Giriş
(10)

günde kaç saat gerçekten çalışıyorsunuz

xportant
katılmanız gereken toplantıları da çalışma saatinin içinde sayabiliriz ama katılmasaydım veya olmasaydı da olurdu dediğiniz toplantıları çıkardığınızda günde kaç saatinizi gerçekten tam konsantre iş yaparak geçiriyorsunuz?
katılmanız gereken toplantıları da çalışma saatinin içinde sayabiliriz ama katılmasaydım veya olmasaydı da olurdu dediğiniz toplantıları çıkardığınızda günde kaç saatinizi gerçekten tam konsantre iş yaparak geçiriyorsunuz?
0
xportant
(28.07.26)
Gerçekten kepazelik seviyesinde 1-2 saat ortalama. Yeterli iş olmaması ana sebebi ama varken de zar zor yapıyorum, geniş alana yayıyorum işi, hiç hoşlanmasam da bu durumdan motivasyon yerle bir olmuş durumda.
0
mbond
(28.07.26)
değişiyor. müşterilerin işleri için ortalama 2 saati geçmiyor. kalanı ve çoğu hep kendi projelerime. uzaktan full time bir işte çalışsam da max 4 saat olurdu bakacağım. fazlası fazlasına
0
kortizon
(28.07.26)
verimli çalıştığım anlar günde iki saati geçmezdi ama benim işim daha çok sipariş, yükleme ve gümrük vs. ile ilgili olduğundan iş takibi ve sorun çözme üzerineydi. sorun çıktığı gün rahat nefes aldığım anlar iki saati geçmezdi. şimdi emekliyim.
0
lazpalle
(28.07.26)
değişiyor. dün 7 saatti. üç ayda bir 4-5 gün boyunca 15 saat olduğu da oluyor. en az çalıştığım 4 saatten az değildir.
0
gabe h coud
(28.07.26)
haftada 2 toplantı var onlarda max 30dk
onun dışında 2 tane de leadership toplantıları var onda da 10dk konuşuyorum

1 saat 20dk'yı geçmiyor galiba mailler ve raporlar ekipte zaten

beyaz yakalıların %70'inin böyle olduğunu düşünüyorum
0
croswell
(28.07.26)
valla ben çok saldım işi. günde 2 saat anca. iş yoğun olursa mecbur çok çalışıyorum. 5-6 saati bulabiliyor kesintisiz.
haziranın maaşı bana 26.07'de ödendi. onlar beni sallamadıkça ben de onları sallamıyorum. diğer firmalarından tazminat alacağım var 400k. onu alınca çıkacağım işten ama şu an o parayı almadan gidemem yoksa alamam.
0
matilda
(28.07.26)
Milletteki bitmek bilmeyen toplantı sevdasını çıkarırsak, yoğun bir günse 7-10 saat arası. Hafifse ~ 5 saat full konsantre çalışabiliyorum tuvalet hariç hiç ara vermeden. Kahvemi evde hazırlayıp bi tek sabah içiyorum, öğlen evden getirdiğim bi küçük sandviç yetiyor, çalışırken yiyiyorum. Yoğun günlerde 7-10 saat sandviç için de zaman kalmıyor, iş bitince yiyebiliyorum anca.
0
truf
(24 saat)
ortalamam 3-4 saat falandir.
0
cooperr
(21 saat)
eskiden 2-3 saatti ki cok guzeldi. ama layofflar oldu, takim degisikligi oldu. simdi gunde full 8 saat, bazen 10 saat calisiyorum. bu yuzden takim degistirmeye ugrasiyorum.
+1
antikadimag
(11 saat)
Şahsen verimli olarak çalışma sürem 5 saati buluyor. Yıllardır bir çok firmada yöneticilik yaptım, gözlem ve yaptığımız ölçümlerde özellikle beyaz yaka için ortalama 4 saati geçmediğini gördüm. Bir üretim hattına veya sürekli akan işe bağlı çalışanlarda bu süre artıyor ama onlar da çok kısa molalarla mesai süresini kısaltıyor ister istemez. Kendi sektörümde mesai süresi içinde bir çalışan aktif ve verimli olarak 4 saatin üzerinde çalışıyorsa ben iyi bir çalışan olduğunu düşünüyorum o nedenle de hep mesai saatlerinin kısaltılması gerektiğini düşünürüm.
Bu arada hemen eklemek lazım 10 dakikada yapılacak işi 1 saatte yapanlar sorulduğunda 1 saat çalıştım diyor o yüzden ölçüm yapmak oldukça zor.
0
creepy
(10 saat)
(22)

İnsan sigaraya neden başlar?

Lh12
Hep merak etmişimdir. Sağlığa zararalı, kokuyor, cebe zarar...Bende bi kez bile "buna başlasam" hissi uyandırmadı. Nasıl oldu da milyarca tiryaki oluştu?Rahat mı batıyor millete?
Hep merak etmişimdir. Sağlığa zararalı, kokuyor, cebe zarar...

Bende bi kez bile "buna başlasam" hissi uyandırmadı. Nasıl oldu da milyarca tiryaki oluştu?
Rahat mı batıyor millete?
+2
Lh12
(27.07.26)
birçok sebebi var.
gençlerde arkadaş topluluğu arasında kabul görme. tadı berbat olmasına rağmen içemeyince veya öksürünce arkadaşlar tarafından alay edilme durumu var. Allen Carr da böyle açıklıyordu. sırf bebe gibi görünmemek için kendini zorluyorsun. gençlikte büyüdük adam olduk havası var çünkü.

diğer yandan açıktan veya subliminal bir sürü mesaj veriliyor. sigara zor zamanlarda tutunulacak dal, karizmatik gösteren bir şeymiş gibi. hiç sigara içmeyen insanlar bile en acılı anlarımızda içilmesini gayet doğal kabul ediyor.

sonuçta vücut nikotine alışınca işler başka safhaya varıyor. nikotinsizlik huzursuz ediyor sigara içince insanın rahatladığı yanılgısı oluşuyor.
0
lazpalle
(27.07.26)
nasıl bir duygusal zayıflık seviyesidir anlamadım. bol travmalı ve özgüvensiz bir çocuk olarak sigaraya başlama gereği duymamıştım. babam ölmüş ve evde şiddet hala devam ediyorken yine de bu derece zayıf ve ezik hissetmemiştim ve sigarayı denememiştim bile. cool da gelmemişti. kendi burnum var milletin lafına göre neden beğenmediğim şeyi içecektim ki?

bu sigarayla anladım ki özgüvenli geçinenlerin çoğu benden beter haldeymiş.

sigara gerçekten iğrenç bir şey. hem içene hem çevresindekilere zararlı. çevrelerine zarar verdiklerini de asla kabul etmiyorlar. acayip bir akıl tutulması içinde ısrarla savunuyorlar.

bence tamamen özentilik ya. o kadar özgüvensizler ki, sigara içmezlerse arkadaşsız kalacaklarından korkuyorlar.

liseden beri 3 arkadaş hiç sigara içmedik. üniversitede de 6 kişilik hiç sigara içmeyen arkadaş grubuyuz. ofiste de 6 kişilik grubuz.

şirketler sigara molası yasağı veya kısıtı getirse memleketin havası değişir valla.
0
art cat chocolate
(27.07.26)
Sigara molasina cikip daha az calismak icin
-4
baldur2
(27.07.26)
sigara en ucuz en ulaşılabilir antidepresandır. ben bir psikolog olarak başlayanın hiç bir zaman tamamen bırakmasını önermedim.
0
mikahakkinen
(27.07.26)
sigaraya bulaşmamak detaylarda gizli ya da şans işi bilemedim.
ebeveynlerim ve arkadaş çevremin hepsi sigara içerdi hatta anne tarafı kuzenler bile. yalnız baba tarafı kuzenlerin hiçbirisi içmezdi. belki de onların daha çok etkisinde kaldım. o yüzden erken yaşlarda başlamadım ama mal gibi 27 yaşında tiryaki oldum. son 6-7 senedir de içmiyorum. benim ilacım Allen Carr bu arada.
0
lazpalle
(27.07.26)
Babası, amcası, abisi, ablası sigara içen çocuk, 'Büyükler sigara içer.' şartlanmasıyla büyüyor. 'Ben artık büyüdüm.' diyebilmek için de başlıyor.
+2
Mirket
(27.07.26)
ben sigara içmeye çook çabalamış ama içememiş bi insanım. bence çok cool bir şey. bir de sigara içilen ortamda bulunduğunuzda kokuyor. ama eğer siz de içerseniz kokuyu almıyorsunuz. o yüzden sigara içilen ortamda bi paket sigara bile içerim böylece kokuyu almam. ama normalda 'aa bi sigara olsa da içsem' diye asla aklıma gelmez. maşallah diyeyeyim kendime.

no: içime çekemiyorum. sigara içmeyi bilmiyorum aslında
-4
euteamo
(27.07.26)
bence başlayanların büyük bir kısmı da yakın çevreden etkilenerek başlıyor. Örneğin ev arkadaşın, iş arkadaşın sigara içiyordur, senin de tatsız bir zamanındır. o içerken kahvenin yanında bir iki tane ben de içeyim diye diye başlarsın. hemen her gün görüştüğün arkadaşın, sevgilin güzel eğlenceli ortamlarda, yemeğin üzerine falan içiyordur bir iki tane ben de yakayım derken alışkanlığa dönüşebilir. sigaraya başlayayım diye karar verip değil de keyif için derken başlanıyordur yani
0
dfn4
(27.07.26)
Gamı kederi somut bir cisime aktarma ihtiyacından bence
0
emirdoruk
(27.07.26)
merak, ortam, stres ya da bir şeye tutunma ihtiyacıyla başlıyo biçok kişi. ilk başta kahve yanında, arkadaş arasında, dertliyken falan masum gibi geliyo sonra alışkanlık ve nikotin devreye girince bırakması zorlaşıyo. en tehlikelisi de ben bağımlı olmam kafası bence, çünkü çoğu kişi zaten öyle başlayıp devam ediyor.
0
soylulardanbus
(27.07.26)
buna arkadaşlık ortamı aile ortamı demeyin. üniversite yıllarında bizde en leş ortamlara girdik çıktık. hiç bir zaman bir kere deneyeyim, bir fırt çekeyim demek aklımızın ucundan geçmedi.
birde bunların bahanesi hep aynı yok stresmiş yok merakmış yok tramvaymış..
sigara içen insan zayıftır, iradesizdir, bencildir.
+1
my fault
(27.07.26)
Ben sigaraya basladim ve biraktim.

Benim özelimde etrafimda icen bircok insan vardi. Ve cok egleniyorduk.
20 yasinda biraktim sanirim. On and off arada ictigim oldu o da iste yine tatildeyken alkolle falan.
-1
Purple life
(27.07.26)
sigara içmiyorum ama gözlemlediğim sigara bir stres azaltıcı, ayıltıcı, sıkılma giderici ve nikotin ihtiyacının bileşimi gibi görünüyor. sadece topluma-kötü arkadaşlara bağlayamayız insanlar 300 yıl önce de bozkırda tütün çigniyordu. gerçekten rahatlatıcı bir etkisi olmalı.

bağımlılık konusu ise genetik yatkınlık. yani kişinin iradesi ve bilinci daha düşük bir etken. yıllarca alkol içilen ortamlarda bulunup yerine göre ben de içtim. arkadaşlarımın bir çoğu bir tane daha içeyim derken ben yeter artık diyebiliyordum. bu bilinçli yaptığım bir seçim değil zaten sarhoşum kafam onu ayıracak durumda da değil sadece onların aksine canım istemiyordu. başka hiçbir zaman da alkole-sigaraya karşı kendimi kontrol etme/sınırlama ihtiyacı duymadım. bu da iradem çok güçlü olduğu için değil genetik olarak o insanlar kadar keyif almadığım ya da aynı rahatlamayı vs. bana vermediği için.
0
orpheus
(27.07.26)
30 yaşımda başladım. eskiden çok nadir arkadaş ortamında birer tane falan içerdim. şu an neden içiyorum bilmiyorum. çok bağımlı değilim çünkü atıyorum ailemin evine gittiğimde içtiğimi bilmelerine rağmen orada içmiyorum. çok aklıma da gelmiyo. yani içmezsem çıldırırım gibi olmuyorum. o yüzden can sıkıntısı sanırım benimki
0
chanandler bong
(27.07.26)
Hiç içmedim, içilen ortamlarda tabi bulunuyorum. Ama şunu diyeyim. Ben bile sigarayı yakıp ilk dumanı çekip üfleyen birini görünce bi tuhaf oluyorum bazen,bir rahatlama geliyor sanki.hertürlü bağımlılık yapıcı çok tehlikeli bişey.
0
denizciman
(27.07.26)
Twin Peaks den özendim ben. Oradaki sigara içen kadınlar aşırı çekici görünüyordu. Öyle başladı, yirmi senedir devam ediyor. Önermiyorum dememe gerek yok sanırım, zararları herkesin malumu.
0
sekizdokuzon
(27.07.26)
özenmek, özellikle lise çağlarında çevreden arkadaşlardan özeniyorlar. ben büyüdüm, her şeyi biliyorum şeklinde düşünüyorlar galiba. hatta artık lise değil daha küçük yaşta bebeler görüyorum sigara içen. kişiden kişiye değişir ama çoğunluk bu şekilde başlıyor.
0
exlibris
(27.07.26)
kendine zarar vermenin baska türü,
kollarina faca atmiyorsunda,
organlarini harap ediyorsun.
0
designer
(28.07.26)
90larda buyumenin gostergesiydi, su anda durum nasil bilmiyorum.
ben herkesin yaptigi populer seyleri itici buldugum icin hep uzak durdum, hic icmedim.
0
cooperr
(28.07.26)
@art cat chocolate Herkesin yasami, deneyimi farkli. Sizin bol travmali bir hayatinizin olmasi ve sigaraya baslamamis olmaniz o sureci saglikli atlatmis oldugunuzu gostermez. Belki baska sorunlariniz vardir, hatta daha kotu savunma mekanizmalariyla bu sorunlarinizi cozmussunuzdur (veya hala devam ediyordur sorunlariniz). Sadece sigaraya baslamak, sagliksiz olmakla birlikte, da bu surecin kotu atladildiginin gostergesi degil. Ornegin burada yaptiginiz yorumlardan sunu soyleyebiliriz, belki sigara icmiyorsunuz ama empati kuramiyorsunuz (ki zaten belirtmissiniz anlayamadiginizi), belki iletisiminiz iyi degil, insan iliskileriniz zayif, belki baska seyler yapiyorsunuz, ne bileyim dis sikma, tirnak yeme, sac yolma vs. Hatta en kotusu ve sizin soyeldiginiz bir miktar buna isaret ediyor, travmaya hicbir tepki vermemek. O oldu, bu oldu, ben cok gucluydum, ezik hissetmedim, beni hic etkilemedi (direk dememissiniz ama cizdiginiz imaj bu).
+2
Sour
(28.07.26)
Bu sorunun sadece tek bir cevabı var, o da özentilik. Başka hiç bir şey değil, insan özentilkten başlar sigaraya ve sonra tiryakisi olur. Kimisi anne babasına, kimisi arkadaşına, kimisi kuzenine.

Bir tek ilk sigarayı bulan dayıyı çözemiyorum :)
0
bobinhoo
(28.07.26)
milyarlarca tiryaki işi reklamlarda gizli. marlboro man var, bir de doktorların da içtiği Lucky Strike vs. Türkiye'de zaten tütün çiğneme geleneği vardır. yine bizde marlboro ile yayıldı. sigara yurtdışından gelmiş (tayin veya seyahat) kişilerin misafirlere sunduğu bir ikramdı. hatta bir kutuya konulurdu. düğmeye basınca bir tanesi kutunun üzerine çıkardı. prestij olduğu için de kokusu rahatsız etse bile kolay kolay müdahale edilmezdi.

uçaklarda, uzun - kısa otobüs seyahatlerinde içilirdi. annemin kankası gayet rahat çıkarır yakardı ve o perdeler ertesi gün yıkanırdı. içme şükran teyze desek de gülerek yakardı sigaralarını.

benim ve yaşıtlarım böyle ortamlarda büyüdük. o yüzden bize kokusu pis gelse bile yanlış değildi.

gençler için de yine bir şekilde prestij durumu gözlemliyorum.

ben de içtim bu arada sosyal olarak. iş yerinde görev gereği siyanür tankının yanında sigara içenleri disipline vermiş olsam da büyük konuşmuş oldum ve içtim.

sonra bu tütün ve arkasındaki olayları öğrenince sigara içenlerle sosyalleşmiyorum bile.

ilk tütün ve kızılderililer hikayesini isterseniz anlatırım.
0
janderzel zartanyan
(28.07.26)
(8)

Araba anahtarını valeye/otoparkçıya bırakıyor musunuz?

renegade
Soru başlıkta.İlla anahtar bırakman lazım diyen bir yer varsa bırakmayıp çıkış yapıyorum.
Soru başlıkta.
İlla anahtar bırakman lazım diyen bir yer varsa bırakmayıp çıkış yapıyorum.
📊 Araba anahtarını valeye/otoparkçıya bırakıyor musunuz?
+1
renegade
(25.07.26)
%99 bırakmam.
+5
jelly bear
(25.07.26)
mekana ve arabaya göre değişir.
0
lazpalle
(26.07.26)
çok mecbur kalırsam bırakıyorum ve kesinlikle aklım kalıyor
+2
a7x
(26.07.26)
bırakmamak için ibret olacak bir sürü haber var internette.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(26.07.26)
valeye hiç bırakmadım, bıraksam aklım kalır. otoparkçıya bıraktığım oldu ama genelde kendim bırakırım, otopark alanı sıkışıksa anahtarı teslim ederim.

bende eski araba var. kimse alacak gidecek değil. çarpıp zarar verecek olsalar muhtemelen ben karlı çıkarım. buna rağmen aklım kalır valeye versem.
0
biseysorcaktim
(26.07.26)
Taksim ilkyardım hastanesinin aciline gittim birkaç kere. Bilen bilir oralarda park yeri yok gibi bi şey. Bi şekilde bulup koysan da ya vururlar ya çizerler. O yüzden mecbur hastanenin dibindeki otoparka bırakıyorum anahtarı da veriyorum. Aklım kalmıyor çünkü arabada kamera var, yoğun oluyor genelde adam benim arabayı sürekli bi arkaya koyuyor yenisi geldikçe. Öyle alıp gezeyim diyeceği bir ortam yok pek.

Valeye ise asla vermemeye çalışırım. Önceden biliyorsam mekanda sadece vale park seçeneği var ya yakına bi yere kendim park ederim (genelde onlar da aynı şeyi yapıyor) mekana yürürüm ya da mekanın otoparkı varsa valeye ben park ederim derim kendim koyarım. Şimdiye kadar bir istisnası oldu onda da şirket yemeğine gitmiştik mecbur kaldım gibi bi şey oldu. Boğaz hattında bi mekanda verdim valeye ama aklım da kaldı valla. Bmw seviyorlar malum.
0
chicha_v2
(26.07.26)
hayatımda valeye 2 yada 3 kez bırakmışımdır araba, 5 yıldır araba sahibiyim, bırakışlarımın oteldi, arabamla gezecek durumları da pek yok gibiydi. otopark olarak da istanbul fatihde bir yer var yılda 3-4 kez yolum düşer otoparka bırakırım anahtar ile yaşını almış adamlar oluyor yani güven verdikleri için değil de alıp gezmezler onu biliyorum zaten hemen çekip arkamdan geleni alıyorlar. Cadde valelerine falan asla bırakmam ama, mekana yürümemek için falan yok yani.
0
atom karincanin torunu
(27.07.26)
ara sokakta değnekçiye anahtar vermem. ama yeri yurdu belli olan, her gün orada iş yapan valeye anahtar veririm. hiç de aklım kalmıyor.
0
co2s2
(27.07.26)
(2)

28 agustos isimli eksi sozluk yazarina nasil ulasabilirim

narod
Kendisine saglikla ilgili birkac sey danismak istiyorum
Kendisine saglikla ilgili birkac sey danismak istiyorum
0
narod
(20.07.26)
duyuru linkini mesaj attım.
+1
lazpalle
(20.07.26)
Cok tesekkur ederim, isterse numarami ya da mailimi veririm
+1
🌸narod
(20.07.26)
(14)

Bel Fıtığı Ameliyatı için Beyin Cerrahı Önerisi

mavipenguen
49 yaşındaki arkadaşımın belindeki fıtık patlamış. Taksim İlkyardım'a gitmiş. Acil ameliyat olman lazım ama en yakın sıra 6 ay sonraya gelir demişler. Oradaki doktor kartını vermiş. Özelde de ameliyat yapıyorum fiyatı 300.000 TL'den başlıyor hemen 3 gün içinde haber vermen lazım demiş.Ben de diyorum
49 yaşındaki arkadaşımın belindeki fıtık patlamış. Taksim İlkyardım'a gitmiş. Acil ameliyat olman lazım ama en yakın sıra 6 ay sonraya gelir demişler. Oradaki doktor kartını vermiş. Özelde de ameliyat yapıyorum fiyatı 300.000 TL'den başlıyor hemen 3 gün içinde haber vermen lazım demiş.
Ben de diyorum ki MR sonuçlarını alıp bir başka doktora da gitse ve referanslı güvenilir bir doktorla iyi bir hastanede ameliyat olsa.
Fiyatlar her yerde hemen hemen böyle değil midir hiç bilemiyorum.
Bu dönemde pek çok şeye de güvenemez olduk orası da malum.
Hatta İstanbula yakın başka bir şehre bile gidebilir belki hemen gün alabiliyorsa. Şehir hastanesi eğitim hastanesi vs her neyse.
Çünkü arkadaşımın maddi gücü hiç yok. Yıllarca yatalak annesine baktı çalışmadı. Bankadan kredi çekmeye çalışabilir o da verilir mi emin değil.

Önerilerinizi yorumlarınızı bekliyorum.
0
mavipenguen
(16.07.26)
Haklisiniz aynen dediginiz gibi yapmasi lazim. 300 bin TL'nin soz konusu oldugu ortamda kimseye guven olmaz. Bilmiyorum mumkun mudur arkadasinizin senaryosunda ama istanbul disinda memleketi varsa oralara ikamet alarak(belki almadan da oluyordur) hizmet almayi deneyebilir. Ozel saglik sigortasi falan olsa harika olurdu.
0
mbond
(16.07.26)
Ben çok acil ameliyat olman lazım denilen ama ameliyat olmadan düzelen ve fıtık gerçeğiyle yaşamayı öğrenen insan gördüm. Kesinlikle ameliyat olmadan iyileşebilme durumunu mutlaka değerlendirsin. ameliyat olduktan sonra yepyeni bir insan olarak çıkılmıyor maalesef insan. yine fıtığa çok dikkat etmesi ve hayat tarzını buna göre düzenlesi gerekiyor. Kesinlikle fıtığa baskı yapmamak için ağırlık kaldırmadan (burası çok önemli) alternatif tedavi yöntemlerini fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanına muayene olarak değerlendirsin. Beyin cerrahları bu konuda çok katı ben fıtığı olana ameliyat olmana gerek yok diyen beyin cerrahı tanımıyorum. Çünkü onlar sebebi ortadan kaldırmak istiyorlar doğal olarak onları da anlıyorum ama ameliyatsız iyileşmek ve fıtıkla yaşamak riskli fakat mümkün.

Bu söylediklerim kesinlikle iyi bir fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanına danışma şartıyla söylüyorum. 300k vermeden önce 3-5k vererek bir uzman görüşü almaktan zarar gelmez diye düşünüyorum. Durduk yere travmaya sebep olup sakat bırakmasın tabi kendini uzmana görünmeyip de kendi kendine geçmesini bekleyerek.
+2
Jazz
(16.07.26)
@jazz doktor demiş ki fıtığın sol 5'te patlamış dışarı taşmış. ameliyat olmazsan uyuşan ve ağrıyan sol bacağında %30 kas kaybı yaşamaya başlarsın. mikro cerrahi ile ameliyat yapacağım 16 saat sonra hayatına kaldığın yerden hiçbir şey olmamış gibi devam edeceksin. Acıbadem Hastanesi vb yerlerde 1milyonlara çıkan bütçesi var bu ameliyatın ama 3 gün içinde bana hemen haber verirsen yaparım ameliyatını 300.000e. Taksim İlkyardım'da 6 ay sıra var demiş.
Arkadaşım da benim öyle bir bütçem yok deyince yüzünü büküp o zaman yapabileceğim başka bir şey yok deyip kartını vermiş. Fikrin değişirse buradayım demiş.
Kadın bu arada 1 haftadır ağrıdan uyuyamıyor. Ağrı kesici iğneler vs işe yaramıyor.
Ben de önce devlet hastanesinde başka doktorlara da gitmeyi dene dedim, yarın seyrantepe devlet hastanesinde boş randevu bulmuş.
allah kimseyi hastanelik duruma getirmesin diyorum.
0
🌸mavipenguen
(16.07.26)
Ağrı kesiciler sadece semptom giderici ve "ağrım azaldı oh normale dönüyorum galiba" diye omurga sağlığı konusundan bir haber olan hastalar için hiç iyi bir şey değil. Burada hastanın bilinçli olması çok önemli. Zor süreç ne yazık ki. hem iyileşme hem öğrenme hem de eldeki bilgilerle ne yapacağına karar verme gibi birbirinden zor noktaları aynı zamanda yapması gerekecek. Önerimi yineliyorum; iyi bir fizik tedavi rehabilitasyon uzmanına görünsün en acil şekilde ve beyin cerrahından önce görünsün. aynı gün 2'sine de randevu alsın mesela önce ftr sonra bc. mr çekilmiştir zaten sanıyorum. hızlıca görüş alır zaten.
0
Jazz
(16.07.26)
bu ne biçim tüccar doktormuş yahu. yuh yani.
yılların bel fıtığı hastasıyım üçüncü evre patlak var. son evre kopma oluyor zaten.
bir öneride bulunmak haddim değil ama farklı doktorlara da görünsün.
normalde ayak düşüklüğü veya idrar tutamama noktasına gelmişse zaten 8 saat içinde ameliyat edilmesi şart diye biliyorum.
onun haricinde bir takım egzersizlerle düzeltilebiliyor.
uzun lafın kısası başka doktorlardan da görüş alsın. büyük ihtimalle ameliyatsız halledilebilecek bir durumdur.
0
lazpalle
(16.07.26)
fitik bizim ailede var, babam cift ameliyatli hatta kemik ekleme falan yapildi beline.
tavsiyem 3 operator doktordan fikir alsin. eger hepsi ameliyat derse yapacak birsey yok. eger fitik patlamissa 6 ay dayanabilir mi bilmiyorum zira agri kesici falan bir ise yaramaz.

doktor oner(e)miyorum cunku 300 butcesi yok ise benim onerecegim adamlar pahali gelir, 300e yapacaklarini sanmiyorum.
0
cooperr
(16.07.26)
işi zor,
istikamet şehir hastanesi görünüyor.
+1
designer
(16.07.26)
Anlattıklarından tüccar terziye denk geldiğini,durumun abartıldığını düşünüyorum.başka bir devlet hastanesine daha gidip yeniden muayene olsun,hatta bir kaç yere gitsin.
0
duptıs
(16.07.26)
Niye Beyin Cerrahı?
FTR uzmanı mı yönlendirmiş? Bence önce FTR uzmanına görünsün.
0
Mirket
(16.07.26)
arkadaşlar; patlamamış ama o haliyle sinire baskı yapan fıtıklar için evet bazı tüccar doktorlar hemen ameliyat diyorlar ama fizik tedavi ile şişen fıtığın düzeltilmesi mümkün. bu çok anlaşılmaz tıbbi bir mevzu değil, basit fizik.

omurga dediğin streç filme sarılmış patlıcan kebabı gibi bir şey.

i.ytimg.com

bunu alttan üstten sıkıştırınca aradaki köfteler şişiyor. ilk aşamada belde ağrı, sinire baskı yaparsa bacaklarda güç ve his kaybı oluyor. ama fizik tedaviyle o alttan üstten baskıyı kaldırıp şişen köfteyi yerine sokup siniri rahatlatabiliyorsun.

ama o streç film yırtılıp köfte dışarı aktıysa artık o yırtıktan geri sokup düzeltemiyorsun. illa açıp o dışarı akan köfteyi temizleyip sinirdeki baskıyı kaldırmak gerekiyor.

fıtığın ne aşamada olduğu mr'da kabak gibi görünüyor. yani şüpheye mahal bırakmayacak kadar açık. ama işte sadece şişik bile olsa açıp düzeltmek isteyenler de oluyor.

bacakta his kaybı, güç kaybı falan varsa ve "acil ameliyat, olmazsan kayıp yaşarsın" denilenler genellikle patlak ve düzeltilemeyecek fıtıklar. bunun ileri aşaması da çişini tutamamak. üstelik o saatten sonra ameliyat bile olsan yıpranan sinir onarılmıyor. ben mal gibi doktora güvenmeyip ameliyatı 3 hafta geciktirdiğim için sol ayağımın bilekten yukarı kaldırma hareketi sakat kaldı, ayrıca sol dizimin üst tarafı da ömür boyu uyuşuk kaldı.

doktor ameliyat diyorsa kırkkilit otunun suyuyla ovup alabalık sarayım falan diye oyalanmayın.
+3
kibritsuyu
(16.07.26)
Herhangi bir eğitim araştırma hastanesine veyahutta üniversite hastanesine acilden giriş yapıp şansını denesin ayrıca doktoru da şikayet etsin.
-1
apocalipy
(16.07.26)
@ kibritsuyu haklı.
Ama 'patlamış' diyen adam, 'ameliyat' diyen adam doktor mu, esnaf mı konusunda tereddüt oluştu da biraz. :)
0
Mirket
(16.07.26)
@kibrit suyu çok büyük geçmiş olsun. değerli yorumunuz için de çok teşekkürler
0
🌸mavipenguen
(16.07.26)
ben bel fitigi ameliyati oldum. cok agrim vardi ama duzgun yurudugum icin doktor filmi gordukten sonra sasirmisti, 1 haftaya yuruyemezsin dedi, oyle de oldu. iki buklum oldum, dogrulamadim.
bir-iki doktora daha gorunsun, ameliyati korkulacak birsey degil. bel fitigi hakkinda cok sacma oneriler donecektir etrafinda onlara aldirmasin.
+1
Coma
(17.07.26)
(15)

Türkiye’de neden banka soygunu yapılmıyor?

Rondak
1 lira için adam öldüren mi dersin, yan baktın diye adam öldüren mi dersin hepsi fazlasıyla var. Banka soymak daha karlı değil mi? Yoksa Bankalar çok mu güvenli?
1 lira için adam öldüren mi dersin, yan baktın diye adam öldüren mi dersin hepsi fazlasıyla var. Banka soymak daha karlı değil mi? Yoksa Bankalar çok mu güvenli?
0
Rondak
(10.07.26)
Yapılıyor tabi ki de ama iyi organize olmuş silahlı bir örgüt (mafya) tarafından konulu olarak yapılanlardan değil.

kısa bir aramayla en yakın konulu bulabildiğim şu;
www.ntv.com.tr

link düzeldi.
0
Jazz
(10.07.26)
nakit az, yakalanma ihtimali ve cezası çok.

onun yerine başka suçtan para kazanma ihtimali ve yakalanmama ihtimali daha yüksek
+4
gabe h coud
(10.07.26)
Banka soygunu biraz adım duyulsun, olay olsun, namım yürüsün tarzı bir iş heralde, sinematik bir şey. Bizde hırsızın da orta sınıfı yok sanırım. Düşük bütçe hırsızın bunu planlayacak yetkinliği yok, yakalanması kesin gibi. Yüksek bütçe hırsızlar için de gereksiz bir risk ve görünürlük faktörü olmalı. Demografiye uymuyor pek bence swh.
+1
akhenaten
(10.07.26)
Suç, görünür fiillerden dijital ortama kaydı. Soygun yaşansa da medyaya yansıması kısıtlı ve çoğunlukla mağdur banka istemez . Bir de hırsız için daha riskli, maliyetli olmalı .

Tabi banka soymak derken nasıl bir formatta gerçekleştirildiği de önemli. Türkiye'deki batık banklar konusunu araştırırsan bir çok bankanın aynı dönemde, hemen hemen aynı şekilde usulsüz işlemlerle batırılması da halkı mağdur eden hırsızlığın bir başka yönü . O ana kadar bankalar TV reklamlarında da önemli yer kaplıyorlardı.
Bize öğretilmiş çaresizliğimiz içinde gösterilen hırsız modeli hep şu oldu :
www.vectorstock.com

Oysa malı büyük oranda götürenler kravatlı, takım elbiseli o sektörde tanınmış sermaye sahibi yatırımcı kimselerdi.
Bazısının adının başında hayırsever kelimesi bulunabilir.
-1
diyecevaplandı
(10.07.26)
genel olarak silahlı soygun yok bizde. bireysel ve düşük ölçekte gasp daha yaygındır. doğu toplumları daha sinsidir ve hırsızlık daha yaygındır. etrafta kahraman çok. her an işler ters gidebilir. oysa yabancılarda bu durumda kimse müdahele etmez. memuru müdürü parayı tıpış tıpış verir. yıllarca banka soygunu ile geçinen tipler var.
0
ground
(10.07.26)
Bir de şöyle bir şey var ama klasik banka soygunu gibi değil de daha çok illuminati işi tadında.

(bkz: ziraat bankası balgat şubesi soygunu)
0
Jazz
(10.07.26)
Rastgele numara çevirip adınız teröre karışmış evdeki altınları getirin deyince getirildiği için bankayla güvenlikle silahla kim uğraşacak.
Önce kolayından başlıyorlar her zaman.
+1
erty_ksk
(10.07.26)
Avrupa ve Amerika'da banka soygunu = Türkiye'de kuyumcu soygunu
+1
etna
(10.07.26)
yine mağdur olan benim emekçi bireysel hırsız kardeşlerim oldu. nerde o eski kapkaççılar, dükkan soygunları.

artık örgütlenip kuyumcuları ayartıp büyük miktarda parayı yurtdışına kaçırma olayı var. kuyumcuyu bi kuyuya atıp sonra o parayı yurtiçine sokup vergi barışı ile aklama var.
+1
plastic_angel
(10.07.26)
tr'de ne suç işlediğinden çok kime karşı işlediğin önemli.
+1
lazpalle
(10.07.26)
çok meşakatli. gözlem yapıcan da kaçışı planlayacaksın da... kısa yoldan para kazanmak isteyen için zor işler. bir de güvenlik önlemleri fazla. bizde banka soysalar önce dedeler bastonu teyzeler eczane reklamlı çantaları ile vurur, yani öyle yere yatayım da susayım olmaz.
0
janderzel zartanyan
(10.07.26)
soygun yapmanın suçu çok fazla. dolandırmak daha mantıklı. işin içine silah girdi mi; cezası çok. artık evlere bile hırsız girmiyor, çünkü haneye tecavüzüz cezası çok fazla. mahkumlarda akıllı adamlar, hakimler ve savcılardan daha iyi ceza kanunu biliyorlar. cezaevi çalışanıyım, bence mahkumlar savcı hakimden daha iyi kanunlara hakim ve iyi yorumluyorlar.
+1
mikahakkinen
(10.07.26)
Yapilsa nereden bilecektiniz? Her haber yayinlanmaz.
0
osssy
(10.07.26)
Yıllar önce Kalamış'ta küçük bir bankanın soygununa tanıklık etmiştim. Yanlış hatırlamıyorsam kaçmışlardı ve o günün parasıyla 50.000 tl falan almışlardı/alabileceklerdi. 2011-2012 gibi, heralde bugün için 1 milyon civarıdır. Bir sürü polis falan da vardı. O zaman küçüktüm ama yine de risk/ödül oranı zayıf gelmişti.

edit buldum :
www.hurriyet.com.tr
0
mirafiori
(11.07.26)
ulke mafyadan gecilmiyor. ne gerek var banka soygunuyla ugrasmaya. gir bir organize suc orgutune. kapat bir plaj, veya otopark alani. birilerine biraz para yedir, keyfine bak.
0
antikadimag
(11.07.26)
(2)

Vantilatörle ilgili bir problem

pembe nohut
Birkaç gün önce satın aldığım yeni vantilatörde ilk günden beri bir çalışma problemi yaşıyorum. Cihazın fişini takıp açma düğmesine bastığımda pervaneler sadece birkaç kez dönüp duruyor. Düğmeden kapatıp tekrar açtığımda da durum değişmiyor. Cihaz ancak üçüncü veya dördüncü denemeden sonra çalışmaya
Birkaç gün önce satın aldığım yeni vantilatörde ilk günden beri bir çalışma problemi yaşıyorum. Cihazın fişini takıp açma düğmesine bastığımda pervaneler sadece birkaç kez dönüp duruyor. Düğmeden kapatıp tekrar açtığımda da durum değişmiyor. Cihaz ancak üçüncü veya dördüncü denemeden sonra çalışmaya başlıyor. Bazen de bu üçüncü açmada yine pervaneler biraz dönüp duruyor ve yaklaşık 30 saniye bekledikten sonra kendiliğinden çalışmaya başlıyor. Cihazı fişten çekmesem bile düğmesinden kapatıp her yeniden açmak istediğimde aynı sorunla karşılaşıyorum. Normal midir bilmiyorum, daha önce hiç vantilatör kullanmamıştım. İade edip etmemekte kararsız kaldım. Siz ne dersiniz?
0
pembe nohut
(03.07.26)
Eğer aldığın yerde depoda çok beklemişse motoru tozlanmış olabilir, ben olsam iade ederim.

Evde yıllardır kullandığımız vantilatörlerde bu yüzden pervane döndürememe sorunu olabiliyor, onun da şöyle bir çözümü var
youtu.be
0
grimavi
(03.07.26)
muhtemelen kondansatör arızası. iade veya değişim talep etmekte fayda var.
+1
lazpalle
(03.07.26)
(13)

Nazar Duası Okunurken Geğirme Adeti

solo
Merhaba dostlar,Kişisel olarak ne nazara ne de benzeri hurafelere inanırım, bu konuda netim, eşim ise benim tam tersim, nazara çok inanır, muhtemelen ana nedeni eşimin annesi, dini hurafeler konusunda master yapmıştır kendisi.İnanç konusunda herkese saygı duyarım bu konuda diledikleri gibi inançları
Merhaba dostlar,

Kişisel olarak ne nazara ne de benzeri hurafelere inanırım, bu konuda netim, eşim ise benim tam tersim, nazara çok inanır, muhtemelen ana nedeni eşimin annesi, dini hurafeler konusunda master yapmıştır kendisi.

İnanç konusunda herkese saygı duyarım bu konuda diledikleri gibi inançlarını, ibadetlerini huşu içerisinde yerine getirebilirler ancak bu filleri başkalarını rahatsız ediyorsa bence dur demek gerekiyor, bu noktada çok ciddi bir sıkıntım var ve ben eşimi bir türlü ikna edemiyorum;

Sorun şu ki, eşim sürekli kendisine nazar değdiğine inanıp annesinden dua okumasını istiyor, annesi de dua okumaya başlar başlamaz inanılmaz bir gürültüyle geğirmeye başlıyor hatta bu geğirme refleksi o kadar abartılı bir hal alıyor ki ortamdan direk uzaklaşıyorum.

Bu konuda bir çok din adamıyla görüştüm, hemen hemen hepsi bunun hurafe olduğunu belli ki bir sağlık sorunundan kaynaklandığını dile getiriliyorlar ancak eşim buna ikna olmuyor ve bunun nazarın etkisiyle olduğuna inanıyor, bu konuda ne yapabilir eşimi nasıl ikna edebilirim?

Böylesine iğrenç bir inanç normal şartlarda beni ilgilendirmez alakadar etmez ama benim olduğum ortamda yapılması beni çok rahatsız ediyor, ortamdan ayrılıyorum ama eşimin de artık bu konuda kendine gelmesini de istiyorum.
0
solo
(22.06.26)
Hocam geçmiş olsun fakat bu derece cehaletin maalesef çaresi yoktur
+4
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
ben de denk geldim bu olaya. gözümle görmesem hadi ordan derdim ama olabiliyor. açıklaması nedir bilemiyorum. okunan siğilin düşmesi gibi bir şey herhalde.
+2
merkep gibi adam
(22.06.26)
işte içindeki nazarın çıkışı olarak adlandırıyorlar. ne kadar çok geğirik, o kadar çok nazar varmış ki çıkıyor.

benim kayınlarda da esnemek şeklinde karşılık buluyor. ağzını ne kadar ayıra ayıra esnersen o kadar nazar varmış oluyor.

en azından iğrenç değilmiş.
+3
kibritsuyu
(22.06.26)
geğirme değil de bol bol esneme olur. bunun üzerine aman sende ne nazar varmış yahu lafı edilir.
+2
lazpalle
(22.06.26)
geğirme ve esneme şeklindedir, ben de bir kere görmüştüm. dip not: nazara inanıyorum, benim de nazarım çok değer.
-2
kestane gürgen palamut
(22.06.26)
sene 2026 böyle şeyler, tahammül edilemez.
+7
mikahakkinen
(22.06.26)
Kişiye ait bir hususu neden bir nazar inancıyla pekiştime çabası içindesin ki ?
Yanlış mı anlıyorum .
Kendisine anlatın biraz daha sessiz olması gerektiğini.
Yemekten sonra ortalıkta geğirenler daha mı kabul edilebilir ? Hayır
Bu yaşımıza geldik kişiye dua okunurken çok çok esnemeden başka bir şeye de denk gelmedim.
-3
diyecevaplandı
(22.06.26)
ben gegirme degil esneme var diye biliyorum. ilk kez duydum gegirmeyi

gegirilmesini istemezdim :/
+1
fakyoras
(22.06.26)
geğirmeyi ilk kez duydum aşırı iğrençmiş.

esnemeyi biliyordum.
+1
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
@diyecevaplandı ben geğirmeyi nazar ile ilişkilendiren taraf değilim tam tersi alakasız olduğunu düşünen benim, eşim ve annesi bunun nazara bağlı bir refleks olduğunu elinde olmadan yaptığını söylüyorlar.

Kendisine de eşime de bu konudan rahatsız olduğumu ilettim zaten.
0
🌸solo
(22.06.26)
ikna edemezsiniz gibi görünüyor. ritüel başladığında ortamdan çıkmaya devam edin derim.
bu arada ben de esneme kısmına hakimim; geğiren hiç duymadım (çok şükür). bence esnemenin olayı da şu: pek çok insan için dua okuma, ağırlıkla gece yatmadan önce yapılan bişey olduğundan, okumaya başlanınca direkt uyku çağrışıyor.
0
lil siztah
(22.06.26)
geğirmeyi bilmiyorum ama hızlıca dua okunduğu için esnemenişn kaslardan ileri geldiğini duymuştum. ağız hızlıca oynuyor ya hızlıca okurken
0
gadlemler
(22.06.26)
Ben de esneme olarak biliyorum, geğirmeyi hiç duymamıştım. Ama tarikat şeyhinin yanındayken kaptırıp aşırı geğiren bi amca videosu görmüştüm. Kayınvalidenizinki buna benziyor. Dini ritüeller sırasında parasempatik sinir sistemi aktive olur, geğirme, esneme gibi şeyler de parasempatik sinir sistemi tarafından kontrol edilir. Kayınvalidenizin elinde olan birşey değil, ortamdan uzaklaşmanızdan başka çare görünmüyor.
+1
curukturpkokusu
(22.06.26)
(17)

aynı boyda bir kızla erkek olur mu

messina123
Erkek 1-2cm uzun en fazla. Olur mu?
Erkek 1-2cm uzun en fazla. Olur mu?
-4
messina123
(21.06.26)
Erkek topuklu giyerse olur
+7
kisa
(21.06.26)
Olmaz, ayrılın. Doğanın kanunlarına karşı gelmeyin.
+1
rhan
(21.06.26)
Olur olur
+2
kisa
(21.06.26)
Olur tabiki. Etrafımda var böyle çiftler hiç garipsemedim.
0
kendimefotograflarim
(21.06.26)
@rhan dur daha yazışıyoruz o aşamaya gelmedik
@kisa karar ver kanka :d
0
🌸messina123
(21.06.26)
Bir daha düşündüm de olmaz.
+3
kisa
(21.06.26)
erkek kalıplıysa olur yoksa cık olmaz. dedemle ninem aynı böylelerdi ama dedem çok zayıf ninem tombul ve iriymiş. ninemin kız arkadaşları ''sana gücü yetebiliyo mu gıı ehehe'' diye dalga geçiyorlarmış. 60 sene önce oluyormuş bu hesap et. toplum böyle malesef.

galeri13.uludagsozluk.com
0
yurtsuz john
(21.06.26)
örnekleri çok. bana kalırsa olmaması için tek sebep, mevzu bahis kızın bu durumdan hoşlanmaması olabilir. bunun müzakeresini yapma imkanınız varsa doğrudan kendisinden öğrenin. biz ne desek boş.
+3
lil siztah
(21.06.26)
Kız, zayıf, narin bir şeyse olur.

Yapılı, kalıplı bir şeyse, hele bir de zamanla salıyorlar da enine enine genişliyorlar ya karbonhidrat aşkına. Öyle bir şey olursa, yanyana gelince bir görsel tezat çıkıyor ortaya.

cf.kizlarsoruyor.com
0
Mirket
(21.06.26)
2026 yilindayiz kadin daha uzun bile olur iki taraf da severse.
0
king lizard
(21.06.26)
Cok sacma kriterler bunlar. Takintili degilse böyle seylere takilmaz kimse.
0
Purple life
(21.06.26)
Ya bu soru ciddi miydi???
0
kisa
(21.06.26)
Yan yana gelmemişsiniz daha boyunu net bilmiyorsunuz, erkekler boyunu bir kaç cm uzun söylüyorlar :) muhtemelen sizden kısadır.
Çok taktığınız bir konu değilse olur, neden olmasın?
0
ekimoloji
(21.06.26)
bunu dert ettiğiniz belli. o yüzden olmaz.
0
lazpalle
(22.06.26)
@ekimoloji erkek olan benim :D

benim boy 175, kızın boyu 173. ondan sorayım dedim benlik sıkıntı yok da kızı bilmiyorum sormadım
0
🌸messina123
(22.06.26)
bunu dert ettiginiz belli. etmeyin. tabiki olur.
0
sinematikcrop
(22.06.26)
:D

Yani, takıntısı yoksa ve fiziksel olarak beğeniyorsa sorun edeceğini sanmam.
0
ekimoloji
(22.06.26)
(3)

İstanbul Avrupa yakası araç muayene istasyonu

prole
Merhaba. Aracın muayenesi için istasyona gideceğim, Tüvtürk sitesinden bakıyorum, Levent-Sarıyer civarında istasyon bulamadım. Neredeyse hepsi Esenyurt, Silivri, Çatalca vb. ilçelerde. Yanılıyor muyum? Merkeze en yakın istasyon hangisidir?
Merhaba. Aracın muayenesi için istasyona gideceğim, Tüvtürk sitesinden bakıyorum, Levent-Sarıyer civarında istasyon bulamadım. Neredeyse hepsi Esenyurt, Silivri, Çatalca vb. ilçelerde. Yanılıyor muyum? Merkeze en yakın istasyon hangisidir?
0
prole
(18.06.26)
bana da yardım
0
soylulardanbus
(18.06.26)
merak edip baktım. her iki yakada da şehrin dış noktalarında var istasyonlar.
maliyet vs. nedenlerden merkezden kaçmışlar gibi.
0
lazpalle
(18.06.26)
Kime göre neye göre merkez ? en yakın esenyurttur.sonra büyükçekmece sonra çatalcadır
-1
ayağiniza gelen overlokçu
(18.06.26)
(8)

Ağustos ortası arabasız şekilde Datça'ya gitsek

neden beni sevmedin
işkence mi olur?aracımız yok, çiftiz. ikimizde hiç datça'ya gitmedik. o yüzden bi heves ettik.düne kadar kararımız, merkezde bir yer tutup (airbnb den ev muhtemelen) 5-6 gece kalmak. güzergah olan yerlere minibüsle gitmek.belediyenin sitesinden gördüğüm kadarıyla minibüsle ulaşım mümkün görünüyor.
işkence mi olur?
aracımız yok, çiftiz. ikimizde hiç datça'ya gitmedik. o yüzden bi heves ettik.
düne kadar kararımız, merkezde bir yer tutup (airbnb den ev muhtemelen) 5-6 gece kalmak. güzergah olan yerlere minibüsle gitmek.
belediyenin sitesinden gördüğüm kadarıyla minibüsle ulaşım mümkün görünüyor. güzergahlara bakınca bilindik bölgelere ulaşım mevcut. ancak göründüğü gibi olmama ihtimaline karşı burdan da bilgi almak istedik.

ancak tam ağustos ortası, muhtemelen epey kalabalık olacaktır. acaba plajlara girmekte vs sorun yaşar mıyız bilemedim. yoksa her plaja girmek için adam başı 3-4 bin tl para mı vermek gerekecek? bilindik koylara mesela havlumuzu atıp girebiliyor muyuz vs gibi sorular kafamızda.

makul olacak diye airbnb den ev tutup, denize girebilmek için dünya para vermemiz mi gerekir?
tatil diye gidip rezillik çekmeyelim.

tşkler.
0
neden beni sevmedin
(12.06.26)
datça'da çok fazla koy var. Minibüsle de gidilen noktalar var. Palamutbükü en güzel yerlerden biri airbnb veya pansiyon çok rahat edersiniz. Eski datça, knidos ve datça'yı gezmek yeterli pek paralı beach olayı yok plajlar büyük. Palamutbükü'nde otellerin derme çatma yerleri var ama dışarıdan da oturuyorsun yediğini içtiğini ödüyorsun.
0
croswell
(12.06.26)
parayı sadece şezlonga yemeğe falan veriyorsun. onlar da zorunlu değil tabii. bazı yerlerde istesen de şezlong yok akvaryum koyu, kurubük gibi..
araba bence şart ama minibüsle o yollar sıcakta çekilir mi bilemedim. toplu ulaşıma bakmak lazım.
0
jelly bear
(12.06.26)
sizin yerinizde olsam ikiye bölerdim. 2-3 gün merkez 2-3 gün palamutbükü. palamutbükünden çevre koylara, knidosa daha rahat gidersiniz, kaldığınız yer zaten şezlong şemsiye verir. akşamları da iyidir palamutbükünün. yani ilk başta datça merkez ve çevresini gezip sonra yarımadanın diğer tarafını gezersiniz.
0
awlmi
(12.06.26)
Araba kiralamak en iyisi olur, en ucuz araç neyse onu kiralayın derim bütçe yoksa. 40 derece sıcakta minibüs beklersin, gelmez. İşkence olur.
+1
gabe h coud
(12.06.26)
çocuk olmadıktan sonra her türlü idare edilir, keyfi de çıkarılır.
0
lazpalle
(12.06.26)
datça merkezde halk plajı var ücretler pahaşı değil. merkezden ev kiralarsanız ulaşım kolay olur, ancak merkeze uzak sitelerde zor olur. koylarda da öyle abes ücretler yok yediğini ödersin. ben araçsız gitmem egede yazın sıcakta dolmuş eziyet oluyor.
+1
mikahakkinen
(12.06.26)
klimasi düzgün çalisan uygun fiyatli,temiz bir apart bul,
küçük bir araç kirala,
sicak bir yana nem yüksek,
(datcaya gitmedim,mugla geneli icin konusuyorum)
+1
designer
(12.06.26)
Bilindik koylara ( Kargı, Palamutbükü, Mesudiye, Periliköşk ve Knidos) minibüs ile ulaşım mevcut.
Çeşme ya da Bodrumdaki gibi giriş kapısı olan beachler yok buralarda. Koylarda boş alanlar mevcut istersen havlunu atıp girebilirsin.
Mininüs kalkış saatinden biraz önce durakta olmak yer bulmanı kolaylaştırır.
Beach club, restaurant olan yerler şezlong parası alıyor ya da minimum harcama limiti koyuyolar, değişiyor. Buralarda oturmak şart değil.
Bakir koylara gitmek isterseniz araba şart, onun dışında toplu taşıma ile idare edilebilir.
0
onyx
(13.06.26)
(2)

Trafilkteki ihlallleri nereye yolluyorsunuz?

ShadowOfMoon
İnstagramda belirli hesaplara atılıyor habire. nasıl oluyorsa çoğu ceza alıyor ordan sonra. başka yolu yok mu bunun. En kolayı videoyu instagramdan atmak diye mi atıyorlar insanlar? Yani cimer filan form doldur vs uzun sürer diye mi?
İnstagramda belirli hesaplara atılıyor habire. nasıl oluyorsa çoğu ceza alıyor ordan sonra. başka yolu yok mu bunun. En kolayı videoyu instagramdan atmak diye mi atıyorlar insanlar? Yani cimer filan form doldur vs uzun sürer diye mi?
0
ShadowOfMoon
(11.06.26)
112 online ihbar var. hiç denemedim ama çoğu zaman hata veriyor diyorlar.
0
lazpalle
(11.06.26)
Cimer'den önce EGM online ihbar sayfası var, hiç denemedim, işe yarıyor mu bilmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(11.06.26)
(16)

Bu tarz etekler nasıl sizce?

Kahvedesu
Masa örtüsü gibi mi?
Masa örtüsü gibi mi?
+1
Kahvedesu
(09.06.26)
Foto olmadan nasıl bilelim?
+4
limonlu eksi
(09.06.26)
Değil. Güzel bence
0
benaslindayohum
(09.06.26)
www.zara.com://www.zara.com/tr/tr/zw-collection-kareli-katli-etek-p02535174.html
0
🌸Kahvedesu
(09.06.26)
sayfa bulunamadi diyor bana.
0
Purple life
(09.06.26)
Gurbetçiler karılarına giydiriyor bu tarz etekleri
0
runaway
(09.06.26)
Açabilmek icin o kadar ugrastim sonuc:

Manken cirkin
Ayaklari berbat
Sandalet rezalet
Etek kabussss
0
duster
(09.06.26)
ben de actim.

etegi hic begenemedim. masa örtüsünü dolamis gecmis gibi.

bu desen uzun sort ve beyaz atletle daha güzel olur sanki.
+1
Purple life
(09.06.26)
çok kötü.
+1
suicmeyenadam
(09.06.26)
bu etek çıtı pıtı manken gibi sarışın bir kadına belki yakışır.
0
lazpalle
(10.06.26)
Çok kötü buldum, kombinlemek zor çok çok düzgün fizik ister, her yere de uygun değil bence nerede giyilir ki bu bilemedim.
Bu etek en kullanışsız ve kötü etek modeli bence bunda bir de desen kötü ikisi birlikte gerçekten örtü gibi duruyor.
+2
mutekebbir
(10.06.26)
Bir kişi de hayrına tıklanabilir link paylaşmamış ya. Link: www.zara.com

Etek kötü. Tek iyi yanı cepli olması.
+1
kobuzchu kiz
(10.06.26)
etek çok kötü. kombin daha da kötü. böyle mankenleri kim giydiriyor ya çok merak ediyorum kimin göz zevkini tatmin etti de o rengi seçtiniz mesela.
0
yenibirgüzelnick
(10.06.26)
çok kötü değil de 2300 tl verip alınacak bi etek de değil. yani üstüne beyaz dar bi crop altına beyaz spor ayakkabı ile güzel olabilir.
0
elorelia
(10.06.26)
Bence çok güzel. Neredeyse aynısını TBD dizisinde Ava Yaman giymişti.
Çok güzel kombinlemişti. Çok hoş görünüyordu.
0
anaphylacticshock
(10.06.26)
masa örtüsü gibi değil, direkt masa örtüsü.
+1
inheritance
(10.06.26)
daha kötü olabilir mi diye düşündüm. olamaz.
0
gabe h coud
(10.06.26)
(5)

burası istanbulun hangi sokağı

nahtoderfahrung
https://i.ibb.co/YFr5bbdC/image.pnginternetteki sonuçlar istiklal caddesi diyor ama tam orası değil etrafındaki bir sokak ama hangi sokak
i.ibb.co

internetteki sonuçlar istiklal caddesi diyor ama tam orası değil etrafındaki bir sokak ama hangi sokak
0
nahtoderfahrung
(04.06.26)
fotoğraf yapay zeka ile oluşturulmuş bence. ha değilse cağaloğlu sirkeci arasında bir sokak burası.
+1
yurtsuz john
(04.06.26)
sıraselviler olabilir.
+1
lazpalle
(04.06.26)
Mesrutiyet Caddesi, Beyoglu: maps.app.goo.gl

Hatta su aci daha dogru: maps.app.goo.gl
+2
sertac akin
(04.06.26)
www.reddit.com

maps.app.goo.gl

buradaki bi kullanıcı yapay zeka ile yaratmış sanırım. fotoğrafta sağda gözüken Sébah & Joaillier fotoğrafhanesinin günümüz Rusya Başkonsolosluğunun yanındaki bina olduğunu söyledi gemini. mapsten açıp baktığımızda orijinal fotoda sağdaki bina günümüzde dürümlenin bulunduğu bina. 4'lü ve 3'lü pencere bloklarından teyit edebiliyoruz. soldaki bina da suriye pasajı. işlemeli payanda ve kirişlerden görebiliriz.

beyoğlunda çift yönlü trafik olup araba park edilebilecek bir cadde yok zaten :D
+2
glamdr1ng
(05.06.26)
Beyoğlu'nda böyle bir sokak yok. Bankalar caddesinden dükkanlar, karakoyden bir bina bir de Şişli'den ve istiklal caddesinden iki siluet
0
topkapiaksaray
(06.06.26)
(7)

Borsa'da oynayanlar, diğer yatırımcılara soru

gadlemler
Üyesi olduğunuz whatsapp grupparı, telegtam gruoları ya fa sosyal medya abonelikleri nelerdir? Mesaj da atabilirsiniz farketmez...Finansal okur yazarlığa merak sardım ve 40bin tl civarı düşe kalka yatırım yapma sistemini öğrenmeye adım atıyorum. Bu tarz geuplarla ilgili önerileriniz var mıdır?
Üyesi olduğunuz whatsapp grupparı, telegtam gruoları ya fa sosyal medya abonelikleri nelerdir? Mesaj da atabilirsiniz farketmez...
Finansal okur yazarlığa merak sardım ve 40bin tl civarı düşe kalka yatırım yapma sistemini öğrenmeye adım atıyorum.
Bu tarz geuplarla ilgili önerileriniz var mıdır?
0
gadlemler
(01.06.26)
Borfin benzeri kurumsal bir yerden eğitim almanı,
Mahvi Hocanın ekonomi ve finans konulu bütün kitaplarını okumanı,
Hatta bir uzaktan eğitim lisans programının tüm iktisat kitaplarını edinip çalışmanı,
Ülke ve Dünya siyaset ve ekonomisi hakkında, geleceği okuyabilecek kadar bilgi edinip takip etmeni,
Whatapp ve telegram gruplarından uzak durmanı
Ayaküstü yanlış hesaplamadıysam 28 yıllık borsa tecrübemle öneririm.
0
Mirket
(01.06.26)
O tarz gruplar dolandirici oluyor.

Düse kalka ögrenmek diye bir sey yok. Hic para kaybetmemen lazim.

Index fonlara yönel derim.
Yatirim nedir diye bir youtube kanali var. Onlari izleyebilirsin. Onlarin da mesela gruplari yok ama sürekli birileri insanlara mesaj atip onlar olduklarini iddia edip sacma sapan seylere para yatirtiyor.
0
Purple life
(01.06.26)
borsada "oynayan" aradığına ve telegram grubu sorduğuna göre hızlı bir batış yaşaman işten bile değil.

tefas yatırım fonlarını al geç. hiçbir kitap okumana, bu işlere kafa patlatmana gerek yok. normal bir vatandaşın fonlardan daha fazla kazanması imkansız. aşırı şanslı bir şey yakalamadıysan.
+2
yazar yazmaz yazan yazar
(02.06.26)
purple +1
eksilemişler ama şuna katılıyorum;
"Düşe kalka öğrenmek diye bir şey yok. Hiç para kaybetmemen lazım"

uzun, orta, kısa vadeli kendine göre bir strateji belirledikten sonra kayıplar minimum oluyor.
3 bundan 5 bundan alayım giderse gitsin demek sağlıklı değil.
+1
duyuruuser
(02.06.26)
öncelikle tabii oynanmıyor :)
tr borsası ise geçmiş olsun ne yaparsan yap göklerden gelen bir karar vardır. teknik, temel hangi analizi öğrenirsen öğren pek işe yaramaz.

insider bilgi alabiliyorsan en güzel getiri bu.

abd borsası için ise bol bol haber takibi, sektör analizi öneririm. daha çok faydasını görürsünüz
0
croswell
(02.06.26)
borsada elbette oynanıyor ama trader isen.
oyun dediğinde de işin içine strateji, mental savaş, risk yönetimi vs. giriyor. tüm bunlar da ciddi bir tecrübe gerektiriyor.

tabi trading borsadan para kazanmanın tek yolu değil. aklına yatan sektörlere para yatırmak veya düzenli şekilde hisse biriktirmek de ayrı yöntemler.

bu konuda işine yarayacak grup bulman zor iş. çoğunluğu milleti düdükleme amacıyla kurulmuş. hangi yolu seçersen seç önce iyi bir eğitim almaya bak.
0
lazpalle
(02.06.26)
Ozellikle gruplar ve internette coluk cocuk cok fazla. Bir kere sahipleri kim, kimden tavsiye aldiginizi bile bilmiyorsunuz cogu zaman. Dolayisiyla sosyal medya uzerinden ilerleyecekseniz bile gecmisinden, tecrubesinden emin olduklariniza yonelin. Mesela bu kisi nerede egitim almis, hangi sirketlerde calismis vs. Mesela Ceren Sever'i tavsiye ederim: www.youtube.com
0
Sour
(03.06.26)
(6)

günlük tutuyor musunuz?

sorucu
yani günlük derken şu oldu bu oldu değil de hislerini, düşüncelerini düzenlemek, görmek vs için içini dökmek. kağıda ya da klavyeye. soruların şunlar.1-günlük tutuyor musunuz?2-düzenli tutuyor musunuz? her gün ya da her x günde bir. yoksa yazasınız geldiğinizde mi?3-klavyede mi yazıyorsunuz? kalem k
yani günlük derken şu oldu bu oldu değil de hislerini, düşüncelerini düzenlemek, görmek vs için içini dökmek. kağıda ya da klavyeye. soruların şunlar.

1-günlük tutuyor musunuz?
2-düzenli tutuyor musunuz? her gün ya da her x günde bir. yoksa yazasınız geldiğinizde mi?
3-klavyede mi yazıyorsunuz? kalem kağıda mı? elle yazarken beynin daha etkin bir şekilde çalıştığına ilişkin çalışmalar vardı diye hatırlıyorum. yani bazen içimden geçenleri klavyeyle değil de kalemle yazmak çok iyi hissettirebiliyor beni içimi boşaltmış gibi oluyorum. ama yani boş yere parmaklarım yorulacak gibi de geliyor çoğu zaman.

faydasını görüyor musunuz ruh hali olarak. bunu sormak istemiştim aslında. çoğu zaman yazdığımda faydasını görüyorum aslında daha berrâk düşünmeye başlıyorum, geviş getirdiğim düşüncelerin yoğunluğu azalıyor. ama çoğu zaman da ne yazacağım ne faydasını gördüm ki düşüncesi kafamda dolaşıyor, eski yazdıklarıma bakıyorum aynı olumsuz duygu ve düşünceler tekrar etmiş de etmiş. yani kendimi her gün ya da her x günde bir yazmaya zorlasam belki daha çok faydasını görürüm gibime geliyor.

biraz dağınık bir sorular yığını oldu kusura bakmayın ama bu konuda her türlü katkıya açığım.
0
sorucu
(31.05.26)
1. Tutuyorum.
2. Lise yıllarımda düzenli tutuyordum. Üniversitede yazma sıklığımı azaltarak yine tuttum. O dönem çok mektup yazıyordum bu biraz günlüğe verdiğim ağırlığı azaltmıştı. (keşke yine mektup yazacak arkadaşlarım olsa) Çalıştığım yıllarda da ara ara yazdım. Ama yazmadığım uzun aralar da oldu. Şimdi son iki yıldır yine lisedeki gibi düzenli yazıyorum. Ama benim düzenli dediğim öyle her gün şu kadar her hafta mutlaka bi kere gibi değil. Bazen üç gün arka arkaya bazen haftada bir. Ama devam ediyorum. Benim için düzen bu, sürüyor olması.
3. Deftere dolma kalemle.

Eski yazdıklarımı okuduğumda kendimden çok etkileniyorum. Hhahah. Şuan aptallaşmış gibi hissediyorum. Çalışma temposu yüksek bi hayatta yazmak bazen tatsız oluyor gerçeklerden dolayı. Ben biraz daha bazı şeyleri ileride de hatırlayabilmek için yazıyorum. İzlediğim oyunlardan sonra düşündüğüm şeyleri, okuduğum kitaplar hakkındaki fikirlerimi filan da yazıyorum. İlla ki yazınca rahatlıyorumdur ama benim öncelikle amacım ileride okuyacağım günler, tattığım şeyler, gördüğüm yerler okuduklarımın anlık hissettirdiklerini kaydetmek ve haftalık planlarımı da belirlemek gibi.

Aynı olumsuz şeyleri yazıp durduğunu fark ediyorsan bunları tekrarlamamak için bir şeyleri değiştir yaz oku, değiştir sonuçları yaz oku. Deney defteri gibi işte faydalı olur.
aynı şeyleri yazmak değil de aynı şeyleri yapmamak. yani demek istediğim yazmaya zorlamak değil de yazarken bir şeyleri değiştireceğine kendi ikna etmek mühim gibi.
0
a perfect lie
(31.05.26)
1) Evet tutuyorum.
2) Aklıma bir şey geldiğinde illa yazarım.
3) Bilgisayarda tutuyorum.

Faydasını görüyorum. Seneler içerisinde bazı düşüncelerim değişmiş ve gelişmiş. Bazıları sabit kalmış.
0
put it in your appropriate place
(31.05.26)
terapiye ilk başladığım aylarda günlük gibi değil de, hissettiklerimi ve düşündüklerimi yazıyordum sürekli. baya a4 kağıda yazıyordum. yoğun bir anksiyetem vardı, sayfalarca yazıyordum. anlık rahatlatıyordu.

o günler çok geride kaldı. ne yazmışım o kadar şimdi şaşırıyorum.

şimdilerde instagram'da öneriyorlar bunu. gece yatmadan önce kafamıza takılanları yazarsak daha rahat uyurmuşuz ve o sorunları çözmemiz daha kolay olurmuş falan.
0
art cat chocolate
(01.06.26)
hep heveslenirim ama tutmam.
arada future.me'ye bir şeyler gönderiyorum sadece.
0
lazpalle
(01.06.26)
Kara bir defterim var, karalarimi ve kararlarimi yaziyorum. Eski bir ajanda aslinda, aradan bir sayfa acip ona yaziyorum. Bazen konular birbirine baglanabiliyor. Bunun icin defterini numaralandirman iyi olur. Mesela “x’ konusu hakkinda yaziyorsun 23 nolu sayfaya, daha once 12. sayfada bu konudan bahsetmissin. O zaman 23 rakaminin onune 12 yaziyorsun, ileride o konudan bahsettiginde de o sayfanin no.yu saga yaziyorsun. 12/23/46 gibi
0
sadegazoz
(07.06.26)
telefona yazıyorum not tutuyorum
bazen olayı sesli olarak dile getirip diyaloglar kurup zihnimden uzaklaştırmaya çalışıyorum
bazen de kağıda yazıyorum
0
mantık
(07.06.26)
(21)

Kültür mezhep farkı gönül işleri

pembediken
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
0
pembediken
(28.05.26)
Cevremde örnek yok.

Bence olmaz.
-2
Purple life
(28.05.26)
Olmaz
-5
arbre
(28.05.26)
Olur, ama nereye kadar?
Sevgililik,sözlülük,nişanlılık,evlilik... hepsinde ayrı ayrı küçük büyük problem çıkar.nereye kadar devam diyebilirsiniz?
Aynı şekil karşı taraf da ?
Namazında niyazında Sünni bir erkek olarak belki ilerde fikir değiştirir niyetiyle böyle bir ilişkiyi yürütebildirdim ciddi olarak.tabi bir ışık,umut da olması lazım.
Ne kadar ciddisin,neleri göze alıp nelerden vazgeçebilirsin? Bütün mesele burda bence
-4
denizciman
(28.05.26)
Namazında orucunda Sünni ileride, namazın orucun faziletlerinden bahsedip karşı tarafa alttan alta veya doğrudan baskı yaparsa kapanmasını vs isterse sorun çıkar.
+3
wilhelmwasmuss
(28.05.26)
Alevilik anneden geçiyor
-3
Hallegadola
(28.05.26)
Yaşlar 37- 41 bu arada. Kapanma konusu yok. Aleviler neden camiye gitmiyor diye soruyor mesela.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
@hallegadola anne baba tüm soy Alevi
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Alevi erkekle olur ama sünni dindar erkekle olmaz.
Tersi versiyonu eşimle biziz ateist olduğu için sorun olmuyor.
0
ekimoloji
(28.05.26)
adam dinciyse olmaz.
adam dindar ise mis gibi olur.
-3
cooperr
(28.05.26)
Namaz, niyaz kısmı hariç 3-4 sene öyle bir birliktelik yaşadım.
Taraflar birbirlerine bu konuda aşırı saygılılarsa, evlilik ve çocuk olmayacaksa ve evlilik olsa bile aileler tanıştırılmayacaksa oluru var.
Aksi taktirde bir gün bir yerde patlar.
0
Mirket
(28.05.26)
sünni olan için dinin hayatında ne kadar yer kapladığı önemli. dini manada zaten sizin nikanız geçerli değil. gün gelip bunu dert edebilir. daha aileleri işin içine katmadım bile.

soruyu adam gibi okumamışım. namazında niyazında imiş. er ya da geç bir sorun yaşarsınız. ta ki ayrılana ya da siz de onun gibi olana dek.
-2
lazpalle
(28.05.26)
Dini nikah iki Alevi de yapıyor.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Aleviler neden camiye gitmiyor diye soran biri bu konuyu er ya da geç sorun edecektir. Ben aleviyim eşim sünni; eşim ve eşimin ailesi bu konuyu 10 yıldır bir kere bile konuşmadılar. Saygı dediğin böyle olur sürekli irdelemekle saygı olmaz.
+1
rodeocu
(28.05.26)
Mensup oldukları din hayatlarını ne kadar etkiliyor bence önce buraya yoğunlaşın. Sünni çiftten erkek olan dört vakiti cemaatle kılıyor ama sabah namaza camiiye gitmiyor diye üzüntüden ağlayan hanım gördü bu gözler :)
Dinin hayatlarındaki yeri büyük değilse saygılı insanlarsa problem olmaz ama hayatlarını dinine göre şekillendiriyorlarsa saygı olsa biye uyum olmaz bir şekilde negatiflik başlar.
+2
cilekli pasta
(29.05.26)
@cilekli pasta +1

Din ve mezhep farkı insanın hayatında çoğu şeyi etkiliyor. Ahlaki yargılardan tutun, bayramda seyranda ne yapılır gibi özel günlere, hatta çevrenizle iletişiminizin nasıl olması gerektiğine kadar. Uyuşmazlık da burada ortaya çıkıyor, yoksa farklı bir din ve mezhebe inanılıyor diye değil.

Dini hayatı çok baskın olup başkalarının hayatını şekillendirmeye çalışmayan veya hiç dindar olmayıp herkese karışan insanlar var. Bu kişinin karakteriyle ilgili.

Genel olarak soruyorsanız kötü etkiler yürümesi zor, eğilim bu yönde. Ancak özelde, bu kişiyi tanıyan sizsiniz. Sizin ölçüp biçmeniz gerek.
0
akhenaten
(29.05.26)
O 2 görüşteki 2 insan pek aynı ortamda denk gelmez. Dini kuralları iyi uygulayan bir sunni pek aleviyle evlenmez. Alevilerde zaten alevilerden kız alıp verir. Zorlamanın pek anlamı yok. Madem din o kadar önemli evlenmesinler.
0
mikahakkinen
(29.05.26)
İnancını yaşayan alevi de sünni de birbiriyle evlenmez=) sünni ateistle de evlenmez. Çünkü ileride çocuk olduğunda ciddi problem oluyor. Ama İnancını yaşamıyorsa orada umrunda olmuyor.
0
mslny
(29.05.26)
Benim eşimle de evlenirken dini açıdan çok farklıydık. Ben dindar bir insanım. Ailemdeki en muhafazakar insanımdır hatta. Ama eşimin dinle alakası yoktu bu konuda hiç düşünmemiş bile. Çok da içki içen günah münah bilmeyen biriydi.
Allah affetsin ailesi de asla dini eğitim vermemiş.
O haliyle evli kalmam mümkün değildi zaten o iş yürümez yani evlilikte romantizm geçince bir iki sene sonra her şey daha çok göze batar.
Neyse ki eniştenizi yola getirdim de ömrünün ilk orucunu 30 yaşından sonra tuttu. 5 senedir de ağzına içki sürmedi. Şu günlerde namazı da öğretiyorum bakalım ona da başlayacak.
Şu şekil yola gelecekse evlenilir. Başka türlüsü zor.
0
yenibirgüzelnick
(29.05.26)
Olan gördüm ama yürütebilen görmedim.
0
huladancer
(30.05.26)
olmaz.
0
elorelia
(05.06.26)
aleviler imam nikahı yapmazlar dede nilahı yaparlar dini nikah ritüelleri tamamen farklı.

aleviler sünnilere kız vermeye yanaşmıyorlar alevilik anneden geçiyor diye doğru bir şey demişim eksilenmişim ama sebebi bu. sünnilerin de katı inanışları ve yaşam tarzları var ondan istemezler.

iki mezhebin yaşamları çok farklı. dinini yaşamayan veya rahat takılan sünni bir insan ateistle evlenince uyum sağlar, sorun yaşamaz. ama aleviyle uyum sağlayamaz. alevilik bir kültürdür dinden öte çünkü yaşam biçimidir.

ateist gibi yaşayan alevi ile ateist gibi yaşayan sünni aynı değildir özellikle. ateist olan bir alevi kültürünü yaşatır. sünninin skinde olmaz
0
Hallegadola
(05.06.26)
(5)

Araba değerlendirme

arbre
Bu ilan bana şüpheli geldi. Taksi çıkması değil denmiş ama KM, temizlik, yıl dikkate alınınca çok uygun değil mi?https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-fiat-msy-motors-tertemiz-dusuk-km-155-bin-firsat-araci-1313255732/detayBir de ilk araba için tavsiye alabilir miyim? Tatilden sonra almak i
Bu ilan bana şüpheli geldi. Taksi çıkması değil denmiş ama KM, temizlik, yıl dikkate alınınca çok uygun değil mi?

www.sahibinden.com

Bir de ilk araba için tavsiye alabilir miyim? Tatilden sonra almak istiyorum.

Opel Corsa, Renault Symbol, Ford Fiesta arasında gidip geliyorum. Citroen C Elysee beğeniyorum. Alıp kurtulmak istiyorum.

Benzinli, manuel, max 550 bin TL

Teşekkür
-10
arbre
(24.05.26)
Benzinli taksi cikmasi olmaz kanaatindeyim.
-1
duster
(24.05.26)
Tahminimi söylüyorum: Sigortanın kaskonun karşılamadığı bi senaryoda araç takla atarak kaza yapmış, kendisi yaptırmış, elinden çıkarmaya bakıyor.
0
yap desem yapmazsin he
(25.05.26)
"Kaput açılmasından oluşan çiziklerden dolayı tavanda boya var"

bunu anlayabilen var mı?
0
lazpalle
(25.05.26)
Ön kaput yerinden çıkmış ve tavana uçmuş, tavanı çizmiş.
Diye anladım ben
0
etna
(25.05.26)
Hala almadın mı, şaşırdım. Ben genelde karar verdiğim gün ya da ertesi gün almış oluyorum .

İlanı kaldırmışlar. Ön üç parçada boya değişen olmayan bi şey bulmaya çalış
0
antihero
(26.05.26)
(2)

beylikdüzü emlak....

sabenburak
https://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-satilik-bayraktar-dan-ara-kat-genis-m2-cadde-uzeri-satilik-3-plus1-daire-1315710800/detaybiliyorum çok beylikdüzü neden ucuz sorusu var ama bu ilan gerçek olabilir mi? bu fiyatlara gerçekten ev var mı beylikdüzü'nde?
www.sahibinden.com

biliyorum çok beylikdüzü neden ucuz sorusu var ama bu ilan gerçek olabilir mi? bu fiyatlara gerçekten ev var mı beylikdüzü'nde?
0
sabenburak
(17.05.26)
benim ev beylikdüzü'nde oldukça büyük bahçesi olan ve kapalı otoparklı bir site içinde ama daha eski bir bina. tadilat vs. durumuna göre 5 ile 8 milyon arasında gidiyor evler.
karşılaştırırsak bu anlamda fiyatı makul gibi. bu evin konumunu ve diğer şartları gidip yerinde incelemek lazım.
0
lazpalle
(17.05.26)
yakuplu metrobuse oldukça uzak, hatta corona öncesi gördügüm kadarıyla az biraz tarla bile vardı. Bu yüzden olabilir.
0
liberal
(18.05.26)
(24)

"kaynak yapmak" konusunda linç yemeyi göze aldım da geldim

momento
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüy
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüyorsun.
Bazen gerçekten de insan kendini kaynak yapmaya mecbur bırakılmış gibi hissetmiyor mu?

Şimdi mutlaka biri çıkıp "sen önden kaynak yaptığın için arkadaki trafiği bozuyorsun" diyecektir. ama hayır. bunu defalarca gözlemledim. sorun sadece kaynak yapanlar değil. sürücüler ilerlemiyor, akışı takip etmiyor, boşluğu değerlendirmiyor. trafik akmıyor çünkü insanlar akışı yönetemiyor.

Ehliyet almak sadece trafiğe çıkma hakkı kazanmak değildir. asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.

yanılıyor muyum?

edit:
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-50
momento
(06.05.26)
Yanılıyorsun.
Öncelikle hiçbir yol önü bomboş olduğu halde kilitlenmez. Aradaki ufak tefek boşluklar insanların dur kalk, takip mesafesi gibi trafikte doğal olan boşluklar.
Götümüzü düşünelim. Arada doğal bi boşluk var. Götümüzü sımsıkı sıktığımızda aradaki boşluk kapanıyor ama götümüz bi yere gitmiyor. Sadece daha çok sıkışıyor.
İşte trafik de öyle.
+15
benim bir gizli bildiğim var
(06.05.26)
önü boş olduğu halde ilerlemiyorlar diyorsun. herkes mal sen akıllısın di mi? böyle boş bir düşünceyi savunuyorsun birde?
+14
scudman1
(06.05.26)
Önündeki ilerlemiyorsa o da suçludur. Ama siz kendi kafanıza göre adaleti sağlayamazsınız. Ayrıca öndeki belki o an sağlık sorunu yaşıyor, başka bir şey oldu, nereden bileceksiniz? Siz gerekli yerlere bildirirsiniz, onlar değerlendirmeyi yapar.

Öndeki kurallara uymuyor, o zaman bende uymam diye bir şey yok!

Kural ihlali varsa gerekli yerlere şikayet edersiniz.

Trafikte sizin yola geçiş önceliğiniz, haklarınız var. Ama bu hak yanında sorumluluk da getiriyor. Hakkınızı istiyorsanız siz de kurallara uyacaksınız.
+4
substituent
(06.05.26)
yaniliyorsun tabii ki. baskasinin hakkini gasp edemezsin.
önündeki yavas da gitse saygi göstereceksin.
+3
Purple life
(06.05.26)
onu bossa trafigin sebebi kesinlikle kaynak yapanlardir. bilerek kaynak yapanlar kadar kizdigim cok az sey vardir trafikte.
+3
lemmiwinks
(06.05.26)
Önü boş olduğu için ilerlemeyenler trafiği oluşturmuyor, zaten trafik düzgün akmadığı için kimi arabanın önü boş.

Araçlar tren değil, aynı anda kalkıp hızlanmıyor. Bu durum bazen sürücüden bazense araçlardan kaynaklanıyor.

Bir iki aracı örneklendirerek trafiğin sebebi gitmeyen sürücüler diyemeyiz. Trafiğin en büyük iki sebebi, bir, kaynakçılar. İki, sabit hızla gitmektense birden hızlanıp yavaşlayan sürücüler
+3
biseysorcaktim
(06.05.26)
trafiğin ne olduğunu siz de bilmiyorsunuz belli ki. ehliyetinizi iade etmenizi rica edeceğim. trafik sıkışıklığı bazen öylesine de olur.

youtu.be
+2
klassno
(06.05.26)
Yanılıyorsun

hergün trafikte bu kaynakçılardan dolayı değişik fantazilerim gelişti şu şerite/taralı alana çivi dökülsede tüm lastikleri patlasa kaynak yapıp vakit kazanacam diye tüm günü burada geçirse falan gibi
+4
basond
(07.05.26)
banach
(07.05.26)
'asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.' sözünüz zaten bizim toplumumuzun genel sıkıntısı. daha iyisi yok düzen bozulmasın bunlarla devam edelim diye diye şebnem ferah konserine saldıracak duruma getirdiler insanları.
asıl mesele artık bir yerden başlayıp kuralları eşit şekilde uygulayabilmektir. sen önce kendine sonra topluma karşı sorumlusun. ya ben araya gireversem ne olur dersen, sen gibi herkes bunu der. sen kendini düzelticen gerisi topluma kalsın.

banach +1
+1
mikahakkinen
(07.05.26)
Annemi sevmiyorum demenin alternatif yolları.
+5
wilhelmwasmuss
(07.05.26)
Birlik beraberliğe ihtiyacimiz olan şu günlerde efsane yanilman bizi birlik yaptı.
+4
logisticsmanager
(07.05.26)
Kaynak yaparken arkadaki trafiğin düzeninin bozulmadığını nasıl gözlemledin merak ediyorum.
Yanından geçtiğin arabalar hala duruyordu ve değişiklik hissetmediğin için sorun olmayacağını mı düşündün.

Kaynakçılar yüzünden arkadaki araçlar daha fazla orada bekliyor, bekledikçe arkaya doğru kuyruk uzuyor.

Fakat artık kaynak yapanlara kızmayı, kornaya abanmayı bıraktım, benim yol vermemek için savaştığım kaynakçıya öndeki araç buyur gel önüme gir diye yol açtığı için gereksiz strese girdiğimi fark ettim.
+2
duyuruuser
(07.05.26)
Kaynak olarak algılanan ama tam anlamıyla kaynak olmayan tek şey bağlantı ayrılan yollarının mesafesinin çok kısa olduğu yerler. Örneğin sağ bağlantıdan çıktın en sola gireceksin, orda da sıra varsa mecbur sıranın önüne çıkıyorsun. Ama arkadakiler de anlıyor bunu bence, yoksa diğer türlü kaynakçıların hiçbiri haklı değil.
+1
titanic kemancısı
(07.05.26)
sizin gibi düşünenler yüzünden takip mesafesi koyamaz olduk, her boşluğu kendinize hak görüp girmeye çalışıyorsunuz
+1
mezzosprite
(07.05.26)
milletimizin kaynak yapanın nasıl hakkını avcuna koyduğunu, tüp geçitte sık sık gözlemliyorum. yanılıyorsunuz ve böyle böyle öğreneceksiniz. bedava eğitim :)
0
lil siztah
(07.05.26)
Laf sokmadan yazmaya çalışacağım ama emin değilim.

Yonca kavşaklardan bazıları tek şerit, zorlasan iki araç da sığıyor, senin gibi zeki sürücüler oraya ikinci sırayı da yapıyor. Peki ne oluyor ? Tek şerit olsa fermuar gibi ince ince akacak olan trafik iyice felç oluyor, solda kalan adam hızlanma şeridine çıkmak yerine bir şeridi daha taciz ediyor, sağda kalan adamın önüne kırıyor.


Başka bir senaryo, 3 şerit, sol iki şerit düz gidecek, sağ şerit dönüş, senin gibi mükemmel düşünceye sahip sürücüler orta şeritten sağ şeride geçiş için düz çizgi olsa da oradan dönmeye çalışıyor, hem düz gidecek adamın yolunu kapatıyorsun, hem orada bekleyen adamların hakkına giriyorsun, hem de sonrasında yukarıda bahsettiğim sıkıntı tekrar yaşanıyor.

Daha çok örnek vereceğim ama son bir tane daha. Sol 3 şerit düz gidiyor, sağ şerit yan yola bağlanacak, yan yol boş, haliyle sağ şerit güzel akıyor, ufak kesik çizgiler var, yani dönecek olan adamın gireceği şerit, senin gibi örnek sürücüler ne yapıyor ? Hemen sağ şeride geçiyor, dönüşe geldiğinde hem sağa dönecek olanların yolunu kapatıyor, hem de gidip düz gidecek adamların şeridine kaynak yapmaya çalışıyor.

En edepli bu kadar yazabiliyorum.
+1
kimlanbu
(07.05.26)
tüm duyuruyu tek yumruk yapmışsın. en son duyuru ilk kurulduğunda vardı böyle bi ortam.
+1
brkylmz
(07.05.26)
tabi ki yanılıyorsun.

kaynak işinde iki suçlu var.
birincisi, malum kaynak yapanlar.
ikincisi, şeridin içine yanaşacak şekilde sürüp kaynakçılara fırsat verenler.
her iki grup da sağlam dayağı hakkediyor.
0
lazpalle
(07.05.26)
yanlış herkes yapsa da yanlıştır. doğru bir kişi yapsa da doğrudur.

ehliyet almak kanuni çerçevesi belirlenmiş olan trafik kurallarına uymayı gerektirir. o akış kurallara aykırıysa o akışa uymak yasal kuralları çiğnemektir. günümüzde ki yozlaşmanın en önemli nedenlerinden birisi insanların kuralları kendi çıkarları doğrultusunda esnetmeyi kendisine hak görmesi, sizin argümanınız gibi söylemlerle rasyonalize etmeye çalışması, kendisini de buna inandırması.
+2
Phoebe
(07.05.26)
"bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor."dan gerisini okumadım.
net haksızsın.
0
late viper
(07.05.26)
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-7
🌸momento
(08.05.26)
öyle bir kaynak yapıyorsunuz ki, sizin arkanızdaki araçlardan bir tanesi bile bir saniyeliğine de olsa frene basmıyor, bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmiyor.

üstteki cümleyi %100 garanti edebiliyor musunuz?

trafiğin akmamasının sebebi önüne kaynak yaptığınız arabanın bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmesi. o araba 1 saniye ayağını gazdan çekiyor, arkasındaki araba 2 saniye ayağını gazdan çekiyor, onun arkasındaki araba ayağını gazdan da çekiyor, frene de basıyor.

yani trafiğin akmamasının sebebi sizsiniz.
+2
co2s2
(08.05.26)
demek ki ya yapılan yorumları tek tek okumamışsın, ya da onlarca cevap içinde gerçekten mantıklı argümanla karşına çıkanlar sırf senin fikrini desteklemiyor diye mantıksız buluyorsun. ya da anlatmak istediğini doğru ifade edemiyorsun. zira onlarca cevap içinde sildiğim 1-2 tane küfürbaz dışında herkes gayet mantıklı argümanlarla neden yanılıyor olduğunu nazikçe ifade etmiş. milletin dertli olduğu bir konuda biraz sitemkar konuşmasını da bir zahmet sineye çekeceksin.
+11
kibritsuyu
(08.05.26)
(11)

Güldür Güldür'ü ilk kez izleyeceklere skeç tavsiyesi

shadra
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
shadra
(05.05.26)
Takip etmeyen birisi olarak altılı masa skeci hoşuma gitmişti.
0
yadigar
(05.05.26)
Cimri abinin ilk buluşması
-5
arbre
(05.05.26)
0
ananiyimioguz
(05.05.26)
geçenlerde şu bölüme denk geldim çok eğlendim
www.youtube.com
0
neira
(05.05.26)
Kırmızı Hap mı Mavi Hap mı? skeci güzeldi.
0
yurtsuz john
(05.05.26)
Güncellerden şu güzel: www.youtube.com
0
halitkin
(05.05.26)
sucuk firmasi plaza dili..
+2
cooperr
(05.05.26)
Izlememesi
-7
üğpoıuy
(05.05.26)
torpil üniversitesi: www.youtube.com
0
renegade
(05.05.26)
Bilale anlatır gibi
Deprem zamanı nebatinin yer kapma skeçleri
A haber tipi haber parodisi
0
ground
(05.05.26)
www.youtube.com
işi bıraktım skeci. ibrahim karakteri çok iyi iş çıkarmış.

bir de eskilerden masal kahramanları
www.youtube.com
0
lazpalle
(06.05.26)
(7)

Hediye Konusunda Müdahale

rock n roll
Merhaba,Özel bir gün için alınacak bir hediyeye, " şunu alabilirsin" gibi bir müdahalede bulunmak doğru mu? Karşı taraf " ne alayım, ne istersin?" diye sormamasina rağmen. Örneğin bir anne, baba olarak çocuğunuzun doğum gününe davet ettiğiniz bir arkadaşınıza " şöyle bir ürün var, istersen bir bak,
Merhaba,

Özel bir gün için alınacak bir hediyeye, " şunu alabilirsin" gibi bir müdahalede bulunmak doğru mu? Karşı taraf " ne alayım, ne istersin?" diye sormamasina rağmen. Örneğin bir anne, baba olarak çocuğunuzun doğum gününe davet ettiğiniz bir arkadaşınıza " şöyle bir ürün var, istersen bir bak, belki onu alabilirsin" diye söylenmesi. Bu yaygın bir davranış mı?

İşte şu arkadaş şunu alacak, bu bunu alacak, sen de istersen bunu al demek. Hepinizin düşüncesi önemli ama özellikle anne, baba olan arkadaşlara soruyorum. Bu standart bir davranış mı?
-1
rock n roll
(29.04.26)
alacak kişi sormadığı sürece hoş olmaz.
+12
lazpalle
(29.04.26)
Ben sorulmadığı müddetçe söylenmesini şık bulmuyorum. Belki hediye almayacak ya da maddi karşılığı olmayan bir hediye planı vardır. Karşı tarafı herhangi bir açıklama yapmak zorunda hissedeceği bir duruma sokmayı uygun bulmuyorum.
+2
dediysem dedim
(29.04.26)
Rezillik
0
üğpoıuy
(29.04.26)
yakınlık farketmeksizin çok görgüsüz davranış.
0
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Cocuklara sacma sapan hediyeler cok geliyordur. Cocugun kullanmayacagi ya da ailenin onaylamadigi. Mesela erkek cocuga oyuncak silah almak.

Cöpe gidecek ziyan olacak bir seydense wishlist gibi seyler cok mantikli.

Hatta insan kendine de yapmali.

Bana dogum günümde cok sacma bir hediye geldi. Pahali da bir sey. Cöp oldu resmen.
0
Purple life
(29.04.26)
bence de çok ayıp. İsterse çöp olsun, gereksiz olsun, kullanılmayacak bir şey olsun hediyeyi veren seçer ne alacağını. en fazla sevgililer/eşler arasında olabilir istediğin bi şey alayım gibi
0
dfn4
(29.04.26)
bu türlü platformlarda insanlar sevgililerine, eşlerine dahi ne alacaklarını başkalarına soruyorlar, hayrete düşüyorum doğrusu. öyle hediye çöpe gider tabii. çöpe gidecek hediyenin de ne alana, ne de bana faydası olmaz. dolayısıyla düşünüp bulamadığında karşıya sormanın hiçbir sakıncası yok.
ancak sormayan kişiye "şunu alacaksın" diye dayatmak da kontrolcülükten başka bişey değil. yaygın mı sorunuz için, ben hiç karşılaşmadım. böyle durumlarda wishlist +1
0
lil siztah
(29.04.26)
(17)

insanlari dis gorunuslerinden yargiliyor musunuz

antikadimag
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.sizin de boyle dis gorunusten yargilamal
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.

sizin de boyle dis gorunusten yargilamalariniz var mi? yoksa hic yargilamam dis gorunusten bir insan hakkinda cikarim yapamayiz mi diyorsunuz?
-1
antikadimag
(29.04.26)
Yargılamam.
+5
rock n roll
(29.04.26)
Hayır
+3
ezkaza
(29.04.26)
İnsan ilişkilerini şekillendiren bir numarali şey dış görünüş. Aksini iddia eden ılık şeyli hümanisttir.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(29.04.26)
deliyi 3 km ilerden tanırım. bakışlarıyla yargılarım. bu kesin sıkıntılı derim.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
tabii ki yargim olur ama ben yine de hi konusmasini duymak isterim ses ve konusma degerlendirmesi oransal olarak yuksek bende
+4
ala09
(29.04.26)
tipe göre çıkarımda bulunmam ama dış görünüş muhakkak ki ruh halninin yansımasıdır.
bunun içine de tavırlar, mimikler, temizlik, kişisel bakım, giyim tarzı vs. girer.
+3
lazpalle
(29.04.26)
yargılamıyorum da seçtiği kıyafetten saçından çantasından ayakkabısından içimde tabi bi kodluyorum. genelde yanlış çıkıyor.
+3
ruhlardan esinlenen karga
(29.04.26)
Ne kadar yargılamam desek de önyargı oluyor.
0
duyuruuser
(29.04.26)
yargılarım ve hepsi de doğru çıkar
0
Hallegadola
(29.04.26)
Hiç yargılamam diyemem çünkü ilk anda illa ki kafaya fikirler geliyor onu durduramıyorum. Ama onları kenara koyup devam etmeye çalışıyorum.
0
peki madem
(29.04.26)
ya ne kadar toysunuz hepiniz kiyamam cidden. o kadar basindasiniz ki hayatin minik bir civciv gibi insanlari dis gorunusleri ile yargilamaya devam edin, o begenip sectikleriniz size iyi kaziklar cakacak.
-4
warrior princess
(29.04.26)
Yuvarlak surat= gerizekalilik, saflik
-2
Purple life
(29.04.26)
jest, mimik, kılık, üslup birinin iyi mi kötü mü olduğu hakkında kuşkusuz fikir verir. elbette dış görünüşe bakarak yargıda bulunurum.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(29.04.26)
dış görünüş genetik mirasla ilgili iyi koşullarda yetişmiş, güzel eşlemiş insanların aktarımı söz konusu
maddi koşullar da iyi oluyor
ama yaşadığı hayatı onu nasıl şekillendirdiğini bilmiyoruz
genel olarak insanlara güvenmemek gerektiğini düşünüyorum
dış görünüşün etkisi altında kalmamak lazım
0
mantık
(29.04.26)
Tamamen yargılaman ama kısmen temkinli olurum . Sadece görüntü değil sesin ince veya kalın olması hatta adeta gırtlaktan da geride konuşuması bile kişi hakkında bir fikir verebiliyor.
0
diyecevaplandı
(29.04.26)
Yargılama değil bence bu. Düzenli gözlem sonucu yapılan bir çıkarım. Yeterince veri elde edilirse bilimsel temellere bile oturtulabilir.
-1
anaphylacticshock
(30.04.26)
Ek yapayım;

Büyük ve iri gözlü insanlar daha masum oluyor genelde. İçleri dışları bir oluyor.

Küçük, kısık ve çekik gözlüler (ırksal özellik olan çekik gözden bahsetmiyorum) daha sinsi ve içten pazarlıklı oluyorlar.

Aşırı heybetli, iri yapılı, kalıplı erkekler genelde iyi niyetli ve masum oluyor. Tipleri insanı korkutsa bile anlayışlı, konuşulabilir insanlar oluyorlar.

Bir de kısa bacaklı, bodur, tıknaz tipler var. Onlar için annem "Dötü yere yakından korkucan" der. :)
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
(7)

Kahramanmaraş Okul Saldırısı

panda yuva yapmis sogut dalina
İfadelerden okuduğum kadarıyla saldırıyı gerçekleştiren kişiye sanırım bir bıçak darbesi olmuş. Sonra da polislere teslim edilmiş oevladı. Google'da hayatını kaybetti diye yazıyor hep ama bu ayağına gelen bıçak darbesinden dolayı mümkün müdür acaba o batırılan bıçağın böyle bir etki yaratması?
İfadelerden okuduğum kadarıyla saldırıyı gerçekleştiren kişiye sanırım bir bıçak darbesi olmuş. Sonra da polislere teslim edilmiş oevladı. Google'da hayatını kaybetti diye yazıyor hep ama bu ayağına gelen bıçak darbesinden dolayı mümkün müdür acaba o batırılan bıçağın böyle bir etki yaratması?
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(16.04.26)
intihar etti yazıyodu
ama şimdi bunu gördüm
x.com
0
jelly bear
(16.04.26)
Atardamara gelirse evet. Femoral arter.
-4
arbre
(16.04.26)
Bir veli bıçak darbesiyle etkisiz hale getirmiş. Benim okuduğum yerde atar damara denk geldiği yazıyordu. Atar damar kesisi öldürücü olur.

Velinin ifadesi: x.com
0
evrim halkasi
(16.04.26)
doktor degilim ama üst baldirdan yaralanmalar ciddi hayat riski yaratabiliyor bildigim kadariyla. uyluk atardamarı falan geciyor oralardan.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
öldüğüne dair şüpheliyim. bizi paranoyak ettiler bu ülkede.
+1
lazpalle
(16.04.26)
Saldırı ile ilgili videolara nereden ulaşılır ?

Malum yayın yasağı var.
0
kaiserr76
(16.04.26)
t24.com.tr

öldüren kişi için ceza almayabilir denmiş.
0
mikahakkinen
(17.04.26)
(8)

ABD borsasından hisse alıp sattım: Vergi borcum var mı?

santimantal
30 Eylül 2025: 3788,80 dolarlık QQQM7 Kasım 2025: 98,50 dolarlık QQQMaldım.29 Ocak 2026: Aldıklarımı 4137,73 dolara sattım.Bu durumda vergi beyan etmem gerekiyor mu? (1 dolar da kazansak vergisi var mı? Belli bir limite tabi mi?)Borçluysam ne zamana kadar yapmalıyım?Vergi nasıl beyan edilir bilmiy
30 Eylül 2025: 3788,80 dolarlık QQQM
7 Kasım 2025: 98,50 dolarlık QQQM
aldım.
29 Ocak 2026: Aldıklarımı 4137,73 dolara sattım.

Bu durumda vergi beyan etmem gerekiyor mu? (1 dolar da kazansak vergisi var mı? Belli bir limite tabi mi?)
Borçluysam ne zamana kadar yapmalıyım?
Vergi nasıl beyan edilir bilmiyorum, kendim araştırıp yapabilir miyim? Yoksa uzman yardımı mı gerekli?
0
santimantal
(16.04.26)
synesthesia
(16.04.26)
abd piyasasında küçük karlar için işlem yapmamalı. en ufak karda bile vergi çıkıyor. otomatik olarak damga vergisi geliyor en başta. bir de dolar üzerinden değil tl üzerinden hesaplama yapılmalı. alım ve satım tarihlerindeki kurlar üzerinden.
midas üzerinden işlem yapıyorsanız o size dökümünü veriyor zaten.
nasıl ödeme yapılacağı için www.youtube.com
0
lazpalle
(16.04.26)
@lazpalle,
2026'da vergilendirme limiti 22.000 TL diyor.
Ben zaten bu kadar kâr etmemişim.
Yine de damga vergisi mi ödemeliyim?
Midas uygulamasında Destek Merkezi'ni açınca vergi borcuyla ilgili bir şey çıkmıyor.
0
🌸santimantal
(16.04.26)
22 bin lira olduğuna dair kaynak verebilir misin? o muhtemelen temettü geliri ile alakalıdır.

edit:
• Yurt dışı hisse senedi alım-satım kazançları tutarına bakılmaksızın beyan edilmelidir.
• Temettü ve dolar nema gelirlerin toplamı için beyan sınırı 2025 yılı için 18.000 TL, 2026 yılı itibariyle 22.000 TL'dir.

www.getmidas.com
+1
lazpalle
(16.04.26)
siz amerikan hisselerini amerika'da yerlesikken dahi satsaniz orda da en ufak karda vergi cikar. vergi cikmasinin bir onemi yok. sene sonunda total arti eksi hesabini yapip ona gore beyan ediyorsunuz zaten. midas kur ve enflasyon hesabini dahil edip kazanc raporu da sunuyor artik isleri cok kolaylastirdilar.

Ayrica 2026'da aldiginiz karlarin vergisini 2027'de vereceksiniz. Su an bir sey yapmaniza gerek yok.
0
synesthesia
(16.04.26)
2027'de hangi tarihe kadar beyan etmeliyim?
0
🌸santimantal
(16.04.26)
Mart sonuna kadardi diye hatirliyorum. Iki taksit olarak odeyebiliyorsunuz ayrica.
-1
synesthesia
(16.04.26)
vergi beyanlari nisan ortasina kadar oluyor.
0
antikadimag
(16.04.26)
(1)

Eksi yazarına ulaşmama yardımcı olur musunuz?

dedeminhirkasi
“carol ferris” isimli yazara bir konuyla ilgili soru sorcam, bana mesaj atmış ama çaylaklara mesaj kısmı kapalı olduğu için ben kendisine mesaj atamıyorum. Yardımcı olursanız çok sevinirim
“carol ferris” isimli yazara bir konuyla ilgili soru sorcam, bana mesaj atmış ama çaylaklara mesaj kısmı kapalı olduğu için ben kendisine mesaj atamıyorum. Yardımcı olursanız çok sevinirim
0
dedeminhirkasi
(12.04.26)
duyuru linkini mesaj attım.
+1
lazpalle
(12.04.26)
(15)

tır şoförleri nasıl dayanıyor?

der meister
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp hafta
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp haftada 6 gün, günde 14 saat yoldayım dese hiç şaşırmam.

en insani koşullarda bile günde 11 saat sürüp, tırda belki saat 15-23 gibi abuk zamanda uyuyan adam nasıl ertesi gün tekrar kalkıp o kadar sürebiliyor ya? altında en az 20 tonluk araç, en ufak dikkatsizlikte önüne 8-10 kişiyi katıp götürebilirsin. her saniye AKTİF çalışmak durumundasın öyle yoğunluk olmaması, işin rahatlaması gibi durum da yok çünkü en rahat ve boş anında bile tetikte olman lazım.

günde 8-9 saat verilen hiçbir iş kolay değil tek başına bu mesai HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR OLSAN BİLE mental olarak yorar yani ama bu ekstra riskli, acayip bi şey değil mi? ben sürsem herhalde başta çok panik olacağım için yorgun ama dikkatli olurum, ikinci hafta daha 5. saatte uyuyakalıp uçar giderim.

gördüğüm kadarıyla çok seven, imkanı olsa bile başka iş yapmak istemeyen şoförler de var yani. kaldı ki ben de fikren en azından "romantik" bulan, tırları, uzun yolu vs. çok seven birisiyim. ona rağmen her yönüyle inanılmaz büyülü geliyor bu iş bana.

bilmiyorum belki aramızda tır şoförü yahut şoför tanıdığı olan vardır, gerçekten tecrübesi olan birileri bi şey paylaşır umuduyla yazdım. ben mi abartıyorum abi bi insan haftada 60 saat TIR SÜRÜP TIRDA YAŞAYIP nasıl iki sene sonra çıldırmaz?

"ekmek parası karşim" demeyin o bambaşka bi şey. ben direkt fiziksel ve mental olarak bitmekten bahsediyorum. kimse vay ben yoruldum şarampolden yuvarlanayım demez zaten memnun olmasa bile. ben direkt bunu nasıl engelliyorlar onu merak ediyorum. insanın uykusu gelir yav.
0
der meister
(11.04.26)
zorlukları vardır elbette ama çok güzel iş ya. tek sorumluluğun aracı sürmek. çoluk çocuk eş, akraba, patron vs. derdi yok. çoğu zaman kendinle baş başasın. diğer yandan cep telefonu çıktı mertlik bozuldu diyebiliriz.
0
lazpalle
(11.04.26)
en basit açıklamalarından biri uzun yola ve yolda yaşamaya olan aşk.
dedem ömrü boyunca, dayılarım 50'li yaşlarına kadar uzun yol şöförlüğü yaptılar (kamyon, tanker, tır vd); o hayata aşıktılar. zaman zaman battılar, araçları ellerinden gitti; hep yenisini alıp en kısa zamanda yola çıkma hayali kurdular. dedem yola gidemediği zamanlar, mazot kokusu aldığında gözleri dolarmış. ki bu adam iran-ırak savaşı yıllarında oralardan petrol taşıyan, vardığı bir mola yerinde 15 dk önce oradaki tüm şöförlerin kafasının kesilip dikiz aynasına asıldığına falan şahit olan biri. yani o zamanın, araçlardaki konforsuzluk, yeri geldiğinde günlerce yıkanamama, yük indirme-bindirmeye dahil olma gibi bugün pek rastlanmayan zorluklarını saymıyorum bile. çevre ve yol güvenliği bana kalırsa en önemli sorunlardan biri.

ben bunu biraz şuna benzetiyorum; arkeolojik kazılar dışarıdan çok romantik görünse de, yaşam koşulları, psikolojisi, insan ilişkileri falan aşırı berbattır. her sezon sonu, bir daha öpseler gitmem dersin. sonra nisan sonu-mayıs başı pencereden ot kokuları gelmeye başlayınca elin kaşınır; oo kazı sezonu da gelmiş diye. zorlukları, sevmeni engellemeyebiliyor yani.
+5
lil siztah
(11.04.26)
Resmi hesabı şöyle.tır 90 km ile gidiyor.günlük limit 900 km.buna detayına girmeden 3 pause verebilirsin.ilk hafta sonunda 24 saat boş yapmak zorundasın,ikinci hafta sonunda 45 saat istirahat mecburi.böyle teoride ayda 20000 km mümkün gözüküyor ama realitede biz bir tırı aylık 10000 km hesaplarız.bu rakamın üstü iyi bir aydır.yıllık 120.3 yılda 360 ve tırı satarız.

Şöförlük gerçekten zor meslek.her sabah uyandığında gitmek zorunda olmak kolay değil.misal benim için imkansız ama benim muhatap olduğum yüzlerce şöförden bir kısmı için mecburiyet,bir kısmı aşkla şevkle,bir kısmı kaptan şöför edasıyla,aile mesleği olan gibi.misal nolu kaynaşlıda erkek nüfusun yarısından fazlası tırcı.

Dediğin gibi yola terapi gözüyle bakanda var,delirende.bizim 3.ülke seferlerimiz var,avrupadan başlayıp kazakistan horgos kapısına teslimat,8000 km.adamın gidip geri gelmesi kısa dönem askerlik gibi.

Nasıl dayanıyorlar kısmı çok uzun ama kabinde güzel konfor olması önemli,dolabını sevdiği yemeklerle doldurur ki kapak açınca yemeklerini yapıp birbirlerine yalan söyleyebilsinler.gittikleri yerde eğlenip dinelenebilecekleri park yerlerini tercih ederler ,kollu makinede varsa kralsın,bütün harcırahı ona atarlar:)

Şimdi çıkıyorum devm ederim ben buna.
+6
duptıs
(11.04.26)
2-3 sene yapıp bırakıyorlar. Uzun süre yapılabilecek bir iş değil. Birikim yapmak için ideal bir iş.

Nasıl yaptığına gelirsek de bol kahve ve enerji içeceği ile dayanıyorlar. En sağlıksız işlerden biri.
-1
runaway
(11.04.26)
Dayım en aşağı 20 senelik tır şoförü çocukken bir kez de ben onunla yola gitmiştim. Bir kere aşırı sıkıcı, yol önünde gidiyorsun gidiyorsun gidiyorsun. Sonu yok. Ben çocuk aklımla konuştuğumda en büyük sorunun ne kadar sürsem de varamayacak gibi hissediyorum en çok bu his sorun demişti. Kendisinin sağlık sorunu bildiğim kadarıyla yok. Şaşırtıcı şekilde de fit birisi ve gayet fazla yer. Bence esas motivasyon o kadar zor rezil işler var ki bu işi yapmak kötünün iyisidir. Bir mesleğin yoksa el mahkum.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
@runaway, bu dediğin kuzey amerika için geçerli olabilir ama türkiye'de hiç zannetmiyorum abi ya. maaşlı çalışıyorsan para biriktirmeyi geçtim memur kadar bile almıyorlar diye biliyorum. ha tecrübelisi alıyordur ama orada da 2-3 sene çalışıp para biriktirme kısmı patlar.
0
🌸der meister
(11.04.26)
tehlike ve sorumluluk algıları senin gibi değil. o kadar ince detay düşünmüyorlar daha çok bilinçaltı tecrübeleri ile tırı sürüyor ve dediğin kadar düşünsel olarak yorulmuyorlar.
0
orpheus
(11.04.26)
Büyük bir kısmı (bkz: kas hafızası)
+1
etna
(11.04.26)
Geldim devam edeyim.

Burada değinende olmuş bu işin en güzel yönü başında kimse yok.arabada imparator sensin.süreli farklı ülkeleri görüyorsun ve nerede ne yapabileceğinle ilgili bilgi alabileceğin binlerce arkadaşın var.güzelce yer içer eğlenirsin.eskiden iletişim olanaklarıda ,araç tekenolojileride sınırlıydı ama şimdi internetin,uydu antenin,fırının,buzdolabın stüdyo daire gibi takılabiliyorsun.bugüne baktığımızda eğitim seviyeside eskiye göre oldukça yüksek.tırcılığa bulaşan adamda gidip başka iş yapsada sonunda buraya geriye dönüyor.avrupa kazançları 2500-3500 euro arasında türk şöförde asgari ücret artı sefer ücretleri alıyor,bu aralar baskılı euro kuru yüzünden çok iyi değil ama genelde euro/dolar sefer ücretleriyle türkiyede yapabilecekleri işlerden daha fazla ücret alırlar.ekstra gelir yaratma olanaklarıda var,onlara burada girmeyelim ama tır filo sahiplerinin çoğunluğu eski şöfördür.

Yolda hiç bir şey yapmadan duran adamda var,uça uça eğlenebileceği parka koşanda,kabinde kitabını okuyanda var,kabin arkasında bisikletini indirip gezinende var.azda olsa karı-koca çift şöför çalışanda var.iki kardeş vardı misal 3 yılda 650000 km yaptılar.çok sevdiğim trakyalı birtanesi var görsen direk salon adamı,gittiği her yerde ilk sorusu dans kulübü nerede oluyor.gider şarabını alır dans edenleri seyreder.

Yukarıda da demiştim neredeyse bütün hayatım nakliye ve dış ticaretle geçti,son 10 yıldan fazladır ağırlıklı avrupa kara nakliyesi,kargo çalışıyorum ama tır kaç vites onu bile bilmem.yakın varlıklı bir arkadaşım var o da çıkıp yanıma gelir kafa dengi şöför buldumu yanına oturup tır nereye gidiyorsa oraya gider.

Soruna gelirsek bu sevmeden yapılabilecek bir iş değil.o tıra bindiklerinle 10 larca yıl çalışacaklarını bilerek biniyorlar.dediğin gibi zamanla delirseler bile bu bir süre sonra normalleri oluyor ve sabit duran insanlarla geçinemiyorlar.oradan bakınca 25 sene mahalledeki dükkanı beklemekte delirtir adamı,her sabah kalkıp işe gitmekte.
+3
duptıs
(11.04.26)
Hayalimdeki mesleklerden biriydi. Bizim ailede çok var. Yurt içi yurt dışı Avrupa çalışıyorlar iyi de kazancı var
0
Hallegadola
(11.04.26)
bunu tolga karel'e sorsana delikanlı hehehehe
+1
parka
(11.04.26)
Babam tır şoförü ve ondan biliyorum, tamamen @etna’nın dediği gibi. Uzun yolda hipnotize oluyorsunuz. Tek yaptığınız şeridi takip etmek. Bayram seyran olmadığı sürece yollar bomboş zaten. eee tırla 90’u geçemediğiniz için tepki sürenizin çok hızlı olmasına da gerek yok.

Uzun yol kısmı (Bayram trafik vs hariç!) çok rahat aslında, zaten vaktin büyük kısmı burada geçiyor. Buna ek, şu evrak gümrük işleri de çok uzun sürüyor. Limana bir gidiyorsunuz mesela, yeri geliyor on saat bekliyorsunuz. O sırada gezmeler falan.

Asıl yorucu kısmı ise; manevra, şehir içi sürüş. Buralarda çok aktif olmak gerekiyor.

Sevmeden yapılacak iş diye bir şey yok bence, iş yani. Sıvacılık işi, ağır nakliye kargoculuğu (beyaz eşyaları sırtlayıp taşıyanlar) yapanların işi daha zor bence.
0
substituent
(12.04.26)
Hocam kurduğun senaryo ets2 tır şoförlüğü senaryosu olmuş. Hatalı.
Tır şoförlüğü olan alakam sülalemde yıllardır tır şoförü olan kişiler olması ve ets2 bağımlısı olmak düzeyinde. Öyle bu işin profesörü falan değilim ama bildiğim şu: uzun yolda en konforlu kara taşıtı belki de tırdır. Tıra yolcu olarak binmişliğim var. Hakikaten çok konforlu şeyler. Ve uzun yolda araç kullanmak, araç kullanmanın en rahat versiyonu. Şeridini takip ediyorsun, sürüş deneyimin de varsa beynin yol takibini otomatik olarak yapıyor zaten. Yorgunluktan baygınlık geçirecek kadar kötü durumda değilsen herhangi bir problem yaşamıyorsun. Hatcbak düşük motorlu Manuel araçla edirne'den Erzurum'a kadar gitmiş biri olarak söylüyorum bunu. Aynı yolu tırla gitsem yorgunluğum yüzde 90 daha az olurdu diye tahmin ediyorum. Hah ne diyorduk ets2 şoförü gibi devamlı araç kullanmıyor ki tır şoförü. İş çıkmadığı zamanlar var, yolda değil yük indirme/bindirme evrak için boşta beklediğin gezdiğin,dinlendiğin zamanlar var. Var oğlu var yani. Yani evet şoförlük yıpratıcı bir meslek ama yazdığın gibi de değil.
+1
wilhelmwasmuss
(12.04.26)
tespitler inanılmaz doğru. tır şöförleri inanılmaz zor bir iş yapıyorlar. günde 9 saat araç kullanıp araç içinde uyuyorlar. araç içi havasız. çok sayıda tır şöförü aracını ısıtmaya çalışırken zehirlenip ölüyor. belki trafik kazasından bile çoktur.

kendi adına çalışanlar fena para kazanmıyor. ama maaşlı çalışanlarınki tam sefillik.

bu insanların hallerini eve geldiği zaman görmeniz lazım. bir enkaz olarak tam tükenmişlik haliyle kendilerini eve zor atıyorlar. düzgün bir yatak bulunca bir tam gün civarı uyuyor çoğu. aile hayatı zaten gidik; özellikle doğu tarafına (özbek, kırgız, vs) çalışanların ayda bir eve uğraması sıradan.

önceden daha da kötüymüş; dayanabildikleri kadar giderlermiş çünkü saat sınırı yokmuş. şimdi en azından takograf falan bir şeyler var da, iyi kötü dinleniyor insanlar...

çok zor iş, yapanlara kolaylıklar ve sabır diliyorum...
+1
babilfish
(13.04.26)
eskiden zormuş. şimdi ise adeta bir karavan oldu kayon ve tırlar. sürüş konforu en mükemmel bu araçlarda. çay kahve yemek yapabiliyorsun. rotanda farklı farklı yeme içme mekanları var. para biriktirmek çok kolay. yurtdışına gidenler özellikle alkol falan da getirip satıyorlar. adres arama derdin yok navigasyon hallediyor. internet sağolsun çor çocuk eşle her an irtibattasın. bir çok şoför youtube tiktok gibi mecralarda canlı yayınlar yaparak hem eğleniyor hem de para kazanıyor. çapkınlık, kaçamak falan sevenler işlerini tertemiz hallediyorlar. ücretler ortalamanın epey üstünde oluyor. mal boşaltma yükleme zamanları serbest zamanlar. çık gez denize gir, şehri dolaş uyu ne istersen yapabilirsin.
0
ground
(13.04.26)
(4)

Son zamanlarda "ne gerek vardı?" dedikleriniz

starbuck
Soru başlıkta. Son zamanlarda aklınıza mantığınıza sığdıramadığınız, sizce manasız neler olup bitti ya da sürüyor hayatınızda?
Soru başlıkta. Son zamanlarda aklınıza mantığınıza sığdıramadığınız, sizce manasız neler olup bitti ya da sürüyor hayatınızda?
0
starbuck
(06.04.26)
Airfryer
-1
diyecevaplandı
(06.04.26)
fenerbahçenin karagümrüğe 3 puan vermesi.
+1
biravekahve
(06.04.26)
yeni personele iş öğretmek isterken insanların gerizekalılıkları yüzünden olayın saçma sapan yerlere gitmesi. hani bir işi yalayıp yutmuş ve ne fedakarlıklarla yapıyorsunuzdur ve birden "aa işini satmaya çalışıyor" durumuna düşürülmek kadar saçma bir şey olamaz.

ben düşmezdim böyle iş hayatı tongalarına ama boşluğuma denk geldi. bu kadar karaktersizlik beklemiyordum.
+1
Improbable
(06.04.26)
doğum günü hediyesi olarak filtre kahve makinesi almışlar. bir öküz olarak ne gerek vardı demiştim. birazcık da olsa haklıyım çünkü ayda bir fincan kahve ya içerim ya içmem. alanlar da bunu biliyor yani.
0
lazpalle
(06.04.26)
(13)

İstanbulda Lezzet Tavsiyeleri

alaimisema
Selamlar herkese. İlk kez istanbulu gezeceğim bir izmirli olarak.Araçsız gelip toplu ulaşım ile rahat gidebileceğimiz yerleri planladık chatgpt önerileriyle. İş yemek planına geldi ve eşim de ben de iştahlı insanlarız. İnternette hep son zamanlarda açılmış modern restorant ve kafeler önerilmiş ama b
Selamlar herkese.

İlk kez istanbulu gezeceğim bir izmirli olarak.
Araçsız gelip toplu ulaşım ile rahat gidebileceğimiz yerleri planladık chatgpt önerileriyle. İş yemek planına geldi ve eşim de ben de iştahlı insanlarız. İnternette hep son zamanlarda açılmış modern restorant ve kafeler önerilmiş ama ben daha çok istanbulun yerlilerinin sık sık gidip yemek yediği yerleri merak ettim. Otelimiz istiklalde bu çevrede sabah-öğle-akşam fark etmeksizin mekan önerisi yapar mısınız? Kafe-tatlı da olur. Belli bir kriterimiz yok. Aşırı lükse kaçmayıp çeşitlendirmek daha mantıklı gibi geliyor. Tüm önerilere açığım şimdiden teşekkürler :)
0
alaimisema
(03.04.26)
nisantasi - virginia angus (hamburger)
besiktas - b blok bakery (cheesecake)
-1
arakaali
(03.04.26)
Yemeğe dair hiçbir kriter vermediğiniz için öğlen ve akşam yemeğine dair öneride bulunamam. Türk, dünya, lokal, şarap ya da rakı mı yoksa alkol olmayacak mı, fiyat vs hiçbir kriter yok. Yığma 50 tane mekan dizerim buraya, hepsine tek tek bakmak zorunda kalırsınız.

Kahvaltı çok daha standart ve ne yendiği belli bir öğün olduğu için Taksim'de iki yer önerebilirim: Privato ve Hasan Fehmi Özsüt. Privato'nun serpme kahvaltısı iyidir, farklı reçel ve peynir çeşitleri denersiniz. Hasan Fehmi Özsüt'te ise manda sucuğu ve kaymağı temelli çok çeşidi olmayan ama her çeşidi çok lezzetli bir kahvaltı yaparsınız.
-3
10551037
(03.04.26)
Mekan adı olarak hatırlamıyorum ama yakınsınız diye Cihangir sokaklarını onerebilirim tatlı kahvaltı mekanları var değerlendirebilirsiniz.
0
egerbiryolcu
(03.04.26)
istanbulun yerlilerinin sık sık gidip yemek yediği yerler diyince aklıma eminönünde balık ekmek ve taksimde ıslak hamburger geldi. yukarıda yine lüks mekanlar önerilmiş, istanbulda doğup büyüyen birisi olarak hiç duymadığım yerler.
0
abelardo
(03.04.26)
Şarap çeşitleri eşliğinde yemek yemeyi seviyorsanız Beyoğlu Qırıx.
Hatay yemekleri seviyorsanız Beyoğlu Antakya Sofrası. Mantı için Cihangir mantıcısı İstanbul’da yediğim en güzel mantıydı, mücver ve dolması da çok güzeldi. Bunlar salaş yerler ama yemekleri lezzetli. Tatlıcı olarak Karaköy tarafında Beyzade künefe var. Çikolatalı tatlı, sufle seviyorsanız Beşiktaş La vie praline.
İstanbul’a tekrar gitsem yemek yemek için buralara uğrardım.
0
ekimoloji
(03.04.26)
Fatih Buuzecedi Lübnan mutfağı - salaş-.
0
kumandanim
(03.04.26)
yedikule hisarı gezintisi ve aydın kardeşler köfte salonu güzel bir kombinasyon olabilir.
0
lazpalle
(03.04.26)
İstanbul'da lezzet denince bence mekan Kurtuluş'tur. Kurtuluş caddesinde göreme muhallebicisi'nde kahvaltı yapıp üzerine bir kazandibi gömebilirsiniz. Şimdi paskalya zamanı. üstün palmie pastanesi'nde paskalya çöreği deneyebilirsiniz. Oraya gitmişken vişne likörlü çikolatasını da kesin sorun. El yapımı olduğu için her zaman bulamayabilirsiniz ama eğer denk gelirseniz istanbul gezisinde aklınızda kalan şeylerden biri olacağına emin olabilirsiniz. damla dondurma boza , nazar pastanesi'nde profiterol ve daha bir sürü lezzet durağı bulabilirsiniz kurtuluşta.

Kurtuluş taskime yürüyerek 15-20 dakika mesafede, ya da metro ile osmanbey durağında inerek de ulaşabilirsiniz. Oradan yürüyerek nişantaşına oradan da yine yürüyerek beşiktaşa inebilirsiniz.
0
thracia
(03.04.26)
Karadeniz döner,
Kapalıçarşı'daki dönerci,
day day pastanesi elmalı kurabiyesi,
Pandeli,
Beyti,
Karaköy lokantası...
Bunlar hep ikonik yerler.
+2
eileengray
(03.04.26)
Asmalı Mescit Taproomx kendi biraları yapıyolar ve satıyolar.
0
kumandanim
(03.04.26)
Hayri ustada dürüm,
Dönerci engin'de döner,
Sakarya tatlıcısında kaymaklı ayva tatlısı
Halvetia'da yoğurtlu pazı
Limonlu bahçede tahinli profiterol
0
mutekebbir
(03.04.26)
istanbul'a yerleşmiş bir izmirli olarak ilk tavsiye edeceğim yer
( oteliniz de yakın ) taksim meydanı kızılkayalar'da ıslak hamburger
sonra istiklal caddesinden aşağı doğru yürümeye devam edin sağ tarafta koton mağazasının olduğu sokaktan içeri girin az aşağıda sol sırada inci pastanesi var profiterol deneyin .
çok fazla güzel ve biricik lezzetlerle dolu bir şehir . arkadaşlar fazlasıyla yer önermişler .
0
devilone
(03.04.26)
İstanbul şehir değil,
her semti ayrı karakterli 10 farklı şehirden oluşan dev bir metropol.

Sen ‘İstiklal’de ne yiyelim’ dersin,
biri seni Karaköy’e yollar,
biri ‘asıl olay Kadıköy’de’ der,
bir başkası ‘gerçek lezzet Fatih’te’ diye trip atar.

Sonunda fark edersin ki mesele mekan değil…
hangi İstanbul’u gezeceğin.

Zor olan yer bulmak değil yani, ama yine de önerim karaköy lokantası Kemankeş Mahallesi, Kemankeş Caddesi

No:57 Karaköy, Beyoğlu, İstanbul
+1
jamswety
(03.04.26)
(16)

Çocukken maddi durum anlamış mısınız?

michael_knight
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
-2
michael_knight
(19.03.26)
kötüydü. baba alkolik ve kumarbaz olunca anlaşılmayacak gibi değildi.
varlıklı olmalarına rağmen şu veya bu sebeple aşırı tutumlu yaşayan aileler de vardır tabi. çocuk bunu sonradan idrak eder.
0
lazpalle
(19.03.26)
Kötüydü, doğru anlamamız sağlanıyordu.
+1
mbond
(19.03.26)
Basbayağı yoksul olduğumuzu biliyor, ayırdindaydık. Bilmememize imkan yoktu.
0
Amaranta ursula
(19.03.26)
Babama iyiydi. Üvey anneme daha iyiydi. Ben ve kardeşlerim aşırı yokluk çektik.
+1
gabe h coud
(19.03.26)
Kendi evimiz olmasaydı çok kötü olurdu. Kendi evimin olmaması evlenmememin en büyük nedeni. Benim gözümde kendi evi olmayan herkes fakir.
-6
arbre
(19.03.26)
Kötüydü, farkındaydım. Alışveriş zamanları en ucuzunu seçerdim. Bütçeyi hafif zorlayacak bir şey olduğunda bizimkiler alalım hallederiz dediklerinde bile almak istemezdim.
+1
anatomik
(19.03.26)
Giderek daha kötü hale geldi ama iyi olduğu zamanlar bile annem/babam mahçup olmasın diye bir şeyleri hiç istemediğimi istesem alacaklarını ama zor durumda kalacaklarını da biliyordum.

Yeri geldiğinde de kimsenin sahip olmadığı şeyleri aldılar, kimsenin evet demeyeceği şeylere onay verdiler. Allah razı olsun onlardan.
0
chicha_v2
(20.03.26)
yanlış anlaşılabilecek bir durum yoktu. sınıf kinimi o günlere borçluyum.
+1
anon1m
(20.03.26)
Farkinda degildim. Herkes bizim gibi rahat yasiyo saniyordum. Devlet okulunda okuyan cocuklarin ailesini fakir degil, cimri saniyordum. Oyle bir farkinda olmayis icindeydim yani.
+1
Kittie
(20.03.26)
farkındaydık. zengin muhitte yaşayan orta halli olunca okulda, sokakta bunu zaten çok net görebiliyorsun. ayrıca evde sürekli bir para hesabı - tutumluluk yapılınca bazı kaynakların sınırlı olduğunu çocuk bile olsan anlıyorsun. anlamasan da aile sana hissettirmek zorunda ki durup durup olmayacak şeyler isteme.
0
orpheus
(20.03.26)
çevremize göre ortada bir yerde olduğumuzu anlamıştım. bizden kötüsü de iyisi de vardı.

meğer daha ne zenginlikler, ne fakirlikler varmış. bunu lise 1'de instagram'ın hayatımıza girmesiyle fark etmeye başlamıştım.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
Annem babam öğretmendi, iki kardeştik, ailelerinden gelen ev, destek vs olmadığı için iyi durumda değildik ama babamın aşırı tutumlu olması nedeniyle çocukken bizi aşırı fakir sanırdım. Düşük gelirli ailelerin oturduğu mahallelerde oturduğumuz için üzerinde düzgün kıyafet bile olmayan çocukları görünce kendimi şanslı görüyordum, Llkokul sonrası Anadolu Lisesini kazanınca ve orada varlıklı çocuklarla tanışınca ve daha ilginci bizim gibi anne babası öğretmen olanları görünce bizim biraz gereksiz fakirlik yaşadğımızı anladım. Çok sevmeme rağmen eve muz alınmazdı, abur cubur gibi şeyler bizim için aşırı lükstü, kıyafetlerimiz, ayakkabılarımız kolay kolay yenilenmezdi. Bunları alamayacak kadar fakir olmadığımızı sonradan anladım.
+3
creepy
(20.03.26)
Kenar mahallede oturup daha elit semtte okula gittigim icin 7 yasindan itibaren gayet barizdi dusuk gelirli oldugumuz.
0
hot potato
(20.03.26)
Orta okul liseye kadar normaliz sanıyordum sonra etiler dışındaki hayatı az buçuk görünce orta üstü olduğumuzu idrak etmiştim. Ben herkesin evinde para sayma makinesi var sanıyordum mesela tost makinesi, televizyon gibi.
-1
ruhen hastayim ben
(20.03.26)
Oldukca fakirdik. Babam hapisteydi ve yogurt, salatalik, su karisimina ( cacik diye isimlendirildigni bile sonradan ogrendim) ekmek dograyip yerdik. Bazi aksamlar o bile olmaz ac yatardik. Kara lastik disinda ayakkabim olmadi. Hic parka gitmedim, salincakta sallanmadim, kaydiraktan kaymadim. Yoklugu biliyorduk ama kendimi fakir hissettigimi hatirlamiyorum cunku dogunun en kucuk sehirlerinden birinde sosyoekonomik acidan oldukca dusuk koy gibi bi mahallede buyudum. Bir kalemi iki kardes ortaklasa kullaniyorduk. Ben sabahciydim, ablam oglenci. Bir gunde bir tek adet 0.7 ucu bitirdigim icin ablamdan firca yedigimi hatirlarim. Ilkokul ogretmenim Zubeyde Hanim. Trabzon'lu. Allah ondan razi olsun. Universite sinavinda ilk ikibine girdiysem en cok onun sayesinde. Anadolu lisesi sinavlarina beni sokup calismam icin bi test kitabi vermisti. Ilk spor ayakkabimi Anadolu lisesine basladigim zaman almistim. Bembeyaz bir spor ayakkabi. Ilk gun sira olup iceri girerken mudur yardimcisi beni kenara ayirmisti. Spor ayakkabi yasak, kundura giymen lazim demisti. Nasil yasak olabilir! Ben giymeye kiyamiyordum, yasak olmasini anlayamamistim bir turlu. Fakirligin buz gibi elini yuzumde bir tokat gibi sanirim o zaman hissettim. Neyse.
+6
krmzbvl
(21.03.26)
Zengin olduğumuzu bilmiyordum. Tüm ilk ve ortaöğretim hayatım boyunca, sadece "maddi durumumuz ortalamanın az üstünde" zannediyordum. Sebebi, anne ve babamın tüm hayatları boyunca lüksten uzak yaşamalarıydı. Okulda kırtasiye, giyim, aksesuar, oyuncak vb. şeylerde hep sınıf ortalamasının altında oldum. Yaşadığımız şehrin en zengin beş ailesinden biriymişiz o dönem...

Artısı, şımarık olmamam oldu ama üniversite ve genç yetişkinlik yıllarım hep içimde kalan çocukluk uktelerini gerçekleştirmekle geçti...

İlk uçurtmamı 39 yaşımda uçurdum. Halen bisiklet kullanmayı bilmiyorum.
+2
yadigar
(21.03.26)
(4)

Dikkat dağınıklığı olup bunu aşan var mı?

ekimoloji
İki işi aynı anda yapmaya çok alıştım mesela boş boş oyun oynamak zaman israfı geldiği için bir şeyler izlerken bir yandan da oyun oynuyorum. Tabi bunlar kafa yoracak oyunlar değil. Çok fazla reel kaydıran biri değilim arkadaşlarım video atarsa ordan biraz bakıyorum sadece ancak alışkanlıktan telefo
İki işi aynı anda yapmaya çok alıştım mesela boş boş oyun oynamak zaman israfı geldiği için bir şeyler izlerken bir yandan da oyun oynuyorum. Tabi bunlar kafa yoracak oyunlar değil. Çok fazla reel kaydıran biri değilim arkadaşlarım video atarsa ordan biraz bakıyorum sadece ancak alışkanlıktan telefon hep elimde. Bunlar sebep olmuş olabilir. Dikkat dağınıklığımı soru çözene kadar farketmemiştim ama bilgi eksikliğinden ziyade gözden kaçırdığım için yanlış yaptığımı farkettim.
Toparlanmak için ne yapmalı?
0
ekimoloji
(09.03.26)
Her türlü oyunu hayatından kesinlikle çıkarmak.
Sosyal medya hesaplarının tamamını kapamak.
WhatsApp'ı sadece haberleşme için kullanmak. Gruplardan çıkmak.
Saatli ya da hedefli programlar yapmak ve uymak. (saat 3 e kadar kitap okuyacağım ya da şu bölümü bitirmeden kalkmayacağım. gibi)

Bunu yaşam tarzı haline getirmek işe yarıyor. En azından bende yaradı.
0
Mirket
(09.03.26)
düzenli uyku, özellikle erken yatmak ve erken kalkmak. haftada en az 3 defa orta yoğunluklu spor, magnezyum, demir, çinko, b12 gibi yorgunlukla ilişkili vitamin mineral kontrolü, çöp gıdalardan ve işlenmiş şekerden, alkolden uzak durmak.
son olarak sıkılmayı tecrübe etmen lazım. yani ertelediğin bir iş var onun yerine oyun+video gibi geçiştirceğine koltukta boş otur duvara bak o sıkılma hissini de yaşaman lazım.
+1
orpheus
(09.03.26)
benden önce yazılan her şey + dopamin detoksu ve mindfulness egzersizleri
+1
mezzosprite
(09.03.26)
bugünkü debe entry'sini de öneririm.
eksisozluk.com
+1
lazpalle
(09.03.26)
(9)

İlgi göstermek

arbre
İlgilendiğiniz kişiye flörtü, sevgilisi olduğunu öğrenmenize rağmen ilgi göstermeye devam eder misiniz? Doğru olanı sormuyorum. Bence birçok insanın yeni sevgililerini bu kişiler arasından bulduğunu düşünüyorum.
İlgilendiğiniz kişiye flörtü, sevgilisi olduğunu öğrenmenize rağmen ilgi göstermeye devam eder misiniz? Doğru olanı sormuyorum. Bence birçok insanın yeni sevgililerini bu kişiler arasından bulduğunu düşünüyorum.
-13
arbre
(09.03.26)
Sevgilisi olan kişiye yazacak kadar aşağılık değilim.
+7
Kahvedesu
(09.03.26)
garanti süresi oluyor. o bitince yazmaya başlıyoruz.
bu normal görülebilir mi? sevgilimiz varken de normal karşılayabilecek miyiz? cevap: hayır.
+2
lazpalle
(09.03.26)
Kahvedesu, olayları bilmesem inanacağım. :D
-6
🌸arbre
(09.03.26)
Etmem, birçok nedeni var. Etmeyecek olmamın en pragmatik sebebi henüz sağlam bir duygusal bağım olmayan yabancı biri için böyle bir uğraşa girmek çok gereksiz drama ortamı oluşturur zaten. Karman çorman bir iş. Uğraşmaya değmez.

En duygusal sebep de eğer bu kişi bana olumlu yaklaşırsa bunun kendisi güven kırıcı bir şey zaten. Yarın bana da yapar.

Mantık açısından da dışardan biri için, sırf hoşlandım diye böylesine risk alan biri çok da stabil bir karaktere sahip olmasa gerek. Tam Müge Anlı'daki, o her işini kördüğüm etmiş tipte birilerinin yapacağı işler.

Neresinden tutsam elde kalıyor.
+2
akhenaten
(09.03.26)
Daha geçenlerde bu konuyu bir arkadaşımla konuştuk. İlişkisi olan insanı otomatik olarak seçenekler dahilinde görmem ben. Haliyle de ilgi falan göstermem. Herkes için bu böyle zannediyordum ama değilmiş.
Baya baya hayvan gibi başkasıyla birlikte olan insanlara yürüyenler varmış etrafımızda.
İnsan değilsiniz.
+4
cay koy geliyorum
(09.03.26)
doğru bulmuyorum. kimse bulmamalı. asla yapmam.
+1
art cat chocolate
(09.03.26)
ilişkisi olan, boşanma aşamasında olan, nişanlı/sözlü vb. olan hiç kimseye ilgi göstermem zira bunlar benim için "aday adayı adayı" dahi olamazlar.
+2
Phoebe
(09.03.26)
Değil eşi, sevgilisi kafasında birisi olan birisine bile ilgi duymamak gerek.
+1
rakicandir
(09.03.26)
Yavrum biz ırz düşmanı mıyız?
+1
kullaniciadimvar
(09.03.26)
(4)

Telefon hat kablosu nereden bulunur

grimavi
internetten sipariş verme şansım yok, bu kabloyu elektrikçiler de satıyor mu ?https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcR3t29-XFSEEcftMat_E70L3uY2VWQmmFtD7w&usqp=CAU
internetten sipariş verme şansım yok, bu kabloyu elektrikçiler de satıyor mu ?
encrypted-tbn0.gstatic.com
0
grimavi
(09.03.26)
satar
0
jelly bear
(09.03.26)
tabii ki satar.
0
co2s2
(09.03.26)
elektronikçiler de satar. iki tarafında da soket olacak mı? bazısı bir tarafı soket diğer tarafı yarım ay pabuç şeklinde de olabiliyor. tam ihtiyacınıza göre alın. köken kablo alacağım deyin işten anladığınızı bilsinler. :D
+2
lazpalle
(09.03.26)
iki tarafı da aynı olacak
encrypted-tbn0.gstatic.com

Şu adaptör ile kabloyu uzatıp modemin evdeki yerini değiştirmek için
+1
🌸grimavi
(09.03.26)
(10)

Büyüklerin yanında çocuk sevmemek

michael_knight
Böyle bir âdet varmış, ben hiç rastlamadım sadece okudum. Ama mantığını anlamadım, sebebi nedir?Çok saçma da olsa, katılmasam da âdetlerin sebebini anlarım genelde.
Böyle bir âdet varmış, ben hiç rastlamadım sadece okudum.
Ama mantığını anlamadım, sebebi nedir?

Çok saçma da olsa, katılmasam da âdetlerin sebebini anlarım genelde.
0
michael_knight
(07.03.26)
Kafkas halklarının adetidir. Aşırı ayıptır.
Adet kanıma işlemiş olsa gerek, yılışık bir davranış gibi gelir bana.
+1
Mirket
(07.03.26)
Erzurumluyuz bizde de varmış hatta ayıp karşılanıyormuş, gelenek anneannelerimiz dedelerimizle bitti. Neyse ki onların çocukları çocuklarını torunlarını gayet de seviyor. Bunun gibi çook mantıksız adet var, erkek çocuk dahi olsa gelince kocaman kadınlar ayağı kalkarmış falan…
+1
ekimoloji
(07.03.26)
anadan babadan 600 kusaktir cerkesim. ailemde konusulan birinci dil de cerkesce ve cecencedir. bizde bu adetin oldugu dogrudur ama ne cekirdek ne büyük ailemizde uygulanir. bizde cocuga kiymet verilir ve herkesin yaninda sevilir. hayatimda duydugum en aptal adetlerdendir bu.

ayni cerkeslerde baba ile dogrudan konusmamak, damat evdeyken evin babasinin evde bulunmamasi, babanin cocugu tasimamasi, gelinin kayinpederle dogrudan konusmamasi, kadinlarin ve yasi kücük erkeklerin evde erkekler otururken onlarla oturmamasi gibi adetler de var. xabze'yi noktasi noktasina uygulamiyorsaniz bunu normallestirmeyin.
agzi süt kokan yavruyu sevmemeyi normallestirip orada durmanizi saglayan sey nedir? mesela neden bir annenin yavrusunu sevememesi normal ama digerleri degil?
bana kalirsa hicbiri normal degil.
arkadasim babasiyla enseye saplak takiliyor, dedesinin yaninda ayaklarini uzatip oturuyor, sonra ogluna diyor ki bizde cocuk aile büyükleri yaninda sevilmez, git annenin yanina ben dedenle oturuyorum. hahahasktr. kendi konforunu etkileyen seyler xabze'de yazmiyor galiba?
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.03.26)
Bizim de 2 kusak oncesi varmis bu örf. Herkeste ayni saniyodum 🤔

Hep cocugun yapim sureci kaynakli diye dusunmustum :) hamilelikten utanmak gibi bisi
0
üğpoıuy
(07.03.26)
Ama arkadaşlar ben sebebini, mantığını soruyorum.
Yani mesela baba ile direkt konuşmamanın sebebi bir tartışma çıkmasını önlemektir, gelinin kayınpederle konuşmaması işte cinselli laf/düşünce olmasın diyedir vs.

Peki çocuk sevmemek?
-1
🌸michael_knight
(07.03.26)
Cocuk severken hanimis de hanimis oyyy falan gibi gevşek hareketler yapildigindan olabilir :)
0
Purple life
(07.03.26)
Genel olarak ataerkil aile yapısında ciddiyet esastır. Çocuk sevmek, onunla oynamak falan zaten görece yeni şeyler. Çocuk dediğin eski zamanda bir düzine yapılan (Ki burada da irade zaten kısıtlı), bir kısmı verimli olacak yaşa gelmeden ölen, o zamana kadar da kaynak tüketen bir varlık onlara göre.
Zamanının önemli bir kısmını ağır iş yaparak geçiren, hayatını sürekli kontrol edemediği şeylerden (Kuraklık, toprağın verimsizliği, hayvan sürüsüne dadanacak bir hastalık, ağanın canının sıkılması) korkarak yaşayan insanların da çocukla oynamaması ya da oynanmasını hoş karşılamaması normal herhalde.
+2
salihdt
(07.03.26)
Sebebini sorduğumda kimse mantıklı bir şey söylemiyordu, sadece agucuk gugucuk sevmek de değil. Köyde bilmem kaç sene önceden bi adam çocuklarını kucağına alıyormuş diye söyleyip söyleyip gülerek dalga bile geçmişler. Kuzenim (erkek) çocuğunu sık kucağına alıyor diye anneannem daha yeni “x gibi çocuğunu kucağından indirmiyor” demişti :d
Evde iş yapan kocam hakkında da ergen kız diye dalga geçmiş, yaşlılar ve saçma sapan düşünceleri işte mantıklı sebebi olduğunu düşünmüyorum.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Eskiden birisi araştırırken yaşlı birine sormuş. Tarihte yokken neden şimdi var diye sormuş.
Aldığı cevaba göre büyük savaştan sonra çok fazla dul ve yetim çocuk ayrıca çocuğu ölenler kalmış ve başka ailelerin yanına yerleşmiş. Onlar incinmesin diye eşi ,çocuğu olanlar daha dikkatli davranmış.
+1
hebanon
(08.03.26)
altta yatan mesaj şu. adam oldun da bizim yanımızda büyüklük mü taslıyorsun. yani ailenin en büyüğü varken ortamda baba rolüne giremezsin. babam bunu bana yapmadı ama dedemin yanında durumları böyleydi. çepni kökenli giresunlıuyum.
+1
lazpalle
(08.03.26)
(19)

bu kadin cekici mi?

Purple life
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.https://www.instagram.com/topiaspammy/
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?
cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.

www.instagram.com
-1
Purple life
(06.03.26)
Hayalim. 10/10.

32E
-6
arbre
(06.03.26)
hayır 5/10
53e
0
lazpalle
(06.03.26)
@arbre, wow
0
🌸Purple life
(06.03.26)
3/10

40e
0
antihero
(06.03.26)
1/10 çekici değil hatta itici.
45E
+3
orpheus
(06.03.26)
35 E , yüzü güzel ama fazla cüsseli. Bu haliyle 3/10
0
loch ness
(06.03.26)
Güzel değil, çekici değil. He karakteri, muhabbeti on numaradır bilemem, bi' şey diyemem.

3/10

48 E
0
kumandanim
(06.03.26)
Beğendim. Çekici. 6.5
0
benaslindayohum
(06.03.26)
Linki açmadan yorumlara bakınca ,bunlarda her gün adrianaya yapıştırıyorlar sanki dedim içimden linki açınca direk sövdüm.bir bile çok direk sıfır.allah insanı yoklukla sınamasın ama asla bak asla.

Arbre,abi ne yap et enerjini biryerlere yönlendir.duyuruca bişiler toplayalım seni taylanda falan gönderelim.buna kaldıran bizede kaldırır.
+9
duptıs
(06.03.26)
Arbre aşık olduğun kız bu hayalindeki kıza benziyorsa geçmiş olsun panpa

0/10
k
0
Hallegadola
(06.03.26)
duptıs, hahaha abi devlet gibi kadın dediğin budur, kadınlara fit vücuda sahip olmayı pompaladılar ama her kadın buna uymak zorunda değil. Her erkek de fit kadın beğenmek zorunda değil. :)
-1
arbre
(06.03.26)
Hallegadola, kanka benim aşık olduğum kız 45 50 kilo falan, zayıfın yeri ayrı, kilolunun yeri ayrı, benim gönlüm geniş biraz
-2
arbre
(06.03.26)
Yüzü güzel ama bir bütün olarak no. Kafası shop gibi duruyor hatta.
34 K
0
ekimoloji
(06.03.26)
Size cekici mi bilmem ama eglenceli birisi gibi duruyor:p
0
acelaacedebela
(06.03.26)
tipik obez amerikali. sifir verdim.
43e
0
cooperr
(06.03.26)
bununla bir şey yaşasan hissedemezsin. air bag gibi. yağ yığını. 1/10

38 e
0
archmeister8
(06.03.26)
Hayır hayır hayır, binlerce kez hayır diyorum.
1/10
34 e
0
cay koy geliyorum
(06.03.26)
0/10

10 tane olsa, dm kutum, 1 tanesinden yazmam

32, e ama 48,e olsaydım da fikrim değişmezdi.
0
baldan kaymak
(06.03.26)
yani bilemedim. benim tipim değil ama çirkin bir insan da değil.

5/10

39e
0
gurur
(07.03.26)
(18)

Otobüsle mi arabayla mı giderdiniz?

dedeminhirkasi
İşe giderken;Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
İşe giderken;
Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.
Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
0
dedeminhirkasi
(06.03.26)
Bu şartlar altında araba Çünkü otobüsün sıkıntısı günlük 150 liradan daha fazla benim için
+1
kisa
(06.03.26)
Bu şartlarda toplu taşımayı tercih etmek için gerçekten farklı ve görülmemiş bir cimri olmak gerekir.
+14
kizil karga
(06.03.26)
araba kullanmak eziyet olmayacaksa (yoğun trafik, kaza yptıracak motosikletler vs.) kıyas kabul etmez, direkt araba. bu senaryoda zaten araba günde en az yarım saat (hatta belki 1 saat) zaman kazandıracak demek. yaptığınız işle saatlik kazancınız 300 tl üzerindeyse (ki arabanız varsa böyle bir geliriniz vardır) toplu taşıma kullanmanın hiç anlamı kalmıyor.
+2
shadowfollower
(06.03.26)
çalıştığım zamanlarda toplu taşıma ile bir tık erken gidiyordum ama o eziyeti 100 kişinin içinde çekmektense bireysel olarak kıçımın üstünde çekmeyi tercih ediyordum.
+2
lazpalle
(06.03.26)
3er aktarma dediğiniz, toplam 4 vasıta mı?

işin içinde evden ilk durağa ya da son duraktan işe yürüme var mı?

arabayla ya da otobüsle toplam süre ne kadar? 150 lira yakacağınıza göre 35-40 dk gidiyor olmanız lazım.

otobüsler sıkışık mı?

arabayla trafik nasıl?
0
co2s2
(06.03.26)
Aktarmalar metro mu otobüs mü vapur mu metrobüs mü? İlk kullanılacak toplu taşımaya uzaklık yürüyeerek ne kadar ?
0
kumandanim
(06.03.26)
Otobüs-metro-otobüs şeklinde
Toplu taşımaya yürüme mesafesi yok. Evin önünde bin iş yerinin de önünde in gibi dusunun
0
🌸dedeminhirkasi
(06.03.26)
bu şartlarda otobüs kullanmam için otobüsün 30 dk arabanın 1.5 saat sürmesi gerekir.
işe gidene kadar yorulursun toplu taşımayla
0
jelly bear
(06.03.26)
Ben araba yerine çoğu zaman toplu taşıma tercih ediyorum. Trafik park yeri ayrı problem, üstüne Türkiye’de araba kullanmıyorum. Kaynak yapmaya çalışan biri olunca savaş veriyorum, araya girmesin diye önümdeki aracın dibine giriyorum, şeridin tam kenarından gitmeye çalışıyorum. Her yolculukta kaynak yapan 2-3 kişi oluyor. Çileden çıkarıyor beni.

Yayaya yol veriyorum arkadaki bana korna basıp baskı yapıyor. Sağıma geçip sollamaya çalışıyor. O sırada yayanın geçişine engel oluyor, boş yere daha çok bekliyorum.

O yüzden Türkiye’de zorunda kalmadıkça araba kullanmam. Sakin sakin müziğimi açıp yoluma bakarken bu örnekler yüzünden sinirlerim çıkıyor, müziği dinleyecek halim kalmıyor.

Eğer gideceğim yolda bu tarz problem yoksa ve park yerim garantiyse kesinlikle araba. Yoksa asla uğraşmam.
0
substituent
(06.03.26)
Bu şartlarda otobüsü tercih etmek için tutkulu bir şekilde otobüs fantezim olması gerekir.
+1
kaptan maydanoz
(06.03.26)
park yeri problemi yoksa her türlü araba.
0
co2s2
(06.03.26)
araba.
Hatta daha iyisi de var, motor. sağanak yağmurlu olmadıkça yaz & kış ne kadar soğuk & sıcak olursa olsun, işe motorla gidip geliyorum. dehşet bir rahatlık.
arabaya bindiğim an trafikte kafayı yiyorum.
0
MtKrt
(06.03.26)
bastan sona ayni toplu tasima araci ile gidilmiyorsa, durakla ev veya ofis arasinda mesafe varsa 150 tl konusu bile edilmeyecek harcanmasi sart bir meblagdir. 3
0
warrior princess
(06.03.26)
Araba.

Ama aylık geliriniz de o kararı vermek için önemli.
Ali Koç veya benim için bu soruyu sorduğunuzda cevap farklı çıkabilir.

Sadece yakıt değil arabanın eskimesi, kaza yapma riski, arıza yapma riski, trafikte yaşayacağınız stres, trafik cezası yeme riski, trafik kavgasına karışma ihtimali ve “geçerken beni de bırak”, “arabayla gelmişken çıkışta şuraya gidip para harcayayım” gibi en başta akla gelmeyen masrafları da hesaba katın.
-1
michael_knight
(06.03.26)
maaşa göre konuşmak gerekmez mi? 40bin kazanıyorsan 6000 tl yakıta verilmez mesela.

@co2s

git gel 150*2 olarak hesaplamışım.
-1
elorelia
(06.03.26)
araba.

itibardan tasarruf olmaz.
0
mikahakkinen
(06.03.26)
@elorelia: 6000 olmaz ki, günlük 150 liradan ayda 3000 lira olur.
+1
co2s2
(06.03.26)
Madem ortak dil kullanılıyor;
Bu şartlar altında otobüsü tercih etmem için otobüsün şoförü olmam lazım.

Arabanın masrafı maddi olarak ciddi etkilemeyecekse, araba. Toplu taşımanın derdi bitmez. 3 vesait kolay bir şey değil. İn onu bekle, bin bunu bekle derken uyanık olduğun saatleri yola vermeye gerek yok.
0
lazor
(07.03.26)
(4)

Kombi sadece ilk peteğe ısı veriyor

adivar
Kiracı olarak yeni taşındığım eve doğalgaz aboneliği yaptım. Kombi yaz modunda açıktı sıcak su filan sorun yok. Kış moduna açtım sadece ilk petek ısındı, diğerlerine gram sıcaklık gelmiyor. Basıncı 1.5-2 arası yaptım, sıcaklığı yükselttim yok. Ev sahibi de yurt dışında ve çok zor ulaşılabilen bir ti
Kiracı olarak yeni taşındığım eve doğalgaz aboneliği yaptım. Kombi yaz modunda açıktı sıcak su filan sorun yok.
Kış moduna açtım sadece ilk petek ısındı, diğerlerine gram sıcaklık gelmiyor.
Basıncı 1.5-2 arası yaptım, sıcaklığı yükselttim yok.
Ev sahibi de yurt dışında ve çok zor ulaşılabilen bir tip.
Benzer problem yaşayan var mı, sorun ne olabilir?
Not:peteklerde hava yok.
0
adivar
(04.03.26)
Hirdavatcidan 15-20 kagada al peteklerin havasını al. Youtubda videoları vaf

www.akakce.com
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.03.26)
www.youtube.com
bunu da deneyin.
0
lazpalle
(04.03.26)
Filtre temizliği +1
Ilk.oetegi kapatırsan ikincisi ısınıyor mu?
devir daim motoru arızalı olabilir
0
kisa
(04.03.26)
Petekleri ana vana’dan kapatmış olabilirler. Genelde mutfakta falan olur böyle sıcak ve soğuk su borularının geçtiği bir unite. Oraya bak yani. Bir de havalarına almayı dene.
0
jackyr
(05.03.26)
(4)

Döviz büroları haftasonu açık mı?

egerbiryolcu
Cumartesi günü açik oluyor mu dolar almam gerekiyor. Merkeze uzaktayım. Emin olmak istedim.Teşekkürler arkadaşlar riske atmayıp bugün gidip aldım. Düğün takısı içindi.
Cumartesi günü açik oluyor mu dolar almam gerekiyor. Merkeze uzaktayım. Emin olmak istedim.

Teşekkürler arkadaşlar riske atmayıp bugün gidip aldım. Düğün takısı içindi.
0
egerbiryolcu
(06.02.26)
cumartesi açık olanlar var. gideceğiniz büroyu arayın sorun google map'ten adresini ve telefonunu bulup.
0
elektr10
(06.02.26)
son çare kuyumcular. tabi o gün makaslar biraz aleyhinize olacaktır.
0
lazpalle
(06.02.26)
cumartesi almak zorunda iseniz kurları iyi kontrol edin makası çok açarlar. yüklü miktar ise bence almayın.
0
gercekdunya
(06.02.26)
hafta sonuna bırakmayın, üzerinizi başınızı yırtarlar üstadım. veya gitmeden önce bugün arayın, para transferinizi yapıp ayırtın. yarın da gidip alırsınız.
0
galahad reloaded
(06.02.26)
(4)

22 ayar işçiliksiz Ajda bilezik

AWD
Ben bunun fiyatını takip ederken 22 ayar bileziğin fiyatını mı takip edeceğim,22 ayar gram fiyatını mı?
Ben bunun fiyatını takip ederken 22 ayar bileziğin fiyatını mı takip edeceğim,
22 ayar gram fiyatını mı?
0
AWD
(03.02.26)
çok bilgili değilim fakat altın fiyatları listelenirken zaten 22 ayar gram fiyatı diye listelenmiyor. direkt 22 ayar bilezik diye listeleniyor.
uzun lafın kısası aldığınız ajda bileziğin gram cinsinden ağırlığıx22 ayar bilezik fiyatı sizin aradığınız meblağ.
0
lazpalle
(03.02.26)
spirit crusher
(03.02.26)
Hocam küçük külçe şeklinde gram altın alıyorsunuz ya ona bile işçilik var. Rica ediyorum işçiliksiz bilezik lafına inanmayın.

Ajda bileziğin fiyatını anlık olarak takip edebileceğiniz bi' yer yok zira işçiliği her yerde aynı değil, çok yakın fiyat verirler ama standart fiyat diye bişey yoktur.

Tekrar ediyorum işçiliksiz altın diye bi' şey yoktur.
+1
kumandanim
(03.02.26)
" ben emeğimin bedelini alış satış fiyatları arasındaki makastan karşılarım, ayrıca da bir ücret talep etmem, alış satış makasını da şişirmem diyorsa, "

hocam adam alış satış fiyatlatı arasındaki makası açmadan, şişirmeden yaptığı işçilik masrafını ve karını karşılayamaz, bu imkansız.
+1
kumandanim
(04.02.26)
(13)

Kaç yaşındasınız ve ne kadar daha yaşarsınız? Niçün?

gabe h coud
Canım sıkılıooo demenin bir başka versiyonu.Ben başlayayım. 41 yaşında erkeğim. 90'ı görürüm diye düşünüyorum. 90'ı görürsem de 120'yi görürüm. (Sağlık sektöründeki gelişmeler nedeniyle)Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 81.3 (oha) erkeklerde 75.9Anneannem 95 yaşında merdiven çıkıyor, parkt
Canım sıkılıooo demenin bir başka versiyonu.

Ben başlayayım. 41 yaşında erkeğim. 90'ı görürüm diye düşünüyorum. 90'ı görürsem de 120'yi görürüm. (Sağlık sektöründeki gelişmeler nedeniyle)

Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 81.3 (oha) erkeklerde 75.9
Anneannem 95 yaşında merdiven çıkıyor, parkta günlük yürüyüş yapıyor.
Babaannem 90 küsür yaşında vefat etti.
Dedem de 95 yaşında vefat etmiş. Genel olarak uzun yaşıyoruz.
Hiç istisnasız her gün yürüyüş ve haftada 4-5 kere sağlam spor yapıyorum.
-9
gabe h coud
(03.02.26)
41 yas erkegim. 80'i gorurum diye umuyorum bir terslik olmazsa. bizim sulalede 90 ustu pek yok zaten. benim canli tanik oldugum en yasli babaannemdi, 86 yasinda oldu. ama saglikli ve varlikli olarak 100 yasina kadar en az yasayabilmek isterdim. haftada 2 spor yapmak, fazla yurumemek yeterince yardimci olmaz buna, biraz arttirmam lazim.
-1
lemmiwinks
(03.02.26)
34 yaşındayım. hem anneannem hem babaannem yaşıyor. hatta anneannemin babası 99 yaşında vefat etti.
uzun yaşarım gibi geliyor ama umarım sağlıklı yaşarım yoksa evladımın kendi ayakları üzerinde durduğunu (maddi manevi yalnız olmadığını) görebilecek kadar yaşasam yeter.
0
rayde
(03.02.26)
35 Yaşındayım, spor, yürüyüş vs yok. Yediklerime de pek dikkat etmem. Bi bu kadar daha yaşasam yeter, sonrası gerçekten zulüm oluyor. Başkasına muhtaç kalmak sıkıntı.
+1
ebeş
(03.02.26)
53 yaşındayım maksimum 65 görürüm gibime geliyor. o bile şüpheli.
0
lazpalle
(03.02.26)
sporu azalt çok yaşamak istiyorsan.
-2
kveldulv
(03.02.26)
38,5 erkek. bizimkiler çok yaşamıyor, anne tarafı da baba tarafı da öyle 55-60 sonrasını düşünemiyorum.
0
bartholomew87
(03.02.26)
34 yaşındayım fitim fazla kilom yok, alkol nadiren, sigara hiç kullanmadım. Spor maalesef yapmıyorum. Baba tarafı çok yaşamamış ama anne tarafımdan anneannem 86 yaşında hala yaşıyor dedem kendi isteğiyle vefat etti. 70-75 yaşına kadar yaşarım gibi geliyor.
0
ekimoloji
(03.02.26)
ben de 34 yasindayim.

kan basincim ve nabzim dusuk. 90 gorurum gibime geliyor. tabi kanser vs olursa onu bilemem ama genelde sulaledekiler 90 civarinda oluyor.

genelde yasla beraber dolasim sistemi cokuyor, kaldirmiyor. yuksek basinc tesisati yipratiyor. nabiz da kalbin cok calismasi demek. az cok atim miktari sabit kalbin o nedenle az atmasi daha iyi. sporcular genelde erken olur.
0
antikadimag
(03.02.26)
43e
genler curuk, 75 civari yaslilar mezara giriyor.
teknolojik gelismeler falan derken belki 80i zorlarim, ustune cikabilecegimi sanmam.
0
cooperr
(03.02.26)
28. sağlıklı olarak kaça gidersek yeterli. gönülden geçen 70-75 kafi.
0
biravekahve
(03.02.26)
28. 60 da kapatcam gozlerimi. Parayi 0 layip cikcam
-1
lapaz
(03.02.26)
40 yaşındayım. Ailemizde 60 yaşı gören yok . Umarım ben görürüm çünkü oğlum çok küçük.
0
suicides underground
(03.02.26)
34k. bizde 80i goren olmamis, 65-75 civari gitmis tum dede/nineler. su an 80i gecen bi tek halam var, o da demans baslangici. diger hala/dayilar filan gelemediler o yaslara.

ben nedense 80i gorurum gibime geliyor ama bi dayanagi yok. oyle aman aman saglikli da degilim, sporla fln da minimal iliskim. emeklilik, coluk cocuk vs planlarini 65te olecekmisim gibi yapiyorum, ustune ne gelirse kardir.
0
taurina
(04.02.26)
(5)

İstanbul - 2026 Site aidatınız?

Lethe
Özellikle peyzaj alanı geniş; güvenlik, fitness, havuz(lar) gibi imkan ve masrafları olan sitelerde yaşayanlara soruyorum (Avrupa konutları, Sinpaş, Kentplus, Ağaoğlu vb.), 2026'da aidatınız ne oldu?Evinizin büyüklüğünü de yazarsanız daha net olur, malum metrekareye göre aidatlar değişiyor. Ya da en
Özellikle peyzaj alanı geniş; güvenlik, fitness, havuz(lar) gibi imkan ve masrafları olan sitelerde yaşayanlara soruyorum (Avrupa konutları, Sinpaş, Kentplus, Ağaoğlu vb.), 2026'da aidatınız ne oldu?

Evinizin büyüklüğünü de yazarsanız daha net olur, malum metrekareye göre aidatlar değişiyor. Ya da en azından 2+1, 3+1 diye belirtirseniz kabaca fikrimiz olur.

Bizde brüt 112, net 95 m2 konutlar: 9800 TL.
0
Lethe
(31.01.26)
2+1

güvenlik,açık otopark günde 2 çöp toplama

2500
0
biravekahve
(31.01.26)
32 bin tl. 3+1. Acarkent
0
gabe h coud
(31.01.26)
benim değil ama mesa çengelköy 110(diyolar)m2 2+1 için 28bin tele.

benim 3+1 150m2 için, akşamları çöp toplanır haftada 2 genel temizlik 300 tele. dümdüz apartman.
0
klassno
(01.02.26)
beylikdüzü 3+1, 155m2
oldukça büyük bir yeşil alan yüzme havuzu hariç çoğu imkan mevcut. kapalı otopark, akşamları çöplerin toplanması vs. 3500tl
0
lazpalle
(01.02.26)
Beylikdüzü 3+1 110m2
Acik havuz, spor salonu var, yeşil alan yok tek bloklu apartman/site
2250 tlydi gecen sene, henuz zam yapmadi ocakta da 2250 ödedim
0
matilda
(01.02.26)
(12)

Pardon mu dersiniz afedersiniz mi?

Kahvedesu
Birine yol soracaksınız diyelim ya da konuşulanı anlamadınız, hangisini kullanırdınız?
Birine yol soracaksınız diyelim ya da konuşulanı anlamadınız, hangisini kullanırdınız?
0
Kahvedesu
(27.01.26)
Pardonu
0
pembediken
(27.01.26)
Genelde pardon, geleneksel olmak istiyorum bazen, o zaman afedersiniz.
0
mbond
(27.01.26)
Lisede tarih hocam anlatıyordu; eskiden Paris’te tuvalet olmadığı için tuvaletlerini bi kaba yapıp pencereden aşağı atarlarmış. Atarlarken de pardonnn diye bağırırlarmış.

Doğru mu bilmiyorum ama yürüyen merdivende solda duran, metroda inmemeye çalışırken binmeye çalışanlarla pardon derim. Ya da bu tip davranışda bulunanlara.

Yol vs soracaksam, ya da tekrar etmesini isteyeceksem: afedersiniz.
+1
substituent
(27.01.26)
bulunduğun lokasyona,ortama göre hitabet degisiyor.
+1
designer
(28.01.26)
birine yol soracaksam, dikilen adamın çekilmesini istiyorsam, arkasından sesleneceksem "pardon".

yolda yürürken yandan geçen adamı omuzlayıp hönkürdettiysem "aypardonçoközürdilerimpardon"
+1
kibritsuyu
(28.01.26)
Soru sorma ve yol isteme: afedersiniz
Anlamadım: efendim
Çarptım: özür dilerim
Yanlış anladım: çok pardon
0
yadigar
(28.01.26)
pardon derim. hem kısa hem de diğeri gibi af dilenmiyor durduk yere.
0
yetkili birine benzeyen abi
(28.01.26)
Pardon, yetkili birine benzeyen abi +1
0
(28.01.26)
pardonun manası da af dilemek içeriyor ama bizim dilde çok da böyle algılanmıyor. o yüzden pardon bir tık daha iyi gibi. bir de lafa "çok özür diliyorum" diye giriş yapanlar var. acayip rahatsız edici gelir.
-1
lazpalle
(28.01.26)
Daha kısa olduğu için pardon +1
0
peki madem
(28.01.26)
Afedersiniz’i kullanırım
0
love and trust
(28.01.26)
Pardon.
Daha kısa daha pratik.
Bir şey soracağım kişiye de pardon derim, yürürken çarpıştığım kişiye de, eşyasını düşürene de.
Her yerde kullanılabiliyor, mükemmel.
0
mutekebbir
(28.01.26)
(9)

Canınız sıkıldığında, depresif hissettiğinizde moralini düzeltmek için ne yapıyorsunuz?

lostinway91
Fikir verebilir misiniz? Bu ayın ilk on beş gününde moralim baya iyidi, ama son günlerde canım sıkılmaya başladı, depresif hissediyorum gibi.
Fikir verebilir misiniz? Bu ayın ilk on beş gününde moralim baya iyidi, ama son günlerde canım sıkılmaya başladı, depresif hissediyorum gibi.
0
lostinway91
(26.01.26)
günlük tadında yazı yazmak iyi geliyor bana. modern güzin ablamız yapay zeka da var şimdi. otur dertleş.
0
lazpalle
(26.01.26)
Müzik dinleyerek yürüyüş yapmak, bir yerde oturup kahve içip bir şeyler okumak ya da izlemek.
Mümkünse denizi gören yerlerde takılmak bana çok iyi gelir.
+1
mutekebbir
(26.01.26)
Avm seviyorum. Kıyafet alışverişi, yemek. Araban varsa çık gez, deniz kenarına git. Ağırlık çalış, yüz, doğa yürüyüşü yap. Sinemaya, konsere git.
-4
arbre
(26.01.26)
Sevdiğim yemekleri yiyebileceğim mekanlara gitmek için bütçe ayırıyorum, o yemeği yiyorum, üstüne bir de güzel tatlı yiyorum. Sonra eve gidip uyuyorum. Çünkü bu yemek mekanına doğru yöneldiğim andan uyuduğum ana kadar kafamın için turgor basıncıyla aşırı derecede şişmiş oluyor, çatlamadan uykuya geçmem gerekiyor. Uyumazsam ev halkı benden çekiyor. Çekmezlerse ben kendimden çekiyorum. Kalp hastalığı vertigo fibromiyalji vs oluyor.
+1
muhayyer divan
(26.01.26)
bol bol kültür sanat etkinliği, ilk 15-20 dakika odaklanmakta zorlanıyorum ama sonra keyif alma aşamasına geçiyorum, eve resetlenip dönüyorum. tabi ki canımı sıkan her ne ise o sekme açık kalmaya devam ediyor ama en azından masaüstünde aşağıya çekmiş oluyorum ve daha öncelikli konulara alan açabilmiş oluyorum.
0
Phoebe
(26.01.26)
dışarı çıkıp içiyorum ben.
leş metal barları, konserler, partiler.
insan içine karışmak dertlerimi unutturuyor.
+1
rain when i die
(26.01.26)
Uzun koşu, huzur doluyorum bitirdiğimde.
0
kumandanim
(26.01.26)
Uzun zamandan beri görüşmediğim tercihen il dışındaki arkadaşlarımı arıyorum. Genel olarak hallerini hatırlarını soruyorum, hayatlarındaki gelişmelerden haberdar oluyorum. Üst üste 3-4 kişiyi aradıktan sonra toparlıyorum
+1
ebeş
(26.01.26)
Yürüyorum.
+1
Amaranta ursula
(26.01.26)
(6)

ATM nakit çekme limiti ne kadar

egerbiryolcu
İnternetten baktım garanti bankasında daha az bir miktar yazıyordu ama 25 bin cekebildim ücret aldı mı onu hatırlamıyorum Yapı kredi ve iş bankasında limit ne kadar en fazla?
İnternetten baktım garanti bankasında daha az bir miktar yazıyordu ama 25 bin cekebildim ücret aldı mı onu hatırlamıyorum
Yapı kredi ve iş bankasında limit ne kadar en fazla?
0
egerbiryolcu
(22.01.26)
İş bankası 15.000
0
etna
(22.01.26)
İş bankası 20.000

daha salı günü 20.000 çektim.
0
put it in your appropriate place
(22.01.26)
kartlı işlem ve qr kodlu işlem limitleri ayrı oluyor.
ikisini kullanarak daha yüksek miktar çekilebilir.
0
my fault
(22.01.26)
kartla 20 ilaveten qr ile de 15 toplamda 35'e izin veriyor garanti.
yetmediği durumlarda enpara'ya atıyorum. onun da günlük 50 limiti var.
0
lazpalle
(22.01.26)
ben iş'ten de garanti'den de 30bin lira çekebiliyorum
0
co2s2
(23.01.26)
banka icindeki atmden fazla cekebiliyorsun,
akbank gibi.
0
designer
(23.01.26)
(14)

Türkçeyi Doğru Kullanmayanları Uyarıyor musunuz?

elektr10
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir şey demiyor musunuz?

seneler önce bir kız vardı mesela hoşlandığım. bu tip yanlışlar yaptığı için acayip soğumuştum. bir de açık "e" ile konuşanlar var mesela...

Bu arada ben hiçbir uyarıda bulunmuyorum itici görünmemek için. sizde durum nedir merak ettim.
0
elektr10
(21.01.26)
ben bööööreğe tahammül edemeyip düzeltiyorum ya.
0
antihero
(21.01.26)
sevdiğim biri ise düzeltirim sadece. değilse banane.
+2
denef
(21.01.26)
Sıradan vatandaşı değil ama kamuoyu önüne çıkmış ve ısrarla yanlış kullananları uyarırım.

-Özellikle 'umarsız' sözcüğü. Koca koca herifler ısrarla 'umursamaz' anlamında kullanıyor. Çaresiz anlamındadır halbuki.

-Hali hazırda çoğul olan sözcüklere -ler, -lar eki ekleyenler. Eşkiyalar gibi. Eşkiya, şaki sözcüğünün çoğul halidir zaten. Yaşar Kemal bile yaptı bu hatayı.

-Sol, seküler kesimden politikacıların laaaik diye uzatarak telaffuz etmesi uyuz ediyor.

Yöresel şive ve ağızlara bir şey demem. O düzeltilecek bir durum değil.
+3
yurtsuz john
(21.01.26)
Ben eşkıya, evlat gibi Arapça aslı çoğul olan fakat Türkçede artık tekil anlamıyla kullanıma sahip olan sözcüklerin bu tarz kullanımının hata olduğunu düşünmüyorum. Sözcüğün zaman içinde anlam genişlemesine ya da daralmasına, değişik anlamlara uğraması çok normal. Ayrıca Arapçada hiç kullanılmayan ama bizim ürettiğimiz yüzlerce sözcük var. O halde onları da kullanmamak gerekir. Ki bu sözcükler sözlüğe tekil anlamlarıyla da girecek kadar yaygınlaşmış sözcükler.
Börek gibi kullanımlar da ağız özelliğidir. Kendi memleketinizden çıkana kadar farkına bile varmazsınız bazen. Kulağımı tırmalar ama uyarmam.
Ben mümkün mertebe uyarmıyorum. Yakın sınıf arkadaşlarımı uyarırdım, bazı hocalar takıktı telaffuza. Ama hoca, siyasetçi, uzman, bilim insanı gibi kişilerin bu konuda dil ve telaffuz hassasiyetinin olması gerektiğini düşünüyorum.
+1
black holes in the sky
(21.01.26)
Şarja şarz derse soğurum ve hicbi fikrini ciddiye alamam. Eşkiyalar derse soğumam
0
üğpoıuy
(21.01.26)
kafaya takılacak o kadar sorun varken bence bu tarz küçük şeylere takılmak pasif agresif hareketler. özellikle o yanlışı yapıp rahatsız edici kullanmıyorsa uyarmaya gerek yok.
-2
mikahakkinen
(21.01.26)
Ana dilin doğru kullanımı sadece yanlış telaffuzları düzeltmekten geçmiyor. Birkaç alan var, biri anlamlar, biri yabancı kelimelere yer verilmesi, biri yabancı bir dilin yapısını kendi diline uygulamak, biri evet yanlış telaffuzlar, biri imlâlar, biri bağlam ile ifade uyumu... çok alan var.

Bugün iş yerimde bir temizlikçi, diğer 2 temizlikçiye şöyle seslendi:

"Ben her zaman buradayım, olveys!"

Hiç kimsenin umurunda olmadığını düşündüren bir tepkisizlik vardı. Sesimi çıkarmadım. Söyleseydim nefret edecekti hassasiyet göstermesi gerektiğinden. Ailede de ilk okulda da diğer eğitim birimlerinde de bu hassasiyet ve saygı olmadığı için bu çaba kişilere ayrı bir bilinç ve irade "yükü" oluyor. İnsana kendi ana dilini kendisine yük etti birilerinin uygulamaları...
0
muhayyer divan
(21.01.26)
Uyarmıyorum. Ben daha çok son zamanlarda ortaya çıkan abuk sabuk kullanımlardan rahatsız oluyorum. yapıyor olacağım, geliyor olacağım gibi mesela. Böyle bir şey yok, nerden çıktı bilmiyorum. Bir de "bir yerden" kalıbı var. "şöyle bir yerden söylüyorum, duygusal bir yerden anlatmıyorum" gibi.
+2
dfn4
(21.01.26)
Sohbete dahil değilsem uyarmıyorum. Dahilsem de doğrudan doğruya bu söylediğin yanlış demiyorum ama doğrusunu tekrarlı bir şekilde kendim kullanıyorum.

Tabii bu durum uyarının üslubuna da bağlı. Şahsen ben uyarılmaktan hoşlanan biriyim. Her insan hata yapabilir ancak hata yapmak, o kişinin konuyu yanlış bildiği anlamına da gelmiyor. Örneğin, yazım kurallarına normalde dikkat eden birisi o anlık bir hata yaptığında, bir başkasının uyarı adı altında aşağılayıcı yaklaşımı, takdir edersiniz ki diğerinin gözünde oldukça itici görünüyor. Sosyal medyada insanlar birinin hayatından gördükleri anlık bir kesiti o kişinin hayatının geneliymiş gibi yorumlama hatasına sıkça düşüyor.
+1
akhenaten
(21.01.26)
uyarmıyorum ama "yapıyor olacağız" "geliyor olacağız" tarzı kullanımlara sinir oluyorum. tek kelimeyle ifade edilecek bir durumu plaza diline uyarlamak sinir bozucu. yapacağız edeceğiz de geç öyle değil mi?

bir de tolerans yerine tolerasyon diyenlerin ağzına biber sürsek düzelir mi?
+2
exlibris
(21.01.26)
akhenaten gibi konusmada dogrusunu soylerim ama direkt duzeltmem.

yazida yanlis yazilan da ve ki ekleri zaten umutsuz vaka. ama yaygin yanlis bilinen seyleri duzeltebilirim. ornegin murdara mundar diyebiliyor cogu kisi.
0
antikadimag
(21.01.26)
çok yakınımsa evet. yalnız patronun tekabül yerine her seferinde tekamül demesi beni aşırı zorluyor.
0
lazpalle
(21.01.26)
çevremdeki herkes ama gramer nazi diyor. onun dışında yeni tanıştığım veya çok samimi olmadığım insanlara karışmıyorum. ha şöyle mesela yanlışını duyuyorum ve karışmıyorum dedim ya, konuşma sırası bana gelince doğrusunu söylüyorum belki anlar diye ama ı ıh olmuyor. bir kere diline yerleşti mi düzeltemiyorlar kolay kolay. 1 aydır falan sürekli emlakçıyla görüşme halindeyim mesela, o kapora dedikçe ben kaparo diye düzeltiyorum ama ı ıh alışmış bir kere.
0
neira
(21.01.26)
Kullana kullana dile yerleşip yazımı/anlamı evrimleşen/değişen kelimelerle kavga etmeyi yersiz buluyorum. Umarsız umursamaz değil evet ama toplumun %90'ı bu anlamda kullanıyorsa artık bu anlama geliyordur. Dil, konuşanlar arasında yapılmış bir sözleşmeden ibaret bir şey ve buna kutsallık yüklemek mantıksız. Türkçe konuşanların tamama yakını umarsız=umursamaz olarak kabul ediyorsa bu artık böyledir, kavga edemezsiniz.

Evrak, eşya, evlat, eşkiya gibi sözcükler Türkçede tekildir. Sözcüğün hangi dilden hangi gramer kuralıyla geldiği Türkçe konuşan bireyi ırgalamaz. Evraklar, eşyalar gayet doğru bir kullanımdır.

Şarj/şarz olayına takardım eskiden ama onu da saldım yani kim ne istiyorsa desin. Dil sadece iletişim kurmak için bir araç, bu amacı karşılıyorsa tamam diyip geçiyorum. Ama internette bazen ne yazdığı belli olmayan, dilbilgisi tamamen uçup gitmiş yorumlar oluyor, onlara kafayı takıyorum anlam belirsizliği olduğu için.

Bi de şu iki saat diksiyon dersi alıp, kendini Sezen Cumhur Önal sanıp "Türkçe yazıldığı gibi okunmaz, yapacağız yazılır yapıcaz okunur" diyen tiplere uyuz oluyorum. Türkçe yazıldığı gibi okunur, bir şeyin okunması ve telaffuzu farklı kavramlar. Telaffuz ederken de yapacağız demek de yapıcaaz demek de doğrudur, TRT'nin zamanında uydurduğu yapay bir Türkçe telaffuz kurallarını kutsal kitap gibi tek doğru konuşma şekli sananlar sinirlerimi hoplatıyor.

Samsun-Adana hattında büyüyüp açık e ile konuşan kişiler eskiden rahatsız ederdi ama ona da alıştım. Eskiden en çok onları düzeltirdim ve asla anlamıyorlardı açık ve kapalı e arasındaki farkı :D
0
nundu
(22.01.26)
(9)

Sizi güldüren ne oldu?

alice in potatoland
Bu aralar güldüğünüz reels ya da internet meme ne var? Feedinize ne düştü? Linkler misiniz?
Bu aralar güldüğünüz reels ya da internet meme ne var?
Feedinize ne düştü?
Linkler misiniz?
0
alice in potatoland
(20.01.26)
0
suicmeyenadam
(20.01.26)
Mesleği ile ilgili hususlarda gayet ciddi ciddi bilgilendirmeler veren adamın videolarında müzik seçimiyle alttan alta trollemesi çok güldürdü beni.

www.youtube.com

www.youtube.com
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
tantamount_to_equivalent
(20.01.26)
sonunda köpeklerin dans ettiği absürd videolara haykırıyorum. çok saçma ama gülüyorum. bir de şu adamın videolarına çok gülüyorum. genel olarak sağlam ve belirli bir çizgisi var bakışlarına soktuğum.;
www.instagram.com
ya da şu tip sadece erkeklere özel bazı düşüncelerin açığa çıkarılması;
www.instagram.com
tüm cüce videoları
www.instagram.com
herhangi bir türk dayı emmi figürü
www.instagram.com
herhangi bir videoyu bambaşka ir duruma benzetme teşbih sanatı
www.instagram.com
cüce demiş miydim?
www.instagram.com
maalesef bazı yapay zeka videoları
www.instagram.com
www.instagram.com
+2
ground
(20.01.26)
Claris Danes taklidi yapan bir kadın var ona çok gülüyorum, Homeland ve en son dizisini seyredenler komik bulur bence benim gibi. www.instagram.com
0
(20.01.26)
ingilizce alt yazılı
youtu.be

bu da ingilizce ve 18+
www.instagram.com
0
lazpalle
(20.01.26)
Deniz Sinan Demir adında biri çıktı. Bütün mizah ihtiyacımı karşılıyor.

www.instagram.com
0
yurtsuz john
(20.01.26)
Hanimiş benim mottişim
0
antihero
(20.01.26)
insanlarin birbirini korkuttugu youtube shortslara hayvan gibi guluyorum
0
kartonpiyer
(23.01.26)
(11)

Bu yıl için kafaya taktıklarınız

darthvader
Bu sene ne olursa olsun yapacağım, inat ettim, kafaya yazdım, hedef listemde yerini aldı dediğiniz neler var, ne pahasına olursa olsun yapmak istedikleriniz?
Bu sene ne olursa olsun yapacağım, inat ettim, kafaya yazdım, hedef listemde yerini aldı dediğiniz neler var, ne pahasına olursa olsun yapmak istedikleriniz?
+1
darthvader
(18.01.26)
Toyota almak
Yurtdışına çıkmak
0
baldan kaymak
(18.01.26)
Ek gelir elde etmek. Sadece bir maaşla hayat geçmez.
-8
arbre
(18.01.26)
toplamda 10.000km bisiklet sürmek
her şey dahil tatile gitmek. 2025 yazında çoluk çocuk günü birlik işler acayip eziyet oldu.
birtakım maddi hedefler.
+1
lazpalle
(18.01.26)
Dandik bi apartım var. Satıp üstüne para koyup 2+1 almak ve kiralamak. İş görecek kadar bi arabayın ölğ eşek fiyatına almak: fiat panda.
Yatırım yapın savaş ekonomisindeyiz.
0
luluki
(18.01.26)
Kilo vermek. 5 ocaktan beri 10 kilo verdim. Kalan 11,5 ayda 30 kilo daha vermek hedefim.
+3
ground
(18.01.26)
En az 5-6 saat süren feribot yolculuğu yapmak. Hatta geceyi de feribotta geçirmek.
0
put it in your appropriate place
(18.01.26)
3, 4 kilo alıcam ben de ve alerjimi çözücem.
0
fildirfildir
(18.01.26)
kg vermek. araba almak. bir de birinin hayatımızdan çıkması, artık zamanı geldi.
0
mikahakkinen
(18.01.26)
ise gitmek, durulmasi gerektiginde durmak, parayi dikkatli harcamak
0
ala09
(18.01.26)
Ablam kanser hastası, tedavisine çözüm bulmak...
+5
cccbehzatccc
(18.01.26)
@cccbehzatccc Çok geçmiş olsun, umarım en kısa zamanda sağlığına kavuşsun ablanız..
0
🌸darthvader
(23.01.26)
(8)

Numaramdan arandığını iddia eden insanlar

aguen
Merhaba duyuru, 1 haftadır 2 farklı insan onları aradığımı 2dk ses gelmediğini falan iddia ediyor. Tanımadığım kişiler.Bunlar mı dolandırıcı yoksa benim numaramdan arıyor gösterebiliyor mu dolandırıcılar? Teknik olarak mantıklı gelmedi.Aradığıma dair ekran görüntüsü atar mısınız dedim atmadı karşıda
Merhaba duyuru, 1 haftadır 2 farklı insan onları aradığımı 2dk ses gelmediğini falan iddia ediyor. Tanımadığım kişiler.

Bunlar mı dolandırıcı yoksa benim numaramdan arıyor gösterebiliyor mu dolandırıcılar? Teknik olarak mantıklı gelmedi.

Aradığıma dair ekran görüntüsü atar mısınız dedim atmadı karşıdaki ama niye aradınız diye soran biriydi bi şey de istemedi.
0
aguen
(15.01.26)
Operatörünün uygulamasından baksana aradığın numaralara
+1
adivar
(15.01.26)
orada yok oyle bi arama
0
🌸aguen
(15.01.26)
telefon android mi ios mu?
0
scudman1
(15.01.26)
Baskasinin numarasindan arama cikmak icin teknik anlamda bir engel yok aslinda ama Turkiye'deki operatorler sahibi olmadiginiz hattan izin belgesi vs olmadan arama cikmaniza izin vermez. Tabii farkli sekillerde hallediyor olabilirler. Yani gercekten sizin numaradan birilerini aramis olabilirler.
+1
mbond
(15.01.26)
hiç kimse konuşmayan birini 2 dk beklemez ki
ses gelmezse kapatırsın
+1
neira
(15.01.26)
arayan bir şey istemedi demişsiniz ama bir şeyin yolunu da yapıyor olabilir. engelle geç.
+1
lazpalle
(15.01.26)
(bkz: caller id spoofing)

Teknik olarak mümkün, genelde dolandırıcılar kullanıyor ve bildiğim kadarıyla ne yazık ki yapabileceğiniz pek bir şey yok.
0
salihdt
(15.01.26)
geçenlerde hanıma oldu aynı olay, telefon andorid. eleman ekran görüntüsü de attı. ben mevzuyu büyütüp kavga çıkaracaktım ama engelleyip geçtik.
0
Improbable
(15.01.26)
(8)

1. yaş doğum günü

kondansator
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğ
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğum günü organizasyonu yapınca da aile dışında çağıracak çok az insan var. böyle olunca da gerek yok gibi düşünüldü ama hevesi de var. yapmazsak da içinde kalır mı diye çekiniyorum. siz olsanız nasıl ilerlerdiniz? devrik yazmış olabilirim kusura bakmayın lütfen.
0
kondansator
(15.01.26)
Süslemeli doğum günü illaki gününde olmak zorunda değil.
Bayramda daha fazla aile üyesi bir araya gelebilecekse bu değerlendirilebilir bence. 1 hafta önce yaparsınız.
+3
emcekare olmadi einstein olsun bari
(15.01.26)
kendi aranızda mini bir organizasyon harika olur. başkaları gelebilse elbette güzel olur ama unutmayın esas aile sizsiniz. ileride o fotoğraflar çok değerli olacak.
0
lazpalle
(15.01.26)
ilki için es geçmeyin. 3 kişi de olsa 5 kişi de olsa yapın. unutulmaz olan ilki.

ankara'daysanız biz gelelim?
+2
summerjam0306
(15.01.26)
Parti malzemeleri satan pek çok internet sitesi ve mağaza var. Az kişi iseniz bir tema belirleyip evinizi organizasyonsuz süsleyebilirsiniz. Balonları alıp şişiriyorum, ozalitçiden afiş bastırıyorum, süsleri tabağı bardağı ne ararsanız temalı var zaten. O temada pasta da yaptırırsınız güzel bir anı kalır. Biz 6 senedir böyle yapıyoruz bu sene ilkokula başladı da mekan tutalım dedik arkadaşları ile eğlensin diye.
+1
cilekli pasta
(15.01.26)
aşırı büyük bi organizasyona gerek yok eğer bütçe ayırmak istemiyorsanız. süslemeyi kendiniz yapabilirsiniz. bu tip malzeme satan yerlerde her şey oluyor zaten. ilk doğum günü güzeldir, anı kalır. yapın bence. az kişi çok kişi farketmez.
0
elorelia
(15.01.26)
kutlu olsun, allah analı babalı büyütsün öncelikle.
ailelerin toplandığı bir günü organize edin. dışarıda bir yer tutmanıza gerek yok. kendinizce bir tema belirleyebilirsiniz ya da sadece renk uyumları üzerinden de gidebilirsiniz. geniş bir masaya güzel bir örtü, birkaç süsleme, birkaç çeşit kurabiyedir börektir şudur budur. çocuğun da hoşuna gidecek balonlar, 1 yaş yazan balon falan. çok çok kalabalık olmasına bence pek gerek yok, çağıracağınız kişilerin de çocukları varsa 2 çocuk yetiyor curcuna olması için :)
0
black holes in the sky
(15.01.26)
ilk doğum günü yapılır. yapılmazsa ah edilir.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
bayramda aile evinde yapma şansınız varsa orda yapın +1
evde yapacaksanız da çok büyük olmayan küçük bir süsleme yaptırın fotoğraf çekin güzel anı kalır. sırf çağıracak çok kişi yok diye vazgeçmeyin bence. komşularınız filan varsa onları çağırırsınız tanımıyorsanız tanışmış olursunuz.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
(15)

Sevmediğiniz ya da sinir olduğunuz insanlara kötü davranır mısınız?

pembediken
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi. Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi.
Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
+4
pembediken
(14.01.26)
Kötü davranmak da bir efor gerektiriyor. Ben iyi ya da kötü davranmam. Böyle bir insanı etrafımda tutmam. Çalışma ortamında filansa da iletişimi minimuma indiririm.

Bu gıcık davranma laf sokma işlerini tercih eden insanlarda da bir sorun vardır. Sevmediği birine kötü davranma çabası varsa o insan da benim gözümde biraz kötü insandır. Kötü değilse de boştur.
+5
a perfect lie
(14.01.26)
Kötü davranmam kimseye.
-6
arbre
(14.01.26)
Hayır davranmam. Görmezden gelirim. Bana nasılsın vs. diye sorunca teşekkür ederim, der geri sormam.
0
substituent
(14.01.26)
uzak dururum kotu davranmam..
+1
cooperr
(14.01.26)
Asgari nezaket seviyesini korurum. Mesafe hisseder ama sevmediğimi göstermem. Örtük olarak da bir şey yapmam.
0
black holes in the sky
(14.01.26)
boyle bi soruya eksi duyuru gibi yari anonim bi ortamda bile pek fazla gercekci cevap gelmez. ama gercek hayat tecrubelerinden biliyoruz ki insanlar sevmedikleri insanlara karsi olumsuz davranislarini rasyonalize etmekte oldukca maharetliler.

ikincisi giciklik denen seyin tanimina da cok bagli. birine cok ufak hatta 0 maliyetle bir iyiligin dokunabilecekken bunu yapmamayi secmek kimilerince giciklik olarak yorumlanabilir mesela.
+5
ghilleinthemist
(14.01.26)
Sevmediğim biriyle aynı ortamda bulunmam. Bulunmak zorundaysam da iletişimim sıfıra yakın olur.
0
gobekliraki
(14.01.26)
Bana kötü davrandıysa, saygısızlık yaptıysa kötü davranırım.
Bunlar hariç herhangi bir sebepten dolayı sevmiyorsam yok sayarım
0
ebeş
(14.01.26)
sevdiğim insanla muhattap olmam. sevmediğim için kötü veya ters davranma gibi davranışım yok.
0
mikahakkinen
(14.01.26)
Tahammül sınırım düştüğü için kendimi tutamadığım zamanlar oluyor. Yani şimdi gıcıklık yapayım diye değil de normalde içimde tutacağım düşünceleri tutabilme yeteneğimin azalması gibi. Kişisel hayatımda zaten sevmediğim insanla görüşmem ama iş ortamında seçme imkanı olmuyor takdir edersiniz ki.
+1
peki madem
(14.01.26)
hayır ama ilk fırsatta olduğu ortamdan uzaklaşırım.
0
lazpalle
(14.01.26)
engelledigi adamin bile engelini kaldirip eksileyip tekrar engelleyen saykolarin oldugu duyuruda bu soruya samimi ve dogru cevaplar almayi beklemeniz cok naif.
bakarsaniz kimse "muhatap olmuyor" ama toplum birbirinin kuyusunu kazan, dedikodusunu yapan, laf tasiyan insandan gecilmiyor. herkes hakettigi hayati yasiyor.
ghilleinthemist +1
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
mesafeli dururum. iş yerindeyse ve işi bana düştüyse ekstra kötü davranmam asla.
sosyal konulara girmem, laf atarsa yanıtlamam ya da bulunduğumuz ortama göre ilgisiz yuvarlak yanıtlar veririm. eskiden yeri gelirse laf da sokardım bi faydasını görmedim :)
0
denef
(14.01.26)
Yapacağım en fazla muhatap olmamak.
İş yerinde arama çok net bir şekilde mesafe koyduğum tavrımı belli ettiğim kişi geçenlerde arkamdan "benimle derdi var maaşımı bile vermiyor" demiş halbuki bu konunun direkt benimle ilgili olmadığını o da biliyor ama böyle algılamış mesafeli olduğumuz için.
Böyle konular biraz da algıyla alakalı sanırım.
Bile isteye kimseye kötülük yapmamaya çalışırım bana kötülük yapana bile en fazla yapacağım şey silmek oluyor ki bana bir hadi unuttuğum da olsun iki kişi falan kötülük yapmıştır, türk dizisi tadında hayatlar yaşamadığımız için kim kime ne gibi bir kötülük yapabilir ki aklım almıyor benim.
0
mutekebbir
(14.01.26)
iş ortamı gibi sürekli yüz yüze olduğumuz bir ortamdaki insan ise, asgari iletişim ve ortamın gerektirdiği nezaketi gösterir daha fazlasını yapmam. merhaba, merhaba yani. nötr duygularla iletişim kurarım. yüz yüze bir ortam değilse uzak kalırım. bazı insanlar için sevmedikleri insanlarla uğraşmak hobi gibidir. öyle biri değilim.
0
unvergesslich
(14.01.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.