Giriş
(8)

Yarın taşınıyorum

gobekliraki
Emlakçı vs derken her şey gümbürtüye geldi gibi. Muhakkak unutma dediğiniz bişey var mı, böyle olur ya insanın son dakika aklına gelir. K
Emlakçı vs derken her şey gümbürtüye geldi gibi. Muhakkak unutma dediğiniz bişey var mı, böyle olur ya insanın son dakika aklına gelir. K
-1
gobekliraki
(16 saat)
Şunu eksileyene gerçekten üzülüyorum. Yazık.
0
🌸gobekliraki
(16 saat)
- Elektrik, su, doğalgaz abonelikleri kapatılacak. İnternet aboneliği taşınacak.
- Size ait sarkıt, avize vb. gibi aydınlatma grubu ürünleri varsa alınacak.
- Boş evin her odası, duvarları, zemini, demirbaşları, kombisi, ankastresi, banyosu vb. fotoğraflanacak. Depozito veya hasar muhabbetinde hayat kurtarır.
- Tüm sayaçlar da aynı şekilde fotoğraflanacak.
- Ödenmemiş aidat, temizlik bedeli vs. varsa ödenecek.
- Anahtarlar teslim edilecek.
+6
zaman ilac degil insanlar unutkan
(15 saat)
Anahtarı hemen verme mümkünse,bişey unutursan dönüp alırsın hemen. Biz duvarda resim unutmuştuk bi kere misal
0
denizciman
(6 saat)
adres naklini resmi olarak beli bir süre içinde yapmazsan cezası var diye biliyorum.
0
liberal
(5 saat)
Anahtarı teslim ederken, anahtar teslim tutanağı tutun.
0
duyuruuser
(5 saat)
ya şöyle bi durum var, ek soru gibi olsun. ev sahibi ingilizmiş, emlakçı da diyor ki kira 4 aylık olarak ödenecek. tamam dedim, bu sefer babam dedi ki seni taklaya getirmesinler, ev sahibinin haberi bile olmayabilir evin tutulduğundan falan. saçma sapan durumlara gark ettim yani
0
🌸gobekliraki
(5 saat)
basitçe ev sahibiyle tanışmak istediğinizi söyleyin. kağıt kürek işlerini tam yaparsanız neden sorun olsun ki, güneyde bu şekilde yıllık kiralıyorlar evleri. ancak toplu kira önden verildiğinde belli bir indirimi olması lazım normalde.
0
lil siztah
(3 saat)
perde
0
kveldulv
(2 saat)
(8)

Sağlığa az zararlı dondurma

sanguine
Türkiye'de satılan, sağlığa zararı görece daha az olan hangi dondurmalar var? Hepsinde Bin tane katkı maddesi olduğunu, hepsinin şekere boğulduğunu biliyorum. Nispeten hangisini tercih edebiliriz? Macro, migros vb ya da internetten kolayca alınabilecek şekilde
Türkiye'de satılan, sağlığa zararı görece daha az olan hangi dondurmalar var?

Hepsinde Bin tane katkı maddesi olduğunu, hepsinin şekere boğulduğunu biliyorum. Nispeten hangisini tercih edebiliriz? Macro, migros vb ya da internetten kolayca alınabilecek şekilde
+1
sanguine
(18 saat)
macro'daki kechy'nin stevialı diye tanıtılan dondurması ile ilgili şöyle bir entry yazmıştım: eksisozluk.com . özetle şeker hassasiyetiniz varsa almayın.
+1
lil siztah
(18 saat)
Golf maraşım
Pernigotti
+1
auroraaurora
(18 saat)
Kechy +1
Bir de bi insta hesabında gördüm, carrefour’un kendi dondurma markasının da içeriği bayağı iyiymiş. Kontrol edilebilir
+1
mor oje
(17 saat)
Uğraşırım diyorsanız: Orman meyvelerini üç kaşık süt, bir kaşık bal, isteğe bağlı doğal salep veya donmuş muz ile blenderdan geçiyorum bir saat buzlukta bekletirken yarım saat sonra karıştırıp buzlanmasını engelliyorum bir saatin sonunda sağlıklı dondurma elde etmiş oluyorum, tadı çok güzel oluyor. (Kakaolu versiyonu da yapılıyor)
+1
ekimoloji
(17 saat)
pandos’u öneririm, dediğiniz marketlerde var. İçeriği temiz.
+1
eileengray
(17 saat)
Pernigotti vardı. Artık üretmiyorlar.
+1
mikahakkinen
(16 saat)
Hayret kimse yazmamış
(bkz: mövenpick dondurma )
0
Rondak
(16 saat)
hepsi sağlığa zararlı ama kıyassal anlamda ne kadar daha iyi veya kötü bilemiyorum.
içeriğine bak kendin karar ver yine ama kalite anlamında oando market dondurmaları arasında en kalitelisi gibi.

genel algı algida'nın alt markası, boykottan dolayı çıktı vs. yönünde ama bana daha çok algida markalı ürünlerde yıllar içinde kalite düştüğünden bu olumsuz imaja bulaşmadan kaliteli ürünlerini satmak için kullandıkları üst segment markası gibi geliyor. oando markalı tüm ürünler tam yağlı dondurma olarak geçiyor, algida gibi yarım yağlı dondurma, sütlü buz, aromalı su buzu vs. değil yani. mevcut algida ürünlerini oando adıyla satmıyorlar algida markasını değiştirmediler ek bir marka çıkardılar ve ana markadan daha kaliteli ürünlerden oluşuyor tüm ürün grubu. bir de tek dondurma dolabı olan yerlerde diğer markalara da yer verme şartı mı geliyordu/gelmişti vs. coca cola dolaplarında doritos raflarında yaşanan olayın aynısı. onu atlatmalık çakallık işi olabilir ikinci markayı piyasaya sürmek.

algidalar bitkisel yağlı sütlü buz vs. iken oando'nun tam yağlı dondurmaları 13% tereyağı filan içeriyor. annemin yeni favori dondurması bu. carte dor yediğinde midesi vs. bulanırken bunda bi büyük kabı önüne koysan bitirir :D

şeker hepsinde var. yani diyet dondurma tatlandırıcılı dondurma vs. vardır da standart olarak yüksek oranda şeker içeren bir ürün dondurma. o yüzden hepsi zararlı, en iyisi de olsa kararında tüketmek hatta mümkünse tüketmemek lazım.

oando içeriği bu şekilde i.imgur.com
hatta litvanya'da üretilip ithal ediliyor bu ürün: i.imgur.com
türkiye'de üretilen kap dondurma da içerik olarak dengi, avrupa üretimi ile aynı standartlarda görünüyor külah dışında saf dondurmaya bakınca.


ek olarak pernigotti diyenler olmuş, üreticisi sanset gıda idi. şuan migros markalı dondurmaları da bu firma üretiyor. kendi markaları ile direkt perakende satışı bıraktılar ama marketlere üretime devam ediyorlar.
+1
konetsu
(15 saat)
(2)

Atina hakkında bilgi

duster
Haftaya arabamla ile atinaya gideceğim, Yunanistan'da gezmediğim tek yer orası kaldı. Şehir dışında deniz kenarında ufak bir köyde kalacağım ama sorum su: Atina metrosunun hangi durağı park için sıkıntısızdır ve akropolis'e metro ile ulaşım kolay mıdır?
Haftaya arabamla ile atinaya gideceğim, Yunanistan'da gezmediğim tek yer orası kaldı. Şehir dışında deniz kenarında ufak bir köyde kalacağım ama sorum su: Atina metrosunun hangi durağı park için sıkıntısızdır ve akropolis'e metro ile ulaşım kolay mıdır?
0
duster
(22 saat)
otopark konusunda bilgim yok.
akropolis'in girişine 100 m mesafede (müzenin de dibinde), aynı isimli metro durağı var. ancak turnikeden sonra, akropolis'e erişmek için yaklaşık 15 dk (o da, aradaki kalıntılara bakmak için durmazsanız) yokuş yukarı yürüyeceksiniz.
atina'da bu tarihlerde çok yakıcı bir sıcak var; şapka, hafif kıyafet, düzgün ayakkabı, güneş kremi, el fanı vd bütün önlemlerinizi alın derim. içecek satış yeri vs yok; yanınıza bol su almayı unutmayın.
yukarıda küçük bir wc var ve mesai saatleri dışında kapalı. ihtiyaçlarınızı ören yerine girmeden, metrodan hemen çıkışta, akropolis müzesi'nde giderin önceden (bilet almadan, lobiden wc'ye geçebilirsiniz. ama vaktiniz varsa müzeyi de muhakkak gezin).
iyi gezmeler.
0
lil siztah
(22 saat)
atinada otopark sıkıntılı, kalacağınız yerin parkı olsun kesinlikle.

şehir içindeki otoparklar pahalıydı günlük min 20 euro.

akropolis çevresine bu mevsimde arabayla girmezdim ben bi de..
0
kveldulv
(21 saat)
(4)

avukatlık ücreti ödemesi hakkında

lil siztah
selam, annemin dairesi geçen yıl emlakçı üzerinden kiraya verilmişti. kiracı kirayı baştan beri geciktiriyor ve emlakçının ısrarlarıyla zar zor ödüyordu; ancak son iki aydır hiç ödeme yapmadı. emlakçı da artık adama ulaşamadığını; dava etmemizi söyledi.kardeşimin başka bir konuda çalıştığı, ilgili o
selam,
annemin dairesi geçen yıl emlakçı üzerinden kiraya verilmişti. kiracı kirayı baştan beri geciktiriyor ve emlakçının ısrarlarıyla zar zor ödüyordu; ancak son iki aydır hiç ödeme yapmadı. emlakçı da artık adama ulaşamadığını; dava etmemizi söyledi.

kardeşimin başka bir konuda çalıştığı, ilgili olduğunu söylediği bir avukat vardı, ona danıştık. şimdi geciken iki kira için ayrı ayrı iki icra isteminde bulunacağını söyledi. bunun takibi ve gerekirse ileride açılacak iki dava dahil olmak üzere, avukatlık ücreti olarak da 60 bin lira istedi. bu konuda hiç tecrübem olmadığı için pazarlık falan yapmadım. bu ücretin yarısını şimdi istiyor; kalanını da önümüzdeki ay ödeyebileceğimi söyledi.
bu işin usulü bu mudur; teklifi makul müdür?
0
lil siztah
(22 saat)
Kira bedeline gore de değişir dedi avukat ama 60 makul gibi geldi
+2
kisa
(21 saat)
Yazılı sözleşme yapın. İcra için normal olabilir am ileride açışacak 2 dava da dahilse rakam çok düşük kalabilir.
+2
ground
(18 saat)
Bence makul (aylık kira bedelini bilsek daha mantıklı değerlendirebiliriz)
4-5 kira bedeline kadar normaldir.
Asgari Tarifeye göre sulh hukuk mah. her dava için 30.000₺ net
İcra takibi için 20.000₺ net ücret ödenmesi gerekir.
Bunlara dava-icra masrafları ve KDV dahil değildir.
0
megalomaniac
(16 saat)
Kira bedelinin önemli olduğunu düşünmemiştim, pardon.
25’ti; senesi dolunca 30 yapıldı ama alamadık.
0
🌸lil siztah
(15 saat)
(8)

Yarın şöyle bir yere iş görüşmesine gidiyorum (yalnızca önyargılı cevaplar)

sekizdokuzon
Mekanın girişi şu şekilde: https://ibb.co/gb6bXWJsGörüşmede başıma gelecekleri tahmin edelim :pTeşekkürler.
Mekanın girişi şu şekilde: ibb.co

Görüşmede başıma gelecekleri tahmin edelim :p

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(06.07.26)
Sen iş arıyormuşsun gibi değilde, onlar seni ısrarla istiyormuş gibi gideceksin. Özgüvenli olacaksın. İşi kapıp geleceksin.
Bu fotodan bunu anladım ben
0
etna
(06.07.26)
konsoldaki objelere bakılırsa, duvarda hat levha olduğunu tahmin ediyorum. patronun odasında oymalı, saçaklı dore perdeler de varsa, bu iş tamam inşallah diyorum :m
+5
lil siztah
(06.07.26)
Kanepenin rengi işi bozuyor (yanlış hatırlamıyorsam.). Yine de temkinli olun. :D
+4
auroraaurora
(06.07.26)
En sağda duran o siyah kap bildiğiniz urne. Ya dekorasyon gelişigüzel yapılmış ya da patronun babaannesinin külleri orada duruyor. İki türlü de pek olumlu bir durum değil.
0
akhenaten
(06.07.26)
ofis mobilyaları bilindik bir markanın.
demek ki ucuza kaçılmamış, kurumda kalite farkındalığı var.
+1
duyuruuser
(06.07.26)
mulakatin ortasinda "simdi ingilizce devam edelim" denecek gibi.
-1
cooperr
(06.07.26)
nasıl geçti?
+1
duster
(22 saat)
Onlar beni beğendi ama ben onları beğenmedim. Umarım orada çalışmak zorunda kalmam.
+1
🌸sekizdokuzon
(20 saat)
(10)

Deniz suyunu temizlikte kullanmak

Unde bach canim
Deniz suyu içeriğindeki tuz ve mineraller nedeniyle deterjan gibi ürünlerde köpürmeyi engelliyor fakat bu deniz suyunu alıp sokak ve caddeleri yıkamak, evlerde ayrı hat kullanarak direkt olarak atık su olacak şekilde tuvaletler için kullanmak “içme suyunun tuzlu suyla karışması gibi risklerden dolay
Deniz suyu içeriğindeki tuz ve mineraller nedeniyle deterjan gibi ürünlerde köpürmeyi engelliyor fakat bu deniz suyunu alıp sokak ve caddeleri yıkamak, evlerde ayrı hat kullanarak direkt olarak atık su olacak şekilde tuvaletler için kullanmak “içme suyunun tuzlu suyla karışması gibi risklerden dolayı mı esas olarak kullanılması riskli?

Evet gelecekte içme suyu yetersiz olabilir ama şu an yeterli iken büyük bir deniz suyu aktarım projesi büyük maliyet olur. Bu sebebi geçtiğimizde nasıl bir çevresel sorunla karşılaşabiliriz gelecek için?
0
Unde bach canim
(04.07.26)
Deniz suyundaki tuzun çürütücü etkisi nedeniyle bir boru şebekesi ve fitting malzemeden geçirilmesi, sistemin sağlığı açısından pek mümkün değil ve ayrıca atık su direkt denize verilemez de doğaya karışırsa dokunduğu her yerdeki doğayı öldürür.

Deniz suyu arıtımı bir azgelişmiş ülke için mümkün değil, maliyet çok yüksek.

Denizden fayda ummak yerine belediyelerin kayıp kaçağı önlemeye ve atık suyu arıtmaya yönelmesi çok daha ekonomik görünmekte.
+3
Mirket
(04.07.26)
@mirket
Hocam deniz suyunu arıtmadan verecek, arıtılması zaten ekonomik değil. Günümüzde bile metal boru kullanıldığını düşünmüyorum. Beton veya plastik kullanılıyordur. Ki tuz bunlara zarar vermez.
0
🌸Unde bach canim
(04.07.26)
Suyun geri dönüşümü ve israf edilmemesi konusunda yapılacak çok şey var ama “deniz suyunu evlerimizde ya da tuvalette kullanalım” bunlardan biri değil.

Şehirlere yağmur hasatı yapmak, her yeri beton yapmamak, çatılardan akan suyu depolamak ve kanalizasyona vermemek, iki atık su hattı oluşturmak, evlerdeki tuvalet-sifon suyunu gri-su ya da çatılardan toplanan sudan vermek gibi çok şey var. Hatta en basitinden el yıkama lavabolarının gideri neden klozete ya da tuvalete verilmiyor onu anlamıyorum. Küçük tuvaletten sonra sifon çekmez, el yıkadığımız su tuvaleti temizlerdi.

Bunlarla ciddi tasarruf yapılabilir ama vatandaşın kullandığı su maden tarım ve sanayi ile kıyaslandığında devede kulak kalıyor. Tüm bu saydığım şeylerden tasarruf oluşturmayı geçtim tüm vatandaşlar aylarca bir damla su kullanmasa hala ciddi bir tasarrufu oluşmayacak.

Su sorununu çözmek için yapılması gereken ilk şey ormanlaşma ve yağmur oluşumunu arttırmak, şehirlerde betonu azaltmak ve yağan yağmurun toprakla buluşmadı, her binaya su deposu koyup temizlik sularını yağmurda dolan depolarla kullanmak gibi yöntemler gerekiyor.

Yer altındaki kayıp kaçak çok ciddi boyutta bu arada. O da israf çünkü A noktasından gelen su B noktasıdinda toprağa karışıyor. Teknik olarak hala toprakta ama tekrar kullanılabilir olması için yüzyıllar geçecek belki.

——
Deniz suyunu kışın yollar buz tutmasoın diye kullanıyorlar bu arada. Tuz atacaklarına tuzlu su atıyorlar. Bu bana mantıksız gelmiyor az kullanıldıkça.
+1
biseysorcaktim
(04.07.26)
tuz, pek çok malzeme için en yıpratıcı ve bozucu etkenlerdendir. sebeplerden en önemlisi bu olabilir.
+1
lil siztah
(04.07.26)
Abi, eski binalarda falan tesisat tadilatı gördüysen boruların içi hep hışır kaplıdır. Bu malzeme sudaki çözünmüş katı maddelerden kaynaklıdır ve zaman içinde boru demir de plastik de olsa tıkar. Deniz suyunda bu çözünmüş karı madde miktarı içme suyundan 5-10 bin kat daha fazladır ki onun tıkayıcılığını sen düşün.

Tamam , borular plastik de, fitting malzemenin eninde sonunda bir yerlerinde, en azından vana ve musluklarda metal vardır ve metal tuzu hiç sevmez.

Bir de, eğer temizlik yapan biriysen bilirsin, temizlikte bela olan şey sudaki kireç, yani suda çözünmüş katı maddelerdir. Yani klozeti, fayansları pis gösteren o sapsarı malzeme hep odur. Sert suyla cam silersen o camı ayrıca bir daha silmen gerekir. Tuzlu suyu arabana vurursan, araba ölmesin diye tatlı su ararsın falan.

Yani deniz suyuyla temizlik olmaz.
+1
Mirket
(04.07.26)
Yukarıdaki detaylı açıklamaları özetleyecek şekilde, deniz suyunu sıvı toprak olarak düşünün. Temizleyici bir etkisi yok bu anlamda. Bulunduğu yerde kendisi bir temizlik sebebi oluyor.
0
akhenaten
(04.07.26)
Temiz yeraltı sularını kirletip toprağı öldürürsün.
0
kimlanbu
(04.07.26)
sokak vs. yıkamada hem asfaltın anasını ağlatıyor hem de bulaşan arabaların canına okuyor.

tuz mekanik araçlar için bela.
0
gurur
(04.07.26)
denize sıfır yaşayan birisi olarak söyleyeyim. havuzlardan birisini deniz suyu ile dolduruyorduk. serpintilerle vs çevresini o kadar çok batırmaya başladı ki şebeke suyu ile doldurmaya başladık. gerisini siz düşünün.

ayrıca tuzlu su düzenli kullanımda asit gibi aşındırma yapıyor.
0
bravoteam
(05.07.26)
izmir karşıyaka belediyesi senelerdir deniz suyunu uygun şekilde arıtıp parklar ve bahçeler müdürlüğünün sulama işlerine su temin ediyor.

ancak içme ve dediğiniz temizlik işleri için ek işlemler gerekebilir. denizde tatlı su elde etmek için buharlaştırma yöntemi kullanılır mesela ama bu kadar basit olacağını düşünmüyorum büyük kapasiteli sıhhi kullanım için. zaten teknik bilgim de yok. boş yapmayayım.
0
janderzel zartanyan
(05.07.26)
(6)

çok üzgünüm... ne yapsam?

art cat chocolate
ofisin arka bahçesinde başka bir ofisle beraber arada ilgilenip mama verdiğimiz kediler var. neredeyse her gün geliyorlar mama ve uyku için.birisinin ensesinde yaralar çıkmış. pireleri de vardı. veterinere götürmek için bir box satın aldım. arkadaşla beraber içine koyduk mandallarını kapattık kapısı
ofisin arka bahçesinde başka bir ofisle beraber arada ilgilenip mama verdiğimiz kediler var. neredeyse her gün geliyorlar mama ve uyku için.

birisinin ensesinde yaralar çıkmış. pireleri de vardı. veterinere götürmek için bir box satın aldım. arkadaşla beraber içine koyduk mandallarını kapattık kapısının.

plazanın ön bahçesine geldik tam, box'ın kapağını açtı tepinirken ve kaçtı. saatlerdir ortada yok. aradım aradım bulamadım.

boxın mandalları hala kilitli bu arada. ilk box kullanışım değil. çok uyduruk çıktı ürün.

geri gelir mi? 1.5 yıldır buradaydı o kedi.
0
art cat chocolate
(03.07.26)
gelir yaa üzülmeyin <3
bir kaç gün azıcık tırsak davranır o kadar.
0
lil siztah
(03.07.26)
Kaçtığı yer çok uzak değil anladığım kadarıyla. Aynı binanın ön bahçesinin oradan kaçmış.

Arka bahçenin dışarıyla bağlantısı varsa merak etmeyin geri gelir tekrar arka bahçeye. O zaten normalde de geziyordur oraları.

Plastik kapılı box'ların kapısını kafayla ittirince esneyip klipslerinden çıkıyor. Benim kedininki de onlardan. Sığacağı metal kapılı box bulamadım, sağdan soldan plastik kelepçe ile bağlayıp kullanıyorum.
+1
kibritsuyu
(03.07.26)
Gelir.
Box a koyunca korkmuş ve paniklemiştir. Orayı zaten evi gibi görüyor hatta yakınlarda bile olabilir.

Sen ve arkadaşın gibi duyarlı insanların daha da artması dileğiyle ♥️
+1
rock n roll
(03.07.26)
Bahçede besledigimiz çok sevdiğim eski bir kedimiz kisirlastirma sonucu bahçemize geri bırakılmıştı..kutuyu bahçede açıp bırakmışlar. Bir süre hiç gözükmedi ortalıklarda. Korkudan artık kaçtı buraya bı daha gelmeyecek diye nasıl üzülmüştüm anlatamam. Umudu kestigim üç dört gün sonra hicbi sey olmamış gibi diğer kedilerin arasında yemek beklerken görünmüştü bir gün.

Ben bunu korkusunun geçmesine baglamistim. Üç dört gün sürmüştü bize görünmemesi.

Umarım sizinki de çok kısa bir sürede geri gelir ki bence gelecektir. Sokaklara da alışkın bir kedi. Ev kedisi kaçsa daha endişe edici durum olabilirdi yani daha biliyordur etrafı gelecektir umarım.
0
egerbiryolcu
(03.07.26)
korkmuştur.

gelir bi süre sonra.
0
gurur
(03.07.26)
arkadaşlar kedi geri geldi :)))
0
🌸art cat chocolate
(1 saat)
(19)

Ölü deniz i hangi duyguyla izlediniz?

Lh12
Ben çok yorulduğumu hissettim. Sonunu zor getirdim. Çok yürümüş ama bi yere varamamışım gibi. Ülke gercekleri karsısında çaresizlik falan...Size bu gösteri ne hissettirdi? Bıkkınlık mı, cesaret mi, umut mu , zafer mi?
Ben çok yorulduğumu hissettim. Sonunu zor getirdim. Çok yürümüş ama bi yere varamamışım gibi. Ülke gercekleri karsısında çaresizlik falan...
Size bu gösteri ne hissettirdi? Bıkkınlık mı, cesaret mi, umut mu , zafer mi?
-1
Lh12
(03.07.26)
güzeldi bence. siyasi geçirmeli gösterileri severim. yapan çok da herkes böyle yayınlayamıyordu güzel oldu.
-1
jelly bear
(03.07.26)
Bu organizasyonlarin tamamı akp eliyle yürütülüyor.

Hem seçmende safları sıkılaştırma hem de, bakın biz iktidardan gidersek din düşmanlarına kalacak propagandası.

Koca belediye başkanlarını vekilleri partisine çeken, Kılıçdaroğlunu kukla gibi oynatan akp bunu yapamaz diyen varsa götumle gulerim.
-20
topkapiaksaray
(03.07.26)
3 yildir anlattigi hikayenin,
youtube uzerinde,
bir haftada
10 milyon izlenmesi,
siyasilerin iştahını kabartiyor,
herkes kendine yontarak bir cikar elde etme pesinde,
iktidar, magduruz durumu cikarabilirmiyizde,
ozgur ozel bizi de elestirdi demis,
bunu duyan butlan ,
destege yanina gitmis,
falan filan.
0
designer
(03.07.26)
Ben sevdim, Deniz Göktaş’ı daha önce birçok kez izledim, önceki şovunu da beğenmiştim bunu da çok sevdim.
Bu çocuğun tarzını çok seviyorum tam benim sevdiğim, ilgimi çeken mizah bu.
Son yıllarda Pınar Fidan’la birlikte en sevdiğim komedyenlerden biri.

Hatta muhafazakar annemle izledik biz son şovu o da çok sevdi çok güldü hiçbir yerini “fazla” bulmadı.
Annemin bile alınganlık yapmadığı şova bu kadar yükselinmesi çok garip geliyor bana hala.
+2
mutekebbir
(03.07.26)
sorunuza cevap değil ama ben normalde deniz göktaş'ı severim. siyasi konulardaki cesaretine de saygım büyük. ancak bu gösteri için, bir stand-up olarak çok beğendim/güldüm/iyi vakit geçirdim desem yalan olur.
+1
lil siztah
(03.07.26)
Beğenmedim. Siyasi şakaları çıkarsan bu kadar sükse yapmazdı. Tuzbiber seviyesini sevmiyorum
-2
benaslindayohum
(03.07.26)
Güzel saplamış, tanımıyordum, zeki biriymiş
-7
arbre
(03.07.26)
Sevmeyeceğim, izleyemeyeceğim konusunda müthiş bir önyargım vardı.
O kadar çok karşıma çıktı ki izlemek zorunda kaldım ve ilginçtir, sevdim de.

Bildiğim bütün Youtuberların canhıraş bir şekilde bunu parlatmaları, Youtube'un hiç tarzım olmamasına rağmen bu videoyu bana önereceğim diye kendini paralaması, her yerde bu videonun bir şekilde karşıma çıkması, izlediğimde doz fazla kaçmış hissim, şu anki sonucun en baştan belli olması, bana olayın planlı programlı bir safları sıklaştırma, bir konsolidasyon çalışması olduğu izlenimi verdi.

Şahıs takarım ters kelepçemi, yatarım çıkarım, zaten aktivistim demiş olabilir de gösteri dediğin tek kişiyle olan bir şey değil ki, arkada bol miktarda baş ağrısı çekecek koca bir ekip var. Hepsi mi 6 okkalı?
0
Mirket
(03.07.26)
Feyyaz Yiğit Deniz Göktaş’ı önerince ilk gösterisini izlemiş ve hiç beğenmemiştim. Son yayınlanan da ilk yüklendiği saatlerde sözlükte gündem olunca, açıp baştan sona (çift hızda) izledim. Yine komik değildi. Toplam bir defa güldüm. O espiriyi de hatırlamıyorum.

Her kesimden insana laf sokmuş, soksun, iyidir.

Bu halkın sinir uçlarına dokunan din, kitap, bayrak, ülkenin kurucuları gibi milli ve manevi değerlerin hakaretamiz şekilde mizah malzemesi yapılmasından hoşlanmıyor, onaylamıyor ve karşı çıkıyorum. Bu gösteride de bir iki yer çok gereksiz olmuş. Ama gösterinin kalanı da bana hitap etmiyor. Yeni nesil (18-40 yaş) çok komedyen var ama çoğunun mizahı bana hitap etmiyor. Baturay’ı zevkle izleyebiliyorum bir tek.

“Cesaret, umut, zafer” sözcüklerini okurken daha fazla güldüm.
-1
yadigar
(03.07.26)
Çimento ihtiyaci hissettirdi

Bu cesaret karsisinda ezildim

Yalnizlik hissimi biraz giderdi

Epey de komikti
+4
üğpoıuy
(03.07.26)
Bi de şu kutsallar, kutsalliginin hakkini vererek en ufak şakada espride hemen zarar görmese mi artik
0
üğpoıuy
(03.07.26)
bence cok guzeldi. begenmeyenlerin anlamadigini dusunuyorum.
+3
banach
(03.07.26)
15-20 dk izleyip kapattim.

stand upi erkekler cok izliyor ben tahammül edemiyorum.
-3
Purple life
(03.07.26)
bu gösteri bana şunu hissettirdi; "beş kol"dan ülkenin içine etmeye ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar bu topraklardan böyle zeki-entelektüel çocuklar hep çıktı, çıkacak da..

gösterisi tek kelime ile dahiyane bir iş. yaptığı aslında salt bir stand-up gösterisi değil. nasıl ki dostoyevski romanı okurken yazar bizi rahatsız eder, kendimizle baş başayken bile zihnimize getirmeye cesaret edemeyeceğimiz düşünceleri tüm çıplaklığı ile önümüze serer.. deniz'in gösterisi de tam böyleydi aslında.

olay esasen "ekrem'e de vurayim tayyip'e de vurayim dengeli olsun"dan ziyade, hepimizin tutarsızlığının farkında olup da sümen altı ettiğimiz -ki böyle düşünceler, tavırlar insan hayatında çokçadır; çünkü bazı şeyleri görmezden gelmezsek ya da sümen altı etmezsek hayatımızı sürdüremeyiz. (biraz albert camus okuyanlar demek istediğimi daha iyi anlayabilirler..)- zihnin o karanlık bölümlerini patır patır ortaya dökmek.

özünde mizahın köklerini de hayattaki bu tutarsızlıklar oluşturur; cem yılmaz'ın da ata demirer'in de hatta şahan'ın da yaptığı çok farklı bir şey değil. ancak deniz göktaş bunu çok daha sanatsal/psikolojik/felsefi bir tavırla ele alıyor. bu üslup da anlatısını çok daha vurucu ve etkili hale getiriyor. evet gösteri boyunca öyle anırta anırta güldürmüyor. ama gösteride anlattığı aşağı yukarı bir çok şeyi hatırlıyorsunuz di mi? cem yılmaz'da mesela -eski cem yılmaz tabii- bütün gösteriye kahkahalarla gülersiniz ama aklınızda çok az şey kalır. tam olarak anlatmak istediğim de buydu zaten.

çocuk baya özgün, alt yapısı sağlam, konular arası geçişleri muazzam olan bir gösteri hazırlamış. ekşide vs "mimik oynamadı" vs yazanların profillerine baktım meraktan, son 50 entry'si futbol, magazin, sik-sok olan adamlar. yani toplumun bir kısmının anlamaması gayet olağan. belirli bir entelektüel birikimi ve yakın tarih bilgisi olmayanların sıkılması, mimik oynatmaması vs çok çok doğal. emniyette "gösterin için bir feto projesi demişsin, bunu anlatır mısın" diye sormuşlar mesela :))

tabii o üstte bahsettiğim "zihnin karanlık bölümleri" yobazlarda vs tam bir tabu olduğundan, toplumun sinir uçları diyecekler, dine hakaret diyecekler, cımhırbaşkanımızı en çok ben seviyorum diyecekler.. utangaç olanları da mimik oynatmadı, güldürmedi, berbattı vs diyecek.. diyecekler de diyecekler yani..

özetle bu ülkenin bir ferdi olarak deniz kardeşimle "gurur" duydum. tam olarak ifade edebilecğim duygu budur hrealde..
0
makbur
(04.07.26)
komik degildi, parca parca izleyebildim. toplumun basincinin cikis noktalarindan biri oldugu icin degerli. hatta komedi olarak degil de tepki olarak gormek gerekiyor. cem yilmaz saf komedi yapiyor mesela veya en fazla insan dogasina egiliyor (hokkabaz, karakomik vs). ama toplumsal konularda hic yok. deniz goktas'ta ise komedi yok ama soylenemeyenleri soyleme gorevini ustlendigi icin degerli.
+1
antikadimag
(04.07.26)
Balon.

Bu çocuğa tek güldüğüm an gibinin vita brevis bölümünde ismine yanni demesiydi
-6
Hallegadola
(04.07.26)
cok eglendim, yukseltti epeyi, saniyesinde herkese attim izleyin diye. yanlis tespit yok, cesaret var, mizahi yonu cok guclu, sahne performansi cok iyi. turkiyede stand upcilari bolca deneyimlemis biri olarak deniz in yeri ilk ciktigindan beri 1. siraydi. hukuki meselelerin kendisinin umrunda bile olmamasi, ilk ifadesindeki cogu detay bile cok komik yuksek gelirliyim demesi gibi sjsjsjs ifadesi bile keyiflendiriyor. seni doguran ana aslan dogurdum desin yigidim

inceden de bi gezilendik gibi. sçs deniz, sogutlucesmede canta aramali gunlerine kavusman dilegiyle
+2
ala09
(04.07.26)
2 sene kadar önce canlı izlemiştim İstanbul ses tiyatrosunda. Bu gösteri de ona çok benzerdi, bir çok hikaye ve espiri aynıydı. O zaman da gülmüştüm ama her espiri zekice değil üstelik bazıları çok lüzumsuz.

Neden bu kadar sevildi ya da ses getirdi anlamıyorum. Onun söylediklerini söyleyen başkaları yok mu? Özgür turhan canlı gösterisinde daha fazla siyasi hiciv yapıyor.

Deist-agnostik çizgide bir insanım ama deniz Göktaş’ta dini şakalar bazen can sıkıyor, gerek yok. Siyasi olarak hicvi ise çok abartılacak değildi. İnanmayanların inananlara aptal demesi ve her şey sizin yüzünüzden oldu demesi bir şey değiştirmeyecek, işleri daha kötü yapmaktan başka. Fakirlik, yolsuzluk, işsizlik, özgür olmamak gibi temel sıkıntıların sebebi arada bir cumaya camiye giden giden ya da senede bir iki oruç tutan insanlar değil. Öfkeyi yanlış yere kanalize etmemek lazım.

Ülkecek geldiğimiz noktada o kadar sansür ve otosansüre maruz kalıyoruz ki, birazcık sesini yükseltebileni kahraman ilan ediyoruz. Deniz Göktaş da sesini yükseltti, ama dediğim gibi bu kadar sesi sadece o değil başkaları da çıkarıyor.

Solcu ya da inanmayan kesim şu temel şeyi bir türlü anlamıyor: her akp’li Müslüman, her Müslüman ise akpli değildir. Kendilerini, muhtemelen bunu bile bile, böyle boktan duruma düşürüp yine hükümete gol atması için orta açıyorlar.

Gösterisi 10 milyona yakın izlendi, 185 çimer şikayeti almış. Kına yaksınlar şikayette bulunanlar. 100binde 2 bile değil. “İnsanlar bu gösteriden rahatsız oldu, kırılgın inancım zarar gördü, bizi aşağıladılar yine mağdur olduk” gibi bir durum yok ortada.

Kimi sever, kimi sevmez. Olay bu kadar basitken “ben keyif almadım, bazı espirileri gereksizdi” diyebilenleri de “oh içeri alındığı iyi oldu” diyormuş gibi bir tarafa itmemek lazım. Sosyal medyaya bakınca bunu görüyorum bu çok tehlikeli.
+4
biseysorcaktim
(04.07.26)
İki kere canlı izledim, herkes elbette beğenmek zorunda değil ama tam da bana hitap eden espri anlayışı bu. Aynı espriler olmasına rağmen ikisinde de çok güldüm. Şu hayatta herkes muhafazakar değil
0
euteamo
(04.07.26)
(5)

Crocs alinir mi

Kittie
Bazi modelleri yumusak, bazilari sert mi bunlarin? Su an 3500 gibi. Flo'da 2500 ayni model. Flo, orijinal olmayabilir mi? Ve deger mi?Markaya para vermem gereksiz yere ama cidden konfor sunuyorsa almayi dusunuyorum. Oyle dusunun. Benzer bi konforu h&m eva terlik de yasatiyorsa onu alirim yani.
Bazi modelleri yumusak, bazilari sert mi bunlarin? Su an 3500 gibi. Flo'da 2500 ayni model. Flo, orijinal olmayabilir mi? Ve deger mi?
Markaya para vermem gereksiz yere ama cidden konfor sunuyorsa almayi dusunuyorum. Oyle dusunun. Benzer bi konforu h&m eva terlik de yasatiyorsa onu alirim yani.
📊 Crocs nasil?
+1
Kittie
(03.07.26)
Ben kullanamıyorum ayrı ama arkadaşım crocs hayranı. yazın ayakkabı giydiği yok ve çakmalarını da denedi, çok fark ediyor dedi (onun yalancısıyım)
0
kisa
(03.07.26)
şu anda da ayağımda var. yıllardır giyerim. mayıs ayında sezonu açarım, eylülde kaparım. ayrıca işyerinde de ayakkabılarımı çıkartır giyerim. sağlamlık açısından da iyidir.

şortun altına gider, capri pantalon altına gider, araba kullanırken on numara, sahil kenarı yürüyeceksen istediğin gibi suya gir. tek parça ve tabansız olduğundan tabanı çıktı, dikişi attı, yırtıldı derdi yok.

alacaksanız orjinal alın.
0
galahad reloaded
(03.07.26)
bende lite-ride modeli var. bence tabanının rahatlığı iyi ancak nihayetinde naylon bir terlik ve ayağı terletiyor. arada çorapla giyiyorum; çok bayılıyorum diyemem. bence biraz ağır ve ayağı yoruyor bu model. mesela deniz tatiline, gezer'in sandalet tarzı bir terliği var, genelde onu götürüyorum; bence o daha konforlu.
ama kışlık bir botu var, onun hastasıyım. çünkü hem tipi çok tatlı, hem de diğer kışlık ayakkabılarıma göre çok hafif kalıyor. terletme sorunu aynen devam ediyor ama.
edit: bence ankette ara bir şık olmalı: "gideri var" gibi.
+1
lil siztah
(03.07.26)
yııılllar evvel satılan yumuşak modelleri artık üretilmiyor. istediğin parayı ver üretmiyorlar o yumuşak plastik ne idiyse yok şu an. inanılmaz rahat ve terletmiyor onlar, bizim evde hala var mükü bişi. bir de yenilerden var restoranda ayağıma yağ mağ gelir diye her tarafı kapalı bişi aldım çok pişmanım. asla da kullanmıyorum.
0
neira
(03.07.26)
Satıcı flo ise orijinaldir ama brnce 2500 tl edecek bir terlik değil. Terletiyor ve uzun süre kullanımda rahat değil. Mantar tabanlı terlikler daha rahat bence.
-1
elorelia
(03.07.26)
(5)

Tezinizde sadece bazı harfler için enstitü yazım kılavuzunda önerilenden farklı bir font kullanırsanız sorun çıkar mı?

santimantal
Enstitü arial ve times nwe roman kullanılabileceğini söylüyor.Mesela üstten kavisle birleştirilen ve nazal n denen bir harf var. Bu harf times new roman ile yapınca kavis çok havada kaldığı için itici görünüyor. TuerkDilleriII diye bir font var: Bu fonttaki nazal n daha iyi görünüyor. Sadece bu harf
Enstitü arial ve times nwe roman kullanılabileceğini söylüyor.
Mesela üstten kavisle birleştirilen ve nazal n denen bir harf var. Bu harf times new roman ile yapınca kavis çok havada kaldığı için itici görünüyor. TuerkDilleriII diye bir font var: Bu fonttaki nazal n daha iyi görünüyor. Sadece bu harf için TuerkDilleriII fontunu kullansam, tez tesliminde ve yayımlanmasında sıkıntı olur mu?

TuerkDilleriII'deki o harfi buraya ekleyince farklı görünüyor mesela: ñ
Word'de ise şöyle görünüyor: n͡g
0
santimantal
(03.07.26)
Sadece bir harf için kullanacaksanız ben kimsenin fark edeceğini sanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(03.07.26)
ben olsam fontunki neyse onu kullanıp geçerdim. zira genel düzenlemeler sırasında -harf bazında olduğu için- başınıza gereksiz işler açabilir. veya siz uğraşır yaparsınız; son okumayı yapan "tümünü seç, fontu ayarla" yapar; bütün emek çöp olur. gibi gibi..

son makalemde, editör, -ona neyse- virgüllerimin yarısını kaldırıp, anlamın içine etmiş mesela. revizyon çok olduğundan uğraşamadım tekrar ama sonucun b*k gibi olduğunu söyleyebilirim.
kısacası standarttan sapmayın derim.
+1
lil siztah
(03.07.26)
Bu konulara verilen önem enstitüden enstitüye çok değişiyor, birçok yerde ayrıntılı kontrol yapılmıyor. Gördüğüm kadarıyla devlet üniversitelerinde daha dikkatli inceliyorlar. Ben yerinizde olsam enstitüye ve eski mezunlara durumu sorardım.

Onun dışında enstitünün sizden bağımsız bir düzeltme yapması söz konusu değil. En kötü ihtimalle düzeltmenizi istiyorlar basılmadan önce. Normal koşullarda böyle en azından.
0
matlii
(03.07.26)
kimse fark etmez bile.
0
banach
(03.07.26)
Bazı kontrol görevlileri çok ince eleyip sık dokuyabiliyor. lil+1, yazım kılavuzuna sadık kalın derim. Çok isterseniz bir sayfa çıktı alıp kontrol görevlisine gidip olur mu diye sorun. Tabii şimdi olur deyip sonra olmaz deme ihtimalleri de var.
+1
cosmicstring
(03.07.26)
(6)

yeni albümüm çıktı!

hamsiii
azınlıkta kalmış olan metalci kardeşlerimle de paylaşmak istedim.(git: https://open.spotify.com/intl-tr/album/2zvFzHVJbc9wKmZpbdT4dh?si=C0gEt122Q52JxquE3A_dhg)(https://music.youtube.com/playlist?list=OLAK5uy_loVFiCW3ucee2c73armPPT58o79QHvMdg&si=YdciRJw4uFggpb9c)
azınlıkta kalmış olan metalci kardeşlerimle de paylaşmak istedim.

(git: open.spotify.com

(music.youtube.com
+2
hamsiii
(01.07.26)
ilk şarkıdayım; vokal bayaa iyiymiş.
tebrik eder, bol dinlenmeler dilerim \m/
+1
lil siztah
(01.07.26)
elinize sağlık bi ara düzgün kulaklığımla dinliycem, şu an random laptoptan açıp baktım biraz.

Google'da bi arattım progresif death metal diyor tam sevdiğim tarzlar (gerçi son zamanlarda sadece Haken ve Revocation arasında gidip geliyorum).

Grupla veya sizinle ilgili bilgi alabilir miyim, tek kişinin midi ile hallettiği bi proje mi yoksa grup işi mi, mix mastering yine sizde mi dışarıda mı?(macbookta dinleyince baya temiz duruyor kayıt da mix de ama bakıcam işte) Ben de kendi çapımda grup kurup dağıtmış biriyim ve halen içimde bi prog metal grubu kuracaktık hissi var. O açıdan da sizi tebrik ederim.
0
nhk ni youkosu
(01.07.26)
AI mı?
0
aloha snackbar 3
(01.07.26)
teşekkürler. biz de dinlemeyi madem bu kadar seviyoruz, bir şeyler de yazalım düsturuyla yola çıktık. 2 albümün de hepsi orijinal bestelerimiz. 2 kişi (davulcu ve gitarist) olarak yazdık taa 10-15 yıl önce.

aslında tonlar, mix, mastering SUNO sağolsun, bu şekilde yayınlama imkanımız oldu. Yani evet AI ama kendinden bir şeyler katmaması için bayağı zorladık. :) şimdi 15 sene önce guitar pro çıktısı uyduruk seslerle dinlediğimiz şarkılar, sonunda dinlemesi keyif veren bir hale döndü.
0
🌸hamsiii
(02.07.26)
ilk 3 şarkıyı dinledim, baya kafa yormuşsunuz zamanında belli :) emeğinize, aklınıza sağlık.

ritm gitarları mesela belki en azından çalarak kaydedebilirdiniz -ton çekinceniz varsa çok iyi plug-in'ler var amfisiz dertsiz tasasız hallederdiniz-

yani tamam guitar pro değil ama, en nihayetinde çok gelişmiş bir guitar pro yine sonucunda :)) -mastering ayarlarıyla ne kadar oynama şansı veriyor suno bilmiyorum ama, kayıt dinamikleri abartılı bir "loudness war" mantığında; bütün frekanslar max compressor max, metal müzikte de bunu hakkıyla yapabilmek uğraş istiyor.

genel olarak çok beğendim ama. besteler, kompozisyonlar, sololar falan baya düşünülüp taşınılmış. (bir tek davullar çok yapay geliyor o da suno ai'nin bok yemesi sanırım)
0
makbur
(03.07.26)
@makbur
tamamen katılıyorum Suno'nun bok yemesi kısmına, davulları ne kadar orijinal yazdıysak, o kadar bozma eğiliminde. mesela gitarlar ve sololar vs. çok aynı çalabiliyor ama davula illa ki bir şeyler katmak istiyor. Yine de en bizimkine yakınını düzenledim ben de.

çalsaydık kısmı da doğru ama çok ekstra vakit gerekiyordu ve ayrı şehirlerde bunu yap birbirine yolla, check et vs durumu olduğu için uğraşmadık diyelim.

beğendiğinize çok sevindim, gerçekten o dönemki tüm hayatımız müzikti ve oturup her gün bir şeyler yazmaya çalışıyorduk ve bu bestelerin gerçekleşmesi bizim için çok önemliydi :)
+1
🌸hamsiii
(03.07.26)
(2)

11H otobüsüyle Ümraniye'den Beykoz'a işe gitmek çok sıkıntı olur mu?

santimantal
Şehit Onur Kılıç durağından binerken otobüste oturacak yer oluyor mu hiç? Yoksa sürekli o durakta kalabalık mı?Sabahları nasıl? Çok trafik oluyor mu?Gideceğim iş yeri Şehit Pilot Yüzbaşı Atilla Tapan durağında.Gidip gelmek çok sıkıntılı mı? Yolculuk ne kadar sürer?Bulaşsam mı böyle bir işe?Ümraniye'
Şehit Onur Kılıç durağından binerken otobüste oturacak yer oluyor mu hiç? Yoksa sürekli o durakta kalabalık mı?

Sabahları nasıl? Çok trafik oluyor mu?

Gideceğim iş yeri Şehit Pilot Yüzbaşı Atilla Tapan durağında.

Gidip gelmek çok sıkıntılı mı? Yolculuk ne kadar sürer?

Bulaşsam mı böyle bir işe?

Ümraniye'de çalışıyorum şu an ama iş yerimden memnun değilim. O yüzden gitmek istiyorum ama yol korkutuyor.
0
santimantal
(30.06.26)
11H hattında genelde küçük otobüs oluyor; midibüs gibi olanlardan. sabah ve akşam saatlerinde büyütüyorlarsa bilemem ama.
ayrıca herhangi bir beykoz otobüsünde iş saatlerinde boş yer, bence tatlı bir hayal ne yazık ki.
0
lil siztah
(30.06.26)
hocam sabahları trafik karsıya akıyor beykozluyum
aracın varsa aradan dereden gelirsin
yoksa temden gelmeyi unut
0
kingcyrax
(30.06.26)
(13)

ofiste yaşadığınız tuhaf olaylar

lil siztah
s.b.
s.b.
+4
lil siztah
(30.06.26)
ben başlıyorum.
yıllar önce küçük bir ofiste 4 kız çalışıyoruz. kızlardan biri çok sessiz sakin, kendi halinde, eğlencesiz bir tip.

bir projenin yetişmesi için haftalardır sabahladığımız günlerden birinde, arkadaşlardan biri oturduğu sandalyede fenalaşıp bayıldı (zaten düşük tansiyonlu zayıf bünyeli bir kızdı; çok panik olmadık açıkçası). ofis merkezi bir yerdeydi, patronumuz hemen kızı kucaklayıp arabasına attı ve acile götürdü. diğer iki arkadaş da onlarla gitti. ben ofiste tek kaldım; sen bilgisayarları, ofisi falan kapatıp gelirsin dediler (her akşam en son çıkanın, pencere-kapı ve elektrikli herşeyi kapatıp, alarmı kurduğu bir düzenimiz vardı).

proje yetiştiriyor olduğumuz için her dakikamız önemli; herkesin bilgisayarında ne çizim varsa, save etmiş mi bakıp kapatıyorum. bu sırada, bu sessiz kızın bilgisayarına bakayım dedim; açık tarayıcıda "lotus pozisyonu nedir, nasıl yapılır" temalı bir sayfa çarşaf gibi açıktı! :) işin ilginç tarafı, ofiste masalarımız duvara dayalı, hayvani boyuttaki çizim ekranlarımızın ortaya baktığı bir düzenimiz vardı. o kızın böyle bir şeye açıktan bakmasına şaşırmakla birlikte, şimdi bu kız olayın heyecanı geçtikten sonra bilgisayarında açık olan şeyi hatırladığında çok utanacak; ne yapsam? diye, aldı beni bir düşünce :D

neyse, hastane tayfası kısa sürede geri geldi, ben de kızların bişey demesine fırsat vermeden, "ayy çok panik olunca dosyaları save etmeye falan uğraşamadım; hızlıca hepinizin power kablosunu çektim, kusura bakmayın kızlarrr :s" dedim. kimse tepki vermedi ama bence çok akıllıcaydı yaa 8)
+5
🌸lil siztah
(30.06.26)
Simdi girip lotus pozisyonu nedir ve nasil yapilir diye araticam
+7
üğpoıuy
(30.06.26)
ofisi iş yeri olarak genişletirsek bir hikayem var.

Tren işletmeciliği yapan firmada staj yapıyordum. O sırada da yeni trenler tırlarla getirilip raylara indiriliyordu. Haftada bir vagon geliyordu. Normalde olduğum ekipteki mühendisin raylara indirilme sürecinde sürecin başında olması gerek ama o kadar standarda bağlamış ki çok uğraşmıyordu artık.

Yine ofiste oturuyorum öyle, bi vagon geldi. Söz konusu mühendis, bana; sen git izle ben sonra gelirim, dedi. Ben de bi heyecanla gittim. Staj defteri için fotoğraf çekiyordum falan. Derkeeen bir anda, treni, tıra bağlayan halat koptu ve tren yokuş aşağı kontrolsüz şekilde hareketlendi. Rayların sonunda başka bir trene çarpıp durdu. Devasa bir gürültü çıkmıştı hiç unutmam. Ben de o sürede video çekmiştim.

Bunlara ek, Oraya bakan güvenlik kamerası, başka bir tır yüzünden engelleniyordu. Böylelikle olaya ait tek video bende oldu :)

bir anda firmada beni tanımayan kalmadı, trenin üreticisi olan koreliler bile adımı anar olmuştu :)
+5
substituent
(30.06.26)
Staj yaptığım şirket büyük ama nihayetinde aile şirketiydi. Patronların İşsiz ve okumadığı için ortalarda takılan kız yeğenleri vardı, ben haftada üç gün ofise gittiğim için gelmediğim zamanlarda masama o kız oturuyordu. Neyse bilgisayarda bir şeyler ararken o zamanlar MSN olduğu için kayıtların kaydedildiğini farkedip silmek için girince kızın birden fazla erkekle cinsel içerikli yazıştığını görmüştüm :)
Kayıtları silip kimseye bahsetmedim ama kızın tarzını düşündükçe özellikle ofiste o şekilde yazışması çok garibime gitmişti.
+1
ekimoloji
(30.06.26)
@üğpoıuy, o sıra inan ben de bilmiyordum; şekillere biraz baktım, yalan yok :D
18 civarındaydım; kız çok utanacak şimdi diye bir de triplere girdim :) şimdi olsa meh meh der, ekran koruyucuyu kapatırım :P
0
🌸lil siztah
(30.06.26)
başlık tutmamış gibi, bi tane daha yazıyorum :)

anlattığımdan bir önceki firmada, fuar stand tasarım işinde çalışıyorum. modüler bir sistemimiz var; genelde onunla basit tasarımlar yapıp geçiyoruz. ancak büyük müşteri gelirse ve özel bir tasarım yapılacaksa, serbest çalışan bir mimarla anlaşmamız var; o gelip tasarımı yapıyor. ama modelleme vs bilmediği için, ofisin en çözmezi olan benim yanıma oturuyor; eskizini bilgisayara aktarıyoruz. tabi o bir şey istiyor, benim modellemem 5-10 dk sürüyor; o da o sıra harıl harıl bişeyler yazıyor masanın ucunda. biz ayda bi kaç kez, bir kaç gün birlikte çalışır olduk.

neyse, bi gün bu abi bana yine "şuraya şöyle bi eleman gelecek" diyip, ben çizerken kalkıp ofisin başka bi odasına gitti. ben de bi noktada takıldım; dedim eskize bakayım.. kağıtları elime bir aldım, neye uğradığımı şaşırdım :s adam meğer bana komut vermekten boş kalan vakitlerde erotik hikaye yazıyormuş! :D yani aklımda kalan bi cümle var ama, sansürlemeden koyabileceğim bir kelimesi dahi yok :D bayaa hard core :F
bu abi, aynı zamanda leman'ın kadrolu çizerlerindendi ve bu hususta bir ansiklopedi de çıkardı sonra (anlayanlar anladı :)
edit: puhaha şimdi sözlüğe baktım; ansiklopediyi meb toplatmış! :D
+7
🌸lil siztah
(30.06.26)
atm üzerinde çalışan bir yazılım yapıyoruz. ofiste bir test atmsi var. kasa anahtarları kayboldu, kasasını açamıyoruz (içinde gerçek para yok, test parası var). çilingir gelip, matkapla kasayı delip açmıştı. sonra yeni kilit taktı.
0
inheritance
(30.06.26)
Eski yöneticim projenin bitmesine son 2 ay kala baska bir şehirdeki ofise geçiyordu. Ekipte o hariç herkesin projesi bitiyordu onun başında bulunduğu baska bir proje daha vardı. Son gününde ekibe bu öglen yemeğe birlikte gidelim bendensiniz dedi. Zaten onun disi da ekipte 4 kişiyiz 2si yoktu o gün. Ben ve baska bir arkadaş e iyi olur tamam dedik. Gittiğimiz ocakbasinda menüye bakip burasi cok pahalıymış hadi baska bir yere gidelim dedi(orası daha once de baska vedalar icin yemek yediğimiz bir ocakbasiydi, yani fiyatları biliyordu). Diğer arkadaşla biraz garipseyerek e iyi madem gözlemeciye gidelim dedik. Arkadaşın arabasına atladık gozlemeciye gidecekken ya benim canim hamburger istiyor şu butik burgerciye gidelim mi dedi. Tamam dedik burgerciye gittik. Herkes ayni şeyi istedi, hesabı istediğimizde yöneticimiz "ya herkes yediğini ödese olur mu dedi" tamam olur dedik ama bu adam aylik 5k eur maaşı olan biriydi. Garipti. Ödemeyeceksen ben ödeyeceğim deme bari.
+9
Amaranta ursula
(30.06.26)
baska bir firmanin tavsiyesi ile ise bir cizim elemani aldim, baya iri yari bir hatun.
isinde cok iyiydi, baya utangac bir tipti falan. 50li yaslarda.

birgun beni aradi, seninle konusmam lazim bir ruya gordum falan dedi.
hayirdir ya dedim. sana benim durumumdan beni tavsiye eden sirket bahsetti mi diye sordu, hayir dedim.

ben seneler once cinsiyet degistirdim dedi. ruyamda sen bunu ogrenince beni kovdun falan dedi. ben de zerre anlamamistim, herhalde abi cok eski translardan biriydi, sesi ince, utangac, gogusler falan yapilmis, adem elmasini falan aldirmis herhalde. bir tek iri yari.

benim icin hic sikinti yok dedim, guldum gectim.
2 sene kadar beraber calistik, sonra toplu bir isten cikartma oldu ikimizi de sepetlediler hahah.
+5
cooperr
(30.06.26)
Bir tane daha yazayım hayatımdaki en nefret ettiğim patronum sıfatını kaybetmeyecek avukat, ofiste Türk kahvesi içilmesini yasaklamıştı neymiş önceki çalışanlar fal bakıyormuş.

Bir de aynı adam katip arkadaş yanında kaşeyi götürdü diye telefondan kulağını çekip ahizeye avazı çıktığı kadar bağırarak hakaret etmişti. Karşımda o deli halini görünce sinirden burnum kanamıştı.
+1
ekimoloji
(30.06.26)
@lil siztah
Lotus pozisyonunda ne var ki? Ben mi anlamadım? Yoga için bir hareket değil mi? Neden utansın ki?
+5
benaslindayohum
(30.06.26)
Lotus pozisyonunda ne var utanılacak anlamadım ben de domalma pozisyonu veya kegel egzersizi tarzı bir şey mi dedim bi an ama yok yani anlamadım.

Ben de anlatayım 5 sene önce falandı o zamanlar ofisten çalışıyoruz.

Ben ya stajyerim ya da 1 yıllık junior yazılımcıyım. Ekibin hepsi benden 5-10 yaş büyük.

O zamanlar onedio testleri meşhurdu toplanıp çözüyorlardı. Bir boşlukta haylaz bir abimiz şey testi açmış "ne kadar yürüyen cinselliksiniz" tarzında. Oturmuş 5 kişi onu çözüyorlar ama çoğu da muhafazakar veya ona yakın yani. Ben de neye bakıyor bunlar diye yanlarına gittim arkadan bakıyorum ekrana. Genelde doğru ilerliyorlar :3

Bir soru geldi, tam net hatırlamıyorum ama "erkeklerin g noktası anüstedir, erkeklerin anüste zevk alacak bir noktası vardır" tarzında bir soru, altında da doğru yanlış seçeneği var.

Bunlar hep bir ağızdan dedi ki yok la olur mu öyle şey HAYIR tabii ki..... diğer soruya geçtiler. Çoğu da sivaslıydı bu arada.

Ben de yarışma heyacanıyla arkadan boş bulundum, hayır ya doğru olacak bilmiyor musunuz dedim hepsi bi döndü bana baktı ben kaldım öyle derin bi sessizlik oldu. Ama çok takmadan diğer sorulara geçip bitirdiler.

Sonra benim dediğim sorunun aslında doğru olduğunu görünce tekrar bi döndüler kardeş sen hayırdır diye sdfjsgdjsh ne var abi genel kültür bunlar falan dedim mutfağa gittim artık arkamdan ne demişlerdir bilmiyorum sdfsdgjsh kesin vurduruyordur falan demişlerdir de o zaman düzenli ilişkimiz vardı seks hayatımız geniş olabilir ne olmuş yani
0
ananiyimioguz
(01.07.26)
Arkadaşlar dün mü doğdunuz? Hikayedeki detaylardan da mı anlaşılmıyor? Kamasutra’daki lotus’un görsel eşliğinde anlatımından söz ediyorum..
-1
🌸lil siztah
(01.07.26)
(3)

bu nato hazirliklari 2004’te de olmus muydu

voltairem
Sb. Sokakları, milletin balkonunu falan düzenleme muhabbetleri 2004 zirvesinden once de oldu mu?
Sb. Sokakları, milletin balkonunu falan düzenleme muhabbetleri 2004 zirvesinden once de oldu mu?
0
voltairem
(30.06.26)
96 habitat zirvesi ve 2004 nato zirvelerini çok net hatırlıyorum hepsinde de aynı goygoy vardı habitat zirvesi ilk uluslararası zirvelerdendi herhalde şehre baştan aşağı bakım yapılmıştı.

nato zirvesi öncesinde de çok büyük terör eylemleri olmuştu o yüzden boğaz köprüsü yollar her yer kapatılmıştı
0
croswell
(30.06.26)
@croswell +1
"habitat kaldırımı" diye bir tabir oluştu bu sebeple hatta.
0
lil siztah
(30.06.26)
96 habitati ben de hatirliyorum, hep ayni tiyatro.
dallamanin teki kosacak diye park duzenlemesi yapmak, fiskiyeleri yenilemek yeni ama, baya yaratici. :D
0
cooperr
(30.06.26)
(8)

Eve masaj terapisti çağırmak

megalomaniac
Hiç masaj için evinize terapist çağırdınız mı? Tehlikeli bir hale dönüşmemesi için napmak lazım? Oteldekiler eve gelir mi, çağırsak yanlış anlarlar mı? Evdeki verim de otel gibi olur mu (masaj yatağım falan yok)
Hiç masaj için evinize terapist çağırdınız mı? Tehlikeli bir hale dönüşmemesi için napmak lazım? Oteldekiler eve gelir mi, çağırsak yanlış anlarlar mı? Evdeki verim de otel gibi olur mu (masaj yatağım falan yok)
0
megalomaniac
(30.06.26)
Tr de olmaz o iş. Sağlık problemi dışında riskli bence. Yanlış anlaşılır kesin :)
0
Cezcez
(30.06.26)
Gelirler. Taylandlı falan bulabilirsen onlardan çağır. Bence vardır Türkiye'de.
0
michael harddd
(30.06.26)
patrona ve yönetim kuruluna giden masörler var, tabi bunlar referans ile giden kişiler saatlik ücretleride 3 haneli olduğunu tahmin ediyorum. çoğu özel hastanede artık masajda yapıyor, a plus hastanelerde bu kişilere ulaşırsanız eve de gelenleri oluyor o hastanenin hastasıysanız özellikle devamlılığı eve de taşıyorlar.. eve gelen fizyoterapişt bile 30 k+ alıyor bir saatine masajda o ayardadır diye tahmin ediyorum
-1
eja
(30.06.26)
Bir arkadaşım özel bir hastaneden çağırıyor. Gelen adam yatağıyla geliyor. Karı koca masaj yaptırıyorlar. Yatağıyla gelen, bir kuruma bağlı birini bulup evde de yalnız olmazsanız sorun olacağını sanmıyorum.
0
cosmicstring
(30.06.26)
uzatmalı ftr öğrencisi bir arkadaşım bu hizmeti veriyordu zamanında.
yatağıyla dolaştığı için ekstra taksi parası alıyordu bildiğim kadarıyla.
+1
lil siztah
(30.06.26)
tabi ki çağırabilirsiniz hatta bu işi yapan kurumsal yerler var. öncelikle çevrenizdeki fizyoterapist ve sağlık kuruluşlarına bakın. böyle yerler doğrudan bakanlığa kayıtlıdır ve istenmeyen durumları yaşatabilecek potansiyeldekiler bu kadar kayıt-evrak vs işine giremeyeceği için daha kaliteli hizmet alırsınız.
0
bravoteam
(30.06.26)
Gelirler. Bilmeden yorum yapmasak keşke. Profesyonel olmayan azınlıktadır. Ayrıca başkasına ne ki. Bir dönem en yakın arkadaşlarımdan birisi profesyonel masaj terapistiydi. Hepimizi elden geçirdi dmshkfdks
+1
gabe h coud
(30.06.26)
sevgili bulun o yapar.
-2
kveldulv
(30.06.26)
(6)

Bu ne böceği?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba,Son zamanlarda evde aynı yerde bu böcekten görüyorum. Sanırım eve yuva yaptı. Bu ne böceği bilginiz var mı? Evde bitkilerim var ama onlarda böcek görmedim, onlardan kaynaklı olabileceğini düşünmüyorum. Kedimde var zararlı bir böcek olmasında.Teşekkürler https://hizliresim.com/n2twczphttps:/
Merhaba,

Son zamanlarda evde aynı yerde bu böcekten görüyorum. Sanırım eve yuva yaptı. Bu ne böceği bilginiz var mı? Evde bitkilerim var ama onlarda böcek görmedim, onlardan kaynaklı olabileceğini düşünmüyorum. Kedimde var zararlı bir böcek olmasında.

Teşekkürler

hizliresim.com

hizliresim.com
+1
icimdekipollyannatinerebasladi
(27.06.26)
Eve yuvalanacak bir böcek değil, kınkanatlı denilen gruptan aslen bahçe böceği. Evde birkac tane canlı olarak görüldüyse, eşya altlarında falan bolca ölüsüne rastlarsınız. Cam çerçeve açık kalıyorsa gece, ışığa gelip birikirler, ısırmaz sokmaz zararsız. Ev ortamında yaşayamaz.
+2
covered
(27.06.26)
bizim evde, masif ahşap mobilyalarda yuvalanıyor bunlar. yumurtadan çıkma zamanı çoğalıp, bir haftaya kayboluyorlar. zararlı değil ama kedinizin iç parazitini eksik etmeyin yine de.
+1
lil siztah
(27.06.26)
ayy ben de 1 tane gördüm evimde. 2 kedim var benim de.

tüm pencerelerimde ve balkon kapımda dahi sineklik var. nereden nasıl girdi anlamadım.

duyuru ve cevaplar benim için de faydalı oldu.
0
art cat chocolate
(27.06.26)
genelde halılarda oluyorlar. rulo halde kullanılmayan halılar var mı? altı süpürülmeyen uzun zamandır kaldırılmamış halılar. kedilere zararlı oldıuğunu düşünmüyorum. hatta yiyebilirler bile.
0
janderzel zartanyan
(27.06.26)
Çok sık görmüyorum 40 - 45 gun içinde 5 veya 6 tane gördüm. Bizdede sineklik var ama bazılarının araları açık oradan girmiş olabilirler. Rulo şeklinde halimiz var ama diğer odada. Ben bu böcekleri salonda hep aynı yerde görüyorum. Evin farklı odalarında görmedim.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(27.06.26)
(3)

perde

patronaj1
selamlar. bugüne kadar hep geleneksel kornişli perdelerim vardı. şimdi sıfır bir eve perde arıyorken şunlar nasıldır merak ettim:https://www.ikea.com.tr/urun/lenda-kirik-beyaz-140x300-cm-fon-perde-2-kanat-50552881korniş yerine perde çubuğu ve kanca setine ihtiyacım var galiba. ne demek ki bunlar? ku
selamlar. bugüne kadar hep geleneksel kornişli perdelerim vardı. şimdi sıfır bir eve perde arıyorken şunlar nasıldır merak ettim:
www.ikea.com.tr

korniş yerine perde çubuğu ve kanca setine ihtiyacım var galiba. ne demek ki bunlar? kullanışlı mıdır kendim kurabilir miyim acaba?
0
patronaj1
(27.06.26)
Klasik kornişe de takılabiliyor bu perde. Çubuk şart değil yani.
0
orient blue
(27.06.26)
rustik deniliyor o çubuklu sisteme. ahşap, metal vd çeşitleri var. kendiniz çok kolay kurarsınız. bence bu sistem, tavan ile çerçeve arasındaki ölü alanı kapatmadığından, daha ferah bir hava veriyor mekana.

bende ahşap çubuk+ahşap halka kombinasyonu olandan var (ayrıca benimkinde bir ek aparat ile, tül kornişi de buna sabitleniyor). çubuk vernikli, fakat halkalar değil. çubuğu sıklıkla silmezseniz, toz sebebiyle halkalar tutunma yapıp, perdenin çekilirken kolayca kaymasını engelliyor. tek sorun bu diyebilirim. ben sistemi bauhaus'tan, perdeleri ikae'dan almıştım.
0
lil siztah
(27.06.26)
Hocam ikea'dan perde almayın. Hele ki o sikko çubuklardan hiç almayın. Montajı dert, ölçüp biçmesi ayrı dert. Çubukların boyu ve bağlantı aparatları duvara uymuyorsa ayrı dert.
Hadi bir kere oldu. Perde indirip yer değiştirmesi apayrı dert.
0
nickini vermek istemeyen uye
(28.06.26)
(1)

İşyeri/yönetici

munferidin munasibiii
Evrak kürek-dökümantasyon işlerinin yapıldığı kısımda çalışıyorum.Bir satış yöneticisi var. Firmadaki eskilerden ve en fazla satış işinin olduğu kişi. Bana da onun dosyalarını kitlediler işe başladıktan sonra. Geçen gün bir evrak seti ile ilgili konuyu aktarmak için yanına gittim. Konuşmanın sonunda
Evrak kürek-dökümantasyon işlerinin yapıldığı kısımda çalışıyorum.
Bir satış yöneticisi var. Firmadaki eskilerden ve en fazla satış işinin olduğu kişi. Bana da onun dosyalarını kitlediler işe başladıktan sonra.
Geçen gün bir evrak seti ile ilgili konuyu aktarmak için yanına gittim. Konuşmanın sonunda, odasından çıkıp kapıyı döndüğüm anda arkamdan: salak mıdır nedir ya. Dediğini duydum
Benim müdür yaklaşık 3 ay konuşmadı, bu yönetici ile.
1 hafta önce söylemediği birşeyi ben dedim yap bunu diye, buraya gelince hatırlamıyorsunuz diyerek ofis içinde konuştu.
Halbuki öyle birşey dese, mevzu almayalım başımıza şimdi diyerek ben dediği işi yapıp aradan çıkartırdım. (Öyle yapmaya çalışıyorum)
Buradan sonra nasıl bir yol izlemem gerektiği ile ilgili fikirlere ihtiyacım var.
Bu noktadan sonra tahminim ki durum iyiye gitmez. Olayların ilk emareleri üzerine görüş almaktır amacım
0
munferidin munasibiii
(26.06.26)
anlık tepki verseydiniz daha iyi olurdu. hakareti duyduğunuzda dönüp; "afedersiniz, ne dediniz?" diyebilirdiniz. işleri de mümkünse yazılı olarak atmasını isteyin (mail, vatsap gibi). veya öyle bir ortam yoksa, onun buyurduğu işleri, aynı anda önünde, göreceği şekilde not alın. böylece dediydim, duymadıydın muhabbeti de olmaz.

ben olsam, böyle bir tiple değil bişey yaşamak; yaşama gerginliği sebebiyle bile o departmandan kaçmanın yollarına bakardım. dediğiniz gibi iyiye gidecek gibi görünmüyor ama bu deveyi gütme niyetiniz varsa, usulüyle azıcık diş göstermekte fayda var derim.
0
lil siztah
(26.06.26)
(4)

Insanlar özel/kişisel herhangi bir konuyu anlatmaya başlayınca

pembediken
Ayıp olmasın diye dinliyoruz mesela. Ama kendisinin ya da başkalarının özelini anlatabiliyorlar. Bu sohbete çok da dahil olmak istemiyorsanız naparsiniz? Tabi arkadaşlarımızı dinleriz ama işin diğer boyutu yani dinlemek istememe sebebi anlatan kişi bu söylediklerini başka kişilere anlatırım diye düş
Ayıp olmasın diye dinliyoruz mesela. Ama kendisinin ya da başkalarının özelini anlatabiliyorlar. Bu sohbete çok da dahil olmak istemiyorsanız naparsiniz?

Tabi arkadaşlarımızı dinleriz ama işin diğer boyutu yani dinlemek istememe sebebi anlatan kişi bu söylediklerini başka kişilere anlatırım diye düşünebilir.
0
pembediken
(25.06.26)
sınırlarını,
tasvip etmedigin durumları belirteceksin,
hayır diyebilmek güzel birsey.
arkadasin akilli ise sana daha çok saygı duyar,
cahil ise birak gitsin zaten.
+2
designer
(26.06.26)
benim, kendisiyle ilgili kritik önemdeki bilgileri bana "sırf sana anlatıyorum bak" diye lafa girerek anlatan bir arkadaşım vardı (bilgiler gerçekten kritikti; şu an devletin en önemli kurumlarından birinin tr genel müdürü; bu konuma gelirkenki aşamalardaki detayları paylaşıyordu). ancak biliyordum ki, anlattığı tek kişi ben değilim ve diğerleri lafı sızdırırsa (ki bu, söz konusu işin gerçekleşmemesine sebep olabilirdi), beni suçlayabilirdi. daha "sırf sana..." diye lafa girdiği anda "aman aman anlatma; sonra duyulur, benden bilirsin, kalsın.." diyordum. bazen dinlemeyip anlatıyordu; bazen gerçekten de susuyordu. karşımdaki arkadaşımsa ve itirazıma rağmen anlatacaksa; bende dırdırını dinleyecek kredisi vardır. değilse, o kişiyle o ortamı oluşturmam(kahve içmeye çıkmam, kuytuda oturmam vd) zaten.

affınıza sığınarak belirtmek isterim ki, kaçıncı sorunuz oldu bilmiyorum ama, sizin bu konuda bu kadar kafa yormanız da çok normal değil. en olmadı ortamdan kalkın gidin, nedir yani?
0
lil siztah
(26.06.26)
@lil siztah ikinci oldu üst üste olunca dikkatinizi çekmiştir. Mesela arkadaşın evine girmiştim. Bunları anlatıyor diye kalkıp gideyim olan bir yer değil.
0
🌸pembediken
(26.06.26)
anladım; hatta tam da bununla nasıl başedebileceğinizin örneğini verdim sanıyorum. kısaca, ufak sözlü uyarılarınızdan anlamıyorsa ve siz iki kez soracak kadar rahatsız oluyorsanız (ki bence sizinki oldukça erdemli bir hareket bu arada); ya o ortama hiç girmeyeceksiniz, ya da kalkıp gideceksiniz. karşı tarafın ağzını bağlayamıyacaksanız, daha n'apıcaksınız? sihirli bir şekilde mi çözülmesini sağlayacak bişey mi arıyorsunuz?

mesela misafir de evden kovulmaz değil mi? ben kovdum, hemen anlatayım:
annemin bir arkadaşı (çok uzaktan akraba bir de), annem odadan çıktıktan sonra dedikosunu yapmaya başlayan bir tipti; ama bunu, annemin onaylamadığı davranışları için "onun iyiliği için söylüyorum şekerim" tarzında yapıyordu. sık sık da oturmaya geliyordu ne yazık ki.. seneler önce bir gün, bu kadın ve bir kaç komşu var bizde; ben de evdeyim tesadüf. annem oturma odasından çıkınca, kadın yine aynı tonda annemi çekiştirmeye başladı. kadının yanına gittim, kolundan tuttum; "hadi x teyze, senin gitme vaktin gelmiş" diye çekiştirip kapıya doğru eşlik ettim :)
kadın şoka uğrayıp "n'oluyo be, senin okutan hocaların ben?*/&" diye küfür etmeye başladı :D bir daha da gelmediğini söylememe gerek yok herhalde..
uzatıyorsa, kesip atacaksınız, başka yolu yok.
0
lil siztah
(27.06.26)
(2)

Erkek kapalı sandalet/terlik

sanguine
3000 liraya kadar Amazon ya da trendyoldan bulabileceğim, kullandığınız ve memnun kaldığınız kapalı sandaletler var mı?Bir tane Dockers beğendim ama yorumlara göre tabanı hemen dağılıyorhttps://amzn.eu/d/0bu1cbzFBirkenstockda da 7-8 binden aşağı yok.
3000 liraya kadar Amazon ya da trendyoldan bulabileceğim, kullandığınız ve memnun kaldığınız kapalı sandaletler var mı?

Bir tane Dockers beğendim ama yorumlara göre tabanı hemen dağılıyor

amzn.eu

Birkenstockda da 7-8 binden aşağı yok.
0
sanguine
(25.06.26)
Uniqueqoop'a bakın isterseniz.
0
Amaranta ursula
(25.06.26)
keen markasına bir bakın.
0
lil siztah
(25.06.26)
(16)

bugünkü talihsizlikleriniz neler?

lil siztah
s.b.
s.b.
+3
lil siztah
(25.06.26)
Fırında ekmek de kalmamış açma da. Mecburen simit aldım.
+2
etna
(25.06.26)
ben başlıyorum:
sabah komşuların gürültüsüyle olması gerekenden çok erken kalktım. "iyi bari, güne erken başlarım" diyerek erkenden evden çıktım.
çıkmadan önce aradığım bişeyi bulamadığımdan biraz oyalandım; öyle olunca otobüsün saatine yetişmek için durağa kadar koşar adımlarla yürüdüm. çok terledim ama otobüste klimayla serinlerim diye avunuyorum. üstüme de koyu renk bişey giymiştim; teri belli ediyor diye dertleniyorum..
neyse, durakta 5 dk bekleyince uygulamayı kontrol edeyim dedim; o saatteki sefer iptal edilmiş. bir sonraki otobüs de yarım saat sonra. 100 m aşağıdan da yarım saatte bir minibüs geçiyor; bari ona bineyim dedim. o noktaya vardığımda, minibüs tam önümden bastı geçti! yolu yarılamış olduğumdan diğer durağa yürüdüm artık. bu noktada tişörtümü sıksam yarım kova dolduracak kadar terlemiş durumdayım.
gölgede otobüsü beklerken biraz kurudum. sonraki otobüs saatinde geldi neyse ki; bindim ve oturdum.
bir kaç durak gitmiştik ki, dev gibi bir adam bindi; otobüs savrulunca -ne akla hizmetse- kapağı açık bir şişe suyun olduğu eliyle üstteki bara tutunmaya çalışırken, tam bir şişe suyu tepemden aşağı, çantamın içine, telefonumun üstüne, zaten ıslak olan tişörtüme falan dökmüş bulundu :/ ben şaşkınlıkla bakarken, özür dileyeceğine, şu elleri iki yana açık emoji gibi bi poz verdi "ben napiyim ama" gibilerinden.. ona söylemedim artık ama buraya yazayım: "çocuk gibi elinde kapağı açık suyla gezmeyebilirdin mal kardeşim."
sonra favori mekanıma geldim ki yerim kapılmış..

daha saat 11, gelişmeleri bekliyorum bakalım :D
+11
🌸lil siztah
(25.06.26)
kol saatini evde unuttum.
+1
inheritance
(25.06.26)
merdivenlerde düşünce telefonumun ekranı kırıldı ve klimam bozuldu

@lil siztah @rock n roll çok teşekkürler evet cana geleceğine mala gelsin
+2
alester
(25.06.26)
@alester, geçmiş olsun; cana geleceğine mala gelsin diyelim.
+1
🌸lil siztah
(25.06.26)
Daha henüz bir şey olmadı çok şükür ama gün uzun 😂

Geçmiş olsun alester
+1
rock n roll
(25.06.26)
Bugün patronla birlikte çalışma günü :/ kendime dışarıda iş çıkarmaya çalışıyorum bakalım.
+2
mutekebbir
(25.06.26)
Ya dün geceyi yazsam olmaz mı 😅
Fotokopi çektirmeye bir ton yol gittim önemli bir sınavın çıktıları icin. Oradan eve giden otobüsümun peronuna gecmek için önce tramvaya bindim, ayakta kaldim ve üçlü bir koltuk gözüme kestirdim. Sıradaki duraklarda illaki üçünden biri iner ve yer bulur otururum dedim. Yirmi durak geçti tüm koltuklarda inen mutlaka oldu benim ucluden kimse kalkmadı durak sonuna kadar durdugum yerde adamlara sinir oldum. Ve çok yoruldum elim kolum da doluydu çünkü.

Neyse otobüs peronuna geldim on dakika kalmıştı otobüs saatine. Oh dedim yetiştim rahat rahat da gidicem. Otobüs uzun süre ortalıkta gözükmedi. Yarım saat sonra geldi ve şoför arıza yaptı dedi ama sonra gittik. Ama orada da 40 dk beklemiş oldum😅

Nihayet eve geldiğimde fotokopilerime bakayım dedim. En önemli ders için uğruna yol kattetigim slaytlarin rengi meğer siyahmis ve çıktılar kapkara çıkmış hiçbir yazı okunmuyor. Kırtasiyeci uyarladı ben de çok fotokopi olduğu için orda kontrol edememiştim ve bu durum da aklıma gelmemişti zaten. Sadece makaleler ve beyaz renkli slaytlar düzgün çıkmış.

Neyse dedim sabır gunummus galiba ama hala dünün yorgunluğu ve stresi üzerimde duruyor deyip konuyu bugüne de bağlamış olayım😅
+2
egerbiryolcu
(25.06.26)
Arkadaşımın başına geleni anlatayım.
amfisi bozuldu, yola çıktık yenisini alalım diye, Beşiktaşa giderken ellerinde kalmadığını öğrendik. Başka yere geçtik işimize yarar bir şey yok. Salak salak dolanıyoruz şimdi
+1
kisa
(25.06.26)
her gün parkettiğim yerde yer bulamadım mecbur avm otoparkına girdim. çok mutsuzum
+1
chanandler bong
(25.06.26)
tam su içecektim bardak elimden düştü çorapta ıslandı.
+1
mikahakkinen
(25.06.26)
Ev sahibim aradı. Evi kentsel dönüşüme girecekmiş. Çık ya da kirayı rayiç kadar yap dedi. Zaten artışları ortalama üstü yapıyordum 15 senelik kiracıyım. Çalışmadığımı söylemiş miydim?
+2
boyalı kuş
(25.06.26)
Hava çok sıcak ve kronik rahatsızlıklarım da olduğundan, işe taksiyle gitmek istedim. Normalde kış ve baharlarda yürüyerek gidip geliyorum.
Az sayıda geçen taksiler almadı. Uber'den istek yaptım. Tabii, nispeten yakın mesafe olduğundan "sarı taksi"lerden de beğenen çıkmadı. Israrlı istekler sonucunda "insaflı" bir sarı taksici kabul edip geldi. O kadar çok istek yaptınız ki geleyim dedim dedi şoför bey. Acımış sanırım. Bu arada en az bir saat geçti. İşe gecikmiş oldum.
+2
pro9it9is9
(25.06.26)
Bilgisayarım bozuldu, büyük masraf çıkardı.
+1
put it in your appropriate place
(25.06.26)
@boyalı kuş, @pro9it9is9 ve @put it in your appropriate place, sizlere de geçmiş olsun.
diğer arkadaşlar; sizlere de yüce rabbim başka dert vermesin diyorum :P

ben, bu soruyu açtıktan hemen sonra, bulunduğum mekanın kadrolu -ancak şahsen haberdar olmadığım- delisine denk geldim; bayaa heyecanlı anlar yaşadım ama yoruldum vallahi, yazamıcam olanları :)
+2
🌸lil siztah
(25.06.26)
Soruya cevap değil ve kişisel gelişimci gibi olacak ama talihli olaylara bakarım sadece.
0
pembediken
(25.06.26)
(4)

Üniversite tavsiyesi

Ali3461
Öncelikle hepinize iyi akşamlar. Malum geçtiğimiz günlerde yks sınavını atlattık ve maalesef ki sonucum pek iç açıcı gelmeyecek yani 800.000 lerde geliyor. Hem evime yakınlık hem de İstanbul içi olmasından dolayı İstanbul Aydın Üniversitesi 2 yıllık elektrik myo bölümünü düşünmekteyim. Sizce bu Üniv
Öncelikle hepinize iyi akşamlar. Malum geçtiğimiz günlerde yks sınavını atlattık ve maalesef ki sonucum pek iç açıcı gelmeyecek yani 800.000 lerde geliyor. Hem evime yakınlık hem de İstanbul içi olmasından dolayı İstanbul Aydın Üniversitesi 2 yıllık elektrik myo bölümünü düşünmekteyim. Sizce bu Üniversitesi de bu bölüm okunur mu, hocaları ve eğitim kalitesi nasıl? Yardımcı olursanız çok sevinirim.
0
Ali3461
(25.06.26)
belki de üniversite okumamanız gerekiyor. Ortalıkta milyonlarca üniversite mezunu işsiz var, 800.000 sıralama ile ileride okuduğunuz alanla bağlantılı bir iş bulabileceğinizi pek de düşünmüyorum. Okula vereceğiniz para ve zaman ile bence meslek edinin.
+3
denizgonen
(25.06.26)
2 senelik bölümü vakıf üniversitesinde okumak etiket değeri olarak çok birşey katmaz.

Elektrikçi olmak bu devirde oldukça mantıklı olsa da 2 senede orada öğretilecek konuları oturup 3 ayda kendiniz de öğrenirsiniz.
0
kimlanbu
(25.06.26)
bölüm özelinde bilmiyorum ama, özel üniversitelere yönelik "boş beleş yerler" kaygısının altı çoğu zaman dolu değil.
devlet kadrolarını malum tipler doldurduğu için kaliteli pek çok akademisyen dışarıda kalıyor ne yazık ki. akademisyenler tecrübe kaygısıyla ders bakınırken, üç kuruş paraya özel üni'lerin kucağına düşüyorlar. özel'ler, müşteriye reklam kaygısıyla vasat tiplerin yanından bile geçmiyor mesela.
bir özel üniversitede dönemlik ders veriyorum; bölümün kadrosu, şu an itü'deki uzmanlık kürsüsünde yok; öyle söyleyeyim. ancak öğrenci profili berbat..
bence okunur. denildiği gibi aynı işi usta sümsüğü yiye yiye 3 ayda da öğrenirsiniz ama üniversite tedrisatının sırf sosyal faydası için bile, o ortama girin derim.
+4
lil siztah
(25.06.26)
Cevaplarınız için teşekkür ederim. Benim amacım diploma almak. Anadolu Lısesi çıkışlı olduğum için elektrik ile uğraşırken başka elektrikçilere göre bir şey bilmiyor gibi gözükmemek için.
+1
🌸Ali3461
(25.06.26)
(4)

Erkek için evde kendi kendine saç boyamak mümkün mü?

runaway
orijinal rengi tutturmak ve boyama işi evde nasıl yapılır en kolay?
orijinal rengi tutturmak ve boyama işi evde nasıl yapılır en kolay?
0
runaway
(23.06.26)
kadınlar bile o kadar uzun saçla yapıyorken, erkekler de yapabilir.

bu arkadaşlar boyamış:

www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com
0
art cat chocolate
(23.06.26)
boyanabilir ama bu konulara ilginiz varsa ve eliniz yatkınsa. diğer türlü insan içine çıkamayacak hale de gelebilirsiniz. bu sebeple ilk seferinde mümkünse iyi bir yerde yaptırıp, güzelce gözlemlemekte fayda var.
+1
lil siztah
(23.06.26)
awlmi
(24.06.26)
Suratınızı, ensenizi, kulaklarınızı, boyanın akabileceği yerleri vazelin ile kaplayın temizlemesi daha kolay oluyor.
+1
peki madem
(24.06.26)
(13)

bakırköy de gözleri oyulan adam

trablon
şimdi ben nasıl hataye yatacam abi korkuyorum alın link :https://video.memurlar.net/video/1447/gozleri-oyulan-hasta-icin-saglik-bakanligina-dava.html
şimdi ben nasıl hataye yatacam abi korkuyorum alın link :

video.memurlar.net
-3
trablon
(23.06.26)
Bakırköy Ruh ve Sinir'e mi yatacaksın?
0
gabe h coud
(23.06.26)
hayır üsküdar numune de
0
🌸trablon
(23.06.26)
üsküdar numunede olmamış ki o olay.
0
runaway
(23.06.26)
la olm deli orada da var
+1
🌸trablon
(23.06.26)
sen doktora git,
öyle herkesi yatiş yapmazlar,
kapida sıra vardir,
0
designer
(23.06.26)
Bu yalnız yıllar öncesinin olayı ve psikiyatri servisinde gerçekleşen bir olay. Bundan sonra güvenlik önlemleri çok ekstra arttı zaten.

Şu anda bu duyuruyu açabildiğinize göre, bir psikiyatri servisinde yatsanız dahi psikotik vakalarla aynı odaya verilmeyecekseniz.

Psikotik bir vaka olsanız dahi, artık güvenlik önlemleri daha sıkı; zarar verecek hastalar kimseyle aynı odada kalmıyor.

Her türlü rahat olabilirsiniz yani.
0
fraise
(23.06.26)
uyurken gözlerimin oyulması sadece bir psikopata bakıyor.of anam of
-1
🌸trablon
(23.06.26)
Birşey olursa tazminat açabiliyorsun
0
hebanon
(23.06.26)
ula göz gittikten sonra napiyim tazminatı
+2
🌸trablon
(23.06.26)
Yolda da yürüme bence. Japon kılıcı ile yolda yürüyen masum kadını doğramıştı bir akıl hastası:

m.gunhaber.com.tr

Evde de oturma, kamyon girebiliyor:
m.sabah.com.tr
+2
yadigar
(23.06.26)
ne bileyim kardeşim korkuyorum horlama var bende mesela sinir eder odadaki adamı diye düşünüyorum
0
🌸trablon
(23.06.26)
Güzel bir atasözümüz var: “Korkunun ecele faydası yok.” Göz korkusundan beyninizi ihmal ediyorsunuz; o da önemli malum.

Not: Numune Kadıköy’de bu arada.
0
lil siztah
(23.06.26)
mhrs de üsküdar dan alıyorsun diyor
0
🌸trablon
(23.06.26)
(14)

çalıştığın şirkete cv ver diyen arkadaşlar

yenibirgüzelnick
sevdiğim güvendiğim arksdaşlarım için ikya iletiyorum cvlerini. ama arkadaş olarak sevsem bile sorumsuz olduğunu bildiğim arkadaşlarımın cvsini iletmiyorum. ama onlar ilettiğimi düşünüyor. iletmeyeceğim desem arkadaşlığımız biter, iletsem iki gün sonra benim itibarımı sarsacak davranışlar yapar. siz
sevdiğim güvendiğim arksdaşlarım için ikya iletiyorum cvlerini. ama arkadaş olarak sevsem bile sorumsuz olduğunu bildiğim arkadaşlarımın cvsini iletmiyorum. ama onlar ilettiğimi düşünüyor. iletmeyeceğim desem arkadaşlığımız biter, iletsem iki gün sonra benim itibarımı sarsacak davranışlar yapar.

siz olsanız ne yapardınız?
+1
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
iletmem, doğru yapıyorsun bence.
+4
gadlemler
(22.06.26)
bence bir bahaneyle almasanız veya iletemediğinizi söyleseniz (ik elden cv almıyor gibi) daha iyi olur. böylece istiyorlarsa kendilerinin direkt başvurma ihtimali olur. bahanelerinizi inandırıcı bulmazlarsa da kendi bilecekleri iş.
iletmediğiniz halde iletmiş gibi yapınca haklarına girmiş oluyorsunuz bence.
+3
lil siztah
(22.06.26)
ik cv alıyor da sonra mülakat yapmıyolar mı her türlü?
ben iletiyorum genelde isteyen herkesi.
+2
jelly bear
(22.06.26)
güncelde kimse kimsenin cvsini iletmiyor göt korkusundan.

güvenmediğim sorumsuz vb. diye bahane sıkmayın, sanki atom parçalanıyor iş hayatında.

yollamayacaksanız yollamayın dürüst olun.
-5
kveldulv
(22.06.26)
@lil siztah+1
Ek olarak iletmediğiniz halde iletmiş gibi yapınca, o kişide beklenti yaratmış oluyorsunuz ki bu sonrasında hayal kırıklığı yaratıyor.
+3
Amaranta ursula
(22.06.26)
@kveldulv bahane sıkmak filan ne alaka? gayet sürekli iş değiştiren sorumsuz insanların benim imajımı da etkilemesini istemiyorum. şu an çalıştığım yere 3 arkadaşımı da getirdim zaten onların güzel çalışacağını biliyordum çünkü.

@lil siztah, elden verilen referanslı cvler öncelikli oluyor. yoksa linkedinden de başvuruyorlar zaten.
0
🌸yenibirgüzelnick
(22.06.26)
şöyle yapıyoruz sizinde ik ya sözünüz geçiyorsa, biri geliyor ik ya yönlendiriyoruz onlar kısa görüşüyorlar zaten olumsuz ise belirtiyorlar bizde ok diyoruz, ik ile olan görüşmemizde biz yolluyoruz diye bu alıncak değil diye belirttik, sorumluluğu ik ya bırakıyoruz.
0
eja
(22.06.26)
Ben olsam ben de aynısını yapardım, bu sebepten insanlarla bozuşmaya gerek yok.
Birine "ya seni severim ama sorumsuzsun cvni iletemem" demek de olmaz yani.

Zaten halihazırda kendileri başka ortamlardan başvuru yapabiliyorlarsa yapsınlar, olacağı varsa olur, sizin iletmediğiniz halde ilettim demenizde ben büyük bir sorun göremedim açıkçası.
Ama yarın öbür gün arkadaşınız olan cvsini iletmediğiniz biri işe alınırsa o zaman "ben senin cvyi iletmeyi unutmuşum ya" derdim. En azından kendi hakkıyla girdiğini bilsin.
0
mutekebbir
(22.06.26)
Referans olabileceğim kişilerin cv’sini veriyorum. Güvenmediğim kişilerinkini vermiyorum şu an ihtiyaç yokmuş olursa haber edecekler diyorum.
0
kablelvuku
(22.06.26)
Doğru olan hiç söz verip cv'yi teslim almamak, bir çok bahane sunulabilir bunu yaparken de; "ik elden cv almıyor", "doğrudan referansa sıcak bakılmıyor", ya da "daha önce başka bir arkadaşa referans olmuştum pişman oldum zor durumda kaldım kusura bakma" şeklinde bir çok bahaneyle reddedebilirsin, aksi halde verdiğini söylersen seni sürekli sıkıştırır bir haber var mı diye sorar, bir de tutup ik'yı arayıp size şu arkadaş vesilesiyle cv ulaştırmıştım bir gelişme var mı diye sorabilir daha fazla zor durumda kalabilirsin.
+1
solo
(22.06.26)
bana bir arkadaş artık insan kaynaklarının elden cv verilmesi yasak demişti.
Çok salladığını da düşünmüyorum çünkü kendim için istememiştim ve baya samimiyizdir boşver salla derdi. ama belki yanlış bir bilgi de olabilir.
ama sen de bunu kullanabilirsin, yasakmış o yüzden ik almıyor artık dersin.
0
high hopes of the sozluk
(22.06.26)
Bizim şirkette yeni bir etik kural geldi. artık cv iletemiyoruz, içeriden referans olan kişi ile işe giren kişi arasında doğrudan bir bağ istenmiyor dersin.
0
galahad reloaded
(23.06.26)
Bizde de elden veya mail ile CV almıyorlar KVKK'ya aykırı diye. Gerçekçi bir senaryo yani.
Ya da bizi böyle yemeye başladı İK :)

Referans konusu önemli bir nokta. Kefil olmayacağın birini tavsiye etme derdim ben de. Ya da iletirken, "rica etti ama tanımıyorum" diyebilirsin.
0
burfak
(23.06.26)
kveldulv cevabı en doğrusu aslında.

bana bir arkadaş abisi için cv atmamı istemişti.

ben de dümdüz "bu operasyonda da şirkette de çalışılmaz, o yüzden atmam." dedim.

sonra aradan 2 yıl geçti. arkadaşın abisi kendiliğinden benim çalıştığım operasyona girdi.

bin pişman :)

yine operasyona polish speaker arıyorlardı. bir arkadaşımı önerdim. çocuğu almadılar. gördük sonra kendi buldukları polish speakerları.

sonuç: etkili yetkiliysem ve operasyon da güzelse mutlaka yardımcı olurum.

fakat arkadaşı tanımam lazım kesin.
0
rain when i die
(23.06.26)
(11)

Japon ve Güney Kore kızları neden bu kadar çok güzel oluyor

genki
Estetik ameliyat diyeceksiniz ama 15 16 yaşında liseli kızlarda yoktur bence onlar da güzel oluyor yani hiç cilt problemi yok gibi veya tüy kıl sorunu yok gibiler. 30 35 yaşında olup 20 gibi duruyorlar
Estetik ameliyat diyeceksiniz ama 15 16 yaşında liseli kızlarda yoktur bence onlar da güzel oluyor yani hiç cilt problemi yok gibi veya tüy kıl sorunu yok gibiler. 30 35 yaşında olup 20 gibi duruyorlar
-7
genki
(22.06.26)
Asyalı çekik gözlü kadınlar oldum olası çirkin gelir bana.
Dışa kapalı, farklı etnik unsurlarla birleşip çoğalmamış bir ırk teknik olarak güzel olamaz zaten.
-3
yurtsuz john
(22.06.26)
estetik sandığınızdan daha yaygın, aslında yapay güzellikleri var. herhangi bir türk kadınında gördüğünüz estetik müdahale onlar için çok basit kalıyor, çocuklara doğum günü hediyesi olarak estetik ameliyat hediye ediliyor, güzellik takıntıları var ve onların estetik algılarına uygun değilseniz zorbalanıyorsunuz ( bu dediklerim kore için geçerli) sizin aksinize o kadar da güzel olduklarını düşünmüyorum. latinler, kafkas ve orta doğulu kadınlar bence daha güzel.
+4
kestane gürgen palamut
(22.06.26)
@yurtsuz john +1
0
mikahakkinen
(22.06.26)
@kestane gürgen palamut +1

estetiksiz asyalı kızları görmemişsin bence. o güzel dediğin liseli kızlar da estetikli.
0
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
iş sebebiyle bir kaç ay kadar seul ve tokyo'da bulundum. nasıl ki bizde güzel ya da estetikle güzelleşmiş insanlar medyada yer alıyor; orada da öyle. sokaktaki insanların çoğunluğu güzel diye bişey yok bana kalırsa.
konu kişisel bakımsa, söz gelimi kore, gerek kozmetik ürünler, gerekse işlemler bakımından aşmış bir ülke; bunu tartışmaya bile değmez. bunun sebebi de, görünüme olan takıntıları işte. mesela sizde bu imajın oluşması, tam da bu çabanın sonucu.

bana kalırsa en önemli unsur, çoğunun -başta giyim olmak üzere- görünümüne çok dikkat etmesi. sokakta herkes güzel olmasa da, çoğu insan çok prezentabl diyebilirim. bizde müze personeli ziyaretçilerle aynı tuvaleti kullanır; adamların soyunma-duş mahalleri; ortak lavabolarında her türlü kişisel hijyen ürünü, saç şekillendirme aleti vs var. genetik olarak ter de kokmuyorlar. bu insanlar bakımlı olması da ne olsun..
+3
lil siztah
(22.06.26)
japonya'da uc ay kaldim. boyle bir sey olmadigini soyleyebilirim. teni beyaz yapmak icin igneler bile var. bu da aslinda beyazin guzel oldugu dusuncesine dayanan irkci bir durum. kore'de estetigin cok yaygin oldugunu bilmeyen yok zaten. tuysuz olmak ise tamamen evrimsel, genetik bir durum. bu butun asyalilar icin gecerli. mesela orta asya turkleri de tuysuzdur. tuysuz, kilsiz olmanin daha iyi oldugu dusuncesi de kulturel, irkci bir dusunce aslinda. siyah ten ve tuy belirli cografyalarda belirli cevresel nedenlerle var. bunlar iyi veya kotu degil.
+4
Sour
(22.06.26)
Pedo eğilimin mi var?
-7
kullaniciadimvar
(22.06.26)
Tüysüz konusuna hiç katılmıyorum.
+1
Cezcez
(22.06.26)
Doğal güzellikten ziyade bakımla ilgili bir durum olduğunu düşünüyorum, örneğin hindistan'da da erkeklerin saçları hep gür ve simsiyah mesela, bunu araştırdığımda hindistan'da saça çok önem verildiğini ve bu nedenle de özellikle erkeklerin saçlarını bir çok bitkisel yağ ve benzeri doğal besleyicilerle bakımını yaptıklarını öğrenmiştim, aynı şekilde kore'de de bakım hayatın bir rutini haline gelmiş olabilir.

Bu arada konuyla pek alakalı mı bilmem ama, genetik bir rahatsızlık nedeniyle korelilerin asla ter kokmadıkları yönünde bir bilgiye ulaşmıştım, ne kadar doğru ne kadar yanlış bilemem.
0
solo
(22.06.26)
-Genel olarak minyonlar. Kisa boy ve zayiflik genc gösterir.

-Beyaz ten cok önemli oldugu icin günesten kaciyorlar. Günes yaslandirir.
Ama d vit eksikliginden yaslaninca cok erken cöküyorlar ve daha da hizli bir sekilde kücülüyorlar.

- beslenmleri cok saglikli. En azindan Vietnam icin konusabilirim. Hamburgerci bile yok ülkede. Hep taze yesillik yiyorlar. Processed ürün az. Yeme kültürlerinin parcasi degil. Ekmek mutfaklarina cok sonradan girmis ve bana kalirsa yerlesmemis de.

- asyalilar kilsiz. Genetik yani yapicak bir sey yok. Erkeklerin de sakali falan cok auz cikiyor. Cok güzel bence de. saclari ince telli ve gür. Hos.
-2
Purple life
(22.06.26)
tüysüz mü? emin misin? aşağılar yağmur ormanı.
+2
Hallegadola
(22.06.26)
(13)

Nazar Duası Okunurken Geğirme Adeti

solo
Merhaba dostlar,Kişisel olarak ne nazara ne de benzeri hurafelere inanırım, bu konuda netim, eşim ise benim tam tersim, nazara çok inanır, muhtemelen ana nedeni eşimin annesi, dini hurafeler konusunda master yapmıştır kendisi.İnanç konusunda herkese saygı duyarım bu konuda diledikleri gibi inançları
Merhaba dostlar,

Kişisel olarak ne nazara ne de benzeri hurafelere inanırım, bu konuda netim, eşim ise benim tam tersim, nazara çok inanır, muhtemelen ana nedeni eşimin annesi, dini hurafeler konusunda master yapmıştır kendisi.

İnanç konusunda herkese saygı duyarım bu konuda diledikleri gibi inançlarını, ibadetlerini huşu içerisinde yerine getirebilirler ancak bu filleri başkalarını rahatsız ediyorsa bence dur demek gerekiyor, bu noktada çok ciddi bir sıkıntım var ve ben eşimi bir türlü ikna edemiyorum;

Sorun şu ki, eşim sürekli kendisine nazar değdiğine inanıp annesinden dua okumasını istiyor, annesi de dua okumaya başlar başlamaz inanılmaz bir gürültüyle geğirmeye başlıyor hatta bu geğirme refleksi o kadar abartılı bir hal alıyor ki ortamdan direk uzaklaşıyorum.

Bu konuda bir çok din adamıyla görüştüm, hemen hemen hepsi bunun hurafe olduğunu belli ki bir sağlık sorunundan kaynaklandığını dile getiriliyorlar ancak eşim buna ikna olmuyor ve bunun nazarın etkisiyle olduğuna inanıyor, bu konuda ne yapabilir eşimi nasıl ikna edebilirim?

Böylesine iğrenç bir inanç normal şartlarda beni ilgilendirmez alakadar etmez ama benim olduğum ortamda yapılması beni çok rahatsız ediyor, ortamdan ayrılıyorum ama eşimin de artık bu konuda kendine gelmesini de istiyorum.
0
solo
(22.06.26)
Hocam geçmiş olsun fakat bu derece cehaletin maalesef çaresi yoktur
+4
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
ben de denk geldim bu olaya. gözümle görmesem hadi ordan derdim ama olabiliyor. açıklaması nedir bilemiyorum. okunan siğilin düşmesi gibi bir şey herhalde.
+2
merkep gibi adam
(22.06.26)
işte içindeki nazarın çıkışı olarak adlandırıyorlar. ne kadar çok geğirik, o kadar çok nazar varmış ki çıkıyor.

benim kayınlarda da esnemek şeklinde karşılık buluyor. ağzını ne kadar ayıra ayıra esnersen o kadar nazar varmış oluyor.

en azından iğrenç değilmiş.
+3
kibritsuyu
(22.06.26)
geğirme değil de bol bol esneme olur. bunun üzerine aman sende ne nazar varmış yahu lafı edilir.
+2
lazpalle
(22.06.26)
geğirme ve esneme şeklindedir, ben de bir kere görmüştüm. dip not: nazara inanıyorum, benim de nazarım çok değer.
-2
kestane gürgen palamut
(22.06.26)
sene 2026 böyle şeyler, tahammül edilemez.
+7
mikahakkinen
(22.06.26)
Kişiye ait bir hususu neden bir nazar inancıyla pekiştime çabası içindesin ki ?
Yanlış mı anlıyorum .
Kendisine anlatın biraz daha sessiz olması gerektiğini.
Yemekten sonra ortalıkta geğirenler daha mı kabul edilebilir ? Hayır
Bu yaşımıza geldik kişiye dua okunurken çok çok esnemeden başka bir şeye de denk gelmedim.
-3
diyecevaplandı
(22.06.26)
ben gegirme degil esneme var diye biliyorum. ilk kez duydum gegirmeyi

gegirilmesini istemezdim :/
+1
fakyoras
(22.06.26)
geğirmeyi ilk kez duydum aşırı iğrençmiş.

esnemeyi biliyordum.
+1
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
@diyecevaplandı ben geğirmeyi nazar ile ilişkilendiren taraf değilim tam tersi alakasız olduğunu düşünen benim, eşim ve annesi bunun nazara bağlı bir refleks olduğunu elinde olmadan yaptığını söylüyorlar.

Kendisine de eşime de bu konudan rahatsız olduğumu ilettim zaten.
0
🌸solo
(22.06.26)
ikna edemezsiniz gibi görünüyor. ritüel başladığında ortamdan çıkmaya devam edin derim.
bu arada ben de esneme kısmına hakimim; geğiren hiç duymadım (çok şükür). bence esnemenin olayı da şu: pek çok insan için dua okuma, ağırlıkla gece yatmadan önce yapılan bişey olduğundan, okumaya başlanınca direkt uyku çağrışıyor.
0
lil siztah
(22.06.26)
geğirmeyi bilmiyorum ama hızlıca dua okunduğu için esnemenişn kaslardan ileri geldiğini duymuştum. ağız hızlıca oynuyor ya hızlıca okurken
0
gadlemler
(22.06.26)
Ben de esneme olarak biliyorum, geğirmeyi hiç duymamıştım. Ama tarikat şeyhinin yanındayken kaptırıp aşırı geğiren bi amca videosu görmüştüm. Kayınvalidenizinki buna benziyor. Dini ritüeller sırasında parasempatik sinir sistemi aktive olur, geğirme, esneme gibi şeyler de parasempatik sinir sistemi tarafından kontrol edilir. Kayınvalidenizin elinde olan birşey değil, ortamdan uzaklaşmanızdan başka çare görünmüyor.
+1
curukturpkokusu
(22.06.26)
(17)

aynı boyda bir kızla erkek olur mu

messina123
Erkek 1-2cm uzun en fazla. Olur mu?
Erkek 1-2cm uzun en fazla. Olur mu?
-4
messina123
(21.06.26)
Erkek topuklu giyerse olur
+7
kisa
(21.06.26)
Olmaz, ayrılın. Doğanın kanunlarına karşı gelmeyin.
+1
rhan
(21.06.26)
Olur olur
+2
kisa
(21.06.26)
@rhan dur daha yazışıyoruz o aşamaya gelmedik
@kisa karar ver kanka :d
0
🌸messina123
(21.06.26)
Bir daha düşündüm de olmaz.
+3
kisa
(21.06.26)
erkek kalıplıysa olur yoksa cık olmaz. dedemle ninem aynı böylelerdi ama dedem çok zayıf ninem tombul ve iriymiş. ninemin kız arkadaşları ''sana gücü yetebiliyo mu gıı ehehe'' diye dalga geçiyorlarmış. 60 sene önce oluyormuş bu hesap et. toplum böyle malesef.

galeri13.uludagsozluk.com
0
yurtsuz john
(21.06.26)
örnekleri çok. bana kalırsa olmaması için tek sebep, mevzu bahis kızın bu durumdan hoşlanmaması olabilir. bunun müzakeresini yapma imkanınız varsa doğrudan kendisinden öğrenin. biz ne desek boş.
+3
lil siztah
(21.06.26)
Kız, zayıf, narin bir şeyse olur.

Yapılı, kalıplı bir şeyse, hele bir de zamanla salıyorlar da enine enine genişliyorlar ya karbonhidrat aşkına. Öyle bir şey olursa, yanyana gelince bir görsel tezat çıkıyor ortaya.

cf.kizlarsoruyor.com
0
Mirket
(21.06.26)
2026 yilindayiz kadin daha uzun bile olur iki taraf da severse.
0
king lizard
(21.06.26)
Cok sacma kriterler bunlar. Takintili degilse böyle seylere takilmaz kimse.
0
Purple life
(21.06.26)
Ya bu soru ciddi miydi???
0
kisa
(21.06.26)
Yan yana gelmemişsiniz daha boyunu net bilmiyorsunuz, erkekler boyunu bir kaç cm uzun söylüyorlar :) muhtemelen sizden kısadır.
Çok taktığınız bir konu değilse olur, neden olmasın?
0
ekimoloji
(21.06.26)
bunu dert ettiğiniz belli. o yüzden olmaz.
0
lazpalle
(22.06.26)
@ekimoloji erkek olan benim :D

benim boy 175, kızın boyu 173. ondan sorayım dedim benlik sıkıntı yok da kızı bilmiyorum sormadım
0
🌸messina123
(22.06.26)
bunu dert ettiginiz belli. etmeyin. tabiki olur.
0
sinematikcrop
(22.06.26)
:D

Yani, takıntısı yoksa ve fiziksel olarak beğeniyorsa sorun edeceğini sanmam.
0
ekimoloji
(22.06.26)
(4)

Marketten alınan avokado tüketime hazır mıdır?

egerbiryolcu
Dışı sert dursa da içi yumuşak olabilir mi yani?Üç harfli bir markette direkt yemeye hazır siyah ayrı satılıyordu yeşil olan ayrı satılıyordu. Daha önce yeşilini birkaç gün sonra tuketince ideal kivamdaydi. Merak ettiğim aldıktan sonra ertesi güne durum ne olur?(Ekmek üstüne ezmelik kullanmak için)
Dışı sert dursa da içi yumuşak olabilir mi yani?
Üç harfli bir markette direkt yemeye hazır siyah ayrı satılıyordu yeşil olan ayrı satılıyordu. Daha önce yeşilini birkaç gün sonra tuketince ideal kivamdaydi. Merak ettiğim aldıktan sonra ertesi güne durum ne olur?
(Ekmek üstüne ezmelik kullanmak için)
-1
egerbiryolcu
(21.06.26)
avokado ellenerek alınır. duruşu değil, elinizdeykenki yumuşaklıklık hissi önemli. olgun olanı 1-2 gün buzdolabında bekletmeniz mümkün ama kararmaması için hemen yemeniz idealdir. serti ise, dışarıda bekletirseniz bir haftada falan olur. sertini çabuk oldurmak istiyorsanız, elmayla birlikte bir poşeye sarıp bekletin.
0
lil siztah
(21.06.26)
muz da hızlandırıcı olarak çalışıyor.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(21.06.26)
“Yemeye hazır” diye satılan dışı siyah, buruşuk ve sert ama içi lokum gibi güzel avokado var, ben de geçen aldım yedim marketten.
Dışı düz yeşil olanlarsa dokunduğunda sertse içi de serttir, beklemesi gerekir.
0
megalomaniac
(21.06.26)
(16)

aynı tip 3 renk ayakkabıyı sıralar mısınız ?

cezzard
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?1- https://static.runnea.com/images/202511/nike-vomero-18-todo-lo-que-debes-saber-antes-de-comprartelas-1200x675x80xX.jpg?12- https://www.sportinn.com.tr/nike-vomero-18-kadin-yesil-kosu-ayakkabisi-hm6804-102?srsltid=
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?

1- static.runnea.com

2- www.sportinn.com.tr

3- eseven-store.com
0
cezzard
(20.06.26)
1_ 1
2_ 2
3_ 3
+2
üğpoıuy
(20.06.26)
3-1-2
+3
but that was just a dream
(20.06.26)
bu tamamen zevk meselesi ya.
3-1-2
+3
jelly bear
(20.06.26)
mavi olan en güzeli. yeşil aşırı parlak, diğeri zaten düz renk.
+1
neira
(20.06.26)
3
1
2
0
elorelia
(20.06.26)
1-3-2
Zevk meselesi +1
Ben olsam turuncu tabanlı alırdım mesela.
+1
lil siztah
(20.06.26)
3 iyi.

1 ve 2 esit cirkinlikte. Bu koşu ayakkabılarini niye neon yapiyorlar igrenc görünüyor. Sorry.
+1
Purple life
(20.06.26)
1-2-3
+2
kisa
(20.06.26)
3-2-1
0
megalomaniac
(20.06.26)
3-1-2 genede topuk kısmındaki zoomx yazısı çok rahatsız edici.
0
huladancer
(20.06.26)
Sadece full beyaz guzel.
0
baldur2
(20.06.26)
full beyaz olan pastacı kremasıyla kat çıkılmış düğün pastası gibi. Diğer ikisinden birini seçerdim.
+2
eileengray
(20.06.26)
3-1-2
0
kobuzchu kiz
(20.06.26)
koydugunuz linkteki diger modeller bence daha güzel.
www.sportinn.com.tr
ya da bu: www.sportinn.com.tr
yazi ve logo modellerin base colour'ina yakin oldugu icin digerlerindeki gibi simsiyah cirkin durmuyor. beyaz cok begenilmis ama eileengray +100 diyorum. illa ücünden biri olacaksa sanirim link 1 daha iyi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.06.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

attığınız modeller için teşekkür ederim ama bu kadınlar için sanırım. erkekler için sormuştum :) sizin attıklarınız pek unisex'te durmuyor. erkek için farklı öneride bulunabilirsiniz.
0
🌸cezzard
(20.06.26)
2 > 1 > 3

2 Fosforlu lime yeşili. Tonu çok güzel.

1 Turkuaz mavi severim ama buna çok bayılmadım.

3 Alt kısmı güneşte kalıp sararmış gibi. Güzel değil.
0
anaphylacticshock
(21.06.26)
(21)

sorum kadinlara

korkut
37 yasinda ve hayatinda yalnizca bir iliskisi olmus, o iliski de birkac yil surmus bir erkek kisine nasil bakarsiniz?not: cok fazla bilgi veremiyorum farkindayim ama tuhaf ya da insanlarla iletisim kuramayan birisi degil; sosyal cevresi ve arkadasi yok. bazi arkadaslari yurt disinda yasiyor, digerle
37 yasinda ve hayatinda yalnizca bir iliskisi olmus, o iliski de birkac yil surmus bir erkek kisine nasil bakarsiniz?

not: cok fazla bilgi veremiyorum farkindayim ama tuhaf ya da insanlarla iletisim kuramayan birisi degil; sosyal cevresi ve arkadasi yok. bazi arkadaslari yurt disinda yasiyor, digerleri ise evli ve cocuklu olduklari icin eskisi kadar gorusemiyorlar. bu nedenle oldukca yalniz ve icine kapanik bir hayati var. sinema, tiyatro, piknik gibi etkinliklere cogunlukla tek basina gidiyor. red flag midir?
0
korkut
(16.06.26)
Degildir.
+3
baldur2
(16.06.26)
etkinliklere tek başına giden insandan korkarım ben. 45 yaşında bir tanıdığım var eline erkek eli değmemiş ve ruh hastası bi insan. elbette bu senin bahsettiğin kişi için geçerli demek değil, tanımadan bir şey diyemeyiz. referansı yok ama öyle düşün yani bu yaşa kadar kiminle çıkmış kimden hoşlanmış nasıl ayrılıklar yaşamış ruhsal vb durumlarında bilgin yok. e nikah mı basacaksın ki hemen red flag atma 2 gün bak gör :D
-9
neira
(16.06.26)
Bence tek başına red flag değildir. Eğer hoşlandıysam görüşür kendim tanıyıp karar verirdim.
0
elorelia
(16.06.26)
“sinemaya, tiyatroya, piknige gibi etkinliklere cogunlukla tek basina gidiyor”

Herkesin onlarca ilişkisi / arkadaşı olacak diye bir kaide yok, insan yalnız kalmayı sevebilir ama bu seviye benim anlaşabileceğim türden değil.
+1
cilekli pasta
(16.06.26)
yağğni.. bu kadar veriyle, normal olabilir diyorum. herkes ilişkiden ilişkiye koşacak diye bir kaide yok. bir kaç yıl ilişki sürdürmüş olması, ilişkisel manada bence yeter bir gösterge. sosyal tarafını değerlendirmek sizin bakışınıza kalmış. bi başkası bunu sorun görebilir ama bana sorarsanız, ideal erkeğin tanımı derim :)
+5
lil siztah
(16.06.26)
bastan belirteyim kadin degilim; ama benzer surecten geciyorum.

ilgim olmadigi icin kadinlarla hicbir iliskim olmadi. simdi arayisa girdim. ama korkularim var elbette. cok absurd davranir miyim, farkli bir dunya vs.. ama arayista olurken sunu farkettim applerde kadinlarin surekli vurguladigi seylerin hicbiri bende yok. bu redflag seyler genelde iliski kasari erkeklerin yaptigi seyler. bence sans verin. update almadigi icin yontulacak taraflari elbet olacak ama duzgun, mazbut biriyse eglenceli bir flort sureciniz olur.
0
dokunmakalbime
(16.06.26)
Yalnız takılmayı sevmesi ve uzun süreli ilişkileri olmaması red flag değildir bence de.
Biraz zaman geçirip gözlem yapın belki her iki konu için de temel problemler vardır bilemeyiz ama sadece tercih de olabilir.
0
mutekebbir
(16.06.26)
Değildir.
0
umutt
(16.06.26)
Sinema, tiyatro damsiz girilmeyen yerler mi hacı? Bir erkegin evlenince kaybedecegi en buyuk özgürlüğü sinema tiyatro bar pub gibi yerlere tek basina gidememesi. Red flaglik durum yok, hatta enişteye için ısındı.
+2
duster
(16.06.26)
Çok ilişkim olmadı diyince neden kadınlardan uzak durduğunu düşündünüz ki? İlişkiye götürmediği pek çok birlikteliği olmuş pek çok kadınla görüşmüş olabilir. Az arkadaş da red flag değil kafası kaldırmıyor olabilir. Ama siz bakacaksınız geçimsiz biri mi uyumsuz biri mi onlar red flag olur
0
denizkenarısandalye
(16.06.26)
@denizkenarısandalye sadece bir tane iliskisi olmus, 34 yasinda ilk iliskisini yasamis
0
🌸korkut
(16.06.26)
Karakteri oturmuş biriyse bence red flag değil ama ilişki deneyimi olmadığı için içinde yapamadığı şeyler kaldıysa red flage bi tık yakın :D

Yoksa kafasına uymayan insanlar içinden seçim yapmak zorunda kaldıysa hiç olmasın daha iyi demiş olabilir, gayet mantıklı. Öbür türlü ilişki yük oluyor.
0
truf
(16.06.26)
benim de uzun tek ilişkim oldu, 36 yaşındyım, aralarda kısa kısa cok olmustur....red flag değilim bence, etrafımda beni gerçekten tanıyan single kızlar evleneyim desem hepsi kabul eder.

bence bakmanız gereken perspektif bu değil
-4
monicapp
(16.06.26)
Ben olsam etkilenirdim. Eşim de böyle bir tip, beni çekmişti.
0
gadlemler
(16.06.26)
tek başına bu bilgiyle bir karar veremem.

çok mu seçici? çok mu tutucu? o ilişkisi ne zaman bitmiş? kızı tamamen unutmuş mu? bu yaşa kadar anca bir sevgilisi olduysa zor mu bağlanıyor? zor seven bir tipse o kızı unutamamış olabilir mi? neden ayrılmışlar acaba? neden arkadaşlarıyla görüşmüyor? asosyal mi? çok mu çekingen ve sessiz birisi? sevgilisi olmadıysa bile flörtleri olmuş mu? ilişkiden beklentisi ne? ne istediğini bilen biri mi?

etkinliklere gidiyor en azından, evde oturmasından iyidir. insan zaten kendi kendine de bir şey yapabiliyor olmalı.

başka sevgilisinin olmamasının sebebi kötü bir şey değilse, önemli değil aslında.
+1
art cat chocolate
(16.06.26)
Yani hakikaten ideal evlenmelik erkek gibi duruyor. Arkadasi bile yokmus, tam evinin adami olur.
+1
baldur2
(16.06.26)
Hani geçmişin önemi yoktu, karıştırmayındı,geçmişle yargılamayındı...
"Adam tek başına pikniğe,kafeye,tiyatroya gitmiş sevgilisi yokken.bundan olmaz..."
Hakkaten bazen çok şeyapıyorsunuz hanımlar,hakikaten.
Aklı başında,düzgün hanımları tenzih ederim.saygılar.
+1
denizciman
(16.06.26)
boy, kilo ve bank account. cok bi sey sorgulamiyoruz
-4
ala09
(17.06.26)
kadınlara sormuşsunuz da bu direkt benim :))
kendimden yola çıkayım;
hayatına pek birisini alma taraftarı değildir bunu zor gerçekleştirebilirsiniz.
korkuları yüzünden bağlanma problemi olabilir.
kendini bir aile kurmak için yeterli görmüyordur. vs vs
yani redflag diyemem ben ama zor bir karakterdir muhtemelen.
+2
high hopes of the sozluk
(17.06.26)
tek başına bir red flag degil. biraz yaşayarak gorursun. genel tavrı ve hayat görüşü de bu yonde olabilir. Boyle insanlar var tanidigim. Her sosyal olan insan çok mu iyi sanki. Yavas yavaş taniyacagini düşünüyorum. Zaten seni rahatsız edecek bir durum var ise , kendini belli edecektir.
0
acelaacedebela
(17.06.26)
kriter değil. diyelim ki yalnızlığının sebebi aradığını bulamamış olması değil de sevilmemiş olması. sen seversin belki?

ben de diyorum flörte ilişki geçmişimi anlattığımda kızması gerekirken neden keyifleniyor. değişik canlılar bu kadınlar djsjsjs

edit: çok pardon sorum kadınlara demişsin, şimdi farkettim.
0
benimkibu
(18.06.26)
(9)

Dis cekimi sonrasi agizda kan

Purple life
2 saat önce disimi cektirdim.Gömülü oldugu icin dikisli bir islemdi.Sonrasinda tükürmedim.Agzimin ici kan dolu. Bu kan o zamanki pihtili kan mi yoksa hala kaniyor mu nasil anlayabilirim?
2 saat önce disimi cektirdim.
Gömülü oldugu icin dikisli bir islemdi.
Sonrasinda tükürmedim.

Agzimin ici kan dolu. Bu kan o zamanki pihtili kan mi yoksa hala kaniyor mu nasil anlayabilirim?
-1
Purple life
(16.06.26)
ağzınızı açıp ayna karşısında bakarak?
geçmiş olsun.
+3
lil siztah
(16.06.26)
ağzındaki sıvıyı boşalt yav en azından niye biriktiriyorsun o kadar
0
jelly bear
(16.06.26)
Yakın zamanda azı diş çektirdim, bana da tükürme yut demişlerdi.biriktirmeseydiniz keşke o kadar.zaten Şaldır şaldır kanayamaz, tükürükle karışık o,ondan çok gibi geliyor. Usulca eğilip ağzınızdan salıverin yük vermeden.kalanı da usulca yutun zorlamadan.gazlı bez koydularsa değişim zamanına dikkat edin.geçmiş olsun
0
denizciman
(16.06.26)
Dikişliyse zaten o kadar kanayamaz, içimiz rahat olsun
0
denizciman
(16.06.26)
Ağızda toplanan kanı tükürmeye çalış ama ağızda yaralı bölgeyi somurarak yapma.
Derinlemesine gargara yapma.
Sıcak şeyleri de bugün olabildiğince yeme içme.
Tampon varsa yerinde kalsın.
yarına ise çay gibi şeyleri oldukça ılık şekilde iç.
Gece yatarken yanında plastik bardak olsun . Gece her an lavaboya gitmek zor geleceği için tükürmen için gerekecek.
0
diyecevaplandı
(16.06.26)
bana kanama olursa tükürmeyin, bırakın aksın demişlerdi. geçmiş olsun.
0
inheritance
(16.06.26)
tükürme denmesinin nedeni negatif basınç oluşturmamanız için
+1
jülsezar
(16.06.26)
tükürmek kanamayı artırdığı için yasaktı diye hatırlıyorum.

geçiyor ya dert değil.

takılmayın.
0
gurur
(16.06.26)
kanama azalarak devam eder 1 gün
0
mantık
(16.06.26)
(7)

Ürün Yedek Parça Garantisi Hk.

koskoca kirpi
Merhaba,Amazon Türkiye'den geçen yıl sonu bir kulaklık aldım. Bu kulaklığın pillerini yedeklemek istiyorum çünkü şarj olurken kullanamıyorum. Fakat yerli piyasada bu ürün satılmıyor. Yurt dışından ise malum getirtemiyoruz. Amazon'a yazdım, bu konunun muhatabı kimdir diye, bana dedikleri ürünü biz sa
Merhaba,

Amazon Türkiye'den geçen yıl sonu bir kulaklık aldım. Bu kulaklığın pillerini yedeklemek istiyorum çünkü şarj olurken kullanamıyorum. Fakat yerli piyasada bu ürün satılmıyor. Yurt dışından ise malum getirtemiyoruz.

Amazon'a yazdım, bu konunun muhatabı kimdir diye, bana dedikleri ürünü biz satıyoruz isterseniz ürünü iade alabiliriz. Ben ürünü iade etmek istemiyorum sadece sarf malzemesini yedeklemek istiyorum. Bu mümkün değil, böyle bir zorunluluğumuz yok diyor. Bu saçma değil mi? Yalan yalnış olabilir ama 10 yıl yedek ve sair parça bulundurma zorunlukları var diye biliyorum. Bu konuda ne yapabilirim? Bakanlığa mı şikayet etmem lazım.

NOT: Ben de biliyorum Amazon'un üretici olmadığını. Sordum muhatabım kim diye, bana dedikleri bunun Türkiye'de muhatabı yok. Biz getirip biz sattık.
0
koskoca kirpi
(16.06.26)
yedek parça bulundurması gereken satıcı değil ki, üretici.
o noktada muhatap alacağınız merciyi biraz karıştırmışsınız sanırım. üreticiyle iletişime geçiniz.
+1
lil siztah
(16.06.26)
Yedek parça bulundurma zorunluluğuyla ilgili bir durum değil ki bu. Amazon satıcı, üretici değil. Ayrıca amazon üretici de olsa sana yedek parça satmak zorunda değil. Tamiri için yedek parça bulundurmakla bunun satışını yapmak ayrı şeyler.
+1
himmet dayi
(16.06.26)
@lil siztah ve @himmet dayı;

NOT: Ben de biliyorum Amazon'un üretici olmadığını. Sordum muhatabım kim diye, bana dedikleri bunun Türkiye'de muhatabı yok. Biz getirip biz sattık.
-1
🌸koskoca kirpi
(16.06.26)
Tamam. Neyi soruyorsunuz tam olarak? Bakanlığa kimi şikayet edeceksiniz ve ne için şikayet edeceksiniz?

Amazon size yedek parça satmak zorunda değil. Bunu Türkiye'den tedarik etmeninz mümkün değil.

Peki ne yapabilirim diye soruyorsanız yurt dışına giden bir tanıdığınız varsa ondan rica edebilirsiniz.
+1
himmet dayi
(16.06.26)
ticaret bakanlığına şikayette bulunabilirsiniz, satış sonrası hizmet yükümlülüğünü yerine getirmediğine dair.
ama 6502 sayılı kanuna göre satış sonrası hizmet verilmesi zorunlu tüketici ürünleri listesine bakınca, "kulaklıklar" için "servis gerekmez" ibaresi var, (yasa burada pek tüketicinin yanında değil gibi, güncellenmesi gerekebilir. çünkü pil, bir kablolu kulaklığa kıyasla kablosuz kulaklığın kullanım ömrünü hatırı sayılır derecede düşürüyor) dolayısıyla amazon yasal olarak servisi olmasa da kulaklığı ülkemizde satabilir gibi anlıyorum.
bu arada, piller kullanılmasa da çok uzun süre dayanmıyor, raf ömrü pek uzun değil sanki son yıllarda görebildiğim kadarıyla. birkaç yıl sonra eskisini çıkarıp (birkaç yıl önce aldığınız) yenisini takmak istediğinizde çalışmayabilir veya yeni bir pil kadar iyi bir performans vermeyebilir.
kıymetli bir kulaklıksa ben olsam yurt dışına gidince yenisini taktırır veya giden bir yakınımdan rica ederdim.
+1
gkhncnzdgn
(16.06.26)
Ürünün hangi marka ve model oldugu hakkında bilgi verirseniz hangi pillerden yedek almanız gerektigi hakkında fikir verebiliriz. çünkü genelde standart bir pil tipi kullanıyorlar ve bu piller cihazlar arası uyumlu olabiliyorlar.
0
limonlu eksi
(16.06.26)
şikayetlik bi durum yok. adam bozulduğunda pilleri değişmezse o zaman şikayet edilebilir.

appledan da istesen pil vermez tüketiciye.
+2
jelly bear
(16.06.26)
(4)

hanımlar şu tarz ayakkabıları erkeklerde beğeniyor musun kanvas altına?

günaha davet
https://www.camper.com/tr_TR/men/shoes/peu/camper-peu_terreno-K101099-003
0
günaha davet
(16.06.26)
Hanımlar diyince soruyu yanlış okumuşum :) düzeltiyorum erkeklerde beğenirim.
0
ekimoloji
(16.06.26)
Yandan bir tuhaf duruyor tabanı ama önden görünüşü fena değil. Giyene kombinine göre değişebilir. Ayakkabı fena değil.
0
duhan
(16.06.26)
iyi bir kombinle neden olmasın. yalnız bu modelin hası clarks’tır. oradan alırdım ben olsam.
0
eileengray
(16.06.26)
Hem de ne! <3
0
lil siztah
(17.06.26)
(9)

en komik filmler ve diziler

aloneinthedark
bana en komik buldugunuz turk filmleri yabanci filmler dizi yazar misiniz
bana en komik buldugunuz turk filmleri yabanci filmler dizi yazar misiniz
0
aloneinthedark
(15.06.26)
the it crowd
+3
ruhlardan esinlenen karga
(15.06.26)
Yerli dizi: Kaygısızlar

Yabancı dizi: Married with Children
0
yurtsuz john
(15.06.26)
Seinfeld
The Marvelous Mrs. Maisel

Kaygısızlar
7 Numara
Avrupa yakası

Ölümlü Dünya

"Gibi" yazmayı unutmuşum ya.
0
mutekebbir
(15.06.26)
Sucession -komedi dizisi degil am mizah unsuru olan yerlerde ben cok güldüm

Its always sunny in Philadelphia
0
Purple life
(15.06.26)
ben borat'a çok gülüyorum
0
kojonotsuki
(15.06.26)
film : monty python filmleri, spinal tap ve big lebowski
dizi : black adder, come fly with me, monty python skeçleri
+1
lil siztah
(15.06.26)
shameless
+1
iwasbornonamountainside
(15.06.26)
Benim bildiğim tek dizi the office ona da baya gülüyorum.
+1
Sadece soruyorum
(15.06.26)
dizi: It's always sunny in Philadelphia
film: this is the end, anchorman
0
lament
(16.06.26)
(4)

Çiçek fidesi

mor oje
Hayatımda ilk defa balkona saksıda çiçek dikicem. Fideleri nerden aldınız, var mı tavsiye edebileceğiniz bir yer? Online da olur, anadolu yakasında merkezi yerlerde bir yer de.
Hayatımda ilk defa balkona saksıda çiçek dikicem. Fideleri nerden aldınız, var mı tavsiye edebileceğiniz bir yer? Online da olur, anadolu yakasında merkezi yerlerde bir yer de.
0
mor oje
(14.06.26)
fidanlıklardan alabilirsiniz. mesela anadolu hisarında var bir tane. size yakın olan bir fidanlık vardır muhakkak. toprağı da oradan alın ve bakım tavsiyelerini de sorun.
0
lil siztah
(14.06.26)
Migrosta, Üç harfli marketlerde falan var. Küçük saksılarda da var, soğan halinde de. Tohum da.
0
Mirket
(14.06.26)
Göztepe’de ibb’nin bahçe market’i varmış oraya bakıcam ilk sefer olarak. Çok teşekkürler.
0
🌸mor oje
(14.06.26)
ilk basta hemen doldurma balkonu. basit sardunya gibi seylerle basla. balkonunun konumuna gore en uygun bitkileri yavas yavas eklersin. mesela evin ici icin bir pasakilici olabilir. pencere onune bir kaucuk ve nem ve ruzgar durumuna gore minik bir limon agaci.
bir tane de ufak domates al bence hem yapragi guzel kokuyor hem de cherry ise cok zahmetsiz buyur.
cicegi guzel olsun dersen kupe cicegi cok hos duruyor.
bir de bir suru almayacaksan fide almak icin ozellikle bir fidanliga gitmenin cok esprisi yok bence.
0
mavicorap
(15.06.26)
(18)

Eşim sürekli benden memnuniyetsiz, sitemli- iletişim ve heyecan azaldı, ne yapalım (5 yıl + evlilere soru)

mahmuttt
Sürekli birşeylerime laf ediyor sürekli memnuniyetsiz. Ailesinin yaşadığı şehre geldik. Bir banka anne babasının yanına boş yer vardı. Ben ayakta duruyorum. Kimse demiyorki gelsene otur. Zaten doğru düzgün muhabbet te etmiyorlar. Ben de baktım onlar oturuyor ben mal gibi ayakta duruyorum, geçtim yan
Sürekli birşeylerime laf ediyor sürekli memnuniyetsiz. Ailesinin yaşadığı şehre geldik. Bir banka anne babasının yanına boş yer vardı. Ben ayakta duruyorum. Kimse demiyorki gelsene otur. Zaten doğru düzgün muhabbet te etmiyorlar. Ben de baktım onlar oturuyor ben mal gibi ayakta duruyorum, geçtim yanda boş banka oturdum. Bu sefer eşim diyor ki neden oraya geçtin şimdi. Yani sürekli ama sürekli birşeylere sinirleniyor kızıyor.

3.5 yaşında çocuğumuz bile artık kodladı anne kızar vs diyor birşey yaparken. Bir de çocuk buna bağırınca itiyor. Hafif vuruyor vs çocuk şaşırıyor ağlıyor. Babamdan çok şiddet gördüğüm için sert tepki gösteriyorum değişen birşey yok.

ilişki desen iki yabancı gibiyiz. İletişimimiz son 2-3 senedir iyice seyreldi azaldı.

Çocuk da elbette etkiledi ama çocuk doğumuna az kala benim bir hapis sürecim oldu onda sanki kopardı tüm bağlarını gibi hissettim düşündüm. Kayınpeder öldü gibi düşün vs gibi saçma gerizekalıca teselliler yapmış. Normalde de damatlarını biraz hor gören narsist katı bir eski idareci tipi. Kendisi inkar etse de.

Bu soğukluk sevgi saygı heyecan azalması iletişim seyrelmesi 5+ yıl evlilikle mi yoksa yaşam durumları ilişkinin bir nevi depresyona girmesi mi?

İçimi dökmek ve danışnak istedim şimdiden çok teşekkürler..
0
mahmuttt
(14.06.26)
Benzer şeyler vardı çocuk yoktu. Boşanmaktan başka çözüm yok hocam o zamanlar ben istememiştim boşanmak ama şimdi dünya varmış dedim.
0
Take it away honey
(14.06.26)
take it away +1 boşanmak sizi değil ama çocuğu kurtarır.
0
sucvecezve
(14.06.26)
hocam sen belirli aralıklarla benzer duyurular açıyorsun. senin duyurularını okuduğumda abimin evliliğine benzetiyorum her seferinde. yani sevgi, saygı bağı kalmamış, olay bitmiş, o da belirli periyotlarla kriz anları yaşıyor, isyan ediyor filan ama sanki bu duruma alışmış gibi herhangi bir aksiyon almıyor. bence çözüm boşanma ama tabi bunlar büyük ve özel kararlar dışarıdan kişilerin şöyle yap böyle yap demesi ile olmaz elbette.
+5
wilhelmwasmuss
(14.06.26)
otur, acikca konus. seni mutsuz eden bu davranislarini ona soyle. sadece hayalkirikligi ve kizginlik yasayan onun olmadigini, senin de ondan memnun olmadigini goster. sikayet et durumdan. tek madur onun olmadigini anlasin, onun da sana karsi sorumluluklari oldugunu hatirlasin. hicbisey soylemeyince o kafasinda senin ne kadar vurdumduymaz, rahat, prenses gibi yasadigini falan dusunuyodur. ilk adim konusmak, saygili olmasini istedigini hatirlatmak vs. sonra bi bak nasil gidiyo, durumu degistirmek icin caba gosteriyo mu vs.
+3
sttc
(14.06.26)
Aile/ilişki terapisi gibi profesyonel bir yardım almak gerekli belki de.

Banka oturmak için niye davet beklediniz, o kısmı anlamadım. Boş yer varken gidip uzaktaki bi banka oturmanızın tepki çekmesi normal geldi
+1
elorelia
(14.06.26)
evlilik kurumu ve 5+ yıl, "biz ne alaka?" diyor şu an.
bahsettiğiniz sorunların bunlarla ilgisi yok. meseleyi genelleyerek basitleştirmeyin ve size özel sorunlarınıza odaklanın derim.
+1
lil siztah
(14.06.26)
Terapiste gitmelisiniz. Gitmek istemeyen bir taraf varsa da boşanın, evli kalıp hem çocuğa hem kendinize zulmetmeye gerek yok.
Konu özelinde, illa davet etmeleri gerekmiyor birlikte bir yere gidilmiş oturun boş yere işte, hepinizden nefret ediyorum der gibi gidip başka yere oturmaya gerek yok. Ayrıca eşiniz sinir hastası falan mı? Çocuğa neden kötü davranıyor, size olan sinirini çocuktan çıkarıyor sanırım, her iki tarafa da tedavi şart.
0
ekimoloji
(14.06.26)
Ya evlilik deneyimim 0. Fakat meraktan soruyorum hic uzun bir tatile gittiniz mi yakin zamanda? Belki is hayat stresi senden cikariyordur.
0
inte17
(14.06.26)
o kucumsediginiz hapis durumu bence onemli bir.
bir insanin bir kadini en hassas oldugu an hamilelik lohusalik zamanlari. o gunlerde ne yaptiysa omur boyu ya cefasini ya vefasini cekersiniz.
ben olsam once kendi hatalarimi bir kabullenir bir de bunun icin cok ciddi ozur dilerim.
neden ve nasil oldugu onemli degil, siz bir cocuktan mesulken otadan kayboldunuz.
yine size hep kiziliyorsa bir sebebi vardir.
evlilik hakkinda veya cocuk bakimi hakkinda ne kadar bligili ne kadar ilgilisiniz. ne kadar kitap okudunuz.
3,5 yas cocuk demek ortada 3,5 senedir cok siki calisan bir kadin var demek oluyor. bunu ne kadar takdir ediyorsunuz
fakat butun bunlarda en onemlisi tabii esinizin hatasi ne olursa olsun bir yetiskin hele hele bir anne asla cocuguna siddet uygulamamali. muhtemelen bu cok sikintili donem onu tuketti eger bilincli bir anne de degilse cok zor saglikli olarak asilabilen donemler.
sizin cocugunuzun sagligi icin esinizle aranize acilen duzeltmeniz gerekiyor.
ve bunun icin biraz alttan almalisiniz.
+3
mavicorap
(15.06.26)
@sucvecezve boşanmak bu durumda çocuğu nasıl kurtarıyor onu anlamadım. kadın çocuğa da kötü davranıyormuş, adam evden gidince başbaşa kalıp kötü davranmaya devam edince iyice yalnız kalmaz mı çocuk?

ama kendiniz için boşanabilirsiniz evet. seviyorsanız öncesinde çift terapisi mutlaka tavsiye ederim, baktınız kurtarılacak bi şey kalmamış boşanırsınız.

çocuk çok fazla etkileyebiliyor, özellikle bakım yükü dengesizliği varsa başka alanlara da yayılan bir memnuniyetsizlik olarak ortaya çıkıyor, çünkü kendini sürekli haksızlığa uğramış ve yorgun hissediyor. ama hapis süreci daha fazla etkilemiş de olabilir tabi öyle hissediyorsanız. saygısı azalmış olabilir ya da utandığı veya üzüldüğü için size öfkeli olabilir. her durumda terapi iyi bi ilk seçenek bence. boşanma da ikinci bir iyi seçenek. kendi haline bıraktığınızda düzelmesi imkansız gibi bi şey
0
mezzosprite
(15.06.26)
Her şey tamam da keşke eşiniz de yazsa yaşadıklarını o tarafı çok merak ediyorum siz her seferinde duyuru açtığınızda
0
Hallegadola
(15.06.26)
10 seneyi devirmiş birisi olarak dünyayı ayaklarının altına serseniz "az öteye serseydin keşke" derler diyorum naçizane.

Evdeki gereksiz gerilimleri yok etmek ve kaynağına inmek bence erkeğin elinde, hiçbir adım atmayıp bir şeylerin düzelmesini bekleyemezsiniz.
+1
kimlanbu
(15.06.26)
bir noktada bağını koparmış eşiniz sizinle ve siz farkına varıp düzeltememişsiniz diye anladım. şimdi de o kopan bağın farkındalığı sizin canınızı acıtıyor, halbuki eşinizin canı daha önce acımış gibi.
hapis sürecinizin sebebi nedir bilmiyorum ama terk edilmişlik ve kızgınlık yaratmış ve bunu iyileştirememiş olabilirsiniz. hamilelik, lohusalık, çocuk bakımı duygusal olarak yalnız bırakılmış biri için çok zor. bazen kadınlar eşlerine olan öfkesini farkında olmadan çocuklardan çıkarıyorlar çünkü full time çocuk bakımı da ekstra bir yük ve altında ezilebiliyor. mesela onun yükünü ne kadar alabiliyorsunuz? çocuğu tek başına alıp parka çıkarıyor musunuz? hiç altını değiştirdiniz mi, yemeğini yedirdiniz mi, banyosunu yaptırdınız mı. ya da ev işleriyle ne kadar ilgilisiniz?
kısaca biri sizi övecek olsa hangi konuda överdi? ev içi sorumluluk paylaşımınız nasıl?
yukarda dedikleri gibi terapi bir seçenek. ama konuşmaya yanaşan bir eşiniz varsa terapisiz de çözebilirsiniz gibi geldi bana.
her boşan diyeni dinlemeyin. çözemezseniz değerlendirin boşanmayı.
+1
rayde
(15.06.26)
Bir tarafin surekli gunluk iletisimde memniniyetsiz, mutsuz ve sitemli olup da duzeldigini pek gormedim.Sizi uzmek istemem ama bunlar bence insanlarin kisiliklerinin bir parcasi.Degistirmeye calismak sinirli birine artik sinirli olma demek gibi bir sey.Esiniz size saygi duymuyor.

Sizin yerinizde olsam oturur rahatsizliklarimi konusurdum.En sonunda bosanmaya karar verirseniz muhtemelen kisa vadede bol aci cekersiniz ama 15-20 sene sonra iyi ki bosanmisim dersiniz.Bosanmazsaniz da kisa vadede aliskanliklar ve duzen kaynakli biraz stabilite yasarsiniz ama yillar sonra geriye baktiginizda mutsuzlukla gecen yillar gorursunuz.

Karar sizin.
+1
turkuaz
(15.06.26)
hocam sen kafanda karar vermişsin bizden teyit bekliyorsun.
0
duyuruuser
(15.06.26)
Ben evliyim ve birine boşan diye tavsiye vermek bana çok büyük bir şey gibi geliyor. Boşanmak öyle duyurudan tavsiye alarak karar verilecek kadar basit bir şey değil bence çok büyük bir olay. Bence iki insan arasındaki sevgi bağı azaldığı zaman tahammülsüzlük çok artıyor. Yani birini sevdiğin zaman onun yaptıklarına gıcık olmuyorsun bazı davranışları hoşuna gitmese bile. O sevgi bağı da bence şöyle zedeleniyor zaman zaman, bir taraf evin yükünü fazla üstlendiğinde gerçekten kendini çok yalnız hissetmeye başlıyor. Belki de eşin gerçekten evin yükünü çocuğun yükünü fazlasıyla üstleniyordur Bu da onun tahammül seviyesini azaltmaya başlamıştır ve sana olan sevgisini azaltmıştır. Eğer ikiniz de Birbirinizle iyi geçinmeye ve evliliği devam ettirmeye gönüllü iseniz Bence profesyonel yardım almalısınız. İlla ilişki terapisti değil Siz de bireysel olarak bir Psikolog yardımı alabilirsiniz. Belki de insanlar size normal davranıyordur da siz fazla Alıngan davranıyor olabilirsiniz Biz Bunu bilemeyiz Veya siz fazla Alıngan davranıyorsanız da Bunun mutlaka bir açıklaması vardır biz bunları bilemeyiz sizin yaşantınızı bilmiyoruz sonuçta. Eşinizin çocuğa sınır koymak için fiziksel müdahalesi olması şiddet içermediği sürece normal ama olay şiddet boyutuna varıyorsa Bence o kadının yine tahammül seviyesinin düşmesiyle açıklanır bu durum. Belki siz yeterince destek olamıyorsunuzdur O yüzden o da artık ne yapacağını şaşırıp bu tür yollara başvurmak zorunda kalıyordur. Dediğim gibi biz bunları bilemeyiz o yüzden Siz bu işi bir bilene sorun danışın derim.
+3
Sadece soruyorum
(15.06.26)
almanya'da adin hans olsaydi coktan bavulunu alip gitmistin. ama turkiye'deki mahmut oldugun icin kadin dul kalir, cocukla napicam, millet ne der gibi korkularin oluyor. tamamen seninle alakali bir durum kanki. ya bu deveyi gudecen yada get the hell out here diyip yol alcan.
+1
buenosdias
(15.06.26)
(19)

Kadınlara sorum: kayınvalide kaprisi

alice in potatoland
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar a
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar alınabiliyor sadece. Doğumdan hemen sonra anneme ihtiyacım olacak tabii, en basitinden acil sezaryen olmam gerekse banyomdu pansumanımdı annem yapacak çünkü eşim sahiden hastanedeki işleri yoluna sokmak için çalışmalı o dönemde. Eşim de bebeğin 4-8 haftalık dönemini baba izni alsın diye anlaştık. İzinleri de böyle ayarladık. 4 kişi olarak, aile olarak vakit geçirmek istiyorum, hem de açıkçası kafa dinlemek, biraz bebeği tanımak, biribirimizi rutine sokmak istiyorum ve bu dönem hepimiz için çok uygun. Eşimin işi açısından uygun, kızımın okulu açısından uygun (yaz tatilinde), bebek henüz çok büyümediği için onun açısından uygun.

Bu esnada kayınvalidem de ee biz ne zaman gelicez diyor. Doğumdan sonra 2-3 gün gelip görün ama ilk 2 aylık planım bu şekilde, daha uzun kalmak istiyorsanız eşim işe döndükten sonra, bebek 9-10 haftalıkken gelirsiniz bir ay kalırsınız dedim. Ozaman bebek büyümüş olacakmış, zevki yokmuş. Ben de sinirlendim tabii ki, ben yanımda bana yardımcı olacak kişi istiyorum, kimseyi eğlenmeye çağırmıyorum 25 aylık çocuk + bir tane yeni doğanla. Ayrıca ne demek torunun 3. ayda zevki yok. İlk iki ayda bebek dediğin 20 saat uyuyor, göremiyor, seni bilmiyor, ne tür bir zevk bekliyorsun yani?

Eşim de ee annem de madem ilk ay gelsin, sana o da yardımcı olur diyor ama sahiden evde o kadar kalabalık istemiyorum, annemle kayınvalidemin zamanlarını da değiştirmek istemiyorum, sonuçta annemin bana yardımcı olabileceği gibi yardımcı olamaz. En basitinden bir isteğim olduğunda annemden daha rahat isterim, pansumanımı kayınvalideme açıp yaptırtmam yani bu sefer ebe ayarlamam gerekecek ve doğuma bir ay kalmışken ebe bulmak sahiden imkansız, o işler de ayarlanmadı yani.
Siz olsanız bu durumda ne derdiniz? Taviz vermeli mi, yoksa plan bu şekilde mecbur bekleyecek mi demeliyim? Açıkçası mal mal kaprisleri yüzünden şu an işi yokuşa sürüyor ve her şey ayarlanmışken şu an plan değiştirmek bizi hem çok uğraştıracak hem de ideal olmayacak. Evde bir tane misafir odası var, hem annemleri hem onları yatıracak yerim yok. Salonda da kimse yatsın istemiyorum. En basitinden eşim ilk bir ay işe gidecek, ağladığı vakit bebeği alıp salona geçebilmek ve eşimin uyumasına müsaade edebilmek istiyorum.
+2
alice in potatoland
(14.06.26)
Onlar geldi mi çocuk öyle mi bakılır falan diye eleştiri bombardımanına da tutarlar seni. Hatta altını kendileri değiştirip kıyafetlerini giydirmek falan isterler.
+4
runaway
(14.06.26)
öncelikle yuh, 9-10 haftalık bebek nereye çok büyümüş oluyorumuş da tadı kaçıyormuş; nasıl kafalar bunlar.. ilk günlerde, 2-3 gün görmeleri gayet yeterli ve ideal bence de.

şimdi programınızı sıkı yapmış ve taviz vermekten mutsuz olacak gibi görünüyorsunuz. bu durumda, ben olsam, programı değiştirmenin stresi yerine, kayınvalidenin keyfi olmadı diye surat asmasının görece önemsiz stresiyle baş etmeyi tercih ederdim. tek tavsiyem, kendileri relaks tiplerse, böyle asker gibi planlamış olmanız onlara batıyor olabilir; bu süreçteki haklı emirlerinizi, olabildiğince tatlı dille vermeye çalışın. eşinizi de bu yolla yanınıza çekin; ki öyle ortadan ortadan konuşup, programı yoruma açık hale getirmesin.

stressiz ve sağlıklı bir doğum süreci diliyorum <3
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu kadar uzun yazarak kendini ikna edebilirsin başkalarını değil. Kadını sevmiyorsun bu apaçık belli yani biz her şeyi planladık çok saçma. Sevmesende o kadınında torunu ve o da gelecek o da kalacak ve o da görecek.
-5
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
Kayınvalideler tahmini ne zaman kapatilir

Kendi anneni yaninda istemen ve cekirdek aile olarak vakit gecirmek istemen cok dogal ama bu karsi tarafta "sizi ailemize dahil etmiyoruz" olarak duyuluyor. "Ee biz aylarca torunumuzu goremicek miyiz yani?" gibi karsilaniyor. Onlar da heyecanli olunca bebek icin boyle sonuclar doguyor

Daha yumusak bir yerden, "esim ise basladiginda yardima ihtiyacim olabilir, annem ve ikiniz bu sekilde donusumlu destek olsaniz benim icin cok iyi olacak" gibi soylemek lazim sanirim

Onun haricinde; pansuman falan yoktu ya? Ilk gun hastanede yapiyorlar yapilmasi gerekeni, 3 gun de dus almiuosun, sonra dewamke boyle diil mi?
+7
üğpoıuy
(14.06.26)
@artıküye, Neyseki eşimden başkasını ikna etmek zorunda değilim. Zaten doğumda 3 gün gelin kalın dedim. İstiyorsa bebek 9. haftasındayken de gelip bir ay kalabileceğini söyledim. Çocuğu göstermediğim ya da kaçırdığım yok, götünden anladığın konulara yorum yapmak zorunda değilsin.
+1
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Hahaha bize neden uzun uzun açıklama yazıyorsun o zaman. Esine tanri sabir versin
-9
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
İnsanların, senin aksine duruma mantıklı yorumlar yapabilmeleri için olayı bütün halinde anlamaları gerekiyor. Açıklama yapmıyorum, durumu anlatıyorum. Senin tüm çevrene Allah sabırlar versin.
+8
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Seninle aynı fikirdeyim. İnsan böyle zamanlarda kendi annesini yanında ister çünkü kendi annesinin yanında daha rahat hisseder. Ayrıca evde çok kişi olsun istemeyebilir.

Kayınvalide olsam bebeği ve gelinimi ziyaret amaçlı gelirdim ve yardıma ihtiyacı varsa yapardım ve torunumu da sever evime giderdim öyle uzun süre bile oturmazdım.

Umarım her şey yolunda gider ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Şimdiden tebrikler.
+6
rock n roll
(14.06.26)
Soru kadinlara ama yuksek musaadenizle bir erkek olarak, kocaniz cozsun bu durumu, siz niye bu kadar dertleniyorsunuz, ve sizi niye bu kadar muhattap ediyor ozellikle boyle bir donemde. Ben olsam anneme, bizim plan boyle der gecerdim, karima da herhangi bir sitemde bulunmasinda musaade etmezdim.
+5
bosver nicki
(14.06.26)
Kayınvalidenizi belli ki sevmiyorsunuz. Doğum sonrası gibi çok hassas bir dönemde annenin istekler önceliklidir diye düşünüyorum. Doğal olarak planı değiştirmeye gerek yok. Ayrıca bu konuyu eşin halletmeli. Sen söyler geçersin. Israr ve ikna kısmı ile eşin uğraşsın.
0
elorelia
(14.06.26)
kendinizi nasıl rahat hissedecekseniz oyle davranmanız gerektiğini düşünüyorum. Burada bahsettiginiz sebeplerle beraber açıklama yapıp, konuyu kapatabilirsiniz.Zaten ikinci çocuğunuz, annelik konusunda da tecrübelisiniz. siz planinizi yaptiysaniz boyle bir hassas donemde kimsenin bozmasına izin vermeyin. Sizi anlayışla karsilamalari gerekir bu durumda.
+1
acelaacedebela
(14.06.26)
Kayınvalideleri asla memnun edemeyeceğiniz için canınız nasıl istiyorsa öyle yapın. Lohusa döneminizi stressiz sorunsuz yaşamanız daha önemli.
+7
ekimoloji
(14.06.26)
Kayınvalideyi annenden önce çağırsan ona özel oda hazırlayıp bebeği koynunda uyutmasına bile müsaade etsen yine yaranamayacaksın. Kayınvalidelerin lohusa alerjisi vardır illa ki bir kusur bulur zaten. Boşuna kendini üzme yani.
0
yenibirgüzelnick
(14.06.26)
öncelikle umarım hem siz, hem bebek sağlık sıhhat içinde doğumu atlatırsınız.

öncelikle size hak veriyorum. insanın kendi annesi gibi olmaz. Annenin yanında yarı çıplak gezersin, emzirirken sütün taşar umursamazsın, kanlı pedini/pansumanını değiştirirken çekinmezsin. Kayınvalidenin yanında (ilişkiniz ne kadar iyi olursa olsun) o lohusa kafasıyla ister istemez kasılacaksın. Üstelik anladığım kadarıyla evde tek misafir odası var. Eşinin uyuyabilmesi için salonun boş kalması şartı, o bir aylık hayatta kalma modunda altın değerinde bir kural. Salonda yatan bir kayınvalide demek, senin gecenin 3'ünde ağlayan bebekle mutfağa hapsolman ve kimseyi uyandırmayayım diye stres krizine girmem demek. kaldı ki o bebek kalkınca 25 aylık olan da kalkacak.

kaldı ki bebek 3 aylıkken asıl gülücükler başlar, tepki verir, etkileşime girer, asıl zevki oradadır. Kayınvalidenizinki 'ben ilk gören, ilk kucaklayan olayı' egosudur, taviz vermeyin.

edit : kadınlara sormuşsunuz ama erkeğim :( yanınızdayım, ben size hak veriyorum.
+4
galahad reloaded
(15.06.26)
Zihinsel geviş getirmenin ekşisel geviş getirmesi olmuş. Kayınvalidesini seven kadın var mı ya? Burda ne yazıyorsan bunları eşine söyle. Doğum sonrası kadınlar hormonal sebeplerden gergin oluyor, kadınları gelmemek lazım. Gelin istemiyorsa kayınvalide gelmez. Bu erkek eşin sorunu kocana sınır koy o halletsin.
-1
mikahakkinen
(15.06.26)
ben de eylülde doğuruyorum.

belki romantik düşünüyorum ama eşim ben ve bebek olsun istiyorum yakınımda sadece o yüzden sizi anlıyorum

şükür ki ailelerimizle aynı şehirde yaşıyoruz. herkes akşam evine gidebilecek.

annem en büyük yardımcım olacak bu süreçte ama onun da akşam kendi evine gitmesi beni rahatlatıyor. evim küçük zaten kalabalığa gelemiyorum insandan bıkıyorum annem olsa dahi. sadece kocamı istiyorum böyle anlarda.

kayınvalidem de süreçte tabi ki hep yanımda olacak ama yeri gelecek beni yıkayacak gtümü temizleyecek kişiler annem ve kocam. o yüzden dediğim gibi sizi anlıyorum

kocan halledecek bu durumu bacım. sakın kayınvalideyle ikili diyaloga girme sen kötü olursun

hamile halinle sana bu stresi yaşatmalarına sinirlendim ayrıca.
0
Hallegadola
(15.06.26)
Nasıl istiyorsan öyle yap. Doğuran sensin, lohusa sensin. Kafana göre takıl.

Bir kere taviz verirsen, çocuğun her bokuna maydonoz olup, her şeyine karışırlar. Taviz vereceksen, ona göre ver.
0
babilfish
(16.06.26)
Özetle:
T -30 gün: Anne geliyor.
T 0: Bebek doğuyor.
T +0 ila +30 gün: Anne evde.
T +30 gün: Anne gidiyor.
T +30 ila +60 gün: Eş 1 ay babalık izninde.
Eşiniz nasıl bir ay izin alabiliyor "babalık izni" olarak?
-1
Orkun_
(17.06.26)
"Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak." bundan sonrasını okumadım zaten, gerek yok.
0
sweetoffice
(17.06.26)
(1)

burada ne yazıyor?

exlibris
https://prnt.sc/gLLtuu-mkfqz
0
exlibris
(14.06.26)
"imam hatipler kapatılsın" :/

şaka şaka, sağda -ilk kelimeden emin olmamakla beraber- "'amid ali" gibi bişey yazıyor.
+2
lil siztah
(14.06.26)
(16)

Şu diyalogdan rahatsız olmak anormal mi?

64654942
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna bira
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna biraz sinirli bir tavırla ama ;) gülüşüyle ve göz kırparak "Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum." cevabını veriyor. Üzerine arkadaş ortamındakiler bir süre daha Ali'ye "yavrum"la başlayan cümleler kurarak makara yapıyorlar ve konu kapanıyor.

Bu saçma diyalogda flört enerjisi var mı sizce? Ve Ali'nin sevgilisinin bu diyalogdan rahatsız olması anormal mi?
-6
64654942
(14.06.26)
Kadın adama yürümüş
-1
gobekliraki
(14.06.26)
Kadın Ali'nin popüler biri ve ortamın odak noktası olduğunu önceden öğrenmiş ve "ben onun havasını söndürürüm" triplerine girmiş. flörtöz bir şey yok bence. Ali'nin kız arkadaşı eğer kezban değilse rahatsız olacağı bir mesele yok.

Ali'nin cümlesi varoş tabii, o ayrı.
+9
himmet dayi
(14.06.26)
Diyalog berbat öncelikle. Ali' nin sevgilisi olsam direkt terkederdim çünkü çok çirkin ve rahatsız edici bir üslup. Ayrıca iç sıkıntısı ve huzursuzluk yaratırdı bende.

Ali' nin, Ayşe' nin ona söylediği o gereksiz cümle karşısında sessiz kalması, cevap vermeye tenezzül bile etmemesi gerekirdi. Bu onun terbiyesini gösterirdi.

Bu arada Ali nasıl bir olay anlattı ve ne şekilde anlattı. Rahatsız edici kelimeler ya da karşısındaki insanlarda rahatsızlık hissiyatı yarattı da Ayşe o sebeple onu bozmak mı istedi bilmiyorum. Belki böyle bir sebep de olabilir ama her şekilde kötü. Ali' yi terketme sebebim olurdu sevgilisi olsam.
+9
rock n roll
(14.06.26)
afedersiniz ama çok b*ktan diyaloglar.. ali’nin sevgilisinin midesinin rahatsız olması normal; kusmaması bir başarı derim.
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu 2 isimle aynı orttamda olmak zorunda kalanlara acıdım sadece
+4
ShadowOfMoon
(14.06.26)
Bu Ali'yle Ayşe'nin olayı 20 yıldır bi sonuca ulaşamadı nick'ler değişiyor hesaplar değişiyor ama Ali'yle Ayşe hep aynı.
0
kizil karga
(14.06.26)
Ali tam bir el yumruğu yememiş varoş. Söyleyin Çukur gibi dizileri az izlesin.
+2
huladancer
(14.06.26)
Low hayatlar
+6
Hallegadola
(14.06.26)
“Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum”

Bu ifadeyi kullanan hemcins veya karşı cins herhangi bir insanla aynı ortamı paylaşmaktan kaçarım.
+8
yol
(14.06.26)
sakatlatma kendini derken? dövecek mi ayşe'yi yani?

ali'nin sevgilisi acilen onu terk etmeli. başka kadınlardan kıskanılacak birisi değil, kaçılması gereken birisi.

popülermiş de, ortamların patronuymuş da... belli ki ağır varoş bir keko ve kadın düşmanı. şiddete meyilli olduğu diline bile vurmuş.

"yavrum gibi hitaplardan hoşlanmıyorum, benimle düzgün ve saygılı konuş" diyebilirdi.

ali'nin arkadaşı bile olmam. yanlışlıkla o ortamda olsam, bu lafı duyduğum an "o ne demek? dövecek misin?" diye soru yöneltirdim. sonra da ortamı terk ederdim.

-----

kızlar bunların hepsi bir işaret. şiddetin işaretleri. uzak durun. şakası bile hoş değil böyle şeylerin. "şakaydı ya, gözdağı verdi ya, laf soktu cevabını verdi ya" gibi bahanelerle bu tiplerin yanında kalmaya devam etmeyin.
+9
art cat chocolate
(14.06.26)
Konuyla yorum yapamıyorum,ancak temsili isimleri kekocan ve kekogül vs olarak değiştirsek daha makul olurdu.zira olaya ve gidişata da daha uyardı,
+1
denizciman
(14.06.26)
Ayşe densizlik yapmış, Ali terbiyesizlik. Sevgili tarafın rahatsız olması normal ancak kıskanmak maksatlı değil, Ali çiğ bir insan olduğu için…
+3
ekimoloji
(14.06.26)
oradaki yavrum (özellikle yeni tanıştığı birisi için) ukalaca bir tavırla söylenmiş. üstelik kalabalık ortamda, yeni girdiğin bir yerde herkesin adına bunu söylemek ayıp.
benim anladığım kız dangalak, adam da ukalalığı fark edip altta kalmamış ben de olsam aynı şeyi yapardım. alinin kız arkadaşının konuyla doğrudan ilgisi yok. flört değil bu şey.
edik: alinin cevabını atlamışım yuh tehdit etmiş dangalak.
+1
neira
(14.06.26)
Normal. Korkunç bir muhabbet. Yeni tanışılan kişiye yavrum demek, erkeğin ‘sakatlama’ tehdidi… ne desem bilemedim. Bu ortamın içine düşen kurtulmaya çabalamalı.
+1
elorelia
(14.06.26)
Ay seviye yerlerde, ali'nin sevgilisi koşarak uzaklaşsın. Yavrumdan nefret ederim kadın varoş, ali daha varoş. Flörtöz değil iki seviyesizsin atışması, ötekiler de germemek için zavallı şekilde geyiğe vurması
+2
gadlemler
(14.06.26)
Varoş bir ortamda sıradan bir gün muhabbeti dönmüş.
Elemanın sevgilisi trip atmıştır. Eleman da sevgili kişisinin gönlünü almak için modifiye arabasına atıp kızı, camlar açık, son ses keko müziği eşliğinde mahallede tur atmıştır.
+2
Mirket
(14.06.26)
(10)

Çok ucuza çamaşır makinesi öneren satıcı

ya ben lan neyse
şu modeli 19.800 e vereceğim dedi: https://www.akakce.com/camasir-makinesi/en-ucuz-vestel-cmi-97402-wifi-1000-devir-9-kg-fiyati,1308925283.htmlönce 20.800 dedi, 2-3 dk sonra 19.800'e düştü.internette en ucuzu 21.600teşhir değil, kutulu vs. dedi.acaba iade ürün mü? bir yamuğu mu var?avm'nin birinde b
şu modeli 19.800 e vereceğim dedi:
www.akakce.com

önce 20.800 dedi, 2-3 dk sonra 19.800'e düştü.

internette en ucuzu 21.600

teşhir değil, kutulu vs. dedi.

acaba iade ürün mü? bir yamuğu mu var?

avm'nin birinde bir bayi.

peşin ödeme.
0
ya ben lan neyse
(13.06.26)
Normal
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.06.26)
eski maliyetlidir, markadan satış desteği almıştır, valör yemeden hızlıca nakite dönmek istiyordur. falan filan.

normal görünüyor
0
efreet sultan
(13.06.26)
ürünü bilmem ama 21.600 liraya peşin fiyatına 6 ay taksitle alınabiliyor gördüğüm kadarıyla. bugünkü değer hesabı yaparsak zaten 19.700 liraya falan gelmiş oluyor. yani anormal bir durum yok finansal açıdan. peşin 19.800 ≌ 6 ay vadeli 21.600
+1
orient blue
(13.06.26)
Nakit akışı lazımdır belki. İnternet ortamlarında puanı vs olan bir yerse bir bakmak iyi olur. Garantili sıfır ürünse sonuçta bir problem olmaz diye düşünüyorum.
0
mbond
(14.06.26)
Bayi diyorsun ne sorun olacak, bulunduğun bölgedeki bayşlerşnnsosyal medya hesaplarını takip etsen çok daha ucuza bile bulursun muhtemelen.

Arçelikte bu şekilde yapıyorum. Bölge stok eritme kampanyaları yapıyorlar bazı modellerde. Hatta aynı dönem bir bayi diğerinden daha da iyi fiyat verebiliyor hele ki nakitte.

Yani liste fiyatlarına, internet fiyatlarına bakıp da düşünme.
0
adivar
(14.06.26)
çok ucuz değil de az ucuza benziyor. arkasında bişey aranacak ölçüde bir ucuzluk göremedim. şüphem varsa, gidip güvenilir bir yerden almamı engelleyecek kadar da ucuz değil açıkçası.
0
lil siztah
(14.06.26)
Önce semtimize mahalleye bakın.
Ben geçende İstanbul'da buzdolabı için baya yer dolaştım. Döndüm mahalledeki arçelikten aldım en son. Maddi olarak da uyguna geldi hatta
0
denizciman
(14.06.26)
1-2 bin fazla ver bayiden al derim
0
gadlemler
(14.06.26)
Zaten bayiymiş, normal alınır. internetteki satıcı bayilerle de konuşup direkt alınca daha uyguna alınabiliyor duruma göre. insanlar bayilerde pazarlık yapılabildiğini unutuyor,
0
atom karincanin torunu
(14.06.26)
Benden size bir kıyak olsun. Eger vestel grubu bir ürün alacaksınız buradan daha uygun fiyata alabilirsiniz
www.vsoutlet.com.tr

burada gördügünüz windsor marka yine vestel'in markası. aynı fabrikada aynı kalitede malzemeler kullanılarak üretilir. sadece üretimde son aşamada vestel yerine windsor markasını yapıştırıp satarlar. yine buradaki ürünler sıfırdır eger özellikleri aynıysa standart bir vestel ürününden hiç bir farkı yoktur
Bayiye gelirsek, bayilere belli bir satış rakamının üstüne çıktılarında iskonto tanımlarlar. yani malı daha ucuza çekerler. bu da onların indirim konusunda daha rahat olmasını saglar. yani sıfırdır bir sıkıntı olmaz
ayrıca 18 haziranda a101'e seg marka 9 kg çamaşır makinesi 16.500 liraya satışa sunulacak. onu da alabilirsin. Bu arada seg'de vestel'in markası o da aynı kalite aynı ürün
0
limonlu eksi
(15.06.26)
(11)

Aşırı kroca bir soru: Elektronik müzik sevenler müptezel midir?

sekizdokuzon
Yeni yeni dinlemeye başladım. Bende böyle bir önyargı vardı açıkçası ama bayağı hoşuma da gitti. Yarın bir gün bir elektronik müzik festivaline, konserine gitsem kafası bir milyon insanlarla mi karşılaşırım?Elektronik müzik dinleyenler soruyu kişisel almasın. Önyargılarıyla yaşayan ortalama bir insa
Yeni yeni dinlemeye başladım. Bende böyle bir önyargı vardı açıkçası ama bayağı hoşuma da gitti. Yarın bir gün bir elektronik müzik festivaline, konserine gitsem kafası bir milyon insanlarla mi karşılaşırım?

Elektronik müzik dinleyenler soruyu kişisel almasın. Önyargılarıyla yaşayan ortalama bir insanım, sorun bende.

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(13.06.26)
Normal kafayla dinlenecek müzik değil ya.
Bir iki kere deneyimledim, öyle direkt "müptezel" diye yaftalamazdım ama bi seviyeye gelmek lazım, içki yetmiyor.
-1
mutekebbir
(13.06.26)
güzel soru. normal kafayla dinlenecek tarafı yok +1
ben de heavy metal dinliyorum diye ateist/satanist vs olduğumu düşünenler var ama inançlı bir müslümanım çok şükür :) christian metal diye de bir tür var mesela..
kısacası, -bu da dahil- bütün genellemeler yanlıştır diyelim; anlaşalım.
0
lil siztah
(13.06.26)
Çalışırken ya da dışarıda atmosfer yaratması açısından ayık kafayla da dinleniyor ya. Benim gibi arkada fon olsun diyen bir sürü insan vardır eminim. Stres seviyem azalıyor, kendi dusunceleime değil müziğe odaklanıyorum. Müzik kulağını da geliştiriyor bence. Bir bu tarafı var bir de yarınlar yokmuş gibi her haltı alıp kendinden geçen bir kitle var bu müziğin takipçisi olan sanırım.
0
🌸sekizdokuzon
(13.06.26)
Her kafanın çalışma şekli farklı.
Ben de senin kullandığın durumlarda mesela klasik müzik dinlerim o bana çok iyi gelir çalışırken, bir işle uğraşırken vs. normalde takıp kulağıma klasik müzik dinlemem ama :)
Elektronik müzik açsam koparım yaptığım işten, konsantre olamam baş ağrısından ölürüm :)
Ama sana o iyi geliyor demek.
0
mutekebbir
(13.06.26)
Bütün genellemeler yanlıştır +1

Görüp görebileceğiniz en sağlık takıntılı insanlardan olabilirim. Ot vs zaten hiç kullanmadım, sigara bir kez denedim o da lise zamanı. Boğuldum öksürürken bir daha içmedim. İçki konusunda da sosyal içiciyim, yanımda birisi içerse eşlik ederim o da çok sık olmaz. Hep ayık kafayla dinledim yani bu müzikleri şu ana kadar. Bana da sözleri olan müzikler çok yorucu geliyor artık. Çok fazla söz ritim ile arama giriyor bişi anlamıyorum

Son 3 4 senedir sadece elektronik müzik dinliyorum. Özellikle egzersiz sırasında melodic techno çok iyi gidiyor (pilates ya da sculpt gibi derslerde beat drop olana kadar harekette hold, drop sonrası pulse yapmaya başlamak gibi. Müziksiz biraz sıkıcı oluyor sanki:d) araba kullanırken de afro house dinlemeyi, evde arka plan olarak deep house dinlemeyi seviyorum. Öyle işte:)
0
kullanicadi
(13.06.26)
elektronik müziğin de epey bir çeşidi var. mesela ben trance techno dubstep gibi türleri hiç çekemiyorum. mekanda çalsın kaçarım yani. ama nu disco, deep house, chill out tarzı müzikleri yoğunlukla dinliyorum. tekno partiye gidersen biraz hapçılık var gibi geliyor bana da, çünkü normal kafa ya da alkolle kaldırılacak gibi bir şey değil gibi (yanlış bir genelleme tabii ki :) ama güzel yumuşak ve pozitif vibe veren bir dj'in setinde eğlenilir, ruh doyar.
+1
awlmi
(13.06.26)
Elektronik müzik konseri ya da partisine giden insanlarin %99u uyusturucu kullaniyor. Rave diye bir dey var.
0
Purple life
(13.06.26)
Buna dair bir arastirma yuzde 85 mi 90 mi ne mesela kullaniyordu ya da en az 1 kere kullanmisligi vardi
0
baldur2
(13.06.26)
elektronik müzik çok geniş bir genre.
tekno partileri ve bazı trance etkinlikler için dediğin doğru olabilir.
ama house, deep house, future house, french house, melodik trance, elektroclash, electropop dinleyen birisi niçin müptezel olsun.
en çok dinlediğim tür edm. eski trance klasiklerini, eski french house şarkılarını, yeni house türlerini dinliyorum. tekno da dinliyorum ama bazen kafam kaldırmıyor.
bence çok saçma genelleme. her metal dinleyen satanist değil. her arabesk dinleyen jiletçi değil. her elektronik dinleyen müptezel değil.
+1
abelardo
(14.06.26)
(7)

Meyveyle yemek yenir mi

liberalhippi
Mesela et yemeklerini kivi ile tüketiyorum kivi enzimleri eti güzel eritiyor. Sindirimi çok iyi oluyor. Hamur işi yemeklerini de kayısı hoşafıyla tüketirim. Yanında liften zengin salata da yesek uzun vadede sıkıntı yaratır mı meyve yemek.
Mesela et yemeklerini kivi ile tüketiyorum kivi enzimleri eti güzel eritiyor. Sindirimi çok iyi oluyor. Hamur işi yemeklerini de kayısı hoşafıyla tüketirim. Yanında liften zengin salata da yesek uzun vadede sıkıntı yaratır mı meyve yemek.
0
liberalhippi
(13.06.26)
Yok abi ne olacak niye zararı olsun meyve meyvedir işte.
+4
kizil karga
(13.06.26)
Meyvenin zararı olmaz da her şeyi bu kadar ince düşünmenin zararı olabilir
+2
yenibirgüzelnick
(13.06.26)
Biraz fazla düşünüyorsunuz gibi.
Sanmıyorum ki böyle bilimsel bir çalışma olsun, o olmadan da bir şey demek zor. Çok lif yemenin zararları var tabi (özellikle çok tuvalete gitmek) ama onun dışında bu kadar ince düşünmenin hayata etkisinden emin değilim.
0
logisticsmanager
(13.06.26)
Kankalar epeydir makat çatlağından kaynaklı sindirim problemi yaşıyordum :d bu düşünceler sonradan ortaya çıktı :d
0
🌸liberalhippi
(13.06.26)
meyve yemek ile alındığında fermante olduğu için sıkıntı yaratabilir diye biliyorum ben. amaç sindirim rahatlatmaksa akasya reçinesi, kitre zamkı, akgünlük reçinesi gibi reçineler bağırsak duvarının onarımı, iltihap kurutma ve probiyotik etkiyi artırmak için meyveden daha uygun. araştırmanızı tavsiye ederim.
+1
janderzel zartanyan
(13.06.26)
meyveden ziyade hoşaf falan iyidir heral.
0
designer
(13.06.26)
ben, uzman olmamakla birlikte, kan şekerine etkisi bakımından cevap vermek istiyorum. normalde şekerli meyveleri öğün dışı yemek kan şekerini ayrıca yükselteceğinden pek tercih edilmez; bu sebeple öğünle yemeniz daha tercih edilesi. ancak hamur işi gibi kan şekerini hızla yükselten bişeyin yanında, şekerli meyveye şeker eklenerek yapılmış olan hoşaf, kan şekerini tavanlara zıplatacağından hiç mantıklı değil.
0
lil siztah
(14.06.26)
(5)

Konuşmayı açıklama yapmadan kesmek

arbre
Ekşi'de onun mesaj atmasıyla konuşmaya başladık. Konuşma ilerleyince Insta verdim. Takipleştik. Insta'da sesli aramayla konuştuk birkaç kez ama en az 1 saat. Keyifliydi. Gülüyorduk genelde. Telefonu kapatınca da yazışıyorduk. Bir gün sabah konuştuk ve ondan sonra bir daha konuşmadık. 1 hafta sonra I
Ekşi'de onun mesaj atmasıyla konuşmaya başladık. Konuşma ilerleyince Insta verdim. Takipleştik. Insta'da sesli aramayla konuştuk birkaç kez ama en az 1 saat. Keyifliydi. Gülüyorduk genelde. Telefonu kapatınca da yazışıyorduk. Bir gün sabah konuştuk ve ondan sonra bir daha konuşmadık. 1 hafta sonra Insta'dan çıkarmış. Yaşı da küçük değil. Medeni bir insanın kısa da olsa bir açıklama yapması gerekmiyor mu? Bu işler böyle mi ilerliyor artık?
-9
arbre
(13.06.26)
Hmm,sevgilisi vs kızmış olmasın? En basit geçerli açıklama bence
+1
denizciman
(13.06.26)
denizciman, sevgilisi yoktu bildiğim, varken de konuştuysa yuh yani
-6
🌸arbre
(13.06.26)
yeni normal bu. ne kadar medeni, egitimli, gorgulu farketmiyor. hersey begenilme ve soguma uzerine kurulu. kimse aciklama/seffaflik/medeniyet ugrasmak istemiyor. bu yuzdendir iliski jargonumuza ghosting/gaslighting/love bombing gibi antin kuntin terimler girdi.
0
buenosdias
(13.06.26)
Benim benzer bi duyurumda “kadının erkeğe yaklaşması kötü, baştan yanlış yapmışsın” demiştiniz.
Aynısı olmuş, geçmiş olsun..
+12
lil siztah
(13.06.26)
Aciklama yapmasini degil aciklama yapamayacagi icin iletisimi surdurmesini istiyorsunuz. Tipini begenmedim/soyledigin su laftan dolayi karakterini begenmedim/flort ettigim baska biriyle iliskimi derinlestirmeye karar verdim ve benzeri seyler soyleyip iletisimi kesse bunu olgunla karsilayacak misiniz sanki? O zaman da bunu kibarca ustu kapali yapmasi gerektigini falan soyleyeceksiniz.
+1
ghilleinthemist
(13.06.26)
(12)

aile kurma istegi

inspired by a true story
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobileri
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.

yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobilerim var. yani sorun ayni dar sosyal cevrenin icine sikismak degil. ben sanirim yabanci biriyle birlikte olmak istemiyorum. birinden hoslansam bile ciddi bir iliski yasamayi isteyecek kadar ileri gitmiyor duygularim, bir seyler eksik kaliyor, bir sure sonra soguyorum (gelenekci ya da muhafazakar bir insan degilim, oyle bir sey degil bahsettigim). ama ben artik asik olmak, aile kurmak istiyorum. sirf bu yuzden turkiye'ye geri donmeyi dusunuyorum. bu dusuncem sacma mi?
0
inspired by a true story
(12.06.26)
Değil. Gel bence
0
benaslindayohum
(12.06.26)
kesinlikle saçma değil. bu hayatı istediğiniz gibi yaşamak istemenizden daha doğal bişey yok. bunun yolu dönmenizse, neden olmasın; artısını eksisini siz hesap etmişsinizdir zaten. yaşınız geçip de aklınız başınıza gelm.. pardon, evlilik fikrinden uzaklaşmadan :) dönün derim.
0
lil siztah
(12.06.26)
Cok mantikli ama tr malesef kötü bir yere gitti.
Ayrica su an piyasadan uzakta yillarin gecmis. Ne is yapacaksin tr‘de?
Belli bir yastan sonra yurt disina dönmek nasil zorlasiyorda aynisi tr‘ye dönme kismi icin de gecerli.

Bence türklerle date yap diycem. Ama türkler de bi garip salak salak ben türkü napiyim yurt disinda yabanci bulurum diyorlar.
-3
Purple life
(12.06.26)
Bence de gel. Böyle yapan tanıdıklarım var.
0
gabe h coud
(12.06.26)
yaş kaç?
0
co2s2
(12.06.26)
Bayansan gel burada seni biraz harcasınlar sonra görürsün ilişki istiyorum aile kurmak istiyorumu
-7
artıküyeolmakistiyorum
(12.06.26)
yaşlandıkça vucuttaki testesteron azaldığı için erkek yumuşar, gelecek kaygısı ortaya çıkar. yoksa evlenmenin hiçbir mantıklı açıklaması yok.
-6
plastic_angel
(12.06.26)
sayin cumhurbaskanimizin da dedigi gibi: kapiyi kapatma
0
Purple life
(12.06.26)
amac hatunu alip yurtdisina cikartmak mi yoksa kesin donus mu? ona gore cevaplar degisir.

alip cikartma isine bakarsak, cevremde her sene yazlari oralara gelip hatun arayan cocuklar var, ama cogun husranla geri donuyor.

akli basinda isi gucu olanlari alip yurtdisina cikartman cok zor, ki bence haklilar.
gelmek isteyenlerde agirliginca altin isteyen cingene tayfa. bir sekilde zorla birini bulup getirip bosananlar da cok.

ozetle: eger yurtdisinda yasamaya devam edeceksen, bulasma. yok eger kesin donus yapicam diyorsan zaten donup biraz zaman gecirdikten sonra birini bulursun, zor degil..
0
cooperr
(12.06.26)
eğer hayatınızdan memnunsanız saçma. zira türk biriyle tanışıp birlikte olmayı, aile kurmayı türkiye dışındaki bir ülkede de başarabilirsiniz. ama türkiye'ye dönme isteğiniz türkiye'de yaşamayı özlemek ise saçma değil.
0
tnz
(13.06.26)
Abi hayat senin hayatın ama şu ana kadar yaşadığın ülkeden şikayet etmedin, olayın aile kurmak.
Sen şimdi aile kurmak diye Türkiye'ye gelip orada kendine uygun olmayan birini bulup aile kurarsan (ki çok büyük risk çünkü anladığım bayadir böyle bir ilişkin yok) + Türkiye'ye dönmenin getirdiği diğer riskler hayatını çöp edebilirsin.
O yüzden kararını kendin ver. Türkiye iyi durumda değil. Ama bu demek değil ki sen istediğin hayatı yaşama. Eğer isteğin Türkiye'de Türk kadınla aile kurmaksa yap, kararı kendin ver. Sonra bize ağlama "lan yav.aklar beni döndürdünüz şu an beter haldeyim" diye:)
0
logisticsmanager
(13.06.26)
düşünceniz saçma değil.

kız bakmaya gelin zira buradan yurtdışında yaşamak için birçok kişi gönüllü olacaktır ancak bu gönüllülük arasından gerçek sevgiyi bulmanız biraz zorlayıcı olabilir.
aşık olmak bir istek olduğu için bunun gerçekleşmesi kesin değildir. aşk hiç beklemezken gelir.

görücü usulü evlenen tanıdıklarım oldu. yurtdışına kız götürdüler. her ne kadar outdated görünse de, bu en güvenli yöntem görücü usulü ama elbette karar öncesi görüşmeniz, birbirinizi tanımanız şart. ülkede yozlaşma epey yüksek seviyede çünkü belki haberiniz yoktur :s
-1
janderzel zartanyan
(13.06.26)
(6)

Sariyer'den arabayla edirne'ye navigasyon önderliğinde gitmek zor mu?

xu
ilk defa uzun diyebileceğim bir sürüş yapacağım. Navigasyonla arada sıkıntı yaşadığım dönemlerde oluyor. Sariyer'den arabayla edirne'ye navigasyon önderliğinde gitmek zor mu? yollarda perişan olur muyum? fikri olan var mı?
ilk defa uzun diyebileceğim bir sürüş yapacağım. Navigasyonla arada sıkıntı yaşadığım dönemlerde oluyor. Sariyer'den arabayla edirne'ye navigasyon önderliğinde gitmek zor mu? yollarda perişan olur muyum? fikri olan var mı?
0
xu
(12.06.26)
neye göre zor? istanbul içinde gezebiliyorsan bence zor olmaz.
0
gercekdunya
(12.06.26)
Gidersin korkma.
aadece navigasyona bakacağım diye yola dikkatini kaybetme.
Sapağı kaçırsan da panikleme sonra dönersin
+1
kisa
(12.06.26)
Sarıyer'den yol tarifi alırsan seni Silivri'ye kadar kuzey otobanından götürür. Parası önemli değil diyorsan zaten kuzey otobanına çıktıktan sonra dümdüz Silivri'ye kadar gidiyorsun. Oradan TEM'e bağlanıp Edirne çıkışına kadar yine dümdüz otobandan gidiyorsun.
+1
himmet dayi
(12.06.26)
Ben motorda navigasyon kullanmıyorum; tabelalarla gittim Edirne’ye. Dümdüz kaptırıp gidiyorsun zaten. Hız kurallarına ve paralı yola girmek istemiyorsanız o detaylara dikkat edin yeter. iyi yolculuklar!
0
lil siztah
(12.06.26)
Edirne en kolay rotalardan
0
benaslindayohum
(12.06.26)
kilyos'a doğru gidin. mezarlığı geçince soldan kuzey marmara otobanına çıkın. Edirne tabelalarını takip edin. Edirne içine geldiğinizde de sakin sakin, panik yapmadan navigasyonu takip edin. başkasının 2 saatte gittiği yolu 3 saatte gideceğinizi hesaplayın da gidin. en kötü ihtimalle biraz fazla araba kullanmış olursunuz. kaybolmazsınız.
0
co2s2
(12.06.26)
(5)

"Kanka sen kafayı kırmışsın" anları

sekizdokuzon
Yıllar önce gittiğim bir psikolog bana mürekkep testi yapmıştı (esas adını google lamaya üşendim). Testten hemen sonra "Mutlaka düzgün bir terapi alman lazım" demişti acıyarak. Yine yirmili yaşların başlarında ya da ortalarında gittiğim başka bir psikiyatrist "Hiçbir savunma mekanizman yok, haftada
Yıllar önce gittiğim bir psikolog bana mürekkep testi yapmıştı (esas adını google lamaya üşendim). Testten hemen sonra "Mutlaka düzgün bir terapi alman lazım" demişti acıyarak. Yine yirmili yaşların başlarında ya da ortalarında gittiğim başka bir psikiyatrist "Hiçbir savunma mekanizman yok, haftada üç görüşelim" demişti. Oralardan buralara iyi gelmişiz yine. Şu an aklınızı tamamen kaybetmiş, hayattan umudunuzu kesmiş durumdaysanız pes etmeyin demek için de anlattım bunları.

Sizin böyle başkasından duyduğunuz ve psikolojik sağlığınızla ilgili hiç olumlu şeyler cagristirmayan şeyler nelerdi?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(11.06.26)
okb sebebiyle bilişsel davranışçı terapi görürken, -ki psikoloğum o zamanın tr'deki sayılı uzmanları arasındaydı- "senin geçmişine inmek durumunda kalıcaz galiba, bu böyle olmuyor" minvalinde konuşmuştu :) sonra şehir değişikliği sebebiyle bırakmak durumunda kalmıştım..
kör topal idare ettik sanırım ya :))
0
lil siztah
(11.06.26)
psikiyatrist bana da rorschach testi yapmisti ve sizofren oldugumu dusundu.
0
banach
(11.06.26)
Sayılır mı bilmem ama psikolojiden mezun olmak üzere olan ve bu alandaki fikirlerine önem verdiğim bir arkadaşım geçenlerde bana “Subklinik narsisizm” teşhisi koydu.
Üzücü bir andı.
0
mutekebbir
(11.06.26)
terapistim ilk gittiğimde "bu yaşa kadar nasıl intihar etmedin" minvalinde bir şey demişti, hatta alanında tanınan ve benim de tavsiye üzerine gittiğim birisi olmasına rağmen şaşırmıştım yani hasta adama böyle şey mi denir, çakma psikoloğa mı geldik gibisinden. benim en ilginç bulduğum değerlendirme buydu.

herhangi birinin psikolojik durumum hakkında söylediğini zaten ciddiye almam, ne niyetle söylediğini veya beni ne kadar iyi tanıdığını bilmiyorum çünkü. tek istisnası çok yakın arkadaşlarım, senelerdir tanıdıklarım, ailem vs. olur belki ama onlar da zaten hiç bu konularda dikkate değer bir şey söylemediler. keskin şeyler daha doğrusu.
0
der meister
(11.06.26)
böyle laflar duymadım. gittiğim psikologlar da böyle kaba konuşmadılar.

ben kendim kafayı kırdığımın yeterince farkındaydım. bir zamanlar bir sürü ilaç denediğim oldu. major depresyon, bir şeyler yaptım ve üstüne panik ataklar falan... ama düzeldim. artık iyiyim. normalim yani. 4-5 yıl önceydi.

çok zor zamanlardı ama geçti. atlattım. doğru psikolog ve psikiyatr eşliğinde, düzenli tedaviyle çözülemeyecek bir sorun yok.
0
art cat chocolate
(11.06.26)
(14)

Bunu Yapan Arkadaşınıza Mesafe Koyar Mıydınız?

lapetitemort
İşyerinde sıfırdan alıp yetiştirdiğim bir genç var. Sorum onunla alakalı.Bizim başımıza yeni bir ekip lideri geldi ve iş hayatı son 1 yılda bana zehir oldu. Maruz kaldığım mobbingi de bu genç arkadaşla paylaşıyorum. Dertleşiyoruz. Kendisi büyük ölçüde tarafsız kalıyor, çünkü onun liderle problemi yo
İşyerinde sıfırdan alıp yetiştirdiğim bir genç var. Sorum onunla alakalı.

Bizim başımıza yeni bir ekip lideri geldi ve iş hayatı son 1 yılda bana zehir oldu. Maruz kaldığım mobbingi de bu genç arkadaşla paylaşıyorum. Dertleşiyoruz. Kendisi büyük ölçüde tarafsız kalıyor, çünkü onun liderle problemi yok.

Gelelim bana dokunan kısma. Bu liderin çocuğu oldu. Kimseden ses çıkmayınca bu genç para toplanıp, hediye alınması konusunda öncülük işine girişti. Kendisi de lideri 7-8 aydır tanıyor, yakın bile sayılmazlar. Şimdi ofise geldi ve para nasıl toplanıyor, kimlere mail atılıyor, usulü nedir gibi şeyleri kovalıyor.

Bu bana irrite edici geldi. Yani en yakınlarımdan biri olarak, hassasiyetimi de bilip şu hareketi yapmamalıydı diye düşünüyorum.

Sizce tavır koymalı mıyım?
0
lapetitemort
(11.06.26)
Evet koymalısın. Doğrudan değil dolaylı olarak tabi. Resmi ol her daim bir şey paylaşma . Onun bir derdi olup anlattığnda sadece parasını düşünen psikolog gibi : kafaya takma , sıkıntı olmaz ..de geç .
Üst kademedekilerin her an yanında olan, olma arzusunda olan, onları yıkayan yağlayan , cilalayan , hediyelere boğan kimseler her an adam satmaya hazırdır.

İş hayatına bakarsan dili bir kesimi yalamaktan adeta aşınmış kimseler oldukça fazladır. Görünüşte kendilerini belli etmezler ama kritik veya kriz anlarda ortaya çıkarlar.
Altı üstü ayda bir alınan maaş uğruna ne entrikaların iş yerlerinde döndüğünü yaşayanlardan dinle gör.
+5
diyecevaplandı
(11.06.26)
Hediye için para toplamak çook büyük bir gösterge değil ama hiçbir şey yok da diyemem. Ben olsam biraz geri çekilir, anlattıklarımı sınırlandırır, gözlemlerim.
İş hayatı bu, insanlara yakın arkadaş gibi davranmaya gerek yok.
+7
mor oje
(11.06.26)
bence bu konuda tavır koyulacak pek bir konu yok. kendiniz söylemişsiniz çocuğun liderle ilgili bir problemi yok diye. kendi problemi yokken neden çocuğu olmuş bir yöneticisine hediye alınmasını üstlenmesin ki kimse de el atmamış. arkadan iş çevirmemiş, kuyu kazmamış, çok doğal bir olay başına kalmış o da gereğini yapıyor. yarın bir gün siz giderseniz yöneticiyle başbaşa kalacak o. doğru yapmış.
+5
awlmi
(11.06.26)
awlmi +1

Sadece biraz daha anlattıklarıma dikkat ederdim artık her şeyi anlatmazdım. Bunun dışında ekstra bir mesafeye, tavır koymaya gerek yok.
+3
mutekebbir
(11.06.26)
mesafe koyun hocam. özellikle ekip lideri ile ilgili şikayetlerinizi bu elemana aktarmayın. hatta özel hayatınızla ilgili de mesafeli durun. her iş arkadaşı arkadaş değildir, yeri gelir iş öğrettiğiniz adam sizin kuyunuzu kazar. maalesef hayatın gerçeği bu.

tabi mesafe koyun derken çocuk gibi küsün, konuşmayın demiyorum. sadece herhanhi bir iş arkadaşı statüsüne alın ve işinizin her türlü inceliğini değil, sadece öğretmeniz gerektiği kadarını öğretin. işle ilgili belli tecrübelerinizi kendinize saklayın (sadece bu kişiye karşı değil, herkese karşı). zira her tecrübenizi herkesle paylaşırsanız bir süre sonra en gözden çıkartılabilir kişi siz olursunuz.
0
shadowfollower
(11.06.26)
Çocuğu fazla sahiplenmişsiniz. siz eğitmiş olabilirsiniz fakat o da kendi başına bir birey.
+4
duyuruuser
(11.06.26)
iş arkadaşı başka bir şey; okulda, sosyal çevrede tanışılan arkadaş başka bir şey. ikisini karıştırmamak ve aynı hassasiyetleri beklememek lazım bence. ama yine de size hak veriyorum ve ben olsam mesafe koyar, şikayetlerimi paylaşmazdım. zaten iş yerinde yöneticiye para toplanıp hediye alınması gibi şeylere öncülük edilmesi -hele hele ben o yöneticiyi kötü bir insan olarak nitelendiriyorsam- benim için büyük eksi.
-1
elorelia
(11.06.26)
Tavir koymak mi?

Is yerinde duygusallik olmaz. Cikarlariniz uyuştuğu sürece iyi gecinirsin yoksa salarsin.
+2
Purple life
(11.06.26)
Bu konuda kötü düşünceleri bir kenara bırakmak gerekir diye düşünüyorum ama başına gelince insan farklı davranabilir. Çözüm odaklı düşünürsek belki mobbing davranışları bile azabilir. En iyi dost düşmandan çevrilen oluyor.
0
gabe h coud
(11.06.26)
elemanı siz yetiştirmiş olabilirsiniz ama, dediğinize göre yöneticiyle bir sorunu yokken, sizin yaşadığınız sorunlar yüzünden adama tavır alsa, asıl tuhaf olan bu olurdu.
orta yolcu bir yaklaşım gösteriyor belli ki; ki iş ortamında doğru olan da bu esasen.
bence buranın profesyonel bir ortam olduğunu unutmadan özel paylaşımı biraz azaltın ve adama da boşa bilenmeyin derim.
0
lil siztah
(11.06.26)
is hayatini ve is arkadaslarini bu kadar ciddiye almayin. cikar iliskilerinin bulundugu hicbir ortama fazla anlam yuklemeyin. bir dost.
0
buenosdias
(11.06.26)
Vallahi büyük konuşmayayım da iş yerinde yöneticiye ya da bir başkasına böyle osuruktan veya herhangi başka bir nedenle hediye almak benim nazarımda karaktersizliktir. Ha en az 5 yıldır iş dışında da iyi görüştüğüm iş arkadaşımdır ona hediye alırım ama onu da ofiste organize etmem bireysel alır geçerim. onun dışında şuna hediye alıyoruz afrikada kuyu kazıyoruz şunu yalıyoruz bunu emiyoruz gibi herhangi bir organziasyona da borcum var kusura bakmayın ben katılmayacağım derim. böyle yöneticiye jest gibi hareketler yapan tipten her bayağılığı beklerim mecburiyet dışında muhatap da olmam.


Herifin notu bende zaten sıfır ama senin yöneticiyle arandaki gıcık konusunu yöneticisiyle arasındaki diyaloğa yansıtıp yansıtmamak konusu apayrı. Sen adamın babasının oğlu değilsin. Senin için yöneticiye tavır alması beklentisine girmen de ayrı bir sineklerin tanrısı hikayesi.
-2
Batuhanolabilir
(11.06.26)
Tavır alma ama ikazını da yap. "Bence kimsenin girişmediği bu tür işlere sen de girme, onu tanıyanların bir bildiği olsa gerek" de mesela. Senin onu mimlediğini de hissetsin. Para vermek zorunda değilsin ama o iş yerinde tutunmak için böyle şeyler yapmaya mecbur hissediyor olabilir.
-1
muhayyer divan
(11.06.26)
Çocuğu olan kişiye hediye almak çok minimum bir hareket değil midir iş yerinde. İlla ki biri yapar.
En fazla herkes sevilmeyenlere daha az katılım olur miktar olarak.
Ofistekiler sevmiyor deyip, hediye alınamaz gibi bir yaklaşım, iş yeri için aşırı duygusal. Yaklaşım çocukça geliyor bana.
Bazılarını daha çok seversin, bazılarını sevmezsin, hediye alır geçersin. Çok sevdiklerine ekstra hediye alırsın biraz böyledir.
Ofisten hiç hediye alınmazsa da bence o liderle artık köprüleri yakmak gibi olur. Zaten sonra da neden aramız kötü diye sormamak lazım.
0
burfak
(12.06.26)
(10)

Anneme kizmakta haksiz miyim?

another satisfied lover
Bastan soyleyeyim mesele borc para meselesi. Annemden bugune kadar hic borc almadim. 32 yasindayim ve ilk kez araba almaya cok heves ettim. Anneme soyledim mart gibi falan nasil alacaksin dedi dedim kredi veya eminevim gibi bir sistemle. Ben veririm sana dedi tamam dedik konu kapandi. Sonra altin co
Bastan soyleyeyim mesele borc para meselesi. Annemden bugune kadar hic borc almadim. 32 yasindayim ve ilk kez araba almaya cok heves ettim. Anneme soyledim mart gibi falan nasil alacaksin dedi dedim kredi veya eminevim gibi bir sistemle. Ben veririm sana dedi tamam dedik konu kapandi. Sonra altin cok yukseldigi icin(altin bozup verecekti) ev alma hayallerine giristi. Ben defalarca onceligim araba, hem araba hem ev borcu odeyemem daha erken ev icin oyle bir gucum yok dedim ama olmadi dinletemedim. Neyse yavastan ikna oldu ondan sonra da bayramdan sonra bak bence(bayramdan sonra vereyim demek istiyor) piyasa duser falan ki alacak araba buldugumu bilmesine ragmen tanidiktan. Bayram tam oncesi de "altin cok dustu simdi bozduramam cok zarar olur" dedi ki ben zaten altin alip altin verecegimi soylememe ragmen. Bi de araci satan tanidigini biraz oyala falan diyor sanki cok net bilgi almis gibi hemen yukselecegini. Insan akliyla alay edilmis gibi hissediyor.

100bin lira kazaniyorum ayda ve istedigim borc hepi topu 500bin liraydi.

Simdi altin bu seviyelerdeyken de ben istemem cunku asil zarar simdi olur alirsam diye dusunuyorum.

Gunlerdir kafami yiyip duruyor bu dusunce. Universite 3. Siniftan beri calisiyorum. Anneme yuk olmayayim diye gelirim dusukken gittim en ucuz bolgelerde yasayip para biriktirdim bi duzgun ev kurayim diye. Bedelli paramin cogunu kendim odedim(gerisini de babam)

Ha bi de, altin bozma borc verme konusulirken onune gelene borc verdigini anlatti iyice delirdim. Ona verdim gec odedi cok ufak parca parca odedi vs vs dertlenip durdu. Bu da bende su dusunceye sebep oldu, herkese gelince veriyor bana gelince zarar olur bozamamlar, kulagin ustune yatmalar.
0
another satisfied lover
(11.06.26)
ya ben annemden kırk yıllık sırı kalkmış çinko tabağı istedim, çok güzelmiş diye. veremem dedi kadın ya la. el istese hamuduyla verir, evladına koklatmaz bi şey. boşver bana kalırsa. ya biriktir, ya kredi çek, annenden alma.
+5
antihero
(11.06.26)
100k geliri olan biri rahatça 500k kredi çeker. çekin kredinizi, annenize bile minnet etmeyin bu saatten sonra.
+4
shadowfollower
(11.06.26)
Alınmakta haklısınız.
İnsanlar yaşlandıkça paraya düşüp böyle mantıksız tavırlar sergileyebiliyorlar. Ben olsam, keşke baştan hiç oyalamasaydın diye ufaktan çemkirir, parayı başka temin yollarına yönelirdim. Zira bu saatten sonra verse bile lafını yapacak gibi duruyor; gitti düşükten bozdurdu bilemem ne diye konuşsa, iyice tepeniz atacak.. Kısacası anneden para alma konusunu kapatıp önünüze bakın derim.
+5
lil siztah
(11.06.26)
Geçen sene akrabadan alıp bana altın borç verdi benimki. Birkaç kere darladı ne zaman ödeyeceksin diye. Topladım, iade edeceğim. Benimdi o altınlar, geri istemiyorum demez mi. Sevinsem mi, kızsam mı bilemedim. Akıl sır erdirmek mümkün değil gerçekten. Verirse alın, vermezse kafaya takmayın.
+1
auroraaurora
(11.06.26)
haklısın bence. benim annem böyle yapsa bozulurdum. hele ki imkanı varken, sağa sola altın borç verirken. imkan varsa geri bile istememeli aslında ama 500bin tl büyük rakam, anlaşılabilir. ama insan çocuğuna böyle yardım ederken altın düşer yükselir vs bu hesaplara girmemeli.
0
elorelia
(11.06.26)
annenize kızmayın. kendince "ev mi araba mı?" demiş ve mantıklı olan ev için uğraşmış.
bir de yok kazasıydı, yok değer kaybıydı, yok hız-it-serserilik diye düşünüp motor ve arabadan korkuyorlar.
imkan varsa ev almayı düşünün. gönül koymayın.
-1
MtKrt
(11.06.26)
Zamanında kararınızın arkasında durup "çok uygun bu araba kaçmaz" gibi daha kararlı davransaydınız veya gidip kredi/eminevim şeklinde ilk düşündüğünüz gibi çözseydiniz şimdi bu kadar kızgın olmazdınız.
Sonuçta anneniz sebep olmuş da olsa araba hayali suya düşen sizsiniz. Daha çok sahip çıkmanız gerekirdi ihtiyacınıza.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(11.06.26)
kimden olursa olsun dolarla, altınla para kazanmıyosanız bu şekilde borç almayın.

diğer taraftan çekin kredi basın geçin. kızmakta haklısınız ama yaş ilerleyince böyle özellik açıyor büyükler, dert etmeyin.
+4
gurur
(11.06.26)
arabanın masrafı çok, 100 bin gelirle araba alırsanız asla ev alamazsınız demeye geldim.

şirket arabası kraldır.
-2
kveldulv
(11.06.26)
icten ice haklisiniz ama bence rasyonellik beklemeyin boyle durumlarda annenizden. verirse ne ala, ama vermeyecemis gibi planlamaniz hem sizin akil sagliginiz hem de annenizle olan iliskiniz icin daha iyi.

kredi cekin, hayallerinizdeki araba standardini dusurun, daha uygun biseyler bakin, ama kendiniz halledin.
0
taurina
(12.06.26)
(28)

Max kac yil araliksiz calistiniz?

Purple life
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?

Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
0
Purple life
(09.06.26)
12.5 yil. bunalmadim ama calismaya bayilmiyorum.
0
lemmiwinks
(09.06.26)
13 yil olmus. Bu sefer is degistirirsem yada farkli birsey yaparsam arada daha buyuk bir bosluk birakmak istiyorum ama maalesef piyasa sartlari pek iyi degil.
0
mbond
(09.06.26)
2018 ocak - 2025 aralık arası aralıksız çalıştım. bu esnada 4 farklı şirket değiştirdim ama aynı işi yaptım aslında. operasyon nereye ben oraya. 6 aydır işsizim. ne zaman çözerim bu derdi bilmiyorum.
0
rain when i die
(09.06.26)
Boşluksuz 9 yıl. iki iş arası 1 ay boşluklu 11 yıl. Erken değil ben ilk yıl bunalmistim hala çalışmak (ülkedeki şartlardan dolayı ve sektöründen dolayı) çok iğrenç geliyor.
0
a perfect lie
(09.06.26)
15 senedir çalışıyorum. sadece 3 ay ameliyata yattım tek aram bu. askerde bile çalıştım.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ilk işim 5 yılı geçti. ben de bunaldım da işsiz olma düşüncesi daha kötü başka gelirim yok.
0
jelly bear
(09.06.26)
16 yıldır aralıksız çalışıyorum. son 2 yılı biraz daha kendi işim gibi ama geçişlerde hiç ara vermedim.
0
awlmi
(09.06.26)
Garden leave ne la
+7
baldur2
(09.06.26)
Yaklaşık 26 senelik tam amanlı kariyerinde hiç boş kalmamışım, şimdi farkettim.
0
kumandanim
(09.06.26)
@baldur2, ücretli izin. Ama genelde kovulanlarin aldigi bir sey.
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
2019-2026 arası 6 küsur yıl,tek parça.
6 aydır işsiz.
0
denizciman
(09.06.26)
10 yıl
0
peki madem
(09.06.26)
10 yil ve artiyor, zaten ilk isim, henuz degistirmedim.
0
king lizard
(09.06.26)
8,5 yıldan sonra pandemi patlayınca eve geçmiştik. sonra kurum binasız kalınca bir dönem uzaktan çalıştık ama işimiz uygulama olunca, uzaktan kısmı biraz yalandı..
son 5 yılda, 8-5 arka arkaya çalıştığım bir kaç ayı geçmez. ama iş olunca aylarca sabahlamışlığım da az değil.
son bir yıldır ücretsiz izindeyim; valla cennet gibi^^
0
lil siztah
(09.06.26)
tam 10,5 yıl aralıksız. araya giren doğum izni sonrası 2. 10 yılıma doğru ilerliyorum. emekliliğe hala 17 sene var, nasıl biteceğini bilmiyorum, çalışmayı seviyorum ama sorumluluk sevmiyorum.
0
in vino veritas
(09.06.26)
15 yıldır aralıksız çalışıyorum. pandemi zamanını inanılmaz özlüyorum. herkes off poff eve tıkılı kaldık derken, durmak bana aşırı iyi gelmişti o dönem.
0
dedim ben sana
(09.06.26)
7,5 yıldır aralıksız :’)
0
theseachange
(09.06.26)
7,5 yıl(hiç yıllık izin kullanmadan).
iş bilgisayarını az önce kapattım da geldim, tam bir hayatsızım.
0
late viper
(09.06.26)
@late, neden izin kullanmadin 7.5 yilda?
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
20 yildir toplam boslugum 3 ay onda da is aramadim.
0
duster
(09.06.26)
14 yıldır aralıksız çalışıyorum
0
mirty
(09.06.26)
ilkokula basladigimdan beri ya okuyorum, ya calisiyorum. gecen bunu dusundum hic kendime ait zamanim olmamis.
0
antikadimag
(10.06.26)
11. yilimdayim ve hala ilk olarak calismaya basladigim sirketteyim. hic is degistirmedim. comfort zone mu dersiniz artik ben bilemem
0
pasaklıpepee
(10.06.26)
toplam 23 yıldır iş hayatındayım bir firmada kesintisiz 7 yıl diğer firmada kesintisiz 14 yıl çalıştım. 6 aylık işsizlikten sonra şimdi başka bir yerde çalışıyorum.
0
bluemoon22
(10.06.26)
7+5+2 = 14
3 firma 14 sene, gecisler arasi 1-2 hafta vardi.
en son isten kovulana kadar ara vermedim. kovulduguma hem uzuldum hem sevindim, 4 ay dinlendim. iyi geldi, baska islere bulasmama firsat verdi.
bazen kovulmak iyi geliyor :D
0
cooperr
(10.06.26)
18.

ölene kadar bam bam bam.
0
gurur
(10.06.26)
Oglum nasil dayaniyorsunuz, bazi ornekler insanliktan cikmalik delirmelik. Hepinizin hedefi finansal bagimsizlik ve erken emeklilik mi yoksa?
0
baldur2
(10.06.26)
2017 Ekim - 2026 Ocak
Yaklaşık 8 yıl.
Ama bu sürenin içinde 20 günlük askerlik de var.
0
biseysorcaktim
(11.06.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.