Giriş
(11)

Kadinlarin reglken oruc tutamadigini biliyor muydunuz?

floydian
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
-8
floydian
(20.02.26)
evet küçüklükten beri biliyodum
0
jelly bear
(20.02.26)
Bu bilgiyi hangi bağlamda bildiğiniz önemli. Dinen yasak diye mi öğrendiniz yoksa regl döneminde bazı kadınlar oruç tutamayabiliyor şeklinde mi öğrendiniz?

Dinde öyle bişey yok çünkü.
-7
yaren
(20.02.26)
Tutamazlar ama Ramazan' dan
sonra kaza ederler .
Bu halleri geçtikten sonra ise kılamadıkları Namazları da kaza etmezler .
Dinen hüküm böyledir.

Erkeklerde de bazısı rüyalandığı zaman orucun bozulduğunu sanar ama bu durum oruç tutmaya mani değildir.
0
diyecevaplandı
(20.02.26)
bilmiyodum su an ogrendim. 19:12'de.
0
koela
(20.02.26)
tutamadığı değil de, istiyorsa tutmayabilir diye düzeltelim. kendini iyi hissediyorsa tutmasında engel yok. iyi hissetse de isterse tutmayabilir; böyle bir izin ve kolaylık var diyelim.
0
lil siztah
(20.02.26)
Ben küçükken, yanımda kadınlar konuşurlardı. Öyle öğrendim.
Hatta bir kadın, "kirlendim de o yüzden oruçlu değilim" demişti.
Kirlenmek (!)
Regl olan kadının kirli görülmesi fecaat.
Zaten bazı âlimlere göre dinde böyle bir şey yok. Regl olan kadın camiye de girebilir, oruç da tutabilir, namaz da kılabilir diyen var.
+1
pro9it9is9
(20.02.26)
dinin böyle bir hükmü olmamakla birlikte, emevilerden sonra böyle olmuştur.
+1
klassno
(20.02.26)
biraz geç öğrenmiştim.

esasen ben kadınların ergenliğe girdiğinde bir kez regl olduklarını ve sonra bittiğini sanıyordum. 20 küsur yaşında bir kadının 'reglim oruç tutamıyorum' dediğine kulak misafiri olunca oha lan bu yaşta yeni mi giriyo ergenliğe demiştim.
0
yurtsuz john
(20.02.26)
Kız çocuklarının oruçla ilgili öğrendiği ilk şey olabilir. Aslında tutulur deniyor ama genellikle tutulmuyor.
0
sekizdokuzon
(20.02.26)
@pro9it9is9
Burada insanlar arasında söylenen " kirliliği " dini manada anlamak gerek (hadesten taharet, necasetten taharet gibi )
Bahsettiğin o bazı âlimler(!) herşeyde sınır tanımadan güya genişlik tanıyorlarsa o halde dinde yenilik adı altında reformist ve modernist, hatta oryantalizm akımına kapılan kim oluyor ? İşte bunu anlamak imkansız hale gelir .
YouTube da karşımıza çıkan ve her daim ayetlerden konuşan bazı kimselerin ne bozuk , hatta vehhabi kafalı olduklarını bile anlıyoruz çok şükür.

@klassno
bak o sevmediğin Emevilerden önce daha neler var ? Hüküm en baştan verilmiş zaten . Kaynaklara dikkat et :
kurul.diyanet.gov.tr

En azından:
- emeviler zamanındaki fukaha yerine ben kendi halime bakmadan nasıl bu kadar kolay fetva veriyorum?
diye düşünmelisin biraz.
Emeviler dönemini eleştirmek yerine, 1800lerden itibaren oryantalizmden beslenen kimi reformist ve protest ilahiyatçıları incelemen gerekli.
-2
diyecevaplandı
(21.02.26)
Tutmasının yasak olması değil, tutmama gibi bir imkanı olarak biliyorum. Bunu ne zaman nerede öğrendiğimi hatırlayamam.

Bunu ramazana oruca çok yabancı olmayan, kadın erkek herkes bilir.
0
lazor
(22.02.26)
(7)

günlük yazım için kalem önerisi

webbrowser
selamlar, günlük kullanım için not alma ve 3-5 sayfa ortalama yazı yazmak için kalem almak istiyorum.bu işi açıklayabilecek var mı? hangi kalem nerede kullanılır hangi uçlar tercih edilir? tükenmez, pilot veya dolma kalem.
selamlar, günlük kullanım için not alma ve 3-5 sayfa ortalama yazı yazmak için kalem almak istiyorum.
bu işi açıklayabilecek var mı? hangi kalem nerede kullanılır hangi uçlar tercih edilir? tükenmez, pilot veya dolma kalem.
0
webbrowser
(20.02.26)
dolma kalem keyiflidir ama çok uğraştırabilir, çok seven bir insan değilseniz sadece yazı yazmak için değmez bu emeğe diyebilirsiniz.

pilot kalem gereksiz bir tür gibi geliyor bana. günlük yazımda da çok rahat değil gibi.

en iyisi içi değiştirilebilen (refilli) tükenmez kalemler. parker, waterman, caran d'ache, scrikss gibi hem şık hem güzel bir kalem alabilirsiniz.

mesela şu aşağıdaki hem güzel yazıyor hem de görüntüsü hoş.

www.amazon.com.tr

buna pahalı derseniz şunlardan biri de olabilir;

www.amazon.com.tr
www.amazon.com.tr
+1
shadowfollower
(20.02.26)
uygun fiyatlı ama yazması çok güzel birkaç kalem paylaşabilirim.

Schneider One business 0.6mm -> ilk tercih olabilir ama biraz kalın
SCHNEIDER XTRA 825 KONİK UÇLU ROLLER KALEM 0,5 MM MAVİ
Schneider One Hybrid 0.3 mm
Uni-Ball UMN-207 Signo 0.7 mm Mavi Mekanik Jel Kalem
0
burfak
(20.02.26)
planitum preppy 03 (fine) 300tl, fakat bir de oring alıp arkasına mürekkep doldurup kullanacaksın.
hayatın boyunca başka kalem almana gerek yok.
0
malheiros
(20.02.26)
yazı yazılacak kalem budur. www.amazon.com.tr

geri kalanına merakınız varsa 1000tl altı scriks dolma kalemlerle denemeye başlayabilirsiniz.
0
klassno
(20.02.26)
pensa 1 mm.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.02.26)
0
Amaranta ursula
(20.02.26)
dolmakalem - lamy, orta uc
kursunkalem - sakura, 0.7
0
cooperr
(20.02.26)
(6)

türkçe yazım sorusu

kibritsuyu
bu iş böyle olabilir.olmaya da bilir. bu bir türlü olmuyor. "olmayabilir de" dediğim zaman da aynı etkiyi hissedemiyorum.bu iş böyle olabilir mi? olmaya da bilirse boşa uğraşmayayım. olmayabilirse de boşa uğraşmayayım. olmayacaksa boşa uğraşmayayım. bu hiç olmadı, kip değişti. olmama ihtimali varsa
bu iş böyle olabilir.
olmaya da bilir.

bu bir türlü olmuyor. "olmayabilir de" dediğim zaman da aynı etkiyi hissedemiyorum.

bu iş böyle olabilir mi?
olmaya da bilirse boşa uğraşmayayım.
olmayabilirse de boşa uğraşmayayım.
olmayacaksa boşa uğraşmayayım. bu hiç olmadı, kip değişti.
olmama ihtimali varsa hiç uğraşmayayım. bu oldu ama tek kelimeyle anlatamayıp upuzun hikaye yazdık, üstelik aynı etkiyi hala alamıyoruz.

nasıl yazalım?
0
kibritsuyu
(19.02.26)
olamayacaksa / olamayacak gibiyse karşılamaz mı
+2
pide
(19.02.26)
Aynı hissi vermiyor katılıyorum ama yine de doğrusunu kullanıyorum "olmayabilir de", sorduğunuz cümlede "olmama ihtimali varsa hiç uğraşmayayım" derdim
+3
mezzosprite
(19.02.26)
bu turkce yazim kurallarinin bir bugu. "olmaya da bilir" de "olmayadabilir" de dogru degil zira. olabilmekteki yardimci fiili ayri yazamayiz, ama da'yi da birlesik yazamayiz.

bazilari olmayadabilir'in kendisine saldiriyor yazim dilinde olmadigi icin. ancak bal gibi var olan bir ifadedir bu. sonradan belirledigimiz yazim kurallari bu istisnayi kapsamiyor diye kelimeyi yok sayamayiz. sayadabiliriz gerci :) saya da biliriz? en iyisini biz biliriz.

eksisozluk.com
+1
antikadimag
(19.02.26)
"Olmayadabilir" yeşilçam komedi lafıdır, cahil ve kurnaz şakası yapmıyorsanız kullanmamak daha iyi olur.
+3
klassno
(19.02.26)
"Olmaya da bilir" diye bir ifade yok, "olmayadabilir" de yok, bu ikisi tamamen kuralsız ve yanlış. "Olmayabilir de" var.

"Olmayabilir ise boşuna uğraşmayayım" da yanlış, çünkü yazı dilinde kullanılacaksa olmayabilir kelimesini tırnak içinde kullanmak gerekir, bir kanaat ifadesi olduğu ve muhatabın kanaati olduğu için alıntılamış olursun. Olması gereken "olmayabilir diyorsan / olmama ihtimali varsa / olması çok mümkün değilse" şeklinde. Yoksa konuşma dilinde zaten her şey söyleniyor...
-1
yaren
(19.02.26)
olmayabilirse de boşa uğraşmayayım.
0
kumandanim
(20.02.26)
(13)

Şifreler için bir yönteminiz var mı?

michael_knight
Pek çok yer için şifre belirlememiz gerekiyor. Tüm şifreleri tek bir şifre ile koruyan programları kullanmak da istemiyorum. Bazı şifreleri de 6 ayda bir filan değiştirmek gerekiyor. Tüm şifrelerimi daha kolay hatırlayabileceğim ama tahmin edilmesi de zor olacak ve değiştirmem gerekirse de değiştire
Pek çok yer için şifre belirlememiz gerekiyor.
Tüm şifreleri tek bir şifre ile koruyan programları kullanmak da istemiyorum.
Bazı şifreleri de 6 ayda bir filan değiştirmek gerekiyor.

Tüm şifrelerimi daha kolay hatırlayabileceğim ama tahmin edilmesi de zor olacak ve değiştirmem gerekirse de değiştirebileceğim bir yöntem, bir sistem arıyorum.
Önerebileceğiniz bir yöntem var mı?
-3
michael_knight
(18.02.26)
örn:
1+#+ siteadının 1 3 5. harfleri+! +.
gibi bir şey olabilir.
+2
kisa
(18.02.26)
gayet de duzen tutturursun. 3 yildir yukaridakine benzer bir sistemi kullaniyorum. heryerde de tikir tikir calisiyor. sadece sistemi genis olcekte tam verimli kullanmak icin biraz emek vermeniz gerekiyor. cunku her site, app vs.. farkli frekanslarda guncelleme, kombinasyon, uzunluk istiyor. herseyi bir app'e baglamaktansa sistem kurup hepsini hatirlamak cok daha mantikli geliyor bana.

edit: mesela ustte ve altta paylasilan kombinasyonlardaki problemleri kolayca kestirebiliyorum. ama baslamak icin iyi bir referans. problemleri farkedince guncelleyeceksiniz. o yuzden emek harcamak lazim dedim. kervan yolda duzulur misali.
+1
buenosdias
(18.02.26)
Ben iş yeri için şöyle şeyler deniyorum
Belirledigim bir harf ve sembol kombinasyonunu hangi ay sifre degistirtiyorsa yılla beraber uyarliyorum.
202601asd@ 202604asd@
Gibi
+1
a perfect lie
(18.02.26)
Bitwarden kullan, bir tane de unutmayacağın bir cümle bul master key olarak ata.
+2
nahtoderfahrung
(18.02.26)
uzun yıllardır lastpass kullanıyorum. tüm her yerdeki şifrem random oluşturulan şifredir. lastpass şifrem güçlü ve yetiyor.
0
gercekdunya
(18.02.26)
1password
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(18.02.26)
bitwarden + google authenticator
+1
anon1m
(18.02.26)
Bitwarden +1
0
kisa
(18.02.26)
buyukHarficereN en az 8 harfli üç kelime +2 sayı +2 işaret

lichtenStein78<>
mamaZizu09*?
KralKobra34_.

al döndür döndür kullan her yerde.
0
klassno
(18.02.26)
İnternetteki en "yaşlı" alışkanlığım parola saklama sistemlerine güvenmemek. Uzunca bir kelime, kelimenin belli bir yerinde araya giren bir sayı, bu ikisinin belli yerlerine ilgili web sitesinin adından belli karakterler ekleyerek kullandığım bir temel parolam var. İlla büyük harf ve özel karakter isteyen siteler için eklediğim bir sistem de var. İşimi görüyor.

Banka uygulamaları şifre değiştirmemi istedikçe de o sırada saat kaçsa ona bakıyorum. Mesela 14:37'de şifre değiştiriyorsam 143702 (çünkü şubat ayındayız) ya da 031437 (çünkü çarşamba haftanın üçüncü günü) vs yapıyorum. Ama bu sürekli değişen şifreleri bir yere not alıyorum:)
0
kobuzchu kiz
(18.02.26)
Bu baslik saka mi xD xD

Niye soyleyeyim sifrelerimi nasil olusturdugumu
0
hot potato
(18.02.26)
bitwarden. hic bir sifremi bilmiyorum artik.
+1
compumaster
(19.02.26)
Bunu chatgpt ye yaz ve sana basit bir kod uretain.

Kullanıcı adı, site ismine göre güvenli şifre üretecek bir sisteme ihtiyacım var. Bir master şifre var ve bunu kullanarak her girdi için encryted süre oluşturacak. Yani kimse şifreyi kullanarak master şifremi decrypt edemeyecek. Ayrıca bir de versiyon numarası koy ki aynı site için şifre değiştirmek istesem sadece versiyonu değiştireyim.
Şifreler kaydedilmeyecek hiçbir yere, onun yerine master şifremi girip, hangi sistem için şifre lazım ise onu seçince, şifreyi hesaplasin versin. Server yok. Sadece offline.
Export import yeteneği de ver ki backup alabileyim
+1
bir varmis bir yokmus
(20.02.26)
(8)

40TB'lık veriyi nerede indirebilirim?

duyurukullanıcısı
bir database var, indirmem lazım yaklaşık 40TB civarıbunu nereden indirebilirim? data center'a falan mı gitmem lazım?
bir database var, indirmem lazım yaklaşık 40TB civarı

bunu nereden indirebilirim? data center'a falan mı gitmem lazım?
0
duyurukullanıcısı
(15.02.26)
1 gbit bağlantıyla yaklaşık 4 günde iner. gerek yok bence özel bir yere gitmeye.

2 saatte inmesi için 50 gbit bağlantı lazım ki buna izin verecek bir yer bulabileceğinizi sanmıyorum.
0
orient blue
(15.02.26)
işte 2saate falan nerede indirebilirim?
0
🌸duyurukullanıcısı
(15.02.26)
Millet kütüphanesini deneyebilirsiniz.
-1
dafdak
(15.02.26)
Abi bunu iki saate kendine indirebileceğin yer Amerika'da falan olur. Sen Türkiye'desin.
Data centerda server kurup bu databasei indirebilir sonra da oradan kendine indirebilirsin (bu noktada bazı programlar ile internet kesilmesi vs sorun yaratmamali)

Ama bu iş her türlü tuzlu olur. Elinde fiziksel alan varsa 1000 dolar vs gibi olur heralde. Yoksa 2bin civarına çıkar.

Bazı datacenterlar ücret karşılığı senin için bu işi yaparlar. Önce server kiralarsin, verileri servera indirirsin sonra remote hands servisine parayı ödeyerek fiziksel drivera aldirirsin.
Beleşe bu iş olmaz.
Edit: miller kütüphanesi eksiye göre gerçekten hızlı 200 mbit falan (Türkiye standartlarına göre yani). Bu şekilde 18 gün falan sürer inmesi çünkü veri 40 tb. Normal halka sunulan internet ile dünyanın yüzde 99unda iki saate değil bir güne bile inmez.
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
Database i indireceğin yer 2 saatte indirebilecegin kadar hız sunacak mi? 40gbps upload hızı sunması lazim. Seninde de 40gbps download hızı olan bi bağlantı bulman lazım.
+1
hububrad
(15.02.26)
hadi indirme hızını buldun 40 tb ı nerede depolamayı düşünüyorsun?
0
jamswety
(15.02.26)
tv çalışanı biri varsa tanıdık, arşivden indirtir. 2 saate biter.
-2
klassno
(16.02.26)
adaş senin işini anca fbi çözer.
0
duyuruuser
(16.02.26)
(8)

domaini nereden alayım?

klassno
bir süredir yenilemediğim için kaçırdığım (adımsoyadım) ve beklediğim bir domain vardı, boşa düşmüş sonunda. onu alayım diyorum, nereden alayım? godaddy ".com.net.xyz.store.club.info" paketini ilk yıl 9200 yerine 1200liraya veriyor, böyle bundle alıp sonra yenilememek de anlamsız olur diye düşünüyor
bir süredir yenilemediğim için kaçırdığım (adımsoyadım) ve beklediğim bir domain vardı, boşa düşmüş sonunda. onu alayım diyorum, nereden alayım? godaddy ".com.net.xyz.store.club.info" paketini ilk yıl 9200 yerine 1200liraya veriyor, böyle bundle alıp sonra yenilememek de anlamsız olur diye düşünüyorum. bilemedim.

nereden alayım? yalnızca mail için -belki- kullanırım.
0
klassno
(14.02.26)
Ben olsam cloudflare den alirim.
Diger sitelerde urun satmak icin inanilmaz bir kampanya goz boyama vs. ilk sene ucuz aliyorsun. Sonraki seneye fahis fiyat. Cloudflare gercekten net bir sistem sunuyor. e-ticaret sitesi degil de gercek bir saglayici vibe i veriyor. Bir de tum dunya cloudflare kullaniyor artik. sadece domain degil. firewall/security tarafi cok populer. sektor standarti olmaya ilerliyor. zaten domain cok pahali da birsey degil. almisken kaliteli hizmet sunan yerden al.
+1
nuevo
(14.02.26)
Cloudflare+1

Ilk yilki cazip fiyatlara kanmayin, ertesi yil 20 usd+tax fiyat cikariyorlar
+1
brkylmz
(14.02.26)
godaddy bedavaya verse alınmaz. ilk sene uygun 2. sene normal fiyatların üstünde oluyor. metunic ve hostinger olabilir.
+1
scudman1
(14.02.26)
godaddy'den asla domain alma ilk yılın ucuzluğunu 2. yıl temin ediyorlar tamamen dolandırıcı bir firma
+1
nahtoderfahrung
(14.02.26)
en ucuz yerden alin. 3-4 ay sonra cloudflare'e tasiyin. benim farkli farkli saglayicilarda domainlerim vardi hepsini tasidim.
+1
aguen
(14.02.26)
@sivri sinek, zaten pek talibi olacak bir şey değil, on sene filan önce almış ve portfolyo/blog olarak kullanıyordum. kart bilgilerini yenilemeyi unutmuşum, sonra başkası alıp aynı şey için kullandı. eticaret vs işim yok, dediğim gibi, belki mail için kullanırım o kadar. maksat elimde olsun, 2000lerin başından kalma alışkanlık. :)
0
🌸klassno
(14.02.26)
ben yıllarca isimtescil ile çalıkştım sonra da markahost ve güzelhosting başladım çalışmaya www.tatlisohbet.com.tr
-2
EymenEren
(14.02.26)
cloudflare -10. evet güvenilir, sürpriz ücretler çıkmaz ama başka bir nameserver kullanamazsın. benim uğrak adresim automattic, kendisi wordpressin sahibi olur. veya epik gibi firmalar saat gibi çalışır.
0
birdirbir
(15.02.26)
(10)

Yazın yediğin hurmalar kışın emeklilik süresine eklenmez mi?

gabe h coud
Geçen sene Eylül'de çalıştığım yerden başka iş bulmadan ayrıldım. İki ay tatil yaptım, gezdim, tozdum. O sırada iş görüşmelerine de online girdim. Daha fazla beklemeden çok da içime sinmeyen bir yerde başladım. Arkadaş şimdi diyor ki, istersen 6 ay 1 yıl beklerdin ama materyalistsin, dayanamadın, mu
Geçen sene Eylül'de çalıştığım yerden başka iş bulmadan ayrıldım. İki ay tatil yaptım, gezdim, tozdum. O sırada iş görüşmelerine de online girdim. Daha fazla beklemeden çok da içime sinmeyen bir yerde başladım. Arkadaş şimdi diyor ki, istersen 6 ay 1 yıl beklerdin ama materyalistsin, dayanamadın, mutsuz olacağını bile bile başladın.

Neyse, olay şu bence. Diyelim ki 55 yaşında kendi birikimimle, pasif gelirimle aktif iş hayatından çekilmek istiyorum. Şimdi 1 sene ara versem 55 yaş yerine 56 yaşında aynı yerde olacağım. O bir seneyi 55 yaşımda yaşamak yerine şimdi daha gençken yaşamak doğru olan. O da diyor ki, genç yaşında yapacaktın o bir senelik tatilini. Yarın ne olacağını bilmiyorsun.

Hangisi sizce?
0
gabe h coud
(13.02.26)
Bu mantık ile 18 değil 28 yaşında çalışmaya başlayarak en güzel yıllarında eğlenip çok da harika olmasını beklemediğin yıllarında çalışabilirsin. Sonuçta kim tatilini 23 yaşındaki hali ile yaşamak istemez ki?
0
twelfth
(13.02.26)
başka bir açıdan yaklaşayım
şimdiki bir yıl, 55 yaşındaki 1 yıldan daha uzun. 55 yaşında o yıl çok daha hızlı geçer.

en doğru karar için kendini kasma, ikisni de yapabiliyorsan olay sadece tercihden ibaret, yanlış tercih bu konuda yok gibi (anlattığın 2 satır bilgi ile konuşuyorum)

yıllar önce bir japon çift ağırlamıştık, işe ara verip dünyayı gezmeye karar vermilerdi 1 yıl boyunca ve sonra dönünce işe devam ettiler. ileride zaten emeklilik yaşayacağız, şimdi çocuk yokken, gücümüz yerindeyken dolaşalım istedik demişlerdi. (şimdi iki çocuklu çalışan aile oldular :) )
0
kisa
(13.02.26)
Sabbatical yapiyorsan yani isten ücretsiz izinle 1 sene tatil yapiyorsan keyfine bakabilirsin. Yoksa issizken tatil en fazla 1 ay falan rahat kafayla yapilir.

Ben 55 yasina yasina kadar 1 ay bile bos gecirmek istemem. Parayi kazanabiliyorken kazanmak lazim. Tatil süresi cok kisitlaniyor ama seyahat seviyorsan bir yete gidip gelmek sindirmek icin de süre lazim. Oradan oraya uzun süre savrulmak iyi degil bence.
-1
Purple life
(13.02.26)
Her şeyi geçmişte yaşayıp sorumluluğu ileriye itelerseniz gelecekte geçmişe bakıp ama iyi yaşadım demek yerine mevcut halinizden bıkmış vaziyette ne gerek vardı da diyebilirsiniz.

Gençken de bir şeyler yapmak gerek, yaşlıyken de. Gençken gençlikte yapılacak şeyler yapılır, yaşlıyken yaşlılıkta yapılacak şeyler. Çalışmadan geçebilecek potansiyel yılların hepsini erkenden tüketmek iyi değil bu açıdan bence.

Ayrıca o ötelediğiniz yıllarda "artık işim bitti zaten" kafasına da girebilirsiniz. Çünkü geçmişte, o an yaşayacağınız halinizi bitik hal diye kodlamış oluyorsunuz bir yerde.

Gerçi teorik konuştum ben, yoksa kendi adıma 55-56 arasında buna kafa yormazdım heralde. Ha 55 ha 56.
0
akhenaten
(13.02.26)
yaşlanınca çalışmak daha zor ama 1 yıldan bir şey olmaz herhalde.

benim anlamadığım, keyfe göre kariyere 1 yıl ara verip dünyayı gezecek parayı nereden buluyorsunuz? tek ben mi fakirim burada nedirrrr
0
art cat chocolate
(13.02.26)
Maddi durumun iyi, bence her şeyden uzaklaşmak sana iyi gelecek.
0
Kahvedesu
(13.02.26)
55 yaşına kadar yaşayacağının garantisi yok, mutsuzsan ayrıl.
+1
diabolus79
(13.02.26)
Burdaki en önemli soru çok da içinize sinmeyen yerde niye başladınız? Temel sebebi bulursak buradan bir yere varılabilir.
0
kumandanim
(13.02.26)
Arkadaşın haklı.

Eyt kıvamından bildiriyorum.50 yaşından sonra yapabileceğin en güzel şey çalışmak.başka bir halta yaramıyorsun zaten.evde çok durdun mu karın bile sen bi turneye çık diyor.çocuklar ya ergen ya gençlikte gram umurlarında değilsin.cinsellik falanda çok aklına gelmiyor zaten,casinoda rulet daha keyifli geliyor.eğlence mekanlarını kafan kaldırmıyor birde eskiden bu mal ne yapıyor burada dediğin adamların yaşındasın,o kadar gencin arasında ne işin var.hayatın boyunca yemiş,içmiş,eğlenmişsin zaten canında istemiyor.birde emekli olunca şunu yaparım demek ertelemekten başka bir şey değil.işinde iyiysen bilgi birikiminin en üst olduğu noktadasın,zoru çözebiliyorsun.en temizi çalışmak.özellikle hiç çalışman gerekmiyorken sorun çözmek,çözüm ortağı olmak insanı dinç tutuyor.
0
duptıs
(13.02.26)
elimdeki parayı kullanarak, değerlendirerek, yatırım yaparak vs şu anki parayla aylık 60-70k para getirebiliyorsam ve yatırımım da azalmıyorsa işi bırakır hayatımın sonuna kadar boş takılırım. çalışmakmış, katma değermiş, gençlikmiş yaşlılıkmış; bunların hepsi hikaye. ölene kadar hayattan keyif al, öl git. arada keyif almadan çalışıp öl git de olur ama, piç olur. :)
0
klassno
(14.02.26)
(4)

kulaklik tavsiyesi gelir mi

ala09
airpods prosever olarak max 7 bine alternatif oneri ariyorum. marshallin kulakustu modellerinden olabilir diye dusundum ama ses kalitesi jbl gibi cikarsa uzer. tesekkurler
airpods prosever olarak max 7 bine alternatif oneri ariyorum. marshallin kulakustu modellerinden olabilir diye dusundum ama ses kalitesi jbl gibi cikarsa uzer. tesekkurler
0
ala09
(12.02.26)
7 yi geçebilir, bakmadım ama buds2 pro. Fiyatı arttirirsan
Sony wf1000 xm5 için güzel şeyler duymuştum.
ikisini de denemedim.
0
kisa
(12.02.26)
Ben de son fiyatini bilmiyorum ama 1000mx5i tavsiye ederim. 1 yildir kullaniyorum cok memnunum. akustik kalitesi harici anc de arsa cikmis vaziyette.
0
zseak
(12.02.26)
Sony wf1000 xm5 ile Sony wf1000 xm4 arasında çok bir fark yok, bütçe aralığına uyuyorsa ona da bakabilirsin.
+2
nahtoderfahrung
(12.02.26)
Marshall Major V
0
klassno
(12.02.26)
(7)

type c adaptör

duyuru
benim iphone se telefonum vardı. ona bir hızlı şarj adaptörü aldıktan sonra bataryayı baya kötü etkilemişti.şimdi yeni 16e aldım. içinden iki tarafı type c olan kablo çıktı. şimdi ben düzgün bir adaptör alıp batarya ile ilgili sorun yaşamak istemiyorum ama çok anladığım şeyler değil. hangi adaptörde
benim iphone se telefonum vardı. ona bir hızlı şarj adaptörü aldıktan sonra bataryayı baya kötü etkilemişti.

şimdi yeni 16e aldım. içinden iki tarafı type c olan kablo çıktı. şimdi ben düzgün bir adaptör alıp batarya ile ilgili sorun yaşamak istemiyorum ama çok anladığım şeyler değil. hangi adaptörden almalıyım? doğrudan link de verebilirseniz güzel olur.
0
duyuru
(11.02.26)
Orijinal Apple dışında; belkin, anker, spigen, ravpower’dan şaşmayın. Ucuz tarafta da baseus ve belki ugreen. Kuntik marka almayın yani.
+1
orient blue
(12.02.26)
anker ya da belkin
+1
co2s2
(12.02.26)
apple, orcinal dışında hepsini -kendi sitesinde sattıklarını daha geç vakitte- yazılımla tespit edip zulüm oluyor.
-1
klassno
(12.02.26)
apple'ın kendi adaptörünü alın. çok fark ediyor gerçekten.
-7
elektr10
(12.02.26)
adaptörü yazılımla tespit etme diye bir şey yok. kendi adaptörünü almanıza gerek yok. anker spigen falan alın geçin.
kablo da orijinal olmak zorunda değil type c kablo alt tarafı. bir sürü kaliteli marka var.
+2
jelly bear
(12.02.26)
Apple'ın telefon adaptörleri çok dandik(ti). iPhone 4 (5,5 sene) ve iPhone 6S Plus (7,5 sene) kullandım. iPhone 4'te bir sürü orijinal adaptör bozuldu. Bozulma serisi iPhone 6S'te de devam etti. Kötü kullanmak diye bir durum da söz konusu değil. Düşürmedim. Telefon dışında bir şey şarj etmedim. Bir noktada bıktım ve yan sanayiye geçtim, ardından rahatladım.

Bu arada kardeşim de aynı telefonlarda aynı sorunları yaşadı. O da eşyalarını gayet iyi kullanır ve alayı bozuldu.

Üzerinde elma logosu var diye telefon adaptörünü Apple almazdım, almadım da. Şu anda 15 PM kullanıyorum ve Anker, Baseus, Spigen, Satechi, Ugreen vs farklı markalardan adaptörler aldım. Sadece Baseus'tan memnun kalmadım, birkaç günde bozuldu ancak diğerlerinden memnunum. Bence Apple falan almanıza gerek yok, bilinen bir markanın (Anker, Baseus, Spigen, Satechi, Ugreen, McDodo, Belkin vs) size uygun modelini alın geçin. Bunlar sürekli indirime giren şeyler, Amazon ve Hepsiburada'da takip ederseniz mutlaka indirimli bir şeyler bulursunuz.

Önemli not: Bu söylediklerim Macbook adaptörleri için geçerli değil, onların adaptörleri gerçekten kaliteli.
0
10551037
(12.02.26)
Apple 30 W USB-C Güç Adaptörü öneririm .
0
devilone
(12.02.26)
(1)

Merkezi Etkinlik Bilgilendirme Sistemi

vedatchilipeppers
Herkese merhaba,Günün (ya da haftanın) maçları veya etkinliklerini toplu şekilde bir takvimde falan gösteren app ya da website biliyorsanız paylaşabilir misiniz?Her türlü futbol, basketbol, tenis, boks, satranç vb maçları hakkında toplu biçimde bilgi alabilmem gerekiyor. Spor olması şart değil bu ar
Herkese merhaba,

Günün (ya da haftanın) maçları veya etkinliklerini toplu şekilde bir takvimde falan gösteren app ya da website biliyorsanız paylaşabilir misiniz?

Her türlü futbol, basketbol, tenis, boks, satranç vb maçları hakkında toplu biçimde bilgi alabilmem gerekiyor. Spor olması şart değil bu arada, her türlü eğlenceli event olur izlemelik. Telefondan açıp bakayım mesela x günü y saatte şu etkinlik var gibi bir platform var mı bildiğiniz?

Akşamınız güzel olsun
0
vedatchilipeppers
(11.02.26)
ofsayt spor takibi için (fut ve basletbol ile tenis var)
Radar istanbul ibb'nin seçmece reklam yaptığı etkinlikler
Biletix, bubilet, mobilet, biletinial bilet uygulamaları
Bugece hem bilet uygulaması hem daha hype işler
İstanbul senin de ibb işleri bulunuyor.
0
klassno
(12.02.26)
(9)

Kucuk milletler 5 yil sonrasini

lapaz
Buyuk milletler bir asir sonrasini mi dusunur ve yasar? Turkler cok gunubirlik yasiyo sanki bana mi oyle geldi
Buyuk milletler bir asir sonrasini mi dusunur ve yasar? Turkler cok gunubirlik yasiyo sanki bana mi oyle geldi
+1
lapaz
(11.02.26)
size oyle gelmiyor. turkler kurumu ve kurali sevmez. bir asir sonrasini dusunebilmek ve tasarlayabilmek icin bugunden sabitlenmis, degismeyen referans noktalariniz olmali. bizde boyle baglayici unsurlar yok.
+5
Sour
(11.02.26)
türk milleti diye bir şey mi kaldı ortada ki yarını düşünsün. eflatun'un siyaset yapmazsan siyaset yapanlar seni yönetir sözünü yaşıyor bu ülke 85 senedir.

milleti tarihine sövdüre sövdüre bitirdiler. yüz yıllardır sömürge niyetine kullanılan bir yere dönüştü, bir atatürk denedi kırmayı onun da ömrü yetmedi.
-2
gule gule
(11.02.26)
Türkiye bence israfta apayrı bir ülke. İnsanlar tüketim ile mutsuzluktan kurtulabilecegini sanıyorlar.
-1
michael harddd
(11.02.26)
1800lerin ikinci yarısından beri tek politikamız var: denge politikası
0
Hallegadola
(11.02.26)
Değil bir asır sonrasını, bir dakika sonrasını tahmin edemeyiz özetle.

İki örnek vermek istiyorum;
1- Benzer kategorideki en sevdiğim filmlerden biri, Alman yapımı (bkz: Lola Rennt )

2- Kuran-ı Kerim - Rahman Suresi
كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فٖي شَأْنٍۚ
- O, her an, Bir yaratma halindedir.
-4
love and trust
(11.02.26)
Bu Türkiye'ye özgü bir şey değil. Öncelikle "Yüz yıl sonrasını görmek" diye bir şey zaten mümkün değil. Ancak gelişmiş ülkelerin orta vadeli politikaları, bu politikaları iktidardaki partiden bağımsız yürütecek bir siyasi - bürokratik kültürleri, nihayetinde de askeri ve finansal güçleri var. (Ya da en azından vardı. Trump falan derken bunun orada da ne kadar kaldığı tartışılır)

Türkiye gibi ülkeler ise her şeyden önce etki eden değil, etkilere tepki üreten tarafta; ekonomisi ve siyaseti reaksiyoner. Bu da politikanın da popülizmin en dip noktasında olmasını kendince zorunlu kılıyor, zira millet açken gidip öyle uzun vadeli siyaset falan yapamazsınız; ufkunuz bir sonraki yerel ya da genel seçimlerle sınırlı, o da iki, üç yıl demek.
0
salihdt
(11.02.26)
Kücük millez büyük millet ne güzel kafalar bunlar
-2
Purple life
(11.02.26)
tam facebook profil arkasi sozu
0
antikadimag
(11.02.26)
turkish people en "zen", "ruhani", "tasavvuf ehli" adına ne dersen insanlar olduğundan (‐muzdan) anı yaşıyor ki bu da halkımızı en büyük yapıyor.

"ben, pollyanna" uluslararası en iyi film oscarı ile 2026'da adayım.
-2
klassno
(12.02.26)
(2)

İstanbul’da kahvehane önerisi olan var mıdır?

mutekebbir
Yabancı bir misafirimiz için hem kahvehane kültürünü görsün hem de okey oynayalım gibi bir planımız var. Avrupa ya da Anadolu yakası olması fark etmez sadece merkezi yerde olması önemli ulaşım açısından. Kadın/erkek rahat hareket edebileceğimiz bir yer olması da önemli. Teşekkürler.
Yabancı bir misafirimiz için hem kahvehane kültürünü görsün hem de okey oynayalım gibi bir planımız var.
Avrupa ya da Anadolu yakası olması fark etmez sadece merkezi yerde olması önemli ulaşım açısından.
Kadın/erkek rahat hareket edebileceğimiz bir yer olması da önemli.

Teşekkürler.
0
mutekebbir
(09.02.26)
kadıköy'de mülksüzler'in yanında var, kadın erkek karışık oynayanlar gördüm orada. bir de kadıköy'de leylak sokak'ta var yine benzer şekilde. ama ilkinde daha gençler oluyor gördüğüm kadarıyla.
0
tepedeki psychedelic adam
(09.02.26)
yeldeğirmeni uzumçn hafız sokak'ta misbah'ın kahvesi var, dükkanın adını bilmiyorum. gerçek mahalle kahvesi.
0
klassno
(09.02.26)
(3)

Samsun_Çarşamba hava alanı gece yarısı ulaşım

jimjim
uçak saat 02:00'da iniyor.normalde daha küçük bir ilçesine gideceğim ama merkeze ulaşsam da olur. ilk servis saat kaçta hareket ediyor? bir de güvenli olur mu? böyle şehirlerde hava alanı taşımacılığı pek kurumsal olmuyor sonuçta..sabaha 6 ya kadar falan hava alanında beklesem servis bulur muyum? te
uçak saat 02:00'da iniyor.
normalde daha küçük bir ilçesine gideceğim ama merkeze ulaşsam da olur. ilk servis saat kaçta hareket ediyor? bir de güvenli olur mu? böyle şehirlerde hava alanı taşımacılığı pek kurumsal olmuyor sonuçta..
sabaha 6 ya kadar falan hava alanında beklesem servis bulur muyum?
teşekkürler.
0
jimjim
(09.02.26)
inen her uçak için kıyı şeridindeki tüm ilçelere servis oluyor. servis uçaktaki tüm yolcular çıkana kadar bekliyor. pek "kurumsal" değiller ve bu yüzden telefonla ulaşıp kesin bilgi almak ve isterseniz rezervasyon yapmak mümkün.
0
klassno
(09.02.26)
inen her uçağın servisi havalimanı önünden yarım saat içinde kalkıyor.

Burdan bakabilirsiniz, gerçi bu site sadece havalimanına yapılan sefer saatlerini gösteriyor. samair'in servisi havabüs'ten falan daha iyi.

samair.samsun.bel.tr
0
efreet sultan
(09.02.26)
Samair anlasilan oranin servislerini yapiyor. Teyit etmekte fayda var bence mumkunse, Samsun icin bilmiyorum ama Giresun'a indim benzer saatlerde, Havas sitesinde her inen ucaktan sonra servis olur yaziyordu, istisna falan belirtilmemisti ama o havayolu ile anlasma yokmus bilmem neymis, neyse gecenin yarisinda got gibi kaldim.
0
mbond
(09.02.26)
(8)

AI'ın tehdit ettiği bölümleri okuyanlar...

msb
Grafik Tasarım mezunuyum. Aynı okula/bölüme şimdi girsem yapay zeka gelişmeleri motivasyonumu yok ederdi diye düşünüyorum.Benim henüz öğrenmeye çalıştığım şeylerin fersah fersah ötesini yapan bir yazılım benim bütün şevkimi kırar, sabahlara kadar proje üretecek gücü bulamazdım sanırım kendimde.Böyle
Grafik Tasarım mezunuyum. Aynı okula/bölüme şimdi girsem yapay zeka gelişmeleri motivasyonumu yok ederdi diye düşünüyorum.

Benim henüz öğrenmeye çalıştığım şeylerin fersah fersah ötesini yapan bir yazılım benim bütün şevkimi kırar, sabahlara kadar proje üretecek gücü bulamazdım sanırım kendimde.

Böyle bölümlere yeni girmiş/girecek gençler ne hissediyor merak ettim.
0
msb
(08.02.26)
Buna pek bakan yok. AI masa başı iş yapan her bölümü etkileyecek. Özellikle sayısal bölümler ve tasarım tarzı bölümler. Geriye sosyal bilimler veya İİBF bölümleri kalıyor. Bunlarda da iş yok.
+1
runaway
(08.02.26)
işini iyi yapan herkes yapay zekaya rağmen iş bulur, giren çıkan juniorlara veya işini ciddiye almayanlara olur. ben yazılımcıyım şuan yetişen juniorlar bu yapay zekaya fazla sırtını dayıyor o yüzden kendi fikirleri yok çoğunun. piyasa adapte olur yeni düzene. geleceğini düşünen varsa olabildiğince az yapay zeka ile işini iyi öğrenmeye baksın.
+1
nahtoderfahrung
(08.02.26)
fotoşop da fotoğrafçılığı bitirecekti, dijitale geçti. geçemeyen akademide estetik üzerinden analog okşuyor. llm ya da ganlar bir araç, meslek bitiremez. x bir içeriği 42 layer üretmiyor, gelecekte de 42 layer üretebilmesi için grafik tasarımcının ona bunu anlatabilmesi lazım.

ne zaman ki biri savunmasında "ben sadece ai ne derse yaptım" der, o gün itibariyle sıkıcı ve gözden düşmüş, kurumsallara kakalanan bir araç olarak hayatına devam eder. başka şeyler böyle gözünüzde büyür filan.
0
klassno
(08.02.26)
Bence henüz farkında değiller çünkü hem görece başındayız, hem de tam olarak nereye gideceğini bilmiyoruz. Ancak sadece 4-5 büyük şirketin (Amazon, Google, Microsoft, Facebook vb.) 2026'da AI için yapacağı altyapı yatırımı 600 milyar dolar seviyesinde. Bu yarışın sonunda illa bir şeyleri değiştirecek ürünler çıkacaktır. Eğer AI bu şirketlerin umduğu yöne gider ve devletler de buradan doğacak verimlilik artışını topluma paylaştıracak adımlar atmazlarsa tünelin ucu güzel bir yere çıkmayabilir.

1 - AI'ın ciddi sosyal etkileri olması için meslekleri tamamen bitirmesi gerekmiyor; 1 milyon insanın çalıştığı bir sektörde %20 verimlilik artışı kabaca 200 bin işsiz insan demek. Bir ülkenin görece iyi kazanan, en çok vergi ödeyen, en çok tüketim yapan orta, orta-üst gelirli grubunun %20'sinin işsiz kalmasının yaratacağı yıkıcı ekonomik etkiyi tahmin bile edemiyorum, ki bunun bir de sosyal ayağı var.

2 - "Alanında iyi olan hep iş bulur" çok subjektif; AI genel olarak süreçleri basitleştiriyor ve iyi olanla olmayan arasındaki farkları azaltıyor. Diğer yandan meritokrasi hiçbir zaman düzgün çalışmadı, zaten öyle olsaydı "Kötü çalışan" diye bir şey kalmazdı, zira bunlar iş bulamazlardı. Çalışan havuzu daraldığında işinde iyi olanların da bir kısmı işsiz kalacak. Tabi burada baskılanacak maaşları da işin içine katmak lazım. Sorun sadece iş sahibi olmak değil, hayatı idame ettirecek para da kazanmak. Bir alanda yüzbinlerce her deneyim seviyesinden fellik fellik iş arayan, kendilerini geliştirmeye çalışan insan varken "Ben işimde çok iyiyim, hem AI'dan etkilenmedim hem de çok iyi maaş alıyorum" genel geçer bir durum olamaz.

3 - AI emek yoğun bir tekonoloji değil, varlığının sebebi her şeyi çok daha hızlı ve verimli yapmak. Kazandırdığı verimliliğe ve dolayısıyla neden olduğu işsizliğe denk bir iş alanı yaratması bence imkansız.
Kaldı ki diğer bir sorun da, o iki grubun aynı olmaması: Yani "Marketlerde artık kasiyer yok, otomatik kasa var, kasiyerlere gerek kalmadı. Ama otomatik kasaların yazılımı var, bakımı var" örneğinde o işsiz kalan kasiyerler bir anda teknisyen ya da yazılımcı olmuyor. Bu tür bir dönüşüm büyük ölçekte imkansıza yakın.

4 - Orta vadede mavi yakalılar da tehlikede zira robotiğe de çok ciddi yatırım yapılıyor. Mesela Amazon'un en büyük derdi depolarını tamamen otomatize edip insanlardan kurtulmak.
+2
salihdt
(09.02.26)
eğer global bir düzenleme olmaz ise tünelin ucu hiç de iyi bir yere çıkmıyor. sorun şu ki ai, robotlar vs. insanların işini elinden aldıktan sonra. üretilen ürünler, hizmetler kime satılacak? herkes işsiz kalınca alıcı kim olacak?
0
surprise
(09.02.26)
ai'dan bağımsız olarak global bir iş kıtlığı var. ai'ın girdiği veya girebileceği işler zaten çoktan bitik.

yazılım pandemi döneminde bir zıplama yaptı ve sonrasında önceki konumuna döndü. herkes yazılımcı maaşı diye internette gördüğü rakamlara kanarak yazılımcı olmak istedi. google'da herhangi bir meslek için arama yapıldığında yakın rakamları görmek mümkün.

kısacası zaten bir durgunluk var. ai etkisi sanıldığı kadar fazla değil ve olmayacak
0
michael harddd
(09.02.26)
salihdt +1. Harika ozetlemis
0
hot potato
(09.02.26)
Yanıtlar için herkese teşekkürler. @salihdt sana ayrıca teşekkürler.
0
🌸msb
(11.02.26)
(13)

Bu kızla buluşsam mı

arbre
Annemin arkadaşının kızını bir süre önce Instagram'da takip etmiştim. O da beni takip etti. Annesi ikimizi sevgili olarak düşünmüş ama ben arkadaş olarak konuşmak istiyorum. İkimiz de mühendisiz ve arkadaş olabileceğimizi düşünüyorum. Ama bazı çekincelerim var.1. Kız ve annesi sevgililik beklentisin
Annemin arkadaşının kızını bir süre önce Instagram'da takip etmiştim. O da beni takip etti. Annesi ikimizi sevgili olarak düşünmüş ama ben arkadaş olarak konuşmak istiyorum. İkimiz de mühendisiz ve arkadaş olabileceğimizi düşünüyorum. Ama bazı çekincelerim var.

1. Kız ve annesi sevgililik beklentisine girmiş ama ben başka bir kıza aşığım uzun süredir. Bu kızla ilişki düşünmüyorum. Buluşmanın first date değil, arkadaşça olmasını istiyorum ama bu kızın kafasında beni istemedi düşüncesi oluşturmamalı.

2. Beni istemedi olarak düşünürse benimle bir daha buluşmayacağını düşünüyorum.

Bu konuyu nasıl çözebilirim?

Belli bir yaştan sonra kızla erkek arkadaş olamıyor mu?
-25
arbre
(07.02.26)
Bir başkasına âşıkken kadınlarla arkadaşlık kurma kafası nereden geliyor onu anlamıyorum sevgili arbre. Yanlış yapıyorsun, hayat da bunu sana böyle böyle gösteriyor aslında ama okuman yok. Oku lütfen. Delikanlı olun azcık. Her kadın sevgiye ilgiye tok olmaz, her kadın her şeyi arkadaşça düşünmez, rica ediyorum biraz gerçekçi ol.
+3
muhayyer divan
(07.02.26)
muhayyer divan, noluyor kız, ne bu sinir. Aşığım dedim, sevgilim ya da eşim demedim. Kendi kendime ömür boyu aşk acısı çekmem de çok mantıklı değil.
-13
🌸arbre
(07.02.26)
Buluş abi ne kaybedeceksin bilakis belki yeni bir birlikteliğe yelken açacaksın, ha baktınız olmadı zaten kafanda başka biri varmış o kanaldan devam edersin.
0
kizil karga
(07.02.26)
Âşık olsan gözün arkadaş falan aramaz arbreeeeeeee iki kişinin bindiği tır değildir.
+3
muhayyer divan
(07.02.26)
Abi aşık olduğun kız geçen kavgalik olduğunuz ve senin intikam alma soruları sorduğun kiz değil mi?
Vallaha bu kız ile herhangi bir şekilde evlenirsen bizleri çağır çeyrek takalım çünkü bu olayın oluru yok neredeyse iki sene olacak kiz sana bir kere bile evet demedi.
Ne yap bilemem de senin şu kiza takılmayı birakman lazım, aşk tek kişi yaşanmıyor.
Bak bu kiz da mühendis işte tam senlik, bence git gör.
+2
logisticsmanager
(07.02.26)
ortam bu kadar yanlış anlaşılmaya müsaitken neden arkadaş olmaya zorluyorsunuz çok manasız.
+4
iwillsee
(07.02.26)
logisticsmanager, intikam almayacaktım, sadece aynı saygısızlıkla karşılık vermeyi düşündüm ama aramız iyi olunca uzatmadım. Ben de farkındayım o noktaya gelemediğimizin. Ben de takılmayı bırakmak istiyorum zaman zaman ama olmuyor. 1 yılda unutamadığımı şu an hiç unutamam. Mühendis kıza duygum 0. Tamamen ev iş arasında yaşadığım için aktivite için konuşmayı düşündüm.
-7
🌸arbre
(07.02.26)
kizi ve annesinin sevgililik beklentisi var ise ve siz başkasına asıksanız neden bu kızla buluşup kizin ileri de mutlaka üzüleceği bir durum yaratıyorsunuz. bu olay sonunda anneniz ve arkadasinin da araları bozulacak zaten.

asik oldugunuz kızın size yuz vermeyip siz de ilgiyi baska yerden rakip kendi özgüveninizi tazelemek istiyorsunuz gibi. yapmayın
+8
oscar
(07.02.26)
oscar, ilgi istemiyorum, tamamen arada buluşup bir şeyler yapmak için. Kahve içmek, konsere gitmek, gezmek...
-7
🌸arbre
(07.02.26)
kızla siz görücü usulü eşlenmişsiniz artık. tanımadığın ama ailenin tanıdığı kızı eklemeyeceksin, hele "aktivite" için hiç eklemeyeceksin. yanlışsın, yanlış yapmışsın. şimdi kızla buluşup, ciddi ciddi bi ilk görüşme yapman lazım. bundan sonrasında o gçrüşmeyi yapar da olumlu ilerlemezsen annen bir arkadaş kaybedecek, bolca dedikodulara konu olacak.

bir de cevaplara yazdıklarınızdan anlıyoruz ki, özrü kabahatinden büyük derler ya, o hesaptasınız. kızla flört, etkinlik buluşma ama ciddiyet? yok. bir yaştan sonra eşraf kızıyla bunlar olmaz. iş arkadaşınla olur, dans kursundan, seramikten filan olur.

geçmiş olsun.
+2
klassno
(08.02.26)
Ya böyle kendini şartlama. Belki bu kız daha çok hoşuna gidecek muhabbeti saracak. Aşk platonik mi kaldı olm lisede miyiz? Takıl kızla yumul
+1
Hallegadola
(08.02.26)
Hallegadola, yok gitmez o açıdan beğenseydim 10 kere buluşurdum, sadece arkadaş olarak görüyorum
-3
🌸arbre
(08.02.26)
halihazırda birine aşıkken , sizden hoşlanan yada bu anlamda beklentisi olan biriyle görüşmeye gitmeniz bence mantıklı değil, hem siz kendinizi kötü hissedeceksiniz hem de karşı tarafın niyeti zaten belli ve o o açıdan yaklaştıkça siz yine arkadaşça davranmaya çalışarak denge korumak zorunda kalıp hem yorulup hem de kendinizi tuhaf pozisyona sokacaksınız. ayrıca niyeti bu denli netse karşı tarafın sizin gitmeniz bile ona umut vermek olacak ki burada kız zaten üzülecek ve sebebi olacaksınız.
+1
darthvader
(09.02.26)
(2)

Mobbing ile Alakalı bir soru

elektr10
Yine daha önce yazmıştım bir arkadaşımın durumu ile ilgili: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1617443/bir-ofis-ortami-sorusu-da-bendenİşe başlayalı henüz 3 ay oldu ve deneme süresi doldu. Kendisine uyuz olan iki kişi vardı (kadın). Hala uyuzlukları devam ediyormuş ve bunu dışlıyorlarmış. Arkadaşım y
Yine daha önce yazmıştım bir arkadaşımın durumu ile ilgili: www.eksiduyuru.com

İşe başlayalı henüz 3 ay oldu ve deneme süresi doldu. Kendisine uyuz olan iki kişi vardı (kadın). Hala uyuzlukları devam ediyormuş ve bunu dışlıyorlarmış. Arkadaşım yöneticisini (kadın) çok seviyordu hatta ona çok iyi davranıyordu ama son zamanlarda o da kendisini dışlamaya başlamış. Mesela dün öğle yemeğine başka bir yere gitmişler buna hiçbir şey demeden. Veya bir şey anlatırken gözlerine bakıp konuşmuyormuş.

Bir ek bilgi yapayım. Daha önce bu şirkette çalışan bir arkadaşı olduğunu öğrendi ve kendisi de aynı mobbing'i gördüğünü öğrendi. O da 4 ay dayanabilmiş.

Bir başka ek bilgi de bu arkadaşım hamile olduğunu öğrendi ve bunu yöneticisine söyledi. Yönetici gayet mutlu ve "hiç merak etme stres yapma. İşine devam et. Etmezsen de sorun değil anlayışla karşılarız." gibi bir şey demiş ve durumu genel müdürle de paylaşmak zorunda olduğumu söylemiş. O da tabii demiş.

Birkaç gün sonra birden yönetici kadının huyu değişmiş. Yani 2 gündür böyleymiş. Acaba kendi istifa etsin diye mi böyle yapıyorlar? Bildiğiniz üzere hamileyken hormonlar da coşmuş vaziyette oluyor ama arkadaşı da daha önce burada çalışmış ve aynı davranışlara maruz kalmış.

Sizce ne yapsın? Biraz daha dayansın mı yoksa çeksin gitsin mi? Şirketi çok seviyor bu arada. Çok kurumsal ama bu çalışan yönetici 2 0yıldır orada, diğer iki çalışan da 19 yıl ve 5 yıldır oradalarmış.

Bence bunlar kendi imparatorluğunu devam ettirmek istiyorlar ve arkadaşımı tehdit olarak görüyorlar (çok iyi bir yabancı liseden ve çok iyi bir üniversiteden mezun, yurt dışında okumuş ve 3 yabancı dili var ana dili düzeyinde), ya da genel müdür hamile olduğunu öğrenince "bezdirin" talimatı verdi. Aklıma başka bir şey gelmiyor.

Haa bu arada arkadaşıma sistemle alakalı hiçbir şey öğretmiyorlarmış. Zaten yaptığı bir iş ama şirketin sistemini öğretmeye kalkınca sürekli işleri çıkıyormuş, meşgullermiş. Bir şey sorduğunda da "e biz sana bunu anlattık" diyorlarmış halbuki anlatmamışlar bile ya da üzerinden çok zaman geçmiş ama tekrar sorma gereği duyunca bozuk atıyorlarmış.

Bende tavsiyeler tükendi o yüzden sizlere de sorayım dedim.
Şimdiden teşekkürler cevaplar için.
+1
elektr10
(04.02.26)
hiç dert etmesin işe gitsin gelsin zaman geçirsin. nasılsa işi bırakmayı göze almış o yüzden kovuluncaya kadar devam. ayrıca zaten hamileymiş bir süre sonra doğum iznine çıkacak.
0
gercekdunya
(04.02.26)
sözlü iletişime pek bir şey yapamaz ama öğrenmek istediklerini yazılı sorsun, ve mümkünse işin paydaşı diğer birimlerden öğrenmeye baksın.
0
klassno
(04.02.26)
(30)

Dindar hristiyan biriyle sevgili olur musunuz?

pembediken
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
0
pembediken
(03.02.26)
Olurum neden olmayayım.
-4
arbre
(03.02.26)
esim katolik. kayinpederim hristiyan demokrat partiden bakan :p
nema problema.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.02.26)
olmam
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(03.02.26)
Benim hayatıma müdahale edene kadar evet, sonra hayır.
+4
kisa
(03.02.26)
din denen afyona bazilarinin ihtiyaci var.
eger esimin boyle birseye ihtiyaci var ise, beni baglamaz. kendisine iyi gelen ne varsa onunla ugrassin, burda kitabin cinsinin bir onemi yok. zaten asagi yukari hepsi ayni seylerden bahsediyor.
hayat boyle seylere takilmak icin cok kisa, "laissez faire"
0
cooperr
(03.02.26)
Asla.
+2
gabe h coud
(03.02.26)
Hayir. Herhangi bir seye aşırısı olanla yapamam. Din, spor, siyaset, hayvanlar, saglikli beslenme, alkol, komplo teorileri vs vs...
0
duster
(03.02.26)
Dindar ve kendi ülkesinin Akp'sine gönül vermişse sokağından geçmem; dindarsa merhaba-merhaba; inançlı ama inanç seviyesi 1-10 arası 4 ya da altındaysa o zaman olabilir ama tabii Hristiyan var Hristiyan var misal Protestan ya da Anglikan biriyle dindar da olsa sıkıntı yaşamam gibi ama Katolik dindar biri benim için sıkıntı yaratır, bunun Amish'i var var kılı var yünü var oralara girmiyorum bile. Ha Ortodoks kökenli Hristiyan bireyse o da nispeten sıkıntı bi tip olabilir. Kısacası sadece Hristiyan dindar olması tek başına anlamlı bir kriter değil.
0
kizil karga
(03.02.26)
direkt olurdum. +1000 puan.
-3
Purple life
(03.02.26)
Soran kişi olarak ben de cevap vereyim. Geçinmeye gönlü varsa anlayış varsa olurum.
0
🌸pembediken
(03.02.26)
Olmam. Arkadaşlık başka sevgililik başka, bana müdahale edip etmeyeceği bilinmez.
+1
muhayyer divan
(03.02.26)
Dindar biriyle yolum kesişmez ki. İş zaten oraya varmaz. Hadi zorladık oldu diyelim.
Sonuç yüksek ihtimalle bu olur:

www.reddit.com
0
yurtsuz john
(03.02.26)
ahlak,
tarikat,
atatürk,

kendisi ve ailesi bu kümelerin ne kadar içinde yada dışında kaldigina göre degişir.
0
designer
(03.02.26)
Hangi dine mensup olursa olsun dindar herhangi biriyle birlikte olmazdım. Seküler hayatı seviyorum.
+5
ekimoloji
(03.02.26)
Herhangi bir dine inanan biriyle işleri o noktaya getirmem zaten. Arkadaşlık başka ama sevgili olmam. Karışıp karışmaması da mesele değil, dünya görüşünde din kavramının olması yeterli sevgili olmamam için.
+1
Phoebe
(03.02.26)
mormon olmaz belki ama latin katolik veya istanbul ortodoxları olur.
0
klassno
(03.02.26)
Eşim Katolik. Babam Katolik. Büyürken de kendi evliliğimde de bir sorunumuz olmadı+1.
0
alice in potatoland
(03.02.26)
din tüccarları yüzünden bütün dinler istismar edilmişken. Herkesin dini kendisine deyip kafaya takmam.
0
Rao
(03.02.26)
birkaç sene önce görsem asla derdim. şimdi daha iyi bile olur diyorum.
-1
beatbox yapan metalci
(03.02.26)
Ben okuduğum kurgularda bile daralıyorum bu din işlerinden. Yani cevabim hayır.
+2
a perfect lie
(03.02.26)
Sevgililik dediğin nedir ki zaten, olurdum. Benim inancımla bir derdi yoksa evlilik bile düşünülebilir. Tabii genelde o kadar muhafazakarsa pek yanaşmaz böyle şeylere.
0
mbond
(03.02.26)
hayır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
valla bu yasa gelip din islerinin hikaye oldugunu cozememis biriyle gercekten zor. daha baska neleri cozemedi acaba derim. yani ciddi ciddi inaniyorsa, dindarsa olmaz.

ama evrende bir kutsallik, bir ruhaniyet hissedip bunu oyle alisageldigi icin veya kulturel olarak dine kanalize edenler ok. ona takilmiyorum. ozetle koyu dindar hayatta olmaz, ama sirf inancli diye de sorun yapmiyorum.
0
antikadimag
(04.02.26)
dindar hristiyan, hele ortodoks hristiyan ile olurum ama o benimle sevgili olmak istemeyebilir çünkü türküz işte.
0
rain when i die
(04.02.26)
teoloji baglantili her soruda oldugu gibi yine insanimiz dincilik ile dindarligi karistiriyor.
ayrimini bir turlu yapamadik gitti.
+2
cooperr
(04.02.26)
bir de ermeniyse nikahi basardim. biz de dinliyiz kendimizce hizliresim.com
+2
ala09
(04.02.26)
@ala09 onlar kim :)
0
🌸pembediken
(05.02.26)
cooperr Karıştırmıyoruz hocam dinci dediğimiz tipin zaten denklemde yeri yok onun ben amk ama dindara karşı da çok hoş değiliz dünyaya bakışımız farklı.
0
kizil karga
(05.02.26)
@pembediken seyhim ve ben
0
ala09
(06.02.26)
Herhangi bir finin dindarı ile bir şey yaşayabileceğimi zannetmiyorum.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
(11)

magnezyum olayı

duyuru
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
-1
duyuru
(02.02.26)
Geçen gün uyku problemimi nasıl aşabileceğimi chatgpt'ye sordum. Bana Magnezyum glisinat / sitrat önerdi.
Magnezyum gerçekten uykuya yardım eder mi? Veya sadece internetin “pazarladığı bir efsane” mi? Ve eksik değilsem neden takviye vitamin mineral alayım? dedim.
Epey bi fikir alışverişimiz oldu.
Bilimsel dayanak istedim. Bulamadı ve bünyede eksikliği yok ise kullanmanın gereksiz masraf olacağı konusunda hemfikir olduk kendisiyle.
0
Mirket
(02.02.26)
Yine sosyal medyada 1-2 kişinin “abi inanamıyorum bla bla” paylaşımlarıyla başladı. Bir kaç ay daha gider sonra unutulur.

Vücutta eksiği yoksa kullanmanın anlamı yok ki :)
0
avatar is back
(02.02.26)
doktor yazdiktan 1 hafta sonra
alerji yapmaya baslamisti,

ve sonra yine danistim,
demek ki eksiklik gitmis dediydi.
0
designer
(02.02.26)
Bir kısım diyor ki kan testinde serum seviyesi ölçülüyor, eksik çıkmaması normal hücre içi seviyesi ölçülmesi lazım.
Benim normal aralığın içindeydi, doktor kabak çekirdeği ye, maden suyu iç dedi :)
0
black holes in the sky
(02.02.26)
Su an doktorum dedi diye d vitamini aliyorum her gun ama bu takviyelerin her turlusunu son 10+ senedir aldim, magnezyum da dahil. Hicbirinde benim farkedebilecegim bir olumlu etki gormedim. Deneyimim bu.
0
hot potato
(02.02.26)
magnezyum malat kullanıyorum. yorgunluğa çare olsun diye. tamamen placebo. zaten omega 3 harici takviyelerin işe yaramadığı araştırılmış.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Ben göz seğirmesi için kullanıyorum ve faydasını görüyorum.
0
rahmi pinkfloydoglu
(02.02.26)
hamileyken doktorum sırt ağrılarım için magnorm yazmıştı. hatırlamıyorum faydasını gördüm mü... ama takviyeler konusunda çekimserim biraz. sadece d vitaminine inanıyorum çünkü ne zaman tahlil yapılsa düşük çıkıyor. doktor da sürekli kullan zaten güneş mi görüyoruz demişti. geçen eczanede konusu açıldı yine kreşe giden çocuk sebebiyle sürekli hastayız vs vs. d vitamini kullan, başka bişeye gerek yok dedi :D
0
elorelia
(02.02.26)
ben faydasını görüyorum hem migren hem yorgunluk/kas ağrıları için. huzursuz bacak sendromu için yıllar yıllar önce doktor önerisiyle başlamıştım. hangi tip magnezyuma ihtiyaç olduğunu bilerek almak gerekiyor fayda sağladığını anlayabilmek için, ben daha çok insanların rastgele popüler olan veya tavsiye edilen herhangi bir magnezyumu kullandıklarını gözlemliyorum. Doktora da mutlaka sorulmalı ama genel bilgi için;

youtu.be

ben mevsim geçişlerinde migren coştuğu için bir tane kahvaltıdan sonra, bir tane de akşam yemeğinden yaklaşık iki saat sonra alıyorum. 3 ay kullan 3 ay kullanma şeklinde ilerliyorum bütün takviyeler için.
0
Phoebe
(02.02.26)
Ben haftada 50km'den fazla koşuyorum ve üstüne ağırlık idmanı da yapıyorum. Magnezyum recovery ve kasılmalar için kesinlikle fark ediyor. Kullanmadığım ve kullandığım zamanlarda çok etkisini görüyorum. Uyku için olanın etkisini ben göremedim. Belki gören vardır.
0
gabe h coud
(02.02.26)
kabak çekirdeği çitleyerek başlayabilirsiniz.
0
klassno
(02.02.26)
(11)

telefona gelen bu mesaj yanıltıcı mı?

uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
ahali merhaba. telefona cezai soruşturmanızdan dolayı uzlaşmak için son gününüz diye bir mesaj geldi. mesajın sonunda telefon numarası hukuk bürosu ismi vardı. numarayı aradım mesajı söyledim, karşı taraf kimlik numaramın ilk iki ve son iki sayılarını söyledi, doğru mu size mi ait dedi. evet kimlik
ahali merhaba.

telefona cezai soruşturmanızdan dolayı uzlaşmak için son gününüz diye bir mesaj geldi. mesajın sonunda telefon numarası hukuk bürosu ismi vardı. numarayı aradım mesajı söyledim, karşı taraf kimlik numaramın ilk iki ve son iki sayılarını söyledi, doğru mu size mi ait dedi. evet kimlik öyle dedim telefon kapandı.

memurum. rutin bir hayat yaşıyorum. kimseyle bir sorunum yok.
uzlaşmacı böyle mi iletişime geçiyor?
e devlette her hangi bir dosya da görünmüyorç
0
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(01.02.26)
%100 dolandırıcılık
+5
co2s2
(01.02.26)
Abi bunlar tokatcılık numaraları ama bi olayın yoksa eğer zaten bunu anlamış olman lazım, uzlaşma dolandırıcılığı diye arat örneklerini görürsün.
+2
kizil karga
(01.02.26)
@kizil karga hocam acilde çalışan bir sağlıkçıyım. envai çeşit insanlarla muattap oluyoruz. hukuktan hiç anlamam. böyle mesajla iletişime geçerek oluyor mu diye şey ettim.
0
🌸uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(01.02.26)
Abi bir olayın varsa ve uzlaşma bürosuna intikal olduysa bunun bilgisi sms'le de gelebilir arayabilirler de vs ama o noktaya gelene kadar senin zaten bu konuda bilgin olur, sms olayı zurnanın zırt deliği, sen eğer "bu ne şimdi amq" durumundaysan %100 dolandırıcılık.
0
kizil karga
(01.02.26)
Mirket
(01.02.26)
Avukatım. %100 bile az. Kesin dolandırıcılık. Aşağıda örnek bir mesaj paylaşıyorum. Bu şekilde olmalı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan ve tarafı olduğunuz 2025/……. sayılı dosyada uzlaştırma işlemlerini yürütmek üzere ….. sicil nolu uzlaştırmacı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı uzlaştırma bürosunca görevlendirilmiştir.
Uzlaştırmacı en kısa sürede sizinle irtibata geçecektir.
Uzlaştırmacı Bilgileri :
Adı Soyadı: x….. y…….
İletişim : 0532………..
Uzlaştırmacı bilgilerini www.alternatifcozumler.adalet.gov.tr adresinden öğrenebilirsiniz.
Bilgi için :
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu
İletişim : .... büro numarası B001
+6
ground
(01.02.26)
bana hep geliyo
0
deartheodosia
(01.02.26)
Birilerinde telefon numaranız vardır. O numaradan tüm sülaleniz ve tclerine ulaşabiliyorlar.
0
Kahvedesu
(01.02.26)
@ground

hocam çok teşekkür ederim size...
0
🌸uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(01.02.26)
o "evet" fena bir kayıt.
0
klassno
(01.02.26)
e devletten ,
davalarinizi,
tebligatlari goruntuleyebilirsiniz.
0
designer
(01.02.26)
(6)

yürüme dersleri 201

Whily
https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1614693/yurume-dersleri-101geçen bu sürede neler oldu, neler yaptım hemen hızlıca anlatıyorum.-ablası ile diyalogumu geliştirdim. iş çıkışı 2 3 gün beraber denk geliyoruz bir yere kadar beraber gidiyoruz. ama oradan pek bir şey çıkmadı.-20 günde bir falan kızın çalı
www.eksiduyuru.com

geçen bu sürede neler oldu, neler yaptım hemen hızlıca anlatıyorum.
-ablası ile diyalogumu geliştirdim. iş çıkışı 2 3 gün beraber denk geliyoruz bir yere kadar beraber gidiyoruz. ama oradan pek bir şey çıkmadı.
-20 günde bir falan kızın çalıştığı yere uğrayıp bir şeyler alıyorum. orada biraz muhabbet kurdum.
-kızın iş çıkışı biraz geç. bazen denk geliyoruz iyi akşamlar nasıl gidiyor vs. ile geçiyorum.
-bugün ise tekrar gittim dükkana. bir şeyler aldım yine. bu sefer biraz daha uzun sürdü muhabbet. genel hayat nasıl gidiyor geyikleri vs derken kızın benim ithalatını, ihracatını, yeri geliyor imalatını yaptığım bir alanda sınava hazırlandığını öğrendim. bunun etrafında konuştuk. işte kaynak bulamıyorum çalışmak için vs derken dedim ben o işi çözerim. telefonunu aldım. bana göre bayağı bir verimli geçti konuşma.
-kızımızın şu an ilişkisi yok veya yeni ayrılmış.
gelelim bu konunun en önemlis yerine.
BEN ŞİMDİ NE YAPMALIYIM?
friendzone bataklığına düşmeden ve işime de olumsuz bir etkisi olmadan nasıl yöneteceğim mk. bu işlerde inanılmaz kötüyüm buradaki halimden de anlaşılacağı üzere.
not: işime kötüden kastım ablası benim üstüm, amirim falan değil. canımı sıkacak bir pozisyonda değil. ama küçük bir yer burası dışarıdan gelen bir dallama bacılarımızın canını sıkıyor lafı biraz beni yorabilir.
-1
Whily
(01.02.26)
uzatmadan-oyalanmadan ilgini nazikçe belli edeceksin. akşam yemeği olur, haftasonu bir etkinliğie davet etmek olur vs.

kıza ilgi duyuyor olman ona ekstra yardım etmeni gerektirmez. bu kadar kendinden ödün veren-pervane olan erkek değer göremez. abartıya kaçmadan kendi vaktinden fazla çalmadan yardım edebilirsin tabi. ama bunun sınırı iyi bir arkadaşına edeceğin yardımın bir tık üstüdür.
+2
orpheus
(01.02.26)
seviyorsan git konuş bence.
0
co2s2
(01.02.26)
hocam tam olarak diyalog durumunu bilemem. yalnız bu tür konularda kilit nokta, kadının dikkatini çekip sonra ilgilenenmemek. kadın ilgilendiğini bilecek fark edecek. sonra görmezden gelmek yetiyor. sonra kendisi geliyor. üstüne düşmek kaçırır.
0
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(01.02.26)
Arkadaş okurken içim sıkıldı resmen. Sorsana delikanlı gibi "bi ara kahve içelim mi ya" diye. Biriyle tanışmak istemiyorsa zaten nazikçe belli eder. Yok sen de onu etkilediysen "olabilir" falan der. Bu kadar zorlaştırmayın.
+2
gobekliraki
(01.02.26)
önce sözünü tut, ben o işi çözerim dediğin işi çöz. spnra kahveye çağır. orada yürürsün.
0
klassno
(01.02.26)
ekşiden ilişki tavsiyesi alınmaz. kızdan elektrik alıyorsan, mesajlaşırken ilgili cvp veriyorsa yürü.
0
plastic_angel
(02.02.26)
(8)

Duyuru arşivleme veya pasife çekme

ananiyimioguz
Böyle bir özellik yok sanırım değil mi? Çok zor değilse böyle bir şey talep edelim mi?Mesela 10 yıl önceki duyurularım gözüksün istemiyorum ama silmek de istemiyorum. En azından arşivlesek de en azından tamamen yok olmasa.Veya sileceğimi önceden bildiğim bir şey sordum, sonra cevaplar çok verimli ol
Böyle bir özellik yok sanırım değil mi? Çok zor değilse böyle bir şey talep edelim mi?

Mesela 10 yıl önceki duyurularım gözüksün istemiyorum ama silmek de istemiyorum.
En azından arşivlesek de en azından tamamen yok olmasa.

Veya sileceğimi önceden bildiğim bir şey sordum, sonra cevaplar çok verimli oldu, ss alıyorsun sayfayı pdf olarak kaydediyosun falan çok sağlıklı olmuyor.

En azından cevaplarıyla birlikte profilimizden erişebileceğimiz bir arşiv olsa fena olmazdı sanki.
+4
ananiyimioguz
(01.02.26)
bir süreden sonra içerik arşivde kalsın diye silmenize izin vermiyor site zaten. indirme ve hesabı uçurma iyi bir seçenek olabilirmiş, hesabı sildikten sonra standart bir kullanıcı adı ile içerik kalır ve biraz daha anonimleşmiş olurdu.

patrona seslenelim.
0
klassno
(01.02.26)
Birde facebook gruplarındaki gibi isimsiz soru sorma özelliği getirilebilir mi?
-4
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(02.02.26)
ve bazen beldelerdeki başkanların yaptığı gibi halk dinleme günü yapılabilir mi?
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(02.02.26)
sesimizi duyan var mııı?
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(02.02.26)
hayır böyle bir şey yok. duyurularınızı ne zaman isterseniz silebilirsiniz. yeni bir özellik mi diye denemek için 2007 tarihli bir duyurumu sildim, silindi gitti. sadece toplu silme gibi bir özellik yok, hiç olmadı, olmayacak. ama tek tek silmenize bir engel yok.

tamamını indirme ve/veya arşive atayım, ben göreyim ama kimse görmesin gibi bir seçenek fena fikir değil. ilgili kişilere iletildi.

uçurulan kullanıcının bir sürü hesap alıp geri dönmesini bile henüz ne şekilde çözebileceğimizi bulamamışken, isimsiz kullanıcı ile duyuru açmak bu sitede kesinlikle olmayacak bir özellik. en azından benim oyum kesinlikle olmamasından yana.
+3
kibritsuyu
(02.02.26)
kibrit suyu işte bu yüzden olabilir mi? soruları yüzünden zorbalanan biri kendisini tanıtmadan soru sorarsa kim olduğu anlaşılmaz böylece gelen abuk ceavaplara yükselmez ve böylece farklı hesapların ardına sığınmaz.
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(02.02.26)
1. for day to break
2. sanemz
3. sanemkk
4. such great heights
5. 1313
6. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
7. I'm gonna start a revolution from my bed
8. ö
9. nuviye
10. gevezeyazar
11. teyze
12. honeyjubu

bunlar benim: birini sözlük yazarlığı hesabımınn üzerinden yıllar geçtikten sonra açtım. zaten tarihler yazıyor.

birini deprem zamanı insanlara yardım için açmıştım. sonra sıkılıp kendi isteğimle sildim zaten asla uçurulmadım.

diğerlerinin de hiçbirinden uçurulmadım hepsini kendi isteğimle kapattım. birtek yazarlık hesabımdan uçuruldum. Hatta o bile tekrar açık görünüyor şimdi.

o zaman da zaten uçurulmayan yoktu.

diğerlerini de evet had. bildirmek ve beni bilmelerini istemediğim için açtım. köykahvehanesi dedikodularına maruz kalmamak için. ordaki emmilerden biri bunu istemez zaten.
Ve hepsine bakabilirsiniz kapattım çünkü öyle istediğim için.

Saltur diye sümük bir nickim de hiç olmadı.

bakın mesela adıma açılan başlığın son yorumunda psikolog amca destursuz sallıyor, kahvehanedeki köşesinden. Bunları da görün.

sağolun cevabınıza.

kandilimiz mübarek olsun

Müsaadenizle şunlara birkaç lafım var. Ne yalancısın abuzer ya. Seni bekar zannediyordum ben. Çünkü benim senelerce hastanelerde çocuk aramamla özlemimi anlatmamla dalga geçtin sen. Ben de sevinene yaşatsın Allah dedim. Hepsi bu.

Şimdi yeni hesaplar açın bakalım mesajlarınızı bekliyorum. Bir dahakine örtmen misin diye giriş yapıp salaklığınızı bu kadar belli etmeyin.


birde birde ayrıca bakın onları bana yazdılar:

hizliresim.com
hizliresim.com

ve bunlara gelene kadar neler duydum ben burda. en azından artık bir müddet runaway suçsuz günahsız insanlara bunları yazıp durmaz.
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(02.02.26)
@ kibritsuyu, teşekkürler ^^
i.pinimg.com
0
🌸ananiyimioguz
(02.02.26)
(7)

Su tarz cocuk yetistirme

tantamount_to_equivalent
Alllah cikardi bu videoyu karsima, bizim bir akraba var aynen su sekilde cocuk yetistiriyor: https://x.com/jurnalhabertr/status/2017922375745233037 Cocuk surekli insanlara saldiriyor, gures, bogusma halinde. Anne, babasi da ilginc sekilde rahatsiz degil. Guluyorlar falan. Istedigi olmayinca agresifl
Alllah cikardi bu videoyu karsima, bizim bir akraba var aynen su sekilde cocuk yetistiriyor: x.com

Cocuk surekli insanlara saldiriyor, gures, bogusma halinde. Anne, babasi da ilginc sekilde rahatsiz degil. Guluyorlar falan. Istedigi olmayinca agresiflesiyor guluyor mu, ciddi mi, sakalasma mi anlayamiyorsun bile. "Cok simarik bu, biraz sert davranin buna" falan diyoruz bu sefer "bizim gibi pisirik, utangac olmasin, biz buyuklerin yaninda agzimizi acamadik, yabanci gelince odaya kacardik, cesur olsun, hakkini arasin" falan diyorlar. Cocugum falan yok. Hakli olma ihtimalleri var mi?
0
tantamount_to_equivalent
(01.02.26)
Okulda arkadaşlarını, ileride iş hayatında iş arkadaşlarını, oturduğu apartmanda komşularını zorbalamaz umarım.
+1
rock n roll
(01.02.26)
Bu yaptıkları şey, çocuklarının sosyal iletişimlerini değil önce duygusal ilişkilerini şekilendirecek bir şey. Babasına bunu yapabilen erkek çocuk partnerinde bir otorite davranışı gördüğünde ona da böyle yapacak. Annesine bunun yapabilen erkek çocuk kendisine bunları yapamayacağı her kadını kullanıp kullanıp atacak mesela. Bunları yapabileceği kadınlar seçtikçe de onlara şiddet gösterecek, bunun şiddet olduğunun bilincinde olmadan, çünkü bunu aile böyle öğretti.

Sosyal ilişkilerde de benzer şeyler olacak tabii. Ben istediğimi yapamadığım/söyleyemediğim herkese şiddet uygularım kafasında olacak.
+1
muhayyer divan
(01.02.26)
Ben şahsen çocuğumun böyle olmasını istemem. Ama bu anlayışa sahip ebeveyn sayısı da azımsanamayacak ölçüde. Toplumumuzda diğer insanların hak ve sınırlarına riayet etmemek yaygın bir davranış. Doğru düzgün bir hesap verme mekanizması da olmadığı için diğer insanların mağduriyetinde bir bedel ödenmiyor. Dolayısıyla bu insanlar bu tarz etkileşimler sonucunda karlı çıkan taraf oluyorlar. Hayatlarında gerek aileden alınan terbiye gerek kişilik özellikleri gereği bu insanlara karşı koyamamış insanlar da çocuklarının da benzer dezavantajlar yaşamalarını istemiyorlar.

Meşrulaştırmak için söylemiyorum ancak arka planda yatan mekanizma bana kalırsa bu şekilde.
0
but that was just a dream
(01.02.26)
Z kuşağından itibaren şehirli tayfa ebeveynler çocuklarını böyle yetiştiriyor.

Çocukerkil aile yazınca Google'da güzel tanımlamalar çıkar.


Bu çocukların büyümüş hali de antisoslal kişilikli oluyor işte. Trafikte bol miktarda karşımıza çıkıyor kural uyumsuzu tipler.
+1
Mirket
(01.02.26)
çocuk ileride senin benim çocuğa yönetici olacak at fava bekle.
0
WithWorth
(01.02.26)
haklı mı değiller mi bu çok garip bi soru, hatalılar orası kesin. bu çocuğu da bir gün akranları döver, dövmezse zaten bi şeye yaramayan biri olur çıkar.
0
klassno
(01.02.26)
böyle şeylerden utanmak yerine bir de övünerek sosyal medyaya atıyorlar, cidden tuhaf bir zamanda yaşıyoruz... kural tanımaz, nerede ne yapacağını bilmeyen çocuklar demek ki böyle yetişiyor... bu yetiştirilişle hakkını arayan yada pısırık olmayan biri değil, saygısızlığı meşrulaştıran bir ortam sunuluyor..
0
darthvader
(02.02.26)
(8)

imamoğlu'nun kürt tarihi öğretilsin çağrısı

plastic_angel
vahim mi yoksa gayet ponçik bir talep mi?duyurucular ne düşünüyor merak ettim.
vahim mi yoksa gayet ponçik bir talep mi?
duyurucular ne düşünüyor merak ettim.
0
plastic_angel
(01.02.26)
Öğretilmeyen her şey ilahlastiriliyor. Öğretilsin nedir
0
topkapiaksaray
(01.02.26)
Bence goygoy olsun diye demiş, bir yere gitmeyeceğini kendisi de biliyor.

Kürt tarihi kime göre öğretilecek, türkler mi yazacak o mu okutulacak kürtler mi yazacak. O iş yaş.
0
tiredofwaiting
(01.02.26)
Olan şeyi öğretecek olsalardı iyiydi, olmayan, uydurulan, varmış gibi kabul ettirmek amacıyla uğraşılan bir şey bu. Selahaddin Eyyubi de Türktür ayrıca.
+2
muhayyer divan
(01.02.26)
goygoy +1
0
Rondak
(01.02.26)
özkürt özel'le birlikte dem parti'ye gidebilirler.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.02.26)
bunlar vatandaşın oturup tartışması için yapılan açıklamalar değil. iktidarın durumu kontrol etmesini engellemek, gündem belirlemesini önlemek için.

şu an havuz medyasına cayır cayır ''kürt seçmen akın akın cumhur ittifakına koşuyor'' haberleri yaptırılıyor.
0
yurtsuz john
(01.02.26)
siyasetçi bunlar, siyaset yapıyorlar. boş insanların, boş işi.

ekonomi, eğitim, sağlıkta yazılı politikalar (policy) açıklamadıkça pek ciddiye almamak lazım.
0
klassno
(01.02.26)
Kürtler 1000 yıldır falan bu topraklarda yaşayan, kendi dilleri, kültürleri ve tarihleri olan bir topluluk. Bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde de sayıları 20 milyonlarla ifade ediliyor. 40-50 yıldır bu etnik topluluğun bağımsızlığı için mücadele eden bir terör örgütü var. Öyle ya da böyle binlerce insanın ölümüne sebep olmuş bir çatışma durumu var. Bu insanların kendi devletlerini kurmak istemelerini önlemek istiyorsak devleti onlara ortak etmemiz gerekiyor. Bu da bir Türk’ün sahip olduğu bütün hakları kayıtsız şartsız bir Kürd’e de vermek anlamına geliyor. Türk tarihi nasıl öğretiliyorsa Kürt tarihi de öğretilmeli. Nasıl her üniversitede Türk dili ve edebiyatı bölümleri varsa benzer bölümler Kürtçe için de olmalı.

Nasıl biz kendi kültürümüzü korumak, dilimizi ileriye götürmek, tarihimizi bilmek istiyorsak Kürtlerin de kendi kültürlerini, dillerini ve tarihlerini korumak istemeleri en doğal hakları.

Aksi takdirde yok oluyorsun çünkü. Tarihin olmayınca dilin olmayınca yok oluyorsun. Birileri gelip sana Kürt değilsin diyor mesela. Hayır abi ben Kürdüm, anam Kürt babam Kürt diyorsun ama yok tepeden inme biri geliyor sen Kürt kökenli Türksün diyor mesela. Başka biri geliyor mesela Kürt tarihi diye bir şey yoktur diyor. Bütün bunlar karşında insanların Kürt kimliğini korumak istemeleri kimseyi terörist yapmaz. İnsani bir taleptir bu.

Ben Türküm ve bundan memnunum. Birisi benim Türk kimliğimi yoksaysaydı eğer ya da tarihimi inkar etse, dilimi ve kültürümü hakir görseydi eğer kimliğime sahip çıkmak için elimden geleni yapardım.
+1
but that was just a dream
(01.02.26)
(11)

Sikayet eden insanlara katlanamiyorum

Purple life
Su an kendim de sikayet ettigim icin bir celiski oluyor, evet.Ama sikayet eden insanlara katlanamiyorum. Havadan sikayet edenler, isinden sikayet edenler wtfffKomik bir sekil de sikayet edebilirsin. Ama ciddi ciddi mutsuz olan insanlarin sikayetlerini dinlemeli miyiz? Bedava terapi veriyormusum gibi
Su an kendim de sikayet ettigim icin bir celiski oluyor, evet.

Ama sikayet eden insanlara katlanamiyorum. Havadan sikayet edenler, isinden sikayet edenler wtfff
Komik bir sekil de sikayet edebilirsin. Ama ciddi ciddi mutsuz olan insanlarin sikayetlerini dinlemeli miyiz? Bedava terapi veriyormusum gibi hissediyorum. Cözüm de istemiyorlar. Anlasilmak ve pohpohlanmak motive edilmek istiyorlar wtfff

Ben düsünce kimse kaldirmadi. Insanlar neden düşük hissedince birilerine yapisarak ayaga kalkma ihtiyacı duyuyorlar?
-4
Purple life
(01.02.26)
ben de katlanamıyorum. bunların bir de bir tık üstü var. şikayet ettiği şeye çözüm bulur, yol gösterirsiniz ama aksiyon almazlar. çünkü onlar o şikayetle yaşamaya alışmış onunla beslenirler. onu elinden alırsanız vasıfsız kalırlar.
+1
Rondak
(01.02.26)
@rondak, cook dogru. Aradiklari cözüm degil. Sadece anlasilmak ve sen de kötü hisset istiyorlar. Asiri toksik geliyor.
0
🌸Purple life
(01.02.26)
Benim de katlanamadigim şikayet ederler ederler sen en ufak bir şey paylaşırsın yav bunu mu taktın modunda gezerler veya dinlemezler. Bence bu davranışı da her şeyden şikayet edenler yapıyor olabilir.

İkinci kategori de güzel şeyler yaşayıp kötüymüş gibi yansitip yine her şeyden şikayet edenler. "Ataninca da dertler bitmiyor kuzum" "yurtdışında da her şey pahalı" "araba aldık ama masrafı çok" bla bla
+1
egerbiryolcu
(01.02.26)
+2
klassno
(01.02.26)
sürekli şikayet duymak yorucu olabilir evet. ben yine de şikayet eden insanları da anlıyorum. çünkü kimsenin hayatı kolay değil ve herkesin mutsuz olmak için bir sürü sebebi var. bu insanlar duygularını bastırırlarsa o kişi veya çevresi açısından çok daha kötü sonuçlanabilir. herkesin psikoloğa verecek parası yok ne yazık ki. neyse ki chatgpt çıktı da herkes onunla dertleşiyor ciddi ciddi. bence oldukça faydalı oldu bu konuda.

çözüm diye sunduğunuz şeyler de size çözümmüş gibi geliyor ama aslında bilmediğiniz başka detaylar ve etkenler olduğu için, o şey çözümü geç, ek sorun bile yaratabilecek bir şey olabiliyor.

bu insanlar negatif değil. hayatları gerçekten bok gibi. çenelerine vuruyor mecburen. ülkemiz hatta dünyamız nereye gidiyor farkında değil misiniz? gülüp oynayabilecek bir hayat yok.

basit dertleri olanlara ben de anlam veremiyorum ama bir şey demiyorum. onlar da hep pamuklara sarılı gibi bir hayat yaşayınca en ufak bir pürüzde sarsılıyorlar galiba. alışkın değiller hayatın kötü yönlerine. şey gibi... birisi 30 bin lira borcum var diye ağlıyor, diğeri de 30 bin lira borcum olsa zil takar oynarım diyor ya insta reelslarında. tam o durum. :d
+1
art cat chocolate
(01.02.26)
@art, ülkemiz dünya kötüye gidiyor olabilir ama herkes ayni yerde.
Benim de düsününce bir ton derdim var. Herkesin var.

Bir derdi bir kere iki kere dert edinirsin ve paylasirsin. Degistiremiyorsan uyum saglarsin. Ben mi cok hödük düsünüyorum?
-3
🌸Purple life
(01.02.26)
@konusma, eger cözüm aramiyorlarsa niye dert anlatiyorlar? Bir degil iki degil.

Havadan sikayet etmek, işini sevmemekle ilgili şikayet edip durmak asiri immature.
-2
🌸Purple life
(01.02.26)
sürekli birlikte vakit geçirdiğiniz insanlar, sürekli birlikte geçirdiğiniz vakitte, sürekli şikayet ediyorlarsa evet oldukça bunaltıcı bir durum. bir de herkes benzer dertlerden muzdaripse. ben eskiden gazlamaya çalışırdım, artık bıraktım. sen nasıl istiyorsan öyle olsun, haklısın, doğru diyorsun, istediğini yap falan deyip geçiştiriyorum.
0
black holes in the sky
(01.02.26)
bir de şu var.

senin keyfin yerinde olduğu için, diğer insanların mutsuzluğu seni yoruyor. çünkü sen "o kadar da kötü değil ya hayat" düşüncesine kendini tam inandırmış ve biraz rahat hissetmeye başlamışken, hayatın kötü yönlerini duymak sinir bozucu olabilir. "hayat o kadar da kötü değil ne bu negatiflik, çok abartıyorlar her şeyi, mızmızlanmayı bıraksınlar artık yeter" gibi düşüncelerin oluyordur.

ancak sen de mutsuz modda olsaydın, diğer mutsuz insanlar seni rahatsız etmezdi. anlaşılmış hissederdin, "evet lanet olsun böyle işe yeter ya, bıktım artık bir işim de yolunda gitsin" falan diyerek sen de ona katılırdın. pozitif bir insan gördüğünde de o kişinin çok umursamaz, hayatı ve problemleri ciddiye almayan, sülalesi rahat, kaymak tabakadan biri falan olduğunu düşünür ve sinirlenirdin.

yani herkes bir döngüde aslında. bir ara pozitifiz, bir ara negatifiz. kendimiz gibi düşünmeyeni hemen damgalayıp kötülemek yerine, bir gün kendimizin de o noktada olabileceğini düşünüp anlayış göstermek lazım.
0
art cat chocolate
(01.02.26)
Doğal değil mi? Güçsüz hissediyorum, hayatta kalmaya ya da hayatta kalacağım hissine, o güvene ihtiyacım var, bunu da o güvene ve güce sahip birinden karşılamaya çalışıyorum. Bence gayet doğal. Doğal olması doğru veya iyi olması anlamına gelmese de doğal.

Bazı insanlar çok lüzumsuz şikayetçi ve olumsuzlar evet. Bazıları başkalarına verdikleri pozitif enerji ve manevi desteği kendilerine veremezler (ben) bazıları başkalarına da olumlu şeyler yansıtamazlar kendilerine de böyşe şeyler yaşatamazlar... Bu biraz bilinç, farkındalık, bilgi, değer verme meselesi. İnanç meselesi hatta, hatta hayat tecrübesi meselesi.

Bir de insan en çok görüştüğü 5 kişinin ortalamasıymış. Yakınında her gün görecek 5 kişi bile olmayanlar var. Olanların da olumsuz/kötümser olduklarını düşünürsek bu vaziyet virüs gibi yayılır tabii.

Her anlamda çok çok zor şartlarda yaşıyoruz, birbirimize destek vermezsek bırakalım başkalarını, kendi geleceğimiz için yaşama ihtimalimiz olan iyiliği engellemiş oluruz, kendimize zarar yani. Evet insanların olumsuz hallerine besin olmayalım tamam ama bizde olan gücü veya olumlu enerjiyi çevreye saçabilelim diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(01.02.26)
şikayet değil de ben çok söylenen insanlardan sıkılıyorum. bi yere gideceğiz mesela, zevkine bak ne söyleniyorsun? yola söyleniyor, arabaya söyleniyor, şoföre söyleniyor, gittiğin yerde söyleniyor otururken söyleniyor kalkarken söyleniyor. böyle fenalık geçirdiğim oluyor.
0
Sadece soruyorum
(02.02.26)
(7)

Ben gelecekten geldim geri dönemiyorum zaman makinem bozuldu

substituent
Bu zamanda takılı kaldım her şey çok farklı ne yapacağımı bilmiyorum. Birisi bu sebeple psikiyatri/psikologa gitse ne olur? Yani terapide bunları dese? Terapist profesyonel olarak bunun gerçek olduğuna varsaymak zorunda mı? Yoksa şizofren muamelesi çekerler?
Bu zamanda takılı kaldım her şey çok farklı ne yapacağımı bilmiyorum.

Birisi bu sebeple psikiyatri/psikologa gitse ne olur? Yani terapide bunları dese? Terapist profesyonel olarak bunun gerçek olduğuna varsaymak zorunda mı? Yoksa şizofren muamelesi çekerler?
-3
substituent
(31.01.26)
Muamelenin en güzelini görürsün.
+7
gobekliraki
(31.01.26)
Arabanın taksidi çıktı diye sevinir
+10
topkapiaksaray
(31.01.26)
teoride evet, ciddiye alması gerekir. aklı başında bi terapistse bakar dalga mı geçiyor ciddi mi diye. ciddiyse muamelenin en iyisini görür +1

dalgaysa da kişi biraz para akıttıktan sonra muameleye başlarlar.
0
klassno
(01.02.26)
ben terapist olsam ilk soracağım soru; o günkü maç sonuçları olurdu (bkz: swh)
+1
Rondak
(01.02.26)
şizofren tabi ki.
0
gurur
(01.02.26)
K-Pax adlı bir film vardı. Adam uzaydan geldiğini iddia ediyordu ve neredeyse de ispatlıyordu. Kevin Spacey başrolde tavsiye ederim. Film akıl hastanesinde geçiyor. ;))
0
ground
(01.02.26)
Doktor önce dinler ve sonra gelecekten geldiğini ispatlamasını ister. HAsta ispatlayamadıkça hastalığını anlar ve tedaviye geçilir.
0
pamukpyensesim
(01.02.26)
(10)

Hayatınız boyunca ne istediğini bildiniz mi ve biliyor musunuz?

put it in your appropriate place
Bir ay sonra 37 yaşında bi herif olacağım. Hayatım boyunca ne istediğimi anlamadım. Hep tersinden yola çıktım; ne istemediğimi düşündüm.- Üniversitede bölüm tercihimi; mezun olup, işe başladığımda iş sorumluğum para yönetimi ve ekonomi olmasını istemedim.- Üniversitede bölümün dilini İngilizce terci
Bir ay sonra 37 yaşında bi herif olacağım. Hayatım boyunca ne istediğimi anlamadım. Hep tersinden yola çıktım; ne istemediğimi düşündüm.

- Üniversitede bölüm tercihimi; mezun olup, işe başladığımda iş sorumluğum para yönetimi ve ekonomi olmasını istemedim.
- Üniversitede bölümün dilini İngilizce tercih sebebim; mezun olup, iş görüşümesinde İngilizce biliyor musun diye sorduklarında hayır demeyi istemedim.
- bazı mallara bakıp bakıp "bunun gibi g.t, bunun gibi dallama ve gerizekalı biri olmayacağım" dediğim çok oldu.
- 27 yaşındayken 35 olduğumda hayatımın sadece kitap okumaktan ibaret olmasını da istememiştim.
- İçki içmeyi isteyip nerede durmam gerektiğini idrak edemem diye 30uma kadar hiç içmememiştim. 30umda başladım içki içmeye. Alkolik ve şarhos olmanın insanı ne derece berbat olduğunu birinci dereceden tanık olduğumdan bunlar gibi olmayacağım dediğim çok oldu. Birkaç sefer son raddeye geldiğim oldu ama o sınırı idrak edebiliyorum.


Ne istemediğimi düşünüp alternatif bir yol oluşturmaya çalıştım. Hayatım boyunca ne istediğimi bilmeden yaşadım fakat geldiğim ve evirildiğim noktada hayatımdan çok memnumum.
+2
put it in your appropriate place
(31.01.26)
Huzur istiyorum, nezaket görmek istiyorum. İnsanlarla samimi ilişkiler kurmak istiyorum. Sevilmek ve onaylanmak istiyorum. Görülmek istiyorum. Sürekli sorgulanmamak istiyorum, sürekli diken üstünde olmamak istiyorum. Ait hissetmek istiyorum. Özgür olmak istiyorum. Kimseye zarar vermemek istiyorum, kalp kırmamak istiyorum. İnsanlarla mücadele etmek istemiyorum. Kibre düşmek istemiyorum, hakkımı yedirmemek istiyorum.

Sabaha kadar yazarım.
+2
sekizdokuzon
(31.01.26)
Sanki kınadıklarınıza benzemişsiniz.
-2
Kahvedesu
(31.01.26)
@Kahvedus; Sanmıyorum. Yazdığınıza saygım var ama aynı görüşte değilim.
0
🌸put it in your appropriate place
(31.01.26)
Ne istediğimi hiçbir zaman bilemedim ama ne istemediğimden hep çok net emin oldum; ona göre hareket ettim. Hayat tek bir seçime odaklanamayacak kadar çeşitli yollar çıkarıyor insana, her biri de ayrı bir his, ayrı bir zevk tattırıyor.
+2
Bruce
(31.01.26)
geçmişime bakarak yakın geleceğimde ne istediğimi biliyorum. doğrusu, tasarlıyorum. birkaç kez başkasına bakıp "bunun gibi olmayacağım" dedim, her zaman kendimi kerteriz almaya bakarım.
0
klassno
(01.02.26)
evet biliyordum.

- kedilere aşığım. hep bir kedim olsun istiyordum. iki kedim oldu <3
- şu anki sevgilimle sevgili olmak istiyordum, tam pes etmişken olduk :d
- ortaokuldayken güzel sanatlar lisesinde okumayı ben istedim ve okudum.
- lisemin 1. senesinde grafik tasarımcı olmak istediğime ve üniversiteyi istanbul'da okumak istediğime karar verdim. bunları da yaptım. çok iyi bir üniversiteden güzel sanatlar fakültesinde grafik tasarım diplomamı aldım.

ha tabii zorlu bir iş hayatım oldu şimdiye dek. kendimi çokça geliştirdim de bir yandan. hala geliştiriyorum.

isteyip de elde edemediklerim var bir de:

- huzurlu bir hayat
- huzurlu ve güvenli bir iş
- maddi rahatlık, hatta bolluk
- sağlıklı psikoloji
- mutluluk
- sağlık

yani aslında para lazım ya. çok para lazım. :d
0
art cat chocolate
(01.02.26)
cogunlukla evet.

arada bir bosluga düstügüm zamanlar oldu ama cogunlukla nokta atisi kadar biliyordum. ergenlik yillarinda insan kendini tanirken sekilden sekle giriyor ama onu saymiyorum. sonucta denemeden neyi isteyip istemedigini bilemiyorsun.

sizde gereksiz bir korku var gibi geldi bana. rezil olma, hata yapma, aptal olma korkusu vs. bunlarin ailede kücükken cok elestirilmekten oldugunu okumustum ya da duymustum. belki onun üzerine gitmeniz lazimdir?
-1
Purple life
(01.02.26)
Ben pek bilmiyordum zira daha iki buçuk sene önceye kadar çalışmamıştım (32.5 yasinda calismaya başladım), ve gelecek planı yapmamıştım ama son senelerde hayatımı toparlamaya başladım, ve kendime hedef ve planlar koymaya başladım. hedeflerim kısaca maddi rahatlık, güzel bir yaşama sahip olma, yaşlandığımda geri dönüp baktığımda pişman olmayacağım bir hayat sürmek olmak.
0
lodlest23
(01.02.26)
Hayır. En fazla bir haftaya kadar gelecek düşünebiliyorum daha ötesi yok bende.
0
peki madem
(01.02.26)
Bazen evdeki hesap çarşıya uymaz. Kesin bir şeye karar verirsin ülkenin durumu, pandemi , hayatına giren biri kararını etkiler. Tabiki ne istediğini ve istemediğini bilmek iyi bir şey.
0
pembediken
(01.02.26)
(5)

İstanbul - 2026 Site aidatınız?

Lethe
Özellikle peyzaj alanı geniş; güvenlik, fitness, havuz(lar) gibi imkan ve masrafları olan sitelerde yaşayanlara soruyorum (Avrupa konutları, Sinpaş, Kentplus, Ağaoğlu vb.), 2026'da aidatınız ne oldu?Evinizin büyüklüğünü de yazarsanız daha net olur, malum metrekareye göre aidatlar değişiyor. Ya da en
Özellikle peyzaj alanı geniş; güvenlik, fitness, havuz(lar) gibi imkan ve masrafları olan sitelerde yaşayanlara soruyorum (Avrupa konutları, Sinpaş, Kentplus, Ağaoğlu vb.), 2026'da aidatınız ne oldu?

Evinizin büyüklüğünü de yazarsanız daha net olur, malum metrekareye göre aidatlar değişiyor. Ya da en azından 2+1, 3+1 diye belirtirseniz kabaca fikrimiz olur.

Bizde brüt 112, net 95 m2 konutlar: 9800 TL.
0
Lethe
(31.01.26)
2+1

güvenlik,açık otopark günde 2 çöp toplama

2500
0
biravekahve
(31.01.26)
32 bin tl. 3+1. Acarkent
0
gabe h coud
(31.01.26)
benim değil ama mesa çengelköy 110(diyolar)m2 2+1 için 28bin tele.

benim 3+1 150m2 için, akşamları çöp toplanır haftada 2 genel temizlik 300 tele. dümdüz apartman.
0
klassno
(01.02.26)
beylikdüzü 3+1, 155m2
oldukça büyük bir yeşil alan yüzme havuzu hariç çoğu imkan mevcut. kapalı otopark, akşamları çöplerin toplanması vs. 3500tl
0
lazpalle
(01.02.26)
Beylikdüzü 3+1 110m2
Acik havuz, spor salonu var, yeşil alan yok tek bloklu apartman/site
2250 tlydi gecen sene, henuz zam yapmadi ocakta da 2250 ödedim
0
matilda
(01.02.26)
(6)

En iyi sucuk

sucvecezve
hangi markada?
hangi markada?
0
sucvecezve
(31.01.26)
-Yanturali

-Etin En iyisi -Sidar Şef
+1
ırene adler
(31.01.26)
Beyti Restorant'ın dışarıya da satılan sucukları var, Yanturalı'dan bile iyi. İşin özünde manda eti var tabii, manda eti olan sucuk daha lezzetli oluyor.
+2
montreal
(31.01.26)
cumhuriyet'i beğeniyorum.
0
klassno
(01.02.26)
Türkan Sucukları
(bkz: swh)
+1
rakicandir
(01.02.26)
Egetürk(tür)
0
Purple life
(01.02.26)
nobodioght
(01.02.26)
(3)

Duyurunun grafikçilerine bir soru

ananiyimioguz
Diyelim ki bir ai tool a logo yaptırdınız. Zaten çok detaylı değil, basit bir logo.Ama bu jpeg veya png gibi bitmap tabanlı generate edileceği için çok kaliteli olmuyor, detaya indikçe pixel pixel gözüküyor.jpeg/png to svg tarzı vektörel tabanlı çizime çeviren siteler denedim ama onlar ya kötü yapıy
Diyelim ki bir ai tool a logo yaptırdınız. Zaten çok detaylı değil, basit bir logo.

Ama bu jpeg veya png gibi bitmap tabanlı generate edileceği için çok kaliteli olmuyor, detaya indikçe pixel pixel gözüküyor.

jpeg/png to svg tarzı vektörel tabanlı çizime çeviren siteler denedim ama onlar ya kötü yapıyor, ya da güzel yapıyor ama para istiyor.

elimde adobe ai yok şuan.

ben bu logoyu nasıl düzgün bir şekilde vektörel hale getirebilirim? online tool var mı?
-1
ananiyimioguz
(31.01.26)
Adobe online zekası var, orayı deneyebilirsiniz. İmajları svg de veriyor. Gemini üzerinde de svg çıktı olması lazım, emin değilim.
0
klassno
(31.01.26)
freepik svg'ye çeviriyor. ücretli ama tabii.

grafik tasarımcıya para vermediniz, tamam. bari yapay zekaya bir tık para verin de kullanılabilir bir logonuz olsun.
+5
batlegolas
(31.01.26)
@klassno, adobe online ı denedim pek sağlıklı yapmadı.
gemini denedim, iyice kötü yaptı.

@batlegolas, peh peh. veriyoruz zaten ama bendekiler düzgün yapamıyor şimdilik, başka şeyleri de ayrı ayrı satın almayım diye önce free yapanı var mı diye sordum. yoksa mecbur verilir.

ayrıca bir şeyin parasız yolunu aramak suç mu? önce ona bakarsın, bulamazsan bütçe ayırırsın. yine yapamazsan bütçeyi artırırsın. bir hiyerarşisi vardır değil mİ?
0
🌸ananiyimioguz
(01.02.26)
(11)

Evli olmayanlara soru

arbre
Yaşı 30 üstü olup evli olmayan kişiler, planınız nedir? Yaşınızın geçmesi endişeniz var mı? Flört, sevgili durumunuz nasıl? Evlenebileceğinizi düşünüyor musunuz?
Yaşı 30 üstü olup evli olmayan kişiler, planınız nedir? Yaşınızın geçmesi endişeniz var mı? Flört, sevgili durumunuz nasıl? Evlenebileceğinizi düşünüyor musunuz?
-11
arbre
(27.01.26)
planım yok, endişem de bulunmuyor. çok da uzun yaşamak istemiyorum, bir yerden sonra müsade demek lazım. manitasyon çok eşlilikle devam. evlenebileceğimi düşünüyor, evlenmeyi düşünmüyorum. kastırmadan biraz daha yaşarız işte.
0
klassno
(27.01.26)
plan yok, yaşım geçebilir, flört yok, sevgili not applicable.
0
zen1th
(27.01.26)
Hiçbir kaygım yok. Erkeğin yaşı geçmez
-1
michael harddd
(27.01.26)
bir planım yok hiçbir zaman da evlenmek istemedim. zaten evlenme fikri hep bana saçma gelmiştir. eğer birlikte yaşayacağım biri olursa olur, olmazsada sorun olmaz.
+1
my fault
(27.01.26)
Planım yok, endişem yok, artık kabul ettim, evlenmemek benim için daha doğru, kimseye tavsiye değil bu sözlerim, sadece benim özelimde böyle.
0
muhayyer divan
(27.01.26)
Bu endişeler toplum baskısından kaynaklanıyor. Şahsen plan, endişe ya da aile baskısı yok 37k. Rahatım.
0
pembediken
(27.01.26)
hayiflanmanin faydasi olmuyor,
sagliginiza bakin gençler.
0
designer
(28.01.26)
Yaş 33e
Planım yok, flört ve sevgililik durumları yok. endişem maddiyat ve yaşlılığa yönelik. Yaşlılığımı görürsem eğer o vakte kadar en azından başımı sokacak bir evim olsa iyi olur diye düşünüyorum veya huzurevi diğer seçenek mecbur

@halk + 1 düşünmemeye çalışıyorum düşünürsem tadım kaçıyor
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.01.26)
kısa süreli bir evlilik yapıp ayrıldım, şu an yaş 38, yaşın geçme endişesi taşımıyorum çünkü evliliğin/ilişkilerin çok da matah bir şey olmadığını tecrübe ettim. hayata dair bir planım yok, çünkü ne zaman ne olacağını bilmiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.01.26)
endişe duymuyorum da sürekli birileri tarafından birileriyle match edilmeye çalışmak biraz canımı sıkıyor.
0
datnet
(29.01.26)
Bence 40+ yas skalasinda su an ve sevgili olacak kadar cok kadin ve erkek var.Yani evlenmemek illa ki yalniz olmak anlamina gelmiyor
0
turkuaz
(07.02.26)
(2)

Eskikitaplarim sitesi

anarkokombi
Merhaba arkadaşlar. Eskikitaplarim gibi PDF paylaşan bir site aramaktayım. Bildiğiniz ve kullandığınız bir site varsa paylaşır mısınız?
Merhaba arkadaşlar.

Eskikitaplarim gibi PDF paylaşan bir site aramaktayım. Bildiğiniz ve kullandığınız bir site varsa paylaşır mısınız?
0
anarkokombi
(27.01.26)
www.reddit.com

2022 çıkışlı hiçbir yerde bulamadığım bir çeviriyi arıyordum bunların arasından birinde buldum. (güncel de yani, genelde bu tarz yerler hep aynı sabit bir kaynağı sömürür ya)
0
makbur
(27.01.26)
0
klassno
(27.01.26)
(8)

fotoğraf makinası öneriniz var mı, siz kullanıyor musunuz?

m e b
selam.herhangi bir profesyonellik amacı gütmeyen, elinden geldiğince sokak/doğa/manzara fotoğraflarını iphone 15 ile çeken (çok da başarılı olamayan) ve maksimum 30-35 bin bütçesi olan birine nasıl bir makine önerirdiniz? sizin kullandığınız var mı ve önerir misiniz?1. mesela bir fotoğrafçının rekla
selam.

herhangi bir profesyonellik amacı gütmeyen, elinden geldiğince sokak/doğa/manzara fotoğraflarını iphone 15 ile çeken (çok da başarılı olamayan) ve maksimum 30-35 bin bütçesi olan birine nasıl bir makine önerirdiniz? sizin kullandığınız var mı ve önerir misiniz?

1. mesela bir fotoğrafçının reklamını yaptığı fujifilm xhalf modelini gördüm, o tatmin eder mi iphone ile kıyaslayınca?
2. bu cihazlarda illa lens almak zorunda mıyız genel ve güzel çekimler için?
3. bu cihazlarda da illa düzenleme mi yapmak gerekiyor güzel sonuçlar almak için? ham haliyle güzel sonuçlar alamaz mıyım?
0
m e b
(26.01.26)
fazlasıyla tatmin eder. iphone ile kıyaslanacak bir şey değil.
farklı çekimler için lens almak zorundasın. Lensler makinelerden daha pahalı. Ör telezoom ile doğa, düşük f lens ile gece fotoğrafçılığı, prime lens ile portre, geniş açı ile mimari, sokak vs gibi. Ancak başlangıç için 18-55mm gibi üzerinde gelen kit lensler epey işini görür.
düzenleme yapman gerekmiyor ancak düzenleme de işin bir parçası. Bu tamamen kişinin tutkusuna bağlı. Ben düzenleme yapmayı sevmem raw çekerim ancak fotoğrafı bozan unsurlar varsa dokunurum. Kimisi ise bir fotoğraftan bambaşka bir yorum yaratır.
+1
croswell
(26.01.26)
Canon R100
-5
arbre
(26.01.26)
çok uzun yıllar canon kullandım. son kullandığım makine canon eos250D oldu.

50mm ve 18-400mm lensler kullandım. Ben telefoto lens seviyorum. fotoğrafı heybetli gösteriyor.

artık makine tercihim fujifilm. karakteristik bir alet bana göre.

bunlar geçmişte canonla çektiğim bazı fotoğraflar:

www.eksiduyuru.com
0
yurtsuz john
(26.01.26)
Heves bükücü olmak istemem ama;

Youtube'dan moda fotoğrafçısı Koray Birand'ın iPhone 17 inceleme videosunu bir izleyin. Bence ekipmandan çok çıktıya (kurgu, kompozisyon, ışık vs.) odaklanın, iPhone'la da çok iyi sonuç alınabilir. Dslr alınca (kısıtlı bütçe ile özellikle) bir anda çektiğiniz fotoğraflar değişmeyecek.
+3
orient blue
(26.01.26)
düzenlemeyi bilmiyorsanız (retouch, post kompozisyon, özetle fotoşork) kamera almanızı önermem. iphone kamerası ile raw ayarlarında çekip düzenlemeyi biraz öğrenin. çıktılardan memnun kaldığınızda kamera da alınır. ya da şimdiden alayım sonra fiyatı artar diyorsanız ortalama bğtçe söyliyin ona göre önerelim.
0
klassno
(26.01.26)
Sony alpha 6100 aldım tamamen benzer bir amaçla. Epey memnunum
0
but that was just a dream
(26.01.26)
ara gülerin güzel bir sözü var "En iyi makine en iyi fotoğrafı çekseydi, en iyi daktiloya sahip olan da en iyi romanı yazardı"
bütçeniz dahilinde bir fotoğraf makinesi alın ve fotoğraf çekmeye başlayın. tabi öncelikle temel bir fotoğraf eğitimi alın. neyin nasıl çekildiğini öğrenip, bol bol fotoğraf çektikçe zamanla ihtiyacınıza göre bir makineye ve objektife kendiniz karar vereceksiniz.
başlangıç için dslr öneririm. eski yeni modeline takılmayın kit lensli bir set olsun. yanına da 50mm lens alırsınız uzun bir süre sizi idare eder.
xhalf a hiç bulaşmayın. tamamen pazarlama hamlesi gereksiz bir makine.
0
my fault
(26.01.26)
Alacağın hiçbir makine ile çektikten sonraki haliyle güncel cep telefonundan daha "güzel" çıkmaz. Çünkü günümüzde fotoğraf renk demek efekt, ham halini kimse beğenmez. Sen beğenmezsin.

Çekip uğraşmayayım direkt paylaşayım diyorsan makine alma. Sırf makine ile fotoğraf çekme hobisini istiyorum diyorsan da makine çok önemli değil. Varsa o paraya kit lensli ikinci el 6300 al geç.

Basit fotoğrafçılık eğitimleri alırsan elindeki telefonla tatmin edici fotolar çekmeyi öğrenirsin bu arada.
0
Bruce
(26.01.26)
(1)

Almanca özel ders alan var mı?

rewlack
ücretler ne alemde? özel veya grup dersleri için? online ders almak istiyorum ama hem aşırı yormayacak hem de güzel öğretecek bir hoca arıyorum. var mı böyle bir deneyiminiz?
ücretler ne alemde?
özel veya grup dersleri için?
online ders almak istiyorum ama hem aşırı yormayacak hem de güzel öğretecek bir hoca arıyorum. var mı böyle bir deneyiminiz?
0
rewlack
(25.01.26)
türk alman, boğaziçi ve galatasaray'ın duyurularına bakınız.
+1
klassno
(26.01.26)
(14)

Mutlu musunuz

arbre
Mutluysanız neden? Değilseniz neden? En son ne için mutlu oldunuz?
Mutluysanız neden? Değilseniz neden? En son ne için mutlu oldunuz?
-13
arbre
(22.01.26)
bardagin dolu tarafini görebiliyorsan,
mutluluk cok uzakta değil.
0
designer
(22.01.26)
ne münasebet.
0
benibulmanlazim
(22.01.26)
ananiyimioguz
(23.01.26)
Antidepresan sağ olsun en azından stabilim.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(23.01.26)
mutluyum, bu da geçer.
0
klassno
(23.01.26)
mutluluk anlıktır. amam huzurluyum. hayat bir süredir seyrindee ininş çıkış yok.
+1
ground
(23.01.26)
ciddi manada şuan depresyondayım fakat hayatta kalma iç güdüsü(sanırım) nedeniyle gündelik hayattan kopmamaya çalışıyorum.
0
duyuruuser
(23.01.26)
Mutluyum sebebini bilmiyorum. Oğlumla iyi geçirdiğim her gün bir artı benim hanemde. Gece uyumadan önce onun üzgün olmadan yatağa girdiğini bilmek yetiyor bana.
Bir de yeni evimde (kiradayım) soba yakıyorum, çok iyi geldi bana. Akşamları sobayı yakıyorum, oğlan yattıktan sonra elimde çay, yanımda kedi... Terasım da var büyük, orada ot, çiçek yetiştiriyorum. Bana yetiyor mutluluk için.
Yoksa işsizim, haliyle hiç param yok. oğlan debh, okuldan da ayrıca nefret ediyor :p son 1.5 yılda 25 kilo aldım giyecek gerçekten hiçbirşeyim yok, yıllardır tatil yapmadım vb... Üzülecek çok şey var da pek umurumda değil hiçbiri bu ara. Yaşadığıma mutluyum, şu stabil hayatımın çarkına herhangi bir şey çomak sokmasın yeter.
0
strawberry first
(23.01.26)
Mutlu değilim ama mutsuz da değilim. Nötr diyebiliriz.
0
peki madem
(23.01.26)
gerçekten değilim. sıkıntılı evlilik süreçleri.
0
kondansator
(23.01.26)
en son kedimin şapşallığı ve varlığı beni mutlu etti.

bu sabah uçukla uyanmam da mutsuz etti. en büyük derdim keşke bu olsa ama değil. sadece en son bu :d
-1
art cat chocolate
(23.01.26)
Keyfim yerinde.

Tabii Aralık ayının ortasından beri iş yerinde içinde olduğumuz fırtına dinmeye başladı. Enkazları toparluyoruz. Görece zor bir süreç oldu.

Öncesinde de keyfim yerinde. Daha da iyi olacak.
0
put it in your appropriate place
(23.01.26)
inanılmaz şekilde keyfim yerinde. söylemesi ayıp primler yattı bugün...
0
datnet
(24.01.26)
Yaklaşık 10 aydan uzun süren, gece kabuslarla, sürekli içsel konuşmalarla geçen bir depresyonun içindeyim. Çok kısa süreli zamanlarda mutlu oldum belki 3-5 gün.
Öte yandan bundan sonraki hayatımın böyle geçeceğine kani olduğum için artık bundan da kurtulmaya çalışmıyorum. Sadece vücudumu bir öteki güne sürüklemekte her geçen gün daha fazla zorlanıyorum.
-2
rakicandir
(24.01.26)
(6)

İstanbul'da hamama giden var mı?

Kahvedesu
Ne kadar? Gruplarda okudum. 100 euro diyorlar.
Ne kadar? Gruplarda okudum. 100 euro diyorlar.
-2
Kahvedesu
(22.01.26)
100 euroya full body masaj yaptırırsın.

otele hamama göre fiyat çook değişir. 1000-2000e de rahat bulunur bence (sadece hamam)
+2
jelly bear
(22.01.26)
hürrem sultan vs hamamlar 100 euro civarından başlıyor. otel hamamlarında habre indirim kampanyası oluyor.
0
klassno
(22.01.26)
Kaliteli otellerdeki spa merkezlerine gidiyorum zaman zaman. Masaj + hamamda kese köpük. 2 bin liraya güzel yerler var. Fırsat sitelerinden alırsan ucuza gelir.
0
yurtsuz john
(22.01.26)
Bu yüz euro olanların ne farkı var ki? Hamam, hamam işte.
0
🌸Kahvedesu
(22.01.26)
tarihi hamamlar biraz pahalı, gerek eskiliği ve işletme maliyetinin de ona göre yüksek olması, gerekse turistlerin ilgi göstermesi fiyatı arttırıyor
+1
selam
(22.01.26)
hangi gruplarda okudun ve oralar nereler??
0
Başka
(23.01.26)
(4)

miles&smiles kredi kartı - hangi banka?

kojonotsuki
kuveyt, garanti ve qnb veriyor. hangi banka daha avantajlı?miles&smiles kredi kartlarını önerir misiniz?bir de garanti'de american express seçeneği var. bu american express'in olayı nedir?
kuveyt, garanti ve qnb veriyor. hangi banka daha avantajlı?

miles&smiles kredi kartlarını önerir misiniz?

bir de garanti'de american express seçeneği var. bu american express'in olayı nedir?
0
kojonotsuki
(20.01.26)
Qnb'i kullanıyorum pek bir faydası yok. 25bin TL'e 150 mil verdi.
0
put it in your appropriate place
(20.01.26)
Garanti kullanıyorum. Genel alışverişten ziyade belirli sektör ve restoranlarda iyi mil veriyor. Mesela Garanti Miles&Smiles'ın Amex'iyle çokca defa hesabın yarısı kampanyasıyla 4 haneli miller kazandım.
0
bloodymoon
(20.01.26)
Amex hem miles&smiles hem de platinum da mil kazandırıyor olmalı. M&s için geniş bi hizmet ağı var. Platinumda da lounge girişleri, fast track ve restoran indirimleri/iadeleri keyifli seçenekler. Ama baya takip etmek gerekiyor şurası burası. Edemedim pek.
0
klassno
(20.01.26)
Kuveyt Türk ekstre kesilmedi henüz 42 bin harcamışım 619 mil kazanmışım. Qr ödemelerinde çok sık kampanya yapıyor 1000 tl üzeri harca 100 mil kazan veya alışverişinin %20 si kadar mil hediye gibi. Haftasonları fix mil kampanyası oluyor. Kartı ilk alanlardanım, bankanın problem çözüm hızından hoşlanmasamda karttan çok memnunum.
0
cilekli pasta
(20.01.26)
(5)

en iyi kulak içi kulaklık

dirildimde geldim
JBL tune bass kullanıyordum fakat sol kulağın pedini kaybettim. yeni bir kulaklık alacağım, öyle bir kulaklık önerin ki direk beynimi patlatsın. bütçem 600€ kadar.
JBL tune bass kullanıyordum fakat sol kulağın pedini kaybettim. yeni bir kulaklık alacağım, öyle bir kulaklık önerin ki direk beynimi patlatsın. bütçem 600€ kadar.
0
dirildimde geldim
(20.01.26)
Jbl tune flexin sesi güzel bence. Ama tabi sizin bütçe daha çok, daha iyisini öneren çıkar
0
dre mithatoğlu
(20.01.26)
nothing'in kulaklıklıklarını çok beğeniyorum. yakında Nothing Ear (3) modeli gelecek. güzel bir icat, kutusundaki mikrofona basınca eğer gürültülü bir ortamdaysanız gürültü engellemeyi 95 desibele çıkarıyor. mesela maçtaysanız karşıdaki kişi tezahürat yerine sadece sizin sesinizi duyuyor eğer bu düğmeye basarsanız. yakında türkiye'de de satılacakmış.

onun haricinde aktif bir Nothing Ear (A) kullanıcısıyım. çok memnunum. hem kaliteli hem de tarz ürünleri var Nothing'in.
0
efreet sultan
(20.01.26)
Technics EAH-AZ100
Sony WF-1000XM5
Bose QuietComfort Ultra Earbuds (2nd Gen)
Sennheiser MOMENTUM True Wireless 4
0
kirk karaktere sigmayacak adam
(20.01.26)
Sony WF-1000XM5 al geç, XM4'ü var bende 4 senedir kullanıyorum canavar gibi.
0
nahtoderfahrung
(20.01.26)
Marshall Minor
0
klassno
(20.01.26)
(3)

Kadikoy'den Sabiha Gokcen aracli mi aracsiz mi?

narod
Sabiha'nin gunluk otoparki 900 tl sanirim. Cevredekiler 300 tl civari.3 gun gibi dusunebiliriz sureyi, civardaki otoparklara koyarsam 900 tl yapiyor.Aracla gitmesem havabus 450 tl, gece taksiye binicem 200 tl. 650-700 tl havabusle gidersem.Ya da havabusle gidip metroyla donebilirim o da 500 tl falan
Sabiha'nin gunluk otoparki 900 tl sanirim. Cevredekiler 300 tl civari.3 gun gibi dusunebiliriz sureyi, civardaki otoparklara koyarsam 900 tl yapiyor.

Aracla gitmesem havabus 450 tl, gece taksiye binicem 200 tl. 650-700 tl havabusle gidersem.

Ya da havabusle gidip metroyla donebilirim o da 500 tl falan. Gidisim sabaha karsi oldugu icin giderken metro secenegi yok. Bagajim olacak.

Sizce nasil gitmek mantikli. Cevredeki otoparklardan tavsiye edeceginiz, memnun kaldiginiz var mi? Atlantis Avm nin altindaki kapali otopark sanirim, digerleri acik. Oneriniz nedir?
0
narod
(19.01.26)
tek parça bagaj vr sırt çantası gibiyse toplu taşıma (havabüs ve dönüşte metro) yormaz. havaalanı çevresine aracı bıraktıktan sonra havaalanına da taksiyle gidecekseniz onu da hesaba katmak lazım.
0
klassno
(19.01.26)
sabiha gökçende taksicilere düşmeyin.

metro yada dışarı otopark + servis.

emin olun daha iyi. parasında değilim.
0
kveldulv
(20.01.26)
Kurtkoy ispark a araci birakin, fiyatini hatirlamiyorum. Surekli bedava ring seferi var havaalanina ve baya yakin.
0
kartonpiyer
(23.01.26)
(11)

Her gün bu yol çekilir mi alternatif ne yapılabilir? (Avrupa yakasi-Anadolu yakası)

egerbiryolcu
Dün sormuştum toparlayamayınca sildim. Durum şöyle;Bir yıl akademi eğitimi olacak. Maaş 30 bin TL olacak.Ben Avrupa yakasında Arnavutköy de oturuyorum.Gideceğim yer Küçükbakkalköy.Dersler 9 da başlasa 6 da evden çikmam gerekecek. 5 vasıta ile ulaşım var. (Üç metro 1 metrobüs olacaği için yetisilir g
Dün sormuştum toparlayamayınca sildim. Durum şöyle;

Bir yıl akademi eğitimi olacak. Maaş 30 bin TL olacak.
Ben Avrupa yakasında Arnavutköy de oturuyorum.
Gideceğim yer Küçükbakkalköy.
Dersler 9 da başlasa 6 da evden çikmam gerekecek. 5 vasıta ile ulaşım var. (Üç metro 1 metrobüs olacaği için yetisilir gibi hissettim)

Aklıma takılan şey bu tempo beni perişan eder mi guvendigim tek şey metro metrobüs kullanmak trafiğe takılmamak ama o saatlerde bu vasitalara binmek işkence mıdır bilemedim. Metrobüsten sonra M4 ve M8 metrosu kullanılacak.

Ev tutmam imkansız apart tutsam onun için de olumsuz şeyler duydum. Sahibinden uygun ilanlar oluyor ama ne kadar güvenilirdir fikri olan var mı? Ev arkadaşlığını da mecbur kalmadikca yanaşmak istemiyorum son olarak da belki uygun durumdaki akrabaların evine maddiyata ortak olmam koşuluyla kalmayi teklif etme fikri geldi.

Çikiş saatini bilmiyorum ama altı saat ders görme ihtimaline dayanarak akşam saatlerini bulacaktır muhtemelen. Haftada kaç gün olacağı da belirsiz.
0
egerbiryolcu
(17.01.26)
Canın çıkar ama sayılı gün, izin rapor vs haklarını sonuna kadar kullansan bi nebze. Ama çok korkutucu bi şey bu ya. Ev arkadaşlığı falan daha çekilir olur muhtemelen.
+2
antihero
(17.01.26)
çıkışınızın kaçta olacağını yazmamışsınız. ona göre değişen oranlarda, evet, perişan eder. çalıştığımız kurum taşındı; bu sebeple 2 senedir benzer bir mesafeyi tersine gidiyoruz kalabalık bir grup olarak; herkesin hayat sevgisi soldu.. ama sizinki sınırlı süre olduğundan diş sıkılabilir gibi geldi bana. 1 sene için ev olayına girmez; akraba olayına ise hiç hiç girmezdim şahsen.
0
lil siztah
(17.01.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
Öğretmenlik için artık direkt sınava girip atanma olayı bitirildi ve akademi şartı getirildi. Akademiyi başarili bitirince kadrolu atanma olacak.
O yüzden gitmek zorundayım ama öyle bir merkez ki benim için il dişi gibi bir yer.
0
🌸egerbiryolcu
(17.01.26)
Çekilmez.
-5
arbre
(17.01.26)
hedefiniz buysa ya da canınız istiyorsa çekilir, neden çekilmesin? her gün iki saat git iki saat dön yol yapıyorum ben de, iş ve okul için ayrı ayrı konumlara. işi canım istemiyor ama mecburen, okulu canım istiyor ve tercihen gidiyorum. işe gitmek daha çok koyuyor.

her şekilde daha yakın bir yerde oturup 1 yıl yol çilesini azaltmak (apart, oda kirası, otel odası) daha makul bir seçenek olabilir.
0
klassno
(17.01.26)
Hocam
sakıncası yoksa branşınız nedir?
benim oğlanın branşı ingilizce öğretmenliği
muhtemelen Kayseri'ye gidecek
0
meko
(17.01.26)
çekilmez.
-2
hold the door
(17.01.26)
her zaman için 9'da başlamayabilir hocam,
uygulamalı dersler/staj için okullara gidilecek o zaman ilk ders saati öncesi okulda olmanız gerekebilir, bu da 7 mi olur 8 mi olur, iyimser olmak zor :(

"uygun durumdaki akrabaların evine maddiyata ortak olmam koşuluyla kalmayi teklif etme fikri geldi." en iyi seçenek gibi
+2
meko
(17.01.26)
honda pcx veya yamaha nmax gibi ufak bi scooterin olursa trafiksiz saatlerde 35-40 dakikada bu yolu gidersin. soğuk havalar, yağmurlu günlerde de toplu taşıma ile idare edersin.
+1
orpheus
(17.01.26)
Birisi daha yazmış, Ufak bir scooter alın, çok yağmur kar dışında arabadan bile hızlı gidersiniz. Yağmurda da sürmek isterseniz lastiğini iyi bir lastikle değiştirebilirsiniz.
0
tan vakti
(18.01.26)
öğretmenevinde kalınabilir belki. gecelik ne kadar istiyorlar araştırın.
haftada kaç gün ders olduğu da önemli.
3 gün ders varsa idare edilebilir.
5 gün ders varsa zor olabilir.
o yolu bir kez gitmeyi deneyin. ne kadar vaktinizi alacak bakın. ona göre karar verin.
madem 30 bin maaş var. çevredeki öğrenci evlerinde oda kiralayabilirsiniz.
0
santimantal
(18.01.26)
(6)

Neden araştırma görevlisi ilanı sayısı gözle görülür derecede düştü?

lafıolmaz
Eskiden Aralık ayında sosyal ve beşeri bilimlerde pek çok kadro ilanı görürdük. Bu yıl neredeyse hiç açılmadı?Araştırma görevlisi kadrosu kaldırılacak mı, bunun alt yapısı mı hazırlanıyor, yoksa başka bir durum mu var?
Eskiden Aralık ayında sosyal ve beşeri bilimlerde pek çok kadro ilanı görürdük. Bu yıl neredeyse hiç açılmadı?

Araştırma görevlisi kadrosu kaldırılacak mı, bunun alt yapısı mı hazırlanıyor, yoksa başka bir durum mu var?
0
lafıolmaz
(15.01.26)
Devletin kasada para olmaması en potansiyel neden olabilir. Ayrıca Türkiye'de arş gör.ler memurumsu işler yapıyor. Ciddi bir işlevi yok yani. Üniversitedeki herhangi bir memur bölümde görevlendirilir ve aynı işleri yapar.
-3
michael harddd
(15.01.26)
memuriyetle argörlüğün çok alakası yok da kasadaki paranın azlığı bi faktör gerçekten. yök tarafından üniversitelere verilen kadro açma hakkı sayısı az. artık yeni birini almak için kadro çok az açılıyor, genelde yükselme kadroları açılıyor ve onlar da prof ve doçentlere veriliyor öncelikle. üniversiteler ar gör dr ve ar gör doçent dolu. bi de herkesin artık kolayca doçent olabilmesi de doç prof kadrosu ihtiyacını birdenbire arttırdı, eskiden farklı olarak. bunlardan dr öğr üyesi kadrosu açmaya sıra gelmiyor ve ar gör dr.lar ar gör işlerini yürütmeye devam ediyor ve yenilerine çok az ihtiyaç duyuluyor.
0
mezzosprite
(15.01.26)
geçen seçimlerde devletteki ar görlerin önemli kısmı daimi kadro olan 33/a kadrosuna geçti. yani emekli olana kadar ar gör kalabilecekler. bu bir etken.

diğer bir etken, üniversitelerin artık şişmesi. üni sınavına artık daha az öğrenci giriyor, kontenjanlar dolmuyor. uzun vadede bu kadar sayıda üni ve fakülte olmayabilir, birleşme yoluna gidebilirler. 3 yıl kararı mesela bununla ilgili.

vakıf ünilerinde ar görlük kısa süre içerisinde sonlanacak, burslu öğrenci sisteminde geçilecek. devlet ünilerinde ne olacağından emin değilim.
+1
zemberek
(15.01.26)
bütçe +1. sosyal bilimler para etmiyor.
0
klassno
(15.01.26)
Bu arada dünyanın hiçbir yerinde humanities ve sosyal dallarına 2000 usd ye yakın asistan maaşı ödenmez. Türkiye hakketten fırsatlar ve israflar dünyası :).
0
michael harddd
(15.01.26)
Ben nedense çok paraya bağlayamadım. Açılan kadrolar zaten 50d yani geçici, bu ilk seçimde 33a gelmeyeceği anlamına gelmiyor tabii ancak şu hali ile uzun vadeli bir masraf değil. Bununla beraber bahsettiğimiz sayılar cidden fark yaratacak rakamlar değil bence.

Bence de kaliteli içerik üretimi az olduğu için kadroluk bir durum olmuyor. Yayın/proje üretimi olan yerlere kadro veriliyor diğerlerine verilmiyor.
0
eisberg
(16.01.26)
(13)

Nişan sorusu

egerbiryolcu
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını dü
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.

Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını düşünmüyorum ama mekan tutulmussa takı da takılıyordur sanirim.

Bonus soru nişana bir aydan kısa bir süre kaldı ama ben damatla tanistirilmadim. Çocukluktan gelen bir bağımız samimiyetimiz var ve çok da destek oldum çünkü ailesi karşı çıktı. Buna da üzülüyorum ama zaten zorlu bir süreçten geçiyor diye paylasmadim. Sadece çekirdek aile ile mi tanıştırılır bu çok normalse boş yere garipsemeyeyim:/
0
egerbiryolcu
(15.01.26)
düğünde de takacaksan nişan şart değil. takmasan da olur. nişanda genelde aile yakınları takar.
+3
ground
(15.01.26)
Ailelerin taşınması faaliyetine söz kesmek,
Aile dışı, eş dost akrabanın tanışması için yapılana da nişan deniyor. Yani sizin nişana kadar tanışmamanız normaldir.

Bir şey takmanız uygun olur ancak ne kadarlık bir şey olduğu, nişanlananların ve sizin gelir durumunuz, statünüz, yöresel ve etnik örf adetlerinizle ilintili. Buradan bir fikir edinmek doğru olmaz.
+1
Mirket
(15.01.26)
Ben çok yakınlarımın nişanında da düğünde de takmıştım ama o zamanın koşullarıyla bugün aynı değil şu an altın çok fazla, zorlayıcı.
Bugün olsa nişanda 50 euro, düğünde çeyrek planlardım.
Nişanda takmak şart değil ama insan çok yakını olunca bir şey yapmak istiyor bu yüzden 50 euro makul bence, takı alınmaz ama bir ihtiyaç da görür yani.
+1
mutekebbir
(15.01.26)
Zenginsin galiba. Nişanda akrabaya çeyrek altın bence fazla. Annesi babası takar anca onu. Nişanda bence bir şey takılmaz. Bir tartışmada direkt nişan atıyor insanlar. Para takabilirsin. Euro falan.
-5
arbre
(15.01.26)
@arbre şöyle söyleyeyim aslında baya fasfakir durumdayım:d ama durum şu kızın anne babası yok bu evlilik sürecinde aileden karşı çıkıp ilişkiyi kesen birkaç kişi daha oldu yani aile akraba olarak en yakınındaki üç dört kişiden biri kaldım.

Euro da mantikliymis
0
🌸egerbiryolcu
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz. anne baba taksa yeterli.
0
elorelia
(15.01.26)
bence nişanda aileler dışında akrabaların ya da arkadaşların takı takması uygun değil. çünkü nişanın bozulma ihtimali çok yüksek ve kolaydır. sonra kim ne taktı diye dolaşıp iade edecek halleri de yok.
0
gercekdunya
(15.01.26)
ilişki dinamiklerine göre cevabı çok değişken bir soru bu.
biz istanbul'da eski bir semtte oturuyoruz, en az 40 yıllık komşularımız var. düğünlerde akrabalar bile artık çeyrek takmıyorken, biz komşularımıza takıyoruz; çünkü onlar da bize takmıştı. nişanlarda kız tarafı tanıdıksa kesin takarız; çünkü nişanı kız evi yapar ve onların bütçesine katkı sağlanmış olur böylece.
anlattığınız tabloda ben olsam en az bir gram takardım, bi eksiğini görür diye. ama siz bu fikri duyduğunuzda size fazla geldiyse mesela, o his asıl cevabı veriyor aslında. örneğin işyerinde bu mantık doğrultusunda katılıyorum ben toplanan paralara. damatla tanıştırmadı falan demişsiniz; oradan bi puan kırılmış anladığım kadarıyla. kendinizi yoklayın; sonradan dert etmeyecek bir tutar takın ya da takmayın.
0
lil siztah
(15.01.26)
geçen sene nişanlanan arkadaşıma yarım gram taktım ben. 50 euro, 50 dolar vs de olabilir. bizim buranın adetinde nişanda yakın aile dışında da takı takılıyor.
0
black holes in the sky
(15.01.26)
Nişanda aile dışındaki kişilerin takı takması diye bir şey yok bana göre de. Gerek yok yani, nişan bozulabilir bir şey. düğünde nasıl olsa takılacak. Çok büyük düğün gibi bir nişansa belki euro falan olabilir. O da şart değil. Öyle küçük bir mekanda kız isteme şeklindeyse falan zaten aşırı saçma
0
dfn4
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz +1
düğünde de o kişi ile çok çok yakınsan + iade edecekse + senin de durumun iyiyse yarım altın veya çeyrek altın tak. durumn iyi değilse gram altın tak.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
çok samimiysen nişanda gram, düğünde çeyrek ya da bütçene göre yarım takabilirsin.
0
duyuruuser
(15.01.26)
nişanı düğünü gelenel görenek bilmem, damatı tanımadığım nişanda takmam; eskimiş bir yakınlık varsa 50 euro iyi hediye fikriymiş.
0
klassno
(15.01.26)
(8)

bir esere para verdiğimiz zaman o eserin neyini satın almış oluyoruz?

kibritsuyu
evet soru başlıkta. yaratılmış bir eser var. öykü, roman, hikaye, müzik, oyun, yazılım vs. para verip satın alıyoruz. satın aldığımız zaman neyi satın alıyoruz?örnekle sorayım. şimdi ben barış manço'nun bütün kasetlerini aldım zamanında. yasal, bandrollü kasetler. elimde var hala. ama kasetçalar yok
evet soru başlıkta. yaratılmış bir eser var. öykü, roman, hikaye, müzik, oyun, yazılım vs. para verip satın alıyoruz. satın aldığımız zaman neyi satın alıyoruz?

örnekle sorayım. şimdi ben barış manço'nun bütün kasetlerini aldım zamanında. yasal, bandrollü kasetler. elimde var hala. ama kasetçalar yok. ben soft olarak mp3 indirip telefonuma yükleyerek dinlemek istiyorum. mp3 indirmek yasal bir işlem değil. ben kasetleri satın almış olmakla o şarkıyı dinleme hakkına sahip olmuş oluyor muyum? illa fiziksel kasedi mi dinlemeliyim? kasetten değil de normalde yasal olmayan bir yöntemle edinilmiş soft versiyonunu dinlediğim zaman bu yine korsana mı giriyor?

ya da mesela kitapçıdan kitabı aldım. ama yanımda taşımak istemediğim için korsan e-kitap versiyonunu telefonuma tabletime yükledim. ben kitabı satın alınca o kitabı her türlü okuma hakkına sahip miyim? illa o satın aldığım fiziksel kitabı mı okumalıyım, yoksa hangi formatta olursa olsun, normalde yasal olmayan bir yolla edindiğim şekliyle okumak istesem yine korsanlık mı yapmış oluyorum?
0
kibritsuyu
(12.01.26)
Abi kasetteki şarkıyı mp3 olarak telefona indirmen yasak değil ki, yasak olan paylaşmak dağıtmak vs kişisel kullanımda bir sıkıntı yok, aynı şey diğerleri için de geçerli; kişisel kullanım için bir sıkıntı yok.
-1
kizil karga
(13.01.26)
Eski bilgidir, guncelligini bilmiyorum.
Bahsettiğin Cd ya da kasetleri kendin mp3 yaparak dinleyebilirsin. İndirme kısmını hatırlamıyorum /bilmiyorum.
Dediğim gibi bu eski bilgidir
0
kisa
(13.01.26)
nasıl yani? korsan siteden film indirip izlemek kendim yaymıyorsam yasal mı? ya da maçı selçuktan izlemek yasal mı? selçuk suç işliyor o tamam da, ben izleyebiliyor muyum gönül rahatlığıyla?

ama filmin dvd'si var elimde, dvd player yok. hdfilmcehenneminden açıp izleyince yine korsan mı izlemiş oluyorum, ben o filme zamanında para vermiştim?

ya da tod tv aboneliğim var maç izlemek için. yayın kalitesini beğenmedim, kesiliyor, takılıyor vs., selçuk'tan açıp izlesem yine korsan izlemiş mi oluyorum? ben o maçı izleme hakkına para verince korsan yayın yapan dahil her mecradan yasal olarak izleyebiliyor muyum, yoksa yine korsancı mı oluyorum?

paylaşma, dağıtma, başkasına fayda sağlama yok.
0
🌸kibritsuyu
(13.01.26)
Güzel abim "paylaşım" demek tek taraflı bir şey değil biri seninle paylaştığında sen de buna iştirak etmiş oluyorsun ikiuçlu bir konu bu, bak ilk sorunda kendi para verip aldığın kasetten kitaptan bahsettin, onu alıp bilgisayarına telefonuna indirebilir okuyup dinleyebilirsin bu "kişisel" bir kullanım ama hdfilmcehennemi'nden bir şey indirirsen sen de bu paylaşım ve dağıtım suçtur ilkesini çiğnemiş oluyorsun, çünkü niye? Bu paylaşım ve dağıtım dediğimiz şey tek taraflı değil paylaşılan kişiyi de bağlar ama burada nitelikli olan suç "indirmek" yani paylaşım ve dağıtım, online izlemek de yasaldeğil ama diğeri gibi nitelikli bir suç değil.
0
kizil karga
(13.01.26)
Soruyu daha çok bir düşünce egzersizi olarak soruyorsun sanırım.

Hemen her ülkede bahsettiğin şey ile ilgili yasalar farklı. Ama genel olarak yasal düzenek şöyle:

Zamanında aldığın kaset ile: Fiziksel bir kaseti (içeriğinden bağımsız olarak) satın alıyorsun + içindeki müziğin "o kopyasını" kişisel olarak dinleme "lisansını" satın alıyorsun. Bu kadar.

Yani aldığın şey müziğin hakları değil, müziği kopyalama hakkı değil, kopyalayıp satma hakkı değil, müziği gelecekte ve geçmişteki farklı kopyalarını dinleme hakkı değil. Başkalarına dinletme hakkı değil vs. Aldığın şey sana içindeki müzik kopyasıyla yapabileceklerini belirleyen bir lisans. Mesela atıyorum bu kasedi sahibi olduğun dükkanda müşterilerine dinletmek için farklı bir lisansa ihtiyacın var. Veya kasette satın aldın, CD formatında dinlemek için ayrı bir lisansa ihtiyacın var. Plakta dinlemek için ayrı bir lisansa ihtiyacın var. Yani sadece belli haklar satın alıyorsun.

Ha bu lisansa uymazsan ne olacağı ayrı bir tartışma. Lisansa uymuyor olman çok göze batarsa ve lisansı veren onları çok zarara uğrattığını veya uğratma potansiyelin olduğun düşünürse bir kar zarar hesabı yapıp yasal haklarını arayabilir. Pratikte milyonlara korsancılık yapmıyorsan tabii bir şey olmuyor.
+1
robokot
(13.01.26)
@robokot +1

Kaset aldınız, telefonda dinlemek için kopyaladınız ve aktardınız. korsandır. kaset aldınız, dükkanda müzik çaldınız. ticari yayın lisansı almadığınız (meslek birliği bildirimi) için korsandır. hatta, kaset aldınız ve beğenip arkadaşınıza verdiniz. dağıtmış olduğunuz için yine korsandır. bunlar teknik yaklaşımım.

siz şarkıya, kitaba, nftye (hehe) belirli bir formatta erişim hakkını almış oluyorsunuz. aldığınız nft'yi bastırdıysanız o da yasal değil.

yasal, etik ve ahlaki üç ayrı tartışma var sorduğunuz sorularda aslında. bir de tabi işi ekopolitik çerçevesi var. eser ile emtiayı ayrı değerlendirmek gerekir.

şarkıyı kaset aldınız, telefonunuza kopyaladınız ve dinliyorsunuz. yasal değildir, etiktir, ahlaki olmayabilir -orada da dağıtılıyor artık (spotify, apple müzik). filmi dvd aldınız ama oynatıcınız yok, hdfilmcehenneminden izlediniz. yasal değil, etik, ahlaki değil. filmde ahlaki değil diyorum, çünkü hdfilmcehennemi'nin sektöre dönüşü yok. Film yapmıyor, sanatçı desteklemiyor, veya bir yapım şirketi yok.

yasaya dair; fsek aslında oldukça kapsamlı bir yasa bizde, uluslararası standartların baya üzerindeyiz. uygulaması çok zayıf, o ayrı.

etiğe dair; edindiğiniz emtia bir şekilde üreticisine en az aracı ile en çok faydayı sağlayabiliyor mu? şarkı, kitap vb örneklerde bunu değerlendiriyorum. kaset (sanatçı, yaypımcı ve baskı) yerel sektöre kazandırıyor. siz kaseti başkasıyla paylaşıp buraya +1 kazandırabilirsiniz. bu yüzden etik sorunu yaşatmaz. ama apple müzikten albüm almak, ne sanatçıya ne de sektöre kazandırıyor. apple ve yapımcı aradaki "insanı" yok etmeye yönelik bir sistemle çalışıyor ve bu da tüm endüstri için sorun oluşturuyor. apple müzikten aldığınızı cdye basıp dağıtmak veya ticari de olsa -küçük ölçekli- yayınlamakta da bence sorun yok. arada aslında sorun çıkarana sorun oluyorsun ve bu bir sorun değil.

yine şarkı örneğinden gideyim -spora her şey mübah görürüm-, spotifydan o çok sevdiğiniz ve ortalama dinlenen sanatçıyı takip ediyorsunuz. snoop dogg açıklamıştı önceki yıllarda, bilmemkaç milyon dinlenme 47bin dolar getirmiş. sanırım pandemi dönemiydi. şimdi sizin dinlediğiniz ve o çok beğendiğiniz sanatçı ne kazanacak ki aranjörü bestecisi söz yazarı kayıtçısı miksçisi mühendisi ne kazanacak? bu sefer konserden kazanmak zorunda kalıyor ki o da ticketmaster (bizdeki biletix) tuzağına düşmek demek. biletix sanatçıyı bağlar, mekanları bağlar, biletleme işini bağlar, hatta sigortasını bile biletix sigorta a.ş yapıyor. çok büyük tezgah. siz bugün 100 lira verip hem sanatçıyaz hem yapımcıya, hem mekana kazandırıp hem de uygun fiyatla eğlenebilecekken, bir stream "kolaylığı" ile tümden zorlaşıyor her şey.

ekşideydi sanırım, şöyle bir şey okudum. sezen aksu'nun tüm diskografisine 70M ödediler, çünkü sezen'in tüm stream platformlarında kişilerden topladığı zamana erişmek istiyorlar (özetle). siz kaseti aldığınızda sanatçının tüm şarkıları için parasını ödemiş ama bir şarkısını dinlemiş olabilirsiniz. streamde yalnızca bir şarkısına para ödemiş oluyorsunuz. "endüstri" için kayıp burada başlıyor. tüketici için ise yukarda bahsettiğim, bunun sonrasında.

profesyonel spor türkiye'de ve dünyada askeriyeden daha pis olan tek şey. palantir real madridden daha az kötüdür. sporda ne olsa müstehak.
+3
klassno
(13.01.26)
en temelde o eserden ticari olarak para kazanma hakkını satın alıyorsun.
0
orpheus
(13.01.26)
telifli fiziki bir materyalin dağıtım ve çoğaltma hakkı telif sahibindedir. siz başkasının yarattığı içeriği indirerek yeni bir kopyasını yaratmış, yani çoğaltmış oluyorsunuz. o yüzden yapılan işlem yasalara aykırı.

ancak sahip olduğunuz film/müzik/basılı yayın 'ın orijinalini saklamak koşuluyla kendi kullanımınız için, kendi imkanlarınızla dijitale aktarmanız çoğunlukla yasal. kopyalanan film/müzik/basılı yayına sahip olmadığınızda ilgili kopyayı da silmeniz bekleniyor.

dijital içerikte konu biraz daha karışık. dijitalde (drm'li içerikte) fiziki üründeki gibi genel bir kullanım hakkını değil, sadece belirli bölgeyle kısıtlı bir izleme lisansı satın alıyorsunuz. tod (digiturk/bein adı her ne ise...) türkiye'deki dijital yayın haklarına sahip tek "lisanslı" kuruluş. korsan yayıncı ise ilgili içeriği türkiye'de dijital mecrada yayınlama lisansına sahip değil.

satın alınan izleme lisansları ise tek bir kuruluşa ait (başka mecralarda geçerli değil). örneğin steam'de satın aldığınız bir oyunun başka platformda geçerli olmaması ya da google play'de satın aldığınız dijital içeriğe amazon, apple gibi platformlardan erişememeniz gibi.

bir de dijitalde kimi zaman siz bir içeriği indirirken, aynı zamanda indirdiğinizi paylaşıyor oluyorsunuz. bu durumda izlediğiniz yayının dağıtımına 1KB bile katkıda bulunmuşsanız dağıtıcı sayılırsınız. korsan yayın izlediğiniz platformların sistemini bilmediğiniz için böyle bir duruma da düşebilirsiniz.
+1
tnz
(13.01.26)
(7)

Online yüksek lisans

redcat
Bir Anadolu şehrinde çalışıyorum. Merkeze gitmem çok zor, yani yüksek lisans yapamam. Ama yapmak da istiyorum yüksek. Online şekilde nasıl yapabilirim?
Bir Anadolu şehrinde çalışıyorum. Merkeze gitmem çok zor, yani yüksek lisans yapamam. Ama yapmak da istiyorum yüksek. Online şekilde nasıl yapabilirim?
0
redcat
(12.01.26)
Online programlar var. Sadece sınav dönemlerinde gidip girmeniz gerekiyor, onları da hafta sonu yapıyorlar zaten. Belki onu da online sınava çevirmişlerdir.
+1
cay koy geliyorum
(12.01.26)
yıllar önce ahmet yesevi üniversitesi'ni önermişlerdi, detaylarına bakmak lazım. ya da biraz para öderim dersen tr'deki küçük özellerde de bu imkan var. nakiti verince kralsın, notum niye düşük diye hesap bile sorarsın.
0
klassno
(13.01.26)
özel ünilerin online programları var. geçen sene marmar üniden iş arkadaşım online programa kayıt oldu ve ders aldı.
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Ben Bilgi Üniversitesi'nde online olarak mba yapıyorum. Sadece sınavlara gitmem gerekiyor İstanbul'a
0
ao12
(13.01.26)
Pandemi döneminde Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde yapmıştım uzaktan. Sınavlar da online idi. Çoğu sınav proje oluyordu zaten. Geri kalan sınavlar da online sistemdendi.
0
elektr10
(13.01.26)
Atatürk üniversitesinde online mba var ama sınavları yüzyüze olabilir cağ yer dönersiniz.
0
cilekli pasta
(13.01.26)
ahmet yesevi'nin var çok talep görüyor. anadolu üni ve estü de açıyor.
0
renegade
(13.01.26)
(2)

Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği

Lubb
Merhaba, ingilizce öğretmenliği bölümleri hem çalışıp hem okunabilecek bir bölüm müdür? devam zorunluluğu hususları nasıldır?tabii ki devam esastır önemlidir orası öyle ama işte hani olurunu soruyorum. oluru var mıdır? nasıl oluyor çevrenizde tanıdığınız var mı hem çalışıp hem okuyan?mezunlarından/o
Merhaba, ingilizce öğretmenliği bölümleri hem çalışıp hem okunabilecek bir bölüm müdür? devam zorunluluğu hususları nasıldır?

tabii ki devam esastır önemlidir orası öyle ama işte hani olurunu soruyorum. oluru var mıdır? nasıl oluyor çevrenizde tanıdığınız var mı hem çalışıp hem okuyan?

mezunlarından/okuyanlarından yorumlar çok mutlu eder :)

iyi hafta sonları dilerim.

not: okuldan okula hocadan hocaya değişebilir farkındayım detaylar için özele beklerim. bilgisi olan ya da mezun/okuyan deneyimlerini görüşlerini merak ettim.
+2
Lubb
(10.01.26)
hem okunup hem çalışılabilecek nadir bölümlerdendir. 6 sene hem okuyup (hazırlık + bölüm + 1 sene uzatma) hem full time çalışmıştım.

okul boğaziçi sultans.
0
klassno
(10.01.26)
Kıdemli bi ingilizce öğretmeni olarak bölümü asla tavsiye etmem. Ekmek çıkmaz. Piyasa öğretmene doydu. Asgari ücretin altında çalışan binlerce keklik var.
Artık öğretmene bile ihtiyaç yok. Bırak dualingo yu youtube bile yeteri dil öğrenmek için.
Kısa cevap girme bu işe. Yanarsın.
0
luluki
(10.01.26)
(2)

Şubat 2025te başlayan kiranın zammı hangi ay

condom kurşunu
Şubat başında ocak ayı enflasyon açıklanıyor. Ben normalde ayın 3ünde kirayı yatırıyorum. Enflasyon da 5inde falan açıklanıyor. Bu işin raconu 3ünde normal kira 5inde de kalan kısmın yatırılması mı yoksa mart ayında şubattaki zam kısmı artı zamlı mart kirasını ödemek mi yoksa ayın 5ini bekleyip dire
Şubat başında ocak ayı enflasyon açıklanıyor. Ben normalde ayın 3ünde kirayı yatırıyorum. Enflasyon da 5inde falan açıklanıyor. Bu işin raconu 3ünde normal kira 5inde de kalan kısmın yatırılması mı yoksa mart ayında şubattaki zam kısmı artı zamlı mart kirasını ödemek mi yoksa ayın 5ini bekleyip direkt zamlı şubatı yatırmak mı? Bir de ocak enflasyonua göre zam yapacağız değil mi ilk kirayı şubat 2025te ödemeiştim çünkü.
0
condom kurşunu
(09.01.26)
şubat 5te yatırırsın 2 günden bi şey olmaz. googlea şubat ayı kira zam oranı yazcaksın. zaten şubat bitmediği için son 12 aya bakıyor.
0
jelly bear
(09.01.26)
3ünde kira 5inde enflasyon ise zamlı kira martta ödenir, şubat enflasyonuna bakarsın. ha ama illa böyle mi değil, yarın parada anlaşırsanız şubattan şubata da yapabilirsiniz. ev sahibi ya da emlakçı ile seçenekleri açıkça konuşmak iyidir.
0
klassno
(09.01.26)
(8)

Günümüzden 12 bin yıl sonra

kizil karga
Bizim Göbeklitepe'deki çalışmaları yapan insanları anlamaya çalıştığımız gibi bizi de anlamaya çalışacaklar mı, mesela toprak katmanları altında kalan yapıları köprüleri yolları falan ortaya çıkardıklarında, mesela Boğaziçi Köprüsü'nün kalıntıları bulduklarında "bakın bakın oldukça ilkel bi köprü ya
Bizim Göbeklitepe'deki çalışmaları yapan insanları anlamaya çalıştığımız gibi bizi de anlamaya çalışacaklar mı, mesela toprak katmanları altında kalan yapıları köprüleri yolları falan ortaya çıkardıklarında, mesela Boğaziçi Köprüsü'nün kalıntıları bulduklarında "bakın bakın oldukça ilkel bi köprü yapmışlar (o dönemde köprü ihtiyacı kalır mı bilmiyorum uçan arabaları falan geçtim ışınlanmayı bulmuşlardır diye düşünüyorum) aslında düşündüğümüz kadar geri bir toplum değillermiş bir uçtan bir uca köprü benzeri (ilkel) bir yapı yapmayı akıl etmişler" derler mi ya da ne bileyim futbol stadyumu kalıntıları bulduklarında "eğlenmek için binlerce insanın bir araya geldiği böyle yapıları varmış, demek ki sosyal bir toplumlarmış" şeklinde hakkımızda atıp tutarlar mı yoksa biz yazıyı bulup olayları kayıt altına aldığımız için hakkımızda zaten bilgi sahibi olurlar mı, gerçi 12 bin yıldan bahsediyoruz o güne bir kayıt kalır mı allah bilir.
0
kizil karga
(08.01.26)
yazı bulunduğu için zorluk çekeceklerini sanmıyorum.
+2
duyuruuser
(08.01.26)
12 bin sene sonra insanoğlu cyborg haline gelir. arkeoloji gibi şeyleri kimse umursamaz. zaten bugünkü birçok bilim dalı çoktan ortadan kalkmış olur.
+2
yurtsuz john
(08.01.26)
Tarih o kadar doğrusal ilerleyen bir süreç değil. Özellikle de insanlık tarihi. O yüzden şu an buna dair yorum yapmak çok zor. Bugünü anlamak için dijital arkeoloji kullanıp, mevcut sunucu sistemlerini, disketleri, cd'leri okuyabilseler çoğu şeyi anlarlar zaten. Koca boğazı kazmaya da çok gerek olmayabilir yani.
0
evrim halkasi
(08.01.26)
Hem evet, hem hayır.

Zaman ilerledikçe, geleceğe veri aktarma yeteneklerimizde artış olduğu gibi, arkamızda kalıntı bırakmama yeteneklerimiz de artıyor.

12 bin yıl öncesinden kalan bu alanları toprak altından bulmamızın sebebi yerleşimlerin kullanılabilirliği çeşitli sebeplerle tükendikten sonra buraların terk edilmesi veya bile isteye örtülerek üstüne yeni bir yapılaşma gerçekleşmesi. Anlayabileceğiniz üzere bir yeri inşa etmek için gereken materyalin lojistiğini sağlamak çok büyük bir iş gücü ve zaman istiyordu. Aynı iş gücü ve zamanı yıkılan yapıları temellerine kadar sökmek için harcamıyorlardı, çünkü neden böyle yapasınız? Bugün bir yer miadını doldurduğunda dümdüz edip devam ediyoruz. Geriye incelenecek çok bir şey kalmıyor.

Zaten gerek de yok. Yine anlayacağınız üzere ev ve alet yapabilenlerin bize ulaştırabildiği veriler, ilk insanlarınkinden daha fazla. İlk şehirleri kuranların ulaştırabildikleri ise basit ev ve alet yapımcılarından daha fazla. Yazıyı kullananların ulaştırabildikleri bunlardan daha da fazla. Kompleks kayıtlar tutup bunları sistemli depolayanlarınki sadece yazıyı bilenlerin ulaştırabildiğinden daha fazla. Kompleks kayıt sistemleri oluşturup, üstüne bir de kurumsal bir devlet sistemi oluşturan medeniyetkerin ulaştırabildikleri onlardan da fazla.

Sadece bize yakın tarihte yaşadıkları için değil, daha sistemli oldukları için de Romalılarla ilgili bildiklerimiz Göbeklitepedekilerden daha fazla.

Günümüzde birçok şeyi bozulmadan nesillerce aktarabilecek yeterliliklere sahibiz.

O yüzden bu açıdan hayır, gelecekte bizi muhtemelen toprak altından değil, veritabanlarından öğrenmeye çalışacaklardır. Ancak insanlık tarihi çok uzun, haliyle bilgiler ister istemez sıkışıyor. Bugün atıyorum Osmanlı Dönemindeki ağırlık ölçüsü birimleri gibi görece mantığı olan tekdüze bir konuyu bile ele almaya kalksanız deştikçe içinden çıkamayacağınız bir derinlikle karşılaşacaksınız. Bu ölçüler zamana, yöreye ve gündelik alışkanlıklara göre değişebiliyor. Bu açıdan evet yine de oldukça kafa yormaları gerekecek.
0
akhenaten
(08.01.26)
birkaç yüzyıl içinde insanlığın çok büyük krizler yaşayacağı kesin. o krizden çıkarken elde ne kalırsa o. biz şu an geçmişi uğraşıp araştırıyoruz çünkü çok sınırlı bilgi var. geçmiş 12.000 senedeki tüm tarihi bilgileri, yazıları vs. toplasan 3-5 tb veri eder. insanlık şu an belki günde binlerce tb veri üretiyor. bunlar bir datacenterin mekanik veya ssd disklerinde duruyor ama vadesi geçtiği anda en fazla 15-20 senede silinip gidecekler. yani bizler ve ürettiğimiz bilgiler, bilgi fazlalığı içinde kaybolup gidecek.
0
orpheus
(08.01.26)
12 bin yılı bilmem ama kleopatra (meşhur olan) döneminde antik mısır arkeologlarının çalıştırıldığını öğrenmiştim. bundan 2bin yıl önce, ondan 2bin yıl öncesini araştıran arkeologlar. 12bin yıl sonraya umarım biraz bilgi bırakabiliriz.
0
klassno
(08.01.26)
Şuan bizim bilim olarak gördüğümüz aslında çok ilkel bir fenomen. Çok daha ilerisi var. Yani gelecekte bugünkü gibi bilim yapılmaz, gelecekte bilim yaşanır. Muhtemelen diğer gezegenlere gidebilen yeni insan tipi ortaya çıkabilir allahualem, şuan senin benim gibi ademoğlu’ndan farklı bir insantipi (teoman durali’ya rahmetle..)
0
love and trust
(08.01.26)
arkadakiadam
(08.01.26)
(4)

Akademi vs. Kamu Uzmanlığı

Ley
Arkadaşlar selam, bir kurumda uzman kadrosunda çalışıyorum. Etrafımdakiler sürekli 'Doçentliğini al, üniversiteye geç' deyip duruyor. Akademik olarak her şey var; proje, makaleler, yurt dışı postdoc.Ama üniversiteye geçme fikri bana biraz yük gibi geliyor. Şu an çalıştığım yerdeki yöneticiler biraz
Arkadaşlar selam, bir kurumda uzman kadrosunda çalışıyorum. Etrafımdakiler sürekli 'Doçentliğini al, üniversiteye geç' deyip duruyor. Akademik olarak her şey var; proje, makaleler, yurt dışı postdoc.

Ama üniversiteye geçme fikri bana biraz yük gibi geliyor. Şu an çalıştığım yerdeki yöneticiler biraz sıkıntılı tipler; mobbing davası açanlar falan oldu. Ama üniversiteye geçince de yok ders yükü, yok rektör, dekan vs..

Sanki üniversite çok daha huzurlu bir ortammış gibi pazarlıyorlar ama bu tavsiyeler ne kadar gerçekçi? Özellikle üniversite personeli olanlara sormak istiyorum, bu öneri gerçekten iyi mi? Bunu bana söyleyenler de genelde 60 yaş üstü, bana 'iş öğreten' ( işten kastim memurluk prosedürleri) insanlar.
0
Ley
(02.01.26)
Yani ucu cok açık bir soru. Huzurlu ortam insan faktörüne bağlı, kuruma değil.

Eger doçent olarak başlarsanız bir devlet üniversitesinde çakılı kadroya sahip olursunuz ki bu büyük bir avantaj akademide. Zira kimse sizi görev sürenizi uzatmamak ile tehdit edemez.
Akademinin en guzel yanı mesai saati kavramının olmaması.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(02.01.26)
boomer tayfadan kariyer tavsiyesi almam.
0
cooperr
(02.01.26)
üniversitesine göre değişir ama ankara'dasın anladığım kadarıyla ve ankara geneli için evet üniversite daha rahat daha huzurlu diyebiliriz. hele hele de sana direkt doçent kadrosu açacak bir yerler varsa ve koşulları karşılıyorsan (4 dönem ders verme vb. koşullar oluyor) bu mesajı okuduğun dakika itibari ile hazırlığını yap geç. millet birbirini ezer, adam vurur dışarıdan doçent kadrosu için sen soruyorsun hocam bir de.
0
eisberg
(02.01.26)
Üniversite ve size göre değişir. Üniversite ile sizin yaptığınız anlaşmaya göre de değişir -vakıfsa. Doçentliği almak kolaysa alır cebe koyardım. Doçentlik sonrası, kurumunuz da izin verirse parttime dersler verebilirsiniz hocam.

Genel olarak devlet üniversitelerinde göz önünde olmayan idari kadrolar, kalburüstü vakıflarda idareyle tanışık akadrmisyenler, son on onbeş yılda açılan vakıflarda da maddi şartlardan memnun olanlar için üniversitede çalışmak görece rahattır.
0
klassno
(02.01.26)
(5)

Bizim lig topçuları çok mu nazlı? (non-stop Premier Lig)

eisberg
Dün Premier lig maçları vardı, yarın da olacak. Adamlar bildiğin 30 aralık ve 1 ocak'ta maç yapıyor :). Bizde yıllardır kart görüp gitmeler, izin almalar hatta en son John Duran'da direkt sözleşmeye yazmalar falan... Bizde neden böyle acaba?
Dün Premier lig maçları vardı, yarın da olacak. Adamlar bildiğin 30 aralık ve 1 ocak'ta maç yapıyor :). Bizde yıllardır kart görüp gitmeler, izin almalar hatta en son John Duran'da direkt sözleşmeye yazmalar falan... Bizde neden böyle acaba?
+1
eisberg
(31.12.25)
hakim olduğum bir konu değil ama muhtemelen oradakiler ailesiyle birlikte bizdekiler ailesinden uzakta yaşıyordur.
0
lazpalle
(31.12.25)
yamulmuyorsam federasyon ekstra para da veriyor bu dönemde oyunculara. ondan dolayı da kimse isyan etmiyor.
0
elektr10
(31.12.25)
Premier lig milyar euro değerinde bir marka, oturmuş bir kurumsal yapı. Kulüpler de öyle.

Türkiye ligi biraz daha kurumsal anlamda gelişmek zorunda aradaki fark bu.

Bu şu demek, mesela bu tip dönemlerde kulüpler ekstra ödeme alabilir, futbolcular bu dönemler için prim vb alacağını bilir. Ödemeler sorunsuz alınsın diye denetim sistemleri vardır.

Kulüplerin oyunculara yaptırımları çok daha belirgindir. Kulübün büyüklüğü, isimlerin ağırlığı yüzünden kurallar esnetilmez. Ya da daha az esnetilir diyelim.

Yani bizde bir futbolcu kafasına göre antrenmana çıkmıyorsa ya da o maçta oynamak istemiyorsa vasat bir oyuncuysa canına okurlar. Ama çok para ödenen ve kulübün belkemiği bir oyuncuysa kulübün yöneticileri babacan bir konuşma yapar.

Mesela manchester united'da david beckham'ın bile gözünün yaşına bakmadılar. Ronaldo'ya bile çoğu zaman esneklik tanınmadı.
+1
anten
(31.12.25)
fb ve ts'de antrenörlük yapmış birinden alıntılıyorum "futbolcu dediğin y**ak gibidir, okşadıkça kalkar". üç kuruş etmeyen angut tiplere milyon ve oyro ile sözleşme yapınca böyle oluyor. ayrıca anten+1. şu lafı söyleyen antrenörün de barınamaması lazım normalde ama kara defter esnaflığıyla yönetildiği için her yeri pislik içinde futbolun.
+1
klassno
(31.12.25)
premier ligde oynayan adamlar zaten oraya gitmek için uğraşıyorlar. orada da izin alanlar oluyor ama bizim buradaki gibi değil. ülke kültürü futbol kültürüyle alakalı. premier ligde en sonuncu olan takımda bile ilk 11'e girme rekabetinde. kadrolar çok iyi. bizim burada kasımpaşada parasına alan yabancı oynamasa da kafası rahat.

cenk tosun evertona gittiğinde antremanların zorluk derecesinin çok yüksek olduğunu belirtmişti, zaten sürekli sakatlandı. belli bir disiplin var. yukarda da denildiği gibi kimsenin gözünün yaşına bakmıyorlar.
0
mikahakkinen
(31.12.25)
(11)

170 tane plağı ne yaparsınız?

parcaliham
Vefat eden bir aile dostundan 170-180 adet yakın plak kaldı. Ben istemedim ama sonuçta kucağımda buldum. Çoğu klasik müzik. Deli gibi beethoven toplamış rahmetli. GDR, Çekoslovakya basımları vs. Mozart, Handel, Wagner falan da var. Almanya'da yaşamış bir dönem. Büyük bir kısmı ETERNA plakları. Ben p
Vefat eden bir aile dostundan 170-180 adet yakın plak kaldı. Ben istemedim ama sonuçta kucağımda buldum. Çoğu klasik müzik. Deli gibi beethoven toplamış rahmetli. GDR, Çekoslovakya basımları vs. Mozart, Handel, Wagner falan da var. Almanya'da yaşamış bir dönem. Büyük bir kısmı ETERNA plakları. Ben plaktan anlamam maalesef. Tüm bunları ne yapayım bilemedim.

Siz olsanız ne yapardınız? Satar mıydınız yoksa bir pikap edinip bunu bir hobiye dönüştürüp dinler miydiniz? (Klasik müzikle aram meh. Ama Jazz severim)
+1
parcaliham
(31.12.25)
vakit, ilgi ve imkan varsa saklayin. yoksa antikaci, pasaj tarzi yerlere goturup satin.
0
buenosdias
(31.12.25)
ilgi alanima girme olasiligi varsa tutarim.
baktim olmuyor meraklisina satarim.
zorla guzellik olmaz, zorlayarak boyle islere bulasilmaz, buyuk ihale.
+1
cooperr
(31.12.25)
Sahaf ve antikacılardan fiyat alabilirsiniz, bildik bir sahaf var sorabilirim listesi varsa. İzmir'de sahaf.
0
klassno
(31.12.25)
ilgilenmiyorsaniz tutmanin hicbir anlami yok. satin da ilgilisi bulup alabilsin.
0
antikadimag
(31.12.25)
satacaksanız önce facebook grupları falan var. onlara katılıp bir piyasa araştırması yapın. belki de bir hazineye sahipsiniz bilemezsiniz.
+1
ground
(31.12.25)
bir envanter oluşturun ve excele hepsini tek tek kaydedin. sonra da piyasa araştırması yapın sarı siteden ve facebook gruplarından. aralarında gerçekten değerli olanlar olabilir.
+1
elektr10
(31.12.25)
plaklara hiç ilgim yok ama ben olsam satmam, kıymetliler. güzel bir koleksiyon, güzel bir hobi.

ama satacak olursanız, envanter listesi oluşturursanız buraya yazın lütfen. plak delisi bir arkadaşım var ona iletirim, belki almak ister.
0
art cat chocolate
(31.12.25)
Üşenmeyip listesini çıkarın ve fotoğraf çekin. Türkçe plaklar yabancı plaklara göre daha değerli. Sahaf, antikacılardan uzak durun. Çoğunluğu kan emer. Fiyat araştırması yapıp doğrudan siz satın. Hiç uğraşmam diyorsanız ben talibim plaklara :)
0
yankee jumping
(31.12.25)
yılbaşı sonrası boş bir vaktimde bir excel listesi yapacağım ve burada da paylaşacağım.
0
🌸parcaliham
(31.12.25)
Discogs üzerinden bir hesap açıp plağın kartonunun sırtında, içinde göbeğinde seri numarası, katalog No yazar, mesela Arion plak firmasının AR 1235 gibibunu girince o plak çıkar, çıkmazsa da anahtar kelimelerler aratıp bulun ve fiyatını öğrenin. Toplamına da bu şekilde değer biçin.
0
mahsus mahal
(01.01.26)
eviniz müsaitse bir pikap edinin ve plakları saklayın. uygun fiyata tatminkar ürünler var.
arada bir rastgele dinlersiniz. belki cidden güzel şeyler çıkar.

ben bir müddet saklardım.
aradan zaman geçince yavaş yavaş ayıklar meraklıların olduğu yerlerde ilan açardım. fb'de gruplar vardır eminim.
0
biseysorcaktim
(01.01.26)
(1)

Harvard style alıntı stilinde her referansın sayfa numarası belirtiliyor mu?

Bartebly
Merhaba Derste biri hocaya sorduğunda hoca kaynağın cümlelerini tırnak içinde değitirmeden doğrudan kullandığınız durumda sayfa no gösterin demişti. Şimdi ben yazdığım ödevde tüm referansları direkt alıntı yapmasam bile sayfa numarası göstererek yazdım. Puanlamada en çok puan kırılan yer atıf/kaynak
Merhaba
Derste biri hocaya sorduğunda hoca kaynağın cümlelerini tırnak içinde değitirmeden doğrudan kullandığınız durumda sayfa no gösterin demişti. Şimdi ben yazdığım ödevde tüm referansları direkt alıntı yapmasam bile sayfa numarası göstererek yazdım. Puanlamada en çok puan kırılan yer atıf/kaynakça imiş. Benimki yanlış mı sayılır?

Sayfa no'ları silmeye başladım yarılamadım daha ama içim de rahat etmedi.
0
Bartebly
(30.12.25)
Direkt alıntı yapmadıysanız sayfa numarasına gerek yok, gerekçesi olabilir mi?

university.open.ac.uk

Wordde yazıyorsanız referans düzenleme aracını kullanmanız daha rahat olur. Başta verileri girmek uğraştırabilir belki aöa sorunsuz çalışır.
+1
klassno
(30.12.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.