Giriş
(1)

Psikiyatri önerisi?

Coma
Benim bir derdim var, ben kurumda işleri düzeltiğim için yaşlıların hedefi oldum ve düzenlerini bozduğum için mobbing yapıyorlar, odamdan çıkmamı istediler ve şimdi verdikleri yer koridorun ağzımda bir masa. Benim akademik geçmişim, kadrom onların üstünde ama aday memur olduğum için ses çıkaramıyoru
Benim bir derdim var, ben kurumda işleri düzeltiğim için yaşlıların hedefi oldum ve düzenlerini bozduğum için mobbing yapıyorlar, odamdan çıkmamı istediler ve şimdi verdikleri yer koridorun ağzımda bir masa. Benim akademik geçmişim, kadrom onların üstünde ama aday memur olduğum için ses çıkaramıyorum.
Şimdi temizlik takıntımı bahane edeceğim ama çok hasta seviyesinde de değilim, Ankara’da bildiğiniz iyi bir psikolog var mı? Bunun için rapor alabilir miyim?
Teşekkürler.
-3
Coma
(27.03.26)
sorunuza cevap değil ama, naçizane fikrim, gerek resmiyet, gerekse pratikte böyle bir tanı almanızın, bu sorunu çözmeyeceği gibi uzun vadede zararınıza olacağı yönünde. anlattığınız profiler, en ufak bir konuda "zaten deli o" diye söylenti çıkarır, sizi daha sıkıntılı durumlara sokarlar. dahası kurumlar arası geçiş düşünecek olursanız, daha da büyük sıkıntılara yol açar bu söylentiler. kendinize başkalarının kullanacağı bir etiket yapıştırmaktansa (böyle bir tanının yazdığı raporu idare'ye sunmaktan söz ediyorum), konuyu başka şekilde çözmeye çalışın derim.

-varsa- okb sorununuz için ise; önce psikiyatri'ye gidip, ardından bilişsel davranışçı terapi yapan -ama sertifikaları sağlam- bir psikolog bulmanızı öneririm.
+9
lil siztah
(27.03.26)
(6)

hafta sonu kaçamağı

gazozailacatmauzmani
eşimle hafta sonu 2 gece için yurtdışı planı yaptık hızlıca. bebişi bırakma planı bozulunca kendisi dahil olmaktan vazgeçti ama sen tek git diyor. 9,5bin ucak, otel 5bin, ve gelecek tatil planlarını da düşününce kartım dolu. bir şekilde çeviriyorum orası ayrı da. şimdi siz olsanız bu durumda bu fırs
eşimle hafta sonu 2 gece için yurtdışı planı yaptık hızlıca. bebişi bırakma planı bozulunca kendisi dahil olmaktan vazgeçti ama sen tek git diyor. 9,5bin ucak, otel 5bin, ve gelecek tatil planlarını da düşününce kartım dolu. bir şekilde çeviriyorum orası ayrı da. şimdi siz olsanız bu durumda bu fırsatı değerlendirir misiniz? gidince pke bir harcamam da olmaz diye düşünüyorum en kötü kenardaki bütçeden çözerim yeme içmeyi. vize başlar başlamaz kaçma ihtimali ve eişmi de kırmadan legal şekilde gitme konusu da sıcak geldi. siz olsanız ne yapardınız
0
gazozailacatmauzmani
(27.03.26)
bir yere gitmek için birlikte plan yapmışsak, tek başıma gitmezdim. ama mesela orada fuar vardır, eşim ben de geleyim gezerim demiştir, ama sonra başka işi çıkmıştır, bu durumda giderdim.
+2
malheiros
(27.03.26)
@malheiros şirket beni tek yolluyordu, fuar vb de değil kafa izini gibi. konuştuk anlaştık, eşim de dahil olacaktı olamadı. şimdi şirketin plan da iptal ama ben de konusu geçmişken gitsem mi diyorum
0
🌸gazozailacatmauzmani
(27.03.26)
Gidin.net
Plan, rez yapıp gitmesem mi durumunda çok kaldım. Gidince bir kez bile pişman olmadım ve -maaşlı çalışan olarak- yaptığım harcamaları ödeyemediğim olmadı. Gidin, iki günde dünyaları yiyecek değilsiniz. Eşinize ve bebeğe de güzel hediyeler alın derim.
Bon voyage!
+2
lil siztah
(27.03.26)
Aman hafta sonuymuş zaten sadece, gidiverin ne olacak.
+1
penceredengorunenmorbina
(27.03.26)
ödeme hiç yapılmadı, ödenene para yok. sıfırdan alacagm
0
🌸gazozailacatmauzmani
(27.03.26)
aaaa, hemen fikrimi değiştiriyorum öyleyse!
tabii ki gitmeyip, eşinizle bebeği bırakabilmeyi garantilediğiniz yeni bir plan yapınız.
+2
lil siztah
(27.03.26)
(1)

ihanet üçgeninde olduğunu fark etmek?

islergucler
selam herkese, bir sualim olacak sizlere.sağlam temellere dayanmayan bir ilişkiye başladınız diyelim.sevgi ve saygı temeli olmadan iki taraf ta birbirine pansuman olmaya çalıştı ve aileler de zaruri cenaze sebeplerinden tanıştı.siz ilişkinin başından karşılıklı ihanete açık çek verdiğiniz halde sada
selam herkese, bir sualim olacak sizlere.

sağlam temellere dayanmayan bir ilişkiye başladınız diyelim.

sevgi ve saygı temeli olmadan iki taraf ta birbirine pansuman olmaya çalıştı ve aileler de zaruri cenaze sebeplerinden tanıştı.

siz ilişkinin başından karşılıklı ihanete açık çek verdiğiniz halde sadakat üzerine yemin edildi. siz buna rağmen ihanetten şüphe duyup şeffaf olmamasından dolayı da bitirip pansuman olmaya devam etsin diye de defalarca geriye döndünüz. karşı taraf her dönüşünüzde sizi tekrar hayatına aldı.

işin sonunda terk ettiğiniz dönemlerde de gece geç saatlerde eski sevgilisiyle ve başka erkeklerle uzun telefon konuşmalarını gördünüz. bu durumların dostane olduğunu söyleyerek sizin hayatında kalmasını ısrarla istedi.

bu duruma istinaden biraz daha idare ederken en yakın erkek arkadaşınızla olan geçmiş iletişimini sizinle ısrarla gizledi. yakın arkadaşınız da bir dönem ilgi duyduğunu fakat aralarında bir şey geçmediğini söyledi. fakat bariz karşılıklı ilgi iş yerinde gözünüzün önünde ısrarla devam etti. iki tarafı da itirafçı olmaya ikna edemediniz ve iletişimi kestiniz.

şimdi bu durumda siz olsanız kime ve kendinize nasıl bir tepki verirdiniz?
0
islergucler
(25.03.26)
iki taraf da neyin ne olduğunu bilirken ne tepkisi? kendime saygım varsa bu laçkalaşmış şeyden kaçarak uzaklaşırdım.
+1
lil siztah
(25.03.26)
(11)

"Ghostlama"nın hayatınızdaki yeri ne?

starbuck
Biliyorsunuz son zamanlarda ikili ilişkiler bağlamında hayatımıza giren görece yeni kavramlardan biri. Ben şahsen taciz edilmediğim müddetçe buna başvurmuyorum çünkü sağlıklı bir yetişkinim, biriyle görüşmek istemiyorsam (bu benimle ya da onunla alakalı da olabilir) karşımdakini kırmayacak şekilde b
Biliyorsunuz son zamanlarda ikili ilişkiler bağlamında hayatımıza giren görece yeni kavramlardan biri. Ben şahsen taciz edilmediğim müddetçe buna başvurmuyorum çünkü sağlıklı bir yetişkinim, biriyle görüşmek istemiyorsam (bu benimle ya da onunla alakalı da olabilir) karşımdakini kırmayacak şekilde belirtiyorum ve kaba bir tepki aldığım, benimle bu yüzden laf dalaşına giren biri olmadı şimdiye dek (Bir iki kişi açıkça konuşmama rağmen hiçbir şey olmamış gibi ısrarcı davranmıştı ama istisnalar kaideyi bozmaz).

Neyse gel zaman git zaman etrafımda bu naneyi çok sık gözlemlemeye başladım. Buna bu kadar sırt yaslamak, insan gibi derdini anlatıp başka yollara gitmek varken ortadan kaybolmak sizce neden tercih ediliyor? Bağlanma korkusu mu, uğraşmak mı istemiyor kimse kimseyle, ifade yeteneksizliği mi, komplekse mi giriliyor, eski sevgili hortlamaları mı? Size neden ghosting yapıldı ya da siz neden yapıyorsunuz?

Not: dediğim gibi ısrar, taciz vs gibi mevzuları hariç tutarak düşünelim istiyorum. Varsayalım ki karşınızdaki insan gerçekten iyi anlaştığınız, açık iletişim taraftarı, ola ki siz görüşmeyi kesmek isteseniz elbette üzülecek ama size anlayışla yaklaşacak ve yoluna gidecek birisi. Onu da ghostluyor musunuz, ghostluyorsanız neden?
0
starbuck
(25.03.26)
Yapmıyorum

Bence tam anlamıyla kişisel manipülasyon ve akıl oyunu

Seviyorsam çok özlüyorum ama asla aramam.
+1
baldan kaymak
(25.03.26)
Doğal bir kopma bence. Sevgilinle de ayrılacağın zaman konuşmalar azalıyor, bitiyor, iki taraf da biteceğini, bittiğini hissediyor. Bahsettiğin konuşma olunca da iyi hissettirmeyecek. İki ucu da kötü.
-9
arbre
(25.03.26)
ghostlama iyidir.

bosa düsersem geri ararim diyorsun iste ne var.
bayiliyorsunuz ayrilik konusmalarina.dkfjg

drama yok, hard talk yok ne güzel iste.
-7
Purple life
(25.03.26)
bunu romantik ilişkiler için yazmıyorum ama bazen istemeden yapıyorum; bu huyumu da düzeltmeye çalışıyorum. çok fazla işle uğraşırken bazı şeyleri maalesef erteliyorum (önemli olmayan bir konuda bir insana cevap verme gibi şeyler) ve bu erteleme uzadıkça ghostinge dönebiliyor. en azından karşı tarafta öyle bir algı oluşuyor, farkındayım. bu ertelememin sebebi de karşı tarafa daha çok vakit ayırmam gerektiğini düşünüp "boş bir zamanımda daha güzel bir cevap yazacağım" kafasına girmem. yoksa yüz yüze ilişki yaşadığım birisini bir anda ghostlamam, o garip geliyor.

narsist tacizcilere ölü numarası yapmayı destekliyorum, o ayrı.
+2
eileengray
(25.03.26)
SeverizzZz
-8
üğpoıuy
(25.03.26)
konusmak istemediğim insanla konusmam eğer buna ghostlamak deniyorsa. bazı insanları bilerek görmezden gelirim ama sevmediğim içindir. kimseyle durduk yere muhabbeti kesmem.

ama çok ghostlandım. hala da ghostlanıyorum.
+2
koela
(25.03.26)
Sevmem, saygısızca bulurum. Ancak çok red flag bir hareket olacak veya karşı tarafın da ghostlamak istediğini hissetmem lazım ki genelde birine gıcık olduysam hoşlanmıyorsam karşılıklı olur.
+1
ekimoloji
(25.03.26)
Ghostlamak insanı ortada bırakan saatsiz bir bomba. Ölüm sessizliğinden beter bu durum ghostlanan kişinin zihninde hep aynı soruyu döndürüyor: “Neden?” "Ama..?"

Gençken sık sık sınırı aşabiliyordum. Şimdi ise ne kadar nefes mesafesi versem de, karşımdaki kişinin kendi hayatının realitesine saygı duysam da o arena içinde ideal bir kişi olmak için savaş versem de hiç görmediğim bir yerlerde baş parmak baş aşağı düşüyor ve sadece bana sonu beklemek kalıyor.
Halbuki insan kılıcı muhatabının gözlerinin içine bakarak saplamalı.

Ben sahici kapanışlardan yanayım.
+2
rakicandir
(25.03.26)
muhattabına göre değişir. yani çok iletişiminiz muhabbetiniz samimyietiniz olmayan biriyle görüşmüşsünüzdür. az konuşup görüştükten sonra tekrar görüşmek istemiyorsanız çok da açıklamaya gerek olmayabilir bu ilişkide kendini. bu tarz bi durumda ghostlanan da çok sıkıntı etmez genelde. senin için pek bi değeri olmayan birinin karşına çıkıp veya telefonda yazıp seni yargılamasından daha az sinir bozucu bence hatta.

ama bazı ghostlamalar var ki asla yapılmamalı. yıllarca en yakın arkadaş olduğumuz birisi tarafından ghostlandım mesela. ne bir tartışma ne de bir anlaşmazlık falan vardı ortada. bir kere de benim kendisiyle hiç iletişimim yokken bana ilk adımı atmış ve 6 ay boyunca gece gündüz her gün yazmış gece yarıları arayıp saatlerce konuşmak istemiş bir kız tarafından da bir anda hiçbir şey olmadan ghostlanmaya çalışıldım ki bu deli pdrciydi bir de. üzerinden zaman geçti ikisinin de ama hala aklıma gelir sorgularım bunları. belli bir paylaşım seviyesinin belirli bir samimiyet dozunun aşıldığı ilişkilerde bunu yapmak veya yapmaya çalışmak çok aşağılıkça bence.
+2
semaforo de medianoche
(25.03.26)
bence yalnızca, söyleyecek -gerçekten- tek bir söz kalmadığında iyi bir yöntem.
bir erkek arkadaşımı, son aramasını ghostlayarak bıraktım; çünkü zaten anlamlı tek bir şey konuşmayacaktık. zaten o da ikinci kez aramadı.
bir de çok sevdiğim, yaklaşık 10 yıl çok sıkı arkadaşım olan birini ghostladım. çünkü son zamanlardaki bir kaç hareketi, tanıdığım ve sevdiğim o arkadaştan hiç beklemediğim tarzdaydı ve değişen yaşamıyla birlikte karakteri de değişime uğruyordu belli ki. bunu tartışmaya, hak aramaya falan gerek duymadım; ghostladım gitti. bunun üzerinden 7-8 yıl geçti ama 6 ay-senede bir, niye böyle oldu, yine aklıma düştün vs diye mesaj atıyor; görmemiş gibi yapmaya devam ediyorum.
-2
lil siztah
(25.03.26)
ghostlama iğrenç bir şey. amaç karşı tarafın ümidini öldürmemek, yedekte tutmak.

daha iyisini buldum. sen buralarda dur, yeniden boşa düşersem belki geri dönerim demek.
+2
nickini degistiren yazar
(26.03.26)
(6)

Tek başına atina

kondansator
Cuma akşam izmir -Atina yapıp, cumartesi öğlene kadar çalışarak pazar akşamı da izmire dönmeli bir plan doğdu. Gitmeye değer mi sizce ?
Cuma akşam izmir -Atina yapıp, cumartesi öğlene kadar çalışarak pazar akşamı da izmire dönmeli bir plan doğdu. Gitmeye değer mi sizce ?
0
kondansator
(25.03.26)
Hayır, bana değer gibi gelmedi.

Havaalanına uluslararası uçuş olduğu için 3 saat erken gitmek, bavul hazırlamak, havaalanına iki defa gitmek, iki defa havaalanından gelmek derken çok zaman harcanacak.

Gerçi detayları da tam anlamadım. Mesela bedava mı?
Çalışmak derken gidip orada bir iş mi yapmak gerekiyor yoksa zaten evde bilgisayardan rahat koltuğunuzda çalışacağınız saatleri orada bir otel odasının sandalyesinde mi yapmaya çalışacaksınız?

48 saat var.
İki kere uykuyu çıkarınca elde kaldı 32 saat.
Havaalanına 3 saat erken gitmeleri çıkartınca kaldı 20 saat.
İzmir'de git, Atina'da dön, Atina'da git, İzmir'de dön derken havaalanı-ev/otel arası yolcuklar da tanesi bir saatten toplam 4 saat edince kaldı 16 saat.
Öğlene kadar çalışacağım dediniz, 4 saat çalışma desek kaldı 12 saat.
Tuvaletiydi, sabah ayılmasıydı, duşuydu, giyinmesiydi, ekşiduyuru'ya bakmasıydı derken geriye kaldı hiç saat.

Iıh.

Uçak, otel masrafları bedavaysa o zaman belki düşünülebilir. Belki.
+1
michael_knight
(25.03.26)
Her türlü değer eğer fiyat ve zaman ok ise.

Burda zaman ok değil. +1 gün izin alınırsa değer
+1
baldan kaymak
(25.03.26)
daha once gitmediysen gidilir bence
+2
sweetoffice
(25.03.26)
Değmez. Sadece Akropolisi gezmek bir gün sürüyor. Ctesi öğlene kadar çalışma olayı iptal edilirse olabilir.
+1
HellKeePer
(25.03.26)
yarım gün için bile değer <3
plaka’da 1 saat turlarsınız, monastraki’de bi souvlaki yer, bi kahve-tatlı yaparsınız, hondos’tan bi kaç bişey alırsınız, gece kulüp işleri için technopolis tarafına akarsınız, sarhoş kafa dönerken kerameikos mezarlığını parmaklıklar arasından izlersiniz, öğlen de havaalanı servisine binmeden önce syntagma’da piyasa yaparsınız. kafanızı kaldırdığınızda her yerden akropolis görünüyor zaten.. daha ne olsun yahu^^

not: son sefer gidişimde vaktim çok kısıtlıydı; her seferinde akropolis’e çıkma ritüelimi yapıcam diye 1.5 saatte omonia’dan git-gel yaptım. arkeolog değilseniz bu sürede akropolis’i bile gezebilirsiniz yani. ikinci gününüzün sabahı bunu yapın; sonra geri kalanı. kulübü önceki geceye alın; harika oldu!
kısacası go girl!
+2
lil siztah
(25.03.26)
cevaplar için çok teşekkürler. maksat gezmek değil değişiklik olsun kafa dağılsın amacı aslında. 10k bilet, 5-6 k da 2 gece otel tutuyor şu an
0
🌸kondansator
(26.03.26)
(15)

Sonradan parayi bulanlar bogazina nasil hakim oluyor?

tantamount_to_equivalent
Fiyata, uce bese bakmadan yiyip icebiliyor olsam, istedigim yiyecege ulasabilme luksum olsa ben obez falan olurdum kisa zamanda. Baklavalar, borekler, kebaplar, dunya mutfagindan cesit cesit denemeler falan. Zenginler 7/24 acik bufede omur geciriyorlar dusununce. Hadi zengin kucuklukten beri bollukt
Fiyata, uce bese bakmadan yiyip icebiliyor olsam, istedigim yiyecege ulasabilme luksum olsa ben obez falan olurdum kisa zamanda. Baklavalar, borekler, kebaplar, dunya mutfagindan cesit cesit denemeler falan. Zenginler 7/24 acik bufede omur geciriyorlar dusununce. Hadi zengin kucuklukten beri bollukta buyuyor, yeme icme aliskanligi falan oturmustur. Yokluktan, fakirlikten gelenler sonradan parayi bulanlar bogazina nasil hakim oluyor?
0
tantamount_to_equivalent
(25.03.26)
Komik bir soru olmuş,
Bence bu kişinin karakteri ile ilgili, kişi tutumlu ise ve iradesi varsa, parayı bulsa da normal yemeye devam ediyor.
Bir de lezzet ulaşılması çok zor bir şey değil,
Demek istediğim şu ,
paranın boğaz tutma tutmama durumu ile çok yüksek bir bağlantısı yok bence, insanın iştahı ile alakası paradan daha çoktur yani,
Ay soruya düzgün cevap vermek çok zor, çok yanlış bir soru haha,

Ya da örnekler çok yanlış, para ile kovalanacak lezzetler obez etmez, alkolik edebilir belki 😅
0
a perfect lie
(25.03.26)
Bazi insanlar yemek icin yasiyor bazilari yasamak icin yiyor.
-1
Purple life
(25.03.26)
Yüksek kalorili, yenmesi zararlı yiyecekler çok pahalı değil ki.
Bir paket sigara fiyatına iki kilo toz şeker alabilirsin.

Yani şu anda da obez değilsen fakirliğinden değil, kendini kontrol edebildiğin için değilsin. Bravo.
+1
michael_knight
(25.03.26)
aynı şeyi yiye yiye bıkıyor insan. her gün kebap yemek bir süre sonra alınan zevki köreltiyor. ben bir ara takmıştım adana kebaba, markette bir porsiyonunu 30tl civarına alıyordum zamanında, fırına koyuyordum 10 dakikada hazır oluyordu. fiyatı çok uygun diye her akşam yerdim, yanına bir de pilav... 1 hafta sonunda kebap kokusu bile midemi bulandırmaya başlamıştı.
0
substituent
(25.03.26)
Ekmek makarna borek cips yemek icin zengin olmaya gerek yok ki.
0
baldur2
(25.03.26)
kalorili yiyecekler pahalı değil +1

aynı şeye yiye yiye bıkıyor insan +1

aksine çok param olsa kilo veririm muhtemelen ben swh thjrgfsda
ekmeksiz et döner yerim doyuruculuğu yüksek
+4
jülsezar
(25.03.26)
@a perfect lie: "lezzet ulaşılması çok zor bir şey değil" bu dedigin a perfect lie gercekten

@michael_knight: obez olmamamin sebebi belki iskendere, kebaba, baklavaya, artisan pizzaya, kobe biftegine ulasimimin kisitli olmasi. Illa hamburger kolayla obez olunmuyordur herhalde. Nusret'ten, Gulluoglundan sinirsiz yiyebildigini dusun bir hocam. Kim takar kiloyu, sporu:)

@baldur2: hocam sen olayi anlamamissin, konu nasil obez olurum degil:) En iyi yemeklere ulasimim varken nasil obez olmam.

@substituent: Her gun yersen tabi bikarsin. Ama ben 30 senedir sevdigim bir yemekten biktigimi hatirlamiyorum. Kaldi ki hep ayni seyleri yemeyecegiz dunya mutfagi onumde, belki de birinden bikip digerine saracagim, onun muptelasi olacagim bu sefer.
-1
🌸tantamount_to_equivalent
(25.03.26)
tanidigim ne kadar zengin varsa kari-koca-cocuk vb hepsi de normal kilo ya da daha zayıf.
0
sweetoffice
(25.03.26)
Ben makarna çok severim mesela.
en pahalı makarna dünyanın en lezzetli en ender mantarı ile soslanmis makarna midir?
Ben mantar yemiyorum, benim için en lezzetli makarna bu değil. Dümdüz bir örnek.
0
a perfect lie
(25.03.26)
senin dediğin gibi olsa hiç fakir şişman olmaması lazımdı.
0
orpheus
(25.03.26)
hocam, bu noktada yemeği bir ödül/tatmin aracı olarak gördüğünüzü kabul edersek eğer çok zengin adamın yemek dışında da çok zaman ayıracağı alternatifi olacaktır. haliyle ulan şöyle bir lezzet var çatlayana kadar yemesek olmaz şimdi yerine ajandasında onun yerine koyacağı farklı bir etkinlik, denenecek şey olacaktır. e yemek deneyimlemek de istediği her an yaşayabileceği, sıradan bir aktiviteye dönüşeceği için o kadar cezbedici olma özelliğini kaybedecektir (diye öngörüyorum). bir de obezlik hunharca yemek yemekten ziyade sağlıksız beslenme kaynaklı. yani bay richie rich imiz spesiyal yemeğini yer ama egzersini sporunu da ayarlar, ayarlatır. düzenli sağlık kontrollerini detaylı yaptırır. sonuçta koskoca bay richie mahalle arasında ter kokan gym e gidip, devlet hastanesinde 2 dk 15 saniye süren muayenesini olmayacaktır.
+2
wilhelmwasmuss
(25.03.26)
bana sayısaldan milyonlar( 800milyon olmuş ikramiye) çıksa niye yarın yokmuş gibi yemek yiyeyim. bir diyetisyen bir chef birde pt tutarım sağlıklı beslenir sporumu yaparım. paran olduktan sonra sağlıklı, içeriği temiz besinlere ulaşımın daha kolay olur.
aslında bu vizyon meselesi. ülkenin en büyük sorunu vizyonsuz sonradan zenginler.
0
my fault
(25.03.26)
@my fault +1
zengin olsam, kaliteli ve öz yememe vesile olur; daha fitleşirim diye düşünüyorum.
yemek konusunda iradenin mantığını sağlığa dayandırırsanız iş kolaylaşıyor. karbonhidrat, trans yağ, şeker bombası yiyecekler vücuda ciddi zararlar veriyor. bunu kendinize yapmak istemediğiniz noktada, canınız da eskisi kadar çekmiyor.

ayrıca ne kadar çeşitli yemek isteseniz de, midenizi -rahatsızlık yaşamayacak kadar- dolduracağınız kapasite belli. annemin bir lafı vardır; zengin olsam ne olur, yemeğin fazlasını ceplerime mi koyacağım diye. o hesap işte.
0
lil siztah
(25.03.26)
ya bisey itiraf edeyim, ben sizin dediginizi gencken istemeyerek de olsa yaptim :D

gariban vb buyumedim, ama liseyi yatili okudum, unide zaten sehir disinda olmak daha normal. ayrica kisisel olarak yeni yemekler denemeyi, lezzetli restoran vb denemeyi oldum olasi cok sevmisimdir.

sonrasinda ilk kurumsal isime girdim ve olay burada dondu. soyle ki, hem uzun saatler calisiyorduk, hem de masa basi bir yere gittigimiz yok. en kotusu de NE ISTERSEK YIYEBILIYOR, MASRAFINI DA MUSTERIMIZE YANSITIYORDUK :(

su gorgusuz kardesinizin sushiye lahmacun sarip akan yaglara naan banmasi ve yaninda baklava ve dondurma yiyecek igrenclige gelmesi 3 ayi bulmadi. 5 sene kadar uc haneli kilolarda yuvarlandim durdum.

sonra covid zamani her yer kapaninca yemeyi kestim ve kosmaya basladim, simdi herkese "bak 30'dan sonra nasil 30 kilo verdim" diye sov yapiyorum.
0
adrianapole
(25.03.26)
paran artikca kilon genelde duser, cunku:
dandik fastfood'dan kurtulup fine dining'e dalarsin. onlarda da porsiyonlar kucuktur, lezzet odaklidir tabaklar.
gezme olasiligin artar, o da seni aktif kilar.
paran varsa kendine ayiracak vaktin olur, spor yapma sansin artar.
vs..
-2
cooperr
(26.03.26)
(6)

Dyson alternatif

tchuck
dyson süpürge alıcam, evde daha önce bir dysonım vardı artık pek kullanılır halde değil."kaydadeğer bir fiyat farkı olup" da dyson kadar/yakın performans verir dediğiniz ürün var mıdır? yoksa dyson al geç mi dersiniz?not: evin ana süpürgesi olarak kullanıyorum. yalnızca eve gelen temizlikçiler norma
dyson süpürge alıcam, evde daha önce bir dysonım vardı artık pek kullanılır halde değil.

"kaydadeğer bir fiyat farkı olup" da dyson kadar/yakın performans verir dediğiniz ürün var mıdır? yoksa dyson al geç mi dersiniz?

not: evin ana süpürgesi olarak kullanıyorum. yalnızca eve gelen temizlikçiler normal süpürgeyi kullanıyorlar. ben sadece dyson kullanıyorum. (yani yoğun kullanıyorum diyebiliriz)
0
tchuck
(25.03.26)
Kablosuz mu alıcaksınız? Bizde gen5 var ama evin tek süpürgesi olarak yetersiz bence. Özellikle başlıklarının kenar köşe almaya yeterince uygun olmaması önemli bir sorun. Gerçi eskisinden aşinasınızdır. Bir tane de kablolu alıcam ben şahsen.

Ablamda bosch’un benzer bir modeli var; bence kullanım ve çekiş anlamında aynılar. Yalnız bizdekinin parke başlığının lazerli ışığı bayaa kullanışlı.
+1
lil siztah
(25.03.26)
Merhaba. Geçende bu konuda bir araştırma yaptım ve dyson da dahil, hiçbir dikey şarjlı süpürgenin parasının hakkını vermediğini tespit ettim. Hepsi ile ilgili kısa-orta vadede sorun yaşamak garanti. Özellikle dyson'ın kendi sitesinde diğer sitelerden çok daha fazla ve gerçekçi şikayet okudum. Doğrudan marka vermeyeceğim ama ben olsam 5-6 bin lira bandında, servis ağı nispeten geniş şeylere bakardım. Tefal bir seçenek olabilir.
+2
prole
(25.03.26)
Black and Decker aldım. Geçmişte dyson kullanmıştım. B&D'nin çekilinden ve temizliğini kolaylığından çok memnunum. Ama bence en önemli şeylerden biri de batarya. B&D'nin bataryası aynı watt gücünde herhangi bir B&D ürününün bataryası ile aynı. Yani evde şarjlı matkap varsa onun bataryasını da takıp geçebiliyorsunuz. Batarya fiyatları makul, erişim kolay. Tavsiye ederim.
+1
strawberry first
(26.03.26)
Bosch iyi bence
0
maputo
(26.03.26)
strawberry ile benzer sebeple einhell aldım ben de. batarya en önemli konu kullanım ömrü için. mecbur olmadıkça gömülü bataryalı ürün veya bataryası zor bulunan, anlamsız pahalı olan ürünleri tercih etmiyorum.
matkap dekupaj kompresör üfleyici vs. başka ürünleri de var einhell'in ortak batarya olması toplam maliyeti düşük tutmayı sağladı. 4 alete 2 akü var. aynı anda hepsini kullanmıyorum sonuçta, bi akü boşalınca diğeriyle kullanıp bi aküyü şarj edebiliyorum.

çekim gücünde dyson belki biraz daha iyidir de benim için bu da gayet yeterli geldi.
ister büyük batarya tak kullanım süreni uzat, ister küçük batarya tak hafiflet. ister ağırlık çok önemli değilse büyük batarya al ister bütçen varsa enerji yoğunluğu yüksek olan küçük boyutlu bataryalardan al istersen çoklu batarya seti yap kullanırken yedeği şarj et sınırsız kullanım süren olsun vs. çıkarılabilir batarya büyük rahatlık.

www.amazon.com.tr
0
konetsu
(26.03.26)
hiç bir şey dysona alternatif olamaz. dyson ve diğerleri var.
-1
mikahakkinen
(26.03.26)
(7)

Kedim ağır hasta, ölürse nereye gömülüyor (İstanbul Anadolu)

nefertarii
Böbrek değerleri berbat, çoklu organ yetmezliğine doğru gidiyor. bugünkü tahlillerine göre karar verilecek sanırım. Ama hazırlıklı olun diyorlar; içim gidiyor ama çok acı çekti. Eğer böyle bir durum olursa ne yapılıyor? Defin işlemi için ne yapmalıyım?
Böbrek değerleri berbat, çoklu organ yetmezliğine doğru gidiyor. bugünkü tahlillerine göre karar verilecek sanırım. Ama hazırlıklı olun diyorlar; içim gidiyor ama çok acı çekti.

Eğer böyle bir durum olursa ne yapılıyor? Defin işlemi için ne yapmalıyım?
0
nefertarii
(24.03.26)
çok geçmiş olsun, sabırlar dilerim.
normalde veteriner'de kaybettiğinizde, isterseniz tıbbi atığa verebiliriz diyorlar.
ağır kazalı vd çok sokak kedisi götürdüğümden çok başıma geldi; bir kere zorunda kalmam haricinde evin bahçesine gömdüm hep. bu sebeple mezarlık tecrübem yok ama şu başlığı bir inceleyin: [edit: vazgeçtim, incelemeyin. sözlükte ibb'nin mezarlık hizmetine dair bilgilerin olduğu bir başlığın linki vardı ama son entryler hiç hoş şeyler söylemiyor; bakmanıza gerek yok. google aramasında özel pet mezarlıkları çıkıyor; en garantisi o olsa gerek.]
+4
lil siztah
(25.03.26)
çok geçmiş olsun zor durum. umarım çok acı çekmeden süreci atlatır. size de bol sabırlar dilerim.

burada istanbul büyük şehir belediyesinin bilgilendirmesi var. evet belediyenin bununla ilgili hizmeti var.
tarim.ibb.istanbul

bir de özel mezarlıklar var. google' da pet mezarlığı diye araştırmanız durumunda görebilirsiniz. buralar biraz daha 'dostumuza son borcumuz' yeri gibi duruyor. büyük ihtimal ile veterineriniz yönlendirebilir özel mezarlıklar ile ilgili.
+1
galahad reloaded
(25.03.26)
Ben babamın mezarlığında, kimsenin eşelemeyeceği iki ağacın dar aralığına gömmüştüm, böylece ziyaret de edebiliyorum baba mezarına gidince, senelerdir de orada kedi, kimse eşelemedi, imkan varsa böyle birşey yapabilirsiniz.
+6
covered
(25.03.26)
çok geçmiş olsun. böyle bir durumda evinizin orada bir bahçeye gömebilirsiniz. ben öyle yapmıştım. biraz derin kazmanız gerekiyor ama diğer hayvanların eşelememesi için.
0
elektr10
(25.03.26)
geçen yıl bir kedimizi aniden pıhtı atması nedeniyle kaybettik , bostancıda bir veteriner bağlantı kurdu özel pet mezarlığına gömüldü . her aşamada video çekip gönderdiler . mezarı çok süslü ve havalı çitlerle çevrili . ne kadara mal oldu bilmiyorum kızım ödedi bana söylemiyor tahminimce biraz fazla .
+1
devilone
(25.03.26)
Ben de zamanında düşündüm ve karar verdim. Krematoryum ya da bir yakınımın bahçeli evinin bahçesi ya da kendi mülklerimden birinin bahçesi. Bunun dışında bir seçenek mantıklı değil.
0
prole
(25.03.26)
ibb'nin tuzla barınağına götürüyorsunuz. onlar sizin için gömme işlemini yapıyor. tabi öyle süslü bir mezarı-seramonisi falan olmuyor hayvanın.
+1
orpheus
(25.03.26)
(1)

Rumi kıyafeti nedir nereden alınır?

deepest
selam arkadaşlar8 yaşındaki yeğenime hediye olarak rumi kıyafeti ve saçı almak istiyorum. ama hiç anlamıyorum bu işlerden. çocuğuna vs alan oldu mu? aşağıda link bırakıyorum bunları alayım mı yoksa farklı alternatifler var mıdır?https://www.hepsiburada.com/toyfest-iblis-avcilari-k-pop-karakteri-rumi
selam arkadaşlar
8 yaşındaki yeğenime hediye olarak rumi kıyafeti ve saçı almak istiyorum. ama hiç anlamıyorum bu işlerden. çocuğuna vs alan oldu mu? aşağıda link bırakıyorum bunları alayım mı yoksa farklı alternatifler var mıdır?

www.hepsiburada.com

www.fruugo.com.tr
-1
deepest
(24.03.26)
sorunuza cevabım yok ama verdiğiniz linklerde yorum görmediğimden, eskiden yeğenime çok fazla bu tür şeyler almış biri olarak uyarmak isterim; hediye alacaksanız direkt göndermeyip, önce ürünü kendiniz bir görün. bunların hepsi çin üretimi fakat bazıları kimyasal atık gibi, günlerce havalandırsanız da çıkmayan kötü kokuya sahip olabiliyor = çocuk sağlığı için tehlikeli olabiliyorlar.
+1
lil siztah
(24.03.26)
(12)

kedim ve oğlum

kaptan maydanoz
https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1569440/kedim-kayinvalideme-saldirdihttps://www.eksiduyuru.com/duyuru/1585356/kedim-herkese-saldiriyorkedimle ilgili açtığım diğer duyurular yukarıda. kendisi saldırgan ve vahşi bir kedi. biz kabullendik ama evde küçük bebek var. oğlum 1.5 yaşında, kediyle anlaşamıy
www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com

kedimle ilgili açtığım diğer duyurular yukarıda. kendisi saldırgan ve vahşi bir kedi. biz kabullendik ama evde küçük bebek var. oğlum 1.5 yaşında, kediyle anlaşamıyorlar. çünkü kedim saldırgan, oğlum doğduktan sonra kıskançlıktan olsa gerek artık bize de hiç sevdirmiyor dokununca bile ısırıyor bizi.

oğlum başlarda sevmek istiyordu hep heyecanlanıyordu onu görünce ama ayaklanınca biraz daha bilinç kazanınca hiç anlamaşamadılar. mesela bebeğim yerde oturmuş kitap bakıyor, kedim geliyor kitabın üstüne yatıyor, oğlum kitabı almak için ona dokununca ısırıyor hemen. veya oğlum top oynuyor kedim koşup o topu yakalıyor oğlum da almak istediğinde tekrar ısırıyor tıslıyor.

yani kedim gelmese öyle kendi halinde takılsa sorun olmayacak ama sürekli gelip bir şekilde çocuğa bulaşıyor hem üstüne yatıyor hem dokununca ısırıyor.

napacağım bu kediyle? 5 senedir eziyet bize.
+1
kaptan maydanoz
(24.03.26)
çok benzeri senaryoyu biz de yaşadık. kedi ısırdığı anda bağırarak uyardık o anda zaten biraz uzaklaşıyor ve zamanla daha uysal olmaya başladı. çocuğun da bu süreçte farkındalığı arttı ısırlacağını anlıyor çok yanaşmıyor. ama ne olursa olsun kedi ile yalnız bırakmamaya dikkat ediyoruz.

siz de belki kedişe zarar vermeye kalktığı o anlarda bağırarak falan yola getirebilirsiniz.
0
eisberg
(24.03.26)
@eisberg işte mesele çocuğu uzaklaştırmak olsa kedinin yanına gitme vs anlatırım öğrenir ama tam tersi senaryoda bir şey yapamıyoruz bir de kedi ısırınca çok tepki vermemeye çalışıyorum oğlum korkmasın iyice ondan diye çünkü korkarsa evin içinde hep tedirgin olur. o yüzden kediye de bağıramıyoruz.
0
🌸kaptan maydanoz
(24.03.26)
çocukluğumdan beri kedilerle yaşayan biriyim .yorumuma çok kişi tepki gösterebilir bunu önceden söylemek istedim .
kedilerin de insanlar gibi karekterleri var bazıları sakin ve sevecen bazıları da huysuz sinirli olabiliyor ve değişmezler.
ablamın benzer bir kedisi vardı , oyunu bile sehpanın altına saklanıp yanından geçerken gizlice çırmık atmaktı . yeğenimin yüzünü çok çizdi . yalnız yaşayan bir tanıdığımıza verdi ablam o kediyi .
bir de bazı kediler çocuk sevmez . benim şu an 3 kedim var eve çocuklu arkadaşlarım geldikleri anda saklanıyorlar . onlar evden gidene kadar kedileri bulamıyoruz .
+2
devilone
(24.03.26)
Kediler iyidir hoştur ama bazen sizin ki gibi bir durum ara ara yaşanıyor. Size tavsiyem kedinizi sahiplendirin. Komşumuzun kedisi 1 yaşındaki kızlarının tek gözünü kör etmişti. Malesef kıskançlık çok oluyor. Bu da onları saldırganlaştırabiliyor .bu olayın üzerine kediyi sahiplendirmişlerdi ama tabiki iş işten geçti
+2
limonlu eksi
(24.03.26)
aksiyona geçmeden önce belki kafanızdaki kedi-sahip ilişkisini, bu ilişkinin rollerini ve rollerin sınırlarını gözden geçirebilirsiniz. böylece yapacağınız iş daha çok içinize siner.
0
WithWorth
(24.03.26)
@limonlu eksi böyle vahşi kediye bizden başka kimse katlanmaz maalesef o sebeple veremiyoruz
0
🌸kaptan maydanoz
(24.03.26)
Kediye mi bağırıldı kendisine mi ayrımını yapamayacak yaşta bir çocuğun yanında bağırarak kedi terbiye etme seçeneğini kullanmayın bence.
-3
Mirket
(24.03.26)
Vahsi kediyi sokaga mi salayim uyutayim mi diye sorulsa daha mantikli bir soru olurdu.
-3
osssy
(24.03.26)
Gün içinde mümkünse ve akşam bol bol oynamayı denediniz mi? Bazılarını iyi yoruyor ve başka şeylere hali kalmıyor.
0
kaset
(24.03.26)
anlattığınız davranış şekli ve ötesi benim kedimde bebeklikten itibaren var (şimdi 5,5 yaşında, dişi). biz çeşitli taktikler geliştirdik ama işlemediği de oluyor; bu sebeple daha bu sabah elimi çok kötü yaraladı.
bizde bebek gibi hassas bir canlı olmadığından ve misafirleri ciddi olarak uyardığımızdan, yuvarlanıp gidiyoruz. size tavsiyem, taktiklerle idare etmeye çalışın + amerikalılar feliway gibi fişe takılan sakinleştiricilerin bu konuda çok etkili olduğunu söylüyor; onları bir araştırın (öncelikle bebek için güvenliğini araştırın tabii). tırnaklarını kısa tutmaya çalışın (biz bunu yapamıyoruz; bu da hasarın şiddetini arttırıyor). tepkinizi bağırarak değil de, kedi dilinde vermeye çalışın; annelerinin patisiyle kafasına basması ya da alnını ittirmesi gibi. bağırmak kediyi güvensiz hissettirip agresifliğini arttırıyor. çünkü yaptığı zarar verici eylemle, bağırma tepkisinin ilişkisini anlamadıkları söyleniyor. ciddi yaralayınca ben de bağırıyorum ne yazık ki, eğitilemedim o konuda :/

taktik de şöyle; mesela bizde en çok kendisi yakınlardayken, gayrıihtiyari yerden bişey alırken, eli parçalayacak kadar saldırması can yakıyor. bunun için elimizi yere uzatacaksak, mutlaka arkamızı dönüp, uzatacağımız elimizle kedi arasında bariyer oluşturuyoruz. dar bir salonumuz var; oradaki koltuğun önünde yatmayı seviyor. orada yatıyorken önünden geçecek olursak, kesin tırnaklı pati atıyor. bu sebeple önce iki yönden birine çağırıyoruz bunu (genelde çağırmaya gelmez ama yere çömelirsem mesela hemen dizlerime sürtünmeye gelir), sonra öyle geçiyoruz. mantık şu: davranışları böyle, değişmiyor da; taktiksiz yaklaşırsam suç benim. böylece kızgınlığımı kontrol edebiliyorum. günlük koşturmacada dikkatsiz davrandığım çok oluyor tabii. mesela yerdeki yatağının örtüsü bozulduysa hızlıca düzelteyim diyorum; yakındaysa yiyorum tırnaklı patiyi..

geliştirdiğiniz taktikleri bebeğe öğretmek eminim bir yetişkine öğretmekten daha kolay olacaktır. mesela top kedinin yakınındaysa, topu önce ayağıyla uzaklaştırsın, sonra eline alsın. kedi kitaba yatarsa, kendisi uzaklaşsın ve kedi gittiğinde alsın kitabını gibi. benim de 1,5 yaşında yeğenim var; bu kadarını anlıyor.
yeniden sahiplendirmek benim için bir seçenek değil ancak sizinkilerin geçimsizlikleri artarsa bunu da düşünebilirsiniz. belki başka -olasılıkla daha güvenli hissettiği- bir ortamda kedi de daha sakinleşir.
0
lil siztah
(24.03.26)
@lil siztah inan hiç bağırmadık bile çünkü çocuktan önce ısırması vs çok problem değildi idare ediyorduk zaten çok üstüne düşüyorduk hani bebek gibi bakıyorduk. sonra çocuk oldu bu sefer de çocuk etkilenir diye bağıramadık kibar kibar konuşuyoruz kediye. kafasını ittirmek filan seçenek değil zaten direk saldırıya geçiyor biz uzaklaşıyoruz böyle durumlarda.

oğluma da ne kadar öğretsem de nihayetinde 1.5 yaşında bir bebek her zaman aklında tutup da ona göre davranamaz.
ama şu fişe takılanları araştıracağım zararsız bir şeyse belki faydası olur.
0
🌸kaptan maydanoz
(24.03.26)
bağırmayı siz yapmıyormuşsunuz, pardon.
aşağıdaki üründen söz ediyordum. veterinerlerde de satılıyor. açıklamasında insanlara etkisi yok diyor ama bebek konusunu sorarsınız yine de.
vetqom.com
0
lil siztah
(24.03.26)
(5)

ameliyat sonrası vücutta geçmeyen hissizlik

deartheodosia
1.si 2.5 yıl, 2.si de 1.5 yıl önce 2 kez meme ameliyatı oldum. tümör çıkartıldı.meme bölgesinde hissizlik var, duş alırken falan suyu hissetmiyorum ya da giyinirken evet dokunuyorum ama kendi tenimmiş gibi değil hala ve dokunmak istemiyorum. üzerinden bu kadar zaman geçmiş olmasına rağmen bu hissiz
1.si 2.5 yıl, 2.si de 1.5 yıl önce 2 kez meme ameliyatı oldum. tümör çıkartıldı.

meme bölgesinde hissizlik var, duş alırken falan suyu hissetmiyorum ya da giyinirken evet dokunuyorum ama kendi tenimmiş gibi değil hala ve dokunmak istemiyorum.

üzerinden bu kadar zaman geçmiş olmasına rağmen bu hissizlik normal mi, benzer bir şey yaşamış olan var mı, geçer mi yoksa artık böyle kalıcı bir hissizlik mi yaşayacağım? (doktorumla iletişimim yok)

+hala kırmızı izler, neden beyazlamıyor?
0
deartheodosia
(23.03.26)
öncelikle geçmiş olsun. doktor değilim; tecrübeme göre sinir hasarı sebebiyle böyle oluyor; uzun vadede kısmen ya da tamamen düzeliyor.
kırmızı izler için etkili kremler var, kısa bir internet araştırmasıyla erişebilirsiniz. genelde ne kadar erken kullanılırsa o kadar iyi sonuç veriyor deniliyor ama sonradan da faydalı olabiliyormuş (ben kullanmadım).
+1
lil siztah
(23.03.26)
30 sene önce ,
tirnak batmasi icin
lokal anestesi yapmisti hekim,
ayak baş parmaginin dikis atilan yerdeki his önceden hic yoktu,
son 10 senedir daha hisli,
0
designer
(24.03.26)
Yama yapılan bir fıtık ameliyatı sonrası kasığımda bir bölge 15 yıla yakın süre hissiz kaldı. Zamanla azalarak kayboldu hissizlik. Şu anda çok az bir miktar his faklı halen mevcut. 22 yıl olmuş.
0
yadigar
(24.03.26)
Yaklaşık 6-7 yıl önce göğüs bölgemden bir ameliyat oldum, hala orada dokunma hissini tam alamıyorum ama eskisine göre daha iyi, ilk 1-2 yıl tahtaya dokunuyormuşum gibiydi.
0
creepy
(24.03.26)
Yaklaşık 10 sene önce ben de meme ameliyatı oldum. hissizlik ve başkasının vücudu gibi hissetmem normal ve geçmeyecek. yeni normaline hoşgeldin :)
0
agharta
(24.03.26)
(7)

Yazar maratonu yapmak

AlsterWasser
yeni tanıştığınız ve beğendiğiniz bir yazarın kitaplarını art arda okur musunuz? maraton yapmak deniyor sanırım buna. ben deneyimlemedim ama yapan varsa merak ettim.-----ben açıkçası çok merak edip istesem de hatta kitaplarını alıp kitaplığıma koysam da araya başka yazarlar bilhassa sokup belli süre
yeni tanıştığınız ve beğendiğiniz bir yazarın kitaplarını art arda okur musunuz?
maraton yapmak deniyor sanırım buna. ben deneyimlemedim ama yapan varsa merak ettim.


-----
ben açıkçası çok merak edip istesem de hatta kitaplarını alıp kitaplığıma koysam da araya başka yazarlar bilhassa sokup belli süre geçtikten sonra o yazarın diğer bir kitabını okumayı tercih ediyorum.

böylelikle sanki hem o merak duygum devam ediyor hem de bazen ne okuyacağımı bilemediğimde hep girebileceğim güvenli bir yol hazır oluyor gibi hissediyorum.

ancak araya giren o zaman ve başka kitaplar sebebiyle de o yazarın tarzı veya gelişimi hakkında tümüyle bir analiz yapmakta zorlandığım oluyor.
+1
AlsterWasser
(22.03.26)
ben bunu peşpeşe olarak değil de şöyle yapıyorum. okumayı tercih ettiğim belli konular var çocuk gelişimi, iş vs gibi. araya da bir tane kurgu atıyorum. o kurgu da tarzını sevdiğim bir yazarın kitabı oluyor o yazarın tüm kitaplarını bitirene kadar.
+1
pide
(22.03.26)
bunu yaptim. kurt vonnegut ile ilk tanistigimda bulabildigim tüm kitaplarini siparis edip siradan okudum. aradan birkac sene gecince araya baska kitaplar koyarak tüm o kitaplari tekrar okudum cünkü kitaplar kafamda cok karismisti. mesela cat's cradle kitabinda olan bir seyi mother night'ta olmus gibi hatirliyordum, vs.
kendi tecrübeme göre pek tavsiye etmem. en azindan, sayet bir seri degilse, ayni yazarin her kitabi arasina baska yazardan 1-2 baska kitap girmeli.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.26)
Paul Auster kitaplarını üst üste okudum.
Bazı romanları aynı formüllerle kurgulanmış hissi veriyor. Aralıklı okusaydım da fark ederdim gerçi.
Roman dışı otobiyografik eserlerinden çok keyif aldım. Edebi derinliğini kurgudan daha iyi yansıtmış o eserlerinde. Zaten romanlarında kendi hayatından bolca iz var.
+1
auroraaurora
(23.03.26)
Ben de araya başka yazarlar alırım her zaman. Dediğiniz gibi güvenli bir liman oluyor artık o. Tabii sevdiğim yazarın külliyatını da bitirmek istemem açıkçası o yüzden pek yanaşmıyorum.
0
sadakatsiz
(23.03.26)
Düzenli yaptığım bir şey değil ama sanırım iki sene önce Annie Ernaux ile tanışma fırsatım oldu ve onun çevrilen tüm kitaplarını birkaç gün içinde bitirdim. Yeni kitapları da çevrildikçe hemen alıyorum, güzel bir deneyimdi.
Özellikle bu yazar için bu tür okuma yapmak çok iyi oldu çünkü hepsi birbiriyle bağlantılıydı.
+1
mutekebbir
(25.03.26)
Birçok kere yaptım. En son geçen sene (2025) şule gürbüz e ait bütün kitapları okudum.
Bir yandan çok güzel. Çok hızlı bir şekilde yazara imtizaç ediyorsunuz, sanki çok yakın bir arkadaşınız gbi oluyor. Zihninin dehlizlerinde dolaşıyorsunuz çünkü.
Bir yandan “tüketmiş” olduğunuz için kötü. Yazarım yeni kitaplarını bekliyorsunuz vs.
Çok yazarla yaptım bu peşpeşe okumayı. En son şule gürbüzle yapmıştım ondan örnek verdim.
+1
love and trust
(26.03.26)
kitap okuduğum dönemde çok yaptım. marquez mesela. müzikte ve filmde de öyle yapıyorum ve bundan çok keyif alıyorum. son olarak john fowles - büyücü, thomas mann - büyülü dağ ve oliver sacks - hareket'i okuduktan sonra bu yazarların diğer kitaplarını aldım ama sonra keyfi kitap okumaya ayıracak zihin kalmayınca, onlar da beklemede kaldılar. bunlardan devam ederim sanıyorum.
+1
lil siztah
(27.03.26)
(5)

spor, diyet ve kilo

compumaster
malum kilo ve beraberinde tansiyon da artinca duzenli eliptik yapmaya basladim 40 dakika haftada 3 kere civari. saglam ter attiriyor. ama biraz da sıkıntıdan olacak fazla atıştırıyorum. Tamı tamına diyet olmasada mutlu olduğunuz ne yöntemler var?
malum kilo ve beraberinde tansiyon da artinca duzenli eliptik yapmaya basladim 40 dakika haftada 3 kere civari. saglam ter attiriyor. ama biraz da sıkıntıdan olacak fazla atıştırıyorum. Tamı tamına diyet olmasada mutlu olduğunuz ne yöntemler var?
+2
compumaster
(22.03.26)
En kolay uygulayabildiğim intermittent fasting oldu şimdiye dek. 6-8 saatlik serbest dilimde şeker-ekmek gibi kompleks olmayan karbonhidratları kısıtlayınca çok kolay form tutuluyor. Haftada bir serbest gün.

Tansiyon için aç karna nar suyu güzel oluyor. Yine günlük soğutulmuş yeşil çay + limon suyu + maden suyu kombosu da çok faydalı oluyor...
0
dilemma of subscribtionability
(22.03.26)
kardiyo yapmanın faydası olur ama kilo vermek istiyorsan bu işin %80'i diyet %20'si spor bence. çerez atıştırıyorsan sadece ceviz yemeyi deneyebilirsin 2-3 tam cevizden sonra kesiliyorsun zaten iştah kapatıyor.
+2
zen1th
(22.03.26)
2024 yılında haftada 2-3 gün 1 saat yüzme ile, ayrıca kalori kısıtlaması yaparak ve aralıklı oruç yöntemi ile yemek yiyerek 6 ayda 20 kilo verdim.

özel bir diyet uygulamadım. öğlen 12'ye kadar aç (sabah kalkınca 1 fincan sade filtre kahve). 12'de yediğim şey peynir zeytin, domates biber, salatalık, yanında yeşil çay. bildiğin normal kahvaltı. arada çok kazınırsam 1-2 çubuk kraker, fındık badem falan. akşam da 8'den önce artık ne yemek varsa ondan. ekmek yok, şeker yok. atıştırmalık da en fazla fındık fıstık veya tatlı niyetine meyve. günlük kalori ihtiyacının altında kaldığın sürece kilo veriyorsun.

yaz tatili sonrası sıkıntılar, işler derken devam ettiremedim, aldım kiloları geri. onca emek boşa gitti.

tansiyon için doktorun verdiği ilaç dışında yeme içme namına hiçbir şey fayda etmedi bana.
0
kibritsuyu
(23.03.26)
yaklaşık bir yıl önce üç aylık şeker ölçümüm sınırda çıkınca, şekerin yanı sıra beyaz un, pirinç, patates gibi kan şekerini hızlı yükseltecek şeyleri kestim. insülin direnci dostu aralıklarda ve tarzda yemeye dikkat ettim; kalori hiç kısmadım. öğle tatilinde tempolu yürüyüş ve akşam yarım saat-45 dakikalık egzersiz videoları yaptım. üç-dört ayda değerlerim sağlıklı aralığa geldiği gibi, ciddi kilo verdim. devamında yemek düzenine aynen devam ettim ancak yürüyüş ya da egzersiz yapamadığım ve sürekli masa başında olduğumdan kilo vermem durdu; ancak hiç oynamadan verdiğim yerde de kaldı. hedefim en kısa zamanda egzersiz ve yürüyüşlere dönmek.

bu arada, zamanında bir yıla yakın aralıklı oruç yapmıştım; yediklerime dikkat etmeme rağmen gerek kiloma, gerekse psikolojime hiç iyi gelmedi. insülin direnci yatkınlığım olduğundan, bilmeden o bakımdan da zararı oldu muhakkak. 3 aylık şekerinize baktırmadan if'e girişmeyin derim.
0
lil siztah
(24.03.26)
Intermittent fasting + hyper keto birlikte yapmak ve düzenli hareket. En çok verim aldığım dönem buydu, hem hızlı kilo kaybettim hem de sağlıklı ve dinç hissettirim.
Bunlarla birlikte tahlil sonucu verilen vitaminleri de kullanıyordum düzenli. Keşke tekrar başlayacak motivasyonu bulabilsem.
0
mutekebbir
(25.03.26)
(3)

mibox'ta hbo max uygulaması var mı?

dannycarey
Şu modeli sipariş ettim:Xiaomi Mi Box S EU 4K TV Box 3. NesilHBO MAX izlemek istiyorum ama internette karışık bilgiler var. Bu modelde HBO MAX uygulaması var mı?
Şu modeli sipariş ettim:
Xiaomi Mi Box S EU 4K TV Box 3. Nesil
HBO MAX izlemek istiyorum ama internette karışık bilgiler var. Bu modelde HBO MAX uygulaması var mı?
0
dannycarey
(18.03.26)
Var
+1
adivar
(18.03.26)
Olmayanları uygulama mağazasından kolayca indirebilirsiniz. Hbo’yu hatırlamıyorum ama bende disney yoktu, indirip eklemiştim.
0
lil siztah
(18.03.26)
Hangi uygulama yoksa indirirsin ağa android bir telefondan tek farkı uygulama mağazasında sadece uyumlu olanların görünmesi
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
(13)

erkek kedi

princess eugenie
bir yavru kedi sahiplenmeye karar verdik. erkek. 7 yaşında oğlum var çok istiyor. çok ufacık, biraz dolaplara sığamayan bir evimiz, hiçbir şeye yetemeyen zamanımız var. iyi halt mı ediyoruz? başımıza gelecek mi var? kısırlaşsa da oraya buraya işer, koku bırakır, sürekli tırmalar vb gibi şeyler okudu
bir yavru kedi sahiplenmeye karar verdik. erkek. 7 yaşında oğlum var çok istiyor. çok ufacık, biraz dolaplara sığamayan bir evimiz, hiçbir şeye yetemeyen zamanımız var. iyi halt mı ediyoruz? başımıza gelecek mi var? kısırlaşsa da oraya buraya işer, koku bırakır, sürekli tırmalar vb gibi şeyler okudum.
0
princess eugenie
(17.03.26)
kısırlaşırsa koku bırakmaz. evin hanım kişisi gönülden istemiyorsa asla sahiplenmeyin. evet ihtimal dahilinde tırmalar, yıkar döker. canı sağ olsun diyorsanız sahiplenin.
+3
surprise
(17.03.26)
iyisi kötüsü ile alacaksanız alın biraz seveyim sonra dışarı bırakıcam derseniz ona en büyük kötülüğü yaparsınız, eve alışan dışarda yapamıyor.
kusar işer bunlar hep olasılık ama yapmayan kedi de çok.
+2
eja
(17.03.26)
eger gec kisirlastirirsaniz koku birakmaya devam edebilir. bu sebeple zamanlica yapmak önemli.
ama simdiden tirmalar, tüy döker, su bu endise ediyorsaniz bence hazir degilsinizdir. zaten cocuklar istiyor diye eve hayvan girmesine ben karsiyim. bilin ki kediler tam olarak sürpriz yunurta. iclerinden ne cikacagini bilemiyorsunuz.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.03.26)
Öncelikle, ben bu fikre mesafeliysem, 7 yaşındaki çocuğun geçici olabilecek bir hevesi için sahiplenmezdim.
Benimki koltuk, perde gibi şeylere asla dokunmaz ama arkadaşım 2 ayda bir lime lime olan tüllerini değiştirir. Büyüyünce çok sevgi dolu da olabilir; ters bir karakter olup dokundurtmayan, siz geçerken pençe atan bir tip de olabilir. Benimki ikinci türden; ayrıca poposunu tam temizleyemediği ve temizletmediği için ağır bir koku yayıyor. Eve tüy, kum dökebilir; arada halıya, koltuğa kusabilir. Şimdi sağlıklıysa da sonradan çok yorucu ve masraflı bir hastalığı ortaya çıkabilir. Senelerce kumunu düzgün kullansa da, bi gün kaşla göz arasında yatağınızın ortasına işeyebilir.

Ancak siz sahiplenmediğinizde sokağa gidecekse, bir canlının hayatını kurtarmış; onu açlık, soğuk, dayak, korku ve belirsizlikten çekip almış olacaksınız, en önemli motivasyon unsuru bu. Ayrıca yukarıdaki tüm olumsuz ihtimallere rağmen çok seveceğiniz için, eve ve bütçenize vereceği zarar size batmayacak.
Karar sizin.
+4
lil siztah
(17.03.26)
ben çok isteyerek sahiplendim kedimi ve o kadar pişmanım ki sana anlatamam. kediyi alırken temizlik, evi tırmalama, işeme, kusma vs her şeyi kabullenmiştim ama meğerse ALERJİ konusunu gözden kaçırmışım ve en önemli kısmı buymuş. eğer kedi alacaksanız önce göğüs bölümüne randevu alıp kedi tüyü alerjisi testi yaptırın. meğer eşimde kedi tüyü alerjisi varmış. ve biz alerjiyi sadece basit bir hapşırık sanıyormuşuz. şubat mart ayları alerjinin atak dönemi ve hatımız cehenneme döndü. eşim evde nefes alamıyor. kedi perişan. ben sürekli temizlik yapıyorum ve elimde tüy toplama rulosu ile geziyorum gece yatarken belim kopmuş gibi ağrıyor. atak dönemi olduğu için sürekli evi temizliyorum sürekli kediyi taramaya çalışıyorum kedi taranmaktan nefret ediyor. şu anki yaşadıklarımı biri bana fragman olarak gösterseydi asla almazdım.
0
Sadece soruyorum
(17.03.26)
"ay ben kıldan tüyden rahatsız olurum" diyecekseniz almayın.

Evde alerjik bünyesi olan varsa almayın.

Zaten ev işlerine zar zor yetişiyorsanız ve neredeyse her gün evi süpürmeye enerjiniz olmayacaksa almayın.

Gerisi çok kolay zaten. Kedi süper bir şey. Bizim çocuk iki kedi ile büyüdüğü için hem oyun oynamayı hem iletişim kurmayı yaşıtlarından daha iyi biliyor.

Edit: ev ufak ve zaman darsa almayın. Kuş, balık falan alın ama kedi almayın sakın. Kedi dahil hepiniz kafayı yersiniz.
+2
prole
(17.03.26)
ev ufak, zaman dar, değil her gün evi süpürmek hiçbir şeye yetişemiyorum, çocuğum çok istiyor :( ben de istiyorum ve çok seviyorum ama nasıl olacak bilemiyorum. masrafı hiç problem değil ama bakmaya zaman ayırmak zor olacak. şu an düşününce balık kuş bile zor geliyor.
0
🌸princess eugenie
(17.03.26)
ve bir de çocuğum her şeye alerjik. kediye alerjik mi bilemiyorum.
0
🌸princess eugenie
(17.03.26)
Kediler, köpekler gibi ırkını söyle sana nasıl davranacaklarını söyleyeyim denebilecek canlılar değiller. Her kedi tıpkı insanlar gibi ayrı karakter özellikleri gösterir. Kimi tırmalar kimi tırmalama tahtasından başka bir yere dokunmaz, kiminin aklı fikri yemekte olur rahat vermez, kimi aldığınız en güzel mamaları dönüp koklamaz bile. Kimi kendine dokundurmaz, kimi tepenizden inmez. O yüzden hiçbir kedi sahibi kediler şöyledir böyledir demez, benimki şöyle böyle der.

Herkes yazmış ama ben de bir kez daha altını çizmiş olayım; Eğer bir süre sonra vazgeçip sokağa bırakacaksanız, emin değilseniz sakın bu işe girişmeyin. Kediler sıkılınca kenara bırakılacak oyuncaklar değiller. 15-20 sene boyunca tüm ihtiyaçlarını karşılamaya hazırsanız alın, değilseniz yol yakınken dönün.
+7
thracia
(17.03.26)
Benim oğlum da 7 yaşında. Aşırı istiyor ben de çok seviyorum ama daha önce sadece kuş beslemişliğim var. 2 aylık bir tekir gördük hamileyken annesini doğum için eve almışlar yavrularını sahiplendiriyorlar. Tüm malzemelerini sipariş ettim girdik bir yola bakalım.
Oğlan da kazık kadar oldu o da gün geliyor kusuyor işiyor o gözle bakıyorum kediye de anne olacağım o da yavru kafasındayım.
+2
cilekli pasta
(17.03.26)
çocuk istiyor diye kedi alınmaz, oyuncak değil bu
+5
zozjotejmnk
(17.03.26)
kısırlaştırılırsa koku bırakma olayı olmuyor. ama tepki işemeleri olabiliyor. bizimki son iki senede iki kere sanırım, koltuğa işedi mesela, neden bilmiyoruz. yıkatmadan da geçmiyor doğal olarak. bi ara çamaşır sepetine toplanmış temiz çamaşırlara işeme huyu çıkardı, iki üç kere de öyle işedi. uzun zamandır bi sıkıntı yaşamıyoruz ama yaşamayacağımız anlamına gelmiyor. psikolojik sebepleri olduğu kadar hastalık (idrar yolu enfeksiyonu, taş vs) sebeplerle de işeyebiliyorlar. hiçbir sıkıntı yaşamama ihtimaliniz de var tabi. bizimkinde ilk 4 sene olmadı mesela böyle bi şey.

tırmalama olayı da değişebiliyor. mesela koltukları tırmalamıyor. nadiren gerinirken vs tırnaklıyor. ama perdeleri yırttı hep. istemeden de olsa tırnağı takılabiliyor. bi tane çalışma sandalyemiz vardı, haşat etti. şimdiki hedefi kızımızın yeni yatak başlığı...

onun dışında en büyük sıkıntısı tüy. robot var. hafta sonu süpürüyoruz ekstra süpürgeyle. hafta içi de bir kere süpürüyorum. ama yine de her yer kıl. perdeler aşırı kıl tutuyor kumaşından ötürü. oynatmaya korkuyorum yani. ha biz ayda bir bile taramıyoruz belki, sık tarasak problem çözülebilir ama enerji lazım buna. iki dk tarayayım olmuyor çünkü detaylı uğraşman lazım.

yani seviyorum filan ama çocuktan sonra pişman oldum biraz açıkçası. hani ilk kedi geldi, sonra çocuk geldi. zaten çalışıyoruz karı koca. temizliğe mi vakit ayıracağız, çocuğa mı, kediye mi...

ha bakım konusunda bi olayı yok tarama harici bence. haftada bi beş dk tırnak kesme, bitti gitti. kumu temizlenecek bir iki günde bir. bir de tatile giderken vs birilerini ayarlamak şart. onun dışında bakım olayı yok yani köpek gibi değil. kendi kendine takılıyo işte hayvan. tek sıkıntı temizlik yükünü arttırması.
+1
elorelia
(17.03.26)
elo'ya ek olarak, mesela bizimki 12.5 yasinda ve simdiye kadar masallah diyeyim hic iseme problemi olmadi ama artik yasindan ötürü eskisi kadar esnek degil. en büyük tuvaleti almamiza ragmen tuvalet icinde rahat dönemeyince haftada bir yanlislikla cisine basip cikabiliyor. bu sebeple kedi mendilleriyle patilerini bu tip kazalar yasaninca hemen silmem gerekiyor. eger ben görene kadar evde gezdiyse yerleri de silmem gerekiyor. ekstra is direkt.

simdiye kadar ne koltugu ne yatagi tirmalamisligi yoktur ama annemlerin kedisi ne perde birakti ne koltuk, bir yilda her seyi hasat etti. artik bir perdeyi ve bir koltugu onun emrine birakmislar, perdeye tirmanip wrecking ball klibi falan cekiyor.
bize gelince, uzun perde kullanmiyoruz cünkü perdenin icine girip yatiyordu, halilari kaldirdik, tüm kiyafetler kurutucuya muhakkak giriyor, yatak örtüsü, yastik kilifi gibi seyler eve alinirken illa "tüy tutmayan kumastan" olsun diye özellikle aranip seciliyor, her sabah ve her aksam günde iki defa süpürge aciyoruz. tüy meselesini bu sekilde kontrol altinda tutabiliyoruz ama ne istedigimiz gibi eve esya alabiliyoruz bu sebeple ne de kedisi olmayan kisiler kadar rahat kullanabiliyoruz.
bence bunlar göz önüne alinmali. kus bile olsa ekstra is demek.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.03.26)
(2)

Çürümüş kot pantolon mu satın aldım?

ananiyimioguz
Geçen hafta Adana'da baya merkezi bir yerden, köklü bir firma dedikleri yerden motosiklet için kot pantolonu aldım.Bildiğiniz standart kot pantolon, sadece bel korumaları var, diz korumaları var ek olarak.Onun dışında likralı gri bir pantolon. Markası da Forte GT. Normalde 4-5 bin tl, orada son kalm
Geçen hafta Adana'da baya merkezi bir yerden, köklü bir firma dedikleri yerden motosiklet için kot pantolonu aldım.

Bildiğiniz standart kot pantolon, sadece bel korumaları var, diz korumaları var ek olarak.

Onun dışında likralı gri bir pantolon. Markası da Forte GT. Normalde 4-5 bin tl, orada son kalmış 2 bin e görünce aldım.

Neyse Adana'dan döndük pantolonu siyahlarla 30 derecede yıkadım astım, ters yıkamıştım kuruduktan sonra kolumu soktum ters çevirdim giyicem...

Bütün kolum simsiyah oldu. Kömür gibi bişey oldu yani. Anlamadım kolumu yıkadım giydim.

Giyerken bel kısmını çekerken parmağıma zorladığım kısım yırtıldı. Allah allah dedim biraz tırnağım var ondan oldu herhalde... Giydim pantolonu, üstüne yağmurluğumu da giydim çarşıya gittim geldim.

Eve geldim soyunuyorum, bir de ne göreyim. Ağı yırtılmış, baldırı yırtılmış, cep tarafı yırtılmış...

Biri görse dayak yedim zanneder. Firmayı aradım, nasıl olur efendim yıllardır sattığımız pantolon, tek kaldı yok sattık dedi, geçen yılın fiyatından verdik size dedi.

İyi de ne yapayım tek giyişte kullanılmaz hale geldi dedim. Resmen çürümüş pantolon dedim. Israrla olur mu öyle şey tamam depoda kaldı belki 1-2 sene ama diyor her zaman sattığımız marka diyor...

Gelin bir bakalım yardımcı olalım diyor. Tekrar gitmeme 1 ay var... Sorun olmaz dedi ama bir hakkım falan yanmaz değil mi?

Neye bakacaklar nasıl yardımcı olacaklar bilmiyorum. Değişim olmaz, zaten son kalmıştı. Başka bir şey satmaya çalışırlarsa da ihtiyacım bişey yok... Para iadesine yanaşmazlarsa ne yapsam tüketici hakem heyetine mi başvursam bilemedim. Başına böyle bir şey gelen oldu mu?

Elimde faturası ve aldıktan 1 hafta sonra çekilmiş yırtık fotoğrafları mevcut.
0
ananiyimioguz
(16.03.26)
Anlattığınız şaka gibi, inanılmayacak bir olay. Normal kot için bile anormalken, koruyucu ekipmanda asla kabul edilebilecek bişey değil. Allah korusun sürüklenmeli falan düşseydiniz ne olacaktı?.. Depoda değil de, vitrinde, güneş altında bekleyen tekstiller çürür böyle genelde. Adana deyince de bunun olasılığı az değil. Gerçi öyle olsa, renk solmasından falan farkederdiniz sanıyorum. Kısacası olağanüstü bir duruma benziyor. Dedikleri gibi çok satan ve olumsuz dönüş almadıkları bir ürünse, dükkan da samimi olarak inanamamıştır bence. Yaklaşımları da sıcağa benziyor. İmkanınız varsa kargolayın, hemen görsünler. Her durumda para iadesi ya da ürün değişimi yapmaları lazım. Yapmazlarsa hakem heyeti’nden kesinlikle çözersiniz diye düşünüyorum.

Ben motora sezonsal biniyorum ama seledeki tırtıklı koruyucuyu hiç çıkarmıyorum. 8 yıllık kot motor pantolonum var (riderdenim); geçen sürede kilo aldım-verdim, düştüm-kalktım, tepe tepe kullandım. Sele koruma sebebiyle ağ bölgesinde renk açılması dışında yıpranma olmadı bile. Sıkıldığımdan resmen yırtılsın diye bekliyorum, öyle diyim. Bu pantolonu ilk aldığımda dikiş hatası yüzünden bacağının ortasında bir kat izi vardı. Ben de yıkadıktan sonra farkettim. Pahalı da bir ürün olunca işi sağlama almak için genel merkeze mail attım; biraz direndiler ama hakem heyeti lafı edince istemeyerek de olsa değişim yaptılardı.

Edit: Bu arada normal kot derken, kevlar astarı yok mu? Öyleyse değişim önerseler bile direkt iade edin derim.
Edit2: Değişim olmaz kısmını atlamışım. Direkt kibarca “bana pantolon lazım, başka yerden alacağım, paramı istiyorum” diyin.
+1
lil siztah
(17.03.26)
Adana esnafı iyidir, anlayışıdır, halden anlayandır. Bir yanlışları varsa düzeltirler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.03.26)
(7)

Her şeye geç kalmış hissediyorum

öylesinebiri
Sanki yıllar geçip gitmiş ve ben arkasından bile bakamamışım, geçtiğini fark etmemiş gibiyim. Bu his gerçekçi mi bilmiyorum, nasıl kurtulacağımı hiç bilmiyorum. Sanki her şey elimden kayıp gitmiş ve ben tutamamışım gibi. Ve gerçekten geç kaldım.
Sanki yıllar geçip gitmiş ve ben arkasından bile bakamamışım, geçtiğini fark etmemiş gibiyim.
Bu his gerçekçi mi bilmiyorum, nasıl kurtulacağımı hiç bilmiyorum.
Sanki her şey elimden kayıp gitmiş ve ben tutamamışım gibi.
Ve gerçekten geç kaldım.
-1
öylesinebiri
(16.03.26)
Neye geç kaldığını düşünüyorsun?

Aslında herkesin hayat yolu başka. Belki böyle de düşünebilirsin.
0
rock n roll
(16.03.26)
Bir süredir sorduğunuz sorular hep bu temalı, fazla düşünüyorsun, evet bazen geç kalmış hissedebiliriz bazen gerçekten geç kalmış da olabiliriz.
Biraz ne istediğimizle, istediğimiz şeyin hayatımızdaki yeriyle de alakalı bu, olmadık bir şey istiyorsak evet geç kalmış olabiliriz.
Ama bize katkısı olabilecek, belki hobi haline getirebileceğimiz, belki ruhsal olarak iyi hissedeceğimiz şeylere heves ediyor olabiliriz ve ne kaybedilir ki yapsak.
Bu kadar derin düşünmeye gerek yok, canın ne istiyorsa yapacak gücün varsa yap gitsin.
0
mutekebbir
(16.03.26)
70 yaşına gelmediysenize geç kalmadınız, hadi hemen başlayın.
0
michael_knight
(16.03.26)
evet geç kaldın. Ne olmuş yani? Ne yapabileceksin? Kime ne yapmış buna karşı da sen farklı bir şey yapacaksın?
neye göre geç kaldın? gezmeye mi? gez.
yaşamanın bir doğrusu yok.
+1
croswell
(16.03.26)
bir arkadaşım, ikinci lisansını 30'lu yaşlarda okuduğundan, okuldan yaptığı çevredeki herkesden 10 yaş kadar büyüktü. o zamanlar, yaşlı olduğu temalı yakınıp dururdu. geçen zamanda yirmi sene kadar arkadaşlığımız devam etti; hem bu süreçte, hem de an itibariyle full yakınmaya devam etmekle birlikte, hayatını daha anlamlı, kaliteli, dolu dolu (artık ne derseniz ekleyin buraya) yaşamak için tek, ufacık bir adım bile atmadı.
mesela tatil alışkanlığı yok, ancak çok ihtiyacı olduğunu hissettiğimden sürekli baskı yapıyorum. binlerce tekli, çiftli, turlu plan-program yapsam da, bir kez bile ikna edemedim kendisini. ama ona sorsanız, benim gezme/tatil anlayışıma hayran; çok özeniyor vs. maddi ve izin olarak benden kat kat avantajlı olmasına rağmen durum bu.. atalet iliklerine işlemiş ne yazık ki. bu sebeple sanırım yaşadığımız müddetçe o yakınacak, biz de dinleyeceğiz.
kısacası değişime ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız, o adımı sizden başka kimse atmayacak. hemen bugün başlayabilirsiniz. şu an, 10, 20, 30 sene sonraki sizden çok daha yakınsınız buna.
0
lil siztah
(16.03.26)
" şu an kaç yaşında olursanız olun, başarıya ulaşmak veya istediğinizin peşinden gitmek için asla çok genç veya çok yaşlı değilsiniz. " diye başladığım alıntıya bakabilirsiniz
(git:eksisozluk.com )
0
devilone
(16.03.26)
yalnız değilsin, herkes öyle düşünür, kimse dolu dolu yaşadım demez, hep bir yerlerde eksik bir şeyler kalır.
0
koela
(17.03.26)
(1)

One Battle After Another hangi sinemada izleyim?

put it in your appropriate place
Avm sineması ile klasik sineması arasında fark mıdır? Yoksa otur evinde izle ayrı bir seçenek mi?
Avm sineması ile klasik sineması arasında fark mıdır? Yoksa otur evinde izle ayrı bir seçenek mi?
0
put it in your appropriate place
(13.03.26)
öncelikle ben filmi çok sevdim; vaktim olsa bir kez daha sinemada izlemek isterdim.
bence perdesi küçük olmayan güzel bir avm sinemasında izleyin derim. her ne kadar klasik sinemaların yaşamasını istesem de, mesela kadıköy sineması'ndaki o oturmuş eskilik ve rutubet kokusu beni bayaa olumsuz etkiliyor. filmde ilginç teknikle çekilmiş bir yol sahnesi var; sadece onun için bile büyük ekranda izlenir.
0
lil siztah
(13.03.26)
(3)

Samimi olduğun insanların kıskançlık yapması?

skr1292
Mesela biriyle iletişim kurmaya başlıyorum diyelim. Tarzım gereği kendim hakkımda çok az şey anlatırım, hep karşı tarafa sorular sorarım. Karşı tarafta sürekli kendisinden bahsedildiği için hoşuna gider.Neyse böyle konuşuruz falan sonra bir şey olur benimle ilgili mesela iş yerinde terfi alırım heme
Mesela biriyle iletişim kurmaya başlıyorum diyelim. Tarzım gereği kendim hakkımda çok az şey anlatırım, hep karşı tarafa sorular sorarım. Karşı tarafta sürekli kendisinden bahsedildiği için hoşuna gider.

Neyse böyle konuşuruz falan sonra bir şey olur benimle ilgili mesela iş yerinde terfi alırım hemen o kişideki hasetliği kıskançlığı sezerim. Bugün yaşadığım bir olay aynı böyle biriyle 1-2 haftadır samimiyiz, ben üst düzey bir toplantıya davet edildim bu arkadaş direkt beni davet eden kişiye ben de geleyim isterseniz dedi. Karşı taraf senlik bir şey diyince bu arkadaşın morali bozuldu ve bana bozuk atmaya başladı.

Bu normal mi?
0
skr1292
(13.03.26)
Samimiyet bu değil. Ama iki hafta içinde yakınlaştığın birinden de pek bir samimiyet beklememek lazım. Bu yaptığı çiğ hareket de uzak durulması gereken biri olduğunu gösteriyor. Size de bir tavsiye: ilişkilere başlarken eşit şekilde başlayın. Kendinizden bahsetmeyip karşı tarafla ilgilenmek de kendi değerinizi düşürür.
+1
sadakatsiz
(13.03.26)
Bozuk attı dediğin şey bozulduğu için olabilir mi? Her şeyi kendi üstüne almasan mı? Dünya senin etrafında dönmese mi?
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.03.26)
"Karşı tarafta sürekli kendisinden bahsedildiği için hoşuna gider." Öncelikle bu doğru bir alma-verme dengesi değil bence. Karşınızdaki kişiyi gereğinden fazla şımartıyorsanız, onun başkaları üzerinde denemeye çekineceği şeylere imkan sağlıyor olabilirsiniz, ki durum da bunu gösteriyor. Sınırlarınızı belli ettiğiniz bir insan, örneklenen gibi bir durumda gelmeyi teklif etmeyebileceği gibi, bozulsa da belli etmemeye çalışır mesela.
Olan duruma biraz da siz zemin hazırlamışsınız gibi olduğundan, normal sayılabilir kısacası. Rahatsız oluyorsanız karşı tarafa sınırlarınızı belli edin.
0
lil siztah
(13.03.26)
(4)

Günlük yemek odaklı rutini takıntılı biri sporu ve diyeti nasıl hayatına dahil eder?

mahmuttt
Yani öğlen yürüyüş yapmak yerine sırf rahatlattığı iyi hisler verdiği için canımın çektiği yemek ve tatlıyı hergün yiyorum. Bu benim rutinim ve bu rutine takıntılıyım. Bir de asıl konu en ufak fiziksel hareket gözümde 1 ton ağırlığında. Psikolojime Çok zorlayıcı geliyor.Bir yandan obezim. Ben nasıl
Yani öğlen yürüyüş yapmak yerine sırf rahatlattığı iyi hisler verdiği için canımın çektiği yemek ve tatlıyı hergün yiyorum. Bu benim rutinim ve bu rutine takıntılıyım.

Bir de asıl konu en ufak fiziksel hareket gözümde 1 ton ağırlığında. Psikolojime Çok zorlayıcı geliyor.

Bir yandan obezim.

Ben nasıl spor ve diyeti hayatıma katacağım?

Şimdiden çok teşekkürler.
-1
mahmuttt
(13.03.26)
uzman degilim ancak yemek kacis noktasi gibi gorunuyor soylediklerinize bakarsak. oncelikle terapi ve veya destek almak iyi gelebilir.
ne dersek diyelim bu benim rutinim ve bu rutine takintiliyim diyerek, belki fark ederek belki etmeden zaten ikna edilebilme, oneri alma kapilarinizi kapatmissiniz.
0
cairo
(13.03.26)
Rutininiz yemek yemek. Her obez rutine takıntılı değil mi zaten?
Sporu ve hareketi hayata sokabilirsiniz ama zihninizde yemek yemeyi değiştirmediğiniz sürece hiçbir işe yaramaz. İlk önce aşırı yemek yemeyi normalleştirmeyi bırakacaksınız, yemeği bir kaçış ya da ödül olarak görmeyeceksiniz. Bunun için ciddi bir psikiyatrik yardım almaya başlamalısınız. Sonra rejim + hareket ile kilo vereceksiniz.
+1
alice in potatoland
(13.03.26)
kitap tavsiyesi vermeye geldim: atomik alışkanlıklar
0
mezzosprite
(13.03.26)
önce neyle inatlaştığınızı bulmak lazım. anlattığınız tabloda sihirli bir değnek inecek de, birden herşey kolayınıza gelecek değil. çözüm terapide gibi görünüyor.
0
lil siztah
(13.03.26)
(9)

Ofisteki sonu gelmeyen bakışma

meraklitursucu
10 aydır aynı ofiste çalıştığım, aramızda hep bir çekim olan beni görünce kitlenip kalan, toplantida yöneticisinin bana baktığını anlayacak kadar bariz ama somut bir adıma dökülmemiş bir adamla ilgili bir durum var. ​Birkaç ay önce bir gece dışarıdayken, yanımda oturup morali bozuk şekilde başkasıyl
10 aydır aynı ofiste çalıştığım, aramızda hep bir çekim olan beni görünce kitlenip kalan, toplantida yöneticisinin bana baktığını anlayacak kadar bariz ama somut bir adıma dökülmemiş bir adamla ilgili bir durum var.

Birkaç ay önce bir gece dışarıdayken, yanımda oturup morali bozuk şekilde başkasıyla mesajlaşırken, grubun çağrısına rağmen yanımdan kalkmadı. Ancak gecenin devamında sanki ben yokmuşum gibi davranıp başka kızlarla gülüştü. Flörtöz olduğundan falan bahsetti kaba bir şekilde.Bu olaydan sonra soğudum uzaklaştım ama o sanki o günden sonra yakın insanlarmışız gibi benimle muhabbet kurmaya çalıştı. Ben yoksaydıkça daha fazla göz temasi kurmaya çalıştı. İşten ayrılacağı netleşti, ben başkasıyla konuşurken yanıma geldi selamlaşma bahanesiyle elimi tuttu gözlerini kapatti ofisin içinde, sonra ise denk gelmemize rağmen konusmadik hiç. Dün işten ayrıldı.
​Veda anında herkesin içinde, daha önce hiç o kadar yakın olmamıza rağmen bana inanılmaz sıkı sarıldı. Yanımızdakilere hiç aldırmadı. Giderken de ortaya 'görüşelim' dedi ama özellikle dönüp bana baktı.

Bu adamın tavrı sadece bir veda duygusallığı mı, yoksa bir sorumluluk alamama ilişki istememe hali miydi?
-2
meraklitursucu
(07.03.26)
Bekle bakalım belki bir yerlerden yazar, öyle düşündüm. Sakın ilk sen yazma.
-1
Hallegadola
(07.03.26)
tabiri caizse 'giderken ne götürebilirim' diye düşünmüş olabilir mi? anlattığınız sahne gerçekten düşününce biraz komik ve cringe. ne olursa olsun bana pek güven vermedi, üzer diye düşünüyorum.
+4
suicmeyenadam
(07.03.26)
@cosmicstring bana da garip geldi elini uzatınca tokalaşmak için deyip uzattim ama çok kısa bir an elimi tutup kafasını eğdi gozlerini kapatti reverans gibi. Nasılsa gidiyorum diyip cesaret mi geldi anlamadım. İhbar süresinde de denk geldik ama konusmadi. Ciddi ilişki düşünmüyor gibi geldi ama takılıp geçelim gibi bir aksiyonu da olmadı.
0
🌸meraklitursucu
(07.03.26)
Açık konuşucam, biraz da kaba olacak şimdiden kb: iş atayım, verirse takılırız diye düşünüyor. Ciddi bir ilişki falan aklında yok asla.
+2
huladancer
(07.03.26)
@huladancer takılmak içinde adım atmadı ki. Numaram bile yok, sosyal medya kullanmıyorum. Giderken iletişim kurardı en kötü. İlişki istemiyor takılmak istemiyor, ne diye 10 ay bana bakıp durdu?
0
🌸meraklitursucu
(07.03.26)
Kocaman yetişkin insanlar birbirinden hoşlanıyorsa gider baş başa bir çay kahve içer birbirini tanımaya çalışır böyle abuk hareketler yapmaz. Aklınızı karıştırmak istemiş başarmış gibi de duruyor.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Niyeti vardıysa bile, bir cacık olmayacak, ilkokul 2 seviyesinde hareketlere girmiş. Gelse bile şans verilecek tip değil şahsi fikrimce.
+1
lil siztah
(07.03.26)
Sana platonik. Mesaj at.
-5
arbre
(08.03.26)
Ciddi ilişki olmaz o adamla. Tek gecelik bir ilişki düşünüyor. Sakın bu hareketlerine aldanmayın. Ondan olmaz. Daha güvenilir birini bulun
-2
beyaztenlikiz
(08.03.26)
(3)

Doktora programından kaydımı mı sildireyim yoksa TİK raporu vermeyip atılayım mı? Son 6 ayda danışman veya tez konusu değiştirmek mümkün olamaz herhalde?

santimantal
Süre 6 yılı geçti ve son 6 ayım kaldı.Yüzde 60 kadarını yazdım ve zor olsa da yine de bitirme ihtimalim var.Danışmanım son TİK raporunu onayladı ama çok sinirliydi ve çok ağır şeyler söyledi.Ben de bırakmaya karar verdim.Öyle bir insanla hiçbir sebep beni artık bir araya getiremez.Zaten çalışıyorum
Süre 6 yılı geçti ve son 6 ayım kaldı.
Yüzde 60 kadarını yazdım ve zor olsa da yine de bitirme ihtimalim var.
Danışmanım son TİK raporunu onayladı ama çok sinirliydi ve çok ağır şeyler söyledi.
Ben de bırakmaya karar verdim.
Öyle bir insanla hiçbir sebep beni artık bir araya getiremez.
Zaten çalışıyorum bir yerde, benim için hayati öneme sahip değil doktora.
Atılsam bile alanla ilgili araştırmayı ve yazmayı bırakmayacağım. Seviyorum.
Hatta başka bir üniversiteye bile başvurabilirim birkaç yıl sonra.
Şimdi bilemiyorum, acaba kaydımı hemen mi sildirsem, yoksa kendi haline mi bıraksam.
Bıraksam belki bir yıl sonra enstitüde alınan bir kararla silinecek, danışman devam ettiğimi sanacak.
Bir arkadaşıma anlattım; deli misin, dedi; bırakma, o kadar emeğin var.
Yoksa danışmanı mı değiştirmeyi talep etsem?
Yahut da danışmanı değiştirip yeni bir konuya mı başlasam? Bunun için zamanım yok sanırım, ama belki de süreyi uzatırlar mı öyle bir şey olsa?

Kaydımı sildirirsem ileride bir hak kaybına neden olur mu?
İleride belki aftan yararlanarak da dönüp bitirmek mümkün olabilir çünkü.
0
santimantal
(06.03.26)
Son Tik raporu da onaylandıysa savunmaya çıkmadan bir karar vermeyin.
Jüri üyelerinin de yorumlarını almanızda fayda var.
Başka bir hocanın son 6 aylık bir öğrenciyi danışmanlığına alacağını düşünmüyorum.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(07.03.26)
Bu noktada danışman değişikliği olmaz; çok geç kalmış olduğunuz gibi, enstitü bunu zaman kazanmak için yaptığınızı tahmin edeceğinden, zaten kuruldan onay çıkmaz. Beni okulumda danışman değişikliği olunca otomatikman konu değişikliği de yapmak gerekiyordu hatırladığım kadarıyla ve değişikliği yaptığınız dönem için “süreden sayılmayan izinli” sayılıyordunuz. Yani ek süre derken, deadline’ınız bir dönem ileri atıyor gibi düşünebilirsiniz. Son 6 ayın içindeyseniz, mayıs sonunda beyaz cilt teslimi yapmanız gerekiyor; yapmazsanız, takip eden haftaki kurul toplantısında atılmanız onaylanacaktır. Bir seneyi bulmaz yani. Daha sonra aftan yararlanmak için atılmanız ya da kayıt sildirmeniz de farketmez, yine bildiğim kadarıyla. Afla dönecek olursanız, yeterlikten sonraki aşamadan, yani yeni bir danışmanla yeni bir konudan başlayacak şekilde süreci tekrar edebilirsiniz. Bu bilgilerin bir kısmı okuldan okula değiştiğinden, enstitünüzden teyit etmekte fayda var.

Ben savunmaya çıkın diyemeyeceğim; çünkü danışmanınız arkanızda değilse, jüriye çıkmanın pek bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Zira jüri de bunu bilecektir ve bu durumda tezi onaylamaları mucize gibi bir şey olur. Kısacası daha da moraliniz bozulduğuyla kalırsınız bence.

Ancak danışmanla arayı bi şekilde düzeltme ihtimaliniz varsa (ki şahsi önerim bunu zorlamanız), yazabildiğiniz kadarıyla savunmaya çıkıp, 6 ay düzeltme alarak tezi tamamlamak için o süreyi de kullanabilirsiniz (ben öyle yaptım). Hatta sonra enstitüye teslim aşamasındaki 1 aylık süreyi, danışmanın imzasıyla 2 aya çıkarmak mümkün; 2 ay da onu eklediniz mi, toplamda bir seneden fazla vaktiniz olmuş olur.
Başarılar dilerim.
0
lil siztah
(07.03.26)
tamamen akademik dunyanin disinda biri olarak:
aptal saptal tartisma yasadigim biri icin o kadar emegimin bosa gitmesine razi olamazdim ben. elinizden geleni yapin yine ve hoca belki kirici olmus olsa da dediklerine kulak verin veya daha somut geribildirim isteyin?
Hic doktora yapmadim, akademik ortamlar nasildir bilmiyorum ama tez savunmasi yaparken sizin danismaniniz bence sizin yolunuza tas koymak istemeyecektir cunku danisani sizsiniz ve basarisiz olursaniz o da basarisiz olmus sayilacak (en azindan benim bakis acim bu sekilde)
0
kuehles blondes
(07.03.26)
(12)

Avukatlar gemileri yaktilar mi ?

die fetten jahre sind vorbei
Bu 1https://www.instagram.com/p/DVfyWEmCI8F/Bu 2https://t24.com.tr/gundem/istanbulda-milyonluk-vurgun-avukat-ile-polis-sahte-ihbarla-para-caldi,1298218Her gun bu sekilde haberler cikiyor, nerden geliyo bu cesaret ?
Bu 1

www.instagram.com

Bu 2

t24.com.tr


Her gun bu sekilde haberler cikiyor, nerden geliyo bu cesaret ?
+1
die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
konunun "avukatlar" ile ne ilgisi var yahu.

her meslekte olduğu ve olabileceği gibi; mesleğini, elindeki imkanları kötüye kullanıp çıkar elde etmeye çalışan 2-3 dolandırıcı. mesleği avukat olmuş, mühendis olmuş ne fark eder?
+5
kibritsuyu
(06.03.26)
Saka mi yapiyorsunuz siz :)

İstanbul barosundaki avukat sikayeti oranlarindan haberiniz yok sanirim, 2-3 derken komik oluyor.
+1
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
istanbul barosundaki avukat şikayet oranlarını nereden bileyim ben yahu?

sen istanbul fırıncılar odasındaki şikayet oranlarını biliyor musun mesela? fırıncılar da yakmıştır belki gemileri.

ya da tabipler odasındaki şikayet oranlarına baktık mı, bakmadım ama avukatlardan daha çok doktorlar hakkında şikayet vardır. ne yani şimdi doktorlar gemileri mi yakmış?

ya da ne gibi bir cevap bekliyorsun, he evet avukatlar gemileri yakmış açlıktan hepsi gırtlak olmuş, polisle anlaşıp dövizci soyuyorlar" mı diyelim?

avukattan ağzın yandıysa, haksızlığa uğradığını düşünüyorsan sen de baroya şikayet edersin, gerekiyorsa savcılığa suç duyurusunda bulunursun, gereği neyse yapılır.

bu nasıl bir genelleme?
+2
kibritsuyu
(06.03.26)
Gereken bir sey varsa zaten yapmisizdir. Hukuk ve tip etik degerleri olmasi gereken meslekler.

Ortada ciddi bi sorun varken o sorunu basit gostermeye calismak mantikli bir eylem degil "2-3" diyerek. Amaciniz nedir ?

Bu konu hakkinda oranlari bilmiyorum ama ben cevremdeki avukat arkadaslarimdan hic boyle usulsuzlukler gormedim dersiniz, bu mantikli bi yorum olabilir, ortada cok buyuk bi sorun varken, gelip hayir oyle bir sey yok, sadece birkac curuk elma bunlar diye olaya girerseniz, istatistik bilmediginiz bir konuda kafadan cumleler sallamis olursunuz.
-2
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
2-3 demekteki amacım, 2 tane link paylaşmış olman.

keza türkiye'de baroya kayıtlı 200 bin avukat var (google söylüyor). bunların içinde 100 tanesinin, 1000 tanesinin üçkağıtçı çıkması "avukatlar üçkağıtçıdır" şeklinde genellemek için yeterli değil. bunu diyebilmek için en az 100 bin tanesinin aynı davranışta bulunması lazım.

ama 100 kişi, 1000 kişinin üçkağıtçılığı için "2-3 avukatın yaptığı üçkağıtçılık" diyebilmek için yeterli.

senin avukatları itibarsızlaştırma çabanın sebebi nedir peki?

not: avukat veya avukat yakını değilim.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
Avukatlari itibarsizlastirmaya calisma tabiri, "2-3" demenizi acikliyor gibi.

Son gunlerde avukatlarin surecleri ile alakali cok fazla haber yayinlandi ve cevremdeki herkes avukatiyla sorunlu halde. Ornek olarak gozume batan 2 adet haberi ekledim.

Sureci basit gostermeye calismak yerine daha analizsel bi yorum yapsaydiniz tepkim daha farkli olurdu.

Direkt bi avukat ya da avukat yakini gibi girdiniz olaya.

Biri cikip gelip derse, ulkede sosyal curume var, paranin degeri kalmadi, insanlar legal sekilde zengin olma umidini yitirdi, boyle bir kaos olusuyor bundan dolayi, bu bi analizdir.

Siz mevcutta varolan bi sorunu yokmus gibi bi hale sokmaya calisiyorsunuz gibi geldi ama avukat degilim dediginiz icin konu uzamis olmasin yok yere.

Genel bi yorum almak icin acmistim basligi, cevresindeki durumu anlatsin diye buradakiler.

1 ay icinde adnan oktar i ziyaret eden 292 avukat olmus, bu bile inanilmaz bir sey.
0
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
1- Avukat sayısı artıyor ülkede:

2000: 41.744 avukat / 1625 kişiye bir avukat
2010: 70.430 / 1046 kişiye bir avukat
2015: 93.573 avukat / 841 kişiye bir avukat
2020: 143.330 / 583 kişiye bir avukat
2025: 206.678 / 425 kişiye bir avukat

avukatlar eskisi gibi para kazanamayınca saçma sapan işlere başvuruyor olabilirler.

2- ülke git gide, her şeyin yapanın yanına kar kaldığı bir ülke haline geliyor. hele hele avukatlar bunu senden benden daha iyi biliyor.

3- bu tarz haberler artık çok kolay yayılıyor.

4- ama "tüm avukatlar böyledir" demek de çok saçma olur.

5- ilk madde ile paralel bir şey daha var. eskiden üniversite sınavından yüksek puan alanlar hukuk okuyabilirken, şimdi para veren herkes okuyabiliyor.
+1
co2s2
(06.03.26)
sorunun ilk versiyonu bence de sıkıntılı. ikinci versiyonu yani "Genel bi yorum" kısmı için düşündüklerimi yazmak istiyorum.
bence "ülkede hukukun geldiği yer.." meselesinin yanı sıra, avukatlık mesleğinde de "nerde çokluk" durumu hasıl olmuş vaziyette.
çevremde ne kadar avukatla işi olan varsa, parayı alıp uzadıklarından, davayla ilgili hiç bilgi alamadıklarından şikayetçi. diğer yandan bir kaç forumda, genç avukatların çalıştıkları koşullarla ilgili bahislerine sık sık denk geliyorum; anlatılanlara göre bir kaç yıl tecrübeli avukatlara dahi asgari ücreti çok gören bir piyasa söz konusu. böyle böyle meslek yozlaşıyor belli ki. bu sebeple üniversite kontenjanların azaltılmasını doğru buluyorum. ayrıca bu sebeplerle bu yıl üniversitesite sınavına girecek ve hukuk fakültesi yazmak isteyen yeğenimi vazgeçirmek için çok dil döküyorum.
0
lil siztah
(06.03.26)
ben de diyorum ki niye özellikle avukatlar?

evet yasal yollardan para kazanma ümidi kalmayan buna yöneliyor, bu yüzden oluyor zaten. ama tekrar soruyorum, niye avukatlar? bu gerekçenin arkasına sığınıp her meslek kendi meşrebince üçkağıtçılık yapabilir. niye sadece avukatlar?

var olan bir sorunu yokmuş gibi bir hale sokmaya çalışmıyorum. böyle bir sorunu niye sadece avukatları itibarsızlaştırmaya çalışarak "gemileri mi yaktılar" şeklinde sormanız rahatsız etti. "mühendisler" diye sorsanız yine rahatsız ederdi.

"niye insanlar kendi mesleklerini düzgünce yapmak yerine böyle işlere giriyorlar, yürek mi yemişler" diye sorsanız hiçbir problem yoktu halbuki.

bana karşı çıkarken "ulkede sosyal curume var, paranin degeri kalmadi, insanlar legal sekilde zengin olma umidini yitirdi, boyle bir kaos olusuyor bundan dolayi" diyorsunuz da soruyu niye "avukatlar" diye özelleyip soruyorsunuz? onu da "insanlar" diye sorsanıza?
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
son gunlerde avukatlar uzerine cok fazla negatif haberin yayinlanmasi olarak belirttim size bu durumu.

adalet bakaninin bizzat, son 1 ayda 292 avukatin adnan oktari ziyaret ettigini aciklamasi da isin ciddiyetini gosteriyor zaten.

2 gun sonra farkli bi is dali icin haberler yogunlasirsa o konu icin de konusulabilir, olumlu ya da olumsuz.

planli bi organizasyon yapiliyor gibi bakilmasi olaya mantikli gelmiyor. dogaclama ilerleyen olagan hayatin icerisinde bir durum.

ulke geneline ozel bi konusma da yapabiliriz 2 gun sonra, spontane durumlar bunlar.

yine de konunun uzamasina gerek yok, ben dogaclama oldugunu acikladim, siz avukat degilim dediniz, gunluk hayatta olabiliyor bu tur seyler. belki planli bi organizasyon gibi algiladiniz, ama keske oyle algilanmasaydi.
0
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
Avukatım.

Her şeyden önce, "Avukatlar gemileri yaktilar mi ?" şeklindeki bakış açısı yanlış. Her meslek grubunda yanlış yapan insanlar olduğu gerçeğini atlamamak lazım. Avukatlar içinde de yanlış yapanlar var ancak bunlar tümüne oranla sayıca az, bunu bilmek lazım.

Bazı meslekler doğası gereği bazı yanlışları yapmayı kolaylaştıran unsurlara sahiptir. Avukat, hakim, savcı, parayla fazlasıyla iç içe olan meslekler (mali müşavir, banka çalışanı vs), gümrük personeli vs çok sayıda meslek sahibi, bazı suistimalleri çok kolay yapabilir pek çok diğer meslek sahibine göre.

Buradaki iki olayı ayırmak lazım birbirlerinden çok farklılar. Kişisel tecrübem çerçevesinde kısaca inceleyelim:

1. Bu olaydaki sorunun tek nedeni avukat değil. Müvekkil bahsi geçen adli kontrol kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Bu noktada mevcut avukatına gidip "Bu adli kontrolü kaldırın." demiştir. Avukatı bu yönde bir dilekçe vermiştir ve reddedilmiştir zaten. Müvekkil bu red kararından son derece memnuniyetsiz bir tutum takınmış ve sınırları zorlamaya karar vermiştir. Mevcut avukatına "Bu adli kontrol kararını kaldırın, gerekli bedeli bana söyleyin." demiştir. Mevcut avukatının bu taraklarda bezi varsa avukat bu meseleyi üstlenmiş, "Bu adli kontrol kararı kaldırılır ancak şu kadar masrafı olur." demiştir. Mevcut avukatının bu taraklarda bezi yoksa, müvekkillerin bazılarının çevresine sorarak bizlerin çantacı dediğimiz tipte avukatları bulma hızına inanamazsınız. Bu sefer de bu avukat "Bu adli kontrol kararı kaldırılır ancak şu kadar masrafı olur." demiştir. Burada bahsi geçen masrafın hukuken rüşvet olduğu açık, bunun tartışılacak tarafı yok. Bahsi geçen paranın avukatlık ücreti olmadığını biliyoruz. Zaten avukatlıkta (vekalet sözleşmesinde) sonuç taahhüdü verilemez, verilen sonuç taahhütleri geçersizdir. Çantacı avukat müvekkile "Araya bazı kişileri koyduk, 12 lira istediler, biz de 3 lira alacağız toplam maliyet 15 lira." derler. Esasında millete dağıtılacak para en fazla 10 liradır, hatta genelde daha azdır, çantacı buradan güzel vurgun yapar. Müvekkil birilerine rüşvet olarak verileceği inancıyla avukata para verir, avukat o parayı rüşvet olarak verir ya da vermez, rüşvet olarak verse dahi iş olur ya da olmaz, işte tam bu noktada kıyamet kopar. Bu olayda müvekkilin avukatı "Beni dolandırdı." demesi büyük ikiyüzlülüktür çünkü müvekkil bu parayı rüşvet olarak verilmesi için teslim etmiştir avukata. Özetle, ava giderken avlanma riski vardır. Bu müvekkil beter olsun, parasını kaptırmayı hak etmiştir. Çünkü bu müvekkile bazı avukatlar "Bak kardeşim bu rüşvet işleri senin düşündüğün kadar basit değildir, eline yüzüne bulaştırma riski her zaman mevcuttur, işler daha da sarpa sarabilir, iyi düşün öyle karar ver." der ama müvekkil işi rüşvetle çözeceğine öyle inanmıştır ki seni asla dinlemez. Özetle, burada sorun sadece avukatta değil, aynı zamanda müvekkildedir. Böyle bir olayda "Dolandırıldım." diyen müvekkilin yüzüne geçmiş olsun derim ama içimden "Beter ol, çok güzel olmuş." diye geçiririm.

2. Bu gerçekten büyük tezgah. Burada avukatlık mesleği cidden istismar edilmiş. Bu işlerin peşinde koşanlara avukat demiyoruz zaten. Yukarıdaki paragraftakilere de avukat değil çantacı diyoruz zaten ama 2 numaradaki gibi olaylara bulaşan tipler çantacı bile değil, organize suç örgütü mensubudur benim gözümde. Operasyon yapılan yerin dövizci olması anlamlı. Dövizcilerin bir kısmının suç gelirlerinin aklanması işlerine sıkça karıştığını biliyorum. Burada bence dövizci bu tip işlere karışmış olabilir, buna dair işin içindeki polisin elinde bilgi varsa tezgahı kurup avukatla birlikte işi yapmışlardır (Belki böyle bir durum yoktur, sadece dövizcideki nakit para stoğunun ne kadar olabileceğine dair bilgi almışlardır ve bunun üzerinden hareket etmişlerdir, böyle bir şey de olabilir). Avukatlık mesleğini böyle işlere alet eden tipler ne yazık ki var.

İki olaya karışan avukatların ruhsatlarının bence iptal edilmesi gerekir ama bence (tabi iddia edildiği gibiyse) 2 numaralı olayda avukatın yaptığı eylem bence daha ağır. 1 numaralı olayda da bir dolandırıcılık olduğu iddia edilebilir ancak rüşvet vermek de suç olduğu için müvekkil ben rüşvet için para verdim diyemiyor, beni dolandırdılar diyor.
0
10551037
(07.03.26)
eksisozluk.com

Yukarıdaki entryi okursan zaten nasıl bir meslek etiğine sahip olduklarını, tek(yegane) dertlerinin para olduğunu anlarsıın.
0
Caletti
(07.03.26)
(5)

Bacak- üst vücut oranı

michael_knight
Kendiniz ve sık görüştüğünüz insanlarla ilgili bunun farkında mısınız? Yani çok abartılı oransızlıkları demiyorum da en sık görüştüğünüz mesela 10 kişiden hangisinin bacak hangisinin üst vücudu daha uzun farkında mısınız?Hangisi daha iyi?
Kendiniz ve sık görüştüğünüz insanlarla ilgili bunun farkında mısınız? Yani çok abartılı oransızlıkları demiyorum da en sık görüştüğünüz mesela 10 kişiden hangisinin bacak hangisinin üst vücudu daha uzun farkında mısınız?

Hangisi daha iyi?
-2
michael_knight
(06.03.26)
tanımadığım insanlarda bile çok dikkatimi çeker.
genelde erkeklerin belden altı kısa, kadınların ise uzun çevremde. zaten ortalama da böyle bildiğim kadarıyla. her durumda alt bölümün tadında uzun olması, estetik olarak daha iyi duruyor bence.
0
lil siztah
(06.03.26)
Üzerine düşünmediğim sürece çekmiyor dikkat. Ortalama üstü uzunsa leylek bacak olup olmadığı belli oluyor sadece.
0
Bruce
(06.03.26)
Benim bacaklar üst vücuda göre biraz daha uzun. Çevremdeki insanları gözümün önüne getirdiğimde uzun boylu olanların bacak boyları nispeten daha uzun.

Genel olarak üst ve alt vücut oranı eşit milletiz. Yabancıların 'lanky' dediği vücut bizde pek yok sanki.

Uzun bacak kadında daha güzel duruyor bence.
+1
yurtsuz john
(06.03.26)
hayir no idea.

hic dikkat ettigim bir sey degil.
-1
Purple life
(06.03.26)
bir orantisizlik varsa dikkatimi cekiyor.
uzun bacak her turlu iyidir.
0
cooperr
(09.03.26)
(5)

evde parazit aşısı

hunharca ben
sevgili dostlar basit ve ucuz olduğunu düşündüğüm için 2kg olan kedime iç-dış parazit ''damla'' aşısını temin edip evde kendim yapmak istiyorum. siz ne alıyorsunuz, nerden alıyorsunuz? veteriner yaptığında ne kadara mal oluyor son güncel rakam varsa yazarsanız sevinirim.2ay da bir olarak düşünüyorum
sevgili dostlar basit ve ucuz olduğunu düşündüğüm için 2kg olan kedime iç-dış parazit ''damla'' aşısını temin edip evde kendim yapmak istiyorum.

siz ne alıyorsunuz, nerden alıyorsunuz?
veteriner yaptığında ne kadara mal oluyor son güncel rakam varsa yazarsanız sevinirim.
2ay da bir olarak düşünüyorum, tavsiyeleriniz varsa da yazabilirsiniz.
(tabletten formundan hoşlanır mı hiç denemedim)
0
hunharca ben
(06.03.26)
İç parazit hapı cok ufak. Veteriner ucu kıvrık ince bir makasla gırtlağına yakın bir yere bırakıyor, kedi hemen yutma durumada kalıyor ama kediye bunu yapabilecek misiniz, cımbızla falan yapılabilir, ben yaş mamaya atıp yedirdim ama doğru mu bu bilmem. Ense damlası en kolayı, yalayamayacağı bir yere, ensenin biraz yukarısı gibi yani kafaya yakın bir yere tüyleri aralayarak uygulanır. Evde yapiyoruz kolay, çok spesifik marka bilmem ama vetden alinca pahalıya geliyor. Sizi yapamayacağınıza ikna edip bir de uygulama ucreti kazanmaya çalışıyorlar, iyi bir petshoptan danışarak temin edip kullanın, tirnak kesme, göz damlası falan bunları da öğrendik, hepsi kolay ama zor tarafı kediyi kontrol etmek, onu halledince gerisi kolay.
0
covered
(06.03.26)
nexgard combo kullanıyorum, iyi bir ürün. sürekli zam geliyor. muhtemelen şu an 1000-1500 bandındadır. veterinerden alıyorum. alternatif olarak veteriner ecza deposundan da alabilirsiniz. (kedinin kilosuna göre ilaç kullanılması gerekiyor.) internetten veya petshop'dan ucuz ne olduğu belli olmayan ilaçları tercih etmeyin, kötü yan etkileri olabiliyor.
0
surprise
(06.03.26)
Sokaktakilere ilkbahar ve sonbaharda iç-dış bir arada olan ense damlasından yapıyorum. İstanbul’da Mısır Çarşısı’nın yanındaki petshop’lardan alıyorum. Bayer’in ürünü, kiloya göre fiyatı 500-700 gibiydi sonbaharda. Ama belirtmek gerekir ki bu kombine ürünler, özellikle iç parazit hapı kadar etken değil deniliyor.
Bir de internetten almak cazip gelebilir ama bilmediğiniz marka ve kiloya uygun olmayan damla almayın diye uyarayım; çok ölüm şikayeti okudum böyle, Allah korusun.
+2
lil siztah
(06.03.26)
iki ayda bir evde yapıyoruz biz de iki kedimize de. ancak hem iç hem dış parazit için olan damlalardan yapıyoruz haplardan değil. fiyatları son zamanlarda sürekli artıyor maalesef en son bir dozunu 1600 tl gibi bir şeye almıştım sanırım. her seferinde veterinerden alıyorum bu arada. internetten hiç almadım, güvenemem de. Bir de kilosuna göre değişiyor sizinki 2 kilo ise ona göre bir doz vermeniz gerekiyor. ama evde uygulamak gerçekten çok pratik oluyor, damla olduğu için zaten zahmetsiz ve kuzucuklar da veterinere gitme derdinden kurtulmuş oluyor. yalnız sanırım her iç-dış damlası o kadar kapsayıcı olmayabiliyormuş, biz veterinerin önerdiği ve geniş kapsamlı dediği (kendi de onu yapıyor zaten götürsek bile) bir markayı kullanıyoruz. Sağlıklı, mutlu ve uzuun bir ömrü olsun kediciğinizin :)
0
patlamis misir
(06.03.26)
kedin 2 kg ise yavrudur kendin parazit yapma biraz zaman geçsin hayvanın kilosu otursun o zaman gidip VETERİNERDEN ALARAK yapabilirsin, bu ilaçlar zehirdir yanlış bir doz kedini felç bırakır yanlış uygulama ile yalarsa ağzından köpük çıka çıka hastalanır veterinere yetiştirmen gerekir. bu ilaçlar kedinin durumuna ve kilosuna bakarak verilir, bir kere veterinerim gözleri hafif kızarık yapmayalım dedi yapmadık mesela paraziti.

basit bir olay değil bende 4-5 ayda bir kere veterinere giderek yaptırıyorum çocuk dışarı çıkmıyor evde ayakkabılar ortalık yerde değilse 2 ayda 1 çocuğu zehirlemeye gerek yok.

kendinize deneyerek iyi ve temiz veteriner bulun benim bölgemdeki hiç bir vet uygulama parası almıyor ayrıca muayene ediyorlar her parazitte sadece ilaç parası veriyorum
+1
eja
(06.03.26)
(12)

Parfüme en çok kaç TL verirsiniz?

arbre
5 bin TL verir misiniz? Bence çok değil ama gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?
5 bin TL verir misiniz? Bence çok değil ama gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?
-4
arbre
(05.03.26)
En son 8788 lira verdim bu ocakta
Parfüm koleksiyonu yapıyorum biraz (çok değil tabi binlerce olanlar var. Ben de 20-25 tane var heralde).
Kafamda max 200 olur herhalde 75-100ml için.
Geçen çok beğendiklerim hep çok pahali :/
Guerlain honey tobacco 335€ malesef.
Parfüm benim için hobi, o yüzden gereksiz görmem.
0
logisticsmanager
(05.03.26)
50 ml’si $350 bir parfüm almıştım. Pahalı olma sebebi artık regülasyonlar sonucu çoğu markette kullanılması yasak olan doğal malzemeleri içeriyor olması. Gerçek civet, misk, ambergris, oud gibi. Normal parfümlerde bu notalar gerçek değil, kimyasal taklitleri.

Ama günlük kullanmak için pahalı. Günlük parfümüm değil. Genelde decant alıp notaları tanımaya çalışıyorum. Onlar bile gidiyor uzun bir süre.
-1
antikadimag
(05.03.26)
Eskiden maaşımın hatırı sayılır bir kısmını parfüm için harcadığım olmuştu. Bugünün şartlarında 5 bine niche bir parfüm alınamıyor zaten. Alırsanız niche için beymen, designer parfümler için sephora’dan başka yerden önermem çünkü çoğu yer sahte satıyor.

Neyseki ben birkaç yıl önce arkadaşımın önerisi ile muadil parfüm satan creamia perfume markasını tanıdım ve orijinallik takıntımın gereksiz olduğunu fark ettim. Varsın şişe farklı olsun, içindeki parfümün orijinalinden farksız olduğunu bilerek istediğim kadar sıkabilmek gibisi yok. Keşke daha fazla çeşit çıkarsalar da onları da kullansam.
0
gradacion
(05.03.26)
250 usd
0
eileengray
(05.03.26)
ne kadar kazandığıma göre değişir, şu an kazandığımla vermem. bu arada o parfümlerin nasıl yapıldığını ve aşağı yukarı maliyetlerini biliyorum. kabaca söylemek gerekirse 250usd vediğiniz parfümün, parfüm olarak maliyeti 25usd'yi geçmez. verdiğiniz bedeller ambalaj ve reklama gidiyor.
-1
late viper
(06.03.26)
Tamamen bütçe meselesi, eskiden öyle bir para veremezdim, şimdi verebiliyorum. Güncel kullandığım parfümün freeshop fiyatı 140eur, Türkiye fiyatı 11k.

Benim psikolojik sınırım 250eur, daha üstünü parfüme vermem.
0
kimlanbu
(06.03.26)
5bin vermem, 4 bin de vermem, psikolojik sınırım 2 bin civarı heralde ama onu da vermem gibime geliyor.
+1
kumandanim
(06.03.26)
5 bin verilir ama üstü zor.
Benim kullandığım 3 bin bütçeme uygun olan sevdiğim koku bu.
Çok beğendiğim parfüm maalesef 50 ml 18 bin, asla vermem.
0
mutekebbir
(06.03.26)
eskiden orjinal parfüm alırdım ama saçma olduğuna kanaat getirdim, çakmacılar birebir aynı kokuyu tutturuyorlar. Orjinaline vereceğim paranın yüzde 25'siyle 3 tane çakma alıp eve, işe, arabaya koyuyorum birer tane, kalıcılığı az olması da umrumda olmuyor bu sayede.

Soruya cevap olarak maks 1000 diyorum.
-1
bobinhoo
(06.03.26)
kaç ml?
30 ml ise vermem.
90 ise verebilirim.
-1
elorelia
(06.03.26)
öncelikle "gereksiz görüp başka şeyler mi alırsınız?" ne demek? "parfüme vermek gereksiz, o zaman bu 5 bin'le krem alayım, ona değer" gibi mi? 5 bin'im batıyor ve illa harcayacaksam, parfüme değer bence. çünkü sevdiğim kokuların bende uyandırdığı hisler çok hoş. sevdiğim ağır bir koku var; o sıralar kullanacak bi yerlere gitmiyorsam, bazen gece yatmadan önce sıkıp öyle uyuyorum, çok iyi geliyor.

benim psikolojik sınırım 5 bin lira civarı ama bu paraya iyi parfüm kaldı mı, emin değilim. free shop'ların fiyat olarak bir avantajı kalmadığından beri her geçişte parfüm almayı bıraktım açıkçası. zaten olanlar da min. 2 sene idare eder.
bir kimya mühendisi yakınımız parfüm işine girdi; bilinen parfümlerin kopyalarını yapıp satıyor. onun sayesinde hiç bilmediğim kokuları denemeye başladım. onda denediğim bir kokuyu çok beğendim; dedim bunun orijinalini alayım. Geçen yıl 60'lık orijinali 7 bin küsürdü; çok geldi ama değer dedim. sonra ilk yurtdışına çıkışta gider ve gelirken free shop'ta deneyeyim dedim; orijinal parfümün, mühendisin çakmasının yarısı kadar kalıcı olmadığını görünce almadım. mühendisten devam yani.
0
lil siztah
(06.03.26)
parfüm kadar balon bişey yok.
en iyisine 300 liradan fazla verilmez.

hepsinin yapılışı belli, kokuları ilk 15-20 dk ayrışıyor sonra bazı aromalar daha uçucu olduğu için sadece amber, baharatlı kokular dayanıyor.
zaten 5. dakikada burnun kokuya alıştığı için sen aynı koktuğunu düşünüyorsun.
-3
duyuruuser
(06.03.26)
(15)

Eksi duyuru hakkında.

kisa
Ya çok güzel olmadı mı? Bildirim işi de harika çalışıyor. Engelleme takip de şahane. Anket de geldi.Şimdi arabada bekliyorum da bir baktım takip ettiklerim renkli, istemediğim kişiler yok. Mesaj gelmişti bildirim geldioh valla
Ya çok güzel olmadı mı? Bildirim işi de harika çalışıyor. Engelleme takip de şahane. Anket de geldi.
Şimdi arabada bekliyorum da bir baktım takip ettiklerim renkli, istemediğim kişiler yok. Mesaj gelmişti bildirim geldi
oh valla
📊 Süper değil mi

Bu anket sona erdi. 30 oy kullanıldı.

-3
kisa
(05.03.26)
Android ve ios uygulaması da var.
+1
kibritsuyu
(05.03.26)
Engelleme özelliğini kullanıyorum sadece, diğerlerini ayarlamadım. Ben de yeni halinin daha iyi olduğunu düşünüyorum 👍
0
rock n roll
(05.03.26)
Çok güzel ama iOS uygulamasini göremedim.
0
unalub
(05.03.26)
peki compü'nün bunları yapması için neden claude++ beklendi?
-2
duyurukullanıcısı
(05.03.26)
benim uygulamada @beyinter’den istediğim bir şey var, onun dışında tabii ki süper.

geçen gün @ermanen bir cevabında bold yazabilmişti, onu nasıl yaptı çözemedim bir tek. hazır duyuru yeniliği konuşuyoruz madem, sorayım.
+1
eileengray
(05.03.26)
bir de compu maaslari zamaninda odese dadindan yinmeyecek.
bak martin 5'i oldu hala yatirmadi.
alo?
+3
cooperr
(05.03.26)
Olmadı.

Duyuru baştan aşağı berbat halde.
-2
yurtsuz john
(05.03.26)
ben şu cevap oylama işinin mantığının hatalı olduğunu düşünüyorum. cevap durduğu yerde duracaksa oylamanın ne anlamı var?
ilk çıktığı zaman, iyi oy alan cevaplar yukarı taşınacak, kötüleri ise aşağıda kalacak; böylece soruyu açtığımızda, en şükela cevabı en üstte olacak şekilde göreceğimizi hayal ediyordum. bu haliyle, bir kaç uyuz olunan kişiyi uyuz etmeye çabalama dışında hiçbir işe yaramıyor bence.
0
lil siztah
(06.03.26)
binlerce cevap olmadığı için bu bana hiç sorun gibi gelmedi doğrusu.
kendi adıma katıldığım cevaplara genelde oy veriyorum. zamanla yerine oturur muhtemelen
0
🌸kisa
(06.03.26)
bazen soru cevap, cevaba cevap şeklinde fikir alışverişi de oluyor. birisi doğru cevap verebilmek adına "şunu şunu nasıl yaptın" diye soruyor, soruyu soran da "şöyle böyle yaptım" diyor. öteki tekrar " o zaman şunu bunu yaparsan olur" diyor.

alınan oya göre cevapların yeri değiştiği zaman bu sistem çöker. soru bir tarafa, cevap bir tarafa gider. hem asıl soruyu soranın işi görülmez, hem okuyan üçüncü kişiler bir şey anlamaz. o yüzden cevapların yerinin değişmesi bence doğru bir yöntem değil.
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
@kibritsuyu, öyle olunca "soru içinde diyalog" diye cevaplar silinmiyor mu? zamanında onlarca cevabım bu şekilde silindi zira. mesela bu da silinebilir yani, acele cvp! :D
0
lil siztah
(06.03.26)
arkadaşlar yanlış anlıyorsunuz. silinen şey soru içinde, soruya ve cevaba katkısı olacak diyalog değil. o hiçbir zaman silinmedi. elbette ki fikir alışverişi yaparsınız, o nasıldı böyleydi şu nasıldı şöyleydi, o zaman böyle yapmalısın falan bunlar silinme sebebi değil, hiç olmadı.

silinen şey soruya ve cevaba herhangi bir katkısı olmadan diyaloğa girmek, geyik yapmak, tartışmak, kavga etmek vs.

gerçi onu da yumuşattık artık. kavga gürültü, hakaret, atışma, tartışma olmadığı sürece teşekkür etmenizde, sohbet etmenizde de artık bir problem yok.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
yanlış anlamak değil; eskiden buna hiç müsamaha yokken, artık "yumuşatılmış" belli ki dediğiniz üzere. "hiçbir zaman" da demeyin; çünkü duyuru nick'imle yazarken böyle belki elli tane cevabım silindi zamanında.

örneğin ben bir deneyimle ilgili bir soru sordum; diyelim ki, bir güzergaha ilk kez gideceğim ve atıyorum "hangi araçla daha kısa ve rahat olur?" diye soru açtım. tatmin edici bir cevap aldım ya da alamadım. sonra o olayı ben deneyimlediğimde, başkalarının ihtiyacı olabilir diye, soruma cevap şeklinde deneyimimi ekledim. bunların hepsi istinasız silindi mesela ve bence duyurunun mantığı adına çok yanlıştı. artık yapılmıyorsa çok doğru karar bence.

soruya cevap: olmadı :)
-1
lil siztah
(06.03.26)
soru: "x kebapçısına hangi yoldan gideyim, a yolundan mı gideyim, b yolundan mı gideyim?"

cevap: "ikisi de değil c yolundan git en kolay orası." (bu silinmez).

cevap: "x kebapçısına gitme, y kebapçısı daha iyi."
cevap: "üstteki saçmalamış, z kebapçısı dururken."
cevap: "arkadaşlar kebap mı kaldı bu devirde suşi yiyin."
cevap: "paranız çok galiba evde yiyin."
(bunlar silinir, sorulan şey restoran tavsiyesi, yemek tavsiyesi değil, güzergah. ha ben olsam bugün siler miyim bilemedim, sanırım soruyu soran rahatsız olmadığı sürece silmem).

soruyu soran: "arkadaşlar hiçbiri değil, d yolunu kullandım en rahatı oymuş cevap verenlere teşekkürler." veya "@bilmemkimin dediği gibi c yolunu kullandım, teşekkürler @bilmemkim." (bu da silinmez.)

soruyu soran: (herhangi bir bilgi vermeksizin) herkese teşekkürler. (bu eskiden silinirdi, artık silmiyoruz).
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
açıklamanız iççin teşekkür ederim. ancak madem konuşuyoruz, netleştireyim:
"soruyu soran: arkadaşlar, ["hiçbiri değil" opsiyonel] d yolunu kullandım en rahatı oymuş. ["cevap verenlere teşekkürler" opsiyonel](bu da silinmez.)
bu gibi onlarca cevabım silindi, net. dilerseniz nick'imi vereyim, inceleyin. bu beni zamanında çok sinirlendirmişti; sorduğumda, "sıradan hepsi ispiyonlandı, silmek zorundayız" denilip geçilmişti.

soruya cevap: bellki :D
0
lil siztah
(06.03.26)
(3)

Turist rehberliği okunur mu?

ayağiniza gelen overlokçu
Yaş 38 . Esnafım, boş zamanım oluyor ve en büyük hobim istanbulun tarihi yerlerini gezmek ve istanbula gelenlere gezdirmek.Turist rehberliği okunur mu ? Haftada 1-2 gün yapmak ve ek gelir elde etmek istiyorum..İngilizcem iyi 2-3 aylık çalışma ile tarih anlatabilecek kıvama gelirim. Ek gelir olarak i
Yaş 38 . Esnafım, boş zamanım oluyor ve en büyük hobim istanbulun tarihi yerlerini gezmek ve istanbula gelenlere gezdirmek.
Turist rehberliği okunur mu ? Haftada 1-2 gün yapmak ve ek gelir elde etmek istiyorum..İngilizcem iyi 2-3 aylık çalışma ile tarih anlatabilecek kıvama gelirim. Ek gelir olarak istanbul turlarında , gölge rehber veya normal rehber olarak günlük ne kadar getirisi olur?
Sevgiler saygılar
+2
ayağiniza gelen overlokçu
(05.03.26)
işim gereği rehberlere çok yakınım
rehberlik okunur bence çok keyifli anlatmak da güzel olur ancak ingilizce rehberlikte pek para yok almanca ispanyolca japonca gibi diller daha çok kazandırıyor.
ancak bu işte ne kadar farklılaşırsan o kadar iyi kazanırsın

ayrıca tripadvisor airbnb gibi yerlerde de deneyimler satabilirsin.
0
croswell
(05.03.26)
Pandemi sürecinde rusça için istanbul'da maaşlar 900 dolaresti. Kalacak yerin olurdu. İşe müthiş vakıf olman beklenmiyordu. Rehberlik okumayanlar bu işi yapmasınlar diye izini, kartı, şusu busu vardı. Bugün için dolar enflasyonuyla fiyatları %20-30 arasında yükseltmek gerek ama vatandaşlar maaşlarında enflasyon kadar artış yaşamamıştır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.03.26)
ek bilgi olarak, sadece okumanın yetmediğini söyleyeyim. bölgelere göre ücretli sertifika gezilerine katılıp, sınavlarını da geçmek gerekiyor. eğitimin açılması, sınavın açılması-geçilmesi vs eklerseniz, düşündüğünüzden uzun ve masraflı bir süreç olabilir; bu detayları araştırın derim. ayrıca lisans mezuniyetiniz varsa, bazı okullarda tezsiz yüksek lisans olarak da okuyabilirsiniz.
0
lil siztah
(05.03.26)
(7)

Doa kozmetik kaliteli mi?

garavel
Çok uygun fiyata ürünler satıyor, ve çok kaliteli olduğunu iddia ediyor. Twitterda baya etkileşimi vs varmış. Ben yeni keşfettim nasıldır bu marka ?Kaliteli kendi üretimi ürünler mi yoksa merdivenaltı fason mu?
Çok uygun fiyata ürünler satıyor, ve çok kaliteli olduğunu iddia ediyor. Twitterda baya etkileşimi vs varmış. Ben yeni keşfettim nasıldır bu marka ?

Kaliteli kendi üretimi ürünler mi yoksa merdivenaltı fason mu?
-1
garavel
(05.03.26)
şampuanları kaliteli diyebilirim. ama uygun değil bence fiyatları. son zamanlarda çok arttırdılar. bulaşık tableti yapacağız diye çıktıkları yolda şampuan çeşitlerine ağırlık verdiler.

ayrıca ürünleri taze yaptıkları için sipariş verdikten ürünlerin ulaşması için beklemek gerekiyor.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.03.26)
arap sabununu beğenmiştim evde hayvan olduğu için alıyorum
0
eja
(05.03.26)
Birçok ürününü beğenerek kullanıyorum. Kaliteli
-2
kel aynak kusu
(05.03.26)
Zamanında aldığım niacinamide ve hyaluronik asidi su gibi olduğu için bir daha alışveriş yapmadığım firma.
0
ekimoloji
(05.03.26)
Süslüsözlük’teki yorumları ürünlerin iyi olmadığı yönünde. Şahsen hiç denemedim.
0
lil siztah
(05.03.26)
Yoo hiç de uyguna satmıyor hatta başkasının 30 ml'e sattığı ürünleri aynı fiyattan 20 ml olarak satıyor, bu bile tokatçı bi firma olduğunu gösteriyor, ayrıca sahibinin yandaş olması ve bir anda nasıl olduysa patır patır mağazalar açmaya başlaması da buradan alışveriş yapmamak için yeterli nedenler.
0
kizil karga
(05.03.26)
Doğal diye bir iki kez almışlığım var. Ürünler pek bir işe yaramıyordu bence. O yüzden tekrar almadım. Sonra yandaş olduğunu öğrenince daha da çok almadım.
+2
inawen
(07.03.26)
(2)

kanal tedavisi sonrası beyaz renkli dolgu.

alpduez
kanal tedavisi oldum ama amalgam dolgu yerine beyaza yakın bir malzeme kullanıldı. iki gün sonra tekrar randevum var ancak işlem görecek başka dişlerim de var. o yüzden bu dolgu geçici mi kalıcı mı emin olamadım.(1- kompozit dolgu, 2- kanal tedavili diş)(git: https://hizliresim.com/zm6bkkf)
kanal tedavisi oldum ama amalgam dolgu yerine beyaza yakın bir malzeme kullanıldı. iki gün sonra tekrar randevum var ancak işlem görecek başka dişlerim de var. o yüzden bu dolgu geçici mi kalıcı mı emin olamadım.
(1- kompozit dolgu, 2- kanal tedavili diş)

(git: hizliresim.com)
0
alpduez
(04.03.26)
fotoğraftaki dolgu, idareten yapılmış 'çocuk dolgusu' olarak tabir edilen yumuşak malzemeye benziyor. düzeltilmemiş olması da buna işaret ediyor. kanalda aksi bir durum olursa sökmesi kolay olsun diye bunu yapmışlar; bir süre sonra kalıcısını yaparlar büyük ihtimalle.
0
lil siztah
(04.03.26)
Geçici dolgu bu. Cila bile yapmamış zaten. Normaliyle değiştirecek bir sonraki gittiğinde. Bu arada o dişinle sert birşey yeme. Çok güçlü bir malzeme değil.
0
nuevo
(04.03.26)
(14)

özel sağlık sigortası prim ödemesi

kibritsuyu
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bil
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.

lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bilgilerimizi, son kullanma tarihi ve cvc koduyla birlikte yazıp mail atacakmışız.

ya diyorum sene 2026 olmuş. bas bas bağırıyorsunuz kimseyle paylaşmayın, telefonda söylemeyin. 200 liralık yemek siparişi verirken telefona kod falan geliyor. banka şifremi 3 ayda bir daha önceki 5 şifremle aynı olmayan sayıyla değiştiriyorum. güvenlik güvenlik diye kıçınızı yırtıyorsunuz. ama ödeme almak için benden kredi kartımın tüm bilgilerini kağıda yazıp mail atmamı mı istiyorsunuz? diyor ki sistemimiz böyle.

acenteniz yok mu diyorum, gideyim, pos cihazından taksitle çeksin? yokmuş. ya bir insan evladı da mı yok, mail order yapıyorsa bile alsın kartımı sisteme girsin? o da yok. ne o? 2026 yılında kağıda yazıp mail atacağım. kimin göreceği, nerelere gideceği belli olmadan gezip dolaşacak. yoksa sigorta yaptıramıyoruz.

evet soruyorum 2026 yılında bunun daha güvenli yolu yok mu? adamlar ısrar ediyorsa bunu şikayet edebileceğim üst merci neresidir?

edit: sanal kart oluşturup onun numarasını vermek, ek kart çıkarttırıp onun numarasını yazmak gibi yöntemler olduğunu biliyorum. ama sorum o değil. güvenlik güvenlik diye kıçlarını yırttıkları sistemde hala böyle ilkel bir tahsilat yöntemi kullanılıyor olması, bu yüzden benim ek kart, sanal kart vs çare aramak zorunda kalmam normal mi?

bana "şifrenizi 3 ayda bir daha önce kullandığın 5 şifreden farklı bir sayıyla değiştirmek zorundasın", "alışverişinde 3d secure kullanmak zorunludur" diyen, güvenlik güvenlik diye benim burnumdan getiren sistem, koskoca sigorta şirketine "tahsilatını yapmak için pos cihazından şifreli işlem yaptırmak zorundasın", "128 bit bilmemneyle şifrelenmiş sistem ile kart çekimi yapmak zorundasın" diyemiyor mu?
-2
kibritsuyu
(04.03.26)
limitli sanal kart açıp onun bilgilerini vermekten başka çözüm gelmedi aklıma.
ben ve kızım da aynı şekilde tssliyiz. eşimin maaşından kesiliyor mesela. kredi kartıyla vs bi alakaları yok.
0
elorelia
(04.03.26)
Şikayet et kkvk ya görelim sonucu.
0
anon1m
(04.03.26)
Senden bunu isteyen muhtemelen eşinin çalıştığı yerin muhattap olduğu acenta, genel merkezlerini aramayı denedin mi?

Eğer şirkette bu haktan fayadalanacak eş sayısı çoksa birleşip eşinin şirketine taşıyabilirsiniz konuyu, onlar görüşür çözerle.

Eğer eş üzerinden ciddi maddi avantaj sağlıyorsa hiç uğraşmam sanalkart bilgilerimi verir geçerim, zaten bütün bilgilerimiz var kasmıyorum o kadar
+1
ebeş
(04.03.26)
tamam ben aklı çalışan, teknoloji kullanmayı bilen, ödeme için güvenli yok oluşturmayı başarabilen bir adamım.

ama tekrar okuyalım ne dedim? "ödeme için güvenli yol oluşturmak". ödeme için güvenli yol oluşturmak benim görevim mi? olması gereken tahsil edecek kişinin "tahsilat için güvenli seçenek sunması" değil midir? kredi kartım var diye internet bankacılığı da kullanmak zorunda mıyım? kullanmayı bilmiyor olamaz mıyım? yaşlı, engelli, veya dümdüz salak olamaz mıyım? güvenli tahsilat yolunu bana parayı alacak olanın sunması gerekmiyor mu?
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
sigorta sektörü için yapılan, tckn/vkn ve kartın ilk 8 son 4 hanesi ile ödeme alma imkanı var ama sahada kullanıldığını hiç görmedim.
+1
inheritance
(04.03.26)
@inheritance'nın bahsettiği yöntemle sanal kart kullanarak "sencard acıdabem sigorta" da ki iki adet poliçeyi bu ay yeniledim.
Senin durumunda olsam genel merkeze bu durumu sorardım, buna benzer bir altyapıları var mı yok mu yoksa acente uğraşmak mı istemiyor belli olur.
0
sealth
(04.03.26)
mail orderdan bu kadar korkmayın sürekli yaptığımız bir şey. ayrıca kredi kartında fiziksel çekilmeyen her işleme itiraz edildiğinde anında işlem iptal edilir ve geri ödeme yapılır. yani bankalar bu konuda kullanıcıyı fazlasıyla koruyor. o yüzden imzalı form olmadan kimse sizin karttan bir şey çekmez.
0
gercekdunya
(04.03.26)
sanal kart +1
evet mail order hala kullanılıyor çokça sigorta işlemlerimi bende aynen bu şekilde yapıyorum senelerdir.

katılmadığım kısım; şüpheli işlemde öyle hemen çekilen tutar geri alınmıyor 500 tl için ben 3 ay uğraştım en sonunda kartı kapttımda geri verdiler.
0
eja
(04.03.26)
mail order'dan korkmuyorum. kredi kartı bilgilerimi kağıda yazıp tanımadığım birine mail atmaktan çekiniyorum. "telefonda hiçbir bilginizi sormayız, kesinlikle kart bilgilerinizi telefonda kimseye vermeyin", "kendini polis savcı olarak tanıtan kişilere kart numaranızı vermeyin" diye içişleri bakanlığı'ndan mesaj alıp da allahın sigortacı personeline kart numaramı yazıp göndermemin mantığını anlamaya çalışıyorum. savcıyım diyene güvenme, sigortacıyım diyene güven.

tek sigorta işlemim bu değil, trafik sigortam var, kaskom var, dask var. sigortacıma gidiyorum, kartımı veriyorum, 10 taksit yapıyorum diyor, yap diyorum. kart numaramı bilgisayarına giriyor, telefonuma şifre geliyor, onaylıyorum, kartımı geri veriyor. kağıt yok, kürek yok, mail yok, yaptığı işlem telefonuma gelen şifre ile onaylanıyor, kendi bilgisayarında numaramı saklamış olsa bile şifresiz işlem yapamaz.

ama ben tanımadığım adama kart numaramı niye yazıp gönderiyorum ya. ona güveneyim, o mailin geçtiği yol ne olacak? ne kadar güvenli bir yoldan gidiyor ki? ona da güvenmiyorum, adamın bilgi işlemi de okuyacak o maili. ne bileyim aradaki mail server'ındaki adam da okuyacak, servis sağlayıcının server'ı neyle şifreleniyor bilmiyorum ki.
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
Soru soranın muradı ile verilen cevaplar çok mu uyumsuz, bana mı öyle geldi?

Uygulanmayan kurallar kargaşasında bir sigorta şirketi kafasına göre takılmış. Başka bir şirkete geçme olanağınız da olmadığına göre sineye çekeceksiniz gibi duruyor.

Uğraşılmaz bunlarla.

Pek kullanmadığın bir bankadan bir sanal kart üret ver bunlara. Sadece çekececekleri günde limit yükle olsun bitsin.
+1
Mirket
(04.03.26)
evet işte bende diyorum ki kullanıcıdan mail order formunu aldık. onu bizim satıcı görüyor. danışma görüyor. ofis boy görüyor. muhasebe görüyor ve en son finans görüp işlemi yapıyor. yani o numaranın elden ele dolaşmasından hiç bir sakınca yok. banka seni fazlasıyla koruyor. işlem itirazınız olduğu anda o işlemi iptal ederler. ve o işlemi yapan firmadan işlemin doğru olduğuna dair ispat isterler.

bunun çok reklamını yapmıyorlar çünkü alış veriş yapıp yapıp hatta restoranda yemek yiyip ödeme yapan sonra işlem itirazı ile iptal ettiren çok kişi var. biliyorsunuz ki biz ahlaksız bir toplumuz. şifreli işlemler aslında kullanıcıyı değil işyerini koruyor anlayacağınız.

bu yüzden o elinizdeki kredi kartı numarası bir sır değil. öyle yada böyle korumanız gerekmiyor. yukarda bir arkadaşın da dediği gibi avrupada bu tarz form ile ödeme yapmak çok yaygın.
+1
gercekdunya
(04.03.26)
Tüm sigorta acenteleri böyle çalışıyor bildiğim kadarıyla.
Tamam haklısınız ama eşinizi, eşinizin şirketiyle ilişkisini, şirketin acentesi ile ilişkisini bozacak hareketler yapmayın.
+2
michael_knight
(04.03.26)
bu konuda yüzde bir milyor haklısın. mail order formu bilmem ne diye diye acentelerin ellerinde trilyon tane kredi kartı bilgisi oluyor. ıvır zıvır sigortalarımı yaptırdığım acentedeki arkadaşla WhatsApp yazışmama bakmıştım bir kaç sene önce, bir dolu kredi kartı resmi göndermişim.

bunun yerine online bir mail order formu oluştururlar, kredi kartı bilgilerini o sayfada girersin. kimse görmemiş olur.

ya da doğrudan online bir ödeme sayfası olur.
+1
co2s2
(04.03.26)
benim sigortacı da iki yıl önceye kadar böyle çalışıyordu; mail yoluyla sanal kartımın tüm bilgilerini yolluyordum mecbur. iki yıldır telefonla tuşlama ile yapıyoruz; bu bilgiler gerektiğinde aktarıyor; ben tuşluyorum, sonra tekrar ona dönüyor arama. daha güvenli yolu bu. ancak anlaşılan sizin firma biraz geride kalmış.
0
lil siztah
(04.03.26)
(2)

Motosikletin göstergesinde arıza başladı, nasıl çözebilirim?

hadi ya la
Mondial Turismo 50 sahibiyim, geçen hafta yakıt göstergesi yanıp sönmeye başladı, birden depo full olmasına rağmen bir çubuğa düştü. Kullanırken aniden full, yarım depo, bir çubuk olarak değişiyor. Benzin aldım, yine değişmedi. Üstüne bir de elektronik gösterge tamamen kendini kapatıyor ve yolda gid
Mondial Turismo 50 sahibiyim, geçen hafta yakıt göstergesi yanıp sönmeye başladı, birden depo full olmasına rağmen bir çubuğa düştü. Kullanırken aniden full, yarım depo, bir çubuk olarak değişiyor. Benzin aldım, yine değişmedi. Üstüne bir de elektronik gösterge tamamen kendini kapatıyor ve yolda giderken motoru yeniden çalıştırıyormuşum gibi reset atıyor. Benim çözebileceğim bir durum mu, yoksa servise mi götürmem lazım?
0
hadi ya la
(22.02.26)
şamandıra arızasına benziyor. servise gidin.
+3
lil siztah
(22.02.26)
türkiyenin en dandik motoru mondial. elektronik göstergesi bozulmuştur. servise git.
0
mikahakkinen
(22.02.26)
(11)

Kadinlarin reglken oruc tutamadigini biliyor muydunuz?

floydian
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
-8
floydian
(20.02.26)
evet küçüklükten beri biliyodum
0
jelly bear
(20.02.26)
Bu bilgiyi hangi bağlamda bildiğiniz önemli. Dinen yasak diye mi öğrendiniz yoksa regl döneminde bazı kadınlar oruç tutamayabiliyor şeklinde mi öğrendiniz?

Dinde öyle bişey yok çünkü.
-7
yaren
(20.02.26)
Tutamazlar ama Ramazan' dan
sonra kaza ederler .
Bu halleri geçtikten sonra ise kılamadıkları Namazları da kaza etmezler .
Dinen hüküm böyledir.

Erkeklerde de bazısı rüyalandığı zaman orucun bozulduğunu sanar ama bu durum oruç tutmaya mani değildir.
0
diyecevaplandı
(20.02.26)
bilmiyodum su an ogrendim. 19:12'de.
0
koela
(20.02.26)
tutamadığı değil de, istiyorsa tutmayabilir diye düzeltelim. kendini iyi hissediyorsa tutmasında engel yok. iyi hissetse de isterse tutmayabilir; böyle bir izin ve kolaylık var diyelim.
0
lil siztah
(20.02.26)
Ben küçükken, yanımda kadınlar konuşurlardı. Öyle öğrendim.
Hatta bir kadın, "kirlendim de o yüzden oruçlu değilim" demişti.
Kirlenmek (!)
Regl olan kadının kirli görülmesi fecaat.
Zaten bazı âlimlere göre dinde böyle bir şey yok. Regl olan kadın camiye de girebilir, oruç da tutabilir, namaz da kılabilir diyen var.
+1
pro9it9is9
(20.02.26)
dinin böyle bir hükmü olmamakla birlikte, emevilerden sonra böyle olmuştur.
+1
klassno
(20.02.26)
biraz geç öğrenmiştim.

esasen ben kadınların ergenliğe girdiğinde bir kez regl olduklarını ve sonra bittiğini sanıyordum. 20 küsur yaşında bir kadının 'reglim oruç tutamıyorum' dediğine kulak misafiri olunca oha lan bu yaşta yeni mi giriyo ergenliğe demiştim.
0
yurtsuz john
(20.02.26)
Kız çocuklarının oruçla ilgili öğrendiği ilk şey olabilir. Aslında tutulur deniyor ama genellikle tutulmuyor.
0
sekizdokuzon
(20.02.26)
@pro9it9is9
Burada insanlar arasında söylenen " kirliliği " dini manada anlamak gerek (hadesten taharet, necasetten taharet gibi )
Bahsettiğin o bazı âlimler(!) herşeyde sınır tanımadan güya genişlik tanıyorlarsa o halde dinde yenilik adı altında reformist ve modernist, hatta oryantalizm akımına kapılan kim oluyor ? İşte bunu anlamak imkansız hale gelir .
YouTube da karşımıza çıkan ve her daim ayetlerden konuşan bazı kimselerin ne bozuk , hatta vehhabi kafalı olduklarını bile anlıyoruz çok şükür.

@klassno
bak o sevmediğin Emevilerden önce daha neler var ? Hüküm en baştan verilmiş zaten . Kaynaklara dikkat et :
kurul.diyanet.gov.tr

En azından:
- emeviler zamanındaki fukaha yerine ben kendi halime bakmadan nasıl bu kadar kolay fetva veriyorum?
diye düşünmelisin biraz.
Emeviler dönemini eleştirmek yerine, 1800lerden itibaren oryantalizmden beslenen kimi reformist ve protest ilahiyatçıları incelemen gerekli.
-2
diyecevaplandı
(21.02.26)
Tutmasının yasak olması değil, tutmama gibi bir imkanı olarak biliyorum. Bunu ne zaman nerede öğrendiğimi hatırlayamam.

Bunu ramazana oruca çok yabancı olmayan, kadın erkek herkes bilir.
0
lazor
(22.02.26)
(4)

Smoothie blender almak istiyorum hangisini alayım?

ekimoloji
Çok büyük olmayacak plastik ürün bakıyorum ancak çoğunun plastiği kalitesiz. Kaliteli orta halli bir şey arıyorum.
Çok büyük olmayacak plastik ürün bakıyorum ancak çoğunun plastiği kalitesiz. Kaliteli orta halli bir şey arıyorum.
0
ekimoloji
(20.02.26)
Arzum şeyk end teyk
+1
artıküyeolmakistiyorum
(20.02.26)
Vestel mix&go.
Biri büyük, biri orta boy iki kabı var. Çok ideal ve kullanışlı bir alet.
+1
lil siztah
(20.02.26)
Vestel Mix & go +1
Etrafımda ben dahil 4 hanede var, senelerdir kullanıyoruz. Herkes çok memnun
+1
hakmut
(21.02.26)
vitamix tabiiki aga
0
holy biblo
(21.02.26)
(10)

Bu iki hırkadan hangisi daha sıcak tutar?

norules
Ürün bilgileri;1- %61 Pamuk %39 Poliester 2- %85 Pamuk %15 Poliester Gemini 1, Chatgpt 2 diyor. Sizce peki?
Ürün bilgileri;

1- %61 Pamuk %39 Poliester
2- %85 Pamuk %15 Poliester

Gemini 1, Chatgpt 2 diyor. Sizce peki?
0
norules
(18.02.26)
Polyester daha sıcak tutar ama daha sağlıksızdır. Pamuk yüksek ısırıyorum vermez ama vücudun ısısını muhafaza eder etmesine, polyester kadar uzun sürmez, fakat sağlıklıdır.
0
muhayyer divan
(18.02.26)
1. Daha sıcak tutar.
Sagliksizdir demek için kriter lazım. Polyester hava almaz sıcak tutar ama terkeyeceksen terli olmuş olursun. Pamuk, terleyince terini emer ama habalanmazsa üzerinde kalmış olur yine. Sağlık kısmına çok takılma. Mont olduğu için hava alması zaten sinirli olacaktır.
Yani sağlıksız kısmı sadece terli kalmakla ilgili.
iç çamaşırı alırken tabi polyester alma ama mont gibi bir şeyde çok takılma.
+1
kisa
(18.02.26)
@kisa Kapüşonlu ve çok da kalın durmayan hırka tipleri bu arada, onu da eklemiş olayım.
0
🌸norules
(18.02.26)
pamuğa nazaran polyester; ama sağlıksız bir sıcaklık verir. sıcaklık önemliyse yün karışım bakınız.
+1
lil siztah
(18.02.26)
Mantık aynı, polyester olan daha sıcak tutar ama nefes aldırma oranı düşüktür.
kriterin hangisi daha sıcaksa polyester planı çok olan
Ama ihtiyacın nedir ona göre karar ver. Baharlık bir şeyse pamuk oranı yüksek olan daha rahat olabilir vs. Bir de oranlar öyledir ama iki farklı üründe kumaşın kalınlığı farklı olabilir.
deneyip bak.
0
kisa
(18.02.26)
1
0
koela
(18.02.26)
pamuk sıcak tutmaz, kat kat lahana gibi giyinsen de tutmuyor.
canını sevdiğim sentetikleri sıcak tutar.
chatgpt niye öyle demiş anlamadım.
0
parka
(18.02.26)
sentetikler sicak tutabilir ama kasinti yapip rahatsizlik verir, gereksiz terletir.
0
turkuaz
(18.02.26)
yun hırka alin pamuk degil
0
oscar
(19.02.26)
polyester. polar dedigimiz sey polyesterden yapiliyor zaten. pamuk nefes alir, havayi tutmaz o nedenle yalitim icin cok iyi degildir.
0
antikadimag
(19.02.26)
(8)

Bu talep absürt mü? Veya anlaşılması zor bir talep mi?

erdoyil
Ankara - İstanbul arası seyahatlerimde YHT'yi kullanıyorum. Kızılay metrosunda her seferinde Ankara GAR'ına nasıl gidebileceğimi sora sora öğreniyorum. Ankara'yı bilenler söylediğimi anlayacaktır: Kızılay metrosunun çok girişli, çok turnikeli büyük bir alanı var. Bu tür merkez istasyonlarında havaa
Ankara - İstanbul arası seyahatlerimde YHT'yi kullanıyorum. Kızılay metrosunda her seferinde Ankara GAR'ına nasıl gidebileceğimi sora sora öğreniyorum. Ankara'yı bilenler söylediğimi anlayacaktır: Kızılay metrosunun çok girişli, çok turnikeli büyük bir alanı var. Bu tür merkez istasyonlarında havaalanı, otogar, gar gibi noktalar için yönlendirme tabelaları v.s. olur. Ben de bunu Ankara Büyükşehir'e yazdım.
İlk gelen cevap (Talebi okumamış veya anlamamış):"Sayın yolcumuz yht tren garına kızılay-keçiören metro hattında bulunan gar istasyonundan geçiş yapılmaktadır. Tren içerisinde göstergeler mevcuttur."
153'ü aradım, operatör haklı buldu ve talebi yeniden yazdı.
Gelen cevap:"Sayın yolcumuz tarafınıza gerekli bilgilendirme önceki başvurunuzda yapılmıştır. Kızılay istasyonunda 58 istasyon isminin aynı yere yazılması söz konusu değildir. Gidilecek yönlere göre gerekli bilgilendirme levhaları mevcuttur."
0
erdoyil
(16.02.26)
Orası da 50 yere çıkıyor ağa sen her tabelada YHT istiyorsan haklı olabilirler. 3 senedir gitmedigim için detaylı hatırlamıyorum tabela durumunu tamamen salladım
+1
artıküyeolmakistiyorum
(16.02.26)
Ben de bir otobüs hattının dengesizlikleri ile ilgili şikayette bulundum (sistemde bildirilmeden anlık güzergah değişikliği ve sefer iptali, durağa uğramama vd). Sefer sayısı az olduğundan bu değişiklikler büyük sorun yaratıyor diye de eklettim. Temsilci hepsini ayrı talepler halinde açtı ve isterseniz sefer sayısı arttırılması talebi de ekleyelim dedi; ekleyin madem dedim. 3-4 ayrı talebin hepsine “şu an sefer sayısını yükseltme planımız yok” şeklinde bir cevabı kopyala yapıştır yapmışlar. Cevaplayan operatörün o an nasıl işine gelirse o; vatandaşın derdini çözelim diyen yok ne yazık ki.
+1
lil siztah
(16.02.26)
Kızılay metro durağında içeride büyük panolarda hangi hattın hangi duraklardan geçtiğini ve hangi duraktan nereye geçirdiğini gösteren grafikler var ama ben bu grafikleri daha çok trenin içinde görüyorum, orada durağın içinde çok gördüm diyemem. O bakımdan haklısın ama verilen ilk cevap galiba yeterli olmuş.

Şahsen sorunu tam olarak anlayamadım, acaba kaç farklı ulaşım yöntemi olduğunu belirtmelerini mi istiyorsun? Çünkü aslında sorun cevaplanmış gibi anladım ben?
+1
yaren
(16.02.26)
Ankara Büyükşehir Belediyesi'sinde bu işlere bakan arkadaş ya menopoza girmiş ya da andropoza. Geçenlerde de ASKİ'den bu tarz s.msonik bir açıklama gelmişti, milleti azarlamışlardı.
Sanki tüm istasyon isimlerini yazın talebi yapılmış gibi angut angut cevap vermişler. Bence asıl bu cevabın şikayet edilmesi gereken bir yer olması lazım.
+1
anatomik
(16.02.26)
ankara yön tabelası konusunda dünyanın en rezil başkenti olabilir.
istanbul da ara sokak ta bile ankara tabelası görebilirsin mesela.
+1
deepex
(16.02.26)
Mal bebeye bak ukalalık yapmış 58 vivivi siz kınısı diyildir diye.
Boşver kardeşim sıkma güzel canını.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(16.02.26)
Talebinizi anladığımı varsayarak, sorunun aslında ankara'daki iki yer altı raylı sisteminin farkındaki eksiklikten kaynaklandığını düşünüyorum.

Kızılay'da çok fazla turnike olsa da aslında sadece iki tip hat var ANKARAY ve METRO. Siz YHT'ye gitmek için herhangi METRO (Kırmızı olan) turnikesinden geçerseniz zaten YHT için gerekli Kızılay-Keçiören peronuna yönlendiriliyorsunuz turkuaz zemine beyaz -YHT'ye gider- yazısı .

Aslında ANKARAY'ın da YHT aktarması mevcut. diyelim ki en başta Kırmızı turnikeden (METRO yazana) değil öbürüne geçtiniz (yeşil olan ANKARAY yazan)paniğe gerek yok MALTEPE durağının altında her trende YHT için inebileceğiniz gösteriliyor.

yok ben illa kırmızı ile geçicem ama yeşilden turnikeye geçmişim, derseniz yer altında onunda aktarması var. yerden ok ile ANKARAY (yeşil olan ) peronundan METRO (kırmızı olan ) perona geçiş de mümkün.
+2
Nerdian
(17.02.26)
@Nerdivan, İşte bir yabancı için bu cevabınızdaki kadar karmaşık bir durumdan bahsediyorum. Zahmet edip detaylı anlatımınız için teşekkür ediyorum. Ancak şunu anlatmaya çalışıyorum o malum Kızılay Metro turnikelerinin olduğu alanda durduğunuz an o noktadan YHT'ye bir ulaşım aracı olduğunu anlamanız bile mümkün değil. Orta noktada YHT'ye giden ilk turnikeyi işaret eden bir levha olursa oradan devam edilir. Tekrar söylüyorum Ankara'da yaşamayan bir yabancıyı Kızılay metrosunun o alanına bırakın birine sormaksızın YHT'nin varlığını anlaması, YHT'ye ulaşması mümkün değil. Bu falanca sokak, falanca AVM için bir talep değil; havaalanı, otogar, büyük aktarma noktaları için yönlendirme levhaları mutlaka olur. İstanbul'da öyle mesela....
-1
🌸erdoyil
(18.02.26)
(7)

Bebek arabasını yurtdışından alanlar?

hrvl
Merhaba. Bebek arabası araştırma sürecindeyiz. Cybex modelleri gözüme hoş geldi. Ama Türkiye fiyatları inanılmaz pahalı. Kasım indirimlerinde 25 bine sattıkları araba için şu an 50 bin fiyat veriyorlar (Ana kucağı hariç sadece yetişkin çocuk oturabilir hali). Sosyal medyada gördüğüm kadarıyla herkes
Merhaba. Bebek arabası araştırma sürecindeyiz. Cybex modelleri gözüme hoş geldi. Ama Türkiye fiyatları inanılmaz pahalı. Kasım indirimlerinde 25 bine sattıkları araba için şu an 50 bin fiyat veriyorlar (Ana kucağı hariç sadece yetişkin çocuk oturabilir hali).

Sosyal medyada gördüğüm kadarıyla herkes yurtdışından alıyor Cybex’i, daha çok da Yunanistan gördüm. Ama Kıbrıs Mothercare fiyatlarına baktığımda Yunanistan’dan daha uygun olduğunu gördüm. Yunanistan 480 EUR iken Kıbrıs fiyatı 400 EUR. Vize derdi de yok alınıp gelinir, uçak biletleri zaten uygun diye düşündük. Ama bunu tek biz düşünmüş olamayız heralde :) Araştırdığımda da çok Kıbrıs’tan alıp paylaşan kimse göremedim. Bu amaçla Kıbrıs’a giden kimse var mı? Ya da Yunanistan’a arabayla gidip alsak sınıra çok uzak olmayan bir yer bilen alan varsa aydınlatabilir mi? Teşekkürler.
-1
hrvl
(16.02.26)
selam, cybex degil ama inglesina almistim amazon.de den. dhl ile gonderdiler 2 gunde elime gecti. orada cybex modelleri de vardir muhtemelen bence bir bakin.
0
zseak
(16.02.26)
Cybex Yunanistan'da sinira yakin burada var gorunuyor. Belli bir model ariyorsaniz stok durumunu onceden sormakta fayda var.

maps.app.goo.gl
0
mbond
(16.02.26)
Ben başka bir ürün için bakmıştım (şu bisiklet ama bebek arabası gibi de kullanılan meşhur şey, adı gelmedi aklıma), uçakta check-in bagaja gireceğinden kırılma riskini yüksek bulduğumdan almayıp, Tr’den almayı tercih ettim. Araba ya da otobüsle bu risk ortadan kalktığından, daha mantıklı oluyor. Belki bu olabilir sebebi.
0
lil siztah
(16.02.26)
kıbrıs dediğiniz rum tarafıdır hocam oraya da gidip gelmek TR vatandaşları için öyle kolay değil.
+1
eisberg
(16.02.26)
Yunanistandan gelirken paketi açılmış istiyorlar haberiniz olsun. Yoksa bisürü vergi istiyorlar. Ama siz zaten kendinize alıyosunuz açıp kurup geçirirsiniz.
0
benim bir gizli bildiğim var
(16.02.26)
Bebebus diye bir marka var. ürünleri çok kaliteli ve fonksiyonel duruyor.

Türkiye'de evofone tarafından satılıyor. bi bakın derim. benim çocuğum olsa alırdım.

evofone.com
bebebus.com
0
efreet sultan
(16.02.26)
Evofone’un sitesinden sakın direkt alışveriş yapmayın, ödemede kullandıkları aracı sistem kredi kartı numarasını çalıyor. Arkadaşım kedi aksesuarları aldı, aynı gece defalarca kk’ndan çekim denendi; sonra banka kartı kapatmış zaten. Şikayetvar’da tonla şikayet varmış meğer. Firmaya bildirdik ama sallamadılar. Ürünü gönderdiler ama kart kapandığıyla kaldı. Turuncu sitelerde de mağazası var; ürün alacaksanız oralardan alın.
+1
lil siztah
(16.02.26)
(8)

Hediye sorusu

egerbiryolcu
Bir arkadaşım eve çıktı. Biraz acil oldu ve tuttuğu ev de pek iç acıcı değil imkanlar olarak. Eşyasız evdi kendisi de artık birkaç eşya yerleştirdi. Ben ilk defa ziyaretine gidicem ne alsam diye düşünüyorum. Sorsam asla söylemez şuna ihtiyacım var diye. Kadın kişisi. Kedileri var. Sınav hazirliginda
Bir arkadaşım eve çıktı. Biraz acil oldu ve tuttuğu ev de pek iç acıcı değil imkanlar olarak. Eşyasız evdi kendisi de artık birkaç eşya yerleştirdi. Ben ilk defa ziyaretine gidicem ne alsam diye düşünüyorum. Sorsam asla söylemez şuna ihtiyacım var diye. Kadın kişisi. Kedileri var. Sınav hazirliginda. Genelde temizlik yapıp durduğunu söylüyor. Bir defa da gardrop ile ilgili bir sıkıntı olmuştu küçük bir şey temin edebildi.. Nasıl sigcam bilmiyorum diyordu. Kendi ihtiyacindan bağımsız da olabilir tabii ki seçecegim şey. Mutlu etsin yeterli. Ama durum buyken de süs niyetine bir şey de almak olmaz gibi.
0
egerbiryolcu
(16.02.26)
Bence ilk tatlı ya da saksı çiçeği ile gidip bi etrafı gözlemleyin. Arkasından ihtiyacını kargo ile gönderirsiniz.
+3
lil siztah
(16.02.26)
saksı çiçeğiyle gitmeyin. kedisi var dediniz. kedilere çoğu bitki zehirli, toksik.

tatlı falan alıp gidin.
+1
art cat chocolate
(16.02.26)
güzel bir iran halısı hediye edebilirsin
-1
koela
(16.02.26)
Kirli çamaşır sepeti, iki bölmeli olanlardan. Acil ihtiyaç değildir ama varlığı fark yaratır.
+4
tiredofwaiting
(16.02.26)
su ısıtıcı / kettle ı yoksa, veya turk kahvesi seviyorsa tekli kahve makinası, bütçe yeterse uygun fiyatlı otomatik kedi mama cihazları, temizlik seviyorsa dikey süpürge.
+3
eja
(16.02.26)
eğer yoksa kettle olabilir. çay içmeyi seviyorsa çaycılı kettle olabilir. türk kahvesi seviyorsa makinesi olabilir.
+1
elorelia
(16.02.26)
Madame Coco gibi bir yerden nevresim seti. Mutfak/banyo ürünü ihtiyacı varsa kolayca değiştirebilir.
Elektronik magaza zincirlerinden smoothy blender alabilirsiniz. Arzum shaken take fiyatı digerlerine göre uygundu mesela. Değişim kartı ile gidip evdeki başka bir ihtiyacını alabilir.
0
?
(16.02.26)
Ocağı yoksa ocak çok makbule geçerdi. evdeki en gerekli eşyalarda ilk üçe girer herhalde.
-1
dawsonscreek
(16.02.26)
(5)

Instagramda birini kisitlayabiliyor muyuz

Kittie
Bir arkadasim var. Yani vardi. Kendisiyle gorusmuyorum. Beni engelledi zaten son tartismamiz sonrasi. Cok da iyi yapti. Kendisiyle bir daha baglantim olsun istemiyorum.Annesi beni takip ediyor onceden beri. Annesini takipten cikaracak degilim sonucta, alakali alakasiz her seyimi begeniyor (yillardir
Bir arkadasim var. Yani vardi. Kendisiyle gorusmuyorum. Beni engelledi zaten son tartismamiz sonrasi. Cok da iyi yapti. Kendisiyle bir daha baglantim olsun istemiyorum.
Annesi beni takip ediyor onceden beri. Annesini takipten cikaracak degilim sonucta, alakali alakasiz her seyimi begeniyor (yillardir boyle), annesiyle bir sorunum yok sonucta ve ayip olur onu takipten cikarirsam.
Ama eminim her seyime annesinden o bakiyor. Hadi storiden kisitladik. O tamam.
Ama takip listelerimi de gormesin istiyorum bu kisi. Tamamen bir hayalet olayim annesi icin. Amacim bu.

Arkadasla tartismamiz asiri asiri merakli olusu. Her seyi didiklemesi. Hakkimda surekli bilgi istemesi. Beni korkutuyordu. En son yeter beni boguyosun dedim.
Yani bu merakli kisiden tamamen kurtulmak istiyorum. Anne icin napsam?
(Annesi yuz yuze gordugum, tanidigim insan, silemem)
-1
Kittie
(16.02.26)
hesabını dondurabilirsin. instagramsız da yasanabiliyor
+4
koela
(16.02.26)
Silmeseniz de, gönderilerinizi görmemeye başlayınca kısıtladığınızı anlayacak, bence aynı şey.
+2
lil siztah
(16.02.26)
instagram'da birini kısıtlayınca karşı tarafına pek bir yaptırımı olmuyor. siz o kişiyi pek görmüyorsunuz o kişi sizi gayet rahat görüyor. sadece yorum yaparsa diğer kişilerin görebilmesi için onaylamanız gerekiyor ama o kişinin bundan haberi olmuyor. bir de çevrimiçi durumunuzu göremiyor bu kadar. ben birkaç akrabamı kısıtladım bıktım çünkü onların çocuklarından ama onlar benim her şeyimi hala beğeniyor storylerimi falan normal görüyor. ben onların profiline girmediğim sürece storyleri de gönderileri de karşıma çıkmıyor.
0
matilda
(16.02.26)
Profiline girip kısıtlafığında yeni gönderileri göremez, eskisini görür.
0
Kahvedesu
(16.02.26)
annesiyle yüz yüze konuşup durumu anlatın, tavrı beni korkutuyordu daha fazla dikizlenmek istemiyorum sizi çıkaracağım ama üzülmenizi istemiyorum diyin. siz utanacağınıza o utansın.
0
beatbox yapan metalci
(16.02.26)
(10)

Apple Watch 11 46mm alınır mı?

substituent
21k, vade farksız 9 ay taksit aylık 2.3k civarı.İhtiyacım yok hoş bir eklenti kafasıyla. Özellikle nabız, ekg, uyku gibi özellikleri takip etmek için. Birde yürüyüş /bisiklet sürmeyi çok yaparım hem onun takibi hem de müzik değiştirme gibi.Nabızı vs. takip etmemi gerektiren bir hastalığım yok hiç de
21k, vade farksız 9 ay taksit aylık 2.3k civarı.

İhtiyacım yok hoş bir eklenti kafasıyla. Özellikle nabız, ekg, uyku gibi özellikleri takip etmek için. Birde yürüyüş /bisiklet sürmeyi çok yaparım hem onun takibi hem de müzik değiştirme gibi.

Nabızı vs. takip etmemi gerektiren bir hastalığım yok hiç de olmadı. Bu bilgileri ne yaparım ben de bilmiyorum. 9 ay taksit cazip geldi sadece. Geçmiş yıllarda mekanik saat kullandım ama amaçsız geldiği için kullanmayı bırakmıştım. Apple Watch dinamik olduğundan az da olsa işime yarar. Ama olmasa da hayatımda hiçbir şey değişmeyecek.

Ne dersiniz? Bu durumda alır mıydınız?
0
substituent
(15.02.26)
nabız, ekg, uyku başlarda takip ederken max 1-2 ay sonra bakmamaya başlıcaksın.

yürüyüş bisiklet için güzel motive eder.

ben almam çünkü şarjı çok az gidiyor. her gün şarj etmen gerekecek. onun yerine şarjı 2 hafta giden akıllı saatler var.
+1
jelly bear
(15.02.26)
alinir. telefondan daha faydalı, herkes kullanmadan önce ön yargılı yaklasıyor ama bir uvza dönüşüyor günün sonunda. telefondan daha fazla ihtiyaç. kullanınca anlarsın.
0
koela
(15.02.26)
Aynı durumda almadım, çok memnunum :)
0
lil siztah
(15.02.26)
alma devamlı bir dalga boyu bilekte zararlı olduğu da söylenmeye başladı.
0
jamswety
(15.02.26)
benzer durumda aldim gecen sene apple watch 10. 1 sene kullandim ama artik sikildim, hem anlamsiz geliyor, hem kolumda cukur yapti biraz. uyurken surekli takiyordum, ama takmayinca daha rahat hissetmeye basladim. yaza dogru kosmaya baslamayi dusunuyorum, o zaman takarim, bi de sporda takarim, onun disinda cok takmam artik. simdi olsa almazdim. hevesimi aldim bitti.
0
lemmiwinks
(15.02.26)
Her akşam şarj ediyorum. Şarj süresi dışında 24 saat kolumda. Bir parçam oldu. Onsuz ne yapardım bilmiyorum. Evin içinde telefonu sürekli kaybediyorum. Telefonla yapılabilir her şeyde saati kullanıyorum.
Her türlü spor etkinliği dışında sağlık verileri, makarna pişirirken Siri'ye zaman tutturma veya anımsatıcıya not yazdırma gibi işler yaşamı kolaylaştırıyor. Tüm alarmlar sessizde. Kolumda titreşiyor.
Sert bir hareket yapsam Düştün mü SOS vereyim mi diye soruyor.
Grip olmadan bir ya da iki gün önce, nabzınız ve nefesiniz ortalamanın üstünde diye haber veriyor. Sporda, kalori, hız, güzergah, nabız, VO2 max bilgileri ve 6 dakika ile kardiyolojik iyileşme testleri en büyük yardımcım.

Aklıma gelenleri yazdım sadece.
0
Mirket
(15.02.26)
Almadan once en gereksiz aksesuar diyorsun. Sonra o olmadan evden cikmiyorsun.
Sarj konusu sorun gibi ama 20 dk dursa sarjda yine gunu kurtariyor. Uzun sure sarji giden modeller asla tam entegrasyon saglamiyor telefon hangi markaysa saatte ayni olmali.
0
kuzey li
(16.02.26)
Alınmaz çünkü ekg hariç (ki ona da gerek var mı tartışılır) aynı işi SE 2 10 bin liraya, SE 3 ise 13 bin liraya yapıyor, bunlardan biri alınır.

Şarj problem değil, tuvalete girerken şarja koysanız %20 dolar. İşten gelince soyunup dökünürken koysanız %50 olur. Neden bu kadar abartılıyor anlamıyorum. iPhone için başka saat alınmaz.
0
orient blue
(16.02.26)
akıllı cep telefonu kullananın dalga boyuna(?) takılması manasız.

ben kullanıyorum tavsiye ederim. özelliklerin yarısı anca kullanıyorum ama yanımda olmadığı zaman eksikliğini hissediyorum.
0
duyuruuser
(16.02.26)
bende var sana vereyim. masada duruyor hiç kullanmadım. bu kadar gereksiz bir alet olamaz... sürekli titreyen birşey var kolumda. çok sıkıcı.
+1
plastic_angel
(17.02.26)
(15)

x te ne kadar vakit harcıyorsunuz.

iwillsee
x te fazla takılmanın özellikle bizim ülkenin gündemini takip etmenin ciddi bir depresyon hissi yüklediğini farkettim. evet bazen faydalı içerikler de oluyor ve olayları takip edebiliyorsunuz ama gün geçtikçe timeline ın birbirini her konuda tahrik edecek bir yer olduğunu gözlemliyorum. x bağımlısı
x te fazla takılmanın özellikle bizim ülkenin gündemini takip etmenin ciddi bir depresyon hissi yüklediğini farkettim. evet bazen faydalı içerikler de oluyor ve olayları takip edebiliyorsunuz ama gün geçtikçe timeline ın birbirini her konuda tahrik edecek bir yer olduğunu gözlemliyorum. x bağımlısı oldum dediğiniz bir dönem yaşadınız mı?
+2
iwillsee
(15.02.26)
şu an öyleyim. her gün minimum 6 saat
0
summerjam0306
(15.02.26)
Ben de öyleyim maalesef. Elimde günün sonunda yalnızca sinirimin bozulduğuyla kalıyorum, başka bir şey elde edebildiğim de yok.
+1
pembe nohut
(15.02.26)
0.
Bundan bir 6 önce çok harciyordum ve fark ettim ki beni gereksiz depresif yapıyor. X'i komple saldım. Günlük haber veren, bilgi akışı olan her şeyi saldım. Günde bir iki Fransız gazete ve Bloomberght bakıp geçiyorum, hayatım daha iyi.
Bu sadece Türkiye değil her ülke için geçerli. Sosyal medya çok güzel bir yer ama aynı zamanda da çok kötü.
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
7 senedir girmiyorum, hayatımda verdiğim en doğru karar oldu.
+1
sekizdokuzon
(15.02.26)
Sıfır dk.
0
gabe h coud
(15.02.26)
çok ya. ekşi ile birlikte çok fazla. azaltmam lazım. instagram sıfır ama.
0
jelly bear
(15.02.26)
Ben instagramı kapatali x ve YouTube'a sardım ama x te nedense benim içim ana haber bültenleri kadar kararmiyor abartısız dört bes haber üst üste ölüm haberi verildi geçen gün mesela. Ama benim timeline da bir garip çerezlik içerikler de çok çikiyor karşıma.
0
egerbiryolcu
(15.02.26)
Sıfır, hesabım yok, bu sebeple linkleri bile açamıyorum. Söylediğiniz sebeple ve yozlaşma da eklenince, sözlüğe de bakmıyorum artık.
0
lil siztah
(15.02.26)
Sıfır.
Sadece instagram ama muhtemelen onu da kapatacağım, az kaldı. Tamamen asosyal/antisosyal bir hayata doğru gidiyoruz, hadi hayırlısı.
0
rakicandir
(16.02.26)
kullandıgım ve sevdiğim yegane yer. kullanmasını bilene.
0
koela
(16.02.26)
Uygulamayi sildim. Paralı ahlaksız trolleri gözümüze sokan, 7/24 bu vatanın evlatlarıni birbirine düşürmek için kudurmuş köpek gibi saldıran bu trolleri viski içerek izleyen yabancılara hizmet etmek salaklık.
+1
topkapiaksaray
(16.02.26)
alengirli konuları arattırdığım için mail adreslerimden çıkış yaptım. şimdi link falan olmadan giremiyorum. büyük rahatlıkmış. sosyoloji derslerinde sosyal medya ile ilgili edindiğim ilginç bilgilerden biri de şuydu; ya zamanla seninle aynı görüşte insanlar çevreliyor etrafını bu da seni köreltip bağnaz hale getiriyor. ya da çatışma yaratacak korelosyanlarla psikolojini yerle bir ediyor. medya okuryazarlığı çok zor kontrol edilebilen bir şey.
0
ground
(16.02.26)
bir sürü akademisyen konferans, paper, syllabus paylaşıyor, onları takip ediyorum.
0
eileengray
(17.02.26)
0. hic olmadim twitter'da.
0
antikadimag
(17.02.26)
Günlük 16 dakika limitim var, bazen azcık geçtiğim oluyor. Limit koymasam daha fazla takılırım muhtemelen.
0
kumandanim
(17.02.26)
(7)

Dünya kupası için maç bileti olması abd vizesi için şansı artırır mı?

ezkaza
Kasım ayında fifa tarafından yapılan world cup random ticket selection şeysine katılmıştım. Baya zaman geçti unutmuşum bile. Kartımdan bilet fiyatları çekilince hatırladım. Kurada bana bilet çıkmış yani. Ödedim bile.Bu durumda gidebilmem için abd vizesine başvurmam lazım. Sizce biletimin olması olum
Kasım ayında fifa tarafından yapılan world cup random ticket selection şeysine katılmıştım. Baya zaman geçti unutmuşum bile. Kartımdan bilet fiyatları çekilince hatırladım. Kurada bana bilet çıkmış yani. Ödedim bile.

Bu durumda gidebilmem için abd vizesine başvurmam lazım. Sizce biletimin olması olumlu bir etki yapar mı? Hiç abd başvurum olmadı daha önce.
0
ezkaza
(15.02.26)
yapmaz. nötr yani.
0
orient blue
(15.02.26)
Takip ettiğim bazı vize durumu paylaşan kanallarda işe yaradığını okuyorum. Bence kolayca alırsınız.
0
a perfect lie
(15.02.26)
Bir etkinliğe katılacak olmanız, sıradan gezip gelicem demenizden muhakkak ki olumlu fark yaratır ama sizin koşullarınız dahilinde. Yani sizin diğer kriterleriniz vizeye hiç uygun değilken, benimkiler uygun ve biletim yoksa, tabii ki benim vize alma ihtimalim sizden yüksek olur. Tek başına çok olumlu etkisi olur denilemez yani.
0
lil siztah
(15.02.26)
çok faul başka bir durumunuz yoksa olumlu yönde arttırır, bu konu haber oldu hatta, marco rubio kolaylaştıracağına dair bir açıklama yapmıştı.
+1
eileengray
(15.02.26)
Kesinlikle arttırır. Hatta buna özel vize çıkaracaklardı
0
michael harddd
(15.02.26)
elbette arttırır. normal şartlarda vize alamayacaksanız biletinizin olması da yeterli gelmeyebilir tabii ki ama yine normal şartlarda adamları iki kez düşündürecek bir durum dünya kupası'na gidiyor olduğunuz için göz ardı edilebilir. bu tür net, belgeli planlar genelde işi kolaylaştırıyor vize konusunda, bi nevi "yemedik ulan ülkenizi iki maç izleyip dönücez" mesajını vermiş oluyorsunuz.
0
der meister
(15.02.26)
2018'de rusya'ya vizesiz gitmistim ben. bileti alinca sana fan id diye bir sey gonderiyorlardi rusyadan postayla, onunla giriyordun. bu sistem aylar oncesinden kurulmustu ve belliydi. simdi amerikalilarin sacma kaprisleriyle ugrasacak millet. benim bildigim tek duzenleme interview almani saglayacaklar. ama sosyal medya falan istiyorlar israil karsiti paylasim yapmissan vize vermiyorlar boyle pis igrenc bir memleket oldu burasi. 40 kadar ulke zaten vizeye bile basvuramiyor.

ulke kita buyuklugunde oldugundan dunya kupasi ruhu da yasanamayacak. maclar sabah sicaginda oynaniyor, takimlar binlerce kilometre yol yapacak. tr katilmazsa hic umutlu degilim ben bu turnuvadan.

sonuc sansini azicik arttirabilir ama resmi olarak bir aciklama yok, sadece interview tarihi vermeyi taahhut ediyorlaar: www.state.gov
0
antikadimag
(15.02.26)
(4)

Çatı teraslı ev hk

aligunal
Arkadaşlar merhabaİzmir’de 10 yıllık, 3 katlı bir binanın en üst katında bir ev buldum. Çatının yarısı düz teras, diğer yarısı odaya çevrilmiş. Ancak bu odanın kaçak olup olmadığından emin değilim, henüz net bilgi alamadım.Ev 3+1 ve çatı dubleksi şeklinde. Bu tip evlerle ilgili çok olumsuz yorum var
Arkadaşlar merhaba

İzmir’de 10 yıllık, 3 katlı bir binanın en üst katında bir ev buldum. Çatının yarısı düz teras, diğer yarısı odaya çevrilmiş. Ancak bu odanın kaçak olup olmadığından emin değilim, henüz net bilgi alamadım.

Ev 3+1 ve çatı dubleksi şeklinde. Bu tip evlerle ilgili çok olumsuz yorum var. Binada asansör yok ama zemin üstü iki kat çıkılıyor, bunun benim için büyük bir sorun olacağını sanmıyorum.

Emsal evlere göre fiyatı daha uygun. Evi beğendim fakat zemin kattaki dairenin de satılık olması beni şüphelendirdi.

Sizce nelere dikkat etmeliyim? Benzer bir evde yaşayan var mı? İleride başım çok ağrır mı?
0
aligunal
(14.02.26)
Isıtma, soğutma ve yalıtım sorunlarından biri ya da bir kaçını yaşama ihtimaliniz yüksek. Genelde bu sebeple tercih edilmez. İmar durumu için, bağlı olduğu belediyenin imar müdürlüğü’nden bilgi alabilirsiniz.
0
lil siztah
(14.02.26)
Ben İzmir'de bir süre çatı katında yaşadım görece sıcak olduğu için evde ısıtma tesisatı yoktu ve kışın donardım. Kışın donar yazın pişersin, o yüzden İzmir'de hep çatı katları el değiştirirken Ankara'da giriş katları el değiştirir.
+1
mirty
(15.02.26)
istanbul'da çatı dubleks evimiz var. bina sizinkine göre daha büyük. teras zaten size ait, fakat "çatının tamamı sizin o bahsettiğiniz odayı kapatacak şekilde ise" çatı da size ait olacak, bunu böyle kabul edeceksiniz. ev böyle ise ve eğer çatı akıtıyorsa, siz cebinizden yaptıracaksınız, bunun öyle kmk'ya, hukuka göre yorumlatırsanız akan yerde oturmaya mahkum olursunuz. biz çatıya kimseyi çıkarmıyoruz anten vb. için, zaten evin içinden çıkılabiliyor ve çatının tamir işleriyle de komşulardan para istemiyoruz, siz de böyle yaparsanız rahat edersiniz.

ikinci şey, nasıl yönetiliyor ve yönetilecek? ben böyle yerlerden usandım, çünkü ne doğru düzgün kapıcısı olur, temizlenir çöpü toplanır, ne komşulara ihtar çekecek bir otorite olur, ne de bir sorun için para toplayabilirsin. ha eğer sen de rahat bir insansan öyle yaşar gidersin, ama titizsen kafayı yedirir. böyle yerler aynen avrupa'da olduğu 3 dairenin bir sahibinin olduğu, birinde oturduğu, diğerlerini kiraya verdiği şekilde olursa düzgün şekilde yaşatır, yoksa uğraş dur.

tapusu kat mülkiyeti ve çatı dubleksi vb. ise içiniz rahat olsun. diğer türlü kaçak olup olmadığını tam olarak ancak belediyeden öğrenebilirsiniz.
+1
malheiros
(15.02.26)
O terasta yazın güneşte çok güzel, betona yumurta kırıp pişirilebilir.
0
Mirket
(15.02.26)
(20)

Starbucks isminiz

eileengray
Yurt dışında kahve alırken veya önemsiz etkileşimlerde kolaylık açısından farklı bir isim kullanıyor musunuz? Evet ise, isminiz nedir? Yoksa harf harf yazdırıyor musunuz?
Yurt dışında kahve alırken veya önemsiz etkileşimlerde kolaylık açısından farklı bir isim kullanıyor musunuz? Evet ise, isminiz nedir? Yoksa harf harf yazdırıyor musunuz?
0
eileengray
(14.02.26)
Kolay anlamıyorlar; harf harf de yazdırmıyorum. Bir kaç kez, normalde benim benzetmeyeceğim bi İngiliz ismine benzettiler(belirtmek istemiyorum); böylece kahramanlık yapmama gerek kalmadan starbaks ismim konulmuş oldu:) şimdi onu kullanıyorum, sorun olmuyor.
+1
lil siztah
(14.02.26)
John
+1
grimavi
(14.02.26)
Bill
+2
gabe h coud
(14.02.26)
Adam.

Turkcedeki anlami yuzunden bu ismi kullaniyorum. Adam iste herhangi bir adam. Just a guy gibi.
+2
antikadimag
(14.02.26)
hayir, isim kisa harf harf yazdiriyorum
+1
cooperr
(14.02.26)
yıllar önce amerikan bir kadın adımı söyleyemeyince hangi ismi istersen onu kullan demiştim. tony diyeyim demişti.

o gün bu gündür yabancılara kendimi tony diye tanıtıyorum.
+2
yurtsuz john
(14.02.26)
Bason diyorum (beysın)
Genelde mason(meysın) yazıyorlar
+1
basond
(14.02.26)
Jackson
-2
arbre
(14.02.26)
Ben- beny diyorum
+1
darthvader
(14.02.26)
adım ingizlice gibi telaffuz edilebiliyor sadece telaffuzu ingilizce olarak orijinal ismimi kullanıyorum. Deniz-- Dönis gibi
+1
kuzey li
(14.02.26)
Bu soru ile fark ediyorum ki yurtdışında hiç starbucksa gitmemisim. Düşündüm hatırlayamadım. Yaşasın yerel biralar!
Ama adımın İngilizcesi var onu söylerdim herhalde.
+1
a perfect lie
(14.02.26)
ben de dedemin ismini kullanıyorum: sami yerine sam/sammy olarak. adımı da hafif andırıyor.
+1
🌸eileengray
(15.02.26)
John (yalan da değil, ismimde var).
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
Alex diye yazdırıyorum, eskiden gerçek ismimi yazdırmaya çalışırdım ama hep sıkıntı çıkardı, artık Alex diyorum, çok rahat. Alex De Souza'nın Alex'i bu arada.
+1
blue rebel motorcycle club
(15.02.26)
marco :)
+1
summerjam0306
(15.02.26)
Adımın son harfi sert süreksiz bir harfle bittiği için genelde söylerken onu anlamıyorlar ve sadece ilk 4 harfli halini yazıyorlar.
0
Amaranta ursula
(15.02.26)
ilk hecesini söylüyorum. bi anlamı yok ama yabancılar anlıyor ve söylediklerinde ben de anlıyorum.
0
iwillsee
(15.02.26)
Dick
0
plastic_angel
(15.02.26)
Kevin diyip geciyorum ben.
+1
oscar
(16.02.26)
Alex.
Yanlış yazıldığını görmedim :)
Sadece bomboş bir Starbucks'ta sırada bekleyen diğer tek müşterinin de adı Alex'miş. "Adın Alex mi?" diye sorunca bir anlık kafa karışıklığı olmuştu.
+1
burfak
(16.02.26)
(6)

kahve sipariş sorunlarım hkk

lil siztah
günde bir kez -çoğunlukla sütlü filtre- kahve alıyorum. dükkan pek seçmiyorum, genelde ne denk gelirse oradan alıyorum. yakın zamanda yaşadığım bazı sorunlar şöyle:1) geçen tchibo'dan sütlü filtre kahve sipariş ettim. baktım ki eleman laktozsuz süt kullanacaktı; aramızda şöyle bir diyalog geçti:ben:
günde bir kez -çoğunlukla sütlü filtre- kahve alıyorum. dükkan pek seçmiyorum, genelde ne denk gelirse oradan alıyorum. yakın zamanda yaşadığım bazı sorunlar şöyle:
1) geçen tchibo'dan sütlü filtre kahve sipariş ettim. baktım ki eleman laktozsuz süt kullanacaktı; aramızda şöyle bir diyalog geçti:
ben: pardon, ben laktozsuz süt istememiştim. (şekeri daha çok diye tercih etmiyorum.)
eleman: laktozsuz istemiyorsanız belirtmeniz gerekirdi.
b: asıl laktozsuz belirtilmesi gereken bir seçenek değil mi? belirtmeyene normal sütle yapmıyor musunuz?
e: hayır?
eleman o kadar kendinden emin konuştu ki, uzatmadım. ama dediği gibi olmadığına emin gibiyim.

2) bir kaç gün sonra starbaks'tan maça latte istedim (şubat başı). baktım buzlu hazırlamışlar. dedim ki "ben buzlu istemedim"; "belirtmeniz lazımdı" dediler. şubat ayında?

3) bugün, bu kez cafe nero'dan orta boy maça latte sipariş ettim; sıcak diye de belirttim. baktım eleman küçük bardağa hazırlıyor. herhalde maçayı ısıtmak için kullanıyor küçük bardağı diye düşünüp karışmadım. siparişi uzattılar; küçük hazırlamışlar. dedim "ben orta boy istemiştim". eleman "ok" diyip karışımı orta boy bardağa döktü ve üstüne sıcak süt ekleyip bana verdi. yani maça eklemedi. öyle olunca maça koklatılmış süt içmiş gibi oldum. uykum açılsın diye almıştım, ha uyudum ha uyuyacağım..

sorum şu: bu ne iştir? bu baristalık bi ton eğitimi, protokolü olan bişey değil mi? uzatmaya değmeyecek konular olduğu için uzatmayıp alıyorum ama bu işlerde bi yanlışlık yok mu? yoksa bu kadar kalite beklediğim için ben mi haksızım? teşekkürler.
+5
lil siztah
(14.02.26)
sorum şu: bu ne iştir? bu baristalık bi ton eğitimi, protokolü olan bişey değil mi?

zincir kahveciler icin gecerli olan bir durum degil. asgari ucretli, vasifsiz bir is aslinda. onemli olan nokta karsidakinin isi ne kadar sevdigi. yoksa receteler, kurallar vs tabi ki ogretiliyor.

1- siz haklisiniz. mesela starbucks'ta laktozsuz pitcher'lari ayridir, normal sutle karismasin diye. zaten laktozsuz sut daha pahali. yani laktozsuz sut vermemek isletmenin isine gelir.
2- oyle bir sey yok. mevsim ne olursa olsun siparisiniz anlasilmadiysa kasiyerin size sormasi gerek.
3- ugrasmak istememis belli ki.

sorununuzu daha yetkili biriyle konusarak veya iceceginizi iade ederek icecegi hazirlayan kisiyle muhatap olmadan cozmeye calisin bence. edit: neden iade edin diyorum, cunku bu zincirlerde iadeye pek rastlanmadigi icin ekstra is yuku olusuyor. meseleyi iade vermeden cozmeye calisiyorlar. iadenin hesabi da daha ust kisiler tarafindan soruluyor. ben de genelde ok deyip geciyorum fakat kimse hesap sormayinca tepeye cikma durumu oluyor malesef. diger zincirlerde var mi bilmiyorum fakat starbucks icin pipet, pecete vs alinan yerde bolge mudurunun karti bulunur. isterseniz arayin isterseniz mail atin, kesinlikle ilgilenirler. kart yoksa siteden de atsaniz olur.
+2
arakaali
(14.02.26)
Türkiye
0
michael_knight
(14.02.26)
@akaraali, aslında bu laktozsuz süt konusu için tchibo'ya; yağsız süt bulundurmaları için tchibo ve nero'ya mail attım. tchibo'ya yağsız süt bir kaç gün içinde geldi ama maillere dönüş yapmadılar.
üst üste, yanlış yaptıklarını kabul etmemek için default'u o gibi davranmalarına denk gelmişim gibi görünüyor öyleyse. teşekkür ederim!
0
🌸lil siztah
(14.02.26)
türkiye klasiği. hizmet sektöründe bir şey olmaz kültürü hakim. genelde baristanın eline en yakın süt hangisiyse onu koyuyor. yağlı, yağsız,laktozsuz bir önemi yok. latteye kaç shot espresso atacağının da bir standardı yok mesela. 2 sipariş birden geldiyse single shot atıyor. 2 ye bölüp her bir latteye single shot atıyor, tek sipariş geldiyse double atıyor. şurupları kafasına göre döküyor. bir yaptığı kahve diğerini tutmuyor vs vs. kurumsal, butik farketmez yüzde 90 böyle.
+1
catakutle
(14.02.26)
1. Laktozsüz süt olunca noluyor ki?
Yağ oranı aynı, geldiği hayvan aynı, organikse o aynı, bir tek içinde ek olarak biraz enzim var o da sindirime yardım ediyor.

2. olay: buz mesela bazı ülkelerde çok standart olarak konuluyor. ABD'de örneğin. Bir de buz istemeyince çok bozuluyorlar çünkü koyması gereken içecek miktarı artıyor. Ama Türkiye'de böyle bir şey yok. Yani bu konuda, eğer "iced" kelimesini kullanmadıysan kesinlikle haklısın. Ben gene de belirtiyorum.

3. olayda sen haklısın. Tekrar hazırlamasını isterdim. Matcha oranı ne oldu onun söyler misin bana? derdim. Az paraya çok iş yapıyor olabilirler ama bunun cezasını ben aldığım hizmetle ödemek zorunda değilim.
+1
huladancer
(15.02.26)
@huladancer, laktozsuzda şeker oranı daha yüksek olduğundan diyabet durumunda dikkat etmek gerekiyor, bu sebeple tercih etmiyorum.

maça konusunda, ikinciye hazırladığı için bişey desem, bi laf yiyeceğim gibi geldi; uzatmadım o nedenle:) Bir de nero’da maça karışımını direkt dolaptan çıkarıp döktükleri için, içeceği ılıklaştırıyor. Geçen sefer bu yüzden bayaa ılık içmek zorunda kalmıştım; bunu da hiç sevmem. Öyle olunca bu sefer, “ekstra sıcak olsun” dedim, starbaks’ta öyle yapabiliyorlar çünkü. Bence ekleyeceği maçayı yeniden ısıtmamak için böyle yaptı ama içecek de formatından çıktı..

Artık anlıyorum ki, baştan hepsini üstüne basa basa söylemek, iyi bir içecek için şartmış. Bakıyorum millet “vayt çaklıt moka, badem sütlü, yarım pompa şekersiz vanilya ekle, üstüne tarçın serp” diye sipariş veriyor, onlarınki nasıl oluyor, hayret :D Teşekkürler.
0
🌸lil siztah
(15.02.26)
(8)

Gürültü önleyici kulaklık

egerbiryolcu
Toplu taşımalar bazen çok uğultulu veya gürültülü oluyor, müzik vs de dinlemek istemediğin sesten soyutlanmak istenilen anlar için bir ürün önerisi arıyorum.
Toplu taşımalar bazen çok uğultulu veya gürültülü oluyor, müzik vs de dinlemek istemediğin sesten soyutlanmak istenilen anlar için bir ürün önerisi arıyorum.
0
egerbiryolcu
(14.02.26)
fiyat aralığı; kafa üstü mü, kulak içi mi, bunlar önemli kriterler.
kafa üstü olarak, bose quiet comfort ultra kullanıyorum. uzay boşluğunda süzülürmüşçesine soyutlanmışlık sağlıyor. ancak bu kadarını sağlamak için az da olsa bi ses ya da müzik çalmanız lazım. spotify'da uygun playlistler var.
0
lil siztah
(14.02.26)
Fiyat aralığı ortalama bir şey olabilir. Kafa üstü ve kulak içi iki türden de öneri alirim.
0
🌸egerbiryolcu
(14.02.26)
Kulaklık değil de kulak tikaclari olabilir.
Toplu taşımada o kadar soyutlanmayi da önermem. İçeride birisi madde etkisinde cinnet geçiriyor olabilir, kaza olmuş olabilir, dalıp gidersin durak kaçabilir, kavga çıkmış ve olaylar bana dokunacak olabilir.
Dışarısı soyutlanmak için güvenli değildir.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
Yürürken sokakta kaldırımda saydığınız sebeplerden asla kullanmıyorum toplu taşımada da bir aksiyon olunca diğer insanların aksiyonlarından belli oluyor genelde.
0
🌸egerbiryolcu
(14.02.26)
Anker Soundcore Liberty 4 nc almıştım birkaç ay önce bayağı memnunum.

Kulakiçi nc çok para vermedikçe işe yaramayacağını düşünüyordum yurtdışı bi iki test izledim orada övmüşlerdi bu kulaklığı bayağı. Aldım, pişman olmadım.
+1
chicha_v2
(14.02.26)
www.trendyol.com


müzik dinlemek istemiyorsan bundan al, ben uyurken kullanıyorum etrafımda inşaat olduğu için, bir sürü tıkaç denedim en iyisi böyle olanları. tamamen sesi yok eden bir çözüm yok.
0
nahtoderfahrung
(14.02.26)
Ben kulak içi kullanamadığım için şöyle bir şey almıştım:

www.trendyol.com

tamamen kesmez ama daha katlanılabilir kılıyor.
0
inawen
(14.02.26)
Çok pahalı olsa da bugüne kadar denediğim en iyi nc kulaklık Sony XM6. Ben de pahalı sayılabilecek bir kulaklık sahibi olmama rağmen (Bose NC700) Sony başka bir seviyede
0
kimlanbu
(15.02.26)
(4)

Tam gün liseye giden bir öğrenciye ne kadar harçlık veriliyor?

koskoca kirpi
Merhaba,Ben liseyi bundan 25 yıl önce tam gün okuyordum, yani öğle arası vardı. Bugün o yıllarda öğle arası pide yediğimiz ortalama bir yere gittim. Bir pide + kolaya 600 lira hesap geldi inanılmaz bir şey. Babamın bana liseye giderken bugünün 600 lirasına karşılık gelen harçlık vermediğine adım gib
Merhaba,

Ben liseyi bundan 25 yıl önce tam gün okuyordum, yani öğle arası vardı. Bugün o yıllarda öğle arası pide yediğimiz ortalama bir yere gittim. Bir pide + kolaya 600 lira hesap geldi inanılmaz bir şey. Babamın bana liseye giderken bugünün 600 lirasına karşılık gelen harçlık vermediğine adım gibi eminim. Hadi benim anam babam memurdu, sınıftan arkadaşlarla giderdik durumu ortalama altı çok arkadaşım vardı bir sorun olduğunu hatırlamıyorum. Bugün düşündüm aklım çıktı. Adam çocuğuna kaç lira harçlık verecek daha bunun yolu var, ekstrası var; genç adam bu, gezmesi tozması sineması var.
+2
koskoca kirpi
(14.02.26)
çok haklısınız. öğlen yemeklerini bir avm'de yiyorum, tam lise çıkış saatinde; çocukların harcayabildiği paralara inanamıyorum. eski zamanlara göre tüketim de, fiyatlar da çok arttı. benim zamanıma göre en önemli fark; artık annelerin de çalışıp, aile bütçesine katkı yapması diye düşünüyorum.

yeğenim aylık 3 bin lira harçlık alıyor, nakit ihtiyaçları (minibüs parası vs) için. öğlen yemeğini evden götürüyor. okuldan çıkınca yemek sipariş edecekse, anne-babasının kk'nı kullanıyor. rahat bi 15 bin lira oradan harcıyordur. bunu ona da sordum; arkadaşlarla dışarıda menü söylemiyoruz, sadece büyük patates söyleyip hep birlikte yiyoruz, ucuz kahveciye gidiyoruz falan dedi. ama daha büyük bir kalem, giysi harcamaları bence. genç olduğundan ayakkabısı, sweat'i falan hızla eskiyor ve kendime almadığım kadar ona kıyafet alıyorum (ailesine ek olarak). mavi'de sıradan bir sweat 2-3 bin lira. iyi bir spor ayakkabının ömrü 4-5 ayı geçmiyor ve her gün aynı ayakkabıyı giymesi de sağlıklı değil. sonra diyorlar ki en az 3 çocuk yapın..
+4
lil siztah
(14.02.26)
Ben de KYK bursunun 3 bin TL olduğunu öğrendiğimde şok yaşamıştım. Üniversite öğrencisine değil, ilkokul öğrencisine yetmez o para. Ne kadar verebiliyorlarsa o kadar verebiliyorlar. Çocuğuna pantolon alamadığı için intihar eden bir adam vardı. Neyse ki milletimiz kararlarından memnun.
-2
arbre
(14.02.26)
kredi kartları patlamanın en yüksek seviyesinde. Veliler nakit dayandıramadığı için ek kartlarını veriyor öğrencilerine.
0
jamswety
(14.02.26)
bizim eve yakın bir meslek lisesi var. öğlenleri öğrencilerin çoğu a101 bim gibi marketlerden kola gazoz vs alıp sigarayla beraber öğleni geçiriyorlar. ülkede en ucuz şey sigara maalesef. paraları yemek almaya yetmediği için sigara daha cazip geliyor.
0
catakutle
(15.02.26)
(9)

Naabıyonuz

sehpa fx350
La işe yaramazlar?Hayat istediğiniz gibi gidiyor mu?
La işe yaramazlar?
Hayat istediğiniz gibi gidiyor mu?
-18
sehpa fx350
(14.02.26)
Sevgililer günün kutlu olsun.

Ne olsun işte vizem bitti vize almaya çalışıyorum. Temmuz’da Maastricht’te Andre Rieu konseri var.

İstediğim bir şey yok, önüme ne gelirse sevinçle karşılıyorum. Yaşamak çok güzel şey.
+1
gabe h coud
(14.02.26)
gitmiyor ama gidecek.
ben işten çıkartılır mıyım diye düşünürken o olay iptal oldu yolunda ama eşimi işten çıkartmışlar. benden çok daha zor iş buluyor kurumsal iletişimci olduğu için (ben ön muhasebeciyim). canımız bayağı sıkkın bu duruma.
ama düzelecek.. inanıyorum.
+1
matilda
(14.02.26)
Mubi üyeliği aldım. Varoluşsal sancılar geçiyorum.
+2
yurtsuz john
(14.02.26)
İstediğimiz gibi gitmiyor.
Hayırlısı da bu ise istediğimiz gibi gitmemeye devam etsin .
0
diyecevaplandı
(14.02.26)
Büyük bir prog grubuna iki Türk eleman seçildi iki gün önce, adamların adına sevinip duruyorum. Nisan’da İstanbul’da konser verecekler ama iptal olmazsa bakalım. Yunan arkadaşla konuştum, geçende onlarda da kilise konser iptal ettirmiş. Şaka gibi işler..
0
lil siztah
(14.02.26)
İstediğimiz gibi gitmiyor.
@lil siztah ile nevermore heyecanını paylaşıyorum. O kısım pozitif.
+1
cay koy geliyorum
(14.02.26)
Hoi An, vietnam‘da okyanusa karsi coconut ice coffee iciyorum. Bekledigim bir haber var. O da olumlu sonuclanirsa hayat mükemmel gibi bir sey benim icin.
-2
Purple life
(14.02.26)
Beş para etmez, deprem riskli yerlerde açlıktan ve depremden ölmeden aile evine döndüm. Annemler kendi odalarını bana tahsis ettiler, istediğin gibi düzenle dediler. Absürt kira, depozito, fatura yükünden kurtuldum, o parayla Balı, Gürcistan, vizesiz ne kadar Balkan ülkesi varsa teker teker gidip gezmeye gitmisken de haftalarca kalmaya karar verdim. Bir daha İstanbul'da eve çıkmak istemeyeceğimi umut ediyorum. Cidden zor zamanlardan geçtik.
-1
sekizdokuzon
(14.02.26)
Bazen istediğim gibi gitmez tamam da hep mi gitmez
0
yakalayamadığın.ışıklar
(14.02.26)
(5)

Gerilim/korku önerisi (Netflix veya Prime)

hadi ya la
Black Mirror bölümü gibi bir dizi bölümü de olabilir, film de. Önerilerinizi bekliyorum
Black Mirror bölümü gibi bir dizi bölümü de olabilir, film de. Önerilerinizi bekliyorum
0
hadi ya la
(12.02.26)
Prime'da ilk aklıma gelen;

The Devil's Hour.
+2
put it in your appropriate place
(12.02.26)
Get out(2017) varsa öneririm.
0
lil siztah
(12.02.26)
Haunting hill
Cassandra
0
Purple life
(12.02.26)
netflix ya da prime'da var mı bilmiyorum ama dizi bölümü önerim:
www.imdb.com
0
late viper
(12.02.26)
Speak No Evil son yıllarda seyrettiğim en iyi gerilim filmi. Orjinalini seyrettim. Ama Amerikan versiyonu da gayet iyi diyorlar.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(04.03.26)
(8)

sit alanı olan ev alınır mı?

princess eugenie
yaptırması nasıl oluyor?
yaptırması nasıl oluyor?
0
princess eugenie
(08.02.26)
sit alanı olan arsaya ev mi yaptıracaksınız, yapılmış evi mi alacaksınız?

4-5 sene öncesine kadar bodrum'da sit görünen yerlerde numune kazıları yaptırıyorlardı, ve bir şey çıkmıyorsa inşaat izni veriyorlardı. tabi bahsettiğim, bodrum merkezde kalmış küçük arsalar ve küçük inşaatlar. şimdi nasıldır bilmiyorum. ama dağ başındaki sit alanına aynı şekilde mi izin verilir veya verilir mi bilemem.

yapılmış evi alacaksanız, yıkım kararı çıkar mı bunu gidin belediyeden sorun. sonuçta oraya inşaatın yapılmasına göz yummuşlar, size her bilgiyi de vermek zorundalar. biz bilemeyiz, alırsınız, sonra yıkarlar öyle kalırsınız.
0
malheiros
(08.02.26)
aslında belki de sit alanı demek doğru olmadı. çok eski, şık bir ev. "anıtlar kurulu kararıyla restorasyon yapılabilir" deniyor.
0
🌸princess eugenie
(08.02.26)
boğaz ön görünüm gibi o zaman dediğiniz. zor bence. o işi yapan, prosedürü bilen mimarla çalışmanız gerekli. para varsa, restorasyondan sonra değecekse veya satılırsa kar edebilecekseniz girin. yoksa değmez. ha alıp çivi çakmadan oturursunuz, o da olabilir.
0
malheiros
(08.02.26)
Doğru tanım: eski eser tescilli parsel. Sit alanı ya da ön görünüm kavramları, yeni yapı inşaatını bağlar. Tescilli parseldeki binanın ömrü olduğunca aynı yapıyı onararak yaşatmak; ömrü bitince de aynısı rekonstrükte etmek, yani yeniden yaptırmaktan başka şansınız yok.

Restorasyon konusunda da, yapının durumuna göre aldığınızın 3-5 katı restorasyon masrafı çıkabilir + yalnızca projesinin onaylanması bile bir kaç yıl alır. Ciddi alıcıysanız, yapının bağlı olduğu “koruma bölge kurulu”na giderek bilgi almayı ihmal etmeyin. Onarım için başvuracağınız merci de burası. Ancak çatı onarımı, cephe boyası gibi yapıda önemli değişikliklere sebep olmayacak “basit onarım” gerekiyorsa, buna il ve ilçe belediyelerindeki “kudeb” birimleri bakıyor. Bu işler kısmi projeyle daha hızlı yapılabiliyor.

Özetle zengin ya da vakti bol birisi değilseniz çekilecek dert değil; girmeyin derim.
+1
lil siztah
(08.02.26)
ev yeni mi eski mi? dedemin evi Bursa'da sit alanı olarak belirlendi, satarken çok zorlandı ve baya ucuza gitti ev. ev 30 senelikti ve yıkılınca yerine yeni bir ev yapılmayacaktı.
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
çok eski. boyutuna göre gayet ucuz. neden yapılmayacaktı?
0
🌸princess eugenie
(09.02.26)
Yukarıda söylediğim gibi, tescilli parselde aynı evi yeniden yapmak dışında seçeneğiniz yok.
0
lil siztah
(12.02.26)
anıtlar kurulu onaylasa bile yıllar sonra fikir değiştirip ya da hiç onaylamamış gibi tekrardan başınıza bela açabiliyor. sonra davalarla uğraşıp yıpranıyorsunuz. bu da burada dursun.
0
eileengray
(12.02.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.