Giriş
(6)

Arnavutluk'a 1 hafta fazla mı?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Haziran'da arkadaşımın babasının evinde kalmalık 1 hafta Arnavutluk planı var. Sizce sıkılır mıyım fazla mıdır? Tek olmayacağız bir grup arkadaş olacak. Gitmişken günübirlik şuralara da git dediğiniz bir yer var mi? Bana maliyeti ucak biletim 4.5k tl ve kişisel harcamalarım olaca
Merhaba arkadaşlar,

Haziran'da arkadaşımın babasının evinde kalmalık 1 hafta Arnavutluk planı var. Sizce sıkılır mıyım fazla mıdır? Tek olmayacağız bir grup arkadaş olacak.
Gitmişken günübirlik şuralara da git dediğiniz bir yer var mi? Bana maliyeti ucak biletim 4.5k tl ve kişisel harcamalarım olacak.
Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(01.04.26)
Olaya nasıl baktığınıza bağlı, başkentte ve çevresinde takılırım diyorsanız pek birşey yok diyorlar. Ancak günübirlik denince işler değişir, ben açıkcası dolu dolu 1 hafta geçirebilirim Arnavutluk sınırlarında. Kalınacak yer hangi şehirde?

- Theth diye bir yer var, yürüyüş için gidenler çok. Doğa temalı bir gezi olabilir. Buranın çevresinde de bir sürü şey var doğa turu anlamında.
- Gjirokastër diye bir yer var epey güneyde, burası da ilginç küçük bir şehir.
- Sahiller var, çok bilinenler Ksamil, Sarande vs var, az bilinen yerlere de bakmak lazım daha güzel olabilir.
- Ülke değiştirmeyi göze alabiliyorsanız Ohrid de düşünülebilir.

Not: Bunların hiç birine gitmedim, sadece Tiran'dan araç kiralayıp İşkodra - Rozaje üzerinden Novi Pazar'a geçtim ama bunları araştırıyorum, listeme aldığım yerlerden bazılarını yazdım. Tiran'dan hareketle bunların bazıları aynı gün gidip gelmeye değmeyebilir.
+1
mbond
(01.04.26)
Kişiye göre değişir ama ben çok sevdim Arnavutluk’u. Eski Türkiye gibi ve sanki her yerde koca bi düğün var, Tiran dışında biz bir de Berat diye küçük bir kasabalarına gitmiştik, bizim safranbolu ya falan benziyor. Yine Arnavutluk’tan Corfu’ya feribotlar var, belki Corfu’ya geçersiniz.
+1
euteamo
(01.04.26)
Tiran bir gün diyelim, belki Elbasan filan görülebilir. Haziran ise Ksamil, Durres, Sarende gibi deniz şehirlerine gidilebilir. Araç kiralayıp Ohrid'e gitmiştim, bir gün de öyle geçirilebilir.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.04.26)
İki sene önce eşim ve bir arkadaşımla bir hafta kadar Tiran'da kaldık. Eğer sürekli yeni şeyler göreyim (doğa vs anlamında) bir gittiğim yere bir daha gitmeyeyim beklentisinde değilseniz fazla değil ve sıkılmazsınız. Ben çok sevmiştim. Şehir küçük ve çabuk bitiyor ama zaten her gün farklı bir restoranda, barda, cafede zaman geçirseniz değişik değişik yerlere gitmiş olursunuz ve sıkılmazsınız. Şehir gerçekten çok tatlı, renkli ve Türkiye'ye göre hayli ucuz. Yemekleri oldukça lezzetli, insanlar güler yüzlü. O yüzden bence sadece Tiran'da bile bir haftada sıkılmadan zaman geçer.
0
evandro roncatto
(02.04.26)
arnavutlugu ben iki defa ikiser hafta gezdim. hic sikilmadim, sürekli hareket halindeydim.
gjirokastër, berat, sarandë, vlorë, korçë çok güzel. özellikle berat <3
krujë cok kücük bir yer, eh iste. durrës güzel degil.

tiran'da güzel birkac restoran var, eja, jarna, ujvara gibi ama kücük sehirlerde yemek bulmakta cok zorlanmistim. yemekleri sis kebap tarzi et agirlikli, bana kalirsa eti bizim gibi iyi pisiremiyorlar, et yaninda pilav, yogurt, salata gelmiyor, kuru kuru et yiyorsun ve cogu zaman tek secenek oluyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.04.26)
geçen yıllarda 2 defa gittim mayıs ayında tekrar gideceğim 6 gün kalacağım . bu defa yine tiran'da kalacağım ama diğer şehirleri gezmeyi planlıyorum .

Geçen yıl Dajti dağına teleferikle çıkmıştım yukarıda bayağı gezip yöresel yemekler denemiştim ve aşağı inince bunkart 1 isimli sığınakları gezmiştim . bence görülmeye değer yerler .listenize ekleyebilirsiniz .
teleferiğin zirveye varması 30 dk civarı sürüyor .ormanlar ve bir gölün üzerinden geçiyor manzaralar muhteşem .
Sığınakların hikayesi komik aslında , ülke hiç savaşa girmemiş Enver paşa zamanında yıllarca sığınaklarda yaşamışlar .
tiran merkezdeki bunkart 1 gibi küçük bir yer değil oldukça büyük buraları gezmek görmek lazım tavsiye ederim
0
devilone
(02.04.26)
(24)

alaturka vs alafranga tuvalet

antikadimag
sagdan bakiyorum soldan bakiyorum her yonuyle alaturka bana cok daha mantikli geliyor. squat gibi dogal bir pozisyona gore tasarlanmis, egzersiz oluyor. klozet ise oturmak icin. oldu olacak bacak bacak ustune de atalim kakamizi yaparken. ne tuhaf is.hepimizin evinde alafranga var da, siz hangisini m
sagdan bakiyorum soldan bakiyorum her yonuyle alaturka bana cok daha mantikli geliyor. squat gibi dogal bir pozisyona gore tasarlanmis, egzersiz oluyor. klozet ise oturmak icin. oldu olacak bacak bacak ustune de atalim kakamizi yaparken. ne tuhaf is.

hepimizin evinde alafranga var da, siz hangisini mantikli buluyorsunuz. neden?
📊 secimini yap, tarafini sec.

Bu anket sona erdi. 56 oy kullanıldı.

0
antikadimag
(26.03.26)
katılıyorum ama benim gibi kilolu veya fiziksel rahatsızlığı bulunanlar için malesef alafranga tek çözüm şu an.
0
faberkastelli
(26.03.26)
peki squat naturel, rahat sictik diyelim.

alafrangada mis gibi taharet muslugu var, sen masrapa ile debelenirken adam kicini yikayip cikiyor. mis gibi rahat rahat oturup sicmak varken, neden tek ayak uzerinde durup bukalemun gibi sekilde sekile girirek siciyoruz?

yaw reis kadar kuvvetli olsam, alaturkayi yasaklarim, yap bi kanun hukmunde kararname, bitti git. mis. tarihin karanliklarina gomulmesi gereken dandik bir sistem.
0
cooperr
(26.03.26)
alaturka belki pozisyon açısından daha doğru bi sıçma pozisyonu olabilir. ama bana hijyenik gelmiyor ve fazla o pozisyonda durunca kalkmak gerçekten zor. çocukken böyle bi era'm vardı. alafranga mis gibi artıları bende daha fazla.
0
ruhlardan esinlenen karga
(26.03.26)
kanalizasyon sisteminin var olduğu herhangi bir ortamda alaturka tuvalet olmasının bir manası yok.

Sıçma pozisyonu lafı da işin fantezisi. rahat pozisyon ne demek, otururken az sıçılıyor da çömelince çok mu sıçılıyor? Rahatlık ne demek ayrıca, dizlere binen yükün yarattığı rahatsızlığı niye es geçiyoruz. Başrol bağarsak mı, diğerleri uzuv değil mi?

Gamechanger hijyen konusu asıl, kalanı fasa fiso. Alaturka boka dokunma ihtimalini o kadar çok arttırıyor ki isterse çömelerek sıçan 10 yıl uzun yaşıyoru kanıtlasalar yine tercih edilmez.

Alaturka işi alışkanlık meselesi, tercih edilecek bir yanı yok; öyle alıştığınız için size öyle geliyor.
+3
Bruce
(26.03.26)
evet alaturka'da taharet muslugu ciddi problem. onu dusunmemistim. gerci bati'da taharet muslugu yok klozetlerde. bunu japonya ve turkiye gibi ulkelerde cozmusler.

bu arada japonya'nin en bilindik tuvalet markasinin ismi toto'ymus. cok komik geldi genel kultur olarak buraya birakayim.
+1
🌸antikadimag
(26.03.26)
Tasarım mantığı sadece boku deliğe göndermekten ibaret olan alaturka tuvalete oturup işediğinizde, tazyikli sidik tuvalet fayansından sekerek üstünüze başınıza sıçrarken bence bu konuyu tekrar düşünün.
+1
thracia
(26.03.26)
alafrangayı yere çok yakın konumlandırdıkları bir modeli var. en güzeli o.
0
ground
(26.03.26)
@bruce; alaturka'ya alisma mevzusu degil bu en son ne zaman kullandim hatirlamiyorum bile. pozisyon meselesi bosaltim sisteminin isini rahat yapabilmesi icin. bunun icin squatty potty denilen hedeler oneriliyor hatta. daha rahat oldugu bir gercek yani tamamen fizyolojik bir mevzu.

sicarken basrol bagirsak bence. diger turlu kosmak da dizlere zararli diye kosmayalim mi? her isin basrolu ayridir.

belki cozumu toilet stool almak olabilir. simdi yeni eve tasindim. bidet alirken aklima geldi.
0
🌸antikadimag
(26.03.26)
Yıllarca alaturkadan bihaber büyükşehir çocuğu olarak kesinlikle alaturka. Birisi de otururken sanki az yapılıyor da filan demiş. Aynen öyle oluyor, farkında bile olmuyorsun. Bağırsaklarında dışkı ile dolaşıyorsun. Alaturkada günde bir kerede hallettiğim dışkılamayı alafranga olan bir yere gittiğimde üç-dört keze bölünüyor. Bence ikisini uzun süreli deneyimlemeyen boş yorum yapmasın. Biz artık alaturkası olan ev bakıyoruz fakat zor bulunuyor ülkemizdeki frenk sevdasından.
0
adivar
(26.03.26)
tabii muhakkak tarafımızı seçmemiz gerektiğinden, renksiz bir dönemden geçiyoruz.

alaturka tuvaletin bahsettiğiniz rahatlığına sahip alafranga tuvaletler var, ve oyumu bu radikal tasarımlardan yana kullanmak istiyorum. ancak bakıyorum, boktan demokrasinizde hayata dokunanlara yine yer yok...
0
klassno
(26.03.26)
Mazoşist olsaydım alaturka derdim.
Diktatör olsaydım yasaklardim.
+1
logisticsmanager
(26.03.26)
alaturka hijyenik gelmiyor.
sanırım islami hassasiyetleri nispeten yüksek kesimler de alafrangayı hijyenik bulmuyor, ancak sebebini bilmiyorum.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(26.03.26)
@thracia
Öyle bir saçmalık olmuyor. Sallamışsın. Sıçrama esas klozette oluyor.
0
Cezcez
(26.03.26)
alaturkadan başkası kurtarmıyor beni. klozete bile tavuk gibi tüneyip yapasım geliyor.

squat tuvaletler rusyada da yaygın bu arada.
+1
yurtsuz john
(26.03.26)
Tuvaletten beklediğim en son şey bana egzersiz yaptırmak için tasarlanmış olması olurdu heralde. Her şeyin yeri ve zamanı var.

Sağlık açısından da, kimsenin klozette tuvalet ihtiyacını giderdi diye bir sorun yaşadığını sanmıyorum. Diğer taraftan çeşitli ameliyat, hastalık ve yaşlılık durumlarında alaturka kullanmak ya çok zor ya mümkün değil.

Klozetler konforlu, tuvaletten beklediğim şey de bu. Olabilecek en konforlu şekilde işlemi tamamlamak.

Bence kazanan net
+2
akhenaten
(26.03.26)
Alaturka hijyenik gibi görünse de klozette de işi bitirdikten sonra temizlik daha rahat ve hijyenik. Tabi bu dediğim taharet musluğu varsa.
0
runaway
(26.03.26)
alaturka çok kötü. en başta taharet musluğu yok. temizliği daha zor. su dökerken etrafa su sıçrayabiliyor. baya eski bi teknoloji otlağa çömelmek gibi. hijyenik değil asla.
alafranga öyle mi taharet musluğu var mis. oturabiliyorsun rahat rahat. etrafa su vs sıçramıyor.
0
jelly bear
(26.03.26)
alaturka tuvalet kullananlar pantolonunu veya ic camasirini cikartiyor mu comelirken? cunku orasi biraz genis ve bacaklarinizi iyice acmak durumundasiniz. yani pantolon, ic camasiri vs. ne varsa ya cikarmak ya da iyice genisletecek sekilde zorlamaniz gerekiyor. cok rahatsiz bir durum.
+1
Sour
(26.03.26)
@Sour hiç mi kullanmadın yav alaturka? Öyle bir zorluk yok
-4
Cezcez
(26.03.26)
tamam anti-emperyalizm vs de o kadar da değil; alaturka çok rahatsız. iş uzarsa daha da çekilmez çile. kadınlar çiş yaparken de aynı pozisyonda durmak zorunda. bunun menstrüasyonu ayrı dert (bir tek tampon için mantıklı olurdu), temizliği ayrı. yaşlandıkça hele iyice dert. dizleri çok zorluyor. anneannem iyice yaşlandığında tuvalete bakıcısı götürüyordu ve alaturkada durum nasıl olurdu hayal edemiyorum, kadını sürekli tutmak vs.

yaşasın klozet ve taharet musluğu.
+2
eileengray
(26.03.26)
alaturka daha hijyenik ancak evinizde bizde de bir zamanlar olduğu gibi yaşlı birileri varsa alaturka maalesef olmuyor.
0
bartholomew87
(26.03.26)
Fiziksel olarak Sağlıklı olan bir insan için en sağlıklı tercih alaturka tuvalet. Bunda bir tereddüt yok.

Ama squat pozisyonunda rahatsızlığı tetiklenen, bacak, diz, bel, gibi eklem ağrısı yaşayanlar için alafranga tuvalet daha doğru tercih olur.

Tuvalette uzun süreli durmak da başlı başına bir sorun. Alaturka tuvalette zaten uzun süre durmak çok mümkün olmuyor ve dışkının boşatılması pozisyon gereği çok daha az eforla gerçekleşiyor.

Klozette ise hem daha uzun süreler hem de daha çok efor(ıkınma) durumu yaşanması olasılığı yüksek.

Konu tuvaletten açılmışken çok önemli bir hatırlatma: tuvaletinizi ertelemeyin, vücut size sinyali vermeden tuvalete gidip yapmaya çalışmayın.
0
ezkaza
(27.03.26)
Biz alaturka diyoruz ama squat tuvaletler, yani cömelme tuvaletleri bircok asya ülkesinde var. japonya bunlardan biri.
ayrica bacak makata baski olusturdugu icin idrar ve gayta bosalimi tamamen gerceklesiyor. bu sebeple, evet, squat tuvalet daha saglikli.

disariya gelince, elalemin ciplak kicini koydugu yere ben kendi kicimi koymam. igrenc bir sey. sezlonga bile sergi acmadan oturmayan millet tuvalete üstüste kicini dayiyor.
özellikle kadinlar idrar yaparken alafranga tuvaletlerin üstüne degmeden is görmeye calistiklari icin her yeri idrarlatiyla püskürtürler. bu sebeple kadin tuvaletlerinin cogu les gibi sidik kokar ve hijyen acisindan acinasi durumdadir. disaridayken squat tuvalet/alaturka sansim varsa kesinlikle onu tercih ederim. bu ikilemi sadece japonya'da yasamam cünkü tahmin edersiniz ki japonya'daki alafrangalar squat tuvaletler gibi mis gibi, piril piril. tuvaletin ne kadar temiz kullanildigi da kültür ve görgü meselesi. evimde sadece alafranga tuvalet var ama evimde kullanan kisiler belli zaten.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.03.26)
Klozet nasıl alatyrkadan daha hijyenik, anlamadım. Bir tanesine kullanan herkesin her bölgesi değiyor, diperinde temas yok. Bir tanesinde malum bölge tuvaletin içinden santim yukarıda kalıyor, diğerinde yüksek. Taharet musluğu/maşrapa kullanamayanları da anlamıyorum. Zannımca, günlük hayatta çocukluktan itibaren hep öncelikle klozet kullandıkları için, alışmadıklarından, zor geliyor. Yoksa kağıdı ıslatıp sildikten sonra bir avuç su döküyorsun, o kadar. Hpv vb. bulaş risklerinde klozet hep daha tehlikeli. Ayrıca, gerçekten de bağırsaklar tam ve rahat boşalmıyor çömelmeden. Bence mevzu hangi tuvaletin daha mantıklı olduğu değil, herkes kendi alıştığında daha rahat ediyor.
0
yadigar
(27.03.26)
(3)

İstanbul’dan dubline UK vizesi yeterli mi?

hadeordan
en son 29 aralık - 1 ocak arasında bulundum. Nisan ayında direkt istanbul’dan dublin’e gidebilir miyim?
en son 29 aralık - 1 ocak arasında bulundum. Nisan ayında direkt istanbul’dan dublin’e gidebilir miyim?
0
hadeordan
(18.03.26)
gidemezsin.
-3
deartheodosia
(18.03.26)
İlk UK'a gidilmesi gerekiyormuş bildiğim kadarıyla. Sonra İrlanda'ya gidebilirmiş.

Okuduğum kadarıyla böyleydi. Doğruluğunu bilemiyorum.
+3
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Daha önce UK'ye giriş yaptı iseniz, evet.

www.irishimmigration.ie
+6
kitap arasında kalmış silgi tozu
(19.03.26)
(1)

yurt dışı seyahat sigortası tc ile mi pasaport no ile mi?

biravekahve
vize görüşmesi(kosmos) için sunulacak yurt dışı seyahat sigortası tc ile mi pasaport no ile mi yapılmalı?
vize görüşmesi(kosmos) için sunulacak yurt dışı seyahat sigortası tc ile mi pasaport no ile mi yapılmalı?
0
biravekahve
(01.03.26)
hiçbir sigortacı pasaport no sormadı şimdiye kadar
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.03.26)
(22)

Anneanne & babaannesinin çocuk bakması??

eisberg
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide işi olsa diğeri bebeğe bakıyor anca öyle hallediyoruz falan. Bir iki defa iş yerine çocukla gittim hatta.

Her neyse, ekşide bu anneanne babaannelere çocuk baktırma başlığını gördüm, millet ne giydirmiş ya ailelere. Yaşlılara zulüm ediyormuş gibi, ben hiç öyle düşünmüyordum. Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?
+3
eisberg
(26.02.26)
yaslarina, saglik durumlarina, aile dinamiklerine, torun bakmaya heveslerine göre degisir. torun bakmak isteyen ve sagligi yerinde olan birine nede eziyet olsun?

ben dogdugumda babannem 51, dedem 55 yasindaymis. ilk torundum. beni kendi istekleriyle alip yazin 3 ay yazliga götürüyorlardi ve bu konuda annemi falan ikna ediyorlardi. kendileri istiyordu.
halam ikinci kizini dogurdugunda babannem 67 yasindaydi. bana baktigi dönemdeki gencligi yoktu. bakici tuttular, babannem, dünürüyle dönüsümlü olarak kontrole gidiyordu. fiziksel olarak torun pesinde kosmuyordu. yorulmuyordu ama bir nevi hala torun bakiyordu.
farkli durumlar ve farkli yaslar, farkli adaptasyonlari gerektiriyor.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Ben de anneanne, babaanne olsam torun bakmak istemem. Belli bir yaştan sonra insanın kafası kaldırmıyor gürültü patırtı. Devamlı takip edeceksin düşmesin kalkmasın diye.

Enerjik bir anneanne, babaanne olurum bunu biliyorum ama uğraşamam. Turlara gideceğim, arkadaşlarımla buluşacağım falan. Evimde sessiz sakin kitabımı okuyup, kahvemi içeceğim. Çocuğum olsaydı, o bile sık sık gelsin istemezdim ziyaretime.
+6
rock n roll
(26.02.26)
Aile arasında az da olsa güven samimiyet varsa , büyükler çocukları seviyorsa gelini veya damadı çok sevmeseler dahi torunlarına bakarlar.

Evlilik, akrabalık ilişkilerine önem vermeyen, anne babası dahil yaşlıların yerini sadece huzurevi gören birileri için tabi böyle aile içi yardımlaşma destek türünden şeyler garip, tuhaf , bilimsel olarak incelenmesi gereken psikolojik vaka olarak görülebiliyor ne yazık ki.
0
diyecevaplandı
(26.02.26)
Peki tam tersi durum? Yani aileler de annene babannelere yaşlanınca bizim de hayatımız var biz de bir defa geldik dese? Bu çok acımasız geliyor bana.
+1
🌸eisberg
(26.02.26)
Torununa bakabilmek için ikinci kocasından boşanan kadın gördüm ve kızı da bu boşanmayı teşvik etmişti.

Anne babaların belli bir yaştan sonra kendi hayatları olamayacağına ve çocuklarının mutluluğu için yaratılmış olduklarına dair bir düşünce var.

Bir de şu var. Tam zamanlı olarak anneanne, babaanne tarafından bakıcılığı yapılmış çocuklar ilerde prenses oluyorlar bence.
+2
Mirket
(26.02.26)
Çocuğum olursa direkt şutlarım anneannesine, babaannesine. Anne çalışıyorsa normal. Bakıcıya verilen kadar olmasa da onlara da para verilir. Win win.
-6
arbre
(26.02.26)
Aslında şu da var; belli bir yaşın üzerindeki insanlar zaten çocuk bakmak için uygun değil. Algıları gençler gibi değil, refleksleri yeterince iyi değil, ne kadar hareketli olursa olsun örneğin iki yaşındaki bir çocuğun peşinden koşabilecek durumda değiller.

Onlar zaten kendi çocuklarını bakıp büyütmüşler, torun için de ugrasmasinlar. Belki çok sert gelmiştir özellikle ilk cevabım çoğu kişiye. Fakat biraz bencil olmak iyidir. Biz toplum olarak özellikle aile konularında aşırı fedakarlık yapıyoruz yani saçımızı süpürge ediyoruz ama bir kere geldiğimiz hayatta belki kendi isteklerimizi göz ardı ediyoruz bu da mutsuzluk sebebi bana göre.
+5
rock n roll
(26.02.26)
Anneanneyi babaanneyi tam zamanlı bakıcı yapmak çok haksızlık bence. Biraz rahat etmek onların da hakkı.
Ama biz de eşimle desteksiz çocuk büyütüyoruz memleketlerimizden çok uzağız. Gerçekten çok zor sizi anlıyorum. Çocuğu birine emanet edip doktora gitme şansımız bile olmuyor.
+1
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Pandemide doğmuş çocuğumuz var. Tek başına çocuk büyütmekte doktora seviyesi bizde galiba. eşimin doğum ve sonrası (pandemi seyahat yasağı) dahil anne babalar yanımızda değildi. özet geçeyim bugüne kadar istisnasız çocuğu kreş saatleri dışında birilerine bıraktığımız toplam süre 24 saat değildir bugüne kadar. aileler uzakta, yüzlerce km uzaktan gelip çocuğa bakıcılık yapacak şartlar yok. yani durumunuzu anlıyorum özetle.

Evet, bazen gerçekten insan çok ihtiyaç duyuyor çocuğa bir kaç saatliğine bile gönül rahatlığı ile bırakacak birilerini ama çocuğu doğurup dedeyi nineyi kürek mahkumu gibi bakıcılığa zorlamak gerçekten rezil bir davranış bence. Büyükanne, büyükbabalar çok gereken durumlarda evet toruna bakabilirler bu zaten çok doğal lakin insanların hayatın dinlenme ve yüklerinden kurtulup rahat rahat yaşayacağı çağda bakıcılığa duygusal manipülasyon, mobbing suretiyle mahkum edilmesi çok kötü. Torun sahibi olursam böyle bir durumda kalmak asla istemeyeceğim bir şey. Yani tamamen keyfiyetle çocuğu dedeye nineye iteleme tavrını kastediyorum. çünkü yapan çok fazla kişi var.

sonuç olarak annenne babanne bakıcılığı desteğinden hiç ama hiç yararlanamamış biri olarak diyorum ki, bence de öyle, herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin düzeni var.
+3
wilhelmwasmuss
(26.02.26)
abimin çocuğu var annemle babamı yaşadıkları yere taşınmaya ikna edebilselerdi 2. çocuğu yapıp anneme itelemeyi planlıyorlardı ilk defa bizimkiler kendilerini ezdirmeyip bizim de hayatımız var diyip kabul etmediler. ilk çocuklarına da kafadan kontak anane baktı çocuğun durumu içler acısı.
sonuç olarak benim şahsi görüşüm, çocuk yaparken başkasına muhtaç olmanız gerekiyorsa demekki durumunuz o çocuğu yapmaya müsait değildir.
+4
nahtoderfahrung
(27.02.26)
evet onlar çocuk bakıp sıralarını savdı diye düşünüyorum. çocuğum yok. ama olursa ne annem ne kayınvalidem devamlı bakamaz. annem direkt söylüyor da, hiç alınmıyorum. baksa çok yıpranır. bir de sorumluluktan korkar.
tabii bizimkiler 60+. genç olanlar bakmak isteyebilir. ama istemezse de alınmak ne kadar doğru bilmiyorum, bir gün değil iki gün değil, hayatı komple kilitleyen bir şey.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(27.02.26)
“Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?”

yeni nesil ebeveynlerden korkuyorum. iq eq meselesi midir cocugu kaldiramamanin derdi mi bilemiyorum ama kafasi cok tuhaf. aynen yaslaninca bakma cunku yillarca sana bakip buyutmemisti, cocuguna da bakmaliydi. yani o kadar kitleme durumu varsa yaparken musaitligini sorun bari, bi ihtimal kendi hayatlari olabilir insan oldugu icin
0
ala09
(27.02.26)
@ala09 kardesime katilmiyorum. Dunyaya gelmeyi ben secmedim, kendi tercihleriydi. O yuzden bana bakmak zorundalardi zaten.

Torunlara bakmak zorunda degiller ama bu konuda istekli olan çok aile büyüğü gördüm. Tercih kendilerine ait olmalı. Belki hayatlari zaten sıkıcıdır, torun bakmak hareketlendiricektir vs. Yaş ve fiziksel durum etkendir vsvbs

Biz de anne babamiza bakmak zorunda degiliz evet (ben kesin bakicam da kisisel)
0
üğpoıuy
(27.02.26)
ben de bebek bekliyorum, annem bakacak. sigortasını yapacağım ve maaş vereceğim.
0
Hallegadola
(27.02.26)
çocuğu anamız babamız baksın diye yapmadık, ancak insan arada da düşünüp yardım eder. bizim ne anane ne babane gram dahil olmadı. zaten sağlık sıkıntılarından dolayı dahil olma ihtimalleri yok. çevremde anasından babasından destek almayan tek aile biziz ve zorlanıyoruz. tamam biz çoğu şeye dahil etmedik ama biraz insan düşünür diye kızmışlığım var. benim türkiye baby boomerlarına şöyle kızgınlığım var: çok çektik perişan olduk cart curt... ulen avrupada sizin yaşıtlarınız 2. dünya savaşında öldü, ailesinde kaybı olmayan yok. zorluksa onlarınki zor....
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Herkesin düzeni var ve herkes hayata bi kere geliyor 🤷‍♀️

Kendileri istiyorsa ya da önceden anlaşılmışsa siz de istiyorsanız baksınlar ama görev değil yani. Hayatta ne olacağı belli de değil. Ben biraz anneme güvenerek yaptım, emekli olsun tam zamanlı baksın gibi bir isteğim yoktu ama çok çok bunalırsam pişman olursam yalnız kalmaya ihtiyaç duyarsam ona bırakacaktım 1-2 gün. Öyle konuşmuştuk cesaret vermişti bana, hamileyken aniden kaybettim onu.
+1
mezzosprite
(27.02.26)
çocuğum yok ama olsa da annem veya kayınvalidemin bakmasını istemem. eğer maddi imkanlarım yeterli ise kendim bakmak isterim. onun o minik hallerini bi daha göremicem sonuçta. 18 yaşına gelince ayrılıcak gidicek zaten. en azından okula gidene kadar ben bakmak istiyorum ilerde çocuğum olursa. annane babanneye ise eğer kendileri gönüllü ise bırakılır bence. zorla değil tabi.
+2
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Sigortasını yapacak, maaşını verecek olan arkadaşım,
Sırf meraktan soruyorum.
Madem annenin onlara ihtiyacı var ve sen de yapacak durumdasın, şimdi neden yapmıyorsun?
Çocuğun bakıma ihtiyacı kalmayınca işten mi çıkaracaksın, tazminatını da verecek misin?
Bu nasıl bir Anne-çocuk ilişkisi?
-1
Mirket
(27.02.26)
annem kardeşimin çocuklarına bakıyor ama çocuklara baktığı için kendisine muhtaç olduklarını düşünüyor ve günün sonunda da bir kibir oluştu.

ancak bizim ufaklığı bir süre emanet etmek durumunda kaldığımızda hiç özenmediğini gördük, zaten yaşı ilerlemiş büyüklerimizin çocuklara yaklaşımı/bakımı zaman zaman bizim de hoşumuza gitmeyebiliyor. kimse zorunda değil ama çopcuğu da dara düşünce destek atabilir diye düşünüyorum. hayatını toruna adamaları acımasızlık olabilir ancak 40 yılda bir de toruna bakmak gerektiğinde elini taşın altına sokmalı. hele ki doğur bakarım gibi bir söylem olduysa bakmalı bence
+1
kondansator
(27.02.26)
Buradaki mesele anne-kız ilişkisi değil, emek. Düzenli ve tam zamanlı çocuk bakımı ciddi bir zaman, sorumluluk ve emek demek. Kadınların emeği yıllarca "zaten anne", "zaten seviyor" denilerek ücretsiz ve görünmez kabul edildi. Oysa bakım emeği emektir. Sevgiyle yapılması onun ekonomik değerini ortadan kaldırmaz.
Sigorta ve ücret konuşmak ilişkiyi bozmaz, emeği görünür kılar ve sömürünün önüne geçer. Torununa bakmak görev değil tercihtir. Ve eğer emek varsa karşılığı da olmalıdır.
Evlilik içindeki görünmeyen emek de, boşanma sonrası yaşanan adaletsizlikler de ancak emeği baştan tanırsak çözülür. Emek değerli olduğu için karşılık bulmalı. Sevgi sömürünün gerekçesi olamaz.
+4
mezzosprite
(27.02.26)
Çocuk sahibi değilim ama çocukken ailem beni rahat senede 3 aya yakın anneannemlere bırakır, haftasonları da babaanneme bırakmak için fırsat kollarlardı. Arada da yaz okulları, kamplar vs bir sürü şey sıkıştırırlardı.

İleride bu yaptıklarını konuşunca da sen de istiyordun diye kıvırdılar. Evet çocuktum yaz tatillerinde bodruma gitmeyi yüzmeyi seviyordum ama bu işin gerçeğini değiştirmiyor bana bakmamak işlerine gelmiş de itelemişler beni işte.

Biri çocuk yapıyorsa kendisi bakmak zorunda, çalışıyorsa da çocuğunu kreşe akranları ile sosyalleşmeye göndermeli, yaşlı 2 insana çocuğu iteleyip yapayalnız büyütmek büyütmek falan değildir.

Çocuğa vakit ayırmak bir mesele ise bir zahmet çocuk yapmayın. Ben yapmıyorum mesela maaş güvencem olsa da maddi durumum müsait olsa da.
+2
denizgonen
(27.02.26)
Ben şahsen tercih etmedim etmiyorum da. 18 aylık kızım. Aşırı nadir akşam uyurken, neredeyse hiç de gündüz bıraktık anneme. Babanne zaten şehir dışında toplasan 3 kere görmüştür onda da bir alt bile değiştirdi mi şüpheli. Gerek yok ya kimsenin eline bakmaya. Ailecek hastalandığımızda falan çok sıkıntı çektik ama hallediyoruz. İleride geriye dönüp baktığımızda biz hallettik diyebileceğiz.

Ama bir arkadaşımın annesi var ya dünden razı kadın utanmada haftaiçi bana bırakın falan diyecek kızına. Öyle hevesle bakıyor.
0
wild honey suckle
(27.02.26)
(42)

Vajinal doğum mu sezaryen mi?

sacrilegious
Merhaba,Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden? Tamamen meraktan soruyorum.Teşekkürler
Merhaba,

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden?

Tamamen meraktan soruyorum.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(24.02.26)
Sezaryen... rahat... saati belli, riski belli
+1
üğpoıuy
(24.02.26)
Vajinal mümkünse.

Direkt ayaklanabiliyorsun.
+2
Purple life
(24.02.26)
vajinal.
standartize edilmemis epizyotomisiz.
zaten tibbi bir gereklilik olmadigi takdirde secme hakkimiz da olmuyor yasadigim yerde.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Vajinal

Abartıldığı kadar bişi yok iki kez yaptım. Doğumhaneden yürüyerek çıktım, kimseye ihtiyacım olmadı. Sezaryen bana göre değil
+10
kullanicadi
(24.02.26)
Vajinal yaptım. Yine olsa aynısını tercih ederim.
Tüm sürece hakimsin.
Toparlanma daha hızlı.
+3
duhan
(24.02.26)
Ablam da esi de uzman hekim, ablam sezaryenle dogurdu. Sebebi vajinal dogumun daha kaotik/belirsiz olmasi ve plansiz sekilde hastanede rastgele denk gelen ekiple dogum yapmak istememesi.
+1
ghilleinthemist
(24.02.26)
Erkek tarafıyım ama bı konu hakkında diyeceğim bazı şeyler olacak haliyle.
Sene doksanlarda kadınlara /ailelere kolaylık rahatlık diye diye yedirildi bu doğum şekli. Böyle doğum yapanlara özendi bir çok kadın.
Bunda doğum sınırı en fazla 3 diye biliyorum.
Yine o dönemlerde sürekli doğum kontrol, üreme sağlığı vs konularla ilgili sürüyle reklam , ilan vs programlar vardı.
Şimdi geldiğimiz nokta, dünyada doğum oranlarının artık devletleri bile olumsuz etkileyecek derecede düşmesi.
Evliliklerin azalması, boşanmaların artması ve kadının iş hayatıyla birlikte yalnızlaşması ayrı konu ama bundan tamamiyle bağımsız da değil .
Tüm bunlar tesadüf değil, bir plan dahilinde gerçekleşiyor.

Büyükbaş hayvanlarda da deney yapılmış sezeryan doğumuyla ilgili.
hayvanın doğurduğu yavrusuna ilgisiz kaldığı gözlemlenmiş.

Doğal doğum, kadının zihni fonksiyonlarını da olumlu etkiliyor. Bununla ilgili zamanında bir kaynak okumuştum.
-20
diyecevaplandı
(24.02.26)
bizdeki vajinal doğum dayatmasının temel nedeni kadını daha çok çocuk yapmaya zorlamak. sezaryen doğumun 2, maks 3 le sınırlı olması. bunların istediği 4-5-6 gittiği kadar.
-4
my fault
(24.02.26)
oglumun dogumuna girdim. erkek gozuyle sezeryan diyorum.
zira normal dogum alt takimi dagitiyor, bir daha da toparlanmiyor.
-2
cooperr
(24.02.26)
Hayattaki şansımı burda kullanmış olabilirim. Sezaryen yaptım. Doğum zamanı yaklaştıkça korkuyla bekliyordum, doktorum o kadar tatlı bir kadındı ki seçme hakkım olmamasına rağmen sende travma yaratmak istemiyorum dedi ve ameliyata aldı. Yan odada vajinal doğum yapmaya çalışan kadının çığlıkları ve ağlaması hala kulağımda. Sonuçta onu da sezaryene aldılar. Vajinal doğum yapıldığı halde dikiş atılan bir çok kişiyle de konuştuğum için ameliyat ağrısı sızısı umurumda olmadı.
0
ekimoloji
(24.02.26)
eğer işin ehli bir doktoraa gelirseniz sezeryan. öncesinde de emizrmeyle ilgili kendinizi geliştirin. sezeryanla 2-3 çocuk doğum olabiliyor. zaten bu devirde 3 ten fazla çocuk yapıp hakkıyla bakmak ortaya atmamak zor. ayrıca doğum şeklinden ziyade doğumdan sonra anneye mental ve fiziksel destek olunmasıi kaynana terörünün olmaması gibi faktörler çok daha önemlidir ama erkekler böyle konuları konuşmayıs evmez. onun yerine bilmedikleri vajina hakkında ahkam kesmeyi tercih ederler.
+2
iwillsee
(24.02.26)
Epiduralli vajinal doğum. Doğumum da baya uzun sürdü aslında ama sancıları hissetmediğim için prensesler gibi bekledim sakince
+5
mezzosprite
(24.02.26)
İsteyerek sezaryen yaptım. Yine olsa yine sezaryen yaparım. Vajinalde o kadar fazla komplikasyon riski var ki niye bunu göze alayım? Ayrıca sorunsuz doğum gerçekleşse bile kesisiz doğum çok az. Ben karnımdaki dikiş iziyle mutluyum. Bir de çok sık görüyorum vajinal doğumda hemoroid olan bir ton insan var öfff.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
Sezaryen tabii ki.
Annem ve teyzem çişini tutamıyor. Diğer teyzem kadın hastalıklarından iki ameliyat geçirdi üç ay kadının ne çektiğini gördüm bitti zaten benim için bu olay. Bunun kanaması var, omuz sıkışması var.. Ya makasla cart diye kesiyorlar kadını dahası var mı?
Ayrıca çok güzel doğurdum öyle güzel doğurdum doymadım daha da doğurdumcular bir kadın olarak beni sadece mutlu ederler ama ben hissizlik riskini de alamam, vajinamı da kestirmem, vajinoplasti için de doktor doktor gezmeyeceğim. Ne idüğü belirsiz şizofrenik hadsiz ve terbiyesiz erkeklere malzeme verir bazı yorumlar. Başka da hiçbir işe yaramaz.
Gerçekler çoğu kadın için çiş tutamama, hissizlik, yırtıklar, kesiler, enfeksiyon ve kanama riski, hemoroid, vajinoplasti ve daha fazlası.. hiç gerek yok bu türden risklere. Manken değilim oyuncu değilim. En fazla silik bir iz kalır ki gururla taşırım onu da.
Tercihim paşalar gibi sezaryen olacak. Başka bir seçenek yok benim için.
+1
asue
(25.02.26)
Bizim ülkemiz = Türkiye olduğunu varsayarak diyebilirim ki çalışıtığım 4 ülke içinde ve istatistiklerini bildiğim sayısız ülke içinde sezaryen rekortmeni Türkiye. Üstelik açık ara. Türkiye'de sezaryen oranı %64. AB ortalaması %22. Bunu yükselten de Yunanistan (%60) ve Güney Kıbrıs (%55 ile) ve Romanya (%44). Böyle mi olur "bizim ülkemizde vajinal doğuma zorlanıyorlar" istatistiği? İyi ki zorlamışlar yani.

Sezaryende sınır 3 diye bir şey yok, bu her kadında farklılık gösterir çünkü her ameliyat farklıdır. . Uterin insizyonların durumu, intraoperatif veya postoperatif komplikasyon öyküsü, adezyon, plasental yerleşim anomalileri, kanama riski gibi çok sayıda faktör söz konusu.
Sezaryen majör bir cerrahi ameliyattır ve vajinal doğumdan daha fazla risk barındırır, tromboemboli, anesteziye bağlı komplikasyonlar, sonraki gebeliklerde plasenta previa ya da plasenta akreta spektrum bozuklukları, vb.
Vajinal hissizlik sık rastlanan bir komplikasyon değildir ve çoğu zaman düzelir. Sezaryende hissizlik oluşma riski daha yüksektir. Karın bölgesinde sinir kesilerine bağlı olarak uzun süreli ya da kalıcı uyuşukluk daha sık görülür.
Çiş kaçırmanın tedavisi %90 bol kegel egzersizidir. Nadir durumda fizyo terapi, çok çok nadir cerrahi perasyondur. Gebelik başlı başına pelvik tabanı zorlar, sadece doğum şekli belirleyici değildir.
Burada sezaryen gerekçesi olarak gösterilen birçok sebep esasen tembellik ve korku.
+2
alice in potatoland
(25.02.26)
ilk kızımız normal, ikinci sezaryendi. eşime sordum soruyu. cevap; yüzde 1 milyon, 1 milyar sezaryen dedi.
+3
ground
(25.02.26)
Offff anesteziye bağlı komplikasyon mu? Bademcik ameliyatı olanda da var o. Sezaryende çocuğun orası burası sıkıştığı için sakat kalan kimseyi de görmedim. Vajinal doğumda maalesef bu tür ufak tefek şeyler olabiliyor. Bizzat tanıdığım bir çocuk hala bir kolunu kullanamıyor.
Nasıl komplikasyon ama? Ya da oksijensiz kalıp zihinsel engelli bir çocuğunuz da olabilir. Olur öyle şeyler.

Vajinal hissizlik mi karnınızın ufak bir kısmını hissedememek mi? Tabii ki vajinal hissizliği seçiyoruz çünkü doğal olan o. Totonuza kadar kessinler de doğallığı dibine kadar yaşayın o ara hemoroidinizle de aşk yaşarsınız dikişler arasında.

Modern tıbbın bütün nimetlerinden yararlanıp iş doğuma gelince öyle olmuyor niyeyse. He çünkü korkuyoruz ve tembeliz tamam. AB ülkelerine de kafam girsin ayrıca :)
+2
sadakatsiz
(25.02.26)
vajinal doğumun çocuğun bağışıklık sistemine destek olduğuna dair çalışmalar var. bi bakın isterseniz...
+1
merhum
(25.02.26)
@sadakatsız, tıp fakültesi belgeni de buraya atarsan harika olur bu kadar bilgi içerikli bir yorumdan sonra.
Çünkü ben doktor olarak yazdım :)
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Ahaha yahu ne alakası var diplomayla? Doktor olmuşsunuz tebrikler biz aciz kullar ne bilebiliriz ki sizin gibi minik tanrıların yanında😂 yazdıklarımın neresi yanlış tam olarak? Hepsi gördüğüm, duyduğum şeyler bir tarafından uydurmadım. Doktorsanız tamam ya özür dilerim yanlış görüp duymuşumdur😂
-5
sadakatsiz
(25.02.26)
bağışıklık sistemine destek olsun diye vajinal doğum yapan anneye kreşe başlayan çocuk şoku :D

sezaryen doğum yaptım. yine olsa yine sezaryeni seçerdim. devlet hastanesinde doğum yapmış olsam kesin şu an travmalardan travma beğeniyor olurdum ve berbat doğum anılarım olurdu. benim psikolojik durumum bunu kaldırmaya müsait değil bence. kaldı ki aklım almıyor zaten vajinal doğumu. neden kendime eziyet edeyim. kimisi de sezaryenden korkuyor mesela. karnınızı neredeyse boydan boya kesiyorlar, bildiğin açık ameliyat gibi. ama bana o an daha az korkutucu geldi valla. tembel ve korkak olduğum için sezaryeni istemiş olmam başkasını neden ilgilendirsin bunu anlayamıyorum. sebeplerimizin daha ulvi amaçlara hizmet etmesi gibi bi amacımız yok. bize hizmet etsin yeter.
+6
elorelia
(25.02.26)
Biz zavallı doktorlar o kadar okul okuduk ama bilmiyorduk zaten normal doğumda da komplikasyonlar olduğunu, çok afedersiniz, sizler fasulye kırarken bunları anlattınız da öğrendik, aydınlandık şu an.
Yazdıklarınız, dediğiniz gibi "görüp duydum" üstüne olduğu için yanlış ya da şöyle diyeyim, ciddiye alınacak şeyler değil. "Heh benim kayınpederimde de bu vardı, bir baktık ikiz doğurdu" kıvamında.
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Yahu ne fasülyesi ne diyorsun allah aşkına? Gördüm duydum dediklerimi ufo gördüm seviyesine indirmeyi bırak da vajinalde yazdıklarım var mı yok mu sen söyle. Sezaryende çocuğun engelli kalma oranını da yaz aydınlanmış olalım. Egoya bak ya biz fasülye kırarken tıp okuyormuş biz de mağaradan yeni çıktık okuma yazmayı henüz öğrendik zaten.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
dünya doktorlar ve fasulye ayıklayanlar diye ikiye ayrılıyormuş. öğrenmiş olduk. düşünsene böyle bir doktora muayene oluyorsun. çevrendeki çoğu kadının vajinal doğum travması var. korkularından bahsediyorsun. ve sana sen git fasulye ayıkla, doğum işini bana bırak filan diyor. ne kadar hoş.
+1
elorelia
(25.02.26)
Kendi yaşadığınız ya da yaşamayı seçtiğiniz deneyimi doğrulamak için karşı tarafa saldırmak zorunda değilsiniz. Bilimsel araştırmalara göre vajinal doğum daha az komplikasyon içerir, tıbbi bir gerçek neden inkar edilmeye çalışılır anlayamıyorum. Ama vajinal doğumun mümkün olmadığı durumlar vardır, sezaryen hayat kurtarır. Anne bebek ölüm oranlarının eskisi kadar yüksek olmamasının sebeplerinden birisi sezaryendir. Gerçekten sezaryen olması gereken birisi normal doğuma zorlanamaz. Bebek ters geliyordur, kordon dolanmıştır vs yani neden bile bile lades yapılsın ki? Ya da kadın açık açık korkuyordur, isteğe bağlı sezaryen olmak istemiştir, ülkemizde buna izin veriliyordur kişi sezaryen de olabilir. Kimseyi de ilgilendirmez. Herkesin kendi kararı, doğum şekli üzerinden de kavga etmeyin pls

Bunun dışında hamileliğinde çok fazla kg alan ve pelvik taban egzersizleri yapmayan bir kadın sezaryen olsa bile ileride idrar kaçırabilir, nefes egzersizi, lamaze vs bilmeyen doğuma hazırlık yapmayan birisi nasıl push yapması gerektiğini bilemez hemoroid yaşayabilir, perineal hazırlık yapmayı bilmeyen birisi epizyotomi ya da deşürir yaşayabilir. Hazırlığını yapan birisi ise hiçbir olumsuz durum yaşamayabilir. Kötü ve uç örneklerden bahsederek potansiyel anne adaylarını germeye hiç gerek yok, doktor değilim ama bir hastalık hastası olarak tıp bilgime ve medikal okur yazarlığıma güvenirim. Ben çabuk toparlanmayı seçtim, bana bakmaya gelebilecek bir annem ya da kardeşim yoktu, hemen ayaklanmam lazımdı. Ne hamilelik ne de doğum anlamında hiçbir komplikasyon yaşamadım, hatta doğumumu pozitif bir deneyim olarak görüyorum, beni mahveden lohusalık oldu sjshsh
+10
kullanicadi
(25.02.26)
Doktora da "gordum diyoruuum anliyor musuuun" diyerek cevap vereni de ilk kez goruyorum sanki doktor o riskleri "gormemis" gibi swh.
Benim hanim 3 dogum yapti. 2 defa normal denen vajinal dogum. Dogumhaneden ikisinde de bebek kucaginda yuruyerek cikti.
Ucuncu hamilelikte bebek plasentadan ciktigi icin ambulansla hastaneye gittik acil sezaryene aldilar yasama sansi %20 dediler. Cok sukur her ikisi de kurtuldu ama hanim 4 ay ayaga kalkamadi, tam olarak koturum kaldi. Tekerlekli sandalye aldik, ayagini kaldirip esofman altini giyemiyordu. Ayaktaki his tamamen kayboldu. 4. aydan sonra 1 sene boyunca haftada 4 gun fizyoterapi gordu. Ne ilaci veriyorlarsa omurganin icine onu kotu yapmislar. Sag ayaginda nisan'da uc sene olacak ama hala hissetmedigi kisimlar var.
Ama siz gene sezaryen yapin guvenle, sozluk yazarlari "gormus". Yalan soylemiyorlardir elbette. Korku hikayesi ariyorsaniz buyrun burdan yakin.
Boyle engin tibbi bilgiyle bu kadar rahat insanlari sezaryane yonlendirmek ve bunu guvenli diyerek yapmak anca cahil ozguveni olur.
+5
sucvecezve
(25.02.26)
sezaryen.
ama neden bu seçimler sanki turşu limonlu mu olur sirkeli mi olur muhabbetine döndü ya. sezaryen ya da vajinal doğum seçimi tamamen kişisel değil mi? her hasta ayrı değerlendirilmez mi? iyice kahve muhabbetine döndü.
neyse.

sezaryenden çıktığım günün ikindisinde koridorda turlarken yan odadan gelen sancı çığlıklarını unutamıyorum. sezaryen haricinde farklı büyük ameliyatlar da geçirdim, o an ki çığlıkları duyduğumda korktuğum kadar korkmadım ya.

benim vücudum ve sahip olduğum rahatsızlıklar vajinal doğumun kolay geçmeyeceğine işaret ediyordu. düşünmeden sezaryen seçtim. sütüm anında geldi. hemen ayaklandım.
bir de süt gelmez diyenler kesin bir şeymiş gibi yazıp duruyor. aynı şekilde sezaryen olup sütü hemen gelen arkadaşlarım da oldu. insanların üzerine baskı yapıp durmayın artık.
+3
rayde
(25.02.26)
Vatandaş erkek olarak yorum yapayım. Mümkünse vajinal. Vajinal doğum yapanın 2 saat sonra ayağa kalktığını gördüm ama sezaryen olan ayağa kalkamıyordu.
-5
arbre
(25.02.26)
sezeryan olarak dogum yapan 3 kisi tanidim ertesi gun ayaktaydilar. hadi bakalim cik isin icinden nasil cikiyorsan ;d
0
Boris
(25.02.26)
Ben acil sezaryen oldum, bana kalsa vajinali seçerdim. Sezaryenden sonra (ki bebeğim küvözdeydi aktif olarak bebek bakmak zorunda değildim ona rağmen) çok ağrım oldu. Öksüremedim, oturup kalkamadım.
Bir anlık acı mı, minimum 1 haftalık ağrı mı deseler vajinali seçerim.
+6
wild honey suckle
(25.02.26)
İki kez epiduralsiz vajinal doğum yaptım, korkunç bir acı ama yine olsa yine vajinal derim.

Benim düşünceme göre tıbbi bir gereklilik yoksa sezaryen ''benim için'' bir seçenek değildi; vajinal doğum özellikle deneyimlemek istediğim bir şeydi. Tıbbi gereklilik olursa elbette ki neden olmasın?

Ben sürecin bebek tarafından başlatılması gerektiğine inançla ve bedenimin beni yönlendireceğini düşünerek girdim iki doğumuma da. Zaten vajinal doğumu kendim için tek seçenek görmemin sebebi de bu inancım ve merakımdı. Bebeklerin doğum kanalında ilerlemek adına kendilerini nasıl konumlandırdıklarına dair birkaç bir şey izlemiştim ve mucizevi gelmişti. Doğum kaç saat sürecek mesela, doktor ıkın demeden ıkınma isteğim olacak mı, hangi pozisyonda rahat doğurabileceğim gibi gibi meraklarım vardı. Öğrendim bitti.

Emzirmek, anneye psikolojik ve fiziki destek, doğum sonrası depresyon farkındalığı, ev içi sorumluluk paylaşımı gibi konular, doğum şekli tercihi konusunu önemsizleştirdi sonradan
+7
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Tembel, korkak… Üslup bu işte. Sonra bu türden kişilere gidip de bebeğimizi kendimizi emanet edeceğiz öyle mi? Ya doğum zor geçse abartıyorsun yaparken düşünseydin de der bu zihniyet.
O kadar korkutucu ki bir kadın için şu olay.
Neyse. Çalışkan ve doğumdan hemen iki saat sonra eşine ailesine dünyaya hizmet etmesi için ayaklanması gereken kişiler bu şekilde doğursun. Benim hemen ayaklanmama gerek yok. Tembel tembel doğuracağım ben.
+1
asue
(25.02.26)
Ben zorunlu sezaryen oldum ama vajinal tercih ederdim. Daha hızlı iyileşme süreci için. Bir de doğal yollardan olması daha iyi gibi geliyor. Sezaryende süt hemen gelmiyor vs.
İmkanım olsa vajinal isterdim.
+8
kaptan maydanoz
(25.02.26)
her şey olağan ve düzgün gidiyorsa vajinali seçerim. alice’in dedikleri istatistiksel olarak bana mantıklı geldi; sezaryende daha çok komplikasyon duydum. yine de her doğum farklıdır, tercihim bir yönde diye diğer yönü eleştirmem.
+3
eileengray
(25.02.26)
duyuru kullanicisi ortalamasina bu duyuru cevaplari ve oylama sonrasi benim icin "vajinal dogum sempatizani" da eklendi. soruyu soran arkadasa tesekkuru borc bilirim.
e$ kontenjanindan duyurudan haberdar olan eni$telere acidim, cocuk sonrasi hicbirsey eskisi gibi olmayacak :D
-2
cooperr
(25.02.26)
Şu duyuruyu hortlatmadan geçemicem. Doçent olan jinekoloğum 2 dogumunu da sezaryen "tercih" etmisti. Vajinal dogum yapan cok az kadin dogumcu gorürsün demisti @ghil +1. Diplomasi ve doktorasi sahte diilse
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
Anal doğum en değişiği bence
-2
runaway
(27.02.26)
Benim doktorum da sezaryen olmuştu. Yine olsa yine sezaryen diyordu :) bunun bir istatistiği olsa da görsek keşke.

Bu arada doktorumuz beni engellemiş :( o gün yazılarını görüyordum ne oldu hıncını alamayıp ertesi gün mü engelledin dkdkdkd halbuse ben evde gariban gariban fasulyemi kırıyordum, boynum bükük kaldı :((
0
sadakatsiz
(27.02.26)
benim jinekologumun (erkek) üc cocugu var. ücü de vajinal dogmus. bu kadar tehlikeli ve kötü olsa kendi karisina nice vajnal dogum yaptirtsin üc defa? diplomasi falan da sahte degil. birkac sene boyunca da ülkenin en iyi jinekologu secilmis. n'alaka?
vajinal dogum bu kadar kötü olsa tüm dünyada herkese standart sezaryen yapar gecerlerdi. 30 saat boyunca kadinlarin cigligini cekmeye cok merakli degildir doktorlar da, ebeler de.
ayrica argumentum ad verecundiam bir tartisma modeli degil. siz sezaryen yapmis olabilirsiniz ve bu konuda jinekologunuzdan tavsiyeler dinlemis olabilirsiniz ama bu, sizi bu konuda yetkin kilmiyor ve tartisma biciminizin epistemolojik hata barindirdigi gercegini degistirmiyor.

op'ye tekrar el cevap: ben, vajinal. epizyotomi de standart degil. hatta perineal yirtik cerrahi kesiye tercih ediliyor. bunu ögrendigim zaman bir panikle duyuruda "dogum esnasinda artik epizyotomi rutin olarak uygulanmiyormus" baslikli bir korku duyurusu acmistim, o soruma da 8-10 yanit almistim duyuru doktorlarindan (hayir, alice potatoland bunlardan biri degildi ama galiba elorelia vardi yanitlayanlar icinde, emin degilim kendisi doktor mu degil mi, belki hatirlar o sorumu) ve hepsi uygulamanin cok dogru oldugundan bahsetmislerdi. bu kadar kötüyse neden dogru oldugunu söylüyorlar o zaman? bu ne perhiz bu ne lahana tursunu? bütün kötü doktorlar bize denk geldi de bütün mükemmel doktorlar, harika doktorlar sezaryencilere mi denk geldi? duyuruyu da buraya linklemek isterdim ancak sildigim icin linkleyemiyorum ama googleladigimda hala duyuru basligi ön izlemesi görülüyor. inanmakta güclük ceken varsa buyursun googlelasin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Burda herkes insan gibi yorumunu yaparken doktor hanım gelip sezaryen korkak ve tembellerin işidir gibi bir laf edince ortalık gerildi zaten. Bir doktor böyle konuşmamalı değil mi? Ya da siz fasülye kırarken ben tıp okuyordum!!1 diye çıldırmamalı. Ben mesela bir çocuk doktoru olarak daha kendi çocuğunun bacağındaki kırığı fark edememişsin heeyy doktor hanım diyerek aşağılamaya çalışmadım. Çünkü neden ayıp.

Neyse saydığım riskler zaten çok çok düşük ihtimaller. Doğuma kadar zaten bir sıkıntı olacak durum oluşursa sezaryene geçiyorlar. Ama bu çok çok düşük olan riskler neden benim başıma gelmesin? Bence gelebilirdi. Çocuğuma bir şey olabilirdi? Tek bir deneyim bile beni korkutmaya yetti, belirsizlik istemedim. Her şeyin sıkıntısız geçeceğinden emin olmak istedim. Bu bu kadar yani.
+1
sadakatsiz
(28.02.26)
"Doktor oldugum icin.." dendiğinden baska bir alan doktoru görüşü ekledim. Sezaryen 'dogru' olandır demiyorum hatta vajinal doğumun bu kadar canhıraş savunulmasi ayni oranda anlamsiz geldi. Sanirim vajinalciler VS. tembel ve korkaklar gibi gormeye basladiginiz icin de tum cevap yazanlari tek potada erittiniz :) bu kamplasma cok garip bu duyuru icin

Bir de Türkiyede doğum sekli tartismalari ciktiginda doktorlar sezaryen orani fazlaligini malpraktis ile de acikliyorlardi. Bunun sebebini de merak ettim örneğin
0
üğpoıuy
(28.02.26)
cocugum yok, tecrübe etmedim, ancak kararsızım.
sonuçta bir ameliyat olduğu, anestezi ve daha birçok şeyle ilişkili komplikasyon riski daha yüksek olduğu, iyileşme evresinin zorluğu ve doğumun esasen doğal bir süreç olması ve mecbur kalınmadıkça dış müdahale gerektirmemesi gibi sebeplerle sezaryene mesafeli gibiyim. ancak al vajinal doğum yap deseler onu da yapabilir miyim bilmiyorum, zor iş. annem hem vajinal hem sezaryen doğum yapmış, sezaryeni tercih ettiğini söyler hep.
jinekoloğum da vajinal doğum karşıtı desem yeridir, çocuğu etkileyebilecek komplikasyon riskleri barındırdığı için vajinali mantıklı bulmadığını ve tercih etmediğini söylüyor.
eşim hekim, o da hekim gözüyle vajinal yanlısı ama dediğim gibi jinekoloğum bu işte uzman biri olarak sezaryenci.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.03.26)
(33)

Evlilikte kadının kendisi için birikim yapması?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?Cevaplar için çok teşekkürler.
Merhaba arkadaşlar,

Bir kadının evlilik çatısı altında kendi maaşından kötü günler için kendisi için kenara para atması hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşinden gizli ya da değil. Cinsiyet belirtip cevap verebilir misiniz?

Cevaplar için çok teşekkürler.
0
Amaranta ursula
(16.02.26)
Her kadının muhakkak yapması gereken şey bence, hatta büyükannem bana kimsenin bilmediği, kocanın çocuğunun annenin dahi bilmediği bir paran olmalı demişti. Bayanım.
+4
sessizce aglayan sanat
(16.02.26)
Hangi kötü günler?
ailenin kötü günleri mi? Ayrılırsak kendimi garantiye alayım kötü günü mü?
+5
kisa
(16.02.26)
@kisa,
Kendisi için garanti olsun diye ama ailenin kötü günü için de kullanılabilir.
-1
🌸Amaranta ursula
(16.02.26)
Kadınım. Eşimin de benim de sadece kendimize ayırdığımız kişisel birikimlerimiz var. İmkanı olan her kadının yapması gerektiğini düşünüyorum.
+2
fotrsapka
(16.02.26)
Erkekte atsın o zaman. Ailede ortada para kalmasın.
0
michael harddd
(16.02.26)
Sorun değil.
0
Bruce
(16.02.26)
Bu işin kadını, erkeği yok bana göre. Her insan maaşının bir kısmını kendi özel şeyleri için ayırmalı evli olsa da. Erkeğim.
+6
arbre
(16.02.26)
Yine çok bilinmeyenli denklem.

Saklanan paranın bedeli nedir?
Yani tekne tatili mi yoksa eve alınacak 1kg kıyma mi? Neye karşılık o para ayrılıyor?

Yazarken sildim,
eşler arası gelir ve iş yükü dağılımı adil ise herkes ortak ve genel masraflar dışında kalan şahsi para ile istediğini yapabilmeli.
iki taraf için de kimse birbirini sömürmeli.
+1
kisa
(16.02.26)
Ben, evliliğimde de birlikteliklerimde de kadın kişisinin geliri ve harcamaları ile kesinlikle ilgilenmedim. Ama bu konuda hepsinden Allah razı olsun ki, maddi güçlerini müşterek hayatımıza ellerinden geldiğince vakfettiler.
Ancak, aksini iddia ederseniz şu an en az üç tane tiktok veya insta videosu koyabilirim ki, kadınların anladığım kadarıyla çoğusunda bir 'benim param benimdir, senin paran ikimizindir.' mantığı hakim. O kafada bir kadınla zaten bir birlikteliğim olmaz. Onları değerlendirmem dışı tutuyorum ve soruya cevap olarak oyumu 'onun parası, ne isterse yapar.' şeklinde kullanıyorum.
0
Mirket
(16.02.26)
Evlilikte “gizli” yapılan her şey yanlıştır bence.
Bu gizliyi yapan insan zaten karşısındakine güvenmiyordur ve belki karşısındaki belki de evren bunu hisseder ve kötü bir şey olur ve “iyi ki güvenmemişim, bak ne oldu sonunda” diye kişi kendini çok haklı ve iyi yapmış hisseder.

Ha bazen çiftlerden biri gizlice değil de çaktırmadan para biriktirir ve günü gelince “bunu peşinat yapalım ev/araba” alalım der. O başka.
Gizlilik değil de güvensizlik kısmı belirleyici.
+1
michael_knight
(16.02.26)
iki tarafın da hem kendi adına hem çift olarak ortak birikim yapması gerektiğini düşünüyorum. kişisel birikimler ortak amaç için de kullanılabilir elbette. yani bu birikim gizli ya da habersiz olmalı demiyorum.

bu devirde birikim yapmayan ve birikim yapamayan insanla birlikte olmak çok tehlikeli.

kuş kadar maaş alıyoruz, neyine birikim yapacağız kısmı tartışılır elbette ama birikim yapabilme imkanı olduğu halde bunu farketmiyor çoğu insan. hayat pahalı, maaşım az bahanesine sarılıyorlar. kimisi için gerçekse de kimisi için bahane bu durum.
0
biseysorcaktim
(16.02.26)
Bir insan kendi kazandığı parayı canı isterse götürüp çöpe bile atabilmeli. tek kriterim, serbest hareket ettirilecek para miktarını yükseltmek için diğer eşin mali yükünü artırmamak. bu konudaki kurnazlıktan aşırı derece midem bulanıyor.
-1
loch ness
(16.02.26)
Gizlilik garip bir konu. Hem gizli olmasına hak verebiliyorum (çok garip insanlar var çünkü hayatta) hem vermiyorum. Gizli ise üzücü bulurum. Eşlerin en başta bu maddi konularda nasıl karar aldığı ve eşlerin karakterleri önemli.

Bizde mesela serseri serbest stil.
Kimse kimsenin harcamasına karışmıyor, hesap sormuyor. Kazanç olarak aramızda baya büyük bi fark da var. Ama bakış açımızı degistirmiyor.

Ben kadınım. Yarına çıkacağım ne malum deyip harcamayı ve yaşamayi tercih ediyorum kötü bir örneğim aslında ama maaşımdan kalan anlamsiz miktarları biriktirdiğim oldu. Hiç saklamadim. Ya da gizleme ihtiyacı duymadim. Mesela bilinirse ne olur ki? Niye gizli olsun. Kardeşimin ya da eşimin kimin ihtiyacı olsa veririm. Benim için de onlar öyle yapar. Hem eşe hem aileme baya guvendigim için kenarda bir şey olsun ya kaygım da yok herhalde.

Başıma gelen kötü seyin çözümü yeterki para olsun. O bulunur fikrindeyim hep. (Saçma ama benim fikrim, yaşayışım bu)

Yani erkek olsaydım ve eşimin benden gizli para biriktiriyor olsaydı guven vermiyorum herhalde diye kirilirdim.

Kısaca bu konu bana güvenle çok ilintili geldi. Yapani yadirgamam, mantıklı bulurum ama bı taraftan da üzülürum. Kendim yapmam.
0
a perfect lie
(16.02.26)
her evlilik ayniymis gibi "gizli" olmasina takilmak abes. bu ülkede teyzesinin kiziyla evlenip, karisi kanser olunca kadini "ugrasamam" diyip ana evine götürüp birakan insanlar var (true story).
kadinin birikim yapmasi, ev ekonomisini idare ettirmesi ezelden beridir olan bir sey. isgücüne katilmayan, gidecek bir kapisi olmayan, adamin eline bakan kadinin, hele isin icinde dayak, alkol, kumar, metres ya da baska bir tür hirtlik varsa birikim yapmasi ve bunu gizli tutmasi kadar normal bir sey yok. adamda bunlar olmadigi durumlarda dahi bosanmalari durumunda adam ay sonu gene maasini alir. kadin ne alacak? özellikle is gücüne katilmayan kadinin birikim yapmasi sart. istediginde kapiyi cekip cikabilmesinin yolu o.
+11
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.02.26)
arbre'nin tek eksilenmeyen hatta arti rekoru olan entrysi bu galiba :D

calismayan kadin yapabilir, garipsemem. calisan kadinin veya erkegin gizli birikim yapmasini tuhaf bulurum. zaten birikim yapiyor olmasi lazim ama bunu gizli yapiyorsa (mesela atiyorum mortgage'a girmisiz para ucu ucuna yetiyor, arabanin da tamir edilmesi lazim, parasi yokmus gibi davranmamali) veya ne kadar parasi olduguna dair kabaca bir fikrim yoksa veya sorunca gizliyorsa olmaz.
+2
antikadimag
(17.02.26)
erkeğim. eşimle ortak hesabımız da var, kendi hesaplarımız da. ikimiz de hem kişisel olarak hem ortak olarak birikim yapıyoruz. yapılır yani bir sorun görmüyorum bunda ben.
+1
elektr10
(17.02.26)
Eşimle herşeyimiz ortak eve giren çıkan para hakkında ikşmizde çok net ve şeffafız.

Birimiz derse ki ben şu kadar parayı kendime harcayacam yada kenara koyacam diğerine kimse karışmaz.

Biz bir aileyiz böyle ayrı gayrı gizli saklı işler bana göre değil. Ben yapmam bana yapılırsada bozulurum.
+1
basond
(17.02.26)
saçmalık.
+1
summerjam0306
(17.02.26)
ben maaşımın tamamını eve vereceğim, karı kenara gizlice para atacak öyle mi?
amaç ne? bu adam beni ilerde boşarsa güvencem olsun diye mi?

evlenirken karıların hepsi golluma dönüşüp zaten altın ziynetleri, bir sürü gereksiz ev aleti almıyor mu? sürekli arkadaşlar yurtdışına gidiyor biz de gidelim diye erkeği darlamıyor mu? harcaması bitmiyor ki kadının...

böyle salak ve bencilce birşey yaptığını öğrendiğim an dava açar boşarım.
-3
plastic_angel
(17.02.26)
kadının türk toplumu içinde gördüğü muameleyi bilip "yapmaması gerekir" diyen erkek bikini giysin.
+1
birdirbir
(17.02.26)
kadınım. her kadının birikmiş parası olması gerektiğine inanıyorum. bu eşe güvenip güvenmeme meselesi değil dünyanın bin türlü hali var.

bizim evde ailenin ortak birikimi de bende durduğu için ayrıca birikim yapmadım. zaten hepsi bende.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(17.02.26)
Bence birikim olmali ve gizli olmasina teoride gerek yok. Hatta bence aldatma gibi bir sey bu. Ama su kosullarda gizli olabilir. Karsidaki sifira sifir yasamayi seviyordur, ondan ekstra para istiyordur, kumar bagimlisidir vs bu durumda saklamak lazim.
Saklayanlar genelde para biriktiremeyenler oluyor olabilir baska türlü.
+3
Purple life
(17.02.26)
iki tarafta kendi kişisel zevkleri, ihtiyaçları için kenara bir miktar para ayırıyorsa sorun yok.
ama tek taraf ve gizli bir şekilde oluyorsa sıkıntı. hele ki bu ilerde ayrılırız önüme bakarım kafasıysa.
0
my fault
(17.02.26)
Meriçler ve kedici kadınlar toplanmış birbirlerini nasıl da haklı çıkartıyorlar.

Adam veya kadın; kumarbaz, alkolik veya para biriktirmeyi bilmiyor şeklinde nedenleriniz olsa dahi kabul edilebilecek bir durum değil. Boşa o halde. İt gibi çalış, her türlü harcamalarda elini taşın altına koy.. ama evin hanımı “bir süre sonra bu beni boşarsa güvencem olsun” diye senden gizlice para biriktirsin, yok öyle yağma. Kadın erkek eşit ve eşit olacak diye çingenelik yapan bunlar değil miydi yahu? Ne oldu şimdi? Herkes eşit ve harcamalar da, birikimler de aynı şekilde eşit olmalı. İyi günde kötü günde diye neden söz veriyorsun o halde iki yüzlü !!

Evlilikte veya ilişkide bir taraf diğer taraftan iyi niyetli de olsa bir şey saklıyorsa, ki burada iyi niyetli bir durum yok tamamen bencillik var… ondan bir halt olmaz.
-1
dedeminhirkasi
(17.02.26)
21. yüzyılda evlenmemek için yeterli şeyler bunlar. evlenmek 21. yüzyılda erkek için çok saçma.

herkes b planıyla yaşıyor.
evlilik denen şey karşılıklı alışverişe dayalı bir şeydi. şuan iki taraf da birbirine bişey verip, bir şey alma derdinde değil. ev arkadaşı gibi. o yüzden manasız.

ben ne düşünürdüm?
şunu düşünürdüm; dünyanın kalna %99'u gibi, bu kadın da evliliği "ev arkadaşlığı" olarak görüyor ve yarın bir gün zor günler geldiğinde basıp gidip "başka evde yaşamak" için kendine yolluk hazırlıyor.

o zor günler hiç gelmeyebilir, gelebilir.
-1
tchuck
(17.02.26)
Erkek.
yapabilir. hatta kokusunu alırsam borç isterim :)

bende eşimde çalışıyoruz. maaşımın cüzi bir kısmını kendime alıp kalan tüm parayı eşime gönderiyorum, çocuğun okul taksidi, ev, mutfak, fatura şu bu kalanına karışmıyorum. herkese tavsiye ederim.
0
galahad reloaded
(17.02.26)
Eşten gizli para biriktirmeyi neden bu kadar kötülediniz anlamadım, kimi buna ihtiyaç duyar kimi duymaz. Siz ihtiyaç duymadınız diye bunun yapılmasını ya da yapanları neden kötü ilan ediyorsunuz ki. Dünyanın milyarlarca hali var, kadın erkek fark etmeksizin herkesin yapması gereken bir şey olduğunu düşünüyorum şahsen. Nedir yani, başkasına yedirirse tepki gösterin bence, mesele gizli biriktirmek olmamalı.
-2
muhayyer divan
(17.02.26)
cinsiyetten bagimsiz olarak yapilmasi gereken bir durum olarak goruyorum. hem erkek hem de kadin maaslarindan bagimsiz olarak kendilerine para ayirmali, birikim yapmali.

ikincisi gizli olmasi durumu kotu bence. ne bicim iliskileriniz var anlamis degilim. insanin kendini dusunerek para ayirmasi ve bunu partnerine soyleyememesi, soylediginde ise partnerin buna kizmasi veya engellemeye calismasi ne igrenc bir durum.

cinsiyet: erkek
+1
Sour
(17.02.26)
Erkek. Esim de ben de calisiyoruz.Esime kendi adina yatirim yapabilmesi icin bir yatirim hesabi actirdim.Maasi gelir gelmez %90'ini oraya atiyor.Bu su acidan faydali oluyor.Butceler zaten ortak.Eger sadece benim aile icin actigim (kendi adima) yatirim hesabini kullanacak olsak esim birikim yapma hissiyatinda olmayacakti.Bu sekilde her ay canli canli biriktirilen miktari-yatirilan miktari gorerek motivasyon oluyor ona. Her sey acik oldugu surece sorun yok
0
turkuaz
(17.02.26)
@Gradient_tabanlı_mor Her kadin yapmali, fakat sende yok cunku aileninki sende zaten?
Feminist diliniz zarar verici. Birikim iyidir. Ailenin birikim yapmasi cok iyidir. Fakat kendi yapmayip her kadin yapmali demek?
+2
osssy
(17.02.26)
Soruyu, 'Evlilikte taraflardan birinin ...' diye sorsaydın, daha adil cevaplar alırdın diye düşünüyorum.

Çünkü bu sitede 'Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız olarak kadını haklı görsem.' diye bekleşenler var.
0
Mirket
(18.02.26)
Her kadının gizli bir zulası olduğunu düşünürüz, o kadar ki herkesin yapması gerektiğini bile düşünürüz ama şu “kendisi için” kısmı şüphe uyandırıyor.

“Ben yarın öbür gün bundan boşanırsam elimde hazır param olsun” diye düşünmek art niyetli bir yaklaşım. Gözden çıkaracağı insana masraflarını yıkıp, kendini maddi olarak tatmin olmuş noktaya getirdiğinde eyleme geçmeyi planlıyormuş gibi.

“İyi gün var kötü gün var. Kimsenin aklı kalıp da çarçur etmeyeceği şöyle bir parayı bulundurayım da ailenin başına kötü bir şey gelirse bir derde derman olur” ne kadar iyi bir düşünce ise diğeri de bir o kadar kötü, ahlaksızca.

Dışarıdan bakınca değişen bir şey yokmuş gibi görünüyor; herkesten gizli para biriktiriyor kişi. Durumu belirleyen ise niyeti oluyor bu durumda.

Tahmin edilir ki; erkeğim.
+1
lazor
(18.02.26)
kadınım. böyle bir birikim yapılıyorsa, bir ayrılık yaşanması durumunda ya karşı tarafın o gün göstereceği tavra güvenilmediğindendir, ya da o gün gelince kadının kendisi adil bir yaklaşım sergilemeyeceğindendir. konu ilkiyse, belki kabul edilebilir. ya da erkek eş o biriken paranın değerlendirilmesi noktasında zayıfsa, çarçur etme gibi alışkanlıkları varsa vs, olabilir. bunların söz konusu olmadığı bir ilişkide, gizli şekilde para ayrılması çok doğru gelmiyor.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.02.26)
(4)

Kelime oyunu

egerbiryolcu
Bu programa hiç katıldınız mi katilanlarin deneyimleri ne oldu katılmayı düşünür müsünüz.
Bu programa hiç katıldınız mi katilanlarin deneyimleri ne oldu katılmayı düşünür müsünüz.
0
egerbiryolcu
(14.02.26)
Katılmadım.

Katılmak isterdim ama çok heyecanlanırım.
-2
rock n roll
(14.02.26)
İki arkadaşım katıldı, ikisi de çok keyifli zaman geçirdiklerini anlatıyordu. Fakat A. İhsan Varol zamanındaydı ikisi de.
0
kobuzchu kiz
(14.02.26)
ihsan zamanı katılmıştım, sevimliydi ortam.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(14.02.26)
Sanırım 15 sene oldu. Ali İhsan bey sunsa yine katılmak isterdim.
0
artemisisis
(15.02.26)
(8)

14 Şubat date lik mekan

artkbc
Biz 10 yıl aradan sonra beraber İstanbulda olacağız. Nerede yiyelim içelim. Instagram mekanları kafamızı karıştırdı. Orta halli insanlarız. İstanbul’un prime dönemlerinde kafe pi de takilirdik. O tip insanlarız yani. Bir de Fine dining falan anlamayız. Mekan değişmeden gece de takılabilelim.
Biz 10 yıl aradan sonra beraber İstanbulda olacağız. Nerede yiyelim içelim. Instagram mekanları kafamızı karıştırdı. Orta halli insanlarız. İstanbul’un prime dönemlerinde kafe pi de takilirdik. O tip insanlarız yani. Bir de Fine dining falan anlamayız. Mekan değişmeden gece de takılabilelim.
0
artkbc
(11.02.26)
Aida moda
+3
Bruce
(11.02.26)
semt lokasyon nereler olur?
0
co2s2
(12.02.26)
Beşiktaş Karaköy Sarıyer Kadıköy olabilir
0
🌸artkbc
(12.02.26)
maps.app.goo.gl manzarası ve ortamı hoş.
0
(12.02.26)
kafe pi'den yola çıkarak karaköy gümrük diyorum. hemen hemen aynı yaşlardayız sanırım üniversite zamanı çok giderdik kafe pi'ye.

burası ne fine dining, ne de salaş. fiyat olarak istanbul fiyatları kadar diyeyim. ama ortam gerçekten çok enfes. ama rezervasyonsuz gitmeyin.
0
elektr10
(12.02.26)
galataport'ta muutto
0
co2s2
(12.02.26)
Kafe pi jenerasyonu olarak bir araya geldiğimize göre ben de kadıköyden biri ki yer önereyim.
Aralık
Aida +1
il sud
+1
cay koy geliyorum
(12.02.26)
Any Arnavutköy önceden akşamüstü/akşam restoran, gece dansa dönerdi, hala öyle mi veya güzel mi bilmiyorum ama bakılabilir.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(12.02.26)
(3)

speed dating olayları

mirafiori
yapanınız oldu mu hiç? normalde soğuk yaklaşırım çünkü genellikle pazarlanma şekilleri bana hitap etmeyen etkinlikler oluyor, fakat bir etkinlik gördüm organizasyon olarak speed date olmasa bile gideceğim tarzda bir etkinlik olduğu için bonus olarak ilginç olabilir diye düşündüm. etrafımda yapan ark
yapanınız oldu mu hiç? normalde soğuk yaklaşırım çünkü genellikle pazarlanma şekilleri bana hitap etmeyen etkinlikler oluyor, fakat bir etkinlik gördüm organizasyon olarak speed date olmasa bile gideceğim tarzda bir etkinlik olduğu için bonus olarak ilginç olabilir diye düşündüm. etrafımda yapan arkadaşlarım olmadığı için direk bir tecrübe duyamadım, o şekilde tanışan birilerini de tanımadım. merak ettim yani single erkek olarak nasıl bir şey bekleyebilirim diye. burada paylaşmak isteyen olursa tecrübelerini duymak isterim.

Yani kafamda "katılanlar ciddili ilişki aradıkları için mi katılırlar yoksa o akşamı geçirecek biri mi" gibi sorular var. Araştırdığım kadarıyla çeşitli tarzları var fakat bu organizasyonun yapılacağı yer küçük bir bar ve 12 kişi oluyor, böyle bir ortamda fazla mahremiyet olmayacağını düşünüyorum o yüzden diyaloglar falan nasıl ilerler dikkat dağılır mı onu da düşüdüm.
-1
mirafiori
(08.02.26)
Ben gitmedim ama sizin yerinizde olsam giderdim. İlk günden eve götürmeye çalışan olursa, bye dersiniz. Belki düzgün biridir.
0
Kahvedesu
(08.02.26)
arkadasım speed date'den evlendi. 5-6 yıldır evliler çocukları oldu :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.02.26)
Ben biraz geleneksel kalıyorum galiba ama yapanlar var ki bugün bir başka yerde daha gördüm dating app'ten tanışıp evlendiğini söyleyen. Deneyebilirsiniz ama ben olsam oradan sonra birebir buluşma olacaksa nereye gittiğimi kimle buluştuğumu güvendiğim bir kişiye söylerdim ve canlı konumumu paylaşırdım.
0
alice in potatoland
(09.02.26)
(14)

Dayınızı seviyor musunuz

darkwizard
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
0
darkwizard
(22.01.26)
eksisozluk.com

benim 3 tane. dunya gorusu olarak cok uzakta olduklari icin pek muhabbetim yok.
0
buenosdias
(22.01.26)
iki dayım var. bir tanesi kız kardeşlerinin hakkını yiyen bir dolandırıcı ailede kimseyle konuşmaz. diğerini severim masum,kendi halinde bir adam.
+1
biravekahve
(22.01.26)
Benimki dayı profilinden en uzak dayı. Sessiz sakin, işinde gücünde aile babası. Bayağı da derdo bir insan, başına gelmeyen kalmadı mazlumun. İyi insandır, samimi değiliz ama uzaktan severim.
0
sekizdokuzon
(22.01.26)
Birisi dolandırıcı oe diğeri de kendi kendine efelik taslayan kibirli bir tipitip.
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(22.01.26)
Yeşilçam’dan aşina olduğumuz o “dolandırıcı dayı” profili yok ailede.
Dayılarımı çok tanımadım ama tanısam çok seveceğimi düşünmüyorum anne tarafıyla mesafeliyim.
0
mutekebbir
(22.01.26)
dayilar miras yer. is tanimlari geregi.
+4
antikadimag
(22.01.26)
Çok onurlu, gururlu, aydin ve iyi biridir, severim
0
üğpoıuy
(22.01.26)
babam tek cocuk oldugu icin amcam ve halam yok.
dayim ve teyzem benim icin baya onemli.
dayim delikanli adamdir, hak hukuk konusunda da inanilmaz dikkatlidir.
0
cooperr
(22.01.26)
üç dayım var. çocukluğumda en küçüklerini çok severdim. benim için "dayı" profili oydu. beraber vakit geçirdiğim, çocuk aklıyla bana inanılmaz gelen türlü türlü şeyi deneyimlediğim vs... büyüyünce aynı ölçüde yakın kalamadık tabii ama iki dayımı özellikle severim. en büyükleri de iyi ama aksi bir adamdır, pek rahat edemezsin yanında.
+1
der meister
(22.01.26)
3 dayım var. hepsini çok severim.
-1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.01.26)
Son 20 senede 2 defa gördüm herhalde, en son iki ay önce nikahıma geldi. Kişilik olarak kötü biri değil ama siyasi ve dini görüş olarak tersiz. Bi de benim çekirdek ailem dışında hiçbir akrabamla bağım yok. Amcamı, halamı, teyzemi de aynı şekilde pek aramam sormam konuşmayız. Akrabalarını çok seven insanlar da tuhaf geliyor o yüzden :D
-2
nundu
(23.01.26)
Severdim. Bir dayım vardı, 50’li yaşlarda öldü. Anne babada miras yoktu olsa da yemezdi.
Çok çalıştı, ticaret kafasıyla doğmuş çalışkan bir insandı. 5 yaşında tartıyla insan tartıp para kazanmaya başlamış memur çocuğu bir insan.
Çok iyi paralar kazandı, servet yarattı.
Bence kendi çocuklarına haksızlık olacak miktarda annesine ve kardeşlerine paralar dağıttı. Akrabalara büyük borçlar verdi geri alamayacağını bilerek ve geri alamadı da istemedi de.
İkili ilişkimizde biraz sert, disiplinli ve “beğenmiyorsan git” tarzı vardı küçücük bir çocuk olsam bile. O bakımdan biraz zorlanırdım ilişkimizde.
İyi bir adamdı, erken gitti.
0
michael_knight
(23.01.26)
6 tane dayım var. kısmen severim ama oyle yakınenen baglılıgım yok
0
Başka
(23.01.26)
hic sevmem. hiyarin tekidir.
0
Sour
(23.01.26)
(22)

nasıl başarmışım anısı

deranzo1
var mı böyle anılarınız? geriye bakınca ulan nasıl yapmışım onu diye hayret ettiğiniz. ben atayım bir tane; saat 10:00'daki öss'ye 9:45'de uyanmam. sınav salonu yaklaşık 3-4 kmlik mesafe. kalkar kalkmaz kağıdımı alıp t shirtümü bile degistirmeden pantolonumu giyerek kendimi sokağa atmam. araba da yo
var mı böyle anılarınız? geriye bakınca ulan nasıl yapmışım onu diye hayret ettiğiniz. ben atayım bir tane; saat 10:00'daki öss'ye 9:45'de uyanmam. sınav salonu yaklaşık 3-4 kmlik mesafe. kalkar kalkmaz kağıdımı alıp t shirtümü bile degistirmeden pantolonumu giyerek kendimi sokağa atmam. araba da yok. biraz koştuktan sonra ilk gördüğüm araç sahibinden rica etmek. sağolsun kırmadı son gaz basıp gittik. iner inmez yine bir depar sekansı ve sınav başlamasına birkaç dakika kala sırama oturmam. nefesimi düzenlemek için on dakikaya daha ihtiyacım olmuştu.

şimdi bakınca eaah der sallardım muhtemelen.
+2
deranzo1
(21.01.26)
Yazarsam best seller kitap olur. Bir tane değil. Bin tane bile değil. Yaşamam mucize.
-5
gabe h coud
(21.01.26)
Bazılarına göre başarı olmayabilir ama ehliyet sınavı. Hayatımda hiç şoför koltuğuna oturmamış, zerre bilgisi olmayan ve aşırı stresli biri olarak ilk sınavda geçtim. Derslerde bile hocaya mal mal bakıyordum, kendi zekamdan şüphe etmiştim ancak sınav günü geçmem lazım diye kendimi telkin ettim ve aldım.
+1
ekimoloji
(21.01.26)
polonya'da yaşıyorken polonya'daki almanya konsolosluğundan vize randevusu oluşturmam. yılın son aylarıydı kasım-aralık ve ben bir gece vakti sadece aralık ayının 2'sinde boş randevu günü bulabilmiştim. gelecek sene mayıs ayına kadar boş yer yoktu. randevu tarihine de 2 günüm vardı yani tüm evraklarımı 2 gün içinde toparlamam gerekiyordu banka dökümleri, almanya'da okuyacağım okulun belgeleri, almanya'da açacağım bloke hesap için banka ile görüşmem ve bloke hesap için göndereceğim para... hepsini iki günde gerçekleştirmiştim.

sadece vize ile bitmiyordu her şey. kalacak ev de bulmam gerekiyordu ve iki günde o kalacak yeri ve kira sözleşmesini de ayarlamıştım çünkü vize için o da gerekiyordu.

o 2 günü asla unutamıyorum. şansım çok yaver gitmişti.
+1
elektr10
(21.01.26)
F lediğim akışkanlar mekaniğini sonrasında ba ile geçmek

Hayatımın peak noktasıydı
+1
substituent
(21.01.26)
Dershaneye gitmeden iyi bir okulda makine mühendisliği kazanmam
Kazandığım makine mühendisliğini bitirmem
Lisede 0 İngilizce görüp YDS'den B seviyesi almam
-9
arbre
(21.01.26)
6 ay gibi bir sürede sıfırdan aynı anda kpss ve telc b2 dil sınavına çalışıp ikisinde de başarılı olmak. günlük olarak çok çok uzun vakitler de ayırmamıştım. en büyüğü bu sanırım.
+1
biravekahve
(21.01.26)
Çok var geçmişte ama en yakın zamanda olanı manuel ehliyeti 30 günde aldım.
0
runaway
(21.01.26)
Üniversite sınavında 159. olmak. Daha da üstüne bi basarım olmadı.
+3
ırene adler
(21.01.26)
orta 2den okulu terk edip, açık öğretimden liseyi üniversiteyi bitirip, girdiğim bütün sınavları tek seferde geçerek bir kamu kurumunda müdür pozisyonunda çalışmak.
+2
rahmi pinkfloydoglu
(21.01.26)
tam olarak bir basari sayilmaz ama romanya'ya vizesiz girdim.
seneler önce, romanya'nin schengen disi oldugunu hic düsünmeden arkadas grubumla romanya'ya gittim. herkes gecti ama benim vizem yoktu. memur yüzüme bakti. gülümsedim. bir daha olmasa iyi olur, dedi. mührü vurup gecirdi.
herkes sinavlardan bahsetmis, biraz baska türde ani olsun dedim.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.01.26)
kpss türkiye birincisiyim. o an güzel hissettirmişti. ama elde ne var sıfır
+1
Hallegadola
(21.01.26)
sabah 10'daki atatürk havalimanındaki köln uçusuna, 8:30'da kalkıp yetişmiştim.

üstelik türk havayollarıydı üstelik rötar olmamıştı.

ev bahçelievlerdeydi. yüzümü bile yıkamadan taksiyle metroya ordan da m1'e binip koşa koşa gitmiştim. tam toparlanıp gidiyorlardı beni de alıp öyle kapattılar kapıyı.
0
buenosdias
(21.01.26)
Üniversiteyi tamamen İngilizce dilinde okuyup hazırlık dahil 5 senede bitirmem. Hayatımdaki ana yol ayrımı ve kırılma noktasıdır.

Yaşamımdan keyif alıyorsam, mutluysam ve istediği hayatı yaşıyorsam, altyapısı o üniversitedeki 5 senedir.
0
put it in your appropriate place
(21.01.26)
türkiye'nin en büyük holdinglerinden birinden büyük çaplı iş almıştım. toplantı sırasındaki yalan söyleme performansıma ben bile hayran kalmıştım. uzun yıllar aynı holdingle çalıştım, iyi paralar kazandım. sonra pandemi patladı ve işler yalan oldu.
0
scudman1
(21.01.26)
15 yıl kadar önce ana kapısının anahtarı kaybolan apartmanın 3. katına tırmanıp penceresinden girmiştim. mahalleli alkışlamıştı falan. başarıya bak :)

sonra düşündüm ulan ileride birinin evine hırsız girse herkes benden bilirdi :)
+5
yurtsuz john
(21.01.26)
4 yaşındayken bir düğüne gitmemiz; benim yerdeki çeri çöpü ağzıma atarak dolanmam; halamın dişlerimin arasında bişey ezdiğimi farketmesi; onun aslında bir çeyrek altın olması! dahası, o altının halamın bilekliğinden düşmüş olması!! halamın bana bu başarımın(?!) karşılığı olarak çok harika bir elbise alması^^ elbiseyi çok sevdiğimden, uzun kollarının uçları dirseklerime gelen kadar giymem :D
+1
lil siztah
(21.01.26)
Çok vardır ama kedimin hastalık süreci benim en kendimi aferinlediğim anılardan olabilir. İdrar kesesindeki taş sebebi ile neredeyse ölmek üzereyken gittiğimiz hastane ile başlayan bir aylik süreç. günde uç kere serumla yıkama için hastaneye git gel (başlangıçta bir de 40 km git 40 km gel yapiyorduk, yoruldugum gunlerde arabada bekliyordum tüm gun) , iğneler, ameliyat, sonrası antibiyotiklerin temini (piyasada bulamadığımız ilaçları kendim de ilaç sektöründe çalıştığım için gidip direk fabrikadan istedim aldım, normalde kolay kolay yapamayacağım bir sey. yine iğneler vs. Bir de bu gunlerin ortasında araba bozuldu yolun ortasında kaldık baya :( tamir olana kadar arkadaşımdan Arabası için ricada bulundum, bu da normalde hiç yapamayacağım bir sey :(

Bu tedavi kendim için olsaydı kesin bugün gitmiyorum deyip gitmeyecegim günler olurdu. Ama kedim için yaptım. Hala hayatta ve çok iyi. Bence nasıl da başardım amayı çok hak ediyor.
+7
a perfect lie
(21.01.26)
hiçbir bilgimin olmadığı, hiçbir eğitimini almadığım halde iki yıla yakın hayvani bir çalışmanın sonunda 24+24 saat süren bir sınav ile birlikte siber güvenlik sektörüne 39 yaşında girebilmem.
Hayatımdaki yegane başarım da bu zaten.
+2
rakicandir
(21.01.26)
Doktora yeterliliği ilk seferde sadece tek hafta sonu başkasının hazırladığı 50 sayfa notu okuyarak geçmem. Şu sıralar geçmeyip kalmam hatta komple doktorayı bırakmam/atılmam daha mı hayırlı olurdu diye düşünüyorum.
+1
Amaranta ursula
(22.01.26)
hayatımda hiç çalışmamıştım , üniversite okudum ingilizce ve bilgisayar kursuna gittim ilk başvurduğum iş depoda ürün girişi gibi bir şeydi , 22 yaşındaydım bu iş çok basit ben istemiyorum dedim ve toplantı sonunda satış müdürü olarak işe alındım . O patronumla hala bir araya geldiğimizde o iş görüşmesini hatırlayıp gülüyoruz , o da benden sonraki personeline hep beni anlatmış gurur duymuş yaptığı çılgınlık ile . o işyerinde 2 yıl satış müdürü olarak çalıştım . Yaşları benden büyük ve tecrübeli elemanlar ilk aylarda bana sinir oldular ama sonra uyum sağladılar .
şimdi çalıştığım ofise gelen stajyerlere bu hikayemi anlatıyorum ve kendinize güvenin cesur olun diyorum .
0
devilone
(22.01.26)
komik olanı yazacağım. çocukken bir kış günü babannemle karum'da gezdikten sonra eve varınca yeni çekilen süt dişimi düşürdüğümü anlayıp aşırı üzülmem ve bunun üzerine gece kar yağarken babaannemle karum'a tekrar gitmemiz ve önündeki meydanda yerde karların arasında süt dişimi aramamız... yarım saat içinde de dişimi bulmamız ve mutlu son. karum'un önünü ve o zamanlar oradaki insan trafiğini bilenler için sanırım oldukça büyük bir başarı bu.
+1
eileengray
(22.01.26)
7.15'te kalkacak uçuş için havalimanına 17 km uzaklıktaki evimde 6.30'da uyanıp yetişmem
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.01.26)
(4)

hukuk bürosu mesajları

der meister
birkaç yerden dava bekliyorum. son bir haftada iki farklı büro mesaj attı "uzlaşma dosyanızın son günüdür" diye ama çok amatör yani birisi sadece adımı yazmış, soyadım bile yok. uyap'tan baktım adıma açılmış dava yok, icra dosyası da yok. yine de şu araki durumumdan dolayı (hem finansal, hem kişisel
birkaç yerden dava bekliyorum. son bir haftada iki farklı büro mesaj attı "uzlaşma dosyanızın son günüdür" diye ama çok amatör yani birisi sadece adımı yazmış, soyadım bile yok. uyap'tan baktım adıma açılmış dava yok, icra dosyası da yok. yine de şu araki durumumdan dolayı (hem finansal, hem kişisel DÖĞÜŞ) gerçekten bi yere çağırıyor olabilirler yani şaşırmam.

uyap'ta dosya yoksa sıkıntı yok mudur şu aşamada? bu tür mesajların gerçek olma ihtimali ne? aramak da istemiyorum adamları. dolandırıcıysa mesela eğer ne diyecek bana, neyde uzlaşacağız tam olarak?
0
der meister
(10.01.26)
Uzlaştırmaya tabi bir suç söz konusuysa dosyaya atanan uzlaştırmacı sizi arar. Mesaj atıp geçmezler doğrudan telefon edip gerçek bir uzlaştırma süreci işletiyorlar. Arabulucular da aynı şekilde. Dava ya da icra dosyası zaten açıldığı an uyapta görünüyor. O mesajlardaki numarayı ararsanız genellikle yasa dışı sitelere girmişsiniz falan diyorlar.
0
dfn4
(10.01.26)
Geçen ay arabulucuda 4 tane dosya vardı. Hem uzlaşılmayacağı belliydi, hem de şehir dışı olduğundan kimsenin gitmeyeceği.
Neyse, avukatın biri önce vatsap’tan yazdı, sonra aradı; toplantıya gidip gitmeyeceğimi sözle sordu. Sonra diğer hissedarlar konusunda kim kimin kızıdır, şu yaşıyor mu, şunun telefonu ne gibi şeyler sordu. En son sizce uzlaşır mı bu grup gibi bişey sorunca, dedim ki bu nasıl komşu teyze gibi arabulucu? Gerekeni söyleyip kapattım.
Ardından bir diğeri sms atmış detayları, metin aynen sizi dediğiniz gibi son derece amatörce; şu adreste şu saatte toplantı gibi detaylar mevcut ama. Adam arayacak diye üzerinde durmadım. Sonra toplantı günü ve saati son derece panik bir halde, siz nerdesiniz, gelmeyecekseniz niye söylemediniz, çabuk 5 dk içinde yazılı beyan gönderin sms ile diye azarlamaya başladı. Bununla da ablam kavga etmiş :D
Sonra diğer birinin avukatı da direkt aradı; katılmayacağım, beyan gerekiyor mu dedim, yoo dedi.
Davayı kuzen açacağı için süreçten haberim vardı, araştırmadım ama tam da dediğiniz gibi saçma sapan mesajlar, aramalar vs olabiliyor.
-1
lil siztah
(10.01.26)
Avukatım. %99,9999999999999 dolandırıcılık. Eğer bir telefonunuz varsa sırasıyla önce cbs uzlaştırma bürosundan mesaj gelir. Burada uzlaştırmacının sicili adı telefonu ve soruşturma numarası yazar. Bunlar yoksa %100 dolandırıcılık.
Ayrıca uzlaştırmacılık ile arabuluculuk farklı şeyler. Cezada bazı suçlar için uzlaştırma, hukuk davalarında bazı davalar için arabuluculuk sistemi getirilmiştir. Bu aşmalar sonuçsuz kalırsa dava açılır. O yüzden uyapta dava görmemeniz normal. Kim ararsa arasın whatsapptan veya mail adresine dosya ile ilgili evrakları isteyin. Dolandırıcı ise zaten bu bilgiler onda yoktur.
0
ground
(10.01.26)
gerçek dışı mesajlar. uzlaştırmacıya dosya atansa size ulaşırlar. icra takibi açılmış olsa tebligat alırsınız, almadan süre başlamaz.
her halükarda tebligat almadıysanız endişelenmeyin
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.01.26)
(5)

Bağışı vergiden düşmek nasıl oluyor?

michael_knight
100 milyon tl ciro yaptım diyelim. Mesela bir kafeyim ben. Hesap kolay olsun diye sayıyı abarttım. 20 milyon vergi ödemeliyim mesela, 10 milyon vergi ödemek yerine bir vakfa 10 milyon bağış yapsam oluyor mu?Bir büyük şirket veya zengin bağış yapınca sistem nasıl çalışıyor anlamak için soruyorum.
100 milyon tl ciro yaptım diyelim. Mesela bir kafeyim ben. Hesap kolay olsun diye sayıyı abarttım.
20 milyon vergi ödemeliyim mesela, 10 milyon vergi ödemek yerine bir vakfa 10 milyon bağış yapsam oluyor mu?

Bir büyük şirket veya zengin bağış yapınca sistem nasıl çalışıyor anlamak için soruyorum.
0
michael_knight
(05.01.26)
vergiden düşülecek tutarlar doğrudan vergiden değil, vergiye tabi matrahtan düşülür
+4
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.01.26)
aslında vergiden düşmek olmuyor. işle ilgili tüm masraflar vergiden düşülür. bağış yaptığında işle ilgili olmadığı için vergiden düşülmez. sadece izin verilen yerlere yapılan bağışlar işle ilgili masraflar gibi vergiden düşülür.

vergiden düşmek de arkadaşın dediği gibi matrahtan düşmek. ayrıca matrahın %5'ine kadar bağış kabul edilir. diğer kısmı kabul edilmez.

100 milyon ciro yaptın. işle ilgili tüm masraflarını düşersin. 80 milyon da masrafın oldu diyelim. 20 milyon tl matrahın oldu. şahıs şirketiysen 20 milyon için 7.5 milyon tl vergi ödeyeceksin. 10 milyon tl kanunda yazılı yerlere bağış yaparsan 20 milyon tl'den %5 yani 1 milyon TL düşülür. Vergin 19 milyon tl üzerinden 7.1 milyon tl çıkar.

ilk başta 100 milyon tl ciro, 80 milyon tl maliyet sonrasında 7.5 milyon tl vergi. cebinden 7.5 milyon tl çıkacak.

10 milyon tl bağış yaptın. 7.1 milyon tl vergi de ödeyeceksin. ikinci durumda cebinden 17.1 milyon tl çıkacak.
+2
gabe h coud
(05.01.26)
@gabe teşekkürler açıklama için.
Doğru anlamış mıyım diye sormak istiyorum;

Yani 10 milyon bağışlarsa şirket sadece 400 bin TL şirketin cebinden çıkmamış olacak.
Yani 10 milyon bağışın şirkete maliyeti 9,6 milyon halen.


E ama zenginler vergi düşük gelsin diye bağış yapıyor gibi bir laf var. O çok yanlış bir anlayış mı yoksa o başka bir şey mi?
0
🌸michael_knight
(05.01.26)
zenginler milyar kar edip 50 milyon bağış yapıyor. o da millete çok geliyor.

yoksa vergiyi azaltmak için bağış yapmak diye bir şey yok.

vergiyi azaltmanın en güzel yolu yaptığın işin teşviğinin olması. mesela elektrikli araç şarj istasyonu yapıyorsun, devlet harcamanın %75'ini sana ödüyor. mesela yurt dışında depo kiralıyorsun, devlet kiranın büyük kısmını sana ödüyor.
+2
gabe h coud
(05.01.26)
Yukarıda güzel anlatılmış bağışı vergiden düşüp kar ediyorlar muhabbeti bir safsata ama şu yönüne bakmak lazım. bir çok şirket kendi kurduğu vakıflara bağış yapar bu sayede para "grup içinde" kalır, sosyal sorumluluk projeleri finanse edilirken vergi matrahı düşürülür. Para dışarı gitmez, sadece kurumun başka bir koluna aktarılmış olur. diğer bir durum da bağışı reklam olarak kullanmaktır. şirketin zaten atıyorum 100 milyon reklam bütçesi vardır, bunun 10 milyonunu doğru yerlere bağış yaparak etkili reklam yapmış olur.
+2
creepy
(05.01.26)
(22)

Duyuru kadınlarına: bir yüzüğe en çok kaç lira verirsiniz?

muhayyer divan
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
0
muhayyer divan
(04.01.26)
Hayal etmekten bıktım, önüme gelenlerin sırtlan gibi sürekli beni yemelerinden de bıktım. Ne inanç ne güven kaldı. Yaşım iyice ilerledi, bu saatten sonra kimle ne zaman uyum yakalayacağız. Herkes evli çıkıyor, bıktım usandım yani.

Yüzüğü takmak bana ne katacak bilmiyorum, ellerim öyle uzun ince parmaklı değil tam tersi, küçücük ve dolma parmaklı. Bilemedim. Kaldım öyle.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Partner hediyesi tipinde yüzük ne demek?
Ben çok iyi paralar verebilirim. 3700€ da verebilirim. Kalitesi ve ne kadar sevdiğim önemli.
+1
alice in potatoland
(04.01.26)
Yani o yüzüğü takan kadınların hayatında bir ilişki var anlamı verebilir yüzük, bir kadın arkadaşının parmağında görsen "ooo sevgili mi yaptın" veya "oo vatandaş ciddiyete mi gidiyor" dedirtir. Çok da cafcaflı bişey, aşırı gösterişli. Ya da bana öyle geliyor, bilemedim şimdi. Pırlanta sever değilim ama yüzüğün tasarımı pırlanta kullanılmış hissiyatı veriyor (3700 liraya pırlanta yüzük satmazlar tabii) ve şekli yapısı çok hoşuma gitti.
-1
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
veririm, daha fazlasını da veririm. yüzük takmayı çok seviyorum :D partner meselesi de umrumda olmaz.
+2
nolmus yani
(04.01.26)
🤭🤭🤭 ben epey bir balığım yalnız 🤭🤭
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Duyuru erkeğiyim. Açıklamana üzüldüm. Ben alayım sana. Hehe. Al ya. 3700 para değil çalışan insan için.
0
arbre
(04.01.26)
3700 veririm çok beğendiysem de ama asıl allah bir partner nasip etsin istiyosam alyansa veya tektaşa benzeyecek dışarıya başım bağlı mesajı verecek takı takmam. Yani single yazan tişörtle de gezmem ama tek taş da takmam. Yanlış mesaj verip doğru anlaşılmayı beklemek olur.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(04.01.26)
Yüzüğü ya da herhangi bir hediyeyi sevgilinden bekleme. Yüzüğünü de sevdiğin bir şeyi de sen kendine al. Kim ne derse, ne düşünürse düşünsün.

Yüzük takmak için sevgili lazım değil ve yüzük almak için de sevgili lazım değil. Sen kendine al.

" Yüzüğü takmak bana ne katacak ellerim ince ve uzun değil, parmaklarım da dolma" demişsin çok üzüldüm. Yüzük takmak için ince uzun parmaklı mı olmak lazım? Kendini hiçbir şeyden mahrum etme. Bir model üzerinde bir kıyafet mi gördün o kıyafetin büyük bedenini al. Bedenini çok sev ve lütfen şunu asla unutma; seni sen yapan senin bedenin değil. Yüzüğe verilecek paradan bağımsız yorum yapmak istedim
+3
rock n roll
(04.01.26)
3700 çok beğendiğiniz bir yüzük için çok da yüksek bir para değil.

Bir kadına evlilik teklif edecek olsanız kaç paralık yüzük alacaksınız?
+1
michael_knight
(04.01.26)
@rock n roll seviyorum seni. Ben de senin gibi düşündüğüm için almak istedim de, arada kaldım filan, haklısın.

@michael_knight ben erkek değilim kadınım 😁

@benim bir gizli bildiğim o yüzük tek taş veya alyans değil, minik minik kristallerle su damlası formuna gelecek şekilde işlenmiş, ortasına büyücek su damlası şeklinde tek bir kristal konmuş bişey. Reklam olmasın diye link vermedim.

@arbre çok hoşsun :)) teşekkür ederim.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Çok beğendiyseniz ve kullanacağınızı düşünüyorsanız alın.
En güzel hediye insanın kendine aldığı hediyedir.
+3
mutekebbir
(04.01.26)
Saçma sapan bir markadan Bijuteri yüzükse vermem. Ama kendim için güzel bir altın takıya çok daha yüksek rakamlar veririm neden verilmesin ki? Ha ben yüzük değil de kolye bileklik severim o ayrı. 3700 bi şey değil
+3
dfn4
(04.01.26)
geçen sene yurtdışında bir ikinci elcide 1930'lardan bir yüzük görüp beğenmiştim. 12 bin lira falandı sanırım. gezimin son günüydü ve halihazırda çok fena içeri girmiş durumdaydım. hiç ikinci el takı almamıştım daha önce ve işin ilginç tarafı yüzük anca serçe parmağıma oluyordu. buna rağmen aşırı beğendiğim için aldım. normalde aynı yüzük istanbul'da 5 bin lira olsa almazdım; ama o gün onu alasım geldi.
o günden beri hemen her gün takmak istiyorum ancak sağa sola çok çarptığım için pek kıyamıyorum. en ufak pişmanlık yaşamadım. biraz kilo verdiğim için, yüzük parmağıma rahatlıkla olur oldu. benimki de partner hediyesi görünümünde bu arada da, kime ne yani..
çok*3 beğendiyseniz bi dakka bile durmayın, yarınımızın garantisi mi var?

edit: dolma parmak kısmını yeni okudum. benim de elim iridir ama üstten baktığımızdan, olduğundan daha iri görünüyor bence. yüzüğü denemek için parmağınıza takıp, türkan şoray gibi ayna karşınıda şöyle yüzünüzü gözünüzü okşayacaksınız:D öyle yapınca yukarıdan baktığımızdan daha iyi görünüyor:)
+1
lil siztah
(04.01.26)
Bekar kadın olsam ve ilişkim olmasa, 'ilişkisi var' intibaı uyandıracak bir takı takmazdım. İlgimi çeken bir kadında ilk baktığım şeydir, parmaktaki yüzük.

@benim bir gizli bildiğim var +1
+3
Mirket
(04.01.26)
Satınca para etmeyecekse
Hayatımda biri olsun istiyorsam karşı tarafa ilişkisi var intibası bırakacaksa almam.
0
Amaranta ursula
(04.01.26)
Çook beğendiysem 20 bin veririm ya bir daha mı gelicez dünyaya
+2
ekimoloji
(04.01.26)
@rock n roll çok güzel söylemiş. Parmaklarınıza dolma deyip de o kadar beğendiğiniz yüzüğü almaktan kaçınmayın diye bir destek de ben vermeye geldim. Alın, güzel güzel kullanın <3
+1
kobuzchu kiz
(04.01.26)
o kadar begendiysem alırım 3700e
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.01.26)
Fiyatından bağımsız olarak ilişkin var zannedilecek bir şey takma bence.
+1
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
çok beğendiğin bir takı için 3700 çok değil +1
ilişkin olduğunu belli edecek bir yüzük takma +1
+1
Sadece soruyorum
(05.01.26)
Sağlam kaliteli yüzüğe verilir bu para. Mutlu edecekse alın. Takılarda kaybolması durumları var ona dikkat edin. Diğer meseleler de gelip geçici canını sıkma
+1
pembediken
(05.01.26)
Bijuteri ürünü çelik gümüş vs. ise kuruş vermem, hoşlanmıyorum. Altın ise ve o ay mani olacak ödemem yoksa 3700 değil 37000 de veririm severim takıyı.
+1
cilekli pasta
(05.01.26)
(9)

Erkek adam pandora takar mı?

sacrilegious
Selamlar, sb. 30 yaş er kişisinin bileğinde charmsız bir pandora bilelik görseniz (gümüş veya deri) kafanızda farklı düşünceler oluşur mu? Ben bir kadın olarak yadırgamam, hatta charmlı falan bile olsa hoşuma gider ama erkekler bu konuda ne düşünüyor merak ettim. Teşekkürler
Selamlar, sb. 30 yaş er kişisinin bileğinde charmsız bir pandora bilelik görseniz (gümüş veya deri) kafanızda farklı düşünceler oluşur mu?

Ben bir kadın olarak yadırgamam, hatta charmlı falan bile olsa hoşuma gider ama erkekler bu konuda ne düşünüyor merak ettim.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(03.01.26)
Gay vibe'ı verir.
+6
kizil karga
(03.01.26)
erkek değilim ancak ben de pek bayılmam
tiffany'nin daha erkeklere yönelik modelleri var
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(03.01.26)
şaplaklatıyordur bile.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.01.26)
Arka kapı gıcırdıyordur, takar. Efil efildir, iki koluna da boynuna da takar.
+2
Bruce
(03.01.26)
Nasıl bir şeymiş diye baktım. Sıkıntı kardeşim ya. Takmaz.
-3
arbre
(03.01.26)
neymiş diye baktım. basit bir bileklik. takana güle güle kullan derim en fazla. aklıma bir şey gelmez. bir erkeğin homo olup olmadığı kılığından değil, etrafa yaydığı enerjiden anlaşılır.

ben de takarım. millet yonca görmüş eşek gibi sırıtarak bakmasa iskoç kilti bile giyerim.

hayatımda hiç ardımı dövdüresim gelmedi.
+1
yurtsuz john
(03.01.26)
karabinalı olanı beğendim, takardım.
0
ahmet oturum cerezi
(03.01.26)
bugün pandora bilekliği takan yarın taşlı sete mazallah tövbe tövbe aklıma bile getirmek istemiyorum.
-2
Whily
(03.01.26)
Öncelikle; neden öyle bir şey yapsın?

Hali ve tipi esas belirleyici burada. Bileklik dışında destekleyici unsurlar varsa gay olduğu izlenimi verir bana da.

Ama başka belirteç yoksa manitası ya da karısı takmış bileğine diye düşünürüm.

Erkekler için milyon çeşit bileklik var. Kendi seçimiyle taktığını biliyorsam normal bulmam.
0
lazor
(04.01.26)
(6)

Paris Brüksel Gezisi

tcyx
Selam; Mart ayında 4 gece, 5 günlük Brüksel bileti buldum. İki gününü de Paris'e ayırayım diyorum. 4 Kişiyiz. 1- Paris gidiş dönüş tren biletini nasıl alalım?2- Paris'te ve Brüksel'de nerede kalalım?Teşekkürler.
Selam; Mart ayında 4 gece, 5 günlük Brüksel bileti buldum. İki gününü de Paris'e ayırayım diyorum. 4 Kişiyiz.
1- Paris gidiş dönüş tren biletini nasıl alalım?
2- Paris'te ve Brüksel'de nerede kalalım?

Teşekkürler.
0
tcyx
(03.01.26)
brüksel-paris biletlerini ben aynı gün almıştım. spontan gidip gelmiştim. eurostar' dan önce de alabiliyorsunuz.

konaklama bütçe ve isterler ile alakalı. geceliği 20bin euro' ya ritz' de de kalabilirsiniz, 30 euro' ya hostelde de.
+2
galahad reloaded
(03.01.26)
1- Paris gidiş dönüş tren biletini nasıl alalım?

Omio'ya bakabilirsiniz. Kendi adıma ilk oradan bakıyorum.
+2
put it in your appropriate place
(03.01.26)
brüksel’e gidip de beğenenine rastlamadım. yerinizde olsam 2 gece paris, 1 gece brugge, 1 gece gent şeklinde bir rota çizer, brüksel’i transit geçerdim. Paris’i bir gece uzatmak için Gent Brugge ikilisi yarımşar gün de olabilir hani sabahtan brugge’e gidip öğlen gent’e geçip orada kalmalı gibi.
+2
phoarbix
(03.01.26)
ben brüksel’i sevmiştim; çok önyargıyla gitmiştim ama güzel restoranlar keşfetmiştik. jam hotels’de kaldık, tavsiye ederim. louise bolgesi de iyi. tek katıldığım nokta, evet, brugge ve ghent kadar pittoresk değil.

paris’te les deux girafes ve new hotel le voltaire’de kaldık, ikisi de iyi orta segment oteller.
+1
eileengray
(03.01.26)
SNCB veya SNCF web sitelerinden alabilirsiniz.
kasarsanız bu rota bir gün brüksel, bir gün brüj, üç gün paris şeklinde de olabilir.
kriterlerinize göre değişebilir. ben de ailemi gezmeye götürdüm yakın zamanda, brüksel'de lüksemburg durağı yakınında bir airbnb'de, paris'te de stade de france yakınında bir airbnb'de kaldık. özellikle paris'teki airbnb çok güzeldi. bölge st denis olduğu için çok olumsuz yorumlar duymuştum, mahalle tekin değil diye, ama hiçbir sorun yaşamadık, paris'te konaklama pahalı olduğu için de fiyat performans anlamında kaldığımız en güzel konaklama seçeneği oldu, düşünürseniz özelden yazarsanız iletebilirim.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(03.01.26)
Brüksel gidiş Paris dönüş bilet alabilirsin. Zaman kazanmış olursun. Tek yön tren bileti farkını uçağa yedirerek. Çok fark yoksa tabii.
+1
merhum
(04.01.26)
(5)

2026 yılbaşı hediyeleşmesi

emfuzi
bu yıl yılbaşı hediyeleşmesi yapmıyor muyuz?kimler ister bir ses etsin hele.
bu yıl yılbaşı hediyeleşmesi yapmıyor muyuz?

kimler ister bir ses etsin hele.
0
emfuzi
(11.12.25)
bende bunu merak ediyordum, az bir süre kaldı ama yapılırsa ben varım.
0
IcedFlames
(11.12.25)
Katılanlar arasında kura çekilecek ve belki sen, sana çıkan kişinin engel listesinde olacaksın ve bu da iletişim kuramayacağın için hem imkansız olacak hem de çok negatif bir enerji olacak.

Bu yılbaşı hediyeleşmesi eskide kalan bir duyuru geleneği olsun, güzel hatırladığımız.
+6
rock n roll
(11.12.25)
biz o işi duyuru telegram grubunda yaptık valla.
-5
kibritsuyu
(11.12.25)
Duyuru Telegram oyun grubu demek istedin herhalde patron 😊
0
gabe h coud
(11.12.25)
ben isterdim. ancak görünen o ki uzun zamandır ilk defa yapılmayacak sanırım
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.12.25)
(4)

set sayısı ve tekrar

wop
örnek üzerinden gidelim.leg press yapıyoruz diyelim. 100kg 8 tekrar 3 set.bunu bir süre yapıyorum.zorlanmamaya başlayınca 10 tekrar 3 set yapmaya çalıyorum.sonra 12 tekrar 3 set yapmaya çalıyorum. o da tamam olunca 10 kg arttırıp 8 tekrar 3 setten baştan başlıyorum.ancak bir grup arkadaş 4 ya da 6 t
örnek üzerinden gidelim.
leg press yapıyoruz diyelim.
100kg 8 tekrar 3 set.
bunu bir süre yapıyorum.
zorlanmamaya başlayınca 10 tekrar 3 set yapmaya çalıyorum.
sonra 12 tekrar 3 set yapmaya çalıyorum.
o da tamam olunca 10 kg arttırıp 8 tekrar 3 setten baştan başlıyorum.
ancak bir grup arkadaş 4 ya da 6 tekrar 3 ya da 4 set yapıp kolay gelmeye başlayınca ağırlık arttırmayı öneriyor.
ancak 4 tekrar ya da 6 tekrar yaptığım bir ağırlığın beni nasıl zorlayıp gelişmeye zorlayacağını bir türlü oturtamadım.
bu işin doğrusu yanlışı nedir?
0
wop
(08.12.25)
Her seferinde 3 set 12 tekrar yapıp, üçüncü sette de 12 tekrarı yapabiliyorsan bir sonraki antrenmanda ağırlık artırırsan,
Ağırlığı arttırdığında üçüncü sette 8 tekrarın altına düşersen de ağırlık eksiltirsen,
ve her antrenmanda 1 kilo dahi olsa ağırlık arttırmayı amaç edinirsen
sanki daha bir iyi olacak gibi.
0
Mirket
(08.12.25)
Bu konuda benim de kafam çok karışıktı, sonra Kaleci hocamla yaptığım bir konuşmada şunu söylemişti mesajı aynen kopyalıyorum:

"Doğru seçilen bir ağırlıkla tek tekrarla da kas kazanabilirsin, kas kazanımı 1 ila sonsuz tekrar aralığında gerçekleşebilir önemli olan doğru ağırlık seçimi ile tükeniş çevresine yaklaşmak ama ben her zaman düşük tekrar aralığında çalışıp tükenişe gitmeyi doğru kabul ediyorum çünkü tekrar aralığı yükseldikçe tükenişe mi gidiyorum yoksa yoruluyor muyum anlamak güçleşiyor, ha ben anlarım ama sen anlar mısın aradaki farkı o kadar tecrüben var mı bilmiyorum, o nedenle sen yeni seçtiğin ağırlıkta 6 tekrarın altına düşme, düşüyorsan ağırlığı biraz düşür, düşmüyorsan eğer 6. tekrar senin tükeniş tekrarındır zaten gelişim o noktada başlar çünkü kasların gelişim için mekanik gerilimi tükeniş tekrarında alır ve hücre uydularını devreye sokup anabolik süreci başlatır, o noktaya gelene kadar yapılan tekrarlar zaten hazırlık aşamasıdır, önemli olan o son 1-2 tekrardır, ha 5 tekrarda gelişim olmaz mı, tabii ki olur ama her hareketi 5 tekrarlı yaparsan o zaman da antrenman hacmi çok düşmeye başlar onu da çok düşürmemek lazım 6 tekrar alt sınır için ideal, üst limitte de 8 tekrar iyidir, ha 10 tekrarda gelişim olmaz mı, tabii ki olur ama 6-8 aralığında gelişim almak varken tekrar sayılarını yükseltip kendini gereksiz yorman da kerizlik olur, keriz antrenmanı yapmana gerek yok, ne dedim yukarıda zaten önemli olan tükenişteki son birkaç tekrardır, seçtiğin ağırlık sana 6-7 tekrarda tükenişe gidecek bir mekanik gerilim veriyorsa kazanç başlamış demektir, bunu neden 10 ya da daha üstü tekrarda yapmak isteyesin ki bunun bir mantığı yok, ayrıca yine dediğim gibi 1 tekrarla da kazanç sağlarsın ama onu bi 10 sene sonra yaparsın şimdi 6-8 aralığında çalışıp tükenişe git, 8. tekrar rahat çıktığında ağırlık yükselt, hepsi bu."

Ben bu mesajın çıktısını alıp salona asmak istedim ama izin vermediler.

Set sayısıyla ilgili de şuraya yönlendirme yapmak isterim: www.eksiduyuru.com
0
kizil karga
(08.12.25)
Abi bu işin doğrusu yanlışı yok. Bilimsel vücut geliştirme işine girmezsek yani.
Ha ama bu tarz tek bir bölgeye yüklenen hareketlerde (sonuçta bir squat gibi compound değil) 8-12 tekrar ideal genelde. 4-6 leg press için benim kendi görüşüme göre saçma olur. Ki ben bütün spor hayatını 1-5 tekrar arası geçiren biriyim.

Yaptığın harekette güçlendiğini bilmenin birkaç yolu var;
Kg artirmak
Tekrar artirmak ya da set artirmak
Daha kısa sürede yapmak

Bir de geçen arnold dinliyordum; bir kişi az tekrarla takilirmis biri çok tekrarla ikisi de hayvan gibiydi bu kadar kafa yormaya gerek yok sana ne uygunsa onu yap diyor. Koskoca arnold yani.
0
logisticsmanager
(09.12.25)
ben de senin gibi yapıyorum
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.12.25)
(9)

Sorum kadınlara: ince çorabın içine babet çorabı giyiyor musunuz?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Ben normalde hem ayağı soğuktan koruduğu için hem de tırnaklardan ötürü çorabın kaçmasını önlediği için ince çorap altına babet çorabı giyiyorum. Ancak son aldığım ayakkabı ince çorapla giyinen klasik bir model olduğu için içine babet çorabı giyince ayağımı sıkıyor. Bir numara büy
Merhaba arkadaşlar,

Ben normalde hem ayağı soğuktan koruduğu için hem de tırnaklardan ötürü çorabın kaçmasını önlediği için ince çorap altına babet çorabı giyiyorum. Ancak son aldığım ayakkabı ince çorapla giyinen klasik bir model olduğu için içine babet çorabı giyince ayağımı sıkıyor. Bir numara büyüğü de büyük geliyor. Derdimi öpebilirsiniz ama acaba ince çorap altına babet çorabı giyen bir tek ben miyim? Siz ayaklarınızı üşütmemek ya da çorap kaçmasın diye ince çoraba dair nasıl önlemler alıyorsunuz?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
+1
Amaranta ursula
(08.12.25)
Rahat ayakkabıların içine kalın babet çorabı giyiyorum, hem üşümemek hem de çorabın kaçmaması için.
Ama klasik ayakkabı için aynı ince çorap gibi, ince patik çoraplar giyilebilir.
0
pro9it9is9
(08.12.25)
ben bi kere denedim ama parmaklarım hemen karıncalandı çok sıktı olmadı yani
0
neira
(08.12.25)
Ayaklarım üşümesin diye klasik ayakkabı giymem ki ayakkabıcı olduğum halde hiç uğraşamam.

Giymem gerekirse de altına babet çorabı giymem babet çorabı çok çirkin bir şey değil mi ya kayıyor ayaktan çıkıyor falan.
0
suicides underground
(08.12.25)
Ofiste calisiyorum, ince corabi ayaktan kacirmadim henuz acikcasi ama ayaklarim usumesin diye ince corabin uzerine patik corabi giyer, ise gidince keyfime gore ayakkabi degistiririm (patik corabi da cikartirim haliyle), ofis sicak oluyor. Bir de yasadigim yer soguk, araba vs olayi yok, artik oyle incecik 5den 10den corap giymiyorum valla, harika siyah tam karartan coraplar var, daha cok onlari kullaniyorum.
0
kassiopeia
(09.12.25)
normal corap giyiyorum altına
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.12.25)
cok guzel cevabim var ama cinsiyetten kaybettik, pas..
0
cooperr
(09.12.25)
babet çorabı giymiyorum, kayıyor +1. Siyah harici ince çorap zaten hiç giymem. siyahı da kışın opak giyince üşümüyorum. botun içine bazen görünecek şekilde ekstra normal çorap giyiyorum ama nadir.
0
eileengray
(09.12.25)
En kalınından siyah opak çorap giyiyorum. Beni çevrem bu konuda çok uyardı. Avammış. İngiliz soylusu da olsam kalın çorap giyerim çünkü üşüyorum.
0
gnosis
(09.12.25)
ince çorap hiç giymiyorum; kışın opak çorap giydiğimde, alta mutlaka pamuklu çorap giyiyorum. ama sebebim, naylon çorabın ayağa değme hissinden hoşlanmamam. ayağım büyük olduğundan mıdır nedir, babet çorapları çok çabuk sıyrılıyor bende. bu sebeple bilekteki çoraplardan giyiyorum. kışlık ayakkabılarımın genelde boğazı yüksek olduğundan, lastik izi de görünmüyor.
ancak aynı darlık sorununu bazen ben de yaşıyorum. kışlık ayakkabılarım genelde kalın havlu veya yünlü çorapla giyilmeye alışık olduklarından, zaten biraz genişlemiş oluyorlar zamanla. yazlık ve şekli bozulmasın istediğim ayakkabılarımı iki çorapla zorlamıyorum çoğunlukla; çünkü sonra tek çorapla giydiğimde gelen o ayağın içinde hareket etme hissine sinir oluyorum.
sizin naylon çorapla temas sorununuz yoksa en iyi çözüm, naylon babet çorabı olur sanıyorum.
0
lil siztah
(09.12.25)
(8)

duyuru kadınlarına

baldan kaymak
ayrıldık kız arkadaşımla.kıskançlıktan yıldım, çevremde x kadın olsa rahatsız oluyor. Artık yetti.Küpesini unutmuş, kargolar mısın dedi.Biraz da sinirliyim: aldığı herşeyi kargolayasım var. Evde görmek istemiyorum.Sizce napayım? Tek derdim bu şu an. Sonrası sonra.
ayrıldık kız arkadaşımla.

kıskançlıktan yıldım, çevremde x kadın olsa rahatsız oluyor. Artık yetti.

Küpesini unutmuş, kargolar mısın dedi.

Biraz da sinirliyim: aldığı herşeyi kargolayasım var. Evde görmek istemiyorum.

Sizce napayım? Tek derdim bu şu an. Sonrası sonra.
-3
baldan kaymak
(06.12.25)
Küpesini kargolamanı istemesi biraz "iş atmak" gibi olmuş. Senden "kargolamıyorum, buluşup vereyim." tarzında bi dönüt beklemiş olabilir.
Sinirli olduğunu söylüyorsun, üstünden zaman geçsin öyle karar ver bence aksi halde aldığı tüm eşyaları kargolarsan geri dönüşü olmayabilir.
+3
mermaidd
(07.12.25)
görüşüp verme zarfına düşme. barışırsınız

kıskançlık harbiden bıktırıcı seviyedeyse -ki öyle görünüyor- ve kafada tamamen bitirdiysen, dönmek istemiyorsan, bütün eşyalarını kargola, kral hareket olur.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.12.25)
Sen ayrılmak istiyorsan hepsini kargola. Devam etsin istiyorsan küpeyle birlikte ufak bir hediye yolla. Mesajı alan alır.
0
gobekliraki
(07.12.25)
Kargola gitsin. İnceldiği yerden kopsun. Hayır gelmez artık
0
luluki
(07.12.25)
Gönder ve kesinkes ayrıl. Bu kıskançlıkla ömür sürmez.
0
cemallamec
(07.12.25)
o ölçüde bir kıskançlıkla ömür geçmez ancak karşı tarafın gerekçelerini bilmeden konuşmak da zor..

soruya gelirsek, bana da küpeyi kargoyla istemesi nabız ölçmek gibi geldi. bence önce siniriniz bir yatışsın; mantıklı düşünür hale gelip, öyle harekete geçin ve:
1.sizce oluru varsa, yukarıdaki yakınlaştırıcı önerileri gerçekleştirin; küpe verme bahanesiyle buluşmak gibi.
2. değilse, ancak kafanız karışıksa, küpeyi kargolayın.
3. tüm eşyaları birden kargolamak "bu iş bir daha asla olmaz" demek bence; öyle düşünüyorsanız yapın sadece.
0
lil siztah
(07.12.25)
bence sen ayrılmak istemiyorsun. ayrılmak istiyor olsaydın zaten her şeyi kargolardın. buraya neyi sordugunu anlamadım. ne cevap vermemizi bekliyorsun ki?
+1
abelardo
(07.12.25)
kargola? baska ne yapacaksin ki?
+1
Sour
(07.12.25)
(14)

Eşiniz oturacağınız ev için annenize borç verdi. Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Konu açıldığında size "Paramı ver" demesi "ben o parayı borç olarak verdim" vs. demesi üslup açısından rahatsız eder mi? Normal mi?

psmstc
Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Oturacağınız ev annenizin ağırlıklı parası ile alınıyor. Siz erkeksiniz. Eşiniz sadece evin 6'da biri kadar düğün altınlarını ev alınırken kendi isteği ile borç olarak veriyor. Sonra birşekilde konu açılınca diyor ki: "Paramı ver" "ben o parayı borç olarak ve
Annenizin finansını siz yönetiyorsunuz. Oturacağınız ev annenizin ağırlıklı parası ile alınıyor. Siz erkeksiniz.

Eşiniz sadece evin 6'da biri kadar düğün altınlarını ev alınırken kendi isteği ile borç olarak veriyor. Sonra birşekilde konu açılınca diyor ki:

"Paramı ver" "ben o parayı borç olarak verdim" "mirasa kalacak ben onu mirasta bölüşülsün diye vermedim" tarzı kendince hakkını isteyen cümleler kullanıyor.

Sizce bu eşler arası iletişimde normal sözler mi? Şundan dolayı soruyorum.

Karşıdaki eş (koca) dolandırıcı hırsız değilse eşine borcunu elbette ödeyecek. (annesinin finansını da o yöneten o) Fakat neticede hayat arkadaşısınız bunu bu şekilde dile getirilmesi karşı tarafa baştan güvensizlik ve yanlış bir üslup değil mi?

Yani kendi anne babası ya da kardeşi olsa asla "paramı ver" demeyecek bir insan. Kocasına karşı böyle konuşuyor. Bir de yeni evin alınmasında ısrar eden o ve kök ailesi.

Düşüncelerinizi merak ediyorum da.

Teşekkürler.
-2
psmstc
(06.12.25)
Siz oturacaksanız eşiniz düğünde takılan altınları nasıl size borç olarak veriyor orayı hiç anlamadım kendi de oturmayacak mı o evde?
+6
sadakatsiz
(06.12.25)
Eşler arasındaki iletişime ve o zamanki gerginlik seviyesine bağlı bence. Atıyorum benim sizinle aram bu aralar iyi değildir, söylerken acı acı konuşmuş olabilirim. Veya aramız çok iyidir, zaten iletişimimiz biraz kabadır, böyle şeyler hep söyleniyordur, şakayla karışık paramı ver dolandırcı gibi gülerek birşeyler söyleyebilirim.

İdeal koşullar altında böyle söylerse birşeye bozulmuş veya gerilmiş diye düşünür ama yine de içten içe incinirdim. Asıl mesele "paramı ver" meselesi, düğünde toplanan hediyeler ortak değil mi, hayıydıy kaydeş? Eğer paranın bir şekilde kadına kalacağı kısmında taraflar uzlaşmış ise, borç verilirken borcun şu tarihte, şu şu yollarla geri verileceği ile ilgili bir ödeme planı olmalıydı. O yüzden yakına borç vermek, almak sakat işler.
0
tiredofwaiting
(06.12.25)
10 yıllık evliyim, karı koca arasında borç olmaz. Kolye,bileklik, set, yüzük gibi ziynet eşyası bozulduysa uygun bir zamanda tekrar yapılır. Bunun için diretilmez.
+6
rodeocu
(06.12.25)
Olayın öncesi sonrası belirsiz. Tartışma anında mı söylendi yoksa durup dururken sürekli paramı ver diye darlıyor mu?

Ev annenin üstüne mi alındı? Eğer öyleyse parasını istemekte zaten haklı. Söyleyiş tarzı yanlış ama olaylar nasıl gelişti bilemediğimiz için doğru yorum yapmak zor.
+3
elorelia
(06.12.25)
Gerek yaşadığım evlilikte ve gerekse kafamdaki evlilik düzeninde, şaka olarak söylenenler dışında bu tip diyaloglar olmaz. Senin malın, benim param kafa yapısı aşılmamış evlilik ilişkisi benim aklıma yatmıyor.

Ciddi şekilde böyle bir söz söylendiyse, siz de annenizin finansını yönetiyorsanız, oturduğunuz evden anneniz adına kira isteyin, herkes parasını alsın, olay tatlıya bağlansın.
0
Mirket
(06.12.25)
Ev annenin üzerine yapılıyorsa iş değişir tabii orayı kaçırmışım. Kadın haklı bu durumda.
0
sadakatsiz
(06.12.25)
Üslup tamamen yanlış. Eşe karşı güvensizlikte duyduğunu da anlıyoruz. Düğünde takılanların yönetimi çiftin ortak kararıyla yapılması lazım. Sadece gelin tarafının olmaz. Ev alınmadan önce çiftin, damadın annesine verdiği borcun geri dönüşünün nasıl yapılacağına karar verilmesi gerekirdi. Damadın annesiyle konuşup çözmesi lazım. Ama üslup çok irrite edici.
-1
onyx
(06.12.25)
burada kritik nokta düğün altınları. zaten en büyük saçmalıkta bu düğün altınları kadınındırdan çıkıyor. düğünde takılan altınlar o yeni kurulan aile için takılıyor. o altınların tasarrufunda erkeğinde söz hakkı olmalı. o zaman kadın tek başına evlensin.
insanların kişiliğini en iyi işin içine para girince anlarsınız.
şimdiden geçmiş olsun. ilerde bu tavırlar evlilikte başına çok işler açacak.
olaya baktığımızda anladığım kadarıyla o evde siz eşinizle oturacaksınız. zaten büyük kısmını anne vermiş sizde eşinizle birlikte 6da 1ini tamamlamışsınız. işte burada insanların kişilikleri ortaya çıkıyor. zaten kendi oturacağı ev bunun bile farkına varamıyor. ama belli ki ev annenin üstüne asıl sorunların biride bu. eğer kardeşte varsa miras bölünüp bize ev kalmayacak o yüzden ben verdiğim parayı kurtarayım derdide var. böyle düşüncelerin olduğu evlilik sağlıklı sürmez.

yukarıda bahsedildiği gibi o zaman annede kira istesin. çevre dairelere göre güncel kira belirleyin 6da 1ini düşüp gerisini anneye ödeyin.
0
my fault
(06.12.25)
öncelikle kadınlar her zaman haklıdır. der abi. sen erkek olarak aynı cümleyi kursan kan çıkar.
-1
mikahakkinen
(06.12.25)
Başta geri ödemek üzere anlaşıldıysa, eşinizin gazını alacak bir ödeme planı sunmakta ve ufak da olsa geri ödemeye başlanmasında fayda var. Diğer yandan evi uzun vadede siz kullanacaksanız ve diğer mirasçılara benzer başka bir mülkün kullanım hakkı falan verilmiyorsa, sizin de annenize kira ödemeniz gerekir diye düşünüyorum.

Sizin başka bir sorunuz da, “böyle dediği için haklı mı/normal mi?” tarzındaydı. Şimdi burada anket yaparak anormal diye bi sonuca ulaşsanız bile, eşinizin normali o olduğu için, önemli olan o olmalı. Dolayısıyla sorunu tespit edip, çözüme odaklanmak daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
0
lil siztah
(06.12.25)
1. Miras paylaşma lafı nerden çıktı? Niye böyle bir söz etme gereği duyuldu, böyle bir gündem mi var?

2. Düğünden altınları borç vermeye kadar ne kadar süre geçti, borç verildikten sonra bu konuşmaya kadar ne kadar süre geçti? Borç ödenmediği sürece güvensizlik yaratır kusura bakma.

3. Bizim evde her türlü verilen alınan harcanan edilen şey muhakkak yazıldığı ve kişiler birbirine asla borç takmadığı için benim yaklaşımım "iş başka aşk başka" şeklinde olur. Özellikle de gelin gibi damat gibi kişilere karşı çok daha titiz ve özenli olmak gerektiğine inanıyorum. Güven tesis etmek istiyorsanız kişilere verdiğiniz sözleri vaktinde tutmanız, borcunuzu vaktinde ödemeniz, bunu da erkeklik gururu kocalık gibi egolara hiiiçç bulaşmadan, samimiyetle yapmanız gerekir. Yapın ki eşiniz size güvensin.

4. Allah aşkına başka nasıl bir üslupla söylesin, içini kemirme noktasına gelmiş belli ki, daha önce söyleyip söylemediğini bilmiyorum ama yumuşaklıkla söylemiş olduğunu düşünüyorum, işe yarasaydı bu duyuru açılmazdı bence.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
@onyx

Bildiğim kadarıyla hukukta "düğünde/nikahta geline takılan takılar gelinindir" bilgisi var. Ortak değerlendirmeye ancak gelinin kendi hür iradesiyle ve baskı görmemiş rızasıyla alınabilir.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
evde eşiniz ve siz oturuyorsunuz, ikinizin düğününde takılan altınlar ikinizin oturacağı ev alınırken harcandığında bu nasıl borç oluyor anlayamadım orasını.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.12.25)
@muhayyer divan

Eskiden boşanma durumunda takılar geline kalır şeklinde karar çıkıyordu. Son dönemde takılar kime takıldıysa onundur gibi çıkan Yargıtay kararları var.
0
onyx
(08.12.25)
(7)

Apple Watch Kullananlara Sorum

elektr10
Şimdi aslında hali hazırda klasik saat kullanıcısıyım ama yaş da 35 olunca sağlık verilerimi takip edebileceğim bir saat de fena olmaz diyorum. Baba tarafında da kalp olduğu için EKG çekmesi vs güzel bir özellik bence. Hazır Berlin'e de gidiyorken acaba oradan mı alsam diyorum ama bu saati kullananl
Şimdi aslında hali hazırda klasik saat kullanıcısıyım ama yaş da 35 olunca sağlık verilerimi takip edebileceğim bir saat de fena olmaz diyorum. Baba tarafında da kalp olduğu için EKG çekmesi vs güzel bir özellik bence.

Hazır Berlin'e de gidiyorken acaba oradan mı alsam diyorum ama bu saati kullananlar acaba memnunlar mı diye de sormak isterim. Spor alışkanlığım eskisine göre pek yok. Eskiden spor yapardım ama şu an yapmıyorum. Yakın bir zamanda başlayacağım yürüyüş, ağırlık kaldırma vs yapıyorum genelde.

Bir diğer sorum da Almanya'dan mı almak yoksa Türkiye'den mi almak daha mantıklı? Karşılaştırma yapacak olursam:

Apple Watch 11 Series Almanya'da 479 euro (alüminyum, 46 mm, Nike Kayış, GPS). Tax free ile 400 euro'ya gelecek (20.000 TRY)

Türkiye'de ise aynısı ama kordonu dümdüz plastik 23.500 TL + 3 Taksit

Titanyum'da ise fiyat farkı daha fazla.

Türkiye fiyatı 58.000 TRY + 3 Taksit (kordon alternatifi çok fazla yok)
Almanya fiyatı 900 euro (tax free ile 770 euro'ya geliyor yani 38.000 TRY)

Hangisi daha mantıklı sizce? Bir saate yaklaşık 40 bin vermek titanyum olması vs değecek bir şey midir? Titanyum alınacaksa yurt dışı daha mantıklı gibi görünüyor ama sizin de düşüncelerinizi merak ediyorum.
0
elektr10
(20.11.25)
watch 11 aldım. ilk birkaç hafta merak edip inceliyorsunuz, sonra sadece kolunuzda ışıklı bir aksesuar olsun da insanlar baksın diye takıyorsunuz. ne kadar koştun ağğırlık kaldırdın merdiven çıktın bunları gerçekten takip etmen gerekiyorsa (ki niye anlamıyorum) al.
0
plastic_angel
(20.11.25)
Titanyum olmasının bir avantajı yok, boşuna para vermeyin. Hatta 11’e de gerek yok, ekg olan en düşük model olan seri 4 bile alsanız pratikte hiçbir farkı olmayacak 11 ile ama tabii artık bulunmaz. O yüzden en mantıklısı 9 ya da 10. Seri + Türkiye + taksit.
0
orient blue
(20.11.25)
Önceliğiniz ekg ve tansiyon ise Huawei Watch D2 yi de bi araştırın.

iphone kullanıyorsanız. wacth 11 işinizi görür.
garanti ve taksit seçeneklerinden dolayı türkiyeden almak daha mantıklı
titanyum kasa sadece daha parlak, o kadar para vermeye gerek yok.
0
duyuruuser
(20.11.25)
Yıllardır kullanıyorum. Kendime aldığım en güzel hediyedir. Başına bir hal gelse, hafta beklemem, borç harç, gider yenisini alırım.
Bence gerçekten ihtiyaç.
0
Mirket
(20.11.25)
apple watch kullanıyorum ilk baslarda cok gereksiz gelmişti ama şimdi onsuz yapamıyorum. insanın bir süre sonra uvzuna dönüşüyor. birkaç kişiye de aldırdım herkes memnun.

40 bin vermelik bir durum yok bence. Apple Watch 11 Serisini gönül rahatlıgıyla satın alabilirsin
0
koela
(20.11.25)
Huawei GT5 Pro kullanıyorum. Şarjı 10 günden fazla gidiyor. EKG, Nabız, Uyku takibi, damar sertliği ölçme gibi bir sürü özelliği de var. ben apple watch'a o paraları vermem. hele ki şarj konusunda bu kadar geride iken. değerlendirmenizi tavsiye ederim.
0
faberkastelli
(20.11.25)
spor ve günlük aktivite takibi yapıyorsanız çok kullanışlı. sadece şarjının 1.5 günde bitmesi can sıkıcı, eşimde garmin var, onunki uzun gidiyor, ama sanırım ekg yok. benimki sanırım watch 9 ve titanyum filan değil, bir eksikliğini yaşamadım. huawei, garmin gibi markalar da değerlendirilebilir, şarjın uzun gitmesi büyük konfor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(20.11.25)
(2)

FC 26 sorusu (playstation 5)

kibritsuyu
türkçe spiker olayı standart sürümde de var mı?sorum basit, net cevaba ulaşamadım. forumda soruyorum biri var diyor, biri sasdece ultimate'da var, standartta yok diyor. oyun satana soruyorum, yok sadece ultimate'da var diyor.yapay zekaya soruyorum iyice kafa karıştırıyor.kullanıp bilen cevaplarsa se
türkçe spiker olayı standart sürümde de var mı?

sorum basit, net cevaba ulaşamadım.

forumda soruyorum biri var diyor, biri sasdece ultimate'da var, standartta yok diyor.

oyun satana soruyorum, yok sadece ultimate'da var diyor.

yapay zekaya soruyorum iyice kafa karıştırıyor.

kullanıp bilen cevaplarsa sevinirim.
0
kibritsuyu
(17.11.25)
iki sürümde de var türkçe spiker, istediğiniz sürümü alabilirsiniz.
+2
anlamlihatalar
(17.11.25)
standartta var
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.11.25)
(8)

Kardiyo antrenmanınız nasıl ve göbek kısmından zayıflamak

arbre
Ben koşu bandında yüzde 15 eğim, hız 3 km/saat 20 dakika yapmayı planlıyorum. Yağ yakmak için faydası olur mu ve günde kaç kez yapmak gerekir?Bir de göbek kısmından nasıl kilo verebilirim? Karın çalışmak faydalı olur mu? Sağ olun.
Ben koşu bandında yüzde 15 eğim, hız 3 km/saat 20 dakika yapmayı planlıyorum. Yağ yakmak için faydası olur mu ve günde kaç kez yapmak gerekir?

Bir de göbek kısmından nasıl kilo verebilirim? Karın çalışmak faydalı olur mu? Sağ olun.
-1
arbre
(14.11.25)
Abi bunlar hep söylendi bölgesel yağ kaybı yok karın çalışırsan karın kasın çalışır, göbek için diyet yapıp sonuca bakacaksın ben bile öğrendim bunları :)
+1
kizil karga
(14.11.25)
bolgesel yag yakamazsiniz ama yuruyus guzel bir baslangic. onemli olan duzenli yapabilmek. bir de aralara bacak antremani eklerseniz daha hizli sonuc alirsiniz.
0
yuz kiloluk bir zenci
(14.11.25)
Peki parametreler nasıl? Eğim, hız, süre, gün sayısı?
-1
🌸arbre
(14.11.25)
Abi aslında bu bi matematik işlemi, verdiğin bilgilere göre ortalama 110-150 arası kalori harcıyorsun, bunun hepsi yağ olsa 16 gram yağ kaybı yapıyor ama pratikte nasıl oluyordur bilemem.
0
kizil karga
(14.11.25)
Eğimin, temponun bu işte bir önemi yok. Konu tamamen nabız ile ilgili. Bu konuyu gerçekten merak edenler için söyleyeyim. Hiit kardiyo konusunu araştırsınlar. Ekşide de başlığı var ve koşu bandında nasıl yapılabileceğini detayıyla anlatmışlar.

Ayrıca karın kasları göbek yağ tabakasının altındadır. Ne kadar kas yaparsan yap, yağ örtüsü altında kaldıkları sürece asla görünmeyecektir. O örtüyü kaldırmak için de spora değil mutfağa gideceksin.
+1
Mirket
(14.11.25)
belki de yorumumu begenmeyeceksiniz ama bu kadar teknik dusunurseniz bu is olmaz diye dusunuyorum. yemegi kesin, spor yapin, bu kadar basit. 15 egim veya egimsiz, 3 km veya 7 km, 20 dakika veya 45 dakika. bunlarla ugrasirsaniz ne baslayabilirsiniz ne de motivasyonunuzu surdurebilirsiniz. zaten bunlari dusunmek bir motivasyon eksikliginin de gostergesi olabilir. gercekten bir seyler yapmak isteyen insan bunlarla vakit kaybetmez, cikar kosu bandina, neyse o, hemen baslar. kendini tartar, en fazla ne kadar egim, ne kadar hiz ve ne kadar sure yapabiliyorum, azdan baslar, sonra zamanla geri donuslere gore yukseltir. yani taktik maktik yok, bam bam bam.
+3
Sour
(14.11.25)
Düzgün bir diyetle sadece yürüyüş bile yapsanız gidiyor her şey, sadece dirayetli olmak lazım.
0
mutekebbir
(14.11.25)
bölgesel yağ yakma diye bir şey mümkün değil, vücutta kalori açığı vere vere yağlar eriyecek, genetik anlamda dirençli bölgeler sona kalacak, istikrarlı olunursa onlar da gidecek diye anladım ben bu işi. Kaleci saçlı adam dahil olmak üzere uzmanlar daha iyi bilir :)
Kalori açığı verebilmek için de aç kalmaya gerek yok. Aksine aç kalındığında kilo verme yavaşlıyor. Sağlıklı yiyip biraz da hareket katınca açık oluşuyor zaten. Kalori sayma uygulaması da kullanabilirsiniz. Yediğimiz saçma sapan şeylerin kalori ve makro değerlerini görüp onu yakmak için göstermek gereken çabayı fark edince insanın yiyesi kalmıyor :)
Yağ yakımı için de sanıyorum belirli bir nabzın üstünde kalmak gerek. Bu değeri bulmak için (220-yaş)*0,70 formülü öneriliyordu ama sanırım antrenman şiddetine göre değişiyor. Şöyle bir hesaplama aracı buldum: www.macfit.com
Akıllı saatiniz varsa nabzınız bu değerin üstünde kalacak şekilde yürünebilir.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(14.11.25)
(15)

Duyurudan ya da sözlükten kaç kişiyle görüştünüz?

Dağcı
Az önceki sorudan ilham aldım kimin kiminle ne yaptığını merak etmiyorum ama buradaki sohbetinizi gerçek hayata taşıdığınız arkadaşlarınız oldu mu mesela bunu merak ettim ben. Geçmişte yapılan zirvelerden birine bir uğramıştım hangi yıl hatırlamıyorum tatlı insanlar vardı ama devam etmedi kimseyle a
Az önceki sorudan ilham aldım kimin kiminle ne yaptığını merak etmiyorum ama buradaki sohbetinizi gerçek hayata taşıdığınız arkadaşlarınız oldu mu mesela bunu merak ettim ben.

Geçmişte yapılan zirvelerden birine bir uğramıştım hangi yıl hatırlamıyorum tatlı insanlar vardı ama devam etmedi kimseyle arkadaşlığım.

Sizde durumlar ne?
0
Dağcı
(14.11.25)
herhangi bir sanal platformdan kimseyle gerçek hayatta görüşmedim.
+2
hold the door
(14.11.25)
Duyurudan 8-10 kullanıcıyla zamanının pasaport kayıt hakkı, yurt dışından ürün getirme, alım-satım vs. sebeplerle yüz yüze iletişimimiz oldu. Benzer sayıda sözlük yazarıyla da benzer sebeplerden görüştük.

Bir duyuru kullanıcısıyla birkaç sefer yeni yıl kartı gönderdik birbirimize.

Birkaç yıl evvel halısaha maçları yaptık duyurucularla. Güzel de gidiyordu ama bir kişinin (o zamanki nickle aramızda yok artık) hırsızlık ve dolandırıcılık yapması sonucu bitti maçlar. (Güzel oluyordu)

2004-2006 gibi seçmece ekşi sözlük yazarlarından iki adet mail gurubumuz vardı. 40+ sayıda yazarla birçok zirve, etkinlik, gezi, mangal, konser, sanatçı buluşmaları vs. yaptık yıllarca. Güzel dostluklar oluştu. (Şu an 30'a yakını bıraktı sözlüğü. Kalanların ben dahil birçoğu yazmıyor artık)

Ezelden beri evli olduğum için romantik anlamda tanışma/kaynaşma yahut partner arayışı gibi şeyler olmadı. Alkole ve eğlenceye pek yatkın olmadığım için de o tarz toplaşmalara katılmadım.

Her iki platformda da güzel insanlar tanıdım. Artık devam etmeyen başka bir iki sözlükte de başka güzel insanlarla tanıştık, gezdik, tozduk, yedik, içtik.

Şimdi yarı münzevi bir hayatım var.
0
yadigar
(14.11.25)
Duyurudan bir kişi galiba ama net de hatırlamıyorum yani. Sözlükten çok kişi, sayısını hatırlamıyorum.
0
sadakatsiz
(14.11.25)
avusturya camiasinin %99'unu tanirim. tanimadigim varsa ses etsin tanisalim :)
avusturya camiasi haric birkac kisi var tanidigim. genelde ortak bir yön olmali. biri meslektasim mesela, iki kisiyle cerkes oldugumuz icin tanisim, bir digeriyle ayni üni mezunu ciktik (benim üni mezunu burada neredeyse hic olmaz) vs gibi.
bir iki kere yasadigim yere gelen sözlükcüleri gezdirdim.
evli barkli insanim, duyuru üstünden tanisirken romantik bir tnaisma cabam, partner arayisim hic olmadi. görüstügüm herkes sözlükcü/sözlükcüydü ama duyuru üstünden konustuk bircoguyla.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.11.25)
Kardeşimle ilk kedimizi duyurudan sahiplenmistik sene 2017 filandi sanırım.
Eşimle de duyurudan tanışmıştım yıllar yıllar önce.
Bunlar dışında da o zaman aynı üniversitede okuduğumuz bı kullanıcı ile tanışmıştım.
Galiba toplam 5.
0
a perfect lie
(14.11.25)
12 senedir Duyuru'dayım. İlk 2 senede 2 sevgilim oldu. Sonraki 10 senede sıfır. Dersimi aldım :)

Sevgililer dışında yine ilk 2 senede 3-5 kişiyle arkadaş olarak görüşmüştüm. Birinin kalçasını ellemiştim ama arkadaş olarak.
0
gabe h coud
(14.11.25)
Zirveleri saymazsak eğer sözlük ve duyuru totalde 4-5 kişi. Ancak zirveleri sayarsak çok fazla.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.11.25)
bir kere zirveye gitmiştim ama şimdi görsem tanımam. bir iki kişi dışında kimsenin nickini de hatırlamıyorum.

sözlükte gerçekte tanıdığım iki kişi var.
0
inheritance
(14.11.25)
20 den fazladır benim. ama ana sebebi meslekten dolayı bir şekilde işini yapmışımdır veya çok fazla telefonla görüşmüşümdür.
0
ground
(14.11.25)
Buradan tanışıp evlendik mutluyuz. 50 den fazla kişiyle iş arkadaşlık için bulusmusumdur
0
topkapiaksaray
(14.11.25)
3
0
komando kani var bende
(14.11.25)
duyurudan 2-3, sözlükten 20'den fazladır.
+1
orpheus
(14.11.25)
fiziki görüştüğüm sanıyorum 3 kişi :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(14.11.25)
Duyuru 0, sozluk en az 6 hatirlayabildigim. Ama yakin zamanda degil boyle 2005-2017 arasi falan.
0
hot potato
(14.11.25)
Birkaç zirveye katıldım. Birkaç kişiyle yüz yüze alışverişim oldu.

Dağcı nickini görünce aklıma geldi biri bana North Face kaz tüyü uyku tulumu ödünç vermişti sağ olsun buralardaysa hayatımda o kadar ısınmamıştım.

Eşimle de burası aracılığıyla tanıştık, birkaç haftaya bebeğimizi kucağımıza alacağız kısmetse :)
0
chicha_v2
(14.11.25)
(5)

Avrupa’da satılan taş gibi çanta

iddaaci
merhaba, belki 30 sene önce eastpak çanta almıştım. Hala taş gibi. Ama sanki artık emekli olası var gibi. Özellikle uçuşlarda, seyahatlerde bana yardım edecek ve hemen yıpranmayacak bir çanta markasına ihtiyacım var. Avrupa’da fjallraven kanken çok meşhur. Sizin önerebileceğiniz neler var. Dağcıları
merhaba, belki 30 sene önce eastpak çanta almıştım. Hala taş gibi. Ama sanki artık emekli olası var gibi. Özellikle uçuşlarda, seyahatlerde bana yardım edecek ve hemen yıpranmayacak bir çanta markasına ihtiyacım var. Avrupa’da fjallraven kanken çok meşhur. Sizin önerebileceğiniz neler var. Dağcıların ve backpackerların çantası kadar büyük değil okul öğrencilerinin küçük boy çantası kadar küçük olmamalı.
0
iddaaci
(13.11.25)
fjallraven raven 28 kullaniyorum, guzel canta, tavsiye ederim. esimde de kanken var ama o ufak.
0
lemmiwinks
(13.11.25)
Thule Enroute 30L, 3 senedir 15kg ortlama ağırlıkla hala taş gibi.

Benzer sürede 2 tane başka sırt çantası parçaladım.
0
kimlanbu
(13.11.25)
Speedo yüzme çantası kullanıyorum, hem ergonomik hem çok cepli ve kapasitesi de baya büyük
0
mezzosprite
(13.11.25)
herschel kaslo tech
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.11.25)
herschel +1
marka olarak eastpak havasi var.
0
cooperr
(14.11.25)
(32)

Kaç kişi tarafından engellenmişsiniz?

sekizdokuzon
Beni sekiz kişi engellemiş. Daha fazlasını bekliyordum. Sizi kaç kişi engellemiş?Teşekkürler.
Beni sekiz kişi engellemiş. Daha fazlasını bekliyordum.

Sizi kaç kişi engellemiş?

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(10.10.25)
Sıfır

Edit: dokuzmuş:)))
+1
Kahvedesu
(10.10.25)
1 kişi engellemiş onu fark ediyorum ama sadece 1 mi daha mı fazla bilmiyorum. Nasıl bakılıyor onu da bilmiyorum.
0
muhayyer divan
(10.10.25)
İstatistiklerden bakılıyor.
+2
🌸sekizdokuzon
(10.10.25)
istatistiklerin neresinde, ben göremedim?
0
der meister
(10.10.25)
Ben >> İstatistikler >> Az aşağıda, favori duyurularının altında
0
🌸sekizdokuzon
(10.10.25)
teşekkür ederim. beni 15 adet sevgi ve insanlık düşmanı engellemiş, canları sağolsun...
0
der meister
(10.10.25)
11.

Aslında 10 kişiydi, dün senin " kaç kişiyi engellediniz?" soruna cevap yazınca 11 oldu. Artış bekliyorum.
+1
rock n roll
(10.10.25)
10 olmuş. Ne ettim size
+1
benaslindayohum
(10.10.25)
3 ve bugüne kadar tek bir tartışmaya dahil olmadım. hatta doğru dürüst yazmam bile genelde okurum :)
+3
pide
(10.10.25)
3 kisi engellemis :D
Birilerinin onemsemesi <3 ben asdgag
+2
sey mi dostum
(10.10.25)
1 kişi engellemiş.

Hukuki sorununa beleş çözüm arayan birine tepki göstermiştim, sanırım o değil çünkü duyurusunu görebiliyorum. Fırsattan istifade ben engelledim kendisini. Bu nedenle benim de engellediğim kişi henüz 1 ama zamanla artacaktır.

Farklı rumuzlarla gelen bir akıl hastası (sanırım gerçekten hasta) vardı, denk geldiğim anda engelleyeceğim. Bir de garip rumuzlar kullanan tipler var ve gerçekten garip sorular soruyorlar, onlar da radarıma takıldıkça itinayla engellenecekler arasında.
0
10551037
(10.10.25)
O değil de Shepard resmen HAYATIMIZDAN ÇIKTI, inanabiliyor musunuz?
+9
🌸sekizdokuzon
(10.10.25)
bak samimi söylüyorum ben 13 senedir filan buradayım. eskiler varsa hatırlar, 17 yaşındayken polonya vize başvurusuna giderken giyeceğim tişörte kadar buraya sormuştum. bir nevi duyuru'nun elinde büyüdüm. shepard kadar pislik birini görmedim. kaç kere mesaj attım. adres ver, geleyim görüşelim dedim. gerçekten amacım kavga etmek bile değildi, yani madem bu kadar agresif ve gıcık bir adamsın, her yazdığımıza böyle nefretle cevap veriyorsun, görüşelim dedim. politik olarak da zıt kutuplardayız zaten. ben komünistim, o kapitalistin allahı. dedim ki kardeşim beni misafir et, görüşelim, sen nasıl iş yapıyorsun, GERÇEKTEN merak ediyorum bunları, görmek istiyorum. yapacağın tek şey bana bir çay ve çorba ısmarlamak.

yok. adam hepsini reddetti. dövüşelim dedim, insanca buluşalım dedim... hepsini reddetti. üstüne gelip her duyurumun altına sıçmaya devam ediyordu. sanırım hala yapıyor ama engellediğim için görmüyorum. duyuru'da gördüğüm ilk akıl hastası değil ama en özeli diyebilirim. diğerlerinde hiç değilse insanlığın kırıntısını görebiliyordum, dövüşelim deyince "gel amk çocuğu" diyorlar veya geri vitese takıp susuyorlardı. bu kadar pervasız, bu kadar ahlaksız, bu kadar klavyesine güvenen rezil bir bit yavrusu hiç görmemiştim.
+8
der meister
(10.10.25)
iki kisi imis..
+1
cooperr
(10.10.25)
@der meister: yemin ediyorum dünyanın en ılık gtlü insanıyım ama benim bile bu herifi ıslata ıslata dövesim gelmişti.
-2
🌸sekizdokuzon
(10.10.25)
1
+1
ermanen
(10.10.25)
5 çıktı. Daha çok bekliyordum :))
+1
muhayyer divan
(10.10.25)
Bir. Bizi shephard'dan kurtaran compu'dan Atatürk razı olsun. Acaba onu kaç kişi engelledi?
+3
herzan
(10.10.25)
1. Çok şaşırdım bu kadar az olmasına
0
denizgonen
(10.10.25)
1 imiş, şaşkınım.
0
Amaranta ursula
(11.10.25)
sözlük hesabımı kimse engellememiş, zaten bir iki yıldır aktif kullanmıyorum bu hesabı. 16 yıl önce açmışım hesabımı, vay arkadaş.

aktif kullandığım hesabım ise 1 kişi tarafından engellenmiş. 12 yaşındaymış, ona da vay be. o hesabı neden açtım bilmiyorum ama anonim olarak sormak istediğim sorular için açmıştım zamanında, bilhassa ilişki üzerine. sonra gerek olmadı ana hesap olarak kullanmaya devam ettim gerçi. muhtemelen bir ilişki sonrasında peşpeşe ayrılık soruları sorduğum için engellemişlerdir.
0
dahinnotha
(11.10.25)
1
Ne yapmış olabilirim acaba engellenmek için deli gibi merak ediyorum şu an :):)
0
mutekebbir
(11.10.25)
2 kişi engellemiş, vallahi şaşkınım :):
0
Phoebe
(11.10.25)
1 kişi engellemiş. Kim olduğunu ve niye engellediğini merak ettim doğrusu =)
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(11.10.25)
2 kişi engellemiş.beni nerden bulup engellemekle uğraşmışlar şaşırdım.
0
duptıs
(11.10.25)
Yoğun aktif zamanlarımdan kalan 5 kişi engellemiş beni bende heralde onları engelledim mallar listemde 5 kişi var hiçbiri aktif değil
0
basond
(11.10.25)
2 kişi engellemiş. kim bilmiyorum. şaşırdım açıkçası beni kimse engellememiştir diye düşünmüştüm. neyse sağlık olsun. kalan sağlar bizimdir.
0
matilda
(11.10.25)
4. şaşırdım :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.10.25)
sıfır (0)
0
pislick0
(11.10.25)
1
nedenini bilmiyorum. bir iki soruma troll müsün demişlerdi gerçi, sarhoşken kime ne sorduysam artık.

eskiden nasıl engelliyorduk? mallara ekle diye bir şey vardı, o muydu? ama bir işe yarıyor muydu ki sadece mesaj atmasını engellemiş oluyorduk.
0
biseysorcaktim
(11.10.25)
Bu güncelleme ilk geldiğinde beni engelleyenlerin sayısı sıfırdı, dün baktım bir kişi engellemiş. Kim olduğu hakkında hiçbir fikrim yok, pek kimseyle ters düşmedim burada.

Ben sadece bir kişiyi engelledim ki kendisi muhtemelen duyuruda en fazla engellenen kişilerden birisi. Bana mesaj atıp saçma sapan konuşmasaydı belki yine de engellemezdim, görmezden gelirdim
0
kullanicadi
(12.10.25)
Ulan beni de 3 kişi engellemiş, kim bunlar yazın konuşalım kardeşim kime zararım dokundu bileyim!
Gerçi engellediyse göremiyor bu cevabı dimi, vay ams...
0
Bruce
(14.10.25)
(7)

direksiyon dersi. manuel mi vitesli mi?

buenosdias
gecen ay koyde bos yollarda yaklasik 200km surdum. ama arac manueldi. dur kalk, vites yukseltme, dusurme, park falan zorlayiciydi. simdi sehre geldim 3, 5 gunlugune ders alip pekistireyim diyorum; ama manuelden mi devam etsem otomatik mi bilemedim. iki gorus var. a) manuele alis. sonra otomatige ge
gecen ay koyde bos yollarda yaklasik 200km surdum. ama arac manueldi. dur kalk, vites yukseltme, dusurme, park falan zorlayiciydi. simdi sehre geldim 3, 5 gunlugune ders alip pekistireyim diyorum; ama manuelden mi devam etsem otomatik mi bilemedim. iki gorus var.

a) manuele alis. sonra otomatige gecince cok kolay olur. hem ne olacagi bilinmez bi gun manuel kullanmak zorunda kalirsin.
yada
b) manuel arac mi kaldi, otomatige alis bitsin gitsin.

sizce?
0
buenosdias
(23.09.25)
200 km sürdüysen işin çoğunu çözmüşsündür diye düşünüyorum. Biraz cesaret ile sakin bir saatte tek başına trafiğe çıkabilirsin. Yine aynı şekilde 200 km kullandıysan manuel araba sürebilirsin artık.
0
valarmurgulis
(23.09.25)
sizin durumunuz da b olabilir cunku manuel ne biliyorsunuz. Acil bir durumda dura kalka a olsa gidersiniz hastaneye. sizin yazdiginiz argumaniniz genelde ehliyet icin soylenecek bir sey ki turkiyede su an ayriliyor mu bilmiyorum manuel ve otomatik diye EU da ayriliyor, misal esim manuel uzerinden yeni aldi ehliyetini, yuksek ihtimal asla manuel kullanmayacak ama ben rica ettim cunku tr de acil bir durum olsa denk gelen arac otomatik olmayabilir vs.
0
wallcan
(23.09.25)
pekiyi manueli ogrenen biri hic kursa gitmeden, pratik yapmadan otomatige hemen adapte olabilir mi?
0
🌸buenosdias
(23.09.25)
Ne manuel ne otomatik... vatandaş elektrikliye geçti artık. Tesla nın fren sistemi bambaşka bi dünya.

Evet manuel öğrenen pratik yapmadan otomatiğe geçer ama düz vites artık nostaljik bişey oldu.

Anlamsız yanii. Hele ki yaşınız gençse...

Benim gibi orta yaşlı adam işi düz vites. Biz eski kafayız. Hala rampaya 4 le girdik diye seviniyoruz.

Bizim gibileri dinleme. Güncellemeleri al. Tesla rejenerasyon falan onları öğren.
0
luluki
(23.09.25)
manuel mi otomatik vitesli mi demek istediniz diye anlıyorum
her seye alışması başta zorladığı gibi bu da öyle ama sonrası normal. düşünmeye değecek bir şey bile değil gerçekten.
benim cevabım manuel, "bir işi biliyorum ama şurasını bilmiyorum" demeyi sevmiyorum. Araç kiralarken, farklı yerlere gittiğimde veya acil durumlarda her zaman avantajını gördüm.
ayrıca eşimin manuel araç kullanamıyorum tribi yüzünden zaman zaman sıkıntı yaşıyorum :)
manuel kullanan birinin otomatik için ders aldıgını hiç duymadım, gerek yok. ben ilk kullandığımda şirket aracıydı, bir bindim aa otomatik, sürdüm gitti.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(23.09.25)
hiç manuel araç kullanmam gerekmez diyebiiyorsanız otomatik alıp geçin.
diğer yandan iş hayatında acilen bir yere gitmeniz gerektiğinde kapıdaki tek araç murphy kanunu gereği manuel olacaktır.
0
lazpalle
(23.09.25)
a- hayat bu.nerde, ne şekilde araba kullanmanız gerektiğini bilemezsiniz. bence manuel öğrenin. gerçi manuelde pratik yapmadıktan sonra pek anlamı yok...
yine de böyle düşünüyorum
0
gadlemler
(23.09.25)
(2)

Küçüksu, Üsküdar nasıl bir yer?

gyroscope
Satılık ev ilanlarına bakıyorum. Küçüksu, Üsküdar'da yeni yapılan sitelerde eli yüzü düzgün apartman daireleri görüyorum. Hiç bilmediğim bir bölge Küçüksu. İnsan profili nasıldır, sosyal olanakları var mıdır? Uzun vadede oturmak için tavsiye eder misiniz?Sevgiler.
Satılık ev ilanlarına bakıyorum. Küçüksu, Üsküdar'da yeni yapılan sitelerde eli yüzü düzgün apartman daireleri görüyorum. Hiç bilmediğim bir bölge Küçüksu. İnsan profili nasıldır, sosyal olanakları var mıdır? Uzun vadede oturmak için tavsiye eder misiniz?

Sevgiler.
0
gyroscope
(02.09.25)
belediyenin spor salonu var. boğaziçi üniversitesinin kampüsü var. sahile yakın bir mahalle. adile sultan kasrı var, parkı bahçesi var. sakinleri ağırlıkla chp seçmenidir. yaşanır yani.
0
yurtsuz john
(02.09.25)
güzel, mahalle ruhu olan bir yer. aile mekanı
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.09.25)
(15)

tek başına yurtdışı

messina123
kasıma kadar vizem var. vizesi olduğunu bildiğim birkaç arkadaşıma 3-5 gün bir yerlere gidelim dedim pek oralı olmadılar. tek başına avrupa sarar mı? ikinci soru da hangi şehri önerirsiniz, kopenhag nasıl sizce? almanya'dan birkaç şehir ve prag'a gittim sadece.
kasıma kadar vizem var. vizesi olduğunu bildiğim birkaç arkadaşıma 3-5 gün bir yerlere gidelim dedim pek oralı olmadılar. tek başına avrupa sarar mı? ikinci soru da hangi şehri önerirsiniz, kopenhag nasıl sizce? almanya'dan birkaç şehir ve prag'a gittim sadece.
0
messina123
(13.08.25)
bana sorarsanız, italya'yı tercih edin gitmediyseniz.
sarıp, sarmayacağı ise; denemeden göremezsiniz daha önce tecrübe etmediyseniz.
bence deneyin.
0
stay with me
(13.08.25)
git hocam fazla düşünme, ben olsam italya'ya giderdim fransa'ya asla gitmezdim :)
onlardan bağımsız daha alternatif yerleri düşünürdüm, portekiz, macaristan, polonya gibi.
0
bay b
(13.08.25)
ne yapmak istediğine bağlı.

erkek olduğunu düşünerek:

- club-eğlence-ekonomik tatil: varşova ya da gdansk, sopot, gdynia trio şehri (yazın daha güzel sahil olduğundan birbirine çok yakın. gdansk'ta kal, gdynia'yı gez, sopot'ta eğlen).

- yeme-içme-eğlence: madrid.

- alışveriş, rave party, yeni insanlar tanıma: berlin
0
elektr10
(13.08.25)
@cosmicstring +1
Geçen hafta Hollanda'ya gittim, gerçi orada yaşayan çok arkadaşım var, onlarla da bir sürü şey yaptık ama tek başıma gezdiğim günler çok keyifliydi. Bir kere neredeyse herkes İngilizce biliyor, iletişim sorunu yok. Trenle her yere gitmek kolay, Amsterdam'dan günübirlik başka şehirlere gidebilirsiniz. Kültür sanat seviyorsanız müzeler harika, gece hayatı seviyorsanız o da harika(dır diye düşünüyorum, tüm gece hayatı tecrübem kız arkadaşlarımla drag bar'a gitmekten ibaret). Ucuz değil diyeceğim ama İstanbul'dan pahalı da değil artık.
0
kobuzchu kiz
(13.08.25)
Amsterdam+1. Köyler de dahil, ulaşımı kolay bir şehir. Budapeşte olabilir. Viyana yalnız sıkıcı olur gibi geldi. Henüz gitmedim ama lizbon a yalnız gitmek isteyebilirim. Daha yorucu olabilir.
0
?
(13.08.25)
yemek yemeği seviyorsan bologna, italya :)
0
damba
(13.08.25)
tek başına sıkıcı olur diyorsan hostellerde kalabilirsin. hem sosyalleşirsin hem de orada tanıştığın kişilerle beraber gezebilirsin belki.
0
merhum
(13.08.25)
bana sarıyor. kopenhagda tek basıma 6 gün gezmiştim. hollanda da güzel olabilir
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.08.25)
Malta, italya ve karadağ’da yalnızdım. Ben hepsinde birkaç şehre gitmeye çalışmıştım ama şimdi olsa maksimum iki şehir seçer oralarda takılırdım. Roma veya floransa diyorum. Daha gece hayatı kop kop istiyorsan valetta.
0
ruhen hastayim ben
(13.08.25)
Ben de Avrupa’da en az 20-30 şehre falan tek başıma gitmişimdir. Daha önce başkalarıyla gidip sonra bir kez de tek başıma gidip istediğim gibi rahat rahat takıldığım şehirler de oldu ve bence kafana göre gezmek mükemmel bir şey.

Kopenhag çok güzel bir şehir, ben de tek başıma gitmiştim. Ama biraz daha insanlarla tanışmak ya da gece hayatı vs olsun isterseniz Budapeşte’yi öneririm. Portekiz ya da İspanya da çok güzel olur.
0
ms brownstone
(13.08.25)
bi an duyuruyu ben yazdım sandım :) Hep tek geziyorum Avrupa'yı. Eğlence ve gece hayatı diyorsanız Lizbon, deniz diyorsanız Yunan sahilleri, İtalya'da güzeldir ama çok kalabalıktır, turistik yerlerde sıra vardır. Deniz tarafı da amalfi civarı hep taşlıktı ben sevmemiştim.

Nice / Cannes bölgesi de güzel, bi trenle monte carlo'ya da geçebilirsiniz.
0
proverb haste makes waste
(13.08.25)
Amsterdam tek başına keyif alınacak bir şehir değil. Tek başına gidip birkaç gün gezmek isteyen biri için o ülkede konuşulan dilin bir önemi de yok zaten. Gezmeyi sevmeyen, heyecan duymayan, keyif almayı hiç bilmeyen biri olarak Floransa gördüğüm şehirler arasında bana başka bir yerde olduğumu hissettiren tek şehir oldu. Kokusu bile farklı, kendisi müze bir şehir. Ağzım açık sırıta sırıta gezmiştim.
0
beyfendi
(13.08.25)
ben eğlence hayatı renkli olan şehirlere arkadaşlarla gitme taraftarıyım. budapeşte’de ruin barlara tek gitsem hiç eğlenemezdim, çok sevdiğim arkadaşlarımla gittim çok daha keyifli oldu.

Nereye gideceğinize mevsime göre karar verin bence. orta ve kuzey avrupa için ağustos-eylül güzel olabilir, ekim-kasım dönemi ise italya-ispanya-portekiz iyi olur. kopenhag tek başına gezmek için uygun bir şehir ama oldukça pahalı, tek konaklamak daha da bel büküyor. Ağustos sonu eylül ortasına kadar mis gibi olur. eylül ayı amsterdam, prag, viyana, budapeşte için uygun zamanlar. ekim ayı italya-portekiz-ispanya-yunanistan için uygun olur. Kasım başı da endülüs ispanyası için ideal diye düşünüyorum.
0
phoarbix
(13.08.25)
Birinci sorunun cevabı kişiliğinize, ikinci sorunun cevabı neler yapmayı sevdiğinize bağlı. +1

ne yapmak istediğine bağlı+1

Amsterdam+1. Köyler de dahil, ulaşımı kolay bir şehir. Budapeşte olabilir. Viyana yalnız sıkıcı olur gibi geldi. +1
0
put it in your appropriate place
(13.08.25)
ilk sefer için çekingen olman normal. ama denedikten sonra en iyi seçenek olduğunu anlayacaksın. tek başına gezmek/seyahat etmek en büyük özgürlük. yıllardır yaptığım şey.

kişiliğine, özgüvenine bağlı olarak başka durumlar da olur. bir çok kişiyle tanışabilirsin. beraber zaman geçirebilirsin. ve gezdikçe kişiliğin de gelişir ve daha özgüvenli de olursun zaten.

başkasıyla gezdiğim de oldu tabii ve arada onu da yapabilirsin.

sehir önerisi, ne sevdiğine ve yapmak istediğine bağlı. ama zamanla avrupa'yı gezmek de güzel bir deneyim.
0
ermanen
(13.08.25)
(7)

Taksimde ne yenir

agreas
Arkadaşlar selam 1 günlüğüne istanbula geldim taksim istiklal civarı ne yenir sizce en güzel?
Arkadaşlar selam 1 günlüğüne istanbula geldim taksim istiklal civarı ne yenir sizce en güzel?
0
agreas
(10.08.25)
Alkolsüzse Hacı Abdullah
0
michael_knight
(10.08.25)
İran restoranı reyhun
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(10.08.25)
iskender döner için Bursa Kebapçısı
maps.app.goo.gl

Kahvaltı/Menemen için Lades Menemen:
maps.app.goo.gl
0
ermanen
(10.08.25)
Ben en son Taksimde havaş beklerken simit sarayından sıkma portakalla simit alıp ayı gibi yediydim yanımda dikilen adamların canı çekti onlar da simitçiden simit aldıydı
0
Batuhanolabilir
(10.08.25)
Halvetia
Özellikle yoğurtlu pazı öneririm, bamyayı da çok iyi yapıyorlar ama herkesin sevdiği bir lezzet değil bu yüzden ek öneri; fırında makarna.
0
mutekebbir
(10.08.25)
Birini seçtim gerisini kaydettim bir dahaki gelişimde deneyeceğim teşekkürler <3
0
🌸agreas
(10.08.25)
Antakya işi
share.google
0
merhum
(11.08.25)
(6)

damacana borusu temizleme

f02561
otomatik su pompasının borusu şu şekilde yeşil oluyor bir süre sonra. bu nasıl temizlenir normal içinden su geçirmeyle vs. olmuyor içine bi şey sokup mu denemke lazım ya da başka bi önerisi olan var mıdır?https://ibb.co/xKgC57xw
otomatik su pompasının borusu şu şekilde yeşil oluyor bir süre sonra. bu nasıl temizlenir normal içinden su geçirmeyle vs. olmuyor içine bi şey sokup mu denemke lazım ya da başka bi önerisi olan var mıdır?
ibb.co
0
f02561
(09.08.25)
hocam bu silikon hortum, atıp nalburdan aynı ölçüde veya pompanın ucunu sıkacak şekilde bir ölçüden yenisinden alın. hiç uğraşmaya değmez.
0
malheiros
(09.08.25)
Yıllar önce yosun bağlamış bahçe hortumlarını kaynar su geçirerek temizlerdik. İstendiği kadar detaylı bir temizlik yapar mı bilmem de, denenebilir.

Varsa kadın tamponu, yoksa kağıt peçete o şekilde rulolanarak ve örgü şişiyle, silah namlusu harbiler gibi bir şeyler yapılabilir.

Çamaşır suyu da denenebilir ama metal aksama temas ederse zarar verebilir. Sonrasında iyi durulamak ve havalandırmak gerekir.
0
Mirket
(09.08.25)
Çamaşır suyu çok hızlı temizler ama kalıntı kalmaması mümkün değil. Ben yosunlanan ve içine el girmeyen şeyleri karbonat ve limon tuzuyla temizliyorum. İçine basıyorum her ikisini de, çok az su ekleyince köpüre köpüre çözüyor yosunu.
0
beetlejuice
(09.08.25)
Yenisini al +
0
designer
(09.08.25)
3 gün kullanmasan yosun dağılır zaten.
0
luluki
(10.08.25)
Şişe temizleyicilerle
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(10.08.25)
(3)

tatile çıkarken ayarladığım otomatik izindeyim mailini nereden kapatıyoruz?

xu
millete hala izindeyim maili gidiyormuş. bu nereden kapanıyor bulamadım.
millete hala izindeyim maili gidiyormuş. bu nereden kapanıyor bulamadım.
0
xu
(05.08.25)
outlook'ta sol ustte dosya gibi bi sekme var ayarlarin falan oldugu o sekmeye gec. Orada otomatik yanitlar gibi bi secenek olmasi lazim.

bendeki almanca oldugundan birebir cevirisini bilmiyorum.
0
bohr atom modeli
(05.08.25)
outlook sol üst kısım:
Dosya-otomatik cevaplar-gönderme işaretlenecek
sonrasında "sadece şu tarihlerde gönder" diye seçersen bir daha bu durum başına gelmez.
tarih belirlemezsen kapatana kadar yollar.
0
bay b
(05.08.25)
dosya -> kuralları ve uyarıları yönet -> kuralın tikini kaldır -> tamam
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.08.25)
(24)

Bile isteye çocuk yapmamış kişi taniyor musunuz?

dedeminhirkasi
Yaş geldi geçiyor, evleneli 8 sene oldu.Ben 34 hanım 33.Biz şuana kadar isteyerek çocuk yapmadık. Ama bir yanimiz da korkmuyor değiliz yahu. Geç mi kaliyoruz vs. Of offf… bu konuda net istiyor veya istemiyor diyemiyoruz kendimize. Sizin çevrenizde böyle yasını almış ve bilerek çocuk yapmayan çift va
Yaş geldi geçiyor, evleneli 8 sene oldu.
Ben 34 hanım 33.
Biz şuana kadar isteyerek çocuk yapmadık. Ama bir yanimiz da korkmuyor değiliz yahu. Geç mi kaliyoruz vs. Of offf… bu konuda net istiyor veya istemiyor diyemiyoruz kendimize. Sizin çevrenizde böyle yasını almış ve bilerek çocuk yapmayan çift var mı?
0
dedeminhirkasi
(27.07.25)
Ben. Benim de sıkça geliyor bu şeyler aklıma. Kabullendim artık, çocuğum olmayacak. Ona göre yaşıyorum hayatımı da. Kabullendikten sonra biraz da rahatladım. Gelecek kaygım yok denecek kadar az mesela.
0
gobekliraki
(27.07.25)
bir tane var. onlar da gec tanismis insanlar. 40-50 yasinda evlenen tipler.

genclikte birlikte olup cocuk yapmayan tanimiyorum. bu kadar dürtün de varsa neyi bekliyorsun ki? cocuk yapmak da ha diyince hemen olmuyor. bir bekleme süresi, islem falan gerektirebiliyor. yapicaksaniz ona göre yapin. ikinci cocuk icin zaten gec bile kaliyorsunuz. 35 yas sonrasi düsük riski falan filan her sey artiyor.

cocuk istemiyorum diyen tiplerin cogu zaten hali hazirda bekar oluyor.
0
sonsuz
(27.07.25)
Var. Evlendiklerinde 30'un altındalardı ve hiç çocuk istemediler.
0
peki madem
(27.07.25)
Ben. Gerçi bekarım ben evlenmeyi de düşünmüyorum. Yaş 36.
Bir aile yakınımız yakın zamanda evlendi, 45 civarı var yaşı, onun da eşi evlenmeden önce çocuk istemediğini söylemiş öyle anlaşarak evlenmişler.
0
Batuhanolabilir
(27.07.25)
Sizin yaşlar civarı bir çift arkadaşım net istemiyor. Eğer yapacaksanız iyi yaşlardasınız.
0
1917
(27.07.25)
Çift değilim ama çocuk istemedim. Sanırım biraz bu yüzden evlenemedim, önemli değil. Çok âşık olsam sevildiğime inanabilsem falan yapar mıyım, hiç sanmıyorum. Çünkü benden o çocuğu huzurlu insan yapacak bir anne olmaz. Huzursuz insan yetiştirmek de istemem.

Bence anne baba olmanın psikolojik temellerini araştırın, bende ne var ne yok diye düşünün. Sorumluluk almak istemiyorsanız yapmayın çünkü yalnız kalmış bir bebek/çocuk/ergen, yetişkin olduğunda ya çok bağımlı biri olur herkese salça olur kıymeti olmaz çile çeker, ya da çok bağımsız olur kimseye bağlanamaz konfor alanı bir acaip olur herkese çile çektirir. Bunun vatan haini yetiştirmeye sebep olup olmayacağı meçhul, bence çok ciddi bir sorun. Ben istemedim. Kendinizi gözlemlerseniz doğruyu bulursunuz.
0
muhayyer divan
(27.07.25)
tanıdıklar var , karı koca çalışıp ancak geçiniyorlar.
Bu sisteme bir köle daha hediye etmek istemiyoruz diyorlar.
0
Rao
(27.07.25)
Var, hem de birkaç çift var.

Hiçbiri de büyük yaşlarda evlenmiş kişiler değillerdi.
0
fraise
(27.07.25)
Ben. 41 yaşındayım, eşim 43 yaşında. 40'ı geçince "hani çocuk yapmıyor musunuz" diye soran münasebetsizler de azaldı, keyfimiz yerinde.
0
kobuzchu kiz
(27.07.25)
ben 43 esim 38 yaşında 14 yıllık evliyiz biz de yapmadık.
0
oscar
(28.07.25)
bence bu konudaki düşüncenizi netleştirin. çünkü eğer çocuk isteyecekseniz geç kalıyorsunuz bence. istemiyorsanız sorun yok. ama istiyorsanız şu saatten sonra ne kadar geç o kadar kötü.
0
elorelia
(28.07.25)
Henüz geç değil daha yolunuz var ama konuyu oturup netleştirmek lazım. Kimisi evet en başından istemiyor ve yapmıyor. Kimisi vaktiyle istememiş ve pişmanlık duymuş, "şimdiki aklım olsa" diyor.

Genelleme yapıyorum; aile ve akraba ilişkilerine çok önem veren, sosyal çevresi kısıtlı kimseler çocuk olmadan ileride mutsuzluk ve pişmanlık yaşayabilir. Özellikle çocuk yapmayan kişiler sanki genellikle maddi durumu üst seviyede, sosyal çevresi geniş, gezmeyi ve seyahat etmeyi sevenler oluyor ve onlar da çocuksuz mutlu oluyor.

(İki cümle de yüzeysel genelleme ve şahsi gözlemim niteliğindedir)
0
Lethe
(28.07.25)
ben 36 olucam, eşim 41. biz de yapmadık. yapmayı da düşünmüyoruz.
türkiye'nin ve dünyanın haline bakınca bir çocuğa yapabileceğimiz en büyük iyiliğin onu hiç dünyaya getirmemek olduğuna karar verdik.
0
matilda
(28.07.25)
ben 35, eşim 32 yaşında. evlenmeden önce de evlendikten sonra da hiç çocuk istemedik. muhtemelen hiçbir zaman da istemeyeceğiz.
0
dylancash
(28.07.25)
evet var, hatta bir taraf cok istedigi ve diger taraf istemedigi icin bosandi bir tanidigim cift. karsilikli istemeyeip devam eden tanidigim da cok
0
sweetoffice
(28.07.25)
biz de 36-32 sizle aynı durumdayız.
özellikle yapmayan çiftler tanıyorum, biri abim. istemiyorlar, başka bir sebep duymadım. çok ikilemli bi konu gerçekten.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(28.07.25)
2 çift 32lerdeler bilerek isteyerek 8 senelik evliliklerinde yapmadılar, isteyerek evlenmeyende var hayat bunlar üzerine dönmüyor.
tatile gidince bir kere daha anladım çocuğun zorluğunu çocuksuz çiftler mis gibi tatil yaparken anne babalar yemek-ağlama-uyku dertleri ile uğraşıyor. hatta tanıştığım 1 çift genç kuzenlerine ayrı oda almış çocukları onlara birazda olsa satmak için.
0
eja
(28.07.25)
Biz varız
39-44 yaşlar. Planlamıyoruz, olmaması için dikkat ediyoruz.
Hayatımızı çocuk ile şekillendirmek istemiyoruz, manevi olarak yeterli sabrı taşımıyoruz. Etrafımızdaki çocuklarla gayet iyi diyaloğumuz var ama 7/24 bir çocuğun sorumluluğunu taşımak istemiyoruz.
Realist ve mantıklı insanlarız. Bizim için doğrusunun bu olduğuna en başından karar verdik.
Yalnız etrafımda bu konu ile ilgili net olmayanlar genellikle eninde sonunda çocuk sahibi oldular. Muhtemelen siz de o yolda gidiyorsunuz.
0
nwnd
(28.07.25)
"Ben üniversiteye giderken sabaha kadar o içer eğlenir, ertesi gün de okula /işe gider hiçbir şey olmamış gibi çalışırdım. Ama şimdi kafam kaldırmıyor aabbii."

Bu cümleyi pek çok kişiden, belki kendinizden de duymuşsunuzdur. Çünkü o yaşlarda o kadar enerjik olmanızın bir sebebi de, evrimsel olarak çocuğun ihtiyaç duyacağı bakımı, ilgiyi sağlayabilmeniz için. Bildiğiniz gibi bizim türümüz doğduktan sonra uzun süre ekstra bakıma ihtiyaç duyuyor. Öyle at gibi doğduktan 10 dakika sonra kırlarda koşamıyoruz malum.

son 250 senede antibiyotik, ilaçlar, teknoloji sanayi devrimi vs ile hayatı yaşayış şeklimiz ve yaşam süremiz çok değişmiş olsa da aslında 5 bin sene önceki insandan genetik olarak hiçbir farkımız yok. O yüzden 30'ların sonlarında biyolojik olarak çocuk doğurabiliyor olsanız da o çocuğun bakımı için gereken enerjiniz, sabrınız maalesef asla 20 yaşındaki gibi olmayacak. Bu işin sadece bir boyutu bu arada. Ekonomi vs boyutları kişiden kişiye değişir, onu siz değerlendirirsiniz.

Sorunuza gelince, çevremde 10 senedir evli olup ilk günden bu yana çocuk yapmama kararını uygulayandan tutun, birlikte yaşarken çocuk yapmak için evlenip sonra bu karardan vaz geçen pek çok çift mevcut. Bu bahsettiğim insanların hiçbirinin en küçük ekonomik sorunu da yok bu arada.
0
thracia
(28.07.25)
bizim çevrede ne kadar yapmayacağız diyen kim varsa hepsi yaptı. yapmayan kalmadı.
0
xenocidee
(28.07.25)
Siz cocuk yapin bence. Bu konu kararsizlik goturecek bir sey degil. Yani su ise girsem mi gibi bir sey degil.
Yalniz dikkat edin bu cocuk yapma karari tamamen size ait olsun, etrafin e hadi artik anne baba olun demesiyle bu yola girmeyin. Ve isin maddi ve manevi tarafini iyice dusunun. Sonra pisman olabilirsiniz cocuk sahibi oldugunuz icin. Cok pisman anne baba var ama kimse konusamiyor bu konulari
0
Kittie
(28.07.25)
yaw tabiiki herkes cocuk yapmak zorunda degil.

ama "geç mi kaliyoruz" endisesi varsa, yaslar 35e yaklasmissa ve ustelik 8 seneden beri mutlu mesut takiliyorsaniz, "helva yapsanaaaaa" diorum.

"bu ivvvrenc dunyaya bir cocuk getirmektense..." bu bahane de baydi yaw..
0
cooperr
(28.07.25)
biz istiyoruz ama hala işimiz hayatımız oturmuş değil gibi (ama dünya kötüye gidiyor belki de hiç tam istediğimiz gibi olmayacak)

son trend şu, 35'e kadar çocuk yapacaksın ve eğer ikinciyi istiyorsanız ve arada 3-4 yıl olacaksa ileride sıkıntı olmasın diye kadın yumurtasını donduracak. Yani benim hanıma tavsiye edilen bu. 35(e)-33(k) biz şu an.

Tabii isteyince hemen olup olmayacağı da meçhul.
0
nhk ni youkosu
(28.07.25)
Hayatım boyunca Trkiye'nin birçok yerinde tanıdığım yüzlerce aileyi gözden geçirdim.
Taraflardan birinin sağlık problemi veya doğrudan kısırlığı ve eşinin bunu kabullenmesi şeklinde çocuksuz aileler tanıyorum ama bile isteye çocuk yapmamış bir tek aile bile tanımamışım. Cevapları görünce şaşırdım. Yeni bir trend olmalı.
Bu konuda düşüncemi ortaya koymak isterim.
İnsan ömrünü çocukluk, gençlik, olgunluk ve yaşlılık diye dört evreye bölebiliriz. Ne kadar süreceğini kimsenin bilemeyeceği, artık herhangi bir şey için enerjinin kalmadığı, konfor alanının haddinden fazla küçüldüğü yaşılılık evresinde çocuksuz ailelerin veya bireylerin bu dönemini haddinden fazla mutsuzlukla geçireceklerinden eminim. Bu, kendilerine bakacak bir çocuklarının olmadığından değil. tuttuğun takımın galibiyetine sevinmen mağlubiyetine üzülmen gibi, aidiyet duyduğun insanların varlığıyla var olduğun, onların yaptıklarıyla sevinip üzüldüğün, onlarla var olabildiğini hissettiğin bir dönemde 'onlar'ın olmamasının acısını yaşıyacakları için.
Ben güçlüyüm, ben kendimi düşündüğüm için yapamam geekini de kapsamlı düşünemeyen heyecanlı ergen kafası olarak niteliyorum, çünkü bu alemde insan gerçekten zavallı bir birey. Kedi sevgisi sömürmek bir yere kadar idare eder sizi.

Son olarak şunu ilave edeyim. İki tane boyu kadar çocuğu olan boşanmış kadının, yumurtalıklarının işlevsiz kaldığını öğrendiğinde hüngür hüngür ağladığını, günler sonra konuştuğumuzda da bir daha anne olmayı asla istemem ama bir anda olamayacağımı öğrenince nefes alamaz oldum. çok garip bir duygu dediğine şahidim.

Yani bazı şeyler içgüdüseldir. İçgüdüyü sadece güçlüyken bastırabilirsin. Ve doğruyu gördüğünde çok geç olacağını bilmek gerek.
0
Mirket
(28.07.25)
(14)

Telefonunuzun ekran fotoğrafı

sekizdokuzon
Benimkisi bu: https://ibb.co/fYvVTskcYeğenimdir kendisiSizin telefon ekran fotolarınızı alalım.
Benimkisi bu: ibb.co

Yeğenimdir kendisi

Sizin telefon ekran fotolarınızı alalım.
0
sekizdokuzon
(23.07.25)
telefona wp diye yegen, es, sevgili, torun vb fotosu koymak 1200exp. varo$ puanina denk.
0
feastofthedamned
(23.07.25)
ibb.co

Allah affetsin ama sanki biraz @feastofthedamned +1
0
Shepard
(23.07.25)
(git: ibb.co)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(23.07.25)
Ekran simgelerle dolu, arkaplan resmi yok.
Kilit ekranı böyle
ibb.co

Tepen sevgili şu bu fotosu koymak varsın varoş olsun. Ben o kadar sevmeyi, görmek istemeyi çok kıskanıyorum. ben de isterdim.
0
biseysorcaktim
(23.07.25)
0
pislick0
(23.07.25)
ibb.co

benden.
0
ruhlardan esinlenen karga
(23.07.25)
ibb.co

chatgpt eseri, çok hoşuma gitti. yoksa kendi resmimi koyacak kadar megaloman değilim aslında :)
0
mustafakesekci
(23.07.25)
üzülme 8910, ben de oğlumun fotolarını koyuyorum, varoşluksa varoşluk <3

hem de saat başı değişen albümden rastgele fotolar şeklinde :)
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.07.25)
ibb.co
nerde cektigimi hatirlamiyorum.
0
buenosdias
(23.07.25)
ibb.co

@buenosdias: fotoğraf mükemmel. türkiye'den bir yer mi? orijinali sendeyse bilgilerinden çıkar aslında nerede çektiğine dair.
0
m e b
(23.07.25)
@meb: muhtemelen italyanin guneylerinde bi yer. orjinali yok maalesef:(
0
buenosdias
(23.07.25)
Varosuz abla nolmus

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
🌸sekizdokuzon
(23.07.25)
Ankete katılayım

ibb.co
0
beetlejuice
(23.07.25)
0
my fault
(23.07.25)
(9)

Cildiyeci tavsiyeniz

narod
Sanirim zona oldum arkadaslar. Seneler once sirtimda olmustu. Simdi yuzumun yarisinda. 2 gundur gecmiyor. Ve bu agri yanlis hatirlamiyorsam zona agrisi.Devlette randevu bulamadim, yine bakacagim fakat tavsiye edebileceginiz cildiyeci var midir? Dokuntuler baslamadan gitsem iyi olabilir.
Sanirim zona oldum arkadaslar. Seneler once sirtimda olmustu. Simdi yuzumun yarisinda. 2 gundur gecmiyor. Ve bu agri yanlis hatirlamiyorsam zona agrisi.

Devlette randevu bulamadim, yine bakacagim fakat tavsiye edebileceginiz cildiyeci var midir?

Dokuntuler baslamadan gitsem iyi olabilir.
0
narod
(22.07.25)
Dr. MUHAMMED YAMAN KANAVATİ
Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(22.07.25)
yeahbutso
(22.07.25)
Bayburt devlet hastanesinde Uzm.Dr Sena KOCABIYIK. Gayet ilgili bir doktordur.
0
xuma
(22.07.25)
İstanbul için sorulmuş. Benim tavsiye edeceklerimin her ikisi de (Agop Kotoğyan, Cem Mat) rahmetli oldu. İkisi de beynelmilel doktorlardı. Maalesef şu an için tavsiye edecek hekim aklıma gelmiyor ama duyuru sahibi İstanbul için soruyor, bilinsin.
0
yadigar
(23.07.25)
ayse baylak
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(23.07.25)
@yadigar
İstanbul için sorulduğunu nerden anladın? Ben Batman, @xuma da Bayburt için anladık. Yurdun dört bir yanından bilgi akmalı ki duyuru sahibimiz mest olsun, nereye giderse gitsin doktor bulabilsin.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(23.07.25)
Gunaydin, cok tesekkurler
0
🌸narod
(23.07.25)
@yadigar

Bende merak ettim İstanbul için sorulduğunu nasıl anladığınızı.

@narod

Cevabımın neden tik almadığını da merak ettim.
0
xuma
(23.07.25)
Gerçekten yardım etmek isteyen, zahmet edip duyuruyu açanın öteki duyurularına bakarsa 10 sn içinde anlardı İstanbul'da oturduğunu. Ama zaten bir kişi duyurusunda şehir belirtmiyorsa da İstanbul'u kasdettiği anlaşılıyor. Ergen gibi Nikaragua'dan doktor paylaşmasını biliyorum ben de yoksa. Geçmiş olsun bu arada duyuru sahibine.
0
yadigar
(23.07.25)
(17)

Otomatik araç kullanmak

paintit
Merhaba, manuel araç ehliyetim var ama sadece ders alırken ve sınavda araba kullandım 2 yıl önce. Yurt dışında otomatik araba kiralayacağım ama öncesinde burada bir saat ders alayım dedim. Yeter mi sizce çözmeme, rahat sürer miyim? Teşekkürler.
Merhaba, manuel araç ehliyetim var ama sadece ders alırken ve sınavda araba kullandım 2 yıl önce. Yurt dışında otomatik araba kiralayacağım ama öncesinde burada bir saat ders alayım dedim. Yeter mi sizce çözmeme, rahat sürer miyim? Teşekkürler.
0
paintit
(22.07.25)
yeter, sürersin. manuelden otomatik geçenlerdeki en büyük sorun/tehlike, sol ayağı kullanma refleksi (debriyaj ayağı). sol ayağını unut kullanırken, yokmuş varsay, rahat rahat kullanırsın.

edit: frene sol ayakla basmaya çalışırsın ondan dedim. sol ayakla da basarsan aşırı ani ve sert bir fren olur.

edit 2: ilk defa yurt dışında kullanacaksan bence de bulaşma. dedikleri gibi trafik farklı, tabelalar farklı, kurallar farklı vs.
0
gobekliraki
(22.07.25)
yetmeyebilir. tecrubeniz olmadigindan ve yurt disinda araba kullanmak da turkiye'de kullanmaktan biraz farkli oldugundan zorlanabilirsiniz. tecrubeli biri icin bile farkli bir ulkedei trafigin farkli isleyisi insani biraz afallatabiliyor. tecrubeli oldugum halde avusturya'da ve ispanya'da kaza riskleri atlattim alisik olmadigim icin.

gideceginiz yer cok sakin bir tatil yeriyse, sehir icinde isiniz yoksa cok sorun olmayabilir. ama direksiyon basinda gercekten rahat hissetmeden yurt disinda araba kiralamayin bence.
0
lemmiwinks
(22.07.25)
izlanda'da süreceğim, yani hem şehir sakindir diye düşünüyorum hem de zaten doğal alanlara gideceğim için muhtemelen en iyi pratik yeri bile olabilir. orada da acemi şoför vardır herhalde, temkinli olduğum sürece acemice de olsa sürebilirim gibi. direksiyona alışmak için istanbul'dan daha iyi bir fırsat sanki. :)
0
🌸paintit
(22.07.25)
otomatik-manuelden ziyade trafiğin işleyişi zorlayabilir. türkiye’den farklı kurallar var. deneyimli bir şoför değilseniz hiç bulaşmayın bence. kiralık arabayla girilecek risk değil.
0
sir gawain
(22.07.25)
kesin çözümü ilk kullanmada sol ayağını evde kanepede oturur gibi kıçınının altına koy. otomatik vitesin tek sıkıntısı sol ayağın zaptedilmesi.
0
ground
(22.07.25)
evet, izlanda daha sakin olabilir, hic gitmedim ama. kurallara calisin (turkiye'de de var ama uygulanmiyor), izlanda ozelinde trafikte nasil davranmak gerek arastirin. halledersiniz muhtemelen. bir de paraya kiyip en kapsamli sigortasini yaptirin, sonra basiniz agrimasin.
0
lemmiwinks
(22.07.25)
eşim 3 kez manuel ehliyet sınavından kaldı. 4.de aldı. araba aldık öbür gün otomatiğe geçti ve 10 seneyi geçkindir otomatikte.
0
mikahakkinen
(22.07.25)
ders alamasanız dahi sorun olmaz bence, iki pedala da sağ ayakla bastığınız sürece. otomatik aracı ilk defa kullanmam şöyle olmuştu, işyerinde şirket aracıyla bir yere gitmemi istediler, oturdum bir baktım otomatik :D sürdüm gittim.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.07.25)
Gercekten ehliyet sinavi sonrasinda hic araba kullanmadiniz ve ilk kez bunu yurt disinda mi yapacaksiniz ve bunu mantikli bulan insanlar mi var ben mi yanlis anliyorum? Boyle bir sey yapmamaniz, kendi sagliginizdan ote diger insalarin sagligi icin de oldukca elzem. Hic tanimadiginiz bir ulkede, hicbir pratiginiz olmayan bir alanda, trafik kulturune yaya olarak bile dahil olmadiginiz yerlerde araba kullanmak, tecrubeli soforler icin bile zordur.

Basiniza talihsiz bir olay geldiginide, ama ben en kapsamli sigortayi yaptirdim, sol ayagimla frene basmadim :)) demeniz yetmez her zaman, ozellikle batida.
0
bosver nicki
(22.07.25)
En son 2 yil once araba kullandiysaniz. Hic trafik tecrubeniz yoksa, yani sadece sinavda araba kullandiysaniz, suremezsiniz. Otomatik yada manuel onemli degil. Araba kullanmayi henuz bilmiyorsunuz. 1 saatlik hatirlatma yurtdisinda araba kullanmak icin yetmez. Kurallarda zaten farkliliklar var da, soyle de dusunmeyin Izlanda, az insan var az trafik. Gorece dogru ama yollarda one gore daha kucuk cogu zaman.

Oyle bir sormussunuz ki 20 yildir manuel kullaniyorum otomatik ders alsam kullanirmiyim gibi, cogu da tam okumuyor soruyu anlasilan.
0
wallcan
(22.07.25)
Yetmeyebilir. Trafiği tanıman ve araba hakimiyeti önemli. Bunları otomatikte daha hızlı kazanırsın ama en az 20 saat trafikte pratik yapmış olman gerekir bence. Manuel için bu süre çok daha fazla.
0
runaway
(22.07.25)
Sürekli olarak araç kullansaydınız bir problem olmaz derdim ama şoförlük deneyiminiz azmış, sizin trafikte yanınızda biriyle biraz alıştırma yapmanız lazım. Şu saatlik araç kiralama yapan firmalardan otomatik bir araç kiralayın, bilen biriyle bulunduğunuz ilde trafikte biraz turlayın, o kişi sürüp süremeyeceğinizi söyler bence.
0
lamborcini
(22.07.25)
@bosver nicki +1

Ne cesaretli insanlarsınız vallahi tebrikler.
0
bobinhoo
(22.07.25)
Bosver nicki +1

Hiç olmasa bir 100 saat sürüş deneyiminiz olsaydı, yine büyük cesaret derdim. Ancak hiç araç kullanmamışsınız. İlk kez trafikte kendi başınıza kullanmanın yeri yurt dışı olmamalı.

Edit ve Ekleme:
Sorun şurada: Öğrenme/Alışma sürecinizde dikkatinizin belirli bir noktaya odaklanması lazım. Boş yerde/eğitim alanında sürerken arabanın elemanlarına (direksiyon, pedallar, sinyal-silecek kolu vs. odaklanırsınız. Yaşadığınız yahut yollarını bildiğiniz bir yerde araç kullanırken ilaveten sadece diğer araç ve yayalara odaklanırsınız. Alıştıkça, zamanla, gündüz/gece/alacakaranlık gibi farklı ışık/saatlerde, yağmur/kar/sis gibi hava koşullarında, trafikte, uzun yolda gibi ek koşullarda araç kullanma tecrübeniz olur.

Siz bilmediğiniz memlekette oraya has kavşak/işaret/kurallara mı alışacaksınız, navigasyona mı yola mı bakacaksınız, aniden hava değişirse adapte olabilecek misiniz vs. Yani havyzda yüzme tekniği öğrenip bir iki kez dinlenerek bir uçtan diğerine yüzmüş birisini götürüp boğazın ortasına atmak gibi olur.

Bisiklet ve uber daha iyi olur gibi.
0
yadigar
(22.07.25)
bosver nicki+1
cok enteresan insanlar var gercekten.
illa yapacaksaniz minimum 3 saat ve mumkunse 6 saat ders almanizi tavsiye ederim. arabanin buyuklugune alismak, mesafelere, arabayi nasil yoneteceginize alismak onemli. trafige, takip mesafesine alismak vs. ayrica alistiginiz arabadan baska arabaya gectiginizde bile bir tik alisma suresi oluyor.
izlanda arabasiz olmaz, yollar genis ve trafik genel olarak cok sakin ama tek gidis gelis cogunlugu hatirladigim kadariyla, otoban yok, trafik pek yok sehir icine girmezseniz, park yeri olarak da, kaldiginiz yerde park yeri vs vardir ama onun disinda selalere gidince filan ztn orada oluyor, park sorun olmaz. ayrica havaalaninda kiralayacaksaniz, en zorlanacaginiz yer orasi olacaktir diye dusunuyorum, ucakla her gelen sizin gibi kiraliyor ve hem araba kiralama yerlerinde arabayi almak cok uzun suruyor hem de park yerinden cikis vs sorun olacaktir. orada birine carparsaniz filan tatiliniz zehir olur.
0
kassiopeia
(22.07.25)
sol ayağı kullanmadığınız sürece hiçbir sıkıntı olmaz, sürme konusunda.

ama avrupada trafik kuralları çok sert ve en ufak hatayı affetmiyorlar. tr'de yaşadığınız için büyük ihtimalle çoğu trafik kuralından habersisiz.

ben danimarkda erasmus yaptım, orada bisiklet kiralayıp onla gidiyorum okula. bir kere bisiklet şeridini karıştırdım, arkamdan gelen araç bana öyle bir uzun süreli korna çaldı ki... ondan sonra bisikletle giderken bile dönüş yolarında 2-3 kere kontrol ediyordum yolu tabelayı. araç kullanmakta sıkıntı yok ama trafik kurallarına uymama lüksünüz yok. en ufak hatayı affetmezler.

öyle sağa sinyal verdim sağa geçiyorum diye bir şey yok. sağa geçerken şerit boş olmalı, kimsenin fren yapmasına sebep olmamalısınız. sorumluluk tamamiyle sizde. kimse size sağa geçeceksiniz diye yol vermez oralarda.
avrupalılar çok sever "bu senin sorumluluğunda" demeyi.
0
substituent
(22.07.25)
sizin sorununuz manuel ya da otomatik vites değil ki, acemi bir şoför olarak yurt dışında araç kullanmak. soruyu yanlış yerden sormuşsunuz.

izlanda’da nasıldır bilmiyorum ama kuzey avrupa’da kavşaklarda sola dönüşte (ayrı bir ışık yoksa, ki çoğu zaman yoktur) kavşağın en ortasında durup yolun uygunluğuna göre sola dönersiniz. yani kavşağın öyle bir yerinde durmalısınız ki karşıdan gelip sola dönenleri, iki yönden birden düz gidenleri engellememelisiniz. türkiye’de böyle kural yok ve ilk kez bu uygulamaya maruz kalan deneyimli şoförler bile ambale oluyor.

yine bazı avrupa ülkelerinde dönüşlerde döneceğiniz yolun girişinde bisikletler ve yayalara da yeşil yanar. yani hafif döner gibi yapıp onları bekleyip öyle geçersiniz. bana yeşil yandı hadi döneyim diye bir şey yok. sürekli yan aynadan bisiklet mi geliyor, sağdan soldan yayalar yola adımını mı atıyor tetikte olmalısınız. bu tip farklı uygulamalara yeni bir şoförün uyum sağlaması zor. allah korusun birine çarparsınız. bence hiç bulaşmayın böyle işlere. bu sene türkiye’de sürüp deneyim kazanın, seneye sürersiniz yurt dışında.
0
sir gawain
(22.07.25)
(15)

Bu durum normal mi?

deepest
Merhaba. Kız arkadaşım 36 yaşında. Daha önce bir evlilik yapmış ayrılmış çocuk yok. Kendi evinde tek yaşıyor, ailesi farklı şehirde. 2 yıldır beraberiz. Fakat hala daha örneğin tatile gidiyoruz, tatile gittiğini ailesine söyleyemiyor. Veya mesela benim evimde beraberiz, veya dışardayız. Benimle oldu
Merhaba. Kız arkadaşım 36 yaşında. Daha önce bir evlilik yapmış ayrılmış çocuk yok. Kendi evinde tek yaşıyor, ailesi farklı şehirde. 2 yıldır beraberiz. Fakat hala daha örneğin tatile gidiyoruz, tatile gittiğini ailesine söyleyemiyor. Veya mesela benim evimde beraberiz, veya dışardayız. Benimle olduğunu ailesiyle görüştüğünde söylemiyor. Anladığım kadarı ile ailesi biraz muhafazakar. Ama bu yaşta hala bişeyleri gizliyor olabilmek bana sağlıklı gelmiyor. Ben erkek tarafıyım, ama kendi ayakları üzerinde duran ve 36 yaşına gelmiş bir bireyin de artık bişeyleri gizli saklı yaşaması bana çok abes geliyor. Fikirleriniz nedir?

Teşekkürler.
0
deepest
(09.07.25)
bu senin hayatını etkiliyor mu? bu şekilde belli bir konfor içinde hissediyordur kendini. istersen böyle olmaz diye zorla ve ilişikini açıklamakla ayrılmak arasında bir tercih yapmak zorunda kalsın.
hayatını etkilemiyorsa ailesiyle oluşabilecek bazı sorunları bertaraf etme yolunu seçmiştir. çok da sıkıntılı gelmedi bana.
0
kisa
(09.07.25)
Turkiye gibi bir ulkede, bir kadinin ailesinden gizli sakli birseyler yapmak zorunda hissetmesi, kadinin degil, ailesinin sucudur.
Kadinda bir sorun aranacagina, ailesine bakmak daha yerli olur kanaatindeyim.
Kiz arkadasim diyorsunuz, daha once evlenip bosanmis diyorsunuz, aileden gizli yapiyoruz herseyi diyorsunuz.
Size de biraz psikopat ucuncu sayfa "muhafazar" aile gibi gelmiyor mu koku?
Birakin sizinle nasil rahat ediyorsa oyle yasasin, belli ki bazi seyler netlesmeden insanlarin kulagina giderse kendisi icin skinti olusturacak bir cevresi var. Siz de kendinize dikkat edin bu arada.
0
quaker
(09.07.25)
bana da bir insanin ailesiyle olan iletisimine sevgilin dahi olsa salca olmak sacma geliyor.

belli ki karsilar. ergen gibi kavga cikarip aralari bozulacagina idare ediyor. bu gayet olgun bir davranis. ailenin malligi. acik görüslü olmak yerine kapali olur caga ayak uyduramazsan yeri gelir cocugun evlenir onu bile sonradan ögrenirsin.

daha önce evlilik yapmis detayin icin de sagol. e evlenmis bosanmis dul kadin salin bir zahmet diyorsun heralde. ya da hic evlenmemis olsa ailenin bu yobaz bakis acisini "hakli" bulurdun.
0
sonsuz
(09.07.25)
yukardakilerin tamami ve kizini boyle bir duruma soktugu icin ailenin yanlisi +1
ne yapsin kadin, 70-80 yasindaki insanlara cag degisti artik boyle yasiyoruz deyip meydan okuyup onlari degistirmeye mi calissin?
siz ileride cocuk sahibi oldugunuzda boyle ebeveynler olmayin ki, kiziniz da oglunuz da nasil tercihler yaparsa yapsin ailesiyle paylasayabilecegini, ebeveynlerinin onu sevip saygi gosterecegini ve birey olarak saygi duyacaklarini bilerek buyusun, yedi el yabanci gibi cocugunuzun hayatinda olan biteni bilmeden yasamayin.
0
kassiopeia
(09.07.25)
Türkiye'de yaşıyoruz. Evet ideal koşullarda tuhaf olabilir ama standart muhafazakâr Türk ailesinde kadın 36 yaşında da olsa, evlenip ayrılmış da olsa böyle şeyler sorun olabiliyor.
İlişkinin ciddileşip evliliğe doğru gittiği yerde uygun gördüğü şekilde paylaşır ailesiyle, şu an abes bir durum yok.
0
kobuzchu kiz
(09.07.25)
Bana da gizli saklı olması rahatsız edici geliyor. Aynı aileden çıkan erkek olsaydı ailesi ile paylaşmakta sıkıntı olmayacaktı ama. Neden? Çünkü erkek. Erkek adamın kız arkadaşı tabi olur. Ama bir kızın 36 yaşında bile olsa erkek arkadaşı aslaaa olamaz.
0
🌸deepest
(09.07.25)
Normal. Erkeklerin bu durumu anlamaması empati yapamaması da ayrı tuhaf.
0
ekimoloji
(09.07.25)
yukardakiler zaten+1 ailesi öğrenmek istemiyor da olabilir bizimkiler öyle mesela bazı detayları bilmek istemiyor nasıl oversharinglediysek. bunu sadece erkek arkadaş için söylemiyorum mesela sigara içme muhabbeti gibi "içiyorsan iç ama bana çaktırma" kafası. Diğer aklıma gelen şey de şu; ilişkinizden memnunsunuz ve evlilik düşüncesi yoksa aileye sevgilisi olduğunu söylediği anda tamam o zaman evlenin baskısı başlar. aksi halde birbirinize değer vermediğinizi falan düşünüp dertlenirler. Özetle aile yapısı bu tarz bir şey seni rahatsız ediyorsa uzak durabilirsin ama durduk yere ailesiyle niye paylaşmıyor bilemiyorum buna sevin yani evli olunca zaten yeterince muhatap oluyorsun karşı tarafın ailesine durduk yere başına iş mi çıkarıyorsun tanışacaksın falan...
0
ala09
(09.07.25)
Normal.
Kendi ailemden biliyorum. Tutucu ve aşırı kontrolcü bir aileye ne anlatacak ki. İte bulaşacağına çalıyı dolaş demişler.
Erkeklerin bu durumu anlayamaması da hiç şaşmaz. Anlayamama yanında, eziklik olarak görüp kadını aşağılayanlar da oluyor.
0
pro9it9is9
(09.07.25)
Maalesef ülke gerçekleri.
Asıl boşandığı için daha çok sorun ederler diye saklıyordur. Eğer ciddileşirseniz söyler zaten.
0
Kediyi üzdün
(09.07.25)
Seni sıkan ailesi ve onun ailesiyle ilişkisi mi, yoksa 2 yıldır ailesine neden bahsetmedigi ve onun gözünde nasıl olduğun mu?

Eğer ikincisiyse açıkça konuş bence usturupluca o tarafını, senlik bir şey yoksa ailesi ile ilgili durumu da isterse paylaşır, ya da sen sorabilirsin anlatmak ister misin vs yeri gelirse.
0
encokbenisevinnolur
(09.07.25)
ülkemizde normal. kadını boğmayın.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(10.07.25)
söylese de söylemese de size tam bir etkisi yok. takmayın bence.
0
enteg
(11.07.25)
ben normal karşıladım. aynı durumda olsam aynı şeyleri yapardım. erkeklerin anlayamayacağı türk kadını problemleri...
0
elorelia
(11.07.25)
evet ülkemizin geneli böyle canım
0
Hallegadola
(11.07.25)
(5)

Bosanmada mal paylasimi

baldur2
Evlilik oncesi alinan evler mal paylasimina dahil olur mu? Hicbir borclari, kredisi vs kalmamis diyelim evlenmeden once.Ayrica bunlardan gelen kiralar nasil paylastirilacak mesela? BOsandiktan sonra kira ikiye mi bolunur yoksa belli bir miktar tek seferde tazminat gibi mi verilir?
Evlilik oncesi alinan evler mal paylasimina dahil olur mu? Hicbir borclari, kredisi vs kalmamis diyelim evlenmeden once.

Ayrica bunlardan gelen kiralar nasil paylastirilacak mesela? BOsandiktan sonra kira ikiye mi bolunur yoksa belli bir miktar tek seferde tazminat gibi mi verilir?
0
baldur2
(25.06.25)
Bütün sorularınızin cevabı

www.google.com
0
sanguine
(25.06.25)
Paylaşıma dahil değil.

Boşandıktan sonraki kiralar da paylaşıma dahil değil.
0
Mirket
(25.06.25)
dahil olmaz.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(26.06.25)
Evlilik öncesinde alınanlar paylaşılmaz ama evlilik sürecinde satıp başka bir tane alırsan o zaman paylaşıma girer. Satmaman lazım.

Kira gelirini gelir olarak gösterip nakafa talep edebilir. İkiye bölmek değil de gelirini yüksek göstererek nafaka talebini arttırabilir.
0
runaway
(26.06.25)
o evleri satar da evlilik birliği içinde başka bir ev alırsanız vay halinize. bir de evlilikten önce aldığınız evi boş tutar yada kiraya verirseniz sıkınıt yok. ama o evde oturuyorsanız, boşanma aşamasında senelerce eziyet çekeceksiniz demektir.
0
loch ness
(26.06.25)
(6)

İnsan doğum günü olduğunda neden hüzünlenir?

denizmaniaherif
Millet doğumgünü olunca çok büyük bir olay gibi coşup amuda kalkan storyler paylaşımlar yapıyor evet kişi için özel bir gün ama ben de nedense hüzünleniyorum :) Doğumgünlerinin sanırım çocukluğumuzdan beri bizde bıraktığı bir beklenti günü oluşu ve çocukluğumuzdan beri beraber kutladığımız kitleden
Millet doğumgünü olunca çok büyük bir olay gibi coşup amuda kalkan storyler paylaşımlar yapıyor evet kişi için özel bir gün ama ben de nedense hüzünleniyorum :)

Doğumgünlerinin sanırım çocukluğumuzdan beri bizde bıraktığı bir beklenti günü oluşu ve çocukluğumuzdan beri beraber kutladığımız kitleden ailevi ve arkadaş kayıpları oluşu ve o gün onları göremeyecek olmak mıdır bilmem ben böyle hissediyorum. Başka bir açıklaması var mı mutsuzluğumun bilemiyorum.

Sizin de böyle hissettiğiniz oluyor mu ?
0
denizmaniaherif
(24.06.25)
ben hissetmiyorum. oyle hissetmenin sebebi hayata bakis acisi(duygusal, olum, yalnizlik travmasi) yada cocukluktan itibaren fazla anlam yuklenmesi(eski dogum gunlerini/insanlari/hallerini ozlemek) olabilir.
0
buenosdias
(24.06.25)
özel günleri pek kutlamiyorum ama insan bazen özel hissetmek istiyor. öyle amuda kalkan storyler bana cok hastalikli geliyor, bana göre mutluluk da hüzün gibi bir sapma, insan deniz gibi bazen dingin olur bazen dalgali olur, bazen cam gibi berraktır bazen camurdan ici görünmez. deniz olmak da hayata dahil.
0
deckard
(24.06.25)
sosyal medyadaki hastalıklı insanların yaptıkları, siz yapmadığınız için sizde eksiklik hissi oluşturmuş. eksik ya da problemli sen gibiler değil, o paylaşımları yapanlar da der ve bunu içselleştirirsen bir dahakine hüzünlenmezsin
0
avatar is back
(24.06.25)
yaşlılığa bir adım daha yaklaştığımızdan.
0
koela
(24.06.25)
dün doğumgünümdü. inanılmaz hüzünlüydüm :) bence hem yaşın ilerlemesi, hem de giderek az insanın kutlaması, kutlamaların da jenerikleşmesi biraz üzüyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(24.06.25)
Nerden doğduk be yemişim böyle hayatı demenin sessiz hüznü çöküyordur
0
onheil
(24.06.25)
(9)

Yurt dışında deniz tatili

jacque
Hiçbir sahil bölgesi cennet vatanımızın yerini tutmaz, farkındayız. Ancak madem 200K bayılacağız en azından farklı yerler görelim istiyoruz.Yunanistan hariç Avrupa'nın nerelerinde beach vs. olan bir deniz tatili yapılabilir?İspanya'nın Costa del Sol bölgesiyle ilgili ekşi'deki yorumlar çok kötü. Fra
Hiçbir sahil bölgesi cennet vatanımızın yerini tutmaz, farkındayız. Ancak madem 200K bayılacağız en azından farklı yerler görelim istiyoruz.

Yunanistan hariç Avrupa'nın nerelerinde beach vs. olan bir deniz tatili yapılabilir?

İspanya'nın Costa del Sol bölgesiyle ilgili ekşi'deki yorumlar çok kötü. Fransız Rivierası da yine aynı şekilde deniz tatili için pek önerilmemiş.

Avrupa'da Türkiye'deki Bodrum/Çeşme ayarında deniz tatili yapılabilecek bir yer yok mudur?
0
jacque
(19.06.25)
portekiz algarve veya madeira?
italya sardinya (gitmedim)
kanarya adaları (gitmedim)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(19.06.25)
Hırvatistan kıyılarına bakabilirsiniz.
0
himmet dayi
(19.06.25)
Sicilya. Ama ağustosa kalırsanız fenalık geçirebilirsiniz. Türkiye'den palermo'ya direkt uçuş çok pahalıya gelebilir. Aktarmalı uçarsanız çok daha ucuza gelir.
0
thracia
(19.06.25)
Mallorca olabilir biz çok memnun kalmıştık sanılanın aksine fiyatları o kadar pahalı değildi.
0
iwasbornonamountainside
(19.06.25)
sardinya
0
phoarbix
(19.06.25)
"fransız rivierası da yine aynı şekilde deniz tatili için pek önerilmemiş" mi? kim diyor bunu? ben avrupa'da hemen hemen her ülkede bulundum. akdeniz kıyısının tamamına yakınında tatil yaptım. açık ara en iyi deniz tatilimi fransa'da yaptım.
0
sir gawain
(20.06.25)
Madeira’da deniz tatili olmaz.
Sardinya, Positano ve Amalfi
Corfu
0
gabe h coud
(20.06.25)
İki saattir konuşuyoruz bi' Ibiza demedik.
0
kumandanim
(20.06.25)
italya, amalfi. bu ara çok moda ve arkadaşlarımdan gördüğüm kadarıyla da gerçekten büyüleyici.

vizemiz gelirse inşallah bu sene biz de gideceğiz.
0
elektr10
(20.06.25)
(6)

Yurt Dışına Çıkış Harcı Ödeme

yakupyaman
Merhaba,2,5 yıllık eş durumundan aldığım Aile vizesi sebebi ile İngiltere'ye giriş yapmadan önce Türkiye'ye bu vergiyi ödemem gerekiyor mu?uzun süre kalıcı yerleşim vizelerinde emin olmamak ile birlikte olmuyor diye biliyorum?Teşekkürler.
Merhaba,
2,5 yıllık eş durumundan aldığım Aile vizesi sebebi ile İngiltere'ye giriş yapmadan önce Türkiye'ye bu vergiyi ödemem gerekiyor mu?
uzun süre kalıcı yerleşim vizelerinde emin olmamak ile birlikte olmuyor diye biliyorum?

Teşekkürler.
0
yakupyaman
(11.06.25)
oturum karti var mi cebinizde?
0
wallcan
(11.06.25)
Eğer bahsettiğiniz eşiniz üzerinden alınan seyahat vizesiyse ve geri donecekseniz evet.
0
logisticsmanager
(11.06.25)
oturum izni varsa ödemiyosun.
0
buenosdias
(11.06.25)
share code (e-visa) üzerinden aldım 2,5 yıllık geçerli yaşama, çalışma, sağlık hizmetlerinden yararlanma banka hesabı oluşturma gibi hakkım olduğu evlilik Partner vizesi aldım.
0
🌸yakupyaman
(11.06.25)
sanırım fiziki brp vermiyorlar artık. normalde onu gösteriyorsunuz. yoksa online oturum vizenizi gösterin.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.06.25)
Polis ya share code ya da view prove service'teki sayfayı görmek istiyor. Bir polis bilemeyip öbür egate’e göndermişti beni ama artık alışmışlardır herhalde.
0
nhk ni youkosu
(11.06.25)
(8)

Bungee Jumping Yaptım (Böyle bir bacak titremesi)

put it in your appropriate place
Ödüm b.kuma karıştı yemin ediyorum. 36 yaşıma gelmiş adamım böyle bir bacak titremesi yaşadım hayatım boyunca. Bir daha yapar mıyım? Yapmam. Tavsiye eder miyim? İlginiz varsa yapın.134 metreden atladım cidden içim dışıma çıktı, dışım içime girdi bir şeyler oldu.
Ödüm b.kuma karıştı yemin ediyorum. 36 yaşıma gelmiş adamım böyle bir bacak titremesi yaşadım hayatım boyunca. Bir daha yapar mıyım? Yapmam. Tavsiye eder miyim? İlginiz varsa yapın.

134 metreden atladım cidden içim dışıma çıktı, dışım içime girdi bir şeyler oldu.
0
put it in your appropriate place
(15.05.25)
Tadını çıkar o adrenalinin :)
0
sekizdokuzon
(15.05.25)
Tebrikler.

Ben de istiyorum yapmayı ama yapamam galiba.
0
rock n roll
(15.05.25)
yarın skydiving yapıcam. görmek iyi geldi. çok korkuyorum
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(15.05.25)
"ip kopar veya başına bir şey gelirse sorumluluk almıyoruz" yazılı bir kağıda imza attırıyorlar mı hala?
0
neira
(15.05.25)
@neira sigortanız biz değiliz diye imzaladık. Alkol ve uyuşturucu etkisi altında değiliz.
0
🌸put it in your appropriate place
(15.05.25)
isviçre'de yaptınız sanırım, bilgileri verir misiniz?
0
eurhka
(15.05.25)
Evet İsviçre'de yaptım.

Interlaken kasabasında. Outdoor diye bir firmayla iletişime geçtim. Bungee'nin kendisi ve videoyla fotoğraf çekimi 330 Frank tuttu. 2 gece kaldım. Oteller biraz pahalı arz talep sebebiyle ve yer bulunmuyor neredeyse. Bulduğunuz bir otel, iki üç güne kapılmış oluyor.

Interlaken kasabasına Zürih havalimanından trene binip gittim. 2 saat sürüyor. Dönerken de Zürih'e trenle döndüm.
0
🌸put it in your appropriate place
(16.05.25)
adrenalinden nefret ediyorum.
karimin zoruyla roller coaster'a binmistim, berbatti.
bungee yapisim yok ama deneyim paylasimi icin tesekkurler coco..
0
cooperr
(16.05.25)
(5)

Adıma dava ne zaman açılır, açıldı mı ?

ayağiniza gelen overlokçu
Dünyanın en saçma olaylarından biri olarak başıma şöyle bir olay geldi2023 haziranda şafak baskanıyla gece 4 de alındım..Terör şubeye götürdüler, 3 gün beklettiler..Suçum ise çok komik instagramda gördüğüm yetimleri doyuran bir derneğe 100 tl yatırmışım.. 2019 da yatırmışım. ne öyle bir dernek hatır
Dünyanın en saçma olaylarından biri olarak başıma şöyle bir olay geldi

2023 haziranda şafak baskanıyla gece 4 de alındım..Terör şubeye götürdüler, 3 gün beklettiler..Suçum ise çok komik instagramda gördüğüm yetimleri doyuran bir derneğe 100 tl yatırmışım.. 2019 da yatırmışım. ne öyle bir dernek hatırlıyorum ne de yatırdığım parayı... Meğer yatırdığım dernek parayı Işıda ve el kaideye aktarıyormuş..Teröre yardımdan 3 gün tutuldum.Siz siz olun kesinlikle tanımadığınız bir yere para göndermeyin.Benim 100 tl için hayatım berbat oldu.

Gelelim soruya. Savcılığa çıktım ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldım . her ay 1 kere gidip imza atıyorum. ... Adli kontrol kararı verileli 1 sene oldu.Adıma e- devlette ne dava açıldı ne de tebilgat geldi.Dava ne zaman açılır ?Dava açılmış olup bana tebligat gelmemiş olabilir mi? dava açılmadan beraat etme şansım var mı ve bu beraat kararı bana tebliğ edilir mi ?
Dava durumunu avukatsız, dilekçe ile ben öğrenebilir miyim ?

Cevaplar için teşekkürler, yağmurlu günler
0
ayağiniza gelen overlokçu
(11.05.25)
çok geçmiş olsun ilginç olaymış.

e devlette e tebligat diye bir bölüm var. oradan hesabınızı aktif ederseniz. artık tebligat geldi mi, gelmedi mi derdiniz olmaz. dava açılırsa hemen mailinize bir uyarı geliyor ve e tebligat olarak görüyorsunuz.
0
respect
(11.05.25)
açık ama tebligat gelmedi hala. 2 yıldır dava da açılmadı. ne zaman açılacak dava merak ediyorum artık gece rüyalarıma giriyor. Açılsa da bitse
0
🌸ayağiniza gelen overlokçu
(11.05.25)
Dosyanız hangi adliyedeyse tc kimlik no ile savcılık ön bürosundan dosyanın som durumunu öğrenebilirsiniz. Ama bir tebligat gelmediyse bir gelişme de olmamıştır. Dosya kapansaydı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tebliğ olurdu. Ya da dava açılsa mahkemeden tebligat gelip senin duruşmaya çağırırlardı.
0
turuncu tonlarda
(11.05.25)
imza vermeye gittiginizde sorun benim dosyanın sorusturma no su ne diye. sonra ilgili adliyeye gidip dosyaya bakabilirsiniz.

ya da turuncunun dediği gibi ön bürodan sorun
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(12.05.25)
Öncelikle mutlaka devreye bir avukat sokun. Benim başıma benzeri geldi, aramaya kapalı hattımı fetöcü biri aramış. Biz neyse ki şafak operasyonuna kalmadan hasbelkader soruşturmayı fark ettik. Meğer iki senedir soruşturma sürüyormuş, hiçbir bildirim gelmemiş. Avukat beyanda bulunup ilgilenince 6 ay içinde dava açılmadan kovuşturmaya yer yok kararı çıktı. Belki sizde de davaya gerek kalmadan çözülür iş. En azından adli kontrole falan itiraz eder. O yüzden şakası pek yok bu işin.
0
evrim halkasi
(12.05.25)
(12)

Haftada kaç gün spor

kizil karga
Yapıyorsunuz, ne yapıyorsunuz, belli bir programınız var mı?
Yapıyorsunuz, ne yapıyorsunuz, belli bir programınız var mı?
0
kizil karga
(04.05.25)
5 gün ağırlık antrenmanı/Push-Pull-Legs. Çok eskiden 7 gün gidiyordum yaşlandıkça 6 güne sonra 5 güne düşürdüm, birkaç sene sonra da 4 güne sabitlerim gibime geliyor ama normalde düzgün bir antrenman yapılıyorsa 4-5 günün üstünde yapılan antrenmanın pozitif bir etkisi yok bilakis kazançtan çalıyor, hatta sosyal hayat ve recovery için 4 gün ideal olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.05.25)
Haftada 3-4 gün arasında değişiyor, kaleci saçlı arkadaş gibi ben de push-pull-legs yapıyorum genelde, son zamanlarda ek olarak 15-20 dk kardiyo da ekledim antrenman sonlarına.
0
blue rebel motorcycle club
(04.05.25)
15-18 km koşu + direnç bandıyla yarım saat çalışma + şınav ve plank programını haftada en az 4 kez yapıyorum. Bir gün de salonda ağırlık çalışıyorum, yüzüyorum sonra da sauna.
0
gabe h coud
(04.05.25)
Haftada 5 veya 6 gün

Ağırlık idmanı yapıyorum. Programımı kendim hazırlıyorum. Devamlı değiştiriyorum. Sabit değil.

Spor sorularını bildiğim için cevap veriyorum. Kuru sıkı atmıyorum. 15 yıllık tecrübe. Klişe olmayan sorularınızı sorabilirsiniz.

Kanıtı yok değil.

imgyukle.com
0
yurtsuz john
(04.05.25)
4 gün 5/3/1 türevleri.
Dönem dönem 3 günlük versiyonlarini da yaptım (özellikle yoğun iş dönemleri)

Ek olarak haftada 2-3 gün dağda 1 saat yürüyorum.
0
logisticsmanager
(04.05.25)
3. yok freeletics journey'nin bitmesini bekliyorum. sonra chat gpt ye program yazdırıp salona gitmeye başlayacağım
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.05.25)
haftada 6 gün yüzme, 7 gün yürüyüş.
0
inheritance
(05.05.25)
haftada 4 gün yüzme 1 gün ya da 2 gün ise ağırlık. fakat iş güç uykusuzlukla biraz ağır geliyor. haftanın 7 günü de fix yürüyüşüm var.
0
koela
(05.05.25)
sabah uyanınca 15 dk esneme, plank
akşam aklıma gelirse barfiks, streç bandı filan
0
mantık
(05.05.25)
3 gün sabit, haricinde her gün sabah akşam düzenli yürürüm.
0
mirty
(05.05.25)
bütün gün göt büyütenlerin sesi çıkmamış hiç, soru sanki spor salonunda sorulmuş. cumartesileri ki o da 2 haftada bir, 2-3 saat masatenisi oynuyorum sadece :/
0
bobinhoo
(05.05.25)
Haftada 3-4 gün salonda calisiyorum. Bir süre pt ile calistim şimdi chatgpt ile program yapıyorum. Haftada bir yüzmeye calisiyorum. 2-3 gün de sahilde sonsuzluk yürüyüşüne cikiyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(05.05.25)
(6)

Ehliyet yenileme sakallı biyometrik fotoğraf

Improbable
selam romalılar, ehliyeti yenileyeceğim ama biyometrik fotoğrafı top saklımla çektirsem ve o şekilde versem sıkıntı yaşar mıyım? nette çöp bilgiler mevcut bu konu hakkında. ya da eski biyometriği çoğaltsam; bu son 6 ay içinde çektirilmemiş kardeşim git yenisi çektir derler mi? kimlikte de aynı foto
selam romalılar,
ehliyeti yenileyeceğim ama biyometrik fotoğrafı top saklımla çektirsem ve o şekilde versem sıkıntı yaşar mıyım? nette çöp bilgiler mevcut bu konu hakkında.

ya da eski biyometriği çoğaltsam; bu son 6 ay içinde çektirilmemiş kardeşim git yenisi çektir derler mi? kimlikte de aynı foto olacak çünkü.
0
Improbable
(02.05.25)
Uzun saçlıyım uzun sakallıyım bu şekilde fotoğraf çektirip verdim ehliyette de bu şekilde fotoğrafım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.05.25)
ikinci soru için, eski fotoğrafı eğer daha önce kullanıysanız (pasaport, kimlik) sistemde görüyorlar. kimliğiniz 6 aydan eskiyse yenisini çektir derler.
0
inheritance
(02.05.25)
Kimlik için o fotoğrafı 6 aydan önce verdiysen kabul etmeyebilirler. Bana olmuştu. "Başka fotoğraf var mı, bunu kullanmışız, 6 aydan fazla olmuş." dediler.

Sakal konusunda bir kısıtlama yok. Bu konuda hep benzer örneği vermişimdir. Ömer Üründül pasaport, vize vs. için sakalını kesmiyordur eminim.
0
himmet dayi
(02.05.25)
ikinci soru için, birkaç defa yaptım öyle sıknıtı olmadı ama olabilir de. şans
ama sakal sıkıntı olmaz
yine de top sakalı ikinci kez düşünün derim :D
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.05.25)
@kitap, ben mutluyum top sakalımla :)
0
🌸Improbable
(02.05.25)
Değil top sakal, dağınık bol sakalı bile kabul etti nüfus müdürlüğü.
0
pro9it9is9
(02.05.25)
(20)

Eşinizle ya da sevgilinizle şaka sınırınız Hk.

bunikkullanimdabaskabitanesectim
Aşağıda bazı örnekler vereceğim. Tabiki her ilişkinin dinamikleri vs farklı. Kimi ilişkide çiftlerin güleceği bir diyalog, başka bir ilişkide hadsizlik olabilir. O sebeple genel yorumlarınızı almak istiyorum. Kendinizi o sözün size söylendiğini düşünün, güler miydiniz, gülmezseniz ne tepki verirdini
Aşağıda bazı örnekler vereceğim. Tabiki her ilişkinin dinamikleri vs farklı. Kimi ilişkide çiftlerin güleceği bir diyalog, başka bir ilişkide hadsizlik olabilir. O sebeple genel yorumlarınızı almak istiyorum. Kendinizi o sözün size söylendiğini düşünün, güler miydiniz, gülmezseniz ne tepki verirdiniz gibi.

Teşekkürler.

Örnek 1) kadın ve erkek çift sohbet ederken konu yetişkin içerikli filmlere geliyor. Laf lafı açıyor, kadın erkeğe "izleyebilirsin aşkım belki birşeyler öğrenirsin" diyor gülerek.

Örnek 2) söz konusu çift ilk cinsel birlikteliklerini yaşıyorlar. Gece sarılıp uyuyorlar. Ertesi konu hakkında konuşurken kadın erkeğe "ne ara içime girdin" diyerek birşey hissetmediği imasını yapıyor. Bunu gülerek söylüyor, hemen arkasından şaka tabiki diye ekliyor.

Örnek 3) çiftimiz sohbet ediyor, kadın erkeğe "dün gece yatakta bana arkamdan sarılıp yaslanman ve..... dokunman çok hoşuma gitti" diyor. Erkek kadına "baya aradım sonunda bulabildim" diyor. Kadının Küçük göğüslü olduğunu ima ediyor. Gülüyor ve hemen arkasından şaka tabiki diyor.

Örnek 4) çiftimiz birbirine eski ilişkilerinden bahsediyor. Laf lafı açıyor, kadın erkeğe onun memnun edip edemediğini soruyor. erkek kadına "senden önce beraber olduğum kadın beni daha çabuk rahatlatıyordu" diyor gülerek. Akabinde şaka olduğunu söylüyor.

Bunları komik bulur musunuz? Yoksa "şakasına bile olsa partnerime zorbalık yapmam, onu küçümsemem" mi dersiniz. Ya da "biz bu konularda birbirimize şakalar yaparız, çünkü ikimizde birbirimizin gerçek düşüncelerini biliyoruz" mu dersiniz.

Dilerseniz bizzat yaşadığınız benzer konulardan örnekler verebilir ve tepkilerinizi yazabilirsiniz.
0
bunikkullanimdabaskabitanesectim
(22.04.25)
Sonunda saka tabii ki diyorsaniz, o saka komik degildir.
0
deckard
(22.04.25)
Bence komik değil bunlar, karşındaki insanın modunu düşürebilecek şey şaka olmaz

Söylenen şeye iki kişi de gülüyorsa bu şaka olur
0
grimavi
(22.04.25)
Abo, olmamış.
0
Shepard
(22.04.25)
Hepsi kırıcı ve saygısızca
0
basond
(22.04.25)
bunların genel bir adı var mı bilmiyorum, iğneleyici şaka olsun,
sadece sevgili değil kime yapsan hoşlanmaz.
0
parka
(22.04.25)
kustum... not funny.
saka degil bence bunlar. birbirini düsürme, igneleme. les bir muhabbet olmus.

mesela ben ehliyet sinavini 3 kere de gectim. bununla ilgili dalga gecip baska birinin "zorbalik" olarak görecegi dozda saka yapabilirsin ama bu bahsedilen konular hassas konular.
önce kendinizinden sonra birbirinizden sogursunuz ayrica.
0
sonsuz
(22.04.25)
Çok vasat, çok avam yahu. Gülmem zira böyle bir tarzı olan insan bununla ilgili ipuçlarını çoktan vermiştir ve ben zaten o kişiyle yatağa gitmemişimdir.
0
Phoebe
(22.04.25)
Komik değil.
0
logisticsmanager
(22.04.25)
Her şaka içinde gerçeklik payı barındırır. Hiçbir şakanın es geçilmemesi gerekir, her şaka çok ciddi bir psikolojik hatta bilinçaltı verisidir.

Ben kadının da erkeğin de özellikle cinsel hayatları ve duygusal ilişkileri konusunda birbirlerine, ciddiye alındığında inciticiliği olan sözler söylemelerini asla doğru bulmuyorum, özellikle de birbirini başkalarına yönlendiren "şaka"(?)lar çok ama çok tehlikeli.

Çocukken ailem hep "ağızdan çıkan sözün ruhu vardır, gün gelir vücut bulur (gerçekleşir)" derlerdi, beni buna göre yetiştirdiler. Yetişkinlikte gördüm ki erkekler özellikle cinsellik alanında, kadınlar özellikle duygusallık alanında çok hassaslar, istediğin kadar samimi ol şakalaşmak çok teklikeli oluyor.

Yukarıdaki örneklerin hepsi kötü, hiç komik değil, şahsen gülmem. Ciddiye alınabilir sözleri şaka diye kullanmam ben.
0
muhayyer divan
(22.04.25)
Şaka böyle birşey değil bunlar laf sokma
0
mirty
(22.04.25)
Tüm çekimi sıfırlayabilir, leş muhabbetler.
0
gabe h coud
(22.04.25)
Yeni Türkçe öğrenen biri "ben anlamadım, bu şaka niye komik" diye sorduğunda niye komik olduğunu açıklayamıyorsanız o şaka komik değildir. Verdiğiniz örneklerin hiçbiri komik ya da eğlenceli değil, basbayağı çirkin laflar.
0
kobuzchu kiz
(22.04.25)
4 hariç gayet okay muhabbetler, bu muhabbeti yapamayacağım kadınla sevgili olmam ben mesela. Benim üslubum böyle biraz, aynı üslupta biriyle çok eğleniyorum.

4te bir mizah yok, olsa dahi ex karşılaştırması. ex'le ilgili ortak bir bilgi ya da geçmişe yönelik bir muhabbet yoksa gereksiz. Ama mesela b ex'imle gittiğim bir şehri bilen kız arkadaşım oraya gidince bana orada ex'imle ilgili laf sokmuştur, gülmüşüzdür; olabilir. Ex'in memeleri mevcuttakinden büyüktür, buna dair laf geçer, "ben artık gay'im memeli kadın sevmiyorum" derim, gülünür.

Bağlam ve hassasiyetlerle ilgilidir, kaldırabilen insan kafadır hoştur.
0
Bruce
(22.04.25)
komiğin k si yok hiçbirinde.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(23.04.25)
cicim ayı geçtikten sonra birbirinden nefret edecek çift örneği. başka kimseyi bulamadıkları için birbirlerini bulmuşlar, bu şaka(!)ları kim yapıyorsa partnerini aşağılıyor, beğenmiyor.
0
deartheodosia
(23.04.25)
1 komik. Genel olarak hepsi seks muhabbeti. Seksin kendisi ve yöntemleri kadar bireysel bir şey. Seks yaparken girdiğin şekillerde arkadan yandan nasıl görünüyorum acaba demek gibi bir şey bu. Alan razı veren razı, başka kimseyi ilgilendirmez.

Madem tartışmaya açtın, vıcık vıcık leş gibi muhabbet. Çünkü o bizim seksimiz değil.
0
beyfendi
(23.04.25)
Komik değil.
0
Amaranta ursula
(23.04.25)
bu komiklik değil de sululukla karşındakini aşağılamak gibi bir şey.
0
koela
(23.04.25)
bunlar şaka değil laf sokma.
1 numara kaşarlanmış çiftler arasında olabilir belki diğerleri şaka değil.
0
nuisance2
(23.04.25)
i.pinimg.com

Ortam şu herhalde. 13 yaşında biri ilişkiyi böyle sandığı için yazmış gibi esprileri :p @deckard +1

Yani komik değil, komik olsa gülerdik. Kasıntı olacağın, mayın tarlasında gezer gibi konuşacağın biriyle neden sevgili olasın? Tabii ki her türlü konuda espri yapan biri olduğum için ilişkide de her türlü konuda espri yapıyorum, yapıyorlar.
0
nawar
(23.04.25)
(2)

Çelik termos bardak seçimi

webbrowser
Selamlar, iki ürün arasında kaldım. Stanley marka olarak güven veriyor ama 3 stanley termos var evde 2 tanesinde kapak problemi yaşadık ve yeni kapak talep ettik.Soruya gelecek olursam birimci seçenekhttps://amzn.eu/d/csWJo5TDiğer seçenek şu ürünhttps://www.decathlon.com.tr/p/paslanmaz-celik-termos-
Selamlar, iki ürün arasında kaldım. Stanley marka olarak güven veriyor ama 3 stanley termos var evde 2 tanesinde kapak problemi yaşadık ve yeni kapak talep ettik.
Soruya gelecek olursam birimci seçenek
amzn.eu
Diğer seçenek şu ürün

www.decathlon.com.tr
Decathlon kapağı komple kapanabiliyor zaten 1 saate yakın sıcak tutması yeterli benim için.
Hangi ürünü tercih etmeliyim?
0
webbrowser
(22.04.25)
2. si.
stanley = keriz silkeleme
0
zeleno
(22.04.25)
2.nin benzeri bende var dechatlondan almıştım. pc başında çalışırken vs gayet yeterli.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(23.04.25)
(15)

Şu kız güzel mi?

darkwizard
https://www.instagram.com/reel/DIoNYFAMaqz/#Dudaklar dolgu biraz bozmuş ama 18lik girl on numara bence Rus kızı. Ruhları severim ama doğum oranları düşüktür yakın gelecekte Rus kızı azalacak
www.instagram.com
Dudaklar dolgu biraz bozmuş ama 18lik girl on numara bence Rus kızı. Ruhları severim ama doğum oranları düşüktür yakın gelecekte Rus kızı azalacak
0
darkwizard
(22.04.25)
Geçmiş olsun. Kıza acil şifa diliyorum dudakları için. Bence değil. Bu arada burada ya da sözlükte buna yakın bir kız vardı sanırım. Dudakları da böyle değildi yani daha güzeldi. Epey oldu şimdi ya fotoğrafını ya kendisini gördüm.
0
nawar
(22.04.25)
bir esprisi yok, rusya/balkan ortalamasi bu zaten..
0
cooperr
(22.04.25)
Zeka geriliği var gibi ayrıca bu on numaraysa bundan daha güzelleri ne oluyor?

@arbre, beni öldürcen.
0
Kahvedesu
(22.04.25)
Bence degil,
0
camussar
(22.04.25)
6/10
0
Shepard
(22.04.25)
Dudakları hariç bence epey tatlı. “Ben buradayım!” diye bağıran abartılı dış yüzey kaplaması yok ve bu yönü onu çekici kılıyor bence. Ama videodaki halleri bayağı bi’ itici maalesef.
0
m e b
(22.04.25)
Danla Bilic'e benziyor.
Rusya'da doğum oranı 1.4'müş. Bu doğum oranı muhabbetini Suri-Pakiler falan da yapıyor mu acaba "Türkiye'de doğum oranı 1.5'miş. Gidelim bitmeden bir Türk kızı kapalım." gibi. Güney Koreliler için de çok yapılıyor ve özetle bence iğrenç. An ve an deneyimlediğimiz üzere, ekonomik koşullar ve yaşam şartlarının zorluğundan doğuramıyor millet. Bu insanlara ender bir yiyecek gibi ağzının suyunu akıtmanın bir anlamı yok. Empati yapın azıcık...
0
gnosis
(22.04.25)
sinem_22 oturum açtı tarzında fake bir tipi var.
0
runaway
(22.04.25)
Cocuk gibi 2/10
0
sonsuz
(22.04.25)
çokça filtreli. diğer postlar yapay zeka görselleri gibi
0
nerthus_
(22.04.25)
dudaklar çok kötü
üstüne cringe
ikisi bir araya gelince güzel bulamadım
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(23.04.25)
gülüşünü görmediğim için fikir belirtemiyorum. dudaklarını milim oynatmıyor, robot gibi.
0
yurtsuz john
(23.04.25)
5/10 filan anca, siz güzel rus kizi gordugunuze emin misiniz ? :)
0
sweetoffice
(23.04.25)
Burada kendisine 2~7 puan veren herkesten güzel.
0
feastofthedamned
(23.04.25)
dudaklari ve hareketlerini gormezden gelirsek guzel.
0
bohr atom modeli
(23.04.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.