Giriş
(2)

Tıbbi ihmal ve şüpheli ölüm hakkında fikirleriniz (Hukukçu ve doktorlar bakabilir mi?)

dokunmakalbime
Merhaba arkadaşlar,Bir yakinin vefatı ile ilgili kafamı kurcalayan bazı durumlar var ve bu işin içinde bir "tıbbi ihmal" veya "usulsüzlük" olup olmadığını merak ediyorum. Olayı kişiselleştirmeden özetliyorum: Olay Ispanya'da geciyor. 1. Hastanın Durumu: 79 yaşında, kronik kalp yetmezliği ve kalp rit
Merhaba arkadaşlar,

Bir yakinin vefatı ile ilgili kafamı kurcalayan bazı durumlar var ve bu işin içinde bir "tıbbi ihmal" veya "usulsüzlük" olup olmadığını merak ediyorum. Olayı kişiselleştirmeden özetliyorum: Olay Ispanya'da geciyor.

1. Hastanın Durumu: 79 yaşında, kronik kalp yetmezliği ve kalp ritim bozukluğu olan bir hasta. Aynı zamanda kan sulandırıcı kullanıyor. Bu hasta kardesim dedigi kisiyle yasiyor. Hesaplari, varliklari hepsi ortak. Ama evli degiller. Kardesim dedigi kisinin sevgilisi ic hastaliklari doktoru. Doktor ikisinin de tum saglik islerini hallediyor.

2. İlaç ve Doktor Süreci: Bu hastaya yabanci bir doktor tarafindan son donemde 2 doz ağır bir zayıflama ilacı (Mounjaro) veriliyor. Ayrica arkadas olan doktor tarafindan olumunden bikac gun once agir bir agri kesici ve bir antidepresan reçete ediliyor.

3. Ölümden Önceki 72 Saat: Hasta vefatından 3 gün önce şiddetli bir "kolik" (karın ağrısı) şikayeti yaşıyor. Arkadasi olan doktor, hastayı bu durumda tam teşekküllü bir hastaneye sevk etmek veya acile götürmek yerine, hastaya kendisi bir ağrı kesici yazıp evde tutuyor. Bu müdahaleden yaklaşık 72 saat sonra hasta evinde vefat ediyor.

4. Şüpheli Durum: Ölümün hemen ardından, hiçbir otopsi yapılmadan ve ailenin aslında başka bir ulkede aile mezarlığı (hazır yeri) olmasına rağmen, naaş çok hızlı bir şekilde yakılıyor (kremasyon). Böylece naaş üzerinde tıbbi bir inceleme yapma ihtimali tamamen ortadan kalkıyor.

Sorum şu:
Kalp hastası birinde şiddetli karın ağrısı varken (kalp krizi veya iç kanama belirtisi olabilir) doktorun hastayı hastaneye sevk etmeyip evde ilaçla tutması "ağır ihmal" sayılır mı?

Naaşın, aceleyle yakılması, hukuki olarak bir "delil karartma" şüphesi doğurur mu?

Sizce bu tabloyla bir soruşturma açılsa, doktorun yazdığı reçeteler ve ölüm arasındaki bu kısa zaman dilimi bir suç unsuru teşkil eder mi? Muhtemelen olum raporunu yazan da ayni arkadas olan doktor. Ama onu simdilik kanitlayamiyorum.

benim yorumum su: monjaro'dan sonra fenalasti. sonra arkadas doktor ilac verdi. sonra ev arkadasi ve doktor, sevgili olduklari icin doktorun sorusturma yememesi icin hizlica kalpten oldu diye rapor yazip iz birakmamak icin vaziyeti yakilmakti diye beyan verip cenaze islemlerine basladilar.

Ulastigim kanitlar:
-arkadas doktor tarafindan olumden 1 ay once yazilan detayli saglik raporu(kullandigi ilaclar, hastaliklari vs..)
-arkadas doktor tarafindan olumden bikac gun once yazilmis recete.
-diger doktorun yazdigi monjaro/kilo verme ignesi recetesi.
-vefat eden anne ve babanin aile mezari kayitlari.

Fikirleriniz benim için çok değerli, teşekkür ederim.
📊 sizce ihmal/suc var mi?
0
dokunmakalbime
(2 saat)
öncelikle başınız sağolsun.
yaşı ileri hastada her türlü durum gelişmiş olabilir; bu sebeple sağlıklı genç bir insan gibi değerlendirmemek lazım. ama zaten beden artık ortada olmadığından, suç olasılığını araştırmak da imkansız hale gelmişe benziyor.
bir de bence süreci, tamamen tr şartlarından alışageldiğimiz gibi değerlendirmemek lazım. bizde hastane süreçleri avrupa ve amerika'ya göre çok daha hasta dostu. oralarda acilde günlerce müdahale beklerken ölenler var. dolayısıyla burada acillik olarak değerlendirilebilecek bir şikayete, ilaç yazıp evde tutma, orada rutin prosedür falan olabilir.
cenaze işine hızlı karar verilip verilmediğini anlamak için, biraz daha araştırmak gerekiyor bence. çünkü nakil veya orada defnetmek çok masraflı işler olabilir; belki hiçbir şaibe yoktu ve tamamen para odaklı bir karar verildi, o kadar..
tamamen sade vatandaş olan bana, bundan bişey çıkmaz gibi geldi. kolaylıklar dilerim.
0
lil siztah
(1 saat)
79 yaşında ve veya kalp yetmezliği olan birine zayıflama ilacıı reçete eden doktor soruşturulmalı bence.
Diğerleri gayet olağan şeyler.

Edit: Bir daha düşündüm de:
İlk aklıma gelen doğrudan estetik kaygılardı. Doktor, bünyeye yetmeyen kalbin, fazla kilolara hiç yetmeyeceği düşüncesiyle verilmiş olmalı ilacı.
Bunca mesafeden bir uzman hakkında hüküm vermek bana hiç yakışmadı. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan insanları hep ayıplardım oysa. Ben sözümü geri alıyorum.
0
Mirket
(49 dk)
(5)

eski sevgiliye yazmak

asap raki
kasım ayında ayrıldık. son zamanlarda ikimiz de mutsuzduk ama bence seviyorduk birbirimizi. ben de biraz hatalı davrandım. sonra ufak bir tartışmanın üstüne ben ayrılmak istiyorum dedi ayrıldı. konuşmaya çalıştım, resmen zorla konuştu benimle. beni hala stalkluyor sürekli, bunu net biliyorum. stalkl
kasım ayında ayrıldık. son zamanlarda ikimiz de mutsuzduk ama bence seviyorduk birbirimizi. ben de biraz hatalı davrandım. sonra ufak bir tartışmanın üstüne ben ayrılmak istiyorum dedi ayrıldı. konuşmaya çalıştım, resmen zorla konuştu benimle. beni hala stalkluyor sürekli, bunu net biliyorum. stalklaması bir şey ifade eder mi bilmiyorum. barışsak mutlu olacak mıyım bunu da bilmiyorum. çok seviyordum tüm sevmediğim özelliklerine rağmen. ayrıldıktan 1 ay sonra yazdım engelledi her yerden. şimdi 6 ay sonra tekrar bi yazsam mı bilmiyorum. aşırı özledim :(
0
asap raki
(8 saat)
kabul etmek zor olsa da amiyane tabirle ex'ten next olmuyor gerçekten. başka şeylerle oyalanıp yeni bir çevreye girmek en sağlıklısı. stalk işine gelince herkes herkesi stalkluyor. 5 sene önceki kız arkadaşımın da beni sordurup haber aldığını biliyorum mesela, olur yani öyle şeyler. yeni hobiler yeni çevre ilgi alanları iyidir.
0
suicmeyenadam
(8 saat)
Abi ilk 1 ayda her yerden engelleyen biri bırak dönmeyi "sen kimdin ya çıkaramadım" seviyesinde unutmuştur muhtemelen seni 6 ayda.
0
kizil karga
(6 saat)
unutmamıştır da biten ilişkiden gerçekten bi cacık olmuyor.

aklınıza geliyorsa yazın, ne olacak.

ama çok da umutlu olmayın.
0
gurur
(6 saat)
unutana kadar yalnız kalmayın. 1 senede unutursunuz.
0
gabe h coud
(2 saat)
yazdıklarınızda, tek bir olumlu, elle tutulur yazma gerekçesi yok ne yazık ki.
ilişkiler hayatı güzelleştirmek için vardır; ikiniz de mutsuz idiyseniz ayrılmanız hayırlı olmuşa benziyor. onu değil de, belki sevilme, çift olma hissini falan özlüyorsunuzdur.
bir kadın olarak, en uyuz olduğum ex'lere bile arada bakarım, ne yapıyor diye ve çoğunlukla "mal ya.." diyip kapatırım. yani stalklaması bişey ifade ediyor olabileceği gibi, hiçbi şey ifade etmiyor olma olasılığı da eşit ölçüde var.
bence, karşı tarafın cevap verip vermeyeceği fikrinden bağımsız olarak direkt siz yazmamalısınız, şu anlattığınız tabloya göre. biraz daha sıkıntı çekersiniz ama tertemiz kurtulursunuz bir süre sonra.
0
lil siztah
(1 saat)
(6)

Bahcemde kedi dogurmus, anne beslemiyor

narod
Neyle besleyebilirim yavrulari?
Neyle besleyebilirim yavrulari?
0
narod
(9 saat)
Sulandırılmış süt verebilirsin ama sulandırılmış olsun sek süt verme sulandırarak ver, sulu süt.
0
kizil karga
(9 saat)
biberonla verilen kedilere özel süt tozları var, yalnız kahve süt tozu değil karıştırmayın. royal canininkiler iyidir.

www.hepsiburada.com
0
eja
(9 saat)
Etrafinda yeni dogum yapmis anne kedi varsa ve emziriyorsa getirebilirim. Belki anne kabul eder.
Anadolu Yakasinda'yim
Ben beslemeye basladim siringa ile ama ne kadar etkili olur bilmiyorum tabi
0
🌸narod
(7 saat)
kendileri yemek yiyecek çiğneyecek kıvama geldiyse yavru kedi maması olur. henüz süt emme aşamasındaysa royal canin kedi sütü tozu lazım. normal sütler ile sağlıklı olmaz.
+1
orpheus
(5 saat)
benzer şekilde beslemeye niyeti olmayan bir anne vardı bende de. ilgilenecek kadar yaklaştırıyorsa ve vaktiniz varsa, ara ara anneyi yaş veya ödül mamasıyla oyalayıp, bebeklerin olabildiğince emmesini sağlamak en güzeli olur.
yakındaki bir pet shop veya veteriner'den yenidoğan mama seti alabilirsiniz. içinde ölçü kabı, biberonu vs oluyor. süt ishal edip, kötüleşmelerine sebep olabilir; çok mecbursanız, laktozsuz sütü sulandırabilirsiniz. enjektörle beslerken de dillerinin üzerine damla damla bırakmaya özen gösterin, yoksa ciğerlerine kaçabilir mama. kolay gelsin.
0
lil siztah
(2 saat)
Piyasadakilerin çoğu işe yaramıyor. Biz en çok faydayı şundan gördük:

www.royalcanin.com
0
yadigar
(21 dk)
(8)

Geçmiş ne derece önemlidir ?

unlulerin fotograflarini sizdiran adam
Kısa bir süre önce dünyanın öbür ucuna tatile giderken uçakta tanıştığım kişiyle 2 gün romantik filmlerden çıkmış gibi bir zaman yaşadım. (Herhangi bir şekilde cinsel birliktelik yaşanmadı sorunun ilerisi için bilgi) Uzun zaman sonra ilk defa birini gerçekten bu kadar beğendiğim için yanına gidip nu
Kısa bir süre önce dünyanın öbür ucuna tatile giderken uçakta tanıştığım kişiyle 2 gün romantik filmlerden çıkmış gibi bir zaman yaşadım. (Herhangi bir şekilde cinsel birliktelik yaşanmadı sorunun ilerisi için bilgi)

Uzun zaman sonra ilk defa birini gerçekten bu kadar beğendiğim için yanına gidip numarasını almıştım, ve büyüsü bozulmasın diye instagramını asla sormadım ve takip etmedim.

Döndükten sonra da hislerimiz aynı şekilde devam etti ve tatildeyken o erken döndüğü için resmen gün saydım ve tatilimi erken bitirdim onunla görüşmek için buraya kadar her şey çok güzeldi. Daha sonraki buluşmamızda beni takip etmek istedi ve karşılıklı olarak takipleştik. Takipleştikten sonra profil fotoğrafını çekildiği arabanın 20m+ bir araba olması çokça lüks mekanlarda şık kıyafetlerle ve aşırı şık çiçeklerle fotoğraflarının olması aynı zamanda gösterdiğim bir arkadaşımla ortak arkadaşı bulunması ve bu kişinin aşırı çapkın biri olması sebebiyle dayanamayıp bu konuları sordum.

Kadın kişisi aşırı güzel olduğu için geçmişinde bu tarz ilişkileri olmuş olabileceğini zaten bildiğimden benim için hiçbir problem yoktu beni ilgilendirmez diyip kendim için problem yaratmadan devam edebilirdim, fakat bunları varsaymakla görmek farklı şeylerdi uzun lafın kısası araba fotoğrafına cevap vermedi ama açık bir şekilde ima etti görüştüğü birinin arabasından çekilmiş olduğunu ve çapkın arkadaşla tek gecelik bir ilişki yaşadığını da itiraf etti.

Benim için masalsı başlayan her şey yıkılmış durumda şuan, çok masalsı romantik komediden fırlamış date gecemizde birbirimizi görmeye devam edelim diye biz ilerlememişken, gördüğü her kızla birlikte olmaya çalışan fırlama biriyle tek gecelik ilişki yaşayabilmişti ve her şeye rağmen takipleşmeye devam etmişti. Onun haricinde tek bir ortak arkadaşı görüp sormam ve onda bile bu tarz bir fire vermemiz benim tarafımda güveni inanılmaz sarstı, ne yapacağımı bilemez durumdayım uzun zaman sonra aşık oldum bu hisleri hissediyorum derken, şuan adeta uyku bile uyuyamaz oldum.

Soruya ne kadar katkısı olur bilmiyorum fakat kadınlara ulaşmakta problemi olmayan biriyim, talep gördüğüm çok olur ve düzenli olarak karşı cins tarafından ilgiye maruz kalırım. Kendi geçmişimi de asla temiz olarak atfedemem. Sizce bir şekilde devam etmeli miyim çünkü büyüsü bir kere kaçmış gibi hissediyorum hayat romantik komedi değil farkındayım fakat onunla öyle hissediyordum ve şuan hissetmiyorum aşabileceğimi de bilmiyorum.
-2
unlulerin fotograflarini sizdiran adam
(15 saat)
Günaydın,

Bütün bu hikayede kendi algıladığım nokta şu, senin için sıradışı ve belki de "O mu acaba?" diyeceğin biri karşına çıkıyor. Kıymet veriyorsun, onun için kafanın içinde onun için hazırladığın bir yuva açıyorsun ve sonunda kurduğun mesken sabun köpüğü gibi dağıldığı için içerliyorsun. Hayat.

Sana karşı yapılan bir yanlış olmasa da (ki öyle görünüyor) hissettiğin bu hayal kırıklığı karşındaki kişinin çapkın, kötü (ya da adına her ne dersen) olmasından değil de belki de gerçekliği büküp idealize etmemizden kaynaklanıyor olabilir.

Bu biraz da kırmızı-mavi hap meselesi gibi. Matrix'te yediğimiz o leziz kırmızı et, Fransız şarabı, kırmızılı kadın hepsi bir noktada kusursuz, büyülü ve anlamlı geliyor iken kırmızı hapı yutmakla birlikte içinde soluk alıp verdiğin sert gerçeklikle beklemediğimiz bir açmaza düşüyoruz.
Biraz da o insanlarla (ve onların oldukları versiyonuyla) değil de onlar için zihnimizde yarattığımız bir versiyonu yaşamak istiyoruz.

Bütün bu açmazı çözebilecek şeylerden biri de belki de hiç kimseden hiçbir beklentimizin olmaması da olabilir. Belki farklı da düşünüyor olabiliriz.
Bu noktada, hislerinin dönüşmesinden dolayı kendini ya da o kişiyi hayatıyla ilgili verdiği kararlardan kaynaklı suçlamamalısın.

Ben muhtemelen kırmızı hapı yutup olabilecek ya da olamayacak bütün alternatif sonuçlara lanet ederip sırtımı dönerdim.

www.youtube.com
0
rakicandir
(10 saat)
Bana sorarsan önemli değildir ama senin için önemli olduğunu görüyoruz. Büyü bozuldu diyorsan uzun süreli bir şey beklemeden yaşa ve gör. Eğer insanları tanımadan kendi gözünde bir yere oturtursan bu hayal kırıklığı her türlü ilişkide her zaman olacak, onu da biliyorsun.
+4
gabe h coud
(10 saat)
güven niye sarsılıyor ki? sormuşsunuz ve yanıt almışsınız. görünüşe göre yalan yanlış bilgi de verilmemiş.
sosyal çevrenizle hiç teması olmamış birini mi arıyordunuz? bu pek gerçekçi değil.
karşınızdakinin geçmiş tercihlerinin, yaptıklarının sizin ilişkinizde yaşanmasından endişe ediyor olabilirsiniz. yaşamadan bilemezsiniz.
ama bana daha çok karşınızdakinin geçmiş tercihleriyle kendinizi kıyaslamış ve kendinizi ona layık görmüyormuşsunuz gibi geldi. bırakın buna siz değil, karşı taraf karar versin.
deneyin, yaşayın, görün. tadını çıkarın.
+1
tnz
(8 saat)
niye sevişmediniz ?
0
kveldulv
(7 saat)
niye sevişmedin +1
olmaz o işi kaptırma kendini. karakterleriniz çok zıt.
0
orpheus
(5 saat)
Daha sonrasında görüşmek istediği için devam etmedi istemedi
0
🌸unlulerin fotograflarini sizdiran adam
(4 saat)
Henüz yatmadığın bir kadının geçmişte kimlerle yattığını açık açık sorgulaman bence çok ciddi bir problem.

Kadın seninle sevişmelerinin, duygusal temasının bir neticesini ister, bağlılık , ilişki, evlilik ister, bu noktada geçmişte yaptığı tercihleri sorgulayabilirsin. Ancak maddi manevi hiçbir yatırım yapmadığın bir kadını , daha yatağına bile girmemişken “hayatımın kadınını buldum” diye kodlayabiliyorsan problemi kendinde aramalısın.

Şöyle düşün ; senin için dört dörtlük olan seni rahatsız eden hiçbir firesi olmayan bir kadınla bile yollarınız ayrılabilir, ancak yaşadıklarınız acı-tatlı bir deneyim olarak kişiliğine eklemlenir. İşin başında nihai bir karar verecekmişsin gibi strese girmemelisin.
+2
loch ness
(4 saat)
"Daha sonrasında görüşmek istediği için devam etmedi istemedi " kısmı bana biraz kolpa geldi. birlikte olup, yine devam edebilirdiniz; buna ne engel var, anlamadım. soğumuşsanız soğumuşsunuzdur; güzel kısımlarını hafızada tutup, kalanını geride bırakmanızda fayda var diye düşünüyorum. özetle, bence bu iş olmaz.
0
lil siztah
(2 saat)
(2)

Pasaport geçerlilik süresi sorusu

namandigurai
Merhaba,Geçerlilik tarihi 25 Kasım 2026 olan pasaportumla 24 Mayıs Kuzey Makedonya giriş, 27 Mayıs Sırbistan giriş olup 1 haziranda döneceğim seyahatimde sorun yaşar mıyım? Bitiş tarihine 6 aydan az kalması sorun olur mu? Teşekkürler
Merhaba,

Geçerlilik tarihi 25 Kasım 2026 olan pasaportumla 24 Mayıs Kuzey Makedonya giriş, 27 Mayıs Sırbistan giriş olup 1 haziranda döneceğim seyahatimde sorun yaşar mıyım? Bitiş tarihine 6 aydan az kalması sorun olur mu?

Teşekkürler
0
namandigurai
(09.05.26)
normalde 1-2 günü hoşgörürler ancak işin içinde sırbistan olunca bilemiyorum altan..
0
lil siztah
(09.05.26)
Girişte kaç gün kalakacsın, ne zaman döneceksin diye sorabilirler.
0
put it in your appropriate place
(09.05.26)
(3)

Vodafone bayilerde güncel kampanya var mı?

lazor
Merhaba. Turkcell kontratımın sonuna gelmişim. Turkcell güncel tarife fiyatına %50 zam yapmış. Buna rağmen, Vodafone tarifelerine baktığımda onlara nazaran daha uygun kalıyor. Bayiler zaman zaman acayip fiyatlar veriyor malum. Yakın zamanda geçiş yapmış veya bayi camında dikkate değer bir şeylere ra
Merhaba. Turkcell kontratımın sonuna gelmişim. Turkcell güncel tarife fiyatına %50 zam yapmış. Buna rağmen, Vodafone tarifelerine baktığımda onlara nazaran daha uygun kalıyor.

Bayiler zaman zaman acayip fiyatlar veriyor malum. Yakın zamanda geçiş yapmış veya bayi camında dikkate değer bir şeylere rastlamış olan var mıdır?

Edit: soru çekip çekmemediği değil. Daha önce 2-3 yıl kullandım. Benim çevremde çekmesinde bir sorun görmedim.
0
lazor
(09.05.26)
çekmiyor. çekmiyor. çekmiyor. ha bir de unutmadan, çekmiyor.
-1
suicmeyenadam
(09.05.26)
Vodafone şu an çevremdeki insanların en çok sıkıntı yaşadıkları operatör.
0
jackyr
(09.05.26)
trcell reklam almış galiba..
vodafone'u gayet iyi performansla kullanıyorum. tek kötü yanı, tarife yenileme zamanları, eski aboneye çok acımasız fiyat geçirmesi; ancak diğerleri de bu konuda farklı değil.

buradan cevap çıkmazsa size önerim, numara taşıma gerekçesiyle çağrı merkezini arayıp sormanız; çünkü dükkan ve çağrı merkezi kampanyalarında farklar olabiliyor. sonra bayiye de sorar, nihai kararınızı verirsiniz.
0
lil siztah
(09.05.26)
(6)

Sesler duyuyorum ve hastaneye yatmaktan korkuyorum!?

trablon
bir video izledim hastanedeki odadaki adam kalkıp diğer yatanın gözlerini oyuyordu.Bende fobi oldu öyle biri denk gelir mi hastaneye yatarsam diye
bir video izledim hastanedeki odadaki adam kalkıp diğer yatanın gözlerini oyuyordu.Bende fobi oldu öyle biri denk gelir mi hastaneye yatarsam diye
0
trablon
(08.05.26)
öncelikle sesler duymanız kısmını yanlış mı yazdınız, emin olamadım. videodaki adam mı sesler duyuyordu? sesler duymanız sebebiyle mi hastaneye yatma durumunuz var?

soru metnine gelirsek; ona bakarsanız, evimizde hiçbir şeyden habersiz yatarken, komşunun yanlış uyguladığı ilaçlama sebebiyle ölmemiz çok daha olası. ya da biliyorsunuz; genç kızın biri kaldırımda yürürken, sırf o gün o saatte orada diye samuray kılıcıyla katledildi. dolayısıyla en basitinden en ekstremine, olasılıklar bitmez.

bu türlü durumlarda, şunu düşünmek lazım: bugün gerçekten acil bir durum olsa ve hastanede yatmanız gerekse, "bu korku nedeniyle kesinlikle yatamam" diyorsanız, bu korku, artık sizin hayatınızı zorlaştıran bir noktaya gelmiştir ve tedaviye başvurmanız gerekir. durum böyleyse, beklemeden bir psikiyatriste başvurunuz.
ancak eğer başlıktaki gibi, sesler duyma sebebiyle hastaneye yatma durumunuz varsa, doktora bu fobinizden de bahsedersiniz; onlar gereğini yapar.
-1
lil siztah
(08.05.26)
O olaydan sonra tecrit ve gözetim tedbirleri yeniden düzenlendi, hastanelerde sıkı tedbirler alındı. Rahat ol sen. Git biran önce tedavini ol.
0
Mirket
(08.05.26)
İçeriye kemer bile sokmuyorlar, o tarz bir olayın gerçekleşmesi mümkün değil. En kısa sürede tedaviye başlamanı tavsiye ederim. Geçmiş olsun.
0
sekizdokuzon
(08.05.26)
Senin acilen ruh sinir hastalıkları hastanesine gitmen lazım. Yüksek ihtimalle delirdin. Sorduğun sorulardan belliydi zaten.
-4
runaway
(08.05.26)
Allah kurtarsın
-6
artıküyeolmakistiyorum
(08.05.26)
O olay akıl hastanesinde olmuştu. Kaşıkla oymuştu gözlerini. Ama şahıs ağır şizofren ve paranoyaktı. Diğeri ise olayda hiç tepki bile vermemişti. Olaydan sonra müşahede kuralları daha da sıkılaştırıldı.
0
ground
(08.05.26)
(6)

Almanya’dan kargo gümrüğe takılır mı?

thin capitalization
Yakınım kargoyla bir elektrikli ev aleti gönderecek değeri 500 Euro, kutısu orta ebatta ve biraz ağır, takılır mı? Ne öderim takriben?
Yakınım kargoyla bir elektrikli ev aleti gönderecek değeri 500 Euro, kutısu orta ebatta ve biraz ağır, takılır mı? Ne öderim takriben?
0
thin capitalization
(07.05.26)
On binlerce lira ödersiniz. Göndermesin. Yolcu beraberinde getirin/getirsin.
+1
orient blue
(07.05.26)
30 euro üzeri her şey gümrüğe takılır, onu da bireysel olarak gümrükten çekemezsin mali müşavir va aracılığıyla alırsın, onun maliyetini de kargo değeri*10 gibi hesapla.
-2
kizil karga
(07.05.26)
İsterse 1 Euro olsun çöp bile getiremezsiniz yurtdışından

Akp ye oy verenlere hakkımı helal etmiyorum
+3
topkapiaksaray
(07.05.26)
@kızıl karga, son düzenlemede 30 euro limiti sıfırlandı; artık tüm gönderileri ancak aracı çekebiliyor.
+2
lil siztah
(07.05.26)
O kadar oldu mu ya vay anasını.
0
kizil karga
(07.05.26)
40-50 bin civarında gümrükçü beyan masrafın çıkar.
0
gercekdunya
(09.05.26)
(13)

istifa etmeli miyim?

estimated time left
merhaba. iki ay önce yeni bir işe başlamıştım (deneme süreci 6 ay). iş remote ve geçen hafta birlikte çalışmak için onların yanına gittim. her neyse 5 gün beraber çalıştık, toplantılar vs gayet iyi geçti, en azından benim için.her iki haftada bir yöneticimle birebir görüşmem var. son birebire kadar
merhaba. iki ay önce yeni bir işe başlamıştım (deneme süreci 6 ay). iş remote ve geçen hafta birlikte çalışmak için onların yanına gittim. her neyse 5 gün beraber çalıştık, toplantılar vs gayet iyi geçti, en azından benim için.

her iki haftada bir yöneticimle birebir görüşmem var. son birebire kadar sürekli olumlu feedback alıyordum. bugün yaptığımız birebirde sana kötü haberlerim var diyerek konuya başladı. gidişattan çok memnun kalmadıklarını, çalışmak istedikleri kişinin daha farklı olduğunu ya da daha farklı şekilde çalışmasını beklediklerini söyledi. sonraki feedbacke kadar kendimi kanıtlamam gerektiğine dair başka şeyler de ekledi.

benim tecrübeme göre istifa etmeliyim. bana göre feedback toplantıları bu şekilde yapılmaz, bu konuşma tamamen işten çıkarma konuşması gibiydi. istifa etmesem ve gerçekten beklentilerini karşıladığım durumu düşünürsek 2 hafta sonra devam etmek benim için zor olacak. sizin yorumunuz nedir?
📊 istifa etmeli miyim?
evet %25.9 (7)
hayır en azından 2 hafta daha çalış %74.1 (20)
0
estimated time left
(07.05.26)
senaryo anlattığın gibiyse gidişattan memnun kalmadık diye birşey olamaz. KPI'larını gösterir bak burda eksiğin var, bunu kapatmak için bunları yapmamız gerekiyor falan demesi lazım. sikerler öyle işi. çıkarmak isterlerse tazminatını almadan çıkma. iş bulmak her zamankinden daha zor şu an.
0
plastic_angel
(07.05.26)
Et gitsin ya sokayım böyle dünyaya zaten sıkışırsan toplarız aramızda. İsyan ulan
-4
gobekliraki
(07.05.26)
iş bulmadan istifa etme, inceden başla iş başvurularına, görüşmelere.
0
selam
(07.05.26)
Sen niye istifa ediyorsun. Onlar kovsun.
Oh valla hem ise al hem de hiçbir sey vermeden üc bes lafla yolla.
-1
Purple life
(07.05.26)
2 ay önce başlamışsın. neden istifa ediyorsun, onlar kovsun laf mı şimdi? istifa et tabii ki. Kovunca bir kazancı mı var deneme süresinde? Deneme süresi dolmadan kovacaklar. Sonra bir referans ya da neden ayrıldın sorusu olunca istifa ettim demek başka işten çıkarıldım demek, en kötüsü şirketten birisinin işten çıkarttık demesi olur.
0
gabe h coud
(07.05.26)
o başka kişide ya da çalışma biçiminde görmek istedikleri farkları belirtmedi mi?
istifa etmeyin, enseyi de karartmayın. iki hafta iki haftadır; bekleyip görün derim.
0
lil siztah
(07.05.26)
bu durum tamamen seninle ilgili. farkli yerlerden is teklifleri alabileceksen sizinle calismaktan memnun degilim der istifayi basar cikarsin ama isten ciktiginda basinda bin turlu finansal kriz belirecekse kapitalist duzene ayak uydurmaya bakmalisin.

insan su misali icinde bulundugu duruma gore sekil alir. bence sen de oyle yap.
0
johnnie w lker
(07.05.26)
istifa etme ama is aramaya basla.
buyuk ihtimal yakinda kovulacaksin.
0
cooperr
(07.05.26)
iş aramadan kesinlikle istifa etme.
acilen iş bul.
tüm yakınlarına haber sal.
cv'ni düzenle.
bol şans!
0
rain when i die
(08.05.26)
Normal şartlarda 2 aylık bir çalışana 5 günlük yüz yüze çalışma sonrası bu denli sert bir pivot yapılması, kararın aslında o 5 gün içinde verildiğini gösteriyor.

Gerçek bir performans geliştirme süreci, somut hedefler ve bir yol haritası listesiyle gelir. Ucu açık, beklediğimiz kişi değilsin gibi ifadeler genellikle teknik beceriden ziyade kafaların uyuşmadığını gösteriyor.

Eğer maddi olarak sizi çok zorlamayacaksa, bir sonraki feedback toplantısını beklemeyin derim. Yöneticine gidip; 'Son görüşmemizden sonra beklentiler ve mevcut durum arasındaki farkın, kısa sürede kapanmayacak kadar yapısal olduğunu anladım. Şirket kültürüne ve beklentilere tam uyum sağlayamayacağımı hissettiğim bir noktada, her iki tarafın da vaktini çalmamak adına deneme süreci içerisinde istifamı sunmak istiyorum' diyerek profesyonel bir çıkış yapabilirsin. Bu biraz da sizin duruşunuzu gösterir.
+1
galahad reloaded
(08.05.26)
İstifa etme. İş ara. bulunca edersin.
Deneme süresi iki ay olmalı. Bu süre dolmadıysa ve küçülmeye gideceklerse gözden çıkartmış olabilirler ve yolunu yapıyor olabilirler.
Neden olumsuz geri bildirim verdiklerini anlamaya çalış. Bir sonraki işinde sana faydası olabilir.
0
burfak
(08.05.26)
deneme süreci iş kanununa göre 6 ay değil 2 ay. sözleşmede 6 ay yazsa da farketmez.

genelde firmalar 2 ay, 6 ay , 12 ay şeklinde çıkarmalar yapiyorlar. performans diyolar da aslında olay sizin haklarınız.

muhtemelen devam edecekseniz de 6 ay 12 ay civarı çıkarırlar sizi. iş arayın.
0
kveldulv
(08.05.26)
Bizde böyle iki kızla olay oldu hatta birinin çıkışı verilecekti biraz beklendi, ikisi de şimdi şirketin en çalışkan insanları sadece toparlamadı çalışkanlıklarıyla olanları unutturdular hatta biri terfi de aldı, işine odaklan kendine 6 aylık hızlı Gonzales süresi tanı ve sıkı çalış, hiç bir şeye hayır deme ve işini temiz yap, uyumlu ol, bu zamanda iş bulmak zor, çıkıp aramak çok zahmetli.
0
Teran
(08.05.26)
(11)

Genel olarak ikinci el ilanları

dawsonscreek
Burada denk geldikçe dikkatimi çekiyor, tabi burası çok küçük bir örnek; sarı sitede daha yoğun bir şekilde göze çarpıyor.Sahibinin ikinci el eşyalarına muazzam yüksek fiyatlar istemesi.İlana 3’lü koltuk koymuş, koltuğun perti çıkmış 15bin lira istiyor. Üstüne de kendin gidip teslim alacaksın; nakli
Burada denk geldikçe dikkatimi çekiyor, tabi burası çok küçük bir örnek; sarı sitede daha yoğun bir şekilde göze çarpıyor.
Sahibinin ikinci el eşyalarına muazzam yüksek fiyatlar istemesi.
İlana 3’lü koltuk koymuş, koltuğun perti çıkmış 15bin lira istiyor. Üstüne de kendin gidip teslim alacaksın; nakliye ve hammaliye maliyetine de katlanacaksın. Hem de trink nakit para ödeyeceksin.
Beyaz eşya satıyor, ağır ve kaba ürünler. Abi bunu bedavaya yakın ve çok iyi kondisyonda çalışıyorsa alırım ya. Yoksa nakliyesi, taşıması bir dünya külfet. Sıfır aldığımda Peşin fiyatına 9 ay taksitle evime kadar getirilip kuruluyor, garantisi başlatılıyor.
İnsanlar, neden bu ödeme ve teslimat konforu varken bu yüksek fiyatlı ikinci ellere yeltensin ki?
Ben gerçekten mantıklı bir açıklama bulamıyorum.
Daha yakın zamanda çalışır durumdaki buzdolabımı, evden ücretsiz alıp götürsün diye zar zor hurdacı buldum. Yeter ki alsın götürsün dedim.
Siz, en kötü eskidji bazaar gibi yerler vs dururken üçlü koltuğa falan 15bin, 30bin ödeyip nakliyesine hammaliyesine katlanmayı makul bir zemine oturtabiliyor musunuz? 29bine 9 ay taksitle garantili çamaşır makinesi almak varken, tamir geçmişi falan belirsiz nakliye masrafı olan eski bir makineyi 20 bine peşin paraya alır mısınız?
Avrupada amerikada, çalışır durumdaki eşyalarını kapısının önüne koyup, “ücretsizdir ihtiyacı olan alabilir” seviyesine kaç bin yıl sonra ulaşırız acaba. (ülkenin ekonomik koşullarının farkındayım böyle bir beklentim yok. İşin karikatür kısmı bu)
Sabah sabah bunu düşündüm. Teşekkürler.
+5
dawsonscreek
(07.05.26)
o ilanı görüp aynı şeyi düşündüm, bosch fırınlı ocağı tam 6 ay beklettim sarı site çok pis bi yer ya en düşük fiyat 5k iken ben 2k yazmıştım, ben getirirsem 2k verenler falan çıkmıştı, zibilyon tane saçma mesajla uğraştım sonra kaldırdım.
laf arasında ihtiyaç sahibi biri olduğu çıktıda ücretsiz verdim.

2 sene kullanılan 20k aldığım avizeleri falan 500 tl ye koydum hiç ilgi görmemişti, yine benzer ürünler 2k gibi fiyatlara koyuluyordu.

hayatımda 2 tane eşya elden çıkartmam gerekti yıldım, millet let golarda nasıl uğraşıyor aklım almıyor.
0
eja
(07.05.26)
Sarı sitede, adam arz ediyor; belki satmaya bile niyeti yok, eli boşluktan yapıyor olabilir. Geçen gün bir cevaba yazılmıştı tonla; adamın arsa almaya bile niyeti yok, yüzlerce favori tutuyor. Bence fazla farkı yok.
0
lil siztah
(07.05.26)
Katılıyorum.
Tabi sahibi istediği fiyatı yazar ama iki ürüne bakınca boş beleş diye devam bile etmiyorum.
Geçen başka bir ilan vardı ürün yeni alınmış vs ama fiyatı zaten sıfır fiyatı :)
kartla alsan oturduğun yerden daha ucuza geliyor. Senin dün almış olman ürünü ikinci el yapıyor farkında değil gibi davranıyor.
0
kisa
(07.05.26)
türkiye'de 2. el kültürü çok yanlış gelişmiş. arada ben de burada görüyorum, eleman bir ürün satacak, fiyatını yazıyor, ben merak edip internette araştırdığımda sıfırını daha ucuzunu buluyorum. çok işsiz olsam ss vs. alıp bulduğum fiyatlarla rezil edeceğim ama o kadar işsiz değilim çok şükür :)

yabancılarda ikinci el fiyatlamasının belli bir standardı var, ürün iyi durumdaysa güncel fiyatın %30-50 aralığını istiyor adamlar. bugün bir ürün aldın, hiç kullanmadın, yarın ikinci el olarak satmaya çalış en fazla %60'ına falan satabilirsin. bizde ise "2. el bakıyorsa sıfırını alacak parası yoktur, ben silkebildiğim kadar silkeyim" mantığı var sanırım. işte bunlar hep şark kurnazlığı.
0
shadowfollower
(07.05.26)
Her yerde öyle. Bizim lojman grubu var orada da sabah biri, çizilmiş ve kirli bir tost makinesi koymuş 1500 tl yazmış. İnsanların eski de olsa malı çok kıymetli.
0
ekimoloji
(07.05.26)
Kim kime kitlerse mantığı fazlası değil
-1
artıküyeolmakistiyorum
(07.05.26)
türkiye'de ikinci el ürün alış veya satış kültürü yok+ insanımız şark kurnazı.

ürün kullanılmış ama hala iş görüyor. evden çıkarmaya uğraşacağıma makul bir fiyatla elden çıkarayım, hem ürünü evden çıkarma zahmetinden kurtulayım hem de üç beş cebime bir şey kalsın olmalı mantık.

ama insanımız ürünü kullanayım eskiteyim bir de üstüne ilk günkü değerindeki gibi veya çok yakın fiyata birilerine kitleyeyim diye düşünüyor. bir de ürünle olan manevi bağını da fiyata ekleme var tabii. alıcı için senin eşya, mal, ürünle olan yaşanmışlığın umrunda değil haklı olarak ama adam eşyaya yüklediği manevi anlamı da fiyata ekliyor.

ben bunu arsa alırken yaşadım. ulan komşu parseller veya aynı mıntıka. yol geçme durumu, imar özellikleri vs eşdeğer. emlakçılar 1 yazmışsa sahibinden satanlar 3 yazmış 5 yazmış. emlakçı komisyonunu vs. yi ekleyince bile arazinin fiyatı emlakçıdan alacağın fiyatın yanında çok astronomik kalıyor. niye senden alayım ne caziben var.

aynı şey satılık evlerde de var. emlakçının 5 yazdığına atıyorum 8 yazmış. ulan araya emlakçı kaynaklı masrafları bilmemneyi ekleyince bile seninki çok daha pahalıya geliyor. arayıp sorsan ama aracısız satıyorum diyor. e aracılı olunca çok daha ucuz üstelik evrak, kağıt kürek işlerinde emlakçıyı da koşturuyorsun, bi faydası var. kısacası düzelmez bu durum.
+1
wilhelmwasmuss
(07.05.26)
turkiye'de 2. el kulturu yok. ama zaten al-satcilar yuzunden dunyada da kayboluyor. yine de ufak kirintilar var:

- gitar piyano vs. hevesle girilip 1 aya salinan seylerde ikinci el piyasasi cok saglikli tr'de.

- 2024 aralik'ta ikinci el masaustu bilgisayar aldim internette birinden. 0'ini alsaydim 170.000e falan gelecekti 90.000'e almis oldum. 1.5 senedir de hayvan gibi kullaniyorum.

- kendim de cokca kez cok uyguna kullanmadigim esyalarimi sattim, hatta 15 senelik ama lekesiz izsiz mukemmel koltuk takimimi vs. ucretsiz verdim gelip alan ihtiyac sahibi birine.


bi uyanik oldugunu sanan cakallar var, onlar bir sey satamiyor. bir de gercekten bir seyler alip satan asil bi kitle var.
0
aguen
(07.05.26)
Aynı soruyu ben de senelerce sordum kendime en sonunda 2.elden bir şeyler alma olayını 10 sene önce kapattım :) Para biriktirip ona göre bütçemin yettiği kalitede yenisini alıyorum.

Avrupanın genelini bilmiyorum ama en azından Almanya için hala kullanılabilecek kalitede olan ürünleri alabilirisiniz diye kapının önüne koymalar yok denecek kadar azaldı. 12 sene önce böyle değildi. Alabilirsiniz diye büyük eşyaların bırakıldığı zamanlar oluyordu, o zamanlarda kendime bisiklet, kahve makinası, bavul, ayakkabılık, kitaplık birsürü çiziği bile olmayan şey bulup almıştım. Ama şimdi çöpe atsa daha iyi olurdu denecek eskilikte şeyler kapının önüne konmaya başlanması yetmiyormyuş gibi onların 2.el sitelerinde bu kullanılmayacak derecede eskimiş ürünler nerdeyse yenisi fiyatına satılmaya başladı. Alacak enayi bulabiliyorlar mı bilemiyorum :)

Bence genel kanı kimden ne koparabilirsem olmuş iyice.
0
truf
(07.05.26)
hayatımda 2 defa ikinci el eşya aldım. ilki çok eski hatırlayamadım ama ikincisini buradan bulduğuma eminim(15+ yılı vardır). mahlasım farklı bile olabilir.
ilk aldığım bir bilgisayar(kasa) ve masaydı(bunları hurdaya vereli 10 yıldan fazla olmuştur).
ikinci aldığım gitar(cort x6) ve amfiydi(bunlar duruyor).
uçuk fiyatlar verdiğimi hatırlamıyorum.
0
late viper
(07.05.26)
Bazi urunlerde, satin aldigin anda tespit edilemeyecek arizalar oluyor. Mesela elektronik, beyaz esya gibi urunleri adamakilli test etme imkani da yok. Bu tur urunlerin 2. eli alinmaz.

Mesela bisiklet alacaksin. 2. el harika bisikletler var. spor ekipmanlari falan da alinabilir.

Benim en efsane satisim; Kanada'da devlet tarafindan el konulmus acik arttirmayla satilan, cok dusuk km'de bir Cadillac Escalade aldim. Bunu Facebook marketplace uzerinden satip, limandan gemiye yukleyip Norvec'e gonderdim...

Bir de oglan kucukken bir bisiklet aldim $550 + vergi. Facbook'ta iyi durumdaki ayni bisiklet $50'a listelenmisti. :)
0
thetruenorthstrongandfree2
(07.05.26)
(6)

Taksiye benimle birlikte baska musteri almak isteyen taksici

tantamount_to_equivalent
Yunanistan seyahatimde basima gelmisti. Tektim. Havalimanindaki taksi duragina gittim. Y'ye gidecegim dedim, fiyatlar zaten fix, tabelada yaziyor. Taksici benim yanima baska musteri de almaya calisti, siz nereye gidiyorsunuz falan diye taksi siradakilerine sordu falan. Ben rahatsiz olmazdim da garib
Yunanistan seyahatimde basima gelmisti. Tektim. Havalimanindaki taksi duragina gittim. Y'ye gidecegim dedim, fiyatlar zaten fix, tabelada yaziyor. Taksici benim yanima baska musteri de almaya calisti, siz nereye gidiyorsunuz falan diye taksi siradakilerine sordu falan. Ben rahatsiz olmazdim da garibime gitti. Eger birini bulsaydi biz yolculuk ucretini paylasacak miydik simdi? Yoksa herbirimizden fix ucreti alip, 2-3 kat kara mi gececekti taksici?
0
tantamount_to_equivalent
(06.05.26)
İkinci seçenek, kara geçecekti.
Kos adasında bu şekilde yaptı. Gece 2'de kimse itiraz edememişti.
0
burfak
(06.05.26)
15 sene önce ankarada çok oluyodu. Taksici soruyordu ok dersem Gittiğimiz mesafeye göre paylaşıyoduk 3 4 kişi
0
aguen
(06.05.26)
belki 20%-30% indirimli fiyati alirdi.
-1
Purple life
(06.05.26)
@burfak: benim olay da zakintos'ta gecti
0
🌸tantamount_to_equivalent
(06.05.26)
trde bunu yapan taksiciler herkesten ayrı ücret alıyor.
0
jelly bear
(06.05.26)
Tr’de defalarca başıma geldi (2 seçenek kapsamında); izin vermedim. Şrfszler..
0
lil siztah
(07.05.26)
(24)

"kaynak yapmak" konusunda linç yemeyi göze aldım da geldim

momento
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüy
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüyorsun.
Bazen gerçekten de insan kendini kaynak yapmaya mecbur bırakılmış gibi hissetmiyor mu?

Şimdi mutlaka biri çıkıp "sen önden kaynak yaptığın için arkadaki trafiği bozuyorsun" diyecektir. ama hayır. bunu defalarca gözlemledim. sorun sadece kaynak yapanlar değil. sürücüler ilerlemiyor, akışı takip etmiyor, boşluğu değerlendirmiyor. trafik akmıyor çünkü insanlar akışı yönetemiyor.

Ehliyet almak sadece trafiğe çıkma hakkı kazanmak değildir. asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.

yanılıyor muyum?

edit:
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-50
momento
(06.05.26)
Yanılıyorsun.
Öncelikle hiçbir yol önü bomboş olduğu halde kilitlenmez. Aradaki ufak tefek boşluklar insanların dur kalk, takip mesafesi gibi trafikte doğal olan boşluklar.
Götümüzü düşünelim. Arada doğal bi boşluk var. Götümüzü sımsıkı sıktığımızda aradaki boşluk kapanıyor ama götümüz bi yere gitmiyor. Sadece daha çok sıkışıyor.
İşte trafik de öyle.
+15
benim bir gizli bildiğim var
(06.05.26)
önü boş olduğu halde ilerlemiyorlar diyorsun. herkes mal sen akıllısın di mi? böyle boş bir düşünceyi savunuyorsun birde?
+14
scudman1
(06.05.26)
Önündeki ilerlemiyorsa o da suçludur. Ama siz kendi kafanıza göre adaleti sağlayamazsınız. Ayrıca öndeki belki o an sağlık sorunu yaşıyor, başka bir şey oldu, nereden bileceksiniz? Siz gerekli yerlere bildirirsiniz, onlar değerlendirmeyi yapar.

Öndeki kurallara uymuyor, o zaman bende uymam diye bir şey yok!

Kural ihlali varsa gerekli yerlere şikayet edersiniz.

Trafikte sizin yola geçiş önceliğiniz, haklarınız var. Ama bu hak yanında sorumluluk da getiriyor. Hakkınızı istiyorsanız siz de kurallara uyacaksınız.
+4
substituent
(06.05.26)
yaniliyorsun tabii ki. baskasinin hakkini gasp edemezsin.
önündeki yavas da gitse saygi göstereceksin.
+3
Purple life
(06.05.26)
onu bossa trafigin sebebi kesinlikle kaynak yapanlardir. bilerek kaynak yapanlar kadar kizdigim cok az sey vardir trafikte.
+3
lemmiwinks
(06.05.26)
Önü boş olduğu için ilerlemeyenler trafiği oluşturmuyor, zaten trafik düzgün akmadığı için kimi arabanın önü boş.

Araçlar tren değil, aynı anda kalkıp hızlanmıyor. Bu durum bazen sürücüden bazense araçlardan kaynaklanıyor.

Bir iki aracı örneklendirerek trafiğin sebebi gitmeyen sürücüler diyemeyiz. Trafiğin en büyük iki sebebi, bir, kaynakçılar. İki, sabit hızla gitmektense birden hızlanıp yavaşlayan sürücüler
+3
biseysorcaktim
(06.05.26)
trafiğin ne olduğunu siz de bilmiyorsunuz belli ki. ehliyetinizi iade etmenizi rica edeceğim. trafik sıkışıklığı bazen öylesine de olur.

youtu.be
+2
klassno
(06.05.26)
Yanılıyorsun

hergün trafikte bu kaynakçılardan dolayı değişik fantazilerim gelişti şu şerite/taralı alana çivi dökülsede tüm lastikleri patlasa kaynak yapıp vakit kazanacam diye tüm günü burada geçirse falan gibi
+4
basond
(07.05.26)
banach
(07.05.26)
'asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.' sözünüz zaten bizim toplumumuzun genel sıkıntısı. daha iyisi yok düzen bozulmasın bunlarla devam edelim diye diye şebnem ferah konserine saldıracak duruma getirdiler insanları.
asıl mesele artık bir yerden başlayıp kuralları eşit şekilde uygulayabilmektir. sen önce kendine sonra topluma karşı sorumlusun. ya ben araya gireversem ne olur dersen, sen gibi herkes bunu der. sen kendini düzelticen gerisi topluma kalsın.

banach +1
+1
mikahakkinen
(07.05.26)
Annemi sevmiyorum demenin alternatif yolları.
+5
wilhelmwasmuss
(07.05.26)
Birlik beraberliğe ihtiyacimiz olan şu günlerde efsane yanilman bizi birlik yaptı.
+4
logisticsmanager
(07.05.26)
Kaynak yaparken arkadaki trafiğin düzeninin bozulmadığını nasıl gözlemledin merak ediyorum.
Yanından geçtiğin arabalar hala duruyordu ve değişiklik hissetmediğin için sorun olmayacağını mı düşündün.

Kaynakçılar yüzünden arkadaki araçlar daha fazla orada bekliyor, bekledikçe arkaya doğru kuyruk uzuyor.

Fakat artık kaynak yapanlara kızmayı, kornaya abanmayı bıraktım, benim yol vermemek için savaştığım kaynakçıya öndeki araç buyur gel önüme gir diye yol açtığı için gereksiz strese girdiğimi fark ettim.
+2
duyuruuser
(07.05.26)
Kaynak olarak algılanan ama tam anlamıyla kaynak olmayan tek şey bağlantı ayrılan yollarının mesafesinin çok kısa olduğu yerler. Örneğin sağ bağlantıdan çıktın en sola gireceksin, orda da sıra varsa mecbur sıranın önüne çıkıyorsun. Ama arkadakiler de anlıyor bunu bence, yoksa diğer türlü kaynakçıların hiçbiri haklı değil.
+1
titanic kemancısı
(07.05.26)
sizin gibi düşünenler yüzünden takip mesafesi koyamaz olduk, her boşluğu kendinize hak görüp girmeye çalışıyorsunuz
+1
mezzosprite
(07.05.26)
milletimizin kaynak yapanın nasıl hakkını avcuna koyduğunu, tüp geçitte sık sık gözlemliyorum. yanılıyorsunuz ve böyle böyle öğreneceksiniz. bedava eğitim :)
0
lil siztah
(07.05.26)
Laf sokmadan yazmaya çalışacağım ama emin değilim.

Yonca kavşaklardan bazıları tek şerit, zorlasan iki araç da sığıyor, senin gibi zeki sürücüler oraya ikinci sırayı da yapıyor. Peki ne oluyor ? Tek şerit olsa fermuar gibi ince ince akacak olan trafik iyice felç oluyor, solda kalan adam hızlanma şeridine çıkmak yerine bir şeridi daha taciz ediyor, sağda kalan adamın önüne kırıyor.


Başka bir senaryo, 3 şerit, sol iki şerit düz gidecek, sağ şerit dönüş, senin gibi mükemmel düşünceye sahip sürücüler orta şeritten sağ şeride geçiş için düz çizgi olsa da oradan dönmeye çalışıyor, hem düz gidecek adamın yolunu kapatıyorsun, hem orada bekleyen adamların hakkına giriyorsun, hem de sonrasında yukarıda bahsettiğim sıkıntı tekrar yaşanıyor.

Daha çok örnek vereceğim ama son bir tane daha. Sol 3 şerit düz gidiyor, sağ şerit yan yola bağlanacak, yan yol boş, haliyle sağ şerit güzel akıyor, ufak kesik çizgiler var, yani dönecek olan adamın gireceği şerit, senin gibi örnek sürücüler ne yapıyor ? Hemen sağ şeride geçiyor, dönüşe geldiğinde hem sağa dönecek olanların yolunu kapatıyor, hem de gidip düz gidecek adamların şeridine kaynak yapmaya çalışıyor.

En edepli bu kadar yazabiliyorum.
+1
kimlanbu
(07.05.26)
tüm duyuruyu tek yumruk yapmışsın. en son duyuru ilk kurulduğunda vardı böyle bi ortam.
+1
brkylmz
(07.05.26)
tabi ki yanılıyorsun.

kaynak işinde iki suçlu var.
birincisi, malum kaynak yapanlar.
ikincisi, şeridin içine yanaşacak şekilde sürüp kaynakçılara fırsat verenler.
her iki grup da sağlam dayağı hakkediyor.
0
lazpalle
(07.05.26)
yanlış herkes yapsa da yanlıştır. doğru bir kişi yapsa da doğrudur.

ehliyet almak kanuni çerçevesi belirlenmiş olan trafik kurallarına uymayı gerektirir. o akış kurallara aykırıysa o akışa uymak yasal kuralları çiğnemektir. günümüzde ki yozlaşmanın en önemli nedenlerinden birisi insanların kuralları kendi çıkarları doğrultusunda esnetmeyi kendisine hak görmesi, sizin argümanınız gibi söylemlerle rasyonalize etmeye çalışması, kendisini de buna inandırması.
+2
Phoebe
(07.05.26)
"bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor."dan gerisini okumadım.
net haksızsın.
0
late viper
(07.05.26)
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-5
🌸momento
(08.05.26)
öyle bir kaynak yapıyorsunuz ki, sizin arkanızdaki araçlardan bir tanesi bile bir saniyeliğine de olsa frene basmıyor, bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmiyor.

üstteki cümleyi %100 garanti edebiliyor musunuz?

trafiğin akmamasının sebebi önüne kaynak yaptığınız arabanın bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmesi. o araba 1 saniye ayağını gazdan çekiyor, arkasındaki araba 2 saniye ayağını gazdan çekiyor, onun arkasındaki araba ayağını gazdan da çekiyor, frene de basıyor.

yani trafiğin akmamasının sebebi sizsiniz.
+2
co2s2
(08.05.26)
demek ki ya yapılan yorumları tek tek okumamışsın, ya da onlarca cevap içinde gerçekten mantıklı argümanla karşına çıkanlar sırf senin fikrini desteklemiyor diye mantıksız buluyorsun. ya da anlatmak istediğini doğru ifade edemiyorsun. zira onlarca cevap içinde sildiğim 1-2 tane küfürbaz dışında herkes gayet mantıklı argümanlarla neden yanılıyor olduğunu nazikçe ifade etmiş. milletin dertli olduğu bir konuda biraz sitemkar konuşmasını da bir zahmet sineye çekeceksin.
+8
kibritsuyu
(08.05.26)
(12)

Ortaöğretimde verilmesi gereken dersler

sekizdokuzon
-İs hayatında karşılaşacaginiz insan tipleri-Ailenizdeki insanların benimsediği roller, her birinin sizden beklentileri ve bu beklentilerin yönetimi -Romantik ilişkilerdeki roller ve ilişki biçimleri -Universite bitirmeden nasıl hayatta kalınır -Psikolojik sağlamlık -Ekran bağımlılığı ve hayatımıza
-İs hayatında karşılaşacaginiz insan tipleri
-Ailenizdeki insanların benimsediği roller, her birinin sizden beklentileri ve bu beklentilerin yönetimi
-Romantik ilişkilerdeki roller ve ilişki biçimleri
-Universite bitirmeden nasıl hayatta kalınır
-Psikolojik sağlamlık
-Ekran bağımlılığı ve hayatımıza etkileri
-Cinsel hastalıkların yayılma mekanizması, nasıl korunulur
-Haz merkezli yaşamanın insan hayatına uzun vadedeki etkileri
-Avrupa neden süper bir yer değildir?
-Bulundugunuz il& ilçeyi nasıl kalkindirirsiniz
-Yapay zekanın doğru kullanımı
-Sosyal medyada ticaret, marka yaratma
-Keyif verici maddelerin insan psikolojisi ve fizyolojisine etkileri

Gençlere hayatları boyunca gerçekten ihtiyaç duyacakları şeyleri öğrendikleri bir okul kurduğumuzu düşünelim. Siz hangi dersleri eklersiniz?
-4
sekizdokuzon
(06.05.26)
Her şeyden önce sevgi ve saygı. Yaşam hakkına saygı, farklılıklara saygı, farklı türlere saygı ve sevgi.

Öğretmenler öğrencileriyle beraber sokakta yaşayan hayvanları besleyebilirler. Okulda küçük bir alana meyve ve sebze, çiçek dikebilirler ve düzenli bakımlarını yapabilirler.

Akran zorbalığı ile ilgili mutlaka ders olmalı. Bu derste empati eğitimi verilmeli.

Görgü kuralları dersi olmalı.

Bir de bazı yanlış kodlamaların doğruları öğretilmeli. Örneğin " şu, kadın işidir, erkekler yapmaz" gibi yanlış aktarılmış bilgilerin doğruları öğretilmeli ve uygulamalı dersler olmalı.

Hatta bu dersler okul öncesinde başlarsa daha iyi olur. Aileler de dahil edilerek yapılırsa çok daha iyi.
0
rock n roll
(06.05.26)
yemek yapmak ogretilmeli. dikis dikmek, temizlik (beden ve ev) vs. toplumsal kurallar trafik vb. ogretilmeli. anayasa ve temel ceza kanunlari tanitilmali.

abuk subuk ne oldugunu temelde kavratmadan sacma ileri matematik, fizik falan gosteriliyor cocuklara. biz mesela turev, integral cozuyorduk lisede ama nedir bu desen cevaplayamazdik. sadece sinav icin problem cozme ogretiliyor.

bu dersler cok daha basit seviyede fundamentaller kavranacak seviyede verilmeli. bu haliyle birkac ay sonra unutulan ve hic pratik uygulamasi olmayan dersler oluyor.
+2
antikadimag
(06.05.26)
Lisede ogretilmesi sacma bulunan ve bu yuzden surekli elestirilen, karmasik sayilar, polinomlar gibi konulari hemen hemen hergun isimde kullaniyorum. Bazen bilgisayar programinin icinde oluyor, bazen bildigin elle casio fx991 hesap makinemle hesapliyorum... ilginc bir sekilde cogu insanin isine yaramayan bu konular benim isime yariyor.


Ustte yazilan yemek yapma, temizlik yapma gibi seylere ek olarak yuzme ogretilmeli. Herkes yuzmeyi bilmeli. Sonra "cevap vermek icin degil, anlamak icin dinlemek" ogretilmeli.
0
thetruenorthstrongandfree2
(06.05.26)
mantik ve elestirel dusunme
0
banach
(07.05.26)
finansal özgürlük ve birikim yapma stratejileri.
+2
orpheus
(07.05.26)
çevreye (canlı-cansız) saygı ve temizlik
toplum içinde yaşama adabı
0
lil siztah
(07.05.26)
aslında rehberlik servisi bunun için var ama tam faaliyet göstermiyor maalesef
0
mezzosprite
(07.05.26)
Gençlere hayatları boyunca gerçekten ihtiyaç duyacakları şeyleri öğrendikleri bir okul kurduğumuzu düşünelim.

genel olarak okul, özel olarak ortaöğretim öyle bir şey değil, olamaz.
sihirli bir değnek olsun o değnek her şeyi değiştirsin veya bilgisayar gibi olsun, veriyi basalım veriyi basalım kişiye, yükleme tamamlanınca her şeyi yapan, her şeyi bilen idealize edilmiş insan yetişip dışarı salınsın istiyorsunuz. öyle bir şey mümkün değil. absürd.

ortaöğretimde mesleki kariyerimde çift haneli yılların içindeyim, okul öğrenmeleri muhakkak önemli ama çok ama çok abartılıyor, yani hayatta lazım olan bilgilerin çok büyük kısmı okul dışında öğrenilir, gerçekçi olan da budur . genel olarak işleri daha iyiye götürecek şey ise derslerde uygulamalı öğretimin artırılmasıdır. illa teknik işleri kastetmiyorum. benzer bir duyuru yakın zamanlarda vardı oraya da yazmıştım şu örneği. edebiyat öğretmeniyim, sözgelimi tiyatro ünitesi anlatırken, öğrencilerin gerçekten profesyonel bir tiyatro oyunu izlemeleri benim saatlerce tiyatro anlatmamdan çok daha öğretici olacaktır. dahası tiyatro denilen şeyin, okulda sınav sorusunu doğru yanıtlamak için ezberlenmesi gereken bilgi yığınından çok daha fazlası olduğunu hissedecektir. ama yerel belediyelerin veya dandik amatör özel tiyatroların ilkokul müsameresinden hallice oyunları değil tabi. mesela devlet tiyatrolarının profesyonel oyunları gibi şeyleri kastediyorum. ama bırakın öğrenci için, yetişkin için bile ulaşılabilir bir şey olmaktan çok uzak profesyonel tiyatro izleyebilmek. yani bu çok ufak bir örnek. tabii ki bu çok maliyetli ve esaslı yatırım ve organizasyon yönetimi gerektiriyor. bizde bunu yapma iradesini gösterecek ne yöneticiler ne de işbirliği yapacak halk var. her şey tamam olsa, eminim öğretmenlerden birileri mızıldanır, yav dersimi bitirip çıkacaktım öğrencilerin başında çobanlık yapıp tiyatroda başlarında durmak değil benim görevim diye sızlanır. ilçe milli eğitim müdürleri, yav başımıza iş çıkarmayın sınıfa sokun vukuatsız akşamı edin okulu kilitleyin dağılın der. veya uygulama atölyesi gerekir, devlet ona masraf yapmak istemez. hükumetlerden veya siyasi iktidarların partisinden bağımsız olarak, herhangi bir iktidarın isteyeceği şey, kuru sıralar ve bol bol kuru bilgi dersidir. çünkü bunu yönetmek çok kolay. ama hem burada hem de gözlemlerimde fark ediyorum ki, öğretmen kitaptan daha çok anlatırsa her şey çözülecek gibi bir algı var. ya 8.30 dan - 16.00-17.00 saatlerine kadar ders mi olur? ben bilgiye açım, okulun kölesi olurum beni okut lütfen babacım diyen yeşilçam çocuk karakteri olsa, tahta sıralarda saatlerce otura otura lanet olsun atom fiziğine de profesörlüğüne de diyen kadir inanır'a dönüşür.

tüm bu anlattıklarımı da bir kenara atalım. toplumda az çok bir ülkü birliği olması gerekir. diğer cevaplarda verilen hemen hemen tüm örnekler, toplumda refah ve güvenlik temelli şeyler. herkesin herkese düşman olduğu bir toplumda, kamusal alan kutsallığı sağlayamazsın, kamusal alanın kutsallığına inanmayan bir insan yığınında da çevreyi temiz tutma dürtüsü olmaz. sokağın, mahallenin hepimize ait ve korunması gereken bir yer olduğu düşüncesini içselleştirmemiş milyonlardan oluşan bir ülke var ve bunu içselleştirmesi için de insanların aidiyet hissetmesi gerekir. enflasyon olan, herkesin herkesi s.kmeye çalışarak hayatta kalmaya debelendiği bir ülkede her türlü yozlaşma olur. yozlaşan ve kamusal alanı, kendi evi gibi kendine ait bir parça hissetmeyen topluma da çevreye çöp atmak çok kötü bir şey diye öğretmenin anlatması ile bir yol alamazsın. bu çöp atma hadisesini bütün olaylara uyarlayabiliriz, o bir örneklem sadece.
0
wilhelmwasmuss
(07.05.26)
İnsan neden başka birine bulaşır?
Kavgacı insan özellikleri? Esra erol izletilip analiz yapışmalı
Boş zaman değerlendirme
Cinsel korunma. Dışarı boşalarak korunma olmaz. Sadece bunu öğrenseler razıyım
Sosyal medya mutsuzluk sebebi
Kedi köpek besleme
Giyinme becerisi
0
halk
(07.05.26)
Problem çözme teknikleri. Ders kitabı da bu: yayinlar.tubitak.gov.tr
0
merhum
(08.05.26)
İnsani/vicdani özellikleri geliştirmeye yönelik atılacak tüm adımlar zaten üç aşağı beş yukarı ifade edilmiş. Tamamen dışarıdan olacak şekilde şu andaki sınav aman eğitim modelini tamamen kaldırırdım.
Her bölüme odaklı dersler/konular eklenebilir.
Örneğin bir öğrencinin matematik dersindeki "problemler" başlığına 2026 yılında ihtiyacı yok, yaklaşık 50 yıldır soruluyor sınavlarda. Zerre faydası yok. Haricen basit ispatlar yapması şart akıl yürütmenin ne demek olduğu açısından. örneğin iki tek sayının çarpımının neden tek sayı olması gerektiği gibi.
Örneğin şu andaki tüm geometri müfredatını kaldırıp, yine basit ispatlar ile geometrik şekillerin özelliklerinin nereden geldiğini öğretmeye odaklanırdım.

Kısacası ezber yerine nedenin önemli olduğu bir eğitim modeline yöneltirdim.
0
rakicandir
(19 saat)
(4)

Erkek kedi kisirlastirma ameliyati hakkinda

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhabalar,9-10 aylık arası erkek bir kedim var 4 kiloyu geçti. Veterinerimiz yaz gelmeden sıcaklar başlamadan kısırlaştırma ameliyatını yapalım dedi.Güncel fiyatlar hakkında bilginiz var mi?Ameliyatla ilgili nelere dikkat etmeliyim?Teşekkürler
Merhabalar,

9-10 aylık arası erkek bir kedim var 4 kiloyu geçti. Veterinerimiz yaz gelmeden sıcaklar başlamadan kısırlaştırma ameliyatını yapalım dedi.

Güncel fiyatlar hakkında bilginiz var mi?

Ameliyatla ilgili nelere dikkat etmeliyim?

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(06.05.26)
gaz anestezi öneriyorlar,(bizimki gerek görmedi istediğim halde zaten toplasan 10dk sürüyor dedi ameliyat)
sabah olmasında fayda var, tüm gün yanında kalmıştım, üşüyordu ısıttım, sersem şekilde çıkıyor anestezi etkisinde sağa sola çarpabiliyor evde, o yüzden takip etmek lazım, anesteziden sonra doktorun söylediği güvenli saatlerde yemeğini yedimi suyunu içtimi kontrol etmek lazım, aynı şekilde çişini / kakasını yaptımı, kan fln yok diye dikkat etmeli tuvaleti temizlerken. başlık takıyorlar kendini yalamasın diye bazı haylazlar çenesini sıkıştırıyor onun içine ağzı açık kalıyor kapatamıyor buna dikkat etmek gerek(benim başıma geldi)
ama kızlara göre erkekler çok basit atlatıyorlar dikişi olmuyor ve kızlara göre daha kolay bi operasyon, şimdiden şifalar diliyorum.

istanbul tarifeleri listesi; www.ivho.org.tr
0
eja
(07.05.26)
erkeğinkinin gerek operasyonu, gerekse iyileşme süreci dişiye göre çok daha kolay; ücreti de 1-2 bin lira daha düşük. ücretin içine nelerin dahil olduğunu sorabilirsiniz; genelde tam kan tahlili yapıyorlar, bu sebeple biraz pahalı görünebilir (ben seri şekilde sokak kedisi kısırlaştırdığım bir dönem uygun bir yer bulmuştum; uygun olmasının sebebi kan testi yapmamasıydı mesela. ev hayvanı için, imkanınız varsa baktırın muhakkak). anestezi öncesinde bir gece aç bırakmanız öneriliyor; aynı insanda olduğu gibi. uyanırken ne olduğunu anlamadığı için ve acı sebebiyle bir yerlere kaçıp sinmek isteyebiliyor; bunun için sersemlikle doşalırken kendine zarar vermesin diye, iyice ayılana kadar box içinde tutulması öneriliyor genelde. uyandıktan sonra yemekte çekingen kalırsa ya da ilk seferinde kusarsa endişe etmeyin; ameliyattan çıkan insan gibi, anesteziyi atana kadar midesi hassas oluyor. bir kaç gün aşırı, atlamalı zıplamalı hareketlerden kaçındırırsanız güzelce iyileşir. şimdiden geçmiş olsun.
0
lil siztah
(07.05.26)
Benim kedim british olduğu için vet ısrarla kalp hastalıkları yatkınlığı var vs vs dedi, check up gibi bir şey yaptı. Eğer kalp hastalığı varsa anestezi daha kötü yapar diye. Benim arkadaşlarım kedisini 6-7 bin tlye kısırlaştırdıkları zamanlarda ben 12 mi 13 bin mi öyle bi para vermiştim. Ama telefonla bize yakın vetleri aradık fiyat aldık. Genelde hepsi ivho asgari ücret tarifesindeki kısırlaştırma ücreti + hemogram kan testi ücretini alarak yapıyordu. Benim maddi durumum karşılamaya elverişli olduğu için check up da yaptırdık, ama istemesem yaptırmazdım tabi. Biraz size bağlı biraz da vetin gerekli testleri önermesine bağlı. Belki kalbine vs bakmaya gerek yoktur o zaman çok yüksek ödemezsiniz.
0
Sadece soruyorum
(07.05.26)
Teşekkür ederim,

Aldığım fiyat kan tahlilleri, ameliyat, ameliyat sonrası bir gece kesin yatış, ikinci gün durumuna göre yatış ve yattığı sürece kullanılacak ilaçları kapsıyor.

Kedim daha önce bir operasyon geçirdi çok şükür sorunsuz atlattık. Umarım bunuda öyle atlatırız.
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(09.05.26)
(6)

Instagram sayfam için yaratıcı isim arıyorum

sekizdokuzon
Yurtdışındaki üniversitelere hazırlanan öğrenciler için İngilizce Matematik soruları paylaşıp soru setleri satacağım bir Instagram hesabı açacağım. İsmi ne olabilir sizce? Yaptığım ilk satıştan gelen parayı paylaşırız :) Teşekkür ederim.
Yurtdışındaki üniversitelere hazırlanan öğrenciler için İngilizce Matematik soruları paylaşıp soru setleri satacağım bir Instagram hesabı açacağım. İsmi ne olabilir sizce?

Yaptığım ilk satıştan gelen parayı paylaşırız :)

Teşekkür ederim.
-1
sekizdokuzon
(06.05.26)
seven ate nine
+1
shadowfollower
(06.05.26)
matemorfoz
0
lil siztah
(06.05.26)
Alge-bro
MathHive
Exponential Prep
BasetoPower Maths
0
eileengray
(06.05.26)
Yurtdışındaki üniversitelere nasıl hazırlanırım?. Aratınca hemen senin sayfa çıkar.
Kitaptan yayınevi dışında kimse para kazanmaz. Üç kuruş kazanırsan bana değil, sokaktaki tekirlere ver.
+1
halk
(06.05.26)
Senin kafan her anlamda 2007 de kalmış kardeş
0
🌸sekizdokuzon
(06.05.26)
(IB+AP+SAT)Math

evet duz adam sami benim :)
0
banach
(07.05.26)
(7)

Bu trençkotlar çok mu muhafazakar?

pembe nohut
Trençkot modelindeki kot ceketleri çok seviyorum ancak genelde kapalıların kullanması bende de çok mu muhafazakar durur endişesi oluşturuyor. Bir de boyum da aşırı uzun değil, 1.65'im yani diz kapağının altında duracak her türlü. Pardösü gibi mi görünüyor? Ne dersiniz? Aklıma en çok yatan 3 numara.1
Trençkot modelindeki kot ceketleri çok seviyorum ancak genelde kapalıların kullanması bende de çok mu muhafazakar durur endişesi oluşturuyor. Bir de boyum da aşırı uzun değil, 1.65'im yani diz kapağının altında duracak her türlü. Pardösü gibi mi görünüyor? Ne dersiniz? Aklıma en çok yatan 3 numara.

1- cdn.dsmcdn.com
2- cdn.dsmcdn.com
3- cdn.dsmcdn.com
4- cdn.dsmcdn.com
0
pembe nohut
(06.05.26)
Bence de 3 en guzeli ama muhafazakar gorunme endisesi yersiz bir endise bence.
0
baldur2
(06.05.26)
muhafazakar demezdim de, tarz olarak kötü derdim.
+4
mor oje
(06.05.26)
3'ün çok benzeri üniversite yıllarımda bende vardı(marks and spencer marka). benimkinde bele oturtan dikişler vardı; kemerini de arkadan bağlıyordum. eteklerle, palazzo pantolonlarla falan gayet güzel duruyordu.
yalnız boy uzun ve beden ince olmalı. ben genişleyince, üzülerek elden çıkarmıştım.
0
lil siztah
(06.05.26)
muhafazakar durmaz bence ama çok kötü. bir de muhtemelen trendyol vıttırıvızdık butik ürünleri olduğu için dikişleri, duruşu vs kalitesiz.
+1
elorelia
(06.05.26)
Kıyafette muhafazakar duruş biraz kombinle alakalı sadece bir ürün belirlemez ama bu görsellerin hepsi birbirinden kötü, şık değiller, bence hiçbir kombin bunu kurtarmaz.
0
mutekebbir
(06.05.26)
:D
daha güzel kumaş kalitesi olan ve daha iyi dikilmiş ürünleri satan "tesettür", "muhafazakâr" markaları var onlara bakabilirsiniz
0
black holes in the sky
(06.05.26)
Bornoza mı benziyorlar, fabrika işçi elbisesine mi?
+1
Mirket
(06.05.26)
(10)

Sinirli Olmak için Haklı Sebepleriniz Varsa, Ortalığı Yakıp Yıkar Mısınız?

lapetitemort
Evet, birisi size ciddi bir yamuk yaptı diyelim ki. Son derece haklısınız.Böyle bir senaryoda bağırıp çağırmak, küfür etmek ve ortalığı dağıtmaktan dolayı sonradan pişmanlık duyar mısınız?
Evet, birisi size ciddi bir yamuk yaptı diyelim ki. Son derece haklısınız.
Böyle bir senaryoda bağırıp çağırmak, küfür etmek ve ortalığı dağıtmaktan dolayı sonradan pişmanlık duyar mısınız?
0
lapetitemort
(06.05.26)
Yapmamaya çalışırım, öfkeyle kalkan zararla oturur diye boşuna dememişler, hem pişmanlık duyarım, hem de maraton koşmuş gibi yoruluyor insan, sinirine, öfkesine yenik düşünce, bir de haklıyken haksız duruma düşmeye sebep olur böyle davranışlar ama bazı durumlarda kontrolü kaybetmemek zor oluyor gerçekten.
0
(06.05.26)
Hakli olmak vs hakli kalmak.

Hakli kalamiyorsan hakli olman da cöp olur.
0
Purple life
(06.05.26)
Asla. Kar/zarar analizini her an yaparak davranırım. Bağırıp çağırmak ne işime yarayacak, köpek kovalamıyorsa bir anlamı yok :)

Son bir iki aydır, Sözlük'ten biri beni tartışma yaşadığı başka biri sanıyor. Her sabah bir başka çaylak hesabıyla iğrenç küfürler, tehditler yağdırıyor, sonra da engelliyor. Önce görmezden geldim, sildim. Böyle yapınca bahsettiği kişi olduğuma inancı arttı :) ama engellediği için cevap da veremiyorum. 2 hafta küfür kıyamet sonrasında bu kişinin nickaltına yazdım. Ben o kişi değilim, enerjini yok yere harcıyorsun, aramızda bir bağlantı kurduysan hatalı düşünüyorsun vs. Mesaj attı, nickaltıma yazdığını sil tamam anladım özür dilerim dedi. Üzerinden bir kaç hafta geçti. Dün yine sabah erken saatlerde bir başka çaylak hesabıyla aynı şekilde tehditler küfürler. Ben hayatta öyle küfürler duymadım bu arada. Orada da sakin kaldım, nickaltına yazdım yine. Yine aynı düşünceye saplanmışsın, benim alakam yok, sorununu benim dışımda çöz, yoksa dava açıp kim olduğunu ifşa edeceğim dedim. Bir başka hesapla yazdı bu sefer. Yine özür diledi. Bir kadınmış bu arada. Ben mantıklı düzgün yazınca benden özür bekledi bir de. Neye özür diliyorum, ben özür dilerim siz de keşke özür dileyebilseniz. Orada gerçekten sinir oldum ama küfür, tehdit hak etmiyorum. Özür dileyecek bir şey yapmadım, size hayatta başarılar dedim. Yine engelledi. Kafayı yersin. Neyse, şizofrenik bir durum olduğunu düşünüyorum. Yine olursa bu sefer dava açacağım ama yine de küfür, sonradan pişman olacağım şeyler asla yapmam.

Yaşadığım eve taşınacağım zaman, üç beş sene önce, nakliyeciyle anlaşmıştım. Taşınmayı yaptık, amelelere Günaydın'dan döner, lahmacun, tatlılar, içecekler. Ziyafet gibi bir şeyler söyledim. Sonra hepsine ciddi bahşiş verdim. Taşınma parasına yakın onlara verdiğim para. İş bitince nakliyeci geldi, abim bana da şu kadar vereceksin dedi. Neden veriyorum dedim. Vermezsen kavga ederiz dedi ve kabarmaya başladı karşımda. Amelelerden daha az kazanamam bu işten dedi. Benim meselem dedim bahşiş vermek. Senin hesabın ayrı, sana bahşiş vermek zorunda değilim. Adam eline sopa alıp üzerime yürüyor, ameleler elinden tutuyor. Öyle mi, peki dedim. Polisi aradım yanında. Sonra da güvenlik çağırdım. Topuk tabii hemen. En ufak yükselme yaşamadım. Sayko gibi sakin. Yanımda ailem olsaydı ve bir agresyon olsaydı orada da ani ve sert bir müdahalede bulunurdum ya da güvenli bir yere geçer yine güvenlik polis çağırırdım ama küfür, ortalığı dağıtmak, yapacağım iş değil.
+2
gabe h coud
(06.05.26)
Sinirlenmekten o duygunun içine girmekten nefret ediyorum, kendimi mümkün mertebe o rıuh haline sokmamaya çalışıyorum ama olursa da eğer muhtemelen 3 dakika sonra pişman olurum.
0
kizil karga
(06.05.26)
Haksızlığa uğramışsam asla duymam; yapmazsam içim soğumuyor çünkü.
Sırf bu sebeple aracımı park halindeyken altına alan bir araç sahibine karşı davayı kaybedip, zararımı+cezayı+masrafları ödedim. En ufak pişmanlığım yok; dünyayı deliler hizaya sokacak!

Ancak siz bunu kız arkadaş meselesi için falan soruyorsanız; ikili ilişkiler için, yapmasanız daha iyi olur derim.
0
lil siztah
(06.05.26)
Pişman olacağım, yüz yüze bakacağım bir insansa genelde öfkemi çok açığa çıkarmadan sakin şekilde aktarırım. İpler kopsun istiyorsam ve çok öfkeliysem bir tık çirkinleşebilir iş. Karşıdakinin bende değerine bağlı.
0
ekimoloji
(06.05.26)
genelde mutedil biriyimdir çabuk kızmam. sinirle yaptığım her hareketimden hem pişmanlık hem gurur duyarım. vurduğum adamın postu para ediyorsa utanmıyorum. kendimden zayıf birine prensip olarak tepki göstermem.
0
yurtsuz john
(06.05.26)
Gerçekten güçlü insan öfkesini kontrol edebilendir.
0
mesuta
(06.05.26)
Yok abi, kimsenin sinirimi hak etmediğini düşünürüm. Yol veririm, yoluma bakarım.
0
halitkin
(06.05.26)
sakin kalip stratejik düşünen her zaman karlı çıkar. ortaklıkta kazık attıysa o ortaklığın geleceği olmayacağı belli. ama en zarar ve riskle durumdan çıkmak için zaman kollarım.
0
orpheus
(07.05.26)
(3)

yürüme dersleri 201 - bütünlemeye kaldım

Whily
öncesi için: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1619233/yurume-dersleri-201-vizeler-geldikız son iki saat kala iptal etti.haftada en az iki kere görüyorum kızı.ben görmediğim daha doğrusu görmezden geldiğimde de o beni görüyor. muhabbet açıyor falan ama bilmiyorum çok da bir yere gitmiyor iş.komple s
öncesi için: www.eksiduyuru.com

kız son iki saat kala iptal etti.
haftada en az iki kere görüyorum kızı.
ben görmediğim daha doğrusu görmezden geldiğimde de o beni görüyor. muhabbet açıyor falan ama bilmiyorum çok da bir yere gitmiyor iş.
komple salacağım salamıyorum ama umudum da sıfıra yakın.
0
Whily
(05.05.26)
Sal gitsin, dünya güzeli değil sonuçta
-5
arbre
(06.05.26)
Salın, oluru yok gibi duruyor.
0
lil siztah
(06.05.26)
kendisi tekrar bir teklifle gelirse gelir, gelmezse üstüne düşünmeye gerek yok.
0
orpheus
(07.05.26)
(11)

Hiç estetik yaptırdınız mı?

ekimoloji
Yaptırdıysanız iyi ki yaptırmışım mı keşke yaptırmasaydım mı? (Hangi bölge olduğunu belirtmek opsiyonel)
Yaptırdıysanız iyi ki yaptırmışım mı keşke yaptırmasaydım mı? (Hangi bölge olduğunu belirtmek opsiyonel)
0
ekimoloji
(05.05.26)
Yok
-4
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Yaptırmadım.
-4
rock n roll
(05.05.26)
Yaptirmadim.
Sorry ama cok büyük, canini sikan bir sey olmadikca estetik yaptirip duranlar baya bos tipler oluyor.
Dogallik cok kiymetli, özel bir şey aslinda.
-6
Purple life
(05.05.26)
Evet
Burun
İyi ki
Niye sordun?
0
Mirket
(05.05.26)
Ben de burun ameliyatı düşünüyorum da o yüzden. Memnun kalanlar olduğu kadar pişman olan da çok… benimkine sağlık durumu dahil olduğu için devlet hastanesinde yaptırma imkanım var ama risk mi almış olurum bilemiyorum. Sizin süreç nasıldı?
0
🌸ekimoloji
(05.05.26)
Damat dolgusu yaptırdım.
-3
runaway
(05.05.26)
4 kere Masseter botoksu yaptırdım amaaaaa diş sıkma tedavisi için. Yaptırınca yanaklarım bi toparlandı fakat diş sıkmam fazla güçlü olduğu için etkisi sıfırlandı hep. Bir yerden sonra yaptırmayı bıraktım.

Estetik amaçlı yaptırmayı hiç düşünmedim. Ben hayatı o kadar sevmiyorum ondan biraz swh
0
substituent
(05.05.26)
Saç ektirdim 15 yıl önce. Hayatımın en büyük hatasıydı. Travma oluşturdu. Çok zor kurtuldum. Halen uğraşıyorum.
0
Caletti
(06.05.26)
erkek adam modifiye yaptırmaz.
-1
mikahakkinen
(06.05.26)
Septum deviasyonu ameliyatım şekil değişikliği yaratmayacaktı ama ben estetik de olsun istediğim için araştırıp kbb uzmanına rinoplasti ameliyatı oldum. Tek pişmanlığım, neden daha önce yaptırmadığım oldu.
0
dediysem dedim
(06.05.26)
yaptırmadım. estetik görüntüleri, güzel insanları izlemeyi severim ama yapay olanları değil.
septum deviasyonu için dahi araştırırken çok korkunç hikayeler okumuştum; septumu delinenler, burnu sürekli ıslık çalanlar falan.. eğer çok niyetiniz varsa, fazla irdelemeyip gidip olun derim. burnum mükemmel oldu diyeni çok nadir duydum. biraz şans ve hata payını da kabul edip giderseniz, tatmin olursunuz. detaycı ve takıntılıysanız, girmeyin derim.
-1
lil siztah
(06.05.26)
(2)

verka serduchka başlığı yapmak için malzeme

kanatlı kontun müşfik öpücüğü
selam eurovizyon severler. bilmeyenler için ukrayna'nın 2007 yılı temsilcisi verka serduchka'nın kostümündeki şapkadan kendi imkanlarımızla yapmaya niyetlendik fakat nasıl yapsak emin olamıyoruz. aşağıdaki linkteki gibi bir ürün işe yarar sanki ama online satışta bulamadım. tahtakalede falan var mıd
selam eurovizyon severler. bilmeyenler için ukrayna'nın 2007 yılı temsilcisi verka serduchka'nın kostümündeki şapkadan kendi imkanlarımızla yapmaya niyetlendik fakat nasıl yapsak emin olamıyoruz. aşağıdaki linkteki gibi bir ürün işe yarar sanki ama online satışta bulamadım. tahtakalede falan var mıdır bilgisi olan birileri yönlendirebilirse sevinirim.

alternatif önerilere de açığım teşekkürler

www.amazon.com.tr
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(05.05.26)
disko topu aynası yazdım, bunlar çıktı mesela:
zafereva.com
www.gizempastry.com
www.trendyol.com

alternatif olarak, böyle parlak yapışkanlı folyolar var ozalitçilerde, kesme makinasında böyle çizgi attırabilirsiniz sanıyorum. ince gelirse arkasına yapışkanlı fotoblok levha ekleyebilirsiniz.
0
lil siztah
(05.05.26)
verka serduchka'ya bayılıyorum. yaptıktan sonra fotoğrafını da paylaşır mısınız buradan

saygılar
0
Hallegadola
(05.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracanızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-4
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(2)

Alanya - Antalya - Kaş hattında çadır? ve tavsiyeler

ananiyimioguz
Bayramda araca atlayıp gideceğiz. Otel / apart falan da kullanabiliriz tabi ama baştan plan yapmak bizi aşırı gerdi, neresi denk gelirse artık geze geze buluruz şeklinde plan yapmaya karar verdik. Daha önce Çeşme, Alaçatı falan o şekilde gezmiştik illa ki bir yer bulunuyor.Merak ettiğim, sizce durum
Bayramda araca atlayıp gideceğiz. Otel / apart falan da kullanabiliriz tabi ama baştan plan yapmak bizi aşırı gerdi, neresi denk gelirse artık geze geze buluruz şeklinde plan yapmaya karar verdik. Daha önce Çeşme, Alaçatı falan o şekilde gezmiştik illa ki bir yer bulunuyor.

Merak ettiğim, sizce duruma göre araçta / çadırda kalınır mı normalde pek yaptığımız bir şey değil ama aracımız da çadırımız da oldukça büyük. Bir deneyeceğiz işte hanımla bakalım... (Normalde araçta da çadırda da kaldığımız oldu ama hiç böyle uzun soluklu değildi. Eşimin takıldığı kısım duş sadece.)

Benim de şu kafama takıldı, çadırımız 5 kişilik. Bunu her yerde açtırmazlar herhalde? Nerelerde kurabiliriz? Issız koylarda biz geriliriz. Popüler yerlere de açtırmazlar...

Çadır kamplarında mı kalınabilir sadece? Yol üstünde var tek tük. Bu konuda tecrübesi olan varsa yazarsa sevinirim.

Bir de bu hat üstünde mutlaka şunu yapın, şurayı görün, şunu tadın dediğiniz bir şeyler var mı? Ai araçlarını da bolca kullanıyorum ama yine insan tavsiyesi daha iyi olur :D
0
ananiyimioguz
(04.05.26)
içerden bilgi: hocam Alanya bayram zamanları konyalı ve ankaralı tofaşçıların baskınına uğruyor (kimse alınmasın), merkezi tavsiye etmem. bayram gelince buralar çekilmiyor, biz de kaçalım da bu manzarayı görmeyelim diyoruz.

bunun haricinde tavsiye olarak, buradan geçerken incekum orman kampı'na bir bakın derim.
oradan da olympos tarafları.
antalyaya doğru mutlaka gider keşfetmeye çalışırdım. daha güzel ortamlar var.
0
MtKrt
(05.05.26)
dışarıyı bilmiyorum ama çadır kamplarında dahi günlük büyük çadıra pek sıcak bakmıyorlar. açtırırlarsa da o tarifeden parasını alırlar (çoğu yerde küçük-büyük diye iki ayrı tarife oluyor).
0
lil siztah
(05.05.26)
(34)

ilk öpüşme

make a wish
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...

Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir süre sarıldıktan sonra öpüşmeye başladık. Öpüşmenin daha başlarında (10–15 saniye içinde) erkek kişi popoya hamle yaptı. O anda bir ölçüde şaşkınlık ve rahatsızlık hissetsem de irkilip geri çekilmedim. 1–2 dakika kadar öpüştük ve bu durum böyle devam etti.

Duyduğu yoğun arzunun bir tezahürü olabilir ama diğer yandan bu acelecilik pek hoşuma gitmedi. Ne dersiniz?
📊 Sence?

Bu anket sona erdi. 93 oy kullanıldı.

-9
make a wish
(04.05.26)
-merhaba
+oha resmen ahlaksızlık teklif etti
+7
HellKeePer
(04.05.26)
Kardeşim geçmiş olsun bu durum neredeyse tec*vüzecyazmak. Polise git
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
Allah korumus cok sikintili bir durum. Yuz, yuz elli defa date yapmadan once boyle seyler yapilmaz. Polise git +1
0
synesthesia
(04.05.26)
hayat senin hayatin. kendi kararlarini kendin almalisin.

konuya bana dokundu olarak bakacak olursak opusmek de aslinda cogu kez cinsel bi durtu olabiliyor ki sizinki de biraz oyle olmus.

kendiniz ve iliskinizle ilgili kararlari kendi yasam seklinize ve dusunce yapiniza gore almaniz daha dogru. rahatsizsan rahatsizim demekten cekinme ama bunlari yasaman gerektigini dusunuyorsan da akisina birak. hayat senin hayatin unutma;)
0
johnnie w lker
(04.05.26)
festivalde tanıştığın adam mı bu? poponu avuçlaması hoş olmamış ama öpüşme normal epeydir flört ediyormuşsunuz
+1
alester
(04.05.26)
@alester ahah hayir o gecen seneydi :D bu yeni :D
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Hoşunuza gitmediyse gitmemiştir. Kimseye popo avuçlatma borcunuz yok. Kendinizi hafifçe çekebilirsiniz. Baktınız karşı taraf sallamıyor, öpüşmeyi de kesebilirsiniz. Sınırlarınıza saygı duymayanla işiniz olmasın.
+9
lil siztah
(04.05.26)
@lil siztah +1
ergen erkeklere sorma bu soruyu kendine sor. rahatsız olduysan olmuşsundur flört ettin diye cinsel arzularını tatmin etme senedi imzalamadın.
+3
yenibirgüzelnick
(04.05.26)
normal.
-3
Hallegadola
(04.05.26)
iyice kızlarsoruyora döndü. ergen ergen sorular
-9
plastic_angel
(04.05.26)
popoya hamleyi okuyunca ben de küçük bir cinsel gerilim yaşadım. cinsel uyaranlara çok açık erkeğin iç dünyası, anlayış göstermek lazım. ara ara parmak sallayıp bir adım geri çekilirseniz hem onun avcı modu hep açık kalır hem de ilişkinin ömrü biraz daha uzun olabilir.
-1
beyfendi
(04.05.26)
bir erkek olarak ilk öpüşmede direkt eline popoya götürmezdim.
ama bu harekete direkt yanlış denemez. sizin nezdinizde ne hissettirdiğine bakmalı.
ben sınır ihlali derim başkası demez tamamen kişiye bağlı. buraya sormak anlamsız o yüzden.
ortada rahatsızlık varsa tepki baştan belirtilmeli. eli alıp kenara koyarsın rahatsızsan, baktın devam ediyor, öpüşmeyi bırakıp dile getirirsin. ısrarcıysa da görüşmeyi kesersin.

ama bence büyütelecek bir mesele değil.
0
jelly bear
(04.05.26)
Çekim olmuş öpüşme başlamış.
Adam hamle yapmış bir tepki koymamışsın sinir çizmemissin.
ısrarcı olsa sorun ama bu durumda denemiş
+2
kisa
(04.05.26)
ilk öpüşme dediğiniz şey minik bir veda busesi tadında olmamış. 2 dakika sürmüş ve adam da hamleyi 15. saniyede yapmış.

yani siz amiyane tabirle baya arzuyla birbirinize yumulmuşsunuz. uzun uzun da öpüşmüşsünüz.

o saatten sonra popoya kayan elin günahı olmaz bence. uzun uzun sarılırken avuçlasaydı o zaman farklı şeyler söyleyebilirdim.

sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten.

arkadaşça sarılırken, yanaktan öperek vedalaşırken avuçluyorsa o zaman sınırdan bahsedebiliriz.
+9
kibritsuyu
(04.05.26)
tezahür ne ya
-4
OgutucuRecep
(04.05.26)
hiç başlama bu ilişkiye. adama yazık.
-2
gabe h coud
(04.05.26)
Ne var ki bunda. Olabilir.
-2
arbre
(04.05.26)
Uzun zamandır flört ediyormuşsunuz bu noktada ilk öpüşmede götün ellenmesi teknik olarak normal.
+5
kizil karga
(04.05.26)
bazen 15 sn olur, bazen 15 gün olur. bence mesele o değil. bence o anda bunu belirtmiş olmanız daha doğru olurdu. sınırlar daha net olurdu.

bir de bu "ortam", sadece ikinizin olduğu bir ortam mı? ev ofis vs? yoksa etrafta insanlar var mı?
0
co2s2
(04.05.26)
@yenile gece 2'de bir mekan kapisi. etrafta kimse yoktu, o anda sadece ikimiz vardik.
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Burada, senin ne hissettiğin önemli. Hissettiğin rahatsızlık hissiyse evet o duygu gerçektir ve rahatsız edicidir.

Kendinden şüphe etmene hiç gerek yok. " Acaba ben mi abartıyorum aslında belki de bu düşüncem ve hissettiğim yanlıştır" diye bir şey yok.
+1
rock n roll
(04.05.26)
ben de ilk öpüşmede ne kadar hoşlanırsam hoşlanayım ve hatta aşık bile olursam olayım popomun avuçlanmasını istemezdim. öyle olunca sanki beni sadece cinsel olarak arzuluyormuş, bi ilişki istemiyormuş gibi gelir bana. öyle bi ilişki de benim duygusal yanımı tatmin etmeyeceğinden rahatsız olurum. ama eğer ben de karşı tarafı sadece cinsel olarak arzulayabilen bir karakterde olsaydım rahatsız etmezdi. siz ne hisler beslediğinizi ve kendi ilişki tipinizi bilirsiniz tabii ki. belki farkında olmadan bu açıdan baktınız siz de.
0
matilda
(04.05.26)
Uzun süre derken 1, 2 gün mü 1 hafta mı?
Popo avuçlaması önemli, bundan sonrası düğün dernek.
0
rhan
(04.05.26)
ablacim adam operken nereni sikacak, burnunu degil herhalde.
elin normal konumu zaten popo hizzasinda.
+1
cooperr
(04.05.26)
öpüşmek derken yanağından öpmedi herhalde bu adam? yani insanlar bu kadar mı tuhaf anlamıyorum. napmalıydı mesela koltuk altını mı gıdıklamalıydı ya da ellerini havada teslim ol pozisyonunda mı tutmalıydı yani
-1
deartheodosia
(04.05.26)
öpüşürken başka ne mi yapacaktı? popo ellemek haricinde yapılacak trilyon tane muazzam şey varken, popo ellemek nedir ya? hani evde bile değiller. evde olsalar nihai bir amaç var.
-3
co2s2
(05.05.26)
"sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten"

bu tamamen öznel bir değerlendirme farkındasınız değil mi? adam da böyle değerlendirmiş muhtemelen ama kadın değil? rızanın genel geçeri olmaz.
öpüşüyor, öyleyse elletecek; elletti, öyleyse 'verecek'.. bu akıl yürütme, muhakemesi çarpık olanlar için "güldü, öyleyse 'verecek'" şeklinde ilerliyor ve sonuçlarını sık sık gazetelerde okuyoruz. devir, araba camına kafa sıkıştırma devrini çoktan geçti; bence buna biraz uyum sağlamak lazım.
+2
lil siztah
(05.05.26)
evet bu öznel bir değerlendirme. evet, adam öyle değerlendirmiş ama kadın değil. kesinlikle doğru. rahatsız olmuşsa ona da diyecek bir şeyim yok, olabilir.

muhakemesi çarpık olan sapıklar için gülümseme bir işaret olabilirken, daha normal muhakemeye sahip kişiler için de bu sınırın da hangi noktada geçildiğinin, bir sonraki aşamanın hangi noktada başladığının anlaşılması lazım.

cinsellik, hoşlandığın karşı cinse karşı arzu duymak sapıklık değil. bu hemen hemen bütün hayvanlar için normal, içgüdüsel bir davranış. benim eğitim, kültür, görgü ve göreneğime göre, herhangi bir zorlama olmadan, karşılıklı, arzu dolu bir öpüşme, bir sonraki adıma geçildiğini düşündürüyor.

peki açık açık sorayım. erkek bir sonraki aşamaya geçmesi gerektiğini nasıl anlayabilir? uzun uzun öpüşürken değil. ikinci öpüşmede? yok hala değil. beşincide? hala değil mi? yani bir noktada bunun sonraki aşamaya geçmesi gerekmiyor mu? tutkuyla, karşılıklı bir şekilde öpüşen bir çift için bunun işareti nedir? ne zamandır?

kendisiyle tutkuyla öpüşürken, sevgisine karşılık bulurken bi şansını denemiş. yatırıp da hemen üstüne çullanmamış ki kafayı cama sıkıştırmak ile kıyaslama yapıyorsunuz?
+1
kibritsuyu
(05.05.26)
kadın rahatsız olduğunu bize belirtiyor zaten, yorumum da bunun üzerine. bence hatası, rahatsız olduğunu karşı tarafa belirtmemek olmuş.
bunlar çok özgül ve ilişkinin dinamiğine bağlı konular; doğru zamanın kararını ben değil, konudaki kadın/adam kendi yargılarına, takvimlerine vd göre verir. ancak bir taraf rahatsız olduğunu belirtiyorken, burada bunun normal olduğunda ısracı olunmasını doğru bulmuyorum; itirazım buna.
adamın hareketini yapmasına itirazım olmadığı gibi, sapık olduğunu falan da ima etmiyorum. ancak mevcut verilerle, cevap veren kadınlar gibi, bunun 'ilk' öpüşme için şık bir hareket olmadığını düşünüyorum şahsen. erkekler de aksini düşünüyor belli ki. adam çullanmamış ama sizler "ne zaman, ne zaman?!" diye çullanıyorsunuz ya, itirazım buna.
o zaman, birinin tek başına doğru bulduğu zaman değil, karşılıklı rıza olduğu zaman; bu kadar basit. parmak hesabına falan gerek yok yani.
+4
lil siztah
(05.05.26)
türk erkegi her zamanki gibi pasa kompleksiyle her seyi yapmayi kendine hak görüyor.
bir büyüyün artik ya.
hemen kadina deli muamelesi yapmalar falan.

parali iliski bile yasiyor olsan karsi tarafin hayir deme hakki var. 21. yüzyila hos geldiniz.
-6
Purple life
(05.05.26)
Rahatsızlık duyduğunuz an müdahale etmeniz en iyisiydi. Duruma göre ya o eli popodan bele doğru usulünce kaydırır, ya da öpüşmeyi bitirirdiniz.

Tepki vermediğiniz için, ben karşı taraf olsam hiçbir olumsuzluk gelmez aklıma.

Öpüşme ateşliyse, erkek olsun, kadın olsun, anın heyecanıyla kendini tutamayabilir. Erkekler pek hesaplı yapmaz böyle şeyleri. Daha fevri ve içgüdüsel davranırlar. Kontrol sizde olmalı.
0
yadigar
(05.05.26)
ya benim eşim de ilk öpüşmede böyle yapmıştı fgfhghf yani direkt avuçlama gibi değil de elini oraya doğru götürmüştü ben de çok şaşırmıştım daha başında böyle yapmasına :)) neyse şimdi evliyiz.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
opusmeyle popo avuclama arasi en az 3 ay olmali bence. ayip etmis.
-3
banach
(05.05.26)
Duyuru kadınlarının profili çok değişmiş. 10 sene önceki duyuru kadınları bambaşka yorum yapardı.
Neyse…
Ya ne olacağıdı?
Sevgilin seks istemiyor mu zannediyorsun? Çok masum düşünüyorsun.
0
benaslindayohum
(05.05.26)
(19)

Boşanma

zeze12
Sık kavga etmesek de eşim tartışma esnasında kendini kaybediyor, bugün o kadar çok bağırdı ki çocuğum çok korktu ağladı. Çocuk kaç gündür hasta bir de. Tartışma esnasında sürekli evde yaptığı işleri başa kakma durumu var. Yaptığı işler: vardiyalı çalıştığı için sabah çocuk uyanınca bir iki saat ona
Sık kavga etmesek de eşim tartışma esnasında kendini kaybediyor, bugün o kadar çok bağırdı ki çocuğum çok korktu ağladı. Çocuk kaç gündür hasta bir de. Tartışma esnasında sürekli evde yaptığı işleri başa kakma durumu var. Yaptığı işler: vardiyalı çalıştığı için sabah çocuk uyanınca bir iki saat ona bakmak. (Defalarca tamam bakma ben bakarım sen yat dedim bu kez de nasıl olsa uyumayacağım çocuğun sesinden diyor) çocuk olduğu için gece ders çalışıyorum sınava hazırlanıyorum bu arada. Ardından kahvaltı hazırlıyor. Yaptığı şey çay koyup yumurta haşlayıp kahvaltılıkları çıkarmak. Mutfakta çok oyalanma huyu var, takıntı derecede mutfak tezgahı ve bulaşıklar temiz olacak, evin başka hiçbir yerinde bu kadar titizlenmiyor. İki gündür ben de midemi üşüttüm halsizlik ve bulantıyla uğraşıyorum. Bugün bir saat kahvaltıyla uğraştığı için, sofrada eksik bir şeyden dolayı söylendim diye çıldırdı. Yine halsizlikten masada bile oturamayınca gidip koltuğa uzanmama laf etti, içeride uzanacakmışım çocuk da masada durmuyormuş halbuki iki dk kendime gelir oturacaktım tekrar bunu söylememe rağmen uzattıkça uzattı. Kendisinin de geçen sene hasta olduğunu ama böyle yapmadığını alışverişe gittiğini söyledi, kendi hastalığı uzun süren öksürüktü bu arada halsizlik yoktu. Neyse en son epey bağırdı çocuk ağladı zoru sakinleştirip uyuttum. Tartışma kültürü yok direkt kavgaya çeviriyor ve böyle böyle beni kendinden çok soğuttu, ailesi de öyle önünü sonunu düşünmeden en son söylenecek lafı başta söyleyip çirkinleşen insanlar. Ben lohusayken yine evde kıyameti kopartıp anneme saygısızlık yapmıştı onu hiç unutamıyorum.

Boşanma durumu olursa çocuğuyla sürekli görüşemeyecek mesleği gereği farklı şehirde yaşayacağız. Bu durumda çocuğumun bir yanı eksik büyümesi düşündürüyor bir yandan da huzursuz ortamda büyümesi ona iyilik olmayacak… kafam allak bullak oldu mantıklı yorumlara ihtiyacım var.
0
zeze12
(04.05.26)
anlatımınızdan iletişiminizin iyice zayıfladığı, karşılıklı kinlenmelerin başladığı anlaşılıyor. anlattığınız olaylarda, kahvaltı hazırlamasını biraz fazla azımsamışsınız bence + söylenmişsiniz. o hastalığa laf etti diye sizinkiyle onunkini yarıştırmışsınız falan. fi tarihinden kırgınlıklara girmiyorum.. adam da, çocuğu babanızın evinden getirmişsiniz gibi davranıyor sanırım. bu kadar tahammülsüzlük buradan döner mi bilmem.
görünen tabloda, çocuğun baba bağırtısı ya da ana-baba atışmasıyla ağlaya sızlaya büyümesindense, babasını aralıklı görmesinden daha az travmatize olacağı anlaşıyor.
hayırlısı olsun.
0
lil siztah
(04.05.26)
Çocuk olmuş, evde işyükü artmış. Yeni duruma ikiniz de adapte olamamışsınız, karşılıklı özveri bekliyorsunuz, göremeyince de aklınıza ilk gelen şey boşanmak olmuş.

İnanın boşandıktan sonra herşey çok daha fazla zorlaşacak. Medeni iki insan olarak bir gün oturun, sorunlarınızı tek tek, sinirlenmeden ama çözüm arayarak konuşun. Bir aile büyüğünden ya da ortak samimi bir arkadaşınızdan moderatörlük desteği de alabilirsiniz ya da çift terapisi alın.

Yalnız, öküze kızdım. Çocuğun yanında ses yükseltilmez. Çocuk sahibi olmak için ehliyet almak gerekliliğine iyi bir örnek.
0
Mirket
(04.05.26)
bu nasıl evlilik yav, hastalık karşılaştırmalar falan.
-1
antihero
(04.05.26)
huzursuz ortamda büyüyeceğine babasız büyümesi daha iyi bence.
bir tanıdığımızın çocuğu oldu, çocuk biraz büyüyünce çocuğa hafif düzeyde atipik otizm tanısı konuldu. yani ilgi ve bol bol sevgiyle bayağı düzelir demişlerdi. ama anne de baba da kedi köpek gibiler sürekli kavga halindeler, internette bi video var ya "sen büyüyle mi böyle oldun" tarzı kavga eden çift, aynı onlar gibiler. çocuk şu anda bildiğin ağır zihinsel engelli gibi. bayağı kötü durumda.
sizinkiyle aynı şey değil ama çocukların kötü ortamdan nasıl etkilendiklerini az çok anlayın işte.
+2
matilda
(04.05.26)
boşanın karşılıklı sevgi saygı bitmiş zaten
+2
alester
(04.05.26)
Icinizde sevgi varsa karsilikli konusup iliski terapisi falan alin bence.
Bunaldiginiz isler ayrilinca bitmeyecek hatta artacak.
0
Purple life
(04.05.26)
siz boşanırsanız da kolay boşanamazsınız, yıllar sürer. şu an birbirinizden hoşlanmıyorsanız o zaman nefret edersiniz ve çocuk olduğu için zaten hiçbir zaman diyalogunuz bitmeyecek. hayat herkes için karanlık, sıkıcı, bunaltıcı. bunu kabul edip öyle yaşamak gerekiyor. bence çift olarak duygu regüle edebilme becerisine, anlayış göstermeye ve “saygı”ya ihtiyacınız var. boşanınca da her şey muhteşem mükemmel olmayacak. bu kez çocuğu tek başına büyütmeye çalışacaksın ve yine birbirinize kurulup duracaksınız. ki şimdi bile lohusayken anamgile şunu yapmıştı, ben geçen yıl hastayken yatıp dinlenememiştim falan skor tutuyorsunuz kavga anında ortaya çıkartmalık. zor.

bilmiyorum, öyle bir şeyler yazdım işte. umarım düzeltirsiniz ama boşanınca sorunlarınız bitecek diye bir şey yok.
0
deartheodosia
(04.05.26)
Buradan yazılanlardan tavsiye almayın öncelikle, çocuk varken boşanmak kolay bir karar değil. Eğer karşılıklı özveriyle birşeylerin düzelme ihtimali varsa beraber destek alın ve iletişiminizi sakince kurun, açık olun. Tüm çabaya rağmen olmuyorsa o zaman düşünebilirsiniz
0
mirty
(04.05.26)
Herkese teşekkür ederim önerileri ciddiye alacağım sakinleşince kendi hatalarımı da farkettim.
@artiküyeokmakistiyorum aksine sade bi nikahla evlendik hiçbir zaman düğün gösteriş insanı olmadım, umarım sen de bizimki gibi bir evlilik yapar daha uzun eğlenirsin.
+1
🌸zeze12
(04.05.26)
Ne terbiyesiz ve yanık biri çıktın sen ya? Mutsuzluğunun sebebi neyse git onu çözmeye çalış insanların dertleriyle eğlenen incel falan mısın?
+2
🌸zeze12
(04.05.26)
Abi sen ne şuursuz yapışkan bir şeysin ya komşun kapına geldiğinde korkudan kapıyı açamayan adamsın ne bu ilgi çekme merakı ben farklıyım havaları?
+3
🌸zeze12
(04.05.26)
Shepard isimli mahluk geri gelmiş sanırım. Direkt engeli basıp yok sayın, en çok ona kuduruyordu bu.
+5
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Hahahah yeni gelen bile çözmüş artıküyeyi
+1
ekimoloji
(04.05.26)
sidik yarışına girmişsiniz. herkes "ben daha fedakarım" diyor. o da, siz de. çocuk yanında kavga edilmez, ses yükseltilmez. nokta. çocuk hatırlıyor. bu konuda çok net sınırlar koyun. gerekiyorsa şöyle bir cümle kurun:

"çocuk yokken gerekiyorsa yumruk yumruğa kavga edelim ama çocuk varken sesini bir tık bile yükseltirsen doğrudan boşanma davası açarım"

benim bir kaç önerim olacak:

1- kavga eden bir ailedense boşanmış bir aile daha doğru olabilir. çocuk hasar alacağına, "eksik" kalsın daha iyi.

2- çift terapisine kesinlikle gidin. aile büyüğü ya da arkadaş moderatörlüğü ara bir çözüm olabilir, ama bir yerde tıkanmanız çok olası. terapistlerin de asıl işi bu tıkanılan yerlerde sordukları sorularla konuşmaya/tartışmaya devam etmeniz.

3- eşinizi değiştirmek için harcayacağınız çabayı, sınavınız için harcayın. yarın öbür gün boşanırsanız bu sınav sizin için çok önemli hale gelebilir. önce can, sonra canan.
+3
co2s2
(05.05.26)
karşılıklı hastalık ve yapılan işler konusunda yarışa gitmenin bi manası yok. o sizin hastalığınızı küçümsüyor, siz onun kahvaltı hazırlamasını küçümsüyor. iki tarafta da hata var. bu olaylar ve kavgalar harici iyi bir baba ve iyi bir eş mi onu sorgulamak lazım. onu da ancak siz bilirsiniz. ama yok yani bu adam ne babalık ne kocalık yapıyor vs diyorsanız yapılacak şey belli. tabi emin olmak lazım.
-1
elorelia
(05.05.26)
Annene saygisizlik yaptığında neden affettin? O kısmı hiç anlamadım ben. Konu dışı belki ama. Sanki hak ediyorsun gibi geldi. Çünkü annenize saygısızlık ettiği anda yol. Vermeniz gerekirdi.
-4
hacirotti
(05.05.26)
kahvaltıda eksik bir şeyden söylenmişsin. nasıl söylendin, tam olarak ne dedin, anlamaya çalışıyorum. peynir de koymamışsın o kadar çalıştığın boşuna, gibi mi? söylenmek bazı insanların çok ağırına gidebilir.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Şöyle adamlarla neden evlenip bir de üremesine izin veriyorsunuz yemin ederim bu insanlık iflah olmaz ya.

Biz eşimle arada ufak tefek tartışıyoruz diye çocuk düşünmüyoruz. Babamda şüphecilik var diye annem ben 2 yaşındayken ayrılmış. Hiç öyle düzelir falan diye de beklememiş. Çocuğa böyle bir aile ortamı yaşatmaya ne hakkınız var ya.

Boşanın gitsin merhamet ve saygı olmayan yerde de çocuk yapmayın nasıl eğitim alıyorsunuz anlamıyorum ki.

Ayrıca siz niye adamın yaptığı her şeyi küçümsüyorsunuz o da ayrı bir konu...

Sürekli eleştiren, söylenen kadınla da hayat sürmez, öfke kontrolü olmayan adamla da.

Edit: Ha bu arada normalde sorun yoktu da çocuktan sonra böyle olduysa bir ilişki terapisti ile iki taraf da çözüm arıyorsa düzeltilebilir.
-1
ananiyimioguz
(05.05.26)
Tartışma kültürü olmayanın o olduğuna emin misin? Yazdıklarında onun söyledikleri mantıklı gözüküyor çünkü. Tartışmak içindekini döküp rahatlamak demek değil, konuyu mantık çerçevesinden bakıp argümanları objektif değerlendirmek demek. Ayrıca geçen de vardı benzer bir durum. Eşi bebeğe bakıyor ev işine yardım ediyor, öğle arası işten gelip ütü filan yapıyor ama soruyu soran kadın, erkek kendi kendine bağırıyor diye bize şikayet ediyor. Sizde de benzer bir tatminsizlik var. Eşiniz vardiyalı çalışıyor, sabah çocuğa bakıyor kahvaltı hazırlıyor mutfağı temizliyor ama siz kahvaltıya katılmıyorsunuz, söyleniyorsunuz ve çıldırdı diyorsunuz. Tartışmada onun size yaptığı açıklamaları dinlemediğiniz anlaşılıyor, hazırladığı kahvaltıyı ve yaptığı temizliği hor görür şekilde de yazmışsınız. Bu tavırlarla sağlıklı bir evlilik yürütmek çok zor olur. Ben burada işten arta kalan zamanını çocukla vakit geçirmek için kahvaltıya özenen ve eve emek vermekten çekinmeyen bir erkek ve evde oturtmaya çalıştığı bu aile düzenine uymayan ve küçük gören tatminsiz bir kadın görüyorum, üzgünüm.
+1
osssy
(05.05.26)
(9)

evinizde komşuların konuşma sesi duyuluyor mu?

asap raki
ne sıklıkla duyuluyor ve bundan rahatsız oluyor musunuz? benim salonumda yandan ve alttan sürekli konuşma sesleri var. millete evde konuşmayın da diyemiyorum. apartman yaşamı diyip geçiyor musunuz?
ne sıklıkla duyuluyor ve bundan rahatsız oluyor musunuz? benim salonumda yandan ve alttan sürekli konuşma sesleri var. millete evde konuşmayın da diyemiyorum. apartman yaşamı diyip geçiyor musunuz?
0
asap raki
(03.05.26)
Duyuyorum ve bazen kafalarını gürzümle ezmek istiyorum.
+1
kizil karga
(04.05.26)
normal konuşma duyulmuyor, kavga duyuluyor. rahatsız olmak gibi değil de polis aramak falan gerekir mi diye dinliyorum
0
mezzosprite
(04.05.26)
eski evimde daha çok duyuyordum. apartman yaşamı deyip geçiyorum maalesef.
0
black holes in the sky
(04.05.26)
Apartman yaşamı değil bu. Ne hikmetse 30 yıllık binalarda böyle bi sorun yokken son 10 yılda falan yapılan binaların çoğunda duvarlar direkt muhabbeti dinleyebileceğin kadar ses geçiriyor.
+2
nhk ni youkosu
(04.05.26)
evet maalesef.
0
inheritance
(04.05.26)
Normal konuşma -misafir gelmesi ya da tartışma gibi özel bir durum yoksa- duyulmuyor (apartman 50 senelik, her katta tek daire var).
Ancak ben de bu aralar gece 2’ye kadar süren ve sabah 5’te tekrar başlayan kapı çarpma ve eşya çekme sesinden muzdaribim.. Bu aralıkta uyuyabildiğimle kalıyorum çoğunlukla.
0
lil siztah
(04.05.26)
takribi 17 yaşında bir evdeyim. alttan üstten yandan ses gelmiyor.
0
co2s2
(05.05.26)
Duyulmuyor.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Kavga varsa yan komşuyu duyabiliyorum.
0
kimlanbu
(05.05.26)
(6)

İstanbul'daki sarnıçlar

put it in your appropriate place
Hangisi gitmeye değer?Kuzenim geldi memleketten. Şerefiye Sarnıçı'na gideriz. Önceden Yerebatan'a gitmişliği var tabii.
Hangisi gitmeye değer?

Kuzenim geldi memleketten. Şerefiye Sarnıçı'na gideriz. Önceden Yerebatan'a gitmişliği var tabii.
0
put it in your appropriate place
(03.05.26)
yerebatan'a son ibb onarımından önce gittiyse, kesinlikle tekrar gidilebilir.
binbirdirek yapı olarak etkileyici ancak çok bakımsız; keskin rutubet kokusu sebebiyle 10 dakikadan fazla durulmuyor.
soğukçeşme sokağı'nın üzerinde restoran olarak işletilen bir tane var; sadece kapısından bakmışlığım var; yemeklerini bilmiyorum.
sultanahmet'in arkasında, bir kilim mağazasının bodrumu olarak ziyarete açık bir sarnıç var; küçük bişey.
şerefiye iyi.
iyi gezmeler.
+1
lil siztah
(03.05.26)
lil siztah +1 yerebatan'a 2017'de ve 2025'te olmak üzere iki kere gittim. ilk gittiğimde tepkim "bu muydu?" olmuştu. son gittiğimde nerede neyin olduğunu gördük çok şükür :D orayı turlarken binbirdirek karşımıza çıkmıştı, oraya da girmiştik. civarı gezecekseniz gidilebilir ama sırf binbirdirek için de oraya gitmeye gerek yok bence.
0
black holes in the sky
(03.05.26)
zeyrek çinili hamamı’nda sergi gezip sonra onun sarnıcına inebilirsiniz. ufak bir sarnıç ama su üzerinden hamam-sarnıç ilişkisini düşünmek ve maket üzerinden göstermeleri ilginç gelmişti bana.
0
eileengray
(03.05.26)
Bir sarnictan ne beklediğinize göre değişen bir cevap bu. En eskisi mi, en büyüğü mü, en popüleri mi vs.

Yerebatan'ın sırası hayattan bezdirir ayrica içerisi çok havasız ama detay ve hikaye sevenler için en görülmeye değerlerden biri orası.

Theodosius (Şerefiye) artik lazer showu yapmıyor, küçük ve en eskilerden biri. Görülmeye değer.

Bahsedilen küf kokusu Binbirdirek'te yok ama Nakkaş mağazasının altındaki sarnıçta var. Küçük bir sarnıç, ücretsiz gezilebiliyor ama çalışanların afra tafrasından rahatsız olabilirsiniz. En güzel yanı hippodrom hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Binbirdirek yerebatandan daha küçük olmasina ragmen dolasabildiginiz alan daha geniş. Sade bir sarnıç. 3-5 insan ya görürsünüz ya görmezsiniz. Etkinlik, davet vs olunca ziyarete kapalı olur. Bilet sadece kredi kartıyla alınıyor.

Sogukcesmedeki restoran Sarnıç İstanbul, bir sarnıç geziyormus hissi yaratmaz ama yemekleri guzeldir (iceride grup yoksa servis iyidir).

Zeyrek sarnıcı yeni açılan ucuz ve yine görece küçük bir sarnıç, üst galerisine çıkabiliyorsunuz.

Bunların yanında Gülhane sarnıcı var ücretsiz, bayağı minnak bir sarnıç ama açık bulmak tamamen şans işi.
0
beetlejuice
(03.05.26)
özel bi ilgi alanı yoksa, şerefiye'ye 300 vermeye gerek yok bence. nakilbent sarnıcı, halıcının içinden giriliyor. güzel bi deneyim.
0
mutlu yillar sana
(03.05.26)
bence gidin. görmüş olmak bile çok güzel.

yerebatanızaten biliyorsunuz. açıkçası ben şerefiyedeki görsel şovu beğenmiştim. binbirdirek küf değil de böyle tütsü kokuyor selenanın çekildiği yer.

bir de molla zeyrek caminin altındaki sarnıç açılmış diyorlar bir dahakine oraya gideceğim.

Farklı bir yer olsun para veririm diyorsan ayasofya deneyim müzesini öneririm. ha ayasofyayı seviyorsanız kariye camii'ne gitmenizi tavsiye ederim kariye ücretsiz.
-1
Hallegadola
(04.05.26)
(14)

İş/okul hariç ne sıklıkla dışarı çıkıyorsunuz?

nundu
Hafta içi işe/okula gitmek hariç dışarı çıkma sıklığınız ne? İş çıkışı eve geçmeden yapılan ve zaruri market alışverişi hariç etkinlikler de dahil listeye.Ben spora da bir süreliğine ara verince, ayda bir iki civarına düştü sanırım. Zaten oldum olası evden çıkmayı seven biri değilim, işten eve gelin
Hafta içi işe/okula gitmek hariç dışarı çıkma sıklığınız ne? İş çıkışı eve geçmeden yapılan ve zaruri market alışverişi hariç etkinlikler de dahil listeye.

Ben spora da bir süreliğine ara verince, ayda bir iki civarına düştü sanırım. Zaten oldum olası evden çıkmayı seven biri değilim, işten eve gelince ya da hafta sonları dışarı çıkmak için kendime bir sebep bulamıyorum. Bu cuma tatildi işte, perşembe akşam eve girdim yarın işe giderken çıkacağım ve çok normal benim için bu hiç garipsemiyorum. Diğer insanlarda nasıl durumlar onu merak ettim.

Not: evliyim ama iş gereği şu an tek yaşıyorum. Eşimle bir arada olduğumuzda daha sık dışarı çıkıyoruz ama tek kaldığım dönemde dediğim gibi ayda bir iki falan
0
nundu
(03.05.26)
Temel ihtiyaçlarımı bozuk parayla karşılayabildiğim bir ülkede yaşasam eve uyumak, çalışmak dışında girmezdim.
0
sekizdokuzon
(03.05.26)
Ben sanırım evcimen bi insan değilim. Bir etkinlik vs olmasa da illa dışarıya en kötü yürüyüşe çıkıyorum. Bir adet köpeğimin olması da buna neden olabilir :-)
0
euteamo
(03.05.26)
Ayda ortalama 15 gün diyebilirim. İş çıkışı ya da işten önce spor. Dinlenme gününde yemek yemek için ya da alışveriş (giyim) için çıkarım. İlişkim yok 1,5 yıldır. İlişkim olsa daha çok çıkarım.
-3
arbre
(03.05.26)
ufak tefek bir şeyler alınacaksa markete gidip alıyorum. evin karşısında park var bazen çıkıp yarım saat bir saat çay içiyorum, bir şeyler okuyorum. arkadaşlarım bir yere çağırırsa çıkıyorum ama bu ara oldukça az, ben bu ara pek kimseyi bir yere davet etmiyorum. birkaç aydır nadiren. geçen sene evde durduğum az olurdu.
0
black holes in the sky
(03.05.26)
Hafta sonu çıkıyorum ama hafta içi işte hem zihinsel hem fiziksel olarak o kadar çok yoruluyorum ki bi an önce eve kendimi atmak istiyorum. Çok çok nadir işten arkadaşlar çıkışta bir şeyler içelim derse ve hava güzelse anca o zaman ortama uymak için kendimi zorlayıp katılıyorum.
0
truf
(03.05.26)
Haftada 2.

Spora gittigimi saymadim cünkü sosyallesme olmuyor o benim icin. Görev gibi yapip geri geliyorum genelde. Cok nadir arkadasimla gidiyorum.
0
Purple life
(03.05.26)
hafta içi mesai ile geçtiğinde, hafta sonu evden çıkmayı hiç anlamıyorum. mecbur değilsem çıkmam. bu sebeple hafta içi etkinlikler daha işime gelir. ben de ayda iki falan diyebilirim.
0
lil siztah
(03.05.26)
çocuğu kütüphaneye parka falan götürmek için çıkıyorum haftada 4-5 kere
0
mezzosprite
(03.05.26)
geçici ve ekstra bi durum ama şu ara market dışında hiç çıkmıyorum. yemin ederim kombiyi tamire gelecekler diye heyecanlanıyorum o kadar yalnız ve aksiyonsuz kaldım bu ara. bi daha toplu taşımada şurada burada laf atıp sohbet etmeye çalışan ehtiyarlara kızmayacağım aramızda 30-35 yaş olmasına rağmen şimdiden çok iyi anlıyorum onları.
0
der meister
(03.05.26)
Hafta içi akşamları 2-3 gün eve yakın stüdyoda yogaya gidiyorum. Onun dışında çok istediğim bir etkinlik olmadığı müddetçe evden işe, işten eve düzenini bozmuyorum. Gece hayatım hemen hiç yok. Canım çok isterse öğle yemeğinde alkol alıyorum. 22:00'den önce evimde olup uyku moduna geçmek istiyorum.
Hafta sonu ise hiking veya gündüz olmak kaydıyla sinema/tiyatroya gidiyorum.
Sonrasında 'iyileşmem' 3 gün sürdüğü için çok nadir kalabalık insan gruplarıyla bir şeylere dahil oluyorum.
0
auroraaurora
(04.05.26)
Ayda birden azdır ortalamaya vurunca.
0
peki madem
(04.05.26)
haftada en az 3 gün dışarıdayım.

çalıştığım günlerde de en az 3 gün dışarıda oluyordum.
0
rain when i die
(04.05.26)
Güneşli bir günse dışarıdayım. İstanbul yılın 220-240 günü güneşli. Yılın 10-11 ayı İstanbul'dayım. Kalan 1-2 ayda full dışarıdayım. İş dışında + tatil zamanı bütün gün eve girmem.

Gece çıkmasından bahsediliyorsa haftada en az 3-4. Güneşli bir günün akşamında 4-5.
0
gabe h coud
(04.05.26)
tamamen havaya bağlı yağmurlu ve soğuksa zorunlu işlerimi bile erteliyorum veya iptal ediyorum ama hava güzelse bağlasan bile durmam
0
alester
(04.05.26)
(12)

erkek el çantası

hocambunudayaz
erkek el çantaları hakkında fikirleriniz ne? kullanan erkekler memnun mu?kadınlara göre görünüşü nasıl? erkek adam cebine doldurur ne varsa çıkar mı diyorsunuz?örnek olarak şunları kastediyorum.https://ibb.co/0ytQzNVNhttps://ibb.co/HLRH2LtW
erkek el çantaları hakkında fikirleriniz ne? kullanan erkekler memnun mu?
kadınlara göre görünüşü nasıl?
erkek adam cebine doldurur ne varsa çıkar mı diyorsunuz?
örnek olarak şunları kastediyorum.
ibb.co
ibb.co
0
hocambunudayaz
(03.05.26)
Seksenli yıllardan sonra bunları kullananları çok hor gördüler. Doksanlarda bel çantası şansını deneyip çekildi. Camiada erkek adama çanta yakıştıranı görmedim.
0
cosmicstring
(03.05.26)
kahverengi çantayı çok beğendim. aynısından alıcam. hali hazırda 90'lar deri bel çantası kullanıyorum. 'elalem ne düşünür' lafını erojen bölgelerime süreli uzun yıllar oldu.

kartlar, telefon, anahtar, para taşımak artık çantasız çok zor. hadi kışın montun cebine koyarsın da yazın zor. arka cepte cüzdan taşımak zaten riskli.
+1
yurtsuz john
(03.05.26)
Normalde begenmem ve yakistirmam, ileri yas itemi bulurum ama linktekiler guzelmjs
0
üğpoıuy
(03.05.26)
dar paça, çıplak bilek, marka ayakkabı, seri köz getir abine
hatta öyle düz renk deri olmaz böyle kocaman gucci, versace falan yazacak üstünde.
+1
my fault
(03.05.26)
Çok çirkinler.
Bunun tek alternatifi tabii ki cepleri doldurmak değil; mis gibi sırt çantaları varken..
0
lil siztah
(03.05.26)
Şıklığı, yakışıp yakışmamasını bir kenara bırakıyorum. Elde taşınan çanta konsepti çok konforsuz değil mi? İkincisinin bir askısı var gibi ne kadar işlevsel bilemesem de ama ilkini illaki elinde taşıman lazım. İki elimden birinin dolu olması fikri bana çok boğucu geliyor. Bunun yerine ihtiyar işi bel çantası vs taşırım daha iyi.

Ha ben telefon, cüzdan, sigara, çakmak, anahtar ne varsa hepsini pantolon ceplerinde taşıyorum. Bununla ilgili hiç sıkıntı da yaşamadım. Arka cepte cüzdan taşımak omurga sağlığı açısından zararlı diyorlar tek problemim o şimdilik, belki ileride becerebilirsem ince kartlık kullanmaya geçerim.
+1
nundu
(03.05.26)
Yakıştıramıyorum.
0
black holes in the sky
(03.05.26)
Rica ediyorum kullanmayın.
0
halitkin
(03.05.26)
Seyahat tıraş setinizi yanınızda taşıyor gibi. Çantayı açsak içinden tıraş köpüğü çıkar. Kısaca korkunç. Aman babet çorabınızı da unutmayın.
0
eileengray
(03.05.26)
zevk değil ihtiyaç meselesi. 20-25 yıldır kullanırım. ev ve iş yeri anahtarları, kartlar, kartvizitler, araç anahtarı, hanımın arabasının yedek anahtarı, söylemesi ayıp yazlığın anahtarları, rutin kullandığım ilaçlar, hafıza kartları, kulaklık, okuma gözlüğü, nakit para, ıslak mendil, şarj aleti, sigara çakmak ve iş yaparken ya da eve gelince çıkardığım saat ve yüzük için lazım kardeşlerim. bunları cepte taşıyamazsın. kışın belki mont ceketle idare edilir ama kıyafet değiştirince o kadar şeyi diğer kıyafete taşımak zor iş. evet 53 yaşında bir boomerım. ama 30 yaşındayken de, 27 yaşında asteğmenlik zamanından beridir elimden eksik olmaz.
şu an kullandığım model:
www.google.com
+1
ground
(04.05.26)
Erkeğim.

Elde taşınan çantalar bence de çok kötü. Güzeline denk gelmedim 39 yıldır.

90'ların ortalarında ben çocukken şöyle çantalar vardı: s3.cloud.ngn.com.tr

Babamda da vardı. Tam adı nedir bilmiyorum ama Burhan Altıntop çantası olarak biliniyor günümüzde ve kesinlikle bir estetik faciası.

Günümüzde ise konu sahibinin de bizlere sorduğu, ele takılabilen sıkı bir sapı olan ve tıraş çantasına benzettiğim (burada da benzetilen) çantalar var ve onlar da bence çok kötü.

Çanta taşımak dipsiz bir kuyu bence. Çanta alındığı anda "Lazım olur" mantığıyla her şey çantaya atılıyor ve çok kısa süre içinde çanta kullanılmayacak eşyalarla doluyor. Bence çanta almadan önce gerçekten kullanılacak ve taşınması zorunlu olan eşyaları sağlıklı bir şekilde belirlemek lazım. Taşınması zorunlu eşyaların cebe sığması imkansızsa bu tip el çantaları yerine en küçük boy postacı çantalarına yönelirdim ben olsam. Çok şık örnekleri var ve postacı çanta çoğu tarza yakışıyor.
0
10551037
(04.05.26)
@10551037: Fotoğrafını gönderdiğiniz çantalar "portföy" diye geçiyor. Özellikle çok para taşıyanlar, toptancılar, tahsilatçılar filan 80'lerde kullanırdı. Sonra azalarak yerini başka çantalara bıraktı.
+1
cosmicstring
(04.05.26)
(2)

yüksek lisans sorunsalı

northern eagle
merhaba. ben 3.85 ortalamayla tezli bir yl programının ders bölümünü tamamladım ama 6 şubat depremine yakalandığım/akrabalarımdan bazıları vefat ettiği için o günün şartlarıyla tezi zamanında derleyip teslim edip savunamadım. Önümüzdeki senelerde programa girip tezi savunma şansım olur mu? başka bir
merhaba. ben 3.85 ortalamayla tezli bir yl programının ders bölümünü tamamladım ama 6 şubat depremine yakalandığım/akrabalarımdan bazıları vefat ettiği için o günün şartlarıyla tezi zamanında derleyip teslim edip savunamadım. Önümüzdeki senelerde programa girip tezi savunma şansım olur mu? başka bir yl programına başvurmak yerine elimdeki büyük ölçüde hazırladığım çalışmayı güncelleyip önümüzdeki dönemleri beklemem daha mı mantıklı?
0
northern eagle
(03.05.26)
Başınız sağ olsun. Program koordinatörüne, o bilmiyorsa enstitü sekreterine sorun. En iyi onlar yol gösterir.
+1
cosmicstring
(03.05.26)
Geçmiş olsun öncelikle.
Şu anda atılmış durumdaysanız öncelikle af bekleyeceksiniz. Deprem zamanı pek çok okul, etkilensin etkilenmesin tüm öğrencilere 2 dönem ek süre vermişti; dolayısıyla bu saatten sonra bunu mazeret kabul etmezler sanıyorum. Döndüğünüzde aynı hocayı bulup, onu aynı konuya ikna edebilirseniz, bu mümkün olabilir sanıyorum ama danışman değişikliği ile devam ederseniz, konu değişikliği de gerekiyor çoğunlukla.
Önce okulunuzun son affa ilişkin yönergesini okuyun, ardından enstitüye gidip görüşün derim. Ben olsam, durumu netleştirmeden, belirsiz bir gelecek için mevcut konuma yatırım yapmazdım. Başarılar.
+1
lil siztah
(03.05.26)
(3)

Ankastreden solo ocaklı fırına geçiş

panamera
Merhaba. Oturduğum eve ilk taşındığımda mutfakta ankastre yeri vardı, ama boştu, taşınırlen kendı ankastremi almıştım. Şimdi başka bir eve geçeceğim, onun mutfağında solo fırın için yer ayrılmış. Ankastre için muhafaza dolap yok. Ankastremi çıkarıp yeni bir ankastre muhafaza dolap alarak murfağın
Merhaba. Oturduğum eve ilk taşındığımda mutfakta ankastre yeri vardı, ama boştu, taşınırlen kendı ankastremi almıştım. Şimdi başka bir eve geçeceğim, onun mutfağında solo fırın için yer ayrılmış. Ankastre için muhafaza dolap yok. Ankastremi çıkarıp yeni bir ankastre muhafaza dolap alarak murfağın diğer dolaplarına pek de uymayacak bir ankastre düzenine mi geçsem, yoksa solo fırın ocak seti mi alsam. Boşa masraf mı?
0
panamera
(01.05.26)
Ankastre setinizden memnunsanız gittiğiniz yere uygun dolap yaptırmak daha mantıklı bana göre. Bir sonraki taşınacağınız yer ankastreli olursa yine değişim işi çıkıp masraf yapacaksınız. Ama şu anki gibi solo fırın ocak yeri bırakılmış bir yere gidecek olursanız dolabınızı da alır gidersiniz. Bence uzun vadeli dolap yaptırmak daha ekonomik.
İyi bir usta veya ikea ile iş çözülebilir, tezgah kısmı önemli, mevcut tezgahın malzemesine göre aksiyon alırsınız.
0
nwnd
(01.05.26)
dolap yaptırın
0
jelly bear
(01.05.26)
ty'da falan bin çeşit hazır ankastre dolabı var. birinden biri mutfağınızın dolaplarına uyar kesin.
0
lil siztah
(01.05.26)
(3)

öğretmen için istanbul'da hangi ilçe?

bir fincan kahve ile film izlemek
merhabalaryakın zamanda tayin isteyeceğim. branşımdan dolayı batıda birçok şehri yazabiliyorum. büyük şehirde yaşamak istiyorum bir süre ilgi alanlarım ve yüksek lisans yapma isteğim nedeniyle.kafamda ilk sırada ankara var, türkiye'de en sevdiğim şehir ama tabii olmazsa diye de alternatifler seçmem
merhabalar
yakın zamanda tayin isteyeceğim. branşımdan dolayı batıda birçok şehri yazabiliyorum. büyük şehirde yaşamak istiyorum bir süre ilgi alanlarım ve yüksek lisans yapma isteğim nedeniyle.
kafamda ilk sırada ankara var, türkiye'de en sevdiğim şehir ama tabii olmazsa diye de alternatifler seçmem lazım

kafamdaki yerler: ankara, eskişehir, bursa, istanbul, izmir ve muğla'nın bazı ilçeleri

istanbul'dan önerebileceğiniz bir ilçe var mı? sahibinden.com'a bakıyorum. öğretmen maaşıyla arnavutköy (ilçe olan tabii), çekmeköy, alibeyköy gibi yerlerde ev tutabilirim gibi.
1+1, tercihen eşyalı tutmak isterim. 6 şubat depremini yaşamış biri olarak deprem konusunda çekincelerim var, zemini sağlam ilçeler nereleri?

teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(30.04.26)
çekmeköy istanbul'da depreme en dayanıklı yerlerden biri.
bence biraz bu ilçelerde yaşayanların profilini de araştırın derim. zira komşu olacağınız insanlar ve uğraşacağınız velilerin profilini de az çok kestirmekte fayda var sanıyorum.
+1
lil siztah
(30.04.26)
Bence bunun cevabını sahibinden.com verir, eve tek maaş giriyorsa öğretmen maaşıyla seçeceğiniz ili ve ilçeyi geliriniz belirler. Filtreleme yapmadan önce fay haritası açıp ona göre seçim yapmak lazım.
+1
kimlanbu
(01.05.26)
Şimdiden hayırlı olsun. lil'in dediği gibi, insan profilini mutlaka araştırın. Evleri bulup aralarından seçim yaparken mahalleleri buraya da sorabilirsiniz. Kabaca, İstanbul'da kuzeye gittikçe depremden kaçarsınız ama İstanbul'un merkez diyebileceğimiz yerlerinden uzaklaşırsınız. Okulunuzdan uzaklaştıkça ulaşım işkence haline gelebilir.

İzmir'in de depremselliğini araştırın.
0
cosmicstring
(01.05.26)
(13)

Uyuyakalmak

camlicagazoz
Merhabalar, 4.5 aylik kızımız var. Haliyle eşim bakıyor gündüzleri. Ben saat 18' de çıkıyorum işten. Gelince ben kıza bakıyorum, eşim yemek vs hallediyor buralarda sorun yok. Oynuyoruz, vakit geciriyoruz. Kızımız gece uykusuna 21:30 gibi geçiyor. Beraber uyutuyoruz vs. Sonra gece 23 gibi benim uyku
Merhabalar, 4.5 aylik kızımız var. Haliyle eşim bakıyor gündüzleri. Ben saat 18' de çıkıyorum işten. Gelince ben kıza bakıyorum, eşim yemek vs hallediyor buralarda sorun yok. Oynuyoruz, vakit geciriyoruz. Kızımız gece uykusuna 21:30 gibi geçiyor. Beraber uyutuyoruz vs. Sonra gece 23 gibi benim uykum geliyor ve uyuyakalıyorum. Eşim de kızıyor bana. Yani haklı. Benimle vakit gećirmek istiyor ama vallahi uykum bastırınca uyuyakalıyorum. Yani bilirsiniz işte karşı koyamıyor insan. Nasıl çözerim bu meseleyi. Pharmaton falan işe yarar mı? Eşim kızınca ben de aşırı tepkiler veriyorum. Üzüyorum onu. Yani haklı eşim. Aksama kadar kolay degil bebege bakmasi ama ben de elimden geleni yapiyorum eve gelince. İnsanın uykusunu getirmeyecek bir çözüm fikri verir misiniz? İlaç tavsiyesi vb. gibi
-1
camlicagazoz
(30.04.26)
Bu tarz multivitaminlerin beyaz yaka silkemelemekten başka bir işe yaramadığını düşünüyorum. Uyuyakalıyorsanız kanepeye uzanıyorsunuz büyük ihtimalle. Kanepeye uzanmayıp oturmayı deneyin. Yani bende bu çözüm işe yarıyor.

4.5 aylık bir bir çocuk için gece 21.30 gece uykusu bence geç bir saat. Bunu saat 8 e falan çekseniz aslında daha çok vakitten tasarruf edersiniz. Hatta daha erkene bile çekilebilir o yaşta saat 7 de bile uyur çocuk. Bu aylarda zaten çocuk günün büyük bölümü uyur. Zaten erken de uyuması lazım. Çocuğunuzun uyku ihtiyacı hala fazla. Bizim 4 yaşında kızımız var onun uyku saati 8.30-9 arası yani.
+5
nuevo
(30.04.26)
Sabahtan akşama kadar çalışıyorsunuz sonra eve gelip çocuga bakıyorsunuz. Buraya kadar okey. Vucut tabiki yorulacak 11 gibi uykunuzun gelmesi çok normal. Çünkü ertesi gün sabahın köründe kalkıp işe gideceksiniz. Bunu ilaçla vitaminle çözemezsiniz. Kafeinle de hiç çözemezsiniz.Dinlenemezseniz hem mental hem de bedenen çökersiniz. Bu konuyu ancak eşinizle konuşarak çözebilirsiniz. Aktivitelerinizi çalışmadınız hafta sonlarına ertelemeniz gerektigini ve bu konuda sizi düşünüp anlayışlı olması gerektigini anlatın
+2
limonlu eksi
(30.04.26)
4.5 aylık bebeğe 21.30 çooook geç bir saat. En geç 19-20de uyumuş olmalı.

Muhtemelen çocuğu geç yatırıp geç kaldırıyorsunuz. Çocuğun gece uykusuna ihtiyacı var sabah erken kaldırın. Böylece akşam eşinizle vakit geçirirsiniz ve çocuğunuzu gece uykusundan mahrum etmezsiniz.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
4.5 aylik cocugu gece 21:30'da uyutmak bir kere cok gec. 19 dedin mi yataginda uyuyor olmali.
23:00'te bir yetiskin insanin uyumasindan da dogal bir sey yok. Ise gittiginiz gün ne yapacakmissiniz gece 2'ye kadar oturup ebelemece mi oynayackmissiniz?
Ayrica vitaminlerin enerji vermedigini de temel biyoloji derslerinden hatirlarsiniz.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
11’de uyumak sizin temponuz için çok normal; şu günlerde 11’de uyku gelmesini bana 1 milyon dolara satsanız alırım valla..
Eşiniz sürekli bebekle meşgul olduğudan, sosyallik ihtiyacını da sizinle gidermek istiyor gibi görünüyor. Uyanık olduğunuz süreçte günlük hoşbeşi yapıyorsunuzdur zaten. Bu tabloda 11’den sonra ayakta kalsanız da, hayrınız olacağını sanmıyorum. Eşiniz eğer yapmıyorsa, gündüz bebeği arabaya atıp parka, yürüyüşe falan gitsin. Bebekli annelerle tanışıp kaynaşıp sosyalleşme, dertleşme imkanı olur. Siz de hafta sonu aktivitelerinden sorumlu olursunuz.
+2
lil siztah
(30.04.26)
gündüzleri bebek arabasıyla gezdiriyor zaten. ne bileyim daha çok vakit geçirmek istiyor benimle anlıyorum onu. çok masum bir istek ama işte uyku gelince karşı koyması zor...
-3
🌸camlicagazoz
(30.04.26)
Ertesi gün yorgun olmayı umursamadığınızı düşünerek, kafeine abanın öyleyse derim. Çok kahve içmeyen biri olarak bana en çok bu yarıyor. Bir de gün içinde imkanınız varsa bedenen çok yorulmamaya çalışın; bence uykuyu en çok bu getiriyor.
Takviyelerin alınma saati ile uyanık tutma aralığını ayarlamak biraz zor; gece zınk diye uyanabiliyorsunuz. Ph*rmaton pek çok kişide enerji+uyku kaçırması yapıyormuş(reklam değil, kaynım söyledi); araştırın isterseniz.
0
lil siztah
(30.04.26)
çocuk alemci mi olacak :) 7 gibi koy yatağına kapat perdeyi uyusun saatlerce mis gibi ondan sonra ömür boyu uykusuz gezecek :D
uyku borcu diye bir şey var gerçekten
0
croswell
(30.04.26)
19 diyenler biraz abartmış. uyku aralıklarına göre akşam uykusu 20de filan anca olur bence. e zaten soruyu açan 18de işten çıkıyor. 19da bebek uyuyacak olsa yemek mi yesin çocukla mı vakit geçirsin? biraz gerçekçi olalım.

onun dışında eşin haklı değil pek. 23te uyumak kadar doğal bi şey yok çalışan insan için. daha az uyku da sizi sağlıksız yapabilir. en fazla bir saat ötelenebilir. ışık açık oturun, yatar pozisyona filan geçmeyin.
0
elorelia
(30.04.26)
Abicim sende her şey normal.
3 yaşında erkek çocuk sahibi olarak söylüyorum 5-6 sene böyle gidecek. İkinizin de bunu dert etmemesi ikinizin de hayrına
+2
etna
(30.04.26)
eşinizin uykusu gelmiyo mu ben onu merak ettim benim bebekle tüm gün pestilim çıkıyodu yemek bile yapmayıp babasına fırlattığım gibi uyuyodum :D
yani diğer arkadaşların da dediği gibi 9 buçuk çok geç o yaş için. 8 de uykuya dalmış olsa iyi olur.
0
rayde
(30.04.26)
Akşama kadar çalışıp eve de destek olunca bir zahmet uyuyun zaten. Üzüyorum vs de kendinizi kandırmayın eşiniz düpedüz bencil.
+5
artıküyeolmakistiyorum
(30.04.26)
çocuğun uyku saatini erkene çekmenizi tavsiye ederim ben de, benimki o yaşlarda 6'da uyuyordu şimdi 2.5 yaşında, 8 gibi uyur. büyüme hormonu için de önemli 8den önce uyumuş olmak, tüm doktorlar bunu tavsiye ediyor. bunun yolu da uyanma saatini ve gündüz uykularını erkene çekmek. 7 gibi uyanması lazım. kademeli olarak çekersiniz yarım saat yarım saat daha erken uyandırarak. böylece eşiniz de belki sabah daha erken uyanıp akşam daha erken uyur.
0
mezzosprite
(01.05.26)
(11)

Duşta popoyu yıkıyor musunuz?

Caletti
Sabun ve şampuanla yıkıyor musunuz? Yoksa sadece suyla mı? Ben yıkıyorum fakat kız arkadaşım vajina ve popo bölgesine kimyasal olduğu için sabun ve şampuan değdirmediğini söyledi garibime gitti. İyi de; temizleyici ajan kullanılmayan bir kıç, ne bileyim
Sabun ve şampuanla yıkıyor musunuz? Yoksa sadece suyla mı? Ben yıkıyorum fakat kız arkadaşım vajina ve popo bölgesine kimyasal olduğu için sabun ve şampuan değdirmediğini söyledi garibime gitti. İyi de; temizleyici ajan kullanılmayan bir kıç, ne bileyim
📊 Sabun şampuan kullanıyor musunuz?

Bu anket sona erdi. 71 oy kullanıldı.

0
Caletti
(30.04.26)
Kadın için doğru olan o, orası sadece yeni canlı yaratma potansiyeli olan bir yer değil; aynı zamanda zengin ve renkli kendi florası olan bir cennet. Kullananlar türlü mantar vb. sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor.
-3
redlinetheturk
(30.04.26)
vajinanın içi kimyasalla yıkanmaz. florasını bozarsınız. dışı ve popo yıkanabilir.
+5
ground
(30.04.26)
Yıkanır,evet.
Kadınlar için abartmadan tabi,iç dış kese atacak da değil ya,neyse.
Öte yandan,ilgili yerlerin muhatabı sensin sonuçta. Rahatsız eden bir durum varsa uyar ki öyle davransın,ya da aksi durumda sen ona göre davran.
+2
denizciman
(30.04.26)
Popoyu suyla yıkamak yeterli deniliyor ama bence değil. Kadınların büyük çoğunluğu da vajina ile vulvayı karıştırıyor ne yazık ki. Vulvayı dıştan sabunla temizlemekte sakınca yok deniliyor; kimse içinizi sabunla çalkalayın demiyor zaten. Kız arkadaşınız jinekoloğa gittiğinde danışıp doğrusunu öğrenebilir.

Geçenlerde gratis’te bir anne ve 16-17 yaşlarındaki kızı alışveriş yapıyordu. Kız tüy dökücü krem bakıyordu; talimatları okurken “anal bölgede kullanılmaz diyor?” diyip annesine baktı. Bence bikini bölgesi için bakıyordu ve annesinden onay istedi. Annesi de “boşver” diyip bıraktırdı. Sanırım kız anlamadı; annesi de açıklamak istemedi. Bilmeyen bilmiyor yani.
+2
lil siztah
(30.04.26)
millet boklu geziyor. daha vulva nedir vajina nedir bilmiyor.

popo da malum bölgede dıştan yıkanır sabun duş jeli vs.

içeriye parmak atıp ovalamak değil burada kastım.
+3
Hallegadola
(30.04.26)
Afedersiniz kokar yani. Tabi ki yıkanmalı. (Vajina hariç)
0
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
Yav tabi ki yıkanır. Delikler hariç. Ama ben afedersin de orayı bile organik sabunla
+1
benaslindayohum
(30.04.26)
@lil siztah
Tüy dökücü olayını anlamadım ya? Kullanılmaması doğru değil mi? Anne doğru olanı yapmış
0
benaslindayohum
(30.04.26)
@benaslindayohum; onu, genital, boşaltım vd organların adını bilmemek/karıştırmaya örnek olarak yazmıştım. kız, bayaa anal bölgenin ne demek olduğunu anlamadı bana kalırsa.
kadınların büyük kısmı vajina(iç kısım) tabirini vulva'yı(dış kısım) da kapsayan, organın tümü anlamında anlıyor/kullanıyor. vajinaya sabun değdirilmez diyince, ok, o bölgeyi hiç yıkamayalım gibi anlaşılabiliyor bu sebeple. süslüsözlük var, ağırlıkla kadınların takıldığı; orada sık sık bunun kavgası çıkar da, oradan biliyorum.
+3
lil siztah
(30.04.26)
@lil ehshs süslü sözlük favori kavga başlıkları, külodunuzu kaç günde bir değiştiriyorsunuz sorusuyla ölümüne kapışır.
+1
ekimoloji
(30.04.26)
genital bolge temizleyicisi kullaniyorum, daha nazik ve cilt ph'ina uygun urunler. disarda kalacaksam ya da kisa bir seyahate gidiyorsam dus jeli ile temizlerim ama kullandigim dus jeli de dusuk ph ve sulfatsiz.
0
inspired by a true story
(30.04.26)
(11)

Pestisit krizi

liberalhippi
Arkadaşlar hangi ilaçlı meyveleri sebzeleri tüketiyorsunuz nolacak bu memleketin hali ? Napacağız?
Arkadaşlar hangi ilaçlı meyveleri sebzeleri tüketiyorsunuz nolacak bu memleketin hali ? Napacağız?
+1
liberalhippi
(29.04.26)
kahvaltıda maydonoz, dereotu gibi üzerindeki olası ilacı ovalayarak atması zor şeyleri yemeyi seviyorum. bu sebeple yıkarken sirkeli-karbonatlı suda bekletiyorum.

köydeki hobi bahçesinde tarım yapan arkadaşım, ben seviyorum diye bir kaç sezondur brüksel lahanası yetiştirmeye çalışıyor ama böcekle başedemediğinden yakınıyordu. komşusu da maydonoz-dereotu vd salata malzemeleri yetiştirip satan bir çiftçi. onunla muhabbeti geçmiş; ardından bana dedi ki, onları sakın yeme! zira komşusu ilacı bitkinin üstüne değil direkt sulama suyuna karıştırıyormuş (belki zaten hepsi öyle yapıyor; bilmiyorum artık). yani benim sirke-karbonatla üstünden yıkayıp arıtma falan hikaye..

bütçem elverdiği ölçüde organik tarım sertifikalı üreticilerden almaya çalışıyorum ama bunda süt ürünleri ve yumurtayı öncelediğimden, sebze-meyveye pek para kalmıyor. bu sebeple bunları sezonunda ve az yemeye çalışıyorum.
+4
lil siztah
(29.04.26)
İki sezon minicik bir alanda unlu bit zararlısıyla tarım ilacı kullanmadan mücadele edip kaybetmiş, konuya da kenarından köşesinden vakıf biri olarak,
- paran varsa organik sertifikalı tarım ürünlerine yönel,
- sirkeli ya da karbonatlı sudan bahsedenlere de gülüp geç, çünkü olmaz öyle şey. derim.
-1
Mirket
(29.04.26)
depremden önce yakınım Hatay’da tarımla uğraşıyordu. Orada ve çevre bahçelerde zaman geçirme fırsatım oldu ve ürünlerde kullanılan ilaçların haddi hesabı yok. bir de ucuz olsun diye bilinmedik ilaçlar kullanılıyor. yetiştirilen ürünleri bırakın Avrupa’yı, Rusya almıyor. Ürünler o ülkelerin standart testlerini geçemiyor. Meyve suları da çürümüş, toplanmayan hastalıklı artıklardan yapılıyor. O günden beri organik almaya ve meyve suyu tüketmemeye özen gösteriyorum.
0
eileengray
(29.04.26)
organik denilen ürünler bildiğiniz organik değil. ülkenin en büyük organik tarım şirketinden aldığım bilgi. her isteyen ürününe organik diyebiliyor.

karbonat işe yarıyor. deneyini yapmışlardı bunun. dış yüzeydeki pestisitlerin tamamını alıyor.

hiç meyve suyu içmem. meyve de genel olarak çok az ve mümkünse ithal yerim. salata çok yerim. haftada 4-5. roka, domates, salatalık, havuç ve kapya biber ile yapıyorum. haftalık alıp iyice yıkıyorum, kağıt havluya sarıp kilitli torbalarda dolapta saklıyorum.
+3
gabe h coud
(30.04.26)
organik işi türkiyede özellikle tamamen pazarlama işi. bunu daha önceden yazmıştım, avrupada satışı yasaklanan tarım ilacını zirai ilaç satan yerler, al bunu daha ucuz diye çiftçiye satıyorlar. durumu olmayan çiftçi de alıyor. büyük marketlerede analizi yapılıyorsa oralardan almak daha mantıklı gibi. meyvede çok fazla tüketim yapmıyorum. özellikle çilek tüketmiyorum. çilek yetiştirilen bölgede yaşıyorum, çileğin aldığı ilacı alan bir meyve yok.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
sadece bu sebep ile evime ufak bir topraksız tarım serası kurmayı planlıyorum.
sıradan manav yerine macrodan vs almaya çalışıyorum. gene garanti değil ama en azından kurumsal firma. mal needennasıl geliyor takip ederler, yarın öbür gün bi denetleme olsa yüksek çıksa sorun yaşarız korkusu ile az da olsa dikkat ediyorlardır diye ümid ediyorum.
0
orpheus
(30.04.26)
@gabe'e ek olarak, mesela migros ve macro'da, organik diye 2 katı fiyata satılan, bu sebeple tercih ettiğim (ve açıkçası tadı da hiç iyi olmayan) kara*li çay, tağşiş listesinde çıkmıştı; boya ekliyor diye. bu gibi sebeplerle türkiye tarım organik sertifikasına ben de şüpheyle yaklaşıyorum açıkçası.
ancak ölümüne vegan ve organikle kafayı kırmış bir mühendis arkadaşımın anlattığına göre, ecocert sertifikasının yamuğu olmazmış; ona güveniyoruz bakalım..
0
lil siztah
(30.04.26)
Organik olması aslında çok iyi bir şey değil. O gördüğünüz %100 organik meyve sebzeler genelde çok çabuk çürür.

Ayrıca çoğu meyve sebzenin genetiği değiştirildi. Doğada bulunan saf hallerini yiyemezsiniz bile.

Hem seri üretim hem de ucuzluk için kimyasal ilaçlamadan başka şansımız yok. Emin olun, öyle tertemiz bahçeden gelen meyve sebzeleri istemezsiniz. Çok fazla böcek olur. Ayrıca genelde pörsümüş olur. Bunlar bir yana, aşırı pahalı olur. Hem üretim zamanı çok yavaş hem de miktar çok çok az olur. Emin olun kimse meyve sebze alamaz.

O yüzden kimyasal ilaçlama kötü bir şey değil. 8 milyar insanı doyurmanın başka yolu yok.
0
substituent
(30.04.26)
@substituent, bütün bunların hepimiz farkındayız, ancak tarım ilaçlarının bizdeki gibi bilinçsiz kullanımının insanları hasta ettiği de malum. elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz işte..
+2
lil siztah
(30.04.26)
8 senedir sertifikalı organik bir üreticiden koli alıyorum, aynı üretici semt organik pazarlarına da geliyor ama bana koli gelmesi daha rahat oluyor. Birkaç arkadaşım merak edip denedi ama onlar sevmedi çünkü anında yıkayıp hemen aynı hafta tüketmezseniz hemen çürüyor. Kalabalık aileyse yetmiyor, benim kendi düzenim için ideal olduğu için memnunum ama haftanın 1 günü 10 kilo meyve sebze yıkama hazırlığı gerektiren bir iş. Bayağı salyangozlu filan geldiği oluyor bazen. Bir de seçmece yok hasat neyse onu koyuyor o hafta, böyle zorlukları var o yüzden herkes sevmeyebiliyor. Ben seviyorum o hafta hasadın sürpriz gelmesini ama sebze sevmeyenler oluyor, ben de önayak olmuyorum kimseye. Eğer böyle uğraşmak istemezseniz en iyi seçenek kendi semtinizdeki organik pazarlar. Ha buna rağmen arada yetmiyor metro marketten de alıyorum tabi ama genelde market ürünü tüketimim çok azdır.
+1
titanic kemancısı
(30.04.26)
renegade
(01.05.26)
(6)

Saglik turizmi ile ilgili yurtdışı müşteri bulma tavsiyesi

havadakarada
Sac ekimi diş implanti vs için Türkiye'ye gelen veya tatile gelmişken bunları da aradan çıkartan potansiyel kitleye google ads dışında nasıl ulaşabilirim? Tavsiyeleriniz olursa memnun olurum
Sac ekimi diş implanti vs için Türkiye'ye gelen veya tatile gelmişken bunları da aradan çıkartan potansiyel kitleye google ads dışında nasıl ulaşabilirim? Tavsiyeleriniz olursa memnun olurum
0
havadakarada
(29.04.26)
Otellerde stand açabilirsiniz, hava alanında reklam panosu, instagram da konum bazlı reklamlar.
0
rhan
(29.04.26)
avrupalı ve amerikalılar facebook'u halen aktif kullanıyor. çeşitli ülkeler için, seyahat tavsiyelerinin paylaşıldığı facebook grupları var. mesela uzun süredir bir seul seyahat grubunu takip ediyorum (orası da kozmetik ve estetik işlemlerin başkentlerinden malum); insanlar sıklıkla "şu kadar günlüğüne oradayım, gitmişken şu şu işlemler yetişir mi; nerede yaptırabilirim" gibi sorular soruyorlar. bu gibi gruplara girmesi ve cevap yazması için birini görevlendirebilirsiniz mesela. reklam çoğunlukla yasak; öneriler kişisel tavsiye üzerinden yürüyor ama insanların, belli işlemlerin kaç gün süreceği, kaç kez kontrole gitmeleri gerektiği gibi tonla detay sorusu oluyor. görünürde bunlara yardımcı olup, devamını da özelden iletebilirsiniz.
+1
lil siztah
(29.04.26)
redditte çok soran oluyor. google maps ve instagram varlığınız da önemli.
0
eileengray
(29.04.26)
Instagram ve tiktok hocam. Doktoru ünlendirmek. Çokça video, shorts vs... Mümkünse başka kliniklerin kullandığı ajansları bulmaya çalışın. Google ads. en yavaş yöntem olur günümüzde. Kulak temizleme videoları ile alıp yürüyenler var.

Bir de genelde, tatile gelmişken bunları yapmak değil bunları yapmak için gelip tatil yapmak üzerine reklamlar görüyorum ben. Ama gerçekten otele gelen turisti alıp götürmek istiyorsanız lokal tur şirketleriyle anlaşmak da olabilir. Çünkü vereceğiniz online reklamlar doğru kişilerin önüne düşmeyebilir.

Örneğin İngiltere'de devletin sigortası bazı hastane masraflarını karşılıyor gibi söylentiler var. Bunları da araştırıp öğrenip reklamları bu yönde yapabilirsiniz.
0
nickini vermek istemeyen uye
(30.04.26)
Ticaret bakanlığının sağlık turizmi teşvikleri var ve burda yurtdisi etkinliklerde stant açma destekleri var. Her sene Londra, Berlin gibi top yurtdisi sehirlerinde aracı bir uygulayıcı firma sayesinde Trde dediğiniz isleri yapan klinikler stand açıyor. Bu standa hem bireysel olarak trye gelip sağlık+ gezi aradan çıkarmak isteyen kişiler olduğu gibi yurt dışındaki bu kişilere yönelik websitesi tasarlayan girişimciler ziyaret ediyor. yurtdisinda yaşayan girisimci bu trliler gelip ai destekli uygulamalarını genelde hasta başı ya da aylik/yillik sabit ödemelerle booking tarzi websitelerini pazarliyorlar. Vaad ettikleri sistem söyle istiyor. Hasta tatil yapmak istedigi tr sehrini giriyor, Antalya İzmir, Muğla vs. Ardından işlemi giriyor bu islemi veren klinikler listesi cikiyor. Her islem basi ucreti gorebiliyor. Kararini verince hem klimik hem de uygulamayi tasarlayanlar para aliyor. Bu kisiler ayni zamanda yurtdisinda gunluk hasta kabul gunleiri klinige ayarlayabiliyor. Atıyorum haftasonu anlasip belcikada bir sehirdeki anlaasmali bir klinikte hasta bakiyorsunuz. Bunlar trye gelip tedavi olmak isteyen kisiler. Aracilar sizin için duyurular yapip kons topluyor vs. Bu sehirlerde bu kisilerin anlastigi klinikler de oluyor hastanın tani, tedavi planı ve acil durumlarda yurtdisindaki kliniklerde trdeki kliniklerin işbirliği içinde çalışması için. Ama sistemde boşluklar da oluyor. Ya yurtdisindaki klinik müdahale yapmak istemeyebiliyor tedaviye trdeki baska bir hekim basladigi için ancak hasta da yurtdisina geldiğinde acil durumlarda boyle bir destek istiyor vs.

Not: sağlık turizmi işinde değilim sadece yakin zamanda bu fuarlarin birinde trden gelen bir kliniğe çeviri desteği verince öğrendim. Dilerseniz aklimda kalan booking tarzi bir iki websitesini de paylaşayım özelden reklam olmasın burda diye.
+1
Amaranta ursula
(30.04.26)
@amaranta olur sevinirim
0
🌸havadakarada
(30.04.26)
(25)

Yeniden görüşmeye başlanan eski sevgili

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaş
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaşmalar, araşmalar falan. Arkadaşça görüşüyoruz. Şu anki sevgilimin haberi var. Ses etmiyor ama görüşmemizi istemiyordur kesin. Kendimi kontrol edemiyorum. Pislikmişim gibi hissediyorum. İkimizinde hayatında birileri var şu an.

Bugün beraber tatil yapalım dedi. Romantik değil, ikimizinde eskiden görmek isteğimiz bir yere grupla gezi. Ne cevap vereceğimi bilemiyorum.
-25
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
hislerinde haklısın.
+6
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Sevgilini aldatıyor olmak için illa eski sevgilinle sevişmen gerekmez. Sen sevgilini aldatıyorsun bu çok net.

Beraber tatil teklifine ne cevap vereceğini bilmemen de aşırı absürt. Umarım sevgilin kurtulur senden bir an önce.
+19
himmet dayi
(29.04.26)
insanı insan yapan, içgüdüleriyle değil, mantığıyla hareket etme iradesidir malum.
iradenizi devreye alın; mevcut ilişkiniz de dahil olmak üzere bu olan biteni sağlıklı bir biçimde; sanki bir arkadaşınıza akıl veriyormuşçasına değerlendirin. en doğru cevabı siz de biliyorsunuzdur.
+4
lil siztah
(29.04.26)
bu bir aldatmadır. yanlış içindesin.
+3
summerjam0306
(29.04.26)
Bu kadar ortak noktanız ve iletişiminiz varsa diğer insanları daha fazla oyalayıp üzmeyin bence, birlikte olun.
+1
ekimoloji
(29.04.26)
@lil siztah
Okadar haklısınki!!
Mantığıma göre kendisini her taraftan engellememem lazım. Sevgilim problem etmedi şu ana kadar hiçbirşeyi. Ama haksızlık ona.

Diğer taraftan, yeniden diyalog kuralı beri sanki tekrardan nefes almaya başladım. Sevgilimle ayrıldık diyelim. Ki ayrılmak istemiyorum. Yinede eski sevgilimle bizi bi gelecek beklemiyor. Benimkisi geçmişe özlem sanki.
-12
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Bu arada eski sevgilimle karşı hiçbi şekilde cinsel, tensel bir çekim hissetmiyorum. Erkek olsaydı mesela hiçbir problem kalmazdı.

Düzeltiyorum, erkek olsaydı değilde aseksüel olsaydı mesela.
-7
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
ya eski sevgilinle baris ve sevgilinden ayril.
ya da eski sevgilinle iletisimini kes ve yenisiyle devam et.

cok cig bir durumun icindesin. 20 yasinda degilsen böyle dramalar yasamiyor olman lazim. dost aci söyler :P
+1
Purple life
(29.04.26)
valla böyle hem ayranım dökülmesin, hem kötü şeyler yaşanmasın diyerek siz iki kişi, karşıdaki iki kişiye çok büyük haksızlık ediyorsunuz. karma/ilahi adalet bunların hesabını sorar. bunun ama'sı, fakat'ı yok; yapmayınız.
+3
lil siztah
(29.04.26)
Görünen oki yapılacak şey iletişimi kesip acı çekmek. Birazda bana kızın, zorlayın diye açtım duyuruyu. Yapmam gereken belli. Zor ama. Zor nefes alıyorum...
-9
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
yani amacın sevgilini aldatmak onun arkasından iş çevirmek değil, iyi niyetli olduğunu düşünüyorum ama bunu sürdürmenin mevcut sevgilini kıracağını düşünüyorum, o yüzden iletişimi kes bence de.
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
Hocam sevgiliniz var, seviyorsunuz diye tahmin ediyorum, niye zor nefes alıyorsunuz anlamadım? Samimiyetle soruyorum.
+5
kumandanim
(29.04.26)
Hocam sen kendine yalan söylersin tamam da, bize niye yalan söylüyorsun mesela? Anlamayacağımızı mı düşünüyorsun? Sıfır cinsel çekim duyduğun biriyle iletişimi kesme ihtimaline karşın "zor nefes alıyorum", "iletişimi kesip acı çekerim" gibi şeyler söylüyorsun. Resmen deli gibi aşıksın. Bunda hiçbir olumsuz bir şey yok bu arada. Bir insana aşık olabilirsin. Ama derhal mevcut sevgilinden ayrılmalısın. Ve eski sevgilinin de şu anda sevgilisi olduğu için ondan da bir karşılık beklememen en doğrusu olur.
+5
himmet dayi
(29.04.26)
Tatile gidip sevişin
-2
Cezcez
(29.04.26)
Eski sevgili mide bulandırıcı bir şey değil mi ya. Bu kadar eksiyi hak etmişsin. Aldatmışsın bir de. Karakter nasip olur inş.
-2
arbre
(29.04.26)
Sevgilinizi tebrik ediyorum olay çıkarmadığı için ben olsam kavga ederdim çoktan
0
kestane gürgen palamut
(29.04.26)
@kumandanim ve @himmet dayi ve herkes
Şöyle anlatayım:

Kendimi yeterince ifade edemedim sanırıım.

-Hayatım da kimseyi aldatmadım.
Ne ilişkim varken başkasıyla ilişki yaşadım. Nede arkasından gizli iş çevirdim. Tüm görüşmelerimizden sevgilimin haberi var. Bunlar zaten 'seni özledimmm' türü yazışmalar değil.

-Eski sevgilimle yakaladığım kafa uyumunu yaşamım boyunca eş-arkadaş-aile kimseyle yaşamadım. Birbirimizin cümlelerini tamamlıyorduk. 10 yılda bi kez bile kavga etmedik.

-Bizi bir gelecek bek-le-mi-yor. Aile olamayız. Ben yuva kurmak istiyorum. Ve çok değişti kendisi. Tarikatçı oldu mesela. Tarikatta öyle sofu falan değil. Scientology gibi bişey. Çocuklarımın annesi olsun istemiyorum. Cinsel olarak arzulamıyorum. Ama kendisi en iyi ennn iyi arkadaşımdı. Hatamız friendzone'da kalmamaktı belkide. Daha detaylar var çok özel diye yazamıyorum.

-Biz sevgiliyken çoğu zamanımız beraber geçti. Hayatındaki boşlukların tamamına yakınını dolduruyordu.

-Eski sevgilim yapmaması gereken ciddi bir hata yaptı. İçten içe farkına vardığım bir geleceğimiz olmadığı o an kafama dank etti. Terk ettim. Kabullenmesi çok uzun sürdü.

-Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım.

-Ben kendisini hayatımda istemiyorum. Geleceğimde istemiyorum. Bugünümde istemiyorum. Yıllardır bunun mücadelesini veriyorum. Arkadaşça diyalog kurabilecek kıvama geldik sanmıştım. Mevzu eski günlere özleme evriliyor.

-Eski eşyalarını, kıyafetlerini atamayan bir yapım var. Bağlanıyorum herşeye. Kolay kopamıyorum.

-Ben şu anki sevgilimi çok seviyorum. İlerideki eşim olarak görüyorum. Çok doğru bir insan benim için.

-Ben sadece unutmak istiyorum. Bana nefes aldırmayan şey, eski sevgilimle konuştuğumuz zaman, yıllardır olmadığı kadar iyi hissettiğim gerçeği. Kalbim pır pır etmiyor ama sanki hayatımdaki herşeyden on kat fazla tat alıyorum. Bu gerçek ise midemi bulandırıyor. Kendimden nefret ettiriyor. İğrenç, aşağılık bir insan gibi hissettiriyor. Bildiğimiz aşk. Doğru. Ama kendisi doğru insan de-ğil!
-3
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Kanka son mesajinida okudum. Bu aldatma. Istedigin kadar dondur. Yaptigin hem kendine hem su anki partnerine saygisizlik. Bitmis seyin hesabini yapmasanda yasini tutuyorsun. Eve kapali kalamiyorsan cik disari kafani dagit. Hobi falan edin.

Partnerinin sana ne dedigi hic onemli degil. Soylemese bile muhtemelen icine atip susuyordur.
+1
inte17
(29.04.26)
eski sevgilinizin doğru insan olmadığını ve onunla ilişki yaşamayacağınız fikirlerini siz şu an yaptığınız şeye bahane olarak kullanıyorsunuz. bence o tarikatçılık meselesi falan sizi yeterince itmemiş; diğer türlü arkadaşınız olsa bile kesip atardınız.
yani yeniden oldurma ihtimali her türlü var ve kabul edin ki şu an ex'inizle içinde olduğunuz şey, açıkça bir tür ilişki işte. ama artık anlaşılıyor ki, bu denklemin içindeki herkes duruma bir şekilde okey.. hal böyleyken üçüncü kişilere daha fazla söz düştüğünü düşünmüyorum. hayatta başarılar.
+1
lil siztah
(29.04.26)
Ahahah, arbre'ın bir cevabı ilk defa artı oylanmış :))

Size tavsiyem: Kabullenin.

Edit: arbre eksilenmiş, nazar değdirdim. :)
0
yadigar
(29.04.26)
"Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım." demişsiniz.

tek taraflı vazgeçiş olmaz.
0
co2s2
(29.04.26)
Hocam zor diyorsunuz ama yapmanız gereken hatırlatan şeyleri atıp unutmak. Çok zordur haklısınızdır ama yapmanız gereken bu.
+1
kumandanim
(30.04.26)
ateşle barut yanyana durmaz diye bir deyim var. şu an tensel çekim yok ama az alkol az yanyana gelince hormonlar-feromonlar devreye girip bir delilik yaptırabilir. sosyalleşmenin farklı yollarını bulman lazım.
0
orpheus
(30.04.26)
Beni etiketlediğin için tekrar cevap yazıyorum.

Hocam masal anlatma ya. Sevgilinin haberi varmış falan... Git söyle bakalım sevgiline "Ben eski sevgilimle iletişimi keseceğim ama bu bana acı verecek, nefes alamayacağım. Birlikte tatile gidelim diye bir teklifte bulundu ve ben ne cevap vereceğimi de bilmiyorum" diye. Ondan sonra gel olan biteni anlat.

Çok affedersin de pipin kızın kukusuna girmedi diye aldatmamış olmuyorsun. Masalı kes.
0
himmet dayi
(30.04.26)
Eski ve mevcut sevgili sıkıntılı. Birisi sevgilinin olduğunu bilip yazıyor, diğeri ses çıkarmıyor, nasıl bir ilişki bu
+1
kimlanbu
(01.05.26)
(15)

kuzum ve tatlım hitabı

yenibirgüzelnick
eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
eşlerin birbirine kuzum ve tatlım diye hitap etmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? cringe or cute
0
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
çevremdeki eşlerin birbirlerine iki hitabı kullandığını hiç duymadım açıkçası. çoğunlukla 'aşkım' diye diye geziyorlar. örnekteki iki laf da daha çok 50+ teyzelerin genç kızlara hitabı vibe'ı veriyor bana. dolayısıyla oyum cringe'den yana.
bir ex bana arada 'gülüm' diyordu (ismimle falan alakalı değil). o zaman çok komiğime gidiyordu ama çaktırmıyordum. fakat ne yazık ki dilime yapıştı; şimdi yeğenlerime kullanıyorum arada :/
0
lil siztah
(29.04.26)
Cringe.

Basbasayken dersin ama baskalarinin yaninda bu iletisim tarzi cok kötü duruyor.
-1
Purple life
(29.04.26)
@lil siztah, gülüm hitabı kütahyada çok yaygın. hem de erkekler birbirine söyler :D bu sevimli bence kötü değil.
0
🌸yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Güzel sözün kötüsü olmaz.
+2
kizil karga
(29.04.26)
@yenibirgüzelnick, ona bakarsanız kuzum ve tatlım da birilerine sevimli geliyor muhakkak ki söylüyorlar, ama bana kalırsa cringe. gülüm'de de arabesk bir hava var bence :)
ismin suyu mu çıktı yahu :/
+2
lil siztah
(29.04.26)
kuzum cringe

tatlım okey
+1
jülsezar
(29.04.26)
aşkitoşkooo gibi bir şey harici hiçbirini cringe bulmuyorum. her şeye triggerlanmamak lazım öyle. olum bu cümlede neden 2 tane ecnebi kelime var bunları türkçesi ne :D
+2
neira
(29.04.26)
cute bence
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
eski türk filmlerindeki gibi mi kuzum hehehe

bana biraz samimiyetsiz geldiler ama neden olmasın
0
art cat chocolate
(29.04.26)
kullanılan hitaptan çok kullanırkenki samimiyet önemli. kimisinde çok yapmacık durur, kimisine oturur. mesela ben kuzum değil de guzum derim, eşimin de çok hoşuna gidiyor. buna dışarıdan birileri değil, hitabın muhatabı karar vermeli bence.
+1
faberkastelli
(29.04.26)
@faberkastelli +1 aynı şeyi demeye gelmiştim.

Herkes karakterine uygun konuşup role girmediği sürece cringe olacak bir durum yok bence de.
0
akhenaten
(29.04.26)
Cute ikisi de
0
pembediken
(29.04.26)
tatlim daha cute:)
0
acelaacedebela
(30.04.26)
Kuzumu bir arkadaşım kullanır, kendisi çok samimi harbi bir insandır o nedenle o hitabı seviyorum ben. Tatlım nedense dublaj Türkçesi gibi geliyor bana. Ahh tatttlıımm diye orijinal ağız hareketine uygun olsun diye yayarak söylenen şekli ile geliyor kulağıma. Bendeki izlenimler bu şekilde.
0
peki madem
(30.04.26)
very cute. ama kadınların birbirine tatlım demesi genelde pasif öfke taşıdığı için biraz samimiyetsiz geliyor.
+1
buenosdias
(30.04.26)
(4)

Bir yakınım için iPhone17 tel. almam gerekiyor, optimum biçimde almak için araştırmaya vaktim yok, yardımcı olabilir misiniz?

santimantal
Yurt dışında yaşayan bir yakınımın Türkiye'de okuyan çocuğu için almam gerekiyor ama araştırma yapacak vaktim yok.Taksitli olarak veya peşin olarak güvenli bir şekilde nereden alabilirim. Peşin fiyatına taksit yapılırsa elbette çok çok daha iyi olur.Siz olsanız nereden, nasıl alırdınız?Son zamanlard
Yurt dışında yaşayan bir yakınımın Türkiye'de okuyan çocuğu için almam gerekiyor ama araştırma yapacak vaktim yok.
Taksitli olarak veya peşin olarak güvenli bir şekilde nereden alabilirim. Peşin fiyatına taksit yapılırsa elbette çok çok daha iyi olur.
Siz olsanız nereden, nasıl alırdınız?
Son zamanlarda buna benzer bi alışverişi yapanlar varsa ve yardımcı olurlarsa sevinirim.
0
santimantal
(29.04.26)
amazon hepsiburada vs hangisi ucuzsa alabilirsin. pazaryeri sahibi satıcılı olanlardan
0
jelly bear
(29.04.26)
iphone'a peşin fiyatına taksit yok gibi bişey. gürgençler bazı kartlara peşin fiyatına taksit yapıyor ama stokları her zaman olmuyor; bir kontrol edin.
0
lil siztah
(29.04.26)
ticari kartınız yoksa taksit imkanı yok. herhangi bir aksilikte yurtdışında yaşayan kişinin sizin başınıza ekşimemesi için ben olsam apple store'dan alırdım.
0
tnz
(29.04.26)
Apple Türkiye garantili olmasına dikkat edin . ithalatçı garantililer de satılıyor internette pazaryerlerinde .
taksit olmuyor telefonlarda
0
devilone
(30.04.26)
(11)

binadaki işletmeden gelen yağ kokusu

art cat chocolate
binanın girişinde küçük bir işletme var. belli ki kızartma yapıyorlar. tüm gün geceye kadar kuryeler gelip gidip yemek alıyor oradan. katlanılmayacak seviyede bir yağ kokusu geliyor ve tüm ev siniyor. cam açıp evi havalandıramıyorum resmen.buna bir çözüm bulunamaz mı? yöneticiyi aradım, belediyeden
binanın girişinde küçük bir işletme var. belli ki kızartma yapıyorlar. tüm gün geceye kadar kuryeler gelip gidip yemek alıyor oradan. katlanılmayacak seviyede bir yağ kokusu geliyor ve tüm ev siniyor. cam açıp evi havalandıramıyorum resmen.

buna bir çözüm bulunamaz mı? yöneticiyi aradım, belediyeden izin aldıysa bir şey yapamayız diyor.

ben 10 yıldır bu binadayım. çevrede çok esnaf var yemek yeri var yani. karşımda tostçu var. hiçbiri böyle kokmuyor. yani anlatılmaz yaşanır bir yağ kokusu. evime eşyalarıma sindi yemin ederim. ayrıca astımım da var öksürmekten mahvoldum. taşınabilsem taşınırdım.
+1
art cat chocolate
(29.04.26)
Yönetici sorumluluktan kaçmış resmen. Ne demek belediyeden izin aldıysa bir şey yapamayız? Belediyeden çevreyi kirletme izni mi almış? İşletme izni almış olabilir. Doğru dürüst havalandırma yapacak. Etrafa koku yaymayacak şekilde filtreleyecek. Dev gibi restoranlardan gram yağ kokusu çıkmıyor. El kadar yerden nasıl o kadar koku çıkar diye beldiye gelip inceleme yapacak gerekirse ceza kesecek ama o işletme bu havalandırma sorununu çözecek. Belediyeye şikayet edin direkt.
+1
himmet dayi
(29.04.26)
yönetici şimdi işletmeyle konuşmuş, beni aradı. benden başka şikayet eden sadece 1 kişi olmuş. daire sahiplerinden izin almışlar gıda olduğunu söyleyerek ve ona göre işletme açmışlar. ben kiracıyım, hiç haberim olmadı bu işten. çözülmesi kolay değilmiş, masraf gerekirmiş vs. izinleri de almışlar belediyeden.

valla mahalle yemekçi dolu, dönerciler kebapçılar var, ev yemekçileri var. her gün önlerinden geçiyorum. hiç böyle kokmuyor. 1 odalık bir alan bu işletme gerçekten küçücük ama çok kötü yağ kokusu geliyor.
0
🌸art cat chocolate
(29.04.26)
düşük kalite yağ kullanıyor ya da kullanırken yağı yakıyor belli ki.
ALO 174 Gıda Hattı varmış. Arayın, gelip incelesinler.
0
lil siztah
(29.04.26)
"Çözülmesi kolay değil, masraf gerekir"

Bunu söyleyerek zaten bir usülsüzlük olduğunu da itiraf etmiş oluyorlar. Kusura bakmayacaklar da bu işe girerken onu düşüneceklerdi. Masraf gerekiyorsa o masrafı yapacaklar. Kimse o yağ kokusuna maruz kalmak zorunda değil.
+3
himmet dayi
(29.04.26)
bacanın yönetmeliğe ve yaydığı kokunun sağlığınıza uygun olup olmadığını bildiğim kadarıyla bulunduğunuz belediyenin zabıtası değerlendiriyor. ek olarak çevre ve şehircilik bakanlığına da şikayet iletilebilir.
+1
tnz
(29.04.26)
Dükkanın ayrı bacasinin olması lazım eğer yoksa zabıtaya şikayet edin
+1
mirty
(29.04.26)
Chat GPT CEVABI:

Bu durum “katlanmak zorundasın” denilecek bir şey değil. Özellikle sağlık (astım) etkileniyorsa, hukuken de teknik olarak da çözümü var. Ama gerçekçi olalım: bu genelde tek adımda değil, birkaç yoldan aynı anda ilerleyince çözülür.
Şunu net söyleyeyim:
Belediyeden ruhsat almış olmaları = her şeyi doğru yaptıkları anlamına gelmez.
Koku, duman ve filtre konusu ayrıca denetlenir.
🔴 Asıl sorun ne?
Senin tarif ettiğin şey çok büyük ihtimalle:
Yetersiz baca sistemi
Ya da filtre (karbon + elektrostatik) eksikliği
Ya da baca çıkışının yanlış yerde olması
Yani teknik olarak düzeltilebilir bir problem.
Zaten diğer esnafta olmamasının sebebi de bu.
⚖️ Hukuki olarak hakkın var mı?
Evet, hem de güçlü şekilde.
Türk hukukunda:
“Komşuya zarar veren kullanım” yasaktır (kat mülkiyeti + borçlar hukuku)
Koku, duman, gürültü → “rahatsızlık” sayılır
Sağlığı etkiliyorsa (astım) durum daha da ciddileşir
Kiracı olman hiçbir şeyi değiştirmez. Hakların var.
🧭 Ne yapabilirsin? (En etkili yol haritası)
1️⃣ Belediyeye şikayet (en kritik adım)
Bağlı olduğun ilçe belediyesine:
Zabıta
Çevre Koruma Müdürlüğü
şikayet et.
Şunu özellikle söyle:
“Yoğun kızartma kokusu var”
“Filtre/baca yetersiz”
“Evime doluyor, sağlık sorunu yaşıyorum (astım)”
👉 Bu çok önemli:
“koku ölçümü / baca denetimi talep ediyorum” diye özellikle belirt.
2️⃣ CİMER’e yaz
Belediye bazen ağırdan alır.
CİMER’e yazarsan:
Dosya resmi kayda girer
Belediyeye geri yönlendirilir ama daha ciddiye alınır
3️⃣ Sağlık boyutunu vurgula
Astımın olduğunu mutlaka belirt.
Mümkünse:
Devlet hastanesinden “koku tetikliyor” şeklinde bir rapor alırsan
→ Bu iş çok hızlanır
4️⃣ Yöneticiye tekrar baskı (ama doğru şekilde)
Yönetici yanlış söylüyor.
Şunu net söyle:
“Bu durum kat maliklerine zarar veriyor”
“Baca ve filtre uygun değilse müdahale etmek zorundasınız”
Yani konu:
“izin aldılar” değil
“şu an kurallara uygun mu?”
5️⃣ Son çare (ama güçlü): Sulh hukuk / ihtar
Eğer düzelmezse:
Noterden ihtar çekilebilir
“rahatsızlığın giderilmesi” davası açılabilir
Bu noktada genelde işletme geri adım atar çünkü:
Filtre sistemi kurmak, dava ile uğraşmaktan daha ucuz
🧠 Pratik kısa çözümler (geçici)
Bunlar çözüm değil ama seni biraz rahatlatır:
Cam tarafına karbon filtreli hava temizleyici
Kapı altına izolasyon fitili
Aspiratör filtresi takmak (pencereye yakın)
Ama bunlar sadece “idare eder”, sorunu çözmez.
💬 Açık konuşayım
Bu tür küçük işletmeler bazen:
Masraftan kaçmak için filtre takmaz
Ya da “idare eder” diye geçiştirir
Ama seninki normal değil.
Senin söylediğin seviye → denetimlik durum
İstersen
Senin adına:
�⁠Belediyeye yazılacak net bir şikayet metni
�⁠CİMER başvurusu hazır metni
hazırlayayım. Direkt kopyala-yapıştır yaparsın.
Bu iş çözülebilir, yalnız değilsin bu konuda.
-3
anaphylacticshock
(30.04.26)
Kısaca:

Doktordan astım raporu alın.
Belediyeye yazılı olarak şikayet edin ve bu raporu da sunun.
Belediyeye şikayetin hemen ardından cimere de başvurun ki kayıt açılsın.

Bunlar yeterli olacaktır.

Gene de olmazsa noterden ihtar çekin.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
belediyeye e-şikayet ettik(yönetim), gelip havalandırmasını kontrol ettiler ve yükümlülük dışında kullanım var diye hava filtresini mi ne değiştirttiler, belediyeden yazı geldi ilgilendik çözümler tebliğ edildi diye..
0
eja
(30.04.26)
Düzelmedi diye bir daha başvurun o zaman.
Gürültüden falan şikayet etseniz desibel ölçümü yapılır da koku olayı sıkıntı.
Kokuyu objektif olarak değerlendirecek, ölçüm yapacak bir cihaz yok galiba.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
herkese teşekkürler. ben de belediyeye şikayet ettim. genel olarak her şeyleri uygunmuş. sadece aktif karbon filtrelerinin kullanım ömrü dolmuş. tutanak tutup değiştirmeleri için resmi süre vermişler.

umarım zor bir yaz geçirmeyiz apartman olarak. herkes panjurlarını kapatmış resmen binada. bir de tek cephe olunca gerçekten çok zorlanıyoruz.
+2
🌸art cat chocolate
(02.05.26)
(7)

Devletin, milletin iradesi dışında hareket etmesini nasıl okuyorsunuz ?

izmirduyuru
Öncelikle mevzu önemli, lütfen silinmesin; siyasi değildir. Son yasayla beraber dağı taşı siyanürle altın arayışına açtılar ve basında bu ciddi gelişmeler yer almıyor. Şimdi şunu sormak istiyorum: Cumhuriyet; egemenliğin halka ait olduğu, halkın kendi seçtiği vekiller aracılığıyla meclis çatısı altı
Öncelikle mevzu önemli, lütfen silinmesin; siyasi değildir. Son yasayla beraber dağı taşı siyanürle altın arayışına açtılar ve basında bu ciddi gelişmeler yer almıyor. Şimdi şunu sormak istiyorum: Cumhuriyet; egemenliğin halka ait olduğu, halkın kendi seçtiği vekiller aracılığıyla meclis çatısı altında kararlar alarak kendi kendini yönettiği bir idare biçimidir. (Yanlış biliyorsam düzeltiniz.)

Halkın özellikle zehirli madenciliğe %80, %90 oranında karşı olduğu bu uygulamaları Meclis kimin adına alıyor ve yürürlüğe koyabiliyor? küçük bir ihale değil ki bir kaç kişi faydalanacak olsun, bütün memlekette maden ihaleleri daha önce hiç görülmediği kadar veriliyor, Bu konu bir noktadan sonra ülkenin üzerinde kapkara bir buluta dönüşüyor. Bu kararı kim veriyor? Vatandaşın razı gelmediği şeyi vekil nasıl onaylıyor?

Evet, bu konu ile alakalı yorumlarınızı duymak isterim

x.com
0
izmirduyuru
(29.04.26)
kapitalizm. kapitalizm. kapitalizm.

bu tür soruların cevabı asla değişmeyecek. bazen bana da "sus amk takmışsın bi kapitalizm" diyorlar ama bokun içinde yüzüyorsak ve herkes sürekli bok kokusundan şikayetçiyse önce bu bok meselesini çözmeden, her şeyi ona bağlamadan nasıl ilerlenir yani bilmiyorum.

atatürk'ün yaptığı devrim çok kıymetliydi ama tamamına varmadı. kapitalizmin ve sağcıların kaçınılmaz sonucu olarak ülke kısa sürede tekrar toprak sahiplerinin, işletmecilerin eline düşüp onların elinde şekillendi. siyaset de tabii ki buna göre dizayn edildi.

2026 türkiyesinde "hepsi aynı hemşehrim" diyerek akp'nin verdiği zararı küçümsemek veya mevcut düzeni meşrulaştırmak istemiyorum ama uzun vadede çalışma prensipleri akp de gelse chp de gelse gerçekten değişmiyor: kapitali elinde tutan, imkânlarını garibanı ezmek için kullanıyor. birinin daha "cömert" ezmesi uzun vadeli gidişatı veya temel prensipleri değiştirmez.

ülkenin her bir yanının zengin şirketlere peşkeş çekilmesi, ülkenin polisinin sadece MAAŞ ALAMADIĞI için sesini çıkaran madenciyi veya öğrencileri coplaması vs. hep aynı hastalığın semptomları.

kısacası bunların hepsi kan emici liberallerin palavrası. bizi başka bir dünya olmadığına, içinde yaşadığımızın en özgür ve ilerici ve adaletli olduğuna inandırdılar. geldiğimiz noktada ise süper güç çocuklara tecavüz edip milyonlarca insanı bombalarken kendi vatandaşı insülin alamadığı için ölüyor, hemen her yerde bir avuç zengin koca ülkeleri kendisi için çalıştırıyor. onların yere düşse almayacakları para için biz ömür veriyoruz, 40-45 yaşında başımızı sokacağımız evimiz varsa şanslı sayılıyoruz.

sosyalizm insanlara saçma, ütopik geliyor ama milyonlarca insanın geceli gündüzlü çalışıp ay sonunu getirememesi veya jeff bezos sıçmaya özel yatıyla giderken amazon çalışanlarının tuvalete bile gidemeyip şişelere işemek zorunda kalması "normal" sayılıyor.

kısacası devletin milletin iradesi dışında hareket etmesini çok "normal" okuyorum. plan tam olarak istendiği ve dizayn edildiği şekilde çalışıyor. insanlar o politik değil, bu politik değil vs. demeye devam ettiği; emeğiyle, alın teriyle kazandığı para için patrona müteşekkir olduğu sürece de hiçbir şey değişmez zaten.
0
der meister
(29.04.26)
Çok karmaşıklaştırmaya gerek yok aslında. Millet oy veriyor. Teoride kendini en iyi temsil edene veriyor. Eğer milletin %90'ının karşı olduğu bir icraat yaparsa bir dahaki seçimde karşı olanlar oy vermez. Aslında bu kadar basit. Seçilen bir vekil ya da parti bir sonraki seçimde tekrar seçilebileceği bir politikas güder. "Millet ne istiyorsa o" diye motamot bir politika olması mümkün değil. O zaman her kararı referanduma götürmek gerekir.
+1
himmet dayi
(29.04.26)
Amerika'da zamanında bir araştırma yapılmıştı. Hangi parti başta olursa olsun, zenginlerin hemen hemen tüm istekleri yasalaşırken, halkın taleplerinin çok kısıtlı bir kısmı yerine geliyordu.

Bu tüm demokrasilerde böyle. Sebebi de gelip gelip insanın açgözlülüğüne, makam, güç ve para arzusuna dayanıyor.

Eğitim şart. Bir toplum birey bazında manevi disiplinini ne kadar yüksek tutabilirse insanlıkla ilgili konularda o kadar ilerleyebilir. İş dönüp dolaşıp bireysel karakter kalitesine dayanıyor. Ben, toplum olarak hali hazırda helak olduğumuzu ama bunun henüz farkında olmadığımızı düşünüyorum.
+2
yadigar
(29.04.26)
bugünlerde 1940'ların meclis tutanaklarını okuyorum. meclis'in çatısının yapılması tartışılırken, bir vekil kalkıp, "fazla para harcatmam! ayağında çarığı olmayan köylünün ineğini satarak ödediği verginin hesabını veremeyiz!" diye bağırıyor; diğer vekiller de bunu destekliyor. şimdi olanı, bunun tam tersi gibi düşünün işte..
+2
lil siztah
(29.04.26)
şu anki iktidar, refah partisinden ayrılırken milli görüş gömleğini çıkarıyoruz dediler. patronlarla görüştüler, patronların şüpheleri vardı giderildi, arada patronlara çatsalarda her daim sermaye ne derse onu yaptılar. sermayenin maşası oldular, cepleri doldu. halkın milletin iradesini geç kendi savundukları her şeyi gömlek gibi çıkarıp değiştirebileceklerini düşünen zihin yapısı halkını ve milletini düşünmez. demirel o zaman bu dönemin devamı olan özal hükümetine "borçlanarak yol yapmayın, yap-işlet-devret ile yabancılara yaptırmayın" demişti. demirel bile bence devletçi olmamasına rağmen bu grubu bunu söylemiştir. aklı çalışan insanlar doğruyu görür cebini ve koltuğunu sevenler parayı görür. ülkenin milletin çıkarı falan düşünülmez.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
Batida da ayni terane. Alinan kararlarin cogu halkin fikrini yansitmiyor. Ben enerji sektorundeyim. Buyuk sirketlerin bir telefonuyla isler oyle bir hizlaniyor ki 1 milyon kisinin imzasi ayni etkiyi yapmiyor bile.

Hem halk zaten daginik. Regulasyon bilmez, yonetmelik bilmez. Sirketin her yarintiya hakim hukuk deparmani bile var. E para da var. Halk bir 30 dakika protesto ediyor, ertesi gun ise guce devam. Kimse elini tasinin altina koymuyor. Hem elini tasin altina koyacak ne para ne de potansiyel var. Biri bir sey yapsin kafasinda...
+1
thetruenorthstrongandfree2
(29.04.26)
Videodaki şahıs (belki kendince) erken seçim çalışmalarını, doğa böcek çicek diyerek madencilik sahaları hususunda başlatmış .
Videonun sonunda da erken seçimden bahsediyor. Parti derdi olmayan veya tercih konusunda kararsız kalmış , doğayı seven seçmen grubunu konsolide etme çabasını görüyorum.

Bu hususta ne kadar samimi bilmiyorum ama özellikle uluslararası alanda nadir toprak elementleri hususunda azami bir yarış oldukça belirgin bir hal almışken bu gibi sosyal medyadaki paylaşımlar, ancak konunun temelinden habersiz kitleyi manüple eder.

Devletler toplumların beklentisi dışında evet hareket edebiliyor.
Genel manada statü farklılığı (yöneten ve yönetilen gibi) aradaki bilgi, tecrübe farklılığını da gösterir.
Ayda bir alınan maaşla kendi hayatına bakan çoğu kişi, devlet bazında uzun süreli kalkınma planlarının, diğer uluslararası projelerinin mahiyetini veya getirisini anlamayabilir.

Şartlarına riayet edildiğinde ise maden çıkarma işlemleri çevreye neden zarar versin?
Yazılacak çok şey var ama Türkiye'de altın çıkarma konusunda özellikle bir araştırma yapmak isteyen Türkiye'de Alman vakıfları ve Bergama Dosyası kitabına da kesinlikle göz atmalıdır.
(Kendim okuyalı 20 yıl kadar olmuştur)

Doğa , hayvan , kadın hakları , maden çıkarma ve diğer insanı ve insan bedenini de ilgilendiren projeler büyütülüp sıradışı tartışma konusu olduğunda arkaplanda olanları asla es geçmemek lazım.
-3
diyecevaplandı
(29.04.26)
(7)

kredi kartı yıllık kart ücreti

dedim ben sana
hesap ekstreme 1000küsür liralık kart ücreti yansıtılmış. bunu ödedikten sonra geri verin bu ücreti dediğimizde puan vs gibi şeylerle geri verdiklerini biliyorum. ödemeden ekstre bedelinden düşürmek mümkün mü? illa ödedikten sonra paramı verin mi dememiz gerekiyor? teşekkürler.
hesap ekstreme 1000küsür liralık kart ücreti yansıtılmış. bunu ödedikten sonra geri verin bu ücreti dediğimizde puan vs gibi şeylerle geri verdiklerini biliyorum. ödemeden ekstre bedelinden düşürmek mümkün mü? illa ödedikten sonra paramı verin mi dememiz gerekiyor? teşekkürler.
0
dedim ben sana
(29.04.26)
genelde hepsi veriyor. şartları oluyor ama. bonus puan yatırıyor.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
hemen arayın bankanızın müşteri hizmetlerini ve kart ücreti iptali isteyin bende anında geri yansıdı rakam hiç ödemedim .
+1
devilone
(29.04.26)
garanti iptali kabul etmedi. yıllık kart ücreti+50lirayı bonus olarak tanımladı. ayrıca kartı 9ay boyunca kapattırmama sözü istedi. kabul ettik el mecbur. bonusu da sanki havadan gelen para gibi harcıycaz halbuki o da kendi param.
0
🌸dedim ben sana
(29.04.26)
halkbank da iade etmiyor. iki kartım var, ikisine de olumsuz yanıt çıktı.
+1
lil siztah
(29.04.26)
müşterisine göre değişiyor, iade etmiyorlarsa çok uğraşmayın, alın bonusu devam edin.


Kart işinize yarıyorsa tabi.
0
kumandanim
(29.04.26)
ödemeden düşebiliyorlar. akbankta ödemeden düştüler mesela... 1 yıl kapamama sözü istediler. yapı kredi yarısını düştü 6 ay kapamama sözü istedi mevcut taksitler bitince kapatacağım kartı. garantide kartım aidatsız flexi ama aidatlı olsa da bonus verseler sorun etmezdim. gayet tl eşdeğeri olarak görüyorum bonusu. rahat harcanıyor çok sınırlayıcı değil. chip para harcama konusunda en iyisi yaptığın herhangi bi harcamada sonradan kullanabiliyorsun ama bonus posları yaygın yine sıkıntı yok. shell'de migros'ta n11'de hepsiburada'da vs. geçiyor. normalde yapmayacağım bi alışveriş yapma ihtiyacım olmuyor bonus harcarken.
0
konetsu
(30.04.26)
İşbankası da ödedikten sonra maxipuan olarak veriyor. Nasıl olsa harcıyorum diye kabul edip geçiyorum, bir kaç kere kapatmakla tehdit ettim ama yemedi. Bu konuda işbankası kadar g.tü kalkık banka görmedim.
0
ekimoloji
(30.04.26)
(7)

Hediye Konusunda Müdahale

rock n roll
Merhaba,Özel bir gün için alınacak bir hediyeye, " şunu alabilirsin" gibi bir müdahalede bulunmak doğru mu? Karşı taraf " ne alayım, ne istersin?" diye sormamasina rağmen. Örneğin bir anne, baba olarak çocuğunuzun doğum gününe davet ettiğiniz bir arkadaşınıza " şöyle bir ürün var, istersen bir bak,
Merhaba,

Özel bir gün için alınacak bir hediyeye, " şunu alabilirsin" gibi bir müdahalede bulunmak doğru mu? Karşı taraf " ne alayım, ne istersin?" diye sormamasina rağmen. Örneğin bir anne, baba olarak çocuğunuzun doğum gününe davet ettiğiniz bir arkadaşınıza " şöyle bir ürün var, istersen bir bak, belki onu alabilirsin" diye söylenmesi. Bu yaygın bir davranış mı?

İşte şu arkadaş şunu alacak, bu bunu alacak, sen de istersen bunu al demek. Hepinizin düşüncesi önemli ama özellikle anne, baba olan arkadaşlara soruyorum. Bu standart bir davranış mı?
-1
rock n roll
(29.04.26)
alacak kişi sormadığı sürece hoş olmaz.
+12
lazpalle
(29.04.26)
Ben sorulmadığı müddetçe söylenmesini şık bulmuyorum. Belki hediye almayacak ya da maddi karşılığı olmayan bir hediye planı vardır. Karşı tarafı herhangi bir açıklama yapmak zorunda hissedeceği bir duruma sokmayı uygun bulmuyorum.
+2
dediysem dedim
(29.04.26)
Rezillik
0
üğpoıuy
(29.04.26)
yakınlık farketmeksizin çok görgüsüz davranış.
0
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Cocuklara sacma sapan hediyeler cok geliyordur. Cocugun kullanmayacagi ya da ailenin onaylamadigi. Mesela erkek cocuga oyuncak silah almak.

Cöpe gidecek ziyan olacak bir seydense wishlist gibi seyler cok mantikli.

Hatta insan kendine de yapmali.

Bana dogum günümde cok sacma bir hediye geldi. Pahali da bir sey. Cöp oldu resmen.
0
Purple life
(29.04.26)
bence de çok ayıp. İsterse çöp olsun, gereksiz olsun, kullanılmayacak bir şey olsun hediyeyi veren seçer ne alacağını. en fazla sevgililer/eşler arasında olabilir istediğin bi şey alayım gibi
0
dfn4
(29.04.26)
bu türlü platformlarda insanlar sevgililerine, eşlerine dahi ne alacaklarını başkalarına soruyorlar, hayrete düşüyorum doğrusu. öyle hediye çöpe gider tabii. çöpe gidecek hediyenin de ne alana, ne de bana faydası olmaz. dolayısıyla düşünüp bulamadığında karşıya sormanın hiçbir sakıncası yok.
ancak sormayan kişiye "şunu alacaksın" diye dayatmak da kontrolcülükten başka bişey değil. yaygın mı sorunuz için, ben hiç karşılaşmadım. böyle durumlarda wishlist +1
0
lil siztah
(29.04.26)
(6)

Samimi olmayan kuzen araciligi ile kiz ile tanismak

inte17
Turkceyi katlettigim icin ozur dilerim.Karsilikli olumsuz bir dusunceye sahip olmadigimiz fakat herhangi bir samimiyetimiz olmayan bir kuzenim var ve kiz yakin zamanda nisanlandi. Bu pazarda aile icerisinde yuzugu takiyorlar, yarim saat oncedende ona mesaj attim bu hafta musaitsen kutlamak icin aray
Turkceyi katlettigim icin ozur dilerim.

Karsilikli olumsuz bir dusunceye sahip olmadigimiz fakat herhangi bir samimiyetimiz olmayan bir kuzenim var ve kiz yakin zamanda nisanlandi. Bu pazarda aile icerisinde yuzugu takiyorlar, yarim saat oncedende ona mesaj attim bu hafta musaitsen kutlamak icin arayabilir miyim diye.

Simdi Instagramda onume dusen cok begendigim ayni okulda calisan biri var ve o kiza yazmak icin kuzenim araciligi ile izin istemek pesindeyim. Ne yazik ki arkadas cevremden sadece dogrudan onu taniyan kuzenim var ve samimi olmadigimiz icin cekiniyorum. Sizce garip kacar mi bu durum? Samimiyetimin olmamasi sebebi ile kotu bir izlenimde vermek istemiyorum kuzenime.

Alttaki baslikla cok benzer olmus ama ben mesaj atan tarafim
0
inte17
(28.04.26)
kuzenle yakın olsanız, araya sokmanız kabul edilebilirdi de, bu durumda ne alaka?
ayrıca kuzen'in kendi telaşı varken bu konuları gündeme getirmeniz hem şık olmaz, hem de fırsatçı gibi görünürsünüz (kutlama bahanesiyle iş rica etme sebebiyle).

kıza efendi bir şekilde doğrudan yazmaktan (hatta daha iyisi konuşmaktan) çekinmeyin. bu devirde biriyle tanışmak için aracıya, tanıdığa gerek olmayacak kadar çok mecra mevcut. olacağı varsa olur. başarılar.
+6
lil siztah
(28.04.26)
@lil Tesekkurler.

Ben su anda yurt disinda yasiyorum dogal sekilde tanismam mumkun degil maalesef. Normalde sosyal medyadan birinede yazan biri degilim insanlar bazen hos karsilamadigi icin . Bu durumdanda cekiniyorum ve dogal yollarla tanismayi tercih ediyorum.

Fakat haklisiniz kuzen konusunda yazmadan acaba diye kotu hissediyordum disaridanda oyle gozukuyormus. Tesekkur ederim
+1
🌸inte17
(28.04.26)
valla sandığımdan daha ofsayt bir durummuş öyleyse. uzaktan nasıl tanışılacak, -olursa- işler nasıl ilerleyecek gibi sıkıntıları size bırakıyorum..
bu durumda şöyle yapabilirsiniz: bu hafta kuzeni telefonda kutlayın; bir sonraki hafta da, bu bahaneyle bir kez daha arayın. işte sözde kuzenin nişan fotoğrafları dolayısıyla insta'sına bakmış olun; arkadaşlarından kızın profili sizin önünüze düşmüş olsun; sizin de sorasınız gelmiş olsun (yalanların günahı sizin boynunuza :) başarılar tekrardan.
+1
lil siztah
(28.04.26)
Boş ver hocam kuzeni hiç karıştırma, akrabalara anlatır daha çok sıkıntı olur.
+1
duyuruuser
(29.04.26)
başka yol denesene.
0
kveldulv
(29.04.26)
Anlatırsa bir yengeme anlatır ama tembihlersem ikisindende çıkmaz diye tahmin ediyorum. İkisi kardeş gibiler karakter olarak ama dedikoducu kişi değiller.

@kveldulv. Arkadaşlara sordum. Hepside kıza yabancı ve sadece ortak arkadaşları var ama ortak arkadaşlarının da sıfır samimiyeti var arkadaşlarımla.

Ekim gibi Türkiyeye dönmeyi planlıyorum. Çokta hoş kızdı, üzdü :(
-1
🌸inte17
(29.04.26)
(4)

nasil ilerleyecek bu ingilizce

aloneinthedark
merhaba yabncilarla calisiyorum hatta yasiyorum yurtdisindayim ama ingilizce pek ilerlemedi surekli birsey dinlemeye calisiyorum izliyorum bu arada yurtdisinda yasiyorum ama 29 yil oncesinden kalan ingilizce ilerlemiyoryas 40 . iste isimi goruyor gunluk ama gunluk hayatta neredeyse yarisini anlamiy
merhaba

yabncilarla calisiyorum hatta yasiyorum
yurtdisindayim ama ingilizce pek ilerlemedi
surekli birsey dinlemeye calisiyorum izliyorum
bu arada yurtdisinda yasiyorum ama 29 yil oncesinden kalan ingilizce ilerlemiyor
yas 40 . iste isimi goruyor gunluk ama gunluk hayatta neredeyse yarisini anlamiyorum

tabi telefonda yogun turkce konusma da var

simdi bana ne tavsiye edersiniz butun tuslara basmaya hazirim

tesekkurler
0
aloneinthedark
(28.04.26)
sorununuz dinlemeyle mi ilgili; yani dinlerken kelimeleri mi seçemiyorsunuz, yoksa duyduğunuz kelimelerin anlamlarını mı bilmiyorsunuz?

ilkiyse, ancak pratik yaparak geliştirebilirsiniz. formal şeyler izlemek veya dinlemek yerine, small talk yapmanızı öneririm. günlük kalıpları falan en iyi öyle öğrenebilirsiniz. kişilerin aksanı vs dolayısıyla ağızlarından çıkanları anlamakta zorluk çekiyorsanız, mesela ben türkçe'de bile, bazı kelimeleri yuvarlayarak konuşan insanların ne dediğini iyi anlayabilmek için ağızlarına bakarak dinliyorum. benim taktiğim bu.

kelime eksiğiniz varsa, onu oturup çalışmaktan başka şekilde çözemezsiniz. daha eğlenceli hale getirmek isterseniz, sevdiğiniz şarkıları falan dinleyip, anlamadığınız kelimelere bakarak ilerleyebilirsiniz. müzik sayesinde, dizide, filmde, sınavda, günlük hayatta karşılaşıp da bilmediğim kelime 1-2'yi geçmez. ancak kelime ezberlemede yaş önemli bir etken. 40'tan sonra yeni kelimelerin aklımda kalma oranı gittikçe düştü; bu da bir gerçek.
0
lil siztah
(28.04.26)
Bro listen,

Simdi ingilizceye maruz kaliyorsun bu guzel ama hep dinle, izle falan iyi ama hep pasif sekilde maruz kaliyorsun. Ingilizceyi aktif konusman lazim, kullanman lazim. Oyle ben dinleyeyim, izleyeyim ogreneyim bir yere kadar. Kalabaliga karis, gonullu ol, git salvation army'e evsizlere corba dagit... Bisey yap.

Bisey yapmali.
www.youtube.com
0
thetruenorthstrongandfree2
(28.04.26)
anadili ingilizce bir kiz/erkek arkadas bulursan en hizli oyle ilerler.
0
cooperr
(28.04.26)
ai ile muhabbet edin. hatalı yerleri size açıklamasını isteyin. bi süre sonra akmaya başlar.
0
gurur
(29.04.26)
(14)

Koleksiyon yapiyormusunuz? Ne tur seylerin koleksiyonunu yapiyorsunuz?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Ben, cikolata koleksiyonu yapiyorum. Hani duty free lerde yurt disina ciktiginda havaalanlarinda satilan kucuk kare seklinde cikolatalar varya o sehrin onemli yapilari, kisileri falan uzerinde olur puzzle gibi biraraya getirilen paket seklinde onlari alirim bir tane hangi sehre gidersem . Siz de ne
Ben, cikolata koleksiyonu yapiyorum. Hani duty free lerde yurt disina ciktiginda havaalanlarinda satilan kucuk kare seklinde cikolatalar varya o sehrin onemli yapilari, kisileri falan uzerinde olur puzzle gibi biraraya getirilen paket seklinde onlari alirim bir tane hangi sehre gidersem . Siz de neler var ? Ne tur seyler koleksiyonunuzda?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(28.04.26)
Evet. Yurtdışında gittiğim yabancı maçlardan ev sahibinin anahtarlığı. 54-55 tane oldu. Güzel gözüküyorlar bakınca, bir de o güne dair bir anı olduğu için anlamlı.
+2
tsubasa
(28.04.26)
Fiş :)
-5
arbre
(28.04.26)
@kullaniciadinizkullaniciadimdir, bozulmuyor mu çikolatalar?

belli bir markanın dolmakalemlerini biriktiriyorum. zaman ilerledikçe çok fazla yeni model çıktığı için ve yurtdışı alışveriş kısıtı da gelince limited edition'lara yöneldim artık.

bir de gittiğim konserlerin biletini biriktiriyorum. hatta yıllar yıllar önce buradan biri dr tez çalışması için röportaj yapmıştı benimle:)
0
lil siztah
(28.04.26)
Mütevazı bir kaset arşivim var. Bir de tiyatro sinema biletlerimi biriktiriyorum ama ne bilet gibi bilet kaldı (hepsi fiş) ne de gitmeye heves.
0
anon1m
(28.04.26)
gittiğim müzelerin broşürlerini topluyorum. bir daha dönüp bakmadığım için artık yapmam herhalde. diğer klasik cevabım da buzdolabı magneti.
0
eileengray
(28.04.26)
3 tane farklı dergi koleksiyonum var.
0
kumandanim
(28.04.26)
Retro bilgisayarlar.
Commodore, Amiga, Amstrad, Macintosh vs
0
nop
(28.04.26)
Kurşun kalem koleksiyonum var. 700 filan olmuştur. Çoğu Türkiye'den ama dünyadan da baya topladım.
Eşimin de çok geniş bir bira etiketi koleksiyonu var. Gittiği her yerden her çeşit biralarin almış. Ben de sonradan dahil oldum. İçtiğimiz denedigimiz biralardan topluyoruz. Baya global bu da.
0
a perfect lie
(28.04.26)
20 senedir eski i$lemci ve antika kurek madalyalari topluyorum.
koleksiyon isi ciddi para yiyen bir hobi..
0
cooperr
(28.04.26)
Minik bir fotoğraf makinesi koleksiyonum var, Kodak Brownie kadar eski makineler, polaroidler, mekanik slr ve point&shoot makineler, 3 megapixellik eski dijital makineler. Mekanik makinelerin çoğu hâlâ çalışır durumda.

Türkçe bilimkurgu kitapları koleksiyonum var, özellikle 70'ler-2000'ler arası Metis, Baskan, İthaki, epey sağlam bir arşiv oldu. Ek olarak gittiğim/eşimin gittiği/nazım geçen arkadaşlarımın gittiği ülkelerden o ülkenin diline çevrilmiş Asimov romanları alıyorum.

Kitap ayracı koleksiyonum var, kontrolden çıkmış durumda, ne kadar ayracım var bilmiyorum.

Eşimin bardak altlığı koleksiyonu vardı, aynı koleksiyondan yapan bir arkadaşa devretti. Bira bardağı biriktiriyor, özellikle gittiği craft biracıların bardaklarından topluyor.

Yaşlanınca çöp ev diye haber olacağız...
+1
kobuzchu kiz
(28.04.26)
Magnet, kurşun kalem ve anahtarlık toplarım ben de gittiğim yerlerden sayılıyorsa bunlar.
0
Hallegadola
(28.04.26)
Renk renk Eski versatil kalemler ve kırtasiye gereçleri (Atlas Rondi ve Due-Matic, Rotring Tikky I ve II, Bolero İnfiniti, Tombow kalemler ve uçlar, Arı Maya silgiler, Yeşil Pelikan Silgi, Yumurtlayan Kalem vb.)

Memleketim ile alakalı kitaplar.

Simli Yılbaşı/Kış temalı kartpostallar. (Eski-Yeni)
+1
dilemma of subscribtionability
(28.04.26)
3 motor 1 arabam var en genci 25 yaşında, en yaşlısı 70. Kendim topladığım için sanayi ve masrafıyla uğraşmıyorum. Hanım benden boşanmadığı sürece motorları arttırmaya niyetliyim.
0
mirty
(29.04.26)
Gemiler ile ilgili sanat eserleri, tablolar, fotoğraflar, maketler, kitaplar ve kartpostallar topluyorum. Ayrıca uygun fiyata bulabilirsem pusula, sexant vs navigasyon ekipmanları almaya çalışıyorum.
0
kaptan memo
(29.04.26)
(12)

Neden iletişime geçmiyor?

kestane gürgen palamut
Arkadaşımın uzaktan bir arkadaşı instagram fotoğraflardan beni görüp tanışmak istemiş, arkadaşımdan bir buluşma ayarlamasını istemiş. O arada adam beni eklemiş oldu. Ama mesaj atmadı hiç, çekingen mi beğenmedi mi benden mi bekliyor anlamadım.hanımlar siz olsanız napardınız?Beyler neden böyle yapıyo
Arkadaşımın uzaktan bir arkadaşı instagram fotoğraflardan beni görüp tanışmak istemiş, arkadaşımdan bir buluşma ayarlamasını istemiş. O arada adam beni eklemiş oldu. Ama mesaj atmadı hiç, çekingen mi beğenmedi mi benden mi bekliyor anlamadım.
hanımlar siz olsanız napardınız?
Beyler neden böyle yapıyor olabilir ? Garip değil mi?
0
kestane gürgen palamut
(28.04.26)
buna çok benzer bir kaç soru sorulmuştu yakın zamanlarda; demek ki sık karşılaşılan bir durum.
ben olsam, işin raconunu araştırmaz, normalde nasıl tepki vereceksem öyle davranırım.
bu bağlamda, talep ondan gelmiş; beni eklemiş ancak harekete geçmiyorsa, keyfi bilir der geçerim. anlattığınız koşullar altında sizden hareket beklemesi manasız olur bence. harekete geçmemesi konusunda ise, muhakkak kafasına yatmayan bişeyler olmuştur ama beni ilgilendirmez; hiç tanımadığım birinin neyimi beğenmediğini bilmek istemem açıkçası.
+4
lil siztah
(28.04.26)
arkadaşın aracılığıyla herhangi bir dönüş gelmeden yazmak istememiş olabilir.
0
duyuruuser
(28.04.26)
yeni normal bu artik. seviyorsan git konus bence. :S
0
buenosdias
(28.04.26)
Beğenmedi.
-9
arbre
(28.04.26)
arkadaşımdan dönüş beklese eklemezdi bence, bu ihtimal çok düşük geliyor. Gerçekten erkekler de değişmiş
0
🌸kestane gürgen palamut
(28.04.26)
Hiçbir şey yapmaz karşıdan adım beklerdim. Beğenen o görüşmek isteyen o, vazgeçmiş olabilir görür görmez aşkından ölmediysem hiç uğraşmazdım.
+1
ekimoloji
(28.04.26)
kendisine sorabilirsin,
en fazla üzülürsün..
-1
designer
(28.04.26)
karşındaki bir bordo bereli, zayıf anını bekliyor.
+1
orpheus
(29.04.26)
ne kadar süre oldu 6 saat, 4 gün , 10 gün.

2-3 günse normal değil.
+1
gurur
(29.04.26)
5 gün olmuştu. Dün akşam bir mekanda denk gelmişiz sonrasında mesaj attı dostlar.
Erkekleri anlamak zor
0
🌸kestane gürgen palamut
(29.04.26)
Acaba sizi gormeseydi mesaj atmayacak miydi?
+1
acelaacedebela
(30.04.26)
@ace olabilir, ama çok çekingen anladığım kadarıyla atsa da çok geç atardı o zamana kadar da ben hesabını çoktan silmiş olurdum
0
🌸kestane gürgen palamut
(30.04.26)
(3)

Köfteci yusuf sucuğu

Rondak
Nasıl güzel mi? Tavsiye eder misiniz?
Nasıl güzel mi? Tavsiye eder misiniz?
0
Rondak
(28.04.26)
sorunuza cevabım yok ama çiğ sucuk sorduğunuzu düşünerek başka bir şey söyleyeceğim.
ben en çok apikoğlu'nun parmak sucuğunu beğeniyorum, ancak kilo fiyatı 3 binlere dayandı. migros/macro uygulaması, bir kaç ayda bir sucuk günü yapıyor ve tüm açık sucukları 900 küsürden satıyor. son zamanlarda buradan stok yapıyorum; tüm sucukseverlere duyrulur (adı geçen markalarla reklam ilişkim yoktur; sadece tavsiye).
bugün de o günlerden biri. denemek istediğiniz başka markalara da uygun fiyattan bakabilirsiniz.
+2
lil siztah
(28.04.26)
kötü tavsiye etmem. köfteci yusuftan çiğ et dışında bi şey alınmaz.

ben de aynı şekilde migros indirim yapınca sucuk alıyorum. cumhuriyet ve şahin aldım güzel. apikoğlunu ben çok beğenmemiştim. polonez de fena değil.
+1
jelly bear
(28.04.26)
bir defa aldım. çok aromalı geldi bana. tavsiye etmiyorum.
0
cliffburton
(28.04.26)
(13)

Bu kadın sizce güzel-çekici mi?

64654942
Yorumlayalım. https://www.instagram.com/denizzaksoy/
Yorumlayalım. www.instagram.com
-5
64654942
(28.04.26)
ikisi de değil.
+1
yurtsuz john
(28.04.26)
fönsüz ve makyajsız hayal ettim midem bulandı.
-5
plastic_angel
(28.04.26)
Güzel, bakımlı vücut fit daha ne olsun.
Çekici olup olmadığına karar vermek için aynı ortamda olmak lazım.
0
duhan
(28.04.26)
Basketbol tutkunu olmasam vücudu çekici derim o kadar.
+1
kumandanim
(28.04.26)
Hos ve güzel.
Burdakilere kimseyi begendiremezsin.
-5
Purple life
(28.04.26)
Esmer seven için güzel
Açık tenli seven için güzel değil
+1
HellKeePer
(28.04.26)
6/10
Bok atamam ama oyle 'abii deli gibi arzuluyorum' da demem.
+1
duster
(28.04.26)
güzel'in zıttı değil, ama bana göre de değil.
insta olmadığından detaylı bakamıyorum fakat genel olarak bu tiplerin (kara kaş-göz, buğday ten+bronzer+smokey eyes+jilet gibi kaşlar ve saçlar) çok beğenildiğini biliyorum.
+1
lil siztah
(28.04.26)
Yüzü fazla kemikli vücut iyi.
0
anon1m
(28.04.26)
kız 6/10 sadece bakımlı, güzelik illüzyonunu yaratan bu.
0
orpheus
(28.04.26)
Bence güzel. Purple artı 1
0
Cezcez
(28.04.26)
guzel degil ama cekici. kendisinde "normal insan" cekiciligi var. yani artik normal insana, yuzune denk gelmek zor, herkes birbirine benziyor.
+1
Sour
(28.04.26)
makyaji, estetigi, pahali kiyafet ve aksesuarlari at = bagcilar konfeksiyon kizi.
0
buenosdias
(28.04.26)
(2)

Ytü askıda yemek bağış yapılıyor mu?

avatar is back
Aktif öğrenci değilim nerden giriliyordu onu bile hatırlamıyorum. Dışardan sitesine uygulamasına girip bağış yapmak mümkün müdür?
Aktif öğrenci değilim nerden giriliyordu onu bile hatırlamıyorum. Dışardan sitesine uygulamasına girip bağış yapmak mümkün müdür?
0
avatar is back
(27.04.26)
mezunlar derneği bayaa aktif. oraya ulaşıp sorabilirsiniz.
0
lil siztah
(28.04.26)
Mezunlar derneği +1

Direkt bağış da yapabilirsiniz, aylık burs da bağlayabilirsiniz. Sitelerinde banka hesapları var.
0
chicha_v2
(28.04.26)
(4)

Almanya giriş çıkış avusturya kalış

basond
MerhabalarSalzburg da 3 gün kalma planımız var(Avusturya )ancak Münih(Almanya) git trenle salzburga geç 2 gece 3 gün kal tekrar münihten geri gel planımız var.Almanya girişte polis oteli sorduğunda Salzburg görse sorun çıkarır mı? Madem Avusturya'ya geldiniz neden münihten girdiniz der mi? Başına ge
Merhabalar
Salzburg da 3 gün kalma planımız var(Avusturya )ancak Münih(Almanya) git trenle salzburga geç 2 gece 3 gün kal tekrar münihten geri gel planımız var.

Almanya girişte polis oteli sorduğunda Salzburg görse sorun çıkarır mı? Madem Avusturya'ya geldiniz neden münihten girdiniz der mi?

Başına gelen deneyen varmı?
Almanyayı sadece uçağa binmek için kullanacağız.

Bugüne kadar hep girdiğimiz şehirlerde kalıp gezdik bu şekilde ilk defa plan yapıyoruz.

Pasaport yeşil vize yok
0
basond
(26.04.26)
Vize olsa farklı cevaplardım ama sormaz bile sorarsa buradan daha ucuza bilet buldum de geç
+1
Mcfly
(26.04.26)
Son olacağını sanmıyorum ben Basel üzerinden Strazburg'a gidip geldim sorun olmadı mesela.
0
peki madem
(26.04.26)
Vize üzerinden gitmediğiniz için kurcalamaz. Sonuçta yeşil her yerden girebilir ve çıkabilir. İyi gezmeler.
0
lil siztah
(26.04.26)
bilet almadıysanız almanya biletleri genelde daha pahalı, viyanaya daha ucuz bilet oluyor.

salzburg'a otobüs/tren geçebilirsiniz viyanadan.

her yeşil pasaportlu viyanaya gitmek zorundadır. kural değil kaide.
0
kveldulv
(27.04.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.