Giriş
(10)

seri üretim lpg'li araba

kibritsuyu
arabanın benzinlisi var, dizeli var, elektriklisi hibridi bile var da seri üretilen lpg'li araba niye yok lan? yoksa var mı? yani mecbur muyuz sıfır aldığımız arabayı dakikasında bozdurup sanayide tüp taktırmaya? hayır güzel yapanı da var da yani niye alıp bozduruyoruz illa. fabrikasından öyle çıks
arabanın benzinlisi var, dizeli var, elektriklisi hibridi bile var da seri üretilen lpg'li araba niye yok lan? yoksa var mı? yani mecbur muyuz sıfır aldığımız arabayı dakikasında bozdurup sanayide tüp taktırmaya? hayır güzel yapanı da var da yani niye alıp bozduruyoruz illa. fabrikasından öyle çıksa direk olmuyo mu? yasak bir şey değil, gayet yasal şekilde kullanılıyor, satılıyor, ruhsata yazılıyor. niye lan niye?
0
kibritsuyu
(03.04.09)
vardi bir ara fabrika cikisi lpg'li araclar ama bilmiyorum akibeti ne oldu.
0
sourlemonade
(03.04.09)
var, mesela ticari taksiler için bazı markalar seri lpg üretimli araç çıkarıyor, civciv renginde. herkes alabilir onlardan ama sanırım sınırlı sayıda modelde olduğundan bilinmiyor pek.
0
alchemistt
(03.04.09)
kanuniye
(03.04.09)
hah zaten soruş amacım da o. arkadaşım almış hyundai. benzinli ama çevrilebilir şekilde çıkıyor, alırken istersen lpg'ye çevirttiriyorsun. tek farkı gaz tankına yer yapılmış falan yani iğreti durmuyor, öyle bagajın yarısını falan kaplamıyor. bir de sanayi ustasına değil orijinal ustasına yaptırılıyor, fabrika garantisine dahil oluyor falan. ama sonuçta benzinli alıp değiştiriliyor. yine seri üretim değil.
0
🌸kibritsuyu
(03.04.09)
fordun da tr de olmasa da boyle modelleri var.
0
bryan fury
(03.04.09)
10 yıl kadar önce Fiat Siena'yı üretmişti lpg'li ama bu bilgi işinize yaramaz sanırım.
0
mim
(03.04.09)
türkiye'de chevrolet yapıyor.
0
passion rules the game
(03.04.09)
Bunu ilk defa Hyundai yapacakmis, yalniz lpg hybrid olan lpi teknolojisi olacak, seri uretime de gecilecekmis..

www.hyundai-blog.com
0
ermanen
(03.04.09)
şahin, doğan vs. de bir dönem böyle çıktı.
0
kirk karaktere sigmayacak adam
(03.04.09)
siena, palio'nun da fabrika çıkışlı tüplü araçları vardı...
0
frtsglm
(03.04.09)
(3)

kepçe oyuncak kapma makinası

erostrada
aranızda bu şeyden işleten biri var mı?ilk merak ettiğim (yerine göre değiştiğini biliyorum ama) ne kadar para kazandırdığı..ikincisi de, benim koymayı düşündüğüm yerde bi bakkal bi de çiçekçi var, şimdi bu şeyin elektriğe ihtiyacı olacak, ben nasıl anlaşıcam bu adamlarla prizlerini kullanmak için?
aranızda bu şeyden işleten biri var mı?
ilk merak ettiğim (yerine göre değiştiğini biliyorum ama) ne kadar para kazandırdığı..
ikincisi de, benim koymayı düşündüğüm yerde bi bakkal bi de çiçekçi var, şimdi bu şeyin elektriğe ihtiyacı olacak, ben nasıl anlaşıcam bu adamlarla prizlerini kullanmak için? ne kadar para vermek, ya da ne yapmak lazım?
0
erostrada
(03.04.09)
çok ibne bi makine o. valla işlek yerdeyse çok kazandırır.

dükkanlarının önüne koymaya para istemiyorlarsa elektrik teferruat kalır. onun elektriğinden ne olacak, para bile almam ben olsam. ama koymaya para isteyebilirler.
0
kibritsuyu
(03.04.09)
Brainiac incelemişti zamanında, kollu kumar makinalarında olduğu gibi belirlenen orana göre katılımcının kazanmasına izin veriyor. Ayarına göre hiçbir oyuncak vermeden de çalışabilir.

www.youtube.com
0
skatheist
(03.04.09)
dükkanın önünde durmasına bir şey demezler; ancak kazandığınız paradan belli bir pay talep ederler diye düşünüyorum. kimse bedava bakıcılık yapmaz o şeylere. gecesi var, manyağı var. sorun olabilir. o yüzden dükkan sahipleri ona hem göz kulak olmak hem de mekanı kullandırmak koşuluyla -para bozmak isteyenlere vs- belli bir pay isterler sanırım.
0
sen git ben geliyorum
(03.04.09)
(8)

Ankara'yı avcumun içi gibi bilenler

gozu yasli kurbaa
sevgili ankaralılar;ulusa hiç gitmemiş bir arkadaşınız olsaydı, siz de ona ulus gezintisi bakınsaydınız nerelere giderdiniz? sırasıyla hangi ağzından girip hangi burnundan çıkardınız.
sevgili ankaralılar;
ulusa hiç gitmemiş bir arkadaşınız olsaydı, siz de ona ulus gezintisi bakınsaydınız nerelere giderdiniz? sırasıyla hangi ağzından girip hangi burnundan çıkardınız.
0
gozu yasli kurbaa
(02.04.09)
nasıl gidilir ki çengelhan'a. samanpazarının oralardan mı yoksa?
0
🌸gozu yasli kurbaa
(02.04.09)
nasıl gidileceğini başkalarına bırakarak nerelere gidebileceğinizi söylemek gerekirse; anadolu medeniyetleri müzesi ve ankara kalesi'ne çıkın gsgm'nin hemen yanından. zaten birbirine çok uzak değil. tam ulus meydan'da ziraat bankasının bir iki dükkan yanında urfa sofrası vardı (hala var mı bilmiyorum), orda kebap yiyin, özellikle patlıcan kebabı, nefis...
0
mahallenindelisi
(02.04.09)
Mutlaka kale gösterilmeli. Bit pazarı da fena olmaz. Çıkrıkçılar yokuşu da iyi bir tercih olur kaleyi gezdikten sonra.
Bentderesi ve Çin Çin'e hiç gerek yok.
Palas Otelin oralarda bir heykel vardır oldukça eski tarihlere dayanan, hatta yanlış hatırlamıyorsam bir İtalyan veya İspanyol heykeltraş yapmıştı. At üstünde Atatürk heykeli. Onu da görsün.
0
endless dream
(02.04.09)
heykele yakın hacıbayram camii vardır. değişiklik olur gidip görün bence. kıymasız ankara döneri yemek isterseniz cami avlusunda nazım usta'nın yeri ankara'nın en iyisidir bence deneyin. yine heykelin arkasında kalan halin arkasında tarihi suluhan vardır. şadırvanda bir çay ısmarlayın kendinize. suluhan'ın hemen yanından itfaiye meydanına doğru inen dar sokakta bir ortadoğu pazarı tadı alabilirsiniz. fotoğraf çekecekseniz eğer güzel kareler yakalayacaksınız bu sokakta. bahsi geçen sokağın sonu itfaiye meydanına açılır sol tarafa ilerlerseniz bit pazarına varırsınız. çanta ve cüzdanları kollayarak turlayın. önünde gramafon falan bulunan bir dükkan görürseniz girin üst kattaki pikap ve gramafonlara bakın. meraklı olduğunuz anlarlarsa size plaktan zeki müren dinletirler.

hacıbayramın arka taraflarında ve kalenin altında tarihi evler vardır ama sakata gelme ihtimali de yüksektir oralarda çok bulaşmayın.
0
ankaragazozu
(02.04.09)
dünya dolusu teşekkürler tüm ilgi sahiplerine.
0
🌸gozu yasli kurbaa
(03.04.09)
ulusa hiç gitmezdim ben.
0
halef
(03.04.09)
ankaranın şehir olduğunu hatırlatan tek yerdir ulus. rüzgarlı dolmuş durakları, hacıbayram, ankara kalesi, altındağ belediyesi ve itfaiye meydanı. bu beş noktayı google maps ten bulup içinde kalan alanı mümkünse yürüyerek karış karış gez. ankarayı ve ankaralıyı tanımak için en güzel yöntemdir.

yukarıdakilere ek olarak, heykelin sol tarafındaki garabet mekan ulus şehir çarşısı ile hacıbayram arasında tarihi kalıntılar ve julianus sütunu bulunur.
0
makineci
(03.04.09)
arabasız gidecekseniz sıhhiye köprüsü'nden çinçin dolmuşuna binip samanpazarı'nda inin. şu yukarıda sayılanların hepsi yürüyecek mesafede o indiğiniz yerden. kime sorsanız da gösterir.
0
kibritsuyu
(03.04.09)
(5)

emre belözoğlu 1 nisan 2009 ispanya maçı

sotw
ispanya maçının ortalarında sarı kart gördüğü anons edildi. maçın sonlarına doğru tam göremedik ama yine sarı kart gördü gibi geldi bize. maç çıkışında da herkes emre 2. sarıyı görmedi mi? diye konuşuyordu. sözlükte de değinenler olmuş ama nedir ne değildir bilemedik. hakem ilk pozisyonda, oyuncu de
ispanya maçının ortalarında sarı kart gördüğü anons edildi. maçın sonlarına doğru tam göremedik ama yine sarı kart gördü gibi geldi bize. maç çıkışında da herkes emre 2. sarıyı görmedi mi? diye konuşuyordu. sözlükte de değinenler olmuş ama nedir ne değildir bilemedik. hakem ilk pozisyonda, oyuncu değişikliğini mi yazdı sarı kartına?
0
sotw
(02.04.09)
ben de öyle diyorum. kimseye de anlatamadım derdimi. spiker de "diğer emre görmüştü sarı kart" diye düzeltti ama hakem emre belözoğlu'nun yanındayken sarı kartı cebine koymuştu. yani iki sarı kart gördü gibi.

ya o anda yönetmenin başka şeyi çekmesinden dolayı kafamız karıştı ya da millet komple uyuyor.
0
deckard
(02.04.09)
birincisinde zaten anons geldi o kesin. ikincisinde de ben sabri zannettim ama emre dedi arkadaşlar. emre aşık'ı sabri zannedecek halim yok heralde.
0
🌸sotw
(02.04.09)
oyuncu değişikliği yapılması için oyun dururken emre belözoğlu serbest atışı kullandı. hakem düüüt düüürrrtt falan kızar gibi düdük çaldı. sonra oyuncu çıktı girdi, hakemi elinde karta not alıp cebine koyarken gördük. spiker bir şey söylemedi. aradan 5 dakika geçti, emre belözoğlu kart gördü dedi. emre belözoğlu ikinciyi görünce şaşırdık, spiker dedi ki "emre aşık gördüydü".

lakin o da olmaz, zira emre aşık da maçın ilk ya da ikinci sarı kartını gördü taa ilk yarıda. bu sefer onun çift sarıdan atılması lazımdı.

şu saate kadar skandal çıkmadığına göre spiker efendi yanlış anlatmış. yönetmen de gösterememiş. zaten penaltıyı da gösteremedi, ortalanan top kaleyi geçip taca çıkıyor gibi olunca da daha atak bitmeden zart diye fatih terim'e zumladı. bilmiyor bizimkiler bu işi.

ne oldu peki?

1. maçın ilk ya da ikinci sarı kartını emre aşık gördü ilk yarıda.
2. oyuncu değişirken serbest atış kullanan emre belözoğlu'na hakem düdük çaldı. sonra hakemin elinde sarı karta not alırken gördük (kartı kaldırdığını falan görmedik). spiker dahil herkes emre belözoğlu kart gördü sandı. spiker 5 dakika sonra dile getirdi bunu. oysa hakem orada başka bir şey yazıyordu. ya da alakasız birine kart çıkardı.
3. maçın sonunda emre belözoğlu sarı kart görünce spiker şaşırdı "lan iki kart oldu, yanlış söylemişiz, demek ki öncekini (oyuncu değiştirilirken kullanılan serbest atışı) emre aşık görmüş ehehe" diye düşünüp "öncekini emre aşık görmüştü" dedi. ama emre aşık'ın maçın başında kart gördüğünü, onun da ikinci sarısı olacağını düşünemedi. öyle karman çorman etti.
0
kibritsuyu
(02.04.09)
isin bir de stad anonsu kismi var, spiker de zaten anons uzerine emre belozoglu'nun sari kart gordugunu soyledi. kim neye gore yapar bu anonslari onu bilmem acikcasi.

bugun milliyet yazmis bi seyler:

www.milliyet.com.tr
0
demented
(02.04.09)
hakem orada değişiklikleri not ediyordu, karta yazıyor sandılar, emreye kart çıkarmadı yani ilk pozisyonda...
0
alkolikfedai
(03.04.09)
(5)

sararan çamaşırlar

kibritsuyu
sevgili arkadaşlar, birkaç seferdir kimi beyaz çamaşırlarımızın (hepsinin değil) orası burası sararmış şekilde çıkıyor makineden. eşimin beyaz gömleğinin manşeti (beyazlarla birlikte 40 veya 60 derecede yıkandı), benim de lacivertli kırmızılı beyazlı kazağımın beyazları (kazaklarla birlikte 30 derec
sevgili arkadaşlar, birkaç seferdir kimi beyaz çamaşırlarımızın (hepsinin değil) orası burası sararmış şekilde çıkıyor makineden. eşimin beyaz gömleğinin manşeti (beyazlarla birlikte 40 veya 60 derecede yıkandı), benim de lacivertli kırmızılı beyazlı kazağımın beyazları (kazaklarla birlikte 30 derecede yıkandı) sararmış lekelenmiş gibi çıktı. beyazları ve renklileri ayırarak yıkıyoruz. makinenin orasına burasına sıkışmış renkli bir şey yok. ön yıkama kullanmıyoruz. bembeyaz atletlerde falan bir şey yok. bir tek bu ikisini bozdu çıkardı. niye böyle oldu bunlar? calgon kullanmadık diye mi, deterjanı mı az koyduk, kızılırmak suyu yüzünden mi?

bir de bunları kurtarabilir miyiz? gömlek için çamaşır suyu kullanılabilir belki de, renkli kazak ne olacak? yepyeniydi daha.
0
kibritsuyu
(01.04.09)
Bence beyazlar için bir toz deterjan ve Kosla Vanish kullanarak ikisini birlikte tekrar yıkayın. Yıkamadan önce koslayı kullanmadığınız bi diş fırçasına filan döküp sarı lekeli olan yerleri fırçalayın. Ben çok kıyafet kurtardım böyle, kosla rulz harbiden
0
sigata
(01.04.09)
makine bosch marka 3 senelik bir makine. şehir ankara. su, ankara'nın malum suyu. deterjan ariel enzim beş midir nedir ondan. yumuşatıcı hiç kullanılmaz. calgon arada eserse koyulur.
0
🌸kibritsuyu
(01.04.09)
kuzenimin başına gelmişti. makinenin deterjan bölmesinden içerisine giden bağlantıda deterjan birikmesi yüzünden oldu demişti servis. orayı temizlediler. düzeldi. üstelik kuzenim bunu sıfır makinede yaşadı. makine eski olmasa bile olabilir yani. devam ederse bi servis çağırın derim nacizane.
0
aklimdan zorum var
(01.04.09)
Kosla vanish ve az çamaşır suyu karışımını sıcak suya ekledim. çamaşırları bir gün beklettim, beyazötesi oldu.
0
zener
(01.04.09)
abi gecen gun ben tuvaletin muslugundan akan suyu gorunce inanamadim. sari olma yolunda emin adimlarla ilerleyerek kahverengi-gri-siyah olmanin hakli gururunu yasiyordu.

kesin sudandir diyorum yani.
0
osuruklu
(01.04.09)
(9)

Yedek Subaylık Sınavı hakkında

solipsist
bu 1-2-3 nisanda yapılacak sınava giderken sakal traşı falan olmak zorunda mıyız acep?şöyle rahat bi suratla gitsek olma mı?
bu 1-2-3 nisanda yapılacak sınava giderken sakal traşı falan olmak zorunda mıyız acep?
şöyle rahat bi suratla gitsek olma mı?
0
solipsist
(31.03.09)
o tarihte artık askersiniz efendim. emir de verecekler "duvar dibine çök", "adi adım marş" falan diye. traş olup gidin, almayabilirler.
0
kibritsuyu
(31.03.09)
sinava girdiginiz mekanin komutaninin keyfi belirliyo bunu. misal 319. donem sinava girerken tuzla'da sakallilari almadilar iceri "siz bugunden itibare askeriniz, boyle asker olmaz" diye. fakat 325'ler kucukyali'da ferah ferah girmis bildigim kadari ile. her ihtimale karsi tras olmak faydali.
0
polifonik osuruk
(31.03.09)
Valla ben sabahın 7'sinde gelenlerin bir kısmını berbere yolladıklarını biliyorum. Millet berberin açmasını beklemişti. Sonuçta askersiniz o tarihte ve önünüzde onlarca kişi olacak bir de onun stresiyle uğraşmayın 10 gün için.
0
meursaults
(31.03.09)
istanbul ise küçükyalı saça sakala izin veriyor tuzla vermiyor diye biliyorum.
0
yoldaki isaretler
(31.03.09)
sorun cıkartmazlar... kesinlikle gidin tras olup gelin deme gibi bir hakları yok ayrıca siz o tarihlerde izinli oluyorsunuz dolayısıyla resmi olarak ta asker degilsiniz.. 317 ve 319. donemleri tuzla da gormus birisi olarak sorun cıkarttıklarına sahit olmadım.. problem olmaz bence yani..
0
wasowsky
(31.03.09)
Saç sorun olmaz ama sakalı sorun ederler.Abartıp küpeyle gelen vardı ben sınava girdiğimde.Ama sakala dikkat.
0
devourthedamned
(31.03.09)
içeri alınmazsınız. göreceksiniz, seyyar satıcılar olacak traş malzemesi satan, sabah sabah susuz traş olup yüzünü kesenler olacak
0
turkish tekila
(31.03.09)
herkese teşekkür ederim yardımlarından ötürü.çoğunluk kararıyla traş olmama karar verilmiştir. saolun varolun.
0
🌸solipsist
(31.03.09)
"korkulu rüya görmektense uyanık yatmak iyidir" en sağlamı traşını ol öyle git.
0
murty
(31.03.09)
(6)

1 Nisan Şakası

thefalloftekin
saygıdeğer fildiş sahili sakinleri,yarın malumunuz 1 nisan, neşe dolacak insan..bu vesileyle yarın dershane sınıfımızda hocaya yapabileceğimiz bi kaç komiklik, şaka arıyoruz..orijinal bi fikri olan varsa, veya halihazırda deneyip memnun kaldığınız bi şaka varsa paylaşmanızı isterim.. bi fikir oluştu
saygıdeğer fildiş sahili sakinleri,

yarın malumunuz 1 nisan, neşe dolacak insan..
bu vesileyle yarın dershane sınıfımızda hocaya yapabileceğimiz bi kaç komiklik, şaka arıyoruz..
orijinal bi fikri olan varsa, veya halihazırda deneyip memnun kaldığınız bi şaka varsa paylaşmanızı isterim.. bi fikir oluştursun, "aa hakkat lan bu da yapılabilir" dedirtebilsin..

şimdiden teşekkürler efenim, mucuks..
0
thefalloftekin
(31.03.09)
-Biraz bayat ama, bir sınıfla, sınıfları değiştirin. Ya da sınıf tabelalarını(?) değiştirin.
-İki sıkıfıkı arkadaş, boğaz boğaza dövüşsün.
-Kızlardan biri derse gelmesin, "hocam kaydını aldırdı, talibi çıkmış bu yaza evleniyormuş deyin.
0
the bourgeois
(31.03.09)
iki şaka var yaptığımız bizim tee eski günlerde. tavsiyem birincsidir.

1. yemekhaneden ya da evden pialv ve kurufasulye bir poşete konur yanına da biraz ekmek getirilir. yaklaşık bir yarım saat poşet sıkılır, içindeki yemek cıvık leş bir kıvama getirilir. sonra midesi sağlam kişi en ön sıraya geçer. dersin başında öfler püfler, mümkense hocam hastayım midem bulanıyor diye tuvalete gider. sonra hocanın kendisinin arkasına geçmesi ile öğürmeye başlatıp ceketinin içinden bu fasulye pilav karışımını masaya boca eder. hocam noluyor derken diğer iki ya da üç yandaş ekmekleri banıp, lan olum sen ne yedin süpermiş lan diye ekmekleri yutarlar. biz yaptığımızda 4 kişi biliyorduk sadece sınıfın tüm kızları gitti kustu. hoca disipline falan verdi. dershane ise sorun olmaz.

2- bunu bir arkadaşım kendisi yaptı. sara krizi geçiriyormuşcasına yerlere attı kendini. ağzından salya falan da saçtı. hocaların koşuşturması falan pek bir komik oluyor. yanlız yapan kişi göt altına gelebilir.
0
ayiadam
(31.03.09)
bu şaka olayı devam ediyor mu yahu. bence 1 nisan'da şaka yapılması o kadar klişeleşti ki, yaptığınız hiçbir numarayı hocanız yemeyecek. o yüzden şöyle bir şey yapın.

yarın sabahtan hocayla irtibata geçin. onunla bir olup sınıfa komple şaka yapın. o esnada da sınıf, hocaya şaka yaptığını sansın. işte asıl bu beklenmeyen bir şey olurdu.
0
deckard
(31.03.09)
şaka falan yapmayın ama sürekli şüpheli şüpheli hareketlerde bulunun sınıfta. fısır fısır konuşun. pot kırıyo gibi yapın. biri diğerine durduk yere şşşt falan desin. hoca da "ne yapacaklar acaba, nasıl bi şakayla karşılaşacağım" stresiyle kıvransın.
0
kibritsuyu
(31.03.09)
hocayı dersaneye girmeden kaçırın arabayla.video kaydını falan da alın.kalp krizide geçirebilir ama deneyin bi siz.
0
i am 6 do you wanna be 9
(31.03.09)
benim 8.5 yaşındaki oğlum pencereden bakıp "aaa kar yağıyo" diyecekmiş mesela. ya yaa.
0
zkurmus
(01.04.09)
(8)

Secimde Sizin Mühürde Ne Yaziyordu?

zeykur valekov
Benim mühürde "tercih" yaziyordu, onu basiyorduk. Farkli mühürler mi var bu secimde? "Evet" ve "tercih" diye iki mühür mü var?"evet" bastim ben diyenler oldu benim arkadaslarimdan. Var mi böyle bir olay?
Benim mühürde "tercih" yaziyordu, onu basiyorduk. Farkli mühürler mi var bu secimde? "Evet" ve "tercih" diye iki mühür mü var?
"evet" bastim ben diyenler oldu benim arkadaslarimdan. Var mi böyle bir olay?
0
zeykur valekov
(31.03.09)
benim bastığımda evet yazıyordu.

yer: izmir bornova
0
tai
(31.03.09)
evet. kartal istanbul
0
surprise
(31.03.09)
cakma muhur kullanmissiniz demek ki. "evet" idi kullandigim muhur. acep bunda bir sart var mi ki? tercih kullanan sandigin tum oylarini gecersiz falan saymasinlar?
0
entrapmen
(31.03.09)
"tercih" basanların hepsinin oyu çöpe gitti, o kadar da uyarılmışlardı seçimden önce, yazık olmuş oyunuza.

hamiş: don't get rickroll'd...
0
demcan
(31.03.09)
hem evet mührü var, hem tercih mührü var. ikisi de geçerli.

referandum gibi "evet hayır" seçenekli bir seçimde üzerinde "evet" yazan mühür kullanmanın bazı düşük zekalılarca problem yaratması sebebiyle (referandum oy pusulasında "hayır" yazan seçeneğe, üzerinde "evet" yazan mühür basmanın, referandumda sorulan soruya "evet" diye cevap verildiği sanrısı) üzerinde "tercih" yazan bir mühür daha icat etmişler. eski mühürlerde de "evet" yazıyor şimdi onlar çöpe mi gitsin? genel ve yerel seçimlerde de eldeki bütün mühürler rastgele sandıklara dağıtılıyor. kime ne denk gelirse.
0
kibritsuyu
(31.03.09)
eheh böyle farkli mühürler olunca aklima evde mühür yaptirip onu bastirmak geldi diger secimlerde "ara beni" filan diye mühür yapip bassak farkederler mi? ya da "nevet" yapsak mesela ehhe
0
🌸zeykur valekov
(31.03.09)
ben "er mektubu görülmüştür" mührünü bastım. çıkışta genelkurmaydan abiler girdiler koluma. sonrasını hatırlamıyorum.
0
elcezire exclusive
(31.03.09)
(bkz: heye mührü)
0
follus cerebralis
(31.03.09)
(4)

Çaylak Olmak Hakkında

sarere
user yok nickli 9. nesil sabırtaşı yazardım. 2 ay kadar önce sözlükte çılgın atarken çaylak olduğumu farkettim.çaylak olma sebebim ise taa 2007 de klonların saldırısı yazar alımlarında yazmış olduğum 2 tane entry. "daha önce yazılmış zaten bu" olarak silinmişler. şimdi burada bir adaletsizlik söz ko
user yok nickli 9. nesil sabırtaşı yazardım. 2 ay kadar önce sözlükte çılgın atarken çaylak olduğumu farkettim.çaylak olma sebebim ise taa 2007 de klonların saldırısı yazar alımlarında yazmış olduğum 2 tane entry. "daha önce yazılmış zaten bu" olarak silinmişler. şimdi burada bir adaletsizlik söz konusu değil mi? 3., 4. nesiller yapsa bunu birşey olmuyor ama sabırtaşı yazarlar olunca vur beline kazmayı. 2 aydır çaylak onay listesinde 4100 lerdeyim 4010 falan oluyor sonra tekrar 4100 lere çıkıyorum, 2 aydır bu böyle. yazar olup olmamak önemli değil ama sözlüğün işleyişinde bir adaletsizlik söz konusu...
0
sarere
(31.03.09)
sözlüğün adaletli olma gibi bir iddiasını duymadım ben. haklısınız ama yapacak bir şey de yok gibi.
0
lemmiwinks
(31.03.09)
şimdi bazen adaletsizlik oluyor elbet. lakin şöyle de bir durum var.

hani lost başlığına yazılmış şeyi bir daha yazsanız belki bir şey olmaz. ama zaten hepi topu başlığın 15. entry'i girmişsiniz abdülkadir kayalı başlığına. daha önce yazılan da aynı gün yazılmış ve belki scroll yapmaya bile gerek kalmadan, aynı ekranda görebileceğiniz kadar yakın bir entry (9. sırada, 6 sıra üstte). hani daha önceki günlerde yazılmış da "bugünün entryleri"ne bakarken gözden kaçmış olsa neyse. bugünün entry'lerinde rahatça yazılmış olabileceğini görebileceğiniz mesafede dururken yeniden yazmışsınız. hem de böyle şeylere en dikkat etmeniz gereken dönemde.

youtube başlığına da böyle jenerik bir şey yazmışsınız ki o kadar bariz yani daha önce yazılmış olabileceği. yani lost başlığına "bir dizidir" yazmak gibi bir şey olmuş.

moderatörler böyle şeylere dikkat etmenizi istiyorlar.
0
kibritsuyu
(31.03.09)
eger daha once yazilmis entry siz entrynizi girdiginiz tarihte gorunur halde degilse (yani onu yazan da o sirada caylaksa mesela) o zaman manasiz olmus demektir caylakliginiz. eger siz yazarken o entry gorunur vaziyette idiyse o zaman da gayet yerindedir -cunku daha once yazilmis entryleri okumamak en buyuk gunahlardan biridir moderasyon gozunde.
alakali olabilir: (bkz: daha önce yazılmış zaten bu/#11898918)
0
feeling the blanks
(31.03.09)
bu arada sozluk yonetiminin bu gibi hususlarda adaletli olmak gibi bir iddiasi elbette var ve olmak zorunda.
0
feeling the blanks
(31.03.09)
(5)

damacana kapağı

zeki baba
selam,19 litrelik su damacanalarını, sebile takarken kullanılan bir kapak var.Damacanaya takılıyor bu kapak.Ucunda küçük bir deliği var ve sebile oturuyor o delik.Bizim atomik zekalı sucu o kapağı da götürmüş.E bizde de kabahat yok değil tabii.Şimdii, ben bu kapağı nereden satın alabilirim. Tebrübes
selam,
19 litrelik su damacanalarını, sebile takarken kullanılan bir kapak var.
Damacanaya takılıyor bu kapak.
Ucunda küçük bir deliği var ve sebile oturuyor o delik.
Bizim atomik zekalı sucu o kapağı da götürmüş.
E bizde de kabahat yok değil tabii.
Şimdii, ben bu kapağı nereden satın alabilirim. Tebrübesi olan var mı?
0
zeki baba
(31.03.09)
yurdum sucuları damacananın mavi plastik kapağını (sebile uysun diye olan kapak değil, bildiğin şişenin ağzını kapatan, sökülüp atılan kapak) damacanadan çıkarmayıp, ortasından dürtüp delerek sebile takıyorlar. o derece ki, artık su üreticileri bile kapaklarının ortasına + şeklinde çizik atıyor dürtünce kolay delinsin diye.

atomik zekalı sucu da bugüne kadar sebile takıp sebilden çıkardığı bütün damacanalara aynısını yaptığından dikkat etmemiştir sizinkinde özel kapak olduğuna. damacananın dürtülüp delinmiş kendi kapağı sanmış, öylece alıp götürmüştür. bi daha çağırın ve hiçbir şey söylemeden sebile takmasını isteyin. bakın nasıl yapıyor :)
0
kibritsuyu
(31.03.09)
öyle ki ben bunun için özel kapak olduğunu ilk defa duydum. damacanın kendi kapağını bıçakla hafifçe delip sebilin üstüne koyuverin. kapak da nemiş yahu?
0
bordeaux
(31.03.09)
bildiğim gadarıynan o damacana kapağının damacanayı çevirirken dökülmesini engellemekten başka bir fayfası yok.
0
kapakak
(31.03.09)
hatta bazı sebillerin o şişenin konulduğu yerde beyaz ve bir çivi gibi de bir bişeyi var. bıçakla neyle dürtük etmeden şişeyi kapakla koy sebile, o çivi gibi de bir bişey deliyor onu. akıyor su yine. çivi gibi de bir bişeyi yoksa o başka tabi.
0
barbaroj
(31.03.09)
biz bunu su satan yerden aldiydik, demek ki ellerinde var veya edinebiliyorlar. sorunuz ediniz.
0
orqan
(31.03.09)
(7)

Uçurulmak - Aynı ip - @ssg @kimi raikkonen

la mer
Ev arkadaşım ve eve sıkça gelen bir arkadaşımla birlikte kol kola uçurulduk. Buradan ne yapabiliriz diye yazmıştım. Aynı ip kullandığımız için uçurulduğumuzu biliyoruz. İletişime yaz dediler yazdım ancak 1 ay geçti hala bir cevap yok. nickim goksuyu idi. Buradan tekrar haykırmak istedim. Teşekkürler
Ev arkadaşım ve eve sıkça gelen bir arkadaşımla birlikte kol kola uçurulduk. Buradan ne yapabiliriz diye yazmıştım.

Aynı ip kullandığımız için uçurulduğumuzu biliyoruz. İletişime yaz dediler yazdım ancak 1 ay geçti hala bir cevap yok. nickim goksuyu idi.

Buradan tekrar haykırmak istedim.

Teşekkürler...
0
la mer
(30.03.09)
aynı ip'den bağlandığınızı bildirmiş miydiniz nicklerinizle? bildirmeniz gerekiyor bildiğim kadarıyla uçmamak için.
0
river
(30.03.09)
@river:
bildirmek gerekmiyor.
0
sanal uyku
(30.03.09)
ok. eski uygulama öyleydi; ama süpersonik başka teknikler geliştirdik, gerek yok mesajı gelmişti olan bitende. şimdi hatırladım..
0
river
(30.03.09)
ben de ev arkadasımla ve dedıgınız gıbı evıme gelıp gıden bır akadasımla aynı ıp'den gırıs yapıp duruyorum sozluge. bıldırmıstım de zamanında. sorun yok. bılemıycem.
0
esas itibariyle
(30.03.09)
aynı ipden giriş yapıldı diye uçurulmak kadar da saçma bir gerekçe yok bence

la mer sende sanırım bekleyeceksin çok zaman geçtiye tekrarlarsın mesajını ama sonra gene bekleyeceksin
0
demlikposet
(31.03.09)
birbirininizin entry'lerini oylayıp bir de aynı ip'den girişler yaptıysanız bu yüzden uçurulmuş olabilirsin. aksi takdirde moderasyonun uçuracağını sanmıyorum. hele ki daha önce bildirdiyseniz. ssg bu konuda mistik yöntemler kullanacağız demişti. (bkz: #15012016) herhalde o yöntemlerden birine takıldınız. şuan 50 bin çaylağın beklediğini düşünürsek iletişimden gelecek cevap baya olacaktır. başka bir çareniz yok gibi gözüküyor. ayrıca buradan sesinizi duyacakları da garanti değil.
0
krizalider
(31.03.09)
sözlükte iki ayrı hesap kullanmak yasak. niye yasak? aynı kişiye ait iki hesap birbirlerine sürekli birbirlerine oy vererek oylama sistemini, karma sistemini abuse edilebilir. aynen online oyun sitesinde iki ayrı hesap açıp, ikisini bir tavlanın başına oturtup sürekli bir tanesini yendirterek yüksek puan yapmak gibi.

aynı ip'den girmek yasak değil. niye? çünkü aynı ip'yi kullanan bir sürü bilgisayar, bir sürü kişi olabilir. peki demin ne demiştik? oylama sistemi abuse edilir demiştik. e siz iki farklı kişi de olsanız oylama sistemini abuse edecek şeyler yaparsanız "kanka girince benim entry'lere de şukela bassana karmam artsın" derseniz uçmanız gayet mümkün. mistik yöntem dediklerinin de bu olduğuna neredeyse eminim.
0
kibritsuyu
(31.03.09)
(2)

şirket merkezi taşıma maliyeti

desidire
başlık "bildiğiniz iyi bir nakliyat var mı" gibi duruyor, evet. lakin prosedürün maliyetini soruyorum, noter masrafları, ilan vs. ortalama ne kadara gelir? yakın zamanda tecrübe etmiş olan var mı?
başlık "bildiğiniz iyi bir nakliyat var mı" gibi duruyor, evet. lakin prosedürün maliyetini soruyorum, noter masrafları, ilan vs. ortalama ne kadara gelir? yakın zamanda tecrübe etmiş olan var mı?
0
desidire
(30.03.09)
bizim sirket tasınmıstı yıl bası gibi.

[email protected] a bi mail atın sorayım muhasebeye. cevaben gondereyim.
0
bryan fury
(31.03.09)
ortaklar kurulu karar alacak, kararı noterde tasdik ettirip ticaret sicile götürecek.

noterde karar onaylatmak 30-40 lira tutar. ticaret odası 180 lira civarı harç alır (en son 2008'de yaptım, 2009'da artmış olabilir).

bir de karardaki kelime sayısına göre ilan ücreti alırlar. kelimesi 20 kuruştu 2008'de. tek tek saymıyorlar. satır sayısını ve bir satırdaki kelimeleri sayıp çarpıyor ve ortalama bir sayı buluyor. aldığınız karara göre hesaplayabilirsiniz buradan. bir de kaç tane gazete (ticaret sicil gazetesi) istiyorsanız tanesi 1 lira.
0
kibritsuyu
(31.03.09)
(4)

lens kalınlığı

asabi
numaralı lenslerde lensin kalınlığı değişir mi? tıpkı gözlüklerde olduğu gibi büyük numaralarda kalınlaşır mı yani? öyle bişi olmaması lazım mantıken bilmiyorum. arkadaşımın lensleri 0.75 ve 1.00 numaralı. iş yerindeki arkadaşları bu lensler sanki biraz kalın falan demişler.. merak ettim bende böyle
numaralı lenslerde lensin kalınlığı değişir mi? tıpkı gözlüklerde olduğu gibi büyük numaralarda kalınlaşır mı yani? öyle bişi olmaması lazım mantıken bilmiyorum. arkadaşımın lensleri 0.75 ve 1.00 numaralı. iş yerindeki arkadaşları bu lensler sanki biraz kalın falan demişler.. merak ettim bende böyle bişi olabilir mi?
0
asabi
(30.03.09)
numaradan dolayı değil, lensin optik kalitesinden dolayı kalınlığı fark ediyor. soflens 38 kullandım kalındı. aynı numaralı acuvue advance lenslerim incecik.
0
kibritsuyu
(30.03.09)
anladım. yani kalite önemli burda da.. arkadaşımda astigmat var. dünde sol gözündeki lens bir türlü yerinde durmadı. sürekli kayıp durdu. bunların kaliteli olanları hangisi acaba?
0
🌸asabi
(30.03.09)
astigmatlar torik lens denen özel bir lens kullanır. lensin altı ve üstü de bellidir. yani göz içinde dönerse kendiliğinden altı ve üstü hizalanacak şekilde dönüp düzelir. belki o yüzden kayıp duruyordur.

acuvue advance, acuvue oasys son derece ince ve kaliteli lensler. ben memnunum.
0
kibritsuyu
(30.03.09)
Astigmat lensler miyop lenslerle aynı yapıda olmadığından dolayı daah sert ve kalındır. Aslında arkadaşınız ilk defa lens kullanıyorsa ve astigmatı da çok fazla değilse hem alışmak bakımından hem de gözün sağlığı bakımından miyop lensleri de takmasını tavsiye ederim.

Ben de 1.5 miyop, 0.75 astigmat vardı doktorun tavsiyesiyle miyop için lens taktım. Dışarıda hiç bir sorunla karşılaşmadım. 1 yıl sonra filan da lazer ameliyatı oldum. Şimdi hiç bir şikayetim yok...
0
selimse
(30.03.09)
(17)

beyaz eşya markası

zeki baba
Arkadaşlar evimin beyaz eşyalarını yenilemek istiyorum.Marka olarak önerilerinizi alabilir miyiz?
Arkadaşlar evimin beyaz eşyalarını yenilemek istiyorum.
Marka olarak önerilerinizi alabilir miyiz?
0
zeki baba
(30.03.09)
buzdolabı kesinlikle samsung.
0
etna
(30.03.09)
Beyaz eşyada Vestel den uzakdur. Sağlamdır, dayanıklıdır ama servis hizmetinden dolayı biz nefret ettik.
0
ilkdefa
(30.03.09)
Siemens kesinlikle. Fırın, bulaşık makınası, buzdolabi...
0
islakkedicorbasi
(30.03.09)
buzdolabı: arçelik.
çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın: bosch.
0
kibritsuyu
(30.03.09)
Ariston alma da ne alırsan al arkadaşım.
Davlumbaz, fırın, ocak, çamaşır makinası, bulaşık makinası...Üç senede "hepsi" dağıldı.Ki, tüm eşyalarını takıntı derecesinde özenle kullanan bir insanımdır.Teknik servisi falan da rezalet.

Yenileyecek parayı bulur bulmaz ya Arçelik ya Bosch alıcam ben.
0
hickiran karasinek ve uyuyan karinca
(30.03.09)
arcelik ya da bosch. turkiye'de daha kaliteli urunu olan firmalar var tabi, yalniz bu ikisi hem kaliteli hem de servis aglari genis.
0
exulan
(30.03.09)
arçelik markasına biraz temkinli yaklaşıyorum. bir yılını doldurmayan buzdolabı sık sık sorun çıkartıyor. borularda karlanma oluyormuş falanmış filanmış. fişini çekip, bir gün bekletince düzeliyor.

aynı markanın ocaklı fırını da hayal kırıklığı oldu. ilk hafta ocağın kontrol düğmeleri yerlerinden fırladı.

servis çalışanları neşeli insanlar ama, düğmeler uçtu deyince, "fırını sık mı kullanıyorsunuz, üst taraf ısınınca düğmeler yerinden fırlayabilir, normaldir" gibilerinden kopuk açıklamalar yapabilme potansiyelleri var...

önceki beyaz eşyalar aeg markaydı, arada bozuldukları oldu ama çamaşır makinesi dışında kabul edilebilir bir kaliteyi sundular.

çamaşır makinesi olarak uzun süredir simtel kullanıyoruz. bir gazete promosyonundan gelmişti. 5-6 yıldır tık demedi.
0
matthias coltrain
(30.03.09)
electrolux
0
this is heavy
(30.03.09)
whirlpool, electrolux, bosh, arçelik

arçelik ve bosh'un yetkili servisleri candır, vesteli bilmiyorum daha dün 200 tane servis kapatma kararı almışlar. whirlpool'ada vestel bakiyor. electurolux'ten bi haberim.
0
05
(30.03.09)
ariston`dan seytan gormus gibi kac...

favori bosch... plase arcelik...

kaynak:tecrube
0
les
(30.03.09)
kesinlikle Bosch diyorum.Gerçekten çok kaliteli tüm eşyaları.
0
wonder why
(30.03.09)
kibritsuyu'na katılıyor ve aynı şekilde arttırıyorum. benden yaşlı arçelik'in hala canavar gibi çalıştığını görüp gidip kendime de arçelik aldım. taş gibi. diğer eşyalar bosch
0
atrin
(30.03.09)
bosch kesinlikle.. siyah ankastrelerini tavsiye edebilirim. ama ocak setini cam almasan iyi olur felaket kirleniyor..
0
wanksta
(30.03.09)
arceligi pek onermem, servisi cok genistir ama soyle tecrubelerim var: buzdolabinin 1 sene sonra arizalanmasi, set ustu ocagin dugmelerinin elinde kalmasi, bulasik makinesinin yikamamasi, camasir makinesi kapak acma dugmesinin kafasina gore takilmasi, sofbenin patlamasi ustune alinan elektrikli termosifonun da kazaninin catlamasi :)
arcelik bayisi ahbap var diye hep arcelik aldik ailecek ama memnun kaldigimiz urun yok yani. biraktik arceligi simdi mutluyuz. bosch, siemens, miele gibi markalar daha pahalidir ama odediginiz paraya degiyor.
0
eick
(30.03.09)
Valla bu işler biraz da şans. Bosch-Arçelik duosu iyidir ama, misal ben Bosch'tan iki şey aldım ikisinde de sorun yaşadım. Birincisi geçen yaz aldığım bir buzdolabı idi, buzdolabını kurdular, no frost denen buzdolabı buz yapmaya başladı. Servisi aradım, geldi baktı, buzlukta havayı döndüren menfezlerin önüne plastik taktı. Dedim ki, ulan madem bu plastikleri yapmışsınız, demek ki böyle bir sorundan haberdarsınız, niye ses etmiyonuz. İkincisi menfezleri komple kapatamazsın, çünkü içeride hava sirkulasyonu şart, o zaman bu problem bitmeyecek. Bana dedi ki servis "Abla bişi olmaz".

Tabii 2 gün sonra buzlanma devam etti. Bi daha aradım, gelip baktılar. Değişim istiyorum dedim, kayda girdiler neyse. Aradan 1 ay geçti ses seda yok. Sonra üstüne para verirsem başka modelle değiştirmeyi önerdiler. Neyse kabul ettik. Teslimat için aramadılar bir süre, ben baya bir kızdım falan. Sonra genel merkezi aradım, dediler ki "Yarın geliyorlarmış". Dedim ki "salak insan, yarın geliyorlar da bunu önceden bir arayıp haber verseniz, hani çalışan insanız biliyon mu". Kız "aa doğru kusura bakmayın" dedi falan filan.

Neyse aleti değiştirdik, onun da bir parçası kırıldı 1 hafta içinde o konuya girmiyorum.

Geçen gün de aspiratör aldım, servis üç kere geldi takmak için. Yok dolabın şeklini beğenmedi, en ufak bir delik açmadı, marangoz çağırın dedi ıvır zıvır falan.

Yani bilmiyorum, mallar iyi ama sıfır sıkıntı çıkar demek fazla iyimserlik olur.
0
sui
(30.03.09)
eski beyaz esyalarınızı ne etmeyı dusunuyorsunuz dıye sorsam acaba bana burdan kısmet cıkar mı dıye de meraklardayım.
0
esas itibariyle
(30.03.09)
eskilerin başka talibi var malesef :)
0
🌸zeki baba
(31.03.09)
(15)

barış manço şarkıları

blackbasat
çok bilinmeyen şukela barış manço şarkıları neler var? ahmet beyin ceketi'yle gamzedeyim deva bulmam'ı keşfettim mesela geçen gün çok hoşuma gitti. başka başka ne var?
çok bilinmeyen şukela barış manço şarkıları neler var? ahmet beyin ceketi'yle gamzedeyim deva bulmam'ı keşfettim mesela geçen gün çok hoşuma gitti. başka başka ne var?
0
blackbasat
(28.03.09)
(bkz: kendimi hıyar gibi hissediyorum)

ama şarkının adı cacık da olabilir.. Barış Manço şarkı sırasında sigarasını içer, rakısını yudumlar...
0
raki
(28.03.09)
bilinirliği kişiden kişiye değişir tabi ama...

Nane Limon Kabuğu
Nick The Chopper
Süleyman
Halil İbrahim Sofrası
Arkadaşım Eşşek
Ben Bilirim
Gibi Gibi
Sarı Çizmeli Mehmet Ağa
İşte Hendek İşte Deve
Bal Böceği
Ayı
Müsadenizle Çocuklar
Lambaya Püf De
Hemşerim
0
cruor
(28.03.09)
gülme ha gülme
0
prompter
(28.03.09)
hatırlasana
0
sen git ben geliyorum
(28.03.09)
siz en iyisi sizin bildiklerinizi yazın, biz ona göre bilmediklerinize bakıp yazalım. bu şekilde garip oluyor: "ya adam biliyorsa?" moduna giriyoruz...
0
sen git ben geliyorum
(28.03.09)
"al beni"

alisilagelmsi baris parcalarindan cok cok farkli. garip bir etkisi var..
0
la traviata
(28.03.09)
yazın canım nolcak sorun değil. bildiklerimi yazmak pek uzun sürer şimdi. mançoloji albümündekileri biliyorum. gerisini az biliyorum. 88liyim. evet bunun da alakası vardır ne bildiğimle.
0
🌸blackbasat
(28.03.09)
(bkz: lahburger)
0
soup nazi
(28.03.09)
dört kapı
güle güle oğlum
0
sen git ben geliyorum
(28.03.09)
bu arada unutmadan; "gönül dağı"
0
sen git ben geliyorum
(28.03.09)
Trip (To a fairground)- Not:Mutlaka dinlenmesi gerekir.
Cacık
Bahçede hanım eli - Not2:Bunu da mutlaka dinlemek gerek.
Alla beni pulla beni(Bu biraz bilinir gerçi)
Nazar eyle
Seher vakti
Kızılcıklar oldu mu(Barış manço söyleyişiyle)
Derule (Yine B.M. yorumuyla)
Hey koca topçu - Genç Osman
2023
2024
Kirpiklerin ok ok eyle (B.M. yorumu)
Lambaya püf de (bilinir bu da)
Rezil dede (Çayelinden öteye yorumu)
Estergon Kalesi
Geçti Dost Kervanı
0
beccaria
(28.03.09)
yine yol göründü gurbete
aman yavaş aheste
acıh da baa vir
little darling
kazma
sözüm meclisten dışarı ("cacık" diye, "kendimi hıyar gibi hissediyorum" diye de bilinir)
alla beni pulla beni
adem oğlu kızgın fırın havva kızı mercimek
ali yazar veli bozar
rüya
sakız hanımla mahur bey
zehra
aynalı kemer
0
kibritsuyu
(28.03.09)
you and i
0
darknum
(28.03.09)
tabi ki 24 ayar albumunun tamami. dinledigim ilk baris manco albumu oldugu icin de yeri ayridir.

(bkz: Söyle Zalım Sultan)
(bkz: Bugün Bayram)
(bkz: Mahkum)
(bkz: Dört Kapı)
(bkz: La Casa Della Mamma Tulipano)
(bkz: Gibi Gibi)
(bkz: Lahburger)
(bkz: Abbas Yolcu)
(bkz: You and I)
(bkz: La Casa Della Mamma Tulipano)
(bkz: Old Paulin)
(bkz: Dut Ağacı)
0
osuruklu
(28.03.09)
Allahım güç ver bana
0
ceres
(28.03.09)
(11)

Saçlarımı kurtarabilir miyim?

kutuyusuk
eğitim fakültelerinde bir ders var okul deneyimi diye. okullara gidip öğretmencilik oynuyorsun. bi boka yaramayan formaliteden bir ders. okullara giderken memur gibi saç sakal şekil vs. yi düzeltmek zorundasın.ben 1.5 senedir saçlarıma makas değdirmedim ve bu halimden çok memnunun ama bu lanet ders
eğitim fakültelerinde bir ders var okul deneyimi diye. okullara gidip öğretmencilik oynuyorsun. bi boka yaramayan formaliteden bir ders. okullara giderken memur gibi saç sakal şekil vs. yi düzeltmek zorundasın.

ben 1.5 senedir saçlarıma makas değdirmedim ve bu halimden çok memnunun ama bu lanet ders yüzünden saçlarımı memur gibi kestirip devlet babanın istediği fabrika çıkışı insan olmak zorundayım.

buna bir çözüm var mıdır sevgili yardımseverler? hani tiyatrocular bone falan takıyorlar kel gürünümü vermek için. buna benzer işe yarar bir yöntem var mıdır?
0
kutuyusuk
(28.03.09)
bu tamamen yanına staja gidecegin hocaya bagli. bizim arkadas da uzun sacliydi, o kurtardi mesela. uygun bi dille soylersen kabul ettirirsin.
0
osuruklu
(28.03.09)
@osuruklu: onu ben de düşündüm ama okuldaki danışman hocanın kabul etmesi imkansız. haftada bir bizi yanına çağırıp toplantı yapıyor. o sırada bana demez mi sen nasıl bu saç-sakalla gidiyorsun okula diye? iki haftadır bu yüzden staja gitmedim. önümüzdeki haftada gitmezsem kalıcam.
0
🌸kutuyusuk
(28.03.09)
peruk meruk olabilir belki. nasıl yapıyorlar bilmyiorum ama saçı içine toplayıp üstüne perık takıyorlar. kadınlar yapıyor özellikle bunu. erkekte de pekala olabilir.
0
kibritsuyu
(28.03.09)
arkadaşım mersin de bi kaç kez upuzun saçlarıyla hem de meslek lisesinde staj yapmaya çalışmıştı. daha sonra lisedeki hoca sen gelme demiş ve naylon staj mevzusuyla kurtarmıştı. yani lisedeki hocayla anlaşırsan durumu kurtarabilirsin.
0
oem
(28.03.09)
olmaz olamaz imkansız. devlet kurumunda o saçla iş gördürmezler adama. kes kurtul sonra stajını yakma bi dönem uzamasın boşu boşuna. hem kökü sende uzar nasıl olsa =)) bence kes evet evt sen kes kurtul.
0
fotograf cekemeyen japon turist
(28.03.09)
peruk al bence ucuzundan. 50 lira bişidir sentetikler en fazla. kimse de çakmaz bence :)
0
trista
(28.03.09)
tamamen yanina gittigin hocaya bagli bu durum. ben de kadikoy anadolu kiz meslek lisesi'nde yapmi$tim uzun sacli olarak. hic sormadan kestiren arkada$larim vardi sonra pi$man oldular falan. o yuzden hocayla konu$madan kestirme sakin. hem takim elbise, uzun sac falan guzel bir kombinasyon kullanilabilir de (:
0
astaroth
(28.03.09)
Bence saç sakal kirli bir görünümdeyse sorun oluyordur. Yoksa at kuyruğu yapılmış bir saç ve düzgün kesilmiş bir sakala kimse birşey demez. devlet okulunda ingilizce hocalarımız hep öyle gelirlerdi. ingiliz profesör hesabı. bir de kendine güven meselesi tabi. uzun saç yasaksa kadına da yasak o zaman diye üste çıkman her zaman mümkün. malum eşitlik ilkesi.
0
ozdek
(28.03.09)
bence de temiz gorunmek asil olay. sakal trasini olursan, saclarini duzgun bi at kuyrugu yapip eger cok elektrikleniyosa falan biraz joleyle duzeltirsen, takim elbise, guzel bi ayakkabi vs, saclar hic batmayabilir. ama yani iste her seyinle "duzgun efendi adam" profili cizicen disardan. yine de sorun cikarirlarsa batsin bu dunya diyorum.
0
cisterna
(28.03.09)
Sacinizin uzunlugu nedir acaba?

Eger omuzlara kadar falan degilse jole surup kafaya yapistirarak biraz daha efendi bir goruntu saglanabilir diye dusunuyorum (Arka taraflari da berbere duzelttirmek sartiyla).

Ayrica ne sacma seydir yetiskin bir insanin sirf derse katilabilmek icin seklini semalini degistirme mecburiyetinde olmasi. Derse giren ogrencilerinize "Kotu" ornek oluyorsunuz herhalde bu sekilde. Hmm...
0
msb
(28.03.09)
@msb: saçlar omuzlara kadar. sanırım dediğini yöntem işe yaramayacak.
0
🌸kutuyusuk
(28.03.09)
(21)

şehrinizde içki satışı saat kaça kadar?(anket bu)

el magico
merhaba arkadaşlar...yaşadığım şehirde içki satışı ve içkili mekanlar(bar, disko, lokal vb.) saat 24:00'e kadar izinli(turizm belgesi olan yerler hariç). yani gece yarısı biranız bitti diyelim. gideyim 2 bira alayım deseniz, alamıyorsunuz(şehrin neredeyse dışındaki, bir adet benzin istasyonu hariç).
merhaba arkadaşlar...
yaşadığım şehirde içki satışı ve içkili mekanlar(bar, disko, lokal vb.) saat 24:00'e kadar izinli(turizm belgesi olan yerler hariç). yani gece yarısı biranız bitti diyelim. gideyim 2 bira alayım deseniz, alamıyorsunuz(şehrin neredeyse dışındaki, bir adet benzin istasyonu hariç).
merak ettiğim konu sizin şehrinizde bu durum nasıl? asıl merak ettiğim belediye başkanının hangi partiden olduğuna göre değişiyor mu olay?
örnek cevap; denizli, 24:00, akp
teşekkürler...
0
el magico
(26.03.09)
istanbul, 7/24, akp
0
alchemistt
(26.03.09)
samsunda 20 sene kadar yaşadım, kırıkkalede 4 sene okudum, gebzede 4 sene yaşadım, 2 senedir de istanbuldayım. hiçbirisinde sınırlama yok. hepsi de akp.
0
teritori
(26.03.09)
ankara 7/24, akp
0
merry shelly
(26.03.09)
isparta, 2:00 - 3:00 (sonra kapatiyor adamlar, acik dursa durur aslinda), akp.
0
sourlemonade
(26.03.09)
edirne, 7/24, chp
istanbul, bahçelievler, 7/24, akp
0
lemmiwinks
(26.03.09)
@assert h, sana mesaj yazayım dedim, aktif değilmişsin. ben mi yanlış biliyorum? denizli'de saat 24:00 te bitmiyor mu içki satışı? herkes serbest deyince afalladım bi anda :)
0
🌸el magico
(26.03.09)
izmir, 7/24, chp
0
baskaturlubirsey
(26.03.09)
ankara'nın geneli, 7/24, akp
ankara'nın çankaya'sı, 7/24, chp
ankara'nın keçiören'i, gece 11'e kadar, ısrar edene zabıta dayağı, akp
0
kibritsuyu
(26.03.09)
denizli'de ben de gece 12den sonra pek acik yere rastlayamiyorum. belki tek tuk vardir da gormus degilim. anca iste barlar, gece klupleri falan var biliyorsundur onlari da.
0
sourlemonade
(26.03.09)
@jugador; hiç bir yerde tekel olma zorunluluğu yok, tapdk'den gerekli satış iznini alan herkes satabilir, isminin "tekel" olarak geçmesi gerekmiyor. senin dediğin gibi büfeler, marketler satabiliyor. sadece bir kısmı bu izni almak için (ki kendisi ayrıca bir maddi külfettir) uğraşmıyor, satmıyor. dolayısıyla bu iznin alınmasında insiyatif tamamıyla dükkan sahibinde.

eğer ki dışarıdan -bu belediye olur, oraların kabadayısı olur, mafya geçinen tipler olur- "ben satmayacaksın dedim mi satmayacaksın arkadaşım" gibi tehditler alınmadığı sürece, içki satış saati de dükkan sahibine bağlıdır, kanunda "şu şu saatte kapanacaktır" diye bir hüküm yoktur (eğlence yerlerinden değil perakendecilerden söz ediyoruz tabii ki). ben de istanbul'da oturuyorum, bulunduğum bölgede bir seven-eleven büfesi dışında 12'de içki satan açık yer bulmak zor. etrafımızda büfe, market, bakkal da istediğiniz kadar var. bir gün eve geç bir saatte geri döndüğümde açık olan birine girip "abi sen bu saate kadar açık olmazdın hayırdır" diye sormuştum, o da bir tartışma programına takıldığını, kaçırmamak için eve gitmeidğini söylemişti. adam o saatte dükkanda televizyon seyrediyordu.

dolayısıyla herhangi bir saat uygulamasının kanunda bir yeri yok. ne var ki bazı belediyeler istedikleri şekilde içtihat ortaya sürüp, bunun hakkında (minarenin kılıfını hazır ederek) yaptırım yapabiliyorlar.
0
demcan
(26.03.09)
edirne 7/24 demişler ama yanlış edirne 24/365 chp,

ankara çankaya 7/24 chp
ankara etimesgut 24:00 hatta 23 falan da olabilir. başkanını bilmiyorum. açık mekan kalmıyor çünkü hiç.
0
ayiadam
(26.03.09)
@ayiadam; etimesgut belediye başkanı akp'den.

www.serhatkemalyilmaz.net
0
demcan
(26.03.09)
kayseri (ama öğrenci mekanı), gece 12'ye kadar açık olduğunu gördüm sadece, Abdullah Gül, gerekirse akp
0
ceres
(26.03.09)
çanakkale, 7/24, chp

bu olayın belediye ile çok ilgisi yok. çanakkale'de belediye hangi partiden olursa olsun 7/24 alkol satışı olacaktır. biraz da orada oturanların talepleri ile alakalı bu.
0
co2s2
(26.03.09)
konya, 7/24 , doğduğumdan beri saadet son seneler akp.
0
ocanal
(26.03.09)
tekel bayii disinda bir seyler karalamak gerekirse; istanbul'da normal ickili mekanlarin ruhsati 02'ye kadardir. bazi ruhsatlar 04'e kadar, bunlara pavyon ruhsati deniyor ama 06'ya kadar acik olan az sayida ruhsatlilar da var.
0
pyro clustic flow
(26.03.09)
Aydın 7/24 Akp'ydi Dp'ye geçti...
0
skahvecioglu
(27.03.09)
antalya'da yaşıyorum artık ama;

eskişehir, 7/24 (şehrin göbeğinde olan tren istasyonunda ve civarında 24 saat açık bayiiler var), dsp
0
kobuzchu kiz
(27.03.09)
@ocanal

konya'da adam akıllı meyhane tarzı olmayan bir içkili yer yok ki içki satışı 7/24 olsun...mutlaka cevap bekliyorum. varsa biz de bilelim diye :)
0
artikbenimdebirvolvomvar
(27.03.09)
bu olaya şehir bazında bakmak yanlış bence bırak şehri ilçelerde hatta mahallelerde bile farklılık oluyor.hele de söz konusu şehir istanbulsa.
0
hazel
(27.03.09)
@artikbenimdebirvolvomvar

doğru haklısın konya'da içkili mekan pek yok ama içki satan yer yeteri kadar var. Meyhane tarzında olmayan benim bildiğim bir iki birane var. Onları da biliyorsundur heralde ama gözlemlerime dayanarak söylüyorum gece-gündüz içki satışı yapılıyor en azından. Benim gördüğüm 7/24 çalışan yerler var.
Bir de olayın böyle bir yüzü var o ayrı bir konu tabi;
www.konyahaber.com
0
ocanal
(27.03.09)
(4)

Daktilo Sorunu

Kazmapolitan
eski bir daktilom var. tuşlara bastığım zaman mekanizma, kağıdı sola doğru çok yavaşça çekiyor. Bu nedenle harfler üst üste biniyor.bir diğer sorun bir kaç harfi tek başına basmamıza rağmen gelip ortada takılıyor. bu kağıdı çekme mekanizması için ne yapmam gerekiyor. yağlasam geçer mi? olay beni aşı
eski bir daktilom var. tuşlara bastığım zaman mekanizma, kağıdı sola doğru çok yavaşça çekiyor. Bu nedenle harfler üst üste biniyor.

bir diğer sorun bir kaç harfi tek başına basmamıza rağmen gelip ortada takılıyor.

bu kağıdı çekme mekanizması için ne yapmam gerekiyor. yağlasam geçer mi?

olay beni aşıyorsa ve tamir gerekiyorsa,tamir ettirmek ettirsem nerede, yaklaşık kaç paraya tamir ettirebilirim?
0
Kazmapolitan
(26.03.09)
teritori
(26.03.09)
ulus denizciler caddesi'nde uludağ kebap'ın hemen yanındaki bir kapıdan merdivenle inilen bir dükkan var. remzi aktaş. eski ve usta bir daktilo tamircisidir.
0
kibritsuyu
(26.03.09)
Her tamirci usta olmuyor o yüzden google'dan çıkan tamirciye güvenemedim. Kibritsuyu, bu dediğiniz ulus Ankara ulus mu, beşiktaş ulus mu?
0
🌸Kazmapolitan
(26.03.09)
ankara ulus.
0
kibritsuyu
(26.03.09)
(6)

3 tane pantolon 119 tl.

kibritsuyu
ne zamandır kumaş pantolon almıyorum. benimkiler eskiyince işe güce giymeye kumaş pantolon alayım dedim. mağazanın birinde böyle bir şey gördüm. pantolonlar da fena değil beğendim ama fazla mı lan acaba bu fiyat? tanesi 40 liraya geliyor. daha ucuzunu bulur muyum, yoksa daha ucuzu da çok mu dandik o
ne zamandır kumaş pantolon almıyorum. benimkiler eskiyince işe güce giymeye kumaş pantolon alayım dedim. mağazanın birinde böyle bir şey gördüm. pantolonlar da fena değil beğendim ama fazla mı lan acaba bu fiyat? tanesi 40 liraya geliyor. daha ucuzunu bulur muyum, yoksa daha ucuzu da çok mu dandik olur?

smart casual tarzı dockers pantolun gibi değil. gömlek, kravat ve ceketle falan kullanabileceğim tarz kumaş pantolondan bahsediyorum.
0
kibritsuyu
(26.03.09)
kumaş pantolonun kumaşıyla da alakalı aslında fiyatı,ama ben geçenlerde gayet güzel kumaşa sahip pantolonların 20 liraya satıldığını gördüm.
0
karamell
(26.03.09)
dudullu tem girisinde damat ın yeri var. 40 dan daha ucuzdu en son.
0
bryan fury
(26.03.09)
İzmir'de bir outlette çok kaliteli kumaş pantolonları 29'dan aldık.
0
sui
(26.03.09)
aslında geçen hafta 3 tanesi 99 idi. sezon sonu. onu kaçırdım. o bitti yeni sezon geldi dedi. neyse gideyim alayım bari, aşağı yukarı fiyatlar aynı.
0
🌸kibritsuyu
(26.03.09)
boyner'de limon company ve pi'nin gecen sezon pantolonlari 15-40 arasi satiliyo. ozellikle pi olanlar basarili. bakilmaya deger.
0
polifonik osuruk
(26.03.09)
defacto'da 1 alana 1 bedava vardı. iki pantol 20 lira yani. hala devam ediyo mu bilmiyorum kampanya. kampanya dışı ürünleri de ucuz ve kaliteliydi bu arada. tavsiye ederim.
0
hububrad
(26.03.09)
(5)

Halikopter kazası-koordinat

€xpolerer
Malumunuz BBP'lileri taşıyan helikopter düştü.İHA muhabiri 112 Acil Servisi arayıp durumu bildirmiş.Bizim bu güzide memleketimizde bu konuşmadan yola çıkılarak koordinatları bulunmamıyor mu?Bu Cep telefonu şirketleri ne işe yarıyor?
Malumunuz BBP'lileri taşıyan helikopter düştü.
İHA muhabiri 112 Acil Servisi arayıp durumu bildirmiş.
Bizim bu güzide memleketimizde bu konuşmadan yola çıkılarak koordinatları bulunmamıyor mu?

Bu Cep telefonu şirketleri ne işe yarıyor?
0
€xpolerer
(26.03.09)
bulunmaz olur mu, turkcell neredeyim servisiyle operatöre bilmemneye bile gerek kalmadan mesaj atıp kendi kendinizin yerini bulabiliyorsunuz. kaldı ki böyle bir durumda bunca saattir mutlaka taspit edilebilirdi.

bir bit yeniği var bu işte.
0
kibritsuyu
(26.03.09)
sarjim bitiyor diyor adam konusma kaydinda. belki onlar yer bulacak arac gereci hazir edemeden bitmistir. Yine de son sinyalin hangi koordinattan alindigina dair bir log olmali su teknoloji dunyasinda.
0
neronas
(26.03.09)
Yerimi ne kadar doğru tespit ediyor?
Servis abonenin sinyal aldığı baz istasyona göre yer tespiti yaptığı için yaklaşık 300 ile 500 m arasında değişmektedir. Şehir dışı ve kırsal alanda 1- 1,5 km yi bulmaktadır.

diyor turkcell sitesinde 1.5 km çapında bir alan da bence islerini kolaylastırır kurtarma ekiplerinin


EDIT: milliyetteki habere göre

"BTK'ya dün saat 16.20'de gelen bu talep üzerine kurum saat 16.22'de bölgede baz istasyonları bulunan Avea ve Turkcell'in kullanıldığı operatöre ait 3 ayrı cep telefonundan ilk sinyalleri aldı. Böylece düşen helikopterin yeri Kahramanmaraş'taki Göksun bölgesi olarak tespit edildi. Ancak 3 telefondan alınan sinyaller aynı noktayı işaret etmesine rağmen, bu nokta 1 kilometre eninde, 30 kilometre uzunluğunda bir alanı işaret ediyordu."
0
🌸€xpolerer
(26.03.09)
merak etmeyin, secimler yapilip bittikten sonra bulunur helikopter. komplo teorisi yapasim geldi. got olmayiz insallah.

sonucta kibritsuyu'nun da dedigi gibi var bir bit yenigi.
0
osuruklu
(26.03.09)
bulmak mı istemediler acaba diye sruyor insan. buna işaret eden haberler çıkmaya başladı tv'lerde.
0
can see
(27.03.09)
(2)

atilla taş - gençlik başımda duman

kadim kishi
YAhu şu internet aleminde baha-güzin versiyonunu dahi buldum ama şu işe yaramaz admın versiyonunu arıyorum. 23 Nisan için eşimin öğrencilerinin oynayacağı oyunda lazım (ana okulu :) ). Gözünüzü seveyim bi yardımcı olun! :))
YAhu şu internet aleminde baha-güzin versiyonunu dahi buldum ama şu işe yaramaz admın versiyonunu arıyorum. 23 Nisan için eşimin öğrencilerinin oynayacağı oyunda lazım (ana okulu :) ). Gözünüzü seveyim bi yardımcı olun! :))
0
kadim kishi
(26.03.09)
3 vakte kadar geliyor rapide upload etmeye çalışıyorum. beyaz kelebekler versiyonu arkadaşta alabilirsem gönderecem. Öbürü 10-20 dakika sonra burada. :))))
0
🌸kadim kishi
(26.03.09)
ben de size teşekkür ederim efem.
0
kibritsuyu
(26.03.09)
(6)

Dizi- Canım Ailem

pain
Seyhan'nın Ali ile ilk karşılaşıp aşık olduğu bölüm hangisi?
Seyhan'nın Ali ile ilk karşılaşıp aşık olduğu bölüm hangisi?
0
pain
(25.03.09)
İlk bölüm olması lazım. Eve yeni yerleştikleri günün akşamı yemek muhabbeti.
0
ataturkiye
(25.03.09)
ikinci bölüm galiba. bilemedin 3tür.

@ataturkiye: ilk bölüm değil heralde. çünkü ilk bölüm sokak ortasında kavga ile bitti diye hatırlıyorum.
0
ayiadam
(25.03.09)
@ayıadam haklısın valla. hatta ikinci bölümün sonunda da aşkını arkadaşıyla basmıştı değil mi?

O zaman 3. bölümdür.
0
ataturkiye
(25.03.09)
hani otelde alektrikler kesilmişti ama asıl elektrik karanlıkta bu ikiliye gelmişti.işte o gündür. o andır canlar.
0
ground
(25.03.09)
dün akşamki bölümde (18.) evlerinin bulunduğu sokakta flashback olarak gösterdi. Otel neyin değil.
Lakin kaçıncı bölümdü.
0
🌸pain
(25.03.09)
birinci bölüm, samim ve meliha karşılaşıyor, ne işin var burada falan muhabbetiyle bitiyor.

ikinci bölüm, söylendiği gibi ali'nin ahsen'i arkadaşıyla basmasıyla bitiyor. lakin son bölümde söylendiği gibi, seyhan'ın ilk görüp de aşık olduğu bölüm, meliha2nın çocuklara yemek götürdüğü, bunların parasızlık ve açlıktan kırıldığı bölüm. zannedersem ki ikinci bölüm. yani seyhan ikinci bölmde ali'yi ilk defa görüp aşık olmuş olabilir. sonradan da nişanlısı ahsen'i basmış olabilir.

cevabım ikinci bölüm hakim bey.
0
kibritsuyu
(25.03.09)
(6)

windows aşağıdaki dosya eksik veya bozuk olduğu için başlatılamadı

kibritsuyu
evet siyah üstüne beyaz yazılı ekranda (dos ekranı) böyle bir uyarı veriyor bilgisayar.windows aşağıdaki dosya eksik veya bozuk olduğu için başlatılamadı\system32\drivers\pci.sysözgn kur disketini ya da cd'yi takıp r ile onarma yapın falan diyor.cd takıp cd'den boot ediyorum, r ile onarma yap diyoru
evet siyah üstüne beyaz yazılı ekranda (dos ekranı) böyle bir uyarı veriyor bilgisayar.

windows aşağıdaki dosya eksik veya bozuk olduğu için başlatılamadı
\system32\drivers\pci.sys

özgn kur disketini ya da cd'yi takıp r ile onarma yapın falan diyor.

cd takıp cd'den boot ediyorum, r ile onarma yap diyorum, tırtır bir şeyler yükleyip başarısız oluyor. yeniden başlatınca yine aynı hatayı veriyor.

geçen hafta da pci.sys değil de başka bir şeyi bulamayıp açılmadı. ne ettiysem başaramadım. en son format attım düzeldi.

hayır komut istemi açılsa klasöre başka bilgisayardan dosyayı kopyalarım ama komut istemi bile açılmıyor, güvenli kip bile yok. nedir bilgisayarın derdi? her hafta format mı atacaz? ya da en azından komut istemi açılsın da dos modundan başka bilgisayardan disketle kopyalayayım eksik dosyayı yerine.
0
kibritsuyu
(25.03.09)
scandisk'le hdd'yi bir kontrol edin derim ben. benzer bir sorunu yasadiktan sonra yaptigim scandisk sonucu, bad sector'lerle dolu olan bir hdd'ye sahip oldugumu ogrenmistim.
0
diabolus79
(25.03.09)
eğer sadece dosyayı kopyalayacağım dersen, windows 98 cd si ile bilgisayarı, cd-rom desteğiyle başlatıp, oradan kopyalama yapabilirsin. muhtemelen elinde win98 cd' si olmadığı için diğer önerime geçiyorum.

erd commander programını bulabilirsen, bunu dene derim. bilgisayarını bu programla açıp, istediğin kopyalamayı yapabilirsin.

son öneri olarak (en mantıklısı) windows kurduğun cd ile bilgisayarı açarsın. windows kurulumu başlat yani. adımları sırayla geçiyorsun.karşına çıkan ikinci "R" seçeneğine bastığında, windows sistem dosyalarını yeniden kopyalar. böylece sorunun çözülmüş olur. diğer dosyalarına herhangi bir zeval gelmemiş olur böylece. burada önemli olan nokta, windows' u kurduğun cd ile, bu işlemi yapacağın cd' nin aynı olması. yani, xp pro sp2 cd' si ile kurduysan, onarmayı da bu cd ile yapman lazım. yoksa dediğim onarma penceresi çıkmaz.
0
erzi
(25.03.09)
windows 98 cd'si, hatta windows 95 cd'si, hatta hatta windows 3.1 disketleri bile var elimde.

windows 98 cd'si ile denemedim ama windows 98 başlangıç disketi ile disketten boot ettirmeyi denedim yine açılmadı. bios'dan boot sırası a,c,cdrom şeklinde seçerek yaptım bunu.

sanırım elime aldım bilgisayarı. aynı cd'den r ile onarım yapmıyor. windows 98 başlangıç disketiyle açmıyor. bir dos ekranı gelse eksiği kopyalayacam ama o da gelmiyor. f5'le açıyorum güvenli kip, sistem geri yükleme falan hiçbiri çalışmıyor. hepsi aynı yere çıkıyor. ve harddiskten trrrt trrrt diye aynı ritmde okuma/okuyamama sesleri geliyor sanki.
0
🌸kibritsuyu
(25.03.09)
1- boot sırasında cd-romu, 1. sıraya getirmen lazım. ondan sonra 98 cd si ile açabilirsin.

2- hatta sende bunlar varsa, muhtemelen win98 başlangış disketi de vardır :)
disket varsa eğer, boot sırası a,c,cdrom şeklinde yaparsan açılır.
0
erzi
(25.03.09)
ben de zaten öyle yazdım. başlangıç disketinden boot için a, c cdrom yaptım olmadı.

cd'den denerken de haliyle cdrom, a,c (veya cdrom,c,a hatırlaıyorum, sonuç olarak cdrom'un ilk sırada olduğu bir şey) yaptım. önyükleme için tuşa basın dedi, bastım. windows kur geldi, baştan kurmak için şuna, onarmak için r ye basın dedi, bastım, tırt vırt etti yine aynı hatayı verdi.
0
🌸kibritsuyu
(25.03.09)
en güzeli, live cd(ubuntu,pardus) gibi şeylerle bilgisayarı aç. sonra yedeklerini al ve formatla.

yada diski başka bir bilgisayara 2.disk olarak takıp, yedeklerini alıp, formatla.
0
erzi
(25.03.09)
(5)

Gol sonrası arkadaşlarından tiksinen futbolcu

rectoa
Hani bazı futbolcular gol attıktan sonra tribüne/yedek kulübesine doğru koşarken ona sarılmaya gelen arkadaşlarını iter ya, onlardan da kaçar ya...var mıdır elinizde böyle fotoğraflar?
Hani bazı futbolcular gol attıktan sonra tribüne/yedek kulübesine doğru koşarken ona sarılmaya gelen arkadaşlarını iter ya, onlardan da kaçar ya...

var mıdır elinizde böyle fotoğraflar?
0
rectoa
(25.03.09)
images.teamtalk.com

eleman yakalanmış burda ama diğerlerinin ellerini bıraktırmaya uğraşıyomuş gibi geldi bana.
0
egilincecataligozukmeyenentelmuslukcu
(25.03.09)
maydanoz olayım.

bi video vardı. gol atan futbolcu tribüne koşarken bir arkadaşı zıplayarak üstüne atlamak istiyordu da koşan eleman fake atıyordu, zıplayan boşta kalıp yere yapışıyordu. tek geçerim onu.
0
kibritsuyu
(25.03.09)
hakan sukur'un buyuk bi avrupa macinda gol attiktan sonra eliyle arkadaslarina dur isareti yapmisligi var ama hangi mac bilemedim. youtube da hakan in avrupa gollerine bakip bulunabilir ve screenshot alinabilir.
0
la traviata
(25.03.09)
murty
(25.03.09)
nihat'ın villareal'deki herhangi bir golünü bulun :) önce kendi seviniyor, ondan sonra arkadaşlarının sevinmesine izin veriyor :)
0
surtunme kuvveti
(25.03.09)
(3)

Organ Nakli Sonrasi Kontrol - Tedavi Unitesi / Poliklinigi

kadirsavun
Hastalarinin karsilasacaklari problemler (organ reddi, karaciger fonksiyon test sonuclarinin yuksek cikmasi gibi) ile ilgili standartlasmis prosedurleri olan (deneme yanilma yontemi uygulamayan), doktorlarinin bilgisine guvenebilecegim, isini ciddiye alan doktor ve hemsirelerin calistigi bir organ n
Hastalarinin karsilasacaklari problemler (organ reddi, karaciger fonksiyon test sonuclarinin yuksek cikmasi gibi) ile ilgili standartlasmis prosedurleri olan (deneme yanilma yontemi uygulamayan), doktorlarinin bilgisine guvenebilecegim, isini ciddiye alan doktor ve hemsirelerin calistigi bir organ nakli poliklinigi bulunduran hastane ariyorum. Sehir Ankara ama Istanbul da gerektiginde olabilir.

korkum su ki boyle bir yer yok.
0
kadirsavun
(24.03.09)
başkent hastanesi'nin adı eskiden, başkent üniversitesi'nden falan önce "türkiye organ nakli ve yanık tedavi hastanesi" idi. zamanının ötesinde bir hastane idi yani bildiğim kadarıyla. prensipleri hala aynı mıdır bilmiyorum ama isterseniz doktorlarıyla bir görüşün.
0
kibritsuyu
(24.03.09)
kesinlikle baskent hastanesi, bu konuda isinin ehli olan doktorlara sahiptirler, gozun kapali guvenebilirsin.
0
fnac
(24.03.09)
baskent ile gecmisim 8 sene kadar. bu duyuruyu acma sebebim baskent hastanesi. duygusal bagi bir yana birakirsam:

1. gozu kapali guvenilebilecek bir yer kesinlikle degil. atilan adimlari takip etmek ZORUNDASINIZ. hayati onemi olan iki hatalarini (benim ile ilgili) ben duzeltmek zorunda kaldim.
2. soruda degindigim protokol yok.
3. hastanenin isleyisi Haberal'in hastanede yoklugunda yavsiyor.
0
🌸kadirsavun
(24.03.09)
(2)

excel'le ilgili 2 ufak soru

yoldaki isaretler
1 - google documents'ta hücrelere hücredeki değerlere bağlı olarak renk verebiliyoruz ya, işte 0'la 0,25 arasındaysa kırmızı 0,26 ile 0,50 arasındaysa sarı vs. die. ms office excel'de de bu mümkündür heralde di mi? nasıl?2 - basit bi hesaplama formulünu düşünelim. diyorum ki mesela A1=100-B1. B sütu
1 - google documents'ta hücrelere hücredeki değerlere bağlı olarak renk verebiliyoruz ya, işte 0'la 0,25 arasındaysa kırmızı 0,26 ile 0,50 arasındaysa sarı vs. die. ms office excel'de de bu mümkündür heralde di mi? nasıl?

2 - basit bi hesaplama formulünu düşünelim. diyorum ki mesela A1=100-B1. B sütununda değer olmadığı zaman A 100 görünüyor. bunu nasıl düzeltiriz? yani diycez ki

A1=100-B1 ve eğer B1'de değer yoksa A1'i boş bırak

3 - google documents'ta hücre içeriğini gösteren bi satır yok excel'deki gibi. nie?
0
yoldaki isaretler
(24.03.09)
1. biçim menüsünden koşullu biçimlendirme seçeneği ile tanımlayabilirsiniz. (ingilizcesini bilemiyorum)

2.

A1 hücresine =EĞER(B1=0;0;100-B1) yazacaksınız. (ingilizce excel için EĞER yerine IF kullanın)
0
kibritsuyu
(24.03.09)
cevapta yazılmış yeni formül de b1=0 yerinde eşittir operatörü yerine "farklıysa" yani <> operatörünü kullanmalısınız. hepsi bu. tabi ben yanılmış ta olabilir(miy)im.
0
malentome
(24.03.09)
(1)

ekonomik kriz önlem paketi patladı

aklimdan zorum var
duyurunun değerli ve pek muhterem insanları,'devlet bi kanun çıkarmış. işçini işten çıkarma ben sana yardım edeyim demiş. bunu araştırıyosun, yarın gidip hallediyosun, paraları da getiriyosun:)' evet bu akla zarar cümle yöneticime ait:) hükümetin ekonomik kriz için aldığı bazı önlemler var, şirketle
duyurunun değerli ve pek muhterem insanları,

'devlet bi kanun çıkarmış. işçini işten çıkarma ben sana yardım edeyim demiş. bunu araştırıyosun, yarın gidip hallediyosun, paraları da getiriyosun:)' evet bu akla zarar cümle yöneticime ait:)

hükümetin ekonomik kriz için aldığı bazı önlemler var, şirketlerin yükünü hafifletmeye yönelik. fakat internette araştırınca sadece haberleri bulabildim. içerikle ilgili olarak da kısa süreli çalışma ve geçici olarak işten çıkarmalar konusunda bir şeyler bulabildim.

sorum şu ki özellikle ssk primleri konusunda bir indirim veya sübvansiyon söz konusu mu? ayrıntılı bilgiye nereden ulaşabilirim? ilgili olabilecek sitelere baktım ama bir şey bulamadım. çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığının sitesinde bile bulamadım. bakar kör olma ihtimalim nedir?

Bilginize, saygılarımla
0
aklimdan zorum var
(24.03.09)
şurada rte'nin bahsettiği "işçini çıkarma, maaşını ben ödeyeyim" olayının yasal dayanğının ne olduğu yazıyor. aslında bu sizin de bulduğunuz kısa çalışma ödeneğinden başka bir şey değil. haberler dışında kanun ve yönetmelik de okumak isterseniz haberdeki kanun ve yönetmeliklere bakabilirsiniz.

www.muhasebetr.com

gerçi biliyorsunuzdur herhalde. kasım 2008'den itibaren ssk'ya borcu olmayan işyerleri için, prime esas kazanç tutarı üzerinden %5 indirim yapıldı. ssk'ya borcu olmayan işverenler, işçilerinin toplam prime esas kazançlarının %5'i kadar az ssk ödüyor.
0
kibritsuyu
(24.03.09)
(17)

ankara' da vcd ci açmak

nen var kuzum
selamlar,en acilinden ve basitinden mevzuya giriyorum.ankara' da, sakarya caddesi üzerinde ufak bir dükkanımız mevcut ve bu dükkanda vcd işi yapmak istiyoruz. (başka yapacak bir iş bulamadık maalesefki)vcd işi öldü diyenler çok fazla, korkmuyor değilim aslında böyle bir işe atılmaktan.şimdi bu iş tu
selamlar,

en acilinden ve basitinden mevzuya giriyorum.

ankara' da, sakarya caddesi üzerinde ufak bir dükkanımız mevcut ve bu dükkanda vcd işi yapmak istiyoruz. (başka yapacak bir iş bulamadık maalesefki)

vcd işi öldü diyenler çok fazla, korkmuyor değilim aslında böyle bir işe atılmaktan.

şimdi bu iş tutar mı acaba? sizce bu işin ne gibi dezavantajları vardır ya da avantajları (benimde gözden kaçırdığım birçok nokta olabilir, çok düşündüm ama)? ya da önerebileceğiniz başka tür işler var mı?

yardım ve fikirlerinizi beklemekteyim.

şimdiden teşekkürler.
0
nen var kuzum
(24.03.09)
en son dört sene önce vcd almıştım var sen hesap et.
0
coffee and cigarettes
(24.03.09)
vcd? kasetçi açsanız direkt batmak istiosanız?

dvd'ci açsanıza mis gibi. gerçi dvd ciler de zorda biraz. depo, japon pazarı gibi bir yer de açabilirsiniz.
0
oceano
(24.03.09)
bence vcd yerine daha bir atılgan olun ve bluray işine girin. yapan duymadım, varsa bile çok azdır. en azından isim yaparsınız. bluray yaygınlaşınca da insanlar ilk size gelirler.
0
teritori
(24.03.09)
şimdi şöyle birkaç durum var aslında.

- tamam türkiyede internet kullanımı hayli arttı(herkes istediği filme istediği zaman ulaşabiliyor) ancak bu film indiren kesim aslında çok fazla değil bana kalırsa. sonuça interneti kotalı kullananlar falan da çok fazla. sonuçta coğu insan birkaç lira verip film kiralama konusunu da çok sıcak bakmakta.

- ayrıca vcd deyip de sadece vcd satmıcaz ya da kiralamıcaz elbette. bunu dvd si, bigisayar oyunları, ps oyunları vb. de olacak içerisinde.

- dükkan dvd ci de olabilir direk olarak onda bir sıkıntı olmaz kesinlikle ancak yer konusunda tek alternatif var işte.
0
🌸nen var kuzum
(24.03.09)
ha bir de şu var eğer korsan ürün satacaksanız her an dükkandaki tüm malzemenin polis tarafından toplanmasına hazırlıklı olun. bu işin piri olan yerler bile kadıköyde ayda bir baskın yeyip dükkanda ne var ne yok kaybediyorlar. bu sebeple artık elde çok ürün tutmamaya başladılar. ayrıca polis geldi, baskın olacakmış bilmemne stresi ile geçirdikleri günleri iyi biliyorum. zabıtaya, polise vs. para yedirmek gerekiyor. bazen bu da yetmiyor. yani illegal bir işe soyunuyorsunuz bunun götürüleri de olacaktır elbette bunu da iyi düşünün. yok bandrollü ürün satacam diyorsanız o da zor. kaç kişi orijinal dvd alıyor ki. ayrıca kiralamak da yasak bu tip ürünleri. orijinal satsanız dahi kiraladığınız zaman yine yasal olmayan bir iş yapmış oluyorsunuz. dışardan kolay görünüyor ama zor aslında bu işler.
0
coffee and cigarettes
(24.03.09)
öncelikle vcd işini unut
sakarya caddesinde küçük bir dükkanın varsa ilk önce iddaa, sayısal loto veya ganyan bayii gibi bişey düşün. veya arkadaşların dediği gibi küçük bi fast food. ya da ne biliyim taze meyve suyu sıkıp satın (ankaradaysan bilirsin zaten kızılaydaki bu işi yapanları) ama cd, vcd, dvd yi unut derim başkada bişey demem.
0
etna
(24.03.09)
iddaa ve sayısal loto için sırada beklemkteyiz ancak bize ne zaman sıra gelir bilinmez. birde onun işleri çok daha karışık zaten. bilmem ne kadarlık bir gelir (sahip oldugun mal mülk vb.) göstermen gerekiyor..
yiyecek içecek içinde farklı bir şeyler yapmak gerekiyor ki insanlar bana gelsin. çünkü malum sakaryanın her yeri yiyecek içecek üzerine. ee düşük fiyattan versem etsem dicem ama bu kezde insanlar satılan ürünlerin kalitesiz olduğunu falan düşünüp hiç uğramazlar dükkana gibime geliyor. zaten diğerleri ile aynı fiyattan versem ürünleri insanlar neden oturmuş düzenleri, sürekli gittikleri yer varken bana gelsin...

blu-ray işi güzel ve farklı gibi duruyor aslında ama şuan bu işe başlayabilmek çok fazla sermaye gerektirecek maalesef. zaten çeşit çok az, az oldugu için de her şeyi çok pahalı. amazon da bile bir film 25 dolar civarlarında ve öyle ahım şahım filmlerde yok.

aslında her şeye, her işe bir kulp takmak kolay işte amam bildiğim bir şey var elimizdeki para çar çur olmadan bir işin ucundan tutmak.
0
🌸nen var kuzum
(24.03.09)
sakarya'da da dünyanın fast food'u var. yani artık en isim yapmışlar bile (hosta mesela) ucuz yani. çiğ köfte desen adım başı, balık ekmek desen sürüyle. fast food olarak milletin ilgisini çekebilecek ucuz bir şey olmadığı sürece zor gibi orada. tuttu mu bilmiyorum ama eski yeni sahne binasının önünde seyarcılar 1 liraya ekmek arası kahvaltılık (nutella, tahin pekmez, krem peynir, zeytin ezmesi) gibi değişik şeyler satıyorlardı mesela. hem ucuz, hem değişik.

vcd, dvd, bluray falan da pek olmaz oralarda gibime geliyor. öyle şeyler evlerin çok olduğu semtlerde daha çok iş yapar. sakarya ve civarının alayı işyeri, pasaj bilmemne.

oralarda en güzeli etna'nın da dediği gibi sayısal loto bayii ya da sigara migara meşrubat vs. büfesi falan olabilir.
0
kibritsuyu
(24.03.09)
sakarya'yı bilmem etmem ama waffle tarzı bir şeyin üzerine yoğunlaşmayı deneseniz?
0
teritori
(24.03.09)
vcd işi kesinlikle tutmaz. internette film indiren sayısı fazla değil ama gidip de film kiralayanlar da genellikle bu gruptan çıkıyordu. ikincisi sakarya şehir merkezi. ev fazla yok oralarda. kimse de iş yeri orada ya da işi dütü diye mahallesinde vcd kiralayan varken gidip de kızılay'dan almaz. "hayatında hiç evinde izlemek için evine uzak bir yerden vcd kiraladın mı?" sorusunun cevabı yeterli olacaktır sanırım : )

insanların yiyip içmeye geldiği bir yere sadece yemek içmekle yer açmanı mantıklı olur. mekan sanırım büyük değil o yüzden içmeyi kaldırabiliriz. geriye "yemek" kalıyor. onu da enteresan ama tutulacak bir şey olarak ayarlamalısınız. waffle, kahve falan tiki şeyler tutmaz sakarya caddesinde.neticede fakir üniversite öğrencisi ve dershane gençliği döndürüyor orayı.

vcd yerine su satsanız bile şansınız dha yüksek olur. mesela açık şeker, sakız satabilirsiniz. hani bir ton çeşit arasından gramaj hesabıyla satılan. tutar bence. eğer mekan sandalye masa atmaya ve mutfağa müsait ise makarnacı da iyi olur. eğer müşteri ağırlama imkanı yoksa köpük ya da plastik kaplarda da makarna satışı yapılabilir. yine tavuklu, nohutlu pilav dükkanı da olabilir.
sakın çiğ köfte, tavuk döner, balıkçı işine girmeyin derim. sakarya caddesinde haddinden fazla bulunuyor bunlardan. yakında da tek tek elenecekler. eğer iyi usta biliyorum derseniz içki sonrası yiyeceklerle özelleşmiş bir dükkan da olabilir. kokoreç, midye dolma/tava ne bileyim işkembe çorbası gibi. ama zahmetli işler bunlar. müşteriyi bir kez kaçırınca bir daha gelmeyeceği kesin.
döndürüyor orayı.
0
vecna
(24.03.09)
artık millet dizimatik.com gibi sitelerden arşiv sahibi insanlardan dvd tanesi 1 tl gibi fiyatlarla alıyorlar her türlü dizi-film-konser-anime vs vs vs...

zor bi iş olur sizin açınızdan, tutmaz gibi geliyor...

umarım istediğiniz gibi gider her şey...
0
fuatturkrap
(24.03.09)
fish and chips. millet meraklidir boyle degisik seylere. balikciyla da anlasirsin orada.

ilk kir pidesi ciktigi zamanlari hatirliyorum da, parayi kirmislardi.
0
fdegir
(24.03.09)
cevaplara check atma stilin gayet ilginç?
0
atmosphere
(24.03.09)
madem yer ufak, corn in cup işine girin.

hatta yazın bardakta buzlu, naneli ve zeytinyağlı mis gibi cacık da satabilirsiniz.
0
cruor
(24.03.09)
işim surekli sakaryaya düşüyor. ve soyle oğrenciye hitab eden bir kumpirci olsa diyorum. yani size maliyeti fazla olmaz ama ne biliyim boyle "burası bizim mekan" insanlarını toplamalısınız.(kumru, kumpir vs hep aynı yerden yerim kişileri) sakarya üzerinde bolca bar içki vs yeri var. insanlar içkiden sonra yiyebilir. ya da dershane gençleri akın akın saldırabilir. bence uygun. üstelik sadece bir büyük fırın işinizi gorecektir.
0
emcedeltate
(24.03.09)
dükkanı bu tip parlak fikirleri olan girişimcilere kiralamak en garanti çözüm olur sanırım.
0
makineci
(25.03.09)
nen var kuzum'a çok pis kil olmussun herhalde.
bence dvd isi gidebilir, el altindan kopyalayip film oyun fln da satarsan özellikle. (disariya kapali umarim)
0
samfisher
(25.03.09)
(6)

Turkce Karakter

166 masal servisi
Merhabayin, Turkce karakter kullanimiyla ilgili bikac sey takildi aklima. Bundan boyle artik sadece ingilizce karaktelerle entri giremeyecek miyiz? Oyleyse klavyesinde Turkce karakter olmayanlar ne yapacak? Entri girme kutusuna Turkce karakter butonlari mi eklenecek mesela vs...
Merhabayin,
Turkce karakter kullanimiyla ilgili bikac sey takildi aklima. Bundan boyle artik sadece ingilizce karaktelerle entri giremeyecek miyiz? Oyleyse klavyesinde Turkce karakter olmayanlar ne yapacak? Entri girme kutusuna Turkce karakter butonlari mi eklenecek mesela vs...
0
166 masal servisi
(22.03.09)
sadece başlıklara özel uygulama o.
0
sanal uyku
(22.03.09)
ama başlık açarken, zorunlu hallerden dolayı türkçe karakter kullanamayacaksınız. olsa olsa o olacak.
0
kibritsuyu
(22.03.09)
klavyeye türkçe karakterler eklemek mümkün.
0
tahsin sutcuoglu
(22.03.09)
yakinda baslik acarken kullanmak uzre turkce karakterlerin olacagi kutucuklar koyarlar diye tahmin ediyorum.
0
la traviata
(22.03.09)
başlık açacakken copy paste yaparak türkçe karakterleri alabilirsiniz :) bu da bi yöntem :)
0
likeaprayer
(22.03.09)
la traviata'ya katılıyorum. yakında bkz butonun yanında ç, ğ, ş, ı, ü vs. butonları olur.
0
deckard
(22.03.09)
(31)

başlık taşıma

efruz
entry taşımayı anladık da. bir başlıktaki bütün entryleri nasıl taşıtabiliriz.misal canimsin başlığının komple canımsın başlığına taşınması için
entry taşımayı anladık da. bir başlıktaki bütün entryleri nasıl taşıtabiliriz.

misal canimsin başlığının komple canımsın başlığına taşınması için
0
efruz
(22.03.09)
surprise
(22.03.09)
enrty içi aramanın altındaki "taşı" butonuna basarak.
0
demcan
(22.03.09)
başlığı değiştir dedim değiştirdi. onay almadan mı yapıyor bunu
0
🌸efruz
(22.03.09)
sadece türkçe karakter değişimi yaptığımı sistem mi anlıyor.

misal ali başlığını veliye taşısam, yapmayacak mı?

denemedim
0
🌸efruz
(22.03.09)
yani ben de yeni soru açmadan buradan sorayım. türkçe nick'e sahip arkadaşlar ne yapacak? tamamen sallıyorum, seguc (anlamsız) nick'inde biri olsun. şeğüç başlığına mı taşınacak? yani sallamasyon bi kelime bu diyelim. nick sahibinin isteğine göre mi değerlendirilecek? yoksa "nick nick'tir, eşsizdir (unique), taşınma olmaz" mı denilecek?

ya da anlamlı bir kelime olsun, mesela nick: "sarkici". yine "şarkıcı" başlığına mı taşınacak? "sarkici"'da kalmaya devam mı edecek? yoksa nick sahibinin isteğine göre mi değerlendirilecek?
0
deckard
(22.03.09)
maalesef entry lerin altındaki taşıma seçeniğini, başlığı komple taşıma seçeneğinden önce gördüm ve sorumlu bir ekşi sözlük kullanıcısı olarak entry lerimin bulunduğu taşınması gereken başlıklardaki tüm entry leri tek tek tick koyarak moderatörlere ilettim. (demek ki sorumlu ekşi sözlük kullanıcısı değilmişim. olayı anlamadan iş yapmışım.)
yani epey bir iş yükü yükledim moderasyona. bu durumda ben bu başlıkları tekrar komple başlık taşıma seçeneği ile taşısam, bu yükten kurtarabilir miyim moderasyonu? moderasyon bu yolladıklarımı artık görmez mi?
0
jaaaccckkk
(22.03.09)
peki neden bir taşıma için birden fazla mesaj geliyor? başlıktaki bana ait entry sayısıyla ilgili diyeceğim ama tek entrymin olduğu başlık için bile birsürü mesaj gelmiş.
0
sanal uyku
(22.03.09)
yoo, sadece 1 entrymin olduğu ve hiç entry silmediğim "lost" başlığı için 8 tane "löst başlığındaki bütün entry'ler lost başlığına taşındı. (bkz: lost/@sanal uyku)" mesajı gelmiş.
gerçi onun dışında problem yok, birden fazla entrymin olduğu başlıkta da kaç entrym varsa o kadar mesaj gelmiş ama lost başlığı için bir problem var.
0
sanal uyku
(22.03.09)
lost bi ara löst oldu sonra tekrar lost yapıldı belki ondandır
0
🌸efruz
(22.03.09)
he tamam o zaman. birden fazla entrymizin olduğu başlıklar için de sadece 1 mesaj gelirse daha iyi olur.
0
sanal uyku
(22.03.09)
bu lost'u löst yapan vatandaşın cezası nedir? idam mı?
0
anarquia
(22.03.09)
eğer başlık başka açılardan da sorunluysa alttaki kutucuğa tik atıp moderatör onayına gönderebilirsiniz.
başka açılar derken? özel karakterler mi?
0
sanal uyku
(22.03.09)
"ekşisözlük" botu, başlığı türkçe karakterli olanı şeklinde değiştirdiğimizde eski türkçe karaktersiz başlığa yönlendirme entry'sini otomatik giriyor mu? bir tane başlık taşıdım ama eskisi deyenisine otomatik yönlenmedi sanki.
0
kibritsuyu
(22.03.09)
peki mesela "sac" başlığının tümü "saç" başlığına taşındı diyelim.
birinin entry'si de "ince ve düz, metal parçası." olsun. biz bu entry'i "bu konu başka bir başlıkta inceleniyor - sac" diye ispiyonlarsak ne olacak?
sac-saç düzenlemesi yapılmış zaten de, demek istediğim anlaşıldı sanırım.
0
sanal uyku
(22.03.09)
yani kendimiz o entry'i taşırsak normal taşımış oluyoruz ama ispiyonlayarak taşıtırsak "başarılı ispiyon" olarak kaydediliyor? :)

@want2die: bana dediyseniz tam olarak anlamadım ne demek istediğinizi.
0
sanal uyku
(22.03.09)
nickleri yalnizca sahipleri tasiyabiliyor demissiniz ama bazi nickler ayni zamanda baska bisey de olabiliyor
ornegin kibariye nin annesi. kibariye'nin annesi basligina tasinmali mi, yazarin onayini almaya gerek olmadan.
veya neriman koksal mesela.
tasinmali heralde.?

bir de diyelim benim klavyem ingilizce. ölüm yazamiyorum, olum yazabiliyorum, ama ölüm basligina bir entry girmek istiyorum. ee napicam? birinin o basliga ölüm bkz i vermis olmasi icin dua edicem, ve sayfa sayfa dolasarak o bkz i arayip bulup tiklayip mi yazicam yazacaklarimi ancak?
0
cisterna
(22.03.09)
@cisterna; yazar olmayan neriman köksal ile ilgili entry'leri taşırsınız, ötekiler yazarın kararı olur.

diğeri içinse en kötü ihtimal bir ö harfi copy/paste ediverin sözlüğün bir yerlerinden. şu anda başlığa girerken yardımcı olabilecek bir karakter dizaynı yok henüz. daha sonra düşünülebilir sanıyorum.

edit: entry'lerin türkçe harflerle girilmesi gibi bir zorunluluk yok, sadece başlıklarda var bu, galadnikov daha önce açıkladı (git: 64920).
0
demcan
(22.03.09)
entrylerde bir zorunluluk olmadigini anladim ama umarim soylediginiz gibi turkce harfleri copy paste edip durmaktan baska bir yolu da vardir/kisa zamanda olacaktir istedigimiz basliga gidebilmenin.
korkunc yani bu sekilde.
0
cisterna
(22.03.09)
kopyala yapıştır yapılması lazım. ya da üstteki kısma "olum" yazıp "ara"ya basacaksınız, çıkan seçeneklerden gireceksiniz.
0
sanal uyku
(22.03.09)
evet o butonlar benim de aklima geldi, kesinlikle oyle biseyin olmasi lazim.
oyle arayarak marayarak ohoo sacma yani. ayrica aratmak da cok etkili bir yontem degil, yeni baslik acarken nolcak o zaman..
0
cisterna
(22.03.09)
Bu değişiklikten sonra kendi yazdığım entrylere bi bakayım dedim. Bir başlıkta 2 tane aynı entryim var. 46. sıradakiyle 51. sıradaki aynı sadece benimkide değil.

46. 47. 48. 49. 50. entryler sırasıyla
51. 52. 53. 54. 55. entryler olarak tekrar yer alıyor (bkz: süper lig )

Neden böyle olmuş?

İşin ilginç yanı giriş yapmadan bakınca normal gözüküyor ama giriş yapıp bakınca aynı entryler yer aldığı gözüküyor.
0
hlsn
(22.03.09)
sanal uyku "başka başlıkta inceleniyor diye ispiyonlarsak ne olacak" diye sorunca aklıma geldi.

"bu konu başka başlıkta inceleniyor" ispiyonuna ne gerek var artık? ispiyon yapmak yerine entry altındaki butonla kendimiz taşıyamıyor muyuz zaten? ispiyon yapıp moderatöre taşıtmaya ne lüzum var?
0
kibritsuyu
(22.03.09)
galadnikov'a bahsettiği mesajı atan benim. taşı butonuyla yapılan ispiyonlar(başlık ayıklama ör:saç-sac [hatta o başlığı da ben ayırdım]) istatistiğe yansımıyor. yerinde olmuş ama bu tarz kurallar uygulamanın başladığı saatte açıklansaydı daha iyi olurdu..
0
surtunme kuvveti
(22.03.09)
f.e.a.r başlığını f.e.a.r. a değiştiremiyorum. bunlar aynı zaten diye bir uyarı veriyor. ancak f e a r 2 project origin başlığını f.e.a.r. 2 project origin olarak taşıyabildim.

başlığın son karakteri noktaysa umursanmıyor mu? bug mıdır bu? yoksa özellik midir? nedir?
0
ati99
(22.03.09)
@ati99; muhtemelen cümle şeklindeki başlıkların sonuna nokta koyulduğunda sözlük maddesi görünümünden uzaklaşacağı için tercih edilmiş, bug olduğunu zannetmiyorum.
0
surtunme kuvveti
(22.03.09)
3 sayfalı bir başlıktaki bazı entrylerin taşınması gerekiyordu.ilk sayfadaki taşınması gerekenleri işaretledim 2. sayfaya geçtiğimde ise bu 1. sayfadaki taşınması gerekenler entryler unutulmuş oldu. niye oluyor beyle?
0
emcedeltate
(22.03.09)
@emcedeltate; sayfa sayfa taşıyacaksın malesef, javascript ile seçiyorsun diğer sayfaya geçtiğinde seçimlerin gidiyor haliyle.
0
only
(22.03.09)
@jugador; başlıklar teknik olarak noktalama işaretleri ile bitemiyor zaten, denemesi bedava.
0
demcan
(23.03.09)
cin seddi başlığındaki entryler olduğu gibi çin seddi başlığına taşındı. gayet normal gelebilir. ama cin seddi isminde ankaralı bir rock grubu var. hatta başlığa bakınca da göreceksiniz. türkçe karakter azizliğine uğrayan grup vs. gibi entryler var.

çin seddi olarak değiştikten sonra içindeki cüzi miktardaki cin seddi entrysini taşımak istedim. ama şimdi burda ikinci kez taşınmıyor diye bir şey gördüm. böyleyse ne yapacağız?
0
supergirl
(23.03.09)
ispiyonlayın. "bu konu başka bir başlıkta inceleniyor" gerekçesiyle..
0
surtunme kuvveti
(23.03.09)
ben de nick'imde türkçe karakterler kullanmak istiyorum, yok mu bunun bi yolu?
0
opucuk baligi
(23.03.09)
(3)

genclik parki

burjuva
arkadaslar genclik parkı lunapark telefonunu nasıl bulabilirim ? ya da bugü acık mıdır lunapark var mı bi bilen?
arkadaslar genclik parkı lunapark telefonunu nasıl bulabilirim ? ya da bugü acık mıdır lunapark var mı bi bilen?
0
burjuva
(21.03.09)
lunapark kapanmadı mı? melih gökçek orayı yeniden restore ediyodu vs..?
0
merry shelly
(21.03.09)
lunapark kapanmadı. gençlik parkı inşaat halinde, lakin lunapark çalışıyor.

lunapark havanın güzel olduğu her gün açık. sadece kışın kapalı kalıyor. bugün de hava gayet güzel ve güneşli görünüyor. bence açıktır.
0
kibritsuyu
(21.03.09)
orası kafasına göre çalışşıyor sanki yaw, bi aralar açıktı ama geçen hafta önünden geçerken hiç ses seda yoktu. bi ilgin. dediğiniz gibi sormakta yarar var.
0
brkylmz
(21.03.09)
(10)

Wireless Sinyal Güçlendirme (Anten Tavsiyesi de Olabilir)

ataturkiye
Arkadaşlar merhaba;Elimde bir adet wireless'lı laptop var. Önceden kendime ait özel bir adsl hattım olduğu için (evet yalnız yaşıyorum, zenginim, züppeyim, eşek-kırbaç kombinasyonuyla sado-mazo ilişkiler yaşıyorum) bu wireless denen naneden pek anlamam.Şimdi mesele şu; orda bir köy var uzakta misali
Arkadaşlar merhaba;

Elimde bir adet wireless'lı laptop var. Önceden kendime ait özel bir adsl hattım olduğu için (evet yalnız yaşıyorum, zenginim, züppeyim, eşek-kırbaç kombinasyonuyla sado-mazo ilişkiler yaşıyorum) bu wireless denen naneden pek anlamam.

Şimdi mesele şu; orda bir köy var uzakta misali uzaklarda bir yerlerde şifresiz bir ağ var. Normalde salonda oturduğumda arada sırada bağlanmaya çalışıp nanik yapıyor şerefsiz. Çünkü sinyal çok az.

Diğer odaya geçtiğimde ise koltuğun üzerinde amuda kalkarak sol elimde tutarsam laptop'u sorunum yok, paşalar gibi bağlanıyorum bu wireless ağa.

Tahmin edeceğiniz gibi bu pozisyonda 45 dakikadan sonra insan yorulmaya başlıyor. Kendimi cine-5 izlerken gözlerimi kısıp amuda kalktığım ergenlik günlerdeki gibi aptal hissediyorum.

Acaba bu sinyalleri daha çok çekebilir miyim bilgisayarıma? Wireless antenler varmış mesela; bu notebook'lara olur mu (not: elimdeki alet HP NC6120, arkasındaki wireless karta ulaşm şansım var, anten tellerini çıkarıp istediğimi bağlayabilirim).

Ya da usb den veyahut pcmcia girişlerinden bağlanan wireless adaptörler varmış, bunların antenleri daha iyi çekiyormuş, doğru mudur?
0
ataturkiye
(21.03.09)
el yapimi wireless anten işini görür belki. cantenna diye aratırsan (ya da el yapımı anten) nasıl yapılacağını öğrenebilirsin. bunun dışında uzunca bi usb kablo ve bi de usb wireless adaptör alıp, wireless adaptörü daha iyi çeken bi yere koyarsan da olur gibi.
şurda örnek bi anten var :forum.pclabs.com.tr
0
Poly
(21.03.09)
hatta usb anten almayı düşünürseniz iyi bir fiyatla stokta bitmezse bugün için fırsat:
www.bendeistiyorum.com
stokta biterse aynı ürün tekmarda da var
0
prodeq
(21.03.09)
wireless güçlendirici aletler de var. şunlar onlardan oluyor sanırım:
www.hepsiburada.com
www.hepsiburada.com
0
sanal uyku
(21.03.09)
@sanal uyku; yanılmıyorsam bunlar pc'ye bağlanıyorlar, değil mi? Bu pointleri kullanmak için karşı tarafın modeminden izin almak lazım mıdır?
0
🌸ataturkiye
(21.03.09)
valla bu aletlerin kullanım şeklini bilmiyorum hiç.
0
sanal uyku
(21.03.09)
bence deneme. başkasının bağlantısını izinsiz kullanmak iyi bir özellik olmasa gerek. bunu yazdım çünkü kendi vicdanımda yazmadığımda rahatsız olacağımı biliyordum ve anladım.
izinsiz başkasının bağlantısını kullanmak, adil değil en azından. benim bağlantımı da birisi kullanmasın isterim.

önerim bu benim de...
0
fempusay
(21.03.09)
benim bildiğim wireless güçlendirici alet modeme bağlanır, modemin kapsama alanını arttırır. bu sizin işinize yaramaz.

ya da şöyle yarar. wireless modemin konumu ile bulunduğunuz konum arasında bir yere, ağaca falan bağlarsanız olabilir. yani

A-------B--------C

siz A'dasınız, modem de C'de ise, B civarlarına access point'i konumlandırıp C'deki modeme tanıtırsanız olur. lakin çok fantastik olur.
0
kibritsuyu
(21.03.09)
@fempusay zaten halka açık bir bağlantı, şifre yok; tahminimce kız yurdundan geliyor. Cayı cayır film indirip milletin bağlantısını yemedikten sonra niye sorun olsun ki?

@kibritsuyu maalesef modemle temas kurma şansım yok. Daha nerede olduğunu bile bilmiyorum. Tahminim kız yurdu ama "merhaba komşu ben geldim azcık internetinizden şeedecedim " diyemem heralde :)

@divit uzatmalı kablo mantık iyi aslında. Hatta araştırdım, anteni perdeye takanlar bile var :)
0
🌸ataturkiye
(21.03.09)
baska bir seyden bahsedecegim, sifresiz baglanti uzerinde alip yolladigin her seyin networke bagli diger kisiler tarafindan cok guzel bir sekilde izlenebilecegini unutma. secure baglanti kurulamayan sitelere sifre falan girme (eksi sozluk dahil).
0
kurukafa
(22.03.09)
@kurukafa: Haklısın, sniff olayı var; ama bunu burada yapabilecek kimse olduğunu sanmıyorum
0
🌸ataturkiye
(22.03.09)
(6)

Zaman makinesi

ziplayan meksika bamyasi
Şimdi gidip Ağrı Dağı'na şöyle kocaman harflerle 21 Nisan 2009'da Roma'daki Colosseum'a gelin desek, bilmemkaçıncı yüzyıldakiler bunu görseler, o zaman da zaman makinesi icat edilmiş olsa, bunlar da gelseler? Olmayacak bir şey mi bu, neden?
Şimdi gidip Ağrı Dağı'na şöyle kocaman harflerle 21 Nisan 2009'da Roma'daki Colosseum'a gelin desek, bilmemkaçıncı yüzyıldakiler bunu görseler, o zaman da zaman makinesi icat edilmiş olsa, bunlar da gelseler? Olmayacak bir şey mi bu, neden?
0
ziplayan meksika bamyasi
(20.03.09)
back to the future 2 ve 3, bu konunun üzerine senaryolarını hazırlamıştı zaten. doc, zaman makinesini tünele saklıyor, yıllar sonra mektup yollatıyor, martin mektubu alıp zaman makinesini buluyor falan. yani tam böyle olmayabilir de, böyle eylemler vardı.

yeni yeni ortaya çıkan internetten kuantum fiziğini yalayıp yutan adamlara göre sorduğun şey mümkün. onlar, sitelerde okuyup da ağızlarının açık kaldığı her şeye "oha kuantuma göre bu mümkün" diyenlerdir. şüphesiz ki cehennemde bizzat einstein tarafından bellerine ateşli meşe odunu yiyeceklerdir.

bilimsel olarak soruyorsan, zaman makinesi ile bir yolculuk, yani deney yapılamadığı için, yani ortada gözlem olmadığı için ne olacağını konuşmak imkansız.
0
deckard
(20.03.09)
ben yaptım dediğine benzer bir şeyi. Hiç bi şey olmadı.

(bkz: #15633103)
0
kovse
(20.03.09)
zamanda yolculuk öyle filmlerde gördüğümüz gibi bir şey değil. şu kitabı okumanı tavsiye ederim.
zamanın daha kısa tarihi- stephen hawking
0
henry gale
(20.03.09)
zaman makinesi meselesi epey çetrefilli. zaman yolculuklarında döngüler filan oluyor. yani teori ne kadar akla yatsa da pratikte mümkün değil. ha, gönül istemez mi? gönül neler istemez ki..
0
hicazkar
(21.03.09)
bununla ilgili bir entry vardı, bu arada bulan olursa sevinirim. yöntem olarak zor ve özveri istiyor biraz ama şöyle bir şeydi:

yaşadığınız süre boyunca zaman makinesinin icat edilmiş olup olmayacağını şöyle anlayabiliriz. şimdi bir kağıda "eğer zaman makinesi icat olursa ve ben zaman yolculuğu yaparsam 10 mart 2009 (bugünden 5-10 gün gerisi olabilir) tarihine gidip şuraya (zırt pırt kazılmayan güvenli bir yer) gömeceğim" yazacaksınız. bu kağıdı da asla kaybetmeyeceğiniz, unutmayacağınız şekilde yanınızda taşıyacağınız bir yere koyacaksınız. sonra da hemen gidip dediğiniz yeri kazıp bakacaksınız. kağıt oradaysa ileri bir tarihte zaman yolculuğu yapıp, bulunduğunuz günden 5-10 gün önce kağıdı oraya gömmüşsünüz demektir.
0
kibritsuyu
(21.03.09)
Maalesef zaman makinesi yapılamayacak. Bir şekilde ortaya çıkardı şimdiye kadar.
0
bitti
(21.03.09)
(2)

kaybolan sol frame

aklimdan zorum var
az önce oldu. herhangi bir başlığa tıklayınca ekran genişliyor ve sol frame kayboluyor. geri gidince tekrar beliriyor. pek anlamam bu işlerden. sözlüksel midir yoksa pc ayarlarından mıdır?
az önce oldu. herhangi bir başlığa tıklayınca ekran genişliyor ve sol frame kayboluyor. geri gidince tekrar beliriyor. pek anlamam bu işlerden. sözlüksel midir yoksa pc ayarlarından mıdır?
0
aklimdan zorum var
(20.03.09)
ctrl f5
0
rygard
(20.03.09)
internet explorer'ı kapatıp geri açmak da çözer bu olayı.
0
kibritsuyu
(21.03.09)
(2)

kurtlar vadisindeki müzik

etsw
polat ile ebru'nun sahnelerinde çalan şarkının adı ne bilen var mı acaba?
polat ile ebru'nun sahnelerinde çalan şarkının adı ne bilen var mı acaba?
0
etsw
(20.03.09)
şu yemek yerlerken çalan ıslıklı müziği soruyorsanız:

ibrahim dolu - sonsuza kadar
0
kibritsuyu
(20.03.09)
yok hayır, o tutulmadı sanırım yenisini yaptılar ya şimdi gitarla giriş yapıyor sonra ney ile devam ediyor sanırım.
0
🌸etsw
(20.03.09)
(3)

internet firması kurarken seçilmesi gereken şirket tipi?

joeblack or blackjoe
Merhaba arkadaşlar yaklaşık 10 aydır üzerinde çalıştığım açık arttırma içeriğine sahip internet sitesi için firma kurmam gerekiyor.Öğrenmek istediğim şey ise bu firmanın şahıs veya limited olmasının sanal pos başvurusu esnasında herhangi bir önem teşkil edip etmediği.Yardımcı olursanız sevinirim..
Merhaba arkadaşlar
yaklaşık 10 aydır üzerinde çalıştığım açık arttırma içeriğine sahip internet sitesi için firma kurmam gerekiyor.
Öğrenmek istediğim şey ise bu firmanın şahıs veya limited olmasının sanal pos başvurusu esnasında herhangi bir önem teşkil edip etmediği.
Yardımcı olursanız sevinirim..
0
joeblack or blackjoe
(19.03.09)
öyle şey olmaz. kim dediyse götünden sallamanın en güzel örneğini sergilemiş. limitedine zilitedine bakmazlar, o pos cihazının kullanılma potansiyeline bakarlar. şahıs firması olan giyim mağazası mükellefimin 12 tane ayrı pos cihazı var. giyim mağazası, herkes taksit yapıyor, kartla alıyor bilmemne. a.ş. olan metal kesme atölyesi mükellefim de zar zor bir tane alıyor. niye? metal kestiren adam perakendeci değil. ödemesini kredi kartıyla taksit yaptıracak müşteri potansiyeli yok. müşteri ya vadeli çek veriyori ya senet veriyor, ya bankadan havale yapıyor. ya da onun gibi bir şekilde ödüyor.
0
kibritsuyu
(19.03.09)
sıfırdan sektöre giren ne üdüğü belirsiz tiplere vermezler. mesela ben istesem vermezler. ama 10 senedir vergi mükellefi sağlam bir adama tak diye verebilirler.
0
darknum
(19.03.09)
Teşekkürler arkadaşlar ben maliyet ve açılış kapanış kolaylıkları sebebiyle başlangıçta şahıs firması kurup daha sonra duruma göre geçişler yapmayı tabi buda imaj olarak çok kötü olucak..
0
🌸joeblack or blackjoe
(20.03.09)
(7)

garanti cep şifrematik nasıl çalışıyor?

kibritsuyu
ha nasıl? wap/gprs uyumlu ve java çalıştırabilen cep telefonu deniyordu. ben de zannettim ki telefona bir java programı yükleyeceğim, bu program rastgele bir sayı üretip, ürettiği sayıyı wap/gprs yoluyla garanti'ye bildirecek, ben internetten aynı sayıyı girince doğrulama yapılıp internet şubesi açı
ha nasıl? wap/gprs uyumlu ve java çalıştırabilen cep telefonu deniyordu. ben de zannettim ki telefona bir java programı yükleyeceğim, bu program rastgele bir sayı üretip, ürettiği sayıyı wap/gprs yoluyla garanti'ye bildirecek, ben internetten aynı sayıyı girince doğrulama yapılıp internet şubesi açılacak.

lakin öyle değil. cep telefonuna java programı yükledik tamam. yüklediğim program bir sayı üretiyor, ancak herhangi bir wap/gprs bağlantısı kurmuyor. peki telefonun ürettiği sayının ne olduğunu garanti internet şubesi nereden biliyor da ben o sayıyı internete girince doğru diyor?
0
kibritsuyu
(18.03.09)
sana gonderdigi algorıtmanın uretebilecegi tum sayılar garanti de vardır zaten. ya da zamanın fonksiyonuysa aynı sifre garanti tarafından da surekli generate ediliyordur.
0
bryan fury
(18.03.09)
ben de o sistemi kullanıyorum. sanırım o programın içinde bir algoritma yüklü ve random üretiyor şeklinde görünen şifreler aslen belli bir sistem dahilinde üretiliyor. belki özel bir sıralaması da vardır, bilemiyorum.

aynı sistemi şifrematik denen bir alet veriyorlar ve o şekilde de kullanabiliyorsun. onda da herhangi bir gprs bağlantısı falan söz konusu değil. oradan biliyorum.
0
hevipeyra
(18.03.09)
zamana göre bir sayı üretiyor. ondan dolayı bağlantı kurmasına gerek yok.
0
purgatory
(18.03.09)
bildigim iki yontem var. bunlardan biri olmasi muhtemel.

1 - Sayi Dizisi : Burda Garanti'nin internet bankaciligi mevzuunda senin hesabin altinda bir sayi dizisi barindiran dosya var. Sen makineden bir sayi aldiginda dizinin siradaki sayisi ile karsilastiriyo ve dogruysa izin veriyo. Senkronizasyon kaybolmasin diye genellikle numaraar 1 dakika kadar gecerli oluyo falan. Ben kaybetmistim nasil becerdiysem.

2 - Aninda Alinan Aktif Sifre : Bu genellikle akilli anahtarlarda oluyo ama muhtemelen bir program yuklediysen onun da seri numarai oldugunu var sayarak yola cikiyorum. Bu cesitli bilgileri kullanarak yünik bir sifre olusturur, soyle ki bir formulu vardir ve bu formul muhtemelen sunlari icerir ;

"Tarih, Saat, Dakika, Saniye ve Makine ya da Programin seri numarasi"

Bu bilgileri tanimlanmis formule yerlestirerek yünik bi sifre elde eder ve sen bunu bankaya logi olurken girdiginde kontrol edilir, gecerli oldugu sure boyunca login olabilirsin falan.

Hani bunlari Financial Information Systems dersinde cok ayakustu anlatmisti hoca. Dogru da olabilir yanlis da. Zaman gecti ustunden malum.
0
polifonik osuruk
(18.03.09)
zamana ve sifrematigin seri nosuna bagli bir kod uretiyor.
garanti'de de senin kullaniyor oldugun sifrematigin bilgileri var ve o da zamana bagli olarak sifre uretiyor giris yapacagin zaman.
ben de kullaniyordum da telefon kirilinca yalan oldu. yanlis bilmiyorsam 1-2dk icinde de uretilen kod expire oluyor. tekrar uretmen gerekiyor falan.

.. derken benim cevabin bir kismini detayli bir sekilde polifonik osuruk da aciklamis zaten.
0
sourlemonade
(18.03.09)
denemeler:

arka arkaya iki şifre ürettim. garanti internet şubesine ilk ürettiğimi denedim girdi. çıktım, ikinciyi denedim yine girdi.

tekrardan arka arkaya iki şifre ürettim. önce ikinci ürettiğim şifreyi denedim girdi. çıkıp ilk ürettiğim şifreyi denedim, bu sefer girmedi.
0
🌸kibritsuyu
(18.03.09)
denemelerin sonucunda, zamanın fonksiyonu oldugu net bence. ikinci sifrenin ilkinden her halukarda daha sonra generate edildigini anlıyor.
0
bryan fury
(18.03.09)
(13)

Lens Almalı mı?

griphook
Selamlar,Yaklaşık 2-3 senedir gözlük kullanıyorum ama artık lens kullanmak istiyorum.Muayene olduğum doktor lens kullanmanın zararlı bir şey olmadığını söylerken,gözlükçü (yani sonuçta lens de satıyor) bunun sağlıksız bir olay olduğunu ve tavsiye etmediğini söyledi.Nedir bu konunun aslı?Temiz kullan
Selamlar,

Yaklaşık 2-3 senedir gözlük kullanıyorum ama artık lens kullanmak istiyorum.Muayene olduğum doktor lens kullanmanın zararlı bir şey olmadığını söylerken,gözlükçü (yani sonuçta lens de satıyor) bunun sağlıksız bir olay olduğunu ve tavsiye etmediğini söyledi.Nedir bu konunun aslı?Temiz kullanmama rağmen lensten toz ve diğer yabancı etkenler dolyısıyla hastalık kapma olasılığım var mıdır?Yani lens kullanmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?Şimdiden teşekkür ederim..
0
griphook
(18.03.09)
lens kullanmak müthiş bi şeydir. gözlükle kıyaslama bile. dünyan değişir. doktorun takabilirsin dediği sürece tak.
0
evandro
(18.03.09)
optisyenlerin bu konuda ahkam kesmesi baştan yanlış bir harekettir. siz göz doktorunuza danışın ve onun dediğini yapın yeter. lens size gözlüğün veremediği tam görmeyi verir, başka bir deyişle görme alanınızda kör nokta kalmaz. eğer tolere edebiliyorsanız ve temel hijyene dikkat ediyorsanız size problem de çıkarmaz. lens iyidir. spor yaparken rahat edersiniz.
0
justaddwater
(18.03.09)
spor yaparken rahat edersiniz demişken,örneğin ben futbol oynarken lensi çıkarmasam,bu şekilde koşsam,zıplasam,kafa topuna çıksam,futbol oynarken yapılabilecek her türlü hareketi yapsam işte,lense bir zarar gelir mi(daha önemlisi gözüme)ya da düşer mi?
0
🌸griphook
(18.03.09)
dostum hiç tavsiye etmem. ilerde göz yanması, bulanıklılık gibi durumlarla karşılaşırsın. bende kullandım ve başıma gelenleri söylüyorum. haa unutmadan "herşeyin doğalı güzeldir" ve en baştada sağlık.
0
suskunçocuk
(18.03.09)
öncelikle göz doktorlarının hepsi de optisyenlerler, lens&gözlük firmalarıyla anlaşmalılardır. komisyon alırlar-verirler. fakat ben hayatımda hiç lens kullanan göz doktoru görmedim.
bence lens sağlıklı değildir, korneayı inceltir anacım. 3-5 sene lens kullanan kişilerin ışığa hassasiyeti oldukça artar, insanın gözü yaşarır güneş ışığında.
fakat lens benim dünyamı değiştirmiştir açıkçası, hem de 5 senedir. inanın lisede doğru dürüst kız arkadaşı olmayan, göz rengi -5 dolaylarındaki miyopi yüzünden seçilemeyen ben, üniversitede bereketli yıllar geçirmiş, genç kızların gözde ismi olmuşumdur.
yağuşuklu olduğumu lens fark ettirdi diyebilirim. artık top oynarken gözlüklerim kırılmıyor, kimse gözlüğü gözüne sokarım, gözlüklerini lens yaparım demiyor.
marka önerim: focus visitint-aylık
yaz aylarında havuz deniz için ise günlük focus, hatta kadıköy ozan optik uygun fiyatla satar....her türlü soru için yazarınız karrdanadam hazırdır...
0
karrdanadam
(18.03.09)
13 senedir lens kullanıyorum, bir iki kere konjonktivit yaşamak haricinde hiç bir sıkıntısını ya da zararını görmedim. Ayrıca kolaylığı, huzuru vb. her halukarda gözlüğü ezer geçer.
0
sui
(18.03.09)
dalmak ve yüzmek hariç her sporu gayet güzel yapabilirsin. bak alex'e takıyo lensini takır takır oynuyo :)

lensin bi çok durumda gözü koruduğu bile olur. mesela benim doktorun hastalarından birinin gözüne aseton sıkmış küçük kardeşi. lens bembeyaz olmuş ama gözü yanmaktan korumuştu.. zaten öle eskisi gibi kırılıp gözü çizecek lensler falan kalmadı artık. bundan 15 sene önce çok dertli lensler kullanırdık. tozun zerresi değdiğinde günün rezil olurdu. artık öle bi dert de yok..

hijyene çok takılıyorsan solüsyon olarak aosept kullan.. pahalıdır ama en iyisidir.
0
evandro
(18.03.09)
bu kisiden kisiye degisiyor galiba. ben ikisine de kullaniyorum, spor yaparken lens kullaniyorum ama onun disinda gozluk kullanmak daha rahat geliyor. hele bilgisayarla filan ugrasirken veya bir sey okurken lens mahvediyor beni...
0
alpinsamuray
(18.03.09)
alex maçlarda lens kullanıyor yani?şaşırdım bayağı:)
0
🌸griphook
(18.03.09)
eğer yüzme gözlüğü veya dalgıç maskesi kullanıyorsanız lensle çok şahane yüzülür de. angut gibi gözlüksüz dalar da suda gözünüzü açarsanız (benim gibi) o lens gözden çıkıp deryalara yelken açar.
0
kibritsuyu
(18.03.09)
lens kullanırken temizliğe ve de kullanım koşullarına çok dikkat ettiğiniz sürece herhangi bir sorunla karşılaşmanız zor bir ihtimaldir genelde. bir de lensin uzun vadede zararları olduğu söyleniyor ama o konuda çok derin bir bilgim de olmadığından yanlış bir şey demek istemem. ben dışarı çıkarken lens, evdeyken gözlük kullanıyorum sanırım en ideal kullanım bu şekilde olanı.
0
hal9000
(18.03.09)
üşengeçseniz hiç bulaşmayın. "sabah kalktığımda çıkartırım", "okula geç kaldım; artık yarına", "suyunu değiştirmesem de olur" derken bir düzensizliğiniz daha olur. gün içinde gözleriniz yaşarır, birini takıp birini takamazsınız garip görürsünüz, gözlerinizin sağlığını düşünüp "bu hafta temiz kullanmaya başlayacağım" dersiniz olmaz, yapamazsınız. bunlarla birlikte sinirlenirsiniz ki gözünüzde duracak bu hede; öyle göz ardı edilecek bir detay olmaz sizin için. gözlük kötü duracak diye lens alırken bu sefer insanlarla ilişkileriniz etkilenir. abartmıyorum.
0
garip biseyler
(18.03.09)
Lens kullanan göz doktoru görmedim demeyin gözlüklü doktor hemen anlaşılırken, bi doktorun lens taktığı öyle kolay anlaşılmaz..

Ama lensin gerçekten zararı var kalıcı göz kuruluğuna neden olabilir ve her gün gözüne lens takıp çıkarta gözün refleksleri azalır yani gözüne bi cisim kaçma ve gözü zedeleme riskini arttırır lens.

Bence direk lazer ameliyat yaptırın (benim yaptırdığım gibi)...
0
selimse
(18.03.09)
(4)

adsl sözleşmesi

atmosphere
bundan bi vakit önce sözleşmeyle ttnete abone oldum. şu iki yıllık duygusal kampanyaya. bu sözleşmeyi iptal edersem ne oluyor?not: lütfen alıştıra alıştıra söyleyin. kalbim var benim:)
bundan bi vakit önce sözleşmeyle ttnete abone oldum. şu iki yıllık duygusal kampanyaya. bu sözleşmeyi iptal edersem ne oluyor?

not: lütfen alıştıra alıştıra söyleyin. kalbim var benim:)
0
atmosphere
(18.03.09)
kampanya ile ne verdilerse neyse onu geri alırlar. mesela iki ay bedava karşılığında sözleşme imzaladıysanız iki aylık parayı isterler. modem verdilerse kablolu için 100, kablosuz için 150 lira (gibi bir şey rakamları salladım) isterler. yani o 2 yıllık taahhüt karşılığında ne verdilerse onu geri isterler.
0
kibritsuyu
(18.03.09)
iki sene ttnet aboneliği için taahhüt veriyorsunuz galiba o sözleşme ile. taahhüt ettiğiniz bir şeyi iptal edemezsiniz. iki sene üye olucam söz veriyorum deyip ilk aylardaki ucuz tarifeden faydalanıp sonra hadi ben kaçtım aga derseniz haliyle geri kalan ayları da tahsil ederler.
0
coffee and cigarettes
(18.03.09)
modem parasını alıorlar. kablosuz için 200tl gibi bir şeydi.
0
theunforguven
(18.03.09)
ttnet sitesinde şöyle diyor:

"Müşterilerin ADSL hattını 24 aylık taahhüt süresi dolmadan iptal ettirmeyi istemesi durmunda, abonelik iptaline kadar geçen süre boyunca yapılan indirimler geri alınacaktır. Modem hediyeli seçenekten yararşlanan müşterilerden ise abonelik iptaline kadar geçen süre boyunca yapılan indirimler ve modem ücretleri (kablolu modem için 50 TL, kablosuz modem için 125 TL) geri alınacaktır. Ayrıca varsa ödenmemiş bağlantı ücreti veya taksitleri tahsil edilecektir."
0
sharpenter
(18.03.09)
(4)

vakıfbank

suskunçocuk
vakıfbank hesabına para göndermede kesinti falan olurmu.
vakıfbank hesabına para göndermede kesinti falan olurmu.
0
suskunçocuk
(18.03.09)
hangi bankadan, hangi yöntemle gönderdiğinize göre değişir.
0
sanal uyku
(18.03.09)
nereden?

a. başka banka gişesinden eft ile nakit
b. başka banka gişesinden eft ile kendi hesabınızdan çıkarak
c. başka bankadan internetten/atm'den eft ile nakit (kartsız işlem)
d. başka bankadan internetten/atm'den eft ile kendi hesabınızdan
e. vakıfbank'ın başka şubesinin gişesinden nakit
f. vakıfbank'ın başka şubesinin gişesinden kendi hesabınızdan havale
g. vakıfbank internetten/atm'sinden nakit (kartsız işlem)
h. vakıfbank internetten/atm'sinden kendi hesabınızdan havale
i. hesabın bulunduğu vakıfbank şubesi gişesinden nakit.
j. hesabın bulunduğu vakıfbank şubesi gişesinden kendi hesabınızdan havale.
0
kibritsuyu
(18.03.09)
aha bi de örnek vereyim.

kiramı ev sahibinin vakıfbank hesabına yatırıyorum.

- şubenin kendisine gidip gişeden nakit yatırıyorum masraf falan almıyorlar.
- garanti'deki hesabımdan internetten eft yapayım diyorum, 2 lira masraf kesiyorlar.
- başka vakıfbank şubesine gişeden nakit yatırayım diyorum, 10-20 lira gibi bir masraf istiyorlar.
0
kibritsuyu
(18.03.09)
Ablam para yatırdır. 20 tl sini kestiler..
0
paryosadss
(18.03.09)
(6)

Araba plakasında istediğimiz harfi nasıl alıyoruz.

guitarman
Sevgili oto muamelecileri,Şimdi, yeni bir araç almak için bir oto bayisi ile anlaştım. (istanbul)Aracı 1-2 hafta içinde teslim alacağım.Lakin duyduğuma göre, artık istediğimiz harf grubundan (müsaitse tabii) plaka alabiliyormuşuz.Şimdi, istediğim harften plakayı almak için benim ne yapmam gerekir ?5
Sevgili oto muamelecileri,
Şimdi, yeni bir araç almak için bir oto bayisi ile anlaştım. (istanbul)
Aracı 1-2 hafta içinde teslim alacağım.
Lakin duyduğuma göre, artık istediğimiz harf grubundan (müsaitse tabii) plaka alabiliyormuşuz.
Şimdi, istediğim harften plakayı almak için benim ne yapmam gerekir ?
50-100 lira ise fazladan vereyim hadi, ama eskisi gibi 200-300 isterlese havaya da para vermek istmeyorum.
Nedir bu işlerdeki son durum ?
internette aradım mamafih bulamadım.
0
guitarman
(18.03.09)
en son emniyetin sitesinden boş plakalara bakıp istediğinizi ayırtabiliyordunuz. ekstra bir masrafı da yok diye hatırlıyorum. emniyetin sitesini kontrol edin siz.
0
s e ff a f
(18.03.09)
emniyetin siteyi kontrol ettim
ama nereye bakacağımı bulamadım
0
🌸guitarman
(18.03.09)
8 yıl önce arabayı alırken gittim ankara emniyete, önüme iki dosya koydular, biri sıfır, biri çıkma plakalar. istediğim plakayı bulup gösterdim memura. listeden plakayı çizdi. sonra o plakayı ufak not kağıdına yazıp kaşeleyip imzaladı. 10 lira da özel plaka ücreti aldı (makbuzlu falan, öyle çorba parası değil). al bu kağıtla işlemini yaptır dedi.

değişmediyse böyleydi 8 yıl önce.
0
kibritsuyu
(18.03.09)
en son bi arkadaşın arabası için bunu yapmak istediğimizde, muameleci 300 lirayı bulur demişti.
0
hevipeyra
(18.03.09)
başka illerde farklı uygulamalar var mı bilmiyorum ama, ankara için emniyet müdürlüğü'nün web sitesindeki plaka tahsis kısmından uygun olan plakaları görebiliyorsunuz. internet üzerinden, almak istediğiniz plakayı ayırttığınız zaman 24 saat süre ile plaka size tahsis edilmiş oluyor. 24 saat içinde emniyete kimliğinizle birlikte başvurmazsanız, seçtiğiniz plaka, tekrar tahsise açık hale geliyor. ek bir ücreti de yok.
0
miranda
(18.03.09)
(git: #13303) bi de bu var
0
bordeaux
(18.03.09)
(13)

Neden Para Basamıyoruz?

maresal jedi
Arkadaşlar neden para basamıyoruz?Borcumuzu dengeleyecek parayı basıp borcumuzu neden ödeyemiyoruz?Biliyorum ekonomi bozuluyor ancak bunu mantıklı bir şekilde kavrayabilmiş değilim. Ayrıca bu tarz konularda yardımcı olacak ve anlatımı güzel bir kaynak biliyormusunuz?
Arkadaşlar neden para basamıyoruz?Borcumuzu dengeleyecek parayı basıp borcumuzu neden ödeyemiyoruz?Biliyorum ekonomi bozuluyor ancak bunu mantıklı bir şekilde kavrayabilmiş değilim. Ayrıca bu tarz konularda yardımcı olacak ve anlatımı güzel bir kaynak biliyormusunuz?
0
maresal jedi
(18.03.09)
la traviata
(18.03.09)
(bkz: para basınca enflasyonun artması)

bir de şunu düşünmek gerek, para basma maliyetli bir iştir, yani para astıkça paranın da değerini düşürmüş olursunuz çünkü onu basmak için harcadığınız maliyet yüzünden bastığınız para kendi değerini koruyamaz.

işin biraz daha incelemek isteyip de temellerini araştırmak isterseniz, şurası iyi bir başlangıç olabilir:

en.wikipedia.org

edit: la traviata'nıın verdiği linkte ne de güzel tartışmışlar :) ama sonucu söyleyeyim, o borç kapanmayacak, kapanamayacak. en azından alışageldiğimiz ekonomik sistem içerisinde.
0
demcan
(18.03.09)
diyelim hükümet işi gücü bıraktı, darphanelere eşşek gibi para basmasını emretti. darphane de milyonlarca tl para bastı. ne olur? piyasa parayla dolar ve bunun bir sonucu olarak para değer kaybeder. piyasada bol bulunan ürünün ucuz olması gibi. sonra kaçınılmaz olarak enflasyon yükselir. 10 liralık ürün 100 lira olur. bir şekilde ekonomi kendini dengelemeye başlar. her şeyin fiyatı artar. buna oranla maaşlar çok az bir miktarda artar. millet ay sonunu zor görür vesaire vesaire..

ekonomist değilim, yanıldığım noktalar olabilir.
0
deckard
(18.03.09)
Para basılmamasının en önemli sebebi enflasyondur. Zira basılan para bir şekilde piyasada tüketicilerin varlığına katılacak ve tüketicilerin talepleri artacaktır. Artan talep sonucu sınırlı olan arz talebi karşılamakta yetersiz kalacak ve ürün fiyatları yükselme eğilimine girecektir. Dolayısıyla fiyatlar sürekli olarak bir yükselme eğilimine girecek ve allah muhafaza bu işin sonu dört nala enflasyona kadar gider.
0
rimednac
(18.03.09)
her para bir girdinin, bir üretimin göstergesi/değeri olarak basılıyor. karşılığı olmayan para basmak bir şekilde açık vereceğinizin resmidir.
0
sharon and hope
(18.03.09)
bildiğim kadarıyla ne kadar bastığınız önemli değil. devletin paranın değerine eş miktarda hazinesi var. altından. altın sabit kaldığı sürece ne kadar kağıdınızın olduğu önemli değil.
ancak amerika bu duruma istisna. parası dünyanın her yerinde değerli olduğu için basıp gönderebiliyor(du) borcunu kapatmak için. bir söylentiye göre saddam petrolünü dolar değil euro ile satmak istediği için devrildi deniliyor. falan da filan...
0
redlinetheturk
(18.03.09)
gerekenden cok para basılırsa sayet millette balya balya para olur, ancak o balyalarla alacak seyler cok azdır. cunku o balyalardan baskalarında da mevcuttur. sizin iki balya onerdiginiz mala beriki 3 balya onerir, boylelikle enflasyon alır basını gider. oyle gider ki sabah aldıgınız ekmegin fiyatı ile aksam aldıgınız ekmegin fiyatında oynamalar olur. paranın degeri o kadar duser ki 5-10 balya parayla yarım ekmek alacagınıza yakıp ısınmak yeg tutulur. ikinci dunya savası oncesi ve sonrasında almanyada olan da budur. insanlar bir cuval parayla yarım kilo bulgur almak yerine banknotları sobalarda yakıp ısınmayı tercih etmislerdir.
0
mefati bir cirpida okunur
(18.03.09)
çok olan her şey değersizdir. parasız bir ekonomi düşün. çocukların oynadığı bilyeli oyunlarda en benzersiz misketin en değerli olması gibi. az bulunan değerlidir, çok bulunan değersizdir.
Türk Lirası basılırsa, paranın alım gücü düşer, değersizleşir yani daha az şey alınmaya başlar aynı miktar parayla, yine aynı şekilde daha az Dolar eder Türk Lirası. Buna "Dolar yükseldi" de diyoruz aslında bazen :)

Para basarak borç ödenemez de, bütçe denkleştirmesi yapanları da gördü bu ülke :))
0
non descript
(18.03.09)
paramızın uluslararası arenada bir değeri olsaydı, altınımıza karşılık olmadan da para basabilirdik ama paramız o kadar değerli değil malesef. para basarsak, kısa sürede sıfırlar artar, afrika'da, afganistan'da olduğu gibi insanlar balya'yla para verip bir ekmek alır.
0
abtash
(18.03.09)
İnanmayacaksın ama para ekmek, bilgisayar, masa gibi bir üründür. Piyasaya fazla miktarda arz edilen her ürün gibi, onun fazlası da değersizleşir. Giderek değerini yitiren para konseptine enflasyon diyoruz.
0
sui
(18.03.09)
ekonomist ağızlarını bırakıp çok basit bir şekilde şöyle yorumlarım ben hep.

çift kefeli terazi düşün. bir kefesinde para var, bir kefesinde de piyasadaki parayla alınabilen şeyler var. bu terazi sürekli dengede olmak zorunda. şimdi bir para basarsak, yani para olan kefeyi ağırlaştırırsak ne olur, para tarafı ağır çeker. nasıl dengeleriz? parayla alınabilen şeylerin değerini de öteki kefeye koyduğumuz para kadar arttırırız ki dengelensin. ne oldu? parayla alınacak şeylerin fiyatı, koyduğumuz para kadar arttı.

işte buna enflasyon diyoruz.
0
kibritsuyu
(18.03.09)
para basıp piyasaya sürmeden, sadece borçlarımızı ödemek için kullansak ? saçmaladım mı ne ?
0
sarere
(18.03.09)
@sarere
amerika uzun süre bunu yaptı, parasının uluslararası arenada geçerliliği olduğu için, ama o da bir yerden sonra patladı, taşıma suyuyla değirmen dönmüyor.
0
abtash
(18.03.09)
(20)

"Keşke şu işi yapıyor olsaydım" dediğiniz meslekler nelerdir?

on kaplan
Biraz anket gibi olacak ama, çalışma hayatına ucundan kıyısından bulaşmış arkadaşların gözlemleri neticesinde bulundukları pozisyondan/meslekten sosyal statü, kazanılan para, duyulan tatmin, işin kolaylığı vb gibi nedenlerle daha iyi olduğunu düşündükleri pozisyon ya da meslekleri yazmalarını rica
Biraz anket gibi olacak ama, çalışma hayatına ucundan kıyısından bulaşmış arkadaşların gözlemleri neticesinde bulundukları pozisyondan/meslekten sosyal statü, kazanılan para, duyulan tatmin, işin kolaylığı vb gibi nedenlerle daha iyi olduğunu düşündükleri pozisyon ya da meslekleri yazmalarını rica ediyorum.
meslek seçmeyi ya da değiştirmeyi düşünenler için belki faydalı olabilir.
kriz var, işsizlik var biliyorum ama gene de merak ettim.
kendimden bir örnek vermek istiyorum.
öğretmenim ve öğretmen adaylarına tavsiyem kesinlikle rehber öğretmen ya da beden eğitimi öğretmeni olsunlar. çünkü çok daha rahatlar. (gerekirse detayları açıklarım)

not: arkadaşlar hayalinizdeki mesleği sormuyorum ben. konuya türkiye şartları, kriz vs açısından bakmakta fayda var. yapmak istediğiniz mesleğin hangi rasyonel faydaları olduğunu, hangi açıdan sizin için cazip bir meslek olduğunu belirtirseniz de sevinirim.
0
on kaplan
(18.03.09)
medya patronu olmak isterdim. düşünsene gerçeğin ne olduğunu sen belirliyorsun, yaa...
0
redlinetheturk
(18.03.09)
insaat muhendisi
cok sevdigimden degil, yasamak durumunda oldugum, istedigim yerlerdeki is firsatlarindan oturu..
0
knipeos
(18.03.09)
viper pilotu.

O olmazsa dış ticaret. Uluslararası ilişkiler okuyup dünyanın 4 1 yanıyla irtibat halinde olacağım herhangi bir mesleği yapmak isterdim.
Ya da Acun gibi gez dolaş işleri.
0
mabl
(18.03.09)
yat tayfasi,
deniz kuvvetleri calisani,
diplomat,
vahsi yasam biyologu,
dunyayi gezen belgeselci,
cruise calisani

genelde dunyayi gezebilecegim bir meslek iste...
0
ermanen
(18.03.09)
formula 1 pilotu. aşağısı kaldırmaz yalnız.
(halen çalıştığım sektör bilişim)

edit: ayrıca (ben de) çevre mühendisiyim, daha onla ilgili bişi yapmadım.
0
abtash
(18.03.09)
elektronik mühendisiyim.
şu krizde derim ki göz doktoru ya da matematik öğretmeni olmak şahane olurdu.
göz doktorluğu tüm dallar arasında en temiz olanı. mat. öğretmeni ise normalde benden az kazanır ama özel ders vs işleri ile beni geride bırakabilir isterse. saati 100tl lerde özel dersler duydum be. oha.
0
domine deyus
(18.03.09)
moda okuyorum, heykel okumak isterdim.hala da istiyorum. ama parayı yaşarken kazanmak istediğim için malesef böyle bir seçim yaptım...
0
jeanne hebuterne
(18.03.09)
can see
(18.03.09)
herhangi buyuk bi gemide calismak isterdim ya. fotografci olur, garson falan da olur. boyle iste.
0
osuruklu
(18.03.09)
süreç yönetim danışmanı
0
el magico
(18.03.09)
TV'de resim seçici olmak isterdim. Hani bir ton kamera görüntüsünden o anda ekrana hangisini verileceğini seçen.
0
vecna
(18.03.09)
büyük bir uluslararası örgütte uzman (nato, bm vs..)
0
merry shelly
(18.03.09)
kafam olsaydı erken yaşta, daha okulum bile bitmeden mali müşavir yanında part time çalışmaya başlayıp, okul bitince full time çalışıp, stajımı yapıp mali müşavir olmazdım. eşimi dinleyip, erken vakitte kpss kurslarına falan gidip, banka sınavlarına girer müfettiş, uzman falan olurdum, hiç olmadı devlet kuruluşlarında, bakanlıklarda müfettiş, uzman falan olurdum.

işletme mezunu olup da mali müşavirliğe heveslenen varsa olmasın. sınavlara çalışıp banka müfettişi olmaya, kpss kursuna gidip devlete girmeye baksın.
0
kibritsuyu
(18.03.09)
şu anda güverte okumadığım için olabildiğine pişmanım. gemiciler inanılmaz paralar alıyor. mesela güvertede yerleri silen çocuk en az 1000 lira para alıyor. okul bitiren her hangi bir kimse, 4000'den falan işe giriyor. uzak yol kaptanları 10000-20000 gidiyor.
0
co2s2
(18.03.09)
gazeteci ama dergi ya da haftalık cumartesi-pazar gibi bir ekte kültür sanat editörü.
çarpıcı konuları dosya olarak yapabilmek.
ne bileyim cezaevlerini yazabilmek rahatça, tiyatroları yazabilmek..
ah ah.
0
oceano
(18.03.09)
eczacı olasım var. olasım var demeyeyim bu saatten sonra zor artık. hiçbir ciddi fikrim yok çalışma koşulları hakkında ama dışardan bakınca cok pratik geliyo. kalfayı koy dükkana takıl filan. necisin derseniz avukatım.
0
bordeaux
(18.03.09)
avukatım ama doktor olmak isterdim sanırım.
bir de acayip bir rol model gördüğümden sanırım eğitimci olmak isterdim ama öğretmen filan değil, eğitim danışmanlığı şirketi olan bir eğitimci.
0
kahvegibi
(18.03.09)
reklamcılık olabilirdi.. işin iç kısmını çok iyi bilmiyorum gerçi ama renkli kişiliklere sahip yaratıcı çalışma arkadaşlarıyla çalışmak zevkli olurdu diye düşünüyorum.. yaratıcılık gerektiriyor oluşu da biraz cazip geliyor açıkçası..
şu kriz şartlarında reklamcılık sektörü de biraz sekteye uğramıştır muhakkak ama yine de dediğim gibi, yapmaktan zevk alabileceğim bir işmiş gibi geliyor..

onun dışında trader da olabilirdim belki. forex işleriyle falan uğraşan.. bu biraz daha stresli bir iş tabii. sürekli ekonomi haberleri, bol zigzaglı grafikler falan.. bilgi ve deneyim de gerektiriyor haliyle. sezgilerinize de ihtiyacınız olabiliyor tabi.. ama tüm bunlara güveniyorsanız, ve sağlam sayılabilecek bir parayla da oynuyorsanız çoğu kişinin 1 ayda kazandığı parayı 1 günde, hatta birkaç saatte bile kazanabiliyorsunuz. (tabi aynı oranda yitirme riski de var)
elinizde kapitaliniz varsa krizden etkilenme gibi bir durum da yok. sonuçta iyi yada kötü, dünyadaki ekonomi piyasası sürekli akıyor; ve size sadece doğru hamleleri yapıp kazanç sağlamanız kalıyor..
ayrıca bu senaryoda işe gitme gibi bir zorunluluğunuz da yok. gözünüz ekranda olsun da, ister yatağınızda çalışın, ister starbucks'ta çalışın, ister masabaşında çalışın. yeter ki gözünüzü ekrandan ayırmayın.

bu arada, endüstri mühendisiyim. kendi mesleğimden de memnunum, çok memnunum tabi ama yukarıda saydıklarımı da içten içe merak ediyorum. (gerçi 2.sini yapabilme gibi bir şansım var. ama gerekli bilgi ve kapitale sahip değilim işte.. :p)
0
mortanius
(18.03.09)
endüstriyel tasarımcı olup şöyle dahiyane şeyler yapmak isterdim:

www.le-clochard.com

ya da cafe açmak. Kendi açtığım yerde pastacılık yapmak.
0
tavsan hummasi
(18.03.09)
national geographic fotoğrafçısı.
0
tavsan hummasi
(18.03.09)
(7)

gece niye fotoğraf çekilemiyor?

dehri
aa ne saçma soru. ama olsun merak ediyorum. hadi film kullanan makinelerde "kimyasal reaksiyon var kardeşim, bu kadar az ışık filmi yakamıyo" diyoruz geçiyoruz. fakat dijitaller ne bok yemeye benim pırıl pırıl ışıl ışıl gördüğüm bir gece manzarasını (flaşsız) çekmeye çalışınca low light deyip kararı
aa ne saçma soru. ama olsun merak ediyorum. hadi film kullanan makinelerde "kimyasal reaksiyon var kardeşim, bu kadar az ışık filmi yakamıyo" diyoruz geçiyoruz. fakat dijitaller ne bok yemeye benim pırıl pırıl ışıl ışıl gördüğüm bir gece manzarasını (flaşsız) çekmeye çalışınca low light deyip kararıyor? benim gözümün lensinin daha kuvvetli, bununkinin zayıf olması mı bunun sebebi? ya da bin dolarlık makinelerin gece de çekebilmesinin sebebi bu mu? ne?
0
dehri
(17.03.09)
sensörleri yani algılayıcılarının kalitesine göre ışığı alıp pozlama yapabiliyor dijital makineler. binlerce dolarlık makinelerin sensörleri ışığı çok iyi algılayıp fiyatı kadar güzel fotoğraflar çekiyor.
0
rentts1
(17.03.09)
lens degil ccd.
0
bryan fury
(17.03.09)
kim demiş yapamadığını? 25600 ISO'lu makineyle (Canon 5D Mark II) mis gibi çekiliyor uzun pozlama falan yapmadan. ne kadarlık bir kimyasal reaksiyonun filmi yakabileceğini ISO denen değeri değiştirerek ayarlayabiliyoruz dijitalde. daha az ışığın yakıp iz bırakabileceği hale getirebiliyoruz sensörü.

yine de insan retinası ccd'ye cmos'a göre çok daha gelişmiş bir teknoloji. işlemci diye digic 3 falan değil koskoca beyin kullanıyor.
0
kibritsuyu
(17.03.09)
tam olarak cevap olmasa da basitleştirerek şöyle söyleyelim, siz gece etrafınıza bakarken gözünüz sürekli açık. zifiri karanlıkta bile 20-30 saniye sonra en azından nesnelerin silüetlerini görebilmenizin sebebi bu.

yarı profesyonel ve profesyonel makinalar da tıpkı insan gözü gibi uzun süreli pozlama yaparak gece fotoğrafı çekebiliyorlar. yani shutter ya da örtücü denilen aparat 20-30 saniye açık kalabiliyorsa pozlama için yeterli ışık giriyor. (kompakt makinalar bunu yapamadığı için az ışık hatası veriyor). zaten gece fotoğrafında tripod kullanma zorunluluğunun sebebi de bu. 20 saniye makinayı titretmeden tutamayacağınız için tripoda sabitliyorsunuz.
0
ibrahim kocyigit
(17.03.09)
objektifteki diyafram ve sensör etkiliyor (iso - asa) bu durumu kompak makinalar bu tür şeylere göre yapılmamış çoğunlukla.
0
yuto
(17.03.09)
pek sayın kibritsuyu, ben de yapılabildiğinin farkında olduğumu belirttimdi zati yukarda. yoksa çok saçma zaten.
0
🌸dehri
(17.03.09)
anlatılmış aslında ama gene de söyleyeyim. bir kaç nedeni var. büyük slr makinaların ccd'leri daha gelişkin, daha yüksek iso ayarlarina cikabiliyorlar. bu ne demek, fotograf makinasinin sensörlerinin gain'ini arttiriyoruz demek. dandik kompakt makinalarin sensörleri ne yazikki o kadar gain artinca çok fazla noise/gürültü/gren veriyorlar, kullanışsız oluyorlar. ama bunu kompakt makinalarda da yapan firmalar var.
fujifilm in superccd teknolojisi mesela. benim kullandığım fuji f30'la ben gayet de iso 800-1600 civarinda çok az noise'la çekebiliyorum mesela.
0
maersk
(17.03.09)
(6)

digital fotoğraf makinesi

cehcho
marka olarak hangisini ve şarjlı ya da pilli hangisi tavsiyeniz?istanbul da veya internette neresi iyidir alışveriş için?teşekkürler.
marka olarak hangisini ve şarjlı ya da pilli hangisi tavsiyeniz?

istanbul da veya internette neresi iyidir alışveriş için?

teşekkürler.
0
cehcho
(17.03.09)
önce bir bütçe belirlemen gerekir arkadaş. yoksa bu iş dipsiz kuyu. bir de ne amaçla kullanacağın önemli. ona göre marka/özellik daha kolay belirlenebilir.
selamlar.
0
zeki baba
(17.03.09)
300 tl bütçem var. sağda solda, doğum gününde, piknikte falan filan sıradan işlerde kullanmak için.
0
🌸cehcho
(17.03.09)
internetten alışveriş için hepsiburada.com ve darty.com.tr sitelerini defalarca kullandım. hiçbir sorunla karşılaşmadım.
kardeşim için daha geçen hafta iki makina incelemiştim. senin kullanım tarzına yakındı o da..
Birinci ve benim kardeşime aldığım: kodak c813.
www.hepsiburada.com
200 tl. basit ama işgören bir makina. renkler güzel ve yeterli. lensi harika değil ama iş görüyor. aldım, pişman olmadım.

Yok benden 100 kaat daha çıkar diyorsan, daha kalitelisi: canon a580
www.hepsiburada.com
kodaka göre kesinlikle daha kalite. ama sadece deklanşöre basıp eşi dostu çekeceksen, yani şipşakçıysan ve 100liram cebimde kalsın diyorsan boşuna bunu alma derim.

her iki makina da kalem pille(2 adet) çalışıyor. şarjlı 4 adet al derim. en az 2500ma olsun. 2 tanesini çantada yedek olarak taşırsın.
şimdiden güle güle kullan.
0
zeki baba
(17.03.09)
canon ya da "carl zeiss" lensli sonylere bak.
0
sanal uyku
(17.03.09)
canon powershot 5 serisi makinelerden birini düşünebilirsin.

sony'lerin carl zeiss olmasından başka özelliği yok. o derece ki cal zeiss mercek bile kurtarmıyor bence. canon lens + canon makine sony'i döver.

her zaman için pilden yanayım. dslr'lerin de kalem pille çalışanı olsa keşke (battery grip falan olmadan)
0
kibritsuyu
(17.03.09)
canon powershot a580 filan gayet iş görür. video çekimi de süperdir onların.
0
oceano
(17.03.09)
(13)

Super Loto Kupon Vb. Ikramiye Tescili Nasil Yapilir

exulan
hep kafama takilmistir. millete soruyorum hele sana bi ciksin da nasil alacagini bulursun diye yanitliyor cogu.simdi bu lanet ikramiye bana ciksaydi, 25 milyon, en sessiz ve en guvenli bicimde nasil alirdim? soru bu.aklima gelenler sunlar;1) bileti ilk basta tarayicidan gecirir ve baskisini alirdim.
hep kafama takilmistir. millete soruyorum hele sana bi ciksin da nasil alacagini bulursun diye yanitliyor cogu.

simdi bu lanet ikramiye bana ciksaydi, 25 milyon, en sessiz ve en guvenli bicimde nasil alirdim? soru bu.

aklima gelenler sunlar;

1) bileti ilk basta tarayicidan gecirir ve baskisini alirdim.
2) arkasina isim adres telefon imza.
3) noterde tescil islemi.
4) herhangi bir bankaya bileti goturup adiniza islem yapilmasini istemek.

dusuncelerim bu yonde ama noter kisminda adimizin duyulmayacagina nasil guvenecegiz?


25 milyon ya da herhangi bir ikramiyenin bana cikmamasini bu dusuncelerime bagliyorum. bilsem ikramiye nasil alinir, cikaracam kendime, yardimci olanlardan hesap no isterim bilahare.

tesekkurler simdiden.
0
exulan
(17.03.09)
ben olsam bileti yanıma almadan giderdim notere, katibe değil direkt noter kişisine, yanında kimse yokken durumu anlatırdım. duyulmasını istemediğimi söyler, uygun bir saatte randevu alırdım. randevuya gider bileti adıma tescilletirdim. sonra da bir bankaya gider, direkt müdüre gidip ikramiye kazandığımı, hesap açtırmak istediğimi söyler ve tasdikli biletimi müdüre verir hesabımı açtırırdım. yani nakit para yatırmadan sadece biletle hesap açıyor, sonra da gidip bileti tahsil ediyorlar. elimde hesap cüzdanı olduktan sonra daha da başına bir şey gelmez o paranın. müdür de ipne değilse açıklamaz kimliğinizi. 25 milyon tl bakasında hesaba yatacak, niye ipnelik etsin.
0
kibritsuyu
(17.03.09)
ipneligi banka muduru yapmaz bence de, ben noterden bahsediyorum :)
ayrica bilet icin randevu almak daha kotu bence, adam biletle geleceginizi biliyor, yani noter.

notere gittiginiz anda biletin yaninizda olmasi daha mantikli degil mi?
0
🌸exulan
(17.03.09)
arkasına ad soyad imza başka yer kalmayacak şekilde de diğer yerleri çizin o kadar.sizden başka kimsenin işine yaramaz.ilgili bir yargıtay kararında da arkasına birden fazla kişi ortak almış imzalamışlar ama bileti elinde bulunduran diğerlerine haber vermeden bozdurmak istiyor ve yapamadan olay yargıya taşınıyor.ama yargıtay arkadaki imzaların biletin sahibini ve birden fazla ise de ortaklarını gösterdiği kararını veriyor.
0
ground
(17.03.09)
ilk aklına gelen seçeneklerden 2 numaralı olanı kısmi çözüm. sen imzayı atınca kimse o bilet üzerinde hak iddia edemiyor diye biliyorum. yalnız birisi kendi adını soyadını imzasını atarsa, "kardeşim biz bileti ortak almıştık bu adam su yapıyor" diyebilir. o yüzden imsayı ismi falan yazıp kalan yerlere isim gelemeyecek şekilde çizikler atıp ardından noterin yolunu tutmak. banka konusunda da 1 2 bankayla fazladan görüşmekte fayda var diyorum. bu tarz bir parada ufacık bir faiz farkı hatırı sayılır bir değişikliğe neden olacaktır
0
tai
(17.03.09)
asıl noter ipnelik yapamaz. o adamın görevi ipnelik yapmamak zaten. kan alırlar valla. para pul konularında en güvenilir adamlar bunlar. diğer noter müşterileri veya üç kuruş paraya çalışan katipler, sekreterler, kasiyer falan duyup da şener şen'in milyarder filmindeki gibi "ciyaaaağğğk milyarder exulan'mııış" diye dışarı fırlamasın, ya da müşterilerden biri çıkışta üstünüze atlamasın diye dedim.

ya da ne gidiceksiniz yahu, parasıyla değil mi, çağırın gelsin. çok önemli bir mevzuda noter gerekli diyin. katip değil, siz gelin ve yalnız gelin diyin.
0
kibritsuyu
(17.03.09)
ikramiye cikinca arka tarafina isim adres imza vb. herseyi yazip diger yerleri karaladik.

arkadaslar bu gazeteciler millipiyango dairesinin onunde pusu kuruyorlar goruntu alabilmek icin, o yuzden bilinmezlik adina sakat bi durum. yakalarlar ahada talihli bu diye.

o is olmaz bence.

en mantiklisi direk banka muduru ile temasa gecmek sanirim. elimizde cek var nasil olsa. ama iste tescil olayi gerekir mi??
0
🌸exulan
(17.03.09)
senin noter dediğin ,noter olabilmek için 30 yıla yakın beklemiş ve ancak milletten 10 tl 20 tl alarak para kazanan biridir o kadar da güvenme.bir nevi devlet memuru her an her şey olabilir :)konu ile ilgili haddinden fazla usulsüzlük olayları var.hatta bakınız deniz feneri örneğinde olduğu gibi.
ama banka müdürü senin gibi milyonerle ilk defa karşılaşan biri değil.seni solda sıfır bırakacak bir ton adam ile direk muhatap olmakta ve işi de bu zaten.ayrıca en kötü durumda müdür ipnelik yapsa bile banka senin zararını karşılayabilir.(örneğin ziraat bankası bağdat caddesi şubesi) ama noterin yaptığı yanlışı devletten almak biraz zordur.banka müdürü bu sayede hem senden bahşiş alacak hem şubesine para girecek ve kariyerinide zıplatacak hemde senin sayende tv lere çıkıp çaka satacak.vay efendim şöyle biri ekşi sözlük yazarı imişde sözlüğü satın alıp fakire fukaraya dağıtacakmışda falan filan diye senin adına konuşmalarda yapacak.
cevap veriyorum: banka müdürü.
0
ground
(17.03.09)
(git: 62282)
0
trocero
(17.03.09)
bu konuyu babama sormuştum bir kaç sene önce, kendisi 2 hafta önce emekli olmuş bir noterdir.

1- bileti tarayıcıdan geçirip baskısını almak, geçerli bir yöntem değil.
2- arkasına isim adres telefon falan yazmak da geçerli bir yöntem değil.
3- hatta noterde tescil ettirmek de geçerli bir işlem değil.

bu ilk 3 maddenin açıklaması şu: milli piyango idaresi, sadece ve sadece biletin kendisine ödeme yapıyor. eğer biri elinizden biletinizi çalarsa hak iddia etmek gibi bir şansınız yok.

4- bu işlem ancak banka müdürü ile yapılabilir. o da şöyle: bankada blokeli bir hesap açılacak, blokeyi kaldırma şartı olarak da müdüre teslim edilen biletin gerçek olması şartı konur.

en azından babam böyle dedi.
0
co2s2
(17.03.09)
kibritsuyu'na çoğu söylediğine katılıyorum. ground'un ise 1-2 haftada noterde kimlik, diploma falan onaylattığını, bu yüzden notere bir dolu para verdiğini düşünüyorum. kuyruk acısıyla atıp tutuyor.

her ne kadar bu işle alakası olmasa da, söylemekte fayda görüyorum, yıllarca noterlik yaptı babam ve bu sayede de bir dolu noterle tanıştım. gördüklerim hepsi, bu işin ne anlama geldiğini çok iyi bilen insanlardı. bir iki tane kansız yüzünden mesleğin adı lekelendi. bunlardan biri de geçenlerde deniz feneri davasında falan da ismi geçen bir noter. adam zaten akp'den milletvekili adayı falan olmuş. (noterlerin siyaset yasağı olduğunu biliyor muydunuz? normalde böyle bir durumda bu noterin meslekten uzaklaştırılması gerekir. ancak kendisi akp'ye sırtını veren biri olduğu için kimse bir yaptırımda bulunmamış. akpliler de kendisini olabildiğine kullanmış. almanya'da hapiste olan bir adam adına vekalet çıkarmalar falan.)

neyse, noterlere güvenin. hatta şöyle diyeyim, bir noter, banka müdüründan daha çok insanla muhatap olur. hatta, banka müdüründen daha çok iş adamı görür. adamın bankaya gitmeye ihtiyacı yoktur ama zaman zaman notere gitmek zorundadır. bu bir.

bir noter, banka müdüründen çok daha fazla para kazanır. çok daha fazla derken 3-4 katından fazla kazanır mesela. istanbul'da her hangi bir noter, 15.000 liradan aşağı (net kar) kazanmaz. bu iki.

noter, devlet görevlisidir. banka müdürü ise özel şirkette çalışandır. işadamları geldiğinde, banka müdürleri mecburen işadamına özel ilgi ve alaka gösterir, öyle emir gelmiştir ancak noterin öyle bir yükümlülüğü yoktur, hatta devlet görevlisi olduğu için çoğu işadamı saygı göstermek durumundadır. ha bu arada, çoğu noter, işadamı diye geçinen insanların çoğundan fazla para kazanır. bu da üç.

bankaların sizin kaybınızı karşılamak gibi bir olayları söz konusu değilken (aslında bundan tam olarak emin değilim ama mevduatların 50.000 lirasına kadar garanti var falan filan, buradan hareketle attım tuttum) noterlerde noterlik sigortası vardır, zararınızı o karşılar. bu da dört.

bilip bilmeden atıp tutmasın kimse.
0
co2s2
(17.03.09)
Bileti kim getirdiyse Milli Piyango İdaresi parayı ona öder. Kopyasını almak, arkasını imzalamak, notere veya banka müdürüne imzalatmış olmak bu ödemeyi durdurmaz. Sadece daha sonra biletin sizden çalındığını ispatlamaya yarar. Şikayetçi olursunuz, savcı da adamı hırsızlıktan içeri attırır. Hakim hırsızlığa karar verirse adam hapse gider, siz de mahkeme, haciz falan filan ikramiyeden geri kalanları kurtarmaya çalışırsınız.

"Hukukla uzaktan yakından ilgisi olmayan o midas'ın sayıklamaları" adlı kitaptan araklanmıştır
0
o midas
(17.03.09)
en mantıklısı şu geliyor bana:

bankaya gidersin. durumu açıklarsın. banka müdürü milli piyango idaresine gider. senin adına keşide edilmiş bir çek alır. şubeye gelir.

sen de şubeye gelir, çeki tahsile verirsin ciro edip. para da hesabına geçer.

çek adına keşide edilmediğinden senden başkası tahsil edemez. ha banka müdürüne bileti vermekse problem, ben heralde iş bankası izmir şubesi müdürüne, istanbul merkez şube müdürüne falan giderim, bi pislik çıkmaz.
0
karapolisnas
(17.03.09)
bu arada daha önce başka soruda da söylemiştim.

bileti notere onaylatmak, co2s2'nin de dediği gibi ikramiyeyi size tescillemek gibi bir şey değildir. yani biletiniz çalınsa bile noter onayınızla gidip ikramiye falan alamazsınız. sadece başkasının hak iddia etmesini engeller. yani bileti notere adınıza onaylattınız. sonra da herhangi biri o bileti sizden çaldı. hah, gidip o tescilli biletle ikramiyeyi alamaz. bileti size geri getirmezse siz de alamazsınız. o ikramiye zamanaşımına uğrayana kadar bekler, sonra da alınmadı diye hazine'ye devredilir.

ayrıca bir banka müdürü de nasıl ipnelik yapabilir ki? yapmak istese kralını yapar. hesapların onun elinde. bir tuşa basarak bütün hesabını isviçre'deki kendi hesabına aktarıp tüymek de onun elinde. hatta gişedeki sıradan memur bile yapabilir bunu. ona da güvenmiyorsanız eve götürüp yastık altına koyun.
0
kibritsuyu
(18.03.09)
(5)

Vadeli hesabın mantığı nedir?

on kaplan
küçük bir miktar birikmiş param var vadeli hesaba yatırmak istiyorum. diyelim ki paramı 3 ay vadeli yatırdım. bundan sonrası hakkında kafam karışık.1-bu 3 aylık sürede diyelim ki çok acil paraya ihtiyacım oldu bu durumda vadeli hesaptan paramı çekebilir miyim yoksa o hesap vadesi dolana kadar kilit
küçük bir miktar birikmiş param var vadeli hesaba yatırmak istiyorum. diyelim ki paramı 3 ay vadeli yatırdım. bundan sonrası hakkında kafam karışık.
1-bu 3 aylık sürede diyelim ki çok acil paraya ihtiyacım oldu bu durumda vadeli hesaptan paramı çekebilir miyim yoksa o hesap vadesi dolana kadar kilit midir? çekebiliyorsam bu durumda ne olur?
2- 3 ay boyunca paraya hiç dokunmadım. 3 ayın sonunda vade tekrar ikinci bir 3 ay olarak kendini otomatik olarak yeniliyor mu?
3- aslında kafamı karıştıran şu. bir arkadaşım ısrarla diyor ki, 3. ayda 2 günlük bir zaman diliminde paranı ve faizini dilediğin gibi çekebilirsin sonra tekrar vade işlemeye başlar ve paranı cekersen karın yanar. böyle bir şey var mı?
teşekkürler.
0
on kaplan
(17.03.09)
1 ) faiz süresi dolmadan paranı rahatlıkla çekersin ama ama ama o güne kadar paranın üzerine eklenen faiz parasını alamazsın.
2 ) yenilenirmiş
0
nen var kuzum
(17.03.09)
1.çekersin, ama o zaman vade bozulur ve faiz işlemez.

2. evet yeniliyor.

3. burda ne demek istediginizi anlamadım
0
jeanne hebuterne
(17.03.09)
1. paranın anaparasını istediğiniz zaman çekebilirsiniz ama vadesi dolmadan önce çektiğiniz için o güne kadar aldığınız faiz yanar.

2. ellemezseniz önceki vade kadar otomatik yenilenir ama güncel faiz oranlarıyla. faizler düştüyse eski oranı değil, o günkü oranı alırsınız.

3. 3. ay dolduktan sonra faiz hesabınıza tahakkuk ettirilir. artık sizindir. faiziyle birlikte çekebilirsiniz. evet, vadesi otomatik yenilenir dedik ama henüz yenilendiği gün işlem (çekme vs) yaptığınız için, henüz işlemeye başlamış yeni bir faiz olmadığı için yeni 3 aylık vadenin henüz ilk gününde olduğumuz için) kaybınız olmaz.
0
kibritsuyu
(17.03.09)
vadeli hesaplarda paranın %10'una kadar olan miktarini çatır çatır çekersin vadeside bozulmaz lakin bunu hiç bir bankacı açık açık söylemez.ne de olsa amaçları kar etmek

ayrıca actırdıgın hesap tekrar eden bır hesap ise vade sonunda tekrar vadeli mevduat olur bankacıya bunu da solemek lazım...

hepsi çakal bunların...
0
cairo
(17.03.09)
%10 diye bir sey yok. bankaniz izin verirse istediginiz kadarini vade bozulmadan cekebilirsiniz. cekmediginiz kisma faiz islemeye devam eder. tutariniz yeterince buyukse, cektiginiz kisma bile o gune kadar isleyen faizi odeyen hesap turleri de mevcut.
(i$im bu, yoksa ben de nereden bilecegim canim:)
0
507
(17.03.09)
(5)

sennheiser cx 200-2

tahsin sutcuoglu
http://www.elmasepeti.com/product.php?pID=9290bu linkteki kulaklığın pakedinde taşıma çantası olduğu söyleniyor.http://www.elmasepeti.com/product.php?pID=9400bu modelde de taşıma çantası olduğu söyleniyor ama bir de ekstradan resim var, oldukça şık bir kutu, çok sevdim. ilk linkte bahsedilen çantayl
www.elmasepeti.com

bu linkteki kulaklığın pakedinde taşıma çantası olduğu söyleniyor.

www.elmasepeti.com

bu modelde de taşıma çantası olduğu söyleniyor ama bir de ekstradan resim var, oldukça şık bir kutu, çok sevdim. ilk linkte bahsedilen çantayla ikisi aynı mıdır, yoksa ilki şu basit döndürülerek kulaklığı sarma yönteminin kullanıldığı kutulardan mıdır? alışveriş yapan/bilen biri yardımcı olabilirse sevinirim.

bir de fiyatları nasıl, uygun mu? daha ucuza bulabiir miyim?

saygılar, teşekkürler.
0
tahsin sutcuoglu
(17.03.09)
sennheiser da kalite fiyatla orantılı olarak artıyor, eğer ikinciyi alabilecekseniz alın bence. mail atarsanız kesin yardımcı olurlar. elmasepeti fiyatı ortalamanın biraz üzerindedir ama çabuk gönderirler sorunsuz elinize ulaşır.
0
passion rules the game
(17.03.09)
cx 500 al onunda güzel tasıma kutusu var ondan eminim. ama fiyat biraz daha fazla tabi. 150-170lira arası bi şey olsa gerek. sanalmarketim.com a da bakın orasıda iyidir. daha ucuz olabilir hem.
0
rurouni
(17.03.09)
cx 200'ün üstündeki modeller benim bütçeme göre çok pahalı, cx 200 sınır şimdilik. güzel olan kutu yanında geliyorsa kesinlikle ondan alacağım. gelmiyorsa belki biraz daha bekleyip ya da taksitle diğerlerinden alabilirim ama önceliğim cx 200. tik koymadım çünkü paket içeriğini öğrenmem lazım, teşekkürler.

sanalmarketime baktım bu arada, orada daha pahalı. bir de cx 500 220 ytl, o para evlat acısı gibi koyar insana.

buldum bu arada, aynı kutuymuş. birine lazım olur falan silmeyeyim.
0
🌸tahsin sutcuoglu
(17.03.09)
kutu değil bu arada, deri (veya suni deri) kılıf. sert bir şey beklemeyin. ağzını sıkınca açılan, bırakınca düzelip kapanan torba gibi bir şey.
0
kibritsuyu
(17.03.09)
taşıma çantası ta kendisidir resmi olmayan modeldeki için de. acayip kullanışlıdır. deri böyle, yanlarından bastırınca açılan bir ağzı var. fiyat olayında ise senheiserın türkiye distrübütörleri aynı fiyata satıyorlar . başka ülkeden alırım diyosan bilmem.
0
selim alai
(17.03.09)
(10)

Moderasyona (galadnikov, kimi raikkonen )

Zaphod
"15743439" bu nolu entrynin gg tehlikesi arzettiği öne sürülerek çaylak moduna geçirilmişim. bu bir isyan değildir (olsa ne olur) lakin gerçekten hiçbir anlam veremedim. içinde hiçbir hakaret yoktur, yalnızca bir yorum entrysidir. beni aydınlatırsanız sevinirim çünkü şuan 10 entry girip daha 21 aral
"15743439" bu nolu entrynin gg tehlikesi arzettiği öne sürülerek çaylak moduna geçirilmişim. bu bir isyan değildir (olsa ne olur) lakin gerçekten hiçbir anlam veremedim. içinde hiçbir hakaret yoktur, yalnızca bir yorum entrysidir. beni aydınlatırsanız sevinirim çünkü şuan 10 entry girip daha 21 aralık günü çaylaklığa düşmüş onbinlerin koğuşunda çaycı olmak istemiyorum...
0
Zaphod
(17.03.09)
ssg silmiş sanırım. ne yazdığını söyle. bilmediğin bir GG vardır.
0
thefirstfbli
(17.03.09)
entry'i buraya yazın da moderasyondan biri cevaplayana kadar fikir verelim.

yalnız buraya yazıp duyuru'yu da tehlike altında bırakmamak için potansiyel hakaret kısmını sansürleyin, bir şey yapın.
0
deckard
(17.03.09)
ben zaten o potansiyeli bulup beni de aydınlatsınlar diye moderasyona hitaben bir başlık açtım. yine de ilginiz için teşekkürler.
0
🌸Zaphod
(17.03.09)
işin aslı artık çok saçma gerekçelerle gg uygulandığı için haklı olma ihtimalinizin yüksek olduğunu düşünüyorum.
0
teritori
(17.03.09)
işin gerçeği gayet mantıklı gerekçelerle gg uygulandığı için haksız olma ihtimaliniz kesinlikle yüksek.
0
guybrush threepwood
(17.03.09)
"yazarımsı" falan dediniz mi?

hakikaten yazın buraya. moderatörden önce biz yorumlayalım.
0
kibritsuyu
(17.03.09)
boyle bir yazar aslinda yok diyor. nick zaphod degil miydi yoksa?
0
ne nicki be
(17.03.09)
Moderasyon gece yazdım diye mi görmedi yoksa artık "yeni yazar danışma bürosunun" kaldırılması gibi bu tip sorunları kale almıyor mu?
Arkadaşlar buraya yaz diyorsunuz da gg nedeniyle uçmuş bir entryi buraya yazarsam abes kaçmaz mı sizce? deckard çok güzel birşey söylemiş potansiyel hakaret kısmını sansürle demiş ama entryde herhangi bir argo bile geçmemekte bu yüzden anlam veremedim. size özel mesaj atmam mümkün olsaydı atardım ama o da mümkün değil. umarım moderasyon görür ve bir cevap verir.
0
🌸Zaphod
(17.03.09)
küfür veya hakaret olmadığına inanıyorsanız, argo bile olmadığını düşünüyorsanız buraya yazın. sansürlemeden yazın. zaten aport bekliyoruz, cevabını verince silersiniz. hakikaten merak ettim.
0
kibritsuyu
(17.03.09)
gge gerekcesi ile silinen entry'ler bariz bir sekilde hakaret vb. icermiyorsa preator onayina gidiyor. preator'ler onay vermezse silinmiyor.
argo vs. yok diyorsunuz bu durumda buraya yazmak da nispeten sakincali olabilir, bizim de basimizi agritabilir. (preator'lerin gge karari aldigini varsayiyorum)
siz en guzeli iletisim bolumunden bir mesaj atin, bir hata varsa bir sekilde geri dondurulur.
0
sourlemonade
(17.03.09)
(7)

japon balığıma ne olmuş olabilir?

emcedeltate
merhabalar. bir adet iç güveysinden hallice, minik bir ampul boyutunda japan balığım var. annem bu balığı çok seviyor. kendisi de biraz yaşlandı. gelir gider bu balıkla konuşur, sabahları bir tutam yemini atar vesaire. son zamanlarda sanki balığa hava basmışlar gibi şişti. yani balığın dış görünüşün
merhabalar. bir adet iç güveysinden hallice, minik bir ampul boyutunda japan balığım var. annem bu balığı çok seviyor. kendisi de biraz yaşlandı. gelir gider bu balıkla konuşur, sabahları bir tutam yemini atar vesaire. son zamanlarda sanki balığa hava basmışlar gibi şişti. yani balığın dış görünüşünde bir değişiklik yok ama sanki içine hava almış gibi yukarda duruyor. normal kuru jopan yemi veriyoruz (akvaryum değil cam balon bu arada) biraz aşşağılara gitmek istese inemiyor. sadece yüzeyde seyrediyor. bir de artık olayı iyice abartıp ters durmaya, ters bi şekilde yaşamaya başladı (sırtüstü). hayvan oldu mü diye endişelenip durtuyorum bazen normal. 2 haftadır boyle. artık dayanamıyorum. hayvan acı çekiyosa olduryeyim diye düşünüyorum. ya da elime alıp sıkarak gazını(içindeki havayı) siboptan boşaltıyım diyorum (:D). ne dersiniz? niye boyle olmuş? hatalı mı besledim?

ps: annelerinizi arayın bir hatırlarını sorun. yarın ne olacağı belli değil. çok sevinirler hem.
0
emcedeltate
(17.03.09)
pek fazla dayanmaz gibi. çok fazla yem yemiştir muhtemelen. gidici.
0
passion rules the game
(17.03.09)
ters durmaya başladıysa 1-2 hafta ancak dayanır.
0
aynali
(17.03.09)
hava kesesinde (swim bladder) problem var sanirim. bu kalitimsal da olabilirmis ama bir diger sebebi de cok yemesinden olabilir. soyulmus ve pisirilmis bezelyeyle besleyin diyorlar. haftada 2 gun sadece bunla besleyin mesela. bir de cok yem atmayin. ayrica daha iyi bir akvaryum ve oksijen motoru saglayabilirsiniz de iyi olur.
0
ermanen
(17.03.09)
çok üzüldüm :( çünkü maalesef balık yakın zaman içinde ölecek. aynısı bizim balığımıza oldu. hatta buraya şişmiş fotolarını upload edip sormuştum ne oldu balığıma diye. kabızdır, bezelye yedirin vs denildi. haşladım yedirdim fayda etmedi. bezelye yedirmenin vs faydası yok bence. ters döndü sonra da öldü.

img22.imageshack.us
0
girl in a coma
(17.03.09)
üstteki 2 yoruma tik koymaya içim elvermedi. yinede teşekkürler:)
0
🌸emcedeltate
(17.03.09)
animal planet te balık doktoru bir adam, ameliyat yapmıştı balığa genel anestezi uygulamıştı. o zaman ulan dedim balığın da doktoru mu olur falan diye ama şimdi bir hayvan sever olarak durumunuza üzüldüm. keşke türkiyede de balık doktorları olsaymış.
0
leontes
(17.03.09)
evet bizim de balığımız öyle olmuştu ve malesef arkadaşlara katılmak zorundayım. akvaryumcu bize ıspanak haşlayıp minik minik doğrayıp verin demişti. ıspanağı yiyince uzun uzun şerit şerit sıçıp rahatlıyordu ama sonra yine şişiyordu. bir deneyin, zararı olmaması lazım.
0
kibritsuyu
(17.03.09)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.