Giriş
(7)

Ragbi bizde niye tutmadı?

yurtsuz john
Tam bizim millete uygun spor değil mi? Taktik maktik yok bam bam bam. Rambo Okanlar falan. Tribün bestelerimiz desen 'Ölmeye ölmeye ölmeye geldik...' Al sana tam ölmelik spor. Full maskülen. Futbol gibi 40'ar dakika 2 devre zaten. Niye olmadı?
Tam bizim millete uygun spor değil mi?

Taktik maktik yok bam bam bam. Rambo Okanlar falan. Tribün bestelerimiz desen 'Ölmeye ölmeye ölmeye geldik...'
Al sana tam ölmelik spor. Full maskülen. Futbol gibi 40'ar dakika 2 devre zaten.

Niye olmadı?
+1
yurtsuz john
(07.03.26)
Biz de futbol da tutmadı aslında. Tutan şey fener cimbom fanatizmi. Benim takım şampiyon oldu, en büyük fener.... muhabbeti. Bizim memlekette tutan tek spor 80 lere kadar güreşti. Sonra karekete kursları falan açıldı. O da bitti.
Bizde estetik, zeka ve tutku yok. Sadece iddia kumar biz kazandık, nasıl koyduk kültürü var.
Spor değil linç kafası.
-3
mimikikili
(07.03.26)
rugby’i bilmiyorum ama amerikan futbolu aslında sırf taktik oyunu. oyuncular bile kollarında yazan yüzlerce taktikten seçip oyun kuruyorlar. neden tutmuyor sorusuna ise yanıtım çok fazla kural olması. kuralları anlatana kadar insanlar çok sıkılıyor. tam anlamadıkları için de her oyun durduğunda daha da bunalıyorlar. oyunun çok durması da bir etken diyebiliriz.
0
eileengray
(07.03.26)
üniversitelerde korumalı futbol takımları var, pro takımlar da var. ara ara gidiyoruz. totalde futbolda 3 5 kez stada gitmişimdir, korumalı da her sene en az 3 5 maça giderim.
0
klassno
(07.03.26)
Rugby is a hooligans’ game played by gentlemen, and football (soccer) is a gentlemen’s game played by hooligans. :)
-1
Purple life
(07.03.26)
Bizim ülkede futbol tutmadı demek dünyanın en cahilce yorumu. Kızlı erkekli sokaklarda çocukların futbol maçı yaptığı ülkede futbol tutmadı fanatizm tuttu demek :d Tamam kardeşim en marjinal sensin.

Ragbi gibi sporlar çok uydurma. O yüzden tutmadı
+2
messina123
(08.03.26)
Geniş yeşil alanlar lazım, bunlar şehirlerde yok. Amerikan futbolu kadar olmasa da belli bir ekipman lazım; en azından dişlik falan, fazladan para demek. Bir de fiziksel temas sorun olur; küçük yaşlarda aileler çocuklarının o spora yönelmesini istemezler, büyük yaşlarda da kan çıkar.
+1
salihdt
(08.03.26)
Ragbinin ünlü memleketlerinden birinde olarak bir kere tehlikeli spor. Futbolda sağın solun kırılır, ragbide beyin sarsıntısı.
Buna ek olarak çocuklarımız futbol için bile zor besleniyorken ragbici zor çıkar. Ülkede proteine erişim zor, spor salonuna erişim zor. O yüzden zaten fakir ülkelerden bu tarz sporlar çıkmaz.
Bir de taktik yok demişsiniz de biraz abartmak heralde çünkü çok ciddi var :)
0
logisticsmanager
(08.03.26)
(5)

bim a101 de satılan TV ler

benibulmanlazim
son zamanlarda alıp memnun kalan ya da yorum yapan duydunuz mu.
son zamanlarda alıp memnun kalan ya da yorum yapan duydunuz mu.
+2
benibulmanlazim
(07.03.26)
4 senedir tcl kullanıyorum, ilk dönemiydi türkiye'de satışlarının. sorun çıkarmıyor. aşşşırı hızlı değil, youtube videosuna uygulama açılışı dahil 5 saniyede ulaşmakla 15 saniyede ulaşmak arasında fark görmüyorum.

bazen harici hoparlörlerin takılı olduğu kulaklık girişinden hoparlörlere gitmiyor sinyal, onda da kapatıp açıyorum düzeliyor.
+1
klassno
(07.03.26)
ben a101den axen marka tv almıştım bir kaç yıl evvel. televizyon bozuk geldi fakat firma umursamadı. hakem heyetine yazdık onlar da konuyu anlamadığı için reddetti daha sonra tekrar başvurdum ve bilirkişi talep ettim. neyse bilirkişinin gelip cihazı görmesi sonucu s*kke s*kke ürünü değiştirdiler.
kısacası ucuz etin yahnisi yavan olur, başın ağrır gerek yok.
0
neira
(08.03.26)
Bestbuy'dan 27 tane 55 inch TCL aldim. Hatirladigim kadariyla 3-4 yil icinde 4 tanesi bozuldu. Geri kalanlar normal calisiyordur saniyorum. 7 yildir kiracilardan sikayet eden olmadi.
Bozulanlar acildiginda siyah ekran geliyordu. Reset vs birkac sey denedik olmadi. Tamirci cagiracaktim ama tamircinin saati $100, parcasinin siparisi, tamircinin tekrar gelmesi falan filan totalde $300'i buluyordu. Tamirci de pek istekli degildi bu TV'leri tamir etmeye... TV'nin yenisi zaten $390. Yine ayni TV'den aldik...

Bence fiyatina gore iyi ozelliklere sahip bir TV. Alirsaniz mutlaka surge protector ile kullanin.
+1
thetruenorthstrongandfree1
(08.03.26)
Ağa öyle bir soru sormuşsun ki sanki bim a101 için özel TV serileri üretiliyor.
Bu marketlerde satılan fobem marka da var Samsung TLC de var. Hangi tvyi soruyorsun? Ve neden özellikle burada satıldığı için insanlar memnun olacak ya da olmayacak? Biraz mantık yürütün bu ne saçma bir soru
+2
artıküyeolmakistiyorum
(08.03.26)
bimden anamlara tlc aldım sıkıntısız kullanıyorlar.
0
mikahakkinen
(08.03.26)
(10)

İngilizce yardıma ihtiyacım var

Kahvedesu
İstiyorum ki, birileri bana kodlayarak atıyorum email adresi, isim soyisim gibi şeyler söylesin, ben de bunu yazayım. En kolayı bu olabilir ama en çok tökezlediğim konu bu. Kim yardımcı olabilir?
İstiyorum ki, birileri bana kodlayarak atıyorum email adresi, isim soyisim gibi şeyler söylesin, ben de bunu yazayım. En kolayı bu olabilir ama en çok tökezlediğim konu bu. Kim yardımcı olabilir?
-3
Kahvedesu
(07.03.26)
YZ işte bu yüzden var.
-1
rakicandir
(07.03.26)
spelling bee videoları
0
klassno
(07.03.26)
Yz ne? SPELL bee nasıl oynanıyor? Indirdim. Ses falan yok.
-1
🌸Kahvedesu
(07.03.26)
ne dediğin anlaşılmıyor.
+3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.03.26)
Yahu biri ingilizce kodlayacak zonguldak'ın zosu gibi ben de yazacağım tek tek. Mail adresi olur, ad soyad olur. Uydurun. Ya da app var mı alıştırma yapmam lazım?
-1
🌸Kahvedesu
(07.03.26)
Memed Ali beeeey. Zonguldak’ın Zoosu :))

Dediğin şeye fonetik alfabesi deniyor.

NATO fonetik alfabesi var, çok askeri kaçar.

Bak sen şuradan yürü.
tr.wikipedia.org
0
gabe h coud
(07.03.26)
Ya Nato falan değil, biliyorum havayolunda kullanılıyor o ama bana normal heceleme lazım.
0
🌸Kahvedesu
(08.03.26)
can you spell it diyeceksin. onlar da b as in bee, c as in ceyhan diye cevap verecekler. bunda bu kadar zor olan şey ne?
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.03.26)
"can you spell it diyeceksin"

Yapma ya? O kadarını biliyorum. En zıor kısmı cevap kısmı.
0
🌸Kahvedesu
(08.03.26)
en.wikipedia.org
Bu sayfada, “Telephone spelling alphabets” başlığında kocaman bir tablo var. Zamanında postanelerde kullanılmış 12 versiyon var o tabloda. Oradan seçin kendinize. Mesela ben “a as in apple, p as in paris” falan kullanıyorum. Brother, mother, father gibi kolay sözcükleri seçebilirsiniz, her milletten anlarlar.

İsterseniz, d as in django, k as in knife, t as in tchaikovsky gibi zulmedebilirsiniz de insanlara :)

Pratik yapmak isterseniz, bizim nickleri kodlayıp, ses dosyası olarak yollayın buraya.
0
dilemma of subscribtionability
(08.03.26)
(5)

Aşk acısı

arbre
Ergen ergen soru soruyorum ama sevdiğim kadını aklımdan çıkaramıyorum. Aynı ofisteyiz. İş değişikliği bir seçenek değil. Başka bir kadın düşünemiyorum. Başka bir kadın olsa ben yine sevdiğim kadını düşünüp mutsuz olurum. 1 yıl oldu. Çıkış yolu arıyorum ama bulamıyorum. Nasıl çıkacağım bunun içinden?
Ergen ergen soru soruyorum ama sevdiğim kadını aklımdan çıkaramıyorum. Aynı ofisteyiz. İş değişikliği bir seçenek değil. Başka bir kadın düşünemiyorum. Başka bir kadın olsa ben yine sevdiğim kadını düşünüp mutsuz olurum. 1 yıl oldu. Çıkış yolu arıyorum ama bulamıyorum. Nasıl çıkacağım bunun içinden?
-7
arbre
(06.03.26)
Neden unutman gerektiği konusuna , "bardağı taşıran o son damlaya" odaklanırsan yabancılaşmaya başlıyorsun. Hayatımın tam ortasına koyduğum, birlikte aynı evi , aynı yatağı paylaştığım insanların hep bir altın vuruş niteliğinde ölümcül hataları olmuştur. Kesip atmama yardımı oldu.
0
loch ness
(06.03.26)
loch ness, hocam insanlar 1 tane red flag görünce olmaz diyorlar ya, ben 10 tane görmüşümdür, yine de olmuyor.
-5
🌸arbre
(06.03.26)
Tahmin edeyim...
Başta kolay lokma gördün. Bunu ben her türlü ikna ederim dedin. İşler hiç te öyke gitmedi. İnat ettin hırs yaptın.
Kendi mağlubiyetine kuzıyorsun belki de. Ulan nasıl oldu da bu işi beceremedim diye.
Çözüm onu bu defa ciddiye al. Ağır ağır git. Telaşsız. Uzun vadede belki.
Yok ama bi kere tadı kaçtı. Bi daha gelmez o tad.
Çözüm kendine kızıp hata yaptığını kabul etmek.
+5
mimikikili
(06.03.26)
“Başka bir kadın olsa ben yine sevdiğim kadını düşünüp mutsuz olurum” kısmında saki sorun.
Varsayımlar üzerinden kesin bir yargıya varmaktansa bir denemeli mi acaba? Dene abi başka birileriyle bir şeyler yaşamayı. Belki de çok daha kendine uygun birisiyle karşılaşacaksın
0
cay koy geliyorum
(06.03.26)
(bkz: montla sıç)
+1
klassno
(06.03.26)
(12)

"Ramazan feneri" bizde eskiden beri olan bir sembol mü?

nundu
Son yıllarda çok görüyorum ramazan reklamlarında, sosyal medya postlarında falan ama sanki bu bizim ülkeye maksimum son 10 yılda girdi gibi. Öyle Ramazan'ı pek özel yaşayan bir aile değiliz ama televizyonda, reklamlarda vs. hiç ramazan feneri gördüğümü duyduğumu hatırlamıyorum çocukluğumda. Sözlükte
Son yıllarda çok görüyorum ramazan reklamlarında, sosyal medya postlarında falan ama sanki bu bizim ülkeye maksimum son 10 yılda girdi gibi. Öyle Ramazan'ı pek özel yaşayan bir aile değiliz ama televizyonda, reklamlarda vs. hiç ramazan feneri gördüğümü duyduğumu hatırlamıyorum çocukluğumda. Sözlükte de iki entry girilmiş ramazan feneri başlığında, ikisi de yeni bir âdet yazmış ama burada da bi sorayım dedim belki geçmişte de vardır Türkiye'de. Hani Ramazan ile ilgili 10 kavram say desen fener aklıma gelmez bile o derece yabancıyım
0
nundu
(26.02.26)
Kandil gözüyle bakıyordum ben onlara. Fener miymişler?
0
auroraaurora
(26.02.26)
Doksanlarda ve ikibinlerin başında yoktu böyle bir şey, en azından ben hatırlamıyorum. Benim çocukluğumda Ramazan'ın imgeleri belliydi:

Ramazan pidesi (İlla bir fırın pidesi / pastane pidesi kavgası olmazsa olmaz)
Güllaç
Hurma
Ramazan temalı Coca Cola reklamı
+1
salihdt
(26.02.26)
Ramazan feneri

burada da yazmışlar, sonradan çıkan bir şey. ben eskiden hiç hatırlamıyorum böyle bir şeyler olduğunu.
0
shadowfollower
(26.02.26)
@auroraaurora

benim hafızamda kandil de ramazanla ilgili bir imge değil ama hadi Kadir gecesi falan bi yere kadar mantıklı (gerçi ben kandil gecesindeki kandilin lamba olan kandil olduğunu da yeni öğrendim) ama bunu kandil formunda kullanmıyorlar. Şekli falan farklı
0
🌸nundu
(26.02.26)
Fener ve din deyince benim aklıma deniz feneri vakfı filan geliyor.
Benim aklımda minare ışığının yanması ve mahya görüntüleri geliyor gerçekten ramazanla alakalı olarak.
Annem orucunu açmak için yakınlardaki camilerin minaresinin ışığının yanmasını beklerdi.
0
burfak
(26.02.26)
dini etkinlikleri daha sevimli (hatta daha ticari?) yapmak adına son zamanlarda çıkan bir branding olduğunu düşünüyorum; biraz da diğer iki dinden esinlenilmiş sanki. her hanuka'da dreidel sembolünün çıkmasıyla aynı şey.
+4
eileengray
(26.02.26)
Ramazanı nispeten hareketli yaşarız, ben sevinirim Ramazan geliyor diye. Yani gözlemim var ama bahsettiğiniz Ramazan fenerini ilk kez duydum. Bu sembolü son yıllarda hep görürdüm ama ismen şuan duyuyorum. Çok güzelmiş. Yerleşmesini dilerim. Onun dışında eskiden beri olan ramazan sembolleri Pide, güllaç, hurma, iftar topu, Mahya, davulcu, teravih, gece olan hareketlilik, sabaha kadar açık camiler ve restoranlar, Eyüp Sultan, son 10 gün itikâfı gibi gibi
0
love and trust
(26.02.26)
bir iki senedir popüler oldu. belki 5 sene evvel bir kaç yerde birileri kullanmış olabilir ama popi değildi. geçen yıl ve bu sene görünür oldu.
+1
exlibris
(26.02.26)
doksanlarda ve ikibinlerin başında ilçede resmi bayramlarda, ramazan arefesinde ve bayram arefelerinde böyle kandiller, fenerlerle (çin fenerine benzeyen uçurulanlar da dahil), yürüyüşler yapılırdı. baya anadolu işi karnaval olurdu. şimdi siyasal islam versiyonu gibi olmuş ramazan feneri yazınca çıkanlar. özensiz, gösteriş işi.

@love and trust keşke...
+2
klassno
(26.02.26)
Araplarda vardir bu. Son yillarda pek cok sey gibi onlardan bize gecti sanirim
0
kartonpiyer
(27.02.26)
vardı vardı. 90'larda kesin vardı.
0
gabe h coud
(27.02.26)
Yok tabii ki öyle bir şey.

Yok diye kullanılmayacak diye bir kaide de yok da insanlar bir gelenek bir kültür yaratmaya/şekillendirmeye çalışıyorlar. Bu gibi şeyleri genelde “eskiden falan durumlarda filan şeyler yapılırdı” diye hikayelerle desteklemeye çalışıyorlar. Adetler unutulan, unutulabilir şeylermiş gibi “haydi özümüze dönelim” gibi bir yaklaşımla yapıyorlar.

Rağbet görürse yerleşir böyle şeyler, görmezse kaybolur gider. Bir zamanlar bir şeyler gerçekten yapılıyorsa bile sonrasında İnsanlar bunu gereksiz bulmuşlar ki devam ettirmemişler.

Şu an kimi belediyeler Ramazan etkinliği adı altında, bildiğin “Noel Market” konseptini ilçelerde meydanlara yerleştiriyor. Bir iki konuşmacı, tasavvuf müziği etkinliği ile bir köşeye de bir macuncu koyunca hooopp oluyor sana Ramazan etkinliği. Sorsan o da kesin çok asırlık adetimizdir.

Bunları kafaya takmaya da gerek yok “yahu benim mi hafızamda sorun var” diye kendinden şüphe etmeye de gerek yok. Böyle şeyler tutarsa kalır, tutmazsa silinir.
0
lazor
(28.02.26)
(8)

Dyson hava temizleyicileri kullananlar

selamun aleykum kitty
Dyson'ın hava temizleyici ürünleri havalandırması olmadığı için yemek kokusunu bir türlü uzaklaştıramadığımız mutfaktaki kokuyu temizleyebilir mi sizce? Kullananlardan yorum gelirse sevinirim
Dyson'ın hava temizleyici ürünleri havalandırması olmadığı için yemek kokusunu bir türlü uzaklaştıramadığımız mutfaktaki kokuyu temizleyebilir mi sizce? Kullananlardan yorum gelirse sevinirim
0
selamun aleykum kitty
(26.02.26)
Tam yanıt olmasa da bacasız aspiratör takıp karbon filtre kullanırsanız (yani havayı filtreden geçirip yine mutfağa verecek) bu da işe yarayabilir ve muhtemelen daha ucuza gelir.

edit: biraz fiyatlara baktım da Dyson muhakkak iyidir fakat o fiyatlar ne öyle? sharkninja fiyat/performans açısından iyi görünüyor ama ben olsam dediğim gibi 2000 liraya ucuz bir aspiratör alır karbon filtre takarım. pahalı cihazların da yaptığı temelde aynı şey; havayı bir filtre içinden geçiren basit bir motor düzeneği. yazık günah.
0
orient blue
(26.02.26)
Philips'inki var bende. Yemek kokusunu yok etmek için de kullanıyorum. Hızlı sonuç vermiyor ve aspiratörün yerini tutmuyor, ama nihayetinde ferahlatıyor evi.
0
auroraaurora
(26.02.26)
www.sharkninja.com.tr
mutfağınız çok büyük değilse bu gayet iyi. büyükse bunun üst modelleri bakılabilir.

yapay zeka çok detaylı yanıt veriyor. biz de dyson araştırıyorduk ama buna yönlendirdi. odalarda kullanıyoruz ama şimdi sordum, mutfak kokusunu temizlemek için uygun dedi. üstelik filtre ömrü açısından piyasadaki en mantıklı marka buymuş. içinde koku adaptörü de var.
-2
elorelia
(26.02.26)
karbon filtreli tüm temizleyiciler kokuyu alacaktır. markadan bağımsız.
+2
kisa
(26.02.26)
pandemide dyson'ın hava temizleyicisinden aldım. bize arkadaşımın köpeği geldiğinde bile ağız kokusunu algılayıp hızlıca çalıştırıyordu kendini ve gerçekten de havayı temizliyordu. yemek kokusu duyduğunda da direkt algılıyor. cep telefonun uygulamasından da evin hava kalitesini ölçümleyebiliyorsun.

ama maalesef 2 kere ürünü geri göndermek zorunda kaldım. birincisinde dönen başlığı dönmemeye başladı. ikincisinde de kumandası çalışmadı. aslında hep yenisini almak istedim memnundum çünkü ama pandemiden dolayı ellerinde stok kalmamıştı ve alamamıştım.

kısacası ben çok memnundum aslında. ama dreame, shark ninja ve philips övenler de var. kullanıcı yorumlarına bir bakın onların da isterseniz.
0
elektr10
(26.02.26)
yav her şeyi yapay zekaya sormaktan vazgeçin biraz okuyun izleyin araştırın. yapay zeka bunu dedi diye ürün alınmaz. shark hava temizleyiciler hakkında olumlu yorumdan cok olumsuz yorum var. kimse shark'ın hava temizleyicilerini önermiyor. shark'ta bluetooth yok. Dijital fonksiyon yok. Sessiz mode, uyku modu, genel mod gibi opsiyon seçenekleri yok. havasız ortamda filtreleri açıyor ve aşırı ses cıkarıyor. shark'larda en büyük sorun zaten ses sorunu.

xioami alabilirsin. fiyat permormans ürünü. arkadaşlarımda var. ve hepsi memnun. evde olmasan bile uzaktan kontrol edebiliyorsun. çok sessiz çalısıyor ve hafif.
-1
Başka
(26.02.26)
@başka

bundan sonra bi şey almadan önce sana soracağım o zaman.

hava temizleyen cihazda bluetooth aramıyorum zaten. hava temizleyici telefondan kontrol etmek gibi bir amacım yok. sence alırken bu özellik var mı yok mu, kontrol etmemiş olabilir miyim? sence biri 4 bin (ben alırken o fiyattı) biri 30 küsür bin tl olan iki cihaz arasında kullanım kolaylığı açısından bir fark olduğunu tahmin etmemiş olabilir miyim? sence cihazdaki mod ayarları neler, benim ihtiyacımı karşılıyor mu, çocuk uyutmaya çalıştığım odada hayvan gibi ses çıkarıyor mu diye bakmamış olabilir miyim?

uyumadan önce yüksek modda açıp yeterli hava kalitesini sağladıktan sonra mod 2ye düşürdükten sonra cihaz ses filan yapmıyor ayrıca. yüksek modda tabi ki ses çıkarıyor. evet cihazın ayarını değiştirmek, kapatmak için ayağa kalkmak gerekiyor. ve evet tabi ki bu durumu almadan önce biliyordum. kaynak; yapay zeka. eskiden google'dan araştırmıyor muyduk yahu. yani ben bu cihaz dyson'ın sağladığı her şeyi sağlıyor demiş miyim? hayır. mutfak kokusu için uygun mu demiş. yapay zekaya sormuşum. kaldı ki bu cihazdan evimde iki tane var. kullanım tecrübem de var. ama yanıltmamak için yine de teyit etmişim. kalanı zaten kişi araştırıp öğrenir.
0
elorelia
(26.02.26)
karcher öneriyorum. harika bir şey.
+2
klassno
(26.02.26)
(20)

Ülkenin başına geçer miydiniz?

michael_knight
Hayali bir senaryo;10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz. Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz. Kabul eder miydiniz?Bir şirket
Hayali bir senaryo;
10 yıl ülkenin başına geçecek ve önemli kararları siz vereceksiniz.
Göreviniz sırasında da sonrasında da başınıza bir bela gelmeyeceğini de garanti ediyorum. Görev sonunda aşırı zengin veya fakir de olmayacaksınız, mevcut halinizde devam edeceksiniz.

Kabul eder miydiniz?

Bir şirkette 10 kişinin müdürü olmanın bile ne kadar stresli olduğunu, dört yakın arkadaşınıza netflix’ten filmi siz seçince beğensinler diye nasıl ter döktüğünüzü de hatırlayarak karar verin.
10 yıl boyunca birilerini ölmesi, sakat kalması, işsiz kalmasına sebep olacak kararları da almak zorunda kalacaksınız.
Kabul ediyor ve yarın göreve başlıyor musunuz?
0
michael_knight
(26.02.26)
Yazdım yazdım sildim. Geçmem ülkenin başına. Başkası alabildiğine s.çacak ben temizleyecem, yok öyle bok. Bana destek olmayacak halkın sorumluluğunu almam.
0
yaren
(26.02.26)
ulkeyi bundan daha kotu bir duruma sokmak cok zor, o yuzden tahminim ortalama ya$, zeka ve egitime sahip her akli basinda adam/kadin kabul eder bunu.
+8
cooperr
(26.02.26)
bu yetkilerle kesinlikle geçerdim. 10 seneye de ülkeyi düze çıkarırdım.
0
gercekdunya
(26.02.26)
o iş bize kalmaz. kalırsa da bu kadar lümpenin derdini çekemem. ülke çok büyük ve geri kafalı.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
Tabiki geçerim. Ülkeyi yönetebilecek zeki ve milletin refahını düşünüp kendini düşünmeyen kaç kişi olur ki benim gibi?
+1
etna
(26.02.26)
abi şu an başkalarının kararları yüzünden ölen, işsiz kalan vs. bizler değil miyiz zaten? kaç kişi yarına sağ veya cebinde rahat edeceği kadar parayla çıkabileceğinden emin ki? saydığın olumsuzlukları zaten vatandaş yaşıyor, sen üstüne 10 sene ülke yönetimi deyip dokunulmazlık veriyorsun. ben talibim göreve hehe.
+1
der meister
(26.02.26)
Evet.
+2
gabe h coud
(26.02.26)
Başına geçer, iyi manada da içinden geçerdim, sonrasında bırakın beni seçmeyi can güvenliğim olmayabilirdi.
Bizim toplumun anladığı tek şeyin ceza olduğunu düşünüyorum, alabildiğine disipline etmeye çalışırdım baştan sonra, kendim de dahil. Edebilirsem sonrasında da hakediyorlarsa sonsuz sevgi gösterirdim ama önce di sip lin.
+1
kumandanim
(26.02.26)
geçmem. klavye başından eu4 yönetir gibi yönetme şansım varsa olur yoksa bırak 5 seneyi 1 sene bile dayanmaz ülke.
0
gule gule
(26.02.26)
Geçmem ülke nasıl yönetilir pek bilmiyorum.

ibb.co
+2
kizil karga
(26.02.26)
10 yıl boyunca seçimle ya da darbeyle iktidardan inmeyeceksem yaparım. çünkü bu ülkenin en büyük problemi uzun vade düşünememek.
+1
co2s2
(26.02.26)
Ben bu haliyle de geçerdim ama ülkeye sanırım çok radikal kalırım. Rüşvet vs alanlara savaş açardım. Eğitimde dinsel olguların hepsine savaş açardım. Cemaat ve tarikatlerin tüm işletmelerinin canına okuyacak derecede denetimden geçirirdim. Trafik cezaları ve diğer kamusal alanda işlenen suçlara müdahalede rütbesi farketmeksizin polislere yakaladıkları her suçlu için prim veririm, dava açılıp ceza aklanırsa da primi geri alacak bir kontrol balans mekanizması kurarım. Ve bu parasal cezalar çok yüksek olur.
+1
Unde bach canim
(26.02.26)
eskiden olsa geçmem derdim ama şu anki halimle geçerdim.

alacağım kararların hiçbiri ama hiçbiri siyasi yönde olmazdı, tamamen sıradan bir vatandaş olarak tamamen sosyokültürel yönde olurdu. siyasi sayılabilecek tek kararım mutlak anlamda işinin ehli olanları o alanda yönetici yapmak olurdu. geri kalan kararlarımın kısmı türkiye'yi tamamen kocaman bir "çoğunluğun rahatlığı için aşırı kuralcı ülkeye dönüştürmek üzerine olurdu. hiç şaka yapmıyorum, sahil boyunca halay çeken kıroların ev hapsi, yüksek sesle keko şarkıları açan tiplere zorunlu çöp toplama görevi, yürüyen merdivende solda bekleyenlerin toplu taşımaya bilinmemesi, ülkenin imajını zedeleyen her türlü taksici, turizmci, keko-mafya kırması köpeklerin toplumdan izole edilmesi ve mal varlıklarına el konulması, toplumsal refahı yerinde olmayıp da ülkeye düşman kesilen ama hala üremekten geri kalmayanlara doğum yasağı getirilmesi, belli bir zümreye genellenebilecek suçları işleyenlere aile boyu müebbet vermek, bir alanda artık insanların yapmaktan korkacağı iyilikleri veya günlük rutinleri bozanlara idam getirmek gibi şeyler ne güzel olurdu.
+2
m e b
(26.02.26)
geçerdim. ve iyi de yönetirdim bence ya.
%100 adil davranırdım herkese ve her şeye.
-1
matilda
(26.02.26)
10 yıla gerek yok. Hukuk sistemi düzeltip bağımsız hale getirsem, suçlunun cezasını çekeceği bir sistem kursam yeter. Gerisi zaten düzelir. Böyle bir sistemi kurup tam anlamıyla işletmek en fazla 1 senemi alır. Hukuk sistemi düzelirse, eğitim, sağlık ve ekonomi düzelir. Cezayı gören suç işlemekten korkar ve her şey yoluna girer.
0
scudman1
(26.02.26)
Hayır
0
peki madem
(26.02.26)
Bu ülkenin sorunu eğitim. Eğitim de ailede başlar. Çocuğunu eğitecek eğitimli aile için 10 sene yetmez, en az bir kuşak gerekir.
+1
Mirket
(26.02.26)
Ben bunu yaptım gibi bir şey.
Democracy diye bir oyun var. Oyun diyorum ama metin bazlı bir şey. Öyle çiftçiyi koyunlara yolla, şuraya fabrika kur gibi bir şey değil.
Bir ülkenin başına geçip, yönetiyorsunuz. Vergi politikası, müfredat, atıyorum eşcinsel evlilik legal olsun mu falan baya her şeye karar veriyorsunuz. Verdiğiniz kararlara göre de olaylar şekilleniyor. Örneğin içkinin vergisini çok düşürdünüz, toplumdaki bağımlılık oranı yükseliyor gibi.
Geçtim Türkiyenin başına. Arkadaşlar kolay olmadı ama sıfır şaka, belli bir süre sonra ilim irfan yuvasına çevirdim. Uçuyordu memleketimiz uçuyordu. Nobeller yağıyordu topraklarımıza.
Derken bir gün bir uyarı baloncuğu çıktı karşıma. Süikasta uğradım lan. Ciddi ciddi süikaste uğradım.
"Neden okullarda çocuklarımıza evrim teorisi öğretiliyor" diye adını hatırlamadığım sakallı bir örgüt süikast düzenlemiş bana.

Yani hayır, geçmem.
+3
cay koy geliyorum
(26.02.26)
mevcut halimle devam edeceksem hayır. bi çiftlik evi, bir yaz çiftliği ve daimi şoförlü araç isterim. kesintisiz on yıl, seçim yok, bitince de güzel bi emekli paketi de eklerseniz, hepinizi piremsesler gibi yaşatırım köftehorlar.
0
klassno
(26.02.26)
Çok isterdim ya bazen hayalini kuruyorum, şunu şöyle düzeltirim, şuna şu görevi veririm, şunu şöyle değerlendiririm gibi. İdealist bi öğretmenle konuşuyorum mesela onu milli eğitim bakanı yaparım diyorum içimden, o tarz
0
mezzosprite
(27.02.26)
(10)

Yabancı dilde eğitim çok saçma değil mi?

michael_knight
Eğitimi yabancı dilde vermeye çabalamamız çok saçma ve verimsiz değil mi?Adeta yabancı ülkelere vasıflı adam gerekirse diye yapıyoruzmuş gibi. Üniversitede hazırlık sınıfı sadece bir yıl yani 8-9 ay. Müthiş bir eğitim sistemimiz olsa bile lisans seviyesindeki dersleri anlayabilecek yabancı dili bir
Eğitimi yabancı dilde vermeye çabalamamız çok saçma ve verimsiz değil mi?
Adeta yabancı ülkelere vasıflı adam gerekirse diye yapıyoruzmuş gibi.

Üniversitede hazırlık sınıfı sadece bir yıl yani 8-9 ay.
Müthiş bir eğitim sistemimiz olsa bile lisans seviyesindeki dersleri anlayabilecek yabancı dili bir yılda öğretemeyiz ki.

Neden böyle yapıyoruz?
Diğer ülkeler de böyle mi yapıyor?
-1
michael_knight
(26.02.26)
Nası soru bu hocam :)

İngilizce, küresel internetin de bilimin de baskın dilidir. Bilimsel yayınlar, teknik dokümantasyon, akademik içerikler hepsi ingilizce. İnternetin %60’ı ingilizce iken türkçe %1-1,5 civarında. Ortalamanın biraz üstüne gidecek bi proje çalışma vs yapmak isteyen türkçe kaynak bulamıyor çaresi İngilizce oluyor. Daha bu öğle bi kurulum ve entegrasyon işinde, ki dünyada çok yaygın bir sistemdi, türkçe video sıfırdı youtube’da, yabancılardan izleyip yaptım mesela.
+7
avatar is back
(26.02.26)
Haklısın ve bu gibi konulara bütün olarak bakmak lazım .
Zorunlu eğitimin süresi , hazırlık sınıfları, ve yabancı dilde eğitim hepsi bir arada düşüldüğünde ülke için büyük kayıp.
Kalifiye iş gücü, istihdam konusunda büyük oranda kayba ve gecikmelere sebep oluyorlar. Beyin göçü de hızlanıyor . Konu bu kadar tartışmalıyken o halde yapılması gereken zorunlu eğitimin tarihine inmek ve sürecini anlamaktır.

İngilizce dünya dili falan değil , sömürgeci emparyalistlerin dilidir. Bir şeyin dünyada kabul edilmesi kapsamı ve temelinde iyilik niyeti ve insani fayda taşıması gerekir .
Dayatmalarla, siyasi zorlama ve entrikalarla sadece bir kaç yüzyıllık kombine edilmiş bir dil dünya dili olamaz.

Yabancı dil öğrenirken neredeyse hiç dile getirilmeyen sorunlardan bazısı , öğrenilen yabancı dilin ana yurtdunun da bizle olan tarihinin göz ardının edilmesi .
Mesela Fransızca öğrenen biri , Fransa'nın da ne olduğunu, tarihte bizle olan siyasi ilişkilerini veya bizi bölmeye çalışan terör örgütlerine yardım yapmalarını, Afrika'daki onlarca yıl çevirdiği dolapları ve oranın fakir insanına yıllardır nasıl kan kusturduğunu da bilmelidir.
Yoksa sadece demir yığını olan eiffel kulesiyle romantik empatiler kurmakla yetinilir.

Bu manada ABD yi de zaten uzun uzun söylemeye pek gerek yok. Günümüzden örnek verecek olursak İngilizcesini geliştirmek isteyen , sözde dünyadaki kimi elitlerin(!) ne karanlık işler çevirdiklerini biraz olsun anlamak 3 milyon civarındaki epstein belgelerine göz atabilir.

Kısacası sadece yabancı dil öğrenmekle, öğrenim ve o dili geliştirme sürecinde zihnen onlardan biri olmak arasındaki fark iyi anlaşılmalı. Yoksa yabancı dili sadece iş ve para kazanma için değil, "kendimizi kaptırmadan " onları da tanıma anlama açısından öğrenmek gerekir diye düşünüyorum.
-2
diyecevaplandı
(26.02.26)
köşede bakkallık yapıp sadece gelen geçene ekmek sigara satacaksanız yabancı dil öğrenmeye gerek yok.

ama örnek veriyorum. cep telefonu tamirciliği yapıyorsunuz. öğreneceğiniz, takip edeceğiniz tüm kaynaklar ingilizce.

ticaret, bilim, sanayi vs -> bunları yabancı dil olmadan yapmayı düşünmemek lazım.
0
co2s2
(26.02.26)
Bence eğitimin türkçe verilmesi saçma. Türkçeyi seçmeli dil yapsınlar yeter. En azından fen bilimleri böyle olmalı. Üretmediğin şeyin tercümesini yaparak işi daha da zorlaştırıyorsun, orjinalinden öğret ve bu alanları okuyabilmek için her üniversite bölümünde dil bilme şartı/hazırlık sınıfı koy. Tüm dersler de ingilizce olsun, akademisyenler de bu noktada kaliteli hale gelmeye başlar.
0
Unde bach canim
(26.02.26)
dezavantajli taraflari var ama avantajli taraflari da cok. ozellikle bazi alanlarda litaratur (kitaplar, tezler vs.) hep ingilizce. bu iceriklerin turkceye cevrilme orani cok dusuk. ornegin bilgisayar muhendisligi veya tip alaninda kitaplara baktigimizda ancak cok populer olmus kitaplar turkceye ceviriliyor, cevriler de birkac yil geriden geliyor. boyle olunca da bir meslegi sadece turkce kaynaklardan takip eden bir kisi cok geriden takip ediyor, neyin guncel neyin artik gecersiz oldugu tamamen karisiyor. Ayrica egitim alan kisiler kuresel rekabete girecek kisiler ayni zamanda, bu da buyuk dezavantaj olusturuyor.

1 yillik hazirlik egitimi de sifirdan baslayan biri icin cogu zaman yeterli oluyor, ama elbette bu ekstra caba gerektiriyor. zaten egitim sirasinda ya da mezun olduktan sonra da bu caba devam ediyor.

Bunun disinda bilgi akisi farkli ulkelerle entegre olundugunda verimli oluyor. Bu konuda hindistani iyi bir ornek olarak gosterebiliriz. hindistanda ingilizce egitim yaygin, bu nedenle yurt disinda bircok yetismis kisi gonderiyorlar. ama bu kisiler is gucunun yurt disinda kacmasi olarak dusunmemek gerek. ayni zamanda bu kisiler yurt disinda ulkeleri ve kulturleri icin bir temsilci oluyor. uygun pozisyonlarda yatirimlari kendi ulkelerine tasiyorlar, bilgi ve birikimi de yine kendi ulkelerine tasiyorlar. yani iki ulke arasinda karsilikli entegrasyon o ulkeleri diger ulkelere karsi avantajli hale getiriyor. ornegin buyuk IT firmalari ucuz is gucu icin hindistana ofis aciyorlar, ayni zamanda hindistan da elindeki is gucunu yatirim cekme araci olarak kullaniyor.

Turkiye olarak bizim elimizde de iyi egitimli, buyuk bir is gucu var. eksik olan ulkede yatirim ve is yok. yani yabanci dil egitimi almis kisilerin bir kismi yurt disina gidip oradan bilgi ve yatirim transferi yapacak ki turkiyede bir ekosistem olusacak.

kendi icine kapandiginda is gucu kaynagini kendine saklamis oluyorsun ama peki bu is gucunu yeterince verimli kullanabiliyor musun? gencler issiz.
+1
emrahday
(26.02.26)
Siyasi içerikli birçok şey söylenmiş.

Ama bir iş yapılacaksa bunların etkisi 0. Neticede ne kadar yetkin olabileceğiniz o alandaki çalışmaları ne kadar güncelden takip edebildiğinizle, ne kadar içinde yer alabildiğinizle ilgili. Dünyada sürekli bir şeyler oluyor, elinizde bugün için tam bir veri seti olsa bile yarın bu set artık tam olmayacak.

Bu açıdan eğitimde ingilizceye ihtiyaç duymamak için önce ingilizceye ihtiyacınız var. Çünkü önce güncele yetişmelisiniz. Ancak sonra o alanda atılım yapıp odak haline gelebilirsiniz.

Bakın sizin önerdiğiniz şey gelişim değil, yutdışına çıkışı engellemek için bir yetenek edinmenin önüne geçilmesini öneriyorsunuz. Bu yurtdışına çıkışı engellemez, aksine daha iyi bir eğitim için daha temelden yurtdışına çıkışı artırır. Beyin göçü bağlamında, insanlar ingilizce bildikleri için yurtdışına gitmiyor, insanlar yeterli yetkinlikte olabildiği için yurtdışına gidebiliyor. İngilizce bilen herkesi almıyorlar değil mi? Bu yetkinliği kazanamayan insana sizin de gereksiniminiz olmaz, önemli olan yetkinleşen insanı elinizde tutabilmek.
+2
akhenaten
(26.02.26)
Daha cok ing bolumler ozellerde var. Bence goz boyamak icin. Daha fazla para almak icin belki de. Ingilizce bolum mezunuyum, hazirligi atladim. Birinci sinifta millet dehsetle bakiyordu bana nasi atlamis diye. Ve hazirlik okumalarina ragmen sinifin yuzde 90i okudugu bolumden bi sey anlamiyordu, ezberleyip geciyordu. Aslinda yabanci dilde hazirlik sinifi kadar sacma bir sey yok. Cok gereksiz bir sey. Isteyen kursa gitsin ama iste bu da yine ekstra egitim ucreti kazanmanin bir yolu okul acisindan.
Universite disinda ise mantikli bir sey. Sonucta ingilizce global bir dil. Babamin zamaninda da fr ogretilirmis mesela. Bu zamanin dili de ing.
0
Kittie
(26.02.26)
bizim insanimiz yabanci dil ogrenmek ile yabanci dilde egitim gormek arasindaki farki ya bilmiyor ya da kaciriyor.

egitim turkce olmali, ingilizce olmasinin bence avantaji yok dezavantaji cok. kendi dilini iyi kullanamayan zaten yabanci dil falan ogrenemez.
ingilizce yabanci dil olarak ogretilmeli, ama o bambaska bir mufredat.
0
cooperr
(26.02.26)
@diyecevaplandı, ne demek istediğini anlayamadım. Fransa ve ABD kötü ülkelermiş ama dil öğrenmekle ilgisini tam kuramadım ben.
Bir dili öğrenirken o dili üretmiş olan topluluğun tarihini, alışkanlıklarını ve bakış açısını bilmek elbette önemli bir farkındalık.

Dünya’da en çok ilerleyenler diğer milletleri en çok dövenler, sömürenler oluyor ve bu çok doğal değil mi?

Ülke, il, mahalle, sülale, aile şeklinde topluluğu küçülttüğümüzde en refah içinde yaşayanlar genelde diğerlerine baskın gelenler değil mi?
Sülalede birisi vardır, birçok mala çökmüştür ve en refah içinde yaşayan odur. Hangi sülale veya sosyal sınıf güçlüyse diğerlerini sindirip ülke kurar.
Kibarlık ve nezaketle kurulup büyümüş bir imparatorluk gelmiyor aklıma.
0
🌸michael_knight
(26.02.26)
yabancı dilde öğretim programları arttırılmalı. hatta ilkokuldan başlayarak 3 4 yabancı dil, ağır edebiyat ve stem dersleri, yoğun yaşam becerileri, vergisi algısı odası şusu busu her şeye değmeli. eğitim öğretim yılı 10 aya çıkarılıp günde 4 saat ders, geri kalanı yaşam becerisi / iş öğrenme şeklinde planlanmalı.

dünyalıların ne kadar aptal, türk halkının ne kadar zeki olduğunu görürsünüz. bir de kuyu kazma işini bitirirsek viyana'yı bile fethederiz.
+1
klassno
(26.02.26)
(11)

Özel okullar para mı basıyor?

michael_knight
Sınıflar herhalde 20 kişi civarında. Bir çalışanın maliyeti ortalama ayda 60 binden senede 720 bin diyelim. Öğrenci de yaklaşık 720 civarında bir para veriyor. E 20 kişilik sınıfta 3 öğrencinin parası öğretmenlere gitse, biri temizlik işçisine, biri idari kadroya, biri de sabun, tuvalet kağıdı, prin
Sınıflar herhalde 20 kişi civarında.
Bir çalışanın maliyeti ortalama ayda 60 binden senede 720 bin diyelim.
Öğrenci de yaklaşık 720 civarında bir para veriyor.

E 20 kişilik sınıfta 3 öğrencinin parası öğretmenlere gitse, biri temizlik işçisine, biri idari kadroya, biri de sabun, tuvalet kağıdı, printer desek, ikisi de bina kirası diyelim halen 13 öğrenci parası kaldı cepte.
Böyle 20 sınıfımız varsa 200 milyon tl gibi bir para kalıyor.


Unuttuğum veya yanlış bildiğim bir şeyler vardır mutlaka ama halen çok fazla para kaldı elimizde ama öyle değildir herhalde.
Daha servis, yemek, kitap, kıyafet, ek aktivite gibi gelir kalemlerini de hesaba katmadım.

Neyi yanlış biliyorum?
+1
michael_knight
(24.02.26)
"Kanayan yaramız 'gelir dağılımı adaletsizliği' nedir" konulu bir çalışma olmuş sorduğun soru.
0
Mirket
(24.02.26)
Eskiden eğitim sektörü diğer bazı sektörlere göre fazla kazandırmıyordu.
Son beş altı yılda enflansyon dalgaları gelince markette, pazarda, emlakta oluşan fiyat belirsizliği eğitimde de oluştu. hani markete her gittiğimizde ürünlerin fiyatı değişiyordu, hani fiyat algımız bozulmuştu: bir şeyin pahalı mı, ucuz mu olduğunu kestiremiyorduk. işte o ara eğitim sektöründe de öyle bir algı bozulması oldu ve okullar fahiş fiyatlarda denediler, baktılar ki milletin eli mahkum, öyle devam ettiler ve gerçekten para basıyorlar.
+2
santimantal
(24.02.26)
Evet öyle :
eksisozluk.com

Yaz tatilinde de aynı kazığı sahil yerlerindeki kimi esnaflar yapıyor.
Bu duruma sadece " arz talep" demek durumu çok hafifletmek mi olur? pek sanmıyorum.
0
diyecevaplandı
(24.02.26)
Hangi öğretmen, idari kadro hatta temizlikçi asgari ücret seviyelerinde maaş alıyor? Ya da aylık 100bin liraya 3+1 okul mu tutacaksın?
0
osssy
(24.02.26)
tahminen toplanan paranin 1/3u maaslara, 1/3 kira vs gibi masraflara, 1/3 de kar olarak kaliyordur. ozel okullar kar amaci guden birer kurulus, para yapmak icin varlar. bunda sasiracak birsey yok.
-1
cooperr
(24.02.26)
herhangi bir kurs bile 10 15 öğtenciyle deli gibi para kazanabiliyor.
0
klassno
(24.02.26)
iyice sapıttılar bu konuda anaokuluna neredeyse 800 bin isteyen var, üstelik o paralar öğretmenlere bile gitmiyor , kesinlikle denetlenmesi gerekiyor özel okullarında
+2
darthvader
(24.02.26)
Öğretmenler asgari ücretten hallice alıyor. Bu sebeple giderler az.

İyi bir devlet okulu dışında size sundukları hizmetler ise şunlar: İngilizce(bu işi harbiden çözdüler son 7-8 yıldır), temiz tuvaletler ve temiz okul, güvenlik, yemek. Gerisi aynı.

İnanılmaz paralar dönüyor.
+2
jackyr
(24.02.26)
egitim ve saglik bir sekilde devletin icinde olmasi ve ciddi kontrol etmesi gereken sektorler. ikisi de insanlarin temel ihtiyaclarini suistimal ediyor. gerci saglik daha kotu ozellikle can havliyle sana gelmis insani somurmek cok kolay. tr'de bana seni gozden ameliyat etmemiz lazim demislerdi, hatta hemen gun verme sevdasindaydi hiyar herif. sonra killandim tanidik bir yerde baktirdim hicbir sey yok dedi adam 15 sene oldu. abd'yi zaten hic anlatmaya gerek yok.

egitim de ailelerin cocuklarina en iyi imkani sunmak istemesi suistimal ediliyor gibi. cunku parayi kissan icin rahat etmiyor. cocugunu mahrum ve eksik birakmis gibi hissediyorsun. milyon milyon alip ne yapiyorlar o paraya akil alir gibi degil.
+1
antikadimag
(25.02.26)
20 Sınıflık okulda en az 30 öğretmen, 8-10 işçi, güvenlik vs, en az 4-5 kişi de yönetim kadrosu olacaktır. Yani maliyet biraz fazla olacak. Kızımın kreşinde sabah çocukları ellerinden tutup götürmek için bile 3-4 kişi kapıda bekliyor mesela.

Okul franchise ise azımsanmayacak bir kısmı oraya gidiyor.
Yemek ücreti genelde 720binin içinde oluyor.

Okulun amortismanı var. Başta yapılan yatırım masrafını yaklaşık 8-10 sene ayakta kalabilirse bir okul ancak çıkarıyor.

Daha bir çok ilave masraf var okullar için. Bu fiyatları kesinlikle savunmuyorum. Ancak yine, ana sınıfına giden kızımın okulunda öğretmen dayanmıyor, çünkü okul fiyatlarına rağmen maaşlar ödenemiyor, enflasyon çok yüksek. Ödemeler peşin alınıyor ama alınan para enflasyonda ezilip hiç oluyor, vs vs.

Bilfen, alman lisesi, robert koleji vs gibi 1,5-2 milyonluk okullarda da zaten öğretmenler 60bine çalışmıyor bu arada.
+3
artci sarsinti
(25.02.26)
parayı döndürüyorlar. daha ocak ayından gelecek senenin ödemelerini başlatanlar var. arada güncelleme yapanlar var. genelde özel okul sahiplerinin tek işi bu olmuyor. 2 3 firması oluyor ve aldığı parayı döndürüyor. bu adamlar işletmeci kalite malite en son baktığı şey, amaç parayı alıp döndürmek. sıcak para varsa işletme döner. öğretmenlere iyi maaş veren okullar anca izmir ankara istanbuldadır. anadoluda asgari ücret ve biraz üstü.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
(6)

Aşiretlere yazılım üretmek

michael_knight
Aşiretlerin ihtiyaç duyabileceği bir yazılım var mıdır? Ne gibi özellikler gerekebilir?
Aşiretlerin ihtiyaç duyabileceği bir yazılım var mıdır?
Ne gibi özellikler gerekebilir?
0
michael_knight
(20.02.26)
Düğünde takılan altın ve paraları sayma uygulaması image and face detection. Türkiye'de kasıp kavurur ortalığı.
+7
anon1m
(20.02.26)
hangi isim hangi aşiretten.
+1
mikahakkinen
(20.02.26)
Aşiretlerin networkü sosyal medya veya üstünden değil , kan bağı ve hısımlık üstünden liderlerine ( kanaat önderleri) yle yürür. belki farklı özelliklere sahip aile soyağacı uygulamaları işe yarayabilir.
töre , teamül kanun ve kuralları veya tarihi niteliklerine özgü araştırma yapılarak uygulama fikri geliştirebilir ama ama aile meclisi son kullanıcı olarak bu noktada sürdürülebilir ne karar alır bilemeyiz.

Yazılım noktasında bir.şey söylemek zor ama bir millyetçi veya solcu için nasıl ki belli bir yazılım yoksa (ama site çok) bu aşiret hususu da benzer nitelik gösteriyor. Çünkü temelinde kalben bir bağ ve inanç duygusu hakim .
Kitleye sahip kimselerle kurulan yakınlık ise çok zaman büyük bir krizden kurtulma veya yine maddi sebeplerle oluyor.
Geçmişte krallıklar arası evlenmeler de buna benzer özellikteydi. Günümüzde Avrupa'da bir çok ülkedeki tanınmış isimler birbirleri ile akrabadır.

Belki aşiretler özellikle sosyal medya sayesinde bireyselleşme eğilimi gösteren ve topluluktan uzaklaşan kendi Z kuşağının davranışlarını analiz etme ve yorumlama için bir şeyler düşünülebilir.
Bunu düşünmemdeki asıl sebep ise büyük şehirlerde artan yalnızlaşma, akrabalık veya komşuluk ilişkisinin iyice zayıflamasıyla gittikçe kökenine bağlı grup ve kesimlerin de bundan etkilenmesi riskini beraberinde getirmesi .
+1
diyecevaplandı
(20.02.26)
passatmatik olabilir.
+3
klassno
(20.02.26)
bir kamyon adam yığma hizmeti.
" oglim aşiretiz biz" diyip uygulamanın düğmesine basıyoruz çiğ etle beslediğimiz bir kamyon adam lokasyonunuza intikal ediyor.
+1
anon1m
(20.02.26)
soyagaci
0
oscar
(21.02.26)
(11)

Kadinlarin reglken oruc tutamadigini biliyor muydunuz?

floydian
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
-8
floydian
(20.02.26)
evet küçüklükten beri biliyodum
0
jelly bear
(20.02.26)
Bu bilgiyi hangi bağlamda bildiğiniz önemli. Dinen yasak diye mi öğrendiniz yoksa regl döneminde bazı kadınlar oruç tutamayabiliyor şeklinde mi öğrendiniz?

Dinde öyle bişey yok çünkü.
-7
yaren
(20.02.26)
Tutamazlar ama Ramazan' dan
sonra kaza ederler .
Bu halleri geçtikten sonra ise kılamadıkları Namazları da kaza etmezler .
Dinen hüküm böyledir.

Erkeklerde de bazısı rüyalandığı zaman orucun bozulduğunu sanar ama bu durum oruç tutmaya mani değildir.
0
diyecevaplandı
(20.02.26)
bilmiyodum su an ogrendim. 19:12'de.
0
koela
(20.02.26)
tutamadığı değil de, istiyorsa tutmayabilir diye düzeltelim. kendini iyi hissediyorsa tutmasında engel yok. iyi hissetse de isterse tutmayabilir; böyle bir izin ve kolaylık var diyelim.
0
lil siztah
(20.02.26)
Ben küçükken, yanımda kadınlar konuşurlardı. Öyle öğrendim.
Hatta bir kadın, "kirlendim de o yüzden oruçlu değilim" demişti.
Kirlenmek (!)
Regl olan kadının kirli görülmesi fecaat.
Zaten bazı âlimlere göre dinde böyle bir şey yok. Regl olan kadın camiye de girebilir, oruç da tutabilir, namaz da kılabilir diyen var.
+1
pro9it9is9
(20.02.26)
dinin böyle bir hükmü olmamakla birlikte, emevilerden sonra böyle olmuştur.
+1
klassno
(20.02.26)
biraz geç öğrenmiştim.

esasen ben kadınların ergenliğe girdiğinde bir kez regl olduklarını ve sonra bittiğini sanıyordum. 20 küsur yaşında bir kadının 'reglim oruç tutamıyorum' dediğine kulak misafiri olunca oha lan bu yaşta yeni mi giriyo ergenliğe demiştim.
0
yurtsuz john
(20.02.26)
Kız çocuklarının oruçla ilgili öğrendiği ilk şey olabilir. Aslında tutulur deniyor ama genellikle tutulmuyor.
0
sekizdokuzon
(20.02.26)
@pro9it9is9
Burada insanlar arasında söylenen " kirliliği " dini manada anlamak gerek (hadesten taharet, necasetten taharet gibi )
Bahsettiğin o bazı âlimler(!) herşeyde sınır tanımadan güya genişlik tanıyorlarsa o halde dinde yenilik adı altında reformist ve modernist, hatta oryantalizm akımına kapılan kim oluyor ? İşte bunu anlamak imkansız hale gelir .
YouTube da karşımıza çıkan ve her daim ayetlerden konuşan bazı kimselerin ne bozuk , hatta vehhabi kafalı olduklarını bile anlıyoruz çok şükür.

@klassno
bak o sevmediğin Emevilerden önce daha neler var ? Hüküm en baştan verilmiş zaten . Kaynaklara dikkat et :
kurul.diyanet.gov.tr

En azından:
- emeviler zamanındaki fukaha yerine ben kendi halime bakmadan nasıl bu kadar kolay fetva veriyorum?
diye düşünmelisin biraz.
Emeviler dönemini eleştirmek yerine, 1800lerden itibaren oryantalizmden beslenen kimi reformist ve protest ilahiyatçıları incelemen gerekli.
-2
diyecevaplandı
(21.02.26)
Tutmasının yasak olması değil, tutmama gibi bir imkanı olarak biliyorum. Bunu ne zaman nerede öğrendiğimi hatırlayamam.

Bunu ramazana oruca çok yabancı olmayan, kadın erkek herkes bilir.
0
lazor
(22.02.26)
(7)

günlük yazım için kalem önerisi

webbrowser
selamlar, günlük kullanım için not alma ve 3-5 sayfa ortalama yazı yazmak için kalem almak istiyorum.bu işi açıklayabilecek var mı? hangi kalem nerede kullanılır hangi uçlar tercih edilir? tükenmez, pilot veya dolma kalem.
selamlar, günlük kullanım için not alma ve 3-5 sayfa ortalama yazı yazmak için kalem almak istiyorum.
bu işi açıklayabilecek var mı? hangi kalem nerede kullanılır hangi uçlar tercih edilir? tükenmez, pilot veya dolma kalem.
0
webbrowser
(20.02.26)
dolma kalem keyiflidir ama çok uğraştırabilir, çok seven bir insan değilseniz sadece yazı yazmak için değmez bu emeğe diyebilirsiniz.

pilot kalem gereksiz bir tür gibi geliyor bana. günlük yazımda da çok rahat değil gibi.

en iyisi içi değiştirilebilen (refilli) tükenmez kalemler. parker, waterman, caran d'ache, scrikss gibi hem şık hem güzel bir kalem alabilirsiniz.

mesela şu aşağıdaki hem güzel yazıyor hem de görüntüsü hoş.

www.amazon.com.tr

buna pahalı derseniz şunlardan biri de olabilir;

www.amazon.com.tr
www.amazon.com.tr
+1
shadowfollower
(20.02.26)
uygun fiyatlı ama yazması çok güzel birkaç kalem paylaşabilirim.

Schneider One business 0.6mm -> ilk tercih olabilir ama biraz kalın
SCHNEIDER XTRA 825 KONİK UÇLU ROLLER KALEM 0,5 MM MAVİ
Schneider One Hybrid 0.3 mm
Uni-Ball UMN-207 Signo 0.7 mm Mavi Mekanik Jel Kalem
0
burfak
(20.02.26)
planitum preppy 03 (fine) 300tl, fakat bir de oring alıp arkasına mürekkep doldurup kullanacaksın.
hayatın boyunca başka kalem almana gerek yok.
0
malheiros
(20.02.26)
yazı yazılacak kalem budur. www.amazon.com.tr

geri kalanına merakınız varsa 1000tl altı scriks dolma kalemlerle denemeye başlayabilirsiniz.
0
klassno
(20.02.26)
pensa 1 mm.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.02.26)
0
Amaranta ursula
(20.02.26)
dolmakalem - lamy, orta uc
kursunkalem - sakura, 0.7
0
cooperr
(20.02.26)
(6)

türkçe yazım sorusu

kibritsuyu
bu iş böyle olabilir.olmaya da bilir. bu bir türlü olmuyor. "olmayabilir de" dediğim zaman da aynı etkiyi hissedemiyorum.bu iş böyle olabilir mi? olmaya da bilirse boşa uğraşmayayım. olmayabilirse de boşa uğraşmayayım. olmayacaksa boşa uğraşmayayım. bu hiç olmadı, kip değişti. olmama ihtimali varsa
bu iş böyle olabilir.
olmaya da bilir.

bu bir türlü olmuyor. "olmayabilir de" dediğim zaman da aynı etkiyi hissedemiyorum.

bu iş böyle olabilir mi?
olmaya da bilirse boşa uğraşmayayım.
olmayabilirse de boşa uğraşmayayım.
olmayacaksa boşa uğraşmayayım. bu hiç olmadı, kip değişti.
olmama ihtimali varsa hiç uğraşmayayım. bu oldu ama tek kelimeyle anlatamayıp upuzun hikaye yazdık, üstelik aynı etkiyi hala alamıyoruz.

nasıl yazalım?
0
kibritsuyu
(19.02.26)
olamayacaksa / olamayacak gibiyse karşılamaz mı
+2
pide
(19.02.26)
Aynı hissi vermiyor katılıyorum ama yine de doğrusunu kullanıyorum "olmayabilir de", sorduğunuz cümlede "olmama ihtimali varsa hiç uğraşmayayım" derdim
+3
mezzosprite
(19.02.26)
bu turkce yazim kurallarinin bir bugu. "olmaya da bilir" de "olmayadabilir" de dogru degil zira. olabilmekteki yardimci fiili ayri yazamayiz, ama da'yi da birlesik yazamayiz.

bazilari olmayadabilir'in kendisine saldiriyor yazim dilinde olmadigi icin. ancak bal gibi var olan bir ifadedir bu. sonradan belirledigimiz yazim kurallari bu istisnayi kapsamiyor diye kelimeyi yok sayamayiz. sayadabiliriz gerci :) saya da biliriz? en iyisini biz biliriz.

eksisozluk.com
+1
antikadimag
(19.02.26)
"Olmayadabilir" yeşilçam komedi lafıdır, cahil ve kurnaz şakası yapmıyorsanız kullanmamak daha iyi olur.
+3
klassno
(19.02.26)
"Olmaya da bilir" diye bir ifade yok, "olmayadabilir" de yok, bu ikisi tamamen kuralsız ve yanlış. "Olmayabilir de" var.

"Olmayabilir ise boşuna uğraşmayayım" da yanlış, çünkü yazı dilinde kullanılacaksa olmayabilir kelimesini tırnak içinde kullanmak gerekir, bir kanaat ifadesi olduğu ve muhatabın kanaati olduğu için alıntılamış olursun. Olması gereken "olmayabilir diyorsan / olmama ihtimali varsa / olması çok mümkün değilse" şeklinde. Yoksa konuşma dilinde zaten her şey söyleniyor...
-1
yaren
(19.02.26)
olmayabilirse de boşa uğraşmayayım.
0
kumandanim
(20.02.26)
(13)

Şifreler için bir yönteminiz var mı?

michael_knight
Pek çok yer için şifre belirlememiz gerekiyor. Tüm şifreleri tek bir şifre ile koruyan programları kullanmak da istemiyorum. Bazı şifreleri de 6 ayda bir filan değiştirmek gerekiyor. Tüm şifrelerimi daha kolay hatırlayabileceğim ama tahmin edilmesi de zor olacak ve değiştirmem gerekirse de değiştire
Pek çok yer için şifre belirlememiz gerekiyor.
Tüm şifreleri tek bir şifre ile koruyan programları kullanmak da istemiyorum.
Bazı şifreleri de 6 ayda bir filan değiştirmek gerekiyor.

Tüm şifrelerimi daha kolay hatırlayabileceğim ama tahmin edilmesi de zor olacak ve değiştirmem gerekirse de değiştirebileceğim bir yöntem, bir sistem arıyorum.
Önerebileceğiniz bir yöntem var mı?
-1
michael_knight
(18.02.26)
örn:
1+#+ siteadının 1 3 5. harfleri+! +.
gibi bir şey olabilir.
+2
kisa
(18.02.26)
gayet de duzen tutturursun. 3 yildir yukaridakine benzer bir sistemi kullaniyorum. heryerde de tikir tikir calisiyor. sadece sistemi genis olcekte tam verimli kullanmak icin biraz emek vermeniz gerekiyor. cunku her site, app vs.. farkli frekanslarda guncelleme, kombinasyon, uzunluk istiyor. herseyi bir app'e baglamaktansa sistem kurup hepsini hatirlamak cok daha mantikli geliyor bana.

edit: mesela ustte ve altta paylasilan kombinasyonlardaki problemleri kolayca kestirebiliyorum. ama baslamak icin iyi bir referans. problemleri farkedince guncelleyeceksiniz. o yuzden emek harcamak lazim dedim. kervan yolda duzulur misali.
+1
buenosdias
(18.02.26)
Ben iş yeri için şöyle şeyler deniyorum
Belirledigim bir harf ve sembol kombinasyonunu hangi ay sifre degistirtiyorsa yılla beraber uyarliyorum.
202601asd@ 202604asd@
Gibi
+1
a perfect lie
(18.02.26)
Bitwarden kullan, bir tane de unutmayacağın bir cümle bul master key olarak ata.
+2
nahtoderfahrung
(18.02.26)
uzun yıllardır lastpass kullanıyorum. tüm her yerdeki şifrem random oluşturulan şifredir. lastpass şifrem güçlü ve yetiyor.
0
gercekdunya
(18.02.26)
1password
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(18.02.26)
bitwarden + google authenticator
+1
anon1m
(18.02.26)
Bitwarden +1
0
kisa
(18.02.26)
buyukHarficereN en az 8 harfli üç kelime +2 sayı +2 işaret

lichtenStein78<>
mamaZizu09*?
KralKobra34_.

al döndür döndür kullan her yerde.
0
klassno
(18.02.26)
İnternetteki en "yaşlı" alışkanlığım parola saklama sistemlerine güvenmemek. Uzunca bir kelime, kelimenin belli bir yerinde araya giren bir sayı, bu ikisinin belli yerlerine ilgili web sitesinin adından belli karakterler ekleyerek kullandığım bir temel parolam var. İlla büyük harf ve özel karakter isteyen siteler için eklediğim bir sistem de var. İşimi görüyor.

Banka uygulamaları şifre değiştirmemi istedikçe de o sırada saat kaçsa ona bakıyorum. Mesela 14:37'de şifre değiştiriyorsam 143702 (çünkü şubat ayındayız) ya da 031437 (çünkü çarşamba haftanın üçüncü günü) vs yapıyorum. Ama bu sürekli değişen şifreleri bir yere not alıyorum:)
0
kobuzchu kiz
(18.02.26)
Bu baslik saka mi xD xD

Niye soyleyeyim sifrelerimi nasil olusturdugumu
0
hot potato
(18.02.26)
bitwarden. hic bir sifremi bilmiyorum artik.
+1
compumaster
(19.02.26)
Bunu chatgpt ye yaz ve sana basit bir kod uretain.

Kullanıcı adı, site ismine göre güvenli şifre üretecek bir sisteme ihtiyacım var. Bir master şifre var ve bunu kullanarak her girdi için encryted süre oluşturacak. Yani kimse şifreyi kullanarak master şifremi decrypt edemeyecek. Ayrıca bir de versiyon numarası koy ki aynı site için şifre değiştirmek istesem sadece versiyonu değiştireyim.
Şifreler kaydedilmeyecek hiçbir yere, onun yerine master şifremi girip, hangi sistem için şifre lazım ise onu seçince, şifreyi hesaplasin versin. Server yok. Sadece offline.
Export import yeteneği de ver ki backup alabileyim
+1
bir varmis bir yokmus
(20.02.26)
(18)

hatırladığınız en eski anı kaç yaşınıza ait?

korkut
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
0
korkut
(15.02.26)
4,5 - 5
0
yurtsuz john
(15.02.26)
Hikaye şeklinde değil ama "an" anısı olarak 3 aylık. Çok eskiden sürekli bi çekyat üstüne asılmış sarkaçlı saat görüntüsü geliyodu gözümün önüne. Sonra anneme sormuştum böyle bi saatimiz var mıydı yoksa uyduruyor muyum tamamen diye. Meğer varmış. Annemin doğum izni bittikten sonra anneannemlerden bizim eve geçmişiz. Orda da bizimkiler evin içinde koşturup iş yaparken beni hep koltuğun üstüne küçük bi yatak yapıp saatin karşısına yatırırlarmış, 2 ayın bitmişti o zamanlar diyor annem :)
+1
truf
(15.02.26)
5 galiba. gece sene bunu konustuk arkadaslarla herkes 2-3 yas diyor bende hic yok o donemden hatira.
0
antikadimag
(15.02.26)
bu soru bana her zaman ilginç gelmiştir çünkü insanların hatırladıklarını görünce şok oluyorum. bende en erken düzce depremi var, 5 yaşındaydım. hatta o akşam balık yemiştik, amcam bizdeydi. ben erken bitirip koltuğa çıkmış, koltuktan atlamıştım. avize sallanınca "ulan ne güçlüyüm be evi titrettim" diye düşündüğümü hatırlıyorum, tam o anda deprem oluyormuş meğer.

o dönemi uzun uzun konuşsak belki daha eski bir şey çıkar bilmiyorum ama benim aklıma ilk bu geliyor yani bende 5 yaştan öncesi hiç yok.
+4
der meister
(15.02.26)
2-2.5 yaşından travmatik bir olayı hatırlıyorum.
0
eileengray
(15.02.26)
3 falan herhalde..
dedemin beni parka goturdugunu hatirliyorum bebek arabasiyla ama baya bulanik.
-1
cooperr
(15.02.26)
2.5 yaşımdaki sünnetim. Full resolution :) bütün gün.
-1
gabe h coud
(15.02.26)
Birkaç küçüklük anımı hatırlıyorum ama bu bana sanki en eskisi gibi hissettiriyor. Yattigim yerden uyanıyorum ve güneş yüzüme vurmuş. Yanımda kimseyi goremeyince baya ağladigimi hatirliyorum. Ailem ya başka odadaydi ya da bahçede çalışıyorlardi.
-1
egerbiryolcu
(15.02.26)
4 yaşımı net hatırlıyorum
0
basond
(15.02.26)
3 yaş civarındaydım hatta anlatayım, kendime dair hatırladığım ilk anım bir köy evinde hapsedilmem :) iskenderundan adıyamana düğüne gitmişiz, ben de çok yaramazdım cidden rahat durmazdım en sonunda beni köy evinin birine kilitlediler. sonra baktım yatakta bi tane bebek uyuyor, çok net hatırladığım şey ise oradan kurtulmak için kapıya vururken bebeği uyandırmamaya çalışacak kadar nazik vuruyordum. bugün insanları rahatsız etmemek ya da her yerde hayvan gibi ses çıkarmamak konusundaki özenimin oradan geldiğini düşünüyorum.
-1
tabii lan manyak mısın
(15.02.26)
bende 7 öncesi yok. hiç yok. çok anormal şekilde.
0
summerjam0306
(15.02.26)
5-6 yaş
0
jelly bear
(15.02.26)
Bebekken havale geçirdiğimi hatırlıyorum. Beyin hücrelerindeki elektriksel aktivitelerden dolayı rüya gibi 3 boyutlu ışıklı küp nesneler görmüştüm. Küpleri birleştirmeye çalışıyordum o sırada havale geçiriyormuşum.
0
dawsonscreek
(15.02.26)
1 1.5 yaş arası. ateşle oynamayı severdim, kardeşimin beşiğinin altına girip çakmakla oynarken az kalsın çocuğu yakıyordum.
-1
klassno
(15.02.26)
2-2.5; ölüm, cenaze vd.
0
lil siztah
(15.02.26)
Çocukluğumuzdan beri bize büyüklerimiz tarafından çocukluğumuzla ilgili bir şeyler anlatılıyor.
Bu anlatı bombardımanına o kadar çok maruz kalıyoruz ki, hangisini gerçekten hatırlıyoruz, hangisini anlatılanların etkisiyle hatırlıyor sanıyoruz, bunu tespit etmek güç.
0
Mirket
(15.02.26)
5 yaşındayken tasinmisiz. Önceki eve dair pek çok şeyi hatiriiyorum. Demek ki 3-4 yaşımi hatırlıyorum.
0
abelardo
(16.02.26)
1.5 kardeşimin doğumu ve bizim bir süre farklı evde kalmamız ve oradaki birkaç sahne. ama zaman içinde bu tip eski anıların kendileri kaybolup onların tekrar hatırlanması ile oluşan kısımları kaldı. yani bir şekilde o anıları hatırlayıp tekrar etmeseydim bence silinirlerdi.
0
orpheus
(16.02.26)
(8)

40TB'lık veriyi nerede indirebilirim?

duyurukullanıcısı
bir database var, indirmem lazım yaklaşık 40TB civarıbunu nereden indirebilirim? data center'a falan mı gitmem lazım?
bir database var, indirmem lazım yaklaşık 40TB civarı

bunu nereden indirebilirim? data center'a falan mı gitmem lazım?
0
duyurukullanıcısı
(15.02.26)
1 gbit bağlantıyla yaklaşık 4 günde iner. gerek yok bence özel bir yere gitmeye.

2 saatte inmesi için 50 gbit bağlantı lazım ki buna izin verecek bir yer bulabileceğinizi sanmıyorum.
0
orient blue
(15.02.26)
işte 2saate falan nerede indirebilirim?
0
🌸duyurukullanıcısı
(15.02.26)
Millet kütüphanesini deneyebilirsiniz.
-1
dafdak
(15.02.26)
Abi bunu iki saate kendine indirebileceğin yer Amerika'da falan olur. Sen Türkiye'desin.
Data centerda server kurup bu databasei indirebilir sonra da oradan kendine indirebilirsin (bu noktada bazı programlar ile internet kesilmesi vs sorun yaratmamali)

Ama bu iş her türlü tuzlu olur. Elinde fiziksel alan varsa 1000 dolar vs gibi olur heralde. Yoksa 2bin civarına çıkar.

Bazı datacenterlar ücret karşılığı senin için bu işi yaparlar. Önce server kiralarsin, verileri servera indirirsin sonra remote hands servisine parayı ödeyerek fiziksel drivera aldirirsin.
Beleşe bu iş olmaz.
Edit: miller kütüphanesi eksiye göre gerçekten hızlı 200 mbit falan (Türkiye standartlarına göre yani). Bu şekilde 18 gün falan sürer inmesi çünkü veri 40 tb. Normal halka sunulan internet ile dünyanın yüzde 99unda iki saate değil bir güne bile inmez.
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
Database i indireceğin yer 2 saatte indirebilecegin kadar hız sunacak mi? 40gbps upload hızı sunması lazim. Seninde de 40gbps download hızı olan bi bağlantı bulman lazım.
+1
hububrad
(15.02.26)
hadi indirme hızını buldun 40 tb ı nerede depolamayı düşünüyorsun?
0
jamswety
(15.02.26)
tv çalışanı biri varsa tanıdık, arşivden indirtir. 2 saate biter.
-2
klassno
(16.02.26)
adaş senin işini anca fbi çözer.
0
duyuruuser
(16.02.26)
(8)

domaini nereden alayım?

klassno
bir süredir yenilemediğim için kaçırdığım (adımsoyadım) ve beklediğim bir domain vardı, boşa düşmüş sonunda. onu alayım diyorum, nereden alayım? godaddy ".com.net.xyz.store.club.info" paketini ilk yıl 9200 yerine 1200liraya veriyor, böyle bundle alıp sonra yenilememek de anlamsız olur diye düşünüyor
bir süredir yenilemediğim için kaçırdığım (adımsoyadım) ve beklediğim bir domain vardı, boşa düşmüş sonunda. onu alayım diyorum, nereden alayım? godaddy ".com.net.xyz.store.club.info" paketini ilk yıl 9200 yerine 1200liraya veriyor, böyle bundle alıp sonra yenilememek de anlamsız olur diye düşünüyorum. bilemedim.

nereden alayım? yalnızca mail için -belki- kullanırım.
0
klassno
(14.02.26)
Ben olsam cloudflare den alirim.
Diger sitelerde urun satmak icin inanilmaz bir kampanya goz boyama vs. ilk sene ucuz aliyorsun. Sonraki seneye fahis fiyat. Cloudflare gercekten net bir sistem sunuyor. e-ticaret sitesi degil de gercek bir saglayici vibe i veriyor. Bir de tum dunya cloudflare kullaniyor artik. sadece domain degil. firewall/security tarafi cok populer. sektor standarti olmaya ilerliyor. zaten domain cok pahali da birsey degil. almisken kaliteli hizmet sunan yerden al.
+1
nuevo
(14.02.26)
Cloudflare+1

Ilk yilki cazip fiyatlara kanmayin, ertesi yil 20 usd+tax fiyat cikariyorlar
+1
brkylmz
(14.02.26)
godaddy bedavaya verse alınmaz. ilk sene uygun 2. sene normal fiyatların üstünde oluyor. metunic ve hostinger olabilir.
+1
scudman1
(14.02.26)
godaddy'den asla domain alma ilk yılın ucuzluğunu 2. yıl temin ediyorlar tamamen dolandırıcı bir firma
+1
nahtoderfahrung
(14.02.26)
en ucuz yerden alin. 3-4 ay sonra cloudflare'e tasiyin. benim farkli farkli saglayicilarda domainlerim vardi hepsini tasidim.
+1
aguen
(14.02.26)
@sivri sinek, zaten pek talibi olacak bir şey değil, on sene filan önce almış ve portfolyo/blog olarak kullanıyordum. kart bilgilerini yenilemeyi unutmuşum, sonra başkası alıp aynı şey için kullandı. eticaret vs işim yok, dediğim gibi, belki mail için kullanırım o kadar. maksat elimde olsun, 2000lerin başından kalma alışkanlık. :)
0
🌸klassno
(14.02.26)
ben yıllarca isimtescil ile çalıkştım sonra da markahost ve güzelhosting başladım çalışmaya www.tatlisohbet.com.tr
-2
EymenEren
(14.02.26)
cloudflare -10. evet güvenilir, sürpriz ücretler çıkmaz ama başka bir nameserver kullanamazsın. benim uğrak adresim automattic, kendisi wordpressin sahibi olur. veya epik gibi firmalar saat gibi çalışır.
0
birdirbir
(15.02.26)
(4)

İcra toptan ödeme ve indirim

metal69
Misal 50 bin borcum var, avukatı arayıp indirim istesem iyi bir indirim yapar mı, ödeyip kurtulmak istiyorum.
Misal 50 bin borcum var, avukatı arayıp indirim istesem iyi bir indirim yapar mı, ödeyip kurtulmak istiyorum.
0
metal69
(14.02.26)
icralık olduysanız indirim yapacağını düşünmüyorum, ayrıca bu durumda %10 ödeme tutarı da artıyor zaten. mahkeme kararından sonra icra aşamasına gelene kadar o pazarlığı yapabilirdiniz belki, fakat bunda da:
1. sizin kararı üst mahkemeye taşıyacak olmanız, kararın bozulması, alacağın ertelenecek veya hiç tahsil edilemeyecek olması ihtimali,
2. sizin mahkeme ve vekalet ücretleri hariç, kalan kısım için ödeme güçlüğü çektiğinizi ispatlamanız,
3. üzerinizde haczedilecek maaş, araç, gayrimenkul gibi şeyler olmaması;
yapacağınız görüşmede elinizi güçlendirebilirdi.
0
malheiros
(14.02.26)
50 bin borcunu 50 bine kapatirsan şükret ne indirimi. 75e kapatirsan iyi
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.02.26)
sürecin neresinde olduğunuza göre değişmekle birlikte, malheiros'un yazdıklarının bir kısmı da var, yaşanabilir. henüz bildirim geldiyse itiraz edip icra sürecini durdurabilirsiniz her şeyden önce (sanırım bildirimden sonraki 1 hafta içinde yapmanız gerekiyordu). itiraz etmediniz ve kesinleşti ise pazarlık edilebilir avukatla, bunda aşağıdaki paragraf.

avukata göre değişir, kimi yapıyor kimi yapmıyor. burada önemli olan sizin ödeme gücünüz. zaten tümünü tek seferde ödeyebilecek biriyseniz -mal beyanı- genelde pek yanaşmıyorlar. ben toplu ödeme ile yarısını ödedim, geri kalana %50 indirim yaptı. ancak şöyle bir sorunumuz var artık, benim yaptığım ödemeyi daireye bildirmediği için hala ana borç neyse o görünüyor ve faiz de ona göre işliyor. anlaştığımız tutara ulaşınca haricen bildirecekmiş, yersen öyle diyor.

mühim olan sizin bu ödeme, indirim, kalan bakiye vs her şeyi icra müdürlüğünde yazılı olarak anlaşıp yapmanız. kendi ofisi veya noter olmaz. icra müdürlüğünde olacak illa dedi benim avukat da. icra/haciz işi yapan avukata da güvenmemek gerektiğini öğrenmiş oldum. zaten avukatla da muhatap olamıyorsunuz, yanlarında çalışan ne idüğü belirsiz ve kendini bir halt zanneden tiplerle muhatap oluyorsunuz.

şimdi aldığı paranın üzerine yatacağını düşünüyorum ama kendim de avukatlanmış oldum, baroya şikayetle -birkaç kişi daha bulup böyle yaptığı- hem barodan hem de mahkemeden ceza almasını sağlayacağız.
+1
klassno
(14.02.26)
Sen ararsan
Üstüne ev, araba vb varsa
Sigortalı çalışansan (belki)
Haciz endişesi yaşadığını anlarsa
Taşınır ya da taşınmazına haciz koyduysa

Kolay kolay yapmaz.
0
hebanon
(14.02.26)
(4)

4 yillik ozel uni hk

die fetten jahre sind vorbei
Cevrenizde ozel uniye girip aksam lisesi gibi okula hic gitmeden mezun olan biri var mi? Ucretli sekilde hallediliyor mu bu isler?
Cevrenizde ozel uniye girip aksam lisesi gibi okula hic gitmeden mezun olan biri var mi? Ucretli sekilde hallediliyor mu bu isler?
0
die fetten jahre sind vorbei
(13.02.26)
İki sene üniversitede araştırma görevlisi olarak çalıştım epey arkadaşım var dandik dundik üniversitelerde çalışan ama asla duymadım bunu. Bulgaristandan parasıyla diploma alan tanıdığım var ama burada olsa bile gizli kapaklıdır sen ben bilmeyiz.
0
cilekli pasta
(13.02.26)
var bi arkadaşım uzaktan eğitimle bilgisayar mühendisi oldu böyle. vizeler online, finaller yüz yüze ve testti. ama sanırım uzaktan eğitim bilgisayar mühendisliği için kaldırılmış. ama okula hiç gitmeden diyemeyiz. her dönem finallere girdi. finaller 1-2 gün sürdü hep. biraz da çalışmak gerekti.
0
jelly bear
(13.02.26)
Okula uğramadan sadece sınavlara girerek mezun olanlar var.
0
michael harddd
(13.02.26)
tr'de ilk 20-25 arasına giremeyen hepsi için yeteri kadar bağış yapabilirsen mümkün. veya herhangi bir kamu kurumunda, daha sonra oradaki insanların işini görebilecek bir konunmdaysan da olur. burası hizmet sektörünün ülkesi, burada her şey müşteri memnuniyetine çıkar.
0
klassno
(14.02.26)
(10)

Yazın yediğin hurmalar kışın emeklilik süresine eklenmez mi?

gabe h coud
Geçen sene Eylül'de çalıştığım yerden başka iş bulmadan ayrıldım. İki ay tatil yaptım, gezdim, tozdum. O sırada iş görüşmelerine de online girdim. Daha fazla beklemeden çok da içime sinmeyen bir yerde başladım. Arkadaş şimdi diyor ki, istersen 6 ay 1 yıl beklerdin ama materyalistsin, dayanamadın, mu
Geçen sene Eylül'de çalıştığım yerden başka iş bulmadan ayrıldım. İki ay tatil yaptım, gezdim, tozdum. O sırada iş görüşmelerine de online girdim. Daha fazla beklemeden çok da içime sinmeyen bir yerde başladım. Arkadaş şimdi diyor ki, istersen 6 ay 1 yıl beklerdin ama materyalistsin, dayanamadın, mutsuz olacağını bile bile başladın.

Neyse, olay şu bence. Diyelim ki 55 yaşında kendi birikimimle, pasif gelirimle aktif iş hayatından çekilmek istiyorum. Şimdi 1 sene ara versem 55 yaş yerine 56 yaşında aynı yerde olacağım. O bir seneyi 55 yaşımda yaşamak yerine şimdi daha gençken yaşamak doğru olan. O da diyor ki, genç yaşında yapacaktın o bir senelik tatilini. Yarın ne olacağını bilmiyorsun.

Hangisi sizce?
0
gabe h coud
(13.02.26)
Bu mantık ile 18 değil 28 yaşında çalışmaya başlayarak en güzel yıllarında eğlenip çok da harika olmasını beklemediğin yıllarında çalışabilirsin. Sonuçta kim tatilini 23 yaşındaki hali ile yaşamak istemez ki?
0
twelfth
(13.02.26)
başka bir açıdan yaklaşayım
şimdiki bir yıl, 55 yaşındaki 1 yıldan daha uzun. 55 yaşında o yıl çok daha hızlı geçer.

en doğru karar için kendini kasma, ikisni de yapabiliyorsan olay sadece tercihden ibaret, yanlış tercih bu konuda yok gibi (anlattığın 2 satır bilgi ile konuşuyorum)

yıllar önce bir japon çift ağırlamıştık, işe ara verip dünyayı gezmeye karar vermilerdi 1 yıl boyunca ve sonra dönünce işe devam ettiler. ileride zaten emeklilik yaşayacağız, şimdi çocuk yokken, gücümüz yerindeyken dolaşalım istedik demişlerdi. (şimdi iki çocuklu çalışan aile oldular :) )
0
kisa
(13.02.26)
Sabbatical yapiyorsan yani isten ücretsiz izinle 1 sene tatil yapiyorsan keyfine bakabilirsin. Yoksa issizken tatil en fazla 1 ay falan rahat kafayla yapilir.

Ben 55 yasina yasina kadar 1 ay bile bos gecirmek istemem. Parayi kazanabiliyorken kazanmak lazim. Tatil süresi cok kisitlaniyor ama seyahat seviyorsan bir yete gidip gelmek sindirmek icin de süre lazim. Oradan oraya uzun süre savrulmak iyi degil bence.
-1
Purple life
(13.02.26)
Her şeyi geçmişte yaşayıp sorumluluğu ileriye itelerseniz gelecekte geçmişe bakıp ama iyi yaşadım demek yerine mevcut halinizden bıkmış vaziyette ne gerek vardı da diyebilirsiniz.

Gençken de bir şeyler yapmak gerek, yaşlıyken de. Gençken gençlikte yapılacak şeyler yapılır, yaşlıyken yaşlılıkta yapılacak şeyler. Çalışmadan geçebilecek potansiyel yılların hepsini erkenden tüketmek iyi değil bu açıdan bence.

Ayrıca o ötelediğiniz yıllarda "artık işim bitti zaten" kafasına da girebilirsiniz. Çünkü geçmişte, o an yaşayacağınız halinizi bitik hal diye kodlamış oluyorsunuz bir yerde.

Gerçi teorik konuştum ben, yoksa kendi adıma 55-56 arasında buna kafa yormazdım heralde. Ha 55 ha 56.
0
akhenaten
(13.02.26)
yaşlanınca çalışmak daha zor ama 1 yıldan bir şey olmaz herhalde.

benim anlamadığım, keyfe göre kariyere 1 yıl ara verip dünyayı gezecek parayı nereden buluyorsunuz? tek ben mi fakirim burada nedirrrr
0
art cat chocolate
(13.02.26)
Maddi durumun iyi, bence her şeyden uzaklaşmak sana iyi gelecek.
0
Kahvedesu
(13.02.26)
55 yaşına kadar yaşayacağının garantisi yok, mutsuzsan ayrıl.
+1
diabolus79
(13.02.26)
Burdaki en önemli soru çok da içinize sinmeyen yerde niye başladınız? Temel sebebi bulursak buradan bir yere varılabilir.
0
kumandanim
(13.02.26)
Arkadaşın haklı.

Eyt kıvamından bildiriyorum.50 yaşından sonra yapabileceğin en güzel şey çalışmak.başka bir halta yaramıyorsun zaten.evde çok durdun mu karın bile sen bi turneye çık diyor.çocuklar ya ergen ya gençlikte gram umurlarında değilsin.cinsellik falanda çok aklına gelmiyor zaten,casinoda rulet daha keyifli geliyor.eğlence mekanlarını kafan kaldırmıyor birde eskiden bu mal ne yapıyor burada dediğin adamların yaşındasın,o kadar gencin arasında ne işin var.hayatın boyunca yemiş,içmiş,eğlenmişsin zaten canında istemiyor.birde emekli olunca şunu yaparım demek ertelemekten başka bir şey değil.işinde iyiysen bilgi birikiminin en üst olduğu noktadasın,zoru çözebiliyorsun.en temizi çalışmak.özellikle hiç çalışman gerekmiyorken sorun çözmek,çözüm ortağı olmak insanı dinç tutuyor.
0
duptıs
(13.02.26)
elimdeki parayı kullanarak, değerlendirerek, yatırım yaparak vs şu anki parayla aylık 60-70k para getirebiliyorsam ve yatırımım da azalmıyorsa işi bırakır hayatımın sonuna kadar boş takılırım. çalışmakmış, katma değermiş, gençlikmiş yaşlılıkmış; bunların hepsi hikaye. ölene kadar hayattan keyif al, öl git. arada keyif almadan çalışıp öl git de olur ama, piç olur. :)
0
klassno
(14.02.26)
(4)

kulaklik tavsiyesi gelir mi

ala09
airpods prosever olarak max 7 bine alternatif oneri ariyorum. marshallin kulakustu modellerinden olabilir diye dusundum ama ses kalitesi jbl gibi cikarsa uzer. tesekkurler
airpods prosever olarak max 7 bine alternatif oneri ariyorum. marshallin kulakustu modellerinden olabilir diye dusundum ama ses kalitesi jbl gibi cikarsa uzer. tesekkurler
0
ala09
(12.02.26)
7 yi geçebilir, bakmadım ama buds2 pro. Fiyatı arttirirsan
Sony wf1000 xm5 için güzel şeyler duymuştum.
ikisini de denemedim.
0
kisa
(12.02.26)
Ben de son fiyatini bilmiyorum ama 1000mx5i tavsiye ederim. 1 yildir kullaniyorum cok memnunum. akustik kalitesi harici anc de arsa cikmis vaziyette.
0
zseak
(12.02.26)
Sony wf1000 xm5 ile Sony wf1000 xm4 arasında çok bir fark yok, bütçe aralığına uyuyorsa ona da bakabilirsin.
+2
nahtoderfahrung
(12.02.26)
Marshall Major V
0
klassno
(12.02.26)
(7)

type c adaptör

duyuru
benim iphone se telefonum vardı. ona bir hızlı şarj adaptörü aldıktan sonra bataryayı baya kötü etkilemişti.şimdi yeni 16e aldım. içinden iki tarafı type c olan kablo çıktı. şimdi ben düzgün bir adaptör alıp batarya ile ilgili sorun yaşamak istemiyorum ama çok anladığım şeyler değil. hangi adaptörde
benim iphone se telefonum vardı. ona bir hızlı şarj adaptörü aldıktan sonra bataryayı baya kötü etkilemişti.

şimdi yeni 16e aldım. içinden iki tarafı type c olan kablo çıktı. şimdi ben düzgün bir adaptör alıp batarya ile ilgili sorun yaşamak istemiyorum ama çok anladığım şeyler değil. hangi adaptörden almalıyım? doğrudan link de verebilirseniz güzel olur.
0
duyuru
(11.02.26)
Orijinal Apple dışında; belkin, anker, spigen, ravpower’dan şaşmayın. Ucuz tarafta da baseus ve belki ugreen. Kuntik marka almayın yani.
+1
orient blue
(12.02.26)
anker ya da belkin
+1
co2s2
(12.02.26)
apple, orcinal dışında hepsini -kendi sitesinde sattıklarını daha geç vakitte- yazılımla tespit edip zulüm oluyor.
-1
klassno
(12.02.26)
apple'ın kendi adaptörünü alın. çok fark ediyor gerçekten.
-7
elektr10
(12.02.26)
adaptörü yazılımla tespit etme diye bir şey yok. kendi adaptörünü almanıza gerek yok. anker spigen falan alın geçin.
kablo da orijinal olmak zorunda değil type c kablo alt tarafı. bir sürü kaliteli marka var.
+2
jelly bear
(12.02.26)
Apple'ın telefon adaptörleri çok dandik(ti). iPhone 4 (5,5 sene) ve iPhone 6S Plus (7,5 sene) kullandım. iPhone 4'te bir sürü orijinal adaptör bozuldu. Bozulma serisi iPhone 6S'te de devam etti. Kötü kullanmak diye bir durum da söz konusu değil. Düşürmedim. Telefon dışında bir şey şarj etmedim. Bir noktada bıktım ve yan sanayiye geçtim, ardından rahatladım.

Bu arada kardeşim de aynı telefonlarda aynı sorunları yaşadı. O da eşyalarını gayet iyi kullanır ve alayı bozuldu.

Üzerinde elma logosu var diye telefon adaptörünü Apple almazdım, almadım da. Şu anda 15 PM kullanıyorum ve Anker, Baseus, Spigen, Satechi, Ugreen vs farklı markalardan adaptörler aldım. Sadece Baseus'tan memnun kalmadım, birkaç günde bozuldu ancak diğerlerinden memnunum. Bence Apple falan almanıza gerek yok, bilinen bir markanın (Anker, Baseus, Spigen, Satechi, Ugreen, McDodo, Belkin vs) size uygun modelini alın geçin. Bunlar sürekli indirime giren şeyler, Amazon ve Hepsiburada'da takip ederseniz mutlaka indirimli bir şeyler bulursunuz.

Önemli not: Bu söylediklerim Macbook adaptörleri için geçerli değil, onların adaptörleri gerçekten kaliteli.
0
10551037
(12.02.26)
Apple 30 W USB-C Güç Adaptörü öneririm .
0
devilone
(12.02.26)
(1)

Merkezi Etkinlik Bilgilendirme Sistemi

vedatchilipeppers
Herkese merhaba,Günün (ya da haftanın) maçları veya etkinliklerini toplu şekilde bir takvimde falan gösteren app ya da website biliyorsanız paylaşabilir misiniz?Her türlü futbol, basketbol, tenis, boks, satranç vb maçları hakkında toplu biçimde bilgi alabilmem gerekiyor. Spor olması şart değil bu ar
Herkese merhaba,

Günün (ya da haftanın) maçları veya etkinliklerini toplu şekilde bir takvimde falan gösteren app ya da website biliyorsanız paylaşabilir misiniz?

Her türlü futbol, basketbol, tenis, boks, satranç vb maçları hakkında toplu biçimde bilgi alabilmem gerekiyor. Spor olması şart değil bu arada, her türlü eğlenceli event olur izlemelik. Telefondan açıp bakayım mesela x günü y saatte şu etkinlik var gibi bir platform var mı bildiğiniz?

Akşamınız güzel olsun
0
vedatchilipeppers
(11.02.26)
ofsayt spor takibi için (fut ve basletbol ile tenis var)
Radar istanbul ibb'nin seçmece reklam yaptığı etkinlikler
Biletix, bubilet, mobilet, biletinial bilet uygulamaları
Bugece hem bilet uygulaması hem daha hype işler
İstanbul senin de ibb işleri bulunuyor.
0
klassno
(12.02.26)
(10)

Kucuk milletler 5 yil sonrasini

lapaz
Buyuk milletler bir asir sonrasini mi dusunur ve yasar? Turkler cok gunubirlik yasiyo sanki bana mi oyle geldi
Buyuk milletler bir asir sonrasini mi dusunur ve yasar? Turkler cok gunubirlik yasiyo sanki bana mi oyle geldi
+1
lapaz
(11.02.26)
size oyle gelmiyor. turkler kurumu ve kurali sevmez. bir asir sonrasini dusunebilmek ve tasarlayabilmek icin bugunden sabitlenmis, degismeyen referans noktalariniz olmali. bizde boyle baglayici unsurlar yok.
+5
Sour
(11.02.26)
türk milleti diye bir şey mi kaldı ortada ki yarını düşünsün. eflatun'un siyaset yapmazsan siyaset yapanlar seni yönetir sözünü yaşıyor bu ülke 85 senedir.

milleti tarihine sövdüre sövdüre bitirdiler. yüz yıllardır sömürge niyetine kullanılan bir yere dönüştü, bir atatürk denedi kırmayı onun da ömrü yetmedi.
-2
gule gule
(11.02.26)
Türkiye bence israfta apayrı bir ülke. İnsanlar tüketim ile mutsuzluktan kurtulabilecegini sanıyorlar.
-1
michael harddd
(11.02.26)
1800lerin ikinci yarısından beri tek politikamız var: denge politikası
0
Hallegadola
(11.02.26)
Değil bir asır sonrasını, bir dakika sonrasını tahmin edemeyiz özetle.

İki örnek vermek istiyorum;
1- Benzer kategorideki en sevdiğim filmlerden biri, Alman yapımı (bkz: Lola Rennt )

2- Kuran-ı Kerim - Rahman Suresi
كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فٖي شَأْنٍۚ
- O, her an, Bir yaratma halindedir.
-4
love and trust
(11.02.26)
Bu Türkiye'ye özgü bir şey değil. Öncelikle "Yüz yıl sonrasını görmek" diye bir şey zaten mümkün değil. Ancak gelişmiş ülkelerin orta vadeli politikaları, bu politikaları iktidardaki partiden bağımsız yürütecek bir siyasi - bürokratik kültürleri, nihayetinde de askeri ve finansal güçleri var. (Ya da en azından vardı. Trump falan derken bunun orada da ne kadar kaldığı tartışılır)

Türkiye gibi ülkeler ise her şeyden önce etki eden değil, etkilere tepki üreten tarafta; ekonomisi ve siyaseti reaksiyoner. Bu da politikanın da popülizmin en dip noktasında olmasını kendince zorunlu kılıyor, zira millet açken gidip öyle uzun vadeli siyaset falan yapamazsınız; ufkunuz bir sonraki yerel ya da genel seçimlerle sınırlı, o da iki, üç yıl demek.
0
salihdt
(11.02.26)
Kücük millez büyük millet ne güzel kafalar bunlar
-2
Purple life
(11.02.26)
Millet değil Devlet. Onu baştan düzeltelim.

Küçüklük, büyüklükten değil, Zenginlik, fakirlikten bahsediyoruz. Bunun da Devletler seviyesindeki adı Gelişmiş ve Gelişmemiş devletlerdir. Gelişmemiş devletlerin de gururu zedelenmesin diye Az gelişmiş, hatta onunla da yetinmeyip, Gelişmekte olan devletler diyoruz.
Türkiye bir Gelişmekte olan Devlettir.

Bugünün Dünyasında Devletlerin, varolabilmek için kendi kendine yeterli olması, aldığıyla sattığının birbirini karşılaması gerekmektedir. Enerji ithal etmek zorunda olan bir Devlet olduğumuz için ve bunu karşılayabilmemiz için dışarıya teknoloji satmamız gerekmekte çünkü doğal kaynak olarak da tarım olarak da Dünya ile rekabet edebilecek güçte değiliz.
Turizm biraz damlıyorsa da maşrapayı dolduramamaktadır.
Bu durumda borç ile geleceği ipotek etmek dışında çare kalmamakta.

Günü kurtarmak için boğazdaki köprüyü, pardon, mutfaktaki tencereyi diyecektim satmayı düşünen bir aileye 3-5 yıl sonrasının hesabını sormak çok akılcı durmuyor bu durumda.
0
Mirket
(11.02.26)
tam facebook profil arkasi sozu
0
antikadimag
(11.02.26)
turkish people en "zen", "ruhani", "tasavvuf ehli" adına ne dersen insanlar olduğundan (‐muzdan) anı yaşıyor ki bu da halkımızı en büyük yapıyor.

"ben, pollyanna" uluslararası en iyi film oscarı ile 2026'da adayım.
-2
klassno
(12.02.26)
(2)

İstanbul’da kahvehane önerisi olan var mıdır?

mutekebbir
Yabancı bir misafirimiz için hem kahvehane kültürünü görsün hem de okey oynayalım gibi bir planımız var. Avrupa ya da Anadolu yakası olması fark etmez sadece merkezi yerde olması önemli ulaşım açısından. Kadın/erkek rahat hareket edebileceğimiz bir yer olması da önemli. Teşekkürler.
Yabancı bir misafirimiz için hem kahvehane kültürünü görsün hem de okey oynayalım gibi bir planımız var.
Avrupa ya da Anadolu yakası olması fark etmez sadece merkezi yerde olması önemli ulaşım açısından.
Kadın/erkek rahat hareket edebileceğimiz bir yer olması da önemli.

Teşekkürler.
0
mutekebbir
(09.02.26)
kadıköy'de mülksüzler'in yanında var, kadın erkek karışık oynayanlar gördüm orada. bir de kadıköy'de leylak sokak'ta var yine benzer şekilde. ama ilkinde daha gençler oluyor gördüğüm kadarıyla.
0
tepedeki psychedelic adam
(09.02.26)
yeldeğirmeni uzumçn hafız sokak'ta misbah'ın kahvesi var, dükkanın adını bilmiyorum. gerçek mahalle kahvesi.
0
klassno
(09.02.26)
(3)

Samsun_Çarşamba hava alanı gece yarısı ulaşım

jimjim
uçak saat 02:00'da iniyor.normalde daha küçük bir ilçesine gideceğim ama merkeze ulaşsam da olur. ilk servis saat kaçta hareket ediyor? bir de güvenli olur mu? böyle şehirlerde hava alanı taşımacılığı pek kurumsal olmuyor sonuçta..sabaha 6 ya kadar falan hava alanında beklesem servis bulur muyum? te
uçak saat 02:00'da iniyor.
normalde daha küçük bir ilçesine gideceğim ama merkeze ulaşsam da olur. ilk servis saat kaçta hareket ediyor? bir de güvenli olur mu? böyle şehirlerde hava alanı taşımacılığı pek kurumsal olmuyor sonuçta..
sabaha 6 ya kadar falan hava alanında beklesem servis bulur muyum?
teşekkürler.
0
jimjim
(09.02.26)
inen her uçak için kıyı şeridindeki tüm ilçelere servis oluyor. servis uçaktaki tüm yolcular çıkana kadar bekliyor. pek "kurumsal" değiller ve bu yüzden telefonla ulaşıp kesin bilgi almak ve isterseniz rezervasyon yapmak mümkün.
0
klassno
(09.02.26)
inen her uçağın servisi havalimanı önünden yarım saat içinde kalkıyor.

Burdan bakabilirsiniz, gerçi bu site sadece havalimanına yapılan sefer saatlerini gösteriyor. samair'in servisi havabüs'ten falan daha iyi.

samair.samsun.bel.tr
0
efreet sultan
(09.02.26)
Samair anlasilan oranin servislerini yapiyor. Teyit etmekte fayda var bence mumkunse, Samsun icin bilmiyorum ama Giresun'a indim benzer saatlerde, Havas sitesinde her inen ucaktan sonra servis olur yaziyordu, istisna falan belirtilmemisti ama o havayolu ile anlasma yokmus bilmem neymis, neyse gecenin yarisinda got gibi kaldim.
0
mbond
(09.02.26)
(8)

AI'ın tehdit ettiği bölümleri okuyanlar...

msb
Grafik Tasarım mezunuyum. Aynı okula/bölüme şimdi girsem yapay zeka gelişmeleri motivasyonumu yok ederdi diye düşünüyorum.Benim henüz öğrenmeye çalıştığım şeylerin fersah fersah ötesini yapan bir yazılım benim bütün şevkimi kırar, sabahlara kadar proje üretecek gücü bulamazdım sanırım kendimde.Böyle
Grafik Tasarım mezunuyum. Aynı okula/bölüme şimdi girsem yapay zeka gelişmeleri motivasyonumu yok ederdi diye düşünüyorum.

Benim henüz öğrenmeye çalıştığım şeylerin fersah fersah ötesini yapan bir yazılım benim bütün şevkimi kırar, sabahlara kadar proje üretecek gücü bulamazdım sanırım kendimde.

Böyle bölümlere yeni girmiş/girecek gençler ne hissediyor merak ettim.
0
msb
(08.02.26)
Buna pek bakan yok. AI masa başı iş yapan her bölümü etkileyecek. Özellikle sayısal bölümler ve tasarım tarzı bölümler. Geriye sosyal bilimler veya İİBF bölümleri kalıyor. Bunlarda da iş yok.
+1
runaway
(08.02.26)
işini iyi yapan herkes yapay zekaya rağmen iş bulur, giren çıkan juniorlara veya işini ciddiye almayanlara olur. ben yazılımcıyım şuan yetişen juniorlar bu yapay zekaya fazla sırtını dayıyor o yüzden kendi fikirleri yok çoğunun. piyasa adapte olur yeni düzene. geleceğini düşünen varsa olabildiğince az yapay zeka ile işini iyi öğrenmeye baksın.
+1
nahtoderfahrung
(08.02.26)
fotoşop da fotoğrafçılığı bitirecekti, dijitale geçti. geçemeyen akademide estetik üzerinden analog okşuyor. llm ya da ganlar bir araç, meslek bitiremez. x bir içeriği 42 layer üretmiyor, gelecekte de 42 layer üretebilmesi için grafik tasarımcının ona bunu anlatabilmesi lazım.

ne zaman ki biri savunmasında "ben sadece ai ne derse yaptım" der, o gün itibariyle sıkıcı ve gözden düşmüş, kurumsallara kakalanan bir araç olarak hayatına devam eder. başka şeyler böyle gözünüzde büyür filan.
0
klassno
(08.02.26)
Bence henüz farkında değiller çünkü hem görece başındayız, hem de tam olarak nereye gideceğini bilmiyoruz. Ancak sadece 4-5 büyük şirketin (Amazon, Google, Microsoft, Facebook vb.) 2026'da AI için yapacağı altyapı yatırımı 600 milyar dolar seviyesinde. Bu yarışın sonunda illa bir şeyleri değiştirecek ürünler çıkacaktır. Eğer AI bu şirketlerin umduğu yöne gider ve devletler de buradan doğacak verimlilik artışını topluma paylaştıracak adımlar atmazlarsa tünelin ucu güzel bir yere çıkmayabilir.

1 - AI'ın ciddi sosyal etkileri olması için meslekleri tamamen bitirmesi gerekmiyor; 1 milyon insanın çalıştığı bir sektörde %20 verimlilik artışı kabaca 200 bin işsiz insan demek. Bir ülkenin görece iyi kazanan, en çok vergi ödeyen, en çok tüketim yapan orta, orta-üst gelirli grubunun %20'sinin işsiz kalmasının yaratacağı yıkıcı ekonomik etkiyi tahmin bile edemiyorum, ki bunun bir de sosyal ayağı var.

2 - "Alanında iyi olan hep iş bulur" çok subjektif; AI genel olarak süreçleri basitleştiriyor ve iyi olanla olmayan arasındaki farkları azaltıyor. Diğer yandan meritokrasi hiçbir zaman düzgün çalışmadı, zaten öyle olsaydı "Kötü çalışan" diye bir şey kalmazdı, zira bunlar iş bulamazlardı. Çalışan havuzu daraldığında işinde iyi olanların da bir kısmı işsiz kalacak. Tabi burada baskılanacak maaşları da işin içine katmak lazım. Sorun sadece iş sahibi olmak değil, hayatı idame ettirecek para da kazanmak. Bir alanda yüzbinlerce her deneyim seviyesinden fellik fellik iş arayan, kendilerini geliştirmeye çalışan insan varken "Ben işimde çok iyiyim, hem AI'dan etkilenmedim hem de çok iyi maaş alıyorum" genel geçer bir durum olamaz.

3 - AI emek yoğun bir tekonoloji değil, varlığının sebebi her şeyi çok daha hızlı ve verimli yapmak. Kazandırdığı verimliliğe ve dolayısıyla neden olduğu işsizliğe denk bir iş alanı yaratması bence imkansız.
Kaldı ki diğer bir sorun da, o iki grubun aynı olmaması: Yani "Marketlerde artık kasiyer yok, otomatik kasa var, kasiyerlere gerek kalmadı. Ama otomatik kasaların yazılımı var, bakımı var" örneğinde o işsiz kalan kasiyerler bir anda teknisyen ya da yazılımcı olmuyor. Bu tür bir dönüşüm büyük ölçekte imkansıza yakın.

4 - Orta vadede mavi yakalılar da tehlikede zira robotiğe de çok ciddi yatırım yapılıyor. Mesela Amazon'un en büyük derdi depolarını tamamen otomatize edip insanlardan kurtulmak.
+2
salihdt
(09.02.26)
eğer global bir düzenleme olmaz ise tünelin ucu hiç de iyi bir yere çıkmıyor. sorun şu ki ai, robotlar vs. insanların işini elinden aldıktan sonra. üretilen ürünler, hizmetler kime satılacak? herkes işsiz kalınca alıcı kim olacak?
0
surprise
(09.02.26)
ai'dan bağımsız olarak global bir iş kıtlığı var. ai'ın girdiği veya girebileceği işler zaten çoktan bitik.

yazılım pandemi döneminde bir zıplama yaptı ve sonrasında önceki konumuna döndü. herkes yazılımcı maaşı diye internette gördüğü rakamlara kanarak yazılımcı olmak istedi. google'da herhangi bir meslek için arama yapıldığında yakın rakamları görmek mümkün.

kısacası zaten bir durgunluk var. ai etkisi sanıldığı kadar fazla değil ve olmayacak
0
michael harddd
(09.02.26)
salihdt +1. Harika ozetlemis
0
hot potato
(09.02.26)
Yanıtlar için herkese teşekkürler. @salihdt sana ayrıca teşekkürler.
0
🌸msb
(11.02.26)
(13)

Bu kızla buluşsam mı

arbre
Annemin arkadaşının kızını bir süre önce Instagram'da takip etmiştim. O da beni takip etti. Annesi ikimizi sevgili olarak düşünmüş ama ben arkadaş olarak konuşmak istiyorum. İkimiz de mühendisiz ve arkadaş olabileceğimizi düşünüyorum. Ama bazı çekincelerim var.1. Kız ve annesi sevgililik beklentisin
Annemin arkadaşının kızını bir süre önce Instagram'da takip etmiştim. O da beni takip etti. Annesi ikimizi sevgili olarak düşünmüş ama ben arkadaş olarak konuşmak istiyorum. İkimiz de mühendisiz ve arkadaş olabileceğimizi düşünüyorum. Ama bazı çekincelerim var.

1. Kız ve annesi sevgililik beklentisine girmiş ama ben başka bir kıza aşığım uzun süredir. Bu kızla ilişki düşünmüyorum. Buluşmanın first date değil, arkadaşça olmasını istiyorum ama bu kızın kafasında beni istemedi düşüncesi oluşturmamalı.

2. Beni istemedi olarak düşünürse benimle bir daha buluşmayacağını düşünüyorum.

Bu konuyu nasıl çözebilirim?

Belli bir yaştan sonra kızla erkek arkadaş olamıyor mu?
-25
arbre
(07.02.26)
Bir başkasına âşıkken kadınlarla arkadaşlık kurma kafası nereden geliyor onu anlamıyorum sevgili arbre. Yanlış yapıyorsun, hayat da bunu sana böyle böyle gösteriyor aslında ama okuman yok. Oku lütfen. Delikanlı olun azcık. Her kadın sevgiye ilgiye tok olmaz, her kadın her şeyi arkadaşça düşünmez, rica ediyorum biraz gerçekçi ol.
+3
muhayyer divan
(07.02.26)
muhayyer divan, noluyor kız, ne bu sinir. Aşığım dedim, sevgilim ya da eşim demedim. Kendi kendime ömür boyu aşk acısı çekmem de çok mantıklı değil.
-13
🌸arbre
(07.02.26)
Buluş abi ne kaybedeceksin bilakis belki yeni bir birlikteliğe yelken açacaksın, ha baktınız olmadı zaten kafanda başka biri varmış o kanaldan devam edersin.
0
kizil karga
(07.02.26)
Âşık olsan gözün arkadaş falan aramaz arbreeeeeeee iki kişinin bindiği tır değildir.
+3
muhayyer divan
(07.02.26)
Abi aşık olduğun kız geçen kavgalik olduğunuz ve senin intikam alma soruları sorduğun kiz değil mi?
Vallaha bu kız ile herhangi bir şekilde evlenirsen bizleri çağır çeyrek takalım çünkü bu olayın oluru yok neredeyse iki sene olacak kiz sana bir kere bile evet demedi.
Ne yap bilemem de senin şu kiza takılmayı birakman lazım, aşk tek kişi yaşanmıyor.
Bak bu kiz da mühendis işte tam senlik, bence git gör.
+2
logisticsmanager
(07.02.26)
ortam bu kadar yanlış anlaşılmaya müsaitken neden arkadaş olmaya zorluyorsunuz çok manasız.
+4
iwillsee
(07.02.26)
logisticsmanager, intikam almayacaktım, sadece aynı saygısızlıkla karşılık vermeyi düşündüm ama aramız iyi olunca uzatmadım. Ben de farkındayım o noktaya gelemediğimizin. Ben de takılmayı bırakmak istiyorum zaman zaman ama olmuyor. 1 yılda unutamadığımı şu an hiç unutamam. Mühendis kıza duygum 0. Tamamen ev iş arasında yaşadığım için aktivite için konuşmayı düşündüm.
-7
🌸arbre
(07.02.26)
kizi ve annesinin sevgililik beklentisi var ise ve siz başkasına asıksanız neden bu kızla buluşup kizin ileri de mutlaka üzüleceği bir durum yaratıyorsunuz. bu olay sonunda anneniz ve arkadasinin da araları bozulacak zaten.

asik oldugunuz kızın size yuz vermeyip siz de ilgiyi baska yerden rakip kendi özgüveninizi tazelemek istiyorsunuz gibi. yapmayın
+8
oscar
(07.02.26)
oscar, ilgi istemiyorum, tamamen arada buluşup bir şeyler yapmak için. Kahve içmek, konsere gitmek, gezmek...
-7
🌸arbre
(07.02.26)
kızla siz görücü usulü eşlenmişsiniz artık. tanımadığın ama ailenin tanıdığı kızı eklemeyeceksin, hele "aktivite" için hiç eklemeyeceksin. yanlışsın, yanlış yapmışsın. şimdi kızla buluşup, ciddi ciddi bi ilk görüşme yapman lazım. bundan sonrasında o gçrüşmeyi yapar da olumlu ilerlemezsen annen bir arkadaş kaybedecek, bolca dedikodulara konu olacak.

bir de cevaplara yazdıklarınızdan anlıyoruz ki, özrü kabahatinden büyük derler ya, o hesaptasınız. kızla flört, etkinlik buluşma ama ciddiyet? yok. bir yaştan sonra eşraf kızıyla bunlar olmaz. iş arkadaşınla olur, dans kursundan, seramikten filan olur.

geçmiş olsun.
+2
klassno
(08.02.26)
Ya böyle kendini şartlama. Belki bu kız daha çok hoşuna gidecek muhabbeti saracak. Aşk platonik mi kaldı olm lisede miyiz? Takıl kızla yumul
+1
Hallegadola
(08.02.26)
Hallegadola, yok gitmez o açıdan beğenseydim 10 kere buluşurdum, sadece arkadaş olarak görüyorum
-3
🌸arbre
(08.02.26)
halihazırda birine aşıkken , sizden hoşlanan yada bu anlamda beklentisi olan biriyle görüşmeye gitmeniz bence mantıklı değil, hem siz kendinizi kötü hissedeceksiniz hem de karşı tarafın niyeti zaten belli ve o o açıdan yaklaştıkça siz yine arkadaşça davranmaya çalışarak denge korumak zorunda kalıp hem yorulup hem de kendinizi tuhaf pozisyona sokacaksınız. ayrıca niyeti bu denli netse karşı tarafın sizin gitmeniz bile ona umut vermek olacak ki burada kız zaten üzülecek ve sebebi olacaksınız.
+1
darthvader
(09.02.26)
(3)

twitterda profilimdeki şu kısmı nerden düzenleyeceğim?

sorularimicinfeykhesap
şu en üstteki koyu renkli e harfi ile başlayan kısımdan bahsediyorum.burayı nereye girsem değiştirme ayarı bulamadım. kafayi yiyeceğim.nerden değişiyor?https://i.hizliresim.com/vszwq2b.png
şu en üstteki koyu renkli e harfi ile başlayan kısımdan bahsediyorum.

burayı nereye girsem değiştirme ayarı bulamadım. kafayi yiyeceğim.

nerden değişiyor?

i.hizliresim.com
0
sorularimicinfeykhesap
(06.02.26)
sağda "Profili Ayarla" kısmı var. oradan düzenleyebilirsin.
0
elektr10
(06.02.26)
işte oradan olmuyor hocam ya.

o kısımda; profil fotogragfı- kapak fotografı - kendini tarif et - konum

sadece bu ayarlar var.
0
🌸sorularimicinfeykhesap
(06.02.26)
isim soyisim yazdığınız yer orası. profilinizi açın, sağ üstte profili düzenle var oradan isminiz kısmını düzenleyin.
0
klassno
(06.02.26)
(5)

Sevgililer günü KUTU hediye

yenibirgüzelnick
Hani bir kutu yapıyorlar içine kahve kupa ıvır zıvır koyuyorlar. Böyle konseptli bir yer önerir misiniz?
Hani bir kutu yapıyorlar içine kahve kupa ıvır zıvır koyuyorlar.
Böyle konseptli bir yer önerir misiniz?
0
yenibirgüzelnick
(06.02.26)
En bilinenleri Muhiku ve Bikutumutluluk.
0
auroraaurora
(06.02.26)
bendensana
+1
jülsezar
(06.02.26)
Mucizeler Dükkanı, Instagram'dan bakabilirsiniz size özel de içerik yapabilirler.
0
mutekebbir
(06.02.26)
www.darussafaka.org

başkaca vakıfların da var.
0
klassno
(06.02.26)
tam sorduğunuzun cevabı olmasa da bonne nuit diye bişiy var onun içinde de pastalar çikolatalar var baya havalı.
0
Sadece soruyorum
(06.02.26)
(10)

torpil mi referans mı ?

delidir yakalayin
şimdiki işyerimden mutsuzum. yeni bir iş bakınırken hoşuma giden bir iş ilanı ile karşılaştım ve başvurdum. sonra firmaya baktım ki eskiden çalıştığım bir yöneticim şirkette bayağı yüksek bir pozisyonda hatta yönetim kurulu üyesi. beraber çalıştığımız dönemde kendisi ile aramız çok iyiydi. sizce l
şimdiki işyerimden mutsuzum. yeni bir iş bakınırken hoşuma giden bir iş ilanı ile karşılaştım ve başvurdum. sonra firmaya baktım ki eskiden çalıştığım bir yöneticim şirkette bayağı yüksek bir pozisyonda hatta yönetim kurulu üyesi. beraber çalıştığımız dönemde kendisi ile aramız çok iyiydi. sizce linkedin den mesaj göndermeli miyim ? böyle böyle iş ilanına başvurdum uygun görürseniz ik ya iletebilir misiniz şeklinde ? şimdiye kadar hiç torpil - referans ile iş sahibi olmamış, bulmamış birisi olarak bana biraz garip geliyor. amacım da zaten beni işe sok değil, görüşme şansı elde etmek.
0
delidir yakalayin
(06.02.26)
torpil degil ancak yardımcı olur. o da olmak isterse torpil diye düşünme. benim calıstıgım yere hep insanlar referansla geliyor eski iş arkadaslarını getiriyorlar vs.
0
koela
(06.02.26)
torpille alakası yok. bence aramalısın
+1
messina123
(06.02.26)
Haketmeyen adamın haketmedigi pozisyona verilmesine torpil denir. İlgi kişi size referans olacak sadece
0
limonlu eksi
(06.02.26)
Topril değil referans.
Bizim şirkette direkt buna sistem var ve şirket sana para karşılığı olan puan veriyor eğer referans olduğun kişi işe alınırsa. Çünkü şirket için de daha iyi win-win.
0
logisticsmanager
(06.02.26)
referans tabi ki
0
dfn4
(06.02.26)
ne alaka torpille zaten seninle görüşecekler bir süreç yürüteceksin IK ileçç sadece görüşmek için mesaj atcaksan torpil olmaz.. direk işi alım yaptırırsa o zaman torpil olur
0
eja
(06.02.26)
normal durumda bunun adı referans. yönetim kurulu'ndan gelen kişiye ik da çok kolaylaştırıcı yaklaşır büyük bi falso yoksa, oradan torpilli bi referans denilebilir. işe uygun olan biriyseniz -siz kendinizi değerlendirin- referans, değilseniz torpil sayabilirsiniz. benden daha iyisi vardır vs garip düşüncelere düşmeyin. :)
0
klassno
(06.02.26)
Bunu yazma: "böyle böyle iş ilanına başvurdum uygun görürseniz ik ya iletebilir misiniz şeklinde ? "
Hal hatır sor, sizin şirkette bi pozisyon varmış ilgimi çekti sizce nasıl de?

Yardımcı olacaksa; şirketi över, olur umarım, sen başvur ben hallederim der.
Yardımcı olmayacaksa; ik ilgileniyor, benim haberim yok, sen yine de başvur, aslında bizim şirket de bu ara o kadar iyi değil der.
+1
nickini vermek istemeyen uye
(06.02.26)
Referanssız torpilsiz işe girmek çok zamanını alır. Bu kadar naif olma
0
michael harddd
(06.02.26)
durum güncellemesi gireyim.

kendisine hal hatır soran ve böyle bir pozisyon var, uygun görürseniz ik'ya iletirmisiniz şeklinde mesaj attım. kendisi de ik'ya ilettiğini ve bana referans olduğunu belirtti. sabahına da ik görüşme için aradı. demekki bu işler böyle ilerliyormuş :) görüş bildirenlere çok teşekkürler.
+1
🌸delidir yakalayin
(25.02.26)
(2)

Mobbing ile Alakalı bir soru

elektr10
Yine daha önce yazmıştım bir arkadaşımın durumu ile ilgili: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1617443/bir-ofis-ortami-sorusu-da-bendenİşe başlayalı henüz 3 ay oldu ve deneme süresi doldu. Kendisine uyuz olan iki kişi vardı (kadın). Hala uyuzlukları devam ediyormuş ve bunu dışlıyorlarmış. Arkadaşım y
Yine daha önce yazmıştım bir arkadaşımın durumu ile ilgili: www.eksiduyuru.com

İşe başlayalı henüz 3 ay oldu ve deneme süresi doldu. Kendisine uyuz olan iki kişi vardı (kadın). Hala uyuzlukları devam ediyormuş ve bunu dışlıyorlarmış. Arkadaşım yöneticisini (kadın) çok seviyordu hatta ona çok iyi davranıyordu ama son zamanlarda o da kendisini dışlamaya başlamış. Mesela dün öğle yemeğine başka bir yere gitmişler buna hiçbir şey demeden. Veya bir şey anlatırken gözlerine bakıp konuşmuyormuş.

Bir ek bilgi yapayım. Daha önce bu şirkette çalışan bir arkadaşı olduğunu öğrendi ve kendisi de aynı mobbing'i gördüğünü öğrendi. O da 4 ay dayanabilmiş.

Bir başka ek bilgi de bu arkadaşım hamile olduğunu öğrendi ve bunu yöneticisine söyledi. Yönetici gayet mutlu ve "hiç merak etme stres yapma. İşine devam et. Etmezsen de sorun değil anlayışla karşılarız." gibi bir şey demiş ve durumu genel müdürle de paylaşmak zorunda olduğumu söylemiş. O da tabii demiş.

Birkaç gün sonra birden yönetici kadının huyu değişmiş. Yani 2 gündür böyleymiş. Acaba kendi istifa etsin diye mi böyle yapıyorlar? Bildiğiniz üzere hamileyken hormonlar da coşmuş vaziyette oluyor ama arkadaşı da daha önce burada çalışmış ve aynı davranışlara maruz kalmış.

Sizce ne yapsın? Biraz daha dayansın mı yoksa çeksin gitsin mi? Şirketi çok seviyor bu arada. Çok kurumsal ama bu çalışan yönetici 2 0yıldır orada, diğer iki çalışan da 19 yıl ve 5 yıldır oradalarmış.

Bence bunlar kendi imparatorluğunu devam ettirmek istiyorlar ve arkadaşımı tehdit olarak görüyorlar (çok iyi bir yabancı liseden ve çok iyi bir üniversiteden mezun, yurt dışında okumuş ve 3 yabancı dili var ana dili düzeyinde), ya da genel müdür hamile olduğunu öğrenince "bezdirin" talimatı verdi. Aklıma başka bir şey gelmiyor.

Haa bu arada arkadaşıma sistemle alakalı hiçbir şey öğretmiyorlarmış. Zaten yaptığı bir iş ama şirketin sistemini öğretmeye kalkınca sürekli işleri çıkıyormuş, meşgullermiş. Bir şey sorduğunda da "e biz sana bunu anlattık" diyorlarmış halbuki anlatmamışlar bile ya da üzerinden çok zaman geçmiş ama tekrar sorma gereği duyunca bozuk atıyorlarmış.

Bende tavsiyeler tükendi o yüzden sizlere de sorayım dedim.
Şimdiden teşekkürler cevaplar için.
+1
elektr10
(04.02.26)
hiç dert etmesin işe gitsin gelsin zaman geçirsin. nasılsa işi bırakmayı göze almış o yüzden kovuluncaya kadar devam. ayrıca zaten hamileymiş bir süre sonra doğum iznine çıkacak.
0
gercekdunya
(04.02.26)
sözlü iletişime pek bir şey yapamaz ama öğrenmek istediklerini yazılı sorsun, ve mümkünse işin paydaşı diğer birimlerden öğrenmeye baksın.
0
klassno
(04.02.26)
(32)

Dindar hristiyan biriyle sevgili olur musunuz?

pembediken
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
0
pembediken
(03.02.26)
Olurum neden olmayayım.
-4
arbre
(03.02.26)
esim katolik. kayinpederim hristiyan demokrat partiden bakan :p
nema problema.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.02.26)
olmam
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(03.02.26)
Benim hayatıma müdahale edene kadar evet, sonra hayır.
+4
kisa
(03.02.26)
din denen afyona bazilarinin ihtiyaci var.
eger esimin boyle birseye ihtiyaci var ise, beni baglamaz. kendisine iyi gelen ne varsa onunla ugrassin, burda kitabin cinsinin bir onemi yok. zaten asagi yukari hepsi ayni seylerden bahsediyor.
hayat boyle seylere takilmak icin cok kisa, "laissez faire"
0
cooperr
(03.02.26)
Asla.
+2
gabe h coud
(03.02.26)
Hayir. Herhangi bir seye aşırısı olanla yapamam. Din, spor, siyaset, hayvanlar, saglikli beslenme, alkol, komplo teorileri vs vs...
0
duster
(03.02.26)
Dindar ve kendi ülkesinin Akp'sine gönül vermişse sokağından geçmem; dindarsa merhaba-merhaba; inançlı ama inanç seviyesi 1-10 arası 4 ya da altındaysa o zaman olabilir ama tabii Hristiyan var Hristiyan var misal Protestan ya da Anglikan biriyle dindar da olsa sıkıntı yaşamam gibi ama Katolik dindar biri benim için sıkıntı yaratır, bunun Amish'i var var kılı var yünü var oralara girmiyorum bile. Ha Ortodoks kökenli Hristiyan bireyse o da nispeten sıkıntı bi tip olabilir. Kısacası sadece Hristiyan dindar olması tek başına anlamlı bir kriter değil.
0
kizil karga
(03.02.26)
direkt olurdum. +1000 puan.
-3
Purple life
(03.02.26)
Farklı adet, farklı kültür, farklı ritüel.
Hayat zaten yeterince zorken niye, bile isteye yeni yeni sorunlar edineyim ki?
Nikah kilisede mi kıyılacak? Annen gelecek mi nikaha ya da çocuğun vaftiz törenine?
gibi gibi
0
Mirket
(03.02.26)
Soran kişi olarak ben de cevap vereyim. Geçinmeye gönlü varsa anlayış varsa olurum.
0
🌸pembediken
(03.02.26)
hristiyan olanlardan zarar gelmedi ancak müslüman geçinen birisi evli çıkmıştı. tanıdığım en yalancı insandı. bu işler dinle belli olmuyor tabii ancak kendi deneyimime göre müslüman olan dindarlar sorunlu çıkıyor. şahsen uzak duruyorum.
+3
eileengray
(03.02.26)
Olmam. Arkadaşlık başka sevgililik başka, bana müdahale edip etmeyeceği bilinmez.
+1
muhayyer divan
(03.02.26)
Dindar biriyle yolum kesişmez ki. İş zaten oraya varmaz. Hadi zorladık oldu diyelim.
Sonuç yüksek ihtimalle bu olur:

www.reddit.com
0
yurtsuz john
(03.02.26)
ahlak,
tarikat,
atatürk,

kendisi ve ailesi bu kümelerin ne kadar içinde yada dışında kaldigina göre degişir.
0
designer
(03.02.26)
Hangi dine mensup olursa olsun dindar herhangi biriyle birlikte olmazdım. Seküler hayatı seviyorum.
+5
ekimoloji
(03.02.26)
Herhangi bir dine inanan biriyle işleri o noktaya getirmem zaten. Arkadaşlık başka ama sevgili olmam. Karışıp karışmaması da mesele değil, dünya görüşünde din kavramının olması yeterli sevgili olmamam için.
+1
Phoebe
(03.02.26)
mormon olmaz belki ama latin katolik veya istanbul ortodoxları olur.
0
klassno
(03.02.26)
Eşim Katolik. Babam Katolik. Büyürken de kendi evliliğimde de bir sorunumuz olmadı+1.
0
alice in potatoland
(03.02.26)
din tüccarları yüzünden bütün dinler istismar edilmişken. Herkesin dini kendisine deyip kafaya takmam.
0
Rao
(03.02.26)
birkaç sene önce görsem asla derdim. şimdi daha iyi bile olur diyorum.
-1
beatbox yapan metalci
(03.02.26)
Ben okuduğum kurgularda bile daralıyorum bu din işlerinden. Yani cevabim hayır.
+2
a perfect lie
(03.02.26)
Sevgililik dediğin nedir ki zaten, olurdum. Benim inancımla bir derdi yoksa evlilik bile düşünülebilir. Tabii genelde o kadar muhafazakarsa pek yanaşmaz böyle şeylere.
0
mbond
(03.02.26)
hayır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
valla bu yasa gelip din islerinin hikaye oldugunu cozememis biriyle gercekten zor. daha baska neleri cozemedi acaba derim. yani ciddi ciddi inaniyorsa, dindarsa olmaz.

ama evrende bir kutsallik, bir ruhaniyet hissedip bunu oyle alisageldigi icin veya kulturel olarak dine kanalize edenler ok. ona takilmiyorum. ozetle koyu dindar hayatta olmaz, ama sirf inancli diye de sorun yapmiyorum.
0
antikadimag
(04.02.26)
dindar hristiyan, hele ortodoks hristiyan ile olurum ama o benimle sevgili olmak istemeyebilir çünkü türküz işte.
0
rain when i die
(04.02.26)
teoloji baglantili her soruda oldugu gibi yine insanimiz dincilik ile dindarligi karistiriyor.
ayrimini bir turlu yapamadik gitti.
+2
cooperr
(04.02.26)
bir de ermeniyse nikahi basardim. biz de dinliyiz kendimizce hizliresim.com
+2
ala09
(04.02.26)
@ala09 onlar kim :)
0
🌸pembediken
(05.02.26)
cooperr Karıştırmıyoruz hocam dinci dediğimiz tipin zaten denklemde yeri yok onun ben amk ama dindara karşı da çok hoş değiliz dünyaya bakışımız farklı.
0
kizil karga
(05.02.26)
@pembediken seyhim ve ben
0
ala09
(06.02.26)
Herhangi bir finin dindarı ile bir şey yaşayabileceğimi zannetmiyorum.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
(11)

magnezyum olayı

duyuru
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
-1
duyuru
(02.02.26)
Geçen gün uyku problemimi nasıl aşabileceğimi chatgpt'ye sordum. Bana Magnezyum glisinat / sitrat önerdi.
Magnezyum gerçekten uykuya yardım eder mi? Veya sadece internetin “pazarladığı bir efsane” mi? Ve eksik değilsem neden takviye vitamin mineral alayım? dedim.
Epey bi fikir alışverişimiz oldu.
Bilimsel dayanak istedim. Bulamadı ve bünyede eksikliği yok ise kullanmanın gereksiz masraf olacağı konusunda hemfikir olduk kendisiyle.
0
Mirket
(02.02.26)
Yine sosyal medyada 1-2 kişinin “abi inanamıyorum bla bla” paylaşımlarıyla başladı. Bir kaç ay daha gider sonra unutulur.

Vücutta eksiği yoksa kullanmanın anlamı yok ki :)
0
avatar is back
(02.02.26)
doktor yazdiktan 1 hafta sonra
alerji yapmaya baslamisti,

ve sonra yine danistim,
demek ki eksiklik gitmis dediydi.
0
designer
(02.02.26)
Bir kısım diyor ki kan testinde serum seviyesi ölçülüyor, eksik çıkmaması normal hücre içi seviyesi ölçülmesi lazım.
Benim normal aralığın içindeydi, doktor kabak çekirdeği ye, maden suyu iç dedi :)
0
black holes in the sky
(02.02.26)
Su an doktorum dedi diye d vitamini aliyorum her gun ama bu takviyelerin her turlusunu son 10+ senedir aldim, magnezyum da dahil. Hicbirinde benim farkedebilecegim bir olumlu etki gormedim. Deneyimim bu.
0
hot potato
(02.02.26)
magnezyum malat kullanıyorum. yorgunluğa çare olsun diye. tamamen placebo. zaten omega 3 harici takviyelerin işe yaramadığı araştırılmış.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Ben göz seğirmesi için kullanıyorum ve faydasını görüyorum.
0
rahmi pinkfloydoglu
(02.02.26)
hamileyken doktorum sırt ağrılarım için magnorm yazmıştı. hatırlamıyorum faydasını gördüm mü... ama takviyeler konusunda çekimserim biraz. sadece d vitaminine inanıyorum çünkü ne zaman tahlil yapılsa düşük çıkıyor. doktor da sürekli kullan zaten güneş mi görüyoruz demişti. geçen eczanede konusu açıldı yine kreşe giden çocuk sebebiyle sürekli hastayız vs vs. d vitamini kullan, başka bişeye gerek yok dedi :D
0
elorelia
(02.02.26)
ben faydasını görüyorum hem migren hem yorgunluk/kas ağrıları için. huzursuz bacak sendromu için yıllar yıllar önce doktor önerisiyle başlamıştım. hangi tip magnezyuma ihtiyaç olduğunu bilerek almak gerekiyor fayda sağladığını anlayabilmek için, ben daha çok insanların rastgele popüler olan veya tavsiye edilen herhangi bir magnezyumu kullandıklarını gözlemliyorum. Doktora da mutlaka sorulmalı ama genel bilgi için;

youtu.be

ben mevsim geçişlerinde migren coştuğu için bir tane kahvaltıdan sonra, bir tane de akşam yemeğinden yaklaşık iki saat sonra alıyorum. 3 ay kullan 3 ay kullanma şeklinde ilerliyorum bütün takviyeler için.
0
Phoebe
(02.02.26)
Ben haftada 50km'den fazla koşuyorum ve üstüne ağırlık idmanı da yapıyorum. Magnezyum recovery ve kasılmalar için kesinlikle fark ediyor. Kullanmadığım ve kullandığım zamanlarda çok etkisini görüyorum. Uyku için olanın etkisini ben göremedim. Belki gören vardır.
0
gabe h coud
(02.02.26)
kabak çekirdeği çitleyerek başlayabilirsiniz.
0
klassno
(02.02.26)
(11)

telefona gelen bu mesaj yanıltıcı mı?

uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
ahali merhaba. telefona cezai soruşturmanızdan dolayı uzlaşmak için son gününüz diye bir mesaj geldi. mesajın sonunda telefon numarası hukuk bürosu ismi vardı. numarayı aradım mesajı söyledim, karşı taraf kimlik numaramın ilk iki ve son iki sayılarını söyledi, doğru mu size mi ait dedi. evet kimlik
ahali merhaba.

telefona cezai soruşturmanızdan dolayı uzlaşmak için son gününüz diye bir mesaj geldi. mesajın sonunda telefon numarası hukuk bürosu ismi vardı. numarayı aradım mesajı söyledim, karşı taraf kimlik numaramın ilk iki ve son iki sayılarını söyledi, doğru mu size mi ait dedi. evet kimlik öyle dedim telefon kapandı.

memurum. rutin bir hayat yaşıyorum. kimseyle bir sorunum yok.
uzlaşmacı böyle mi iletişime geçiyor?
e devlette her hangi bir dosya da görünmüyorç
0
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(01.02.26)
%100 dolandırıcılık
+5
co2s2
(01.02.26)
Abi bunlar tokatcılık numaraları ama bi olayın yoksa eğer zaten bunu anlamış olman lazım, uzlaşma dolandırıcılığı diye arat örneklerini görürsün.
+2
kizil karga
(01.02.26)
@kizil karga hocam acilde çalışan bir sağlıkçıyım. envai çeşit insanlarla muattap oluyoruz. hukuktan hiç anlamam. böyle mesajla iletişime geçerek oluyor mu diye şey ettim.
0
🌸uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(01.02.26)
Abi bir olayın varsa ve uzlaşma bürosuna intikal olduysa bunun bilgisi sms'le de gelebilir arayabilirler de vs ama o noktaya gelene kadar senin zaten bu konuda bilgin olur, sms olayı zurnanın zırt deliği, sen eğer "bu ne şimdi amq" durumundaysan %100 dolandırıcılık.
0
kizil karga
(01.02.26)
Mirket
(01.02.26)
Avukatım. %100 bile az. Kesin dolandırıcılık. Aşağıda örnek bir mesaj paylaşıyorum. Bu şekilde olmalı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan ve tarafı olduğunuz 2025/……. sayılı dosyada uzlaştırma işlemlerini yürütmek üzere ….. sicil nolu uzlaştırmacı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı uzlaştırma bürosunca görevlendirilmiştir.
Uzlaştırmacı en kısa sürede sizinle irtibata geçecektir.
Uzlaştırmacı Bilgileri :
Adı Soyadı: x….. y…….
İletişim : 0532………..
Uzlaştırmacı bilgilerini www.alternatifcozumler.adalet.gov.tr adresinden öğrenebilirsiniz.
Bilgi için :
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu
İletişim : .... büro numarası B001
+6
ground
(01.02.26)
bana hep geliyo
0
deartheodosia
(01.02.26)
Birilerinde telefon numaranız vardır. O numaradan tüm sülaleniz ve tclerine ulaşabiliyorlar.
0
Kahvedesu
(01.02.26)
@ground

hocam çok teşekkür ederim size...
0
🌸uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(01.02.26)
o "evet" fena bir kayıt.
0
klassno
(01.02.26)
e devletten ,
davalarinizi,
tebligatlari goruntuleyebilirsiniz.
0
designer
(01.02.26)
(6)

yürüme dersleri 201

Whily
https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1614693/yurume-dersleri-101geçen bu sürede neler oldu, neler yaptım hemen hızlıca anlatıyorum.-ablası ile diyalogumu geliştirdim. iş çıkışı 2 3 gün beraber denk geliyoruz bir yere kadar beraber gidiyoruz. ama oradan pek bir şey çıkmadı.-20 günde bir falan kızın çalı
www.eksiduyuru.com

geçen bu sürede neler oldu, neler yaptım hemen hızlıca anlatıyorum.
-ablası ile diyalogumu geliştirdim. iş çıkışı 2 3 gün beraber denk geliyoruz bir yere kadar beraber gidiyoruz. ama oradan pek bir şey çıkmadı.
-20 günde bir falan kızın çalıştığı yere uğrayıp bir şeyler alıyorum. orada biraz muhabbet kurdum.
-kızın iş çıkışı biraz geç. bazen denk geliyoruz iyi akşamlar nasıl gidiyor vs. ile geçiyorum.
-bugün ise tekrar gittim dükkana. bir şeyler aldım yine. bu sefer biraz daha uzun sürdü muhabbet. genel hayat nasıl gidiyor geyikleri vs derken kızın benim ithalatını, ihracatını, yeri geliyor imalatını yaptığım bir alanda sınava hazırlandığını öğrendim. bunun etrafında konuştuk. işte kaynak bulamıyorum çalışmak için vs derken dedim ben o işi çözerim. telefonunu aldım. bana göre bayağı bir verimli geçti konuşma.
-kızımızın şu an ilişkisi yok veya yeni ayrılmış.
gelelim bu konunun en önemlis yerine.
BEN ŞİMDİ NE YAPMALIYIM?
friendzone bataklığına düşmeden ve işime de olumsuz bir etkisi olmadan nasıl yöneteceğim mk. bu işlerde inanılmaz kötüyüm buradaki halimden de anlaşılacağı üzere.
not: işime kötüden kastım ablası benim üstüm, amirim falan değil. canımı sıkacak bir pozisyonda değil. ama küçük bir yer burası dışarıdan gelen bir dallama bacılarımızın canını sıkıyor lafı biraz beni yorabilir.
-1
Whily
(01.02.26)
uzatmadan-oyalanmadan ilgini nazikçe belli edeceksin. akşam yemeği olur, haftasonu bir etkinliğie davet etmek olur vs.

kıza ilgi duyuyor olman ona ekstra yardım etmeni gerektirmez. bu kadar kendinden ödün veren-pervane olan erkek değer göremez. abartıya kaçmadan kendi vaktinden fazla çalmadan yardım edebilirsin tabi. ama bunun sınırı iyi bir arkadaşına edeceğin yardımın bir tık üstüdür.
+2
orpheus
(01.02.26)
seviyorsan git konuş bence.
0
co2s2
(01.02.26)
hocam tam olarak diyalog durumunu bilemem. yalnız bu tür konularda kilit nokta, kadının dikkatini çekip sonra ilgilenenmemek. kadın ilgilendiğini bilecek fark edecek. sonra görmezden gelmek yetiyor. sonra kendisi geliyor. üstüne düşmek kaçırır.
0
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(01.02.26)
Arkadaş okurken içim sıkıldı resmen. Sorsana delikanlı gibi "bi ara kahve içelim mi ya" diye. Biriyle tanışmak istemiyorsa zaten nazikçe belli eder. Yok sen de onu etkilediysen "olabilir" falan der. Bu kadar zorlaştırmayın.
+2
gobekliraki
(01.02.26)
önce sözünü tut, ben o işi çözerim dediğin işi çöz. spnra kahveye çağır. orada yürürsün.
0
klassno
(01.02.26)
ekşiden ilişki tavsiyesi alınmaz. kızdan elektrik alıyorsan, mesajlaşırken ilgili cvp veriyorsa yürü.
0
plastic_angel
(02.02.26)
(8)

Duyuru arşivleme veya pasife çekme

ananiyimioguz
Böyle bir özellik yok sanırım değil mi? Çok zor değilse böyle bir şey talep edelim mi?Mesela 10 yıl önceki duyurularım gözüksün istemiyorum ama silmek de istemiyorum. En azından arşivlesek de en azından tamamen yok olmasa.Veya sileceğimi önceden bildiğim bir şey sordum, sonra cevaplar çok verimli ol
Böyle bir özellik yok sanırım değil mi? Çok zor değilse böyle bir şey talep edelim mi?

Mesela 10 yıl önceki duyurularım gözüksün istemiyorum ama silmek de istemiyorum.
En azından arşivlesek de en azından tamamen yok olmasa.

Veya sileceğimi önceden bildiğim bir şey sordum, sonra cevaplar çok verimli oldu, ss alıyorsun sayfayı pdf olarak kaydediyosun falan çok sağlıklı olmuyor.

En azından cevaplarıyla birlikte profilimizden erişebileceğimiz bir arşiv olsa fena olmazdı sanki.
+4
ananiyimioguz
(01.02.26)
bir süreden sonra içerik arşivde kalsın diye silmenize izin vermiyor site zaten. indirme ve hesabı uçurma iyi bir seçenek olabilirmiş, hesabı sildikten sonra standart bir kullanıcı adı ile içerik kalır ve biraz daha anonimleşmiş olurdu.

patrona seslenelim.
0
klassno
(01.02.26)
Birde facebook gruplarındaki gibi isimsiz soru sorma özelliği getirilebilir mi?
-4
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(02.02.26)
ve bazen beldelerdeki başkanların yaptığı gibi halk dinleme günü yapılabilir mi?
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(02.02.26)
sesimizi duyan var mııı?
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(02.02.26)
hayır böyle bir şey yok. duyurularınızı ne zaman isterseniz silebilirsiniz. yeni bir özellik mi diye denemek için 2007 tarihli bir duyurumu sildim, silindi gitti. sadece toplu silme gibi bir özellik yok, hiç olmadı, olmayacak. ama tek tek silmenize bir engel yok.

tamamını indirme ve/veya arşive atayım, ben göreyim ama kimse görmesin gibi bir seçenek fena fikir değil. ilgili kişilere iletildi.

uçurulan kullanıcının bir sürü hesap alıp geri dönmesini bile henüz ne şekilde çözebileceğimizi bulamamışken, isimsiz kullanıcı ile duyuru açmak bu sitede kesinlikle olmayacak bir özellik. en azından benim oyum kesinlikle olmamasından yana.
+3
kibritsuyu
(02.02.26)
kibrit suyu işte bu yüzden olabilir mi? soruları yüzünden zorbalanan biri kendisini tanıtmadan soru sorarsa kim olduğu anlaşılmaz böylece gelen abuk ceavaplara yükselmez ve böylece farklı hesapların ardına sığınmaz.
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(02.02.26)
1. for day to break
2. sanemz
3. sanemkk
4. such great heights
5. 1313
6. Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
7. I'm gonna start a revolution from my bed
8. ö
9. nuviye
10. gevezeyazar
11. teyze
12. honeyjubu

bunlar benim: birini sözlük yazarlığı hesabımınn üzerinden yıllar geçtikten sonra açtım. zaten tarihler yazıyor.

birini deprem zamanı insanlara yardım için açmıştım. sonra sıkılıp kendi isteğimle sildim zaten asla uçurulmadım.

diğerlerinin de hiçbirinden uçurulmadım hepsini kendi isteğimle kapattım. birtek yazarlık hesabımdan uçuruldum. Hatta o bile tekrar açık görünüyor şimdi.

o zaman da zaten uçurulmayan yoktu.

diğerlerini de evet had. bildirmek ve beni bilmelerini istemediğim için açtım. köykahvehanesi dedikodularına maruz kalmamak için. ordaki emmilerden biri bunu istemez zaten.
Ve hepsine bakabilirsiniz kapattım çünkü öyle istediğim için.

Saltur diye sümük bir nickim de hiç olmadı.

bakın mesela adıma açılan başlığın son yorumunda psikolog amca destursuz sallıyor, kahvehanedeki köşesinden. Bunları da görün.

sağolun cevabınıza.

kandilimiz mübarek olsun

Müsaadenizle şunlara birkaç lafım var. Ne yalancısın abuzer ya. Seni bekar zannediyordum ben. Çünkü benim senelerce hastanelerde çocuk aramamla özlemimi anlatmamla dalga geçtin sen. Ben de sevinene yaşatsın Allah dedim. Hepsi bu.

Şimdi yeni hesaplar açın bakalım mesajlarınızı bekliyorum. Bir dahakine örtmen misin diye giriş yapıp salaklığınızı bu kadar belli etmeyin.


birde birde ayrıca bakın onları bana yazdılar:

hizliresim.com
hizliresim.com

ve bunlara gelene kadar neler duydum ben burda. en azından artık bir müddet runaway suçsuz günahsız insanlara bunları yazıp durmaz.
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(02.02.26)
@ kibritsuyu, teşekkürler ^^
i.pinimg.com
0
🌸ananiyimioguz
(02.02.26)
(7)

Su tarz cocuk yetistirme

tantamount_to_equivalent
Alllah cikardi bu videoyu karsima, bizim bir akraba var aynen su sekilde cocuk yetistiriyor: https://x.com/jurnalhabertr/status/2017922375745233037 Cocuk surekli insanlara saldiriyor, gures, bogusma halinde. Anne, babasi da ilginc sekilde rahatsiz degil. Guluyorlar falan. Istedigi olmayinca agresifl
Alllah cikardi bu videoyu karsima, bizim bir akraba var aynen su sekilde cocuk yetistiriyor: x.com

Cocuk surekli insanlara saldiriyor, gures, bogusma halinde. Anne, babasi da ilginc sekilde rahatsiz degil. Guluyorlar falan. Istedigi olmayinca agresiflesiyor guluyor mu, ciddi mi, sakalasma mi anlayamiyorsun bile. "Cok simarik bu, biraz sert davranin buna" falan diyoruz bu sefer "bizim gibi pisirik, utangac olmasin, biz buyuklerin yaninda agzimizi acamadik, yabanci gelince odaya kacardik, cesur olsun, hakkini arasin" falan diyorlar. Cocugum falan yok. Hakli olma ihtimalleri var mi?
0
tantamount_to_equivalent
(01.02.26)
Okulda arkadaşlarını, ileride iş hayatında iş arkadaşlarını, oturduğu apartmanda komşularını zorbalamaz umarım.
+1
rock n roll
(01.02.26)
Bu yaptıkları şey, çocuklarının sosyal iletişimlerini değil önce duygusal ilişkilerini şekilendirecek bir şey. Babasına bunu yapabilen erkek çocuk partnerinde bir otorite davranışı gördüğünde ona da böyle yapacak. Annesine bunun yapabilen erkek çocuk kendisine bunları yapamayacağı her kadını kullanıp kullanıp atacak mesela. Bunları yapabileceği kadınlar seçtikçe de onlara şiddet gösterecek, bunun şiddet olduğunun bilincinde olmadan, çünkü bunu aile böyle öğretti.

Sosyal ilişkilerde de benzer şeyler olacak tabii. Ben istediğimi yapamadığım/söyleyemediğim herkese şiddet uygularım kafasında olacak.
+1
muhayyer divan
(01.02.26)
Ben şahsen çocuğumun böyle olmasını istemem. Ama bu anlayışa sahip ebeveyn sayısı da azımsanamayacak ölçüde. Toplumumuzda diğer insanların hak ve sınırlarına riayet etmemek yaygın bir davranış. Doğru düzgün bir hesap verme mekanizması da olmadığı için diğer insanların mağduriyetinde bir bedel ödenmiyor. Dolayısıyla bu insanlar bu tarz etkileşimler sonucunda karlı çıkan taraf oluyorlar. Hayatlarında gerek aileden alınan terbiye gerek kişilik özellikleri gereği bu insanlara karşı koyamamış insanlar da çocuklarının da benzer dezavantajlar yaşamalarını istemiyorlar.

Meşrulaştırmak için söylemiyorum ancak arka planda yatan mekanizma bana kalırsa bu şekilde.
0
but that was just a dream
(01.02.26)
Z kuşağından itibaren şehirli tayfa ebeveynler çocuklarını böyle yetiştiriyor.

Çocukerkil aile yazınca Google'da güzel tanımlamalar çıkar.


Bu çocukların büyümüş hali de antisoslal kişilikli oluyor işte. Trafikte bol miktarda karşımıza çıkıyor kural uyumsuzu tipler.
+1
Mirket
(01.02.26)
çocuk ileride senin benim çocuğa yönetici olacak at fava bekle.
0
WithWorth
(01.02.26)
haklı mı değiller mi bu çok garip bi soru, hatalılar orası kesin. bu çocuğu da bir gün akranları döver, dövmezse zaten bi şeye yaramayan biri olur çıkar.
0
klassno
(01.02.26)
böyle şeylerden utanmak yerine bir de övünerek sosyal medyaya atıyorlar, cidden tuhaf bir zamanda yaşıyoruz... kural tanımaz, nerede ne yapacağını bilmeyen çocuklar demek ki böyle yetişiyor... bu yetiştirilişle hakkını arayan yada pısırık olmayan biri değil, saygısızlığı meşrulaştıran bir ortam sunuluyor..
0
darthvader
(02.02.26)
(8)

imamoğlu'nun kürt tarihi öğretilsin çağrısı

plastic_angel
vahim mi yoksa gayet ponçik bir talep mi?duyurucular ne düşünüyor merak ettim.
vahim mi yoksa gayet ponçik bir talep mi?
duyurucular ne düşünüyor merak ettim.
0
plastic_angel
(01.02.26)
Öğretilmeyen her şey ilahlastiriliyor. Öğretilsin nedir
0
topkapiaksaray
(01.02.26)
Bence goygoy olsun diye demiş, bir yere gitmeyeceğini kendisi de biliyor.

Kürt tarihi kime göre öğretilecek, türkler mi yazacak o mu okutulacak kürtler mi yazacak. O iş yaş.
0
tiredofwaiting
(01.02.26)
Olan şeyi öğretecek olsalardı iyiydi, olmayan, uydurulan, varmış gibi kabul ettirmek amacıyla uğraşılan bir şey bu. Selahaddin Eyyubi de Türktür ayrıca.
+2
muhayyer divan
(01.02.26)
goygoy +1
0
Rondak
(01.02.26)
özkürt özel'le birlikte dem parti'ye gidebilirler.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.02.26)
bunlar vatandaşın oturup tartışması için yapılan açıklamalar değil. iktidarın durumu kontrol etmesini engellemek, gündem belirlemesini önlemek için.

şu an havuz medyasına cayır cayır ''kürt seçmen akın akın cumhur ittifakına koşuyor'' haberleri yaptırılıyor.
0
yurtsuz john
(01.02.26)
siyasetçi bunlar, siyaset yapıyorlar. boş insanların, boş işi.

ekonomi, eğitim, sağlıkta yazılı politikalar (policy) açıklamadıkça pek ciddiye almamak lazım.
0
klassno
(01.02.26)
Kürtler 1000 yıldır falan bu topraklarda yaşayan, kendi dilleri, kültürleri ve tarihleri olan bir topluluk. Bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde de sayıları 20 milyonlarla ifade ediliyor. 40-50 yıldır bu etnik topluluğun bağımsızlığı için mücadele eden bir terör örgütü var. Öyle ya da böyle binlerce insanın ölümüne sebep olmuş bir çatışma durumu var. Bu insanların kendi devletlerini kurmak istemelerini önlemek istiyorsak devleti onlara ortak etmemiz gerekiyor. Bu da bir Türk’ün sahip olduğu bütün hakları kayıtsız şartsız bir Kürd’e de vermek anlamına geliyor. Türk tarihi nasıl öğretiliyorsa Kürt tarihi de öğretilmeli. Nasıl her üniversitede Türk dili ve edebiyatı bölümleri varsa benzer bölümler Kürtçe için de olmalı.

Nasıl biz kendi kültürümüzü korumak, dilimizi ileriye götürmek, tarihimizi bilmek istiyorsak Kürtlerin de kendi kültürlerini, dillerini ve tarihlerini korumak istemeleri en doğal hakları.

Aksi takdirde yok oluyorsun çünkü. Tarihin olmayınca dilin olmayınca yok oluyorsun. Birileri gelip sana Kürt değilsin diyor mesela. Hayır abi ben Kürdüm, anam Kürt babam Kürt diyorsun ama yok tepeden inme biri geliyor sen Kürt kökenli Türksün diyor mesela. Başka biri geliyor mesela Kürt tarihi diye bir şey yoktur diyor. Bütün bunlar karşında insanların Kürt kimliğini korumak istemeleri kimseyi terörist yapmaz. İnsani bir taleptir bu.

Ben Türküm ve bundan memnunum. Birisi benim Türk kimliğimi yoksaysaydı eğer ya da tarihimi inkar etse, dilimi ve kültürümü hakir görseydi eğer kimliğime sahip çıkmak için elimden geleni yapardım.
+1
but that was just a dream
(01.02.26)
(12)

Sikayet eden insanlara katlanamiyorum

Purple life
Su an kendim de sikayet ettigim icin bir celiski oluyor, evet.Ama sikayet eden insanlara katlanamiyorum. Havadan sikayet edenler, isinden sikayet edenler wtfffKomik bir sekil de sikayet edebilirsin. Ama ciddi ciddi mutsuz olan insanlarin sikayetlerini dinlemeli miyiz? Bedava terapi veriyormusum gibi
Su an kendim de sikayet ettigim icin bir celiski oluyor, evet.

Ama sikayet eden insanlara katlanamiyorum. Havadan sikayet edenler, isinden sikayet edenler wtfff
Komik bir sekil de sikayet edebilirsin. Ama ciddi ciddi mutsuz olan insanlarin sikayetlerini dinlemeli miyiz? Bedava terapi veriyormusum gibi hissediyorum. Cözüm de istemiyorlar. Anlasilmak ve pohpohlanmak motive edilmek istiyorlar wtfff

Ben düsünce kimse kaldirmadi. Insanlar neden düşük hissedince birilerine yapisarak ayaga kalkma ihtiyacı duyuyorlar?
-4
Purple life
(01.02.26)
ben de katlanamıyorum. bunların bir de bir tık üstü var. şikayet ettiği şeye çözüm bulur, yol gösterirsiniz ama aksiyon almazlar. çünkü onlar o şikayetle yaşamaya alışmış onunla beslenirler. onu elinden alırsanız vasıfsız kalırlar.
+1
Rondak
(01.02.26)
@rondak, cook dogru. Aradiklari cözüm degil. Sadece anlasilmak ve sen de kötü hisset istiyorlar. Asiri toksik geliyor.
0
🌸Purple life
(01.02.26)
Benim de katlanamadigim şikayet ederler ederler sen en ufak bir şey paylaşırsın yav bunu mu taktın modunda gezerler veya dinlemezler. Bence bu davranışı da her şeyden şikayet edenler yapıyor olabilir.

İkinci kategori de güzel şeyler yaşayıp kötüymüş gibi yansitip yine her şeyden şikayet edenler. "Ataninca da dertler bitmiyor kuzum" "yurtdışında da her şey pahalı" "araba aldık ama masrafı çok" bla bla
+1
egerbiryolcu
(01.02.26)
+2
klassno
(01.02.26)
sürekli şikayet duymak yorucu olabilir evet. ben yine de şikayet eden insanları da anlıyorum. çünkü kimsenin hayatı kolay değil ve herkesin mutsuz olmak için bir sürü sebebi var. bu insanlar duygularını bastırırlarsa o kişi veya çevresi açısından çok daha kötü sonuçlanabilir. herkesin psikoloğa verecek parası yok ne yazık ki. neyse ki chatgpt çıktı da herkes onunla dertleşiyor ciddi ciddi. bence oldukça faydalı oldu bu konuda.

çözüm diye sunduğunuz şeyler de size çözümmüş gibi geliyor ama aslında bilmediğiniz başka detaylar ve etkenler olduğu için, o şey çözümü geç, ek sorun bile yaratabilecek bir şey olabiliyor.

bu insanlar negatif değil. hayatları gerçekten bok gibi. çenelerine vuruyor mecburen. ülkemiz hatta dünyamız nereye gidiyor farkında değil misiniz? gülüp oynayabilecek bir hayat yok.

basit dertleri olanlara ben de anlam veremiyorum ama bir şey demiyorum. onlar da hep pamuklara sarılı gibi bir hayat yaşayınca en ufak bir pürüzde sarsılıyorlar galiba. alışkın değiller hayatın kötü yönlerine. şey gibi... birisi 30 bin lira borcum var diye ağlıyor, diğeri de 30 bin lira borcum olsa zil takar oynarım diyor ya insta reelslarında. tam o durum. :d
+1
art cat chocolate
(01.02.26)
@art, ülkemiz dünya kötüye gidiyor olabilir ama herkes ayni yerde.
Benim de düsününce bir ton derdim var. Herkesin var.

Bir derdi bir kere iki kere dert edinirsin ve paylasirsin. Degistiremiyorsan uyum saglarsin. Ben mi cok hödük düsünüyorum?
-3
🌸Purple life
(01.02.26)
şikayet eden insanlara hep şunu diyorum bugün düşündükleriniz yarınlarınızı belirliyor. O yüzden güzel düşünün yarınlarınız da güzel olsun. Bir kitaptan alıntı ismini unuttum.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(01.02.26)
@konusma, eger cözüm aramiyorlarsa niye dert anlatiyorlar? Bir degil iki degil.

Havadan sikayet etmek, işini sevmemekle ilgili şikayet edip durmak asiri immature.
-2
🌸Purple life
(01.02.26)
sürekli birlikte vakit geçirdiğiniz insanlar, sürekli birlikte geçirdiğiniz vakitte, sürekli şikayet ediyorlarsa evet oldukça bunaltıcı bir durum. bir de herkes benzer dertlerden muzdaripse. ben eskiden gazlamaya çalışırdım, artık bıraktım. sen nasıl istiyorsan öyle olsun, haklısın, doğru diyorsun, istediğini yap falan deyip geçiştiriyorum.
0
black holes in the sky
(01.02.26)
bir de şu var.

senin keyfin yerinde olduğu için, diğer insanların mutsuzluğu seni yoruyor. çünkü sen "o kadar da kötü değil ya hayat" düşüncesine kendini tam inandırmış ve biraz rahat hissetmeye başlamışken, hayatın kötü yönlerini duymak sinir bozucu olabilir. "hayat o kadar da kötü değil ne bu negatiflik, çok abartıyorlar her şeyi, mızmızlanmayı bıraksınlar artık yeter" gibi düşüncelerin oluyordur.

ancak sen de mutsuz modda olsaydın, diğer mutsuz insanlar seni rahatsız etmezdi. anlaşılmış hissederdin, "evet lanet olsun böyle işe yeter ya, bıktım artık bir işim de yolunda gitsin" falan diyerek sen de ona katılırdın. pozitif bir insan gördüğünde de o kişinin çok umursamaz, hayatı ve problemleri ciddiye almayan, sülalesi rahat, kaymak tabakadan biri falan olduğunu düşünür ve sinirlenirdin.

yani herkes bir döngüde aslında. bir ara pozitifiz, bir ara negatifiz. kendimiz gibi düşünmeyeni hemen damgalayıp kötülemek yerine, bir gün kendimizin de o noktada olabileceğini düşünüp anlayış göstermek lazım.
0
art cat chocolate
(01.02.26)
Doğal değil mi? Güçsüz hissediyorum, hayatta kalmaya ya da hayatta kalacağım hissine, o güvene ihtiyacım var, bunu da o güvene ve güce sahip birinden karşılamaya çalışıyorum. Bence gayet doğal. Doğal olması doğru veya iyi olması anlamına gelmese de doğal.

Bazı insanlar çok lüzumsuz şikayetçi ve olumsuzlar evet. Bazıları başkalarına verdikleri pozitif enerji ve manevi desteği kendilerine veremezler (ben) bazıları başkalarına da olumlu şeyler yansıtamazlar kendilerine de böyşe şeyler yaşatamazlar... Bu biraz bilinç, farkındalık, bilgi, değer verme meselesi. İnanç meselesi hatta, hatta hayat tecrübesi meselesi.

Bir de insan en çok görüştüğü 5 kişinin ortalamasıymış. Yakınında her gün görecek 5 kişi bile olmayanlar var. Olanların da olumsuz/kötümser olduklarını düşünürsek bu vaziyet virüs gibi yayılır tabii.

Her anlamda çok çok zor şartlarda yaşıyoruz, birbirimize destek vermezsek bırakalım başkalarını, kendi geleceğimiz için yaşama ihtimalimiz olan iyiliği engellemiş oluruz, kendimize zarar yani. Evet insanların olumsuz hallerine besin olmayalım tamam ama bizde olan gücü veya olumlu enerjiyi çevreye saçabilelim diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(01.02.26)
şikayet değil de ben çok söylenen insanlardan sıkılıyorum. bi yere gideceğiz mesela, zevkine bak ne söyleniyorsun? yola söyleniyor, arabaya söyleniyor, şoföre söyleniyor, gittiğin yerde söyleniyor otururken söyleniyor kalkarken söyleniyor. böyle fenalık geçirdiğim oluyor.
0
Sadece soruyorum
(02.02.26)
(7)

Ben gelecekten geldim geri dönemiyorum zaman makinem bozuldu

substituent
Bu zamanda takılı kaldım her şey çok farklı ne yapacağımı bilmiyorum. Birisi bu sebeple psikiyatri/psikologa gitse ne olur? Yani terapide bunları dese? Terapist profesyonel olarak bunun gerçek olduğuna varsaymak zorunda mı? Yoksa şizofren muamelesi çekerler?
Bu zamanda takılı kaldım her şey çok farklı ne yapacağımı bilmiyorum.

Birisi bu sebeple psikiyatri/psikologa gitse ne olur? Yani terapide bunları dese? Terapist profesyonel olarak bunun gerçek olduğuna varsaymak zorunda mı? Yoksa şizofren muamelesi çekerler?
-3
substituent
(31.01.26)
Muamelenin en güzelini görürsün.
+7
gobekliraki
(31.01.26)
Arabanın taksidi çıktı diye sevinir
+10
topkapiaksaray
(31.01.26)
teoride evet, ciddiye alması gerekir. aklı başında bi terapistse bakar dalga mı geçiyor ciddi mi diye. ciddiyse muamelenin en iyisini görür +1

dalgaysa da kişi biraz para akıttıktan sonra muameleye başlarlar.
0
klassno
(01.02.26)
ben terapist olsam ilk soracağım soru; o günkü maç sonuçları olurdu (bkz: swh)
+1
Rondak
(01.02.26)
şizofren tabi ki.
0
gurur
(01.02.26)
K-Pax adlı bir film vardı. Adam uzaydan geldiğini iddia ediyordu ve neredeyse de ispatlıyordu. Kevin Spacey başrolde tavsiye ederim. Film akıl hastanesinde geçiyor. ;))
0
ground
(01.02.26)
Doktor önce dinler ve sonra gelecekten geldiğini ispatlamasını ister. HAsta ispatlayamadıkça hastalığını anlar ve tedaviye geçilir.
0
pamukpyensesim
(01.02.26)
(10)

Hayatınız boyunca ne istediğini bildiniz mi ve biliyor musunuz?

put it in your appropriate place
Bir ay sonra 37 yaşında bi herif olacağım. Hayatım boyunca ne istediğimi anlamadım. Hep tersinden yola çıktım; ne istemediğimi düşündüm.- Üniversitede bölüm tercihimi; mezun olup, işe başladığımda iş sorumluğum para yönetimi ve ekonomi olmasını istemedim.- Üniversitede bölümün dilini İngilizce terci
Bir ay sonra 37 yaşında bi herif olacağım. Hayatım boyunca ne istediğimi anlamadım. Hep tersinden yola çıktım; ne istemediğimi düşündüm.

- Üniversitede bölüm tercihimi; mezun olup, işe başladığımda iş sorumluğum para yönetimi ve ekonomi olmasını istemedim.
- Üniversitede bölümün dilini İngilizce tercih sebebim; mezun olup, iş görüşümesinde İngilizce biliyor musun diye sorduklarında hayır demeyi istemedim.
- bazı mallara bakıp bakıp "bunun gibi g.t, bunun gibi dallama ve gerizekalı biri olmayacağım" dediğim çok oldu.
- 27 yaşındayken 35 olduğumda hayatımın sadece kitap okumaktan ibaret olmasını da istememiştim.
- İçki içmeyi isteyip nerede durmam gerektiğini idrak edemem diye 30uma kadar hiç içmememiştim. 30umda başladım içki içmeye. Alkolik ve şarhos olmanın insanı ne derece berbat olduğunu birinci dereceden tanık olduğumdan bunlar gibi olmayacağım dediğim çok oldu. Birkaç sefer son raddeye geldiğim oldu ama o sınırı idrak edebiliyorum.


Ne istemediğimi düşünüp alternatif bir yol oluşturmaya çalıştım. Hayatım boyunca ne istediğimi bilmeden yaşadım fakat geldiğim ve evirildiğim noktada hayatımdan çok memnumum.
+2
put it in your appropriate place
(31.01.26)
Huzur istiyorum, nezaket görmek istiyorum. İnsanlarla samimi ilişkiler kurmak istiyorum. Sevilmek ve onaylanmak istiyorum. Görülmek istiyorum. Sürekli sorgulanmamak istiyorum, sürekli diken üstünde olmamak istiyorum. Ait hissetmek istiyorum. Özgür olmak istiyorum. Kimseye zarar vermemek istiyorum, kalp kırmamak istiyorum. İnsanlarla mücadele etmek istemiyorum. Kibre düşmek istemiyorum, hakkımı yedirmemek istiyorum.

Sabaha kadar yazarım.
+2
sekizdokuzon
(31.01.26)
Sanki kınadıklarınıza benzemişsiniz.
-2
Kahvedesu
(31.01.26)
@Kahvedus; Sanmıyorum. Yazdığınıza saygım var ama aynı görüşte değilim.
0
🌸put it in your appropriate place
(31.01.26)
Ne istediğimi hiçbir zaman bilemedim ama ne istemediğimden hep çok net emin oldum; ona göre hareket ettim. Hayat tek bir seçime odaklanamayacak kadar çeşitli yollar çıkarıyor insana, her biri de ayrı bir his, ayrı bir zevk tattırıyor.
+2
Bruce
(31.01.26)
geçmişime bakarak yakın geleceğimde ne istediğimi biliyorum. doğrusu, tasarlıyorum. birkaç kez başkasına bakıp "bunun gibi olmayacağım" dedim, her zaman kendimi kerteriz almaya bakarım.
0
klassno
(01.02.26)
evet biliyordum.

- kedilere aşığım. hep bir kedim olsun istiyordum. iki kedim oldu <3
- şu anki sevgilimle sevgili olmak istiyordum, tam pes etmişken olduk :d
- ortaokuldayken güzel sanatlar lisesinde okumayı ben istedim ve okudum.
- lisemin 1. senesinde grafik tasarımcı olmak istediğime ve üniversiteyi istanbul'da okumak istediğime karar verdim. bunları da yaptım. çok iyi bir üniversiteden güzel sanatlar fakültesinde grafik tasarım diplomamı aldım.

ha tabii zorlu bir iş hayatım oldu şimdiye dek. kendimi çokça geliştirdim de bir yandan. hala geliştiriyorum.

isteyip de elde edemediklerim var bir de:

- huzurlu bir hayat
- huzurlu ve güvenli bir iş
- maddi rahatlık, hatta bolluk
- sağlıklı psikoloji
- mutluluk
- sağlık

yani aslında para lazım ya. çok para lazım. :d
0
art cat chocolate
(01.02.26)
cogunlukla evet.

arada bir bosluga düstügüm zamanlar oldu ama cogunlukla nokta atisi kadar biliyordum. ergenlik yillarinda insan kendini tanirken sekilden sekle giriyor ama onu saymiyorum. sonucta denemeden neyi isteyip istemedigini bilemiyorsun.

sizde gereksiz bir korku var gibi geldi bana. rezil olma, hata yapma, aptal olma korkusu vs. bunlarin ailede kücükken cok elestirilmekten oldugunu okumustum ya da duymustum. belki onun üzerine gitmeniz lazimdir?
-1
Purple life
(01.02.26)
Ben pek bilmiyordum zira daha iki buçuk sene önceye kadar çalışmamıştım (32.5 yasinda calismaya başladım), ve gelecek planı yapmamıştım ama son senelerde hayatımı toparlamaya başladım, ve kendime hedef ve planlar koymaya başladım. hedeflerim kısaca maddi rahatlık, güzel bir yaşama sahip olma, yaşlandığımda geri dönüp baktığımda pişman olmayacağım bir hayat sürmek olmak.
0
lodlest23
(01.02.26)
Hayır. En fazla bir haftaya kadar gelecek düşünebiliyorum daha ötesi yok bende.
0
peki madem
(01.02.26)
Bazen evdeki hesap çarşıya uymaz. Kesin bir şeye karar verirsin ülkenin durumu, pandemi , hayatına giren biri kararını etkiler. Tabiki ne istediğini ve istemediğini bilmek iyi bir şey.
0
pembediken
(01.02.26)
(5)

İstanbul - 2026 Site aidatınız?

Lethe
Özellikle peyzaj alanı geniş; güvenlik, fitness, havuz(lar) gibi imkan ve masrafları olan sitelerde yaşayanlara soruyorum (Avrupa konutları, Sinpaş, Kentplus, Ağaoğlu vb.), 2026'da aidatınız ne oldu?Evinizin büyüklüğünü de yazarsanız daha net olur, malum metrekareye göre aidatlar değişiyor. Ya da en
Özellikle peyzaj alanı geniş; güvenlik, fitness, havuz(lar) gibi imkan ve masrafları olan sitelerde yaşayanlara soruyorum (Avrupa konutları, Sinpaş, Kentplus, Ağaoğlu vb.), 2026'da aidatınız ne oldu?

Evinizin büyüklüğünü de yazarsanız daha net olur, malum metrekareye göre aidatlar değişiyor. Ya da en azından 2+1, 3+1 diye belirtirseniz kabaca fikrimiz olur.

Bizde brüt 112, net 95 m2 konutlar: 9800 TL.
0
Lethe
(31.01.26)
2+1

güvenlik,açık otopark günde 2 çöp toplama

2500
0
biravekahve
(31.01.26)
32 bin tl. 3+1. Acarkent
0
gabe h coud
(31.01.26)
benim değil ama mesa çengelköy 110(diyolar)m2 2+1 için 28bin tele.

benim 3+1 150m2 için, akşamları çöp toplanır haftada 2 genel temizlik 300 tele. dümdüz apartman.
0
klassno
(01.02.26)
beylikdüzü 3+1, 155m2
oldukça büyük bir yeşil alan yüzme havuzu hariç çoğu imkan mevcut. kapalı otopark, akşamları çöplerin toplanması vs. 3500tl
0
lazpalle
(01.02.26)
Beylikdüzü 3+1 110m2
Acik havuz, spor salonu var, yeşil alan yok tek bloklu apartman/site
2250 tlydi gecen sene, henuz zam yapmadi ocakta da 2250 ödedim
0
matilda
(01.02.26)
(6)

En iyi sucuk

sucvecezve
hangi markada?
hangi markada?
0
sucvecezve
(31.01.26)
-Yanturali

-Etin En iyisi -Sidar Şef
+1
ırene adler
(31.01.26)
Beyti Restorant'ın dışarıya da satılan sucukları var, Yanturalı'dan bile iyi. İşin özünde manda eti var tabii, manda eti olan sucuk daha lezzetli oluyor.
+1
montreal
(31.01.26)
cumhuriyet'i beğeniyorum.
0
klassno
(01.02.26)
Türkan Sucukları
(bkz: swh)
+1
rakicandir
(01.02.26)
Egetürk(tür)
0
Purple life
(01.02.26)
nobodioght
(01.02.26)
(3)

Duyurunun grafikçilerine bir soru

ananiyimioguz
Diyelim ki bir ai tool a logo yaptırdınız. Zaten çok detaylı değil, basit bir logo.Ama bu jpeg veya png gibi bitmap tabanlı generate edileceği için çok kaliteli olmuyor, detaya indikçe pixel pixel gözüküyor.jpeg/png to svg tarzı vektörel tabanlı çizime çeviren siteler denedim ama onlar ya kötü yapıy
Diyelim ki bir ai tool a logo yaptırdınız. Zaten çok detaylı değil, basit bir logo.

Ama bu jpeg veya png gibi bitmap tabanlı generate edileceği için çok kaliteli olmuyor, detaya indikçe pixel pixel gözüküyor.

jpeg/png to svg tarzı vektörel tabanlı çizime çeviren siteler denedim ama onlar ya kötü yapıyor, ya da güzel yapıyor ama para istiyor.

elimde adobe ai yok şuan.

ben bu logoyu nasıl düzgün bir şekilde vektörel hale getirebilirim? online tool var mı?
-1
ananiyimioguz
(31.01.26)
Adobe online zekası var, orayı deneyebilirsiniz. İmajları svg de veriyor. Gemini üzerinde de svg çıktı olması lazım, emin değilim.
0
klassno
(31.01.26)
freepik svg'ye çeviriyor. ücretli ama tabii.

grafik tasarımcıya para vermediniz, tamam. bari yapay zekaya bir tık para verin de kullanılabilir bir logonuz olsun.
+5
batlegolas
(31.01.26)
@klassno, adobe online ı denedim pek sağlıklı yapmadı.
gemini denedim, iyice kötü yaptı.

@batlegolas, peh peh. veriyoruz zaten ama bendekiler düzgün yapamıyor şimdilik, başka şeyleri de ayrı ayrı satın almayım diye önce free yapanı var mı diye sordum. yoksa mecbur verilir.

ayrıca bir şeyin parasız yolunu aramak suç mu? önce ona bakarsın, bulamazsan bütçe ayırırsın. yine yapamazsan bütçeyi artırırsın. bir hiyerarşisi vardır değil mİ?
0
🌸ananiyimioguz
(01.02.26)
(11)

Verdiği borcu faiziyle alan var mı

yakalayamadığın.ışıklar
Borç verince eksi hesaba inilirse bankanın yansıttığı kmh faiz bedeli normal olarak alınır ama onun haricinde atıyorum 50 bin vermiştim 1 sene geçti deyip faiziyle alanınız oldu mu? Misal o paraya altın alacaktım aradaki fark şu şu diyerek.
Borç verince eksi hesaba inilirse bankanın yansıttığı kmh faiz bedeli normal olarak alınır ama onun haricinde atıyorum 50 bin vermiştim 1 sene geçti deyip faiziyle alanınız oldu mu? Misal o paraya altın alacaktım aradaki fark şu şu diyerek.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(30.01.26)
Tefeci değilim çok şükür.
0
gobekliraki
(30.01.26)
Faizini düşünecek kadar borç vermiyorum hiç, bir kere aileme vermiştim, o da ailem zaten.

Ama bir şekilde dışarıya yüklü borç verecek olsam enflasyon hesabıyla vereceğimi baştan söylerdim. Ya da belki en azından tl cinsinden vermezdim bilemedim şimdi.

Ama tl cinsinden verdiğimi 1 sene sonra eşit tl olarak alacaksam kusura bakma hocam, o kadar durumum yok der vermem o borcu, yok cidden :D Sıkıntılı bir şey. Ocak 2025'teki 50 bin, Aralık 2025'te 62 bine denk.
+1
akhenaten
(30.01.26)
Kardeşime her zaman faizle borç veririm çocukluğundan beri onu buna alıştırdım artık kendisi direkt bu teklifle geliyor.
Direkt iki katını isterim.
-1
mutekebbir
(30.01.26)
benim de kardeşimden alacağım vardı. 4-5 yıl geçmişti. bana güncelleyip gönder dedim. mesaj atmış; o tarihin parası ile gram, yarım, çeyrek, dolar ve euro olarak. hangisinden göndereyim dedi. ben de en yüksek olan yarım altındı galiba onu seçtim. yaklaşık 33 bin lirayı 290 bin falandı galiba o rakamdan geri aldım. hiç sıkıntı olmadı aramızda.
-1
ground
(30.01.26)
teyzemler araba alırken kaynından borç alacaklardı. gram altın üzerinden hesaplamışlardı. 100 gram altına denk gelen bi borç almışlar iade ederken de 100 gram olarak iade edecekler. ama tl olarak verdiysen ve gram altına göre geri alırım demediysen şimdi borcu iade edecek olan kişi karşı çıkabilir böyle konuşmamıştık diye.
+2
Sadece soruyorum
(30.01.26)
50 bin hiç borç vermedim maks. 10 verdim o da birkaç aylık onu da geri aldım ama çok zaman geçtiyse altın ya da euro değerinde isterim yani.
0
matilda
(30.01.26)
Çevremde, arkadaştan, eşden dosttan borç alma verme adeti yok. İhtiyacı olan bankaya gidiyor.
Ama, oldu da gerekti, alacak da verecek de olsam ödemenin dolar üzerinden mi altın üzerinden mi banka faizinden mi olacağını konuşurum. Bu enflasyonist ortamda konuyu askıda bırakmak, baştan konuşmamak, bir yıl önceki parayla şimdikinin aynı olduğu pişkinliğini yaşamak, yaşatmak arkadaşlığa sığmaz.
Ama oldu da baştan konuşulmadı. Borç veren, para ne şekilde dönerse kabullenmeli, sineye çekmeli ve artık konuşmamalı. Herhangi bir şeyi gerekçe gösterip fark parası isteyememeli. Çok ayıp eder yoksa.
0
Mirket
(30.01.26)
Baştan konuşmak gerekir ki iki taraf da razı olsun sonucuna.
Baştan altın diye konuştuysan altın geri alırsın. Ama TL verip, bunu konuşmayıp, altın bir anda çıkmışken bu kadar "ben altın alacaktım aslında" deyip altın geri istemek ayıptır, etik de değildir.
Altın %50 düşmüş olsaydı da "ben altın alacaktım" deyip düşük mü geri isteyecekti?
Baştan altın konuşmuş olsaydı iki taraf da kaderine razı olurdu.
Hiç konuşulmadıysa dolar/euro ortalaması olabilir ya da altın/dolar ortalaması olabilir.
+1
burfak
(30.01.26)
ben abimle para alışverişimiz oluyor, asla tl vermiyoruz birbirimize. dolar oluor genelde. bazılarına bu durum abes geliyor ama parayı zor durumda kalıp istemiyorken, yatırım için para alışverişi yapılıyorken borç veren kişinin de magdur edilmemesi lazım.

Baştan belli bizimkiler sonradan altına çevirelim yok bitcoine çevirelim işi biraz zorlama. en güzeli bu para işlerini açık açık konuşmak.
0
liberal
(30.01.26)
Genelde insanlar altinla borc verip altinla aliyor bu yuzden.
Kimse tefeci degil ama enflasyonun %40 in uzerinde su an 1-2 sene once %60 di. Bu tarz bir durumda kimse enayi yerine konmamali.
+1
nuevo
(30.01.26)
parayı sevmediğimden tl ile borç verir altına endeksli borç alırım.
0
klassno
(30.01.26)
(4)

Konuşasım yok

gobekliraki
Ve bunu kimseye anlatamıyorum. Normalde çok sosyal, konuşkan, komik vs biriyim. Ama özellikle son 6 ayda hem mental hem fiziki rahatsızlıklar geçirdim, fiziki olanlar epey ağırdı (ölüme ramak kalmalar falan) . Nolduysa bu dönemde oldu, daha kendini dinleyen, gerçekten beni mutlu eden şeyleri yapmaya
Ve bunu kimseye anlatamıyorum. Normalde çok sosyal, konuşkan, komik vs biriyim. Ama özellikle son 6 ayda hem mental hem fiziki rahatsızlıklar geçirdim, fiziki olanlar epey ağırdı (ölüme ramak kalmalar falan) . Nolduysa bu dönemde oldu, daha kendini dinleyen, gerçekten beni mutlu eden şeyleri yapmaya başladım.
Eskiden sanki görevimmiş gibi ortamların neşesi gibiydim, ailemde sorunlar olurdu alakam olmamasına rağmen ben kendime dert ederdim.
Şimdi gerçekten canım mesela hiç konuşmak istemiyor gereksiz yere. Fikrim sorulmadıkça bişey demiyorum. Milletin büyüttüğü olayları, dedikoduları vs. sallamıyorum hiç.

Bu da insanlara dert oldu resmen ya. Bıktım her gün şu soruları duymaktan: "neyin var, hiç sesin çıkmıyor, iyi misin vs.vs.vs"
Ya kötü olduğuma dair bir emare dahi yok, sadece galiba beklentide olunan kalıptan taştım bu da milleti rahatsız ediyor.
Bu yaklaşımların da 1 tanesi bile samimi değil bu arada.
Bir kişi de demiyor ki "ulan adam neler atlattı, normal". Ne kadar egoist ya insanlar, anlayışı geçtim, saygı sıfır sıfır.

Arkadaş alt tarafı kendi kabuğuma çekildim. Gittin 20küsür yıllık hattımı kapattırdım, yeni numara aldım, 3-5 kişi harici kimseyle de paylaşmadım. Bunu duyan bile hadsiz hadsiz ya trip atıyor, ya direkt numaranı versene diyor. Vermek istesem verirdim zaten. Yıllardır aramayan insan numaramı vermedim diye trip atıyor. Sosyal medyam da olmadığı için zaten onların küçük beyinlerinde yokum ben, bunun farkındayım zaten. Ama bişeyin ucu dokununca hemen sahte sahte pozlara girmeler falan.

İç dökme gibi oldu ama arkadaş alt tarafı boş boş konuşasım yok. Hayır çıkmak istemiyorum seninle dışarı, hayır rakı balık canım çekmiyor, evet tek başıma yürüyüş yapacağım, Evet ne yaptıysam kendime yaptım.
Ben bu toksik diyaloglardan nasıl kurtulacağım ya birilerin kalbini ciddi anlamda kırmadan? Aylardır aynı döngüler, sabrım da taşıyor artık (ki o derece ki buraya iç dökmek zorunda kalıyorum aslında)
+5
gobekliraki
(28.01.26)
Dönüşüm falan inan bilmiyorum artık her neyse adı, çok sıkıldım bunlardan onu biliyorum. Hayır lafı laps diye koymadıkça giderek hadsizleşiyor ortam. Gelmiş diyor ki "sendeki imkan bende olacak ohooo, sen niye böyle oldun bi anda". Lan noldum it, işimde gücümdeyim, ben yine mutluyum, eğleniyorum, gelişiyorum, hayal kuruyorum falan. sana "eskortluk" etmiyorum o kadar.
+1
🌸gobekliraki
(28.01.26)
onları değiştiremezsin ama kendi bakış açını değiştirebilirsin. kimseye karşı bu konularda mesul olmadığını fark edince söyledikleri de umrunda olmayacak zaten.
+1
orpheus
(28.01.26)
geçmiş olsun öncelikle.
insanlar sağlık konusunda sınanmadıysa pek nasıl olduğunu anlamıyorlar. bu tarz durumlardan sonra nekahet dönemi de hemen bitemeyebiliyor ve sürekli iyiye giden, pozitif bir süreç olmayabiliyor. sadece fiziki değil manevi desteğe de insanların ihtiyacı oluyor. insanın ayağa kalkmak bile istemediği günler oluyor sağlık problemleri yüzünden. bazı etkileri daha kalıcı olabiliyor. biraz anlayabiliyorum sizi. ama eski duyurularınıza baktığımda sanki son sağlık problemlerinizden önce de biraz kabuğunuza çekilmeye başlayıp daha az sosyal bir yaşantınız olmuş. belki sadece hastalığınızla ilgili değildir. yaşınız, çevredeki arkadaşlarınızla hayatınızın farklı yollara sapması, muhabbetlerinin sarmaması, elinizde olmadan eskisi kadar sevmiyor ve anlattıklarına, hayatlarına ilgi duymuyor da olabilirsiniz. siz reddettikçe teklifleri azaltırlar. belki şunu düşünmekte fayda var mı bilmiyorum ama, eski halinize dönerseniz aynı tepkileri onlardan alma ihtimalinizde nasıl hissedeceksiniz?
0
black holes in the sky
(28.01.26)
lafı laps diye koymak iyidir. onlar da biraz kendilerine bakarlar.
+1
klassno
(29.01.26)
(11)

Evli olmayanlara soru

arbre
Yaşı 30 üstü olup evli olmayan kişiler, planınız nedir? Yaşınızın geçmesi endişeniz var mı? Flört, sevgili durumunuz nasıl? Evlenebileceğinizi düşünüyor musunuz?
Yaşı 30 üstü olup evli olmayan kişiler, planınız nedir? Yaşınızın geçmesi endişeniz var mı? Flört, sevgili durumunuz nasıl? Evlenebileceğinizi düşünüyor musunuz?
-11
arbre
(27.01.26)
planım yok, endişem de bulunmuyor. çok da uzun yaşamak istemiyorum, bir yerden sonra müsade demek lazım. manitasyon çok eşlilikle devam. evlenebileceğimi düşünüyor, evlenmeyi düşünmüyorum. kastırmadan biraz daha yaşarız işte.
0
klassno
(27.01.26)
plan yok, yaşım geçebilir, flört yok, sevgili not applicable.
0
zen1th
(27.01.26)
Hiçbir kaygım yok. Erkeğin yaşı geçmez
-1
michael harddd
(27.01.26)
bir planım yok hiçbir zaman da evlenmek istemedim. zaten evlenme fikri hep bana saçma gelmiştir. eğer birlikte yaşayacağım biri olursa olur, olmazsada sorun olmaz.
+1
my fault
(27.01.26)
Planım yok, endişem yok, artık kabul ettim, evlenmemek benim için daha doğru, kimseye tavsiye değil bu sözlerim, sadece benim özelimde böyle.
0
muhayyer divan
(27.01.26)
Bu endişeler toplum baskısından kaynaklanıyor. Şahsen plan, endişe ya da aile baskısı yok 37k. Rahatım.
0
pembediken
(27.01.26)
hayiflanmanin faydasi olmuyor,
sagliginiza bakin gençler.
0
designer
(28.01.26)
Yaş 33e
Planım yok, flört ve sevgililik durumları yok. endişem maddiyat ve yaşlılığa yönelik. Yaşlılığımı görürsem eğer o vakte kadar en azından başımı sokacak bir evim olsa iyi olur diye düşünüyorum veya huzurevi diğer seçenek mecbur

@halk + 1 düşünmemeye çalışıyorum düşünürsem tadım kaçıyor
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.01.26)
kısa süreli bir evlilik yapıp ayrıldım, şu an yaş 38, yaşın geçme endişesi taşımıyorum çünkü evliliğin/ilişkilerin çok da matah bir şey olmadığını tecrübe ettim. hayata dair bir planım yok, çünkü ne zaman ne olacağını bilmiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.01.26)
endişe duymuyorum da sürekli birileri tarafından birileriyle match edilmeye çalışmak biraz canımı sıkıyor.
0
datnet
(29.01.26)
Bence 40+ yas skalasinda su an ve sevgili olacak kadar cok kadin ve erkek var.Yani evlenmemek illa ki yalniz olmak anlamina gelmiyor
0
turkuaz
(07.02.26)
(2)

Eskikitaplarim sitesi

anarkokombi
Merhaba arkadaşlar. Eskikitaplarim gibi PDF paylaşan bir site aramaktayım. Bildiğiniz ve kullandığınız bir site varsa paylaşır mısınız?
Merhaba arkadaşlar.

Eskikitaplarim gibi PDF paylaşan bir site aramaktayım. Bildiğiniz ve kullandığınız bir site varsa paylaşır mısınız?
0
anarkokombi
(27.01.26)
www.reddit.com

2022 çıkışlı hiçbir yerde bulamadığım bir çeviriyi arıyordum bunların arasından birinde buldum. (güncel de yani, genelde bu tarz yerler hep aynı sabit bir kaynağı sömürür ya)
0
makbur
(27.01.26)
0
klassno
(27.01.26)
(8)

fotoğraf makinası öneriniz var mı, siz kullanıyor musunuz?

m e b
selam.herhangi bir profesyonellik amacı gütmeyen, elinden geldiğince sokak/doğa/manzara fotoğraflarını iphone 15 ile çeken (çok da başarılı olamayan) ve maksimum 30-35 bin bütçesi olan birine nasıl bir makine önerirdiniz? sizin kullandığınız var mı ve önerir misiniz?1. mesela bir fotoğrafçının rekla
selam.

herhangi bir profesyonellik amacı gütmeyen, elinden geldiğince sokak/doğa/manzara fotoğraflarını iphone 15 ile çeken (çok da başarılı olamayan) ve maksimum 30-35 bin bütçesi olan birine nasıl bir makine önerirdiniz? sizin kullandığınız var mı ve önerir misiniz?

1. mesela bir fotoğrafçının reklamını yaptığı fujifilm xhalf modelini gördüm, o tatmin eder mi iphone ile kıyaslayınca?
2. bu cihazlarda illa lens almak zorunda mıyız genel ve güzel çekimler için?
3. bu cihazlarda da illa düzenleme mi yapmak gerekiyor güzel sonuçlar almak için? ham haliyle güzel sonuçlar alamaz mıyım?
0
m e b
(26.01.26)
fazlasıyla tatmin eder. iphone ile kıyaslanacak bir şey değil.
farklı çekimler için lens almak zorundasın. Lensler makinelerden daha pahalı. Ör telezoom ile doğa, düşük f lens ile gece fotoğrafçılığı, prime lens ile portre, geniş açı ile mimari, sokak vs gibi. Ancak başlangıç için 18-55mm gibi üzerinde gelen kit lensler epey işini görür.
düzenleme yapman gerekmiyor ancak düzenleme de işin bir parçası. Bu tamamen kişinin tutkusuna bağlı. Ben düzenleme yapmayı sevmem raw çekerim ancak fotoğrafı bozan unsurlar varsa dokunurum. Kimisi ise bir fotoğraftan bambaşka bir yorum yaratır.
+1
croswell
(26.01.26)
Canon R100
-5
arbre
(26.01.26)
çok uzun yıllar canon kullandım. son kullandığım makine canon eos250D oldu.

50mm ve 18-400mm lensler kullandım. Ben telefoto lens seviyorum. fotoğrafı heybetli gösteriyor.

artık makine tercihim fujifilm. karakteristik bir alet bana göre.

bunlar geçmişte canonla çektiğim bazı fotoğraflar:

www.eksiduyuru.com
0
yurtsuz john
(26.01.26)
Heves bükücü olmak istemem ama;

Youtube'dan moda fotoğrafçısı Koray Birand'ın iPhone 17 inceleme videosunu bir izleyin. Bence ekipmandan çok çıktıya (kurgu, kompozisyon, ışık vs.) odaklanın, iPhone'la da çok iyi sonuç alınabilir. Dslr alınca (kısıtlı bütçe ile özellikle) bir anda çektiğiniz fotoğraflar değişmeyecek.
+3
orient blue
(26.01.26)
düzenlemeyi bilmiyorsanız (retouch, post kompozisyon, özetle fotoşork) kamera almanızı önermem. iphone kamerası ile raw ayarlarında çekip düzenlemeyi biraz öğrenin. çıktılardan memnun kaldığınızda kamera da alınır. ya da şimdiden alayım sonra fiyatı artar diyorsanız ortalama bğtçe söyliyin ona göre önerelim.
0
klassno
(26.01.26)
Sony alpha 6100 aldım tamamen benzer bir amaçla. Epey memnunum
0
but that was just a dream
(26.01.26)
ara gülerin güzel bir sözü var "En iyi makine en iyi fotoğrafı çekseydi, en iyi daktiloya sahip olan da en iyi romanı yazardı"
bütçeniz dahilinde bir fotoğraf makinesi alın ve fotoğraf çekmeye başlayın. tabi öncelikle temel bir fotoğraf eğitimi alın. neyin nasıl çekildiğini öğrenip, bol bol fotoğraf çektikçe zamanla ihtiyacınıza göre bir makineye ve objektife kendiniz karar vereceksiniz.
başlangıç için dslr öneririm. eski yeni modeline takılmayın kit lensli bir set olsun. yanına da 50mm lens alırsınız uzun bir süre sizi idare eder.
xhalf a hiç bulaşmayın. tamamen pazarlama hamlesi gereksiz bir makine.
0
my fault
(26.01.26)
Alacağın hiçbir makine ile çektikten sonraki haliyle güncel cep telefonundan daha "güzel" çıkmaz. Çünkü günümüzde fotoğraf renk demek efekt, ham halini kimse beğenmez. Sen beğenmezsin.

Çekip uğraşmayayım direkt paylaşayım diyorsan makine alma. Sırf makine ile fotoğraf çekme hobisini istiyorum diyorsan da makine çok önemli değil. Varsa o paraya kit lensli ikinci el 6300 al geç.

Basit fotoğrafçılık eğitimleri alırsan elindeki telefonla tatmin edici fotolar çekmeyi öğrenirsin bu arada.
0
Bruce
(26.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.