Giriş
(8)

Torrent, Emule falan...

x factor
uTorrent kullanıyorum. Bir-iki bir şey indireyim dedim ama yavas iniyor. 10la 20ile falan yani. Eski bilgisayardan baya iyi indiriyordum. Şimdi bir de istediğim filmleri buldugum emule linkleri buldum ama emule ye yabancıyım. Sözlükten yorumları okudum. Kimisi iyi kimisi kötü diyor.Bu işlerden hiç a
uTorrent kullanıyorum. Bir-iki bir şey indireyim dedim ama yavas iniyor. 10la 20ile falan yani. Eski bilgisayardan baya iyi indiriyordum.
Şimdi bir de istediğim filmleri buldugum emule linkleri buldum ama emule ye yabancıyım. Sözlükten yorumları okudum. Kimisi iyi kimisi kötü diyor.
Bu işlerden hiç anlamayan biri olarak bana yardımcı olabilir misiniz?. Download hızımı nasıl arttırabilirim? emule yi kurayim mi? bunların ayarlar vs...
Teşekkür ederim.
0
x factor
(16.03.09)
port açtınız mı?
veya
modemde açık olan port ile yeni bilgisauardaki utorrent'in kullandığı port aynı mı?
0
kibritsuyu
(16.03.09)
port nasıl açılıyor bilmiyorum. çok yabancıyım bu konuya. normalde tıklayip indiriyorum sadece. vaktiniz varsa, çok alakasız bir kişiye anlatır gibi anlatabilirseniz sevinirim.
0
🌸x factor
(16.03.09)
modeminizin markasına göre (birbirine çok benzer ama yöntem olarak) bir arama yaparsanız nette kolayca bulunabilir port nasıl açıldığı. 2 portu açmak gerekecek emuleda high id olabilmek yani hızlı download için. emule iyidir iyi.

not: bulamazsanız modemin markasını yazın, birileri illaki yardımcı olur.
0
selim alai
(16.03.09)
www.portforward.com

buradan önce modeminizi seçin. sonra istediğiniz programı seçin. adım adım anlatıyor.
0
teritori
(16.03.09)
RT-206v1TT yazıyor güzelim modemimizin arkasında ama bulamadım oradan.
0
🌸x factor
(16.03.09)
RT-205'e bakın. arayüzler aynıysa işe yarayacaktır. değilse de benzer mantıkla yapabilirsiniz.
0
teritori
(16.03.09)
192.168.2.1 adresine girin.
çıkan kısma şifre falan yazmadan direk giriş yapın.
nat'a girip etkinelştirin.
nat > port yönlendirme kısmına girip "sistemdeki istemcilerden" kendi makinanızı seçin.
tcp'yi de udp'yi de etkinleştirin, istediğiniz portları onaylayın.
0
sanal uyku
(16.03.09)
www.emuleturk.com
0
artikbenimdebirvolvomvar
(16.03.09)
(5)

adsl faturasında hata var sanırım.. bu ne !!!

fuck milk get beer2
slm arkadaşlar..olayı anlatim.. ama öncelikle faturamı göstereyim.. 1 mart 2009 düzenlenme tarihli ve 30 mart 2009 son ödeme tarihli bir fatura bu..http://img4.imageshack.us/img4/8267/captureguv.jpgşimdi ben şubatın 24'ü veya 25'i -tam hatırlamıyorum günü-, yani mart ayına bir kaç gün kala 1024/256
slm arkadaşlar..
olayı anlatim.. ama öncelikle faturamı göstereyim.. 1 mart 2009 düzenlenme tarihli ve 30 mart 2009 son ödeme tarihli bir fatura bu..

img4.imageshack.us

şimdi ben şubatın 24'ü veya 25'i -tam hatırlamıyorum günü-, yani mart ayına bir kaç gün kala 1024/256 -- 4 GB kotalı adsl başvurusu yaptım. aylık ücreti 26 ytl olan bir paket bu.. kampanyadan falan faydalanmadım..
ordaki adam bana " bir aylık adsl faturası kadar açılış ücreti ve şu anda içinde bulunduğumuz ayın sonuna kadar kalan gün sayısı ile oranlanmış bir adsl internet ücreti gelecek ilk faturanda" dedi..
ee şubat ayında ben de 4-5 gün kullandım interneti en fazla.. ve 3,66 gb (adslkota.ttnet.net.tr'deki bilgiye göre) download kullanmışım..
ancak;

1)faturamda 2931 MB kota aşımı görünüyor..
2)89.37 ytl'lik fatura neden geldi? bir hata mı var?.. ben bir aylık adls ücreti kadar bağlantı ücreti + 3-5 ytl adsl ücreti bekliyordum.. yani 35, taş çatlasa 40 ytl..
3) eğer hata varsa faturamda ne yapmam gerekiyor..

bir kere faturadaki kota aşım olayı tamamen bir hata.. kota aşımı yok..
ancak aklıma şöyle bir durum geliyor..
benim bilmediğim bir ücret var.. ancak bu faturayı yazan programdaki kodlama hataları sebebi ile bu salak fatura yazma programı bu ücretleri kota aşımı olarak görüp, "kota aşım ücreti hanesi"ne bir değer mi giriyor? umarım anlatabilmişimdir..

kısacası ne yapmam gerekiyor,

teşekkürler şimdiden ;)
0
fuck milk get beer2
(16.03.09)
kotayı aşıp aşmadığını www.ttnet.com.tr adresinden kontrol edebilirsin.

Eğer kablosuz internet kullanıyorsan sevimli komşularından bir tanesi senin adına kotayı aşmış olabilir.

Bu arada ben, hiç aradaki farkı aldıklarını görmedim. Aylık ücret neyse onu direkt geçiriyorlar ve itiraz etmezsen yanlarına kar kalıyor. Tabi önce faturayı ödemen gerekiyor. Sonra yasal faizini filan talep edebiliyorsun ama uğraştırıyorlar işte.

Son olarak, kampanyadan bahsetmişsin. Kampanya koşullarını iyi oku. Aylık ücreti düşürüp açılış ücretinden kitlemiş olmasınlar
0
Kazmapolitan
(16.03.09)
1. 21,80 tl. aylık adsl ücreti normal. mart ayı için peşin alınan 1 aylık ücret o.
2. 2,91 tl. aylık adsl kıst ücreti normal. şubat ayında kullandığınız 4 günlük ücret bu da. (hatta hesaplayalım. 21,80/30x4 = 2,91 tl. kanunlara göre bir ay 28 de çekse, 31 de çekse 30 olarak işlem yapılır. şubat 28 çekiyordu demeyin. ay = 30 gündür)
3. bağlantı ücreti 21,80 tl. bu da normal. zaten size söylenmiş aylık ücret kadar bağlantı ücreti olacağı.

bunlara bağlı vergiler de normal.

lakin kota aşımını ve buna bağlı olarak gelen 22,04 tl. kullanım ücretini anlamadım. aklıma bir tek kurnazca bir şey geliyor. şimdi sizden şubat ayı için 2,91 lira kıst ücret (4 günlük) almışlar. ammavelakin niye kıst ücret alıp da 4 gb'ın tamamını kullandırtsınlar? 1 aylık 4 gb kota hakkınız var ama 4 günlük ücret ödüyorsunuz. oranlayın, içler dışlar çarpımı yapın. 1 ayda 4 gb kota ise, 4 güne ne kadar kota düşer? (4 gb / 30gün x 4gün = ) 530 mb falan. siz ne kullanmışsınız? 3,66 gb. aha sanırım o da bunun kota aşımı.
0
kibritsuyu
(16.03.09)
evet kibritsuyu, teşekkür ederim ;)
dediğin şey mantıklı.. aklıma gelmezdi benim hiç, ben "4 günüm var, 4 gb kotam var, oh negzel, araya gitmesin" diye asılmıştım torrent'e falan..
ama adamlar 4 gün için, gün başına düşen MB'ı oranlayabilirler.. karşımızdaki türktelekom gibi ne olduğu malum bir kurum..

hesaplarsak öyle oluyor sanırım..
(4 gb / 30 gün) x (4 gün) = (16 / 30 gb) = (0.534 gb) hakkım var benim..
(3.667 - 0.534) gb => (3.133 gb x 1024) = (3208 MB) kadar bir miktar kota aşmış oluyorum..
bu da faturamda görülen 2931 mb'a yakın bir değer..

ama gene de beni bir türktelekom bayisine gidip hesaplattirim, açıklama izah alayım..

çok teşekkürler ;)
0
🌸fuck milk get beer2
(16.03.09)
ttnet'in ilk seferde tutarlı bi fatura yolladığı hiç görülmemiştir. ilk faturada illaki bi saçmalık oluyor. gidip sorun, hata varsa(ki genelde oluyor) düzeltirler.

yarın bir gün kotanıza bakarken 171.433mb download, 52.766mb upload görürseniz de şaşırmayın. sonra düzeliyor o.
0
cruor
(16.03.09)
maalesef faturada bi hata yok.ilk faturada aynısı bana ve arkadaşıma da geldi. (:
0
i am 6 do you wanna be 9
(16.03.09)
(7)

yüzsüz bacaksız uçan sihirbaz çizgi film karakteri

armish
böyle bir karakter vardı ya çizgi filmde, ya da bir oyunda: yüzü siyah sadece gözleri görünüyor, mor/lacivert giyiniyor, bücür, uçuyor falan fistan. hatırlatabilecek, bir resmini bahsedebilecek var mi?
böyle bir karakter vardı ya çizgi filmde, ya da bir oyunda: yüzü siyah sadece gözleri görünüyor, mor/lacivert giyiniyor, bücür, uçuyor falan fistan. hatırlatabilecek, bir resmini bahsedebilecek var mi?
0
armish
(16.03.09)
he-man'deki bi karakter. ORNO muydu OMO muydu
neydi ya
0
head
(16.03.09)
he-man de ki orco mu?
0
wampex
(16.03.09)
edoras
(16.03.09)
(bkz: orko)
0
tepedeki psychedelic adam
(16.03.09)
ta kendisi. ama tüh yahu mor değilmiş bu, zihin karmaşası.

sağolun varolun.
0
🌸armish
(16.03.09)
mor olanı bizim dandik dizilerden birinde var.
utanmadan orko çakması koymuşlar diziye.
0
domine deyus
(16.03.09)
evet bez bebek isimli ucubik dizide de var. orko kırmızı giyerdi. mor renkli olan bez bebek'teki çakması.
0
kibritsuyu
(16.03.09)
(4)

şahıs şirketi açmak nedir ne değildir?

dehri
[aramızda pek çok freelancer - evdençalışgen kişi olduğundan dolayı, acaba bu bir süre yukarıda dursa hazır yukarısı kalabalık değilken, şöyle bir başlangıç kılavuzu gibi bir şey oluşsa ne tatlı olur diye düşündüm.]şimdi önce okuduklarımızı anlayalım ve özetleyelim ki hem soru gibi olsun hem de derl
[aramızda pek çok freelancer - evdençalışgen kişi olduğundan dolayı, acaba bu bir süre yukarıda dursa hazır yukarısı kalabalık değilken, şöyle bir başlangıç kılavuzu gibi bir şey oluşsa ne tatlı olur diye düşündüm.]


şimdi önce okuduklarımızı anlayalım ve özetleyelim ki hem soru gibi olsun hem de derleyici bir çalışma olsun.

*freelance çalışan adam eğer aracı kurumları aradan çıkartmış ve şirketlerle doğrudan iş yapıyorsa, iş akışı da düzenli gibiyse şahıs şirketi kurmakta fayda var. neden şahıs şirketi? çünkü kibritsuyu'nun kılı kırk yaran hesaplamlarına göre yılda ~26.000 tl'den az kâr edecekseniz şahıs şirketi, çok edecekseniz ltd kurmak vergi açısından daha faideli.
*şahıs şirketi kurmak için dükkan tutmamıza vs. gerek yok, oturduğumuz yeri işyeri gösterebiliyoruz.
*gider pusulası diye palyatif bir çözüm var aslında, bu durumda işveren kendisi belge düzenliyor ve sizin fatura kesmenize gerek kalmıyor ama o belge de her işyerinde hazır vaziyette değil, şu oluyor bu oluyor derken kullanışlılığı düşük bir malzeme.

ŞİMDİ DE SORULAR:

1) cebime kimliğimi, vergi numaramı, bir miktar parayı, ne bileyim banka hesap cüzdanımı ve vesikalık fotoğraflarımı ve de bir balya fotokopiyi koydum, sokağa çıktım. şimdi ne yapıyorum adım adım anlatabilecek birisi var mı? (a- vergi dairesine git zf59 belgesi al, b- ticaret odasına git yerleri süpür, c- notere git gülümse... gibi sırayla anlatılması mümkün mü?)

2) kaça patlar şahıs şirketi kurmak? misal stopnsilence zamanında 100 lira başlangıç masrafı çıktığını belirtmiş ama yıl milattan önce mi sonra mı belli değil. benim duyumlarım 1500 lira civarında bir masrafı olduğu. kesin bilgisi olan var mı, evden çıktım iki gün sonra şirketi kurmuş olarak geldim, cebimden ne çıkar?

3) sorumlulukları nelerdir. kibritsuyu "her ay beyanname vermek ve boş da olsa damga vergisi ödemek" zorluğundan bahsediyor. bu beyanname nereye verilir, damga vergisi ne kadarlık bir bedeldir? zamanı gelince beyan etmek, peşinden koşturmak zorunda olunan başka kıl tüy var mıdır?

4) muhasebeci tutmak zorunlu mudur? ayda 60-70 liranı muhasebeci alır diyorlar. gerçekten mi?

5) sonra nasıl fatura kesiyoruz? kaşe falan yaptırmak gerekiyor mu? koçanı nerden alıcaz?
0
dehri
(15.03.09)
1-
Kira kontratı (ev kendinizin dahi olsa belli bir stopaj ödeme zorunluluğu var artık, muhasebeciler daha iyi bilir)
Fotoğraflı ikametgah (muhtardan)
İmza beyannamesi (noterden)
Nüfus sureti (noter onaylı)
bolca fotoğraf

bunları cebine koyup bir muhasebeciye gidiyorsun.

2- bu evrakaları çıkarmak, muhasebecinin kuruluş işlemleri için aylık ücretinden ayrı olarak isteyeceği meblağ yaklaşık 450-700 arası tutar.

şu aşamada bir de notere gidip bununla ilgili muhasebecinize vekaletname vermeniz gerekir.

3. her ay beyannname verilir, boş da olsa damga vergisi verilir (20 lira civarlarında sanırım) bu koşturmacayı muhasebe yapar.

4. muhasebeci tutmak zorundamıyız bilmiyorum ama tutulması elzem.

5. faturanızı yalnızca maliye ile anlaşmalı matbaalara bastırabilirsiniz. matbaanın seri numarasını takip eder bu faturalar. kaşeyi herhangi bir kaşecide yaptırabilirsiniz.

6. bunlara ek olarak bir de ticaret odası kaydı yaptırmanız gerekir (faaliyet belgesini bunlar verir, maliye vermez) ticaret odası üyeliği 200-300 civarında sanırım. ve yıllık 60-70 arası bir aidatı olmalı.
ticaret odası dışında her bir meseleğin odası ya da birliği vardır. ticaret odası yerine bunlara da üye olabilirsiniz. aidatlar ve üyelik ücreti daha düşük olacaktır bu şekilde.
0
serseri marti
(15.03.09)
gecenlerde bu konuyla ilgili bir sohbet vardı sirket avukatıyla da. sadece sirkete gidip muhasebe onunde iş karsılıgı sozlesme yapmak da yetıyor sirketler için. illa faturaya gerke yok. ama şirket yetkilisi onunde imzalamak ve parayı alırken de parayı aldıgına işi teslim ettigine dair imzalar için de mutlaka sirket yetkili onunde yapılması gerkeiyor. bunlar yeterli oluyormus kanuni olarak.
0
bryan fury
(15.03.09)
1'in cevabini serseri marti vermis.

2. muhasebeci gez bol bol - 800 diyen de var. ticaret odasi kaydi yaptirmazsan maksimum noter masraflari dahil 200 lira.

3. her ay hic para kazanmasan da para veriyosun - fakat 3 ayda bir verebiliyorsun iste bu parayi. 100 lira civarinda.

4. muhasebeci tutmak zorundasin yeni yasalara gore. daha once kendi muhasebeni kendin tutabiliyordun. e-imza bi seyler bi seyler cikartip muhasebeci zorunlulugu getirdiler - aylik masrafi sana 80-150 arasi muhasebecesine gore degisir.

5. kaseyi her yerde yaptirabilirsin. faturayi da kirtasiyeden alip notere onaylatabilirsin.

6. sadece fatura kesebilmek ve elektronik esyalardan kdvlerden yirtmak ve daha kurumsal gozukmek istiyorsan .com.tr alan adi almayacaksan cok da zaruri degil 300 lira verip de oda kaydi yaptirmak

7. kadikoy civarinda isen muhasebeci onerebilirim.
0
the beyin
(15.03.09)
muhasebeci olarak cevaplayayım.

1-2) kimlik fotokopisi, işyeri olarak göstereceğiniz yer için kira kontratı (mesela ev babanızın üstüneyse babanız bir odayı size kiralayacak, kontrat yapacaksınız babanızla aylık şu kadar kiraya diye), imza beyannamesi, bir de işe başlama-bırakma bildirimi diye bir form var onu doldurup veriyorsunuz. fotoğraf ve ikametgah gerekmiyor. gösterdiğiniz yıllık kiranın binde 1,5'u kadar damga vergisi ödersiniz vergi dairesine. bir de bu işlemlerden önce defter tasdik ettirmeniz lazım. freelance falan olduğuna göre bilanço esası defrete gerek yok. kırtasiyeden bir işletme defteri alıp noterden tasdik ettiriyorsunuz. 30 lira falan tutar noter masrafı. yani kurana kadar cebinizden taş çatlasın 50 lira çıkar. oha oha bu işlemler için 700 lira alan muhasebecinin .mına koyim ben. muhasebesini de kendim tutacaksam limited şirket kuruluşu bile olsa para almam ben. dışarıdan sadece kurduruyorsa (ki olmadı hiç böyle bir şey) da cüzi bir şey alırım herhalde. 700 ne lan? vekaletnameye de gerek yok. işe başlama bildirimine muhasebeci diye imza atıyorsunuz. bir de muhasebe sözleşmesi yapıyorsunuz, o yeter.

3) her ay boş da olsa kdv beyannamesi verilir. 3 ayda bir de muhtasar beyanname ve geçici vergi beyannamesi verilir. kdv ve muhtasar damga vergileri 16,90, geçici vergilerin damga vergisi 26,50 liradır. ayrıca fatura keserseniz tabii + kdv keseceğiniz için o kdv'leri de devlete ödersiniz, ama tabii giderlerinizi de deftere yazarsınız. gelir vergisi ödersiniz kârın %20'si olarak. muhasebeci halleder bunları.

4) aslında yapılmayacak iş değil, gelirleri bi tarafa giderleri bi tarafa yaz, farkını al işletme defterinde. ama yine de muhasebeci tavsiye ederim.

5. faturayı maliye anlaşmalı matbaalar basar. ya da kırtasiyeden alıp notere tasdik ettirirsiniz. kaşeyi her kaşeci yapar.
0
kibritsuyu
(15.03.09)
(12)

fatura kestirmek nedir ne değildir?

dehri
freelance çalışan olarak, büyük çaplı bi iş teklifi ile karşı karşıyayım. fakat daha evvelinde ödemelerini elden alan, yahut şirketine göre gidip muhasebe departmanından imza karşılığı falan alan bi insandım. şimdiki işveren beğ diyor ki ille bana fatura kes, başka türlü çok zor.muhasebe ve benzeri
freelance çalışan olarak, büyük çaplı bi iş teklifi ile karşı karşıyayım. fakat daha evvelinde ödemelerini elden alan, yahut şirketine göre gidip muhasebe departmanından imza karşılığı falan alan bi insandım. şimdiki işveren beğ diyor ki ille bana fatura kes, başka türlü çok zor.

muhasebe ve benzeri işlerden anlayan dostlar, şimdi soru şu, iş güç sahibi arkadaşlar var sağolsunlar. ben bu arkadaşlara gidip bana ben istedikçe şu kadarlık fatura keser misiniz diyeceğim, ama:

*bu arkadaş açısından fatura kesmenin bi eksisi var mıdır? (%'sini ben ödeyeceğim, onun dışında)
*bu tip hizmet alımlarında vergi oranı nedir, yani faturayı kesen kişiye toplam bedel üzerinden neye mal olur bir fatura kesmek?
*bi insanın fatura kesmemek için olası mırın kırın nedenleri ne olabilir? yani size birisi gelse bu istekle niye reddedersiniz mesela?

esen kalın.
0
dehri
(14.03.09)
profesyonel tavsiyeleriniz için teşekkür ederim, elbet kenarda milyarlarım olunca bi şahıs şirketi kuracağım, fakat o milyarların akışını başlatabilmek için şu yukarıdaki sorulara cevap bulabilirsem çoğzel olacak.
0
🌸dehri
(14.03.09)
kısa vadede bir sorun çıkmaz. ancak arkadaşının şirketi düşük ciroluysa, ve senin işler yüksek ciroluysa, uzun vadede maliyenin arkadaşının şirkete bir çay içmeye gitmesi muhtemel. vergi oranı %18. 1000 tl'lik bir iş yaparsan, bunun 180 tl'sini arkadaşına vermen gerekir. gerçi arkadaşının fazladan fatura girişi varsa(bunun teknik bi adı vardı) senin o 180 tl'yi de rahatlıkla karşılayacak durumdadır, gerek de yoktur belki.

divit'in olayı hatırlar gibiyim sanki kumar falan geçiyordu işin içinde. kendine bir şahıs şirketi kur, vergi numaran olsun doğru diyor, daha ciddi görünürsün dışarıda. ancak bir sefere mahsussa ben olsam arkadaştan eşten dostan hallederdim, sorun çıkmaz.

fiş kesmemek için, fiş bitti cart curt denebilir de, fatura için insanlar beklediği için mantıklı bahane bulmak zor. karşındaki senden fatura istediğini göre büyük ihtimalle bunu şirket giderine yazacaktır, yani alternatifi yoktur faturadan başka, çok mırın kırın edersen gider belki de.

aha buldum, fatura matbaa'da de.
0
abtash
(14.03.09)
daha once benzer bir soru sormustum ayni durumda kaldigimdan. daha sonra isveren kisi "ben stopajini oderim" demisti, yani senin kdvni sana verecegi ucretten dusup vergiyi kendisi oduyor aldigi hizmet karsiligi. belki oyle bir sey yapar?
0
kurukafa
(15.03.09)
@abtash: o tip bir yalan tutturamam, iş epey uzun soluklu bir süreç. ayrıca inşallah o dediğin fatura fazlası olan insan cinsinden bulabilirim :)


@kurukafa: yani siz nihayetinde fatura kesmediniz öyle mi? ama bu adam bana diyor ki "ben şirkete resmi gider olarak yazmalıyım bunu, o yüzden fatura istiyorum". neyse sizin çözüm de aklımda olsun, öyle bir ihtimal varsa sokuştururum.
0
🌸dehri
(15.03.09)
kimse sizin cebinize girecek olan paranın vergisini ödemez. o yüzden kime fatura kestirirseniz kestirin paşa paşa %18'i ödeyeceksiniz. ayrıca sizin için keseceği faturanın şirketin cirosuna oranı %10-15 nin üzerindeyse problem yaratır bir süre sonra. bunun stopajı var, muhasebecisi var, tükkanın kirası, elektrik, suyu, çırakların harçlığı, kalfaların ssk primi var...
şirketin sahibi çok yakın arkadaşınızsa bir şey diyemem ama değilse bir olur iki olur üçüncüde trip yapar adam. ben yaparım misal.
0
sol acik
(15.03.09)
zaten o parayı ödememek gibi bi planım yok, birinin cebinden çıkacaksa benden çıksın. ben onu çevirir işverene sokarım. prosedürü anlayalım da iyice.
0
🌸dehri
(15.03.09)
gelir vergisi ve kdv'yi birleştirince 100 lira brütte 34 lira vergidir ve faturayı kesene bırakmanız gerekmektedir. tabiki faturayı kesen adama atıyorum domain alıp faturasını onun adına kestirip verirseniz o da vergiden düşer size yada ona biraz daha para kalabilir.
0
darknum
(15.03.09)
Kendim denemedim fantazi yapıyorum:
www.guru.com
www.elance.com
Direk bilgisayar başında çalışıyorsanız en güzeli www.odesk.com

Mesele şirkete gider olarak yazmaksa buraya öder, siz de siteden paranızı alırsınız uğraşmadan.
0
mario64
(15.03.09)
oeeeh. %34 nedir abi? neyse, demek ki masaya oturmadan anlaşılacak bir olay değilmiş bu. peki mario64 kardeşim, bu sitelere verdiği parayı nasıl gider gösterecek ki bu adam?
0
🌸dehri
(15.03.09)
Onu pek bilemedim, kredi kartından yaptığı ödemeyi masraf olarak gösterebilir diye düşündüm. Bir invoice olayı var lakin.
www.elance.com
www.guru.com
0
mario64
(15.03.09)
sizden fatura talep etmektense kendisi "gider pusulası" kesebilir gibi geldi bana (gerçek kişiden aldığı hizmete istinaden). stopaji da yok ödemesi gereken diye biliyorum (emin değilim, %10 stopajı olabilir).

biri bana bu işverenin neden gider pusulası kestirmekten yana olmadığını açıklasın :)
0
boshi
(15.03.09)
kurukafa'nın sorusuna verdiğim cevap geldi aklıma. oradaki cevabımı okuyabilirsiniz.

(git: 57295)

@boshi: gider pusulası yoktur adamların. çok lazım bir şey olmadığından herkes bastırmaz o evrakı. yoksa fatura hükmünde bir evraktır. %10 stopajı vardır ama onu da cepte ödemezler zaten, ödeyecekleri ücretten keserler.
0
kibritsuyu
(15.03.09)
(6)

odtü yakınlarında iyi saç kesen bir berber var mı?

pseudovector
başlık derken nerdeyse sorunun tamamını yazdık ama olsun. cevap beklediğim kişiler genelde uzun saçlı insanlar zira aradığım berber (ya da erkek kuaförü, ya da saç tasarımcısı) şöyle düzgün katlı kesim yapabilsin, ara makası (ya da inceltme makasını) yerli yerinde kullanabilsin istiyorum. yani saçı
başlık derken nerdeyse sorunun tamamını yazdık ama olsun. cevap beklediğim kişiler genelde uzun saçlı insanlar zira aradığım berber (ya da erkek kuaförü, ya da saç tasarımcısı) şöyle düzgün katlı kesim yapabilsin, ara makası (ya da inceltme makasını) yerli yerinde kullanabilsin istiyorum. yani saçı tutup hepsini aynı yerden kesen, abajur modeli aşığı berberlerden olmasın lütfen. şimdiden teşekkürler.
0
pseudovector
(14.03.09)
mrtksn verir bunun cevabını. buradan vermezse mesaj atıp sorun.
0
kibritsuyu
(14.03.09)
izci parkının orda kaliteli bir kuaför var. cağdaş'tan yolun karşısına geç, bimin oraya yani, pazara zıt istikamette yürü. inanç sitesinin ilerisinde sağında kalacak şekilde bir erkek bir bayan kuaförü göreceksin. onlar iyidir. beğenmezsen yolun karşı tarafında biraz daha ilerde apartmanın birinin altında klas erkek kuaförü var. kendisi tipik erkek berberidir. dediğini yapar fazlasını yapmaz. ama katlı kesim konusunda süphelerim war.
0
ayiadam
(14.03.09)
aman sakin ziraat bankasinin sokagindaki berbere gitmeyin. evet o firinin yanindakine. ipneye gicigim hala. o aileye (kardesi de araba tamircisidir) para kazandirmamaya yeminliyim.
0
osuruklu
(14.03.09)
çok önemsiyorsan ve biraz pahalı olabilir diiyorsan armadada parisli cemil'e git.
odtü içindeki berber zannetmem ki uzun saça adamakıllı bir iş yapabilsin.
yüzüncü yılda da duymuştum zamanında iyi bir berber olduğunu.
0
0 5 ucu olan adam
(14.03.09)
Ben de uzun saçlıyken o zamanlar Akköprü Migros denene yerdeki MOS'a gidiyordum tuzluydu ama katlı kesim filan her türlü muameleyi yapıyordu...
0
selimse
(14.03.09)
hepinize teşekkürler öncelikle. demek ki önce çağdaş'ın arkalarındaki berberi araştıracağız, bulamazsak da parisli cemil'e gideceğiz. 2,5-3 ayda bir saç kestiren birisi olduğum için biraz fazla para vermeyi kabul edebilirim sanırım.
0
🌸pseudovector
(15.03.09)
(5)

"program belleğe sığmayacak kadar büyük"

kibritsuyu
evet cd kutusunda bulduğum microsoft flight simulator 2002 isimli oyunu "aa ne güzel lan eskiden uçak uçururdum, dur yükleyim bunu ben" diyerek yükledim. lakin ne zaman oyunu açmak istesem "program belleğe sığmayacak kadar büyük" diyor bana. ne demek bu? neyin eksik diyor bana?ben bu oyunu 2001 yılı
evet cd kutusunda bulduğum microsoft flight simulator 2002 isimli oyunu "aa ne güzel lan eskiden uçak uçururdum, dur yükleyim bunu ben" diyerek yükledim. lakin ne zaman oyunu açmak istesem "program belleğe sığmayacak kadar büyük" diyor bana. ne demek bu? neyin eksik diyor bana?

ben bu oyunu 2001 yılında alınmış 256 Mb ram'li, kaç mb olduğunu hatırlamadığım (alındığı zaman iyi bi megabayttı) asus marka geforce 256 (modeli de 6800 müydü neydi hatta) ekran kartına sahip bir P3-800'de misler gibi oynardım. yüklediğim bilgisayar ise 2004 yılında alınmış bir P4-3ghz HT, 1 gb ram'i var, ekran kartı da yine kaç mb olduğunu bilmediğim bir geforce fx 5200. harddiskimde de 8 gb boş yer var (ki eski bilgisayarın harddiski zaten toplam 10 mb idi. boş alandan da değildir)

daha mı kötü lan bu donanım? niye çalışmaz bu oyun?

ha bir de ek bilgi, cd ile uğraşmamak için oyunu complete installation yapıp komplesiyle bilgisayara kurdum.

edit: şimdi forumlara baktım da 512 mb bilmemneli ekran kartı, 41 gb boş yeri, 2 gb rami olan makinelerde bile bu hatayı verip açılmadık dosyalar oluyormuş.

kara bir ms dos ekranında veriyor bu hatayı ve o ekran hemen kapanıyor. hatta ne yazdığını okuyamadım da cmd yazıp dos komutlarıyla cd program files, cd microsoft games diye diye klasöre gidip elle çalıştırdım,öyle okudum hatayı. virüs müdür nedir acaba?
0
kibritsuyu
(13.03.09)
Task Manager'dan kullanıma uygun bellek miktarınıza bakabilirsiniz. Örneğin vista kullanıyorsanız ya da çok hafıza kullanan başka programlar açık ise, programın ihtiyacı olan bellek miktarı boş olmayabilir belki.
0
HATT0
(13.03.09)
bellek olarak 4 katına çıkmışsın ancak, ekran kartı ondan çok daha yüksek oranda düşmüş. ge force 6800,5200'den çok daha güçlü bir ekran kartı. yanılmıyorsam ekran kartın 128 mb. hatayı ekran kartından dolayı vermiş olması muhtemel. (o zamanlar için o ekran kartı aslında pek mümkün gibi görünmüyor ama neyse ) sistem özellikleri kafanda yanlış kalmış olabilir bence. ekran kartı'ndan gibi görünüyor yine de sorun. sanal bellek miktarını da kontrol etmeni öneririm.
0
abtash
(13.03.09)
yok donanımı adım gibi biliyorum. bir tek ekran kartlarının hafızasını bilmiyorum. 2001 model bilgisayarım da hala duruyo evde. geforce 256 denen modelden olduğuna eminim. 6800 olan şey asus'un model numarası. yani geforce 6800 ile aynı şey değil. eski ekran kartı geforce 256 diye geçiyor. bunlardan hemen sonra geforce 2 çıktı.

sanal bellek 384 mb imiş. onu sistem bilmemne otomatik falan filan yaptım 1000 mb oldu. hala düzelme yok. bu arada geforce 5200 ekran kartım da 128 mb imiş. sanırım 2001 model olan ve oyunu çalıştıran ekran kartı da 32 mb idi.
0
🌸kibritsuyu
(13.03.09)
oyun dos modunda çalışıyor sanırım ondan hata veriyor, şöyle yapmayı deneyin, oyunun .exe'sine sağ tıklayıp özelliklerden uyumluluk moduna gelip, ordan win98 filan seçin olmadı oraları biraz kurcalayın, sanırım oyun eski dos modundan oyuna giriş yapıyor ve dos için ayrılan bellek ya da yeni işletim sisteminin gerçek dos değil sanal dos oluşturmasından dolayı yeterli bellek ayrılamıyor.
0
edip
(13.03.09)
yok ama dos oyunu değil ki.ama eski bilgisayarımda da win xp altında gayet güzel çalışıyordu.

bu arada söylemeyi unuttum, exe dosyasında oyunun simgesi de çıkmıyor. üst kenarı mavi olan beyaz çerçeve şeklindeki simgesiz exe'lerin standart şeysi çıkıyor www.cryptic.co.uk şu resimdeki simgeden işte. bu resmi google'dan buldum örnek olsun deyü. oysa oyunun kendi simgesi çıkmalı). yarın uyumluluk olayını bir deneyeyim. olmazsa başka yollar ararız. teşekkürler.
0
🌸kibritsuyu
(14.03.09)
(3)

Fotograf banyosu mandalı

kayranin kedisi
Ben acilen bu mandallardan ariyorum, nerde bulabilecegim hakkinda bir bilginiz var mi? Ankara'da yasiyorum.
Ben acilen bu mandallardan ariyorum, nerde bulabilecegim hakkinda bir bilginiz var mi? Ankara'da yasiyorum.
0
kayranin kedisi
(13.03.09)
varsa tripod foto'da vardır.

kızılay, şehit adem yavuz sokak'ta (ykm'nin arkasındaki sokak).
0
kibritsuyu
(13.03.09)
bu mandalın pazarda satılan eski tahta mandallardan farkı nedir
0
demlikposet
(13.03.09)
benim derdim sadece gorsel kaygi, cunku ben zaten dijital makineyle calisan insanim ama gel gor ki eski zamanlardan gelen fotografci temali bir poster hazirliyorum ve fonda da bu sekilde bir seyin olmasini istiyorum.
0
🌸kayranin kedisi
(13.03.09)
(5)

kasanın Power Supply'ını açmak ya da açmamak

soup nazi
şimdi kasanın içinde WORLD ATX-450W model güç kaynağım var(ekte dandik bir fotosu olan). bu güç kaynağının içinde bir parça yerinden oynamış veya bir vida hafif yerinden çıkmış sanırım. her pc'yi açtığımda fan dönmeye başladığı anda "harrrrrrrrrr" diye kafa ütüleyen yüksek desibelden bir ses çıkıyor
şimdi kasanın içinde WORLD ATX-450W model güç kaynağım var(ekte dandik bir fotosu olan). bu güç kaynağının içinde bir parça yerinden oynamış veya bir vida hafif yerinden çıkmış sanırım. her pc'yi açtığımda fan dönmeye başladığı anda "harrrrrrrrrr" diye kafa ütüleyen yüksek desibelden bir ses çıkıyor. kendi halinde bıraktığımda geçmiyor. ben de geçsin diye kasanın arkasından güç kaynağına "laklak" veya "geçirme hareketi" tabir edilen avuç içimle okkalı bir vuruyorum ve ses kesiliyor, fan normal dönmeye devam ediyor. .her sabah pc'yi açtığımda yaptığım rutin işlem oldu artık.

güç kaynağını açayım da içine bakayım dedim ama üzerinde "sakın açmayın, açsan da tamir edecek bişey yok zaten, haa bi de fişten çeksen bile çarpılabilirsin" diye uyarı var. düşük voltajda çalışıyor güç kaynağı ama üzerinde 5-10 Amper arası çalışır yazıyor ki işte beni tırstıran nokta da o. birkaç yüz miliAmperlik bir akımın bile ölümcül olduğunu biliyorum.

sorum şu: bu güç kaynağı güvenle açılır mı, açan var mı daha önce? açarsam şayet oynak parçayı bulup düzelticem ve 1-2 damla yağ damlatıcam.
0
soup nazi
(12.03.09)
fişten çektikten sonra kasanın power dümesine basmak, kondansatörlerde kalan elektriği deşarj etmeye yarayabilir. ya da iki kontağı tornavidanın metaliyle kısa devre yaptırıp cozzt diye kıvılcım çıkarttırarak deşarj etmek falan. elektrikten elektronikten anlayanlar daha bilimsel şeyler söylerler tabii.

gerçi sorun fan kısmındaysa hiçbir iletkene dokunmadan oynak şeyi bulup düzeltebilirsiniz gibime geliyor.
0
kibritsuyu
(12.03.09)
Ben galiba açmıştım, unuttum hatırlamıyorum. Ama bu kadar canını sıkıyorsa yenisini al, geçen hafta 30 liraya aldım bi tane 300 W'lık.
0
sui
(12.03.09)
o geçirmeyle kestiğin ses kopan parça değil fanın kendisinden gelmektedir muhtemelen. ya fan yerinden oynamıştır ya da aşırı tozludur.ben power supply'ı (dışarıdan temizleyemediğim için) 2-3 ayda bir açıyorum.bir nalbanttan aldığım bildiğin orta boy bir boya fırçası ile temizliyorum. muazzam toz çıkıyor içinden zaten.

eğer temizledikten sonra ses hala kesilmezse fanın da problem vardır.internette fanların nasıl kolayca açılacağını gözteren siteler var. google ile aratınca bulabilirsin sanırım. fanın arkasındaki plastiği çıkarıp fanın metal kısmını çok çok az miktarda yağlayabiliyosun ama bu işlem sırasında fanın içinde minnacık bir plastik halka var onu kırmaman gerekiyor.
0
macabrex
(12.03.09)
Gücü kestiğinize emin olunca tornavidayla kasanın içine ve monitör güç çıkışına dokunmak statik elektriği boşaltır. Bir süre bu şekilde beklerseniz trafolardaki biriken olası gerilimi de boşaltmış olursunuz. Yapacağınız işlem ne olursa olsun PSU yu kasanın içinden sökünce açınız. Tedbir açısından tekrar tornavidayla sağa sola dokundurmanız yararınıza. İçindeki parçalar oldukça sağlam monte edilmiş. Öyle elinizin sağa sola çarpmasıyla birşey olmaz. Korkmayın.

Hatırlatma: Öldürmeyen Allah öldürmez ama , 100 miliamper kesin öldürür.

Birde almayı düşünüyorsanız ve yeni bir sisteminiz carsa eğer, gerçek 400W dan aşağısını almayın. Piyasadaki çoğu PSU peak değerini verir.
0
iustitia omnibus
(12.03.09)
teşekkür ederim cevaplar için. söylemeyi unutmuşum, kasanın içini ve güç kaynağını 2 ayda bir hava üfleyici ile temizlerim.
0
🌸soup nazi
(12.03.09)
(3)

kablolu tv fatura sorgulamasını yada üyelik aboneliği???

ulema
kablolu tv fatura sorgulamasını yada üyelik aboneliği bilgilerini nerden alabilirim ..netten almasam da kurum olarak nerden alabilirim. ??
kablolu tv fatura sorgulamasını yada üyelik aboneliği bilgilerini nerden alabilirim ..netten almasam da kurum olarak nerden alabilirim. ??
0
ulema
(12.03.09)
Kurumun adı Türksat. Sitesi de www.turksat.com.tr
0
kibritsuyu
(12.03.09)
böyle bir şey buldum borç sorgulama için :

online.turksat.com.tr
0
cumingsoon
(12.03.09)
444 0 126 musteri hizmetleri.
0
osuruklu
(12.03.09)
(2)

ankaradan şereflikoçhisara

zubundy
nasıl gidilir, yol kaç saat sürer, hangi otobüs firmaları gider. internetten biraz araştırdım ama sadece metro turizmi bulabildim onun da günde sadece 1 arabası ve saat 15de orada oluyor, benim çok daha erken varmam lazım yarın oraya
nasıl gidilir, yol kaç saat sürer, hangi otobüs firmaları gider. internetten biraz araştırdım ama sadece metro turizmi bulabildim onun da günde sadece 1 arabası ve saat 15de orada oluyor, benim çok daha erken varmam lazım yarın oraya
0
zubundy
(12.03.09)
aşti den her saat başı tuzgölü seyahat kalkar, şereflikoçhisara
hatta çukurambardan geçip mavi bilgisayarın yanından ufuk üniversitesinin köşesinden konya yoluna çıkar ve yaklaşık 2 saatte koçhisara varır. Umarım yardımcı olabilmişimdir..
0
sir john
(12.03.09)
nevşehir, aksaray vs. tarafına giden otobüsler de koçhisar'dan geçer.
0
kibritsuyu
(12.03.09)
(3)

yine excel

neronas
elimde bir isim listesi var. yukaridan asagiya numaralandirilmis. 200 satir. bunlari 1 den baslayip otomatik numaralandirmak istiyorum ama arada 1 satiri sildigimde numaralandirma devam etsin. bulamadim yahu
elimde bir isim listesi var. yukaridan asagiya numaralandirilmis. 200 satir. bunlari 1 den baslayip otomatik numaralandirmak istiyorum ama arada 1 satiri sildigimde numaralandirma devam etsin. bulamadim yahu
0
neronas
(11.03.09)
arada bir satırı silince numaralandırma o noktadan itibaren otomatik düzelmez bildiğim kadarıyla. ama şöyle yaparsınız kolayca. birinci satıra 1 dersiniz, ikinci satıra 2 dersiniz. bu iki hücreyi seçip mouseu ikinci hücrenin sağ altına + işaretinin değişik şekil aldığı noktaya getirip oradan tutup son satıra kadar sürükleyince hepsi sıralı numaralı olur. aradan satır silince yine en başa gidip, 1 ve 2 yazan hücreleri seçip aynı şeyi yapınca yeniden numaralanır kolayca tek fırtla.

sildikçe numaraları tazeleyip baştan sıralayan otomatik bir sistem varsa ben de istiyorum.
0
kibritsuyu
(11.03.09)
vardir elbette. benim icin siralamada sorun yok da gönderdigim kisiler anlamiyor bu isten. otomatik olmasi lazim illa ki. öf.
0
🌸neronas
(11.03.09)
1. numaraları yazmak istediğin satıra =row() yaz. eğer ilk isim örneğin 5. satırdan başlıyorsa =row()-5 yazarak istediğin rakamdan başlatabilirsin.

2. ilk ismin hizasına 1 yazdıktan sonra onun altındaki hücreye eğer A1 hücresine yazdıysan =A1+1 yazıp aşağı sürükle.
her ikisinde de aradan satır sildikce numaralar güncellenir.

edit: 2. yöntem satır silince çalışmıyormuş :)
redit: mail attım
0
Poly
(11.03.09)
(13)

nasıl çorap giymeli? napmalı

demlikposet
sevgili moda iconları,beyaz giymiyoruz keko oluyoruz,pembe giymiyoruz dikkat çekiyoruz siyahda olmasınE nasıl çorapgiyicez bu işin modası nedir?beyaz ayakkabıya ayrı renk siyaha ayrı renk, var mıdır böyle bir şifresi bunun
sevgili moda iconları,

beyaz giymiyoruz keko oluyoruz,
pembe giymiyoruz dikkat çekiyoruz siyahda olmasın

E nasıl çorapgiyicez bu işin modası nedir?

beyaz ayakkabıya ayrı renk siyaha ayrı renk, var mıdır böyle bir şifresi bunun
0
demlikposet
(11.03.09)
spor ayakkabi icin gri, diger kiyafetler icin (is,gunluk) lacivert corap giyilebilir. ama is konusunda siyahtan baska corap giymemek daha makbuldur.
0
rising creeps
(11.03.09)
rising creeps'e sonuna kadar katılmakla birlikte bir gerçeği yüzüme vurdu ki benim gri ve lacivertten başka renk çorabım yok.

lacivert iyidir.
0
deckard
(11.03.09)
Erkekler için geçerli kuralı söyleyeyim: çorap rengi ya ayakkabının ya da pantolonunun renginde olmalı. Yani beyaz pantolonun yanında beyaz çorap giyebilirsiniz kıro olmazsınız...
0
selimse
(11.03.09)
ayakkabı ve pantolon ile aynı renk olmalıymış diye duyduydum.
0
detroitli kizil
(11.03.09)
kesinlikle ayakkabının rengnde olmamalıdır. pantolonla ya kontrast bi renk ya da aynı renk olmalıdır. ama siyah her zaman iyidir güzeldir. şahsen ipucu vereyim ben 5 senedir nike tan ya da adidastan 25 ytl ye 6 lı poşet içindeki havlu çorapları kullanıyorum. yazın teri emiyor kışın sıcak tutuyor, kolay kolay yırtılmıyorve her renkten 2 şer tane var içinde. 2 siyah 2 gri 2 beyaz. beyazı şortun altına giyiyorum yazın spor ayakkabıyla, spor yaparken de giyiyorum diğerlerini kafama göre.
0
rentts1
(11.03.09)
he valla ya nedir bu beyaz çorap korkusu. kıroluk olan şey beyaz çorap giymek değil, elbisenle ayakkabınla uyumsuz çorap giymektir.

siyah pantolon ve siyah ayakkabının altına beyaz çorap giyerseniz (aha fotodaki gibi) keko olur. eşofman beyaz, ayakkabı beyaz bir spor kıyafetine de siyah çorap giyerseniz aynı derecede keko olur. siyahla siyah giyin, veya koyu gri giyin. lacivert pantolonla siyah giyin, lacivert giyin koyu renk giyin. beyazla beyaz giyin, açık renk giyin. kotun altına giydiğinizde ayakkabının rengiyle uyumlu abuk olmamak şartıyla her renk olur, beyaz da olur. ama yine dikkat, siyah spor ayakkabıya beyaz giymeyin, beyaz spor ayakkabıya siyah giymeyin.

kısaca koyu renk elbise/ayakkabıya açık renk, açık renk elbise/ayakkabıya koyu renk giymeyin. en uç noktaları siyah ve beyazdır bu uyumsuzluğun. öncelikle ayakkabıya uydurmaya çalışın. pantolona uydurmak ilinci planda kalsın. ama ayakkabı çıkarıp çorapla gezeceğiniz ortamlar için pantolona uydurmaya çalışın öncelikli olarak.
0
kibritsuyu
(11.03.09)
herseye uyan tek renk siyah, ondan sonra lacivert ve gri geliyor. kisa coraplarda da beyaz guzel olabiliyor, genelde spor yaparken.
0
ermanen
(11.03.09)
kahverengi ayakkabıya lacivert corap, siyaha siyah, spor giyiniyorsanız beyaz spor ayakkabıya beyaz corap uygun gozukmekte. zaten spor olmayan kösele beyaz ayakkabı giyiyorsa bi erkek allah ıslah etsindir. corabı bosversin seccade alsın tovbekar olsun.
0
bordeaux
(11.03.09)
ayakkabı ve pantolonla aynı renlkten ziyade pantolon ve ayakkabı arasındaki bir ton olması evladır. bunun dışında siyah konusunda belirtilen görüşlere katılıyorum. siyah pantolonla lacivert çorap giyilmemesi gerektiğini söylememe bile gerek yok sanırım.
0
beccaria
(11.03.09)
pantolonla çorap aynı renkte ya da tonal olmalı.
koyu renk pantolonlarla koyu renk ayakkabı giyilmeli,açık renk pantolonla koyu renk ayakkabı giyilmemeli.
0
gerda
(11.03.09)
arkdaşlar pantolonla aynı renk diyorsunuzda ben anlayamadım
misal kot giyiyorum altına da beyaz spor ayakkabı giydim

e nolcak şimdi?

kot rengi çorap nerde beyaz nerde

bi hesap hatası var bu işte sanki
0
🌸demlikposet
(12.03.09)
siyah candır.
bir sürü siyah çorap aldım aynı. çift ayırma derdim de olmuyor böylece.
0
domine deyus
(12.03.09)
@demlikposet: cevabımda tam olarak bunun cevabını da yazmışım sanki.
0
kibritsuyu
(12.03.09)
(7)

nar suyu

terp
sirf nar suyu sikan yerler var mi? ya da diger meyvelerin yaninda nar sikan, ama kabuguyla beraber degil, oyle aci oluyor, sirf tanelerini sikan? cevap icin tesekkurler.
sirf nar suyu sikan yerler var mi? ya da diger meyvelerin yaninda nar sikan, ama kabuguyla beraber degil, oyle aci oluyor, sirf tanelerini sikan?

cevap icin tesekkurler.
0
terp
(11.03.09)
taze meyve suyu sıkan her yer sıkıyor ama kabuğuyla nasıl sıkılır ki zaten? portakal gibi ortadan yazıp şu kolunu çevirttirip sıkıştırmak suretiyle meyce sıkan mekanik aletle, tıpkı portakal sıkar gibi sıkıyorlar. elbet kabuğunun tepesinden bastırıyor alet. tane tane ayıklayıp öyle sıkan yoktur sorduğunuz oysa.
0
kibritsuyu
(11.03.09)
manyak bir santrfüj belki çekirdeği zedelemeden suyunu çıkarır. yoktur ama böyle bir alet.
0
kibritsuyu
(11.03.09)
istanbul'daysanız eğer taksim'deki büfelerde, kadıköy'de meyvesuyu barlarında(mesela şifahane), sirkeci'de, eminönü'ndeki sırf meyvesuyu satan yerlerde ve büfelerde... kısacası çoğu yerde bulabilirsiniz taze sıkılmış nar suyunu. dilerseniz diğer meyvelerle karışık olarak da içebilirsiniz.
0
beccaria
(11.03.09)
kadıköy boğada neslihan büfe. nardan avokado'ya kadar her türlü meyveyi sıkıyo, istediklerinizi istediklerinizle karıştırıyorlar.
0
ben sen o
(11.03.09)
ankara'da da güven parktaki turuncu otobüs/karavan çakması şeylerde satıyorlar. kızılayda her yerde var. tadı acı gelirse karışık var. olmadı portakal suyu da alın siz karıştırın.
0
ayiadam
(11.03.09)
dimes in hazır nar suyu var ama pek tavsiye etmem.çok kötü bir kokusu var.vodka ile pek hoş olmamıştı hatta.
0
elmalili hamdi yazar
(11.03.09)
robinbook
(12.03.09)
(16)

1001 adet demir 1 yetele ile ne yapılır

kabablanka
sayın ekşi mahallesi sakinleritam olarak 1028 adet, kumbara fonunda biriktirilmiş demir 1 yetele nasıl değerlendirilir?
sayın ekşi mahallesi sakinleri
tam olarak 1028 adet, kumbara fonunda biriktirilmiş demir 1 yetele nasıl değerlendirilir?
0
kabablanka
(11.03.09)
önce bankada bütünlettirilir, sonra ister harcanır, ister yatırım yapılır. Artık 1000 tl ile ne yapılırsa tabi.
0
sarjli matkap
(11.03.09)
merkez bankası'na götürüp banknota çevirtebilirsiniz.
0
kibritsuyu
(11.03.09)
Paraları bana verebilirsiniz mesela.
0
sakar kiz candy
(11.03.09)
ya bu 1001 adeti 1002 adet yapmanın yolu yok mu?
0
🌸kabablanka
(11.03.09)
demir verilir yerine altin alinir. ya da hakemin, futbolcunun kafasina atilir! tutturulamazsa yuh artik..
0
terp
(11.03.09)
para kesesi gibi bişeyin içie konup avuçlanabilir, ortalığa savrulabilir, elle karıştırılıp sesi dinlenebilir.
0
yoldaki isaretler
(11.03.09)
cakkidi cakkidi sallanir muzik yapilir
0
cisterna
(11.03.09)
aslında tüm bankalar 2009 yılında bu paraları almak zorunda.

ziraat bankası bu konuda bir çalışma yapmış, burada 7. maddede durumu açıklık getirmiş;

(Yeni Türk Lirası banknotlarınve madeni paraların, 2009 yılı boyunca Türk Lirası banknot ve madeni paralarla birlikte tedavül etmesi ve 2009 yılının sonunda tedavülden kaldırılmasına ilişkin hususlar ise 1211 ve 1264 sayılı Kanunların verdiği yetkiye dayanarak Bankamızca ve Hazine Müsteşarlığı'nca düzenlenmiş; uygulanacak hükümler 8 Mayıs 2007 ve 22 Ağustos 2008 tarihli Resmi Gazeteler'de yayımlanmıştır.)

7. YTL banknot ve madeni paralar herhangi bir bankada TL banknot ve madeni paralarla değiştirilebilecek mi?

Birlikte tedavül döneminde (2009 yılı boyunca) tüm banka şubeleri, kasalarında Türk Lirası banknot ve madeni para olması durumunda değişim yapacaktır. Ancak, Yeni Türk Lirası banknotlar 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren 10 yıl, madeni paralar ise 1yıl boyunca (zaman aşımı süresince) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve T.C. Ziraat Bankası şubelerinde değiştirilebilecektir.

not: başka amaçlarla da kullanabilirsin. poker veya okeyde çok iyi oyun parası olur bunlardan.
0
surprise
(11.03.09)
reklam filmi çekilebilir onlarla:)
www.bireyselemekliliksistemi.info
0
ikinoktayedi
(11.03.09)
"Allahım bana 1000 altın ver" temalı Nasrettin Hoca fıkrasını canlandırabilirsiniz.
0
sui
(11.03.09)
kule.
0
electropie
(11.03.09)
Poker oynayabilirsiniz.
0
jamesjersey
(11.03.09)
900 tl nakit karşılığında bana satabilirsin
0
derectus
(11.03.09)
çoraplara doldurulup işkence aleti olarak değerlendirilebilir.
0
nickini vermek istemeyen suser
(12.03.09)
ben sabahları dolmuşçulara 95 adedini 100 ytl ye sat, gibi fikirler bekliyodum ama olmadı, neyse dursun bakalım biraz daha...
0
🌸kabablanka
(14.03.09)
naptn bozukları? merak ettim
0
jadle
(15.01.10)
(7)

kart bedeli

quinza
axess kredi kartım için akbank yaklaşık 35 liralık bir kredi kartı kullanım bedeli çekmiş hesabımdan. bazı kişilerden duymuştum, arayıp 'bu bedeli ödemek istemiyorum kartımı iptal eder misiniz' diye blöf yapınca kredi kartını iptal ettirmedikleri gibi kart bedelini de hesaba geri yatırıyorlarmış. be
axess kredi kartım için akbank yaklaşık 35 liralık bir kredi kartı kullanım bedeli çekmiş hesabımdan. bazı kişilerden duymuştum, arayıp 'bu bedeli ödemek istemiyorum kartımı iptal eder misiniz' diye blöf yapınca kredi kartını iptal ettirmedikleri gibi kart bedelini de hesaba geri yatırıyorlarmış. ben de aradım bankayı, 'kartınızı iptal etmeden önce bu bedeli ödememe isteğinizi alıp, bedelin geri ödenme imkanının olup olmadığını araştırıp size geri dönelim, aldığınız cevaba göre iptal etmek isteğinizi yenileyebilirsiniz' dediler. ertesi gün cebime bir mesaj geldi 'sözleşme gereği geri ödeme yapılmamaktadır.' şeklinde. geri ödeme yapılmıyorsa bu adamlar nasıl geri aldılar paralarını? şimdi ben blöfü devam ettirip kartı iptal ettirmek istediğimi söyleyeyim mi? yoksa tekrar aramayayım öyle kalsın mı?

p.s. kart ihtiyacım yoğun değil, ayda kartla bir iki alışveriş anca yapıyorum. faydalı olduğu zamanlar da var tabi ama olsa da olur olmasa da olur yani.
0
quinza
(11.03.09)
geri odeme yapiliyor, arayin iptal etmek istediginizi soyleyin ve daha sonra da asagidaki ornekteki gibi bir dilekceyi subeye ve genel merkeze fakslayin. aynisini yaptigimda ucreti geri odedikleri gibi ek bonus da verdiler. (worldcard)

YAPI KREDI BANKASI A.Ş.
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'NE


Konu : Kredi kart yıllık üyelik ücreti hk.


Hamili olduğum xxxx xxxx xxxx xxx nolu kredi kartından 2009 yılı xxx ayına ait Hesap Bildirim Cetvelinde 35 YTL. kredi kartı yıllık üyelik ücreti kesildiğini öğrenmiş bulunuyorum. Hesap Bildirim Cetveli ile kesilen yıllık üyelik ücreti, 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 6. maddesinde düzenlenen " Sözleşmelerdeki Haksız Şartlar" hükmü ve ilgili yasal düzenlemelere aykırıdır.

Yukarıda saydığım nedenlerle 2009 yılı xxx ayına ait Hesap Bildirim Cetvelinde yer alan yıllık üyelik ücretine itiraz ediyor ve talep edilen ve kesilen 35 YTL kredi kart yıllık üyelik ücretinin bir sonraki hesap bildirim cetvelindeki tutardan mahsubunu talep ediyorum. Aksi halde yasal yollara başvuracağım hususunu bilgilerinize sunarım. Saygılarımla.



XXXX XXXX

İmza
0
kadirsavun
(11.03.09)
yiyen de var yemeyen de.

akbank bana da "35 lira için bir şey yapamayız ama 25 lira chip para verelim" dediler. istemem, ücreti de silin, kartı da iptal edin dedim. ücreti geri verdiler, kartı da iptal ettiler.

yapı kredi "tabi efem iptal edelim" diyip kartı iptal etmeden ücreti geri verdi. ama ben bir dahaki sene uğraşmamak için kartı da ayrıca iptal ettirdim.

garanti bankası hiçbir blöfü yemedi. bonus falan bir şey de

kadirsavun'un dilekçesi süpermiş. yapayım bunu garanti'de. teşekkürler.
0
kibritsuyu
(11.03.09)
sizden paralarını geri alma konusunu anlamadım. banka sadece kart ücretini size borç olarak yansıtır. ve isterse ters bir hareket girerek bunu iptal eder. şu sıralar hiç bir banka bireysel kart müşterisini kaybetmek istemez.
siz yine arayın. az çıkışın; falanca banka almıyor böyle bir şey siz niye böyle yapıyorsunuz, illa iptal mi ettirmemiz lazım kartı falan diye.
a)kart ücretini iptal ederler (düşük ihtimal, yazdıklarınıza göre pek verimli bir müşteri değilsiniz anlaşılan)
b)puan yüklerler
c)belli bir ciro taahhüdü karşılığı puan yüklemesi yaparlar
0
surprise
(11.03.09)
blöf yaptığında kartına chip para yüklüyorlar. altı ay kapatmama garantisi veriyorsun. ben en azından yarısını kurtarmıştım bu şekilde.
0
detroitli kizil
(11.03.09)
yapı kredi ve akbank, kestikleri ücretleri geri ödemediler, birden fazla kez aradım, dilekçe yazdım, nafile. yasal bir kesinti bu, ödemiyoruz filan dediler. halbuki akrabalarımdan ikisininkini geri ödemişti yapı kredi. galiba harcama durumuna göre adam seçiyorlar. ikisini de iptal ettim, rahat ettim. ha, ödeseler daha güzel olurdu, orası ayrı.
0
hicazkar
(11.03.09)
benim de başıma geldi bu olay, iptal ettirdim.ama ben sözleşmeye yazmıştım kart mart ücreti ödemem diye gerçi akbank çamura yattı sizin sözleşmeniz yok gelin sözleşme yapalım diye.

Olduuu



Cebit Türkiye fuarının tam çıkışıydı, Akbank çalışanı bir kişi kredi kartı isteyip istemediğimi sordu.Ben de yüksek lisans için 4 taksit yapan Akbank ya daYapı Kredi Bankalarından birisinden kredi kartı çıkaracaktım. Hazır burada bunları bulmuşken kartımı çıkartayım istedim.Hem kartı 10 dakikada vereceklerini söylediler hem de herhangi bir kart aidatı alınmayacagını söylediler.

Söyledikleri gibi kartımı 10 dakika içinde çıkartıp bana verdiler.Ben kendilerine okulun şu kadar tuttugunu bana bu tutarın altında bir limti verilirse kartı almayacagımı söyledim.Ayrıca kredi kartı sözleşmesine hiç bir şekilde kredi kartı aidatı, hesap işletim ücreti alınmayacagını bu bedelleri ödemeyecegimi kendilerine sözlü olarak belirtmemin yanında sözleşmeye el yazısı ile ekledim ve imzaladım.


Gel zaman git zaman tam okul taksitleri bitti derken 35 TL kredi kartı ücreti geldi.Tabiki de kuzu kuzu ödedim, bankadaki görevlileri aradım hiç bir şekilde yardım edemeyeceklerini söylediler, iki kez itiraz ettim fakat herhangi bir gelişme yok.Normal şartlar altında sen bankanın kredi kartı aidatı oldugunu biliyor ve bunu kabul ediyorsan banka senden bunu alır.Bu bankanın hakkıdır.Fakat bu şekilde çalışanı tarafından bu şekilde kandırılmak hiç hoş değil.Serbest piyasa kurallarına göre bu da doğru değildir.Dava falan açsam kesin kazanırım ama bankanın bana verdigi para puanlar bu benden istenen kredi kartı ücretini geçtigi için şimdi söz etmiyorum fakat bu tutarı kullandıktan sonra bankayı arayıp kartımı iptal ettirecegimi söyleyecegim.

Geçen cuma günü hsbc’deki kredi kartımı iptal ettirmek için bankaya gittim.Orada telefon bankacılıgında görüştügüm kişi neden kredi kartımı iptal ettirmek istedigimi sordu ben de kart ücretinden dolayı dedigimde kişi hemen 2008deki 35 tl kart ücretini iptal ettigini hesabıma bu tutarın eklenecegini.Fakat 2009 nisanda 30 tl kart ücretinin tekrar alınacagını söyledi ben de iptal ettirmekten vazgectim.Fakat nisanda tekrar itiraz edecegim alırlarsa o parayı tekrar iptal ettirecegim.

Bunu Akbank’a da yapacagım.Bu hafta para puanlarımı kullanıp bankaya kartı iptal ettirmek istedigimi söyleyecegim.Bu banka denilen sermaye piyasalarının olmazsa olmazı kuruluşlar malesef bu kart ücretleri konusunda pek düzgün davranmıyor ve kafasına göre işlem yapıyor.

Sözleşme şartlarına uymayan, sözleşmeyi kendisine göre yorumlayan Akbank gibi rezil bankalar oldukça ne bizim serbest piyasa ekonomimiz düzene oturur ne de Akbank dünyadaki bankalarla yarışa girebilir.

Olay böyle oldu,

Daha sonra bankadan mail geldi.

Bankadan bir mail geldi.Sözleşmemi bulamamışlar, demekki benim el yazımla olan sözleşmeyi hiç ettiler ve gelip yeni sözleşme imzalamamı istiyorlar.İtiraz etmesem 35 tl hiç olacaktı.Bunlar terbiyesizler.Serbest piyasanın düzenini bozuyorlar.Bence siz de itiraz edip kullanmama tehdidinde bulunun ama bu tehdit falan enreye kadar.
Kredi kartınıza ait sözleşme talebiniz Bankamızca incelenmiştir.
13.06.2003 tarihinde, 4822 sayılı yasa ile değişen 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca, bu tarihten önce basılan kredi kartlarında sözleşme olması şeklinde yasal bir zorunluluk bulunmamaktadır.
Kredi kartınızın 11.10.2008 tarihinde kullanıma açıldığı tespit edilmiş olup Bankamız kayıtlarında sözleşmenizin mevcut olmadığı belirlenmiştir.
Kredi kartınıza ait sözleşmenizin bulunmaması sebebi ile en kısa sürede şubenizden kredi kartı sözleşmesi imzalamanız gerekmekte olup konu hakkında şubenize bilgi verilmiştir.
Yapılan inceleme sonucunda kredi kartınıza yansıtılan üyelik ücreti iade talebinize olumlu yanıt verilerek ilgili tutar kartınıza iade edilmiştir.
Saygılarımızla,
Bize Ulaşın
444 25 25
www.akbank.com
0
liberal
(11.03.09)
Eğer bankayı aramanıza rağmen kart ücretini iade etmiyorsa tüketici hakları mahkemesine gidin. Daha önceki kazanılan davalar dolayısı ile kaybetme gibi bi şansınız yok zamanında bi banka bunu yargıtaya götürüp davayı kaybetmişti...
0
selimse
(12.03.09)
(7)

Excel

neronas
tüm calisma sayfalarini ayni anda sifreleyebilmenin/acabilmenin yolu yok mu? tek tek yapmaktan gina geldi. (excel 2003)
tüm calisma sayfalarini ayni anda sifreleyebilmenin/acabilmenin yolu yok mu? tek tek yapmaktan gina geldi. (excel 2003)
0
neronas
(11.03.09)
komple excel dosyasını şifreleseniz olmuyor mu?
0
kibritsuyu
(11.03.09)
acarken sifre sorsun istemiyorum. sadece bazi hücreler (formüllü olanlar)degistirilemesin istiyorum. o da olmuyor tum dosya sifrelenince
0
🌸neronas
(11.03.09)
Sub Koru()
Application.ScreenUpdating = False
For i = 1 To Worksheets.Count
Sheets(i).Protect 12345
Next i
End Sub

12345 olan şifreyi istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz.

korumayı kaldırmak için;

Sub KorumaKaldır()
Application.ScreenUpdating = False
For i = 1 To Worksheets.Count
Sheets(i).Unprotect 12345
Next i
End Sub

not: kodlar excel.web.tr'den araktır.
0
mahallenindelisi
(11.03.09)
.... nereye giriyoruz bu kodu?
0
🌸neronas
(11.03.09)
alt + f11 yapıp visual basic sayfasına girin. insert -> module dedikten sonra (file edit view ... olan menülerden) verdiğim kodları copy paste yapın. daha sonra excel sayfasına geri dönün alt + f8 yapıp koru makrosunu çalıştırın.
0
mahallenindelisi
(11.03.09)
bu makro editlenemiyor mu sonra? ne anlamı kalıyor böyle şifrelemenin?
0
cruor
(11.03.09)
@cruor; dosyayı kaydetmeden önce makro silinebilir ya da visual basic'e şifre konulabilir. o zaman kodlar ve şifre görülmez. fakat her şifre olduğu gibi bu şifrelerde kırılabilir.

makro olmadan konulan korumayı kırabilecek kodlar da mevcut.
0
mahallenindelisi
(11.03.09)
(4)

jvc çin de ürün üretir mi yada orijinal jvc de china kabartması olur mu

girl in a coma
kulaklık aldım orijinal olduğunu düşünerek. china kabartması var bi yerinde. jvc japon marka olduğu için şüphelendim. jvc, çinde mal üretip üstüne de china yazdırır mı acabayada jvc kulaklığı olanlar, china, japan, jvc vs bir kabartma var mı acaba kulaklığınızda. bendeki kulaklıktaki tek kabartma ku
kulaklık aldım orijinal olduğunu düşünerek. china kabartması var bi yerinde. jvc japon marka olduğu için şüphelendim. jvc, çinde mal üretip üstüne de china yazdırır mı acaba
yada jvc kulaklığı olanlar, china, japan, jvc vs bir kabartma var mı acaba kulaklığınızda. bendeki kulaklıktaki tek kabartma kuytu bi köşesindeki china yazısı :(
ühühü nolur replika olduğunu söylemeyin :(
0
girl in a coma
(10.03.09)
jvc bilemem de, canon da japon markası ama ürünlerinin yarısı çin'de üretiliyor.
0
kobuzchu kiz
(10.03.09)
Markanın orijin ülkesi ayrı bir şey, ürünün üretildiği yer ayrı bir şey. İKEA da isveç markası ama bardaklar Rusya'da, el bezleri Türkiye'de, masaları Bulgaristan'da üretiliyor. Sonuçta siz markaya güveniyorsunuz, ürünün nerede üretildiği mesele olmamalı.
0
sui
(10.03.09)
theconqueror'un dediği gibi tanınmış büyük firmalar bile işgücünün ucuz olması nedeniyle çin'de fabrika kuruyor. çin'de üretilen her mal kötü değildir, hatta hayatımızın her yanında çin malı olduğunu bilmediğimiz ürünler var.
hatta şu an masamdaki laptopun bataryasında bile "battery cell made in japan - assembled in china" yazıyor.
bir de artık "made in china" yerine "made in PRC" yazıyorlar:)
(bkz: prc)
0
ikinoktayedi
(11.03.09)
erkayalar garantili (ki yasal distribütörüdür erkayalar) canon fotoğraf makinem çin malı. ben de şüphelendim. teknosa, bimeks gibi teşhirde fotoğraf makinesi sergileren mağazalara gidip tek tek altlarına baktım. hepsi çin malı. japon canon yok memlekette.

jvc de öyledir.
0
kibritsuyu
(11.03.09)
(6)

Windows aktivasyon / Dosya yedekleme

maxpainn
Serial crack falan değil konu.. Laptop ile birlikte gelen xp yi masaüstü pcye yüklemiştim.. Süresi geçti malesef ve çok önemli çalışmalarım var içinde.. şimdi ben bu dosyaları nasıl alabilirim? pc açılmıyor haliyle.. Ya da elimde vista var bunu üzerine yüklesem makina çalışır mı acaba?
Serial crack falan değil konu.. Laptop ile birlikte gelen xp yi masaüstü pcye yüklemiştim.. Süresi geçti malesef ve çok önemli çalışmalarım var içinde.. şimdi ben bu dosyaları nasıl alabilirim? pc açılmıyor haliyle.. Ya da elimde vista var bunu üzerine yüklesem makina çalışır mı acaba?
0
maxpainn
(10.03.09)
yaptığın şey legal ise, orda "telefon ile kod al" benzeri birşey oluyor. al o kodu microsoft türkiye numarası verecek bir tane, ara orayı söyle, yeni bir serial veriyorlar, çalışıyor.
0
electropie
(10.03.09)
aradım ama geçersiz diyor.. anlamadım.. legal mi? şöyle.. bana laptop için verilen cdyi ben masaüstü pcde kullandıgım icin böyle sanırım.. laptopı alalı 4-5 sene olmuştur..
0
🌸maxpainn
(10.03.09)
derdim dosyaları kurtarmak açıkcası..
0
🌸maxpainn
(10.03.09)
Şayet ikiye bölünmüş bir hard diske sahipseniz (Ya da asıl ve yedek olmak üzere ayrı iki disk varsa) ve dosyalarınız yedek olan partitionda (Diskte) bulunuyorsa, windows'un kurulu olduğu partitiona (Ya da diske) vista kurmak suretiyle belgelerinize ulaşabilirsiniz.

Derseniz ki "ben bu işin kurdu değilim, gider şimdi dosyalarımın olduğu yere windows kurarım, dosyaların da hepsini kaybederim" o zaman kesin çözüm olarak bilgisayarınızdan hard diski çıkartıp başka bir bilgisayara takarak dosyalarınızı yedekledikten sonra gönül rahatlığıyla vista kurabilirsiniz.
0
inshroud
(10.03.09)
açılmıyor derken ne oluyor? dos ekranı çıkıyorsa yolu bulup (c:\documents and settings\kullanıcı adı\belgelerim\ falan diye. başka bir yere dos komutlarıyla kopyalayabilirsiniz gibime geliyor. ama dos ekranı da çıkmıyorsa en güzeli harddiski söküp sistem kurulu başka bilgisayara takıp oradan ulaşmaya çalışmak.
0
kibritsuyu
(10.03.09)
@inshroud dedigin gibi yapmak geldi aklımaa sen de yazmıssın... diger sürücüye kurdum sorunsuz su an dosyalarımı yedekliyorum..

@kibritsuyu, güvenli kipte açın gibi şeyler yazıyor forumda ama açarken direkt reseti basıyodu pc..

neyse ki hallettim.. cevap verenlere çok teşekkürler..

( emeğe saygı beyler! repledim sizi.. * mahalle arası forum kültürüm aaşmış durumda :) )
0
🌸maxpainn
(10.03.09)
(9)

spor olsun diye ip atlayan var mı? sonuç aldınız mı?

sordumcuk böcee
atlama ipi aldım, evden takılmak niyetindeyim. maksat hareket olsun, spor olsun, kas olsun. kilo sorunum yok. (1.60 boy 51 kg) ama hafiften yoklayan bi selülit durumum var. aranızda aynı işe girişen varsa ses versin. ne sıklıkla atlıyorsunuz? sonuç aldınız mı? tavsiyeleriniz varsa onlara da talibim.
atlama ipi aldım, evden takılmak niyetindeyim. maksat hareket olsun, spor olsun, kas olsun. kilo sorunum yok. (1.60 boy 51 kg) ama hafiften yoklayan bi selülit durumum var. aranızda aynı işe girişen varsa ses versin. ne sıklıkla atlıyorsunuz? sonuç aldınız mı? tavsiyeleriniz varsa onlara da talibim. teşekkürler :)
0
sordumcuk böcee
(10.03.09)
bizim valide atlıyordu spor olsun diye evin icerisinde gecen gün, ayagı laptop a takıldı laptop'un ırzına geçti. bende ipi aldım çöpe attım. yasak kardeşim evin içinde ip mip atlanmaz, keserim ipinizi !!!
0
scp
(10.03.09)
ip atlamanın selüliti engelleyeceğini sanmıyorum . herhangi bi bilgim yok da mantık olarak öyle geldi. bide komşuları kızdırabilirsin. dikkatli ol derim.
0
denizsabun
(10.03.09)
ben atlıyordum bir ara ama spor olsun diye değil direk keyiften. başlama amacım zıplamam gelişsin diyeydi. (ne günlerdi ama) sonuç almıştım. sonra komşular şikayet etmişti. bizimkiler de kızmıştı filan. işe yarar ama. bir de 1 kilometre yürümekle 15 dakika ip atlamak aynı miktarda enerji sarfiyatına sebep olur gibi bir şey hatırlıyorum..
0
dambil
(10.03.09)
evin içinde olacak iş değil. laptopa takılmazsanız tavandan sallanan lambaya ipi takarsınız. zıp zıp zıp aşağı komşunun kafasını zikersiniz. ipsiz yapın aynı hareketi. ip olunca nooluyo? elinizde ip varmış gibi ellerinizi çevirirken rocky modeli yerinizde sayarak koşu hareketi yapın. alın size ip atlama.
0
kibritsuyu
(10.03.09)
yeterli sure atlarsan bu aerobik bir aktivite oldugundan fazla kilolara filan iyi gelir. ama eviniz zemin katta degilse komsularla sorun yasayabilirsin...
0
alpinsamuray
(10.03.09)
evde tek kişiyim, alt üst komşu filan yok! hatta bahçe filan da var. yani mekan sorun değil. tek itiraz komşuluk ilişkileri adınaysa bunu geçin. başka başka?
0
🌸sordumcuk böcee
(10.03.09)
Kalın kemikli değilseniz 160 boya 51 kilo fazla bence...
0
crown
(10.03.09)
duruşunuza çok bağlı. eğer dik durur, bacakları bükmeden parmak uçlarında yaparsanız (boksör) karın kaslarınıza bile etki edecektir.
bence mükemmel zevkli bir seçim.

ama illa popo, baldır istiyorsak ağırlılı egzersizleri denemekte fayda var.

bir de ip atlamada uzmanlaşırsanız postürle beraber pek çok stil deneyebilirsiniz, belki onlardan faydası olan olur. boks sitelerine bakınız.
0
lhun
(11.03.09)
parmak uçlarında yaparsanız bu aktiviteyi sonuçları sizi şaşırtabilir. :) misler gibi bacaklarınız olur, zayıflarsınız da.
0
jaaaccckkk
(11.03.09)
(1)

Gurbetçi Şaban filminde çalan müzik

BrOoKs
arkadaşlar Gurbetçi şaban adlı filmde girişte bi müzik çaliyor duygusal bişey onun kime ait olduğunu bilen varmı http://www.youtube.com/watch?v=o6MN7yIHMnk link bu
arkadaşlar Gurbetçi şaban adlı filmde girişte bi müzik çaliyor duygusal bişey onun kime ait olduğunu bilen varmı
www.youtube.com link bu
0
BrOoKs
(10.03.09)
%95 cahit berkay bu.
0
kibritsuyu
(10.03.09)
(9)

1991 model volkswagen golf

kibritsuyu
komşumun arabası. satacaz da ne eder bi bakıver internetten dediler. satan kişi ilk sahibi. kilometresi de azdır (20.000 - 30.000'i geçmez zannedersem). temiz bakmışlardır. uzun zamandır yatıyor. yatıyor ama kapalı garajda yatıyor. aküsü bitmiş, lastikleri patlamış olabilir. elimde de başka bir bilg
komşumun arabası. satacaz da ne eder bi bakıver internetten dediler.

satan kişi ilk sahibi. kilometresi de azdır (20.000 - 30.000'i geçmez zannedersem). temiz bakmışlardır. uzun zamandır yatıyor. yatıyor ama kapalı garajda yatıyor. aküsü bitmiş, lastikleri patlamış olabilir. elimde de başka bir bilgi yok. ne eder aşağı yukarı? ne istesinler ilk etapta?

www.arabam.com

oha 10.500 demiş. bu fiyata olur mu gerçekten?
0
kibritsuyu
(09.03.09)
1.6, 1.6 Comfortline, 1.8 GTi, CL, GL, GTi, TDi modelleri varmış. Bahsi geçen arabanın tam modelini bilirsek daha net bir fiyat biçebiliriz.

Şu linkin yardımı olacaktır: tinyurl.com (deckard'ın notu: link'i düzelttim)
0
inshroud
(09.03.09)
tipi aynı bu linktekinden. rengi bile aynı böyle. satan kişi yaşlı amca. model falan pek bileceğini sanmıyorum. bir yerlerinde yazıyorsa bakayım gidince.

en düşüğünü söyleyin aşağı yukarı bir fikrimiz olsun maksat.

linkten gördüğüm kadarıyla 7000-8000 civarına satılır sanki.
0
🌸kibritsuyu
(09.03.09)
vala fiyatını bilmem ama ben olsam uzun süre yatmış araba almam. internetten falan satacaksanız bunu belirtmemenizde fayda var. uzun süre çalışmayan arabada parçalar pas tutar, işlemedikçe bozulur makina.

tam olarak o modeller için sahibinden deki arabalar aşağıda.

tinyurl.com
0
hevipeyra
(09.03.09)
Eğer ki kilometresi hakikaten 20.000- 30.000 arasında ise ve diri durumdaysa (çürüme, boyada solma vs yoksa) daha fazlasını hakedecektir fakat bu parayı çok meraklısı haricinde kimse vermez. Bu nedenle 9000 lira gibi bir rakamdan satışa çıkarmanızı tavsiye ederim. Gerçi 1.8 GTi, GTi ya da TDi modeli ise daha çok etmesi lazım.
0
inshroud
(09.03.09)
1997 modelini geçen hafta gazetede 13.000e satıyorlardı.
0
Gulyadkin
(09.03.09)
6500 den fazla vermem
0
alkolikfedai
(09.03.09)
biz bu yaz aynı model golfu 6.000'e sattık daha da vermiyolardı.
hem de arabanın hiçbir seyi yoktu, ben babalar gibi basiyodum yollarda, alan adam da aldığı gün uzun yola götürdü zaten. o parayi veren varsa ben kendimi kesmeye hazirim huzurlarinizda.
edit: dikkatli bakınca bizim arabayla bi fark buldum; benimki 75 beygirdi sizinki 100'müş. maksimum 7.5 milyar koysunlar fiyatı.
0
kenarortay
(09.03.09)
bu bizimki değil efendim. model örneği olsun diye netten rastgele buldum. bizimkinin özellikleri bilinmiyor. sahibi yaşlı amcanın da bildiğini sanmıyorum.
0
🌸kibritsuyu
(10.03.09)
araba 9.750'ye satılmış arkadaşlar. 30.000 kilometredeymiş. özellik hakkında da tek öğrenebildiğim "3 kasa" imiş. ne demek olduğunu bilmiyorum.
0
🌸kibritsuyu
(16.03.09)
(3)

mybiletten alınan tiyatro bileti?

karamell
aldım tiyatro biletini mybiletten iyi hoş da,ben bu bileti gidip herhangi bir tiyatro gişesinden alabiliyor muyum?Bi de kaç kadar açıktır gişeler?şehir:ankara
aldım tiyatro biletini mybiletten iyi hoş da,ben bu bileti gidip herhangi bir tiyatro gişesinden alabiliyor muyum?Bi de kaç kadar açıktır gişeler?
şehir:ankara
0
karamell
(09.03.09)
devlet tiyatrosu ise gişesi olan herhangi bir sahneden alabilirsiniz. kimi sahnelerde gişe yok, hangisinde olup olmadığına internetten bakabilirsiniz. yalnız büyük tiyatronun gişesi olmakla birlikte tiyatro biletlerini oradan değil az ötedeki küçük tüyatrodan veriyorlar.

20:00'ye kadar açık.
0
kibritsuyu
(09.03.09)
aldığınız kredi kartını ibraz etmeniz lazım
0
alkolikfedai
(09.03.09)
hayır yüz milyon kere aldım, kredi kartı ibraz etmenize falan gerek yok. alırken "bilette yer alacak isim" belirtiyorsunuz ya, o isme ait bir kimlik göstermeniz yeterli.

cevlet tiyatrosu için geçerli bu. başka kurumları bilemiyorum.
0
kibritsuyu
(10.03.09)
(5)

kan şekeri ve kolestrol ölçüm değerleri

selim alai
selamlar saygıdeğer sözlük doktorları;bir kaç gün önce yaptırdığım (aç karnına) kan tahlilimin sonuçları şu şekilde çıktı;test -sonuç -birim -referans aralığıhemoglobin(hba1c)4.7 -% - <-6.0glukoz (aks) 81 -mg/dl -70 - 105trigliserid
selamlar saygıdeğer sözlük doktorları;

bir kaç gün önce yaptırdığım (aç karnına) kan tahlilimin sonuçları şu şekilde çıktı;

test -sonuç -birim -referans aralığı

hemoglobin(hba1c)4.7 -% - <-6.0

glukoz (aks) 81 -mg/dl -70 - 105
trigliserid * 292 -mg/dl -0 - 150
total kolestrol * 252 -mg/dl -0 - 200
hdl kolestrol 34 -mg/dl - > - 60
ldl kolestrol * 159.6 -mg/dl -0 - 130
vldl kolestrol * 58.4 -mg/dl -5 - 40


evet sonuçlar bunlar. nasıl yorumlamak lazım, ne yapmak lazım. bir kere daha tekrarlatayım mı acaba kan tahlilini? ne diyorsunuz? size güveniyorum heee. şimdiden teşekkürler.
0
selim alai
(09.03.09)
iç hastalıkları uzmanına danışınız. lipid profiliniz pek fevkalade görünmedi bana.
0
gxix
(09.03.09)
şeker normal. kolesterol yüksek.
0
kibritsuyu
(09.03.09)
ölecekmiyim? hepimiz ölcez de bu kolestrol yüksek olunca ne oluyor?
0
🌸selim alai
(09.03.09)
evet biraz diyet gerekecek galiba. bir de bir dönem karaciğer yağlanması falan çıkmıştı. yarın bir götüreyim o sonuçlarla beraber. du bakalım ne olcak. teşekkür ettim canlar.
0
🌸selim alai
(09.03.09)
kısa vadede yüksek kolesterol pek bir şey yapmaz sanırım. doktor da klasik "kızartma yeme, hamburger yeme" tavsiyelerini sıralayıp lipitor vs bir kolesterol ilacı verip bir ay sonra yine gel der.
0
kibritsuyu
(09.03.09)
(5)

lcd televizyon kalitesi görme

kibritsuyu
efenim annemler dün bir samsung lcd televizyon almışlar. yayını kablo tv'den alıyorlar. kablo tv haliyle analog olduğundan çok çok kaliteli bir görüntü vermiyor. annem çıkan görüntüden memnun (eski televizyon daha beterdi çünkü). gayet net oldu diyor. lakin ben annemleri uydu, digiturk falan gibi şe
efenim annemler dün bir samsung lcd televizyon almışlar. yayını kablo tv'den alıyorlar. kablo tv haliyle analog olduğundan çok çok kaliteli bir görüntü vermiyor. annem çıkan görüntüden memnun (eski televizyon daha beterdi çünkü). gayet net oldu diyor. lakin ben annemleri uydu, digiturk falan gibi şeylere heveslendirmek adına televizyonun gerçek kalitesini görmelerini sağlayacak bir şey izletmek istiyorum. dvd player falan yok evde. bir adet laptop var. bir şeyle bağlayıp bir şeyler izletsem. ne önerirsiniz? öyle bluray cihazı al, hdmi ile bağla gibi fantastik seçenekler sunmayın ama. laptopu neyle bağlayayım, ne izleteyim? çok pahalı olmayan hani s video kablosuyla falan (elimde mevcut) bağlayıp hd bir şeyler bi şey izletsem olur mu?
0
kibritsuyu
(09.03.09)
olur. laptop'u d-sub (normal vga kablosu) ile bağla lcd'ye. bir de hd video veya dvd veya divx izlet güzelinden, dipleri düşer.
0
karapolisnas
(09.03.09)
laptop da varsa dvi çıkışı;
dvi çıkışı hdmi çıkşına dönüştürsen www.world-import.com
yüksek çözünürlükte film de izletirsen vay anasını yorumunu alırsın.
karapolisnas dediği gibi sadece vga kablosuyla da olur.

uçuk bişey yapmak istiyorsan.
vga to dvi;
www.tvcables.co.uk
dvi to hdmi;
www.world-import.com
0
cellar
(09.03.09)
sen bana laptop ın çıkışını söyle (dvi-hdmi-vga artık hangisiyse) ben sana nasıl bağlayacağını söyleyeyim. zira ben de laptop ı dvi dan full hd tv ye bağlayıp full hd filmler izliyorum -ki tadından yenmez- tavsiye edilir. ancak dvi ile bağlayınca (dvi to hdmi kablo ile) bir de ses kablosu alıp bağlamak gerekiyor çünkü dvi ve vga bağlantı sadece görüntü iletiyor (ancak hdmi çıkışlı bir laptop ınız varsa sadece hdmi kablo yeter, high definition multimedia interface adından da anlaşılacağı üzere hdmi hem ses hem görntü aktaryor) buraya hem tv nin hem de laptop ın modelini ya da linkini koyarsan daha fazla yardımcı olabiliriz.
0
rentts1
(09.03.09)
cevaplara teşekkürler. evet laptop çıkışlarını yazmamışım. dvi çıkış var, s video çıkış var, vga çıkış var, hdmi çıkış yok.

galiba en mantıklısı dvi to hdmi kablo ile görüntüyü, kulaklık jakı to rca kablo ile sesi iletmem lazım. ya da sesi harici bi kaynağa iletsek de olur herhalde.
0
🌸kibritsuyu
(09.03.09)
evet aynen öyle yapcaksınız ama şimdiden söyleyeyim aman diyim ucuz kablo almaktan kaçının. philips in altın uçlularından bulmanızı tavsiye ederim. sesi de kulaklık çıkışından alcaksınız dediğiniz gibi. ama bi uyarı daha yapayım laptop ı tv ye bağlama olayını çözecem diye 4 gün sabahladığımı biliyorum aklıma gelebilecek her türlü yöntemi denedim ama olmadı (evet bendeki tv de samsung) daha sonra sorunun kaynak seçimindeki çok ufak bir detaydan kaynaklandığını anladım ama anlayana kadar 3-4 tane kablo değiştirdim vs. ben uyarayım da siz de kafayı yemeyin bu tv lerde kaynaklara (source bölümü yani) tv nin kendi hafızasından isim atayabiliyorsunuz, siz laptop ı hdmi 2 çıkışına bağlayın ardından da hdmi 2 nin karşılığını pc olarak seçin.
0
rentts1
(09.03.09)
(7)

lost sıçızlamaya mı başladı? ---spoiler içerir---

kibritsuyu
efendim bu lost'u severek izliyoruz falan, her hafta yeni bir şey takılıyor kafama. başlığı okunacak gibi değil. zaten aklıma takılanlar da zaman paradoksudur şudur budur falan değil.---spoiler---yav bunlar uçak kazasından 47 kişi kurtuldular taa en başta. hadi 15-20 tanesi öldü ya da kayboldu diyel
efendim bu lost'u severek izliyoruz falan, her hafta yeni bir şey takılıyor kafama. başlığı okunacak gibi değil. zaten aklıma takılanlar da zaman paradoksudur şudur budur falan değil.

---spoiler---

yav bunlar uçak kazasından 47 kişi kurtuldular taa en başta. hadi 15-20 tanesi öldü ya da kayboldu diyelim. kaldı 30 civarı adam. 5 (aaron'ı da sayarsak 6, walt'u da sayarsak 7) tanesi kurtuldu gitti. kaldı 25 civarı adam. hadi 5 tanesini de ben saymayım 20 olsun. hadi güzel hatırınız için 5 daha almayım hatırlayamadık diyelim, 15 olsun ulan.

e ulan bu "adada kalanlar adada kalanlar" dedikleri bi sawyer'la jin kaldı (julietmiş faradaymış milesmış bunlar sonradan geldiler onları saymıyorum). kalan 13 kişi nerede? rose vardı, bernard vardı, adını bilmediğimiz figüranlar falan vardı. nerede bunlar? en son 5x02'de alevli oklar atılırken kaçıştılar, öyle de kaybolup gittiler. bir daha görmedik. gökyüzü parladıkça bunlar da zamanda seyahat etmeli haliyle. hadi koca adada birbirlerini kaybettiler. son bölümde sawyer neyin dharmacı olmuş. aradan 3 sene geçmiş, artık iyice oraya yerleşmişler falan. rose, bernard ve adı bilinmeyen diğer kurtulanlar hala ortada yok. ne oldu lan bunlara? hepsi o alevli oklarla öldü de görmedik mi, daha çıkacaklar mı?

---spoiler bitti---
0
kibritsuyu
(08.03.09)
önceki sezonlarda, diğer kazazedeler ihtiyaç oldukça servis ediliyordu. bölüm bölüm ortaya çıkıp kayboluyorlardı. belkim ihtiyaç anında kullanılmak üzere yedek kulübesinde bekliyorlardır.
0
hicazkar
(08.03.09)
yakında onların yaşadıkları da bir bölümde özetlenebilir belki de. hatırlıyorsanız geçmişte ana-lucianın olduğu grubun neler yaptığını görmüştük bu şekil.

ya da hemen bir spin-off yapsınlar rahatlayalım. rose ile bernard ın aşk hikayesi çevresinde döndürülebilir ne bileyim.
0
alpha05
(08.03.09)
herkesi gemiye yolladilar gemi de patladi. figuranlari dusunmeye gerek yok artik.
0
helpless
(08.03.09)
ateşli okların olduğu bölüm bildiğim kadarıyla gemi patladıktan sonra, bu da herkesin gemiye gitmediğini gösterir.
0
desdinova
(08.03.09)
sıçızlama demek doğru değil bence. onlar adı üstünde figüran. hikayeye kattıkları pek bişey yok. daha önceki sezonlarda figüranlara yönelik bi bölüm yapılmıştı ve çok tepki almıştı. çünkü kimse figüran görmek istemio. ana karakterleri seviyo millet. bi de jj boş iş yapmaz. o kalan 15-20 lostielere ne olduğunu da kısaca anlatır ilerleyen bölümlerde.
0
spirit crusher
(08.03.09)
bernard ile rose ikilisi var onlar figuran değil. onlar da kayıp söyleyeyim dedim.
0
deckard
(08.03.09)
tamam figüranları ben de sevmiyorum, onlar yok edilsin gerekiyorsa ama açıklanarak yapılsın di mi. yani alevli oklarla hepsinin öldüğünü, bi lostie'lerden sawyer'ın kurtulduğunu görelim mesela (jin sonradan geldi). benim bildiğim lost bunu açıklar havada bırakmaz. ama 3 yıl sonrasını bile gördük, bunlardan ses yok. 3 yıl öncesinde de "lan geri kalanımız nerede" diyen olmadı. endişe içindeyim.

spirit crusher'ın dediği figüranlı bölüm, şu örümcek ısırdı diye felç olan, öldü diye gömülen elmas çalan çift bölümü galiba. o da bir bölüm sürdü öyle kaldı. belki renk olsun diye katmışlardır araya öylesine. anlamsız bir bölümdü. ama olsun ben bunun da altından bir şey çıkacak diye bekliyorum. çıkmasa da önemli değil. havada kalmış bir şey yok. gereksiz bir bölümdü, geçti gitti.
0
🌸kibritsuyu
(09.03.09)
(12)

Ankara'da oy vermek

endless dream
Bir Ankaralı olarak bir takım şeylerden artık kurtulmak istiyorum. 2 seferdir oy verdim ama bir işe yaramadı. Şimdi Ankara'da 2 ayrı aday var, Yavaş ve Karayalçın. Kimin daha çok oy potansiyelinin olduğunu bilmem gerek. Biliyorum, son derece iğrenç bir yaklaşım ama Ankaralıyım. Yapabileceğim başka b
Bir Ankaralı olarak bir takım şeylerden artık kurtulmak istiyorum. 2 seferdir oy verdim ama bir işe yaramadı. Şimdi Ankara'da 2 ayrı aday var, Yavaş ve Karayalçın. Kimin daha çok oy potansiyelinin olduğunu bilmem gerek. Biliyorum, son derece iğrenç bir yaklaşım ama Ankaralıyım. Yapabileceğim başka bir şey yok.

Etrafta yüzlerce anket dönüyor. Biri Karayalçın %8 alır Yavaş %37 alır diyor, öteki Yavaş %5 alır Karayalçın %40 alır diyor falan filan.

Bana önerebileceğiniz, tecrübeyle sabit, doğru sonuçlar veren site var mı? Konda'yı biliyorum ama onlar sitelerinde yayımlamadılar yerel seçim ile ilgili bir rapor.

Lütfen, bildiğiniz bir kaynak varsa, bu zavallı bok suyu içen, etrafında keçiler gezinen, her ayın en az 5 gününü elektriksiz geçireen bu insan evladına yardım edin.

(not: siyaset burada tartışılmıyor, kurallar öyleymiş. O nedenle lütfen siyasete girmeyin de sorun silinmesin)
0
endless dream
(06.03.09)
öncelikle karayalçın kesinlikle öndedir % 1 ile bile olsa.
senin duyduğun tevatürler malum tarafın uydurduğu ve yaydığı dedikodular. lütfen melih değilse oyun bilesin ki karayalçın.
0
ground
(06.03.09)
karayalcin ondedir, yavas %20'lerde filan gibi su anda.
0
lykos
(06.03.09)
ben arkadaki mantığı anlayamadım, pardon..

"oyum boşa gitmesin" ne demek!!!
sen kendine en yakın olan, senin kafandaki ideolojiye en yakın olan veya sana hizmeti en iyi verecek olan kişiye verirsin oyunu.. olur veya olmaz..
seçim, seçmek, demokrasi denilen şeyin anlamı budur zaten..
yoksa babadan oğula geçsin, neden seçim yapıyoruz ki..
sinirim bozuldu bak :@

biri geilp de "bana bankoyu söyleyin, ona oy atacam" dediği zaman insan art niyet arıyor..
sanki nemalanacak gibi..
0
fuck milk get beer2
(06.03.09)
@fuck milk.... Siz Ankaralı değilsiniz. Bundan adım gibi eminim. Böyle söylediğim için kendime sinir olduğumu belirttim zaten. Ben sadece şu bilmemkaç yıllık lanetten kurtulmak istiyorum ve bunun için her şekle girer, omurgasızın önde gideni bile olurum. Bir sorun varsa lütfen özelden devam edin. Soruma cevap arıyorum ben sadece. Bir araştırma şirketi...
0
🌸endless dream
(06.03.09)
@divit: oyun boşa gitmesi diye bir şeyden bahseden kim? Sorumu 10 kere okudum öyle bir laf göremedim.
0
🌸endless dream
(06.03.09)
yoo ankaralıyım.. şu anda yenimahalle'nin o güzide internetinden giriyorum bunları..

madem bir cevap olacak,
her ne kadar sevmesem de, "biraz da sırf oy vermiş olmak için verecek olsam da" chp diyorum ben..
ama oy, vermeye debilirim.. (vermeye debilirim mi, vermeyedebilirim mi)
chp'yi de pek sevmiyorum.
0
fuck milk get beer2
(06.03.09)
kesinlikle karayalçın.
0
quanta
(06.03.09)
birçok kişi tanıyorum mansur yavaş çok iyi ama karayalçın önde olduğundan ona verecem diyen..şahsen bende öyleydim daha doğrusu ben direk karayalçına verecektim ama yavaş ın genç bakıştaki açıklamalarını çok beğendim gerçekten çok temiz bir insan olarak görünüyor.bu tarz düşüncelere sahip seçmenler aslında aklının yattığına oy verseler mansur yavaş karayalıçndan daha fazla oy alacak gibime geliyor ama genel kanı bu sanırım...ama şu da var melih gökçek e oy verecek bir kesiminde artık mansur yavaşa vermesi sadece karayalçının oyunu bölmeyeceği kesin.en azından ankaragüçlüler böyle düşünüyorlar. ben şahsen mansur yavaş a verecem gibi..oy verdim bi işe yaramadı diyorsanız üzülerek söylüyorum ki melih e verin..en azından bu yarışta birinci gelme olasılığı en yüksek olan aday o.. bence siz karayalçın ı ve yavaş ı tv de sonuna kadar izleyin ve hangisi aklınıza yatıyorsa ona verin derim ben.. bide şu anketlere ben nie rastlamıyorum hiç onu anlamıyorum doğrusu bi rastlayan adamda görmedim tanımıyorum.
0
copy paste
(07.03.09)
ankara'da 1994'ten beri "ideolojime uygun partiye oy verecem, demokrasi budur" düşüncesi yüzünden melih gökçek'i çekiyoruz. bu soru melih gökçek'i istemeyen ankaralıların çoğunun kafasını kurcalıyor bu günlerde. bu düşünceye sahip kişilerde ortak bir amaç var, melih gökçek'ten kurtulmak.

beypazarı'nda yaşayan arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla mansır yavaş çok iyi bir başkan. lakin melih gökçek'in en yakın rakibi o değil bundan adım gibi eminim. bu yüzden ben de karayalçın diyorum. en yakın rakibi o.
0
kibritsuyu
(07.03.09)
valla bende tartışma yaratmadan -ve bunu istemeden- şunu söylim;
sözlükte yazılanlar ile gerçek hayattakiler birbirine hiç uyumlu değil (özellikle siyasette)
yani eğer sözlükte a partisinin ismi daha çok geçiyor, daha çok övülüyorsa, gerçek hayatta o a partisinin ters görüşlü b partisis öndedir.
0
etna
(07.03.09)
@fmgb: "vermeyebilirim de" dogru
@kibritsuyu: ben de beypazarliyim ama karayalcin'a verecegim
@etna: o kadar da degil; anket diye, genel secmen profili diye bir sey var. o sadece akp icin gecerli.
0
lykos
(07.03.09)
yerel secimde tek ideolojim var, melih gokcek'ten kurtulmak....

@endless dream anketler henuz yayinlanmaya baslanmadi, resmi olarak secim propaganda donemi civarinda ciddi anketler cikacaktir. simdi yayinlananlar partilerin yaptirdigi oldugundan kafa karistirici olabilir. bira daha bekle, oyunu da heba etme :)

gordugum, karayalcin'in (yani sol oylarin) %30 (+ - 4) civari olacagi seklinde. bu fazla oynamaz. mansur yavas yukseliste ama henuz o bahsettigi %25'lerde degil. melih gokcek ise dususte ancak hala birinci durumda.

kaynagini sorma ama durum su an boyle. lakin bu oranlar cok degisecek cunku "melih'ten kurtulmak isteyenler partisi" su an birinci ama secimde kime oy atacaklari hala biraz muallakta sanki.
0
no avalon
(07.03.09)
(3)

götümüze girebilir olarak entry'm silindi ancak canlandırılmıyor, neden?

fuck milk get beer2
merhaba arkadaşlar,çaylak olalı baya oldu, çaylak olduğumda silinmiş hiç entry'm yoktu..ancak geçen gün sözlüğe log-in olduğumda çöp butonu yanıyordu..girdim baktım "`ölen 7 genç için vakit gazetesi yorumu`" başlığında bir entry'm "`götümüze girebilir gerekçeli ispiyon`" sebebi ile silinmiş..ben edi
merhaba arkadaşlar,
çaylak olalı baya oldu, çaylak olduğumda silinmiş hiç entry'm yoktu..

ancak geçen gün sözlüğe log-in olduğumda çöp butonu yanıyordu..
girdim baktım "ölen 7 genç için vakit gazetesi yorumu" başlığında bir entry'm "götümüze girebilir gerekçeli ispiyon" sebebi ile silinmiş..
ben edit'ledim bunu bi güzel, ispiyonda yazan açıklamayı falan sildim, hatta kendimce "şu da şu da sakıncalı olabilir" diye ekstradan da sildim/değiştirdim bazı yerleri.. gayet naif bir entry oldu.. ki o başlıktaki çoğu entry benim entry'mden on kat daha fazla götümüze girebilir (bence)

canlandır butonuna bastım..
üzerinden baya zaman geçti ancak entry'm canlandırılmadı..
bu arada entry silinme istatistiklerimde "götümüze girebilir gerekçeli ispiyon" olan şey sadece "götümüze girebilir" e dönüştü..

böyle bir durumda bu entry hiç canlandırılmayacak mı..
yoksa hala "still in progress" aşamasında mı?
0
fuck milk get beer2
(06.03.09)
hala moderatör incelemesi bekliyordur. incelenince canlanır.

"... gerekçeli ispiyon" olayının ömrü kısa oldu, kaldırdılar. yine eskisi gibi sadece silinme nedeni yazıyor. ispiyon nedeniyle mi, yoksa moderatör tarafından kendiliğinden mi olduğu belirtilmiyor.
0
kibritsuyu
(06.03.09)
peki incelenip de canlandırılmamaya karar verilirse ne olur,
tekrar çöp tenekeme mi döner?
yoksa imha edilir de benim haberim olmaz mı?
ya da imha edilir ve mesaj fasilitesi ile haberdar mı edilirim (tabi mesaj da yok çaylağiz)

vs. ;)
0
🌸fuck milk get beer2
(06.03.09)
uygun görülmezse yeniden çöp tenekene yollanır. 10 adet çaylaklık enrty girdiysen sana bi sıra numarası vermiş olmaları gerekir. 10 entry ile beraber bu sıra numarası yogunluga göre iner çıkar, birşeyler olur. eger ki uygun görülmezsen entryler formata aykırı olursa çaylak kullanıcı alert de yazdıgı gibi sözlükteki kimligine veda etmek zorunda kalırsın.

yani; entrylerin uygun olması gerekir. yoksa çöp tenekende durup incelenmeyi bekleyen entry nin neden geri silindigini bulamazsın.
0
sakabilmemneyi
(06.03.09)
(5)

Basit ama beceremediğim bir excel sorusu

teritori
Şimdi hücrelerden birisinde 1,438, diğerinde 1,4496 var. sayılar önemli değil. 1,438'in yüzde kaç artıp 1,4496 olduğunu görebileceğim bir formüle ihtiyacım var.Soru revize edilebilir. Şimdilik aradığım budur.
Şimdi hücrelerden birisinde 1,438, diğerinde 1,4496 var. sayılar önemli değil.
1,438'in yüzde kaç artıp 1,4496 olduğunu görebileceğim bir formüle ihtiyacım var.

Soru revize edilebilir. Şimdilik aradığım budur.
0
teritori
(06.03.09)
1,438 A1'de, 1,4496 B1'de ise;

C1'e

=((B1-A1)/A1)*100

yazmanız gerekli.
0
kibritsuyu
(06.03.09)
C1 e bunu yaz

=(B1-A1)/A1

edit: kibritsuyu önce davranmış.
0
emrag
(06.03.09)
@kibritsuyu: farklı bir formülle aynı sonucu buldum. ama 1,438'in %80 artıp, 1,4496 olmasu pek mantıklı gelmedi bana.
0
🌸teritori
(06.03.09)
yüzde 80 değil zaten o binde 8 ya da yüzde 0,08.

edit: yüzde 0,8 edio sanırım. iyice karıştı hesap ha.
0
emrag
(06.03.09)
%80 değil zaten %0,8 yani binde 8. eğer sıfır noktalı şekliye görmek istiyorsanız *100 kısmını silin. 0,008 yazsın. formülün sonuna *100 yazdıysak hücrede gözüken rakamın başına direkt olarak % işaretini koyup okuyacağız. %0,8 diye.

böyle durumlarda asıl küsuratlı sayılar yerine düz sayılar denerseniz çalışıp çalışmadığını daha rahat kontrol edebilirsiniz. mesela A1'e 100, B1'e 125 yazdığınızda C1'de 25 sonucu çat diye çıkıveriyor (veya *100 kısmını silince 0,25 çıkıyor). doğru hesaplayıp hesaplamadığını kontrol etmiş oluyoruz.
0
kibritsuyu
(06.03.09)
(4)

buyroon

orange coffee
dün akşam kafayı yedik aklımıza gelmedi Bizimkiler'de papağan Sabri Bey'e birşey diyordu hep ne diyodu?
dün akşam kafayı yedik aklımıza gelmedi Bizimkiler'de papağan Sabri Bey'e birşey diyordu hep ne diyodu?
0
orange coffee
(06.03.09)
"bab-bacım zabıt zabıt" diyordu.
0
kibritsuyu
(06.03.09)
"katil katiiil" de derdi..
0
terp
(06.03.09)
"tutucam zaptı" da diyor muydu ki
0
elcezire exclusive
(06.03.09)
"catlak" diyordu diye animsiyorum.
0
karaktersiz
(06.03.09)
(9)

Musluk - Lavabo konumlandırma

murat mc
Sıhhi tesisattan anlayanlar, sorum size;Neden ulkemizdeki musluklarin 95%i, lavabonun ucunda bitecek sekilde konumlandirilir? Illa ki elimizi yikarken, milletin balgam sumuk salladigi lavabo ceperine degdirmemiz mi gerekir? Sunu azcik oteye taksalar ne olur?
Sıhhi tesisattan anlayanlar, sorum size;

Neden ulkemizdeki musluklarin 95%i, lavabonun ucunda bitecek sekilde konumlandirilir? Illa ki elimizi yikarken, milletin balgam sumuk salladigi lavabo ceperine degdirmemiz mi gerekir? Sunu azcik oteye taksalar ne olur?
0
murat mc
(05.03.09)
LAvaboya bayağı uzak yüksek musluklarda var ancak umuma açık yerlerde genellikle küçük olanlar kullanılıyor.Daha ucuzda ondan.
0
siriquastrum
(05.03.09)
@want2die

Abi ama aralarinda bosluk var,hem musluk kisa hem adamlar sifirlamiyorlar lavaboya. Hani sifirlasa, musluk kisa ucuz aldin dese lafim yok
0
🌸murat mc
(05.03.09)
sanırım umumi helalardan abhsetmişsin. tek sebebi var bana göre o da ucuz olması. arada boşluk var demişsin ama o parçaları alanlar asla bir bütün olarak bakmazlar işe. önce lavaboları alırlar alabilecekleri en ucuz fiyattan. ondan sonra da bataryaları alırlar. e haliyle de uyumsuz olmaları kaçınılmaz olur.
0
teritori
(05.03.09)
@teritori, umumilerde daha sık gorebiliriz evet. Ama inan bana sen bir musluk lavabo al, tesisatciya hic bir soyleme. Goreceksinki musluk aynaya dayanmis, neredeyse su lavaboya degilde sete akiyor
0
🌸murat mc
(05.03.09)
cevabı buradadır (bkz: esoterik turk sihhi tesisat standartlari) :))
0
justaddwater
(05.03.09)
memlekette sıhhi tesisatçı yok. yok derken "yok".
ciddi bir girişimci çok iyi para kazanabilir. ülkede tek adam olacak.
0
can see
(05.03.09)
Kendi kararları ile başbaşa bırakıldığında sıvasız evlerde oturup, yıkanmayan bir milletin evlatlarıyız.
Delik deşik, çamur içinde sokakları reva görürüz kendimize.
İki çiçek dikilse yolunur.
Pikniğe gitme bahanesi ile dağı taşı çöplük yaparız.

Özensizliği yaşam biçimi yapmış bir toplum olmuşuz, musluk kimin ipinde?
0
godless commie
(06.03.09)
mükemmel bir soru. ben de hep merak etmişimdir.

ucuzlukla falan alakası yok. dangalaklık, tasarım nedir bilmemek, bir tasarımı yaparken kullanım kolaylığını düşünmemek gibi öküzlükler yüzünden hep.

kardeşim lavabo öküz kadar. musluk da kısa. o zaman lavabonun musluk vidalanacak deliğini o kadar geriye koyma, tekne kısmına sıfırla, böylece o musluk, suyu biraz daha lavabonun ortasına doğru akıtsın. niye gidip en geriden deliyorsun?= bunun ucuzla pahalıyla ne alakası var? o seramik lavaboya musluk deliği açan götlek matkabı kafasına göre sallamayıp az önden delsin, "musluk takınca su ta en kenardan değil de ortadan aksın" diye düşünsün. bu kadar yahu.

matkapla mı delinir bilmiyorum, belki kalıba dökülerekyapılıyordur. her neyse o deliği lavabonun tekne kısmına yakın yapmayan her kimse ona kafam girsin.
0
kibritsuyu
(06.03.09)
olay biraz da olsa godless commie nin bahsettigi noktada bulusuyor. Genimiz boyle, yasantimiz bu sekilde sanirim...
0
🌸murat mc
(06.03.09)
(5)

terslen butonu

selim alai
bu sözlükteki terslen butonu ne işe yarıyor canlar. biriniz bana mesaj atsanız da bir terslensem şöle, uygulamalı, şişşş.
bu sözlükteki terslen butonu ne işe yarıyor canlar. biriniz bana mesaj atsanız da bir terslensem şöle, uygulamalı, şişşş.
0
selim alai
(05.03.09)
(bkz: terslen/1)?
0
deckard
(05.03.09)
seçimi evir (allahım yarabbim)

üstüne gelince yazıyor.
0
kibritsuyu
(05.03.09)
mesaj fasilitesiyle deneme yapmak isteyen herkese de şunu hatırlatmayı bir borç bilelim: başkasından mesaj almayı/başkasına mesaj atmayı beklemeniz gerekmiyor, kendi kendinize mesaj atsanız da çok güzel çalışıyor bu fasilite. istediğiniz kadar deney yapabilirsiniz bu şekilde.
0
demcan
(05.03.09)
300 tane mesaj var diyelim mesaj kutunda. 300 ün içinden 25'i hariç diğerlerini silmek istiyorsun. kalmasını istediğin mesajları işaretliyorsun sonra terslene basıyorsun. noldu? 25'inin işareti kalktı geri kalan 275'i işaretlendi. bunun için var terslen.
0
atrin
(05.03.09)
teşekkür ettik. hiç de sandığım gibi bişi değilmiş lan. ben mesaj sahibine gider yapıyon falan sanıyodum.
0
🌸selim alai
(05.03.09)
(8)

bu entry legal mi?

lovemyself
(bkz: #15642647)başlık soru şeklinde. eleman direkt "değildir" diyor.bunun gibi cevap entry ler "tanım, tanım devamı değil.." gerekçesiyle mi ispiyonlanır bi de.sorularım bunlar ama maksat sözlüğü daha yakından tanımak. ispiyonculuktan değil valla.
(bkz: #15642647)

başlık soru şeklinde. eleman direkt "değildir" diyor.
bunun gibi cevap entry ler "tanım, tanım devamı değil.." gerekçesiyle mi ispiyonlanır bi de.

sorularım bunlar ama maksat sözlüğü daha yakından tanımak. ispiyonculuktan değil valla.
0
lovemyself
(05.03.09)
sadece "değildir" yazarsa legal olmazdı ama sonrasında yazdıkları nedeniyle legal oluyor.

edit: entry silinmiş zaten. ben de dediklerimi yutuyorum o zaman.
0
demcan
(05.03.09)
evet ispiyonlanir.

(bkz: soru basliga cevap entry)
0
sourlemonade
(05.03.09)
sadece "değildir" ifadesi olsa zaten saçma bir entry olurdu. ama, entry in devamında da başlığa bir açıklama yok gibi geldi bana?
0
🌸lovemyself
(05.03.09)
aha da ispiyonlanmış zaten. bakalım silincek mi, silinmicek mi :)
0
🌸lovemyself
(05.03.09)
kesinlikle legal değildir. içeriğinde başlığı tanımlamış olsa bile başlangıcı itibariyle illegale düşmüştür.

edit: ben yanlış söylemişim bişeyleri, aşağıda kibritsuyu doğrusunu söylemiş.
0
hevipeyra
(05.03.09)
gitmiş bile.
(bkz: moderasyon çalışıyor)
0
abtash
(05.03.09)
ben yapmadım ispiyonu vallaha :)
0
🌸lovemyself
(05.03.09)
kendi silmiş. ama legal değildi. kendi silmese de moderatör silerdi.

içeriğinde başlığa uygun tanım yapmış olsa da başlangıcı itibariyle cevap verdiği için entry silinmez. entry'nin bir yerinde legal olacak unsur varsa gerisinde saçmalayabilirsiniz.

yani "mp3 indirmek haram mıdır" başlığına "değildir. aynı zamanda çok saçma sorudur" yazarsanız o entry legal olur. "saçma sorudur" kısmı entry'i legal yapar. önceden veya sonradan cevap verirseniz verin.

sözkonusu entry'nin devamı da hala cevapverir şeklindeydi. başlığa uygun legal yapacak bir unsur (tanım falan) yoktu.
0
kibritsuyu
(05.03.09)
(7)

port kapatma

kibritsuyu
sevgili arkadaşlar.modelini bilmediğim asus marka adsl modem üzerinden açtığım bir portu kapatmak istiyorum artık. değiştirdim portu. yeni portu da açtım ama eskisi hala orada duruyor. yanındaki "remove" tikini işaretleyip ok diyorum, "Virtual Server Remove ErrorCannot remove virtual server named Em
sevgili arkadaşlar.

modelini bilmediğim asus marka adsl modem üzerinden açtığım bir portu kapatmak istiyorum artık. değiştirdim portu. yeni portu da açtım ama eskisi hala orada duruyor. yanındaki "remove" tikini işaretleyip ok diyorum,

"Virtual Server Remove Error

Cannot remove virtual server named Emule.
Status: 3."

diyor bana. nasıl silerim kapatırım ben bu portu? ne yaptıysam olmadı.

edit: buldum modelini. asus AAM6010EV imiş. port açma sayfasında sadece port açma işlemi var. onu zaten biliyorum. nasıl kaldırılacağı yazmıyor. tersi de yapılır bir şey değil. en güzeli fabrika ayarına döndürüp baştan kurmak galiba.
0
kibritsuyu
(04.03.09)
portforward.com burada Asus marka modemler ile alakalı port forward işlemleri var bu işlemlerin tersini uygulayıp deneyebilirsiniz, yada model numarası varsa google'lasak herhalde karşılaşan birisi olmuştur diye düşünüyorum. yada diğer çare fabrika ayarlarına döndürüp yeniden kurmak gibi duruyor.

Son olarak, yaptığımız Emule isimli yönlendirme şuan kullanımda ise ve aktif olarak bir trafiğe match ediyorsa bundan kaldıramıyor olabilir.
0
kobrettii
(04.03.09)
aktif kullanım da aklıma geldi, forwardlanan bilgisayarın ethernet kablosunu çıkarıp denedim ama yine aynı.
0
🌸kibritsuyu
(04.03.09)
Asus modemlerin nasıl bir arayüzü olduğunu hiç bilmiyorum hakikaten. Ama varolan rule'u remove etmek yerine edit edip sacma bi rule'a donusturebiliyor musunuz? belki bu sekilde olur?
0
kobrettii
(04.03.09)
modemin bir reset düğmesi varsa fabrika ayarlarına geri dönmesi lazım.
0
selim alai
(04.03.09)
tarayıcınızdan modem setup sayfasını açın [internal IP adresini girin]

default:10.0.0.1

Username: admin
Password: admin

Sol taraftaki pencereden NAT altındaki Virtual Server 'i seçin açılmış portların olduğu

menü çıkacaktır. remove kutucuğunu işaretleyip remove butonuna basın ve yaptıklarınızı

save edip restart edin.
0
ukde
(04.03.09)
edit etmek gibi bir seçenek yok, bir add var bir de remove var.

o dediğinizi yapınca bu hatayı veriyor zaten sayın ukde. o kadarını ben de yaptım. da olmuyor işte sorun orada.
0
🌸kibritsuyu
(04.03.09)
dusuk voltajdan dolayı modemin kendini korumaya almış olabilitesi var
bunu duzeltmek için ise degişik bir yontemle resetleniyor: modem acıkken kablolar hepsi takılı reset dugmesine basılı tutuyoruz 20 ye kadar sayıyoruz daha sonra modemi dugmeden kapatıyoruz yalnız reset dugmesine hala basılı duruyor yeniden 20 ye kadar sayıyoruz daha sonra yeniden acıyoruz 20 ye kadar sayıyoruz reset dugmesindden elimizi cekip modemi kapatıp acıyoruz.
0
ukde
(04.03.09)
(2)

Sözlük- Entry- Oy değişimi

sesee
Beğenilen bir entry, sonradan zamanın ötesine; aynı şekilde zamanın ötesindeki, şukelalarla-ne pis kelimeymiş böyle söyleyince- beğenilen entrylere girebilir mi?
Beğenilen bir entry, sonradan zamanın ötesine; aynı şekilde zamanın ötesindeki, şukelalarla-ne pis kelimeymiş böyle söyleyince- beğenilen entrylere girebilir mi?
0
sesee
(04.03.09)
evet girebilir tabi ki
0
lilidance
(04.03.09)
hatta bazen "geçen haftanın en beğenilen entrylerini okurken görüyoruz. adam entry yazmış, altında da "zamanının ötesinden gelen edit: kötüleyin kötüleyin, zaten bu zihniyet oldukça vsvs" yazıyor. demek ki o entry önce zamanının ötesine gitmiş. sonra da kimileri editi okuyunca "haklı lan" diyip şukelaya boğluş, en beğenilenlere girmiş.
0
kibritsuyu
(04.03.09)
(2)

RJ 11 kabloyu RJ 45'e çakmak

karapolisnas
Yani diyor ki, telefon kablosunu ethernet jakına çakmak.Amerikadan gelmiş bi dsl modem var elimde. Güzel bişi. Lakin adsl hat girişi kocaman, rj 45 jaklardan. E türkiyede de kablolar ince, en fazla 3, normalde de 2 kablodan oluşuyolar biliyosunuz.Ben o telefon kablosunu öyle bi iki (veya üç) kanalın
Yani diyor ki, telefon kablosunu ethernet jakına çakmak.

Amerikadan gelmiş bi dsl modem var elimde. Güzel bişi. Lakin adsl hat girişi kocaman, rj 45 jaklardan. E türkiyede de kablolar ince, en fazla 3, normalde de 2 kablodan oluşuyolar biliyosunuz.

Ben o telefon kablosunu öyle bi iki (veya üç) kanalına bağlıyayım ki jakın, modeme girdiğimde internet bağlantısını alsın.

Fikirler?
0
karapolisnas
(03.03.09)
hangi kablo ne işe yarıyormuş diye bakarken şöyle şeyler buldum.

www.shoppingcentre.net

bunun rj45 tarafı erkek olanı olsa daha güzel olur aslında.
0
kibritsuyu
(03.03.09)
oradaki dsl teknoloji standartlari ile ulkemizde ki standartlar ayni degil diye biliyorum arkadasinda dedigi gibi, rj 11 olmasinin nedeni 2 tel uzerinden calismasi. rj45 buyuklugunde olan giris ya telefon icin degil, ya da daha farkli bir teknoloji icindir. dsl modeminizin markasi nedir internet uzerinde bulabilirseniz urun incelemelerine bakarak bi yorum yapilabilinir aslinda.
0
kobrettii
(03.03.09)
(10)

park sorunu, dükkanın önü

supuki
yasal haklarını sonuna kadar bilen ve kullanan sözlükcü arkadaşlara bi sorum var.bakkal olsun berber olsun bir milyonlukcu olsun kafe olsun bunlar sacma sapan tabelalar otoban kukası falan koyarak mağazanın dükkanın önüne parkı engelliyorlar şimdi bu arkadaşların buna hakkı varmı?örneğin ankara fili
yasal haklarını sonuna kadar bilen ve kullanan sözlükcü arkadaşlara bi sorum var.
bakkal olsun berber olsun bir milyonlukcu olsun kafe olsun bunlar sacma sapan tabelalar otoban kukası falan koyarak mağazanın dükkanın önüne parkı engelliyorlar şimdi bu arkadaşların buna hakkı varmı?
örneğin ankara filistin caddesinde son aylarda dakika başı kafe açılması sonucu park yeri kalmamış durumda bir de valet parking den bozma üç beş değnekçiyi dükkan önüne koyup eline de iki tane park etmeyiniz levhasıyla bütün sokağı kapıyorlar bu yasal mı buna hakları var mı yasal mı kafe başına 2 park yeri 3 park yeri gibi kural falan var mı?
0
supuki
(03.03.09)
yok, ama gidip de "hakkin yok" dersen "hassiktir lan ordan" derler, ki ona da haklari yok.
0
polifonik osuruk
(03.03.09)
istanbul mecidiyeköy' de bir iki kere nerdeyse kavgaya varacak derecede tartışmışlığım vardır bu tip esnafla. biraz anlayış işi bu. örneğin dükkanına un gelecek fırın varsa 1-2 saatliğine kapatır onu anlarım ama manav 24 saat boyunca mal gelecek der mi yahu?! eğer sokakta park yasağı yoksa ve kendine güveniyorsan hafif sert çıkmak işe yarayabiliyor bazen.
0
hevipeyra
(03.03.09)
esnafla yine anlaşılır da bu bahsettiğim caddede iş çığrından çıktı açıkcası uğraşmayı düşünüyorum
0
🌸supuki
(03.03.09)
bu itlerle uğraşmak lazım aslında ama ne yapılabilir. belediyeye haber versen bugün geliyor, belki sembolik ceza kesiyor, belki görmezden geliyor. ertesi gün yine başlıyorlar yer tutmaya. hayır ben de inatlaşayım, kukasına tepip arabayı koyayım, adamlara "hakkınız yok, koyuyom aha işte" diyip koyayım diyorum ama arabaya zarar verirler diye de korkuyorum. sonuçta ben bırakıp gideceğim ama adam her dakika orada.
0
kibritsuyu
(03.03.09)
öyle bir kural tabi ki yok da, arabanın da ağzına sıçabilirler.
orospu çocukluğu mu, evet.
emniyetten bilmem neden de dayın amcan yoksa yapacak bişey de yok.
0
domine deyus
(03.03.09)
basima gelen bir olayi paylasmak istiyorum bu noktada. arabayi parkettim, isimi halledip geri geldim. bir taksici amca (50 yas ustu) eliyle agaca astigi ve kartondan yaptigi taksi park yeri trafik levhasini gosterip oraya parkedemeyecegim konusunda beni ikna etmeye calismisti.

bu cesareti nereden buluyorlar anlamak ne mumkun.
0
kadirsavun
(03.03.09)
yaptıklarının aynısını yapmak gibi fantazilerim var aslında.

mesela kadisavun'un dediği taksi durağı levhası gibi "kibritsuyu'na özel park yeri" diye bir karton yazıp park edince yandaki ağaca da ben asayım. dönünce adam taksi levhasını gösterirse "aha bak bu da benim levham. burası benim park yerim" diyebiliriz.
0
kibritsuyu
(03.03.09)
arabanın zarar görme riski var tabii o kötü poliste bişey yapmıyor ki inanılır gibi değil adam arabaya zarar verse bile 2 günde dışarda
0
🌸supuki
(03.03.09)
senin arabanı kaldırıma, yola parketme hakkın olduğu kadar, onun da orayı kapama hakkı vardır :)
0
plainwalker
(03.03.09)
aynı sorunu ben de yaşıyorum, apartmanların ilk katları hep dükkan, esnaf oldu bizim orada da, arabayı koyacak zerre yer yok gündüzleri.. insan sinir oluyo, eve birşey çıkaracak oluyo vs. vs. tartışıyosun bir işe yaramıyo. burası dükkan önü diyo, e benim de evimin önü diyorum, deli etme adamı diyo, çıldırıyodum. insanlar böyle cinnet geçirip adam öldürüyo heralde, velhasıl ev ve işyerleri böyle iç içe olduğu sürece bu iş böyle gider. ben de bırakamamıştım arabayı çünkü kroların birşey yapacağı çok açıktı. o senin arabana bişey yapacak, sen onun dükkanına yapıcaksın, bu böle sürüp gidecek kan davası gibi. istanbulun iyice boku çıktı vesselam. kültür, saygı, insanlık yerlerde... sıçtılar içine her yerin..
0
faideli bilgiler
(03.03.09)
(12)

55 tlye sennheiser px200

girl in a coma
buldum gittigidiyor'da. satıcı "ürün orjinal Made In China" diyor (çin malı ve orijinal?). profilindeki yorumlara da baktım herkes çok memnun fakat yine de bu yorumlara pek güvenmiyorum.sennheiser kullanmış olanlar, sizce orijinal midiryau 55 tlye de nasıl oluyor onu anlamadım ama:Shttp://urun.gitti
buldum gittigidiyor'da. satıcı "ürün orjinal Made In China" diyor (çin malı ve orijinal?).
profilindeki yorumlara da baktım herkes çok memnun fakat yine de bu yorumlara pek güvenmiyorum.
sennheiser kullanmış olanlar, sizce orijinal midir
yau 55 tlye de nasıl oluyor onu anlamadım ama:S

urun.gittigidiyor.com


unutmadan bir de JVC HA-NC80 nasıl bilirsiniz? almaya değer mi
0
girl in a coma
(03.03.09)
değildir rahat olun. ama ses kalitesi tatmin eder büyük ihtimalle:) cok iyi yapıyolar artık bunların sahtesini.
0
rurouni
(03.03.09)
çin malı orijinal olmaz diye bir şey yok. artık bir sürü kalite bildiğimiz firma üretimini çinde yaptırıyor. tabi gene kendi denetimleri altında üretildiğinden pek bir fark olmuyor.
0
insanimsi
(03.03.09)
büyük ihtimal sahte. hiç riske girme 55 tl vereceğine bi 55 tl daha ver (ya da iki 55 tl) orijinal olduğuna emin olduğunu al. ya da işportada satılan 3-5 tllik çakma sonylerden al, en azından neyle karşılaşacağını bilirsin.
0
electropie
(03.03.09)
electropie, naptın yau bir 55 tl yetmezse bir 55 tl daha az mı 110 tl daha ekle diyorsun az değil ki. şöyle 30 tl vs olsa ben zaten ekleyip alıcam ama 110 tl de çok fazla geliyor.
0
🌸girl in a coma
(03.03.09)
birkaç gün önce hemen hemen aynısını sordum. (git: 60380)

amaan nolcak lan 20 lira altı üstü diyip duyuruda linkini verdiğim satıcıdan sennheiser cx 500 aldım. tayvan malı. ertesi gün geldi. kutulu değil, ilanda da yazdığı gibi oem ambalaj (plastik poşet) içinde. orijinalini hiç kullanmadım ama bana gelen ürünün ses kalitesi gayet iyiydi. lakin ses açma kısma düğmesinde rahatsız edici bir problem vardı. satıcıya söyledim ama "gönder, geri al, kargo masrafı çok olur. değişimi başka türlü, elden falan halletsek" dedim. elden halledemeyeceğimiz söyledi ve bana bir tane de sennheiser cx 300 yolladı. bu alman malı. bu da oem ambalaşında geldi. onun da ses kalitesi gayet güzel.

orijinallerini kullanmadığım için kıyaslama yapamıyorum ama orijinal olmamalarına, çakma olmalarına rağmen kaliteli kulaklıklar. marka takıntınız yoksa, satıcı yorumlarında da kötü bir şey yazmamışlarsa alabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(03.03.09)
türkiyeye metan üzerinden girmedikçe sennheiserlar, çin işi ve çakmadırlar. ama çin işi ve çakma olmalarına rağmen öyle iyi imite edilirler ki, hiç orijinalini kullanmamış biri "abi işte sennheiser kalitesi budur" diyebilir. bütçeniz dahilinde alınız çakmalarından, orijinal philipslerden daha tatmin olursunuz aynı fiyata aldığınız.
0
karapolisnas
(03.03.09)
pekii şimdi çin işi bile iyi kalitelidir diyorsunuz. aynı fiyata orijinal JVC HA-NC80 buldum.
çin işi sennheiser px200 mü alırsınız, orijinal JVC HA-NC80 mi alırsınız?
0
🌸girl in a coma
(03.03.09)
Ben sahte senheiser almis biri olarak soyluyorum ki kesin sahtedir. Gelince hemen anlasiliyor. sahte bi urunun kalitesi ile tatmin olacak biri iseniz zaten sennheiser niye aliyosunuz (kizim sana soyluyorum gelinim sen anla)
0
badseed
(03.03.09)
JVC'ye baktim sanirim active noice cancellationli bir kulaklikmis. Toplu tasimayi cok kullaniyorsaniz cok faydali oluyor active noise cancellation. Tavsiyem JVC yani.
0
badseed
(03.03.09)
"çin orjinal" diye yeni bir çankaya uslubu var,

mealini söyleyim : kaliteli replica demek

leş çinlerden olmuyor ama biraz daha iyice çakma oluyor
0
demlikposet
(03.03.09)
doğru diyorsun fiyat baya yüksek oluyor ama alacağın keyif de ona göre artıyor. elmasepeti.com'da falan baktım şu an 170 tl civarında o kulaklık. amazon'da indirimli 50 $. yani bunu birinin orijinal yurtdışından getirip 55 tl'ye satması pek mantıklı değil. diyelim ki ses kalitesinde sıkıntı yok, gayet güzel ama 2 ay sonunda ürünün elinde kalması ihtimali var. o zaman hiç birşey yapamazsın, 55 tl'nin ardından soğuk su içersin. öteki türlü garantisi olacak.
0
electropie
(04.03.09)
gelinden cevap: çünkü aynı paraya (20 tl) dükkandan aldığım orijinal kulaklığın sesi götüm gibi çıktı. bunun da yorumlarında "orijinalinden farkı yok, şahane ses süper bas" bilmemne yazıyor. sennheiser olması değil, güzel bir ses verdiğini öğrenmem önemli. gidip bi 20 liraya daha dükkandan orijinal kulaklık alıp da onun da götüm gibi çıkmasına verecek param yok. "15 lira abi desibeli süper yüksek, aypodlara veriyoz hep" diyo çünkü dükkancı.
0
kibritsuyu
(04.03.09)
(2)

Devlet memuru(öğretmen) limited şirket ortağı olabilir mi?

rimednac
Evet, serbest meslek faaliyeti yürüten birisi öğretmen olan eşiyle ortak olup limited şirket kurabilir mi? hasılı kurucu ortaklardan birisi devlet memuru olabilir mi? Ya da kurulmuş olan limited şirkete sonradan kanuni sorumlu olmadan katılabilir mi?
Evet, serbest meslek faaliyeti yürüten birisi öğretmen olan eşiyle ortak olup limited şirket kurabilir mi? hasılı kurucu ortaklardan birisi devlet memuru olabilir mi? Ya da kurulmuş olan limited şirkete sonradan kanuni sorumlu olmadan katılabilir mi?
0
rimednac
(03.03.09)
önceki cevabımın yanlış olduğuna kanaat getirip sildim.

657'nin 28. maddesi diyor ki "devlet memurları ticari faaliyette bulunamaz" kendi başlarına tüccar olamıyorlar. kollektif şirkete ortak olamıyorlar. komandit şirketlerde de komandite (sınırsız sorumlu) ortak olamıyorlar. yani sorumluluğun sınırlı olduğu sermaye şirketlerinde (ltd ve a.ş.) ortak olabiliyorlar. fakat faaliyette bulunamıyorlar. yani limited şirkette şirket müdürü, anonim şirkette yönetim kurulu üyesi olamıyorlar. sadece ortak olabiliyorlar.
0
kibritsuyu
(03.03.09)
malesef devlet memuru olarak limited şirkete kurucu ortak olamazsınız.kurulmuş bir limited şirkete sınırlı sorumlu ortak olarak girebilirsiniz.ticari işlerde örneğin sözleşmelerde yer alamazsınız.ancak bir de gizli ortaklık durumu var ki uygulamada buna rastlanıyor.
0
didemis
(04.03.09)
(1)

Kedi/Tüy Dökme

kahvegibi
Selamlar,1) Bu kedi denilen kımıl zararlıları ilk tüy dökümü hadisesini kaç aylıkken yaşıyorlar?Misal bizim evdeki 6 aylık oldu, ne zaman tüy dökcek bilmiyorum?2) Gene bizim manyak kedi hiç miyavlamıyordu, şimdi kendi kendine konuşuyor, sen konuş cevap veriyor, mıyıl mıyıl bi hayvan oldu, acaba nede
Selamlar,

1) Bu kedi denilen kımıl zararlıları ilk tüy dökümü hadisesini kaç aylıkken yaşıyorlar?
Misal bizim evdeki 6 aylık oldu, ne zaman tüy dökcek bilmiyorum?

2) Gene bizim manyak kedi hiç miyavlamıyordu, şimdi kendi kendine konuşuyor, sen konuş cevap veriyor, mıyıl mıyıl bi hayvan oldu, acaba neden? (kızgınlık azgınlık durumları filan değil, zaten ameliyat da oldu)
0
kahvegibi
(03.03.09)
tüy dökümünün zamanı yok bildiğim kadarıyla. döküyordur o çaktırmadan oraya buraya. aman dökmesin yaa onun tüyü ayrı dert. insanın üstüne başına yapışıyor. oyy hele bu fotodakiyse adama siyah bir şey giydirtmez. ne kadar geç dökerse o kadar iyi. hiç dökmesin en güzeli. dökmeye başlayınca dikenli tarakla taramanı öneririm. rahatlıyor hayvan.

konuşunca cevap vermesi iyice alıştığının göstergesi. bizimki de biri hapşırınca mırmırmır ederdi. çok yaşa diyor kendince nereden öğrendiyse. mırıl mırıl olması da mutluluktan zannedersem. görünürde hiçbir problem yok gibi.
0
kibritsuyu
(03.03.09)
(6)

kuru cilt

denisse
Kuru cildime ne yapabilirim?ne kullansam fayda etmedi.Sımdı doktor muradın urunlerını kullanıyorum ,yıne kuru.Artık yaslanması falan hıc muhım degıl de rahatsızlık duyuyorum kuruluk hıssınden.acaba baska bır nedenı olablılr mı?fena sekılde kuru cıldı olup da ben bundan fayda gordum uygulayın mutlaka
Kuru cildime ne yapabilirim?ne kullansam fayda etmedi.Sımdı doktor muradın urunlerını kullanıyorum ,yıne kuru.Artık yaslanması falan hıc muhım degıl de rahatsızlık duyuyorum kuruluk hıssınden.acaba baska bır nedenı olablılr mı?fena sekılde kuru cıldı olup da ben bundan fayda gordum uygulayın mutlaka dıyen var mı aranızda?
0
denisse
(03.03.09)
eğer fancoillerle ısınan bir ortamda bulunuyorsanız ya da çok rüzgarlı ve kurak bir şehirde yaşıyorsanız cildiniz daha da fazla kurur. bu engellemek için, bulunduğunuz ortamlara nem cihazı koyabilirsiniz. gerçekten çok faydasını göreceksiniz.

bir de biraz tuzlu olmakla birlikte darphi'in ultra rich hydra skin diye bir nemlendiricisi var. işinize yarayabilir. rocutan kullanan bir arkadaşım kullanıyordu ve tek iyi gelen nemlendirici oydu...

ayrıca, eğer makyaj yapıyorsanız özellikle pudra gibi nemi yağı emen ürünlerden kaçınmanızı tavsiye ederim. nemlendirici üstüne, nemlendiricili fondoten de işe yarayabilir.
0
kahvegibi
(03.03.09)
eller ve ayaklar için düz beyaz vazelin öneririm. parfümsüz marfümsüz saf vazelin. yatarken sürün, sabaha cillop gibi olur.
0
kibritsuyu
(03.03.09)
akşamları yatmadan badem yağı sürün yüzünüz.
ayrıca su bazlı bi krem vsrdı plastik diklemesinebi kutuda açık mav-beyaz. banyodan sora sürün çok işe yarıyor.
gündüzleri de sık sık arko nem fındık ya da böğürtlen özlü krem öneririm.
0
oceano
(03.03.09)
evicap ,e vitamini kapsülü ancak oral kullanım yerine kapsülleri iğne vasıtasıyla delip gece yatarken sürünüz,kokusu çok hoş olmamakla birlikte cildinize vereceği bebek poposu yumuşaklığı bu kötü özelliği maskeleyecektir.
0
sannora
(03.03.09)
excipial arkadaşın bahsettiği su bazlı nemlendirici ,kesinlikle işe yarar
0
sannora
(03.03.09)
aynı dertten mustarip bir insan olarak; zeytinyağlı banyo sabunu, excipial hydro ve excipial lipo kullanarak önüne geçebildim bu sorunun..
0
sehrazat
(03.03.09)
(1)

tansiyon ilacı

pain
Co-diovan 80/12,5 yazılması gereken ilacı doktor 160/12,5 yazmış. hasta hapı 2ye bölüp alsa aynı hesap olur mu?
Co-diovan 80/12,5 yazılması gereken ilacı doktor 160/12,5 yazmış. hasta hapı 2ye bölüp alsa aynı hesap olur mu?
0
pain
(03.03.09)
olur tabii. sonuçta iki katı ve homojen bir hap. yarıya bölüp kullanmanın bir zararı olmaz.
0
kibritsuyu
(03.03.09)
(16)

yarım kilo temizlenmiş mantarla ne yapılabilir?

demlikposet
sevgili mc gyverlar!elimde yarım kilo kadar temizlenmiş mantar var ne yapılabilir bununla!!ızgaraya koyup kaşarlı yemekten bıktım be sözlük(ortasına kaşar konup ızgaraya atıp kızartma seçenekler arasında yoktur)
sevgili mc gyverlar!

elimde yarım kilo kadar temizlenmiş mantar var ne yapılabilir bununla!!

ızgaraya koyup kaşarlı yemekten bıktım be sözlük

(ortasına kaşar konup ızgaraya atıp kızartma seçenekler arasında yoktur)
0
demlikposet
(03.03.09)
yağda kavurup üzerine yumurta kır, pratik ve lezzetli olur.
0
bruncha giden tikky
(03.03.09)
yagda kavururken pastırma da katılaiblir.

ya da içlerine kasar rendeleyip fırında mıs gıbı olur.

ya da biraz tavukla mantarlı tavuk sote olur.
0
bryan fury
(03.03.09)
içine kaşar ko.. öhm.

az zeytinyağında soğanı kavur. üstüne doğranmış yeşil biber koy. mantarları küp küp doğra içine at. biraz kavur. rende domates de koy. suyunu bırakır zaten. biraz pişince ekmek bana bana ye.
0
kibritsuyu
(03.03.09)
sucuklu mantar yap derim çünki harika bir tat elde edeceğinden eminim
0
keremını
(03.03.09)
tabii ki kremalı mantarlı makarna!
0
trista
(03.03.09)
sote ya da omlet yapılabilir leziz leziz. yalnız harlı ateşte pişiriniz, mantarlar sularını çabuk salsın, diri diri olsun, "season it with salt and pepper" diyor bbc'de yemek yapan yaşlı moruk.
0
zbam
(03.03.09)
kibritsuyu'nun tarifinde altını kapatıp, biraz bekletirken üzerine kekik de atarsan ve çok az dinlenmeye bırakırsan, yeme de yanında yat derim başka da birşey demem.
0
demcan
(03.03.09)
haşlayıp üstüne sarımsaklı yoğurt, onun üstüne de pul biberli hafif salçalı sos da mükemmel olur
0
ciwoo
(03.03.09)
mrtksn'nin dediği beyaz sos da beşamel olsa gerek.
0
kibritsuyu
(03.03.09)
kibritsuyu ve demcan'ın tarifinin tavuklu versiyonunu da (yani tavuk ilave ederek) yapabilirsin. yeşil bibere ek olarak kırmızı biber de atabilirsin içine, görünüş olarak da çogzel oluyor öyle.
0
light beam
(03.03.09)
kibritsuyu ve demcan ın tariflerini alıp sadece domatesi biraz bol tutarak spagettinin üzerinde değerlendirebilirsin. hoş olur.
0
tai
(03.03.09)
mantarları kararmasın diye limonlu su içinde bekletiyorsunuz sanırım. eğer bekletme gibi bir zorunluluğunuz yoksa mantarı yıkadıktan sonra hemen kullanın. mantar içine su çekmeden kullanılırsa güzel oluyor.
piyazlık doğranmış kuru soğan ve ince ince doğranmış biber ve mantar sote yapılabilir.
0
girl in a coma
(03.03.09)
sakın pişirme. küp küp kestikten sonra bol domates ve yeşillikle salata yap. alışınca çok güzel gidiyor.
0
trocero
(03.03.09)
(bkz: mantar mantı)
0
gozu yasli kurbaa
(03.03.09)
gözleme yap. güzel oluyor o da.
0
sutlucen ayse
(03.03.09)
beşamel soslu tavuklu mantar sote mi deniyo ne mükemmel bişey biber de at içine süper oluyor
0
yuto
(03.03.09)
(2)

Yeni Yazar Danışma Bürosu?

kapakak
En son moderatörlerden birisi yukarı çıkartacak denilmişti. kaç gün geçti hala yok. bir daha gelmeyecek mi yoksa?
En son moderatörlerden birisi yukarı çıkartacak denilmişti. kaç gün geçti hala yok. bir daha gelmeyecek mi yoksa?
0
kapakak
(02.03.09)
şimdi şöyle;

orası doldukça, danışma bürosu havuzuna aktarılıyordu cevaplar. son günlerde de artık iyice sorular azaldı, gelen sorular da hep daha önce sorulan sorulardan ibaretti. çaylak edilen/uçan arkadaşlar da yeni soru olarak açmayı tercih ediyor zaten.

uzun lafın kısası soracağınız bir soru varsa önce büro havuzuna bakın. ctrl+f5 ile sayfa içinde aratabilirsiniz.

işte o soru bankası(!): (git: 15529)
0
deckard
(02.03.09)
moderatör dememişti onu, ben demiştim. yanılmışım.
0
kibritsuyu
(02.03.09)
(2)

sigara kokusu sinmesin

ali87
(git: 56083)yukardaki ilanda biraz açıklama var ama acaba bu sinmenin engellenmesi için var mı bişeyler? eskiden böyle spreyler filan vardı?
(git: 56083)
yukardaki ilanda biraz açıklama var ama acaba bu sinmenin engellenmesi için var mı bişeyler? eskiden böyle spreyler filan vardı?
0
ali87
(28.02.09)
o başlıkta denilen gece ayazda asılı bırakmak, melih gökçek ankarasında mümkün değil. ertesi sabah kazağı daha beter kokar halde (sigaraya ek olarak toz, is, kömür kokusu da sinmiş halde) buluyorsunuz. temiz havalı bir yerdeyseniz işe yarar ama.

o fasa mıydı neydi o spreyler de traş. koku vermiyor da kokuyu söküyordu güya. ama yok, bildiğin parfümdü. kaybolup gittiler sonra.
0
kibritsuyu
(28.02.09)
kıyafetin üzerine uygulanan sıvılar, sigarayı bastıracak kadar ağır, nispeden daha kabul edilebilir kokan kimyasallardan ibarettir. bu kimyasalları sıktıktan sonra bastırılmış iğrenç sigara kokusunu dikkatli burunlardan kaçmaz. bu daha mide bulandırıcı geliyor bana. sanki difüzyonla belli süre sonra yok olacak sigara kokusunu, koku gidericiyle kazağın içine hapsetmişsin gibi oluyor. midem kalktı bak...

tek çözüm sigaraya karşı tavır alıp, içilen yerlere gitmemek. sigarayı sevmemek, sevenden de uzak durmak...
0
makineci
(28.02.09)
(4)

çaylaklık laneti hakkında

askselimi
efendim kendi halinde sabırtaşı bir yazardım. elimden geldiğince yararlı ve bilgi içeren entryler işliyordum. nedenini bilmediğim bir durumdan aniden çaylak oldum. ( bu arada eli öpülesi bir mod bakar da bilgi verir inş ) neyse, şimdi 13 binlerdeyim. bana kalırsa bekle ki gelsin. ama o kadar ağır bi
efendim kendi halinde sabırtaşı bir yazardım. elimden geldiğince yararlı ve bilgi içeren entryler işliyordum. nedenini bilmediğim bir durumdan aniden çaylak oldum. ( bu arada eli öpülesi bir mod bakar da bilgi verir inş ) neyse, şimdi 13 binlerdeyim. bana kalırsa bekle ki gelsin. ama o kadar ağır bir şey yaptıgımı sanmıyorum ben. bir ümidim var, acaba çaylak olma laneti diye bir şey var ya, o üzerimdeyse daha erken bir sürede tekrar yazar olabilirim. bu durumun belirtisi nedir, nasıl anlaşılıyor ?

şimdiden teşekkürler.
0
askselimi
(28.02.09)
modlar bu konuda açıklama yapmıyorlar. modlog'a baktım, gayet temiz görünüyor. 2 tane entry'niz silinmiş ama düzeltim canlandırmışınız. sorun olacak gibi şeyler de değil. bkz ile diyalog, dedirten falan da göremedim entrylerinizde.

aklıma bir tek aynı ip'den giren 2 farklı kullanıcı olabilitesi geliyor. tespit edene kadar çaylak etmiş olabilirler. eğer öyle bir durumunuz varsa iletişimden mail atın, durumu bildirin.

lanet olayı varsa kimdir nedir penceresinde yazıyor.
0
kibritsuyu
(28.02.09)
var öyle bir durum evet. internet cafeden giriyorum ve nişanlımla kullandıgımız bir adres var. bunun açıklamasını yapmak için iletişimden mail atmak saglıksız gibi. ne zaman okurlar kimbilir ?
0
🌸askselimi
(28.02.09)
iletişimden mail atın. buraya da yazdınız. en azından galadnikov, kimi raikkonen ve ya crown (duyuru'yu en çok kullanan mod'lar) okur ilgilenir öyle bir durum varsa. çünkü entry'lerinizde sakıncalı bir şey yok.
0
kibritsuyu
(28.02.09)
sagolun. nişanlım msj yoluyla ifade etmiş.umarım bi sorun olmaz. şans dileyin..:)
0
🌸askselimi
(28.02.09)
(9)

Türkçe

oldu görüşürüz
hayırlı cumartesiler. benim `tdk` ile derdim var. türkçe'yi çok seviyorum. onsuz yapamıyorum. türkçesiz geçen yurtdışı günlerimde türkçe konuşan birini görsem abuk sabuk şeylerden bahsederek konuyu uzatıp daha çok türkçe konuşmaya çabalıyorum. bunu bir ihtiyaç olarak algılayınız.şimdi geçiyorum soru
hayırlı cumartesiler. benim tdk ile derdim var. türkçe'yi çok seviyorum. onsuz yapamıyorum. türkçesiz geçen yurtdışı günlerimde türkçe konuşan birini görsem abuk sabuk şeylerden bahsederek konuyu uzatıp daha çok türkçe konuşmaya çabalıyorum. bunu bir ihtiyaç olarak algılayınız.

şimdi geçiyorum sorularıma:

1) tdk dışında, türkçe'nin gelişmesini, törpülenmesini, yayılmasını, güçlenmesini vb hedefleyen/destekleyen kurumlar var mıdır? varsa adreslerini verin çayı koysunlar gidiyorum.

2) bu sorular daha önce de aklıma gelmişti ama az önce şöyle bir başlık görünce yazmaya karar verdim: "Beşiktaş ve çevresinde kaliteli bir French press alabileceğimiz yer bilen??". şimdi konuyu britanya'nın köpeğiyim ondan ingilizce konuşuyorum'a getirmeyeceğim elbet, french press nedir inanın bir bilgim yok, herhalde bir mutfak gereci filandır. sorunun içini de okumadım. ama belli ki türkçede karşılayan bir ismi yok ki arkadaşımız başlıkta genel kullanılışını alıp yazmış. sorum şu: biz şimdi böyle oturup tdk'nın buna türkçe bir isim vermesini mi beklemek zorundayız? ardından "abi ayaklı götürgeçli çok amaçlı bıdıbıdı demiş adamlar çok komik yuh yaa hahah" gibi iğrençliklere katlanmak zorunda mıyız? (o lafları edenler zaten "duyulduğunda kaçma isteği uyandıran bilmemneler" başlığında çokça incelenmiş)

demek istediğim; diyelim ben bugün gidip "türkçe kelime bulma kurumu" kursam; bürom filan var, sonra o french press için "rororo" gibi bir şey uydurursam, bu da çok kullanışlı olsa, kelimeyi yayma garantisi de versem; beni dinleyenler çıkar mı? çıkması için ne yapmalıyım?

evet bitti. lütfen "dil kendi kendine gelişir, şöyle olur, kabul görür, böyle olur, canlı bir varlıktır" vb cevaplarla gelmeyiniz. ulaşmak istediğim hani nasıl "bundan sonra ytl demiyoruz, geçti, tl diyoruz. " gibi bir durum olduğunda herkes uyuyorsa, yine güçlü bir kurum tarafından yabancı isimler veya mevcut bir kelimenin farklılaştırılması "emredilirse" başarılı olunabilir mi?

öpüyorum.
0
oldu görüşürüz
(28.02.09)
kelime bulma konusunda sizin bulduğunuz ya da kendi deyiminizle uydurduğunuz kelime akılda kalıcı kolay ve o gerecin yaptığı işi karşılıyorsa o kelime zaten kendiliğinden yayılır.
0
cumingsoon
(28.02.09)
şahane soru.

benim de tdk ile derdim var. bir sürü de entry girdim konuyla ilgili. yabancı kelimelere buldukları karşılıklar, gerçekten de kendileriyle dalga geçirtmek için bulunmuş gibi. yani "çok oturgaçlı götürgeç" gerçek bir karşılık değil, espri amaçlı uydurulmuş, ama bıraksan tdk'yı, hakikaten de otobüse "çok oturgaçlı götürgeç" der. zira yüzyıllardır "ataş" diye kullandığımız 4 harfli yazması, okuması, söylemesi, akılda tutması kolay kelimeye "tutturgaç" diye çince bir karşılık bulabiliyorlar. bir sürü örneği var bunun. french press tek içimlik filtre kahve yapmaya yarayan bi alet ve türkçesi yok. bıraksan buna da gaçlı guçlu bir şey bulurlar. ya da salak bir kısaltma (faks kelimesine belgegeçer diyip, ondan sonra da uzun bulup belgeç yapmak gibi) "kahveyapar" ya da "kahvesüzer" giye bir karşılık bulur, sonra da kısaltır "kahyap", "kahsüz" gibi rezalet bir kısaltma yaparlar. kimse de tutmaz. allahaşkına kaçımız faks'a belgeç, email'e elmek diyoruz? tutacak kelimeler bulamıyorlar. french press'e rororo desek daha çok tutar.

destekliyorum ve bir atılımınız olacaksa yanınızdayım.
0
kibritsuyu
(28.02.09)
french press için tek kelimelik bir karşılık yok bildiğim kadarıyla. mesela, bana birisi sorsa "french press mi, o da ne?" diye, "filtre kahve yapılan alet" falan diye açıklamam gerekiyor. bu tip durumlar tamamen kavramın, toplumun kültüründe var olup olmamasıyla ilgili. japonların sake içtiği minik kasenin onlarda en az bir ismi vardır, ama bizde yok, çünkü bizim kültürümüzde böyle bir gereç yok. hani derler ya, eskimolarda kar önemli bir şey olduğu için, kar anlamına gelen bilmem kaç kelime var diye, böyle bir durum.

günümüzde bu tip kavramlar/nesne isimleri, bizde kullanılmaya başladığında yabancı dildeki isimleri ile benimseniyorlar. bence bunun sebebi teknoloji ve iletişimin gelişmesiyle yabancı kültürlerin çok kolay izlenebilir, ulaşılabilir olması. Bu benimseme sürecinde anglosakson kültürün baskınlığı olduğunu gözlemliyorum. sizin verdiğiniz örneğe bakarsak, fransızlar french press için "cafetiere" kelimesini kullanıyor ama bizde yerleşen ingilizcesi oluyor. bir kez yerleştiğinde de yerine türkçe bir kelime yerleştirmek zor. bu konuda tdk'nın en büyük başarısının, "bilgisayar" kelimesini tam zamanında üretmek olduğu söylenir, yoksa büyük ihtimal hepimiz bu alete kompütür diyor olacaktık.
0
mermaid
(28.02.09)
söyleniş, okunui, yazılış kolaylığına falan hiç dikkat etmiyor tdk. halka nasıl daha kolay gelir diye de düşünmüyor. bilgisayar gerçekten tam zamanında bulunmuş bir karşılık. ama 20 senedir kullanılan, artık piyasadan kalkmak üzere olan "faks"a belgegeçer demek için çok geç kalındı. bi de gegeçe falan diye okunması zor. kısaltıp belgeç de yapsan şu saatten sonra kimse tutmaz.

bazı kelimelerin illa ki türkçe kelimelerle karşılanmaya çalışılmasını da anlamıyorum. tek bir türkçe kelimeyle karşılanamayınca 2-3 türkçe kelimeyle açıklanıyor, uzun gelirse ilk harflerinden kıslatılıyor. ya da yaptığı işin sonuna "-gaç -geç" getiriliyor. bu türkçe değil ki. şahsen yapı ve kural itibariyle türkçeye daha uygun olan yabancı kelimenin kullanılmasını tercih ederim. yani french press'e kahve süzdürgeci, kahve yapacı falan gibi bir şey deneceğine "kafetiyer" densin, bu şekilde girsin dilimize tercih ederim.
0
kibritsuyu
(28.02.09)
bilgisayar kelimesi ve bu alandaki bircok terim icin (bkz: aydin koksal)

su anki tdk'nin durumunu ben de pek ic acici bulmuyorum, ama zamaninda iyi isler yapmislar gercekten.

bir de guzel bir ironi (bunun da duzgun bir turkcesi yok ama yerlesmis, guzel olmus. istihza da guzel gerci) ornegi (bkz: milli produktivite merkezi)
0
lykos
(28.02.09)
bu düsünceniz, devlet destekli, bol gönüllülerden cok güzel bir proje olur.
hatta madem bu kadar ilgilisiniz, baslangic olarak konu ile alakali kisileri bir araya toplayici bir site de olusturulabilir.

bir diger mevzu ise, karsilik üretilen kelimelere bir sekilde tinisal olarak sempati mi duyulmuyor, serde tembellik mi var ayri bir konu. örnegin almanca´da yabanci kelimelere illaki bir karsilik bulunmus bu zaman kadar. lakin son yy esiginde onlarda da gözle görülür ciddi yabanci kelime kullanimi var. ancak almanca´da uzun kelimelere hic de soguk bakilmamis, yazim da ve sözlü anlatim icinde yerlesik olarak kullaniliyor. bu hususa deginis sebebim, bu bizde bulunan uzun kelimelere sicak bakilmayisinin, baska sebepleri oldugunu düsünüyorum. lakin diger bazi arkadaslarin da degindigi gibi türk dili tetkik cemiyeti zamaninda türetilen kelimerin kalitesi müthistir. bugün o sekilde saglam, hizli ve tutarli kelime türetilmeyisinin sebebini de dil yüzünden degilde de, dile hakim insanlarin azligindan kaynaklandigini saniyorum.

sadede gelirsek, her dil güzeldir bizim de hamurunda yoguruldugumuz bu dil, heran gelistirilmeye muhtac.
genel anlamda, konu ciddiye alinsa müthis seylere imza atmak pek ala mümkün.
0
aheste cek kurekleri millet uyanmasin
(28.02.09)
bu konuda dil derneği önemli ve ciddiye alınan bir kurumdur. www.dildernegi.org.tr adlı internet sitesi mevcut.

dille sıkı uğraşı olan birisi olarak benim de tdk ile derdim var. bu konuyla ilgili sözlük'te de birçok "entry" girdim.(bak yine ecnebicesini kullandık. girdi desek şuna. veya giri) tdk ile ilgili temel sorunlardan birisi tutarsızlığı. bunun kökeninde de 1980 darbesinden tdk'nın yapısıyla oynanması yatıyor. ben tdk'nın yayınlarına güvenmiyorum. imla kılavuzu olarak bu konuyla ciddi ilgilenen herkesin yaptığı gibi ana yazım kılavuzu'nu, sözlük olarak da darbeyle yapısı değiştirilmeden önceki son sarih tdk sözlük çalışması olan 1983 tdk türkçe sözlük'ü kullanıyorum. bunun ışında can yayınları'ndan çıkma ali püsküllüoğlu'nun sözlüğü iyidir. ayrıca merhum andreas tietze'nin simurg'dan çıkma etimolojik türkçe sözlüğünün tamlanmasını da - her ne kadar ölümünden sonra yıllar sürecek olsa da - dört gözle ve sabırla beklemekteyim.

dilin gelişmesi için yapılması gereken temel şey onu kullanmak ve bilmek. söcüklerin türemesini sağlayan şey temelde akademik, bilimsel ve edebi alanda onun kullanılmasıdır. bunu sağlayabilmek için de insanlara iyi bir dil eğitiminin verilmesi gerekir. yurtdışında eskiden latince ve klasik yunanca eğitiminin verilmesinin sebebi insanlar entelektüel çalışmaya girdikleri zaman gereksindikleri sözcükleri türetebilsinler diyedir.
türkiye'de ise dil yeterince kullanılmadığı için - yani yaratıcı entelektüel çalışma yeterli olmadığı için - iş tdk'ya kalıyor. dolayısıyla bu halkın kullanımı ve sözcük türetmesiyle bulunacak bir şey değil. bugün halkın kullandığı temel gereçleri karşılayacak belli başlı sözcükler zaten var. asıl mesele felsefe, sosyal bilimler, fen bilimleri, özellikle yurtdışından alınan teknoloji, edebiyat vb. alanlardaki sözckülerin türetilmesi.

bu da aslında sorunun sadece bir kısmı. türkçe sorunları hep ideolojik bir bakış açısından ele alınmakta. türkçe'nin zenginleştirilmesi - daha doğrusu yoksullaşmaktan kurtarılması - düşünülmemekte. bugün beğenmediğimiz ingilizcesnin sözvarlığı türkçe'den çok daha geniş olanaklar sunuyor. öztürkçeleştirmek bir çözüm değil, pek çok kere ayakbağı olabiliyor. örnekse tercüme etmek yerine çevirmek dediniğiniz anda bu dilde bir daraltmadır. daraltmanın sebebi çevirmek sözcüğünün zaten başka anlamlara gelmesidir. siz bugün "açık" dediğiniz sözlükte açık sözcüğünün yüzlerce anlamı vardır. nüanslar hatta temel ayrımlar belirsizdir. konuşmayı her tarafa çekebilirsiniz. bizim bir tek sözcükle karşılamak zorunda olduğumuz birbirinden farklı kavramları elin oğlu 50 farklı sözcükle belirgin bir şekilde ayırabiliyorsa burada dilin sözvarlığı açısından bir yoksulluğu var demektir.

türkçe'de öztürkçecilik veya osmanlıcacılık sığlığını aşamadık. beri yanda "bırakınız geçsinler" duruyor. "bırakınız geçsinler" dediğiniz anda bırakalım o zmaan başka dil konuşalım! bu da çözüm değil. o zaman temel ilke bir dilin kendi sözvarlığından yararlanarak dili olabildiğince zenginleştirmek olamlıdır. bugün disk sözcüğü türkçe'de zaten kullanılan bir sözcük. siz tutup da discplayer yerine bir sözcük aradığınızda buna tekerçalar demek abes. diskçalar demek daha mantıklıdır. pratiktir, dili gereksiz bir sürü anlamdaş ve ikircil sözcüklerle hantallaştırmaz, yoksullaştırmazsınız. örnek: yeni hava iş kanunu tasarısında uçuş personeli yerine uçucu personel denilmiş. uçucu? uçucu madde gibi yani. bu dili kısırlaştırmaktır. aynı sözcüğpe birden fazla kavramı bindirip dili hantal ve yoksul kılmaktır. çünkü dilimin sınırları dünyamın sınırlarını belirler! (bkz: ludwig wittgenstein)

ben dile çok kafa yoran birisiyim. bu konuda sürekli çalışıyorum. yazdığım metinlerde dilin olanklarını kullanmaya, akla yatkın yeni yollar arayıp zenginleştirmeye gayret ediyorum. dil kullanıla kullanıla gelişir. ama halktan önce yazarlarca, entelektüellerce, akdemisyenlerce... tabii bunu yapan adamların da dili bilmeleri gerekmekte.bunda bir kurumun da katkıları olur. ama şu anki "darbe yemiş" tdk bunu gerçekleştirmekten yoksundur. bileşik sözcüklerin yazımı konusunda bile tutarsız ve çelişkili bir tutum içinde olan şimdiki tdk'dan medet umulamaz. öte yandan "ne kadar orta asya kökenli olmayan sözcük varsa topunun köküne kibritsuyu" diye oktay sinanoğlu gibi yalınkılıç ve kör dvüşüyle saldırıya geçenler de bana salt mantıksız bir milliyetçilik içindeler gibi gelmekte. hiçbir dilde sadece safkan sözcüklerle konuşamazsınız. olanaksızdır! bu yüzden türkçeyi zenginleştirmede öztürkçecilik adına sözcük ırkçılığına gidilmemelidir.

ancak ben yine de türkçe'nin kendi sözcük dağarcığından devinim sağlanarak devinim kazandırılmasından yanayım. dışarıdan gelme gereçlere ait sözcüklerse işin sadece bir boyutu. bugün iki önemli sorun varsa onlardan birisi dilin yoksul bir biçimde temel kavram nüanslarından yoksun olmasıdır. bir diğeri ise dışarıdan gelen sözcüklerin artık türkçe imlaya bile uydurulmadan dil içinde kullanılmaları. french press deneceğine frençpres dense ona bile razıyım neredeyse.
0
beccaria
(28.02.09)
bana sorarsaniz tdk kadar biz de sucluyuz. kibritsuyunun orneginden gidiyorum, faksa belgegecer demeliyiz. nedeni de gercekten gecen bir belgenin olmasi. aklima ilk gelen ornek almanlar ve onlarin nerede ise dunyada standartlasmis kelimleri kendilerine gore cevirmeleri. ornegin televizyona fernsehen diyorlar ve bu fern ve sehenden olusuyor. biraraya gelince uzaktan izlenen gibi bir anlam cikiyor (almancam yok denecek kadar az, birebir ceviriyorum). peki biz televizyon icin uzaktanizlenen diye bir tamlama olustursak kacimiz bunu kullanir? olusturulan kelimenin soylenis kolayligi kadar o kelimeyi bilmeyen icin ifade ettigi anlam da onemli. yani belgegecer deyince bunu faks ile iliskilendirmek hic zor degil.
0
kadirsavun
(28.02.09)
@kadirsavun: ilişkilendirmek zor değil zaten. öyle bir açıklamalı kelime ki ne olduğu şıp diye anlaşılıyor. yani biri bana "tutturgaç" dese ataş demek istediğini anlarım. ama ataş gibi sade, güzel bir kelime dururken sırf fransızcadan gelmiş diye bundan rahatsız olup "yooh bu gavırca. olmaz" diyip dört harfli iki heceli mis gibi kelimeyi, dokuz harfli, üç heceli acaip bir kelimeye dönüştürmeye ne gerek var.

bel-ge-ge-çer. 10 harfli, dört heceli. ortadaki heceler de ge ge diye tekrar ediyor. upuzun bir kelime. karşılığı ne? "faks". raks gibi, dans gibi türkçe olarak kabul edilmiş kelimelere ne kadar da benziyor. ama yok olmaz. ingilizce bu. illa türkçe olacak. isterse 20 harfli karşılık olsun, yazması da söylemesi de garip olsun, ama türkçe olsun.

yabancı kökenli tren sözcüğüne espri olsun diye "alttan tüttürmeli üstten öttürmeli götürgeç" denmesini hiç acaip karşılayamıyorum bu yüzden. valla bıraksan buna benzer bir karşılık bulurlar. ha duyunca tranden bahsedildiğini anlıyorum ama sadece anlıyorum. kimse benden böyle karşılıkları (gerçek olanlarından bahsediyorum bu esprilerden değil) benimsememi beklemesin.
0
kibritsuyu
(28.02.09)
(4)

uydunet (kablonet) bağlantısını evde 4 bilgisayara nasıl dağıtırız?

lemmiwinks
elimizde bir adet kablo modem bir adet 8li switch bir adet pegasus art25gs adsl modem 4 adet de bilgisayar (bilgisayar sayısı artabilir, azalabilir. 3 tanesi laptop.) var. switch ile bağlamak istediğimde bilgisayarları 2 bilgisayar ip alabiliyor. adsl modem ile bağladığımda yine aynı (adsl modem rou
elimizde bir adet kablo modem bir adet 8li switch bir adet pegasus art25gs adsl modem 4 adet de bilgisayar (bilgisayar sayısı artabilir, azalabilir. 3 tanesi laptop.) var. switch ile bağlamak istediğimde bilgisayarları 2 bilgisayar ip alabiliyor. adsl modem ile bağladığımda yine aynı (adsl modem router'lı). router alsak 4 bilgisayar da bağlanabilir mi internete? başkabir çözüm yolu var mıdır herhangi bir bilgisayarın sürekli açık kalmasını gerektirmeyecek?
0
lemmiwinks
(28.02.09)
bir adet ethernet kablosunu modeme takın, kablonun öteki ucunu da switch'e takın. diğer bilgisayarların da hepsini switch'e takın. bilgisayarlar da mümkünse ip'lerini otomatik almasınlar. elle ip tanımlayın her birine. bu şekilde olur. iki tanesinin bağlanamıyor olması, ip'lerinin çakışmasından olabilir. aynısının (adsl modemli) üçlüsünü ofiste halihazırda kullanıyoruz. hat modeme geliyor, modemden ethernet kablosu çıkıp switch'e giriyor. bizim 3 bilgisayar da switch'e giriyor. switch'te 4 kablo takılı yani. hepsi bağlanıyor.
0
kibritsuyu
(28.02.09)
(git: 57636)

bir link vermeyi beceremedim.

cevaba gelirsek; router ile hallediliyor sanırsam.
0
derindusunur
(28.02.09)
netmaster'ın kablosuz routerıyla kolayca halledebilirsin.2 makine kabloyla 3 tanesi de wireless üzerinden bağlanıyor.elle ip atamana da gerek kalmıyor.şimdiye kadar hiç ip çakışması olmadı.
0
bu kacinci nick
(28.02.09)
@kibritsuyu adsl ile sorunumuz yoktu zaten. kablonetin bir gıcıklığı bu. bir bağlantıya iki ip veriyorlar. diğer bilgisayarların bağlanması için switch'ten farklı bir çözüm gerekiyor.

biz de bir router alacağız heralde artık.
0
🌸lemmiwinks
(28.02.09)
(13)

turkcell - avea

lady laura
turkcell hattımı avea ya tasimak istiyorum, hatta mobil ogrenci kampanyasina katilmak..sizce deger mi, avea nasildir.. turkcell mi daha iyidir..?
turkcell hattımı avea ya tasimak istiyorum, hatta mobil ogrenci kampanyasina katilmak..

sizce deger mi, avea nasildir.. turkcell mi daha iyidir..?
0
lady laura
(28.02.09)
aveanın fix özelliği tuvaletlerde çekmemesidir.
konuşma kalitesi çok iyi derler ama çekmediği için kullanıcak bi kalite pek göremiyorum
sırf mesaj atmak için kullanılırsa bazen fıtık ediyor mesaj iletilemiyor birine şurdayım geliyorum tarzı mesaj siz onun yanına gidip muhabbet edip yarım saat geçtikten sonra ona ulaşıyor. yılbaşlarında sabah 9 da atılan mesaj ertesi gün gece 11 de geldi bana ona oha dedim.
türkselde ise konuşma gayet kazık mesajlar gayet kazık ama heryerden çekiyor(heryerden çekiyomusun sen) aranılınca ulaşılınabilir önemli olanda bu bence kal sen türkselde
0
buffy de vampir sayilir
(28.02.09)
avea kötüdür. mesajlar bazen ertesi gün gider, bazılarından haber alınamaz, şebeke meşguller vs. kafayı yersiniz yani. fakat öğrenci hattıdır, mesaj kampanyası nedeniyle ucuzdur . başka da bir avantajını göremedim. çevrenizde hep avealı varsa ve fiyat önemli diyorsanız olabilir ancak.
0
tahsin sutcuoglu
(28.02.09)
su 55 ytl kampasi ciktiktan sonra sebeke habire mesgul demeye basladiydi valla.
0
sanio
(28.02.09)
sırf arkadaşlarımın çoğunluğu avea'da olduğu için ve de ucuz diye avea'lı olmayı sürdürüyorum. yoksa gıcığım aslında bu operatöre. odamda kesinlikle çekmiyor. telefonum misafir odasında duruyor, mesaj gelse saatler sonra haberim oluyor vs. mesaj demişken sana şöyle bir örnek vereyim. arkadaşımın haziranda attığı bir mesaj bana ekim ayında ulaştı (heheh! valla şaka değil. ben de mesajı görünce pek şaşırmıştım) en güzeli turkcell, boşver avea'yı sen.
0
daysleeper
(28.02.09)
parasal kaygılardan geçiyorsan geç tabi, ama mumla ararsın turkcell'i söyleyeyim.
0
derectus
(28.02.09)
turkcell turkcell'dir,
kişisel olarak da avea falan öyle hatlardan haz etmem, arasa tanımıyorsam açmam, tanıyorsam da geri aramam :)

bu kişisel şeyleri neden söylüyorum çevrende benim gibi salaklar vardır diye.

ayrıca avea'ya geçen mutlaka turkcell'e dönüyor maceraaya gerek yok.
0
thefirstfbli
(28.02.09)
iki hattım da var, evet avea çekmez, mesajlar gitmez, hat düşer filan ama. patlıcan artı mobil öğrenciyle 150 kontor yukluyorum, 180 dakika geliyo kafadan avealılara, 39 kontore de her yöne 500 mesaj yapıyorum. bir ay nerdeyse kontorüm 100ün altına düşmeden idare ediyorum, tam öğrenci işi anlayacağınız. ha evet türkselde 2 dakika konuşursunuz kontor yer ama arayınca da arar yani.
0
kanuniye
(28.02.09)
ben de sırf eşim öğretmen olduğu için ve aramızda bedava konuşacağımız öğretmen hattımız olduğu için turkcell'e ek olarak avea kullanıyorum. ikimiz de şehrin göbeğindeyken lag yapıyor, sesler 2-3 saniye geç gidiyor. ses kesilip duruyor. ne dediiin, kesildi bidaha söyleee diye bağrış çağrış konuşamıyoruz. kapatıp turkcell'den arıyorum ben. aramızda beleş konuşma şeyi olmasa dakika durmam.
0
kibritsuyu
(28.02.09)
4 senedir avea'da mesajların gitmediğine ya da 3 gün sonra gittiğine hiç rastlamadım
0
desdinova
(28.02.09)
bende istediğim her an arama yapabiliyorum. hiç beni uğraştırdığı olmadı. ta aycell ilk çıktığında almıştım o zamandan beri ufak tefek sorunlar hariç çok memnum. ekşide avea başlığını okuyorum, gözlerime inanamıyorum :)
0
s e ff a f
(28.02.09)
ben de aveanın aycell olduğu zamanlardan beri kullanıyorum.. artık eskisi gibi çok ucuz değil ama hala piyasadaki en ucuz iletişimi mümkün kılıyor.. ben özellikle son 4 yıldır mesajımın ulaşmadığını bilmiyorum.. ha ayrıca işim nedeni dağın başlarında, köylerde kalmak durumunda da kaldım sıklıkla.. çok ücra yerler dışında çekmediği zamanları da anımsamıyorum.. hafızam kötü olduğundan değil hem =)

o odamda çekmiyor falan muhabbetini anlayamadım, ama doğrudur tabii.. ama an itibariyle ve son 2 yıldır zemin değil bildiğin bodrum katında ikamet ediyorum ve çekmediği zaman olmadı, bu da doğru..

ayrıca palıcan dı 39 mesaja heryöne 500 mesajdı, yüklediğin kontör sayısınca bedava dakikaydı, sabit hatlardan arandıkça kazandığın kontördü falan derken ayı 150 kontör parasına kapatabiliyorsun..

türkcell herzaman en pahalı hattır.. çok da ah almıştır.. adamlar durduk yere hattımdan kontör çekmişti birden çok kez (5 ten de az kez).. akşam 500 kontör yükleyip sabah 0 ile uyandığımı anımsıyorum.. aynı sorun bir sürü arkadaşımın da başına gelmişti o dönem.. yanisi avea türkcelle basar =)
0
at sikine konan kelebek
(28.02.09)
ya bu turkcell'i övüp avea'yı yeren arkadaşlar avea gerçekten bu sorunlarla karşı karşıya bırakırken turkcell'i tercih edenler diye tahmin ediyorum. zira 532 hattım da var 555 hattım da var. turkcell'in de çekmediği yer oluyor arkadaşlar? turkcell kazık ama süper diye bir olay yok? bazen turkcell'in çekmediği yerde avea çekiyor. hesaplı diye avea hat aldım 3 4 yıl oluyor alalı, milletin yemekten zevk aldığı kazığı "yeter anasını satayım' hat düşmez müşmez 2 kere ararım ama ucuza konuşurum" diye geçtim. yanlış anlaşılmasın 1 saat konuşup 55. dakikada kesiliyor diye ağlayanlardan da değilim. işimi görüyor, ucuza görüyor, gayet yeterli de görüyor. belli bir süre sonra baktım ki sürekli avea hattımla konuşuyorum gerek görmeyip kapattım turkcell hattımı hiç de pişman değilim. hayır çekmiyor falan diyorsunuz ben başımın üstünde baz istasyonuyla mı geziyorum anlamadım ki? ne izmir'de ne istanbul'da ne de ege bölgesinde gittiğim, oturduğum, gezdiğim bölgelerde bana bir sorun çıkartmadı. 3 4 yıl öncenin bilgilerini lütfen hala tazeymiş gibi anlatmayın insanlara.

ben de mobil öğrenci kullanıyorum. 150 yüklüyorum +100 hediye geliyor + 180dk hediye konuşma geliyor. geliyor da geliyor. sonra nişanlımın hattın 30kntr gönderiyorum o da o kontörlerle 180dk avea içi konuşma alıyor. yetiyor da artıyor yahu? ayrıca her yöne 150- 300 gibi güzel kampanyaları da var aklınızda olsun. bir araştırın derim.

ha bir de şu var geçen bir arkadaşımın telefonuna gelen mesajda gördüm. turkcell gold üyelerine kdv dahil 65tl'y sınırsız turkcell ile görüşme ve 600dk her yöne konuşma veriyormuş. bu da bir seçenektir. aklınızda olsun.

turkcell kötü demiyorum iyi ama neredeyse telefonunuzda bastığınız tuşların bile parasını kesecek kadar gaddar. avea iyi eyvallah onun da eksikleri yok değil mesela müşteri hizmetleri biraz aksak işliyor ama benim 1 2 kereden başka işim düşmedi her gün müşteri hizmetlerini aramıyorum.
0
atrin
(28.02.09)
nerde oturduğunla alakası var sanırım. avea'da hattın düşmesi veya çekmemesi gibi bir sorun yaşamadım ben. istanbul gibi kalabalık yerlerde sorunlu sanırım avea.
0
kofteburger
(28.02.09)
(4)

bu entry hatalı mı?

lovemyself
(bkz: #15582342)tanım değil gibi geldi bana. sözlükteki ilgili başlıkları gayet de güzel okumuş bir eski yazarım, baştan belirteyim. aklıma takıldı sadece.
(bkz: #15582342)
tanım değil gibi geldi bana. sözlükteki ilgili başlıkları gayet de güzel okumuş bir eski yazarım, baştan belirteyim. aklıma takıldı sadece.
0
lovemyself
(28.02.09)
(bkz: #15574071)

peki bu hatalı mıdır? önceki entry i refere etme durumu yok mudur? hani, direkt denmemiş çünkü. aslında bir önceki entry e cevap verme durumu var.
0
🌸lovemyself
(28.02.09)
sourlemonade
(28.02.09)
ilk örneğin başına yazar "diye bir şey yoktur" diye bir cümle kurmuş gibi düşün. yani ben öyle düşündüm, legal oldu. :)
0
hevipeyra
(28.02.09)
başlıktaki entry'lere referans içermesi sorun değil. başlıktaki entry'lere FİZİKSEL referans içermesi sorun. siz fiziksel bir unsur 8örneğin entry numarası, entry'nin sıra numarası) kullanmadan üsttekine cevap verebilirsiniz, ayar verebilirsiniz. ama "#1234567 numaralı entry'e katılıyorum", "#1234567'ye cevaben şöyledir böyledir", "#1234567'de de söylendiği gibi böyledir öyledir" diyemiyorsunuz.
0
kibritsuyu
(28.02.09)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.