Giriş
(4)

Sokak kedileri için hangi mama (bütçeye uygun alternatif arıyoruz)

nefertarii
Sokak kedilerinin çok olduğu fakat ne yazık ki sadece 1-2 kişinin besleme yaptığı bir mahallede yaşıyorum. Komşum Lamito diye 15 kg'lık bir mama alıyor ancak kediler bunu yemiyor. Buna yakın fiyatta ama kedilerin sevdiği bir mama var mı? Araştırdım, Enjoy, Proline, Bonacibo, Trendline filan varmış a
Sokak kedilerinin çok olduğu fakat ne yazık ki sadece 1-2 kişinin besleme yaptığı bir mahallede yaşıyorum. Komşum Lamito diye 15 kg'lık bir mama alıyor ancak kediler bunu yemiyor. Buna yakın fiyatta ama kedilerin sevdiği bir mama var mı?

Araştırdım, Enjoy, Proline, Bonacibo, Trendline filan varmış ama yerler mi emin olamıyorum.
Bir öneriniz varsa çok sevirinim, kedilerimiz de sevinir :)
0
nefertarii
(21.08.26)
Bazı pet shoplar 10-15 kiloluk mamaları açıp kiloyla satıyorlar. Öyle bir yerden, bahsettiğiniz bütçe içinde kalan mamalardan yarımşar kilo alıp deneyebilirsiniz belki.
0
kobuzchu kiz
(21.08.26)
Saydıklarınız içinde en kaliteli olanı bonacibo; bütçe izin veriyorsa onu alın. Temizmama'nın mamaları pahalıdan ucuza, bonacibo>micho>mito diye gidiyor. Lamito sanırım en ucuzluk olanı.
Ben bonacibo alıyorum; bazen bıktıklarında ya da ekonomik modda olduğumda kısa süreli micho alıyorum. yeme sorunu yaşamadığım gibi, kediler de sağlıklı çok şükür.
0
lil siztah
(21.08.26)
Ben bonnie diye bir markanın dana etli 10 kg ini aldım en son. Bahçede besledigimiz 6 kedi hepsi de yediler. Sadece bazıları çok severek yiyor bazıları burun kıvırarak ama her türlü yediler. İki defa verdim günde bir buçuk ayda bitti.

Bugün farklılık olsun diye legend diye bir markanın kuzu etli 15 kg ini sipariş ettim. 1800 TL civariydi. Salı günü ulaşacak kullandığımda guncellerim tekrar.
0
egerbiryolcu
(11 saat)
Ben Econature veriyorum. Markayı birkaç yıl önce buradan öğrenmiştim. Gurme balıklı olandan alıyorum.
0
peki madem
(9 saat)
(2)

Pegasus super eko

rayde
Selamlar, uzuuun bi zaman sonra pegasusla yurtici ucusum var yarin ve ilk defa bebekle ucaga binicem. Bebegin kabin bagaj hakki yokmus benim de 8 kg kabin ve 15 kg ucak altina var. Koltuk altina sigacak canta hakkim yokmus. Sorum su, kadin cantasini(bildigimiz kol cantasi yani) kabin bagajindan sayi
Selamlar, uzuuun bi zaman sonra pegasusla yurtici ucusum var yarin ve ilk defa bebekle ucaga binicem. Bebegin kabin bagaj hakki yokmus benim de 8 kg kabin ve 15 kg ucak altina var. Koltuk altina sigacak canta hakkim yokmus.

Sorum su, kadin cantasini(bildigimiz kol cantasi yani) kabin bagajindan sayiyorlar mi? Ben pegasusa binmeyeli epey oldu böyle şeyleri sorun etmeye basladilar mi?

İkinci sorum da bebek cantasini kabin bagajindan sayiyorlar mi? Bebek arabasi da olacak ama ucagin altina vericem o bagajdan sayilmiyormus sanirim.

Tesekkurler.
0
rayde
(21.08.26)
yurtiçinde kol çantasını sorun etmiyorlar.
bebek çantasını isterseniz kabin bagajından sayarlar (sorduğunuz buysa) ancak uçuş doluysa, bu türlü çantaları baş üstünde yer kaplamaması için koltuk altına almanızı istiyorlar genelde. yani ayak altında durmasın deseniz de, bavul formatında değilse elinize tutuşturabiliyorlar.
araba konusunda bilgim yok.
iyi yolculuklar.
0
lil siztah
(21.08.26)
İlk sorunuz için, geçen hafta Pegasus'la yurt dışına uçuşumda süper eko paketim vardı, yani 3 kg diye geçen ufak kol çanta hakkım tek vardı. Ama ben büyükçe dolu sırt çantamla geçtim. Bir şey diyen olmadı.
0
Amaranta ursula
(21.08.26)
(4)

İstanbul turistik gezi

peki madem
Eylül sonunda yurtdışında arkadaşım ziyarete gelecek ve gezmek için 6 günümüz olacak. Ben Kadıköy tarafında oturuyorum bir günü de oraya ayırırız deniz kenarında da takılırız diye düşündüm. Kalan 5 günü nasıl geçirelim? Ayasofya, Sultanahmet, Topkapı Sarayı, Yerebatan Sarnıcı, Kapalı Çarşı, Mısır Ça
Eylül sonunda yurtdışında arkadaşım ziyarete gelecek ve gezmek için 6 günümüz olacak. Ben Kadıköy tarafında oturuyorum bir günü de oraya ayırırız deniz kenarında da takılırız diye düşündüm. Kalan 5 günü nasıl geçirelim? Ayasofya, Sultanahmet, Topkapı Sarayı, Yerebatan Sarnıcı, Kapalı Çarşı, Mısır Çarşısı bunlara illa gidilmeli diye düşündüm. Fener ve Balat da güzel olur, belki sonrasında Kariye veya Fethiye Müzesi olabilir ben onu ziyaret ettiğimde gittiğimiz yerlerden ilgisini çekebileceğini düşündüm. Arkeoloji Müzesi belki. Taksim, Galata, Karaköy bir akşamüstü/gece olabilir gibi geldi. Vapura illa ki ulaşım için bineceğiz. Eksik gördüğünüz ya da şunu da yapın gibi önerileriniz var mıdır? Yemek tavsiyesi de makbule geçer zira çok evcimen birisi olarak mekan bilmem fazla.

Not: Yapay zakaya sor demeyin veya siz cevap vermek için sormayın lütfen. O kadar gerekli bir konu değil zira.
0
peki madem
(21.08.26)
1 gün mutlaka adalara gidin
+1
bay b
(21.08.26)
bu tür sorulara hep aynı öneride bulunuyorum ama yazayım yine.
yatay boğaz hattı vapurları var; gezi seferi değil, bayaa tarifeli sefer. üsküdar-anadolu kavağı var mesela; bir saat civarı, boğaz yalılarına paralel şekilde izleyerek gidiyorsunuz. bence çok hoş bir aktivite. kavağa varınca direkt dönebileceğiniz gibi, kaleye çıkıp, kahvaltı etmeli veya balık yemeli etkinliğe de dönüştürebilirsiniz.
manzara için ise çamlıca'daki cami'nin terasına çıkabilir; oradaki müze'yi de gezebilirsiniz.
+3
lil siztah
(21.08.26)
Adalar ve boğaz hattı vapuru +1

Hatta boğaz hattında mehtap turu var ama o dönem hala olur mu bilemedim ama o vapurla anadolu hisarında inip balık keyfi yapabilirsiniz.

Yürümeyi seviyorsanız Çengelköy (Çınaraltı) Kuzguncuk- Kanlıca (yoğurt) hattı da yürüyüş için çok keyiflidir.
Aynı şekilde Ortaköy-Bebek-Emirgan hattı da harikadır. Hisar Kale’de denize nazır kahvaltı şahane olur mesela.

Salacak’tan Kızkulesi’ne de motorlarla geçebilirsiniz.
6 gün saydıklarımız dahil hepsine bol bol yeter. Hatta Yerebatan Sarnıcı vb de konser denk getirirseniz bonuslu olur.

Düşünürken benim de İstanbul özlemim depreşti o arada:) Uzaktakiler için de gezin
0
su olsam ates olsam
(21.08.26)
Nelerin ilgisini çekeceğini, özellikle bir şey yapmak isteyip istemediğini kendisine sorun. Tarihle ilgisi yoksa bu kadar müzeye gerek yok. Zamanında bir profesörü gezdirirken tek istediği Kapalıçarşıda alışveriş yapmaktı mesela (okumuş adam, tarihi yerler hoşuna gider demiştim). Topkapı Sarayında her şeyi "haa hıı tamam, ne zaman gidiyoruz" diye gezdi :) Yine bir tanıdığım hoca hızlıca tarihi yerleri turlayıp avm avm gezmişti.

Size bırakıyorsa planınız ve yazılanlar çok güzel :)
0
cosmicstring
(21.08.26)
(3)

7 yaş Çocuk için fotoğraf makinesi Torima?

Bartebly
Merhaba arkadaşlar 7 yaşındaki yeğenime şundan almayı düşünüyoruz:https://www.hepsiburada.com/torima-mini-dijital-kamera-selfie-video-vlog-kamerasi-mini-anahtarlik-1080p-cmr35-kahverengi-p-HBCV00009NZ407Kullanıp deneyimlemek var midir? Uzun ömürlü olur mu? Önerir misiniz? Alternatif öneriler de alır
Merhaba arkadaşlar
7 yaşındaki yeğenime şundan almayı düşünüyoruz:
www.hepsiburada.com

Kullanıp deneyimlemek var midir? Uzun ömürlü olur mu? Önerir misiniz? Alternatif öneriler de alırız.

Cok teşekkürler.
0
Bartebly
(21.08.26)
torima'dan kötü bir şey çıkmaz. 7 yaşındaki çocuk için alınır bence.
0
televole0
(21.08.26)
arkadaşım kullanıyor birkaç aydır gayet memnun.
0
black holes in the sky
(21.08.26)
yakınınızda rossmann varsa daha uyguna satılıyordu diye hatırlıyorum.
0
lil siztah
(21.08.26)
(3)

36 yıl öncesinde söylenen uyduruk şarkı sözleri

yadigar
Alzheimer’a doğru mu gidiyorum ney, beynim 2 gün öncesini hatırlamazken, otuz küsür yıldır bir kere bile çağırmadığı hatıraları getirir oldu.Aklımdaki hali:Aynı kaşık altındaÇorbamız tarhanaymışDönüp baktım mutfağaKarabiber kalmamışYıllar yorgan ben yastık (yahut ben çarşaf)-bundan sonrası çok bulan
Alzheimer’a doğru mu gidiyorum ney, beynim 2 gün öncesini hatırlamazken, otuz küsür yıldır bir kere bile çağırmadığı hatıraları getirir oldu.

Aklımdaki hali:

Aynı kaşık altında
Çorbamız tarhanaymış
Dönüp baktım mutfağa
Karabiber kalmamış

Yıllar yorgan ben yastık (yahut ben çarşaf)

-bundan sonrası çok bulanık-
Boşa geşmiş yastıklar(?) (çarşaflar?)

Bende dünya kupası (bülbül yuvası?)
Sende eşşek sıpası (bu iki mısra beynimin oyunu da olabilir)

Şu şarkının müziğiyle: www.youtube.com

Hatırlayan var mı? Varsa, hatırladıklarımın ne kadarı sizin versiyonla aynı?

(+40 grubuna yazmadım, gruplar ölmüş çünkü)
0
yadigar
(20.08.26)
levent kırca'nındı. nişaburek kelimesinin tuhaf fonetiği üzerindendi sanırım, "ne demek nişaburek" diye yaptığı bi skecin şarkısıydı. ben de biliyordum zamanında ezbere ama sözleri unutmuşum; burada görünce nakaratı ve ismi direkt aklıma geldi ama.
www.youtube.com
+1
lil siztah
(21.08.26)
Yıllar yorgan ben yastık
Boşa geçmiş yastıklar

laflarını ben de hatırlıyorum :)
0
cosmicstring
(21.08.26)
Bende kedi yarası
Bende bitmez pireler

Diye sona eriyordu şarkı
0
covered
(21.08.26)
(4)

bir şey mi ima etmek istiyor?

homohominilupus
bir önceki sorumda kız arkadaşım ve ailesi ile yaşadığım süreci anlatmıştım.kız arkadaşımın müdürü var musa abi. son 1 yıla kadar birlikte çalıştılar. musa abi hem yaşı hem bilgisi hem de geçirdiğimiz zaman nedeniyle bizi en iyi tanıyan ortak kişimiz diyebilirim.hem biz onu severiz hem de o bizi.be
bir önceki sorumda kız arkadaşım ve ailesi ile yaşadığım süreci anlatmıştım.
kız arkadaşımın müdürü var musa abi. son 1 yıla kadar birlikte çalıştılar. musa abi hem yaşı hem bilgisi hem de geçirdiğimiz zaman nedeniyle bizi en iyi tanıyan ortak kişimiz diyebilirim.
hem biz onu severiz hem de o bizi.ben de başka firmada olsam ikimizinde abi yerine koyup görüştüm ettiğim iş için hep danıştığım bir büyüğüm.

biz bir keresinde çok kısa süreli bir ayrılık yaşamıştık musa abi bunu duyunca kız arkadaşıma homini gibi uyumlu,uygun birini ileride çok ararsın abi tavsiyesi ilişkine sahip çık , diye uyarmış kız arkadaşımı. bunu o dönem barıştığımızda kız arkadaşım kendi söylemişti bana. bana ise o dönem çok kez görüşmemize rağmen hiç ya bu kızı kaybetme , arayı düzelt vs dememişti halbuki.

şimdi bu sefer artık iplerimiz tamamen koptu ortak arkadaşlar vasıtasıyla kız arkadaşıma yine aynı minvalde konuştuğunu öğrendim.

bugün bir iş için uzun bir görüşme yapmamız gerekiyordu musa abi ile konuştuk. ben de benzer uyarıyı bana da yapar bu kızı kaybetme düzeltin der diye içimden geçiriyordum ama bir nevi tam tersi oldu.işte havadan sudan konuştuk vs ayrılık konusuna da ikimizde girmedik ama başka bir konudan girip bana ne yaptığımı sordu ben de cevaplayınca birazda manidar olarak şöyle dedi “homini sen ne yaparsan en doğrusunu yaparsın , neyi nasıl yapacağını da bilirsin, biliyorsun da zaten” dedi. ayrılık kararın doğru dercesine böyle manidar konuşması konuyu burayq çekip (özeti bu) acaba kız arkadaşımla birlikte çalıştıkları için bazı bildiği problemler var da açık açık söyleyemediği için böyle bir imada mı bulunmaya çalıştı diye 2 sefer olunca bir de bu içime şüphe düştü.
en azından kararın doğru gibi bir ima mı bu?


not: iş yerinde akıl aldığım değil farklı yerlerdeyiz aynı sektörde meslek büyüğüm dedim.
akıl hocamız değil işle ilgili deryadeniz biri olduğu için işle ilgili danıştığımız biri dedim.
misal doktorsundur 20-30 yıllık çok iyi bir hekim büyüğün vardır , avukatsındır çok bilgili yaşlı bir üstat avukat vardır ilk defa karşılaştığın bir şey olur işin içinden çıkamayınca mesleki olarak danışırsın bunun gibi
bir şeyden bahsettim.
0
homohominilupus
(19.08.26)
iş yerinde akıl aldığım değil farklı yerlerdeyiz aynı sektörde meslek büyüğüm dedim.
akıl hocamız değil işle ilgili deryadeniz biri olduğu için işle ilgili danıştığımız biri dedim.
kız arkadaşımın iş yeri ile de sıkı fıkı değilim sektörden dolayı tanıdıklarım var ama fark edildi ise eski müdürü yazdım.yeni iş yerinden bahsetmedim.
misal doktorsundur 20-30 yıllık çok iyi bir hekim büyüğün vardır , avukatsındır çok bilgili yaşlı bir üstat avukat vardır ilk defa karşılaştığın bir şey olur işin içinden çıkamayınca mesleki olarak danışırsın bunun gibi
bir şeyden bahsettim.
0
🌸homohominilupus
(19.08.26)
anlattığınızdan, çıkardığınız sonuç dışında başka bir yere varılamaz; çünkü çok yönlendirerek anlatmışsınız. demek ki buna inanacağınız güçlü emareler vardı. öyleyse konu yoruma kapanıyor açıkçası.

asıl mesele, ipler koptuysa, adamın hangi niyetle bu şekilde konuştuğunun bi önemi olmamalı diye düşünüyorum. biten şeyin ardından, üçüncü bir kişinin bu seçiminizi onayladığınızı hissdecekseniz rahatlayacakmısınız? öyleyse adama direkt sorun bence.
+1
lil siztah
(19.08.26)
Adamın görüşüne göre, kız için sen iyi bir kısmetsin de, kız senin için iyi bir kısmet değil.

İpler tamamen koptu dedikten sonra da hala bu işe kafa yoruyor olmanı hiç sağlıklı bulmadım.

Bir duş al. Bir silkin. Git, alemlere ak. Özgürsün, tadını çıkar.
+2
Mirket
(19.08.26)
ikiniz de haklısınız, kafamda da kalbimde de bitti ama insan hemen merakını gideremiyor ortada onca geçen zaman, anı vs var
0
🌸homohominilupus
(19.08.26)
(3)

Booking.com neyime güveniyo

selamun aleykum kitty
Bookingden önümüzdeki hafta için bir ev kiraladık. Sitede kredi kartım kayıtlı değil. Rezervasyon yaptığım yer ön ödemesiz 24 saat önce iptalli. Lakin ben şimdi bu eve hiç gitmesem rezervasyonu iptal de etmesem bunların ücretini benden nasıl tahsil edecekler anlamadım. Neye güveniyorlar adamların ye
Bookingden önümüzdeki hafta için bir ev kiraladık. Sitede kredi kartım kayıtlı değil. Rezervasyon yaptığım yer ön ödemesiz 24 saat önce iptalli. Lakin ben şimdi bu eve hiç gitmesem rezervasyonu iptal de etmesem bunların ücretini benden nasıl tahsil edecekler anlamadım. Neye güveniyorlar adamların yerini yaksam boşuna. Bilmediğim bir yerlerde kart bilgim mi var diye siteye bakındım ama yok. Nasıl oluyor
-1
selamun aleykum kitty
(18.08.26)
iptal süresinden hemen önce provizyon alamazlarsa rezervasyonunuzu otomatik iptal ederler zaten.
+2
lil siztah
(18.08.26)
booking.com güvenmiyor otel/apart garantisiz rezervasyon açmış yani son dk'ya kadar iptal seçeneği açık. Genelde oteller bu rezervasyonlar için 1 gün önceden kayıtlı kartlardan para çekmeye çalışırlar verirse rezervasyonu tutar, vermezse iptal eder. otel için önemli değil boş tarihtir ona göre açmıştır, booking.com için ise hiç önemli değil.
+3
croswell
(18.08.26)
oteller bu tarz durumlar için, genel kar zarar durumuna bakıyorlar.

son dakika iptal seçeneği olması, odayı satın alma kararını aşırı pozitif yönde etkileyen bir şey. yapılan rezervasyonların da çoğu satışa dönüyorsa otel gelmeyecek 3-5 kişiyi göz ardı edip bu yöntemi kullanmaya devam ediyor.

eğer anında ödeme istese otel, çoğu kişi rezervasyonu o an yapmayacak çünkü yaptığı an artık alternatiflere bakamaz artık.
0
brkylmz
(20.08.26)
(10)

Dyson kablosuz süpürge kullanıcılarına

harmanyeri
Merhaba- Motor/batarya sorunu veya parça kırılması gibi önemli bir arıza yaşadınız mı?- Yaşadıysanız servis deneyiminiz nasıldı? - Bu durum satın aldığınıza pişman olmanıza neden oldu mu?- Her şeye rağmen genel olarak memnun musunuz?V8'in yenilenmiş versiyonu olan V8 Cyclone'u almayı düşünüyorum.not
Merhaba

- Motor/batarya sorunu veya parça kırılması gibi önemli bir arıza yaşadınız mı?
- Yaşadıysanız servis deneyiminiz nasıldı?
- Bu durum satın aldığınıza pişman olmanıza neden oldu mu?
- Her şeye rağmen genel olarak memnun musunuz?

V8'in yenilenmiş versiyonu olan V8 Cyclone'u almayı düşünüyorum.

not: mevcut cevapları onaylamış olsam da yeni cevaplarınızı beklerim
+1
harmanyeri
(18.08.26)
tetik icindeki mekanizma kirildi. servisle ugrasmadik, kendimiz tamir ettik.
normal süpürge iste.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.08.26)
servisi rezalet bence. hava temizliyici için konuşuyorum.

1 sene önce sattığı yeni model piyasadan kalkmışmış.

paramızı verdiler de kurtulduk.
0
kveldulv
(18.08.26)
evin tek süpürgesi olarak yetersiz (gen5); çünkü bazı iri parçaları, dip köşeyi, yeterince iyi almıyor. halı başlığının rulosunu tutan plastik mil, aldığımız ay içinde kırıldı (tanıdığım herkesinki bir noktada kırıldı); vatsap'tan görüntülü görüşmeyle bakıp yenisini gönderdiler. son soruya "eh işte" diyebilirim.
+2
lil siztah
(18.08.26)
Motoru tekliyordu. Aradık, görüntülü konuşma başlattılar. Arızaya baktılar ve yeni başlık gönderdiler. Memnunum.
0
Simrug
(18.08.26)
temizliğinden şikayetçi arkadaş normal süpürgelerde toz haznesini değiştirirdik biterdi diyo, detaylı temizlemeyince çekiş düşüyormuş %50 geçen bende sordum memnun mu diye sadece temizliği zor dedi.
ek olarak evinde robot süpürgesi var arada kullanıyor derin temizlikte
0
eja
(18.08.26)
v12 kullanıcısı olarak:

- Motor/batarya sorunu veya parça kırılması gibi önemli bir arıza yaşamadım ve genel olarak "iyi ki almışım" diyorum.

v8 hakkında bir bilgim yok ama ekim/kasım gibi kampanya oluyor hep dyson'da. aceleniz yoksa bekleyin bence. biz öyle almıştık.
0
elektr10
(18.08.26)
5 senedir falan kullanıyorum. sürekli sürekli filtre uyarısı vermesi dışında bir sorun yaşamadım hiç.
+1
cay koy geliyorum
(18.08.26)
motoru ısınıyordu neredeyse tüm parçalarını değiştirdiler. Teknik servisinden çok memnunum. Ürünü Ankara’da kendi mağazalarından almıştım internetten alınca farklı olabiliyor süreç.
0
yüzyıllık yalnızlık
(18.08.26)
v12 kullaniyoruz.

sürekli filtreyi temizleyin uyarisi veriyor. servise gönderdik, "filtreyi iyi temizleyememissiniz" deyip geri gönderdiler. birkac kez daha yazistik ama sonuc alamadik. sonunda "biz maliz herhalde" deyip kabullendik. yillardir bu sekilde kullaniyoruz. filtreyi cillop gibi yapsan da ertesi gün hata veriyor.
+1
sir gawain
(19.08.26)
V6 kullanıyoruz 13 yıldır, hiç servislik olmadık hala çalışıyor. Batarya bile değiştirmedik. Tabi az gidiyor ama olsun sağlam alet bence. Yani dyson ı da bozduk / kırdık diyen varsa zaten piyasadaki herhangi bir kablosuz süpürgeyi de bozup kırarlar.

Edit: Filtre ve turbo başlık değiştirdik 1 kere.
0
ananiyimioguz
(19.08.26)
(7)

Toplu taşımada yandaki kişinin sürekli kıpırdaması

Unde bach canim
Bazen yanında oturan kişi sürekli onu düzeltip yerden alıp oraya koyup cebinden bir şeyler alıp durmadan hareket etmesi, bunu yaparken taciz amaçlı olmasa dahi sürekli dirseğiyle falan dolunup durması çok rahatsız edici değil mi? Yoksa ben mi obsesifim
Bazen yanında oturan kişi sürekli onu düzeltip yerden alıp oraya koyup cebinden bir şeyler alıp durmadan hareket etmesi, bunu yaparken taciz amaçlı olmasa dahi sürekli dirseğiyle falan dolunup durması çok rahatsız edici değil mi? Yoksa ben mi obsesifim
+1
Unde bach canim
(17.08.26)
Evet böyle tipler var ben de ayar olurum
+1
cccbehzatccc
(17.08.26)
Bahsettiğin kadar rahatsız edici değil, herkes de her şeye her an tahammül edebilecek halde olmayabilir.
0
yaren
(17.08.26)
Dün öyle birine rastladım. Sabrımın sonuna beş kala az ilerde bir yer boşaldı, yer değiştirdim.
0
Mirket
(17.08.26)
Bunu bana yapan hemcinsim ise bende olduğum yere yayılarak kendisini rahatsız etmeyi tercih ederim
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
Benim tahammülüm yok hemen yer değiştiriyorum yer yoksa bile ayağa kalkıyorum
0
Hallegadola
(17.08.26)
toplu taşımada maalesef böyle çok rahatsız eden var. bazen çocuklarına sahip çıkmıyor yetişkinler falan... hiç kendimi sıkıntıya sokmuyorum. direkt kalkıp en uzak köşeye geçiyorum.
0
santimantal
(18.08.26)
ben biraz diş sıkıp, devamında uyarıyorum. genelde çeşit çeşit çemkirmeyle karşılaşıyorum ama toparlandıkları için sorun kalmıyor.
0
lil siztah
(18.08.26)
(9)

Daha once Reykjavík, Oslo ve Kopenhag sehirlerine giden oldu mu?

eddiee
Bir sirt cantami alicam ve aslinda varis noktam Reykjavík olucak. 2 gece kalicam 2 bucuk gun kadar vaktim olucak. Oncesinde de Oslo ve Kopenhag da gidis donuste havaalaninda bekleme olucak birer gece. Sabahki ucaklara aktarma olayi gidis ve donuste. Reykjavík harici bu iki sehri de goreyim diyorum.
Bir sirt cantami alicam ve aslinda varis noktam Reykjavík olucak. 2 gece kalicam 2 bucuk gun kadar vaktim olucak. Oncesinde de Oslo ve Kopenhag da gidis donuste havaalaninda bekleme olucak birer gece. Sabahki ucaklara aktarma olayi gidis ve donuste. Reykjavík harici bu iki sehri de goreyim diyorum. Vize falan sorunum yok yabanci pasaportum var o yuzden girip cikayim havaalanindan uc dort saatligine hemen. Daha once bu sehirleri gormus olan arkadaslardan tavsiyeleri alirim suraya git bunu gormeden donme surdaki yerde yemek ye gibi vs...
-3
eddiee
(17.08.26)
oslo'da iki liman var. biri garın orada; fiyordlara giden feribotların kalktığı ve ulusal müze, opera binası, kütüphane binası, munch muzesi vs önemli anıtsal binaların olduğu. diğerinde de belediye binası, kale gibi atraksiyonlar var. ikisinin arası yürümeyle 20 dk falan olması lazım. belediye binasına yaklaştığınızda (ya da uzaklaşırken), cadde üzerinde parlamento binası, kraliyet sarayı, ulusal tiyatro binasını da görürsünüz. bunları dışarıdan şöyle bir izlemeniz 1-2 saat sürer max. kalan vakitte, adaları dolaşan feribotlardan birine binip, hiç inmeden dönersiniz. yeter de artar bile. iyi gezmeler.

yemek konusunda aşağıdaki uyarıya katılıyorum; onun için edit1: ulusal müze'nin arkasındaki modern binaların birinin altında büyük bir market var. feribota binmeden önce ona gidip, hayvani salata barından bir paket yapın kendinize. 1500 tl civarında tutar ama dengeli ve güzel doyarsınız.
edit2: gece detayını atlamışım; marketler 8'de kapanıyor :/
0
lil siztah
(17.08.26)
oslo'da herhangi bir yiyecek bulmak çok zor marketlere girip kendi yemeğini ekmek, peynir ile yapman ideal.

eğer yapabilirsen bir kaç native ile konuşmayı dene.

onun dışında bence oslo ve tarafları, bizim gezme anlayışımıza uygun değil, ne yemek var ne içecek, ne aktivite, insanı zaten içine kapalı vs vs
0
duyurukullanıcısı
(17.08.26)
edit: ben cok yanlis anlamisim 2-3 saatte kopenhag gezilmez. tivoli etrafi +1 ama cok bi sey goremezsiniz zaten o surede
0
aguen
(17.08.26)
sorunuzu yanlış mı anladım bilmiyorum ama sadece geceleri 3-4 saat mi bu iki şehre zamanınız olacak? Gece gezilecekse kopenhag’da tivoli ve çevresi mantıklı olur sadece. Oslo’da da en sıkıcı başkent olarak opera ve çevresi. ben sizin yerinizde olsam kopenhag’a 1 gün ayırmaya çalışırdım en azından.
+1
eileengray
(17.08.26)
danimarka, isveç ve norveç'i backpack ile gezdim, izlanda bende yok. gideceksen kasım-şubat arası kuzey ışıkları döneminde gitmeni ve oslo'da vakit kaybetmeyip kuzeyi zorlamanı öneririm. yeşillendirmen halinde seyahat notlarımı, planlamalarımı, konaklamalarımı vs de paylaşabilirim.
0
yap desem yapmazsin he
(17.08.26)
Izlanda'da iki gunde pek bir sey yapamazsin... Bir gun sehirde zaman gecirirsin Sundhöllin'e gidersin. ikinci gun Blue Lagoon'a gider 3-4 saat kalirsin, aksam yemegi falan derken. Gun biter...

Ayrica Izlanda'dayi gorebilmek icin kesinlikle araba kiralaman gerek.
0
KafayıYedimAbi
(17.08.26)
oslo dışındakilere gittim.

reykjavik güzel, ancak izlanda'nın çevresi o kadar güzel ki, orada 2 gün durmak oralara ihanet olur. araba kiralayıp gitmek lazım.

kopenhag'da da bisiklet kiralayıp gezebilirsin.
0
monicapp
(18.08.26)
reykjavik'te 2 gününüz, diger sehirlerde 3-4 saatiniz var zaten. cok enteresan ne yapmayi istiyorsunuz ki bu kadar kisa sürelerde? 3-4 saat havalimanindan cikip yemek yiyip tekrar havalimanina dönmek icin yeterli sadece.
en standart turist hedelerini yapacaksiniz. kopenhag'da anca nyhavn'i görüp, frikadelle yiyip diger ucaga yetisirsiniz.
reykjavik'te ilk gün sehri gezersiniz, hakarl yersiniz (igrenc bir sey :). ben olsam ikinci gün whale watching yapardim. Blue Lagoon abartilmis bir balondur, adeta human soup.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.08.26)
Izlanda'ya Reykavik icin degil dogasi icin gidilir, yani Reykavik gordum demek icin gidiyorsaniz gidin de, bana cok anlamsiz bir rota ve plan gibi geldi acikcasi. Reykavik normal bir sehir, Avrupa'nin kuzeyinde ortalama seyahat etmis biri icin ne katacak anlamadim. 3-4 saat kopenhag'a ve oslo'ya gitmek daha da sacma. onun yerine kucuk bir ispanya sehrine (alicante, valencia) gider rahat rahat 3-4 gun kalirim daha iyi.
+1
kassiopeia
(18.08.26)
(9)

çocuğa vurmamayı, sıkmamayı öğretmek?

eisberg
2.5 yaşında bir bebeden bahsediyoruz. sık sık olmasa da bazen kucaktayken ansızın çimdik atma, çizme vb. hareketlerle canımızı çok yakıyor. annesi "bu doğru bir hareket değil" minvalince cümlelerle uyarıyor, ben biraz bağırıyorum falan ama nafile. instagram'da bu konularda bilgili görünen dr ve psik
2.5 yaşında bir bebeden bahsediyoruz. sık sık olmasa da bazen kucaktayken ansızın çimdik atma, çizme vb. hareketlerle canımızı çok yakıyor. annesi "bu doğru bir hareket değil" minvalince cümlelerle uyarıyor, ben biraz bağırıyorum falan ama nafile. instagram'da bu konularda bilgili görünen dr ve psikologlardan gördüğüm birkaç yöntem daha denedim (acıtmadan yap vb.) ama işe yaramadı. geçen canım o kadar yandı ki bende biraz sertçe makas aldım bu sefer de ağladı, üzüldüm. bunu çözenler nasıl başardı? sadece bu da değil, eşyaları fırlatma, koşma vs. türü şeyler için de geçerli.

Teşekkürler
0
eisberg
(17.08.26)
Merak ettiğim için Gemini'a sordum.
Yanıtı şöyle:

2.5 yaş, nam-ı diğer "korkunç ikiler" (terrible twos) döneminin tam ortasıdır. Yaşadığınız çaresizlik, acı ve sonrasındaki vicdan azabı inanın çok tanıdık; birçok ebeveyn veya bakım veren bu yollardan geçiyor.

Öncelikle can havliyle verdiğiniz o anlık tepki (sertçe makas almak) için kendinizi yıpratmayın. Üzülmeniz çok insani ve bu durum size ne yapmamanız gerektiğini de net bir şekilde göstermiş oldu. 2.5 yaşındaki bir çocuğun beyninde dürtü kontrol merkezi henüz gelişmemiştir. Vurması, çimdiklemesi veya eşya fırlatması onun "kötü" olduğunu değil; yoğun duyguları, sınırları veya enerjisini nasıl yöneteceğini henüz bilmediğini gösterir.

Şu ana kadar denediğiniz yöntemlerin neden işe yaramadığına ve durumu çözenlerin nasıl bir yol izlediğine adım adım bakalım:

### Neden İşe Yaramadı?

* **"Bu doğru bir hareket değil" demek:** 2.5 yaşındaki bir çocuk için çok soyut, uzun ve didaktik bir cümledir. O anki dürtüsünü durduracak netliği taşımaz.
* **Bağırmak:** Çocuğun sinir sistemini daha da tetikler. Ya korkup ağlamasına ya da olayı bir "güç savaşı/oyun" sanarak davranışını artırmasına neden olur.
* **"Acıtmadan yap" demek:** Çok kafa karıştırıcıdır. 2.5 yaş, şiddetin dozunu ayarlayamaz. Sınır ya vardır ya yoktur.
* **Misliyle karşılık vermek:** Çocuğun kafasında "Demek ki sinirlenince veya canım isteyince fiziksel güç kullanmak normalmiş, bak büyükler de yapıyor" algısı yaratır.

---

### Çözenler Nasıl Başarıyor? (Pratik ve Etkili Adımlar)

Bu yaş grubunda temel kural **az laf, net eylem**dir.

**1. Fiziksel Olarak Engellemek (İlk Saniye Müdahalesi)**
Çocuğun elini kaldırdığını veya çimdik atacağını anladığınız an (veya ilk vuruşunda), ellerini veya kollarını **nazik ama çok sıkı/kararlı bir şekilde** tutun. Vurmasına veya çimdiklemesine fiziksel olarak engel olun.

**2. Kısa, Net ve Duygusuz Bir Uyarı**
Göz teması kurun ve sesinizi yükseltmeden, gayet ciddi bir tonda sadece şunu söyleyin:

* *"Vurmak yok. Canım acıyor."*
Başka hiçbir açıklama yapmayın. Uzun uzun nasihat etmeyin.

**3. Doğal Sonuç Yaratmak (En Etkili Adım)**
Kucaktayken size zarar veriyorsa, onu **anında** kucağınızdan indirin.

* *"Bana vurduğun/canımı yaktığın için seni kucağımda tutamam."*
Çocuk burada çok net bir sebep-sonuç ilişkisi kurar: "Can yakarsam, kucak biter." Ağlayabilir, sinirlenebilir; bu tepkisine alan tanıyın ama kararınızdan dönüp onu hemen tekrar kucağınıza almayın.

**4. Eşya Fırlatma ve Koşma İçin: Alternatif Sunmak (Redirection)**
2.5 yaş çocuğu "yapma" kelimesini pek duymaz, sadece eyleme odaklanır. Enerjisini kanalize etmeniz gerekir.

* **Fırlatma:** Kumandayı veya bardağı fırlattığında elinden alın. *"Kumanda fırlatılmaz, kırılır. Eğer bir şey fırlatmak istiyorsan, al bu yumuşak topu fırlat."* Gerekirse o an atabileceği nesneler dışındaki şeyleri ortadan kaldırın.
* **Koşma/Zıplama:** Tehlikeli bir yerde koşuyorsa durdurun. *"Evin içinde yürüyoruz. Koşmak istiyorsan seni parka götürebilirim ya da koridorda koşabilirsin."*

**5. İstikrarlı Olmak**
Bu yöntemleri bir kere denediğinizde mucizevi bir şekilde vazgeçmeyecektir. Sınırlarınızı test etmek için aynı hareketleri defalarca yapacaktır. Annesi, siz veya evdeki diğer herkes **aynı kelimelerle, aynı netlikte ve aynı sakinlikte** tepki verirse (örneğin herkes kucağından anında indirirse), davranış birkaç hafta içinde sönümlenmeye başlar.

Bu tür fiziksel taşkınlıklar genelde uykusuzluk, açlık, aşırı uyarılma (çok fazla ekran/gürültü) veya ilgi ihtiyacı hissettiği spesifik anlarda mı ortaya çıkıyor, yoksa günün her saatinde tamamen rastgele mi gelişiyor?
-2
santimantal
(17.08.26)
geçici bir dönem.

bağırmayı çocuk anlamaz.

sabırla yapmamasını söylemeniz gerekli.

bazen çocuklar cezadan daha iyi anlayabiliyor, yaptığında en sevdiği oyuncaklara erişim vs. kısa süre kısıtlanabilir. uzun olunca oyuncağı bile unutur zira :)

önce uyarmak gerekli.

devam ettiğinde kucaktan indirmek, böyle yaparsan karşılığı oluru görmesi için faydalı olabilir.

azcık sabır geçiyor.

son not: bir de neden yaptığı da önemli. tüm gün anne - baba uzaktaysa özlediği için, böyle yaptığında ilgi (bağırma bile olsa) görüyorsa o nedenle de olabilir.
0
gurur
(17.08.26)
bizim çocukta da akşamları yatmaya yakın ısırma isteği geliyor, bunu içgüdüsel olarak yapıyor ne kadar ısırırsam babamın canı acımaz diye test ediyor.

eskiden koparacak kadar ısırıyordu, morartıyordu, biraz kızıp ağlatınca ısırmaların şiddeti ve sıklığı azaldı. şimdi akşamları oynarken tatlı tatlı ısırıyor bir şey demiyorum, abarttığı zaman tekrar kızıyorum bırakıyor.
0
duyuruuser
(17.08.26)
benim geçen hafta 2'sine basan yeğenim de, ilk kez doğum gününde suratımın ortasına deli kuvvetiyle yapıştırdı ve alınan bir oyuncağı kırana kadar yere çarptı. en son 10 gün önce gördüğümde böyle davranışları yoktu; şahsen şok oldum. terrible two dedikleri kadar var..
annesi tecrübeli bir anaokulu öğretmeni; bu tür hareketlere sert bir tonda, "hayır, yapamazsın" dememizi istedi. biz ilk kez görünce şaşkınlıka güldük falan ama bunu yapmamamız; bu tür davranışların ardından kesinlikle onaylayıcı bir tavır göstermememiz konusunda uyardı bizi.
0
lil siztah
(17.08.26)
bratbustersparenting ve dr. deborah tillman (purposed parenting) tavsiyemdir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.08.26)
Aynı yaşta çocuğum var, bağırıp kızmak kesinlikle çözüm değil. Anne doğru olanı yapıyor. Mimiksiz ciddi bir tonda vurmak yok demelisiniz. Bizimki de sık sık vuruyordu şimdilerde bıraktı, çook sinirlenirse ufak vuruyor ondan sonra da hemen gelip cici yapıyor :)
0
ekimoloji
(17.08.26)
O dönem göz dönemidir, sözden anlayamazlar bebeler. Ona vurduğu sıktığı anda üzülüp ağlayın. Gerekirse kucağınızdan indirin, ama bunu sevme hareketi yapmadığı zaman değil de sadece can acıttığı zaman yapın. Can yakarsam sevilmem kodu oluşsun ve yerleşsin. Canınızı yaktığı zaman acınızı gösterin ve eşinizle birbirinizi onun gözünün önünde yumuşak hareketlerle sevin. Sevgiyi ve mutlu etmeyi gösterin. Görmekten anlar çocuk, bunu hep göz önünde tutun.
0
yaren
(17.08.26)
yaren +1

20lerinin altındaki çocukların çoğuna lafla bir şey anlatamazsınız. hele o yaşlarda @yaren'in bahsettiği gibi göstermeniz lazım.
-1
klassno
(17.08.26)
Bişey buldum, az önce önüme düştü:

www.instagram.com
0
yaren
(21.08.26)
(7)

Arabam toz kaptı

benim bir gizli bildiğim var
Aşırı aşırı tozlu bi yola girdim. Yani öyle böyle değil çıktığımda sanki yarardağ patlamış da külleri üstüne dolmuş gibiydi.Sonrasında bundan olduğunu tahmin ettiğim bi ses gelmeye başladı arabadan. Hırıl hırıl hırıl diye sanki ketılda su kaynoyor. İlk çalıştığında araba beklerken yoğun geliyor. Yür
Aşırı aşırı tozlu bi yola girdim. Yani öyle böyle değil çıktığımda sanki yarardağ patlamış da külleri üstüne dolmuş gibiydi.
Sonrasında bundan olduğunu tahmin ettiğim bi ses gelmeye başladı arabadan. Hırıl hırıl hırıl diye sanki ketılda su kaynoyor. İlk çalıştığında araba beklerken yoğun geliyor. Yürüyünce ve hızlanınca biraz azalıyor ya da motor sesinin arkasında kalıyor emin değilim. Bi de klimayı açınca artıyor.
Yol geldim bi sorun olmadı arabada. Hararet filan da olmadı. Ama ses baya can sıkıcı bişey yanlış gidiyo sesi. Korka korka geldim.
Şimdi de kırsal biyerdeyim. Sanayi biraz uzak. Sonuçta götürücem de. Açıp da şöyle bi bakabileceğim bişey midir sizce?

Yol da tarla gibiydi başka bişey de olmuş olabilir. Sesin yeni başladığına eminim.
0
benim bir gizli bildiğim var
(17.08.26)
atma hakkımı, hava filtresinin tıkanmş olması yönünde kullanıyorum.
+2
lil siztah
(17.08.26)
imkanın varsa hava tutarak tozu temizleye çalış. su değdirme.
bazı sensörlere toz kaçmıştır.

sanayiye gidince önce hava filtresi ve polen filtresini değiştir ses kesilmezse detaya inersiniz.
0
duyuruuser
(17.08.26)
Araba bakımında özel kuru motor temizliği yapılır, hava polen filtresi değişimi de yapılır düzelir muhtemelen.
0
titanic kemancısı
(17.08.26)
Valla yolda bi de üstüne yağmur yağdı tam oldu. Gerçi ses artmadı azalmadı da yağmur yiyince.
0
🌸benim bir gizli bildiğim var
(17.08.26)
araçlar bunlara dayanıklı yapılıyor.

bikaç olasılık olabilir tabi.

fren balata disk vs. toz olmuştur. öter

hava filtresi toz olmuştur. değiştirmek iyi olabilir ucuz bişey zaten.

bu durumlarda motor sıcaklığını kontrol etmek kritik olan kısım.
0
gurur
(17.08.26)
Yol tozlu dediysen biraz da bozuktu herhalde. Yoğun titreşim, bazi vidalari gevşetir, ufak tefek plastik kopçaları da oynatır yerinden. Motorun titresimi ile hareket eden plastik parcalar olabilir, üst koruma kapağı, hava filtre kutusu vs bunlar motor titresiminden hareket alıp tir tır ses yapar, teker davlumbaz plastikeri de ayni sekilde. Tozlu yol, direkt motora ses yaptirmaz. Motor calisirken kaput altındaki plastik gövdeli yerleri elleyerek bakin, bastirin onlara, sesi yakalarsınız, olmazsa teker davlumbazlarina ya da al karter koruma parcalarina, plastik aparatlara bakın ya da baktırın. Bende hepsi tek tek oldu yıllardır, hatta fan motorunun ayaklarından biri yerinde çıkmıştı ses yapiyordu, fan acinca daha cok ses vardi, cirt keletceyle hallettim sonra orijinal hale getirdim, hep boyle seyler olur, korkacak bir sey yok
0
covered
(19.08.26)
Şimdi düşününce toz olayını abartmış olabilirim gurur doğru diyor araçlar bunlara dayanıklı yapılıyor.
Diğer şeylerden olma olasılığı daha yüksek. Hatta egzoz sesi gibi de gelmeye başladı bana. Ben bi egzozcuya gidiyim önce.
Filtreler filan zaten değişicekti onları da değiştirtirim.
Hadi inş.
0
🌸benim bir gizli bildiğim var
(15 saat)
(4)

Altın yükselir mi daha fazla? Yoksa satmak için en uygun zaman mı?

ulukayin
Bir miktar (15 gr) altın bozduracak arkadaş, sizce daha da dibe doğru gider mi yoksa birkaç hafta beklese daha da yükselir mi?
Bir miktar (15 gr) altın bozduracak arkadaş, sizce daha da dibe doğru gider mi yoksa birkaç hafta beklese daha da yükselir mi?
-1
ulukayin
(17.08.26)
bunu bilen zengin oluyor malumunuz. şu sıralar dipten azıcık yükseldi aslında.
gerekçesinin ne olduğu önemli. bunun ideali: ihtiyacı varsa satsın, yoksa tutsundur.
ytd.
+1
lil siztah
(17.08.26)
onsların gözü faizin gidişatında. geçen sefer enflasyon beklenti altı gelince faizin artmayacağı yönünde olumlu baktı piyasa. bazı şeyler netleşene dek iki ileri bir geri gider gibime geliyor. risk algısı herkeste farklı. 6600 lira altını görmediği sürece tutardım ama arkadaşın vadesi çok uzun değil gibi anlaşılan.
bu arada @lil siztah'ın dediği gibi bunları bilen parayı kırıyor zaten. örneğin trump ve oğulları bakkaliyesi.
+1
lazpalle
(17.08.26)
Tunç Şatıroğlu biraz daha yükseleceğini söylüyor. Ama eylülde düşebileceğini de ekliyor. www.youtube.com

Söyledikleri genelde çıkıyor takip ettiğim kadarıyla.
+1
santimantal
(17.08.26)
Ben olsam beklerdim
+1
cccbehzatccc
(17.08.26)
(6)

sim ya da e-sim gerek (almanya)

klassno
vodafone bizi patlattı, iki telefonda da çalışmıyor roaming. bankacılık uygulamalarına erişemiyorum, yarın bi sim ya da e-sim alsam bu sorunu çözerim dimi? çift sim kartın (aynı telefonda) birinden internet diğerinden numara kullanmak mümkün mü?
vodafone bizi patlattı, iki telefonda da çalışmıyor roaming. bankacılık uygulamalarına erişemiyorum, yarın bi sim ya da e-sim alsam bu sorunu çözerim dimi? çift sim kartın (aynı telefonda) birinden internet diğerinden numara kullanmak mümkün mü?
0
klassno
(16.08.26)
iPhone’da bu oluyor. MobiMatter’dan almıştım ben, Türkiye’de de çalışıyor, kalan paketimi burada kullanıyorum şu an.
0
orient blue
(16.08.26)
e-sim ve mobimatter +1
android'i bilmiyorum ama iphone'da oluyor. internete e-sim'den bağlanıp, banka sms'lerini de tr hattınızdan alabiliyorsunuz. uygulamanın yönlendirmeleriyle bunu çok basit bir şekilde ayarlayabiliyorsunuz.
0
lil siztah
(16.08.26)
işte benim eşekliğim. android (her ikisi de samsung) kullanıyorum. sim veya e-sim olurda a32 telefona takılacak
0
🌸klassno
(16.08.26)
o modellerde esim yok. Almanya'da marketlerde turist simi gibi simler satılıyor mu bir bak, varsa direkt alıp takarsın işini görür. İngiltere'de onlar boş oluyor yine internetten paket satın almak gerekiyor, ama sanırım bazı yerlerde taktığın gibi 10gb 20gb olan şeyler de vardı.

androidde "şu simden internet kullan" seçeneği var, ama telefonu neden istiyorsun sms gelsin diye mi, eğer öyleyse o da oluyor evet Türk hattın hala çalışabilir. (eğer telefon çift simse. Sanırım o modellerde sd kartı çıkarıp oraya sim takılıyordu öyle çift oluyordu)
0
nhk ni youkosu
(16.08.26)
@nhk ni youkosu +1
marketlerde 5gb, 10gb, 20gb sınırsız data vs. gibi hazır tek kullanımlık paketli hatlar var. ya da sadece bir sim kart ve kontör alıp internet sitesinden bulduğunuz bir ön ödemeli tarifeyi de kullanabilirsiniz. ancak yanılmıyorsam ilgili hatları kimlik bilgilerinizle operatörün internet sitesinden aktifleştirmeniz gerekiyordu.

ayarlar menüsünden bağlantılar menüsünü ve sim yönetimini açın. burada arama/mesaj ve data tercihlerinizi yönetebilirsiniz. 2.sim'i taktıktan sonra seçenekler aktif olur. kimi zaman yeni sim ayarlarını telefon göremiyor, o yüzden yeni sim taktıktan sonra telefonu yeniden başlatırsanız iyi olur.
0
tnz
(17.08.26)
bugün paşaport kayıtlı ön ödemeli fiziksel sim aldım. yüce rabbim vodafone'un her yetkilisinin gani gani ...

Gerçi 1 aylık aldığım paket 1 hafta roaminge ödediğimden ucuza geldi tabi. iner inmez yapmayan aklıma da ayrı sövdüm. hepinize teşekkürler ederim.

a32'de ikinci simi takınca arama, sms ve interneti ayrı ayrı seçtiriyor hangi simden olsun diye. seçtim ve düzeldi her şey.
0
🌸klassno
(17.08.26)
(9)

Turistik Yerler...

KafayıYedimAbi
Bilmem gorusume katilir misiniz ama son yillarda populer yerleri gezmek cok rahatsiz edici bir deneyime donustu. Son birkac yilda farkli ulkelerde major turist attraksiyonlarinin hangisine gittiysem asiri kalabalikti. Bunlarin icinde unlu muzeler, su parklari, tarihi yerler, gokdelenler, akvaryumlar
Bilmem gorusume katilir misiniz ama son yillarda populer yerleri gezmek cok rahatsiz edici bir deneyime donustu.

Son birkac yilda farkli ulkelerde major turist attraksiyonlarinin hangisine gittiysem asiri kalabalikti. Bunlarin icinde unlu muzeler, su parklari, tarihi yerler, gokdelenler, akvaryumlar, yer alti sehirleri vs. var...

Bu kalabaliktan dolayi otel fiyatlari cok yuksekti. sadece uyumak icin kullanip cok yuksek odeme yaptigim cok siradan odalar oldu.

50 yasindaki adam neden akvaryumdaki her balikla selfie cekmek zorunda anlamiyorum. Ya da cocuklar icin tasarlanmis muzeye 5 otobus dolusu 60 yas uzeri, alti bezli Amerikan turist getirilmesi cok sacma. Bakin teyze taa Cinden gelmis turist olarak, hediyelik esya dukkaninda tamami Cin mali urunlerle dolu sus esyalarini inceliyor... Cok trajikomik bir durum gercekten.

Ben kendim de turistik bir adada yasiyorum. Yazlari trafik, restoranlar her kose tamamen kabus gibi. Bir dolu ulkeye seyahat ettim. Artik arka bahcemin cogu yerden daha iyi oldugunu dusunmeye basladim...

Siz ne diyorsunuz bu ise? Bu turizm nereye gitmektedir?
0
KafayıYedimAbi
(16.08.26)
Dunya genelinde su anda en buyuk gider kalemi barinma. Ancak kendi evine sahip, konut kredisi ya da kira odemeyen kesimin refah seviyesi artti, bunun neticesinde de turistik aktiveler ve dolayisiyla otel/ucak fiyatlari yukseldi.
+3
sertac akin
(16.08.26)
Dünyadaki bütün problemleri nüfus artışına bağlayabilirsiniz. Bu da öyle. Kısıtlı arz, artan talep -> enflasyon/düşük kalite. Her şey daha da kötü olacak ortalama insan için.
+2
orient blue
(16.08.26)
Konaklama çok pahalandı. Pandemi öncesi belli başlı şehirler zaten pahalı ama pandemi sonrası aşırı pahalandı. Ayrıca talep fazla olunca tabii, arz yetmiyor.

Major turist attraksiyon, kabalık olması bir nebze anlarım. Genel olarak insanların gidebileceği yerler belli.

Benim karşı çıktığım; birileri gitti diye, diğerlerinin de gitmesi. Bazı tatil/kültür yerleri, beyaz yakalı için şart haline geldi. Beyaz Yakalı anayasanın 5. maddesi gibi. Gitmek zorundasın.
+2
put it in your appropriate place
(16.08.26)
Önceden lüks esya, marka bir nesneye sahip olmakti.
Su anki lüks gezmek.

Trend gibi bir sey. Bu da gecer :)
+1
Purple life
(16.08.26)
e işte siz de o kalabalığın bir parçasısınız. deneyimi sizinle aynı kriterlerde yaşamamaları işin farklı bir boyutu ve -sizin özgürlüğünüzü kısıtlamadıkça- kendilerini ilgilendirir açıkçası.

ben, belli kuralları olan kültür etkinliklerindeki vasıfsız kalabalıktan şikayetçiyim mesela. şahıs opera'nın o'sunu veya adabını bilmiyor ama insta'da paylaşımını yapıp, yanındakiyle fısıldaşmak için geliyor.. geçen sinemada konuşanı uyardım; "burası tiyatro mu?!" diye bir tepki aldım. ruhum dinlensin, havam değişsin diye gittiğim etkinliklerde sinir küpü ola ola, çareyi gitmemekte buldum şahsen.
trend yerlerden ve etkinliklerden uzak duracaksınız, başka yolu yok ne yazık ki.
+3
lil siztah
(16.08.26)
Yani turizmde üst yaş sınırı kaç olmalı tam olarak?
+3
Mirket
(16.08.26)
tektipleşme iğrenç.
+1
anon1m
(16.08.26)
Çünkü sosyal medya. İnsanlar artık (çoğunlukla) gezmek, keşfetmek kültür edinmek için değil de sosyal medyada gördükleri yerleri mutlaka gitmeliymiş kafasıyla hareket ediyorlar. Bununla beraber herkes tek tipleşmiş bir şekilde robot gibi onlara dayatılanları uyguluyorlar. Sosyal medyayı silelim dünyadan, bugün yurtdışına gidenlerin %80'i bu kadar yolu bir müze görmek için yapamam der ve evinde oturur. Kimse bunun ne kadar zararlı olduğundan bahsetmiyor fakat herkes bir fabrikadan çıkmış gibi hayat sürüyor. Çok üzücü.
+3
ulukayin
(17.08.26)
Overtourism bir çok popüler yer için ciddi sorun olmaya başladı ama gezmek isteyen insana "Sen oraya gitme, orası sana göre değil" demek saçma bence. Canı isteyen yaşından, kültüründen bağımsız her yere, herhangi bir sebeple gidebilir bence. Sonuçta "Ooo sen sanat tarihinden anlayan bir insansın, Venedik'i gezip görmek hakkındır tabi ama o gitmesin çünkü o ne anlar" gibi absürt bir yere gider konu.

Turizmin popülerleşmesi de normal: Ulaşım ağı gelişti, uçak bileti fiyatları eskiye oranla ucuz, sosyal medya vb. derken dünya çok daha entegre, insanların biriktirecek kadar paraları yok o yüzden gelirlerinin daha büyük bir kısmı tüketime gidiyor. Tüketim konusunda da özellikle orta gelirli insanlar deneyimler üzerinden sinyalleme yapmaya yönlendirildiler; eskiden markalı giyim kuşam, araba ya da mücevherat üzerinden yapılan sosyal sinyaller şimdi deneyimler üzerinden yapılıyor.
+2
salihdt
(17.08.26)
(3)

Capri vs Amalfi

asteriks
Napoli'den geçeceğiz. Ayırabileceğimiz bir gün var. Napoli - Amalfi git gel toplam 4 saat gösteriyor. Positano- Amalfi arası da 20 dakika civarıymış sanırım. Bir günde bu kadar yol çekmeye değer mi bilemedik. Napoli - Capri gidiş dönüş 2 saat. Denize girmeyi düşünmüyoruz. Buraları görmüş olanlar ne
Napoli'den geçeceğiz. Ayırabileceğimiz bir gün var. Napoli - Amalfi git gel toplam 4 saat gösteriyor. Positano- Amalfi arası da 20 dakika civarıymış sanırım. Bir günde bu kadar yol çekmeye değer mi bilemedik. Napoli - Capri gidiş dönüş 2 saat. Denize girmeyi düşünmüyoruz. Buraları görmüş olanlar ne önerir?
0
asteriks
(15.08.26)
on gün önce napoli-pompeii-amalfi ve amalfi-napoli yaptım. amalfi'de üç gün kalıp, iki gün denize girdim. gidişi salerno'ya tren; salerno'dan amalfi'ye feribotla yaptım (napoli'ye dönüş de tersi). tren çok rahat. feribot yolculuğu teoride harika; çünkü tüm kıyı yerleşimlerini izleyerek gidiyorsunuz. ancak sıcak hava bu keyfi yarı yarıya azaltıyor. feribottaki esintili hava bile durumu kurtarmıyor yani. sabah çok erken veya gün batımı saatlerini tercih etmenizi öneririm. ben travelmar kullandım; konforluydu. feribota alternatif otobüs de var ama bu sezonda hiç önerilmiyor.

ben napoli'ye bir etkinlik için gitmişken, denize girilecek güzel bi yer diye aklımda yer ettiğinden, hiç araştırmadan gittim amalfi'ye. amalfi'de denize girmeyecekseniz, çarşısını dolaşmanız -dükkanlarda da biraz takıldığınızı düşünürsek (ketenler ve deriler kaliteli ve ucuz)- bir saat alır. bu bölgedeki yerleşimlerin tek olayı, sarp kayaların böğrüne sokulmuş, uçsuz bucaksız merdivenli yapılardan oluşmaları. ancak binalar bakımsız olduğu için, feribot yaklaşırkenki bütüncül romantik görünüm dışında, yakından bir olayları yok. son derece keskin, zehir gibi bir rutubet kokusu hiç peşinizi bırakmıyor. "bu insanlar buralarda nasıl yaşıyor" diye diye dolaştım açıkçası. deniz ya da plajların ise, antalya'daki herhangi bir plajdan eksiği var, fazlası yok. hal böyle olunca, o sıcakta capri'ye geçesim hiç gelmedi; zira büyük olasılıkla aynısının lacivertiydi.

sonuç olarak bunları önceden bilseydim, amalfi'ye hiç gitmeyip, pompeii'de tam bi hafta geçirmeyi tercih ederdim (antik kent dolayısıyla). napoli'de iki gün kaldım; o da yetmedi. ikisine de tekrar giderim ama tatil beldelerine, hele de bu mevsimde, hiç sanmıyorum.
+1
lil siztah
(15.08.26)
keyif yapmayı seviyorsanız capri güzel. ben capri’yi seviyorum, amalfi gibi uzaktan pittoresk değil ama dramatik bir topografyası var. denizi de çok derin bir mavi, benim hoşuma gitmişti. sadece çarşısını gezecekseniz beğenmezsiniz, bilmiyorum ama güzel bir restoranda yemek, başka bir yerde içki içmek için keyifli. bir de capri’ye gitmişken botla mavi grotto’ya da girebilirsiniz. böylece bot turu gibi de olur. kısaca biraz beklentinize bağlı. insanlar capri çok turistik ve kalabalık diye artık ischia’ya gidiyorlar mesela. ona da bakabilirsiniz. keyif için gidecekseniz gidin.
+1
eileengray
(15.08.26)
Ben de haziranda napoliye gittim bayildimmm. Amalfiye otobüsle sırf görmüş olmak için gittim. Fakirlikten Amalfi de kalamadık onun yerine procida diye bi adada kaldık ve bayikdikk. Tabi böyle şeyler çok göreceli lüks istemiyorsanız eski ege kasabalari gibi bi yer ariyorsaniz sessiz sakin pek turist de olmayan İtalyanların takildigi bu ada
0
euteamo
(16.08.26)
(10)

bavul hangi marka önerilir? (anket de var)

klassno
çok seyahat etmesem de, bir yerlere gittiğimde yolculuk genelde sert geçiyor niyeyse; dayanıklı olması iyi olur. türkiye ya da almanya'dan alabilirim. tercihim 3 ya da 4 parçalı set olarak almak, sert ya da yumuşak fark etmez.
çok seyahat etmesem de, bir yerlere gittiğimde yolculuk genelde sert geçiyor niyeyse; dayanıklı olması iyi olur. türkiye ya da almanya'dan alabilirim. tercihim 3 ya da 4 parçalı set olarak almak, sert ya da yumuşak fark etmez.
📊 seçenek eklemeli
amazon basics %0 (0)
samsonite %77.8 (7)
american tourister %0 (0)
muji %11.1 (1)
abidas %11.1 (1)
0
klassno
(14.08.26)
digerlerine gore biraz tuzlu ama muji. american tourister kullanmadim ama samsonite bir bavulum ikinci seyahatimde yamuldu. amazon basics de güven vermiyor.

muji hem saglamlik acisindan hem de kullanim rahatligi acisindan (tekerleri kaymak gibi kayiyor) baya iyi.
0
king lizard
(14.08.26)
Türkiyeden alabilirim diyorsan ve Eminönü Mercan tarafına gidebilirsen kesinlikle şurayı öneririm: share.google

kendi üretimleri, zaten birçok yere üretim yapıyorlar ve biz 4-5 yıl önce Boyner'de atıyorum büyük boy 3000 lira ise buradan 3lü set + 1 büyük valizi 3200 liraya almıştık. Yıllardır İngiltere-Türkiye arası gidip geliyoruz bişey olmadı çok memnunuz. (polipropilen midir nedir kırılmayan dediklerinden almıştık)

Bu tür şeylerde yerli üretimi destekliyorum ben, hem bişey olursa yedek parça bulmak da kolay olur sanırım.
+5
nhk ni youkosu
(15.08.26)
Yerli üretim +1
Cok seyahat eden birisi değilim o yüzden değerlendirmem ne kadar doğru bilmiyorum ama ççs (cavusoglu çanta sanayi) ürünlerine bir bakın derim. Düzgün bir markadır. Yerli üretimin bir avantajı da yedek parça tsbi ki.
+2
kisa
(15.08.26)
bizim ulkede kargadan baska kus bilinmedigi icin tahminim ankette ezici samsonite birinciligi cikar. benim samsonite'lar pek dayanikli cikmadi hemen kirildi gitti o yuzden ben dandik bavul alip 2-3 senede bir yenileme taraftariyim.

yerinde olsam cok buyuk bir bavul almam, max orta boy alirim. yoksa kilo limitini asarsin, bela olur. ucak ici icin mutlaka olculere dikkat et, artik surekli kontrol ediyorlar.

bir de mutlaka 4 tekerli, dik olarak yurutebilecegim bir bavul alirim.
marka bence cok onemli degil.
+3
cooperr
(15.08.26)
herkese teşekkürler, mercana bi gideyim. ççs eskiden vardı ben de 4 5 yıl her ay kullanmıştım, uzun zamandır markayı da ortalarda görmüyorum aklımdan çıkmış.
0
🌸klassno
(15.08.26)
primark'tan it marka set alıyorsunuz; bavul işini uzun yıllar unutuyorsunuz.
hafif paket yolculuk yapanlar için en önemli avantajı, dünyanın en hafif bavulu olması. gayet de sağlam.
0
lil siztah
(15.08.26)
Almanya’ya gittiğinde tkmax’e bak. Amerikan turisterim var. 5 yıldır bişey olmadı. Ama bir daha gittiğimde yine alayım dedim bulamadım başka marka aldım o da iyi.
+1
Ley
(15.08.26)
Albatros diye yerli bir marka var. Hem kaliteli hem de tasarımlarını beğeniyorum.
0
yadigar
(16.08.26)
samsonite'in birinci cikmasi asiri komik. samsonite gibi markalarda öncelik asiri seyahat eden kisiler icin bavulun kendi agirligini minimize etmektir. hafif bavul ve maksimum dayaniklilik beklenir ama bu maksimum dayaniklilik hafif bavul klasmanindaki maksimum dayanikliliktir. yoksa agirligi ön plana koymayan bircok marka var, samsonite'tan daha dayanikli.

asiri seyahat etmeyen, yer kaygisindan ziyade saglamligi ön planda tutan ve seyahatlerini "sert geciyor" diye tanimlayan biri icin eastpak, titan gibi bavullar iyi olur. samsonite degil. (bir samsonite ve pierre cardin kullanicisi)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.08.26)
20 seneye yakındır kullandığım (bunun 10 senesi hayli yoğun kullanıldı) roncato bavulum var. içi dışı sert malzeme kumaş vs yok, temizlemesi silemsi kolay. 2 teker her zeminde rahat devrilmeden sürüklenebilen bir bavul. pek bilerek almamıştım, indirimde diye almıştım ama iyi ki de almışım.
0
nwnd
(19.08.26)
(14)

Gelecek 3 ay yada 6 ay icinde dort gozle beklediginiz, sizi acaip derecede heyacanladiran olaylar var mi?

eddiee
Ornek vereyim, ben gta6 yi bekliyorum sabirla heyecanla ve sevincle kadim ayinda cikmasini. PS5 im hazir dort gozle bekliyorum. Tek istedigim biran once oynamak. Var mi sizin de boyle heyecanla beklediginiz seyler?
Ornek vereyim, ben gta6 yi bekliyorum sabirla heyecanla ve sevincle kadim ayinda cikmasini. PS5 im hazir dort gozle bekliyorum. Tek istedigim biran once oynamak. Var mi sizin de boyle heyecanla beklediginiz seyler?
0
eddiee
(14.08.26)
Bebek bekliyorum
GTA 6 benim de

Şu anda başka bir şey gelmedi aklıma
0
Hallegadola
(14.08.26)
Ben de bebek bekliyorum + GTA 6 ön siparişimi de verdim ama bebekten sonra oynayabilecek miyim bilmiyorum safdsadfd

Galatasaray'ın şampiyonlar ligi maçları var bir de en az 4 maç statta izleyeceğim ama bu sene işimiz zor gibi. Bir de kulüp üyeliği sürecim var onda da heyecanla sonucu bekleyeceğim.
0
elektr10
(14.08.26)
bebek bekleyenleri yerim^^ arada ayak fotosu atmanız şartıyla, hayırlı uğurlu doğumlar diliyorum:)
kış aylarında akademik işler dışında bişey yok. genelde bir konser, seyahat falan olurdu ama para-pul ve vakit sıkıntısı ve ilgi çekici bi etkinliğe denk gelmemiş olmam dolayısıya şimdilik bişey ayarlamadım.
uzun zaman sonra işe geri dönücem ama onu dört gözle beklemediğimi belirtmeme gerek yok sanırım :D
+2
lil siztah
(14.08.26)
var da buraya yazılmaz. malum bir kişinin gitmesi bizi çok mutlu eder.
+3
mikahakkinen
(14.08.26)
evin bi odasını stüdyo yapıyorum. yaklaşık şubattan beri uğraşıyorum. tek başıma çok zor oluyor. bir tek zemin kaldı. onu da yapınca içerden dışarı ses çıkmayacak ve en önemlisi dışardan içeri ses gelmeyecek kayıt almaya başlayacağım. bir sürü bestem var onları kaydedip piyasaya süreceğim. bu stüdyo olayı beni çok ileriye götürecek. heyecanlıyım.
+1
omer460
(14.08.26)
Önümüzdeki 1-2 ay içinde netleşmesini beklediğim, baya iyi bir iş fırsatı var elimde.
diğer yanda GTA IV'yı bekliyorum ben de.
Havaların soğumasını bekliyorum, yaz sıcakları kabak tadı verdi. Zaten kış insanıyım.
Ekimde Below adlı bir dizi gelecekmiş konusu ilgimi çekti baya, onu bekliyorum iyi bir yapım da çıkarsa değme keyfime.
0
oldtimer
(14.08.26)
Bahar ayında ya kadrolu olacağım ya da mahkememden dolayı sonuç hüsran olacak. Ben de merakla beklemedeyim.
0
egerbiryolcu
(14.08.26)
ben tomb raider ı bekliyorum. son bir oyunu iyice cs gibi olmuştu. tomblar bile dlc olarak satılıyordu. sıradaki çıkacak oyun eskisi gibi o yüzden bir an evvel gelsin pls tşk :P
0
neira
(14.08.26)
bebek bekliyorum <3 insanin en cok duaya ihtiyaci oldugu dönem. insallah her sey yolunda gider.

succession'daki kendall karakterini oynayan jeremy strong'un simdi mark zuckerberg'i oynayacak. onu sinemada izlerim. beklemedeyim.

araba alacagiz. tatil dönüsü kismetse kücük bir suv alacagiz. ben kücük arabaciydim ama suv asiri rahat bir seymis. bebek arabasi koymak icin de ideal.
0
Purple life
(14.08.26)
Benim yok. Biraz moral bozucu, ama beklentiyle yaşamak bana iyi hissettirmiyor zaten.
+1
auroraaurora
(14.08.26)
Fenerbahçe'nin şampiyonlar ligi'ne girmesini bekliyorum
Bir de Bodrum'daki kalabalığın gitmesini bekliyorum
+1
etna
(14.08.26)
Oturum yenilemesini bekliyorum, şu anda süreç devam ediyor. Bunu atlatsam mis gibi olur ama dur bakalım.

Sonrasında annemi görmek istiyorum Türkiye'de. Onu da çok özledim. Annemi gene görmeye gidebilirim ama oturum işi olsa uça uça giderim anneciğimi görmeye...

Devamı da ara verdiğim işime geri dönmek. Onun acelesi yok pek. Biraz daha uzağa bakarsak da 3 sene içerisinde iyi kötü finansal özgürlüğümü elime alıp işten güçten elimi ayağımı çekmek. Kısmet diyelim.
+1
burka
(14.08.26)
cocugu krese vermeyi bekliyoruz dört gözle.
+1
sir gawain
(14.08.26)
American horror story 13. Sezonun tanıtımını izledim, tüm sezonlardaki en iyi oyuncuların hepsi geri dönüyor, şampiyonlar ligi gibi cast.. Onu bekliyorum dört gözle, 13 sayısının hakkını verecekler gibi duruyor.

Bir de 12 Eylül'ü bekliyorum, uzun zamandır heves ettiğim ama cesaret edemediğim bir şeydi <3 gözümü kararttım bu sefer heyecanla bekliyorum
0
kullanicadi
(15.08.26)
(3)

Apartmanın pis su gider borusunun banyomdan geçen kısmının etrafındaki fayans ve betonları kırdırıp izolasyon yaptırsam, bu çok riskli mi olur?

gijilti
Katlardan düşen su bazı dirseklere çarpıyor ve korkunç bir ses çıkıyor. Sonra da şırıltı sesi geliyor. Ayrıca üst katın sifonunun sesi o borunun hava boşluğundan kolayca geçip yüksek bir şekilde geliyor.İzolayon ne kadar işe yarar bilmiyorum. Ama birtakım başka yalıtımlarla, mesela banyo tavanına ya
Katlardan düşen su bazı dirseklere çarpıyor ve korkunç bir ses çıkıyor. Sonra da şırıltı sesi geliyor. Ayrıca üst katın sifonunun sesi o borunun hava boşluğundan kolayca geçip yüksek bir şekilde geliyor.

İzolayon ne kadar işe yarar bilmiyorum. Ama birtakım başka yalıtımlarla, mesela banyo tavanına yapılacak yalıtım ile, en azından belli seviyede sesler azaltılabilir.

Acaba gider ana borusunun etrafını açıp yalıtım yaptırmak boruya zarar verir mi?
0
gijilti
(13.08.26)
Vermez ama sizin isteğinizi ne derece karşılar muamma.arada 1 m yer izolasyonlu diye ne kadar işe yarayabilir? Üstüne kır yap fayans malzeme derken kaç bin TL gidecek o da meçhul. "Güvenilir" bir usta bulup gösterilse en iyisi,olmayacak işe ben yaparsam olur demeyecek biri
0
denizciman
(13.08.26)
Vermez
0
kisa
(13.08.26)
bizde -ev çok eski- dirsek direkt tavandaydı. ses dışında, korkunç bir görüntü de vardı. asma tavan yaptırdık, görüntüyü kurtardık; ses bizi rahatsız etmediği için ona eğilmedik.
sizinki duvar olunca, kırdırma yerine -alan varsa- belki izolasyonlu alçıpan duvar ekletebilirsiniz bir kat.
0
lil siztah
(14.08.26)
(14)

Tüplü Dalış

faberkastelli
Hiç tecrübesi olmayanlar için 4-5 metreye kadar dalış yaptıran yerler var. Denizde yüzerken şnorkelle balıkları izlemeyi falan çok seviyorum, o yüzden de denemek istiyorum. Aranızda amatör bu şekilde dalış yapan oldu mu? Tehlikesi var mı? Bir de Antalya'da tavsiye edebileceğiniz yer var mı bunu dene
Hiç tecrübesi olmayanlar için 4-5 metreye kadar dalış yaptıran yerler var. Denizde yüzerken şnorkelle balıkları izlemeyi falan çok seviyorum, o yüzden de denemek istiyorum. Aranızda amatör bu şekilde dalış yapan oldu mu? Tehlikesi var mı? Bir de Antalya'da tavsiye edebileceğiniz yer var mı bunu deneyimleyebileceğim?
0
faberkastelli
(12.08.26)
bireysellere değil de dalış okullarına gidin köklü
discovery dalış diye geçiyor 15 dakika 4-5 metrede geziniyor. bence bunun yerine direkt 1 yıldız bröve almaya çalışın 18 metreye kadar dalabiliyorsunuz keyfi o zaman başlıyor.
0
croswell
(12.08.26)
Bu konuda benim de merakım var ama maliyet konuları canımı sıkıyor. Birkaç 10000 tl den başlıyor galiba yapay zekadan aldığım cevaba göre.
0
denizciman
(12.08.26)
tehlikesi yok gayet rahat olabilirsin. 5 metre hiçbir şey zaten. 3-4 kere daldım iyiydi gayet. tek sıkıntı basıncı düzgün ayarlayamazsan kulakların ağrıyabilir.
0
jelly bear
(12.08.26)
4-5bindir fiyatı 10bin değil, tehlikesi yok, antalyanın neresinde olduğunuza göre öneriler değişir
+1
jülsezar
(12.08.26)
tehlikesi şöyle yok; dalış öncesi gerekli eğitim ve tanıtım yapılıyor. dalış sırasında kontrol tamamen hoca'da oluyor ve sizi sırtınızdaki tüpten tutuyor. haa oldu ki, panik vs bir sıkıntı hissederseniz, bir palet vurduğunuzda yüzeydesiniz zaten. o derinlikte deko (yüzeye çıkmadan önce bekleme zorunluluğu) falan olmadığı için, buna bir engel de yok. 4-5 m derinlikte hoca sizi gezdirip, balıklara falan baktıracak; isterseniz hatıra fotosu çekecek. olayı bu.
dalışa merakınız varsa bunu bir yapın, sonra sertifika alıp almak istemediğinize karar verirsiniz. tek sıkıntılı yanı, dalış çok keyifli ve fakat ne yazık ki pahalı bir hobi ve insan sürekli fazlasını istiyor :/

antalya'nın herhangi bir beldesindeki turistik limandaki teknelerden birine sabah erken gidip direkt olaya girebilirsiniz. siz deneme dalışına katılacaksınız; aynı teknede yıldızlı dalıcılar da olacağı ve onlar öö ve ös iki dalış yapacağı için, günün kalanında çok güzel koylarda denize girip teknede vakit geçirme imkanınız da olacak. yani tatilinizin bi günü bu aktiviteyle son derece keyifli geçebilir. tekneler çoğunlukla basit öğle yemeği de veriyor; içecekleri satıyorlar. daha fazla bilgi isterseniz, önceki akşamki liman geziniz sırasında, teknelerin önüne kurulan standlardan bilgi alabilirsiniz. standartlar ve fiyatlar aşağı yukarı aynıdır ve bunu korumayanı camia içinde barındırmıyor zaten.
keyifli dalışlar.
+4
lil siztah
(12.08.26)
kısa bilgiler,
tehlikesi yok (yani yolda yürümek kadar tehlikeli ancak)
yine de şunu söylemek isterim, ilk kez tüplü dalış yapacak birisi için beklediğiniz dünyaya giremeyeceksiniz.
bir kere şöyle yarım saat sessiz huzurlu şekilde dipte durur balıkları izleyeyim hali olmayacak. normal maskeyle dalışta nefesi tutuyorsun ama tüplü dalışta sıklıkla nefes alıyorsun ve bu yüzden çok gürültülü. sürekli bılıbılı bılıbılı diye baloncuk sesi olacak. ha sakin kontrollü biriysen bunu azaltabilirsin.
yapamamaniçin söylemiyorum sadece bilgi olsun diye yazdım. bence dene, çok keyifli bir şey.
0
kisa
(12.08.26)
ilker ayrık kanalında son videolarında var kendisi yapıyor vlog olarak çekmiş altında da yaptığı yerin linki var izleyip kendinizde görürsünüz süreci.
0
eja
(12.08.26)
4-5 metreye tehlikesi yok diyenler yanlis soyluyor. Dalis her zaman basinc tehlikesi barindirir. Tehlike yok diyenler basiniza bir saglik problemi gelirse o sende zaten varmis diyeceklerdir, bilgin olsun.
-2
osssy
(12.08.26)
tehlike yok , tehlike var diyenler yanlış söylüyor.

o bahsedilen durum kulak eşitleme vs, zaten seni şaşks diye 5 metreye indirmiyorlar 20 cm altta bile kulaklarını eşitledin mi sorun var mı diyorlar.
0
jülsezar
(12.08.26)
@ossy, boş konuşma lütfen.
dalışta derinlere inildikçe, artan basınçla, solunan azotun fazlası kanda çözünür. ani çıkışta basınç hızla düştüğü için, bu gaz kabarcığa dönüşüp dolaşımda sorun yaratabilir. bu sebeple, çıkarken belli derinliklerde belli sürelerde bekleme duraklamaları yapılması gerekir. son bekleme durağı da 5 metrededir mesela. 5 metrede 15 dk gezinen adam, nerede neyin basınç tehlikesini yaşayacak? sanki bana günde 5 tane teknik dalış yapıyor..

normal eğlence yüzüşü sırasında, nefesini tutarak insan boyunda dalıp-çıkanlar bile, inerken kulak eşitleme yapmazsa ve hızlı çıkışta nefesini tutarsa, rahatsızlık yaşayacağını bilir mesela. bunlar da tehlike değil, anlık ve ufak rahatsızlıklardır sadece.
kısacası boş korkular salmanın manası yok.
+2
lil siztah
(12.08.26)
10m derinlikte basınç iki katına çıkacak. orta kulaktaki havanın hacmi yarıya inecek ve kulak zarı içe doğru vakumlanacak (pv=nrt) sizin de orta kulağa hava verip orta kulaktaki basıncı arttırmanız gerekecek.

bu kadar teknik göründüğüne bakmayın. uçağa bindiğinizde, dağa çıktığınızda, dağdan indiğinizde kulaklarınızda oluşabilen problemin aynısı aslında.

dalış öncesinde hoca size 1-2 teknik anlatacak. aşağı inerken yavaş yavaş inip, bu teknikleri uygulayıp kulaklarınızı eşitlediğinize emin olursanız ve genel olarak da panik yapmazsanız hiç bir problem olmaz.
0
co2s2
(12.08.26)
@lil, terbiyesizlik yapma.
Daha once bahsetmedin, simdi ufak rahatsizlik demeye basladin. Ufak rahatsizlik diye kucuk gordugun sey baska biri icin buyuk rahatsizlik seklinde tezahur edebilir.
-1
osssy
(13.08.26)
terbiyesiz bir durum yok ortada; bilmeden konuşup gereksiz korku salıyorsan, bunun türkçe'deki karşılığı boş boş konuşmadır: içi boş, bilgi içermeyen, amaca hizmet etmeyen vd.
dalıştan önce dikkat etmesi gerekenleri hoca anlatacak ve bu rahatsızlıkları yaşamayacak işte, bahsetmediğim nedir? boş yapmaya devam ediyorsun ne yazık ki..
0
lil siztah
(13.08.26)
Bir sey olmaz dedikten sonra bir sey oldugunda yaninda olacak misin arkadasin? Sen oyle dedin ben farkli soyledim. Konuyu bile anlamadan hakaret ediyorsun. Arkadasin kulak gecmisini biliyor musun? Tibbi tavsiye verebilecek kalibrede misin? Arkadasin mustakbel dalis hocasina kefil misin? Bakin iste bu cahillik.
0
osssy
(13.08.26)
(3)

GiyimKent'e reseller olarak gidilir mi?

teletabi
Selamlar. Farklı bir şehirden (Edirne) fiziki dükkanımda ve internette pazarylerinde vb. satmak için toplu tekstil ürünü alma girişimim var. Bunlardan trakyadaki Çorlu-Lüleburgaz gibi çeşitli yerlerden ürün aldım/alıyorum. Ancak çerçeveyi genişletmek istiyorum. Bu yüzden araştırma yaparken İstanbul
Selamlar. Farklı bir şehirden (Edirne) fiziki dükkanımda ve internette pazarylerinde vb. satmak için toplu tekstil ürünü alma girişimim var. Bunlardan trakyadaki Çorlu-Lüleburgaz gibi çeşitli yerlerden ürün aldım/alıyorum. Ancak çerçeveyi genişletmek istiyorum. Bu yüzden araştırma yaparken İstanbul giyimkenti gördüm.

Sorularıma gelince;
Giyimkent son kullanıcı için olan bir alışveriş alanı mıdır? Yoksa benim gibi reseller mantığında toplu ürün alanlar için mi daha uygundur. Fiyatlar ve hedef kitlesi nedir? Tecrübe ve bilgi sahibi suserlardan yorum görüş ve öneriler alabilirim. Giyimkent dışında benim gibi satıcılara hitap eden toplu alım satım için önerebileceğiniz farklı yerler varsa o da çok makbule geçer.
0
teletabi
(11.08.26)
istanbul'da bu işi yapanlar mahmutpaşa'dan ürün alır. eskiden bir de laleli vardı vardı ama son durumunu bilmiyorum.
0
lil siztah
(11.08.26)
10 sene öncesinden bilgi vereyim. Güncel bilgi gelmezse söylediklerim işine yarayabilir. Evet, giyimkent söylediğin gibi. Ayrıca üreticiye hitap eden mağazalar da bulunduğu için üreticiler hakkında bilgi de alabilecek çevre edinirsin. Ayrıca, Orayla yetinmeyip, Zeytinburnu, Tahtakale, Merter, Güneşli ve Laleli'yi de gezmende fayda var.
0
Mirket
(11.08.26)
Aradığın yer giyimkent değil.merter ve güngören.
+1
duptıs
(12.08.26)
(4)

Dask ve konut sigortası

sanguine
Yakın zamanda dask ve konut sigortası yaptıran, yenileyen var mıGeçen sene1.200 TL - Dask5.500 TL - konut sigortası Yaptırdigim ev için bu sene1.700 TL - dask 11.000 TL - konut sigortası Teklif ediyorlar, hadi dask neyse ama konut sigortası çok fahiş artmamis mi?
Yakın zamanda dask ve konut sigortası yaptıran, yenileyen var mı

Geçen sene
1.200 TL - Dask
5.500 TL - konut sigortası
Yaptırdigim ev için bu sene
1.700 TL - dask
11.000 TL - konut sigortası

Teklif ediyorlar, hadi dask neyse ama konut sigortası çok fahiş artmamis mi?
0
sanguine
(11.08.26)
Normal geldi bana. İnşaat maliyetleri, malzeme/eşya fiyatları düşünüldüğünde.
0
orient blue
(11.08.26)
dask geçen yıl 1600'müş, bugün 2600 dediler; yaptırdım. sigorta yaptırmadım.
0
lil siztah
(11.08.26)
daskta 2-3 teklif al ne çıkarsa odur.
konutta prim fazla. m2 bedelleri arttı evet ama o kadar arttı mı "?"
tek bir teklif alma, farklı şirketlerden mümkünse farklı aracılarda teklif iste
evin eşya bedelini kendin belirle
enflasyonu %40-45 üzerini geçirme
ek teminat ve asistans hizmetleri karşılaştır
hepsinden önemlisi sözlü teklifleri dikkate almayın, arka tarafta size satılan ek ürünler genişletmeleri vb görmezsiniz. yazılı basılı teklif isteyin her bir sigorta şirketinin kendi antetli kağıdında bir teklif olsun size gelen. abi kaskon 4 lira trafiğin 5 lira diyene inanmayın. arada kaynatmasın :)
0
erty_ksk
(12.08.26)
farklı firmalardan fiyat alacaksanız. fiyat yüksek geldi bana da
0
sivri_sinek
(12.08.26)
(16)

Tartıştım

spherical
Arkadaşlar,Bugün birini uyardım. Müzik sesi odama geldiği için. Yer kamu kurumu. Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim dedim.Sonra bu benim odama geldi, benim onu uyaramayacağımı falan söyledi, odanın içinde ben şu kadar yıllık memurum, çocuk değilim diye dolandı. (Ben yeni
Arkadaşlar,
Bugün birini uyardım. Müzik sesi odama geldiği için. Yer kamu kurumu. Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim dedim.

Sonra bu benim odama geldi, benim onu uyaramayacağımı falan söyledi, odanın içinde ben şu kadar yıllık memurum, çocuk değilim diye dolandı. (Ben yeniyim bu eski). Çık dedim çıkmadı, rahatsız etme ve tacizden şikayet edeceğim dedim, etmezsen şerefsizsin dedi. Baya tartıştık. Bunu ağzından kaçırdıktan sonra hakaret olarak çok sınırını aşamadı, Aptalca davranıyorsun dedi. Bir de tehdit etti.
Bu arada ben sürekli odamda çalışıyorum bu adamı görmüşlüğüm yok yani aptalca davranıyorsun demesi o anlar için.

Ama işte kanıt yok. Odada ki kadın ben asla şahit olmam dedi.
Bunu nasıl şikayet edeceğim kurum içinde, süreç nasıl olur bilmiyorum. Tavsiyesi veya Tecrübesi olan arkadaşlar varsa sevinirim.
0
spherical
(11.08.26)
İlk amire gidip, şöyle bir olay yaşandı, kanıtlayamam, bilmemkim hanım da şahit olmayacağını belirtti. Bu durumda şikayetçi değilim ama bilginiz olsun diye geldi de ki olayın devamı gelirse adamın önbilgilendirmesi yapılmış olsun.

Onun dışında bir şey çıkmaz. Kamuda mesai arkadaşıyla da didişilmez. İş büyürse birinin yeri değiştirilir ki bil bakalım kiminki değiştirilir.

Ben yeniyim derken, daha asaletin tastik edilmediyse, Müdüre gitme, çiçek alıp affet diye o elemana git.
+3
Mirket
(11.08.26)
bence en baştan yanlış bi üslup kullanmışsınız, tehdit etmek yerine nazikçe uyarabilirdiniz odaklanamıyorum falan diye. o açıdan haklı çıkabilir tahrik etti diye.
+6
mezzosprite
(11.08.26)
siz tutanak tutup kayda sokacaksınız. şahit olup olmaması şu aşamada çok önemli değil. amir ciddiye alırsa muhakkik atanır muhtemelen; o gereken kişilerle konuşacaktır. tabi bu noktada, amirin tutanağı kayıt altına alması, sümenaltı etmemesi gibi konular önemli (sorunlar dışa yansımasın diye öyle yapılıyor genelde).

yalnız müzik sesi gibi konuşularak çözülebilecek bir konudan, bu kadar nasıl yükseldi iki taraf da, ona pek anlam veremedim. aday süreniz devam ediyorsa böyle durumlarda daha temkinli davranmanız faydalı olur.
+5
lil siztah
(11.08.26)
Kamu kurumunda müzik falan neresiymiş orası valla düz memur olmak varmış neyse. Başta ipler gerilmiş. Onun anladığı dilden konuşman lazım. Sen de ses bombasını konuştur en basitinden :) Ben de devlet memuruyum ama amir olsam böyle sikko meseleler ile uğraşmak istemem. İşi yazıya dökmeden önce şihafen görüşmek en iyisi. Bir şikayet sonucu kendimi de yakmış ve memurluktan atılmış, tekrar SINAVLA geri dönmüş biri olarak söylüyorum bunu.
+3
katafalk2
(11.08.26)
- Şu kadar yıllık memurum beni uyaramazsın... diyenlerin ortalığı daha çok kokuttuğu ortada. Ortalık kokmasın diye de yerine konum veya kuruma göre personelin 3-5 yılda bir tayin sistemi var.

Özelde de bu böyledir. Bazısı bulunduğu yerde neredeyse 15-18 yılı devirmiş, kök salmıştır. Sürekli muhatap oldukları üst yönetimin gözlerini bağlamışlardır adeta.
Gerçekte çalışmazlar , kendi menfaatlerine dayalı bir süreç yönetirler oldukları yerde.
Maaştan ayrı olarak farklı , karanlık türden kazanç yolları da olabiliyor böylelerinin .
Bunlara pek yeni kurallar işlemez.
- Ben olmazsam burada işler durur, yönetim zaten arkamda... diyerek bir
tür zırh taşıdıklarını düşünürler.
Bazı zamanlar yeni gelenlerin nabzını yoklamak için :
- yakında istifa edeceğim.. demeyi de ihmal etmezler ama def olup gitmezler de .

Sen şimdilik sessiz kal, işini düzgün yapmaya bak. O kadından da uzak dur.
Çalışanlarla ilgili bir şey konuşma yanında.
Şahit olmak istemese bile senin haklı olduğunu o kimse yokken söyleyebilirdi en azından. İnsanlar kendilerini doğrudan ilgilendirmeyen meselede güçlünün yanında olur . Birilerinin iş yerinde sadece "eski çalışan " olması güçlü olduğu algısı için yeterlidir.

3. şahısların tümüyle suskun kalması böyle anlarda kimin ne mal olduğunun da habercisidir. Benzerini yaşadım geçmişte.
Haksıza, haksız diyemeyenlerin arasında yaşıyoruz

Bilmezsin, böyle anlarda yeri değişen, bazen çok daha güzel çalışma ortamına da kavuşabilir. Zamanla ortamın dinamiklerine göre bir sorun olduğunda kararı yine sen vereceksin. Bazen sessiz kalmakta işe yarar ve müdahale hiç beklemediğin anda da gelebilir.
Çünkü bu arızalı kimse haksızlıkla kotasını doldurmuştur .
Benzer tür hususlar akşam haberlerinde medyada görülüyor .
0
diyecevaplandı
(11.08.26)
Bence özür dile. Bu konuşma biçiminle ve söylediklerinle haklı olma şansın 0.
-8
arbre
(11.08.26)
Arkadaslar simdi bunlar hakkinda cok sey yazardim ama kisaca mikrop olduklarini soyliyim, hicbir is yaptiklari yok. benim amirim izinli. ona ulasamadim, bir sorup onun ustuyle konusacagim. tutanak hic aklima gelmemisti, tesekkur ederim.
proje falan yazdigim icin ustlerin islerine yariyorum, beni atmazlar ama paylarlar.



özgüvensizliğinin duyurudaki yankısına tik yok.
+1
🌸spherical
(11.08.26)
spherical, hahaha abla sen kimin fake'iydin ya, bir yerden hatırlıyorum seni ama çıkaramadım, sence yaptıkların normal mi biraz düşün, tik atmamak ne canım engelle bence :D
-6
arbre
(11.08.26)
En büyük sorunlu şahit olmam diyen abla yalnız da bir şey olmaz endişelenme sen işine bak.
0
Hallegadola
(11.08.26)
Bir memur olarak söylüyorum bunu iyi yapmışsın tek hatan devam edersen amire söylerim demek ama boş ver ağzından çıkmış bir kere.

İşe sarıl şimdi laf etmelerine izin verme asla zamanla su akar yolunu bulur merak etme.

Ya ben tek kişilik odadayım ona rağmen kulaklıklayım gün boyu millet hanzo ya
+1
Hallegadola
(11.08.26)
özür dile diyenler nasıl bi kafada ya çiçek alacakmış da bilmem ne.. bize çocukken hep böyle ezik alttan alan ve people pleaser lık öğretildi. nefret ediyorum. kimse kimsenin müzik sesini dinlemek zorunda değil hele ki odaklanma gereken çalışma ortamında.. neyse senin hatan şu olmuş direkt tehdit yerine önce ya başım ağrıyor falan diye biraz daha sakin uyarabilirdin. devam ederse de amire ona söylemedne şikayet edebilirdin. neyse olan olmuş.
+6
iwillsee
(11.08.26)
kamu ya da özel fark etmez, biri odama gelip daha ilk seferden tehdit vari atar gider yaparsa önce bsg cekerim, sonra bu calisan mal herhalde diye amire ben sikayet ederim. hakli oldugunuz olayda haksiz tarafa gecmeyi basarmissiniz. tebrikler. böylece, olayda hakli kimse kalmamis.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.08.26)
o kisi ben olayim:

- merhaba, odandan cok muzik sesi geliyor. dikkat edebilir misin?
x: dikkat edecegim, ozur dilerim.

vs
- Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim.
x: istersen papa'ya sikayet et. etmezsen insan degilsin. *muzik sesini acar*


olay bu kadar basit aslinda. 100% hakliliktan haksizliga nasil gecilir guzel gostermissiniz
+4
aguen
(12.08.26)
ben asla kendisi ile muhattap olmazdım. odanın önünden geçer müdürüne/üstüne sözlü şikayet ederdim. o da geldiğinde müzik sesini duyar uyarırdı.

böyle şeyler için elini kirletmeye değmez.
0
naksidil
(12.08.26)
hocam bu tip durumlarda dikkatli olun. Kimin kimin neyi olduğunu bilemezsiniz. Daha eski memursa muhtmelen amirlerle vb arası iyidir.

İş hayatında kamu/özel fark etmez kurallar kaideler kişiye göre değişir. Sevilen biriyse amirler tarafından "hoş gör sen de" diye konu geçiştirilebilir. Sonra siz başka sefer de ısrarcı olursanız bir anda kuralları çiğneyen değil, siz uyumsuz ilan edilirsiniz.
0
anten
(12.08.26)
Aguen+1
+1
wilhelmwasmuss
(12.08.26)
(3)

küs olduğum kardeşime mesaj

ya ben lan neyse
başka şehirde okuyor. yaz tatilinde çalışıyorum deyip gelmedi. annem çok üzülüyor.aramızda 17 yaş var. birkaç yıldır konuşmuyorduk. ben nasıl bir mesaj yollasam etkili olur da gelir?
başka şehirde okuyor. yaz tatilinde çalışıyorum deyip gelmedi. annem çok üzülüyor.

aramızda 17 yaş var. birkaç yıldır konuşmuyorduk. ben nasıl bir mesaj yollasam etkili olur da gelir?
+1
ya ben lan neyse
(09.08.26)
bence bu durumda mesaj yazmayıp direkt arayın. diğer türlü ne deseniz ültimatom gibi algılanıp ters tepebilir. bence, nasılsın, iyi misinle girip, hiç bişey yokmuş gibi konuşun; bu vesileyle küslük de biter belki.
+6
lil siztah
(09.08.26)
bence istediğin kadar uğraşsan da gelmez o da size kırgın belli ki sadece kendi haline bırakın
-1
Kurtulus
(10.08.26)
iki kardeş arasında barışmaya engel gerçekten çok büyük bir şey olmalı. çok büyük şeyden kastım ağzıma almaya bile çekineceğim büyük konular. umarım böyle bir şey yaşamamışsınızdır. neyse, büyüklük sizde kalsın yaşadığı yere gidin, alın karşınıza gerekirse özür dileyin, gerekirse özür diletin. oturun konuşun bir şekilde çözün ve alıp eve getirin. bazı şeylerin değeri kaybetmeden anlaşılmıyor. yol yakınken büyüklük yapıp çözün derim.
+1
cisimcik golgi
(10.08.26)
(12)

Kedim öldü

gobekliraki
Ve aşamıyorum.
Ve aşamıyorum.
-5
gobekliraki
(09.08.26)
yeni kedi sahiplen.
3.gün alışırsın
-10
OgutucuRecep
(09.08.26)
böyle söyleyince biraz garip kaçacak ama insan beyni hayvanlarla derin bir bağ kurabiliyor fakat bu bağ çok da hızlı çözülüyor. yani bir insanı, aileden birini kaybetmek gibi aylar-yıllarca üzülmüyor.
0
orpheus
(09.08.26)
Başın sağ olsun.
Onlar da evlat oluyor, sadece kedi/köpek gözüyle bakanlardan değilim. O yüzden acını, yasını sonuna kadar yaşa. Yas sürecini mutlaka yaşa, üzüntünü hisset. Küçümseme acını yani. Bir süre nadasta kal. Belki onun adına sokaktaki kedileri besleyebilirsin, bu tip şeyler iyi hissettirebilir.
+1
mor oje
(10.08.26)
Çok zor.

Yavru bir kedi sahiplen
0
topkapiaksaray
(10.08.26)
Sabırlar diliyorum. Ama yine de çoğu kediye göre çok şanslı, kafası hiç okşanmadan bu dünyadan göçüp giden bisürü kedi var maalesef. Nasıl gitti, ne oldu bilmiyorum ama arkasından böyle başlık açan bir dostu olduğuna göre güzel bir hayat yaşamış. Bir de bu durumda bence en güzel teselli, bizden sonraya kalmalarındansa bizden önce gitmelerinin her türlü daha iyi olmasıdır. Başın sağ olsun, kalbin çabucak ferahlasın.
+3
megalomaniac
(10.08.26)
başınız sağolsun. çok üzücü bir durum, dost kaybetmek zor. herkesin çözüm yolu farklıdır ama ben de yavru kedi ile çözüleceğini düşünenlerdenim. fotoğraflara bakmak iyi gelmeyebilir bu arada.
0
cisimcik golgi
(10.08.26)
Başınız sağolsun, kolay aşılmıyor maalesef neredeyse 10 yıl olacak hala ona benzeyen bir kedi görünce kötü oluyorum.
İlk birkaç sene ben yeniden kedi sahiplenmek istememiştim kendimi hazır hissetmedim dışarıdaki çocukları besledim, sonra kendimi tekrar kedi sahiplenecek ruh halinde gördüm ama bu sefer de annem istemedi, onlar gün içinde çok daha fazla zaman geçirdikleri için onun aşması daha uzun sürdü

Açıkçası tavsiye veremiyorum ama zamanla alışılıyor, çok zor gerçekten sabırlar diliyorum.
0
mutekebbir
(10.08.26)
Başın sağolsun :/
0
yadigar
(10.08.26)
sayısız sokak kedisi kaybetmiş biri olarak (yani sizin kurduğunuz bağdan çok daha hafifi çoğu zaman) bazısının halen resmine bile bakamıyorum.
acınızı paylaşıyor ve baş sağlığı diliyorum.
0
lil siztah
(10.08.26)
Başınız sağ olsun.
0
peki madem
(10.08.26)
Başınız sağ olsun hocam, zamana ihtiyacınız var.
0
kumandanim
(11.08.26)
Benim kedim öleli 3 yıl oldu temmuzda, 13 yıl yarenlik etti bana. Hiç dövmem yoktu, şimdi anıt mezar gibi kolumda yüzünün resmini taşıyorum, bana iyi geldi bu yas sürecinde
0
mavibalık
(11.08.26)
(33)

bu aile beni zorlar gibi değil mi?

homohominilupus
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için. o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için.
o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim geldiğimi söyleme iki yetişkin gibi konuşalım o da uzaktan bizi merak etmesin birer kahve içer konuşuruz dedim. meraklandırma insanları dedim. yaşlar 30 bu arada:)

Ama kız arkadaşım hemen annesine benim geldiğimi söyledi ,annesi de kıza " sen çağırmışsındır hominilupusu, anlaşıp buluştunuz değil mi şimdi " vs demeye başladı. kız da annesini ikna edemeyince , annesini ikna etmem ve sakinleştirmem için bana verdi teli.(ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım da etkisiz kalmıştı ben de ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli)
ben de kızdan telefonu aldım , ellerinizden öperim rahat ol güzel teyzem biraz konuştum ettim hal hatır vs yumuşattıktan sonra " ayşe teyzeciğim, merve'nin bir suçu yok , görüşüp planlı bir buluşma değil bu, ben sürpriz yaptım bir çay içeceğiz, konuşacağız" dedim.

kadın bir anda bana "Hayırrr Yalan konuşuyorsun yalan konuşma kesin merve çağırdı seni " diye çıkıştı(bağırdı yani) neye uğradığımı şaşırdım. annemin babamın kız arkadaşıma nazik , ilgili davranışları aklıma geldi kadınsa beni daha şimdiden telefonun ucundan azarlayıp itham ediyor falan.
yanımda kız arkadaşım olduğu için saygısızlık yapmadım durumu sakince tekrar açıklayıp kızın suçu olmadığına ikna ettim anneyi.

bu kez de anne zaten ben tüm anlaşmazlıklarınızı biliyorum hepsinde de sen yanlışsın diye de tek taraflı konuşmaya başladı ama aramızdaki özel hakkında ne biliyor da böyle konuştu anlamadım ama o an kafamda bitirdim bu insanlarla anlaşamam gibi hissettim. haklısın teyzem özür dilerim dedim kız arkadaşım zorda kalmasın diye ve annesine saygısızlık etmemek için. kız arkadaşım da annesine hiç saygısızlık yapmadığım ,hep alttan aldığım için teşekkür etti , sarıldık daha da bir şey konuşmadan geri döndüm.

o da belli ki her şeyi abartarak ve taraflı şekilde annesine anlatmış en ufak şeyleri bile.
ben bu kayınvalide adayı ve aile ile yapamam değil mi?
-1
homohominilupus
(09.08.26)
Cok dandik sorunlu iliskiler.

30 yasinda bir kadin erkek arkadasini annesine cekistirerek ne bekliyor? Kadin tabii ki damat adayina cephe alicak. Arkadasini bile tek tarafli dinlesen duygusal tepki verip sevgilisinden soğursun.
+10
Purple life
(09.08.26)
aile sizi zorlar, evet. ancak bunun sebebine bakıldığında, bunun, kız arkadaşınızın idare beceriksizliği yüzünden olacağı anlaşılıyor.

karşımdaki anam ve sorun yaşadığım sevgilim değil de, iki canım kardeşim dahi olsa, iki taraftan da izin almadan telefonu birinin eline tutuşturmayı aklımdan bile geçirmem şahsen. annesini olaylara bu kadar bulaştırıp, işin içinden çıkmayı size bırakması, size karşı tavrının ve niyetinin çok da temiz olmadığı izlenimi bıraktı bende, ek olarak. yaşlar 20 deseniz hadi bir derece de, kız arkadaşınız zorda kalmasın diye sizi düşürdüğü durumu da bir değerlendirin bence.

bütün bu olanların kısmen haklı çıkarılabileceği tek senaryo, söz konusu tartışmada sizin ciddi bir kusur işlemiş olmanız gibi görünüyor bana. değilse, aileden önce, 30 yaşında anlattığınız biçimde davranan kadının sizi daha çok zorlayabileceğini değerlendirmenizi öneririm.
+7
lil siztah
(09.08.26)
evet yaptıkları ithamlara cevap veremedim çünkü kız arkadaşımın bariz hataları vardı anne babası bunları duysun ve onlara karşı mahcup olsun istemedim zaten desem de bir şey değişmezdi kadın bana “ merve bizim her şeyimiz o ne derse ne isterse biz onu yapmakla yükümlüyüz” diyor. başka bir şey duymak istemiyor. kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Sal abi.

Hayatinda aldigin en önemli karar esinin kim oldugu. Insanin cocugu bile belli bir yasa geliyor evden gidiyor bayramdan bayrama görüsüyorsun.

Esin hep seninle dolayisiyla böyle drama yaratan cözüm üretmek yerine kendine sunulan cözümü bile implement etmekte yetersiz bir kadinla ne isin var.

Sen daha dengeli, akilli ve zeki bir arkadasa benziyorsun. Kendin gibi birini bul. Bu dramalar cekilmez.
+4
Purple life
(09.08.26)
O telefonu eline tutuşturma davranışına iyi bak. Bu bir tutum. Yani sürekliliği olan bişey.
Evlendiğinizde eşinin kendi sorumluluklarını senin kucağına bırakması durumu ile başedebileceksen yaparsın. Katlanamayacaksan işkence olur.
Değişmesini beklemek de milli piyango bileti almak gibi düşünebilirsin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(09.08.26)
Anne psikolojik olarak problemli. Kız arkadaşın çok tecrübesiz. Onun annesini sakinleştirmek senin işin mi. Kaçman için son 5, 4... saniye
-5
arbre
(09.08.26)
ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım etkisiz kalmıştı ben de annesini bir sorun olmadığına ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli. tabi kız arkadaşım başta anne bir işim var, arkadaşlarlayım vs dese sorun olmayacaktı pat diye benimle görüştüğünü söyleyince böyle oldu:/
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Ben bu tür insanlarla lisede üniversitede arkadaşlık bile yapmadım kadın halimle, siz aile falan diyorsunuz.. Yanınızdaki insana saygı duyduğunuzu anladığım için yazıyorum cevabı da, yoksa avukat arkadaşım kimden para kazanacak o para kazanamazsa bana gezerken nasıl eşlik edecek. Deli para kazanıyor bu tür ilişkilerden..
Ben arkadaş bile olmam sevgilinizle. Bir yere gidip bi kahve içsek akşam annesi tüm hayatımı bilecek, iki gün sonra kızla aramız bozulacak benim hiçbir şeyden haberim olmayacak çünkü annesi bana sinir olmuş olacak, evine misafir olsam saçma sapan tripler çekeceğim.. Hayır genç de değil 30 yaşında.
Üst katımda var bu versiyondan. Nişan düğün sürecinde yaşananlardan sonra mesafe koymuştuk. İş rezillik boyutuna ulaşınca arkadaşla da eşiyle de iletişimi kestik. Kız en son bebek çalışmalarını anasıyla planlıyordu. Bu muhabbetten sonra saldık zaten. Siz bilirsiniz yine de. Kolaylıklar dilerim.
+1
asue
(09.08.26)
iyinin iyisini düşünelim. kızla evlendin, çoluk çocuğa karıştın. acaip de mutlusun. ee annesi hiç rahat durmayacak ki, senin anana babana kadar laf sokmalar, sen şöylesin, böylesinler.

kız annesiyle görüşmese olmaz. belli ki herşeyi annesine de anlatıyor. huzur falan da kalmayacak, evlilik de kalmayacak.

bak en iyi ihtimalleri söylüyorum, hani eşinle problemin yok herşey yolunda, senin anne babanda sıkıntı problem yok falan.
+1
omer460
(09.08.26)
Burada ne diyorlarsa tersini yap. Eksiduyuru kullanıcıları ilişkiler konusunda beceriksizdir.
-8
Cezcez
(09.08.26)
Bekara (burada ben oluyorum) karı boşamak kolay ama yol almakta büyük yarar var gibi görünüyor. Evli değilken bunlar yaşanıyorsa evlilikte yaşanacakları hayal bile edemiyorum.
+3
10551037
(09.08.26)
Biz y kuşağı anamıza babamıza bir şey anlatmazdık, anlatsakta anlamazlardı. Yaş farkı 30 üzeriydi. Her ebeveyn çocuğunun her anına dahil olmak istiyor bunu baba olunca anladım. Ama düşününce çok sinir bozucu, çocuğun her şeyine her anına müdahil olmak bireyi zorlar. Şimdi kardeş ne diyek benimde kızım var, benim kızımı bir oğlan üzüp dursa onun hayatını fuck ederim. Senin açından düşünsem bu kız neden anasına anlatıyor derim. Valla yeni nesil ilişkiler böyle mırç mırç olacak. Bu yeni tarz ebevynliğin sorunu. Evlilik öncesi sınavları geçmen lazım. Kızın anası sana laf ettiyse içinden şunu diyordur: oğlana olan lafı söyledim hiç terslemedi. Sana artı yazar. Kız almak zor artık başkan ben kızımı kolay kolay vermem. Bana damat olacak adamın işi zor.
0
mikahakkinen
(09.08.26)
En büyük sorun her şeyi annesine anlatması. Üç yıldır evliyim 7 yıldır eşimle birlikteyim bir kere bile olsun eşimin kötüsünü aileme anlatmadım anlatmam. Eşim de birkaç kere acemilikten anlattı ailesine. Hem ben uyardım eşimi hem de eşimin ailesi eşime kızmıştı ahahahahah bize bir şey anlatma diye o da bıraktı ilk başlarda anlatıyordu zaten.


Sevgilinizi uyarın sizin iyinizi kötünüzü ailesine arkadaşlarına anlatmasın. Siz artık iki kişisiniz ama tek bir birey gibi davranmanız gerek
0
Hallegadola
(09.08.26)
Evet
0
osssy
(09.08.26)
kız ailelerini çok iyi anlıyorum zaten üzersem haklılar ama en azından sen kızıma böyle bir yanlış yapmışsın aslı astarı nedir diye sormuyorlar ki. son tartışmamızda ben iş nedeniyle şehir dışındaydım hemen gidip gönlünü alamadım telefonlarıma da bakmadı son çare annesini aradım hani teyze biz tartıştık yanlışım olduysa özür dilerim demek için son çare. o da bakmadı telefonlarıma. ben en son özür için gittiğimde telefonda bana diyor ki sen kaç gündür aramadın etmedin şimdi mi geliyorsun? ben de iş durumumu biliyorsunuz telefonuma da bakmadınız dedim, sen beni üç kere aramışsın peşpeşe aradın benim küçük kızım hasta, hasta çocuğu olan birini bu şekilde aramak saygısızlıktır tabi bakmam dedi:) sonra geri dönebilseydiniz daha önce özrümü iletebilirdim dedim. hayır senin beni araman saygısızlıktır dedi. kız arkadaşım bizimkileri istediği zaman arardı bizimkilerde kızım bizim oğlanın sana bir yanlışı vs olur çekinme der yardımcı olurlardı oysa ki.
tamam teyze doğrudur özür dilerim kusuruma bakmayın dedim helalik istedim konuyu kapattım artık düzgün iletişim kuramayacağımı anladığım için saygısızlık yapmadan defteri kapatmak istedim.
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Son açıklamadan sonra yazdığımı sildim. Yaşlar 30 mu gerçekten?
0
Mirket
(09.08.26)
Senin gibi yapıcı ve uyumlu insanlar genellikle bu tip ailelerin içine düşüyor maalesef. Yapacak bişey yok, çekeceksin, evren o karmaşalı aileyi biraz düzene sokmak için rahatlatmak için seni görevlendirdi.
+1
megalomaniac
(09.08.26)
İlişkilere aileleri karıştırmak çok saçma değil mi? Evlenecek yaşa gelmiş iki yetişkinsiniz kendi sorunlarınızı kendiniz çözün, çözemiyorsunuz da ayrılın gitsin başka insan mı yok.
Bu kadar ana babalı yüz göz olunan ilişkilerden hayır gelmiyor.
+2
ekimoloji
(09.08.26)
evet yaşlar 30. zaten bu yaşta böyle şeylerle uğraşmayı hiç istemezdim kız arkadaşıma da bu söyledim iki yetişkin insanız neden özelimizi ailen biliyor hani 20-25 yaşında olsak toyluğuna vereceğim ama öyle de değil.
0
🌸homohominilupus
(09.08.26)
10 senelik evliyim, sevgiliyken durum buysa evlilikte burnundan gelir, kaç.

Kız arkadaşın 30 yaşında olmasına rağmen kendi hayatında söz sahibi değil, kaynanan hayatı sana dar eder.
+5
kimlanbu
(09.08.26)
aranızdaki tatsızlık dediğiniz olay çok büyük bir şey değilse anne çok sıkıntılı. bu tipler sınır bilmez, görüşmeseniz bile sürekli telefon üzerinden taciz ederler. bu yüzden bence kilit o yaşanan sorunun büyüklüğü. siz ona göre tepkisini tartın.

Kızı da anladığım kadarıyla annenin davranışlarını normal buluyor? Kız bu durumu normalleştirdiyse ve sınır çizemiyorsa koşarak kaçın. yoksa 60+ yaşında bir eşiniz olacak yakında :)
+2
eileengray
(09.08.26)
Herkes Anneyi ve annesiyle sınır koyamadığı için kızı suçlamış da;
Kızın elinden telefonu alan ve tartışmaya dahil olan sizsiniz.
Kız telefonunuza cevap vermiyor diye annesini arayan sizsiniz.
Telefonu açmayan, yani sizinle görüşmek istemeyen anneyi üç kere peşpeşe arayan sizsiniz.
Bence ailede değil, sizde bir kendinizi konumlandırma sıkıntısı var.
Bence hatayı kendinizde arayın.
-1
Mirket
(09.08.26)
ikidir şunu yazıyorsunuz: ”annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin.”

neden endişelenecekler? hapisten yeni mi çıktınız? endişelenme kısmı bana garip geldi.daha önce büyük bir suç işlemişsiniz gibi.
+1
eileengray
(09.08.26)
elbette hatayı kendimde arıyorum. ancak bazı yanlış anlaşılmaları düzeltmek isterim.
kız arkadaşımla buluştuğumuzda annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin dedim. ama o hemen telefona sarıldı anne size bir şey diyeceğim sakin olun biz homini ileyiz şimdi diyince aniden kadın bir şey varmış gibi panik yaptı kız arkadaşımın elinden telefonu çekip almadım yanımda konuşuyordu panik olunca annesi konuşmaları uzun sürdü o da bana attı topu ikna et dercesine ben de konuşup sakinleştirmek istedim. saygılı bir şekilde konuşunca beni anladı ama tavrı anlattığım gibiydi.

2)benim arama mevzum ise bundan çok daha önceydi kız arkadaşımla tartışınca o kızgınlıkla telefonlarıma bakmadı ben de aslında büyütülecek bir şey yok demek için aradım zira zaten izinde düğün işleri için görüşecektik beni de dinlemedikleri için küçük bir tartışmayı tek taraflı büyük bir şey zannetmesinler diye gayet kibarca durumu izah etmek için aradım.
üç kez de üç gün boyunca aramadım. aynı gün içinde o an kimseye ulaşamanın üzüntüsü ve paniği ile arayıp nazikçe durumu izah etmek için aradım. daha da aramadım akabinde zaten.

3) aramama rağmen kendileri aramadım gelmedin diye eleştiriyorlar zaten. ben de aradım ulaşamadım bakmadınız diyince bu cevabı verdi zaten. sonra da istesen bir şekilde arar ulaşırdın dediler arasam suç aramasam suç ne yapayım ben?
neden gelmedin dediler ilk iznimde geldim dedim 900 km mesafe var ya.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
evet hapisten çıktım üç müebbettim vardı. allah korusun hayır kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor. buluştuğumuzu öğrenince yarım saatte bir ne yaptınız ne konuştunuz diye arayacakları görüşmemizi bölecekleri için dedim. ki öyle oldu her zamanki gibi annesi yarım saatte bir aradı.ne konuştunuz neredesiniz? ne karar verdiniz?
hep böyleler bu yüzden rahat rahat konuşalım istedim.
mesela bir gün buluştuk kulağının tekinde çınlama hissetti kahve içiyoruz ama saat akşam 10 , galiba sağır oldum diye panik yapmaya başladı 5 dk dur sakin ol geçmezse doktora gidelim dedim hemen hayır ben sağır oldum dedi annesini aradı durduk yere kadın panik oldu hemen özel hastaneye götürdüm acil baktı hiçbir şey çıkmadı. ama o arada annesi telefonda kızım iyi misin diye evham yapıyor bir yandan onu sakinleştirmeye çalışıyorum bir yandan kızı doktora götürüyorum vs. böyle çok şey yaşadım bu en basiti o yüzden böyle paniklerini bildiğim için öyle dedim.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
karşı tarafın ailesiyle tek muhattabın kızın kendisi olmalı, senin telefonu alıp konuşman büyük hata. kendi ailesiyle arasına sınır koyamayan, iletişim becerisi olmayan, cevap veremeyen insan o ailenin kuklasıdır, evlenirsen onunla değil telefonda konuştuğun anasıyla evlenmiş olursun büyük ihtimalle. daha evlenmeden en ufak olaya ailesini dahil etmiş abi, olay ciddiye binmeden uzaklaşman en doğrusu.
+4
nahtoderfahrung
(09.08.26)
"kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden"
Bunun üzerine söyleyecek bir şey yok.
Kız arkadaşınızla değil ailesiyle evleneceksiniz anlaşılan.
Yol yakınken bitirin.
+4
pro9it9is9
(09.08.26)
Sen nicin kızın elinden telefonu alıyorsun ki ahahsh kız ile annesinin arasını düzeltmek sana mı kaldı. Ne ergen işler bunlar ya.
Kızın her şeyi annesine anlatması çocukça ama senin de sana kibar davranılmasını umarak telefonu kizdan alman çocukça.
+1
abelardo
(10.08.26)
Yapamazsın bu aileyle. Normalde ilişkiler çok patametreli denklem, hemen ayrıl demek çok zor ama burada hem kız hem ailesi sıkıntı. Biri sıkıntı olsa belki idare edilirdi ama laftan anlayacak tiplere benzemiyorlar. Bitir de burunları sürtsün.
+2
playing star again
(10.08.26)
eşinin ailesiyle de evlenmediğin bir evlilik çok zor. ne olursa olsun aileler müdahil oluyor. yaşın kaç olursa olsun, mesafe ne olursa olsun, aileler işin içine giriyor, çocuklarına akıl veriyor, taleplerde bulunuyorlar.

bunu evlenen kişilerin engellemesi gerekiyor ama kız arkadaşınızın telefonu size vermesi, gelecekte olacakların habercisi gibi geldi bana.
+1
co2s2
(10.08.26)
kaç kaç kaç kaç!
0
summerjam0306
(10.08.26)
kız tarafını dinlemedik bilmiyoruz, tamamen senin yorumlarına göre diyorum ki kaç kaç kaç.
aşağıdaki şey ne yahu cidden böyleyse evlenince her allahın günü 10 kere telefonda konuşup bütün gün yiyip içip konuştuklarınızı annesine anlatacak.

" kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor."

sırf bu yüzden boşanan arkadaşım oldu benim.
olmaz böyle. yaşlar 30 diyorsunuz bi de.
çoluk çocuk işler ya.
+1
rayde
(10.08.26)
evet sikintili ama mukemmeli ararsan evlenmen imkansiz, her ailede sana garip gelen seyler cikacaktir. ha herkes evlenmek zorunda da degil orasi da ayri mesele.
evlilik bir esneklik sanati, koseli insanlara gore degil.
+1
cooperr
(10.08.26)
(2)

Yeni çıkacak Öğrenci affı

condom kurşunu
İle ilgili şu an bişey yapmak gerekşyor mu, resmi gazeteden sonra mı resmilik kazanacak? Ben tez dönemindeydim sonra atıldım. Yine tezden başlarım herhalde dimi?
İle ilgili şu an bişey yapmak gerekşyor mu, resmi gazeteden sonra mı resmilik kazanacak? Ben tez dönemindeydim sonra atıldım. Yine tezden başlarım herhalde dimi?
0
condom kurşunu
(08.08.26)
enstitünüzün açıklamalarını takip edin. bu konuda her okul özel karar alıyor. bizimki 1 ay kadar önce kararlaştırdığı esasları açıkladı mesela.
şimdilik bişey yapmaya gerek yok ama okul şehir dışında falansa, gereken belgeleri ufaktan hazırlamaya başlamakta fayda var.
+1
lil siztah
(08.08.26)
Öncelikle YÖK esasları yayınlar. Ardından okullar da o esaslara aykırı olamayacak şekilde kendi istediklerini açıklar.
+1
renegade
(09.08.26)
(3)

Bu bir kene ısırığı mı?

the beste
https://hizliresim.com/kx3kzn3uhttps://hizliresim.com/g14cxxobhttps://hizliresim.com/0gge9hdohttps://hizliresim.com/bjd1kxblhttps://hizliresim.com/9cswnaveÇarşamba günü parkta böcek ısırdı Perşembe kaşıntı ile uyandığımda fark ettim üzerimde bir kere ya da böcek bulmadım ama alerjik tepki vücudum. K
hizliresim.com
hizliresim.com
hizliresim.com
hizliresim.com
hizliresim.com


Çarşamba günü parkta böcek ısırdı Perşembe kaşıntı ile uyandığımda fark ettim üzerimde bir kere ya da böcek bulmadım ama alerjik tepki vücudum. Kolumda başka yerlerde birkaç tane daha sivrisinek ısırığı gibi küçük ısırıklar var ama o ısırıklar bunun gibi değil. Yok oldular bu acıyor ve kaşınıyor doktora gittim O da emin olamadı üzerimde kene bulmadığı için kenemi değil mi halka görünümünü alıyor gitgide dikkatimi çekti daha önce kene ısıran var mı fotoğraflara bakınca görüşürüz nedir doktorlarda net konuşamadığı için İçim içimi yiyor size sormak istedim
0
the beste
(08.08.26)
fikrim yok; geçmiş olsun. chat gpt'ye bir gösterin derim.
+2
lil siztah
(08.08.26)
Geçmiş olsun.
Uzmanı değilim de yorum yapayım dedim, genelde kene ısırınca kalıyor vücutta mubtemelen en azından kafası kalırdı vucuduykopsa da. Bence örümcek vb bir şey
+2
kisa
(09.08.26)
normal bir örümcek ısırığı enfeksiyon kapıp yayılmış da olabilir, kene de olabilir. özellikle halka görünümü lyme‘da çıkabiliyor. bullseye pattern diyorlar hatta. ateşiniz var mı? Kas ağrısı veya halsizlik? lenfler şiş mi? muhtemelen ilk bahsettiğim olasılıktır ama yine de doktora gitmeyi ihmal etmeyin. enfeksiyonsa yayılmadan müdahale edilsin.
0
little miss rejectee
(10.08.26)
(6)

Yunan Adalarındaki plajda kişisel eşyalarıma sahip çıkmak ve korumak.

put it in your appropriate place
Pasaportu hadi götürmedim, telefona çektim ama telefonu, cüzdanı nasıl muhafaza edeceğim?Var mı yolu yönetimi? Yoksa; yok be yav ne muhafazası, koruması, takıl ya işte, koy şezlonga rahat ol der misiniz?
Pasaportu hadi götürmedim, telefona çektim ama telefonu, cüzdanı nasıl muhafaza edeceğim?

Var mı yolu yönetimi? Yoksa; yok be yav ne muhafazası, koruması, takıl ya işte, koy şezlonga rahat ol der misiniz?
0
put it in your appropriate place
(08.08.26)
boş şampuan/güneş kremi şişesi içerisine bi miktar kağıt para&kredi kartı/telefon koyup plaj havlunu koyduğun şezlonga bırakabilirsin.
0
kurmalifare
(08.08.26)
ben çantaya bıraktım girdim bi şey olmadı. 13 farklı plaja bıraktım.

ama şöyle yap yine de. pasaportu otelde bırak. yanına sadece 1 adet kredi kartı al. (plaja)
telefonu sırt çantasında bi göze koy.
0
jelly bear
(08.08.26)
ücretli beach'lerde ortalığa bırakmadıkça bişey olmaz.
ancak halk plajına falan gidecekseniz, minimum nakit alıp, eşyanın içine saklamakta fayda var. ben bu durumda, telefonu yanıma almıyorum. fazla kullanmadığım bi kk'nın limitini 2-3 bin lira yapıp, nakiti de ped paketinin içine saklıyorum.
pasaportu hiçbir koşulda plaja götürmeyin.
0
lil siztah
(08.08.26)
ben olsam riske atmazdım, özellikle tek başımaysam. su geçirmeyen dry baglerden alırdım. kafam rahat olur en azından.
0
eileengray
(08.08.26)
en son girit'e gittim. her plajda cantami saatlerce bir basina biraktim. gittim yüzdüm, yürüyüs yaptim, bir yerlerde yemek yedim. 3-4 saat dönmedigim oldu. hanyali bir arkadasima sordum, bir de güneyde kaldigimiz otelin sahibine. ikisi de ayni sekilde dediler ki, burada hirsizlik yapana kisin ekmek vermezler. ada halkinin en büyük gecim kaynagi günümüzde artik turizm. turistten calanin ada halki tepesine biner.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.08.26)
Geçen hafta geldim, ben mutlaka kendi yerimde birisi kalacak şekilde organize ettik ama elin sırp, romen ve bulgarı, almanı tamamen bırakıp gidiyordu. Ben şaşırmıştım ama gidip bütün eşyalarını bırakıyorlardı. Belki de biz aşırı temkinli davranıyoruz.
yunan adaları değil, halkidiki tarafıydı.
0
liberal
(10.08.26)
(12)

Sizce bu crocs nasıl?

hayaletimsi
Sbhttps://www.spartoo.eu/mobile/Crocs-Yukon-Vista-II-LR-Clog-M-x27002888.php
-1
hayaletimsi
(07.08.26)
bence çok kötü. plastik bir ürünün üzerinde nubuk parçayı görünce fena tetiklendim doğrusu :s crocs, sanırım yürüme ayrodinamiği falan sebebiyle tozu toprağı üstüne toplayan bir ürün. bende lacivert literide var, bir giyişte leş gibi oluyor. bu da tozu toplarsa, o üstteki parçayı temizlemesi çok dert olur + kısa sürede katlanma çizgisi falan da oluşabilir.
umarım vazgeçmişsinizdir.. :/
+5
lil siztah
(07.08.26)
bu soru gerçek mi tetiklenmemiz için mi yapıldı
+3
mess
(07.08.26)
gördüğüm en çirken şeylerden biri olabilir :)
+3
sweetoffice
(07.08.26)
bir terlik daha çirkin olamaz diyordum, başarmışlar tebrik ederim. bu markanın pazarlama ekibinin önünde saygıyla eğiliyorum gerçekten.
0
bobinhoo
(07.08.26)
Ajdarın terligi gibi bir terlik
+1
limonlu eksi
(07.08.26)
Buna neden maruz kaldım ya of
+1
yenibirgüzelnick
(07.08.26)
ortalamaya göre çirkin ayakkabı toleransım yüksektir ama bu fazla çirkin.
+1
eileengray
(07.08.26)
arkadaşlara katılıyorum. algım bozuldu bunu görünce.
+1
omer460
(07.08.26)
Ben kendime Crocs bakarken görmüştüm bunu, seni dizayn eden tasarımcının amk demiştim.
0
kizil karga
(07.08.26)
crocs, yeni nesil hela terligi. güzel crocs diye bir sey yok zaten.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.08.26)
New takunya collection
0
mikahakkinen
(07.08.26)
ben beğendim ve aldım teşekkürler cevaplar için
-4
🌸hayaletimsi
(10.08.26)
(7)

Budapeste seyahati

bosver nicki
Herkese selam,Yarin bi 5 gunluk Budapeste ziyaretim olacak, tavsiye veya ipucu verebilecek arkadaslar varsa cok sevinirim, toplu tasima, gunluk pratiklerle ilgili vs cok daha iyi olabilir. Bir de forint almaya gerek gormedim, ihtiyac duymam diye ama almali miyim yanima?Cok tesekkurler simdiden.
Herkese selam,

Yarin bi 5 gunluk Budapeste ziyaretim olacak, tavsiye veya ipucu verebilecek arkadaslar varsa cok sevinirim, toplu tasima, gunluk pratiklerle ilgili vs cok daha iyi olabilir. Bir de forint almaya gerek gormedim, ihtiyac duymam diye ama almali miyim yanima?

Cok tesekkurler simdiden.
0
bosver nicki
(07.08.26)
yok ya kredi kartından harcayabilirsin.
budapest go diye bi app vardı ordan haftalık ticket alabilirsin. otobüslerde metrolarda falan kontrol oluyor bazen al kesinlikle yoksa cezası var.

parlamento binası için ben avrupa vatandaşı bileti almıştım kimliğe bakmamışlardı.. daha ucuz oluyor.

akşam karşıdaki metro istasyonlarından bi durağa gidip orda inip parlamento binasını gece izleyebilirsin baya güzel oluyo.
0
jelly bear
(07.08.26)
Selamlar

Budapeşte'de muhteşem spa, kaplıca otelleri vardı. Gündelik kullanım için giriş yapabiliryosunuz ve fiyatları hesaplıydı. Aşağıya zamanında ziyaret ettiğim bir tesisi bırakıyorum. 5 gün Budapeşte'de kalacaksanız uğramanız için yeterli vaktiniz olacaktır. Bu tür termal merkezlere biraz ilginiz varsa çok seversiniz, özellikle tavsiye ediyorum.

Resmi Web Sitesi: www.gellertbath.hu
Instagram Sayfası: www.instagram.com
0
burka
(07.08.26)
İmkanınız varsa bir günü termal tesiste geçirin. Ben Gellert’a gitmiştim ama geçen yaz sonunda kapandı ve restorasyona girdi.

Nehrin karşı kıyısına geçecek olursanız, Gül baba türbesi var, cennetten bir köşe gibi; özellikle gitmeyin ama yolunuz düşerse bakarsınız.

Bu sıralar Budapeşte’nin en önemli olayı; Tuna nehrinin su seviyesi kritik derecede düştüğü için tonla keşif yapıyorlar. Mesela bu hafta rhino fosili, ikinci dünya savaşı gemisi ve motosikleti gibi şeyler bulduklarını duyurdular, benim rastgeldiğim. İlginiz varsa köprülerden bu çalışmalara göz atın derim.

Su seviyesinin düşmesi sebebiyle santrallerini kapattıkları için gece önemli binaları aydınlatma işini de askıya almışlar; dün turistlerin şikayet ettiği bir videoya denk geldim bununla ilgili.

Bir de ben hiç vakit ayıramadım ama şehrin her yerine serpiştirilmiş küçük çeşitli figürlerden bronz heykeller var (boyları 10 cm civarında); turistler gezerken bunları tespit edip foto paylaşmayı çok seviyor.
İyi gezmeler.

Ekleme: Her yerde kk geçiyor. Tr’deki tl hesaplarınızdan oradaki bankalarla anlaşmalı olan birinden ufak tefek harcamalar için bir miktar forint çekmeniz en makulü olur. Anlaşmalı banka yoksa bile komisyon az bişey artar; buradan fahiş fiyattan almaktan her türlü uygun olur. Tl hesabınız olan Tr kartınızı ATM’ye takıp direkt forint çekebiliyorsunuz özetle.

Bir hafta kalacaksanız, tek tek bilet almakla uğraşmaktansa, bizim dijital uygulamalar gibi olan Budapest go uygulamasını indirip yükleme yaparak kullanmanızı öneririm. Bisiklet kiralamada falan da geçiyor.
+1
lil siztah
(07.08.26)
Bu arada Budapeşte'de yaşanan enerji arzı problemi yüzünden geceleri parlamento binası vs. aydınlatılmıyor bir süredir. Ne zaman çözüleceği ile ilgili de net bilgi yoktu en son. Aklınızda olsun.

www.reuters.com
0
himmet dayi
(07.08.26)
budapeste'deki termalleri yaz vakti ben tavsiye etmem cünkü olayi bana kalirsa kisin -5 derecede disarida suda olmak. gellert olsun, szechenyi olsun, rudas olsun hepsinin acik hava havuzlari var, sicacik su icinde hic üsümeden kisin takiliyorsunuz. hele rudas'in manzarasi muhtesem ama yaz vakti bana kalirsa cekilecek sey degil. ben bilmiyorum sahsen ama varsa soguk termal var mi budapeste'de onu arastirabilirsiniz.

döviz bürosu olarak en iyi kur suradaydi: maps.app.goo.gl
makas da almiyordu. muazzam bir yerdi. gördüm ki tabelasi seneler icinde sürekli degismis el degistirdigi icin, su an nasil bilmiyorum ama ihtiyac olursa bakabilirsiniz.

tuna kenarinda can togay'in yaptigi anit heykel var, onu ayrica yazayim.
parlamento'dan tur alin bence, ici cok güzel. paraya kiyabilirsiniz orada.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.08.26)
- Sir Lancelot Medieval Restoranı tavsiye ederim. Atmosferi güzeldi, baya hoşuma gitmişti.

- Özgürlük heykeli var. Gellert tepesinde. Sovyetlerin, Almanları tokatlaması üzerine yapılmış. Anıt güzeldi.

Ayrıca, dolandırma yöntemleri var. Turist gibi görünümlü biri yanına geliyor, diyor kayboldum. Aniden başka biri çıkıyor, diyor ben sivil polisim, siz burada ne yapıyorsunuz. Üzerinizde euro var mı cüzdanı gösterin diye darlıyor. Bilginize.
0
put it in your appropriate place
(07.08.26)
avrupa’da euro zone dışında yerel para birimine ihtiyaç duymadığım tek ülke macaristan olmuştu ilginç biçimde. her yerde kk geçiyor.

5 gün budapeşte için bana biraz fazla geldi, 3 gün ideal gibi. yarım günlük bir szentendre gezisi, bir gün de yüzmek için balaton gölüne gidebilirsiniz.
0
phoarbix
(08.08.26)
(7)

Birinin akıl sağlığının bozuk olduğunu nasıl anlarsınız?

tadartatmaztadantatar
Aşırı belli etmediği sürece nasıl anlaşılabilir ki ? Gerçekten hastaları nasıl ayırt edebiliriz?
Aşırı belli etmediği sürece nasıl anlaşılabilir ki ? Gerçekten hastaları nasıl ayırt edebiliriz?
+1
tadartatmaztadantatar
(06.08.26)
Edemezsiniz
+1
kisa
(07.08.26)
Psikoz hastaları ile bir süre muabbet edersen anlarsın. Ama nevrozları anlamak daha zor.
+1
mikahakkinen
(07.08.26)
Duyuruda bu işin uzmanı var, cevap verir belki ancak tanı koymada kriterler zaman içerisinde değişiyor. 20 sene önce hastalık dediğin şey bugün değil ya da tam tersi.
Bunun yanında kafana göre
Senin normlarina uymayan birine hasta diyemezsin.
basit örnekle gidelim, arkadaşın sürekli elini yıkıyor olsun, ne kadarı sana göre psikolojik bir sorun? Hastalık?
akıl sağlığından kastın muhakeme yeteneği ise, ve belli etmiyorsa zaten anlayamazsın.
Bunun için kendi içinde aynı soruyu farklı şekilde soran testler vs var.

Ha arkadaş arasında manyak bu ya diyecekseniz zaten bir dayanaga ihtiyaç yok, ama bunun akıl sağlığı yerinde mi testi, pek de belli etmeyen birisi için bizi aşar.
+6
kisa
(07.08.26)
Zor. Tutarlılığını, beden dilini, konuşma biçimini ve mantığını , duygularını yaşayış biçiminr bakardım ilk olarak
0
cccbehzatccc
(07.08.26)
tespit etmesi çok zor olan bozukluklar var; bu sebeple asla tam olarak emin olamazsınız bence.
şahsen benimle muhatap olduğu zaman dilimi ve ortamda belli etmiyorsa, bence akıl sağlığı yeter ölçüde yerindedir; kurcalamam. ancak şüpheleniyorsam ve gönül ilişkisi falan düşünecek gibiysem; düşünmeden direkt geçerim.
+1
lil siztah
(07.08.26)
belirtiler belirgin değilse hastalığı kesin olarak ayırt etmenin başka bir yolu yoktur. Ancak kişinin belirtilerini dikkatle gözlemlemek, ne zamandır sürdüğünü ve günlük yaşamını/yaşamlarınızı ne kadar etkilediğini değerlendirmek şüpheyi güçlendirebilir. Kesin tanı ise yalnızca sağlık profesyonelleri tarafından yapılan klinik değerlendirme ve gerekli testlerle konulabilir.
+1
7 ve 8
(07.08.26)
Anlasan ne olacak,ilgili tedavisini mi önereceksin acaba? Yaz,prozac,lustral...
Bence şu bir gerçek ki modern dünyada çoğumuz ruhsal,akılsal bozukluklardan muzdarip.sadece klasik muhabbet, "ben deli değilim" . Herkesin kırılma noktası,hassas noktası farklı, ortaya çıktığı yer farklı o kadar sadece.
+1
denizciman
(07.08.26)
(4)

Kbb- burun ameliyatı olanlar ?

bir fincan kahve ile film izlemek
Selamlar Daha önce hiç ameliyat olmadım, o yüzden biraz ürperiyor bu konular beni. Bugün Kbb muayenesi oldum. Sinüslerim dolu ve burundan rahat nefes alamıyorum, şimdilik sprey verdi doktor fakat burun içinde eğrilik varmış, tıraşlamamız gerekiyor, ne zaman ameliyat olmak istersen gel dedi fakat fec
Selamlar
Daha önce hiç ameliyat olmadım, o yüzden biraz ürperiyor bu konular beni.
Bugün Kbb muayenesi oldum. Sinüslerim dolu ve burundan rahat nefes alamıyorum, şimdilik sprey verdi doktor fakat burun içinde eğrilik varmış, tıraşlamamız gerekiyor, ne zaman ameliyat olmak istersen gel dedi fakat feci tırsıyorum:(
Beterin beteri var tabi o ayrı mesele , bu aralar bir de dişimle ilgili zor bir süreç geçirdiğim için bu sağlık meselesinde anksiyetem tavan yaptı

Olanlar biraz deneyimlerini aktarabilir mi? Sancılı bir süreci var mı ameliyat sonrası?
Teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(06.08.26)
ben o içeriden traşlama ameliyatından oldum. başka sorunlarım da olduğundan, nefesim yüzde yüz düzelmedi ama büyük bir rahatlama da sağladı.
benim acı eşiğim oldukça yüksektir ama iki gün sonra işe başlarsın diyenler de biraz boş konuşuyor açıkçası. kemik kırma olmadığı halde, ortalama ilk 3 gün, ağrılı ve -hafif eğimli/oturarak uyumak durumunda olduğunuzdan- sersem gibi geçiyor. sonra yavaşça toparlıyorsunuz.
sonuca odaklanarak olun gitsin derim. geçmiş olsun.
0
lil siztah
(07.08.26)
Geçmiş olsun. Burun eğriliği (deviasyon) ameliyatı, KBB'de sık uygulanan ve genellikle güvenli kabul edilen cerrahi işlemlerden biridir. Ameliyat sonrası ilk birkaç gün burunda tıkanıklık, hafif ağrı, şişlik veya kanlı akıntı görülebilir; ancak çoğu kişi bu dönemi ağrı kesicilerle rahat geçirir. İyileşme süreci kişiden kişiye değişse de, doktorun önerilerine uyulması iyileşmeyi olumlu etkiler. Ameliyat konusunda kaygılarınız varsa, bunları doktorunuzla paylaşmanız ve aklınızdaki soruları sormanız karar verme sürecini kolaylaştırabilir.

dişte sorun olduğunu mutlaka söyleyin doktorunuza. olasıdır gözden kaçırabilir. eğer diş etinizde iltihap durumu varsa risk artar.

deviasyon için asla bu ameliyatı olmam ve yapmamda. eğer hasta rahat nefes alıyorsa ki bunu da testle anlayabilirim ( böyle bir test yapmamış ise doktorunuz isteyin özel gümüş kaşıklarla yapılır ). eğer olumlu ise yani burun deliklerinden hatta birinden bile makul nefes alımı geliyorsa bu ameliyatı yapmam ve olmamda.

ama diyelim ki oldun. kazıma dedikleri işlemde olası et kemik ve yüzde yüz kıkırdak parçalara çıkarıp bak gördün mü neler çıkardık aldık diyecekler. ilerleyen zamanlarda yani iyileşince eğrilik hariç hiç bir şeyin düzelmediğini görecek ve mecburen burun açıcı spreylere devam edeceksin. karar senin.
-1
7 ve 8
(07.08.26)
@7 ve 8; evet o test yapıldı ve maalesef deliklerden birinden rahat nefes veremiyorum.

Peki neden öyle dediniz? Yani eğrilik bu problemin ana kaynağı değil midir? Ömür boyu burun spreyine devam mı ediliyor bu tip vakalarda ?
0
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(07.08.26)
benim nefes kanallarım dar ve eğriymiş , kist oluşmuş hiç nefes alamıyordum .ameliyat oldum , çok zor bir süreç değil rahat geçti , tabi doktor çok önemli . benim doktorum çok profesyonel çok havalı biri . bizde kan yok bizde acı yok diye diye tekerleme gibi o kadar çok söyledi ki , moralim hep yüksekti ve ona da çok güvendim. cidden de kan ve acı olmadı.
ameliyat sonrası arnica krem kullandım morarma fazla olmadı olanlar hemen geçti . 3-5 gün sıkıntısı var sonrası muhteşem . burnumla ilgili hiç problemim kalmadı süper nefes alıyorum , estetik olarak da düzeldi çok doğal bir şekli oldu. ben söylemeden kimse ameliyat olduğumu anlamıyor.
sargılar çıkınca ilk nefes beni çok şaşırttı " siz hep böyle mi nefes alıyorsunuz ? " dedim doktora .
istanbul'da yaşıyorsan git bir tanış fikir al istersen
Op.Dr.Rahmi Özcelep
0
devilone
(07.08.26)
(2)

Tapu bilgilerine nasıl ulaşabilirim?

anaphylacticshock
Merhaba, Ege'de almayı düşündüğümüz iki katlı kargir bir ev var. Evin bulunduğu bölge sit alanı. Kazı bölgesi. Tarihi eserler çıkıyor. Evin de sit tescilli olup olmadığını nereden öğrenebilirim? Ev yaklaşık olarak 65 yaşında. Tapuyu aradım, evin üzerinde sit tescili var mı yok mu onu sormak için. Am
Merhaba,

Ege'de almayı düşündüğümüz iki katlı kargir bir ev var. Evin bulunduğu bölge sit alanı. Kazı bölgesi. Tarihi eserler çıkıyor.

Evin de sit tescilli olup olmadığını nereden öğrenebilirim? Ev yaklaşık olarak 65 yaşında.

Tapuyu aradım, evin üzerinde sit tescili var mı yok mu onu sormak için. Ama ancak mal sahibiyle gelirseniz bilgi verebiliriz dediler.

Mal sahibi evi Remax'a koymuş ve yurt dışında. Remax'tan alacağım bilgiye güvenemiyorum.

Bu bilgiyi nasıl öğrenebilirim?
Tapuda tanıdığı olan birileri var mı? Sadece evin üzerinde sit tescili ve ipotek vb var mı onu öğrenmek istiyorum.

Elimde ada parsel ve pafta numaraları var.
0
anaphylacticshock
(06.08.26)
ev ilk yapıldığında izinleri alınmıştır ancak sonradan tadilat veya değişiklik yapıldıysa onların izni alınmamış olabilir, o başa bela olur. bu tadilatı da tapuda göremeyebilirsiniz. biz böyle bir ev almıştık, bir önceki almancı sahip izin almadan değişiklik yapmış, sonra bize dava açıldı sanki biz yaptırmışız gibi. 2 yıl uğraşıldı davayla. bu ev ıldır’da mı?

bu arada bu tür sit alanındaki eski evlerde tesisat değiştirmek bile sorun oluyor. izinlerle davalarla uğraşıyorsunuz. şu anki aklım olsa böyle bir derde bulaşmazdım.
+1
eileengray
(06.08.26)
öncelikle parsel tescili ve sit alanı kavramları farklı şeyler.
Tr'de tescil işi yapı değil, parsel üzerinden yürüyor. yani doğru arama kriteri, öncelikle söz konusu binanın parselinin tescilli olup olmadığı. parsel tescilliyse, üzerindeki yapı her ne ise, onu aynen korumak durumundasınız. tarihi yapı ise, çatı aktarma, pencere doğraması değiştirme gibi işler için bağlı olduğu belediyenin Kudeb biriminden; daha büyük onarımlar içinse bağlı olduğu koruma bölge kurulundan izin almak -tabi ki gerekli proje süreçlerini tamamladıktan sonra- zorundasınız. eğer yeni yapıysa, ekonomik ömrü el verdiğince o binayı kullanabilirsiniz; ancak olası bir yıkılma durumunda, parselin tescili hangi tarihi yapı üzerinden yapıldıysa, onu yeniden yapmaktan başka şansınız yok.
edit: evin yaşı bu durumda çok bişey ifade etmez. tarihi ancak çok nitelikli olmayan 200 yıllık bir yapı tescil edilmeyebildiği gibi, Bağdat Caddesi'nde 90'larda yapılan apartmanlardan tescil edilenler var mesela.

ancak, parsel tescilli değil de, parselin içinde bulunduğu bölge sit alanı kapsamındaysa (sorunuzda tarif ettiğiniz bu sanırım), onun durumu biraz daha değişik. söz gelimi, parsel 1. derece arkeolojik sit kapsamında ise (bu durumda parsel illa ki tescilli olmak zorunda değil), o parseldeki mevcut bina yıkıldıktan sonra yerine hiçbir şey yapamayacağınız gibi, bahçesine ağaç dahi dikemezsiniz (10 cm'den fazla kazı yasak; sonradan su tesisatı, doğalgaz vs de geçiremezsiniz mesela).

kısacası, önce söz konusu parselin tescilli olup olmadığını ve/veya kentsel, kırsal, arkeolojik vs. gibi bir sit üzerinde bulunup bulunmadığını; bulunuyorsa kaçıncı dereceden olduğunu öğrenin. sonra yukarıdaki bilgilere göre seçiminizi bir daha değerlendirirsiniz.

öğrenme yöntemi konusunda ise, ilgili belediyenin imar müdürlüğünden yardımcı oluyor olmaları lazım. direk tapuyu arayınca, kvkk meselesi sıkıntı yaratmış olabilir. belediyesinin sayısal sistemi varsa, internetten de sorgulayabiliyor olmanız lazım.
+3
lil siztah
(07.08.26)
(16)

Sallıyorum

ananiyimioguz
Bu kelime size de rahatsız edici gelmiyor mu? Yoksa ben mi fazla hassas düşünüyorum, bilemedim.Ekipte bir abimiz var 10 kişilik toplantıda sürekli sallıyorum da sallıyorum... yahu git ötede salla kardeşim."Atıyorum" dese neyse bi nebze normal gelecek. Hatta ben onun yerine "misalen söylüyorum" veya
Bu kelime size de rahatsız edici gelmiyor mu? Yoksa ben mi fazla hassas düşünüyorum, bilemedim.

Ekipte bir abimiz var 10 kişilik toplantıda sürekli sallıyorum da sallıyorum... yahu git ötede salla kardeşim.

"Atıyorum" dese neyse bi nebze normal gelecek. Hatta ben onun yerine "misalen söylüyorum" veya "örnek veriyorum" derim mesela.

Kısa istiyorsan örneğin... de, misal... de, varsayalım... de ne bileyim yani "sallıyorum" nedir abi.

Edit: Bu arada mesela "sallamasyon" rahatsız etmiyor ama nedense "sallıyorum" pis geliyor.
-9
ananiyimioguz
(06.08.26)
Hoş değil bence de.
-1
mutekebbir
(06.08.26)
Ben de düşündüm şimdi, daha çok mesela kullanıyormusum.ama atıyorum veya sallıyorum diyenden de rahatsız olmadım hiç.
+1
etna
(06.08.26)
Neden abi neden? Geçen de birisi niye den rahatsız oluyordu. Rahatsız olacak başka şey mi kalmadı
+3
Rondak
(06.08.26)
ekmeğini dilden kazanan yılların edebiyat öğretmeni ve kelimeler üzerine düşünmeyi hobi olarak da çok seven biri olarak herhangi bir kelimenin itici veya çekici gelmesi hakkındaki görüşüm şudur: kelimeleri itici veya çekici yapan şey çoğunlukla kullandıkları bağlam, yer, zamandır. eğer bir kelime bir dilde varsa, o gereklidir, olması gerektiği için var olmuştur.

ortam ve hitap edilen kişiler daha ziyade itici, sevimli algısını bizde oluşturur. yani en azından benim açımdan öyle. sallıyorum, örneğin, söz gelimi, varsayalım, söz temsil vs vs. bunların hepsini yerine göre, ortama göre, kişilere göre kullanırım. tahminime göre çevrenizdeki kişiler bağlamdan bağımsız olarak çoğunlukla ''sallıyorum'' u kullanınca sizde bir antipati oluşmuştur.

hatta el yükseltiyorum bir kelimeyi bozup, deforme edip, karikatürize edip kasıtlı olarak telaffuz hatası yapmak bile sempatik bir hava katar gene yerine göre. her neyse hiçbir kelime rahatsız edici değildir. rahatsız edici yapan başka unsurlardır. kamu spotu: kelimeleri seviniz, kullanınız. bu sıcak günlerde dilin zenginliğini kullanarak yaptığınız sohbetlerde farklı farklı kelimeler kullanınız. çünkü onlar biz kullandıkça varlar.
+3
wilhelmwasmuss
(06.08.26)
Siz abinin sallamasından değil abiden rahatsız olmuşsunuz. Atıyorum dese de siz kıl olursunuz.
+3
mikahakkinen
(06.08.26)
tamamen aynı görüşteyim. 'atıyorum'u arada kullanıyorum (azaltmaya çalışıyorum ama) ve duymaktan da rahatsız olmuyorum; ancak sallıyorum'a aşırı uyuz oluyorum. çok varoş bir ifade hissiyatı yaratıyor.
-2
lil siztah
(06.08.26)
@mikahakkinen, hayır ya adamı severim sadece ondan çok maruz kalınca iyice rahatsız etmeye başladı. Yoksa mesela bir youtuber ı izliyorum o da çok kullanıyor, bana kaba ve varoş geliyor +1 @lil siztah
0
🌸ananiyimioguz
(06.08.26)
Rahatsız etmez ama çeşitlendirilmesi hoşuma gider. Yani her defasında sallıyorum demek yerine mesela, örneğin, atıyorum, sallıyorum vs gibi farklı seçenekler arasında rotasyonlu şekilde kullanmak daha güzel geliyor kulağa.
0
nundu
(06.08.26)
Sevmeyince yük olur karınca,
Sevince filler karınca.

Adamdan gıcık almışsın sadece.
0
ground
(06.08.26)
bazılarının ağzına yapışıyor ve sürekli söyleyince itici oluyor. "atıyorum" kelimesi için de geçerli aynı şey. bunlar bir de ağzını yaya yaya atıyorum veya sallıyorum der iyice itici olurlar.
0
abelardo
(06.08.26)
Atmak ya da sallamak.
İkisi de itici. Özellikle sallamak, daha argoya kaçıyor.
Neyi sallıyorsun yani?
+1
pro9it9is9
(06.08.26)
Atiyorum
Mesela
Ornegin
Diyelim

Bunlar salliyorumdan daha populer, yaygin. Salliyorum epey nadir bir kullanim gibi duruyor.
0
baldur2
(06.08.26)
Normalde pek rahatsız olmuyorum ama iş görüşmesinde örnek verirken "sallıyorum" veya "atıyorum" diye cümle kuranları garipsiyorum.
Bu adaylar nerede ne demesi gerektiğini tam kestiremiyorlarmış gibi geliyor.
0
burfak
(06.08.26)
Hiç rahatsız etmedi, etmez.

Bizi rahatsız eden şeyler aslında daha çok kendimizle de ilgili bir şey söylüyor olabilir.

Nasıl hissettiriyor sizi bunu duymak, ne zaman kimden duydunuz da rahatsız hissettiniz, o kişiyle normalde ilişkiniz nasıl, mesela çok sevdiğiniz bi arkadaşınız da ya da kardeşiniz vs söyleyince de aynı şekilde rahatsız oluyor musunuz?

Bi yöneticim vardı. Daha önceki işyerimde yaptığımız bi işi/başarıyı anlatırken “biz şu ödülü almıştık, şunu yapmıştık” falan diyince çıldırıyordu adam. Biz değil ben diyeceksin diye. Yanı tek başıma almamışım ki ödülü ekipçe almışım tabii biz diyeceğim.
İnanılmaz bir ego, adam başkasının biz demesine bile sinirleniyor.

Tamamen böyledir demiyorum sizin için ama bi düşünmek iyi olur bence. Başka hangi ifadeler rahatsız ediyor sizi, ne hissettiriyor..
0
selenophile
(06.08.26)
"Sallıyorum, atıyorum" kelimeleri ile "örnek veriyorum, mesela" kelimeleri aynı anlamı karşılamıyor. Daha doğrusu ben farklı yerlerde kullanıyorum.

"Örnek veriyorum" daha çok doğru ifadelerden bahsederken kullanılıyor. Verdiğim örnekte gerçek değerler kullanıyorum.
Örn: Altının hiç kar getirmediği dönemler oldu, örnek olarak 2011'de altın alanlar 2016'da ilk defa kara geçti.

Altın gerçekten de 2011-16 arasında yataya bağladı. Başka dönemler de var ama ben bu kısmı örnekledim.

"Atıyorum" da ise örneğin doğruluğu önemli değil. Karşı tarafın kıyaslama yapabilmesi ve somutlaştırması için kullanıyorum. Senaryo üretiyorum yani.
Örn: X firması her zaman daha çok maaş verir, atıyorum diğerleri 80-90 bin maaş veriyorsa X 90-100 bin verir.

Burada benim piyasadan haberim yok, maaşlar daha düşük ya da daha yüksek olabilir. Değerleri attım çünkü önemli olan X'in diğerlerinden yüksek maaş verdiğini vurgulamak.

Evet, sallıyorum biraz daha kaba kaçıyor, atıyorum daha fonetik ve uyumlu.
+2
iustitia omnibus
(06.08.26)
pro ortamlarda ben de takılıyorum bu kelimeye. "atıyorum" bir nebze kabul edilebilir ama "sallıyorum" rahatsız edici. arkadaş ortamında kabul edilebilir.
0
exlibris
(06.08.26)
(1)

Rehberle saray ve muzeler

mirafiori
Istanbulluyum, ana muzelerin saraylarin hepsini gezdim yillar icerisinde. Fakat uzun zamandir adam akilli gezmedim, son bikac senede gelen giden olunca ayasofya, sarnic, galata kulesi vb. klasik yerleri dolandik. Yas ilerledikce merakim artmaya basladi, adam akilli ozellikle arkeoloji muzesi sonra d
Istanbulluyum, ana muzelerin saraylarin hepsini gezdim yillar icerisinde. Fakat uzun zamandir adam akilli gezmedim, son bikac senede gelen giden olunca ayasofya, sarnic, galata kulesi vb. klasik yerleri dolandik. Yas ilerledikce merakim artmaya basladi, adam akilli ozellikle arkeoloji muzesi sonra da topkapi sarayini gezmek istiyorum. Tur rehberi nasil bulunur? Para icin degil de gercekten tutkuyla yapan, neo-osmanlici olmayan, objektif bir rehberle gezmek isterim.
0
mirafiori
(05.08.26)
arkeoloji müzesi için özlem ertan'ı önerebilirim.
0
lil siztah
(05.08.26)
(21)

Aynı anda 3 valiz +sirt cantasi taşınabilir mi?

japon balığı
SelamSizce yetişkin bir kadin1 büyük 1 orta1 küçük boy valiz1 sirt çantasını 1 kisi havalimanina kadar taşıyabilir mi? Güzergah tren istasyonunun dibinde oturuyor. İstasyonun diğer yönüne giden trene binecegi için bir merdiven çikilip inilecek. Asansör yok engelli rampası var ama o yolu çok uzatıyor
Selam
Sizce yetişkin bir kadin
1 büyük
1 orta
1 küçük boy valiz
1 sirt çantasını 1 kisi havalimanina kadar taşıyabilir mi?

Güzergah tren istasyonunun dibinde oturuyor. İstasyonun diğer yönüne giden trene binecegi için bir merdiven çikilip inilecek. Asansör yok engelli rampası var ama o yolu çok uzatıyor. Bir sonraki tren istasyonunda inip peron değiştirilerek başka trene binilecek. Burada guvenlik bazen turnikeden cikip geri gelmesini soyleyebiliyor. Sonrasinda bu tren havalimanina gidecek. Havalimanina varistaki istasyon sonrasi Asansör/yürüyen merdiven var. Turnikeden geçip check in masasına gidecek.
📊 Sizce bu yolculuk tek başına yapılabilir mi?

Bu anket sona erdi. 57 oy kullanıldı.

0
japon balığı
(04.08.26)
mümkün ama zor. 1 büyük sola ortayla küçük sağ ele alınır sırt sırta verilir
0
jelly bear
(04.08.26)
yapabilirse,
kavimler göçünü tek basina gerçeklestiren japon baligi olur heral.
0
designer
(04.08.26)
küçük ve orta boy mutlaka dört teker olmalılar, böylece sırt sırta verilip tek bir valiz gibi itilebilsinler. yine de çok zor.
0
eileengray
(05.08.26)
Merdiven in/çık olmasa mümkün gözüküyordu ben bi benzerini yapmak zorunda kalmıştım. Bi daha olsa yapmam ama ömrümden ömür gitti çünkü. Yolun bi kısmı için taksi tutma ihtimalin yok mu?
+1
truf
(05.08.26)
Yardım edelim ?
-6
gobekliraki
(05.08.26)
iki valiz olsa olabilirdi, ama 3 valiz cok zor. orta ve kucuk boy valizi bir adet buyuk boyla birlestirme sansi yok mu? havalimanina ya da daha iyi bir tren istasyonuna kadar taksi tutardim ben olsam.

diger soru: diger yone giden tren demissiniz. size kolay olan yonden binip bir sonraki durakta inip peronda yon degistirme sansiniz var mi? merdiveni aradan cikarabilirsiniz belki.
+1
taurina
(05.08.26)
valizlerin 4 tekerli olduğunu varsayıyorum. Düz yolda her türlü yavaş yavaş sürersin, hatta sırt çantasını da büyük valizin üstüne koy boşuna sırtında taşıma. orta ve küçüğü de sırt sırta verip diğer eline alacaksın.

Ben merdivende zorlanan kadın veya yaşlı görürsem, direkt elinden alıyorum. Sen de gördüğün birilerinden yardım istersin merdiven çıkarken.

Havalimanında zaten taşımak için büyük arabalar olur, onları kullanabilir isterse.
0
bobinhoo
(05.08.26)
Sırt çantası sırta takılıp, küçük boy valiz büyük boyun üstüne konarak, bir elde büyük, bir elde orta boy valiz sürüklenerek taşınabilir ama gerçekten çok zor olur.
0
(05.08.26)
Olur da gereksiz olur. Büyük valiz tek elde, ufak ve orta boy çekme kulpları açılır, tek elle ikisi birden sürüklenir. Merdiven, yoldan karşıdan karşıya geçmek ise ızdırap olur.
0
kimlanbu
(05.08.26)
Valizlerin üçü de dört teker.
0
🌸japon balığı
(05.08.26)
ben yaptım 2 büyük bir orta valiz + sırt çantası ile hem de. yürüyerek en fazla 7 dakika sürecek çok düşük eğime sahip bir yokuşu çıkmam yarım saat aldı. bir de o valizlerle yanlış tren durağında inince sinirden ağlamıştım... yolda çıkacak en ufak bir aksilik inanılmaz bir manevi çöküş yaratabilir, ayağınız takılsa veya burkulsa örneğin gerçekten rezalet olur. çünkü düz yolda bile o kadar ağırlıkla yürümek kolay değil, valizler ayağınıza resmen dolanıyor. kesinlikle mecbur değilseniz tek başınıza yapmayın, kendinize yazık.
+2
reversal of fortune
(05.08.26)
Dört tekerlekli valizleri düz yolda sürmek çok kolay gibi görünse de bozuk yol/kaldırım söz konusu olunca epey yorucu ve zor oluyor. Eğer evden trene kadar olan yol gerçekten çukursuz/tümseksiz yani pürüzsüz ve yokuşsuzsa, bavulları merdivenden iki sefer yaparak çıkarabilir eğer çok ağır değillerse. Engelli rampası iki bavula kadar iş görebilirdi ama üç bavulda işe yaramaz. Ben iri bir erkek olarak dahi ağır bir dört teker orta boy valizi oldukça dik bir yokuştan inerken kontrol etmekte oldukça zorlandım. Çıkmak da kolay olmayacaktır.

Eğer yolculuk gün içinde yapılacaksa, merdivenin başında elinde üç bavulla bir kadını gören erkeklerden biri mutlaka yardım edecektir, birinden yardım rica edilse bu rica da cevapsız kalmaz diye düşünüyorum. Sırt çantasının sırt kısmında bavulun sapına takılmasını sağlayacak bir şerit varsa, sırt çantası küçük ve orta boy valizin saplarına takılır, böylece iki valiz olabildiğince stabil bir hale getirilir, diğer elde de büyük boy valiz sürüklenir.

Kolay değil ama yapılamayacak bir şey değil bence. Bence parçaların büyüklüklerinden ziyade ağırlıkları önemli, parçalar ağırsa, özellikle orta ve büyük boyun ağırlığı yüksekse hiç uğraşmaya gerek yok taksiye binilsin ya da biri yardıma gitsin.
0
10551037
(05.08.26)
1 büyük
1 orta
1 küçük boy valiz
1 sirt çantası

büyük valizin üzerine ortaboy valizi bağlayabilirseniz olur. hani büyük boy valiz çekçekliyse ve çekme kolu uzuyorsa yeteri kadar sağlamsa. valizlerden bir tanesini buraya koyup bağlarsanız sırtınızda sırt çantası, bir valiz bir elde diğeri ikisi tek parça öteki elde belki bir ihtimal olur. tabi kaldırmayacağınızı varsayıyorum sadece sürükleme.

ikinci plan ise. büyük boy valize sırt çantasını bağlamak. ortaboy valizin üzerine de küçük boy valizi bağlamak
0
omer460
(05.08.26)
bu sıcakta mümkün değil; erkek olarak ben yapamam (185 boy :) )
+1
sweetoffice
(05.08.26)
Büyük valizi yan yatırın üstüne küçük olanı koyun. Küçük olanı tekerleri yere değmeyecek kadar kaldırın. Ardından iki valizi birbirine koli bandı ile bantlayin. Baş orta ve alt kısımdan üç kuşak bantlayin. Böylelikle tekerleri yere değen valiz sayınız ikiye inmiş olur.

Duruma göre orta boy valize de bantlayabilirsiniz küçük olanı.

Ya da taksiye 200 lira verip bahsettiğiniz durağa kadar gidebilirsiniz
0
topkapiaksaray
(05.08.26)
ben bir büyük, iki kabin boy, bir de sırt çantasıyla bunu yaptım. ancak bineceğim havalimanının kapısına bıraktılar, ineceğim havalimanının kapısından taksiye bindim. havalimanı içindeki süper pürüzsüz zemin dışında kendinize bu eziyeti yapmayın.
geçen tek kabin bavuluyla napoli'ye gittim; şehrin meydanları saçma sapan dokulu bir taş ile kaplıydı. toplamda 4'er kere bu meydanları geçmek zorunda kaldım; tam bir ölümdü. kolay gelsin.
0
lil siztah
(05.08.26)
eskiden bi büyük bi orta boy bi de sırt çantamla ( içinde laptop ) sürekli sabihadan metrobüs otobüs aktarmaları yaparak avrupa yakasına geliyodum. er kişi olarak beni çok yoruyodu ama bütçe işte napcaksın. senin bi kabin boy fazlan var. kabin boyu da büyük bavulun çekme kolunu sonuna kadar açıp oraya yan koyarak bi şekilde sabitlersen her iki elinde bi yük kalır. bi kan ter ve gözyaşı tabii.
0
spirit crusher
(05.08.26)
Bir kadın olarak yapmisligim oldu. Buyuk ve kucuk kabin valizi, önümde tek elde 4 teker ustunde surerken orta boy diger elde 2 tekerlek uzerinde cekerek. Sirt cantasi sirta :)
0
funl
(05.08.26)
tek başına bir kadın olarak benzer bir rotada yaptım ben bunu, şimdi olsa yapmam. en azından merdivenli kısmı atlatacak bir çözüm bulmaya çalışırdım ben olsam taksi, uber, vs.

yine de yapılacaksa anahtar kelime erken yola çıkmak. havaalanında olmanız gerekenden birkaç saat önce yola çıkmanız önemli. o kadar valizle koşturmak ya da geç kalma stresi yaşamak istemezsiniz emin olun :) ayrıca insanlar sağolsun çoğunlukla valizler için yardımcı oluyorlar tabii yine de buna güvenip yola çıkmamanızı tavsiye ederim.
0
in vino veritas
(05.08.26)
Yapılabilir. Ben bazen 2 büyük 1 küçük valiz 1 de sırt çantası taşıyorum. Küçük ortanın üzerine koyulabilir ya da orta ile büyük beraber sürüklenebilir. Yavaş yavaş gidersiniz böyle. Hava alanlarında zaten market arabalarına benzer arabalar var onlarla da taşırsınız
0
yüzyıllık yalnızlık
(05.08.26)
Ben yaptım ama havalanında, havalanından transfer aracına kadar. Havalanındaki bagaj arabaları ile kolay oluyor. Bagaj arabası olmasa bile düz zeminde nispeten kolay ama kaldırım , merdiven in çık falan varsa zorlayabilir.
0
inheritance
(06.08.26)
(3)

O kulaklık mı bu kulaklık mı?

kizil karga
İki kulaklık arasında kararsız kaldım biri Bose QuietComfort Ultra diğeri Sony WH-1000XM6, siz ne diyorsunuz bu ikisi arasında? Ya da benzer bi öneriniz olabilir mi birader bak bu da iyidir gibisinden?*Kafaüstü olmalı.
İki kulaklık arasında kararsız kaldım biri Bose QuietComfort Ultra diğeri Sony WH-1000XM6, siz ne diyorsunuz bu ikisi arasında? Ya da benzer bi öneriniz olabilir mi birader bak bu da iyidir gibisinden?

*Kafaüstü olmalı.
0
kizil karga
(04.08.26)
Valla ben Bose Quiet Comfort kullanıyorum, noise cancellation özelliği ve kullanım konforu çok iyi. Herhalde 7-8 sene olmuştur. Kendi adıma dizi izlerken, müzik dinlerken çok memnunum.

Öte yandan bir arkadaşım tam bu model, Sony WH-1000XM6 kullanıyor. Dünyanın en iyi kulaklığı olduğunu iddia ediyor. Ses konusunda takıntılı derecede ilgili birisiyle konuştum (adam kendi ses odasını filan tasarlamış birisi, en en en ince detaya kadar bizzat yapmış. 2-3 yılını almış), en iyi kulaklığı ve ardından Bose'i sordum. Hemen Sony dedi, Bose için de "Bizim camiada Bose için Buy Other Sound Equipment" diye bir laf söyleriz diye belirtti. Seçim sizin.
+2
burka
(04.08.26)
Bose NC700 kullanıyorum ve kesinlikle Sony derim.
+1
kimlanbu
(05.08.26)
bose QCU kullanıyorum; çok memnun olduğumdan şimdi kulak içi olanına da bakıyorum. sony'i hiç kullanmadığımdan bilemiyorum ama.
not: bu arada mümkünse, yurtdışından ürün getiren kişilere kore'den getirtmeye çalışın. burada 20 bin lira iken 12'ye almıştım ben.
+1
lil siztah
(05.08.26)
(13)

Doğal pırlanta - lab grown pırlanta bu işin raconu nedir?

tchuck
kafalar karışık. beğendiğim modelin düzgün gözükmesi için karatın biraz yükselmesi gerekiyor, o da yükselince berraklık ve renk sınıfları "tatmin edici" düzeydeyken benim bütçemi aşmış oluyor.lab-grown için ise bütçem yetiyor (hatta bütçemin altında da kalıyor)şimdi normal koşullarda bakıyorsun lab-
kafalar karışık. beğendiğim modelin düzgün gözükmesi için karatın biraz yükselmesi gerekiyor, o da yükselince berraklık ve renk sınıfları "tatmin edici" düzeydeyken benim bütçemi aşmış oluyor.

lab-grown için ise bütçem yetiyor (hatta bütçemin altında da kalıyor)

şimdi normal koşullarda bakıyorsun lab-grownun tek dezavantajı sataren para etmemesi.
ama doğal pırlanta da satarken hayvan gibi değer kaybetmiyor mu?

labgrownu 120-130bine aldım diyelim, satarken 0tl etti.
doğalını alayım desen aynısı 250-260binlerde olacak %50 zararla satsan yine aynı hesaba denk geliyor.

ama tabi işin raconu nedir bu işlerde onu da bilmiyorum. "lab grown alınır mı hiç" falan diye eleştirilmek de istemiyorum millet tarafından.

"olması gereken" değil de, direkt algı ve "gerçekler" olarak bakarsanız bu işin "doğrusu" nedir?
0
tchuck
(03.08.26)
bi de bu natural pırlantayı satarken yarıya düşüyor kısmını chatgpt söyledi. eğer o kadar düşmüyorsa tabi o zaman senaryom değişir de.

dediğim gibi çok ciddi fiyat farkı oluyor.
ve görünüm olarak da iyi kalite bir lab-grown taş alınca sanırım dışarıdan da natural mı değil mi başkasının anlama imkanı yok?
0
🌸tchuck
(03.08.26)
Teklif için alıyorsunuz sanırım; öyleyse satış değerine neden bu kadar takıldınız anlamadım. Teklifte gelen pır’ını satan tanıdığım olmadığı gibi, en iyisi bile en kötü yatırım sonuçta. Ben olsam lab alır geçerdim; etik olması da cabası.
0
lil siztah
(03.08.26)
Selamlar

Kuyum, mücevherat işlerine hakim değilim ama bildiğim 1-2 şey var. Öncelikle satın aldığın mücevher, elmas dükkandan adımını attığın zaman 2. el statüsüne giriyor ve fiyatı oldukça düşüyor. Nedeni, nasılı nedir bir fikrim yok. Bence sektör dinamikleri olmalı, neticede doğanın en dayanıklı maddesine insan ne yapabilir ki. Başka bir açıklama getiremiyorum.

Diğer nokta ise doğal elmas ile laboratuarda oluşturulmuş olan arasında artık bir fark yok. Yani doğada olandaki gelişim süreci atıyorum 200.000 yıl ise yapay olanda bu süreci hızlandırmanın imkanı bulunmuş. Bu yüzden de galiba amerikanın başı çektiği bir yasal karar ile birlikte gerek doğal gerekse de teknik yöntemler ile oluşturulan elmaslar filan eş kabul ediliyor çünkü sonuç aynı oluyor. Arada farklar vardır ama işin özeti bu.

Kendi adıma bu tür şeylere hiç tamah etmem. Altınmış, ziynetmiş umurumda olmaz doğrusu. Öte yandan alacak olsam estetik güzelliğe göre karar verir, ömür boyu elimde tutacakmış gibi düşünürdüm. Fiyatı düşüyormuş, değeri azalıyormuş diye bakmazdım. Belki yarın bir gün onu ailemden birine verirdim mesela. Bu doğal, lab grown filan türü şeylerde de insanların haklılık payı olmakla birlikte yan yana 10 tane ürün koysak kimse kolay kolay "Bu şu ürün, b sınıfı bir taş" filan diye söyleyemez. İstiyorsanız bir deneme yapın hatta. Satın aldığınız ürüne "Bu lab grown" diyip yüksek bir fiyat söyleyin. Sonrasında da "Ya aslında bir tanıdıktan 2. el gerçek pırlanta aldım" diyip oldukça hesaplı bir ödeme yaptığını anlatın. Emin olun insanların verdiği yanıtlar ve tepkileri değişecektir. Mücevherattan girdik davranışsal psikolojiden çıktık : )
+1
burka
(03.08.26)
Çok karışık değil aslında

Elması elmas yapan o taşa yüklenen zihinsel değer. Bu açıdan eğer sizin için veya simgesel olarak olayın kendi içinde "elmas" önemliyse şekle şemale çok takılmadan elmas tercih edersiniz. Yani "benim elmasım var" diyebilmek mümkün oluyor burada. Hafiften koleksiyoncu psikolojisi var. O şeyin kendisini bizzat elinizde tutuyorsunuz. Lüks tüketim malı alma fikrinin özünde de bu var zaten.

Ancak sizin için bu parça aksesuar olacaksa, belli bir durumda, belli bir şekilde görünmesi, o görünüşün sizin estetik algınıza uyuyor olması onun oluştuğu maddenin ne olduğundan daha önemliyse o zaman sentetik tercih edeceksiniz. Çünkü burada amacınız belli bir objeye sahip olmak değil, belli şekilde görünen bir objeye sahip olmak.

Mesele "sahiplik" ve onun sembolik anlamıysa ufacık bir elmas kaşıkçı elması kadar bir sentetikten daha tatmin edici olabilir. Mesele "görünüşse" tam tersi daha iyi olabilir.
0
akhenaten
(03.08.26)
peki bu laboratuvar taşlarında, seritifkaları tamamsa (gia ve igi), renk ve berraklık istedğim standarddaysa kimin ürettiğinin bir önemi yok doğru muyum?
0
🌸tchuck
(03.08.26)
Hocam lab taşlarda GIA IGI gibi sertifikalar yok, onlar doğal taşlara sertifika veren kurumlar. Lab grownun kendi sertifikaları var, kimin ürettiği görece önemsiz evet, yapay bir taştan bahsediyoruz sonuçta. Renk berraklık istediğiniz gibiyse tamam zaten.


İşin değer kısmına girmeyin hiç, yatırımlık bişey almıyorsunuz, yatırımlık alacaksanız gram altın alacaksınız :)

Bu arada taşta aradığınız renk ve berraklık kriterleri nedir merak ettim.


başka sorunuz varsa cevaplayayım.
0
kumandanim
(03.08.26)
@kumandanim,

GIA ve IGI sertifikaları labgrownlarda da oluyor diye okudum ben? hatta birden fazla yerde okudum sahte mi bu bilgi?

yani anladığım kadarıyla F renk, VS1 berraklık yeterli bana ama çok da kararsızım.

açıkçası en çok çekindiğim şey lab pırlanta alıp da kıymet vermiyormuşum gibi gözükmek. aslında ben görüntüsü daha güzel, daha içe sinen bir şey almak istiyorum. sırf natural olacak diye eşşeğin bi tarafındaki kelebe gibi bir şey almak istemiyorum da. şimdi biri lab-grown diyip bi laf eder vs altında ezilirim diye de tırsmıyor değilim.
0
🌸tchuck
(03.08.26)
Hocam şimdi listeye baktım, düzeltiyorum evet IGI sertifika var ama GIA yok, büyük ihtimalle de olmaz zaten, % 99.9 diyebilirim:)

f vs1 sizin için yeterliyse ok. size şunu söyleyeyim vs1 çok temiz bir taş için kriter ama gerçekten bu kdr temiz bir taş almanıza gerek yok, si1 hatta düzgün bir si2 bile haydi haydi işinizi görür, farkı çıplak gözle göremezsiniz zaten, çıplak göz bir yana lupla bile baksanız göremezsiniz.

O yüzden berraklık yani clarity kriterinizi daha aşağı çekin derim.
F çok güzel beyaz renk bir taştır, bunda da mesela g rengine bakabilirsiniz.

siz bence g renk si2 berraklık istediniz karatta bir taşa bakın, o taşın fiyatı bütçenizi aşmıyorsa bu iş tamamdır. aşıyorsa sonrasını tekrar istişare edelim hocam :)
0
kumandanim
(03.08.26)
@kumandanim abi vallahi şimdi yurtdışu kaynaklara da baktım gia sertifikası var diyor ama uzmanı olduğum bi konu değil zaten kafam da akarışık sdfsd.

G color, si2 berraklıkta ürünler için de yine 1.2 karatta bile 200bin liraları görüyoruz gördüğüm kadarıyla. hani bu ucu ucuna bütçemi karşılar belki ama, bu sefer de karat beklediğimden küçük kalıyor. kafalar allak bullak.
0
🌸tchuck
(03.08.26)
1.2 karat bile demişsiniz aşırı şaşırdım yav. Ben ve arkadaşlarım 0.32 0.40 vs. şeylerle teklif ettik evlendik mutluyuz çok şükür. Normalde buna karşı olan kadınlar da var kimi hiç istemiyor. İsteyen de öyle 1 karat mı istiyor demek vay anasını. Ben olsam eş adayının fikrini alırdım mesela vegan bi kız lab grown'u da ister, dümdüz bi kız illa gerçek taş olacak diyebilir falan.

not: bu arada satışı düşünmeden alıp geçeceksin, zaten boşanırsanız falan kadın satar o da sizi ilgilendirmez :D
0
nhk ni youkosu
(03.08.26)
@nhk,

ben mutluluğa mutsuzuğa dair bir şey mi dedim anlamadım? istediğim modelde karatın biraz daha büyük olması gerekiyor, 1 karatta vs. olması gerekenden küçük duruyor o yüzden "bile" dedim. bir şeyi küçümsemeye çalıştığım veya "bu olmazsa mutsuz olucaz" vs diye değil.
0
🌸tchuck
(03.08.26)
@tchuck, anladım fakat bu işin doğrusu yok işte. Fuzuli olarak şişirilmiş bi piyasada parlak taşlar alıp eşlerimize hediye ediyoruz. Penguenin güzel yuvarlak taşlar bulup eşine vermesi kendini beğendirmesi gibi bişey.

raconu ne diye sorarsan kapitalistler direkt "en az 1 maaş vermelisin" vs. şeyler diyecekler.
0
nhk ni youkosu
(03.08.26)
Bu işin doğrusu yanlışı yok tabi ki. 0,30 doğal pırlanta ile de mutlu olunur 1,00 lable de, mutluluk işini buna endekslemek yanlış bir parametre.

gönlü olmayana 5 ct doğal tektaş yapsan " niye 6 değil bu ? " der. o yüzden herkeste çalışan tek bir mutlak formül yok.

Burada taşın doğal ya da lab olacağı, karatı fln aslında çoğunlukla müstakbel eşinizin hassasiyetlerine göre değişiyor.
+1
kumandanim
(04.08.26)
(12)

Eski hoşlanılan kızın kankası

arbre
Bu kızla sporda karşılaşıyoruz. Bu kıza yürünür mü? Yürünürse nasıl yürünür? Eski hoşlanılan kız yoluyla mı? Kankanı bana ayarla gibi?
Bu kızla sporda karşılaşıyoruz. Bu kıza yürünür mü? Yürünürse nasıl yürünür? Eski hoşlanılan kız yoluyla mı? Kankanı bana ayarla gibi?
-33
arbre
(31.07.26)
eski hoşlanılan demenizi mazide kalmış platonik bi sevda olarak kabul edersek kankasıyla görüşmende sorun göremedim. ha aracıya ne gerek var? zaten sporda denk geliyorsanız konu açmak için saha uygun.
0
kurmalifare
(31.07.26)
Kadınlar bir olur seni yerler. Bu defa esas yıkıcı darbeyi yer tası tarağı toplayıp şehri terkedersin.

Taktik basit. Sen kadın seçmeyeceksin. Sana yanaşan , sana sinyal veren kadını değerlendirmeye alacaksın.

Kadın erkeği seçer. Erkek buna göre reaksiyon alır.

Naz yapan tayfadan zaten bi cacık olmaz.

Aman o kıza bulaşma. Bitersin.
+3
Lh12
(31.07.26)
abi sen sürekli yeni hedef seçiyon kendine ama birine yürüdün mü hiç
+6
nahtoderfahrung
(31.07.26)
Lh12, bu çok yanlış bir düşünce, ben seçim yapma hakkı olmayan, öz güveni düşük biri değilim

nahtoderfahrung, yürümüyorum ve kötü olan yürüme özelliklerimi kaybettim :D Yaşlandım...
-9
🌸arbre
(31.07.26)
Amma takıntılısın yeni kişiyi bile kızın çevresinden istiyorsun. Bir olup senle bi güzel tşk geçerler bu kez feleğin şaşar.
+3
kullaniciadimvar
(31.07.26)
Legal ve etik. Yuruyebilirsin.
0
duster
(31.07.26)
duyuru hesabıma giriş yapmamıştım. duyurunun sadece başlığını görüyordum ve yanımdaki arkadaşla iddiaya girdim bak bu duyurunun sahibi kesin arbre diye bir arkadaş dedim ve bildim.
soruna gelecek olursak , kanka,arkadaş, iş arkadaşı , patron, sen hepsine yürüyebilirsin sakıncası yok, yeter ki biri ile başgöz ol artık yoksa spor salonu, iş yeri, otobüs durağı her gördüğün hanım potansiyel eş adayı senin için. hatta dediğin gibi eski platoniğine söyle aranızı yapsın kankanı bana ayarla ,de. o da hemen halleder zaten.

yahu aşağı ile değil yukarı ile düşün bu kız da sana hayır derse ne kadar rezil olacağını görmüyor musun? kankasının hayır dediğine kız evet der mi ? kızdan bir sinyal aldın mı o da yok.
esas kız zaten sana hayır diyince kankası ile konuşmuştur. kankası biliyordur her şeyi zaten. bi de abi sen büyükşehirde değil misin iş yerinde aynı kızlar spor salonunda aynı kızlar?
üyeliğini iptal et başka salona git parasını biz duyuru ahalisi olarak sana ödeyelim olmaz mı?
+6
ercu cozer
(31.07.26)
ercu cozer, haha kafayı bozdum biraz şunlarla :) Beni görünce gülüyor kankası, ona söylüyor benim salonda olduğumu, kesme bakışma oluyor, amann neyse bok bok şeyler, iş atan kızlar oluyor ama bu reddedilme konusundan tiksindiğim için hiçbir şey yapmıyorum artık, geçen bir kız iş attı, gülüp geçtim, çünkü biliyorum adım atsam havaya girecek, Türk kızları yasaklansın

Üyeliğimi iptal etmem, ilk ben üye oldum, o benden görüp salona çöktü, sadece Gold üyelik alıp farklı yerlerde spor yapma fikri var

Bu arada kankasıyla nedense daha iyi anlaşabileceğimi düşünüyorum
-9
🌸arbre
(31.07.26)
Arbre kaç yaşındasın? Senin derdin kankası değil güya kıza nispet yapıp canını sıkmak, aştım diyorsun ama aştığın falan yok. Çocukça davranışlar peşindesin. Kısır döngüye girmiş, bu kızı unutup önüne bakmazsan yine canı sıkılacak olan sensin.
+1
ekimoloji
(31.07.26)
ekimoloji, kimse inanmıyor asd ama o kankası da güzel bir kız, neyse salıyorum bu konuyu, thx
-6
🌸arbre
(31.07.26)
Türk kızları yasaklansın dedikçe daha da kötü tecrübeler yaşarsın , ne zaman onlarla barışırsın o zaman bişeyler değişir yoksa ömrün boyunca anca söversin arkalarından, çünkü birine hem sövüp hem sevemezsin fizik kurallarına ters.
+1
the fisherking
(01.08.26)
bu kız, size bakıp bakıp sırıtan; sizin de "ne bakıyon?!" demeyi planladığınız kız değil mi?
iyi bir ikili olursunuz diye düşünüyorum, iyi yürümeler.
0
lil siztah
(05.08.26)
(4)

canım çok sıkkın ya

mezzosprite
akademiyle ilgili bilimsel olmayan konuları da burda konuşuyorduk değil mi?gecenin şu saatinde beni uyanık tutan bir derdim var. güz döneminin ders programını hazırlıyorum. fakültede doktorasını bitirmemiş araştırma görevlisi yok ve hepimiz artık bıkmış durumdayız senelerdir kadro beklemekten. dolay
akademiyle ilgili bilimsel olmayan konuları da burda konuşuyorduk değil mi?

gecenin şu saatinde beni uyanık tutan bir derdim var. güz döneminin ders programını hazırlıyorum. fakültede doktorasını bitirmemiş araştırma görevlisi yok ve hepimiz artık bıkmış durumdayız senelerdir kadro beklemekten. dolayısıyla şu tarz işleri de olabildiğince kolaylaştırmaya çalışıyoruz. benim kolaylaştırma yöntemim hocalara "hocam sizin için de uygunsa geçen seneki gün ve saate koysak olur mu dersi, uygun değilse tabii ki değiştirebiliriz" demek. bu şekilde bir günde programı hazır ettim gibi nerdeyse, derslik yerleştirme kısmı hariç. herkes de kabul etti yani şaşırdım da aslında, değişiklik isteyenler de "hani mümkünse seni çok zorlamayacaksa" şeklinde rica etti. çünkü herkes farkında artık bu işlerin zorluğunun.

bir kişi hariç.

hoca benim geçen seneki programı taslak olarak alıp üzerinde kendisinden önce görüştüğüm kişilerin derslerini kesinleştirmiş olduğum dosyayı görünce "kime sordun benim derslerimi böyle yerleştirdin, diğerlerinin derslerini bana sormadan niye yerleştirdin, şu kişiler hariç hepsini silip öyle gönder bana programı" gibi bir talepte bulundu. aslında baştan demiştim "bu dosya son hali değil, renkli olanlar kesinleşmiş olanlar, sizin için de uygun olursa geçen seneki gibi yapabiliriz değilse tabii ki değiştirebiliriz" diye. yani ben zaten bu dosyayı göndermek de istememiştim bu benim şahsi taslağımdı. sadece herkese sorduğum gibi ona da telefonda soracaktım ama o kahvaltı yapacağını bana sonra döneceğini söyledi, ben de o arada diğer profesörleri aramaya devam ettim, doçentlere geçmedim bile özellikle ama kendisinin "daha az kıdemli" gördüğü profesörlerle ondan önce görüşmüş oldum kendisi müsait olmadığı için. bir de tabi bölüm dışı hocalar (ar gör doktorlar dahil), ama zaten önce onlara sorulur sonra kendi bölümümüzün profesörlerine geçilir, sebep onların birden fazla bölüme ders vermesi ve programlarını yerleştirmenin daha zor olması. neyse sonra hoca bana mesajla döndü, ders programını gönderir misin dedi. içime de doğdu bi sorun çıkacağı ama yine de gönderdim. sonrası da paragrafın başında yazdığım gibi işte.

hocayla birlikte şehirdışı eğitimlere gitmiş gelmişliğimiz, yemiş içmişliğimiz, dertleşmişliğimiz var. bu nedenle hatrı var bende ve bu tavırlarını kişiselleştirmeme engel olan başka olayları var benden bağımsız. o nedenle çok alttan aldım. saygısız ifadeler kullandı ama sakince ve saygılı bi şekilde cevap verdim. hatta dediği gibi programı temizleyip öyle gönderecektim ama bu kez işler daha fazla karışabilir çünkü diğer hocaların olduğu yerleri isterse (ki programın şu halini gördüğü için özellikle bile yapabileceğini düşünüyorum) diğer hocaları tekrar arayıp onların derslerini tekrar yerleştirmem gerekecek ve neden soracaklar ve bu hocanın böyle yaptığını söylersem onlar da inada bindirebilir konu büyüyebilir vs. dolayısıyla ne yapsam diye sormak için hocayla arası çok iyi olan benim de arkadaşım sayılabilecek, aynı zamanda ders programlarından da sorumlu olan dekan yardımcısını aradım. anlattım durumu. o zaten biliyormuş hoca onunla konuşmuş benden önce, benim ona sormadan derslerini yerleştirdiğimi söylemiş vs. dekan yardımcısı da "evet sorması lazımdı, siz nasıl istiyordunuz" diye sormuş, ben anlatınca "hoca şuraları istiyormuş ayarlayabilir misin" dedi "ayarlarım" dedim. hocaya da yine aşırı alttan aldığım bir mesaj yazdım "tam ifade edememişim sanırım bunun kendi kişisel taslağım olduğunu, sizin tercihinize göre düzenleyeceğimi yeterince vurgulamamışım kusura bakmayın" diye başladım, derslerini dekan yardımcısından öğrendiğim yerlere yerleştireceğimi yazdım, "sanırım böyle uygunmuş doğru mu" dedim cevap vermedi. sorun olmadığını varsaydım tamamladım programı. en son bi şey için dekan yardımcısıyla görüşürken "hoca bu saati onayladı mı" dedi, "sen söylemiştin ya ben de yazdım hocaya ama cevap vermedi" dedim. sonra neyse kendisi aramış hoca da o saat değil bu saat demiş. ben de tamam dedim tekrar yerleştirdim. sonra bi daha aradı beni dekan yardımcısı, "ya kusura bakma ama hoca benim aracılık etmemden hoşlanmamış, yine boş programı istiyor kendisi söyleyecekmiş nereyi istediğini" dedi. diğer hocalarla sorun çıkarsa yardımcı olacağını söyledi. tamam dedim sabah göndericem ama yani uyuyamıyorum ve düşündükçe sinir oluyorum. geldiğimiz noktada görüyorum ki mesele üzüm yemek değil. bu arada yıllık izinde ve yurtdışındayım yani, ekstra zorluklarla yapıyorum programı.

içimi dökmek istedim, hem akademik hem de bizi doğrudan tanımayan birileriyle paylaşmak istedim. umarım birileri görür. anket de ekledim öylesine ama lütfen yorumlarınızı yazın dertleşelim. teşekkür ederim
📊 ne diyosunuz bu işe :/
0
mezzosprite
(30.07.26)
mesele klasik hoca egosu. ancak siz dekan yardımcısı üzerinden ilerleyerek sorunu daha karmaşık hale getirmişsiniz. yılgınlığınızı anlıyorum ama enerjinizi, bozulan şeyi dolaylı yoldan düzeltmeye harcayacağınıza, politikayı baştan sağlam tutmaya çabalamakta fayda var. kolay gele.
-1
lil siztah
(07.08.26)
Teşekkür ederim. Politikayı sağlam tutmak demek inanmadığım bi kıdem sıralamasını uygulamaya koymak demek. Hoca şu an lisanstan hocası olan kişiden bile kıdemli görüyor kendini. Benim aklım bunu almıyor. Ki o hoca doçentliğini çook daha önce aldı. Torpil bulup profesör kadrosunu alamadığı için öğrencisinden sonra mı aramam lazım onu? Yine öyle yaptım gerçi ama prof. kahvaltı yapacak diye dünya durmuyor, sıradan aramaya devam ettim. Olabildiğince politik davranıyorum aslında, herkesi memnun etmeye çalışan bi yapım var normalde de. Tadımız kaçmasın diye uğraşırım. Ama bu tavır da bence adaletsizliği sürdürmeye hizmet ediyor.
0
🌸mezzosprite
(09.08.26)
sorun şu ki, kıdemin, teoride değil, pratikte ne olduğu önemli bildiğiniz gibi ve bulunduğunuz konumun adaleti sağlamaya yeter gücü yok ne yazık ki. anlattığınız sürecin tümü, sözü geçen profesörün şımarıklıkları+bu olay özelinde sizi hizaya getirme çabası gibi duruyor (bu da, tam da konumunun adamı olmadığının bariz bir göstergesi işte). siz çizginizi korudukça, daha da uzatmış konuyu; çocuk gibi. dediğim gibi, yılmanızı ve isyanınızı çok iyi anlıyorum. ben devlet kurumundayım; bizde de, çok afedersiniz ama "it ite, it de kuyruğuna" şeklinde, her kademe, bir alttakini öttürme peşinde. bu ortamda adaleti korumanın en geçer yolu, sizler o konuma gelince aynısını astlarınıza yapmamakla ve kurum kültürünü böyle böyle insani ve hakkaniyetli bir seviyeye çekmekle olacaktır. diğer türlü o diyarları terk etmek gerekiyor malumunuz. kolay gelsin.
0
lil siztah
(09.08.26)
Çok haklısınız. Aynen öyle hissettim ben de, beni eğitiyor. Hepimize kolay gelsin umarım dünyayı küçük küçük düzeltebiliriz, düzeltemeyeceğimiz noktalarda da bol sabır, birilerinin söylediği gibi 🙏
+1
🌸mezzosprite
(09.08.26)
(14)

Hastayı tedavi etmeyi reddeden doktoru şikayet

summerof69
Merhaba, bugün bir devlet hastanesinde başımdan tatsız bir olay geçti, ne yapacağıma karar veremedim.Öncelikle doktorlar yanıt verirse memnun olurum.Diyabetik nöropati (şeker hastalığı nedeniyle sinirlerin zarar görmesi, sonraki aşamalarında organ ampute ediliyor) tanısı koyulan annemden EMG istend
Merhaba, bugün bir devlet hastanesinde başımdan tatsız bir olay geçti, ne yapacağıma karar veremedim.

Öncelikle doktorlar yanıt verirse memnun olurum.

Diyabetik nöropati (şeker hastalığı nedeniyle sinirlerin zarar görmesi, sonraki aşamalarında organ ampute ediliyor) tanısı koyulan annemden EMG istendi ve tedavi olduğumuz hastanede 3 ay sonrasına gün verdiler.

Ben de yakınımdaki devlet hastanesine gidip, nöroloji doktorunun odasındaki tıbbi sekretere en yakın EMG gününün ne zaman olduğunu sordum ve 2 gün sonra boş gün olduğunu söylerken, doktor, odaya girip

"nerede tedavi olduysan orada EMG testini yaptır, acil bir durumu olsaydı zaten bu testi yaparlardı. Ben bu testi size yapmam"

diyerek tedavi etmeyi reddetti. Kendisiyle hiçbir diyaloğa girmeden bunu söyledi. Annemin ayağında yaraların ortaya çıktığını, şikayetlerinin arttığını vakit kaybetmeden çekim yapılması gerektiğini söylesem de doktorun tek yanıtı "dışarı çık" oldu.


Bunun üzerine başhekim ile görüştüm ve dilekçe ile şikayet etmemin doğru olacağını söyledi. doktorun odasına tekrar gidip, sadece tıbbi sekreter ile diyaloğa girip, kendisini tanık olarak yazacağımı ve ismini istediğimi söyledim. O da ismini vermeden de tanık yazabileceğimi söyledi. Bu esnada doktor bir anda parlayarak, "dışarı çık, git kime şikayet edersen et, bir de beni tehdit ediyor" diye bağırmaya başladı. (Kendisiyle diyaloğa bile girmedim, ne de "sizi şikayet edeceğim" gibi gözdağı verdim. Ki bunu desem bile tehdit suçu oluşmaz. Bu benim yasal hakkım) Sesini yükseltemeyeceğini söyleyip polikliniği terk ettim.

Doktorun hastayı reddetme hakkının olduğunu biliyorum, ilgili kanun ve yorumları okudum. Ama cevap bulamadığım nokta şu, kamu doktorları, daha hastayı görmeden, hastadan bağımsız gerekçelerle, bendeki örnekte olduğu gibi, hastayı reddetme hakkı var mıdır? Kanunda ve hukuki yorumlarda farklı görüşler var ama bunlardan en temeli doktorun hastanın tedavisini tehlikeye atmayacağı durumlarda ve makul gerekcelerle hastayı tedavi etmeyi hastayı reddedebileceği söyleniyor. 4 farklı hastaneye sordum ve hepsi de bu test için en erken 1 ay süre veriyor iken, bu doktor annemi reddederek, onun 2 gün içinde test edilerek erken teşhis almasını engellemiş ve onun sağlığını da tehlikeye atmış olmuyor mu?

Bu durumda, bu doktoru gorevi ihmal nedeniyle cimer e ve alo 184 e şikayet etmem doğru olmaz mı? Öyle haberler okuyorum ki, doktor yerine, hastayı reddeden doktoru şikayet eden hastalar ceza alıyorlar. Bu yüzden ne yapacağıma karar veremedim.


Teşekkürler.


Edit: yanlış, eksik anlaşılmalar olmuş. Yorumlarda düzelttim. Lütfen onlara da bakın.
0
summerof69
(20.07.26)
öncelikle çok geçmiş olsun. hasta takibinin bölünmemesi, odaya ikinci kez girip şikayet dilekçesi için sekreteri şahit göstermeye çalışmak ve isim istemek, hekim üzerinde baskı (mobbing) kurmaktır. ortada bir acil servis başvurusu veya acil müdahaleden kaçınma durumu yoktur; usulsüz bir test talebinin reddi vardır. Bu nedenle "görevi ihmal" suçlamasıyla cimer veya 184 üzerinden yapacağınız bir şikayetten lehinize bir sonuç çıkması hukuken pek olası değildir.
0
wu
(20.07.26)
@wu, 2. Kez girdiğimde içeride hasta yoktu. Odaya girmeden tıbbi sekreterin rızasını nasıl alabilirdim? Hatta başhekime de bu yüzden gittim, bu durumu belgelemek istediğimi soylemistim ama o da belgeye gerek olmadığını söylemişti. Dolayısıyla şahit dışında iddiamız destekleyecek bir dayanak noktam kalmıyordu.


Acil servis onaylarsa test olup, olabileceğimizi sordum, ona da yanıtı "çık dışarı oldu". Enabizdan randevu alıp, test olacaktık, Usulsüzlük ile neyi kastettiginizi anlayamadim?
0
🌸summerof69
(20.07.26)
Evet ama Tetkik yapabilmesi için öncesinde tedavi etmesi gerekiyor, ki bunun için randevu alacaktım.
0
🌸summerof69
(20.07.26)
Çok geçmiş olsun. Hiçbir şey çıkmaz buradan ama kayıtlara geçmesi için siz şikayetinizi yapın, detaylıca da anlatın. Umudum yok ama belki bir gün kamu hastanelerinde yapılanlar için adalet arayabiliriz. Öyle bir gün gelirse bunların hepsi kayıtlı olsun.
0
asue
(20.07.26)
Yaşanan, "tedavi etmeyi reddetmek" değil, başkasının istediği tetkik için hastanenin keyfi olarak kullanılmasını reddetmek.
Önce, o hastanede poliklinikte bulunan hekim tarafından muayenesi yapılır. O hekim gerek duyarsa EMG ister ve öyle yapılır.
Diyabetik nöropatide EMG, acil bir inceleme değildir. Tedavi üzerinde yönlendirici etkisi yoktur. Klinik bulgular zaten tanıyı koydurur ve tedavinin esası sıkı bir kan şekeri kontrolüdür. Nöropatiye ait belirtiler varsa, onlar için de ayrıca ilaç verilir.
Eğer yaralar açılacak derecede bir hastalık varsa, nöropati de genellikle vardır ve EMG sadece rapor olarak destekleyici olur. Önemli olan kliniktir.
Şikayet etseniz de, bu söylediklerimi söyleyeceklerdir ve bir sonuç çıkmayacaktır.
+3
pro9it9is9
(20.07.26)
siz yine de sikayet edin bence. uslubu cok sikintili. baska hastalarla da boyle iletisim kuruyorsa kayit altina alinmis olur. hakkinda cok sikayet gelirse bir umit belki kendini toparlar.

yukarida mobbing ve keyfi denmis, halt edilmis. bu durumda sikayet etmek en dogal hakkiniz. keyfi diyenler kendi annesine olsa aynisini dermiydi acaba, yoksa araya birilerini sokup emg gununu one mi cekerdi?
+3
banach
(21.07.26)
@pro9it9is9,

İddia ettiğinizin aksine, emg yi isteyen uzman doktor, emg sonucuna ve nöropatinin ulaştığı seviyeye göre tedavinin daha doğru yapılacağını söylemişti.

Yanlış anlamışsınız, Doktor baktığında yaralar orta çıkmamıştı. Emg yi bekleme sürecinde ortaya çıktı. Hasta zaten sıkı bir şeker kontrolüne de başladı.

İkisi de kamu hastanesi, bahsettiğiniz "hastanenin keyfi olarak kullanılması" ne demek oluyor? Bir devlet hastane tedavimizi gerceklestiremiyorsa, başka bir devlet hastanesinde tedavi olunca "keyfi" mi davranmış oluyoruz?
0
🌸summerof69
(21.07.26)
Siz yine de şikayet edin.
0
pro9it9is9
(21.07.26)
ortada hasta yokmuş ki doktor hastayı veya tedaviyi reddetmiş olsun. görevi ihmal falan yok yani anlattığınız olayda. üslubu daha dikkatli olmalıymış denilebilir en fazla ama onun için de hikayeyi bir de kurttan dinlemek lazım. velhasıl siz yine şikayetinizi oluşturun ama bir şey çıkmaz.
+4
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(21.07.26)
Yalnız doktoru değil, üç ay sonraya gün verilmesini de şikayet edin.
+5
pro9it9is9
(21.07.26)
@pro, iyi de bu detaylari biz siradan vatandaslar bilemeyiz ki... EMG sadece destekmis de, tani boyle koyulurmus da falan... onu doktor bilir ve doktor "EMG lazim" demis, bu kadar. Adam da (kadin ya da erkek) daha erken çektirmek mumkun mu diye baska bir hastaneye danismis.

Iki tarafi da dinlemeden bilinemez orasi tabii ki ayri
-1
üğpoıuy
(21.07.26)
benzer bir konuda; son derece küstahça cevaplar veren bir doktoru şikayet ettim (beykoz devlet hastanesi). hatta hasta hakları birimi dilekçeyi yazmama yardımcı oldu vs. Sonuçta son derece alakasız bir yanıt vererek konuyu kapattılar. Bişey çıkacağını sanmam ama şikayetinizi edin yine. geçmiş olsun.
-1
lil siztah
(21.07.26)
yapmanız gereken emg için tıbbi sekreterle görüşmek değil, doktora danışıp "hocam başka bir doktor emg istedi, bir de size muayene ettirip fikrinizi almak istedik" demek olmalıydı. doktorun üslubu kesinlikle yanlış ama sizin de izlediğiniz yol hatalı. şikayetten birşey çıkacağını sanmıyorum.
+2
faberkastelli
(21.07.26)
Yağ çekip bir taraflarını kaldırmaya gerek yok , izlenilen yol yanlış falan değil böyle böyle tepemize bindiler.Maaş alıyorsa hizmet etmek zorunda, değilse devlet hastanesini bıraksın
-5
ayağiniza gelen overlokçu
(23.07.26)
(6)

Şu durumda ne yapardınız

arbre
Eski platoniğin benimle aynı kulübe üye olup spor yaptığını söylemiştim. Bir zibidi (yaşı büyük) ve bir kız arkadaşıyla spor yapıyor. Bu kız arkadaşı beni görünce gülüyor, fısır fısır benimle ilgili bir şey dediğini görüyorum arada. Bu konuda ne gülüyorsun anlamında bir şey demem iyi olur mu, takmam
Eski platoniğin benimle aynı kulübe üye olup spor yaptığını söylemiştim. Bir zibidi (yaşı büyük) ve bir kız arkadaşıyla spor yapıyor. Bu kız arkadaşı beni görünce gülüyor, fısır fısır benimle ilgili bir şey dediğini görüyorum arada. Bu konuda ne gülüyorsun anlamında bir şey demem iyi olur mu, takmamam mı iyi olur? Siz ne yapardınız?
-14
arbre
(20.07.26)
Bence takma ama olmuyor ise, o kişi yalnızken yanında git ve bu saçma bakışları vs bırakmaz ise salon işletmesine durumu şikayet edeceğini ve kendisi tarafından rahatsız edildiğini ileteceğini ikaz et uyarıyorum de kıza, sanırım ondan sonra böyle şeyler yapmaz.
0
bonaparte
(20.07.26)
iş arkadaşlarımla aynı anda aynı küçücük spor salonunda spor yapıyorum ve onları görmüyorum.

bu hareketleri gördüğüne göre sen de ona bakıyorsun. bakışlarını yakaladıkları için fısır fısır konuşup gülüyorlar.

bakmazsan ve takmazsan sorun kalmaz.
+6
art cat chocolate
(20.07.26)
Takma boşver
0
gadlemler
(20.07.26)
arbre, elin yüzün düzgün temiz adamsın artık şu kızı bırak gençliğin gidiyor. sen bu kızdan hoşlandığın zamanlarda tanışan arkadaşlarım geçen boşandılar.
seni eleştirmek için demiyorum yardımcı olmak için diyorum;
1) başka salona git ben olsam öyle yapardım başka salon mu yok
2) terapi al
3) ex yengemizde terapilik
+2
ercu cozer
(20.07.26)
ercu cozer, ben de farkındayım ama uzak olmaya çalışırken karşımda görünce sinirlerim tepeme çıkıyor, ilk ben üye oldum, onun için düzenimi bozmak istemiyorum, kulübümü seviyorum, o sonra geldi, kendime haksızlık yapmış olurum, en sevmediğim şey
-5
🌸arbre
(20.07.26)
kamusal alanda önce geldi-sonra geldi muhabbetine hakkınız yok. iki kişi de eşit derecede orada bulunma hakkına sahip. bu konu kilit.
ex platoniğimi sallamıyorum havasındayken, yanındaki kıza "ne bakıyorsun" demek muhteşem bir oksimoron örneği olur; yapın diyorum.
+1
lil siztah
(21.07.26)
(2)

amazon'da macbook genelde satılmıyor mu?

substituent
Günaydınlar!amazon tarafından satılan 1-2 tane macbook gördüm. Yeni macbook çıkacak vs. diye çoğunu satıştan mı kaldırdılar yoksa amazon genelde çok satmıyor muydu?
Günaydınlar!

amazon tarafından satılan 1-2 tane macbook gördüm. Yeni macbook çıkacak vs. diye çoğunu satıştan mı kaldırdılar yoksa amazon genelde çok satmıyor muydu?
0
substituent
(19.07.26)
yoo çeşit çeşit satıyor normalde. dönem dönem model stoğu falan azalıyor olabilir sadece; iphone'da da öyle oluyor. amazon faaliyete başladığından beri tablet, telefon, pc ne varsa oradan aldım. sıklıkla fiyat da kontrol ederim. dönemlik bir durumdur özetle.
+1
lil siztah
(19.07.26)
geçenlerde hepsine zam geldi. Stok bitmiş ve yeni fiyattan yeni stok bekliyor olabilirler.
0
nhk ni youkosu
(19.07.26)
(1)

2022'deki öğrenci affında tez aşamasında dönen var mı? Aynı teze mi devam ettiniz?

santimantal
İst. Üniv. Sos. Bilimler Enstitüsü'ne dün sordum: İlişiği kesilen tez aşamasındaki öğrenci aftan dönerse kaldığı yerden döner mi, diye.Danışman atanması, konu belirleme, 6 ayda bir TİK sunma aşamalarının başa saracağını söyledi.Anladığım kadarıyla geçen afta öyle olmuş.Ama İst. Cerrahpaşa Üniv. o za
İst. Üniv. Sos. Bilimler Enstitüsü'ne dün sordum: İlişiği kesilen tez aşamasındaki öğrenci aftan dönerse kaldığı yerden döner mi, diye.
Danışman atanması, konu belirleme, 6 ayda bir TİK sunma aşamalarının başa saracağını söyledi.
Anladığım kadarıyla geçen afta öyle olmuş.
Ama İst. Cerrahpaşa Üniv. o zaman bir yazı yayımlamış, danışmanı ve tez izleme komitesi değişmeyen kaldığı yerden devam eder, demiş.

Yani açıkçası bilemedim ne yapacağımı. Yasa çıkmadan ilişiğimi kesersem dönüp tezimi tamamlama şansım var. (3 kez TİK raporu verdim.)
(Ama danışman atanmasından itibaren başa saracaksa dönmek istemiyorum.)
Bu durumda ilişiğimi kesmezsem yetiştiremediğim için atılacağım ve aftan yararlanamayacağım.

Yoksa her af'ta enstitüler farklı kararlar alabiliyorlar mı? Eğer böyle ise bunu yasa çıktıktan sonra mı yaparlar?
0
santimantal
(18.07.26)
Bizim okul iki gün önce genel duyuru yaptı; kalınan yerden yerden devam edilebilir diye. Bence enstitü ile iletişimde kalıp kararı bekleyin.
0
lil siztah
(18.07.26)
(5)

Tatil mekanı önerisi

egerbiryolcu
Eylül ayında, denizi soğuk olmayacak, antik kent gezilebilecek, tekne turu yapılabilecek nokta atışı önerebileceginiz yurtiçi önerileriniz var mı?
Eylül ayında, denizi soğuk olmayacak, antik kent gezilebilecek, tekne turu yapılabilecek nokta atışı önerebileceginiz yurtiçi önerileriniz var mı?
0
egerbiryolcu
(18.07.26)
fethiye ve yakın çevresi
+2
lil siztah
(18.07.26)
kaş ama çok kalabalık olur
0
bravoteam
(18.07.26)
Marmaris veya Didim.
0
mikahakkinen
(18.07.26)
Bu kriterleri sadece Kemer - Kaş arası karşılıyor.
+2
etna
(18.07.26)
kaş - kemer - kekova'da tekne turu
+1
co2s2
(19.07.26)
(2)

Çağla Tuğaltay cinayeti ve zaman aşımı

ya ben lan neyse
zaman aşımı kesintiye vs. uğrayabiliyormuş. biraz aradım ama anlamadım. bir sürü kesen süre, durduran süre bilmem ne var.böyle bir davanın zaman aşımını en fazla ne kadar durdurmak mümkün?bir de her ne kadar durdurursan durdur, suç ne kadar kesintisiz olursa olsun zaman aşımı 40 yılı aşamaz gibi bir
zaman aşımı kesintiye vs. uğrayabiliyormuş. biraz aradım ama anlamadım. bir sürü kesen süre, durduran süre bilmem ne var.

böyle bir davanın zaman aşımını en fazla ne kadar durdurmak mümkün?

bir de her ne kadar durdurursan durdur, suç ne kadar kesintisiz olursa olsun zaman aşımı 40 yılı aşamaz gibi bir şey var yanlış mı anladım?
0
ya ben lan neyse
(17.07.26)
30 yil.
0
Purple life
(17.07.26)
soruda ne anlattığınızı hiç anlamadım ama, zaman aşımı 20 yıldı; eksik delil sebebiyle, 20 yılın dolmasına kısa süre kala 30'a uzatıldı. bundan sonra uzatılmayacak deniliyor.
0
lil siztah
(18.07.26)
(4)

Akademisyenlerin doktora danışmanlığı kontenjanı kaçtır? Eger bir doktora ogrencisi kayit dondurursa yine kontenjani mesgul eder mi?

santimantal
Yoksa kayit donduran ogrenci halen o hocanın uzerinde mi gözükür?
Yoksa kayit donduran ogrenci halen o hocanın uzerinde mi gözükür?
0
santimantal
(17.07.26)
Danışmanlık sınırı yok diye biliyorum. Ama öğrenci sayısının hocalar arasında eşit dağılmış olmasına dikkat ediyorlar. Tabi bildiğim kadarıyla ben şu hocayla çalışmak istiyorum dediğinde o hocanın iş yükü fazla bile olsa danışmanlığı kabul etmek zorunda. Ama bölüm ve enstitü bunu her zaman uygulamıyor.

İkinci soru: kayıt dondursa da danışmanı kimse onun üzerinde görünür. Danışmanlıklar dağıtılırken öğrencilerin aktif pasif olmasına da bakılır. Atıyorum hocanın üzerinde 10 öğrenci görünüyordur, ama 8'i pasiftir, o zaman 2 öğrencisi varmış gibi hareket edilmesini isteyebilir.
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(17.07.26)
Tez danışmanlığı sayısı en fazla 14 olabilir.
0
black holes in the sky
(17.07.26)
enstitüye göre değişiyor. bizde yl+phd 10 olabilir demişler.
0
klassno
(17.07.26)
danışmanlık sınırı var. hocamın hatayla bu sınırı aşması yüzünden bir süre başka hocanın üzerinde gösterilmiştim ben; sonra düzeltilmişti.
kayıt sildirseniz hadi neyse de, dondurunca tabii ki hocanın üstünde görünürsünüz ve kontenjanı meşgul edersiniz.
0
lil siztah
(18.07.26)
(2)

İstanbul - Antalya Mola yeri

Murat1407
Merhaba İstanbul'dan Antalya'ya gideceğim gece yarı yolda Afyon civarında arabada uyumak istiyorum nerede uyuyabilirim.
Merhaba İstanbul'dan Antalya'ya gideceğim gece yarı yolda Afyon civarında arabada uyumak istiyorum nerede uyuyabilirim.
0
Murat1407
(17.07.26)
Benzin istasyonları?
Ben mecburi uyku ihtiyacı durumlarında benzin istasyonlarını tercih ettim hep.
Özdilek avm otoparkı da olabilir. Zira gece gündüz uğrak yeri ve göz önünde olursunuz kendinizi güvende hissetmek istiyorsanız.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(17.07.26)
kolaylı tesisleri veya özdilek avm
0
lil siztah
(18.07.26)
(11)

chat gpt plus'a ne kadar ödüyorsunuz?

lil siztah
son olarak 500 lira ödediğimi hatırlıyorum (ios); bu ay 24 usd istiyor :/sitesinde 999 tl oldu diyor; peki benden niye bu parayı istiyor? daha uygun alma yöntemi var mıdır? teşekkürler.
son olarak 500 lira ödediğimi hatırlıyorum (ios); bu ay 24 usd istiyor :/
sitesinde 999 tl oldu diyor; peki benden niye bu parayı istiyor?
daha uygun alma yöntemi var mıdır?
teşekkürler.
+1
lil siztah
(16.07.26)
GPT Go'ya ios aboneliği üzerinden ayda 250 TL ödüyorum.
0
himmet dayi
(16.07.26)
Denemek için baktım. Go 250 plus 999 yazıyor geçen sene yanlış hatırlamıyorsam 650 civarı bir şey ödüyordum ama bir süre sonra bırakmıştım.
0
egerbiryolcu
(16.07.26)
Sanki 599 diye kalmış aklımda geçen sene.
Şimdi baktım 999, 5.299, 9.999 gibi seçenekleri var.
Ben Go'ya 249,99 veriyorum, diğerlerinin farkı ne acaba aşırı merak ettim şu an.
0
mutekebbir
(16.07.26)
Plus için 20usd ödüyormusum
+2
kisa
(16.07.26)
24 usd ödedim :/
+2
🌸lil siztah
(16.07.26)
20 dolar aylık, vergi var şu an %20 kdv , dolayısı ile 24 dolar.

apple store üzerinden tl olarak 500 tl idi. ona da vergi gelmiştir 600 falan sanıyorum.
+1
gurur
(16.07.26)
@gurur, apple store çekti bu fiyatı.
+1
🌸lil siztah
(17.07.26)
üşenmedim baktım.

aboneliklerde 499,99 tl ay yazıyor bende. store üzerinden ödüyorum.
+1
gurur
(17.07.26)
Be. Sitesinden üye olmuştum
+1
kisa
(17.07.26)
geçen ay reddit'te biri bi link paylaşmıştı. ona tıklayıp abone olmuştum 24 aylığına. 2 kişi chatgpt plus 11 pound ödüyorum aylık. (690 tl çekmiş bu ay)

allah razı olsun paylaşan çocuktan :D
+1
brkylmz
(18.07.26)
@gurur, beni tanıdılar, siz kaçın :(((
0
🌸lil siztah
(18.07.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.