Giriş
(7)

Kahramanmaraş Okul Saldırısı

panda yuva yapmis sogut dalina
İfadelerden okuduğum kadarıyla saldırıyı gerçekleştiren kişiye sanırım bir bıçak darbesi olmuş. Sonra da polislere teslim edilmiş oevladı. Google'da hayatını kaybetti diye yazıyor hep ama bu ayağına gelen bıçak darbesinden dolayı mümkün müdür acaba o batırılan bıçağın böyle bir etki yaratması?
İfadelerden okuduğum kadarıyla saldırıyı gerçekleştiren kişiye sanırım bir bıçak darbesi olmuş. Sonra da polislere teslim edilmiş oevladı. Google'da hayatını kaybetti diye yazıyor hep ama bu ayağına gelen bıçak darbesinden dolayı mümkün müdür acaba o batırılan bıçağın böyle bir etki yaratması?
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(16.04.26)
intihar etti yazıyodu
ama şimdi bunu gördüm
x.com
0
jelly bear
(16.04.26)
Atardamara gelirse evet. Femoral arter.
-4
arbre
(16.04.26)
Bir veli bıçak darbesiyle etkisiz hale getirmiş. Benim okuduğum yerde atar damara denk geldiği yazıyordu. Atar damar kesisi öldürücü olur.

Velinin ifadesi: x.com
0
evrim halkasi
(16.04.26)
doktor degilim ama üst baldirdan yaralanmalar ciddi hayat riski yaratabiliyor bildigim kadariyla. uyluk atardamarı falan geciyor oralardan.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
öldüğüne dair şüpheliyim. bizi paranoyak ettiler bu ülkede.
+1
lazpalle
(16.04.26)
Saldırı ile ilgili videolara nereden ulaşılır ?

Malum yayın yasağı var.
0
kaiserr76
(16.04.26)
t24.com.tr

öldüren kişi için ceza almayabilir denmiş.
0
mikahakkinen
(17.04.26)
(8)

ABD borsasından hisse alıp sattım: Vergi borcum var mı?

santimantal
30 Eylül 2025: 3788,80 dolarlık QQQM7 Kasım 2025: 98,50 dolarlık QQQMaldım.29 Ocak 2026: Aldıklarımı 4137,73 dolara sattım.Bu durumda vergi beyan etmem gerekiyor mu? (1 dolar da kazansak vergisi var mı? Belli bir limite tabi mi?)Borçluysam ne zamana kadar yapmalıyım?Vergi nasıl beyan edilir bilmiy
30 Eylül 2025: 3788,80 dolarlık QQQM
7 Kasım 2025: 98,50 dolarlık QQQM
aldım.
29 Ocak 2026: Aldıklarımı 4137,73 dolara sattım.

Bu durumda vergi beyan etmem gerekiyor mu? (1 dolar da kazansak vergisi var mı? Belli bir limite tabi mi?)
Borçluysam ne zamana kadar yapmalıyım?
Vergi nasıl beyan edilir bilmiyorum, kendim araştırıp yapabilir miyim? Yoksa uzman yardımı mı gerekli?
0
santimantal
(16.04.26)
synesthesia
(16.04.26)
abd piyasasında küçük karlar için işlem yapmamalı. en ufak karda bile vergi çıkıyor. otomatik olarak damga vergisi geliyor en başta. bir de dolar üzerinden değil tl üzerinden hesaplama yapılmalı. alım ve satım tarihlerindeki kurlar üzerinden.
midas üzerinden işlem yapıyorsanız o size dökümünü veriyor zaten.
nasıl ödeme yapılacağı için www.youtube.com
0
lazpalle
(16.04.26)
@lazpalle,
2026'da vergilendirme limiti 22.000 TL diyor.
Ben zaten bu kadar kâr etmemişim.
Yine de damga vergisi mi ödemeliyim?
Midas uygulamasında Destek Merkezi'ni açınca vergi borcuyla ilgili bir şey çıkmıyor.
0
🌸santimantal
(16.04.26)
22 bin lira olduğuna dair kaynak verebilir misin? o muhtemelen temettü geliri ile alakalıdır.

edit:
• Yurt dışı hisse senedi alım-satım kazançları tutarına bakılmaksızın beyan edilmelidir.
• Temettü ve dolar nema gelirlerin toplamı için beyan sınırı 2025 yılı için 18.000 TL, 2026 yılı itibariyle 22.000 TL'dir.

www.getmidas.com
+1
lazpalle
(16.04.26)
siz amerikan hisselerini amerika'da yerlesikken dahi satsaniz orda da en ufak karda vergi cikar. vergi cikmasinin bir onemi yok. sene sonunda total arti eksi hesabini yapip ona gore beyan ediyorsunuz zaten. midas kur ve enflasyon hesabini dahil edip kazanc raporu da sunuyor artik isleri cok kolaylastirdilar.

Ayrica 2026'da aldiginiz karlarin vergisini 2027'de vereceksiniz. Su an bir sey yapmaniza gerek yok.
0
synesthesia
(16.04.26)
2027'de hangi tarihe kadar beyan etmeliyim?
0
🌸santimantal
(16.04.26)
Mart sonuna kadardi diye hatirliyorum. Iki taksit olarak odeyebiliyorsunuz ayrica.
-1
synesthesia
(16.04.26)
vergi beyanlari nisan ortasina kadar oluyor.
0
antikadimag
(16.04.26)
(10)

Turk Sanat Muzigine ne oldu?

thetruenorthstrongandfree2
Yeni jenerasyon dinlemiyor. Dinleyen kaldi mi?Kaldi diyenler - Googlelamadan bir tane yeni Turk sanat muzigi sanatcisi ismi soyleyebilir misiniz?
Yeni jenerasyon dinlemiyor. Dinleyen kaldi mi?

Kaldi diyenler - Googlelamadan bir tane yeni Turk sanat muzigi sanatcisi ismi soyleyebilir misiniz?
0
thetruenorthstrongandfree2
(12.04.26)
bizim nesille tarihin tozlu sayfalarına karışacak gibi. yeni sanatçılar varsa da bilmiyorum ama bir önceki jenerasyona bile ısınamamıştım. zeki müren, nesrin sipahi ve emel sayın dinliyorum daha çok.
not: 53 yaşındayım.
+1
lazpalle
(12.04.26)
müzik yeni sanatçılar tarafından yorumlandığı zaman gelişir, bugün dinlediğin mozart aslında 2026 sanatçıları tarafından 2026 dinleyicisi için update edilen mozart. biz mozartı kaydedip şu an dinleseydik muhtemelen sevmeyecektik.

dolayısı ile sanat müziği hep eski kayıt kalitesi ve ton ile söyleniyor. kimse update etmiyor çünkü dinleyicisi çok katı ve asla değişmek istemeyen bir kitle.

mevzu budur.
0
duyurukullanıcısı
(12.04.26)
Türk sanat müziği, klasik Türk müziğidir. Klasik olan bir şeyin her devirde alıcısı, tüketicisi vardır. Zaman zaman popülerleşebilir. O dönemlerde popüler sanatçılar da çıkabilir. Ancak herhangi bir dönemde popülerliğini kaybetmesi onun değersizleşiyor siliniyor olduğu anlamına gelmez.
-1
Mirket
(12.04.26)
youtu.be

Zeki Müren
Emel Sayın
Seçil Heper

Hep dinlerim. Hani her sene Spotify istatistikleri yayınlanıyor ya benimkinde 1 numara hep Zeki Müren çıkıyor.
0
yurtsuz john
(12.04.26)
pek dinlenmiyor evet. eskiden gazinolar yasatiyormus ama simdi insanlarin canli icra ettigi neresi kaldi bilmiyorum. orkestra isteyen kompleks bir muzik turu. hic olmeyecektir, hep seviyede var olacaktir muhtemelen devlet destegi ile vs. bu arada biz bilmesek de bu kultur konservatuvarlarda ve ilgilileri tarafindan yasatiliyor.

en son 60'larda falan ana muzik turuydu galiba. sonradan rock, pop gibi akimlarla klasik turk musikisi ciddi darbe aldi.
0
antikadimag
(12.04.26)
Günümüzde kimi sanatçı denen kimseler gibi uyuşturucu operasyonları , cinsellik içeren her tür skandal, yasak aşklar , aldatmalar, sene içinde adeta çorap gibi 4-5 sevgili değiştirme , frikik verme (şimdiki yeni nesil bu kavramı belki pek bilmez 90lar da izleyicini aklını belden aşağı konularla yıkamaya adeta yemin etmiş bazı basın veya medya bu kavramı çok kullanırdı)
gibi konular ile t.s.m'yle uğraşanlar öyle çok yanyana gelmediği için t.s.m de abandone halde kaldı.

Bir sanatçı için gündemde kalmak, skandallarla , uyuşturucu operasyonları, yine kendisi gibi aynı alanda uğraş verenlerle her an çatışmak olmamalı.

Diğer yandan bize ait bazı çeşitli husus ve sanat dallarını tanımadan dışarıdan ithal veya çok satan , çok tanınmış adıyla sinsice empoze edilen kültürel veya sanatsal her şeyde kendi zenginliklerimizi öğrenmeye engel. Bazı odaklar algıları değiştirmede sanatı silah gibi kullanır.
Gençlerinnde değişmesi için daha bass lı , tempolu , ithal tınılı soslu şeyleri sunmak yeterli . Ardından yerli taklitlerin çıkması çok gecikmiyor.

Düşünün , bir yerde t.s.m konseri veriliyor mesela sonrasında izlemeye gelenler türlü taşkınlıklar sağda solda görülen belki birilerinin eliyle dağıtılan prezervatifler, içkiler...
Aklınız alıyor mu bunu ?
Tabi ki hayır
-2
diyecevaplandı
(13.04.26)
kötüydü, başta internet olmak üzere birçok etkenle globalleşme artınca batı ve uzakdoğu müziğinin etkisi de arttı. doğal seleksiyona uğradı diyebiliriz, müziğin evrimsel sürecinde başarısızdı ve siliniyor.
+1
konetsu
(13.04.26)
divan edebiyatının müzik alanında icrası ile başladı. divan edebiyatı bitti zamanla bu da azalarak bitecek.
0
ground
(13.04.26)
Bence müzik türlerinin dinlenme biçimleri aynı değil.
Kulağıma kulaklığımı takıp türk sanat müziği dinlemem ama bir yemek masasında arkada çalsa hoşuma gider, bir canlı performansa denk gelsem çok hoşuma gider.
Herhangi bir müzik türünün biteceğini düşünmüyorum, hepsinin alıcısı vardır.
0
mutekebbir
(13.04.26)
Öfff, cok ic sisiriyor ya. %99'u giy giy iskence.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.04.26)
(1)

Eksi yazarına ulaşmama yardımcı olur musunuz?

dedeminhirkasi
“carol ferris” isimli yazara bir konuyla ilgili soru sorcam, bana mesaj atmış ama çaylaklara mesaj kısmı kapalı olduğu için ben kendisine mesaj atamıyorum. Yardımcı olursanız çok sevinirim
“carol ferris” isimli yazara bir konuyla ilgili soru sorcam, bana mesaj atmış ama çaylaklara mesaj kısmı kapalı olduğu için ben kendisine mesaj atamıyorum. Yardımcı olursanız çok sevinirim
0
dedeminhirkasi
(12.04.26)
duyuru linkini mesaj attım.
+1
lazpalle
(12.04.26)
(16)

tır şoförleri nasıl dayanıyor?

der meister
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp hafta
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp haftada 6 gün, günde 14 saat yoldayım dese hiç şaşırmam.

en insani koşullarda bile günde 11 saat sürüp, tırda belki saat 15-23 gibi abuk zamanda uyuyan adam nasıl ertesi gün tekrar kalkıp o kadar sürebiliyor ya? altında en az 20 tonluk araç, en ufak dikkatsizlikte önüne 8-10 kişiyi katıp götürebilirsin. her saniye AKTİF çalışmak durumundasın öyle yoğunluk olmaması, işin rahatlaması gibi durum da yok çünkü en rahat ve boş anında bile tetikte olman lazım.

günde 8-9 saat verilen hiçbir iş kolay değil tek başına bu mesai HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR OLSAN BİLE mental olarak yorar yani ama bu ekstra riskli, acayip bi şey değil mi? ben sürsem herhalde başta çok panik olacağım için yorgun ama dikkatli olurum, ikinci hafta daha 5. saatte uyuyakalıp uçar giderim.

gördüğüm kadarıyla çok seven, imkanı olsa bile başka iş yapmak istemeyen şoförler de var yani. kaldı ki ben de fikren en azından "romantik" bulan, tırları, uzun yolu vs. çok seven birisiyim. ona rağmen her yönüyle inanılmaz büyülü geliyor bu iş bana.

bilmiyorum belki aramızda tır şoförü yahut şoför tanıdığı olan vardır, gerçekten tecrübesi olan birileri bi şey paylaşır umuduyla yazdım. ben mi abartıyorum abi bi insan haftada 60 saat TIR SÜRÜP TIRDA YAŞAYIP nasıl iki sene sonra çıldırmaz?

"ekmek parası karşim" demeyin o bambaşka bi şey. ben direkt fiziksel ve mental olarak bitmekten bahsediyorum. kimse vay ben yoruldum şarampolden yuvarlanayım demez zaten memnun olmasa bile. ben direkt bunu nasıl engelliyorlar onu merak ediyorum. insanın uykusu gelir yav.
0
der meister
(11.04.26)
zorlukları vardır elbette ama çok güzel iş ya. tek sorumluluğun aracı sürmek. çoluk çocuk eş, akraba, patron vs. derdi yok. çoğu zaman kendinle baş başasın. diğer yandan cep telefonu çıktı mertlik bozuldu diyebiliriz.
0
lazpalle
(11.04.26)
en basit açıklamalarından biri uzun yola ve yolda yaşamaya olan aşk.
dedem ömrü boyunca, dayılarım 50'li yaşlarına kadar uzun yol şöförlüğü yaptılar (kamyon, tanker, tır vd); o hayata aşıktılar. zaman zaman battılar, araçları ellerinden gitti; hep yenisini alıp en kısa zamanda yola çıkma hayali kurdular. dedem yola gidemediği zamanlar, mazot kokusu aldığında gözleri dolarmış. ki bu adam iran-ırak savaşı yıllarında oralardan petrol taşıyan, vardığı bir mola yerinde 15 dk önce oradaki tüm şöförlerin kafasının kesilip dikiz aynasına asıldığına falan şahit olan biri. yani o zamanın, araçlardaki konforsuzluk, yeri geldiğinde günlerce yıkanamama, yük indirme-bindirmeye dahil olma gibi bugün pek rastlanmayan zorluklarını saymıyorum bile. çevre ve yol güvenliği bana kalırsa en önemli sorunlardan biri.

ben bunu biraz şuna benzetiyorum; arkeolojik kazılar dışarıdan çok romantik görünse de, yaşam koşulları, psikolojisi, insan ilişkileri falan aşırı berbattır. her sezon sonu, bir daha öpseler gitmem dersin. sonra nisan sonu-mayıs başı pencereden ot kokuları gelmeye başlayınca elin kaşınır; oo kazı sezonu da gelmiş diye. zorlukları, sevmeni engellemeyebiliyor yani.
+5
lil siztah
(11.04.26)
Resmi hesabı şöyle.tır 90 km ile gidiyor.günlük limit 900 km.buna detayına girmeden 3 pause verebilirsin.ilk hafta sonunda 24 saat boş yapmak zorundasın,ikinci hafta sonunda 45 saat istirahat mecburi.böyle teoride ayda 20000 km mümkün gözüküyor ama realitede biz bir tırı aylık 10000 km hesaplarız.bu rakamın üstü iyi bir aydır.yıllık 120.3 yılda 360 ve tırı satarız.

Şöförlük gerçekten zor meslek.her sabah uyandığında gitmek zorunda olmak kolay değil.misal benim için imkansız ama benim muhatap olduğum yüzlerce şöförden bir kısmı için mecburiyet,bir kısmı aşkla şevkle,bir kısmı kaptan şöför edasıyla,aile mesleği olan gibi.misal nolu kaynaşlıda erkek nüfusun yarısından fazlası tırcı.

Dediğin gibi yola terapi gözüyle bakanda var,delirende.bizim 3.ülke seferlerimiz var,avrupadan başlayıp kazakistan horgos kapısına teslimat,8000 km.adamın gidip geri gelmesi kısa dönem askerlik gibi.

Nasıl dayanıyorlar kısmı çok uzun ama kabinde güzel konfor olması önemli,dolabını sevdiği yemeklerle doldurur ki kapak açınca yemeklerini yapıp birbirlerine yalan söyleyebilsinler.gittikleri yerde eğlenip dinelenebilecekleri park yerlerini tercih ederler ,kollu makinede varsa kralsın,bütün harcırahı ona atarlar:)

Şimdi çıkıyorum devm ederim ben buna.
+6
duptıs
(11.04.26)
2-3 sene yapıp bırakıyorlar. Uzun süre yapılabilecek bir iş değil. Birikim yapmak için ideal bir iş.

Nasıl yaptığına gelirsek de bol kahve ve enerji içeceği ile dayanıyorlar. En sağlıksız işlerden biri.
-1
runaway
(11.04.26)
Dayım en aşağı 20 senelik tır şoförü çocukken bir kez de ben onunla yola gitmiştim. Bir kere aşırı sıkıcı, yol önünde gidiyorsun gidiyorsun gidiyorsun. Sonu yok. Ben çocuk aklımla konuştuğumda en büyük sorunun ne kadar sürsem de varamayacak gibi hissediyorum en çok bu his sorun demişti. Kendisinin sağlık sorunu bildiğim kadarıyla yok. Şaşırtıcı şekilde de fit birisi ve gayet fazla yer. Bence esas motivasyon o kadar zor rezil işler var ki bu işi yapmak kötünün iyisidir. Bir mesleğin yoksa el mahkum.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
@runaway, bu dediğin kuzey amerika için geçerli olabilir ama türkiye'de hiç zannetmiyorum abi ya. maaşlı çalışıyorsan para biriktirmeyi geçtim memur kadar bile almıyorlar diye biliyorum. ha tecrübelisi alıyordur ama orada da 2-3 sene çalışıp para biriktirme kısmı patlar.
0
🌸der meister
(11.04.26)
Haklisin ama yorulsalar da alternatif olarak ne yapabilirler?

Sirf bunu dusunmeleri bile mental olarak onlari duzluge cikarir. Cok egitimli bir tir soforu profilimiz yok. Istemeden genelleme yapiyorum ama bu boyledir sanirim.

Surekli yolda olmak , surekli tepende dikilen bir patron olmasindan, ofis dramasindan daha az yorucudur eminim. (mental olarak).

Ayrica bildigim kadariyla canli hayvan tasiyanlar durmak zorunda degil. Yasal belirtilen kullanma suresinin uzerinde arac kullanabiliyorlar...
0
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
tehlike ve sorumluluk algıları senin gibi değil. o kadar ince detay düşünmüyorlar daha çok bilinçaltı tecrübeleri ile tırı sürüyor ve dediğin kadar düşünsel olarak yorulmuyorlar.
0
orpheus
(11.04.26)
Büyük bir kısmı (bkz: kas hafızası)
+1
etna
(11.04.26)
Geldim devam edeyim.

Burada değinende olmuş bu işin en güzel yönü başında kimse yok.arabada imparator sensin.süreli farklı ülkeleri görüyorsun ve nerede ne yapabileceğinle ilgili bilgi alabileceğin binlerce arkadaşın var.güzelce yer içer eğlenirsin.eskiden iletişim olanaklarıda ,araç tekenolojileride sınırlıydı ama şimdi internetin,uydu antenin,fırının,buzdolabın stüdyo daire gibi takılabiliyorsun.bugüne baktığımızda eğitim seviyeside eskiye göre oldukça yüksek.tırcılığa bulaşan adamda gidip başka iş yapsada sonunda buraya geriye dönüyor.avrupa kazançları 2500-3500 euro arasında türk şöförde asgari ücret artı sefer ücretleri alıyor,bu aralar baskılı euro kuru yüzünden çok iyi değil ama genelde euro/dolar sefer ücretleriyle türkiyede yapabilecekleri işlerden daha fazla ücret alırlar.ekstra gelir yaratma olanaklarıda var,onlara burada girmeyelim ama tır filo sahiplerinin çoğunluğu eski şöfördür.

Yolda hiç bir şey yapmadan duran adamda var,uça uça eğlenebileceği parka koşanda,kabinde kitabını okuyanda var,kabin arkasında bisikletini indirip gezinende var.azda olsa karı-koca çift şöför çalışanda var.iki kardeş vardı misal 3 yılda 650000 km yaptılar.çok sevdiğim trakyalı birtanesi var görsen direk salon adamı,gittiği her yerde ilk sorusu dans kulübü nerede oluyor.gider şarabını alır dans edenleri seyreder.

Yukarıda da demiştim neredeyse bütün hayatım nakliye ve dış ticaretle geçti,son 10 yıldan fazladır ağırlıklı avrupa kara nakliyesi,kargo çalışıyorum ama tır kaç vites onu bile bilmem.yakın varlıklı bir arkadaşım var o da çıkıp yanıma gelir kafa dengi şöför buldumu yanına oturup tır nereye gidiyorsa oraya gider.

Soruna gelirsek bu sevmeden yapılabilecek bir iş değil.o tıra bindiklerinle 10 larca yıl çalışacaklarını bilerek biniyorlar.dediğin gibi zamanla delirseler bile bu bir süre sonra normalleri oluyor ve sabit duran insanlarla geçinemiyorlar.oradan bakınca 25 sene mahalledeki dükkanı beklemekte delirtir adamı,her sabah kalkıp işe gitmekte.
+3
duptıs
(11.04.26)
Hayalimdeki mesleklerden biriydi. Bizim ailede çok var. Yurt içi yurt dışı Avrupa çalışıyorlar iyi de kazancı var
0
Hallegadola
(11.04.26)
bunu tolga karel'e sorsana delikanlı hehehehe
+1
parka
(11.04.26)
Babam tır şoförü ve ondan biliyorum, tamamen @etna’nın dediği gibi. Uzun yolda hipnotize oluyorsunuz. Tek yaptığınız şeridi takip etmek. Bayram seyran olmadığı sürece yollar bomboş zaten. eee tırla 90’u geçemediğiniz için tepki sürenizin çok hızlı olmasına da gerek yok.

Uzun yol kısmı (Bayram trafik vs hariç!) çok rahat aslında, zaten vaktin büyük kısmı burada geçiyor. Buna ek, şu evrak gümrük işleri de çok uzun sürüyor. Limana bir gidiyorsunuz mesela, yeri geliyor on saat bekliyorsunuz. O sırada gezmeler falan.

Asıl yorucu kısmı ise; manevra, şehir içi sürüş. Buralarda çok aktif olmak gerekiyor.

Sevmeden yapılacak iş diye bir şey yok bence, iş yani. Sıvacılık işi, ağır nakliye kargoculuğu (beyaz eşyaları sırtlayıp taşıyanlar) yapanların işi daha zor bence.
0
substituent
(12.04.26)
Hocam kurduğun senaryo ets2 tır şoförlüğü senaryosu olmuş. Hatalı.
Tır şoförlüğü olan alakam sülalemde yıllardır tır şoförü olan kişiler olması ve ets2 bağımlısı olmak düzeyinde. Öyle bu işin profesörü falan değilim ama bildiğim şu: uzun yolda en konforlu kara taşıtı belki de tırdır. Tıra yolcu olarak binmişliğim var. Hakikaten çok konforlu şeyler. Ve uzun yolda araç kullanmak, araç kullanmanın en rahat versiyonu. Şeridini takip ediyorsun, sürüş deneyimin de varsa beynin yol takibini otomatik olarak yapıyor zaten. Yorgunluktan baygınlık geçirecek kadar kötü durumda değilsen herhangi bir problem yaşamıyorsun. Hatcbak düşük motorlu Manuel araçla edirne'den Erzurum'a kadar gitmiş biri olarak söylüyorum bunu. Aynı yolu tırla gitsem yorgunluğum yüzde 90 daha az olurdu diye tahmin ediyorum. Hah ne diyorduk ets2 şoförü gibi devamlı araç kullanmıyor ki tır şoförü. İş çıkmadığı zamanlar var, yolda değil yük indirme/bindirme evrak için boşta beklediğin gezdiğin,dinlendiğin zamanlar var. Var oğlu var yani. Yani evet şoförlük yıpratıcı bir meslek ama yazdığın gibi de değil.
+1
wilhelmwasmuss
(12.04.26)
tespitler inanılmaz doğru. tır şöförleri inanılmaz zor bir iş yapıyorlar. günde 9 saat araç kullanıp araç içinde uyuyorlar. araç içi havasız. çok sayıda tır şöförü aracını ısıtmaya çalışırken zehirlenip ölüyor. belki trafik kazasından bile çoktur.

kendi adına çalışanlar fena para kazanmıyor. ama maaşlı çalışanlarınki tam sefillik.

bu insanların hallerini eve geldiği zaman görmeniz lazım. bir enkaz olarak tam tükenmişlik haliyle kendilerini eve zor atıyorlar. düzgün bir yatak bulunca bir tam gün civarı uyuyor çoğu. aile hayatı zaten gidik; özellikle doğu tarafına (özbek, kırgız, vs) çalışanların ayda bir eve uğraması sıradan.

önceden daha da kötüymüş; dayanabildikleri kadar giderlermiş çünkü saat sınırı yokmuş. şimdi en azından takograf falan bir şeyler var da, iyi kötü dinleniyor insanlar...

çok zor iş, yapanlara kolaylıklar ve sabır diliyorum...
+1
babilfish
(13.04.26)
eskiden zormuş. şimdi ise adeta bir karavan oldu kayon ve tırlar. sürüş konforu en mükemmel bu araçlarda. çay kahve yemek yapabiliyorsun. rotanda farklı farklı yeme içme mekanları var. para biriktirmek çok kolay. yurtdışına gidenler özellikle alkol falan da getirip satıyorlar. adres arama derdin yok navigasyon hallediyor. internet sağolsun çor çocuk eşle her an irtibattasın. bir çok şoför youtube tiktok gibi mecralarda canlı yayınlar yaparak hem eğleniyor hem de para kazanıyor. çapkınlık, kaçamak falan sevenler işlerini tertemiz hallediyorlar. ücretler ortalamanın epey üstünde oluyor. mal boşaltma yükleme zamanları serbest zamanlar. çık gez denize gir, şehri dolaş uyu ne istersen yapabilirsin.
0
ground
(13.04.26)
(4)

Son zamanlarda "ne gerek vardı?" dedikleriniz

starbuck
Soru başlıkta. Son zamanlarda aklınıza mantığınıza sığdıramadığınız, sizce manasız neler olup bitti ya da sürüyor hayatınızda?
Soru başlıkta. Son zamanlarda aklınıza mantığınıza sığdıramadığınız, sizce manasız neler olup bitti ya da sürüyor hayatınızda?
0
starbuck
(06.04.26)
Airfryer
-1
diyecevaplandı
(06.04.26)
fenerbahçenin karagümrüğe 3 puan vermesi.
+1
biravekahve
(06.04.26)
yeni personele iş öğretmek isterken insanların gerizekalılıkları yüzünden olayın saçma sapan yerlere gitmesi. hani bir işi yalayıp yutmuş ve ne fedakarlıklarla yapıyorsunuzdur ve birden "aa işini satmaya çalışıyor" durumuna düşürülmek kadar saçma bir şey olamaz.

ben düşmezdim böyle iş hayatı tongalarına ama boşluğuma denk geldi. bu kadar karaktersizlik beklemiyordum.
+1
Improbable
(06.04.26)
doğum günü hediyesi olarak filtre kahve makinesi almışlar. bir öküz olarak ne gerek vardı demiştim. birazcık da olsa haklıyım çünkü ayda bir fincan kahve ya içerim ya içmem. alanlar da bunu biliyor yani.
0
lazpalle
(06.04.26)
(13)

İstanbulda Lezzet Tavsiyeleri

alaimisema
Selamlar herkese. İlk kez istanbulu gezeceğim bir izmirli olarak.Araçsız gelip toplu ulaşım ile rahat gidebileceğimiz yerleri planladık chatgpt önerileriyle. İş yemek planına geldi ve eşim de ben de iştahlı insanlarız. İnternette hep son zamanlarda açılmış modern restorant ve kafeler önerilmiş ama b
Selamlar herkese.

İlk kez istanbulu gezeceğim bir izmirli olarak.
Araçsız gelip toplu ulaşım ile rahat gidebileceğimiz yerleri planladık chatgpt önerileriyle. İş yemek planına geldi ve eşim de ben de iştahlı insanlarız. İnternette hep son zamanlarda açılmış modern restorant ve kafeler önerilmiş ama ben daha çok istanbulun yerlilerinin sık sık gidip yemek yediği yerleri merak ettim. Otelimiz istiklalde bu çevrede sabah-öğle-akşam fark etmeksizin mekan önerisi yapar mısınız? Kafe-tatlı da olur. Belli bir kriterimiz yok. Aşırı lükse kaçmayıp çeşitlendirmek daha mantıklı gibi geliyor. Tüm önerilere açığım şimdiden teşekkürler :)
0
alaimisema
(03.04.26)
nisantasi - virginia angus (hamburger)
besiktas - b blok bakery (cheesecake)
-1
arakaali
(03.04.26)
Yemeğe dair hiçbir kriter vermediğiniz için öğlen ve akşam yemeğine dair öneride bulunamam. Türk, dünya, lokal, şarap ya da rakı mı yoksa alkol olmayacak mı, fiyat vs hiçbir kriter yok. Yığma 50 tane mekan dizerim buraya, hepsine tek tek bakmak zorunda kalırsınız.

Kahvaltı çok daha standart ve ne yendiği belli bir öğün olduğu için Taksim'de iki yer önerebilirim: Privato ve Hasan Fehmi Özsüt. Privato'nun serpme kahvaltısı iyidir, farklı reçel ve peynir çeşitleri denersiniz. Hasan Fehmi Özsüt'te ise manda sucuğu ve kaymağı temelli çok çeşidi olmayan ama her çeşidi çok lezzetli bir kahvaltı yaparsınız.
-3
10551037
(03.04.26)
Mekan adı olarak hatırlamıyorum ama yakınsınız diye Cihangir sokaklarını onerebilirim tatlı kahvaltı mekanları var değerlendirebilirsiniz.
0
egerbiryolcu
(03.04.26)
istanbulun yerlilerinin sık sık gidip yemek yediği yerler diyince aklıma eminönünde balık ekmek ve taksimde ıslak hamburger geldi. yukarıda yine lüks mekanlar önerilmiş, istanbulda doğup büyüyen birisi olarak hiç duymadığım yerler.
0
abelardo
(03.04.26)
Şarap çeşitleri eşliğinde yemek yemeyi seviyorsanız Beyoğlu Qırıx.
Hatay yemekleri seviyorsanız Beyoğlu Antakya Sofrası. Mantı için Cihangir mantıcısı İstanbul’da yediğim en güzel mantıydı, mücver ve dolması da çok güzeldi. Bunlar salaş yerler ama yemekleri lezzetli. Tatlıcı olarak Karaköy tarafında Beyzade künefe var. Çikolatalı tatlı, sufle seviyorsanız Beşiktaş La vie praline.
İstanbul’a tekrar gitsem yemek yemek için buralara uğrardım.
0
ekimoloji
(03.04.26)
Fatih Buuzecedi Lübnan mutfağı - salaş-.
0
kumandanim
(03.04.26)
yedikule hisarı gezintisi ve aydın kardeşler köfte salonu güzel bir kombinasyon olabilir.
0
lazpalle
(03.04.26)
İstanbul'da lezzet denince bence mekan Kurtuluş'tur. Kurtuluş caddesinde göreme muhallebicisi'nde kahvaltı yapıp üzerine bir kazandibi gömebilirsiniz. Şimdi paskalya zamanı. üstün palmie pastanesi'nde paskalya çöreği deneyebilirsiniz. Oraya gitmişken vişne likörlü çikolatasını da kesin sorun. El yapımı olduğu için her zaman bulamayabilirsiniz ama eğer denk gelirseniz istanbul gezisinde aklınızda kalan şeylerden biri olacağına emin olabilirsiniz. damla dondurma boza , nazar pastanesi'nde profiterol ve daha bir sürü lezzet durağı bulabilirsiniz kurtuluşta.

Kurtuluş taskime yürüyerek 15-20 dakika mesafede, ya da metro ile osmanbey durağında inerek de ulaşabilirsiniz. Oradan yürüyerek nişantaşına oradan da yine yürüyerek beşiktaşa inebilirsiniz.
0
thracia
(03.04.26)
Karadeniz döner,
Kapalıçarşı'daki dönerci,
day day pastanesi elmalı kurabiyesi,
Pandeli,
Beyti,
Karaköy lokantası...
Bunlar hep ikonik yerler.
+2
eileengray
(03.04.26)
Asmalı Mescit Taproomx kendi biraları yapıyolar ve satıyolar.
0
kumandanim
(03.04.26)
Hayri ustada dürüm,
Dönerci engin'de döner,
Sakarya tatlıcısında kaymaklı ayva tatlısı
Halvetia'da yoğurtlu pazı
Limonlu bahçede tahinli profiterol
0
mutekebbir
(03.04.26)
istanbul'a yerleşmiş bir izmirli olarak ilk tavsiye edeceğim yer
( oteliniz de yakın ) taksim meydanı kızılkayalar'da ıslak hamburger
sonra istiklal caddesinden aşağı doğru yürümeye devam edin sağ tarafta koton mağazasının olduğu sokaktan içeri girin az aşağıda sol sırada inci pastanesi var profiterol deneyin .
çok fazla güzel ve biricik lezzetlerle dolu bir şehir . arkadaşlar fazlasıyla yer önermişler .
0
devilone
(03.04.26)
İstanbul şehir değil,
her semti ayrı karakterli 10 farklı şehirden oluşan dev bir metropol.

Sen ‘İstiklal’de ne yiyelim’ dersin,
biri seni Karaköy’e yollar,
biri ‘asıl olay Kadıköy’de’ der,
bir başkası ‘gerçek lezzet Fatih’te’ diye trip atar.

Sonunda fark edersin ki mesele mekan değil…
hangi İstanbul’u gezeceğin.

Zor olan yer bulmak değil yani, ama yine de önerim karaköy lokantası Kemankeş Mahallesi, Kemankeş Caddesi

No:57 Karaköy, Beyoğlu, İstanbul
+1
jamswety
(03.04.26)
(16)

Çocukken maddi durum anlamış mısınız?

michael_knight
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
-2
michael_knight
(19.03.26)
kötüydü. baba alkolik ve kumarbaz olunca anlaşılmayacak gibi değildi.
varlıklı olmalarına rağmen şu veya bu sebeple aşırı tutumlu yaşayan aileler de vardır tabi. çocuk bunu sonradan idrak eder.
0
lazpalle
(19.03.26)
Kötüydü, doğru anlamamız sağlanıyordu.
+1
mbond
(19.03.26)
Basbayağı yoksul olduğumuzu biliyor, ayırdindaydık. Bilmememize imkan yoktu.
0
Amaranta ursula
(19.03.26)
Babama iyiydi. Üvey anneme daha iyiydi. Ben ve kardeşlerim aşırı yokluk çektik.
+1
gabe h coud
(19.03.26)
Kendi evimiz olmasaydı çok kötü olurdu. Kendi evimin olmaması evlenmememin en büyük nedeni. Benim gözümde kendi evi olmayan herkes fakir.
-6
arbre
(19.03.26)
Kötüydü, farkındaydım. Alışveriş zamanları en ucuzunu seçerdim. Bütçeyi hafif zorlayacak bir şey olduğunda bizimkiler alalım hallederiz dediklerinde bile almak istemezdim.
+1
anatomik
(19.03.26)
Giderek daha kötü hale geldi ama iyi olduğu zamanlar bile annem/babam mahçup olmasın diye bir şeyleri hiç istemediğimi istesem alacaklarını ama zor durumda kalacaklarını da biliyordum.

Yeri geldiğinde de kimsenin sahip olmadığı şeyleri aldılar, kimsenin evet demeyeceği şeylere onay verdiler. Allah razı olsun onlardan.
0
chicha_v2
(20.03.26)
yanlış anlaşılabilecek bir durum yoktu. sınıf kinimi o günlere borçluyum.
+1
anon1m
(20.03.26)
Farkinda degildim. Herkes bizim gibi rahat yasiyo saniyordum. Devlet okulunda okuyan cocuklarin ailesini fakir degil, cimri saniyordum. Oyle bir farkinda olmayis icindeydim yani.
+1
Kittie
(20.03.26)
farkındaydık. zengin muhitte yaşayan orta halli olunca okulda, sokakta bunu zaten çok net görebiliyorsun. ayrıca evde sürekli bir para hesabı - tutumluluk yapılınca bazı kaynakların sınırlı olduğunu çocuk bile olsan anlıyorsun. anlamasan da aile sana hissettirmek zorunda ki durup durup olmayacak şeyler isteme.
0
orpheus
(20.03.26)
çevremize göre ortada bir yerde olduğumuzu anlamıştım. bizden kötüsü de iyisi de vardı.

meğer daha ne zenginlikler, ne fakirlikler varmış. bunu lise 1'de instagram'ın hayatımıza girmesiyle fark etmeye başlamıştım.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
Annem babam öğretmendi, iki kardeştik, ailelerinden gelen ev, destek vs olmadığı için iyi durumda değildik ama babamın aşırı tutumlu olması nedeniyle çocukken bizi aşırı fakir sanırdım. Düşük gelirli ailelerin oturduğu mahallelerde oturduğumuz için üzerinde düzgün kıyafet bile olmayan çocukları görünce kendimi şanslı görüyordum, Llkokul sonrası Anadolu Lisesini kazanınca ve orada varlıklı çocuklarla tanışınca ve daha ilginci bizim gibi anne babası öğretmen olanları görünce bizim biraz gereksiz fakirlik yaşadğımızı anladım. Çok sevmeme rağmen eve muz alınmazdı, abur cubur gibi şeyler bizim için aşırı lükstü, kıyafetlerimiz, ayakkabılarımız kolay kolay yenilenmezdi. Bunları alamayacak kadar fakir olmadığımızı sonradan anladım.
+3
creepy
(20.03.26)
Kenar mahallede oturup daha elit semtte okula gittigim icin 7 yasindan itibaren gayet barizdi dusuk gelirli oldugumuz.
0
hot potato
(20.03.26)
Orta okul liseye kadar normaliz sanıyordum sonra etiler dışındaki hayatı az buçuk görünce orta üstü olduğumuzu idrak etmiştim. Ben herkesin evinde para sayma makinesi var sanıyordum mesela tost makinesi, televizyon gibi.
-1
ruhen hastayim ben
(20.03.26)
Oldukca fakirdik. Babam hapisteydi ve yogurt, salatalik, su karisimina ( cacik diye isimlendirildigni bile sonradan ogrendim) ekmek dograyip yerdik. Bazi aksamlar o bile olmaz ac yatardik. Kara lastik disinda ayakkabim olmadi. Hic parka gitmedim, salincakta sallanmadim, kaydiraktan kaymadim. Yoklugu biliyorduk ama kendimi fakir hissettigimi hatirlamiyorum cunku dogunun en kucuk sehirlerinden birinde sosyoekonomik acidan oldukca dusuk koy gibi bi mahallede buyudum. Bir kalemi iki kardes ortaklasa kullaniyorduk. Ben sabahciydim, ablam oglenci. Bir gunde bir tek adet 0.7 ucu bitirdigim icin ablamdan firca yedigimi hatirlarim. Ilkokul ogretmenim Zubeyde Hanim. Trabzon'lu. Allah ondan razi olsun. Universite sinavinda ilk ikibine girdiysem en cok onun sayesinde. Anadolu lisesi sinavlarina beni sokup calismam icin bi test kitabi vermisti. Ilk spor ayakkabimi Anadolu lisesine basladigim zaman almistim. Bembeyaz bir spor ayakkabi. Ilk gun sira olup iceri girerken mudur yardimcisi beni kenara ayirmisti. Spor ayakkabi yasak, kundura giymen lazim demisti. Nasil yasak olabilir! Ben giymeye kiyamiyordum, yasak olmasini anlayamamistim bir turlu. Fakirligin buz gibi elini yuzumde bir tokat gibi sanirim o zaman hissettim. Neyse.
+5
krmzbvl
(21.03.26)
Zengin olduğumuzu bilmiyordum. Tüm ilk ve ortaöğretim hayatım boyunca, sadece "maddi durumumuz ortalamanın az üstünde" zannediyordum. Sebebi, anne ve babamın tüm hayatları boyunca lüksten uzak yaşamalarıydı. Okulda kırtasiye, giyim, aksesuar, oyuncak vb. şeylerde hep sınıf ortalamasının altında oldum. Yaşadığımız şehrin en zengin beş ailesinden biriymişiz o dönem...

Artısı, şımarık olmamam oldu ama üniversite ve genç yetişkinlik yıllarım hep içimde kalan çocukluk uktelerini gerçekleştirmekle geçti...

İlk uçurtmamı 39 yaşımda uçurdum. Halen bisiklet kullanmayı bilmiyorum.
+1
yadigar
(21.03.26)
(4)

Dikkat dağınıklığı olup bunu aşan var mı?

ekimoloji
İki işi aynı anda yapmaya çok alıştım mesela boş boş oyun oynamak zaman israfı geldiği için bir şeyler izlerken bir yandan da oyun oynuyorum. Tabi bunlar kafa yoracak oyunlar değil. Çok fazla reel kaydıran biri değilim arkadaşlarım video atarsa ordan biraz bakıyorum sadece ancak alışkanlıktan telefo
İki işi aynı anda yapmaya çok alıştım mesela boş boş oyun oynamak zaman israfı geldiği için bir şeyler izlerken bir yandan da oyun oynuyorum. Tabi bunlar kafa yoracak oyunlar değil. Çok fazla reel kaydıran biri değilim arkadaşlarım video atarsa ordan biraz bakıyorum sadece ancak alışkanlıktan telefon hep elimde. Bunlar sebep olmuş olabilir. Dikkat dağınıklığımı soru çözene kadar farketmemiştim ama bilgi eksikliğinden ziyade gözden kaçırdığım için yanlış yaptığımı farkettim.
Toparlanmak için ne yapmalı?
0
ekimoloji
(09.03.26)
Her türlü oyunu hayatından kesinlikle çıkarmak.
Sosyal medya hesaplarının tamamını kapamak.
WhatsApp'ı sadece haberleşme için kullanmak. Gruplardan çıkmak.
Saatli ya da hedefli programlar yapmak ve uymak. (saat 3 e kadar kitap okuyacağım ya da şu bölümü bitirmeden kalkmayacağım. gibi)

Bunu yaşam tarzı haline getirmek işe yarıyor. En azından bende yaradı.
0
Mirket
(09.03.26)
düzenli uyku, özellikle erken yatmak ve erken kalkmak. haftada en az 3 defa orta yoğunluklu spor, magnezyum, demir, çinko, b12 gibi yorgunlukla ilişkili vitamin mineral kontrolü, çöp gıdalardan ve işlenmiş şekerden, alkolden uzak durmak.
son olarak sıkılmayı tecrübe etmen lazım. yani ertelediğin bir iş var onun yerine oyun+video gibi geçiştirceğine koltukta boş otur duvara bak o sıkılma hissini de yaşaman lazım.
+1
orpheus
(09.03.26)
benden önce yazılan her şey + dopamin detoksu ve mindfulness egzersizleri
+1
mezzosprite
(09.03.26)
bugünkü debe entry'sini de öneririm.
eksisozluk.com
+1
lazpalle
(09.03.26)
(9)

İlgi göstermek

arbre
İlgilendiğiniz kişiye flörtü, sevgilisi olduğunu öğrenmenize rağmen ilgi göstermeye devam eder misiniz? Doğru olanı sormuyorum. Bence birçok insanın yeni sevgililerini bu kişiler arasından bulduğunu düşünüyorum.
İlgilendiğiniz kişiye flörtü, sevgilisi olduğunu öğrenmenize rağmen ilgi göstermeye devam eder misiniz? Doğru olanı sormuyorum. Bence birçok insanın yeni sevgililerini bu kişiler arasından bulduğunu düşünüyorum.
-13
arbre
(09.03.26)
Sevgilisi olan kişiye yazacak kadar aşağılık değilim.
+7
Kahvedesu
(09.03.26)
garanti süresi oluyor. o bitince yazmaya başlıyoruz.
bu normal görülebilir mi? sevgilimiz varken de normal karşılayabilecek miyiz? cevap: hayır.
+2
lazpalle
(09.03.26)
Kahvedesu, olayları bilmesem inanacağım. :D
-6
🌸arbre
(09.03.26)
Etmem, birçok nedeni var. Etmeyecek olmamın en pragmatik sebebi henüz sağlam bir duygusal bağım olmayan yabancı biri için böyle bir uğraşa girmek çok gereksiz drama ortamı oluşturur zaten. Karman çorman bir iş. Uğraşmaya değmez.

En duygusal sebep de eğer bu kişi bana olumlu yaklaşırsa bunun kendisi güven kırıcı bir şey zaten. Yarın bana da yapar.

Mantık açısından da dışardan biri için, sırf hoşlandım diye böylesine risk alan biri çok da stabil bir karaktere sahip olmasa gerek. Tam Müge Anlı'daki, o her işini kördüğüm etmiş tipte birilerinin yapacağı işler.

Neresinden tutsam elde kalıyor.
+2
akhenaten
(09.03.26)
Daha geçenlerde bu konuyu bir arkadaşımla konuştuk. İlişkisi olan insanı otomatik olarak seçenekler dahilinde görmem ben. Haliyle de ilgi falan göstermem. Herkes için bu böyle zannediyordum ama değilmiş.
Baya baya hayvan gibi başkasıyla birlikte olan insanlara yürüyenler varmış etrafımızda.
İnsan değilsiniz.
+4
cay koy geliyorum
(09.03.26)
doğru bulmuyorum. kimse bulmamalı. asla yapmam.
+1
art cat chocolate
(09.03.26)
ilişkisi olan, boşanma aşamasında olan, nişanlı/sözlü vb. olan hiç kimseye ilgi göstermem zira bunlar benim için "aday adayı adayı" dahi olamazlar.
+2
Phoebe
(09.03.26)
Değil eşi, sevgilisi kafasında birisi olan birisine bile ilgi duymamak gerek.
+1
rakicandir
(09.03.26)
Yavrum biz ırz düşmanı mıyız?
+1
kullaniciadimvar
(09.03.26)
(4)

Telefon hat kablosu nereden bulunur

grimavi
internetten sipariş verme şansım yok, bu kabloyu elektrikçiler de satıyor mu ?https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcR3t29-XFSEEcftMat_E70L3uY2VWQmmFtD7w&usqp=CAU
internetten sipariş verme şansım yok, bu kabloyu elektrikçiler de satıyor mu ?
encrypted-tbn0.gstatic.com
0
grimavi
(09.03.26)
satar
0
jelly bear
(09.03.26)
tabii ki satar.
0
co2s2
(09.03.26)
elektronikçiler de satar. iki tarafında da soket olacak mı? bazısı bir tarafı soket diğer tarafı yarım ay pabuç şeklinde de olabiliyor. tam ihtiyacınıza göre alın. köken kablo alacağım deyin işten anladığınızı bilsinler. :D
+2
lazpalle
(09.03.26)
iki tarafı da aynı olacak
encrypted-tbn0.gstatic.com

Şu adaptör ile kabloyu uzatıp modemin evdeki yerini değiştirmek için
+1
🌸grimavi
(09.03.26)
(10)

Büyüklerin yanında çocuk sevmemek

michael_knight
Böyle bir âdet varmış, ben hiç rastlamadım sadece okudum. Ama mantığını anlamadım, sebebi nedir?Çok saçma da olsa, katılmasam da âdetlerin sebebini anlarım genelde.
Böyle bir âdet varmış, ben hiç rastlamadım sadece okudum.
Ama mantığını anlamadım, sebebi nedir?

Çok saçma da olsa, katılmasam da âdetlerin sebebini anlarım genelde.
0
michael_knight
(07.03.26)
Kafkas halklarının adetidir. Aşırı ayıptır.
Adet kanıma işlemiş olsa gerek, yılışık bir davranış gibi gelir bana.
+1
Mirket
(07.03.26)
Erzurumluyuz bizde de varmış hatta ayıp karşılanıyormuş, gelenek anneannelerimiz dedelerimizle bitti. Neyse ki onların çocukları çocuklarını torunlarını gayet de seviyor. Bunun gibi çook mantıksız adet var, erkek çocuk dahi olsa gelince kocaman kadınlar ayağı kalkarmış falan…
+1
ekimoloji
(07.03.26)
anadan babadan 600 kusaktir cerkesim. ailemde konusulan birinci dil de cerkesce ve cecencedir. bizde bu adetin oldugu dogrudur ama ne cekirdek ne büyük ailemizde uygulanir. bizde cocuga kiymet verilir ve herkesin yaninda sevilir. hayatimda duydugum en aptal adetlerdendir bu.

ayni cerkeslerde baba ile dogrudan konusmamak, damat evdeyken evin babasinin evde bulunmamasi, babanin cocugu tasimamasi, gelinin kayinpederle dogrudan konusmamasi, kadinlarin ve yasi kücük erkeklerin evde erkekler otururken onlarla oturmamasi gibi adetler de var. xabze'yi noktasi noktasina uygulamiyorsaniz bunu normallestirmeyin.
agzi süt kokan yavruyu sevmemeyi normallestirip orada durmanizi saglayan sey nedir? mesela neden bir annenin yavrusunu sevememesi normal ama digerleri degil?
bana kalirsa hicbiri normal degil.
arkadasim babasiyla enseye saplak takiliyor, dedesinin yaninda ayaklarini uzatip oturuyor, sonra ogluna diyor ki bizde cocuk aile büyükleri yaninda sevilmez, git annenin yanina ben dedenle oturuyorum. hahahasktr. kendi konforunu etkileyen seyler xabze'de yazmiyor galiba?
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.03.26)
Bizim de 2 kusak oncesi varmis bu örf. Herkeste ayni saniyodum 🤔

Hep cocugun yapim sureci kaynakli diye dusunmustum :) hamilelikten utanmak gibi bisi
0
üğpoıuy
(07.03.26)
Ama arkadaşlar ben sebebini, mantığını soruyorum.
Yani mesela baba ile direkt konuşmamanın sebebi bir tartışma çıkmasını önlemektir, gelinin kayınpederle konuşmaması işte cinselli laf/düşünce olmasın diyedir vs.

Peki çocuk sevmemek?
-1
🌸michael_knight
(07.03.26)
Cocuk severken hanimis de hanimis oyyy falan gibi gevşek hareketler yapildigindan olabilir :)
0
Purple life
(07.03.26)
Genel olarak ataerkil aile yapısında ciddiyet esastır. Çocuk sevmek, onunla oynamak falan zaten görece yeni şeyler. Çocuk dediğin eski zamanda bir düzine yapılan (Ki burada da irade zaten kısıtlı), bir kısmı verimli olacak yaşa gelmeden ölen, o zamana kadar da kaynak tüketen bir varlık onlara göre.
Zamanının önemli bir kısmını ağır iş yaparak geçiren, hayatını sürekli kontrol edemediği şeylerden (Kuraklık, toprağın verimsizliği, hayvan sürüsüne dadanacak bir hastalık, ağanın canının sıkılması) korkarak yaşayan insanların da çocukla oynamaması ya da oynanmasını hoş karşılamaması normal herhalde.
+2
salihdt
(07.03.26)
Sebebini sorduğumda kimse mantıklı bir şey söylemiyordu, sadece agucuk gugucuk sevmek de değil. Köyde bilmem kaç sene önceden bi adam çocuklarını kucağına alıyormuş diye söyleyip söyleyip gülerek dalga bile geçmişler. Kuzenim (erkek) çocuğunu sık kucağına alıyor diye anneannem daha yeni “x gibi çocuğunu kucağından indirmiyor” demişti :d
Evde iş yapan kocam hakkında da ergen kız diye dalga geçmiş, yaşlılar ve saçma sapan düşünceleri işte mantıklı sebebi olduğunu düşünmüyorum.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Eskiden birisi araştırırken yaşlı birine sormuş. Tarihte yokken neden şimdi var diye sormuş.
Aldığı cevaba göre büyük savaştan sonra çok fazla dul ve yetim çocuk ayrıca çocuğu ölenler kalmış ve başka ailelerin yanına yerleşmiş. Onlar incinmesin diye eşi ,çocuğu olanlar daha dikkatli davranmış.
+1
hebanon
(08.03.26)
altta yatan mesaj şu. adam oldun da bizim yanımızda büyüklük mü taslıyorsun. yani ailenin en büyüğü varken ortamda baba rolüne giremezsin. babam bunu bana yapmadı ama dedemin yanında durumları böyleydi. çepni kökenli giresunlıuyum.
+1
lazpalle
(08.03.26)
(19)

bu kadin cekici mi?

Purple life
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.https://www.instagram.com/topiaspammy/
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?
cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.

www.instagram.com
-1
Purple life
(06.03.26)
Hayalim. 10/10.

32E
-6
arbre
(06.03.26)
hayır 5/10
53e
0
lazpalle
(06.03.26)
@arbre, wow
0
🌸Purple life
(06.03.26)
3/10

40e
0
antihero
(06.03.26)
1/10 çekici değil hatta itici.
45E
+3
orpheus
(06.03.26)
35 E , yüzü güzel ama fazla cüsseli. Bu haliyle 3/10
0
loch ness
(06.03.26)
Güzel değil, çekici değil. He karakteri, muhabbeti on numaradır bilemem, bi' şey diyemem.

3/10

48 E
0
kumandanim
(06.03.26)
Beğendim. Çekici. 6.5
0
benaslindayohum
(06.03.26)
Linki açmadan yorumlara bakınca ,bunlarda her gün adrianaya yapıştırıyorlar sanki dedim içimden linki açınca direk sövdüm.bir bile çok direk sıfır.allah insanı yoklukla sınamasın ama asla bak asla.

Arbre,abi ne yap et enerjini biryerlere yönlendir.duyuruca bişiler toplayalım seni taylanda falan gönderelim.buna kaldıran bizede kaldırır.
+9
duptıs
(06.03.26)
Arbre aşık olduğun kız bu hayalindeki kıza benziyorsa geçmiş olsun panpa

0/10
k
0
Hallegadola
(06.03.26)
duptıs, hahaha abi devlet gibi kadın dediğin budur, kadınlara fit vücuda sahip olmayı pompaladılar ama her kadın buna uymak zorunda değil. Her erkek de fit kadın beğenmek zorunda değil. :)
-1
arbre
(06.03.26)
Hallegadola, kanka benim aşık olduğum kız 45 50 kilo falan, zayıfın yeri ayrı, kilolunun yeri ayrı, benim gönlüm geniş biraz
-2
arbre
(06.03.26)
Yüzü güzel ama bir bütün olarak no. Kafası shop gibi duruyor hatta.
34 K
0
ekimoloji
(06.03.26)
Size cekici mi bilmem ama eglenceli birisi gibi duruyor:p
0
acelaacedebela
(06.03.26)
tipik obez amerikali. sifir verdim.
43e
0
cooperr
(06.03.26)
bununla bir şey yaşasan hissedemezsin. air bag gibi. yağ yığını. 1/10

38 e
0
archmeister8
(06.03.26)
Hayır hayır hayır, binlerce kez hayır diyorum.
1/10
34 e
0
cay koy geliyorum
(06.03.26)
0/10

10 tane olsa, dm kutum, 1 tanesinden yazmam

32, e ama 48,e olsaydım da fikrim değişmezdi.
0
baldan kaymak
(06.03.26)
yani bilemedim. benim tipim değil ama çirkin bir insan da değil.

5/10

39e
0
gurur
(07.03.26)
(18)

Otobüsle mi arabayla mı giderdiniz?

dedeminhirkasi
İşe giderken;Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
İşe giderken;
Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.
Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
0
dedeminhirkasi
(06.03.26)
Bu şartlar altında araba Çünkü otobüsün sıkıntısı günlük 150 liradan daha fazla benim için
+1
kisa
(06.03.26)
Bu şartlarda toplu taşımayı tercih etmek için gerçekten farklı ve görülmemiş bir cimri olmak gerekir.
+14
kizil karga
(06.03.26)
araba kullanmak eziyet olmayacaksa (yoğun trafik, kaza yptıracak motosikletler vs.) kıyas kabul etmez, direkt araba. bu senaryoda zaten araba günde en az yarım saat (hatta belki 1 saat) zaman kazandıracak demek. yaptığınız işle saatlik kazancınız 300 tl üzerindeyse (ki arabanız varsa böyle bir geliriniz vardır) toplu taşıma kullanmanın hiç anlamı kalmıyor.
+2
shadowfollower
(06.03.26)
çalıştığım zamanlarda toplu taşıma ile bir tık erken gidiyordum ama o eziyeti 100 kişinin içinde çekmektense bireysel olarak kıçımın üstünde çekmeyi tercih ediyordum.
+2
lazpalle
(06.03.26)
3er aktarma dediğiniz, toplam 4 vasıta mı?

işin içinde evden ilk durağa ya da son duraktan işe yürüme var mı?

arabayla ya da otobüsle toplam süre ne kadar? 150 lira yakacağınıza göre 35-40 dk gidiyor olmanız lazım.

otobüsler sıkışık mı?

arabayla trafik nasıl?
0
co2s2
(06.03.26)
Aktarmalar metro mu otobüs mü vapur mu metrobüs mü? İlk kullanılacak toplu taşımaya uzaklık yürüyeerek ne kadar ?
0
kumandanim
(06.03.26)
Otobüs-metro-otobüs şeklinde
Toplu taşımaya yürüme mesafesi yok. Evin önünde bin iş yerinin de önünde in gibi dusunun
0
🌸dedeminhirkasi
(06.03.26)
bu şartlarda otobüs kullanmam için otobüsün 30 dk arabanın 1.5 saat sürmesi gerekir.
işe gidene kadar yorulursun toplu taşımayla
0
jelly bear
(06.03.26)
Ben araba yerine çoğu zaman toplu taşıma tercih ediyorum. Trafik park yeri ayrı problem, üstüne Türkiye’de araba kullanmıyorum. Kaynak yapmaya çalışan biri olunca savaş veriyorum, araya girmesin diye önümdeki aracın dibine giriyorum, şeridin tam kenarından gitmeye çalışıyorum. Her yolculukta kaynak yapan 2-3 kişi oluyor. Çileden çıkarıyor beni.

Yayaya yol veriyorum arkadaki bana korna basıp baskı yapıyor. Sağıma geçip sollamaya çalışıyor. O sırada yayanın geçişine engel oluyor, boş yere daha çok bekliyorum.

O yüzden Türkiye’de zorunda kalmadıkça araba kullanmam. Sakin sakin müziğimi açıp yoluma bakarken bu örnekler yüzünden sinirlerim çıkıyor, müziği dinleyecek halim kalmıyor.

Eğer gideceğim yolda bu tarz problem yoksa ve park yerim garantiyse kesinlikle araba. Yoksa asla uğraşmam.
0
substituent
(06.03.26)
Bu şartlarda otobüsü tercih etmek için tutkulu bir şekilde otobüs fantezim olması gerekir.
+1
kaptan maydanoz
(06.03.26)
park yeri problemi yoksa her türlü araba.
0
co2s2
(06.03.26)
araba.
Hatta daha iyisi de var, motor. sağanak yağmurlu olmadıkça yaz & kış ne kadar soğuk & sıcak olursa olsun, işe motorla gidip geliyorum. dehşet bir rahatlık.
arabaya bindiğim an trafikte kafayı yiyorum.
0
MtKrt
(06.03.26)
bastan sona ayni toplu tasima araci ile gidilmiyorsa, durakla ev veya ofis arasinda mesafe varsa 150 tl konusu bile edilmeyecek harcanmasi sart bir meblagdir. 3
0
warrior princess
(06.03.26)
Araba.

Ama aylık geliriniz de o kararı vermek için önemli.
Ali Koç veya benim için bu soruyu sorduğunuzda cevap farklı çıkabilir.

Sadece yakıt değil arabanın eskimesi, kaza yapma riski, arıza yapma riski, trafikte yaşayacağınız stres, trafik cezası yeme riski, trafik kavgasına karışma ihtimali ve “geçerken beni de bırak”, “arabayla gelmişken çıkışta şuraya gidip para harcayayım” gibi en başta akla gelmeyen masrafları da hesaba katın.
-1
michael_knight
(06.03.26)
maaşa göre konuşmak gerekmez mi? 40bin kazanıyorsan 6000 tl yakıta verilmez mesela.

@co2s

git gel 150*2 olarak hesaplamışım.
-1
elorelia
(06.03.26)
araba.

itibardan tasarruf olmaz.
0
mikahakkinen
(06.03.26)
@elorelia: 6000 olmaz ki, günlük 150 liradan ayda 3000 lira olur.
+1
co2s2
(06.03.26)
Madem ortak dil kullanılıyor;
Bu şartlar altında otobüsü tercih etmem için otobüsün şoförü olmam lazım.

Arabanın masrafı maddi olarak ciddi etkilemeyecekse, araba. Toplu taşımanın derdi bitmez. 3 vesait kolay bir şey değil. İn onu bekle, bin bunu bekle derken uyanık olduğun saatleri yola vermeye gerek yok.
0
lazor
(07.03.26)
(6)

karakter hakkında fikir verir yoksa münferit bir olay mı?

ercu cozer
geçen sene bir iftara davetliydim, orada bir konu geçti iş nedeniyle tanıdığım bildiğim bir adam (b kişisi olsun) bir memleketi (x yöre insanını) ve memleketin insanını (x'li insanları) aşağıladı kendince başka etnik köken yakıştırması yaptı vs . ben de karşı çıktım biraz medenice tartıştık ama iş n
geçen sene bir iftara davetliydim, orada bir konu geçti iş nedeniyle tanıdığım bildiğim bir adam (b kişisi olsun) bir memleketi (x yöre insanını) ve memleketin insanını (x'li insanları) aşağıladı kendince başka etnik köken yakıştırması yaptı vs . ben de karşı çıktım biraz medenice tartıştık ama iş nedeniyle hep görüştüğüm biriydi.
neyse bu sefer x memleketli bir grup insan bir iftar organize etmişler böyle o bölgedeki etkili ,nüfuz sahibi az sayıda insanın katılacağı bir iftardı beni davet ettiler ben de gittim.

bir baktım x'lilerin iftarında b de var. b benden hiç utanmadan başladı x'lileri yalamaya siz öyle iyisiniz böyle iyisiniz benim eşim de x'li ; adamlar da buna o kadar hürmet etti ki meğer adamlar bunu hep yedirir içirir gezdirirmiş bu bir seneye yakındır bunların ortamındaymış. hiç benden yüzü kızarmadan o kadar yağ çekti ki hiç geçen sene onları konuşmamış gibi karşımda yüzü bile kızarmadı.
geçen seneki tavrı anlık bir şeydi ,münferit bir vakaydı diyip geçmeli yoksa bu gerçekten bu karakterde biri midir?
0
ercu cozer
(05.03.26)
anlatılanlara dayanarak cevabım: karaktersiz.
+3
lazpalle
(05.03.26)
geçen sene seninle yaptığı tartışma sonrası belki hizaya gelmiştir diyeceğim ama yalakalık yapan adamdan iş olmaz.
+1
neira
(05.03.26)
Verir.
Aklima birinci dünyasi yenilgisinden sonra fransizlara gidip osmanli fransa mandasi olmak istiyor, ingilizleri görünce osmanli ingiliz mandasi olmak istiyor diyen boris johnson in dedesi ali kemal‘i getirdi.
-1
Purple life
(05.03.26)
Adamın karakteri bu.

Düttürü Dünya filminde şark kurnazı, kaypak bir karakterin repliği vardı o geldi aklıma:

''liberaller mi başa geldi? sen de liberal olacaksın. solcular mı geldi? sen de solcu olacaksın. ağnadın dee mi''
+2
yurtsuz john
(05.03.26)
Zayıf karakterli olma ihtimali yüksek.
0
kumandanim
(05.03.26)
Karaktersiz +1

Münferit vakaydı deyip geçmeye gerek yok. Çok samimi olunacak biri değil gibi. Sadece merhaba-merhaba...
0
himmet dayi
(05.03.26)
(4)

Kombi sadece ilk peteğe ısı veriyor

adivar
Kiracı olarak yeni taşındığım eve doğalgaz aboneliği yaptım. Kombi yaz modunda açıktı sıcak su filan sorun yok. Kış moduna açtım sadece ilk petek ısındı, diğerlerine gram sıcaklık gelmiyor. Basıncı 1.5-2 arası yaptım, sıcaklığı yükselttim yok. Ev sahibi de yurt dışında ve çok zor ulaşılabilen bir ti
Kiracı olarak yeni taşındığım eve doğalgaz aboneliği yaptım. Kombi yaz modunda açıktı sıcak su filan sorun yok.
Kış moduna açtım sadece ilk petek ısındı, diğerlerine gram sıcaklık gelmiyor.
Basıncı 1.5-2 arası yaptım, sıcaklığı yükselttim yok.
Ev sahibi de yurt dışında ve çok zor ulaşılabilen bir tip.
Benzer problem yaşayan var mı, sorun ne olabilir?
Not:peteklerde hava yok.
0
adivar
(04.03.26)
Hirdavatcidan 15-20 kagada al peteklerin havasını al. Youtubda videoları vaf

www.akakce.com
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.03.26)
www.youtube.com
bunu da deneyin.
0
lazpalle
(04.03.26)
Filtre temizliği +1
Ilk.oetegi kapatırsan ikincisi ısınıyor mu?
devir daim motoru arızalı olabilir
0
kisa
(04.03.26)
Petekleri ana vana’dan kapatmış olabilirler. Genelde mutfakta falan olur böyle sıcak ve soğuk su borularının geçtiği bir unite. Oraya bak yani. Bir de havalarına almayı dene.
0
jackyr
(05.03.26)
(4)

Döviz büroları haftasonu açık mı?

egerbiryolcu
Cumartesi günü açik oluyor mu dolar almam gerekiyor. Merkeze uzaktayım. Emin olmak istedim.Teşekkürler arkadaşlar riske atmayıp bugün gidip aldım. Düğün takısı içindi.
Cumartesi günü açik oluyor mu dolar almam gerekiyor. Merkeze uzaktayım. Emin olmak istedim.

Teşekkürler arkadaşlar riske atmayıp bugün gidip aldım. Düğün takısı içindi.
0
egerbiryolcu
(06.02.26)
cumartesi açık olanlar var. gideceğiniz büroyu arayın sorun google map'ten adresini ve telefonunu bulup.
0
elektr10
(06.02.26)
son çare kuyumcular. tabi o gün makaslar biraz aleyhinize olacaktır.
0
lazpalle
(06.02.26)
cumartesi almak zorunda iseniz kurları iyi kontrol edin makası çok açarlar. yüklü miktar ise bence almayın.
0
gercekdunya
(06.02.26)
hafta sonuna bırakmayın, üzerinizi başınızı yırtarlar üstadım. veya gitmeden önce bugün arayın, para transferinizi yapıp ayırtın. yarın da gidip alırsınız.
0
galahad reloaded
(06.02.26)
(5)

22 ayar işçiliksiz Ajda bilezik

AWD
Ben bunun fiyatını takip ederken 22 ayar bileziğin fiyatını mı takip edeceğim,22 ayar gram fiyatını mı?
Ben bunun fiyatını takip ederken 22 ayar bileziğin fiyatını mı takip edeceğim,
22 ayar gram fiyatını mı?
0
AWD
(03.02.26)
çok bilgili değilim fakat altın fiyatları listelenirken zaten 22 ayar gram fiyatı diye listelenmiyor. direkt 22 ayar bilezik diye listeleniyor.
uzun lafın kısası aldığınız ajda bileziğin gram cinsinden ağırlığıx22 ayar bilezik fiyatı sizin aradığınız meblağ.
0
lazpalle
(03.02.26)
spirit crusher
(03.02.26)
Hocam küçük külçe şeklinde gram altın alıyorsunuz ya ona bile işçilik var. Rica ediyorum işçiliksiz bilezik lafına inanmayın.

Ajda bileziğin fiyatını anlık olarak takip edebileceğiniz bi' yer yok zira işçiliği her yerde aynı değil, çok yakın fiyat verirler ama standart fiyat diye bişey yoktur.

Tekrar ediyorum işçiliksiz altın diye bi' şey yoktur.
+1
kumandanim
(03.02.26)
Adam altına bilezik şekli vermişse elbette bir işçilik harcamıştır.
Ama bu işçiliği için ayrıca bir ücret talep etmeyip, ben emeğimin bedelini alış satış fiyatları arasındaki makastan karşılarım, ayrıca da bir ücret talep etmem, alış satış makasını da şişirmem diyorsa,
Biz buna 'işçilik ücretsiz' ya da 'işçiliksiz bilezik' demeyelim de ne diyelim?
0
Mirket
(03.02.26)
" ben emeğimin bedelini alış satış fiyatları arasındaki makastan karşılarım, ayrıca da bir ücret talep etmem, alış satış makasını da şişirmem diyorsa, "

hocam adam alış satış fiyatlatı arasındaki makası açmadan, şişirmeden yaptığı işçilik masrafını ve karını karşılayamaz, bu imkansız.
+1
kumandanim
(04.02.26)
(13)

Kaç yaşındasınız ve ne kadar daha yaşarsınız? Niçün?

gabe h coud
Canım sıkılıooo demenin bir başka versiyonu.Ben başlayayım. 41 yaşında erkeğim. 90'ı görürüm diye düşünüyorum. 90'ı görürsem de 120'yi görürüm. (Sağlık sektöründeki gelişmeler nedeniyle)Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 81.3 (oha) erkeklerde 75.9Anneannem 95 yaşında merdiven çıkıyor, parkt
Canım sıkılıooo demenin bir başka versiyonu.

Ben başlayayım. 41 yaşında erkeğim. 90'ı görürüm diye düşünüyorum. 90'ı görürsem de 120'yi görürüm. (Sağlık sektöründeki gelişmeler nedeniyle)

Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 81.3 (oha) erkeklerde 75.9
Anneannem 95 yaşında merdiven çıkıyor, parkta günlük yürüyüş yapıyor.
Babaannem 90 küsür yaşında vefat etti.
Dedem de 95 yaşında vefat etmiş. Genel olarak uzun yaşıyoruz.
Hiç istisnasız her gün yürüyüş ve haftada 4-5 kere sağlam spor yapıyorum.
-9
gabe h coud
(03.02.26)
41 yas erkegim. 80'i gorurum diye umuyorum bir terslik olmazsa. bizim sulalede 90 ustu pek yok zaten. benim canli tanik oldugum en yasli babaannemdi, 86 yasinda oldu. ama saglikli ve varlikli olarak 100 yasina kadar en az yasayabilmek isterdim. haftada 2 spor yapmak, fazla yurumemek yeterince yardimci olmaz buna, biraz arttirmam lazim.
-1
lemmiwinks
(03.02.26)
34 yaşındayım. hem anneannem hem babaannem yaşıyor. hatta anneannemin babası 99 yaşında vefat etti.
uzun yaşarım gibi geliyor ama umarım sağlıklı yaşarım yoksa evladımın kendi ayakları üzerinde durduğunu (maddi manevi yalnız olmadığını) görebilecek kadar yaşasam yeter.
0
rayde
(03.02.26)
35 Yaşındayım, spor, yürüyüş vs yok. Yediklerime de pek dikkat etmem. Bi bu kadar daha yaşasam yeter, sonrası gerçekten zulüm oluyor. Başkasına muhtaç kalmak sıkıntı.
+1
ebeş
(03.02.26)
53 yaşındayım maksimum 65 görürüm gibime geliyor. o bile şüpheli.
0
lazpalle
(03.02.26)
sporu azalt çok yaşamak istiyorsan.
-2
kveldulv
(03.02.26)
38,5 erkek. bizimkiler çok yaşamıyor, anne tarafı da baba tarafı da öyle 55-60 sonrasını düşünemiyorum.
0
bartholomew87
(03.02.26)
34 yaşındayım fitim fazla kilom yok, alkol nadiren, sigara hiç kullanmadım. Spor maalesef yapmıyorum. Baba tarafı çok yaşamamış ama anne tarafımdan anneannem 86 yaşında hala yaşıyor dedem kendi isteğiyle vefat etti. 70-75 yaşına kadar yaşarım gibi geliyor.
0
ekimoloji
(03.02.26)
ben de 34 yasindayim.

kan basincim ve nabzim dusuk. 90 gorurum gibime geliyor. tabi kanser vs olursa onu bilemem ama genelde sulaledekiler 90 civarinda oluyor.

genelde yasla beraber dolasim sistemi cokuyor, kaldirmiyor. yuksek basinc tesisati yipratiyor. nabiz da kalbin cok calismasi demek. az cok atim miktari sabit kalbin o nedenle az atmasi daha iyi. sporcular genelde erken olur.
0
antikadimag
(03.02.26)
43e
genler curuk, 75 civari yaslilar mezara giriyor.
teknolojik gelismeler falan derken belki 80i zorlarim, ustune cikabilecegimi sanmam.
0
cooperr
(03.02.26)
28. sağlıklı olarak kaça gidersek yeterli. gönülden geçen 70-75 kafi.
0
biravekahve
(03.02.26)
28. 60 da kapatcam gozlerimi. Parayi 0 layip cikcam
-1
lapaz
(03.02.26)
40 yaşındayım. Ailemizde 60 yaşı gören yok . Umarım ben görürüm çünkü oğlum çok küçük.
0
suicides underground
(03.02.26)
34k. bizde 80i goren olmamis, 65-75 civari gitmis tum dede/nineler. su an 80i gecen bi tek halam var, o da demans baslangici. diger hala/dayilar filan gelemediler o yaslara.

ben nedense 80i gorurum gibime geliyor ama bi dayanagi yok. oyle aman aman saglikli da degilim, sporla fln da minimal iliskim. emeklilik, coluk cocuk vs planlarini 65te olecekmisim gibi yapiyorum, ustune ne gelirse kardir.
0
taurina
(04.02.26)
(5)

İstanbul - 2026 Site aidatınız?

Lethe
Özellikle peyzaj alanı geniş; güvenlik, fitness, havuz(lar) gibi imkan ve masrafları olan sitelerde yaşayanlara soruyorum (Avrupa konutları, Sinpaş, Kentplus, Ağaoğlu vb.), 2026'da aidatınız ne oldu?Evinizin büyüklüğünü de yazarsanız daha net olur, malum metrekareye göre aidatlar değişiyor. Ya da en
Özellikle peyzaj alanı geniş; güvenlik, fitness, havuz(lar) gibi imkan ve masrafları olan sitelerde yaşayanlara soruyorum (Avrupa konutları, Sinpaş, Kentplus, Ağaoğlu vb.), 2026'da aidatınız ne oldu?

Evinizin büyüklüğünü de yazarsanız daha net olur, malum metrekareye göre aidatlar değişiyor. Ya da en azından 2+1, 3+1 diye belirtirseniz kabaca fikrimiz olur.

Bizde brüt 112, net 95 m2 konutlar: 9800 TL.
0
Lethe
(31.01.26)
2+1

güvenlik,açık otopark günde 2 çöp toplama

2500
0
biravekahve
(31.01.26)
32 bin tl. 3+1. Acarkent
0
gabe h coud
(31.01.26)
benim değil ama mesa çengelköy 110(diyolar)m2 2+1 için 28bin tele.

benim 3+1 150m2 için, akşamları çöp toplanır haftada 2 genel temizlik 300 tele. dümdüz apartman.
0
klassno
(01.02.26)
beylikdüzü 3+1, 155m2
oldukça büyük bir yeşil alan yüzme havuzu hariç çoğu imkan mevcut. kapalı otopark, akşamları çöplerin toplanması vs. 3500tl
0
lazpalle
(01.02.26)
Beylikdüzü 3+1 110m2
Acik havuz, spor salonu var, yeşil alan yok tek bloklu apartman/site
2250 tlydi gecen sene, henuz zam yapmadi ocakta da 2250 ödedim
0
matilda
(01.02.26)
(12)

Pardon mu dersiniz afedersiniz mi?

Kahvedesu
Birine yol soracaksınız diyelim ya da konuşulanı anlamadınız, hangisini kullanırdınız?
Birine yol soracaksınız diyelim ya da konuşulanı anlamadınız, hangisini kullanırdınız?
0
Kahvedesu
(27.01.26)
Pardonu
0
pembediken
(27.01.26)
Genelde pardon, geleneksel olmak istiyorum bazen, o zaman afedersiniz.
0
mbond
(27.01.26)
Lisede tarih hocam anlatıyordu; eskiden Paris’te tuvalet olmadığı için tuvaletlerini bi kaba yapıp pencereden aşağı atarlarmış. Atarlarken de pardonnn diye bağırırlarmış.

Doğru mu bilmiyorum ama yürüyen merdivende solda duran, metroda inmemeye çalışırken binmeye çalışanlarla pardon derim. Ya da bu tip davranışda bulunanlara.

Yol vs soracaksam, ya da tekrar etmesini isteyeceksem: afedersiniz.
+1
substituent
(27.01.26)
bulunduğun lokasyona,ortama göre hitabet degisiyor.
+1
designer
(28.01.26)
birine yol soracaksam, dikilen adamın çekilmesini istiyorsam, arkasından sesleneceksem "pardon".

yolda yürürken yandan geçen adamı omuzlayıp hönkürdettiysem "aypardonçoközürdilerimpardon"
+1
kibritsuyu
(28.01.26)
Soru sorma ve yol isteme: afedersiniz
Anlamadım: efendim
Çarptım: özür dilerim
Yanlış anladım: çok pardon
0
yadigar
(28.01.26)
pardon derim. hem kısa hem de diğeri gibi af dilenmiyor durduk yere.
0
yetkili birine benzeyen abi
(28.01.26)
Pardon, yetkili birine benzeyen abi +1
0
(28.01.26)
pardonun manası da af dilemek içeriyor ama bizim dilde çok da böyle algılanmıyor. o yüzden pardon bir tık daha iyi gibi. bir de lafa "çok özür diliyorum" diye giriş yapanlar var. acayip rahatsız edici gelir.
-1
lazpalle
(28.01.26)
Daha kısa olduğu için pardon +1
0
peki madem
(28.01.26)
Afedersiniz’i kullanırım
0
love and trust
(28.01.26)
Pardon.
Daha kısa daha pratik.
Bir şey soracağım kişiye de pardon derim, yürürken çarpıştığım kişiye de, eşyasını düşürene de.
Her yerde kullanılabiliyor, mükemmel.
0
mutekebbir
(28.01.26)
(9)

Canınız sıkıldığında, depresif hissettiğinizde moralini düzeltmek için ne yapıyorsunuz?

lostinway91
Fikir verebilir misiniz? Bu ayın ilk on beş gününde moralim baya iyidi, ama son günlerde canım sıkılmaya başladı, depresif hissediyorum gibi.
Fikir verebilir misiniz? Bu ayın ilk on beş gününde moralim baya iyidi, ama son günlerde canım sıkılmaya başladı, depresif hissediyorum gibi.
0
lostinway91
(26.01.26)
günlük tadında yazı yazmak iyi geliyor bana. modern güzin ablamız yapay zeka da var şimdi. otur dertleş.
0
lazpalle
(26.01.26)
Müzik dinleyerek yürüyüş yapmak, bir yerde oturup kahve içip bir şeyler okumak ya da izlemek.
Mümkünse denizi gören yerlerde takılmak bana çok iyi gelir.
+1
mutekebbir
(26.01.26)
Avm seviyorum. Kıyafet alışverişi, yemek. Araban varsa çık gez, deniz kenarına git. Ağırlık çalış, yüz, doğa yürüyüşü yap. Sinemaya, konsere git.
-4
arbre
(26.01.26)
Sevdiğim yemekleri yiyebileceğim mekanlara gitmek için bütçe ayırıyorum, o yemeği yiyorum, üstüne bir de güzel tatlı yiyorum. Sonra eve gidip uyuyorum. Çünkü bu yemek mekanına doğru yöneldiğim andan uyuduğum ana kadar kafamın için turgor basıncıyla aşırı derecede şişmiş oluyor, çatlamadan uykuya geçmem gerekiyor. Uyumazsam ev halkı benden çekiyor. Çekmezlerse ben kendimden çekiyorum. Kalp hastalığı vertigo fibromiyalji vs oluyor.
+1
muhayyer divan
(26.01.26)
bol bol kültür sanat etkinliği, ilk 15-20 dakika odaklanmakta zorlanıyorum ama sonra keyif alma aşamasına geçiyorum, eve resetlenip dönüyorum. tabi ki canımı sıkan her ne ise o sekme açık kalmaya devam ediyor ama en azından masaüstünde aşağıya çekmiş oluyorum ve daha öncelikli konulara alan açabilmiş oluyorum.
0
Phoebe
(26.01.26)
dışarı çıkıp içiyorum ben.
leş metal barları, konserler, partiler.
insan içine karışmak dertlerimi unutturuyor.
+1
rain when i die
(26.01.26)
Uzun koşu, huzur doluyorum bitirdiğimde.
0
kumandanim
(26.01.26)
Uzun zamandan beri görüşmediğim tercihen il dışındaki arkadaşlarımı arıyorum. Genel olarak hallerini hatırlarını soruyorum, hayatlarındaki gelişmelerden haberdar oluyorum. Üst üste 3-4 kişiyi aradıktan sonra toparlıyorum
+1
ebeş
(26.01.26)
Yürüyorum.
+1
Amaranta ursula
(26.01.26)
(2)

Su kaçıran somun

michael harddd
teflon bant sardım ama yine biraz kaçırıyor. yalama olmuş gibi tam sıkamadım. buna ne yapılabilir?
teflon bant sardım ama yine biraz kaçırıyor. yalama olmuş gibi tam sıkamadım. buna ne yapılabilir?
0
michael harddd
(25.01.26)
duyurudaki ustalar görsel ister.
+1
lazpalle
(25.01.26)
içine conta koyulup sıkılan rakor tipi bir şeyse teflonla ketenle olmaz. contayı koyayım, bir de teflon sarayım daha sağlam olsun dersen de olmaz, teflon contanın ezilmesine, işini yapmasına engel olur. sadece contasını tak ve sık.

görsel olmadan bu kadar eyyorlayabildim.
0
kibritsuyu
(25.01.26)
(6)

ATM nakit çekme limiti ne kadar

egerbiryolcu
İnternetten baktım garanti bankasında daha az bir miktar yazıyordu ama 25 bin cekebildim ücret aldı mı onu hatırlamıyorum Yapı kredi ve iş bankasında limit ne kadar en fazla?
İnternetten baktım garanti bankasında daha az bir miktar yazıyordu ama 25 bin cekebildim ücret aldı mı onu hatırlamıyorum
Yapı kredi ve iş bankasında limit ne kadar en fazla?
0
egerbiryolcu
(22.01.26)
İş bankası 15.000
0
etna
(22.01.26)
İş bankası 20.000

daha salı günü 20.000 çektim.
0
put it in your appropriate place
(22.01.26)
kartlı işlem ve qr kodlu işlem limitleri ayrı oluyor.
ikisini kullanarak daha yüksek miktar çekilebilir.
0
my fault
(22.01.26)
kartla 20 ilaveten qr ile de 15 toplamda 35'e izin veriyor garanti.
yetmediği durumlarda enpara'ya atıyorum. onun da günlük 50 limiti var.
0
lazpalle
(22.01.26)
ben iş'ten de garanti'den de 30bin lira çekebiliyorum
0
co2s2
(23.01.26)
banka icindeki atmden fazla cekebiliyorsun,
akbank gibi.
0
designer
(23.01.26)
(14)

Türkçeyi Doğru Kullanmayanları Uyarıyor musunuz?

elektr10
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir şey demiyor musunuz?

seneler önce bir kız vardı mesela hoşlandığım. bu tip yanlışlar yaptığı için acayip soğumuştum. bir de açık "e" ile konuşanlar var mesela...

Bu arada ben hiçbir uyarıda bulunmuyorum itici görünmemek için. sizde durum nedir merak ettim.
0
elektr10
(21.01.26)
ben bööööreğe tahammül edemeyip düzeltiyorum ya.
0
antihero
(21.01.26)
sevdiğim biri ise düzeltirim sadece. değilse banane.
+2
denef
(21.01.26)
Sıradan vatandaşı değil ama kamuoyu önüne çıkmış ve ısrarla yanlış kullananları uyarırım.

-Özellikle 'umarsız' sözcüğü. Koca koca herifler ısrarla 'umursamaz' anlamında kullanıyor. Çaresiz anlamındadır halbuki.

-Hali hazırda çoğul olan sözcüklere -ler, -lar eki ekleyenler. Eşkiyalar gibi. Eşkiya, şaki sözcüğünün çoğul halidir zaten. Yaşar Kemal bile yaptı bu hatayı.

-Sol, seküler kesimden politikacıların laaaik diye uzatarak telaffuz etmesi uyuz ediyor.

Yöresel şive ve ağızlara bir şey demem. O düzeltilecek bir durum değil.
+3
yurtsuz john
(21.01.26)
Ben eşkıya, evlat gibi Arapça aslı çoğul olan fakat Türkçede artık tekil anlamıyla kullanıma sahip olan sözcüklerin bu tarz kullanımının hata olduğunu düşünmüyorum. Sözcüğün zaman içinde anlam genişlemesine ya da daralmasına, değişik anlamlara uğraması çok normal. Ayrıca Arapçada hiç kullanılmayan ama bizim ürettiğimiz yüzlerce sözcük var. O halde onları da kullanmamak gerekir. Ki bu sözcükler sözlüğe tekil anlamlarıyla da girecek kadar yaygınlaşmış sözcükler.
Börek gibi kullanımlar da ağız özelliğidir. Kendi memleketinizden çıkana kadar farkına bile varmazsınız bazen. Kulağımı tırmalar ama uyarmam.
Ben mümkün mertebe uyarmıyorum. Yakın sınıf arkadaşlarımı uyarırdım, bazı hocalar takıktı telaffuza. Ama hoca, siyasetçi, uzman, bilim insanı gibi kişilerin bu konuda dil ve telaffuz hassasiyetinin olması gerektiğini düşünüyorum.
+1
black holes in the sky
(21.01.26)
Şarja şarz derse soğurum ve hicbi fikrini ciddiye alamam. Eşkiyalar derse soğumam
0
üğpoıuy
(21.01.26)
kafaya takılacak o kadar sorun varken bence bu tarz küçük şeylere takılmak pasif agresif hareketler. özellikle o yanlışı yapıp rahatsız edici kullanmıyorsa uyarmaya gerek yok.
-2
mikahakkinen
(21.01.26)
Ana dilin doğru kullanımı sadece yanlış telaffuzları düzeltmekten geçmiyor. Birkaç alan var, biri anlamlar, biri yabancı kelimelere yer verilmesi, biri yabancı bir dilin yapısını kendi diline uygulamak, biri evet yanlış telaffuzlar, biri imlâlar, biri bağlam ile ifade uyumu... çok alan var.

Bugün iş yerimde bir temizlikçi, diğer 2 temizlikçiye şöyle seslendi:

"Ben her zaman buradayım, olveys!"

Hiç kimsenin umurunda olmadığını düşündüren bir tepkisizlik vardı. Sesimi çıkarmadım. Söyleseydim nefret edecekti hassasiyet göstermesi gerektiğinden. Ailede de ilk okulda da diğer eğitim birimlerinde de bu hassasiyet ve saygı olmadığı için bu çaba kişilere ayrı bir bilinç ve irade "yükü" oluyor. İnsana kendi ana dilini kendisine yük etti birilerinin uygulamaları...
0
muhayyer divan
(21.01.26)
Uyarmıyorum. Ben daha çok son zamanlarda ortaya çıkan abuk sabuk kullanımlardan rahatsız oluyorum. yapıyor olacağım, geliyor olacağım gibi mesela. Böyle bir şey yok, nerden çıktı bilmiyorum. Bir de "bir yerden" kalıbı var. "şöyle bir yerden söylüyorum, duygusal bir yerden anlatmıyorum" gibi.
+2
dfn4
(21.01.26)
Sohbete dahil değilsem uyarmıyorum. Dahilsem de doğrudan doğruya bu söylediğin yanlış demiyorum ama doğrusunu tekrarlı bir şekilde kendim kullanıyorum.

Tabii bu durum uyarının üslubuna da bağlı. Şahsen ben uyarılmaktan hoşlanan biriyim. Her insan hata yapabilir ancak hata yapmak, o kişinin konuyu yanlış bildiği anlamına da gelmiyor. Örneğin, yazım kurallarına normalde dikkat eden birisi o anlık bir hata yaptığında, bir başkasının uyarı adı altında aşağılayıcı yaklaşımı, takdir edersiniz ki diğerinin gözünde oldukça itici görünüyor. Sosyal medyada insanlar birinin hayatından gördükleri anlık bir kesiti o kişinin hayatının geneliymiş gibi yorumlama hatasına sıkça düşüyor.
+1
akhenaten
(21.01.26)
uyarmıyorum ama "yapıyor olacağız" "geliyor olacağız" tarzı kullanımlara sinir oluyorum. tek kelimeyle ifade edilecek bir durumu plaza diline uyarlamak sinir bozucu. yapacağız edeceğiz de geç öyle değil mi?

bir de tolerans yerine tolerasyon diyenlerin ağzına biber sürsek düzelir mi?
+2
exlibris
(21.01.26)
akhenaten gibi konusmada dogrusunu soylerim ama direkt duzeltmem.

yazida yanlis yazilan da ve ki ekleri zaten umutsuz vaka. ama yaygin yanlis bilinen seyleri duzeltebilirim. ornegin murdara mundar diyebiliyor cogu kisi.
0
antikadimag
(21.01.26)
çok yakınımsa evet. yalnız patronun tekabül yerine her seferinde tekamül demesi beni aşırı zorluyor.
0
lazpalle
(21.01.26)
çevremdeki herkes ama gramer nazi diyor. onun dışında yeni tanıştığım veya çok samimi olmadığım insanlara karışmıyorum. ha şöyle mesela yanlışını duyuyorum ve karışmıyorum dedim ya, konuşma sırası bana gelince doğrusunu söylüyorum belki anlar diye ama ı ıh olmuyor. bir kere diline yerleşti mi düzeltemiyorlar kolay kolay. 1 aydır falan sürekli emlakçıyla görüşme halindeyim mesela, o kapora dedikçe ben kaparo diye düzeltiyorum ama ı ıh alışmış bir kere.
0
neira
(21.01.26)
Kullana kullana dile yerleşip yazımı/anlamı evrimleşen/değişen kelimelerle kavga etmeyi yersiz buluyorum. Umarsız umursamaz değil evet ama toplumun %90'ı bu anlamda kullanıyorsa artık bu anlama geliyordur. Dil, konuşanlar arasında yapılmış bir sözleşmeden ibaret bir şey ve buna kutsallık yüklemek mantıksız. Türkçe konuşanların tamama yakını umarsız=umursamaz olarak kabul ediyorsa bu artık böyledir, kavga edemezsiniz.

Evrak, eşya, evlat, eşkiya gibi sözcükler Türkçede tekildir. Sözcüğün hangi dilden hangi gramer kuralıyla geldiği Türkçe konuşan bireyi ırgalamaz. Evraklar, eşyalar gayet doğru bir kullanımdır.

Şarj/şarz olayına takardım eskiden ama onu da saldım yani kim ne istiyorsa desin. Dil sadece iletişim kurmak için bir araç, bu amacı karşılıyorsa tamam diyip geçiyorum. Ama internette bazen ne yazdığı belli olmayan, dilbilgisi tamamen uçup gitmiş yorumlar oluyor, onlara kafayı takıyorum anlam belirsizliği olduğu için.

Bi de şu iki saat diksiyon dersi alıp, kendini Sezen Cumhur Önal sanıp "Türkçe yazıldığı gibi okunmaz, yapacağız yazılır yapıcaz okunur" diyen tiplere uyuz oluyorum. Türkçe yazıldığı gibi okunur, bir şeyin okunması ve telaffuzu farklı kavramlar. Telaffuz ederken de yapacağız demek de yapıcaaz demek de doğrudur, TRT'nin zamanında uydurduğu yapay bir Türkçe telaffuz kurallarını kutsal kitap gibi tek doğru konuşma şekli sananlar sinirlerimi hoplatıyor.

Samsun-Adana hattında büyüyüp açık e ile konuşan kişiler eskiden rahatsız ederdi ama ona da alıştım. Eskiden en çok onları düzeltirdim ve asla anlamıyorlardı açık ve kapalı e arasındaki farkı :D
0
nundu
(22.01.26)
(9)

Sizi güldüren ne oldu?

alice in potatoland
Bu aralar güldüğünüz reels ya da internet meme ne var? Feedinize ne düştü? Linkler misiniz?
Bu aralar güldüğünüz reels ya da internet meme ne var?
Feedinize ne düştü?
Linkler misiniz?
0
alice in potatoland
(20.01.26)
0
suicmeyenadam
(20.01.26)
Mesleği ile ilgili hususlarda gayet ciddi ciddi bilgilendirmeler veren adamın videolarında müzik seçimiyle alttan alta trollemesi çok güldürdü beni.

www.youtube.com

www.youtube.com
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
tantamount_to_equivalent
(20.01.26)
sonunda köpeklerin dans ettiği absürd videolara haykırıyorum. çok saçma ama gülüyorum. bir de şu adamın videolarına çok gülüyorum. genel olarak sağlam ve belirli bir çizgisi var bakışlarına soktuğum.;
www.instagram.com
ya da şu tip sadece erkeklere özel bazı düşüncelerin açığa çıkarılması;
www.instagram.com
tüm cüce videoları
www.instagram.com
herhangi bir türk dayı emmi figürü
www.instagram.com
herhangi bir videoyu bambaşka ir duruma benzetme teşbih sanatı
www.instagram.com
cüce demiş miydim?
www.instagram.com
maalesef bazı yapay zeka videoları
www.instagram.com
www.instagram.com
+2
ground
(20.01.26)
Claris Danes taklidi yapan bir kadın var ona çok gülüyorum, Homeland ve en son dizisini seyredenler komik bulur bence benim gibi. www.instagram.com
0
(20.01.26)
ingilizce alt yazılı
youtu.be

bu da ingilizce ve 18+
www.instagram.com
0
lazpalle
(20.01.26)
Deniz Sinan Demir adında biri çıktı. Bütün mizah ihtiyacımı karşılıyor.

www.instagram.com
0
yurtsuz john
(20.01.26)
Hanimiş benim mottişim
0
antihero
(20.01.26)
insanlarin birbirini korkuttugu youtube shortslara hayvan gibi guluyorum
0
kartonpiyer
(23.01.26)
(11)

Bu yıl için kafaya taktıklarınız

darthvader
Bu sene ne olursa olsun yapacağım, inat ettim, kafaya yazdım, hedef listemde yerini aldı dediğiniz neler var, ne pahasına olursa olsun yapmak istedikleriniz?
Bu sene ne olursa olsun yapacağım, inat ettim, kafaya yazdım, hedef listemde yerini aldı dediğiniz neler var, ne pahasına olursa olsun yapmak istedikleriniz?
+1
darthvader
(18.01.26)
Toyota almak
Yurtdışına çıkmak
0
baldan kaymak
(18.01.26)
Ek gelir elde etmek. Sadece bir maaşla hayat geçmez.
-8
arbre
(18.01.26)
toplamda 10.000km bisiklet sürmek
her şey dahil tatile gitmek. 2025 yazında çoluk çocuk günü birlik işler acayip eziyet oldu.
birtakım maddi hedefler.
+1
lazpalle
(18.01.26)
Dandik bi apartım var. Satıp üstüne para koyup 2+1 almak ve kiralamak. İş görecek kadar bi arabayın ölğ eşek fiyatına almak: fiat panda.
Yatırım yapın savaş ekonomisindeyiz.
0
luluki
(18.01.26)
Kilo vermek. 5 ocaktan beri 10 kilo verdim. Kalan 11,5 ayda 30 kilo daha vermek hedefim.
+3
ground
(18.01.26)
En az 5-6 saat süren feribot yolculuğu yapmak. Hatta geceyi de feribotta geçirmek.
0
put it in your appropriate place
(18.01.26)
3, 4 kilo alıcam ben de ve alerjimi çözücem.
0
fildirfildir
(18.01.26)
kg vermek. araba almak. bir de birinin hayatımızdan çıkması, artık zamanı geldi.
0
mikahakkinen
(18.01.26)
ise gitmek, durulmasi gerektiginde durmak, parayi dikkatli harcamak
0
ala09
(18.01.26)
Ablam kanser hastası, tedavisine çözüm bulmak...
+5
cccbehzatccc
(18.01.26)
@cccbehzatccc Çok geçmiş olsun, umarım en kısa zamanda sağlığına kavuşsun ablanız..
0
🌸darthvader
(23.01.26)
(8)

Numaramdan arandığını iddia eden insanlar

aguen
Merhaba duyuru, 1 haftadır 2 farklı insan onları aradığımı 2dk ses gelmediğini falan iddia ediyor. Tanımadığım kişiler.Bunlar mı dolandırıcı yoksa benim numaramdan arıyor gösterebiliyor mu dolandırıcılar? Teknik olarak mantıklı gelmedi.Aradığıma dair ekran görüntüsü atar mısınız dedim atmadı karşıda
Merhaba duyuru, 1 haftadır 2 farklı insan onları aradığımı 2dk ses gelmediğini falan iddia ediyor. Tanımadığım kişiler.

Bunlar mı dolandırıcı yoksa benim numaramdan arıyor gösterebiliyor mu dolandırıcılar? Teknik olarak mantıklı gelmedi.

Aradığıma dair ekran görüntüsü atar mısınız dedim atmadı karşıdaki ama niye aradınız diye soran biriydi bi şey de istemedi.
0
aguen
(15.01.26)
Operatörünün uygulamasından baksana aradığın numaralara
+1
adivar
(15.01.26)
orada yok oyle bi arama
0
🌸aguen
(15.01.26)
telefon android mi ios mu?
0
scudman1
(15.01.26)
Baskasinin numarasindan arama cikmak icin teknik anlamda bir engel yok aslinda ama Turkiye'deki operatorler sahibi olmadiginiz hattan izin belgesi vs olmadan arama cikmaniza izin vermez. Tabii farkli sekillerde hallediyor olabilirler. Yani gercekten sizin numaradan birilerini aramis olabilirler.
+1
mbond
(15.01.26)
hiç kimse konuşmayan birini 2 dk beklemez ki
ses gelmezse kapatırsın
+1
neira
(15.01.26)
arayan bir şey istemedi demişsiniz ama bir şeyin yolunu da yapıyor olabilir. engelle geç.
+1
lazpalle
(15.01.26)
(bkz: caller id spoofing)

Teknik olarak mümkün, genelde dolandırıcılar kullanıyor ve bildiğim kadarıyla ne yazık ki yapabileceğiniz pek bir şey yok.
0
salihdt
(15.01.26)
geçenlerde hanıma oldu aynı olay, telefon andorid. eleman ekran görüntüsü de attı. ben mevzuyu büyütüp kavga çıkaracaktım ama engelleyip geçtik.
0
Improbable
(15.01.26)
(8)

1. yaş doğum günü

kondansator
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğ
selamlar, bebişimiz mart ayında 1. yaşına giriyor. eşim de her kadın gibi 1. yaş doğum gününe çok heves ediyordu. süslemeler, organizasyon vb. çağırabilecek pek arkadaşımız yok, benim ailem şehir dışında, zaten doğum gününden 1 hafta önce de bayramda onlar bir pasta kesmiş olur. kendi şehrimizde doğum günü organizasyonu yapınca da aile dışında çağıracak çok az insan var. böyle olunca da gerek yok gibi düşünüldü ama hevesi de var. yapmazsak da içinde kalır mı diye çekiniyorum. siz olsanız nasıl ilerlerdiniz? devrik yazmış olabilirim kusura bakmayın lütfen.
0
kondansator
(15.01.26)
Süslemeli doğum günü illaki gününde olmak zorunda değil.
Bayramda daha fazla aile üyesi bir araya gelebilecekse bu değerlendirilebilir bence. 1 hafta önce yaparsınız.
+3
emcekare olmadi einstein olsun bari
(15.01.26)
kendi aranızda mini bir organizasyon harika olur. başkaları gelebilse elbette güzel olur ama unutmayın esas aile sizsiniz. ileride o fotoğraflar çok değerli olacak.
0
lazpalle
(15.01.26)
ilki için es geçmeyin. 3 kişi de olsa 5 kişi de olsa yapın. unutulmaz olan ilki.

ankara'daysanız biz gelelim?
+2
summerjam0306
(15.01.26)
Parti malzemeleri satan pek çok internet sitesi ve mağaza var. Az kişi iseniz bir tema belirleyip evinizi organizasyonsuz süsleyebilirsiniz. Balonları alıp şişiriyorum, ozalitçiden afiş bastırıyorum, süsleri tabağı bardağı ne ararsanız temalı var zaten. O temada pasta da yaptırırsınız güzel bir anı kalır. Biz 6 senedir böyle yapıyoruz bu sene ilkokula başladı da mekan tutalım dedik arkadaşları ile eğlensin diye.
+1
cilekli pasta
(15.01.26)
aşırı büyük bi organizasyona gerek yok eğer bütçe ayırmak istemiyorsanız. süslemeyi kendiniz yapabilirsiniz. bu tip malzeme satan yerlerde her şey oluyor zaten. ilk doğum günü güzeldir, anı kalır. yapın bence. az kişi çok kişi farketmez.
0
elorelia
(15.01.26)
kutlu olsun, allah analı babalı büyütsün öncelikle.
ailelerin toplandığı bir günü organize edin. dışarıda bir yer tutmanıza gerek yok. kendinizce bir tema belirleyebilirsiniz ya da sadece renk uyumları üzerinden de gidebilirsiniz. geniş bir masaya güzel bir örtü, birkaç süsleme, birkaç çeşit kurabiyedir börektir şudur budur. çocuğun da hoşuna gidecek balonlar, 1 yaş yazan balon falan. çok çok kalabalık olmasına bence pek gerek yok, çağıracağınız kişilerin de çocukları varsa 2 çocuk yetiyor curcuna olması için :)
0
black holes in the sky
(15.01.26)
ilk doğum günü yapılır. yapılmazsa ah edilir.
0
mikahakkinen
(15.01.26)
bayramda aile evinde yapma şansınız varsa orda yapın +1
evde yapacaksanız da çok büyük olmayan küçük bir süsleme yaptırın fotoğraf çekin güzel anı kalır. sırf çağıracak çok kişi yok diye vazgeçmeyin bence. komşularınız filan varsa onları çağırırsınız tanımıyorsanız tanışmış olursunuz.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
(16)

Sevmediğiniz ya da sinir olduğunuz insanlara kötü davranır mısınız?

pembediken
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi. Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi.
Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
+4
pembediken
(14.01.26)
Kötü davranmak da bir efor gerektiriyor. Ben iyi ya da kötü davranmam. Böyle bir insanı etrafımda tutmam. Çalışma ortamında filansa da iletişimi minimuma indiririm.

Bu gıcık davranma laf sokma işlerini tercih eden insanlarda da bir sorun vardır. Sevmediği birine kötü davranma çabası varsa o insan da benim gözümde biraz kötü insandır. Kötü değilse de boştur.
+5
a perfect lie
(14.01.26)
Kötü davranmam kimseye.
-6
arbre
(14.01.26)
Hayır davranmam. Görmezden gelirim. Bana nasılsın vs. diye sorunca teşekkür ederim, der geri sormam.
0
substituent
(14.01.26)
uzak dururum kotu davranmam..
+1
cooperr
(14.01.26)
Asgari nezaket seviyesini korurum. Mesafe hisseder ama sevmediğimi göstermem. Örtük olarak da bir şey yapmam.
0
black holes in the sky
(14.01.26)
boyle bi soruya eksi duyuru gibi yari anonim bi ortamda bile pek fazla gercekci cevap gelmez. ama gercek hayat tecrubelerinden biliyoruz ki insanlar sevmedikleri insanlara karsi olumsuz davranislarini rasyonalize etmekte oldukca maharetliler.

ikincisi giciklik denen seyin tanimina da cok bagli. birine cok ufak hatta 0 maliyetle bir iyiligin dokunabilecekken bunu yapmamayi secmek kimilerince giciklik olarak yorumlanabilir mesela.
+5
ghilleinthemist
(14.01.26)
Sevmediğim biriyle aynı ortamda bulunmam. Bulunmak zorundaysam da iletişimim sıfıra yakın olur.
0
gobekliraki
(14.01.26)
Bana kötü davrandıysa, saygısızlık yaptıysa kötü davranırım.
Bunlar hariç herhangi bir sebepten dolayı sevmiyorsam yok sayarım
0
ebeş
(14.01.26)
sevdiğim insanla muhattap olmam. sevmediğim için kötü veya ters davranma gibi davranışım yok.
0
mikahakkinen
(14.01.26)
Tahammül sınırım düştüğü için kendimi tutamadığım zamanlar oluyor. Yani şimdi gıcıklık yapayım diye değil de normalde içimde tutacağım düşünceleri tutabilme yeteneğimin azalması gibi. Kişisel hayatımda zaten sevmediğim insanla görüşmem ama iş ortamında seçme imkanı olmuyor takdir edersiniz ki.
+1
peki madem
(14.01.26)
hayır ama ilk fırsatta olduğu ortamdan uzaklaşırım.
0
lazpalle
(14.01.26)
engelledigi adamin bile engelini kaldirip eksileyip tekrar engelleyen saykolarin oldugu duyuruda bu soruya samimi ve dogru cevaplar almayi beklemeniz cok naif.
bakarsaniz kimse "muhatap olmuyor" ama toplum birbirinin kuyusunu kazan, dedikodusunu yapan, laf tasiyan insandan gecilmiyor. herkes hakettigi hayati yasiyor.
ghilleinthemist +1
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
Kötü davranmam, uzak tutarım. Hatta bayağı karşılaşmamaya çalışırım. Yüzüne karşı da mantık çerçevesi dışında bir tepki göstermem ama kendisi benimle alakalı ya da alakasız bir suç işliyorsa gerekli raporlamaları yapıp yasal yollara başvururum ya da başvuranlara yardım ederim.

arşiv unutmaz ve yazıp sildiğiniz en ufak şeyleri (küfürleri mesela) bile kaydeder :)
+3
eileengray
(14.01.26)
mesafeli dururum. iş yerindeyse ve işi bana düştüyse ekstra kötü davranmam asla.
sosyal konulara girmem, laf atarsa yanıtlamam ya da bulunduğumuz ortama göre ilgisiz yuvarlak yanıtlar veririm. eskiden yeri gelirse laf da sokardım bi faydasını görmedim :)
0
denef
(14.01.26)
Yapacağım en fazla muhatap olmamak.
İş yerinde arama çok net bir şekilde mesafe koyduğum tavrımı belli ettiğim kişi geçenlerde arkamdan "benimle derdi var maaşımı bile vermiyor" demiş halbuki bu konunun direkt benimle ilgili olmadığını o da biliyor ama böyle algılamış mesafeli olduğumuz için.
Böyle konular biraz da algıyla alakalı sanırım.
Bile isteye kimseye kötülük yapmamaya çalışırım bana kötülük yapana bile en fazla yapacağım şey silmek oluyor ki bana bir hadi unuttuğum da olsun iki kişi falan kötülük yapmıştır, türk dizisi tadında hayatlar yaşamadığımız için kim kime ne gibi bir kötülük yapabilir ki aklım almıyor benim.
0
mutekebbir
(14.01.26)
iş ortamı gibi sürekli yüz yüze olduğumuz bir ortamdaki insan ise, asgari iletişim ve ortamın gerektirdiği nezaketi gösterir daha fazlasını yapmam. merhaba, merhaba yani. nötr duygularla iletişim kurarım. yüz yüze bir ortam değilse uzak kalırım. bazı insanlar için sevmedikleri insanlarla uğraşmak hobi gibidir. öyle biri değilim.
0
unvergesslich
(14.01.26)
(12)

Herkesin maks 25 yasinda oldugu is yeri

Kittie
Bi is var. Boyle ayakta durmali vs.Geneli ogrenci zaten calisanlarin. Mezunu da maks 25 26dir. Klasik havalimaninda ayakta dikilmeli is.Ben de 40a dogru ilerliyorum. Bu ise girsem kendime ayakta durabilir miyim butun gun diye guvenemedim falan ama denesem mi diye arkadaslarima sordum.2 farkli arkada
Bi is var. Boyle ayakta durmali vs.
Geneli ogrenci zaten calisanlarin. Mezunu da maks 25 26dir. Klasik havalimaninda ayakta dikilmeli is.
Ben de 40a dogru ilerliyorum. Bu ise girsem kendime ayakta durabilir miyim butun gun diye guvenemedim falan ama denesem mi diye arkadaslarima sordum.
2 farkli arkadasima sordum. Ikisi de benim hic aklima gelmeyen bi sey soylediler.
Ciddi bi jenerasyon farkin olacak is arkadaslarinla. Amirin bile 30 yoktur dediler. Tam bir teyze olacaksin onlar icin nesil cok saygisiz can acitirlar falan dediler.
Bu gencler bana bu sekilde mobbing yapabilirler mi ya?
Herkes ne dusunuyorsa soylesin lutfen.
Tesekkurler
0
Kittie
(12.01.26)
yeni jenerasyon inanılmaz kötü. muhtemelen yaparlar.
0
oekuklu
(12.01.26)
spesifik bir sağlık sorununuz yoksa bence ayakta durmakla ilgili sorun yaşamazsınız. yani 40'lı yaşlarında pek çok sahada görev yapan, ayakta durmaktan da öte koşan koşturan çalışan insanlar var.

jenerasyon farkı olabilir ama bu iyi de olabilir. yani mesela onlar daha öğrenci ya da yeni mezunken siz bu işi daha bir disiplinli, olgunlukla ve gençlerin saygı duyduğu bir karakter olarak yaparsanız çok hızlı bir şekilde şef, yönetici falan olabilirsiniz. türkiye'de özellikle işte takımdaki en yaşı büyük - olgun kişinin terfi alması gibi, daha sorumluluk sahibi pozisyonlara konulması yaygın bir şey.
+2
gitdaddy
(12.01.26)
Hiçbir şey olmaz. Kabul et. Tersine keyifli.
-4
arbre
(12.01.26)
denemekten ne kaybedersin ki? ayakta çalışmaya alışık değilsen ilk bir hafta biraz pestilin çıkar.
0
lazpalle
(12.01.26)
tüm gün ayakta durmak zor bence. bana zor gelirdi, molalar ne kadar o önemli. iş zor.
0
jelly bear
(12.01.26)
lanet bir işte çalıştım 30 yaşındayken. arkadaşlarımın çoğu 16-20 yaş arasındaydı, akranım diyebileceğim sadece iki kıdemli kişiydi ki ben hem yaşlı hem de rütbe olarak en tırt elemandım. şu komik mafya oyunu reklamları var ya level 1 zavallı o hesap.

işle ilgili en son dert ettiğim durum buydu. aksine çocuklar bana toplu taşımadaki yaşlı muamelesi yaptılar, yardımcı oldular, kolladılar.

bu biraz da şans işi ama bunu dert etme derim biz hangi ortama girersek girelim yaşlı kalma riskimiz var artık. zaten çalışmaya gidiyorsun tanışma etkinliği değil neticede :) evet normalden bir tık sıkıcı olabilir, aranız ne kadar iyi olursa olsun o jenerasyon farkını hissedecek ve işte onlar kadar keyifli vakit geçiremeyeceksin (eğer öyle bi ihtimal varsa) ama çalışanların genç olmasından çekinme.
0
der meister
(12.01.26)
Hiç belli olmaz bu iş için bırakacağın başka bir işin yoksa eğer gitmemek aslında riskli olur, belli olmuyor z kuşağında iyi yetişmişlerde çıkıyor, kendi iş yerimde çok tatlılar açıkçası ik iyilerini bulmuş bize.
0
eja
(12.01.26)
Dene, yapamazsan çıkarsın. Bir iş yerimde yaşlar o civardaydı. Patron da benden 10 yaş küçüktü.
-1
Kahvedesu
(12.01.26)
bence denenebilir, bir ay sonra onların amiri olursun.
0
duyuruuser
(12.01.26)
havalimanında çalışıyorum, devamlı ayakta olmak ve çalışan profili duty free işi gibi geldi bana. tabii ki yorucu bir iş olur ama eğer biraz dayanırsanız olgunluğunuzla yükselmek için (en azından marka temsilcisi olmak için) öncelikli tercih olabilirsiniz gerçekten çünkü hakikaten o genç çalışan profili daha umursamaz oluyor, geçici iş gözüyle baktığından sahiplenici olmuyor. denemekten zarar gelmeyeceğine katılıyorum.
0
phoarbix
(12.01.26)
doğal amir olursun aralarında. kim takar yeni jenerayonu.
0
jamswety
(12.01.26)
patron ben olacaksam hic sikinti yok.
ayni seviyede olacak isek olmaz
0
cooperr
(12.01.26)
(16)

maaşların çıldırmış olması

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
-26
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.01.26)
Dolar da deger kaybetti tabii de o zaman atiyorum 300 dolardi asgari ucret, simdi 650 dolar olmus yeni zamla birlikte. Bir meslegin piyasadaki ederine gore de piyasa asgari ucret uzerinden sekillenecek. Zaten Istanbul falansa hersey pahali, bahsettiginiz paralara kimse calismaz. Tabii isin ne olduguna gore degisebilir yorumum.
+2
mbond
(11.01.26)
pandemi öncesiydi,
siyaseti finanse eden beton sanayine
cok ucuz krediler verildi,
nas vs derken
konut ,oto, vs patladi gitti.
+1
designer
(11.01.26)
zaten maaşların bu şekilde arttırılması enflasyonu arttırıyor. özellikle asgari ücrete yapılan zam doğrudan fiyatlara yansıyor. Normali 300 dolar asgari ücrettir. Maaşları arttırmaz, kamu harcamalarını kısarsın ve enflasyon kademeli olarak düşer. Bu yapılsa akp iktidarda kalamayacağı için bu enflasyon bitmeyecek. Bu durumun bir örneğin arjantin'di. Onlar toparlamaya başladı
-2
michael harddd
(11.01.26)
5 yıllık dönemde dolar/tl değişimi ile iç piyasadaki fiyatlar seviyesinin değişimi birbirine paralel olmadığı için. Yani dolar bazında ortalama gelir arttı evet, fakat tüketici fiyatları bundan daha yüksek bir artış gösterdiği için gelirlerdeki artış, alım gücüne yansımadı.

Örneğin: 5 yıllık süreçte dolar kabaca x6 yükselmiş. 7 küsür lira seviyelerinden, 43 civarına gelmiş.
Buna karşılık 5 sene önce 200gr ekmek 1.50 liraya satılırken, bugün 15 liraya satılıyor. x10 yükselmiş.

Tam 5 sene önce 500 dolarınızla gidip fırından yaklaşık 2350 tane ekmek alabilirdiniz.
Bugün 800 dolarla gitseniz 2290 tane falan alabiliyorsunuz.
Dolar bazında %60 daha fazla kazanç var hesapta ortada ama 5 sene önce aldığınız kadar bile ekmek alamıyorsunuz. Süt ürünlerine, ete falan baksak çok daha rezalet tablolar çıkacak mutlaka. Bu yüzden beğenmiyor insanlar işte o 800 doları.
+5
cay koy geliyorum
(11.01.26)
dolar kurunun baskılandığını çoluk çocuk bile bilirken millet 800 doları beğenmiyor demek anlamsız. milletin maaşının yarısı kiraya gidiyorsa hatta bazı durumlarda kiraya bile yetmiyorsa bu ülke seviye mi atladı diyemezsin.

enflasyonun esas sebebi maaşın falan artması değil, net şekilde 25 yıllık iktidarında tc tarihinin toplamından daha fazla vergi toplayan iktidarın senin benim paramı o veya bu şekilde çarçur etmesidir.
+6
lazpalle
(11.01.26)
2018'de ortalama iyi bir eve 350 usd kira veriyordum. şu an 1000 usd veriyorum. 2-3 ay sonra nisanda 1300-1400 usd olacak.

akla gelen tüm temel ihtiyaç maddelerinde dolar bazında 2-3x artış var. etin kilosu 22 usd.
+2
orpheus
(11.01.26)
5 sene once 500 dolara doldurdugun sepeti simdi 800 dolarla dolduramiyorsun da ondan.
+4
Sour
(11.01.26)
sen ne olsun istiyon? senin cebine daha fazla girecek diye çalışanların açlık sınırında mı yaşasın?
+4
kiyiya vuran dildolar
(11.01.26)
Nebati'den sonra, kapalı devre bir sistem kuruldu. Dolar bazında çok gibi gözükse de, bu sadece yurt dışında veya dolar/altın alırken işe yarıyor. Bunun dışında içerdeki fiyatlar, ona göre pahalı. Dışarıda 100 $ bir ürünün, içeride 250-300 $ olması, yurt dışı alış verişinin yasaklanması, altın alımına baskılar vs. hep bu sistemin eseri.

Değiştiremeyeceğiniz şeyi kabul edip, ona göre önlem alacaksınız. Bol bol yurt dışı gezisi, yurt dışından alışveriş, ucuz fiyattan altın/gümüş vs.

.
0
kartallar yuksek ucar
(11.01.26)
2017 yılında İzmir'de 950 lira kira veriyordum. Maaşım yeni mezun iki bin liraydı. Kısacası 4 desek euro lira kuruna 500€ maaş alıyordum, 237€ kiraya gidiyordu.

Şu an benzer yerin kirasi 25-30 arası. 25 desen 500€ 30 desen 600€ yapar. Kısacası euro kuruna göre ikiye katlamış belki de geçmiş.
Bu mantıkla yeni mezunun de 1000€ maaş alması gerekirdi ama izmir'de yeni mezuna 50 bin lira maaş veren şirket yok.
Gördüğün üzere döviz kuruna göre daha fazla maaş alıyor almak daha zengin olduğunu göstermiyor. Zaten bir sürü insan anlatmış. Bunun içine daha diğer kurdan fazla artmış şeyleri katmadik bile.
0
logisticsmanager
(11.01.26)
son 2-3 yildir uygulanan ekonomi politasi sonucu turk lirasi dolar karsisinda cok degerli. o yuzden durum boyle.

en basitinden calisan maaslari ve diger giderler tl bazli oldugu icin ithal urunler yabanci pazarda atiyorum 10 dolarsa burada 20 dolara satiliyor. rakami farazi soyledim bu arada.

mesela enflasyon yillik %40 seviyesinde diyelim su an. ama TL/USD son 1 yilda %20 artti. ve bu durum son 2.5 yildir boyle.
+1
nuevo
(11.01.26)
Sen hic markete gitmiyorsun galiba.
0
baldur2
(11.01.26)
aslında hesap çok basit.
4 kişilik bir ailesiniz.
8 lahmacun, tanesi 200 tl'den 1600 tl
4 ayran tanesi 80 tl'den 320 tl
2 porsiyon ortaya kebap herkes yarımşar aldı, tanesi 600 tl'den 1200 tl.
4 sinema bileti aldınız 300'den 1200. mısır yemeyiverin.
toplu ulaşımla gidip geldiniz, 350 tl diyelim.
4 kişi bir akşam bir şeyler yapmanın toplam maliyeti 5000 lira diyelim düz. 115 dolar diyelim yine düz. bunu ayda 2 kere yapsanız 230-240 dolar gibi bişey yapıyor. istanbul'da en düşük ev kirası 400 dolar. en kötü muhitte yaşarsınız. bak daha çocuğun okul harçlığı, fatura, mutfak masrafı vs. hiçbir şey saymadım. şu an ayda 2 kere dışarı çıkmak ve kira 650 dolar yapıyor.

alım gücü denen şeyden dolayı beğenilmiyor.
+1
cisimcik golgi
(11.01.26)
ev kirası 30 bin, okul taksitleri 40 bin bandına dayanmış; doğalgaz 5 bin tl gelirken... e maaşta bir zahmet artsın be. soru çok troll. sen başka bir ülkede mi yaşıyorsun koronada benzin 3 tlye düşmüştü şimdi 60 tl. sen ne diyorsun kardeş?
0
mikahakkinen
(12.01.26)
200 liraya lahmacun mu olur, 5 bin lira doğal gaz mı ödenir, pavyona mı gidiyorsunuz birader. özel okula giden işçi çocuğu mu olur?
-4
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
eksi 24 almışsın gelip burda insanlara cevap veriyorsun. biz de sana cevap vererek salaklık ediyoruz.
0
mikahakkinen
(12.01.26)
(2)

AltınS1

Mirket
Derinlik görebilen bir arkadaş, şu an satışta bekleyen sayısını söyleyebilir mi?
Derinlik görebilen bir arkadaş, şu an satışta bekleyen sayısını söyleyebilir mi?
0
Mirket
(09.01.26)
2 saat geçmiş soralı, ama yaklaşık o saatlerde 30-31 milyon lot deniyordu. Kapanışta 31,5m'da kalmış sanırım.
0
akhenaten
(09.01.26)
telegram'da hemen her hissenin grubu var. orada hep paylaşırlar.
mesela web.telegram.org
0
lazpalle
(10.01.26)
(7)

su faturamın artık çıldırması

eja
daha öncede duyuru açmıştım, klozetlerden şüphelendim değiştirdim su akıtmıyor artık ama 2 kişilik ev 19 m3 su tüketmişiz 1300 tl fatura geldi, aile evinde 6 m3 300 tl gelmiş.çamaşır bulaşık makinası 2 günde 1 falan çalışıyor diyelim ortalama, duşada ortalama 2 günde 1 desek su sayacı eylülde yenile
daha öncede duyuru açmıştım, klozetlerden şüphelendim değiştirdim su akıtmıyor artık ama 2 kişilik ev 19 m3 su tüketmişiz 1300 tl fatura geldi, aile evinde 6 m3 300 tl gelmiş.çamaşır bulaşık makinası 2 günde 1 falan çalışıyor diyelim ortalama, duşada ortalama 2 günde 1 desek su sayacı eylülde yenilendi sayaçta olamaz. ne olabilir başka neyi kontrol etmek lazım veya iskiye gel sayacı kontrol et mi demeliyim? size ne kadar geldi?

ev tipi faturam
0
eja
(09.01.26)
ondan mı bilemedim ama acaba eviniz tapuda ofis/işyeri vb. görünüyor olabilir mi?
0
matilda
(09.01.26)
evde olmadığınız bir gün öncesi sayacı not edin ertesi gün kontrol edin. ya da gün içinde ara ara kontrol edin. makine vs. açılmadığı halde anormal bir hareket var mı diye.
+3
lazpalle
(09.01.26)
Bana da 7m3 için 300 küsur bir şey geldi yaz aylarında. 19m3 bir sonraki kademeye geçtiği için daha fazla ödüyorsunuz muhtemelen. Ben su kaçağını anlamak için evde musluk açık değilken, makine çalışmazken sayaca bakıyorum.
0
gnosis
(09.01.26)
@ lazpalle +1
Bunu mutlaka ve öncelikle yapın.
0
Mirket
(09.01.26)
Evde tüketim yokken sayacı kontrol edin, endeksi not edip bir süre takip edin. Gerçi sayaç değişmiş diyorsunuz ama yine de bakın bence. Onun dışında tutardan bağımsız olarak (birim fiyat her şehirde farklı çünkü, bir de kademeler var) tüketim miktarına bakmak lazım. Referans olması açısından yazayım; 2 kişi benzer senaryoda ayda 5-6 m3 su kullanıyoruz.
0
orient blue
(09.01.26)
iskan yoksa şantiye suyu geliyordur ve yüksek faturalandırılır.
elektirik de aynı şekil.
0
jamswety
(09.01.26)
2. Kademe ya da şantiye filan alakasız cevaplar gelmiş. Sorun tutarın fazla gelmesi değil 19 m3 kullanılmış olması. İki kişiyiz diyorsunuz. Kaçak var gibi. Evde su arıtma cihazı var mı? Varsa bunlar arızalanıp sonsuz döngüye girebiliyor. Karşı dairenin size yazıyor olabilir cevabı da düşündürdü, Tr'de olamaz böyle bir şey diyemeyiz. Sizin su nereye gidiyor onu bulmanız gerekli. Kesin bir kaçak/arıza/başka yere giden su var.
0
adivar
(10.01.26)
(5)

Borsa, Altın, Tahvil vs.

uykulu
Selamlar, borsayı nasıl görüyorsunuz, bu sene borsadan hayır gelir mi ?Parayı nerede korumak gerekiyor ?Ev alacak para olsa kafa rahat edecek 3 yılda %100 yapıyor Allah bereket versin.Altından bu sene %85 gibi bir şey kazandık, aslında ev almanın mantığı kalmadı.
Selamlar, borsayı nasıl görüyorsunuz, bu sene borsadan hayır gelir mi ?

Parayı nerede korumak gerekiyor ?

Ev alacak para olsa kafa rahat edecek 3 yılda %100 yapıyor Allah bereket versin.

Altından bu sene %85 gibi bir şey kazandık, aslında ev almanın mantığı kalmadı.
+1
uykulu
(05.01.26)
Gerçek alt yapısından haberi olmayanların kazanma uğruna bir şeyler
alıp sattığı , defter, muhasebe, vergi , ruhsat derdi olmayan sadece kasaya girenle ilgilendikleri, normal ticaret yaptıklarını 'sandıkları" yer olarak görüyorum.

Sistemi kuran ve onlara bağlı olanlar köpek balıkları gibi avdan büyük büyük parçaları koparırken, alttaki küçük balıklardan ibaret takım ise bu avdan küçük parçalarla veya sağda solda gördükleri planktonlarla beslenmeye çalışıyor. hatta aç kaldıkları ( zarar ettikleri) oluyor .

Esas yatırım , altındır. Dünya tarihinden beri önemi değişmedi. Savaş , afet ekonomik krizlerde altın kurtarıcı olur.
Yapay yatırım araçları değil .
Altına yatırım yaptım zarar ettim diyen görmedik hiç.
Sadece biraz sabır gerekiyor.
Ayrıca altının önemini anlamak için kripto para firmalarının yatırımlarına bakmak lazım.

Altın ve gümüşün neden değerli olduğunun sebebi de ayrı bir mevzu.
0
diyecevaplandı
(05.01.26)
uzun vadede altın ve gümüş ama fiziki, kısa vadede btc'yi tercih ederdim. uzun vade anlayışım min 2 yıl. kısa vadedeki senaryoda ise 3. aydan sonra kar almak veya düşerse zararı minimize etmek için düşerken ekleme yapmak mantıklı bir tercih olabilir.

eviniz yoksa önce ev alın derim. şu an nakitin bir kısmını kullanıp kalanıyla yatırım yapıp düşük faizli kredi bulup ev almak mantıklı(örn 2.2 altı faiz şu an düşük, seçime doğru yapılandırılabilir). eğer sihirli değneğe denk gelmezsek, önümüzdeki 4 sene yüzde 20'nin altında enflasyon beklentim yok.
0
cisimcik golgi
(06.01.26)
Borsaya şu an baktığımda tepeden %25 düşmüş, dibi görmüş, oradan tekrar çıkmış ve yeni zirvelere giden bir grafik görüyorum. Yan tahtalarda macera aramadan, seçici olmak kaydıyla neden para getirmesin diyorum.

Parayı nereye koyma konusu senin gelirin, risk algın, elindeki nakitle de alakalı. Yatırım tavsiyesi olmamakla beraber kendi adıma 2025'te altın ve gümüş biriktirmiştim, 2026'da altın ve bitcoin ile devam ediyorum.

Ev almanın mantığı şurada, senin için çok büyük bir para vardır, hergün artan ya da düşen bir varlığa yatırmak istemiyorsundur alırsın. Hesapta ya da gözünün önünde fiziki varlık olunca insanın illa ki ihtiyacı oluyor, satıp yerine koyarım diye düşünüyor. Konut öyle değil %1-2'sini satamıyorsun. Kafan rahat oluyor, 2 senede dahi %100 getiren bölgeler var.

Gram altının TL bazında son 15 yıl içinde %30-40 düşüşlü dönemleri var evet ama son birkaç yıldır TL ve USD bazında güven veriyor. Son 2 senedir inanılmaz primli. Bu sene %85 olmasa da yine ciddi bir getiri sağlayacağını düşünüyorum.
+1
Lethe
(06.01.26)
Piyasa çok düştü diye gidip hisseye girilmez bir anda. Hisse 6 ay sonra yükselmeye başlar olan 6 ayınıza olur.
Temkinli yaklaşın.

Kazandıran yatırım fonları var, proların yönettiği fonlar kararsızsanız onları deneyin hiç olmazsa mevduattan çok kazandırır.
0
laf salatasi
(06.01.26)
esas yatırım altın diye bir şey denmiş hiç katılmıyorum. esas yatırım değerli olduğuna inandığınız şeyi düzenli biriktirmektir, hatta çok düştüğü zamanlarda daha çok biriktirmektir. bu altın da olur hisse senedi de.

2000 yıından bu yana ons altın 15 kat prim yapmışken 50-100-1000 kat yapan hisseler var. ha altın daha güvenilir liman derseniz orası doğru. yatırım işi de böyledir zaten. paranın çoğunu güvenilir olanlara azını riskli olanlara yatırırsınız.
+1
lazpalle
(06.01.26)
(12)

Bel fıtığı ameliyatsız tedavi edilir mi?

rasluka
Bel fıtığıyla ilgili kafam biraz karışık, o yüzden bilenlere sormak istedim.MR’da bel fıtığı çıktı ama birkaç farklı doktora gidince çok net bir yol haritası çizilmedi. Kimisi “şimdilik ameliyatlık değil” dedi, kimisi fizik tedavi önerdi. Açıkçası ameliyat fikrine de çok sıcak bakmıyorum ama “ertele
Bel fıtığıyla ilgili kafam biraz karışık, o yüzden bilenlere sormak istedim.

MR’da bel fıtığı çıktı ama birkaç farklı doktora gidince çok net bir yol haritası çizilmedi. Kimisi “şimdilik ameliyatlık değil” dedi, kimisi fizik tedavi önerdi. Açıkçası ameliyat fikrine de çok sıcak bakmıyorum ama “erteleyip daha kötü mü olur” kısmı da kafamı kurcalıyor.

Ameliyatsız tedavi gerçekten her hastada mümkün mü, yoksa bu biraz duruma göre mi değişiyor? Özellikle hangi evrede ne yapılır / ne yapılmaz konusu önemli gibi geliyor.

Araştırırken Ankara’da bu konuyu proloterapi diye bir tedaviye denk geldim.(bkz: https://drderyacan.com/proloterapi-tedavisi-nedir/)

Bilen var mı konuyu?
0
rasluka
(04.01.26)
güç kaybı, idrar kaçırma veya uyuşma vb yoksa iyi bir fizik tedavi uzmanı ile süreci yönetin. Ameliyat ancak bunlar olduğunda olun çünkü ameliyatın da yarattığı komplikasyonlar oluyor.
+1
spankenstein
(04.01.26)
"bel fıtığı" diye bir hastalık yok. o bizim halk olarak taktığımız isim.

omurganın içinde kemiklerin arasında süspansiyon görevi yapan bir jel var. bu jeli akmasın diye tutan bir zar var. zarın arkasında da ellerine, kollarına, bacaklarına, ayaklarına, bütün motor kaslarına sinyal ileten bir sinir var.

bel fıtığı dediğin şey o jelin ne kadar dışarı taşması, taşarken sinire ne kadar değmesi, belki zarı yırtıp dışarı akması, dışarı akarken sinire basıp hareketini kısıtlaması. ya da dışarı akmasına rağmen sinire değmemesi. veya zarı yırtmadan şişip şişip sinire basması. bunların tamamı bize göre "bel fıtığı". mr'da neyin ne olduğu ayna gibi görünüyor. ama ondan önemlisi, fizik muayenede sizin neyi yapıp yapamadığınız da kabak gibi görünüyor.

ameliyat olan biri olarak söyleyebileceğim, fıtık sinire basıp zarar vermeye başlıyorsa içeri girip almaları gerekiyor. bu durum ağrıya değil, bacakta uyuşukluğa, güç kaybına, felce, hatta çiş tutamamaya kadar gidiyor.

ama yok sadece bombe yaptıysa, sinire basmıyorsa, 1-2 fizik tedavi ile yerine sokabiliyorsun.

benim fıtığım patlamış, akmış ve sinire bası yapıyor haldeydi, sol bacağımı sürüyerek gidiyordum. ameliyat oldum. gücü yerine geldi, ama hala dizimin üst tarafı uyuşuk ve sol ayağımı yukarı kaldırma gücü zayıf. ameliyata rağmen iz kaldı. çünkü fıtık o sinire zarar vermiş ve zarar gören sinir eski haline gelmiyor.
+3
kibritsuyu
(04.01.26)
fitik patladi. 2 ay yuruyemedim. tekerlekli sandalye ile gezdim. beslenme, uyku egzersiz vs ile duzeliyor ama cok sabirli olmak lazim. o bolgede kilcal damarlar az bu yuzden iyilesme cok yavas.
0
tezek
(04.01.26)
Ameliyatsız sadece egzersiz ve fizik tedavi ile düzeliyor mu yani? Fıtık patlamadı ama belimi doğrultamıyorum.
0
🌸rasluka
(04.01.26)
@ kibritsuyu harika cevap vermiş gerçi ama ben de bir şeyler söyleyeyim.
Sinir harabiyeti veya ihtimali sözkonusuysa Doktor, ameliyat diyecektir ve ameliyat kaçınılmazdır.
Eğer öyle bir durum yoksa etraftaki kas grubunun güçlendirilmesiyle omurganın yükü azaltılarak rahatlama sağlanabilir. Kas yapacağım diye body'ye başlamakla olmuyor tabi. Bu işlem fizik tedavi uzmanı ve fizyoterapist rehberliğinde olacak bir şey.
Yani Doktor ya ameliyat diyecek ya da FTR uzmanına yönlendirecek. Bazı doktorlar ameliyat konusunda daha kıyıcı. Öyle bir tereddüt varsa bir başka doktora daha görünmekte fayda var.
Alternatif tıp bu işe de el atmış durumda, bu yolda şifa buldum diyeni de gördüm, sakat kalanı da duydum.
Yani her hastalık hastaya özeldir. Ameliyatsız da oluyormuş diye doktorunuzu dinlememezlik etmeyin. Doktorunuz MR sonucuna ve klinik bulgulara göre en doğrusunu bilir. Onun dışındaki yollara giderseniz sakat dahi kalınabilir bu hastalıkta.

Geçmiş olsun.
0
Mirket
(04.01.26)
ben 2 defa oldum hatta galiba 3 defa oldum tam hatırlayamadım şimdi. bel fıtığı ameliyatı eğer büyük ve küçük tuvaletinizi tutamıyorsanız o zaman son çare olarak görülüyor. ben bunu kendi tecrübelerimden biliyorum ve doktor değilim. siz yine doktorunuza danışın.

bel fıtığının belli başlı sebepleri var. aşırı kilo. çok uzun süre oturmak. yanlış pozisyonda oturmak. aşırı yük kaldırmak gibi.

eğer bu problemleri düzeltmezseniz istediğiniz kadar ameliyat olun tekrar edecektir.

bel fıtığı için en iyi çözüm eğer yapabilecek durumdaysanız(ağrı sızı veya diğer hastalıklar, fiziksel durumunuz vb) bel kaslarını güçlendirmektir. bel kaslarını güçlendirdiğiniz zaman omurlarınızın arası açılır ve sinire olan bası azalır.

bunun için en etkili şey yüzmek olsa da ulaşılabilir olmadığı için benim için pratik olmadı. ikinci olarak merdiven inip çıkmak ve yürümek var. merdiven inip çıkmak bel kaslarınızı güçlendirmek için muhteşem bir hareket.

bu dediğim şeyleri bir fizik tedavi doktoruna gözükmeden yapmayın. bunun dışında çeşitli egzersizler de veriyor doktorlar.


özetle 1 saat oturuyorsanız mutlaka 15 dakika ayakta durup yürüyün. kaykılıp oturmayın. arkanıza yaslanarak oturmayın. merdiven inip çıkın. yürüyüş yapın. aşırı tuz kullanmayın. belinize kesinlikle korse vb takmayın iyi gelir gibi gözükür ama bel kaslarınızı tamamen eritir. kas gevşeltici alıyorsanız eğer. onun etkisindeyken ufacık bişey bile kaldırmayın. bunlara dikkat ederseniz bir süre sonra ağrılarınızın bile büyük ölçüde azaldığını göreceksiniz.
+1
omer460
(04.01.26)
yoldan 10 kisi cevir, 8inde fitik cikar. Asiri yaygin bir mevzu, modern cag hastaligi.
Sinire baski yapana kadar hiseetmezsin.
Sinira baski yapmadan da ameliyat etmezler zaten. Ameliyat etmeleri icin ciddi guc kaybi, uyusukluk lazim. Yani nerdeyse yatalak pozisyona gelinceye kadar dokunmuyorlar.

Prolo isini ben denedim, beni daha da kotu yapti, kasildim kaldim 3 ay. o yuzden kesinlikle tavsiye etmiyorum. Pek kurcalatmani tavsiye etmem.
0
cooperr
(05.01.26)
bunun seviyeleri var aslında. onu söylemediler mi? bulging, protrude, extrude, sekestre vs. kötülük bakımından 3. seviye olan extrude ile yıllardır idare ediyorum. arada ağrı veya bacakta uyuşma oluyor ama daha fazlasını yaşamadım şimdilik. sekestre ise son evre. orada zaten ameliyat kaçınılmaz gibi bir durum oluyor. ilk iki seviyede ameliyatsız işi çözersin. extrude için kimisi ameliyatsız geriye toparlar diyor ama o konuda çok emin değilim.
0
lazpalle
(05.01.26)
Ameliyat için son çare olana kadar (umarım o seviyeye gelmez tabi) beklemenizi tavsiye ederim. Bir kere o kapı açıldı mı iflah olmuyor, patronumdan biliyorum.

Fizik tedaviye gelince ben faydasını gördüm. Onun dışında düzenli ağırlık çalışıyorum genel olarak gövde kaslarını güçlendirmek için. Ağrılarım arada oluyor yine ama çok azaldı gerçekten.
+1
peki madem
(05.01.26)
sirt agrisi belden gelmez, boyundan gelir. belinde ciddi sikinti varsa da ayaklarina vurur.

uyusukluk yoksa ameliyatlik durum yok genelde.

muhtemelen hareketsizlikten, bilgisayar/telefon basinda durmaktan boyun duzlesmesi gibi bir sey oldu. fizik tedavi ile (esneme, kaslari calistirma) gerekli bolgeleri guclendirince gecer.

yoldan 10 kisiyi cevirseniz 8'inde oyle veya boyle bir fitik vardir hic sikayetleri olmamasina ragmen +1
+1
icim urperiyor
(05.01.26)
@cooperr Nükleoplasti var bir de son zamanlarda onu da çok duyuyorum. Prolo işe yaramadı demene üzüldüm. Çare arıyoruz bir şekilde. Yani ameliyatsız dayanabilirim belki uzun yıllar belki hiç ameliyat gerekmez ama bu da bir yaşam sonuçta. İnsan böyle yarım şekilde yaşamayı kendine yediremiyor. Onun orada olmamasını istiyorum.
0
🌸rasluka
(06.01.26)
@rasluka

valla benim yaptirmadigim sey kalmadi, bacak uyusuklugu devam ediyor, 10 seneyi gectim. hayatini kisitliyor malesef, spor yapamiyorum agrim ve uyusukluk artiyor.

benim anladigim su, norolojik olaylarda tip buyuk oranda caresiz, cunku MRda bile net gorunmuyor. Sinir bir yerde sikisiyor, eger net ekranda gozukmuyorsa isin zor.
Benim nerde sikistigi belli degil mesela. 6 tane MR cektirdim, 2 defa EMG cektirdim, hepsi temiz.

su aralar dry needle deniyorum, biraz ise yariyor gibi. bir de masaj falan.
gecmis olsun..
+1
cooperr
(06.01.26)
(12)

istanbul'dan taşınsaydınız nereye giderdiniz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
türkiye sınırları dahilinde olmalı.
türkiye sınırları dahilinde olmalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.01.26)
muğla
+2
jelly bear
(02.01.26)
Sinop, Çanakkale, Balıkesir
0
Amaranta ursula
(02.01.26)
antalya
+3
tahtakafa
(03.01.26)
Balıkesir
+1
ercu cozer
(03.01.26)
ankara
+1
hold the door
(03.01.26)
kar, kış ve soğuktan nefret eden bünyem için net şekilde antalya. yazın çok bunalırsam da toroslar burnumun dibinde.
+1
lazpalle
(03.01.26)
antalya ve muğla'da hamam böcekleri vardır.
-4
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.01.26)
Antalya' ya geldik.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(03.01.26)
ankara, eskişehir, muğla merkez.
+1
mikahakkinen
(03.01.26)
çkale merkez.
+1
biravekahve
(03.01.26)
Kocaeli/Kartepe veya Bolu civarı.
+1
Lethe
(03.01.26)
Bursa
+1
stejerners
(03.01.26)
(2)

Ikea kacta aciliyor

narod
Gunaydin,1 Ocak'ta Ikea ne zaman aciliyor bilgisi olan var mi?Iyi seneler
Gunaydin,
1 Ocak'ta Ikea ne zaman aciliyor bilgisi olan var mi?
Iyi seneler
0
narod
(01.01.26)
www.ikea.com.tr
ilgili mağazaya tıklarsanız sayfasında yazıyor. misal bayrampaşa mağazası bugün 13:00'te açılıyor. muhtemelen hepsinde aynıdır.
0
lazpalle
(01.01.26)
Tesekkur ederim
+1
🌸narod
(01.01.26)
(10)

4 Günlük Tatilde Kombiyi Kapatmalı mı?

bluedad
yılbaşı için 4 günlüğüne şehir dışına çıkacağımdan acaba komple kapatmak yerine en düşük ayarda bırakıp gitmek mi mantıklı diye düşünüyorum. zira döndüğümde tekrar evi ısıtmak için maksimum ayarda en az 5-6 saat donarak beklemek zorunda kalıyorum. önerisi olan bilen varsa yardım lütfen.
yılbaşı için 4 günlüğüne şehir dışına çıkacağımdan acaba komple kapatmak yerine en düşük ayarda bırakıp gitmek mi mantıklı diye düşünüyorum. zira döndüğümde tekrar evi ısıtmak için maksimum ayarda en az 5-6 saat donarak beklemek zorunda kalıyorum. önerisi olan bilen varsa yardım lütfen.
0
bluedad
(31.12.25)
Bir haftadır evde değilim, çıkarken kombiyi 40 derecede açık bıraktım. Bu havada buz gibi eve girip saatlerce yorganın altında ısınmaya çalışacağıma 300 TL fazla fatura öderim.
0
sekizdokuzon
(31.12.25)
Ben olsam kapatırdım. Pazar günü hava sıcaklığı artıyor. Ayrıca varsın 5-6 saat üşüyeyim, 4 gün boyunca kombiyi boşuna çalıştırmaya acır ve üzülürüm.
+5
10551037
(01.01.26)
Kapatirim. Ama gelince klimayj sicakta acip hizli isiniyorum
0
die fetten jahre sind vorbei
(01.01.26)
abi memleket neresi? erzurumda yarın gece -30 olacak dedi arkadaşlar. burada kapatsan, evin soğukluğunu es geçtim borular donar.
0
blue eyes white dragon
(01.01.26)
geç gelip yatıp uyuyacaksanız kapatın gitsin.
geldikten sonra en az bir kaç saat evde duracaksanız minimum'da tutun.

aylık 1500 geliyorsa ortalama 200liralık bir maliyeti olur. bir kahve parası.
maksimum ayarda evi normal sıcaklığa getirmeye çalışmak da zaten oluşturduğunuz tasarrufun yarısını geri alacak.
+1
biseysorcaktim
(01.01.26)
Kombiyi kapatmak daha mantikli, kisisel konfor disinda, toplum ekonomisi ve dunyanin kaynaklarini daha verimli kullanmak acisindan soyluyorum. Yoksa, ben olsam her turlu acik birakirim kisisel konforum icin.
0
bosver nicki
(01.01.26)
ben 4-5 gün evde değilsem
gelir gelmez bavul boşalt, yerleştir, ya alışveriş yapmışımdır ya da annemden filan geliyorsam o bişeyler koymuştur onları yerleştir
hızlıca bi yemek koy (yolda yemek yiyemem)
tatil dönüşü ise kirlileri filan makineye at as
giderken bulaşık mak. çalıştırmışımdır kesin onu diz
gibi gibi 2-3 saat oturmuyorum genelde

dolayısıyla gelir kombiyi açar, sonuna kadar da çalıştırmam bile
ev küçük ısınır
-1
subcomponent
(01.01.26)
4 gün evde olmayacaksam doğalgaz vanalarını kapatırdım zaten. kombinin açık olabilme imkanı kalmazdı doğal olarak.
0
lazpalle
(01.01.26)
en düşük derecede açık dursun bence.
0
jelly bear
(01.01.26)
konu ile alakalı değil ama görmüşken bir dipnot ekleyim:
doğalgazı ya da vanasını kapatsanız bile, kombiyi kapatmayın.
evde değilken kombiyi yakmak istemiyorsanız yaz moduna (sadece sıcak su) moduna alın. çünkü kış vakti, özellikle balkonda duran kombilerde, boruların ve kombinin içindeki su donabilir büyük arıza çıkarabilir. kombilerde donma engelleyici var ama çalışması için açık olması gerekiyor (yanması zorunlu değil, yaz modu yeterli)
+1
biseysorcaktim
(01.01.26)
(1)

Prenses kedi yuva arıyor

rumpleteazer
Çok tatlı altı aylık yeni kisirlastirildi, eşyalarıyla sokağa bırakmışlar soğukta eve aldım. Bizim evdeki kedilerimi bu kediyi istemiyor hirpaliyorar. Bu kediye yuva arıyorum. Çok iyi huylu, tuvalet eğitimi var. Resmini ekledim. https://ibb.co/vvQ5mSCc
Çok tatlı altı aylık yeni kisirlastirildi, eşyalarıyla sokağa bırakmışlar soğukta eve aldım. Bizim evdeki kedilerimi bu kediyi istemiyor hirpaliyorar. Bu kediye yuva arıyorum. Çok iyi huylu, tuvalet eğitimi var. Resmini ekledim. ibb.co
0
rumpleteazer
(31.12.25)
resim için herhangi bir siteye yükleyip link vermeniz gerekiyor.
+1
lazpalle
(01.01.26)
(5)

Bizim lig topçuları çok mu nazlı? (non-stop Premier Lig)

eisberg
Dün Premier lig maçları vardı, yarın da olacak. Adamlar bildiğin 30 aralık ve 1 ocak'ta maç yapıyor :). Bizde yıllardır kart görüp gitmeler, izin almalar hatta en son John Duran'da direkt sözleşmeye yazmalar falan... Bizde neden böyle acaba?
Dün Premier lig maçları vardı, yarın da olacak. Adamlar bildiğin 30 aralık ve 1 ocak'ta maç yapıyor :). Bizde yıllardır kart görüp gitmeler, izin almalar hatta en son John Duran'da direkt sözleşmeye yazmalar falan... Bizde neden böyle acaba?
+1
eisberg
(31.12.25)
hakim olduğum bir konu değil ama muhtemelen oradakiler ailesiyle birlikte bizdekiler ailesinden uzakta yaşıyordur.
0
lazpalle
(31.12.25)
yamulmuyorsam federasyon ekstra para da veriyor bu dönemde oyunculara. ondan dolayı da kimse isyan etmiyor.
0
elektr10
(31.12.25)
Premier lig milyar euro değerinde bir marka, oturmuş bir kurumsal yapı. Kulüpler de öyle.

Türkiye ligi biraz daha kurumsal anlamda gelişmek zorunda aradaki fark bu.

Bu şu demek, mesela bu tip dönemlerde kulüpler ekstra ödeme alabilir, futbolcular bu dönemler için prim vb alacağını bilir. Ödemeler sorunsuz alınsın diye denetim sistemleri vardır.

Kulüplerin oyunculara yaptırımları çok daha belirgindir. Kulübün büyüklüğü, isimlerin ağırlığı yüzünden kurallar esnetilmez. Ya da daha az esnetilir diyelim.

Yani bizde bir futbolcu kafasına göre antrenmana çıkmıyorsa ya da o maçta oynamak istemiyorsa vasat bir oyuncuysa canına okurlar. Ama çok para ödenen ve kulübün belkemiği bir oyuncuysa kulübün yöneticileri babacan bir konuşma yapar.

Mesela manchester united'da david beckham'ın bile gözünün yaşına bakmadılar. Ronaldo'ya bile çoğu zaman esneklik tanınmadı.
+1
anten
(31.12.25)
fb ve ts'de antrenörlük yapmış birinden alıntılıyorum "futbolcu dediğin y**ak gibidir, okşadıkça kalkar". üç kuruş etmeyen angut tiplere milyon ve oyro ile sözleşme yapınca böyle oluyor. ayrıca anten+1. şu lafı söyleyen antrenörün de barınamaması lazım normalde ama kara defter esnaflığıyla yönetildiği için her yeri pislik içinde futbolun.
+1
klassno
(31.12.25)
premier ligde oynayan adamlar zaten oraya gitmek için uğraşıyorlar. orada da izin alanlar oluyor ama bizim buradaki gibi değil. ülke kültürü futbol kültürüyle alakalı. premier ligde en sonuncu olan takımda bile ilk 11'e girme rekabetinde. kadrolar çok iyi. bizim burada kasımpaşada parasına alan yabancı oynamasa da kafası rahat.

cenk tosun evertona gittiğinde antremanların zorluk derecesinin çok yüksek olduğunu belirtmişti, zaten sürekli sakatlandı. belli bir disiplin var. yukarda da denildiği gibi kimsenin gözünün yaşına bakmıyorlar.
0
mikahakkinen
(31.12.25)
(7)

kolonoskopi tecrübesi

panamera
Selamlar, iki temel sorum olacak. Refakatçi bulmam şu an çok mümkün değil, yakınlarım şehir dışındalar rahatsızlık vermek istemiyorum. kendim halledeyim istiyorum. refakatçi olmadan gitsem nasıl olur? Diğeri uyandıktan sonra hemen araba kullanabiliyor muyuz? Taksi ile mi gitmek daha doğru olur?bir d
Selamlar, iki temel sorum olacak. Refakatçi bulmam şu an çok mümkün değil, yakınlarım şehir dışındalar rahatsızlık vermek istemiyorum. kendim halledeyim istiyorum. refakatçi olmadan gitsem nasıl olur? Diğeri uyandıktan sonra hemen araba kullanabiliyor muyuz? Taksi ile mi gitmek daha doğru olur?
bir de işlem nasıl oluyor?
İyi günler herkese
0
panamera
(31.12.25)
bünyeye göre değişir, ciddi sersemlik olabiliyor. araba kullanmak pek mantıklı olmaz.

edit: arkadaşıma refaket etmiştim, Kızı arabaya zor götürdüm, tekerlekli sandalyede giderken bile uyudu, arada cevap verdi ama kafayı kaldıramıyordu, evde yine uyudu vs. (2 yıl önce)
0
kisa
(31.12.25)
rutininde de işlerini kendin hallediyorsan refakatçiye gerek yok. sedasyonla yapıyorlar o da öyle gerçek anestezi gibi değil, ben yarım saate toparlamıştım. yarım saatin peşine 15dk sonra da araç kullanmıştım. geçmiş olsun.
0
eisberg
(31.12.25)
Refakatçisi olmadan hastayı kabul etmeyen iki hastane biliyorum. Yarım saat kadar size refakat edecek birini görevlendirmiyorlarsa refakatçi isterler.

Araç kullanmak ciddi anlamda riskli olur, sizin için de çevredekilerin can güvenliği için de.
0
Mirket
(31.12.25)
Araç kullanmamakta fayda var. Tek başınıza gidin, yarım saate kendinize gelirsiniz zaten ama taksiye binin. Ne olur ne olmaz.
0
cay koy geliyorum
(31.12.25)
önerilen süre 24 saat geçmesi ama endoskopiden çıktıktan bir saat sonra araba ile eve dönmüştüm. kendimi iyi hissediyordum ama kişiden kişiye değişebilir bu işler.
0
lazpalle
(31.12.25)
Taksi.
Uyutacaklar narkoz etkisi hemen geçmez.
0
HellKeePer
(31.12.25)
Araç kullanmayı aklınızın ucundan dahi geçirmeyin. Kullanır da kaza yaparsanız sigortanın 5 kuruş ödemeyeceğini de hatırlatayım.
0
mikro patlama
(31.12.25)
(2)

istanbul içinde çocuklarla gidilebilecek kafeler

cisimcik golgi
merhabalar, 2.5 yaşında ve 9 aylık iki çocuk var arkadaşlarımda. bu küçük insanlarla gidebileceğimiz, onları oyalayabileceğimiz, bez değiştirme alanı olan, ferah ama sıcak nereler vardı. anadolu veya avrupa yakası fark etmez ama sınır olarak bir ucu kartal bir ucu bakırköy kabul edelim. hem yüksek f
merhabalar, 2.5 yaşında ve 9 aylık iki çocuk var arkadaşlarımda. bu küçük insanlarla gidebileceğimiz, onları oyalayabileceğimiz, bez değiştirme alanı olan, ferah ama sıcak nereler vardı. anadolu veya avrupa yakası fark etmez ama sınır olarak bir ucu kartal bir ucu bakırköy kabul edelim. hem yüksek fiyatlı olmasın hem de çocukları saymazsak 7-8 kişi gidip çayımızı kahvemizi içelim bir şeyler atıştıralım istiyoruz. önerileriniz için şimdiden teşekkürler.
0
cisimcik golgi
(29.12.25)
küçük çocuk alan ferah ama sıcak yer olmaz. AVM içi mekanlar olabilir. çocuk gürültüsü sorun olmaz, bez değiştirme alanları falan olur.
0
robokot
(30.12.25)
belediye tesisleri olabilir. mesela çatladıkapı tesisleri. bahçesi de var çocukların gezebilecekleri ama hava malum soğuk.
0
lazpalle
(30.12.25)
(2)

Eski twitteri bulma

gunbatimi
Selamlar, Bir Twitter kullanicisinin eski -mesela 2011 yilindakini bit tivitini ariyorum.nasil bulabilirim
Selamlar, Bir Twitter kullanicisinin eski -mesela 2011 yilindakini bit tivitini ariyorum.nasil bulabilirim
0
gunbatimi
(29.12.25)
bir ihtimal buradan
x.com

ya da google'da site:x.com kullanıcı adı tweet içeriği şeklinde aratabilirsin.
0
lazpalle
(29.12.25)
from:USERNAME since:2011-01-01 and until:2011-12-31

username yerine aratma yapacağınız kişinin kullanıcı adını yazın, üstteki satırı kopyalayıp twitter'da search edin.
0
beatbox yapan metalci
(29.12.25)
(1)

Şu haberle ilgili sözlük başlığını bulamadım.

boray eris
https://www.haberturk.com/uyusturucu-test-sonuclarini-degistirdiler-aralarinda-8-saglik-calisani-vardi-sicak-gelisme-son-dakika-haber-3848240yardımcı olabilecek olan var mı?
www.haberturk.com
yardımcı olabilecek olan var mı?
0
boray eris
(25.12.25)
şu var ama kimse yazmamış.
eksisozluk.com
0
lazpalle
(25.12.25)
(8)

70 km sonrası hızda arabadan gelen uğultunun sebebi ne olabilir?

m e b
selam.2015 model otomatik megane 3 hatchback dizel aracım var.lastikleri eylül başlarında değiştirdim. son zamanlarda özellikle boş otobanda giderken ve 70-80 km sonrası hızla giderken veya devir 2000'lerdeyken bir uğultulu ses duyuyorum. bu ses vuruntulu, takırtılı veya tekleyen bir sesten ziyade r
selam.

2015 model otomatik megane 3 hatchback dizel aracım var.
lastikleri eylül başlarında değiştirdim.

son zamanlarda özellikle boş otobanda giderken ve 70-80 km sonrası hızla giderken veya devir 2000'lerdeyken bir uğultulu ses duyuyorum. bu ses vuruntulu, takırtılı veya tekleyen bir sesten ziyade ritmik bir uğultu şeklinde. aracı yazın aldım ama o zaman öyle bir ses de yoktu. araca binen "lastik sesi var sanki" diyor, arabanın sağ kısmından (ön ya da arka diye muhtelif görüşler var) geldiğini söylüyorlar.

ciddi bir sorun mu bilmem ama canımı sıkıyor. ilk aracım olduğu için de çok bilgisizim, bir yere kontrole götürsem "abi motor komple inecek" diyen bir usta tarafından yolunmak istemiyorum. istanbul anadolu yakasında bir yer var mı bildiğiniz? veya sizce bu sesin kaynağını kendim de bulabilir miyim acaba?
0
m e b
(25.12.25)
yani bu ses hiç umulmadık yerden bile gelebilir.
bizim bisikletçiler pedal çevirirken ses geldiğinden şikayet ederler hep ama o ses genelde seleden gelir.

sizin ses belli bir hızın üzerinde olduğu için kapılardan bile gelebilir. oturmayan veya deforme olmuş bir fitil mesela. tabi tam olarak nasıl bir uğultu olduğunu bilemiyoruz. siz yine de bir ustaya gösterin. saçma sapan bir şey kilitlemeye çalıştığrnı hissederseniz başka bir ustaya da gösterirsiniz.
0
lazpalle
(25.12.25)
Benzer sorunu yaşadım. Benim tecrübem doğru olmayan lastik basıncı ya da lastiğe girmiş bir parça yönünde. Lastik kontrolü gerek bence.
0
alice in potatoland
(25.12.25)
porya bilyası dağılmış, geçmiş olsun.
+1
antihero
(25.12.25)
hatta ses geldiğini düşündüğün tekeri krikoyla kaldır, tekeri çevir, sesi yine duyacaksın.
0
antihero
(25.12.25)
Tekerlekteki bilya bitmiş.
0
komando kani var bende
(25.12.25)
Bir kaç hafta önce başıma geldi. Porya bilyesi/rulmanı
0
wilhelmwasmuss
(25.12.25)
genelde rulman, göbel, bilyeden o tarz sesler gelir ama, sıfır 2023 model Toyota Corolla almıştım fren balatasından ıslık gibi bir ses geliyor ve sadece belli hızda oluyordu, balataları değiştirdiler düzeldi. Küçük bir ihtimal olabilir.
+1
creepy
(25.12.25)
tekerlek rulmanı değişecek. maliyetli bir işlem değil.
+1
phoarbix
(25.12.25)
(2)

Timurun Bakıcısı (Sponsorlu olan)

november rain
Ben bu herifin başlıklarını görüyorum ama başlıkların ilk entrysi yok. ne ben onu engelledim, ne de o beni engellemiş. sorun ne olabilir?
Ben bu herifin başlıklarını görüyorum ama başlıkların ilk entrysi yok. ne ben onu engelledim, ne de o beni engellemiş. sorun ne olabilir?
0
november rain
(24.12.25)
reklam engelleyicisi kullanıyorsun büyük ihtimalle.
0
lazpalle
(24.12.25)
abonelik ücreti ödeyerek reklamsız ekşi sözlük üyeliği alan sarı tikli kullanıcı isen görmüyorsun.
0
kibritsuyu
(24.12.25)
(6)

yazamamak

deranzo1
cidden düzgün yazabiliyor musunuz? senelerdir isim soyisim imza atmaktan başka kalem tutmayan narin ellerim iki cümle yazamıyor. cümlelere küçük harfle başlayıp büyük yazma isteği mi dersin, devasa boşluklar bırakmak mı dersin, sakince başlayıp sona doğru kalemi elden atmak istercesine darlanıp japo
cidden düzgün yazabiliyor musunuz? senelerdir isim soyisim imza atmaktan başka kalem tutmayan narin ellerim iki cümle yazamıyor. cümlelere küçük harfle başlayıp büyük yazma isteği mi dersin, devasa boşluklar bırakmak mı dersin, sakince başlayıp sona doğru kalemi elden atmak istercesine darlanıp japonca olarak bitirmek mi dersin türlü rezillikler... düşünce hızıma yetişemiyor ellerim, doktorlara hak verir oldum valla.

yazı yazma işi bu kadar gerilenen bir şey miydi ya?
0
deranzo1
(23.12.25)
yakın zamanda kendime elle yazı yaz diye mail atmıştım.
i.imgur.com
buna sebep olan da 56 yaşındaki kuzenimde başlayan demans hastalığı. bir gün bir yerde form doldurması gerektiğinde yazamadığını farketmiş. teknoloji bir çok işimizi kolaylaştırsa da bir yandan bize büyük zararlar veriyor.
0
lazpalle
(23.12.25)
Pratik yapmadığımız her konuda zamanla zorlanır ve yavaş yavaş unuturuz.
Not alarak çalışmak, belki günlük tutmak faydalı olabilir.
+1
mutekebbir
(23.12.25)
Ben hayatımın hiçbir döneminde güzel yazan, yazdığını rahat okuyan biri olmadım. Hiç sevmiyorum yazı yazmayı. Üniversitede falan hiç not tutmuyordum mesela. Şu an da ayda yılda bir elle bir şey yazmam gerektiğinde içim kıyılıyor böyle huzursuz oluyorum. Yani yazabiliyorum ama bilgisayarda dakikada 100 kelime civarı hızla yazabiliyorken elle yazmak cidden hamallık geliyor
0
nundu
(23.12.25)
genelde bir şey konuşurken ya da dinlerken elimin altında kalem kağıt varsa rastgele kelimeler veya duyduklarımı yazarım. genel yazı yazmaya ne kadar etkisi vardır bilemem de okul okumuyorum, ders almıyorum yine de düzgün yazıyorum şu an aktifte. yazımı da severim kendimce. ama bir şeyi çok uzun zaman yapmayınca elbet geriliyordur
0
chanandler bong
(23.12.25)
yazım okunaklı değildir. çoğu zaman ben dahi okuyamıyorum. dolma kalem kullanıyorsa zaten mürekkebin akışına bırakıyorum kendimi daha da okunmaz oluyor.
0
black holes in the sky
(23.12.25)
Yazı yazma, beynin gelişimi sırasında en son kazanılan ve en karmaşık bilişsel işlevdir. Bu yüzden, teknolojinin kucağına doğmuş gençlerde yazmanın zaten yeterince öğrenilmemiş olması da kullanmayınca hızla bozulmaya neden oluyor. Güzel yazı dersi görmüş ve mürekkep hokkası taşımış boomer nesilde ise yazma daha iyi korunuyor.
Öte yandan, @lazpalle'nin de dikkat çektiği gibi, bunamada önce imza atma, ardından yazma bozuluyor.
+1
pro9it9is9
(23.12.25)
(9)

saran rümeysa mehmet akif olaylarının arkasında kim var sizce?

messina123
ben akp iç hesaplaşması olduğunu tahmin ediyorum. tapeler falan sabah, hürriyet gibi yerlerden sızıyor.
ben akp iç hesaplaşması olduğunu tahmin ediyorum. tapeler falan sabah, hürriyet gibi yerlerden sızıyor.
0
messina123
(22.12.25)
gündemi meşgul etme gibi geliyor bana. ülke üzerinde uçan-düşen ihaların haddi hesabı yok belki bilmediğimiz daha neler var. ama gel gelelim gündem grup seksler bilmem neler.

daha çok cambaza bakın numarasına benziyor.
-1
bravoteam
(22.12.25)
@bravoteam düşen ihalarla ilgili link var mı? ben sadece 2 tanesini gördüm, haddi hesabı olmayanları merak ettim nerelerde düşmüş. gerçekten yazık ülkeye ne hale geldi.
0
faberkastelli
(22.12.25)
Mesele bu ilişki ağlarını kullanarak kimlere hatır gönül kimlere şantajla makam mevki çıkar para elde etti. En geride bırakılan kısmı bu..
Cevap bulunursa senin sorunun da cevabı olacak.
0
anon1m
(22.12.25)
@faber Düşen sayısı 3: Ankara, İzmit, Balıkesir. Uçan sayısı bilinmiyor, onu demek istedi herhalde.
+1
gnosis
(22.12.25)
turkiye'de kim niye gundem degistirmeye calissin lol bu olay olmasa sanki dusen ihalarla ilgili meclise soru onergesi verilecek o reddedilince meclisin onunde eylem falan yapilacakti. turkiye'de gundem degistirme gibi bir seye ihtiyac yok.

ic hesaplasma + post erdogan donemi oncesi temizlik/hazirlik.
+2
ghilleinthemist
(22.12.25)
ortalığı velveleye veren sabah , hürriyet a haber. içerde güçlenmiş ve reis sonrasına hazırlanmaya çalışan gruplara göz dağı. kesin bir şey bilmeden söylemek zor ama olaylar birbirinden bağımsız. tabii ki bu arkadaşların yaptıkları süper şeyler değil ama özel hayat. bu hükümette götürmek istediği her adamı bel altı muabbetinden yedi.
0
mikahakkinen
(22.12.25)
eileengray +1
bu tür olaylar anayasa değişikliği zamanı özel hayata müdahale için geçerli sebep olarak sunulacak diyen var.
bir de bakın sadece muhaliflerin değil kim suça bulaşmışsa bizim taraftan da olsa gözünün yaşına bakmıyoruz algısı vermek için yapılıyor diyen de var.
+2
lazpalle
(22.12.25)
Esrarı yasalaştırmak için zemin hazırlanıyor bence
0
olaylar olaylar
(22.12.25)
gözdağı ve normalleştirme adımları. ibb başkanı da olsanız, 20 milyonluk kulübün başkanı ve servet sahibi de olsanız parti başkanı da olsanız (ümitözdağ) içeri alırız demek istiyorlar. önümüzdeki süreçlerde özgür özele de operasyon çekme denemeleri olacak. diktatörlüğün ayak sesleri bunlar.
0
ground
(23.12.25)
(11)

60'larının sonundaki babam...

gnosis
... 40 yıllık mevzulardan komşularla kavga ediyor, ottan-çöpten sebeplerle sokakta gördüğü tanımadığı insanlarla tartışıyor. Abim bıkmış durumda. Ben başka ilde yaşıyorum, beni de arayıp sürekli yaptıklarını ve intikam alma planlarını anlatıyor. Dinliyorum, haklı olduğu konular da var ama çok sert t
... 40 yıllık mevzulardan komşularla kavga ediyor, ottan-çöpten sebeplerle sokakta gördüğü tanımadığı insanlarla tartışıyor. Abim bıkmış durumda. Ben başka ilde yaşıyorum, beni de arayıp sürekli yaptıklarını ve intikam alma planlarını anlatıyor. Dinliyorum, haklı olduğu konular da var ama çok sert tepkiler veriyor. Birgün ya tansiyondan düşüp ölecek ya da biri öldüresiye dövecek. Sürekli peşinde dolaşamıyoruz. Sosyalleştiği bir ortam da yok. Birkaç kere kahvehaneye gitmeyi denedi, bir daha gitmedi. Biraz anlayışlı ol diyoruz, bize de kızıyor. Bana karışamazsınız diyor. Annemi geçen sene kaybettik. O zamana kadar annemin bakımı ile ilgileniyordu. Şimdi tamamen boşlukta kaldı. Ne yapılabilir? Her türlü öneriye açığım.
+1
gnosis
(22.12.25)
nöroloji de kontrol demans flnda böyle sinir yapıyor, nörolojik birşey çıkmazsa psikiyatri rahatlatıcı ilaç verirse kendide sakin kalır tansiyonu fln çıkmaz
+3
eja
(22.12.25)
plus özellikli yapay zekanın cevapları şu şekilde oldu: (chatgpt)

Baban/annenin sokakta tanımadığı insanlarla tartışması ve kavga etmesi tehlikeli bir durum. Bu sadece “huysuzluk” değil, tıbbi bir sorun olabilir.

1️⃣ Önce güvenlik
• Yalnız başına dışarı çıkmamalı. Mümkünse mutlaka biriyle çıksın.
• Tartışmaya girme, uzun açıklama yapma.
→ “Tamam, hadi eve gidelim” gibi kısa ve sakin cümleler kullan.
• Kavga anında haklı/haksız tartışması yapma, ortamdan uzaklaştır.

2️⃣ Acil durumlar (bekleme!)

Şunlardan biri olursa 112 / acil:
• Fiziksel kavga riski
• Kaybolma
• Ani kafa karışıklığı, gerçekleri tanıyamama
• Günlerce uykusuzluk, aşırı öfke, şüphecilik

3️⃣ En doğru ve hızlı tıbbi yol
• İlk ve öncelikli: Nöroloji
• Aynı zamanda: Psikiyatri

Bu iki branş birlikte değerlendirmeli.
(Eş kaybı sonrası başlayan öfke → depresyon / demansa bağlı davranış olabilir)

4️⃣ Doktora mutlaka söyle
• Ne zamandır var, eş kaybından sonra başladı mı
• Son zamanlarda artış var mı
• Sokakta kavga etme, öfke patlamaları
• Unutkanlık, yön bulamama, şüphecilik
• Kullandığı tüm ilaçlar

5️⃣ Evde yapabileceklerin
• Kalabalık, gürültü, tartışma ortamından uzak tut
• Düzenli uyku ve yemek saatleri olsun
• Kafein ve uykusuzluktan kaçın

⚠️ Bu durum kendi kendine düzelmez. Erken müdahale edilmezse hem kendisi hem başkaları için risk büyür.


“ ben de bunlara harfiyen katılıyorum. İnşallah süreci bu tavsiyeleri uygulayıp En sağlıklı şekilde yönetirsiniz.
-2
psmstc
(22.12.25)
1. kedi almayı da düşünebilirsin.
2. kesinlikle duyma testi yaptır ve uygun kulaklık al. (az duyduklarında hele ki yalnızlıkta iyice izole oluyorlar ve duygusal durumları fark etmeden değişiyor. tüm psikolojileri etkileniyor, erken bunama ve demansa sebep oluyor
0
kisa
(22.12.25)
Nörolojiye gitti, mr çekildi. Doktoru yaşına göre normal dedi. Elektronik aletleri; cep telefonu, tablet kullanıyor. Yolunu kaybetmiyor. Günlük tutuyor. Sosyalleşme yok sadece. Psikiyatriye gitmez. Keşke gitse.
0
🌸gnosis
(22.12.25)
@kisa Evet, ağır işitmeye başladı. Rahatsız olmuyorum diyor ama önce ondan başlamak lazım sanırım.
0
🌸gnosis
(22.12.25)
etkilerini tahmin bile edemezsin. yalnızlık, depresyon, denge kaybı vs vs.
+1
kisa
(22.12.25)
53 yaşında bana bile bazen her şeyden bıkkınlık geldiği anlar oluyor. eşinin vefatından sonra muhtemelen hayata karşı öfkesi iyice artmış olabilir. psikologa gitmek istememesi de kötü tabi.
+1
lazpalle
(22.12.25)
o yaşlardaki emekli adam devamlı saracak bir şey arar. Eşi de vafat etmiş yapayalnız kalmış. adamın normal yaşamak için sebebi kalmamış.
onu oyalayacak aktiviteler bulmak zamanınını dolduracak şeyler aramak gerekiyor.

TSM veya THM koroları ahşap boyama kursları ,o yaş aralıgına göre trekking aktiviteleri bu durumlar için var.
kahvehanelerin önünde geçerken şöyle bir kafanızı kaldırıp bakın hep o yaş aralıgı adam doludur. sabahtan akşama kadar laklak yaparlar kagıt oynarlar okey oynarlar. yani amaç saga sola sarmadan vakit öldürmek.

Babanızda işte bunlar eksik. Yaşamına devam etmesi için amaç verirseniz sizi rahat bırakır
0
limonlu eksi
(22.12.25)
Limonlu eksi+1

Benim babam da emekli olunca içinden canavar çıkmıştı. Depresyona girdi. Evde sürekli bir gergin hava vardı. Aynı şekilde kahvehane alışkanlığı hiç yoktu. Sonra tekrar çalışmaya başladı normale döndü.

Yalnız adamın ilgisi yoksa tsm korosu, ahşap boyama gibi şeylere yönlendirmeyin ya. Ben de kahvehane alışkanlığı olmayan, sosyallik yönünden benzer biriyim. O yaşlarda çocuğum müzik korosu veya ahşap boyama benzeri şeyler önerse, çocuk mu eyliyorsunuz diye öfkelenirdim muhtemelen. Yani öneri sunmanın zor olduğu bir durum.
0
wilhelmwasmuss
(22.12.25)
şekerine bir baktırın.
0
ground
(23.12.25)
Yürüyüş grupları var. Adalar ve şehre yakın kolay rotalarla başlayabilir isterse. Hafta içi yürüyüşlerine emekliler veya çalışmayanlar katılıyor genelde.
Kendini biraz daha zorlamak isterse hafta sonları doğa yürüyüşlerine katılabilir. Her yaştan insan oluyor.
0
auroraaurora
(23.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.