Giriş
(8)

avustralya'dan ne alınır?

kojonotsuki
Ugg geldi aklıma, ya da sporcu ürünleri. protein tozu fiyatlarına baktım sanki ucuz değil gibi geldi.edit:tim tam çikolatabumerangkurutulmuş kanguru eti, bunları yazdım listeme. başka var mıdır öneri?
Ugg geldi aklıma, ya da sporcu ürünleri. protein tozu fiyatlarına baktım sanki ucuz değil gibi geldi.

edit:
tim tam çikolata
bumerang
kurutulmuş kanguru eti, bunları yazdım listeme.

başka var mıdır öneri?
0
kojonotsuki
(19.08.26)
makademya fındığı çok yaygın.

hediyelik olarak nokta nokta renklendirilmiş ürünler gerçek yerli ürünleri değil. yine bir misyoner gelmiş, aborijinlere bunu öğretmiş "sanat öğrensinler, medeni olsunlar" diye.

bumerang ama küçüklerinden biblo olarak alabilirsiniz. atarım tutarım bunu diyorsanız video yollayın derim.

timsah eti deneyebilirsiniz. beğenirseniz onun jerkysi.

koala anahtarlık vs bolca göreceksiniz. eğer uygun bir hayvanat bahçesine giderseniz fotoğraf çektirirsiniz. o da size hatıra olur.

bence deneyime dalın. hangi bölgeye gidiyorsunuz bilmiyorum ama hayvanlara ve plajdaki ikazları göz ardı etmeyin. hava durumunu da kışın bir 5 derece eksi ekleyin. orası şu an 13 derece ise siz 8 olarak alın.
0
janderzel zartanyan
(19.08.26)
arkadaşıma sipariş verdim getirecek. bir ş.rap markası. adı ilginç olduğu için. eksisozluk.com
0
ground
(19.08.26)
yarra yering vadisinin ünlü saraplarindan alabilirsiniz.
ben tazmanya'dan leatherwood bali aldim, tadi cok güzel.
lemon myrtle aldim, salatalara ve soslara koymak icin.

bu arada kanguru eti yiyecekseniz timsah ve cekirge de yiyin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.08.26)
Whittaker's marka cikolata,
Vegemite (sevmezsin gerci)
Kanguru derisi
+1
baldur2
(19.08.26)
Arkadaslara hediye olarak. kanguru skrotumundan yapilmis bira acacagi, anahtarlik falan iyi olur.

Blundstone botlar ucuzdur orda. Ben gunluk kullaniyorum. Cok rahatlar. Tavsiye ederim.
0
KafayıYedimAbi
(20.08.26)
yarra yering gercekmis la :) bir yasima daha girdim. mutlaka tadina bakin o zaman.
0
banach
(20.08.26)
biliyorsunuzdur ama yine de yazayım: gerçek aile sirketi ugg, “since 1974” olan. diğer şu an globalde bildigimiz ugg abdli bir şirketin ve pis bir şekilde ugg isim hakkini aldilar. lokal ureticilerden ya da bu orjinal since 1974ten alin.

www.uggsince1974.com.au
+3
eileengray
(22 saat)
Bu aralar Türkiye'de bir matcha dalgası esiyor, Avustralya'da kalitelisi bulunur ama ucuz mu bilmiyorum. Keza benzer şekilde bir çok asya marketi var, özellikle Çin ve Kore; haliyle oralara özgü gıda vb. ürünler de bulunur. Protein tozu falan için Costco'ya bakmak lazım ama üyelik gerekir.
0
salihdt
(21 saat)
(23)

şekersiz soğuk içecek

kibritsuyu
türkiye sınırları içinde şekersiz, tatlandırıcısız, içinde tatlılık veren herhangi bir madde bulunmayan herhangi bir soğuk içecek yok mu? tatlı istemiyorum. sadece su ve maden suyu bu isteğimi karşılıyor. ama ben ne bileyim ice tea istiyorum mesela ama tatsız olsun. sıcak çayı şekersiz içiyorum, soğ
türkiye sınırları içinde şekersiz, tatlandırıcısız, içinde tatlılık veren herhangi bir madde bulunmayan herhangi bir soğuk içecek yok mu? tatlı istemiyorum. sadece su ve maden suyu bu isteğimi karşılıyor. ama ben ne bileyim ice tea istiyorum mesela ama tatsız olsun. sıcak çayı şekersiz içiyorum, soğuk çayı niye illa şekerli üretiyorsunuz? kola mesela, şeker koymayınca çok mu iğrenç oluyor acaba, tadını seviyorum, şekerini sevmiyorum.

içinde doğal olarak şeker bulunan meyve sularına yapacak bir şey yok tamam. mesela file market'te sorbe marka içecekler var mesela, sıradışı detoks, vitamin deposu falan diyor. ama neymiş, hurma suyuyla tatlandırılmış, güya sağlıklı. sorbedrink.com

yav tatlandırmasak? tatsız olsun. şeker tadı verecek, benim tatlı isteğimi dürtecek bir madde olmasın? gerçekten yok mu böyle içecek? kışın demlediğim ıhlamuru soğutup, buz atıp içiyorum mesela, mis gibi oluyor. ama ben marketten de girip alıp içebilmek istiyorum. hepsi mi tatlı, hepsi mi şekerli?
+2
kibritsuyu
(19.08.26)
ayran
sekersiz limonata
sekersiz kola
sekersiz ice tea da vardir diye dusunuyorum.

bunlar olmaz mi?
-6
baldur2
(19.08.26)
PİN diye bi şey bence sikimsonik bi tadı var ama şeker hissi vermiyor pek.
0
kizil karga
(19.08.26)
şekersiz limonatada tatlandırıcı var. şekersiz kolada da tatlandırıcı var. şekersiz ice tea zaten hiç görmedim. ha istersem onun da tatlandırıcılı olanı var. ama ben tatlılık istemiyorum. tatlı olmasın.

ayranı bu tarz soğuk içeceklerle aynı sınıfa koymak istemedim.
+1
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
yav limonlu soda alıyorum dümdüz olmasın biraz aromalı olsun diye, o da şekerli.

lan şeker tadı veren şeyi koymadan sadece limon tadını koysan olmuyor mu? beypazarı sade sodaya bildiğin sarı limonu ortadan kesip sıkmışlı içeceğin hazır şişede olanı mesela. tamam limon aromasına da razıyım, hakiki limon sıkacak halleri yok. marketten alıp dikeyim.

derdim sağlıklı olsun falan diye değil, aromaya şekere karşı da değilim. sadece tercih meselesi, bazen de içtiğim şey tatlı olmasın istiyorum.
+2
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
teakina (macro’da var)
0
eileengray
(19.08.26)
züber'in ice tea'si olmaz mı? koruyucu, şeker ve tatlandırıcı yok diyor.
0
orient blue
(19.08.26)
maalesef bu duruma ben de sinir oluyorum. markete girdiğimde önüm arkam sağım solum şeker. hızlıca tüketebileceğim ne varsa şeker.
ayran, maden suyu, şalgam alternatifler ancak.
0
rayde
(19.08.26)
ice latte içiyorum şu an. evde kendim yapıyorum şekere de ihtiyaç olmuyor mis.
geçen gün canım çok latte çekti dedim bakkalda teneke kutuda benzer bişiler oluyor. nescafeninkini aldın 2 yudum sonra çöpe attım böyle kötü bir şey olamaz.
0
neira
(19.08.26)
evde kendim yapıyorum zaten, limonlu soda istersem soda açıp limon sıkıyorum, yeşil nane atıyorum, tarçınlı karanfilli zencefilli zerdeçallı ıhlamur kaynatıp soğutup buz atıp içiyorum, kahvaltıdan artan çaya limon sıkıp, sulandırıp buz atıp içiyorum falan.

ama insan sokakta sıcaklayınca da markete gidip alıp içmek istiyor.
0
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
Yurtdışında şekersiz ve tatlandırıcı olmayan tek içecek meyveli soda. Yüzde 99.9 su geri kalanı meyve aroması (perrier, st pellegrino, badoit falan).

Ben de açıkçası Türkiye'de olmasını isterim. Ben çok severek içiyorum bu limonlu, misket limonlu, greyfurtlu falan sodalari.
Onun dışında büyük markalar için bahsettiğiniz şeyin mantığı yok. Içinde şeker olmayan ve tatlandırıcı olmayan ürünü içmek isteyen niş bir kitle var.
Sodalarda olmama sebebi de çoğu kişinin onu su yerine içmesi.
Biraz arz talep meselesi.
0
logisticsmanager
(19.08.26)
dünya sağlık örgütü bile ilaçların, takviyelerin içinde belli bir oranda şeker olması gerektiğini şart koşuyor.

bağımlılık yaratmak için bunlar.
ayrandan başka seçenek yok sanki ama onun da etiketini okumanızı tabsiye ederim. şalgamda doğal şeker var.

şeker orucuna girdikten sonra şeker oranlarının korkunç boyutta olduğunu anlayabiliyorsunuz. salça bu konuda başı çeker.

sizinle aynı nedenden sadece su içiyorum senelerdir.
-2
janderzel zartanyan
(19.08.26)
@janderzel; abi salçada olan domatesin sekerinden bahsediyor olmayasin? Merak edip baktım, içine şeker katılmış salça bulamadım.
Yüz gram domateste 3-4 gr şeker varmış. Baktım 100 gr salça için 500-600 gr domates lazım. Etti sana 14-15 gr şeker 100 gr salçada.
Bir de WHO'nun ürünlere şeker koyun dediği yeri okumak isterim. Google'de çıkmıyor.
0
logisticsmanager
(19.08.26)
Sizinle aynı dertten mustaribim seçenekler sınırlı ne yazık ki, gazlı içeceklerde maden suyu ve soda dışında çok bir şey yok, soğuk kahveler var, bira ve türevi içecekler var (bunlarda baya şeker var aslında ama ben tada göre konuşuyorum), süt grubu var; süt, ayran, kefir. Eğer varsa marketlerdeki diyabetik gıda reyonlarında da bir şeyler oluyor illa ki ama bunlara da her zaman denk gelmek zor bunların da büyük kısmı tatlandırılmış zaten ve ayrıca buz dolabında da olmuyorlar. Bir keresinde cidden şekersiz bir limonataya denk gelmiştim ama şimdi marka hatırlayamıyorum ne yazık ki, ama var böyle bir şey. Yine denk gelmesi zor gurme marketlerde hurmasız falan da detoks içecekleri oluyor.

Tonla şey saydım ama çoğuna denk gelmek zor, hepsini aynı yerde bulmaksa imkansız gibi bir şey ne yazık ki. Çok saçma bir iş gerçekten.
0
akhenaten
(19.08.26)
dediğim gibi. sıkıntım şeker içeriği ile değil. sıkıntım o "tatlı" dediğimiz tat ile. yani coca cola zero'da hiç şeker yok, ama tatlı. salçaya gelene kadar, sodaya sıktığım limonda bile şeker var ona bakarsan, ama o tatlı değil. içerdiği şeker miktarı problem değil, tadı tatlı olmasın.
0
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
meyan kökü serbeti. adanada çok yaygın gün içinde denk gelmemek mümkün değil. izmirde sabit bir yerde satan yok. seyyarlar da çok az ve denk gelemiyorum bir türlü. adının şerbet olduğuna bakma şekersizdir kendi doğal bir tatlı tadı vardır ama belli belirsizdir. inanılmaz da faydalıdır. ayrıca buzzz gibi satılır. çok kısa bir videosu:
www.youtube.com
0
ground
(19.08.26)
eksisozluk.com
aradiginiz seyin adi mugicha. türkiye'de markette satilmiyor ama evde yapmasi cok kolay. ister kendiniz kavurun, ister poset seklinde alip demleyin, cok basit sekilde litre litre icecek hazirliyorsunuz. sonra termosa doldurup yanima aliyorum ben.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.08.26)
Maden suyuna sallama mangolu yeşil çay koyuyorum güzel oluyor, şekersiz hafif aromalı.
+1
ekimoloji
(20.08.26)
Ben aynı sorunu şekeri iyice azaltıp beslenmeme dikkat ettiğim zamandan beri yaşıyorum. Özellikle cin ile kokteyl yapabilecek şekersiz bir hazır içecek bulamıyorum. Cola zero'nun tadını seviyorum ama piyasada şekersiz diye satılan diğer tatlandırıcılı soğuk çay, limonata gibi ürünler aşırı şekerli geliyor içemiyorum. Ben çözüm olarak koruk suyu buldum köylerden bulamadığımda erik suyu alıyorum. Soda ile karıştırıyorum biraz zero tonik ekliyorum. Sırma maden suyunun erikli olanını da yeni keşfettim o da al iç ürün arıyorsanız iş görür.
0
creepy
(20.08.26)
içinde şeker olması ok ama şeker tadı baskın olmasın istediğim zamanlarda avşar'ın değişik maden suları var onları içiyorum.

sirkeli
tuzlu erik
volkanik vs.


benzer değil ama benim de içecek konusunda en çok istediğim şeylerden birisi: lipton ice tea'nin sparkling ice tea'leri geldi türkiye'ye. yurtdışında bunların şekersiz (sizin istemediğiniz şekilde tatlandırıcılı) versiyonları var. ama türkiye'ye bu şekersizler gelmedi. olsa bu yaz en çok tükettiğim içecek olurdu muhtemelen.
0
a darkness coming
(20.08.26)
bira var?
0
co2s2
(23 saat)
Kombucha, soğuk kahve vb.
Şalgam
(Alkolsüz yahut light) Bira
Turşu suyu
Ayran (Ekşi, Naneli, fesleğenli, acılı, semizotlu, sodalı vb.)
Churchill
Biyam var şeker ilavesiz ama meyan kökünden ötürü şeker içeriyor.
Soğuk arpa çayı.
Aromalı sular.

Bunlardan bazılarını çiğköftecilerde, bazılarını kahvehanelerde, bazısını coffee shoplarda, bazısını marketlerde bulabiliyorsunuz. Şanslıysanız, sokakta satılanına da denk gelebilirsiniz belki…
0
yadigar
(11 saat)
yanıtları okumadım ama ben soğuk buzlu çay ya da ice latte/americano içiyorum.
0
deartheodosia
(9 saat)
diyet yaptığım zamanlarda içine çubuk tarçın atılmış su , özellikle şeker ve tatlıya dikkat ettiğim zamanlarda çok işe yaıyordu. roiboss çayı çok severim içinde roiboss ve vanilya var, en azından benim sallama çay olarak aldıklarımda, o da güzel bir alternatif.
0
omer460
(9 saat)
(9)

Tatil zamanı yorgunluk, üşengeçlik, tembellik, sürekli yatma uyuklama isteği yaşlanmayla mı ilgili?

psmstc
Yaş 35 , teşekkürler…
Yaş 35 , teşekkürler…
0
psmstc
(06.08.26)
Yaştan bağımsız. Hayattan keyif almaya bir sebep yoksa vaziyet bu oluyor.
0
yakalayamadığın.ışıklar
(06.08.26)
35 yaşlılıktan bahsetmek için çok ayıp bir yaş.
+1
lazpalle
(06.08.26)
hayır.
çeşitli vitamin ve mineral eksikliği. onlar eksikse zaten depresyon başlıyor.
kanserin tedavisinin b vitamini olması gibi basit işler ama elbette duyurulmuyor.

fonksiyonel tıp doktoru size yol gösterebilir.

beslenmenizi iyileştirin. düzelir.
rafine şeker, aşırı kafein ve paketli gıdaları çıkarın beslenmeden mesela. güneşe çıkın en az 15 dakika.
-2
janderzel zartanyan
(06.08.26)
Bende de vardı yaş 37
Meğer topuk dikenim ve d vitamini, b12 ile magnezyum eksikliğim varmış. Doktora gidip minerallerine ve vitaminlerine baktırmalısın
0
cccbehzatccc
(06.08.26)
Vitamin eksikliği +1
Bir de kötü uyku düzeni ve kötü beslenme.
0
mutekebbir
(06.08.26)
Yaşla çok ilgisi yok ya insan tüm bir yıl boyunca iyi olmak için kendini tutuyor tatilde serbest bırakınca o mental yorgunluk vücuda yansıyor
+1
emirdoruk
(06.08.26)
önce kan sayımı vitamin değerleri vs bunlar normal ise
depresyon gizli olabilir genetik olabilir
bu da yoksa
dayak eksikliği
0
croswell
(06.08.26)
@emirdoruk +1 ben türkiyede tatil yapılacak oldu mu hiç bir şey yapasım gelmiyor. Sizin gibi mallamak istiyorum. Avrupa tatili harici çekici gelmediği için hiç bir şey yapasım gelmiyor. Yaş 40
0
mikahakkinen
(06.08.26)
yaşlanma ile ilgili, lisede 7 kere yuruduğum yolu şimdi 1 kere yorulmadan gidersem şanslı hissediyorum artık, beden yaşlaması diye birşey var spor yapmıyorsan, tembellikte tembelliği getiriyor tabi.
0
eja
(06.08.26)
(5)

Camın üstüne yuva yapan kuşları nasıl kaçırırım?

Cezcez
Yuvalarını yıkmadan gelmemelerini sağlamak için. Çok ötüyorlar türü neyse artık. Gece gündüz cik cik
Yuvalarını yıkmadan gelmemelerini sağlamak için. Çok ötüyorlar türü neyse artık. Gece gündüz cik cik
-1
Cezcez
(01.08.26)
Rahat bırak hayvanları.
-11
gobekliraki
(01.08.26)
Plastik kuş kondurmaz/çit ile.
0
orient blue
(01.08.26)
Sirke koy bir tabağa.
0
ırene adler
(01.08.26)
Radyo gibi bir şey koysanız ses olsun diye. Cekinip gelmeyebilirler
0
egerbiryolcu
(01.08.26)
yuva bozanın yuvası olmaz.

kuşun yuva yapması ev, evlilik, çocuk vb şeylere yorulur. yaşınız küçük sanırım, bunları anlatan bir büyüğünüz olmamış sanki.
+1
janderzel zartanyan
(02.08.26)
(4)

Oda kahvaltı otel önerisi

kumandanim
Merhaba,Bodrum- Antalya harici olması öncelikli tercih sebebi.Mümkünse oda ve kahvaltı arası çok uzak olmayan, önünde kendi plajı şezlongu olan, akşamları da ufak tefek çarşısı sergisine bileyim 1-2 tur atma sahili vb. olan, fiyatta uçmayan bi' yer arıyoruz.Uzun zamandır Gümüşlük yapıyoruz mesela or
Merhaba,
Bodrum- Antalya harici olması öncelikli tercih sebebi.
Mümkünse oda ve kahvaltı arası çok uzak olmayan, önünde kendi plajı şezlongu olan, akşamları da ufak tefek çarşısı sergisine bileyim 1-2 tur atma sahili vb. olan, fiyatta uçmayan bi' yer arıyoruz.
Uzun zamandır Gümüşlük yapıyoruz mesela orada kafamıza göre bir yer var, çok da keyifli ama bu sene değişik bir yere gidelim dedik.
Var mı öneriniz?

Mobil değiliz, ordan ordaya dolaşmayı da çok sevmiyoruz, gidelim 3-4 gün güzel güzel yiyelim içelim, denize girip dinlenelim düşüncesindeyiz.
0
kumandanim
(29.07.26)
Mavi akvaryum beach otel -Söğütköy-Marmaris

Geçen denk geldi. Denize yakın hoş bi yer.
0
ırene adler
(29.07.26)
gökçeada, bozcaada?
0
janderzel zartanyan
(29.07.26)
@janderzel zartanyan;
evet bu ikisi de aklımızda var, sizin bildiğiniz spesifik olarak bir işletme var mı?
0
🌸kumandanim
(30.07.26)
seneler önceydi. hem hatırlamıyorum hem de artık kefil olamam.
0
janderzel zartanyan
(30.07.26)
(6)

hayattan zevk alamamak...

sweetoffice
bir süredir yaptığım hiç bir şeyden zevk alamıyorum. arkadaşlardan, yemek yemek veya bir şeyler içmekten, izlenilen şeylerden, spordan, tatilden, işten, yeni tanıştığım insanlardan, hatta seksten bile zevk almıyorum resmen. geçici bir şey mi sizce ? eskiden böyle değildim (44 e)
bir süredir yaptığım hiç bir şeyden zevk alamıyorum. arkadaşlardan, yemek yemek veya bir şeyler içmekten, izlenilen şeylerden, spordan, tatilden, işten, yeni tanıştığım insanlardan, hatta seksten bile zevk almıyorum resmen. geçici bir şey mi sizce ? eskiden böyle değildim (44 e)
+1
sweetoffice
(29.07.26)
Hayır geçici değil. Arz çok fazla. Eskiden izlediğimiz bi filmi 2 hafta konuşurduk. Şimdi cannes da tüm ödülleri alan filme eh işte diyoruz.
Çözüm: az tüketmek.
+2
Lh12
(29.07.26)
Klasik orta yaş bunalımı gibi duruyor. Geçici bence.
0
orient blue
(29.07.26)
yaşgünün ile başladıysa bir sene sürer.
eğer 1 seneden fazla ise bu süre. 2,5 sene sürer.
-1
janderzel zartanyan
(29.07.26)
bence gündem yüzünden. saydıklarınız yurtdışındayken asla kapıma yanaşmıyor orada olunca suni bir mutluluk oluyor. döndüğüm saniye sosyal medya ve haberleri okuduğum gün geri geliyor eski hissiyatlar.
-1
denizmaniaherif
(30.07.26)
Anhedoni depresyonun bir belirtisidir. Yardım almakta bir sakınca yok. Psikiyatriste görünmek en doğrusu.
+3
unalub
(30.07.26)
sosyal medyayi cok kullaniyorsaniz olabilir. instagram, fb falan birakin, bir süre sadece kendi hayatinizi görün, ona odaklanin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.07.26)
(15)

yatılı misafiri geri çevirme

yenibirgüzelnick
yatılı gelmek isteyen misafire (kayınvalide) şu an müsait değiliz müsait olunca çağıralım deyip 1.5 ay sonra davet etmek ayıp mı? müsait değiliz dedim ve gerçekten değiliz (şehir dışında olacağız) ama ilk kez reddettim normalde hemen buyur gel diyordum. vicdan yaptım. siz olsanız darılır mıydınız bu
yatılı gelmek isteyen misafire (kayınvalide) şu an müsait değiliz müsait olunca çağıralım deyip 1.5 ay sonra davet etmek ayıp mı?
müsait değiliz dedim ve gerçekten değiliz (şehir dışında olacağız) ama ilk kez reddettim normalde hemen buyur gel diyordum. vicdan yaptım. siz olsanız darılır mıydınız buna?
-1
yenibirgüzelnick
(29.07.26)
Bu soruya bir kayınvalide ile empati kurup cevap verebilecek biri var mı burada bilmiyorum genelde belli bir yaşa gelen insanlarda ekstra alınganlık olabiliyor.
Birine yatılı bir misafir için o dönem müsait olmadığını söylemek ve daha sonrası için davet etmek ayıp bir şey değil, müsait olmadığın halde çağırıp layığıyla ağırlamamak daha ayıp olurdu herhalde.
Ben böyle bir şeye darılmazdım ama yaşlanınca darılır mıyım bunu bilemem...
+1
mutekebbir
(29.07.26)
Aile büyüklerine saygı konusundaki düşüncelerim, bu site sakinlerinin geneliyle çok ayrı noktalarda.

Benim asla yapmayacağım bir şey. Bence o misafir değil baş tacıdır. Ne zaman isterse gelir.
-12
Mirket
(29.07.26)
Ben darılmam. Ben zaten yatılı kalmayı istemezdim, evimde her zaman daha rahat olurum.

Kabul etmemen için zaten gerekçen var kaldı ki gerekçe bazen gerçekten istememek de olabilir bu da çok normal. İnsanın bazen kafası kaldırmayabilir. Yorgun olabilirsin, canın sıkkın olabilir kendi içinde zor bir dönemde olabilirsin. Evde sadece eşini ve çocuğunu görmek isteyebilirsin.
0
rock n roll
(29.07.26)
Abi şehir dışında olacaksaniz zaten ne yapacaksiniz yani; ya anahtari vereceksiniz kendisi gelecek ya da gelemeyecek.
Sanırsın çok yorgunum diye reddettin. Evde insan olmayacaksa nasıl olacak yani kayınvalide gelecek diye de bütün hayat değiştirilmez.
+1
logisticsmanager
(29.07.26)
yani sehir disinda olacaksaniz zaten nasil bir cozum bekleniyor ki, anahtari verin o zaman? O da ok bence. ama yani burada sizden beklenen planinizi degistirip kayinvalideyi agirlamak mi?

ben kendi aileme de 'musait degilim su zaman gelin' diyebildigim icin bir sorun gormuyorum acikcasi. onceden haber vermenin amaci da bu degilmidir zaten? boyle durumlarda genellikle sorun, ciftler arasinda, kendi ailemize yapmadigimiz/yapamadigimiz seyi baskasina yapinca cikiyor.
+1
kassiopeia
(29.07.26)
Bence ayıp , 1.5 ay çok uzun bir süre. 1 hafta , 2 hafta falan da değil.
0
drako
(29.07.26)
1,5 ay boyunca şehir dışında mı olacaksınız?
0
elorelia
(29.07.26)
bir iki hafta arayla 3 farklı şehire gitmemiz gerekiyor sürekli bavul topla yerleştir filan misafir ağırlamak mümkün olmayacak
0
🌸yenibirgüzelnick
(29.07.26)
müsait değilsen değilsindir de 1.5 aylık ara nedir? vandan istanbula mı gelecekler?
0
mikahakkinen
(29.07.26)
Bu durumda ayıp olacak bir şey göremedim. Kafaya takmaya değmez
0
elorelia
(29.07.26)
yatılı misafir başka bir şey, kayınvalide başka bir şey. evliyken, kayınvalidem geleceğini söylediğinde hiç geri çevirmedim.
+1
co2s2
(29.07.26)
Net ayıp
+1
Cezcez
(29.07.26)
vicdan yaptıysanız bu size yanlış geliyor demektir. ancak cevaplarda verdiğiniz açıklama ile bunda üzülecek bir durum yok. yarım yamalak ağırlamak kadına daha ayıp olurdu. açıklama yaptıktan sonra sıkıntı olmamalı. artık büyükler de değişti. kendisi hakkında bilgimiz yok. vereceği tepkiyi siz biliyorsunuz. ezilmeden açıklamanızı yaparsanız bu duygulara gerek kalmaz.
0
janderzel zartanyan
(29.07.26)
Buzdan yapamacagin bir durum yok ki. Gerçek manada müsait değilsin.
Ama sanıyorum ki agirlayabilecekken yok dedin.. ama böyle bir hakkimiz da olabilmeli hayatta
0
hacirotti
(30.07.26)
@ hacirotti
Aslında evet tatilimi erteleme şansım vardı ama ertelemek istemedim. Ya tatil erteleyecektim ya da çok kalmadan 1 hafta sonra gitmesini isteyecektim ikincisi ayıp geldi.
Gelince 15-20 gün kalır çünkü.
0
🌸yenibirgüzelnick
(30.07.26)
(12)

Zayıflamak

strawberry first
Bol kortizonlu, boyun bel fıtıklı geçirdiğim 2 sene sonunda nurtopu gibi +25 kilom oldu. Uzun süredir kilo vermek istiyor ancak Motive olamıyorum. Çocuk da olunca kendime özel beslenme planı uygulamak iyice zorlaşıyor.Zaten çok çer çöp beslenen biri değilim. Paketli gıda, asitli /asitsiz içecek, ekm
Bol kortizonlu, boyun bel fıtıklı geçirdiğim 2 sene sonunda nurtopu gibi +25 kilom oldu. Uzun süredir kilo vermek istiyor ancak Motive olamıyorum. Çocuk da olunca kendime özel beslenme planı uygulamak iyice zorlaşıyor.

Zaten çok çer çöp beslenen biri değilim. Paketli gıda, asitli /asitsiz içecek, ekmek, kek börek vb nadiren tüketirim. Gerisi ev yemeği, dışarıdan yeme alışkanlığım da yok. Pilav, makarna da nadir...

Soru: Bu diyetisyen gerçek mi? Bunu nasıl yapıyor?

Instagram: Azeri diyetisyen - 17 günde 10kilo

Yorumlarınız için teşekkür ederim.
Not:kendisini tanımam. İşe yarayacaksa başvuracağım.
0
strawberry first
(29.07.26)
diyetisyen gerçek mi bilmiyorum ama mucize yöntemler-kısa yollar genelde iş görmüyor. ilk adımda macro sayarak ve kalori hesaplayarak başlayabilirsiniz. bir de üstüne haftada 3-4 gün hafif bir fitness antremanı eklerseniz çok daha iyi olur. bu antreman ip atlamak ya da tempolu yürüyüş gibi basit şeyler de olabilir. gerçekçi bakış açısı ile 25 kg bir yağ kütlesini yakmak için 1-2 ay yeterli olmayacaktır. gerçekçi hedef ayda 2-3kg kaybederek 6-8 ayda bu kilolardan kurtulmak olabilir.

diyetisyenin bir-iki videosunu izledim mantıklı gelmedi 17 günde 10 kilo vermiş hadi kabul ama o göbekteki zaten sarkık olan deri nasıl bir anda toparlandı ? gene matematik hesabı yapalım 10 kilo = 70.000 kalori yakmak demek. 70.000/17 = günde 4100 kalori bu göze çok gelmeyebilir ama bu kadar kalori yakabilmek için ortalama üstü kas kütlesine sahip bir atlet olmak gerekir. kişinin iradesi yetse nefesi-kondisyonu yetmez. o kadar yakmaya.
+3
orpheus
(29.07.26)
2019'dan beri her hafta diyetisyene giden arkadaşım var(kadın) zaman zaman o kadar güzel kilo verdi ki imrendim ama onun dışında özellikte son 4 senedir 165 boy ile 90 küsür kilo. aklınıza gelen her egzotik meyve, et, envayi çeşit tohumlar hiç bi işe yaramadı.

bunun sebebi diyetisyenin başarılı olmaması değil arkadaşımın diyet yaptığı halde 2 gecede bir 10 tane bira içmesi. deli gibi yemek yemesi, kendine hakim olamaması.

özetle bu iş sizde bitiyor. diyet dediğiniz öyle açlıktan düşüp bayılacak hale gelmeniz, sürekli açlık çekeceğiniz falan değil. belirli saatler arasında, özellikle junk besinleri almayıp, azcık beslenmenize özen göstermeniz demek.

efenim bebeğiniz çocuğunuz olabilir ama bu diyet yemekleri de öyle çok meşşakkatli , uğraştıran, hazırlaması zor şeyler değil. diyetisyene de gitseniz her insanın bir sweet spotu oluyor. onu da zamanla keşfedersiniz ve son tavsiyem. bir anlık gazla aşırı sert diyetler uygulamamanız gerektiği yönünde olur. bu iş zaman işi süreç işi. her gün 100 kalori bile azaltsanız zaman içinde istediğinizden çok daha ileri bir seviyeye gidersiniz ama katı diyetler yapıp kendinizi yorar ve bünyenizi üzerseniz, çok uzun ömürlü olmaz.

Sarfoşum, çok imla kurallarına şeydemedim. kusura bakmayın, ayrıca dediklerime gönülden katılıyorum.
+1
omer460
(29.07.26)
Ben hayatımda ilk defa iş yerinin diyetisyenine gittim. Söylediği iki üç şeyi mantıklı buldum ama konu sadece beslenme değil. Konu spor. Spor yapınca beslenmen değişecek. Kimse sana söylemeden sen yağ olan şeyleri yemeyeceksin, protein odaklı besleneceksin. İştahın değişecek. Ağırlık çalışmak en etkilisi ama yürüyebiliyorsan her gün 30 45 dakika yürüyüşle başlayabilirsin.
-5
arbre
(29.07.26)
makro saymak +1. sizin gibi beslenen biriydim, ne kadar az kaliteli karbonhidrat ve protein, ne kadar çok yağ tükettiğimi farkettiğim an yaşadığım şoku hiç unutmuyorum. makro saymaya başladığımdan beri daha çok yiyorum. (gerçi birebir örnek olur muyum bilmiyorum spor da yapıyorum çünkü)
+2
a7x
(29.07.26)
Öncelikle 17 günde 10 kilogram gerçekçi bir hedef değil, aşırı yüksek kiloda değilseniz sağlıklı ve mantıklı olan ayda 5 kg en fazla. Ortalama bir insan yaklaşık 2000 kalori yakar her gün spor vs ile ekstra 500 kalori kazansanız bile, 5 kg için ayda 35000 kalori açık vermeniz lazım ki bu günde 1000 kaloriden fazla açık vermeniz anlamına gelir.

Benim tavsiyem aralıklı oruç, makro dengelere uyarak beslenme ve her gün düzenli yapılan egzersiz. Önce 30 dk'lık ortalama 5km / saatlik yürüyüşlerle başlayın zaten zamanla hızınız ve süre kendi kendine artacak. Evden çıkmak zor gelirse bir 10 dk evin etrafında turlayı geleyim kafasıyla çıkın, zaten hemen dönmek istemeyeceksiniz çıkınca.

Ben son 2 ayda bunları yaparak 7.5kg verdim, zamanla günlük egzersizi 2'ye çıkardım, evde ağırlık çalışma, yürüyüş veya bisiklet olarak. 6 kg verdiğimde hedefime ulaşmış olacağım, daha önce de istediğim kiloya kolayca ulaşmıştım ama sonra diyeti sallayıp bir kaç ayda tekrar kilo aldım. Bu kez devamlılık için yemeği aşırı kısmadım, hatta hedef kiloya yaklaştıkça daha yavaş kilo veriyorum ve hayat boyu yapabileceğim şekilde beslenmeye başladım. Alkol büyük problem oluyordu bira yerine cin ve şekersiz tonik, limon gibi içecekler koyarak ve gün kısıtlaması ile kontrol altına aldım. Ara ara dondurma, çikolata, hamburger, cips vs kaçamakları da yapıyorum ama ilginçtir canım eskisi kadar istemiyor zaten.
+1
creepy
(29.07.26)
Bunun matematiği basit aslında. 1 kilo yağ kaybetmek için toplamda 7500 kalori açık vermek gerekiyor, 10 kilo yağ için 75000 kalori. 17 günde bunu gerçekleşebilir mi? Gerçekleşirse sorun yok, gerçekleşmiyorsa Azeri diyetisyen umut tacirliği yapan bir tokatçı. Ha 17 günde 10 kilo ağırlık kaybetmezsin demiyorum yanlış anlama, kayıp yağ olmaz sadece.
+2
kizil karga
(29.07.26)
Hayatım boyunca şişman olduğumu söylemek istiyorum öncelikle, 160 boy 120kg idim en son, yaş 38, hayatımın farklı dönemlerinde diyetisyene gittim, makro saydım, spor yapmayı denedim vs.. sonrasında verdiklerimi geri aldım.

7 aydır doktor kontrolunde zayıflama iğnesi kullanıyorum, 25 kg verdim, önümüzdeki 6 ayda 20 kg daha veririm, yemeğe olan bakışım ve isteğim değişti, eğer maddi olarak sıkıntı yoksa diyetisyenden ziyade doktor kontrolunde iğneyi değerlendirebilirsiniz.
0
benaslinda
(29.07.26)
ilk paragraf tamamen bahane.
bahaneleri bırak kilo vermenin tek yolu kalori açığı oluşturmak.
hiçbir şey yapamıyorsan bile çık tempolu yürü. istikrarlı bir biçimde haftada 5-6 gün 8-10 km yürü.
-1
my fault
(29.07.26)
Kortizon şişmanlaması kötüdür. Şişman bir gövde ile gövde ile tezat incecik kollar ve bacaklar oluşur. Kol ve bacaklardaki incelme kas kaybı sonucudur. Bu sebeple daha sonraki zayıflama gayretine ağırlık çalışmaları da dahil edilmezse arzu edilmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir. Bilinçli olmak, profesyonel yardım almak, öyle 3 günde 5 kilo goygoyuna itibar etmemek sabırlı olmak gerekir.

Zayıflama konusu çok kompleks bir konu, proteini noksan alır, spor yapmazsan kas kaybedersin, yağı noksan alırsan hormon dengen bozulur, demiri noksan alırsan anemi olursun, lifi noksan alırsan kabız olursun. Sonuçta herşeyin bir denge içinde olması gerekir.
+1
Mirket
(29.07.26)
17 günde 10 kilo bırakalım gerçekliği, ZARARLI. Bol kortizol olduğuna göre vücudun stres yükü epey artmış demektir. Bu da kortizol marifetiyle olmuş. Kortizolü bıraktıysanız sadece ve sadece katı bir gece uykusu rutini oluşturarak bu fazla kilonun net yarısını atarsınız. Çocuk eğer çok küçük değilse lütfen sağlıklı ve kaliteli gece uykusu için çok katı kurallar koyup ona uyun, çocuk da uysun. Kendinize verebileceğiniz en büyük hediye budur diye inanıyorum, ben henüz yapamadım ama 6 güncük yapabildiğimde kendiliğimden 3 kilo vermiştim. Hiç değilse bir deneyin 🙏🏻
-2
muhayyer divan
(29.07.26)
benaslinda + 1
0
Sattva
(29.07.26)
geçmiş olsun.
bu vaad gerçekçi ve sağlıklı olmayan bir hedef görünüyor.

hareket kısıtı ve çocuklu bir yaşamda yapabileceğiniz kadar hareketi eklemekte fayda var. uzun yolları tercih etmek.
iştah kesmek için de bitkisel ve bağırsak sorunlarına faydası olan berberin kullanabilirsiniz. ancak en etkili kiloyu sadece proteinle beslenme ile verebilirsiniz. süt ve süt ürünleri ile şekeri (ketçap, salça dahil) keserseniz berberin bile almadan 1 haftada belirgin sonuç alırsınız. murad özbay'ı bir dinleyin derim instadan. bir de jeremiahdanieljohnson var. onun özellikle eski gönderilerine bakın. zaten gülerken kilo kaybedersiniz. bantlarla basit ama etkili hareket gösteriyor.
-1
janderzel zartanyan
(29.07.26)
(3)

marka-isim bulma sorunu

surprise
merhabalar, meğer isim bulmak ne kadar zormuş. baktığımız çoğu isim/marka tescillenmiş. yeni kurulacak veteriner ilaç fiması için isim arıyoruz. ne olabilir ya da nasıl bir taktik izlenebilir?
merhabalar,
meğer isim bulmak ne kadar zormuş. baktığımız çoğu isim/marka tescillenmiş.
yeni kurulacak veteriner ilaç fiması için isim arıyoruz. ne olabilir ya da nasıl bir taktik izlenebilir?
0
surprise
(28.07.26)
H ve o harfleri bir şekilde markalara ve insanlara para getiriyor.

İkisi bir arada olamasa bile H harfini es geçmeyin derim.

ilaç derken ne ilacı? genel pharma mı? yoksa spesific ürünler mi? biraz detay verseniz.
0
janderzel zartanyan
(28.07.26)
hayvanlara yönelik daha çok kedi ve köpeklerde kullanılacak ilaçlar.
0
🌸surprise
(28.07.26)
marka tescili sektöre bağlı yani aynı markayı hem restoran hem veteriner hem de havacılık olarak tescil etmezler genelde. ha parasını öderse edebilir tabi.

markada çok generic isimlerden kaçının tescil ettirseniz bile ayrıştırıcılığı zayıf kalıyor. chat gpt - grok gibi yapay zekalar marka bulmanız konusunda yardımcı olabilir.
0
orpheus
(28.07.26)
(11)

Türkiye'de nerede yaşanır (klasiklerden)

mbond
40'lı yaşlara yaklaşmış, çocuklu aile. Siyasi olarak uçlarda olmayan, insanı düzgün, sakin olan bir yer var mı? İl veya ilçe olarak katılabilirsiniz, gerekirse muhit de belirtilebilir. Edirne falan diyorlar ama yazın sivrisinekten durulmazmış, duran duruyor gerçi.Hatta anket yapayım bari ben de bu ö
40'lı yaşlara yaklaşmış, çocuklu aile. Siyasi olarak uçlarda olmayan, insanı düzgün, sakin olan bir yer var mı? İl veya ilçe olarak katılabilirsiniz, gerekirse muhit de belirtilebilir. Edirne falan diyorlar ama yazın sivrisinekten durulmazmış, duran duruyor gerçi.

Hatta anket yapayım bari ben de bu özelliği kullanmış olayım ilk kez.
📊 Yaşanacak yer

Bu anket sona erdi. 44 oy kullanıldı.

0
mbond
(27.07.26)
Antalya Konyaaltı, deniz olmayan yere gidilmez
-3
arbre
(27.07.26)
Konyaalti ama Pınarbaşı, toros mahalleleri. Daha ileri gidildikçe yabancı ve yerli turist yoğunluğu artıyor.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(27.07.26)
Bandırma - Erdek
+1
gadlemler
(28.07.26)
Sivrisinekten ve 'nerede rahat eder, mutlu olurum'dan ziyade o çocuğun ya da çocukların geleceğini en iyi hangi şehirde şekillendirebilirim diye düşünmeli bence o aile.
+3
Mirket
(28.07.26)
örneğin egede egeli değilsen adapte olursun ama oralı gibi hissedemezsin. öncelikleriniz neler? çocuk mu? sakinlik mi? şehirin fırsatlarımı? soğuk mu sıcak mı? yazarsanız daha net cevaplar verilir. eskişehir bence şu an mantıklı seçenek.
0
mikahakkinen
(28.07.26)
Yalova
0
rodeocu
(28.07.26)
Sivrisinek isin geyigi, tek sorun o degilmis sanirim Edirne'ye tek bir oy gelmemis. @Mirket, cocugun veya cocuklarin gelecegini en iyi hangi sehirde sekillendirebilirim?

@eileengray, butce ne kadar olur bilemiyorum. Mesela 30-35 bin kira verebilirim diyelim kabaca.

@mikahakkinen, egenin gercekten belki bazi yerlerine adapte olamayabiliriz. Yakina kadar ahtapotun yenilebilen birsey(yaygin sekilde) oldugunu dahi bilmiyordum. Sehrin firsatlari onemli degil, firsat olan yerlere arada gidilir, yeter. Sakinlik onemli, cok soguk olmasa iyi olur. Antalya'dan mesela sirf asiri sicak olmasindan biraz cekiniyorum. Cocuk icin muthis okullara yakin bir yer olmasi sart degil, yasi kucuk zaten su asamada idare eder durumda devlet okullari olan bir yer olsa yeter. Simdilik zaten butcem cok iyi bir ozel okula gondermeye yetmez.

Bu arada bu etiketleme isi benim yaptigim gibi mi oluyor? Hem etiketliyorum hem @ isaretiyle ilgili kisiyi ayrica belirtiyorum. Tabii burda direk @ isareti ile yapilan etiketlemeyi sistem taniyamaz miydi sorusu ortaya cikiyor ama teknik zorluklari olabilir tabii.
0
🌸mbond
(28.07.26)
bir çok kez aynı cevabı verdim ama bence Ordu.
büyük şehir, sahili denizi iyidir, hemen her türlü imkan var. kendi havaalanı var. 10 yıl içerisinde muhtemelen yaşayacağımız su krizinden etkilenmesi daha küçük ihtimal, mevsimler kaydığı için bence mevsim dengesi akdenize göre daha iyi.
sahil şeridinde ev bulursanız akşam yürüyüşleri vs ile daha aktif bir hayat olabilir. etliye sütlüye bulaşmadan yaşanabilir. (Ordulu değilim)
Samsun fazla büyük ve kozmopolit
Sinop kışın çok izole olabilir.
Artvin bambaşka bri konu, Artvin merkez denize uzak (havası insanı iyidir) düz 1 metre kare alanı yoktur ama Artvine bağlı hopa ve arhavi gibi deniz kenarı yerler ise ayrı bir adaptasyon ister (zor bir şey değil) ben oyumu Ordu ya da Balıkesirdenyana kullanırım
0
kisa
(28.07.26)
Ege özelinde cevap verirsem. Egede en yaşanacak şehir Denizli ancak özel okulları iyi değil. Devlet okulları iyidir. Muğlada güzel ancak biraz soğuk olur. Karadeniz illerini oylamaya açmışsın sakinlik konusunda iyi yerler var. Benim böyle bir arayışım olsa Eskişehiri seçerim.
+1
mikahakkinen
(28.07.26)
bunlardan 4'ünde yaşadım.

Artvin Hopa dışında pek yaşanacak bir yer değil. İnsanlar iyi evet ama o yokuşlar gerçekten bunaltıcı.

Hopa düz ayak ama tüm Karadeniz illerindeki nem çürütecek seviyede. Giresun'da Bulancak'taki evde baza ve karyola küften bembeyazdı. Yaktırdım. Kiracı olarak karyola ve yatak aldım. Nefes alınmıyor. Çöplerle ilgili bunu da bilmeniz gerekiyor Karadeniz'de çöpler sahilde biriktiriliyor. Çöp yönetimi olmadığı için köylerde veya bahçesi olanlar çöplerini yakıyorlar. Gerçi Bodrum'da da belediye yakıyor çöpleri.

Bulancak'ta geçen sene kış ayında iki katlı, ısı pompalı, bahçeli ve muazzam deniz manzaralı villalarda 15.000 tlye oturuyorlardı.

Karadeniz'in nemini, yokuşlarını ve çöp meselesini göz ardı etmeyin.

Kastamonu güzel ama ev bulamayabilirsiniz.

İzmir öeh halde artık ve göç başladı. Kiralar saçma sapan. Kiraların yüksekliğine Çanakkale, Balıkesir ve diğer kıyı kentlerini de ekleyin.

Antep'in görünen yüzü güzel olabilir ama arka mahalleler viran. Tam bir ikiyüzlü turist tuzağı. Aşırı sıcak.
Kiralar yine saçmasapan olmasa Erzincan derim ama bir sınırı var Erzincan'ın. O sınırı aşarsanız hiç tanımadığınız kötülüklerle karşılaşabilirsiniz.

12 ilinde bizzat yaşadım.
Sivas da güzeldir mesela.

Samsun'u seçtim yine de. Ordu ve Samsun'u yere göğe sığdıramıyorlar ama işte nem ve kiralar.
+1
janderzel zartanyan
(28.07.26)
Bu arada Samsun'da askerlik yaptım, severim, tavsiye ederim, sorun olursa sorabilirsin
-2
arbre
(28.07.26)
(24)

İnsan sigaraya neden başlar?

Lh12
Hep merak etmişimdir. Sağlığa zararalı, kokuyor, cebe zarar...Bende bi kez bile "buna başlasam" hissi uyandırmadı. Nasıl oldu da milyarca tiryaki oluştu?Rahat mı batıyor millete?
Hep merak etmişimdir. Sağlığa zararalı, kokuyor, cebe zarar...

Bende bi kez bile "buna başlasam" hissi uyandırmadı. Nasıl oldu da milyarca tiryaki oluştu?
Rahat mı batıyor millete?
+2
Lh12
(27.07.26)
birçok sebebi var.
gençlerde arkadaş topluluğu arasında kabul görme. tadı berbat olmasına rağmen içemeyince veya öksürünce arkadaşlar tarafından alay edilme durumu var. Allen Carr da böyle açıklıyordu. sırf bebe gibi görünmemek için kendini zorluyorsun. gençlikte büyüdük adam olduk havası var çünkü.

diğer yandan açıktan veya subliminal bir sürü mesaj veriliyor. sigara zor zamanlarda tutunulacak dal, karizmatik gösteren bir şeymiş gibi. hiç sigara içmeyen insanlar bile en acılı anlarımızda içilmesini gayet doğal kabul ediyor.

sonuçta vücut nikotine alışınca işler başka safhaya varıyor. nikotinsizlik huzursuz ediyor sigara içince insanın rahatladığı yanılgısı oluşuyor.
0
lazpalle
(27.07.26)
nasıl bir duygusal zayıflık seviyesidir anlamadım. bol travmalı ve özgüvensiz bir çocuk olarak sigaraya başlama gereği duymamıştım. babam ölmüş ve evde şiddet hala devam ediyorken yine de bu derece zayıf ve ezik hissetmemiştim ve sigarayı denememiştim bile. cool da gelmemişti. kendi burnum var milletin lafına göre neden beğenmediğim şeyi içecektim ki?

bu sigarayla anladım ki özgüvenli geçinenlerin çoğu benden beter haldeymiş.

sigara gerçekten iğrenç bir şey. hem içene hem çevresindekilere zararlı. çevrelerine zarar verdiklerini de asla kabul etmiyorlar. acayip bir akıl tutulması içinde ısrarla savunuyorlar.

bence tamamen özentilik ya. o kadar özgüvensizler ki, sigara içmezlerse arkadaşsız kalacaklarından korkuyorlar.

liseden beri 3 arkadaş hiç sigara içmedik. üniversitede de 6 kişilik hiç sigara içmeyen arkadaş grubuyuz. ofiste de 6 kişilik grubuz.

şirketler sigara molası yasağı veya kısıtı getirse memleketin havası değişir valla.
0
art cat chocolate
(27.07.26)
Sigara molasina cikip daha az calismak icin
-4
baldur2
(27.07.26)
sigara en ucuz en ulaşılabilir antidepresandır. ben bir psikolog olarak başlayanın hiç bir zaman tamamen bırakmasını önermedim.
0
mikahakkinen
(27.07.26)
sigaraya bulaşmamak detaylarda gizli ya da şans işi bilemedim.
ebeveynlerim ve arkadaş çevremin hepsi sigara içerdi hatta anne tarafı kuzenler bile. yalnız baba tarafı kuzenlerin hiçbirisi içmezdi. belki de onların daha çok etkisinde kaldım. o yüzden erken yaşlarda başlamadım ama mal gibi 27 yaşında tiryaki oldum. son 6-7 senedir de içmiyorum. benim ilacım Allen Carr bu arada.
0
lazpalle
(27.07.26)
Babası, amcası, abisi, ablası sigara içen çocuk, 'Büyükler sigara içer.' şartlanmasıyla büyüyor. 'Ben artık büyüdüm.' diyebilmek için de başlıyor.
+2
Mirket
(27.07.26)
ben sigara içmeye çook çabalamış ama içememiş bi insanım. bence çok cool bir şey. bir de sigara içilen ortamda bulunduğunuzda kokuyor. ama eğer siz de içerseniz kokuyu almıyorsunuz. o yüzden sigara içilen ortamda bi paket sigara bile içerim böylece kokuyu almam. ama normalda 'aa bi sigara olsa da içsem' diye asla aklıma gelmez. maşallah diyeyeyim kendime.

no: içime çekemiyorum. sigara içmeyi bilmiyorum aslında
-4
euteamo
(27.07.26)
bence başlayanların büyük bir kısmı da yakın çevreden etkilenerek başlıyor. Örneğin ev arkadaşın, iş arkadaşın sigara içiyordur, senin de tatsız bir zamanındır. o içerken kahvenin yanında bir iki tane ben de içeyim diye diye başlarsın. hemen her gün görüştüğün arkadaşın, sevgilin güzel eğlenceli ortamlarda, yemeğin üzerine falan içiyordur bir iki tane ben de yakayım derken alışkanlığa dönüşebilir. sigaraya başlayayım diye karar verip değil de keyif için derken başlanıyordur yani
0
dfn4
(27.07.26)
Gamı kederi somut bir cisime aktarma ihtiyacından bence
0
emirdoruk
(27.07.26)
merak, ortam, stres ya da bir şeye tutunma ihtiyacıyla başlıyo biçok kişi. ilk başta kahve yanında, arkadaş arasında, dertliyken falan masum gibi geliyo sonra alışkanlık ve nikotin devreye girince bırakması zorlaşıyo. en tehlikelisi de ben bağımlı olmam kafası bence, çünkü çoğu kişi zaten öyle başlayıp devam ediyor.
0
soylulardanbus
(27.07.26)
buna arkadaşlık ortamı aile ortamı demeyin. üniversite yıllarında bizde en leş ortamlara girdik çıktık. hiç bir zaman bir kere deneyeyim, bir fırt çekeyim demek aklımızın ucundan geçmedi.
birde bunların bahanesi hep aynı yok stresmiş yok merakmış yok tramvaymış..
sigara içen insan zayıftır, iradesizdir, bencildir.
+1
my fault
(27.07.26)
Ben sigaraya basladim ve biraktim.

Benim özelimde etrafimda icen bircok insan vardi. Ve cok egleniyorduk.
20 yasinda biraktim sanirim. On and off arada ictigim oldu o da iste yine tatildeyken alkolle falan.
-1
Purple life
(27.07.26)
sigara içmiyorum ama gözlemlediğim sigara bir stres azaltıcı, ayıltıcı, sıkılma giderici ve nikotin ihtiyacının bileşimi gibi görünüyor. sadece topluma-kötü arkadaşlara bağlayamayız insanlar 300 yıl önce de bozkırda tütün çigniyordu. gerçekten rahatlatıcı bir etkisi olmalı.

bağımlılık konusu ise genetik yatkınlık. yani kişinin iradesi ve bilinci daha düşük bir etken. yıllarca alkol içilen ortamlarda bulunup yerine göre ben de içtim. arkadaşlarımın bir çoğu bir tane daha içeyim derken ben yeter artık diyebiliyordum. bu bilinçli yaptığım bir seçim değil zaten sarhoşum kafam onu ayıracak durumda da değil sadece onların aksine canım istemiyordu. başka hiçbir zaman da alkole-sigaraya karşı kendimi kontrol etme/sınırlama ihtiyacı duymadım. bu da iradem çok güçlü olduğu için değil genetik olarak o insanlar kadar keyif almadığım ya da aynı rahatlamayı vs. bana vermediği için.
0
orpheus
(27.07.26)
30 yaşımda başladım. eskiden çok nadir arkadaş ortamında birer tane falan içerdim. şu an neden içiyorum bilmiyorum. çok bağımlı değilim çünkü atıyorum ailemin evine gittiğimde içtiğimi bilmelerine rağmen orada içmiyorum. çok aklıma da gelmiyo. yani içmezsem çıldırırım gibi olmuyorum. o yüzden can sıkıntısı sanırım benimki
0
chanandler bong
(27.07.26)
Hiç içmedim, içilen ortamlarda tabi bulunuyorum. Ama şunu diyeyim. Ben bile sigarayı yakıp ilk dumanı çekip üfleyen birini görünce bi tuhaf oluyorum bazen,bir rahatlama geliyor sanki.hertürlü bağımlılık yapıcı çok tehlikeli bişey.
0
denizciman
(27.07.26)
Twin Peaks den özendim ben. Oradaki sigara içen kadınlar aşırı çekici görünüyordu. Öyle başladı, yirmi senedir devam ediyor. Önermiyorum dememe gerek yok sanırım, zararları herkesin malumu.
-1
sekizdokuzon
(27.07.26)
özenmek, özellikle lise çağlarında çevreden arkadaşlardan özeniyorlar. ben büyüdüm, her şeyi biliyorum şeklinde düşünüyorlar galiba. hatta artık lise değil daha küçük yaşta bebeler görüyorum sigara içen. kişiden kişiye değişir ama çoğunluk bu şekilde başlıyor.
0
exlibris
(27.07.26)
kendine zarar vermenin baska türü,
kollarina faca atmiyorsunda,
organlarini harap ediyorsun.
0
designer
(28.07.26)
90larda buyumenin gostergesiydi, su anda durum nasil bilmiyorum.
ben herkesin yaptigi populer seyleri itici buldugum icin hep uzak durdum, hic icmedim.
0
cooperr
(28.07.26)
@art cat chocolate Herkesin yasami, deneyimi farkli. Sizin bol travmali bir hayatinizin olmasi ve sigaraya baslamamis olmaniz o sureci saglikli atlatmis oldugunuzu gostermez. Belki baska sorunlariniz vardir, hatta daha kotu savunma mekanizmalariyla bu sorunlarinizi cozmussunuzdur (veya hala devam ediyordur sorunlariniz). Sadece sigaraya baslamak, sagliksiz olmakla birlikte, da bu surecin kotu atladildiginin gostergesi degil. Ornegin burada yaptiginiz yorumlardan sunu soyleyebiliriz, belki sigara icmiyorsunuz ama empati kuramiyorsunuz (ki zaten belirtmissiniz anlayamadiginizi), belki iletisiminiz iyi degil, insan iliskileriniz zayif, belki baska seyler yapiyorsunuz, ne bileyim dis sikma, tirnak yeme, sac yolma vs. Hatta en kotusu ve sizin soyeldiginiz bir miktar buna isaret ediyor, travmaya hicbir tepki vermemek. O oldu, bu oldu, ben cok gucluydum, ezik hissetmedim, beni hic etkilemedi (direk dememissiniz ama cizdiginiz imaj bu).
0
Sour
(28.07.26)
Bu sorunun sadece tek bir cevabı var, o da özentilik. Başka hiç bir şey değil, insan özentilkten başlar sigaraya ve sonra tiryakisi olur. Kimisi anne babasına, kimisi arkadaşına, kimisi kuzenine.

Bir tek ilk sigarayı bulan dayıyı çözemiyorum :)
+1
bobinhoo
(28.07.26)
milyarlarca tiryaki işi reklamlarda gizli. marlboro man var, bir de doktorların da içtiği Lucky Strike vs. Türkiye'de zaten tütün çiğneme geleneği vardır. yine bizde marlboro ile yayıldı. sigara yurtdışından gelmiş (tayin veya seyahat) kişilerin misafirlere sunduğu bir ikramdı. hatta bir kutuya konulurdu. düğmeye basınca bir tanesi kutunun üzerine çıkardı. prestij olduğu için de kokusu rahatsız etse bile kolay kolay müdahale edilmezdi.

uçaklarda, uzun - kısa otobüs seyahatlerinde içilirdi. annemin kankası gayet rahat çıkarır yakardı ve o perdeler ertesi gün yıkanırdı. içme şükran teyze desek de gülerek yakardı sigaralarını.

benim ve yaşıtlarım böyle ortamlarda büyüdük. o yüzden bize kokusu pis gelse bile yanlış değildi.

gençler için de yine bir şekilde prestij durumu gözlemliyorum.

ben de içtim bu arada sosyal olarak. iş yerinde görev gereği siyanür tankının yanında sigara içenleri disipline vermiş olsam da büyük konuşmuş oldum ve içtim.

sonra bu tütün ve arkasındaki olayları öğrenince sigara içenlerle sosyalleşmiyorum bile.

ilk tütün ve kızılderililer hikayesini isterseniz anlatırım.
0
janderzel zartanyan
(28.07.26)
@Sour sigara içenleri de anlayalım diyorsun yani :d ben travmaya tepki verdim. benim için de kolay olmadı ancak sigara gibi bağımlılık yaratan herhangi bir maddeye başlayıp kendime ve çevremdekilere zarar vermedim. ben de ağladım, üzüldüm, mutsuz oldum tabii. haksızlık diye düşündüm, isyan ettim. sonra da alıştım. herkes alışıyor. o dediğiniz davranışların hiçbirini yapmadım. empati kurabiliyorum :) bencillerle empati kuramıyorum sadece. sigara denen zıkkımın dumanı olmasa ve izmaritlerini yere atmasa içenler, hiç umrumda olmazdı ne yaptıkları. gerçekten çok saçma geliyor sigara içenlerin çevrelerine zarar vermediklerini düşünmeleri. bunu anlayamıyorum. sigara içenlerin verdikleri zararı anlayamamalarını anlayamıyorum yani. çevremdeki sigara içen insanlar yüzünden, mecburen soluduğum o dumanlar yüzünden astım hastası oldum ben. bunu duyan sigara içen birkaç kişi "ben de astımım ya ama içiyorum bir şey olmaz :D" diyip eblek eblek sırıtıyorlar. bu kafa yapısını anlayamıyorum.

travmalarımın patlak verdiği noktada profesyonel yardım aldım. kısa sürdü ve yine kimseye zarar vermedim. sigara içenlerin derdim var ayağına millete zehir solutmaları normal değil. derdi olan sigara başlayıp 30 yıl sigara parası vereceğine, dah az parayla 1 yıl terapi alsın normale dönsün. kimseye de zarar vermesin.
+1
art cat chocolate
(02.08.26)
yazılıma başladım 6 ay önce sigaraya da başladım aynı anda. normalde aklıma gelmiyor gün içinde ama yazılım mimarisi geliştirirken pc başında dopamin gerekiyor sanırım. odaklanmayı arttırıyor bende fark edilir düzeyde. katran ciğerlerde çok hissediliyor 2 ayda bir 1 ay ara veriyorum o yüzden. temizlenince tekrar 2 ay. projeler yavaş ilerliyor o 1 ay arada.
0
architects creed
(02.08.26)
(18)

türk erkekleri neden böyle

Purple life
ekside ve redditte türkce ve almanca kanallarda yaziyorum. ekside kadin oldugunu belli eden bir sey yazinca hemen pusuya yatmis gibi resmen yürümek icin yaziyorlar. ben bunu eksi sözlüge ait bir kültür gibi bir sey heralde diye düsündüm ve cok sorgulamadim. redditte de senelerdir almanca yaziyorum.
ekside ve redditte türkce ve almanca kanallarda yaziyorum.
ekside kadin oldugunu belli eden bir sey yazinca hemen pusuya yatmis gibi resmen yürümek icin yaziyorlar. ben bunu eksi sözlüge ait bir kültür gibi bir sey heralde diye düsündüm ve cok sorgulamadim.
redditte de senelerdir almanca yaziyorum. kimse yürümek icin mesaj atmamistir.

en son redditte 10 tane entryim falan türkce. en sonuncusunda sadece kadin oldugum bariz bir yorumum var. pat hemen mesaj. daha önce de mesajlastigim bir cok insan oldu ama bu bahsettigim bariz olta atmak yürümek icin falan yani.

bu taciz neden gercekten? ya da insanlar interneti ne saniyor?
erkekler istedigi gibi cinsiyetini ön plana cikaran yazilar yazabiliyor. kadin olunca neden bir seyler yaziliyor?

imza: hababam sinifi hürrem hoca :D
-21
Purple life
(26.07.26)
Türk erkeklerine özgü olduğunu düşünmüyorum. Gerçi diğer sosyal medya hesaplarını bilmesem de Reddit’de kadın olduğunuzu belli eden bir paylaşımda her ülke her subda mesajlar alınıyor(muş). Redditde kadınlar da bundan çok yakınıyor. Özellikle görsel paylaşımında ciddi etkileşim oluyor.
+1
substituent
(26.07.26)
Dick pic falan atılmıyorsa neden taciz sayılıyor acaba,neticede istemezsen cevap vermezsin,ya da ilgilenmiyorum dersin.gayet anlaşılır bir tavır böylesi.

Ben de mesela aksine,cevap vermeyen kadınları anlamıyorum. "Evlenilecek eş arayanlar " gibi bir başlığa açık açık yazmış mesela bir hanım,bir de şikayetlenmiş. Erkekler lafı hemen +18 e getiriyormuş da,hiç kültür sanat konuşan yokmuş da,vs ... Ben de buna uygun bir mesaj yazdım.bir cevap verdi,gerisi yok. Onda da nickimin kökenini sordu o kadar zaten.
+3
denizciman
(26.07.26)
Bu bence türklere özgü bir durum değil, tüm dünyadaki erkek gruplarında vardır. Türk toplumu hemşericiliği sevdiği için böyle yapıyor.
0
mikahakkinen
(26.07.26)
1- Cinsel açlığın afrikasıdır türkiye.
2- İstisnalar var, ben de üfff kesin yavsiyo suan..s.s.s.s.s dedirtmek istemediğim için özellikle dikkat ediyorum. Ben de türk kadınlarının o huyundan nefret ediyorum. Hemcinslerim sağ olsun totoları çok kalkık türk kadınlarının.
İstisnalar vardır...
-2
ananiyimioguz
(26.07.26)
Millet aaç aç ablacım
-1
boreas
(27.07.26)
cunku musluman ulkelerde seks bir tabu, karsi cins ile iliskiler zayif.
almanlar ise sehrin ortasinda nu sekilde guneslenebiliyor, adamlar bu konuda bizden temiz 75 sene falan ilerde.
senin de, eger 18-19 yasinda falan degilsen ya da trollemiyorsan, bunu cozememis olman garip.
0
cooperr
(27.07.26)
aynen bacım en çok sana yürüyorlar. rahatsız oluyorsan mesaj kutunu kapatabilirsin.
+2
messina123
(27.07.26)
Ben genellemelerinizden çok sıkıldım. Türkiyede şuan nüfusa kayıtlı 43 milyon 59 bin erkek var. Ne yani 43 milyon erkek mi size yazıyor?

Yazmıyorsa neden tüm tüm erkekleri böyle diyorsunuz? Hayret ya.
+2
drako
(27.07.26)
@drako, it is not all the men, but always a turkish man.
-8
🌸Purple life
(27.07.26)
Ne yazdığın ile ilgili bir durum bence. Eksiye “çok iyi sevişen kadınım” yazarsan yazarlar tabi.
+2
benaslindayohum
(27.07.26)
cinsel açlıktan dolayı. bir de insanlar kadınların vereceği tepkiden dolayı kadınlarla normal sosyal hayatta konuşamıyorlar. bu biriken cinsel enerji de kendine internette yol buluyor. o yüzden gerçek hayatta o kadar ilgi görmemenize rağmen internette her gün mesaj kutunuz doluyor.

bu şey gibi. gerçek hayatta insanlar, göreceği tepkiden dolayı bir insana kötü söz söylemeye çekinir. ama internetteki adama ana bacı saydırabiliyorlar. aynı mantık. karşıdakinin vereceği tepkiyi görmediğin zaman daha cesur olabiliyorsun.
0
nickini degistiren yazar
(27.07.26)
Linçlemişler ama doğru söylüyorsun, inanmayan fake kadın profili açsın denemesi bedava.
Burada fotoğraf yok bir şey yok burada bile saçma sapan mesajlar atıyorlar. Instagram keza eşimle fotoğrafım var, profil gizli dm kapalı ancak sürekli erkekler istek gönderiyor.
-2
ekimoloji
(27.07.26)
Çünkü "How it is going" le bir muhabbet başlatarak telefon alıp hemen aynı gece seks yapabiliyorlar. Almanyadaysan bunları görüyor olabilmen lazım. Belki de Almanya'da fazla mülteci var diye temkinli yaklaşıyor da olabilirler. Müslüman ülkeden gelen kadın büyük yük, çalışmaz etmez falan.

Türkiye'de beyaz yaka, top okul, lüks araba, ev ...gibi şeylerin sahibi olacaksın da kadına ulaşacaksın. Benim yaşadığım yerde erkek kendi parasını kazanıyorsa ve kadın onu fiziksel olarak beğenmişse olay tamamdır.
-1
michael harddd
(27.07.26)
@michael harddd internette olan bir seyden bahsediyorum. karsidakinin nasil oldugunu göremezsin ki.
-1
🌸Purple life
(27.07.26)
Zaten bilmediği için olabilir mi? Adam atlayacak diyelim kadın afgan çıktı. Sonra? Yazmandan falan yabancı olduğunu anlıyorlardır.
0
michael harddd
(27.07.26)
alakasiz. hadi yabanci oldugumu anladilar neden direkt afgan falan desin. kaldi ki onun da piyasasi vardir.
-2
🌸Purple life
(27.07.26)
Tam olarak cooper. Memurlar nette fotosuz bir profilim vardı. Adım da kadın adı değildi, ama cinsiyetimi yanlışlıkla kadın yazmıştım. Sınavlarla ilgili soru soruyordum. Mesaj kutum tanışalım mı mesajlarlarıyla doluyordu.
+2
Kahvedesu
(27.07.26)
bunu gençlikte mirc'de denemiştik. kullanıcı adımı banu24 bir şey yapmıştım. 10 dakikada 60 kusür mesaj gelmişti.

kullandığım nick aardvark'tı o zamanlar.

bu ülkede reddedilme korkusu var. bu korku online ortamlarda diğerleri görüp bilmediği için pek etkili olmuyor. üstünü kapatabiliyor o duygunun. klavye delikanlılığı. bir de gerçekten açlar. hani hep kadınlar için diyorlar ya "sevişse rahatlayacak" diye.

yapamayanın diline vuruyor. burada sana yapılan yorumlardan da kimin ne yaptığını, yapamadığını anlayabilirsin.
0
janderzel zartanyan
(28.07.26)
(6)

Konya dan alinabilecek en mantikli sey

duyurukullanıcısı
Ne alayim? 2 gun burdayim.
Ne alayim? 2 gun burdayim.
0
duyurukullanıcısı
(26.07.26)
Etli ekmek ye.
0
Mirket
(26.07.26)
Konya şekeri
0
mikahakkinen
(26.07.26)
Hediyelik bişeyler olarak soruyorsanız, mevlana müzesi bahçesinde müze shop var. En güzel hediyelikler bence orda. Yolun karşısındaki yenilenen çarşı içerisinde de hediyelikler var ama müze shoptakiler başka.
+1
megalomaniac
(26.07.26)
Mesneviden ders al
+5
artıküyeolmakistiyorum
(26.07.26)
Konya şekeri yerine Kenevir helvası alın. Konya şekeri iğrenç.
0
megalomaniac
(27.07.26)
Tespih ama zikir çekerken kullanılan 9 boncuklu ek sallantısı olanlardan. Düz tespih değil. Fiyatlarda aşırı bindirme yapıyorlar özellikle Şems'in türbesinin önündekiler. Dükkanlarda çeyrek fiyata alabiliyorsunuz. Bir de çektikçe eli temizlediği söylenen bir ağaçtan yapılan incecik tespihler var. Bozup bileklik yaptırmıştım.
Kuka ağacıymış.

Misk ama gerçek olanını bulmak lazım. Muazzam bir kokusu var. Bizim tiksindiğimiz sahte olanı.

Kare kibrit kutusu gibi araç kokuları var. Başka yerde bulamadım. Sıcakta eriyor o yüzden sadece kutusunun kapağını açarak kullanabilirsiniz. Kutusundan çıkarmayın.

Sürme.

Onun dışında hediyelik bir sürü şey var da, eşyanın kölesi olmak durumundan ötürü biblodur vs şahsen tercih etmemekle birlikte gireceğiniz dükkanlarda semazen bibloları görürsünüz. Tezhip tabloları da var. Dükkanların bir çeşit istanbul ucuzluk pazarına dönmüş olduğunu fark edeceksiniz...

Mevlana türbesine arkanızı dönmeden çıkmanız gerekir. Geri geri gitmek vaciptir.

Etli ekmek yemeden dönmeyiniz ancak en iyi etli ekmek Aksaray'dadır. Hatta Sultanhanı ilçesinde ilçe içinde izbe bir yerde.

Bir sürü kilimci, halıcı göreceksiniz. Almayın. Yerli yabancı turist kazıklama işlemi.

Bütünün hayrına ülkemizin her anlamda korunması için dua etseniz keşke türbede. En güzel dua başkaları için edilendir. o zaman size de gelir.
0
janderzel zartanyan
(27.07.26)
(6)

Üstüme podcast atın.

mikahakkinen
Tarihle ilgili olursa sevinirim.Fularsız entellik falan dinledim. O tarzda olabilir.Teşekkür ederim.
Tarihle ilgili olursa sevinirim.
Fularsız entellik falan dinledim. O tarzda olabilir.
Teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(21.07.26)
Ben engin geçtan ve timuçin oral dinliyorum. Eski pod castler. İkisi de psikiyatrist ve akıcı entelektüel muhabbetler dönüyor
+1
gadlemler
(21.07.26)
Sevan nişanyan - pazar sohbetleri/samos sürgünü
42 dakika
0
wertyu
(22.07.26)
Tarih 101
0
duster
(22.07.26)
Geri dönüyoruz
+1
hapsuu cokyasa sendegor
(22.07.26)
open.spotify.com

istanbul ansiklopedisi
0
janderzel zartanyan
(22.07.26)
www.youtube.com

@lexhistoriae
0
orpheus
(22.07.26)
(3)

Arka camlara güneşlik/gölgelik

chicha_v2
Geçen ay uzun yolda arka camlar fabrika çıkışı karartmalı olmasına rağmen çocuk pişti koltuğunda. Baktık olacak gibi değil bi tane cam bezini sıkıştırdım içeriden öyle gölge yaptırdım da rahatladı herkes.Biraz araştırdım da çorap şeklinde olanlar var hep eskiden içeriden vantuzlu olanlar vardı yine
Geçen ay uzun yolda arka camlar fabrika çıkışı karartmalı olmasına rağmen çocuk pişti koltuğunda.

Baktık olacak gibi değil bi tane cam bezini sıkıştırdım içeriden öyle gölge yaptırdım da rahatladı herkes.

Biraz araştırdım da çorap şeklinde olanlar var hep eskiden içeriden vantuzlu olanlar vardı yine vardır ama çocuk onları çeker indirir diye düşünüyorum.

Çorap tipinde olanlar camın dışında da durduğu için belli bi hızdan sonra pat pat ses yapıyor mu? Kullananlar memnun mu? En ucuzunu alıp geçeyim mi?
0
chicha_v2
(21.07.26)
ön cam hariç hepsine koyu film, ön cama da şeffaf uv filmi yaptırdım baya fark ediyor
0
bravoteam
(21.07.26)
kediler için aldığımdan çorap tiplileri camlar açık kullandım ve ses çıkarmıyorlar.

bulunduğum yerde kapalı otopark olmadığı için cama sıkıştırdım ve içten gölgelik yaptım. işe yarıyor diyebilirim. bu da bir seçenek.
0
janderzel zartanyan
(21.07.26)
Hepsini denedim tek işe yarayan çorap. Pat pat diye ses yapıyor.
0
mikahakkinen
(21.07.26)
(3)

Sağlıklı bronzlaşmak için

egerbiryolcu
Denizde plajda nasıl mümkün Hangi ürünlerle(Ciltte leke vs olmadan)
Denizde plajda nasıl mümkün
Hangi ürünlerle
(Ciltte leke vs olmadan)
0
egerbiryolcu
(10.07.26)
güneşe maruz kalmadan en az 1 hafta, ideal 1 ay önce beta carotene içeren gıda ürünleri almak.

solgar'ın tabletleri var mesela ama havuç en iyisi. yalnız havuç glisemik indeksi yüksek olduğu için yemekten önce veya yemekle yenirse kilo yapar. havucu zeytinyağı ile birlikte yemeklerden sonra yerseniz bolca, o da iş görür. ancak şeker hassasiyetiniz, mantar, candida vb varsa da onları besliyor.
turuncu renk ne varsa tüketin. kavun, papaya, kayısı vs.
güneş kremine gerek kalmıyor. güneş alerjisi olan biri olarak söylüyorum bunu, ki kremlerin cilt kanseri yaptığı konuşuluyor.

akşamları da cilt çok gerilirse iyi kalitede terayağı veya kuyruk kremi sürersiniz. bunlar gündüz sürülünce leke yapar. tereyağına laf sokacaklardan önce söyleyeyim yörükler veya yaylaya çıkan eski kadınlar yapar bunu.

bir de güneşlenmek için ideal saatler var.
ekin.co
tansiyon sorunu yoksa bu zzamanlarda sereserpe yatmak bir aylık b.carotene desteği ile bir günde bronzlaşma sağlayabilir. sonrasında solaryuma gitmişsin diyorlar, bu da bonus gereksiz bilgi.
0
janderzel zartanyan
(10.07.26)
Suya dayanıklı SPF 50+ kremi ihmal etmeyin. Sık sık tazeleyin. Güneş korumalı şapka da kullanabilirsiniz.
Suda olmadığınız müddetçe gölgeden çok fazla çıkmamaya çalışın.
Aslında 12:00-15:00 aralığında çok fazla plajda vakit geçirmemek gerekiyor, ama kısıtlı tatil süreleriyle bu pek mümkün olmuyor. En azından bronlaşacaksınız diye yakmayın kendinizi. Tatildeyken fark etmeseniz bile ne kadar önlem alırsanız alın ten renginiz değişecek.
0
auroraaurora
(10.07.26)
Kişisel fikirler değişebilir ama güncel tıbbi önerilere göre böyle bir şey mümkün değil. Bronzlaşmanın kendisi sağlıksız kabul ediliyor zaten. Nasıl sağlıklı şekilde hastalanabilirim gibi bir şey demiş oluyorsunuz.

Tekrar vurguluyorum, dermatologlar arasında azınlıkta kalan kimselerin farklı önerileri olabilir ancak 10 yıldır falan ezici çoğunluk bas bas bağırıyor güneşlenmeyin diye.

Kırk yılda bir güneşlenseniz muhtemelen hiçbir sorun da yaşamazsınız ama en azından "sağlıklı bronzlaşmak" gibi bir şey yok. Güneş kremi kullanmanız bronzlaşmayı engellemiyor, düşük spf değerli (5 spf vb.) kremler kullanabilirsiniz. Göreceğiniz güneş hasarını azaltmaz ama güneş altında geçireceğiniz sürenin yükünü zamana yayar.
0
akhenaten
(10.07.26)
(15)

Türkiye’de neden banka soygunu yapılmıyor?

Rondak
1 lira için adam öldüren mi dersin, yan baktın diye adam öldüren mi dersin hepsi fazlasıyla var. Banka soymak daha karlı değil mi? Yoksa Bankalar çok mu güvenli?
1 lira için adam öldüren mi dersin, yan baktın diye adam öldüren mi dersin hepsi fazlasıyla var. Banka soymak daha karlı değil mi? Yoksa Bankalar çok mu güvenli?
0
Rondak
(10.07.26)
Yapılıyor tabi ki de ama iyi organize olmuş silahlı bir örgüt (mafya) tarafından konulu olarak yapılanlardan değil.

kısa bir aramayla en yakın konulu bulabildiğim şu;
www.ntv.com.tr

link düzeldi.
0
Jazz
(10.07.26)
nakit az, yakalanma ihtimali ve cezası çok.

onun yerine başka suçtan para kazanma ihtimali ve yakalanmama ihtimali daha yüksek
+4
gabe h coud
(10.07.26)
Banka soygunu biraz adım duyulsun, olay olsun, namım yürüsün tarzı bir iş heralde, sinematik bir şey. Bizde hırsızın da orta sınıfı yok sanırım. Düşük bütçe hırsızın bunu planlayacak yetkinliği yok, yakalanması kesin gibi. Yüksek bütçe hırsızlar için de gereksiz bir risk ve görünürlük faktörü olmalı. Demografiye uymuyor pek bence swh.
+1
akhenaten
(10.07.26)
Suç, görünür fiillerden dijital ortama kaydı. Soygun yaşansa da medyaya yansıması kısıtlı ve çoğunlukla mağdur banka istemez . Bir de hırsız için daha riskli, maliyetli olmalı .

Tabi banka soymak derken nasıl bir formatta gerçekleştirildiği de önemli. Türkiye'deki batık banklar konusunu araştırırsan bir çok bankanın aynı dönemde, hemen hemen aynı şekilde usulsüz işlemlerle batırılması da halkı mağdur eden hırsızlığın bir başka yönü . O ana kadar bankalar TV reklamlarında da önemli yer kaplıyorlardı.
Bize öğretilmiş çaresizliğimiz içinde gösterilen hırsız modeli hep şu oldu :
www.vectorstock.com

Oysa malı büyük oranda götürenler kravatlı, takım elbiseli o sektörde tanınmış sermaye sahibi yatırımcı kimselerdi.
Bazısının adının başında hayırsever kelimesi bulunabilir.
-1
diyecevaplandı
(10.07.26)
genel olarak silahlı soygun yok bizde. bireysel ve düşük ölçekte gasp daha yaygındır. doğu toplumları daha sinsidir ve hırsızlık daha yaygındır. etrafta kahraman çok. her an işler ters gidebilir. oysa yabancılarda bu durumda kimse müdahele etmez. memuru müdürü parayı tıpış tıpış verir. yıllarca banka soygunu ile geçinen tipler var.
0
ground
(10.07.26)
Bir de şöyle bir şey var ama klasik banka soygunu gibi değil de daha çok illuminati işi tadında.

(bkz: ziraat bankası balgat şubesi soygunu)
0
Jazz
(10.07.26)
Rastgele numara çevirip adınız teröre karışmış evdeki altınları getirin deyince getirildiği için bankayla güvenlikle silahla kim uğraşacak.
Önce kolayından başlıyorlar her zaman.
+1
erty_ksk
(10.07.26)
Avrupa ve Amerika'da banka soygunu = Türkiye'de kuyumcu soygunu
+1
etna
(10.07.26)
yine mağdur olan benim emekçi bireysel hırsız kardeşlerim oldu. nerde o eski kapkaççılar, dükkan soygunları.

artık örgütlenip kuyumcuları ayartıp büyük miktarda parayı yurtdışına kaçırma olayı var. kuyumcuyu bi kuyuya atıp sonra o parayı yurtiçine sokup vergi barışı ile aklama var.
+1
plastic_angel
(10.07.26)
tr'de ne suç işlediğinden çok kime karşı işlediğin önemli.
+1
lazpalle
(10.07.26)
çok meşakatli. gözlem yapıcan da kaçışı planlayacaksın da... kısa yoldan para kazanmak isteyen için zor işler. bir de güvenlik önlemleri fazla. bizde banka soysalar önce dedeler bastonu teyzeler eczane reklamlı çantaları ile vurur, yani öyle yere yatayım da susayım olmaz.
0
janderzel zartanyan
(10.07.26)
soygun yapmanın suçu çok fazla. dolandırmak daha mantıklı. işin içine silah girdi mi; cezası çok. artık evlere bile hırsız girmiyor, çünkü haneye tecavüzüz cezası çok fazla. mahkumlarda akıllı adamlar, hakimler ve savcılardan daha iyi ceza kanunu biliyorlar. cezaevi çalışanıyım, bence mahkumlar savcı hakimden daha iyi kanunlara hakim ve iyi yorumluyorlar.
+1
mikahakkinen
(10.07.26)
Yapilsa nereden bilecektiniz? Her haber yayinlanmaz.
0
osssy
(10.07.26)
Yıllar önce Kalamış'ta küçük bir bankanın soygununa tanıklık etmiştim. Yanlış hatırlamıyorsam kaçmışlardı ve o günün parasıyla 50.000 tl falan almışlardı/alabileceklerdi. 2011-2012 gibi, heralde bugün için 1 milyon civarıdır. Bir sürü polis falan da vardı. O zaman küçüktüm ama yine de risk/ödül oranı zayıf gelmişti.

edit buldum :
www.hurriyet.com.tr
0
mirafiori
(11.07.26)
ulke mafyadan gecilmiyor. ne gerek var banka soygunuyla ugrasmaya. gir bir organize suc orgutune. kapat bir plaj, veya otopark alani. birilerine biraz para yedir, keyfine bak.
0
antikadimag
(11.07.26)
(7)

Kırışmayan beyaz basic tişört nereden alınır?

lafıolmaz
Non iron, kırışmaz vs. ifadeleriyle arattım ama bulamadım.
Non iron, kırışmaz vs. ifadeleriyle arattım ama bulamadım.
0
lafıolmaz
(09.07.26)
Polyester tişört diye arat. Hiç kırışmaz ama poşet giymiş hissi verir ve ter kokusundan duramazsın. Ya da pahalı spor markalarına bakacaksın.
+1
Mirket
(09.07.26)
Uniqlo yurt dışında
Tr’de LCW vision serisi
0
croswell
(10.07.26)
viskos thsitler çok kırışmıyor polyester kadar naylon hisside vermiyor
0
eja
(10.07.26)
under armour' da bolca var.
0
galahad reloaded
(10.07.26)
Decathlon'da denk geliyordum
0
yakalayamadığın.ışıklar
(10.07.26)
mavi jeans Lux Touch Tencel tisortunu seviyorum ben. pek utu istemiyor, cok kirismiyor.
0
65 derece
(10.07.26)
columbia gözden düşmeden önce omnishade tişörtler satıyordu. benimki hala duruyor ama makinede çekiyorlar. flim fit ve crop olmuş neredeyse o yüzden giymiyorum.

outdoor markalara bakın isterseniz.
0
janderzel zartanyan
(10.07.26)
(11)

yüksek çekimli başlayan ilişkiler

kestane gürgen palamut
bir hafta önce arkadaş aracılığı ile tanıştık, ilk günden beri çok sık görüşüyoruz, her görüşmemiz saatlerce sürüyor, zaman nasıl geçiyor anlamıyorum.bu cinsel çekim mi aşk mı, heyecan mı arkadaşlar? yüksekten çakılmamak için ne yapmalıyım? erkeklere güvenebilir miyim? ben kadın tarafıyım. ikimiz
bir hafta önce arkadaş aracılığı ile tanıştık, ilk günden beri çok sık görüşüyoruz, her görüşmemiz saatlerce sürüyor, zaman nasıl geçiyor anlamıyorum.
bu cinsel çekim mi aşk mı, heyecan mı arkadaşlar? yüksekten çakılmamak için ne yapmalıyım? erkeklere güvenebilir miyim?

ben kadın tarafıyım. ikimiz de işinde gücünde yoğun insanlarız.
0
kestane gürgen palamut
(08.07.26)
çok hızlı başlayan şeylerin, düşüşü de çok hızlı olabiliyor. ancak illa kötü olacak diye birşey de yok. böyle durumlarda alternatif senaryo evlilik zaten...kendin ol, süreci izle, bekle ve gör. onun dışında şu an yorum yapmak için erken.
-1
monicapp
(08.07.26)
aynı şeyi istediğinizden emin olana kadar kendini çok kaptırmamaya dikkat et. aynı şeyleri istemediğinizi öğrendiğin anda da kaç. yoksa welcome to situationship.
0
art cat chocolate
(08.07.26)
Saatler geçtiyse artık taktik maktik olmaz. Akışına bırak derim. Heyecan azalmasın. Araya mesafe zaman girmesin.
Kaldır bariyerleri.
0
Lh12
(08.07.26)
Cinsel çekim. Erkek sevişince artık uzaklaşacaktır.
+1
benaslindayohum
(08.07.26)
Her şeyi kötüye yormamak lazım, insanın başına iyi şeyler de geliyor hayatta. Hafif antenleri açık tut yeter. En kötü tecrübe olur, yaşadığın heyecanın tadını çıkar.
+3
sekizdokuzon
(08.07.26)
hizli baslayan seyler hizlica bitiyor bence. senin tarafinda da böyle gerceklesebilir.

büyütüyorsun büyütüyorsun mükemmellestiriyorsun sonra kücük bir sorunda hayal kirikligina ugradim diyip tamamen soguyorsun.

her iliski insan kosullar farkli tabi. sizin ikinizin arasindakini bize anlattigin 3-5 cümle ile kendi yasadiklarimizdan secerek yorumluyoruz.
-1
Purple life
(08.07.26)
6 ay sonra belli olur.
youtu.be
0
megalomaniac
(08.07.26)
ne 6 ayi ya. art cat+1 niyetin ne neden tanistiniz? iliskiden beklentine gore hemen harekete gec yoksa yok
0
ala09
(09.07.26)
Lutfen bu tip seyleri sonunu dusunmeden merak etmeden, dusunmeden yasayin.
0
duster
(09.07.26)
Net bilemeyiz. Trene atla, gittiği yere kadar.
+2
gabe h coud
(09.07.26)
merkür yengeçte retro iken gerçekleşen bir tanışma!!

tanışma anının saat ve dakikasını biliyorsanız fikrim olabilir ama dikkatli olun. ağırdan alın. bu tip şeylerde trene atlanmaz. erkeğin beklentisi budur. cidden dibe batırabilir.
+1
janderzel zartanyan
(09.07.26)
(3)

Tatil önerisi

skoylu
Daha önce herşey dahil otellere ve kampa çok defa gittik ama bu kez anne babam ve çocukla birlikte onlarla tatil yapalım istiyoruz. Anne baba yaşlı çok yorucu ve bunaltıcı olmayan bir seçeneğe ihtiyaç var. Kafamda Datça,Bodrum ve Altınoluk tarafları var. 4 kişi için sizce airbnb gibi yerlerden ev tu
Daha önce herşey dahil otellere ve kampa çok defa gittik ama bu kez anne babam ve çocukla birlikte onlarla tatil yapalım istiyoruz. Anne baba yaşlı çok yorucu ve bunaltıcı olmayan bir seçeneğe ihtiyaç var.

Kafamda Datça,Bodrum ve Altınoluk tarafları var. 4 kişi için sizce airbnb gibi yerlerden ev tutmak mı mantıklı, yoksa Bodrum'da kiralık devremulkler gordum onları mı tutmak iyi olur yada ucuza oteller var sadece kalmak maksatlı biz zaten denize gider takiliriz havuza girmek istemiyoruz. Fikirlere ihtiyacım var.
0
skoylu
(08.07.26)
altınoluk tam anne baba ile gidilecek yer ama plajı taştır. kumun ayağına yapışmasını engelliyor ama yürüyüşlerinde veya ayaklarında problem varsa sorun yaşayabilirsiniz. ayvalık'ta uygun fiyatlı bahçeli villalar vardı oralara bakabilirsiniz. bodrum çok hareketli ve hararetli oluyor. gündoğan bölgesini öneririm orada. biraz da gezeriz dolanırız diyorsanız marmaris taraflarını da değerlendirebilirsiniz. sakinlik için ise gündoğan
0
cisimcik golgi
(08.07.26)
söğüt/bozburun/selimiye taraflarına da bir bakın. hem butik oteller var hem de sakin bölgeler.

limon çiçeği tatil evi var mesela selimiye tarafında olması lazımdı. hep aklımda gideceğim gideceğim bir türlü fırsat bulamadım
0
kablelvuku
(08.07.26)
airbnb'de yemek yap vs yorucu olmaz mı onlar için? bir sorun isterseniz. tatilin yemek bulaşık derdi olmayanı makbuldür.
0
janderzel zartanyan
(09.07.26)
(4)

Bacaklarında varis olan kadınlara bir soru

64654942
Mini bir şeyler giyerken kendinizi rahatsız hissediyor musunuz? Ben son birkaç yıldır bunu çok kafaya takıyorum açıkçası. Epey beyaz tenliyim. Üzerine bir de orta seviye varis ve bolca kılcal damar çatlamalarına sahibim. Hem beyaz ten hem ince deri birleşince bunlar iyice görünür oluyor haliyle. Kıl
Mini bir şeyler giyerken kendinizi rahatsız hissediyor musunuz? Ben son birkaç yıldır bunu çok kafaya takıyorum açıkçası.

Epey beyaz tenliyim. Üzerine bir de orta seviye varis ve bolca kılcal damar çatlamalarına sahibim. Hem beyaz ten hem ince deri birleşince bunlar iyice görünür oluyor haliyle. Kılcallar için lazer yaptırsam da yenileri çıkıyor. Benzer şekilde varisler için köpük tedavisi sonucunda hem tedavinin ufak tefek izi kalıyor hem de tedavi sonrası hiç çıkmamış gibi olmuyor. Zaten yenileri oluştuğu için de kesin çözüm değil.

Siz de bunu problem ediyor musunuz, yoksa aştınız mı? Deneyimlerimizi paylaşalım.
0
64654942
(06.07.26)
Böyle bir problemim yok ama çilek bacak dedikleri görünüm mevcut. Rahatsız da oluyorum. Ama yine de canım istediğinde kısa giyiyorum. Bendeki durumun da çözümü vardır mutlaka ama zaman ve para dökmek gerek ama bu bana saçma geliyor şu an için. Uğraşamam valla. Çevremde çoğu kadının kozmetik kusurları (!) var zaten. Gayet normal şeyler bunlar.
-1
elorelia
(06.07.26)
Varis filan yok ama sürekli bacaklarım morarıyor yer yer tuhaf mor kırmızı renkli. pürüzsüz olmadığı için bazen etek giymeye de çekiniyorum bazen de fondöten kullanıyorum.
-1
yenibirgüzelnick
(07.07.26)
Ben de boyle bir sorun yok ama ben guneslenemedigim icin ve birazda bronz gorunmek icin bir bronzlastirici kremler arastirmistim. Bu tarz kremlerde suruldugunde bacaklari puruzsuz gosteriyor. Yani kilcal damar gibi seyleri kapatabiliyor, fonduten gibi ama tabi suya dayanikli. Gecici cozum olarak dusunebilirsiniz
0
acelaacedebela
(07.07.26)
kıllı bacaklarımla dolaşıyorum senelerdir. kurumsalda iken de yaptım bunu. hatta ankara'dan koç holding nakkaştepe'ye uçakla toplantıya gittim kıllı bacaklarımla. tuncay durak arabadan iniyordu, selam vermişti. günler sonra adamın kim olduğunu öğrendim.

bunu neden yazdım çünkü sen dert etmeyince kimse etmiyor. aklım orada olsaydı o adam araçtan inerken gözleri benim bacaklarımda kalırdı. sal gitsin.
0
janderzel zartanyan
(08.07.26)
(10)

Deniz suyunu temizlikte kullanmak

Unde bach canim
Deniz suyu içeriğindeki tuz ve mineraller nedeniyle deterjan gibi ürünlerde köpürmeyi engelliyor fakat bu deniz suyunu alıp sokak ve caddeleri yıkamak, evlerde ayrı hat kullanarak direkt olarak atık su olacak şekilde tuvaletler için kullanmak “içme suyunun tuzlu suyla karışması gibi risklerden dolay
Deniz suyu içeriğindeki tuz ve mineraller nedeniyle deterjan gibi ürünlerde köpürmeyi engelliyor fakat bu deniz suyunu alıp sokak ve caddeleri yıkamak, evlerde ayrı hat kullanarak direkt olarak atık su olacak şekilde tuvaletler için kullanmak “içme suyunun tuzlu suyla karışması gibi risklerden dolayı mı esas olarak kullanılması riskli?

Evet gelecekte içme suyu yetersiz olabilir ama şu an yeterli iken büyük bir deniz suyu aktarım projesi büyük maliyet olur. Bu sebebi geçtiğimizde nasıl bir çevresel sorunla karşılaşabiliriz gelecek için?
0
Unde bach canim
(04.07.26)
Deniz suyundaki tuzun çürütücü etkisi nedeniyle bir boru şebekesi ve fitting malzemeden geçirilmesi, sistemin sağlığı açısından pek mümkün değil ve ayrıca atık su direkt denize verilemez de doğaya karışırsa dokunduğu her yerdeki doğayı öldürür.

Deniz suyu arıtımı bir azgelişmiş ülke için mümkün değil, maliyet çok yüksek.

Denizden fayda ummak yerine belediyelerin kayıp kaçağı önlemeye ve atık suyu arıtmaya yönelmesi çok daha ekonomik görünmekte.
+3
Mirket
(04.07.26)
@mirket
Hocam deniz suyunu arıtmadan verecek, arıtılması zaten ekonomik değil. Günümüzde bile metal boru kullanıldığını düşünmüyorum. Beton veya plastik kullanılıyordur. Ki tuz bunlara zarar vermez.
0
🌸Unde bach canim
(04.07.26)
Suyun geri dönüşümü ve israf edilmemesi konusunda yapılacak çok şey var ama “deniz suyunu evlerimizde ya da tuvalette kullanalım” bunlardan biri değil.

Şehirlere yağmur hasatı yapmak, her yeri beton yapmamak, çatılardan akan suyu depolamak ve kanalizasyona vermemek, iki atık su hattı oluşturmak, evlerdeki tuvalet-sifon suyunu gri-su ya da çatılardan toplanan sudan vermek gibi çok şey var. Hatta en basitinden el yıkama lavabolarının gideri neden klozete ya da tuvalete verilmiyor onu anlamıyorum. Küçük tuvaletten sonra sifon çekmez, el yıkadığımız su tuvaleti temizlerdi.

Bunlarla ciddi tasarruf yapılabilir ama vatandaşın kullandığı su maden tarım ve sanayi ile kıyaslandığında devede kulak kalıyor. Tüm bu saydığım şeylerden tasarruf oluşturmayı geçtim tüm vatandaşlar aylarca bir damla su kullanmasa hala ciddi bir tasarrufu oluşmayacak.

Su sorununu çözmek için yapılması gereken ilk şey ormanlaşma ve yağmur oluşumunu arttırmak, şehirlerde betonu azaltmak ve yağan yağmurun toprakla buluşmadı, her binaya su deposu koyup temizlik sularını yağmurda dolan depolarla kullanmak gibi yöntemler gerekiyor.

Yer altındaki kayıp kaçak çok ciddi boyutta bu arada. O da israf çünkü A noktasından gelen su B noktasıdinda toprağa karışıyor. Teknik olarak hala toprakta ama tekrar kullanılabilir olması için yüzyıllar geçecek belki.

——
Deniz suyunu kışın yollar buz tutmasoın diye kullanıyorlar bu arada. Tuz atacaklarına tuzlu su atıyorlar. Bu bana mantıksız gelmiyor az kullanıldıkça.
+1
biseysorcaktim
(04.07.26)
tuz, pek çok malzeme için en yıpratıcı ve bozucu etkenlerdendir. sebeplerden en önemlisi bu olabilir.
+1
lil siztah
(04.07.26)
Abi, eski binalarda falan tesisat tadilatı gördüysen boruların içi hep hışır kaplıdır. Bu malzeme sudaki çözünmüş katı maddelerden kaynaklıdır ve zaman içinde boru demir de plastik de olsa tıkar. Deniz suyunda bu çözünmüş karı madde miktarı içme suyundan 5-10 bin kat daha fazladır ki onun tıkayıcılığını sen düşün.

Tamam , borular plastik de, fitting malzemenin eninde sonunda bir yerlerinde, en azından vana ve musluklarda metal vardır ve metal tuzu hiç sevmez.

Bir de, eğer temizlik yapan biriysen bilirsin, temizlikte bela olan şey sudaki kireç, yani suda çözünmüş katı maddelerdir. Yani klozeti, fayansları pis gösteren o sapsarı malzeme hep odur. Sert suyla cam silersen o camı ayrıca bir daha silmen gerekir. Tuzlu suyu arabana vurursan, araba ölmesin diye tatlı su ararsın falan.

Yani deniz suyuyla temizlik olmaz.
+1
Mirket
(04.07.26)
Yukarıdaki detaylı açıklamaları özetleyecek şekilde, deniz suyunu sıvı toprak olarak düşünün. Temizleyici bir etkisi yok bu anlamda. Bulunduğu yerde kendisi bir temizlik sebebi oluyor.
0
akhenaten
(04.07.26)
Temiz yeraltı sularını kirletip toprağı öldürürsün.
0
kimlanbu
(04.07.26)
sokak vs. yıkamada hem asfaltın anasını ağlatıyor hem de bulaşan arabaların canına okuyor.

tuz mekanik araçlar için bela.
0
gurur
(04.07.26)
denize sıfır yaşayan birisi olarak söyleyeyim. havuzlardan birisini deniz suyu ile dolduruyorduk. serpintilerle vs çevresini o kadar çok batırmaya başladı ki şebeke suyu ile doldurmaya başladık. gerisini siz düşünün.

ayrıca tuzlu su düzenli kullanımda asit gibi aşındırma yapıyor.
0
bravoteam
(05.07.26)
izmir karşıyaka belediyesi senelerdir deniz suyunu uygun şekilde arıtıp parklar ve bahçeler müdürlüğünün sulama işlerine su temin ediyor.

ancak içme ve dediğiniz temizlik işleri için ek işlemler gerekebilir. denizde tatlı su elde etmek için buharlaştırma yöntemi kullanılır mesela ama bu kadar basit olacağını düşünmüyorum büyük kapasiteli sıhhi kullanım için. zaten teknik bilgim de yok. boş yapmayayım.
0
janderzel zartanyan
(05.07.26)
(6)

Kiralık villalarda havuz temizliği

benaslindayohum
Biraz titizim bu konuda. Nasıl seçim yapmalıyım? Havuzu kim nasıl temizliyor normalde? Kendi kendine sürekli temiz su veren havuz sistemi var mıdır?
Biraz titizim bu konuda. Nasıl seçim yapmalıyım? Havuzu kim nasıl temizliyor normalde? Kendi kendine sürekli temiz su veren havuz sistemi var mıdır?
0
benaslindayohum
(01.07.26)
temizlik bir yana,
icerisine ilave edilen
dezenfektan maddesi klor,
gözlerde alerji olmak uzere
bir çok zarari var,
elektrik kaçagi da olabiliyor,
en sagliklisi deniz suyu.
0
designer
(01.07.26)
Biz ciddi pahalı ilaç kullanıyoruz ve bir aletle ölçüyoruz sürekli. Yer Fethiye
0
fistikthecat
(01.07.26)
Tuzlu su sistemi olan havuzlulara bakabilirsin bir nebze daha temizdir diye düşünüyorum.
0
new day new life
(01.07.26)
size evi gösteren, şu şöyle bu böyle diyen bir yancı eleman oluyor genelde. numarasını alıyorsunuz, temizlik yapılacağı zaman arıyorsunuz. tabi en başında kaygılandığınız her şeyi konuşmakta fayda var.
0
Improbable
(01.07.26)
şans işi. maalesef tamamen havuzcuya güvenmek zorundasınız. kimisi sürekli uğraşmamak için göz taşı atar kimisi zaten cebimden gitmiyor diyerek kloru basar kimisinin de villa sahibi cimridir elinin ucuyla kimyasalları atar sonuçta allaha emanet bir durum oluşur.

maalesef otel havuzları gibi denetime tabi olmadığı için sizden önceki misafirlerin yorumlarına güvenmekten başka çareniz yok. bir de villa eğer yeniyse sahibi kötü yorum almamak için işleri sıkı tutar oraları da tercih edebilirsiniz.

not: son 10 senesini turizm-inşaat sektöründe harcayanspor
0
bravoteam
(01.07.26)
çok sıkıntı. 20 sene oldu ama havuzdan STD kapanlar oldu.

devirdaim sistemi olması şart havuzda. o olmayınca zaten hemen sineklenir. yine de bir öncekilerin içine işemediğinden emin olamazsınız. titizseniz havuz büyük bir hayır olmalı.

klimayı temizlettim dün. havuzdan çok klima ve içindeki küf. mantarlar daha ciddi bence.
0
janderzel zartanyan
(01.07.26)
(8)

Road trip playlisti yapıyoruz

houseinorleans
Hadi elden ele roadtrip playlisti yapalım.İlk şarkı benden; sonrakiler de benzer kafalarda olursa süper olur.Yorucu olmaması, arada sırada yüksek bölümleri olan şarkılar da olabilir.https://music.youtube.com/watch?v=VixdIglCZXk&si=qDNMx5rZ1fVDWfwj
Hadi elden ele roadtrip playlisti yapalım.
İlk şarkı benden; sonrakiler de benzer kafalarda olursa süper olur.
Yorucu olmaması, arada sırada yüksek bölümleri olan şarkılar da olabilir.
music.youtube.com
+1
houseinorleans
(30.06.26)
rhcp - road trippin', mor ve ötesi - güneye giderken. tema yolculuk olduğu için trivial olabilir ama yolda iyi gidiyor :)
0
matlii
(30.06.26)
First Aid Kit--- On the road again
music.youtube.com
0
Amaranta ursula
(01.07.26)
Eski bir liste olsa da burada çok güzel şarkılar var.
open.spotify.com
0
biseysorcaktim
(01.07.26)
Highway to Hell.
0
auroraaurora
(01.07.26)
Kendi yol listemi paylaşayım:

open.spotify.com

Bir de neşeli versiyonuna başlamıştım, şimdilik kısa bir playlist:
open.spotify.com
0
?
(01.07.26)
bir şey diyeceğim linçlemek isteyebilirsiniz.

uzun yıllardır uzun yola giderim. son 3 uzun seyahatimde müzik dinlemedim ve yorulmadım. en az 6 saattir bu yollar.

özellikle sevdiğiniz şarkıya eşlik ettiğinizde bunu bir de istemsiz bağırarak yapıyorsunuz ya, yorgunluğu artırıyor.
0
janderzel zartanyan
(01.07.26)
yola klasik rock kadar iyi giden bir tür yok bence.

america - a horse with no name
dire straits - walk of life
grateful dead - ripple
fleetwood mac - dreams
rainbow - the trmple of the king
0
phoarbix
(01.07.26)
Cleerence - have you ever seen the rain
Fools garden - lemon tree
Talking heads - psycho killer
0
dilemma of subscribtionability
(02.07.26)
(7)

Bu ne böceği?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba,Son zamanlarda evde aynı yerde bu böcekten görüyorum. Sanırım eve yuva yaptı. Bu ne böceği bilginiz var mı? Evde bitkilerim var ama onlarda böcek görmedim, onlardan kaynaklı olabileceğini düşünmüyorum. Kedimde var zararlı bir böcek olmasında.Teşekkürler https://hizliresim.com/n2twczphttps:/
Merhaba,

Son zamanlarda evde aynı yerde bu böcekten görüyorum. Sanırım eve yuva yaptı. Bu ne böceği bilginiz var mı? Evde bitkilerim var ama onlarda böcek görmedim, onlardan kaynaklı olabileceğini düşünmüyorum. Kedimde var zararlı bir böcek olmasında.

Teşekkürler

hizliresim.com

hizliresim.com
+1
icimdekipollyannatinerebasladi
(27.06.26)
Eve yuvalanacak bir böcek değil, kınkanatlı denilen gruptan aslen bahçe böceği. Evde birkac tane canlı olarak görüldüyse, eşya altlarında falan bolca ölüsüne rastlarsınız. Cam çerçeve açık kalıyorsa gece, ışığa gelip birikirler, ısırmaz sokmaz zararsız. Ev ortamında yaşayamaz.
+2
covered
(27.06.26)
bizim evde, masif ahşap mobilyalarda yuvalanıyor bunlar. yumurtadan çıkma zamanı çoğalıp, bir haftaya kayboluyorlar. zararlı değil ama kedinizin iç parazitini eksik etmeyin yine de.
+1
lil siztah
(27.06.26)
ayy ben de 1 tane gördüm evimde. 2 kedim var benim de.

tüm pencerelerimde ve balkon kapımda dahi sineklik var. nereden nasıl girdi anlamadım.

duyuru ve cevaplar benim için de faydalı oldu.
0
art cat chocolate
(27.06.26)
genelde halılarda oluyorlar. rulo halde kullanılmayan halılar var mı? altı süpürülmeyen uzun zamandır kaldırılmamış halılar. kedilere zararlı oldıuğunu düşünmüyorum. hatta yiyebilirler bile.
0
janderzel zartanyan
(27.06.26)
Çok sık görmüyorum 40 - 45 gun içinde 5 veya 6 tane gördüm. Bizdede sineklik var ama bazılarının araları açık oradan girmiş olabilirler. Rulo şeklinde halimiz var ama diğer odada. Ben bu böcekleri salonda hep aynı yerde görüyorum. Evin farklı odalarında görmedim.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(27.06.26)
sentinel
(28.06.26)
Teşekkür ederim ama fotoğraftaki böcek linkteki böcekten farklı bir böcek.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(15.07.26)
(8)

Yaşanacak şehir seçimi

sirisum
Merhabalar. Eşimle ikimiz 30lu yaslarda, ikimiz de çalışan, çocuksuz bir çiftiz. Maddi sorunumuz yok. Seceneklerimiz sadece yazacaklarimdan ibaret iş durumumuzdan dolayı, o yüzden bunun haricinde öneri istemiyoruz. Marmaris, Dalaman, Izmir (Bornova ya da Karşıyaka). Beklentilerimiz sosyal imkanları
Merhabalar. Eşimle ikimiz 30lu yaslarda, ikimiz de çalışan, çocuksuz bir çiftiz. Maddi sorunumuz yok. Seceneklerimiz sadece yazacaklarimdan ibaret iş durumumuzdan dolayı, o yüzden bunun haricinde öneri istemiyoruz. Marmaris, Dalaman, Izmir (Bornova ya da Karşıyaka). Beklentilerimiz sosyal imkanları olsun, belediyesi iyi olsun, yolları düzgün olsun, sürekli elektrik veya su kesintisi olmasin, nispeten sakin olsun ama yarim saat içinde sehir hayatına da yakin olsun. Umarım anlatabilmisimdir. Ev kiralari vs önemli değil, dediğim gibi maddi açıdan rahatiz. Bu iller memleketimize de yakın. Hepsi de sürekli çocukluktan beri gördüğümüz gittigimiz, tatil yaptığımız iller ama yaşama açısından nasıldır deneyimimiz yok tabii. Orada yaşayan kisiler artıları eksileri ile yardımcı olabilirler mi? Teşekkürler.
0
sirisum
(26.06.26)
İzmir artık yaşanırlıktan çıktı. Trafiği ayrı sıkıntı, insan göçü ayrı sıkıntı. Karşıyaka Bostanlı tarafı size ideal ama trafik gene sorun. Dalaman sıkıcı size gelmez. Marmaris yazın hareketli ancak yazın ölü oluyor. İzmir haricinde sosyal bir ortam zor. Ege de İzmirden sonra yaşanacak tek şehir Denizli ancak Denizlili değilseniz zorlanırsınız. 12 ay yaşamay en ideal yazlık bölge Kuşadası. Yazın aşırı kalabalık oluyor.
-2
mikahakkinen
(26.06.26)
Trafiği çok dert etmezseniz İzmir'de saydığınız yerler güzel. Bornova büyükpark tarafları daha nezihtir. Ek olarak listeye Alsancak fransız kültür civarını ekleyebilirsiniz.
0
HellKeePer
(26.06.26)
"Belediyesi iyi olsun"la İzmir'i kaybediyorsunuz. Pandemi sırasında İstanbul'dan İzmir'e taşınan çocuksuz çift olarak söylüyorum bunu.

Dört yıl İzmir'de yaşadık, ikimiz de evden çalıştığımız için keyfimiz çoğunlukla yerindeydi çünkü hem benim aradığım şeylere (raylı sistem, tiyatro ya da senfoni orkestrası gibi sanat sepet kültür etkinlikleri) hem de eşimin aradığı şeylere (kolay ulaşılabilir güzel doğa, gezip görecek yerler) İzmir'de çok kolay ulaşılabiliyor. Şehrin göbeğinde olmanıza gerek yoksa İzmir'de Güzelbahçe hoşunuza gidebilir.
0
kobuzchu kiz
(26.06.26)
Marmaris ve izmir karsilatirildiginda izmir bir tik daha onde sanirim o zaman? Tabi sağlık hizmetlerini de unutmusum, o da önemli.
0
🌸sirisum
(26.06.26)
izmir'i hiç düşünmezdim. istanbul kadar pahalı ve istanbul gibi berbat trafiği olan bir şehir haline geldi. izmir belediyesini konuşmaya gerek yok. 100k maaş alan çöpçüleri maaş zammı isteyerek yılda 3 ay çöp toplamama eylemleri falan yapıyor. elektrik ve su kesintisi çok fazla.
+1
runaway
(26.06.26)
Üçü de değil.
Ama Marmaris ve Dalaman hiç değil. O yüzden kötünün iyisi İzmir Karşıyaka kalıyor.
0
etna
(27.06.26)
Bu üçünden İzmir derim. Bornova ve Karşıyaka'da yaşanabilir yerler. Yalnız trafiği çok şehircilikte öyle ahım şahım değil. izmir'e taşınmayı düşünüyorsanız deprem riski nedeniyle yeni binalara bakın ayrıca trafik problemi artık arşa ulaştığı içinde kesinlikle otoparkı olan bir bina-site öneririm.
0
murtiii
(27.06.26)
İzmir çocukluğumdaki gibi b*k kokuyor. belediye ile kaybettiniz. su kesintisi konusunda belki düzelmiştir ama yakın senelerde 8 gün gibi afaki bir süre kesintiler oldu. arabanız yoksa trafik de pek sorun olmaz. karşıyaka bornova'dan nezihtir ama bornova'nın bir kısmını karşıyaka'ya kattılar. o fark kayboldu sınır mahallelerde.
-2
janderzel zartanyan
(27.06.26)
(5)

Ölmeden önce mirası garantiye aldırmak

cemallamec
Merhaba,Yarın bir gün ölürsek ya da başımıza bir şey gelirse üstümüzdeki taşınmazları bazı kişilere hukuken nasıl miras bırakabiliriz? Yani o kişilerin haberi olmasın tabii, biz ölünce malı başkaları satmaya kalkarsa malın satılamayacağını ve birilerine resmen miras bırakılmasını nasıl ayarlarız? Va
Merhaba,

Yarın bir gün ölürsek ya da başımıza bir şey gelirse üstümüzdeki taşınmazları bazı kişilere hukuken nasıl miras bırakabiliriz? Yani o kişilerin haberi olmasın tabii, biz ölünce malı başkaları satmaya kalkarsa malın satılamayacağını ve birilerine resmen miras bırakılmasını nasıl ayarlarız? Vasiyet yazınca pek etkili olmuyor sanki.
0
cemallamec
(18.06.26)
noterden yazılı bir miras belgesi bıraksanız bile mirasta pay sahibi olanlar iptal davası açabiliyor. o yüzden doğrudan o kişilerin üzerine yapacaksınız malı mülkü ölmeden evvel.
+3
janderzel zartanyan
(18.06.26)
Hukuka giriş dersi almıştım. Orada miras hukukundan da bahsetmişti hoca.

Şimdi şöyle bir durum varmış. Mirasınızı istediğiniz gibi bırakamıyorsunuz. Rezerve pay diye bir şey var, bunlar ilgili mirasçılara siz istemesiniz bile gidiyor. Kalan payı istediğiniz gibi bırakabiliyorsunuz.

Rezerve pay şöyle:
Öncelik eşiniz. Mirasınızın belli bir kısmı mecbur eşinize gidiyor.

Eş ile birlikte şöyle ilerliyor:
Önce çocuklar. Mirasın belli bir kısmı çocuklara, vefat ettilerse onların çocuklarına.

Çocuk yoksa: anne/baba kardeş. Çocukların miras hakkı ebeveyne geçiyor yani.

Ebeveyn de ölmüşse, büyük anne/baba.

Paylar nasıl hatırlamıyorum ama, evli ve çocuğunuz varsa; mirasınızın 3/4’ü rezerve. Buna dokunamıyorsunuz.

Çocuğunuzun hakkını başkasına verdiyseniz, yasal olarak çocuk mirasını alabiliyor. Mesela eviniz var ve 10m tl değerinde. Yaşarken başkasına geçirseniz ve satış işlemini 500k falan yaparsanız, çocuğun yine 10m de hakkı var. Mahkeme bu kadar düşük değerden satıldıysa mirası vermemeye çalışmış gibi yorumlar. Ya da 10m nakitten miras alması gerekir.
Evi 10m den satıp parayı yerseniz, böyle miras hakkı kalmaz tabii.

Rezerve payı iptal etmenin bir yolu var. O da miras sahibinin size saygısızlık yapması gibi durumlar. Hastayken size bakmadıysa, uzun yıllar arayıp sormadıysa, bu miras hakkından çıkarılabiliyor.
+4
substituent
(18.06.26)
Detayını bilmiyorum ama tamamı bir kişiye bırakılırsa sıkıntı oluyor daha sonra. Anne tarafından dedem satın aldığı yerlerin kabaca %90'ını yeni eşine vermiş, çeşitli şartlar da yazılmış, bakım vs. Neyse sonrasında dava vs açıldı o kalan %10 da kaybedildi falan ama o ufak parçayı dede kendi üstüne keyfi bırakmamış zaten anlaşılan, problem olur diye özellikle bırakılmış.
-1
mbond
(18.06.26)
Saklı pay/ mahfuz hisse konusunu inceleyin. Vasiyetnamenin tapuya şerh edilmesi konusunu inceleyin.
0
ground
(18.06.26)
Bir avukata başvurmanızı tavsiye ederim.
0
10551037
(19.06.26)
(12)

aile kurma istegi

inspired by a true story
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobileri
6 yildir yurt disinda yasiyorum. ilk yillarda farkli milletlerden kisilerle gonul iliskilerim oldu ama hic asik olmadim. son 2 yildir ise hoslandigim bir kisi bile olmadi.

yeterince sosyal biri sayilirim, bircok farkli milletten arkadasim var. ayrica yeni insanlarla tanismama olanak saglayan hobilerim var. yani sorun ayni dar sosyal cevrenin icine sikismak degil. ben sanirim yabanci biriyle birlikte olmak istemiyorum. birinden hoslansam bile ciddi bir iliski yasamayi isteyecek kadar ileri gitmiyor duygularim, bir seyler eksik kaliyor, bir sure sonra soguyorum (gelenekci ya da muhafazakar bir insan degilim, oyle bir sey degil bahsettigim). ama ben artik asik olmak, aile kurmak istiyorum. sirf bu yuzden turkiye'ye geri donmeyi dusunuyorum. bu dusuncem sacma mi?
0
inspired by a true story
(12.06.26)
Değil. Gel bence
0
benaslindayohum
(12.06.26)
kesinlikle saçma değil. bu hayatı istediğiniz gibi yaşamak istemenizden daha doğal bişey yok. bunun yolu dönmenizse, neden olmasın; artısını eksisini siz hesap etmişsinizdir zaten. yaşınız geçip de aklınız başınıza gelm.. pardon, evlilik fikrinden uzaklaşmadan :) dönün derim.
0
lil siztah
(12.06.26)
Cok mantikli ama tr malesef kötü bir yere gitti.
Ayrica su an piyasadan uzakta yillarin gecmis. Ne is yapacaksin tr‘de?
Belli bir yastan sonra yurt disina dönmek nasil zorlasiyorda aynisi tr‘ye dönme kismi icin de gecerli.

Bence türklerle date yap diycem. Ama türkler de bi garip salak salak ben türkü napiyim yurt disinda yabanci bulurum diyorlar.
-3
Purple life
(12.06.26)
Bence de gel. Böyle yapan tanıdıklarım var.
0
gabe h coud
(12.06.26)
yaş kaç?
0
co2s2
(12.06.26)
Bayansan gel burada seni biraz harcasınlar sonra görürsün ilişki istiyorum aile kurmak istiyorumu
-7
artıküyeolmakistiyorum
(12.06.26)
yaşlandıkça vucuttaki testesteron azaldığı için erkek yumuşar, gelecek kaygısı ortaya çıkar. yoksa evlenmenin hiçbir mantıklı açıklaması yok.
-6
plastic_angel
(12.06.26)
sayin cumhurbaskanimizin da dedigi gibi: kapiyi kapatma
0
Purple life
(12.06.26)
amac hatunu alip yurtdisina cikartmak mi yoksa kesin donus mu? ona gore cevaplar degisir.

alip cikartma isine bakarsak, cevremde her sene yazlari oralara gelip hatun arayan cocuklar var, ama cogun husranla geri donuyor.

akli basinda isi gucu olanlari alip yurtdisina cikartman cok zor, ki bence haklilar.
gelmek isteyenlerde agirliginca altin isteyen cingene tayfa. bir sekilde zorla birini bulup getirip bosananlar da cok.

ozetle: eger yurtdisinda yasamaya devam edeceksen, bulasma. yok eger kesin donus yapicam diyorsan zaten donup biraz zaman gecirdikten sonra birini bulursun, zor degil..
0
cooperr
(12.06.26)
eğer hayatınızdan memnunsanız saçma. zira türk biriyle tanışıp birlikte olmayı, aile kurmayı türkiye dışındaki bir ülkede de başarabilirsiniz. ama türkiye'ye dönme isteğiniz türkiye'de yaşamayı özlemek ise saçma değil.
0
tnz
(13.06.26)
Abi hayat senin hayatın ama şu ana kadar yaşadığın ülkeden şikayet etmedin, olayın aile kurmak.
Sen şimdi aile kurmak diye Türkiye'ye gelip orada kendine uygun olmayan birini bulup aile kurarsan (ki çok büyük risk çünkü anladığım bayadir böyle bir ilişkin yok) + Türkiye'ye dönmenin getirdiği diğer riskler hayatını çöp edebilirsin.
O yüzden kararını kendin ver. Türkiye iyi durumda değil. Ama bu demek değil ki sen istediğin hayatı yaşama. Eğer isteğin Türkiye'de Türk kadınla aile kurmaksa yap, kararı kendin ver. Sonra bize ağlama "lan yav.aklar beni döndürdünüz şu an beter haldeyim" diye:)
0
logisticsmanager
(13.06.26)
düşünceniz saçma değil.

kız bakmaya gelin zira buradan yurtdışında yaşamak için birçok kişi gönüllü olacaktır ancak bu gönüllülük arasından gerçek sevgiyi bulmanız biraz zorlayıcı olabilir.
aşık olmak bir istek olduğu için bunun gerçekleşmesi kesin değildir. aşk hiç beklemezken gelir.

görücü usulü evlenen tanıdıklarım oldu. yurtdışına kız götürdüler. her ne kadar outdated görünse de, bu en güvenli yöntem görücü usulü ama elbette karar öncesi görüşmeniz, birbirinizi tanımanız şart. ülkede yozlaşma epey yüksek seviyede çünkü belki haberiniz yoktur :s
-1
janderzel zartanyan
(13.06.26)
(4)

İstanbul'da nereden Gürcü Larisi alabilirim

bolungarvik
Merhaba. İstanbul'da, tercihen Anadolu yakasında, kazıklanmadan Lari alınabilecek bir yer var mıdır?
Merhaba. İstanbul'da, tercihen Anadolu yakasında, kazıklanmadan Lari alınabilecek bir yer var mıdır?
0
bolungarvik
(24.10.25)
Bunu bilmiyorum ama Gürcistana gideceksen burada almaya gerek yok. Batum ve tiflis de her köşe başında dövizci var.
0
kisa
(24.10.25)
Kadiköy Çarşı’da Şatır döviz vardı, bir sürü para birimi var. Onlara sorabilirsin kaça alıp satıyorlar. Onun dışında dolar ya da euroyla gürcistan’a gidebilirsin. (TLyi nasıl çevirirler hiç bilmiyorum)
0
kuehles blondes
(24.10.25)
kisa +1. Tifliste her sokakta dövizci var ve oranlar çok iyi. Düzgün oranla Türk Lirası bozan bile vardı
0
glamdr1ng
(24.10.25)
Gürcistan'da her köşe başında döviz bürosu var ama dikkat et oranlara.
merkezdekiler özellikle, göz göre göre geçiriyor. 3000tl için 150 lari verdi Özgürlük Meydanı'ndaki. Meryem Ana Kilisesi yolunda başka yerde 200+ lari verdi.
İstanbul'da seçeneğin az. Havalimanında ulaşım için biraz bozdurup şehir içinde hesap yapmanı öneririm. Tabi bunu ülkede harcamak istediğini varsayarak cevap vermişiz hepimiz.
0
janderzel zartanyan
(24.10.25)
(2)

Sizce Bu Leke Çıkar mı?

don fabrizio salina
Merhaba, vintage forma alacağım fakat yaka kısmında şöyle bir sararma mevcut. Sizce çıkar mı alınır mı? Çıkarsa ne kullanmamı önerirsiniz arkadaşlar?https://i.imgur.com/DO58csk.jpeg
Merhaba, vintage forma alacağım fakat yaka kısmında şöyle bir sararma mevcut. Sizce çıkar mı alınır mı? Çıkarsa ne kullanmamı önerirsiniz arkadaşlar?
i.imgur.com
0
don fabrizio salina
(23.10.25)
Rossman'da Dr. Beckmann marka leke çıkartıcı var. Sürüp bir süre beklettikten sonra yıkıyorsunuz ve çoğu leke geçiyor. Benim kıyafetteki sarı lekelerime çok iyi geliyor, deneyebilirsiniz.
www.rossmann.com.tr linki de bu
+1
mermaidd
(24.10.25)
1- tekstilcilerde bir spray var. o işe yarıyor. bunun için tanıdık gerekiyor.
2 - rosmann'a ek olarak
3 - arap sabunu + çamaşır sodası doğru oranda kullanıldığında çıkarıyor çoğu lekeyi.
4 - bir de vanish işe yarıyor sırf beyazlarda ama.
0
janderzel zartanyan
(24.10.25)
(5)

Taşeronu oldugumuz firmaya başvurma

WithWorth
Savunma sanayi ana oyunculardan birinin taşeronuyuz. Binlerce kişilik firmalar.Üstümüz olan firmada benim pozisyon için ilan açılmış. O roldeki adamlarıyla toplantı falan yapiyoruz sürekli, bizi hiç beğenmiyorlar 🤦‍♂️ başvuram mı ?Adam taşeronundan adam çeker mi ¿ Toplantıda "cv'ni beğendim" falan d
Savunma sanayi ana oyunculardan birinin taşeronuyuz. Binlerce kişilik firmalar.
Üstümüz olan firmada benim pozisyon için ilan açılmış. O roldeki adamlarıyla toplantı falan yapiyoruz sürekli, bizi hiç beğenmiyorlar 🤦‍♂️ başvuram mı ?
Adam taşeronundan adam çeker mi ¿ Toplantıda "cv'ni beğendim" falan der mi ?
0
WithWorth
(23.10.25)
muhtemeln gizlilik anlasmasi geregi alt yukleniciden ise alim yapmazlar, conflict of interest olabilir.
eger boyle bir engel yoksa o buyuk firmadan en yakin hissetiginiz kisiye usulca sokulup merhaba diyiniz....gelen feedback e gore devam eder yada iptal edersiniz.
+1
cairo
(23.10.25)
başvurabilirsin kaybedeceğin birşey yok.
0
orpheus
(23.10.25)
Ben daha önce yaptım. Donörümüz olan bir kurumda başka bir projeye başvurmuştum alındım. Aynı proje değilse ve @cairo'nun da dediği gibi çıkar çatışması yoksa değerlendirilirsiniz. Bence başvurun.
0
Amaranta ursula
(23.10.25)
ne kaybedersiniz ki?
0
co2s2
(24.10.25)
ben de aynı şekilde ana firmaya geçmiştim. ana firma olarak taşerondan aldığımız da olmuştu. firmanın yapısını beğenmeseler de şahsen yaptığınız işi beğeniyor olabilirler.

bazı sektörlerde bu kesinlikle yasaktır. önce bunu öğrenmeniz faydalı olabilir.
0
janderzel zartanyan
(24.10.25)
(10)

Bağışıklık Güçlendirici

mor oje
.. olarak kışın ne kullanıyorsunuz? Önerilere açığım. Gıda, vs sormuyorum, direkt olarak immunol, immunex gibi bağışıklık güçlendirici soruyorum.
.. olarak kışın ne kullanıyorsunuz? Önerilere açığım.
Gıda, vs sormuyorum, direkt olarak immunol, immunex gibi bağışıklık güçlendirici soruyorum.
0
mor oje
(30.09.25)
şunu önermişti bir eczacı www.vitabiotics.com.tr
0
awlmi
(30.09.25)
@awlmi reduce tiredness dedi beni benden aldı, bi araştırayım iyi görünüyor
0
🌸mor oje
(30.09.25)
ormanella (spriluna + morenga tozu + et al)
lugol iodine
şeytan tersi
0
janderzel zartanyan
(30.09.25)
Düzenli d3 alıyor musun?
D3k2 kullanmaya başladığımdan beri çok fark etti
0
kisa
(30.09.25)
Açık konışmak gerekirse d vitamini hariç dışarıdan alınan takviyelerin bağışıklığa pek bir etkisi yok, d vitamini de protein sentezine katıldığı için etki ediyor. Bunların dışında, bağışıklığımızdan sorumlu maddeler T hücreleridir, T hücreleri eğer immun bi sıkıntı ya da kötü yaşam rutini yoksa hemen herkeste aynı seviyededir ve bunu doğrudan arttırmak çok mümkün değildir ama proteinden zengin beslenmek ağırlık çalışmak d vitamini takviyesi T hücrelerinin aktivitesini dolaylı olarak arttırabilir ama bence sigara-alkol kullanmak serbest radikallere direkt neden olduğu için başıklığın 1 numaralı düşmanları olabilir, ayrıca yetersiz/kalitesiz uyku ve kötü beslenme alışkanlıkları da var olan hücre aktivitelerini olumsuz olarak doğrudan etkileyebilir
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.09.25)
@kisa d3k2, magnezyum sabit alıyorum. Evet d3 çok önemli
0
🌸mor oje
(30.09.25)
@kaleci bahsettiğin her şeyi yapıyorum, onlarda hiç sıkıntı yok
0
🌸mor oje
(30.09.25)
Aşırı psikopat bir arkadaşım var ve çok zekidir onun bir tavsiyesine uyduk ve o ilaçtan kurtulamıyoruz. İlacın adı;UMCA
0
ground
(30.09.25)
d3k2 ve çinko+bakır kombinasyonu.
0
orpheus
(30.09.25)
@ground Umca çiçeğim ya, “hasta olucam galiba” dediğimde başlayınca alırım, işe yaradığını düşünüyorum
0
🌸mor oje
(30.09.25)
(9)

Granit tencereler

bahçedekisandal
Döküm, granit veya çelik tencereler vb. tercih ettiğiniz tencere hangisi?Anneme alacağım. Thermoad granit döküm tencereyi beğenmiş arkadaşında. Kullanmış olan var mı bu markayı?
Döküm, granit veya çelik tencereler vb. tercih ettiğiniz tencere hangisi?

Anneme alacağım. Thermoad granit döküm tencereyi beğenmiş arkadaşında. Kullanmış olan var mı bu markayı?
0
bahçedekisandal
(29.09.25)
celik. tabani kalin, totalde duzgun bir agirlikta (cok hafif degil ama esek olusu de degil).

akari kokari, cizilmesi sizmasi kaplamasi vs yok, tertemiz, dayanikli.

demir dokum de var ici kaplamali olan ama cok agir oldugu icin nadiren kullaniyorum.

baska malzeme bisey kullanmiyorum.
0
taurina
(29.09.25)
kullanmadım ama gördüğüm kadarıyla yapışmaz yüzey kaplamalı bir tencere. büyük ihtimalle kullanımı gerçek demir dökümlere veya paslanmaz çeliklere göre çok kolaydır, arkadaşında beğendiyse onu alın.

daha iyisini alıcam diyip annenize demir döküm veya paslanmaz çelik tencere verirseniz mutsuz olma olasılığı çok yüksek.
0
king lizard
(29.09.25)
Ben ondan kullandım ama çok dayanıksız, hemen yaralanıyor yüzeyi. Hiç tavsiye etmiyorum. Geçenlerde birine hediye etmek için alıp elimde kalan Nehir marka bir tava var o kaliteli çıktı, hiç bilmem markayı normalde. Belki bir denemek veya bakmak istersiniz.
0
muhayyer divan
(29.09.25)
karaca'dan granit almıştım çizildi hep :/
0
art cat chocolate
(30.09.25)
Granit ismi sadece granit gibi desenli boyanmasından geliyor, bildiğin teflon tencere aslında . Almayın.
Düz, altı kalın çelik tencere alın
0
Ruprect
(30.09.25)
Orta kalite bir marka granit tava aldım 4 ayda yapışmazlık özelliği kayboldu. Rengi karardı. Pişman oldum. Bir daha almam.
0
yurtsuz john
(30.09.25)
tüm tencerelerim çelik. teflon tavaları attım. iki tane thermoad granit tavam var. onlarda da en ufak bir çizik gördüğümde çelik ile değiştirmeyi düşünüyorum.
0
inheritance
(30.09.25)
Kaliteli döküme verecek para ve uğraşacak heves varsa döküm. Diğer her durum için çelik. Kaplamaların hepsi çöp.
0
gnosis
(30.09.25)
çelik.


kaplama tencereleri siz kaşık, çatalla çizmeseniz bile bulaşık makinesinde ızgaralarından vs çiziliyor.
sağlıksız her koşulda.
0
janderzel zartanyan
(30.09.25)
(15)

Anne kaybı

i am a legal alien
Merhaba,Annem ani kötüleşen bir rahatsızlık geçiriyor ve yoğun bakıma alındı entübe edildi. Yoğun bakımdan çıkmasına zor diyorlar. Çıksa bile bi süre sonra yine benzer şeyi yaşayabilirmişiz. Öyle tuhaf bir durum ki kadın 2 gün önce instagramdan komik reelslar yolluyordu. Şuan bu durumda olmasını kab
Merhaba,
Annem ani kötüleşen bir rahatsızlık geçiriyor ve yoğun bakıma alındı entübe edildi. Yoğun bakımdan çıkmasına zor diyorlar. Çıksa bile bi süre sonra yine benzer şeyi yaşayabilirmişiz. Öyle tuhaf bir durum ki kadın 2 gün önce instagramdan komik reelslar yolluyordu. Şuan bu durumda olmasını kabul edemiyorum.
Açıkçası kendimi kötü sona hazırlıyorum. Çok acı çekiyorum. Annem çok hayat doluydu arkadaşım gibiydi. Benzer süreçlerden geçen insanları duymak bana şuan iyi gelebilir. Annesini kaybetmiş insanlar, sonradan bu acıya alıştınız mı? Nasıl alıştınız?
0
i am a legal alien
(14.05.25)
benim hiç annem olmadı ama babamı kaybettim akciğer kanserinden. bir gün elini avuçlarına alacaksın sonra düşecek. alışmalısın.
0
yurtsuz john
(14.05.25)
geçmiş olsun her birinize.

alıştım.
kendiliğinden oldu. ne hatırlamaya ne de unutmaya çaba sarf etmedim.
0
janderzel zartanyan
(14.05.25)
Ben babamı kaybettim. Yas doğal bir süreç. Kendinizi güçlü kalmaya zorlamayın. Tabii ki üzüleceksiniz, tabii ki ağlayacaksınız. Gün gelecek çok yalnız hissedeceksiniz. Bunların hepsi doğal ve yaşanması gereken duygular. Bu duyguları bastırarak bu süreçten sağlıklı bir şekilde çıkamazsınız.

Sorunuza doğrudan cevap vereyim: İnsan her şeye alışıyor.
0
amortisman
(14.05.25)
ben de babaannemi kaybettiğimde 1-2 yıl unutamadım kabullenemedim. zaman geçmedikçe alışman kabul etmen imkansız. o boşluğun tarifi yok. aklında bir yerlerde hep keşke böyle olmasaydı düşüncesi. ben belki 3 yıl sonra falan kabullenmişimdir. şifalar dilerim, umarım beklediğin gibi olmaz her şey güzel gider.
0
turuncu tonlarda
(14.05.25)
Gecmis olsun. Kotu dusunmeyin. İyi olacak. Ne dediler rahatsizligina? Yani ne olmus birden?
0
Kahvedesu
(14.05.25)
çok geçmiş olsun. annenize acil şifalar diliyorum. umarım iyi olursunuz.
0
koela
(14.05.25)
Annem hic bir saglik sorunu yokken, bir gece beyin kanamasi gecirdi ve vefat etti. 56 yasindaydi. Kolay degil gercekten, zamanla kabullenmek zorunda kaliyorsunuz. Sifalar dilerim.
0
antidote
(14.05.25)
Hem annemi, hem babamı kaybettim. Babamın ölümünün gelişi biraz belliydi ama anneminki ani oldu. Bir süre sarsılıyorsunuz ama zamanla alışıyorsunuz. Ben kendimi hızlı ve sancısız olmasından dolayı olumlu tarafından bakarak teselli etmeye çalıştım. Çok uzun yıllar hastane hastane dolaşıp eziyet çekerek, psikolojisi harap şekilde ölen birçok insan var. Bu hem kişinin kendisi; hem de yakınları için büyük işkence. En azından böyle bir süreç yaşamazsınız böyle hızlı ve ani bir vefatta.
0
fobfilm
(14.05.25)
konu çok yakınlar olunca aşırı gerçekçi olmak zor ve sinir bozucu olabilir ama hepimiz er ya da geç öleceğiz. bu çok kendiliğinden de olabilir, kötü bir hastalık yüzünden de olabilbir türkiye'de çok bktan bir sebeple de olabilir (metrobüse binip, yolda yürürken elektrik çarpıp ölen insanlar var).

anne kaybına gelirsek, hep derim insanın en güzel ve en kötü özelliği alışmak. güzel çünkü alışıyorsun geçiyor zaman da alsa, kötü çünkü ben mesela annemin ölümüne sonradan o kadar alıştım ve o kadar zaman geçti ki sanki herhangi bir noktada hiç annem olmamış gibi hissediyorum bazen bu da bence kötü bir şey gibi.

nasıl alıştınız diye bir şey yok o yüzden, zaman geçiyor ve alışıyorsun. hayatın akışı bu. bazılarına çok çabuk ve kolay bazılarına ise çok yavaş ve zor alışıyoruz ama alışıyoruz. sonuçta herkesin kendine ait bir hayatı var ve önemli olan o oluyor. hepimiz tek başınayız baktığın zaman dünyada.
0
bay b
(14.05.25)
Çok geçmiş olsun. 3 gün önce bende babamı kaybettim, insan hiçbir zaman hazır olmuyor. Maalesef alışmaya çalışacağız.
0
mirty
(14.05.25)
Ek olarak;
www.youtube.com
0
turuncu tonlarda
(14.05.25)
love and trust +1

Annemi yaklaşık 5 yıl önce biraz da aniden kaybettim. İlk 1 sene "Nasıl yaparım, nasıl ederim?" şeklinde geçti ama sonradan alıştım onun yokluğuna. Yokluğuna dediğime bakmayın, ruhen hep yanımda olduğunu hissediyorum.
Evet eksiklik tabii ki oluyor ancak yine gülüyorum, mutlu oluyorum...

Akışına bırakarak alıştım ben 1 yıldan sonra.
0
simderun
(14.05.25)
peyami safa nın bir kitabında şu söz vardı; ölüm bir eve girdiğinde sağ kalanları da biraz öldürüyor diye. Tam olarak öyle biraz sen de ölüyorsun. çok zor.. kalbinin yarısını söküp almışlar gibi.. ama zaman işte zaman geçtikçe gerçekten biraz daha alışması kolay hale geliyor.
0
administ
(14.05.25)
Alışamadık. Ölüme alışılmaz. Ölüm yok sayılır.
0
nickini vermek istemeyen uye
(14.05.25)
psikolojide önerilen: yas sürecinden kaçınmayın yasınızı doya doya yaşayın.
0
mikahakkinen
(14.05.25)
(6)

37 yaşında her şeyi bırakıp almanya’ya göç

asap raki
bir arkadaşım için soruyorum.37 yaşında kadın, 10 yıl önce 4 aylık çok kısa bir evlilikten sonra psikolojisi çok bozuldu, sonrasında hayatına kimse girmedi. kendisi yakında birkaç yıla prof olacak öğretim üyesi. almanya’da yaşadığı geçici sürede biriyle tanıştı, 45 yaşında, hiç evlenmemiş, efendi sa
bir arkadaşım için soruyorum.

37 yaşında kadın, 10 yıl önce 4 aylık çok kısa bir evlilikten sonra psikolojisi çok bozuldu, sonrasında hayatına kimse girmedi. kendisi yakında birkaç yıla prof olacak öğretim üyesi. almanya’da yaşadığı geçici sürede biriyle tanıştı, 45 yaşında, hiç evlenmemiş, efendi sakin biri. orada doğmuş büyümüş.

kadın kişisi artık evlenmek çocuk sahibi olmak istiyor. yaşadığı şehirde bu çok mümkün görünmüyor. bütün kariyerini bir kenara bırakıp evlenip almanyaya gitmesi ne kadar mantıklı? evleneceği kişi ultra zengin değil ama maddi durumu iyi yine. maaşlı işte çalışıyor, kendine ait evi var, orada vatandaş haliyle. türkiyede de biraz malı mülkü var.

ancak ben almanyaya gidip buradaki kariyerini çöpe atma dedim. çünkü oraya gidince buradaki kadar saygın düzgün bir iş bulma ihtimali nedir bilemiyorum. ayrıca iş bulamaması durumunda maddi olarak birine bağımlı olacak. evleneceği kişi düzgün iş bulamaman durumunda zaten mecbur ben bizi maddi olarak çekip çevireceğim gibi bir şeyler demiş. gelip senden orada kasiyer olmanı bekleyemem demiş.

ben de uzun vadede nasıl olur diyorum. psikolojisi çok kırılgan. çok aşırı cin gibi, haksızlık karşısında bağırıp çağırıp kavga edecek bi insan değil, naif birisi. bir kez daha evlenip boşanmaktan çok korkuyor. ben bunun da maddi olarak başkasına bağımlı olmayla birleşmesi durumunda onu iyice çaresiz bir noktaya evrilmesinden korkuyorum.

sizce ne yapmalı? ben böyle efendi düzgün biriyle tanışamıyorum falan diyor. sırf bir ailem olsun diyip böyle bir şey yapılır mı?
0
asap raki
(13.05.25)
37 yaşında biri türkiye'deki hayatından bıkıp başka bir ülkeye göç edebilir. gerekirse daha düşük bir işte de çalışabilir. özellikle biz türklerdeki bu 'ben beyaz yakayım, bedensel işte çalışmam' gururunu anlamıyorum. bu narsist gururumsu şey akademisyenlerde nedense daha çok oluyor. göç ettiğin ülkede yaşamayı kafaya koyduysan gerekirse bir iki yıl kasiyerlik de yaparsın. zaten aklı çalışan, kendini geliştiren biriysen bir şekilde yolunu bulur, kendini bir ofis işine atarsın yine.

ancak bahsettiğin kişinin kırılgan yapısı, zannediyorum ki evleneceği kişiyle aralarında bir sevgi olmaması ve sırf hayatını değiştirip çocuk yapmak için onunla evlenecek olması bu planı zora sokuyor. bu ilişki biçimi ve bu ruh haliyle almanya'da tutunma ve mutlu olma ihtimalini düşük görüyorum.
0
sir gawain
(14.05.25)
Gidilmez. Bir kaç seneye mesleğinin zirvesine çıkacak biri niye gidip başka yerde kasiyerlik yapsın? Aile kurma meselelerinde de işler istediği gibi gitmeyebilir. Too risky.
0
thugster
(14.05.25)
Kariyer bırakıp gitmek mesele değil bence. Ancak yaşadığı sorun ya da sorunların işiyle çok alakası yok anladığım kadarıyla. İşinden memnun olmasa, Türkiye'de de başka alternatifi olmasa gitsin derdim. Hayatını yoluna koymak için psikolojisini düzeltmesi lazım önce. Evlenip çocuk yapmak istiyorsa bunlar da sıraya gelir düzgün bir psikolojiyle.

Bence sorudaki en kritik kısım: "...ben bunun da maddi olarak başkasına bağımlı olmayla birleşmesi durumunda onu iyice çaresiz bir noktaya evrilmesinden korkuyorum.". Bu durumun yaşanması çok olası. Evlenip boşanmaz belki tekrar ama zayıf bir psikolojiyle iş bulamadığı ve maddi olarak özgür olmadığı ortamda kendini hapsolmuş hissedecek. Tanıştığı kişi her ne kadar aksini söylese de kendini ona yüklenmiş bir yük gibi görecektir. Her tartışmanın ucu da bu duruma bağlanır. E muhtemelen çevresi de olmayacak kısa vadede. Sonuç olarak içine düşebileceği durum mevcut halinden çok daha kötü olabilir. Bu riski göze alıyorsa atılacak bir adım bence.

Kasiyer olarak çalışma meselesine gelecek olursak, bunun bence gururla bir ilgisi yok. Yapılmayacak bir iş değil fiziksel iş. Ancak akademik kariyerinde 37 yaşında profesörlüğe yakın birinin yaşam konforunun bu kadar dramatik değişmesini psikolojisi kaldırmaz. "Ben niye geldim ki buraya?" diye sormaya başlar kendine ve bütün ufak olumsuzluklar batmaya başlar. Hatta Türkiye'de olsa daha beterini yaşayacağını bildiği ufak olumsuzluklar bile batar.

Evlenip çocuk sahibi olmak hayatındaki her şeyi yoluna koyacaksa gitsin. Ancak öyle olacağını pek sanmıyorum. Nitekim Almanya'ya yerleşmek, hem de yepyeni bir hayata adım atmak olumlu görünse de beraberinde çok büyük zorlukları da getirecek. Bu zorluklarla mücadele edecek psikolojisi yoksa çok zorlanır.
0
himmet dayi
(14.05.25)
hocam ben erkek bireyim ama kadın olarak empati yapıyorum. buradaki kariyerini çöpe atması, kocaya bağımlı olacağı anlamına gelir ve bu bence bir sorun. en ufak tatsızlıkta arkadaşınız bireysel özgürlüğü olmayacağı için her şeyi alttan alacaktır.

eğer okuduğu bölüm almanya'da geçerliyse bence bir an önce almanca öğrenmeye baksın ve orada bir üniversitede görevine devam etsin. aksi taktirde çok mutlu olacağını zannetmiyorum.

imza: almanya'da 4 yıl yaşamış bir birey.
0
elektr10
(14.05.25)
Arkadaşlar, böyle durumlarda benden size tavsiye: Nasip kısmet meselelerinde kimseye sakın tavsiye vermeyin. Sonuç müspet olursa, ne güzel. Oraya gidip sonucu kötü olursa ve sizi suçlasa da çok sıkıntı yok bence; ama gitmeyip kaldığında, şayet burada bir aile kuramazsa, inanılmaz ah alırsınız. “Aile kurmamın, çocuk sahibi olmamın önüne geçtiler,” derler. O ahı, kesinlikle alırsınız. Kesin. Aman diyeyim.

Sorunun cevabına gelince: Açıkçası çok bireysel bir soru. Benim için ailem olmadıktan sonra işmiş, kariyermiş önemsiz şeyler. Ben aile insanıyım. Üstelik gittiği yerde tamamen adama bağlı olmak zorunda değil. Belki 20 saat bir yerde çalışacak, gene iyi kötü bir şey kazanacak ama ailesini de kurmuş olacak. Ben bu opsiyonu kesinlikle tercih ederdim. Ailem olmadıktan sonra Microsoft’a CEO olmuşum, ne yazar?

Kadın için ne önemli? Tek yaşayıp tek göçmek ama kariyer yapmak mı? (Bu da ne demekse… Kimse sizi öldükten 5 sene sonra hatırlamayacak.“Kariyer kariyer” herkesin ağzında, ama kime yapıyorsunuz bu kariyeri? Zengini zengin etmek için. Yaşlılığınızda ne olacak? Anneniz, babanız, kardeşleriniz göçtüğünde?)
Yoksa ailesini kurmak mı önemli?
Kaldı ki profluga bu kadar yakınsa o ülkede de hem akademide hem özelde istedigi gibi bir isi zaman içinde bulur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.05.25)
herkes kendi işine baksın.
0
janderzel zartanyan
(14.05.25)
(3)

Gümüşlük’ten bodrum otogara nasıl gidilir?

bir fincan kahve ile film izlemek
MerhabalarÖnümüzdeki hafta ilk kez Gümüşlük’e geleceğim. Bayram sabahı da 8’de otobüsüm var otogardan. Gümüşlük ile torba otogar arası mesafeye baktığımda 25 km gösteriyor. Biraz şok oldum:) uzakmış bayaO saatte nasıl gidebilirim otogara? Veya Gümüşlük’ten servis var mı?Teşekkürler
Merhabalar
Önümüzdeki hafta ilk kez Gümüşlük’e geleceğim. Bayram sabahı da 8’de otobüsüm var otogardan. Gümüşlük ile torba otogar arası mesafeye baktığımda 25 km gösteriyor. Biraz şok oldum:) uzakmış baya
O saatte nasıl gidebilirim otogara? Veya Gümüşlük’ten servis var mı?

Teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(22.03.25)
gümüşlükten ilk otobüs 6:30'da kalkıyor. Bana pek mümkün gözükmedi 8'de Torbada olmanız :( Belki başka bir araç vardır bilemiyciiim.
ucu ucuna belki bilmiyorum. hafta içi bodrum koopu arayıp sorun olmazsa bilet değiştirin.
0
neira
(22.03.25)
@neira ; teşekkürler. Ortalama ne kadar sürüyor yolculuk biliyor musunuz acaba?
0
🌸bir fincan kahve ile film izlemek
(22.03.25)
Bodrum'da genel olarak transfer araç kullanılır bu tür ulaşım ihtiyaçlarında. Taşınınca silmiştim. Oradayken sorup fiyatına göre seçim yapmanızı tavsiye ederim. Bayram sabahı da olunca biraz sıkıntı olabilir.
0
janderzel zartanyan
(23.03.25)
(8)

Bohem hayatı

put it in your appropriate place
Nedir, ne değildir? Örneklerle resimlerle anlatabilir misiniz?
Nedir, ne değildir? Örneklerle resimlerle anlatabilir misiniz?
0
put it in your appropriate place
(19.03.25)
Siki taşağına denk yaşamak diyebiliriz kısaca.
0
Bir ben var benden şurada
(19.03.25)
teoman, billur kalkavan, sezen aksu bohem insanlardi mesela.
0
sonsuz
(19.03.25)
Kerim Çaplı'nın hayatına bak Freddie Mercury'den daha bohem bir yaşam sürüp ölmüş tek kişi olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.03.25)
Küçük yerleşim yerlerindeki derbederin, şehirli versiyonuna deniyor sanırım.

Uzun süre havalandırılmamış odasında kanepenin önündeki masada izmarit dolu kül tablası,bir kaç bira kutusu ile varsa yuvarlak çerçeveli gözlüğünün olması.
Duruma göre biraz sanat,edebiyat vb. alanlarında bilgisi olabilir.
0
diyecevaplandı
(19.03.25)
mirasyedicilik veya emlak kiralarından geçinen, genelde alkol ile haşır neşir, alkolsüz versiyonu ayahuaska tüketen, Coachella'lara giden, gerçeklerinin ulus baker vb sahtelerinin dilanpolatvari paylaşım yaptığı hayat türü.

gerçekler bohemler edebiyat ve felsefeye düşkün olurlar çoğunlukla.
0
janderzel zartanyan
(19.03.25)
Kariyer, evlilik, coluk cocuk buyutme gibi toplumsal normlardan uzak, muzik, edebiyat, resim gibi ugraslarla hasir nesir insan turu. Sigara ve alkol yogun yer tutar hayatlarinda.

Bence billur Kalkavan bohem'den ziyade, hedonist gibi.
0
baldur2
(20.03.25)
necip fazıl, dinci olmadan önce paris'te bohem hayatı yaşamış ve kumarda kaybettiği bir gün eve dönerken Kaldırımlar şiirini yazmış. diyorlardı.

Bir de La Boheme operası var. Bohem hayatı anlatıyordu hatırladığım. İzleyebilirsiniz.
0
santimantal
(20.03.25)
necip fazıl, dinci olmadan önce paris'te bohem hayatı yaşamış ve kumarda kaybettiği bir gün eve dönerken Kaldırımlar şiirini yazmış. diyorlardı.

Bir de La Boheme operası var. Bohem hayatı anlatıyordu hatırladığım. İzleyebilirsiniz.
0
santimantal
(20.03.25)
(30)

Kedime isim bulamadım yardımcı olur musunuz?

su eve bi peynir alamadin diyen fare
https://eksiup.com/p/2r675054nbgsİnternetten biraz baktık ama kafamıza yatan güzel bir isim bulamadık. Tek hece olmayan, mümkünse Türkçe çoklu önerilerinizi bekliyoruz :)
eksiup.com

İnternetten biraz baktık ama kafamıza yatan güzel bir isim bulamadık.
Tek hece olmayan, mümkünse Türkçe çoklu önerilerinizi bekliyoruz :)
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(19.03.25)
osman ya da saman.
0
lemmiwinks
(19.03.25)
ya ben bi vide izlemiştim. p ve s harflerine duyarlı oluyorlarmış kediler. sipsi olabilir mesela :D
0
elorelia
(19.03.25)
Cinsiyet belirtmemişim bu arada;
Dişi.
0
🌸su eve bi peynir alamadin diyen fare
(19.03.25)
çilek, bambi, pankek, popkek, suşi
0
theseachange
(19.03.25)
Üzüm demek istedim.
0
peki madem
(19.03.25)
Şapşik ya da şaşkın tipi var bunda:)
0
(19.03.25)
ayşe
0
yrkkfllr
(19.03.25)
hasbam.
0
since1907
(19.03.25)
Çok sevimliymiş. Genelde bunlar latte ya da lokum oluyor ama bu bence kayısı.
0
a perfect lie
(19.03.25)
Casper
0
anon1m
(19.03.25)
nori
0
duyulmasi gerektigi kadar
(19.03.25)
çükübik
0
false pretension
(19.03.25)
Aklıma ilk gelen isim; Tufan.
Dişi olduğunu öğrendikten sonra; Sude.
0
kumandanim
(19.03.25)
fikibok
0
Shepard
(19.03.25)
karakterine gore isim koyardim.

oturakli bi kediyse: hikmet, nazli


yaslaninca hikmet bey, nazli hanim derdim:)
0
dokunmakalbime
(19.03.25)
furby çok da benziyor ahahaha
0
ground
(19.03.25)
Ben öneride bulunmayacağım ama bi sitemimi dile getirmek istiyorum. Hem kedi için oldukça önemli bir konuda öneri istiyorsun hem de kedinin sadece 1 (bir) tane fotoğraf gönderiyorsun, böyle olmaz, göndersene 15 25 32 tane falan bakalım zihnimiz açılsın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.03.25)
brioche
0
herzan
(19.03.25)
bence bir kediye isim verilmemeli. o ismi, o almalı. yani bir süre gözlemledikten sonra karakterine uygun bir ismi hak ederek alıp, hayatına devam etmeli.
0
paudi
(19.03.25)
benim kedim olsaydı adı prenses Fiona olmuştu bile
0
devilone
(19.03.25)
Pişi
0
grimavi
(19.03.25)
Müjgan
0
mesuta
(19.03.25)
Limon değil mi bu ya.
0
va
(19.03.25)
Sevim.
0
muhayyer divan
(19.03.25)
Ela
0
cooperr
(19.03.25)
ayyy bu ne yaaa

süt
irmik
helva
boza


bildiğin yenmelik bir kediymiş, aklıma hep gıda isimleri geliyor.
cinsiyet belirtmemişsin.
0
janderzel zartanyan
(19.03.25)
Peynir olsun bence

Peynir yiyorum gibi sozlerde tatli olur ilerde :D

Edit: kedinin ismini ne koydugunu soylersen de guzel ve anlamli olur. soruna editleyebilirsin karar verince :)
0
ermanen
(19.03.25)
Biraz klasik ama bakar bakmaz boncuk geldi aklıma.
0
Amaranta ursula
(19.03.25)
Badem, ceviz
Yemek çağrışım yapıyor bana da
0
master of ceremonies
(20.03.25)
Merhabalar, kedimin ismini Badem olarak belirledim.
Öneride bulunan herkese teşekkür ediyorum.
0
🌸su eve bi peynir alamadin diyen fare
(29.03.25)
(5)

otel tavsiyesi

spherical
datca veya bodrum'da olsun.denizin icinde olsun yani 5 dakika yuruyerek gidip yuzeyim.butik otel olsun.Bodrum'u biliyorum ama hic otelde kalmadim. otel anlaminda bilgim yok.aslinda kisacasi guzel otel tavsiyeniz varsa almak isterim.
datca veya bodrum'da olsun.
denizin icinde olsun yani 5 dakika yuruyerek gidip yuzeyim.
butik otel olsun.
Bodrum'u biliyorum ama hic otelde kalmadim. otel anlaminda bilgim yok.
aslinda kisacasi guzel otel tavsiyeniz varsa almak isterim.
0
spherical
(19.03.25)
isim veremeyeceğim ama yahşi'deki otellere bakın.
0
kibritsuyu
(19.03.25)
Gümüşlük' te denizin dibinde çok güzel ama salaş bulur musunuz bilmem, Arriba apart. Butik otel değil en nihayetinde ama mesela daha iyi bi' yer olsun derseniz hemen yanında Mükellef'e bakabilrsiniz.
0
kumandanim
(19.03.25)
yahşi +1. bodrumda denize girmek için en ideal yerlerden biri, yalıkavak tarzı uçuk fiyatlar da görmezsiniz. yahşide deniz kıyısında heredot, zest, viras tarzı oteller var onlara bakabilirsiniz. biraz daha lüks olsun derseniz khai var. hepsi zaten yan yana denizin dibinde.
0
kojonotsuki
(19.03.25)
Datça'da Mesudiye Koyu'na bakabilirsiniz. Otel tavsiyesi istenmiş ama işletmeler değişmiş, direkt tavsiye edebileceğim bir yer yok ama deniz kenarındalar. Gabaklar Butik Otel & Restaurant buraya bir bakabilirsiniz.
0
(19.03.25)
sahipleri çok tatlış sofabed var.

yerden ısıtmalı ama düşük yıldızlı bir otel. ortakent'te.

bitez'de denizin hemen dibinde çınar var bir de.
0
janderzel zartanyan
(19.03.25)
(19)

Mide ameliyatı zayıflamak için

Ley
ArkadaşlarÇok kilo aldım ve veremiyorum, diyetisyene de gittim, spora da gittim veriyorum ama sürekli olmuyor.Net bir eleştiri yapacaksam eğer doyma hissim kalmamış. Tek öğün yiyiyorum ama ya meyve ya da makarna gibi. Sağlıklı beslenmeyi sürdüremiyorum bunun sebebi şu an ev düzenimin olmaması.Yazın
Arkadaşlar
Çok kilo aldım ve veremiyorum, diyetisyene de gittim, spora da gittim veriyorum ama sürekli olmuyor.
Net bir eleştiri yapacaksam eğer doyma hissim kalmamış. Tek öğün yiyiyorum ama ya meyve ya da makarna gibi. Sağlıklı beslenmeyi sürdüremiyorum bunun sebebi şu an ev düzenimin olmaması.
Yazın durumum daha iyi olacak. Tüp mide veya mide balonu arasında kaldım. Vermem gereken 30 kilo. Aslında estetik bir kaygım falan yok, yaşlılığı falan düşünüyorum diğer sebepte benim hayatımı mahvediyorlar ben kendimi toparlarken kilo alıyorum ama sonra karşıma geçip şişman vs diye dalga geçiyorlar.
Sizin tecrübeniz varsa öğrenmek için soruyorum.
0
Ley
(18.03.25)
Hayatım boyunca çok kilo aldığım da oldu çok kilo verdiğim de oldu. Kilo vermek için en önemli konu sabır. Sabırlı olacaksın, bazen tartıldığında kilo vermiş göreceksin bazen çok dikkat etmene rağmen kilo almış da görebilirsin kendini ama sabırlı olup motivasyonunu korursan kilo verirsin. Bir de kilo verme sürecindeki alışkanlıklarini sürdürürsen kilonu da korursun.

Ev düzenim yok derken neyi kastettin?
0
rock n roll
(18.03.25)
Öncelikli olarak bi endokrinoloji servisine gidip kan testi yaptırın hipotiroidi mi var insülin direnci mi var ne var da kilo veremiyorsunuz öğrenin, kilo vermeye engel pek çok neden var, kadınlarda ekstra nedenler de olabiliyor, 30 kilo için bu tip ameliyatlar gerçekten gereksiz ve riskli (mide kaçağı gibi) bir seçim, ayrıca başarı oranı da (kişiden kişiye değişiyor tabii) çok düşük benim tanıdığım birçok kişi oldu sadece bir kişi kalıcı olarak istediği kiloda kaldı ama o da insanüstü bi gayret gösterdi, o gayreti ameliyat olmayıp gerekli müdahaleleri alarak gösterseydi yine istediği kiloya inerdi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.03.25)
hocam lutfen, 30 kilo bir sey degil yapmayin etmeyin. 6 ayda verirsiniz. mide ameliyati riskli bir ameliyat, ha deyince gireyim olmaz oyle. kaldi ki, dediginiz gibi doyma hissiniz kalmadiysa mide ameliyati nasil bir care olacak? benim tek tecrubem arkadasimin abisinin esi oldu ve defalarca hastaneye yatti, bir turlu duzene giremedi. ne olursa olsun cerrahi mudahale boyle bir sey icin son care olmali. o paraya adam gibi bir diyetisyen ve personal trainer ile calisin. yasiniz kac?
0
kassiopeia
(18.03.25)
hocam yemek işini kontrol altına alamadıktan sonra mide ameliyatı da olsanız 2-3 sene sonra yine aynı hale geliyorsunuz. tek farkı boş yere geçirilmiş bir operasyon, alınmış bir mide ve ödenen paralar oluyor.

kan değerlerinize baktırın derim ben de. 30 kilo cidden bir şey değil, verirsiniz.
0
brkylmz
(18.03.25)
mide küçülttürdükten sonra kilo verip, bir süre sonra tekrar kilo alan arkadaşlarım var. ben de sadece diyetle bir kaç kere yaklaşık 30 kilo verdim ve geri aldım. ama bu iş tek başına diyetle ya da sporla olmuyor. ikisinin birlikte olması ve süreklilik arz etmesi gerekiyor. başka hiç bir yolu yöntemi yok. abim 50 yaşında. her sabah kalkıp 10km koşar ve yediklerine inanılmaz dikkat eder.

bu arada hormonlara baktırın. komple bir checkup'tan geçin. diyetisyen önereyim. Gürkan Kubilay. bana 30 kilo verdirdi. güzel bir sistemi vardı.
0
co2s2
(18.03.25)
Diğer arkadaşların dediği gibi ameliyata gerek yok. Ben, 30 kiloyu kendi çabamla verdim ve bunu birkaç kez yaptım. Şu an çok iyiyim.

Seninle şişman diye dalga geçen zorbalara aldırma. Bu insanların beyni gelişmemiş ve empatiden yoksunlar. Her yerde var bunlardan. Sen kendine odaklan, bir de hızla kilo vermeliyim diye düşünüp yanlış diyetler yapma. Sağlığın her şeyden önemli. Başaracaksın buna emin ol.
0
rock n roll
(18.03.25)
Endokrinolojiye gittiniz mi diyenlere bir de ben katılayım, önce endokrinolojiye gidin. 30 kilo kolay verilir demeyeceğim, herkesin kilo verme süreci kendine :) ama ameliyattan önce deneyebileceğiniz bir şey daha var.

Hipotiroid, insülin direnci gibi kilo vermenizi zorlaştıran şeyler kontrol edildikten sonra doktorla yeni nesil obezite ilaçlarını kullanabilir misiniz diye konuşun. Ozempic gibi (bu henüz Türkiye'de yok diye biliyorum) başka ilaçlar var, direkt ilaç adı vermeyeyim. Doktor kontrolünde ilaçla beraber yeme alışkanlıklarınızı düzenleyebilirseniz sonucu ameliyattan daha kalıcı olur.
0
kobuzchu kiz
(18.03.25)
balon çok tehlikeyi bir şey öncelikle onu belirteyim.
mide küçültme (tüp mide) ameliyatından sonra ise yeme düzeni çok çok önemli. ilk 2 hafta sadece sıvı (tavuk suyu, protein tozu vb) sonraki 2 hafta sebze ve tavuk püresi ile besleniyorsun ayrıca çok su içmen gerekiyor ama ameliyat yüzünden su içemiyorsun falan
kısacası beslenmenin çok doğru bir düzende olması gerekiyor.
ben ameliyattan sonra 6 ayda 40 kg verip normal insana döndüm. verdiğim en iyi kararlardan biriydi fakat dediğim gibi beslenme düzenine uymaz da ay nasılsa az yiyorum mantı yiyeyim gib düşünürsen eskiye dönersin.
0
neira
(18.03.25)
çevremde bir çok örnek var. kuzenim mide ameliyatı oldu 6 ay toparlayamadı. daha sonra diğer altta yatan hastalıkları ortaya çıktı. yürümede zorlandı ve en son engelli raporu aldı ve engelli kadrosundan iş buldu. bir iş arkadaşım ameliyatı oldu dikkat etti ve 2 3 senedir koruyor ve zayıfladı. en son olan arkadaşım da kiloyu verdi. önemli olan devamında yememek galiba.

ancak ben önermiyorum. o acı çekilmez. ben diyelet 14 kgya kadar verdim ki benim kg fazlam yok. yemezsen veriliyor. önemli olan azim.
0
mikahakkinen
(18.03.25)
Balon etkinliği kısıtlı.
Tüp mide vs etkin olabilir ama kilo alma ihtimaliniz var. Zaten ameliyat size düzenli yemek yemeye mecbur bırakıyor.

Önerim birçok kişi gibi endokrin. Hem kilo vermenize engel olan hormonal bir sorun olabilir hem de kilo vermeyi kolaylaştıracak yeni ilaçlar var. Hem hayatı düzene sokabiliyor musunuz onu da görmüş olursunuz. Endokrin takibiyle ve diyet, yürüyüş uyumuyla kilo vermek çok daha kolay olur.
0
master of ceremonies
(18.03.25)
Diğer yanıtları okumadım muhtemelen benzer şeyleri yazan olmuştur fakat.

Normal yollarla kilo verip geri alıyorsanız operasyon sonrası da geri alacağınız yüksek bi ihtimal. Moral bozmak için söylemiyorum napsanız olmaz diye, tam tersi operasyonsuz da alışkanlıklarınızı kalıcı olarak değiştirerek başarabilirsiniz bence.

Maalesef ergenliği kilolu bitirip sonrasında çok kilo alıp vermiş biri olarak yazdım.
0
hedep
(18.03.25)
mide ameliyatından sonra da kilo alınıyor. ama sıfırdan başlamak için şans. ameliyattan sonra dikkat edebileceğine inanıyorsan sorun yok. ama eski beslenme düzenine dönersen maalesef bir anlamı yok.
0
deartheodosia
(18.03.25)
Ameliyat olmadan önce kesinlikle ozempic'e başla. Çok etkili bir ilaç. Türkiye'de de yasal olarak eczanelerde satılıyor. Ben ozempic ile kilo veriyorum şu aralar. Ameliyat olma fikrini bir kenara koydum. Rahat şekilde kilo veriyorsun.

Öncelikle hemen gidip büyük bir hastanede dahiliye kliniğinden randevu al. İdrar ve kan tahlili yaptırıp kendini obezite kliniğine sevk ettir. Obezite doktoru kan ve idrar verilerini incelesin ve ozempic kullanmana engel olup olmadığına baksın. Sonra her şey yolundaysa, 8000 lira falan verip, 1mg'lik (bu dozda vermeseler bile sen bu dozdaki ilacı al) ilaçtan al. Kullanmaya başla. İlk hafta bile 5 kilo verirsin direkt.
0
sinematematikci
(18.03.25)
mide kucultme ameliyatlari cok yanlis lanse ediliyor sanki mucize olarak aninda hersey duzene girecek gibi. ve bu ameliyata cektikleri insanlar genelde zaten diyet yapamiyorum diyen insanlar. halbuki cok disiplinli olmak ve diyet duzenine devam etmek gerekiyor ve bunu yaparken ameliyatlisin. e yapabiliyordunuz madem ameliyat olmadan yapin hayatinizi tehlikeye atmaya gerek yok. instagramda oylesine denk geldigim hesaplar vardi, ameliyat olup kilo veremeyen.
0
warrior princess
(19.03.25)
geçen bir doktorun videosunu izlemiştim. hastaların çok büyük çoğunluğu ameliyat sonrası verdikleri kiloyu geri alıyor demişti. çünkü yeme alışkanlıkları vs değişmiyor. siz şu an diyet ve spor yapamıyorsanız ameliyattan sonra da yapamayabilirsiniz. yeme ataklarınız oluyorsa ameliyattan sonra da olabilir. tabi ki iyi örnekleri var ama bu kişisel bir şey. yapabileceğinize inanıyorsanız kalkışın.
0
elorelia
(19.03.25)
tüp mide çok zorlu bir süreç bence, ben olsam ilk başta balon denerdim. keza biz öyle yaptık ama balonlada kilo veremedik psikolojik bir etken varsa bunlardan önce ilk başta onu çözmek lazım. tüp mid eilede kendi deneyimimizle kilo vermedik bu arada o açlık hissi gitmedi şeker varsa tiroid sorunları varsa başarı şansı düşüyor.
0
eja
(19.03.25)
eşim 160dan 110 kiloya bir senede indi. sadece diyet uyguladı, bu diyetin büyük bi kısmını ketojenik diyet oluşturdu. arada bir spor da yaptı ama o düzenli değildi.
onun da ameliyat ol diye aklını çelen çok vardı etrafında ama izin vermedim. ameliyat doğal, risksiz normal bir şey değildir. vücut bütünlüğünü bozan saldırgan bir işlemdir enfeksiyonlara ya da diğer komplikasyonlara vücudu yatkın hale getirir. mecburi sebeplerle bu riskleri almayı düşünürsün sadece. 30 kilo gibi eften püften bir şey için yapılmaz. 200, 250+ kilolarda "mecburen" tercih edilir.
yapma etme, düzen kur kendine. midene müdahele ettirdikten sonra düzen kuramazsan daha kötü şeyler yaşayacaksın çünkü. bi arkadaşım tüp mideli hastasının çikolatayı eritip eritip içtiğini anlatıyordu. yani bu işi kafada bitirmeden, doğal yolları denemeden direkt kolayına başvurursan sen de kendini blenderdan tavuk döner geçirip midedeki zımbaları patlatırken bulabilirsin.
bence diyetisyene falan da gitmeden önce bi psikologa gitsen iyi olur. bunun etkisini hiç önemsemiyoruz ama kilo verme sürecinde diyetisyen kadar psikolog desteği de olmalı.
0
nolmus yani
(19.03.25)
saxenda ya da ozempic +1
0
inawen
(19.03.25)
#173561704
yukarıdakine bir bakın bence. işe yaradığını söyleyebilirim.

bir arkadaşım yaptırdı ve arkadaşın kardeşi. ani kilo alımı durması ile sarkan etler sorun oldu. diğer operasyonları sarkan derinin kesilmesi için oldular. birle kalmıyor yani.

yapacağınız diğer temel hareket de iki kürek kemiği arasını aktif etmek.
youtube'da imi's bigan yoga'dan
www.youtube.com

30 kga değmez ameliyat.
0
janderzel zartanyan
(19.03.25)
(15)

Türkçe bilmeyen birini en şok edecek Türkçe kelimeler neler?

ermanen
Türkçe bilmeyen birini en şok edecek Türkçe kelimeler hangileri?Sebepleri farklı olabilir:- okunuşu garip gelebilir- komik olabilir- başka dilde benzer anlam taşıyabilir- başka dilde benzer kelime veya okunuşu olabilirher türlü örneğe açığım.bize bile garip gelebilecek Türkçe kelimeler vardır tabii.
Türkçe bilmeyen birini en şok edecek Türkçe kelimeler hangileri?

Sebepleri farklı olabilir:
- okunuşu garip gelebilir
- komik olabilir
- başka dilde benzer anlam taşıyabilir
- başka dilde benzer kelime veya okunuşu olabilir

her türlü örneğe açığım.
bize bile garip gelebilecek Türkçe kelimeler vardır tabii.
0
ermanen
(13.03.25)
İnsan yiyen=Yamyam. Kulağa yummy gibi geliyor.
0
ruhen hastayim ben
(13.03.25)
Şafak isminde olmak.
0
runaway
(13.03.25)
bende beni de şok eden birkaç hikaye mevcut.

eksisozluk.com

başka bir kişisel hikaye olacak ama bir vakit alan isimli dingiliz bir beyefendi ile birlikteydik. bana da kargo gelmişti. "alan janderzel zartanyan" yazıyor üzerinde ve masamda duruyordu.

geldi bu. neden orada benim ismim yazıyor diye sormuştu. işin tuhafı alan kelimesi yerine alıcı kullanılır değil mi?

eski eti nero da büyük olay olmuştu yine bu ejnebi tayfa arasında. en çok fotoğrafı çekilen abur cuburdu eskiden.

çalıştığım bir firma adının anatolia minerals olmasından ötürü am diye logo yaptırmış ve tüm belgelerde kısaltma olarak kullanıyorlardı. presidentlerden birine söyledim. bir daha görmedik o kısaltmayı. uzun uzun yazdık firma tekrar satılıp ismi değişene kadar.

şu alan bey bir de müge ismini "müyc" diye telaffuz ederdi.
0
janderzel zartanyan
(13.03.25)
Goygoy

Çemkirmek

Dırdır
0
gilbeys
(13.03.25)
Bir kısmı Türkçe değil ama bizim de kullandığımız bazı isimler duyunca ya da okuyunca şaşırtıyor

Yazılışı sebebiyle; Nigar, Togay, Tugay, Ufuk, Engin, Can, Baran, Buse

Okunuşu sebebiyle; Asım
0
akhenaten
(13.03.25)
sok eder mi bilmiyorum
rus arkadasim icin; dis fircasi, muz-buz-tuz gibi benzer olanlar
fransiz,; mert
alman; beste, figen
0
spherical
(13.03.25)
internette bir adam cumhuriyet kelimesine çok gülmüştü. ingilizce kapsamında.
0
ya ben lan neyse
(13.03.25)
isim acisindan dusunulurse almanlar icin "şule" (okunusu okul demek) ve "türkay" (okunusu turkiye demek) isimleri karmasa yaratabilir
0
emrahday
(13.03.25)
isim olarak Ufuk
yer adi olarak Batman
0
cooperr
(13.03.25)
Niğde, rusçada no where gibi birşey
0
Ley
(13.03.25)
Şok denemez ama bir japon hapşurduktan sonra sen de gör dendiğinde 'send a girl' olarak algıladığını ve neden öyle dendiğini anlayamadığını söylemişti.
0
(14.03.25)
horlamak, hapşurmak, öksürmek, öğürmek, havlamak, miyavlamak gibi asıl sesinden türetilmiş kelimeler. bir adı vardı da buların hatırlayamadım.
0
ground
(14.03.25)
🌸ermanen
(14.03.25)
rus: kulak
0
hay sikfuck
(14.03.25)
menemen. bu cok gulduruyor yabancilari. ingilizce'de "man a man" gibi

Mine ismi olabilir. ingilizce'de "mine", benim veya mayın demek

Samsun ili "Samsung" gibi algılanır
0
🌸ermanen
(14.03.25)
(16)

Kahve içme sıklığınız? ve alternatifler.

Kediyi üzdün
Özellikle kadın duyurucularınkini merak ediyorum çünkü kahvenin Pms tetiklediğini okudum ve benim yirmili yaşlarımda böyle bir sinirlilik halim yoktu ama son yıllarda regl öncesi aşırı sinirli ve duygusal (az önce voleybol maçında sayı alan takıma gözlerim doldu. wtf) oluyorum.Bunu da kahve tüketimi
Özellikle kadın duyurucularınkini merak ediyorum çünkü kahvenin Pms tetiklediğini okudum ve benim yirmili yaşlarımda böyle bir sinirlilik halim yoktu ama son yıllarda regl öncesi aşırı sinirli ve duygusal (az önce voleybol maçında sayı alan takıma gözlerim doldu. wtf) oluyorum.

Bunu da kahve tüketimime bağladım. Artık her köşe başında kahveci var sosyalleşmek için sıklıkla gidiyoruz ve ofiste de kahve içiyorum ve lanet olsun ki çok seviyorum.

Çayı ise maalesef bir türlü sevemedim. Ama kahveyi de bırakmam lazım.

Alternatif ne olabilir?
0
Kediyi üzdün
(13.03.25)
günde yaklaşık 450 g (1.5 kupa) filtre kahve. normalde özellike ofisteyken daha çok içiyordum ama şu aralar şeffaf plak kullandığım için öğlen kahvaltı-yemekten sonra içebiliyorum sadece.

yeşil çay öneriyorlardı bir ara kahve yerine.
0
inheritance
(13.03.25)
Tadını severseniz kafeinsiz kahveye geçebilirsiniz.

Kahveyi günde 5-6'dan bir (bazen iki) kupaya kadar azalttım ama yine de her gün içiyorum. Çay sevmiyorum, gazlı içecek sevmiyorum, o yüzden dışarıda kahve içmemek için sade maden suyu/churchill, cool lime gibi soğuk içecekler ya da bitki çayı içiyorum.
0
kobuzchu kiz
(13.03.25)
roibus
0
buenosdias
(13.03.25)
Sifir.

Kahve kültürüm 0%
0
feastofthedamned
(13.03.25)
@kobuzchu son günlerde kafeinden ayrıştırırken zararlı kimyasalların kullanıldığına ve daha zararlı bir içeceğe dönüştüğü konusunda çok fazla içerik gördüm. Paketlerde de yöntem yazıyor mudur bilmiyorum ama bu ihtimal palm yağı kadar can sıkıcı :/
0
🌸Kediyi üzdün
(13.03.25)
Kahvenin faydalarını ve zararlarını listelesek faydaları galip çıkar. İçmek istemiyorsanız içmeyin tabii ama sağlık yüzünden bırakmanızı gerektirecek bir şey yok. Çok abartılı bir tüketim yapmıyorsanız sıkıntı yok yani
0
nundu
(13.03.25)
Günde 2 türk kahvesi 1 de americano ya da filtre içiyorum. Pms bende hep şiddetli, o dönemde ağzından alevler çıkan bir ejderha gibiyim, kahve içmezken yani ergenlik zamanı da böyleydim. Kahve ile alakalı olduğunu düşünmüyorum (en azından kendim için)
0
kullanicadi
(13.03.25)
Günde 1 kupa türk kahvesi içiyorum. Daha fazlası çarpıntı yapıyor yoksa daha da içerim:) Kahveyi azaltmak istediğim dönemlerde yeşil çay ya da sadece sıcak su içiyorum. Biraz buruk tat sevdiğimden yeşil çay benim için kahvenin yerini dolduruyor. Şekerli kahve içiyorsanız sıcak çikolata da alternatif olabilir.
0
gnosis
(13.03.25)
Günde en az 4 bardak nescafe içiyorum. Henüz ölmedim ama bakalım neler olacak.
0
peki madem
(13.03.25)
0.

pms kahveden belki tetiklenebilir ancak bunun için hormonal bir tedavi görmeni tavsiye ederim. pms çünkü bir semptomdur ve hormonal dengenin bozukluğunu gösterir. normal kadınlar regl olduğunda ağrı, kramp, sancı vs çekmezler.

ancak yine de tedavi olarak dayadıkları doğum kontrol hapı vb hapları tavsiye edemiyorum. başka ne seçenek var bilemiyorum da. 20 sene kullandım o hapları çünkü. aralıksız. 20 senede belki 2 akşam atlamışımdır. depresyon tohumu diyebilirim bu haplara.

hormon testine bağlı olarak adaçayı içmen iyi gelebilir. ciddi östrojen salgılatır. pms bazen testosteron fazlalığı ile alakalı olabiliyor.

hayıt tohumu çayı. bu muhteşem bir bitkidir. asla aşırı doz gibi bir durumu yoktur. bedenin neye ihtiyacı varsa onu veriyor. bunun tabletleri var. araştırmanı tavsiye ederim. kahveye geri dönebilirsin büyük ihtimalle.

benim yeni favorim ama evde yapıyorum bunu. ormanella diye bir spriluna, chlorella vd içeren yeşil bir toz var. mandalina suyu, bu toz, soda ve bir iki damla keten tohumu yağını karıştırıyorum.

ek olarak tatlı aşermelerinin elektrolit eksikliğinin belirtisi olduğunu okudum. şimdi elektroliti artırmaya çalışıyorum ki tatlı isteğimi bastırıp bastırmadığını göreceğim.

pms kader değildir
askerhkeshrke
0
janderzel zartanyan
(13.03.25)
Normalde her gün bir iki fincan öğleden sonra 2-3 gibi içerim. Ama yoğun bir günse sabah aç karnına 10-11 civarı bir fincan daha içiyorum.
Alternatifleri, yeşil çay, yerba mate.
0
Amaranta ursula
(13.03.25)
sabah ac karna double shot - aksam uzeri tek shot. eger cok erken uyanmissam ya da kafami toparlayamiyorsam (2-3 gundur oldugu gibi) sabah saat 11 gibi bir tane daha tek shot.

alternatifim, kafeinsiz kahve, soda, kafeinsiz cay ya da sarap :)
gunluk kafein miktari max 3 fincan olarak sinirlamaya calisiyorum.
0
65 derece
(13.03.25)
ortalama 3 shot benden de. alkolsuz alternatif hibiskus cayi ve sutlu kahve??
0
ala09
(13.03.25)
Günde yaklaşık 1 lt kadar filtre sade kahve içiyorum (en az 10 yıldır) ve hiç pms tetiklemedi. Bence bünyeden bünyeye değişir bunlar...
0
charbiel
(13.03.25)
Her gün ortalama iki kere, ilki sabah evden çıkmadan tchibo kapsul cafe creme - bu küçük kupa-

ikincisi 11 gibi şirkette demlediğim filtre kahve - bu büyük kupa -

14.00' ten sonra içmemeye özen gösteriyorum.

Kahveye alternatif yeşil çay diyorum.
0
kumandanim
(14.03.25)
Öğleden önce 3 fincan filtre kahve veya Americano, öğleden sonra bir fincan Türk kahvesi. Mideme dokunmasa daha çok içerim. Tadını seviyorum. Oyalanmak için içmiyorsanız alternatifi yok bence.
Kortizol seviyesini yükselttiği için çok fazla içmemek lazım aslında. Bir de, en erken sabah uyandıktan 2 saat sonra içilmesi gerekiyor.
0
auroraaurora
(14.03.25)
(10)

İnsanları sürekli eleştirme isteğim?

mikahakkinen
aile bireylerim annem, babam ve kardeşim sürekli birilerini eleştirir. eşimde böyle bir davranış yok. ailede sürekli insanları eleştirerek ve bunu duyarak yetiştim. insanları sebepsiz değil ancak düşüncelerim gereği aklımda eleştiriyorum ve bunu insanlara söylüyorum.örneğin; bir arkadaşım parayı çar
aile bireylerim annem, babam ve kardeşim sürekli birilerini eleştirir. eşimde böyle bir davranış yok. ailede sürekli insanları eleştirerek ve bunu duyarak yetiştim. insanları sebepsiz değil ancak düşüncelerim gereği aklımda eleştiriyorum ve bunu insanlara söylüyorum.

örneğin; bir arkadaşım parayı çar çur etmediğini söyleyip sırf keyfi(kendini iyi hissetmek) için lüks bir harcama yaptığında eleştiriyorum.
40'lı yaşlara geldim, bu huyumdan rahatsızım.

Takmamak için ne yapmam gerekiyor?
0
mikahakkinen
(13.03.25)
bu saatten sonra degistirmek cok zor olacagi o kismi gecelim; ama takmamak da bir cozum degil bence. baskalari tarafindan hadsizlik olarak degerlendirilecek bir davranisi takmayarak sadece kendinizi avutursunuz. iliskileriniz zarar gorur. torpulemeyi ogreneceksiniz.
0
buenosdias
(13.03.25)
Bence kimseyi eleştirme çünkü sürekli eleştirilen insan bir yerden sonra artık kendini yetersiz hissediyor. Zekasıyla ilgili şüpheye düşüyor ve özgüveni kalmıyor. Her attığı adım için şüpheye düşüyor acaba doğru mu yaptım yanlış mı yaptım diye. En basit konular için bile karar veremiyor. Sevdiğin, senin hayatında önemli olan kişilerden sürekli eleştiri alırsan, bu kişiler benim kötülüğümü istemez belki de gerçekten hatalı davranıyorum diye düşünüp bu sefer en basit şeyleri bile muhakkak o kişiye danışıyor ve onay bağımlılığı gelişiyor. Sonra peşinden anksiyete bozukluğu ve depresyon geliyor.

Hiç kimse bu şekilde yaşamayı hak etmiyor. Ben, sürekli eleştiriyorum bu konuyu kafama takmamak için ne yapmalıyım diye sormuşsun. Kafana tak ve eleştirme. Ufak tefek uyarılar bazen olur ama bu sürekli olduğu zaman sürekli eleştirilen kişiye yük oluyor. Eleştiri yapan kişinin de bir müddet sonra huzuru kaçıyor çünkü " şunu ben şöyle yaptım ama doğru mu yaptım?" sorularının değişik versiyonlarına gün boyu maruz kalıyorsun. Sonra o psikolojiyi düzeltmek hiç kolay olmuyor. İlaç, terapi vs. Ayrıca hep bir iz kalıyor.

Umarım bu soruyu sorduğuna pişman etmemisimdir :)
0
rock n roll
(13.03.25)
40 yasindan sonra boyle 'takmamak' falanla huy degismez kardes. ya elestirdigin birilerinden dayak yiyeceksin, ya mudurunu elestirip isten kovulacaksin belki o zaman olur. o bile kucuk bir ihtimal.
0
uncle george
(13.03.25)
Aklınıza gelen her şeyi söylemek zorunda değilsiniz.
0
peki madem
(13.03.25)
(bkz: kibir)

peki madem çok güzel demiş. Aklımıza her geleni söylemek zorunda değiliz ve bizim gördüğümüzü başkaları da görüyor aslında. Ama ne kendine dert ediniyor ne de kafasına takıyor.
Her zaman uygulayamasam da iki kere ikinin beş olduğunu iddia edenle bile tartışmamaya karar verdim. içimden üzerine vazife değil deyip geçiyorum.
0
auroraaurora
(13.03.25)
ben de senin gibiydim. zamanla kontrol edebiliyorsun.
gereksiz yere birini eleştireceğini farkettiğin anda dur söyleme.
0
parka
(13.03.25)
Eleştirilecek şey var eleştirilmeyecek şey var. "Arkadaşımın harcamasını eleştirmek bana kalmadı" diye düşünürüm sizin verdiğiniz örnekte. sanki parası benim cebimden mi çıkıyor?

Birisinin bir konu hakkında fikrini özellikle sormadıysam, bana o konu hakkında eleştiride bulunulmasını ve akıl verilmesini sevmiyorum. Siz de size fikriniz sorulduysa yine eleştirin, ama sormadılarsa susun. Her şeyi söylemek zorunda değilsiniz +1
0
kullanicadi
(13.03.25)
Insanlarda 'elestirdiginiz' her seyi mutlaka hayatinizin bir doneminde en az bir kere kendinizin de yaptigini ve bunun ok oldugunu fark etmek,
Baskalarinin hayatlarini kontrol etmek gibi bir hakkiniz/goreviniz olmadigini fark etmek,
Baskalarini bu kadar elestiriyorsaniz muhtemelen kendi kendinize bin kat daha elestirel yaklastiginizi fark etmek ve bu anlamda ozsefkat,
Yasamda her seyin goreceli oldugunu (sizin elestirdiginiz bir sey baskalarina gayet normal geliyor olabilir), birden fazla dogru/gercek oldugunu ve baskalarini bu sekilde elestirmek icin tam anlamiyla bilgi sahibi olamayacaginizi kabul etmek,
Bu kadar rahat elestirel olabildiginize gore aslinda cok fazla bir yasam deneyiminizin olmadigini kabul etmek,
Verdiginiz ornekte mesela aslinda karsinizdakini elestirerek, kendinize kendinizi simartma hakki vermediginizi fark etmek,
Bu tarz davranislarindan karsinizdaki ile degil sizinle ilgili oldugunu fark etmek (kontrol istegi/ inanci, tek dogruyu sizin bildiginizi dusunmek/inanmak, baska gerceklikler olabilecegine ve bunlarin da ok olduguna inanmamak vs),
Elestiri ile yargilamanin cok ic ice oldugunu gorerek, bunun altinda yatan kibiri fark etmek ve yukardaki hususlari ozsefkat ile tekrar etmek yardimci olacaktir. Ben insan istedigi surece her yasta degisilebildigine inanan gruptanim, dolayisiyla guzel bir adim atmissiniz, bunun icin de kendiniz tebrik edin.
0
kassiopeia
(13.03.25)
off sana metrelerce cevap yazabilirim ama kısa keseyim :)

kendini eleştirmeyi bırakman gerekiyor. kendini kabul ettiğinde diğerlerini de ediyorsun ve eleştirme bitiyor.

bu aslında yetersizlik, değersizlik duygularının göstergesi. ailede böyle yetiştiysen (ki çoğumuz böyle yetiştik) seni kimsenin kabul etmesini beklemeyeceksin.

bu işler her zaman kişinin kendine bakması ile düzeliyor.

tebrik ederim bunu dile getirmen bile kendinle barışmanda iyi bir seviyeye geldiğinin göstergesi.

ben herkesin ben olduğunu düşünüyorum bazen. paralel evren denilen aslında otobüsü süren şoför sen olması.
hepimiz bir bütünün parçasıyız ya hani, tüm o paralel hayatları topladığında yaradan ortaya çıkıyor ve iddia edilen şey de, bu dünya hayatının aslında hep topu 8 saniye olduğu.

çok manyakça değil mi?

diğer herkesin senin bir versiyonun olduğunu düşününce ve bunu kalbin sevgi dolu ilen yaptığında kimseye kıyamıyorsun. kafa güzelleşiyor yani okuyanların anlayacağı ifade ile.

www.beyazperde.com


"bunu nasıl yapacağım kolaylaştıralım" dersen de gece bilinçaltına yükleme yapabilirsin. 8 saatlik falan affirmations var ya, geceleri onu aç uyu. ben bir gece denedim deepak chopra o gece bişiler oldu, anlatmayayım.

etkisi kişinin temiz beslenmesine bağlı değişir. benim insanlarla, tv, sinema, toplu taşıma, wi-fi vd ile etkileşimim düşük olduğu için etkisi daha kısa sürede olmuştur diye düşünüyorum.

off-the grid çünkü.
0
janderzel zartanyan
(13.03.25)
Kendinize devamlı "Beni ilgilendirmez." diye telkin edeceksiniz.
Çünkü gerçekten sizi ilgilendirmez.
Kimseye, yardım istemedikçe yardım edilmez, tavsiye verilmez. Diğer türlüsü hadsizliktir.
Herkesin aklı fikri var, sizde olanı kendinize saklayın.
Kimsenin düşüncesi, planı, davranışı sizi alakadar etmez.
Annem de sizin gibiydi, sinir olurdum. Neyse ki o biraz törpüledi bu huyunu.
0
anaphylacticshock
(23.05.26)
(9)

50 yaşında biri nasıl iş bulabilir?

trablon
merak ediyorum yüksek yaşlarda kişiler ne yapıyor iş bulma konusunda.geçen bir toplu mülkata katıldım ben 30 lu yaşlardayım 50 lilik bile vardı aldılar mı bilmiyorum fabrikada bu adamlar nasıl çalışacak yaşlılar beli bıkı ağrıyor ulan benim belim ağrıyor benim gözüm yemedi tüm gün ayakta fabrikada ç
merak ediyorum yüksek yaşlarda kişiler ne yapıyor iş bulma konusunda.geçen bir toplu mülkata katıldım ben 30 lu yaşlardayım 50 lilik bile vardı aldılar mı bilmiyorum fabrikada bu adamlar nasıl çalışacak yaşlılar beli bıkı ağrıyor ulan benim belim ağrıyor benim gözüm yemedi tüm gün ayakta fabrikada çalışmaya.

sosyal yardımlar felan yok mu bu yaşlar için bilgisi olan var mı
0
trablon
(13.03.25)
Kendini asiri hirpalamadiysa 50 yasindaki insanlar fabrikada calisabilir. Tam ne zaman birakti hatirlamiyorum ama babam 55 yasina kadar falan devam etti. Bazi isler digerine gore agir olabiliyor ama daha yuksek yaslarda insanlar da cesitli fiziki isler yapiyordu.

Ofis isleri icin zaten sikinti yok. Bir saglik problemi yasamayan kisiler 70 yasinda bile gayet is yapabiliyor.
0
mbond
(13.03.25)
insaatlarda bekcilik, fastfoodlarda personel, avmlerde satis elemani vs.. olarak calisiyorlar.
0
buenosdias
(13.03.25)
Bence destek yok aksine iş falan kurarken destekler sadece belli yaş altına veriliyor.
0
parka
(13.03.25)
Valla 29 yaşında başvurduğum tercüme işinde bana "bizim için yaşlı kaldınız" demişlerdi. Herhalde şimdiki 40 küsurumda gitsem "mezardan zombi kaçmış" falan diye Mezarlıklar Müdürlüğü'nü arayacaktı. O yüzden şu anda hiç memnun olmadığım bir işte çalışıyor olsam da "bu yaşta artık bana kimse iş vermez" deyu katlanıyorum. Kovulursak da Allah kerim.
0
d max
(13.03.25)
ne iş yapıyorsunuz hocam
0
🌸trablon
(13.03.25)
d max +1

Ben de 32 yaşında tecrübesizim diye iş bulamıyorum. En az 29 yaşından beri iş arıyorum, adamlar hala bu yaşa kadar niye çalışmadın diye soruyor. Herkese aynı şeyleri anlatmaktan yoruldum. Kpss dışında seçeneğim kalmadı sanırım. Özel sektörde çok fena yaş ayrımcılığı var. Devlette en azından kanunla belirtilmiş.
0
nothing in my way
(13.03.25)
anne baba kaç yaşında dmax
0
🌸trablon
(13.03.25)
50 yaş yeni orta yaş darlink.
odun kırmayı öğrendim yeni. başta çok zorlanmıştım ama yapılabiliyormuş. gençliğinden itibaren ağır işlerde çalışanlar (çiftçi, inşaat işçisi, madenci, hamal vb) zaten bedenini alıştırmış oluyor.
spor salonlarında kas yapanlar kadınları etkilemek için yapıyorlar ve çok boş geliyor bana. çünkü bir inşaat işçisi (bu kelime kullanımı yasak ama başka anlatamam -inşaat çalışanı-) 4 adet çimento torbasını kolaylıkla taşırken bu şişme erkekçikler 3 taneyi tutamadı bile.

beden eğitimi önemli. mobilite önemli. o yüzden basit de olsa temel hareketleri günlük yapmak önemli.
0
janderzel zartanyan
(13.03.25)
@janderzel, vucutcu ile insaat iscisi kiyasi dogru degil. biri kas yapmak icin calisiyor digeri is gormek icin. gymde 100 kglik cuvali 5. kata cikarmak gibi bir idman olsa o zaman boyle bir kiyas yapabiliriz. malzeme, denge, harcanan sure vs.. bir suru degisken var.
0
buenosdias
(14.03.25)
(5)

aytemiz petrol'den benzin alan, memnuniyet ?

amerikanhasta
aytemiz petrol'den benzin alan var mı? shell, opetten bir farkı görüyor musunuz? motor sesi ve menzil olarak. firmanın algısı veya kafanızda oluşturduğu izlenime göre değil fiili tecrübe sonucu yorumlarınızı yazarsanız sevinirim. gerçekten kullanan/kullanmış kişilerin fikirlerine ihtiyacım var.teşek
aytemiz petrol'den benzin alan var mı? shell, opetten bir farkı görüyor musunuz? motor sesi ve menzil olarak.

firmanın algısı veya kafanızda oluşturduğu izlenime göre değil fiili tecrübe sonucu yorumlarınızı yazarsanız sevinirim. gerçekten kullanan/kullanmış kişilerin fikirlerine ihtiyacım var.

teşekkürler.
0
amerikanhasta
(13.03.25)
Honda city benzin lpg kullanıcısıyım yıllardır aytemizden alıyorum iki yakıtı da bir sorun yaşamadım menzilim full depo 270 km civarı oluyor fakat po dan aldığımda bu 255 260 civarı oluyor shell 265 270 cok fark etmiyor aslında uygun olduğu için genelde aytemizi tercih ediyorum o yüzden
0
apocalipy
(13.03.25)
Hepsi aynı rafineriden alıyor
0
mirty
(13.03.25)
Benim dizel egea'da da 40-50 km fazladan menzil yapıyor
0
etna
(13.03.25)
hepsi aynı yere fatura kestiriyor. kaynak aynı.

şehir olan aksaray'da vardı bir tane içine bişiler karıştırıyor diye kimse almıyordu. sonra sahibi değişti bir şey oldu.
onun dışında ben bir süre aldım aytemiz'den ama hangi şehirdeydim o vakit hatırlamıyorum.
0
janderzel zartanyan
(13.03.25)
Şehiriçi problem yok fakat sınırlara yakınsan hiç yanaşma.
0
onepointzero
(14.03.25)
(8)

araç kaplama

kojonotsuki
aracı kaplatıyorlar ya, işte boyasına vs. bir şey olmasın diye, ne düşünüyorsunuz? gerek var mı? yaptıran ve memnun olan-olmayanların görüşlerini almak isterim.
aracı kaplatıyorlar ya, işte boyasına vs. bir şey olmasın diye, ne düşünüyorsunuz? gerek var mı? yaptıran ve memnun olan-olmayanların görüşlerini almak isterim.
0
kojonotsuki
(13.03.25)
boyasına bir şey olmasın diye araç kaplatmak saçmalığın danikası. zira boyasına bir şey olmadan o kaplamayı geri sökmek, hele ki kalitesiz bir kaplama ise mümkün değil. yani kaplama yaparak belki 20 yıl boyasına bir şey olmayacak arabanın ağzına tükürüyorsun.

dünya malı anasını atayım, gönül rahatlığıyla kullan geç.

ha rengini beğenmedin, boyatmak yerine kaplama ile değiştirmek istedin, ona bir lafım yok.
0
kibritsuyu
(13.03.25)
Aracı kaplattın diyelim, biri gelip çarptı ya da sen bir yere çarptın diyelim. Kaplamanın bir önemi alıcı gözünde kalmadı. İkinci olarak satarken alıcı kaplamanın sökülmesini boya kontrolü için isteyebilir, gene bir dünya masraf. Bence gereksiz, dünya malı gerçekten.
0
mirty
(13.03.25)
araç preminyum değilse gerek yok. ön kaputa taş gelir diye belki kaplatılabilir. araç 0'a yakın değilse çok da gerek yok.
0
mikahakkinen
(13.03.25)
ufak tefek taş fırlaması vs için ön kaput belki ama yani anlamsız geliyor artık. yaptıracaktım fiyat falan da almıştım.

renk değişikliği ise mat siyah olabilir ama şahsen şu iklimde artık siyah araba sıkıntı.

dövme gibi bir şey bu da. geri dönüşü çok zor.
0
janderzel zartanyan
(13.03.25)
yaptırma, hayatta pişmanlık duyduğum birkaç şeyden biri.
1-Çok iyi işçilik çok zor
2- Yıkamacılar başa bela, yakından tazdik basıp zarar veriyorlar
3- Satarken çok zorlandım ve fiyat olarak hiçbir artısı olmadı yaptıpım masrafın.
0
adivar
(13.03.25)
kaynak yapmaya geldim, ya şu seramik kaplama dedikleri mevzu için ne düşünüyorsunuz?

not: sorudan anladığım başka bir tür kaplama için sanki.
0
selam
(13.03.25)
@selam, aslında ben hepsini kastettim: ppf, seramik falan filan
0
🌸kojonotsuki
(13.03.25)
2019'da sıfır Toyota araç aldım. Alırken daha bayiden aracı teslim almadan Toyota Protect isimli özel bir polyester bazlı kaplama yaptırdım.

Bu kaplama sayesinde aracın dışında yağmur suyu, kar suyu, çamur vs çok az birikti. Normalde ayda iki kere yıkattığım aracı, iki ayda bir yıkattım yıllar boyunca. Hatta bazen üç dört ay bile yıkatmadan bindiğim oldu. Çoğu zaman da, aracın içi kirlendiği için yıkamaya verdim, dışı kirlendiği için değil. 2019 yılında 100 dolar gibi bir fiyata denk gelen 800 liraya yaptırmıştım. Her bir araç yıkatma ortalama 10 dolar dersek eğer, yıllar içinde sırf yıkamayla bile kendini amorti etti.

Bunun dışında, yetkili serviste kaplama yaptırdığım için, aracımın kasko kapsamında ufak kazalarda boyanan veya değişen her parçasına ücretsiz şekilde tekrardan kaplama yaptırılıp bana teslim edildi. Böylece bazı parçalarının kaplaması da daha yeni oldu.

5,5 senedir hep avantajını gördüm, hiç de şikayetim olmadı. Bir tek artık zaman içinde bazı taş gelen, çizilen yerlerinden basınçlı yıkama tabancası yakın geçirildiğinde, o kısımlarda bozuk para büyüklüğünde şeffaf kaplama dökülmeleri olmaya başladı. Ufak sökülmelerden iki üç tane oluştu. O nedenle sanırım bir iki sene sonra kaplamayı zorunlu olarak söktürmem gerekecek. Söktürdükten sonra 7 yaşındaki arabayı da kaplatmam artık.

Ama önerir miyim, kaliteli yapacaklarsa ve iyi malzeme kullanacaklarsa kesin öneririm.

Bu arada seramik veya diğer malzemelerle yapılan kaplamaları bilmiyorum. Ben sadece bu kullandığımı anlattım.
0
sinematematikci
(13.03.25)
(15)

Arabayla geri geri giderken

Bir ben var benden şurada
Kolu yan koltuğa atıp arkaya mı bakıyorsunuz yan aynalarla mı gidiyorsunuz?
Kolu yan koltuğa atıp arkaya mı bakıyorsunuz yan aynalarla mı gidiyorsunuz?
0
Bir ben var benden şurada
(12.03.25)
Arkaya dönecek mobilitem yok yan aynalarla geri geri her yere gidebilirim gibime geliyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.03.25)
Yan aynaların işlevi buysa neden kolu yan koltuğa atıp arkaya bakılsın ki? :)
0
rock n roll
(12.03.25)
Kolı arkaya atmaca.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.03.25)
geri görüş kamerasi + aynalar
0
nuisance2
(12.03.25)
Yan aynalar
0
abuzer
(12.03.25)
Ben ve çevremdeki insanların %90'ı aynalar veya kameraya bakarak geri gidiyor. Ehliyet sınavlarında kolu arkaya atın diyorlardı önceden, hala daha zorunlu mu o kural bilmiyorum.
0
sinematematikci
(12.03.25)
kolu arkaya atma olayi eskilerde kaldi, o zamanlar sensoru birak arabalarda ikinci yan ayna bile opsiyoneldi.

simdi isler degisti, artik kamera + sensorleri kullanarak geri gidebiliyoruz.
cok cok sikisik bir yerden manevra yapacaksam ancak kol arkaya gider, son 5 senede toplasan 3-4 kere yapmisimdir cikmakta zorlandigim zaman bir yerden.
0
cooperr
(12.03.25)
yan ve iç aynalar yeterli oluyor çoğunlukla.
ama radyoda ses açıkken park yapamamak gibi, arkaya kolumu atmadan rahat edemiyorum

geri vites kamerası varsa ve yeteri kadar geniş açıysa -ki çoğunlukla öyle- o zaman çok rahat oluyor. üstteki cümlem kamera olmadığı zamanlar için.
0
biseysorcaktim
(12.03.25)
Yan aynalar ve kameraya bakıyorum
0
mirty
(13.03.25)
duruma göre değişir, dar bir yerde geri gidiyorsam yan aynaları kullanırım.
geniş alanda daha seri hareket etmem gerekiyorsa kolu arkaya atar hafif yükselir sanki düz gidiyormuş kadar akıcı kullanırım.

alan dar değilse kolu arkaya atmak her zaman için çevreye daha hakim oluyor.
0
orpheus
(13.03.25)
arabamın görüş kalibiyetine ve kameralarının verdiği güvene bağlı gibi.. ama arkaya kol atmak sanki hala en iyi çözüm benim için gibi :)
0
denizmaniaherif
(13.03.25)
kolu arkaya atmak ne ya. arabalarda kamera sensör dolu. toros mu bu?
0
mikahakkinen
(13.03.25)
Kolu yan koltuga atma isini denedim ama alisamadim. Sadece park ederken sona dogru bir goz atiyorum. Onun disinda hic bir arabamda arkada herhangi bir sensor, kamera vs olmadi. 3 aynayi da kullanarak geri geri geliyorum, geri manevra yapacagim belliyse oncesinde etrafi iyice kolacan ediyorum. Her mevsimde camlari hafif araliyorum ki coluk cocuk sesi olur vs temkinli olabileyim diye.
0
mbond
(13.03.25)
geri görüş kamerası ve aynalar yetiyor ama ggk olmasa kolu arkaya atıp bakmak şart. aynalar bu durumda yetersiz kalır. sensör mensör hikaye aniden atlayan yaya olunca ne yapacaksınız?
kaç kere denk geldim, iki araç arasına park ederken yaya umursamadan oradan geçmeye çalışıyor.
0
lazpalle
(13.03.25)
bilmediğim bir sokak vs ise atarım kolumu. hatta ayağa da kalkarım ve sessizlik gerekiyor. bunu ben talep etmiyorum sanırım sadece ki geri vitese takınca araç ses sistemi kendisi kısılıyor.

bildiğim bir yer ise aynalarla yaparım.

geçen gün kütüğe çıkmışım işte. komşuya güvendim. gel gel dedi diye bakmadım. bir yamaca park ettirdi beni. meğer şoför kapısının yanı boşluk, sol ön teker önünde büyük bir kaya, sağdaki ağacın dibinde de kesik bir kütük varmış. plakayı çekti dayı kurtarayım diye, yarısı sallanıyor. bugün yapıştırttım da görcez. insanlara güvenmemeyi öğreniyorum. defansif sürüş eğitiminde temel öğreti budur üstelik. kimseye güvenmeyeceksin araç kullanırken.
0
janderzel zartanyan
(13.03.25)
(10)

ne kadar çok sevdiniz?

tabudeviren
... şunu şunu yapacak kadar...ne kadar?
... şunu şunu yapacak kadar...

ne kadar?
0
tabudeviren
(12.03.25)
Gözü kapalı güvenecek kadar. Hüsran...
0
strawberry first
(12.03.25)
Ilk ve son izle
0
sonsuz
(12.03.25)
Adaleti tahsis edecek kadar.

Ama problem karsi tarafin bunu anlamayacak olmasiydi.
0
feastofthedamned
(12.03.25)
Hayatımdan üç sene silecek kadar.
0
sekizdokuzon
(12.03.25)
Valla sanırım lise 2-3 olması gerek. Platoniğimle ilgili her detayı not aliyordum. Şu gün yeni ayakkabı almışsın, su gün masanda baş harfimi gördüm. Şu gün dişlerine tel taktirmisin vs gibi. Sonra yırtıp çöpe attım. Bir gün yolum Erzurum'a düşerse is yerine gidip bak zamanında bunları yazacak kadar salakmışım derim:D
0
Amaranta ursula
(12.03.25)
Broken Heart Syndrome olacak kadar.
0
gabe h coud
(12.03.25)
Karakterimden ödün verip başkasına dönüşecek kadar çok sevdim sonu tabii ki hüsranla bitti. Üzerinden 9 sene geçti halen aklımdadır.
0
mirty
(13.03.25)
pandemide toplu taşımaya binmesin aman diye onu almak için 500 km yol gidecek ve aynı gün içinde o kadar km dönecek kadar. dönüşte ben kullanmadım neyse ki!

her şeyimi verecek kadar. o beni terk ettiğinde hasta, parasız, mutsuz biri olarak kalmıştım ve şimdi odağımda sadece kendim varım.

iyi ki o salakla yaşamışım bunları.
0
janderzel zartanyan
(13.03.25)
kocam için ölürüm öldürüm tüm dünyayı yakarım umrumda değil.
0
Hallegadola
(14.03.25)
Barzo gibi ölüp öldürerek değil normal insanlar gibi.
0
Bir ben var benden şurada
(14.03.25)
(8)

Cabuk yıpranan saçlara bakım önerisi

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba,Saçlarım çok çabuk yıpranıyor. Banyoda sampuanladiktan sonra durularken koyun postu gibi iç-içe dolaşmış oluyor her seferinde. Krem kullanmadan dolasikligi açamıyorum. Açmak istediğimde yüzlerce saç teli elimde kaliyor. Bu yüzdende sac kestirmek durumunda kalıyorum. Bugün yine saçlarımı kes
Merhaba,

Saçlarım çok çabuk yıpranıyor. Banyoda sampuanladiktan sonra durularken koyun postu gibi iç-içe dolaşmış oluyor her seferinde. Krem kullanmadan dolasikligi açamıyorum. Açmak istediğimde yüzlerce saç teli elimde kaliyor. Bu yüzdende sac kestirmek durumunda kalıyorum.

Bugün yine saçlarımı kestirdim bir ay sonra yine aynı sorunları yaşayacağımı biliyorum. Saçlarıma ne kullansam böyle dolaşmasa, canlı pırıl pırıl görünse =)

Tavsiyelerinize açığım.

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(12.03.25)
Şu an ne kullanıyorsunuz

L'Oreal elseve komple onarıcı ve dökülme karşıtı bakım gibi seçenekleri bende işe yaramıştı. Şampuan ve krem.
0
anon1m
(12.03.25)
> Krem kullanmadan dolasikligi açamıyorum.
Krem kullanın, saçınızı kremliyken tarayın.

Şurada hindistancevizi yağı ve 2-3 çeşit esans yağının saç için kullanımı var, iki haftada bir bunlardan birini yapabilirsiniz.
share.evernote.com

Saç tipinize ve işlem görüp görmediğine göre daha nokta atışı öneriler de gelebilirdi :)
0
kobuzchu kiz
(12.03.25)
Sirke su karsimini denemenizi tavsiye ederim, sabun kullananlar 'sac kremi' olarak bunu kullaniyor - eger sac kremi kullanmak istemiyorsaniz. Ya da sac islakken kullanilan kremler var durulanmiyor
0
kassiopeia
(12.03.25)
Bioxin sampuan kullaniyorum yumusacik oluyor hep.
Benim de sacim cok dolasir normalde.

John friedanin da sac kremini kullaniyorum ama onu hacim icin kullaniyorum. Eh fena degil bi market urunu icin.

Taramadan onceyse dalinin kolay sac tarama spreyini sikiyorum. Cok guzel aciyo saci. Butun bebek markalarinda var bu spreylerden.
0
Kittie
(12.03.25)
geçenlerde pantene gece serumu aldım öylesine, ne yapabilir ki diye düşünerek, aşırı fark yarattı, yumuşacık ve parlak hale getirdi, amazonda indirimde şu an, tavsiye ederim.
0
turk kizi
(13.03.25)
@türk kizi, link verebilir misiniz rica etsem?
0
sonsuz
(13.03.25)
bol bol su içmek ve biotin takviyesi.

kemik tarak nemli saça ama ıslak değil. hatta yapabiliyorsanız kuru iken tarayın. sık taramak.

kafa derisi masajı.

hafta bir susam yağı / tatlı Badem yağı veya hindistan cevizi yağı sürüp on beş dakika bekletip yıkamak. alerji testi yapın önceden iç bileğe. sıkıntı yoksa süreyi uzatabilirsiniz.
0
janderzel zartanyan
(13.03.25)
Merhaba,

Saçlarım boyalı ve cabuk yağlanan bir yapısı var.

Head & shoulders mentollü ve pantene kullanıyorum şampuan olarak.

Morfose'nin de taramayı kolaylaştıran köpüğünden aldım bu ara onu kullanıyorum. Bazende pantene'nin bukle belirginlestirici kremini kullanıyorum ama daha cabuk yaglandiriyor saçlarımı. Tavsiyelerinizi deneyeceğim teşekkür ederim.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(14.03.25)
(5)

Pamukkale'yi Nasıl Bilirsiniz?

Pamukkale'ye bu mevsimde gidilir mi? Bir ara travertenler kararmıştı sanki ama sonra koruma altına alındı ve eski ihtişamına kavuştu diye hatırlıyorum, bu zamana kadar denk gelmedi ve görmedim Pamukkale'yi, şimdi bölgeye yakın sayılırım, küçük bir gezi ayarlamak geçiyor aklımdan.Hala görmeye değer b
Pamukkale'ye bu mevsimde gidilir mi? Bir ara travertenler kararmıştı sanki ama sonra koruma altına alındı ve eski ihtişamına kavuştu diye hatırlıyorum, bu zamana kadar denk gelmedi ve görmedim Pamukkale'yi, şimdi bölgeye yakın sayılırım, küçük bir gezi ayarlamak geçiyor aklımdan.

Hala görmeye değer bir yer mi, o bölgede nerede kalınır, gitmişken Pamukkale ve Hierapolis'i gezmek harici yapmadan dönme diyeceğiniz neler var?
0
(12.03.25)
gidilir, bugünlerde hava da güzel. ayakkabılar için yanınıza poşet alın, sırt çantanıza atarsınız. çantada suyunuz da olsun. müzekart yoksa girişte alabilirsiniz. müzekartsız girişler pahalı olabilir. kleopatra havuzu müzekart harici ekstra ücrete tabi ama çok değildir.

karahayıt'ta kırmızı su travertenleri var, ağlayan kaya var gezme amaçlı düşünülebilir, zaman varsa bu bölgede termal havuzlu kaplıcalar var günübirlik de kalabilirsiniz.

havlu, bornoz falan alayım derseniz o bölgeden almayın turist öpme amaçlı pahalı olur. gelmişken alalım diyorsanız denizli merkezde bayramyeri var oradan alın.
0
Improbable
(12.03.25)
Hierapolis, leaodikya kesin uğraman gereken yerler. Karahayıt tarafına da uğrayabilirsin. 1-1.5 saat konumda afrodisias var. Orayı da %100 görmeni tavsiye ederim.
0
jackyr
(12.03.25)
eskisi gibi değil. mesire yeri gibi olmuş. çimler, banklar, ağaçlar içinden travertenlere gidiliyor. Kararmasın diye de düzenli aralıklarla farklı traverten havuzlarına erişim veriliyor. terlik ve mümkünse mayo ile gidin diyeceğim. ıslanmak bir yana içine girmek oturmak da istiyor insan. ayakkabılar için poşet + 1 ve çanta için de bir poşet bence. çantayı da içine koyup suya bir oturursunuz gittiğiniz gün hava müsaitse.
ramazan münasebetiyle de ne olur ne olmaz, yanınıza atıştırmalık alın. belli olmuyor bize halk olarak, lokanta açıksa bile dövesileri gelir mazallah.

kleopatra havuzu'nu da bir değerlendirin. benim içimde kalmıştır hep kalabalık nedeniyle.

oralarda ufak outletler var. vakit ve ihtiyaç varsa ve eğer tercih ettiğiniz başka bir yer yoksa tekstil için gezin derim.
2018'de aldığım iki pantolon var oralardan bir yerden. hala giyiyorum. bir 10 sene daha giyilir.
0
janderzel zartanyan
(12.03.25)
her mevsim gidilir. esinti zaten sürekli oluyor. hatta içinde sıcak havuz var ona da giriliyor. sararma falan yok şu an o ara gerçekten bakımsızdı. termal otellerde kalınır. en iyisi doğa termal. richmond vb 5 yıldızlı otel mevcut. pamukkale kadar antikkentte güzel. denizlide yapılmadan dönülmeyecek bir şey yok. alışveriş tekstil için babadağlılar işhanı aynı bölgede öğlen yenen denizli kebabı var o yenir. pamukkale çevresinde çok bir şey yok. sabah gün doğumu için kapadokyadaki gibi balonlar falan oluyor. denizli merkezde yeme içme yerleri var ancak dişe dokunur bir şey yok.
0
mikahakkinen
(12.03.25)
Denizli de yasıyorum. Yolun düşerse ya da misafir olarak gelirsen yarım gününü ayırman yeter. Öyle sadece turistik amaçla gelmeye değmez.
0
luluki
(13.03.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.