Giriş
(6)

Nice senelere koca g….lüm

yadigar
Malum ünlülerin mesajlaşma haberinden sonra çevrenizde doğum günü bu şekilde kutlanana rastladınız mı? Yani aile, arkadaş, okul, iş vs. çevrenizde gırgır olsun diye bu şekilde doğum günü mesajı atan yahut alan oldu mu bildiğiniz? Bir zamanlar herkesin “iyi bayramlar kobra nejdet” demesi gibi… Yoksa
Malum ünlülerin mesajlaşma haberinden sonra çevrenizde doğum günü bu şekilde kutlanana rastladınız mı? Yani aile, arkadaş, okul, iş vs. çevrenizde gırgır olsun diye bu şekilde doğum günü mesajı atan yahut alan oldu mu bildiğiniz? Bir zamanlar herkesin “iyi bayramlar kobra nejdet” demesi gibi… Yoksa o tarz bir trend hiç başlamadı mı?
-3
yadigar
(17.01.26)
Bugün benim doğum günüm siteye girer girmez bunu görüp bi an üstüme alınacaktım ama koca götlü olmadığımı hatırladım tşk.
+10
ekimoloji
(17.01.26)
Çok şükür etrafımda bu kadar seviyesiz insan olmadı.
+15
onyx
(17.01.26)
merhaba taşındım. sevdiğim insanların tamamı başka bir şehirde kaldı. hepsine kilosuna, fiziksel özelliğine göre yılbaşında farklı varyasyonlarla bu mesajı yolladım. örneğin; koca götlüm, sıkı götlüm, atletik götlüm, kuru götlüm. hatta kafam güzel olunca isim kıtlığından yanlış birine de yolladım hic yadırgamadı.
+1
libertine
(17.01.26)
bir arkadaşımı aradım. naber koca gotlum dedi ama esprisine tabi :)
+1
koela
(17.01.26)
bu mesajda safi espri mizah olsa eyvallah ama ne yazık ki kadını aşağılama vs var
-2
iwillsee
(19.01.26)
Benim sorduğum şekli genelde erkekler arasında geçiyor muhabbet olarak. Bir kadına değil de halı sahadan arkadaşına mesela. Kadını aşağılama demek biraz zorlama bir tabir sanki... (Orijinal olay için değil dediğim)
0
🌸yadigar
(20.01.26)
(21)

Doksanlı yıllar aslında

kizil karga
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı yıllar sevgisi var, bunun nedeni ne olabilir? Çünkü doksanlı yıllarda güzel olan tek şey Türk pop müziğindeki devrimsel atılımdı, onun dışında yaşı yetenler illa ki hatırlayacaklardır doksanlı yıllar; gazetecilerin suikaste uğradığı, mafyanın devletin polis teşkilatının ortak hareket ettiği, faali meçhul cinayetlerin zirvede olduğu, gözaltına alınan özellikle sol görüşlü vatandaşların bir gecede yok olduğu, bankaların sürekli hortumlandığı ve bir gün ansızın tüm varlığınız yok olduğu, ölüm listelerinin alenen ortalıkta dolaştığı ve bu listedeki insanların infaz edildiği bir dönemdi diye hatırlıyorum ben ama insanımızda enteresan bir doksanlı yıllar nostaljisi var, bunun nedeni ne olabilir beyin sadece iyi olanı mı hatırlıyor ve bunlar unutuluyor mu sizce?
+1
kizil karga
(05.01.26)
90lı yıllar güzellemesi yapanlar sadece 90larda çocuk olanlar yani benim akranlarım :)
biz bilmiyoruz öyle suikast filan, sokakta oynamayı 90lar popunu filan özlüyoruz.
+4
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
bu arada 90'lardaki müziklerde pek güzel değil. İyi bir altyapısı yok. 100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor.

insanların özlediği şey bence teknolojinin azlığı ve daha fazla samimiyet.
0
koela
(05.01.26)
eger ortalama bir hayat suruluyorsa gecmis hemen hemen her zaman romantiktir, ozlem duyulur cunku gencligi temsil eder. insanlarin cogu da ortalama bir hayat surer. yani saydiginiz olaylarin birincil muhatabi degillerdir. gunumuzun internet kullanicilarinin buyuk cogunlugu 90'larda cocuk olan kisilerden olusuyor. bu olaylar yasanirken zaten cocuklar. internet falan da olmadigindan sistematik bir maruz kalma olmuyor. zamanin her seyin ilaci olmasi durumu da var. insan su anki problemlerine odaklanir, gecmiste yasadigi zorlugu unutur. dedigim gibi bunlari ortalama bir birey icin soyluyorum. yani eger iskencelerle dolu cok kotu bir hayatiniz yoksa... yani genclik, zaman, internetin olmamasi, daha cok insan iliskilerine dayali bir yasam, farkli bir guven ortami olmasi vs. gibi cevresel etmenler, hepsinin katkisi var.
+1
Sour
(05.01.26)
Ben o yılları baştan sona gördüm.

90'larda Türkiye; Siyasal islamcıların iktidarda ve bürokraside olmadığı, ordusu Atatürk ilkelerine bağlı, basın ve ifade hürriyetinin büyük ölçüde geniş olduğu, AB hedefi olan, yüzünü hür dünya değerlerine çevirmiş şirin bir Balkan ülkesiydi.

Sorunlar yok muydu vardı ama şimdikinin yüzde beşi kadar bile değildi. Yaşayarak gördük.
+4
yurtsuz john
(05.01.26)
Ben babamın girgir ciltlerinden 80-90 falan okuduğum için daha çok bilgiliydim. Ve insanların çoğu geçmişi unutuyor ama bu sadece bizde değil, her yerde.
Millet x zamanı iyiydi diyor, bir bakıyorsun soğuk savaş var, nükleer riski var, iş güvenliği yok, hastaliklara aşı yok, kansere tedavi yok, ortalama yaşam 60-70 falan, kadınlar eşlerinin malı gibi, eşcinsellere ciddi sıkıntılar var, siyahlara ırkçılık var falan filan.

Ben şahsen geçmişe oranla sadece şu sıkıntıları görüyorum;
- tech brolarin istediğini yaptığı bir dönem.
- shareholder value diye diye bokunun çıkması. Şirketin hisse değerinin her şeyden önemli hale gelmesi
- sosyal medyanın ve etrafımızdaki çoğu şeyin bizim zamanımızi calmaya ve bizi bağımlı yapmaya çalışması

Belki bir iki şey daha vardır ama genel olarak birçok konuda her zaman şu anki dönem 80-90lardan iyi neredeyse her ülkede.
Ya daha şundan 10 sene önce falan isid, el kaide sürekli bomba patlatiyordu. Bu bile unutuluyor.
Ha bu arada Türkiye misal bence 2000-2010lara kadar falan oldukça güzeldi, ama küçük küçük her şeyin değiştiğini görüyorduk. Şu an misal Türkiye kesinlikle o dönemden çok çok daha kötü halde, tartışmaya açık bile değil. Ama 90lardan çok mu daha kötü buna net bir şey diyemem, cocuktum da o dönemleri de okuduk yolsuzluklar falan doluydu her yerde.
+1
logisticsmanager
(05.01.26)
Evet bence bunun önemli kısmı o yıllarda çocuk olduğu için neler yaşandığını hatırlamamak ve çocukluk-gençlik yıllarındaki keyfe özlem duymak.

Ama daha önemli ve gözden kaçan bir şey var o da Türkiye'de yönetici sınıfın değişmesi. Hem paraya sahip olan hem de devletin karar verici mekanizmalarında söz sahibi olan sınıf değişiyor ve önemli kısmı değişti. Hangi sınıftan olduğun da o yüzden eskinin daha iyi olduğunu düşünüp düşünmemek konusunda etkili.

Objektif bir şekilde baktığımı zannettiğimde 90'lar bana da çok kötü geliyor. Şu anda da kötü şeyler yaşanır o zamanlar da kötü şeyler yaşanıyordu. Ama 90'larda pek çok insanın ölümüyle sonuçlanan, neyin ne olduğu belli olmayan daha kaotik, daha az bilgi sahibi olduğumuz kötülükler vardı, o yüzden daha kötü olduğunu düşünüyorum.


Ek: Karşılaştırma yaparken teknolojinin getirdiklerini hesaba katmamaya çalıştım. İnternetin, robot süpürgenin, tıptaki gelişmelerin dikkate alındığı bir karşılaştırmada eskinin hiç şansı yok.
-1
michael_knight
(05.01.26)
90lı yılları hatırlıyorum ve şimdiye oranla kesinlikle daha iyiydi. faili meçhul cinayetler vardı evet ama şimdi daha fenası var.
o yıllar daha iyiydi çünkü; eğitime önem veriliyordu, tahsilli insanlar hak ettiği değeri görüyorlardı, imam hatip liseleri şimdiki gibi çoğunlukta değildi, siyasette denge vardı, diktatörlük yoktu, siyasileri dengeleyen yozlaşmamış devlet kurumları vardı, medya tamamen yandaş değildi, üniversiteler bağımsızdı ve kaliteliydid, siyasi karikatürler ve taklitler yapılırdı (şu an yapılsa yer yerinden oynar o derece şeyler), büyükiehirler tamamen köy kültürüne teslim edilmemişti, tübitak değerliydi, tekrar yazıyorum devlet kurumlarına güven vardı. daha tonla şey yazarım.
0
abelardo
(05.01.26)
@koela'in "100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor." ifadesini açmak istiyorum.

Erişim kısıtlı olduğu için o dönemde seçiçi davranmak zorunda kalıyorduk. Sadece şarkı olarak değil, gene olarak çoğu şeye erişimimiz kısıtlıydı. Dolasıyla az olan seçeneklerden kaliteli olanını bulmak için kılı kırk yarıyorduk, ince eleyip sık dokuyorduk.

Şimdi ise seçeneklerimiz ve erişimiz devasa boyutta. Kaliteli olanı nereden nasıl bulacaksın?!

@abelardo yozlaşmış devlet kurumları da vardı. Bir devlet kurumu düzgün işlerken, diğer devlet kurumu, pisliğin içine batmış, gırla rüşvetle ve yozluşlukla iş görüyordu.
0
put it in your appropriate place
(05.01.26)
Aklıma gelen ilk artılar: Sosyal medya yoktu. Çoğu insanın yaşam tarzı ve fikirleri umurumuzda değildi. Toplum olarak kafamız bu kadar karışık değildi. Halkın çoğunluğu, hayatını içinde bulunan coğrafyanın gerçeklerine daha uyumlu geçiriyordu. Mahalle kültürü vardı. Avm çılgınlığı ve tekelleşme yoktu. Her yerin yerel esnafından alınırdı her şey. Esnafta çakal olsa da azdı. İnsanlar daha az açgözlüydü. Anadolu liseleri gibi kaliteli ücretsiz orta okullar ve liseler vardı. (Fen liseleri hâlâ iyiler) Eğitim sisemi kendi içinde daha tutarlıydı. Toplum içi saygı ve görgü daha yüksekti. Gıda ve hayvancılıkta şimdiden daha kendine yeter bir haldeydik. Gayrimenkul daha ucuz ve ulaşılabilirdi. Görsel ve yazılı medyanın çoğu tıpkı günümüz gibi tekelleşmiş olsa da, gazetecilik ve mizah şimdiden bin kat daha özgürce yapılabiliyordu.

Aklıma gelen ilk eksiler: Ulaşım ve sağlıkta korkunç kötü seviyelerdeydik. Poliste işkence standart uygulamaydı. Bürokrasi çok uğraştırıcıydı. Devlette muhatap bulamıyorduk. Sade vatandaşa devlet dairesinde insan muamelesi yapılmazdı, en basit işi günlerce, haftalarca sürebilirdi. Ülkenin doğusunda çok ciddi asayiş ve terör problemleri vardı. Memur ve Öğretmen maaşları ile geçinmek mümkün değildi. Okullarda dayak standart uygulamaydı. Alelade bir çavuş valiye posta koyabiliyordu, o derece askeri vesayet vardı.

O zaman da, bu zaman da rüşvet, yolsuzluk, kadrolaşma vardı, var. Kadın cinayetleri, mafya, çeteler, şiddet vs. de o zaman da aynen vardı. Devletin nimetleri kendilerine peşkeş çekilen, iktidar destekçisi zenginler o zaman da vardı. İnsanımızın kalitesizliği potansiyel olarak o zaman da vardı belki ama insan yine utanır, gizlenirdi. Ahmaklık, arsızlık günümüzdeki gibi yüceltilmezdi.
0
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
Alım gücü süper olmasa da şuan ki durumdan iyiydi. Ev, araba almak daha kolaydı. Açıkçası şuan rahat olan çoğu kişi 90'larda yaptıkları sayesinde yaşıyor.

Türkiye bu kadar kalabalık değildi. Büyük şehirler daha yaşanabilirdi. 90'lardan 2000'lerin ortalalarına kadar durmadan yeni binalar yapıldı. Bu konutlar nedeniyle büyükşehirler çok fazla göç aldı. Artık ve trafik kaldırıyor ve su yetiyor.

Siyasi açıdan da hesap verebilirlik vardı. 2003'ten beri din ve rant karışımı bir siyaset yaşıyoruz.
0
michael harddd
(05.01.26)
80-90larda da 3. dunya ulkesiydik, hala oyleyiz. eskiden kemalist/laik olmaya zorlanan bir ulkeydik, simdi dinci olmaya zorlanan bir ulkeyiz. ortasini henuz tutturamadik. :D

pop muzik - tarkan ilk ciktiginda bu ne lan dendigini net hatirliyorum, zira millet trt'de turk sanat muzigi falan dinliyordu cogunlukla. pop olarak kayahan ve nilufer vardi, bunlarin kasetleri cikinca yok satardi, kaset bozulana kadar dinlerdik. "kil oldum abi" baya ters bir sarkiydi o donem icin. sonra sezen aksu/onno tunc madeninden birsuru adam cikti, o madeni tepe tepe kullandik diyebiliriz. 3-5 sarki var demek dogru degil, baya iyi bir donemdi.

ekonomi - berbatti, enflasyon %100 uzerindeydi, surekli yeni para basilirdi. trilyonlar katrilyonlar.

bankalar - saglam bankalarda sikinti yok. ama 1 koyup 3 almaya calisan tayfa dandik bankalarin vaad ettigi uber failere kapilip batti.

kontrgerilla - susurluk ile belgelendi. devlet isine gelmeyi temizlerdi.

terorizm - kotuydu, kalabaliklara pek girmezdik. doguda surekli operasyon olurdu. her ay biryerlerde patlama olurdu. kapali carsiya falan korkarak gittigimizi net hatirliyorum.

siyasiler - yolsuzluk vardi ama bugunki gibi apacik yapilmazdi. ozal'in oglu baya zenginlesti, suleyman'in da kardesi koseyi dondu. ciller de nemalanmistir. birbirlerini aklayarak devam ettiler. ecevit ve erdal inonu disinda yemeyen oldugunu sanmiyorum.

rusvet asiri yaygindi ve dogaldi, polis cevirince para verip gecerdin.

istanbul'da altyapi berbatti. dogalgaz hatlarinin dosendigi donemler, heryer cukur ve camurdu. camur ve pislik icinde bir 10 sene gecirdik diyebiliriz, arabalar cukura falan dusuyordu.

artilar:
+ siyasilerle girgir gecilirdi, hakaret edilmezdi ama dalga gecilirdi. kimse bisey demezdi.
+ siyasi liderler bir tik daha kalifiyeydi, yabanci dil falan bilirlerdi, diplomalari vardi, diploma tartismasi falan cikmazdi.
+ kalabalik yoktu, sokakta park yeri kolaylikla bulabilirdin mesela. yazlik mekanlar tenhaydi. butun sahiller kusatilmamisti, gidip havluyu acip 5 kurus vermeden denize girebiliyordun.
+1
cooperr
(05.01.26)
y kuşağı 90ları iyi hatırlıyor çünkü çocuktuk. madımak katliamında babam oturdu ağladı, ben yetişkin olsaydım çocuklarım için çok endişelenirdim. boomer ve x kuşağı için zor bir süreç olur. bizim için dünya kupası 94 98 falan.
akşama kadar elimizde telefon var, mal gibi yaşıyoruz. tamam 90lar leş gibiydi, süikastler vardı. ama hiç bir dönem 2003 2026 kadar baskıcı da değildi be. evet alt yapı şehirleşme kötüydü. ama geçmişe özlem hep vardı. 2003 sonrası akp değilde daha ortada bir parti olsaydı belki daha iyi olurduk.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. Babam orta okulda mudur yardimcisi/ogretmendi ve tum aile inanilmaz tutumlu olmamiza rahmen cok fakirlik cektik. Turk lirasi kronik cokusteydi. Simdiden iyi miydi kotu muydu orasina girmiyorum. Ama bu eskiye pembe gozluklerle bakma bagimliligi butun dunyada var.
0
hot potato
(05.01.26)
katlıyorum. aşırı karanlık yıllar. siyasi, ekonomik, toplumsal, her açıdan bitik yıllardı. insanın geçmişi güzel hatırlamak gibi bir sanrısı var maalesef. her şeye rağmen türkiye’de ne seksenleri ne doksanları bugüne yeğlerim.
0
sir gawain
(05.01.26)
hayatı daha katlanılabilir kılmak için insan beyni geçmişi hatırlarken olumlu yönleri daha öne çıkarma eğiliminde doğal olarak. ayrıca çoğu zaman özlenen iyi olduğu düşünülen şey o zamanki dünya veya ortam değil kendinsin aslında. gençliğini, daha heyecanlı, enerjik vesağlıklı olduğu yıllları özlüyor insanlar. bu psikoloji dışında daha iyi olan şeyler var mıydı derseniz şahsen benim Türkiye için umudum vardı; büyüyen bir ülkeydi, Avrupa ülkesi olma yolundaydı, güçleniyordu. Evet o zaman da fakirdik ama 2000'li yıllardan büyük beklentiler vardı. Özgürlükler açısından bakıldığında daha da özgür gibiydik. Siyasi baskılar yine vardı ama halk açısından ifade özgürlüğü daha üst bir seviyede idi.
0
creepy
(05.01.26)
90larda çocuktum. öyle aman aman bir sıkıntı yaşamadığımız sürece de mutluydum.

tek kanallı devirde çok sıkılırdım ben mesela. istiklal marşıya açılış. voltran diye bi çizgifilm çıkardı. çizgi film de sayılmaz haraketsiz tatsız bişey. gece kalkar televizyonu açarsın trt yazar başka bişey yok. ne bileyim ekonomik şartlar bugüne göre daha iyiydi enflasyon bugünki kadar değildi. onun dışına çıkıp dışarda oynamaktan başka yaptığım bişey olmadı. cep telefonu , internet olmadığı için insanlar daha sosyaldi. ne bileyim kadınlar gün yapardı, akşamları ailece misafirliğe gidilirdi. çocuklar dışarda topla veya misketle oynardı. saklambaç oynardık. yakar top oynardık. binbir türlü oyun oynardık. eğlenirdik ama başka yapabileceğimiz bişey yoktu. çok kanallı döneme geçince resmen ağzım açık kalmıştı.

evet karanlık bir dönem ama ben şahsen şu günleri çok daha karanlık buluyorum. o kadar fantastik şeyler görüyoruz ki belki bunlar eskiden de oluyordu ama görmüyorduk. haberimiz olmuyordu. mesela kadına karşı şiddet. terör olayları , cinnet geçiren insanlar vb.

bu söyleyeceğimi miden kaldıramayabilir ama sıcağı sıcağına diye bir program vardı. youtube da yayınları var. o dönemi anlamak adına izleyebileceğin bir program olduğunu düşünüyorum. hani o zamanların müge anlısı.
-2
omer460
(05.01.26)
İnsanlığın boktan olmayan dönemi mi var?

İnsanlar eski günlerdeki güzel anılarını özlüyorlar. O zamanki kendi dertlerini bile siliyor insan hafızası.

Nicki yeni ve güzel olan arkadaşın dediği gibi, bugünün nostaljisi olan 90’ları ananlar çocukluklarını kastediyor; tasolarını, spice girls’ü falan. Kimse “ulan yok şimdi öyle faili meçhuller be” diye dertlenmiyor yoksa.
0
lazor
(05.01.26)
madem gecmis romantik ve nostaljik, neden diger yillari degil de 90'lari duyuyoruz? ben kendimi bildim bileli 90'lar nostaljisi yapilir tum dunyada. insanlik tarihinde dipler de var, pikler de var. kimse ah o 1930'lar 40'lar ne guzeldi demiyordu.

90'lar insanlik icin bir patlama cagiydi, cok guzel filmler, kitaplar yazildi 90'larda. internet, bilgisayarlar evlere girdi, telefonlar ceplere girdi. sadece 90'lar degil 00'lar da ayni derecede iyidir. bugun kullandiginiz google, amazon, youtube, smartphone vs ne varsa 1993-2008 arasi hepi topu 15 yillik donemin meyvesidir. buna benzer bir donem bir de 60'larin sonu 70'lerin basinda yasanmis.

90'larda turkiye cok iyi durumda degildi ama globalden payina duseni aliyordu. yani atiyorum sinemaya gidip jurassic park, titanic, fight club falan izleyebiliyordun. tum dunyada yarin neler yapilacak dusuncesi vardi. kollektif bir optimizm vardi. simdi yarina bakinca sikmeseler bari diyip 90'larda cekilmis eski filmlerin dandik remake'lerini izliyorsun. yahu muzik yapilmiyor artik muzik. elektronik, autotune, sacmasapan sozlere sahip rap dinliyor millet butun dunyada.

bu arada tr altin cagini 90'larda degil 2000'lerde yasamistir. ulkede guzel olan ne varsa 2002-2010 arasi yillarda yapilmis. butun guzel muzikler, efsane rock gruplari, guzel sinema eserleri bu yillarda ortaya cikmis. cem yilmaz'in bir o zamanki filmlerine, stand uplarina bakin, bir simdikilere. zamanin ruhu diye bir sey var.

90'larda dedigim gibi tr teror, deprem, krizlerle calkalaniyordu. global yukselmeden payini alsa da asil sicramasini 2001 krizi sonrasi yapabilecekti. bu 90'lar geyigi ozellikle bati ulkeleri ve japonya icin yapilir.
+3
antikadimag
(06.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. +1
Nostaljik seyler guzel geliyor. +1

Ekonomik durumdan tam emin degilim ama bizim evde o gunun sartlarinda bile baya idareli yasaniyordu. Etli yemek yapmak gibi bir adet bile yoktu. Kurban bayraminda birsey kesilirse o zaman biraz kavurma falan yeniyordu. Bol ekmekli kofte yapildigini hatirliyorum ara sira, demek ki bazen kiyma aliniyormus. Konsantre olmayan meyve suyuna bile biraz su ekleniyordu. Ekonomi soyle boyle iyiydi diyenler muhtemelen ebeveynleri okumus yazmis iyi islerde calisan insanlardi. Nereye bakildigina bagli, ev alma konusuna bakilirsa mesela bugune gore cok daha kolaydi. Bizimkiler bir donem 3 kisi calisti, harcamalar zaten dusuk, gurbetci akrabalardan 3-5 bin mark gibi borclar alindi vs 1997 yilinda sifir bir ev alabildik. Yanilmiyorsam 32 bin mark falandi o zamanin parasiyla, tabii bugunun enflasyonuna uyarlanirsa ne rakam cikar bilmiyorum. Cok da az para degildir.

Medyanin ozgurlugu de biraz yaniltici. Medyanin belli bir cizgisi vardi. Bu cizgi senin sevdigin bir cizgiyse ozgurdu dersin. AKP'li dayiya sorsan o da A haber cok iyi der. NTV'nin yeni ciktigi zamanlari hatirliyorum. Haber yapma sekillerine cok sasirmistik. O zamanlar kanal 7 tarzi butik kanallar haric butun kanallar laiklik elden gidiyeah modunda takiliyordu. NTV'nin daha notr bir dil kullanmasi cok dikkat cekmisti.
-1
mbond
(06.01.26)
Beynimize bu kadar veri girmiyordu.
İş hayatı çok basitti. Hedefler, toplantılar yoktu.
Yatağa yatıp tavana bakıp hayal kuruyorduk.
Hayattan beklenti çok azdı. Kıyafetlerimizi bile pazardan alıyorduk.
İnsanlar bu sadeliği özlüyor.
+1
plastic_angel
(06.01.26)
Toplumsal açıdan değerlendirecek olursak o zamanlar cehalet bugünkü gibi prim yapmıyordu, cahil insanlar vardı elbette ama eğitimli insanlara saygı duyulurdu, ekonomik zorluklar, terör vs zor tarafları vardı elbette ama bambaşka bir hayattı yaşanan, pek çok kişinin söylediği gibi çocukluk/gençlik dönemimize gelmesinin romantikleştirilmesinde etkisi büyük ama o zamanlar gençlerin umudu vardı, iyi okuyup çalışkan olarak hayatta yer edilinebilirdiniz, şimdi gençler de ülkenin umutsuzluğundan nasibini almış durumda.

Bir de hayatı küçük çevrelerimizden ibaret sanıyorduk, internet çağı olmadığı için bazı zihniyetlere hiç maruz kalmadık, bugün fiziksel olarak karşılaşmasak da hep bir tehdit söz konusu, o zamanlar duyduğumuz kötü olayların bizim başımıza gelme ihtimali yoktu pek. Susurluk olayı şok etkisi yaratabilmişti, bugün artık hiç bir şey skandal olmuyor.
0
(06.01.26)
(7)

Premier lig Boxing Day tahminleri alalım.

mikahakkinen
Chelsea-AFC BournemouthWest Ham United-Brighton & Hove AlbionBurnley-Newcastle UnitedNottingham Forest-EvertonManchester United-WolverhamptonArsenal-Aston VillaLiverpool-Leeds UnitedCrystal Palace-FulhamBrentford-Tottenham HotspurSunderland-Manchester City
Chelsea-AFC Bournemouth

West Ham United-Brighton & Hove Albion

Burnley-Newcastle United

Nottingham Forest-Everton

Manchester United-Wolverhampton

Arsenal-Aston Villa

Liverpool-Leeds United

Crystal Palace-Fulham

Brentford-Tottenham Hotspur

Sunderland-Manchester City
0
mikahakkinen
(30.12.25)
duyuruda en son gs-bodo maçında ilk yarı maç sonu skorlarının tahminlerini bilmiştim. o gün 20-30 orandı sanırım ve oynamadığıma çok üzülmüştüm. bugün sistem oynayacağım bakalım ne olacak.

sırasıyla:
chelsea iy:1-1 ms:3-2
west ham iy:1-1 ms:2-2
burnley iy:0-1 ms:0-2
nottingham iy:0-0 ms:1-1
man utd iy:2-0 ms:3-1
anlı şanlı arsenal iy:0-0 ms:1-0
liverpool iy:1-1 ms:2-1
palace iy:0-1 ms:0-2
brendford iy:1-0 ms:2-2
sunderland iy:1-0 ms:2-2
+2
cisimcik golgi
(30.12.25)
City hariç evsahipleri avantajlı Arsenal-Villa güzel maç olur en az 1 hoca da gider muhtemelen Nuno Esprito
+1
iwasbornonamountainside
(30.12.25)
Ukalalik gibi olmasin da boxing day, christmas ertesi gune denir, yani 26si.
+1
freedonia
(30.12.25)
@freedonia bunun farkındayım.
ilgi çekmek için yazdım. zaten nba ve premierligte boxing day muabbeti yayıncılar yüzünden bitti.
0
🌸mikahakkinen
(30.12.25)
boxing day geçti. 1 maç yapıldı o gün. bunlar normal lig macı
0
koela
(30.12.25)
iy ms olarak hiçbiri tutmadı ya :D en azından bazılarında msleri bilmişim
0
cisimcik golgi
(31.12.25)
tutturduklarım
chelsea bour 0
not everton 2
west ham brighton 0
manu wolves 0
0
🌸mikahakkinen
(31.12.25)
(5)

Erden Timur

kizil karga
Neden içeri alındı suçu ne tam olarak, teröre finansman sağlıyormuş sanırım bunun açıklaması nedir acaba?
Neden içeri alındı suçu ne tam olarak, teröre finansman sağlıyormuş sanırım bunun açıklaması nedir acaba?
0
kizil karga
(30.12.25)
Siyah sipali aklama iddiası
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.12.25)
mal varlıgına cokmek için ya da aldıgı ihalelere.
+1
koela
(30.12.25)
Suçlu suçsuz konusunu bir kenara bırakırsak ortalık coştu bahis vs diye ama dosyası bahisten ayrıldı ve kara para aklama diye ayrı dosyaya gitti ve bu dosyanın da (internetten okuduğum) yönetildiği şubenin adı o. Yoksa terör ile alakası yok.
m.haberturk.com
"Erden Timur hakkındaki soruşturma Spor Suçları Soruşturma Bürosu'ndan Terörizmin Finansman ve Aklama Bürosu'na gönderildi.

Timur'un verdiği ifadeler sonrası tüm dosya incelendiğinde savcılık dosyanın bahis soruşturmasından ayrılmasına karar verdi.

Buradaki işlemlerden sonra da şüpheli tutuklanması talebiyle Sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Erden Timur “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçundan tutuklamaya sevk edildi."

Ha şunu unutmamak lazım; ülkede sürekli birileri içeri giriyor sonra salınıyorlar. Ne olup ne bitecegini kimse bilemez.
0
logisticsmanager
(30.12.25)
Koyu gs ve erden timur u severdim

Kendisi hukukçu; ne diye elden o denli borç alır kripto falan aktarırsın?

Galatasaray bir kenara, alakası yok zaten malbahçelilerin uydurması bağdaşıklık; terör söz konusu ise babamın oğlu gelse tanımam.

edit - kızıl kuş: savcılık, Galatasaray başkanına ve timur'a sorsun bu sorunuzu muhatabı ben değilim ki, hukuki anlamda da hukukçu görüşü gerekir.
-1
baldan kaymak
(30.12.25)
Baldan kaymak erden timur bir ara 30 milyon euro vermişti başkana, bu para nereden geldi de kulübe verdi sence, sattığı dairelerin parası mıydı onlar?
-1
🌸kizil karga
(30.12.25)
(2)

şu şarkının benzerlerini nereden bulurum?

kanasla intihar eden adam
şu şarkıyı sevdim. buna benzer eserleri nereden bulabilirim?https://www.youtube.com/watch?v=X4q9xi4O3V4
şu şarkıyı sevdim. buna benzer eserleri nereden bulabilirim?
www.youtube.com
-1
kanasla intihar eden adam
(29.12.25)
kızın sarkılarını dinleyebilirsin mesela
-3
koela
(29.12.25)
spotify, apple muzik gibi platformlarda radyo cal ozelligini acin.

bu sarkiyi aratin 3 noktaya tiklayin orda radyo cal derseniz benzer sarkilar cikar.
+2
buenosdias
(29.12.25)
(13)

Sizce Iphone 17 Alayım mı ?

ebeş
Selamlar, Telefonumu yenilesem mi yenilemesem mi bilemedim bi size danışayım istedim. 12 pro kullanıyorum, bataryası artık bir gün bile idare etmiyor, onun haricinde telefondan memnunum. Cihazı ikinci el almıştım ancak hiç bir sorunu yok 2 senedir kullanıyorum. 1- Bataryayı yenileyip yola devam mı e
Selamlar,

Telefonumu yenilesem mi yenilemesem mi bilemedim bi size danışayım istedim.

12 pro kullanıyorum, bataryası artık bir gün bile idare etmiyor, onun haricinde telefondan memnunum. Cihazı ikinci el almıştım ancak hiç bir sorunu yok 2 senedir kullanıyorum.

1- Bataryayı yenileyip yola devam mı edeyim ?
2- Değiş tokuş ile bunu verip üstüne 50 bin tl verip 17 mi alayım ?

Ne dersiniz ?
0
ebeş
(26.12.25)
50 bin liranın sizin için ne kadar önemli olduğuna göre değişir. Aynı senaryoda ben değiştirirdim.
0
orient blue
(26.12.25)
bataryayı değiştir. 2 sene daha kullan. 19-20 neyse onu alırsın
0
jelly bear
(26.12.25)
bataryaların türleri var. kaliteli bir batarya ile değiştir. Bir kaç gün sonra cebinde kalan 50bin için kendine kahve ısmarlayacaksın.
0
diyecevaplandı
(26.12.25)
değiştir. 17 hakkında herkes cok olumlu konusuyor. 5 yıl rahat gider sana.
0
koela
(26.12.25)
@diyecevapladı değiştirirsem Apple'dan değiştiricem, daha sağlıklı olsun istiyorum dediğin gibi.
0
🌸ebeş
(26.12.25)
yetkili serviste pil değiştir geç.
0
hold the door
(26.12.25)
Güvendiğim yerde pil değiştirir, geçerim.
0
kumandanim
(26.12.25)
6S Plus'ta hem yetkili serviste hem de herhangi telefon tamircisinde batarya değiştirdim. Yetkili serviste takılan bataryanın ömrü 2 seneyi bulmadı. Yan sanayi batarya ise 1 sene dayandı. Aradaki fiyat farkı önemli ama bence özellikle eski telefonlarda orijinal batarya da çok verimli olmuyor çünkü anladığım kadarıyla orijinal bataryalar yeni üretim değil, genelde eski ve bayat batarya oluyor. Böyle olunca ömrü uzun olmuyor.

Sizin durumunuzda eğer telefonumdan memnunsam kesinlikle batarya değiştirir yoluma devam ederdim. Alacağınız yeni telefon verdiğiniz paraya değmeyecek, bari mevcudun ömrünü biraz daha uzatın, ileride değiştirirken değiştirdiğinize değsin.
+1
10551037
(26.12.25)
Alakasız olacak ama alacaksan 16e al. 2 gün gidiyor rahat şarj.
0
gobekliraki
(26.12.25)
@10551037 çok teşekkür ederim, daha önce bu deneyimi yaşayan birinin görüşü çok önemli. 2 sene idare etmesi benim için çok yerinde. 2 Sene götürsün sonra zaten çöp olcak :)
0
🌸ebeş
(26.12.25)
telefondan memnunsam apple'dan batarya değişimi yaptırıp memnun olmayana kadar yola devam ederdim.
0
kornisch
(26.12.25)
en büyük hatam iphone ve iwatch almak oldu. hiçbir işe yaramıyorlar.
-3
plastic_angel
(26.12.25)
Rica ederim. Yerinizde olsam yan sanayi batarya taktırırım çünkü telefonun bozulmadan ne kadar dayanacağı meçhul, ayrıca yan sanayi batarya orijinalin yarısından daha ucuza gelecektir.

Deji yan sanayiler içinde görece iyi bir marka. Fiyatı orijinal batarya servis ücretinin dörtte biri. Bu bataryayı piyasada 1.500 TL’ye telefona taktırırsınız gibi geliyor bana. Telefon yeni ve garantisi devam ediyor olsaydı düşünmeden orijinal takın derdim ama bence şu aşamada orijinal için fazladan para vermek çok anlamlı değil.

woyax.com.tr

Ben olsam iyi bir yan sanayi batarya taktırır, bataryanın ömrü 1 sene sonra bitince tekrar düşünür, telefonu değiştirmek ya da yeni yan sanayi batarya taktımak arasında yine seçim yapardım.
0
10551037
(26.12.25)
(25)

eski sevgiliye verilen borç

Ecesb
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsa
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsak bi ödeme planım hakkında yazardım. en son ayrılırken ne olursa olsun umrumda degil yazma bana hibçir şey demiştim acaba ondan dolayı mı yzmıyor? ama gönül işlerinin ayrı para işlerinin ayrı oldugunh bilmesi lazım degil mi? ne zaman ve nasıl bir dilde ona yazmalıyım? aslında ilk onun yzmaısnı bekliyorum her ne kadar borc veren ben de olsam bogazına yapısmıs gibi hissetmek istemem. kendisi esnaf. ben beyaz yakayım. 1 yıldır sevgiliydik. cinsiyetim kadın onun erkek. bir erkege bu konuda nasıl yaklasmalıyım? onu düsman görmüyorum sadece anlasamadıgımız icin ayrıldık. tekrar iletisim o kadar kurmak istemiyorum ki :(
0
Ecesb
(25.12.25)
Yarısını alırsan şükret. Geçmiş olsun
+4
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
O paraya çok ihtiyacınız var mı? Geri alamayabilirsiniz de…
0
tan vakti
(25.12.25)
Resmi bir şekilde ara. Acil paraya ihtiyacının olduğunu söyle. İki hafta içinde ödemesini iste. Sakın ne zaman ödeyebilirsin deme.
+1
rodeocu
(25.12.25)
hangimiz sana gerçeği söylesek bilemiyorum ya...o parayı alma ihtimalin %5 falan...

sorduğunda çirkinleşmesi yüksek bir ihtimal. ya da tatlı tatlı en kısa zamanda deyip seni sadece oyalaması. çevremde o kadar çok örneği var ki erkeğe kredi çeken, borç veren kadınların paralarını eski erkek arkadaşlarından geri alamamaları hikayesinin. umarım senin hikayen farklı biter.

bence bir mesajla yokladıktan sonra tersleşirse avukatla görüş mutlaka.
+4
Phoebe
(25.12.25)
bence soğuk su iç. borcunu ödeyen hiç bir esnaf görmedim. hele eski sevgilisine hiç ödemez. soğuk suya alternatif olarak esra erola çıkabilirsin. o program bu vakalarla dolu.
+2
abelardo
(25.12.25)
Ortak arkadaş varsa onunla konuş bu durumu.
0
pembediken
(26.12.25)
borcunun bir belgesi var mi?

yoksa odeyecek adam zaten sana yazardi. 15 bin dolar oyle unutulacak bir borc degil.
+4
antikadimag
(26.12.25)
Mesajla iletişim kurun.
Borcun belgesi yoksa en azından borcu olduğunu teyit ettirin.
Ödemeye yanasmazsa ki, öyle duruyor, müge anlı ile tehdit edin.
Kibarlığı ve naifliği bırakın, karşı taraf hiç iyi niyetli gözükmüyor.
*Paranızı da mutlaka geri alın ki, başka kadınları da tokatlamaya kalkmasın.
+7
parka
(26.12.25)
Eski sevgliye borcunu ödeyen esnaf gördüm öncelikle. Parası olmadığı için hemen ödemiyordu, eski sevgili isteyince kredi çekip o günün kurundan ödedi.
Siz hele bi isteyin bakalım nolacak.
0
benim bir gizli bildiğim var
(26.12.25)
esnaf, erkek, eski sevgili.

sirf su 3 keyword bile adamin borcun ustune yatmak icin taklalar atacaginin kaniti. sen de hala yok karakteri yok arama dedim acaba ondan mi diye kendini avutuyosun.

cok minnossun. cevremdeki 100 erkegin basina boyle bisey gelsin en az 95'i o borcu odememek taklalar atar.
+2
buenosdias
(26.12.25)
Alt tarafı 650 bin tl. Çok lazım değilse unut gitsin, kim kime vermiyor ki onu sonuçta.
-12
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
Demin geri alamayabilirsiniz demiştim ama elinizden geleni yapmak lazım tabii. Avukata danışın sizi o yönlendirsin en iyisi. eğer parayı elden vermediyseniz banka hesabına gönderdiyseniz bu delil bazında avantaj. Bence akıllıca bir mesajla adama “şu tarihte bankadan yolladığım borcu ne zaman geri vereceksin” diye sormak lazım. Adam “ne borcu” falan derse iş sıkıntılı. Ama “vericem işte işler sıkışık” falan derse iş biraz pazarlık ve takibe kalıyor. Başta yazacaktım aslında ama sizi üzmemek için yazmadım ama birisi yazmış: bazı adamların sırf kadınlardan para kopartmak için ilişkiye girdikleri de bilinen bir gerçek ve nitelikli dolandırıcılık türü. Dikkatli olmak lazım.
0
tan vakti
(26.12.25)
kendisi mi istedi bu parayı, sizde olduğunu nereden biliyordu? 1 yıllık sevgili hikayesi öyle uzun bir süre hiç değil, ne ara konu açıldı ve borç verilip alındı; bu önemli doneler verir.
+1
deartheodosia
(26.12.25)
Az para değil bence siz sormalısınız. Ödeyecek olsa ayrıldıktan sonra 3 ay beklemezdi diye düşünüyorum
+1
aligunal
(26.12.25)
Sms ile iletişim geçin derim, bir de 650 bin tlnin para olmadığını söyleyen arkadaşlar için ciddi meblağ nedir merak ettim samimiyetle, laf sokma falan değil.
0
kumandanim
(26.12.25)
bildiğim kadarıyla bankadan gönderirken borç yazmadıysanız bankadan göndermiş olmanızın bir anlamı yok. böyle borç diye para alıp, kredi çektirip ödemeyen erkeklerin hikayeleri o kadar yaygın ki ama maalesef kadınlar utandığı için söyleyemiyor.

ortak arkadaş, aileye vb. bilgi vermek kışkırtabilir, hiç beklemediğiniz çirkinliklerle karşılaşabilirsiniz. ayrıca böyle olaylarda aileler, arkadaşlar da çoğunlukla haberdar oluyorlar yaptığından. ilk etapta kararlı bir tavırla sınır çizerek sorup karşı tarafın tavrına göre de en kısa zamanda bir avukatla görüşün.

düşündükçe kuruldum ya, lütfen peşine düşün emeğinizin ve buraya da gelişmeleri yazın. güzel haberlerinizi bekliyoruz.
0
Phoebe
(26.12.25)
Çok zor bir durum. Geçmiş olsun şimdiden.
0
gabe h coud
(26.12.25)
"ne olursa olsun yazma bana" dediğin için, bir kenarda "borcum da vardı, nasıl ödeyeceğim, tüh bak yazma bana demişti" diye düşüncelere dalacağını hiç zannetmiyorum.

bu kadar düşünceli bir insan, yazmasına gerek olmadan, gerekirse tek seferde,, gerekirse kredi çekerek, imkan yoksa en kötü ihtimal parça parça gönderirdi o parayı. 3 ay içinde mutlaka bir hareket görürdün yani. kesinlikle üzerine yatmayı planlıyor. tedbirini almanı ve daha fazla gecikmemeni tavsiye ederim.
+3
loch ness
(26.12.25)
direkt arayın ve parayı isteyin. üzerine de baskı kurun. o rahatsız olmalı bu durumdan siz degil. duyguları bir kenara bırakıp alacaklı gibi davranacaksınız.
+1
koela
(26.12.25)
iletişime kesinlikle geçin ve arayı fazla açmayın, arayı açtıkça üzerine yatma ihtimali çok yüksek. parayı alma ihtimaliniz çok düşük ama net ve kararlı bir şekilde konuşun insiyatifi ona bırakmayın 'ne durumdasın, ne zaman verebilirsin' derseniz o para uçar. Etrafınızda çekindiği birisi varsa mesela annem, babam, abim yada ortak arkadaşınız ama saygı duyulan bir tip bunlar öğrendi borç verdiğimi sıkıntıya düştüm bir an önce kapatalım bu konuyu beni darlıyorlar, sana ulaşmadan bu konu kapatalım gibi bir konuşma yapabilirsiniz, bu duruma düşmek istemeyip rezil olmama adına ödeyebilir borcu.
Geçmiş olsun umarım alabilirsiniz, bir daha da 1 senelik sevgiliyle bu kadar para muhabbetine girmemeniz için ders olur sizin içinde.
+2
IcedFlames
(26.12.25)
Karakteri buna müsait değil demişsin de doğru düzgün bir erkek zaten sağlık vs dışında sevgilisinden böyle bir borç almazdı, karakteri muhtemelen müsait yani gayet.

Sen sormazsan ödemez. mutlaka mesaj yoluyla sor, ödemezse takip başlatırsın artık.
+1
dfn4
(26.12.25)
parayı geri alma ihtimalin %5. iyi bir avukat bulur ve biraz hazırlıksız yakalarsan %90.
karakteri buna müsait olmayan adam çoktan bir aracıyla, banka yoluyla vs. eline geçtikte borcunu azaltırdı.
0
orpheus
(26.12.25)
2025 yılının sonlarına geldiğimiz bu zamanlarda ne kadar toplumsal cinsiyet rollerini yıktığımızı iddia etsek de, artık ilişkilerde eşitliği gözetsek de kültürümüze kodlanmış bazı şeyler hala hayatımızda yer etmeye devam ediyor.
ortalama bir türk erkeği 1 yıllık sevgilisinden kolay kolay hemen vermemek üzere bir borç falan almaz, alıyorsa da hayat memat meselesi söz konusudur.
ortalama bir insanın tüh ben geçen sene 650.000 lira borç almıştım ama bana bir şey yazma dediğinden dolayı gönderemiyorum demeyeceğini biliyoruz.

miktar ciddi, bir sene önce verildiği gerçeğini de göz önünde bulundurursak 1 milyona yakın bir borç söz konusu. eldeki tüm kanıtlar toplanmalı ve bir avukat danışmanlığında süreç başlatılmalı derim.
0
denizgonen
(26.12.25)
Naptın sen ya :(
0
yenibirgüzelnick
(26.12.25)
beraber olmaya devam etseydiniz bu borç ne zaman geri ödenecekti?
bence uygun ve resmi bir dille hatırlatmanız iyi olur. üstüne yatacağını düşünmesem de hatırlatmanız gerektiğini düşünüyorum.
0
biseysorcaktim
(26.12.25)
(3)

Kitap yazdınız mı yazmayı düşünüyor musunuz?

egerbiryolcu
Yazanlar hangi süreçlerde zorlandı?Kdy hakkında ne düşünüyorsunuz, zorlukları sıkıntıları var mı?
Yazanlar hangi süreçlerde zorlandı?
Kdy hakkında ne düşünüyorsunuz, zorlukları sıkıntıları var mı?
0
egerbiryolcu
(25.12.25)
şu an bu soruyu görmek çok enteresan geldi. ben küçüklükten beri hep hayatımın bir noktasında kitap yazmayı istemişimdir. son günlerde de sürekli aklımda dolaşıyor bu konu. evet düşündüm ve düşünüyorum. takipteyim cevapları
+1
cay koy geliyorum
(25.12.25)
cok hikaye yazdım ama kitaplaştırmayı ya da kitap yazmayı düşünmedim
0
koela
(25.12.25)
Düşündüm ve Müzik kitabı yazdım.
Beni zorlayan şey, notaları finale değil, sibelius formatında istemeleriydi. Ben ise finale kullanıcısıydım. Mizanpaj açısından sibelius daha iyiymiş güya.

Hayatımın en özel anları olacak diye düşünmüştüm ama o aydan sonra unuttum bile.

kdy'yi ilk defa duydum.
0
la traviata
(25.12.25)
(22)

en sinir olduğunuz "duyurucu tipi" ne

gobekliraki
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.sizin ne?
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.

sizin ne?
-15
gobekliraki
(25.12.25)
ben hiç sormadım ama yatırım soru ve cevaplarını büyük bir ciddiyetle okuyorum. kişinin niyetini bilemeyiz beni cevaplar ilgilendiriyor. diğer konu da çok çok önemli. zira kısıtlı imkanlarla bir gezi yapıyorsunuz ve en iyi şekilde değerlendirmek istiyorsunuz.
+7
ground
(25.12.25)
sinir olmak değil de cringe gelenler var.

devamlı ilişki duyurusu açıp ondan sonra başkasına aşk tavsiyesi verenler mesela.
+5
yurtsuz john
(25.12.25)
Troll olduğunu düşündüğüm birkaç kişi var. İkisini engelledim, Allah affetsin. Onlar dışında cinsiyetçi ve hayvan düşmanı cevaplara kızıyorum.
+10
auroraaurora
(25.12.25)
sinir olmak değil, banane de anket tayfaya bayılmıyorum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sevgilimin eski sevgilisinin onun da kankisinin sol ayağının ikinci parmağı ....türünden hikayeler

Bir maaşı ile kredi kartına sarılıp avm , online alış veriş derken keyfi harcamalarından dolayı zora girip yakın çevresindekilerin uyarmalarına bakmadan meseleye buradan çözüm arayanlar ..

Ayrıca bir ürün veya hizmetle ilgili sorun yaşanılıp duyuru açıldığında, kullanılan cümlelere bakıyorum da gerçekte ürününün reklamını yapıldığı şüphesine de kapılabiliyorum.
+2
diyecevaplandı
(25.12.25)
akla gelebilecek en sığ fikri sanki ilk kendisi düşünmüşgibi biz aptal cahillere aktaranlar.
-7
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
sb yazanlar
-3
michael_knight
(25.12.25)
burayı güzin abla gibi kullananlara sinir oluyorum. abi buraya bilgi almaya geliyoruz, bakıcılık yapmaya gelmedik.
-4
mikahakkinen
(25.12.25)
arbre kardesimin actıgı tüm baslıklar.
+13
koela
(25.12.25)
Taraflardan biri ya da ikisi evliyken üçüncü bir kişiyle ilişki yaşamak için buradan fikir almaya çalışanlar.

Yasadışı ya da başkaları için tehlike arz eden durumlar hakkında fikir almaya çalışanlar.
Ne zamandan itibaren alkollü araç kullanırsa ehliyeti kaybetmeyeceğini soran bile oldu.

Bekar olup evlilik gurusu kesilenler.

Çocuksuz olup ya da hiç gebelik yaşamayıp çocuk psikiyatristi, çocuk gelişim uzmanı, çocuk beslenme uzmanı, emzirme uzmanı, do©ğum uzmanı, ... gibi rollere bürünenler. "Kesinlikle sezaryen istemezdim" diye salak salak yazanlar.

Birden fazla hesaptan çoklu kişilik bozukluğu yaşayanlar.

Yoksa anketleri severim. Güzin abla soruları çok ilgimi çekmez ama okurum. Sağlıkla, bilhassa alanımla (pediatri) ilgili her şeyde elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Sonuçta burası gayriresmi, gayriciddi bir site. Meclis zabıtı muamelesi yapmaya gerek yok.
+3
alice in potatoland
(25.12.25)
Her konuda bilgisi olanlar. Biri var mesela cevaplarına bakınca hem doktor, hem avukat, hem tercüman, hem yazılımcı, hem modacı, hem müzisyen, hem psikolog gibi. her konuda tek bilgi sahibi oymuş gibi cevaplar veriyor. Her cevabı çok ukala, insanı azarlar gibi yanıt veriyor. En sinir olduğum tip bu hatta onun cevaplarıyla karşılaşmamak için arada bir ara veriyorum:) sanırım tamamen yine bırakacağım.
-2
suicides underground
(25.12.25)
Her fırsatta kendi maddi imkanlarını ve hayat standartlarını öven tipler, adamın milyorları var her dakika burada kendini övüyor, yersen.
+5
mirty
(25.12.25)
Kimseye zerre kadar faydası olmayacak başlık açmanın alemi ne? Sonra da kara kara 'Ben niye eksileniyorum?' diye düşün.

Herkese açık bir platform. Kimse kimseyi sevmek, beğenmek zorunda değil. Birbirine gıcık olanlar da olabilir. Ama eninde sonunda kişilere laf sokma çiğliğine evrileceği aleni olan bir altyapıyı niye oluşturursun da sorarsın bu soruyu?
+1
Mirket
(25.12.25)
En çok ben para kazanıyorum, en çok ben sevişiyorum, en çok ben kitap okuyorum, en çok ben geziyorum, en çok ben kişisel bakımıma önem veriyorum... insanları. Nickler değişiyor. Kibirli insanlardan nefret ediyorum.
+5
sekizdokuzon
(25.12.25)
Artık sinir olduğum bir duyurucu tipi yok çünkü sevmediğim kişileri engelliyorum ve herkes de sevmediği kişileri engelliyor. Bu engelleme sistemi çok iyi oldu.
+3
rock n roll
(25.12.25)
@mirket niyetimin o olmadığını belirttim zaten.
0
🌸gobekliraki
(25.12.25)
Toplu şekilde eksileyenler.
-3
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
burada gruplaşıp birbirini kollayan (?) ve popüler olmaya kasanlar. sanki lisedeler hala. bir de devamlı kendi ifşasını yapanlar.
+3
deartheodosia
(26.12.25)
Ne kadar saçma olursa olsun, gerçekten çözüm, çare, fikir, eleştiri arayan sorular soran herkesin burada yeri var bence. Bu tarz sebeplerle siteyi kullanan kimseye “niye sormuş, ne işi var burada?” gözüyle bakmıyorum. Yine cevap verirken sorulan şeye çözüm sunmak, olmadı farklı bakış açısı getirmek, yönlendirmek gibi amacı olan tüm cevaplar da baş göz üstüne.

Bununla birlikte, zamanla, kuruluş amacına uymasa da, sitenin kendi alt kültürünün sonucu olan bazı şeyler oldu. Zamanının zirve ve toplaşmaları, yardım kampanyaları, ifşalar, yılbaşı hediyeleşmeleri gibi… Bunların hepsine de okeyim.

Üslubu bozuk duyurucular çok rahatsız ediyor beni. Densizlik hayatın her alanında olduğu gibi Duyuru’da da rahatsız ediyor. Bir de ister saçma sapan, ister gayet mantıklı görünsün, samimi bir ihtiyaçtan ötürü olmadığı on kilometre öteden anlaşılan; gerek trolleme, gerek şov yapma, gerek didişme, gerek tartışma başlatma, gerek ego tatmini gibi amaçlarla açıldığı bariz duyurular rahatsız ediyor.

Engelleme fasilitesi geldikten sonra sitenin kalitesi bariz ölçüde arttı benim için.
+1
dilemma of subscribtionability
(26.12.25)
Ben en çok soruya cevap vermeyip birde üstüne duyar kasanlara gıcık oluyorum.
Örneğin biri hırsızlık nasıl yapılır diye bir duyuru açmış olsun. Altına "hırsızlık kötüdür, ne biçim adamsın, işte bu yüzden bok gibi bir memleketiz" filan gibi yazanlara uyuz oluyorum.
Soruya cevabın varsa ver yoksa ahlak bekçisi olma.
+3
etna
(26.12.25)
en sevmedigim hede hödö diye buraya gelip aglamanin bir anlami yok cünkü sallacompumaster aleyhi ve sellem duyuruya engelleme getirdi. rahatsiz oldugunuz kisiyi engellemiyor ama hala yazdiklarini takip edip kendi kendinize triplere giriyorsaniz o kisiyi takinti yapmissinizdir. allah sifanizi versin.

rock n roll +1
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
ben uzun uzun yazanlara sinir oluyorum.
onun dışında soru konular ile ilgili bir derdim yok. herkes birbirinden farklı hayat yaşıyor, herkesin önceliği, karakteri, hayat görüşü, yaşadığı hayat farklı ve soruları farklı olabilir.
0
abelardo
(27.12.25)
(18)

Sevgilimden Bunu İstemeye Hakkım Var Mı?

lapetitemort
Geçmiş ilişkilerimden bir soru. Çokça tartışması olmuştu.Kız tarafının çok yakın olduğu transeksüel bir arkadaşı var. En yakın arkadaşı diyebiliriz hatta ve 8 yıldır tanışıklıkları var. O transeksüel kişinin de kendisi gibi başka transeksüel arkadaşları olduğu için onlarla da zaman zaman görüşüyor.
Geçmiş ilişkilerimden bir soru. Çokça tartışması olmuştu.

Kız tarafının çok yakın olduğu transeksüel bir arkadaşı var. En yakın arkadaşı diyebiliriz hatta ve 8 yıldır tanışıklıkları var. O transeksüel kişinin de kendisi gibi başka transeksüel arkadaşları olduğu için onlarla da zaman zaman görüşüyor. Bu transeksüel bireyler bedenini satarak geçimini sağlıyor. Ortamları çok iyi değil. Uyuşturucu yok ama bolca alkol tüketimi ve yoğun küfür kullanımı var. Bunlardan bağımsız değerlendirdiğinde ise arkadaşlık bağları kuvvetli ve zor zamanlarda destek olmuşlar.

Erkek tarafı ise bu durumu ilişkinin ciddiye dönüşmesinin önünde engel olarak görüyor. Çocuğum olursa bu örneklerle karşılaşmasın istiyor. Bu sebeple kız arkadaşının bu kişi ile iletişimini kesmesini istiyor.

Erkek tarafı bu talebinde haklı mıdır sizce?
0
lapetitemort
(24.12.25)
talep edip rahatsızlığını dile getirebilir ama diretemez veya karşı tarafı suçlayamaz -bence-.
+7
gobekliraki
(24.12.25)
uyumlu bir çift değiller, aynı görüşleri paylaşmıyorlar. erkek haklı değil.
+8
deartheodosia
(24.12.25)
Erkek tarafi tarihte ne zaman hakli olmuş ki zaten :)

Haklısın dostum, cigerine kadar haklisin. Birak bir hayat kadini yakin arkadasi, is arkadasinla normal arkadasligin batar kadin milletine. Bu rahatsizlik default olarak on geliyor hepsinde.

Ayrilman lazim.
-3
duster
(24.12.25)
O tip bir kızla konuşmam bile. Yalnız kalmamak için seviyeyi bu kadar düşürmeye gerek yok ya.

Bunu eksileyenler haha
0
arbre
(24.12.25)
hak adalet aramak gereksiz. sana uygun değil, ayrıl.
+5
jelly bear
(24.12.25)
senin isteme hakkın var ama onun da kabul etmeme hakkı var. en iyisi koşarak uzaklaşmak
+9
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(24.12.25)
istemek ve ayrılmak hakkın.
+4
koela
(24.12.25)
Böyle hasta bir kadınla sevgili olunmaz. Transbireymiş de bedeni satıyormuş muş. Ne kadar da naif ve normal söylüyorsun ya? Garipsiniz
+1
benaslindayohum
(24.12.25)
öncelikle "arkadaşlık bağları kuvvetli ve zor zamanlarda destek olmuş" insan sırf partneri istedi diye bence arkadaşlarını satmamalı, terk etmemeli.

rahatsızlığınızı bence hatalı bir varsayım üzerinden kuruyorsunuz. bu senaryoda partnerinizin çocuğu "uyuşturucu yok ama bolca alkol tüketimi ve yoğun küfür kullanımı var" olan bir yere götüreceğini ve partnerinizin arkadaşlarının da çocuk yanında ona uygun davranmayacak insanlar olduğunu düşünüyorsunuz. yani hem partnerinize güvenmiyorsunuz, hem de çevresindekilere güvenmiyorsunuz. güvenmediğiniz insanlarla çocuk sahibi olmayı geçtim, birlikte de olmayın zaten.

peki sizin için sorun arkadaşların trans olmaları mı, geçimlerini sağlama şekilleri mi yoksa her ikisi de mi? yani trans değil de güzellik algınıza uyan "kadın" olsalar ve yine geçimleri aynı olsa fikriniz değişir miydi? ya da trans ama sizin için muteber bir iş kolunda türkiye ortalamasının üzerinde bir geliri olsa fikriniz değişir miydi?
+5
tnz
(24.12.25)
yani siz bir ilişkiye başladığınızda bunları zaten biliyor olmanız lazımdı ki biliyorsunuz da zaten. eğer sizi rahatsız ediyorsa bunu dile getirin ve kendisini de zor durumda bırakmamak için ayrılacağınızı söyleyin. öteki türlü müdahaleye giriyor ve asla mutlu olmazsınız.
+1
elektr10
(24.12.25)
yani erkekler genel olarak bir kadını görüp beğenip sevgili olduktan sonra da "şununla görüşme bununla görüşme" diye manipüle ettikleri için bu soruya şaşırmadım. benim eşim de sevgili olduktan sonra normal erkek arkadaşlarımla görüşmemi istememişti ki görüşmedim de sonra gerçekten.

sen kızı tanıdığında onun arkadaşlarını da biliyordun. o hali ile sevdin, şimdi de o arkadaşlarla görüşmesin diyorsun, bence bu haksızlık. ben senin yerinde olsam kötü arkadaşlarla takıldığını bildiğim biriyle hiç sevgili olmazdım. neyse sevgili oldun diyelim ben olsam dediğim gibi karışmazdım takılmasına. zaten insanın yaşı ilerledikçe arkadaşlarla görüşme sıklığı azalıyor ister istemez. yani sen karışmasan da belki görüşmeyecekler sonradan.
+1
Sadece soruyorum
(24.12.25)
Sen böyle bir soruyu böyle bir ortamda nasıl sordun? Sorunun içinde kadın erkek var, trans var, “seks işçisi” var, aile-çocuk var, var oğlu var. “Allah Allah, Kontesi Kim Sikti?” Fıkrası gibi bir kombinasyon :)

Erkek tarafı normal, ortalama, sıradan bir insana benziyor. Böyle birinin, Fuhuş yapan trans bireylerle standart bir sosyal ortamı paylaşan biriyle bir ilişki içinde bulunması bile tuhafken bir de evlenmekten, çoluk çocuktan bahsediyoruz. Olacak şey değil. Öyle ki, olacak şey olmadığını dile getirmek bile tuhaf Geliyor kulağa. Troll soru mu acaba diye düşünüyorum.

Bu kişinin yaklaşımının tersi, yol kenarında müşteri bekleyenleri kurşuna dizmek değil tabii ki. Ama bahsettiğin şey de bir yerde zor durumda bir ihtiyaç içinde olan birisine insani olarak yardımda bulunmak gibi bir şey değil.

İsteme hakkın var mı; herkesin her şeyi isteme hakkı var. Faydası olur mu; bir bok olmaz. Zaten içten içe bu insanın saçma sapan işler peşinde olan biri olduğunu düşünmüyor musun? İçten içe hakir görmüyor, kınamıyor musun? Daha ne evlenmesi ne çocuk yapması? “Düzgün bir yola getirmek” falan gibi bir düşüncen var sanırım. Öyle bir şey yok. Bu ortamda bir abukluk görüyor olsa zaten kendi bulunmazdı.

Senin söylemenle kendini izole etmesi ancak “sana uyum göstermek”le sınırlı olur. Onun gerçekleri seninkilerden ÇOK farklı. İlelebet bu ortamlara girmemeye bile karar verse, bakış açılarınız arasındaki bu kadar keskin farklılıklar başka konularda da ortaya çıkıp çatışma yaratacak.

Özet: hakkın var. Sonuç alamazsın. Bu işin olurunu düşünmen bile saçma. Her topal atın bir kör alıcısı çıkar. Hayatında biri olsun diye kendini böyle bir durumun içine sokma. Hemen kendi yoluna bak.
+3
lazor
(24.12.25)
değildir. örneğin kız arkadaşın bir sürü biseksüel veya lezbiyen arkadaşı olsaydı hangisini nerede kündeye getirebilirim diye düşünecekti.
-1
galahad reloaded
(24.12.25)
Haklıdır. illa trans olmasına da gerek yok. Kadın olup, fahişelik yapan birileriyle de arkadaş olsaydı, aynı durum. Para karşılığı bedenini satan kişilerin, ahlaki seviyeleri düşüktür. Para için her şeyi yapabilirler.

Böyle büyük anlaşmazlıklarda net olmak lazım. Oturulur, konuşulur, düşünmesi için süre verilir. Anlaşılmazsa da ayrılırsınız...

.
+1
kartallar yuksek ucar
(24.12.25)
hakkın var. sonuçta ilişki fedakarlık işi. kabul etmezse sen de lezbiyen arkadaşlar bul.
+1
mikahakkinen
(24.12.25)
bir erkeğin, hayatındaki kadına yol göstermesi, dejenere ve tehlikeli ortamlardan uzak tutmaya çalışması kadar "illişkiye dair" bir şey daha olamaz benim gözümde. bunu yapmayan erkek, o kadın ile ilişki içinde değildir. böyle bir kişiyi deneyimliyor ve nihayetinde çıkış stratejisini de baştan tasarlıyordur ki ancak böyle umursamayabilir.
+1
loch ness
(24.12.25)
senin en yakin arkadaşın bir fahise olsaydi. Sen de surekli genelevlerde, pavyonlarda takilsaydin, kiz arkadasin sorun eder miydi?
+1
tekdir ile uslanmayan kiz
(24.12.25)
evlilik teklif edilmemiş, hatta evlenilecek kişi olduğundan emin olunmamış, ancak ileride doğacak çocuğunu düşünüyorsun öyle mi?

biraz hızlı, biraz fazla ileri görüşlü değil mi? belki evlenip başka şehire gidicen ne biliyon ki?
-1
selam
(25.12.25)
(2)

Eski kimliklerle sim kart alınabiliyor mu?

Mehmet Ersoz
Mağazalarda eski kimlik kartı ile işlem yapıyorlar mı? Yoksa illa yeni kartımı istiyorlar?
Mağazalarda eski kimlik kartı ile işlem yapıyorlar mı? Yoksa illa yeni kartımı istiyorlar?
0
Mehmet Ersoz
(23.12.25)
eski kimlikler hala geçerli. ben hala digiturk'e eski kimlik fotosuyla fax cekiyorum :)
0
koela
(23.12.25)
bankalarda eski kimlik geçmiyor. simi bilmiyorum.
0
jelly bear
(23.12.25)
(5)

Şampuan tavsiyesi

parka
Erkek yaş 40+.Saçı şekil olsun diye uzattık ama sanki çok dökülüyor. Hangi şampuanı kullanmalı?
Erkek yaş 40+.
Saçı şekil olsun diye uzattık ama sanki çok dökülüyor.
Hangi şampuanı kullanmalı?
-1
parka
(23.12.25)
uzatma aşamasında fazla dökülüyor düşüncesi normal keza daha fazla dikkat çekecek uzunluğa gelmişler. dökülme karşıtı Ducray Anaphase Şampuan denenebilir hatta tanıdık eczacı var ise daha uygun fiyata temin edebilir (amazon da kontrol edilebilir) . beraberinde dökülme karşıtı serum/losyon da sorulabilir. ayrıca vitamin tahlili ve taksviyesi gerekebilir.
0
jockhoon
(23.12.25)
prozinc plus
0
HellKeePer
(23.12.25)
amerika'da mane n tail denen şampuanla tanıştım, at şampuanı diye geçiyor, son 5-6 yıldır kullanıyorum ve çok memnunum. Saçımdaki dökülmeyi tamamen durdurdu diyebilirim. Türkiye'de atakule'de satıldığını görmüştüm.
0
yap desem yapmazsin he
(23.12.25)
revigen öneririm .
bana da bir arkadaşım önermişti . saç derisi sorunları varsa çözüyor ve dökülme olmuyor biz uzun zamandır kullanıyoruz 8-9 sene olmuştur

revigen.net
0
devilone
(23.12.25)
saç dökülmesini herhangi bir şampuan durdurmaz. iyi güzel hacim veren bir şampuan alın yeterli.
0
koela
(23.12.25)
(8)

"kargoyu asansöre bıraksak?" meselesi

nohut
merhaba dalmaçyalılar.uzunca süredir kuryeler bana bu soruyu soruyor ve ben de her seferinde "olur bırakabilirsin" deyip gidip asansörden alıyorum. fakat bu ara bu işin bir suistimal metodu olduğunu düşünmeye başladım.şöyle ki kargo hizmeti için hayvani ücretler ödedikten sonra bir de ekstra emek gö
merhaba dalmaçyalılar.

uzunca süredir kuryeler bana bu soruyu soruyor ve ben de her seferinde "olur bırakabilirsin" deyip gidip asansörden alıyorum. fakat bu ara bu işin bir suistimal metodu olduğunu düşünmeye başladım.

şöyle ki kargo hizmeti için hayvani ücretler ödedikten sonra bir de ekstra emek gösterip, evden çıkıp yürüyüp teslim almak bir miktar enayilik gibi geliyor. yanlış anlaşılmasın burada mesele iki adım yürümek değil, karşılığında orantısız fazla para ödediğin bir hizmeti almak için bir de ekstradan amelelik yapmak. birilerinin "ulan ne hayvan herifsin, azıcık anlayış göstersen ne olur!" dediğini duyar gibiyim ama o anlayışı hep gösterdim zaten ve sonra bu iş standarda bindi. ayrıca o anlayışı müşteri gösterdiğinde bundan asıl faydalanan kişinin gariban kurye değil de fırsatçı patronları olacağı çok açık. ee, müşterinin suçu ne ki bu sistemde o düdüklenmek zorunda kalıyor?

öte yandan evet, kuryelerin zor şartlarda çalıştığının farkındayım ama bence ricada bulunmaları gereken kişiler müşteriler değil, sineğin yağını hesap eden fırsatçı patronları. ben kendi işimde hiç kimseden kolaylık isteyemiyorum. "hakettiğimi kazanmıyorum" diyerek işimi noksan bırakma hakkını kendimde görmüyorum. ayrıca bana hiç kimse "tamam bu sefer biz kolaylık yapalım sorun değil" demiyor.

neyse. yine de kesin fikir beyan ediyor değilim. belki de kuryenin teklifini kabul etmek ve asansöre bırakılmış kargoyu +60 derece sıcakta ya da sibirya soğuğunda çıkıp almak gerekiyordur. duyuru sakinlerinin fikrini merak ettim sadece.

ne diyorsunuz?
-1
nohut
(22.12.25)
Bana hiç bu teklifte bulunan olmadı. Olsa idi de kabul etmezdim. Zira kargolar artık ucuz değil gerçekten pahalı. Yeri geliyor bir ürün alıyorum ama kabul etmiyor min 2 ürün istiyor.

Dolayısıyla eve teslimat isterim. Yine ileride kargoda problem olabilir kırık vs. Bu durumda siz iade etmek istediğinizde ispatta bile sıkıntı yaşarsınız.

Elden almak en mantıklısı.
+2
drako
(22.12.25)
bizde asansor yok. sepet var mı diye soruyolar. yok deyince sanki analarına sövüyormusum gibi bi zahmet yukarı cıkarıyolar.
0
koela
(22.12.25)
bence de kabul etmemek lazım. kabul ettikçe bu olay normalleşiyor ve üstüne daha da ekstra istekler oluyor. veya bir kaç kişi kabul etti diye kabul etmeyenlere kötü muamele ediliyor.
kuryeler veya diğer hizmet sektörü çalışanları zor koşullarda çalışıyorlarsa bunu işverenleri ile çözmeleri gerekiyor. son kullanıcı olarak biz fedakarlık yaptıkça asıl kazançlı olan patron oluyor. patron belki çalışana daha az iş yükleyecekken, daha çok eleman istihdam edecekken, bizim fedakarlıgımız sayesinde daha az çalışan ile iş döndürebiliyor. çalışanlara yardımcı olmak aslında çoğu zaman patronlara yardımcı olmak anlamına geliyor.
şimdi bu duyuru altına kesin şöyle yazanlar olacaktır "ne var kardeşim asansöre kadar yürüdün de ne oldu ne var bunda" bu tür insanlar oldugu müddetçe bu yanlışlar devam eder.
0
abelardo
(22.12.25)
kabul etme. 8. katta otururken 100lerce kargo aldım bir kez bile teklif edilmedi.
0
jelly bear
(22.12.25)
Oturdugum siteye gelen her kargoyu guvenlige birakiyorlardi, cok kargo geliyor evimize, hepsine tek tek cok net sekilde kargo eve gelecek dedim. Buna herkes uyum saglamadi hemen.

Guvenlige birakmaya devam edenlerin kargolari teslim almadim diye kayit acmaya baslayinca mecbur eve getirmeye basladilar.

Cok acil isim var diyen biri olursa, acelem yok, yarin isin olmayinca getir diyorum.

Taviz yok.

Kargocularla cok zit gitme, ben tedbirliyim sert cikislar yapiyorum, cok sabikali kargocu var, sorunlu insanlar cogu.

Esnaf kuryeler ile sorun yasamazsin zaten.

Sorunu subedeki asgari maasli ile yasarsin. Onlar dert
+1
die fetten jahre sind vorbei
(22.12.25)
Hayvani ücretler ödedikten sonra bir kaç adım yürümek asla zor gelmemeli.
Fazladan para ödediysek biraz alış veriş konularında kendimizi sınırlandırmamız gerektiği anlamına da gelebilir.

Bir konu sebebiyle bugün araçla gidebileceğim yere, gidiş geliş toplamda yaklaşık 3 km olan mesafeyi bugün ayrıca "spor olsun" diyerek yürüme gittim geldim.
O nedenle kapı önüne bir şey almak için çıkıp yürümeyi siz kalori yakmak olarak görün . Tabi o anki duruma göre değişen şeyler ama enayilik falan da değil bu .
0
diyecevaplandı
(22.12.25)
Bıraktırsan bile “pakette herhangi bir sorun var mı” diye sormayı ihmal etme. Önemli bir şey geliyorsa da bırakmalarına müsaade etme.

Ben eski mahallemde bundan 10 sene önce sepetle alırdım. Kendim söylerdim çıkma diye. Bir süre sonra kendileri sepet sormaya başladılar. İnsan kendi verdiğiyle, kendisinden istenene aynı gözle bakmıyor :)

Kargoların çok pahalı olmasıyla bunun arasında pek ilgi kurmuyorum ben. Teslimatın bu son adımı Kuryeyle aramdaki mevzu. Firma “kargolarınızın kapıya kadar gelmesi gibi bir taahhüdümüz yok” dese ödenen paranın karşılığını sormak doğru ama bu firmanın değil bireyin mevzusu. Parayı da bireye değil firmaya verdiğim için ben o açıdan bakmıyorum.

Söylendiği gibi, bunu standart kabul edip, yok diyenlere tavır yapmak yahut yarın öbür gün asansör yerine bina kapısına bırakmayı talep etmek gibi şeyler gerçekten de olabilir. Arada bir “hayır çıkamıyorum daire kapısına bırakır mısınız” demek iyi olabilir. Fazla geçimli olmak da eşek yerine konmakla sonuçlanabiliyor.

Hasılı; sorun edeceksen kabul etme. Birkaç kez de şubeyi arayıp şikayet et “her sefer her sefer bunu soruyorlar bu nedir ya” diye.
0
lazor
(23.12.25)
bugune kadar belki 1000 kargo almışımdır hiç kimse "asansöre bırakayım" demedi bugüne kadar, ilginçmiş. hatta 3-5 kere diyafondan ben asansöre bırakabilirsiniz dedim de (saçma ağır ama pahada hafif şeyler için, kedi kumu falan.. asansörle kapımın arası 2 adım yok sonuçta) bırakmadılar hiç. ya duymadılar, ya anlamadılar, ya da bırakmak istemediler.
0
robokot
(23.12.25)
(6)

gündem değişince niye herkes paranoyaklaşıyor?

plastic_angel
magazinsel haberler konuşulmaya başlanınca niye herkes bi anda 'asıl gündemi unutturmaya çalışıyorlar, torba yasalar geçiyor, pkk dağları ele geçiriyor' diye yorumlar yapılıyor?yani bugünden itibaren magazin haberleri konuşulmasa türkiye daha mı iyiye gidecek? türkler bir anda aydınlanma yaşayıp örn
magazinsel haberler konuşulmaya başlanınca niye herkes bi anda 'asıl gündemi unutturmaya çalışıyorlar, torba yasalar geçiyor, pkk dağları ele geçiriyor' diye yorumlar yapılıyor?

yani bugünden itibaren magazin haberleri konuşulmasa türkiye daha mı iyiye gidecek? türkler bir anda aydınlanma yaşayıp örnek dünya insanı mı olacak? klavye başından kalkıp sokakta isyan mı edilecek? -ki chplilier cama çıkıp tencere çaldıklarında, -yani yıllar sonra ilk kez toplu fiziki bir eylem yaptıklarında- , sokaklarda yürüdüklerinde yine sözlükteki chpliler boş işler bunlar diyordu, kimse desteklemiyordu.

bu ekşiciler tam olarak ne olsun istiyorlar?
0
plastic_angel
(22.12.25)
Bana da geliyor bu dusunceler bazen ama burada biraz yanilgi var. Eksisozluk'te biraz takilinca siteye bir kisilik tayin ediyoruz. Hakim gorus neyse, ya da bizim dikkatimizi ceken veya rahatsiz eden neyse onu daha cok goruyoruz. Cogu kisi zaten papagan gibi ayni seyleri tekrar ediyor. Bu da degirmene su tasimaya devam ediyor.

Gundem degistirme konusu da aynen boyle, gundem degisince rahat rahat takiliyorlar deniyor. Bu kadar paranoyaklasmanin sebebi bu. Belki gercekten bos bir paranoya, belki de haklilar orasini bilmiyorum.
0
mbond
(22.12.25)
bu ülkede sadece bugün değil hep değişti, değiştirildi. gayet normal. bir çocuk cinayeti falan olur 1 ayda öyle gider.
0
koela
(22.12.25)
eksisozluk.com

Bak şu başlık ilk açıldığında gündemin tepesine çıktı. Sonra bir anda sol frame gündemden yok ettiler.

Şu anda bütün medyada inanılmaz organize bir iş çeviriyorlar. Fetocular vs hepsi topyekün şekilde çalışıyorlar işin ilginci.
+1
makbur
(22.12.25)
Toplumsal tepkiyi mantığa bürümenin çok lüzumu yok aslında.

Şöyle bakın, ortada halinden memnun olmayan insanlar var. Bu insanlar gündemdeki yerini kaybetmek istemiyor. Olay bundan ibaret.

Neden A demedi, neden konuya B yönüyle yaklaşmadı, neden C'yi görmedi falan, bunların pek bir önemi yok.
0
akhenaten
(22.12.25)
ekşici derken sözlük mü? sözlük artık troll çomarların dans yeri. aklı selim olanlarda fazla yazmıyor. chpli diye bir grupla neyi anlatmaya çalışıyorsunuz? aklı başında insanlar halkın bu kadar salak olduğunu görünce tepki gösterip cezaevine gitmek yerine sessiz kalıyor. ayrıca linç yememek için bir çok şeye ses çıkarmıyor.
nedeni de şu: bu insanlar halkçı insanlar, ama halk sağ dinci yöneticilerin analarını ağlatmasına ses çıkarmadıkları için bu arkadaşlarda boş yere kendini ortaya atmıyor.
siyasetçilerin yalancı olduğunu, boş insanlar olduğunu anlayınca halk hareketi olmadan bir değişim olmayacağını anlıyorsun.
tava tencere çalanda emekli yaşlı öğretmen tayfa.
+1
mikahakkinen
(22.12.25)
Evet?

“Cambaza bak” diye bir şey duydun mu?
+1
lazor
(23.12.25)
(6)

Sözlük ve duyurunun eskisine göre aktif kullanıcı sayısı gerçekten düştü mü?

psmstc
Geçenlerde biri böyle birşey yazmıştı. Gerçekten eskiye göre buraları ıssızlaştı mı :)
Geçenlerde biri böyle birşey yazmıştı. Gerçekten eskiye göre buraları ıssızlaştı mı :)
0
psmstc
(22.12.25)
bir önceki formatta bir çok troll duyuru oluyordu. büyük ihtimal bunları engellediniz veya siz engellemediyseniz de başkaları engelleyince izole kaldıklarından ve etkileşime giremediklerinden daha az yazmaya başladılar.

sözlükte de benzer bir şekilde engelleye engelleye çok daha az bir içerik görüyor olabiliriz.
+4
gabe h coud
(22.12.25)
herkes herkesi engellediği için kimse yok gibi gözüküyor :)
0
koela
(22.12.25)
sub-etha'ya ulaşmayı bile bilmeyen yazarlar var. eskiden kabak gibi ortada olurdu herkes her yere girerdi. ah ah nerede o eski sözlükler :P
modası geçti burasının bence.
+2
neira
(22.12.25)
Bu platformların bu kadar süre ayakta kalması bile mucize gibi bir şey, kendi alanında faaliyet gösteren aynı dönemin projelerinden hiçbiri kalmadı, sözlük ve uzantıları zombi gibi bir şekilde hayatta kalmayı başarabiliyor, bu arada sözlükte kullanıcı sayısının düşmesi gibi bir şey olduğunu sanmıyorum ben tam tersi katlanarak artmıştır ama duyuruda gak desen engelleyen guk desen dünyayı yok et butonuna basan aşırı konformizm düşmanı bir kitle var, sen de böyle biriysen sana da o nedenle kullanıcı sayısı düşmüş gibi gelebilir.
+1
kizil karga
(22.12.25)
duyuru kesinlikle azaldı. sözlük ise ne azaldı ne arttı. bunlar benim öznel düşüncelerim.
0
abelardo
(22.12.25)
Sözlüğü bilmiyorum ama duyuru trafiği tabii ki azaldı. Böyle miydi burası?
0
lazor
(23.12.25)
(5)

Faizdeki parayi ceksem mi tamamen

Kittie
500k kadar faize koydum.Asiri ihtiyactan basladim.Su an hala ihtiyacim var ama pek de bi sey getirmiyor malum.Cekip usd mi yapsam artik?Veya su tarih sonrasi yap diyen?
500k kadar faize koydum.
Asiri ihtiyactan basladim.
Su an hala ihtiyacim var ama pek de bi sey getirmiyor malum.
Cekip usd mi yapsam artik?
Veya su tarih sonrasi yap diyen?
0
Kittie
(22.12.25)
Birsey bildigimden degil de cek bence. Ruzgarin yonu degismeye basliyor sanki.
-1
mbond
(22.12.25)
usd son 1 senede faizden az kazandırdı ama bu ülkede ne faize ne de dolara güven olmaz.
-1
jelly bear
(22.12.25)
yuzde kaç faiz alıyorsun?
bölerek değerlendir 1 kısmı altın fonu 1 kısmı faiz 1 kısmı döviz gibi hep bunu önerirler
+1 jb
0
eja
(22.12.25)
altın veya gümüş.
0
plastic_angel
(22.12.25)
usd bu sene az kazandırdı faiz daha cok kazandırdı. istersen faize 2 milyon koy tl'nin bir değeri yok
0
koela
(22.12.25)
(6)

Is gorusmesinin sonucu sorulur mu

Kittie
Amerikan sirket. Bu ayin 10unda gorusuldu.1 hafta-10 gun arasina donus yapilcak dendi. Olumlu, olumsuz donus ayrimi yapilmadi. Ben de sormadim olumsuzsa da donecek misiniz diye tabii.Neyse mail atip sorulur mu ne oldu diye? Evetse, ne zaman uygun olur sizce?Sikbogaz eder konumuna da dusmek istemiyor
Amerikan sirket. Bu ayin 10unda gorusuldu.
1 hafta-10 gun arasina donus yapilcak dendi. Olumlu, olumsuz donus ayrimi yapilmadi. Ben de sormadim olumsuzsa da donecek misiniz diye tabii.
Neyse mail atip sorulur mu ne oldu diye? Evetse, ne zaman uygun olur sizce?
Sikbogaz eder konumuna da dusmek istemiyorum.
-1
Kittie
(22.12.25)
Is gorusmesi guzel gecti. Espriyle bi sey bile soruldu en son is disi olacak ama diyip.
Ise cok uygunum, deneyimim de var.
Ve cok istiyorum, ihtiyacim da var. Ne yapayim, her turlu fikre acigim.
-1
🌸Kittie
(22.12.25)
Belki ocak ikinci haftadan sonra daha uygun olur, bu dönem noel tatili filan da olduğu için işler yavaşlamış olabilir.
+1
ansya
(22.12.25)
bence hiç bir şey söyleme. "çok ihtiyacın var" mesajını verirsin ve senin hakkında olumlu olsalar bile ilettikleri maaş teklifini düşürebilirler nasılsa bizden haber bekliyor diye.

ben olsam 5 ocak'a kadar beklerdim. baktım yine ses yok o zaman da "başka bir yerden de cevap bekliyorlar, değerlendirmeniz nedir?" gibi kibar bir mail atabilirsin.
0
elektr10
(22.12.25)
resmi bir dille hatırlatma maili atılır. şu kadar iş günü falan demedilerse at gitsin, süre dolmuş gibi.
0
false pretension
(22.12.25)
mail atılır ama donusu olur mu ya da cevap seni tatmin ederse bilemeyiz.

olumlu olumsuz donus yaparız diyen firmalar evet biz seni almıyoruz diye donus yapmaz zaten gonlun olsun diye öyle der.

sen yine de bekle. cok güldük cok eglendik diyorsan zaten işe alınmamısdır. işe alınacağın o gün belli olur.
0
koela
(22.12.25)
Koela: Yoo cok gulduk cok eglendik diye bi sey yok. Gayet profesyonel bir gorusmeydi. Ben de oyle. En son sadece ulkemizle ilgili bi sey konustuk bana da komik gelen. Tut ki cok gulduk, eglendik desem nasil alinmamissindir oluyor ki. Neyse zaten birinin tanidigi girmistir o ise de
0
🌸Kittie
(22.12.25)
(12)

Kendini tekrar eden senaryo: flörte dahi dönüsemeyen tanisikliklar

catgroove
Asagida yazdiklarim hepsi son 2 senede gerceklesti, 4-5 örnek vericem, üstüne cok benzer 2-3 örnek daha verebilirim. Hayatimda is güc kariyer anlaminda isleri yoluna koydum gibi, terapi sayesinde güclü ve zayif yönlerimi ve isteklerimi bilen biriyim. Hayatima deger katacak birisi olursa güzel olur d
Asagida yazdiklarim hepsi son 2 senede gerceklesti, 4-5 örnek vericem, üstüne cok benzer 2-3 örnek daha verebilirim. Hayatimda is güc kariyer anlaminda isleri yoluna koydum gibi, terapi sayesinde güclü ve zayif yönlerimi ve isteklerimi bilen biriyim. Hayatima deger katacak birisi olursa güzel olur diye düsünüyorum, 30'lu yaslarin sonuna gelen bir erkegim. Yeni insanlarla tanismada problem yasamiyorum ama devami gelmiyor ve sanki ayni senaryo sürekli tekrar ettigi icin ve ortak noktasinda hep ben oldugum icin biraz üzerine düsünmeye basladim neyi degistirebilirim diye. Bulusma isine cok odaklanmadan mesajlarla falan arayi isitmak mi gerekirdi? Nasil yorumlarsiniz? Yer yurtdisi, bahsettigim kadinlarin bazisi Türk bazisi baska ülkeden.

- Sporda biriyle tanıştım, sonrasinda kahve içtik, güzel anlastik, bol kahkahali güzel sohbet oldu. Umut vadeden hos bir tanisma olmustu. Kisa bir süre sonra iki kez daha spora ve kahveye çağırdım, zamanım yok diye reddetti, baska bir teklifle gelmedi, artık 3. sefer yazmadım, o da bi daha yazmadı, öyle kaldı.

- Bir arkadaşım gel seni biriyle tanıştırcam diye bir etkinliğe davet etti, tanıştık, hoş biriydi, sanat üzerine 1 saat kadar hos bir sohbet oldu. 2-3 gün sonra yine yazdım, gideriz diye konuştuğumuz bir sergiye davet ettim, hatta farkli günler önerdim. Yogunum fakat olabilir dedi ama havada bıraktı. Bi süre geçince tekrar yokladım, gel kahve içelim dedim, iyi olur, şehirdışındayım dönünce yazayım dedi, yazmadı.

- Bir konserde bir arkadaşın arkadaşıyla tanıştık, eglendik, baya hos muhabbet döndü. Arkadasim falan da yürü bence, gayet yakistiniz dedi. Bi süre sonra benzer bi konsere biletim var gel beraber gidelim dedim, yine aynı şekil, müsait değilim deyip bıraktı, 1-2 hafta sonra gel birsey icelim dedim, olabilir falan deyip gecistirdi, ben de üstelemedim.

- Yine bi arkadaş tam sana uygun birini tanıyorum, ona da senden bahsettim haberi var dedi. Biraz havadan sudan sohbet ettik mesajlarla, 2-3 günün ardindan bulusma ayarlamaya çalıştım ama bu ay yoğunum, müsait olunca ben sana haber vereyim gelecek ay dedi, aramadı bi daha. Ben bi hatırlattım kendimi tekrar ama yine bir adim atmadi.

- Arkadaşın doğumgünü partisinde hoş bi kadınla tanıştık, falan filan… Cok uzattim, yine aynı şey. Ve böyle bir kac hikaye daha...
0
catgroove
(18.12.25)
Anlattığın durumlardan 4/5 zaten yüz yüze geldiğin ve zamanının iyi geçtiği kişilermiş. Mesajlarla araya ısıtmakla alakası olduğunu düşünmüyorum.
Belki akıllarında başkaları vardır vb. bir çok sebebi olabilir ama genel olarak yalnız olmak güzel bir konfor alanı olmaya başladı. Bu konforu bozmak hele ki son ilişkinin üzerinden uzun zaman geçtiyse insanların pek tercih ettiği bir durum olmuyor.
Seninle aynı bakış açısına sahip birine denk gelememişsin olarak anladım.
+1
onyx
(18.12.25)
Sadece siz iyi vakit geçirmiş olabilir misiniz ilk buluşmalarda? Bu kadar fazla durumdan bir tanesi sonraki aşamaya geçerdi illa.
0
tsubasa
(18.12.25)
iyi vakit geçirdiğini düşündüğün insanlar aslında seninle iyi vakit geçirmediğini düşünmüş ve bir sonrakini de istememişler. sen öyle sanmışsın gibi bir durum.

ve senin belli ki kısmetin de kapalı.
+1
koela
(18.12.25)
Olayın özü bunlar değil ki. Herkes bu yanlışları yapıyor. Kadın erkek fark etmiyor. Olayın özü çekim. Konsermiş, bilmem neymiş, ilk buluşmada yakınlaşacak çekim yoksa 2. buluşmaya ne gerek var. Biraz daha flört odaklı olman gerekiyor. Ve bu işler büyük ölçüde tip, çene. Birini arıyorum gibi bir motivasyonla bu iş olmaz.
-5
arbre
(18.12.25)
Linclenmek istemem ama biraz redpill, iliskiler uzerine aykırı tespitler youtube kanallarına göz gezdirmenizi tavsiye edeceğim. Erkekler için cok güzel tavsiyeler var. 40 yaşında evli bir kadın olarak hak veriyorum kendilerine.
Taman lincleyin umurumda değil :)
-6
duhan
(18.12.25)
sadece anlattıklarınızdan yola çıkarak; ilk buluşmalar size hoş ve keyifli gelmiş, diğer taraf için pek öyle olmamış. ilk buluşmalardan sonra hep aynı senaryo olmuş çünkü
+1
sweetoffice
(18.12.25)
love and trust
(18.12.25)
@arbre'ye katılıyorum, çekimin çok önemli olduğu konusunda. Tip, çene önemli. Ama tabii ki herkesin bir alıcısı var. Tipsiz insan diye bir şey pek yok yani. Karşındaki insan seninle en az bir buluşmaya çıktıysa tip konusu kabul edilebilir seviyede demektir. Yine de çekim, flörtöz tavır eksikliği olabilir.

"Ne yapabilirim?" sorusuna cevap bence senin bizzat dediğin gibi mesajla arayı ısıtmak iyi fikir. Yani bir kişiyle ilk tanışma veya buluşmadan sonra 3-4 gün aralık bırakıp hemen başka bir buluşmaya davet etmek itici gelebilir. "Bu adam benimle çok iletişim kurma derdinde değil, görüşüp fiziksel yakınlaşma arıyor sadece" diye düşünüyor olabilir. Karşındaki kişiye onu düşündüğünü, ona odaklı olduğunu göstermek için ufak iletişimi koparmamak iyi fikir olabilir.

Ama bizim burada göremediğimiz çok fazla detay vardır muhakkak. Seni tanıyan yakın arkadaşlarına danışırsan daha isabetli yorumlayacaklardır. Benzer şekilde yapay zekaya sorarsan da soru-cevap şeklinde ilerleyip daha detaylı analiz yapabilirsiniz.
-1
long live rock n roll
(18.12.25)
Sanırım artık herkes bu şekilde. Ben de benzer şeyler yaşıyorum ve artık kimsenin kimseye vakit ayırmak istemediğini düşünüyorum. Ama herkes de yalnızlıktan şikayet ediyor. Nasıl olacak bilmiyorum.
+2
euteamo
(18.12.25)
Ben bayadır uzağım bu konulara, ama anlattıklarınız da sadece neticeyle ilgili aslında. Gerçi haklısınız, sonuçta sizi bu konuşmalarda izleyecek halimiz de yok.

Ama genel geçer bazı olası problemler şunlar olabilir;

1- Konuşmalar flörte dönüşmüyor demişsiniz ama flört geçilen bir aşama değil ki... Flört başlangıç. Bunu siz yapacaksınız. Konuşmalarda çok resmi veya arkadaşça kalıyor olabilirsiniz. Bu yanlış olur. Tabi ipin ucunu kaçırmayın ama bu ilk konuşmalarda belli belirsiz tuhaf bir elektriklenme olması gerekiyor. Flört etmelisiniz yani. Flört aşamasına geçmek diye bir şey yok. Konuşmalarınız kendi kendine flörte dönüşmeyecek. Siz flört edeceksiniz.

2- Konuşmanızda da burada yaptığınız gibi yaşınızın ilerliyor olduğunu ve ilişki beklentinizden vs. bahsediyor olabilirsiniz. Bu yasaklı konu. Bunu söylememelisiniz. İnsanlar birisi kendisine yoktan ilgi duysun ister, ilginin başlama sebebi olmak ister. Artık birisini aradığı için "hadi o sen ol bari" modunda yaklaşılmasını değil. Bir de gerçekten, eğer zaten öyle değilse gerçekten ilgi duyduğunuz birini bulun. İlgi duymadığınız insanlarla da aranıza resmiyet koyun. "Herkese açığım" imajı çizen biri olarak görülmek istemezsiniz.

Buna benzer başka şeyler de olabilir. Bence konuşmalarınızı fikrine güvendiğiniz bir arkadaşınızla paylaşın. Konuşmaları aktarırken kendi bakış açınıza göre yorumlayarak aktarmayın o zaman arkadaşınız yalnızca sizi haklı bulur.
+3
akhenaten
(18.12.25)
@akhenaten
Genelde ilk tanismada karsimdaki insan kimdir, hayatinda neler yapar, ortak noktalarimiz nedir, espri anlayisi nedir, güzel sohbet edebiliyor muyuz falan onlara bakiyorum, bir uyum yakalayabilecegimizi hissediyorsam ve hosuma da gittiyse tekrar beraber birseyler yapmaya davet ediyorum. Flört konusunda haklisiniz, aslinda gayet flörtöz ve eglenceli olabilen biriyim, ama karsimdakini birazcik tanimam ve az biraz samimiyet kurmam gerekiyor. Cagirdigimda sergiye, konsere, cafeye falan gelseler ve söyle basbasa biraz vakit gecirebilsek ve daha iyi tanisam daha rahat flörtlesirim. Severim aslinda ufaktan takilmayi ve haddimi asmadan ignelemeyi, dalga gecmeyi falan ama iste o bulusma bir türlü gerceklesmiyor. Ha diyorsaniz ki tanistiginiz ilk 30 dakika icinde hemen olayi flörte tasimak gerekiyor, evet orada biraz eksik kaliyor olabilirim, ama bilemedim, daha ilk kez tanidigim insana isinmam biraz zaman aliyor.
0
🌸catgroove
(19.12.25)
civa
(07.01.26)
(1)

Yeni havalimanindan bayrampasa otogar metro ile kac dk

lapaz
Surer?
Surer?
0
lapaz
(16.12.25)
1 max 1,5 saat arası
0
koela
(16.12.25)
(7)

Batarya Değiştirmek Ölüyü Diriltir mi?

lazor
İphone 12 mini kullanıyorum. Cihazdan çok memnunum aslında ama zaman geçtikçe/ güncellemeler geldikçe takılmalar can sıkmaya başladı. Sık sık ısınıyor, sesler bazen çok az geliyor. Aslında hala daha iş var da tökezliyormuş gibi geliyor.Pil sağlığı %72 olmuş. Bataryasını değiştirsem performansında iy
İphone 12 mini kullanıyorum. Cihazdan çok memnunum aslında ama zaman geçtikçe/ güncellemeler geldikçe takılmalar can sıkmaya başladı. Sık sık ısınıyor, sesler bazen çok az geliyor. Aslında hala daha iş var da tökezliyormuş gibi geliyor.

Pil sağlığı %72 olmuş. Bataryasını değiştirsem performansında iyileşme olur mu acaba? Mini modeller devam etmediğinden yeni modellere çok çok sıcak bakmıyorum ama bu da yakında suyunu çıkaracak.

4-5 bin diyor batarya değişimine. Pil ömrü dert değil; şarj sürekli elimin altında. Performansa etkisi olmazsa masraf etmeyi istemiyorum.

Ne dersiniz ne yapmalı?
0
lazor
(15.12.25)
performansında bir değişiklik olmaz. bataryası erken bitiyorsa bu sorun çözülür.
0
orpheus
(15.12.25)
iPhonelarda batarya eskiyince Ani kapanma olmasın diye performans azaltma yok muydu? planlı eskitme meselesi bu değil miydi?

daha doğrusu apple, cihazı yavaşlatıyoruz çünkü batarya eskidiği için gibi bir açıklama yapmıştı diye hatırlıyorum. Apple kullanmadığım için daha fazla bilgim yok
+1
denemeyanilma
(16.12.25)
emin olmamakla birlikte, telefon şarjdayken performansı artıyorsa, pil değişince de artar diye düşünüyorum.
0
duyuruuser
(16.12.25)
benim iphone 14 pro ve pil sağlığı %75 idi. değiştirdim ve performansı gerçekten arttı. artık telefonum ısınmıyor ve pili çabucak bitmiyor.

sadece orijinal pil olmasına dikkat edin. troy, apple store gibi yerlerde bu işleminizi yaptırın. zaten 3-4 saatte değiştiriyorlar öğleden önce giderseniz. randevusuz gitmeyin.
0
elektr10
(16.12.25)
değiştirmen için batarya ölüyor zaten. arada çok fark var. değişmeni mecbur kılıyor ya da yeni telefon almanı.
-1
koela
(16.12.25)
Ben bu islerden anlayan bir arkadastan performansa etkisi var diye biliyorum.
0
mbond
(16.12.25)
12 kullanıyordum. Pili değiştirtmem telefonu yenilemişçesine etkili oldu.
Isınıp kasan telefon canlandı. Halbuki pil ömrü de 80'lerdeydi performans yönetimi de uygulandı demiyordu.
0
denizgonen
(16.12.25)
(14)

10 kişi beni engellemiş

gobekliraki
sebebini çok merak ediyorum. gıcık sorularım falan mı var acaba? niye engellenir ki anonim bir kişilik?
sebebini çok merak ediyorum. gıcık sorularım falan mı var acaba? niye engellenir ki anonim bir kişilik?
-5
gobekliraki
(15.12.25)
engellesin, nolcak ki? anonim ortamda bu kisilerin sizi engellemesi hayatinizda nasil bir eksik yaratabilir? tanimiyorsunuz bile bu insanlari, sizin hakkinizda ne düsündükleri neden önemli olsun? salla gec.
ayrica bulasmalarindansa engelleyip insanin gözünün önünden cekilmeleri daha iyi.
+10
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.12.25)
@konusma engellemeleri sorun değil zaten de. 10 kişi olunca bende mi veya sorularımda/cevaplarımda mı bi sıkıntı var diye düşündüm.
-1
🌸gobekliraki
(15.12.25)
10 kisiyi gözünüzde cok büyütüyorsunuz.
bazisinin burada 3-4 tane hesabi var. hepsinden engellese yeter zaten. her biri individual hesaplar olsa bile bu kadar kullanici icinde on kisi nedir ki?
herkesle anlasmak ve herkesi cevaplarimizla/duyurularimizla tatmin etmek zorunda degiliz. zaten bunun oluru da yok. bu kadar önemsiz, ufak bir seyde kendinizden süphe duymak saglikli degil.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.12.25)
Soru ve cevaplarından engellemişlerdir; başka bir sebepten olamaz ki zaten. Seni tanımayan kişiler, sorulara verdiğin cevaplar ve sorduğun sorulardan rahatsız olabilir ancak.
Beni de engelleyen bu sebeple engeller ve bu da benim için gurur verici.
-3
rock n roll
(15.12.25)
bana çok çocukça geliyor bu engelleme olayı. niye kafaya takıyorsun boşver.
ben duyuruyu kim açmış, kim cevap yazmış ona bile bakmıyorum. cevabım varsa yazıyorum geçiyorum.
millet birbirine laf sokma derdine düşmüş. dün biri cevabımı beğenmeyince hakaretler yazıp engelledi. bir de dmden hakaretler ediyor ardından engelliyor. karşılığını alma cesareti bile yok. neyse ki modaratörler gereğini yapmış.
o yüzden takma kafana
0
my fault
(15.12.25)
benim 6 kişi şu an :)

kafaya takılacak bişey değil. cevapların veya duyuruların birilerinin hoşuna gitmiyor sadece. herkesin de beğenmesi gerekmiyor sonuçta.
0
Fodera
(15.12.25)
Sen değil onlar kaybeder kardeşim sen daha iyilerine layıksın zaten.
+1
kizil karga
(15.12.25)
İnsanlar bazan doğrunun değil de hoşuna gidecek olanın peşinde oluyorlar.

Benim son engellenişim bundandı.

İki kişi tarafından reddedilmiş arkadaş, reddedenlerdeki sorunu arıyordu. Ben sorunun kendisinde olabileceğini söyledim :)
0
Mirket
(15.12.25)
burada kimseyi tanımıyorum. kimseye kolay kolay özel mesaj atmam. ama özel mesajla soven oldu. nasıl olsa bi yaptırımı yok. biri size ana bacı sovüp engelleyebiliyor burada. moderator ekibi sag olsun bir şey yapamayız diye yanıtlıyor.

kimseyi engellememe sovmememe ragmen beni 15 kişi engellemiş. burada ismini ilk defa gordukerim bile. demek ki problem karsı taraf
0
koela
(15.12.25)
hakaret eden ya da küfreden cahilleri ve şakirtleri (ve kişilik bozukluğu yaşadıkları yan hesaplarını) engelliyorum. burada bayağı bir zaman geçiriyorum ve bu tip insanların şiddetin her türlüsünü normalleştirmelerini okumak zorunda değilim. o kişiler de beni engelleyebilir, onlardan öğrenecek bir şeyim yok zaten.
+2
eileengray
(15.12.25)
Öyle anormal bir duyurunuzu hatırlamıyorum. "Bende mi problem var" diye düşünmenize gerek yok bence.

Engelleme ilk çıktığında sadece iki kişiyi (sh...rd ve feas.....ned) engellemek istiyordum. Başka kimseyi engelleyeceğimi düşünmüyırdum. Farklılıklara tahammül etmek lazım. Ama zamanla bir baktım, duyurularını ve cevaplarını görmekten rahatsız olduğum kişiler çıkıyor arada. Böylece 4-5 kişiyi daha engelledim zamanla. Bir tanesi hariç diğerleri tamamen faydasız ve bazen provokatif duyuru ve cevaplar veriyorlardı. Birinin de üslubu çok sıkıntılı, densiz ve rahatsız ediciydi.

Sizde öyle bir durum yok.
0
dilemma of subscribtionability
(15.12.25)
bende neden böyle şeyleri takılıyor insanlar onu merak ediyorum bir arkadaşta bu eksi verme olayına takmıştı. inadına millet eksiye basıyordu.
0
gercekdunya
(15.12.25)
6 görünüyor:) umrumda degil
0
baldan kaymak
(16.12.25)
10 normal. 20 30 sonrası kendinde sorun aramalısın.
0
mikahakkinen
(16.12.25)
(9)

Sevgilinizin Karşı Cinsle Mesajlaşmalarına Tahammülünüz?

lapetitemort
Bu konuda kıskanma eşiğiniz nedir? Ne tür sohbetler veya hangi sıklıkta konuşuyor olmaları sizi rahatsız etmeye başlar?
Bu konuda kıskanma eşiğiniz nedir? Ne tür sohbetler veya hangi sıklıkta konuşuyor olmaları sizi rahatsız etmeye başlar?
0
lapetitemort
(13.12.25)
Tahammülüm 0.
-6
arbre
(13.12.25)
esimi tanidigim icin sorun etmiyorum. tahammül gösteriyorum gibi bir sey yok, tahammül sinirlendigin bir seye gösterirsin, ben sinirlenmiyorum. flörtlesmedikten sonra neden sorunum olmasin ki? bir defa esime karsi saygisizlik etmis olurum. "sen bir gerizekalisin, kimle nasil konusulacagini bilemezsin; ayrica ahlaksizsin, aldatmaya meyilli bir insansin, ben senin yerine karar veriyorum" demek gibi bir sey diger türlüsü.
+9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.12.25)
sıfır tahammül
-3
koela
(13.12.25)
Benim icin herhangi bir problem yok. Ben de bir suru kadin arkadasimla mesajlasiyorum. Yuruyus yapiyorum. Spor yapiyorum. Yemege, bira icmeye cikiyorum. Eslerini, erkek arkadaslarini tanirim. Onlar da beni tanir... Guvendigim evli, iliskisi olan birkac saglam kadin arkadasim var.

Kuzey Amerika'da normal bunlar ama TR farkli.

Turkiye'de bir seyin nasil gorundugu, aslinda ne oldugundan daha onemli oldugu icin hic girmem boyle islere.
+3
thetruenorthstrongandfree1
(13.12.25)
yavşak insanlara geçit vermediği sürece karışmam.
+3
orpheus
(13.12.25)
Şahıs tamamen yapay zeka kullanarak aslında var olmayan bir kadın yarattırıp onunla buluşup sarıldığı bir video yaptırmış. Bunu da instagram'a vermiş. Bu beni çıldırttı çıldırttı. Yok yapay zekâ yapmış yok öyle bir kadın aslında yoğumuş falan hiç anlamam ben açıkçası. Bırakalım başka kadınlarla mesajlaşmayı. Olay çıkarırım.
0
yaren
(13.12.25)
aynı kişiyle her gün konuşmasına tahammül edemem. benden daha samimi olmasına, hatta samimi olmasına tahammül edemem. ancak 2-3 sohbet, hal hatır sorma, iş için yapılan görüşmeler sorun değil.

en ufak bir iltifatta gıcık olurum.
0
art cat chocolate
(13.12.25)
"niyeti bozarsa aldatabilir zaten, isteyen aldatır ruhun duymaz" olayına pek katılamıyorum. böyle böyle açık ilişki yaşayalım madem. bir işi düşer, iletişim kurmaktır, hal hatır sorup girizgah yapmaktır, hayırlı olsun'dur, başın sağolsun'dur eyvallah. "sohbet-muhabbet" imkansız.
0
loch ness
(13.12.25)
kendimi "geniş" veya "açık görüşlü" diye bile tanımlamam da burda gerçekten sevgilimizin karşı cins biriyle sohbet-muhabbet etmesine karşı olmayı mı konuşuyoruz ya?

nasıl insanlar sizin sevgilileriniz, nasıl sadece tek bir cinsle arkadaşlık kurmuşlar, nasıl ara sıra buluştukları görüştükleri arkadaşları/arkadaş grupları yok. sevgilimin hiç karşı cins arkadaşı olmasa sorun ne acaba diye düşünürdüm. ne yani kime ne mesafede davranması gerektiğini mi bilmiyor, doğru insanlarla mı arkadaşlık kuramıyor, her arkadaşlığı flörtöz bir şeye mi dönüşüyor diye kafamda soru işaretleri olurdu.

insanların kadın/erkek arkadaşları olur. arkadaşlar sohbet ederler. hayat güncellemeleri verirler, sevdikleri bi filmi/diziyi paylaşırlar, dedikodu yaparlar, zor günlerinde yanlarında olurlar, iyi günlerinde yanlarında olurlar.

insan gerçekten hayret ediyor.
+3
gitdaddy
(14.12.25)
(29)

Hediyelerimle dalga geçilmesi

egerbiryolcu
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalp
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)

Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalpli çiçekli falan..o konuda iyiyimdir ama o gün onları da çok beceremedim.

Sonuç olarak ortada mükkemel olmayan ama el yapımı emek verilmiş bı şeyler vardı.

Verdiğimde tepkileri çok yapmacık gibi geldi. Ayy canım... Hani anlarsınız ya o samimiyetsizligi. İçlerinden biri de kurabiye için evli olan bı arkadaşımıza küçük çocuğunu kastederek bunları Ali mi yaptı gibi bı espri yaptı. Orda baya rencide edilmiş gibi hissettim herkese karşı. Ayraçlar için de bu ne işe yariyo gibi bı cümle geçmisti.

Sevdiğim bir hocam vardı üniversitede bir paket de ona yapmıştım. Bu kızlar da geldi yanıma hediyemi teslim ederken. Hoca baya mutlu oldu tek tek baktı yorum yaptı sarıldı baya içten tepki verdi. Onlar da görmüş oldu. Orda biraz kendime gelmiştim. Yoksa çok mu sacmalamisim diye kendimden şüphe eder hale gelmiştim.

Yani sırf maddi değeri yok diye mi böyle dalga gecilmesi gerekiyor yanlış kişilere mi değer vermişim ya da çok istediğim gibi olmadılar diye üstüne bu tepkiler gelince de alinganligim mi arttı emin olamadım?

hizliresim.com
0
egerbiryolcu
(12.12.25)
Evet, yanlış kişilere değer vermişsiniz ve 'arkadaşlarınız' hanzo.
+10
auroraaurora
(12.12.25)
ilk bakışta ne oldukları anlaşılmıyor, bu nedir diye sorardım ama kitap ayracı açıklamasından sonra anlamlı geliyor, mutlu olurdum
+4
grimavi
(12.12.25)
Piyasada el yapımı çok iyi şeyler varken bunlar ancak 90 larda göz kamaştırır.
Niyet güzel ama daha iddialı ürünler çıkarmalıydın.
Bi de hediyeyi nasıl sunduğun ve sana karşı öncesinde (geçmiş yaşantılar) ne hissettikleri önemli. Sanırım birbirinizi biraz sinir etmişsiniz. Onun etkisi var gibi.
Bu tür durumlarda hediyelerin üstüne isim yazmak kurtarıcı oluyor. Ayse ye verilen hediyenin üstüne ayse yazmak gibi.
-2
luluki
(12.12.25)
yaptıklarınız cok guzel olmus, cok sevımlıler. ne yazık kı o ınsanlar bu nezaketı dusuncelı davranısı haketmemıs, el emegıne saygı duymayan ınsanları sız de cıddıye almayın bence. kötu bıle olsalar yıne de ınsan tsk eder. yıne de cok uzulmeyın, bır daha yapmazsınız, cok yakınlarınıza yaparsınız bu ıncelıklı davranıslarınızı.
+1
deepness
(12.12.25)
El ile bunları yapmak vakit alan şeyler .
O nedenle zihni tanınmış ürün markarıyla format yemiş , her şeyde elitizm arayan, vakit kaybettiren kişilerden uzak durun.

İncelikten anlamakta bir meziyet .
+2
diyecevaplandı
(12.12.25)
Öncelikle ne işe yaradıklarını söylemeseniz ben de anlamazdım. Belki onlardan çok sizin hoşunuza gidecek tarzda bir hediyedir bu. Yine de, ilgimi çekmeyen/çok beğenmediğim ama emek verilmiş bir hediyeye böyle tepkiler vermezdim, tepkileri biraz kaba geldi. Kabalık dışında, çok değer verilmeyen birinden bu tarz hediye geliyorsa çoğunluk hocanız kadar samimi tepki vermeyebilir bence.
+2
matlii
(12.12.25)
Bok yiyin demek lazım da işte insanlık bizde kalsın. Bugün de öğretmen kalitesizliğine doyduk.
+5
sekizdokuzon
(12.12.25)
kabalığın hiç bir durumda savunması olamaz. ayılık ve ökküzlük.
+4
gabe h coud
(12.12.25)
bence arkadaşlarında sorun var, el emeği verilmiş hediyeler şu dünyada herşeyden üstündür kötü bile olsa, siz kapitalist düzenin yozlaştırdığı insanları takmayın kafanıza, beğenmiyorlarsa kendileri bilir.
şu tip bir insanda olabilir mesela zorla kendine hediye aldırmak isteyen, kendinin değerini aldığı hediye ile ölçen, böyle bir öz güvensizliği varsa hoşuna gitmemiştir tabi.
0
eja
(12.12.25)
Bok yiyin +1

İyi veya köyü ben böyle şeylere daha çok değer veririm. Düşünülmüş emek verilmiş. Bence gayet güzeller
0
Rondak
(12.12.25)
bence gayet güzel olmuş. tebrik ederim.
arkadaşların paçoz. kalitesiz insanlar.
ama yine de şunu demeden edemeyeceğim. el emeği şeylerin değeri eskisi kadar yok. sanayide verimlilik çok arttı, bolca seçeneğe çok ucuza erişebiliyoruz. yani kazak örmek yerine kazak alıp hediye etmek daha avantajlı olabiliyor. tasarım, teknoloji, kalite, maliyet konusunda el emeği eskisi gibi cazip değil.
el emeği ürünleri sadece çok yakınlarımız ile paylaşmak daha doğru olabilir.
+1
abelardo
(12.12.25)
Bugün de buna sinir oldum :/ bacım adres veriyorum bana kargola hakkını veririm dsfdsdf

Emeğine sağlık çok da güzel olmuş bazı insanlar böyle baltalı ilah gibi. Heves kırmak için fırsat kolluyorlar
+3
kullanicadi
(12.12.25)
ben beğendim, güzel ayrıca beğenmiş olmam da bir kriter değil. çevrendeki öküzleri temizle.
0
kisa
(12.12.25)
Tatlış bence ya üzülme
-1
arbre
(12.12.25)
bence bir paket daha yap ve içine şöyle kocaman kalın bir dildo koy.
bu ne işe yarıyor diye sorarlarsa açıklarsın.
+2
deranzo1
(12.12.25)
Çok tatlı görünüyorlar elinize sağlık.
Her zaman gelen hediyeleri beğenmeyebiliriz tamam ama bunu belli etmek çok ayıp.
Hak etmeyen insanlara bu kadar ince düşünmeyi bırakın ya boşverin.
+1
mutekebbir
(12.12.25)
Emeğinize sağlık. Kabalık edilmiş net olarak. Beğenmeseler bile usulen teşekkür etmeli, ne işe yaradığını anlamasalar bile nezaket göstermelilerdi. Normal olan budur. "Daha iddialı" hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz.

Mesajınızdan dahi ne kadar hevesle bir çaba içerisine girdiğiniz yansıyor. Hevesinizi körelten, çabanızı hak etmeyen insanlar için canınızı sıkmaya değmez.
0
dediysem dedim
(12.12.25)
Bana vermiş olsan ben çok coşkulu bir tepki verirdim. Beğenmesem de hiç belli etmezdim. İnsanlar kötü kalpli bence.
0
Gradient_tabanlı_mor
(12.12.25)
nezaketen hiçbir hediyeye laf edilmez birincisi. ayriyeten bu bir el emeği, eşdeğer her seri üretim ürününden kat kat değerli. burun kıvıranlar anladığım kadarıyla öğretmen? eğer böyleyse ülkedeki öğretmenlerin bu kadar temel eğitimden eksik olmalarına çok şaşıracağım. görgüsüz insanlar nasıl bireyler yetiştirecek? ülkede varoş çok var, o yüzden tepkiye şaşırmadım ama bu insanların öğretmen olma olasılıkları beni hayrete düşürdü.

bu arada cevabım emeğinizden bağımsız ancak fotoğraftakiler bence çok tatlı.
+1
eileengray
(12.12.25)
Samimiyetle çok çok özür dilerim peşinen ama öyle arkadaşın amına koyayım.
+2
kumandanim
(12.12.25)
şu hediye verme olayını salt ihtiyaca, alanında iyi olan markaya, maddi değerine, işlevselliğine indirgeyenlerin iticiliğini tarif etmenin imkanı yok.

HİÇBİR ZORUNDALIĞI olmayan biri gelip emeğini, vaktini, parasını güzel düşüncelerle harmanlayıp ortaya bir şey çıkarıyor ama paşalarımız/prenseslerimiz sanki kendilerine hediye vermekle şereflendirilmişiz de bu "basit" hediyelerle o şerefi lekelemişiz gibi davranıyorlar, gel de delirme!

@dediysem dedim +1
+2
m e b
(12.12.25)
Kendileri yapamadığı ve düşünemediği için kıskanmışlar. Bok yesinler gayet de güzeller ellerinize sağlık.
0
suicides underground
(12.12.25)
Çok güzeller, ellerine sağlık. El emeği benim için çok değerli. Bu tarz hediyeleri küçümseyen biri karakterini belli eder.
+1
Kahvedesu
(12.12.25)
çok güzeller elinize emeğinize sağlık. o insanlara ne bir hediye verin ne de bir hediye alın bu saatten sonra. sizin değerinizi anlayamamışlar.
0
koela
(12.12.25)
El becerinin sıfır olduğunu söylemişsin ama bu sıfır haliyse ben bir şey demiyorum :)
Şahane olmuş, eline sağlık. Laf söyleyen arkadaşlarına da söylenecek çok şey var da boşver.
+2
rock n roll
(12.12.25)
Bence "düşünülmek" çok güzel ve çok kıymetli bir şey. İlk bakışta nedir bu diye sorabilir insan, kitap ayracı olması çok mantıklı geliyor sonra. Ürünün ne olduğundan ziyade sırf o kişiyi düşünerek bir şey yapman, üstelik el emeği bir şey yapman bence çok kıymetli. Yanlış insanlara verilmiş +1 Dünya hassas kalpler için cehennemdir:)
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(12.12.25)
Çok güzel olmuş. İnsanlari fazla ciddiye almayin
+1
topkapiaksaray
(12.12.25)
Evet yanlış kişilere değer vermişsin, evet alınganlığın artmış, evet kendine güvenmediğin bir alandan ürün vermemelisin. İyi yaptığın şeyleri öne çıkarmalısın. Kimin insan kalbi taşıdığı artık belli değil çünkü.

Ek: örneği gördüm hiç de başarısız veya çirkin falan değil. Kendi hakkını da yeme bir zahmet.
0
muhayyer divan
(12.12.25)
ilk bakista kitap ayraci olduklarini anlamadim ama bence gayet guzeller.

bu kisilerin ogretmen olmasina ayrica uzuldum. pedagojik formasyonun geldigi noktaya bak.
+1
Sour
(13.12.25)
(14)

Bu saat güzel mi? Hangi rengi daha iyi?

hadi ya la
Mavi/yeşil olan mı, yoksa bej mi?edit: pardon, link eklemeyi unutmuşumhttps://www.youtube.com/shorts/8ZXzrVq0N30
Mavi/yeşil olan mı, yoksa bej mi?

edit: pardon, link eklemeyi unutmuşum

www.youtube.com
0
hadi ya la
(10.12.25)
mavi/yeşil
-1
elorelia
(10.12.25)
ortada bi saat yok
0
koela
(10.12.25)
bej daha iyiymiş
0
nahtoderfahrung
(10.12.25)
link geldi, pardon :')
0
🌸hadi ya la
(10.12.25)
yeşil
0
kisa
(10.12.25)
bej
0
koela
(10.12.25)
kafam daha da karıştı. ben yeşilciyim aslında. ne yapsam ki, ikisini de mi alsam :(
0
🌸hadi ya la
(10.12.25)
elbetteki yeşil. dijital renk yeşil olarak kullanılır, saat de dijital bir saat. daha uyumlu.
0
ground
(10.12.25)
Bej rengi daha ferah duruyor
0
grimavi
(10.12.25)
bej-yeşil ikilisi toprak tonlu ya da bej ağırlıklı kombinlerinize gider.
0
black holes in the sky
(10.12.25)
ergen saati bu.
0
mikahakkinen
(10.12.25)
Saat guzel mi sorusuna cevabim hayir.
0
hot potato
(10.12.25)
bunu gorunce aklima tas kafa tras olan mobiletci tayfa geldi. :D
0
cooperr
(10.12.25)
Gerçekten Türkiye'deki algısı kötü mü? Yabancı forumlarda, YouTube videolarında insanlar çok güzel yorumlar yapmış. Yabancı insanların yoğunlukta olduğu bir üniversitede çalışıyorum, bilemedim. 32/E.
0
🌸hadi ya la
(12.12.25)
(6)

Soğuk espri

egerbiryolcu
Sever misiniz (yapmayı ya da maruz kalmayı)Yapan kişi için mizah zekası hakkında fikir verir mi (olumlu olumsuz)En ufak kelime oyunları, şakalari her konuda soğuk espri kastım.Ben mesela eskiden çok yapardım artık koreldim. Sadece çok rahat bir iletisim-ortamda hissedersem gökten vahiy gelmiş gibi a
Sever misiniz (yapmayı ya da maruz kalmayı)
Yapan kişi için mizah zekası hakkında fikir verir mi (olumlu olumsuz)
En ufak kelime oyunları, şakalari her konuda soğuk espri kastım.

Ben mesela eskiden çok yapardım artık koreldim. Sadece çok rahat bir iletisim-ortamda hissedersem gökten vahiy gelmiş gibi aniden peşpeşe siralayabiliyorum. Ama kasildigim veya normal bir ortamda yapamıyor ya da yapmıyorum. Sebebini bilmiyorum.

Ben severim bu arada yapılmasini.
0
egerbiryolcu
(10.12.25)
Yersiz yapılanı, samimi olmayan kişiden duyulanı çok kötü.
Bu şekilde yapan kişinin kendini çok zeki zanneden ve sosyal zekası çok düşük olduğunu düşünürüm ve genel olarak zihnimde o kişiyle ilgili eksi puan yazar.

Samimi arkadaşlarla veya doğru ortamda çok zekice gelir. O içten içe utanma duygusundan mazoşist bir zevk alırım.
+5
michael_knight
(10.12.25)
yapmam yakın arkadaslarım yaparsa gülerim ama cevremde cok da kelime sakası yapan yok.
0
koela
(10.12.25)
çok severim.

memet ali erbil, nejat uygur, huysuz virjin hastasıyım. ne zaman karşıma çıksalar izlerim.

www.youtube.com
+1
yurtsuz john
(10.12.25)
eşime ve çocuklarıma sürekli yaparım. onlar sıkılıyorlar bazen ama ben çok eğleniyorum.
+1
ground
(10.12.25)
Her soğuk espri kalitesiz değildir. İyisini çok severim. İçinde zeka pırıltıları olması lazım. Yoksa yapandan soğurum.
+1
faberkastelli
(10.12.25)
Yakın çevreme yaparım sadece. Severim. İnce espriyi ya da kara mizahı da severim. Soğuk espri her an yapılmaz tabii.
0
cemallamec
(10.12.25)
(4)

Saç ekimi yaptırmadan önce ve sonra dikkat edilmesi gerekenler?

Bartebly
Merhabalar,Özellikle befor-after fotoğraflarına bakınca saç ektirenlerin saç çizgisinin çok yapay olduğu görülüyor. Bunun olmaması için doğal bir çizgi için ekimi yapacaklarla konuşulacak elbette ama böyle yapılırsa iyi olur dediğiniz bir şey var mı? Bunların yanı sıra nelere dikkat ememizi önerirsi
Merhabalar,
Özellikle befor-after fotoğraflarına bakınca saç ektirenlerin saç çizgisinin çok yapay olduğu görülüyor. Bunun olmaması için doğal bir çizgi için ekimi yapacaklarla konuşulacak elbette ama böyle yapılırsa iyi olur dediğiniz bir şey var mı? Bunların yanı sıra nelere dikkat ememizi önerirsiniz?
Teşekkürler
0
Bartebly
(09.12.25)
Şu tip haberler dolaşıyor ortalıkta.
Bekle bence.

www.instagram.com
0
Mirket
(09.12.25)
dikkat etmeniz gereken tek şey ekim sıklığı ekim aralıgı hepsi bu
0
koela
(09.12.25)
Cevapları duyuruda arıyorsan ekim sonucundan memnun olmayacağını garanti ederim.

www.sacekimisonuclari.com
0
HellKeePer
(09.12.25)
Şuan 65.gündeyim memnunum gidişattan, daha tam anlamıyla normale dönmedi.

Çizgiyi kendin çizmen önemli,
Kanal yönlerine dikkat ediyorlar mı o önemli, çizgi çok aşağıda olursa yeterli kök olmaz seyrek kalır gibi bir risk söz konusu,
Çokta özel olmayan şampuan ve nemlendiricileri kullanmak önemli,
Sonrasında mezoterapi yağı filan önemli bölgenin gerginliğini alması için,
Bende çim adam olmaktan ve operasyondan çok korkuyordum,
Yani bir miktar yapay olacak tabi ama sonuçta buna şükür diyoruz.
Durum iyise daha bilindik doktorlar var, dhi tekniği var
0
kararsızataletfilozofu
(09.12.25)
(9)

trakya'nın neresi

banabırakbende
memur ailesi olarak trakyanın en yaşanılır yeri neresidir? ilkokul çağında iki küçük yavrumuz var. kirada oturulacak. gece hayatımız yok. bi şehirden beklentimiz sakin ve güvenli olması. trakyanın neresi, neden?
memur ailesi olarak trakyanın en yaşanılır yeri neresidir? ilkokul çağında iki küçük yavrumuz var. kirada oturulacak. gece hayatımız yok. bi şehirden beklentimiz sakin ve güvenli olması.

trakyanın neresi, neden?
0
banabırakbende
(09.12.25)
trakyanın en güvenli şehri edirnedir. sakin mi bilmiyorum 2000 yılında çıktım edirneden ondan sonra ayda yılda bir ziyaret için gittim.


üniversite olmasından dolayı öğrencilerin yoğun olduğu bir yer. öte taraftan sınır olması sebebiyle polis jandarma sayısı çok yüksek. her 3 kişiye 1 polis veya asker düşüyor derlerdi eskiden.

edirnede iş imkanı sınırlı. o yüzden edirneden ayrılmak zorunda kaldım, memursanız iş sorununuz yoksa bence tam yaşanılacak şehir.


ev fiyatları yüksek.

öte yandan mesela sebze meyve fiyatları da istanbuldan edirneye gidene kadar yol boyunca artıyor. bulgarlar çok alışverişe geliyor edirneye o yüzden hani oturayım bi yerde yemek yiyeyim desen muhtemelen diğer yerlerden daha fazla hesap ödersin.
sabah işe gidiş geliş saatlerinde trafik de oluyodur muhtemelen. yazın bir de edirnede kimse kalmaz. herkes yazlığına eneze erikliye falan gider. öğrenciler memleketine gider.


böyle böyle yazmaya başlayınca aslında güvenlik dışında yaşanılacak bir yer olmadığını anladım :) ha güzel mi güzel tabi :)
+1
Fodera
(09.12.25)
trakya'da yaşıyorum, tek çocuklu memur ailesiyiz.

bir kaç yıldır edirne'nin bir ilçesinde yaşıyoruz, daha öncesinde de tekirdağ'ın bir ilçesinde yaşıyorduk. beklenti sakin ve güvenli olması ise kırklareli merkez. ama azıcık da şehir hayatı olsun, bir miktar da dışarıda vakit geçirilecek bir şeyler olsun diyorsanız edirne merkez. memursanız yeşil pasaport da varsa, edirne merkezden canınız istedikçe plan program yapma gereği duymadan yunanistan/bulgaristan gezmeleri de yapabilirsiniz. hoş kırklareli için de aynı şeyi yapabilirsiniz gerçi ama çok daha butik bir şehir. şehir merkezinde sahil de olsun, akşam ailece sahile inip çay kahve içelim çocuk da sahil kenarındaki parkta eğleşsin derseniz de tekirdağ merkez. kısacası üç il merkezi de sakin bir yaşam isteyen memur için güzel yerler.

ben şahsen merkez ilçelere geçebilir olsam üçüne de razı olurum.
+1
wilhelmwasmuss
(09.12.25)
trakya deniyorsa benim de tercihim kırklareli olur. edirne biraz daha karışık kalıyor bence, sınır bölgesi olmasından dolayı illa bir hareketlilik var. Kırklareli tam bir memur ve yerli şehri benim gördüğüm. bence biraz da sizin gezmeniz etmeniz görmeniz gerekiyor. bence güzel şehirler hele ki kırklareli ama soğuğu da pistir, ülke içinde bir yere gitmek istediğinizde istanbuldan geçmek zorunda olmanız vesaire aslında büyük sıkıntılar.
0
denizgonen
(09.12.25)
edirne'de 6 yıl yaşadım. hayatımın en sakin, en güvende hisettiğim, en güzel yıllarını yaşadım. belki de öğrencilik dönemi olduğu için ekstra güzel gelmiş olabilir ama yine de şehirde mutluyduk. hareket istediğimizde harekete gidiyorduk, sakinlik istediğimizde sakinliğe gidiyorduk. edirne merkez yalnızca hafta sonları biraz kalabalık oluyor ama o da istanbul'un 10'da 1'i falandır. çocuk için de güzel bir şehir bence. kesinlikle edirne diyebilirim.
0
cisimcik golgi
(09.12.25)
iş sebebiyle bir kaç haftayı tekirdağ'da geçirmiştim. hayat pahalılığının, hele ki kiraların istanbul'dan farklı olmadığını söylemişlerdi. bence fazlasıyla sakin ve yavaş bir şehir. güvenlik kısmını bilemiyorum.
0
lil siztah
(09.12.25)
çerkezköy hem istanbula yakın hem sessiz sakin hem şehir hem köy
-1
koela
(09.12.25)
havakirliliği oranlarına bakmanızı öneririm, sanırım çerkezköy veya çorlu kışın hava kirliligi olabiliyor.
0
liberal
(09.12.25)
çerkezköy,kapaklı en kötüsü bence.

Beklentiye göre değişir. Çorlu ve Lüleburgaz büyük ve iyiler fakat hava kirliliği problemleri var. Edirne ve kırklareli ilçeleri gerçekten lüleburgaz hariç çok çok küçük ve beklentinizi karşılamayacak yerler. Tekirdağ,kırklareli veya edirne merkez derim ben olsam.
+1
biravekahve
(09.12.25)
Kırklareli çok göç almasına rağmen diğer illere göre daha küçük bir yer.
Olanaklar kısmen var yinede.
Organize sanayi var büyümekte olan.
Avm yok desek yeridir.

Edirne daha büyük bir yer.
Avm filan var. Sanayi yok.
Karaağaç, meriç filan var ama merkezde çokta bir şey yok gibi

Tekirdağ çok daha büyük bir yer zaten. Sanayi var gibi.

Siz ilçeler veya köyler mi düşünüyorsunuz, yada il merkezleri mi ?

İlçe veya köy düşünmüyorsanız kırklareli ne kadar güvenli olsada eskiye nazaran göç çok aldığından trafik mevcut, park yerleri sıkıntılı
0
kararsızataletfilozofu
(09.12.25)
(9)

Tatil fotosu gösteren arkadaş

Mirabel
Arkadaşıma ziyarete gittim. Açıp telefondan japonya fotolarını gösterdi. Neredeyse 40 dk sürdü ve bitmedi. Aşırı sıkıldım ve heykel fotosu, avm fotosu, ışık, çiçek fotosu falan gösterdi. Yarısında işim var deyip çıktım. Gerçi kocasının çektiği fotoları da istedi bi de ordan gösterecekti.Devam etseyd
Arkadaşıma ziyarete gittim. Açıp telefondan japonya fotolarını gösterdi. Neredeyse 40 dk sürdü ve bitmedi. Aşırı sıkıldım ve heykel fotosu, avm fotosu, ışık, çiçek fotosu falan gösterdi. Yarısında işim var deyip çıktım. Gerçi kocasının çektiği fotoları da istedi bi de ordan gösterecekti.
Devam etseydi en az 1.5 saat sürecekti. Başta ilgimi çekti gerçekten sonra çok sıkıldım ve iş bahane edip çıktım. Ayıp oldu mu sizce? Çok sevdiğim bir kişi. Bu devirde kim kime dakikalarca seyahatte çektiği fotoları gösterir anlata anlata?
+3
Mirabel
(08.12.25)
Ayıp olmamıştır da bu tip durumlarda en iyisi çat diye konu değiştirmek veya lavabo bahane edip gitmek sonra telefonla görüşüyor gibi yapmak.
+1
gobekliraki
(08.12.25)
5-10 dk olsa neyse 40 dk uzun sürmüş tadını kaçırmış
+1
HellKeePer
(08.12.25)
Tanıdıklarla iletişimde bazı hususları gözden kaçırıyoruz. Böyle sevincini dakikalarca anlatanlardan çok parasızlığı veya hastalıklarını "uzun uzun" anlatanlara denk geliyorum. uzun uzun konuşmalarla da bu rahatsızlıklar giderilmiş olmuyor. Karşıdakinin de yapacağı çok çok tavsiye vermek
ya da üzülmüş görünmek .

Arkadaşınız anladığım kadarıyla büyük görünen ama hala içinde bir çocuk saklı. Doğrudan kendisini ilgilendiren konularda pek bütünü göremiyor ve zamanı yönetemiyor olmalı. O nedenle bir konudan diğerine geçemediğinden bir fotoğraftan diğer fotoğrafa geçiyor.
O 40 dakika oldukça uzun bir süre.
Benzeri durumda ben olsaydım arada ,
- bir bardak daha çay alabilir miyim?
- kolonya var mı ?
apartmanın temizliği, mantı tarifi gibi şeylerden bahsederdim sanırım.

Soruya cevap :
Ayıp olmadı . Onun Japonya'yı değil de misafirini düşünmesi, anlaması lazım.
Yine de size iade- i ziyaret yaptığında o kalın aile albümünü diğer odadan getirmeyin .
+1
diyecevaplandı
(08.12.25)
Ayıp olmuş. İş bahane edip çıkacağına alternatif konuşulacak konu yapılacak aktivite söyleseydin ya da boş ver fotoğrafları zaten instagram'da paylaşırsın oradan görürüm, gel şunu anlat deseydin.
+1
gabe h coud
(08.12.25)
20 senedir aynı sorunlardan şikayet ediyorsun sen arkadaşlarına arkadaşların da sana alışmıştır artık ayıp olmaz.
+2
kizil karga
(08.12.25)
tamam ya yeter sıkıldım sonra gosterirsin gel bir şeyler yiyelim ya da sunu yapalım demek cok mu zordu :)
+2
koela
(08.12.25)
Bence ayıp olmamış, ben de yapardım. Hem de işi bahane etmişsin dümdüz sıkıldım da dememişsin. Sözlü olarak istediği kadar anlatsın şurda başımıza şu geldi, şöyle geleneği varmış şaşırdık, şurasına sen bayılırsın vs. gibisinden ama ekrandan o kadar uzun süre kimse katlanamaz (bu yüzden story'ler 15 saniye)
Burda sayıp sövenlere de aldırma, onlar 15 saniyelik story'leri bile sonuna kadar izlemeden kaydırıyolar.
+1
megalomaniac
(08.12.25)
görgüsüzlük bu ya. düğün fotolarını da gösterseydi. empatisiz düşük arkadaşlardan uzak dur. onun yaptığı görgüsüzlük. bir daha ararsa açma.
+1
mikahakkinen
(08.12.25)
Okurken darlandım 40 dk nedir 10 dk bile çok arkadaşın ayıp etmiş
+1
basond
(09.12.25)
(13)

Ne düşünüyorsunuz aşağıdaki foto hakkında?

Kahvedesu
https://eksisozluk.com/img/tafdf2wa
-1
Kahvedesu
(07.12.25)
Kısıtlı bir kesim için böyle ama genel olarak katılmıyorum, yani instagram'da ya da tv'de gördüğümiz birbirinin benzeri insanlar (estetik makyaj vs) toplumun genelini kapsamıyor, etrafımızda "normal" insan çok var.
+1
kizil karga
(07.12.25)
İki gün önce Bostanlı'da dolaşırken kafama takılan şeyin birebir resmini yapmışlar valla.
0
Mirket
(07.12.25)
Bunu yapmak istediler ama başaramadılar bence. Çünkü bu bir ekonomik rahatlık gerektiriyor ve o rahatlık bizde yok 😍
-2
muhayyer divan
(07.12.25)
Düz fön terörü işte. Düğünlerde gelin hariç herkes bu şekilde.
0
ground
(07.12.25)
Doğruluk payı var ama abartılı biraz.
+1
etna
(07.12.25)
Fön değil olay. Dudaklar, makyaj, saçlar hep aynı. Takım elbise gibi. Giyersen bizdensin. Bu da human suit.
+1
gabe h coud
(07.12.25)
Doğru değil. 90'ların da bir modası vardı, görselde ima edilen yanlış. Her dönemde belli bir eğilim var, ama kimse de tek tip değil. Bu muhabbetler bitmiyor ayrıca... antik çağda bile bu tarz şeylerden yakınan insanlar var.
0
akhenaten
(07.12.25)
romanya'da yaşıyorum ve hiç bir kadın birbirine benzemiyor. çok değişik tipte kadınlar var partiye gitsen de bükreşte metroya binsen de.
0
rain when i die
(07.12.25)
goz onundeki ve parali insanlar icin buyuk oranda dogru.
goz onunde olmayan ve cok da parasi olmayan ortalama insan icin ise kismen dogru diyebiliriz.
0
cooperr
(08.12.25)
Belli sosyokültürel ve maddi seviyenin üzerindeki kişiler için doğruluk payı var.
0
onyx
(08.12.25)
%100 dogru bir görsel
0
koela
(08.12.25)
Sokakta gördüğüm insanlar böyle değil +1 Çeşit çeşit insan var.

Sosyal medyada böyle olabilir onu bilmiyorum kullanmadığım için.
0
peki madem
(08.12.25)
türkiye için yarı geçerli. Yurtdışı için geçersiz.

sık gezen biri olarak söylemek isterim, bu kadar estetik operasyon türk ve arap kadınlarına özel bir şey.
0
galahad reloaded
(08.12.25)
(4)

Mobilyaya yeni yılda zam gelir mi?

paintit
İllaki gelir de yani hani ocak ayına girer girmez fiyatlar çat diye mi yükselir? Birtakım mobilya ihtiyacımı gidermek için doğru zamanı kolluyorum.
İllaki gelir de yani hani ocak ayına girer girmez fiyatlar çat diye mi yükselir? Birtakım mobilya ihtiyacımı gidermek için doğru zamanı kolluyorum.
0
paintit
(07.12.25)
bir eşya almak için hep doğru zaman şu an.
0
f02561
(07.12.25)
@f02561 yok bee o eskidendi. Mart ayında doğtaştan 175 bin tl lik eşya aldım zam gelir diye. O zamanda çoook büyük -sözde indirim- vardı. Aynı ürünleri almak için siteye şu an giriyorum sadece 500 tl artmış.

Bu sene aynı şekilde kombi aldım, klima aldım, kurutma makinesi aldım hiç birisi deli gibi artmadı. Hatta 1 ay önce airpods aldım o bile 1500 tl civarı düşmüş.
+1
al basmadan donu var
(07.12.25)
asgari ücret zammı açıklanınca diğer zamlar peş peşe gelir diye düşünüyorum.
0
elorelia
(08.12.25)
kasım aralık ocak subat zam aylarıdır muhtemel gelir. çünkü vergi zamları gelecek
0
koela
(08.12.25)
(16)

İkinci el kıyafet alıp giyer misiniz?

slm ben yalnız komando yasin
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
0
slm ben yalnız komando yasin
(07.12.25)
Bit pazarı gezen bir insan olarak kaset cd kitap dergi dekoratif obje ıvır zıvır bir çok şey aldığım olmuştur ancak kıyafet ayakkabı asla.
Bunların tutuldukları ve satıldığı şartları görüyorum bu pazarlara boşuna bit pazarı denmiyor... Şimdi diyeceksin ben retro vintage mağazasından alıyorum onların da tanesi 5 liraya çuval çuval buralardan dolduruyorlar. Bazı kıyafet yapısı gereği yıkanmaya ya da yüksek sıcaklıkta yıkanmaya müsait olmayabiliyor ben güvenip almam büyük oranda hijyen kaygısı benimki. Alıp giyen yaklaştıran çok var bir sözüm yok ama bana göre değil.

Edit. Dolap gibi uygulamalar özellikle kadınlar bu tabuyu daha kolay aştılar gibi erkeklerde daha nadir zannediyorum mesela ceket belki alınabilir daha ileri sanmıyorum. Bir de eskiden eş dost akraba arasında özellikle çocuk genç yaşlarimizda böyle değişim olurdu ama tekstil çok daha ulaşılabilir olduktan sonra kalmadı gibi. Mesela bir arkadaşım küçük/ büyük gelen bir kıyafeti giyer misin derse yine az bir ihtimalle kabul ederim.
0
anon1m
(07.12.25)
Evet giyerim ve giyiyorum.
Bir tişört üretebilmek için o kadar çok su harcanıyor ki; kaç canlının içeceği su aslında bu. Dünyamız kaynak bakımından çok zengin değil. Üretim yapılırken ortaya çıkan atıklar, çevre kirliliği, hava kirliliği de cabası.
Bu arada bu insanları da köle haline getiriyor. Daha çok çalışıyorlar, daha az para kazanıyorlar. Birileri de daha çok zengin oluyor.
Benim montum ikinci el. Üç yıldır da giyiyorum. İnsanlara bakma sen. Buna laf eden empati yoksunu, bencil ve cahildir.
+1
rock n roll
(07.12.25)
Temizliğine inandıktan sonra giyerim .
+2
diyecevaplandı
(07.12.25)
mezuniyet kıyafetimi dolap'tan almıştım en fazla kaç kere giyeceğim diyerek. ama günlük ve sürekli giyeceğim bir şey almadım.
0
black holes in the sky
(07.12.25)
ilk sahibi bildiğim bir insan ise alıp giyerim. Bilmediğim biriyse kolay kolay almam. Hele ayakkabı asla.
0
al basmadan donu var
(07.12.25)
kesinlikle giymem. pahalı diye marka ikinci elde almam onun yerine bütçemin el verdiği bir marka alırım. aynı şekilde çakma bir üründe kesinlikle almam.
elektronikte bile ikinci el tercih etmem.
-1
my fault
(07.12.25)
bizim halkin biliyorsun ki cogu monser. salcali ekmege methiyeler düzerler ama ikinci el kiyafet falan aman allah korusun.
ikinci el ayakkabi, ic camasiri, corap giymem ama temizligine inandigim kazak, polar, sweatshirt, kaban gibi kiyafetleri ikinci el de giyerim. özellikle gercek yün ya da kaz tüyü gibi hayvansal ürünle yapilmissa ikinci el olmasi daha da iyidir.
özellikle bebeklere ve cocuklara ikinci el almak cok mantikli bana kalirsa. bebegime de ikinci el kiyafet temiz olmasi kaydiyla alirim. cocukken de teyzemin kizindan bana cok kiyafet gelirdi.

bunun benim icin durumu olmak ya da olmamakla alakasi yok. kaynaklarin heba edilmesinden rahatsizim, yarattigimiz cöp daglarindan rahatsizim, bu ürünleri almak icin bir ofiste degerli vaktimi skk skk gecirmekten cok rahatsizim.
bir kitap okudum ufkum acildi diyebilecegim bir kitap yok ama bir röportaj var. ikinci ele yönelmemin en büyük sebebi pepe mujica'nin 10 sene önce izledigim su röportajidir: www.youtube.com
bu röportaji izledikten sonra saatlik olarak ne kadar para aldigimi hesapladim.
yeni bir sey almadan önce onu almak icin kac saat calismam gerektigini hesap ediyorum. hayatimdan bu kadar kaybolan saati bunun icin harcamama deger mi diye düsünüyorum. bu tutum, alisveris aliskanliklarimi tamamen degistirdi. ciddi bir yükten kurtuldum. eksisozluk.com
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.12.25)
2.el deri ceket alma fantazim var. bunun dışında giymem.
0
michael harddd
(07.12.25)
Giyiyorum.
+1
peki madem
(07.12.25)
her şeyin ikinci elini alırım ama kıyafet almam. eş dost tanıdık giymişse o zaman ikinci sahibi ben olurum ama pazarda satılan ikinci el kıyafeti almayı düşünmüyorum. açıkçası çok bir sebebi yok ama sebepsiz bir prensip belki de.
0
abelardo
(07.12.25)
Ben giyerim.
0
Kahvedesu
(07.12.25)
dolap'tan giyilmemiş ya da etiketli ürün aldığım oluyor. hepsi de tarif edildiği gibi geldi şansıma. giyilmiş şeyi şöyle tercih etmiyorum; ben eşyalarıma çok iyi bakıyorum, kıyafetlerimde ip çekiği, yırtık, sökük gibi şeyler olmamasına dikkat ediyorum. olursa tamir ediyorum; iyi sonuç vermezse o kıyafetten soğuyorum genelde. (bu sebeple eşya ödünç vermeyi de sevmem.) bazı insanlar bunu hiç sallamıyor. bakıyorum kullanılmış çanta koymuş; saplarındaki deri aşınmış, her tarafından ipler sarkıyor vs. bunları incelemekle uğraşmayı göze alamadığımdan tercih etmem. bir de yıkanmayacak şeyleri asla alamam; ayakkabı, deri eşya gibi.
0
lil siztah
(07.12.25)
giyerim. yıkadıktan sonra çok problem etmem.

kendi kızıma daha çok kullanıyorum hatta ikinci el. çocuğa yeni kıyafet almak çok mantıksız gelir. bu 4. kışı daha sıfır montu olmadı, hep dolaptan aldım. iç giyim tarzı ürünler ve ayakkabı tercih etmem sadece. yani şöyle; ikinci el ürünleri alıp bakımını yaptıktan sonra satan mağazalar olsa ayakkabı bile düşünülebilir.
+1
elorelia
(08.12.25)
Para verip alma alışkanlığım yok. Abimin eşinin eskilerini giyerim. Arkadaşlardan da küçüldü, uymadı vb. denip önerilen kıyafetleri alırım. Nerede beleş oraya yerleş insanıyım. :) Genelde aldığım eşyaları tepe tepe kullanırım. Sıkıldığım tek tük şeyi değerlendirebilecek kişilerden rica edip ihtiyacı olanlara göndermeye çalışıyorum.
0
auroraaurora
(08.12.25)
temizliğine kullanımına gore değişir. avm de ya da giyim magazalarında deneyip begendiğimiz tüm ürünler kullanılmıs giyilmiş ürünler zaten.
0
koela
(08.12.25)
kendi aramızda takas grubumuz var, dönem dönem kıyafet, çanta, ayakkabı vb. alıp veriyoruz. küçümsemem, tuhaf da gelmez, ekonomik kaynaklar da dünya kaynakları da sonsuz değil, en azından bunu yapabiliyor olmayı önemsiyorum. ayrıca tüketim çılgınlığına da görece kapılmamış oluyoruz.
0
Phoebe
(08.12.25)
(6)

Gece 3-4te uyanmak

gobekliraki
Sonra tekrar uyuyamamak gibi bir sorunum var. Ne yaptıysam olmadı. Spor, geç yatmak, melatonin, cedrina vs. Olmuyor. Gün içinde de öğleden sonra başlıyorum esnemeye. Alternatif önerisi olan var mı? 3 tane de antidepressan kullanmama rağmen. Ya da onların mı etkisi var?
Sonra tekrar uyuyamamak gibi bir sorunum var. Ne yaptıysam olmadı. Spor, geç yatmak, melatonin, cedrina vs. Olmuyor. Gün içinde de öğleden sonra başlıyorum esnemeye. Alternatif önerisi olan var mı? 3 tane de antidepressan kullanmama rağmen. Ya da onların mı etkisi var?
+2
gobekliraki
(07.12.25)
Normalde 8 civarı zirve yapması gereken kortizol seviyeniz erken zirve yaptığı için uyanıyorsunuz ve tekrar dalamıyorsunuz. Uyku için reçete edilen ilaçlar uyku sürekliliğini sağlayamıyor maalesef. Kortizol seviyesinizi düşürmeniz lazım.
L-teanin ve ashwagandha kısmen etkili oluyor. Aynı şekilde bitki çayları da. Meditasyon da deneyebilirsiniz.
Yurt dışında CBD sakızları çiğneyip çiğneyip uyuyor millet. Türkiye’de de piyasa girecek sanırım, ama hangi formda olacağı ve temin edilme şartlarını bilmiyorum.
+2
auroraaurora
(07.12.25)
Bu bir hastalığınızın semptomu da olabilir. O hastalık tedavi edilirse düzelir muhtemelen.
0
gnosis
(07.12.25)
cevabım yok ama benzer bişeyi ben de zaman zaman yaşıyorum; kendimden örnek vermeye geldim.
ben genelde bişeye takıksam (çoğunlukla bitirmem gereken sorunlu bir proje vd), dönemsel olarak bu durum başıma geliyor. uyandığım saniye "şöyle yaparım; olmazsa bunu yaparım" gibi düşünmeye koyuluyorum. hatta abartı durumlarda sırtımda fibromiyaljik belirtiler de başlıyor. rahatladığımda ise hepsi kayboluyor. bir hafta-on gün kadar sürüyor genelde (çünkü bu süre içinde "canımı mı alacaklar yea?!) moduna kavuşuyorum).
uyanınca bana kalkıp oturmak hiç yaramıyor; çünkü bir daha uykum gelmiyor ve yeni başlayan gün canlı cenaze gibi geziyorum. yatakta kalırsam tekrar dalabiliyorum bazen. gündüz fırsatım varsa uyurum; o sıralar gece uyanma sorunum yoksa, gündüz uyumak, gece uyanmama hiç sebep olmaz mesela. gün içinde çok yorulmak, spor, yoga, bitki çayı falan da işe yaramıyor. benimki tamamen anksiyeteyle paralel gidiyor ve hiçbir şey çare olmuyor. ne zaman ki ipleri gevşetiyorum; o zaman kendiliğinden yoluna giriyor.
0
lil siztah
(07.12.25)
bende de aynı durum var yaklaşık 1 - 1.5 aydır. çözemedim bir türlü.
0
inheritance
(08.12.25)
asırı stres. aynı saatte uyumaya gayret edin
0
koela
(08.12.25)
@koela uyumakta sorun yok da uyanmakta var. kaçta yatarsam yatayım bu saatlerde uyanıyorum. bugün de saat 4ü biraz geçe uyandım.
0
🌸gobekliraki
(08.12.25)
(15)

Bu flört de mi olmaz

euteamo
Her şeyin doğrusu bilen sevgili ekşiciler,Daha önceki yorumlarınız nokta atışı olduğu için yine size danışmak istedim.Malum bi etkinlikte tanıştığım bana bi yakın bi soğuk yapan saçma sapan biriyle buluşmuştum ve adam bana eski kız arkadaşlarını falan anlamıştı detaylı bir şekilde. saçma sapan bi ak
Her şeyin doğrusu bilen sevgili ekşiciler,

Daha önceki yorumlarınız nokta atışı olduğu için yine size danışmak istedim.

Malum bi etkinlikte tanıştığım bana bi yakın bi soğuk yapan saçma sapan biriyle buluşmuştum ve adam bana eski kız arkadaşlarını falan anlamıştı detaylı bir şekilde. saçma sapan bi akşam yaşamıştım. Her sabah günaydın mesajı vs yazan adam buluşmadan sonra da bir daha hiç yazmadı ben de ona yazmadım, ilginç bir deneyimdi ama biraz canımı sıktı itiraf edeyim. Çünkü normalde kafamı çevirip bakmayacağım adam bi kaç saçma mesajla yakın gibi davrandığı için resmen düştüm hahah.


Neyse biraz bu mevzudan kafam dağılsın diye uzun süredir tanıdığım (6-7 senedir ama toplam 4 kere biri de hariç hep başkalarıyla birlikte görüştüğüm) İspanyol bi çocukla daha sık görüşmeye başladım. Çok iyi Türkçe biliyor ve Türkçe konuşuyoruz bu arada.

Bu çocuk da sıkıntılı bir ilişkiden çıkmış bol dopaminli. O kızı unutmaya çalışıyor anladığım kadarıyla. App’lerden falan da birileriyle görüşüyormuş, kendisi anlattı. Onu hep ben davet ediyorum bi yerlere, o da geliyor. Bir kere bienal gezdik beraber çok eğlendik. 5 saat falan takıldık yemek yedik. (hesabı ben ödedim – bunu daha sonra beni evine davet ediyor onu açıklamak için söylüyorum). Güzel sohbet ettik ilişkiler neden yürümüyor vs muhabbeti oldu. O zaman bana applerden insanlarla görüştüğünü anlattı falan komik birkaç bişi. Eski kız arkadaşından ve dopamin mevzusundan bahsetti. Benim de bu buluştuğum saçma insanın bana yaşattığı sanırım aynı şey dopamin, bağımlılık yaptı haha

Neyse o akşam başka arkadaşlarımızla buluşmamız gerekiyordu, o sigara içmiyor ve dumana vs alerjisi var. Oturduğumuz yer öyle olunca o hiç oturmadan kalktı. Ben de çok ilgilenmedim açıkçası.

Buluştuğumuzda Türk kadınlarından yakındı, hepsi evlenmek ve çocuk istiyor falan dedi. Biraz itici geldi bu şekilde anlatması itiraf edeyim benim çocuk- evlilik gibi bi düşüncem yok ama yine de itici geldi. Bir de “pasaport olarak görüyorlar”. Dedi. Benim vize problemim yok o yüzden böyle rahat konuşmuş olabilir ama yine de itici geldi.

Yolda yürürken birinin beni süzdüğünü söyledi. Ben de fark etmedim dedim. Hakkaten de fark etmedim, etmem. O zaman ben Türk erkekleri gibi değilim dedi, işte biri bir kıza bakarsa onunla kavga etmem mealine gelen bir şey söyledi. Hindistanda öğrendiği bir masajdan bahsetti falan filan hahah ama genel olarak eğlenceli bi gündü.

Neyse bir hafta sonra ben yurt dışında bi yere gittim ve ona bi foto attım güzel bir sanat eseriyle. O zaman ona da kusura bakma başka yerde oturabildik, neden kalktığını anlayamadım falan dedim. O da işte önemli değil seninle çok güzel vakit geçirdim falan dedi. Yemeğe gel, yemek pişirmeye başlamak istiyorum dedi. Harika olur dedim. Bir daha yazmadı. Bu Perşembe oldu, Salı günü ben yazdım yarın senin o taraftayım işin yoksa buluşalım diye. O da bana gel dedi. Ben de işim geç bitebilir erken biterse gelirim dedim. İşim de erken bitti, çok yorgun olmama rağmen gittim evine. Ben biraz daha romantik bir şey bekliyordum sanırım. Gerçi çok kibardı ve gayet güzel bir yemek pişirmişti. 2 saat falan oturdum ve ertesi gün de işim olduğu için kalktım. Benimle metro istasyonuna kadar yürüdü. Gayet güzel bir sohbetti ama çok arkadaşça gibi geldi. Bana mı öyle geldi yoksa bilemedim. Acaba ben ona yemek ısmarladım diye mi eve davet etti, bilemiyorum. Dün akşam görüştük. Ne o yazdı sonra ne de ben. Bu adam beni friendzone mu yaptı acaba, bir şey çıkar mı? Tatlış bir insana benziyor, yorumlayım pls.
-1
euteamo
(04.12.25)
Ablam bu kadar değişik tipi nereden buldun. Bu kadar eve gidip cinsel öbüşme olmadıysa gay falandır. Olmaz kısaca. Uzatmayayım. Normal insan bul.
0
arbre
(04.12.25)
İçini kimse bilemez, ama anlattıklarıza bakalım;

1- Unutmaya çalıştığı birinden size bahsetmesi
2- İlişki konusu açılınca görüştüğü insanlardan bahsetmesi
3- Oturulan mekan sebebiyle başka yol önermeden ortamdan sıvışması
4- Türk kadınları özelinden "hepsi ilişki istiyor" vurgusu (ilişki yaşamakla ilgilenmiyor)
5- Birinin süzdüğünü söylemesi (wingman eğilimi)
6- Yoktan gelen kavgaya girmem muhabbeti (benden beklentin olmasın mesajı)
7- Konuşma başlatma ihtiyacı duymaması

Bunlar arasında bence en kritik olanlar 2. ve 4. maddeler. İlgi duyduğunuz birine hiçbir zaman böyle yaklaşmazsınız.

Bunları analiz edince sizi friendzone'a itmeyi geçtim. Umut vermemek için çaba harcıyor gibi. İlginiz olduğunu anlamış ve bu ilgiyi beslemek istemiyor.

Sonuç: Tamamiyle umutsuz.
+2
akhenaten
(04.12.25)
@arbre gayet kibar aşırı normal bi çocuk aslında, gay değil :-P
0
🌸euteamo
(04.12.25)
anlatılan son paragrafta netliğe dair bir şey yok. hep olaylardan ve flörtöz davranışlardan anlam çıkartılmış. ben artık bir şeyi hareket olarak ya net ya da söz olaraksa da net bir şekilde söylüyorum. açıkçası bunları net yapmadığınız şekilde insanlar gidiyor ve sizin anlattığınız şekilde bol kafa karışıklığı olan durumlar yaşıyorsunuz. netlik candır.
0
evimin paspasi
(04.12.25)
Olmaz, siradaki gelsin. Ama böyle mikroskop ile inceler gibi iliskiyi an be an anlam çıkarmak için inceler, kafaya takarsan zaten hic bisey olmaz. Sal be kardesim...
+1
duster
(04.12.25)
ayrıl koko diyorum.
0
mungojerry
(04.12.25)
@cosmicstring yani ciddi derken güzel vakit geçirmek istiyorum sadece normal bir insanla :-) daha nasıl net sinyal gönderebilirim onu da bilmiyorum. Şimdiye kadar her buluşmayı ben ayarladım. Bence o beni anladı ama eski kız arkadaştan dolayı onun kafası karışık. Bu bir soğuk bir sıcak yapan insanlar karşı tarafın dengesini altüst ediyorlar. O kızla yaşadıklarıyla karşılaşyürüyorsa benden sıfır dopamin aliyor çünkü kaos yok haha
-1
🌸euteamo
(05.12.25)
Öncelikle bir ilişkiden beklentiyi kesinleştirmek lazım. Ayrıca mevcut durumda karşı tarafın manipülasyonuna açıksınız. Evlilik, çocuk, vize muhabbetinde ağırlığınızı koymamışsınız, teslim olmuşsunuz.

Adam resmen one night stand'ın yolunu yapmış, gelecek sıfır. Endorfin, dopamin, serotonin, adrenalin salgılamak için güzel fırsat ama mantıklı bir ilişki için süper saçma bir seçim.

Eski eleman kızlardan bahsedince problem oluyor ama bu eleman online görüştüğü kızları anlatınca sıkıntı yok, destekli atabilirim ki yeni elemanın ekonomik durumu ve tipi eskisinden daha iyi.

Özet : Neeeexxxt.
0
kimlanbu
(05.12.25)
@kimlanbu desteksiz attın haha ekonomik durum da tip de sanırım eşit. ikisi de çok tipim değil aslında ama diğeri hakkaten deliymiş. adam görüntülü arayıp tüm evini göstermişti - yatak odası, banyosu dahil haha - bana yakınmış gibi yapmak için. bu arkadaşın evine gittim ve sadece salonunu gördüm hahaha. diğer arkadaş gerçek bi deliydi sanırım. ayrıca öbürüyle buluşmamız date'ti hakkaten ve saçmaydı eskilerden bahsetmesi. ispanyol arkadaşı yıllardır tanıyorum date gibi buluşmadık ve konuşurken gelişti ben de anlattım. ayrıca yemekte eskilerden hiç bahsetmedi gibi. Ama haklısın maalesef manipülasyonuna açığım, kabul.
0
🌸euteamo
(05.12.25)
Normal değil anlattıkların.
Adamın evine gitmişsin sevişme olmamış. İspanyol da sıkıntı var.
0
Cezcez
(05.12.25)
senin baktığın gibi bakmamış çocuk bu olaya. sen flörtleşmişsin ama o sıradan arkadaş gibi yaklaşmış. belki kafasında seninle ilişki yaşamayı düşünmüştür ama seni koyacak yer bulamamıştır.

bu çocuk tanıdıkça daha çok nefret edeceğin biri. bu konularda pek yanılmam. ben o vibe'ı aldım. şu an sevgilin olmadığı için yeni yeni görüştüğünüz için her şeyi sana güzel geliyor can sıkan şeyleri de tolere ediyorsun ama tanıdıkça daha tersi olacak.

gelişmelerden bizi haberdar et.
0
koela
(05.12.25)
bu kadar direkt bir insanın romantik bir ilgisi olsa çok net belli ederdi. seninle arkadaşça ilgileniyor.
0
orpheus
(05.12.25)
@koela niye öyle dedin ya haha Türk erkeklerinden zaten tanıdıkca nefret ediyoruz ispanyoldardsn da mı öyle olacak
0
🌸euteamo
(05.12.25)
İncitmeden kırmadan nasıl anlatırım bilemedim ama,
Nefes alsın yeter kafasındaki aç Türk erkeği alışkanlığından sıyrılıp,
Seçici, doymuş, Avrupa erkeğine geçiş yapamamışsın diye düşünüyorum.
Adam seninle ilişkiyi mevcut durumdan daha öteye taşımak istemiyor işte.
Çok basit değil mi?
0
Mirket
(05.12.25)
O kadar ileri gitmek istememiştim ama,
Her sabah günaydın mesajları yazan adam ilk buluşma sonrası iletişimi kesiyorsa,
App'lerde dolaşan adam, hep senin aramanı bekleyip o kadar davetkar davranışı görmezden geliyorsa
adamlarda yanlış aramayı bir kenara bırakman gerekmiyor mu? Nefes alıyor olman yetmiyor demek ki.

Aynı şey erkek halimle üstüste iki kez bana olsa, öncelikle dişçime giderdim. Nefesim falan mı kokuyor diye.
0
Mirket
(05.12.25)
(7)

Screen recorder with web

kozm
Merhaba galyalılar, Ekran kaydı almak istiyorum fakat bunu bir app indirmeden, bu hizmeti veren bir web platformu var mıdır?
Merhaba galyalılar,

Ekran kaydı almak istiyorum fakat bunu bir app indirmeden, bu hizmeti veren bir web platformu var mıdır?
0
kozm
(04.12.25)
pc için diyosan windows ekran kaydı alıyor yada ekran kartı üzerinden alabilirsin
0
koela
(04.12.25)
Mac icin diyorsan da program indirmeden Quicktime ile ekran goruntusu kaydedebilirsin. Ne Windows ne Mac icin program/app indirmeye gerek yok yani.
0
sertac akin
(04.12.25)
Hiç görmedim öyle bir şey. App indirmeden olmaz kanımca.
-1
dalmakotuolur
(04.12.25)
www.loom.com

loom ile eklenti ya da program indirmeden görüntü kaydedebilirsiniz tarayıcı üzerinden
0
biseysorcaktim
(04.12.25)
beatbox yapan metalci
(04.12.25)
windowsta da macosta da ek program indirmeden yapılıyor gayet. üstte bahsedilmiş.
windowsta windows+g duşuna basarsanız menü açılır.
0
jelly bear
(04.12.25)
macos'ta Command + shift + 5
0
co2s2
(04.12.25)
(28)

Lise kütüphanesi için kitap desteği yapar mısınız?

kobuzchu kiz
Tekirdağ'da bir anadolu lisesinin kütüphanesi için kitaplara ihtiyaç var. Hepimiz 3-4 kitap göndersek çok güzel olmaz mı? :)Direkt internetten satın alıp göndermek, evdeki kitapları kargolamaktan daha ucuza geleceği için ve Amazon'da istek listesi paylaşmak çok kolay olduğu için okulun edebiyat öğre
Tekirdağ'da bir anadolu lisesinin kütüphanesi için kitaplara ihtiyaç var. Hepimiz 3-4 kitap göndersek çok güzel olmaz mı? :)

Direkt internetten satın alıp göndermek, evdeki kitapları kargolamaktan daha ucuza geleceği için ve Amazon'da istek listesi paylaşmak çok kolay olduğu için okulun edebiyat öğretmeni bir liste oluşturdu. Direkt oradan alıp öğretmenimize ulaşmasını sağlayabilirsiniz. (Satın alınan kitaplar listeden düşüyor, özellikle kontrol ettim, böylece aynı kitabı birden fazla kişi almamış oluyor.) Kendi kütüphanenizden veya başka bir site üzerinden göndermek isterseniz detaylı bilgi için @üğpoıuy'a mesaj atın lütfen.

www.amazon.com.tr
+6
kobuzchu kiz
(04.12.25)
var mı benden başka yollayan :D (gaza gelen olur mu acaba?)
+4
kisa
(04.12.25)
kisa +1
+3
lazpalle
(04.12.25)
Ben listeden özellikle en sevdiğim kitapları seçtim yolladım valla. Listede olmayan bir kitabı da göndermek istiyordum, öğretmenimiz eklerse bir tur daha alışveriş yapacağım. :)
+3
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
Yolladım ben de.
+4
kumandanim
(04.12.25)
en uygunlardan bi sepet yaptım ben :D iyi düşünmüşsünüz.
+4
elorelia
(04.12.25)
destek oldum ben de.
+5
koela
(04.12.25)
Affınıza sığınarak sorayım.
Buradaki konu nedir?
Yurdumun fakir yörelerinde bir ilkokul için olsa anlayacağım,
Evinin kütüphanesini bağışlayıcılar hedefleniyor olsa yine anlayacağım.
Tekirdağ, Lise ve Amazon kelimeleriyle bağış konusunu bir araya getirmeye çalıştım.
Başaramadım.
Neyi kaçırıyorum ben.

Ben görev yaptığım lisede şöyle bir şeye heveslendim, (bana) desteğinize ihtiyacım var şeklinde bir açıklama olsa, ona da tamam diyeceğim de.
+4
Mirket
(04.12.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
Amazon'dan alıp göndereceksen bu liste dışından gönderemiyorsun diye biliyordum (o yüzden göndermek istediğim bir kitabı listeye eklesinler diye bekliyordum) fakat şimdi tekrar baktım, listeden herhangi bir kitabı sepete ekledikten sonra başka kitap eklersen beraber gönderebiliyorsun. Listeden bir şey eklemezsen hediye olarak gönderemiyorsun, @üğpoıuy'dan adres alıp adresi girerek göndermen gerekiyor.

Diğer soruların cevabı bende yok. :)
0
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
@Mirket
(git: 1616433) şu duyuru üzerine ben @üğpoıuy'a ulaşıp bilgi istedim, kitapları göndereceğimiz okulun kütüphanesinin çok zayıf olduğunu ve kütüphaneye kitap eklemeye çalıştıklarını söyledi. Kendi kitaplığımdan kitaplar seçip göndermeyi düşündüm fakat kargo çok pahalı, kitap gibi ağır nesnelerin kargosu daha da pahalı oluyor, o yüzden evden göndermek yerine internetten satın alıp göndermeyi daha mantıklı ve ekonomik buldum.

Sonra da, duyuruda belirttiğim gibi, Amazon'da istek listesi yapmak ve oradan alıp göndermek çok pratik geldiği için böyle bir şey yapabilirler mi diye sordum, yaptılar. İlk duyuru çok az görüntülendiği ve artık bir de istek kitap listesi eklendiği için yeni duyuru açtım. Mevzu bundan ibaret.

Arzu ederseniz evinizin kütüphanesinden de gönderebilirsiniz elbette. Ya da mantıklı bulmadıysanız hiçbir şey yapmazsınız. Ve maalesef ülkemizin her yerinde fakir okullar, boş kütüphaneler var. (İzmir'in göbeğinde okulun hademesi olmadığı için çocuklarının sınıfını nöbetleşe temizleyen veliler tanıyorum, "fakir yöre" olmasına gerek yok.)
+4
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
iyi niyetli kolektif eylemler çok hoşuma gidiyor.
bir kaç kitap aldım listede yer alan, 1 tane de listede bu da olmalıydı dediğim bir kitabı yolladım. umarım daha önce alınmış olduğu için listede görünmüyor değildir.

çok güzel bir seçki yapılmış, kimisi okuduğum çoğu ise okumak için heves ettiğim kitaplar.

mirket'in sorgusu yerinde bence. ama okullarda kitaba bütçe ayıramayan çok öğrencinin olması ve bazen bir kitap okumanın bile insanlara fayda sağladığı düşünülünce; alınan bazı kitapların hiç okunmayacağı ihtimalini de göze alarak okul kütüphanesi oluşturmayı çok yerinde buluyorum. teşekkürler.
+7
biseysorcaktim
(04.12.25)
Şu kitaplar olur mu diye mesaj attım @üğpoıuy'a, mesaj okundu ama geri dönüş yapmadı.
-2
i'm gonna start a revolution from my bed
(04.12.25)
@biseysoracaktim'in yazdığı ilk cümlenin etkisiyle çorbada tuzum olsun isterim. Adres paylaşılırsa Amazon'dan ama liste dışı katkıda bulunmak isterim.
+4
Mirket
(04.12.25)
@mirket listeden mesela en ucuz kitabı sepete atıp sonra üstüne başka kitaplar ekleyince göndermek mümkün oluyor, alternatif çözüm olarak ekleyeyim buraya.

@i'm gonna start a revolution from my bed yapacaktır, o sırada zamanı yoktur ya da o da öğretmene sorup cevap bekliyordur belki :)
+3
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
@kobuzchu kiz, Konuya senin yaklaşımına ve yaptıklarına ancak saygı duyulur. Maksadımı aşıp seni eleştirmiş gibi oldumsa, üzdümse bağışla.
+2
Mirket
(04.12.25)
@Mirket yok yok, olur mu öyle şey, hiç sorun yok, ben de neyin ne olduğunu daha net açıklamış oldum işte :)
+1
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
Şu duyuru ve altındak, konuşmalar ülke kalitesini 0,01 yükseltmiyosa ben de bi' şey bilmiyorum.
+3
kumandanim
(04.12.25)
Çok pratikmiş Amazon üzerinden göndermek. Organize edenlerin eline sağlık.
+3
auroraaurora
(04.12.25)
Lise ve kitap denilince, hemen aklıma elimdeki hiç kullanılmamış üniversite sınavına hazırlık soru bankaları geldi. Ancak baktım ki mesele bu değilmiş.
Duyuru daha açık yapılamaz mıydı acaba?
Elimizdekilerden de gönderebilir miyiz mesela?
Yoksa deprem zamanında olduğu gibi, illaki sıfır giysi ve yatak, battaniye isteyen kuruluşlara yapılan bağışlar gibi mi olacak?
Amazon'dan ve belli serilere ait kitaplar (!)
-3
pro9it9is9
(04.12.25)
@pro9it9is9
"Kendi kütüphanenizden veya başka bir site üzerinden göndermek isterseniz detaylı bilgi için @üğpoıuy'a mesaj atın lütfen."
0
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
Bir de şöyle bir şey var.

www.ptt.gov.tr
+1
Mirket
(04.12.25)
ben de gönderdim, aracı olduğunuz için teşekkür ederim.
+3
awlmi
(05.12.25)
Guncelleme: kitaplarin bi kismi bugun ulasmis cok tesekkurler <3 fotografli guncelleme de gelecek
+2
üğpoıuy
(05.12.25)
satın alındı listesini de görebileceğimiz bir yer var mı?
satın alınanlar listede görünmediği için bazı alımlar mükerrer oluyor ister istemez.
+3
biseysorcaktim
(06.12.25)
@üğpoıuy aslında Google drive'da falan bir spreadsheet oluşturup paylaşsan çok güzel olur gerçekten, alınan kitapları güncellersin geldikçe.
+1
🌸kobuzchu kiz
(06.12.25)
Fotografli tesekkurlu guncelleme: hizliresim.com simdiye dek ulasan kitaplar icin katki veren herkese tesekkurler

@bisey, alinanlar listeden ciktigi icin mukerrer alım amazonda olmuyor. ama @kopuscuyla konustuk bireysel gonderimde boyle bir durum ortaya cikabiliceni hatirlatti. O yuzden onerdigi listeyi hazirlicaz
+1
üğpoıuy
(08.12.25)
Paylaşım için teşekkürler, gönderdim ben de.
+2
daddy
(08.12.25)
Kardeşlerimize feda olsun :)
Vesile ve destek olanlara helal olsun !
Çok fazla aynı kitaplardan olmaması adına seçtiklerimi paylaşıyorum.

Kuzgun
Bozkır – Bir Yolculuk Hikayesi
Pal Sokağı Çocukları
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Morgue Sokağı Cinayetleri
Köpek Kalbi
+1
erty_ksk
(09.12.25)
Arkadaslar cok özür ama listeyi hazirlamaya vakit bulamiyorum kesinlikle, bazi ozel durumlardan oturu :( yeni gonderim yapacak birileri olursa buradaki kitap ismi paylasimlarina goz atmanizi rica etsem affiniza siginarak

Bi de zaten okul cok kalabalik. Bir kitabin birden cok olmasi pek kaynak israfi da olmayacaktir bi yandan
+1
üğpoıuy
(16.12.25)
(9)

Kış İçin Mont Önerisi?

elektr10
Hazır Almanya'ya da gidiyorken bir mont alayım diyorum totomu da biraz kapatan. Ama Türkiye'de de olan bir model/marka da istemiyorum açıkçası. The North Face, Jack Wolfskin, Columbia gibi markalar harici önerebileceğiniz bir marka var mı? Yoksa da bu saydığım markalardan şu modeli çok güzel diyebil
Hazır Almanya'ya da gidiyorken bir mont alayım diyorum totomu da biraz kapatan. Ama Türkiye'de de olan bir model/marka da istemiyorum açıkçası. The North Face, Jack Wolfskin, Columbia gibi markalar harici önerebileceğiniz bir marka var mı? Yoksa da bu saydığım markalardan şu modeli çok güzel diyebileceğiniz bir mont da olabilir tabii kesinlikle bunlar olmaz demiyorum.

Bir de Patagonia marka mont almak çok mu saçma olur? Overrated bir marka mıdır?
0
elektr10
(04.12.25)
yeni döndüm. buradan hiç almayın. direkt oradan alın. şu an yıl sonu sebebiyle güzel indirimler var.
0
galahad reloaded
(04.12.25)
arcteryx veya canada goose bakabilirsiniz. belli bir model oneremem ama iyi markalar.

online alabilecekseniz bende sundan var tavsiye ederim: houdinisportswear.com

ben bu kadar pahaliya almamistim ama, indirimliydi.
0
lemmiwinks
(04.12.25)
Wellensteyn
www.wellensteyn.com
+1
arenas
(04.12.25)
www.decathlon.com.tr

Dün arkadasım bu montu aldı gayet iyi ve iş gorur. fiyatı da makul.
0
koela
(04.12.25)
dün de önermiştim, millet manyak diyecek ama save the duck –20°C'ye kadar tutar. yanında küçük poşetiyle gelir 1 dk içerisinde poşetine koyar yastık yaparsınız. gezerken sıcaklarsanız poşetiyle çantaya asıp gezersiniz yükü olmaz. benim isteklerim bunlardı ve karşıladı.
0
herseysoyledigimgibioldu
(04.12.25)
kis vakti -20'lerin ve bazi günler daha altinin bile normal oldugu bir yerde yasiyorum ve en sevdigim kis montlarimdan biri fjallraven. columbia, tnf falan elini öper.

patagonia kesinlikle overrated degil. bircok polarini uzun senelerdir memnuniyetle kullaniyorum. outdoor aktiviteler icin lightweight diye aldigim bir kaz tüyü montu da var. polar + kaz tüyü ikilisi cehennem sicaklarini olusturuyor ki kaz tüyü filling'i cok yüksek degil yani. ben memnunum, öneririm.

outdoor magazasina gidersen cok secenek göreceksin, aklini cok karistirma, hedef odakli arama yap.
helly hansen, haglöfs gibi nordik markalardansa (fjallraven haric) bence dis katmanda vaude, mammut, löffler (özellikle cok güzel kayak ekipmani üretir), maya maya, orthovox gibi avusturya/isvicre/almanya markalari benim kullanim tecrübelerime göre cok daha sicak, cok daha rahat, cok daha kaliteli.
ic giyimde ise nordik markalara daha cok yöneliyorum, mesela devold cok güzel, yumus yumus merino iclikler yapiyor. tavsiye olunur.

columbia begenmiyorum. tnf'nin yagmurluklari güzel. rab, mountain hardwear gene bakilabilecek markalar. eger outdoor olsun ama tasli masli süslü olsun diyorsan Sportalm Kitzbühel var ama bana hitap etmiyor :)
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.12.25)
Bu montları Almayada yazın da bulabiliyor muyuz, mevsim nedeniyle uygun oluyor mu?
0
iustitia omnibus
(04.12.25)
Wellensteyn +1, en iyisi
+1
kimi raikkonen
(04.12.25)
patagonia aldım hocam ve gerçekten çok çok iyi. üstelik çok ciddi indirimdeydi. teşekkürler öneriler için.
+4
🌸elektr10
(18.12.25)
(5)

İş yerindeki garip buhran

madurumdamadurum
Merhaba,İşe henüz yeni başladım sayılır ve benimle birlikte aynı departmana yeni başlayanlarda oldu. Geçen hafta birimizi işten çıkardılar ve kalanlarla devam ediyoruz. Bu süreçte bende terfi aldım ancak arkadaşın çıkışı üzerine sevinemedim ne yazık ki bu tabloda ya ben kalacaktım ya o imiş şu an se
Merhaba,
İşe henüz yeni başladım sayılır ve benimle birlikte aynı departmana yeni başlayanlarda oldu. Geçen hafta birimizi işten çıkardılar ve kalanlarla devam ediyoruz. Bu süreçte bende terfi aldım ancak arkadaşın çıkışı üzerine sevinemedim ne yazık ki bu tabloda ya ben kalacaktım ya o imiş şu an seçeneklerde ben kaldım.
Doğru düzgün durumu patronumla görüşemedim bile şaşkınlıktan nedir ne yapacağım maaşımda iyileştirme olacakmı bilmiyprım bile ancak önemi de yok gözümde.
Tek üzüldüğüm konu birimimdeki iki kişi son zamanlarda beni dışlamıştı ve bu dışarıdan da çok Belli olur hale gelmişti yinr de ben bu durumu çok umursamıyordum çübkü amacım iş yapmak ve işimi de en iyi şekilde yapabilmekti. Şimdi yakın olan diğer kız kaldı benimle birlikte ve bir anda bana karşı değişti iyi oldu. Ama ben suçluluk duyuyorum.
Keşke bu şekilde olmasaydı süreç, hiç istemez ve tahmin de etmezdim. Yöneticim aynı anda hem terfi konusunu hemde bu konuyu söyledi ve ben tepkisiz kaldım terfime sevinemedim modum düştü.. Yakın zamanda yanına giderek bu konuda o gün duygularımın karışıklığı sebebiyle olması gereken tepkiyi veremediğimi teşekkür edeceğimi söylemek istiyorum sizce yapmalı mıyım?
..
0
madurumdamadurum
(03.12.25)
Ne suçu ya işini iyi yap geç
+2
arbre
(03.12.25)
İkinizden biri işten çıkarılacakmış, sen daha iyi olduğun için o çıkarılmış. 'Tüh, niye ben daha iyiyim sanki, ne kötülük ettim de daha kötü olamadım sanki?' şeklinde bir suçluluk duygusundan mı bahsediyoruz tam olarak?
0
Mirket
(03.12.25)
kendini suçlamanı anlamadım hocam. bir şey mi yaptın ki ya da onlar hakkında bir geri bildirimin mi oldu da bu olaylar yaşandı ve suçlu hissediyorsun kendini?

olmasaydı daha iyi olurdu ama iş hayatında işten çıkarmalar ne yazık ki olabiliyor özellikle zam dönemlerinden önce.

şimdi iş yükü sana daha fazla binecek ve bence bu durumu kesinlikle konuş. hatta nedenini anlamadıysan neden bu işten çıkartılmanın olduğunu sor. bakalım ne cevap verecekler.

ve mutlaka maaşındaki zam oranını da sor tabii ki.
0
elektr10
(04.12.25)
kendini suclayacak karsı tarafa da acıyacak bi durum yok. onune bakmakta fayda var.
0
koela
(04.12.25)
Siz cikarilsaydiniz da diger kisi kalsaydi sevinecekti bile. Ben de cikarilabilirdim bak yirttim diye. Is hayatinda cok duygusal davranmaya gerek yok. Ben de iyi bir is bulmustum o tarafa gecmek icin cekindim yari yolda birakmayayim diye, isi elimden kacirdiktan sonra patronum elektrikli sobayi cok kullaniyorum diye (kapinin dibindeydim ve çok üşüyordum) beni cikartti :)
Kendi cikarinizi dusunun sadece. Kimseyle arkadas olmaniza bile gerek yok. Zamani gelince sizi satacak kisi sayisini arttirirsiniz sadece.
+2
matilda
(04.12.25)
(5)

north face yağmurluk

edgenabby
https://www.trendyol.com/the-north-face/quest-dis-katman-erkek-yagmurluk-nf00a8azbo91-yesil-xl-p-978257834?boutiqueId=61&merchantId=125613şunu alsam, içine de polar giysem, ankara kışı için yeterli olur mu?bahar da giyebileceğim bir şey almak istiyorum çünkü...
www.trendyol.com

şunu alsam, içine de polar giysem, ankara kışı için yeterli olur mu?

bahar da giyebileceğim bir şey almak istiyorum çünkü...
0
edgenabby
(03.12.25)
Kışın sadece bazı günlerini kurtarır. Soğuk günlerini kurtarmaz.
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.12.25)
bununla donarsın hocam içine kat kat da giyinsen. totonu da örtecek bir şey olmalı. ama ilkbahar/sonbahar için ideal.
0
elektr10
(03.12.25)
mont degilse bir rüzgarlıga bu kadar para verilmemeli bence. genellikle kapalı ortamalarda klima ya da kalorifer acık oldugu için ince giyinilir.
0
koela
(03.12.25)
Aynısının Colombia'sı var bende. İzmir'de söylediğin şekliyle kullanıyorum. Ankara'ya öyle gitmem.
0
Mirket
(03.12.25)
Ankara'dayım şu an hava 4-5 filan ince bir tsirt ve save the duck montla gezebiliyorum. Ben bu markaları pek sevmiyorum yurtdışına çıkıyorsanız veya çıkan birileri varsa 140-150 euro bandında -4-5'lere kadar dayanan bir save the duck aldırın derim.
0
herseysoyledigimgibioldu
(03.12.25)
(18)

Bu Davranış Fitne Çıkartmak Mı Oluyor?

lapetitemort
Diyelim ki sevgilinizle tartıştınız. Sevgiliniz de sizi çok az tanıyan güzin ablasına gitti ve dertleşti. O kişi de sevgilinize karşı sizi kötüledi, "bununla olmaz" tarzı söylemlerde bulundu. Siz de bunu barışınca sevgilinizden öğrendiniz.O yorumları yapan kişiye yaklaşımınız ne olur? Oluşturduğunuz
Diyelim ki sevgilinizle tartıştınız. Sevgiliniz de sizi çok az tanıyan güzin ablasına gitti ve dertleşti. O kişi de sevgilinize karşı sizi kötüledi, "bununla olmaz" tarzı söylemlerde bulundu. Siz de bunu barışınca sevgilinizden öğrendiniz.

O yorumları yapan kişiye yaklaşımınız ne olur? Oluşturduğunuz yanlış izlenimi düzeltici mi davranırsınız? Hiçbir şey olmamış gibi devam mı edersiniz? Yoksa o kişiyle hiç görüşmez misiniz bir daha?
-3
lapetitemort
(03.12.25)
yüzüne söyle, arkamdan böyle böyle atıp tutuyorsun,sen aramızı bozmaya mı çalışıyorsun? amacın ne diye.
+4
kisa
(03.12.25)
bununla olmaz demesini gerektirecek şeyler duymuş olduğunu düşünüp güzin ablaya değil söyleyene tavır alırdım ben.
+4
neira
(03.12.25)
yani bu arada çok duyduğum bir laf vardır "sen karışma onlar barışır kötü sen olursun" diye, işte senin sorduğun da aynen bu. güzin abla kendisinden fikir almaya gelmiş birini dinleyip seni tanımadan yargılama yapmış yani tarafsız.
+4
neira
(03.12.25)
Sevgiliyi değiştir bence. Boşboğaz. Seni ona anlatıyor, Onu sana anlatıyor.
+12
Mirket
(03.12.25)
sevgili 16 yaşında filan mı?
yani sevgiliyi gidip başkasına şikayet etmek sonra duyulanları da gelip sevgili ile paylaşmak çocukluk ile salaklık arasında kalan bi davranış.
güzin abla'nın size karşı bi sorumluluğu ya da sizi övme zorunluluğu yok ki. duyduklarına yorum yapmış.
+6
elorelia
(03.12.25)
ben sevgilime kızardım. ıyyk aramızda geçenleri sağa sola anlatıyor. daha neler anlatıyor Allah bilsin. bana gelseydi seni anlatsaydı ben de derdim, bırak şu zibidiyi, sana adam mı yok diye. ne desin kadın başka.
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(03.12.25)
Burada ilişki sorularına cevap veren herkes fitneci mi oluyor yani?
Anlatanı dinlersin, sorana fikrini söylersin. İnsani bir davranış bu. Fitneyle ne alakası var.
+10
Mirket
(03.12.25)
sevgilin neden laf taşıyor? bence sana aba altından sopa gösterme davranışı. yaptığı da iğrenç bi şey.
+5
deartheodosia
(03.12.25)
Kıskanç kız kankaların yüzde 90'ı böyle zaten. Dalga geçerim onunla.
-4
arbre
(03.12.25)
normal davranıyomuş gibi takılırım ama ya yeri gelirse inceden laf koyarım ya da sadece enerjimle veririm o kötülüğü.
+1
bxgx
(03.12.25)
eşimle sevgiliyken ilişkimin ilk başlarında anlatmıştım böyle bir arkadaşıma. biz barıştık, arkadaşım sonrasında bunu ısıtıp ısıtıp bana tekrar söyledi. kendime de sonra çok kızdım bunu nasıl yaparım diye işte ilk ilişkim, flört dönemleri. bundan sonra en yakınıma aileme dahil ilişkimi anlatmadım anlatmıyorum
0
Hallegadola
(03.12.25)
o kişiye bir daha akıl danısmamasını soyle. herkes sevgilisini yakın arkadasına güzin ablasına ahmet abisine kankasına anlatıyor. kim o cocuk mu diye sevgiliyi suclamaya gerek yok.

öyle insanlar genelde karsı tarafı kotuler cunku.
+1
koela
(03.12.25)
fitnecilik değil.

insanlar dertlerini arkadaşlarıyla paylaşılar. ister istemez de taraflı anlatırlar, kendi açılarından yani. olayın tamamını bilmeyen arkadaşlar da anlatanın tarafını tutarlar duyduklarına göre, bir de arkadaş olduklarından. o an gereken desteği verirler.

ha sevgiliniz taraflı değil de objektif olarak anlatmasına rağmen bu yorumu aldıysa, belki de dönüp kendinize bakmanız lazım cidden kırıcı veya yanlış bir şey mi yaptım diye.

bazen arkadaşlarımız bizim görmediğimiz gerçekleri görüp bizi önden uyarabiliyorlar.

bundan olmaz denilen ve gerçekten de ondan olmayan çok kişi/ilişki olmuştur. arkadaşların, sevdiklerin seni uyarır ama sen aşktan veya toksik bağdan kör olmuşsundur ve küser barışır durursun. sonunda da cidden olmaz ve ayrılırsın.

illaki kötü bir yorum olmayabilir. burada da herkes sürekli her türlü ilişkisi hakkında yorum alıyor. çünkü bazen dışarıdan bir göz bize görmediğimizi gösterebilir.

ben genelde objektif oluyorum eğer olayın tamamını duyduysam, arkadaşım haksızsa haksız olduğunu söylüyorum. sonra da bana kızıyor "sen benim arkadaşımsın benim tarafımı tutman lazım" diyor. bu sebeple de bazen ne olursa olsun onu destekliyorum: "sen haklısın, bu heriften bir bok olmaz" vs...
+2
art cat chocolate
(03.12.25)
Naçizane bir dost tavsiyesi. Eşiniz, sevgiliniz hakkında ayrılmış/boşanmış olsanız bile samimi, güvendiğiniz kişilerle bilgi paylaşmayın. Yarın barışırsınız, tekrar beraber olursunuz ama hayatınızdaki o kişiyle alakalı başkaları gereksiz detaylar öğrenmiş olur. Bazıları da meraklıdır, özellikle sorarlar :) onlara da “he” deyip geçin…
+2
yankee jumping
(03.12.25)
yapan kişinin niyeti kötü mü değil mi ona bakmak lazım bence. sevgiliniz olayı anlatınca öylesine yorum yapmış da olabilir. herhangi bir kötü niyetle yapmamış olabilir.
+1
Sadece soruyorum
(03.12.25)
Arkadaşlar mahkeme değil ki, arkadaş dert dinler destek olur. Ben sevgilimin, eşimin arkadaşını daha baştan ondan taraf görürüm. Zaten samimiyetim çok ilerlemez, birlikte otururuz ederiz, eğleniriz falan tamam ama o kadar. Doğrusu da bu bence.

Fitne çıkarmak olduğunu düşünmüyorum bu açıdan.

Diğer taraftan sevgilimin gidip her tartışmamızı arkadaşlarına anlatması benim için çok olumsuz. Bir kere yeri gelir bahseder, ama bu tekrarlıyorsa ciddi sorun. O ilişkinin taraflarından biri benim ve o olay benim de özelim. Ayrılırız arkamdan istedikleri kadar atıp tutsunlar önemli değil, ancak böyle evde ne yaşadığımı duyup bildiğine emin olduğum birilerinin olması benim için sorun açıkçası.
+1
akhenaten
(03.12.25)
bence partnerin arkadaşlarıyla dertleşmesinde sorun yok, aralarında konuştukları da aralarında kalır beni ilgilendirmez.

benim merak ettiğim eğer siz arkadaşla neden görüşmüyorsun gibi bariz bir durumu sorgulamadıysanız, partneriniz neden konuşmasını size aktarıyor? ve partnerinizin bu konuşmayı size aktardıktan sonraki beklentisi nedir? bence düşünmeniz gereken bu.

bir sebepten partneriniz arkadaşını sizin gözünüzde güvenilmez kılmaya, sizi ondan uzak tutmaya çalışıyor olabilir.
+2
tnz
(03.12.25)
Sorunlu bir sevgilin var dedik ama sen gidip barışmışsın, daha çok soru sorarsın gibi başarılar.
+2
ekimoloji
(03.12.25)
(9)

İlk izlenimde ezik algılanmamak için

egerbiryolcu
Bu kelimeden nefret ederim ama sanıyorum ki insanlar tarafından böyle algilanabiliyorum ve bu durum da artık gına getirdi. Beni yıllarca tanıyan insanlar az çok fikir sahibidir hakkimda. Ama onlar bile beni tam tanımıyor bence. Kimi sessiz biri olduğumu kimi nazik biri olduğumu laf arasında dile ge
Bu kelimeden nefret ederim ama sanıyorum ki insanlar tarafından böyle algilanabiliyorum ve bu durum da artık gına getirdi. Beni yıllarca tanıyan insanlar az çok fikir sahibidir hakkimda. Ama onlar bile beni tam tanımıyor bence. Kimi sessiz biri olduğumu kimi nazik biri olduğumu laf arasında dile getirir. Ama eskiden kırıcı şeyler de duyardım. Garip olan şey ise beni çok kısa süredir tanıyan bir insan bile "sen öyle biri değilsin sen tartismazsin ama ben yaparım ederim" gibi kendini güçlü konumlandirdigi cümleler kurabiliyor. İş yerinde mesela mobinge ugramistim. Mobinge ugramamin sebebi ise müdür yardımcısına karşı hakkımı savunmak, benim için skandal bir düşünce yapısına sahip olduğu için bunu dile getirmek olmuştu. Ben bu durumdan bir yıl muzdarip oldum bunu sorguladığımda ise insanlar bana sen sessizsin işte o yüzden üstüne gelmiş diyolar. E ama aksine kimse sesini çıkarmıyordu ben hakkımı savundum diyorum daha ne yapayım. Yakın zamanda üniversitede bir hocam beni fazla tanımadığı halde arkadasimla beni kiyaslamisti o senden daha zeki diye. Bunu ona düşündüren tek şey arkadaşımla daha önce iletişimde olması, arkadaşımın o hocaya hediye vermesi ve ortak projemizi direkt hocaya arkadaşımızın anlatması yani "yoğun girişkenlik"ti. Zira diploma notum, kpss puanım ve hocanın bayildigi proje fikrinin tamamen bana ait olması ortada. Üstelik bilen bilir duyuruda kendime yukleniyorum diye uzunca bir yazı yazmıştım. Tüm bunları yaşayıp sorumluluklarının bilincinde, hayallerime hayal katmaya devam eden bu yolda kimseyle uğraşmayan ama her ne sebeple insanların sıklıkla incitici söz ve davranışlarına yoğun şekilde maruz kalan biriyim. Dün gece mesela maruz kaldığım kabaliklardan biri aklıma geldi ve ağladım. Kimin ne hakkı var ki beni uykumda üzmeye.

Arkadaş ortamlarında şoyleyim. Samimiyet hissettiğim yerlerde kendimi açarim esprili biriyim herkesin sadiginin aksine konuşmayı anlatmayı da çok severim ama eğer rahatsız olduğum şeyler varsa kabuğuna çekilirim sessiz kalırım. Rahatsızlıktan kastım kötü şeyler değil sadece, mesela diyelim herkes aşırı konuşkan ben kimsenin sözünü kolay bölemem veya eskiden daha çok yapardım bunu biri bana bir şey sorarsa laf atarsa konusurdum. Bunu tabii astım ama yine de herkes o kadar hararetli konuşuyor ki lafa bir türlü giremiyorum.

Eskiden insanları çok alttan alırdım kendim kirilsam da onlar kırılmasın diye sineye çektiğim çok şey olurdu. Bu durumu da aşmaya baaladim. Hayatımdan insan cikarabiliyorum çok sevdiğim bir insan bile olsa baktım ki beni aptal yerine koymaya başlıyor artık yine çok kırıcı olmadan defteri kapatıyorum. Ağır şekilde üstüme gelenlere ise ona göre ben de karşılık veriyorum. Eski affediciligimi bilen insanlarda şok etkisi yarattığına şahit oldum.

İş meslek hayatı olarak ise çaliskan biriyim. Bunu baskalarindan da duyardım ama çok dillendirmeden fotograflamadan videolamadan yuruturdum calismalarimi (öğretmen). Hiç ders işlemeyen bir öğretmen bana "bu sene bı tık daha aktifsin" gibi bir cümle kullanmıştı şok olmuştum. Kendisi branş dersimizde çocuklara hiçbir şey yaptirmiyordu benim sınıfındaki çalışmalar duvarlarda bariz belli velilerin olumlu donusleri belliyken.

Okulda da kimseyle çok konuşmazdim dediğim gibi ilişki kurmakta zorlanır ve tek takilirdim. Bu kız niye hiç gülmüyor diyeni bile duydum.

Yani canımı sıkan o kadar çok şey yasamisimdir ki bunlar ilk aklıma gelenler. Takildigim şey kendi halimde olan ama gayet zeki çalışkan insan ilişkilerinde de nazik kavgacı olmayan biri olmak. Bunların sonucu zorbalanmayi mi hak etmek oluyor?

Ben de diyorum ki artık insanlara başka yüzümü göstereyim kimse hafife almasin haddini aşamasın. Mesela bu bir yeni arkadaş veya iş ortamı olabilir. İlk izlenimde böyle algilanmamak için nasıl davranışlarda bulunulmalı. Belki hiç yapmadığım farkındalığımın artacağı şeyler önerirsiniz.

Teşekkürler simdiden.
0
egerbiryolcu
(02.12.25)
En başta öz güvenini arttır. Bunun başı spor. Haftada 1 gün yüz. Duruşun düzelir. Bazı kızların duruşu çok kötü. Dik yürü. Ağırlık çalış.

Biraz ukala olmayı dene.
0
arbre
(02.12.25)
Duruş bozuklugum var evet yoksa fiziğim boyum çok iyi onu asmaliyim.
Ukala olmak bunun üstüne de çalışmam gerek sevdim bu öneriyi. @arbre
0
🌸egerbiryolcu
(02.12.25)
ben de ayni sebeplerden terapiye basladim, bana cesitli sebepler saydi boyle olmamiza neden olmus olacak. henuz aktif olarak bir degisimde bulunmadim kisa suredir yaptigim icin fakat farkindaligim artti, bu da degisimin ilk adimi gibi dusunuyorum. iplenilmemek konusu bazen cok canimi sıktığı için yakın zamanda en yakın arkadaşıma yakınıyordum (benim onu iplediğim kadar onun beni iplememesi konusunda), ters tepti, alıştığı insan farklı birşey söylemiş olunca resmen çıldırdı ve gerçek yüzünü görmüş oldum.

çare aktif olmak, başkaları ne der diye düşünmemek, bu da özgüvenin daha sağlam olmasına bağlı, kendine ne kadar inanırsan başkalarını o kadar az takarsın. uzun yıllarda oluşmuş karakterin hızlıca değişmesini beklemek gerçekçi olmaz ama, baby steps.
0
mirafiori
(02.12.25)
sen normalsin de sana şöylesin böylesin diyenler anormal olmalı. kendini değişitirmen gereken bir durum yok. insan şöyle birine dönüşmeliyim diyerek o kişi olamıyor. sadece tavırlarını ve insanlara yaklaşımını değiştirebilirsin o kadar. hem onlara kendini ispatlamak zorunda degilsin.

gora da ceku diyo ya arif ben dünyaya ayak uydurabilecek miyim? bırak dünya sana ayak uydursun diyo o misal.

dert etme sen öyle de güzel bir insansın.
+4
koela
(02.12.25)
İs hayatında karşılaştığın zorbalıklar meslektaşlarımızın genelinin düşük IQ lu olmasından kaynaklanıyor. Ben de genelde zorbalanırdım öğretmenler odasında. O kısmı mümkünse kafana takmamaya çalış. Diğer alanlarda neyi nasıl halledersin bilemiyorum, terapi yardımcı olabilir.
+1
sekizdokuzon
(02.12.25)
mutlak sevdiğin, sevildiğin bir insan sana gözlemlerini iletecek ve sen de bunları süzgecinden geçireceksin. ablama dişlerini yaptır ablacım derim. kardeşime de saçlarını kısa kestirme derim. başkasına demeyeceğim şeyler bunlar. yoksa herkesin bir çıkarı var ve samimi değiller. mutlaka sebebi dışarıdan belli oluyordur, farkında olmanı sağlayacak insanlara danış.
0
gabe h coud
(02.12.25)
daha az empati yap. daha fazla kendini sev. önceliğin kendin olsun. yüksek enerjili ol. bu otomatikmen özgüvenini arttıracak. sonrasında baskın taraf haline geleceksin ve bu sorunları yaşamamaya başlaycaksın. bu hayat sporunu yapmak istiyorsan pr'ını reklamını iyi yapacaksın bir de.
0
archmeister8
(02.12.25)
@arcmeister8
O kadar doğru bı şeye değindin ki gerçekten aşırı empati kuruyorum dediğim gibi eskiden beni aglatsalar bile karşılık versem onları uzmekten cekinirdim. Halbuki yalnızlığı seven de bir insanım ama dışardan kendime bakınca sanki insanlar benden vazgecmesin diye her şeye katlaniyorum. Halbuki öyle değil. Empati olabilir sebep.
+1
🌸egerbiryolcu
(02.12.25)
ukala falan olmayı kesinlikle deneme herkes nefret eder senden.

bu tamamen özgüvenle alakalı. sakin ol. her şeye atlama, dinle, ortama adapte olunca sen de hafif hafif kaynaş.

güzel giyin, gerekirse bi tık daha fazla harca görünümüne, bakımlı ol, saç sakal vs. güzel kok.

biraz spor yap, duruşun düzelsin vs.

ama ukala asla olma.

kibar ol, ufak iltifatlar et.

vs. vs.
0
gurur
(02.12.25)
(5)

isi kabul etmeli miyim?

voltairem
Slm, istanbul besiktas’ta bulunan meshur bir universitenin esit agirlik bolumunden mezunum. 2 aydir is bulamadim. Bir tane buldum ama maasi dusuk ve hayalimdeki sirket ortami yok. Ancak daha fazla evde durursam kafayi yerim. duzgun bir yer bulursam hemen yeni yere gecerim, burayi cv’ye de yazmam. ka
Slm, istanbul besiktas’ta bulunan meshur bir universitenin esit agirlik bolumunden mezunum. 2 aydir is bulamadim. Bir tane buldum ama maasi dusuk ve hayalimdeki sirket ortami yok. Ancak daha fazla evde durursam kafayi yerim. duzgun bir yer bulursam hemen yeni yere gecerim, burayi cv’ye de yazmam. kabul etmeli miyim?
0
voltairem
(01.12.25)
evet
+1
elorelia
(01.12.25)
merhabalar, anladigim kadariyla ilk isiniz olacak? yani ne mezunusunuz ve nasil bir is ariyordunuz da bunu bulduniz bilemiyorum ama mesela beyaz yaka bir sirkette is ariyorsaniz ve begenmediginiz bir sirketten kabul aldiysaniz, hele de ilk isiniz ise, kesinlikle kabul etmelisiniz, is isteyken bulunur bu bir ikincisi henuz is yasamina iliskin hicbir deneyiminiz yok demektir, yani 'toplantiya nasil katilinir'dan tutun da, sabah ise nasil gidilir, insanlar nasil selamlanir, email nasil yazilir vs. Bunlar basit gibi gorunebilir ama emin olun gorusmelerde ve bir sonraki isinizde deneyiminizin olmasi cok onemli. Calistiginiz sureye bagli olarak, mesela girer girmez CV'ye yazip evet is aramayin cok sacma ama 6-7 ay sonra hala is bulamadiniz, CV'nize yazabilirsiniz ve oyle aramaya devam edersiniz.
elbette muhasebe isi ararken supermarkette kasiyerlik ya da garsonluk isi bulduysaniz cevabimiz farkli olabilir, ben benzer isler olarak varsaydim.
+2
kassiopeia
(01.12.25)
kabul et, işin varken iş bulmak daha kolay olur hep, uzun çalışırsan (1+ yıl) cv ye de yaz utanılacak bir şey değil.
+2
ravenudon
(01.12.25)
kabul etmelisin
0
koela
(01.12.25)
Hayalimdeki şirket ortamı yok demişsin ama hayalindeki şirkete gidebilmek için böyle yerlerde tecrübe kazanman gerekiyor zaten.
Ulaşım filan sorun değilse Başkası kabul etmeden sen başla.
+4
etna
(01.12.25)
(19)

İstanbul Dünyanın en güzel şehri sözüme inanıyor musunuz?

tahirkemalbozoglu
Bu masala inanan var mı gerçekten.Adam onlarca ülke, şehir gezmiş. İstanbul en iyisi, en güzeli diyor. Abi şehirde nefes alacak, yürüyüş yapacak ne park var ne kaldırım var. Her yeri sıkışık , dar, nedir bu İstanbul masalı gerçekten ogrenmek için soruyorum.
Bu masala inanan var mı gerçekten.
Adam onlarca ülke, şehir gezmiş. İstanbul en iyisi, en güzeli diyor. Abi şehirde nefes alacak, yürüyüş yapacak ne park var ne kaldırım var. Her yeri sıkışık , dar, nedir bu İstanbul masalı gerçekten ogrenmek için soruyorum.
-6
tahirkemalbozoglu
(30.11.25)
Istanbul bir turist icin muhtesem bi sehir ama onun disinda yasamak icin cok guzel diyemeyiz evet. Her seyden once bir kere cok kalabalik, korkunc bir trafigi var, bir yerden bir yere gitmek zulum. Belli basli yerler disinda da cok kotu sehirlesme ve ayni zamanda dediginiz gibi yesil alan sikintisi var.

Tum bunlarin yani sira surekli yasayan, aktif, kultur sanat etkinlikleri olan, bogaza sahip, keyifli bir deniz ulasimi olan, tarihi ve kozmopolitligiyle de muhtesem bir sehir.

Bu tarz isler subjektiftir aslinda, cok da fanatik gibi savunmaya gerek yok, bireysel olarak ben de yasamak icin cok uygun bir sehir olarak gormuyor ve size katiliyorum.
+1
bosver nicki
(30.11.25)
Aslında cidden çok güzel bir şehirdir fakat hem toplum halk olarak hem devlet-hükümet olarak senelerdir güzelim şehrin içinden geçtik, geçiyoruz. Sadece Akp özelinde değil, öncesinde de içinden geçilmişti. Akp geldi onlar da içinden geçti, biz halk olarak da içine ettik.

İstanbul'un Roma'dan aşağı kalır yanı yok. Hatta iddia ediyorum, fazlası bile var; Boğaz Köprüsü.

Yabancılar çok seviyor İstanbul'u. Avrupa ülkelerine gittiğimde lokal turlara katılıyorum, İstanbul'dan geldim dediğimde akılları çıkıyor. Güzelim şehrin içine ettik hep birlikte.
+1
put it in your appropriate place
(30.11.25)
Bunu diyen hayatında başka bir yer görmemiştir. Ancak nufusu 5 milyondan az bir istanbul için güzel derdim. Bunun için de 1920 lerde falan olmamız lazım. Full stres, trafik, kişisel alan yok gibi
0
michael harddd
(30.11.25)
dünyanın en güzel şehri mi bilmiyorum ama senin kötülediğin kadar da değil. baya iyi bir şehir, dünyanın en eğlenceli ve güzel şehirlerinden birisi. böyle oldugu için kalabalık zaten. güzel olup kalabalık olmayan yok ki. new york, londra kalabalık değil mi? ayrıca kalabalık olmayan yerler de var. hafta içi gündüz gezmek baya keyifli. yürüyüş yapacak yer çok var. on tane sayarım şimdi. avrupa yakasında maçka parkı, bebek sahili, istiklal caddesi, gülhane parkı, yenikapı, florya ve yeşilköy sahil şeridi, anadolu yakasında üsküdar sahil, caddebostan sahil, fenerbahçe parkı, bağdat caddesi, maltepe sahil şeridi, ve daha pek çok yer var. şehir içi olarak kadıköy moda taksim beşiktaş nişantaşı. kültürel etkinlik olarak yine zorlu, vadistanbul, pek çok spor salonu konser ve etkinlik alanları ile dolu bir şehir. bu şehri beğenmiyorsan güngörenden dışarı çıkmamış olman lazım
0
abelardo
(30.11.25)
Senin için dünyanın en güzel şehri neresi?
O şehrin bulunduğu ülkenin reddit sub'ına gidip burası dünyanın en güzel şehri bence, katılıyor musunuz diye yerel dilde sor; sen İstanbul için ne kadar negatif düşünüyorsan onlar da o kadar negatif konuşacak.

Dünyanın nefes alması, park etmesi en kolay, parkları yeşili en bol şehrinde(neresiyse fark etmez) İstanbul'un sahip olduğu güzelliklerin hiçbirini bulamayacağını iddia ediyorum.
E demek ki onlar senin için önemli değil bunlar önemli, demek ki İstanbul "sana göre" dünyanın en güzel şehri değil.
Aynı şekilde, başkaları için öyle.

Dünyadaki insanların İstanbul'u neden bu kadar beğendiğini anlayamayacak olmak bana biraz kıt fikirlilik geliyor üzgünüm, o yüzden böyle Bilale anlatır gibi yazdım. Yoksa bu sorunun olması gereken cevabı: sana göre değil ama bazılarına göre öyle.
-1
Bruce
(30.11.25)
"gelirin yıllık 200 bin dolardan fazlaysa evet mis gibi şehir. ayda 80-100k tl kazanıp abi istanbul yeaa diyenler özellikle beyaz yaka tayfa bence biraz salak
0
f02561
(30.11.25)
istanbu'da doğdum büyüdüm ve onlarca ülke, yüzlerce şehir gezdim. istanbul'u ilk 10'a bile sokmam. ne yaşanılabilirlik olarak, ne ekonomik olarak, ne sağlık açısından vs. vs.

ama istanbul'u 5-10 gün geçirmiş çok yabancıyla tanıştım. avrupa'lısı, amerika'lısı. çoğundaki izlenim çok başka. yani en sevdiği şehir mi dersin, bi daha gitmek için plan yapanlar mı dersin, heyecanlı heyecanlı fotoğraflarını gösteren mi dersin. batılı bir turist açısından hem bu kadar oryantal ve orta doğu yanı olup hem de bu kadar batıya adapte, modern ve güvenle gezebildikleri çok az yer var.

keza iddia ediyorum, oligarkından arap emirlerine, abd'li milyonerlerden uzak doğunun kilit isimlerine pek çok kişi şu an istanbul'da ve onların gözünden de çok başka bir şehir. çünkü parayla deneyimin bu kadar değişebildiği fazla şehir yok. bu apayrı bi konu.
0
gitdaddy
(30.11.25)
soylenenlere bir sey eklemek istiyorum. istanbul kozmopolit bir sehir degil. istanbul'da yasayanlarin ne kadari yabanci? resmi rakamlara gore bir milyon civari. yani neredeyse %5 civari. birincisi bu cok dusuk bir oran. ikincisi bu %5'in zaten cok buyuk bir bolumu ulkesinden kacmis ama avrupa'ya gidememis siginmacilar ve gocmenler. kucumsemek icin soylemiyorum. fakat kozmopolit sehir boyle olmaz. yani guzel, eglenceli vs. oldugu icin kalabalik diyorsunuz ama yabanci yok denecek kadar az (yani tercih edilen bir sehir degil). ayrica ic gocun nedeni de istanbul'un guzel, eglenceli vs. olmasi degil maddi kaynakli. bunu zaten istanbul'daki carpik kentlesmeden gorebilirsiniz.

ikinci deginmek istedigim konu da dunyanin en guzel sehri diyenlerin kimler oldugu. yani bunu soyleyenlerin cogu turk, yabanci birinden istanbul'un dunyanin en guzel sehri diye bir sey duymadim. evet, guzel sehir cok duydum ama turistik olarak gittiginde cogu yer guzel zaten, nihayetinde sinirli bir sureyle gidiyorsun, turistik yerleri geziyorsun, planin programin oluyor, butcen oluyor vs. elbette bu kaos, carpiklik, tuhaflik yabancilara da otantik, enteresan geliyor.

ucuncusu mesela hangi ranking'te istanbul birinci cikmis bilen var mi? ben bilmiyorum. ayrica soyle bir durum var. bazen en cok ziyaret edilen sehir cikabiliyor. ama bu rankinglerde transfer yolcularinin seyahatleri de eklenebiliyor. soyle ki turk hava yollari'nin bir servisi var, biliyor muydunuz bilmiyorum ama transfer yolcusuysaniz ve ucaklariniz arasinda belirli bir saat farki varsa ucretsiz sehir turuna katilabilirsiniz. ustelik yemek, muze girisleri vs. dahil ucretsiz. bilmiyordunuz degil mi? asagida kaynak verdim. iste bunlar da genelde ziyarete dahil ediliyor. tabii ziyaret etmek en guzel sehir oldugunu dusundukleri icin olmayabilir veya ziyaret sonrasi bu dusuncede olmayabilirler.

kisacasi bu goruse katilmiyorum, ama zevkler ve renkler tartisilmaz tabii.

kaynak: www.turkishairlines.com
0
Sour
(30.11.25)
@bruce

“Dünyanın nefes alması, park etmesi en kolay, parkları yeşili en bol şehrinde(neresiyse fark etmez) İstanbul'un sahip olduğu güzelliklerin hiçbirini bulamayacağını iddia ediyorum.”

Ne alakası var abi. Senin yapılaşman rezaletse, insana verilen değer yerlerdeyse, yapılaşma, ulaşım ve bireysellik vs kimsenin umrunda değil herkes olabildiğince vurdumduymaz ise tarihi alandan yok, geçmişten gelen mirastan filan da kurtaramazsın bu işi. Hoş o da kalmadı da. Yapılan restorasyonlara bak be bi. Her alanda şehrin içine edilmis. Gayet de örnekleri var. Sen becerememissin ve rezil etmissin. Roma, Londra, Viyana, Paris bu şehirlerde hem tarih var hem yaşam var. İnsanca yaşam.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(30.11.25)
istanbul büyük ihtimalle dünyanın en güzel şehri. baya da yer gezdim, karşılaştırılabilecek bir yer bulamadım.
-1
tchuck
(30.11.25)
bu tamamen bakış açısı, beklenti ve maddiyatla alakalı bir ikilem. çok trafik var, çok kalabalık vs gibi söylemleri dünyanın sayılı metropollerinden biri için söylemenin bir manası yok, zira bütün metropoller böyle. metropolleşmeye çalışan yeni kurulan şehirler de böyle, Dubai vs.. İstanbul'u diğer metropollerle kıyasladığında çok önemli artıları var, bu yadsınamaz bir gerçek. yemeğinden sporuna, denizinden-boğazından kültürel aktivitelerine, tarihinden tut havasına (temizlik demiyorum sıcaklık diyorum), dünyanın her yerine uçuş bulabildiğin harika bir lokasyon ve hava yolu imkanından, uluslararası bir çok işin hubı olmasına bir çok anlamda kıyas götürmez avantajları var. maddi açıdan iyi bir durumda olmayıp, iyi bir semtte yaşamıyorsan, işinle evin arasında mesafe çoksa bunlar her metropolde olduğu gibi problemdir. ama istanbul'da villa hayatı yaşayan da binlerce insan var. Ya da Fenerbahçe'de ev, Kalamış marina'da tekne, caddede ofisi olan bir insanın hayatına kötü diyebilir misin? Böyle bir imkan kaç metropolde var? Çok iyi restoranlar, iyi bir gece hayatı, durmak bilmeyen servis ve hizmet sektörü, bürokrasiyi hızlı hallettirebildiğin bir sosyal hayat.. İstanbul'da ortalamanın üstünde geliri olan insanlar gerçekten çok iyi bir hayat yaşıyor.

ayırca yürüyecek yer yok demek biraz haksızlık olur. evet şehrin eski bölgesi bir miktar dar doğal olarak ve tabii ki Mecidiyeköy Esenyurt vs gerçekleri de var ama iki yakasında da hala mis gibi kilometrelerce sahil var, boğaz da keza öyle, ayrıca ormanları var, tarihi yarımadada yürümenin verdiği keyif var. biraz tek taraflı bir yorum olmuş.

Ayrıca İstanbul'a gelip de beğenmeyen, etkilenmeyen birini görmedim bu güne kadar ki yıllardır uluslararası ticaret alanındayım yüzlerce misafirim oldu. Kendim de 40 ülke gezdim, yüzlerce şehir. Dünyanın en iyi şehri sorusu zor bir soru, bir çok katman var, bunu bilemem. Ama İstanbul kesinlikle bu soruya aday bir şehirdir.
+2
awlmi
(30.11.25)
Yurtdışındayım, bence İstanbul çok güzel.
-2
Kahvedesu
(30.11.25)
O efsane soz: Vatandasi olmasak guzel ulke aslinda. Fonda: www.youtube.com

Bunu diyen yabanciysa kisaca nedenleri:
- Resepsiyonist, garson, hizmet sektoru bir iki hello ceker, guler yuz gosterir hemen tav olurlar. Hizmet sektorunde ustumuze yoktur. Taksicimiz turist musteri icin adam bicaklar gozunu kirpmadan. Bir cok ulke hizmet sektorunde berbat, guler yuz hak getire. Iyy yabanci geldi, bunla mi ugrasicaz, dilimizi konussun, dilimizi niye ogrenmemis diye turist adama multeci, vergimizle gecinen siginmaci muamelesi cekip irkcilik bile yaparlar.
- Yemeklerimiz, mutfagimiz cok buyuk arti. Londra'da Turk restoranlarinda calisan tanidiklarim var. En sevmedikleri Turk musteriydi. Turk musteri cunku o yemegin nasil olmasi gerektigini, kivamini, tadini biliyor. Yabancinin onune ne koysak yiyor, herseyi begeniyor mallar diye dalga geciyorlardi. Cogu ulkenin damak zevki yok, patates kizartmasini, sosisi bile yemek saniyorlar.
- Ulkedeki cinsel aclik nedeniyle yabanci kadin turistler kendini burada Bella Hadid zannediyor. Rahatsiz olan da vardir ama begenilmek, ilgi gormek dunyanin en guzel seyi hele bir de kendi ulkenizde ortalama veyahut ortalama alti bir tipseniz hoslarina gidiyor. Ayni durum erkekler icin de gecerli. En ortalama sarisin batiliyi koy, Kivanc muemelesi gorur yani. Maalesef fizik, guzellik, kendine bakma gibi durumlarda ulke ortalamamiz cok dusuk.
- Haklarinini asla odeyemeyecegimiz sokaktaki kedi, kopek dostlarimizin yaptigi pr. Yabanci zaten sokakta basibos bir kedinin, kpegin oldugunu gorunce mavi ekran veriyor. Sen bunun onune yatip, sev diye kucagina oturursan eriyorlar.
- Bogaz, Tarihi yarimada'nin guzelligi.
- Sehrin canli civil civil hareketli olmasi. Atiyorum bugun pazar, Avrupa'da yaprak kimildamaz. Bizde hafta ici hafta sonu, gecmis erkenmis farketmez sehir yasiyor dersin yani.
- Saglik turizmi, estetik turizminde de ucuyoruz zaten.
- Turk dizileri. Belki de en onemlisi sona kaldi. Ulkeye turisti ceken en buyuk etmen kanimca.
0
freedonia
(30.11.25)
İstanbulun bazı bölgeleri çok güzel doğru turistik gezersen güzel diyebilirsin ama bütüne bakarsan güzel diyemem.
0
basond
(30.11.25)
Turistik olarak istanbul dünyanın en güzel 10 şehri arasında. bunu birçok seyahat dergisi de sık sık listelerde söylüyor.

Ama en güzeli mi? Tartışılır.

Yaşamak içinse yaşam endeksi sıralamalarında epey gerilerde.

Evet turist olarak gelip bir süre kalıp gidenler tabii ki bayılır. Hindistan'a gidenler de bayılıyor ay ne otantik diye. Ama bir de yaşayana sor.

Batılılar istanbul'u otantik ve değişik bulduğu için seviyor. Müslüman ağırlıklı nüfusa sahip şehirler içinde en güvenilir gezebildikleri yer çünkü. Bir de batıda alıştıkları konfor da var. Yani alıştıkları birçok şeyi istanbul'da bulabiliyorlar. Tarihi mirası kuvvetli vs... Bir de ucuz. Batılı turisti cezbedecek her şey var.

Ama bu dediğim 90'lar 2010'larda daha belirgindi. Şimdi biraz daha farklı turist profili de değişti. Biraz hala bir popüleritesi var ama eskisi kadar değil. Biz biraz geçmişin mirasını yiyoruz.

Yani dubai ile istanbul'un yıllık turist sayıları neredeyse kafa kafaya. Dubai dediğin 15 senelik bir şehir. Buradan biraz ders çıkarmak lazım.

Bir defa istanbul sanıldığı kadar kozmopolit değil artık. Zaten öyle bir nüfus çeşitliliği yok. Yani New York'a bakıyorsun, yedi milletten adam bir arada. Bir yanda Çin lokantası, karşısında dönerci, yanında hamburgerci... Otobüse biniyorsun şoför senegalli, taksiye biniyorsun şoför hintli, restorana gidiyorsun garson italyan, şef fransız... Bu çeşitlilik kültürel zenginliktir.

Eskiden global şirketlerin doğu avrupa ya da orta doğu merkez ofisleri buradaydı. Şimdi doğu avrupa merkezleri varşova'ya kayıyor, orta doğu merkezleri dubai'ye.

Kültür sanat arenası da rekabet ettiği şehirler gibi öyle çok parlak değil. Dünya çapında meşhur sahneler yok, hiç olmadı. Galeri ve müze koleksiyonları sınırlı. Yani dünyanın en güzel şehri diyorsak turistik manada, new york'taki müzeleri düşünün, londra'yı, Paris'i bir de istanbul'dakilerin koleksiyonlarını düşünün.

Gastronomi, mutfağımızla çok övünüyoruz ama... Biz kendimizi övüyoruz. Evet güzel mekanlarımız var, güzel bir kültürümüz var. Ama daha birkaç sene öncesine kadar michelin yıldızlı restoran bile yoktu İstanbul'da.

Bilmemkaç kilometre sahilden bahsediyoruz şehirde, ama barcelona'ya bakıyorsun, şehir boydan boya plaj neredeyse. İstanbul'da denize adım atabileceğin yer sınırlı. doğru düzgün deniz ulaşımı bile yok.

Elde sadece bir boğaz manzarası kalıyor.

Yani bütün olası rakiplerle kıyaslayınca... Güzel şehir ama en güzeli mi?
+1
anten
(30.11.25)
Yedi göbek İstanbul Tarabyalıyım ve İstanbul dünyanın en güzel şehri diyen birine tek önerim google mapsden Genoa’da herhangi bir yerin sokak görüntüsüne bakmasıdır..
0
suicides underground
(01.12.25)
istanbul gerçekten taşı toprağı altın eşsiz bir şehir. belediyelere kızıp kenti boklamaya gerek yok. arada metrobüsten cık gozlerini baska yerde aç belki güzelliklerini fark edersin.
-1
koela
(01.12.25)
Gezmesi güzel, yaşaması kötü. Yine de Beşiktaş-Kadıköy vapuruna binince insan iyi ki burada yaşıyorum diyor. Sonra Marmaray'a balık istifi binince severim bu aşkın ızdırabını diyor. Dünyanın en güzel şehri değil bence İstanbul ama nevi şahsına münhasır bir şehir. Benzeri yoktur dünyada bence.
0
peki madem
(01.12.25)
inanıyorum. Acarkent'te yaşıyore.
-1
gabe h coud
(01.12.25)
(2)

Ekşi fav entry'leri indirmek

makbur
Ekşisözlük'teki favori entry'lerimizi indirebilecegimiz bir zamazingo uygulama vs bir şey var mı?Hepsini indirip kitap gibi okumak ne güzel olurdu, senelerdir özene bözene favoriledim hep.Olabilir mi böyle bir şey? Lütfen olsun çünkü :))
Ekşisözlük'teki favori entry'lerimizi indirebilecegimiz bir zamazingo uygulama vs bir şey var mı?

Hepsini indirip kitap gibi okumak ne güzel olurdu, senelerdir özene bözene favoriledim hep.

Olabilir mi böyle bir şey? Lütfen olsun çünkü :))
0
makbur
(30.11.25)
en cok favorilenen entrylerini sıralayıp bastan asagı okuyabilirsin.

ya da tüm entryleri indirebilirsin
0
koela
(01.12.25)
@bir sıcak el

Sayfadaki entry görüntüleme sayısı ayarı, profilde fav entry görüntülemesinde etkili olmuyor. (Bilmiyorum uygulama hiç kullanmadım, browser ve mobil browser bahsettigim)

@koela

Benim entry'lerim değil :) benim beğeni fav'ladiklarim bahsettiklerim.

Bir yolu yok mu yahu :(
0
🌸makbur
(01.12.25)
(7)

Erkekte gümüş kolyeyi nasıl buluyorsunuz?

msb
SB.
SB.
0
msb
(30.11.25)
erkek olarak itici buluyorum.
+2
jelly bear
(30.11.25)
Şahsen ben kadın olarak beğenmiyorum . Atanamamış 90'lar popçu gibi duruyor. Ama kimin ne düşündüğü hiç önemli değil, beğenen taksın +1
+6
kullanicadi
(30.11.25)
bence cinsiyetten bağımsız, kişinin boynu ince ve uzunsa; kolye de nigga zinciri tarzı kıro bişey değilse, yakışıyor. bu tarife uyan erkeklere de yakıştığını düşünüyorum.
+2
lil siztah
(30.11.25)
zincir kolyeler tam anlamıyla berbat. kekoyum diye bağırıyor. normalde keko turnusolü olan bir şey nasıl bu kadar yaygınlaştı aklım onu da almıyor.
+2
black holes in the sky
(01.12.25)
ben beğeniyorum, eşim de takıyor.
-2
elorelia
(01.12.25)
kolyeye göre değişir, rapçi kolyeleriyle itici duruyor ama zarif figürlü bir şeyse güzel duruyor.
0
koela
(01.12.25)
esmer hatta afrolara çok yakışıyor.
-3
ground
(01.12.25)
(11)

Çok sevdiğiniz bir sanatçı hakkında olumsuz haber çıkınca

yakalayamadığın.ışıklar
O kişiye bakış açınızda değişme ve ilginizde azalma oluyor mu?
O kişiye bakış açınızda değişme ve ilginizde azalma oluyor mu?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(30.11.25)
Evet ırkçılık, şiddet, taciz gibi bir durumu varsa kill your idols düşüncemi devreye sokuyorum, sanat ve sanatçı bu kadar yüksek eşsiz ilahi varlıklar değiller, şu çağda o kişinin muadili onlarca başka sanatçı bulabilirim
+5
grimavi
(30.11.25)
Kesinlikle! Zamanında "akil sanatçı" olarak açıklanan kim varsa silmiştim öncesinde her ne kadar seversem seveyim
+1
hakmut
(30.11.25)
olmuyor. zaten bu kişilerin insan olarak mükemmel olduklarını falan düşünecek kadar saf değilim. veya benimle aynı dünya görüşünü paylaşma zorunlulukları da yok. sanatıyla ilgilenirim gerisine bakmam. kişisel bağ kurduğum bi sanatçı yok. yani yaşayanlardan yok. o yüzden önemsemiyorum. sanatını tüketiyorum sadece
0
f02561
(30.11.25)
Olumsuz haber dediğimizin içeriğine bağlı. Taciz, homofobi/transfobi, şiddet gibi olaylar için, evet. Kimseden mükemmellik beklemiyoruz ama o kişiler benim üzerimden para kazanmasın istiyorum. O yüzden lisanslı H.Potter ürünü almıyorum, yeni yapımlarını izlemiyorum. N.Gaiman'ın dahil olduğu projeleri izlemiyorum, kitaplarını almıyorum, bazı Türk yazarları okumuyorum.
+1
kobuzchu kiz
(30.11.25)
Sanatçı dediğimiz babamızın çocuğu değil. siyasiler gibi de biz seçmedik. karşımıza çıkardılar. koyun sürüsü gibi arkasına takılanlara baktık, çokça tvlerde gördük, yayınları çok izleniyor veya çok satıyor ve baktık onlarla huylarımız da neredeyse aynı , bizim ortalıkta yapamadıklarımızı yapıyorlar ve sonunda "evet işte bu dedik " hayranları olduk.
Haklarındaki (iftira hariç ) olumsuz haberler gerçek olmasa bile temel toplum değerlerinden uzaksa neden takip edelim ? sonuçta ilaç değiller.
bazıları toplum algılarıyla oynamakta etkin rol üstleniyor. Böyleleri de batı gibi dışarıdan değil "içimizden biri(!) " olduklarından, onlarla aynı dili konuştuğumuzdan bir sorun görüyoruz.
Çeşitli tepkiler aldıktan sonra kimi canı sıkılanlar için ise İngiltere'ye, ABD'ye gitmek yerleşmek favori olan adetlerden.

Örneğin, bir baskında uyuşturucu kullanandığı kesinleşen sanatçılığının değeri nedir, hangi tür hayran kitlesine hitap ediyor ?
Bu nüfus sayımızla yerlerini tutacak başka hiç kimse kalmadı mı ?
Bunları da sormak lazım.

Bir de onların albüm dizi gibi bir projelerinin çıkmasına yakın zamanda hatırlatmalarını sağlayacak bazı yapay haberler de söz konusu.
Bu gibi şeyler zamanında kimi skeçlere de konu olmuştu.
Kitap yazanları da oluyor.
Bize kültürel katkıları ne ?
0
diyecevaplandı
(30.11.25)
oluyor. mesela ayhan sicimoglu'nun videolarini izlemiyorum artik, izleyesim gelmiyor.
0
Sour
(30.11.25)
evet. çok sevmeme rağmen neil gaiman'ı hayatımdan çıkardım. babamın oğlu olsa harcarım, hele de taciz/tecavüz/şiddet içerikli bir durumdan bahsediyorsak.
0
south park in kapusonlu uyesi
(30.11.25)
direkt o kişiden sogurum
0
koela
(01.12.25)
çok da severim ama 2010'da yetmez ama evet dediğinden beri sezen aksu'ya karşı bi mesafeliyim. yılların hatırı var, tam da silemedim ama eskisi kadar hayranlığım yok. şarkılarını ondan dinleyeceğime cover'larını tercih ediyorum mesela spotify'da.
0
kibritsuyu
(01.12.25)
mal gibi yandaşlık yapanlar hariç pek etkilemiyor. sanatına bakıyorum.
0
ground
(01.12.25)
unlulerin yaptigi is ile dogrudan alakali degilse, beni baglamaz.
dogrudan bagliysa buyuk sikinti.

misal, sezen aksu zaten benim politik olarak ne dusundugune onem verdigim biri degil, sadece iyi bir soz yazari. o yuzden yetmez ama evetci olmasi bana sadece siyaseten vasat ve oradan nemalanmaya calistigini gosteriyor. ama benim icin hala iyi bir soz yazari.

obur taraftan, bir gazetecinin cikip bir mafya lideri hakkinda "varligiyla onur duydugum" diye soze baslamasi, benim icin buyuk sikinti.
0
cooperr
(02.12.25)
(9)

hangi diş macunu?

steve rogers
ROCS, Marvis, Opalescence veya Eyüp Sabri Tuncer?
ROCS, Marvis, Opalescence veya Eyüp Sabri Tuncer?
0
steve rogers
(30.11.25)
İçinde tanecik, granül bulunmayan en ucuz diş macunu. Bu pütürlü tanecikler diş beyazlatmayı vaadediyor bir yere kadar da doğru fakat fazla kullanımı da diş minesini aşındırıp zarar verir

Biraz daha para veririm içeriği daha temiz olsun dersen sls siz diş macunlarından herhangi biri
0
grimavi
(30.11.25)
Şu (tadı güzel)

www.amazon.com.tr
0
Mirket
(30.11.25)
powerdent.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.11.25)
Oral B glamorous çok beğendim. Opal'den daha iyi. Opal balon.
-1
arbre
(30.11.25)
Himalaya kullanıyorum ben. Memnunum.
+1
efreet sultan
(30.11.25)
Florurlu herhangi bir macun olur aslinda, tadi kotu olmadigi surece cok buyuk fark yaratmiyorlar bildigim kadariyla.
+2
bosver nicki
(30.11.25)
sensodyne
0
koela
(01.12.25)
biomed.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(01.12.25)
biomed +1
+1
ucurulmamak umidiyle
(01.12.25)
(3)

orjinal iphone 12 kılıfı

a7x
hiç bi yerde bulamıyorum, nereden bulabilirim, bilen var mıdır acaba?
hiç bi yerde bulamıyorum, nereden bulabilirim, bilen var mıdır acaba?
0
a7x
(30.11.25)
üretilmeyen şeyi bulman zor. ikinci el ancak. ya da birinin elinde kaldıysa.
0
jelly bear
(30.11.25)
orijinal kılıf diye bir şey ilk defa duyuyorum
0
koela
(01.12.25)
nasıl yani? apple mağazasında ve apple resmi sitesinde satılan apple marka kılıf işte.
0
🌸a7x
(02.12.25)
(17)

harcamak için para kazanmak, sıfırı tüketmek

gezer
kasım indirimleri ile birlikte biraz fazla alışveriş yaptım ve ben napıyorum diye sorgular oldum. evliyim. kadın tarafıyım. maaşım net 46 bin, nadiren mesailerle biraz fazla oluyor. senede iki maaş ikramiye. eşimin maaşı de 190 bin'e yakın sanırım. ev kredimiz var, çocuk özel kreşe gidiyor, araç yok
kasım indirimleri ile birlikte biraz fazla alışveriş yaptım ve ben napıyorum diye sorgular oldum.

evliyim. kadın tarafıyım. maaşım net 46 bin, nadiren mesailerle biraz fazla oluyor. senede iki maaş ikramiye. eşimin maaşı de 190 bin'e yakın sanırım. ev kredimiz var, çocuk özel kreşe gidiyor, araç yok.

kredi, kreş vs tüm büyük kalemler eşimde. ben bir iki fatura, aidat ödüyorum. onun dışında kendime, eşime, çocuğuma bir şeyler aldıysam onların taksitleri oluyor. kalanı da günlük market alışverişi veya dışarıdan yemeğe gidiyor. ay sonu sıfırı tüketiyorum. gelirimi aşmıyorum. birikim yapmıyorum ama ikramiyelerimi eşime veriyorum, o da harcamıyor tabi birikimde filan değerlendiriyor sanırım. zaten eşimin kendine göre ayrıca bi birikim planı var. alışveriş vs yapmadan önce de birbirimize danışırız. şu anki maddi durumda eşimin benden bir şikayeti yok. bir keresinde maaşının yüzde yirmisini kendin için biriktirsen iyi olur filan demişti, onun üzerine biraz denedim. şansıma biraz mesai de almıştım, çocuğun kreşinin kırtasiye ücretini ayarladım, biraz da kenarda kaldı. kalan da 12bin filan :D

dün akşam yine bi indirimden alışveriş yapınca ben ne yaşıyorum dedim. kazanıyorum, harcıyorum, eee? yanlış anlaşılmasın. çalışmak konusunda sorunum yok, çalışıyorum, çalışacağım da. şöyle düşündüm ve çok mantıksız geldi yaşanan her şey. çalışmasam zaten bu kadar kıyafete, ayakkabıya, şuna buna ihtiyacım olmaz. zaten param olmadığı için alamam da. çalışmadığım için zırt pırt eşime hediye almam, bi sene ben tatile götürmüştüm mesela böyle bi girişimim de olmaz. eşimden harçlık alsam, çocuğu alma bırakma işi bende olacağı için özelden alıp devlete veririz ve ordan bi kara geçeriz. eee yani gerçekten işten çık evde otur daha mı iyi yani?

tekrar söylüyorum, işten çıkmak bi seçenek değil. sadece gerçekten çok saçma değil mi?
iki ikramiyem de olmasa elle tutulur bi faydam yok. evde olsam her seferinde trendyol kuryelerine para vereceğime markete gider kendim alırdım belki.

şu anki iş yerimde beşinci yılım. başka iş bakmak da bi seçenek ama kalifiye biri değilim, üniversitede okuduğum bölümle alakalı bi iş yapmıyorum, yaptığım işin dışarıda tam karşılığı yok. cumartesi-pazar, resmi bayramlar tatil, bir saat fazla çalışsan mesai ücretini alıyorsun, genel merkezden farklı bi konumda çalıştığım için izin konusunda rahatım, geç gel, erken çık vs problem olan bir yer değil, iş arkadaşlarımla iyiyim vs vs yani konfor alanındayım. seneye değişmekle birlikte eve ve kreşe çok yakın, acil durumlarda her şeye ben gidiyorum.

dediğim gibi eşimden yana bir eleştiri durumu yok. çalışmamak da seçenek değil. maaşım da düşük bir maaş. ama yine de birikim yapılabilir mi? ha genel olarak evin durumu ne derseniz tabi ki zengin değiliz ama genel olarak bakınca eksik bi şeyimiz yok. yeme içme gezme, bizim görmediğimiz hayatı kızımız görüyor. sanırım biraz da bu yüzden. yani üniversitede nispeten rahattık ama onun öncesinde fakirdik ve yeni bir şey almak, dışarıdan yemek vs hayaldi benim ailemde. meyve bile kısıtlıydı. denizi çalışmaya başladıktan sonra gördüm. sağolsun genel olarak eşim sayesinde hayat standartım yükseldi, hep söylüyorum. ama yine de mesela eşimin yaşayış tarzına yetişemiyorum. onun beğendiği ve para verdiği bir şeyi ben kendime almıyorum. kıyafette vs bi üst sınırım var yani atıyorum eşim 10.000e ceket de alsa ben bi parça kıyafete atıyorum levis pantolonsa 2000 tl veririm filan diyorum. ya da otel bakarken eşimi frenliyorum o kadarına da gerek yok diye. ikinci bi tatile çıkalım dese biri neyimize yetmiyor diyorum. yani kendi sınırlarım içinde kalmaya çalışıyorum. ama o benim hayat standartımı yükseltirken ben onunkini düşürüyorum gibi hissediyorum her zaman. ben de senin kadar kazansam şöyle olurdu böyle olurdu filan diyorum bazen.

ay ne uzun anlattım. ne sorduğumu da bilmiyorum. yani kenara 5000 tl de mi koyamıyorsun diyorsanız evet genel olarak koyamıyorum. biraz dayak yemeye ihtiyacım var sanırım bu konuda. eşine güvenerek yaşayan kadınlardan oldum diye hayıflanıyorum bazen. onun benden harçlık aldığı da olmuştur nadiren :) olabiliyor yani.

yanlış mı yapıyorum, ne yapmam lazım? konuştuk yine eşimle kalem kalem yaz harcamalarını bi bak durumuna dedi, ne desin.
+3
gezer
(28.11.25)
Mert Başaran'ın youtube konuşmalarını dinlemenizi öneririm . 2 kitabı da var okumak isterseniz .
iş değiştirmenize gerek yok bence
farkında olmadan küçük küçük rakamlarla harcıyoruz toplam büyük oluyor.
Ben bu sene kredi kartı kullanmayı bıraktım , planlı ve çok az harcıyorum , öneririm
0
devilone
(28.11.25)
esiniz kendi parasiyla kendine, siz de kendinize mi birikim yapiyorsunuz? bence oyleyse garip. evlilikte kazanilan ortaktir. esinizin birikim icin ne yaptigindan haberiniz olmamasi da normal degil. mesela ne kadar birikiminiz oldugunu biliyor musunuz?

alisveris yaparken sadece kendi paranizla mi yapiyorsunuz?

yani genel olarak esinizin daha rahat, daha para dusunmeden yasayip, sizin ufak bir butceyi ayri yonetmeye calisiyor olmanız bence garip. evlilikte butce ortak olur ve ortak yonetilir bence. birikim de ortak yapilir, buyuk harcamalar da.

tabi ben eski kafali olabilirim. ya da esimle gelirlerimiz benzer oldugu icin oyle bir derdimiz olmayabilir. bizde mesela neredeyse tum harcamalari ben yapiyorum, esimin gelirini biriktiriyoruz. gerektiginde ondan da harciyoruz. ikimiz de birbirimizden para alabiliyoruz vs. benim param onun parasi, onun parasi benim param :)

calismamak bir secenek olmamali dediginiz gibi. ne zaman ne olacagi belli olmaz, calizmazken ortada kalma ihtimali her zaman var. insan kendini gecindirecek kadar calisabilmeli mumkun oldukca.
0
lemmiwinks
(28.11.25)
@lemmiwinks yazdıklarımı okumadan mı yorumladınız acaba?
aslında sorduğunuz her şeyin cevabı yazımda var. zaten bazı kısımları yanlış anlamışsınız.

yazının ana fikri maaşımdan birikim yapamamam zaten. sadece elime toplu geçen ikramiyeleri eşime veriyorum. eşim birikime ekliyor. ne kadar birikimi var bilmiyorum da adamın bu kadar gider içinde milyonlar biriktirmediğini tabi ki biliyorum. zaten söylüyor şu kadar şunu aldım, şunu yapacağım vs diye ama ben didik didik sorgulamıyorum, gerek görmüyorum. evet sadece kendi paramla alışveriş yapıyorum, param yoksa eşimden de istiyorum, ay sonu birbirimize pasladığımız dönemler oluyor zaten. eşim sefa sürerken ben cefa çekmiyorum. o et yerken ben soğan kemirmiyorum.

ya cidden beni hiç anlamamışsınız bence. sorum eşimle aramızdaki para dinamikleri filan değildi. genel hatları ile şu an durum bu ve ben maaşımla birikim yapamıyorum dedim. ayda kenara 10.000 tl koyup, param bittikçe eşimden de isteyebilirim ki kendisi de söylüyor zaten bunu. ama ben tercih etmiyorum çünkü ha ondan çıkmış ha benden. kenara koyabiliyorsam o para mantıken kimseden çıkmıyor ve orada kalıyor olmalı. olay bu.
0
🌸gezer
(28.11.25)
ablam durumun varsa al canın istiyorsa al seni etkilemiyorsa al. ilerde almayı bırakır birikime geçersin. nasıl hissediyorsan öyle yaşa. madem eşin karışmıyor sen kendini frenleyeceğin zamanı bilirsin.
+1
koela
(28.11.25)
yani bazen bunu ben de dusunuyorum, durumum sizden epey farkli gerci ama ozellikle su dediginiz kisim ' calismasam kiyafet almam, ona gore harcarim' bende bir de su ekleniyor, seyahat harcamalarim cok fazla, istedigim yerde yasasam bu kadar paraya ihtiyacim olmayacak.

neyse benim durumum farkli da, neden calisiyoruz kismini ben de cok dusunuyorum.

sizin neden calistiginiza gelince, anladigim kadariyla yasiniz epey genc (calistigim yerde 5.yilim dediginiz icin oyle yazdim) siz neden calisiyorsunuz; 1. emeklilik, calismazsaniz bir gun eger emekli olursaniz hic geliriniz olmayacak, esinizinki de ikinize yetmez, 2. bugun az kazaniyorum diye isi birakirsaniz, tekrar is gucune katilmaniz ve 'iyi' kazanmaniz cok zorlasak, yani teorik olarak bir noktada daha iyi kazanmaya baslamaniz lazim, su anda evde cok is var simdilik ben yapayim, tasarruf edelim 5 sene sonra cocuk bi tik buyuyunce bakayim derseniz o is pek oyle olmuyor (turkiye'de), dolayisiyla is gucunde kalma halinizin sureklilik arz etmesi gerekiyor, 3- insanin kendi parasini kazanmasi, hele hele de kadin icin cok onemli. bosanma, allah korusun vefat vs. gibi durumlarda dimdizlak kalirsiniz. olmayabilir ama oladabilir. ayrica, bir gun isler kotuye giderse esinizle, iste o 'herseye ragmen kalmak zorunda olan' esler calismayan esler oluyor oncelikle.

bu tarz nedenler var. bunun disinda, esinizi frenlemenizi ve dunyada hicbir onemi olmayan marka kiyafetlere filan para yatirmamanizi tavsiye ederim. sistem zaten boyle isliyor, daha cok kazandikca pompalanan sacma sapan seyleri tuketip, bu tuketim halini surdurmek icin daha cok calisiyoruz. yani benim hedefim bu sistemden tamamen cikmak elbette sizin oyle bir amaciniz yok ama sistem sizi borclu ve harcama halinde tuttugu icin bu kadar cok 'calisiyoruz'.
+2
kassiopeia
(28.11.25)
@gezer: hepsini okudum. sizin istediginiz gibi anlamamis olabilirim. ama bence esiniz zaten birikim yaparken, sizin birikim yapamiyorum diye uzulmenize, kendinizi kisitlayip birikim yapmaya calismaniza cok gerek yok gibi gorunuyor bana. gereksiz yine harcama yapmayin tabi, har vurup harman savurun da demiyorum ama bu kadar maas alirken kendinizi birikim yapamadiginiz icin kotu hissetmenize de gerek yok.
0
lemmiwinks
(28.11.25)
Evet o da bir seçenek ama eşinizin işinde bir ters durum olsa tutunacak dalınız olmalı. Sadece para da değil. İşinden ayrılmak istese ayrılamaz. kapana kısılmış gibi hisseder. Psikolojik etkileri daha önemli burada. İşsiz kalsa, evde iki işsiz, buhranı hissedersiniz. Sonra çocuğu satışa çıkarırsınız :))

upload.wikimedia.org

Devam edeyim. 46'ya 190 ciddi bir fark ama 46'dan 10 ayırabilmek de çok büyük moral olur eşinize. 190'ın içinden büyük kalemleri çıkarınca "disposable income" yine aynı yere geliyorsunuz büyük ihtimal.

Bir de tavsiyem, senede bir kaç kere sıfır harcamalı ay yaşayın. Şirketlerde olur. Ödemiyoruz abi, kimseye para ödemiyoruz diyebiliyor bazı şirketler.

Siz de zorunlu harcamalar dışında sıfır harcamalı mesela 2 ay koyun bütçenize. çok rahatlatır ve gerekirse minimumda yaşayabildiğinizi gösterir, güven verir.
0
gabe h coud
(28.11.25)
Hocam merhaba, maaşınız birikim yapılmayacak bi' rakam değil, sizin öncelikle birikim alışkanlığı kazanmanız lazım bana kalırsa,

Eşinizin dediği mantıklı, kalem kalem yazın, ay sonunda ne kadar gereksiz şeylere - size göre tabi - ne harcamalar yaptığınızı görün, eşinizin finansal okur yazarlığı size göre daha iyi gibi geldi bana. Harcamaları yazdıktan sonra kendisiyle beraber inceleyebilirsiniz.

Bir de birikim 101 şudur ; " harcadığından kalanı biriktirme, maaşı alınca belli bir yüzde birikime ayır, kalanını harca."

bunu deneyin 1-2 ay bakalım ne sonuç alacaksınız.
0
kumandanim
(28.11.25)
Kasım indirimleri tam bir hayat sorgulaması değil mi ya, ben de geçen benzer sorgulamalara girdim bi cilt bakım seti ile sepetimde bakışırken. Durumlarımız farklı ama lan dedim ben şuan bunu niye alıyorum tam olarak. Evdekileri kullandım mı yööö. Ama çok uygun. Zaten ikibin tele harcasam ne harcamasam ne. Ev mi alabiliyoz bişey mi yapabiliyoz ikibin tele ile. Ama yani indirim olmasa böyle bişey alıcak mıydım yööö. Ama insanın lendine bakması da önemli şimdi özbakım sonuçta.
Neyse böyle uzun bi diyalogdan o gün tasarruf galip çıktı ve sepeti boşaltıp uyudum. Ama ertesi gün gittim tencere aldım. Çünkü çok uygundu.
Burdan bi hayat dersi çıkmaz tabi. Ama bi kadın olarak evliliğinin nasıl olduğundan bağımsız kenara bir miktar para koymak gerektiğini düşünüyorum. Elimden geldiğince yapıyorum. Bazısı gizli biriktiriyor, benimki gizli değil. Onun da doğrusu değişir. Ama bi miktar koymakta fayda var.
0
benim bir gizli bildiğim var
(28.11.25)
46 maaş, fatura aidat 10 desen kalır 36.

Bence sizin sorun harcamak ve sonrasında biriktirmek, bence mantıklı olan bir tutar belirleyip paranızı biriktirmek sonrasında harcamak.

her ay 500 USD veya 6 gram altın alacagım gibi veya her ay 30.000 TL'lik altın s1 alacagım gibi bir hedef verip kalan parayla da alışveriş yapman.

Senin sorgulamalarını herkes yapıyor.

eşinizin kagıda yaz taktigi çok doğru. Harcadıgınızı görmüyorsunuz, bir de kredi kartı kullanımını bırakın bence
0
liberal
(28.11.25)
Bizdeki durum şu.eşim maaşlı çalışan,ben serbest çalışıyorum maaşım yok.eşimin maaşı türkiye koşullarında oldukça iyi ama iki kızla beraber ay sonunda maaşının hepsini yiyordu.ona hisse senedini anlattım bir kaç yıl önce.kendisine bir kaç hisse belirledi.aklına geldikçe girip fiyatına bakmaksızın farkına varmayacağı miktarlarda hisse senedi alıyor.şu an ne kadar oldu bilmiyorum ancak cnbce seyretmeye başladı,halka arz,temettü falan diye dolaşıyor evde.banka özel temsilci atamış onunla konuşup duruyorlar.

Burada hisse senedi konusunda bayağı bilgili arkadaşlar var,bir danışıp ufak ufak uzun dönem hisse senedi alabilirsiniz atıyorum bu ay 1-2 bin liralık ya da teknik boyutunu bilmiyorum ama bankadan çok mesaj geldiği için bes te devlet katkısı bitmeden girin falan deniyor aynı minik miktarlarda çocuğunuza kendinize bes yapabilirsiniz.

Benim kafam ye gitsin dünyaya bir daha mı geleceksin şeklinde çalışıyor ama hanım bu para değerlendirme işinden çok keyif alıyor,sizede iyi gelebilir diye düşünüyorum.
0
duptıs
(28.11.25)
Eşin hem birikim hem harcama kontrol yöntemi olarak doğru tavsiyeler vermiş. Senin de sorguladığın nokta çok doğru. Kazandığını önemsiz şeylere harcıyorsan hiç çalışmamak daha tatminkar bir hayat bile sağlayabilir çünkü kendine ve sevdiklerine ayırabileceğin zaman artacak. Ya çalışıp harcamalarını yöneteceksin, ya gelirini arttıracaksın, ya da çalışmayıp biraz küçülecek fakat zaman arttıracaksın. İşte rahatın iyiyse en kolayı ve en mantıklısı biraz harcama kısıp aylık birikim yapan noktaya gelmek.
+1
osssy
(28.11.25)
Maaşınız birikim yapılabilecek bir tutar. Çocuklu ailesiniz şirket arabası yoksa ayağınızı yerden kesecek bir araç hedefi güzel olabilir bence. Ben kendimi kısıtlamak için internetten taksitli bilezik alıyorum paşa paşa birikmiş oluyor. Bu yöntemle araba aldım mesela şimdi hedef başka yavaş yavaş birikiyor. Şuan genciz çalışıp kazanıyoruz ilerisi kötü olacak emekli maaşları kuş kadar, pasif geliri olmayan insanların birikim yapmaması bana çok cesurca geliyor.
0
cilekli pasta
(28.11.25)
Enişte çaktırmadan 50-30-20 kuralından bahsetmiş. Dünyanın bin türlü hali var , bence denenir.
0
ketcapli dondurma
(28.11.25)
üzülerek okudum. maalesef çok kişi bunu yaşıyor. çok olumsuz bir devirde yaşıyoruz. genç insanların birikim yapması çok zor. ülkemiz 20 yılda inanılmaz kötü bir duruma gitti. şu an maaşlar dolar olarak fena değil (geçmişe kıyas ediyorum), ama alım gücü yerlerde geziyor.

eşinizin biraz kenara koyduğunu tahmin ediyorum. zaten iki para da aynı şey. O maaşla birikim yapamamanız bence normal. son olarak bence çocuğu özel okula göndermeyin.
0
ebabil curnatasi
(28.11.25)
para harcamak hepten kotu degil de amacli bir sekilde harcamak lazim. hepimiz alisveris bagimliligindan muzdaribiz zira dogdugumuzdan beri 4 koldan o pompalandi. ben son 5-6 senede cok cok az alisveris yapmisimdir, buna ragmen hala dolabimda etiketi uzerninde duran pantolonlar, ceketler, hic giyilmemis ayakkabilar var. cunku sira gelmiyor hepsini giymeye, keske bunlara verdigim 30-40 bin lira alimde nakit olsa su an diyorum bakip. senin de muhtemelen her ay ala ala kiyafetler ayakkabilar yigiliyordur, mevcuk stogundan giyinmek yerine calisiyorum o yuzden habire kiyafet almaliyim varsayimini biraz daha sorgulaman lazim.
0
hot potato
(28.11.25)
Maalesef ülkemizde tasarruf bilinci çok kuvvetli değil.
Uzun vadeli düşünmediğimiz için.

Basit bir örnek vereyim. Ufak dediğiniz meblağ, mesela 200 TL. Günde 200 TL saçma sapan harcanıyor, abur cubur alıyorsun, kahve içiyorsun, sipariş uygulamasında komisyon olarak ödüyorsun... Fark etmeden harcıyorsun. Peki bu 200 tl'yi harcamazsan ne olur? Çok değil günde 200 tl daha az harcasan. 200*365=73000 TL. Neredeyse 2-3 günlük mütevazı bir tatil parası. Sana 73000 TL'yi sokağa at desem elin titrer. Ama gün içinde titremeden yapıyorsun gibi düşün.

Şimdi daha uzun vadeli düşünelim. Yılda 73000 TL, 10 yılda 730000, 20 yılda 1.460.000 TL. Bu hesabı yaparken enflasyon yokmuş gibi düşündüm. Çünkü bugün 200 TL harcadığın şeylere seneye belki 250 300 harcayacaksın, o dengeleyecek gibi düşündüm. Bu 730000'i o günün 730000'i gibi düşündüm yani. Ya da harcamadığın parayı enflasyonun biraz üzerinde değerlendirmişsin gibi düşündüm.

Anlatabildim mi? Yani günde harcadığınız fazladan 200 tl, 1 yılda 1 tatil, 10 yılda iyi kötü bir 2. el araç, 20 yılda ufak bir arsaya denk geliyor belki de. Böyle düşünerek işe başlayın.

Açıkcası tüm büyük masraflarınızı eşinizin karşıladığı bir ortamda 46000 TL çok da ufak bir meblağ değil. Çünkü görünür ciddi bir masrafınız yok. Yani her ay kenara 10.000 TL atsanız, yine cebinizde doya doya harcayabileceğiniz bir 36000 TL kalır diye düşünün.

sizin yaşadığınız şeyin adı yaşam tarzı enflasyonu. İnsanlar geliri arttıkça harcamalarını da arttırıyor. Mesela eşiniz çalışmasa siz o parayla geçinmek zorunda kalsanız bu harcamalara dikkat edersiniz. Ama şu an konfor alanındasınız ve bu yüzden statü için harcıyorsunuz. Biraz psikolojik sebepleri de var bu harcama dürtüsünün. Dopamin bağımlılığı gibi, hızlı tatmin. bunlarla ilgili kitaplara bir bakın.

Bir de parayı kenara atıp unutmak değil, enflasyondan koruyacak hatta enflasyonun bir miktar üstünde getiri sağlayacak şekilde değerlendirmenin de önemini vurgulayayım.

Şimdi gelelim niye çalışıyoruz?
Para kazanmak için.
Parayı niye kaznaıyoruz? rahat bir hayat için.
Peki tüm kazancımızı niye harcamamalıyız?
Çünkü bugün kazanabiliyorsunuz ama ilerde kazanamama riskiniz var.

Eşiniz de siz de özel sektördesiniz anladığım. Özel sektörde görünmez bir yaş bariyeri vardır ve bir yaştan sonra insanlar eskisi kadar çok kazanamamaya başlarlar. Sonrasında da emekli maaşları malum.

Yani paraya belki de en çok ihtiyaç duyacağınız yaşlarda, geliriniz bugüne göre daha az olabilir.

Allah korusun ama sağlık problemleri, çocuğunuz varmış onun üniversite masrafları, evlenmek istediğinde yuva kurmanın maliyetleri...

Daha geçen gün bir arkadaşımın annesi ameliyat oldu. 900bin tl'ye yakın harcama yapmak durumunda kaldılar. 2 arabaları vardı, 1'i gitti bu ameliyat için.

Anlatabiliyor muyum?

Geçenlerde bu konuyla ilgili bir sitede şöyle bir yazı vardı:

"Bugün giydiğin ayakkabının markasını 10 sene sonra kimse hatırlamaz. Ama sen 10 sene sonra o ayakkabıya harcadığın paraya ihtiyaç duyabilirsin."

Bu şu demek değil, ot gibi yaşayalım. Ama 10 harcıyorsan eğlenmeye, alışverişe, atıyorum 8 harca, 5 harca. Eğlenceni de yap, birikimini de.

Hayat hep böyle gitmez. Akarken doldur demişler.


Aşağıya bu konuda ilgi duyanların seveceği 3 site ve güzel yazı bırakıyorum.
www.paradurumu.com
akillibutce.com
monay.com.tr
0
anten
(28.11.25)
(4)

Açıköğretim son 10 yıl çıkmış soruları nereden bulurum ?

ayağiniza gelen overlokçu
Aöf son 10 yılda çıkmış soruları nereden bulup indirebilirim.Her site tıklama tuzağı hiç birinde pdf şeklinde indirme yok . Öncede her yerde vardı şimdi hiç bir sitede yok ya da paralı.Var mı bildiğiniz bir site ?
Aöf son 10 yılda çıkmış soruları nereden bulup indirebilirim.Her site tıklama tuzağı hiç birinde pdf şeklinde indirme yok . Öncede her yerde vardı şimdi hiç bir sitede yok ya da paralı.Var mı bildiğiniz bir site ?
0
ayağiniza gelen overlokçu
(28.11.25)
Aöf çıkmış sorular uygulamaları vardı. Onlar da kaybolmuş mu?
+1
gnosis
(28.11.25)
Telegram kanalları var Aöf bölümlerine göre.Kanalların dosyalar bölümünde bulunabilir.
+2
arenas
(28.11.25)
aöf ün sitesinde
+1
koela
(28.11.25)
PDF yok sanırım ama lolonolo diye bir uygulama var orda var sorular.
+1
ekimoloji
(28.11.25)
(5)

görebildiğiniz black friday indirimleri neler?

messina123
var mı şöyle dişe dokunur bir şeyler?
var mı şöyle dişe dokunur bir şeyler?
0
messina123
(28.11.25)
mavi'nin indirimi gerçek.
yves rorcher yalan sanırım. bildiğim iki ürüne baktım, net yüzde otuz indirim filan yoktu.
zara da gerçek diyorlar.
0
elorelia
(28.11.25)
adidas ek %25 yapmış onu bi gördüm başka adam gibi indirim yok gördüğüm takip ettiğim
+1
eja
(28.11.25)
hepsiburada yalan. önce fiyat artışı sonra indirimle eskisinden de pahalı her şey.
+1
gabe h coud
(28.11.25)
zara'da %40 indirim ve gerçek.
0
koela
(28.11.25)
İnditex grubu gerçek. Yves rocher iki gün önce gerçekti bugün yalan olmuş.
0
ekimoloji
(28.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.