Giriş
(10)

coen kardeşler

leylak sarabi
selam.coen kardeşler'e giriş niteliğinde hangi filmleri izlemek lazım? no country for old men izleyeceğim ama herkesten ondan başlama, önce fargo'yu izle, yok fargo izlenmez the big lebowski türü uyarılar geliyor. ne yapayım? (bu kadar önemli mi yahu?)
selam.
coen kardeşler'e giriş niteliğinde hangi filmleri izlemek lazım? no country for old men izleyeceğim ama herkesten ondan başlama, önce fargo'yu izle, yok fargo izlenmez the big lebowski türü uyarılar geliyor. ne yapayım? (bu kadar önemli mi yahu?)
0
leylak sarabi
(09.03.09)
coen kardeşler = the big lebowski

no country for old men'in coen'lerle pek bir alakası yok. çok çizgilerinin dışına çıkmışlar. kara mizah kavramının "kara" kısmını korumuşlar, mizahı yok saymışlar. bence ama yine kronolojiye bağlı git. bak imdb'ye, 85 sonrası öncelikle şunları izle;

raising arizona
barton fink
fargo
the big lebowski

benim fantastik dörtlüm bunlar şahsen.
0
deckard
(09.03.09)
big lebowski. barton fink te olabilir ama lebowski daha neşeli bir film.
0
yazar kasa
(09.03.09)
bu kadar önemli mi kısmını yeni görüyorum. bir sinemasever için önemli, eline mısır pörtleği alıp "hadi bugün bir şey izleyelim"ciler için zerre önemli değil. ikinci grup pek bakmaz set ekibine. misal benim kurgu yönetmenine göre film seçtiğim de oluyor.

bir de mesela the man who wasn't there'e bak. ben hiç beğenmemiştim gerçi. coen'ler türü mizahı sevip de bu filmi beğeneni de tanımıyorum. anladığım kadarıyla millet kafanı karıştırmış. herkes kendince bildiklerini söylemiş. benim için bu ikiliyi özetleyen en iyi cümle şu entry'nin ilk cümlesidir;

(bkz: #4031722) (noktalamadan sonra verilmeyen boşluklar da cabası)

sabrını zorluyorum sanırım.
0
deckard
(09.03.09)
coen bros hayranlarının çoğunlukla amerikan hayranı olduklarını da tecrübeyle şahit olmuşumdur.ama gerçekten hayran olanları kastediyorum.yoksa filmlerden hiçbir şey anlamayıp laf olsun hava olsun diyerek özentilik yapanlara değil lafım.
bu dediğim tabi sizin için geçerli değil leylak şarabı.(yeni başlıyomuşsunuz çünkü)ama ben koen bros hayranı olmamakla birlikte izlediklerim arasından,fargo, theman who wasn t there (ki bence bundan başlayın mükkemmel bir senaryo her cümle ayrı güzel)
big lebowski de hoştur fakat sabır gerektiren bir yapım ehehemem diye gülersin belki ama sıkar bi süre sonra o bakımdan ilk bunu izlemeyin derim.(amerikanlığa övgü niteliğinde bir filmdir aslında)
bad santa ve o brother where art thou? ya bakmanızda da fayda var.the man who wasnt there ve no country for old man favorilerimdir.
kafanız karışmasın diye söylüyorum ilk bad santa ya da bro where art you izleyin evet böyle yapın pişman olmıycaksınız gülerken düşünecek düşünürken ağlıycaksınız valla.

edit: süper diyaloglarıyla,kasmayan komiklikleriyle nefes kesen millers crossingi unutmuşum
edit:fargo nun abartıldığına bakıp ahhaa süper bir filim önyargısı oluşmasın kafanızda.filmin öyle vaatleri yok zira izlediğinize pişman bile olabilir bu ne lan diyebilirsiniz.işte bu sebeple yeni başlayanlar için fargo önerilmez.keşke hiç başlamasaydım diyebilir diğer güzellikleri kaçırabilirsiniz."""fargo yu erteleyin"""
0
zombikanı
(09.03.09)
coen'e giris ise olay, bence fargodur ilk seyredilmesi gereken. ille kronolojik gidilicek diye bisey yok zira her yonetmen stilini ilk bastan tutturuyor diye bisey yok.
0
helpless
(09.03.09)
the big lebowski den başlayıp fargo ile bitirin. yine de sıralama çok da önemli değil bence.
0
yazar k
(09.03.09)
yahu aslında no country for old men'e giden shortest path'i bulmak amaç. çünkü arkadaşlarım hediye etmiş ve yorum bekliyorlar. diğerlerini daha sonra izlesem de olur. fargo - the big lebowski - no country yapıyorum o halde. ya da araya millers crossing'i de alabilirim.
0
🌸leylak sarabi
(09.03.09)
o brother where art thou?'yu izleyin derim.
0
Gulyadkin
(09.03.09)
0
atmosphere
(10.03.09)
barton fink i mutlaka izlemelisin.
0
baskaturlubirsey
(11.03.09)
(3)

Kadinlar günü dolayisi ile görsel malzeme

aheste cek kurekleri millet uyanmasin
Merhabalar,Kadinlar günü dolayisi ile bu aksam bir topluluga projektör ile resim, kisa film ve benzeri materyaller ile sunum yapacagim. Lakin asiri yogunlugumdan hazirlanmak icin anca vakit bulabildim. Bu meyanda, sizlerden öneriler almak istiyorum.Bak su su kisa filmler, görsel videolar var, surda
Merhabalar,

Kadinlar günü dolayisi ile bu aksam bir topluluga projektör ile resim, kisa film ve benzeri materyaller ile sunum yapacagim. Lakin asiri yogunlugumdan hazirlanmak icin anca vakit bulabildim. Bu meyanda, sizlerden öneriler almak istiyorum.

Bak su su kisa filmler, görsel videolar var, surda bulunan resimler cok iyi, sunu da yapsan güzel olur diye.... degerli önerilerinizi bekliyorum. Dis (yabanci) kaynaklakli calismalara da acigim.
0
aheste cek kurekleri millet uyanmasin
(08.03.09)
gazetelerdeki fotolara bak. cezaevindeki kadınlar, çalışan kadınlar gibi bir sürü temalı foto var.
0
oceano
(08.03.09)
Baska önerisi olan yok mu?
0
🌸aheste cek kurekleri millet uyanmasin
(08.03.09)
leylak sarabi
(08.03.09)
(5)

sbs sınavı hakkında

cehcho
arkadaşlar 6. sınıfa giden bir yeğenim var. sbs sınavında iyi bir puan aldığında özel okullara geçme şansı veya burs alma gibi bir ayrıcaklıkları oluyor mu?
arkadaşlar 6. sınıfa giden bir yeğenim var. sbs sınavında iyi bir puan aldığında özel okullara geçme şansı veya burs alma gibi bir ayrıcaklıkları oluyor mu?
0
cehcho
(07.03.09)
hayır.

edit: kafanızı karıştırmayalım boşu boşuna. benim demek istediğim şuydu, yeni sistemde 6., 7. ve 8. sınıfta girdikleri sbs ile birlikte her sene sonu alacakları karne ve davranış notlarını harmanlayarak orta öğretim kurumlarından birine girebilmek için bir puan çıkartacaklar size. bunun teknik detayı kılavuzların içinde yazıyor zaten. dolayısıyla sadece sınavdan ya da sadece karne ile alacağı iyi notlar kimsenin işine yaramayacaktır. eğer ki üç senenin sonunda bu "harmanlanmış" notu iyi olursa yeğeninizin hem güzel bir okula gitme hem de özel okullardan burs alabilme şansı bulabilir.
0
demcan
(07.03.09)
evet.

edit: derece yaparsa özel okullar kendilerine geçmesi için indirim teklif edebilir.
0
leylak sarabi
(07.03.09)
Arkadaşın sormak istediği sanırım 6. sınıftaki SBS'den iyi puan alınca 7. ve 8. sınıflara özel okulda devam edip edemeyeceği.

Bence bu husus tamamen özel okullara kalmış birşey. Eğer yeğeninizi gerçekten başarılı görüp okullarına kazandırmak ve ilerisi için kullanmak isterlerse olabilir tabi. Ama okuldan okula değişir tabi. Burs için de devletin parasız yatılılık ve bursluluk sınavı var bildiğim kadarıyla, o sınava girebilir.
0
44
(07.03.09)
@44 teşekkür ederim.

kesinlikle dediğiniz gibi sormak istediğim oydu. okuduğu okuldan memnun değil(iz). dersleri de çok iyi olduğundan sbs sınavıyla başka bir okula göndermek.
0
🌸cehcho
(07.03.09)
özel okulların sınavlarına girsin. sadece sbs sınavı sonucu bir işe yaramaz. eğer çok yüksek bir puansa biraz düşürürler puanı ama, yemek masrafı, servis masrafı hariç derler, artırırlar parayı.
0
lovemyself
(07.03.09)
(8)

teknik servis

zubundy
ubuntu kurmaya çalışmaktan bıktım. bana ankarada bir teknik servis önerin ben de gidip, av pardus veya av untu kurup kurtulayım, bedava olan işletim sistemi için 30-40 lira servis parası bayılayım istiyorum.anladığım kadarıyla external dvd sürücü olmadan ben bu sürümleri kuramayacağım.bu işi ben 20y
ubuntu kurmaya çalışmaktan bıktım. bana ankarada bir teknik servis önerin ben de gidip, av pardus veya av untu kurup kurtulayım, bedava olan işletim sistemi için 30-40 lira servis parası bayılayım istiyorum.
anladığım kadarıyla external dvd sürücü olmadan ben bu sürümleri kuramayacağım.
bu işi ben 20ye yaparım hacı gel kızılayda, şu kafede buluşalım 2 satte hallederiz diyenler olursa benden 20tl çalışır helalinden, hesabı da ben öderim, çay olur, bira olur farketmez.
ben avuntu ve avpardus image dosyalarını bilgisyara yukledim, yarın flash bellek ve bilgisayarı alıp gelirim mekana.
bu arada bilgisayarım eeepc1000h; şu netbook dediğimiz dvd-cd sürücüsü falan olmayan ufak şeylerden.
0
zubundy
(28.02.09)
boot menu den boot from usb deyip kursana be abi.
0
bryan fury
(28.02.09)
boot menüyü bir açabilsem
nette aradım kimisi f10 diyor kimisi f12 diyor escye basılı tut diyenler de var
ama hiçbirisi işe yaramadı açamadım boot menuyu
bilgisayar açılırken asus yazan sayfa cıkmıyor 2sn. kadar siyah sayfa cıkıyor sonra direk windows ekranı.
0
🌸zubundy
(28.02.09)
power tusuna basar basmaz dene teker teker.
0
bryan fury
(28.02.09)
denemedim mi sanıyorsun dostum... alt tarafı bir işletim sistemi kurduracam ve bunun için para ödeyeceğim, kendimi çok salak hissediyorum ama ne yapalım başka çarem yok..
pardus vs. kullanıcılarının olduğu sitelerde falan da yazdım ama yardım eden olmadı :(
o değil de 10 senedir bilgisayar kullanıyorum ve işletim sistemi kurmaya para verecem... birde utanmadan format attırmak için para verenlere aptalsınız olm siz derdim, işte böyle etme bulma dünyası, ne oldum değil ne olacam diyeceksin. be da bana ders olsun
0
🌸zubundy
(28.02.09)
f8 yahu
0
leylak sarabi
(28.02.09)
esc tusuna basiyorsunuz acilirken.
0
entrapmen
(28.02.09)
kurarken bukadar zorlaniyorsaniz kullanirken hiç yapamazsınız, benden söylemesi
0
05
(28.02.09)
@05: yok ben zaten xp kullanmaya devam edecem, sadece pardusun içindeki avukatlar için yapılmış olan yazılımları kullanmal için av pardus yukluyorum.. o yazılımları xpye yüklemeye kalksam 1000tl ye yakın para istiyorlar, korsanı da zaten yok
0
🌸zubundy
(01.03.09)
(9)

kızlarla tanışma yolları vol. 1

ntfs
pek sevgili pek romantik duyuru ahalisi. malum önümüz bahar. gönül yayları gevşemeden şunları gergin tutsam dedim ve okul sınırları içinde bir hanımefendiyi gözüme kestirdim. ama problem şu ki kendisiyle sohbetimiz, ortak noktamız sıfırdan biraz daha aşağıda. kendisinin bilgisayarında bir kere proxy
pek sevgili pek romantik duyuru ahalisi. malum önümüz bahar. gönül yayları gevşemeden şunları gergin tutsam dedim ve okul sınırları içinde bir hanımefendiyi gözüme kestirdim. ama problem şu ki kendisiyle sohbetimiz, ortak noktamız sıfırdan biraz daha aşağıda. kendisinin bilgisayarında bir kere proxy ayarı yapmışlığım vardır tümü bu. şimdi bana akıl verecek olan yardımseverlerden talebim kendisiyle tanışma tüyolarıdır. sözlük bayanları da yardımını esirgemezse pek bir mutlu olacağım.
0
ntfs
(28.02.09)
ben tersten giden bir durumdan bahsedeyim. psikoloji bölümündeki bir bağyan arkadaş grubuyla deney yapıyordu, kafeteryada gidip bir erkeğin yanına oturacak ve hiçbir şey yapmayacaktı. ben de merak ettim seyrettim hatta. kız erkek birşey demediği sürece konuşmayacaktı filan.. yarım saat oturdu orda ve çocuk kıza msnini bile vermiş. yani üstteki arkadaşa katılıyorum mutlaka konuşulacak bir şeyler bulunur. konuş.
0
drink the stars
(28.02.09)
Gözüne kestirdiğin hanım arkadaşın özele girmeden genel yapısını anlatırsan belki yardımcı olunabilir. Ama bilgisayar manyağı gibi görünmemeye çalış, genelde ters tepiyor. Zayıf noktası vardır muhakkak onu öğren. Aşırı milliyetçiyse milliyetçilik damarına gir, komçekse Marksizm hakkında biraz oku. Spordan hoşlanıyorsa hoşlandığı sporu takip et. Hayvan aşığıysa hayvanlarla ilgilen, örneğin arabadaysan ve bir şekilde seni görüyorsa arabayı durdur, süt ekmek falan al plastik tabak içinde hayvanın önüne koy iki okşa sonra kıza bakmadan ayrıl ortamdan. Tiki ciks tarzıysa bence hiç bulaşma ama ısrarlıyım dersen ciks mekanları öğren, starbucks tarzına adapte olmaya çalış. Yeri gelince de yapmacık olmayan şekilde hafiften sondaya başla. Bu arada gerekli bilgileri de toplamayı unutma, erkek arkadaşı veya hoşlandığı biri varsa projeyi iptal etmek gerekir etik açıdan. İkna ve telkinle ilgili kitapları okuyabilirsin, yalniz piyasadaki "8 dakikada nasıl evet dedirtirsiniz" tarzı ucuz, bilimsel dayanağı olmayan kitaplara bulaşma. Bir süre okursan elbette Hannibal Lecter olmazsın elbette ama karşıdakini istediğin yöne çekebilirsin. Belirli bir konu konuşulurken vücut hareketlerine dikkat et, gözbebekleri ve saç oynamaları en açık ipuçlarıdır.

Anahtar kelime: Zayıf noktayı bul.

Başarılar. Unutma, sen bir Türk erkeğisin. Genlerinde bu konuda yeteri kadar yetenek var. Güven kendine.
0
tekosin
(28.02.09)
neden ortak noktanız sıfırdan aşağıda olan biriyle muhabbet kurmak istiyorsunuz? proxy ayarı yapamamasını geçtim.
0
leylak sarabi
(28.02.09)
hocam iyi güzel anlatalım da vol 2 vol 3 de ne gelecek? "yatağa atmanın yolları" "threesome yapmanın yolları" ? :D

şaka bir yana bir yolu olduğunu nerden çıkardın abi? üç adım atacaksın potaya yaklaşınca smaçı basacaksın değil ki olay. bodoslama gireceksin.

ha değerli tavsiyeler istiyorsan "ne yapmamalıyım" diye soracaktın. mesela kabında yemeği bitmiş köpek gibi gitmeyeceksin. "hocam malum bahar geliyor, sokacak delik lazım, bi el atıver" mantalitesi ahlaki boyuttan da falan önce senin buna ihtiyacın olduğunu gösterdiği için sakıncalı.

bir iki temel noktaya sahipmişsin gibi davran:
1- kıza falan ihtiyacın yok arkadaşım senin. akşam eve gidince 2 süper kız sana sakso çekecek adeta (geçenlerde bi başkasına da aynı tavsiyeyi vermiş olabilirim, kusura bakma)
2- kızdan bişey bekleyerek gitme, "yahu bu kız eğlenceli miymiş? bi yanına gidip muhabbet edip bakayım" diye git. hem dangozun tekiyse ne işin var allasen? muhabbetin de proxy kurmaktan ibaretmiş hem, sen bu kız neye göre gözüne kestirdin ki? götüne bakıp kestirdiysen, ona göre yaklaş. (hayır arkadan değil). "ya benimsin ya toprağın", "reddedilirsem kendimi asarım" vs. değil. götüne bakarak seçtiğin kızı ne kadar ciddiye alabilirsen o kadar.
3- sen de eğlenceli ol. biliyorum eğlenceli bi insansın arkadaş ortamında falan, ama mevzu kızın yanında korkup da eğlenceli seni tuvalette rahatsız edilip de b.ku kaçmış insan gibi kaybetmemek. eğlenceli sene sahip çık.
4- bu yüzden kızla taşak geçmen gerekcek. bunu da iyi ayarla. kendine güvenmediği noktalardan incecik vur. ("götün de kocamanmış" deme de mesela "aa susam sokağındaki minik kuşa benziyosun" gibi ne idüğü belirsin yarı iltifat mıdır artık hakaret midir belli olmayan şeyler de mesela)
5- üzerine de zklemez havalarını serptin mi (dikkat et megoloman, süper voltran ıssız adam havaları değil, sadece çok zklemeyen adam) bu kek kabarır da afiyetle yenir arkadaş.

hey gidi gençlik.
0
lhun
(28.02.09)
fikirler süper de uyguluycak bi adam lazım (: sırayla cevap veriyorum;

@ohm; bilgisayar teknikeri modunda takılmıyorum ama belkide beni ancak onu söyleyince hatırlar. ne halt ediciğiz o durumda :) ayrıca ne alfa ne beta erkek olma konusunda hiç bi iddiam da yok

@tekosin; özel yapısını bilsem elbette anlatırım ama kendisiyle ilişkim koridorda rastlamaktan öteye gitmedi. öyle ciks falan diil, tersine oldukça mütevazi. kıyafeti bile anlatıyo. haftanın iki-üç günü aynı kot-kazakla takılıyo. saçları fönlü falan diil. normal takılan biri işte. hoşlandığı biri ihtimalini pek düşünmüyorum çünkü genelde yalnız takılıyo. pek fazla arkadaşı da yok yada ben rastlamadım.

leylak sarabi; belki de çevredekilerden en hoş veya aklı başında o görünmüştür.

lhun; yok be hocam. cinsel düşüncem 0 duygusal düşüncem 100. delik melik aradığım yok.
0
🌸ntfs
(28.02.09)
ahah biz evleniyoruz evi mi bu? boka nazaran tezek zihniyetiyle yaklaşmayın arkadaşım, bekleyin çıkar size uygun biri.
0
leylak sarabi
(28.02.09)
abi benim nacizane önerim eğer kızdan belirgin bir işaret almadıysan sakın bu işlere girme. öyle erkeğin kızı ilk tanışmada şaşırttığı, başını döndürttüğü durumlar ancak filmlerde oluyor. yani senden önce kaç erkek ona bu türk teklifle yaptığını düşün ve sana belirgin bir işaret vermemisse o erkeklerin kategorisine çöp gibi fırlatabileceğini düşün. (çoğunluklada böyle oluyor zaten. bana ilk tanışmasında başarılı olmuş kaç erkek var söyleyebilir misiniz? )
0
camasir suyu
(28.02.09)
şunu net söyliyim, bi kızdan hoşlanıyorsun, 1 gün bakıştın, 2.gün bakıştın, hadi 3.gün bakıştın,
4.gün'de bakışırsan o olay bitti,
git naber de.
tabiki senden hoşlanıyorum, akşam sinemaya gidelim, hobilerin nedir falan deme.
kimya'damıydın de, dersler nasıl de.
0
thefirstfbli
(28.02.09)
benim kadınlar hakkında öğrendiğim en önemli şey insandaki özgüvenin kokusunu erkeklerden daha iyi alabilmeleridir. kendinden ve yapacaklarından eminsen erkekte olsa kadında olsa insanları etkilersin. ama kadınları etkilemek daha kolay. bu yüzden otur kendinle hesaplaş sen. güçlü yönlerini zayıf yönlerini bil. kadına yaklaşacağın zaman ne istediğini bil ve ona göre davran yeter. senden hoşlanmasa bile en kötü ihtimalle sana saygı duyar.
0
s e ff a f
(28.02.09)
(2)

Björk'ün bir video klibi

there is nothing left for me
Björk'ün bir video klibini arıyorum (ve şarkının ismini). Klipte Björk'ün sırtından kanat gibi bir şeyler çıkıyormuş, rengi de siyahmış. Tüm bilgim bu. Evet nedir bu şarkı sevgili dostlar, sorarım size.
Björk'ün bir video klibini arıyorum (ve şarkının ismini). Klipte Björk'ün sırtından kanat gibi bir şeyler çıkıyormuş, rengi de siyahmış. Tüm bilgim bu. Evet nedir bu şarkı sevgili dostlar, sorarım size.
0
there is nothing left for me
(27.02.09)
coccoon mudur ki?
0
leylak sarabi
(28.02.09)
army of love ??
0
anteelope_
(05.03.09)
(1)

Görünmeyen fotoğraf makinesi

leylak sarabi
Aygıt sürücüsünde görünen fotoğraf makinesinin içeriğine Bilgisayarım'dan veya kendi yazılımlarından erişemiyorum. Laptop'a takınca sürücü falan istemeden tanıyor. What the hell?
Aygıt sürücüsünde görünen fotoğraf makinesinin içeriğine Bilgisayarım'dan veya kendi yazılımlarından erişemiyorum. Laptop'a takınca sürücü falan istemeden tanıyor. What the hell?
0
leylak sarabi
(25.02.09)
aynı porta taktığım diğer cihazlar çalışıyor. tüm portlarda aynı durum. milyon tane sürücü denedim. bütün usb denetleyicilerini kaldırıp yeniden kurdum, olmuyor, delireceğim.
0
🌸leylak sarabi
(25.02.09)
(12)

bir kızla barda, kafede, sinemada falan filan nasıl tanışılır?

unqualified person 2
kızlar sorum size(başarı istatistiği yüksek erkekler de cevaplasın tabi).uzun zamandır yeni bir kızla tanışmadım. sebebi de artık bar(genelde), kafeden başka bir sosyal ortama takılmamam. tabi oralar da ne kadar sosyal? emin değilim. barda, kafede, sinemada, yolda bi kız görsem, hoşuma gitse, kızdan
kızlar sorum size(başarı istatistiği yüksek erkekler de cevaplasın tabi).

uzun zamandır yeni bir kızla tanışmadım. sebebi de artık bar(genelde), kafeden başka bir sosyal ortama takılmamam. tabi oralar da ne kadar sosyal? emin değilim. barda, kafede, sinemada, yolda bi kız görsem, hoşuma gitse, kızdan da elektrik alsam, gidip konuşmaya cesaret edemiyorum. aslında utangaç biri değilimdir. ama ilk girişime çekiniyorum.
şimdi, sorum şu;
bu gibi ortamlarda bir erkek bir kızla tanışmak için ne yapar? ne konuşur? örneklerle açıklayabilir misiniz? başarılı olma ihtimali yüksek, başınızdan geçen örnekler istiyorum :)
anket olmuş bu be.
0
unqualified person 2
(25.02.09)
o dedigin olay burada olmuyor. mesela 23 senedir bir kere bile boyle bir olay yasamamis birisi barcelona'ya, italya'ya, hollanda'ya gittiginde kendini asiyor. nedeni basit; orada oyle bir kultur varken burda yok.

sokaktan gecen kiza laf attiginda, gulumsediginde, baktiginda, goz kirptiginda gulumserlerken burada sapik muamelesi goruyorsun.
simdi sen bu yurtdisinda kizlar pis veriyormus abi lafini oldukca duymus genc bir kardesimize benziyorsun. verme yonunden bakmayalim da, insanca muhabbete girebilecegin, sohbet edip takilabilecegin kizlara ulasmak son derece kolayken burada degil.

sonuc; bekleme burdan oyle bir sey.

ne yapar? sorusuna cevaben yine "normal sartlar altinda" (yabanci memlekette) olan ideal durumdan bahsedeyim:

-sokaktan gecen kiza "mi sinyoritaaa" diye embesil bir sekilde bagirsan da sonu guzel yerlere varabiliyor
-bardasin bir seyler iciyorsun, birini gordun, iki kere bakistin, yanina gidip naber, nerelisin diyip muhabbete basliyorsun.
-sokakta oturuyorsun, iciyorsun. yandaki kizlar geliyor, market nerede diyor. ben gosteriyim istersin diyip gidiyorsun sonra gece devam ediyor.

sakin unutma ki puf nokta her zaman "icki"dir. work&travel'a gidip de "icki icmem ben abi, sagliksiz" triplerinde dolanan yakisikli bir genc eliyle ciftleserek dondu. gittigi yerde keci gotune benzeyen tiplerse birlesmis milletler tecrubesi yasadilar. icki, icki, icki..

yalniz once de dedigim gibi bunlar normal sartlar altinda olanlar. turkiye'de facebook'tan "nbr :)" diye mesaj atarak oluyormus. oyle dediler...
0
nochristrequiress
(25.02.09)
pek yardimci olamayacak olsa da;

(bkz: kizlarla tanisma yollari)
(bkz: kizla tanisma replikleri)
(bkz: tum zamanlarin en basarili kiz dusurme repligi)
(bkz: tum zamanlarin en basarisiz kiz dusurme repligi)

bi de niyeyse aklima seneler evveel maillerde dolasan bir sitenin icerigi geldi. orada elemanin birisi kizlarla nasil tanisiliri abuk subuk anlatiyordu. burclar falan.

en iyisi arkadas cevresinin yardimiyla birileriyle tanismaktir, en efektif yoldur bana kalirsa.
0
entrapmen
(25.02.09)
bar cafe gibi tesadüfen karşılaşılan yerlerde değil de kurs, topluluk, işyeri gibi sürekli karşılaşılabilecek yerlerde tanışmanız daha güven verici olur. yani tanımadığım birinin yolda beni durdurup "seni beğendim ve saçlarından sürükleyerek mağarama götüreceğim" demesini istemem ve bunun sabun yapılması gereken türk kızı olmamla ilgisi olduğunu zannetmiyorum nochristrequiress.
0
leylak sarabi
(25.02.09)
valla gidip konuşacaksın, karşı taraf kendine güvenin olduğunu anladığında yelkenleri suya indiriyor direkt zaten. muzurca gülümse biraz, baymadan iltifat et. yeni öğrendim ben de kızlara "offf çok masum" diye laf atmak kızların acayip hoşuna gidiyormuş. daha kolay tavlanıyolarmış. birine gidip "offf çok masumsun" diyebilirsin mesela. +1 sempati kazanır kız sana.
0
deckard
(25.02.09)
sigara yakma bahanesiyle yanaşılır genelde.
0
kibritsuyu
(25.02.09)
asyadan balkanlara, avrupadan amerikaya her yerde mümkün bu olay. bizde yok olmaz diye bir şey söylenemez.

bi tomar para alıp oturduğun masanın üstüne yaymak işe yarıyor mesela. mıknatıs gibi çekersin herkesi.
0
emrag
(25.02.09)
Benim çok komik bir tanışma hikayem var. Star Wars Ep. III'e gittim. Filmi izledikten sonra başlığına entry girerken "bu arada konak pier'de 19 mayıs 2005 15:30 seansına kırmızı lightsaber ve darth vader kaskı ile gelen cesur bayana selam etmeyi bir borç bilirim." yazdım.

Kızın arkadaşı film hakkında google da araştırma yaparken entryme denk gelmiş ve kıza haber vermiş.

Kız sözlüğün iletişim bölümünden moderatöre ulaşmış - guru'ya teşekkür ederim. Bana iade i selam etmek için mail adresini yazmış. Mesajını bana ilettiler ve tanışmış oldum.

Tekrar gerçekleşmesi milyonda bir ihtimal ama...

sozluk.sourtimes.org
0
kimlanbu
(25.02.09)
yavşak olacaksın..
yavşaktan kastım "merhaba bağyan" tipi değil, yaramaz bi çocuk gibi..öncelikle gergin olmaktan çok eğlenmek ve karşı tarafa bunu hissettirmek lazım..yani karşındakini kendi eğlencene dahil eder gibi olmalı tanışma, zaten böylesine bir yaklaşımda terslensen bile aynı gülümsemeyle rahatça uzaklaşabilirsin..
tabi ki her şey bir gülümsemeyle başlar, kendine güvenip karşındakinin gözlerine bakarak gülümsemeyi bilmen lazım..eğer kız bön bön bakıyorsa hiç uğraşma o defteri kapat, ama baktın o kadar olumsuz değil, her zaman giriş için "merhaba" iyidir..yok "yeşil çok yakışmış" yok "gözlerine kurban olayım" bunlarla hiç şansın olmaz..
bunun ötesinde tekrar ediyorum, her şey eğlencede bitiyor, karşındaki insana hayatının aşkı veya o geceki eğlencen olarak değil, sadece o an muhabbet etmek ve bir şeyler konuşmak için yaklaştığını hissettirmeli,hakkaten de öyle yapmalısın..
neyse bu kadar taktik yeter, kalanları da bize kalsın :P
0
erostrada
(25.02.09)
Kız arkadaşlarımdan edindiğim bilgilere dayanarak çoğunun bar/cafe den erkek arkadaş edinmeye karşı olduğunu söyleyebilirim. Eğer çok yakışıklı, karizmatik,yaratıcı değilsen şansın oldukça düşük.

Eğer bara gittiğinde dikkat ettiysen tek başına takılan hatunlara bir gecede kaç kişinin yazdığını sayarsan iki elinin parmakları yetmez. Buradan çıkaracağın sonuç : senin geri kalanlardan farkın ne ? Seni de niye onlar gibi reddetmesin ? Bu soruya cevap verebiliyorsan muhabbete giriş noktanı bu oluşturacak.

"oha lan bu herif bu hatunu nasıl bulmuş" dedirtecek kadar güzel hatunları listenden çıkar. Herkesin kendisini bilmesi gerekiyor NŞA. (NŞA : Tip=ortalama, Gelir = ortalama, Geyik = ortalama)
0
kimlanbu
(25.02.09)
açıkçası okul,topluluk,dernek filan gibi yerler hariç tanışmam kimseyle kafeymiş barmış, ister süper yakışıklı ister süper geyik olsun. hırlısı var hırsızı var :)
0
kanuniye
(25.02.09)
yanlisiniz var, barda tek basina oturan kiza butun erkekler tahmin ettiginiz gibi oyle ususmuyor. herkeste bir "ya madara olursam" paranoyasi var, o da olmazsa "kizla burda tanisirsam beni ne kadar sallar ki" korkusu var, ya da hicbisey yok, "ayip lan" seyi var kendi kendine.. butun bu ic sesleri dinlememek icin de cok fazla icmeye gerek duyuyorlar genelde, sonra da bayagi sacmaliyorlar. halbuki ayik kafayla adam gibi gelse konussa, gayet de guzel olur, begenirsem olur da biseyler, niye olmasin. olmadi sohbet etmis oluruz, degisiklik olur ne ki yani. en kotusu baktim cok bayiyo, kibarca yollarim : )
bence icinden geldigi gibi konusmalisin, nooolabilir yani en fazla (sevgilisi varsa dayak yiyebilirsin maksimum:)). sadece "yanlis anlama" kalibini kullanma cok salakca bi laf bence : )
ayrica hirlisi hirsizi, namussuzu yalancisi kendini saklayacaksa saklar, ister okulda tanismis ol ister kafede barda, ne fark ediyor ki, hic. tam tersine, bi gecmisin olmayan insanlarla her zaman cok daha durustsundur. severim ben.
0
cisterna
(26.02.09)
bir arkadaşım yurtdışında barda bir kıza nerelisin demişti, kız iskoçum demişti arkadaş da "i am braveheart" gibi alemin o anki en kro cümlelerinden birini söylemiş olmasına rağmen bu kızın bir hoşuna gitmişti anlatamam sonra tanıştılar falan gerisini anlatmiyim...yaratıcı olmak yani
0
alkolikfedai
(26.02.09)
(10)

kaliteli fotograf cekmek icin nasil bir makine ?

sezaryan
yillardir hep su kucuk casio exslim ivir zivir tarzi makinelerden kullaniyorum. cektigim fotolarda pek bi boka benzemiyor. aciyorum flickr gibi siteleri adamlar dokturmusler, fotograflarin herbiri birer sanat eseri.. simdi benim boyle etkileyici fotograflar cekebilmem icin bana nasil bir makine lazi
yillardir hep su kucuk casio exslim ivir zivir tarzi makinelerden kullaniyorum. cektigim fotolarda pek bi boka benzemiyor. aciyorum flickr gibi siteleri adamlar dokturmusler, fotograflarin herbiri birer sanat eseri.. simdi benim boyle etkileyici fotograflar cekebilmem icin bana nasil bir makine lazim. tavsiyeleriniz var mi?
0
sezaryan
(01.02.09)
dslr bir makine bul, aynı kareleri 50 kere çek. biri düzgün çıkar. o sitelerdeki fotoğrafları da öyle çekiyorlar zaten.
0
mortifera
(01.02.09)
sana ışık ta lazım makinenin yanında. sonra kompozisyon bilgisi de lazım hatta golgede lazım. o zaman eos 300d ile bile harikulade seyler çekersin merak etme;)
0
zapake
(01.02.09)
açıkçası ıvırzıvır dediğiniz makinelerle de şahane fotoğraflar çekilebileceği gibi siz kafanıza göre deklanşöre bastığınızda kendi kendine etkileyici fotoğraflar yaratacak bir makine de mevcut değil.
0
leylak sarabi
(01.02.09)
peki isik golge ve kompozisyon falan fistik seyleri minimum kullanarak optimimum fotograflar cekmemi saglayabilecek bir makine yok mu? ayrica bu dslr makinelerin normal digital makinelerden kalite acisindan bariz farki var mi? misal bendeki casio 8 mp bakiyorum cogu dslr de 8 mp. farki fiyati mi? nedir yani?
0
🌸sezaryan
(01.02.09)
dslr prof makinadır tabi ki farkı var. üstelik nikon ya da canon bir makinadan başkasına da bakmayın. casio bu ikisinin yanında tenekedir. unutmayın.
bi kursa gidin, tekniği öğrenin, biraz da sanatsal bakış açıları, çekim açıları öğrenen ve kendiniz geliştirin. en doğru yol bu.
0
oceano
(01.02.09)
peki bu konuda tavsiye edebileceginiz kurs var mi? googledan yazinca cikiyor ama ben gittim guzeldi diyebileceginiz bi yer olabilir. bide exslimle oraya gidersem bana gulerler heralde once bi makine mi almak lazim?
0
🌸sezaryan
(01.02.09)
megapixel dediğiniz şey kalite ölçüsü değildir ki.
0
sanal uyku
(01.02.09)
bir de sunu demeliyim ki, ben de cok işe yaradıgını düşünüyorum..

söyle ki;

flickr olsun, devianart olsun buralarda begendiginiz fotolar üzerinde kafa yorun. bakıp geçmeyin asla. iyi bi fotograf izleyicisi olmadan fotograf cekebilmek bence cok zor. yerin gelmiş ben bi foto için 20-30 dakka bakıp kafa yormuşumdur. "siz aynı yerde olsaydınız ne yapardınız?" bu sorunun cevabını dusunun. bu neyi nereye yerleştirmeniz gerektiğini (cocuk sagda, agac solda vs.), kadraj secimlerini (dik-yan vs.), daha sonra pc'de kroplanmak gerekir mi gerekmez mi.. bunlara kafa yorun. sıcak renkler soguk renkler bunlara dikkat edin. bu da güzel buldugunuz fotolara kafa yorarak olur. yani aslında birazcık güzel fotoları taklit etmiş olcaksınız, zaman geçtikce işi ogrendikçe kendinizden de bişiler katabilirsiniz.

bunu yerleştirdikten sonra makinanın ayarlarını ogrenmelisiniz, oncelikle makinaya cok hakim olmalısınız. bu da sürekli foto cekerek olur. bunun için ne ne işe yarar bunları ogrenmelisiniz. ogrenmeniz gereken 3 temel şey vardır. olmazsa olmaz.

diyafram ne demek
enstantane hızı ne demek
iso ne demek

mesela atıyorumm ortakoy fotografları var mumkunse exif bilgilerini yani diyafram, enstantane hızı, iso degerine bakın. adam gunun hangi saatinde hangi hava şartlarında cekmiş, neyi nasıl ayarlamış falan ona bakın. mesela kapalı havada, bi de vakit akşam üstüne geliyosa iso hızını dogru degere ayarlamazsanız fotonuz boktan cıkabilir.

makine elbette cok onemli, kaliteli denilen dslr makine alsanız bile bunun bi de lensi var. ben de 400d var, elimde kaliteli lens olmadıgı için makina bazen yetersiz kalıyor mesela. en basitinden telefoto zoom lensim yok, bazen tıkanıp kalıyorum =) yani dslr makina alınca da iş bitmiş olmuyor. tecrube, bilgi, kafa yorma da cok onemli.. dedigim gibi dslr makinam var, düzgün lensim yok, tecrubem yok yani yetmiyo.

madem nasıl kaliteli foto cekerim diyosunuz, bunları bi goz onunde bulundurun.

(yazıyı cok hızlı yazmak zorunda kaldım, dilbilgisi, cumle yapısı vs. hatalar için cok ozur diliyorum)
0
kirkbir
(01.02.09)
bütçeni bilmiyorum ama en uygun fiyatlı dslr makineler:
-nikon d40
-canon 400d
-canon 450d
elin titremediği sürece bu makinelerde kötü fotoğraf çekemezsin
0
enter saltman benim
(01.02.09)
su adrese bir bakmaniz iyi olur, cok iyi makineniz olmadan da iyi fotograflar cekmek mümkün.

www.fotoritim.com
0
atmacaged
(02.02.09)
(8)

nesnel yargı/öznel yargı

meursaults
Huzursuz ile bir entry'si üzerinde tartışıyorduk da bir de size soralım dedik. (bkz: #14062200)Şimdi; huzursuz güneşin insana göre sıcak olduğundan dolayı "güneş sıcaktır" önermesinin nesnel bir yargı olduğunu söylüyor. Ben de eğer insanlar güneşten daha sıcak bir yıldıza/güneşe gidip daha sıcak bir
Huzursuz ile bir entry'si üzerinde tartışıyorduk da bir de size soralım dedik. (bkz: #14062200)

Şimdi; huzursuz güneşin insana göre sıcak olduğundan dolayı "güneş sıcaktır" önermesinin nesnel bir yargı olduğunu söylüyor. Ben de eğer insanlar güneşten daha sıcak bir yıldıza/güneşe gidip daha sıcak bir ortamda kalmalarını sağlayacak teknolojik gelişmeye sahip olsalardı, güneşin insanlara nispeten daha soğuk geleceğini dolayısıyla böyle bir önermenin nesnel bir yargı olamayacağını söylüyorum. Bu insanların içinde bulundukları koşulara göre doğrudur bence. Hatta felsefik olarak sıcaklık kavramı bile tartışılabilir ya neyse girmeyelim. Bana göre "insanın %70'i sudur" gibi daha mekanik bir önerme nesnel bir önermeye örnek gösterilebilir gibi geliyor.

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
meursaults
(17.01.09)
huzursuz bence yanlış değil. güneşin sıcak oluşu nesnel bir yargıdır bence de. fakat mesela uzaylılar olsaydı gerçekten ve onlara göre güneş soğuk olsaydı o zaman öznel olurdu belki. başka bir yıldızın daha sıcak olması veya insanların oraya gitmeleri güneşin sıcak olmadığını değil nispeten soğuk olduğunu gösterir ki bu da bu da güneşin herkese göre sıcak olduğunu değiştirmez. 50 derece sıcaktır mesela ama 40 derece de sıcaktır değil mi efendim. biz onu teknolik bir alet ile o anda hissetmesek de gerçek olarak yine de sıcaktır. bilmem anlatabildim mi düşüncemi.
0
lemmiwinks
(17.01.09)
evet lemmiwinks'in dedigi gibi gunesten daha sicak bir yildizin olmasi ve oraya gidip bile o sicakligi hissetmis olmamiz gunesin sicak oldugu gercegini degistirmiyor. belli derecelere kadar sicaklik oznel olabilir, ama gunes kadar cok sicak birseyde oznellik mantik disi gelebiliyor, ama gunesin sicak olmasinin sana gore nesnel olmasi da bir bakima oznel bir dusunce oluyor. ha bir de nesnel veya oznelin arasinda kalan yargilar da olabilir. sadece nesnel ve oznel yarginin olmasi da nesnel bir yargi mi oluyor o zaman, bana gore olmuyor:)
0
ermanen
(17.01.09)
merhaba,

benim düşüncem şu şekilde... başka bir yıldıza gitsek, orası güneşten sıcak olsa bile, güneş yine de bizim için sıcak olacaktır. başka yıldıza göre soğuk olması, güneşin insan için sıcak olduğu gerçeğini değiştirmez... Gün gelir vücut yapımız değişir de güneşin ısısına dayanacak hale gelirsek o zaman soğuk ya da sıcak değil diyebiliriz bence.
0
huzursuz
(17.01.09)
huzursuz'un önermesi eksik. Güneş bir yıldızdır bunda hemfikiriz değil mi? yıldızların hr diyagramına göre Güneş G tipi bir yıldız. G tipi yıldız da ortalama sıcaklığa sahip. hatta biraz altında kalıyor ortalamanın. G'den daha sıcak F, A, B ve O tipi yıldızlar var, ki bunlar milyonlarlarcadır.

yani; Güneş insanlara göre sıcaktır, fakat yıldızlara göre soğuktur.

"Güneş sıcaktır" demek eksik kalıyor. nesnel bir yargı demek için bence yeterli bir önerme değil.
0
deckard
(17.01.09)
şu değerin üstü sıcak altı soğuktur diye bir treshold olmadığından sıcaklık kavramında kesin bir nesnellik yok aslında, çay 80 derece dersek nesnel olur ama sıcak çay kişiden kişiye değişir.
0
leylak sarabi
(17.01.09)
Kime göre, neye göre? Sorusunu yöneltebileceğimiz için bence "Güneş sıcaktır." önermesi nesnel değildir bence. Ha, "Her şey sıcaktır." denilseydi bu her şeyin bir sıcaklığa sahip olması sebebiyle nesnel bir önerme olurdu. Deckard'ın da belirttiği gibi yıldızlar açısından bakıldığında güneş sıcak olmuyorsa bu önerme eni konu özneldir. Güneş, insan öznesi için sıcaktır.
0
carc
(17.01.09)
huzursuz'un verdigi bilgi nesnel degildir bence.

ozne olarak 'sicak'in, taniminda nesnellik yoktur. gunes sicaktir yerine sunlar kullanilip, yargi nesnel yapilabilir gibi:

gunes, dunya'dan daha sicaktir.
gunes, ortalama G tipi bir yildiz kadar sicaktir.
gunes, ortalama bir insan vucudundan daha sicaktir.
gunes, insanlara gore daha sicaktir (bir ustteki cumle babinda).

gunluk hayatta kullandigimiz sicak genelde 3. kullanimin kisaltilmisi. Birinci ve dorduncude ise 'daha' kelimesi ile karsilastirmadan gelen bir nesnellik var.

'gunes sicaktir' bir baglam icinde olmadigindan tartismaya aciktir ve eksik arguman icermektedir bence.
0
armish
(17.01.09)
Bende sıcaklık kavramının öznellik taşıdığını söylüyorum aslında. Yani atıyorum bilmiyorum kaç C derece değil de; sadece sıcak demek yeterli değil bana göre. Şöyle bir örnek daha vereyim; Aynı insanın hem ekvatora hem de kutba gittiğini düşünelim. Ekvator'da "güneş amma da sıcakmış" derken; kutupta "ortam buz gibi, güneş hiç de sıcak değil/ısıtmıyor" diyebilir. Yahut olur da güneşin ömrünün bitip soğumaya başladığını düşünelim.

Sanırım huzursuz'un dediği "ne olursa olsun; güneşin sıcaklığı müdahale edilmeksizin bellidir." Ama ben o önermeden öyle çıkartamadım. Anlatım eksikliği denebilir belki...
0
🌸meursaults
(17.01.09)
(5)

pedagojik formasyon

leylak sarabi
Tezsiz yüksek lisans olarak geçiyormuş bu. Ama tezli yüksek lisans yapıyorum ve normalde aynı anda başka yüksek lisans programına kayıtlı olamıyoruz. Formasyon için de geçerli midir bu? Sonra bunun bir süresi var mı, şimdi alıp ileride çocuk yapayım evimin kadını olayım dersem kullanabilir miyim?
Tezsiz yüksek lisans olarak geçiyormuş bu. Ama tezli yüksek lisans yapıyorum ve normalde aynı anda başka yüksek lisans programına kayıtlı olamıyoruz. Formasyon için de geçerli midir bu? Sonra bunun bir süresi var mı, şimdi alıp ileride çocuk yapayım evimin kadını olayım dersem kullanabilir miyim?
0
leylak sarabi
(06.01.09)
formasyonu aldın mı ömür boyu kullanırsın
0
derectus
(06.01.09)
hangi alan ve sehir icin bilemiyorum ama ingilizce ogretmenligi sertifikasi adi altinda (tezsiz yuksek lisans olmayan) hacettepe universitesi egitim fakultesi (sanirim gazi universitesinde de var) bir program duzenliyor. 1 yil sureyle hafta ici her gun aksam 16:30-19:30 arasi dersler var, toplamda 9 ders ve zorunlu staj var. tamamlaninca sertifika aliniyor, pedagojik formasyon olarak kullaniliyor. ucreti gecen yil 2500 tlydi. bazen ikinci donem baslayip yazin da devam edilen program aciyorlar.
0
my last duchess
(07.01.09)
merhaba size danışmak istedim ben biyoloji mezunu olarak biyomühendslkte yüksek lisansa başladım fakat mühendislik dersleri haddinden fazla ağır geldi. bu nedenle bahar döneminde biyoloji bölümüne başvurmak istiyorum. ancak şöyle birşey var eger biyolojiye kabul edilmezsem biyomühendislkten kaydımı sildirmeyeyim diyorum. bu mümkün mü yani biyolojiyi kesin kazanırsam biyomühndslikteki kaydımı sildireyim diyorum mülakat ya da başvuruda bir sorun çıkar mı? şimdiden teşekkürler...
0
ilknurd84
(08.01.09)
önceden kaydı sildirmenize gerek yok. kazanırsanız kayıt yaptırırken bir belge imzalamanızı istiyorlar başka bir yerde kaydınız varsa sildireceğinize dair. mülakatta bahsetmenize de gerek yok ama sorarlarsa da mühendislik dersleri nedeniyle bırakmak istediğinizi söyleyin, başladıktan sonra orayı da bırakabileceğinizi düşünmesinler.
0
🌸leylak sarabi
(08.01.09)
çok teşekkür edrim aydınlattıgınız için..
0
ilknurd84
(10.01.09)
(10)

aşk sorunsalı

çiğnenmiş sakız
Arkadaşlar benim sevdiceğe bi haller oldu bu aralar. sen beni sevmiyosun beni herkes gibi sıradanlaştırıyosun yapıp yapıp bi özür dileyince konu kapancak sanıosun dio. yaptıım bişi de yok. aldatmadım etmedim. ama bi haller oldu yakın zamanda nişanlanıcaktık bi de. ne yapıcam ben çaresiz kaldım
Arkadaşlar benim sevdiceğe bi haller oldu bu aralar. sen beni sevmiyosun beni herkes gibi sıradanlaştırıyosun yapıp yapıp bi özür dileyince konu kapancak sanıosun dio. yaptıım bişi de yok. aldatmadım etmedim. ama bi haller oldu yakın zamanda nişanlanıcaktık bi de. ne yapıcam ben çaresiz kaldım
0
çiğnenmiş sakız
(06.01.09)
anlamaya calısmamak lazım kızları.
ilgi göster yeter. istemiyorum dese de göstereceksin.
pmsde uyuyacam kapat diyip sonra neden kapattın konuşmak istemiyor musun diyen kız tanıyorum =)

nişan benzeri ciddileşince işler kızlar beni sağlama aldı ilgilenmiyor moduna girerler. cicim aylarındaki heyecanı ararlar. ne yapılır ben bilmez. hiç o kadar ciddi ilişkim olamadı ne yazık ki. saygılar
0
safak efendisi
(06.01.09)
"beni herkes gibi sıradanlaştırıyosun" ne demek yahu?

herkesi sıradanlaştırdın beni de sıradanlaştırıyorsun?
herkes beni sıradanlaştırdı sen de sıradanlaştırıyorsun?
herkes sıradan bir ben farklıyım ama sen beni de sıradanlaştırıyorsun?
0
leylak sarabi
(06.01.09)
onu herhangi bi arkadaşım gibi sıradan görüyormuşum
0
🌸çiğnenmiş sakız
(06.01.09)
öyle hissetmiştir. illa aldatmak gerekmiyor sorun çıkması için. özür dilemeden önce nedenini öğren. kendisinden tabi, buradan olmaz.
0
leylak sarabi
(06.01.09)
kendimden yola cikarak: ya can sikintisindandir heyecan ariyordur, ya regl donemidir, ya nisan yakin nasilsa bu cepte azcik kapris yapiyim diyordur, nisan-evlilik korkusu sarmis olabilir yasi 27-28 den kucukse "ya daha iyi birini bulma ihtimalim varsa" diye dusunuyor da olabilir. iletisim kurun elle tutulur bir derdi varsa anlatir zaten, anlatmiyorsa yukardaki sebeplerden biridir muhtemelen.
0
eick
(06.01.09)
nişan, evlilik falan konuştuysanız ondandır o. sabır ve anlayışla geçer. evlendikten sonra bu süreç daha zor geçiyor.
0
trocero
(06.01.09)
bu gidişle nişanda yatacak ya hayırlısı sapıttı çünkü :)
0
🌸çiğnenmiş sakız
(06.01.09)
sadece az ilgilenmek vb değil. belki bakışlardaki bi farklılık, elini tutarken ne kadar sıcak/sıkı olduğu... bunu ben de yaptım zamanında... sana göre herşey normal oluyor ama aslında -artık alışkanlıktan mı, rutine bağlamaktan mı bilemiyorum- farkında olmadan hayatındaki en özel, en önemli varlık değil de hergün orda bi yerde duran bişey gibi davranmaya başlıyorsun zamanla. tabi kadınlar kedi gibi hemen alıyorlar böyle şeylerin kokusunu. tutkunu, bağlılığını bi şekilde daha yoğun göstermelisin bence! bu da yemeğe götürmek, hediye almak vb'den ziyade bakarken, öperken vb hissediliyor.

eğer elini çabuk tutmazsan @eick'in bahsettiği "ya daha iyi birini bulma ihtimalim varsa" durumu olabilir bi süre sonra, aman deyim.
0
stopnsilence
(06.01.09)
"ya daha iyi birini bulma ihtimalim varsa" durumu olacaksa olur, ona engel olamazsın. Eğer öyle bir şey olacaksa da olsun yani, olmasın diye zorlayıp ilişki sürdürmenin orta ve uzun vadede çok daha yıpratıcı sonuçları olur iki taraf için de.

Bence normal akışına bırakın bakalım nolcak?
0
sui
(06.01.09)
En kötü durum senaryosu olacak belki ama şunu söyleyebilirim ki başka birine karşı az da olsa ilgi duyuyor olabilir, sarfettiği cümleler kendi içinde hissettiği eksiklikleri sana yansıtmasından kaynaklanıyor olabilir. Bir kız olarak bunu alalade bir kız tribi olarak değerlendiremiyorum, ardında mutlaka birşeyler barındırıyor gibi. Hele epey uzun bir süredir devam ediyorsa.. Ben naçizane, bu konuyu biraz kurcalamanı ve sana kalbini açmasını sağlamanı önerebilirim.Umarım en kısa zamanda atlatırsınız bu dönemi.
0
joker the one
(07.01.09)
(3)

videoyu hareketli resim yapmak

tabudeviren
tabi kocaman videoyu resim yapmak değil.birkaç saniyelik video görüntüsünün resimle yapılabildiğini gördüm.örneğin: http://img.fotoambar.com/img/07/0ab808f3ad1b0027872c4ec51cb6f977.jpgnasıl yapılıyor?
tabi kocaman videoyu resim yapmak değil.

birkaç saniyelik video görüntüsünün resimle yapılabildiğini gördüm.

örneğin: img.fotoambar.com

nasıl yapılıyor?
0
tabudeviren
(24.12.08)
teritori
(24.12.08)
matlab'da birkaç komutla yapılıyor.
0
leylak sarabi
(25.12.08)
bildiğin flash'ta bile yapılır halledilir o şey.
0
nihavent uvertur
(25.12.08)
(19)

tv programı katılacak sözlük yazarlarına soru

saryade
sözlükten de duyurulacak da, yarın bir kanalda ekşi sözlük yazarlarıyla sohbet edilecek. iki çekim yapılacak. ilki bu cuma yayınlanacak, konusu ekşi sözlük ve bilişim yasakları, ikincisi haftaya cuma yayınlanacak konusu sadece ekşi sözlük. katılacak sözlük yazarları alfabetik olarak:arzach, flyalone
sözlükten de duyurulacak da, yarın bir kanalda ekşi sözlük yazarlarıyla sohbet edilecek. iki çekim yapılacak. ilki bu cuma yayınlanacak, konusu ekşi sözlük ve bilişim yasakları, ikincisi haftaya cuma yayınlanacak konusu sadece ekşi sözlük.
katılacak sözlük yazarları alfabetik olarak:
arzach, flyalone, itaatsiz, kaamos, kanzuk ve rrr

konularla ilgili sormak istediklerinizi buraya yazarsanız, nickinizle birlikte programda sorulacak sorular. şimdiden teşekkürler.
0
saryade
(22.12.08)
hangi kanalda yayınlanacak acaba?
0
forumtrak
(22.12.08)
(bkz: z tv)
0
🌸saryade
(22.12.08)
ssg nin radyo röpörtajını bir dinleyim derim. bkz verecektim ama başlığı unuttum.
0
birberberbirberberebreberber
(22.12.08)
:) yok soru bulmakla ilgili bir sıkıntıdan sebep yazmadım buraya, halihazırda soru sormak isteyenlere bir kanal açalım istedik.
yine de teşekkür ederim.
0
🌸saryade
(22.12.08)
soruyu kime soracağız onu anlamadım ben :) genelde soruları programcılar konuklarına sorar : )))
0
birberberbirberberebreberber
(22.12.08)
öyle olacak zaten. buraya yazılan soruları sunucu arkadaşa aktaracağım ve o da "ekşi duyurudan da şöyle sorular gelmiş" deyip, nicklerle birlikte soracak sorularınızı.
0
🌸saryade
(22.12.08)
konuklara biz mi soru soracağız yani? e onu sözlükten de yaparız?
0
leylak sarabi
(22.12.08)
sözlük gerçektende sadece bir deşarj merkezi mi? toplum için reel hayata katkı yapmalı mı(yapıyor mu)? varolan toplumsal sorunlar için daha öte bir işlevi olmalı mı?(kastettiğim organizasyonlar düzenlemek, küçük veya büyük grupların yaşama aktif katkı yapması,her ne olursa) yoksa yaptıkları hali hazırda yeterli midir?

ya da sözlüğe bu tür bir misyon yüklemek yanlış mı olur? kendi haline bırakalım gideceği yere gitsin midir?

ek: herkesin cevaplamaya vakti olmaz o yüzden kaamos, itaatsiz ve rrr cevaplasa olur. ya da isteyen de cevaplayabilir.
0
o ben degilim
(22.12.08)
z tv digitürk'te var mıdır acaba?
0
miss antartika
(22.12.08)
soru: ekşi sözlük'ün bir amacı var mı? varsa ne? yoksa niye?

soru 2: ekşi sözlük'ün akibeti ne olacak? yani hep böyle devam edip sonsuza dek sürecek mi yoksa zirvedeyken bırakmayı düşünüyor mu sözlük?

soru 3: ekşi sözlük eğlence amacının dışına çıkıp, medyaya yön vermeye başladı mı? başladıysa bunu olumlu yönde kullanabilir miyiz? yani artık sesimizi ekşi sözlük üzerinden duyurma yollarına gitsek ve halkın dili olma yolunda emin adımlar atsak sizce bunu başarabilir miyiz?
0
deliktas
(22.12.08)
sorum kanzuk'a:
.turkiye'deki bilisim hukukunun genel hatlarindan bahsedebilir mi? boyle bir kavram var mi?
.dunden bugune bu konudaki aciklar ne olcude kapatildi ya da mevcut hukuk sistemi bu degisime adapte olabiliyor mu? -bazi yasal duzenlemelerin eklenmesine ya da degismesi ihtiyacini icin kanun koyucular yeterli calismayi yapiyor mu? -
.bu konu uzerine uzmanlasmis avukatlarin kurdugu bir komisyon, birlik, dernek vs var mi?
.en buyuk sikayeti ya da beklentisi nedir?
0
pyro clustic flow
(22.12.08)
deliktas' ın ilk sorusunu bende merak ediyorum o sorulsun.
0
batarmur
(22.12.08)
@miss antartika

z tv, digiturk'te yok. dsmart ve uyduda var.
0
rectoa
(22.12.08)
ekşi sözlük elitistmidir?yoksa popüler kültür ürünümüdür; yani bir açık kitle organizasyonu mudur?yönetim olarak kendini nerde görür.

artan yazar sayısıyla bir kurumsallaşma ve profosyonel(ücretli çalışma olarak) moderatörlük durumu varmıdır.
0
kaleci makabayasi
(22.12.08)
z tv'ye erişim imkanı olmayanlar için programın kaydı internet ortamına da yüklenecek arkadaşlar.
0
flyalone
(23.12.08)
Benim de sorum var bir tane mümkünse kanzuk'a sorulsun;

Ek$i Sözlük sürekli bir kapatılma paranoyası içerisinde midir? özellikle gg entrysi olarak adlandırılan entryler cidden ince elenip sık mı dokunuyor yoksa bu entryden sakatlık çıkabilir denilerek direkt siliniyor mu? hakaret küfür vb. durumların haricinde gge entrysi silerken hiç suserların düşüncelerini sansürlediklerini düşündükleri oluyor mu?
0
muhammed eminoglu
(23.12.08)
arkadaşlar ztv uydu ve dsmarttan yayın yapıyor.
iki bölümün de internette kaydı olacak.
soruların hepsi sorulacak,
programla ilgili ayrıntılar olaydan duyurulacak.

teşekkürler tekrar.
0
🌸saryade
(23.12.08)
- eksi sozluk'un gelecegi nedir?
- eksi sozluk'un eksik gordugunuz yanlari nelerdir? ek olarak neler yapilabilir?
0
ermanen
(23.12.08)
özellikle son 1 yıldır, ekşi sözlük "sayfası" performans sorunları yaşamaktadır. yeni yazar alımları nedeniyle de yoğunluk daha bir arttı ve çekilmez bir hal aldı. altyapıda bir iyileştirme olacak mı? reklam gelirlerinde gözümüz yok fakat o gelirlerin bir kısmıda host, server vb. gibi şeylere harcanacak mı?
0
titiz
(23.12.08)
(4)

Sonsuza giden olaylar

Zaphod
Hani bir hikaye vardır kurbağa ile kuyunun arası 3m ve bu kurbağa ilk önce 1m sıçrıyor sonra hep bir önce zıpladığının yarısı kadar ve kaç seferde kuyuya varır deniyor cevabıda hiçbirzaman oluyor yani burda bir limit söz konusu matematiksel olarak ama bu tip sonsuza giden olgulara verilen bir isim o
Hani bir hikaye vardır kurbağa ile kuyunun arası 3m ve bu kurbağa ilk önce 1m sıçrıyor sonra hep bir önce zıpladığının yarısı kadar ve kaç seferde kuyuya varır deniyor cevabıda hiçbirzaman oluyor yani burda bir limit söz konusu matematiksel olarak ama bu tip sonsuza giden olgulara verilen bir isim olmalı biyerlerde bileniniz var mı ? paradoks diyesim geliyor belkide yakın ama değil sanki...
0
Zaphod
(13.12.08)
daha bi edebi terim olsaydı keşke böyle cümle içinde kullanmalık... ama ben inanıyorum biyerlerde var öyle birşey...
0
🌸Zaphod
(13.12.08)
zenon paradoksu.
0
gerrain
(13.12.08)
achilles ve kaplumbağa paradoksuydu sanırım, zenon paradoksları dahilinde.
0
leylak sarabi
(13.12.08)
a)(bkz: iterasyon)
(bkz: iteration)

b)(bkz: özyineleme)
(bkz: recursion)

bu ikisi hakkında da şöyle bir kıyas yapmışlar:
(bkz: to iterate is human to recurse divine)

bunlar hesaplama yöntemiydi pardon... bu tip süreçlere (bkz: yinelgen), (bkz: özyinelemeli), (bkz: özyineli) gibi garip isimler verebiliriz.

edit manyağı ettim ama, bir de (bkz: yakınsak) ve (bkz: ıraksak) seriler var.

edito: düşündüm de, sonsuz diziler ve sonsuz seriler en genel isimler oluyor galiba.
0
vulpius
(13.12.08)
(16)

Kıskançlık

kiskancolmakkotu
merhaba sevgili istanbullular,bir karşıcins birey var, konumum gereği hergün aynı mekanda oturuyorum. aynı işi yapıyorum. bu kişi birçok yönden üstün niteliklere sahip. çok başarılı, çok zeki, çok sempatik, güzel. böyle durduğu yerde bi çekim alanı oluşturur çevresinde. neyse. ben aşırı kıskanıyorum
merhaba sevgili istanbullular,

bir karşıcins birey var, konumum gereği hergün aynı mekanda oturuyorum. aynı işi yapıyorum. bu kişi birçok yönden üstün niteliklere sahip. çok başarılı, çok zeki, çok sempatik, güzel. böyle durduğu yerde bi çekim alanı oluşturur çevresinde. neyse. ben aşırı kıskanıyorum bu kişiyi. üstelik de karşı cins. rakibim bile sayılmaz yani. ama ben kıskançlıktan kıvranıyorum. geceleri rüyalarıma falan giriyor onunla ilgili güzel şeyler. karın ağrısıyla uyanıyorum. daha söylenecek çok şey var ama aklıma gelmiyor. mesela arkasından koşan birsürü kişi var. yani götü de kalkık ciddi ciddi. acaba sen bunu seviyor musun falan diye düşünmeyin ha.. asla yok öyle bir şey. ama ben bu kıskançlık krizlerimden kurtulmak istiyorum. yani sonuçta ben de kel fodul biri sayılmam onu da belirteyim. onun kadar uç olmasa da çok başarılıyım. bir de onun hiç dahil olmadığı kulvarlardaki başarılarım falan.. neyse işte böyle. nasıl kurtulabilirim bu kıskançlıktan??

not:günahımı da çıkarayım, evet ekşi sözlük yazarıyım ve bu tek kullanımlık bir hesap. ip numarasını falan da bulursanız helal olsun derim ne diyim..
0
kiskancolmakkotu
(12.12.08)
deckard
(12.12.08)
Bişi diyeyim mi, aşık olabilirsiniz (şu an aşıksınız demiyorum, yakın gelecekte olabilirsiniz diyorum-ahmet çakar mode on), kendinizi kollayın yani düşünmüyorsanız. Yoksa aynı kulvarda olmadığın insanı kıskanmak hayra alamet değil.
0
sui
(12.12.08)
başarısını kıskanıyorsanız hemcinsiniz olması gerekmez zaten. "rakibim sayılmaz" ne demek? çalış senin de olur demiş atalarımız.
0
leylak sarabi
(12.12.08)
bence körkütük aşıksın. yaz kurtul.

ayrıca o değil de, neden sadece istanbullulara sordun soruyu?
0
ben de bir gun yazar olurum belki
(12.12.08)
leylak sarabi, rakibim sayılmaz derken çekicilik, etkileyicilik gibi şeyleri kastettim. mesela bi arkadaşım var erkek, birlikte olduğu hatun gözler görmedik derecede, ama ben onu hiç kıskanmıyorum, hatta gıpta ediyorum. bu kızın sadece başarısını kıskanmıyorum, genel olarak şahsını kıskanıyorum. ne kıskançmışım arkadaş..

aşık olmasam iyi olur çünkü, bahsettiğim kişi peşinden sürükler, dönüp bakmaz. çeyrek ileri onaltı geri yapar. verem eder adamı. birlikte olabileceği erkek modeli de bellidir. ben o kalıba uymuyorum, uymak da istemiyorum. neyse. bir de kendini kollamak da zor oluyor. öyle bi aktif ki.. kafandan söküp atamıyorsun. yüzünü çeviriyorsun görmemek için, o ince kulak tırmalayan tiz sesiyle birşeyler saçmalıyor yine. şarteller yine atıyor.
0
🌸kiskancolmakkotu
(12.12.08)
ben de bir gun yazar olurum belki, herkes bir şehir yazıyor ya, aklıma o geldi işte. evet yalnış anlaşılmaya yol açıyormuş şimdi farkettim. bir de aşık olabilmem ile ilgili meseleyi yazdım ama, şu noktayı atlamışım, yakın bir arkadaşım bu kıza aşık. vazgeçmiyor da. o kız için tartıştığı erkek sayısı iki elin parmaklarını geçiyor. arkadaşa yamuk yapamam bir de o boyutu da var.
0
🌸kiskancolmakkotu
(12.12.08)
dikkat ettimde ben aşık diilimden çok, "aşık olmamalıyım"ı tercih ediyorsunuz sanki bana çoktan aşık olmuşsunuz ama kabullenmek istemiyormuşsunuz gibi geldi.
0
bir zamanlar cocuktum
(12.12.08)
3*5 sevissenız biseyın kalmaz.
0
bryan fury
(12.12.08)
aslına bakarsan senden cacık olmaz, madem bu kadar hoslasıyorsun hala boyle mıymıy seyler konusuyorsun. git bi selam ver adama korkma ısırmıyorlar. tam bir kezban yaklasımı.
0
bryan fury
(12.12.08)
@ brayn furry: dertli olan zati erkek tarafı brayn:)ters olmuş senin algı sanırsam.

kıskanç arkadaşım, sen bu kimseyle diyalog halinde misin? eğer deilsen git önce bi tanış, insani zaaflerını falan görürsün zamanla. ne bileyim yemek yerken ketçap sürülür üstüne başına, r harfini söyleyemiyodur, konuşurken tükürüyodur arasıra mesela. onları görünce geçer. yok hiç bi kusuru yoksa da arkadaşın olursa, olumlu şeylerini de görür zaten kıskanmayı bırakırsın.
ama uzaktan seyredp gözümüzde büyüttüklerimizle ne zaman tanışsak o kadar büyük olmadıklarını görürürüz. *
hadi bakalım. sonucu yaz ama ya. merakta koma bizi:)
0
bika
(13.12.08)
kezbanın erkegi disisi olmaz. o bi yasam sekli.
0
bryan fury
(13.12.08)
@bir zamanlar cocuktum: diğer cevapları da okuyunuz. zaten yakın bir arkadaşımın ona karşı birçok güçlü şeyler hissettiğini söyledim.

@bryan fury: hoş-lan-mı-yo-rum. gıcık oluyorum, kıskanıyorum, nefret ediyorum ama onu yapmıyorum. sevismek falan da istemiyorum. selam da verdim. 2 saat sohbet de ettim. kezban mıymıy falan dedin. kötü ettin bu arada.

@bika: genelledin ama doğruya doğru valla. aynen katılıyorum. simdi bu oyle bi insan ki, adami arkadasi olarak gormektense ona yukaridan bakmayi tercih eder. dediğim gibi, gotu kalkık. ufak kusurlarına da şahit oldum. büyük kusurlarına da şahit oldum. ulan en sonunda savaş çıkaracağım. o olacak. sonuç olarak, hah tamam şimdi içimdeki kıskançlık gitti demek zor. ama bu terapi gibi oldu; gerçekleri ortaya koymak. kıskançlığım soğukluğa dönüştü, içimdeki ateş biraz söndü. neyse. ben bir psikoloğa gideyim en iyisi.
0
🌸kiskancolmakkotu
(14.12.08)
@comptrol: seni sona bıraktım. evet işte sözün özü budur. şaka yapmıyorum, ironi ya da ayar değil, gerçekten katılıyorum.
0
🌸kiskancolmakkotu
(14.12.08)
ne oldu bakalım bu işin sonu? merak ediyoruz.
0
mccormick
(19.10.09)
yazmayacak mısınız?
0
mccormick
(02.04.12)
@ mccormick yıllar ayırdı, yollar ayırdı. ne ararım ne bilirim.
0
🌸kiskancolmakkotu
(10.04.12)
(12)

Sevgiliyi şaşırtma mutlu etme

joelino
5 aydır long distance relationship denilen illeti yaşıyorum. Yakında kendisini ziyarete gidicem iki hafta beraber olucaz. Şöyle geçirdiğimiz zaman içinde onu arada şaşırtmak, beklenmedik şekilde mutlu etmek istiyorum. Aklıma gelen şeyler bir şişe şarap iki kadeh biraz çikolata romantik bi film vbler
5 aydır long distance relationship denilen illeti yaşıyorum. Yakında kendisini ziyarete gidicem iki hafta beraber olucaz. Şöyle geçirdiğimiz zaman içinde onu arada şaşırtmak, beklenmedik şekilde mutlu etmek istiyorum. Aklıma gelen şeyler bir şişe şarap iki kadeh biraz çikolata romantik bi film vblerini bi sepette toplayıp güzel bir akşam geçirmek ( bunu burda okumuştum ). Beklemediği anda ona hediyeler vermek. Bunun gibi başka önerileri olan yaratıcı arkadaşlar yardımcı olur musunuz?
0
joelino
(11.12.08)
(git: 46471)
0
etna
(11.12.08)
sarıl. ciddi bir konu hakkında konuşurken aniden sus ve sımsıkı sarıl.
0
axijazz
(11.12.08)
yanına gitceğin zamanı ona söyleme ya da söylediysen bi gün öncesinde gitmeye çalış. ortak bi arkadaşınız varsa ondan sevgilini çağırmasını iste sende önceden oraya gidip bekle en sevdiği çiçek ve çikolatayı al al ya da güzel bir hediye karşısına çık bencee
0
sevii
(11.12.08)
(bkz: the naked man)
şaşırtmak deyince bu geldi aklıma.
öyle habersiz, bir gün önceden falan gitmeyin. sakın yapmayın bunu.
0
leylak sarabi
(11.12.08)
zaten uçak bileti falan herşey alındı ne zaman gelceğimi falan biliyor, habersiz karşısına çıkmak istemem zaten. naked man de de riski almak istemiyorum malum üçte iki oranında işe yarıyor, üçün birini almayalım.
0
🌸joelino
(11.12.08)
@snowflake

süpersin valla. bu fikrin de hoşuma gitti bunu da uygulamaya geçiricem :)
0
🌸joelino
(11.12.08)
ara gelemiyorum de. yurt disindaysan soylersin oturma izninde sorun cikti gelirsem tekrar ulkeye giremem de. cok uzulcek falan ama o uzgunlukle yolda yururken elinde cicekle seni gormesi cok sevindirir.

not: bu yontem denenmedi garantisi yoktur, ilk ben denicektim, deneyemeden terkedildim malesef.
0
sanio
(11.12.08)
bana ulaş, İstanbuldaysan. romantizm konulu kitap ve dvd hediye edeyim sana, sen de ona.
[email protected]
edit: bana da bana da diye mesaj atmayın.
;)
0
radikalherif
(11.12.08)
öcelikle şunu belirteyim : yazık ! Yuh be 5 sene dile kolay.

Şaşırtmak istiyorsan daha önce gitmediği bir yere götür. Misal paraya kıyıp güzel lüks bir otele götürebilirsin. Bu soğukta havuzundan saunasına, hamamından diskosuna kadar faydalanırsınız. Fantastik bir gün geçirirsiniz. Sonraki günler monoton gelebilir ama belirteyim (:
0
kimlanbu
(11.12.08)
@kimlanbu

5 ay ay sene degil :)
0
🌸joelino
(11.12.08)
benim önerim de snowflake'inkine benzer. küçük notlar, güzel sözler, şiirler vb. hazırla ve evde çeşitli noktalara sakla, dolabın içi, bir kitabın arası, bi kupanın içi... öyle her gün her an kullandığı şeyler olmasın ki o notlara zaman içinde ulaşsın. sen gittikten sonra bile şaşıracağı, mutlu olacağı şeyler olur böylece.
0
hapax
(11.12.08)
eğer ailesini ya da arkadaslarını tanıyorsan, al eline bi kamera, hepsinin kendisi hakkında ki düşüncelerini soylemesini iste. orda oturup beraber izleyin, güzel şeyler bunlar...
0
quadropol
(11.12.08)
(5)

Sokak hayvanlarının kısırlaştırılması gerekli midir?

redlinetheturk
Merhaba,Ev arkadaşımla bu konuyu her bahsi geçtiğinde uzun müddet tartışırız (kavga dövüş değil, insan gibi tabi).Öncelikle benim bir tane köpeğim ve onun da dört tane kedisi var. O kedilerden iki tanesiyle bağ kurabildim ve de aile ferdi olarak görüyorum. Diğer ikisi de misafir gibi geliyor. Her ne
Merhaba,
Ev arkadaşımla bu konuyu her bahsi geçtiğinde uzun müddet tartışırız (kavga dövüş değil, insan gibi tabi).
Öncelikle benim bir tane köpeğim ve onun da dört tane kedisi var. O kedilerden iki tanesiyle bağ kurabildim ve de aile ferdi olarak görüyorum. Diğer ikisi de misafir gibi geliyor. Her neyse, bu kedilerin hepsi de sokak kedisi (cins değil yani o bakımdan). Başlangıcını hatırlamıyorum ama anlatayım ufaktan; kapımıza gelen ne kadar sokak kedisi varsa karnı doyuruluyor. Köpek gelirse o da doyuruluyor. Bizim kedilerimiz de gün içinde serbest bırakılıyor ve canları istediklerinde eve dönüyorlar. Ben de bunun üzerine kedilerini kısırlaştırması gerektiğini söyledim. Çünkü doğan yavruların doyurulması gereken yeni gırtlaklar olduğunu ve şu an bile öğrenci halimizle ancak doyurulduklarını söyledim. O da bizim böyle bir hakkımız olmadığını söyledi.
Ben de kısırlaştırmazsak kedi nüfusunun katlana katlana artacağını ve bunun en çok kediler için kötü olacağını söyledim. Sonra o halde köpeğimin de kısırlaştırılması gerektiğini söyledi. Fakat köpeğim cins olduğu için yavruların zaten şimdiden sahibi olduğunu(evet var- ticaretle de alakası yok.) ve ilk doğumundan sonra da kısırlaştıracağımı söyledim.
Bu mantıkla yola çıkarak insanların da nüfusunun kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Ona katıldığımı söyledim ve bir çiftin maksimum iki tane çocuk doğurması gerektiğini ve bunun da bir şekilde kontrol edilmesi gerektiğini ekledim.
Aramızdaki tartışmanın tamamını aktaramam şimdi buraya tabi, ama ana fikir şu:
"Sokak hayvanı" diye bir kavramın varolmasının sebebi tamamen insanlardır. Bu yüzden onların sorumluluğu da bize aittir. Yani onların bakımını bizim yapmamız gerekir. Ama tam olarak da bu yüzden nüfus artışı kontrol edilmelidir (midir?)
Falan da filan, siz ne diyorsunuz damalılar?
(resim konuyla alakasız)
0
redlinetheturk
(10.12.08)
Çeşitli hayvansever forumları/mail gruplarında sürekli olarak eziyet gören, işkence edilen sokak hayvanları ve hatta ev hayvanları ile ilgili mesajlar atılıyor. En son benim hatırladığım, Fatih Camii'nde sayıları yüzlerle ifade edilen ve korkunç haldeki kedilerle ilgili yazışmalardı. Bu sebepten dolayı ben, üzülerek kısırlaştırmanın gerekli olduğuna inanıyorum. Kısırlaştırma hayvanların sonunu getirme amacı taşımamaktadır, soylarını devam ettirmeye yetecek kadar zaten doğum yapabiliyorlar. Yollarda her sabah yavru kedi/köpek ölüleri görmek bizlere acı verdiği kadar onların yaşama haklarını da ellerinden aldığı için bana göre en büyük günahlardan biri. Ha, diyeceksiniz ki kısırlaştırma da yaşam hakkının elinden alınması değil mi? Ben de derim ki, işkence görmelerini ve öldürülmelerini mi tercih edersiniz?

Bu arada, ne yazık ki yollarda telef edilen sadece yavru kediler değil. Ben 2 kez yol ortasında kaza kurbanı olmuş koskocaman köpeklere rastladım. Affınıza sığınarak koskocaman bir yuh çekmek istiyorum, hadi kediler kaçamayabilir, bu affedilir olmasa da anlaşılabilir ama bu nasıl araba kullanmaktır ki eşşek kadar köpeğe çarpabiliyorsun??
0
kahlan amnell
(10.12.08)
@kahlan amnell'e katılmamak elde değil. bu konuda biraz bilgi sahibi olan herkes aynı fikirdedir. Zaten o fikir de olmamak elde değil.

Belki eskiden de sokak hayvanları vardı, ancak endüstrileşmiş bir toplumda ve şehir içinde yaşıyoruz. Herkes apartmanlarda oturuyor, bahçesi yok kimsenin. Her yer araba dolu. Hayvancıkların yiyeceği yemek, içecekleri su, barınacakları yer yok. Ve en önemlisi artık insanlar sokak hayvanlarını sevmediği gibi onlardan nefret ediyor ve korkuyor. O yüzden hayvanlara kötü muamele çok fazla.

devlet ve belediyeler olayın çok uzağında. kimse de hayvan sevgisi olmadığından ve bu konuda bilgiler çok az olduğundan sokak hayvanlarını pek kimse umursamıyor bile. kanun gereği yapılan hayvan barınakları (ki sadece köpekler için) içinde görevli, doktor ve bakım-yiyecek olmadığı için hayvanların açlıktan, hastalıktan kıvranıp bazı zamanlar birbirlerini yedikleri toplama kampları gibi.

sözlük yazarı olan genç insanların bile bunlardan haberi olmadığını biliyorum. lütfen ilgisi olanlar biraz araştırsınlar. bunları görecekler.

kısırlaştırma ile ilgili olarak. itlaf artık kanun ile yasaklanmış durumda. zaten bu bir çare değildir. itlaf edersin öbür taraftan çıkar başka havyanlar. ancak bunun hesaplamaları yapılmıştır ki belli birkaç sene boyunca sokak hayvanları kısırlaştırılırsa bir süre sonra sokak hayvanı diye bir sorun kalmayacak. ancak belediyeler yine itlafa cevam ediyor, neden? çünkü kısa vadede kısırlaştırma pahalı ama itlaf neredeyse bedava. belediyeler de kısa vadeli oy getirici işler peşindedir biliyorsunuz.

sokak hayvanlarını elbette korumak ve beslemek lazım ama öncelikle kısırlaştırılmalılar.

ben de geçen sene kimbilir belki de annesi öldüğü için kendi başına büyük bir anacaddeye gelen belki 1 aylık var-yok minik bir kedinin ben daha dur noluyo diyene kadar önünde ezilmesini gördükten sonra artık iyice dayanamıyorum bunlara. ömrüm boyu unutmayacağım, hemen yarım metre önümde el kadar yavru dur atılayım diyene kadar üzerinden 4-5 araba hızla geçti. ölüsü öylesine kaldı. sağolsun bir banka görevlisinerica ettim aldı, attı.

endüstrileşmiş toplum doğayı bozdu. çevreyi bozdu. bu bize olduğu kadar sokak hayvanlarına da zararlı. bu bozulmuş doğada sokak hayvanları da çoğaldılar ve acı çekiyorlar. onlar acı çekmesin. sokak hayvanlarının yaşamları çok kısa ve yaşam kaliteleri çok düşük. lütfen kurtulsunlar bu durumdan.

ev kedilerinin kısırlaştırılmasına karşı olanlar var. yok doğalarını yaşasınlar filan. tabii ki ben de isterim bir çiftliğim olsun, kediler koşsun fare yakalasın yavrulasın, istediklerinde eve girsin filan. ama şimdi bunlar yok. sokak araba dolu. aç, kör ve sakat o kadar fazla kedi var ki, mail gruplarında görebilirsiniz.

o yüzden sokaklarda taş çatlasın 2-3 senelik doğal (?) ama kötü bir yaşam yaşayacaklarına temiz ve sıcak evlerinde 15 senelik sağlıklı ve sevgi dolu bir yaşam yaşasınlar. varsın çocukları olmasın. alın yanlarına bir kardeş. süper oluyor. benim 2 kedim var ve çok mutlular.
0
mea maxima culpa
(10.12.08)
çıkıp dolaşıyorlarsa onlar kendi yemeğini bulabiliyordur zaten. yavruları da büyüyene kadar annesi besler sonra büyük ihtimalle giderler. yani 20 yıldır kedi besleme döngüm bu şekilde oldu, hiç de öyle logaritmik artış gösterip ekstra masrafa sokmadılar.
0
leylak sarabi
(10.12.08)
benim iki tane erkek kedim var kısır değiller ama sokağa çıkmadıkları için de pek gerek duymadım evde bazen azıp çılgınlar gibi takılsalar da eh... ama onun için de hormon iğnesi oluyorlar hem de sağlıklı birşey. sokakta ise bazı dişileri kısırlaştırdık ama bazılarına ise her gün gelenlere yani doğum kontrol hapı veriyoruz arada(kediler için olanından tabii=) ve hamile kalmıyorlar. erkekleri kısırlaştırmayı pek önermiyorum cünkü onlar dişiler gibi değiller kısırlaştırınca diğer kedilerden çok dayak yiyorlar ya da hayatta kalmaları güçleşebiliyor. dişilerin ameliyatı daha teferruatlı olsa da erkek kediler ameliyattan sonra daha fazla sağlık sorunuyla karşılaşabiliyor. özellikle idrar yolları vs. evde baktığınız kedilerinizden dişi kedi varsa en az bi kere kısırlaştırmadan yavrulatmak lazım. bazı kediler hiç yavrulamadan kısırlaştırınca bunalıma girebiliyor.

tabii bu kadar ince eleyip sık dokuyabiliyoruz biz çünkü sokakta araba geçen bir yol olsa da bahçemiz ve arka bahçemiz var. kedileri hergün kontrol edebiliyoruz. hatta bazı sokakta yaşamaya alışık olmayan kediler için barınağımız da var kedi evli vs. Doğum kontrol hapı vs. verebildiğimiz içinde doğum olmuyor. çünkü bazı kedileri insanlar evlerine alıyorlar sonra büyüyünce sokağa atıyorlar ve o kediler sittin sene geçse adapte olamıyorlar sokağa. Sadece araba kazası ya da insanların yaptıkları değil bazı kedilerin birbirine yaptıkları da çok fena olabiliyor. o yüzden kısırlaştırma konusunda dikkatli de olmak lazım. çok zorunluluk değilse önermiyorum. ama aşırı bir üreme varsa doğrusu kısırlaştırmaktır. birbirlerinin gözünü oymamaları açısından da. bunu onların düşünemediği bir doğum kontrol yöntemi olarak sayabiliriz. nasıl belli bi eğitimi almış mantık çerçevesinde insanlar artık 30ar cocuk yapmıyorsa hayvanlar için de bunu bizim düşünmemiz lazım.

aslında mahallelerde imkanı olan yeri olan hayvan severler birleşip hayvanlar için özel alanlar yaratsa fena olmaz ama şehir içinde bunu yapmak zor olabiliyor tabii. imkan dahilinde zaten hergün yemek verdiğiniz beslediğiniz kediler köpekler varsa ufak bi barınak yapmak çok masraflı değil. herkes ortaklaşa da ilgilenebiliyor.
0
random blonde
(10.12.08)
@leylak sarabi: kediler hakkında pek bilgim yok maalesef fakat bir kedi sürekli yemek yediği yeri benimsemiyor mu? hani saldırgan bir amaçla değil de yeni sokak kedilerine yol açmak sizi rahatsız etmedi mi?
@snowflake: kesinlikle içimdekileri yazmışsın. bir de şöyle bir şey var; şimdiye kadar beni hiç köpek ısırmadı (küçükken piç arkadaşım yüzünden çok kovalandım tabi ama). bir köpek benden kaçsa da bana havlasa da eninde sonunda bana kendini okşatır, kıçıma takılır falan.
fakat bu hayvanların psikolojisi bozuluyor tabii sokakta, köpeklere felaket bir sevgim var fakat kendi köpeğimle dışarı çıktığım zaman sokak köpeklerinin cinnet geçirmesi, bunun sonucunda bir köpeğe en son şiddet uygulayacak olan benim mecburen köpeğimi savunmam gerekmesi beni çok kahreder mesela. hatta bu yüzden ev köpekleri dahi asosyal ve agresif olabiliyor.

fakat ben bu hayvanların barınaklara kapatılmasına da karşıyım. yani şu an ki barınaklara. bir kedinin ya da köpeğin koca koca yaylalarda koşması, karga kovalaması, bir tanesinin bi yeri kanayana kadar güreşmeleri lazım. doğaları gereği bir insanla dost olması lazım. ay hev e drim, şu belgesellerde doğal yaşam parkları var ya, onlar gibi bir yer olması lazım diyorum. çok mu şey istiyorum ya?
0
🌸redlinetheturk
(10.12.08)
(4)

External Hard disk

dambil
Çok net soruyorum. 1tb Hard disk için cache hızı 32mb olan seagate mi yoksa cache hızı 16mb olan WD mi önerirsiniz?bu aletin ayda 5-10 tb upload vereceğini düşünerek cevap verirseniz memnun kalırım çok teşekkürler.
Çok net soruyorum. 1tb Hard disk için cache hızı 32mb olan seagate mi yoksa cache hızı 16mb olan WD mi önerirsiniz?

bu aletin ayda 5-10 tb upload vereceğini düşünerek cevap verirseniz memnun kalırım çok teşekkürler.
0
dambil
(07.12.08)
cache hızı 32mb olan seagate tabiki
0
demlikposet
(07.12.08)
seagate. fiyatları çok mu farklı?
0
leylak sarabi
(07.12.08)
mavi bilgisayar bayram indirimi yapmış kdv indirimi.

mavi de--->seagate 222ytl wd 242 ytl

vatan da---> wd 263 lira
0
🌸dambil
(07.12.08)
seagate
0
katafalk
(07.12.08)
(3)

[Java] FileInputStream ile video okumak

leylak sarabi
pixellerin r g ve b değerlerini üç matrise atmak istiyorum. ama hangi sırayla geliyor bunlar? rgbrgbrgb... mi, rrr...ggg...bbb... mi, başka türlü mü? aşağıdakilerden hangisi doğru?a)for(int k=0;k<1800;k++) { for( icount=0;icount<Height;icount++){ fo
pixellerin r g ve b değerlerini üç matrise atmak istiyorum. ama hangi sırayla geliyor bunlar? rgbrgbrgb... mi, rrr...ggg...bbb... mi, başka türlü mü? aşağıdakilerden hangisi doğru?

a)
for(int k=0;k<1800;k++)
{
for( icount=0;icount<Height;icount++){

for( jcount=0;jcount<Width;jcount++){

VideoData_r[icount][jcount][k]=fis.read();

}

}
for( icount=0;icount<Height;icount++){

for( jcount=0;jcount<Width;jcount++){

VideoData_g[icount][jcount][k]=fis.read();


}

}

for( icount=0;icount<Height;icount++){

for( jcount=0;jcount<Width;jcount++){

VideoData_b[icount][jcount][k]=fis.read();

}
}
}


b)
for(int k=0;k<1800;k++)
{
for( icount=0;icount<Height;icount++){

for( jcount=0;jcount<Width;jcount++){

VideoData_r[icount][jcount][k]=fis.read();
VideoData_g[icount][jcount] [k]=fis.read();
VideoData_b[icount][jcount][k]=fis.read();

}

}
}
c) hiçbiri
0
leylak sarabi
(03.12.08)
Bildiğim kadarıyla FileInputStream "raw" dosyalardan okumak için kullanılıyor. Açmak istediğin videonun dosya yapısını ve sıkıştırılmışsa (encoded) sıkıştırmasını çözmeden içindeki piksel bilgilerine ulaşamazsın diye düşünüyorum. (emin değilim çünkü pure java altında bunu kullanan kod hiç yazmadım)

Bu gibi işler için processing kullanmanı şiddetle tavsiye edebilirim. (www.processing.org) Java üzerinde çalıştığı için yazdığın kod tamamen java kodu, ama kendine has güzel bir idesi ve multimedya işleri için oldukça kapsamlı kütüphaneleri, örnek kodları falan var. Java ile multimedia işleri yapmak istiyorsan oldukça işine yarayacaktır.
0
kurukafa
(03.12.08)
ya okuyor, bir takım değerler alıyorum ama hangi pixelin nesi olduğunu bilmiyorum.
0
🌸leylak sarabi
(03.12.08)
hmm okuyordur muhakkak ama dosyanın kendisini okuyordur, anlatmak istediği şeyi değil? yani dosyayı byte byte okuyorsun fakat rgb değerlerini alman için dosya "raw" değil ise önce decode etmen gerekiyor diye düşünüyorum. mesela bir bmp dosyasında header'ı atladıktan sonra piksel bilgilerine ulaşabilirsin, ama jpg dosyasında ulaşamazsın önce içindeki veriyi decode etmen gerekir, falan. Demin fileinputstream'ın dökümentasyonuna baktım:

"A FileInputStream obtains input bytes from a file in a file system. FileInputStream is meant for reading streams of raw bytes such as image data. "

Diyor. Okumak istediğin dosyanın formatını tanıyan ve onu decode eden bir interface den çekebilirsin frame bilgilerini, ve o framelerin içinde de piksellere ulaşabilirsin. Mesela processing'deki Movie sınıfı bu işi halleder.
0
kurukafa
(03.12.08)
(14)

Bu ne?

ermanen
Bu ne, yenir mi?
Bu ne, yenir mi?
0
ermanen
(02.12.08)
denizin tabaninda kumlarin arasinda dolanan ince baliktir kendisi, adini bilemeyecegim.
0
compumaster
(02.12.08)
denizden babam ciksa:)
0
🌸ermanen
(02.12.08)
vatoz tarzı birşey sanırım.Denizden babam çıksa yerim dusturundan yola çıkarsak baya baya yenir ama yapmasını bilmek lazım.

edit : (git: www.iskenderiye.com
0
huleyn
(02.12.08)
jar jar binks'in oğlu. yenmez.
0
cruor
(02.12.08)
adam gibi bişey bu be.
0
gerrain
(02.12.08)
corbasi sahane olur -gibi geliyo
0
jay kay
(02.12.08)
deniz yoda'sı falan heralde.
0
leylak sarabi
(02.12.08)
muhtemelen o seni yer.
0
axijazz
(02.12.08)
salataya dogranir.
bu arada o agiza buruna benzettigiiz seylerin agiz, burun, kisacasi surat oldugunu sanmiyorum. Bunun baba tarafindan amcasi olan kalkan`a balya balya para harcayip yiyen, bunu gorunce tiksinen arkadas varsa hemen 5 sinav, 7 tanede mekik ceksin.
0
theli
(02.12.08)
geçen gün flash tv de gördüm bu balığı. aslında balık değil bu uzaylı. ağzı var, burnu var, eli var, kolu var. bildiğin uzaylı işte bu.

flash tv işte. boşuna izlemiyorum. vatandaşa yardımım dokundu.
0
iker
(02.12.08)
bu arkadasi ismen tanimiyorum ama zaman zaman internette bazi haber sitelerinde ya kendisi ya bi akrabasi "insan suratli balik" haberlerine konu oluyor. altina da bazi embesil müslümanlar(akilli müslümanlar üstüne alinmasin lütfen) "allahin hikmeti, kiyamet alameti türünden zirvalar yaziyolar. o balik bu balik.
0
palyacopapi
(02.12.08)
Ben yerim abi onu getir. Evet?
0
onyetele
(02.12.08)
0
jack of hearts
(03.12.08)
tavası olur bunun. ızgaraya buğulamaya gelmez. böyle kılçıkları ile götürürsün. ama kafa kemiği biraz büyüktür, onu ayıklamak gerek
0
trocero
(03.12.08)
(3)

böle yuvarlak gözlük

merope
tam yusyuvarlak gözlük,hani sanırım john lennon un taktıgı gibin, izmirde nerden bulurum.yılbasına kadar hediye olacak kendileri..
tam yusyuvarlak gözlük,hani sanırım john lennon un taktıgı gibin, izmirde nerden bulurum.yılbasına kadar hediye olacak kendileri..
0
merope
(02.12.08)
gitti gidiyor ve muadilleri oluyorsa bir sürü seçenek bulmak mümkün
urun.gittigidiyor.com
0
leylak sarabi
(02.12.08)
istanbulda tanidiginiz varsa istiklaldeki aznavur pasajinin alt katinda var. yalniz benim arkadasim da denedi yillar boyu biriktirdigi hevesle. igrenc durdugu icin cikardi ve vazgecmek zorunda kaldi hevesinden. deneysel bir hediyeyse bilginize, yakisma sansi dusuk oluyor genel olarak.
0
gimbal
(03.12.08)
guzel durur durmaz ayri konu ama bir ara ben de aramistim, ve bulmustum da neticede. ancak bugune kadar yayvan gozluklere alismis birisi olarak yuvarlak cerceveler gayet yetersiz geliyor insana gorus alani anlaminda. ozellikle araba felan kullaniyorsaniz ve numaraniz ileriyse hic tavsiye etmem, surekli gozunuz cerceve disindan bakmak zorunda kaliyor. (benim cerceveler 42mm capindaydi, zaten yaygin ve anlamli boylar 40-42mm capindakiler)
0
arch101
(03.12.08)
(20)

Yine bir ilişki sorusu

napcam anlamadimki
Sevgili dostlar, cok pis durumdayim. 3 senelik bir kizarkadasim vardı. 6 ay once tanistigim baska bir kizla iliskimiz gitgide yakinlasti ve bir gece opusmeye vardi. Ve o gece bana mevcut kızarkadaşımdan ayrılmam gerektiğini yoksa kendisi ile ilişkimin yürümeyeceğini söyledi. Şimdi hiç üstüme gelmeyi
Sevgili dostlar, cok pis durumdayim. 3 senelik bir kizarkadasim vardı. 6 ay once tanistigim baska bir kizla iliskimiz gitgide yakinlasti ve bir gece opusmeye vardi. Ve o gece bana mevcut kızarkadaşımdan ayrılmam gerektiğini yoksa kendisi ile ilişkimin yürümeyeceğini söyledi. Şimdi hiç üstüme gelmeyin, zaten son zamanlarda ben ayrılmayı kafaya koymuş, bunu kız arkadaşıma da söylemiştim. En sonunda medenice ayrıldık. Gelin görün ki ayrılma süreci içinde bana her türlü gazı veren, teşviği veren kız, ayrıldığım gece bana "aramızda bişey olmaz, sen kendi kafanda kurmuşsun" diye bombayı patlattı. Be ey kızım, bana Hey allahım nasıl bi hainliktir bu anlamadımki.

Şimdi siz değerli kendi hemcinslerimden ricam, ben bu kıza nasıl hal tavır takınayım? Yıkılmadım ayaktayım, tamam napayım başıma geldi bi dert diyerek yeni maceralara hızla yelken açarım ama bu kızla iş gereği haftada 3-4 kere muhakkak karşılaşıyorum. Büyük ihtimal zafer kazanmış komutan edası ile karşıma çıkıcak ama ben ne yapayımda bana attığı bu kazıktan etkilenmediğimi ona da göstereyim?
0
napcam anlamadimki
(28.11.08)
bir büyüğüm yıllar önce demişti ki "bir hafta kanayıp da ölmeyen birine asla güvenme"
0
dr.ramiz
(28.11.08)
Sürekli bana "interrail ile yurtdışına gidelim", "haftasonu ağva'ya gidelim" falan diyen bi kız. İlk öpüşmemizde bile "Şimdilik daha fazlası olmaz, ayrılman lazım" demişti. Şimdi gelip çıkmam seninle diyince insan şaşırıyor tabii.
0
🌸napcam anlamadimki
(28.11.08)
hatun senin üzerindeki kuvvetini denemiş, başarılı da olmuş gibi gözüküyor. bir iddianın parçası bile olmuş olabilirsin.
0
patricia teyze
(28.11.08)
bu arada nikindeki "ki"yi de ayirman lazim. hani ayrilma konusunda bu aralar ayrilik konusunda bayagi tecrube de edinmissin :P

hocam kiz seni donunda sallamis. hemcinsin olarak seni kiniyorum. bu noktadan sonra kizi hic sallama. guc denemesi bunlar. oyuncak olmayin kizlarin elinde. sonra hepimizi ayni kefeye koymaya kalkiyorlar. (tam tersi okuz de olmayin, bayanlar basimizin tacidir.) 6 ayda yavas yavas ilerlemis iliskin. obur tarafi aldatmis gibi duruyor. ikinci kez kiniyorum.
0
terp
(28.11.08)
seni sevgilinden ayırıp da verdiği sözü tutmayan, emeline ulaşmak için tensel yakınlaşmayı falan göze alan bir kızı asla pişman edemezsin. bi kere bunu kafana koyman gerek. onunla olma çabaların devam ederse, bunu da sezecek ve seni iyice ezmek isteyecektir. kadınlarda böyle bir durum var. kendisi için bir başkasından vazgeçen erkek iyidir, ama onunla çıkılmaz. açıkçası böyle.

eskisine dönüp dönmeme meselesini sen bilirsin ama bu kız asla pişman olmaz, sana bakmaz, baksa da ciddi bi şey olmaz. her durumda sen yenilirsin. boşver yaç hayat ne güzel. kış geldi herkes atkılı-bereli. ciddiyim, hayatını yaşa. kızı görünce de ne alttan al, ne de sinirlen. takılmadığını görmek uzun vadede üzebilir anca.
0
lovemyself
(28.11.08)
kızın sizi donunda salladığı fikrine katılıyorum ve hemcinsi olarak kendisini kutluyorum. neden kız arkadaşınız varken başkasıyla öpüşüyorsunuz? neden kendinizi garantiye aldığınızı düşünene kadar ayrılmıyorsunuz? neden birinin davranışlarını taahhütname kabul edip bozulunca kazık atmış hain ilan ediyorsunuz? neden böylesiniz siz kuzum?
0
leylak sarabi
(28.11.08)
beter ol demek istiyorum,

3 yılını verdi o kız sana bi şırfıntı için terkettin:'( yazıklar olsun, hepiniz aynısınız işte mühüh :'(((
0
yazbitmesinsipidikterlikdolabagirmesin
(28.11.08)
çok yanlış bi insanın ipiyle kuyuya inmişsin başına iş almışsın geçmiş olsun diliyorum.
neyse ben senin yerinde olsam ne yapardım diye düşündüm de... heralde şöyle yapardım: eski kız arkadaşımın peşinde koşup bi şekilde onu elde ettikten sonra sürekli ona gösterişli hediyeler vs. alarak ötekinin kaçırdığı büyük ödülü ona göstermeye çalışırdım. onu bi şekilde peşimde koşturmaya çalışırdım. bunu başarabilirsem tekrar yüz veriyormuş gibi yapıp öpüp koklaşırdım. zamanı geldiğinde yatağa da atardım ve o yataktayken ben seni s*kmem bile diyerek arkamı dönüp gitmeyi isterdim mesela.
(oha hikayeye bak. yok lan beceremezdim ben bunu. güzel senaryo ama.)

dipnot: want2die'a da katıldım evet. aldatıcaksak hep beraber yapalım olm. ben de maymun oldum başka hatuna bakmıcam diye kaç senedir.
0
deadstar
(28.11.08)
sen öteki kızı mızı bırak yani hani şu sevgilin varken 6 ay boyunca git gide yakınlaşmakta mahsur görmediğin kızı diyorum bırak sen onu, kusura bakma da sana müstehak olmuş yazık lan 3 yıllık kıza gerci o da senden yani hani 6 ay güzelce aldatan heriften böylelikle bir hemcinsinin yardımıyla kurtulmuş olmuş uzun vadede ama neyse. buarada bugün bu işi kız arkadaşına yapan adam yarın bunla cıkarsam bana da yapar gibi cok basit bir mantıkla egale edilebilirsiniz cok da karmaşık bi olay deil yani.
0
sleep may be the enemy
(29.11.08)
Valla yapılacak tek şey, ikili oynayıp da kaçan o kıza karşı Saldıray abi moduna girmektir.
0
fedaialkolik
(29.11.08)
Çok şaane bir deyim var: Dimyat'a pirince giderken, evdeki bulgurdan olmak.

Hovardalık bir sanattır arkadaş, herkesin harcı değil. Yapamıyosan bu duruma düşersen. Tasvip ettiğimden de değil hani. Olan sana olmuş, geçmiş olsun. Ya çüküne hakim olacaksın, ya pick-up art üzerine kendini geliştireceksin, sanatı sepeti bileceksin. Yoksa, kusura bakma, "bu işler böyle" (kopirayt gereyn)

Bu arada 3 senedir beraber yiyip içtiğin, gezdiğin tozduğun, öpüştüğün koklaştığın seviştiğin (neyse işte) kızı "bir kız arkadaşım" olarak tanıtman da garibime gitmedi değil. Sahi "sevgili"ye noldu be abi? Kız arkadaş, erkek arkadaş derken ne acayip bi dilimiz oldu be yav. Tanıştırayım boyfirendim. Iyk.

Neyse abi, sen o kızın "eski çıktısı"nı araştır. Ne diyeyim ya.
0
atomic punk
(29.11.08)
olaya farklı açılardan bakma zamanıdır.önce titre ve kendine gel.3 yıllık kız arkadaşından bi öpücük,bir koklaşma,bir güreşme için ayrıldıysan zaten sizin hikayeniz çoktaan bitmiş demektir.eski kız arkadaşını daha fazla oyalamaman isabet olmuş.yapılması gerekenler kısmına gelelim.olaya iyi tarafından bak .sen artık özgür birisin.şimdi git maceradan maceraya yelken aç.seni donunda sallayan kıza da git teşekkür et.de ki "sayende zaten bitmiş bir ilişkiyi farkettim.sevdiğim bir insana daha fazla zarar vermeden ayrıldım.ama şimdi senin sayende ceylan gibi sekebiliyorum.ne kadar teşekkür etsem azdır" .evet sevgili kardeşim.dünyada sadece o iki kız yok.git şimdi kiminle istiyorsan onunla koklaş.tabi yapabilirsen.
0
sarap dumani
(29.11.08)
oh olmuş, zerre kadar sana üzülmediğim gibi, evde kına olsa kıçıma yakarım, o derece. 6 aydır yakınlaştığın kız yuh be abi. yuhh. 3 yıldır sevgilim var ama 6 aydır bi kızla yakınlaştım?!
aynısı sana yapılsa yaralanmış vahşi hayvan gibi gezersin. !getir kına!
0
betty puf puf
(29.11.08)
içimdeki paranoyak diyor ki; 3 yıllık kız arkadaşınla, 6 aylık kız bu işi beraber planlamış..
0
tearif
(29.11.08)
yenilgiyi kabullen. hatuna hakkatende hayatının zaferini tattırmışsın :)
0
blackdog
(29.11.08)
Şuraya size oh olsun falan fistan yazaynların eminim ilişkiler konusunda sizden çok daha büyük günahları olmuştur. Olur böyle şeyler, insan mutluluğu arar veya daha fazlasını ister.

Hala onu seviyorsanız eski kız arkadaşınıza dönün, durumu anlatın. Pek anlatılacak gibi değil ya neyse:)
0
dyna
(29.11.08)
Şimdi arkadaşlar, 3 senelik ilişkim ihaleye fesat karışsa da karışmasa da bitecekti. Hemen taraflardan birisini çakma hovarda, ötekisinide fettan kaşar ilan etmeyin. Zira 6 aylık süre boyunca 3 sene içinde olmadığı kadar mutlu, pozitif vs vs idim.

Kız dün gece aradı, bu gece için yemeğe çıkalım mı, ordan da ıssız adam'a gideriz falan dedi. "Başka planım var canısı" diyerek ektim. Bozuldu, bunu da ima etti. Şimdi olay şu, siz kadınlarda "Benim olmasa da başkasınında olmasın" mantığı var. Allahım ne kadar pis bir düşünce bu?

Kendimi loser değil, bilakis kârda hissediyorum. Hem sıkıntılı bir ilişkiden kurtuldum, hem de fevkalade hoş bir bir kızla 6 ay geçirdim, romantik anlar yaşadım. Hah buyrun burdan yakın.
0
🌸napcam anlamadimki
(29.11.08)
ahah cok fena maymun olmussun.
(bkz: entrika)
0
bryan fury
(29.11.08)
ilişkileri zafer/yenilgi olarak algılayan insanlardan uzaklaş, hepsi birer ibne.
0
gelaek
(29.11.08)
kızla öpüşüyorsun, sevgilin olduğunu bile bile öpüyor hem de seni, sana sevgilinden ayrıl diyor, sevgilinden ayrılıyorsun ve kız da doğal olarak tekmeyi basınca ağlıyorsun?

lütfen bir tutam öngörü, avuç içi kadar da basiret. lütfen.

ha bu arada;

<quote>zaten son zamanlarda ben ayrılmayı kafaya koymuş, bunu kız arkadaşıma da söylemiştim. En sonunda medenice ayrıldık.</quote>

eminim sen eski kız arkadşından ayrılma planları yaparken "en sonunda medenice ayrılma" anına kadar onun ellerinin de armut dallarına uzandığını falan sanıyorsundur. kanımca karşı cinsini daha iyi tanıman gerek.
0
lepidodendron
(29.11.08)
(5)

Yedekleme

nwnd
selamlar,bilgisayarınızdaki önemli verileri yedeklemek için ne tür bir sistem geliştirdiniz? cd'ye yazmak pek mantıklı gelmiyor, uzun vadeli pek güvenmiyorum. şimdilik external hard disk kullanmaktayım ama o da sonuçta kafasına estiği bir an göçebilir.teşekkürler,
selamlar,
bilgisayarınızdaki önemli verileri yedeklemek için ne tür bir sistem geliştirdiniz? cd'ye yazmak pek mantıklı gelmiyor, uzun vadeli pek güvenmiyorum. şimdilik external hard disk kullanmaktayım ama o da sonuçta kafasına estiği bir an göçebilir.

teşekkürler,
0
nwnd
(28.11.08)
harddisk, cd-dvd den daha güvenilir bir medyadır çoğu zaman. external harddisk kafasına estiği an göçebilir evet ama burada önemli olan bilgisayarının ve external diskinin "aynı anda" göçmemesi. yani riski dağıtmış oluyorsun. external disk çökerse yeni bir disk alıp yedeklerini tekrar aktarırsın. veya bilgisayarın çökerse externaldan yedeklerini geri alırsın, fakat ikisinin aynı anda gitmesi daha çok hırsızlık durumlarında olur. ikisi aynı anda bozuluyorsa şanssızsın diyelim ama en önemli verilerini üçüncü bir yere almayı düşünebilirsin. bir büyüğün dediği gibi "en az 3 kopyası olmayan dijital veri, aslında yoktur"
0
kurukafa
(28.11.08)
gerektiginde rapidshare kullaniyorum. rapiddisinda bikac siteye daha yukluyorum nolur nolmaz diye.
0
sanio
(28.11.08)
external ile birlikte işletim sisteminin olmadığı partisyonda tutabilirsiniz. tabi önemli veriden kastınız ne, boyutları ne kadar, erişim sıklığınız nasıl bunlar da önemli. sürekli editlenen text ağırlıklı dosyalarsa flash disk daha mantıklı olur.
0
leylak sarabi
(28.11.08)
bi external hdd aldım bir de eşitleme programım var güle oynaya kullanıyorum henüz başıma bi şey gelmedi.. zaten korka korka kullanıyorum kullandığım sırada, hani düşürmeyi geçin, hdd'yi kullandığınız sırada oynatmak, sallamak vs bile sakıncalı aslında.. ne olur ne olmaz hesabı..
hdd'nin avantajı, eşitleme programı ile kullanınca yeni eski verileri tanıyor ve direkt nokta atışıyla güncelleme yapıyor.. eksik gedik kalmıyor..
0
p shadow
(29.11.08)
ayrı güç girişi isteyen harici sabit disklerin, veriyi ve enerjiyi usb portundan alanlara kıyasla daha dayanıklı olduğuna dair bir inancım var. yakında uygulamayı düşündüğüm yöntemde, yedeklemek istediğim veriyi hem ayrı güç girişi olan harici sabit diske, hem de usb den beslenen harici sabit diske kaydedeceğim.
0
makineci
(29.11.08)
(10)

Cat fight

im2shy
Sevgili kedi dostları,sokakta kavga eden kedi görünce ayırmalı mıyız?Yoksa sokağın kuralı gereği mücadeleyi öğrenmeleri için kendi hallerine mi bırakmalıyız?Yani kavga dediysem bazen öyle oluyor ki dakikalarca saldırıyorlar birbirlerine,öyle böyle değil yani.
Sevgili kedi dostları,sokakta kavga eden kedi görünce ayırmalı mıyız?Yoksa sokağın kuralı gereği mücadeleyi öğrenmeleri için kendi hallerine mi bırakmalıyız?Yani kavga dediysem bazen öyle oluyor ki dakikalarca saldırıyorlar birbirlerine,öyle böyle değil yani.
0
im2shy
(28.11.08)
istesen de ayırabileceğini sanmıyorum. benimkinin arka bahçemde bi iki kere kavgasına şahit oldum. 2 kedi top şeklini alıyor ve tırmalamaya başlıyorlar birbirlerini araya girebilene aşkolsun
0
charlesbukowskiineksi
(28.11.08)
Belki seninki ev kedisi oldugu icin senden korkmamıştır ama benim karşılaştıklarım sokak kedileri ve üzerlerine gidince ayrı taraflara doğru kaçıyorlar.
0
🌸im2shy
(28.11.08)
diğeri kaçmak istiyordu sanki ama benimkisi bırakmıyor gibiydi tam da emin değilim
kavgadan kastın patilerini birbirlerine doğru kaldırıp tıslamaları fln mı yoksa bariz birbirlerinie girmişler mi? üzerlerinde gidince kaçıyorlarsa tek vücut olmamışlardır o zaman heralde. ytine de bence ne olursa olsun ayırmamak lazım hem ayıran kişi için de tehlikeli.
0
charlesbukowskiineksi
(28.11.08)
ayırma ihtimaliniz varsa ayırın efendim, doğanın kanunu diye niye iki hayvanın da birbirine zarar vermesini izliyorsunuz? dökebiliyorsanız su dökün üstlerine. sıkıysa ayrılmasınlar. biraz ıslanırlar, belki üşürler falan ama gözlerinin kör olmasından iyidir.

ben de kedimle sokak kedisini yumak olmuş dövüşürken -salakça bir hareket biliyorum- kedilerden birini elime alıp uzaklaştırmaya çalışarak (ki sokak kedisi olan denk geldi) ayırdım. sonuç: tırmık ve ısırık dolu bir kol, 10 gün boyunca her 3 günde bir olunan kuduz aşılar, yaz tatilinde alkol alamama sıkıntısı vsvs. ellememek lazımmış. ha ama ayırdım mı ayırdım. benim kedimin burnunun kenarı kanıyordu. belki bıraksam daha beteri de olabilirdi.
0
kibritsuyu
(28.11.08)
her ne kadar teşebbüs etsem de ayırmayı beceremedim ben sokak kedisi kaçtı zaten benim kedimin de kulağını kanatmıştı hatta şişti fln sonra veterinere götürdüm pansumanla fln halletmiştik.
illa ayırıcam diosan uzun kollu fln bişiler gimek lazım mesela
0
charlesbukowskiineksi
(28.11.08)
mümkünse yavru kedilere karşı özellikle ayırın. bizim mahalledekiler baya dayak yiyorlar görüyorum. başında da bekleyemiyoruz yemesinler deyu ama...
0
alchoburn
(28.11.08)
@kibritsuyu: Her gördüğümde ayırıyorum zaten,iri bir (kemiklerim kalın) insan oldugumdan mıdır nedir bilmem beni görünce zaten kaçıyorlar,öyle su dökmeye filan gerek kalmıyor.
0
🌸im2shy
(28.11.08)
edilecek kavgayı geciktirmiş olursunuz sadece. onlar yine bir yerde birbirlerini bulup kavga ederler. içgüdüsel olarak ayırma taraftarıyım zaten üzerlerine şöyle bir yürüyünce ayrılıyorlar genelde ama sonuçta onlar kozlarını bir şekilde paylaşacaklardır.
0
kurukafa
(28.11.08)
ev kedisi görünümlü tasmalı falan bir şeyse ayırın kesinlikle, tırnakları kesilmiş olabilir çünkü.
0
leylak sarabi
(28.11.08)
Valla ne zaman kavga eden kediler görsem höt! diye bağırarak ayıptır söylemesi ayağımı da yere sertçe vurarak kovalıyorum onları ve kaçıyorlar gerçekten. Her defasında oldu bu, en kötü ihtimal bulabilirseniz bir taş bulun ama onların üstlerine değil böyle yakınca bir yerlerine yine bir bağırma sesi çıkartarak atın, anında ayrılırlar bir daha da yaklaşmazlar birbirlerine.
0
fedaialkolik
(29.11.08)
(15)

anlayışlı erkek ?

point guard
nedir bu ?. hani derler ya hep, kızlar anlayışlı erkek isterler..fazla uzatmayayım soruyu.anlayışlı derken kastedilen nedir ?
nedir bu ?.

hani derler ya hep, kızlar anlayışlı erkek isterler..fazla uzatmayayım soruyu.
anlayışlı derken kastedilen nedir ?
0
point guard
(27.11.08)
Ben direkt yaşadıklarımdan örnek vereyim.
Sürekli tartıştığım bir kız arkadaşım vardı. Her seferinde hatalı olsa bile, sonunda beni hatalı sayardı. Asla kendisi hatalı olmazdı. Ben de "Yine ben hatalıyım, tamam." deyince bana şunu söylerdi: "Kızlar hiçbir zaman hatalı olmazlar nuage. Bunu kafana sok!.
...

Kadınlar erkeklere göre daha alıngan ve yumuşak huylu olduklarından sanırım, "anlayışlı erkek"ten kastedilen "kadınların suyuna giden erkek" bence.

(bkz: suyuna gitmek)
0
nuage
(27.11.08)
anlayışlı erkek tamam canım demeyi bilen erkektir, alttan alır, ses cıkarmaz, koku yapmaz ne bileyim işte içgüveysi gibi bir şeydir ve aslında yoktur.
0
patricia teyze
(27.11.08)
konuşurken kızı dinlemek, ara ara "evet"/"hmm" gibi dinlediğini belirten geri besleme (feedback) vermek, sonrasında da kızın söylediklerini başka kelimelerle cümleye (paraphrase) döküp kıza geri anlatmak, akla geliyorsa çözüm sunmak (bu sonuncusu çok gerekli değil, önemli olan dinlemek)

üzüntülüyse de, sevinçliyse de izlenen şema aşağı yukarı aynı.

Bu arada bunu "taktik" olarak vermiyorum ha, gerçekten karşı tarafı dinlemek lazım, ilişki için önemli bir şey.
0
kilroy
(27.11.08)
biraz da eksi sozlukten bakarak, kizlarin dediğini ve demediğini anlama yetisi olan, kizin yapmak istedigi seyleri genellikle kabul eden erkek.

ayrica:
(bkz: anlayisli olmak)
(bkz: anlayisli sevgili)

edit: yalniz kendini isin icine katmadan tek tarafli bekleniyorsa, bir taraf anlayissiz kalir hep ve daha sonra iki taraf da anlayissiz olur, ayari kacinca da kavga kacinilmaz oluyor zaten.

sana sorulsa ne cevap verirdin?
0
ermanen
(27.11.08)
he he de gitsin..yeter bu onlara (:
0
isott
(27.11.08)
meriç o.

img137.imageshack.us

ayrıca kızlar anlayışlı erkek falan aramaz yahu geçelim bunları.
0
darkpower
(27.11.08)
"bence" anlayışlı erkek ya da kadın yoktur, anlayışlı insan vardır. ilişki diyarlarında ise kadının beklediği genelde düşüncelerinin-isteklerinin dile getirilmeden anlaşılmasıdır. bunu anlayan anlayışlı erkek olabiliyor. yine de anlayamadığınız yer varsa sorun çocuklar
bir de oscar wilde ne demiş:
women are meant to be loved, not to be understood.
0
cgcore
(27.11.08)
Spesifik olarak bir konudan bahsetmemişsiniz, o yüzden genel bir cevap vermek zor ama "anlayışlı olmak" dan kastedilen şeyin "karaktersiz ol, her dediğimi onayla, ben ne istersem onu yap, inansan da inanmasan da her zaman haklı olduğumu söyle, kısacası köle gibi ol" filan olmadığını söyliyebilirim:)
0
think martini
(27.11.08)
anlayışlı erkek dediğin kızın nazını çeken erkektir bence.
0
deckard
(27.11.08)
karşısındakinin elinde olmayan olumsuzluklar nedeniyle suçlayıcı şekilde surat asmayan erkektir mesela.
0
leylak sarabi
(27.11.08)
hayır dendiğinde hayır'ın hayır olduğunu anlayan, ısrarcı olmayan, surat asmayan, karşı taraf haksız bile olsa eğer ağlıyorsa sarılan eğer kendini savunacaksa ağlamanın bitmesini bekleyebilen, diretmeyen, gerektiği anda karşısındaki insanın duygularını kendinden önceye koyabilen kişi, kişiyi olduğu gibi kabul etmede başarılı, bencil ya da çok kompleksli olmayan er kişi.
0
olay
(27.11.08)
kedi ile köpek niye anlaşamaz biliyor musunuz, birbirlerinin dilini yanlış anlarlar.
şöyle ki, köpek, sevinince kuyruğunu sallar ya, "kedi lisanında", kuyruk, saldırmaya hazırlanırken sallanır. Yani garibim köpek, oynayalım derken kediye, kedi de, "aha saldırıyor" diye düşünür.

tam tersi, kedi mutluyken, "gırlar" ya, bu da köpekçede hırlamaya denk gelir. Yani, kedi iyi niyetli yaklaşsa, bu sefer de köpek tedirgin olur, "hayvan bana hırladı" diye.

Şimdi, kadınlara dönecek olursak (ki, erkekseniz, erkek kalın, dönmeyin aman), biz kadınlar, "paylaşan" yaratıklarız. lastik mi patladı, patron mu bağırdı, tırnağımız mı kırıldı, yazdığımız dosya mı uçtu, ararız adamı, derdimizi anlatmak isteriz.

"adamca"da (ki adam milleti, "dert paylaşmaz", çünkü, daha "sert" olmaya şartlamıştır doğa onları), birşey anlatılıyorsa ona, bunun iki anlamı vardır.
1. "Böyle bir derdim var, bunu çöz" duyarlar ve hemen çözümler üretirler.
2. "böyle bir derdim var, bu senin yüzünden oldu" duyarlar ve hemen savunmaya geçerler.

Halbuki, kızın/kadının tek istediği, bir "kulak" o anda.

"Hay allah" "vah vah", falan gibi, bir parça karşılıklı hayıflansanız, ondan sonra, "benden istediğin birşey varsa, yardım ederim" deseniz, aha bitti işte, herkes için dünya barışı.
0
cedilla
(27.11.08)
umut sarıkaya'yı bi daha anmadan geçmeyelim, img516.imageshack.us
0
caturanga
(27.11.08)
insanin halinden anlayandir
suya gidenlere de kolayliklar
0
gdduman
(27.11.08)
bir çok hatun anlayışlı derken aslında "karışmayan" demek istiyor olabilir.
0
nihilanth
(27.11.08)
(6)

Hamster hayvan oğlu hayvanı

zapake
yeni bi hamster edindim 6 haftalık syrian dişisi, bir kac sorum olacak daha onceden ve hala da bu hayvandan kullananlara. birincisi ilk tuttugumda parmagımı ısırıp kanattı yapılması gereken birsey varmı ona yada bana.( ısırmasının uzerindende 5 gun gecti ) sonra bu hayvana yiyecek olarak çikolata ya
yeni bi hamster edindim 6 haftalık syrian dişisi, bir kac sorum olacak daha onceden ve hala da bu hayvandan kullananlara. birincisi ilk tuttugumda parmagımı ısırıp kanattı yapılması gereken birsey varmı ona yada bana.( ısırmasının uzerindende 5 gun gecti ) sonra bu hayvana yiyecek olarak çikolata yada kemikleri gelişsin diye yoğurt versem nasıl olur hoş olur mu?. daha da sonra ilk aldığımda gayet temiz kokuyordu bu iki gundur boyle leş gibi kokuyor adet geciriyor olabilirmi ( kafes yeni temizlendi, ne kadar memnun kalmıs gibi gorunmesede kendisini bile yıkadım hatta:) ) eğer adet geciriyorsa kac gunde bir oluyor ve ne kadar suruyor
0
zapake
(25.11.08)
ısırması muhtemelen size alışamamasındandır ya da tutarken fazla sıkmış olabilirsiniz. kardeşimi de ısırmıştı bi kere. tırsıp kuduz aşısı olmuştu; gerçi bildiğim kadarıyla hamsterda kuduz tehlikesi yok.
0
cumingsoon
(25.11.08)
hamster ısırmasından bir şey olmaz. alışınca bırakır ısırmayı zaten. kuru mama olarak hamster yemi verilir. suyu eksik edilmez. miktarı abartmamak şartıyla arada bir marul salatalık havuç gibi sebzeler ve fındık fıstık gibi şeyler verebilirsin. meyve çok önerilmez. çikolata ve yoğurt verme. dişiler 4 günde bir çiftleşme moduna giriyor ondan kokuyorlar. ve en önemlisi hamsterını asla yıkama. hamster şampuanı gibi şeyler satılıyo olsa da sakın yıkama o kendini temizler. tuvaletini ayrı bi kaba falan yapmaya alışsın, o kabı temiz tut yeter. bunlara uyarsan uzun yaşar uymazsan pek çok hamster gibi ölür gider.
0
aggromela
(25.11.08)
yemek olarak brokoli elma dilimi ve ay cekirdeği verdim halinden sikayeti yok gibi. suda var once tabakta idi hiç inek gibi yalanırken gormedim ama. sonra sırıngaya koydum suyu ordan emsin die onu da gormedim:)tuvaletten kasıt buyukmu kucukmu? buyugunu yatakhanesine ve yemekhanesine yapıyor surekli. yediği yerin yanına sıcıyor yani:)yada basucunda boklarla uyuyor:) kucugunu daha cozemedim nereye yaptıgını bide nasıl alıstırılacak bu bi yere tuvalet yaptırmak
0
🌸zapake
(25.11.08)
aldıktan sonra 3-5 gun kafesinden hic dokunmayın ki yerine alıssın bidaha yıkamak gibi bir sey yapmayın zateen kendını temızlıyo o hayvan (izlemesi cok eglencelı temızlenırken)yıkadıgınız sudan mıkrop kapabilir cok hassas hayvanlar cunku cok kotu olursa tuylerı nemlı dıs fırcasıyla temızleyın sakın elınızde topac gibi oynamayın hayvanı rahat bırakın omrunu 1 sene uzatmıs olursunuz zaten diger hayvanlara gore az yasıyorlar . bide cigdem mısır felan verin seviyolar uzun sure aclıga dayanabiliyorlar cunku yanaklarının arkasında kocaman iki tane kese var oraya yemek depoluyo hayvan ama sız yınede suyunu yemını eksık etmeyın mutlaka bi tekerlegi olsun yoksa kafese tırmanıp barfiks cekıo o kadar enerjık yani hareket edemesse kalbı yag baglayıp hemen oluyomus diye biliyorum alabiliyosanız yanına birde erkek alın yanlızlık allaha mahsus sıkılıyolar tek baslarına .
0
the end of dreams
(25.11.08)
ha birde kac gune bir adet geciriklerini bilmiyorum ama gebelık surelerı 15 gun ve memelılerde ki en az sure insalarda adet gebelık suresı 9/1 oldugunu dusunursek (tamamen sacmalıyorda olabilirim duz mantık) her hafta adet geciriyor olmaları muhtemel .(internetten baktım tam 4 gunmus adet dongusu ve cok hırcın oluyolarmıs bir erkek sart :)www.petbutik.com
0
the end of dreams
(25.11.08)
insandan hamster'a hastalık bulaşma riski daha fazla demişti veteriner bana.
0
leylak sarabi
(26.11.08)
(2)

myriamonde'un bilgisayari patladi!!!!

twodimensionprism
efendim merhabalar, bendeniz kendi accountunu açmaya üşenen myriamonde. şimdi benim bilgisayarım patladı. buraya kadar bi sorun yok, bilgisayardır patlar. problem şurda başlıyo: benim buna format atmam lazım, biliyorum formatı yerse en azından kendine gelecek... ama bilgisayarım patlamakla kalmıyor,
efendim merhabalar, bendeniz kendi accountunu açmaya üşenen myriamonde. şimdi benim bilgisayarım patladı.

buraya kadar bi sorun yok, bilgisayardır patlar.

problem şurda başlıyo: benim buna format atmam lazım, biliyorum formatı yerse en azından kendine gelecek... ama bilgisayarım patlamakla kalmıyor, dvd romu görmemekte de ısrar ediyor. gerçi sanırım bozulmuş, bios'ta falan da saçma sapan şeyler oluyo dvdroma bakmaya çalıştığımda. neyse o da dert değil, buyursun bozulsun ondan kıymetli mi, ama ben bu *BEEEP* aletine nası format atıcam kendisi windows cd'sini okuyamazken? misal efendim cd'yi bi şekilde flashdiske falan atıp ordan şeyetme şansım var mı? noluyo? nası olcak bu işler? evet, budur derdim. bi de tabi keşke bilgisayarım ölmese, ama o sanırım çok da mümkün değil.

tenku şimdiden. öpü0rum.

(censored by twodimensionprism the rightful owner.)
0
twodimensionprism
(14.11.08)
gideceksin bi bilgisayarcıya, bi tane dvd-rom taktıracaksın usb çıkışlı kasanın içine. oradan da biostan vereceksin bootu usbye. ha ben para veremem dersen git bilgisayarcıya tanıdığın birine orada hallet.
0
alperen4
(15.11.08)
flash diske atıp bios'tan usb legacy support seçeneğini aktif hale getirip first boot device'ı flash disk yapınca olabilir belki. ama flasha bootable usb image olarak atmak gerekir muhtemelen.
0
leylak sarabi
(15.11.08)
(6)

ibade

leylak sarabi
ne demek?
ne demek?
0
leylak sarabi
(14.11.08)
helak etmek.
0
sainteyes
(14.11.08)
"ibate" olabilir mi acaba?
0
kibritsuyu
(14.11.08)
ibate iaşe gibi bir kullanımı duyulmuş olabilir mi?
0
ozdek
(14.11.08)
evet iaşe ve ibade masrafları şeklindeydi, iaşe yiyecek içecek, ibade barınma konaklama demekmiş.
0
🌸leylak sarabi
(14.11.08)
"ibade" değil yalnız. "ibate" olacak. onu kim "ibade" diye yazmışsa yanlış yazmış.
0
kibritsuyu
(14.11.08)
"Çamlıca Vakfı Bilim Araştırma Geliştirme Merkezi" yanlış yazmış. Niye türkçesini yazmıyorlarsa. :)
0
🌸leylak sarabi
(14.11.08)
(3)

lava lambasi yapan?

jay kay
evinde lava lambasi yapan birisi varsa kisaca yapilisini anlatabilirmi? denemis ama yapamamis olan da olabilir?
evinde lava lambasi yapan birisi varsa kisaca yapilisini anlatabilirmi? denemis ama yapamamis olan da olabilir?
0
jay kay
(12.11.08)
youtube'a how to make a lava lamp veya homemade lava lamp yazınca çıkıyor bir sürü güzel video
0
leylak sarabi
(12.11.08)
evet cikiyor da. yapmayi deneyen ariyorum ben
0
🌸jay kay
(12.11.08)
yapmayı deneyip başaramamıştım. çok cıvık, yağlı ve unlu bir deneyim olmuştu benim için. hiç yatkın değildir elim mutfağa.. ölçüsünü kaçırdıydık herhalde.
0
jack of hearts
(13.11.08)
(25)

dahi anlamındaki de'ler

tranko buskas
yıllardır türkçe konuşuyorum, hatta bu dilde yazıyorum -yanlış anlaşılmasın efenim anadilim olduğundan- şu dahi anlamındaki de bağlacının önceki sözcüğe bitişik yazılmasındaki mantığı anlayamıyorum.hayır nedir bu ısrar? neden? özellikle mi yapılıyor? daha çok yeni (yakın) nesillerde (nesil derken sö
yıllardır türkçe konuşuyorum, hatta bu dilde yazıyorum -yanlış anlaşılmasın efenim anadilim olduğundan- şu dahi anlamındaki de bağlacının önceki sözcüğe bitişik yazılmasındaki mantığı anlayamıyorum.
hayır nedir bu ısrar? neden? özellikle mi yapılıyor? daha çok yeni (yakın) nesillerde (nesil derken sözlüğü kastetmiyorum) gözlemliyorum ama yetişkin, olgun insanlarda da var.
bizim zamanımızda lisede türk dili ve edebiyatı dersi vardı, sanırım şimdi edebiyat ayrı, türk dili ayrı ya da herneyse aynı görevi gören bir ders var sonuçta. ortaokulda da dil bilgisi vardı türkçe dersi içinde.
o dil bilgisi dersinde de sözlükte bu kadar çok takılan "fiillerde çatı" (burda ettirgen ekolünü kastediyorum) kurallarının yanı sıra "de" bağlaçları da görülüyordu, öğretiliyordu ama nedense sözlükte de'lerin doğru kullanımına ayrılığına bu denli özen gösterilmiyor.
hani herkes taşın altına elini soksa, "biraz daha özen göstersek nasıl olur?" diye soracaktım ben.
0
tranko buskas
(12.11.08)
bu dahi anlamındaki -de yazılımına dikkat etmeyi takıntı olarak görenler var. hatta başlığı görünce, yine biri dikkat edenlere laf mı etti ki, diye düşündüm. ama anlam değişiyor kardeşim. "kardeşim de" ile "kardeşimde" arasında dağlar kadar fark var.

yeni nesil diyoruz, sms mantığı diyoruz, ama olmuyor.

elcevap: süper olur, dünya barışına yaklaşırız bence.
0
lovemyself
(12.11.08)
öss'ye odaklı eğitilen ve okuma alışkanlığı olmayan nesillerin çok da şaşırtıcı olmayan bir problemi bu. (sayın agamemnon, sizin durumunuzu ayrı tutuyorum tabii burada)
yani, bana da uyar :)
0
kobuzchu kiz
(12.11.08)
dahi anlamındaki de'ler, bağlaç anlamındaki ki'ler falan hep yanlış yazılıyor sözlükte zati. o benim de gözümü rahatsız ediyor ama sonuçta bu işin de bir temeli var. adam okulda öğrenmediyse bu saatten sonra öğretemeyiz. hadi bir kişiye öğrettik, binlerce kişi var daha.

el alışkanlığı olmuş artık.
0
rectoa
(12.11.08)
bence asıl öss'ye hazırlanan bir nesilin bilmesi şart olan bir kural bu. eşek gibi bilmeleri gerekiyor zira öss'de en az 3 soru çıkardı bu kuraldan. ha benim dediğim sınavların üzerinden yıllar geçti. şimdi bilemem sistemi. ama şu da var ki bu kuralı uymayanlara tekmeyle dalasın geliyor ve evet takıntı düzeyinde bu bende.
0
teritori
(12.11.08)
@agamemnon

şimdi benim yazdığım "n'olucak" biraz farklı bir konumda. o da şöyle. "ne olacak" ifadesinin konuşma dilindeki karşılığı. hatta biraz da karikatür yazımı diyebiliriz. (o da apostrofla ayrılması kısmı tabii, yoksa öyle apostrofla ayrılan sözcük de yok türkçe'de...)

ama temelde türkçe'nin tam da yazıldığı gibi konuşulan bir dil olmadığını (öyle ama %100 değil) gösteren işaretlerden biri.

türkçe'de bazı sözcükleri yazıldığı gibi okuyabilirsin, sorun olmaz ama kulağa hoş gelmez. o yüzden de okunuşu biraz farklılaşabilir. n'olucak da bunlardan biri. "yapmayacağız" demek yerine "yapmiycaz" demek gibi. yoksa tansu çiller ağzıyla türkçe konuşursun. "olacak mı? olucak mı? "olmayacak-olmiycak" yapabilecek miyiz? yapabilicek miyiz?" gibi. örnekler çoğaltılabilir. ha benim yaptığım n'olucak da doğru bir yazım kullanımı değil tabii ki ama ben biraz da karikatürsel olsun istedim :)
0
🌸tranko buskas
(12.11.08)
yazım yanlışları yapılmış metinleri hatta arkadaşlarımdan gelen mesajları okuyamıyorum, sanki karşımda koyun kesiyorlarmış gibi gözümü kaçırıyorum, bakamıyorum bile :)

okulda zorla okutulan birkaç kitap dışında kitap okumamış çocuklar tanıyorum.
insanlar dilbilgisi gibi sıkıcı şeyler üstüne düşünmek bile istemiyor, yazıveriyor öylesine, o insanlar zaten öylesine yaşıyor. el sürçmesi bir yana, yanlış yazdığını bile farketmeden sürekli yazım yanlışı yapanları ciddiye alamıyorum açıkçası. takıntıysa takıntı!

@agamemnon
n'olucak yanlış, n'olacak doğru.
0
zen spider
(12.11.08)
0
zen spider
(12.11.08)
"Her neyse" de ayrı yazılıyor mesela. Lisede dilbilgisi de görmüşsünüz halbuki. Sonra "burda" değil "burada" falan... Oluyor böyle hatalar, fazla takmamak lazım.
0
leylak sarabi
(12.11.08)
"dede de" de; de, ayri yazilmalidir.
0
ermanen
(12.11.08)
"dilbilgisi" de ayrı yazılıyor örneğin. "dil bilgisi" diye, siz de ukalalık yapmışsınız hesapta...
konuşma dilinde "burada" sözcüğünü "burda" diye telaffuz edersin de, dil bilgisi'ni dilbilgisi diye telaffuz edemezsin. o bariz yazım hatasıdır. bir diğeri ise konuşma dili rahatlığıdır. ha yanlıştır o ayrı.

ayrıca herneyse, herhangi bir, hiçbir şey, birkaç gibi sözcüklerin ayrı ya da bitişikliği türk dil kurumu'nun başına geçen yönetimlerin geldiği ideolojilerine göre dönem dönem değişmekte. bilmem 1980 bir şey hatırlatıyor mu, tevellüt yeterse tabii. takıldığın noktayı iyi seçmek lazım...
0
🌸tranko buskas
(12.11.08)
süpersin valla, bence DE biraz daha hassasiyet göstersek harika olur:)
0
think martini
(12.11.08)
bu kadar kolay bir kurala yaygın olarak uyulmamasının sebebinin altında şu vardır:

"dahi anlamındaki" ifadesi günümüz insanı için pek bir şey ifade etmiyor. (yanlışım varsa düzeltin lütfen)

çünkü biz günümüzde "dahi" kelimesini "bile" anlamında kullanıyoruz. ve "bile anlamına gelen de eki" kimseye hiç bir şey ifade etmiyor.

bu hatayı "dahi anlamındaki de" durumuna indirgeyenler durumu nasıl açıklıyor, merak ediyorum.

zira zaten bu kural ayrı yazılacak -de, -da eklerini belirlemeye yeterli bile değil ki...

bakınız dahi anlamındaki de ayrı yazılır başlığına pascha c zamanında ne yazmış:

-----------------------
aslında eksik bir önermedir. doğrusu "bulunma durumu belirtmeyen bütün de'ler ayrı yazılır" olmalıydı.
örneğin,
ortam güzel bir restoran:
+ eh geldik işte! sen ne yiyeceksin?
- ben sadece kola alayım.
+ ama nasıl olur? bu restorana gelinir de iskender yenmez mi?

bu diyalogda gördüğümüz gibi "gelinir de"deki de bağlacı dahi anlamına gelmemektedir. bambaşka bir anlamı vardır. demek ki doğru önerme yukarıda da belirttiğim gibi "bulunma durumu belirtmeyen bütün de'ler ayrı yazılır" olmalıydı. aslında bu eksik önermede türk eğitim sistemin kolaycı, ezberci tutumunu görebiliriz.
--------------------

durum bu iken hala "bile" anlamında kullandığımız "dahi" anlamındaki de ekinin ayrılması gerektiğini insanların kafasına kakarak yol katedebileceğimizi sanımıyorum. En basit örnek:

kurukafa da gelecekmiş.
kurukafa bile gelecekmiş.
kurukafa dahi gelecekmiş.

bu üç cümle kimse için aynı anlama gelmiyor, bu yüzden kimseye hiç bir şey ifade etmiyor. bu yüzden "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" diye insanların etrafında zıplayan kişilerin ne demek istediklerini anlamlandıramıyorum. ve neden bahsettiklerini bildikleri konusunda şüphelerim var. dahi kelimesinin herkesin bildiği ama benim bilmediğim güncel bir anlamı var ise biri bana açıklayabilir mi?

Ben bu kuralı ilkokulda öğretmenimin söylediği bir yöntem ile öğrendim, insanlara öğretmek istiyorsanız bence kolay ve akılda kalıcı bir yöntemdir:

bir -de -da ekini cümleden çıkarttığımızda cümle gramer açısından hatalı bir cümle haline dönüşmüyorsa ( anlam bozulabilir sorun değil) bu ek ayrı yazılır. bakalım:

kurukafa da gelecekmiş.

eki atıyoruz:

kurukafa gelecekmiş.

iki cümle de anlamları farklı ancak gayet makul cümleler. bitişik bir örnek:

baba ben bu akşam kurukafa'larda kalacağım.

eki atıyoruz:

baba ben bu akşam kurukafa'lar kalacağım.

gördüğümüz gibi ikinci cümlede hatalı bri gramer sözkonusu. bu yüzden eki bitişik yazıyoruz. bunu bir kaç kere yazarken sorgulayan ve kendini düzelten/onaylayan kişi içsel olarak durumu anlaıyor ve daha fazla "dahi anlamındaki de imiş" yok şuymuş buymuş diye düşünmesine gerek kalmıyor. ben bu kurala istisna bir durum olabileceğini düşünüyorum ama aklıma gelmiyor, biliyorsanız söyleyin ama en azından insanları netrafında "dahi anlamındaki de ekini ayrı yazacağını öğrenemedin mi??" diye dolaşmayın, rica edeceğim.

edit: okuduğuma göre söylediğim yöntem her şeyi kapsamasına rağmen gerçek dahi/bile anlamındaki eklerde çuvallıyormuş. o durumlarda ekstra olarak "bile anlamındaki de ayrı yazılır" kuralı da eklenebilir. ama bu "dahi anlamındaki de" durumu, diğer durumlara göre çok nadir gerçekleştiğinden, ek bir bilgi olarak verilmesinde yarar var derim, nacizane.
0
kurukafa
(12.11.08)
nedense türk dil kurumu sizin ısrarla birbirinden ayırmaya çalıştığınız dahi anlamındaki de ile bile anlamındaki de’yi aynı kefeye koyuyor. ikisini de dahi sözcüğünün karşılığı olarak vermiş sözlüğünde. bunun için güncel türkçe sözlüğe “dahi” yazmak yeterli oluyor.

yani dahi anlamındaki de dediğimizde o bile anlamındaki de’yi de kapsıyor. kendimizi zorlamamıza veya durumu başka bir duruma indirgememize gerek kalmıyor böylece.

ayrıca söz konusu ifadenin yaygın kullanımının dahi anlamı olması da “bulundurma anlamında olmayan” demeyişimizin basit bir gerekçesi olabilir pekala. bunu anlamamız da zor olmasa gerek. türk dili uzmanlarına bile sorduğunuzda –ki bu durum için özel olarak sordum- ayrı yazılan de bağlacının “dahi anlamındaki de” olduğu yanıtını alırsınız.

yani kuralı adlandırmanın yanlış olduğu ve bundan dolayı bu kurala uyulmuyor olmasının gerçekçi olması kadar da ironik bir yaklaşım da “bulunma belirtmeyen butun de ler ayri yazilir” başlığı kadar paylaşılır ve taraf bulur. bakmayan için o başlıkta tek entry olduğu görülebilir ama tek başımıza dilin kurallarını ve hatta bunların adlandırılmalarını değiştirmeye çalışıyoruzdur; o zaman başarılar.
0
🌸tranko buskas
(12.11.08)
insanların "biraz daha özen" göstermesini istiyorsun, bunu da o insanların ne anlama geldiğini bilmediği bir kelime "anlamındaki" eki ayrı yazmalarını isteyerek sağlamaya çalışıyorsun. ben de sana başarılar dilerim.

dahi kelimesini herkes "bile" anlamında kullanıyor, ve "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" diye çırpınan kişilerin yarısından fazlasının dahi kelimesinin bu kuralın ismi türetilirken bilinen anlamından haberdar olmadığından eminim.

özetle "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" isimli kural, doğru anlaşılsa bile, zaten senin ve benim gibilerin rahatsız olduğu eklerin(de, da ekleri) yanlış bir şekilde bitişik veya ayrı yazılması durumunun yarısını dahi kapsayacak bir kural değil. insanlar bu eklerin yanlış yazıldığını gördükleri anda "dahi anlamındaki de ayrı yazılır!" diye milletin kafasına kakıyorlar ama oradaki ek dahi anlamına gelmiyor bile... herkes ezberden okuyor. ve ben "dahi" ve "bile" anlamını ayırmıyorum. sadece günümüzde "dahi" kelimesi artık sadece "bile" anlamında kullanılıyor. o kadar türk dili uzmanı tarafından, ve ilkokuldan beri sınıf geçmek için diğer derslerden ayrı olarak kesinlikle geçilmesi gereken türkçe/türk dili dersinde 11 sene boyunca "dahi anlamındaki de" diye anlatılan ve her kompozisyon sınavı ertesinde tekrar tekrar kafaya kakıla kakıla bu şekilde anlatılan bu basit kural anlaşılmıyorsa, muhtemelen senin gibi "oo kuralın ismini mi değiştiriceksin şimdi" diyenler yüzünden anlaşılmıyordur.

örnek:
"o filme seninlede gitmek istiyorum ama sinemaya giripte beğenmezsin diye korkuyorum."

gibi bir cümle yazan kişiye yaptığı hata olarak sadece "dahi anlamındaki de eklerini ayırmalısın" diyorsan, korkarım boşa kürek çekiyorsundur. zira bahsettiğin kural burada yapılan hatayı kapsamadığı gibi, kapsadığı yerdeki anlamı bile dahi kelimesinin genel olarak bilinen anlamı ile beraber düşünüldüğünde hiçbir şey ifade etmiyor.

o gösterilmesini istediğin "biraz daha özen" içinde kendi tarafında durumu daha anlaşılır kılmak gibi bir kaygın olmadığı sürece ben insanların bu "dahi anlamındaki de ekini ayrı yaz" korosunu acı bir sırıtma ile izlemeye devam edeceğim.

ışık ve sevgiyle
0
kurukafa
(13.11.08)
sen muhtemelen onbinlerce insandan oluşan ve saf olduklarına kendilerini inandırmaya çalıştığın bir insan güruhuna yüzünde acı bir gülümsemeyle bakıyor olarak kalacaksın.

çünkü durumu kendi bakış açınla açıklamaya çalıştığın sırada bile -belki de isteyerek- anlaşılmaz olmaya çabalamışsın sanki.

yazdıklarını tekrar tekrar okudum ama gerçekten de derli toplu bir şey anlamadım. sadece ısrarla bu kuralın adının "dahi anlamına gelen de olmaması" ve öyle adlandıran insanların da sadece kendi pencerelerinden bakan hatta at gözlüğü takmış insanlarmış gibi adlandırılabilecekleri gibi imalar sezinledim.

ısrarla da dahi sözcüğünün ya da bu anlamdaki de'lerin bile anlamına gelmesi de var.
ben de ilave edeyim zarf olarak kullanıldığında üstelik gibi, pekiştirme gibi anlamları da vardır de ekinin ama bunlar bile anlamına da gelen dahi sözcüğünün türev anlamları.

yani bizim o at gözlüğüyle baktığımız ve 80 sonrası eğitim anlayışıyla yorumladığımız 11 yıl boyunca başımıza kakılan, senin ille de kural ismi dediğin "anımsama" şekli çok da değişmiyor.

benim senin yazdığın iki mesajın arasında yazdığım ve açık-anlaşılır olduğunu düşündüğüm mesaj mı anlaşılmıyordu anlayamadım gerçekten de. orda referans da vermiştim üstelik. sadece kendi düşüncelerim de değil ki bunları salt hezeyan olarak değerlendirelim.
tdk dedim, filolog görüşü dedim, "pascha c" adlı arkadaşın görüşünün yalnızlığı ve hatta tikelliği dedim.

ben de aydınlık günler dilerim...
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
@galadnikov

oradaki eskimiş nerede yazıyor dikkatini çekerim. dahi'nin yanında yazıyor. de da anlamının karşılığının verildiği satırda değil. ilk anlamının de da olduğu ikinci anlamının bile olduğu yazılı orada.

eskimiş olan "dahi" kullanımı. anlamları değil. nasıl sadece bile anlamına geldiğini anlamak da oldukça güç!..

ben de referans alacağım dilcilere sorduğumu söylemeliyim :) necmiye alpay da elbette iyidir işinde eminim ondan da...

edit: sözlükleri doğru okumakta fayda var sanırım. eskimiş dediği anlamı değil, sözcüğün kendisi. kullanımı eskimiş ve şu anlamlara geliyor diyor. tdk gayet açık ve en sağlam referans.
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
tdk sözlüğünde de -de -da anlamlarının karşılıklarında eskimiş ibaresi yok dikkatini çekerim. dahi sözcüğünde var eskimiş ibaresi. hangisinin türk dili açısından daha geçerli bir referans olduğu konusunda tartışmaya ben de gerek duymuyorum.
ayrıca evet ben dahi geleceğim eski bir kullanım elbette. kimse de yeni oldğunu iddia edemez ancak kullanıl(a)mayan olduğunu da kimse iddia edemez. bazı anlar geliyor ben dahi sözcüğünü de kullanıyorum.
cümle içindeki anlamı bile ya da -de -da'nın tam karşılayamadığı durumlar oluyor zira...
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
şimdi ordaki tireler karıştırılmaması içindi (bir de ekinden ve bir de de bağlacından sonra yazdığımdan dolayı). yukarıda yazdıklarıma bakarsan karıştırılmayacak olan yerlerde kullanmadığımı görürsün.

gelelim necmiye alpay'ın verdiği örneklere. ben örnekleri çoğaltabilirim de az bile vermiş. o örneklerin hiçbirinde dahi anlamında kullanılmıyor. ama kurukafa'nın da ve sanırım sizin de takıldığınız nokta bu kuralı adlandırma kısmı oluyor.

de bağlacı ayrı bir sözcük olmasına rağmen ilk çıkış noktası o eskimiş ve zamanla başka anlamlar da kazanmış olan dahi sözcüğü olduğundan "dahi anlamındaki de" olarak isimlendiriliyor. neden bu noktaya bu kadar takılındı anlamak güç.

yoksa "hem... hem de...", "ne... ne de", sürerlilik, azımsama, tehdit etme, hayret-şaşırma, inanmama, artma-yükselme, tariz sanatı örneklemesi gibi anlamlara da gelebiliyor...
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
bu da ayrdıldığımız bir nokta işte. sözlükte de çok yaygın olmakla birlikte de'nin kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazımı kadar benim gözümü alan ve antipati uyandıran çok az nokta oluyor. tahayyül diyemeyip de taayyül diyeni hatta muğlak yerine muallak diyeni bile anlayabiliyorum ama çok temel bir dil bilgisi kuralını ezen geçen insanı anlamakta güçlük çekiyorum.
kendini ifadesi de, yazdıklarını savunması da o denli güçleşiyor çünkü. kalemi de o denli zayıf kalıyor işte. o yüzden de'yi bitişik yazan adamı benim gibi ayar veren bir adamdan daha saygın bulman onların yararına değil, zararına oluyor.
bir moderatör olarak işiniz madem sözlüğü çok daha güzel bir yer haline getirmek, keşke dil bilgisi kurallarına uyan insanların yazmasını sağlamak da bunun (ağırlıklı) bir parçası olsa.
kolay gelsin ayrıca.
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
kısa bir türkçe dersi; eğer bir kelime kullanıyorsanız ve sonunda -de varsa, şöyle yapın;

örnek kelimemiz; "benimde böyle bir şikayetim var" (yazımı yanlış mı hep birlikte bakalım)

"de" gençen yerdeki ekin dahi anlamına geldiğini şu şekilde kontrol edebiliriz, -de yerine "dahi" kullanarak; "benim dahi böyle bir şikayetim var" ( a aa kelime cuk oturdu ) o zaman bu "dahi" anlamına geliyor. yani ne yapmalıyız ayrı yazmalıyız.

kusursuzlaşan örnek; "benim de böyle bir şikayetim var."

konuya ek olarak,

(bkz: yalnisi yanlis yazmak)
(bkz: bağlaç olan ki ayrı yazılır)
0
kendinikertenkelebek
(13.11.08)
anlıyorum. zaten sözlüğün benim anlayamadığım uygulamaları da var (birçoğu da formatın birer parçası olan). neyse, gönüllü yapılan bir iş için zaman gerektirmekte. kolay gelsin tekrar.
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
galadnikov, söylemeye çalıştığım şeyi benden daha iyi ifade etmişsin, teşekkür ederim.

tranko buskas, sormuşsun ya en başta "nedir bu ısrar, neden, özellikle mi yapılıyor?" diye. çok basit bir argümanla çıkılmış karşına: çünkü "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" şeklinde yapılan bir başa kakma, veya bir ezber veya başka bir şey, bu ekleri bitişik yazıp seni gıcık eden insanlar için HİÇBİR ŞEY ifade etmiyor. çünkü dahi kelimesinin bu "eskimiş" veya "eskimemiş" anlamını bilmiyorlar. bu yüzden de öğrenemiyorlar. bu kadar basit.

yine de hadi herkes dahi kelimesinin bu artık pek de kullanılmayan anlamını biliyor olsun, böyle aşmış insanlar düşün, bunu bile biliyorlar ama tek sorunları eklerle. sözkonusu kural doğru şekilde anlaşıldığında bile, bu eklerin yerine göre nasıl yazılacağı ile ilgili durumların kısıtlı bir bölümüne açıklama getirebiliyor. yani aslında insanların yanlış yere ayrı veya bitişik yazılmasından şikayetçi oldukları ek "dahi" anlamında olmuyor çoğu zaman, ancak bu eklerin ne zaman nasıl yazılacağını bilen kişilerin büyük bir bölümü bile böyle bir durumla karşılaştıklarında "dahi anlamındaki de ayrı yazılır" diye çıkışıyorlar, yanlış yere. oradaki anlamı "dahi" kelimesinin eskimiş anlamına bile karşılık gelmiyor yani, ama herkes kurulmuş saat gibi bu cümleyi tekrarlayıp duruyor!

sen bunu insanlara daha düzgün bir şekilde anlatmaya gönüllü değilsen, bu durumun düzelmesi isteğindeki samimiyetine şüpheyle bakarım, samimiysen de yaptığın şeye anlam veremem. bu ekleri ayırmayı bilmeden bir kelimenin bu kadar nadir kullanılan ve eski bir anlamını bilmelerini beklemeni de gerçekçi bulmam.

...derim ve çekilirim, sana kolay gelsin.
0
kurukafa
(13.11.08)
hala daha aynı şeyi konuşur olup kalmışız kurukafa.

galadnikov'la konuştuğumuz ve ona da ifade ettiğim şey -ki tdk güncel sözlüğünün de söylediği gibi- dahi sözcüğünün "dahi" şeklindeki kullanımının eskimiş olduğu idi. ama sen hala eskimiş anlamı deyip duruyorsun. dahi sözcüğünün "dahi" anlamına gelen eskiyen bir karşılığı yok. o "de" sözcüğü ve o da çok kullanılıyor. hatta yukarıda -eğer baktıysan- necmiye alpay'ın vermediği örneklerle de "de" sözcüğünün hangi anlamlara da hizmet ettiğini anlatmaya çalıştım. ve o anlamların hepsinden daha fazla ve hala en çok kullanılan anlamı da dahi anlamı. bu sayfada yazdıklarımızdaki de da'ları bile saysan en çok dahi anlamına geldiklerini görürsün. deneyebilirsin...
yani senin savunduğunun maalesef aksine çoğu zaman da dahi anlamında kullanılıyor. o eskimiş dediğin anlamda.
sanırım sırf bu yüzden de dahi anlamındaki de diye adlandırılması çok garip değil.
zaten bu sayfaya yazan 10 küsur kişi ile okuyan yüzlerce kişi bunu anlamakta zorluk çekmiyor emin ol.
bir kaç kişinin farklı adlandırması da onları müstesna yapmaktan öteye gitmez kanımca...
0
🌸tranko buskas
(13.11.08)
evet aynı şey devam ediyor çünkü aynı bir şey ifade etmeyen karşılığı veriyorsun. o yüzden şöyle bir yöntem düşündüm, tek bir soruya cevap istiyorum:

"o filme seninlede gitmek istiyorum ama sinemaya giripte beğenmezsin diye korkuyorum."

gibi bir cümle yazan kişiyi nasıl uyarırsın? ve bu ekleri nasıl yazacağını bilen insanların nasıl uyardığını/yardımcı olmayaçalıştığını gözlemliyorsun?

iki bölümlü tek soru, 100 puan. gidiş yolundan puan yok.
süre başladı. :)
0
kurukafa
(14.11.08)
ben sana gidiş yolundan da puan alabileceğin bir yol göstermişken senin elindekileri hunharca harcaman pek iyi olmamış. senin zararına... artık sana bir şey öğretebileceğimi hiç sanmıyorum.
ama senin cevabını tahmin edebiliyorum. "de gördüğüm her yere bile koyarım"... :)
sen devam et...
olmadı sayfadakileri tekrar oku. temcit pilavı gibi tekrar açıklamayacağım...
0
🌸tranko buskas
(14.11.08)
(5)

mönitörden elektrik çarpması?

faust
philips 107e6 model eski bir monitörüm var. haddinden fazla bir elektirik çarpması oluyor ekrana dokununca. hai şu parmak uçlarımızı hafif karıncalanır gibi yapıp hoşumuza giden türden değil. bildiğin çarpıyor alet.öyleki anında geri çekiyor refleks olarak. tabi her zaman olmuyor. herkese aynı anda
philips 107e6 model eski bir monitörüm var. haddinden fazla bir elektirik çarpması oluyor ekrana dokununca. hai şu parmak uçlarımızı hafif karıncalanır gibi yapıp hoşumuza giden türden değil. bildiğin çarpıyor alet.öyleki anında geri çekiyor refleks olarak. tabi her zaman olmuyor. herkese aynı anda olmuyor. misal bazen beni çarparken arkadaşı etkilemiyor. tamam insanda da elektirk var vs. ama böyle kuvvetli çarpması normal mi? elektirk mi kaçırıyor bu meret?
0
faust
(12.11.08)
monitör fişinin takılı olduğu prizin topraklamasında sorun olabilir mi?
0
phonex
(12.11.08)
çok enteresan bir şey önereceğim, monitörün elektrik fişini önceki konumuna göre ters takınız belki sorununuz hallolabilir.
0
allezz
(12.11.08)
hızlı cevaplar için teşekkürler öncelikle.

@phonex
net bir bilgi sahibi değilim. topraklamada sorun varsa nasıl halledilir diye sorsam çok mu olmuş olurum?

@allezz
ilginç bi öneri. deneyelim. sonucu yazarım buraya.
0
🌸faust
(12.11.08)
fişi taktığın priz (üçlüdür, duvardadır) ona baktığında üst ve alt kısmında içe doğru metal aksam vardır. prizin üst ve alt kısmında bulunan küçük boyutlu açık metale temas edecek şekilde bulunması lazım bunların. bu yoksa ya da tahribat görmüşse (genelde ütü kaynaklı fazla yük binmesinde prizin erimesi, patlaması ya da oynanıp metal aksamın kırılması vs..) prizi, topraklı bir prizle değiştirin. bunu bilen birine yaptırın ki elbette çarpılmayın sonra bunlar başıma @phonex yüzünden geldi demeyin eğer ev eskiyse (çocukluğumun geçtiği izmirdeki müstakil evim gibi) evin topraklama hattı olmayabilir. (en az 25 senelik evlerden bahsediyorum hatta sıva üstü döşeme olanlardan falan) ben bu durumda oda da kullandığım prizin topraklamasına tel bağlayıp (elbette çıplak tel değil) oda penceresinden sarkıttıktan sonra toprağa sokmuştum. (meslek lisesi öğrencisi her işi bilir ve yapar) kısaca maddelendirirsek;
* evin elektrik döşemesinde topraklama yapılmış mı? eski ev ise sorunlu olabilir. bunu evin büyüğü ya da sahibi bilir.
* prizin topraklamasını kontrol edin. sorunluysa değiştirin.
* bu işleri bilen/tecrübeli birine yaptırın. al işte bak eğildim, çatal görünüyor, ustayım yaparım diyen arkadaşınıza kanmayın. merakınıza yenilip sizde kurcalamayın. elektrik çarpar.
0
phonex
(12.11.08)
antistatik temizleme spreyleri de işe yarayabilir.
0
leylak sarabi
(12.11.08)
(6)

ayı beslenmesi

leylak sarabi
ayı etçil midir, otçul mudur, ikisi de ise hangisine daha yakındır?
ayı etçil midir, otçul mudur, ikisi de ise hangisine daha yakındır?
0
leylak sarabi
(07.11.08)
yani şöyle ki;
"avlanmayan otçul" veya "avlamayan etçil" sorgularından biri "ayı" sonucunu çıkarır mı, yoksa omnivor diye ayrı bir sınıfta olduğu için alakasız mıdır. ya da ben anlatamadım, şuradaki ilk örnek: www.docm.mmu.ac.uk
0
🌸leylak sarabi
(07.11.08)
En karnivor olani "kutup ayisi", neredeyse tamamen karnivor, cok nadir bitki yiyebiliyorlar..

"dev panda" ise neredeyse hep bambu yiyor, o yuzden %99 herbivor imis
en.wikipedia.org

geri kalan ayi cinsleri ise omnivor, ama belli donemlerde veya cinslere gore, daha bir karnivor veya daha bir herbivor olabiliyorlar...

Surda "dentition" ve "evolutionary relationships" kisminda daha ayrintili bilgi bulabilirsin:
en.wikipedia.org

Yine ayi cinslerini tek tek arastirinca ne yedikleri ayrintili bulabilirsin..

(bu son edit valla)
0
ermanen
(07.11.08)
elma armut ne bulursa yer.
0
dave
(08.11.08)
nehirlere yakın olanlar balık avlıyor, kimisi arı kovanlarını talan edip bal topluyor, meyve sebze de yiyorlar maşallah. yarasın, lop lop et olsun.
0
flyalone
(08.11.08)
ayı beslenmesi başlığını görünce ayı bakımında dikkat edilecek noktalar gibi bişiy bekledim.
0
elcezire exclusive
(08.11.08)
teke zortlatması gibi bir oyun da olabilir pekala.
0
flyalone
(09.11.08)
(5)

Yigit Ozgur discography (eheh)

twodimensionprism
arkadaslar bilimsel bir calisma icin yigit ozgur karikaturlerinin tamamina ulasabilmem lazim, bi buldurabilecek olan var midir?
arkadaslar bilimsel bir calisma icin yigit ozgur karikaturlerinin tamamina ulasabilmem lazim, bi buldurabilecek olan var midir?
0
twodimensionprism
(03.11.08)
1233 tane imis burdakiler
www.duslersokagi.com

tamamina nasil ulasirsiniz bilmiyorum.
0
la traviata
(03.11.08)
görüyor ve arttırıyorum. şurda da 28 sayfada yiğit özgür karikatürü varmış.

www.erenet.net
0
rectoa
(03.11.08)
albümlerini alabilirsiniz mesela
0
leylak sarabi
(03.11.08)
imp4ct.googlepages.com
burda da var bi şeyler.belki yukarıdaki linklerde bulunmayanlardan bulursunuz...
0
dunyanin en gereksiz adami
(03.11.08)
facebook grubunda da var epeyce fazla
0
386 dx
(04.11.08)
(12)

Akşamdan Kalma Makarna

babatema
Böyle yazınca sanki makarnanın kafası iyiymiş gibi oldu. ama sadece akşamdan "dışarıda" kalma makarna. buzdolabına koymayı unutmuşuz.yenir mi? yenirse hayding geling sohraya...
Böyle yazınca sanki makarnanın kafası iyiymiş gibi oldu. ama sadece akşamdan "dışarıda" kalma makarna. buzdolabına koymayı unutmuşuz.

yenir mi? yenirse hayding geling sohraya...
0
babatema
(31.10.08)
ben yedim birkaç defa öyle. ısıtın bişeyciği kalmaz.
0
rectoa
(31.10.08)
yenir abi yenir.
hatta salcada at üstüne, indir mideye.
0
trimpot
(31.10.08)
Bir aksamdan (10-12 saat) cok bir sey olmaz herhalde. Ama "makarna ucuz, yaparim yeniden iki dakkada" deyip risk almamayi secebilirsin.
0
wpi
(31.10.08)
afiyet olsun, baska bi zaman insallah
0
gdduman
(31.10.08)
yenir hiçbir şey olmaz.
0
ymerdiveni
(31.10.08)
içinde sosis, kıyma vesaire varsa garipleşebiliyor.
0
leylak sarabi
(31.10.08)
hava da artık sıcak değil zaten. bir gece dışarıda kalsa bir şey olmaz.
0
girl in a coma
(31.10.08)
bozulmuş makarna ilk olarak kokusuyla belli eder kendini. şöyle iyice yaklaşıp bir koklayın, yenmeyecek durumdaysa emin olun kokusu sizi alıkoyacaktır...
0
trawmatolog
(31.10.08)
ben makarnalarını pişirdikten sonra unutup üç beş gün sonra yiyorum. bişe olmaz.
0
elcezire exclusive
(31.10.08)
domatesli filansa ve kaldığı ortam serin değilse domatesten ötürü ekşimiş olabilir(ki buna bizde fışkırmak denir) onun dısında sadec makarnaya bişi olmaz.
0
bordeaux
(31.10.08)
Önemli olan üzerinde kapak olup olmaması. Böyle şeylerde en azından üzerini kapatmayı ihmal etmeyin. Ama 1 günde büyük ihtimalle bir şey olmamıştır. Olmuşsa tadından anlarsınız zaten büyük ihtimalle.
0
paranormal
(31.10.08)
kurumus olabilir, catir cutur yemesi zor oluyor
0
ermanen
(31.10.08)
(6)

Sokak kedisi - Kuduz ihtimali

kutuyusuk
bu soruyu sorduktan tam 48 saat önce sokakta gördüğüm bir kediyi mıncıklayıp sevme dürtüsüyle tahmin edebiledceğiniz gibi kediyi mıncıkladım. sevdim okşadım hatta tırnaklarımla sokak kedisini kaşıdım... neredeyse ısırıcaktım kediyi. hatta severken içime sokasım geldi. neden yaptım bilmiyorum. ama ya
bu soruyu sorduktan tam 48 saat önce sokakta gördüğüm bir kediyi mıncıklayıp sevme dürtüsüyle tahmin edebiledceğiniz gibi kediyi mıncıkladım. sevdim okşadım hatta tırnaklarımla sokak kedisini kaşıdım... neredeyse ısırıcaktım kediyi. hatta severken içime sokasım geldi. neden yaptım bilmiyorum. ama yaptım işte.

şimdi ben bu kediyi severken kedi çok garip hareketler yapmaya başladı. özellikel ellerime odaklandı. patileriyle ellerimi yakalayı ısırmaya çalıştı. ısırdı mı hatırlamıyorum. ama patileriyle ellerimi tırmaladı. tırmalarken kan falan göremedim. ama acıttı diyebilirim.

kediyi sevdikten sonra ellerimi sabunladım. tırnakarımı kesmekse 24 saat sonra aklıma geldi. kedinin hareketlerinin garip olması kedini kuduz olma ihtimalini aklıma getirdi. (kedi hareketlerinden hiç anlamam) acaba kedi kuduz olabilir mi? eğer kuduzsa bana bulaştırmış mıdır? kuduz kesin öldürür mü?

tüm bunlar 2 gündür kafamı inanılmaz meşgul etmekte. birkaç saat önce çıktım dışarı kediyi aradım oralarda mı diye bulamadım. bulsam da aynısından sokaklarda yüzlerce olma ihtimali var. şu paranoyak acize bi yardım edin. ne yapayım şimdi ben?
0
kutuyusuk
(30.10.08)
kanamadıysa bulaşmaz yüksek ihtimal. kuduz değil fiv vardır belki kedide.
0
mortifera
(30.10.08)
beni de gecen gun cirmaladi kedi. kanatti, boyle tirnaklarini gecirdi elime, kendimi zor kurtardim hayvandan :)

bi sey olmadi yani, bak hala burdayim ehehe
0
osuruklu
(30.10.08)
ormanlık arazide falan yaşamıyorsanız, mıncıkladığınız yaban kedisi falan değilse kedinin kuduz olma olasılığı çok düşüktür. bazı kediler fazla mıncıklanmayı sevmiyor, önceleri hoşlarına gitse de sonradan sinirlenip tırmalayabiliyorlar, ilk hedefleri de eller oluyor. bazen bunu oyun amacıyla da yapabiliyorlar.
ellerinizi sabunlayıp yıkadıysanız bir sorun yok.
0
zen spider
(30.10.08)
ne gibi garip hareketler? sadece bu saydıklarınız ise normal kedi hareketleri çünkü.
0
leylak sarabi
(30.10.08)
@leylak şarabına katılıyorum. normal hareketler onlar.

siz onu çok sevince o da oyun oynamaya başlamış sizinle. aha bakın benim elim de tırmık ve diş izi dolu. küçük yavru kedim yaptı az önce.

özellikle şehir merkezlerin kedi ve köpeklerde kuduz hemen hemen hiç yok. o yüzden veteriner kedilerime her yıl yapılması gereken kuduz aşısını yapmaya bile gerek görmüyor.

endişe etmeyin. zaten ısırmamış bile.
0
mea maxima culpa
(30.10.08)
kanamadıysa hiçbirşey olmaz. fiv de kediden insana bulaşan bir virüs değildir. 7 yıl boyunca fiv hastası bir kediye baktım. kedi büyük ihtimalle oyun olarak o hareketleri yapmıştır gibi geliyor bana 2 kedim var daha vahşiler. sokakta 20 ye yakın kedi bakıyoruz artık bakmadığım ellemediğim değişik hastalıklı kedi kalmamıştır. kuduz olan hayvanlar oyle hikayelerdeki gibi bianda delirip ısırıp çılgın gibi saldırmazlar ilk başta yanına yaklaşmanız bile mümkün olmazdı zaten. o saldırgan aşamada olunca hastayken zaten fiziksel olarak çok kolay ayırt edilir salya, gözlerin bugulanmış olması, düzgün yürüyememek vs. Bir ihtimal hani o da var kedi kuduz olmustur daha belirtileri başlamamıştır o zaman sizi ısırırsa olabilir. kediyi 10 gün gözlemlemek tavsiye edilir o zaman. ama tırmıkla bulaşması oldukça zor kuduzun. bir de nerede oturduğunuzu bilmiyorum ama büyük şehirlerde kuduz vakasına artık çok nadir rastlanıyor hatta uzun zamandır duymadım. anca ısırarak ve kanatarak olur zaten. en kötü boyle derisine inecek şekilde sevdiyseniz mantar kapılabilir bir sokak hayvanından o da zaten ertesi gune kabartı şeklinde ellerinizde vs hemen görülürdü olsaydı. korkulacak birşey de değildir bir ilaçla 24 saatte geçer. buraya aklıma gelen her detayı yazdım ki içinizde birşey kalmasın diye. paranoya yapmaya gerek yok, kedileri mıncırmaya devam ama dikkatli dikkatli =)
0
random blonde
(30.10.08)
(9)

28 ekim

ccompiler
öncelikle , çok soru sormaya başladım mazur görün. eskiden 28 ekim günü yarım gün tatil uygulaması var mıydı?. peki mantığı nedir ?
öncelikle , çok soru sormaya başladım mazur görün. eskiden 28 ekim günü yarım gün tatil uygulaması var mıydı?. peki mantığı nedir ?
0
ccompiler
(28.10.08)
şimdi hala var
bize yarın yarım gün, tabi okul olduğu içindir.

sanırım sebebi de aynı, okul törenleriyle ilgili... ama eskiden okulun dışındaki kurumlar da tatildi şimdi değil dersen bilemeyeceğim orasını
0
efruz
(28.10.08)
(git: 44671)
0
psyche
(28.10.08)
ben de ilk defa bu yıl fark ettim bu uygulamayı, kime sorsam "evet vardı, yıllardır var" diyor. korku filmi gibi.
okul törenleriyle ilgili tatil de törenin ertesi günü oluyordu diye biliyorum ayrıca.
0
leylak sarabi
(28.10.08)
ben de farketmedim . ama mantığı da çözebilmiş değilim. dini bayramda (arife gününde ) mezarlık ziyareti oluyor hani o tamam .
0
🌸ccompiler
(28.10.08)
dini bayramların öncesinde yarım gün olması kadar doğal milli bayramlarda da önce ki günün yarım gün olması.
0
solipsist
(28.10.08)
Dun burs evraklarimi teslim etmek icin belediyeye gittim.. Dediler ki "bugun git yarin gel", aynen boyle evet.

Meger bugun yarim gunmus, o yuzden oyle bir cinlik yaptilar demek ki.. Hayret bir sey arkadas ya. Sabahin su saatinde kalkmak zorunda kaldik. Simdi isin yoksa Sarachane'ye git, yetis..

Ne diyim bilemedim.
0
vita vinum est
(28.10.08)
leylak şarabına katılıyorum, korku filmi gibi, "senelerdir var" diye birşey yok, ilk görüyorum, ama evet, biz de yarım günüz, zaten de 10:00'da geldim 9:00'daki işe, şimdi de sözlükteyiz işte, 2 saate de çıkacağız, demek ki, mantığı yok.
0
cedilla
(28.10.08)
hatırladığım kadarıyla her zaman mevcuttu bu uygulama.
0
kimi raikkonen
(28.10.08)
hayret birşey herkes hatırlıyor. yahu ben 28 ekimde yarım gün tatil yaptığımı hiç hatırlamıyorum.
0
🌸ccompiler
(28.10.08)
(5)

saat kaç?

hapax
muhterem hayri irdal'lar, halit ayarcı'lar,sabah saatleri ayarlayayım dedim aklıma takıldı. nerden bakıp da ayar yapıyorsunuz? ben çocukken trt'ye göre ayarlanırdı :) şimdi var mı herkesin doğru kabul ettiği bir şey?meydanlardaki, iskelelerdeki saatleri kim neye göre ayarlıyor?
muhterem hayri irdal'lar, halit ayarcı'lar,

sabah saatleri ayarlayayım dedim aklıma takıldı. nerden bakıp da ayar yapıyorsunuz? ben çocukken trt'ye göre ayarlanırdı :) şimdi var mı herkesin doğru kabul ettiği bir şey?

meydanlardaki, iskelelerdeki saatleri kim neye göre ayarlıyor?
0
hapax
(26.10.08)
windoz kendi ayarlıyor, ben de ona göre ayarlıyorum.
0
head
(26.10.08)
leylak sarabi
(26.10.08)
ntv'ye göre devam şimdilik :)
0
alkolik imam
(26.10.08)
TRT'nin teleteks'ine bakin. (bkz: telegun)
0
vita vinum est
(27.10.08)
kadıköyden vapura biniyorum ve haydarpaşa tren garının devasa saatlerine bakıyorum ayar için :D
0
dr.ramiz
(29.10.08)
(2)

bilinmeyen filmdeki bilinmeyen şarkı

leylak sarabi
film anlatma yeteneğim sıfıra yakın olduğu için bildiğim her şeyi sıralayacağım:uyduruk bir kanalda izlemiştim, oynayan kimseyi tanımıyorum. alman olabilirler ama. şımarık sarışın bir kız var, annesiyle babası boşanmış, babasının yeni karısı hamile. kız hırsızlık yaparken yakalanınca annesi babasını
film anlatma yeteneğim sıfıra yakın olduğu için bildiğim her şeyi sıralayacağım:

uyduruk bir kanalda izlemiştim, oynayan kimseyi tanımıyorum. alman olabilirler ama. şımarık sarışın bir kız var, annesiyle babası boşanmış, babasının yeni karısı hamile. kız hırsızlık yaparken yakalanınca annesi babasının yanına göndermeye karar veriyor. kız başbelasının tekiyken yaptığı bin türlü huysuzluktan sonra birden üvey anneyle çok iyi anlaşmaya başlıyorlar, sonra üvey anne öz anneyi eve çağırıyor, boşanma töreni gibi tuhaf bir şey yapıyorlar, bir de fotoğraf çektiriyorlar mutlu aile tablosu gibi. film biterken bir şarkı çalıyor işte o şarkının bir iki notası aklıma takıldı, bulmam lazım. ne olabilir bu film?
0
leylak sarabi
(25.10.08)
müzik hakkında bir şey diyemiyorum. ama film georgia rule olabilir.

www.imdb.com
0
baal
(25.10.08)
Mom, Dad and Her imiş.
0
🌸leylak sarabi
(26.10.08)
(13)

hafıza silinmesi

mesutdg66
nasıl anlatıcam bılmıyorum bi gün arkadaşımla telefonda gorüşmüşüm fakat ben böyle bir görüşme yaptıgımı hatırlamıyorum arkadasım bana hatırlattı fakat ben boyle bı konusma yaptıgımızı hatırlamıyorum telefonumda en son onunla konustugum bellısüreside yazıyo yanı şaka yapmıyo böyle bi kaçkere daha ba
nasıl anlatıcam bılmıyorum bi gün arkadaşımla telefonda gorüşmüşüm fakat ben böyle bir görüşme yaptıgımı hatırlamıyorum arkadasım bana hatırlattı fakat ben boyle bı konusma yaptıgımızı hatırlamıyorum telefonumda en son onunla konustugum bellısüreside yazıyo yanı şaka yapmıyo böyle bi kaçkere daha başıma bi olaylar gelmişti bende bu olayı çözmek için günlük tuttum ve gunlukte hatırlamadıgım seylerı yazdıgımı anladım bu olaylar basıt olaylar ama hatırlamıyorum boyle bı hafıza sılınmesının başına gelen varmı
0
mesutdg66
(24.10.08)
Alzheimer geliyor ilk aklıma ama yalan olmasın hiç duymadım böyle bir şey. Ama başıma gelmesi için çok şey verebilirim. Unutayım mesela her şeyi.
0
atatürkiye
(24.10.08)
Ben de hergun yazdigim sifreyi birden unutabiliyorum..
0
ermanen
(24.10.08)
Ben bilgisayarda birşeylerle uğraşırken aileden birisi gelir bir şeyler söyler, ben "tamam" derim refleks olarak. Bana ne söylediklerini 5 k sonra gelip sorarlar hatırlamam.

Ya da uyku sersemi bir şey söylerler, otomatik pilotta cevap veririm, ertesi gün hiç bir şey hatırlamam.

Sizin de ne zaman görüştüğünüz önemli, azıcık ayrıntı lazım.
0
kimlanbu
(24.10.08)
evet benim de başıma geliyor.
biri bir şey anlatıyor, tepki veriyorum. geçen sefer de aynı tepkiyi vermiştin diyor, hangi geçen sefer diyorum. daha evvel bir kaç kez anlattığını, her seferinde ilk kez duyuyormuş gibi aynı tepkiyi verdiğimi söylüyor.

ya da sen şöyle demiştin, şöyle yapmıştın diyorlar. kesinlikle hatırlamıyorum.

bir süre öncesine kadar bu durum beni çok endişelendiriyordu. alzheimer diye endişeleniyordum. küçük bir ihtimal kişilik bölünmesi mi diye fantazi dahi yapmıştım.

artık takmıyorum.
0
sare
(24.10.08)
ben de geçen gece bilgisayarı kapatmıştım. ama kapattığımın farkında değilmişim demek ki "kim kapattı bunu?" diye sordum. bi an için şüphe ettim kendimden de ara sıra normal böyle şeyler heralde.
0
rectoa
(24.10.08)
belki uyku arasında konuşmuşsunuzdur. kesinlikle hatırlamıyorum ben öyle olduğunda.
0
leylak sarabi
(24.10.08)
benim de başıma geliyor. bir şey yapmak için odadan dışarı çıkıyorum gittiğim yerden ne yapacağımı unutmuş şekilde geri dönüyorum sonradan hatırlıyorum filan..
bunlar normal şeyler, zihninin ne kadar kalabalık olduğuyla ilgili.
ancak tekrarı çok, ya da unuttuğunuz şeyler uzun aralıklı şeylerse, -ki uzun bir telefon görüşmesi bunlardan biri olabilir- o zaman durum biraz daha ciddi olabilir.
yani şöyle aslında, daha sonradan başka bir uyaranla, örneğin arkadaşınızın "şöyle böyle olmuştu/demiştin/yapmıştık" diyerek hatırlatmasıyla, hala olay tamamen size yabancıysa o zaman profesyonel birilerinden doktor/psikiyatr yardım almak gerekebilir.
günlük tutmak bence iyi bir fikir. bir süre daha takip edin durumu. artık iyice abartı bir şekilde örneğin birkaç saatlik bir süreyi hatırlamıyorsanız o zaman yallah doktor..
0
insensitive
(24.10.08)
ne olur ne olmaz bir nörologla görüşmeni tavsiye ederim. bir tanıdığımda benzer bir durum olmuştu ama onun durumu biraz daha ciddiydi. bir kitaba başlıyordu mesela ve bir kaç sayfa geçmeden kitabın başlangıcını unutuyordu falan..şöyle diyim 1 sene kadar sürdü ama onu bile iyileştirdiler. nöronlarla ilgili bir şeydi..
0
jade
(24.10.08)
ben günde en az 3-4 kere yaşıyorum bu durumu. aradan bir süre geçtikten sonra kendi kendime istemsiz olarak hatırlıyorum ''ha ben şöyle yapmıştım da o ondan böyle olmuştu'' diye.
0
insanimsi
(24.10.08)
beyin çok önem vermediği şeyleri daha kolay unuturmuş zaten, herkese oluyor.
0
sleep may be the enemy
(25.10.08)
doğrudan alakalı değildir ama, b vitamini eksikliği unutkanlığa sebep oluyor diye biliyorum
0
ymerdiveni
(25.10.08)
sizin durumunuz bence diğer arkadaşların yazdıklarından daha ciddi boyutta. mutlaka bi uzmana başvurun.
0
girl in a coma
(25.10.08)
memento filmindeki gibi sanki
filmde galiba bu rahatsızlığın adı geçiyordu ama tam hatırlayamadım
0
dunden beri dimdik
(25.10.08)
(7)

Yurtdışına CD göndermek

gioberg
Merhaba,Yurt dışına -ingiltere'ye- bir cd göndermek istiyorum lakin kargo şirketleri uçuk rakamlar çıkartıyorlar.Sorularım şunlar; 1-Bu Cd'yi sağlam bir cd kabına koyup, normal mektup zarfıyla göndermeye kalksam İng'e ne olur? 2-Hani, yolda başına bişi gelmesini geçtim, gönderdiğim yere ulaşır mı ac
Merhaba,
Yurt dışına -ingiltere'ye- bir cd göndermek istiyorum lakin kargo şirketleri uçuk rakamlar çıkartıyorlar.
Sorularım şunlar;
1-Bu Cd'yi sağlam bir cd kabına koyup, normal mektup zarfıyla göndermeye kalksam İng'e ne olur?
2-Hani, yolda başına bişi gelmesini geçtim, gönderdiğim yere ulaşır mı acaba?
3-PTT'dekiler, bunun içinde mektup yok deyip, almamazlık yaparlar mı?
4-Yurtdışına mektup gönderirken sadece pul parası mı ödüyoruz?
Teşekkürler
0
gioberg
(24.10.08)
iso yapıp bir yere upload edin?
0
leylak sarabi
(24.10.08)
Ben çok yakın zamanda amerikaya 5 adet cd gönderdim ptt yoluyla, koydum şu içi pıtırcıklı zarflardan birine, sağsalim gitti valla. üstelik taahhütlü (böyle mi yazılıyodu bu?) gönderdim, yani yerine ulaşınca size de bir kağıtla haber geliyor ya işte ondan, sadece 1 ytl fark ödedim onun için. tüm kargolardan ucuz ptt, ben hep onu kullanıyorum. parası da ağırlığa ve ülkeye göre değişiyor, son olarak da ingiltereye 5 kglık bir paket gönderdim 30 ytl civarı ödedim. Evet hayatım yurtdışına hediye paketleri göndererek geçiyor :)
0
opucuk baligi
(24.10.08)
ben ve sözlükten smoky (istanbul - manchester) geçen yıl dvd değiş tokuşu yaptık. birbirimize yaklaşık onar dvd'yi en basit ve en ucuz posta yöntemiyle gönderdik. yaklaşık bir hafta - 10 gün civarında zarflarımız yerlerini buldu. 6-7 lira gibi bi meblağ ödediğimi hatırlıyorum.
0
dehri
(24.10.08)
evet gönderebilirsin deyip ayrıntıya geçiyorum.
1-sağlam derken, esnek cd kapları var. o şeffaf olanları demiyorum. bence kırılmasından esnemesi daha iyi olur. ingiltereyi bilmiyorum ama arkadaşım almanya üzerinden afganistana göndermişti.
2-gönderdiğin yere ulaşır. uzun sürer bi kaç hafta.
3-PTT'dekilerin keyfine kalmış bi şey değil o. ağırlık ve ebata bakılır.
4- yurt dışına "mektup" gönderirken sadece pul parası ödersin. 10 lirayı geçmez diye tahmin ediyorum.
aslında bi şekilde upload etsen arkadaşın indirse daha iyi olur. ama sen bilirsin.
ha bir de; bir arkadaşım abdden büyük bir zarf göndermişti nasıl olduysa zarfın ağzı açılmış. üstünde 3-4 tane imza kaşe vardı, bize geldiğinde açıktı diye. yani dikkat ediyorlar böyle şeylere demek istiyorum.
0
hollowlife
(24.10.08)
@leylak şarabı; ya arkadaşımın bilgisayarla pek bi arası yok, kaldı ki düzenli internet bağlantısı da yok. 2 dvd göndermek daha kolay olacak benimiçin :)
0
🌸gioberg
(24.10.08)
bir arkadaşım yurtdışında DHL firmasında çalışıyor ve ülke dışına giden postaları kafalarına göre açıp kontrol ettiklerini söyledi, yani adamların zarfı açma hakkı var, eğer CD yollamak yassah ise sorun olabilir ama şansa kalmış,

bunun dışında havaalanında birine verseniz yollıcağınız kişide karşı havaalanında alsa hem beleşe hem sağlama gelir.
0
nema problema
(24.10.08)
Ptt ile yurtdışına birçok kez dvd gönderdim bootleg takası için, hiç sorun çıkmadı. Dvdleri (www.cd-sleeve.com )'daki gibi poşetlere koyup hava kabarcıklı zarfa yerleştirdim, hepsi sağlam bir şekilde ulaştı alıcısına. Ptt'de zarfın boyutlarına ve ağırlığına bakıyorlar, taahhütlü olarak gönderirseniz 5-6 lirayı geçmemesi lazım.
0
Dag
(24.10.08)
(11)

çoo..k yorgunum lan jale

orange coffee
son 1 haftadır fazla gezdim tozdum (aşırı) geç yattım üstüne birde dün maça gittim orada tepindim tabiki yine geç yattım. şu an işyerindeyim halsizim ayağa zar zor kalkıyorum sanki 20 değil 80 yaşındayım gözlerim kapanıyor açık tutmak için ciddi çaba sarfediyorum. açık tutunca da yanıyor bilgisayar
son 1 haftadır fazla gezdim tozdum (aşırı) geç yattım üstüne birde dün maça gittim orada tepindim tabiki yine geç yattım. şu an işyerindeyim halsizim ayağa zar zor kalkıyorum sanki 20 değil 80 yaşındayım gözlerim kapanıyor açık tutmak için ciddi çaba sarfediyorum. açık tutunca da yanıyor bilgisayar basindayim cunku. akşam üstü saat 6ya kadar dayanabilmem lazım. ne yapayım ben 6ya kadar nasıl dayaniyim? birşey yapmazsam klavyeye dayicam kafayı rüyalar alemine dalıcam.. ülker sütlü çikilata aldım belki açar beni diye daha da kötü yaptı iyice mayıştım.
imkanlarim: yemek yiyebilmek,bakkala gidebilmek,hava alabilmek,büfeye gidebilmek,sıcak su soğuk su (içmelik tabi ehe)
bana bir çare!
0
orange coffee
(24.10.08)
ara ara klavyenin üzerine kafayı koyup 10-15 dakika kestirmek iyi gelebilir. özellikle öğleden sonra.
0
mea maxima culpa
(24.10.08)
dayan motive et kendini
kahve gercekten ise yariyor böyle durumlarda
ne kaldi surada heralde idare edersin canim
haftasonu da iyice dinlenirsin artik
uyuma
0
gdduman
(24.10.08)
Gülmek benim uykumu kaçırır.

Webde biraz dolaşın bobiler.örg falan
0
dyna
(24.10.08)
dokunmuyorsa redbull falan içseniz..
0
metox
(24.10.08)
yapacak önemsiz ama konsantrasyon gerektiren bir iş bul, excel'de bir şeyler editle falan. zaman çabuk geçiyor öyle. hem de çalışıyor gibi görünürsün.
0
leylak sarabi
(24.10.08)
www.kongregate.com
0
tai
(24.10.08)
tuvalete gidip uyuyun.
0
insensitive
(24.10.08)
elma ye. en iyi uyku açıcılardandır.
0
dalamar
(24.10.08)
çikolata uykunu getirir. zira kan şekerini lank diye düşürür. senin çaren şekersiz acı kahve.
0
arnold schwarzeneger
(24.10.08)
uyuyor musun?
0
gdduman
(24.10.08)
yok uyumadim 3-4 kahve ictim yemek yedim tuvalette 5 dk kestirdim devamlı yüzümü yıkadom (azcuk bi makyaj vardı oda gitti:)) simdi dakikalari sayiyorum.. 1 saat 14 dk kaldi..

tişekkür ederim cevaplar için.. büyüksünüz..
0
🌸orange coffee
(24.10.08)
(6)

elektrikli cezve

leylak sarabi
elektrikli cezve ile nasıl kahve yapabileceğimi anlatabilir mi biri?
elektrikli cezve ile nasıl kahve yapabileceğimi anlatabilir mi biri?
0
leylak sarabi
(19.10.08)
leylak sarabi; elektrikli cezve dediğin hani şu carsi pazarda satılan kıytırık plastikten zımbırtılardan mi? yoksa daha dogru düzgün türk kahvesi makinalarindan mi?
0
palyacopapi
(19.10.08)
o 1 ytl falan olanlardan değil :) ama türk kahvesi makinası olduğunu da sanmıyorum. şöyle bir şey işte: www.enucuzkaca.com
0
🌸leylak sarabi
(19.10.08)
canim klasik cezvenin suyu mu cikti kullanmayin sunlari te allam ya :) neyse. hiç yapmadim ama tahminimce klasik cezve mantigi ile yürüyor bunda da işler. kahvesini, suyunu, sekerini koy ve bence fişini takmadan önce iyice karıstır. fişini tak calistir köpüğü kabarana kadar bekle. fişte iken karistirma karistiracaksan tahta veya plastik kasik kullan. afiyet olsun. hadi bakalim kazasiz belasiz :)
0
palyacopapi
(19.10.08)
klasik cezvenin başında bekleyecek vaktim ve sabrım yoktu :) ama tadı aynı değil tabi.
0
🌸leylak sarabi
(19.10.08)
cezvede yapmaktan bir farkı yok aslında. fincan ile ölçerek soğuk (kaynama sürecini uzatmak için) su koy, üzerine fincan başına 2 full dolu çay kaşığı kahve (marketten değil de aktar vb tipi bir yerden alırsan daha iyi olur, mesela damla sakızlı türk kahvesi nefistir) fincan başına orta için bir, şekerli için iki küp şeker, sonra güzelce karıştırıp makineyi çalıştır. bir kere taşırdıktan sonra köpükleri paylaştırıp fincanlara dök.

Yalnız o alet suyu çok hızlı kaynatıyor, en iyi kahve ağır ağır pişendir, öyle 40 saniyede kahve suda tam olarak çözülmüyor. belki kaynamaya başlamadan kısa aralar vererek pişme süresini uzatabilirsin.
0
blackdog
(19.10.08)
tarifini bilmiyorum ama bunlar yasaklandı diye biliyorum ben.
www.haberler.com
ama sizdeki nasıl acaba? suyla ısıtıcı kısım arası yalıtımlıysa sorun yok...
0
zen spider
(19.10.08)
(7)

Bilgisayarda Yapılan İşlemlerin İzlenmesi

strateji
Şimdi, http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=186027 adresinde yer alan röportajda şöyle bir şey söylenmiş:"Kişi o anda internete bağlı değilse bile bilgisayarında yaptıkları ve yazdıkları da izlenebiliyor mu?Tabii. Bilgisayarlarda 'arka kapılar', denilen teknolojik olarak zayıf bırakılmış sist
Şimdi, www.radikal.com.tr adresinde yer alan röportajda şöyle bir şey söylenmiş:

"
Kişi o anda internete bağlı değilse bile bilgisayarında yaptıkları ve yazdıkları da izlenebiliyor mu?

Tabii. Bilgisayarlarda 'arka kapılar', denilen teknolojik olarak zayıf bırakılmış sistemler var. Siz bir kez internete girdiğinizde, Windows sistemi otomatik olarak çalışıyor ve bu arka kapılar yoluyla bilgisayarınızı ele geçiriyor. Siz ondan sonra bir daha internete girmeseniz bile bilgisayarınızda tüm yazdıklarınız izlenebiliyor. Aynı şey cep telefonları için de geçerli. Dinlenmeyi engellemenin tek yolu pili ayırmak.

Cep telefonları sinyal yaydığı için bu anlaşılabilir ama bilgisayarlar sinyal yaymıyor ki, internete bağlı olmadıklarında izlenebilsinler. Bu nasıl mümkün oluyor?

İzlenmeniz için internete bir kez girmiş olmanız yeterli. Bu bağlantı, bilgisayarınızı, diyelim ki bir istihbarat servisinin sistemiyle entegre hale getiriyor. Arka kapılar yoluyla bilgisayarınız sistem tarafından ele geçiriliyor ve kendi uygulamalarını bilgisayarınıza kuruyor. Sonrasını da artık uydular aracılığıyla hallediyor. Mahremiyetinizi korumanın tek yolu çift bilgisayara sahip olmanız ve internete hiç bağlanmadığınız bilgisayarınızda özel yazılarınızı yazmanız. Rusya, Çin, Fransa, Almanya Microsoft'u devlet dairelerinde ve orduda yasakladı. Başka sistem kullanacaklar. Devletler kendilerini böyle savunuyor ama vatandaşlar bu kez de Windows yerine başka bir sistemle gözetlenecekler.
"

Bunun doğruluk payı var mıdır? İnternete bağlıyken izlenebildiğimizi biliyoruz da, internete bağlı değilken de böyle bir şeyin mümkün olması, uydular falan, açıkçası bana biraz uçuk geldi. Konu hakkında bilgi sahibi olan biri cevap verebilirse sevinirim.
0
strateji
(16.10.08)
(bkz: oha) daha neler, ne alaka uydu falan? uyduyu bağlanması için bilgisayarda bir aparat olması gerekmiyor mu? saçmalık gibi geldi bana ama böyle bir şey varsa varsın izlesinler, zaten bunu yapan insan olamaz:)
0
akcelik
(16.10.08)
Finlandiyalı bilim adamları bildiğin suyu "şimdilik" dinleme aracı olarak kullanıyorsa, bu gayet normal :)
0
onyetele
(17.10.08)
uydu degil de isletim sistemine bakmaksizin ekrandan yansiyanlari gorebilme olayi vardi. orada anlatilan tamamen atmasyon.
0
entrapmen
(17.10.08)
bana da bunu yıllar önce bi subay iddia etmişti. bilgisayar kapalıyken, disk dönmüyorken bile diskinde bilgileri uzaktan görebilirler kopyalayabilirler diye. gayet ciddi anlatan koca adamdı. sallıyor demiştim, hala inanmıyorum pek ama teknoloji açısından değil sanki. ne bileyim echelon falan.
0
geldiler
(17.10.08)
disk dönmüyorken veri kopyalamak (bir de uzaktan) hakikaten fantastikmiş. fotokopisini çekerler ancak. uyduya sinsice veri göndermek, kasarlarsa olur tabi ama işletim sistemiyle default gelen bir özellik olmaktan çok uzak. pahalı yani. batıverir microsoft. patricia teyze çek alamaz sonra.
0
leylak sarabi
(17.10.08)
prison break den etkilenmiş bu haberi yapan sanırım
orada da cep telefonu gibi bir aletle etraftaki bütün cihazlarda kayıtlı bilgileri aparıyorlar :)
0
dunden beri dimdik
(17.10.08)
bu haberde anlatılan bildiğin trojandan bahsediyor.internete bir kez girsen bile bulaşabileceği kısmı doğru pishing dalgasında olduğu gibi bi .exe yi kurman lazım bilgisayara ondan sonra internette iken hertürlü yaptığını görebilirler ama internet yoksa internetten bulaşan bi virüsü nası kontrol etsinler?
0
buffy de vampir sayilir
(17.10.08)
(3)

Ekg

leylak sarabi
Ekg ile teşhisi yapılan kalp hastalıkları için gereken limit değerleri, grafiğin nasıl okunacağını falan çok karmaşık olmayacak şekilde anlatan kaynaklar bulmam lazım.
Ekg ile teşhisi yapılan kalp hastalıkları için gereken limit değerleri, grafiğin nasıl okunacağını falan çok karmaşık olmayacak şekilde anlatan kaynaklar bulmam lazım.
0
leylak sarabi
(16.10.08)
ekg ile teşhis konmaz sadece tanıya yardımcıdır.
0
alperen4
(16.10.08)
"ekg'den yardım alınarak teşhisi yapılan" olsun daha anlaşılır olacaksa.
0
🌸leylak sarabi
(16.10.08)
EKG ile gayet de teşhis konulabilir. Atrial fibrilasyon, VT, VF ve diğer aritmilerin tanısı direkt EKG ile konur. Bunun dışında EKG ile MI, perikardit ve hatta tamponad ve abartarak kapak hastalıkları tanısı bile konulabilir. (Edit: elektrolit düzensizlikleri ve hatta kasarsan pulmoner emboli bile... O derece yani)

Leylak sarabı karşim senin soruna da özelden cevab vereyim, bi ara anlatırım da bunun yapılmışı var zaten. Şu an bizim hastanedeki EKG cihazları analiz ediyor EKG'yi çektikten sonra, normal değerlere göre tanı koymaya çalışıyor. Gerçi hiç bi zaman güvenmiyoruz onlara ama istersen marka model öğreneyim sen nasıl yaptıklarını falan araştır internetten
0
october swimmer
(17.10.08)
(13)

Hic Konusmayan Insan - Hic Havlamayan Kopek - Hic Miyavlamayan Kedi - Hic dirdir etmeyen kadin - Sen hic hic...

ermanen
Hic konusmayan insanlar var mi gercekte fiziksel sorunu olmadigi halde, filmlerde gordum sadece, sorunlari ne olabilir? Ya da travmatik bir olay gercekten konusmayi engelleyebiliyor mu, beynin konusma ile ilgili kismi bir sureligine bloke mi oluyor, yoksa sadece istemedigi icin konusmayan da var mi?
Hic konusmayan insanlar var mi gercekte fiziksel sorunu olmadigi halde, filmlerde gordum sadece, sorunlari ne olabilir? Ya da travmatik bir olay gercekten konusmayi engelleyebiliyor mu, beynin konusma ile ilgili kismi bir sureligine bloke mi oluyor, yoksa sadece istemedigi icin konusmayan da var mi?

Ayrica Hic havlamayan kopek veya hic miyavlamayan kedi var mi, (diger hayvanlar icin de gecerli tabi bunlar populer diye yazdim, mesela hic otmeyen/konusamayan muhabbet kusu da olabilir) fiziksel sorunu olmayacak ama, psikolojik nedenler olabilir belki?
0
ermanen
(15.10.08)
geçenlerde haberlerde denk gelmiştim, adamın teki 22 yıldır hiç konuşmuyormuş. çocukken babasından bisiklet istemiş, babası almayınca da herkese küsmüş.
adam evlenmiş barklanmış hala tık yok!
0
ravioli
(15.10.08)
benim kedim miyavlamıyor hiç mesela :|
0
chavezding
(15.10.08)
apartmandaki kedi miyavlamayı bilmiyor. bikbik sesler çıkarıyor.
0
head
(16.10.08)
kediler miyavlamıyor valla. mirk, irk, mırrrr filan gibi sesler çıkartıyorlar.
0
mea maxima culpa
(16.10.08)
alt katta bi ufak süs köpeği var beyazlardan hani ota boka havlayan cinsten ne enteresandırki hayvan geceleri gündüzleri falan hiç havlamıyor öldümü gittimi diye merak ediyorum bazen
0
buffy de vampir sayilir
(16.10.08)
benim de o günkü durumum ve çevremdekilere göre bazen gün boyunca tek kelime etmediğim oluyor valla. hö hu türü tepkiler hariç.
0
passion rules the game
(16.10.08)
sana yaşar kemal'in dağın öte yüzü serisini tavsiye ederim. oradaki meryemce karakterini bir oku. direk nasıl oluyormuş anlatıyor orada.
0
darknum
(16.10.08)
konusamamanin bircok norolojik nedeni olabilir beyinde (mutizm denir ama genel olarak). baska hastaliklara ek olarak ortaya cikabilir.
onun disinda otizm spektrumundan bazi vakalarda insanlar sessel iletisim kurmazlar, bazilari da kursa da dili pek kullaniyor denemez. ornekler var yani
psikolojik kokenli de olabilir ama tecavuze ugradim ve katiyetle konusmuyorum iste diyen gormedim simdiye kadar. daha farkli nedenlerle olabilir.
0
gimbal
(16.10.08)
hımm yapan, yumuşak g ile istedikleri şeyi söyleyebilen insanlar mevcut. aynen havlamayan ya da miyavlamayan kedi ve köpekler gibi, bu insanlar da farklı bir iletişim tarzı geliştirmiş olabilir:
bakışlarla anlaşmak, leb demeden leblebiyi anlamak, daha gider bu böyle...

ancak işte bomba: evet! bazı insanların konuşması gerekmez. telepati diye bir şey de var:)
0
atlantis
(16.10.08)
miyavlamayı öğrenemeden annesinden ayrılıp kedisiz bir eve kapatılınca miyavlayamıyorlar evet. garip sesler çıkarıyorlar.
0
leylak sarabi
(16.10.08)
ben bazen kısa süreli bulunduğum mekanlarda, yani öncesi ve sonrası olmayan/olmayacak ortamlarda kendimce dilsiz rolü yapıyorum. hem eğleniyorum hem de müthiş faydaları oluyor. rekorum 3 gün (otel ortamı). istesem daha fazlasını da yaparım tabi. konuşmak ne ki?
0
insanimsi
(16.10.08)
bir keresinde lise sonda kaldığım yurtta vardı böyle bir adam. hiç konuşmazdı. adı ahmet soyadı taş olsun diyelim. karşısına geçip şarkı söylerdik
"
dünya yerinden oynar
dünya yerinden oynar
ahmet taş konuşursa
ahmet taş konuşursa
ahmet taş taş taş
ahmet taş taş taş
"

sessizce gülerdi bu şarkıya.
bi keresinde karşısına geçip biteviye soru sormuştum. bana evet demişti.
herkes dönüp bakmıştı o gün. garip böyle bir guguk kuşu'ndaki dev kızılderili havası vardı adamda.
0
parantez
(16.10.08)
ben bi ara küçükken konu$muyodum yau. çekingenlikten de olabiliyor.
bir de bazen insanın aklına konu$acak hiçbir $ey gelmeyebiliyor. dolayısıyla konu$muyor.
0
ari maya
(16.10.08)
(22)

Flört Danışmanlıgı (Koşun, yardım lazım)

Wishborn
bayan kişiyle 2 haftada 10 kere filan buluşuldu, saatlerce telefon konuşmaları, msjlaşmalar şunlar bunlar...Ciddi bir ilişkinin temelleri atıldı (öyle olmak zorundaydı). Bugun konuşurken, dedim ben hoşlanıorum, ottur boktur vs... "işte bilmiyorum, emin degilim, istiyorum ama şimdi bi ilişkiye başl
bayan kişiyle 2 haftada 10 kere filan buluşuldu, saatlerce telefon konuşmaları, msjlaşmalar şunlar bunlar...Ciddi bir ilişkinin temelleri atıldı (öyle olmak zorundaydı). Bugun konuşurken, dedim ben hoşlanıorum, ottur boktur vs... "işte bilmiyorum, emin degilim, istiyorum ama şimdi bi ilişkiye başlarsam kendime verdigm sözlerin tam tersini yapmış olucam vs vs vs" dedi... öyle havada kaldıııık...

Şimdi cep telefonundan msj aracılıgıyla vurucu hamleler yapmalıyım, bildiginiz saglam numaralar varmıdir? Abartı etkileyici msjlar filan?

Yardım edin bu arkadaşınıza :)
0
Wishborn
(10.10.08)
(bkz: bize gelsene)
0
ermanen
(10.10.08)
(bkz: gizli siktir)
0
bryan fury
(10.10.08)
@mrtksn

k:20- e:22
0
🌸Wishborn
(10.10.08)
Heöö 2 haftada 10 defa buluşuyor, mesajlar falan da yoğun ama ciddi ilişkiye hazır değilim öyle mi? Ne diyeyip bilemedim ama pek bi alengirli durum var =)
edit: Ne ciddisi? İlişki demiş sadece, dikkatim dağılmış meğersem...
0
inugard
(10.10.08)
arama hiç. bi kere bile. eşşek gibi geri arar. aramazsa da salla gitsin. sinir oluyorum yaa böyle hatunlara. madem gönlün yok ne diye buluşup konuşuyosun di mi? nazın da bi adabı var.
oh be rahatladım :)
0
opucuk baligi
(10.10.08)
bence herhangi bi hamle yapmayın,opucuk balıgı dogru soyluyo,ses seda çıkmayınca kesin kendi arar.
tecrübeyle sabit :D
0
f1
(10.10.08)
msn gibi bi ortamdaysanız online olup hiçbi şey yazmaman, neşeli şeyler dinlediğini göstermen iyi olur. iradeliyse o da yazmaz muhtemelen. ama işin oluru varsa birkaç güne de kendisi damlar.
şimdi sen bi şeyler yazarsan bu biraz zayıflık göstergesi olur kiii, bu ileride çok daha fazla taviz verebileceğin anlamına gelir.
0
william axl rose
(10.10.08)
Ayak yapıyor. Numara falan gerekmiyor. aynen yukarıdaki arkadaşlara katılıyorum. sessiz kal birkaç gün.
0
october swimmer
(10.10.08)
10 kez buluştuktan sonra kızdan hala sevgili olma yönünde bir tepki gelmediyse ya kız tarafı çok ağır, ya da sen kanka modunda yaklaşmışsın ve seni sevgili olarak düşünemiyor.

Numara vs çekmeye çalışacaksan niyetin pek "iyi" değil sanırım. No comment.
0
kimlanbu
(10.10.08)
kendine ne sözü vermiş?
0
kurukafa
(10.10.08)
img380.imageshack.us

Wishborn kardeş, zor iş be. Umarım ciddi ciddi aşık değilsindir, zira sıkıntılı bi durumdur, bilirim. Kısa mesajla filan çözülecek iş de değil üstelik. Vuruculuğunu siktirettim kısa mesajın, istersen Shakespeare ol, Baudelaire ol, döktür beyitleri, dörtlükleri, iş olmayacaksa olmaz.

"Hiç dokanma o kesin arayacaktır" diyecem, o da popülizmin dik alası olacak. Berke Hürcan - Josh Holloway çapında fiziki görünüşün ya da kalın bir cüzdanın, otomobilin, pahalı elbiselerin ya da şöhretin yoksa erkek için "aranmak" istisnai bi durumdur. Ama neyse, yine de umarım arar. Ya da umarım aşık filan değilsindir. Zor işler vesselam. Ararsa da "ben ekmeğime bakarım" modu galiba en iyisi. Uma uma bi hal oldum ama, umarım aşık filan değilsindir.
0
atomic punk
(10.10.08)
senden daha yaşlı birisi olarak şöyle bir öğüt vereyim (ben de başarıdan başarıya koşan birisi değilim ama yıllar bazı şeyler öğretiyor)

zamanını sorunlu ve sonu olmayacak şeyler için harcama. madem ilgileniyorsun al karşına kardeşim böyleyken böyle benim niyetim bu sen ne diyorsun de, cevabı hayırsa güle güle.

önündeki maçlara bak. öyle uzun uzun düşünmeye gerek yok. arkadaşlar doğru yazmışlar. üstüne düşme. bir kere sorman yeterli.

eğer 10 kere buluşmadan sonra ilişkiye girmek istemiyorum diyorsa ya niyeti başka demek, ya da seni oyalıyor. üstüne düşmeni mi bekliyor?

yav böyleleri ile uğraşmaya değmez. sonra geri bakınca en güzel yıllarım saçma sapan kişilerle heba oldu demeyin.
0
mea maxima culpa
(10.10.08)
belirtmeyi unuttuğum bikaç noktaya mea maxima culpa çok güzel bi biçimde değinmiş.
bu söylediklerin yaşandıktan sonra kız böyle bi şey diyosa o kızın biraz sorun sahibi olması çok yüksek bi ihtimal. bu durumda devreye senin niyetin giriyor. yani bu kızdan beklentilerin önemli. fırtınasız, sakin ve huzurlu bir ilişki arıyorsan bu kızdan elinden geldiğince uzak durman senin yararına olur. çünkü anlattıklarından yola çıkarsak bu kızın sana vadettiği en belirgin şey; belirsizlik gibi duruyor.

dediğim gibi senin niyetin çok önemli bu aşamada. hani senin de niyetin sadece vakit geçirmekse, belirsizlik beni germez; ben kolay kolay üzülmem diyorsan gidişatı koru.
0
william axl rose
(11.10.08)
direk ilerle, kaç.

şu memlekette ilişki yetkileri default olarak kız milletinde başlıyor ya dayanasım gelmiyor. age of oldu vallahi çıkmalar mıkmalar.
0
dorian greyfurt
(11.10.08)
Bence hiç hesap kitap yapmadan içinden ne geliyorsa onu söyle. Ama önce düşün derince, ne istiyorsun ne düşünüyorsun ve nasıl hissediyorsun onun bi farkına var, sonra hepsini tek tek anlat.

Bu kadar açık olmanın sonucunda iki ihtimal var; ya hoşlandığın kız senin açık olduğunu görünce rahatlayıp gerçekte ne düşündüğünü o da açıkça söylecek ve iş savaşa dönüşmeden, karşılıklı hamle planları 'şöyle dersem böyle düşünür'ler olmadan rahat, germeyen bir ilişkiye yol verecektir ki böyle olursa harika olur. Ya da 'bu çocuk bana hasta, biraz da saf galiba, aptal aşık ehe' diye düşünüp seni süründürmeye çalışacaktır ki buna karşı tetikte olursan bişey olmaz, kendini koruyabilirsin.

Zaten bi ilişki ya ilk durumdaki gibi olmalı, ya da hiç olmamalı bence. Biraz bekle, ipleri eline verme, insiyatifi sen al demişler genelde cevap olarak da şaşırdım biraz. Herkesin doğrusu kendine tabi tavsiye benimki.
0
joelskellington
(11.10.08)
arama, arama, arama.
0
betty puf puf
(11.10.08)
direkt bize gelsene diye mesaj at. sonra da "ben biliyorum o bize gelsene tekliflerini falan, ben senin bildiğin kızlardan değilim" tribine girerse "kusura bakma da bu yaştan sonra senle kafelerde sürtüp tabu falan oynayacak halim yok, gelmezsen de normal karşılarım olabilir" falan de. hatta o kadar uzun uzadıya cevap yazmana bile gerek yok.

yani direkt olaya gir. 22 yaşında adamsın gerek yok böyle ayak oyunlarına. net olmak lazım.
0
vita vinum est
(11.10.08)
Fazla kaptırmadan uzak dur. Böyle sorunlu tiplerden sevgili bile olsa sorunlu bir ilişki yaşamış olursun. Sana da zamanına da parana da yazık. Çünkü bunlardan sonra olacakları az çok kestirebiliyorum.
0
ataturkiye
(11.10.08)
olurda muhabbet arasında "ben seni arkadaşım olarak düşünmüştüm" derse meşe odunuyla giriş.
0
dis kapinin mandali
(11.10.08)
bu kızdan uzak durun fikrine katılmıyorum.
Her kız kendi kendine "bir daha aşık olmayacağım/erkeklere güvenmeyeceğim" türünden en az 5-10 kere söz vermiştir 20 yaşına kadar.
Bazı erkekler bile yapıyor bunu.O derece :P
0
natnan
(11.10.08)
"istiyorum ama..." diye başlayan cümle "bir süre daha peşimde koşman lazım, prensesim ben çünkü" diye devam ediyor olabilir ablanın kafasında. bu durumda o sessiz kalma oyununun dozu kaçarsa niyetinin ciddi olmadığı izlenimini edinebilir. bilemem tabi, edinmeye de bilir.
0
leylak sarabi
(11.10.08)
hemen kabul etmiş olmamak için öyle demiş bence. fazla çabaya gerek yok.
0
cereal killer
(14.10.08)
(3)

e-book arayışı

leylak sarabi
Giarratano, Riley.1994. Expert Systems: Principles and Programming, PWS Publishing Company, Boston.bu kitabın düzgün bir pdf'ini arıyorum.
Giarratano, Riley.1994. Expert Systems: Principles and Programming, PWS Publishing Company, Boston.

bu kitabın düzgün bir pdf'ini arıyorum.
0
leylak sarabi
(10.10.08)
emule'de bakinim, bulursam gonderirim.
0
oligomer
(10.10.08)
bir tane buldum emule'de ama çok kötü taranmış, zor okunuyor.
0
🌸leylak sarabi
(10.10.08)
www.ebook3000.com
burda var bişey.
0
kose
(10.10.08)
(5)

Insan irki

ermanen
Neden "insan irki" diye bir tabir var. Insan bir irk midir? Insanligin icinde de irklar yok mu? kili kirk yariyorum yine...
Neden "insan irki" diye bir tabir var. Insan bir irk midir? Insanligin icinde de irklar yok mu? kili kirk yariyorum yine...
0
ermanen
(08.10.08)
Biyolojide Tür ortak özellikler taşıyan ve kendi aralarında döllenerek üreyebilen akraba bitki ve hayvanlardır.

Irk sa türün bir alt grubu olup, aynı türe ait eşitli üyelerinden birine diğerine nazaran fenotipik bakımdan daha fazla benzer olan bireyler topluluğudur.

[wikipedia]
0
leylak sarabi
(08.10.08)
irkin anlamini biliyorum arkadaslar sagolun, niye boyle dendigini sorgulamak icin soruyorum ki kobuzchu kiz'in dedigi gibi sanki
0
🌸ermanen
(08.10.08)
gen biliminin gelişimiyle ortaya çıkan yeni bir gruplandırma bu. daha yukarıdan dünya canlıları diye bakılıyor, ardından maymun ırkı, aslan ırkı, insan ırkı diye kategorilere ayrılıyor gen bazında, bu nedenle insan ırkı deniyor diye düşünüyorum.
0
areels
(08.10.08)
Bunun tek sebebi yanlış çeviri. bu terim benzer bir çok terim gibi ingilizceden dilimize geçmiş bir terim. orijinali Human Species. Bunun anlamı her ne kadar İnsan Türü olsa da zamanında tür kelimesini pek hoş bulmamış olacaklar ki İnsan ırkı diye çevirmişler. bu da zamanla dilimize oturmuş.
0
laemar
(09.10.08)
Ingilizce'de de "human race" kavrami var
0
🌸ermanen
(09.10.08)
(7)

depresyon giderici atarax tadında film önerisi

zminrna
sanırım çıldırıyorum. neredeyse rafet el roman şarkılarına dalıcam. hatta şu anda ferhat göçer çalan bir kanal izliyorum. kumandaya uzanmıyor elim üşendim. ama çok acı da çekiyorum. işsizlik son raddede. üstüne grip sayesinde yatak hapsi de koşuldu. kendimi aynada görüp korktum. yanımda bir kutu şek
sanırım çıldırıyorum. neredeyse rafet el roman şarkılarına dalıcam. hatta şu anda ferhat göçer çalan bir kanal izliyorum. kumandaya uzanmıyor elim üşendim. ama çok acı da çekiyorum. işsizlik son raddede. üstüne grip sayesinde yatak hapsi de koşuldu. kendimi aynada görüp korktum. yanımda bir kutu şeker var yemiyorum. isteksizlik de son seviyede. yani daha ne olabilir bilmiyorum. acilen filmlere sarmam lazım. dizi manyaklığına girmeyeyim diyorum.

korku filmi ve porno dışında önerilerinizi bekliyorum :) çıldırıciiim yardım ediniz. öyle filmler söyleyin ki ohhşşş hayat negzel lan diyeyim. ya da ben şanslıymışım abi de diyebilirim. romantik komedi de olur. zaten burnum akıyo, ağlamıyom kiii gribim falan derim, bahanem hazır yani.

şimdiden teşekkür ederim. ataraxlarım, lustrallerim, cipramlarım benim :)
0
zminrna
(06.10.08)
teşekkür ederim. bir de bunları bulmaya çalışayım...
0
🌸zminrna
(06.10.08)
(bkz: jeux d'enfants)
hem romantikten, hem komediden hoşlanmayan bana bile güzel gelmiştir.
0
insanimsi
(06.10.08)
In Bruges
Fallen
Sliding Doors
0
dorga
(06.10.08)
0
there is nothing left for me
(06.10.08)
film depresyon gidermez. beklentileriniz fazla yüksek olmasın.
0
leylak sarabi
(06.10.08)
atarax anksiyolitiktir evham duygusunu gecirtir sakinlestirir :)

anira anira gülmek istiyorsan "a fish called wanda" iyidir.
0
the man who hears deepest inquisitions
(07.10.08)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.