işlem telefonuma gelen şifre ile onaylanıyor, kendi bilgisayarında numaramı saklamış olsa bile şifresiz işlem yapamaz.

ama ben tanımadığım adama kart numaramı niye yazıp gönderiyorum ya. ona güveneyim, o mailin geçtiği yol ne olacak? ne kadar güvenli bir yoldan gidiyor ki? ona da güvenmiyorum, adamın bilgi işlemi de okuyacak o maili. ne bileyim aradaki mail server'ındaki adam da okuyacak, servis sağlayıcının server'ı neyle şifreleniyor bilmiyorum ki.
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
Soru soranın muradı ile verilen cevaplar çok mu uyumsuz, bana mı öyle geldi?

Uygulanmayan kurallar kargaşasında bir sigorta şirketi kafasına göre takılmış. Başka bir şirkete geçme olanağınız da olmadığına göre sineye çekeceksiniz gibi duruyor.

Uğraşılmaz bunlarla.

Pek kullanmadığın bir bankadan bir sanal kart üret ver bunlara. Sadece çekececekleri günde limit yükle olsun bitsin.
+1
Mirket
(04.03.26)
evet işte bende diyorum ki kullanıcıdan mail order formunu aldık. onu bizim satıcı görüyor. danışma görüyor. ofis boy görüyor. muhasebe görüyor ve en son finans görüp işlemi yapıyor. yani o numaranın elden ele dolaşmasından hiç bir sakınca yok. banka seni fazlasıyla koruyor. işlem itirazınız olduğu anda o işlemi iptal ederler. ve o işlemi yapan firmadan işlemin doğru olduğuna dair ispat isterler.

bunun çok reklamını yapmıyorlar çünkü alış veriş yapıp yapıp hatta restoranda yemek yiyip ödeme yapan sonra işlem itirazı ile iptal ettiren çok kişi var. biliyorsunuz ki biz ahlaksız bir toplumuz. şifreli işlemler aslında kullanıcıyı değil işyerini koruyor anlayacağınız.

bu yüzden o elinizdeki kredi kartı numarası bir sır değil. öyle yada böyle korumanız gerekmiyor. yukarda bir arkadaşın da dediği gibi avrupada bu tarz form ile ödeme yapmak çok yaygın.
+1
gercekdunya
(04.03.26)
Tüm sigorta acenteleri böyle çalışıyor bildiğim kadarıyla.
Tamam haklısınız ama eşinizi, eşinizin şirketiyle ilişkisini, şirketin acentesi ile ilişkisini bozacak hareketler yapmayın.
+2
michael_knight
(04.03.26)
bu konuda yüzde bir milyor haklısın. mail order formu bilmem ne diye diye acentelerin ellerinde trilyon tane kredi kartı bilgisi oluyor. ıvır zıvır sigortalarımı yaptırdığım acentedeki arkadaşla WhatsApp yazışmama bakmıştım bir kaç sene önce, bir dolu kredi kartı resmi göndermişim.

bunun yerine online bir mail order formu oluştururlar, kredi kartı bilgilerini o sayfada girersin. kimse görmemiş olur.

ya da doğrudan online bir ödeme sayfası olur.
+1
co2s2
(04.03.26)
benim sigortacı da iki yıl önceye kadar böyle çalışıyordu; mail yoluyla sanal kartımın tüm bilgilerini yolluyordum mecbur. iki yıldır telefonla tuşlama ile yapıyoruz; bu bilgiler gerektiğinde aktarıyor; ben tuşluyorum, sonra tekrar ona dönüyor arama. daha güvenli yolu bu. ancak anlaşılan sizin firma biraz geride kalmış.
0
lil siztah
(04.03.26)
(6)

Flörtlerinizde fail hikayeleriniz alınır

gabe h coud
Birine fit diyeceğime "çok sıkısın" demiştim. Kafa gitmiş, chicken translate gibi bir şey olmuş. Ne sıkı, nerem sıkı falan diye terslemişti. Sıkısın ne abi. Aşka doğru yelken açarken bir anda alabora olmuştum :))Aklıma geldikçe yazarım.Güno bu arada. Gününüz güzel geçsin.
Birine fit diyeceğime "çok sıkısın" demiştim. Kafa gitmiş, chicken translate gibi bir şey olmuş. Ne sıkı, nerem sıkı falan diye terslemişti. Sıkısın ne abi. Aşka doğru yelken açarken bir anda alabora olmuştum :))

Aklıma geldikçe yazarım.

Güno bu arada. Gününüz güzel geçsin.
-5
gabe h coud
(04.03.26)
Lise yılları. Bir kız var çok beğenirdim ve sonunda çıkmaya baslamisiz. Ama kız kilo almış yani.
Arkadaşa yazayim derken karşımda oturan kıza "bu kız da kilo almış oğlum" yazmıştım.
+2
logisticsmanager
(04.03.26)
20'li ve en hızlı zamanlarımda internetten tanıştığım bir kızla buluşmaya gittim. Fotoğraflarındakinden en az 10 yaş daha yaşlı görünüyordu, dilimin kemiği olmadığından "fotoğraflardaki kardeşin miydi" demiştim ahahgkasjdhfgj
+1
kimlanbu
(04.03.26)
Biriyle flörtleşip devam etmemiştik. Benim orada kalacağım kesin değildi falan... Aradan baya zaman geçtikten sonra tekrar karşılaştık, oturduk bir yere güzel geçti. Çaldırayım da kaydedersin dedi. Çaldıramadı, engellemişim swh. Bozuldu haliyle. Tuhaf bir durumdu o an, içimden bir yandan kendime püh suratına diyorum, bir yandan utandım, bir yandan ne desem bilemedim... Olmadı tabi.
+1
akhenaten
(04.03.26)
yüksek lisans ders döneminin sonlarındayken, aynı sıralarda üç arkadaşım (ikisi aynı sınıftan, biri de önlisanstan ama o sıralar yeniden iletişime geçmiştik; o da başka okulda yüksek lisans yapıyordu) bir yerlere davet etmişti. bölüm alanım dışında olduğundan tez konusuyla fazlaca boğuştuğum için sanırım, algılarım son derece kapalıydı; pek anlam verememiştim. yani şöyle; derse girip çıkıyoruz, herkes çalıştığı için normalde muhabbet de fazla değil, ayrıca hiç de ekstra ilgi falan göstermemişler..
ben bunların benimle flört niyetinde olabileceklerini, hepsi 3-6 ay içinde buldukları ilk kızla evlenip yurt dışına taşındıklarında anladım. hani evlenme niyeti olan kızlara derler ya, okuldan bulmaya çalışın, sonra zorlaşacak.. işte tam da onu yapmaya çalışmışlar :)
-1
lil siztah
(04.03.26)
X flörtle gittiğim yeri y flörtle gitmişim gibi y'ye anlatmışlığım birden fazladır. Geçen şurada içtiğimiz kahve... diye başlayan cümlenin boş gözlerle bakışma sonrası ulan bu değil miydi yoksa aydınlanması büyük fail.
B12 ve nörolojik sıkıntılarım vardı kınamayın...
+1
Bruce
(04.03.26)
Direkt flörtümle aramızda geçen bir şey değil ama garip bir hikayemle karşınızdayım.

Bir tane kızla flört halindeyim üniversitenin ilk senesi. Üçüncü kez görüşüyoruz sanırım. Öğleden sonra taksimde buluşup ikişer bira içtik, sohbet muhabbet derken sağlı sollu şakalarımla sersemlettim kızı. İlk defa o gün öpüştük. Güzel yani pozitif gidiyor her şey.

Akşam dağıldık, ben de bir tane arkadaşımla buluştum ama bunun yanında başka bir arkadaşı daha var tanımadığım. Neyse tanıştık o arkadaşla da merhaba merhaba. Naber naptın muhabbetleri sırasında hani bir buluşmadan geldiğimi bildiği için, kızla nasıl gidiyor, kız ne yapıyor, nerede okuyor muhabbetlerine girildi.
Verdim ben de yüzeysel, temel bilgileri ve serice konuyu geçelim istiyorum doğal olarak. Arkadaşım ama yani ben başka bir muhabbete geçmek için her hamle yapacağımda yeni bir soru soruyor. Her şeyi bilmek istiyor manyak mıdır nedir. Olum napıcaksın ya bir tane insan işte, bırak normal boş muhabbetimize geri dönelim dimi? Yok.

Bu sırada ben daha 2. soruda bunun yanındaki arkadaşında bir gariplik sezdim. Vücut dili kademeli olarak değişiyor. Adam ağzımdan çıkan her bir kelimede konuya daha dikkat kesiliyor. Bu duruma da ayrıca uyuz oldum. Ne alaka diyorum kendi kendime ama neticede tanımam etmem, üstünde durmadım.
En sonunda bu eleman konuya dahil oldu. Hem de yani zart diye lafın arasına girdi ve kızın adını sordu. Şu an hikayeyi hatırlayınca tekrar şaşırdım o noktaya kadar nasıl isim telafuz edilmemiş acaba. Söyledim kızın ismini. Herifin şekli şemali bir garip oldu. Bir hal geldi buna uçan adam sabri gibi. Ben dedi bi telefon görüşmesi falan filan bir şeyler geveledi, uzaklaştı bizden.
Ben de boşluktan faydalanıp, arkadaşıma sallıyorum "olum sen nüfus memuru musun ne her boku soruyorsun" falan ama bir yandan da diğer elemanı kesiyorum. Arkadaşıma dedim ki "bu çocuk" dedim, "ne iş lan böyle garip garip bana?". O da anlam veremedi.
Haha hihi derken çocuk bi 3-5 dakika sonra geldi.

Terleyen bıyıklarının arasından aşırı ciddi bir sesle "siz x ile nerede tanıştınız?" diye sordu. "Hayırdır neden?" dedim. Herif "o benim eski sevgilim" dedi lan.
Masaya o an çok derin bir sessizlik çöktü. Bu mahçubiyeti yaşayan bilir arkadaşlar. Müthiş boktan bir durumun ortasında bulduk 20sine merdiven dayamış 3 kişi kendimizi. Birbirimize ve yere baktık bir süre.
En sonunda sessizliği yırtan o soru geldi. "Ne zamandır görüşüyorsunuz?" dedi. Takdir edersiniz ki bu soruya cevap vermek, ersoy'un tabiriyle mayın tarlasında vals yapmak demektir.
Haliyle ben misilleme yaparak, "siz ne zaman ayrıldınız" diye sordum.
"1 hafta önce" dedi.
Hassiktir dedim ya. Tüh dedim yani.

Çok meraklı arkadaşım, mateme bulanmış yıkılmış arkadaşını aldı ve gittiler. Ben de kızla bir daha görüşmedim.
Hikayem bu kadar teşekkürler.
+2
cay koy geliyorum
(04.03.26)
(2)

Motosikletin göstergesinde arıza başladı, nasıl çözebilirim?

hadi ya la
Mondial Turismo 50 sahibiyim, geçen hafta yakıt göstergesi yanıp sönmeye başladı, birden depo full olmasına rağmen bir çubuğa düştü. Kullanırken aniden full, yarım depo, bir çubuk olarak değişiyor. Benzin aldım, yine değişmedi. Üstüne bir de elektronik gösterge tamamen kendini kapatıyor ve yolda gid
Mondial Turismo 50 sahibiyim, geçen hafta yakıt göstergesi yanıp sönmeye başladı, birden depo full olmasına rağmen bir çubuğa düştü. Kullanırken aniden full, yarım depo, bir çubuk olarak değişiyor. Benzin aldım, yine değişmedi. Üstüne bir de elektronik gösterge tamamen kendini kapatıyor ve yolda giderken motoru yeniden çalıştırıyormuşum gibi reset atıyor. Benim çözebileceğim bir durum mu, yoksa servise mi götürmem lazım?
0
hadi ya la
(22.02.26)
şamandıra arızasına benziyor. servise gidin.
+2
lil siztah
(22.02.26)
türkiyenin en dandik motoru mondial. elektronik göstergesi bozulmuştur. servise git.
0
mikahakkinen
(22.02.26)
(11)

Kadinlarin reglken oruc tutamadigini biliyor muydunuz?

floydian
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
-8
floydian
(20.02.26)
evet küçüklükten beri biliyodum
0
jelly bear
(20.02.26)
Bu bilgiyi hangi bağlamda bildiğiniz önemli. Dinen yasak diye mi öğrendiniz yoksa regl döneminde bazı kadınlar oruç tutamayabiliyor şeklinde mi öğrendiniz?

Dinde öyle bişey yok çünkü.
-7
yaren
(20.02.26)
Tutamazlar ama Ramazan' dan
sonra kaza ederler .
Bu halleri geçtikten sonra ise kılamadıkları Namazları da kaza etmezler .
Dinen hüküm böyledir.

Erkeklerde de bazısı rüyalandığı zaman orucun bozulduğunu sanar ama bu durum oruç tutmaya mani değildir.
0
diyecevaplandı
(20.02.26)
bilmiyodum su an ogrendim. 19:12'de.
0
koela
(20.02.26)
tutamadığı değil de, istiyorsa tutmayabilir diye düzeltelim. kendini iyi hissediyorsa tutmasında engel yok. iyi hissetse de isterse tutmayabilir; böyle bir izin ve kolaylık var diyelim.
0
lil siztah
(20.02.26)
Ben küçükken, yanımda kadınlar konuşurlardı. Öyle öğrendim.
Hatta bir kadın, "kirlendim de o yüzden oruçlu değilim" demişti.
Kirlenmek (!)
Regl olan kadının kirli görülmesi fecaat.
Zaten bazı âlimlere göre dinde böyle bir şey yok. Regl olan kadın camiye de girebilir, oruç da tutabilir, namaz da kılabilir diyen var.
+1
pro9it9is9
(20.02.26)
dinin böyle bir hükmü olmamakla birlikte, emevilerden sonra böyle olmuştur.
+1
klassno
(20.02.26)
biraz geç öğrenmiştim.

esasen ben kadınların ergenliğe girdiğinde bir kez regl olduklarını ve sonra bittiğini sanıyordum. 20 küsur yaşında bir kadının 'reglim oruç tutamıyorum' dediğine kulak misafiri olunca oha lan bu yaşta yeni mi giriyo ergenliğe demiştim.
0
yurtsuz john
(20.02.26)
Kız çocuklarının oruçla ilgili öğrendiği ilk şey olabilir. Aslında tutulur deniyor ama genellikle tutulmuyor.
0
sekizdokuzon
(20.02.26)
@pro9it9is9
Burada insanlar arasında söylenen " kirliliği " dini manada anlamak gerek (hadesten taharet, necasetten taharet gibi )
Bahsettiğin o bazı âlimler(!) herşeyde sınır tanımadan güya genişlik tanıyorlarsa o halde dinde yenilik adı altında reformist ve modernist, hatta oryantalizm akımına kapılan kim oluyor ? İşte bunu anlamak imkansız hale gelir .
YouTube da karşımıza çıkan ve her daim ayetlerden konuşan bazı kimselerin ne bozuk , hatta vehhabi kafalı olduklarını bile anlıyoruz çok şükür.

@klassno
bak o sevmediğin Emevilerden önce daha neler var ? Hüküm en baştan verilmiş zaten . Kaynaklara dikkat et :
kurul.diyanet.gov.tr

En azından:
- emeviler zamanındaki fukaha yerine ben kendi halime bakmadan nasıl bu kadar kolay fetva veriyorum?
diye düşünmelisin biraz.
Emeviler dönemini eleştirmek yerine, 1800lerden itibaren oryantalizmden beslenen kimi reformist ve protest ilahiyatçıları incelemen gerekli.
-2
diyecevaplandı
(21.02.26)
Tutmasının yasak olması değil, tutmama gibi bir imkanı olarak biliyorum. Bunu ne zaman nerede öğrendiğimi hatırlayamam.

Bunu ramazana oruca çok yabancı olmayan, kadın erkek herkes bilir.
0
lazor
(22.02.26)
(4)

Smoothie blender almak istiyorum hangisini alayım?

ekimoloji
Çok büyük olmayacak plastik ürün bakıyorum ancak çoğunun plastiği kalitesiz. Kaliteli orta halli bir şey arıyorum.
Çok büyük olmayacak plastik ürün bakıyorum ancak çoğunun plastiği kalitesiz. Kaliteli orta halli bir şey arıyorum.
0
ekimoloji
(20.02.26)
Arzum şeyk end teyk
+1
artıküyeolmakistiyorum
(20.02.26)
Vestel mix&go.
Biri büyük, biri orta boy iki kabı var. Çok ideal ve kullanışlı bir alet.
+1
lil siztah
(20.02.26)
Vestel Mix & go +1
Etrafımda ben dahil 4 hanede var, senelerdir kullanıyoruz. Herkes çok memnun
+1
hakmut
(21.02.26)
vitamix tabiiki aga
0
holy biblo
(21.02.26)
(12)

Kullanılan otomobilin dışarıdaki imajı hk.

administ
Biraz da iç dökme gibi olacak. Son zamanlarda çok ilginç tepkilerle karşılaşıyorum. Kullandığım arabadan kaynaklı olarak bir küçümsenme söz konusu. En son dün iş arkadaşım senin o arabayı kullandığını görünce inanamadım dedi bana. Ne alakası var sonuçta beni A noktasından B noktasına götürüyor dedim
Biraz da iç dökme gibi olacak. Son zamanlarda çok ilginç tepkilerle karşılaşıyorum. Kullandığım arabadan kaynaklı olarak bir küçümsenme söz konusu. En son dün iş arkadaşım senin o arabayı kullandığını görünce inanamadım dedi bana. Ne alakası var sonuçta beni A noktasından B noktasına götürüyor dedim ama canımı sıktı. Kim görse sen hala bu arabayı değiştirmedin mi falan diyor. Ben de takıntı haline geldi bir yere gittiğinde biraz uzağa park ediyorum. Şimdi arabayı değiştirsem biliyorum ki yine bir kulp bulacaklar ama bu insanların neden bunu takıntı haline getirdiklerini anlamadım.
+5
administ
(19.02.26)
Micra miydi
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Citroen c3
0
🌸administ
(19.02.26)
mutevazi olmak OK. herkes gidip havali bir araca binmek zorunda degil.
ama mutevaziligin ucunu kacirirsan kotu.
arabayi, gelirini ve toplum icindeki pozisyonunu bilmeden yorum yapmak zor.
-2
cooperr
(19.02.26)
sizinle tamamen aynı düşüncedeyim. güvenli bir araba olması yeterli. küçümsemelerden etkilenmezdim çünkü benim için bir anlamı veya karşılığı yok. siz memnunsanız takmanıza gerek yok bence.
+2
eileengray
(19.02.26)
bir arkadaşımın çok eski, dökülen, sanayiden çıkmayan bir arabası vardı. yaşadığı şehirde herkes çok tehlikeli araba kullandığından ve arabasını hiç güvenli bulmadığımdan, sürekli değiştirmesi yönünde uyarıda bulunuyordum (aramızda darılma gücenme olmaz, çok yakınız). bir gün iş arkadaşlarıyla birlikte bir yere gideceklermiş; bu arabası sebebiyle basıp gidemediğinden geç kalmış, arkadaşı da laf sokmuş. benim senelerce ısrar ettiğim şeyi, bu laf üzerine yarım günde çözmüş; aynı gün peşin para sıfır suv almış. bunun üzerine de ben laf soktum gerçi :)

sözün özü, güvenlik zaafiyeti falan oluşturmuyorsa, elalemin ne dediği bence hiç önemli değil. arabayla falan statü kasan, gitsin az ötede kassın; şahsen hiç sallamam. milletin malını diline dolayan en hafif tabirle işsizdir. ancak sizin canınız sıkıldığı gibi, bir de uzağa park ediyormuşsunuz. dolayısıyla bu durum hayatınızı zorlaştırmaya başlamış gibi görünüyor. öyleyse değiştirin gitsin derim.
+4
lil siztah
(19.02.26)
kimin ne dediği umrumda bile olmaz. hatta öyle küçümseyici yaklaşanlarla ben de dalga geçerim. bizim düldül ayağımı yerden kesiyor. işimi görüyor de geç. otomobil üzerinden size presitij yükleyene de küçük görene de he de geç.
+1
exlibris
(19.02.26)
sadece sehir ici kullanimda kucuk olmasi iyi,
ama uzun yolculuklarda c segment rahat oluyor,

kullanim ihtiyaclarinizi dikkate alin,
boş verin kimin ne dedigini,


cebinde para olmayip,
eşyalar ile kendini tatmin eden
tedaviye muhtaç oluyor.
0
designer
(19.02.26)
maalesef ülkemizde böyle bir gerçek var ve bence de tabii ki çok yanlış. ancak istisna da olabilir misal eğer araç işinize/gelirinize etki edecekse göz önünde bulundurulabilir. yani patronsanız, küçük bir işletme vs yani kendi işinizi yapıyorsanız karşı tarafa mesaj verme niteliği taşıyor, alacağınız hizmet veya karşı tarafın vereceği özeni/ilgiyi artırıyor. yalnızca ülkemizde de değil var böyle bir olay. he ama basic düzende manasız bir olay, memnunsanız memnunsunuzdur. yani size hizmet etmeyecekse kafanıza takmayın.
+1
awlmi
(19.02.26)
İnsanlar canları eleştirmek istediğinde her şeyi eleştirirler, suçlamak isteyince her konuda suçlarlar, dedikodu öyle her şeyde öyle. Bence sen kendine bak ben niye bunları ciddiye alıyorum de. Çünkü asıl sorun senin etki altında kalman, istedikleri kadar konuşsunlar önemli olan onların istediğinin değil senin istediğinin olması ve senin isteğinin de onlara göre değil, hiçbir etki altında kalmadan senin hayatının ihtiyaçlarına göre şekillenmesi. Bilseler ki senin fikirlerini değiştirebiliyorlar, herkes seni ne hale getirir bi düşünsene, diyelim ki çok zengin oldun, herkes sana nasıl üşüşür, bi hayal et. Bence değer vermemeyi veya verdiğin değeri azaltmayı öğrenmek seni en iyi şekilde yaşatır.
+2
yaren
(19.02.26)
Ben de benzer durumdayım. İnsanlar uğraşmayı bırakacak diye araba almak çok mantıksız. İhtiyaçlarınızı karşılıyor, gerekli güvenlik paketleri halen çalışır haldeyse bence gerek yok.

Ben uzun yol yorgunluğu olmasa ve bagajı yetse İstanbul’da B sınıfı araca hastayım. Her yere giriyorum. Park etmesi kolay. Muazzam bir avantaj.

Takma yani kafana.
+1
jackyr
(19.02.26)
ahaha benim araç da biraz küçük görülüyor. ama gülüp geçiyorum çünkü tanıdıktan aldım o aracı değiştirince, ben de ilk gördüğümde niye bu arabayı kullanıyor ki diye garipsemiştim. yıllarca yurt dışında yaşadı orada iyi araçlara da bindi, daha iyi araçlara alışıktı burada da bütçesi daha iyisine yeterdi, ki hybrid corolla aldı şimdi.

garipsesem de bişey demedim, ilk izlenimim biraz olumsuzdu ama hafiften araç hakkında konuşunca hep övgüyle bahsetti. işini gören uygun fiyatlı sorunsuz masrafsız bi araç olduğundan memnundu. ablasının ısrarıyla değiştirdi biraz :) çocuklar da var diye yeni model daha güvenli bir araç olsun diyip ikna etti, bu 2010 model.

araba boşa çıktığında benim hiç araba alma niyetim bile yokken bunu ben alsam ya dedim :D ilk izlenimim negatif olan bu araç şimdi 5 aydır bende, alıştıkça ben de ısındım. ve kendisine de hak vermeye başladım, yetiyor işte gündelik şehir içi kullanıma. arabaya çok para bağlamaya değecek bi kullanımım yok, bunun 10 katına bi araba alsam yapacağım aynı ulaşımı yine yapıyorum. kendi fiyat aralığı için en iyi araçlardan biri.

(bkz: geely mk) benimki dış görünüşten değil de markadan dolayı, çoğu kişi bilmediğinden ve sadece bu aracın varlığını bilenlerin gözünde de ucuz araba olduğundan biraz küçümsenme durumu var. burada bile ufak bikaç sorunuyla ilgili duyuru açıp sorduğumda sat geç o arabayı uğraşma diyenler oldu :D ki sıkıntıları kullanıma engel ciddi şeyler değil, ben takılıyorum. o problemle 5 yıl kullandı eski sahibi, sensör arızası var muhtemelen elektrik tesisatından ve teorik araştırmaya göre sadece şase kablolarını güçlendirmek çözebilir gibi görünüyor.

5 aydır sadece 1 gün kullanmadım aracı, bi problem çıkarmadı, şimdilik beklentimi karşılıyor benim.
bi boşta yattığından aküyü değiştirmem gerekti, 1 ay akü değişene kadar marş problemi yaşadım takviyeyla çalıştırdım ama araçtan kaynaklı arıza değil, onun dışında filtre yağ antifriz değişimi gibi periyodik işleri yapıldı. gerisi keyfi harcamalar oldu, yeni android auto teyp vs.
0
konetsu
(19.02.26)
araba ülkemizde bir statü aracı. hatta telefon da bir statü aracı.
iş arkadasının bunu demesi saçma, çünkü onu ilgilendiren bir durum değil.
eğer ticaretle uğraşıyorsan araban iyi olmalı, çünkü karşı tarafa kazancının iyi oldugunu, onda parasının kalmayacağını göstermeni sağlıyor.
eğer iş yerinde çalısan bir beyaz yaka isen terfi almanı bile sağlayabilir. çünkü patron eski arabalı birisinin şirketi kötü temsil edeceğini düşünür.
garip ama gerçek bunlar.
ama eğer yukarıdakilerle alakan yoksa arabayı değiştirmene gerek yok.
+2
abelardo
(20.02.26)
(10)

Bu iki hırkadan hangisi daha sıcak tutar?

norules
Ürün bilgileri;1- %61 Pamuk %39 Poliester 2- %85 Pamuk %15 Poliester Gemini 1, Chatgpt 2 diyor. Sizce peki?
Ürün bilgileri;

1- %61 Pamuk %39 Poliester
2- %85 Pamuk %15 Poliester

Gemini 1, Chatgpt 2 diyor. Sizce peki?
0
norules
(18.02.26)
Polyester daha sıcak tutar ama daha sağlıksızdır. Pamuk yüksek ısırıyorum vermez ama vücudun ısısını muhafaza eder etmesine, polyester kadar uzun sürmez, fakat sağlıklıdır.
0
muhayyer divan
(18.02.26)
1. Daha sıcak tutar.
Sagliksizdir demek için kriter lazım. Polyester hava almaz sıcak tutar ama terkeyeceksen terli olmuş olursun. Pamuk, terleyince terini emer ama habalanmazsa üzerinde kalmış olur yine. Sağlık kısmına çok takılma. Mont olduğu için hava alması zaten sinirli olacaktır.
Yani sağlıksız kısmı sadece terli kalmakla ilgili.
iç çamaşırı alırken tabi polyester alma ama mont gibi bir şeyde çok takılma.
+1
kisa
(18.02.26)
@kisa Kapüşonlu ve çok da kalın durmayan hırka tipleri bu arada, onu da eklemiş olayım.
0
🌸norules
(18.02.26)
pamuğa nazaran polyester; ama sağlıksız bir sıcaklık verir. sıcaklık önemliyse yün karışım bakınız.
+1
lil siztah
(18.02.26)
Mantık aynı, polyester olan daha sıcak tutar ama nefes aldırma oranı düşüktür.
kriterin hangisi daha sıcaksa polyester planı çok olan
Ama ihtiyacın nedir ona göre karar ver. Baharlık bir şeyse pamuk oranı yüksek olan daha rahat olabilir vs. Bir de oranlar öyledir ama iki farklı üründe kumaşın kalınlığı farklı olabilir.
deneyip bak.
0
kisa
(18.02.26)
1
0
koela
(18.02.26)
pamuk sıcak tutmaz, kat kat lahana gibi giyinsen de tutmuyor.
canını sevdiğim sentetikleri sıcak tutar.
chatgpt niye öyle demiş anlamadım.
0
parka
(18.02.26)
sentetikler sicak tutabilir ama kasinti yapip rahatsizlik verir, gereksiz terletir.
0
turkuaz
(18.02.26)
yun hırka alin pamuk degil
0
oscar
(19.02.26)
polyester. polar dedigimiz sey polyesterden yapiliyor zaten. pamuk nefes alir, havayi tutmaz o nedenle yalitim icin cok iyi degildir.
0
antikadimag
(19.02.26)
(18)

Düşüyor mu böyle?

dawsonscreek
Dikkatimi çekti 1-2 tane tip var burada, alakalı alakasız her soruda maddi durumunu anlatıyor. Pahalı arabaları, çiftlikleri, milyon dolarları olduğunu; yıllık gelirinin dolar bazında 7 haneli olduğunu falan sıkıyor. “Tüm gün duyuruda takılan” bu “milyoner” delikanlılara, düşüyor mu gerçekten? Ben a
Dikkatimi çekti 1-2 tane tip var burada, alakalı alakasız her soruda maddi durumunu anlatıyor. Pahalı arabaları, çiftlikleri, milyon dolarları olduğunu; yıllık gelirinin dolar bazında 7 haneli olduğunu falan sıkıyor.
“Tüm gün duyuruda takılan” bu “milyoner” delikanlılara, düşüyor mu gerçekten? Ben aslında çok fakir olduklarını ve bir çeşit savunma mekanizması ile kendilerini motive etmeye çalıştıklarını düşünüyorum.
Bu tipler tek benim dikkatimi çekmiyordur, sizce?
+8
dawsonscreek
(18.02.26)
Kimmiş onlar ya.

(bir eksinizi alırım. ben de verdim. hayvan, nasıl bilmezsin kimmiş)
-34
gabe h coud
(18.02.26)
Bence düşüyordur. Düşmese yıllardır aynı personada takılı kalmaz, dikkat çekmek için farklı şeyler denerlerdi.
+4
sekizdokuzon
(18.02.26)
Öyle olsa bir kere düşer, sonra adı çıkar bir daha düşmez.

Ya hiç düşmüyor
Ya düşüyor ve adam doğru söylüyor
Ya da düşse de dönüp bakmıyor.
Beni rahatsız eden maddi durum duyuruları sadece kötü olanlar.
+4
kisa
(18.02.26)
gerçekte fakir olduklarını sanmıyorum bahsedilen rakamlar imkansız, olmayacak uçlarda değil. birşey düşürmeye çalıştıklarını da düşünmüyorum. ama çoğu insan gibi mutsuz ve eksik hissediyorlar. çıktısı da gerçek hayatta dışarıya atamadıkları düşünceleri burada aktarmak oluyor.

birkaç tane amerikada yaşayan varlıklı kişi gördüm. amerika profili için 2-3 iyi araba, çiftlik sahibi olmak, milyon dolarlık servet çok ekstrem bir durum değil. 20-25 yıl orada yaşadıktan sonra. türkiyedeki hayat ile maddi anlamda bağlar kopar. aradaki farkı göremezler.
+4
orpheus
(18.02.26)
ekşideki dertleşecek veritabanı threadi altına bakarsan anlarsın. ekşici her yerde ekşici amk. tüm geceleri browser refresh etmekle geçiyor.
+4
plastic_angel
(18.02.26)
Bilerek borc istiyom bende onlardan. Hic tınmıyorlar. Caka satarken iyi, sizin kendinizi övmenizi seyrediyoruz ya. Tazminatimizi verceksiniz.
+5
ırene adler
(18.02.26)
benim şahsen tanıdığım ve geçmişte burada takılan ama gerçekte olduğundan çok farklı şekilde kendini sunan birkaç kişi var.

ama buradan birşey düşmez bence. çok kapalı bir topluluk. eskiye göre entelektüel seviye de çok düşük.
+1
michael harddd
(18.02.26)
Ben bitanesinin eski duyurularina baktım adam kredi kartından 500 lira fazla mı ne kesilmiş onu nasıl alırımin sorunu açmıştı :D

Engelledim o tipleri tavsiye ederim
+1
mirty
(18.02.26)
olta atmadan balik tutamazsin, vira bismillah.
burdan tanisip evlenenler var bildigimiz kadariyla, kismet bu isler.

obur taraftan benim tanidigim gercek anlamda aileden zenginlerin hicbirinin ortamda cikip ben zenginim, su kadar param var boyle arabam soyle yatirimim var sirkette pozisyonum bu cart curt diye caka sattigini gormedim duymadim.

bu biraz "new money" sendromu gibi. ilgiyle takip ediyoruz, eglenceli.
+6
cooperr
(18.02.26)
geçen de söylendi ama bu zenginleri ben farkedemedim.. kimmiş kimmiş? 0.o

ancak bir tane entelektüelite yalancısını yakaladım. doktoralı, kadrolu, danışmanlık yapan birine b.k atıyor; bunları salt karizmayla elde ettiğini iddia ediyordu. kıskanma diyince alınmış; ben ondan iyi eğitimliyim diye çemkirmişti. sonra anlaşıldı ki, kendi daha doktoranın d aşamasındaymış; iyi eğitim dediği de.. neyse aynı seviyeye inmeyeyim :)

edit: haha seviyeye gel! :D yansıtma yapmayınız lütfen :)
0
lil siztah
(18.02.26)
Düşüyor
0
Bruce
(18.02.26)
benim dikkatimi çekmedi ama her kör satıcının bir kör alıcısı vardır.
0
parka
(18.02.26)
Hahahahahahha ne koymuş benim çok iyi doktoranın d seviyesindeki eğitimimin doktoralı birinden daha iyi olması durumu. Dünyanın en iyi üniversitelerinden birinde yapılmış iki yükseklisans ile allahın unuttuğu bi yerdeki sadece tez verilerek yapılmış yükseklisans+doktorayı bir tutmazsın normalde.

Neyse ben de senin kıskançlık seviyene inmiyim. Kudur hahaha

Edit: Seviyem de seviyem. Allah ayırmasın.
-2
tiredofwaiting
(18.02.26)
bu dediğin tipler kim, düşüyor mu bilmiyorum ama ciddi ciddi maddi durumu iyi olan, kadınlarla arası iyi olan biri gelip burada veya sözlükte reklam yapmaya çalışmaz.

yıllar yıllar önce bi sözlük zirvesine (sözlükçülerin buluşması) gitmeyi planlanmıştım. limon diye bir zirve sitesi vardı. katılacaklar listesine baktığımda senin dediğin gibi sözlükte aslan kaplan kesilen bir tipi gördüm. merak ettim bu tip nasıl bir şey.

taksim'de bir cafedeydik. bu bebe gelince yakasındaki karttan tanıdım. ama tipi görsen karikatür. sitede oturan basketbol seven kıvırcık ergen irisi gibi bir tip. ayrı ayrı masalarda oturan kadınlara kuyruğu titrete titrete yaklaşıyor, kadınlar bunu sallamıyor, yüz vermiyor, sittiri çekiyor. sözlükte kaplan, reelde tarla faresi.

gerek sözlükte, gerek burada, böyle aslan kaplan kesilen tipleri reelde görsen çok eğlenirsin. :)
+4
tabudeviren
(18.02.26)
Ben alakali alakasiz her konuda maasini yazan en az bir kisi biliyorum burada.Isin ilginci Turkiyede de calismiyor :)
Nedenini ben de bilmiyorum
+2
turkuaz
(18.02.26)
o değil de dawson öldü geçen gün. üzgünüm bayağı bi :(
+4
suyin
(19.02.26)
İsim vermeden birbirinize sallamayın söyleyin biz de bilek ayıp oluyor dedikodunun tadını alamıyoz
0
kullaniciadimvar
(19.02.26)
Bu memleket ne dolandırıcılık hikayeleri gördü. Elbet denk gelen birkaç bir şey olmuştur.

Ama beklenti zaten “düşmesi” değil; mutsuz, önemsiz, gereksiz hayatından uzaklaşmak, hayal alemine dalmak, birilerinden sanal da olsa ilgi ve saygı görmek. Eksiğinin reklamını yapıp kendini dindirmeye çalışıyor insanlar. Ne yapsın?
+1
lazor
(20.02.26)
(8)

Bu talep absürt mü? Veya anlaşılması zor bir talep mi?

erdoyil
Ankara - İstanbul arası seyahatlerimde YHT'yi kullanıyorum. Kızılay metrosunda her seferinde Ankara GAR'ına nasıl gidebileceğimi sora sora öğreniyorum. Ankara'yı bilenler söylediğimi anlayacaktır: Kızılay metrosunun çok girişli, çok turnikeli büyük bir alanı var. Bu tür merkez istasyonlarında havaa
Ankara - İstanbul arası seyahatlerimde YHT'yi kullanıyorum. Kızılay metrosunda her seferinde Ankara GAR'ına nasıl gidebileceğimi sora sora öğreniyorum. Ankara'yı bilenler söylediğimi anlayacaktır: Kızılay metrosunun çok girişli, çok turnikeli büyük bir alanı var. Bu tür merkez istasyonlarında havaalanı, otogar, gar gibi noktalar için yönlendirme tabelaları v.s. olur. Ben de bunu Ankara Büyükşehir'e yazdım.
İlk gelen cevap (Talebi okumamış veya anlamamış):"Sayın yolcumuz yht tren garına kızılay-keçiören metro hattında bulunan gar istasyonundan geçiş yapılmaktadır. Tren içerisinde göstergeler mevcuttur."
153'ü aradım, operatör haklı buldu ve talebi yeniden yazdı.
Gelen cevap:"Sayın yolcumuz tarafınıza gerekli bilgilendirme önceki başvurunuzda yapılmıştır. Kızılay istasyonunda 58 istasyon isminin aynı yere yazılması söz konusu değildir. Gidilecek yönlere göre gerekli bilgilendirme levhaları mevcuttur."
0
erdoyil
(16.02.26)
Orası da 50 yere çıkıyor ağa sen her tabelada YHT istiyorsan haklı olabilirler. 3 senedir gitmedigim için detaylı hatırlamıyorum tabela durumunu tamamen salladım
+1
artıküyeolmakistiyorum
(16.02.26)
Ben de bir otobüs hattının dengesizlikleri ile ilgili şikayette bulundum (sistemde bildirilmeden anlık güzergah değişikliği ve sefer iptali, durağa uğramama vd). Sefer sayısı az olduğundan bu değişiklikler büyük sorun yaratıyor diye de eklettim. Temsilci hepsini ayrı talepler halinde açtı ve isterseniz sefer sayısı arttırılması talebi de ekleyelim dedi; ekleyin madem dedim. 3-4 ayrı talebin hepsine “şu an sefer sayısını yükseltme planımız yok” şeklinde bir cevabı kopyala yapıştır yapmışlar. Cevaplayan operatörün o an nasıl işine gelirse o; vatandaşın derdini çözelim diyen yok ne yazık ki.
+1
lil siztah
(16.02.26)
Kızılay metro durağında içeride büyük panolarda hangi hattın hangi duraklardan geçtiğini ve hangi duraktan nereye geçirdiğini gösteren grafikler var ama ben bu grafikleri daha çok trenin içinde görüyorum, orada durağın içinde çok gördüm diyemem. O bakımdan haklısın ama verilen ilk cevap galiba yeterli olmuş.

Şahsen sorunu tam olarak anlayamadım, acaba kaç farklı ulaşım yöntemi olduğunu belirtmelerini mi istiyorsun? Çünkü aslında sorun cevaplanmış gibi anladım ben?
+1
yaren
(16.02.26)
Ankara Büyükşehir Belediyesi'sinde bu işlere bakan arkadaş ya menopoza girmiş ya da andropoza. Geçenlerde de ASKİ'den bu tarz s.msonik bir açıklama gelmişti, milleti azarlamışlardı.
Sanki tüm istasyon isimlerini yazın talebi yapılmış gibi angut angut cevap vermişler. Bence asıl bu cevabın şikayet edilmesi gereken bir yer olması lazım.
+1
anatomik
(16.02.26)
ankara yön tabelası konusunda dünyanın en rezil başkenti olabilir.
istanbul da ara sokak ta bile ankara tabelası görebilirsin mesela.
+1
deepex
(16.02.26)
Mal bebeye bak ukalalık yapmış 58 vivivi siz kınısı diyildir diye.
Boşver kardeşim sıkma güzel canını.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(16.02.26)
Talebinizi anladığımı varsayarak, sorunun aslında ankara'daki iki yer altı raylı sisteminin farkındaki eksiklikten kaynaklandığını düşünüyorum.

Kızılay'da çok fazla turnike olsa da aslında sadece iki tip hat var ANKARAY ve METRO. Siz YHT'ye gitmek için herhangi METRO (Kırmızı olan) turnikesinden geçerseniz zaten YHT için gerekli Kızılay-Keçiören peronuna yönlendiriliyorsunuz turkuaz zemine beyaz -YHT'ye gider- yazısı .

Aslında ANKARAY'ın da YHT aktarması mevcut. diyelim ki en başta Kırmızı turnikeden (METRO yazana) değil öbürüne geçtiniz (yeşil olan ANKARAY yazan)paniğe gerek yok MALTEPE durağının altında her trende YHT için inebileceğiniz gösteriliyor.

yok ben illa kırmızı ile geçicem ama yeşilden turnikeye geçmişim, derseniz yer altında onunda aktarması var. yerden ok ile ANKARAY (yeşil olan ) peronundan METRO (kırmızı olan ) perona geçiş de mümkün.
+2
Nerdian
(17.02.26)
@Nerdivan, İşte bir yabancı için bu cevabınızdaki kadar karmaşık bir durumdan bahsediyorum. Zahmet edip detaylı anlatımınız için teşekkür ediyorum. Ancak şunu anlatmaya çalışıyorum o malum Kızılay Metro turnikelerinin olduğu alanda durduğunuz an o noktadan YHT'ye bir ulaşım aracı olduğunu anlamanız bile mümkün değil. Orta noktada YHT'ye giden ilk turnikeyi işaret eden bir levha olursa oradan devam edilir. Tekrar söylüyorum Ankara'da yaşamayan bir yabancıyı Kızılay metrosunun o alanına bırakın birine sormaksızın YHT'nin varlığını anlaması, YHT'ye ulaşması mümkün değil. Bu falanca sokak, falanca AVM için bir talep değil; havaalanı, otogar, büyük aktarma noktaları için yönlendirme levhaları mutlaka olur. İstanbul'da öyle mesela....
-1
🌸erdoyil
(18.02.26)
(7)

Bebek arabasını yurtdışından alanlar?

hrvl
Merhaba. Bebek arabası araştırma sürecindeyiz. Cybex modelleri gözüme hoş geldi. Ama Türkiye fiyatları inanılmaz pahalı. Kasım indirimlerinde 25 bine sattıkları araba için şu an 50 bin fiyat veriyorlar (Ana kucağı hariç sadece yetişkin çocuk oturabilir hali). Sosyal medyada gördüğüm kadarıyla herkes
Merhaba. Bebek arabası araştırma sürecindeyiz. Cybex modelleri gözüme hoş geldi. Ama Türkiye fiyatları inanılmaz pahalı. Kasım indirimlerinde 25 bine sattıkları araba için şu an 50 bin fiyat veriyorlar (Ana kucağı hariç sadece yetişkin çocuk oturabilir hali).

Sosyal medyada gördüğüm kadarıyla herkes yurtdışından alıyor Cybex’i, daha çok da Yunanistan gördüm. Ama Kıbrıs Mothercare fiyatlarına baktığımda Yunanistan’dan daha uygun olduğunu gördüm. Yunanistan 480 EUR iken Kıbrıs fiyatı 400 EUR. Vize derdi de yok alınıp gelinir, uçak biletleri zaten uygun diye düşündük. Ama bunu tek biz düşünmüş olamayız heralde :) Araştırdığımda da çok Kıbrıs’tan alıp paylaşan kimse göremedim. Bu amaçla Kıbrıs’a giden kimse var mı? Ya da Yunanistan’a arabayla gidip alsak sınıra çok uzak olmayan bir yer bilen alan varsa aydınlatabilir mi? Teşekkürler.
-1
hrvl
(16.02.26)
selam, cybex degil ama inglesina almistim amazon.de den. dhl ile gonderdiler 2 gunde elime gecti. orada cybex modelleri de vardir muhtemelen bence bir bakin.
0
zseak
(16.02.26)
Cybex Yunanistan'da sinira yakin burada var gorunuyor. Belli bir model ariyorsaniz stok durumunu onceden sormakta fayda var.

maps.app.goo.gl
0
mbond
(16.02.26)
Ben başka bir ürün için bakmıştım (şu bisiklet ama bebek arabası gibi de kullanılan meşhur şey, adı gelmedi aklıma), uçakta check-in bagaja gireceğinden kırılma riskini yüksek bulduğumdan almayıp, Tr’den almayı tercih ettim. Araba ya da otobüsle bu risk ortadan kalktığından, daha mantıklı oluyor. Belki bu olabilir sebebi.
0
lil siztah
(16.02.26)
kıbrıs dediğiniz rum tarafıdır hocam oraya da gidip gelmek TR vatandaşları için öyle kolay değil.
+1
eisberg
(16.02.26)
Yunanistandan gelirken paketi açılmış istiyorlar haberiniz olsun. Yoksa bisürü vergi istiyorlar. Ama siz zaten kendinize alıyosunuz açıp kurup geçirirsiniz.
0
benim bir gizli bildiğim var
(16.02.26)
Bebebus diye bir marka var. ürünleri çok kaliteli ve fonksiyonel duruyor.

Türkiye'de evofone tarafından satılıyor. bi bakın derim. benim çocuğum olsa alırdım.

evofone.com
bebebus.com
0
efreet sultan
(16.02.26)
Evofone’un sitesinden sakın direkt alışveriş yapmayın, ödemede kullandıkları aracı sistem kredi kartı numarasını çalıyor. Arkadaşım kedi aksesuarları aldı, aynı gece defalarca kk’ndan çekim denendi; sonra banka kartı kapatmış zaten. Şikayetvar’da tonla şikayet varmış meğer. Firmaya bildirdik ama sallamadılar. Ürünü gönderdiler ama kart kapandığıyla kaldı. Turuncu sitelerde de mağazası var; ürün alacaksanız oralardan alın.
+1
lil siztah
(16.02.26)
(8)

Hediye sorusu

egerbiryolcu
Bir arkadaşım eve çıktı. Biraz acil oldu ve tuttuğu ev de pek iç acıcı değil imkanlar olarak. Eşyasız evdi kendisi de artık birkaç eşya yerleştirdi. Ben ilk defa ziyaretine gidicem ne alsam diye düşünüyorum. Sorsam asla söylemez şuna ihtiyacım var diye. Kadın kişisi. Kedileri var. Sınav hazirliginda
Bir arkadaşım eve çıktı. Biraz acil oldu ve tuttuğu ev de pek iç acıcı değil imkanlar olarak. Eşyasız evdi kendisi de artık birkaç eşya yerleştirdi. Ben ilk defa ziyaretine gidicem ne alsam diye düşünüyorum. Sorsam asla söylemez şuna ihtiyacım var diye. Kadın kişisi. Kedileri var. Sınav hazirliginda. Genelde temizlik yapıp durduğunu söylüyor. Bir defa da gardrop ile ilgili bir sıkıntı olmuştu küçük bir şey temin edebildi.. Nasıl sigcam bilmiyorum diyordu. Kendi ihtiyacindan bağımsız da olabilir tabii ki seçecegim şey. Mutlu etsin yeterli. Ama durum buyken de süs niyetine bir şey de almak olmaz gibi.
0
egerbiryolcu
(16.02.26)
Bence ilk tatlı ya da saksı çiçeği ile gidip bi etrafı gözlemleyin. Arkasından ihtiyacını kargo ile gönderirsiniz.
+3
lil siztah
(16.02.26)
saksı çiçeğiyle gitmeyin. kedisi var dediniz. kedilere çoğu bitki zehirli, toksik.

tatlı falan alıp gidin.
+1
art cat chocolate
(16.02.26)
güzel bir iran halısı hediye edebilirsin
-1
koela
(16.02.26)
Kirli çamaşır sepeti, iki bölmeli olanlardan. Acil ihtiyaç değildir ama varlığı fark yaratır.
+4
tiredofwaiting
(16.02.26)
su ısıtıcı / kettle ı yoksa, veya turk kahvesi seviyorsa tekli kahve makinası, bütçe yeterse uygun fiyatlı otomatik kedi mama cihazları, temizlik seviyorsa dikey süpürge.
+3
eja
(16.02.26)
eğer yoksa kettle olabilir. çay içmeyi seviyorsa çaycılı kettle olabilir. türk kahvesi seviyorsa makinesi olabilir.
+1
elorelia
(16.02.26)
Madame Coco gibi bir yerden nevresim seti. Mutfak/banyo ürünü ihtiyacı varsa kolayca değiştirebilir.
Elektronik magaza zincirlerinden smoothy blender alabilirsiniz. Arzum shaken take fiyatı digerlerine göre uygundu mesela. Değişim kartı ile gidip evdeki başka bir ihtiyacını alabilir.
0
?
(16.02.26)
Ocağı yoksa ocak çok makbule geçerdi. evdeki en gerekli eşyalarda ilk üçe girer herhalde.
-1
dawsonscreek
(16.02.26)
(5)

Instagramda birini kisitlayabiliyor muyuz

Kittie
Bir arkadasim var. Yani vardi. Kendisiyle gorusmuyorum. Beni engelledi zaten son tartismamiz sonrasi. Cok da iyi yapti. Kendisiyle bir daha baglantim olsun istemiyorum.Annesi beni takip ediyor onceden beri. Annesini takipten cikaracak degilim sonucta, alakali alakasiz her seyimi begeniyor (yillardir
Bir arkadasim var. Yani vardi. Kendisiyle gorusmuyorum. Beni engelledi zaten son tartismamiz sonrasi. Cok da iyi yapti. Kendisiyle bir daha baglantim olsun istemiyorum.
Annesi beni takip ediyor onceden beri. Annesini takipten cikaracak degilim sonucta, alakali alakasiz her seyimi begeniyor (yillardir boyle), annesiyle bir sorunum yok sonucta ve ayip olur onu takipten cikarirsam.
Ama eminim her seyime annesinden o bakiyor. Hadi storiden kisitladik. O tamam.
Ama takip listelerimi de gormesin istiyorum bu kisi. Tamamen bir hayalet olayim annesi icin. Amacim bu.

Arkadasla tartismamiz asiri asiri merakli olusu. Her seyi didiklemesi. Hakkimda surekli bilgi istemesi. Beni korkutuyordu. En son yeter beni boguyosun dedim.
Yani bu merakli kisiden tamamen kurtulmak istiyorum. Anne icin napsam?
(Annesi yuz yuze gordugum, tanidigim insan, silemem)
-1
Kittie
(16.02.26)
hesabını dondurabilirsin. instagramsız da yasanabiliyor
+4
koela
(16.02.26)
Silmeseniz de, gönderilerinizi görmemeye başlayınca kısıtladığınızı anlayacak, bence aynı şey.
+2
lil siztah
(16.02.26)
instagram'da birini kısıtlayınca karşı tarafına pek bir yaptırımı olmuyor. siz o kişiyi pek görmüyorsunuz o kişi sizi gayet rahat görüyor. sadece yorum yaparsa diğer kişilerin görebilmesi için onaylamanız gerekiyor ama o kişinin bundan haberi olmuyor. bir de çevrimiçi durumunuzu göremiyor bu kadar. ben birkaç akrabamı kısıtladım bıktım çünkü onların çocuklarından ama onlar benim her şeyimi hala beğeniyor storylerimi falan normal görüyor. ben onların profiline girmediğim sürece storyleri de gönderileri de karşıma çıkmıyor.
0
matilda
(16.02.26)
Profiline girip kısıtlafığında yeni gönderileri göremez, eskisini görür.
0
Kahvedesu
(16.02.26)
annesiyle yüz yüze konuşup durumu anlatın, tavrı beni korkutuyordu daha fazla dikizlenmek istemiyorum sizi çıkaracağım ama üzülmenizi istemiyorum diyin. siz utanacağınıza o utansın.
0
beatbox yapan metalci
(16.02.26)
(17)

En ufak tartışmada kıl kıl surat yapıp size sürekli cerahat boşaltan bir partneriniz olsa ne yapardınız?

mahmuttt
Ve maalesef evlisiniz bir de çocuğunuz var. İlgi alaka zaten yok da üstüne üstlük size nefretle kinle bilenen bakışından konuşmasından bu duygular akan birisi. Bu kişi eşiniz. Ne yapardınız, ya da yaşadınız mı ve ne yaptınızGüncelleme: Arkadaşlar güncel cevabı vereyim: Bu duyuruyu girerken çok öfkel
Ve maalesef evlisiniz bir de çocuğunuz var. İlgi alaka zaten yok da üstüne üstlük size nefretle kinle bilenen bakışından konuşmasından bu duygular akan birisi.

Bu kişi eşiniz.

Ne yapardınız, ya da yaşadınız mı ve ne yaptınız


Güncelleme:
Arkadaşlar güncel cevabı vereyim: Bu duyuruyu girerken çok öfkeliydim. Fakat şunu gördüm. Kadınlar her zaman ama az ama çok ve kesinlikle sizi sevmedikleri için değil bazen sadece stresli yorgun tükenmiş oldukları için biz erkeklere dikenlerini batırıverebiliyorlar.

Fakat gülü seven dikenine katlanır diyor sessiz kalıp tartışmayı el büyütmeden alevlendirmeden nötr kalarak geçiyoruz.

Varsa anlık siniri geçince o da normale dönüyor.

Stres tükenmişlik anneliğin verdiği yorgunluk bir yandan çalışma hayatının stresi eklenince metropolde yaşayan her kadın her anne bu tepkileri verir ben bunu gördüm.

Bir çocuk duygusunu yönetemediğinde nasıl sakin kalıyorsak;

eşimiz de baş tacı. O da böyle olduğu anlarda o ateşken biz su oluyoruz nötr kalıyoruz susuyoruz sakinlemesini bekliyoruz.

:)

geçim anlık geçimsizlikleri çift taraf haline getirmeden büyütmeden yönetmeyle sağlanıyor.

Kronik geçim sorunlarında da; zaten yükü ağır olan kadınlarımıza hem madden hem manen duygusal açıdan ilgi ve destek sunmamız da bize yakışandır.

Evliliğin 5-6. yılında halen ara ara bocalamakla beraber Şuan ve genelde aslında son bir iki aydır özellikle iyiyiz özetle. Sanırım Olgunlaşıp birbirimizi sakince yönetmeyi öğreniyoruz. Evliliklerde en çok boşanmaların 5. yılda olduğunu da anlıyorum tehlikeli bir eşik. Olgunlaşarak ilişki duygu yönetimini yapabilenler eşiği geçiyorlar. Biz de o dengeyi yeni yeni oturtmaya çalışıyoruz. Onu yeni yeni hissediyorum son üç dört aydır özellikle. Cevaplarınız için çok teşekkür ederim.
-1
mahmuttt
(16.02.26)
sakin ve sevgi dili kullanarak, iletişim kurmayı denediniz mi? örneğin;

"sevgilim, ufak tartışmalarımızda bile bana rahatsız edici yüz ifadeleri takınarak kalbimi kırıyorsun, kendimi reddedilmiş hissediyorum. biraz daha kibar olsak birbirimize nasıl olur? seni bu davranışa iten nedenler neler? sağlıklı iletişim kurmayı öğrenmeliyiz. bu meseleyi çözmeliyiz aksi takdirde benim duygularımın da sana karşı olumsuz seyretmeye başlamasından korkuyorum..."

gibi...

tahmin ediyorum ki ilişkinizin başlarında böyle davranmıyordur eşiniz? eğer sonradan bu şekilde sert bir mizaca sahip olduysa bir takım konularda beklentileri karşılanmıyor olabilir. özellikle çocuk sonrasında sorumlulukları eşit paylaşabiliyor musunuz? ev işleri konusunda eşit bölüşmüyor musunuz? veya siz ilgi alaka sevgi göstermiyor musunuz? bazı evliliklerde erkek ve kadın yalnızca ebeveyn rolüne bürünerek birbirlerine karşı eş olma sorumluluğunu es geçebiliyor...
yalnız kalabileceğiniz romantik bir buluşma planlayarak sağlıklı şekilde konuşmayı deneyin bence... birbirinizi dinleyin... ama gerçekten kulak verin...
+3
isimsizbiri
(16.02.26)
Yüksek ihtimal geri dönülmeyecek noktalara gidiyor acil şekilde sakince konuşup tüm karşılıklı hislerinizi konuşmanız gerek.

Ancak eşiniz siz iletişim kurmaya çalışınca size kontra yapıp saldırgan tavır izleyecekmiş gibi bir izlenim edindim kendi içinde ruhen ilişkiyi bitirmişde olabilir.

Tabi hikaye kısmını ondanda dinlemek lazım neler yaşadı neler yaşandı kim kimin gözünden neler gördü vs gibi
0
basond
(16.02.26)
37 yaşındayım, bekarım. Karşıma evlilik ve çocuk düşünebileceğim "düzgün" bir partner çıkmadı. Cevap biraz ağır olacak: kendi düşen ağlamaz.

Ek: Flört dönemini geçtim, çocuk öncesi dönemde de mi karşındakinin yanlış insan olduğunu fark edemedin? bir de çocuk yapmışsın.
0
HellKeePer
(16.02.26)
ayrılırdım. sevgi yoksa yaşamanın bir anlamı da yok.
0
gabe h coud
(16.02.26)
Iliski terapisi.

Bana kalirsan rutin islerden bunalmissiniz. Ikiniz de birbirinizi anlamiyorsunuz. Çocuktan dolayi özellikle uzun süreli iliskisi olan ciftler bunu cok yasiyor.

Cocugum yok ama hissim bu yönde.
0
Purple life
(16.02.26)
acı ama aradaki saygı bittiyse, o ilişki de bitmiş demektir. çift terapisine gitmeyi teklif edin. kabul ederse belki düzeltirsiniz. yoksa ayrılmak çocuk içinde en güzel çözüm. mutsuz bir ailede büyümek çocuğa travma yaratır.
0
gercekdunya
(16.02.26)
eski duyurularını da biliyorum. ataerkil kafa yapın yüzünden kadına ev işinde çocukta yardım etmiyorsun, kadın çalışıyor sorumluluk ağır geliyor. kaç kez bu yazıldı yine dikkate almayıp niye nefret ediyor diye sorguluyorsunuz. dayak yemediğinize şükredin.

ayrıca @HellKeePer mutsuz evliler görünce "oh be evlenemedim diye korkmama gerek yokmuş onlar da mutsuz" rahatlaması yaşamışsın resmen ne ayıp yahu.
+6
kaptan maydanoz
(16.02.26)
önce rus kadın bul, sonra boşa.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.02.26)
Bir de karşı taraftan dinlemek lazım. Kuvvetle muhtemel size çoğu şeyden dolayı kızgın.

Ha ben hatalı değilim diyorsanız ayrılık en gerçekçi çözüm. Çocuk var diye böyle bir evliliğe katlanılmaz zira.

Terapist sadece süreci uzatıyor bana göre. 1 ay değil ama 1 yıl sonra boşanıyor çiftler. Denenebilir mi tabi ama eşinizi buradakilerden daha iyi tanıyorsunuzdur.
+2
drako
(16.02.26)
Yaşamadım ama en başta güzelce konuşmak, anlaşmak lazım.
Bazı eşlerde sürekli kendi ailesel durumunu komşusu, akraba veya başkalarıyla kıyaslama hali vardır :
- Onlar şunu yaptı... bunu yaptı, şuraya gittiler... şunu aldılar... vs gibi. İçten içe haset eder durur. Bunu eşine de yansıtır ve huzursuzluk böylece başlar.
Eğer böyle değilse o kimse biraz daha şanslısınız.
Diğer yandan boşanmaya giden sürecin başlangıcında genellikle " karşısındakini küçümseme' vardır.
Yanlışlıklar varsa giderilmeye çalışılır . Beklentiler, vaadler varsa zarara uğramayacak şekilde ortalama olarak yerine getirilir
Ama dur durak bilmeyen hırs ve nefret için pek söylenecek bir şey bilmiyorum ama şimdilik yoktur.
0
diyecevaplandı
(16.02.26)
Sadece başlıktan bile sizin de eşinize çok hoş duygular beslemediğiniz anlaşılıyor. Bunlar durdukça düzelecek şeyler olmadığından acilen harekete geçmeniz lazım. Çift terapisinde, hakem karşısında konuşup anlaşmanız kolaylaşır. Bi deneyin derim.
+3
lil siztah
(16.02.26)
Bu duygular karşılıklıdır. Ne veriyorsunuz ki ne bekliyorsunuz mesela.
Belli ki sizden de hoş bir duygu geçmiyor karşı tarafa doğal olarak o da duygularını bu şekilde dışa vuruyor.
Çift terapisine de boşanmaya da +1
+3
mutekebbir
(16.02.26)
Başlıktan midem bulandı, siz de pek masum sayılmazsınız +1
0
love and trust
(16.02.26)
daha önceki sorularınızı hatırlıyorum. sürekli eşine nefret kusan, annesi karşısında eşini yeren birisiniz. umarım eşiniz bir an önce sizi boşar.
+5
eileengray
(16.02.26)
Abi bak soru bu mu

"En ufak tartışmada kıl kıl surat yapıp size sürekli cerahat boşaltan bir partneriniz olsa ne yapardınız?
Ve maalesef evlisiniz bir de çocuğunuz var. İlgi alaka zaten yok da üstüne üstlük size nefretle kinle bilenen bakışından konuşmasından bu duygular akan birisi.

Bu kişi eşiniz.

Ne yapardınız, ya da yaşadınız mı ve ne yaptınız"

Bunun cevabı çok net, boşanılması gerekir. Kin ve nefretle dolu bir insan düzeltilmez. Düzeltilecekse, onun bu hale gelmesi konusundaki rolünüzü görmeniz ve kabul etmeniz gerekir, bu da sorunuza bakınca maalesef pek mümkün değil gibi. Boşanın rahatlayın.
0
yaren
(16.02.26)
Arkadaşlar güncel cevabı vereyim: Bu duyuruyu girerken çok öfkeliydim. Fakat şunu gördüm. Kadınlar her zaman ama az ama çok ve kesinlikle sizi sevmedikleri için değil bazen sadece stresli yorgun tükenmiş oldukları için biz erkeklere dikenlerini batırıverebiliyorlar.

Fakat gülü seven dikenine katlanır diyor sessiz kalıp tartışmayı el büyütmeden alevlendirmeden nötr kalarak geçiyoruz.

Varsa anlık siniri geçince o da normale dönüyor.

Stres tükenmişlik anneliğin verdiği yorgunluk bir yandan çalışma hayatının stresi eklenince metropolde yaşayan her kadın her anne bu tepkileri verir ben bunu gördüm.

Bir çocuk duygusunu yönetemediğinde nasıl sakin kalıyorsak;

eşimiz de baş tacı. O da böyle olduğu anlarda o ateşken biz su oluyoruz nötr kalıyoruz susuyoruz sakinlemesini bekliyoruz.

:)

geçim anlık geçimsizlikleri çift taraf haline getirmeden büyütmeden yönetmeyle sağlanıyor.

Kronik geçim sorunlarında da; zaten yükü ağır olan kadınlarımıza hem madden hem manen duygusal açıdan ilgi ve destek sunmamız da bize yakışandır.

Evliliğin 5-6. yılında halen ara ara bocalamakla beraber Şuan ve genelde aslında son bir iki aydır özellikle iyiyiz özetle. Sanırım Olgunlaşıp birbirimizi sakince yönetmeyi öğreniyoruz. Evliliklerde en çok boşanmaların 5. yılda olduğunu da anlıyorum tehlikeli bir eşik. Olgunlaşarak ilişki duygu yönetimini yapabilenler eşiği geçiyorlar. Biz de o dengeyi yeni yeni oturtmaya çalışıyoruz. Onu yeni yeni hissediyorum son üç dört aydır özellikle.
0
🌸mahmuttt
(21.02.26)
sinir krizi geçirip boşanırdım
0
runaway
(21.02.26)
(10)

Apple Watch 11 46mm alınır mı?

substituent
21k, vade farksız 9 ay taksit aylık 2.3k civarı.İhtiyacım yok hoş bir eklenti kafasıyla. Özellikle nabız, ekg, uyku gibi özellikleri takip etmek için. Birde yürüyüş /bisiklet sürmeyi çok yaparım hem onun takibi hem de müzik değiştirme gibi.Nabızı vs. takip etmemi gerektiren bir hastalığım yok hiç de
21k, vade farksız 9 ay taksit aylık 2.3k civarı.

İhtiyacım yok hoş bir eklenti kafasıyla. Özellikle nabız, ekg, uyku gibi özellikleri takip etmek için. Birde yürüyüş /bisiklet sürmeyi çok yaparım hem onun takibi hem de müzik değiştirme gibi.

Nabızı vs. takip etmemi gerektiren bir hastalığım yok hiç de olmadı. Bu bilgileri ne yaparım ben de bilmiyorum. 9 ay taksit cazip geldi sadece. Geçmiş yıllarda mekanik saat kullandım ama amaçsız geldiği için kullanmayı bırakmıştım. Apple Watch dinamik olduğundan az da olsa işime yarar. Ama olmasa da hayatımda hiçbir şey değişmeyecek.

Ne dersiniz? Bu durumda alır mıydınız?
0
substituent
(15.02.26)
nabız, ekg, uyku başlarda takip ederken max 1-2 ay sonra bakmamaya başlıcaksın.

yürüyüş bisiklet için güzel motive eder.

ben almam çünkü şarjı çok az gidiyor. her gün şarj etmen gerekecek. onun yerine şarjı 2 hafta giden akıllı saatler var.
+1
jelly bear
(15.02.26)
alinir. telefondan daha faydalı, herkes kullanmadan önce ön yargılı yaklasıyor ama bir uvza dönüşüyor günün sonunda. telefondan daha fazla ihtiyaç. kullanınca anlarsın.
0
koela
(15.02.26)
Aynı durumda almadım, çok memnunum :)
0
lil siztah
(15.02.26)
alma devamlı bir dalga boyu bilekte zararlı olduğu da söylenmeye başladı.
0
jamswety
(15.02.26)
benzer durumda aldim gecen sene apple watch 10. 1 sene kullandim ama artik sikildim, hem anlamsiz geliyor, hem kolumda cukur yapti biraz. uyurken surekli takiyordum, ama takmayinca daha rahat hissetmeye basladim. yaza dogru kosmaya baslamayi dusunuyorum, o zaman takarim, bi de sporda takarim, onun disinda cok takmam artik. simdi olsa almazdim. hevesimi aldim bitti.
0
lemmiwinks
(15.02.26)
Her akşam şarj ediyorum. Şarj süresi dışında 24 saat kolumda. Bir parçam oldu. Onsuz ne yapardım bilmiyorum. Evin içinde telefonu sürekli kaybediyorum. Telefonla yapılabilir her şeyde saati kullanıyorum.
Her türlü spor etkinliği dışında sağlık verileri, makarna pişirirken Siri'ye zaman tutturma veya anımsatıcıya not yazdırma gibi işler yaşamı kolaylaştırıyor. Tüm alarmlar sessizde. Kolumda titreşiyor.
Sert bir hareket yapsam Düştün mü SOS vereyim mi diye soruyor.
Grip olmadan bir ya da iki gün önce, nabzınız ve nefesiniz ortalamanın üstünde diye haber veriyor. Sporda, kalori, hız, güzergah, nabız, VO2 max bilgileri ve 6 dakika ile kardiyolojik iyileşme testleri en büyük yardımcım.

Aklıma gelenleri yazdım sadece.
0
Mirket
(15.02.26)
Almadan once en gereksiz aksesuar diyorsun. Sonra o olmadan evden cikmiyorsun.
Sarj konusu sorun gibi ama 20 dk dursa sarjda yine gunu kurtariyor. Uzun sure sarji giden modeller asla tam entegrasyon saglamiyor telefon hangi markaysa saatte ayni olmali.
0
kuzey li
(16.02.26)
Alınmaz çünkü ekg hariç (ki ona da gerek var mı tartışılır) aynı işi SE 2 10 bin liraya, SE 3 ise 13 bin liraya yapıyor, bunlardan biri alınır.

Şarj problem değil, tuvalete girerken şarja koysanız %20 dolar. İşten gelince soyunup dökünürken koysanız %50 olur. Neden bu kadar abartılıyor anlamıyorum. iPhone için başka saat alınmaz.
0
orient blue
(16.02.26)
akıllı cep telefonu kullananın dalga boyuna(?) takılması manasız.

ben kullanıyorum tavsiye ederim. özelliklerin yarısı anca kullanıyorum ama yanımda olmadığı zaman eksikliğini hissediyorum.
0
duyuruuser
(16.02.26)
bende var sana vereyim. masada duruyor hiç kullanmadım. bu kadar gereksiz bir alet olamaz... sürekli titreyen birşey var kolumda. çok sıkıcı.
+1
plastic_angel
(17.02.26)
(15)

x te ne kadar vakit harcıyorsunuz.

iwillsee
x te fazla takılmanın özellikle bizim ülkenin gündemini takip etmenin ciddi bir depresyon hissi yüklediğini farkettim. evet bazen faydalı içerikler de oluyor ve olayları takip edebiliyorsunuz ama gün geçtikçe timeline ın birbirini her konuda tahrik edecek bir yer olduğunu gözlemliyorum. x bağımlısı
x te fazla takılmanın özellikle bizim ülkenin gündemini takip etmenin ciddi bir depresyon hissi yüklediğini farkettim. evet bazen faydalı içerikler de oluyor ve olayları takip edebiliyorsunuz ama gün geçtikçe timeline ın birbirini her konuda tahrik edecek bir yer olduğunu gözlemliyorum. x bağımlısı oldum dediğiniz bir dönem yaşadınız mı?
+2
iwillsee
(15.02.26)
şu an öyleyim. her gün minimum 6 saat
0
summerjam0306
(15.02.26)
Ben de öyleyim maalesef. Elimde günün sonunda yalnızca sinirimin bozulduğuyla kalıyorum, başka bir şey elde edebildiğim de yok.
+1
pembe nohut
(15.02.26)
0.
Bundan bir 6 önce çok harciyordum ve fark ettim ki beni gereksiz depresif yapıyor. X'i komple saldım. Günlük haber veren, bilgi akışı olan her şeyi saldım. Günde bir iki Fransız gazete ve Bloomberght bakıp geçiyorum, hayatım daha iyi.
Bu sadece Türkiye değil her ülke için geçerli. Sosyal medya çok güzel bir yer ama aynı zamanda da çok kötü.
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
7 senedir girmiyorum, hayatımda verdiğim en doğru karar oldu.
+1
sekizdokuzon
(15.02.26)
Sıfır dk.
0
gabe h coud
(15.02.26)
çok ya. ekşi ile birlikte çok fazla. azaltmam lazım. instagram sıfır ama.
0
jelly bear
(15.02.26)
Ben instagramı kapatali x ve YouTube'a sardım ama x te nedense benim içim ana haber bültenleri kadar kararmiyor abartısız dört bes haber üst üste ölüm haberi verildi geçen gün mesela. Ama benim timeline da bir garip çerezlik içerikler de çok çikiyor karşıma.
0
egerbiryolcu
(15.02.26)
Sıfır, hesabım yok, bu sebeple linkleri bile açamıyorum. Söylediğiniz sebeple ve yozlaşma da eklenince, sözlüğe de bakmıyorum artık.
0
lil siztah
(15.02.26)
Sıfır.
Sadece instagram ama muhtemelen onu da kapatacağım, az kaldı. Tamamen asosyal/antisosyal bir hayata doğru gidiyoruz, hadi hayırlısı.
0
rakicandir
(16.02.26)
kullandıgım ve sevdiğim yegane yer. kullanmasını bilene.
0
koela
(16.02.26)
Uygulamayi sildim. Paralı ahlaksız trolleri gözümüze sokan, 7/24 bu vatanın evlatlarıni birbirine düşürmek için kudurmuş köpek gibi saldıran bu trolleri viski içerek izleyen yabancılara hizmet etmek salaklık.
+1
topkapiaksaray
(16.02.26)
alengirli konuları arattırdığım için mail adreslerimden çıkış yaptım. şimdi link falan olmadan giremiyorum. büyük rahatlıkmış. sosyoloji derslerinde sosyal medya ile ilgili edindiğim ilginç bilgilerden biri de şuydu; ya zamanla seninle aynı görüşte insanlar çevreliyor etrafını bu da seni köreltip bağnaz hale getiriyor. ya da çatışma yaratacak korelosyanlarla psikolojini yerle bir ediyor. medya okuryazarlığı çok zor kontrol edilebilen bir şey.
0
ground
(16.02.26)
bir sürü akademisyen konferans, paper, syllabus paylaşıyor, onları takip ediyorum.
0
eileengray
(17.02.26)
0. hic olmadim twitter'da.
0
antikadimag
(17.02.26)
Günlük 16 dakika limitim var, bazen azcık geçtiğim oluyor. Limit koymasam daha fazla takılırım muhtemelen.
0
kumandanim
(17.02.26)
(3)

bir cehalet sorusu - skeleton

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
kis olimpiyatlarini izliyorum da su an. bu spor ne kadar zor olabilir ki? bilenler biraz aciklayabilir mi?izlemesi zevkli de degil. judodan ve havali tabancadan sonra bunun da olimpiyatlarda olduguna inanamiyorum. bunlar var ama squash yok :/
kis olimpiyatlarini izliyorum da su an. bu spor ne kadar zor olabilir ki?
bilenler biraz aciklayabilir mi?
izlemesi zevkli de degil. judodan ve havali tabancadan sonra bunun da olimpiyatlarda olduguna inanamiyorum. bunlar var ama squash yok :/
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.02.26)
Dün ben de skeleton izledim, hatta bayrakları astınız :) tv’de ikide bir göründüğünden çok daha zor diyorlardı. buzda hızı yavaşlatmamak için öyle yatarken (çenen buzdan 5 cm yukarıda) çok ufak manevralar yapmak gerekiyor. yoksa yavaşlıyorsun. o hızda hem pisti takip edip hem de refleksle minimal yönlendirme yapmaya çalışmak bayağı zor olmalı.

Dün hatta birisi şöyle dedi: skeleton is a discipline where you must purposefully go against your survival instincts to succeed. Gerçi bunu bir sürü hız sporu için diyebiliriz bence.
0
eileengray
(15.02.26)
Kafa kamerasından izleyince, bana daha çok manyakça bir boynu kırmama mücadelesi gibi geliyor valla. Komple yasaklansa yeridir :/
0
lil siztah
(15.02.26)
zorluğunu şöyle görebilirsiniz ;
www.youtube.com

o hızlarda (100km üzeri) yönünüzü ve takla atmamanızı sağlayan tek şey vücut dengeniz ve milimetrik vücut hareketleriniz. kafanız yere 5cm filan yukarıda. ayrıca her dönüşte 4-5 g kuvvete maruz kalıyorsunuz.
0
galahad reloaded
(16.02.26)
(18)

hatırladığınız en eski anı kaç yaşınıza ait?

korkut
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
0
korkut
(15.02.26)
4,5 - 5
0
yurtsuz john
(15.02.26)
Hikaye şeklinde değil ama "an" anısı olarak 3 aylık. Çok eskiden sürekli bi çekyat üstüne asılmış sarkaçlı saat görüntüsü geliyodu gözümün önüne. Sonra anneme sormuştum böyle bi saatimiz var mıydı yoksa uyduruyor muyum tamamen diye. Meğer varmış. Annemin doğum izni bittikten sonra anneannemlerden bizim eve geçmişiz. Orda da bizimkiler evin içinde koşturup iş yaparken beni hep koltuğun üstüne küçük bi yatak yapıp saatin karşısına yatırırlarmış, 2 ayın bitmişti o zamanlar diyor annem :)
+1
truf
(15.02.26)
5 galiba. gece sene bunu konustuk arkadaslarla herkes 2-3 yas diyor bende hic yok o donemden hatira.
0
antikadimag
(15.02.26)
bu soru bana her zaman ilginç gelmiştir çünkü insanların hatırladıklarını görünce şok oluyorum. bende en erken düzce depremi var, 5 yaşındaydım. hatta o akşam balık yemiştik, amcam bizdeydi. ben erken bitirip koltuğa çıkmış, koltuktan atlamıştım. avize sallanınca "ulan ne güçlüyüm be evi titrettim" diye düşündüğümü hatırlıyorum, tam o anda deprem oluyormuş meğer.

o dönemi uzun uzun konuşsak belki daha eski bir şey çıkar bilmiyorum ama benim aklıma ilk bu geliyor yani bende 5 yaştan öncesi hiç yok.
+4
der meister
(15.02.26)
2-2.5 yaşından travmatik bir olayı hatırlıyorum.
0
eileengray
(15.02.26)
3 falan herhalde..
dedemin beni parka goturdugunu hatirliyorum bebek arabasiyla ama baya bulanik.
-1
cooperr
(15.02.26)
2.5 yaşımdaki sünnetim. Full resolution :) bütün gün.
-1
gabe h coud
(15.02.26)
Birkaç küçüklük anımı hatırlıyorum ama bu bana sanki en eskisi gibi hissettiriyor. Yattigim yerden uyanıyorum ve güneş yüzüme vurmuş. Yanımda kimseyi goremeyince baya ağladigimi hatirliyorum. Ailem ya başka odadaydi ya da bahçede çalışıyorlardi.
-1
egerbiryolcu
(15.02.26)
4 yaşımı net hatırlıyorum
0
basond
(15.02.26)
3 yaş civarındaydım hatta anlatayım, kendime dair hatırladığım ilk anım bir köy evinde hapsedilmem :) iskenderundan adıyamana düğüne gitmişiz, ben de çok yaramazdım cidden rahat durmazdım en sonunda beni köy evinin birine kilitlediler. sonra baktım yatakta bi tane bebek uyuyor, çok net hatırladığım şey ise oradan kurtulmak için kapıya vururken bebeği uyandırmamaya çalışacak kadar nazik vuruyordum. bugün insanları rahatsız etmemek ya da her yerde hayvan gibi ses çıkarmamak konusundaki özenimin oradan geldiğini düşünüyorum.
-1
tabii lan manyak mısın
(15.02.26)
bende 7 öncesi yok. hiç yok. çok anormal şekilde.
0
summerjam0306
(15.02.26)
5-6 yaş
0
jelly bear
(15.02.26)
Bebekken havale geçirdiğimi hatırlıyorum. Beyin hücrelerindeki elektriksel aktivitelerden dolayı rüya gibi 3 boyutlu ışıklı küp nesneler görmüştüm. Küpleri birleştirmeye çalışıyordum o sırada havale geçiriyormuşum.
0
dawsonscreek
(15.02.26)
1 1.5 yaş arası. ateşle oynamayı severdim, kardeşimin beşiğinin altına girip çakmakla oynarken az kalsın çocuğu yakıyordum.
-1
klassno
(15.02.26)
2-2.5; ölüm, cenaze vd.
0
lil siztah
(15.02.26)
Çocukluğumuzdan beri bize büyüklerimiz tarafından çocukluğumuzla ilgili bir şeyler anlatılıyor.
Bu anlatı bombardımanına o kadar çok maruz kalıyoruz ki, hangisini gerçekten hatırlıyoruz, hangisini anlatılanların etkisiyle hatırlıyor sanıyoruz, bunu tespit etmek güç.
0
Mirket
(15.02.26)
5 yaşındayken tasinmisiz. Önceki eve dair pek çok şeyi hatiriiyorum. Demek ki 3-4 yaşımi hatırlıyorum.
0
abelardo
(16.02.26)
1.5 kardeşimin doğumu ve bizim bir süre farklı evde kalmamız ve oradaki birkaç sahne. ama zaman içinde bu tip eski anıların kendileri kaybolup onların tekrar hatırlanması ile oluşan kısımları kaldı. yani bir şekilde o anıları hatırlayıp tekrar etmeseydim bence silinirlerdi.
0
orpheus
(16.02.26)
(7)

Dünya kupası için maç bileti olması abd vizesi için şansı artırır mı?

ezkaza
Kasım ayında fifa tarafından yapılan world cup random ticket selection şeysine katılmıştım. Baya zaman geçti unutmuşum bile. Kartımdan bilet fiyatları çekilince hatırladım. Kurada bana bilet çıkmış yani. Ödedim bile.Bu durumda gidebilmem için abd vizesine başvurmam lazım. Sizce biletimin olması olum
Kasım ayında fifa tarafından yapılan world cup random ticket selection şeysine katılmıştım. Baya zaman geçti unutmuşum bile. Kartımdan bilet fiyatları çekilince hatırladım. Kurada bana bilet çıkmış yani. Ödedim bile.

Bu durumda gidebilmem için abd vizesine başvurmam lazım. Sizce biletimin olması olumlu bir etki yapar mı? Hiç abd başvurum olmadı daha önce.
0
ezkaza
(15.02.26)
yapmaz. nötr yani.
0
orient blue
(15.02.26)
Takip ettiğim bazı vize durumu paylaşan kanallarda işe yaradığını okuyorum. Bence kolayca alırsınız.
0
a perfect lie
(15.02.26)
Bir etkinliğe katılacak olmanız, sıradan gezip gelicem demenizden muhakkak ki olumlu fark yaratır ama sizin koşullarınız dahilinde. Yani sizin diğer kriterleriniz vizeye hiç uygun değilken, benimkiler uygun ve biletim yoksa, tabii ki benim vize alma ihtimalim sizden yüksek olur. Tek başına çok olumlu etkisi olur denilemez yani.
0
lil siztah
(15.02.26)
çok faul başka bir durumunuz yoksa olumlu yönde arttırır, bu konu haber oldu hatta, marco rubio kolaylaştıracağına dair bir açıklama yapmıştı.
+1
eileengray
(15.02.26)
Kesinlikle arttırır. Hatta buna özel vize çıkaracaklardı
0
michael harddd
(15.02.26)
elbette arttırır. normal şartlarda vize alamayacaksanız biletinizin olması da yeterli gelmeyebilir tabii ki ama yine normal şartlarda adamları iki kez düşündürecek bir durum dünya kupası'na gidiyor olduğunuz için göz ardı edilebilir. bu tür net, belgeli planlar genelde işi kolaylaştırıyor vize konusunda, bi nevi "yemedik ulan ülkenizi iki maç izleyip dönücez" mesajını vermiş oluyorsunuz.
0
der meister
(15.02.26)
2018'de rusya'ya vizesiz gitmistim ben. bileti alinca sana fan id diye bir sey gonderiyorlardi rusyadan postayla, onunla giriyordun. bu sistem aylar oncesinden kurulmustu ve belliydi. simdi amerikalilarin sacma kaprisleriyle ugrasacak millet. benim bildigim tek duzenleme interview almani saglayacaklar. ama sosyal medya falan istiyorlar israil karsiti paylasim yapmissan vize vermiyorlar boyle pis igrenc bir memleket oldu burasi. 40 kadar ulke zaten vizeye bile basvuramiyor.

ulke kita buyuklugunde oldugundan dunya kupasi ruhu da yasanamayacak. maclar sabah sicaginda oynaniyor, takimlar binlerce kilometre yol yapacak. tr katilmazsa hic umutlu degilim ben bu turnuvadan.

sonuc sansini azicik arttirabilir ama resmi olarak bir aciklama yok, sadece interview tarihi vermeyi taahhut ediyorlaar: www.state.gov
0
antikadimag
(15.02.26)
(4)

Çatı teraslı ev hk

aligunal
Arkadaşlar merhabaİzmir’de 10 yıllık, 3 katlı bir binanın en üst katında bir ev buldum. Çatının yarısı düz teras, diğer yarısı odaya çevrilmiş. Ancak bu odanın kaçak olup olmadığından emin değilim, henüz net bilgi alamadım.Ev 3+1 ve çatı dubleksi şeklinde. Bu tip evlerle ilgili çok olumsuz yorum var
Arkadaşlar merhaba

İzmir’de 10 yıllık, 3 katlı bir binanın en üst katında bir ev buldum. Çatının yarısı düz teras, diğer yarısı odaya çevrilmiş. Ancak bu odanın kaçak olup olmadığından emin değilim, henüz net bilgi alamadım.

Ev 3+1 ve çatı dubleksi şeklinde. Bu tip evlerle ilgili çok olumsuz yorum var. Binada asansör yok ama zemin üstü iki kat çıkılıyor, bunun benim için büyük bir sorun olacağını sanmıyorum.

Emsal evlere göre fiyatı daha uygun. Evi beğendim fakat zemin kattaki dairenin de satılık olması beni şüphelendirdi.

Sizce nelere dikkat etmeliyim? Benzer bir evde yaşayan var mı? İleride başım çok ağrır mı?
0
aligunal
(14.02.26)
Isıtma, soğutma ve yalıtım sorunlarından biri ya da bir kaçını yaşama ihtimaliniz yüksek. Genelde bu sebeple tercih edilmez. İmar durumu için, bağlı olduğu belediyenin imar müdürlüğü’nden bilgi alabilirsiniz.
0
lil siztah
(14.02.26)
Ben İzmir'de bir süre çatı katında yaşadım görece sıcak olduğu için evde ısıtma tesisatı yoktu ve kışın donardım. Kışın donar yazın pişersin, o yüzden İzmir'de hep çatı katları el değiştirirken Ankara'da giriş katları el değiştirir.
+1
mirty
(15.02.26)
istanbul'da çatı dubleks evimiz var. bina sizinkine göre daha büyük. teras zaten size ait, fakat "çatının tamamı sizin o bahsettiğiniz odayı kapatacak şekilde ise" çatı da size ait olacak, bunu böyle kabul edeceksiniz. ev böyle ise ve eğer çatı akıtıyorsa, siz cebinizden yaptıracaksınız, bunun öyle kmk'ya, hukuka göre yorumlatırsanız akan yerde oturmaya mahkum olursunuz. biz çatıya kimseyi çıkarmıyoruz anten vb. için, zaten evin içinden çıkılabiliyor ve çatının tamir işleriyle de komşulardan para istemiyoruz, siz de böyle yaparsanız rahat edersiniz.

ikinci şey, nasıl yönetiliyor ve yönetilecek? ben böyle yerlerden usandım, çünkü ne doğru düzgün kapıcısı olur, temizlenir çöpü toplanır, ne komşulara ihtar çekecek bir otorite olur, ne de bir sorun için para toplayabilirsin. ha eğer sen de rahat bir insansan öyle yaşar gidersin, ama titizsen kafayı yedirir. böyle yerler aynen avrupa'da olduğu 3 dairenin bir sahibinin olduğu, birinde oturduğu, diğerlerini kiraya verdiği şekilde olursa düzgün şekilde yaşatır, yoksa uğraş dur.

tapusu kat mülkiyeti ve çatı dubleksi vb. ise içiniz rahat olsun. diğer türlü kaçak olup olmadığını tam olarak ancak belediyeden öğrenebilirsiniz.
+1
malheiros
(15.02.26)
O terasta yazın güneşte çok güzel, betona yumurta kırıp pişirilebilir.
0
Mirket
(15.02.26)
(11)

Sevgililer Gününü kutladınız mı?

darthvader
Kutluyor musunuz yada sevgili/eş/partneriniz kutlamayı talep ediyor mu veya nasıl kutlamak istiyorsunuz ?
Kutluyor musunuz yada sevgili/eş/partneriniz kutlamayı talep ediyor mu veya nasıl kutlamak istiyorsunuz ?
-2
darthvader
(14.02.26)
Kutlayanla henüz sevgili olmadım
-2
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
Maalesef. Sevgilim olsa çok güzel kutlardım ama.
-6
arbre
(14.02.26)
Kutlamıyoruz hayatımda hiç kutlamadım, dayatılan günlerden hoşlanmıyorum.
0
ekimoloji
(14.02.26)
Kutlamak değil de çiçek alırım.
+1
gabe h coud
(14.02.26)
Kutlamıyorum. Bi kere birisi bunu bahane ederek kavga çıkarmıştı, aklıma geldikçe gülerim :)

Yalnız bu yıl hafta sonuna denk geldiğinden olsa gerek, dağ taş eli çiçekli çift kaynıyordu; uzun süredir bu kadar yaygın biçimde kutlandığını görmemiştim.
0
lil siztah
(14.02.26)
Kutlamiyoruz. Max daha güzel yemek pisirme, haftasonuna geliyorsa yürüyüd falan olabilir.

Gecen sene konsere gittik ama tesadüf tamamen.
0
Purple life
(15.02.26)
Kutlamıyoruz hatta unutmuşuz sabah hatırladık.
0
logisticsmanager
(15.02.26)
sevgilim varsa mutlaka hediyeler çiçekler alır, güzel bir yemek organize ederim. Sevgilim yoksa kendim gibi sapları bulur onlarla güzel bir yemek organize eder ,"neler yaşadık, neleri atlattık breh" gecesi düzenlerim.
0
loch ness
(15.02.26)
14 şubat gecesi sorarsanız alacağınız cevaplar yukarıdaki gibi olur. Güzel bir yemeğe gittik. Çokça eğlendik. Eşim fiyatını öğrenip ne gerek vardı dedi ama hiç umurumda değil. Seneye evde kutlarız diyor yine yemeğe çıkaracağım
0
aguen
(15.02.26)
29 yıllık hayatımda ikinci defa sevgililer günü kutladım. (ilkini hatırlamıyorum bile 9 yıl falan olmuştur) pahalı lüks mekan ve hediyelerle değil. dışarı çıktık, normal bir yerde yemek yedik, sohbet muhabbet, gülüşmeler ve fotoğraflar. gayet tatlıydı.
0
art cat chocolate
(15.02.26)
ben en son sevgilimle ilk 14 şubat'ta öpüştüydüm. "böyle çok klişe gibi oldu" deyip ilişkimizin başlangıcını 15 şubat saymıştık biz. milleti söğüşlemek üzerine kurulu kapitalist icadı tekrarına düşmek istemiyorum ama benim için tamamen anlamsız bir gün. hayatın olağan akışında insan bazen savrulabiliyor, tek bi avantajı "aa benim sevgilim var bugün onunla güzel bi gün geçireyim" düşüncesini sağlamak olabilir, o da eğer kan emici işletmelere para verip domalmayacaksak kıymetli. seven adama her gün sevgililer günü, sevgimiz ya da aşkımız toplumsal normlara yahut para babalarının propagandalarına uyum sağlayacaksa affedersin sokayım öyle sevgiye.
0
der meister
(15.02.26)
(20)

Starbucks isminiz

eileengray
Yurt dışında kahve alırken veya önemsiz etkileşimlerde kolaylık açısından farklı bir isim kullanıyor musunuz? Evet ise, isminiz nedir? Yoksa harf harf yazdırıyor musunuz?
Yurt dışında kahve alırken veya önemsiz etkileşimlerde kolaylık açısından farklı bir isim kullanıyor musunuz? Evet ise, isminiz nedir? Yoksa harf harf yazdırıyor musunuz?
0
eileengray
(14.02.26)
Kolay anlamıyorlar; harf harf de yazdırmıyorum. Bir kaç kez, normalde benim benzetmeyeceğim bi İngiliz ismine benzettiler(belirtmek istemiyorum); böylece kahramanlık yapmama gerek kalmadan starbaks ismim konulmuş oldu:) şimdi onu kullanıyorum, sorun olmuyor.
+1
lil siztah
(14.02.26)
John
+1
grimavi
(14.02.26)
Bill
+2
gabe h coud
(14.02.26)
Adam.

Turkcedeki anlami yuzunden bu ismi kullaniyorum. Adam iste herhangi bir adam. Just a guy gibi.
+2
antikadimag
(14.02.26)
hayir, isim kisa harf harf yazdiriyorum
+1
cooperr
(14.02.26)
yıllar önce amerikan bir kadın adımı söyleyemeyince hangi ismi istersen onu kullan demiştim. tony diyeyim demişti.

o gün bu gündür yabancılara kendimi tony diye tanıtıyorum.
+2
yurtsuz john
(14.02.26)
Bason diyorum (beysın)
Genelde mason(meysın) yazıyorlar
+1
basond
(14.02.26)
Jackson
-2
arbre
(14.02.26)
Ben- beny diyorum
+1
darthvader
(14.02.26)
adım ingizlice gibi telaffuz edilebiliyor sadece telaffuzu ingilizce olarak orijinal ismimi kullanıyorum. Deniz-- Dönis gibi
+1
kuzey li
(14.02.26)
Bu soru ile fark ediyorum ki yurtdışında hiç starbucksa gitmemisim. Düşündüm hatırlayamadım. Yaşasın yerel biralar!
Ama adımın İngilizcesi var onu söylerdim herhalde.
+1
a perfect lie
(14.02.26)
ben de dedemin ismini kullanıyorum: sami yerine sam/sammy olarak. adımı da hafif andırıyor.
+1
🌸eileengray
(15.02.26)
John (yalan da değil, ismimde var).
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
Alex diye yazdırıyorum, eskiden gerçek ismimi yazdırmaya çalışırdım ama hep sıkıntı çıkardı, artık Alex diyorum, çok rahat. Alex De Souza'nın Alex'i bu arada.
+1
blue rebel motorcycle club
(15.02.26)
marco :)
+1
summerjam0306
(15.02.26)
Adımın son harfi sert süreksiz bir harfle bittiği için genelde söylerken onu anlamıyorlar ve sadece ilk 4 harfli halini yazıyorlar.
0
Amaranta ursula
(15.02.26)
ilk hecesini söylüyorum. bi anlamı yok ama yabancılar anlıyor ve söylediklerinde ben de anlıyorum.
0
iwillsee
(15.02.26)
Dick
0
plastic_angel
(15.02.26)
Kevin diyip geciyorum ben.
+1
oscar
(16.02.26)
Alex.
Yanlış yazıldığını görmedim :)
Sadece bomboş bir Starbucks'ta sırada bekleyen diğer tek müşterinin de adı Alex'miş. "Adın Alex mi?" diye sorunca bir anlık kafa karışıklığı olmuştu.
+1
burfak
(16.02.26)
(7)

kahve sipariş sorunlarım hkk

lil siztah
günde bir kez -çoğunlukla sütlü filtre- kahve alıyorum. dükkan pek seçmiyorum, genelde ne denk gelirse oradan alıyorum. yakın zamanda yaşadığım bazı sorunlar şöyle:1) geçen tchibo'dan sütlü filtre kahve sipariş ettim. baktım ki eleman laktozsuz süt kullanacaktı; aramızda şöyle bir diyalog geçti:ben:
günde bir kez -çoğunlukla sütlü filtre- kahve alıyorum. dükkan pek seçmiyorum, genelde ne denk gelirse oradan alıyorum. yakın zamanda yaşadığım bazı sorunlar şöyle:
1) geçen tchibo'dan sütlü filtre kahve sipariş ettim. baktım ki eleman laktozsuz süt kullanacaktı; aramızda şöyle bir diyalog geçti:
ben: pardon, ben laktozsuz süt istememiştim. (şekeri daha çok diye tercih etmiyorum.)
eleman: laktozsuz istemiyorsanız belirtmeniz gerekirdi.
b: asıl laktozsuz belirtilmesi gereken bir seçenek değil mi? belirtmeyene normal sütle yapmıyor musunuz?
e: hayır?
eleman o kadar kendinden emin konuştu ki, uzatmadım. ama dediği gibi olmadığına emin gibiyim.

2) bir kaç gün sonra starbaks'tan maça latte istedim (şubat başı). baktım buzlu hazırlamışlar. dedim ki "ben buzlu istemedim"; "belirtmeniz lazımdı" dediler. şubat ayında?

3) bugün, bu kez cafe nero'dan orta boy maça latte sipariş ettim; sıcak diye de belirttim. baktım eleman küçük bardağa hazırlıyor. herhalde maçayı ısıtmak için kullanıyor küçük bardağı diye düşünüp karışmadım. siparişi uzattılar; küçük hazırlamışlar. dedim "ben orta boy istemiştim". eleman "ok" diyip karışımı orta boy bardağa döktü ve üstüne sıcak süt ekleyip bana verdi. yani maça eklemedi. öyle olunca maça koklatılmış süt içmiş gibi oldum. uykum açılsın diye almıştım, ha uyudum ha uyuyacağım..

sorum şu: bu ne iştir? bu baristalık bi ton eğitimi, protokolü olan bişey değil mi? uzatmaya değmeyecek konular olduğu için uzatmayıp alıyorum ama bu işlerde bi yanlışlık yok mu? yoksa bu kadar kalite beklediğim için ben mi haksızım? teşekkürler.
+5
lil siztah
(14.02.26)
sorum şu: bu ne iştir? bu baristalık bi ton eğitimi, protokolü olan bişey değil mi?

zincir kahveciler icin gecerli olan bir durum degil. asgari ucretli, vasifsiz bir is aslinda. onemli olan nokta karsidakinin isi ne kadar sevdigi. yoksa receteler, kurallar vs tabi ki ogretiliyor.

1- siz haklisiniz. mesela starbucks'ta laktozsuz pitcher'lari ayridir, normal sutle karismasin diye. zaten laktozsuz sut daha pahali. yani laktozsuz sut vermemek isletmenin isine gelir.
2- oyle bir sey yok. mevsim ne olursa olsun siparisiniz anlasilmadiysa kasiyerin size sormasi gerek.
3- ugrasmak istememis belli ki.

sorununuzu daha yetkili biriyle konusarak veya iceceginizi iade ederek icecegi hazirlayan kisiyle muhatap olmadan cozmeye calisin bence. edit: neden iade edin diyorum, cunku bu zincirlerde iadeye pek rastlanmadigi icin ekstra is yuku olusuyor. meseleyi iade vermeden cozmeye calisiyorlar. iadenin hesabi da daha ust kisiler tarafindan soruluyor. ben de genelde ok deyip geciyorum fakat kimse hesap sormayinca tepeye cikma durumu oluyor malesef. diger zincirlerde var mi bilmiyorum fakat starbucks icin pipet, pecete vs alinan yerde bolge mudurunun karti bulunur. isterseniz arayin isterseniz mail atin, kesinlikle ilgilenirler. kart yoksa siteden de atsaniz olur.
+2
arakaali
(14.02.26)
Türkiye
0
michael_knight
(14.02.26)
@akaraali, aslında bu laktozsuz süt konusu için tchibo'ya; yağsız süt bulundurmaları için tchibo ve nero'ya mail attım. tchibo'ya yağsız süt bir kaç gün içinde geldi ama maillere dönüş yapmadılar.
üst üste, yanlış yaptıklarını kabul etmemek için default'u o gibi davranmalarına denk gelmişim gibi görünüyor öyleyse. teşekkür ederim!
0
🌸lil siztah
(14.02.26)
türkiye klasiği. hizmet sektöründe bir şey olmaz kültürü hakim. genelde baristanın eline en yakın süt hangisiyse onu koyuyor. yağlı, yağsız,laktozsuz bir önemi yok. latteye kaç shot espresso atacağının da bir standardı yok mesela. 2 sipariş birden geldiyse single shot atıyor. 2 ye bölüp her bir latteye single shot atıyor, tek sipariş geldiyse double atıyor. şurupları kafasına göre döküyor. bir yaptığı kahve diğerini tutmuyor vs vs. kurumsal, butik farketmez yüzde 90 böyle.
+1
catakutle
(14.02.26)
1. Laktozsüz süt olunca noluyor ki?
Yağ oranı aynı, geldiği hayvan aynı, organikse o aynı, bir tek içinde ek olarak biraz enzim var o da sindirime yardım ediyor.

2. olay: buz mesela bazı ülkelerde çok standart olarak konuluyor. ABD'de örneğin. Bir de buz istemeyince çok bozuluyorlar çünkü koyması gereken içecek miktarı artıyor. Ama Türkiye'de böyle bir şey yok. Yani bu konuda, eğer "iced" kelimesini kullanmadıysan kesinlikle haklısın. Ben gene de belirtiyorum.

3. olayda sen haklısın. Tekrar hazırlamasını isterdim. Matcha oranı ne oldu onun söyler misin bana? derdim. Az paraya çok iş yapıyor olabilirler ama bunun cezasını ben aldığım hizmetle ödemek zorunda değilim.
+1
huladancer
(15.02.26)
@huladancer, laktozsuzda şeker oranı daha yüksek olduğundan diyabet durumunda dikkat etmek gerekiyor, bu sebeple tercih etmiyorum.

maça konusunda, ikinciye hazırladığı için bişey desem, bi laf yiyeceğim gibi geldi; uzatmadım o nedenle:) Bir de nero’da maça karışımını direkt dolaptan çıkarıp döktükleri için, içeceği ılıklaştırıyor. Geçen sefer bu yüzden bayaa ılık içmek zorunda kalmıştım; bunu da hiç sevmem. Öyle olunca bu sefer, “ekstra sıcak olsun” dedim, starbaks’ta öyle yapabiliyorlar çünkü. Bence ekleyeceği maçayı yeniden ısıtmamak için böyle yaptı ama içecek de formatından çıktı..

Artık anlıyorum ki, baştan hepsini üstüne basa basa söylemek, iyi bir içecek için şartmış. Bakıyorum millet “vayt çaklıt moka, badem sütlü, yarım pompa şekersiz vanilya ekle, üstüne tarçın serp” diye sipariş veriyor, onlarınki nasıl oluyor, hayret :D Teşekkürler.
0
🌸lil siztah
(15.02.26)
@konusma, benim derdim daha çok default’un ne olduğu ile ilgili aslında. Bana laktozsuz sütün ya da kış ayında buzlu içeceğin default olmaması gerek gibi geliyor ama görünüşe göre işi şansa bırakmamak en doğrusu olacak.
bundan sonra sipariş cümlem min. 30 saniye sürecek, şimdi baristalar düşünsün! :)
+1
🌸lil siztah
(15.02.26)
(13)

Bayat eşiğiniz nedir?

yurtsuz john
Yaptığınız bir yemeği buzdolabında kaç gün bekletiyorsunuz?
Yaptığınız bir yemeği buzdolabında kaç gün bekletiyorsunuz?
0
yurtsuz john
(14.02.26)
1 normal
2 taze son gün
3 bayat
4 büyük ihtimal çöp.
Yemeğe bağlı
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
3 güne kadar kafam rahat yerim, 5 e kadar da bir şey olmaz diyerek yerim *swh
-1
belkider
(14.02.26)
yapıldıktan sonraki 2. gün yenilmediyse atarım.
bu süre içinde de bir kez ısıtır, artan varsa yine atarım.
pişirme ve yeme konusunda buna göre planlama yaptığımdan neredeyse hiç atmıyorum ama.

eski bir patronum, dolapta bekleyen şeyler için "yiyecekseniz bi bakın, bozulduysa ben yerim" derdi. maşallah donuz gibi adamdı..
0
lil siztah
(14.02.26)
Yemekleri yapıp dolaba koyarız. Ertesi gün yiyeceğimiz kadar ısıtıp isitmadigimizi ertesi güne saklariz. Yani üç güne kadar yolu var.
+1
egerbiryolcu
(14.02.26)
Hanıma kalırsa 2 bana kalirsa 5 den sonra atarım
+2
mirty
(14.02.26)
Yemeğin önce kokusundan sonra tadından anlaşılıyor. Yemeğine ve nasıl sakladığına göre değişir. Zeytinyağlılar dolapta 1 hafta rahat bekliyor
0
grimavi
(14.02.26)
Bozulmadıysa tazedir.
0
auroraaurora
(14.02.26)
Koklarım, kötü kokmuyorsa tadarım, ekşimemişse yerim.

Son kullanma tarihi geçmiş ürüne de aynı tarifeyi uygular, ekşime kokma yoksa gömerim. B.k boğazlı bir adamım.
0
kibritsuyu
(14.02.26)
Bozulmadığı sürece gömerim, bulamayanlarlar var hakka giremem.
0
baldan kaymak
(14.02.26)
genelde 3 günde bitiyo ama bitmemişse 4. gün de yiyorum. hep dolapta duruyo tabii. yiyeceğim kadarını ısıtıyorum.
0
spirit crusher
(15.02.26)
3-4 gun yiyoruz rahat.
mis gibi tencere yemegini 3 gun sonra dokeceksek ona para yetmez.
0
cooperr
(15.02.26)
Psikolojik olarak 3 gün ok dir sonra atarım. Yemeden önce bi koklarım tabi hep.
0
basond
(15.02.26)
Oğluma günlük taze yediririm ısıtılmış yedirmem.
Kendimize de sadece dünden kalanı yeriz daha fazla bekleyeni yemeyiz. Onda da kremalı yiyecekler, balık vs riskli diye yemeyiz. Olabildiğince taze yeriz.
0
yenibirgüzelnick
(15.02.26)
(8)

Gürültü önleyici kulaklık

egerbiryolcu
Toplu taşımalar bazen çok uğultulu veya gürültülü oluyor, müzik vs de dinlemek istemediğin sesten soyutlanmak istenilen anlar için bir ürün önerisi arıyorum.
Toplu taşımalar bazen çok uğultulu veya gürültülü oluyor, müzik vs de dinlemek istemediğin sesten soyutlanmak istenilen anlar için bir ürün önerisi arıyorum.
0
egerbiryolcu
(14.02.26)
fiyat aralığı; kafa üstü mü, kulak içi mi, bunlar önemli kriterler.
kafa üstü olarak, bose quiet comfort ultra kullanıyorum. uzay boşluğunda süzülürmüşçesine soyutlanmışlık sağlıyor. ancak bu kadarını sağlamak için az da olsa bi ses ya da müzik çalmanız lazım. spotify'da uygun playlistler var.
0
lil siztah
(14.02.26)
Fiyat aralığı ortalama bir şey olabilir. Kafa üstü ve kulak içi iki türden de öneri alirim.
0
🌸egerbiryolcu
(14.02.26)
Kulaklık değil de kulak tikaclari olabilir.
Toplu taşımada o kadar soyutlanmayi da önermem. İçeride birisi madde etkisinde cinnet geçiriyor olabilir, kaza olmuş olabilir, dalıp gidersin durak kaçabilir, kavga çıkmış ve olaylar bana dokunacak olabilir.
Dışarısı soyutlanmak için güvenli değildir.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
Yürürken sokakta kaldırımda saydığınız sebeplerden asla kullanmıyorum toplu taşımada da bir aksiyon olunca diğer insanların aksiyonlarından belli oluyor genelde.
0
🌸egerbiryolcu
(14.02.26)
Anker Soundcore Liberty 4 nc almıştım birkaç ay önce bayağı memnunum.

Kulakiçi nc çok para vermedikçe işe yaramayacağını düşünüyordum yurtdışı bi iki test izledim orada övmüşlerdi bu kulaklığı bayağı. Aldım, pişman olmadım.
+1
chicha_v2
(14.02.26)
www.trendyol.com


müzik dinlemek istemiyorsan bundan al, ben uyurken kullanıyorum etrafımda inşaat olduğu için, bir sürü tıkaç denedim en iyisi böyle olanları. tamamen sesi yok eden bir çözüm yok.
0
nahtoderfahrung
(14.02.26)
Ben kulak içi kullanamadığım için şöyle bir şey almıştım:

www.trendyol.com

tamamen kesmez ama daha katlanılabilir kılıyor.
0
inawen
(14.02.26)
Çok pahalı olsa da bugüne kadar denediğim en iyi nc kulaklık Sony XM6. Ben de pahalı sayılabilecek bir kulaklık sahibi olmama rağmen (Bose NC700) Sony başka bir seviyede
0
kimlanbu
(15.02.26)
(4)

Tam gün liseye giden bir öğrenciye ne kadar harçlık veriliyor?

koskoca kirpi
Merhaba,Ben liseyi bundan 25 yıl önce tam gün okuyordum, yani öğle arası vardı. Bugün o yıllarda öğle arası pide yediğimiz ortalama bir yere gittim. Bir pide + kolaya 600 lira hesap geldi inanılmaz bir şey. Babamın bana liseye giderken bugünün 600 lirasına karşılık gelen harçlık vermediğine adım gib
Merhaba,

Ben liseyi bundan 25 yıl önce tam gün okuyordum, yani öğle arası vardı. Bugün o yıllarda öğle arası pide yediğimiz ortalama bir yere gittim. Bir pide + kolaya 600 lira hesap geldi inanılmaz bir şey. Babamın bana liseye giderken bugünün 600 lirasına karşılık gelen harçlık vermediğine adım gibi eminim. Hadi benim anam babam memurdu, sınıftan arkadaşlarla giderdik durumu ortalama altı çok arkadaşım vardı bir sorun olduğunu hatırlamıyorum. Bugün düşündüm aklım çıktı. Adam çocuğuna kaç lira harçlık verecek daha bunun yolu var, ekstrası var; genç adam bu, gezmesi tozması sineması var.
+2
koskoca kirpi
(14.02.26)
çok haklısınız. öğlen yemeklerini bir avm'de yiyorum, tam lise çıkış saatinde; çocukların harcayabildiği paralara inanamıyorum. eski zamanlara göre tüketim de, fiyatlar da çok arttı. benim zamanıma göre en önemli fark; artık annelerin de çalışıp, aile bütçesine katkı yapması diye düşünüyorum.

yeğenim aylık 3 bin lira harçlık alıyor, nakit ihtiyaçları (minibüs parası vs) için. öğlen yemeğini evden götürüyor. okuldan çıkınca yemek sipariş edecekse, anne-babasının kk'nı kullanıyor. rahat bi 15 bin lira oradan harcıyordur. bunu ona da sordum; arkadaşlarla dışarıda menü söylemiyoruz, sadece büyük patates söyleyip hep birlikte yiyoruz, ucuz kahveciye gidiyoruz falan dedi. ama daha büyük bir kalem, giysi harcamaları bence. genç olduğundan ayakkabısı, sweat'i falan hızla eskiyor ve kendime almadığım kadar ona kıyafet alıyorum (ailesine ek olarak). mavi'de sıradan bir sweat 2-3 bin lira. iyi bir spor ayakkabının ömrü 4-5 ayı geçmiyor ve her gün aynı ayakkabıyı giymesi de sağlıklı değil. sonra diyorlar ki en az 3 çocuk yapın..
+4
lil siztah
(14.02.26)
Ben de KYK bursunun 3 bin TL olduğunu öğrendiğimde şok yaşamıştım. Üniversite öğrencisine değil, ilkokul öğrencisine yetmez o para. Ne kadar verebiliyorlarsa o kadar verebiliyorlar. Çocuğuna pantolon alamadığı için intihar eden bir adam vardı. Neyse ki milletimiz kararlarından memnun.
-2
arbre
(14.02.26)
kredi kartları patlamanın en yüksek seviyesinde. Veliler nakit dayandıramadığı için ek kartlarını veriyor öğrencilerine.
0
jamswety
(14.02.26)
bizim eve yakın bir meslek lisesi var. öğlenleri öğrencilerin çoğu a101 bim gibi marketlerden kola gazoz vs alıp sigarayla beraber öğleni geçiriyorlar. ülkede en ucuz şey sigara maalesef. paraları yemek almaya yetmediği için sigara daha cazip geliyor.
0
catakutle
(15.02.26)
(9)

Naabıyonuz

sehpa fx350
La işe yaramazlar?Hayat istediğiniz gibi gidiyor mu?
La işe yaramazlar?
Hayat istediğiniz gibi gidiyor mu?
-18
sehpa fx350
(14.02.26)
Sevgililer günün kutlu olsun.

Ne olsun işte vizem bitti vize almaya çalışıyorum. Temmuz’da Maastricht’te Andre Rieu konseri var.

İstediğim bir şey yok, önüme ne gelirse sevinçle karşılıyorum. Yaşamak çok güzel şey.
+1
gabe h coud
(14.02.26)
gitmiyor ama gidecek.
ben işten çıkartılır mıyım diye düşünürken o olay iptal oldu yolunda ama eşimi işten çıkartmışlar. benden çok daha zor iş buluyor kurumsal iletişimci olduğu için (ben ön muhasebeciyim). canımız bayağı sıkkın bu duruma.
ama düzelecek.. inanıyorum.
+1
matilda
(14.02.26)
Mubi üyeliği aldım. Varoluşsal sancılar geçiyorum.
+2
yurtsuz john
(14.02.26)
İstediğimiz gibi gitmiyor.
Hayırlısı da bu ise istediğimiz gibi gitmemeye devam etsin .
0
diyecevaplandı
(14.02.26)
Büyük bir prog grubuna iki Türk eleman seçildi iki gün önce, adamların adına sevinip duruyorum. Nisan’da İstanbul’da konser verecekler ama iptal olmazsa bakalım. Yunan arkadaşla konuştum, geçende onlarda da kilise konser iptal ettirmiş. Şaka gibi işler..
0
lil siztah
(14.02.26)
İstediğimiz gibi gitmiyor.
@lil siztah ile nevermore heyecanını paylaşıyorum. O kısım pozitif.
+1
cay koy geliyorum
(14.02.26)
Hoi An, vietnam‘da okyanusa karsi coconut ice coffee iciyorum. Bekledigim bir haber var. O da olumlu sonuclanirsa hayat mükemmel gibi bir sey benim icin.
-2
Purple life
(14.02.26)
Beş para etmez, deprem riskli yerlerde açlıktan ve depremden ölmeden aile evine döndüm. Annemler kendi odalarını bana tahsis ettiler, istediğin gibi düzenle dediler. Absürt kira, depozito, fatura yükünden kurtuldum, o parayla Balı, Gürcistan, vizesiz ne kadar Balkan ülkesi varsa teker teker gidip gezmeye gitmisken de haftalarca kalmaya karar verdim. Bir daha İstanbul'da eve çıkmak istemeyeceğimi umut ediyorum. Cidden zor zamanlardan geçtik.
-1
sekizdokuzon
(14.02.26)
Bazen istediğim gibi gitmez tamam da hep mi gitmez
0
yakalayamadığın.ışıklar
(14.02.26)
(5)

Gerilim/korku önerisi (Netflix veya Prime)

hadi ya la
Black Mirror bölümü gibi bir dizi bölümü de olabilir, film de. Önerilerinizi bekliyorum
Black Mirror bölümü gibi bir dizi bölümü de olabilir, film de. Önerilerinizi bekliyorum
0
hadi ya la
(12.02.26)
Prime'da ilk aklıma gelen;

The Devil's Hour.
+2
put it in your appropriate place
(12.02.26)
Get out(2017) varsa öneririm.
0
lil siztah
(12.02.26)
Haunting hill
Cassandra
0
Purple life
(12.02.26)
netflix ya da prime'da var mı bilmiyorum ama dizi bölümü önerim:
www.imdb.com
0
late viper
(12.02.26)
Speak No Evil son yıllarda seyrettiğim en iyi gerilim filmi. Orjinalini seyrettim. Ama Amerikan versiyonu da gayet iyi diyorlar.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(04.03.26)
(8)

sit alanı olan ev alınır mı?

princess eugenie
yaptırması nasıl oluyor?
yaptırması nasıl oluyor?
0
princess eugenie
(08.02.26)
sit alanı olan arsaya ev mi yaptıracaksınız, yapılmış evi mi alacaksınız?

4-5 sene öncesine kadar bodrum'da sit görünen yerlerde numune kazıları yaptırıyorlardı, ve bir şey çıkmıyorsa inşaat izni veriyorlardı. tabi bahsettiğim, bodrum merkezde kalmış küçük arsalar ve küçük inşaatlar. şimdi nasıldır bilmiyorum. ama dağ başındaki sit alanına aynı şekilde mi izin verilir veya verilir mi bilemem.

yapılmış evi alacaksanız, yıkım kararı çıkar mı bunu gidin belediyeden sorun. sonuçta oraya inşaatın yapılmasına göz yummuşlar, size her bilgiyi de vermek zorundalar. biz bilemeyiz, alırsınız, sonra yıkarlar öyle kalırsınız.
0
malheiros
(08.02.26)
aslında belki de sit alanı demek doğru olmadı. çok eski, şık bir ev. "anıtlar kurulu kararıyla restorasyon yapılabilir" deniyor.
0
🌸princess eugenie
(08.02.26)
boğaz ön görünüm gibi o zaman dediğiniz. zor bence. o işi yapan, prosedürü bilen mimarla çalışmanız gerekli. para varsa, restorasyondan sonra değecekse veya satılırsa kar edebilecekseniz girin. yoksa değmez. ha alıp çivi çakmadan oturursunuz, o da olabilir.
0
malheiros
(08.02.26)
Doğru tanım: eski eser tescilli parsel. Sit alanı ya da ön görünüm kavramları, yeni yapı inşaatını bağlar. Tescilli parseldeki binanın ömrü olduğunca aynı yapıyı onararak yaşatmak; ömrü bitince de aynısı rekonstrükte etmek, yani yeniden yaptırmaktan başka şansınız yok.

Restorasyon konusunda da, yapının durumuna göre aldığınızın 3-5 katı restorasyon masrafı çıkabilir + yalnızca projesinin onaylanması bile bir kaç yıl alır. Ciddi alıcıysanız, yapının bağlı olduğu “koruma bölge kurulu”na giderek bilgi almayı ihmal etmeyin. Onarım için başvuracağınız merci de burası. Ancak çatı onarımı, cephe boyası gibi yapıda önemli değişikliklere sebep olmayacak “basit onarım” gerekiyorsa, buna il ve ilçe belediyelerindeki “kudeb” birimleri bakıyor. Bu işler kısmi projeyle daha hızlı yapılabiliyor.

Özetle zengin ya da vakti bol birisi değilseniz çekilecek dert değil; girmeyin derim.
+1
lil siztah
(08.02.26)
ev yeni mi eski mi? dedemin evi Bursa'da sit alanı olarak belirlendi, satarken çok zorlandı ve baya ucuza gitti ev. ev 30 senelikti ve yıkılınca yerine yeni bir ev yapılmayacaktı.
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
çok eski. boyutuna göre gayet ucuz. neden yapılmayacaktı?
0
🌸princess eugenie
(09.02.26)
Yukarıda söylediğim gibi, tescilli parselde aynı evi yeniden yapmak dışında seçeneğiniz yok.
0
lil siztah
(12.02.26)
anıtlar kurulu onaylasa bile yıllar sonra fikir değiştirip ya da hiç onaylamamış gibi tekrardan başınıza bela açabiliyor. sonra davalarla uğraşıp yıpranıyorsunuz. bu da burada dursun.
0
eileengray
(12.02.26)
(11)

swatch x omega

eileengray
swatch’ın omega ya da blancpain işbirliği güzel hediye olur mu sizce? fikir hoşuma gitti ama strapteki yazılar biraz avam duruyor. blancpain daha mı iyi? omega’nın kadranı daha çok hoşuma gitti; blancpain’in da iç kısmı çok iyi.Omega:https://www.swatch.com/en-us/bioceramic-moonswatch-collection/bioc
swatch’ın omega ya da blancpain işbirliği güzel hediye olur mu sizce? fikir hoşuma gitti ama strapteki yazılar biraz avam duruyor. blancpain daha mı iyi? omega’nın kadranı daha çok hoşuma gitti; blancpain’in da iç kısmı çok iyi.

Omega:
www.swatch.com

Blancpain:
www.swatch.com
0
eileengray
(08.02.26)
asiri hosuma gitti ama linkte genel sayfa cikiyor hangi urun sectiginiz anlasilmiyo
0
ala09
(08.02.26)
@ala09
renk seçemedim ki.. bu yüzden koleksiyonun tümünü koymak istedim. mission to mercury olabilir. kısaca görevimiz hangi gezegene bilmiyorum :) blancpain’de de yeşil abyss olan belki.
0
🌸eileengray
(08.02.26)
Çık giziilll
0
üğpoıuy
(08.02.26)
Ben de omega serisi var oldukca guzel duruyor. Saat seven birisi iste murlaka isteyecektir. Saat meraklilari genelde koleksiyonuna bir tane ekliyor.
0
oscar
(08.02.26)
saatten anlayan biri icin iyi bir hediye olmayabilir. gercekten horolojiyle ilgilenen birisiyse tavsiye etmem hediye alinmasini.

cok girip cikiyorum saat subredditlerine. bu seri cok tartismali. seveni de var, ki ben de omega sevdamdan ciddi ciddi almayi dusundum bi ara, yalan yok. ancak sonucta bir para kaybi olduguna karar verdim. zaten omega speedmaster kullaniyorum.

kasa bioceramic dense de sonucta plastik bir saat. cami da ayni sekilde plastik. kullanicilar cok cizildigini soyluyor. yani icinde ucuz quartz mekanizma, disi marketing terimleriyle suslense de sonucta plastik. bu fiyat kesinlikle asiri ucuk. tamamen omega, blancpain isimlerini kullandiklari icin bu paralari istiyorlar. (omega, swatch, blancpain hepsi swatch grubuna ait markalar) daha ucuz olsa dusunulebilirdi ama bu haliyle onermem.
+1
antikadimag
(08.02.26)
hosuma gitmedi benim, bana hediye olarak gelse aa niyeti iyi tesekkurler ama sadece o kadar olarak bakardim begenmezdim.

antika+1
0
gule gule
(08.02.26)
Yakından orijinal bi tasarımın Çin malı çakması gibi duruyor bu seri ne yazık ki. Ben tercih etmezdim.
0
lil siztah
(08.02.26)
mekanik olan blancpain alınabilir, ama quartz moonwatch bence alınmaz. hoş moonwatch'in dizaynı daha güzel ama değmez.
0
malheiros
(08.02.26)
Olmaz ya.
0
gabe h coud
(08.02.26)
bence bir mağazada yakından incelemeden almayın. plastik malzeme ile çocuk saati kalitesinde bir saate sırf üzerinde omega yazıyor diye 10küsür bin lira vermeyin
+1
mutantking
(09.02.26)
saatle hiç alakasızsa moonswatch da olur ama biraz meraklıysa mekanik olmasından dolayı blackpain olanını alırdım. Koyu yeşil rengi çok güzelmiş.
+1
burfak
(09.02.26)
(3)

Parafpara halkbank nerelerde geciyor

optimistbakunin
Hepsiburadada yokmus. Online oncelikli olmak uzere nerelerde bu paraciklar geciyor biliyor musunuz
Hepsiburadada yokmus. Online oncelikli olmak uzere nerelerde bu paraciklar geciyor biliyor musunuz
0
optimistbakunin
(07.02.26)
Üç harfli marketlerde, pos'u bulunan akaryakıt istasyonlarında,
0
Mirket
(07.02.26)
Online olarak neredeyse yalnızca N11’de geçiyordu yakın zamana kadar; bir kontrol edin.
Fiziksel pos olarak A101, Şok ve Migros’ta geçiyor; ilk ikisinde çok sorun çıkıyor ama, her mağaza çekemiyor vs.
-1
lil siztah
(07.02.26)
Online olarak kullanılamıyormuş maalesef.

Parafmobil uygulamasını indirin. Profil kısmında program ortakları var. Oradan filtreleyerek hangi mağazalarda geçerli görebilirsiniz.
0
elorelia
(08.02.26)
(6)

Dans spor ilişkisi

muhayyer divan
SelamSporu dans gibi yapmak istiyorum. Bu işlerden anlayan var mı, kime danışılır bu iş? Olay şu, çook kilolu ve muhtemelen de tip 2 diyabetli olduğum için hem ortopedik hem de metabolik olarak kendimi harekete getiremiyorum, ağrılarım çok, hareket etmezsem daha beter olacak, spor yapmayı da o kadar
Selam

Sporu dans gibi yapmak istiyorum. Bu işlerden anlayan var mı, kime danışılır bu iş?

Olay şu, çook kilolu ve muhtemelen de tip 2 diyabetli olduğum için hem ortopedik hem de metabolik olarak kendimi harekete getiremiyorum, ağrılarım çok, hareket etmezsem daha beter olacak, spor yapmayı da o kadar tuhaf acaip ve anlamsız buluyorum ki, yüzme hariç spor da yapamıyorum (yüzmüyorum yani, yüzme hariç her şey anlamsız geliyor, dans çok daha anlamlı ve eğlenceli geliyor).

Benim gibi böyle ağrılı sıkıntılı bir kadına yavaş yavaş harekete başlatıp hareketi sevdirecek, hareketini ve enerjisini artırmasına yardımcı olacak, iskeletine çok yüklenmeden yapabileceği dans gibi bir spor arıyorum. Bu işin tıbbî bir uzmanlığı varsa (bence yoktur, keşke olsa) beni aydınlatır mısınız?

Line dance diye bişey çıktı karşıma, o uygun mu mesela?
-1
muhayyer divan
(01.02.26)
Step aerobik olmaz mı?

www.google.com

Yalnız anladığım kadarıyla grup derslerinde geri kalır ya da zorlanırsın. Eklemlerine binecek yükü en iyi sen bilir, durman gereken noktayı sen takdir edersin.

Onun için grup dersi değil de bilgisayar başında evde kendin başlaman için de şöyle şeyler var.

www.youtube.com
+1
Mirket
(01.02.26)
Evet evet grup dersi olmaz, anca bir doktor veya uzmandan görüş ve tavsiye alarak tek başıma başlarım diye düşünüyorum, zaten utangaçlık da var kolay kolay uluorta dans edemem :)

Fakat işte step aerobik pek dans değil gibi, müzikle uyumlu ve anlamlı hareketler olsun istiyorum :)

Göksu Tümaç iyiymiş yalnız, bakalım bakalım, güzel başlangıç 👏🏻👏🏻👏🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻
0
🌸muhayyer divan
(01.02.26)
Aradığınız şey barre olabilir, bale egzersizleriyle karışık esneme ve kardiyo hareketleri. Yakınınızda barre dersi varsa çok keyifli olabilir aslında. Ya da takip edebileceğiniz bir sürü video var. www.youtube.com

O olmazsa zumba var, hiç utanıp sıkılmadan derse gidebilirsiniz bence, benim kuzenim gidiyor, sınıfında her boyda her kiloda kadınlar var, çok eğleniyorlar. Ya da yine Youtube'dan yapabilirsiniz. www.youtube.com
0
kobuzchu kiz
(01.02.26)
Çok teşekkürler, zumba epey hareketli zıplamalı atlamalı bir şey, şu an için yapmam pek mümkün değil. Ufak hareketler lazım. Step gibi bir dans olsa çok tatlı olur. 👏🏻👏🏻👏🏻🌷
-1
🌸muhayyer divan
(01.02.26)
Kilonuz çoksa, kendi seçtiğiniz dans tarzı hareketler içeren bir sporla sakatlanma/kendine zarar verme ihtimaliniz yüksek olur. Bu sebeple, güvenli bir kiloya inene kadar yürüyüş öneriliyor. Eğlenceli bişeyler dinleyerek yürüyüş yapabilirsiniz mesela. toplayamadığımdan ara vererek yaptığım setler, sonrasında hiç zorlamaz oldu. Bir yaştan sonra kalp açısından da dikkat etmekte fayda var.
+1
lil siztah
(01.02.26)
Evet onu yapmaya da gayret ediyorum, anlamsız gelse de yapıyorum :)
-1
🌸muhayyer divan
(01.02.26)
(5)

Yurt dışından Türkiye en ucuz şekilde nasıl aranır?

holy biblo
Biliyorsunuz bazen kurumları, Whatsapp olmayan kişileri ve yerleri aramak gerekebiliyor. Bunun en ucuz yöntemi nedir?
Biliyorsunuz bazen kurumları, Whatsapp olmayan kişileri ve yerleri aramak gerekebiliyor. Bunun en ucuz yöntemi nedir?
0
holy biblo
(31.01.26)
ben vatsap kullanmıyorum. (iphone'da) uçak modunda wifi'a bağlıyken normal arama yapar gibi (rehberimdeki numaralara tıklayarak) arama yapabiliyor ve alabiliyorum. sanal sim'le hiç denemedim ama onda da bu şekilde oluyor olabilir.
not: aradıklarım hep cep numarası idi, sabit numara denemediğimi ekleyeyim.
0
lil siztah
(31.01.26)
Ben www.mobilevoip.com kullaniyorum, siteden ya da iOS/Android app'lerinde hesap acip kredi yukleyip kullaniyorsunuz. Turkiye'deki bir sabit hatti aramanin dakikasi 3-5 cent gibi miktarlara geliyordu en son.

Zamaninda 10 Euro kredi yuklemistim, hala 9 Euro'ya bile dusmedi :)
0
sertac akin
(31.01.26)
araştırmanız gereken şey wifi calling
çoğu telefonda var. ücretsiz.
0
memantine
(31.01.26)
bu wifi calling'i yurtdisi hattiniz uzerinden mi yoksa turk hattinizdan mi yapiyorsuz?
0
🌸holy biblo
(22.02.26)
Her ikisi de olur.
0
lil siztah
(22.02.26)
(7)

Yola terk alanı sahiplenen apartman kişisi haklı mı?

psmstc
Yani para ödeyip apartmanın özel otoparkı filan yapmamışlar. Bizim apartmanın karşı apartmanı. Bizim de otoparkımız var yine yola terk herkese açık. Bizim otopark dolu olduğunda bu karşı apartmanın ön alanı hep boş oluyor diye bırakıyorum. Giriş kat evi olan adam geldi buraya bırakmayın nerede oturu
Yani para ödeyip apartmanın özel otoparkı filan yapmamışlar. Bizim apartmanın karşı apartmanı. Bizim de otoparkımız var yine yola terk herkese açık. Bizim otopark dolu olduğunda bu karşı apartmanın ön alanı hep boş oluyor diye bırakıyorum.

Giriş kat evi olan adam geldi buraya bırakmayın nerede oturuyorsun filan muhabbeti yaptı. Dedim burası yola terk. Rahatsız oluyor apartmandakiler vs muhabbeti yaptı. Rahatsız olan gelsin benimle konuşsun dedim. Ayar oldum çünkü.

Böyle durumlarda ben kendi apartmanımın önü diye sahiplenmiyorum çünkü karşı apartman da gelsin parketsin komşuyuz sonuçta. Neticede benim apartmanım da satın almamış ön alanımızı.

Kim haklı kim haksız?

Dipnot: Her iki apartman olarak da çıkmaz sokaktayız bu arada. Trafiğe açık bir bölge değil.

Tamam abi kusura bakmayın deyip aracımı almam mı doğru olandı?

Ki ben söylemem gerekeni söyledikten sonra aracımı aldım da bu arada.
+1
psmstc
(31.01.26)
umrumda olmaz. arabamı koyar geçerim çünkü o alan onların da degil. anladıgım kadarıyla trafigin akışını da engelleyecek bir durum yok. muhtemelen her apartmanda olan saga sola salça olan ihtiyar bir tipe denk geldiniz. Rahatsızsanız şikayet edersiniz diyip geçin. zaten şikayet etse de hiç bir sonuç çıkmaz
+1
limonlu eksi
(31.01.26)
Bu tur durumlarda yazili olmayan kural, kendi apartmaninizin onu boşsa oraya konmasi. Eger degilse neresi uygunsa oraya birakilir.

Cok rahatsiz oluyorsa bedelini odeyip belediyeden kiralayabilirler.
+4
brkylmz
(31.01.26)
yola terk alanı, kaldırıma kadar olan kısım, yani bahçe duvarı çekilebilecek alanda ise bence komşu haklıdır, izin alarak hoşgörüyle olur tabi

oraya isterse ağaç dikebilir, bostan yapabilir
0
hoot
(31.01.26)
ben olsam "rahatsızlığın sebebi tam olarak nedir?" diye sorardım. hukuki kısmı bir yana, aracın orada bulunması adamın ışığını/manzarasını kesiyorsa, mesela eski araç olup da çalışması vakit aldığından sabahın köründe aşırı motor sesi oluyorsa, sizin apartmanın önünde yer varken özellikle oraya bırakıyorsanız vd haklı olabilir.
anlattığınıza bakılırsa size yüksek perdeden yaklaşmış; o muhabbet imkanını yaratmamış gibi duruyor. şimdilik gerekeni demişsiniz bence.
0
lil siztah
(31.01.26)
zorunlu terk alansa park etmeyin, etseniz de gereksiz diklenmeyin. yasal haklı değiller, doğal haklılar. yasal olarak bir şey yapamazlar ama o alanı ağaçlandırabilirler ya da başka bir şekilde değerlendirebilirler. terk alanlarına peyzaj çalışması yapılabilir. herkes mağdur olur...
-1
hiphopotam
(31.01.26)
Kendi apartmaninin onu bos ama yine de oraya mi birakiyorsun anlamadim. Oyleyse ben de sinirlenirim. Bir de giris kattakiler icin bu tip seyler sorun oluyor cidden. Kisinin cam onukapaniyor. Belki camdan bakan biri var evde, yaslilar mesela seviyolar cam onunde kahve mahve icmeyi.
Ama kendi apartmanimin onu de doluysa her zaman olmamak kaydiyla birakirim kamu mali olan her yere tabii
+2
Kittie
(31.01.26)
Terk mevzusunu anlamadan yorum yapılmış.

Terk, kendi tapulu malın iken yol olmak üzere (zorunluluktan) bıraktığın, malından ayırıp terk ettiğin yere denir. Buraların artık sahibi yoktur. Kamuya terklidir. “Eskiden benimdi de yol açılırken bizden alınmıştı da bizim de hakkımız vardı da” falan da filan da bunlar boş laf. Terk edilmişse, artık o binadakinin de yoldan geçen rastgele bir adamın da oradaki hakkı aynıdır.
Dolayısıyla terk edilen yere yok ağaç yok bostan zart zurt hiçbir şey yapamazsın, çünkü senin mülkiyetinde değil, hakkın yok.

Üzerinde bina olmayan ama aahini olan, ağaç dikilebilecek, duvar çekilebilecek olan yer terk değil BAHÇEdir. Arsanın (terkten sonraki) sınırından, binaya kadar olan yerdir bu. Burada başkasının hakkı yoktur, özel mülktür. Çevresini duvarla sarabilir içine çiçek dikebilir.

Yer terk mi bahçe mi bunu bilmek lazım. Bahçeyse zaten haklı, ama terkse haksız olmasına rağmen kabul edilmiş gerçekler var. Çıkmaz sokakta yüzyüze bakılan bir yer diye anlıyorum. Mevzu çıkmasın kapansın gitsin istiyorsan çekmen doğru. “Burası dağ başı mı ulan” dersen de haklısın, uğraşır, tersler, korkutursun.

Ben alttan almayı sevmiyorum.
0
lazor
(01.02.26)
(5)

Herkesin her şeyin en iyisine layık olduğunu düşünmesi

yakalayamadığın.ışıklar
Mantıklı mı sizce? İnsanlar çok mu beklenti içerisinde, çok mu hayalci? Ya da olması gereken şey bu mu?
Mantıklı mı sizce? İnsanlar çok mu beklenti içerisinde, çok mu hayalci? Ya da olması gereken şey bu mu?
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(30.01.26)
Her şeyin en iyisine layık olduğuna inanmak iyidir fakat sorumluluk ister, çok büyük çoğunluk bunun farkında değil.

Evet her insan, sırf insan olduğu için her şeyin en iyisine layıktır ama kendisi gibi başkaları da her şeyin en iyisine layık. Herkes her şeyin en iyisine layık. Bunu hayata geçirebilmenin tek yolu, kendine yapılmasını istemediği ne varsa bir başkasına asla yapmamak. MESELA sınırlarına saygı gösterilmesini isteyen kişi başkalarının sınırlarını ihlal etmeyecek, özellikle de ZAMAN konusunda. Hiçbir insanın ömrünün 1 saniyesi bile hiçbir insan tarafından yeniden yaratılamaz, kimse kimseye ömür hediye edemez. Ama herkes birbirinin zamanını çok hakkıymış gibi çarçur ediveriyor mesela.

Anadiline saygısızlık edilmesini istemeyen kişi başkasının anadiline saygısızlık etmeyecek. Kendi anadiline de saygısızlık etmeyecek. Kendi için istediğini başkası için istemedikçe insan, gerçekten insan olmaz.

Öyle kolay değil yani.
-2
muhayyer divan
(30.01.26)
bence daha çok 20'li yaşlardan geriye, yeni nesil böyle. biraz yetiştirilme biçimi, biraz da kendi dünyalarında yaşamaktan kaynaklanıyor sanıyorum. ben kenarından y jenerasyonuna giriyorum; bizim nesil istisnasız disiplin ve baskı ile büyütülmüş izlenimlerime göre. ikisi de uç; orta karar bir kendini ve haddini bilme durumu iyidir bence.

bir üniversite'de dışarıdan ders veriyorum. öğrencilerin büyük çoğunluğunun kendine güvenine, yer yer küstahlığına inanamıyorum bazen. çok takılmamaya çalışıyorum; çünkü yarım gün bulunduğumdan o kadar katlanılmaz değil benim için ve son sınıf olduklarından lafla eğitilecek yaşı çoktan geçmişler. normalde -özel sektör koşulları ortadayken- yeni mezunlar olarak piyasaya atıldıklarında karşılaşacakları muamele için onlara üzülmem gerekirken, asıl onlarla muhatap olacak patronlara üzülüyorum doğrusu..
0
lil siztah
(30.01.26)
Mantıklı değil. Kabul etmekte zorlansak da insan kendini çevresiyle kıyaslıyor. Neredeyse hepimiz 60-70 sene önce ağa falan olmayan ama az çok toprağı olup işleyip kazanan köylüden daha iyi yaşıyoruz. Bu durumu herşeyin en iyisine sahibiz olarak görüyor muyuz? Hayır.
Çok da hayalci değil aslında, iyi bir hayat yaşamak isteyen çoğu kişi için fırsatlar var. Sıkı çalışma, fırsatları değerlendirme ve mümkün olduğunca deneme sonrası göreceli olarak herşeyin en iyisine sahip olunabilir.
0
mbond
(30.01.26)
İnsanın bir şeyin iyisini istemesi başlı başına kötü bir şey değil ancak öyle kendiliğinden, sanki bir doğa kanunuymuşçasına "Layık olmak" diye bir şey yok. Herhangi bir canlı, doğal halinde hiçbir şeye layık değil. Eğer bir şeyler (Hak, varlık, saygı, sevgi) ediniyorsa bunu ya kendi çabasıyla ya da kendinden önce gelenlerin çabalarıyla elde ediyor. Yani bir şekilde birilerinin entropiye karşı koyması lazım; bu da emek sarfetmek, enerji harcamak demek. Bu bir insan için çalışıp bir yerlere gelmek de olabilir, iyi bir aileye doğmak da olabilir.

Bu noktada bir şeye layık olduğunu düşünen insan bunun için çabalıyorsa; bu daha çok çalışmak da olabilir, layık olduğuna inandığı şeyi elinden alanlara karşı mücadele etmek de olabilir, bence çok sorun yok. Ama sadece durduğu yerde "Ben buna layığım, ona da layığım" diye atıp tutuyorsa olsa olsa hezeyanlardadır. Tani şunu da unutmamak lazım; hayat sosyal bir olgu. Yani sen "Ben bu kafede daha iyi bir hizmete layığım" derken sana hizmet veren kişi de muhtemelen bununla çatışan şeylere layık olduğunu düşünüyor.
0
salihdt
(31.01.26)
Tersinden düşün, bir insan neden her şeyin kötüsüne layık olduğunu düşünsün ki? İnsan hayata bir kere geliyor, alabileceğini almak ister doğal olarak.
0
creepy
(31.01.26)
(8)

Cicibebe

basubadelmevt
Bebeklere neden cicibebe yediriliyor? Seker bombasi, garip bisi. Sanirim bilincli anneler artik kullanmiyor.
Bebeklere neden cicibebe yediriliyor? Seker bombasi, garip bisi. Sanirim bilincli anneler artik kullanmiyor.
0
basubadelmevt
(30.01.26)
Ben 90'larda bebekken Eti Cici Bebe çok pahalıydı ve bir tür statüydü. Prima bez gibi.

Şahsen o dönemde ulaşamayan kişilerin günümüzde bebeklerine yedirmeyi daha çok tercih ettiğini gözlemlemiştim.
Zaten genel olarak kendi çocukluğunda birçok şeyin eksikliğini çeken kişilerin kendi anne babalıklarında şayet durumları az biraz müsaitse bile yararlı mıdır zararlı mıdır düşünmeden çocuklarının önüne her şeyi yığdıklarını görüyorum. Tamamen psikolojik. Kendi travmaları, kendi yaşadıkları ebeveynliklerini şekillendiriyor ve bunu iyi yönde yapmıyor. Instamom, vlogger family gibi hayatların ünlü olmasındaki bir başka neden de bu. İnsanlar, çocuklarımızın önüne başka neler yığabiliriz, kendi hayatımızı başka nasıl sergileyebiliriz arayışındalar.
Rafine şekerin zararlarını şunun şurasında 20 belki 25 senedir konuşuyoruz. 90'larda Cici Bebe yedirmek statü meselesiydi ama günümüzde hala bunu yediren varsa şahsen cehalet göstergesi olarak algılıyorum.
+3
alice in potatoland
(30.01.26)
çocuk olmadan önce ben de onu yapmam bunu yapmam, aaaa sen nasıl anasın filan diyordum da şu an kızım 3,5 yaşında. aşırı olmamak kaydıyla dondurma, çikolata, hazır tatlı filan yiyor.

önceleri evde cips, çubuk kraker, dondurma, rafine şekersiz tatlı... neler neler yaptık. ama ya sen yerken görüyor istiyor, ya misafirlikte görüyor ya da parka indiriyorsun diğer çocuklar ikram ediyor. parkta yediğini evde yasaklayamıyorsun.

ha bebekken cici bebe vermedim. yani cici bebe vermenin şöyle manası yok. zaten 6 ay akadar emiyor. 6 aydan sonra ek gıda. ek gıda döneminde zaten sınırlı yiyebiliyor, onu da cici bebe ile harcamanın manası yok ve tabi zararlı bi yandan. ha rafine şekersiz cici bebe şeklinde ürünler de var. neyse. 1 yaşında çocuğu cici bebe yerken görsem anlam veremem. ama annesine bi şey de diyemem. herkesin anneliği kendine.
+7
elorelia
(30.01.26)
bu paketli ve aşırı şekerli şeylerin zararlarına yavaş yavaş uyanıyoruz çünkü. biraz bilinç kazanınca insana diken gibi batmaya başlıyor. ben şeker sevdamdan, tip2 diyabetin sınırından yeni döndüm. şu yaşımda kazandığım farkındalıkla kimseyi yargılamak da istemem; zira geçen yıla kadar gece gündüz tatlı gömüyordum..

geçen hastanede sıra bekliyorum; karşımda hamile annesinin kucağındaki 4 yaş civarında bir kız çocuğu, sürpriz yumurta yiyordu; hatta ıslak mendil bulamadılar, ben verdim. annesi dedi ki, "kızım aç olduğunu bilseydim poğaça alırdık." sonra çocuğun hiçbir talebi olmadığı halde annesi ikinci sürpriz yumurtayı da açıp verdi; sanırım doysun diye. valla bi uyarasım gelmedi değil ama ne haddime yani. devletin bunları politika bellemesi lazım diyeceğim de.. neyse.
+10
lil siztah
(30.01.26)
o da bir şey mi çürümüş meyvelerden yapılan püreleri çatır çatır yediriyorlar çocuklarına. bebelac mıdır nedir o.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(30.01.26)
Çocuk abur cubur bir şeylere ihtiyaç duyuyor ve insanlar bütçeleri dahilinde vermek zorunda kalıyor. Dışarda filan özellikle çocuk durmadığında (0-2 yaş) eline bir bisküvi verince oyalanıyor. Her zaman evde kendin yapamazsın dışarıdan almak zorunda kalırsın.
Parası olanlar organik olanları veriyor. Hipp vs. Ben de veriyorum açıkçası organik olandan ama organik ve sağlıklı olmadığını en pahalısının bile kimyasal içerdiğini biliyorum ama çocuk istiyor yani sıkılıyor oyalanmak için istiyor.
0
Gradient_tabanlı_mor
(30.01.26)
Çok garip bir şekilde şu ürünü bebeklerden çok belli bir yaşın üstündeki erkeklerin tükettiğine şahit oluyorum.

Bebeklere de zaten belli bir müddet katı gıda verilmiyor katıya geçer geçmez de sanki mütemadiyen faydalı şeyler yediriyorlarmış gibi düşünmemek lazım, bu faydasız yiyecekler içinde belki de masumlardandır bu bisküvi bilemedim. Ben arkadaşımın çocuklarına sağlıklı şeyler almaya çalışıyordum ama baktım ki jelibonlar, çikolatalar bir sürü kötü şeyi tüketmesine izin veriliyor ben de saldım artık. Çocuklar maalesef çok kötü besleniyor ya üzücü.
+4
mutekebbir
(30.01.26)
Benim gördüğüm ya organik olanı alıyorlar ya da kendileri evde yapıyorlar. Ben de öyle yaptım şeker yerine elma suyu konsantresi hurma özü gibi şeyler koymuştum. Hazır olanı verene rastlamadım.
0
ekimoloji
(30.01.26)
doyumluk değil, bir bardak yoğurt, içine ufalanmış 4-5 adet cicibebe ara öğün olarak yediriyorduk.
0
synick
(31.01.26)
(3)

Crocs terlik numarası

kizil karga
Ayakkabı gibi aynı numara mı yoksa 1-2 numara büyük mü almak gerekiyor nasıl oluyor?
Ayakkabı gibi aynı numara mı yoksa 1-2 numara büyük mü almak gerekiyor nasıl oluyor?
0
kizil karga
(29.01.26)
benim ayağım 40; spor ayakkabıda 40.5 giyiyorum. crocs'un 39-40 olanı tam oluyor bana. yani tam numara diyebiliriz.
0
lil siztah
(29.01.26)
36 giyiyorum normalde spor ayakkabılarda 36-37 aldım. ama 2. parmağım baş parmağımdan uzun olduğu için rahatsız ediyor bir süre sonra :D açıkçası çok aşırı rahat bi terlik olduğunu düşünmüyorum.
0
elorelia
(30.01.26)
hatırlatma; güneşe koyma. 41 numara terliğim 37 oldu hanım kullanıyor şimdi.
+1
ground
(30.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.