Giriş
(8)

Kör Nokta?

norules
Merhaba.1. Sürüş esnasındaki her şerit değişiminde, ayna kontrolü haricinde mutlaka kör nokta kontrolü de yapmak gerekli mi?2. Kafamı çevirerek kör nokta kontrolü yaptığımda o an direksiyonu bir miktar kaydırıyorum istemeden. E tabii bu da tehlikeli bir durum. O an direksiyonu sabit tutabilmenin kol
Merhaba.

1. Sürüş esnasındaki her şerit değişiminde, ayna kontrolü haricinde mutlaka kör nokta kontrolü de yapmak gerekli mi?

2. Kafamı çevirerek kör nokta kontrolü yaptığımda o an direksiyonu bir miktar kaydırıyorum istemeden. E tabii bu da tehlikeli bir durum. O an direksiyonu sabit tutabilmenin kolay bir yolu var mı?
0
norules
(20 saat)
1. Evet
2. Iki elle direksiyonu daha sabit tutabilirsiniz, araba hareket halinde degilken pratik yapabilirsiniz. Ancak zaten bu bakis 1 saniyeden fazla surmemeli, bakip hemen donulmeli, emin olamadiysaniz da serit degistirmeyi geciktirmeli ve tekrar kontrol etmelisiniz.
0
lumpen proletarian
(19 saat)
1) elbette
2) başınızı direksiyonu hareket ettirmeyeceğiniz bir pozisyonda çevirmeyi öğrenin. öne eğilerek, doğrularak, olduğunuz yerde vs. farklı varyasyonlar deneyin.
alternatif olarak koltuk pozisyonunuzla da alakalı olabilir. sürücü ve yolcu koltuklarını kendinize uygun şekilde ayarlayın.
0
tnz
(19 saat)
dümdüz dört tekerlekli otomobilden bahsetmiyor musun? normalde aynanin yanisira hizlica saliselik bir omuzdan geriye bakip sonra serit degistirmek gerekir ama direksiyonu sabit tutamiyorsan bence bir süre araba sürme, trafikteki otomobil veya yaya fark etmez diger insanlar icin korkunc bir durum direksiyonu sabit tutamaman. trafige kapali bir alanda pratik yapmak cözümü olabilir. baska kolay bir yol bilmiyorum.
-2
edmond honda
(19 saat)
sadece şerit değiştirirken değil sürüş esnasında aynalara ufak bakışlar atarsan zaten kör noktanda biri olma ihtimali var mı yok mu bunu bilirsin
0
bobinhoo
(19 saat)
Kör nokta kontrolü, sağlıklı beslenme gibi "birikimsel bir iyi alışkanlık" değil. Gelen aracı tek bir sefer görmemiş olmanız her şeyi bitirebiliyor haliyle. Bu açıdan, evet gerekli.

Kör nokta kontrolü gerekli olduğu ölçüde, bunu güvenli şekilde yapabilmek için hızınıza uygun takip mesafesinde olmanız da gerekli.

Kayma konusu henüz bu hareketi bilinçli yaptığınız için oluyor olabilir. Refleks haline geldikçe sorun azalacaktır. Kör nokta kontrolü yaparken gözünüzle ciddi ciddi baktığınız alanı incelemeyin, bu vakit kaybettirir; sadece "orada ne olduğu önemsiz bir kütle var mı yok mu" konusuna odaklanın, gözünüz orayı görsün geçsin.
+1
akhenaten
(19 saat)
anlık bakış atmakta fayda var. onun haricinde yapılması gerekenler. ilki son anda sinyal vermemek. ikincisi aynada gördüğünüz araç yanınızdan geçtikten sonra şerit değiştirmek. tabi arkasındaki araçla yeterli mesafenin olduğundan emin olarak. son olarak şerit değiştirmeyi yavaş yaparak. olur da her şeye rağmen kör noktada bir araç varsa ikiniz adına da durumu toparlama fırsatı olur.
0
lazpalle
(18 saat)
1- ben hep bakarım ama Türkiye'de çoğu kişi bakmıyor özellikle birini sollarken falan bunun bilincinde olmak lazım. Ben motorlardan korktuğum için şerit değiştirmeden ve sola-sağa dönerken bi bakış atarım. Tabii araba çok dibindeyse aynada onu göremediğin durum da olabilir, bakmak lazım.

2 deneyimle halloluyor. Şeritten kayıyorsanız bu otobanda falan sıkıntı, önce hakimiyeti elde etmek sonra bakmak daha iyi olabilir. (yeni arabalarda şerit takibi ve kör nokta uyarısı var onlar bu açıdan çok kolay tabii)
0
nhk ni youkosu
(13 saat)
Bence her serit degisiminde kor nokta kontrolune gerek yok. Trafigin akisini okudugunda gerek olup olmayan durumlari kestirebiliyorsun ama o zamana kadar yap tabii.

Eger direksiyon kayiyorsa fazla bakiyorsun demektir. Saniyenin belki 4te 1i falan bakma suren oluyor kafani cevirdin orada bir sey var mi yok mu algilaman 0.25 saniye yani kafa cevirme surenle yarim saniye hadi max 1 saniye olsun.

Alisana kadar zaten cok serit degistirme, ani serit degistirme, sinyali ver yavas yavas yanas ki gorunur ol.
0
floydian
(12 saat)
(8)

kulüpler neden maaşı daha düşük oyuncu bulamıyor

xportant
Avrupa maçları başladığı için takımların ödedikleri maaşlara baktım. FB ve GS, neredeyse 140 milyon Euro ile Aston Villa’nın ödediği maaşı ödüyor. Inter’in ise biraz altındalar. Kendilerinden daha düşük ödeyen diğer Şampiyonlar Ligi takımları Real Betis, Sporting Lizbon, Roma, Villareal, Lille, RB L
Avrupa maçları başladığı için takımların ödedikleri maaşlara baktım. FB ve GS, neredeyse 140 milyon Euro ile Aston Villa’nın ödediği maaşı ödüyor. Inter’in ise biraz altındalar. Kendilerinden daha düşük ödeyen diğer Şampiyonlar Ligi takımları Real Betis, Sporting Lizbon, Roma, Villareal, Lille, RB Leipzig ve hatta Borussia Dortmund. Bu takımların bazılarıyla 3-4 kat maaş farkı var. Bodo/Glimt, Lens, Slavia Prag, Sabah FK gibi takımlara bakmadım bile. Bizim takımlar bu son yazdığım takımlardan daha iyi bile olsalar maaş farkını yansıtan bir oyunları kesinlikle yok. Bodo’nun yıllık 10 milyon Euro’nun altında bir maaş bütçesi olduğu söyleniyor. Neden bu kadar çok maaş ödemeden takım kuramıyoruz?
0
xportant
(10.09.26)
kariyer sonu gelmiş veya sorunlu yıldızlar için arabistan ile aşık atıyoruz. diğer yandan her sektörde olduğu gibi burada da rant ve şişirilmiş meblağlar var. birileri havadan para kazanmalı çünkü.
0
lazpalle
(10.09.26)
Enayi olduklari icin
Gunu kurtarmak istedikleri icin
Parayi bastirip sampiyon olacaklarini sandiklari icin.
0
baldur2
(10.09.26)
Nerdeyse her alanda şişirilmiş bir ekonomi var . Teknolojide bile öyle .
Başk birilerinin para kazanması lazım sisteme göre .
Yabancı fulbolcu transferi aşkı da bunlardan biri diye söyleniyor .

Bu sistemin şımartanı da biziz.

Formadaki İki renge bağlı taraflar arasında dönen topun kalede gol olmasının insanlığa, devlete, çevreye faydasını bilen varsa yazsın.
0
diyecevaplandı
(10.09.26)
Örneğin sen bir mühendissin. Dünya çapında iş fırsatlarını değerlendiriyorsun.

İki ilan çıktı karşına. Biri Almanya'da, dünyanın sayılı firlamarından birinde uzman pozisyon. Yıllık maaş da 100 bin Euro olsun. Diğer ilan Katar'da. Yine büyük firma ama yerelde büyük, yani dünya sıralamasında üstlerde değil ama Katar'ın en büyüğü diyelim. Aynı pozisyon, yıllık maaş yine 100 bin Euro. Gider misin? Gitmezsin.

Peki 500 bin euro yıllık maaş verseler gider misin? Belki sen gitmezsin Almanya yerine Katar'da 5 yıl çalışıp para biriktirmek isteyecek mühendis bulmak zor olmaz. Sonuçta 500 bin.

Şimdi futbola dönelim. İngiltere, İspanya, İtalya gibi liglerde yıllık 2 milyona oynayan oyuncuyu Türkiye'ye 2 milyona getiremezsin. Diğer takımların 2 milyon verdiği oyuncuyu ancak 8-10 vererek getirebiliyorsun. O da işte yıllık 2 milyon alan oyuncuların oynadığı takımlarla baş edebilecek bir takım oluşturmanı sağlıyor.

Sporting Lizbon ya da Roma gibi kulüplerin maaş bütçesine ineyim desen o zaman da Avrupa'da puan alamayacak bir takımın oluyor. Çünkü İgiltere'de 2 milyona oynayan oyuncu 2 milyona Türkiye'ye gelmez. 2 milyona Türkiye'ye gelecek oyuncu da Lizbon'la oynarken katkı veremez.
+3
himmet dayi
(10.09.26)
himmet dayı'nın dediği doğru. bir yerden sonra da adın çıkıyor, Türkiye'yi duyan topçu herhangi bir sebebe ihtiyac duymadan "bunlar çok maaş veriyor" diyor. Avrupa'da alacağından çok daha fazla maaş istiyor.

örneğin osimhen yılda 20milyon euro alıyor, net cebine kalan. avrupa'da hiç bir ülkenin osimhen'e bu parayı vermesi mümkün değil.
0
co2s2
(10.09.26)
Düşük maaşa Türkiyeye gelmenin bir mantığı yok. O paralar veriliyor ki yıldız futbolcular geliyor.
Ayrıcı Türkiyede futbol üzerinden çatır çatır kara para aklanıyor. Bildirilen ve verilen maaşlar arasında büyük ihtimal fark var. Ayrıca getirdiğimiz yıldızlar sorunlu ve takımlarına uyum sağlayamamış futbolcular.
0
mikahakkinen
(10.09.26)
Aramıyorlar ki. Kaldı ki ne gerek var. O yüksek maaştan herkes faydalanıyor. Yöneticiler neden kendi paylarını azaltsınlar ki. Menajer, sponsor, kulüp yöneticisi arasında dönüyor işler. Sadece bu değil ki. Hiçbirinin futbol ya da başarı birinci kriteri değil. Bu adamların, bizim gibi Sahibinden.com'da araba bakarken seata 2 vereceğime 1 daha verir vw alırım dediğini mi sanıyorsunuz.

himmetdayıya katılmıyorum. Dünya çapında iş ilanlarını değerlendiren mühendisten az sayıda var. Futbolcu çok. Aramıyorlar.

(bkz: #183836236)
0
nickini vermek istemeyen uye
(11.09.26)
O godaman başganları adam yerine koymuyorlar sonra. Amatör de bile aynı şey var.
0
klassno
(11.09.26)
(5)

Psikolog Adil Yıldırım'ın boynuna giydiği aksesuar nedir? Nereden bulunabilir?

santimantal
Bu videoda görebilirsiniz aksesuarı: https://www.youtube.com/shorts/hhpUv98Xq8IGüncelleme: Psikolog olmadığını bilmiyordum.
Bu videoda görebilirsiniz aksesuarı: www.youtube.com

Güncelleme: Psikolog olmadığını bilmiyordum.
0
santimantal
(04.09.26)
bu adam öncelikle psikolog falan değil.
+7
mikahakkinen
(04.09.26)
kendisi psikolog degil, yasam kocu. boynuna giydigi ise zara'nin klasik bandana/fularlarina benziyor.
0
Sour
(04.09.26)
buff gibi görünüyor.
+1
lazpalle
(04.09.26)
Mirket
(04.09.26)
aksesuarın adı "buff".

arayın çeşit çeşit model bulursunuz.
0
kibritsuyu
(04.09.26)
(7)

Sevdiğiniz birisinin ölümünü beklemek

icimdekipollyannatinerebasladi
Buna nasıl dayandınız? Çok yakın arkadaşımin ailesine arkadasimin artık çok zamanının kalmadığı bilgisi verildi. Haberi aldığımdan beri mahvolmuş durumdayım. Ziyaretine gittim sağlık durumundan dolayı bilinç kaybı yaşıyor ve beni hatırlayamadı. Sonradan hatırlar gibi oldu. Bebeklikten beri beraber
Buna nasıl dayandınız? Çok yakın arkadaşımin ailesine arkadasimin artık çok zamanının kalmadığı bilgisi verildi. Haberi aldığımdan beri mahvolmuş durumdayım. Ziyaretine gittim sağlık durumundan dolayı bilinç kaybı yaşıyor ve beni hatırlayamadı. Sonradan hatırlar gibi oldu. Bebeklikten beri beraber büyüdüğüm insani bu halde gormek ve kaybedecek olmak beni bitiriyor. Bu acıyı yıllar öncede yaşadım ve en sevdiğim arkadaşlarımdan bir tanesini daha kaybettim. Onu hala atlatamamışken şimdi yeni bir acıyla nasıl baş edeceğim? Gözlerimizin önünde eriyip gidiyor ve hicbir şey yapamıyoruz.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(03.09.26)
insan oğlu çoğu şeye alışıyor dense de arada istisnalar var. hayatı kendine zehir eden veya ilaçlarla ayakta durabilen. anahtar kelime kabullenmek olsa gerek. 54 yaşına doğru gidiyorum sevdiğim veya sevmediğim birçok insanla vedalaştım bu yaşıma dek. sıra yavaştan bana da geliyor. onu da kabullendim açıkçası. neticede süreci tersine çevirme imkanımız yok. hatta saçma da bulabilirsiniz. kendimi o kadar da önemli görmüyorum. insan soyunun devamını sağlayan taşlardan biriyim sadece. en iyi ihtimalle 3-4 nesil sonra beni kimse tanımayacak bile. tanısa ne olur zaten. ben artık yokum.
+1
lazpalle
(03.09.26)
Doktorlar ne derse desin inanmak istemiyorsunuz çünkü. İçten içe farkındasınız gidiyor ama umudunuz oluyor iyileşir belki diye. Kendinizi kandırmak sizi rahatlatıyor çünkü
0
meraklitursucu
(03.09.26)
üzücü elbette. dayanması da çok zor ama en azından o çok yakın arkadaşınız için sizin daha dayanıklı olmanız lazım. ben babamı 13 yaşımda kaybetmiştim. insan bir şekilde alışıyor. 6 yaşımda çok sevdiğim dedemi kaybetmiştim. 19 yaşımda da canım anneannemi kaybettim. anneannemin kaybı en ağırı oldu o anki duygu yükü olarak. ancak insan alışıyor zamanla.
0
art cat chocolate
(03.09.26)
şöyle (yalnızca sözleri de yardımcı olur).

youtu.be
0
klassno
(03.09.26)
Kader ve ahiret inancı kabullenmeye bir nebze etkili oluyor. Herkes ne olacağını bilse de kimse dillendiremiyor. Hastane-ev arası mekik dokunuyor. Her şey "Normalmiş" gibi yaşanmaya, espriler yapılıp moraller yüksek tutulmaya çalışılıyor. Görece şanslıysanız palyatif servisinde yanında olup ilgilenebiliyorsunuz. Ağlamak yasak. Kan ağlayıp içinize, dıştan gülümsüyorsunuz. Hatta şebeklikler yapıyorsunuz. Daha şanssızsanız, hastanız yoğun bakım ünitelerinde sürünüp gün be gün sönerken, siz kapılarda nöbet tutup, bazen yalvar yakar, bazen kavga dövüş, bazen hatır gönül, özel kıyafet, bone, maske giyip bir 5 dk onun o perişan halini görebiliyorsunuz. (Her iki durumu da yaşadık)

O malum haber gelince içinizde derinlerde bir yerde bir rahatlama da oluyor hatta. Ölüm de nimet. Yerine göre kurtuluş...

Ölümler de tıpkı diğer her şey gibi bu hayatın parçası. Hatta yaşınız ilerledikçe, pek hazzetmediğiniz ama benimsediğiniz eski bir komşunuz gibi oluyor ölüm. Bakıyorsunuz, hayatınız cenazelerde, taziyelerde geçer olmuş...

Hayat her zaman mutlu, neşeli, zevkli olacak diye bir kaide yok. Acılarımız ve kayıplarımız, çilelerimiz de hayatımızın bir parçası. Alışmak ve kabullenmek zorundayız. Kimi bünyeler çabuk adapte olur, survival yetileri daha gelişkindir. Ben zor adapte olan, tutunamayan taraftayım. Bu tarz durumlarda hastanın durumu neticelenene kadar dişimi sıkıp full kapasite koşturuyorum. Sonrasında şalterler iniyor. Bazen bir yıl kadar uzun süreler bile işlevsiz hale gelebiliyorum.

Böyle zamanlarda insan en çok sevgi ve koşulsuz desteğe ihtiyaç duyuyor. Kim ne derse desin, zaman ne olursa olsun, insan sosyal bir varlık. Gelip sana candan sarılıp öpen, omzunu omzuna yaslayan, kendinle kalmana izin vermeyip zorla sosyal etkinliklere dahil eden, anzısın elinde bir tencereyle yahut hediyeyle gelen, siz hastane bahçesinde kaldırımda oturup sabahı beklerken elinde dürüm, yüzünde tebessümle gelip karnını ve gönlünü doyuran, yarım ağız geçmiş olsun/başın sağolsun demeyip, acını/sıkıntını paylaşan kişiler, eş, dost, arkadaş en büyük destekçin oluyor. Bir de zaman tabii. O da büyük nimet.

Şahsi olarak, kuvvetli bir Allah inancı da bana çok faydalı oluyor ama inançlar kişisel ve mahrem mevzular. İnsana "acını hafifletmek için kuvvetli bir tanrı inancın olsun" diyemezsin. Ama rabbi ile hemhal olan bünye, dünyanın sıkıntılarını daha kolay göğüsleyebiliyor. İster afyon deyin, ister pansuman, ister cehaletin mutluluğu, ister hakikatin huzuru... Benim için böyle bir gerçek de var.

Bir de en zoru evlat acısı. Rabbim yaşatmasın.
+1
yadigar
(03.09.26)
sorunuz acikcasi son zamanlarda üstüne düsündügüm bir iki seyden sonra cok manidar geldi.
bir tanidigimin babasina haziran ayinda kanser teshisi kondu. karacigere ve kemiklere yayilmis dendi. agustos'un 14'ünde bu tanidigimizin halasi cok cok ani bicimde, bir kaza sonucu vefat etti. babasi o esnada hastanede yatiyordu. tanidigimiz avusturya'dan kalkip cenazeye gitti, babami da görürüm hem, dedi. o dönemde doktorlar babasinin da birkac haftasi kaldigini söylemisler. ben, türkiye'de kisitli zamani olan (en cok iki hafta) ve üstelik babasinin da bu dünyada kisitli vakti kalan birinin tüm o vaktini babasinin yaninda gecirmesini beklerdim acikcasi ama halasinin cenazesinin üstünden sadece bir hafta gecer gecmez, babasi onkoloji servisinde son günlerini yasarken kalkip antalya'ya tatile gittiler. ayin 31'inde de babasi vefat etti. antalya'dan kalkip cenazeye geldiler. bugün de avusturya'ya döndü. annesinin yaninda biraz kalmak, annesine yardimci olmak falan gibi kaygilari da olmadi.
agzim saskinliktan acik izledim her seyi. baba-kiz arasinda da hicbir problem yoktu.
tatili önceden almissan bile, sokayim afedersin 5-6 bin euro paraya, halasinin topragi cökmemis, babasi hastanede can cekisiyor, son günlerini yasiyor, kendisi tatile gidiyor. inanilmaz. sahiden inanilmaz. dedim yani, demek milletin böyle kaygilari yok yani, ay son günlerinde sevdigim insanin yaninda olayim gibi.
hala cok saskinim acikcasi.
hayat sizin gibi hassas kalpler icin cok zor.
baksaniza millet babasini umursamiyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.09.26)
dayanamadık, hasta olduk.

bir de cünort vefat etmiş. yeni öğrendim. sinirim bozuldu. hastalık sürecini instadan paylaşıyordu. herkes sizin durumunuzdaydı. cidden sizi rahatlatacak bir şey bulmalısınız. bunda utanılacak bir şey yok.

özellikle kanser hastası yakınlarının psikolojik destek alması şart. bağınız kuvvetliyse siz de o grupta sayılırsınız. size bu durumla baş etmek için ne lazımsa yapın. lütfen.
0
janderzel zartanyan
(04.09.26)
(14)

ozellikle sevdiginiz ve sevmediginiz janrlar

antikadimag
film dizi vs izlerken film iyi olsa da sevmediginiz turler, veya film kotu olsa da izlerim dediginiz turler var mi?ornegin ben gangster veya crime, mafya vs odakli filmleri hic sevmiyorum. scorsese yapsa bile sarmiyor acikcasi. sopranos'u da izleyemedim.ote yandan adi sani duyulmamis western filmine
film dizi vs izlerken film iyi olsa da sevmediginiz turler, veya film kotu olsa da izlerim dediginiz turler var mi?

ornegin ben gangster veya crime, mafya vs odakli filmleri hic sevmiyorum. scorsese yapsa bile sarmiyor acikcasi. sopranos'u da izleyemedim.
ote yandan adi sani duyulmamis western filmine denk gelsem oturur keyifle izlerim.
0
antikadimag
(23.08.26)
kıyamet temalı, insanların bir araya gelip hayatta kalmaya çalışmalarını konu alan filmleri kötü olsa da izliyorum. hep ortalamalarından daha yüksek puanlamışımdır.

kuzey avrupa dram filmlerini de ne kadar iyi olursa olsun sevemiyorum. şımarık avrupalıların hayatın gerçekliğinden uzak dertleri beni boğuyor.
0
beatbox yapan metalci
(23.08.26)
Ağız komedisi. Karadeniz, Ege sevmiyorum. Köy dizilerini sevmiyorum.
-6
arbre
(23.08.26)
çok duygusal filmleri, aşk filmlerini sevemiyorum. polisiye ve gizem de her türlü izlerim.
0
art cat chocolate
(23.08.26)
cin carpmali seytan cikarmali korku filmlerini sevmiyorum.
0
baldur2
(23.08.26)
fantastik hiçbir şeyi izleyemiyorum. got, yüzüklerin efendisi vs. sarmıyor. korku filmleri de komik geliyor bana.
uçak arızası veya uçak korsan temalı filme denk gelirsem kötü de olsa izlerim.
clint eastwood filmine denk gelirsem 100. kez de olsa izlerim.
onun haricinde yorumları iyi olan her filmi izlemeye çalışırım.
0
lazpalle
(23.08.26)
Bilim kurgu hiç sevmem ancak canavarlar uzay gemileri bilmemneden fazla normal insan sahnesine denk gelirsem yine de izlemeye çalışırım
+1
cccbehzatccc
(23.08.26)
genel olarak sevmedigim turler olsa da iyi bir ornegi varsa izlerim. ayni sekilde sevdigim bir turden begenmedigim filmler de olur. yani sirf o turu seviyorum diye kotu de olsa bir filmi izlemem. veya tam tersi.
0
Sour
(23.08.26)
Korku filmlerini izleyemiyorum. Bir de saçma buluyorum izlenilmesini.

Marvel filmleri de nedense saçma geliyor hiç izlemedim. İzlemeyi pek düşünmüyorum.

Sanat filmleri, genel olarak bir derdi olan yapımları izlemeyi seviyorum.
0
Amaranta ursula
(23.08.26)
Karanlık bir gecede batmak üzere olan gemiden veya şehri bir şekilde ıslanmaları sürekli ve her yönüyle karanlık ve ıslaklığın bir arada olduğu frameler nedense bana hep rahatsızlık verir.

Bir de müzikal filmler. Sahnenin bir yerinde her an dans etmeye hazır bir
ekibin olması bana göre değil.
0
diyecevaplandı
(23.08.26)
Süper kahraman, korku ve dünyanın sonu geliyor insanlık nasıl kurtulacak tarzı filmleri izlemiyorum.
0
cay koy geliyorum
(23.08.26)
Fantastik kurgu ve korku filmi izlemiyorum hiç ilgimi çekmiyor
0
niyazi mısri
(23.08.26)
Zaman yolculuğu ve paralel evrenler temalı filmleri ne kadar dandik olursa olsun izlerim.
+1
abelardo
(24.08.26)
film olarak romantik, romantik komedi, süper kahraman filmleri marvel-dc vb, paranormal saçmalıklar izlemeyi sevmem izlememde.
dizi olarak son dönemde en çok izlediğim medical drama, ingiliz polisiye, suç ve genel olarak her bölüm bir konu çözülen diziler. öyle 10 sezonluk tüm sezonların birbiriyle bağlantılı olduğu 8ci sezonda senden 2ci sezon bilmem kaçıncı bölümünde olan bir şeyi hatırlamanı bekleyen dizileri hiç sevmem.
ayrıca sezonu 3 bölüm olup 3 yılda bir yeni sezonu gelen dizileride takip etmem. anime vb saçmalıkları izlemem.
bir dizi-film netflix yapımıysa izlemem. çok çok nadir merak edeceğim bir konusu varsa anca.
0
my fault
(24.08.26)
Fantastik kurgunun hiç bir turlusune tahammulum yok. İsterse onlarca ödül, Oscar vs alsın.

Bir de uzay şu hayatta en az ilgimi ceken şeylerden biri olduğundan uzay temalı herhangi bir film, dizi vs ilgimi cekmez.
0
wilhelmwasmuss
(25.08.26)
(4)

digitürk hk

sweetoffice
yıllardır izlemiyordum ama bu sene takımlar fena değil ve izleyip sinirlerim bozulsun istiyorum :))) kablonet kullanıyorum ama dijitürk alınca başka çanak vb. bir şey oluyor mu eskisi gibi? durumlar nedir acaba
yıllardır izlemiyordum ama bu sene takımlar fena değil ve izleyip sinirlerim bozulsun istiyorum :))) kablonet kullanıyorum ama dijitürk alınca başka çanak vb. bir şey oluyor mu eskisi gibi? durumlar nedir acaba
+1
sweetoffice
(20.08.26)
daha bugün debe'de entry vardı galiba. bunlara bulaşınca kurtulmak da mesele.
eksisozluk.com
+1
lazpalle
(20.08.26)
Digitürk kutulu alırsan sıkıntı yok. Digitürkün aylık internet kampanyası var 425 tl telekom alt yapısı kullanıyor. İnternet bağlatınca zaten tüm paketler 1 sene bedava.
+1
mikahakkinen
(20.08.26)
ES'e biraz bakınca vazgeçtim yine :)) teşekkürler
0
🌸sweetoffice
(20.08.26)
yayın turksat uzerinden alınıyor artık herhangi bir ayrı canak antene gerek yok
0
skoylu
(20.08.26)
(9)

Spor muhabbetindne anlayan arkadaşlara

xephyr
Selamlar,Yaş 34 oldu. 1.86-90 kiloyum. Bu zamana kadar halı saha dışında hiçbir zaman düzenli spor yapmadım.Fakat geldiğimiz noktada sigaranın da etkisiyle kondisyon problemi yaşıyorum. Günlük hayatta ufak ufak olsa da tesiri var.Böyle gidip body build yapayım, protein basayım muhabbetim de yok. Spo
Selamlar,

Yaş 34 oldu. 1.86-90 kiloyum. Bu zamana kadar halı saha dışında hiçbir zaman düzenli spor yapmadım.

Fakat geldiğimiz noktada sigaranın da etkisiyle kondisyon problemi yaşıyorum. Günlük hayatta ufak ufak olsa da tesiri var.

Böyle gidip body build yapayım, protein basayım muhabbetim de yok. Spor alışkanlığını ufak ufak kazanmak, uzun vadede 1,2 yıl kondisyonumu düzeltmek niyetindeyim.

1-bisiklet alıp, akşamları 21 sonrası 4-5 km sürmek
2-salt yürüyüş yapmak
3-yüzme için bir hoca tutup, haftada 1-2 yüzme yapmak
4-salona gidip eliptik vs yapmak.

bunlar alternatifler ama benim istediğim daha sağlık penceresinden bakan, bizi sakatlamayacak, gelişimimizi de güzelce takip edecek bir tesis/spor dalı bulmak. öneriniz ne olur ?

aı cevaplarına gerek yok, saha tecrübelerini duymak istiyorum :)

teşekkürler.
0
xephyr
(18.08.26)
Ağırlık çalışarak kısa sürede kilo verebilirsin. Yüzme 1 2 kardiyo için işe yarar ama kilo veremezsin. Yağ yüzden yüksek büyük ihtimalle. Senin kilo vermen gerekiyor en başta. Macfit üyesiyim ve yarı olimpik havuza üyeyim bu arada. Sallamıyorum.
-10
arbre
(18.08.26)
yüzme sağlıklı hissettirir.

ağırlık işinize yarar.
0
kveldulv
(18.08.26)
Alışkanlık kazanmak istiyorsanız size en kolay geleni ya da en keyif vereni yaparak başlamanız daha mantıklı. Spora başlamak genelde çok sorun değil de onu alışkanlık haline getirmek günlük hayatın temposunda baya zor. Mesela akşam 9'dan sonra bisiklet sürmek eğer özellikle keyif aldığınız bir şey değilse çok hızlı bir şekilde "Hava çok sıcak/soğuk, ben çok yorgunum, kim uğraşacak şimdi" denilerek o bisikletin bir köşede paslanmasıyla sonuçlanabilir.
+1
salihdt
(18.08.26)
herhangi bir düzenli spor ama minimum 45dk veya 1 saat olmasında fayda var.
en iyi kondisyonda olduğum iki dönem oldu.

iki yıl boyunca her hafta düzenli halı saha maçı.

3 yıl boyunca her gün işe bisikletle gidip geldim. günde toplam 50km yol yapıyordum. o zamanki gibi kondisyonum başka hiçbir zaman olmadı. bu aralar saldım maalesef.
0
lazpalle
(18.08.26)
sırf sigarayı bıraksan bile kondisyonun bariz artar zaten. üstüne de cardio ve temel ağırlık hareketleriyle muazzam yol kat edersin 1 senede bile. tabii ki bu sürede şeker-ekmek yemeyeceksin.
-5
televole0
(18.08.26)
Saydıklarının hepsini ikişer ay yap. En çok hangisi hoşuna giderse oradan devam et.
Hiit çalışma nasıl yapılır öğren. Saydıklarının hepsiyle de yapılır. Yap.
Gerçekten sigarayı bırak.
0
Mirket
(18.08.26)
1. bisiklet iyidir de 4-5 km çok az. 5 kmyi 15-20 dkda bitirirsin.
2. yürüyüş tek başına bence yeterli değil. spordan sayma. spor yapmadığın günler yap yürüyüşü. ya da spor öncesi.
3. yüzme iyidir tavsiye ederim. hafta 2-3 en az 1 saat yüzmek iyi gelir.

sigarayı bırak.
0
jelly bear
(18.08.26)
Ben yürüme diyorum çünkü en kolayı o. Diğerleri için para harcamanız ve/veya belli bir yere gitmeniz gerekiyor. Rutin oluşturmak için en basitten başlamayı ben faydalı bulmuştum. Ha para harcarsam ancak yaparım beni o motive eder diyorsanız o zaman yüzme derim çünkü hocaya karşı da sorumluluğunuz olacak.
-2
peki madem
(18.08.26)
calisthenics uygun olur gibi. Gelisim cok yavas da olsa videolari takip ederek iyi bir ilerleme kaydedebilirsin.
0
KafayıYedimAbi
(20.08.26)
(4)

Altın yükselir mi daha fazla? Yoksa satmak için en uygun zaman mı?

ulukayin
Bir miktar (15 gr) altın bozduracak arkadaş, sizce daha da dibe doğru gider mi yoksa birkaç hafta beklese daha da yükselir mi?
Bir miktar (15 gr) altın bozduracak arkadaş, sizce daha da dibe doğru gider mi yoksa birkaç hafta beklese daha da yükselir mi?
-1
ulukayin
(17.08.26)
bunu bilen zengin oluyor malumunuz. şu sıralar dipten azıcık yükseldi aslında.
gerekçesinin ne olduğu önemli. bunun ideali: ihtiyacı varsa satsın, yoksa tutsundur.
ytd.
+1
lil siztah
(17.08.26)
onsların gözü faizin gidişatında. geçen sefer enflasyon beklenti altı gelince faizin artmayacağı yönünde olumlu baktı piyasa. bazı şeyler netleşene dek iki ileri bir geri gider gibime geliyor. risk algısı herkeste farklı. 6600 lira altını görmediği sürece tutardım ama arkadaşın vadesi çok uzun değil gibi anlaşılan.
bu arada @lil siztah'ın dediği gibi bunları bilen parayı kırıyor zaten. örneğin trump ve oğulları bakkaliyesi.
+1
lazpalle
(17.08.26)
Tunç Şatıroğlu biraz daha yükseleceğini söylüyor. Ama eylülde düşebileceğini de ekliyor. www.youtube.com

Söyledikleri genelde çıkıyor takip ettiğim kadarıyla.
+1
santimantal
(17.08.26)
Ben olsam beklerdim
+1
cccbehzatccc
(17.08.26)
(5)

hepsiburada mail atmıyor mu

f02561
az önce fark ettim hepsiburada siparişimle ilgili mail atmamış mailim.e yanlışlıkla engelledim mi diye baktım yok. n11 trendyol falan siparişiniz oluşturuldu, kargoya verildi vs. aşamalarında hep mail atıyor ama hepsiburada en son 2025teki bir siparişimde mail göndermiş. sizde de böyle mi
az önce fark ettim hepsiburada siparişimle ilgili mail atmamış mailim.e yanlışlıkla engelledim mi diye baktım yok. n11 trendyol falan siparişiniz oluşturuldu, kargoya verildi vs. aşamalarında hep mail atıyor ama hepsiburada en son 2025teki bir siparişimde mail göndermiş. sizde de böyle mi
0
f02561
(16.08.26)
Paketiniz kargoya verildi, paketiniz teslim edildi, faturanız oluşturuldu vs. diye gelmiş daha geçen haftalarda.
0
ananiyimioguz
(16.08.26)
Atıyor. Uygulama ve hesap ayarlarınızı kontrol edin. Spam, ikincil, alışveriş vb. klasörlere zaten bakmışsınızdır.
0
yadigar
(16.08.26)
az önce ürün sipariş ettim. mail geldi.
0
lazpalle
(16.08.26)
Mail gönderme iznini kapatmış olabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(16.08.26)
her aşamada mail geliyor evet. uygulamadan mail iletişimini devre dışı bırakmış olabilir misiniz?
0
in vino veritas
(16.08.26)
(30)

Ehliyetinizi kaç yaşında aldınız

yakalayamadığın.ışıklar
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
18
+2
üğpoıuy
(16.08.26)
Yerli 18, yabanci 35
0
sertac akin
(16.08.26)
Ben çok geç aldım, 29
-3
arbre
(16.08.26)
sorunun amacı ne bilmiyorum ama biraz detay bilgi vereyim.
30 yaşında aldım.
araba alana dek hiç sürücülük tecrübem olmadı. gerçek anlamda trafiğe çıkmam 45 yaşında oldu. 8 yıldır araba kullanıyorum.
0
lazpalle
(16.08.26)
19 da aldım ama 26 yaşında gerçek manada trafiğe çıktım
0
niyazi mısri
(16.08.26)
18
0
alaimisema
(16.08.26)
Sorunun amacı geç kalmış hissetmek
0
🌸yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
Araç 21, Motor 29
0
ananiyimioguz
(16.08.26)
Yirmili yaşların sonuna doğru.
Babam ağabeyime çok küçük yaşta araba kullanmayı öğretti. Ama kız kısmına yasaktı.
Ancak iş güç sahibi olunca kursa gittim.
+1
pro9it9is9
(16.08.26)
33, geçen yıl.
0
ekimoloji
(16.08.26)
18
11 yaşımda binek tip toros ile öğrendim.
11-15 arası ehliyetli biri nezaretinde uzun yolda ve müsait yollarda kullandım.
15-18 arası orta-küçük bir şehirde aktif olarak kimsenin nezareti olmadan düzenli kullandım. (Manuel vites nissan pick-up'tan otomatik e serisi mercedes'e kadar)
18 yaşımda ehliyet aldım.
Ehliyetsiz kullanırken hiç kaza yapmadım. Sadece nevruz günü çevirmeye yakalanıp mahkemede taksirli suçtan para cezası yedim.
Ehliyet alınca İstanbul'da kullanmaya başladım.
20 yaşımda sıfır bir bmw arabam oldu. Trafik canavarı oldum. Gece sağnak yağmurda e-5'te 200 üstü hızlarla gidip makaslar alıyordum. Yaşayacağım varmış, hiç yüksek hızla kaza yapmadım. Kendimi usta şoför sanıyor, trafikte terör estiriyordum.
30 yaş sonrası uslandım. Adam gibi kullanmaya başladım.
40'lı yaşlarda toyota'ya biniyor, hız limitlerini aşmıyor, efendi efendi tüm kurallara riayet ederek kullanıyorum. 600bin km üstü yol yapmışımdır totalde.

(Babam 35'inden sonra aldı. Yurt dışı dahil binlerce km süren uzun yollar dahil hep kıllandı. Yaş 80 olmak üzere hâlâ kullanır. 40'ından sonra alıp bir iki sene içinde orta karar şöför olup düzenli kullanan arkadaş da var. Geç değil)
0
yadigar
(16.08.26)
27 yaşında almıştım. İlk arabamı da 29 yaşında alıp trafiğe çıktım.
0
Mirket
(16.08.26)
20 ve hemen kullanmaya başladım.
0
gurur
(16.08.26)
18’de aldım ve kullanmaya başladım çünkü —ankaralılar iyi bilir— i. melih gökçek kinci bir adamdır ve bizim oradan ona oy çıkmadı diye evimizin civarına gelen otobüsleri iptal etmişti. metro da yoktu o zamanlar. sizin için şöyle diyebilirim; bu işin “geç kalmışlığı” yok bence. sizin şartlarınızda bu süreye kadar ihtiyacınız olmadıysa olmamıştır.
+1
eileengray
(16.08.26)
Alış 18, gerçek anlamda trafiğe çıkış 26-27
0
fikrim sabit degil
(16.08.26)
21'de aldım ama trafiğe 33 yaşında çıktım, aradaki 12 senede sürücü koltuğuna bir kez bile oturmadım-araba kullanmayı sevmiyordum.

size uygun zaman şimdiymiş, geçmiş değişmeyecek hiçbir şekilde, şimdiden sonrası önemli. Kıyas, hele geç kalmışlık konusundaki kıyas, sadece zarar verir.
+1
umutt
(16.08.26)
20 yasinda aldim ama araba kullanmaya 28 gibi basladim. oncesinde arabam yoktu.
0
antikadimag
(16.08.26)
23 yasinda aldim. Yas 30 hala araba kullanmayi bilmiyorum.
-2
Purple life
(16.08.26)
21 yaşında aldım. 9 sene önce tam bu sıralar. En son direksiyon sınavında araba kullandım. Ehliyetim 2 senedir kırık, bi ara yeniliycem üşeniyorum zaten kullanmıyorum diye. Araba kullanmaya başlamadan tekrar kurs alırım bir gün ihtiyacım olursa
0
nundu
(16.08.26)
ehliyeti 18 yasinda, ilk aracimi 20 yasinda aldim.
0
cooperr
(16.08.26)
35
0
clones
(16.08.26)
30'a 3 ay kala. Hâlâ aktif araba kullanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(16.08.26)
21 yaşımda ehliyeti aldım ama 26 yaşında araç alınca aktif kullanmaya başladım
0
chanandler bong
(17.08.26)
30'larimda köye tasininca aldim. viyana'da, dünyanin en iyi isleyen ve en ucuz toplu ulasim sistemiyle hayatimda hicbir zaman araba eksikligi cekmemistim. viyana'da araba sahibi olmak sadece hayvani bir masraf kapisi + stres. toplu ulasim bana uymadiginda taksi cagiriyordum, üc dk icinde beni kapimdan aliyordu. ne park derdim, ne servis derdim, ne kis lastigi yaz lastigi derdim vardi. üstelik toplu ulasim + keyfi olarak taksi kullanimi bile araba sahibi olmaktan daha ucuza geliyordu. muazzam lüks.
sonra köye tasindim. 7 km ötedeki köye toplu ulasimla 2 saat 20 dakikada varildigindan ötürü ilk is kosa kosa ehliyet aldim, sonra da araba.
gec kalinmislik diye bir sey yok. ihtiyac duyup duymamak diye bir sey var. yaris degil ki bu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.08.26)
18
0
co2s2
(17.08.26)
19 ama yıllar önce
0
cccbehzatccc
(17.08.26)
22 de ehliyet aldım, 29da ilk arabamı aldım.
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
18.

ama aktif araba kullanmaya 30'umdan sonra basladim.
0
sir gawain
(17.08.26)
35 yasimda aldim. araba kullanmayi sevmiyorum. anca bu kadar direnebildim. tercih siram soyle: yurumek > bisiklet > toplu tasima > araba
0
banach
(18.08.26)
18
0
iwasbornonamountainside
(18.08.26)
(1)

Qr ile para çekme

starbuck
Selamlar, Garantide vadesiz bir hesabım var, mobil bankacılık kardeşimde de açık. Geçen bir ihtiyacı oldu, kart bende olduğu için qr ile para çekeceğini söyledi ama dekontlarla ilgili şahsi bir mesele olduğu için başka bir hesabımdan havale yaptım o gün ona. Sorum şu, garantiden (ya da bankadan bank
Selamlar,

Garantide vadesiz bir hesabım var, mobil bankacılık kardeşimde de açık. Geçen bir ihtiyacı oldu, kart bende olduğu için qr ile para çekeceğini söyledi ama dekontlarla ilgili şahsi bir mesele olduğu için başka bir hesabımdan havale yaptım o gün ona. Sorum şu, garantiden (ya da bankadan bankaya değişiyor mu bilmiyorum) qr ile para çektiğimizde dekontta bu qr detayı görünüyor mu yoksa sadece atmden para çekimi olarak mı görünüyor?
0
starbuck
(16.08.26)
hesap hareketlerinde QR ile para çekme yazıyor. dekontta yazanı da copy paste yapıyorum.
K.ÇEKMECE E-5 BP .QR KOD PARA ÇEKME-
0
lazpalle
(16.08.26)
(12)

2. el arabada km

Purple life
2.el araba alirken su iki araba arasinda (diger kalan tüm özellikler ayni olsa bile) fark olur mu?yani kisa sürede yeni ama yipranmis araba vs daha eski model ama daha genis zamanda kullanilmis arabaA arabasi 2021 model 30.000kmB arabasi 2026 model 30.000km
2.el araba alirken su iki araba arasinda (diger kalan tüm özellikler ayni olsa bile) fark olur mu?
yani kisa sürede yeni ama yipranmis araba vs daha eski model ama daha genis zamanda kullanilmis araba

A arabasi 2021 model 30.000km
B arabasi 2026 model 30.000km
0
Purple life
(12.08.26)
5 yılda bi arabada çok şey değişir. fiyat farklı çok makul olmalı ki a'yı tercih edesin.
+1
jelly bear
(12.08.26)
@jelly, tesekkürler ama ne degisebilir ki?

benim sormak istedigim daha cok ay kmyi 2-3 seneye yayarak yapmak vs arabanin yasi yeni de olsa cok aktif kullanmak. ikincisi birinciden daha cok yorar mi arabayi yoksa km nin ne kadar sürede yapildigi önemli degil mi?
0
🌸Purple life
(12.08.26)
tabi ki fark olur. 5 yılda kasa değişmese bile makyaj yemiştir o araba muhtemelen. Makyaj da yememiş olsun hadi, birebir aynı araba olmuş olsun.

-Birinin garantisi bitmiş, birinin devam ediyor bir kere önemli burası.
-1 yılda 30bin yapan araba uzun yolda yapmıştır o km'yi, 5 yılda yapan muhtemelen şehir içi daha dur kalk trafikte yapmıştır. Malzemenin yaşlanması ve daha uzun süre çalışması vb etkilerden çok daha eskimiş olur 5 yıllık araba.
- İki arabanın iç tasarımında (koltuk, direksiyon simidi, konsol vb.) yıpranmalar eşit olmaz kesinlikle. 5 yıllık araba daha çok aşınmış olur.
+1
bobinhoo
(12.08.26)
yeni daima iyidir. hiç hareket etmediklerini düşünelim. malzeme ömrü bile önemli faktör.
0
lazpalle
(12.08.26)
5 yılda ne olursa olsun fark olur. @konetsu reis bu işi çözer.
0
mikahakkinen
(12.08.26)
Fark olur fiyata göre daima yeni tercih edilmelidir
0
basond
(12.08.26)
Hocam bu öyle ezbere cevaplanacak bir soru değil kesinlikle.

Bir kere araçların modelleri ne? Kim kullanmış nasıl kullanmış... İkisi de ikinci el diye varsayıyorum. İlla yenisi iyidir diye düşünmemek lazım.

Atıyorum biri 2021 model toyota'dır, öbürü 2026 model opel'dir. Ben 2021 toyotayı alırım.

Biri 2021 modeldir ama düzenli yetkili servis bakımı görmüştür. Pırıl pırıldır.
2026 hor kullanılmıştır bir senede eskiyi alırım.

2021 model 2026 model bir araçla aynı fiyat aralığındaysa, muhtemelen daha üst donanım özelliklerine sahiptir, donanım benim için önemliyse eskiyi tercih ederim.

Eski araç daha dayanıklı bir markadır, yeni araç daha kronik sorunlarıyla bilinen bir araçtır eskiyi alırım.

Yani yenisi her zaman iyi diye düşünmemek lazım. Araçlar ne? Modelleri ne? Özellikleri ne...

Ona göre bakılır eskisi mi daha iyi yenisi mi diye
-2
anten
(12.08.26)
yeni araba her zaman daha iyidir. eski arabanın değer kaybı daha hızlı olacaktır.

arabalar her yıl aynı üretilmiyor. her yeni model yılında yenileniyorlar. araç bir yandan iyileştiriliyor, sıklıkla problem çıkartan parçalar daha sağlamları ile değiştiriliyor. 2021 model arabadaki bazı parçalar ile 2026 modeldeki bazı parçalar aynı değil.
0
co2s2
(12.08.26)
2021 modelin 30 bin olması bence şaibeli.
0
ground
(12.08.26)
Sadece verdiğiniz özellikler baz alındığunda (diğer detayları bilmiyoruz) her zaman eşit km'de yeni olanı tercih etmek mantıklı. Bir aracın bir yılda 30bin km yapmış olması, 5 yıllık bir araçtan daha fazla yıprandığı anlamına gelmez.
0
yadigar
(12.08.26)
@ground, yooo bizim ailenin arabasi 2017 model ve 30k kmde. emekli arabasi. yazliga gitmek icin kullaniliyor sadece o da 70km uzaklikta.
-1
🌸Purple life
(12.08.26)
arabanin aksamlari durdugu yerde de eskir. o yüzden arac ne kadar yeniyse o kadar iyi.
0
sir gawain
(13.08.26)
(14)

Kaç dakikada uykuya dalıyorsunuz?

renegade
Malum uyku en önemli ihtiyaçlardan biri ama modern hayatın stresi uyku sorunları ile etkisini gösteriyor. Siz kaç dakikada dalıyorsunuz uykuya?
Malum uyku en önemli ihtiyaçlardan biri ama modern hayatın stresi uyku sorunları ile etkisini gösteriyor. Siz kaç dakikada dalıyorsunuz uykuya?
📊 Kaç dakikada uykuya dalıyorsunuz?

Bu anket sona erdi. 71 oy kullanıldı.

-1
renegade
(12.08.26)
Kanepeye uzandığımda hemen, yatağıma yattığımda en az yarım saat geçmesi gerekiyor.
0
rock n roll
(12.08.26)
çok az uyuyorum maalesef; uykuya geçmem de en az 1 saat sürüyor
0
sweetoffice
(12.08.26)
normal şartlarda kafamı koyar koymaz. ama lanet olası insanlar yüzünden kafama bişeyler takıldığında saatlerce uyuyamadığım da oluyor. aya vurursak ayda 3-5 böyle oluyor. onun haricinde normal şartlarda uyuyorum.
-1
naksidil
(12.08.26)
uykuya zor dalıyorum, gece yarısı uyanıyorum, sabahın köründe alarmsız kalkıyorum, gün içi uyukluyorum. evet bildiniz. moruk. (53)
kütük gibi 8-9 saat uyumak isterdim.
0
lazpalle
(12.08.26)
Elektronik eşyaları yatak odasından uzaklaştırdığımdan beri uykum düzeldi, ne olursa olsun telefonu almıyorum.
0
mirty
(12.08.26)
hem uykum varsa hem de kafam rahatsa en ideal senaryoda bile 20 dakikası var. diğer durumda 1-2 saat arası. tavuk döner gibi paso dönüyorum çocukluktan beri değişmedi maalesef yaş, iş, sağlık durumu vs. hiç fark etmiyor.
0
der meister
(12.08.26)
Sanırım 3-5dk, zaman zaman 15dkya kadar uzadığı oluyordur. 10 yılı vardır hiç uyku problemi yaşamadım, nasıl oluyor diye soran olsa heralde hergün aynı saatte yatmam nedeniyle derdim.
0
akhenaten
(12.08.26)
İçmediğim zamanlarda bile 5-10 dakikayı geçmiyor. Senede uyuyamadığım gece sayısı 1 elin parmaklarını geçmez. Çok çabuk uykuya dalıyorum.
0
kumandanim
(12.08.26)
telefonu bıraktığımda 1-2 dk içinde uyuyorum.
ama stres/alışkanlık/başka sebepler yüzünden telefonsuz iki dk yatakta yatmadan duramıyorum.
0
biseysorcaktim
(12.08.26)
Anında uyuyan arkadaşlar cenneti yaşıyorsunuz öyle diyim

En az bir saat
+1
Hallegadola
(12.08.26)
Keyfim yerindeyse; 7 saniye filan
Keyfim normal; 3-5 dakika
Keyfim kötüyse; 10 dakikayı bulur.

Piskolojim anksiyete filan varsa Yine bana haram geceler; Ne hasta bekler sabahı
+1
put it in your appropriate place
(12.08.26)
Valla eskiden kafami koydugum gibi yatabilme yetenegine sahiptim ama son 2-3 yildir yataga gidince uyuyamama olayindan muzdaribim, genelde de 1-2 saati buluyor kendimden gecmem.
0
j r r tolkien hayrani
(12.08.26)
hemen uyurum. koltukta bile uyuyakalıyorum. ancak hiç dinlenmiş olarak uyanmıyorum.
0
art cat chocolate
(12.08.26)
insanin bebegi varken daha kafasi yastiga degmeden uyuyakaliyor.
0
sir gawain
(13.08.26)
(14)

ev sahibi vs misafir

ercu cozer
a ev sahibi, b ile c ,a'nın yanına tatile geliyorlar hepsi 30 yaş erkek grubu.a , arkadaşları geldi diye sevinçli modu yüksek. ilk gün akşam 6'ya kadar mekanlarda tıka basa yemekler yeniliyor. 8 de eve geliyorlar sabah yola çıkacaklar.a ile c yorgunluktan uyuyakalıyor, b hadi ben acıktım tekrar yeme
a ev sahibi, b ile c ,a'nın yanına tatile geliyorlar hepsi 30 yaş erkek grubu.
a , arkadaşları geldi diye sevinçli modu yüksek.
ilk gün akşam 6'ya kadar mekanlarda tıka basa yemekler yeniliyor. 8 de eve geliyorlar sabah yola çıkacaklar.
a ile c yorgunluktan uyuyakalıyor, b hadi ben acıktım tekrar yemeğe gidelim diye bunları uyandırmaya çalışıyor. a ile c'de daha yeni yedik bir saat sonra gidelim çok uykumuz var,diyor. b ise olmaz yemek yiyip uyuyacağım ben gidip hemen yiyelim diyor.
bu arada a ile c uyukluyor.
a tam dalmışken b sinirli bir şekilde arabanın anahtarını verin ben tek gideceğim yemeğe diyor. a önce şaka zannediyor uyku sersemliği ile ama bakıyor b cidden sinirlenmiş. bu sefer a ile c uyanıp b'yi yemeğe götürüyorlar.
neyse başka bir zaman bir yere gidilecek bu sefer b uyanmadığı için plan iptal oluyor akşam yemeğe gidilirken a arabayı kullanıyor bir yandan da b'ye takılıyor klasik erkek muhabbeti şeklinde küfür ,hakaret vs olmadan;
" geçen biz senin için uyandık bugün sen bizim için uyanmadın bir saat dayanamadın vs" diye gülerek takılırken b sinirlenip uzatma, ne uzattınız bir şaka bir kere yapılır vs diye tersliyor a ile c şaka zannediyor ; a kişisi b'ye abi kendi aramızda eğleniyoruz buna niye yükseldin bu kadar iki güldük çok büyüttün diyor ama b ciddi. hatta navigasyonla yolu b tarif ediyor a'ya; a sağ mı sol mu diye soruyor b yolu da sinirle ters tarif edip yanlış yola sokuyor a'yı.
a da bu duruma çok bozuluyor ama a, misafir diye üstelemiyor geri kalan 2 günlük sürede ne şaka yapıyor ne de gereksiz muhabbet yapıyor;
yemek ne istersiniz, nereyi gezeceksiniz,ne istersiniz bunun dışında hiçbir yakınlık göstermiyor modu düştüğü için.
misafirler diye b ile c'yi elini cebine attırmadan ağırlayıp yolcu ediyor.

a'nın modunun düşmesi ve olaydan sonra sıcaklık gösterememesi misafire ayıp mıdır yoksa b hak etmiş mi?
0
ercu cozer
(08.08.26)
Misafire kendi evinde saygısızlık etmek istemez kimse ama misafirin daha saygılı olması gerekmez mi adam açmış evinin kapısını tatil hizmeti sunmuş bence a kişisi fazla sabırlı davranmış c yi de anlamadım aman ağzımızın tadın kaçmasın ali rıza bey moduna girmiş gibi a olmadan b yi kenara çekip silkeletmesi gerekiyordu.

Ayrıca b kişisi narsist fazla şımarık biri gibi geldi bana.
+2
egerbiryolcu
(08.08.26)
Harflerle cok takip edemedim. Ayiplik bir durum yok elinden geldigi kadar yapmis iste cok bile. B kişisinin sinirlenmesi de tamamen tatil yorgunlugu sonucu ortaya cikan huysuzluk.
-1
mbond
(08.08.26)
b bayagi kil, sevimsiz, ariza birine benziyor. kufur ederdim de boyle biri icin ban yemeye gerek yok.
+2
baldur2
(08.08.26)
b çocukluk dönemini kapatamamış.
+3
lazpalle
(08.08.26)
c , b’yi uyarsa bu şekilde olmazmış sankim.
0
homohominilupus
(08.08.26)
B beş yaşındaki oğlan çocuğu herhalde? Bu kadar saçma sebeple alınganlık yapıyorsa sanıldığı kadar yakınlık yok demektir dolayısıyla da ayıp edilmemiş b’ye.
+1
ekimoloji
(08.08.26)
B de small dick energy var
+1
Hallegadola
(08.08.26)
olay gerçekten böyleyse C olsam A gibi usül erkan bilen bir arkadaşım olduğu için kendimi çok şanslı hissederdim. Helal olsun herkes bu derece alttan alıp sabır göstermez, fazla bile dayanmış bence.

A ve C olsam B nin ancak bayram mesajlarına cevap verirdim bu saatten sonra, o da 3. günü falan
+1
fatihdr
(08.08.26)
b tipi adamlar yorucu oluyorlar.Ben olsam bir sey demem ama bunu kenara yazip bir daha da b yi evime davet etmeli plan yapmazdim. Cana yakinlik seviyesini dusururdum
+2
turkuaz
(09.08.26)
bunlar gelip sende kalacak olan ve gezdirilmek isteyen arkadaş grubu değil mi ? zaten gelişleri de emrivaki olmuştu. haklı haksız aramaya gerek yok yok B şahsın ergen tavırları olduğu açık ama ilk adımda 1 saat önce yemek yenmişken ben kalkıp gitmezdim arabayı da vermem gitsin taksiye binsin. küserse de küsebilir onun seçimi.
+1
orpheus
(09.08.26)
Ev sahibi ev sahipliğini yapmış. Bir daha da B herhangi bir plana dahil edilmemeli. Birine evini açmak yeterince büyük bir olay bence, B haketmiyor.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(09.08.26)
a sizsiniz. b ile c de 300-500 km mesafeye günübirlik gidip gelelim diyen misafirleriniz mi?
0
co2s2
(10.08.26)
a aşırı haklı, b şımarık hayatın kendi etrafında döndüğünü sanan bir arkadaş.
0
liberal
(10.08.26)
Hocam bu arkadaşlar sana bizi 500 km lik yere getir götür diyen adamlar değil mi? Evini açarak çok şey yaptın zaten hatta arabanı da verdiğini hatırlıyorum.

Sal gitsin bence.
+1
kumandanim
(10.08.26)
(3)

Bisiklet satacağım nereden?

meraklitursucu
Nereden satabilirim hızlıca? Sahibindene koydum arayan soran olmadi. Letgo mu günceli?
Nereden satabilirim hızlıca? Sahibindene koydum arayan soran olmadi. Letgo mu günceli?
0
meraklitursucu
(08.08.26)
facebook gruplarını deneyebilirsin hocam. bisikletin özellikleri de önemli tabi.
0
lazpalle
(08.08.26)
Facebook kullanmıyorum malesef
0
🌸meraklitursucu
(08.08.26)
Sahibinden daha verimli, arayan soran olmadıysa fiyatlandırma hatalıdır, biraz da bisiklet sezonu bitti biter, o sebepten. Zaten biri bir şey alacaksa sahibinden, letgo, face falan hepsini alt üst ediyor. Ben kış sonuna doğru sahibindenden bianci rcx 429 aldım, herkes 11-12 bin gibi ilan vermişti, sahibindenden biri ile 8500 anlaşıp aldım mesela. Üçe beşe bakmadan ilan verin, nereden olsa satarsınız.
0
covered
(08.08.26)
(4)

Tek vitesli/sabit vites yetişkin bisikleti nerede satılır?

Buddrick
İnternette bulamadım, bileniniz var mıdır acep?
İnternette bulamadım, bileniniz var mıdır acep?
0
Buddrick
(07.08.26)
Merhaba

Bahsettiğiniz bisikletlere "fixie, fixed gear" deniyor, Türkçe karşılığını için genelde "sabit vitesli bisiklet" kullanılıyor. Benim aklıma hemen bisan klasik bisikleti geldi ki zamanında 1 yıla yakın kullanmıştım. Düz yollar, kısa mesafeler için çok uygundur. Bir nevi ufak alışverişlerde, gündelik ulaşımlarda ayağınızı yerden kesmek için ideal bir taşıttır. Bakımını düzenli yaptığınız sürece yıllarca sorunsuzca kullanabilirsiniz. Aşağıda internet sayfasını bırakıyorum, inceleyebilirsiniz:

www.bisan.com.tr
+2
burka
(07.08.26)
Bunlar çok hantal ve ağır.
0
🌸Buddrick
(07.08.26)
piyasada çok çeşit yok gibi.
www.deltabisiklet.com

bu arada fixie ile single speed farklı şeyler. benim link attığımda her iki özellik de mevcut.
fixie'de her halükarda pedal dönmek zorunda.
+1
lazpalle
(07.08.26)
Egede çoğu ilçede dolu bunlardan. Nazillide her bisikletçide var.
0
mikahakkinen
(07.08.26)
(9)

Tatil zamanı yorgunluk, üşengeçlik, tembellik, sürekli yatma uyuklama isteği yaşlanmayla mı ilgili?

psmstc
Yaş 35 , teşekkürler…
Yaş 35 , teşekkürler…
0
psmstc
(06.08.26)
Yaştan bağımsız. Hayattan keyif almaya bir sebep yoksa vaziyet bu oluyor.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(06.08.26)
35 yaşlılıktan bahsetmek için çok ayıp bir yaş.
+1
lazpalle
(06.08.26)
hayır.
çeşitli vitamin ve mineral eksikliği. onlar eksikse zaten depresyon başlıyor.
kanserin tedavisinin b vitamini olması gibi basit işler ama elbette duyurulmuyor.

fonksiyonel tıp doktoru size yol gösterebilir.

beslenmenizi iyileştirin. düzelir.
rafine şeker, aşırı kafein ve paketli gıdaları çıkarın beslenmeden mesela. güneşe çıkın en az 15 dakika.
-3
janderzel zartanyan
(06.08.26)
Bende de vardı yaş 37
Meğer topuk dikenim ve d vitamini, b12 ile magnezyum eksikliğim varmış. Doktora gidip minerallerine ve vitaminlerine baktırmalısın
0
cccbehzatccc
(06.08.26)
Vitamin eksikliği +1
Bir de kötü uyku düzeni ve kötü beslenme.
0
mutekebbir
(06.08.26)
Yaşla çok ilgisi yok ya insan tüm bir yıl boyunca iyi olmak için kendini tutuyor tatilde serbest bırakınca o mental yorgunluk vücuda yansıyor
+1
emirdoruk
(06.08.26)
önce kan sayımı vitamin değerleri vs bunlar normal ise
depresyon gizli olabilir genetik olabilir
bu da yoksa
dayak eksikliği
0
croswell
(06.08.26)
@emirdoruk +1 ben türkiyede tatil yapılacak oldu mu hiç bir şey yapasım gelmiyor. Sizin gibi mallamak istiyorum. Avrupa tatili harici çekici gelmediği için hiç bir şey yapasım gelmiyor. Yaş 40
0
mikahakkinen
(06.08.26)
yaşlanma ile ilgili, lisede 7 kere yuruduğum yolu şimdi 1 kere yorulmadan gidersem şanslı hissediyorum artık, beden yaşlaması diye birşey var spor yapmıyorsan, tembellikte tembelliği getiriyor tabi.
0
eja
(06.08.26)
(11)

Yeni eve taşındım (eşyalı) Tv sorunu

gobekliraki
Evde tv var kocaman. Yanında uydusu da var ama açınca “sinyal yok” diyor. Böyle tak çalıştır aletler var mı, hemen aşağıda media markt falan var gidip alayım ordan. İnternet bağlatmadım, uzun süre kalmayacağım burda.
Evde tv var kocaman. Yanında uydusu da var ama açınca “sinyal yok” diyor. Böyle tak çalıştır aletler var mı, hemen aşağıda media markt falan var gidip alayım ordan. İnternet bağlatmadım, uzun süre kalmayacağım burda.
-6
gobekliraki
(02.08.26)
yayın ya internetten ya da uydudan gelecek. o yüzden medimarkt'tan alacağın herhangi bir şey işe yaramayacak. sinyal niye yok onu çözmek lazım. kontrol edilmesi gerekenler: cihaz ayarları, kablo, lnb, çanak, ortak çanak ise uydu santrali bağlantısı, soketler vs.
0
lazpalle
(02.08.26)
@lazpalle çok teşekkür ederim cevap için. Ama hiç uğraşamam yönetimle falan. Tv de olmasın
-5
🌸gobekliraki
(02.08.26)
sorun basit bir şey de olabilir. en azından cihaz ve tv bağlantılarını kontrol edin. kiraladığınız/aldığınız kişiden destek isteyin.
0
lazpalle
(02.08.26)
@cosmic ya hiçbişeye bakmadım langırt diye tuttum evi
-6
🌸gobekliraki
(02.08.26)
herhangi bir yerden parayla alacağanız aletle tak diye sorun çözmeniz mümkün görünmüyor çünkü sebebi henüz anlaşılamamış. belki de çok ama çok basit bir şey olabilir.

* kablo bağlantılarının tam olduğundan emin olun (örneğin uydu hattından gelen kablo alıcıya bağlı mı, alıcıdan tv ye bağlantı var mı vb.)
* tvde doğru kaynakta mısınız, hdmi 1, hdmi 2 vb gbi uydunun bağl ıolduğu kaynağa mı bakıyorsunuz?
* uydu alıcı açık mı?
* uydu kumandasındaki menü vb. kısmından ilk ayarı yapmanız gerekiyor mu? tkgs var mı vb. Varsa eğer tek tuşla ayar yapılır yoksa türksatın ayar frekasnını internete yazıp kolayca bulabilrisiniz.

eğer tüm bunlar size çoook uzak bir dili konuşuyormuşsunuz gibi hissediyorsa illa para ile çözmek istiyorsak bir parça almak yerine bir uyducuyu davet edin baksın ama ben olsam öncelikle binada sorumlu kişi ya da ev sahibine bir sorup öyle adım atmayı denerdim.
+3
teletabi
(02.08.26)
@teletabi abi bura bina değil ki gökdelen gibi herkes çok mesafeli çok kurumsal. Ben de o işe gelemiyorum
-6
🌸gobekliraki
(02.08.26)
Cok anlamam ama uydu yayini icin bir yayin saglayiciyla anlasip her ay belirli bir miktar para vermek gerekmiyor mu? O sozlesme yapilmamistir belki? Yani tv ve uydu cihazi isin teknik kismi, ama bu durum sozlesme olmamasindan, yayin saglayici olmamasindan da oluyor olabilir diye dusunuyorum.
0
Sour
(02.08.26)
Televizyon Samsung ise ve TV ayarlarıyla çözülecek bir şey ise, telefon ederseniz müşteri temsilcisi telefonda sizi yönlendirerek sorunu çözebiliyor.

Diğer markalarda da benzeri çözümler var mıdır bilmiyorum.
0
Mirket
(02.08.26)
Binanın tekniğine sor. Danışmaya söyle yardımcı olurlar. Muhtemelen.
+1
kisa
(02.08.26)
muhtemelen uydu taraması yapman gerekiyor tvden, baya kolay. onu kurcala. kabloların doğru bağlandığından emin ol.
0
jelly bear
(02.08.26)
Madem gökdelen gibi bina,teknik servis vardır hakketen, onun bakması daha doğru olur. Ha adam uyducu baksın derse kiraladığınız ev sahibi/emlakçı vs neyse onlarla iletişime geçersiniz.en doğrusu bu bence
0
denizciman
(02.08.26)
(10)

günde kaç saat gerçekten çalışıyorsunuz

xportant
katılmanız gereken toplantıları da çalışma saatinin içinde sayabiliriz ama katılmasaydım veya olmasaydı da olurdu dediğiniz toplantıları çıkardığınızda günde kaç saatinizi gerçekten tam konsantre iş yaparak geçiriyorsunuz?
katılmanız gereken toplantıları da çalışma saatinin içinde sayabiliriz ama katılmasaydım veya olmasaydı da olurdu dediğiniz toplantıları çıkardığınızda günde kaç saatinizi gerçekten tam konsantre iş yaparak geçiriyorsunuz?
0
xportant
(28.07.26)
Gerçekten kepazelik seviyesinde 1-2 saat ortalama. Yeterli iş olmaması ana sebebi ama varken de zar zor yapıyorum, geniş alana yayıyorum işi, hiç hoşlanmasam da bu durumdan motivasyon yerle bir olmuş durumda.
0
mbond
(28.07.26)
değişiyor. müşterilerin işleri için ortalama 2 saati geçmiyor. kalanı ve çoğu hep kendi projelerime. uzaktan full time bir işte çalışsam da max 4 saat olurdu bakacağım. fazlası fazlasına
0
kortizon
(28.07.26)
verimli çalıştığım anlar günde iki saati geçmezdi ama benim işim daha çok sipariş, yükleme ve gümrük vs. ile ilgili olduğundan iş takibi ve sorun çözme üzerineydi. sorun çıktığı gün rahat nefes aldığım anlar iki saati geçmezdi. şimdi emekliyim.
0
lazpalle
(28.07.26)
değişiyor. dün 7 saatti. üç ayda bir 4-5 gün boyunca 15 saat olduğu da oluyor. en az çalıştığım 4 saatten az değildir.
0
gabe h coud
(28.07.26)
haftada 2 toplantı var onlarda max 30dk
onun dışında 2 tane de leadership toplantıları var onda da 10dk konuşuyorum

1 saat 20dk'yı geçmiyor galiba mailler ve raporlar ekipte zaten

beyaz yakalıların %70'inin böyle olduğunu düşünüyorum
0
croswell
(28.07.26)
valla ben çok saldım işi. günde 2 saat anca. iş yoğun olursa mecbur çok çalışıyorum. 5-6 saati bulabiliyor kesintisiz.
haziranın maaşı bana 26.07'de ödendi. onlar beni sallamadıkça ben de onları sallamıyorum. diğer firmalarından tazminat alacağım var 400k. onu alınca çıkacağım işten ama şu an o parayı almadan gidemem yoksa alamam.
0
matilda
(28.07.26)
Milletteki bitmek bilmeyen toplantı sevdasını çıkarırsak, yoğun bir günse 7-10 saat arası. Hafifse ~ 5 saat full konsantre çalışabiliyorum tuvalet hariç hiç ara vermeden. Kahvemi evde hazırlayıp bi tek sabah içiyorum, öğlen evden getirdiğim bi küçük sandviç yetiyor, çalışırken yiyiyorum. Yoğun günlerde 7-10 saat sandviç için de zaman kalmıyor, iş bitince yiyebiliyorum anca.
0
truf
(28.07.26)
ortalamam 3-4 saat falandir.
0
cooperr
(28.07.26)
eskiden 2-3 saatti ki cok guzeldi. ama layofflar oldu, takim degisikligi oldu. simdi gunde full 8 saat, bazen 10 saat calisiyorum. bu yuzden takim degistirmeye ugrasiyorum.
+1
antikadimag
(29.07.26)
Şahsen verimli olarak çalışma sürem 5 saati buluyor. Yıllardır bir çok firmada yöneticilik yaptım, gözlem ve yaptığımız ölçümlerde özellikle beyaz yaka için ortalama 4 saati geçmediğini gördüm. Bir üretim hattına veya sürekli akan işe bağlı çalışanlarda bu süre artıyor ama onlar da çok kısa molalarla mesai süresini kısaltıyor ister istemez. Kendi sektörümde mesai süresi içinde bir çalışan aktif ve verimli olarak 4 saatin üzerinde çalışıyorsa ben iyi bir çalışan olduğunu düşünüyorum o nedenle de hep mesai saatlerinin kısaltılması gerektiğini düşünürüm.
Bu arada hemen eklemek lazım 10 dakikada yapılacak işi 1 saatte yapanlar sorulduğunda 1 saat çalıştım diyor o yüzden ölçüm yapmak oldukça zor.
0
creepy
(29.07.26)
(8)

Araba anahtarını valeye/otoparkçıya bırakıyor musunuz?

renegade
Soru başlıkta.İlla anahtar bırakman lazım diyen bir yer varsa bırakmayıp çıkış yapıyorum.
Soru başlıkta.
İlla anahtar bırakman lazım diyen bir yer varsa bırakmayıp çıkış yapıyorum.
📊 Araba anahtarını valeye/otoparkçıya bırakıyor musunuz?

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

+1
renegade
(25.07.26)
%99 bırakmam.
+5
jelly bear
(25.07.26)
mekana ve arabaya göre değişir.
0
lazpalle
(26.07.26)
çok mecbur kalırsam bırakıyorum ve kesinlikle aklım kalıyor
+2
a7x
(26.07.26)
bırakmamak için ibret olacak bir sürü haber var internette.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(26.07.26)
valeye hiç bırakmadım, bıraksam aklım kalır. otoparkçıya bıraktığım oldu ama genelde kendim bırakırım, otopark alanı sıkışıksa anahtarı teslim ederim.

bende eski araba var. kimse alacak gidecek değil. çarpıp zarar verecek olsalar muhtemelen ben karlı çıkarım. buna rağmen aklım kalır valeye versem.
0
biseysorcaktim
(26.07.26)
Taksim ilkyardım hastanesinin aciline gittim birkaç kere. Bilen bilir oralarda park yeri yok gibi bi şey. Bi şekilde bulup koysan da ya vururlar ya çizerler. O yüzden mecbur hastanenin dibindeki otoparka bırakıyorum anahtarı da veriyorum. Aklım kalmıyor çünkü arabada kamera var, yoğun oluyor genelde adam benim arabayı sürekli bi arkaya koyuyor yenisi geldikçe. Öyle alıp gezeyim diyeceği bir ortam yok pek.

Valeye ise asla vermemeye çalışırım. Önceden biliyorsam mekanda sadece vale park seçeneği var ya yakına bi yere kendim park ederim (genelde onlar da aynı şeyi yapıyor) mekana yürürüm ya da mekanın otoparkı varsa valeye ben park ederim derim kendim koyarım. Şimdiye kadar bir istisnası oldu onda da şirket yemeğine gitmiştik mecbur kaldım gibi bi şey oldu. Boğaz hattında bi mekanda verdim valeye ama aklım da kaldı valla. Bmw seviyorlar malum.
0
chicha_v2
(26.07.26)
hayatımda valeye 2 yada 3 kez bırakmışımdır araba, 5 yıldır araba sahibiyim, bırakışlarımın oteldi, arabamla gezecek durumları da pek yok gibiydi. otopark olarak da istanbul fatihde bir yer var yılda 3-4 kez yolum düşer otoparka bırakırım anahtar ile yaşını almış adamlar oluyor yani güven verdikleri için değil de alıp gezmezler onu biliyorum zaten hemen çekip arkamdan geleni alıyorlar. Cadde valelerine falan asla bırakmam ama, mekana yürümemek için falan yok yani.
0
atom karincanin torunu
(27.07.26)
ara sokakta değnekçiye anahtar vermem. ama yeri yurdu belli olan, her gün orada iş yapan valeye anahtar veririm. hiç de aklım kalmıyor.
0
co2s2
(27.07.26)
(2)

28 agustos isimli eksi sozluk yazarina nasil ulasabilirim

narod
Kendisine saglikla ilgili birkac sey danismak istiyorum
Kendisine saglikla ilgili birkac sey danismak istiyorum
0
narod
(20.07.26)
duyuru linkini mesaj attım.
+1
lazpalle
(20.07.26)
Cok tesekkur ederim, isterse numarami ya da mailimi veririm
+1
🌸narod
(20.07.26)
(15)

Türkiye’de neden banka soygunu yapılmıyor?

Rondak
1 lira için adam öldüren mi dersin, yan baktın diye adam öldüren mi dersin hepsi fazlasıyla var. Banka soymak daha karlı değil mi? Yoksa Bankalar çok mu güvenli?
1 lira için adam öldüren mi dersin, yan baktın diye adam öldüren mi dersin hepsi fazlasıyla var. Banka soymak daha karlı değil mi? Yoksa Bankalar çok mu güvenli?
0
Rondak
(10.07.26)
Yapılıyor tabi ki de ama iyi organize olmuş silahlı bir örgüt (mafya) tarafından konulu olarak yapılanlardan değil.

kısa bir aramayla en yakın konulu bulabildiğim şu;
www.ntv.com.tr

link düzeldi.
0
Jazz
(10.07.26)
nakit az, yakalanma ihtimali ve cezası çok.

onun yerine başka suçtan para kazanma ihtimali ve yakalanmama ihtimali daha yüksek
+4
gabe h coud
(10.07.26)
Banka soygunu biraz adım duyulsun, olay olsun, namım yürüsün tarzı bir iş heralde, sinematik bir şey. Bizde hırsızın da orta sınıfı yok sanırım. Düşük bütçe hırsızın bunu planlayacak yetkinliği yok, yakalanması kesin gibi. Yüksek bütçe hırsızlar için de gereksiz bir risk ve görünürlük faktörü olmalı. Demografiye uymuyor pek bence swh.
+1
akhenaten
(10.07.26)
Suç, görünür fiillerden dijital ortama kaydı. Soygun yaşansa da medyaya yansıması kısıtlı ve çoğunlukla mağdur banka istemez . Bir de hırsız için daha riskli, maliyetli olmalı .

Tabi banka soymak derken nasıl bir formatta gerçekleştirildiği de önemli. Türkiye'deki batık banklar konusunu araştırırsan bir çok bankanın aynı dönemde, hemen hemen aynı şekilde usulsüz işlemlerle batırılması da halkı mağdur eden hırsızlığın bir başka yönü . O ana kadar bankalar TV reklamlarında da önemli yer kaplıyorlardı.
Bize öğretilmiş çaresizliğimiz içinde gösterilen hırsız modeli hep şu oldu :
www.vectorstock.com

Oysa malı büyük oranda götürenler kravatlı, takım elbiseli o sektörde tanınmış sermaye sahibi yatırımcı kimselerdi.
Bazısının adının başında hayırsever kelimesi bulunabilir.
-1
diyecevaplandı
(10.07.26)
genel olarak silahlı soygun yok bizde. bireysel ve düşük ölçekte gasp daha yaygındır. doğu toplumları daha sinsidir ve hırsızlık daha yaygındır. etrafta kahraman çok. her an işler ters gidebilir. oysa yabancılarda bu durumda kimse müdahele etmez. memuru müdürü parayı tıpış tıpış verir. yıllarca banka soygunu ile geçinen tipler var.
0
ground
(10.07.26)
Bir de şöyle bir şey var ama klasik banka soygunu gibi değil de daha çok illuminati işi tadında.

(bkz: ziraat bankası balgat şubesi soygunu)
0
Jazz
(10.07.26)
Rastgele numara çevirip adınız teröre karışmış evdeki altınları getirin deyince getirildiği için bankayla güvenlikle silahla kim uğraşacak.
Önce kolayından başlıyorlar her zaman.
+1
erty_ksk
(10.07.26)
Avrupa ve Amerika'da banka soygunu = Türkiye'de kuyumcu soygunu
+1
etna
(10.07.26)
yine mağdur olan benim emekçi bireysel hırsız kardeşlerim oldu. nerde o eski kapkaççılar, dükkan soygunları.

artık örgütlenip kuyumcuları ayartıp büyük miktarda parayı yurtdışına kaçırma olayı var. kuyumcuyu bi kuyuya atıp sonra o parayı yurtiçine sokup vergi barışı ile aklama var.
+1
plastic_angel
(10.07.26)
tr'de ne suç işlediğinden çok kime karşı işlediğin önemli.
+1
lazpalle
(10.07.26)
çok meşakatli. gözlem yapıcan da kaçışı planlayacaksın da... kısa yoldan para kazanmak isteyen için zor işler. bir de güvenlik önlemleri fazla. bizde banka soysalar önce dedeler bastonu teyzeler eczane reklamlı çantaları ile vurur, yani öyle yere yatayım da susayım olmaz.
0
janderzel zartanyan
(10.07.26)
soygun yapmanın suçu çok fazla. dolandırmak daha mantıklı. işin içine silah girdi mi; cezası çok. artık evlere bile hırsız girmiyor, çünkü haneye tecavüzüz cezası çok fazla. mahkumlarda akıllı adamlar, hakimler ve savcılardan daha iyi ceza kanunu biliyorlar. cezaevi çalışanıyım, bence mahkumlar savcı hakimden daha iyi kanunlara hakim ve iyi yorumluyorlar.
+1
mikahakkinen
(10.07.26)
Yapilsa nereden bilecektiniz? Her haber yayinlanmaz.
0
osssy
(10.07.26)
Yıllar önce Kalamış'ta küçük bir bankanın soygununa tanıklık etmiştim. Yanlış hatırlamıyorsam kaçmışlardı ve o günün parasıyla 50.000 tl falan almışlardı/alabileceklerdi. 2011-2012 gibi, heralde bugün için 1 milyon civarıdır. Bir sürü polis falan da vardı. O zaman küçüktüm ama yine de risk/ödül oranı zayıf gelmişti.

edit buldum :
www.hurriyet.com.tr
0
mirafiori
(11.07.26)
ulke mafyadan gecilmiyor. ne gerek var banka soygunuyla ugrasmaya. gir bir organize suc orgutune. kapat bir plaj, veya otopark alani. birilerine biraz para yedir, keyfine bak.
0
antikadimag
(11.07.26)
(2)

Vantilatörle ilgili bir problem

pembe nohut
Birkaç gün önce satın aldığım yeni vantilatörde ilk günden beri bir çalışma problemi yaşıyorum. Cihazın fişini takıp açma düğmesine bastığımda pervaneler sadece birkaç kez dönüp duruyor. Düğmeden kapatıp tekrar açtığımda da durum değişmiyor. Cihaz ancak üçüncü veya dördüncü denemeden sonra çalışmaya
Birkaç gün önce satın aldığım yeni vantilatörde ilk günden beri bir çalışma problemi yaşıyorum. Cihazın fişini takıp açma düğmesine bastığımda pervaneler sadece birkaç kez dönüp duruyor. Düğmeden kapatıp tekrar açtığımda da durum değişmiyor. Cihaz ancak üçüncü veya dördüncü denemeden sonra çalışmaya başlıyor. Bazen de bu üçüncü açmada yine pervaneler biraz dönüp duruyor ve yaklaşık 30 saniye bekledikten sonra kendiliğinden çalışmaya başlıyor. Cihazı fişten çekmesem bile düğmesinden kapatıp her yeniden açmak istediğimde aynı sorunla karşılaşıyorum. Normal midir bilmiyorum, daha önce hiç vantilatör kullanmamıştım. İade edip etmemekte kararsız kaldım. Siz ne dersiniz?
0
pembe nohut
(03.07.26)
Eğer aldığın yerde depoda çok beklemişse motoru tozlanmış olabilir, ben olsam iade ederim.

Evde yıllardır kullandığımız vantilatörlerde bu yüzden pervane döndürememe sorunu olabiliyor, onun da şöyle bir çözümü var
youtu.be
0
grimavi
(03.07.26)
muhtemelen kondansatör arızası. iade veya değişim talep etmekte fayda var.
+1
lazpalle
(03.07.26)
(13)

Nazar Duası Okunurken Geğirme Adeti

solo
Merhaba dostlar,Kişisel olarak ne nazara ne de benzeri hurafelere inanırım, bu konuda netim, eşim ise benim tam tersim, nazara çok inanır, muhtemelen ana nedeni eşimin annesi, dini hurafeler konusunda master yapmıştır kendisi.İnanç konusunda herkese saygı duyarım bu konuda diledikleri gibi inançları
Merhaba dostlar,

Kişisel olarak ne nazara ne de benzeri hurafelere inanırım, bu konuda netim, eşim ise benim tam tersim, nazara çok inanır, muhtemelen ana nedeni eşimin annesi, dini hurafeler konusunda master yapmıştır kendisi.

İnanç konusunda herkese saygı duyarım bu konuda diledikleri gibi inançlarını, ibadetlerini huşu içerisinde yerine getirebilirler ancak bu filleri başkalarını rahatsız ediyorsa bence dur demek gerekiyor, bu noktada çok ciddi bir sıkıntım var ve ben eşimi bir türlü ikna edemiyorum;

Sorun şu ki, eşim sürekli kendisine nazar değdiğine inanıp annesinden dua okumasını istiyor, annesi de dua okumaya başlar başlamaz inanılmaz bir gürültüyle geğirmeye başlıyor hatta bu geğirme refleksi o kadar abartılı bir hal alıyor ki ortamdan direk uzaklaşıyorum.

Bu konuda bir çok din adamıyla görüştüm, hemen hemen hepsi bunun hurafe olduğunu belli ki bir sağlık sorunundan kaynaklandığını dile getiriliyorlar ancak eşim buna ikna olmuyor ve bunun nazarın etkisiyle olduğuna inanıyor, bu konuda ne yapabilir eşimi nasıl ikna edebilirim?

Böylesine iğrenç bir inanç normal şartlarda beni ilgilendirmez alakadar etmez ama benim olduğum ortamda yapılması beni çok rahatsız ediyor, ortamdan ayrılıyorum ama eşimin de artık bu konuda kendine gelmesini de istiyorum.
0
solo
(22.06.26)
Hocam geçmiş olsun fakat bu derece cehaletin maalesef çaresi yoktur
+4
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
ben de denk geldim bu olaya. gözümle görmesem hadi ordan derdim ama olabiliyor. açıklaması nedir bilemiyorum. okunan siğilin düşmesi gibi bir şey herhalde.
+2
merkep gibi adam
(22.06.26)
işte içindeki nazarın çıkışı olarak adlandırıyorlar. ne kadar çok geğirik, o kadar çok nazar varmış ki çıkıyor.

benim kayınlarda da esnemek şeklinde karşılık buluyor. ağzını ne kadar ayıra ayıra esnersen o kadar nazar varmış oluyor.

en azından iğrenç değilmiş.
+3
kibritsuyu
(22.06.26)
geğirme değil de bol bol esneme olur. bunun üzerine aman sende ne nazar varmış yahu lafı edilir.
+2
lazpalle
(22.06.26)
geğirme ve esneme şeklindedir, ben de bir kere görmüştüm. dip not: nazara inanıyorum, benim de nazarım çok değer.
-2
kestane gürgen palamut
(22.06.26)
sene 2026 böyle şeyler, tahammül edilemez.
+7
mikahakkinen
(22.06.26)
Kişiye ait bir hususu neden bir nazar inancıyla pekiştime çabası içindesin ki ?
Yanlış mı anlıyorum .
Kendisine anlatın biraz daha sessiz olması gerektiğini.
Yemekten sonra ortalıkta geğirenler daha mı kabul edilebilir ? Hayır
Bu yaşımıza geldik kişiye dua okunurken çok çok esnemeden başka bir şeye de denk gelmedim.
-3
diyecevaplandı
(22.06.26)
ben gegirme degil esneme var diye biliyorum. ilk kez duydum gegirmeyi

gegirilmesini istemezdim :/
+1
fakyoras
(22.06.26)
geğirmeyi ilk kez duydum aşırı iğrençmiş.

esnemeyi biliyordum.
+1
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
@diyecevaplandı ben geğirmeyi nazar ile ilişkilendiren taraf değilim tam tersi alakasız olduğunu düşünen benim, eşim ve annesi bunun nazara bağlı bir refleks olduğunu elinde olmadan yaptığını söylüyorlar.

Kendisine de eşime de bu konudan rahatsız olduğumu ilettim zaten.
0
🌸solo
(22.06.26)
ikna edemezsiniz gibi görünüyor. ritüel başladığında ortamdan çıkmaya devam edin derim.
bu arada ben de esneme kısmına hakimim; geğiren hiç duymadım (çok şükür). bence esnemenin olayı da şu: pek çok insan için dua okuma, ağırlıkla gece yatmadan önce yapılan bişey olduğundan, okumaya başlanınca direkt uyku çağrışıyor.
0
lil siztah
(22.06.26)
geğirmeyi bilmiyorum ama hızlıca dua okunduğu için esnemenişn kaslardan ileri geldiğini duymuştum. ağız hızlıca oynuyor ya hızlıca okurken
0
gadlemler
(22.06.26)
Ben de esneme olarak biliyorum, geğirmeyi hiç duymamıştım. Ama tarikat şeyhinin yanındayken kaptırıp aşırı geğiren bi amca videosu görmüştüm. Kayınvalidenizinki buna benziyor. Dini ritüeller sırasında parasempatik sinir sistemi aktive olur, geğirme, esneme gibi şeyler de parasempatik sinir sistemi tarafından kontrol edilir. Kayınvalidenizin elinde olan birşey değil, ortamdan uzaklaşmanızdan başka çare görünmüyor.
+1
curukturpkokusu
(22.06.26)
(17)

aynı boyda bir kızla erkek olur mu

messina123
Erkek 1-2cm uzun en fazla. Olur mu?
Erkek 1-2cm uzun en fazla. Olur mu?
-4
messina123
(21.06.26)
Erkek topuklu giyerse olur
+7
kisa
(21.06.26)
Olmaz, ayrılın. Doğanın kanunlarına karşı gelmeyin.
+1
rhan
(21.06.26)
Olur olur
+2
kisa
(21.06.26)
Olur tabiki. Etrafımda var böyle çiftler hiç garipsemedim.
0
kendimefotograflarim
(21.06.26)
@rhan dur daha yazışıyoruz o aşamaya gelmedik
@kisa karar ver kanka :d
0
🌸messina123
(21.06.26)
Bir daha düşündüm de olmaz.
+3
kisa
(21.06.26)
erkek kalıplıysa olur yoksa cık olmaz. dedemle ninem aynı böylelerdi ama dedem çok zayıf ninem tombul ve iriymiş. ninemin kız arkadaşları ''sana gücü yetebiliyo mu gıı ehehe'' diye dalga geçiyorlarmış. 60 sene önce oluyormuş bu hesap et. toplum böyle malesef.

galeri13.uludagsozluk.com
0
yurtsuz john
(21.06.26)
örnekleri çok. bana kalırsa olmaması için tek sebep, mevzu bahis kızın bu durumdan hoşlanmaması olabilir. bunun müzakeresini yapma imkanınız varsa doğrudan kendisinden öğrenin. biz ne desek boş.
+3
lil siztah
(21.06.26)
Kız, zayıf, narin bir şeyse olur.

Yapılı, kalıplı bir şeyse, hele bir de zamanla salıyorlar da enine enine genişliyorlar ya karbonhidrat aşkına. Öyle bir şey olursa, yanyana gelince bir görsel tezat çıkıyor ortaya.

cf.kizlarsoruyor.com
0
Mirket
(21.06.26)
2026 yilindayiz kadin daha uzun bile olur iki taraf da severse.
0
king lizard
(21.06.26)
Cok sacma kriterler bunlar. Takintili degilse böyle seylere takilmaz kimse.
-1
Purple life
(21.06.26)
Ya bu soru ciddi miydi???
0
kisa
(21.06.26)
Yan yana gelmemişsiniz daha boyunu net bilmiyorsunuz, erkekler boyunu bir kaç cm uzun söylüyorlar :) muhtemelen sizden kısadır.
Çok taktığınız bir konu değilse olur, neden olmasın?
0
ekimoloji
(21.06.26)
bunu dert ettiğiniz belli. o yüzden olmaz.
0
lazpalle
(22.06.26)
@ekimoloji erkek olan benim :D

benim boy 175, kızın boyu 173. ondan sorayım dedim benlik sıkıntı yok da kızı bilmiyorum sormadım
0
🌸messina123
(22.06.26)
bunu dert ettiginiz belli. etmeyin. tabiki olur.
0
sinematikcrop
(22.06.26)
:D

Yani, takıntısı yoksa ve fiziksel olarak beğeniyorsa sorun edeceğini sanmam.
0
ekimoloji
(22.06.26)
(3)

İstanbul Avrupa yakası araç muayene istasyonu

prole
Merhaba. Aracın muayenesi için istasyona gideceğim, Tüvtürk sitesinden bakıyorum, Levent-Sarıyer civarında istasyon bulamadım. Neredeyse hepsi Esenyurt, Silivri, Çatalca vb. ilçelerde. Yanılıyor muyum? Merkeze en yakın istasyon hangisidir?
Merhaba. Aracın muayenesi için istasyona gideceğim, Tüvtürk sitesinden bakıyorum, Levent-Sarıyer civarında istasyon bulamadım. Neredeyse hepsi Esenyurt, Silivri, Çatalca vb. ilçelerde. Yanılıyor muyum? Merkeze en yakın istasyon hangisidir?
0
prole
(18.06.26)
bana da yardım
0
soylulardanbus
(18.06.26)
merak edip baktım. her iki yakada da şehrin dış noktalarında var istasyonlar.
maliyet vs. nedenlerden merkezden kaçmışlar gibi.
0
lazpalle
(18.06.26)
Kime göre neye göre merkez ? en yakın esenyurttur.sonra büyükçekmece sonra çatalcadır
-1
ayağiniza gelen overlokçu
(18.06.26)
(8)

Ağustos ortası arabasız şekilde Datça'ya gitsek

neden beni sevmedin
işkence mi olur?aracımız yok, çiftiz. ikimizde hiç datça'ya gitmedik. o yüzden bi heves ettik.düne kadar kararımız, merkezde bir yer tutup (airbnb den ev muhtemelen) 5-6 gece kalmak. güzergah olan yerlere minibüsle gitmek.belediyenin sitesinden gördüğüm kadarıyla minibüsle ulaşım mümkün görünüyor.
işkence mi olur?
aracımız yok, çiftiz. ikimizde hiç datça'ya gitmedik. o yüzden bi heves ettik.
düne kadar kararımız, merkezde bir yer tutup (airbnb den ev muhtemelen) 5-6 gece kalmak. güzergah olan yerlere minibüsle gitmek.
belediyenin sitesinden gördüğüm kadarıyla minibüsle ulaşım mümkün görünüyor. güzergahlara bakınca bilindik bölgelere ulaşım mevcut. ancak göründüğü gibi olmama ihtimaline karşı burdan da bilgi almak istedik.

ancak tam ağustos ortası, muhtemelen epey kalabalık olacaktır. acaba plajlara girmekte vs sorun yaşar mıyız bilemedim. yoksa her plaja girmek için adam başı 3-4 bin tl para mı vermek gerekecek? bilindik koylara mesela havlumuzu atıp girebiliyor muyuz vs gibi sorular kafamızda.

makul olacak diye airbnb den ev tutup, denize girebilmek için dünya para vermemiz mi gerekir?
tatil diye gidip rezillik çekmeyelim.

tşkler.
0
neden beni sevmedin
(12.06.26)
datça'da çok fazla koy var. Minibüsle de gidilen noktalar var. Palamutbükü en güzel yerlerden biri airbnb veya pansiyon çok rahat edersiniz. Eski datça, knidos ve datça'yı gezmek yeterli pek paralı beach olayı yok plajlar büyük. Palamutbükü'nde otellerin derme çatma yerleri var ama dışarıdan da oturuyorsun yediğini içtiğini ödüyorsun.
0
croswell
(12.06.26)
parayı sadece şezlonga yemeğe falan veriyorsun. onlar da zorunlu değil tabii. bazı yerlerde istesen de şezlong yok akvaryum koyu, kurubük gibi..
araba bence şart ama minibüsle o yollar sıcakta çekilir mi bilemedim. toplu ulaşıma bakmak lazım.
0
jelly bear
(12.06.26)
sizin yerinizde olsam ikiye bölerdim. 2-3 gün merkez 2-3 gün palamutbükü. palamutbükünden çevre koylara, knidosa daha rahat gidersiniz, kaldığınız yer zaten şezlong şemsiye verir. akşamları da iyidir palamutbükünün. yani ilk başta datça merkez ve çevresini gezip sonra yarımadanın diğer tarafını gezersiniz.
0
awlmi
(12.06.26)
Araba kiralamak en iyisi olur, en ucuz araç neyse onu kiralayın derim bütçe yoksa. 40 derece sıcakta minibüs beklersin, gelmez. İşkence olur.
+1
gabe h coud
(12.06.26)
çocuk olmadıktan sonra her türlü idare edilir, keyfi de çıkarılır.
0
lazpalle
(12.06.26)
datça merkezde halk plajı var ücretler pahaşı değil. merkezden ev kiralarsanız ulaşım kolay olur, ancak merkeze uzak sitelerde zor olur. koylarda da öyle abes ücretler yok yediğini ödersin. ben araçsız gitmem egede yazın sıcakta dolmuş eziyet oluyor.
+1
mikahakkinen
(12.06.26)
klimasi düzgün çalisan uygun fiyatli,temiz bir apart bul,
küçük bir araç kirala,
sicak bir yana nem yüksek,
(datcaya gitmedim,mugla geneli icin konusuyorum)
+1
designer
(12.06.26)
Bilindik koylara ( Kargı, Palamutbükü, Mesudiye, Periliköşk ve Knidos) minibüs ile ulaşım mevcut.
Çeşme ya da Bodrumdaki gibi giriş kapısı olan beachler yok buralarda. Koylarda boş alanlar mevcut istersen havlunu atıp girebilirsin.
Mininüs kalkış saatinden biraz önce durakta olmak yer bulmanı kolaylaştırır.
Beach club, restaurant olan yerler şezlong parası alıyor ya da minimum harcama limiti koyuyolar, değişiyor. Buralarda oturmak şart değil.
Bakir koylara gitmek isterseniz araba şart, onun dışında toplu taşıma ile idare edilebilir.
0
onyx
(13.06.26)
(2)

Trafilkteki ihlallleri nereye yolluyorsunuz?

ShadowOfMoon
İnstagramda belirli hesaplara atılıyor habire. nasıl oluyorsa çoğu ceza alıyor ordan sonra. başka yolu yok mu bunun. En kolayı videoyu instagramdan atmak diye mi atıyorlar insanlar? Yani cimer filan form doldur vs uzun sürer diye mi?
İnstagramda belirli hesaplara atılıyor habire. nasıl oluyorsa çoğu ceza alıyor ordan sonra. başka yolu yok mu bunun. En kolayı videoyu instagramdan atmak diye mi atıyorlar insanlar? Yani cimer filan form doldur vs uzun sürer diye mi?
0
ShadowOfMoon
(11.06.26)
112 online ihbar var. hiç denemedim ama çoğu zaman hata veriyor diyorlar.
0
lazpalle
(11.06.26)
Cimer'den önce EGM online ihbar sayfası var, hiç denemedim, işe yarıyor mu bilmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(11.06.26)
(5)

burası istanbulun hangi sokağı

nahtoderfahrung
https://i.ibb.co/YFr5bbdC/image.pnginternetteki sonuçlar istiklal caddesi diyor ama tam orası değil etrafındaki bir sokak ama hangi sokak
i.ibb.co

internetteki sonuçlar istiklal caddesi diyor ama tam orası değil etrafındaki bir sokak ama hangi sokak
0
nahtoderfahrung
(04.06.26)
fotoğraf yapay zeka ile oluşturulmuş bence. ha değilse cağaloğlu sirkeci arasında bir sokak burası.
+1
yurtsuz john
(04.06.26)
sıraselviler olabilir.
+1
lazpalle
(04.06.26)
Mesrutiyet Caddesi, Beyoglu: maps.app.goo.gl

Hatta su aci daha dogru: maps.app.goo.gl
+2
sertac akin
(04.06.26)
www.reddit.com

maps.app.goo.gl

buradaki bi kullanıcı yapay zeka ile yaratmış sanırım. fotoğrafta sağda gözüken Sébah & Joaillier fotoğrafhanesinin günümüz Rusya Başkonsolosluğunun yanındaki bina olduğunu söyledi gemini. mapsten açıp baktığımızda orijinal fotoda sağdaki bina günümüzde dürümlenin bulunduğu bina. 4'lü ve 3'lü pencere bloklarından teyit edebiliyoruz. soldaki bina da suriye pasajı. işlemeli payanda ve kirişlerden görebiliriz.

beyoğlunda çift yönlü trafik olup araba park edilebilecek bir cadde yok zaten :D
+3
glamdr1ng
(05.06.26)
Beyoğlu'nda böyle bir sokak yok. Bankalar caddesinden dükkanlar, karakoyden bir bina bir de Şişli'den ve istiklal caddesinden iki siluet
0
topkapiaksaray
(06.06.26)
(7)

Borsa'da oynayanlar, diğer yatırımcılara soru

gadlemler
Üyesi olduğunuz whatsapp grupparı, telegtam gruoları ya fa sosyal medya abonelikleri nelerdir? Mesaj da atabilirsiniz farketmez...Finansal okur yazarlığa merak sardım ve 40bin tl civarı düşe kalka yatırım yapma sistemini öğrenmeye adım atıyorum. Bu tarz geuplarla ilgili önerileriniz var mıdır?
Üyesi olduğunuz whatsapp grupparı, telegtam gruoları ya fa sosyal medya abonelikleri nelerdir? Mesaj da atabilirsiniz farketmez...
Finansal okur yazarlığa merak sardım ve 40bin tl civarı düşe kalka yatırım yapma sistemini öğrenmeye adım atıyorum.
Bu tarz geuplarla ilgili önerileriniz var mıdır?
0
gadlemler
(01.06.26)
Borfin benzeri kurumsal bir yerden eğitim almanı,
Mahvi Hocanın ekonomi ve finans konulu bütün kitaplarını okumanı,
Hatta bir uzaktan eğitim lisans programının tüm iktisat kitaplarını edinip çalışmanı,
Ülke ve Dünya siyaset ve ekonomisi hakkında, geleceği okuyabilecek kadar bilgi edinip takip etmeni,
Whatapp ve telegram gruplarından uzak durmanı
Ayaküstü yanlış hesaplamadıysam 28 yıllık borsa tecrübemle öneririm.
0
Mirket
(01.06.26)
O tarz gruplar dolandirici oluyor.

Düse kalka ögrenmek diye bir sey yok. Hic para kaybetmemen lazim.

Index fonlara yönel derim.
Yatirim nedir diye bir youtube kanali var. Onlari izleyebilirsin. Onlarin da mesela gruplari yok ama sürekli birileri insanlara mesaj atip onlar olduklarini iddia edip sacma sapan seylere para yatirtiyor.
0
Purple life
(01.06.26)
borsada "oynayan" aradığına ve telegram grubu sorduğuna göre hızlı bir batış yaşaman işten bile değil.

tefas yatırım fonlarını al geç. hiçbir kitap okumana, bu işlere kafa patlatmana gerek yok. normal bir vatandaşın fonlardan daha fazla kazanması imkansız. aşırı şanslı bir şey yakalamadıysan.
+2
yazar yazmaz yazan yazar
(02.06.26)
purple +1
eksilemişler ama şuna katılıyorum;
"Düşe kalka öğrenmek diye bir şey yok. Hiç para kaybetmemen lazım"

uzun, orta, kısa vadeli kendine göre bir strateji belirledikten sonra kayıplar minimum oluyor.
3 bundan 5 bundan alayım giderse gitsin demek sağlıklı değil.
+1
duyuruuser
(02.06.26)
öncelikle tabii oynanmıyor :)
tr borsası ise geçmiş olsun ne yaparsan yap göklerden gelen bir karar vardır. teknik, temel hangi analizi öğrenirsen öğren pek işe yaramaz.

insider bilgi alabiliyorsan en güzel getiri bu.

abd borsası için ise bol bol haber takibi, sektör analizi öneririm. daha çok faydasını görürsünüz
0
croswell
(02.06.26)
borsada elbette oynanıyor ama trader isen.
oyun dediğinde de işin içine strateji, mental savaş, risk yönetimi vs. giriyor. tüm bunlar da ciddi bir tecrübe gerektiriyor.

tabi trading borsadan para kazanmanın tek yolu değil. aklına yatan sektörlere para yatırmak veya düzenli şekilde hisse biriktirmek de ayrı yöntemler.

bu konuda işine yarayacak grup bulman zor iş. çoğunluğu milleti düdükleme amacıyla kurulmuş. hangi yolu seçersen seç önce iyi bir eğitim almaya bak.
0
lazpalle
(02.06.26)
Ozellikle gruplar ve internette coluk cocuk cok fazla. Bir kere sahipleri kim, kimden tavsiye aldiginizi bile bilmiyorsunuz cogu zaman. Dolayisiyla sosyal medya uzerinden ilerleyecekseniz bile gecmisinden, tecrubesinden emin olduklariniza yonelin. Mesela bu kisi nerede egitim almis, hangi sirketlerde calismis vs. Mesela Ceren Sever'i tavsiye ederim: www.youtube.com
0
Sour
(03.06.26)
(6)

günlük tutuyor musunuz?

sorucu
yani günlük derken şu oldu bu oldu değil de hislerini, düşüncelerini düzenlemek, görmek vs için içini dökmek. kağıda ya da klavyeye. soruların şunlar.1-günlük tutuyor musunuz?2-düzenli tutuyor musunuz? her gün ya da her x günde bir. yoksa yazasınız geldiğinizde mi?3-klavyede mi yazıyorsunuz? kalem k
yani günlük derken şu oldu bu oldu değil de hislerini, düşüncelerini düzenlemek, görmek vs için içini dökmek. kağıda ya da klavyeye. soruların şunlar.

1-günlük tutuyor musunuz?
2-düzenli tutuyor musunuz? her gün ya da her x günde bir. yoksa yazasınız geldiğinizde mi?
3-klavyede mi yazıyorsunuz? kalem kağıda mı? elle yazarken beynin daha etkin bir şekilde çalıştığına ilişkin çalışmalar vardı diye hatırlıyorum. yani bazen içimden geçenleri klavyeyle değil de kalemle yazmak çok iyi hissettirebiliyor beni içimi boşaltmış gibi oluyorum. ama yani boş yere parmaklarım yorulacak gibi de geliyor çoğu zaman.

faydasını görüyor musunuz ruh hali olarak. bunu sormak istemiştim aslında. çoğu zaman yazdığımda faydasını görüyorum aslında daha berrâk düşünmeye başlıyorum, geviş getirdiğim düşüncelerin yoğunluğu azalıyor. ama çoğu zaman da ne yazacağım ne faydasını gördüm ki düşüncesi kafamda dolaşıyor, eski yazdıklarıma bakıyorum aynı olumsuz duygu ve düşünceler tekrar etmiş de etmiş. yani kendimi her gün ya da her x günde bir yazmaya zorlasam belki daha çok faydasını görürüm gibime geliyor.

biraz dağınık bir sorular yığını oldu kusura bakmayın ama bu konuda her türlü katkıya açığım.
0
sorucu
(31.05.26)
1. Tutuyorum.
2. Lise yıllarımda düzenli tutuyordum. Üniversitede yazma sıklığımı azaltarak yine tuttum. O dönem çok mektup yazıyordum bu biraz günlüğe verdiğim ağırlığı azaltmıştı. (keşke yine mektup yazacak arkadaşlarım olsa) Çalıştığım yıllarda da ara ara yazdım. Ama yazmadığım uzun aralar da oldu. Şimdi son iki yıldır yine lisedeki gibi düzenli yazıyorum. Ama benim düzenli dediğim öyle her gün şu kadar her hafta mutlaka bi kere gibi değil. Bazen üç gün arka arkaya bazen haftada bir. Ama devam ediyorum. Benim için düzen bu, sürüyor olması.
3. Deftere dolma kalemle.

Eski yazdıklarımı okuduğumda kendimden çok etkileniyorum. Hhahah. Şuan aptallaşmış gibi hissediyorum. Çalışma temposu yüksek bi hayatta yazmak bazen tatsız oluyor gerçeklerden dolayı. Ben biraz daha bazı şeyleri ileride de hatırlayabilmek için yazıyorum. İzlediğim oyunlardan sonra düşündüğüm şeyleri, okuduğum kitaplar hakkındaki fikirlerimi filan da yazıyorum. İlla ki yazınca rahatlıyorumdur ama benim öncelikle amacım ileride okuyacağım günler, tattığım şeyler, gördüğüm yerler okuduklarımın anlık hissettirdiklerini kaydetmek ve haftalık planlarımı da belirlemek gibi.

Aynı olumsuz şeyleri yazıp durduğunu fark ediyorsan bunları tekrarlamamak için bir şeyleri değiştir yaz oku, değiştir sonuçları yaz oku. Deney defteri gibi işte faydalı olur.
aynı şeyleri yazmak değil de aynı şeyleri yapmamak. yani demek istediğim yazmaya zorlamak değil de yazarken bir şeyleri değiştireceğine kendi ikna etmek mühim gibi.
0
a perfect lie
(31.05.26)
1) Evet tutuyorum.
2) Aklıma bir şey geldiğinde illa yazarım.
3) Bilgisayarda tutuyorum.

Faydasını görüyorum. Seneler içerisinde bazı düşüncelerim değişmiş ve gelişmiş. Bazıları sabit kalmış.
0
put it in your appropriate place
(31.05.26)
terapiye ilk başladığım aylarda günlük gibi değil de, hissettiklerimi ve düşündüklerimi yazıyordum sürekli. baya a4 kağıda yazıyordum. yoğun bir anksiyetem vardı, sayfalarca yazıyordum. anlık rahatlatıyordu.

o günler çok geride kaldı. ne yazmışım o kadar şimdi şaşırıyorum.

şimdilerde instagram'da öneriyorlar bunu. gece yatmadan önce kafamıza takılanları yazarsak daha rahat uyurmuşuz ve o sorunları çözmemiz daha kolay olurmuş falan.
0
art cat chocolate
(01.06.26)
hep heveslenirim ama tutmam.
arada future.me'ye bir şeyler gönderiyorum sadece.
0
lazpalle
(01.06.26)
Kara bir defterim var, karalarimi ve kararlarimi yaziyorum. Eski bir ajanda aslinda, aradan bir sayfa acip ona yaziyorum. Bazen konular birbirine baglanabiliyor. Bunun icin defterini numaralandirman iyi olur. Mesela “x’ konusu hakkinda yaziyorsun 23 nolu sayfaya, daha once 12. sayfada bu konudan bahsetmissin. O zaman 23 rakaminin onune 12 yaziyorsun, ileride o konudan bahsettiginde de o sayfanin no.yu saga yaziyorsun. 12/23/46 gibi
0
sadegazoz
(07.06.26)
telefona yazıyorum not tutuyorum
bazen olayı sesli olarak dile getirip diyaloglar kurup zihnimden uzaklaştırmaya çalışıyorum
bazen de kağıda yazıyorum
0
mantık
(07.06.26)
(21)

Kültür mezhep farkı gönül işleri

pembediken
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
Namazında orucunda Sünni ile Alevi (ateist deist gibi olan Alevi) çift olur mu? Çevrenizde örnekler var mı? (Sünni olan erkek)
0
pembediken
(28.05.26)
Cevremde örnek yok.

Bence olmaz.
-2
Purple life
(28.05.26)
Olur, ama nereye kadar?
Sevgililik,sözlülük,nişanlılık,evlilik... hepsinde ayrı ayrı küçük büyük problem çıkar.nereye kadar devam diyebilirsiniz?
Aynı şekil karşı taraf da ?
Namazında niyazında Sünni bir erkek olarak belki ilerde fikir değiştirir niyetiyle böyle bir ilişkiyi yürütebildirdim ciddi olarak.tabi bir ışık,umut da olması lazım.
Ne kadar ciddisin,neleri göze alıp nelerden vazgeçebilirsin? Bütün mesele burda bence
-4
denizciman
(28.05.26)
Namazında orucunda Sünni ileride, namazın orucun faziletlerinden bahsedip karşı tarafa alttan alta veya doğrudan baskı yaparsa kapanmasını vs isterse sorun çıkar.
+3
wilhelmwasmuss
(28.05.26)
Alevilik anneden geçiyor
-3
Hallegadola
(28.05.26)
Yaşlar 37- 41 bu arada. Kapanma konusu yok. Aleviler neden camiye gitmiyor diye soruyor mesela.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
@hallegadola anne baba tüm soy Alevi
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Alevi erkekle olur ama sünni dindar erkekle olmaz.
Tersi versiyonu eşimle biziz ateist olduğu için sorun olmuyor.
0
ekimoloji
(28.05.26)
adam dinciyse olmaz.
adam dindar ise mis gibi olur.
-3
cooperr
(28.05.26)
Namaz, niyaz kısmı hariç 3-4 sene öyle bir birliktelik yaşadım.
Taraflar birbirlerine bu konuda aşırı saygılılarsa, evlilik ve çocuk olmayacaksa ve evlilik olsa bile aileler tanıştırılmayacaksa oluru var.
Aksi taktirde bir gün bir yerde patlar.
0
Mirket
(28.05.26)
sünni olan için dinin hayatında ne kadar yer kapladığı önemli. dini manada zaten sizin nikanız geçerli değil. gün gelip bunu dert edebilir. daha aileleri işin içine katmadım bile.

soruyu adam gibi okumamışım. namazında niyazında imiş. er ya da geç bir sorun yaşarsınız. ta ki ayrılana ya da siz de onun gibi olana dek.
-2
lazpalle
(28.05.26)
Dini nikah iki Alevi de yapıyor.
0
🌸pembediken
(28.05.26)
Aleviler neden camiye gitmiyor diye soran biri bu konuyu er ya da geç sorun edecektir. Ben aleviyim eşim sünni; eşim ve eşimin ailesi bu konuyu 10 yıldır bir kere bile konuşmadılar. Saygı dediğin böyle olur sürekli irdelemekle saygı olmaz.
+1
rodeocu
(28.05.26)
Mensup oldukları din hayatlarını ne kadar etkiliyor bence önce buraya yoğunlaşın. Sünni çiftten erkek olan dört vakiti cemaatle kılıyor ama sabah namaza camiiye gitmiyor diye üzüntüden ağlayan hanım gördü bu gözler :)
Dinin hayatlarındaki yeri büyük değilse saygılı insanlarsa problem olmaz ama hayatlarını dinine göre şekillendiriyorlarsa saygı olsa biye uyum olmaz bir şekilde negatiflik başlar.
+2
cilekli pasta
(29.05.26)
@cilekli pasta +1

Din ve mezhep farkı insanın hayatında çoğu şeyi etkiliyor. Ahlaki yargılardan tutun, bayramda seyranda ne yapılır gibi özel günlere, hatta çevrenizle iletişiminizin nasıl olması gerektiğine kadar. Uyuşmazlık da burada ortaya çıkıyor, yoksa farklı bir din ve mezhebe inanılıyor diye değil.

Dini hayatı çok baskın olup başkalarının hayatını şekillendirmeye çalışmayan veya hiç dindar olmayıp herkese karışan insanlar var. Bu kişinin karakteriyle ilgili.

Genel olarak soruyorsanız kötü etkiler yürümesi zor, eğilim bu yönde. Ancak özelde, bu kişiyi tanıyan sizsiniz. Sizin ölçüp biçmeniz gerek.
0
akhenaten
(29.05.26)
O 2 görüşteki 2 insan pek aynı ortamda denk gelmez. Dini kuralları iyi uygulayan bir sunni pek aleviyle evlenmez. Alevilerde zaten alevilerden kız alıp verir. Zorlamanın pek anlamı yok. Madem din o kadar önemli evlenmesinler.
0
mikahakkinen
(29.05.26)
İnancını yaşayan alevi de sünni de birbiriyle evlenmez=) sünni ateistle de evlenmez. Çünkü ileride çocuk olduğunda ciddi problem oluyor. Ama İnancını yaşamıyorsa orada umrunda olmuyor.
0
mslny
(29.05.26)
Benim eşimle de evlenirken dini açıdan çok farklıydık. Ben dindar bir insanım. Ailemdeki en muhafazakar insanımdır hatta. Ama eşimin dinle alakası yoktu bu konuda hiç düşünmemiş bile. Çok da içki içen günah münah bilmeyen biriydi.
Allah affetsin ailesi de asla dini eğitim vermemiş.
O haliyle evli kalmam mümkün değildi zaten o iş yürümez yani evlilikte romantizm geçince bir iki sene sonra her şey daha çok göze batar.
Neyse ki eniştenizi yola getirdim de ömrünün ilk orucunu 30 yaşından sonra tuttu. 5 senedir de ağzına içki sürmedi. Şu günlerde namazı da öğretiyorum bakalım ona da başlayacak.
Şu şekil yola gelecekse evlenilir. Başka türlüsü zor.
0
yenibirgüzelnick
(29.05.26)
Olan gördüm ama yürütebilen görmedim.
0
huladancer
(30.05.26)
olmaz.
0
elorelia
(05.06.26)
aleviler imam nikahı yapmazlar dede nilahı yaparlar dini nikah ritüelleri tamamen farklı.

aleviler sünnilere kız vermeye yanaşmıyorlar alevilik anneden geçiyor diye doğru bir şey demişim eksilenmişim ama sebebi bu. sünnilerin de katı inanışları ve yaşam tarzları var ondan istemezler.

iki mezhebin yaşamları çok farklı. dinini yaşamayan veya rahat takılan sünni bir insan ateistle evlenince uyum sağlar, sorun yaşamaz. ama aleviyle uyum sağlayamaz. alevilik bir kültürdür dinden öte çünkü yaşam biçimidir.

ateist gibi yaşayan alevi ile ateist gibi yaşayan sünni aynı değildir özellikle. ateist olan bir alevi kültürünü yaşatır. sünninin skinde olmaz
0
Hallegadola
(05.06.26)
İkisi de öksüz ve yetimse olabilir. İki taraftan birinin en ufak bir ailesel bağı varsa o işin bozulma ihtimali yüksek gibi
0
kendimefotograflarim
(06.09.26)
(4)

Araba değerlendirme

arbre
Bu ilan bana şüpheli geldi. Taksi çıkması değil denmiş ama KM, temizlik, yıl dikkate alınınca çok uygun değil mi?https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-fiat-msy-motors-tertemiz-dusuk-km-155-bin-firsat-araci-1313255732/detayBir de ilk araba için tavsiye alabilir miyim? Tatilden sonra almak i
Bu ilan bana şüpheli geldi. Taksi çıkması değil denmiş ama KM, temizlik, yıl dikkate alınınca çok uygun değil mi?

www.sahibinden.com

Bir de ilk araba için tavsiye alabilir miyim? Tatilden sonra almak istiyorum.

Opel Corsa, Renault Symbol, Ford Fiesta arasında gidip geliyorum. Citroen C Elysee beğeniyorum. Alıp kurtulmak istiyorum.

Benzinli, manuel, max 550 bin TL

Teşekkür
-10
arbre
(24.05.26)
Benzinli taksi cikmasi olmaz kanaatindeyim.
-1
duster
(24.05.26)
"Kaput açılmasından oluşan çiziklerden dolayı tavanda boya var"

bunu anlayabilen var mı?
0
lazpalle
(25.05.26)
Ön kaput yerinden çıkmış ve tavana uçmuş, tavanı çizmiş.
Diye anladım ben
0
etna
(25.05.26)
Hala almadın mı, şaşırdım. Ben genelde karar verdiğim gün ya da ertesi gün almış oluyorum .

İlanı kaldırmışlar. Ön üç parçada boya değişen olmayan bi şey bulmaya çalış
0
antihero
(26.05.26)
(2)

beylikdüzü emlak....

sabenburak
https://www.sahibinden.com/ilan/emlak-konut-satilik-bayraktar-dan-ara-kat-genis-m2-cadde-uzeri-satilik-3-plus1-daire-1315710800/detaybiliyorum çok beylikdüzü neden ucuz sorusu var ama bu ilan gerçek olabilir mi? bu fiyatlara gerçekten ev var mı beylikdüzü'nde?
www.sahibinden.com

biliyorum çok beylikdüzü neden ucuz sorusu var ama bu ilan gerçek olabilir mi? bu fiyatlara gerçekten ev var mı beylikdüzü'nde?
0
sabenburak
(17.05.26)
benim ev beylikdüzü'nde oldukça büyük bahçesi olan ve kapalı otoparklı bir site içinde ama daha eski bir bina. tadilat vs. durumuna göre 5 ile 8 milyon arasında gidiyor evler.
karşılaştırırsak bu anlamda fiyatı makul gibi. bu evin konumunu ve diğer şartları gidip yerinde incelemek lazım.
0
lazpalle
(17.05.26)
yakuplu metrobuse oldukça uzak, hatta corona öncesi gördügüm kadarıyla az biraz tarla bile vardı. Bu yüzden olabilir.
0
liberal
(18.05.26)
(24)

"kaynak yapmak" konusunda linç yemeyi göze aldım da geldim

momento
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüy
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüyorsun.
Bazen gerçekten de insan kendini kaynak yapmaya mecbur bırakılmış gibi hissetmiyor mu?

Şimdi mutlaka biri çıkıp "sen önden kaynak yaptığın için arkadaki trafiği bozuyorsun" diyecektir. ama hayır. bunu defalarca gözlemledim. sorun sadece kaynak yapanlar değil. sürücüler ilerlemiyor, akışı takip etmiyor, boşluğu değerlendirmiyor. trafik akmıyor çünkü insanlar akışı yönetemiyor.

Ehliyet almak sadece trafiğe çıkma hakkı kazanmak değildir. asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.

yanılıyor muyum?

edit:
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-50
momento
(06.05.26)
Yanılıyorsun.
Öncelikle hiçbir yol önü bomboş olduğu halde kilitlenmez. Aradaki ufak tefek boşluklar insanların dur kalk, takip mesafesi gibi trafikte doğal olan boşluklar.
Götümüzü düşünelim. Arada doğal bi boşluk var. Götümüzü sımsıkı sıktığımızda aradaki boşluk kapanıyor ama götümüz bi yere gitmiyor. Sadece daha çok sıkışıyor.
İşte trafik de öyle.
+15
benim bir gizli bildiğim var
(06.05.26)
önü boş olduğu halde ilerlemiyorlar diyorsun. herkes mal sen akıllısın di mi? böyle boş bir düşünceyi savunuyorsun birde?
+14
scudman1
(06.05.26)
Önündeki ilerlemiyorsa o da suçludur. Ama siz kendi kafanıza göre adaleti sağlayamazsınız. Ayrıca öndeki belki o an sağlık sorunu yaşıyor, başka bir şey oldu, nereden bileceksiniz? Siz gerekli yerlere bildirirsiniz, onlar değerlendirmeyi yapar.

Öndeki kurallara uymuyor, o zaman bende uymam diye bir şey yok!

Kural ihlali varsa gerekli yerlere şikayet edersiniz.

Trafikte sizin yola geçiş önceliğiniz, haklarınız var. Ama bu hak yanında sorumluluk da getiriyor. Hakkınızı istiyorsanız siz de kurallara uyacaksınız.
+4
substituent
(06.05.26)
yaniliyorsun tabii ki. baskasinin hakkini gasp edemezsin.
önündeki yavas da gitse saygi göstereceksin.
+3
Purple life
(06.05.26)
onu bossa trafigin sebebi kesinlikle kaynak yapanlardir. bilerek kaynak yapanlar kadar kizdigim cok az sey vardir trafikte.
+3
lemmiwinks
(06.05.26)
Önü boş olduğu için ilerlemeyenler trafiği oluşturmuyor, zaten trafik düzgün akmadığı için kimi arabanın önü boş.

Araçlar tren değil, aynı anda kalkıp hızlanmıyor. Bu durum bazen sürücüden bazense araçlardan kaynaklanıyor.

Bir iki aracı örneklendirerek trafiğin sebebi gitmeyen sürücüler diyemeyiz. Trafiğin en büyük iki sebebi, bir, kaynakçılar. İki, sabit hızla gitmektense birden hızlanıp yavaşlayan sürücüler
+3
biseysorcaktim
(06.05.26)
trafiğin ne olduğunu siz de bilmiyorsunuz belli ki. ehliyetinizi iade etmenizi rica edeceğim. trafik sıkışıklığı bazen öylesine de olur.

youtu.be
+2
klassno
(06.05.26)
Yanılıyorsun

hergün trafikte bu kaynakçılardan dolayı değişik fantazilerim gelişti şu şerite/taralı alana çivi dökülsede tüm lastikleri patlasa kaynak yapıp vakit kazanacam diye tüm günü burada geçirse falan gibi
+4
basond
(07.05.26)
banach
(07.05.26)
'asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.' sözünüz zaten bizim toplumumuzun genel sıkıntısı. daha iyisi yok düzen bozulmasın bunlarla devam edelim diye diye şebnem ferah konserine saldıracak duruma getirdiler insanları.
asıl mesele artık bir yerden başlayıp kuralları eşit şekilde uygulayabilmektir. sen önce kendine sonra topluma karşı sorumlusun. ya ben araya gireversem ne olur dersen, sen gibi herkes bunu der. sen kendini düzelticen gerisi topluma kalsın.

banach +1
+1
mikahakkinen
(07.05.26)
Annemi sevmiyorum demenin alternatif yolları.
+5
wilhelmwasmuss
(07.05.26)
Birlik beraberliğe ihtiyacimiz olan şu günlerde efsane yanilman bizi birlik yaptı.
+4
logisticsmanager
(07.05.26)
Kaynak yaparken arkadaki trafiğin düzeninin bozulmadığını nasıl gözlemledin merak ediyorum.
Yanından geçtiğin arabalar hala duruyordu ve değişiklik hissetmediğin için sorun olmayacağını mı düşündün.

Kaynakçılar yüzünden arkadaki araçlar daha fazla orada bekliyor, bekledikçe arkaya doğru kuyruk uzuyor.

Fakat artık kaynak yapanlara kızmayı, kornaya abanmayı bıraktım, benim yol vermemek için savaştığım kaynakçıya öndeki araç buyur gel önüme gir diye yol açtığı için gereksiz strese girdiğimi fark ettim.
+2
duyuruuser
(07.05.26)
Kaynak olarak algılanan ama tam anlamıyla kaynak olmayan tek şey bağlantı ayrılan yollarının mesafesinin çok kısa olduğu yerler. Örneğin sağ bağlantıdan çıktın en sola gireceksin, orda da sıra varsa mecbur sıranın önüne çıkıyorsun. Ama arkadakiler de anlıyor bunu bence, yoksa diğer türlü kaynakçıların hiçbiri haklı değil.
+1
titanic kemancısı
(07.05.26)
sizin gibi düşünenler yüzünden takip mesafesi koyamaz olduk, her boşluğu kendinize hak görüp girmeye çalışıyorsunuz
+1
mezzosprite
(07.05.26)
milletimizin kaynak yapanın nasıl hakkını avcuna koyduğunu, tüp geçitte sık sık gözlemliyorum. yanılıyorsunuz ve böyle böyle öğreneceksiniz. bedava eğitim :)
0
lil siztah
(07.05.26)
Laf sokmadan yazmaya çalışacağım ama emin değilim.

Yonca kavşaklardan bazıları tek şerit, zorlasan iki araç da sığıyor, senin gibi zeki sürücüler oraya ikinci sırayı da yapıyor. Peki ne oluyor ? Tek şerit olsa fermuar gibi ince ince akacak olan trafik iyice felç oluyor, solda kalan adam hızlanma şeridine çıkmak yerine bir şeridi daha taciz ediyor, sağda kalan adamın önüne kırıyor.


Başka bir senaryo, 3 şerit, sol iki şerit düz gidecek, sağ şerit dönüş, senin gibi mükemmel düşünceye sahip sürücüler orta şeritten sağ şeride geçiş için düz çizgi olsa da oradan dönmeye çalışıyor, hem düz gidecek adamın yolunu kapatıyorsun, hem orada bekleyen adamların hakkına giriyorsun, hem de sonrasında yukarıda bahsettiğim sıkıntı tekrar yaşanıyor.

Daha çok örnek vereceğim ama son bir tane daha. Sol 3 şerit düz gidiyor, sağ şerit yan yola bağlanacak, yan yol boş, haliyle sağ şerit güzel akıyor, ufak kesik çizgiler var, yani dönecek olan adamın gireceği şerit, senin gibi örnek sürücüler ne yapıyor ? Hemen sağ şeride geçiyor, dönüşe geldiğinde hem sağa dönecek olanların yolunu kapatıyor, hem de gidip düz gidecek adamların şeridine kaynak yapmaya çalışıyor.

En edepli bu kadar yazabiliyorum.
+1
kimlanbu
(07.05.26)
tüm duyuruyu tek yumruk yapmışsın. en son duyuru ilk kurulduğunda vardı böyle bi ortam.
+1
brkylmz
(07.05.26)
tabi ki yanılıyorsun.

kaynak işinde iki suçlu var.
birincisi, malum kaynak yapanlar.
ikincisi, şeridin içine yanaşacak şekilde sürüp kaynakçılara fırsat verenler.
her iki grup da sağlam dayağı hakkediyor.
0
lazpalle
(07.05.26)
yanlış herkes yapsa da yanlıştır. doğru bir kişi yapsa da doğrudur.

ehliyet almak kanuni çerçevesi belirlenmiş olan trafik kurallarına uymayı gerektirir. o akış kurallara aykırıysa o akışa uymak yasal kuralları çiğnemektir. günümüzde ki yozlaşmanın en önemli nedenlerinden birisi insanların kuralları kendi çıkarları doğrultusunda esnetmeyi kendisine hak görmesi, sizin argümanınız gibi söylemlerle rasyonalize etmeye çalışması, kendisini de buna inandırması.
+2
Phoebe
(07.05.26)
"bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor."dan gerisini okumadım.
net haksızsın.
0
late viper
(07.05.26)
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-7
🌸momento
(08.05.26)
öyle bir kaynak yapıyorsunuz ki, sizin arkanızdaki araçlardan bir tanesi bile bir saniyeliğine de olsa frene basmıyor, bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmiyor.

üstteki cümleyi %100 garanti edebiliyor musunuz?

trafiğin akmamasının sebebi önüne kaynak yaptığınız arabanın bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmesi. o araba 1 saniye ayağını gazdan çekiyor, arkasındaki araba 2 saniye ayağını gazdan çekiyor, onun arkasındaki araba ayağını gazdan da çekiyor, frene de basıyor.

yani trafiğin akmamasının sebebi sizsiniz.
+2
co2s2
(08.05.26)
demek ki ya yapılan yorumları tek tek okumamışsın, ya da onlarca cevap içinde gerçekten mantıklı argümanla karşına çıkanlar sırf senin fikrini desteklemiyor diye mantıksız buluyorsun. ya da anlatmak istediğini doğru ifade edemiyorsun. zira onlarca cevap içinde sildiğim 1-2 tane küfürbaz dışında herkes gayet mantıklı argümanlarla neden yanılıyor olduğunu nazikçe ifade etmiş. milletin dertli olduğu bir konuda biraz sitemkar konuşmasını da bir zahmet sineye çekeceksin.
+11
kibritsuyu
(08.05.26)
(11)

Güldür Güldür'ü ilk kez izleyeceklere skeç tavsiyesi

shadra
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
shadra
(05.05.26)
Takip etmeyen birisi olarak altılı masa skeci hoşuma gitmişti.
0
yadigar
(05.05.26)
Cimri abinin ilk buluşması
-5
arbre
(05.05.26)
0
ananiyimioguz
(05.05.26)
geçenlerde şu bölüme denk geldim çok eğlendim
www.youtube.com
0
neira
(05.05.26)
Kırmızı Hap mı Mavi Hap mı? skeci güzeldi.
0
yurtsuz john
(05.05.26)
Güncellerden şu güzel: www.youtube.com
0
halitkin
(05.05.26)
sucuk firmasi plaza dili..
+2
cooperr
(05.05.26)
Izlememesi
-7
üğpoıuy
(05.05.26)
torpil üniversitesi: www.youtube.com
0
renegade
(05.05.26)
Bilale anlatır gibi
Deprem zamanı nebatinin yer kapma skeçleri
A haber tipi haber parodisi
0
ground
(05.05.26)
www.youtube.com
işi bıraktım skeci. ibrahim karakteri çok iyi iş çıkarmış.

bir de eskilerden masal kahramanları
www.youtube.com
0
lazpalle
(06.05.26)
(7)

Hediye Konusunda Müdahale

rock n roll
Merhaba,Özel bir gün için alınacak bir hediyeye, " şunu alabilirsin" gibi bir müdahalede bulunmak doğru mu? Karşı taraf " ne alayım, ne istersin?" diye sormamasina rağmen. Örneğin bir anne, baba olarak çocuğunuzun doğum gününe davet ettiğiniz bir arkadaşınıza " şöyle bir ürün var, istersen bir bak,
Merhaba,

Özel bir gün için alınacak bir hediyeye, " şunu alabilirsin" gibi bir müdahalede bulunmak doğru mu? Karşı taraf " ne alayım, ne istersin?" diye sormamasina rağmen. Örneğin bir anne, baba olarak çocuğunuzun doğum gününe davet ettiğiniz bir arkadaşınıza " şöyle bir ürün var, istersen bir bak, belki onu alabilirsin" diye söylenmesi. Bu yaygın bir davranış mı?

İşte şu arkadaş şunu alacak, bu bunu alacak, sen de istersen bunu al demek. Hepinizin düşüncesi önemli ama özellikle anne, baba olan arkadaşlara soruyorum. Bu standart bir davranış mı?
-1
rock n roll
(29.04.26)
alacak kişi sormadığı sürece hoş olmaz.
+12
lazpalle
(29.04.26)
Ben sorulmadığı müddetçe söylenmesini şık bulmuyorum. Belki hediye almayacak ya da maddi karşılığı olmayan bir hediye planı vardır. Karşı tarafı herhangi bir açıklama yapmak zorunda hissedeceği bir duruma sokmayı uygun bulmuyorum.
+2
dediysem dedim
(29.04.26)
Rezillik
0
üğpoıuy
(29.04.26)
yakınlık farketmeksizin çok görgüsüz davranış.
0
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Cocuklara sacma sapan hediyeler cok geliyordur. Cocugun kullanmayacagi ya da ailenin onaylamadigi. Mesela erkek cocuga oyuncak silah almak.

Cöpe gidecek ziyan olacak bir seydense wishlist gibi seyler cok mantikli.

Hatta insan kendine de yapmali.

Bana dogum günümde cok sacma bir hediye geldi. Pahali da bir sey. Cöp oldu resmen.
0
Purple life
(29.04.26)
bence de çok ayıp. İsterse çöp olsun, gereksiz olsun, kullanılmayacak bir şey olsun hediyeyi veren seçer ne alacağını. en fazla sevgililer/eşler arasında olabilir istediğin bi şey alayım gibi
0
dfn4
(29.04.26)
bu türlü platformlarda insanlar sevgililerine, eşlerine dahi ne alacaklarını başkalarına soruyorlar, hayrete düşüyorum doğrusu. öyle hediye çöpe gider tabii. çöpe gidecek hediyenin de ne alana, ne de bana faydası olmaz. dolayısıyla düşünüp bulamadığında karşıya sormanın hiçbir sakıncası yok.
ancak sormayan kişiye "şunu alacaksın" diye dayatmak da kontrolcülükten başka bişey değil. yaygın mı sorunuz için, ben hiç karşılaşmadım. böyle durumlarda wishlist +1
0
lil siztah
(29.04.26)
(17)

insanlari dis gorunuslerinden yargiliyor musunuz

antikadimag
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.sizin de boyle dis gorunusten yargilamal
ben fizyonomi denen olayin gercekligine inaniyorum kendi hayat tecrubemden. ornegin komik insanlarin genelde hafif toplu olmasi, gergin insanlarin zayif olmasi, tabak suratli insanlarin ebleh, sivri suratli insanlarin zeki olmasi gibi. ornekler cogaltilabilir.

sizin de boyle dis gorunusten yargilamalariniz var mi? yoksa hic yargilamam dis gorunusten bir insan hakkinda cikarim yapamayiz mi diyorsunuz?
-1
antikadimag
(29.04.26)
Yargılamam.
+5
rock n roll
(29.04.26)
Hayır
+3
ezkaza
(29.04.26)
İnsan ilişkilerini şekillendiren bir numarali şey dış görünüş. Aksini iddia eden ılık şeyli hümanisttir.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(29.04.26)
deliyi 3 km ilerden tanırım. bakışlarıyla yargılarım. bu kesin sıkıntılı derim.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
tabii ki yargim olur ama ben yine de hi konusmasini duymak isterim ses ve konusma degerlendirmesi oransal olarak yuksek bende
+4
ala09
(29.04.26)
tipe göre çıkarımda bulunmam ama dış görünüş muhakkak ki ruh halninin yansımasıdır.
bunun içine de tavırlar, mimikler, temizlik, kişisel bakım, giyim tarzı vs. girer.
+3
lazpalle
(29.04.26)
yargılamıyorum da seçtiği kıyafetten saçından çantasından ayakkabısından içimde tabi bi kodluyorum. genelde yanlış çıkıyor.
+3
ruhlardan esinlenen karga
(29.04.26)
Ne kadar yargılamam desek de önyargı oluyor.
0
duyuruuser
(29.04.26)
yargılarım ve hepsi de doğru çıkar
0
Hallegadola
(29.04.26)
Hiç yargılamam diyemem çünkü ilk anda illa ki kafaya fikirler geliyor onu durduramıyorum. Ama onları kenara koyup devam etmeye çalışıyorum.
0
peki madem
(29.04.26)
ya ne kadar toysunuz hepiniz kiyamam cidden. o kadar basindasiniz ki hayatin minik bir civciv gibi insanlari dis gorunusleri ile yargilamaya devam edin, o begenip sectikleriniz size iyi kaziklar cakacak.
-4
warrior princess
(29.04.26)
Yuvarlak surat= gerizekalilik, saflik
-2
Purple life
(29.04.26)
jest, mimik, kılık, üslup birinin iyi mi kötü mü olduğu hakkında kuşkusuz fikir verir. elbette dış görünüşe bakarak yargıda bulunurum.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(29.04.26)
dış görünüş genetik mirasla ilgili iyi koşullarda yetişmiş, güzel eşlemiş insanların aktarımı söz konusu
maddi koşullar da iyi oluyor
ama yaşadığı hayatı onu nasıl şekillendirdiğini bilmiyoruz
genel olarak insanlara güvenmemek gerektiğini düşünüyorum
dış görünüşün etkisi altında kalmamak lazım
0
mantık
(29.04.26)
Tamamen yargılaman ama kısmen temkinli olurum . Sadece görüntü değil sesin ince veya kalın olması hatta adeta gırtlaktan da geride konuşuması bile kişi hakkında bir fikir verebiliyor.
0
diyecevaplandı
(29.04.26)
Yargılama değil bence bu. Düzenli gözlem sonucu yapılan bir çıkarım. Yeterince veri elde edilirse bilimsel temellere bile oturtulabilir.
-1
anaphylacticshock
(30.04.26)
Ek yapayım;

Büyük ve iri gözlü insanlar daha masum oluyor genelde. İçleri dışları bir oluyor.

Küçük, kısık ve çekik gözlüler (ırksal özellik olan çekik gözden bahsetmiyorum) daha sinsi ve içten pazarlıklı oluyorlar.

Aşırı heybetli, iri yapılı, kalıplı erkekler genelde iyi niyetli ve masum oluyor. Tipleri insanı korkutsa bile anlayışlı, konuşulabilir insanlar oluyorlar.

Bir de kısa bacaklı, bodur, tıknaz tipler var. Onlar için annem "Dötü yere yakından korkucan" der. :)
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
(7)

Kahramanmaraş Okul Saldırısı

panda yuva yapmis sogut dalina
İfadelerden okuduğum kadarıyla saldırıyı gerçekleştiren kişiye sanırım bir bıçak darbesi olmuş. Sonra da polislere teslim edilmiş oevladı. Google'da hayatını kaybetti diye yazıyor hep ama bu ayağına gelen bıçak darbesinden dolayı mümkün müdür acaba o batırılan bıçağın böyle bir etki yaratması?
İfadelerden okuduğum kadarıyla saldırıyı gerçekleştiren kişiye sanırım bir bıçak darbesi olmuş. Sonra da polislere teslim edilmiş oevladı. Google'da hayatını kaybetti diye yazıyor hep ama bu ayağına gelen bıçak darbesinden dolayı mümkün müdür acaba o batırılan bıçağın böyle bir etki yaratması?
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(16.04.26)
intihar etti yazıyodu
ama şimdi bunu gördüm
x.com
0
jelly bear
(16.04.26)
Atardamara gelirse evet. Femoral arter.
-4
arbre
(16.04.26)
Bir veli bıçak darbesiyle etkisiz hale getirmiş. Benim okuduğum yerde atar damara denk geldiği yazıyordu. Atar damar kesisi öldürücü olur.

Velinin ifadesi: x.com
0
evrim halkasi
(16.04.26)
doktor degilim ama üst baldirdan yaralanmalar ciddi hayat riski yaratabiliyor bildigim kadariyla. uyluk atardamarı falan geciyor oralardan.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
öldüğüne dair şüpheliyim. bizi paranoyak ettiler bu ülkede.
+1
lazpalle
(16.04.26)
Saldırı ile ilgili videolara nereden ulaşılır ?

Malum yayın yasağı var.
0
kaiserr76
(16.04.26)
t24.com.tr

öldüren kişi için ceza almayabilir denmiş.
0
mikahakkinen
(17.04.26)
(8)

ABD borsasından hisse alıp sattım: Vergi borcum var mı?

santimantal
30 Eylül 2025: 3788,80 dolarlık QQQM7 Kasım 2025: 98,50 dolarlık QQQMaldım.29 Ocak 2026: Aldıklarımı 4137,73 dolara sattım.Bu durumda vergi beyan etmem gerekiyor mu? (1 dolar da kazansak vergisi var mı? Belli bir limite tabi mi?)Borçluysam ne zamana kadar yapmalıyım?Vergi nasıl beyan edilir bilmiy
30 Eylül 2025: 3788,80 dolarlık QQQM
7 Kasım 2025: 98,50 dolarlık QQQM
aldım.
29 Ocak 2026: Aldıklarımı 4137,73 dolara sattım.

Bu durumda vergi beyan etmem gerekiyor mu? (1 dolar da kazansak vergisi var mı? Belli bir limite tabi mi?)
Borçluysam ne zamana kadar yapmalıyım?
Vergi nasıl beyan edilir bilmiyorum, kendim araştırıp yapabilir miyim? Yoksa uzman yardımı mı gerekli?
0
santimantal
(16.04.26)
synesthesia
(16.04.26)
abd piyasasında küçük karlar için işlem yapmamalı. en ufak karda bile vergi çıkıyor. otomatik olarak damga vergisi geliyor en başta. bir de dolar üzerinden değil tl üzerinden hesaplama yapılmalı. alım ve satım tarihlerindeki kurlar üzerinden.
midas üzerinden işlem yapıyorsanız o size dökümünü veriyor zaten.
nasıl ödeme yapılacağı için www.youtube.com
0
lazpalle
(16.04.26)
@lazpalle,
2026'da vergilendirme limiti 22.000 TL diyor.
Ben zaten bu kadar kâr etmemişim.
Yine de damga vergisi mi ödemeliyim?
Midas uygulamasında Destek Merkezi'ni açınca vergi borcuyla ilgili bir şey çıkmıyor.
0
🌸santimantal
(16.04.26)
22 bin lira olduğuna dair kaynak verebilir misin? o muhtemelen temettü geliri ile alakalıdır.

edit:
• Yurt dışı hisse senedi alım-satım kazançları tutarına bakılmaksızın beyan edilmelidir.
• Temettü ve dolar nema gelirlerin toplamı için beyan sınırı 2025 yılı için 18.000 TL, 2026 yılı itibariyle 22.000 TL'dir.

www.getmidas.com
+1
lazpalle
(16.04.26)
siz amerikan hisselerini amerika'da yerlesikken dahi satsaniz orda da en ufak karda vergi cikar. vergi cikmasinin bir onemi yok. sene sonunda total arti eksi hesabini yapip ona gore beyan ediyorsunuz zaten. midas kur ve enflasyon hesabini dahil edip kazanc raporu da sunuyor artik isleri cok kolaylastirdilar.

Ayrica 2026'da aldiginiz karlarin vergisini 2027'de vereceksiniz. Su an bir sey yapmaniza gerek yok.
0
synesthesia
(16.04.26)
2027'de hangi tarihe kadar beyan etmeliyim?
0
🌸santimantal
(16.04.26)
Mart sonuna kadardi diye hatirliyorum. Iki taksit olarak odeyebiliyorsunuz ayrica.
-1
synesthesia
(16.04.26)
vergi beyanlari nisan ortasina kadar oluyor.
0
antikadimag
(16.04.26)
(15)

tır şoförleri nasıl dayanıyor?

der meister
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp hafta
kulağa safça gelecek belki ama ben bunu gerçekten merak ediyorum. bildiğim kadarıyla AB standartlarına göre günde dokuz saat sürüş var, haftada iki veya üç kez bu 11'e kadar çıkabiliyor. türkiye'de ne kadar hassasiyetle uygulandığı konusunda ayrıca şüphelerim var açıkçası, yani bir şoför çıkıp haftada 6 gün, günde 14 saat yoldayım dese hiç şaşırmam.

en insani koşullarda bile günde 11 saat sürüp, tırda belki saat 15-23 gibi abuk zamanda uyuyan adam nasıl ertesi gün tekrar kalkıp o kadar sürebiliyor ya? altında en az 20 tonluk araç, en ufak dikkatsizlikte önüne 8-10 kişiyi katıp götürebilirsin. her saniye AKTİF çalışmak durumundasın öyle yoğunluk olmaması, işin rahatlaması gibi durum da yok çünkü en rahat ve boş anında bile tetikte olman lazım.

günde 8-9 saat verilen hiçbir iş kolay değil tek başına bu mesai HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR OLSAN BİLE mental olarak yorar yani ama bu ekstra riskli, acayip bi şey değil mi? ben sürsem herhalde başta çok panik olacağım için yorgun ama dikkatli olurum, ikinci hafta daha 5. saatte uyuyakalıp uçar giderim.

gördüğüm kadarıyla çok seven, imkanı olsa bile başka iş yapmak istemeyen şoförler de var yani. kaldı ki ben de fikren en azından "romantik" bulan, tırları, uzun yolu vs. çok seven birisiyim. ona rağmen her yönüyle inanılmaz büyülü geliyor bu iş bana.

bilmiyorum belki aramızda tır şoförü yahut şoför tanıdığı olan vardır, gerçekten tecrübesi olan birileri bi şey paylaşır umuduyla yazdım. ben mi abartıyorum abi bi insan haftada 60 saat TIR SÜRÜP TIRDA YAŞAYIP nasıl iki sene sonra çıldırmaz?

"ekmek parası karşim" demeyin o bambaşka bi şey. ben direkt fiziksel ve mental olarak bitmekten bahsediyorum. kimse vay ben yoruldum şarampolden yuvarlanayım demez zaten memnun olmasa bile. ben direkt bunu nasıl engelliyorlar onu merak ediyorum. insanın uykusu gelir yav.
0
der meister
(11.04.26)
zorlukları vardır elbette ama çok güzel iş ya. tek sorumluluğun aracı sürmek. çoluk çocuk eş, akraba, patron vs. derdi yok. çoğu zaman kendinle baş başasın. diğer yandan cep telefonu çıktı mertlik bozuldu diyebiliriz.
0
lazpalle
(11.04.26)
en basit açıklamalarından biri uzun yola ve yolda yaşamaya olan aşk.
dedem ömrü boyunca, dayılarım 50'li yaşlarına kadar uzun yol şöförlüğü yaptılar (kamyon, tanker, tır vd); o hayata aşıktılar. zaman zaman battılar, araçları ellerinden gitti; hep yenisini alıp en kısa zamanda yola çıkma hayali kurdular. dedem yola gidemediği zamanlar, mazot kokusu aldığında gözleri dolarmış. ki bu adam iran-ırak savaşı yıllarında oralardan petrol taşıyan, vardığı bir mola yerinde 15 dk önce oradaki tüm şöförlerin kafasının kesilip dikiz aynasına asıldığına falan şahit olan biri. yani o zamanın, araçlardaki konforsuzluk, yeri geldiğinde günlerce yıkanamama, yük indirme-bindirmeye dahil olma gibi bugün pek rastlanmayan zorluklarını saymıyorum bile. çevre ve yol güvenliği bana kalırsa en önemli sorunlardan biri.

ben bunu biraz şuna benzetiyorum; arkeolojik kazılar dışarıdan çok romantik görünse de, yaşam koşulları, psikolojisi, insan ilişkileri falan aşırı berbattır. her sezon sonu, bir daha öpseler gitmem dersin. sonra nisan sonu-mayıs başı pencereden ot kokuları gelmeye başlayınca elin kaşınır; oo kazı sezonu da gelmiş diye. zorlukları, sevmeni engellemeyebiliyor yani.
+5
lil siztah
(11.04.26)
Resmi hesabı şöyle.tır 90 km ile gidiyor.günlük limit 900 km.buna detayına girmeden 3 pause verebilirsin.ilk hafta sonunda 24 saat boş yapmak zorundasın,ikinci hafta sonunda 45 saat istirahat mecburi.böyle teoride ayda 20000 km mümkün gözüküyor ama realitede biz bir tırı aylık 10000 km hesaplarız.bu rakamın üstü iyi bir aydır.yıllık 120.3 yılda 360 ve tırı satarız.

Şöförlük gerçekten zor meslek.her sabah uyandığında gitmek zorunda olmak kolay değil.misal benim için imkansız ama benim muhatap olduğum yüzlerce şöförden bir kısmı için mecburiyet,bir kısmı aşkla şevkle,bir kısmı kaptan şöför edasıyla,aile mesleği olan gibi.misal nolu kaynaşlıda erkek nüfusun yarısından fazlası tırcı.

Dediğin gibi yola terapi gözüyle bakanda var,delirende.bizim 3.ülke seferlerimiz var,avrupadan başlayıp kazakistan horgos kapısına teslimat,8000 km.adamın gidip geri gelmesi kısa dönem askerlik gibi.

Nasıl dayanıyorlar kısmı çok uzun ama kabinde güzel konfor olması önemli,dolabını sevdiği yemeklerle doldurur ki kapak açınca yemeklerini yapıp birbirlerine yalan söyleyebilsinler.gittikleri yerde eğlenip dinelenebilecekleri park yerlerini tercih ederler ,kollu makinede varsa kralsın,bütün harcırahı ona atarlar:)

Şimdi çıkıyorum devm ederim ben buna.
+6
duptıs
(11.04.26)
2-3 sene yapıp bırakıyorlar. Uzun süre yapılabilecek bir iş değil. Birikim yapmak için ideal bir iş.

Nasıl yaptığına gelirsek de bol kahve ve enerji içeceği ile dayanıyorlar. En sağlıksız işlerden biri.
-1
runaway
(11.04.26)
Dayım en aşağı 20 senelik tır şoförü çocukken bir kez de ben onunla yola gitmiştim. Bir kere aşırı sıkıcı, yol önünde gidiyorsun gidiyorsun gidiyorsun. Sonu yok. Ben çocuk aklımla konuştuğumda en büyük sorunun ne kadar sürsem de varamayacak gibi hissediyorum en çok bu his sorun demişti. Kendisinin sağlık sorunu bildiğim kadarıyla yok. Şaşırtıcı şekilde de fit birisi ve gayet fazla yer. Bence esas motivasyon o kadar zor rezil işler var ki bu işi yapmak kötünün iyisidir. Bir mesleğin yoksa el mahkum.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(11.04.26)
@runaway, bu dediğin kuzey amerika için geçerli olabilir ama türkiye'de hiç zannetmiyorum abi ya. maaşlı çalışıyorsan para biriktirmeyi geçtim memur kadar bile almıyorlar diye biliyorum. ha tecrübelisi alıyordur ama orada da 2-3 sene çalışıp para biriktirme kısmı patlar.
0
🌸der meister
(11.04.26)
tehlike ve sorumluluk algıları senin gibi değil. o kadar ince detay düşünmüyorlar daha çok bilinçaltı tecrübeleri ile tırı sürüyor ve dediğin kadar düşünsel olarak yorulmuyorlar.
0
orpheus
(11.04.26)
Büyük bir kısmı (bkz: kas hafızası)
+1
etna
(11.04.26)
Geldim devam edeyim.

Burada değinende olmuş bu işin en güzel yönü başında kimse yok.arabada imparator sensin.süreli farklı ülkeleri görüyorsun ve nerede ne yapabileceğinle ilgili bilgi alabileceğin binlerce arkadaşın var.güzelce yer içer eğlenirsin.eskiden iletişim olanaklarıda ,araç tekenolojileride sınırlıydı ama şimdi internetin,uydu antenin,fırının,buzdolabın stüdyo daire gibi takılabiliyorsun.bugüne baktığımızda eğitim seviyeside eskiye göre oldukça yüksek.tırcılığa bulaşan adamda gidip başka iş yapsada sonunda buraya geriye dönüyor.avrupa kazançları 2500-3500 euro arasında türk şöförde asgari ücret artı sefer ücretleri alıyor,bu aralar baskılı euro kuru yüzünden çok iyi değil ama genelde euro/dolar sefer ücretleriyle türkiyede yapabilecekleri işlerden daha fazla ücret alırlar.ekstra gelir yaratma olanaklarıda var,onlara burada girmeyelim ama tır filo sahiplerinin çoğunluğu eski şöfördür.

Yolda hiç bir şey yapmadan duran adamda var,uça uça eğlenebileceği parka koşanda,kabinde kitabını okuyanda var,kabin arkasında bisikletini indirip gezinende var.azda olsa karı-koca çift şöför çalışanda var.iki kardeş vardı misal 3 yılda 650000 km yaptılar.çok sevdiğim trakyalı birtanesi var görsen direk salon adamı,gittiği her yerde ilk sorusu dans kulübü nerede oluyor.gider şarabını alır dans edenleri seyreder.

Yukarıda da demiştim neredeyse bütün hayatım nakliye ve dış ticaretle geçti,son 10 yıldan fazladır ağırlıklı avrupa kara nakliyesi,kargo çalışıyorum ama tır kaç vites onu bile bilmem.yakın varlıklı bir arkadaşım var o da çıkıp yanıma gelir kafa dengi şöför buldumu yanına oturup tır nereye gidiyorsa oraya gider.

Soruna gelirsek bu sevmeden yapılabilecek bir iş değil.o tıra bindiklerinle 10 larca yıl çalışacaklarını bilerek biniyorlar.dediğin gibi zamanla delirseler bile bu bir süre sonra normalleri oluyor ve sabit duran insanlarla geçinemiyorlar.oradan bakınca 25 sene mahalledeki dükkanı beklemekte delirtir adamı,her sabah kalkıp işe gitmekte.
+3
duptıs
(11.04.26)
Hayalimdeki mesleklerden biriydi. Bizim ailede çok var. Yurt içi yurt dışı Avrupa çalışıyorlar iyi de kazancı var
0
Hallegadola
(11.04.26)
bunu tolga karel'e sorsana delikanlı hehehehe
+1
parka
(11.04.26)
Babam tır şoförü ve ondan biliyorum, tamamen @etna’nın dediği gibi. Uzun yolda hipnotize oluyorsunuz. Tek yaptığınız şeridi takip etmek. Bayram seyran olmadığı sürece yollar bomboş zaten. eee tırla 90’u geçemediğiniz için tepki sürenizin çok hızlı olmasına da gerek yok.

Uzun yol kısmı (Bayram trafik vs hariç!) çok rahat aslında, zaten vaktin büyük kısmı burada geçiyor. Buna ek, şu evrak gümrük işleri de çok uzun sürüyor. Limana bir gidiyorsunuz mesela, yeri geliyor on saat bekliyorsunuz. O sırada gezmeler falan.

Asıl yorucu kısmı ise; manevra, şehir içi sürüş. Buralarda çok aktif olmak gerekiyor.

Sevmeden yapılacak iş diye bir şey yok bence, iş yani. Sıvacılık işi, ağır nakliye kargoculuğu (beyaz eşyaları sırtlayıp taşıyanlar) yapanların işi daha zor bence.
0
substituent
(12.04.26)
Hocam kurduğun senaryo ets2 tır şoförlüğü senaryosu olmuş. Hatalı.
Tır şoförlüğü olan alakam sülalemde yıllardır tır şoförü olan kişiler olması ve ets2 bağımlısı olmak düzeyinde. Öyle bu işin profesörü falan değilim ama bildiğim şu: uzun yolda en konforlu kara taşıtı belki de tırdır. Tıra yolcu olarak binmişliğim var. Hakikaten çok konforlu şeyler. Ve uzun yolda araç kullanmak, araç kullanmanın en rahat versiyonu. Şeridini takip ediyorsun, sürüş deneyimin de varsa beynin yol takibini otomatik olarak yapıyor zaten. Yorgunluktan baygınlık geçirecek kadar kötü durumda değilsen herhangi bir problem yaşamıyorsun. Hatcbak düşük motorlu Manuel araçla edirne'den Erzurum'a kadar gitmiş biri olarak söylüyorum bunu. Aynı yolu tırla gitsem yorgunluğum yüzde 90 daha az olurdu diye tahmin ediyorum. Hah ne diyorduk ets2 şoförü gibi devamlı araç kullanmıyor ki tır şoförü. İş çıkmadığı zamanlar var, yolda değil yük indirme/bindirme evrak için boşta beklediğin gezdiğin,dinlendiğin zamanlar var. Var oğlu var yani. Yani evet şoförlük yıpratıcı bir meslek ama yazdığın gibi de değil.
+1
wilhelmwasmuss
(12.04.26)
tespitler inanılmaz doğru. tır şöförleri inanılmaz zor bir iş yapıyorlar. günde 9 saat araç kullanıp araç içinde uyuyorlar. araç içi havasız. çok sayıda tır şöförü aracını ısıtmaya çalışırken zehirlenip ölüyor. belki trafik kazasından bile çoktur.

kendi adına çalışanlar fena para kazanmıyor. ama maaşlı çalışanlarınki tam sefillik.

bu insanların hallerini eve geldiği zaman görmeniz lazım. bir enkaz olarak tam tükenmişlik haliyle kendilerini eve zor atıyorlar. düzgün bir yatak bulunca bir tam gün civarı uyuyor çoğu. aile hayatı zaten gidik; özellikle doğu tarafına (özbek, kırgız, vs) çalışanların ayda bir eve uğraması sıradan.

önceden daha da kötüymüş; dayanabildikleri kadar giderlermiş çünkü saat sınırı yokmuş. şimdi en azından takograf falan bir şeyler var da, iyi kötü dinleniyor insanlar...

çok zor iş, yapanlara kolaylıklar ve sabır diliyorum...
+1
babilfish
(13.04.26)
eskiden zormuş. şimdi ise adeta bir karavan oldu kayon ve tırlar. sürüş konforu en mükemmel bu araçlarda. çay kahve yemek yapabiliyorsun. rotanda farklı farklı yeme içme mekanları var. para biriktirmek çok kolay. yurtdışına gidenler özellikle alkol falan da getirip satıyorlar. adres arama derdin yok navigasyon hallediyor. internet sağolsun çor çocuk eşle her an irtibattasın. bir çok şoför youtube tiktok gibi mecralarda canlı yayınlar yaparak hem eğleniyor hem de para kazanıyor. çapkınlık, kaçamak falan sevenler işlerini tertemiz hallediyorlar. ücretler ortalamanın epey üstünde oluyor. mal boşaltma yükleme zamanları serbest zamanlar. çık gez denize gir, şehri dolaş uyu ne istersen yapabilirsin.
0
ground
(13.04.26)
(4)

Son zamanlarda "ne gerek vardı?" dedikleriniz

starbuck
Soru başlıkta. Son zamanlarda aklınıza mantığınıza sığdıramadığınız, sizce manasız neler olup bitti ya da sürüyor hayatınızda?
Soru başlıkta. Son zamanlarda aklınıza mantığınıza sığdıramadığınız, sizce manasız neler olup bitti ya da sürüyor hayatınızda?
0
starbuck
(06.04.26)
Airfryer
-1
diyecevaplandı
(06.04.26)
fenerbahçenin karagümrüğe 3 puan vermesi.
+1
biravekahve
(06.04.26)
yeni personele iş öğretmek isterken insanların gerizekalılıkları yüzünden olayın saçma sapan yerlere gitmesi. hani bir işi yalayıp yutmuş ve ne fedakarlıklarla yapıyorsunuzdur ve birden "aa işini satmaya çalışıyor" durumuna düşürülmek kadar saçma bir şey olamaz.

ben düşmezdim böyle iş hayatı tongalarına ama boşluğuma denk geldi. bu kadar karaktersizlik beklemiyordum.
+1
Improbable
(06.04.26)
doğum günü hediyesi olarak filtre kahve makinesi almışlar. bir öküz olarak ne gerek vardı demiştim. birazcık da olsa haklıyım çünkü ayda bir fincan kahve ya içerim ya içmem. alanlar da bunu biliyor yani.
0
lazpalle
(06.04.26)
(13)

İstanbulda Lezzet Tavsiyeleri

alaimisema
Selamlar herkese. İlk kez istanbulu gezeceğim bir izmirli olarak.Araçsız gelip toplu ulaşım ile rahat gidebileceğimiz yerleri planladık chatgpt önerileriyle. İş yemek planına geldi ve eşim de ben de iştahlı insanlarız. İnternette hep son zamanlarda açılmış modern restorant ve kafeler önerilmiş ama b
Selamlar herkese.

İlk kez istanbulu gezeceğim bir izmirli olarak.
Araçsız gelip toplu ulaşım ile rahat gidebileceğimiz yerleri planladık chatgpt önerileriyle. İş yemek planına geldi ve eşim de ben de iştahlı insanlarız. İnternette hep son zamanlarda açılmış modern restorant ve kafeler önerilmiş ama ben daha çok istanbulun yerlilerinin sık sık gidip yemek yediği yerleri merak ettim. Otelimiz istiklalde bu çevrede sabah-öğle-akşam fark etmeksizin mekan önerisi yapar mısınız? Kafe-tatlı da olur. Belli bir kriterimiz yok. Aşırı lükse kaçmayıp çeşitlendirmek daha mantıklı gibi geliyor. Tüm önerilere açığım şimdiden teşekkürler :)
0
alaimisema
(03.04.26)
nisantasi - virginia angus (hamburger)
besiktas - b blok bakery (cheesecake)
-1
arakaali
(03.04.26)
Yemeğe dair hiçbir kriter vermediğiniz için öğlen ve akşam yemeğine dair öneride bulunamam. Türk, dünya, lokal, şarap ya da rakı mı yoksa alkol olmayacak mı, fiyat vs hiçbir kriter yok. Yığma 50 tane mekan dizerim buraya, hepsine tek tek bakmak zorunda kalırsınız.

Kahvaltı çok daha standart ve ne yendiği belli bir öğün olduğu için Taksim'de iki yer önerebilirim: Privato ve Hasan Fehmi Özsüt. Privato'nun serpme kahvaltısı iyidir, farklı reçel ve peynir çeşitleri denersiniz. Hasan Fehmi Özsüt'te ise manda sucuğu ve kaymağı temelli çok çeşidi olmayan ama her çeşidi çok lezzetli bir kahvaltı yaparsınız.
-3
10551037
(03.04.26)
Mekan adı olarak hatırlamıyorum ama yakınsınız diye Cihangir sokaklarını onerebilirim tatlı kahvaltı mekanları var değerlendirebilirsiniz.
0
egerbiryolcu
(03.04.26)
istanbulun yerlilerinin sık sık gidip yemek yediği yerler diyince aklıma eminönünde balık ekmek ve taksimde ıslak hamburger geldi. yukarıda yine lüks mekanlar önerilmiş, istanbulda doğup büyüyen birisi olarak hiç duymadığım yerler.
0
abelardo
(03.04.26)
Şarap çeşitleri eşliğinde yemek yemeyi seviyorsanız Beyoğlu Qırıx.
Hatay yemekleri seviyorsanız Beyoğlu Antakya Sofrası. Mantı için Cihangir mantıcısı İstanbul’da yediğim en güzel mantıydı, mücver ve dolması da çok güzeldi. Bunlar salaş yerler ama yemekleri lezzetli. Tatlıcı olarak Karaköy tarafında Beyzade künefe var. Çikolatalı tatlı, sufle seviyorsanız Beşiktaş La vie praline.
İstanbul’a tekrar gitsem yemek yemek için buralara uğrardım.
0
ekimoloji
(03.04.26)
Fatih Buuzecedi Lübnan mutfağı - salaş-.
0
kumandanim
(03.04.26)
yedikule hisarı gezintisi ve aydın kardeşler köfte salonu güzel bir kombinasyon olabilir.
0
lazpalle
(03.04.26)
İstanbul'da lezzet denince bence mekan Kurtuluş'tur. Kurtuluş caddesinde göreme muhallebicisi'nde kahvaltı yapıp üzerine bir kazandibi gömebilirsiniz. Şimdi paskalya zamanı. üstün palmie pastanesi'nde paskalya çöreği deneyebilirsiniz. Oraya gitmişken vişne likörlü çikolatasını da kesin sorun. El yapımı olduğu için her zaman bulamayabilirsiniz ama eğer denk gelirseniz istanbul gezisinde aklınızda kalan şeylerden biri olacağına emin olabilirsiniz. damla dondurma boza , nazar pastanesi'nde profiterol ve daha bir sürü lezzet durağı bulabilirsiniz kurtuluşta.

Kurtuluş taskime yürüyerek 15-20 dakika mesafede, ya da metro ile osmanbey durağında inerek de ulaşabilirsiniz. Oradan yürüyerek nişantaşına oradan da yine yürüyerek beşiktaşa inebilirsiniz.
0
thracia
(03.04.26)
Karadeniz döner,
Kapalıçarşı'daki dönerci,
day day pastanesi elmalı kurabiyesi,
Pandeli,
Beyti,
Karaköy lokantası...
Bunlar hep ikonik yerler.
+2
eileengray
(03.04.26)
Asmalı Mescit Taproomx kendi biraları yapıyolar ve satıyolar.
0
kumandanim
(03.04.26)
Hayri ustada dürüm,
Dönerci engin'de döner,
Sakarya tatlıcısında kaymaklı ayva tatlısı
Halvetia'da yoğurtlu pazı
Limonlu bahçede tahinli profiterol
0
mutekebbir
(03.04.26)
istanbul'a yerleşmiş bir izmirli olarak ilk tavsiye edeceğim yer
( oteliniz de yakın ) taksim meydanı kızılkayalar'da ıslak hamburger
sonra istiklal caddesinden aşağı doğru yürümeye devam edin sağ tarafta koton mağazasının olduğu sokaktan içeri girin az aşağıda sol sırada inci pastanesi var profiterol deneyin .
çok fazla güzel ve biricik lezzetlerle dolu bir şehir . arkadaşlar fazlasıyla yer önermişler .
0
devilone
(03.04.26)
İstanbul şehir değil,
her semti ayrı karakterli 10 farklı şehirden oluşan dev bir metropol.

Sen ‘İstiklal’de ne yiyelim’ dersin,
biri seni Karaköy’e yollar,
biri ‘asıl olay Kadıköy’de’ der,
bir başkası ‘gerçek lezzet Fatih’te’ diye trip atar.

Sonunda fark edersin ki mesele mekan değil…
hangi İstanbul’u gezeceğin.

Zor olan yer bulmak değil yani, ama yine de önerim karaköy lokantası Kemankeş Mahallesi, Kemankeş Caddesi

No:57 Karaköy, Beyoğlu, İstanbul
+1
jamswety
(03.04.26)
(16)

Çocukken maddi durum anlamış mısınız?

michael_knight
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
-2
michael_knight
(19.03.26)
kötüydü. baba alkolik ve kumarbaz olunca anlaşılmayacak gibi değildi.
varlıklı olmalarına rağmen şu veya bu sebeple aşırı tutumlu yaşayan aileler de vardır tabi. çocuk bunu sonradan idrak eder.
0
lazpalle
(19.03.26)
Kötüydü, doğru anlamamız sağlanıyordu.
+1
mbond
(19.03.26)
Basbayağı yoksul olduğumuzu biliyor, ayırdindaydık. Bilmememize imkan yoktu.
0
Amaranta ursula
(19.03.26)
Babama iyiydi. Üvey anneme daha iyiydi. Ben ve kardeşlerim aşırı yokluk çektik.
+1
gabe h coud
(19.03.26)
Kendi evimiz olmasaydı çok kötü olurdu. Kendi evimin olmaması evlenmememin en büyük nedeni. Benim gözümde kendi evi olmayan herkes fakir.
-6
arbre
(19.03.26)
Kötüydü, farkındaydım. Alışveriş zamanları en ucuzunu seçerdim. Bütçeyi hafif zorlayacak bir şey olduğunda bizimkiler alalım hallederiz dediklerinde bile almak istemezdim.
+1
anatomik
(19.03.26)
Giderek daha kötü hale geldi ama iyi olduğu zamanlar bile annem/babam mahçup olmasın diye bir şeyleri hiç istemediğimi istesem alacaklarını ama zor durumda kalacaklarını da biliyordum.

Yeri geldiğinde de kimsenin sahip olmadığı şeyleri aldılar, kimsenin evet demeyeceği şeylere onay verdiler. Allah razı olsun onlardan.
0
chicha_v2
(20.03.26)
yanlış anlaşılabilecek bir durum yoktu. sınıf kinimi o günlere borçluyum.
+1
anon1m
(20.03.26)
Farkinda degildim. Herkes bizim gibi rahat yasiyo saniyordum. Devlet okulunda okuyan cocuklarin ailesini fakir degil, cimri saniyordum. Oyle bir farkinda olmayis icindeydim yani.
+1
Kittie
(20.03.26)
farkındaydık. zengin muhitte yaşayan orta halli olunca okulda, sokakta bunu zaten çok net görebiliyorsun. ayrıca evde sürekli bir para hesabı - tutumluluk yapılınca bazı kaynakların sınırlı olduğunu çocuk bile olsan anlıyorsun. anlamasan da aile sana hissettirmek zorunda ki durup durup olmayacak şeyler isteme.
0
orpheus
(20.03.26)
çevremize göre ortada bir yerde olduğumuzu anlamıştım. bizden kötüsü de iyisi de vardı.

meğer daha ne zenginlikler, ne fakirlikler varmış. bunu lise 1'de instagram'ın hayatımıza girmesiyle fark etmeye başlamıştım.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
Annem babam öğretmendi, iki kardeştik, ailelerinden gelen ev, destek vs olmadığı için iyi durumda değildik ama babamın aşırı tutumlu olması nedeniyle çocukken bizi aşırı fakir sanırdım. Düşük gelirli ailelerin oturduğu mahallelerde oturduğumuz için üzerinde düzgün kıyafet bile olmayan çocukları görünce kendimi şanslı görüyordum, Llkokul sonrası Anadolu Lisesini kazanınca ve orada varlıklı çocuklarla tanışınca ve daha ilginci bizim gibi anne babası öğretmen olanları görünce bizim biraz gereksiz fakirlik yaşadğımızı anladım. Çok sevmeme rağmen eve muz alınmazdı, abur cubur gibi şeyler bizim için aşırı lükstü, kıyafetlerimiz, ayakkabılarımız kolay kolay yenilenmezdi. Bunları alamayacak kadar fakir olmadığımızı sonradan anladım.
+3
creepy
(20.03.26)
Kenar mahallede oturup daha elit semtte okula gittigim icin 7 yasindan itibaren gayet barizdi dusuk gelirli oldugumuz.
0
hot potato
(20.03.26)
Orta okul liseye kadar normaliz sanıyordum sonra etiler dışındaki hayatı az buçuk görünce orta üstü olduğumuzu idrak etmiştim. Ben herkesin evinde para sayma makinesi var sanıyordum mesela tost makinesi, televizyon gibi.
-1
ruhen hastayim ben
(20.03.26)
Oldukca fakirdik. Babam hapisteydi ve yogurt, salatalik, su karisimina ( cacik diye isimlendirildigni bile sonradan ogrendim) ekmek dograyip yerdik. Bazi aksamlar o bile olmaz ac yatardik. Kara lastik disinda ayakkabim olmadi. Hic parka gitmedim, salincakta sallanmadim, kaydiraktan kaymadim. Yoklugu biliyorduk ama kendimi fakir hissettigimi hatirlamiyorum cunku dogunun en kucuk sehirlerinden birinde sosyoekonomik acidan oldukca dusuk koy gibi bi mahallede buyudum. Bir kalemi iki kardes ortaklasa kullaniyorduk. Ben sabahciydim, ablam oglenci. Bir gunde bir tek adet 0.7 ucu bitirdigim icin ablamdan firca yedigimi hatirlarim. Ilkokul ogretmenim Zubeyde Hanim. Trabzon'lu. Allah ondan razi olsun. Universite sinavinda ilk ikibine girdiysem en cok onun sayesinde. Anadolu lisesi sinavlarina beni sokup calismam icin bi test kitabi vermisti. Ilk spor ayakkabimi Anadolu lisesine basladigim zaman almistim. Bembeyaz bir spor ayakkabi. Ilk gun sira olup iceri girerken mudur yardimcisi beni kenara ayirmisti. Spor ayakkabi yasak, kundura giymen lazim demisti. Nasil yasak olabilir! Ben giymeye kiyamiyordum, yasak olmasini anlayamamistim bir turlu. Fakirligin buz gibi elini yuzumde bir tokat gibi sanirim o zaman hissettim. Neyse.
+6
krmzbvl
(21.03.26)
Zengin olduğumuzu bilmiyordum. Tüm ilk ve ortaöğretim hayatım boyunca, sadece "maddi durumumuz ortalamanın az üstünde" zannediyordum. Sebebi, anne ve babamın tüm hayatları boyunca lüksten uzak yaşamalarıydı. Okulda kırtasiye, giyim, aksesuar, oyuncak vb. şeylerde hep sınıf ortalamasının altında oldum. Yaşadığımız şehrin en zengin beş ailesinden biriymişiz o dönem...

Artısı, şımarık olmamam oldu ama üniversite ve genç yetişkinlik yıllarım hep içimde kalan çocukluk uktelerini gerçekleştirmekle geçti...

İlk uçurtmamı 39 yaşımda uçurdum. Halen bisiklet kullanmayı bilmiyorum.
+2
yadigar
(21.03.26)
(4)

Dikkat dağınıklığı olup bunu aşan var mı?

ekimoloji
İki işi aynı anda yapmaya çok alıştım mesela boş boş oyun oynamak zaman israfı geldiği için bir şeyler izlerken bir yandan da oyun oynuyorum. Tabi bunlar kafa yoracak oyunlar değil. Çok fazla reel kaydıran biri değilim arkadaşlarım video atarsa ordan biraz bakıyorum sadece ancak alışkanlıktan telefo
İki işi aynı anda yapmaya çok alıştım mesela boş boş oyun oynamak zaman israfı geldiği için bir şeyler izlerken bir yandan da oyun oynuyorum. Tabi bunlar kafa yoracak oyunlar değil. Çok fazla reel kaydıran biri değilim arkadaşlarım video atarsa ordan biraz bakıyorum sadece ancak alışkanlıktan telefon hep elimde. Bunlar sebep olmuş olabilir. Dikkat dağınıklığımı soru çözene kadar farketmemiştim ama bilgi eksikliğinden ziyade gözden kaçırdığım için yanlış yaptığımı farkettim.
Toparlanmak için ne yapmalı?
0
ekimoloji
(09.03.26)
Her türlü oyunu hayatından kesinlikle çıkarmak.
Sosyal medya hesaplarının tamamını kapamak.
WhatsApp'ı sadece haberleşme için kullanmak. Gruplardan çıkmak.
Saatli ya da hedefli programlar yapmak ve uymak. (saat 3 e kadar kitap okuyacağım ya da şu bölümü bitirmeden kalkmayacağım. gibi)

Bunu yaşam tarzı haline getirmek işe yarıyor. En azından bende yaradı.
0
Mirket
(09.03.26)
düzenli uyku, özellikle erken yatmak ve erken kalkmak. haftada en az 3 defa orta yoğunluklu spor, magnezyum, demir, çinko, b12 gibi yorgunlukla ilişkili vitamin mineral kontrolü, çöp gıdalardan ve işlenmiş şekerden, alkolden uzak durmak.
son olarak sıkılmayı tecrübe etmen lazım. yani ertelediğin bir iş var onun yerine oyun+video gibi geçiştirceğine koltukta boş otur duvara bak o sıkılma hissini de yaşaman lazım.
+1
orpheus
(09.03.26)
benden önce yazılan her şey + dopamin detoksu ve mindfulness egzersizleri
+1
mezzosprite
(09.03.26)
bugünkü debe entry'sini de öneririm.
eksisozluk.com
+1
lazpalle
(09.03.26)
(9)

İlgi göstermek

arbre
İlgilendiğiniz kişiye flörtü, sevgilisi olduğunu öğrenmenize rağmen ilgi göstermeye devam eder misiniz? Doğru olanı sormuyorum. Bence birçok insanın yeni sevgililerini bu kişiler arasından bulduğunu düşünüyorum.
İlgilendiğiniz kişiye flörtü, sevgilisi olduğunu öğrenmenize rağmen ilgi göstermeye devam eder misiniz? Doğru olanı sormuyorum. Bence birçok insanın yeni sevgililerini bu kişiler arasından bulduğunu düşünüyorum.
-13
arbre
(09.03.26)
Sevgilisi olan kişiye yazacak kadar aşağılık değilim.
+7
Kahvedesu
(09.03.26)
garanti süresi oluyor. o bitince yazmaya başlıyoruz.
bu normal görülebilir mi? sevgilimiz varken de normal karşılayabilecek miyiz? cevap: hayır.
+2
lazpalle
(09.03.26)
Kahvedesu, olayları bilmesem inanacağım. :D
-6
🌸arbre
(09.03.26)
Etmem, birçok nedeni var. Etmeyecek olmamın en pragmatik sebebi henüz sağlam bir duygusal bağım olmayan yabancı biri için böyle bir uğraşa girmek çok gereksiz drama ortamı oluşturur zaten. Karman çorman bir iş. Uğraşmaya değmez.

En duygusal sebep de eğer bu kişi bana olumlu yaklaşırsa bunun kendisi güven kırıcı bir şey zaten. Yarın bana da yapar.

Mantık açısından da dışardan biri için, sırf hoşlandım diye böylesine risk alan biri çok da stabil bir karaktere sahip olmasa gerek. Tam Müge Anlı'daki, o her işini kördüğüm etmiş tipte birilerinin yapacağı işler.

Neresinden tutsam elde kalıyor.
+2
akhenaten
(09.03.26)
Daha geçenlerde bu konuyu bir arkadaşımla konuştuk. İlişkisi olan insanı otomatik olarak seçenekler dahilinde görmem ben. Haliyle de ilgi falan göstermem. Herkes için bu böyle zannediyordum ama değilmiş.
Baya baya hayvan gibi başkasıyla birlikte olan insanlara yürüyenler varmış etrafımızda.
İnsan değilsiniz.
+4
cay koy geliyorum
(09.03.26)
doğru bulmuyorum. kimse bulmamalı. asla yapmam.
+1
art cat chocolate
(09.03.26)
ilişkisi olan, boşanma aşamasında olan, nişanlı/sözlü vb. olan hiç kimseye ilgi göstermem zira bunlar benim için "aday adayı adayı" dahi olamazlar.
+2
Phoebe
(09.03.26)
Değil eşi, sevgilisi kafasında birisi olan birisine bile ilgi duymamak gerek.
+1
rakicandir
(09.03.26)
Yavrum biz ırz düşmanı mıyız?
+1
kullaniciadimvar
(09.03.26)
(4)

Telefon hat kablosu nereden bulunur

grimavi
internetten sipariş verme şansım yok, bu kabloyu elektrikçiler de satıyor mu ?https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcR3t29-XFSEEcftMat_E70L3uY2VWQmmFtD7w&usqp=CAU
internetten sipariş verme şansım yok, bu kabloyu elektrikçiler de satıyor mu ?
encrypted-tbn0.gstatic.com
0
grimavi
(09.03.26)
satar
0
jelly bear
(09.03.26)
tabii ki satar.
0
co2s2
(09.03.26)
elektronikçiler de satar. iki tarafında da soket olacak mı? bazısı bir tarafı soket diğer tarafı yarım ay pabuç şeklinde de olabiliyor. tam ihtiyacınıza göre alın. köken kablo alacağım deyin işten anladığınızı bilsinler. :D
+2
lazpalle
(09.03.26)
iki tarafı da aynı olacak
encrypted-tbn0.gstatic.com

Şu adaptör ile kabloyu uzatıp modemin evdeki yerini değiştirmek için
+1
🌸grimavi
(09.03.26)
(10)

Büyüklerin yanında çocuk sevmemek

michael_knight
Böyle bir âdet varmış, ben hiç rastlamadım sadece okudum. Ama mantığını anlamadım, sebebi nedir?Çok saçma da olsa, katılmasam da âdetlerin sebebini anlarım genelde.
Böyle bir âdet varmış, ben hiç rastlamadım sadece okudum.
Ama mantığını anlamadım, sebebi nedir?

Çok saçma da olsa, katılmasam da âdetlerin sebebini anlarım genelde.
0
michael_knight
(07.03.26)
Kafkas halklarının adetidir. Aşırı ayıptır.
Adet kanıma işlemiş olsa gerek, yılışık bir davranış gibi gelir bana.
+1
Mirket
(07.03.26)
Erzurumluyuz bizde de varmış hatta ayıp karşılanıyormuş, gelenek anneannelerimiz dedelerimizle bitti. Neyse ki onların çocukları çocuklarını torunlarını gayet de seviyor. Bunun gibi çook mantıksız adet var, erkek çocuk dahi olsa gelince kocaman kadınlar ayağı kalkarmış falan…
+1
ekimoloji
(07.03.26)
anadan babadan 600 kusaktir cerkesim. ailemde konusulan birinci dil de cerkesce ve cecencedir. bizde bu adetin oldugu dogrudur ama ne cekirdek ne büyük ailemizde uygulanir. bizde cocuga kiymet verilir ve herkesin yaninda sevilir. hayatimda duydugum en aptal adetlerdendir bu.

ayni cerkeslerde baba ile dogrudan konusmamak, damat evdeyken evin babasinin evde bulunmamasi, babanin cocugu tasimamasi, gelinin kayinpederle dogrudan konusmamasi, kadinlarin ve yasi kücük erkeklerin evde erkekler otururken onlarla oturmamasi gibi adetler de var. xabze'yi noktasi noktasina uygulamiyorsaniz bunu normallestirmeyin.
agzi süt kokan yavruyu sevmemeyi normallestirip orada durmanizi saglayan sey nedir? mesela neden bir annenin yavrusunu sevememesi normal ama digerleri degil?
bana kalirsa hicbiri normal degil.
arkadasim babasiyla enseye saplak takiliyor, dedesinin yaninda ayaklarini uzatip oturuyor, sonra ogluna diyor ki bizde cocuk aile büyükleri yaninda sevilmez, git annenin yanina ben dedenle oturuyorum. hahahasktr. kendi konforunu etkileyen seyler xabze'de yazmiyor galiba?
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.03.26)
Bizim de 2 kusak oncesi varmis bu örf. Herkeste ayni saniyodum 🤔

Hep cocugun yapim sureci kaynakli diye dusunmustum :) hamilelikten utanmak gibi bisi
0
üğpoıuy
(07.03.26)
Ama arkadaşlar ben sebebini, mantığını soruyorum.
Yani mesela baba ile direkt konuşmamanın sebebi bir tartışma çıkmasını önlemektir, gelinin kayınpederle konuşmaması işte cinselli laf/düşünce olmasın diyedir vs.

Peki çocuk sevmemek?
-1
🌸michael_knight
(07.03.26)
Cocuk severken hanimis de hanimis oyyy falan gibi gevşek hareketler yapildigindan olabilir :)
0
Purple life
(07.03.26)
Genel olarak ataerkil aile yapısında ciddiyet esastır. Çocuk sevmek, onunla oynamak falan zaten görece yeni şeyler. Çocuk dediğin eski zamanda bir düzine yapılan (Ki burada da irade zaten kısıtlı), bir kısmı verimli olacak yaşa gelmeden ölen, o zamana kadar da kaynak tüketen bir varlık onlara göre.
Zamanının önemli bir kısmını ağır iş yaparak geçiren, hayatını sürekli kontrol edemediği şeylerden (Kuraklık, toprağın verimsizliği, hayvan sürüsüne dadanacak bir hastalık, ağanın canının sıkılması) korkarak yaşayan insanların da çocukla oynamaması ya da oynanmasını hoş karşılamaması normal herhalde.
+2
salihdt
(07.03.26)
Sebebini sorduğumda kimse mantıklı bir şey söylemiyordu, sadece agucuk gugucuk sevmek de değil. Köyde bilmem kaç sene önceden bi adam çocuklarını kucağına alıyormuş diye söyleyip söyleyip gülerek dalga bile geçmişler. Kuzenim (erkek) çocuğunu sık kucağına alıyor diye anneannem daha yeni “x gibi çocuğunu kucağından indirmiyor” demişti :d
Evde iş yapan kocam hakkında da ergen kız diye dalga geçmiş, yaşlılar ve saçma sapan düşünceleri işte mantıklı sebebi olduğunu düşünmüyorum.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Eskiden birisi araştırırken yaşlı birine sormuş. Tarihte yokken neden şimdi var diye sormuş.
Aldığı cevaba göre büyük savaştan sonra çok fazla dul ve yetim çocuk ayrıca çocuğu ölenler kalmış ve başka ailelerin yanına yerleşmiş. Onlar incinmesin diye eşi ,çocuğu olanlar daha dikkatli davranmış.
+1
hebanon
(08.03.26)
altta yatan mesaj şu. adam oldun da bizim yanımızda büyüklük mü taslıyorsun. yani ailenin en büyüğü varken ortamda baba rolüne giremezsin. babam bunu bana yapmadı ama dedemin yanında durumları böyleydi. çepni kökenli giresunlıuyum.
+1
lazpalle
(08.03.26)
(19)

bu kadin cekici mi?

Purple life
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.https://www.instagram.com/topiaspammy/
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?
cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.

www.instagram.com
-1
Purple life
(06.03.26)
Hayalim. 10/10.

32E
-6
arbre
(06.03.26)
hayır 5/10
53e
0
lazpalle
(06.03.26)
@arbre, wow
0
🌸Purple life
(06.03.26)
3/10

40e
0
antihero
(06.03.26)
1/10 çekici değil hatta itici.
45E
+3
orpheus
(06.03.26)
35 E , yüzü güzel ama fazla cüsseli. Bu haliyle 3/10
0
loch ness
(06.03.26)
Güzel değil, çekici değil. He karakteri, muhabbeti on numaradır bilemem, bi' şey diyemem.

3/10

48 E
0
kumandanim
(06.03.26)
Beğendim. Çekici. 6.5
0
benaslindayohum
(06.03.26)
Linki açmadan yorumlara bakınca ,bunlarda her gün adrianaya yapıştırıyorlar sanki dedim içimden linki açınca direk sövdüm.bir bile çok direk sıfır.allah insanı yoklukla sınamasın ama asla bak asla.

Arbre,abi ne yap et enerjini biryerlere yönlendir.duyuruca bişiler toplayalım seni taylanda falan gönderelim.buna kaldıran bizede kaldırır.
+9
duptıs
(06.03.26)
Arbre aşık olduğun kız bu hayalindeki kıza benziyorsa geçmiş olsun panpa

0/10
k
0
Hallegadola
(06.03.26)
duptıs, hahaha abi devlet gibi kadın dediğin budur, kadınlara fit vücuda sahip olmayı pompaladılar ama her kadın buna uymak zorunda değil. Her erkek de fit kadın beğenmek zorunda değil. :)
-1
arbre
(06.03.26)
Hallegadola, kanka benim aşık olduğum kız 45 50 kilo falan, zayıfın yeri ayrı, kilolunun yeri ayrı, benim gönlüm geniş biraz
-2
arbre
(06.03.26)
Yüzü güzel ama bir bütün olarak no. Kafası shop gibi duruyor hatta.
34 K
0
ekimoloji
(06.03.26)
Size cekici mi bilmem ama eglenceli birisi gibi duruyor:p
0
acelaacedebela
(06.03.26)
tipik obez amerikali. sifir verdim.
43e
0
cooperr
(06.03.26)
bununla bir şey yaşasan hissedemezsin. air bag gibi. yağ yığını. 1/10

38 e
0
archmeister8
(06.03.26)
Hayır hayır hayır, binlerce kez hayır diyorum.
1/10
34 e
0
cay koy geliyorum
(06.03.26)
0/10

10 tane olsa, dm kutum, 1 tanesinden yazmam

32, e ama 48,e olsaydım da fikrim değişmezdi.
0
baldan kaymak
(06.03.26)
yani bilemedim. benim tipim değil ama çirkin bir insan da değil.

5/10

39e
0
gurur
(07.03.26)
(4)

Kombi sadece ilk peteğe ısı veriyor

adivar
Kiracı olarak yeni taşındığım eve doğalgaz aboneliği yaptım. Kombi yaz modunda açıktı sıcak su filan sorun yok. Kış moduna açtım sadece ilk petek ısındı, diğerlerine gram sıcaklık gelmiyor. Basıncı 1.5-2 arası yaptım, sıcaklığı yükselttim yok. Ev sahibi de yurt dışında ve çok zor ulaşılabilen bir ti
Kiracı olarak yeni taşındığım eve doğalgaz aboneliği yaptım. Kombi yaz modunda açıktı sıcak su filan sorun yok.
Kış moduna açtım sadece ilk petek ısındı, diğerlerine gram sıcaklık gelmiyor.
Basıncı 1.5-2 arası yaptım, sıcaklığı yükselttim yok.
Ev sahibi de yurt dışında ve çok zor ulaşılabilen bir tip.
Benzer problem yaşayan var mı, sorun ne olabilir?
Not:peteklerde hava yok.
0
adivar
(04.03.26)
Hirdavatcidan 15-20 kagada al peteklerin havasını al. Youtubda videoları vaf

www.akakce.com
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.03.26)
www.youtube.com
bunu da deneyin.
0
lazpalle
(04.03.26)
Filtre temizliği +1
Ilk.oetegi kapatırsan ikincisi ısınıyor mu?
devir daim motoru arızalı olabilir
0
kisa
(04.03.26)
Petekleri ana vana’dan kapatmış olabilirler. Genelde mutfakta falan olur böyle sıcak ve soğuk su borularının geçtiği bir unite. Oraya bak yani. Bir de havalarına almayı dene.
0
jackyr
(05.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.