Giriş
(11)

Belli bir yaştan sonra ayak büyür mü?

stefano
Biraz kilo aldım, 2-3 kilo kadar. Ayakkabılarım sıkmaya başladı. Sizce bu kilo almayla mı ilgili yoksa ayağım mı büyümüştür?
Biraz kilo aldım, 2-3 kilo kadar. Ayakkabılarım sıkmaya başladı. Sizce bu kilo almayla mı ilgili yoksa ayağım mı büyümüştür?
0
stefano
(05.10.26)
Kilo almayla olur mu pek bilemedim ama uzun süre yalın ayak gezmek ya da açık ayakkabı giymek bence büyütüyor.
0
Amaranta ursula
(05.10.26)
ayağin şismesi
yada ödem yapmasi
büyümeye dahilse buyür.
+1
designer
(05.10.26)
Arkadasim birkac sene oncesine kadar 40 numara giyerken simdi 42 giyiyor, 80 kilodan 100e cikti simdi tekrar 80 ama ayaklari hala 42. Kilo ile ilgisi var mi bilmiyorum ama daha once duydugum bir sey degildi.
+1
lumpen proletarian
(05.10.26)
ikisi de olabilir ama ayak kesinlikle büyüyebiliyor. ödem, dolaşım problemleri vs. varsa şişebilir
+1
der meister
(05.10.26)
2-3 kiloyla ayak buyumez.
20 sene once 72 kiloydum simdi 92 kiloyum ayaklarimda buyume yok.
odem +1
bir doktora gitmekte fayda var.
+2
cooperr
(05.10.26)
2-3 kilo ile büyümez +1.

ayrıca ödem ayağı "şişirir", büyütmez.
-2
hkna
(05.10.26)
doğum sonrası bazı kadınların ayak numaraları büyüyor.
0
scudman1
(05.10.26)
yaş aldıkça ayak büyür ancak 42 giyen biri 10 sene de 45 giymez.
0
mikahakkinen
(05.10.26)
Bende 10 kilo alıp vermeyle yarım numara fark etti. Arkadaşım 5 kilo aldı, onda da yarım numara fark etmiş.
0
lil siztah
(05.10.26)
evet büyür. buyrun kendiniz bakın.

resmim.net
-2
omer460
(05.10.26)
Yaştan değil ama kilodan büyüdü, eski topuklulur olmuyor :)
0
cccbehzatccc
(05.10.26)
(12)

Pazarınız..

rakicandir
Selamlar! Pazarınız nasıl geçiyor?
Selamlar! Pazarınız nasıl geçiyor?
0
rakicandir
(04.10.26)
şeker batağına düştüm, dün 3 dilim yaş pasta yedim, göbeem benden ayrıldı ayrılacak, bugün çalışmam lazım ama şeker arzum sebebi ile çalışamıyorum da.

bir de customer journey yapabilen biri lazım.
0
duyurukullanıcısı
(04.10.26)
ders çalışmaya çalışarak. resmen saat doldurma peşindeyim :/
0
lil siztah
(04.10.26)
Bu benim buradaki ilk mesajım. Herkese merhaba.

Doktoraya başladım. Kitap okuyorum. Marksizm, diyalektik, politik ekonomi hakkında bana hızlandırılmış kurs verecek varsa başşşımla beraber...
+2
laksjd hfg
(04.10.26)
Normal.

Sabah uyandım, kahvaltı filan. Kuzenimle kahve içtik. Sonra ben spora gittim. Geldim bilgisayarı açtım, buraya cevap yazıyorum şu an.

Yemek yiyeceğiz ama ne yiyeceğiz karar veremedik biraz erken diye.
0
put it in your appropriate place
(04.10.26)
güzel bir kahvaltı, yürüyüş, çocuklarla, eşimle park keyfi ve eve dönüşle geçen sakin bir pazar...
+1
darthvader
(04.10.26)
hastayım, yalnızım, işe de gidemeyeceğim yarın, yine de buna şükür
0
black holes in the sky
(04.10.26)
Dün kendime holter bağlamıştım. Akşam çıkardığımda 1250 PVC'yi görünce şok oldum. Hala da şoktayım.
Sabah uyku sorunuma ChatGpt ile çözüm aradım.
Tüm gün temizlik yaptım, aralarda çay, kahve eşliğinde kitap okudum.
Birazdan instegramda gördüğüm bi tarife göre soya soslu somon yapacağım. Tarif tavadaydı. Evi kokutmamak için çözüm aramaktayım.
Akşam için karar vermedim. Çıkarım herhalde.
0
Mirket
(04.10.26)
vasat.
0
orpheus
(04.10.26)
brunch ve ardindan resident evil filmine gittik. güzeldi.
-1
Purple life
(04.10.26)
tüm gün uyudum. çoook uzun zamandır plansız programsız bir hafta sonu yaşamamıştım. dün de bugün de hiçbir şey yapmadım. çok iyi dinlendim. tüm yorgunluğum ve stresim gitti.

cidden her hafta sonu hem cumartesi hem pazar bir işim çıkıyordu ve rahatça dinlenemiyordum. haftaya yine bir şeyler var. iyi bi mola oldu bu. :d
0
art cat chocolate
(04.10.26)
Dün blade runner, bugün blade runner 2049 izledim.
Sonrasında spor. Sonra garajı toparladım. Sonra havuzu temizledim, çimleri biçtim. Şimdi bir iki iş bakıyorum. Bir de süpürge yaptım.
Kısacası marabalıktı bugün.
0
logisticsmanager
(04.10.26)
sabah kalktim kahvemi aldim, aracin lastigi hava kaciriyordu soktum, civi girmis. lastigi tamir ettim
sonra cocugu aldim antrenmani vardi ona getirdim, cikmasini bekliyorum.
birazdan arkadaslarla toplu girdigimiz okuzun bana dusen parcalarini almak icin onlarin yanina gidecem.
sonra da eve gecip dinlenirim.
0
cooperr
(04.10.26)
(6)

Marka tavsiyesi

antihero
Maviden giyiniyordum genelde. Ama artık kotları bile 1 yılı çıkarmıyor. Ulaşılabilir fiyatta marka tavsiyelerinize açığım.
Maviden giyiniyordum genelde. Ama artık kotları bile 1 yılı çıkarmıyor. Ulaşılabilir fiyatta marka tavsiyelerinize açığım.
+1
antihero
(04.10.26)
25-35 yaş aralığındaysan lefties (zara alt markası).
hem kaliteli hem uygun, şiddetle öneririm.

edit: kot için parayı kıyıp bi siyah bi mavi levis alıyosun, kilo almadığın müddetçe min 10 sene giyiyosun.
+1
yap desem yapmazsin he
(04.10.26)
ben de kotları maviden alıyordum ama son 2 3 senedir colins daha kaliteli yapıyor. eskiden colins leşti ama biraz toparlamış.
+1
mikahakkinen
(04.10.26)
istanbul'daysanız, ali mağazasına bakın. ihraç fazlası ürünler satıyorlar; pantolonlar ve üst giyim 1000-1500 tl civarında.
0
lil siztah
(04.10.26)
ali iyidir
0
jamswety
(04.10.26)
kip fena değil. ayrıca kesimi daha klasik ve şık geliyor bana.
+1
orpheus
(04.10.26)
Cinsiyet erkek ise pull&bear. Kadın ise yine aynı marka ve stradivarius, OXXO.
0
ekimoloji
(05.10.26)
(6)

Merak için okunan bölümde ders muaf ettirmek mantıklı mı?

anaphylacticshock
Merhaba, Sadece merakım ve ilgim olduğu için AÖF ile sosyoloji okumak istiyorum. Daha önce iletişim fakültesinde okuduğum için sosyoloji bölümünden saydırabileceğim yani kendimi muaf ettirebileceğim altı yedi tane ders var. İlgim olduğu için okuyacağım ama yine de daha kısa sürede bitirebilmek için
Merhaba,

Sadece merakım ve ilgim olduğu için AÖF ile sosyoloji okumak istiyorum.

Daha önce iletişim fakültesinde okuduğum için sosyoloji bölümünden saydırabileceğim yani kendimi muaf ettirebileceğim altı yedi tane ders var.

İlgim olduğu için okuyacağım ama yine de daha kısa sürede bitirebilmek için bu derslerden kendimi muaf ettirmeli miyim?

Yoksa zaten merakından okuyorsun, niye muaf ettiresin ki der misiniz?
-1
anaphylacticshock
(03.10.26)
uzmanlık derslerine daha iyi odaklanabilirsiniz. bence mantıklı.
+2
lil siztah
(03.10.26)
aynı derslerse, zaten bildiğin için asıl merak ettiğin şeyler değildir herhalde. keyfin nasıl isterse öyle yap. mantıklı mantıksız veya doğru yanlış bir seçim yok bence bu konuda.
+1
art cat chocolate
(03.10.26)
Muaf olun tabii ki.
0
cosmicstring
(03.10.26)
mantıklı
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.10.26)
ben de aöf sosyoloji mezunuyum. daha önce aldığın dersleri otomatik olarak muaf ediyor diye biliyorum. bunlara atatürk ilke inkılapları ingilizce türkçe gibi derslerdi galiba. özel bir işlem yapmamıştım. gerçi 10 seneyi de geçmiş.
0
ground
(03.10.26)
aöfte muaf olunan dersler ingilizce, türk dili, inkılap tarihi vb yök dersleri diye biliyorum zaten. bölüm derslerinizden muaf olamıyorsunuz. o nedenle olabiliyorsanız olun derim ben. 15 yıldır gördüğünüz dersleri tekrar görmenize gerek yok.
0
f02561
(04.10.26)
(9)

Sizce bu ayakkabıya bu kadar para verilir mi?

klardtt
https://amzn.eu/d/0eVFAfSo8.3k gore Tex north faceDaha önce Columbia almıştım ama çok dayanmadılar. Avrupa’dan 80 Euro’ya Salomon almıştım 2 yıl önce, o gayet güzeldi ama 1.5 yıl sonra tam bükülme noktasından patladı. Sağanak yağmurda öyle uzun bot giymeyi sevmiyorum. Bu tarz ayakkabılar giymek daha
amzn.eu

8.3k gore Tex north face

Daha önce Columbia almıştım ama çok dayanmadılar. Avrupa’dan 80 Euro’ya Salomon almıştım 2 yıl önce, o gayet güzeldi ama 1.5 yıl sonra tam bükülme noktasından patladı.

Sağanak yağmurda öyle uzun bot giymeyi sevmiyorum. Bu tarz ayakkabılar giymek daha rahat oluyor ve yeteriyor da bana.

Ama geçmiş tecrübelerim bana böyle bir ayakkabıya 8.3k vermekten caydırıyor. Daha uygun olsa kesin alırdım ama emin değilim şimdi.

Bride gore Tex iyiyimii galiba, öyle olmasına dikkat ettim.

Velhasıl, sizce verilir mi? Yoksa bu ayakkabılar uzun ömürlü olmuyor yıllık decathlon dan al geç mi dersiniz?
0
klardtt
(03.10.26)
hocam bunlar 40-50 dolarlık ayakkabılar. beklentiyi ona göre kurmak lazım.

yaklaşık 2 yıldır bot yerine columbia'nın bu tarz ayakkabılarını kullanıyorum. su geçirmiyor ve rahatlar. ama 8000 falan asla vermem, 8lik ayakkabı değil çünkü. hadi 4bine kadar ok. ama fazlası değil.

decathlondan al geç diyorum o yüzden.
+2
brkylmz
(03.10.26)
ben bundan bir on yıl kadar önce almıştım. tabanı rahat ve güzel görünümlü bir ayakkabı. yalnız suda kayıyor, buna dikkat edin. bükülme yeri 3 yılda falan çizgi yapıp oradan su almaya başladı. diğer yandan benzer bir fiyata, çok benzer bir keen aldım; daha ilk yılın sonunda çizgi ve açılma yaptı.
dekatlon'dakileri bilmiyorum ama goretex, su geçirmeme ve terletmeme bakımından en iyi membranlardan biri. columbia'yı da 5-6 senedir giymedim ama en son aldığım trekking botunda su geçirmez kaplama gibi bişey vardı ve ilk yılın sonuna kadar bile dayanmayıp su geçirmeye başladı.
kısacası tipini beğendiysem, bu özelliklere bu parayı verirdim. iyi ayakkabılar ortalama bu kadar zaten.
0
lil siztah
(03.10.26)
Artık fiyatlar o seviyelerde, beğendiyseniz verilir. Aynı markanın başka bir modelini 7.5k ya aldım ama iade ettim. 9k ya Skechers aldım (eğilmeden giyilebilenlerden).
0
inheritance
(03.10.26)
2018 de benzerini aldim, 3 ayda bukulme yerinden kumaşı yırtıldı çatladı gözlerime inanamadım nasil olur north face diye. Sonra nubuk deri mammut outdoor buldum, hala sağlam duruyor.
0
deepness
(03.10.26)
ben konudan bagimsiz bir sey demeye geldim. eger "ayakkabilar sürekli ayagimda parcalaniyor" diyorsaniz, ki diyorsunuz, bir ortopediste gidip bacak kisaligi, ice ya da disa basma, adim atma bozuklugu gibi durumlara bir baktirmanizi tavsiye ederim. esimin ayakkabilari hep egrilip bükülüyordu, ben ona sürekli ice basiyorsun diyordum ve bana inanmiyordu. 2-3 senenin sonunda doktora gitmeye ikna oldu ve mucizevi sekilde ice basma tanisi aldi :D tabanlik kullanmaya basladigindan beri ayakkabilari yamulmadi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.10.26)
@konusma ben konusuyorım

Bilgilendirme için çok teşekkür ederim hiç düşünmemiştim bunu, kenara not ettim.

Ama benim için ondan kaynaklandığı düşünmüyorum çok. Adidas’ın kullandığım günlük ayakkabıları senelerdir yırtılmadı/patlamadı. Renk olarak çok eskidi tabii ama hala giyiyorum.

Bu outdoor ayakkabılar çok esnemiyor ya, belki ondandır diye düşünüyorum. Günde 8 tane toplu taşıma kullanan birisi olarak ayakkabıları çok fazla yere çarpıyorum mesela.

Ama bi ayakkabıya 8k vereceksem ona dayanıklı olsun bi zahmet yoksa 3-4k lık outdoor ne farkı kalıyor ki
0
🌸klardtt
(03.10.26)
taban farkı olabiliyor. uygun fiyatlı ayakkabıların tabanları istisnasız sert oluyor; tabi sizin için önemli bir kriterse.
0
lil siztah
(04.10.26)
ben asics kullaniyorum ve cok memnunum. fakat bu tarz ayakkabilarin tabani daha cok toprak yol icin tasarlanmis. yani siz eger sehir icinde ve asfaltta kullaniyorsaniz, tabaninin eskimesi, erimesi normal.
3 yildir ayni asicsleri kullaniyorum ben. simdiye kadar bir patlama sorunu olmadi bende. bir de ona bakabilirsiniz.
ayrica ice ya da disa basma, adim atma bozuklugu gibi sorunlar da cok etkiliyor +1
0
65 derece
(05.10.26)
Vibram tabanlı, tamamen arazide tutunmak üzere üretilmiş bir ayakkabıyla şehirdeki ıslak düz zeminlerde buzda yürüyormuş gibi hissedersiniz, inanılmaz kayar, bu yüzden hiç tavsiye etmem. eğer saatlerce yağmura maruz kalmayacaksanız herhangi bir "waterproof" etiketli ayakkabı işinizi fazlasıyla görecektir.
0
thracia
(05.10.26)
(3)

notebooklm kullanım alışkanlığımı gpt projects'de sürdürebilir miyim?

beatbox yapan metalci
1 senedir gemini'ın notebooklm hizmetini kullanıyorum. bir phd adayı olarak aldığım derslerin chapter'larını veya okuyacağım makaleleri pdf olarak yükleyip soru cevap yapıyorum ve çalışmalarıma büyük faydası oluyor. ama fark ettim ki gpt'nin pdf yüklemediğim free versiyonunun bile verdiği cevaplar d
1 senedir gemini'ın notebooklm hizmetini kullanıyorum. bir phd adayı olarak aldığım derslerin chapter'larını veya okuyacağım makaleleri pdf olarak yükleyip soru cevap yapıyorum ve çalışmalarıma büyük faydası oluyor. ama fark ettim ki gpt'nin pdf yüklemediğim free versiyonunun bile verdiği cevaplar daha çok hoşuma gitmeye başladı. pro gemini tatmin etmiyor artık.

chatgpt'nin projects özelliğini kullanarak bu ders çalışma alışkanlığımı sürdürebilir miyim? go planı yeterli mi yoksa plus mı alınmalı? tecrübesi fikri olan var mı?
0
beatbox yapan metalci
(02.10.26)
ben de akademik çalışmalar için kullanıyorum gerektiğinde. chatgpt normalde var olmayan referanslar ve birincil kaynaklar atıyor aralara, aman dikkat. tek tek kontrol etmeniz gerekiyor. ben güvenemediğim için kapalı sistem olarak notebooklm'den devam ediyorum şimdilik.
+1
eileengray
(02.10.26)
gpt çok değişik bişey. bunu iyi manada söylemiyorum. çok çok çok fazla hata yapıyor. geçmişte plus kullandım şu an pro x20 kullanıyorum.

plusta ortalama 5 saatte 1, önemli işlerde ortalama 20 dakka çalıştırabiliyorsdunuz (yani düşünün 5 saatte 1 sıfırlanan limit var ama anında bitiyor. 20 dolarlık kredi 5 dakika gitmedi mesela geşmişte deep research veya sentez çalışması yaptırırken.)onu kaldırdılar artık haftalık limit var. o da çok çabuk bitecektir emin olun.. neyin ne kadar kredi tüketeceği tamamen belirsiz. kullanım limitim varken kredilerimi bile tüketiyor.

mesela 600 küsür benzer edebi şeyleri deep research yaptırıyorum. öyle kitap falan değil, çoğu 1000 karakteri geçmez.. bir araştırma metodu şeması çıkarttım. 10lu batchlar halinde yaptırıyorum. her obje bitince mini test, her 10lu batch tamamlanınca derin test, her 50. tamamlanmada derin test ve bu testler sonucunda hatalrın onarılması vb. bazen kaynak bulamıyor, söylemiyor da, önceki konudan kopyalama yapıyor. çoğu zaman saçma sapan içerikler uyduruyor. aslı astarı olmayan. hem de öyle bir metod ve test şeması çıkardım ki günlerimi harcadım. kalite düşüşü, yalan içerik üretme, kontaminasyon, araştırma adımlarının atlanması. buna rağmen yapıyor.

yani o kadar çok hata yapıyor ki bir daha kesinlikle abonelik almayacağım. astra çok yüksek falan da hikaye.

mesela haftalarca yanlış araştırmalar yaptı, sanırım kendisini de raporluyor. hataları telafi etmek günler sürüyor. sürekli haftalık limit sınırlama veriyor, sürekli haftalık limiit sıfırlama veriyor. geçen 2500 dolar değerinde kredi hediye etti eski paralı abonelierin hepsine. bunların sebebi çok bktan bir şey olmasından geliyor. hayrına vermiyorlar.

gpt kısa süre sonra iflas edecek diye amerikada bazı videolar yayınlandı, yıllardır zarar ediyormuş zaten. bir de reklamlı sisteme geçmesi bunu daha da mantıklı hale getiriyor.

çinliler yeni bir yapay zeka motoru yayınlamış, gptden 4 kat ucuzmuş ismini bilmiyorum ama isterseniz ona bakın. sonuçta elinizdeki pdflere dayalı sorular soracaksınız.
+1
omer460
(02.10.26)
yakın zamanda kıytırık bir literatür özeti için 5-6 farklı kitaptan 10'ar sayfa kadar yükleyip işlemesini istedim. elli kere uyardığım halde verdiğim kaynaklarda olmayan veriler, çıkarımlar falan kullanmış. kaynak göstermeye hiç girmiyorum; hepsini birbiriyle karıştırmış, olmayan sayfa numaraları falan yazmış vd. düzelteyim diye uğraşırken sıfırdan yapacağımdan daha fazla vakit harcadım.
şahsen kesinlikle güvenip de çalışmamı bunun keyfine emanet etmezdim.
+1
lil siztah
(03.10.26)
(10)

bitkisel sakinleştirici, kaygı giderici takviye

televole0
bu aralar bazı durumlardan dolayı yoğun derecede kaygılı, endişeli ve mutsuzum. hiçbir şeyden zevk alamıyorum. zaman zaman ergen düşüncelerim bile oluyor. bir fırsatını bulup bir yerde herkesten uzak bağıra bağıra, hıçkıra hıçkıra ağlasam sanki çok rahatlayacakmışım gibi geliyor.antidepresan kullanm
bu aralar bazı durumlardan dolayı yoğun derecede kaygılı, endişeli ve mutsuzum. hiçbir şeyden zevk alamıyorum. zaman zaman ergen düşüncelerim bile oluyor. bir fırsatını bulup bir yerde herkesten uzak bağıra bağıra, hıçkıra hıçkıra ağlasam sanki çok rahatlayacakmışım gibi geliyor.

antidepresan kullanmak istemiyorum.

bitkisel ne kullanabilirim? öyle papatya çayı falan değil daha etkili bir şeyler? gpt ile konuştuk oral yoldan lavanta yağı veya passiflora tavsiye etti. oral lavanta yağı diye bir şey bulamadım. bu passiflora şurubu kullanan var mı etkisi olur mu?

veya hepsinin dışında bitkisel tavsiyeler alabilirim.
-2
televole0
(02.10.26)
bende gaba ise yariyor. mutlu etmiyor tabi ama kaygiyi azaltiyor, gereksiz seyler dusunmuyorum. tabi sizin kadar yogun hislerim dusuncelerim yok, genel kaygi ve overthinking, mutsuzluk gibi sorunlarima iyi geldi.
0
lemmiwinks
(02.10.26)
- yatmadan bir saat önce magnezyum glisinat
- kaliteli bir B12
- nefes egzersizleri
- mümkün olduğunca spor ve yürüyüş.
-1
orpheus
(02.10.26)
saydığınız bitkisel takviyeler, genelde insanda bir sersemlik de yaratan şeyler. yani bunları alayım, günüme devam edeyim pek olmuyor. ilaca mesafeniz nedendir bilmiyorum ama gerçekten hayatınızı çok kolaylaştıracak; kaygınızı azaltırken günü normal sürdürmenizi sağlayacak ilaçlar ve dozlar mevcut. bir şans vermenizi öneririm, çünkü içinde bulunduğunuz ruh halini çekmenize değmez naçizane fikrimce.
selamet dilerim.

not: chat gpt'den akademik çalışma için faydalanıyorum. bazen öyle dönüşler alıyorum ki, "bu ruh halinden çıkmak için fare zehiri içebilirsin" diyip, sebebini irdelediğinde "ölünce mutsuz hissetmezsin ya, o sebeple önermiştim" minvalinde olabiliyor. lavanta yağının oral olarak kullanılabileceğini ilk kez duydum; hiç aklıma yatmadı.. aman diyim, dikatli olun.
+3
lil siztah
(02.10.26)
Passiflora işe yarar. Ama beklentini yüksek tutma.

Kafayı tam meşgul edip seni bir süre olayların dışına çıkaracak bir hobi edinmek düşünülebilir.
Spor da seratonin ve dopamin hormonlarını tetikler.
0
Mirket
(02.10.26)
bitkisel değil ama cipralex?
-1
elorelia
(02.10.26)
rhodiola
ashwagandha
l-theanine

bu supplementlar bitki kaynaklı; araştırabilirsiniz. solgar’ınkiler iyi ama iyice araştırmadan almayın. etkileri kişiden kişiye değişebilir. bazısı sakinleştirirken bazısı hiperfokus gibi etki ediyor. ytd.
0
eileengray
(02.10.26)
@lil siztah, örnek ilaç ne var mesela etkili yan etkisi az?
-1
🌸televole0
(02.10.26)
Merhaba, ben ilaç kullanmaya başladıktan sonra "neden bu kadar acı çekmişim" diye dertlendim. 9 aydır Esmax kullanıyorum, hiçbir yan etkisini görmedim. Kafam da çok rahat. İyi bir doktora gidip derdinizi anlatırsanız sizin için en uygun dozu ayarlayacaktır. Yukarıda söylendiği gibi passiflora gibi ürünler bazı kişilerde uyuşukluk yaratabiliyor, güne devam etmek zorlaşıyor. Ben ilacı kullanmaya başladıktan sonra 1-2 günü ekstra sakin geçirdim. Ama hiçbir işim gücüm aksamadı. Aksine kafamdaki sesler sustuğu için çok daha verimli çalışıyor, uyuyor ve eğleniyorum.

Not: ilaç ismi sorduğunuz için verdim. Reçetesiz alamazsınız ama yine de hatırlatayım. Kesinlikle doktor kontrolü olmadan kullanmayın. En basitinden doz ayarı bile mühim.
+1
evrim halkasi
(02.10.26)
doktor değilim, bu sebeple ilaç öneremem ama tecrübeli bir psikiyatri hastasıyım.

örneğin bu aralar kafam çok meşgul olduğu için ciddi uyku sorunu çekiyorum. doktorun ilk önerdiği, gece alacağım ilaç (uykuyu kolaylaştıran, antidepresan özellikleri de olan bir ilaç) uykuya dalmamı kolaylaştırsa da, sürekli uyanmama, dolayısıyla kalitesiz uyumama sebep oldu. ikinci verdiği ilaç ise, sabah ayılmamı zorlaştırdı. ancak gün içinde sağlam zihinsel çalışma yapmam gerektiğinden bu da işime gelmedi.
biriken uykusuzluk ve günlük sorunlar sebebiyle gündüzleri -sizin yaşadığınız tarzda- huzursuzluklarım ortaya çıktı bu sefer. ben de doktora, daha önce kullandığım ve yan etkisinin çok az olduğunu bildiğim bir antidepresanı gün içinde kullanmayı teklif ettim. o ise, daha yeni ve zihinsel faaliyetleri daha diri tutan bir başkasını önerdi.

kısacası ilaca mesafeli durmayıp, doktora derdinizi ve ilaç konusundaki kaygılarınızı açıkça anlatırsanız, size uygun bir şey bulursunuz. dediğim gibi ilaç istememenizin nedenini bilmediğimden, kendimce fikrimi belirtiyorum. seçim sizin.
+1
lil siztah
(02.10.26)
Papatya çayı gibi şeyler istememişsin ama tansiyonuna etki eden sinir hastası bir insan olarak tavsiyem herby markasının pembe/mor renkli kutudaki çayı. Stress mi relax mı ne öyle bir adı vardı.

İçine biraz da limon sıkınca hem nabzımı dizginliyor, hem tansiyonumu indiriyor hem başımın zonklamasını durduruyor. Plasebo mlasebo bilmem, yaşadığımı bilirim. Tecrübeyle sabit. Özellikle stokluyorum.

Tipinin biraz feminen olmasına da sinirleniyorum ama yapacak bişey yok.
-1
lazor
(02.10.26)
(9)

uzun ilişki sonrası hk.

homohominilupus
daha önce duyuruda bahsetmiştim. 3-4 yıllık ciddi bir ilişkim bitmişti hala duyuruda duruyor. önceki ilişkimde kız arkadaşım 36,ben 33 yaşında idim. şimdi o ilişkibitince aniden görsel olarak çok beğendiğim biri ile 2 aydır bir ilişkimiz var. aniden gelişti ve duygusal olarak da iyi de uyum sağladık
daha önce duyuruda bahsetmiştim. 3-4 yıllık ciddi bir ilişkim bitmişti hala duyuruda duruyor. önceki ilişkimde kız arkadaşım 36,ben 33 yaşında idim. şimdi o ilişki
bitince aniden görsel olarak çok beğendiğim biri ile 2 aydır bir ilişkimiz var. aniden gelişti ve duygusal olarak da iyi de uyum sağladık ama uzun bir ilişkiden çıktığım için maniple mi oluyorum nelere dikkat etmeliyim hiç bilmiyorum eski alışkanlıklarım değişiyor.

şimdi kız arkadaşım 27 yaşında. yakın yerlerde oturuyoruz, ailesi ile yaşadığı için her zaman rahat buluşamasak da iş çıkışı buluşuyoruz, bazen evden bir şeyler hazırlayıp bana geliyor, birlikte yemek hazırlayıp film izliyoruz, bazen evde filmi ayarlarken bir bakıyorum hemen bir şeyleri toparlamış vs çok pratik ve yardımcı oluyor, haftasonları da gezip birlikte bir şeyler yapıyoruz,bazen tatlı yapıp geliyor bunu düşünmesi bile çok hoşuma gidiyor.

misal ilk yolculuklarımızdan birinde bir şeye sinirlenmiştim tavrımdan dolayı küstüğünü ve uzatacağını düşündüm ( ex tecrübemden dolayı ) sonra öpüp özür diledim , önemli bir şey değildi ben zaten uzatmayı sevmem dedi o da öptü mutlu mesut yolumuza devam ettik , müziğimizi açıp.

ilişkide ikinci haftamız doğum günüme denk gelmişti ve kızın işi de yoktu. o yüzden hiçbir beklentim yoktu ama manevi
olarak gidip en sevdiğim hediyeyi
bulup hazırlamış ki gerçekten aldığım en iyi
hediyeydi.bir de kısıtlı bütçesini
buna harcamasına da üzüldüm tabi.

sonra ilişki başında bazı istemediğim şeyleri söyledim baştan, sonra problem olmasın diye, mesela şunları şu tarz şeyleri
giymeni istemem dedim, o da şu şu konuda haklısın şu konuda yanlışın var deyip haklı bulduğu konularda dediklerimi uygulamaya başladı hemen.

ben hiç böyle şeylere alışkın değildim yaştan dolayı da daha çok zorlanacağımı düşünüyordum ama daha kolay gidiyor her şey, gözden kaçırdığım bir şey mi var ,
kendi kendimi mi manipüle ediyorum acaba diye ara ara düşünmüyor değilim?
-2
homohominilupus
(01.10.26)
maniple ne demek amca?
-9
Purple life
(01.10.26)
yanlış yazmışım, meramım anlaşılmıştır ama.
+4
🌸homohominilupus
(01.10.26)
toksik ilişkiden çıkınca, size insan gibi davranan birini görünce işkillenmişsiniz gibi görünüyor. kendinize dert aramayıp keyfinize bakınız. kısacası no manipileyşın in may opinyın.
+8
lil siztah
(01.10.26)
önceki kız arkadaşımı da kötüleyemem o da emek verdi sonuçta bizim için ama mesela bir şey dikkatimi çekti.
önceki toksik ilişkimde kız arkadaşımla tartışmaya başladığımızda hemen aldığı hediyeyi çıkarıp bak ben senin için ne hazırlıyorum sen ise benimle ne için tartışıyorsun deyip çok suçlu hissettirmişti bana.
ya da evde mutfakta birlikte bir şey yaparken 2 dakika yanından ayrılıp içeri gitsem kızardı ,o mutfağa girdiyse mutfakta hiçbir şey yapmasam bile yanında oturmak zorundaydım resmen.
şimdi kız arkadaşım mutfakta bir şeyler yapıyordu benim yardım edeceğim şey bitti , şimdi ne yapayım dedim sen içeride film vs ayarla ben işim bitince gelirim izleriz dedi. nasıl ya seni mutfakta tek bırakabilir miyim işim bitince dedim şaşkınlıktan:)
0
🌸homohominilupus
(01.10.26)
troll falan mısın bilemedim de yine de cevap yazayım.

yazdıklarında bir gram mantık göremedim kusura bakma. sana laf sokmak vs amaçlı yazmıyorum. ciddiyim. normal şartlar altında mutlu olup gününü geçirmen gerekiyor. erkek olmana rağmen kafanda bir ton anlamsız şey kurmuşsun. 2-3 hafta diyorsun. yiyip için gezip sevişmeniz gerekiyor.

ek olarak yeni görüştüğün kişiye daha 2. haftada "şunu şunu giymeni istemem" demek çok komik bir davranış. ha ilişki-iletişim dinamiğiniz bu çerçevede (mesela muhafazakar tarzda) başladıysa o ayrı. karşı tarafa bu tür davranışlar ilk etapta muhtemelen "tatlı" geliyordur. o yüzden o kadar ılımlı yaklaşmıştır.

mainiplsyonluk bir durum yok. çok fazla düşünmüşsün. keyif almaya odaklan.
+2
neden beni sevmedin
(01.10.26)
ilişkimizin 2. ayı
şunu giyme bunu giy vs bir örnekti herkesin ilişkide bazı beklentileri oluyor ben de bunu tecrübe ettiğim için baştan benim için önemli
şeyleri söyledim onunkileri de dinledim kimseyi değiştirmeye çalışmakla zaman harcamak istemiyorum. bu yüzden önemli gördüğüm şeyleri baştan konuşmak istedim.
-3
🌸homohominilupus
(01.10.26)
daha o kadar yenisiniz ki, cicim ayları. bu duyuruyu eski kız arkadaşınla birlikte olduğun süre kadar birlikte olduğunuzda güncelle.

2 ay ne ya, elbette öyle davranıcak :d
36 yaşında bunu bilmiyor olamazsın
+3
deartheodosia
(02.10.26)
Bahsettiğiniz konular bir manipülasyondan söz etmek için yeterli değil. Manipülasyon sistemli ilerleyen bir şey.

Ancak şunu gözardı etmemek lazım. Kendinizin de söylediği gibi siz uzun bir ilişkiden çıkmış birisiniz ve hala içinizde eski ile yeniyi kıyaslıyorsunuz. Bu yanlış. Bu kıyası yaptığınız sürece bilinçli yapmasanız bile bilinçsiz olarak karşıya bunu hissettireceksiniz. Kimse belli bir noktadan sonra böyle şeylerle uğraşmak istemez. Bilinçli olarak bu tür kıyaslardan şimdiki kız arkadaşınıza söz ediyorsanız bu süreç daha da hızlı ilerler. Eskiyi kafanızda tamamen kapatıp yaşandı bitti klasörüne atmanız hem sizin, hem de ilişkinizin faydasına olur.

Yaşadıklarınız elbette üstünüzde bir etki bırakmıştır, bu tarz kıyaslamalar ister istemez kafanızda canlanır. Bu anormal bir durum değil. Bundan söz etmiyorum. Ancak bu tip şeylerin ideal durumda yeni bir ilişkiye başlamadan çözülmüş olması beklenirdi. Siz de görmüşsünüzdür, yeni bir ilişkiye eskisinden kalan sorularla başlayan kişiler birçok defa ilişkilerini yürütmekte zorlanıyor.
+3
akhenaten
(02.10.26)
36 yaşında olan ben değilim, eski
kız arkadaşım.
-3
🌸homohominilupus
(02.10.26)
(19)

Kira artış tavsiyesi

turk kizi
Oturduğumuz ev 60bin su an, kira artış ayı geldi. Yasal oranla 78 falan oluyo. Apartmanda bi boş daire var üst katımızda, 67ye koymuşlar sahibindene. Sizce bu sekilde daha düsük bi oranda zam önermek makul olur mu? Bana çok fazla anksiyete veriyo bu kira mira işleri. Nasıl yaklaşayım konuya siz söyl
Oturduğumuz ev 60bin su an, kira artış ayı geldi. Yasal oranla 78 falan oluyo. Apartmanda bi boş daire var üst katımızda, 67ye koymuşlar sahibindene. Sizce bu sekilde daha düsük bi oranda zam önermek makul olur mu? Bana çok fazla anksiyete veriyo bu kira mira işleri. Nasıl yaklaşayım konuya siz söyleyin.
0
turk kizi
(01.10.26)
Sizin sözleşmeniz bağlar sizi; işin doğrusu yasal oranda yapmanız.
Bu durumda en mantıklısı oradan çıkıp üst kata geçmeniz olur.
+1
lil siztah
(01.10.26)
makul olmaz, anlaşma anlaşmadır.

tersini düşünelim, üst kat 100bine kiraya koysa ve ev sahibiniz sen 78 diyorsun ama üst kat 100bine veriyor, 78 düşük dese ne karşılık verirdiniz? devletin verdiği oran bu kusura bakma derdiniz :)
+8
galahad reloaded
(01.10.26)
bu pandemi zamanı yapılan %25 zam sınır garabeti tüm dengeleri bozdu. hala etkisi görülüyor. ev sahipleri kirayı artıramayacağız diye en başta çok yüksek fiyatlardan vermeye başladılar. yeni kiracının eski kiracıdan ucuza taşındığı nerede görülmüştür.

siz iyi niyetle ağzını yoklayın. kabul ederse eder etmezse sözleşmedeki oran kadar artırmak durumundasınız
+5
gercekdunya
(01.10.26)
Istedigini teklif etmeyi makul buluyorum. Yeni teklifi kabul edip etmemek de tabii diger tarafin uhdesinde. Kira karsilastirmasi yaparken evin icinin durumuna da dikkat etmek lazim.
+5
osssy
(01.10.26)
diger cevaplar kafayi mi yediniz? bosta kiraya 67ye konulmussa demek ki ederi 67dir, niye durduk yere 78 versin. tasinmak istese masrafi 10 bini gecmez zaten ayni apartman.

ben olsam mevcut ev sahibine 67 derdim, yok derse de usttekine 65 teklif ederdim.

edit: neymis sozlesme ne derse oymus? sozlesme sinirlari belirliyor. iki taraf da anlasirsa istediginiz gibi oynarsiniz kirada
0
aguen
(01.10.26)
yasal oran dediğiniz azami artış. yani ev sahibi max o kadar zam yapabilir demek. ama TR'de bu tabiki ev sahipleri tarafından sonuna kadar kullanılan bir hak olduğu için:) (yargılamıyorum) çoğu kişi tarafından da sanki öyle olması zorunlulukmuş gibi algılanıyor. ev sahibinizle konuşun; benden memnunsanız aynı daire şu fiyata veriliyor, ben de taşınmak istemem sizden memnunum ama üst sınırdan zam yapacaksanız taşınmak zorunda kalırım, siz de yeni insana istediğiniz ücrete verirsiniz siz bilirsiniz minvalinde konuşun. o daire 67 iken 78 e kendi de kiraya verebileceğini düşünüyorsa size çık madem der zaten.
+6
sirkelimon
(01.10.26)
aynı olayı yaşadım, işin doğrusu yasal orandan yapmak falan değil. o en süt sınır, her sene yeniden ev tutuyormuş gibi olmaz, burada daha fazla bir aşım var. düzenli ödeyen biriyseniz teklifinize göre anlaşılır. 65 ideal diyorum ben. saçma bulunacak ama öyle.

sonuçta siz evden çıksanız ve daire en az 2 ay boşta kalsa karşı tarafın zararı daha büyük olacak. 3 ay boş kalsa 65'in de altına düşecek. herkes de bunun farkında aslında. ha hemen kiraya da verebilir ama 78'den asla veremez.

78'de diretirse üstteki evi 65'e tutarım taşınma masrafım da olmaz. yıllık 150 bin lira da cebimde kalır.
+2
Improbable
(01.10.26)
illa zam yapılacak diye bir kaide yok, anlaştığın oran yapabileceği max zamı belirlemiş oluyor. ev sahibine güzelce anlat, insansa zaten 67 yapalım o halde der.
+1
yap desem yapmazsin he
(01.10.26)
Bence de maksimum 65. 67 yazan yer barkod fiyatı değil. Piyasa bu kadar durgunken düzgün bir kiracı oraya 60 teklif verir. Ev sahibi de havada kabul eder. Yok etmez diretirse aylarca bekler, daha fazla zarar eder.
Birçok emlakçının yasal zammı yapamıyoruz, ev sahiplerini ikna ediyoruz açıklamalarını görüyorum. Çünkü içerde oturan daha pahalıya oturmuş oluyor.
Anksiyete yapacağınız bir durum yok. Bu kadar yüksek kira ödüyorsunuz, eliniz güçlü. Belli ki siz çıktığınızda 65'i de bulamayacak.
+1
adivar
(01.10.26)
Yillar once de boyle durumlar oldu aslinda, ev sahipleri kiraci kacmasin diye cok fiyat artirmadi vs, belli ki su anda da yukarida belirtilen cesitli sebeplerden boyle bir doneme girmisiz. Kabul etmek zorunda degil tabii ama siz bir zarflayin kac yapalim vs diye, sonrasinda nasil aksiyon alacaginizi dusunursunuz.
+1
mbond
(01.10.26)
Piyasada dengeler bozuldu ve anlaşmazsa en fazla piyasa fiyatına verebilecek +1

Ek olarak, siz çıkarsanız ev sahibinin düzgün bir kiracı bulamama riski var. Eski kiracıysanız ve ödemelerinizi aksatmıyorsanız, bu senaryoda çoğu ev sahibi çıkmanızı istemez. Her yıl güncel piyasa değerini konuşarak ev sahibimizle anlaşıyoruz bu arada, anlaşabilen çok fazla insan var böyle.

Eski kiracının yeni kiracıdan bu kadar fazla vermesi mantıklı mı yahu? Bazı cevapları ev sahibiniz yazmamıştır umarım :) Anlaşmazsa da taşınmayı düşünürdüm ben olsam.
0
matlii
(01.10.26)
- üstteki evi gör.
- tek bir kere örnek gösterip sor.
- 65’e razı olursa otur. 66 derse yukarıya geç.

Allah düzgün insanlarla karşılaştırsın.
+1
lazor
(01.10.26)
70bin verebilecek 78 de verir.
fakat sıkıntı şu gelecek yıl sizin kira daha fazla artacak.bu yüzden ben bir üst katı emlakçı ile konuşurum. bir üst kata geçerdim. apartman değiştirmek istemiyorsam.
iyi bir pazarlık yapma hakkın doğar. emlakçı parasını almak için 60bile zorlayabilir. fakat eski ev sahibin ile pazarlık yapma şansın olmaz. yapanlar var ama sen yapmadığın için bu durumdasın. bende pazarlık yapmazdım fakat değiştirmektende gocunmazdım.

tabi ki ev değişmişken daha ucuza başka bir istenilen yere de geçilebilir.
bir üst kat 60a tutulursa yılda 250bin faydanız olur. hadi emlakçı taşınma düş ilk yıl 150bin faydanız olur.

sonraki yıllarda her yıl 250 + yüzde 30 faydanız olacak.

zaten 2027 ekimde siz şuan bulunduğunuz evden taşınacaksınız. en güzeli bunu 2026 ekime geçmek daha mantıklı olacaktır.
0
sivri_sinek
(01.10.26)
üstteki daire daha temiz ise 65'e anlaşılabilir. üstelik kira artış dava hakkı 5 yıl ertelenir ve 10 yıl kiracılık hakları yeniden başlar.
+2
orpheus
(01.10.26)
Makul, evet. kabul eder. Emsal ya da enflasyon şeklinde okdir.
+1
gabe h coud
(01.10.26)
tekif edilebilir tabi, yasal artış minimum artış demek değil sonuçta. 70e falan bağlamaya çalışırdım ben olsam
+1
dfn4
(01.10.26)
enflasyondan haberin var mı kiracı kardeş? üsttekinin kirası 150 bin olsa sende 150 mi yapacaktın kirayı peki? 67'den üst katı tut o zaman ne diyelim.
-6
xu
(01.10.26)
benim kiracın olsan o eve geçebilirsin derdim. sonrada yeni kiracı ile yoluma bakardım.
-5
kuzey li
(01.10.26)
Yapıştır geç 65e. Tabi önce evi sahibinle pazarlık da yap. senin için karlı olan neyse o doğru. Kiralar öyle enflasyon oranında falan artmadı bu sene. Ben de hem ev sahibiyim hem kiracıyım. Bu işin piyasası bellidir.
+1
jackyr
(01.10.26)
(4)

Süslü sözlükte bir cevap

lil siztah
İki gün önceydi sanırım, birisi Urfa’daki KPSS skandalıyla ilgili bir soru sormuştu; biri de o gün orada 4 akraba girdikleri sınavda olanları uzun uzun anlatmıştı. Üyeliğim yok, güncel soruların öncesine gitmeyi beceremedim, bulabilecek olan var mı?
İki gün önceydi sanırım, birisi Urfa’daki KPSS skandalıyla ilgili bir soru sormuştu; biri de o gün orada 4 akraba girdikleri sınavda olanları uzun uzun anlatmıştı.
Üyeliğim yok, güncel soruların öncesine gitmeyi beceremedim, bulabilecek olan var mı?
+1
lil siztah
(30.09.26)
www.suslusozluk.com

Linkteki soru ve cevaplari buraya yapistiriyorum;

urfada fazladan süre kullananlar 392 açıklandı ama daha fazlası diyen var ben zamanında girdim lavaboya da gitmedim benimki haksız yere iptal edildi diyen var ben hem geç gittim hem ek süre kullandım iptal olmamış diyen var. toplamda 76 netim var atanmama yetecek ama sıralamalar baştan oynayacak geriye düşme ihtimalim var kişi sayısının 392 olduğuna inanmadığım için cimere şikayette bulundum zaten kadro sayımız100 bile değil yani. tekrar çalışsam mı çalışmasam mı bilemedim avukat süslüler sizce yürütmeyi durdurma kararı çııkınca mı çalışmak mantıklı? yani ösym urfadakileri iptal etse oradakilerin de suçu yok ki ösym kendisi almış öğrencileri.


bu arada eşdeğer sınavı da aşırı haksız buluyorum ödül gibi resmen kime göre neye göre eşdeğer ?

iptal geçti artık bence. avukat değilim. eş değer sınav evet saçma ve haksız ama yapacak da bır şey yok

bu ülkede hiçbir şey plansız olmaz, büyük vurgun döndü bence. i̇lk başta hepimiz normal bi olay gibi düşündük ama öyle değil. her çift yılda bir şeyler dönüyor o kadar mantıksız ki. bir de o sınava nerden bilicez başka birilerinin sokulup sokulmayacağını? belki bu olaylarla hiç alakası olmayanları tekrar sokacaklar. hem şaibeli durum hem 1 ay çalıştılar ek süre sebep ne, ben 1 ayda komple konu bitirirdim. çok sıkıntılı olacak benim de 80 puanlarda tıkılıp kalacak, atanma şansım da düşük ihtimale kaldı. o kadar cahil tipleme var ki aman ne olacak bilmem ne diyen, aynen virgülle atanıyosun ama bosver. gayet iptal olmalıydı onların sınavları, atansalar bile kul hakkıyla atanacaklar

çok haklısın süslüm. zannediyorlar ki herkes 70-80 puanlarla atanıyor kadro sayısı binler falan. hayır yüksek alan insanı bi nebze anlarım da adam 70 puan alıyom dayım belediyeye sokacak polis olacam diyen tipler tekrar sınava mı ya girecez sizin yüzünüzden diyor. bu tiplerden bıktım. o kampüste 7 bin kişinin sınava girdiği söylenirken 392 sayısı trajikomik. sıralamayı kökten değişip oynatacak. ayrıca soruların zorluğu kolaylıpı asla ayarlanamaz insanlar ne çıkacağını bilip ona göre çalıştı 80-90 netler uçuşur yani

"soruları çalma" pratiği esasında kimlere aitmiş anlaşılıyor

O gün oradaydım. Biz sınava normal saatinde (hatta duvardaki ösym saatine göre 3 dk erken) başladık. Dijital saat ve kamera yoktu. Gözetmen sanırım dışarı çıkıp geri geldi tam emin değilim. Ben en arkanın bir önündeydim. Konsantre olmuş türkçe çözüyordum, ön tarafta ne oldu farkında değilim. Aralarda gezip durun durun dediler. Ben süre geçiyor diye panikledim rastgele arka sayfaları açtım neden yaptım bilmiyorum ama coğrafyadaki sınır kapısı sorusunu gördüm. Sınavın saati değişti, biraz bekleyeceğiz haber geldi dediler. Saate baktığımda 10 buçuğa geliyordu ve Türkçede 13.soruyu okumuştum uyarıdan önce. Bakmaya devam ettik tabi bunlar olurken. Sonra dışarıdan biri geldi kitapçıkları kapatın dedi.

Benim aklıma ilk gelen şey bir yerde deprem oldu o yüzden durduk. Birkaç dakika sonra kitapçıkları kapatın diyen adamla bir kadın geldi ve benim arkama yani en arka sıraya oturdu. Kitapçığı kodla ve kontrol et falan dediler. Tam arkamda olduğu için görmedim ama bence açıp bayağı baktı sorulara çünkü sayfa çevirme sesi çok yavaştı. Aynı görevli adam ne kadar bekleyeceğimi belli değil ihtiyacı olan çıkabilir tuvalete dedi. Kalkanlar oldu kimseye müdahale edilmedi. Bakınıyordum, arka çaprazıma doğru bir baktım adam kitapçığın sağ alt kenarını kıvırmış bakıyor. 10:40a doğru ben de gittim. Ve gayet tuvalette sorular konuşuluyordu. Kızın biri tanıyor gibi konuştuğu başka birine mat ile başlamış sorular çok zor şöyle bir soru var falan diye tek çift ve üslü sayı sorusunu söyledi. Şöyle çözülecek falan diye yorum yaptılar. Bir de küme sorusunun cevabını söyledi. Diğeri de noktalama ve sıfat fiilin cevabını söyledi. Benim bu üç sorum da boş, güvenip işaretlemedim yanlış çıkarsa diye. Ama söyledikleri cevaplar doğruymuş.

Ben sınıfa geri döndükten sonra 10-15 kişi geldi. Arkamdaki geç gelen kadın da çıkmış sonradan geldi ama ben tuvalette görmedim. Bilmiyorum belki koridorda başka tuvalet vardır.

Koridorda bizim sınıf ilk kapıydı. 3 akrabam ve kardeşim de aynı okulda girdi. Kardeşimin (erkek) sınıfı aynı koridorda üçüncü kapıydı. O da tuvalete çıkmış ve karşı tarafta soru çözülüyordu sınav devam mı ediyordu anlayamadım dedi. Erkekler tuvaletinden farklı derslerden 12 tane sorunun cevabını duyarak çıkmış. Çoğu da gerçekten kritik ve eleyici sorular. nasılsa bu sınav iptal olur ne kaybederim ki deyip işaretlemiş. Hepsi doğru çıktı.

Benim yaklaşık 70 net yanlış hesaplamadıysam. Sınır kapısı sorunusu ve duyduğum iki mat sorusunu bu boşlukta iyice düşündüm. Üçü de doğru geldi. Aslında çok iyi çalışmıştım ama sınav durunca bir yerde deprem oldu çıkınca çok kötü şeyler duyacağız diye düşünmekten odaklanamadım. Bir de sınav tekrar başlayınca saati anlayamadım zaten analog saat kafamı karıştırıyor. Çıkarken nerde noldu diye sordum gözetmene, bilmiyorum yaptı eliyle. Sınavdan sonraki hafta içi babamın kamuda üst mevkilerde bulunan bir arkadaşı bir ay sonra iki yıllık sınavı varmış üniversitede girenler o sınava sokulabilir hazır olun demiş.

Bizim duruma gelirsek Kardeşim ve akrabalarla (x y z diyeceğim) çıkışta bir araya geldik. Tek araba gitmiştik. Gidip yemek yiyip konuştuk bu durumu.

X'in sınıfında sınav durmamış ama sınıfa sonradan gelenler olmuş. Normal başlayanlar normal bitmiş. Kitapçıklar kapalı dursun çıkmayacaksınız demişler. Sonradan girenler daha geç bitirmiş. Sınavı iptal olmadı.

Y bizimle aynı kattaydı. Normal başlamışlar. 12:35'te ara veriyoruz tuvalete gidebilirsiniz deyip sınıftan çıktı gözetmenler dedi. Çoğu kişi çıkmış ama y çıkmamış. 5 kişi kalmışlar ve sınıfta sorular konuşuldu fısıltıyla, kitapçıkları da açtık baktık dedi. Aramızda en uyanık olan kendisidir zaten. İptal olmadı.

Z'nin sınavı normal yapılmış. Onun katında sınıflar tek tek boşaştılmış. Bizi göremeyince paniklemiş. Polise sormuş. Teknik bir sorun var. Bekle çıkarlar yavaş yavaş boşaltılıyor bina demiş polis. Hiçbir şeyden haberi yoktu. İptal olmadı.

Benimki iptal oldu. Cuma günü aradılar.

Kardeşimi hala aramadılar. Bugün bekliyorduk artık o aradı. İptal edilenler arasında değildin dedi ösym ankara. Neye göre nasıl karar verildi anlamadık.

Bizim düşüncemiz, geç kaldılar denilenleri arasında birilerinin çocuğu vardı. Yolda telefon trafiği oldu ve gidin alacaklar denildi. Çünkü geç kalan binaya gelmeye çalışmaz artık. X'in sınıfına 10:45 gibi bile giren biri olmuş ve daha fazla süre kullandı galiba dedi. Biz bu işin içinde valiliğin de olduğunu, sonradan binaya alınanların en azından birinin ailesinin devreye girdiğini ve ankara tarafından korunduğunu, yanında birkaç kişiyi daha kurtardığın düşünüyoruz kısacası. Urfa'da çoğu kişi de aynı şeyi söyler.

Benim adıma ikinci bir şans oldu. Ben bizi iptal ederler ve men ediliriz diye düşünüyordum. Sınavdan sonra çok pişman oldum çıktığıma ama durdurulunca bin tane şey düşündüm çok panikledim ve çıkma ihtiyacı hissettim. Eş değer sınava iki üniversite arkadaşım daha girecek ve üçümüz de hukuk mezunuyuz. Biri 103 diğeri 90 net yapmış. 90 yapan sınavdan sonraki gün tekrar başlamış çalışmaya, diğerini bilmiyorım ama ben de çalıştım. Bu arada ikisi de hiç sınıftan çıkmamış. Kimseye de tekrar gireceğimizi söyleyemiyoruz. Herhalde bu 392 kişinin içinde de "Allah tarafından ikinci şansla sınanan" hatırlı birileri var. Hiçbir şey normal ve hukuka uygun değil, bundan çok eminim. Ya tüm Türkiye iptal edilecekti ya da biz iki sene bekleyecektik. Adil olan bu. Ama diğer şehirlerde geç kalanları görmezden gelip (usulsüzlükler de oldu belki) ekonomik yükünü üstlenmemek için bu yolu seçtiler.
+4
eja
(30.09.26)
Ben de şok içinde okumuştum, yazan kişi silebilir diye ss almıştım biri kopyalamış neyse ki.
0
ekimoloji
(30.09.26)
@eja, çok teşekkürler <3
kızın başının yanacağını bilmesem sözlükte de olsun isterdim. burada dursun en azından. tam rezillik doğrusu..
0
🌸lil siztah
(30.09.26)
Silmemiş yazan kişi linkte hala duruyor Şu an güncel kopyalayip yapistirdim
0
eja
(30.09.26)
(8)

Hangi tavuk?

sacrilegious
Merhaba,Hangi marka tavuk tüketiyorsunuz? Organikler dışında -çok pahalı oluyor- Güvendiğiniz bir marka var mı acaba? Çocuğuma yedireceğim için bu konuda biraz hassasım. Teşekkürler
Merhaba,
Hangi marka tavuk tüketiyorsunuz? Organikler dışında -çok pahalı oluyor- Güvendiğiniz bir marka var mı acaba? Çocuğuma yedireceğim için bu konuda biraz hassasım.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(30.09.26)
gittigim doktorum, endokrin uzmani, türkiye'de organik de olsa tavuk yeme, demisti.
-5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.09.26)
bolez
0
mikahakkinen
(30.09.26)
bolez +1
0
lil siztah
(30.09.26)
Konuya hassassanız ki ben de öyleyim. Google'a 'Yavaş gelişen tavuk markaları' yazın. Bulunduğunuz bölgede hangisi varsa seçin. İzmir için Bolez markası var. 5M Migroslarda, File Marketlerde ve Bimlerde satılıyor. Organik tavuklar kadar değilse de pahalıdır.
-1
Mirket
(30.09.26)
En iyi tavuk, indirimdeki tavuk.
+3
kizil karga
(30.09.26)
Neden hassassiniz bu konuda? Tavuklara antibiyotik verildigine mi inaniyorsunuz, ya da tavuklarin olmasi gerektiginden daha hizli buyudugune?

Bilimsel olarak herhangi bir organik urunun, sebzelere meyveler dahil buna, diger standart urunlerden daha faydali ve besleyici oldugunun bir ispati yok mesela, bu sadece bir pazarlama stratejisi.

Bir doktor sunu dedi, bu diyetisyen bunu onerdi, bir uzman bilmem neyi dediden ziyaden, bunu diyen insanin referansinin gercek bir bilimsel calismaya mi yoksa kendi oznel cikarimlarina mi dayandigina bakmak lazim.

Sorunuza en iyi cevabi ise, indirimdeki tavuk diyen arkadas vermis. Onun haricinde ise gida guvenligine onem veren, ciddi, gerekli sertifikalara sahip herhangi bir firmadan alabilirsiniz.

Organik tavuk yemedigi icin hasta olan bir kimseyi duymadim keza ben, yalnizca gida guvenligine uymayan tavuk yiyen insanlarin rahatsizlandigini biliyorum. Aksi ornegi elinde olan varsa referansi ile birlikte burada soyleyebilir.
-7
lumpen proletarian
(30.09.26)
Bolez +1
Erpiliç de iyidir.
0
gabe h coud
(30.09.26)
tavuktan hasta olan birini duymadım demek resmen manipülasyon yapmaktır. sen tıp otoritesi misin ki tüm tavuk kaynaklı hastalıklar sana geliyor. en basiti bu sene bayat tavuk kaynaklı kaç kişi zehirlenmiştir bilgisi sende var mı, paylaş o zaman.

ne yazık ki ülkemizde her şey bilgisizce ve ahlaksızca yapıldığı için bitkiye iyi yetişsin diye olmadık tarım ilacı katanlar, sıkışık besleme çiftliklerinde 20 günde civcivi tavuk yapanlar, hayvan fazla et süt versin diye hormon basanlar ile doludur. bu yüzden ülkemizde yediğiniz her şeye dikkat etmek zorundayız.

bu arada siz çocuğu ne kadar koruma altına alsanız da, o yine de dışarıda neidiğü belirsiz tavuk dönerlerden muhakkak yiyecektir. şimdi küçük yaşta ise büyüyünce yiyecektir. bu yüzden köy tavuğu almıyorsanız, markalı herhangi bir ürünü aşırıya kaçmadan tercih edebilirsiniz. kasaplardan açık tavuk almayın, önceden soslanmış açık tavuk hiç almayın. mümkünse hepsi paketli olsun. sos istiyorsanız da o anda soslatın.
+1
gercekdunya
(01.10.26)
(10)

Macbook Air M2

sucguklu mahmut
Macbook Air M2 almayı düşünüyorum ama kasım indirimlerinde fiyatı düşer mi acaba? Beklemeli miyim? Piyasadan haberdar olan, takip eden varsa tavsiye verebilir mi? Mevcutta yıldız ışıltısı ve gri rengi 60 bin tl. Uzay mavisi gibi olanı daha pahalıya satıyorlar. Son altı ayda çok yükselmiş görünüyor.
Macbook Air M2 almayı düşünüyorum ama kasım indirimlerinde fiyatı düşer mi acaba? Beklemeli miyim? Piyasadan haberdar olan, takip eden varsa tavsiye verebilir mi? Mevcutta yıldız ışıltısı ve gri rengi 60 bin tl. Uzay mavisi gibi olanı daha pahalıya satıyorlar. Son altı ayda çok yükselmiş görünüyor. Kararsız kaldım. Fiyat yükselir mi yoksa kasım indirimlerinde bir nebze düşer mi acaba?

Cevaplar için şimdiden teşekkürler.
📊 Yılbaşına kadar Macbook air m2 fiyatları:
Yükselir. %36.4 (4)
İndirime girebilir. %63.6 (7)
0
sucguklu mahmut
(30.09.26)
bunu kimse bilemez. kara cuma beklenebilir belki. ancak amazon'da uygun fiyatlar oluyor; oradan da bi kontrol edersiniz.
yalnız belirteyim ki, düşünürseniz, ikinci elde sıfır makinayı ayarında yarı fiyatına alabilirsiniz. bende iki senelik m3 (sanırım) var, 65'e almıştım. kapağını açmadım; geçen yıl satmaya kalktığımda 30 bile etmez dediler. bence ikinci el işini bir araştırın, güvenilir birinden falan bulursanız direkt alın. çünkü benim gibi laf olsun diye alıp, dosya penceresini beğenmedim, ben bunu kullanmam diye satan çok oluyor.
+1
lil siztah
(30.09.26)
Bu yıl içinde 30küsür bine satıldığına şahit oldum ben bu cihazın. Hatta yanında kulaklık hediyeydi :) şimdide 40küsürlere bulunduğunu gördüm bunu yazarken. m5 air 69bin şuan.
+1
ezkaza
(30.09.26)
@lil siztah İkinci el almayı da düşündüm ama kararsız kaldım. Aldığım ürünün başta etmediğim kronik bir sıkıntısı çıkarsa başıma iş alırım diye korkuyorum açıkçası.

@ezkaza yıl içinde 30 bin civarına varmış ama şu an 59 binden aşağı bulamadım ben. Nereden bakıyorsunuz?
0
🌸sucguklu mahmut
(30.09.26)
diyecek sözüm yok, haklısınız.
ancak m2'ye o parayı vermeyin derim yine de.
+1
lil siztah
(30.09.26)
İner mi çıkar mı bir şey diyemiyorum ancak M2 biraz eski kaldı artık. Çok ucuz bir şey denk gelmedikçe M2 almazdım. Onun yerine indirim kovalayıp M3 ya da M4 alırdım şahsen.

Mutlaka M2 alacaksanız temiz ikinci el denk getirebilirsiniz diye düşünüyorum. Heves edip özellikle MBA alıp kısa süre sonra satmak isteyen çok insan oluyor. Çevrenize haber salsanız sıfıra yakın kondisyonda bir MBA bulursunuz diye düşünüyorum. Belki uygun fiyata M4 bile bulabilirsiniz.
+1
10551037
(01.10.26)
Hocam ne iş yapacaksın bilmiyorum ama bende M1 var üzmüyor daha uzun yıllar da gider gibi ama bende olsam o paraya temiz 2. el M3 veya M4 bakardım.
+1
kuzey li
(01.10.26)
Eski yeni muhabbetlerine takılma silikon işlemci farklı bir mimari amma ve lakin bu cihazda bir iş yapmayı düşünüyorsan, günlük işlerinde kullanmayacaksan o zaman eski yeninin bir anlamı olur. Sonuç olarak al, indirime gireceğini sanmadığımı da ekleyim.

Editing olm makina airmiş pahalı yav
+1
thesomberlain
(01.10.26)
M2 almak isteme sebebim fiyatı yeni çiplere göre uygun olur diyeydi ama neredeyse m4 ile aynı fiyata satılıyor nedense. Temiz bir ikinci el almaya da sıcağım ama trink 30-40-50 vermektense taksitli alma durumu için sıfır ürünlere de bakıyorum. Performansa çok takılmıyorum çünkü günlük ofis ve web için kullanacağım. Ağır işler için Windows oyun pc'm var. Bunu almaktaki amacım taşınabilir hafif bir iş laptopuna ihtiyaç duymam. Mardin'de yaşadığım için ikinci elde çevremde çok seçenek yok ne yazık ki.
0
zenci biskuvi
(02.10.26)
yıl sonuna doğru ciddi bir devalüasyon beklentisi var. dolar ciddi şekilde artabilir. o durumda da fiyatlar epey yükselir bence. bu arada geçen hafta macbook air m5'i abd'den 1400 dolara aldım. m2 için söylediğiniz fiyat aşırı yüksek
+1
faberkastelli
(02.10.26)
Çok yüksek ve garip bir şekilde günden güne yükseliyor. İlk anda almadığıma pişman olursam muhtemelen hiç almamayı tercih edeceğim... :(
0
zenci biskuvi
(02.10.26)
(5)

Miras sorusu

HellKeePer
Amcam geçen yıl vefat etti. Babam dahil toplam 5 kardeş var. Amcam hayattayken noter huzurunda sağlık belgesi ile mirasları tek kardeşe bağışlıyor. Babam ve diğer 3 kardeş mallara tenezzül etmedikleri için mahkeme yoluna gitmiyorlar.Vefatın üzerinden 1 buçuk yıl geçti. Geçen gün şans eseri babamın e
Amcam geçen yıl vefat etti. Babam dahil toplam 5 kardeş var. Amcam hayattayken noter huzurunda sağlık belgesi ile mirasları tek kardeşe bağışlıyor. Babam ve diğer 3 kardeş mallara tenezzül etmedikleri için mahkeme yoluna gitmiyorlar.

Vefatın üzerinden 1 buçuk yıl geçti. Geçen gün şans eseri babamın e-devletini kontrol ederken "VARİS HİZMETLERİ" bölümünde malların hepsinin halen ölen amcamın üzerinde olduğu gördüm.

Soru: Mirasın bağışlandığı kişinin malları kabul etmeme gibi durum söz konusu olabilir mi? Aradan 1 buçuk yıl geçtiği için malların bağış yapılan yeni şahış üzerinde gözükmesi gerekmiyor mu? (4 kardeş arasında iletişim yok)
0
HellKeePer
(30.09.26)
çok bilmemekle beraber, kendi deneyimimizden örnek vereyim anane vefat ettiğinde veraset ilamı yapıldı çocukları arasında hepsi kabul etti ama e devlette ananenin evi hala kendi üzerinde gözüküyordu çünkü tapuda işlem yapmadık, ne zamanki evin geri dönüşüm işlemleri yapıldı vekalet falan olayları sonrası tapuya gidildi ev annemin üzerine paylı olarak geçti.
yani kısacası tapuda işlem yapılmamış olabilir.
+1
eja
(30.09.26)
veraset çıkartmamış olabilirler. çıkartsalar bile intikal vergisini ödeyip üstlerine intikal ettirmemiş olabilirler. yani işlem yapmadan otomatik olarak gözükmez. mesela bizim dededen kalan araziler hala onun babasına ait gözüküyor.
+2
gercekdunya
(30.09.26)
tapuda üzerlerine almamışlardır +1
+1
lil siztah
(30.09.26)
baştan söyleyeyim amcanın eşi anne baba dede nine ve çocuğu torunu yoksa dilediği kişiye mirasını tamamını bırakabilir. güncel örnek kadir inanır.
malların miras bırakılması ayrı bir olay intikal işlemi apayrı bir olay. 30 sene sonra dahi amca gidip üzerine alabilir. muhtemelen borcu harcı vardır intikal yapmıyordur bu sebepten.
belirli bir yaştaki borçluların miras bırakanı olma ihtimaline binaen (haricen) araştırma yapıyoruz. miras kalma durumu tespit edersek intikal işlemlerini alacaklı olarak biz yapabiliyoruz. ve burada yasal bir mirasçılık var aslında. ancak vasiyetname ile bu bertaraf edilmiş. alacaklılar kardeşlere pek bakmıyorlar genel olarak anna baba ve eş durumu inceleniyor.
+1
ground
(30.09.26)
Soruya kısa cevap; Evet mirası kabul etmeme hakkı vardır. Hayır illede tapunun geçmiş olması gerekmez. Tapunun geçmemiş olması ise kendi başına hiçbir şeyi göstermez. (E devletten veraset belgesi sorgulama’ya girip adalet bakanlığını seçerek çıkacak evrakı kontrol etmekte yarar var)

Şimdi uzatalım;

Bağış bu konuda teknik bir terim. Yanlış anlaşılma olmasın diye açalım. Müteveffa amca (adı Ahmet olsun) noterde vasiyetname hazırlatıp tüm malını ölümünden sonra diğer amcaya (adı Mehmet olsun) bıraktığını söylüyor değil mi? [bağış işlemi taraflar sağken tapuda yapılır ve işlem sonucunda aynı tarihte tapu bağışlanan kişiye geçmiş olur]

Eğer rahmetli Ahmet amcanın (yukarıda da yazıldığı gibi) hayatta olan eşi, ana babası veya çocuğu/torunu/alt soyu yoksa, uygun şekilde düzenlenmiş bir vasiyetnameyle her şeyini istediği kişi veya kuruma bırakabilir. Kimse bir şey yapamaz.

Yukarıda yazdığım akrabalardan biri hayatta ise mirasta onların “saklı pay”ı vardır ve vasiyet aksini söylese bile bu Saklı paylarını alabilirler. Fakat kardeşlerin saklı payı yoktur. Dolayısıyla kardeşler mahkeme yoluna gitselerdi bile pay Alamazlardı.

Tapular neden hala rahmetli Ahmet amcada görünüyor? Temel sebebi; kimsenin tapuda intikal işlemi yaptırmamış olması. Kişi öldü diye tapuları otomatik olarak el değiştirmiyor. Mirasçıların tapu müdürlüğüne başvuru yapması, talepte bulunması gerekiyor.

Vasiyetname noterde yapıldığına göre, Ahmet amcanın vefatından sonra noterliğin vasiyetnameyi sulh hukuk mahkemesine göndermesi gerekir. Mahkeme yasal mirasçıları toplar vasiyeti okur, itiraz süreci sonunda, uygunsuz bir durum yoksa vasiyetle miras bırakılan kişi sulh hukuk mahkemesinden Mirasçılık belgesini alır. Sonrasında tapuda intikali ister hemen yapar ister bekler. (Benim dedemin mallarının intikali 15 sene sonra yapıldı. 15 sene dedemin üstüne görüldü)

Babanın ikamet adresi gerçekten oturduğu adres ise, Ahmet amcanın yukarıda saydıklarımdan sağ akrabası yoksa, babana bir tebligat falan gelmediyse; vasiyetname aslında noterde yapılmamış olabilir. Sistemlerini bilmiyorum belki de noterlikten sulh hukuka gönderilmemiş de olabilir. Vasiyet elde yapılmış mahkemeye teslim edilmemiş de olabilir.

Sen babanın e devletini kurcalama kişisel veri zart zurt. Baban e devletini açsın ve varis hizmetlerine değil VERASET BELGESİne girsin. Noterlik ve adalet bakanlığı diye 2 seçenek çıkacak. Hangisine girilince sonuç geliyor?
- Noterlikten sonuç geliyorsa onun detayını göremiyorsun. Noterlik bilgileri tarih yevmiye no falan görünür. O noterliğe başvurup bir suretini isteyebilirsin. Kimin başvuru yaptığını görmüş olursun.
- adalet Bakanlığından sonuç geliyorsa daha iyi. Belgenin kendisini görmüş olursun. Kim başvurmuş neye başvurmuş detaylarıyla öğrenirsin. Bunu ara ara kontrol etmekte yarar var. Çünkü farklı mahkemelerden farklı Mirasçılık belgeleri çıkabiliyor. Sonuncu çıkınca eskiler görünmüyor. O belge vasiyetname ile ilgili olabilir. Baban vasiyete göre mirasçı olmasa bile yasal mirasçı olarak adı geçiyorsa babanın sisteminde de görünüyor bu kararlar.

Ben buraya bakarak net bilgiye ulaşabileceğini düşünüyorum. Sonucu benimle de paylaşırsan sevinirim, merak ettim.

Bu arada varis hizmetlerinden mirasçı için açılan hukuk davalarına da bakabilirsin. Detay görünmez ama dava konusunu görmek fikir verir. Ayrıca uyaptan babanın kendisinin dosyalarını da kontrol etmekte yarar var.

Son olarak alakasız bir tavsiye; UETS (elektronik tebligat) sistemini inceleyin ve gerekli kontrolü sağlayabileceğinizi düşünüyorsanız kendiniz ve özellikle büyükleriniz için üyelik açın.
+1
lazor
(01.10.26)
(11)

kalp doktoruna gitmeli miyim..

iwillsee
yurtdışındayken geçmeyen sol göğüs ağrısı şikayetim vardı sol koluma vuruyordu ve hareketle artıyordu. ben de endişelendim ve bu aprıların şiddetlendiği bir gün acile gittim bir sorun yok ama kolestrol değerlerin aşırı yüksek doktora git tedavi vs verir dediler. gp de yanına bir kaç kez çağırdı ama
yurtdışındayken geçmeyen sol göğüs ağrısı şikayetim vardı sol koluma vuruyordu ve hareketle artıyordu. ben de endişelendim ve bu aprıların şiddetlendiği bir gün acile gittim bir sorun yok ama kolestrol değerlerin aşırı yüksek doktora git tedavi vs verir dediler. gp de yanına bir kaç kez çağırdı ama işlerim çok yoğundu gidemedim. şimdi türkiyeye döndüm. bu şikayetler ara ara oluyor çarpıntı da oluyor. ama türkiyede doktora gitmeye çekiniyorum açıkçası.. doktorlar buna mı geldin bir şeyin yok neden geldin ki vs gibilerinden tepki veriyorar bazen en azından. ben öyleleri ile karşılaştım. yaşım 40. bu tarz bir konuşma beni rahatsız edeceği için gitmeye çekiniyorum. gitmeli miyim. gerek yok mu.. türkiyedeki aile hekimi kesinlikle sallamıyor böyle şeyleri daha önce de oldu aile hekimine gittiğimde daha gençsin sana öyle geliyordur vs diye yolladı beni geri. kalp doktoruna gidersem de ne demelyim? yine yaşın genç bir şey yoktur vs diye geri yollarlarsa boşa mı gitmiş olurum
0
iwillsee
(30.09.26)
Bir kardiyoloğa git, üçüncü kata çıkarken, ikinci katta dinlenmem gerekiyor de.
Gerçekte böyle bir şey yoksa, ben olsam gitmem ama senin içine kurt düşmüş bir kere. Gitmende fayda var.

Ek: Doktora gitmeden önce bir hafta tansiyonunu ölçüp kaydetmende, konusu geçince doktora söylemende de fayda var. Hatta yaş da 40 olmuş madem. Bir tansiyon aleti edin. Evde bulunsun.
+1
Mirket
(30.09.26)
Öncelikle yüksek kolesterol için başvurun. Onlar sizi yönlendirir. Ailenizde kalp rahatsızlığı geçmişi varsa bilhassa ihmale gelmez.
+2
auroraaurora
(30.09.26)
öncelikle aile hekimlik bir durumunuz yok. kolestrol değerlerinizi yüksekse, dahiliye bölümüne gitmelisiniz. kardiyoloji zaten rutin olarak ekg çekiyor daha muayeneye girmeden. duruma göre eko, efor falan da istiyorlar. şikayetiniz neyse onu söyleyin; çok ekstrem bir tip yoksa karşınızda, bunun için mi geldin falan demez.

bende kronik bişeyler olduğu için sıklıkla doktora gidiyorum. şu yaşıma kadar yalnız bir keresinde bir beyin cerrahı rahatsızlığımı hafif bulduğu için sanırım, teşhisi söyleyip gülerek "korkma, bundan ölmezsin" demişti. hayatın her yerinde empati becerisi zayıf ya da kötü espri yapan insanlar olabiliyor; doktorlar da farklı değil işte. sırf kuruntularınız yüzünden ciddi sonuçlanacak işaretleri hafife alıp doktora gitmemezlik etmeyin derim. geçmiş olsun.
0
lil siztah
(30.09.26)
Kalp değilse boyun fıtığı başlangıcı olabilir.
+1
HellKeePer
(30.09.26)
kesinlikle kardiyolojiye görünün. kolesterol yüksekliği varsa mutlaka ekg-efor yapıp bir de boyun damarlarınızda herhangi bir birikme var mı diye ultrasonla bakarlar. eğer şüpheli bir konu varsa tetkikler ilerletilir. 40 yaşında kardiyoloji kontrolü önemlidir, hele de kolesterol yüksekliği varsa.
+2
awlmi
(30.09.26)
direkt kalp hastaneleri var, birisine giderseniz kimse neden geldin demez. en kötü çarpıntım oldu dersiniz, acilden girersiniz.
0
galahad reloaded
(30.09.26)
doktorların öyle demeye hakları yok, derlersede direk şikayet edin, kendisinede çıkışın mümkünse, ne demek ya insan şüphelenirse doktora gider, doktor fiziksel veya ileri tetkikleri yapar ona göre tedavi verir ya da vermez.
cimer gerçekten işe yarıyor bu konuda hiç çekinceniz olmasın, millet ortalıkta peynir ekmek gibi kalp krizinden ölüyor, ailede kalp rahatsızlığı varsa gitmek için yaşınız uygun. ayrıca şikeyetinizde var keza şikayetiniz olmasa bile gidin gösterin doktorların hasta seçmeye veya boşa gelmişsin deme hakları yok. ne özeli ne devleti fark etmez.
ihmal etmeyin doktora gidin.
-1
eja
(30.09.26)
öyle diyeceklerini sanmıyorum. ben 15'imde çarpıntım ve ağrım oluyor diye gitmiştim ve mitral kapak prolapsusu teşhisi almıştım. gayet ciddiye almıştı doktor, gençsin sana öyle geliyordur demedi. ekg çekildi, efor ve holter testleri yapıldı. 18'ime kadar 6 ayda 1 kontrole çağırdı. sonra yılda 1, 2 yılda 1 oldu. bayadır gidemedim.

siz mutlaka doktora gidin.
+1
art cat chocolate
(30.09.26)
Doktor tarafından ciddiyetsiz bulunmak ve geri gönderilmek endişesi mahcubiyetin hangi seviyesidir allasen? Kola vuran göğüs ağrısıyla doktora gitme gereği duymak ne kadar olağan bir şeyse doktorun muhtemel tavrından çekinmek bir o kadar tuhaf.
+1
beyfendi
(30.09.26)
40 yaş türkiye de kalp için riskin başladığı bir yaş ve sen hala öyle der mi falan diye saçmalıyorsun.bahsettiğin durumlar bambaşka bir sebepte olabilir ama özellikle ailende kalp hikayeleri varsa bütün işini gücünü bırak direk hastaneye git.dahiliye ve kardiyoloji ziyaretini yap.imkanın varsa özelde doğru düzgün bir hastaneye,yoksa devletin harika kalp hastaneleri var,aşırı profesyyoneller.ilk adımını at ,kan tahlillerini ver.bu işin şakası yok.iki kalp krizi,5 stentten bildiriyorum.
+1
duptıs
(30.09.26)
Önce kardiyolojiye git. Hiçbir düzgün doktor neden geldin demez.
Zaten tahlil, test yapmak için bahane arıyorlar.
Kolestrol değerlerini de diğer veriler ve göstergeler ile beraber değerlendiriyorlar.
0
burfak
(01.10.26)
(12)

Biriyle tanışma

denizkenarısandalye
Diyelim ki biri var her gün belli bi yerde karşılaşıyorsunuz. İş yeri mola alanı gibi. Büyük bi yer olduğu için ve ortak çalışma alanımız olmadığı için iş ile ilgili temasımın olmadığı biri. Olmayacak da. Sadece aynı saatte aynı yerde bulunuyoruz. Ben k, karşı tarafı beğeniyorum. Bana kalırsa dış gö
Diyelim ki biri var her gün belli bi yerde karşılaşıyorsunuz. İş yeri mola alanı gibi. Büyük bi yer olduğu için ve ortak çalışma alanımız olmadığı için iş ile ilgili temasımın olmadığı biri. Olmayacak da. Sadece aynı saatte aynı yerde bulunuyoruz. Ben k, karşı tarafı beğeniyorum. Bana kalırsa dış görünüş olarak çok hoş biri. Diğerlerinin de rahatlıkla yakışıklı diyebileceği biri. Ben bi bahaneyle tanışmayı düşündüm ama girişemedim bi türlü çünkü kendime bi tık fazla buluyorum :) daha önce bi tane bu “yakışıklılıkta” sevgilim olmuştu. Ben 6-7 isem o 9 diyelim. İşler tabi böyle yürümüyor ama böyle düşünüyor olmam bile beni geride tutuyor. Bu birinci sebep. İkincisi bu kişi de beni hep görüyor demek ki fark etmiyor veya ilgisi yok diye düşünüyorum şimdiye kadar bi etkileşim olurdu. Böyle düşününce boş yere adım atmak istemedim. Sonra karşılaşmaya devam edicez işler kötü giderse sorun olur. Sadece dış görünüş üzerinden değerlendiriyorum tanışınca işler değişebilir ama bu da önemli bi kısım bence. Bu kendimi geri tutmam için yeterli mi sebep mi? Siz olsanız?
-2
denizkenarısandalye
(30.09.26)
ben kendimden üst seviye gördüğüm birine asla adım atmam :d hoşlanmam bile, tipini beğenmekle kalırım

reddedilirseniz sorun olacaksa hiç bulaşmaya gerek yok bence
0
art cat chocolate
(30.09.26)
dış görünüş üzerinden beğenme bence çok mantıklı bir şey. pek çok açıdan bunda bir şey yok.. tabi ki tamamlayıcı unsurlar da önemlionları da tanıdıkça anlarsınız. bence sizin buradaki asıl sorun karşı tarafından dış görünüş açısından avantajlı olması değil..senin farkında olmaması, tanışmıyor oluşunuz, ortak bir olayınızın olmaması vs. seni gördüğü halde herhangi bir yakınlık tanışma vs göstermediyse bu da hayra alamet değil. bir kez şans vermek adına ortak tanıdık vs varsa en azından bir etkileşim başlatılabilri ama karşı taraftan atak gelemzse kesinlikle geri dur sakın ilk adımları ilerlemeleri sen yapma.
0
iwillsee
(30.09.26)
Sevgilisi var onun
0
benaslindayohum
(30.09.26)
Yokmuş :)
-1
🌸denizkenarısandalye
(30.09.26)
İyi huylu ve aklı başında kadınlar bu kadar rümine, bu kadar çekingen, bu kadar kılı kırk yaran bir durumda oldukları sürece, işi gücü kariyeri , tipi , fiziği , karakteri pırlanta gibi olan erkekleri, şeffaf askılı leopar desenli kıyafetleri ve ağzında slim sigaralarıyla karakteri beş para etmez aşifteler kapıp geçecek. Siz de böööyle arkadalarından bu güzelim çocuğun böyle low bir kadınla ne işi olur diye düşünüp duracaksınız.

Ego yapma, git ilgini belli et, yavaş yada hızlı mutlaka bir geri dönüş alırsın karşılığı varsa. Abartmaya gerek yok, seni beğenmez ise yada ilişkiye açık değilse infilak etmiyorsun sonuçta.
+1
loch ness
(30.09.26)
İlla romantik sebeple adım atmanız gerekmiyor ki, gayet sosyal bir sebeple de tanışabilirsiniz. Top ona geçer. Hala yanaşmıyorsa ilgilenmiyor der geçersiniz. Mola yerinde ne sebeple bulunuyorsunuz mesela? O ortama uygun bir şeylerden bahsedin. İlla ki orada bulunan insanlarla iletişime geçiyorsunuzdur, o da onlardan biri.
+1
akhenaten
(30.09.26)
şahsen bana aylarca gayet öküz gibi bakan biriyle sosyal sebeple tanıştım ve karşı bir daha selam dahi vermedi. böylece konu ben yazıyormuşuma döndüğü gibi, sürekli aynı ortamda bulunmamız sebebiyle b*k gibi hissetmeme sebep oldu. bu benim muhatap olduğum tipin acayipliğiyle de yakından ilişkili ama böyle ihtimaller de var yani..
kısacası, ışık yoksa, hiç önermiyorum.
+2
lil siztah
(30.09.26)
iscisin sen isci kal.
0
KafayıYedimAbi
(30.09.26)
kimin neyi niye sevdiği belli olmaz. sizin skala 7-9 sa gene çok iyi. ben şu an biriyle yazışıyorum. tip olarak

ben 3
o 9

kiz manken gibi. bana cantasini bile tasitmaz diyecegim uzaklikta ama bi sekilde match olduk ve sohbet ediyoruz. kisa cevaplar veriyor çok beklentim yok ama hayat ne getirir belli olmaz.

kesin fakedir editi: fake olamaz cunku verified profil.

tabi seninkiyle farkli durumlar farklı. ikimiz de arayistayiz benim profil mesajimi, hayat görüşümü begenmis, kiz yabanci vs..

o yüzden cekinme git yakinlas, kendini tanitmaya calis. zincirlerinden başka kaybedecek neyin var?
0
dokunmakalbime
(30.09.26)
ben de 7-8 varimdir. hic riske atma, bana yuru bence haha.
-1
banach
(30.09.26)
Neden benimle değil,onunla sevgili olmak istiyorsunuz saygıdeğer hanfendi? o da ben de tanımadığınız iki bey neticede.fark onla birkaç kere karşılaşmanız ve görünümünün dikkatinizi çekmesi.sadece dış görünüşü hoş olduğu için mi ? Acaba aklınızda ona uygun olduğunu düşündüğünüz bir ruh ve kişilik de giydirdiniz mi çoktan? Bunlar eros un zehirli okları,dikkat edin,aklınızı başınıza alın.en kötü " hava da bugün ne yağmur yaptı haa" gibi bişey dersiniz,yanyanaysanız, konuşma tavrına göre zaten herşey ortaya çıkar. Bu kadar düşünmeye gerek yok yani.
+1
denizciman
(30.09.26)
Kadın olarak sana ilgisi olup olmadığını anlarsın, kalabalık ortamda, işyerinde birinin bana ilgisi olup olmadığını anlıyorum. Erkekler o kadar karmaşık değil bence. Hoşlanıyorlarsa yaklaşıyor ya da bir şekilde belli ediyorlar. Benim hep öyle olmuştur.
Ben de kendimi tc standartlarında 6/7 bandında görüyorum eğer enerji olarak benden hoşlandığını anlamadıysam 9 luk bi adama yanaşmazdım. İlginin denk olması önemli benim için
+1
kestane gürgen palamut
(01.10.26)
(6)

Aralık ayında hangi Avrupa şehri? (Salzburg - Atina veya başka bir şehir)

put it in your appropriate place
Tarih muhtemelen 7 Aralık haftası olacak. Geçenlerde Salzburg'a diye yükseldim. Bugün de lan bir komşuya mı gidip, hal hatır sorsam, nasıl olur diye aklımdan geçtim.3 gece kalırım diye düşünüyorum. Tarih marih, kendine ait içki kültürü, dümdüz yürüsem öncelik, öyle takılsam. Başka bir şey aramıyorum
Tarih muhtemelen 7 Aralık haftası olacak. Geçenlerde Salzburg'a diye yükseldim. Bugün de lan bir komşuya mı gidip, hal hatır sorsam, nasıl olur diye aklımdan geçtim.

3 gece kalırım diye düşünüyorum. Tarih marih, kendine ait içki kültürü, dümdüz yürüsem öncelik, öyle takılsam. Başka bir şey aramıyorum. Nereye gideyim?
0
put it in your appropriate place
(29.09.26)
soguk hava sevseniz bile avusturya'yi aralik'ta tavsiye etmem. uyusursunuz. gezmek mümkün olmaz. mayis ayinda gelin salzburg'a. mis gibi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.09.26)
ben bu tür keyfe keder planlamaları, bir konser veya opera falan bulup, ona bağlayarak yapmayı seviyorum. aralık ortasında ben de atina ya da prag düşünüyorum. ikisinde de benzer programlar var. atina daha kolay, prag da alışveriş açısından daha zevkli geliyor. ben henüz ciddi bakmadım ama dönüş bileti fiyatları maçın sonucunu belirler diye düşünüyorum.
0
lil siztah
(29.09.26)
aralikta noel pazarina gidilir. yani salzburg.
-1
Purple life
(29.09.26)
bükreş, cluj, sibiu. bükreşe ve cluja istanbuldan direkt uçuş var. timişoara tarzım değil ona da direkt uçuş var ama yazmıyorum. aralık başı buralar soğuk olabilir ama eğlencelidir. özellikle cluj ve bükreş gece hayatı hareketlidir de.
0
rain when i die
(30.09.26)
atina'yı salla
0
HellKeePer
(30.09.26)
thy güney avrupa kampanyası var, ispanya, portekiz, italya uygun biletler var.
+1
kveldulv
(30.09.26)
(4)

2 yaş çocuk için barbie evi ya da ne?

eurhka
2 yaşına giren yeğenim için havalı bir oyuncak almak istiyorum.barbie evi olur ama internetten baktığım barbie evleri çok ucuz ve kalitesiz duruyor.alıp memnun kalan ya da farklı hediye önerisi olan çıkar mı?şöyle bi şey buldum güzel duruyor ama aksesuar hariç olduğu için çok pahalıya geliyor.https:
2 yaşına giren yeğenim için havalı bir oyuncak almak istiyorum.
barbie evi olur ama internetten baktığım barbie evleri çok ucuz ve kalitesiz duruyor.
alıp memnun kalan ya da farklı hediye önerisi olan çıkar mı?

şöyle bi şey buldum güzel duruyor ama aksesuar hariç olduğu için çok pahalıya geliyor.
www.zara.com

teşekkürler.
0
eurhka
(29.09.26)
www.amazon.com.tr

Kızıma Malibu evini almıştık.
+2
la traviata
(29.09.26)
kız cocuk için her zaman barbie hediyesi favorimdir. Barbie arabası da alabilirsiniz belki. Kız çocukları da arabayla oynamalı ki ileride arabayı rahat kullansınlar.

www.amazon.com.tr


Bir de bebekle kombinledin mi hoş olabilir.
0
kuzey li
(29.09.26)
eğer sürpriz olarak düşünmüyorsanız, önce anneye sormakta fayda var; çünkü bu evler bayaa yer kaplıyor. benim de yeğenim 2 yaşında ve barbilerin veya küçük parçaların kıymetini pek anlamıyor henüz. bence 3-4 yaş gibi böyle şeylere çok daha düşkün oldukları dönemde bu hediye daha iyi gidebilir. 4 yaşımda barbie evi için adam kesebilirdim yani..
yer sorunu yoksa, alternatif olarak mutfak tezgahı da düşünebilirsiniz.
www.rozitoys.com
0
lil siztah
(29.09.26)
Malibu evi + barbie seyahatte oyuncak seti aldım.
Teşekkürler herkese.
+2
🌸eurhka
(29.09.26)
(7)

acik ofiste kendi kendine konusan is arkadasi

make a wish
ofiste 7 kisiyiz, zaten yeterince kaos var ve benim tam karsimdaki kisi butun gun kendi kendine konusuyor. mesela mail yazarken yazdigi seyi miril miril soyleyerek yaziyor. ya da bir seye sinirlenirse aniden bagiriyor. ofisteki ilk gunlerimde irkilerek saskinlik icinde ne oldu diye soruyordum, birka
ofiste 7 kisiyiz, zaten yeterince kaos var ve benim tam karsimdaki kisi butun gun kendi kendine konusuyor. mesela mail yazarken yazdigi seyi miril miril soyleyerek yaziyor. ya da bir seye sinirlenirse aniden bagiriyor. ofisteki ilk gunlerimde irkilerek saskinlik icinde ne oldu diye soruyordum, birkac gun sonra anladim ki sacma sapan seylere asiri sinirleniyor ve buyuk tepkiler veriyor. ornegin birisi ona mail atmis ve bir fatura numarasi sormus, "ben nerden bileyim be!!! muhasebe mi burasi!! elli kere soyledim bunu bana sorma diye!!! yeter artik ya, sizinle mi ugrasicam ben aksama kadar" seklinde baslayip yaklasik 2-3 dk soylenmeye devam ediyor.

ya da biriyle teams'te yazisirken kafasinin icindeki sesleri duyuyoruz. ornegin:
"hmm mmm hmm seklinde yapabilir miyiz" (gelen mesaji okuyor)
"yapamayiz, bu simdi mi soylenir" (sesli dusunuyor)
"maale-sef bu asa-mada hmmm mmm ol-dugu icin hmmm yapa-miyoruz" (cevap yaziyor)
"bi dahakine boyle seyleri zamaninda sormayi ogrenirsin, hadi simdi kolay gelsin"

kendisine sadece bir kere, cok nazik bir dille, konsantre olmakta cok zorlandigimi soyledim. o da bana "ben de bu sekilde konsantre olabiliyorum, kusura bakma" dedi.

ofiste kimse bu durumdan benim kadar rahatsiz degil. sanirim alismislar, hicbir tepki vermiyorlar. hatta sakaya vuruyorlar "o kendi kendine konusur ehehe". aniden bagirmalardan bile etkilenmiyorlar. bense durumdan o kadar rahatsizim ki butun gun kulaklikla oturuyorum, arka plandaki ugultuyu bastirabilmek icin muzik dinliyorum. mesai bittiginde dayak yemis gibi cikiyorum ofisten.

bu durum normal mi? ofisinizde var mi boyle insanlar? bana bi akil verin ne yapayim?
+2
make a wish
(28.09.26)
aynı şekilde taklit et. kısasa kısas
+1
jelly bear
(28.09.26)
malesef açık ofis böyle bir şey günde 7-8 saatimizi bir yerde geçirince ciddiyet maskesini de takmakta zorlanıyoruz. ben de bir devlet dairesinde bir odada 6 kişiyle oturuyordum.

odadaki 2 kişi direkt kokuyordu, kokanlardan biri direkt pisliğini de dışarı vuruyor arada osuruyor geğiriyordu falan, masasını pislik götürüyordu. sürekli de telefonla basbas bağırarak konuşuyordu ve konuştuğunda kimse iş yapamıyordu.

biri ise sinirlendiğinde direkt dışarı vuruyordu sürekli bırbırbırbır kafa ütülüyordu.

uğraştım ettim odamı değiştirdim, artık ufacık bir odada 4 kişi ile birlikteyim biri sürekli kendi kendine konuşuyor, diğeri bilgisayardan müzik açıyor gıygıygıy keman vesaire bıktım diğeri de çok dağınık sağa sola yığdığı evraklardan masama zor gidiyorum.

özetle son derece normal bir ortam bence.
+2
denizgonen
(28.09.26)
klimayı, hava şartlarını, havasızlığı vs bahane ederek yerini değiştirmeye çalış.
+1
HellKeePer
(28.09.26)
Kendisi rahatsızlık veriyor gibi görünebilir ama " işiyle ilgili " sinirlenen biri , sanırım işinde daha iyi olmaya çalışan biridir.
Çevresindekiler işinde dikkat , özen hususunda ortalamanın altında ise bu sinirini daha da arttırıyor olabilir.
Zaten iş yerinde kaos olduğunu söylüyorsunuz.
Normalde 7 kişinin olduğu yerde görev tanımı ve yetkiler belliyse kaos olmaz düzen olur. İş yerinde üst olan kimse onunda kaosta payı vardır.

İşi , adeta gösterildiği ilk haliyle çok düşünmeden, yorumlamadan kapalı şekilde adeta koyun gibi yapmak yerine şüpheci ve sezgisel yaklaşan biri diye düşünüyorum o kişi hakkında .
Sonuçta içinde işle ilgili ne varsa
dışarıya da (mırıldanmalarında olduğu gibi) o sızıyor.

Aynı işi farklı zamanlarda bir kaç kişi yaptığında kaos çıkar.
Herkes düzenli yapsa bile birisi dikkat eksikliği ya da işin kendisinden habersiz usule uymadan yapsa yine kaos çıkar.
Aynı işi aynı anda 4-5 kaç kişi yaptığında yine kaos çıkar. Şöyle ki o iş , bir zaman sonra diğerlerine göre işi daha iyi yapan birinin üstüne kalır.

Geçmişte bazı yaşadığım bir örneklerden,
Elinden telefon düşmeyen (tiktoktan çıkmayan , kısa videolarla adeta beyni sulanmış ) işle zerre ilgisi olmayan kimseler de tanıdım.
Bazen (ellerinde telefon varken )
- bugün ayın kaçı ? diyerek tarih
veya saat soruyorlar etrafındakilere .
Gel de çıldırma .
Sanki telefonda android OSun, içinde tarih saat uygulaması olmayan özel sürümünü kullanıyorlar.
Bir diğeri alış veriş sitelerinden çıkmaz.
Bir diğeri kafayı çay / kahve (yanında muhakkak çikolata olmalı) içmekle bozmuştur.
Bir kaç kişi her daim standart olarak borçludur bir yerlere.
Bir diğeri , herkesle menfaat yönlü olarak iyi geçinir ve belli bir duruşu olmaz .
Bir diğerine yapması gereken işi öğretirsin not almaz. Güya hafızasına güvenir ama unutur bir kaç güne aynı meseleyi tekrar sorar.

Böyle şeyleri topladığımızda aslında çalışmıyoruz. Ama bir şekilde aynı iş yerinde toplanmışız. Birbirimize karşı faydasız iş arkadaşı olmuşuz ki zaman için ayrılmalar, yer değiştirmeler söz konusu olduğunda telefon rehberinden silinecek kadar da uzağız birbirimizden.
-1
diyecevaplandı
(28.09.26)
hareketlerinin benzerlerini yap odağı falan kalmaz.

Birde bacağını titrek sürekli sonrada kanka ben koyle çalışabiliyorum yoksa odaklamam de.

Saka değil mühtiş dağıtır dikkatini.
0
kuzey li
(28.09.26)
Allah kurtarsın, bence çok sinir bozucu bir durum.
çok güzel gürültü engelleme özellikli kulaklıklar var, onlardan önermekten başka çare göremiyorum. İşini iyi yapıyor demek ki diye romantik romantik konuşulmuş ama çekmeyen bilmez..
+3
lil siztah
(28.09.26)
ofiste senin gibi rahatsız olmayan biriyle masaları yer değiştir ama bunu yönetimle konuşarak talep et. hatta mail at ki ellerinde yazılı bir şey olsun. yarın öbür gün istediğin şey yapılmadığı için performansın düşerse seni direkt suçlayamazlar.
adamın yaptıklarının aynını yapmak onu rahatsız etmeyeceği gibi seni daha da sinir hastası eder. ayrıca çok gereksiz bir davranış. rahatsız oluyorum o zaman ben de rahatsız edeyim e haklıyken haksız konuma düşmek bu ve hatta çocukça bir davranış. inat ile yapılan bir davranışa ben olsam karşılık olarak "aa kardeş anlamamışım pardon" demem. o da demeyecektir.
+3
neira
(29.09.26)
(5)

Yarınki İstanbul hava durumuna göre nasıl giyineceğiz?

egerbiryolcu
Hepmizin ortak derdi buymuşçasına sorar gibi oldum ama...Bugün ben evde bile çok üşüdüm. Yarın hava bugünden de soğuk gözüküyor ve yine yağışlı olacak. Tasarladigim kombin şu şekilde, siyah boğazlı body, üstüne gri kalınca bir hirka üstüne de mont. Ama emin olamıyorum çok mu pişirir ideal mi olur di
Hepmizin ortak derdi buymuşçasına sorar gibi oldum ama...

Bugün ben evde bile çok üşüdüm. Yarın hava bugünden de soğuk gözüküyor ve yine yağışlı olacak. Tasarladigim kombin şu şekilde, siyah boğazlı body, üstüne gri kalınca bir hirka üstüne de mont. Ama emin olamıyorum çok mu pişirir ideal mi olur diye. Çünkü yaşadığım yer diğer ilçelere göre ekstra daha soguk. Cumartesi günü montla çıktım evden, bakırköy civarına gelince hep elimde tasidim montu.

Kat kat kalın kazak mont hırka giyme dönemine girdik mi kesin olarak:/
0
egerbiryolcu
(27.09.26)
Girmedik henüz.
Üsküdar’da dışarıda tişörtle takıldım bu saate kadar. Yağmurlu hava ekstra nemli olduğundan mont giymek falan Allah muhafaza.. Bu hava, tişört üstüne ince hırka, ele de rüzgarlık/yağmurluk havası benim için.
+1
lil siztah
(27.09.26)
bot/çizme şart oldu. ince uzun kollu üstüne çok da kalın olmayan bir mont giyerim. yanıma da hırka alırım. tüm gün ofiste olacağım zaten, çok aşırı üşümem bence.

şemsiyeleri unutmayalımmm.
0
art cat chocolate
(28.09.26)
en düşük 17 derece diyor. 17 derece 3 kay giyilecek bi hava değil ya. 2 kat yeter. 17 derecede bunlar giyen biri 0 derecede ne giyer hayal edemedim. ben olsam uzun kol üstüne üstüne yine ince bi montumsu bi şey uygun olur.

tabii kişiye bağlı bu çok üşüyen biriyseniz başka.
+3
jelly bear
(28.09.26)
3 kat giymeyeceğim ya :d hırkayı ofiste üşürsem diye yanıma alıyorum. bazen havalansın diye camları açıyoruz, o sırada giyerim.
0
art cat chocolate
(28.09.26)
ben hala tişörtle geziyorum ama arabamda her daim bir yağmurluk vardır.
0
co2s2
(28.09.26)
(3)

eklembacaklı fobisi

isimsiz uye
çok yoğun düzeyde eklembacaklı hayvan fobim var. yaş 31 ama doğuştan beri var. sırf bu yüzden askerliği bile kış aylarına denk getirmeye çalışıyorum. bu duyuruyu açma sebebimse, harry potter serisine başlamak istiyorum ama örümcek sahneleri yüzünden başlayamıyorum. bunun bi tedavisi veya rahatlatıcı
çok yoğun düzeyde eklembacaklı hayvan fobim var. yaş 31 ama doğuştan beri var. sırf bu yüzden askerliği bile kış aylarına denk getirmeye çalışıyorum. bu duyuruyu açma sebebimse, harry potter serisine başlamak istiyorum ama örümcek sahneleri yüzünden başlayamıyorum. bunun bi tedavisi veya rahatlatıcı ilacı vs. yok mu
0
isimsiz uye
(27.09.26)
var tabii ki de buradan ilaç önerecek ya da terapi yapacak değiliz haliyle.
sizin ilacınız psikiyatri uzmanında (swh), geçmiş olsun.
-1
lil siztah
(27.09.26)
Fobilerin tedavisi var.
+3
rock n roll
(27.09.26)
Eklembacaklılar bizden daha dünyalı. 420 milyon yıldır burdalar. Onlara büyük saygı duyuyorum.
Dünyamızın yerlisi onlar. Biz birkaç yüzbin yıldır varız, yani sonradan dünyaya geldik.

Bunu bilmen lazım. Belki onlarda senden korkuyordur kim bilir?

Araknofobin var. Yüzleşerek üstesinden gelirsin. Sıkma canını.
-6
Leonardo~Da~Vinci
(28.09.26)
(4)

Sabunluk arıyorum

kisa
Merhaba duyuru pipılkatı sabun seven bir insanım, lavaboya koymak için bir sabunluk arıyorum. Porselen ya da seramik. Üzeri ızgara gibi olmalı ve alt haznesi olmalı. Yani sabunu koyunca sabun suyun içinde kalmamalı, suyu lavaboya akmamalıvar mıdır onerisi olan
Merhaba duyuru pipıl
katı sabun seven bir insanım, lavaboya koymak için bir sabunluk arıyorum. Porselen ya da seramik. Üzeri ızgara gibi olmalı ve alt haznesi olmalı. Yani sabunu koyunca sabun suyun içinde kalmamalı, suyu lavaboya akmamalı
var mıdır onerisi olan
0
kisa
(27.09.26)
eski bir züccaciye deposu işletmecisi olarak, o versiyonun hiç de hijyenik olmadığını söylemek istiyorum. alttaki hazneyi günlük olarak boşaltıp temizlemezsen balçık gibi bişeye dönüşür.
banane ben istiyorum! diyorsan, hazneli katı sabunluk yazdığında turuncu sitede falan tonla çeşit çıkıyor. ama ille de kullanıcı deneyimi istiyorsan, benden uzak olsun diyorum :D
-1
lil siztah
(27.09.26)
benim bir gizli bildiğim var
(27.09.26)
Banane ben istiyorum :)

Teşekkürler.
Hep sabunluk diye aradım ve plastik ya da dispanser tipi şeyler çıkmıştı.
+3
🌸kisa
(27.09.26)
Teşekkür kısmı iki kişiye tabi
@benim bir gizli...

Yanlış anlaşılmasın
0
🌸kisa
(27.09.26)
(8)

Zihin bulanıklığı?

mikahakkinen
her yerden bir bilgi geliyor. algısal olarak seçip not alıyorum ancak bir sürü karışık bilgi birikiyor. kitaplığıma bakıyorum, okuduğum kitapların çoğunu unutmuşum bile. 40 yaşındayım, zaten bu yaşa kadar odaklanma problemim vardı. bilgiler çoğalınca da kenara koyuyorum ve unutuyorum. yeni bilgiler
her yerden bir bilgi geliyor. algısal olarak seçip not alıyorum ancak bir sürü karışık bilgi birikiyor. kitaplığıma bakıyorum, okuduğum kitapların çoğunu unutmuşum bile. 40 yaşındayım, zaten bu yaşa kadar odaklanma problemim vardı. bilgiler çoğalınca da kenara koyuyorum ve unutuyorum. yeni bilgiler için unutmamız da gerekiyor.

siz nasıl başa çıkıyorsunuz bu durumla?

bir sürü bilgi vb. şey var ama istediğinde hatırlayamıyorum, hepsini düzenli tutmak vb. bir yerden sonra sıkıcı geliyor.
0
mikahakkinen
(27.09.26)
ben bundan sonra defter tutacağım.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.09.26)
Internet bagimliligi,
Instagram bagimliligi

Bunlardir buyuk ihtimalle.
+4
baldur2
(27.09.26)
stres kaynaklı
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.09.26)
ben de kitapların ve filmlerin büyük kısmını unutuyorum ve çok da takılmıyorum. bence esas sorun, en son 30 yıl önce dinlediğim bir şarkının sözlerini halen ezbere bilmek :/
kısacası hayatı zorlaştırmadığı takdirde dert etmemek gerektiği kanaatindeyim.
+1
lil siztah
(27.09.26)
@ baldur2 +1
Sosyal medyanın beğenmediğini kaydırdığın kısacık videolarının günlük hayatımızda yaptığı tahribat bu. Aşırı çabuk sıkılıp başka konuya geçmek istiyoruz, hiçbir şeyi de aklımızda tutma külfetine girmiyoruz.
+2
Mirket
(27.09.26)
seker de beyin sisi, zihin bulanikligi yapiyor. rafine seker tuketimini birakinca zihnim asiri berraklasmisti.
+1
banach
(27.09.26)
Zihin bulanıklığı tam olarak bu değil aslında, zihin bulanıklığı bilgiyi görüp algılayamamakla alakalı. Bazen olur, bir şeyi okur okur algılayamazsınız. Ana diliniz yabancı dil gibi gelir. Neydiniz, ne yapıyordunuz bilemezsiniz falan...

Sizin tarif ettiğiniz şey unutmak ve organizasyon eksiği ile alakalı. Unutmak normal, birçok şey öğrenirken bir kısmını unutmak daha normal.

Sadece daha sistemli notlar tutmalısınız. Yine unutacaksınız ancak en azından daha ulaşılabilir kalacaklar. Tuttuğunuz bir not günün birinde işe yarar hale gelir ve dönüp ona bakarsanız hafızanızda daha iyi yer tutar. Öğrenme böyle bir şey sonuçta, öğrendiğiniz şeyi hatırlamak için kullanmanız da lazım.

Kitapları unutmanız da normal, burada ben de buna benzer bir soru sormuştum. Sonra düşündüm, yazar, kitap eleştirmeni vs. gibi kişiler dahi notlar tutarak okuyor. Neden? Çünkü unutacaklar. Zaman geçtikçe pek az şey kalıyor. Hele o kitap sizi çok etkilemediyse hiçbir şey kalmıyor.

Not tutmak için obsidian diye bir program var onu kullanabilirsiniz. Başta biraz karışık gelebilir, ama çok efektif. Tuttuğunuz notları wikipedi linkleri gibi birbirine bağlıyorsunuz falan... ordan oraya gidebiliyorsunuz.
+4
akhenaten
(28.09.26)
Bende de aynı sorun var. Bu konuda yapmayı düşündüklerim:

1) reels kaydırma gibi boş işler için harcadığım ekran süresini mümkün olduğunca kısaltmak
2) bir şeyler ezberlemek ve düzenli tekrarlamak. Hafızayı zinde tuttuğu bir gerçek, yeni dil öğrenmek ya da bir sınava hazırlanmak yoluyla gideceğim
3) not almak ama dijital ortamda değil. Yakın zamanda hafıza üzerine bir araştırma okudum elle yazı yazmakla beyin arasında farklı bir koordinasyon var, dijital bu kadar canlı hafıza yaratmıyor.

Umarım beceririm
+2
selamun aleykum kitty
(29.09.26)
(7)

Yks koçu gerekli bir şey mi?

yadigar
Oğlan hem özel okula hem dersaneye gidiyor. Güvendiğim bir pdr’ci dostum var. Geçen oğlumla görüştürdüm yks stresi vs. için. Pdr’ci hoca oğlanın psikolojik ve mental durumunu iyi buldu ama dedi ki “mutlaka yks koçu tut! Neye ne kadar çalışması gerektiğini bilip öyle çalışması lazım. Okul ve kurstaki
Oğlan hem özel okula hem dersaneye gidiyor. Güvendiğim bir pdr’ci dostum var. Geçen oğlumla görüştürdüm yks stresi vs. için. Pdr’ci hoca oğlanın psikolojik ve mental durumunu iyi buldu ama dedi ki “mutlaka yks koçu tut! Neye ne kadar çalışması gerektiğini bilip öyle çalışması lazım. Okul ve kurstakiler birebir ilgilenmez… ben konulara aşina olsaydım kendim ilgilenirdim ama biz lgs’lere bakıyoruz. Yks için kimseyi bilmiyorum istanbul’da, sen bir şekilde bul, çok önemli!”

Ben öss’ye hazırlanırken koçumuz, boğamız yoktu. Her konuya eşşek gibi çalışıyordu herkes dershanede. Koç diye bir şey de yoktu. Son yıllarda patladı bu kavram…

Şimdi bu koç gerçekten bu kadar önemli ve gerekli bir şey mi? Öyleyse, nereden bulurum? Çok bir çevrem yok. Oğlanı kıbleye yatırıp elime bıçağı alsam gönderilir mi? Nasıl bulacağız iyi bir koç?
0
yadigar
(27.09.26)
sorun şu ki, o koç da ek çalışma programı verecek ve o halde durum çocuk için bunaltıcı ve eyterebeya diyeceği bir noktaya evrilebilir.

yeğenim üniversite hazırlığı için dersaneye gitmektense koçla çalışmayı tercih etti. ancak son senede okul ayrıca -zorunlu sanırım- bir kurs açtı. şimdi ikisini birarada yürütmekte zorlanıyor ve koçla durum değerlendirmesine gideceğini söylüyor (ilk bir kaç yüze girmeyi hedefleyen bilinçli bir çocuk, bu sebeple yargılarına güveniyorum).

edit: yaygın platformlar var, mesela baykuş gibi. üniversite için örneğin, genelde derece yapmış ve üniversite öğrenciliği devam eden kişileri istihdam ediyorlar. hedefinize göre uygun bi tanesini seçiyorsunuz, öğrenciyle haftalık online görüşme yapıyorlar.
+1
lil siztah
(27.09.26)
Bence gereksiz ama bütün arkadaşları koçtan koça gezecekse sizinki bir eksiklikmiş gibi hissedebilir. Bir deneme sınavı kötü gelse birileri "işte bak koç olsaydı" filan diyebilir.
+2
cosmicstring
(27.09.26)
merhaba,

meslek lisesinde okudum, ve yks 2021'de derece yapıp en yüksek puanlı müh bölümlerinden birisindeyim şu an.
üniversite hazırlık sürecimde ne dershane ne de özel ders imkanım vardı. Elimdeki imkanlar, Aylık belirli bir miktar kitap + youtube idi.

elbette psikolojik destek önemli, birilerinin sizi inanması, destek olması. benim o süreçte etrafımda kimse yoktu valla. Kendi deneyimlerime göre, yapacak olan yapıyor. Kesinlikle gereklilik olduğunu düşünmüyorum ben.

o koç dediğiniz kişiler zaten 300bin sıralamalı ünilerden mezunlar genelde. üniversitede de bırakın ilk bini, ilk 20bin bile çok zor (sayısal). Öyle saf motivasyonla olacak iş değil. disiplin/süreklilik önemli, bu da öğrencinin kendi yapabileceği bir şey.

Ayrıca özel dersler şunlar bunlarda bence çok gereksiz. kütle bölü hacmin, özkütle olduğunu bilmek hiçbir işe yaramıyor. burada birim hacime düşen kütle miktarın maddenin her yerinde aynı olacağı için maddenin karakteristik özelliği olduğu anlamak gerekiyor. Bunu hiçbir hoca/öğretmen yapamaz. Öğrencinin kendisinin emek vererek fark etmesi gerekiyor.

Ben şu an yapsam nasıl yapardım?

-İlk olarak; hedef ve motivasyon. Motivasyon önemli değil demiştim ama arada tazelemek iyi oluyor. Üniversite kampüslerini gezmek, üniversitenin imkanlarına bakmak. Mesela boğaziçinde exchange ile japonyadaki en iyi üniversitelerden biri olan keio'ya gidebilirisiniz, keza abd'de de çok iyi okullarla anlaşmaları var. boğaziçinin erasmus olanaklarını saymıyorum bile.

Okuldaki hocalarda önemli bence. Boğaziçine bakım mesela; bir sürü hocası; caltech, mit, yale'den mezun. ivy League istiyorsa, Türkiye'de bu hocaların referansını alması gerekir.

-Ders kitapları, ve konu anlatımları. Youtube bu konuda derya deniz, ama kendi içeriklerini ücretli satanlarda var onlarda iyi olanlar da çok fazla.

-özel ders; fakat konu anlatımı için değil, soruları cevaplandırmak için. konuları anlayarak giden bir öğrencinin hep sorusu oluyor, hem de çok sağlam soruları. Bu noktada kaliteli hocalarla az miktarda özel ders gayet faydalı olur.

-ve son olarak,hayvan gibi çalışmak. www.youtube.com

Bunlar dışında yapılabilecek çok bir şey olduğunu sanmıyorum açıkçası.
0
substituent
(27.09.26)
Gerekli değil ama olursa faydasının dokunacağını düşünüyorum. Koç da iyi olsun seçin
0
Leonardo~Da~Vinci
(27.09.26)
@substituent, sınav koçluğu sizin anlattığınız gibi olmuyor yalnız. siz psikolojik danışmanlık gibi anladınız sanırım; aksine doğrudan çalışılacak konu, çözülecek soru programı yapıp takip etme şeklinde ilerliyor. ayrıca gayet ilk binlerde olan, tıp, mühendislik vd öğrencileri var sistemde.
0
lil siztah
(27.09.26)
@lil siztah

Doğrudur benim zamanımda öyleydi. Elbette ders planlaması yapılıyordu ama ben zaten onu hiç mantıklı bulmadığımdan yazmadım sanırım swh

Kabaca dersusınav planlaması faydalı olacağını düşünüyorum, ama takibin amacını çok anlamıyorum. Sınav çok kişisel bir şey, anlamadığınız yeri hızlıca geçersiniz az soru çözersiniz, ya da tam tersi. Bunu da en iyi öğrenci bilir.

Birde, o ilk bine giren öğrencilerin koçluk almış mı mesela? Ben arkadaşlarım arasında duyduğumu hiç hatırlamıyorum.

Belki benim dönemimde yaygın olmadığı için yoktu, o yüzden yorum yapmayayım öyleyse.
-1
substituent
(27.09.26)
@sub, koçluk şu an, konumu kendim çalışırım ama programda yardıma ihtiyacım var diyen ancak dersaneye gitmek istemeyen öğrenciye hizmet eden bir sistem özetle. Öğrencinin haftalık yoğunluğu arasında programa sadık kalmak için yaptırımsal bir gücü de oluyor şüphesiz.
Sistemdekilerin hepsi koçluk almadıysa sistem geçersiz mi kalacak anlamadım. Siz kendiniz başarmışsınız, ne güzel, de burada bunu tartışmıyoruz ki. Ben de zaten yeğenimden bildiğim kadarını yazıyorum; sınava 30 yıl önce girdim şahsen. Yeğenim konuları kendi çalışmak istediği için dershaneyi vakit kaybı olarak görüyor; o sebeple bunu seçti. Kardeşi ise dersaneye giderek istediği yeri tutturdu mesela. Siz de kendiniz çalışmışsınız. Demek ki öğrencinin ihtiyaçlarına göre her yöntemin olur yanı var.
Kısacası, koçluk, şu an dershaneye kısmen alternatif bir sistem ve gayet de gideri var piyasasından anladığım kadarıyla.
+1
lil siztah
(28.09.26)
(3)

Amazon'daki Yanıltıcı Ürünü Nereye Şikayet Etmeliyim?

koskoca kirpi
Merhaba,Geçen günlerde köpeklerim için amazon'dan ense damlası aldım. İlandaki sayfada bit kene vs. etkili olduğuna ilişkin görseller var ama bana gelen kutuda bu görseller yok, üzerinde sadece tahrişe karşı etkili olduğu yazıyor. Diğer görseller sanki sonradan eklenmiş gibi. Kutunun önünde 30kg köp
Merhaba,

Geçen günlerde köpeklerim için amazon'dan ense damlası aldım. İlandaki sayfada bit kene vs. etkili olduğuna ilişkin görseller var ama bana gelen kutuda bu görseller yok, üzerinde sadece tahrişe karşı etkili olduğu yazıyor. Diğer görseller sanki sonradan eklenmiş gibi. Kutunun önünde 30kg köpekler için yazıyor arkasında 10kg küçük köpekler için yazıyor. Bir garip ilk defa bu kadar saçma bir şey görüyorum. Sahte ürün mü yoksa merdiven altı üretim mi nedir anlamadım. Bunu kibarca yorumlara yazdım ama yayınlamıyorlar ben bu ürünü nereye şikayet etmeliyim?
0
koskoca kirpi
(26.09.26)
Direkt iade + Amazon'a şikayet. Ayrıca bu damlalar veterinerde 5 kat daha pahalı ama en azından orjinal, dozajı baya sıkıntılı hele ki orjinal ürün değilse aman dikkat.
0
kimlanbu
(26.09.26)
amazon'un müşteri hizmetleri böyle konularda çok iyi. temsilciye bağlanmayı başarmak son zamanlarda baya zorlaştı ama bir uğraşın; ulaştığınızda dikkate alacaklarından eminim.
bir de naçizane fikrim, ense damlası gibi medikal şeyleri internetten almamanız yönünde. bu kontrolsüz ürünler yüzünden hayvanını kaybeden çok insanın yorumunu okudum. veterinerdekinden daha uygun bişey arıyorsanız, büyük pet shoplarda bayer'in falan ürünleri oluyor; onları öneririm.

edit: ilaç tarzı ürünler iade alınmıyor. hatalı ürün gibi bir seçenek olması lazım, oradan yürüyün.
0
lil siztah
(26.09.26)
sahte olabilir diye amazona bildirirsen iyi olur. İade kısmında öyle bi seçenek varsa onu seçip iade et. (satıcı tarafında bu bildirim aşırı kötü etkiliyor hesap sağlığı kötüyse hesabının dondurulmasına kadar gidebilir, etkili yani)
+1
nhk ni youkosu
(26.09.26)
(26)

Yillar gecse de sizi hala cok üzen ünlü bir kisinin olümü var mi?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Benim icin bir tek Tarik Akan var. 16 eylul de tam 10 yil oldu gideli 66 yasindaydi. Daha dun gibi hatirliyorum olümünu inanilmaz uzulmustum. Bu aralar Kocum Benim dizisini izliyorum hep, hala daha uzuluyorum aklima geldikce. Onun kusagindan 70 ler kusagindan bile degilim dogmamistim o zamanlar bile
Benim icin bir tek Tarik Akan var. 16 eylul de tam 10 yil oldu gideli 66 yasindaydi. Daha dun gibi hatirliyorum olümünu inanilmaz uzulmustum. Bu aralar Kocum Benim dizisini izliyorum hep, hala daha uzuluyorum aklima geldikce. Onun kusagindan 70 ler kusagindan bile degilim dogmamistim o zamanlar bile ama nedense hala beni etkiliyor olumu. Nihat Genc cok guzel tarif etmisti kendisini uzun boylu cok yakisikli yemyesil gozleriyle cok guzel gulen siyasi ve toplumdaki durusuyla adam gibi adamdi diye.
Sizin var mi boyle hala akliniza geldikce uzuldugunuz ünlü bir kisinin olümü?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(26.09.26)
sacma sapan bir sekilde olen unlulere daha cok uzuluyorum ben galiba: (bkz: erdal tosun).
0
baldur2
(26.09.26)
Kerim Tekin ya. Şok bi ölümdü hem genç, hem imaj değişikliği, yükselen çıta, ani olması vb vb...
0
msb
(26.09.26)
Defne Joy Foster ♥️

Bir de üzerinden yıllar geçmedi çok kısa bir zaman geçti ama Ece İrtem de var. Röportajlarından kısa kesitler izledim ve gerçekten sarılmayı çok isterdim🥺
+1
rock n roll
(26.09.26)
baldur2 söyleyince hatırladım Erdal Tosun'un ölümü gerçekten üzücüydü, saçma sapan trafik kazasıyla.

ben Chester Bennington demeye gelmiştim.
0
nhk ni youkosu
(26.09.26)
james gandolfini. tony sopranoyu o kadar sevmiştim ki ölünce üzüldüm.
+1
mikahakkinen
(26.09.26)
yıllar yıllar önce yeni melek'te konser sırası beklerken tarık akan yanımdan yürüyüp geçmişti. adam yaşına rağmen inanılmaz etkileyiciydi; resmen ışık saçıyor gibi bişeydi.. allah rahmet eylesin.
ünlülerden çok üzüldüğüm birisi aklıma gelmedi. camia ünlüsü olarak barkın bayoğlu'na günlerce ağlamıştım. aklıma geldikçe hala içim sızlar.

edit: ronnie james dio, tr konserinden hemen önce ölmüştü. bilet elimde, çok fena içimde kalmıştı onu canlı dinleyememek.
0
lil siztah
(26.09.26)
Gökhan Semiz, Kerim Tekin, Yavuz Çetin. Ölümlerine çok üzülmüştüm hala da üzülüyorum.
0
kizil karga
(26.09.26)
Kesinlikle Müslüm Gürses.
çok değerli bir kalp, çok değerli bir ses.
0
acabakimdimbenbilemedim
(26.09.26)
barış manço vefat ettiğinde çok üzülmüştüm. harun kolçak, ajlan, ilhan şeşen, hüner coşkuner, zeki müren, banu ve akrep nalan hala şarkılarını dinlerken üzülürüm. sevdiğim sanatçılardı...
+1
exlibris
(27.09.26)
Gökhan Semiz, Müslüm Gürses, Amy Winehouse.
0
pro9it9is9
(27.09.26)
baris manco, baris akarsu, robin williams
0
antikadimag
(27.09.26)
onno tunç ve uzay heparı, ikisi de müzikal manada çok sevdiğim ve değer verdiğim insanlar. bence çok erken oldu. enteresan olan bi başka şey ise bu kadar başarılı insanların birisi trafik kazasında, diğeri uçak kazasında öldü.

ikisi de şu an yaşasaydı, türk pop müziği çok farklı bir noktaya gidecekti, aynen olması gerektiği gibi. keko repler, 4 akorluk şarkılar olmayacaktı.
0
omer460
(27.09.26)
Barış manço ya üzüldüm ama öyle ağlamalı falan olmadım kimse için
0
basond
(27.09.26)
Kazım Koyuncu.
0
auroraaurora
(27.09.26)
Harun Kolçak, Barış Akarsu, Defne Joy Foster
0
mor oje
(27.09.26)
Barış Akarsu ve Kıvırcık Ali üzmüştü öğrendiğimizde.
0
biravekahve
(27.09.26)
Uzay hepari
0
cccbehzatccc
(27.09.26)
Gerçekten böyle her hafta aklıma gelen, hala podcastini dinlediğim, yaptıklarını tekrar tekrar izlediğim kişi Norm Macdonald.
0
logisticsmanager
(27.09.26)
Umberto Eco 19 şubat 2016
o günü hatırlıyorum duyduğum anda çok üzülmüştüm , kitaplarının türkçeye çevirilenlerinin çoğunu okudum . hala aklıma gelir yaşasaydı daha çok yazsaydı diye boğazım düğümlenir . kendime çok yakın hissettiğim bir insandı.
0
devilone
(28.09.26)
Beni çok üzen ölemeyişler var. Bir türlü ölmeyen, ölmeye ayak direyen, ölünce bayram edeceklerim var.
0
thracia
(28.09.26)
yerli baris manco
yabanci MJ..
ikisinde de bi gozum sulanmistir.
0
cooperr
(28.09.26)
baris akarsu
ümit yilbar
kazim koyuncu
nick drake
mustafa koc
suna kirac (ölümünden cok hastaligi)

cok üzmüyor ama ah be dedirtiyor.
-1
Purple life
(28.09.26)
mark lanegan...

en çok mark'ın ölümüne üzüldüm. chris cornell'a ve tom petty'e de üzülmüştüm ama mark aşırı koydu.

--------

ha bir de jules bianchi.

çok sağlam pilottu. leclerc falan yanında halt etmiş.

kazasını izledim.

antoine hubertin kazayı da izledim.

o da çok kötü öldü.
0
rain when i die
(29.09.26)
Emre Gönlüşen.
Çok çok üzülmüştüm.
0
kumandanim
(29.09.26)
Barış Akarsu-- hala dinleyemiyorum
Kazım koyuncu -- türküleri dinliyorum ama işte gidiyorum albumunu dinleyemiyorum.
0
kuzey li
(29.09.26)
bu arada mesela şu abilerimiz braşovlu bir senfonik metal grubu.
www.youtube.com

bunların 94'lü robert cotoros diye bir ritm gitarist / back vokali varmış (şarkı sonundaki brutal vokaller ona ait). eleman covid sebepli ölmüş.

grubun konserine gitmiştim robert öldükten çok sonra. ben normal şekilde ayrıldı zannediyordum. geçmişi inceledim ağladım.

-------

replikasın solisti gökçe akçelik'in ölümüne de çok üzüldüm.
0
rain when i die
(30.09.26)
(7)

mesai değişimi hakkında bir kararsızlık

acabakimdimbenbilemedim
şuan 8-5 çalışıyorum ve haftasonları tatil. aynı iş yerinin başka bir yerinde olan nöbet biriminde ise 24 çalış 48 dinlen mantığı var. orası bir tık daha rahat. her an iş gelmiyor ve gelince de uzun sürmüyor. evet yapay zeka daha çok çalışırsın diyor ama orada uyuma imkanı da var. daha sakin bir bi
şuan 8-5 çalışıyorum ve haftasonları tatil. aynı iş yerinin başka bir yerinde olan nöbet biriminde ise 24 çalış 48 dinlen mantığı var. orası bir tık daha rahat. her an iş gelmiyor ve gelince de uzun sürmüyor. evet yapay zeka daha çok çalışırsın diyor ama orada uyuma imkanı da var. daha sakin bir birim. (tabi uyuma derken 8 saat uyunabilecek bir yer değil) ama ne yapsam bilemedim. bu birime geçme teklifi geldi. şimdi yerimde de çok mutlu değilim esasında ama düşüncelere açığım.
+1
acabakimdimbenbilemedim
(26.09.26)
insanın biyolojik ritminin ağzına s*çan bir sisteme, kafama silah dayamıyorlarsa geçmezdim.
+8
lil siztah
(26.09.26)
lil siztah +1
Hayat normale döndüğünde uyku düzeninin tekrar oturması çok çok uzun sürebilir ben bu riski göze almazdım.
Normal çalışma düzenime geri döneli aylar oldu hala uyku düzenim ve psikolojim normale dönmedi ki sizin yazdığınıza oranla görece daha makul bir sistemdi benimki..
Ben olsam 8-5 devam ederdim.
+1
mutekebbir
(26.09.26)
kıymetli cevaplarınız için teşekkür ederim
0
🌸acabakimdimbenbilemedim
(26.09.26)
Maaş güzel artıyorsa ve belli süreli ile düşünülebilir. Yoksa gereksiz.
0
elorelia
(26.09.26)
artış yok😭
0
🌸acabakimdimbenbilemedim
(26.09.26)
maaş artışı yoksa neden hayatınızın ırzına geçmeye çalışıyorsunuz ki?
0
co2s2
(27.09.26)
İşin niteliği, medeni durumunuz, çocuk durumunuz (bekar, evli) gibi bir çok faktörü göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bahsettiğiniz şekilde çalışan birileriyle bir konuşun derim.
0
efx
(28.09.26)
(11)

5 yaş fark ve aynı işte flört nasıl olur?

ezkaza
Aynı firmada çalıştığım bir kız var. Aslında aynı işleri yapmıyoruz farklı ekipteyiz ama aynı direktöre bağlıyız öyle düşünün. Yaklaşık 1.5 yıldır tanışıyoruz ve gözlemliyorum kendisini… Son zamanlarda kendisinden hoşlandığımı farkettim. O farketmese de sürekli ona bakıyorken buluyorum kendimi. Hatt
Aynı firmada çalıştığım bir kız var. Aslında aynı işleri yapmıyoruz farklı ekipteyiz ama aynı direktöre bağlıyız öyle düşünün. Yaklaşık 1.5 yıldır tanışıyoruz ve gözlemliyorum kendisini… Son zamanlarda kendisinden hoşlandığımı farkettim. O farketmese de sürekli ona bakıyorken buluyorum kendimi. Hatta evlenme hayali bile kuruyorum içten içe. Uzun zaman sonra İlk kez böyle bir şey yaşıyorum. Asansörde koridorda vs kaderin cilvesi adeta her gün başbaşa olacak şekilde karşılaşıyoruz, genelde tek cümle ile sonuçlanıyor bu süreç. ilginçtir ben kafamda aslında çok şey kurabilen bir tipim ama buna rağmen konuşmuyorum. Hep Tek cümle. Tutukluk gibi bir şey belki de. Yani eminim biraz konuşmaya başlasam o da karşılık verecek. Bence Bir çekim var aramızda.
5 yaş büyüğüm. Ben doksan beşliyim. O ise ikibinli. Aradaki 5 yaş Çok mu sizce? En son üniversitedeyken bu flört işleri olmuştu epeydir böyle bir şey hissetmemiştim. Ne yapacağımı da bilemez bir haldeyim dolayısıyla.
Bir de ben bu hoşlanma durumunu çok kendi içimde yaşayabilen bir tip değilim muhakkak karşı tarafa bir noktada hissetiricem. Aynı işte olunca bu durumlar nasıl oluyor? Hay Allah. Başıma ilk kes geliyor böylesi. Olursa eğer kimseye söylememek mi gerekir?
0
ezkaza
(26.09.26)
25 ve sonrası için 5 yaş sorun değil.
+3
asue
(26.09.26)
Yaşı çok küçük olmadığı için 5 yaş fark normal ama aynı iş yerinde olması sıkıntı. Aynı iş yerinde sorunsuz bir ilişkiye ben bu yaşıma kadar şahit olmadım açıkçası.
+2
mutekebbir
(26.09.26)
@mutekebbir +1 yaş farkı sorun değil aynı işte olması ileride sorun olabilir. bence 2 yöntem var nasıl ilerleyeceğinle ilgili.

birincisi kızla havadan sudan konuşursun ve aldığın karşılığa göre ilerlersin. yani ne tam hoşlandığını belli edersin ne de tamamen ilgisiz kalırsın. bu daha profesyonel bir yaklaşım (bence) dolayısıyla iletişim becerilerinin çok iyi olması gerekir ya da içgüdülerinin hoşlanmandan bağımsız bir şekilde güzel çalışması gerekir ki "güldü, devam" saflığında ilerlemesin.

ikincisinde direkt kıza gidip dersin ki dışarıda kahve içelim mi, burada onunla ilgilendiğini direkt belli etmiş olursun kabul ederse denersin etmezse unutursun.

sen şimdiden hayaller falan kurmaya başlamışsın dolayısıyla bu hayal kırıklığının boyutu süresiyle doğru orantılı olacağı için ilk seçeneği seçersen ve her şey düzgün ilerlemezse bugün olduğundan daha fazla üzülebilirsin. bence ikincisini seçmen gerek.
+2
tabii lan manyak mısın
(26.09.26)
Yaş farkı en küçük sorun. Aynı iş yerinde çok riskli iş. "Of salak asılıyo" dedikodusu başlatabilir, iş büyüyebilir. "Yok yahu ne alakası var, o öyle anlamış" diyebileceğiniz konularla girin nabız yoklamaya.
+2
cosmicstring
(26.09.26)
yaşlar ideal. ancak muhakkak hissettiririm, kontrol edemem diyorsanız, acil bir plan yapıp süreci düzgün bir şekilde yönetmenizde fayda var.
milletin köle gibi sabah akşam işyerinde olduğu bir devirde "aa iş yerinden biriyle assla olmaz" romantikliğine girmeyeceğim. olursa olur. ancak iş ortamında flörtleşmenin bana kalırsa en büyük sakıncası, ola ki red yerseniz, sonra sürekli bir arada olmak -hele ki burası ekmeğinizi kazandığınız yerse- can yakıcı olabilir. ancak kimi insan buna fazla takılmıyor. siz de meşrebinize göre verin kararınızı. yolunuz açık olsun!
+2
lil siztah
(26.09.26)
Bu rezilliği yaşadım. Kesinlikle deneme. Sebebi o kızı aslında tanımıyorsun. Tiksineceğin biri çıkabilir. İkincisi bir iki kelime konuştuğun değil, heyecanla hevesle konuştuğun bir ilişkiyi hak ediyorsun, bunun daha keyifli olduğunu göreceksin.
-7
arbre
(26.09.26)
Ya denemeden bilemezsin. Yürü gitsin. Yok yas farki, yok aynı isyeri vs. dert etme. Olacak olan olur..
-4
primetime
(26.09.26)
aynı işte flört iyi olmaz.

5 yaş bişi değil.
+3
gurur
(26.09.26)
kadın erkekten 20 yaş küçük olabilir.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.09.26)
Algıda seçicilik var,dikkat edin.
Sürekli karşılaşıyoruz vs, deniyor ama kızın tepkisi ne mesela,gülümsüyor mu,,mesela?
Kapılıp gidiyorum ben de bazen bu şekil,ama aslında kızın benle pek alakası yokmuş meğer.
0
denizciman
(27.09.26)
5 yaş olur da, aynı iş yerinde olur mu acaba? bilemedim. çok dikkat etmek gerek. rahatsız etmemek gerek.
0
co2s2
(27.09.26)
(7)

Yaz ve kış parfümü ayrımı var mı sizce?

runaway
Aynı parfümü 4 mevsim kullandığınız oluyor mu?
Aynı parfümü 4 mevsim kullandığınız oluyor mu?
0
runaway
(25.09.26)
bence olmamalı ama çevreye saygı bağlamında olmalı sanırım.
ben güllü-vanilyalı parfümleri seviyorum; bunların bir kısmı hafiften şekerli olduğundan yaza ağır kaçıyor. bu sebeple istesem de kullanmamaya çalışıyorum.
0
lil siztah
(25.09.26)
Olabilir ya aşırı baharatlı tatlı kokuları yazın sıkıp küfür yemeye gerek yok, 4 mevsimle işi çözebiliriz
0
olaylar olaylar
(25.09.26)
Yazın hiçe yakın hafifletmek lazım imkan varsa.
0
cosmicstring
(25.09.26)
Eskiden kullanırdım, artık yazlık kışlık baharlık ayırıyorum
0
cccbehzatccc
(25.09.26)
versace eros energy aldım geçen hafta bulunduğum ülkede havalar serinledi ama hava arada ısınıyor o zaman kullanıyorum. onun dışında kışın kullanılamaz mesela. ya da terre d'hermes, dior homme intense yazın kullanılacak gibi değil .
0
thechef2
(25.09.26)
var tabi, agir kokulari yazin sikarsaniz havanin sicakligindan dolayi yayiciligi artar ve insani bunaltir. bu yuzden vanilya, amber, oud kokularini yazin sikarsaniz milleti rahatsiz edersiniz.

bu nedenle yazin turuncgil agirlikli kokular tercih edilir.
+2
antikadimag
(25.09.26)
Tabiki var.
4 mevsim kullandığım tek parfüm terre d'hermes.
Bunun gibi başka parfümler de var da yani misal dior homme parfum'u gidip yazın sikarsan adamı boğar.
-1
logisticsmanager
(26.09.26)
(13)

Yalan Söylemiş Eski Sevgiliyi Özleme

askingforafriend
Merhaba, kötü bir ayrılık hikayesi anlatıp tavsiyenizi soracağım.2 gün once kız arkadaşımdan ayrıldım, ben 30 o 26, kız Alman. 10 aylık ilişkiydi, birlikte yaşıyorduk, (ufak istisnalar dışında) nerdeyse 24 saat birlikte geçirdiğimiz, problemleri olan, ama birbirine çok uyumlu ve çok bağlı bir çiftti
Merhaba, kötü bir ayrılık hikayesi anlatıp tavsiyenizi soracağım.

2 gün once kız arkadaşımdan ayrıldım, ben 30 o 26, kız Alman. 10 aylık ilişkiydi, birlikte yaşıyorduk, (ufak istisnalar dışında) nerdeyse 24 saat birlikte geçirdiğimiz, problemleri olan, ama birbirine çok uyumlu ve çok bağlı bir çifttik. Şu da vardı ki, kızın geçmişindeki bazı şeyler beni rahatsız ettiğinden ciddi bir gelecek göremiyordum kızla ve bunu ona da söylüyordum, buna rağmen ayrılamıyorduk. absürt bir ilişkiydi. ikimiz de birbirimize bağımlı gibiydik.

Derken, geçen hafta telefonunu karıştırdım.. net bir aldatma mesajı görmedim; fakat, net yalan ve aldatma ihtimali gördüm:

-bana eski sevgilisiyle 2025 temmuz ayında bitirdiklerini söylemişti. halbuki bizim ilk kez buluştuğumuz günlerde whatsapp'ta buluşmak için yazışmışlar. (yazışmalardan bu buluşma sanki ayrılmak üzere/ayrılmış çiftin oturup sorunları konuşma temalı gibi göründü.) buluştular mı bilmiyorum. net olan, kız, adamla buluşmak istiyor kötü ayrılmamak ve problemleri konuşmak için. (kız talepte bulunmuş)

ayrıca, 2025 ekim-kasım ayında da date'e çıktıları yazılmış.

- doğum günü (yani 2 ay öncesi) adam buna sade bir kutlama mesajı atmış, cevap şu: "thank you!!! :) what a surprise. Thank you for thinking of me." adam da "When you messaged me, I was really happy about it, so it was important to me. :)"

Yani, hem biz birlikteyken adamın doğum gününü kutlamış, hem de böyle bir mesajlaşma olmuş.

-bana bir etkinlikte tanıştık demişti, adam komşusu gibi bir şeymiş, mesajlardan anladığım ve tanışma öyküsü de farklı çıktı.

-aldatma ihtimali 1 şey hariç yok (çünkü hep birlikteydik). aile evine gidiyordu başka şehre ayda 1-2 kez. emin değilim ama eğer adam burada yaşıyorsa belki aldatma öyle söz konusu olabilir.

Ayrılmaya karar verdim. 3 gün önce dedim ki ver telefonunu bir şeye bakacağım. bir baktım (o ara anladı mı bilmiyorum) bu doğum günü mesajlaşması silinmiş. dedim bazı şeyler yok burda sildin mi? hayır dedi. emin misin dedim, neyden bahsediyorsun dedi. konuşmanın çektiğim fotosunu gösterdim, "orada kötü bir şey yok, sadece doğum günü kutlaması...." falan dedi. ben burda patladım ve çok ağır hakaretler ettim kıza (aldatıldığımı falan da düşündüm) o kadar ağır hakaretler ettim ki şiddetle en ufak alakası olmayan insan tüm gücüyle kulağıma ve kafama gelecek şekilde yumruk attı..

son olarak evden siktir git dedim ve giderken son kez dönüp seni hiç aldatmadım dedi. kapıyı yüzüne kapattım.

özetle; hayatında yaşadığı en büyük acıyı yaşatmış oldum kıza sözlerimle. çok berbat şeyler söyledim. en sevdiği insandan en ağır lafları işitti. pişmanlık duyuyorum. aldatıp aldatmadığından emin değilim. onunla gelecek istediğimi düşünmüyorum ama şu an gece olana dek eve gidemiyorum, evde oturamıyorum, işime odaklanamıyorum, aşırı özlüyorum.


beni engellemiş whatsapp'tan. eşyaları hala duruyor. eşyaları verme bahanesiyle son kez görmeye çalışmak geliyor içimden.

2 ay içinde ülke değiştireceğim bu arada, yeni ülke, yeni ev, yeni iş. bunu o da biliyor, birlikte taşınmayı falan düşünüyorduk..
-6
askingforafriend
(25.09.26)
düşündüklerin ve bunun sonucunda aldığın karar doğru. aldatmak sadece fiziksel olarak birlikte olmak değil ayrılınan eski sevgiliye doğum günü mesajı atıp flörtleşir gibi konuşmak hiçbir zaman kabul edilebilir değil. sen sadece kıza çok sert yaptığından dolayı şimdi için tam olarak rahat etmiyor. hatta tekrar okudum da hakaret kısmı hoş olmamış. neyse, tekrar başlamayacağın şekilde ne yapmak istiyorsan yapabilirsin yani eğer iyi ayrılmayı umursuyorsan. yoksa gerek de yok. yani kararın doğru olsa da her zaman arkasında durması kolay olmayabiliyor, bir şekilde böyle biriyle devam etmeyeceğine kendini ikna etmelisin. bir de sosyalleşmeyi unutma yoksa özlemeye devam edersin, yanlış yaptığını falan düşünüp kendini hırpalarsın. gerek yok yani.
0
tabii lan manyak mısın
(25.09.26)
haklısın. nefret ve öfke dolmuştum ilk mesajları okuduğumda ama şu an o hisler sanki zayıfladı ve özlem arttı gibi, ama biliyorum ki yine birlikte olsam bile o mesajları ve aldatma ihtimalini unutamam kabullenemem.

önümüzdeki her gün biriyle dışarı çıkacağım, dün eve gelince uyumadan önce 2 saat ağladım. evde duramıyorum, sanki o olmadan ev, ev değilmiş gibi geliyor.
-2
🌸askingforafriend
(25.09.26)
Okuyamadim durumum yoktu.
Ama okusam da fikrim degismezdi bence.

Biten bitmis bosver. Önündeki gelecek güzel günlere odaklan.
-1
Purple life
(25.09.26)
geçmişini yargılayıp yüzüne karşı da seninle bir geleceğim yok dediğiniz birinden gördüğünüz sadakat yoğunluğu bana oldukça dengeli geldi aslında.
+3
asue
(25.09.26)
ben de birini aldatsam bütün bu hikayeler yaşansa, kapıdan çıkarken dönüp "ben seni hiç aldatmadım" derim. ribaund erkeğiymişsiniz. işler iyi gitmiş bir dönem, kalıcı olmuşsunuz ama tam da olamamışsınız. boşverin gitsin.
+1
co2s2
(25.09.26)
bence biraz fazla drama yaratmışsınız. zira bulduğunuz veriler arasında dikkat çekici bir sorun yok bence (timeline'da bir hata/eksik yoksa). saydırmanız aşırı gereksiz olmuş; insan gibi konuşsanız belki bazı şeylerin arka planını net bir şekilde öğrenirdiniz. anlattıklarınıza bakılırsa, kızın azıcık kendine saygısı varsa, eşya alma işini sizinle karşılaşmadan halleder. çektiğiniz acı zamanla geçer; taşınma, yeni iş derken olması gerektiğinden daha kolay atlatırsınız, bişey olmaz. kızı da rahat bırakınız.
+1
lil siztah
(25.09.26)
@lil bana bu kadar yalan söylemesi ve eski sevgilisiyle mesajlaşmaları normal mi sizce? ve mesajları silip bunu gizlemeye çalışması. başka mesajlaşmalar da olmuş ve silmiştir diyorum. gördüklerim sanki buzdağının ucuymuş gibi hissediyorum.
-1
🌸askingforafriend
(25.09.26)
Lan oğlum ne biçim adamsın ya? Ne bu duygusal tripler? Kız başkaları ile sevişiyor işte. Sevgilisin alt tarafı. Sevgili bile değilsin daha doğrusu…
0
benaslindayohum
(25.09.26)
bir kere yalancıysan her zaman yalancısın. liars gonna lie.
0
kobretti
(25.09.26)
@askingforafriend, sizin anlattıklarınıza göre yorum yaptım. ben mesajlarda sıkıntılı bişey göremedim. herkes ayrıldığı kişiyle kanlı bıçaklı olacak diye bir kaide yok. ancak sizin hisleriniz iletişimin bununla sınırlı olmayabileceğini düşündürüyorsa orasını bilemeyeceğim; olayların içinde olan sizsiniz neticede. zaten bana göre sorun olmasa da size göre sorun ise bitmiştir zaten..
ancak olan bitenlerden sonra, hazır gelecek de göremiyorken neyin derdindesiniz, onu da anlamadım. bu durumda özleminizi bastımanızı öneririm. aklınıza geldiğinde mutlu anlarınızı değilde, sizi soğutan konuları düşünürseniz süreç kolaylaşacaktır.
geçmiş olsun.
0
lil siztah
(25.09.26)
Yani aranızdaki olayın bütünü veya senin/onun tepkilerinin doğruluğu hakkında bir yorum yapmayacağım ama eski sevgiliye doğum günü mesajı atmak benim için tek başına bir ayrılık sebebidir
0
niyazi mısri
(25.09.26)
aldatmak illa cinsel birliktelik kurmak olmuyor, ayrıca aldatmış olup da aldatmadım diyebilir. kanıtlarla 100% ortada olmasına rağmen ben öldürmedim diyen insanlarla dolu hapishaneler.

ikiniz de aşırı toksik insanlarmışsınız; sen kıza onunla gelecek görmediğini söylüyorsun, kız sen ona hakaret ederken seni yumrukluyor vs. şimdi de aşk acısı (!) çekiyorsun.

kıza geri dönmeye çalışmak yerine gelecekteki ilişkilerine bu toksikliğini yansıtmama üzerine çaba göstermeni öneririm. bu kızla bir araya gelseniz de bu olayları aşamazsınız, şimdi yaşadıklarınızdan daha kötü olur her şey. sağduyulu olmaya ihtiyacın var.
0
deartheodosia
(26.09.26)
ben pişmanım bazı davranışlarımdan ve ayrılırkenki sözlerimden. daha önce 2 kez ayrıldım kızdan (7 ve 9 ay önce) fakat 1 hafta sonra gittim barışalım dedim anında barıştık.

bana yalan söylemiş olması ve attığı mesajlar ilk öğrendiğimde beni çıldırtmıştı. şu an özellikle düşünmezsem aklıma sadece onunla ne kadar güzel vakit geçirdiğimiz geliyor. keşke yanımda olsa diyorum. evlerimiz çok yakın, yanına gitmemek için zor duruyorum. böyle bir şey yapmamalıyım değil mi?
-6
🌸askingforafriend
(26.09.26)
(37)

Üzüntüden uyuyamadım kocam abartma diyor

Gradient_tabanlı_mor
Kardeşimin düğünü şehir dışında ve perşembeden geldik cumartesi düğün olacak. Eşim bavulları yerleştirirken benim bavulu unutmuş. Elbisem, ayakkabım, çantam, iç çamaşırı pijamaya kadar şu an hiç bir şeyim yok yani tamamen sıfırım. Eşimin pijamasıyla uyudum bugün tüm gece ağlamaktan uyuyamadım. Eşim
Kardeşimin düğünü şehir dışında ve perşembeden geldik cumartesi düğün olacak. Eşim bavulları yerleştirirken benim bavulu unutmuş. Elbisem, ayakkabım, çantam, iç çamaşırı pijamaya kadar şu an hiç bir şeyim yok yani tamamen sıfırım. Eşimin pijamasıyla uyudum bugün tüm gece ağlamaktan uyuyamadım. Eşim geri dönüp almayı teklif etti ama git gel 12 saat sürüyor diye istemedim.

Abartıyorsun tekrar alırız elbise diyor. 1 gün içinde her şeyi tekrar alıp tadilat yaptırıp nasıl yetişeceğim ayrıca bir sürü para verdim boşa gitti onbinlerce yani. Hamilesin diye hormonlardan bu kadar abarttın diyor. Tüm gece ağlamakta haklı değil miyim? Kendisi unuttuğu için suçu benim hormonlarıma atıyor gibi hissediyorum.
📊 Sizce?

Bu anket sona erdi. 80 oy kullanıldı.

-9
Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
tanımadan söylemek bize düşmez ama anlattığınız olay dahilinde kocanız haklı. hormonal durumları olayın boyutunu arttırmış gibi. nasip deyip devam edin. üzücüden ziyade can sıkıcı, sinir bozucu.

adam telafi etmek için gidip alayım bile demiş. bir günü yolda geçecek. o bir günde yenisi de alınır. ama iki seçeneği de sunmuş size. daha napsın.

bir dahakine unutma demekten başka bir şey denemez bu saatten sonra.
+2
biseysorcaktim
(25.09.26)
Evinizin anahtari kimsede yok mu. Otobuse versin
+5
üğpoıuy
(25.09.26)
@üğpoıuy, yok maalesef:(
Çilingirle açtıralım dedik ama yakın arkadaşlarımız şehir dışında hep
-1
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
Eşinizin anası babası kardeşi vs. Baksa eve girip diyecektim,herhalde onlar da müsait değil sanırım.sizin akrabalar zaten düğünde,arkadaşlarınız da şehir dışında diyorsunuz. Zor olsa da nasip deyin artık.ama küsüp de gözükmeyeyim resim video çekilmeyeyim falan demeyin sakın.emin olun ilerde gülüp geçeceğiniz hoş anılara dönüşecek bunlar.ortalama rahat edeceğiniz bir kıyafet seçip alıp devam edin sadece
+1
denizciman
(25.09.26)
Elbiseye ne kadar para verdiğime göre değişir. yol masrafından pahalıysa gitsin alsın, değilse senisini alayım.

Üzülmekten ziyade üzerdim, burnundan getirirdim insan valizi nasıl unutur?
-7
kuzey li
(25.09.26)
Valiziniz kaybolmamış sonuçta, evde kalmış. O abiyeyi başka bir davete giyersiniz. Gidip kendinize güzel 3-5 parça kıyafet alın. Bir de tatlı yiyin keyfiniz yerine gelsin.
+10
anaphylacticshock
(25.09.26)
dünyanın sonu değil. bi seçim yapın yenisi mi alınacak yoksa geri gidip elbise mi alınacak diye. bence yenisini alın ama siz bilirsiniz. üzülüp dövünmenin alemi yok artık
0
jelly bear
(25.09.26)
uçakla gitsin gelsin eşiniz bence.
0
art cat chocolate
(25.09.26)
Maalesef böyle şeyleri ben de çok büyük yaşarım, başıma gelse öfkeden delirirdim herhalde.

Ama artık yapacak bir şey yok, gidin güzel bir alışveriş yapın evdeki de başka bir zaman kullanılmak üzere kalsın.
Hem kendinizi hem etrafınızdakileri strese sokmayın, yakınınız için özel bir zamanda böyle dertlerle bunalmaya ve bunaltmaya gerek yok.

Geçmiş olsun.
0
mutekebbir
(25.09.26)
Bana her şey olmuyor bunun tadilatı da yetişmez ben kocamı yollardım herhalde. Adam gitmek istemezse de haklı. Ama kocama da güvenmez kendi bavulumu teyit ederdim.
0
kestane gürgen palamut
(25.09.26)
uçak veya arabayla, kaç saat sürerse sürsün gitsin alsın. kardeşinizin düğünüymüş, özenle o elbiseyi seçip hazırlatmışsınızdır. başka bir akraba olsa neyse...

hamile halinizle aldığınız kıyafeti başka zaman giyemezsiniz. ek tadilat gerekir. belki normalde zevkinize çok uymayan ama hamileliğinize uygun diye aldığınız bir elbisedir. hem doğum süreci ve sonrası kişiliğiniz ve zevkleriniz bile değişebilir. insan zaten o elbiseyi gördükçe sinirlenir giymek istemez.

her şeyi tekrar almaya çalışmak 20 binden aşağı tutmaz zaten. hatta belki daha fazla, sizin maddi durumunuza göre yani bilemem. vakit de yok, 1 günde ne alacaksınız, nasıl tadilat yapılacak? imkansız.

ben olsam ben de çok sinirlenirdim ve üzüntüden değil sinirden ağlardım :d hamilesiniz bir de yani çok haklısınız bence.
0
art cat chocolate
(25.09.26)
Adam unutmuş tamam ama telafi etmeyi tekli etmiş, kabul etmemişsiniz. sizin için tek çözüm kocanızın zamanda geri gitmesi mi nedir :) Nasıl çözsün adam :)
+10
kumandanim
(25.09.26)
kocaniz esseklik etmis, esim bavullari yerlestirirken benim bavulumu da koydu mu diye teyit etmem valla, o kadar da guvenemeyeceksek her isini kontrol edeceksem ne alaka yani. yani uzulurdum ama yasinizi bilemiyorum, sunu da unutmamak lazim, hakkaten ilerde kim ne giymis, resimde nasil cikmis bi anlami olmuyor, orada gecirdigimiz vakit ve sevdiklerimizle anilarimiz bize baki kaliyor, sonra insan kendini uzuyor neden tadini cikarmadim, hem kendimin hem etrafimdakilerin burnundan getirdim diye. hayatta sagliktan baska her seye care var. cok takilmamaya calisin.
tum gece aglamakta hakli degil miyim demissiniz, yani bunun hakli olup olmakla alakasi yok hocam, deger mi diye dusuneceksiniz, dunya donmeye devam ediyor - dunyamin durmasina sebep olacak baska olaylar yasadim kendi adima, tum bir gece agladiginiza kendinizi hirpaladiginiza bir elbise icin deger mi, bence soru bu. bana degmez gibi geldi.
+5
kassiopeia
(25.09.26)
Gece boyu ağlamakta haksızsınız .
Aile içinde olan geçici bir zaman sonra önemi olmayacak bir meseleyi buraya yansıtmakta normal değil .
Burada kocanıza söylenen kimi olumsuz sözleri onaylayıp tik atmakta hiç normal değil.
Referandum anket oluşturmakta hiç normal değil .

Eşiniz haklı. bir yerden sonra abartmışsınız. Dünyevi çoğu işler böylece aklımızı esir alıyor .
0
diyecevaplandı
(25.09.26)
o valiz gidip alınmazsa o kocanın yıllarca çekeceği laf tahmin edilemez. çok yanlış bir tercih. o valiz gidip alınıp gelinmeli.
+3
mikahakkinen
(25.09.26)
Canınızı sıkmayın, sağlık olsun; gerisi hallolur. Şimdi işin oluruna bakmak lazım. Gidip alması, şu aşamada teklif edebileceği tek şeydi; onu da siz kabul etmemişsiniz. Ben olsam, bunu güzel bir alışveriş fırsatı olarak değerlendirir, eşime güzel bir fatura çıkarırdım.
+4
lil siztah
(25.09.26)
Kiyafetin basina bi sey gelmemis. Baska yere giyersin artik. Tadilat gerekmeyecek bir seyler arardim. Illa bulunur. Bilemedim ben cok da onemsemedigim icin boyle bakardim. Ama aglamak falan abarti olmus. Bi ölene care yok derler ya oyle aslinda. Ne kendini ne esini uz bence
0
Kittie
(25.09.26)
Ben karimin esyalarini unutsam gider alir gelirim ya da bir sekilde organize eder getirtirim.

Uzulmekte ziyadrsiyle haklisiniz, ama madem bu kadar uzuluyorsunuz adamin gidip alayim teklifini geri cevirmeyecektiniz. Ama tabii yeterince icten teklif etmedigini dusunup reddetmiste olabilirsiniz.

Neyse, yine de butun gece aglamak biraz fazla bir duygusal tepki olmus, bavul unutuldu, esinizi gondermediniz, ne yapacaginizi dusunup onunuze bakmaniz gerekir. Es zamanli biraz uzulmeye devam edersiniz, bundan bes on yil sonra bu da boyle bir aniydi diye ese dosta anlatirsiniz.
+1
lumpen proletarian
(25.09.26)
Ben olsam önce eşimin bavulunu koyardım. Çünkü eşim hamile ve onun konforu benim için öncelikli olmalı.

Hamile bir insanın kıyafet bulması onu tadilat yaptırması zahmetli işler. Kıyafetle düğün boyunca rahat etmesi lazım, sıkmayacak, fazla bol olmayacak. Sonra ayakkabı meselesi de var. Hamile bir insanın ayakkabı bulabilmesi de kolay değil. Ayağın şişer, ayak bileklerin şişer ona göre ayakkabı bulacaksın, çok yüksek topuklu ve çok alçak topuklu giyemezsin, kıyafetine de uyduracaksın. İç çamaşırın hamilelere göre olacak falan. Gerçekten zor işler, şimdi alışveriş yapmak istesen yorulmadan bu işi halletmen lazım.

Bu arada eşine de kızma o da belki gerçekten boş bulundu, aklına gelmedi. Ama erkekler de bazen hatalarını kabul etmek yerine yok hamilelik hormonları yok regl mi olacaksın, ruh halin değişken diyebiliyorlar buna da gerek yok.
+1
rock n roll
(25.09.26)
@ mikahakkinen +1
+1
Mirket
(25.09.26)
İnsanlık halidir. Olabilir. Ben geçen düğünde kim ne giydi hatırlamıyorum bile. Ama kim geldiyse onu hatırlarım. Sima ve varlığınızla orada bulunmanız yeterlidir.
Kocanızı geri yollamamanız takdire şayan. Çünkü dünyanın binbir türlü hali var.
+2
Leonardo~Da~Vinci
(25.09.26)
Ay hallettik çok şükür bir çilingir kapıcı eşliğinde girecek otogara bırakacak ücreti mukabilinde :)))
+2
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
derdini seveyim butonu olsaydı da bassaydık keşke. kolayca halledilebilecek bir şey sonuçta bu kadar büyütmeye gerek yok. nitekim halletmişsiniz de

neyse allah başka dert vermesin.
+4
gercekdunya
(25.09.26)
dert var.. dert var..
başka türlü dertleriniz olmasın. ölümlü dünya kıyafet işte altı üstü. çözmüşsünüz neyse ki ama her insan hata yapar. kızarsın geçer biter. bkz. şemsiye
ancak kızmanı yetmemiş tüm gece ağlamışsınız o da yetmemiş kızgınlığına bir de gelip forumlarda başlık açmışınız. umarım cocuk doğduğunda adamın hatası hiç olmaz böyle sıfır hata gezer yanınızda.
0
denizmaniaherif
(25.09.26)
Esim bavullari yerlestirirlen benimkini unutmus ne demek?

Mesela 3 valiz kapinin önüne geldi ve 2sini aldi sizinkini mi birakti. Yoksa siz valizi yatak odasinda biraktiniz ve o asagiya indirir nasilsa mi dediniz? Bu iki olay baya farkli. Ikinci gibi bir sey varsa siz haksizsiniz sonucta cocuk degilsiniz esiniz de hamilesiniz diye usaginiz degil. Ama birinci gibi bir durum varsa ben gönderirdim valla eve fkfkf

Sorun oldugunda sorunu kücümsemegi de hic anlamiyorum. Cözüm bulmak yerine sorunu yok saymaya calisiyor.
+1
Purple life
(25.09.26)
bence o kadar çok sinirlenin ki, hem kocanıza hem de kendinize düğünü zehir edin. ne demek sizin bavulunuzu unutmak? ben sinirlendim burada adama. boşasanız yeridir. kardeşiniz kaç kere evlenecek? oldu olacak kendini de unutsaydı adam. derhal binsin arabaya bavulu alsın gelsin. 12 saat gitsin gelsin. akılsız başın cezası. zaten ayağınızın altında dolaşsa sizi daha çok sinir edecek. ortalıkta fazlalık da yaratmamış olur. bu arada, siz yine de işinizi şansa bırakmayın, gidin kendinize kıyafet alın düğünde giyecek. sizin bavulunuzu bir kere unutan adam, bir kere daha unutabilir. eğer bu seferde de unutursa, kesin boşayın.
0
co2s2
(25.09.26)
koca haksız, ayrıca kalpsiz ve hödük.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.09.26)
Çözüldüğüne samimiyetle çok sevindim. İyi eğlenceler. Abi de vicdan azabından kurtulmuştur ( samimi söylüyorum, kinaye yok )
+2
kumandanim
(25.09.26)
adamin yerinde olsam gidip bavulu alir gelirim.
cunku bu tarz hatalar evliliklerde tekrar onune konur, kacarin yok
geberene kadar bununla ugrasacagima bir gece uykusuz kalir cozerim.
ustune bir de hanim hamile, abbbooovv diyorum :D
+2
cooperr
(25.09.26)
Ömür törpüsüsün.
0
anon1m
(25.09.26)
Benim eşim yapsa parçalar, o bavulu getirttiririm. :) Kadınlar için 1 günde bavul düzmek çok zor bence, kolaylıklar diliyorum, eşinizle de bol sabır
-2
cccbehzatccc
(25.09.26)
çözülmüş konu hayırlı olsun iyi eğlenceler dilerim öncelikle,
ancak kocanız istemeden hata yapmış telafi etmek de istemiş siz olmaz demişsiniz sonra sabaha kadar ağladım vs demişsiniz adamın neler yaşadığını düşündünüz mü peki? Hatasını bu şekilde gözüne sokup gözyaşı döküp aman çözmeni istemem demeniz olayı nereye getiriyor? yani ne olsun istediniz acaba adam ışınlansın mı?
özetle hata yapan kocanıza çok acımasızca hatası yüzünden acı çektirmişsiniz sonra haksız mıyım diye bize soruyorsunuz.
haksızsınız.
0
basond
(25.09.26)
@basond, kocam üzülsün acı çeksin diye ağladığımı mı düşündün :D sadece kendi üzüntümden dolayı ağladım tabi ki. Tutamadım kendimi yani. Ama gitmesini de istemedim 12 saat çok geldi.
@purple life, benim bavul yatak odasında kalmış diğerleri koridordaydı o yüzden unutmuş ama benim bavulumu da görmüştü daha önce yani haberi vardı unutmasa alırdı :/
@kumandanim, teşekkürler :) benden çok o sevindi zaten hallolmasına
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(25.09.26)
Hadi geçmiş olsun, bir şekilde hallolmuş işiniz...

Friends dizisinin bir bölümü var. Arkadaşı phobe'nin düğününde nikahını kıyacak olan joey türlü aksaklıklardan ötürü kıyafetini getiremiyor. Otelin hediyelik eşya dükkanından aldığı şort ve tişörtle düğünde gitmek zorunda kalıyordu.

Sizin için de bu aksaklığın ileride komik bir hatıra olarak kalması gerekirdi aslında. Hayatta aksaklıklar olur. Rabbim ciddi dertler vermesin. Bazen gülüp geçmeyi öğrenmek lazım. İleride fotolara bakılır ve "ahahah, gradient da elbisesini unutmuştu, di mi?" denirdi en fazla...

Hayatı kendinize zorlaştırmayın, zaten yeterince zor. Gözyaşlarınıza değmez yani...

Neyse, sorunun bir şekilde üstesinden gelinmiş. Gençlere mutluluklar...
+2
dilemma of subscribtionability
(26.09.26)
başka derdiniz mi yok gerçekten ya. gider güzelce yeni alışveriş yapardım, daha keyifli.
0
deartheodosia
(26.09.26)
@gradient bacim sen kendi valizimi takip etmemissin Fkfkfkf sorry ama adama kizamayiz
0
Purple life
(26.09.26)
ne güzel işte bu vesileyle alışveriş yapın bol bol :)
0
gurur
(26.09.26)
(1)

Şu lambanın tepesindeki beyaz plastik yarım karpuz kırıldı?

Lh12
İkea müşteri hizmetlerini aradım. O parça yok diyor. İnternette bulunur mu bu zımbırtı? Ya da ona uygun bişey nerden yaptırılır? Lambanın yenisi 4k tl. Hayatta vermem o parayı bi plastik için.Uğraşırım. gurur meselesi yaparım.Hepinize sevgiler.https://hizliresim.com/upload-success?expires=1790271860
İkea müşteri hizmetlerini aradım. O parça yok diyor. İnternette bulunur mu bu zımbırtı? Ya da ona uygun bişey nerden yaptırılır?
Lambanın yenisi 4k tl. Hayatta vermem o parayı bi plastik için.
Uğraşırım. gurur meselesi yaparım.
Hepinize sevgiler.
hizliresim.com

Bu sağlam hali. O beyaz kısım paramparça oldu.
0
Lh12
(24.09.26)
avizecileri dolaşma imkanınız varsa kesin bulursunuz. yoksa koçtaş'ta falan satılan lambaderlerin böyle mat asetat gibi bir şapkası(?) oluyor. büyük kırtasiyelerden öyle bir malzeme alıp uydurabilirsiniz. ya da bambulu kağıt karpuzlardan alıp, yarısını kesip uydurabilirsiniz.
+1
lil siztah
(24.09.26)
(10)

avukatların ödeme alma sıstemı

deepness
dava acılmadan önce yonlendırme, "şu yolu deneyelım, şöyle yapalım "gibi sureclerde para almayıp, dava açıldıgı gun, toplam parayı mı alıyorlar ? nasıl oluyor bu ısler, deneyımlerınızden cevaplarınızı bekler tesekkur ederım.
dava acılmadan önce yonlendırme, "şu yolu deneyelım, şöyle yapalım "gibi sureclerde para almayıp, dava açıldıgı gun, toplam parayı mı alıyorlar ? nasıl oluyor bu ısler, deneyımlerınızden cevaplarınızı bekler tesekkur ederım.
0
deepness
(24.09.26)
önce kabaca meselenin nasıl ele alınacağı, nasıl ilerleneceği konusunda anlaşıyor ve vekaleti veriyorsunuz. sürecin aşamalarında (ihtar çekme, dava açma, bilirkişi raporu vd.) ödenecek harç ve masrafları günü gününe gönderiyorsunuz. ama avukatlık ücreti genelde biraz daha esnek. mesela bizim bir kira ödemeyen kiracı sorunu vardı; avukat süreci başlatırken bildirdiği ücretin yarısını; bir ay sonra da kalanını vermemizi istedi (bunda da kdv dahil/hariç konuşuluyor çoğunlukla). bu dava hala sürüyor. diğer yandan bir ortaklığın giderilmesi davamız vardı, bir yıl kadar sürdü. süreç boyunca masraflar dışında hiç para ödemedik; sonunda toptan aldı.

meselenin türüne göre farklı aşamalar için alternatifli anlaşma da yapılabilir. mesela bir kira tespit davamız olacak yakında. bunda avukat "arabulucu aşamasına kadar şu kadar alırım, davaya dönüşürse şu kadar isterim" dedi. kira ödemeyen kiracıda böyle yapmamıştık ve şimdi adamla çıkması konusunda anlaşacak gibiyiz (normalde iki yıl sürmesi öngörülüyordu); parayı baştan ödediğimizden biraz kayıptayız ama adamdan kısa vadede kurtulmak paha biçilemez tabi..

kısacası avukatlık ücretinin alınış biçimi dava tipine, o kişinin çalışma usulüne vd. göre değişebiliyor. siz de ödeme gücünüze göre taksit falan isteyebiliyorsunuz. tabi bu söylediklerim, işini takip eden avukatlar için geçerli. adamı/kadını tanımıyorsanız, baştan tüm parayı vermemekte fayda var.
+4
lil siztah
(24.09.26)
her hizmet sektörü gibi işi bitirmeden paranın tamamını vermeyin. sonrasında davayı bile unutabiliyorlar.
0
gercekdunya
(24.09.26)
"Her hizmet sektörü gibi işi bitirmeden paranın tamamını vermeyin. Sonrasında davayı bile unutabiliyorlar."

İşin bir de öteki tarafı var. Vekalet ücretinin nasıl ödeneceği davanın mahiyetine göre değişir ama sözgelimi ceza davalarında bu ücret kural olarak peşin alınır. Peşin alınmayan dosyalarda kimi ahlaksız müvekkillerin ücreti ödemedikleri avukatlıkta sık görülen bir durumdur. Bu yüzden pek çok kere ücretin peşin alınması gerekir. Öyle "İşi bitirmeden paranın tamamını vermeyin" diye bir şey yok yani.
0
kurmaca
(26.09.26)
@kurmaca, avukata yeni yeni işimiz düştüğü için -ki Allah düşürmesin ama eksikliğini de göstermesin diyelim- fazla tecrübem yok ama yakın çevremden duyduğum kadarıyla davayı unutan avukat sayısı da hiç azımsanacak kadar değil. iki tarafın da kendini garantiye alması önemli diyip uzlaşalım bence.
0
lil siztah
(27.09.26)
@kurmaca adı üstünde avukat ya, müvekillinden parayı alamayacağını hissederse zaten o davayı almaz diye düşünüyorum. zira biraz insanları da tanıması gerekiyor. dava alıp parasını alamıyorsa o avukattan uzak durun zaten. daha kendi sorununu çözemeyen sizinkini hiç çözemez.
-1
gercekdunya
(28.09.26)
@gercekdunya Bilginiz olmayan konu hakkında yorum yapıyorsunuz. Avukatlar sorun çıkmasın diye peşin alıyor ücretini diyorum zaten. Hayat deneyiminiz nedir bilmiyorum ama insan tanımakla falan alakası yok bunun. Bütün avukatların bildiği ve yaşadığı şeyler bahsettiğim.
0
kurmaca
(28.09.26)
@kurmaca bende yaşadığım deneyimi paylaşıyorum. avukata parasını verince bir daha o davayı takip etmiyor ve duruşma gününü bile unutuyor. defalarca yaşadım bu durumu. tecrübe hayatta yediğin kazıkların bileşkesidir. bende bu konuda tecrübelendim sayelerinde.

istediği kadar kural olsun. bizde zamanında mecburuz sandık, işi düzgün yapar sandık ve peşin ödediğimiz çok zaman oldu. bana göre avukat parayı peşin istiyorsa kendine güvenmiyor demektir.
-1
gercekdunya
(28.09.26)
@gercekdunya Siz düzgün bir avukat seçememişsiniz demek ki. Öyle avukatlar yok demiyorum ama benim tanıdığım onlarca düzgün avukat da işlerini gayet düzgün takip ediyorlar. Türkiye'de de parasını peşin verip davanızı gayet güzel takip eden bir sürü düzgün avukat var. Ki bu ülkede 200.000'den fazla avukat var. Sizin bir iki tane anektodal deneyiminizle "Avukata parasını peşin verince o davayı takip etmiyor" diye hangi akıl yürütmeyle genelleme yapabiliyorsunuz? Kaldı ki avukatın mesleki sorumluluğu var. Gerçekten avukatınızın görevini ihmal ettiğini düşünüyorsanız hem bağlı olduğu baroya hem de savcılığa şikâyette bulunun. Zira avukatlar böylesi durumlarda ağır cezada yargılanıyor.

Bir de bazen müvekkil cahilliğinden avukatının davayı takip etmediğini zannedebiliyor. Sanıyorlar ki avukatın tek davası kendisininki. Bu yüzden avukatın 7/24 UYAP başında kendi dosyasına bakması gerektiğini düşünüyor. Müvekkil kendisi Vatandaş UYAP'tan bir gelişmeyi avukatından önce görünce ve avukatının henüz bundan haberi olmayınca avukatın dosyayı takip etmediği zannına kapılıyor. Ya da sanıyor ki duruşmasına bir ay olsa bile sanki avukatın tek davası buymuş gibi ezbere duruşma gününü bilsin.
-2
kurmaca
(28.09.26)
@kurmaca bu kadar alındığına göre avukatsın sanırım. bu yüzden mi insanlara üsten üsten bakıp cahil diyebiliyorsun. o cahil dediğin müvekkil hukuk bilmek zorunda değil, davayı sana veriyorsa takip etmek zorunda değil. her meslekte olduğu gibi çürük elmalar mevcut. bu meslekte ne yazık ki daha fazla çünkü önüne gelen özel üniversiteler ile hukuk okuyup avukat olmaya başladı.

insanlar sevdiği işi yapıyorsa her zaman iyidirler. ama para ile okuyup avukat olunca çok para kazanacağını sanan tipler gerçeklerin öyle olmadığını görünce bu şekilde işlerini savsaklıyorlar. oysa iyi bir avukat çözülemeyecek davaları bile çözer. işini düzgün yapan herkese saygımız sonsuzdur.
0
gercekdunya
(29.09.26)
@gercekdunya Medeni insanların yaptığı gibi size siz diye hitap ediyorum buna karşılık sizinle bir samimiyetimiz olmadığı halde bana sen diyorsunuz ve insanlara üstten bakan ben oluyorum öyle mi? :) Peki. Cahil sözümün hukuku bilmemekle itham etmekle alakası yok. Bunu bile anlamamışsınız. Her neyse.

Geri kalan dedikleriniz yazdıklarımla da asıl konuyla da alakasız. O yüzden onlara bir şey demiyorum. Daha fazla bu tartışmayı uzatıp duyuruyu meşgul etmeyeceğim.
0
kurmaca
(02.10.26)
(5)

Ayı Evcilleştirilebilir Mi ?

lebaron
sb
sb
0
lebaron
(24.09.26)
kaynak youtube videolarındaki manyak ruslar, kedi gibi ayı besleyen insanların videolarını gördüm.

bir de eski zamanlarda(30 sene önce görmüştüm en son) ayı oynatma denilen bir hayvana eziyet şekli vardı. bunun da videolarını görebilirsiniz.
+1
omer460
(24.09.26)
Domesticate anlamında hayır ama insanları tolere etmesi küçük yaştan itibaren öğretilebilir. Sirklerde ya da eskiden sokak sokak ayı gezdirip oynatanlarda falan olduğu gibi. Ya da işte milyarder Rus oligarkları falan manyaklık olarak besleyebiliyor onun gibi
0
nundu
(24.09.26)
ben çocukken zavallı hayvanları sokak sokak gezdirip oynatırlardı; demek ki eğitilebiliyorlar ne yazık ki.. bir de derlerdi ki, o oynama hareketini öğretmek için kızgın saçın üzerinde müzik çalarak koşullarlarmış. manyak manyak işler :/
0
lil siztah
(24.09.26)
youtu.be

taksim meydanda ayi oynatilan karanlik donemler :D
0
cooperr
(24.09.26)
Yapay seçilim ile denenebilir ama çok hızlı ve kolay olmayacaktır. Tilki için şöyle bir çalışma var;


tr.wikipedia.org
0
Sattva
(25.09.26)
(3)

Sahiplendiremediğimiz hayvanlar için nasıl bir çözüm bulabiliriz?

furry burns
Arkadaşlar merhaba, geçen sene annesi tarafından dışlanan çok küçük bir kediyi sahiplendik peşine sokaktan bir kedi daha sahiplendik onda kronik astım ve kalp yetmezliği problemi çıktı tedavileri ve takibi ile ilgileniyoruz. Derken 2 ay önce sokakta aynı gün iki yavru kedi gördük birine motor çarpıp
Arkadaşlar merhaba, geçen sene annesi tarafından dışlanan çok küçük bir kediyi sahiplendik peşine sokaktan bir kedi daha sahiplendik onda kronik astım ve kalp yetmezliği problemi çıktı tedavileri ve takibi ile ilgileniyoruz. Derken 2 ay önce sokakta aynı gün iki yavru kedi gördük birine motor çarpıp yol kenarında bırakmış bacağı kırıktı, tedavisine ettirdik bakımını yaptık. Diğeri de çok küçük yavruydu yağan dolu ve yağmurda ıslanmıştı zatürre olmak üzereydi Onun da çok uzun bir süre tedavisi oldu antibiyotik vesaire daha yeni tamamlanıyor. En son şimdi de birkaç gündür sokakta ciyaklayan, annesiz kalmış 20-25 günlük bir kediye bakıyoruz. Evimiz çok küçük, nöbetli çalışıyoruz ve hepsinin aşı durumu farklı olduğundan izole etmeye çalışıyoruz ve artık iyice imkansız bir hal almaya başladı. Son rahatsızlıkları olan 2 yavru kediyi 2 aydır sahiplendirmeye çalışıyoruz Ancak maalesef hiç kimse sahiplenmedi. Şu aşamada içimiz el vermiyor el vermeye sokağa bırakmak durumundayız. Bu işin başka bir çözümü var mıdır? Bu kadar emek verip koşturup uğraştığımız hayvanların sokakta kışta gelmişken heder olmasını da istemiyoruz.
+6
furry burns
(23.09.26)
öncelikle elinize ve yüreğinize sağlık; kesenize de bereket diliyorum.
ben de tedavi konusunda çok geçmişi olan, ancak sahiplendirme konusunda çok başarısız biriyim. diğer yandan temizliğe giden bir tanıdığımız var; giriş katındaki evine onlarca kez kedi doğurdu; kadın istisnasız hepsini sahiplendirmeyi başardı. çünkü çok çevresi var. siz de web siteleri, klinikler, pet shoplar, kedili deli kadınlar, kimi bulursanız haber edeceksiniz; başka yolu yok ne yazık ki.

ikinci ihtimal de kontrollü olarak sokağa bırakmak -yine- ne yazık ki. defalarca kez box istirahati -işkencesi- ile kırık kol-bacak iyileştirip saldığım hayvanların ertesi gün ezildiklerine şahit oldum. ancak bizim de imkanlarımız sınırlı ve akıl -ve de beden-sağlığımız için bir yerde sınır çizmemiz gerekiyor..
kolaylıklar diliyorum.
+5
lil siztah
(23.09.26)
Favorileyeyim, cevaplar belki bana da yardımcı olur.
Evde tek kedi vardı. 5 senede dörde çıktı sayısı. Hepsi sokaktan. Üçü de ölmek üzereyken bakıldı. Son ikisini sahiplendiremedik, üzerimize kaldılar. Dördünü de kısırlaştır, aşılat, mama, kum vs. Ama en kötüsü bazen çok birbirlerine giriyorlar.

Evimiz büyük sayılır ancak ona rağmen 3 kediden fazlası sıkıntıymış, anladık. Yapacak bir şey yok, alıştık birbirimize. Şimdi bir tanesine talip çıksa, dört kediden hiçbirinden ayrılmak istemiyoruz. Ama ödümüz kopuyor beşinci bir vaka olsa ne yapacağımızı bilemiyoruz.

Sokak kedilerinin tedavi, bakım ve beslemelerine yardım etsek de, ortamları iyiyse adapte olup zaten orada güzelce yaşıyorlar. Ama bizim son 3 kedi de minnacıkken bakım ister haldeydi. Şubat soğuğunda 7 günlük bebeyi sokakta bırakamıyorsun. 3 saatte bir biberon. Sıcak tutma. Yumuşak diş fırçasıyla yalama simülasyonu, kakasını yaptırma vs…

Gözünüzün önünde çaresiz bir yavruyu ölüme de terk edemiyorsunuz.

Kimse de tekir sahiplenmek istemiyor. Hem herkese güvenemiyorsunuz da… Masraflarını saymadım zaten. Biz ömür boyu mama garantisi verip de yine sahiplenen bulamıyoruz, düşünün.

Zor… Çok zor…

Edit:
@lil siztah
Bahsettiğiniz abla süpermiş. Anladım ki bizim çevremiz yok. Bizim çevreden en fazla “sizin evde nasıl olsa çok, bizim evdeki tek kedimiz çok tüy döküyor, onu da alın” türü saçmalıklara muhattap oluyoruz.
+1
yadigar
(24.09.26)
belki tuhaf gelecek fakat instagram'a viral olacak bir sahiplendirme videosu çekerseniz bence çok rahatça bulabilirsiniz... özellikle gündem olan sokak kedilerini yalnızca video çok izlendiği için veya insanlara sempatik gözüktüğü için sahiplenmek isteyen yüzlerce kişi görüyorum yorumlarda... ek olarak da bulunduğunuz şehrin üniversite öğrenci gruplarına ulaşmayı önerebilirim...

(son olarak emeğinize çabanıza sağlık...)
0
isimsizbiri
(25.09.26)
(8)

neden böyle konuşuyor?

kestane gürgen palamut
Yaklaşık 2 ay görüştüğüm erkek tarafı ile uyuşmadığımızı düşünerek görüşmeyi kestim. Yüz yüze değil mesajla bitirdim.( haklı sebeplerim vardı) Üzerinden 1 aya yakın bir süre geçti. Geçen hafta aracı olan arkadaş ile görüştüklerinde benden çok etkilendiğini, beni kırdığını ve bu aralar aramızın limon
Yaklaşık 2 ay görüştüğüm erkek tarafı ile uyuşmadığımızı düşünerek görüşmeyi kestim. Yüz yüze değil mesajla bitirdim.( haklı sebeplerim vardı)
Üzerinden 1 aya yakın bir süre geçti. Geçen hafta aracı olan arkadaş ile görüştüklerinde benden çok etkilendiğini, beni kırdığını ve bu aralar aramızın limoni olduğunu söylemiş. Aracı olan kişi de dolaylı aracı açıkça soramıyorum.
Erkekler bitiş sürecini zamana mı yayıyor böyle ? Yoksa kulağıma gelir diye zarf mı atıyor anlamadım.
-4
kestane gürgen palamut
(23.09.26)
Bitiren tarafın siz olmasını yediremiyor olabilir mi?
Kırmak bile etkin bir eylem, kırılmanız da ondan etkilendiğinizi belli edebilecek bir şey. Ama görüşmek istemeyip mesajla bitirince ortak arkadaşınıza söylemeyi yedirememiş olabilir gibi geldi bana.
+1
mor oje
(23.09.26)
Suçluluk duygusundan dolayı olabilir
+1
santimantal
(23.09.26)
Tamamen bittiğini kabullenmiş değil
+2
cccbehzatccc
(23.09.26)
'benden çok etkilendiğini, beni kırdığını ve bu aralar aramızın limoni olduğunu söylemiş.'

belki de aracı kişiye açıklama yapmak istememiştir, sonuçta terkedilmiş. beni terketti diyememiştir.
+3
omer460
(23.09.26)
bence hazır haklı sebepleriniz de varken üzerinde durmayınız ve geçiniz.
çok etkilenen adam dolaylı olarak ulaşacak habere güveneceğine doğrudan girişimde bulunurdu. o kişiye kazanovalık gösterisi bile yapıyor olabilir; bilemeyiz.
özetle, geçiniz..
+3
lil siztah
(23.09.26)
omer460 +1
açıklamak istememiş.
+1
yap desem yapmazsin he
(23.09.26)
yiğitliğe bok sürdürmeme geni biz erkeklerde default olarak geliyor.
-1
galahad reloaded
(24.09.26)
erkek ve kadin farkli davranir. %30 bu.
insanlar farkli davranir. %70 bu.

herkes ayni davranacak diye bisey yok.
belki adam, dialogla cozmek varken mesajla hatalarini siralayip ayrilan kadina uyuz olmustur. sonra o mesaji tekrar okuyup bazi seylere hak vermistir. tabi boyleyse, bu sizin hakli oldugunuzu degil; hakliyken haksizliginizi gosterir.
+1
buenosdias
(24.09.26)
(2)

bt anjiyografi sonuç raporu kaç günde çıkar?

sparky
sb. 20 gün önce hacettepe erişkin hastanesinde kontrastlı bt anjiyo çekildim. sonuç 10 güne çıkar demişlerdi ortada bir şey yok. arıyorum asla ulaşamıyorum. mail attım dönen eden yok. bu kadar uzaması normal mi?
sb. 20 gün önce hacettepe erişkin hastanesinde kontrastlı bt anjiyo çekildim. sonuç 10 güne çıkar demişlerdi ortada bir şey yok. arıyorum asla ulaşamıyorum. mail attım dönen eden yok. bu kadar uzaması normal mi?
0
sparky
(23.09.26)
tekrar banko'ya gidip sorun, devlet hastanesinde öğrenmenin başka yolu yok.
ben de ilaçlı mr çekildim; birinin raporu 1 ay içinde çıkmıştı, diğerinin iki aydır raporu yok ortada. ben de gittiğimde soracağım.
0
lil siztah
(23.09.26)
çam sakura'da yaptırdım. 10-15 günde çıktı. doktorun yoğunluğuna bağlı. hastaneye gitmeye gerek yok. rapor çıkarsa enabız'a düşer zaten. ordan takip edin.
0
merhum
(24.09.26)
(4)

Şimdiki üni'liler ödevlerini ai'a ne ölçüde yaptırıyor? Hocalar bir şey diyor mu?

ya ben lan neyse
sb teşekkürler
sb teşekkürler
+1
ya ben lan neyse
(20.09.26)
Bir konuda sunum, literatür özeti gibi şeyler yalan oldu artık. Öğrenci ai’a hazırlattığı sunumu ilk kez derste görüp anlatmaya çalışıyor çoğunlukla. Vizeye katkı yapan bir sunum ödevi vardı bizde, bu dönem onu kaldırdık mesela.
0
lil siztah
(20.09.26)
niye kaldırdınız sayın @lil siztah rencide etseydiniz :)

ölçme değerlendirme adına tek enstrümanın yazılı sınav kalması da iyi değil. hem sunum becerileri özgüven kazandırma onları hayata bildiklerinden çok öne çıkarabilirdi.

baştaki soruya gelirsek üniversiteler bir piramit şeması olduğu için çoğu hocanında umrunda olmadığı için sistem sürdürülüyor işte ne olacak yüzde 95i bir işe yaramayacak bölümler sonuçta.
+1
anon1m
(20.09.26)
Ben bu sene tatilde okula ziyarete gittim, hocalarla konuştum. Hocalar yolunu bulmuş;
Ödev veriyor. Ödevden de quiz yapıyor.
Ödev 20 puan, quiz 5 carpanli. Kısacası quiz'de patlarsan 0 alıyorsun.
Başka bir hocam da ödev vermeyi bırakmıştı.
Quiz yapan hocam da zamanında sizlere modelleme öğretiyorduk, şimdikilere öğretmeye gerek yok o yüzden daha ileri konulara geçebiliyoruz demişti.

Ama sözlü konulardaki hocalarla konustum (türk tarihi, iletişim vs), vallaha yapay zeka yapay zekayla konuşuyor dedi artık.
+1
logisticsmanager
(20.09.26)
gunumuzde dogru cevaplari vermek degil, dogru sorulari sormak onemli. bu sadece ogrencilikte degil profesyonel hayatta da ayni sekilde. hoca olsam ve ayni zamanda mufredat da izin verse cocuklarin neyi bildigini degil kritik dusunce ve dogru sorulari sorma kabiliyetini olcerdim.

gidisat su sekilde, hocalar icerikleri ve sorulari yapay zekaya hazirlatiyor. ogrenciler ise sorulari yapay zekaya cevaplatiyor. aslinda olan yapay zeka kendi sordugunu kendi cevapliyor. ne hoca neyi neden sordugunu biliyor, ne ogrenci neyi neden cevapladigini biliyor. internet ve google ciktiginda ansiklopedik bilginin degeri azaldi, derlenmis ve islenmis bilginin (knowledge) degeri artti. yapay zeka ile birlikte derlenmis ve islenmis bilginin degeri azaldi, kritik dusunce ve dogru sorulari sormanin degeri artti. hem hocalarin hem ogrencinin bu gelecege hazirlanmasi lazim. kisayoldan kendini akilli zanneden simdilik kendini kandirir, ilerde cikmaz sokakta kalir.
0
emrahday
(21.09.26)
(4)

Akıllı kedi tuvaleti kullanan var mı?

anaphylacticshock
Merhaba, Akıllı otomatik kedi tuvaleti kullanan var mı? Memnun musunuz? Hangi marka kullanıyorsunuz? Akıllı kedi tuvaleti almak istiyorum. İç hacmi geniş olsun, bayağı geniş olsun. Kum kapasitesi fazla olsun. Kendi kendini güzelce takılmadan temizlesin. İç haznesi mümkünse çıkarılıp yıkanabilir ols
Merhaba,

Akıllı otomatik kedi tuvaleti kullanan var mı?

Memnun musunuz? Hangi marka kullanıyorsunuz?

Akıllı kedi tuvaleti almak istiyorum.

İç hacmi geniş olsun, bayağı geniş olsun.

Kum kapasitesi fazla olsun.

Kendi kendini güzelce takılmadan temizlesin.

İç haznesi mümkünse çıkarılıp yıkanabilir olsun. Yani ayda bir iç haznesini çıkarıp yıkayabileyim ya da en azından silebileyim.

Telefonla kontrol edebileyim, mesela telefonla talimat verebileyim kendini temizle diye. Ya da doluluk oranına bakabileyim telefondan. Yani ne kadar dolmuş, ona bakabileyim.

Kamerası olsun. Hayvanlar tuvalete girerken falan görebileyim. Ne sıklıkta tuvalete girdiklerini bileyim.

Benim istediğim temel özellikler bunlar.
Bütçem maksimum 25.000 tl.

Ne önerirsiniz?
0
anaphylacticshock
(18.09.26)
Bende Petkit Puramax var, kamerasız bir model, artık satılmıyor. 3 senedir kullanıyorum memnunum. Başlarda farklı kum tipleri denedim; biokats tofu tipli kumda hazne çabuk doluyordu bıraktım, zeytinçekirdeği kumu dipteki pede yapışıyordu bıraktım, everclean kullanıyorum. 2 kedim var, evde 3 wc’leri var biri otomatik, en çok bunu kullanıyolar. 3 senelik kullanımdan sonra dipteki ped yıprandı, pedin yenisini aldım değiştireceğim. Başka yedek parça almadım hiç ekstradan. Kameralı ve daha geniş hazneli olan modeli çıktı, şimdi alacak olsam onu alırım. İPhone kullanıyorum uygulaması sorunsuz çalışıyor. İçini silebiliyorum ama yıkamak aşırı zor ve yapmamak lazım gibi çünkü silerek de yeterli gibi duruyor. Poşetini de cook marka alıyorum kendi markasının poşeti bilmem kaç katı fiyatla satılıyor ve hiçbir farkı yok.
0
megalomaniac
(19.09.26)
Çevremde petkit kullananlar memnunlar (benimki sesli şeylerden çok korktuğundan almadım).
Petkit alacaksanız, tr distribütörünün sitesinde kk numarası çaldırma sorunu var, dikkat edin.
0
lil siztah
(19.09.26)
Haustier kullanıyorum kamerasız olan model, 3 kedim var evde, çok kullanışlı, temizlik vs daha kolay. Her gün temizleme derdi yok.
0
Uncle Sam
(19.09.26)
ablam kullanıyor. iki kedisi var. bir tanesi henüz kullanmaya başlamadı. kamersı yok. telefondan bildirim geliyor "şu kilodaki kedi girdi" diye. anlıyor o zaman hangisi olduğunu. kullanmasa da içeri girip bakıyor çünkü öteki.

xenon smart'mış ama modelini bilmiyorum.

koku yapıyor sıcakta bir yerde durursa. onunkiler balkonda ve güneş gelince tüm balkon kokuyor. önü haliyle yine de kum oluyor.
0
janderzel zartanyan
(20.09.26)
(6)

Geliriniz ve kişisel harcamalariniz aylık ne kadar?

egerbiryolcu
Mesela aylık 70 bin kazaniyorum kişisel harcamalarim 5 bin 10 bin gibi örnekler.Kişisel harcamalardan kastım kitap, kıyafet, kozmetik, , hobi yatirimi gibi harcamalar. Mutfak market alışverişi veya kuaför hizmeti vs değil.
Mesela aylık 70 bin kazaniyorum kişisel harcamalarim 5 bin 10 bin gibi örnekler.
Kişisel harcamalardan kastım kitap, kıyafet, kozmetik, , hobi yatirimi gibi harcamalar. Mutfak market alışverişi veya kuaför hizmeti vs değil.
0
egerbiryolcu
(17.09.26)
Spor salonu aidatı?
0
Mirket
(17.09.26)
Hedefim maaşın yüzde yirmisinden fazlasını vermemek. Dışarıda yeme içme hariç, kedilerin mama ve kum masrafı dahil.
+1
auroraaurora
(17.09.26)
Öyle bir kendi giderim su, gezme giderim bu diye bir sey diyemem cünkü hesap yapmadim hic ama (esimin maasi + benim maasim) toplaminda 30%'unu biriktiriyoruz. biraz ihtiyactan fazlasini harciyoruz bir de. gereksiz harcamamiz olmasa rahat 50% biriktirirdik.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.09.26)
kozmetikle kuaförün farkını anlayamadım. zorunlu ya da zevke bağlı harcamalar olarak mı ayırmak istediniz? o zaman kuaför de ilk kategoride olmalı.
bir sene öncesine kadar maaşım kadar kk borcu ödeyerek ayı tamamlıyordum (zorunlu+zevk). bir senedir çalışmıyorum. bu süreçte, çalıştığım zamanki maaşımın 1/3'i kadar bir gelirim vardı; yine ucu ucuna kapatıyordum. gelecek ay tekrar çalışmaya ve full maaş almaya başlayacağım; kısa sürede eski düzene dönerim diye düşünüyorum.
özetle bende gelir=gider oluyor; valla benim bi suçum yok :P
+1
lil siztah
(17.09.26)
%5 değildir.
0
gabe h coud
(17.09.26)
Kişisel harcamam çok az ayda belki 1 kitap 6 ay da bir tişört. 4 günde bir belki kahve. Para kalmıyor bunlara.
+1
mikahakkinen
(17.09.26)
(6)

otomobille kaza yapıyordum - görüş ihtiyacım var

baldan kaymak
çift şeritli yolda ki; yolun sağında solunda ışıklandırma yok, hiç ışık yok araba ışığı, bariyerli yol, her iki tarafda da sağ sol bariyer; otoban aslında.orta refujde yağmur alanı gibi olan çimenli yerden akşam karanlığında (21:00) siyah köpek yola fırladı. Nasıl oraya girdi bilemiyorum bile umrumd
çift şeritli yolda ki; yolun sağında solunda ışıklandırma yok, hiç ışık yok araba ışığı, bariyerli yol, her iki tarafda da sağ sol bariyer; otoban aslında.

orta refujde yağmur alanı gibi olan çimenli yerden akşam karanlığında (21:00) siyah köpek yola fırladı. Nasıl oraya girdi bilemiyorum bile umrumda da değil.

Sol şerittte hızım 85 kmh civarı
Sağım da doluydu ve hafif bir virajdı.

köpeği gördüm, ayna kontrolü, sağım zaten dolu, bir fren- köpek de korktu geri çekildi- o esnada şöför tarafından vurmayı göze aldım artık ki ben fren yapmamla o tekrar refüje çekildi ve kazasız ayrıldık. Çıkış hızım 55-60 falandır bakmadım ama buralara düştük.

tek suçum bilmediğim birşeyi hiç düşünmemek ve hazırlanmamak. tavana birşey de düşebilir tabi bilemem. görüşlere ihtiyacım var psikolojiden nasıl çıkacağız?

Birkaç gün sonra uzun yol yapacağım 2.500 km civarı. İyiyim ama insan bi sorguluyor
0
baldan kaymak
(16.09.26)
normal bir hızla çevre yolunda ilerlerken, yanımdan yüksek hızla bir şahin geçti. gözümün önünde önce sağdaki korkuluklara vurup havalandı ve karşı şeride uçup tıra çarptı. karşı şeritten gelen tıra çarparken arabadan biri savruldu. bu olayın üstünden 2 sene geçti ama hala aklımda.

bir kaç saniye farkla ben sıyrıldım bu kazadan. bu benim kontrol edebileceğim ve/veya öngörebileceğim bir şey değildi. artık serseri mayın gibi giden araçlarla arama daha da mesafe koyuyorum. sorgulamak iyidir.
+1
scudman1
(16.09.26)
2-3 sene once 120 ile en sol seritten giderken onume aniden refujun icinden tilki cikti, sagimda kamyon vardi saga gecemedik. fren yapsam aynaya baktim arkamdan hizli gelen 2-3 arac vardi zincirleme kaza olurdu, sonucta tilkinin icinden gectik.
onune aniden birsey cikmasina hazirlanma olasiligin pek yok. deneyim panik olmamani sagliyor o kadar. ben frene bile basmadim sadece gazi kestim.

olacak boyle seyler, bir insan asagi yukari 45-50 sene arac kullansa, bu sure zarfinda hicbir kazaya karismadim diyen herhalde cok cok azdir, o yuzden hayatin bir parcasi.
+1
cooperr
(16.09.26)
Georgia’da, Athens diye bir şehirde araba kullanırken, gecenin bir yarısı yolun kenarında birden iki geyik peyda oldu. Son anda durdular. Yaşadığım korkuyu anlatamam. Orada yaşayan arkadaşım “buranın yerel ahalisinden geyiğe çarpmayan yahut kaza atlatmayan yok gibi” dediydi. Hatta bir zaman önce ortak arkadaşımızın arabası geyik yüzünden pert olmuştu. Kullanmaya devam ettim müteakip günlerde korka korka. Başka çare yok… (korkak kullanmadım. Korkmama rağmen bildiğim gibi kullandım. Ama ekstra bir alarm hali oluyor, evet)

Yıllarca köpek çok atladı önüme ama hep kırabildim direksiyonu. Hatta birinde az kalsın takla atacaktım. Arabadakiler “çarpsaydın mecbur, ne tehlikeye attın bizi” diye kızdılar ama saliselik refleksif kararlar bunlar.

21 yıl önce tem’de en sol şeritte 120 km/h hızla giderken en sağdan bir kedi koşa koşa son sürat geldi ve sağ tekerimin altına girdi. Cansız gitti hayvancağaz. Sola kıramıyorum bariyer var. Yavaşlasam marşpiyel yahut sol tekerle çarpacağım. Ani fren de yapamadım. Hem arkada araç vardı hem de yarı viraj… Hiç vicdan azabı duymadım çünkü yapabileceğim bir şey yoktu. Ama acısı hâlâ içimde. Allah hiçbir masum canlının ölümünü, acısını bizim elimizden yaşatmasın…

Hayvan atlar korkusuyla, prensiben gece uzun yolda hız sınırının da altından (80km/h gibi) gidiyorum. Kirpi falan denk gelince rahat kırabileyim diye direksiyonu. Aynı şekilde, vatan Caddesi - mahmutbey gişeleri arasındaki O3 bağlantısının hem şeritleri dar hem de orta refüjü betondan ve yüksek olduğundan, köpek vs. kalabiliyor orada. O yolda da asla hızlı gitmiyorum. Bu tarz yollarda böyle tedbirler almak dışında yapacağımız pek bir şey yok. Bildiğiniz gibi kullanmaya devam edeceksiniz…
+1
yadigar
(17.09.26)
Araclar iyilestigi icin hizlar farkedilmeyebiliyor, hiz siniri 110lar 120ler kucumsenebiliyor ama 80-90 gibi hizlarin hic de yavas hizlar olmadigini deneyimlemissin. Daha yuksek olsaydi belki carpmak zorunda kalacaktin. Bu standart hizlarla hepimiz boceklere, kuslara carpiyoruz maalesef. Gecmis olsun.
+1
osssy
(17.09.26)
180 km hızla bir aracın asfalta uyguladığı baskı 24 kg diye duymuştum. veya aracınla giderken dağdan taş düştü ve ön camdan girdi. bu tarz şeyleri kontrol edemeyiz. bir süre temkinli olmak çok önemli.
bir insana zarar vermektense kendinin zarar görmesi bence vicdanende, mantıkende daha mantıklı. bir çocuğa çarpmıştım, toparlanmam 6 ayı aldı.
0
mikahakkinen
(17.09.26)
motosiklet gurusu barkın bayoğlu, gecenin bir yarısı boğaz köprüsü'nün girişinde arabayı orta şeritte durdurup, eşine poz kesmek için köprüden atlıcam diye diklemesine şeritlerden koşan bir adama çarptığı için öldü. hayatımızın her anında kaza ihtimalleri sonsuz. görebildiğiniz mesafede fren yapabilecek güvenli hızda gidin, yorulunca dinlenin gibi genel geçer şeylere dikkat edin; gerisi de biraz kader kısmet..
0
lil siztah
(17.09.26)
(13)

Numbı hiç dinlememiş olma ihtimali?

Lubb
Bir şey sorcam... şimdi aşağıya bir video koydum. bu ses analizi yapan 2milyon küsür aboneli bir kanal. Kanalın sahibi okullu bir müzisyen ve batılı orta yaş bir kadın.şimi bu kadının linkin parkın numb şarkısını hiç daha önce dinlememiş olması mümkün mü? mümkün mü ya? ben inanmıyorum. yani bu duyur
Bir şey sorcam... şimdi aşağıya bir video koydum. bu ses analizi yapan 2milyon küsür aboneli bir kanal. Kanalın sahibi okullu bir müzisyen ve batılı orta yaş bir kadın.

şimi bu kadının linkin parkın numb şarkısını hiç daha önce dinlememiş olması mümkün mü? mümkün mü ya? ben inanmıyorum. yani bu duyuruda da duymayan çıkmaz nerdeyse.. buna sadece ben mi inanmıyorum?

www.youtube.com


----
kadının kanal profilinde yazan da bu:

Our operatic founder and vocal guru, Elizabeth Zharoff, has multiple degrees in music and voice from the Curtis Institute of Music, Oberlin Conservatory, and Berklee College of Music. She's also a voice science nerd. Mrs. Zharoff has performed in 18 languages, throughout major venues in Europe, Asia, and North America. She has a uniquely modern career which bridges the gap between voice and technology, and aims to demystify singing for all.
0
Lubb
(15.09.26)
bence duymamis olabilir.

ben de metallica nin en ünlü sarkisi nothin else metters onu duymadim. yani isim olarak duydum ama hic dinlemedim.

ama ben berklee mezunu degilim dkfgjdf. denk gelmemis olabilir ya. numb bildigin düz ergen sarkisi cünkü.
0
Purple life
(15.09.26)
Pek olası değil evet ama neden imkansız olsun ki? Eğitimini aldığı ilgilendiği herhangi bir alanın her ya da en bilinen/tüketilen ürününü bilinçli ya da bilinçsizce pas geçebilir insan bence. Ki müzik devasa bir endüstri, yüzlerce genre var. Ben sinemayla da müzikle de çok ilgilenirim ama çok bilinen filmlerin birçoğunu henüz izlemedim (of bunlar çok popüler o yüzden izlemeyeceğim gibi de değil, denk gelmedi, merak etmedim henüz vs) Linkin Park'ı çocukluğumdan beri bilmeme rağmen Numb'ı ilk kez iki sene önce dinledim mesela bir yetişkin olarak. Çünkü merak etmemiştim ya da denk gelmemişti ama iki sene önce bir arkadaşımın dinleyesi gelince ben de dinlemiş oldum.

Diyebilirsiniz ki sen sıradan vatandaşsın, eğitimini almamışsın işin gücün müzik değil ama bu hanımefendi sektörün içinde, o nasıl bilmez? Şöyle bir video iliştireyim ben de:

youtu.be

Tanır mısınız dinler misiniz bilmem, Mike Portnoy öncü progresif metal gruplarından Dream Theater'ın davulcusu. Kendisi de Berklee College mezunu ve yaklaşık 40 senedir piyasanın içinde. Sağlam da bir müzik dinleyicisi. Ama bu dönemin müzik endüstrisinin bizzat kendisi olarak anılan Taylor Swift'in 3.7 milyar dinlenmesi olan en ünlü şarkısı Shake It Off'u ilk kez bu videoda duyuyor kendisi ve ilk kez duyduğuna anında ikna oluyorsunuz. Tabi ki Swift'in kim olduğunu biliyor hatta videonun sonlarına doğru "Thats Taylor Swift?! Only the biggest artist on earth.." diye kendi tanımayışına da şok oluyor şarkıyı.

Demem o ki böyle şeyler mümkün. Spesifik olarak ilgilendiğiniz bir genre ya da artist değilse, bir yerlerde denk gelene dek ya da biri size dinletene dek en ünlü şarkılarla yollarınız kesişmeyebiliyor.
+2
starbuck
(15.09.26)
ya video video video

2m insanı nasıl çekecek yoksa ?
+2
duyurukullanıcısı
(15.09.26)
Bir ara Bayhan ile ilgili bu tip duyurular açılırdı.

O geldi aklıma.

Ek olarak. Bahsedilen şahsı hiç izlemedim. Adını bile ilk kez bu duyuru ile duydum.
-5
Mirket
(15.09.26)
videoyu seyretmedim, numb dinlemiş mi bilmiyorum,
ama bu reaksiyon videolarının yüzde 99.9u fake bence
+2
abelardo
(15.09.26)
youtube bu tür içerikle dolu. "hears for the first time" yazıp aratın, aklınız gider. buradan sonrasını yazıp yazıp sildim...
(bkz: ağzım bozulur)
0
late viper
(15.09.26)
ben daha önce duymadım. linkin'i de parkta görsem tanımam.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.09.26)
yaw I Will Always Love You'u hic dinlemedigini iddia edip analiz yapan var.

linkin park fani zorunda degilsin, bende Taylor Swift'i begenmiyorum ama surekli sarkilarina orda burda maruz kaliyorum.
isi muzik olan birinin sarkiyi onceden duymama olasiligi sifir.
+3
cooperr
(16.09.26)
Hatırlatırım: Profesyönel müzisyen Nil Karaibrahimgil, Neşet Ertaş'ı bilmiyordu.

Not: Numb'ı bilmiyorum. Hatta ilkin görünce pink floyd'un comfortably numb'ından bahsediliyor sandım.

Edit: Dinledim. 2003 çıkışlıymış. O yılların soundunun tipik bir örneği. Kesin sağda solda dinlemişimdir ama o tarz parçaların hepsi aynı geliyor bana. College rock gibi… Ama bir “Haa, şu şarkıymış, tamam” diyemedim. “Her yerde bu tarz şeyler çalıyordu” dedim.
0
yadigar
(16.09.26)
Duymamış olabilir. Kişinin akademik geçmişiyle pek bağlantılı değil. Nitekim "Numb" akademik değeri olan bir eser değil.

Şimdi Rolling Stone'un "500 Greatest Songs of All Time" listesinin 2021 ve 2024 güncellemerinden sonraki ilk 10'una bakalım:

i.imgur.com

Buradaki şarkıların 10'da 10'unu dinlemiş olan var mıdır burada? Varsa da 1-2 kişidir muhtemelen.

Sonuç olarak; evet Numb çok popüler bir şarkıydı zamanında. Ama her popüler şarkıyı da dinlemiş olmasını bekleyemeyiz.

Ancak şuna da katılıyorum; bu tip kanallar izlenme sayısını artırmak için bu tarz içerikler yapıp kapak resmindeki gibi ya da ne bileyim aşağıdaki resimlerdeki gibi salak salak pozlara giriyor. Bu pozlar/tepkiler tamamen fake.

i.imgur.com
i.imgur.com
+1
himmet dayi
(16.09.26)
abd'de büyüyen/yaşayan bir millenialın bu şarkıyı duymamış olması imkansıza yakın. radyoda, mağazalarda, kafelerde, illa ki bir yerde denk gelmiştir. şu anki güncel müziği takip etmsem bile abd'de hepsine maruz kalıyorum. bu kişinin hiç alışverişe çıkmıyor, arabaya binmiyor olması gerek. kadının gittiği okulların bulunduğu şehirler oldukça araba odaklı şehirler en basitinden. Grammy’lerde bile 2006’da bu şarkı çalındı; bu sektörde olan bir amerikalının bilmemesi çok çok zor. bunun kendi müzik tercihlerimizle uyumlu olmasıyla alakası yok.
+4
eileengray
(16.09.26)
asil inanilmaz olan, kendi tercihlerini "tun dunya benimle ayni fikirde olmali" gibi dusunmek.

linkin park kim? herkes tanimak zorunda mi? bunlar nasil kafalar...
-4
buenosdias
(16.09.26)
videoya bakmadım ama böyle çok izlenmeli bir youtube kanalının, önceden planlamadan hiçbir şeyi direkt videoya alacağını zannetmiyorum. en iyi ihtimalle ikinci kez duyuyordur yani.

diğer yandan söylediğiniz şarkıyı ben hiç dinlemedim. taylor swift örneği verilmiş; onun da tek bir şarkısını bile bilmiyorum (kesin bir mağazada falan çalarken rastgelmişimdir ama o olduğunu anlamamışımdır; çünkü kadının sesini tanımıyorum). bence bunun en önemli sebeplerinden biri, araba kullanmamam ve toplu bir ofiste çalışmamam; yani radyo çalınan bir ortamda bulunmamam. ama ben sıradan insanım. örnekteki gibi 'vocal science nerd' biri, zaten mesleği gereği tonla şey dinliyor olmalı. özetle hiçbir yönden inandırıcılığı yok bence.
+6
lil siztah
(16.09.26)
(14)

Uniqlo

kojonotsuki
Hangi ürünlerini beğeniyorsunuz? Bir arkadaşım formal beyaz gömleklerini özellikle tavsiye etti.Avrupa ve asya'daki mağazalarında kalıp farklılıkları olur mu sizce? Hong Kong'daki mağazasına gideceğim bu ay.
Hangi ürünlerini beğeniyorsunuz? Bir arkadaşım formal beyaz gömleklerini özellikle tavsiye etti.

Avrupa ve asya'daki mağazalarında kalıp farklılıkları olur mu sizce? Hong Kong'daki mağazasına gideceğim bu ay.
0
kojonotsuki
(15.09.26)
Airism serisi atletler. Kalıplarda çok fark yok bence. Ama ürün çeşitliliği Avrupa mağazalarında çok az. Sürekli aldığım kolsuz atlet mesela Avrupa'da bulamıyorum.
0
tss
(15.09.26)
tişörtlerini aldım baya memnunum. kalıpları çok rahat, oversize gibi. kumaşı da kalın pamuklu güzel.
0
jelly bear
(15.09.26)
termal iclik ve taytlari efso otesi. ic camasirlari da guzel.
tisortleri de iyidir. rengarenk tisortleri vardi bende.
0
baldur2
(15.09.26)
t-shirtlerini (özellikle mini tshirt) çok kullanıyorum. içlikleri de güzel. jw anderson gömleklerini de öneririm. annemler göğüs pedli askılı bluzları çok seviyor mesela. jean harici pantolonlarını da beğeniyorum bu arada. vietnam’daki uniqlo’da beden farkı vardı (ABD’ye göre) ama hong kong daha global bir yer. orada bir fark yoktu yanlış hatırlamıyorsam.
0
eileengray
(15.09.26)
Kanvas pantolonları güzel, uygun fiyatlı ve en güzeli de ara bedenleri de satıyorlar: 34 çok bol, 32 çok dar sıkıntısı yaşanmıyor, lazımsa mis gibi 33 de var.
0
salihdt
(15.09.26)
Bir uniqlo aşığı olarak en çok keten ürünleri (gomlek, etek, pantolon) çok beğeniyorum. Bir de airism serisii de pisman etmez. Eşofmanlar da çok iyi ama disarida giymelik düz siyah olanlar spor için olanlar değil. Ben Avrupa'daki magazalarini biliyorum Asya'dakileri deneyimlemedim haliylr bedenleri kıyaslayamıyorum. Cinsiyetinizi bilmiyorum ama genel olarak alıp çok beğendiğim ürünleri şöyle:

www.uniqlo.com

www.uniqlo.com

www.uniqlo.com

www.uniqlo.com yukarıda da demişler airism serisi çok iyi

www.uniqlo.com

www.uniqlo.com

www.uniqlo.com

www.uniqlo.com
0
Amaranta ursula
(15.09.26)
ben hep asya mağazalarına gitmiş olduğum için avrupa mağazaları ile arasındaki beden farkını bilemiyorum ama normalde L/40 giyiyorum ve uniqlo'da da bu bedenler tam oluyor bana.
kadınlar için lazer kesim külotları bir harika demek istiyorum. lastik yapıştırma teknolojileri benim için en büyük teknolojik sırlar arasındadır; zira 10 senedir bozulmadan kullandığım ürünü var.
geçen yıl kumaş görünümlü ama içi polar olan pantolonları vardı; 5 rengini falan aldım. içliklerin her derece olanından var bende ve hepsinden çok memnunum. valla kalanını tek tek sayamıcam ama herşeyi çok güzel, alın işte hepsini :)
0
lil siztah
(15.09.26)
Japonya ya 10 tane tişört götürdüm ama sıcaktan giyemedim. Hep bunları giydim. 3 rengini de aldım, burada da hep bunları giyiyorum neredeyse. Bir tane boxer aldım, keşke daha fazla alsaymışım. Japonya da L beden bana oldu, diğer bedenlerini bilmiyorum ama muhtemelen US M, JP L falan yazıyordur.

www.uniqlo.com

www.uniqlo.com
0
inheritance
(15.09.26)
Yazlık uv korumalı pantolonunu almıştım çok rahat koca yazı yoğunlukla onunla geçirdim
Keten pantolon yine aşırı rahat ikisi de asla terletmedi.
Bisiklet yaka pamukluları çok iyi ağzı burnu kaymıyor.
Kot ceket aldım bir tane bu havada giyiyorum
Oğlana puff montlarından aldım çok iyi
Kaşmir içlikleri kesinlikle alın

Kalıp ben kadın olarak Japonya’dan buradaki bedenimin bir büyüğünü aldım. 188 arkadaş kendi boyuna göre bulamadığını söylemişti. Çocukta beden pek farketmedi.
0
cilekli pasta
(15.09.26)
Hee ürününü aşırı seviyorum iç camasirlari dahil. Japonya ve Avrupa mağazalarından alışveriş yaptım. Bence fark var keklikle fiyat jPonyDa daha ucuzdu
0
euteamo
(16.09.26)
jw Anderson jeansleri baya meşhur, ben keten gömleklerini aldim ve cok cok memnunum. iclikleri de baya iyi bazısı kaşmir karisimli hatta
0
oscar
(16.09.26)
kuş tüyü montları bir harika, incecik ve aşırı hafif, gömleklerin de kumaşları cok kaliteli gerçekten.
0
sinematikcrop
(16.09.26)
Pantolonlarını çok seviyorum ben. Unisex tasarım ve rahatlıkta 10 numara.
0
peki madem
(16.09.26)
Klasik japon resimleri olan tişörtlerini seviyorum. Eski japon minyatürleri gibi desenleri oluyor fuji dağı, balıkçılar, turnalar vs...
i.pinimg.com
hereswear.com
0
thunder thunder thunder thundercats
(21.09.26)
(8)

Kablolu kulakiçi kulaklık önerir misiniz?

chicha_v2
İş bilgisayarıma bluetooth kulaklık bağlanamıyor. Bi tane nc kafaüstü var onu kablo ile bağlayabiliyorum ama sürekli kafamda onu tutmak istemiyorum. Çoğunlukla toplantı veya müzik için kulakiçi de olsun istiyorum. Basslı müzik dinlerim, toplantılar için de mikrofon şart.Usb-c girişli bi model de olu
İş bilgisayarıma bluetooth kulaklık bağlanamıyor. Bi tane nc kafaüstü var onu kablo ile bağlayabiliyorum ama sürekli kafamda onu tutmak istemiyorum.

Çoğunlukla toplantı veya müzik için kulakiçi de olsun istiyorum. Basslı müzik dinlerim, toplantılar için de mikrofon şart.

Usb-c girişli bi model de olur ama tercihim standart kulaklık girişine takılacak bi model olur.

Bu bilgiler ışığında hangi marka modeli tavsiye edersiniz?
0
chicha_v2
(15.09.26)
earpods alın geçin derim.
0
lil siztah
(15.09.26)
+1 apple derim
0
gadlemler
(15.09.26)
Windows bilgisayarda kontroller veya uyumluluk sorunları oluyor mu peki Apple kulaklıkta?
0
🌸chicha_v2
(15.09.26)
www.trendyol.com

bin yıldır şunu kullanıyorum, artık kopma noktasına geldi, hale direniyor. sesi falan da iyi.
0
kibritsuyu
(15.09.26)
2 açıdan tavsiye ederim
1: telefonun şarjı daha uzun gidiyor.
2: kulaklık şarjı ile uğraşmıyorsunuz.
-1
ground
(15.09.26)
herhangi bir akg ya da sennheiser
0
klassno
(15.09.26)
Samsung'un yetkili servisinden alirdim üç beş yıl önceye kadar. Çok kaliteli sesi vardı. Halâ da kullaniyorum yedej olarak. Kablosuzun şarji bitince kullaniyorum.
0
santimantal
(15.09.26)
Aşırı öneririm, sürekli kullandığım jbl c100 , yeterli ve konforlu, sesi bass lari iyi.
0
deepness
(15.09.26)
(17)

Alışveriş Tercihleriniz

rock n roll
Selam Alışveriş yaparken bir şeyi ihtiyacınız olmasa bile sırf beğendiğiniz için alır mısınız yoksa ihtiyacım yoksa asla almam mı dersiniz?Bir diğer sorum da ikinci el ürün alır mısınız?
Selam

Alışveriş yaparken bir şeyi ihtiyacınız olmasa bile sırf beğendiğiniz için alır mısınız yoksa ihtiyacım yoksa asla almam mı dersiniz?

Bir diğer sorum da ikinci el ürün alır mısınız?
0
rock n roll
(15.09.26)
bütün alışverişlerim sadece beğeni üzerine kurulu. bu sebeple tonla ihtiyacım olmadığı halde olan ve ihtiyacım olduğu halde olmayan eşyam(?!) mevcut (ya da değil).
ağır okb geçmişim olduğu için ikinci ele çok uzun zaman mesafeli oldum (yıkanabilir şeyler ve nadir kitaplar bunun istisnası) ama şimdilerde daha sıcak bakıyorum.
+1
lil siztah
(15.09.26)
Bazen ihtiyacım olmasa bile alırım. Bunun 2 nedeni var;
1- Çok beğenmişimdir
2- market ürünlerindense; stoklarım. İndirim vs durumu varsa.

İkinci el ürüne biraz mesafeliyim. Öok tercih etmiyorum.
0
mor oje
(15.09.26)
İki sorunun cevabı da ürüne bağlı.

Hiç ihtiyacım yokken sadece beğendim diye binlerce liralık ürün almam. Ama makul fiyatlı bir şeyse alırım.

İkinci elde de fiyattan bağımsız olarak hijyenle ilgili bir şeyse mesafeli yakaşırım. Özellikle ayakkabı ya da kıyafet 1 kere giyilmiş olsa bile almayı düşünmem. Ama örneğin teknoloji ürünlerinden "yeni gibi" olanları değerlendiririm. Dijital bir piyanom var. Gidip asla sıfırını almam mesela. Çünkü online ikinci el pazar yerleri "aldım ama hevesim kaçtı" ya da "çocuğa aldık çalmak istemedi" diyen, neredeyse hiç kullanılmamış piyano sahipleriyle dolu. Tabii bu diğer müzik aletleri için de geçerli.

Aldığım piyanonun sıfırı 1.000 euro civarındayken ben 360 euroya aldım. Sadece kapağında ufacık bir çizik var. Bu tarz cihazlarda sıfır alınmasına karşıyım. O derece.
0
himmet dayi
(15.09.26)
1- o an param varsa alırım
2- ikinci el ürün almam. ancak araba alırsam mecburiyetten ikinci el alırım, sıfıra param yetmez :d
0
art cat chocolate
(15.09.26)
alışverişlerimi genel olarak ihtiyaç üzerine yapıyorum. alışveriş yapmayı hiç sevmem.

ikinci el ürün de (araba ev vs hariç) almam.
0
co2s2
(15.09.26)
Ihtiyaclarimi indirim sezonuna kadar bekletiyorum. İndirim sezonunda fiyata göre ihtiyacimin üzerinde aldigim da oluyor.

Ikinci el ürün görürsem begenirsem alirim o sekilde aldigim oldu ama uygulamalarda arayip da bir sey almam.
0
Purple life
(15.09.26)
sürekli kullandığım bozulmayacak ürünler konusunda stokçuyum evde 10 tane de olsa fiyatı düşükse bir 10 tane daha alırım . örnek duş jeli , şampuan , ıslak mendil , kedi maması , çamaşır deterjanı gibi
ikinci el ürünlere hiç bakmıyorum bile
0
devilone
(15.09.26)
Almam, sonraki maaşa kadar beklerim, halen almak istiyorsan alırım ama genelde almıyorum
0
mirty
(15.09.26)
ihtiyacim olmayan ne varsa aliyorum.
0
baldur2
(15.09.26)
İhtiyacım olsa bile almadığım oluyor arada.
0
kumandanim
(15.09.26)
Artık ihtiyaç durumuna göre alışveriş yapıyorum.
Çok fazla beğendiğim bir şeyse sık kullanacağımı biliyorsam ihtiyacım yoksa da alırım ama (bu genelde kıyafet için geçerli).

Elektronik eşya ve kıyafette ikinci el almam, kitap alabilirim başka aklıma gelen olmadı yazdığım iki şey dışında ikinci ele karşı tavrım katı değil.
0
mutekebbir
(15.09.26)
Alışveriş yapmamaya çalışıyorum. İhtiyacım olsa bile olanla idare ediyorum. Çünkü tece çok pahalı.

İkinci el almam
0
Leonardo~Da~Vinci
(15.09.26)
Dürtüsel satın almadan muzdaribim maalesef. Bir dönem işte bilgisayarı açar açmaz bugün ne alsam diye düşünüyordum. Kargo paketleri gelince ne olduğunu hatırlayamıyordum. Büyük bir borcun altına girince iyileşiverdim. :)
0
auroraaurora
(15.09.26)
ihtiyacim yoksa almiyorum. evde kalabalik sevmiyorum cunku. her yerin tiklim tikis dolu olmasi boguyor. Ikinci el almiyorum. cok iyi kullanilmis bile olsa birinin o urunu benden once kullanmis olmasi tiksindirici geliyor.
0
truf
(15.09.26)
benim için öncelik fiyatı. ne kadar çok beğenmiş olsamda o ürün için ayırdığım fiyatın 1 lira bile üstündeyse almam. indirime girmesini veya ekstra kupon olmasını beklerim. ihtiyacım yoksa zaten almam. bu giyim için geçerli. market alışverişinde bütün marketleri gezerim hangisinde ucuzsa oradan alırım.
ikinci el ürün tercih etmem.
0
my fault
(15.09.26)
1. Almam. İhtiyacım olanı bile düşünerek alıyorum. Yoklukta buyumekten muhtemelen. Ama çok beğenirsem de alırım hemen. Yavaş yavaş değişiyorum galiba bu konuda.

2. Almam. Sadece paranın yetmeyeceği araba, otomatik saat gibi şeyleri ikinci el alırım.
0
antikadimag
(16.09.26)
alisveris yapmaktan nefret ederim. zorunda olmadikca da yapmam. ihtiyacim olmayan hicbir seyi almam. ikinci el urun alirim hic dert etmem. her seyi bozulup kullanilmayacak hale gelinceye kadar kullanirim. esya bana yuk geliyor resmen. tam anlamiyla minimalist, cevreci ve surdurulebilir bir hayat idealindeyim.
0
banach
(16.09.26)
(1)

Doktorada azami sürem doldu. Belki lazım olur diye son bir öğrenci belgesi alayım, dedim. Belgede hakkımın devam ettiği yazıyor. Nedir bu?

santimantal
Öğrenci durum belgesinde altta şu yazıyor:Yukarıda açık kimliği belirtilen xxxxxx xxxxxxxx 2026-2027 Öğretim yılı Güz Dönemiitibarıyla azami öğrenim süresini tamamlamış olup, 2547 sayılı Kanunun 44. maddesinin cfıkrası uyarınca öğrencilere tanınan diğer haklardan yararlandırılmaksızın öğrenime devam
Öğrenci durum belgesinde altta şu yazıyor:

Yukarıda açık kimliği belirtilen xxxxxx xxxxxxxx 2026-2027 Öğretim yılı Güz Dönemi
itibarıyla azami öğrenim süresini tamamlamış olup, 2547 sayılı Kanunun 44. maddesinin c
fıkrası uyarınca öğrencilere tanınan diğer haklardan yararlandırılmaksızın öğrenime devam
etme hakkı vardır.

3 kez Tİk verip savunmaya girememiştim.
Enstitüye gittiğimde 11 eylül cuma'ya kadar savunmaya girmezsem hakkımı kaybedeceğimi söylemişlerdi.
0
santimantal
(15.09.26)
11 eylül'ün üzerinden daha bir kaç gün geçmiş. kaydınızın silinmesinin değerlendirileceği enstitü kurulu toplantısı henüz gerçekleşmemiş veya alınan karar henüz dosyanıza işlenmemişe benziyor.
+3
lil siztah
(15.09.26)
(16)

cok begendiginiz bir kolye var diyelim

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
3 ay önce gördügünüzden beri aklinizdan cikmiyor. türkiye'de satilsa 400-500 gibi bir paraya alirdiniz ama yurtdisinda gördünüz ve 1000 euro civari. baska bir yerde de yok. gene de alir miydiniz?
3 ay önce gördügünüzden beri aklinizdan cikmiyor. türkiye'de satilsa 400-500 gibi bir paraya alirdiniz ama yurtdisinda gördünüz ve 1000 euro civari. baska bir yerde de yok. gene de alir miydiniz?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.09.26)
paran varsa, verdigin para uzmeyecekse al, elden cikarmak istersen satilabilecek bir sey mi? .kisiye gore degisir, ben cok manasiz buluyorum takilari misal.
+1
camussar
(14.09.26)
@camu, 18K altin oldugu icin elden rahat cikarilir. bu kadar olmasinin sebebi de designer parasi aslinda. verecek param var mi? var. bir seyler almak icin kenara ayirmistim o parayi zaten ama bir mala ederinden cok fazla vermek düsündürdü.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.09.26)
3 ay beklemek için çok uzun bir süre; 2 ay 29 gündür takıyor olurdum şahsen.
ben de çok sevdiğim bir sanatçının müzesinde bir kolye gördüm. gümüş olmakla birlikte olası altın versiyonunun ederinden fazlaydı. bir gece düşündüm; ertesi gün gidip aldım (yurtdışındaydım; fazla vaktim olmaması da kararımın hızında etken oldu açıkçası). iyi ki de öyle yapmışım. çok sık takmıyorum kıyamadığımdan ama takınca hissettiklerim paha biçilemez.
diğer yandan yaklaşık benzer fiyata çok bayılarak almadığım altın bir kolyem var; aldığımdan beri iki kez takmış değilim.
bazen böyle beğeni ile maddi değer ya da bizim ona yönelik algımız kesişmiyor ama manevi değer de bir o kadar önemli bence. güle güle kullanın :P
+2
lil siztah
(14.09.26)
@siztah, kolyeyi girit'te gezerken görmüstüm ve sonra internette ne kadar aradiysam da bulamamistim. kuyumcunun adini falan da almamistim ama sonra almadigima pisman olmustum :) bugün tesadüfen girit'teki o kuyumcunun hesabi cikti karsima instagram'da. o kolyeyi bugün itibariyle yeniden buldum yani. ama evet, 3 aydir düsünüyordum.
galiba alicam :)
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.09.26)
yani bu da almanız için işaret değilse nedir, bilemiyorum :)
yalnız alacaksanız 28'inden önce alın; yoksa kasım'a bırakın. susan miller öyle diyor :P
+1
lil siztah
(14.09.26)
soruya cevap değil ama çok merak ettim. nasıl bir kolye?
0
omer460
(14.09.26)
Al gitsin

Ben de kolyeyi merak ettim
0
Hallegadola
(14.09.26)
Saçma soru ortaya. 1000 eyro kolyeye vermek için aylık gelirinin bilinmesi gerek. Sana bağlı...
+3
gadlemler
(15.09.26)
hayatimda hic kolye almadim kendime. ama cok istedigim saati 4 bin dolara aldim. sadece surekli takacagim bir seye o kadar para veririm gibi. yani koleksiyonumda dursun diye bi aksesuara o kadar para vermem.
0
antikadimag
(15.09.26)
Türkiye' de satılsa 400-500e alabileceğiniz 18 ayar altın kolyeyi merak ettim.
+1
kumandanim
(15.09.26)
çok beğendiysem ve 3 aydır kolyedeyse aklım, verecek param da varsa kesinlikle alırım. ilerde paraya ihtiyacım olursa da satarım ya da hevesimi alır sıkılırsam.
0
matilda
(15.09.26)
Ben de çok beğendiysem alırdım. Bir de tr'de yaptırmayı deneyebilirsiniz, bikaç yerden fiyat alın modeli gösterip. Ona göre kararınız iyice şekillenir. Fiyat çok uçuksa yaptırırsınız, değilse alır geçersiniz.
+1
tiredofwaiting
(15.09.26)
@kumandanim, 400-500'ü ben kafamdan bictim, belki 600-700'dür ama sonucta demek istedigim türkiye'de ederinin o olmadigi ve o fiyatin esasen tasarima gittigi. Butik ürün kolyesi sonucta. 500€ da az bir para degil günlük kullanima kolye almak icin. www.cilekkuyumculuk.com gayet var o civarda kolye.

kolyeyi aldim bu arada. önümüzdeki hafta avusturya'ya postalayacaklar.
+2
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.09.26)
doğru karar :D güle güle kullan
+1
kisa
(15.09.26)
gule gule kullanin! cok iyi yapmissiniz. eger paylasmak isterseniz, ben cok isterim bir fotosunu gormeyi! :)
+1
kassiopeia
(15.09.26)
iyi ki almışsın. destekliyorum :) güle güle kullan.
+1
eileengray
(15.09.26)
(16)

Herkesin evlenmesi

denizkenarısandalye
:))) Allah mesut etsin tabi de. Vallahi daraldım son dönemde daha önce de bahsetmiştim hatırlayan varsa. Son zamanlarda yakın çevremin haberleri şunlar; evleniyoruz , düğüne gel, hamileyim, yüzük almış, ev alıp taşınıyoruzz. En yakın çevrem bunlar. İyi haber artık biri daha evleniyorum diyemez çünkü
:))) Allah mesut etsin tabi de. Vallahi daraldım son dönemde daha önce de bahsetmiştim hatırlayan varsa. Son zamanlarda yakın çevremin haberleri şunlar; evleniyoruz , düğüne gel, hamileyim, yüzük almış, ev alıp taşınıyoruzz. En yakın çevrem bunlar. İyi haber artık biri daha evleniyorum diyemez çünkü hepsi evlenmiş olacak :)

Benim de hayatımda her şeyim güzel yolundayken bu alanda bi tıkanma var. Bi basiretsizlik herhalde. Nerede tuhaf insan var karşıma çıkıyor gibi geliyor. Son dönemde düzen ve ciddi ilişki isteyen biriyle tanışmadım. Boş flörtler de canımı sıkıyor artık ben nelerle uğraşıyorum diye. Sırf evlilik diye herhangi biriyle olmam orası kesin, aşk da aranınca bulunmuyor.

Öyle iç dökme için yazdım. Bi de aksiyon almak gerekir mi? Beğendiğim biri var ama tanışmıyoruz. Kadın olarak adım atmanın faydasını görmedim hiç ama denenir mi?
-1
denizkenarısandalye
(14.09.26)
Nasip. Nasibinse camide bile bulursun. Adım at tabii ki. Dışa dönük ol.
-8
arbre
(14.09.26)
Buradan bulursun ama aranma. Aranınca belanı buluyorsun. İnsan ara önce, insan bul. Denk gelirse romance. Hadi hayırlı işler.
-1
gabe h coud
(14.09.26)
piyango bileti almazsanız çıkma ihtimali yok. niyetiniz varsa, flörte devam etmekte fayda var. ben de adım atmaktan çoğunlukla fayda görmedim ama bu sizin bu sefer de görmeyeceğiniz anlamına gelmez. yürüyün gitsin (ama kafa yorup güzel planlayın).
0
lil siztah
(14.09.26)
FOMO deniyor buna.
insta'da mutlu aile pozlari veren abilerin ablalarin caktirmadan bosandiklarina cokca sahit oldum.
baskalarinin hayatlari bizi ilgilendirmez, sen kendi gemini batirmadan yurutmeye bakacaksin. gerisi kismet isi.
+1
cooperr
(15.09.26)
bir kadınla kim neden evlenmek istesin ki, biraz mantıklı düşünün.

medeni kanun açısından evliliğin 4 faydası var:
1) mallar üzerinde tasarruf (örneğin birinin adına diğerinin bir işi yerine getirebilmesi)
2) sigortalılık. (yalandan bir fayda çünkü hasta, sakat insandan boşanabiliyorsunuz, hastalanırsam karşı tarafın sigortasından yararlanırım diye düşünmek tam bir ahmaklık)
3) evlat edinme (30 yaş üzeri kadın erkek evlilikleri için geçerli, ironik bir şekilde cinsiyet eşitliği kılıç zoruyla dayatılmasına rağmen eşcinseller insan yerine konulmuyor + yetimhanelerde sarı saçlı, mavi gözlü, beyaz tenli kız çocuk kıtlığı var, ortalama bir NPC yalnızca kız çocuk edinmek ister)
4) miras. (merkez bankaları sağ olsun zaten hiç kimsenin miras bırakabilecek kadar malı yok, dolayısıyla evlenmesinin lüzumu yok)

bütün bunlara ilaveten, sırf fantezi olsun diye bir kadınla evlenebilmem için salak ve gavat olmam gerekiyor. kadın dilediği gibi gezip tozabilecek, bakımını ben karşılayacağım, kendi mülküm üzerinde hiçbir hakkım olmayacak, kadının lafıyla kendimi ansızın it gibi sokakta bulacağım, sonra erkeğim diye dolanacağım.


6284 ile beni evimden attırabilecekler, 5-6 yıl davs sonuçlanıncaya kadar tedbir nafakası ödeyeceğim, evimi satamayacağım, dava sonuçlanınca en az 5 yıl yoksulluk nafakası ödeyeceğim (yargıtay 2. daireye göre erkek işsiz, kadın çalışıyor olsa bile tedbir nafakası ödüyorsun).

bu saatten sonra evlilik işi nanay. ağzınızla kuş tutsanız bile kimse sizi nikahına almayacak.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.09.26)
Boşanma oranlarına da bakmak lazım. %50 lere yaklaşmış durumda. Boşanmanın etkileri yıkıcı olabiliyor. Evlenmeyenin kaybedeceği bir şey yok. Evlilik için muhakkak yaşamındaki bir eksikliği karşılıklı doldurmak gibi bir amaç yoksa fazla uzun sürmez ve anlamlı da değil.
0
runaway
(15.09.26)
fakir toplumlar evlenir. özellikle ortadoğu ataerkil toplumlarda anne baba evinde rahatsız olurlar ve bir an önce gitmek isterler. tek yaşamak mümkün olmadığı için de evlenirler. son 15 yıldaki boşanmaların en büyük nedenlerinden biri de geçimsizlik, aldatma.
+2
plastic_angel
(15.09.26)
Ben de herkesin bosanmasi olarak guncelleyeyim. Cevremden surekli bosanma haberi aliyorum. 3 senede bosanan da var 25 senede bosanan da. Icinde bol miktar gecimsizlik, ihanet oldugunu da ekliyeyim
+1
narod
(15.09.26)
evlenmek içinden gelmiyor olabilir.
belki de evlenmek sana göre değildir.
ya da henüz hazır değilsindir.
belki de bir zamanı var ve gelecektir.
sırf toplumsal baskıdan dolayı yapacağın evliliğin sana faydası olacak mı bilinemez.
içinden gelene kulak ver.
kendi gereksinimlerin seni yönlendirsin bırak.
insanlar boş durmaz, boş boş konuşur.
uzak dur, boz, kulaklarını kapat.
ne yazık ki saçma sapan bir toplumda yaşıyoruz.
- evlenmiyor musun?
- çocuk yapmıyor musun?
- saçın ağarmış.
- saçın dökülmüş.
- kilo almışsın.
- zayıflamışsın.
- ne çabuk bitirdin.
...
duyduklarımızın çoğu bunlar ve benzerleri...

enerji vampirlerinden kendinizi koruyun arkadaşlar.
kendi dünyanıza çekilip kendinizi geliştirin.
az ve kıymatli bir çevreniz olsun, yeter. son derece seçici olun.
+2
santimantal
(15.09.26)
Evlilik artık sadece toplumsal normlar gereği atılan bir adım haline geldi. Aklı olan ve kendisine yetebilen, yalnızlıktan ölesiye korkmayan bir insan neden evlensin hadi kadının doğurganlık yaşı var erkek neden evlensin, hayat evlenmekten ibaret değil evlilik de yaşamak değil çevremdeki evlilerden gördüğüm kadarıyla kimse boşanmaktan çekinmez hale geldi çocuk için bir arada olanlar da bir o kadar fazla. Böyle bir kumarı neden oynayayım ki. Bu da iç dökme gibi oldu

Soruya gelirsek kadın olmak adım atmamak için bir sebep değil sosyal medyaya bakmayın içinizden geleni yapın
0
yakalayamadığın.ışıklar
(15.09.26)
Benzer bir durumdayım. Gayet ciddi iliskilerim (1 tane:) 8 yıl ) oldu ama evlilik olmadığı için çevremden özellikle kadın arkadaşlardan “sen bilmezsin” baskısı yiyorum gibi hissediyorum.

Evlenmedigin için sen secilmememis mi oluyorsun ya da bir erkeği ikna edememiş oluyorsun sanırım ama diyemiyorsun evlilik bana göre değil belki, 8 yıllık erkek arkadaşım evlenmek istemişti o zaman ben istememiştim. Hafiften pismanim. Şimdiye kadar boşanmış olurduk ayrıldık sonuçta :) ama “sen anlamazsın” tavirlarina katlanmak zorunda kalmazdım.

Sanırım bazı kadınlar evliliği bir başarı olarak görüyor, ne mutlu onlara ama bu başkalarını zorbalama hakkı vermiyor size arkadaşlar . Oh be içimi döktüm :))
-1
euteamo
(15.09.26)
her arayan bulamayabilir ama bulanlar arayanlardir. ayik ol.
+2
baldur2
(15.09.26)
bu tip seyleri internete sorma kral. normal evlilik suren, mutlu olan biri zaten bunu internette paylasma geregi bile duymaz. ne yapacak arkadaslar evliligimiz super gidiyor nasil bozabiliriz diye soru mu soracak internette?

o yuzden her gun ayni kafeye git, spora git, gorucu morucu usulu tanismaya calis, yap bir seyler keyfine bak.
+2
baldur2
(15.09.26)
hayaller herkes evleniyor,
gerçekler boşanma sayıları git gide artıyor.
Tabiki bu durum çevrineze özle olabilir bir şey diyemem.
Evlenmek için evlenilmez, hayatı akışına bırakmak gerek, senin olan gelip seni bulur zaten. şahsi düşüncelerim bu şekilde.
0
Rao
(15.09.26)
baldur+1
yorumlar kafayı yemiş.

neyse cevaba gelirsek evet evlilik güzel bir şey. iyi ki evlendim diyorum ama koştur koştur yanlış biriyle ya da aceleyle yapılacak bir şey de değil sonuçta.

boş flört ya da ben evlilik için geldim diye değil de, uzun vadeli niyetlerle normal flörtlere yaklaşınca bulunur gibi geliyor. arkadaş grubumun çoğunluğu appler üzerinden tanışıp evlenen insanlar
0
aguen
(16.09.26)
İnsanlar genelde belli bir yaşa gelice evleniyorlar. Sosyal çevre genelde aynı yaş grubundan insanlardan oluşunca birden dünyadaki herkes evleniyormuş gibi bir izlenim oluşuyor. 2015'te 8 düğüne gitmiştim mesela hahaha.

Eğer aklınızda evlenme isteği varsa tabii ki aksiyon alın, ilk adımı da atın. İstenilen için çaba harcamak gerekiyor sonuçta hayatın her alanında durum böyle.
0
peki madem
(16.09.26)
(20)

Aldatılmayı Aşamıyorum

depresif çocuk
20 aydır sevgilim olan kadının; biz kavga ettiğimizde, görüşmediğimizde, ben yanında değilken eski sevgilisiyle yazıştığını, vakit geçirdiğini, aynı evde kaldığını, ufak çapta tatil yaptığını, yani kısacası ikinci bir sevgililik yaşadığını öğrendim. Aile ziyaretinde, arkadaş ortamında koluna beni ta
20 aydır sevgilim olan kadının; biz kavga ettiğimizde, görüşmediğimizde, ben yanında değilken eski sevgilisiyle yazıştığını, vakit geçirdiğini, aynı evde kaldığını, ufak çapta tatil yaptığını, yani kısacası ikinci bir sevgililik yaşadığını öğrendim. Aile ziyaretinde, arkadaş ortamında koluna beni takıyor, boş kaldığında ise bu adamla birlikte vakit geçiriyormuş. Bu ırz düşmanı adam benim varlığımı bildiği halde bu şekilde bir ilişkiye dahil olmayı problem etmemiş birisi.

Kızı her yerden engelledim. Hala ulaşmaya çalışıyor, ikinci bir şans istiyor. Sırayla tek tek, bütün uygulamaları deniyor. Yakın çevresine aratıyor falan.

Aslında size sorulacak ne var değil mi? Her şey ortada. Yapılması gereken belli.
Yol vermek.

Ama en çok şu koyuyor bana.
Ben bu kız için neler yapmadım ki.
Harcanan paranın, verilen manevi emeğin, boşa giden zamanın haddi hesabı yok.
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu" düşüncesini aşamıyorum.
10 gündür görüşmüyorum.
Date uygulaması ile uğraşacak, yeni bir sevgili edinecek motivasyonum bile kalmadı.
Artık başka bir kadını sevebileceğimi, başka bir kadına güvenebileceğimi sanmıyorum.
Nasıl aşacağım ben bunu?
-5
depresif çocuk
(13.09.26)
2 tane özlü söz yazacağım tabi ki çok klişe olacak ve belki de zaten herkesten duymuşsundur ama başka bir çaresi de yok

tüm geçen yaşanmışlıklar ve yaptıklarına rağmen
-zararın neresinden dönersen kardır

bundan sonra kendini nasıl toparlayacaksın konusunda ise
-zaman her şeyin ilacıdır
+18
bravoteam
(13.09.26)
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu" diye düşünmek yanlış. Bunu yapmayacak insanla, yapabilme potansiyeli olan insanın aynı kişi olması çok zor. Uzun bir geçmişiniz olsaydı, zaman insanı değiştirir, sizin tanıştığınızda bambaşka biriydi gibi şeyler söylenebilirdi belki ancak daha 2 yılınız bile dolmamış. Yani tanıştığınız kişi, kafanızdaki kişi değilmiş pek. Aldatmasaydı da değilmiş.

Haliyle oturup halinize yanmanın, olan biteni romantize etmenin bir anlamı yok. Kaba olmak amacıyla söylemiyorum, benzer çeşitli durumlarda kendimi daha iyi hissetmemi sağlayan bir yöntem olarak söylüyorum; kendinizi haksızlığa uğramış hissedip üzülmek yerine "ulan amma salakmışım" deyip espriye vurmak daha faydalı bir yol. Biri size kurban gibi hissettirip içinize kapatırken, diğeri kontrolün tekrar elinize geçtiğini hissettirip ileriye odaklanmanızı sağlıyor.

Aldatılmak nadir yaşanan bir şey değil, ayrılıklarsa çok yaygın. Herkes bir şekilde yaşıyor bunları. Çok istisnai başka problemleri yoksa da zamanla herkes toparlanıyor.
+3
akhenaten
(13.09.26)
"Ben bu kız için neler yapmadım ki" demenize takıldım.
ilişki devam ederken memnuniyetle yaptıklarınızı ilişki bitince neden sevgiliniz "için" yapılmış olarak görüyorsunuz?
yaparken memnun olduğunuz şeyleri, yapmaktan keyif aldığınız şeyleri neden kendiniz için değilmiş de başkası içinmiş gibi görmeyi tercih ediyorsunuz?

"Nasıl aşacağım ben bunu" demişsiniz. çıkaracağınız dersleri çıkarın, kendinizi dışarıya kapatmayın ve zamana bırakın.
0
tnz
(13.09.26)
olayların sıcaklığıyla kimseyi sevemem, güvenemem kaygınız çok normal ama hiç gerçekçi değil. sizin de bildiğiniz gibi insanlar defalarca yeniden sevebilir ve güvenebilir. şimdi o kısma fazla odaklanmayın.
keşke yapmasaydı diyeceğinize, iyi ki potansiyelini ortaya koymuş ve ben bunu farketmişim kısmına odaklanmanız da daha hayırlı olur. geç de olsa bu tiplerden kurtulmuş olduğuna sevinin ve kendinize, hobilerinize falan odaklanın.
hayat kısa ve güzel^^
+2
lil siztah
(13.09.26)
öncelikle geçmiş olsun. bunu farketmenize sevindim. zira bir de 3 5 sene sonra böyle şeyler olduğunu, belki evlendiğinizi, çocuğunuz olduğunu düşününce çok daha ağır bir durum.

evet kolay atlatılmıyor ama kendisi kaybetmiş. sizin ne üzülecek, ne eksiklik yaşayacak hiç bişeyiniz yok. arkadaş grubunuzda falan da sorarlarsa, direkt olarak böyle böyle yapmış deyin geçin.

bir arkadaşım vardı çocukları 3 yaşına gelmişti, evde herşey yolunda gibi gözükse de kadın hiç bir şekilde hiç bişeyden memnun olmuyordu. birgün bi baktıki arkadaş işteyken adam yaşadıkları eve gelip boynuzluyormuş. ayrıldılar. erkek olan halinden çok memnun. bi süre sonra ikinciye evlendi. hala evli. çocukları 16 yaşına falan geldi. eski eşi çok pişman oldu tabi ama yapacak bişey yok.
0
omer460
(13.09.26)
zaman herşeyin ilacı gerçekten. içindeki acı zamanla geçecek. bir kere yapan yine yapar. o ilişkinin temeli sarsılmıştır. uzatmaları oynamaya gerek yok.
+1
false pretension
(13.09.26)
yol kazasi diyip yoluna devam edeceksin. cok verici olmak, asiri baglanmak senin verdigin kozlar, kazik yemek ise karsi tarafin vefasizligi. boyle gorup eskiye takilmadan devam edicen. tabi hatalarindan ders alip daha temklinli.
0
buenosdias
(13.09.26)
Ya evlendiğinde bunu yapsaydı.? Onun için zararın neresinden dönerwen kardır +1
+1
rodeocu
(13.09.26)
Erkenden fark ettiğin iyi olmış

Emin ol iyi kadınlar halen daha var
0
Hallegadola
(13.09.26)
Kendi kendine bir şeyler olana kadar zorlama artık. Biri olsun hayatımda dediğinde kötü insanlar çıkıyor insanın karşısına.
+3
gabe h coud
(13.09.26)
Siz daha önce de yazdınız sevgilin eski sevgilisiyle görüşüyor diye. O zaman da uyardık. Zamanla vaktinizi başka şeylerle doldurarak asarsiniz.
+4
pembediken
(13.09.26)
Insan bazi seyleri yasamadan göremez. Yasadin gördün bir dahakine daha dikkatli olursun artik.

20 ay uzun bir zaman degil.
-1
Purple life
(13.09.26)
Erkeklik gururuna dokunan bir şey anlıyorum o yüzden. Ama şunu da söylemek lazım, bu yaşadıklarını her gün milyonlarca erkek yaşıyor zaten, yalnız değilsin merak etme. Aklında intikam planları falan varsa da sil geç, bu işi de unut devam et.
0
jangbogo
(13.09.26)
ibni sina'ya aşk illetine düşmüş, unutamayan bi genci götürmüşler. önce hamama, sonra güzel kadınlara götürün; bir tek o olmadığını hatırlasın demiş. kıssadan hisse, motivasyon değil disiplin.
+1
klassno
(13.09.26)
erkekadam.org sitesinde red pill felsefesini yalayıp yut. Kadınları da, kadın erkek ilişkilerini de %90 oranında çözersin.
-5
sinematematikci
(14.09.26)
Geçmiş olsun, kolay bir şey değil çünkü yapılan hoş değil. Zamanla bu hissiyat geçer.

Allah kurtarmış, ters taraftan düşünüyorsun bence. Evlensen vs çok kötüydü, şimdi doğru kişiyle tanışma şansın var. Doğru görünen yanlış kişiymiş kısaca.
0
havadakarada
(14.09.26)
Yapacak bir şey yok, kendini şanslı sayman lazım, ya evlenseydiniz ve bu olsaydı ?

Her kadın bu şekilde saygı görmeyi hak etmiyor, deneye yanıla doğru kişiye ulaşmak dışında bir çare yok. Motivasyon kırıklığı bir süre devam ediyor ona da yapacak bir şey yok, iyileşme sürecinin bir parçası.
0
kimlanbu
(14.09.26)
allahın sevdiği kuluymuşum diyeceksin. şükür edeceksin.
ya evlenip çoluk çocuğa karışaydın ne olacaktı?
beterin beteri var di mi?
harcadığın 3 kuruşa yanma farkettin ya ona sevin.
0
jamswety
(14.09.26)
Seni zerre düşünmemiş birisi için değil günlerce, dakikalarca düşünmek bile gereksiz. O senin bir dakikanı bile hak etmiyor. Zamanını daha fazla ona harcama çünkü Zararın neresinden dönersen kardır.
0
summerof69
(14.09.26)
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu"

ama yapmış, aklına her geldiğinde yaptığı alçaklığı düşüneceksin. insanda öyle bir şey var hep iyi olayları hatırlıyor ilişkide, kötü kısımlara odaklanınca dert tasa kalmıyor. tabi ki zor ve zaman alır ama geçmiş olsun yani böyle birinden yol yakınken kurtulmuşsun.
0
bay b
(15.09.26)
(15)

Sevgilinin tatilde başkasıyla olan yakınlığı

64654942
Görseldeki yeşilli çift karı koca. Mavili kadın ise kırmızılının "aile dostumuz" dediği biri, üstelik annesi ve ablasıyla da ailece çok yakınlar. Kadın, kırmızılıdan 4-5 yaş büyük.Kırmızılının sevgilisi olan kadın, "sadece arkadaş grubuyla" çıkıldığı söylenen İspanya tatilinden gelen bu samimi fotoğ
Görseldeki yeşilli çift karı koca. Mavili kadın ise kırmızılının "aile dostumuz" dediği biri, üstelik annesi ve ablasıyla da ailece çok yakınlar. Kadın, kırmızılıdan 4-5 yaş büyük.

Kırmızılının sevgilisi olan kadın, "sadece arkadaş grubuyla" çıkıldığı söylenen İspanya tatilinden gelen bu samimi fotoğrafları görünce rahatsız oluyor. Bir sebepten o gidememiş tatile. Sizce sevgilisinin bu yakınlığı yanlış anlaması anormal mi? Bu samimiyet fazla mı, yoksa "aile dostu, elinde büyüdüm" denilen bir kadın için son derece normal bir durum mu?

ibb.co
ibb.co

EDIT: Yanlış anlaşılmış galiba. Kırmızılı adamın sevgilisi olan kadın rahatsız oluyor. Mavili kadının hayatında zaten kimse yok. Fotoları çeken de mavilinin ablası. Kırmızılının sevgilisiyle birkaç kere görüşülmüş, onda da kırmızılıya küçük erkek kardeşleri gibi davranıyorlarmış. Bir de mavili ve kırmızılı İngiliz. Bir önemi var mı bilmiyorum ama bu ek bilgiyi de vereyim.
+1
64654942
(13.09.26)
mavili hanım abla kafasını kırmızılının münasip yerlerine yatırmış takılıyor
daha ne anlayacağız?
+6
neira
(13.09.26)
Son derece anormal
+2
egerbiryolcu
(13.09.26)
eleman rahatsız olmakta haklı
yanlış anlama yok bence gayet yakın temas var.
problem.
0
basond
(13.09.26)
cevap dogudan batiya gidildikce degisir.

mardin'de tore cinayeti sebebi.
erzurum'da gavatlik.
ankara'da bunlar nasil hayatlar amk.
istanbul'da trip, kavga sebebi.
atina'da kusluk
zurih'de aman ne var canim bunda.
+13
buenosdias
(13.09.26)
Ben öyle bir ortama girmem. Kız arkadaşımın da aile dostu bi adamla tatile gitmesi olayına sıcak bakmam. Sokmam o ortama.

Ama baştan müsaade edilmiş, ortam kabullenilmiş de ortamdaki bir poza takılınmış.

@a perfect lie'ın hakkı var. O durumda diğer aile de arızalı, eşinin yanında ne biçim başkasının kucağına yatmadır o.

En baştan kabul etmeyi normal dediyseniz bu detay da normaldir. Takılmayın bence.
+4
Mirket
(13.09.26)
bu arkadaşlar arasında çocukluktan beri gelen bir aile büyüklerinin dostluğu varsa belki birbirlerine o gözle bakmıyordur ve kendi aralarında normalleştirmiş olabilirler bu durumu. tabi bu yorum olabildiğine iyi niyetle yapılmış bir yorum olur.

öte yandan yazar arakadaşların dediği gibi yetişkin insanlar fahşi mübaşere sınırlarını zorluyorlar kızın manitası haklı sonuçta diyebiliriz.
+4
joooper
(13.09.26)
kırmız mor yeşil dikkat etsin de, çanak çömlek patlamasın.
+2
mikahakkinen
(13.09.26)
maalesef sadece anlatılanlardan yola çıkarak bir şeyler söylemek yüzeysel olacaktır. diğer zamanlardaki hal ve tavırlara göre bir şeyler söylenebilir.

çünkü bu gözler neler neler gördü...

kankasıyla beraber yengesi ve onun da arkadaşını ayartıp tatile getirenler( ciddi yaş farkı vardı ve eleman bir telefon konuşması sonrası eniştem mi aradı dedi beni görünce bozuldu)

tatiline bir şekilde sevgilisini de getirenler

ailece çok samimi olup (dışarıdan çok yanlış anlaşılıp) hiçbir falsosu olmayanlar

gibi gibi listeyi çok uzatabilirim. yani sadece bir fotodan çıkarımda bulunmak zor. o anın heyecanıyla fotoğraflarda böyle pozlar verilebiliyor. özellikle tekrarı olmayacak hatıra fotoğraflarında.
0
bravoteam
(13.09.26)
Normal tatil fotoğrafları bunlar, insan böyle bir ortamda o an tanıştığı biriyle bile yakın poz verebilir.
Normal hayatlarındaki yakınlık durumu önemli, fotoğraftan bir tahmin yürütülemez.

Bir de insanların özel tatil fotoğraflarının bu kadar alakasız kişilerin önüne düşürülmesi sansürlense bile hoş değil, fotoğrafsız da sorulabilirdi bence.
-4
mutekebbir
(13.09.26)
bence kıskançlıktan öte, sevgilisinin böyle 'lame' pozlar vermesine daha çok takılsa yeridir. ikinci poz için, 4 kişi birden bunun iyi bir fikir olduğuna nasıl ikna oldu, anlaşılmaz gerçekten..
+9
lil siztah
(13.09.26)
Ben olsam kızar ve çok sinirlenirdim
0
gadlemler
(13.09.26)
İngiliz olmaları bence işleri değiştirir. Kültür farklı basit bir durum değil. Aynı ülkenin içinde bile bin çeşit insan var. Yukarıda @buenosdias özetlemiş zaten. Bu olgusal bir durum, böyle yani.

Ancak karşılığında eşin rahatsızlığı da bundan bağımsız bir gerçek.

Sonuç olarak, eş bu konuyu konuşmak isterse tuhaf olmaz bence. Eminim iki taraf da bakış açılarında farklılıklar olabileceğini kabul ederek evlenmişlerdir.
0
akhenaten
(13.09.26)
yani mavili adam ingiliz. ingiliz adamın sevgilisi türk mü?
ben gerçekten anlamıyorum avrupalı adamla sevgili olunca bu tip şeylere şaşırmanızı.
ben türküm ve bu bana anormal geliyor. avrupalılara göre normal bunlar. ben avrupalı ile sevgili olmam mesela. hem sevgili olup hem bunlar olmasın istemek saçma geliyor bana.
0
abelardo
(14.09.26)
Pozlar cok sakıncalı. Dahası yok.
0
duster
(14.09.26)
Nereli olursa olsun iki karşı cins birbirinin özel noktalarına yada özel alanların yakın temas ediyorsa o işte problemdir. öz abisi ablası olmadığı sürece yok kardeşi gibiymiş vs hepsi yalan dolandır şahsi fikrimce.
+1
basond
(14.09.26)
(3)

Bacakta ödem ve cilt ağrısı

yaren
SelamAnnemin sol alt bacağı aşırı şişti, kıpkırmızı oldu ve boncuk boncuk kabarcıklardan ödem akıtıyor. Doktora gitti, doktorun verdiği ilaçları kullanıyor ama ilk defa çok ağrısı var, ağrıdan uyuyamıyor. Bu ağrı için hangi ağrı kesici vardır ne içirilir bilen var mı, acile götüremem yürüyemiyor.
Selam

Annemin sol alt bacağı aşırı şişti, kıpkırmızı oldu ve boncuk boncuk kabarcıklardan ödem akıtıyor. Doktora gitti, doktorun verdiği ilaçları kullanıyor ama ilk defa çok ağrısı var, ağrıdan uyuyamıyor.

Bu ağrı için hangi ağrı kesici vardır ne içirilir bilen var mı, acile götüremem yürüyemiyor.
0
yaren
(13.09.26)
Geçmiş olsun. Sizin götürmenize gerek yok, ambulans çağırın.
0
lil siztah
(13.09.26)
Erizipel olabilir.
Ağrı kesiciyle olmaz. Ambulansla acile götürün.
0
pro9it9is9
(13.09.26)
kalcayi duvara yaklastirip ayaklari duvara yaslama ,
çare degil ama bacaklari rahatlatabilir,

www.instagram.com
0
designer
(14.09.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.