Giriş
(6)

kulüpler neden maaşı daha düşük oyuncu bulamıyor

xportant
Avrupa maçları başladığı için takımların ödedikleri maaşlara baktım. FB ve GS, neredeyse 140 milyon Euro ile Aston Villa’nın ödediği maaşı ödüyor. Inter’in ise biraz altındalar. Kendilerinden daha düşük ödeyen diğer Şampiyonlar Ligi takımları Real Betis, Sporting Lizbon, Roma, Villareal, Lille, RB L
Avrupa maçları başladığı için takımların ödedikleri maaşlara baktım. FB ve GS, neredeyse 140 milyon Euro ile Aston Villa’nın ödediği maaşı ödüyor. Inter’in ise biraz altındalar. Kendilerinden daha düşük ödeyen diğer Şampiyonlar Ligi takımları Real Betis, Sporting Lizbon, Roma, Villareal, Lille, RB Leipzig ve hatta Borussia Dortmund. Bu takımların bazılarıyla 3-4 kat maaş farkı var. Bodo/Glimt, Lens, Slavia Prag, Sabah FK gibi takımlara bakmadım bile. Bizim takımlar bu son yazdığım takımlardan daha iyi bile olsalar maaş farkını yansıtan bir oyunları kesinlikle yok. Bodo’nun yıllık 10 milyon Euro’nun altında bir maaş bütçesi olduğu söyleniyor. Neden bu kadar çok maaş ödemeden takım kuramıyoruz?
0
xportant
(17 saat)
kariyer sonu gelmiş veya sorunlu yıldızlar için arabistan ile aşık atıyoruz. diğer yandan her sektörde olduğu gibi burada da rant ve şişirilmiş meblağlar var. birileri havadan para kazanmalı çünkü.
0
lazpalle
(16 saat)
Enayi olduklari icin
Gunu kurtarmak istedikleri icin
Parayi bastirip sampiyon olacaklarini sandiklari icin.
0
baldur2
(16 saat)
Nerdeyse her alanda şişirilmiş bir ekonomi var . Teknolojide bile öyle .
Başk birilerinin para kazanması lazım sisteme göre .
Yabancı fulbolcu transferi aşkı da bunlardan biri diye söyleniyor .

Bu sistemin şımartanı da biziz.

Formadaki İki renge bağlı taraflar arasında dönen topun kalede gol olmasının insanlığa, devlete, çevreye faydasını bilen varsa yazsın.
0
diyecevaplandı
(16 saat)
Örneğin sen bir mühendissin. Dünya çapında iş fırsatlarını değerlendiriyorsun.

İki ilan çıktı karşına. Biri Almanya'da, dünyanın sayılı firlamarından birinde uzman pozisyon. Yıllık maaş da 100 bin Euro olsun. Diğer ilan Katar'da. Yine büyük firma ama yerelde büyük, yani dünya sıralamasında üstlerde değil ama Katar'ın en büyüğü diyelim. Aynı pozisyon, yıllık maaş yine 100 bin Euro. Gider misin? Gitmezsin.

Peki 500 bin euro yıllık maaş verseler gider misin? Belki sen gitmezsin Almanya yerine Katar'da 5 yıl çalışıp para biriktirmek isteyecek mühendis bulmak zor olmaz. Sonuçta 500 bin.

Şimdi futbola dönelim. İngiltere, İspanya, İtalya gibi liglerde yıllık 2 milyona oynayan oyuncuyu Türkiye'ye 2 milyona getiremezsin. Diğer takımların 2 milyon verdiği oyuncuyu ancak 8-10 vererek getirebiliyorsun. O da işte yıllık 2 milyon alan oyuncuların oynadığı takımlarla baş edebilecek bir takım oluşturmanı sağlıyor.

Sporting Lizbon ya da Roma gibi kulüplerin maaş bütçesine ineyim desen o zaman da Avrupa'da puan alamayacak bir takımın oluyor. Çünkü İgiltere'de 2 milyona oynayan oyuncu 2 milyona Türkiye'ye gelmez. 2 milyona Türkiye'ye gelecek oyuncu da Lizbon'la oynarken katkı veremez.
+2
himmet dayi
(15 saat)
himmet dayı'nın dediği doğru. bir yerden sonra da adın çıkıyor, Türkiye'yi duyan topçu herhangi bir sebebe ihtiyac duymadan "bunlar çok maaş veriyor" diyor. Avrupa'da alacağından çok daha fazla maaş istiyor.

örneğin osimhen yılda 20milyon euro alıyor, net cebine kalan. avrupa'da hiç bir ülkenin osimhen'e bu parayı vermesi mümkün değil.
0
co2s2
(14 saat)
Düşük maaşa Türkiyeye gelmenin bir mantığı yok. O paralar veriliyor ki yıldız futbolcular geliyor.
Ayrıcı Türkiyede futbol üzerinden çatır çatır kara para aklanıyor. Bildirilen ve verilen maaşlar arasında büyük ihtimal fark var. Ayrıca getirdiğimiz yıldızlar sorunlu ve takımlarına uyum sağlayamamış futbolcular.
0
mikahakkinen
(5 saat)
(10)

yeni bir site açtım (destek olursanız sevinirim)

dokunmakalbime
Merhaba, bir arkadasin ricasi uzerine tekrar bu duyuruyu paylasiyorum:Gelen yorumlardan sonra siteyi güncelledim.Küçük bir web sitesi hazırladım. Tamamen ücretsiz olarak sunuyorum. https://www.piyongo.comReklam niyetiyle değil; cok verdiğim ve benim için manevi değeri olan bir proje.Kimler için?Tas
Merhaba, bir arkadasin ricasi uzerine tekrar bu duyuruyu paylasiyorum:

Gelen yorumlardan sonra siteyi güncelledim.

Küçük bir web sitesi hazırladım. Tamamen ücretsiz olarak sunuyorum.
www.piyongo.com

Reklam niyetiyle değil; cok verdiğim ve benim için manevi değeri olan bir proje.

Kimler için?
Tasarımcılar, yazılımcılar, SEO uzmanları, içerik üreticileri, avukatlar, sigortacilar vs…
Kısaca bilgisayar başında çalışan herkes.

Beklentim:
Hoşunuza giderse favorilere ekleyip ara ara kullanmanız.
Anlamadığınız, hatalı bulduğunuz ya da geliştirilmesini istediğiniz bir şey olursa geri bildirim vermeniz.

Mod edit: Eğer yine de reklam olarak değerlendiriyorsanız özür dilerim.
Modlar birkaç gün sabitleyebilirse çok mutlu olurum.

Çok emek verdiğim için daha fazla insana ulaşmasını isterim. Paylaşırsanız sevinirim.
+8
dokunmakalbime
(09.09.26)
destek olunacak bir şey yok. emek harcanmamış. modern dilencilik.
-6
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.09.26)
Emeğine sağlık, ben arada kullanabilirim
+3
gadlemler
(09.09.26)
Websitesinin ismi sanal b*his avı gibi izlenim veriyor, normal zamanda birisi link verse şüpheli diye tıklamam şahsen. Sizin için önemli bilmiyorum ama böyle bir geribildirim verme ihtiyacı hissettim.
+3
titanic kemancısı
(09.09.26)
Bence gayet güzel ya. Çeşitli tool'lar eklene eklene geliştirilebilir. Hemen bookmarks eyledim. Emeğine sağlık arkadaşınızın.
+2
msb
(09.09.26)
@karim iceride, emek harcanmamis mi?

design, ux, branding, style guide, mvp, front end, backend, optimization, hosting, domain, analytics arka planda hayvan gibi emek var. adamin gece gunduz ne kadar calistigini ben biliyorum. ayrica uyelik mi isteniyor? zorunlu odeme mi var?

itham ve iddialarinin altini dolduracagin bir bilgi birikimin, altyapin varsa sahne senin.
+2
🌸dokunmakalbime
(23 saat)
Chat gpt ile yapabildiğim bir şey için böyle bir siteye girmezdim. Ve umarım bu site için 2 günden fazla zaman harcamamışsındır çünkü Ai ile 1 günde yapılabilir bir şey.
-2
Gradient_tabanlı_mor
(19 saat)
Selamlar,

Bir geribildirim de ben yapmak isterim. Sitenin arkaplanı #000000 renginde. Bunu en azından biraz kırık beyaz, gri yapmakta fayda var. Nitekim bu haliyle aşırı göz alıyor.

Ek olarak karanlık mod da mutlaka olmalı bence böyle bir sitede.
0
himmet dayi
(17 saat)
bak yusuf kardeş, bir yandan ismini saklamaya çalışacaksın, diğer yandan scriptelerin içine author: yusuf kara yazacaksın, diğer yandan ingilizce yazdırdığın sitenin robots.txt'sine türkçe yorum satırı atacaksın, sonra kodunda systamatic sinan şeklinde bir ifade olacak, sonra özgün tasarımı bizzat ben ellerimilen yazdım diyeceksin. chatgpt'ye sen systematic sinan isimli cevval bir tasarımcısın, bana böyle bir site yap diye propt verdiğin, büttün yorum satırlarını elle sildiğin ama bir tannesini aklına gelmediği için unuttuğun çok belli.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16 saat)
güzel isimi değiştir şey yap eliminalti dot kom
0
izmirduyuru
(15 saat)
geribildirimler icin tesekkurler.

@karim iceride uyuyor: nickli sahsin once dilenci diyip satasmasi sonra, efendi gibi aciklama yapmak varken aklinca hafiyelik yaparak itham ve iftiralarina devam etmesi ne tur bir karakter oldugunu ortaya koyuyor. kendisini engelliyorum.
+1
🌸dokunmakalbime
(9 saat)
(4)

2008 öncesi erkeğin gss ödemesi durumu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
anayasa madde 10 kadın ve erkek eşit haklara sahiptir diyor. bu hakların yerine getirilmesi devletin sorumluluğundadır diyor. hemen ardından şehit ve gazilerin fulları ve maluller ile yaşlılar ve çocuklar için alınacak tedbirler ayrımcılık sayılamaz diyor. 5510 sayılı kanunla 2008 öncesi ve babası s
anayasa madde 10 kadın ve erkek eşit haklara sahiptir diyor. bu hakların yerine getirilmesi devletin sorumluluğundadır diyor. hemen ardından şehit ve gazilerin fulları ve maluller ile yaşlılar ve çocuklar için alınacak tedbirler ayrımcılık sayılamaz diyor.


5510 sayılı kanunla 2008 öncesi ve babası sigortalı kadına bedava ameliyat, ilaç ve muayebe hakkı ile gss muafiyeti veriliyor, babasının emekli aylığı tahsis ediliyor.


şayet bu bir kadın-erkek hakları eşitliği meselesiyse babasının sigortası olmayan kadınların suçu nedir. yok eğer bu gerçekten kadın-erkek hakkı eşitliği maddesiyse kadının ihlal edilen hangi hakkına binaen kadınlara bu hak teslim edilmiştir?

anayasa'nın cinsiyet eşitliği maddesi gereği erkek olaeak benim de bu haklardan yararlanmam gerekmez mi? yani bu ülkenin mevzuatı shrödinger'in mevzuatı mıdır da evlilik, miras, ceza, borçlar ve ticaret hukukunda devletin kanunlarını tatbik etmekteyken mesele kadının mevzuya bahis hakkı söz konusu olduğunda örf ve adeti esas almıştır? kanunen haklı değil miyim?
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.09.26)
diger adi da issizlik vergisi. durumun vehametini sen anla. gerci butun otoyollarin koprulerin ozellestirildigi ulkeden pek bir sey beklememek lazim.

devletin ulkedeki tek amaci halktan daha fazla nasil vergi alirim. zaten normal calisan biri gelir vergisiyle, harcadiklarina odedigi vergi hatta biriktirip yatirim yaptigi vergi ile tum gelirinin yuzde 70'ini devlete veriyor zaten. 35-40 yasinda evde oturanlara ben pek kizmiyorum artik.
+1
baldur2
(07.09.26)
Haklı değilsin. Yasayı işine geldiği gibi yorumlayıp kendini haklı sanıyorsun sadece. Şimdi ben bunu söylüyorum diye bazı yarım akıllılar tarafından Meriç ilan edilirim ama işin gerçeği neyse onu bir öğrenelim.

Öncelikle Anayasa Madde 10:
"...
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/1 md.) Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.
..."

Burada ne diyor? Kadın erkek eşittir. DEVLET BU EŞİTLİĞİN YAŞAMA GEÇMESİNİ SAĞLAMAKLA YÜKÜMLÜDÜR.

Peki uygulamada kadın ve erkeğe göre farklılıklar görüyoruz. Neden? Çünkü gerçek hayatta eşitlik ilkesine aykırı durumlar var. Bu durumlarda doğan düzenlemeleri sen ayrımcılık olarak görüyorsun. Anayasada aslında ayrımcılık olmayacağı da açık açık yazılmış da neyse.

Mesela GSS muafiyeti, iş gücüne katılımda kadın-erkek adaletsizliğinden doğan bir mağduriyetten kaynaklanan bir düzenleme.

Mesela hiç hayatında işgücüne katılımda kadın/erkek oranına baktın mı? Hiç cinsiyet bazlı istihdam oranlarına baktın mı? Genç işsizlikte (15-24 yaş arası) kadınların sayısının erkeklerden ne kadar fazla olduğuna baktın mı? Pek sanmıyorum.

Devlet buradaki kadın-erkek eşitliğini yalnızca piyasanın kendi dinamiklerine bırakamaz; hukuki ve kamusal politikalarla müdahale etmek zorundadır.

Genç kadın okuldan mezun oluyor. 25 yaşına gelene kadar iş bulamıyor. Tamam erkek de bulamıyor ama kadınların oranı 2 kat daha fazla. Bu sayılardaki eşitsizliği nasıl düzelteceksin?

Özetle anayasa bireylerin eşitliğini esas alırken, fiili eşitsizlikleri gidermek amacıyla bazı gruplara özel koruma sağlayabilir.
+1
himmet dayi
(07.09.26)
akpnin halka attığı özellikle de erkeklere attığı en büyük kazıklardandır. resmen işsiz erkek evlat vergisi.
borç kişiye yazılır ama iş hesaplamaya gelince haneye göre yapılır. aile ile yaşıyorsan anne babanın maaşı işin içine girer, ev aileninse baban emekliyse zenginsin demektir. gerekirse evi satsınlar senin gssni ödesinler derler. hatta evde bulunan eşyalara bile karışırlardı. 2008 senesinde bizzat kaymakamlıkta test dedikleri şeyi yaptırmıştım. evde bulunan televizyon, buzdolabı, internete kadar hepsini sorup kayda girmişlerdi.
yıllarca hastaneye gitmezsin ama borç yazar. bir defa işin düşer borcun var git ücret öde derler. ilaç yazar paranla almak zorunda kalırsın. tüm bunlar yaşanırken borç yazmaya devam eder. ilk çıktığı zaman 20 liralardayken şuan 2bin lirayı buldu.
işsiz biri bunu nasıl karşılasın.
oysa kadınların böyle bir sorunu yok doğrudan babasının üstünden yararlanıyor. yetmezmiş gibi babası öldüğünde emekli maaşını alıyor. bir adaletsiz durumda burada. var.
+3
my fault
(07.09.26)
turkiye'ye ataerkil toplum diyen insan benim nazarimda gerizekalidir.
+3
baldur2
(07.09.26)
(1)

avrasya tüneli navigasyon

abelardo
yandex navigasyon kullanıyorum. avrasya tünelinden geçişi kullanmak istemiyorum. bunu ayarlayamıyormuyuz? 15 temmuz köprüsü seçiliyken ne oluyorsa avrasya tüneline geçmiş oluyor navigasyon. bu tünel kullanımını iptal etmek yok mu?
yandex navigasyon kullanıyorum. avrasya tünelinden geçişi kullanmak istemiyorum. bunu ayarlayamıyormuyuz? 15 temmuz köprüsü seçiliyken ne oluyorsa avrasya tüneline geçmiş oluyor navigasyon. bu tünel kullanımını iptal etmek yok mu?
0
abelardo
(04.09.26)
Spesifik bir yolu/geçişi engellemenin basit bir ayarı yok. Komple paralı yolları falan kullanmamayı tercih edebiliyorsun ama Avrasya'dan geçmeyeyim, Boğaziçi Köprüsü'nden geçeyim dersen onu şu yöntemle yapmalısın:

1) Gideceğin yere rota oluştur
2) Avrasya Tüneli dışında kalan en hızlı rotayı belirle (1, 2 ya da 3. köprülerden birinden geçen yani)
3) Örneğin Boğaziçi Köprüsü'nden geçen rotayı belirledin diyelim. Boğaiçi köprüsü girişine ara bir nokta atıp rotayı böyle alacaksın. Bu sayede rota değişse bile en hızlı geçiş mecburen Boğaziçi Köprüsü kalacak. Çünkü Boğaziçi Köprüsü girişinden geri dönüp Avrasya'ya gidebilmenin yolu yok. Mecbur karşıya geçecek.

Örnek vermek gerekirse:
Direkt rota: i.imgur.com
Araya nokta atılmış rota: i.imgur.com

Ara noktayı haritadan elle seçmek en basiti. Karşı yöne seçmemek lazım.
+1
himmet dayi
(04.09.26)
(15)

en basarili turk tv programlari

antikadimag
tarihin arka odasi, derin futbol gibi yillar sonra bile bazi bolumlerini acip izleyebildiginiz kendini zamana karsi korumus hangi tv programlari var?
tarihin arka odasi, derin futbol gibi yillar sonra bile bazi bolumlerini acip izleyebildiginiz kendini zamana karsi korumus hangi tv programlari var?
-1
antikadimag
(04.09.26)
32. Gün belgeselleri var.

Türkiye tarihiyle ilgili olanlar sıralı tam liste: www.youtube.com

Özellikle 28 Şubat bence kesin izlenmeli.

Bir de Disko Kralı 90'lar gecesi özel bölümü.
+2
himmet dayi
(04.09.26)
müke apla :D

bir trt klasigi, kentler ve gölgeler.
cok hostu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.09.26)
Uzaklar
Coşkun Aral - Haberci
Can dundar - Aynalar
+2
duster
(04.09.26)
Heberler.

digiturk kanallarından birindeydi bu program. bildiğin zaytung'un tv versiyonu gibi bir şeydi. gündemi, hükümeti vs çok ince alaya alıyorlardı.

Levent Kazak, Mehmet Ali Alabora bir de taklit yapan ünlü bir herif daha vardı.



şimdi merak ettim ve youtube kanalını da buldum;

www.youtube.com

gezi olaylarından sonra bitti tabii. bir tane örnek video :)

www.youtube.com
+1
makbur
(04.09.26)
sanatımızın hatıra defteri (nebil özgentürk)
akşama doğru (seynan levent)
kent yaşam
sınırlar arasında (banu avar'ın çin taraftarlığı olmasa iyi programdı.)
kırılma noktası (ramazan öztürk)

ah! eski türkiye'm... nasıl kaliteli işler vardı...
+1
santimantal
(04.09.26)
dilemma of subscribtionability
(04.09.26)
ekşisözlükteki tipler burda da rahat durmuyor. nerde dipte kalmış kimsenin hatırlamadığı şeyler var gelip yazıyorlar. ben bunları şimdi görmesem hiç hatırlamazdım bile.

bana göre:
bir kelime bir işlem
çarkıfelek
ben bilmem eşim bilir
passaparola
var mısın yok musun
kelime oyunu
-1
plastic_angel
(04.09.26)
ali kirca'nin siyaset meydani iyiydi. daha da eskiye gidersek "bir baska gece" derim.
turk televizyonlarini televole oncesi ve sonrasi olarak ayirmak lazim, oncesi fena degildi.
0
cooperr
(04.09.26)
Saadettin Teksoy programları. Birkaç program yaptı, isimlerini net hatırlamıyorum.
Siyaset meydanı ve ceviz kabuğu da son zamanları hariç güzel programlardı.
0
runaway
(04.09.26)
(bkz: oradaydım)
0
10551037
(04.09.26)
Dönüp izlenecek bi niteliği yok ama okuyunca aklıma gezelim görelim geldi ne hikmetse çöplüğe dönmüş hafızamın derinliklerinden çıkıverdi adeta :d
+1
niyazi mısri
(05.09.26)
Ibo şov
+1
primetime
(06.09.26)
dilemma of subscribtionability
(06.09.26)
Mithat Bereket ile pusula vardi. Cok iyi programdi.
0
KafayıYedimAbi
(06.09.26)
trt kurdi, dengbej. kanal açıldığından beridir var.
-1
Leonardo~Da~Vinci
(06.09.26)
(9)

Sizi Vuran Şarkılar

kendimefotograflarim
Daha önceden dinlediğiniz bildiğiniz, herhangi bir ortama girdiğinizde duyunca sizi vuran anlık olarak ortamdan koparan şarkılar var mı? Ben yorumcularıyla beraber birkaç örneğimi aşağıda yazıyorum.Cem Yıldız-Koyu KaraGökhan Özen-Duman GözlümMustafa Oruç-Sen Kimseyi Sevemezsin
Daha önceden dinlediğiniz bildiğiniz, herhangi bir ortama girdiğinizde duyunca sizi vuran anlık olarak ortamdan koparan şarkılar var mı? Ben yorumcularıyla beraber birkaç örneğimi aşağıda yazıyorum.

Cem Yıldız-Koyu Kara
Gökhan Özen-Duman Gözlüm
Mustafa Oruç-Sen Kimseyi Sevemezsin
0
kendimefotograflarim
(04.09.26)
Nazan Öncel Beni Hatırla giriş
Sezen Aksu Her Şeyi Yak giriş
Ok etkisi
-5
arbre
(04.09.26)
Mirket
(04.09.26)
Herhangi bir ortama girdigimde denk gelmiyorum ama her dinledigimde vurur

Dream theater - space dye vest

Dream theater in diger sarkilari gibi dinamik de olmadigi icin ayri bir yeri var. Solist ya da gitarist bosanirken yazmis. Bence duygular cok iyi hissediliyor.
0
Purple life
(04.09.26)
Moby - porcelain
Levent yüksel - yas
0
duster
(04.09.26)
Benim de ilk aklıma gelen Dream Theater - Space Dye Vest oldu ama daha vurucusu bence Duman - Haberin Yok Ölüyorum

edit: tabii bir de Anathema - One Last Goodbye var. Vefat eden anneleri için yazmış Cavanagh kardeşler.
0
himmet dayi
(04.09.26)
Mor ve Ötesi - Cambaz.
0
mutekebbir
(04.09.26)
İncesaz - Firar (dışarıda hiç duymadım allahtan, ağlarım yoksa)
Madrigal - seni dert etmeler
0
ekimoloji
(04.09.26)
Shape of my heart
0
üğpoıuy
(04.09.26)
Sting - Fragile
0
santimantal
(04.09.26)
(23)

Erkek kardeşe nikahta ne takılır?

chicha_v2
Ben yarım altın düşünüyorum ama sizin de fikrinizi almak isterim.Teşekkürler.
Ben yarım altın düşünüyorum ama sizin de fikrinizi almak isterim.

Teşekkürler.
0
chicha_v2
(03.09.26)
bence kardese de, o bana sunu takti, bunu takmadi, denmez.
en az bir tam altin takilmali.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.26)
bilezik ya da tam.
+2
mikahakkinen
(03.09.26)
Maddi gücünüze, aile bağlarınıza, gelenek göreneklerinize , ve geleneklere bağlıllığınıza göre değişen bir konu bu. Buradan alacağınız cevaplar çok havada kalacaktır.
+1
Mirket
(03.09.26)
Mirket +1 ama imkan varsa bilezik ya da tam.
+1
himmet dayi
(03.09.26)
İmkan varsa tam.
+1
gabe h coud
(03.09.26)
Bilezik tabii ki. Yok 200 lira tak.
+4
baldur2
(03.09.26)
imkanınız varsa bilezik. yoksa tam. yarım takmak için çalışmayan kız kardeş filan olmanız lazım heralde. zaten abiyseniz ve çalışıyorsanız beklenti kesinlikle bileziktir. ama çalışmıyorsunuzdur ya da durumunuz yoktur bilemem ama yine de yarım az olur.
+3
elorelia
(03.09.26)
Erkek kardeş bu. Direkt bilezik. (Bütçe müsaitse tabii)

Ya da şöyle söyleyeyim, birisinin düğününde en fazla ne takabilecekseniz direkt o. Ben bütçem müsaitse 22 ayar 3lü burma (20-25 gr gibi) takardım. Bütçem müsait değilse, fiyatı tam cumhuriyet altınla neredeyse aynı olan 8-9 gramlık bir 22 ayar bilezik takardım.

Tam altından daha aşağısını takmam için oldukça dar gelirli, borç harç içinde olmam lazım. Kardeş bu.
+2
yadigar
(03.09.26)
bütçe varsa bilezikten aşağı takmamak lazım.
+1
duyuruuser
(03.09.26)
bilezik ya da saat ama tabii ki imkanlarınızı çok zorlamak ya da bunu kendinize dert edinmeniz de gereksiz olur.
0
eurhka
(03.09.26)
bilezik takılır tabi ki.
0
Hallegadola
(03.09.26)
İlk beş yıl boşanma oranları %34, bilezik alırsanız gelinin kişisel malı sayılıyor. Yerinizde olsam cinsiyete özgülenmeyen tam altını kardeşime takardım yada yazıldığı üzere saat alırdım. Saati birçok bölgede nişanda kız tarafı erkek tarafına alıyor, alınmadıysa diye dedim).
+1
yap desem yapmazsin he
(03.09.26)
Altın kol düğmesi almıştım.
0
boyalı kuş
(03.09.26)
valla ben yakin arkadasa gecenlerde yarim altin degerinde dolar verdim.
abi issiz olsam bile borc alir, gider min. tam takarim.
isim gucum varsa zaten tam da yetmez, bilezik demisler herhalde guncel racon o.
0
cooperr
(03.09.26)
Tam altın
0
kendimefotograflarim
(03.09.26)
tv aldım beimkine, helalleştik. Bi ihtiyaç sorup gidermek iyi olabilir. burada nasıl böyle hardcore gelenekçilik çıktı, garipsedim.
-1
klassno
(03.09.26)
bilezikcilere demeden gecemeyecegim: bilezige iscilik parasi ödeyene kadar gremse ya da gücünüz varsa iki tane gremse takin madem; gelin kendine bilezik almak isterse en azindan onlari deger kaybettirmeden bozdurup zevkine göre bilezik alir.
-1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.26)
Anne babanıza sorun onlar yönlendirsin sizi. Kardeş, kuzen, yeğen bunlara bilezik takılır bizim ailede. Bugün kardeşim evlense buzdolabı vb. beğendiği bir beyaz eşya alır takı olarak da ajda bilezik takarım muhtemelen. (Ajda bilezik 22 ayar genelde 10 gram olan işçiliksiz bilezik oluyor, günlük kullanıma uygun zarar etmeyen bir takı.)
+1
cilekli pasta
(03.09.26)
Haftasonu kız kardeşim evlendi. 10 gram bilezik taktım, bir de ev hediyesi televizyonlarını alacağım.
0
tss
(03.09.26)
Maddi guce bagli tabi ama yarim altin biraz az degil mi ya. Kardesiniz o sizin. 5 gr cok guzel ajdalar var, 35 bin civari. Takin bi tane
0
narod
(03.09.26)
Çalışıyorsanız geliriniz varsa Yarım çok az kardeşe. Benim de eşimin de bekar çalışan kardeşlerimiz 20 gr bilezik taktılar bize. Duruma göre 10-15 gr da olabilir.
0
dfn4
(03.09.26)
Bilezik.
Olmadı tam.
0
ezkaza
(04.09.26)
tv, çamaşır makinası, geline kolye almıştım.
0
lil siztah
(04.09.26)
(2)

kopyala yapıştırla dosya yedeklemek

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
istediğimizde, windows işletim sistemindeki indirilenler ve belgeler ve masaüstü klasörü dışında yedeğini alacağımız, akıldan kaçabilecek bir şey var mıdır? tarayıcılardaki bookmarklarımız, arama geçmişimiz ve şifrelerimiz kaybolsa da olur ama pratikse öğrenmek isterim. teşekkürler.
istediğimizde, windows işletim sistemindeki indirilenler ve belgeler ve masaüstü klasörü dışında yedeğini alacağımız, akıldan kaçabilecek bir şey var mıdır? tarayıcılardaki bookmarklarımız, arama geçmişimiz ve şifrelerimiz kaybolsa da olur ama pratikse öğrenmek isterim. teşekkürler.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.09.26)
Kopyala yapıştıra gerek yok.
Kullandığınız tarayıcıyı bir hesaba bağlayın (chrome'a Google hesabınızla girebilirsiniz, Firefox'ta mail adresinizle hesap açabilirsiniz), her şeyi hesabınıza yedeklesin, yeni bilgisayarda hesaba giriş yapıp senkronlayın.
0
kobuzchu kiz
(02.09.26)
Bilgisayarı sıfırlayacaksanız ben kurulu programların da listesini kaydediyorum bir yere. Bir kere bunu yapmadım 2 gün bir uygulamanın adını bulmaya çalışmıştım.
0
himmet dayi
(02.09.26)
(11)

Araç satarken tamponun lokal boyalı olduğunu saklamak

HellKeePer
kuş pisliği sebebiyle boya attı ve uzman bir serviste 2 karış lokal boya yaptırdım, hiç anlaşılmıyor. lekeli fotoğrafı elimde yok. aracı satarken bunu alıcıdan saklasam sorun olur mu ? niyetim alıcının kafasını karıştırmamak. tampon lokal boyalı desem kaza yaptığımı düşünecek.https://resmim.net/cdn/
kuş pisliği sebebiyle boya attı ve uzman bir serviste 2 karış lokal boya yaptırdım, hiç anlaşılmıyor. lekeli fotoğrafı elimde yok. aracı satarken bunu alıcıdan saklasam sorun olur mu ? niyetim alıcının kafasını karıştırmamak. tampon lokal boyalı desem kaza yaptığımı düşünecek.

resmim.net
0
HellKeePer
(01.09.26)
expertizde ortaya çıkar saklamanız bir şey değiştirmez ama bence baştan söyleyin çünkü tampon plastik parça boyanması değer düşürmez kaportanın boyanması değer düşürür
+1
baknedicem
(01.09.26)
detaylı eksperlerde ışık altında rahatlıkla fark edilir, bu durumda alıcı cayarsa eksper ücreti sana kitlenir. meseleyi eksper ücretine de indirgememek lazım, ahlaki açıdan da söylemek yerinde olur. ayrıca söylemediğiniz senaryoda sonraki süreçte ayıbı fark ettiği takdirde tazmin sorumluluğu doğabilir. kafa karıştırmak değil doğru bilgilendirmek olarak değerlendirin.
+1
yap desem yapmazsin he
(01.09.26)
Sorarsa Lokal boyalı ama harika işçilik var dersin. Tampon boyasına takılan adamla zaten alış veriş yapılmaz.
0
Lh12
(01.09.26)
ben olsam soylerim, soylemeyip ortaya cikmasi daha kotu.
tampon boyasina ben olsam takilmam +1
0
cooperr
(01.09.26)
Tampon boyaları önemsiz, söyleyin
+1
mirty
(01.09.26)
Eksperde çıkınca eksper abi önemsiz salla diyecek alıcıya. Plastik parça zaten. O yüzden söyle
0
jackyr
(01.09.26)
Eksperde çıksa bile hata olarak rapora eklenmez. Çünkü plastik parça. Ayrıca boya kalınlığını ölçen cihaz metal parça üzerinden ölçüm alabiliyor. O cihazla tespit edilemez. Ancak renk farkı, bariz bir kalınlık farkı (ele falan gelece kadar) varsa tespit edilebilir. Ama ona da ihtimal vermiyorum. Çünkü zaten hata sayılmadığı için bakmazlar bile.
0
himmet dayi
(02.09.26)
söyleyin.

boya kalınlığı ölçen cihazlar var. bazı insanlar bununla geziyor ve haklılar.

tampon dediğin zaten darbe sönümlemek üzere tasarlanmış araç gövdesinden ayrı bir parça. çizik veya boyanmış ve tamir edilmiş olması sorun olmamalı. gövdeye bakmak lazım.
0
janderzel zartanyan
(02.09.26)
Bana denk gelince aile fertelerini de içeren küfür ediyorum. Arkadaşa araba bakmak için dünyanın yolunu gidiyoruz, telefonda 1500 kere soruyoruz, bak hatasız boyasız değil mi diye, bir gidiyorsun ya tampon boyalı, ya tamirli ya da değişen. Herif diyor ki o plastik aksam sayılmaz. Ya sabır... Bana denk gelse ekspertiz zaten bulur, 15.000tl ekspertiz ücretini satıcıya kitler yoluma bakarım.
0
kimlanbu
(03.09.26)
@kimlanbu

telefonda tamponun lokal boyalı öğrenince aracı almaktan vaz mı geçeceksin
0
🌸HellKeePer
(03.09.26)
Eğer ben hususi olarak sormuşsam ve satıcı gerçekten bilmiyorsa ufak tefek şeylerin hiç önemi yok, pazarlık konusu bile etmem, nazar boncuğu der geçerim. Baktım ki satıcı önceki cevabımda dediğim gibi ben özellikle sormama rağmen bana yalan söyleyip "yok orası plastik sayılmaz, burası plastik sayılmaz" ayağı yapıyorsa ekspertize bile gitmem zaten, bu herif galerici gibi ayak yapıyorsa daha neler çıkar diye düşünürüm.
0
kimlanbu
(03.09.26)
(1)

Sözlükten iyihuylutumor

mysql34
Sözlükten iyihuylutumor'e benim yerime mesaj atabilir misiniz, ekşisözlük hesabım yok mesaj atamıyorum
Sözlükten iyihuylutumor'e benim yerime mesaj atabilir misiniz, ekşisözlük hesabım yok mesaj atamıyorum
0
mysql34
(31.08.26)
mesaj attım, duyuruyu silmeyin.
0
himmet dayi
(31.08.26)
(12)

Soruyu tersten soralım: avrupa da yasamak

mimikikili
Ön şart koyarak...Dombracı tayfanın yorumuna ihtiyacım yok. Onlar israil i protesto için ancak starbucks ta kahve içen çocukları rahatsız ederler.Tembel ve niteliksiz olup uzanamadığı ciğere pis diyenler de muhattabım değil.Kimden cevap bekliyorum...Çalışkan ve donanımlı olup avrupa yerleşen ama ara
Ön şart koyarak...
Dombracı tayfanın yorumuna ihtiyacım yok. Onlar israil i protesto için ancak starbucks ta kahve içen çocukları rahatsız ederler.
Tembel ve niteliksiz olup uzanamadığı ciğere pis diyenler de muhattabım değil.

Kimden cevap bekliyorum...
Çalışkan ve donanımlı olup avrupa yerleşen ama aradığını bulamayanlar.
Ne sizi tatmin etmedi? Para / yaşantı / gönül işleri...

Ya da çalışkan ve donanımlı olup memlekette yaşamayı seçenler. Avrupa gitmekte sizi ne durdurdu?

Peki hadi karşı tez de olsun. Tatmin olanlar da cevaplasın. Çok memnunum hayatta türkiye ye dönmem diyenler. Yaşadıklarınızı anlatın.

Merakla dinliyorum. Hepinize sevgiler...
Dombracılar hariç.
-3
mimikikili
(31.08.26)
En iyi üniversitelerde okuyup üstüne abd'de master yapıp orada işe giren arkadaşlarım var. Aile ilişkileri iyi olanlar yapamıyor, bu kadar uzaktan eksikliği giderilemiyor. Aile ilişkileri iyi olmayan ama aile isteyen de yapamıyor. Daha yüzeysel, maddiyat ile tatmin olabilenler çok başarılı. Genellemek istemem şimdi, orada kalmayı seçen herkes maddiyatçı değil elbette, oranın kültürünü benimsemiş ve orada aile ve arkadaş ortamı olmuş insan mutludur.

Ülke farkı da var. Ronald Reagan ne demiş:

"You can go to live in France, but you cannot become a Frenchman. You can go to live in Germany or Turkey or Japan, but you cannot become a German, a Turk, or a Japanese. But anyone, from any corner of the Earth, can come to live in America and become an American."

Amerika'da kültüre adapte olmak, melting pot içinde kavrulmak daha mümkün ama kahrolası ab'de her ülke neredeyse ırkçı, burada utanarak genelleme yapacağım, maalesef.

Ben vatanımı seviyorum. İnsanımı seviyorum. Ailemi, özellikle kardeşlerimi çok seviyorum. İstediğim zaman arabaya atlayıp görebileceğim kadar yakında (6 saat en fazla) olmak isterim. Almanya, İngiltere ve Körfez ülkelerine yerleşme fırsatım oldu, çok düşündüm, gidip kısa süreli yaşadım ve çalıştım ama azalan verimler geçerli, ötv'siz telefon almak güzel de parayı ne yapacaksın aile yoksa. Umudum hala tükenmedi. Seçimlerde İstanbul'da ücra yerlerde görev yaptım, çevremi ve geniş ailemi ikna etmeye çalıştım, beyaz yakalı olarak yapabileceğimi yaptım ve seçimle çeviremedik yönümüzü batıya. Hayatımı sırf bu yüzden kökten değiştirip gurbete gitmek istemem. Zaten beş on sene sonra kimsenin işi olmayacak ai nedeniyle. Bu kadar olumsuz ortama rağmen varlık edinebildim. Toprak alıp işlerim, hayvancılık yaparım. Çocuk da istemiyorum. Tüm tersanelerine gericiler girerse de benlik bir şey yok. Toplum bunu istiyorsa, yaşayarak görecek.
-2
gabe h coud
(31.08.26)
yurtdisindayim, simdilik donmuyoruz ama aklimizin bir kenarinda var, ya da belki baska ulkelere gitme ihtimalimiz olabilir. aradigini bulamamak degil benim ama bulduklarim kalmak icin yeterli mi emin degilim. 3 sebep var geri donmeyi dusunduren; aile - arkadaslar vs, hava, yemekler. onun disinda aradiklarimi buldum aslinda, ama bunlarin eksikligi kotu etkiliyor. 3 ayda 1 falan gelip gidiyoruz birkac haftaligina, bu da simdilik idare ediyor ama ozellikle gunes gormemek ve anne babamin yaslanmasi geri donmeyi de dusunduruyor.

not: giderken donmek isteyecegimi hic dusunmezdim, donenlere de gerizekali derdim, ama simdi anliyorum, gerizekali benmisim. ha gittigime pisman degilim, donmeme ihtimalim de var, ama turkiye'de de yurtdisinda da gercekten mutlu ve kafam rahat olamaz, onu anladim. belki ileride olur, ama simdilik durum boyle.
0
lemmiwinks
(31.08.26)
Soruna bu kadar kibirli değil de sağ köşeden bakalım :
Senin o kahvecide siyonist aleyhine yaptığın bir şey , bir ifaden var mı ?

ABD gibi bir yerde bile "şu an" bazı siyasilerinin seçilmek için siyonizm aleyhtarı söylemleri var. Sanırım biri de belediye başkan adayıydı. Son 3 yılda siyonist karşıtlığı ABD de arttı.
Netenyahu bile sadece Trump ile görüşmeye mi gidiyor sanıyorsun ?
Asıl maksatlardan biri de orada influencer denen sosyal medya yayıncılarından kimilerine para karşılığı (harcanacak toplam meblağ 700 milyon dolar civarında diye hatırlıyorum) siyonist uşaklığı yaptırmak, topluma siyonist sevgisi aşılayan içerikler oluşturtmak .

Soruna cevap değil bunlar. O nedenle çok önemseme .
-6
diyecevaplandı
(31.08.26)
Avrupa'da yaşayıp memnun olmayan arkadaşım yok çünkü alayı donanımlı mühendisler. zorlu süreçlerden geçenler var ama şu an keyifleri yerinde, topluma adapte oldular, gelir düzeyleri ortalamanın üzerinde.

Aradığını bulamayanların büyük kısmı gittiği gibi baba bir iş bulup o dakika itibariyle refaha kavuşacağını düşünenler ve yetkinliği olmayanlar.

Rağbet görmeyen bir meslekle boş hayaller kurarak gidenler üzülür.
-5
kimlanbu
(31.08.26)
18 yasima girmeme birkac ay vardi tasindigimda. üniversite okumak icin geldim. önce avusturya'da üniversiteyi bitirdim, iki üc sene calistim, sonra ingiltere'de master yaptim ve avusturya'ya geri döndüm. avusturya'ya geri dönmemdeki en büyük etken alismis olmamdi. avusturya vatandasligini falan o asamada zaten almistim ama arkadas cevrem buradaydi, sevdigim seyler buradaydi, vatandasi olarak avusturya'nin tadini cikarmak istedim vs. yani kendimi ingiltere'de hayat kurabilirim gibi hissedemedim. avusturya'ya aidiyet duygum oldugunu ve buranin aslinda evim oldugunu pasaportu alinca degil, ingiltere'den dönmeye karar verince anladim. ilginc bicimde avusturya'ya ilk tasindigimda türkiye'ye dönme ihtiyaci hissetmemistim. bunun yasla alakali oldugunu düsünüyorum. avusturya'ya ilk tasinirken 18 yasindaydim, kemiklesmis aliskanliklarim yoktu, hayati tanimiyordum, ev nasil tutulur, banka hesabi nasil acilir, yetiskin olarak sosyal normlar nasil olmali bilmiyordum, o sebeple avusturya'da bana ne sunulursa sorgusuz sualsiz kabul ediyordum; avusturya'ya ikinci tasinisimda 28 yasindaydim ve hayati ögrenmistim, yeni bir yere gittigimde, yeni bir kültürle karsilastigimda kiyasladigim, baz aldigim temel avusturya'ydi.

dönünce esimle tanisip evlendim. belki bir türkle evlenmis olsaydim farkli olurdu ama su an bir yanim hep burada. bazisi, ev aldik ondan ait hissediyorum, diyor mesela ama bu sebep bana cok sallantili geliyor. biz de ev aldik ama olay kurulu düzenimiz var meselesi degil, cünkü mal mülk istenirse satilir ama 35 yasindan sonra yeni arkadasliklar kurmak, esimi alip türkiye'ye getirmek, onun ailesini geride birakmak, onun dil bariyerini asmasi, türkiye'nin uzaktan izledigim son 18 senesine dahil olmak falan mümkün degil. o kadar materyalist degil yani sorun. en basitinden artik türkiye icin oy bile veremiyorum ve söz hakkimin olmadigi bir ülkede yasamak istemiyorum. eksi sözlük ve eksi duyuru da olmasa türkce konusup yazabilecegim ortam olmayacak, günde 10 dk annem babamla sohbetlerim haric.

ekonomik durum meselesi de benim durumumda insanlari ters köse yapiyor genelde. ben türkiye'de hic calismadim ama ekonomik zorluk yasayan bir aileden de gelmiyorum. ne bileyim, her sene yurtdisi tatilleri, kayak tatilleri, iki kardes olarak özel okulda okumamiz, istedigimiz her seyin gercekten önümüze serilmesi falan cok normaldi ben büyürken. disneyland'e gitmek istiyordum, sak diye götürüyorlardi. yani, türkiye'de ekonomik dardaydim, avrupa'da rahat ettim, diye bir durumum da yok. en basitinden avusturya'ya okumaya geldigimde senelerce tüm parami babam verdi. yani belli bir ekonomik standartin baya bir üstündeydik ama türkiye'de yasamayi cocukken de sevmiyordum.

erkek kardesim yakin zamanda ispanya'ya tasindi. simdi amacimiz annemi ve babami yanimiza getirmek. yatirimimizi senelerdir buna uygun olarak yaptik, onlara ev alma islemleri vs. halloldu, istenen gelir düzeyinin üstüne rahat cikiyorlar. basvuru da tamamlaninca olay cözülecek. yazlari türkiye'de yazlikta, kislari burada bizimle gecirecekler. isterlerse vize derdi olmadan kardesimin yanina gidecekler. allah esirgesin bir sey olsa ben yanlarinda olacagim.

iki kuzenim var halamin kizlari, sirasiyla freiburg ve basel'de yasiyorlar, halamlar da oraya tasinmaya hazirlaniyor. amcam avustralya'da. halamlarin basel'e tasinmasi babamlar icin de iyi olacak. kendi kök ailem de yanima gelince ve halamlar isvicre'ye tasininca türkiye'de kimsem kalmamis olacak. tüm arkadaslarim baska baska yerlerde, bazisi seattle'da, bazisi göteborg'da, bazisi utrecht'te, bazisi bath'da.
böyle yani. hayat gercekten benim ailemi de, arkadas cevremi de dört bir köseye dagitti.

giderken 18 yasima henüz basmamistim, hayatin beni buralara getirecegini sahiden bilmiyordum ama aklimda tek bir sey vardi, geri dönmemek üzere gidiyorum, demistim. simdi anliyorum ki o zaman cocukluktan öyle diyormusum ama bugün bakinca da yetiskin halimle dönmem icin bir sebep de kalmadigini ve dönsem de yabanci olacagimi biliyorum.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.08.26)
toplanıp asml'e gidenler benden az maaş alıyor, benden kötü yemekler yiyor, benden küçük evlerde yaşıyorlar.

tabii ki türkiyenin boktan bir ülke olduğu gerçeği var, ama belli bir ekonomik standardın üstünde olunca (aslında orta üst sınıf), tr yaşanabilir bir ülke.

haber izlemesem, kişiliğim apolitik olmaya elverse çok mutlu yaşarım bu ülkede.
+5
aguen
(31.08.26)
işim gereği özellikle avrupa'ya kariyerimin başından beri çok sayıda ve sıklıkla seyahat ettim. ilk başlarda keşke buralara taşınsam dedim yalan yok. ama zaman geçirdikçe ve avrupa'nın olumsuz taraflarını gördükçe istanbul'da yaşama olan bağım daha da güçlendi. tabi gelir seviyemi beklentilerim dahilinde (uçmadık ama eh yani) artırabildiğim için de böyle hissediyor olabilirim. arkadaşlarımdan çok giden oldu hepsinde aynı burukluğu görebiliyorum. benim nedenlerime gelecek olursak:

halen burada arkadaşlarım var, kardeşimle 15 dakika yürüme mesafesinde oturuyoruz. annem babam başka şehirde olmasına rağmen atlayıp geliyorlar ya da ben istediğimde görebiliyorum. her işimi istediğim gibi halletirebiliyorum. bir telefonla buluşup derin derin sohbet edebileceğim yakın arkadaşlarım var. çok çok yakın dostlarım var. iş ve network anlamında bir problem çekmiyorum. avrupa'ya yerleşsem - ki bir iş çevrem de var sayılır- bunlar olmaz. istanbul'un havası gayet güzel, çok trafik güzergahında yaşamıyorum. sahile marinaya yürüyebiliyorum. yazımı istanbul'da güzel geçirebiliyorum. her özel sağlık sigortalı gibi iyi bir sağlık hizmeti alabiliyorum. gönlümce güzel yemek bulabiliyorum, müdavimcilik yapabildiğim mekanlarım var. tuttuğum takım burada. yelkene meraklıyım, ister burada, ister güneyde zaman ayarladığımda harika günler geçiriyorum. kafam attığında haftasonluğuna basıp aşağılara inebiliyorum. vizem var, istediğimde avrupa'ya gidiyorum. ayrıca avrupa'nın belirli ülkelerine gitmekten zaten hoşlanmıyorum bile. almanya'ya, belçika'ya hatta belki hollanda'ya, çekya'ya adım atmasam da olur, bir olayı yok bence. buralarda yaşamak da istemem. havası kötü, hayat depresif, insanlar soğuk, hatta bence bazı yerler pis, sağlık sistemi, servis sektörü kötü. ama ispanya, italya'yı yani akdeniz ve adriyatik kıyılarını seviyorum. ülkemizde problem yok mu tabii ki var, siyaset, eğitim, adalet vs. ama bunları bilerek elimden geldiğince sisteme uygun giderek burada yaşamak beni çok daha mutlu hissetiriyor. sonuçta avrupa da çiçek bahçeşi vaat etmiyor, rezalet bir bürokrasi var. aidiyet güzel bir olay ve ben bunu ülkeme ve istanbul'a duyuyorum.
0
awlmi
(31.08.26)
17 yaşımda dil bilmeden oralarda üni kazanıp hayat kurmaya diye gittim ancak o yaş için dil bilmeden olmayacağını anlayıp geri döndüm. şu an 40'lı yaşlarımda evli ve 1 çocuk babasıyım. eşimde zamanında zorlasa gidebilirdik ancak o cesareti bulup gidemedik. bu yaşa kadar hayıflandık durduk, gitsek oralarda yapabilir miyiz diye? bizi kabul etmeyen gruplarla zorlanır mıyız? diye.
halen ülkemizde orta sınıfken bile kendimizi bazı ortamlarda yabancı hissediyoruz. evet ülkemizin insanı gerçekten bilinçsiz, bencil, adamcılık diz boyu vb.... gidip bu ülkenin kahrını çekmemek var, ama anadan babadan kardeşten uzak kalıp onun suçluluğunu yaşamak istemedik. kolayını seçti. buna ruhende hazır olmak lazım. evet içimizde bir avrupa şehrinde yaşamak oralı olmak uktesi kaldı. oralara gidip bir alman gibi bir fransız gibi yaşamayacak olmak ve 2. sınıf vatandaş olmak bizi zorlardı.
0
mikahakkinen
(31.08.26)
Ben gittim.

6 yil oldu cok mutluyum. Emeklilikte dönerim. O da deniz icin.

Okuldayken abdye gitmeyi planliyordum aslinda. Bi hocamla konustum. Abdye giden herkes geri dönüyor dedi. Saat farki mesafe cok izole oluyorsun. Avrupaya giden daha zor dönüyor dedi. Cok hakliymis.

Almanyada dönerim künefem her sey var. Buranin türkü de ayri bir kendine özgü ayri bir güzelligi var. Memleketim antalyaya her gün bircok direkt ucus var.

Trde kalsam ne su ana kadar biriktirdigim parayi (~200k€) ne de tatillerimi yapabilirdim. En güzel cafeler restoranlar benim yasadigim sehirde. Bos zamanim var. 9da ise baslayip 2de cikabilirim. Kimseye aciklama yapmak zorunda degilim. Pasaportumu da alsam benden keyiflisi yok.

Su an hamileyim ve cocuk olunca 1 yil parali izne cikacagim. Parasiz 3 yila kadar cikabilirim.

Bunlar benim deneyimim. Mtv izlemeye basladigimdan beri büyüyünce hep yurt disinda yasamak istiyordum. Seyahat etmek dil ögrenmek en sevdigim sey. Emeklilikte de dil kursuna oraya buraya gezmek isterim ben. Tr bana kesinlikle uygun degil. Baska biri de yurt disiyla ilgili aynisini düsünüyordur valla haklisin derim. Herkes kendine göre.
0
Purple life
(31.08.26)
İngilteredeyiz. Eşim Türkiye'deki işini arıyor (daha kurumsal daha büyük yerlerde çalışmıştı. Burada çalıştığı 2 yer de daha rahat ama daha az kurumsal yerler. Türkiye'deki işkolikliği ve iş arkadaşlığını arıyor :)

Ben de vize olaylarından sıkıldım(bir şirkete bağlıyım ve süresiz oturum olmadan internetten para bile kazanamıyorum, başka iş yapamıyorum), 5 yılda süresiz oturma izni alabileceğiz diye geldik 10-15 yıla çıkma tehlikesi var ve öyle olursa döneriz. Ama ben buradaki kafa rahatlığını çok seviyorum (Brighton'dayız, Londra değil) dönsek İstanbul'a dönmek istemem, ama iş için mecbur da kalabiliriz.

Aileler yaşlanıyor, sağlık sıkıntıları oluyor ve eşim yanlarında olmak istiyor. Benimkilere olsa ben de yanlarında olmak isterim.

Çocuk yapacaksak birkaç yıla yaptık yaptık (yaş sebebiyle), ama nerede kalıcı olacağımız ve dünyanın nereye gideceği belli değil. Kimi için Türkiye hala daha net bilindik kapı.(+aile desteği) İngilterenin gençleri de fena bu arada. Çocuğu liseye geçerken Türkiye'ye dönen bi çiftle tanışmıştık, yani bu konularda da "kafan şurada daha rahat" işi bitti galiba. AB ülkeleri nasıl emin değilim ama oralarda da sağcılığın ve ırkçılığın yükseldiğini görebiliyorum.

Yani covid sonrası dönem dünyanın da boka battığı bi dönem oldu ve her yer yokuş aşağı gidiyor sanırım. Tabii Türkiyeye dönme fikri benim içimi sıkıştırıyor istemiyorum. Ama 5-10 yıla gerçekten 3.Dünya Savaşı falan görürsek (illa silahlı olmasına gerek yok, sistemlerin çökmesi, işlerin bitmesi herkesin işsiz kalması vs) bu durumda Türkiye'de ailem ve dostlarımla olmak isterim sanırım.

edit: mesela üstteki arkadaş doğum izni vs. bişeyler demiş, İngiltere'de onlar yok mesela. Vatandaşı değilsen (veya süresiz oturma izni) neredeyse hiçbir şey yok, vatandaşına bile öyle Fransadaki Almanyadaki gibi işsizlik maaşı doğum izni/maaşı vs yok. Bu konularda ABD'ye daha yakın. Ha ama yine de İngilizlerin arasında yaşamayı tercih ederim. Buradaki genel kibarlık ve kafa rahatlığı beni mutlu ediyor, göçmenlere de çok alışıklar (özellikle Brighton ve Londra çevresinden bahsediyorum tabii)
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
kuzey amerika icin:
lezzet yok lezzet. yemeklerde yok, insan iliskilerinde yok, isyerinde yok.
hersey robotlasmis. insanlar rolu neyse onu oynuyor sadece. tiyatro.
evler de dekor. kocaman 300-400m2 evler, $ato gibi.
icine giriyorsun bos. icerde esya yok, duvarda resim falan yok. kucuk yemek masasi, zira giden gelen yok. mutfak tertemiz, cunku kullanilmiyor, surekli disarda yeniyor.
+1
cooperr
(31.08.26)
Yaklaşık 3 yıldır yurt dışındayız eşimle. Umduğumu bulamadım diyemem. Çünkü büyük beklentiler içinde gelmiş ya da Türkiye'deki hayatımdan memnuniyetsiz bir halde değildim. Memnunum çünkü yurt dışına "kaçmak" isteyen birçok kişinin beklentileriyle benim beklentilerim hiç örtüşmüyordu zaten. Yani örneğin "Almanya'ya yerleşmek istiyorum, bulaşıkçılık bile yaparım" tayfaya asla anlam veremedim. Çünkü Türkiye'de bulaşıkçılık yaparak yaşamaktan memnun olmayacak biri bunu Almanya'da asla yapamaz. Çünkü Avrupa'da yaşamanın avantajları olduğu kadar zorlukları da fazla.

Genel olarak çoğu kişi bahsetmiş zaten bürokrasi, sağlık sektörü vs. gibi şeylerden. Tekrar etmeye gerek yok. Ben önce yurt dışına yerleşme öncesi/sonrası ile ilgili biraz bahsedeyim. Öncesinde İstanbul'da Kozyatağı'nda yaşıyordum (evli değildim) ve Mercedes'te ortalamanın üstünde bir maaşla çalışıyordum (bunu da artistlik olsun diye söylemiyorum; Mercedes'ten iş teklifi aldığımda önceki çalıştığım yine büyük kurumsal şirketten aldığım maaşın %60 fazlasını aldım ve önceki yöneticim bana teklifteki maaşın kendi maaşından yüksek olduğunu söylemişti, hatta Mercedes'te çalışan arkadaşlar da var, onlar da ortalamanın üstünde olduğunu söylemişti, neyse.)

Taşındıktan sonra benzer ölçekte (hatta büyüklük sıralamasında daha üstte) bir şirkette işe başladım. Yani bu iş için geldik eşimle (tam taşınırken evlendik). Buradaki gelirim Türkiye'ye göre daha düşük. Ev kiraları da hayvan gibi yüksek (Avrupa'nın en pahalı 3 şehrinden biri diye istatistik gördüm geçenlerde). Haliyle gelir/gider dengesi bakımından geriye gitmiş olduk. Ancak İstanbul'un kaosu (ki İstanbul'u çok severim), o trafik, ekonomik dengesizlik, politik olaylar (bundan da tam kurtulamadık sonuçta takip ediyoruz hala), deprem riski ve en önemlisi güvenlik bakımından şu an Türkiye'de yaşamayı cazip görmüyorum. Eşim Türkiye'de yaşama sıcak bakıyor. Hadi dönelim desem koşarak döner yani. Çünkü aile bağları çok güçlü ve kendisi biraz apolitik. Ama şu an dönmek gibi bir çabamız ya da planımız yok.

Açıkçası şahsen burada kalmaya isteğine sıkı sıkı bağlanmış değilim. Ama halimden/halimizden memnunum. Daha iyi şartlar için ileride bir değişiklik yapmak isteyebiliriz (belki başka ülke ya da şehirden biraz uzak müstakil ev vs.). Ama şu aşamada Türkiye'ye dönme ihtimalimiz %0 (eşime sorsam %90 der :D).

Neyse, çok uzattım. Özetle "aradığımızı bulamadık" hiç demem ama "oo harika burakar müthüş" de demem. Türkiye'ye kıyasla avantajları ve dezavantajları var buradaki hayatın. Hepsini teraziye koyduğumuzda burası ağır bastığı için şu an buradayız.

edit: Son olarak şunu da ekleyeyim: Eğer Türkiye'de orta ya da ileri kalite bir yaşamınız varsa Avrupa'ya yerleşmek yaşam kalitesini asla marjinal olarak değiştirmez. Benzer ya da belki biraz daha iyi yaşam şartlarınız olur. Ama atıyorum gece gündüz mesai ücreti almadan çalışıyorsunuzdur, iş/özel yaşam dengesi tamamen işe odaklıysa ve kalan zamandan hiçbir şey anlamıyorsanız o zaman işler çok değişir. Her gün 3-4 saatiniz ev ile iş arasındaki yola gidiyorsa işler çok değişir. Çünkü genel olarak Avrupa'da iş/yaşam dengesine çok önem veriliyor. Benim zorunlu mesaim haftalık 40 saat mesela, kaçta başlayıp kaçta bitireceğimi ben belirliyorum. Öğlen 14:00'ten sonra işi bırakıp dışarı çıkabilyorum. Ama mesela Türkiye'deki çalışma hayatı da benim için 180° farklı değildi. 1/2 gün ofise gidiyordum, rahattım. Öyle olmasaydım bu cevabın tamamı "benim canım Avrupa'm" minvalinde de olabilirdi.
+1
himmet dayi
(31.08.26)
(4)

arabadaki kapatılan çizikler ekpertizde çıkıyor mu?

plastic_angel
pasta cila yapan var, macun gibi birşey sürüp kapatan var, çelik boya yapan var falan.bunlar tespit edilebiliyor mu?
pasta cila yapan var, macun gibi birşey sürüp kapatan var, çelik boya yapan var falan.
bunlar tespit edilebiliyor mu?
0
plastic_angel
(31.08.26)
bazı çizikleri pasta cila daha da belirginleştiriyor.

Bilginize.
0
liberal
(31.08.26)
Çoğu tespit edilebilir. Uygun ışık altında görülebilir veya boya kalınlığı ölçümlerinde belli olur.
0
kaptan memo
(31.08.26)
Beyaz renk hariç hepsi belli olur. Ekspteriz rapora "çizik" yazar. Alıcı sorun etmez, sonuçta 2.el araç.
0
HellKeePer
(31.08.26)
Bunlar ekspertizde çıksa bile kusur olarak işretlenecek şeyler değil. Aracın kaportasının metal parçalarında (tamponlar ve varsa cam tavan hariç yani) lokal boya varsa, tamamen boyanmışsa, sökülüp takılmışsa ya da değiştirilmişsa raporda belirtilir. Çizik kapamak için pasta cila yapıldıysa bu kusur sayılmaz ama o bölgeye lokal boya geçilirse boya kalınlığından orada bir işlem olduğu anlaşılır ve o zaman rapora girer bu durum.
+1
himmet dayi
(31.08.26)
(7)

airbus a320 narrow body thy yurtdışı - ekran var mı?

logisticsmanager
Yeni taşındığım yerden uçuş bakıyorum bazen a321 neo var sorun yok bazen de a320 narrow body var.Bunlarda ekran var mı acaba? Gerçekten ekransız uçuş olacaksa Lufthansa SunExpress yaparım daha ucuza.Teşekkürler
Yeni taşındığım yerden uçuş bakıyorum bazen a321 neo var sorun yok bazen de a320 narrow body var.
Bunlarda ekran var mı acaba? Gerçekten ekransız uçuş olacaksa Lufthansa SunExpress yaparım daha ucuza.
Teşekkürler
-2
logisticsmanager
(28.08.26)
koltuk arkası ekranı yoktur
0
bravoteam
(28.08.26)
Tek seçim kriterin ekran ise ucuz olan Sun Express'ten bilet al. Netflix ya da YouTube Premium varsa içerik indirip telefondan izlersin. THY'nin berbat ses ve görüntü kaliteli, %30'u kırpılmış saçma filmlerini/dizilerini izlemekten 10 kat daha iyi olur telefondan izlemek. Zaten muhtemelen 3-4 saatlik bir uçuş.
0
himmet dayi
(28.08.26)
Abi totalde 7-8 saat sürüyor bekleme ve sonra izmir aktarma falan. Eskiden pegasus, SunExpress yaptım da thy kullanmaya başladıktan sonra ekran sayesinde daha hızlı geciyor zaman gibi gelmeye başladı. Telefondan öyle uçakta otobüste film vs izleyemiyorum, rahatsız ediyor.
0
🌸logisticsmanager
(28.08.26)
Totalde 7-8 sürebilir, uçakta geçirdiğin süreden bahsediyorum. Havaalanında beklerken uçağın ekranından film izleyemezsin haliyle :D
0
himmet dayi
(28.08.26)
en son yurt içinde thy a321’e bindim, ekran vardı. ben 320lerde de var diye hatırlıyorum ama eski tip, jaklı kulaklık gerekiyor ve dağıtmıyorlar. yurt dışı uçuşunda dağıtırlar.
0
eileengray
(28.08.26)
Abi tamam 3.5 saat sürüyor da işte 3.5 saat film izlerken akıyor geçiyor. Telefonda yapamıyorum malesef.

@eileengray; yurtiçi aktarmasi a321 yurtdışı uçuş ekimde a320 Kasım'da a321. Ve evet, kulaklık var ondan hep.
Ben de son uçuşlarda hiç a320 bindim mi hatırlamıyorum.
0
🌸logisticsmanager
(28.08.26)
18 ağustosta a320’ye binmişim, ekran vardı (her) uçağımda.
0
eileengray
(28.08.26)
(7)

odisse'yi iki boyutlu izlemek

lil siztah
yakın zamanda imax salona gitmeye vakit ayıramayacağım. iki boyutlu izlesem çok şey kaybeder miyim; yoksa bekliyeyim mi?
yakın zamanda imax salona gitmeye vakit ayıramayacağım.
iki boyutlu izlesem çok şey kaybeder miyim; yoksa bekliyeyim mi?
-1
lil siztah
(26.08.26)
imax salonları da iki boyutlu zaten. sadece daha büyük ekran ve daha iyi görüntüler var.
+2
co2s2
(26.08.26)
@co2s2, aa vallahi bu bilgi ufkumu açtı. imax deyince direkt 3 boyutlu düşünmüştüm ben. teşekkürler!
0
🌸lil siztah
(26.08.26)
www.reddit.com

imax standarı ışık, netlik, ebat vb gibi şeylerde belirleniyordu yanlış hatırlamıyorsam (şimdi bakamaycağım) co2s2+1
+1
kisa
(26.08.26)
The Odyssey için şöyle bir kırpma söz konusu: i.imgur.com

İzleme kalitesini ne kadar etkiler? Bence çok değil. Görselden çok konuya odaklanılacak bir film. Zaten Avrupa'da sadece birkaç salonda IMAX var. İnsanların büyük bölümü kırpılmış olarak izledi.
+1
himmet dayi
(26.08.26)
odyssey zaten 2d bi film? nolan hiçbir zaman 3d film yapmadı, asla da yapmaz nefret ediyor.

imaxte 3d film de izlenebiliyor ama filmin öyle çekilmiş/düzenlenmiş olması lazım. bu film öyle değil.
+1
jelly bear
(26.08.26)
vallahi destan gibi film yapmışlar, bitmek bilmedi :/
@himmet dayı'nın söz ettiği gibi görüntünün kırpılmış olduğu, çok sahnede karakterlerin kafasının üst yarısının olmamasından veya uzaktan verilen deniz manzaralarına gökyüzünün girmemesinden falan bariz anlaşılıyor ve rahatsız ediyor.
imkanı ve sabrı :p olan imax'e gitsin.
+1
🌸lil siztah
(26.08.26)
imax de izlenmezse boşa gider paran.
çok iyi film
0
jamswety
(27.08.26)
(4)

iphone 13 - ipin ucunu kaçırmamak

MtKrt
256gb iphone 13 var, 3 yıldır kullanıyorum. yeni iphone modelleri tanıtılacak, hem appleın tanıtım öncesinde/sırasında eski modellere zam yapması, hem kur oynaklığı hem de ram krizi vs derken fiyatların artmasından korkuyorum. bir de elimdeki telefonu daha kullanıp 2.el fiyatını düşürmek istemiyorum
256gb iphone 13 var, 3 yıldır kullanıyorum. yeni iphone modelleri tanıtılacak, hem appleın tanıtım öncesinde/sırasında eski modellere zam yapması, hem kur oynaklığı hem de ram krizi vs derken fiyatların artmasından korkuyorum. bir de elimdeki telefonu daha kullanıp 2.el fiyatını düşürmek istemiyorum.

şuan iphone 17'ye geçmek mantıklı olur mu?
değiş tokuş kampanyasında elimdeki telefona troy 25K, vatan bilgisayar 27k fiyat verdi. iphone 17 ise 85k.

telefonda foto ve video çekiyorum, sosyal medya kullanıyorum, bu kadar.
60K çıkacağını düşününce galaxy s serisine mi geçsem diyorum.
ya da hangi adım mantıklı olur?
0
MtKrt
(25.08.26)
Ben olsam takasa verip 16e alırdım. Deneyim olarak 13-17 ya da 18 farklı olmayacak ama yenilemiş olursunuz. Fakat vatan sanırım eski cihazı doğrudan kendisi almiyor, araya başka firma giriyor, troy ise direkt yeni cihazın bedelinden düşüyordu galiba, öyle ise troy’u tercih ederdim.
0
orient blue
(25.08.26)
Ablam yeni iphone 17 aldı. Ben 16 kullanıyorum. 2sinin arasında çok fark yok kamerada bence. 16 da bakabilirsiniz belki
0
cccbehzatccc
(25.08.26)
Video ve fotoğraf çeken birine 16e önermem. Tek kamerası var.

Yeni çıkacak iphone'da neler olacak bilemiyorum ama 17 pro ile 17 arasında da artık çok fark yok. Eskiden pro modellerin (kamera dışında) en büyük farkı 120 Hz'lik ekrandı. Ama 17'de de 120Hz ProMotion ekran var. O yüzden 17 olur.

17'nin 16'dan farkı da ön kamerasında artık kare bir sensör olması. Bu sayede telefonu yana çevirmeden de yatay selfie çekilebiliyor. Bu ne kadar önemli bilemem ama 16'ya düşecekseniz düz 16 önermem. Çünkü ekranı 120 Hz değil. 16 Pro da olur.
0
himmet dayi
(26.08.26)
17 ve 17pro arasinda cok fazla fark yok gercekten. iphone 17 en alinabilir telefon. ben 17pro aldim, 17 de yeterdi acikcasi.

bir onceki nesili(16) onermem, bir yil daha az guncelleme alir, ilk bastan -1'le baslamaya gerek yok bence.

18i beklemeye de cok gerek olmaz, zam gelecek gibi zaten telefonlara.
0
fakyoras
(26.08.26)
(11)

uzun yürüyüşlerde rahatsızlık çıkarmayan ayakkabı

semaforo de medianoche
bir seyahate gidicem yakın zamanda. günde 10-15km civarı yürüyebiliyorum gezerken. en son böyle bol yürüdüğüm seyahatimde nike air force giyiyordum ama bir süreden sonra tabanı çok sert geliyor ağrı yapıyordu. bir dahakine onu giymek istemiyorum ama böyle direkt fitness ayakkabısı koşu ayakkabısı ta
bir seyahate gidicem yakın zamanda. günde 10-15km civarı yürüyebiliyorum gezerken. en son böyle bol yürüdüğüm seyahatimde nike air force giyiyordum ama bir süreden sonra tabanı çok sert geliyor ağrı yapıyordu. bir dahakine onu giymek istemiyorum ama böyle direkt fitness ayakkabısı koşu ayakkabısı tarzı ayakkabıları da rahat olmasına karşın çok tercih etmiyorum günlük kullanımda da şık durması için. çünkü güzel restoranlara falan da uğrayabilirim aynı ayakkabıyla. var mı böyle önerebileceğiniz ayakkabı? mesela daha önceki bir gezimde Nike Court Vintage Premium giymiştim o daha rahattı air force'a kıyasla.

cinsiyet: e
0
semaforo de medianoche
(25.08.26)
ortopedistler spor ayakkabı oylaması yapıyor sosyal medyada özellikle tabanı rahattı dediğiniz ayakkabıları almayın diyorlar, dümdüz tabanı olanlara çöp muamelesi yapıyorlar..
birde spor ayakkabı bol bile gelse 1 numara buyuk alınırsa daha rahat oluyor yürüyüşlerde giydiğnizde, önünde tam dolu dolu yataylamasına 1 baş parmak kadar boşluk olması gerekiyor.
Skechers'ı rahat buluyorum ben tabi modeline görede değişiyor
0
eja
(25.08.26)
Ben skerchers ile yürüyorum, memory foam çok yumuşak tabanlı olanlar vardı pek göremiyorum onları.
0
gadlemler
(25.08.26)
Nike pegasus modellerine bak.
0
rentts
(25.08.26)
Benim için Asics.
0
Amaranta ursula
(25.08.26)
bu skechers, asics, pegasus falan benim koşu ayakkabısı diye tabir ettiğim ayakkabılara giriyor ama ben bu tarz istemiyorum. normal günlük ayakkabı arıyorum sneaker falan tarzı işte onun uzun yürüyüşte falan rahatsız etmeyen modelini bulmaya çalışıyorum.
0
🌸semaforo de medianoche
(25.08.26)
flower mountain
0
ruhlardan esinlenen karga
(25.08.26)
Asolonun günlük ayakkabıları çok iyi geldi bana. Spor tarzı değil ama yürüyüş çok rahat. 10 yıldır falan giyiyorum.
0
bumbum
(25.08.26)
Pahalı mahalı ama New Balance 990v6'da mutluluğu buldum.
0
montreal
(26.08.26)
Birçok markanın spor ayakkabılarına sahibim. Rahatlık bakımından New Balance açık ara farkla lider. Ardından Sketchers geliyor. Air Force 1 da var. Muhtemelen en rahatsızı da AF1. Ama şöyle bir şey denedim. Adidas da var sert tabanlı. Tabanlığı memory foam ile değiştirince ayakkabı sınıf atladı. AF1 için de bunu deneyebilirsiniz yeni ayakkabıya yatırım yapmadan önce.
0
himmet dayi
(26.08.26)
asics
0
kablelvuku
(26.08.26)
The North Face vectiv taraval serisine bakın mutlaka.
0
amelie poulain
(26.08.26)
(21)

ben ekleyeyim mi?

inspired by a true story
yurt disinda yasiyorum, kadin kisisi benim. tatilde turkiye'ye dondugumde arkadaslarimla bulustum. bir suredir turkiye'ye kesin yapma konusunu degerlendirdigimi biliyorlar ve beni ikna etmek icin bana turkiye'den birini bulmaya calisiyorlar :) bu calismalar sirasinda arkadasim kemal'in sevgilisi ozg
yurt disinda yasiyorum, kadin kisisi benim. tatilde turkiye'ye dondugumde arkadaslarimla bulustum. bir suredir turkiye'ye kesin yapma konusunu degerlendirdigimi biliyorlar ve beni ikna etmek icin bana turkiye'den birini bulmaya calisiyorlar :)
bu calismalar sirasinda arkadasim kemal'in sevgilisi ozge, bana uygun oldugunu dusundugunu bir arkadasini davet etti, adi arda olsun. arda'ya once fotografimi gondermis, arda beni cok begenmis. bir saat sonra kalkti oturdugumuz yere geldi. o gelene kadar ozge bana arda hakkinda bir suru sey anlatti, butun temel bilgilere sahiptim diyebilirim. arda gelince ben de onu begendim, 1-2 saat kadar hep birlikte takildik, sohbet ettik. ama maalesef sunu sonradan fark ettim ki, sohbet sirasinda arda surekli bana bir seyler sordugu halde, ben cevabini bildigim icin ayni sorulari ona sormadim. onunla ilgilenmedigim icin degil, ozge bana onden bilgi verdigi icin sormak aklima gelmedi. birinden hoslaninca boyle mala baglama huyum vardir.
gecenin sonunda arda'nin bizden biraz erken ayrilmasi gerekiyordu mekandan, vedalasirken bana "sen eve nasil doneceksin, ben birakayim mi seni?" diye sordu. bu soruya cok hazirliksiz yakalandim. "metro vardir ya, metroyla donerim, son metroya daha var" diye bir seyler sacmaladim. biraz da arkadaslarimin yanindan yeni tanistigim bir adamla erken ayrilmaya utandim. arda'ya tesekkur ettim, umarim gitmeden tekrar gorusuruz dedik ve vedalastik. arda gittikten sonra arkadaslarim bana sen bir malsin dediler :D ozge ne dusundugumu sordu, "cok sempatik, cok canayakin birine benziyor, neden olmasin. tek dusunduren konu sigara icmesi oldu." dedim. masada 2 saat icinde sanirim 9-10 tane sigara icmistir. ben sigara kullanmiyorum. her ne kadar arda'ya onunla ilgilendigimi acikca gosteren bir davranista bulunmamis olsam da, ozge'ye soyledim. arda'dan bir hareket bekliyordum acikcasi.
aradan 2 hafta gecti, tekrar gorusmedik. gorusebilecegimiz bir imkan olmadi, ozge'yi de tekrar gormedim. kemal'e sordum, o hicbir sey bilmiyordu. arda beni instagram'dan eklemedi. yasadigim yere geri dondum. acaba ben mi onu eklesem diye dusunuyorum. ama eger benimle ilgilenmiyorsa ya da bir sebepten fikri degistiyse boyle bir adim atmis olmak istemem. cok kararsizim, ne yapayim?

edit: ozge'ye sordum, ben karismam dedi.
tanismamizdan sonra arda olumlu konusmus olsa ozge bu kadar notr kalmazdi diye dusunuyorum. belki hoslandi ama sonra herhangi bir sebepten fikrini degistirdi sanirim. eklemiycem, kismet degilmis. cevaplar icin tesekkurler.
-2
inspired by a true story
(25.08.26)
özge ve kemalden ses çıkmadıysa da ekle. hoşlanmışsın, muhtemelen hoşlanmış. belki efendi çocuk sende bir şey yok diye rahatsız etmek istemedi vs.

fikri değiştiyse de iki satır konuşmuş olursun netleşir. bu kadar yazıp ekleyip denememen büyük hata değil mi sence
+1
kisa
(25.08.26)
çocuk niye eklesin ki seni? ilgilenmediğinize dair bir sürü işaret almış. o da beni beğenmedi heralde demiştir.

instagram'dan ekleyin niyetinizi belli edin bence geç kalmadan.
+5
elektr10
(25.08.26)
ekleme.

kemal le özgenin konusmama ihtimali yok gibi bir sey bence. sen niyetini bildir ama geri dönüs gelmiyorsa zorlama derim.

özge gereksiz yere konusmus ve büyüyü bozmus biraz. ben böyle durumda hicbir sey anlatmazdim. birak arda kendini anlatsin yani.
0
Purple life
(25.08.26)
Kemal hiçbir şey bilmiyorsa, Özge seni arayıp darlamadıysa, o iş olmamış demektir.

Boşver, Hem sigara içiyormuş zaten.
+1
Mirket
(25.08.26)
sigara bence büyük sorun onu düşünerek ekle.
sen ona sorular sormadıysan, eve bırakmasına da hayır dediysen benle ilgilenmiyo diye düşündü muhtemelen.
+1
jelly bear
(25.08.26)
en hayirlisi olmus.
yurtdisindan iki saatte 10 sigara icen bagimli icin neden döneseniz? adam chain smoker resmen.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.08.26)
bence ekleyin.

sigara konusunda bir not: ben cok sigara iciyordum, esimle sevgili oldugumuzda onun istegiyle biraktim, cok rahatsiz oluyordu. o zamandan beri icmiyorum, 12 yil oldu. benim icin de iyi oldu, simdi ben de sigaradan ayni sekilde rahatsiz oluyorum :)
+2
lemmiwinks
(25.08.26)
Tabii ki ne istiyorsan onu yapacaksin, bu tip konularda akil almak buyuk hata. Sadece kendini dinle, istiyorsan ekle istemiyorsan ekleme.

Sahsi arastirmalarim sonucu ilk adimi atmayan kizlarinin %86sinin mutsuzluktan öldüğünü tespit ettim. Ekleyeceksen mesaj da pesinden gelsin, dönüyorum bir kahvelik zaman yaratalim mi vb??? Eklemeyeceksen de hayatta basarilar.
+5
duster
(25.08.26)
%1 ihtimali deniyorsun şu anda. Yaşadığın yerde, sana uygun başka birileri mutlaka vardır.
0
gabe h coud
(25.08.26)
ekle gitsin ya. hatta izah et durumu.

böyle şeyleri bu kadar düşünüp "ya şöyle olsaydı?" demeye gelmez. açık olun, net olun. en fazla ne olacak ki, adam "ben o ışığı görmedim bizden olmaz" der bitti gitti.

hoşlanmak, bunu söylemek ayıp değil. bi de siz yani özellikle tanıştırılmış insanlarsınız öyle rastgele birine dan diye yazmıyorsun.

bence ekle veya yaz gitsin. pekala çocuk senden ilgi görmediğini düşünüp rahatsız etmemek istemiş olabilir. ne düşündüğünü ve istediğini söyle kafan rahat olsun.
+3
der meister
(25.08.26)
nasıl egolar var böyle yahu :) adam sana bir sürü sorular soracak, seni beğendiğinin haberini uçuracak , eve bırakmayı teklif edecek , hiçbir tepki alamayacak, ama sen onu eklediğinde gururun incinecek öyle mi? çok kasıyorsun bence, çok hem de.
+5
loch ness
(25.08.26)
Bulusmus olmak icin bulusmussun cocuk ideal cikinca da pisman olmussun.
+2
baldur2
(25.08.26)
Abla Türkiye'de erkek mi kalmadı, bu nasıl fikir. Normal dön. Zamanla bulursun birini nasibinde varsa. Liseli muhabbeti bu.
-7
arbre
(25.08.26)
ozge'ye sordum, ben karismam dedi.
tanismamizdan sonra arda olumlu konusmus olsa ozge bu kadar notr kalmazdi diye dusunuyorum. belki hoslandi ama sonra herhangi bir sebepten fikrini degistirdi sanirim. eklemiycem, kismet degilmis. cevaplar icin tesekkurler.
-1
🌸inspired by a true story
(25.08.26)
"sigara"dan sonrasını okumadım.
herkesin hayatına kimse karışamaz ama sigara kırmızı çizgim.
+1
late viper
(25.08.26)
Koştura koştura arkadaşlarını çağıracaklar, sonra da karışmayacaklar. Gerçekçi gelmedi. Arda bir sebeple sizle devam etmek istememiş. Ben zorlamazdım. Yine de denemek istiyorsanız ekleyin.
+3
asteriks
(25.08.26)
Olumlu olsa arkadaşına söylerdi bence. Ben karışmam ne alaka başta karışırlen iyiydi.
+1
pembe mezarlık
(26.08.26)
Eğer o geceki davranışım beni rahatsız ettiyse eklemez ama kısa bir mesaj atar, açıklardım hatta güzel bir akşamdı derdim. Zaten vereceği cevapta ne hissettiği belli olurdu.
Arkadaşlarınızın kaçak oynaması hoş olmamış, ki siz neden olmasın da demişsiniz. Ben onları karıştırmadan Eğer gerçekten hoşlandıysam bir kere mesaj atardım cevabına göre geri çekilirdim.
-1
mslny
(26.08.26)
Önce aranızı yapmaya çalışıp iş biraz karmaşıklaşınca "ben karışmam" diyen Ayşe'yle de aramdaki ilişkiyi gözden geçirir, biraz mesafe koyardım.
+6
himmet dayi
(26.08.26)
ekleyin, en kötü ne olabiliR?
+1
co2s2
(26.08.26)
Adamla ilgilenmediginizi gosteren her seyi yapmissiniz, sonra da niye olmadi... En azindan gecenin guzel gectigine dair kisa guzel bir mesaj atsaydiniz. O da yok. Rahatsiz edecegini dusunup birakmistir pesini. Ben mesela kimsenin pesinden kosmam. Niyetimi gosteririm, tepki gelmiyorsa ceker giderim. Onunla mi ugrasicam? Cok pasif kaliyorsunuz.
0
synesthesia
(31.08.26)
(7)

Yıllık izin süresi hesaplama

niyazi mısri
Merhabalar 7 Eylül 2021'de işe başlamış birisi olarak 7 Eylül 2026'da 14 gün mü yoksa 20 gün mü yıllık izine hak kazanacağım? Teşekkürler
Merhabalar 7 Eylül 2021'de işe başlamış birisi olarak 7 Eylül 2026'da 14 gün mü yoksa 20 gün mü yıllık izine hak kazanacağım? Teşekkürler
0
niyazi mısri
(18.08.26)
14 gün
0
elorelia
(18.08.26)
14 gün.

bi sonraki sene 20 gün olacak.

edit:
20 gün diyenler yasayı tam anlamamış heralde. neyse eylül gelince görürsün.

şöyle düşün işe başlayınca 14 gün izin verilmiyor. tam 1 sene sonra veriliyor. bu da aynı mantık.
0
jelly bear
(18.08.26)
Yasaya göre 1-5 yıl arası (5. yıl dahil) 14 gün izin hakkı oluyor. Yani 5 kez 14 gün izin hakkı olacak, sonra 20 olacak. 7 Eylül 2026'da 5. kez 14 günlük izni hak edecek.

Cevap 14.
0
himmet dayi
(18.08.26)
Ben beş yıl dolduğu için 20 diye düşünüyordum ama şirkette sizin gibi diyor üzdü neyse teşekkürler
0
🌸niyazi mısri
(18.08.26)
20 değil mi yahu. ben 15 mart 2021 de işe başladım 15 mart 2026 da 20 gün iznim geldi? Yani bu olayı bir kaç ay önce yaşadım. Şirket kıyak mı geçmiş bana
0
rayde
(19.08.26)
7 eylül 2022'de 1 yılın doldu, dolan yılın iznini hak ettin 14 gün
7 eylül 2023'te 2. yılın doldu, dolan yılın iznini hak ettin 14 gün
7 eylül 2024'de 3. yılın doldu, dolan yılın iznini hak ettin 14 gün
7 eylül 2025'te 4. yılın doldu, dolan yılın iznini hak ettin 14 gün
7 eylül 2026'da 5. yılın doldu, dolan yılın iznini hak ettin 14 gün

bundan sonra 20 gün olacak.
0
kibritsuyu
(19.08.26)
hizmet süresi beş yıldan fazla olanlara 20 günden az olamaz diyor. işyerinde 5 x 365 gün çalıştıysanız 20 gün izin kullanmanız lazım bence.

Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri
Madde 53 - İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.
Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.
Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz.
İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;
a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden,
b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden,
c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden,
Az olamaz.
0
co2s2
(19.08.26)
(5)

maçları izlemek için yeni üyelik kampanya?

benimkibu
kampanya var mı bildiğiniz? süper lig ve premier ligi içeren paket düşünüyorum.
kampanya var mı bildiğiniz? süper lig ve premier ligi içeren paket düşünüyorum.
0
benimkibu
(14.08.26)
Dün Tod aldım ben. Full paket. Eski hesabıma indirim tanımlamışlar. 299₺/12ay
+1
ezkaza
(14.08.26)
bana da 339 TL fiyat çekmişler.
Süperlig, epl, formula 1
0
eurhka
(14.08.26)
Ben de ezkaza'nın cevabından görüp aldım şimdi aynı paketi eski hesapla.

Bu arada eski hesap yoksa pttavm'de indirim koduyla 4 bin TL'ye satılıyordu bu paket. Ama taksitli oluyor mu bilmiyorum.
+1
himmet dayi
(14.08.26)
fiyatları artıracaklar şu an alın. transferlerin ardında bein grubu var galiba. ticari işletmelere çok yüksek fiyatlar çıkarmışlar.
0
mikahakkinen
(14.08.26)
tod üzerinden izleyince geriden mi geliyor maçlar biraz ? var mı öyle bir şey
0
sweetoffice
(14.08.26)
(2)

Bir yıl sonra birine ilgi duymak

rakicandir
Selamlar,Bir yıl sonra birine ilgi duydum. Tanıdığım birisi değil, ama aynı civarda yaşıyoruz. Ek bilgi olarak okuduğu kitapları tanıttığı bir youtube hesabı var. İnstagram'da takip ettim. Kendimi üstüne düşmüş gibi göstermeden nasıl tanışırım ? Sosyal medyadan tanışmak da istemiyorum, 1-2 kez tesad
Selamlar,

Bir yıl sonra birine ilgi duydum. Tanıdığım birisi değil, ama aynı civarda yaşıyoruz. Ek bilgi olarak okuduğu kitapları tanıttığı bir youtube hesabı var. İnstagram'da takip ettim. Kendimi üstüne düşmüş gibi göstermeden nasıl tanışırım ? Sosyal medyadan tanışmak da istemiyorum, 1-2 kez tesadüfen aynı kafelerde denk geldik.
Bunun oluru nedir cidden? Yüzyüze gelsek iki kelimeyi bir araya getiremem diye çekiniyorum.

Not : sorum özellikle kadınlara.
0
rakicandir
(13.08.26)
tanittigi kitaplar üzerinden bir konu ac. bunu cok dogal yapman lazim. kitabi oku hatta hemen. en kötü ihtimalle bir kitap okumus olursun.

bookworm kizlara bayilirim. dogru yoldasin.
+2
Purple life
(13.08.26)
Kadın değilim ama Purple life'ın cevabının neredeyse aynısını yazacaktım. Kitaplar üzerinden yaptığı bir paylaşıma cevaben bir sohbet açabilirsin. Hatta birkaç önerdiği kitabı okuyup "sizin önerilerinize göre okumaya başladım, içeriklerinizi beğeniyorum, önerdiğiniz kitaplar da şöyle böyle güzel" gibi bir girizgah yapılabilir.
+1
himmet dayi
(14.08.26)
(7)

Budapeste seyahati

bosver nicki
Herkese selam,Yarin bi 5 gunluk Budapeste ziyaretim olacak, tavsiye veya ipucu verebilecek arkadaslar varsa cok sevinirim, toplu tasima, gunluk pratiklerle ilgili vs cok daha iyi olabilir. Bir de forint almaya gerek gormedim, ihtiyac duymam diye ama almali miyim yanima?Cok tesekkurler simdiden.
Herkese selam,

Yarin bi 5 gunluk Budapeste ziyaretim olacak, tavsiye veya ipucu verebilecek arkadaslar varsa cok sevinirim, toplu tasima, gunluk pratiklerle ilgili vs cok daha iyi olabilir. Bir de forint almaya gerek gormedim, ihtiyac duymam diye ama almali miyim yanima?

Cok tesekkurler simdiden.
0
bosver nicki
(07.08.26)
yok ya kredi kartından harcayabilirsin.
budapest go diye bi app vardı ordan haftalık ticket alabilirsin. otobüslerde metrolarda falan kontrol oluyor bazen al kesinlikle yoksa cezası var.

parlamento binası için ben avrupa vatandaşı bileti almıştım kimliğe bakmamışlardı.. daha ucuz oluyor.

akşam karşıdaki metro istasyonlarından bi durağa gidip orda inip parlamento binasını gece izleyebilirsin baya güzel oluyo.
0
jelly bear
(07.08.26)
Selamlar

Budapeşte'de muhteşem spa, kaplıca otelleri vardı. Gündelik kullanım için giriş yapabiliryosunuz ve fiyatları hesaplıydı. Aşağıya zamanında ziyaret ettiğim bir tesisi bırakıyorum. 5 gün Budapeşte'de kalacaksanız uğramanız için yeterli vaktiniz olacaktır. Bu tür termal merkezlere biraz ilginiz varsa çok seversiniz, özellikle tavsiye ediyorum.

Resmi Web Sitesi: www.gellertbath.hu
Instagram Sayfası: www.instagram.com
0
burka
(07.08.26)
İmkanınız varsa bir günü termal tesiste geçirin. Ben Gellert’a gitmiştim ama geçen yaz sonunda kapandı ve restorasyona girdi.

Nehrin karşı kıyısına geçecek olursanız, Gül baba türbesi var, cennetten bir köşe gibi; özellikle gitmeyin ama yolunuz düşerse bakarsınız.

Bu sıralar Budapeşte’nin en önemli olayı; Tuna nehrinin su seviyesi kritik derecede düştüğü için tonla keşif yapıyorlar. Mesela bu hafta rhino fosili, ikinci dünya savaşı gemisi ve motosikleti gibi şeyler bulduklarını duyurdular, benim rastgeldiğim. İlginiz varsa köprülerden bu çalışmalara göz atın derim.

Su seviyesinin düşmesi sebebiyle santrallerini kapattıkları için gece önemli binaları aydınlatma işini de askıya almışlar; dün turistlerin şikayet ettiği bir videoya denk geldim bununla ilgili.

Bir de ben hiç vakit ayıramadım ama şehrin her yerine serpiştirilmiş küçük çeşitli figürlerden bronz heykeller var (boyları 10 cm civarında); turistler gezerken bunları tespit edip foto paylaşmayı çok seviyor.
İyi gezmeler.

Ekleme: Her yerde kk geçiyor. Tr’deki tl hesaplarınızdan oradaki bankalarla anlaşmalı olan birinden ufak tefek harcamalar için bir miktar forint çekmeniz en makulü olur. Anlaşmalı banka yoksa bile komisyon az bişey artar; buradan fahiş fiyattan almaktan her türlü uygun olur. Tl hesabınız olan Tr kartınızı ATM’ye takıp direkt forint çekebiliyorsunuz özetle.

Bir hafta kalacaksanız, tek tek bilet almakla uğraşmaktansa, bizim dijital uygulamalar gibi olan Budapest go uygulamasını indirip yükleme yaparak kullanmanızı öneririm. Bisiklet kiralamada falan da geçiyor.
+1
lil siztah
(07.08.26)
Bu arada Budapeşte'de yaşanan enerji arzı problemi yüzünden geceleri parlamento binası vs. aydınlatılmıyor bir süredir. Ne zaman çözüleceği ile ilgili de net bilgi yoktu en son. Aklınızda olsun.

www.reuters.com
0
himmet dayi
(07.08.26)
budapeste'deki termalleri yaz vakti ben tavsiye etmem cünkü olayi bana kalirsa kisin -5 derecede disarida suda olmak. gellert olsun, szechenyi olsun, rudas olsun hepsinin acik hava havuzlari var, sicacik su icinde hic üsümeden kisin takiliyorsunuz. hele rudas'in manzarasi muhtesem ama yaz vakti bana kalirsa cekilecek sey degil. ben bilmiyorum sahsen ama varsa soguk termal var mi budapeste'de onu arastirabilirsiniz.

döviz bürosu olarak en iyi kur suradaydi: maps.app.goo.gl
makas da almiyordu. muazzam bir yerdi. gördüm ki tabelasi seneler icinde sürekli degismis el degistirdigi icin, su an nasil bilmiyorum ama ihtiyac olursa bakabilirsiniz.

tuna kenarinda can togay'in yaptigi anit heykel var, onu ayrica yazayim.
parlamento'dan tur alin bence, ici cok güzel. paraya kiyabilirsiniz orada.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.08.26)
- Sir Lancelot Medieval Restoranı tavsiye ederim. Atmosferi güzeldi, baya hoşuma gitmişti.

- Özgürlük heykeli var. Gellert tepesinde. Sovyetlerin, Almanları tokatlaması üzerine yapılmış. Anıt güzeldi.

Ayrıca, dolandırma yöntemleri var. Turist gibi görünümlü biri yanına geliyor, diyor kayboldum. Aniden başka biri çıkıyor, diyor ben sivil polisim, siz burada ne yapıyorsunuz. Üzerinizde euro var mı cüzdanı gösterin diye darlıyor. Bilginize.
0
put it in your appropriate place
(07.08.26)
avrupa’da euro zone dışında yerel para birimine ihtiyaç duymadığım tek ülke macaristan olmuştu ilginç biçimde. her yerde kk geçiyor.

5 gün budapeşte için bana biraz fazla geldi, 3 gün ideal gibi. yarım günlük bir szentendre gezisi, bir gün de yüzmek için balaton gölüne gidebilirsiniz.
0
phoarbix
(08.08.26)
(8)

Ödeme biçimi sorusu..

sonhakan
Internette ödeme yaparken gercek kart mı sanal kart nı kullanıyorsunuz?
Internette ödeme yaparken gercek kart mı sanal kart nı kullanıyorsunuz?
0
sonhakan
(06.08.26)
10 seneden uzun süredir sanal kart üzerinden alışverişimi yapıyorum. güvenilir sitelerden alışveriş yapsam da yıllar önce sanal kart bilgilerimin sızdırılmasıyla bir iki dk içerisinde ona yakın kez kartımdan çekim yapmayı denediler. başta yüksek tutarla daha sonra tutarı düşürerek. tabi sanal kartımdaki 1 liralık limitle elleri boş dönmüş oldular (✿◠‿◠)
0
kurmalifare
(06.08.26)
İnternette, fiziki kredi ya da debit kartıyla alışveriş yapan yürek yemiş insanlara büyük saygı duyuyorum :P

Asla o kadar cesur olamadım.
0
Mirket
(06.08.26)
genelde sanal kart veya garantipay vs. ama kampanya durumuna göre gerçek kart bilgilerini kullandığım da oluyor. ayrıca akbank'ta sanal kart yok, kart üzerinde numara yazmadığı için buna ayrı bir sanal kart tanımlamıyoruz zaten güvenli denip geçiliyor.
akbankta kart üzerinde numara bulunan kartlarda sanal kart tanımlanabiliyor ama numaralar yoksa tanımlanmıyor.

tüm kartlar internet alışverişine kapalı veya sınırlaması 0, kullanacağım zaman kullanacağım kadar internet alışveriş limiti tanımlıyorum.
0
konetsu
(07.08.26)
Tek bir yüklü ödemem dışında hayatımda sanal kart kullanmadım.
Hiç o kadar temkinli olamadım.

Başıma da hiiiiiçbirşeycikler gelmedi ama normalde de telefonunu, güneş gözlüğünü, çantasını vs orada burada unutan biriyim. Ve hepsi mutlaka bana geri dönmüştür. Öyle de bir şans ya da kötüyü düşünmemenin hediyesi diyelim.
0
selenophile
(07.08.26)
İnternette sanal kart, fiziki ödemede qr kod, para çekerken yine qr kod. Bir tane kartım hariç fiziki kartlarım evde çekmecede duruyor.
0
cilekli pasta
(07.08.26)
Abonelikler hariç sanal kart kullanıyordum uğraşmamak için, şimdi sanal karta limiti belirlenen oranda sabit tutma özelliği geldi hepten sanal kart kullanıyorum.

Sabit limit şöyle bilmeyenler için; atıyorum 3000 liralık limit sürekli bulunsun diyorsunuz aboneliğin biri 200 lira çekip limiti 1800'e düşürünce tekrar 3000 olacak şekilde otomatik artırıyor. Buna üst limit koyabiliyorsunuz yani ayda en fazla 5000 lirayı geçmeyecek şekilde 3000'e tamamla diye.

Güzel bir şey.
0
akhenaten
(07.08.26)
Güvendiğim sitelerde fiziksel kart bilgilerini kullanıyorum. Ancak mümkün mertebe Apple Pay kullanırım. Türkiye'de yok maalesef ama gelmesi durumunda herkese önerebileceğim bir ödeme yöntemi. Hem çok pratik hem de her ödemede farklı bir kart numarası üretip onunla ödeme yapıyor. Böylece kart bilgileri çalınmış olsa bile o bilgilerle ikinci bir işlem yapılması mümkün değil.
0
himmet dayi
(07.08.26)
ne alırsam alayım netten mutlaka sanal kart; kaç kez korudu hatırlamıyorum... büyük bir yemek platformunun bile kart bilgileri çalınmıştı, riske girmeye hiç gerek yok
0
sweetoffice
(07.08.26)
(5)

Yapı kredi world mastercard yurtdışına nasıl ayarlanıyor?

Lh12
Avrupa ya gidince kredi kartına komisyon kesmesinler. Teşekkürler şimdiden.
Avrupa ya gidince kredi kartına komisyon kesmesinler. Teşekkürler şimdiden.
-1
Lh12
(06.08.26)
Döviz ekstre isteyin gitmeden önce.
+1
inheritance
(06.08.26)
kredi kartı ayarlarına gir. döviz hesap özeti talimatını aktif et.
+1
jelly bear
(06.08.26)
Yurt dışı kullanımına açmaktan bahsediyorsan mobil bankacılıktan hallediliyor o ama komisyon muhabbeti tamamen senin bankana bağlı. Bazı bankalar bu gibi durumlarda daha düşük komisyon alıyor ama bazılarında cidden yüksek tutarlar var gitmeden önce bankayla görüşüp bilgi almakta fayda var. Eğer komisyon oranı yapı kredide çok yüksekse hiç zaman kaybetme anında kredi kartı veren banklar var (git:teklifimgelsin.com)daha düşük komisyonlu bir kart bulursun her türlü
0
emirdoruk
(06.08.26)
sürekli kullandım kullanıyorum hiç komisyon kesilmedi
0
Hallegadola
(06.08.26)
Döviz ekstrelerini açtıktan sonra yerel para birimi USD, EUR ya da GBP olmayan ülkelerde kartınızı kullandığınızda pos cihazı size ödeme için para birimini sorabilir. Bu durumda sakın gidip USD ya da EUR seçmeyin. Her zaman o ülkenin yerel para birimini seçin. Bankanız zaten o yerel para birimini dövize ya da TL'ye çevirip ekstreye yansıtır. Ama pos cihazından USD ya da EUR seçerseniz pos cihazının ait olduğu bankanın saçma sapan bir kurundan çevrilir ve ek olarak çok büyük bir sürşarj ödersiniz. Bundan kaçının.
0
himmet dayi
(06.08.26)
(11)

faiz yerine yatırımlık ev alma sebebi

xportant
her ay yayınlanan verilere göre evlerin çoğu kredisiz satın alınıyor. aylık satışı yapılan binlerce evin bir kısmı da yatırım amaçlı alınıp kiraya veriliyor ama döviz kurunda da büyük bir sıçrama beklenmiyorken, faize özellikle para koymaktan kaçınanlar hariç, insanlar hazır paralarını risksiz bir
her ay yayınlanan verilere göre evlerin çoğu kredisiz satın alınıyor. aylık satışı yapılan binlerce evin bir kısmı da yatırım amaçlı alınıp kiraya veriliyor ama döviz kurunda da büyük bir sıçrama beklenmiyorken, faize özellikle para koymaktan kaçınanlar hariç, insanlar hazır paralarını risksiz bir şekilde faize yatırmak yerine neden yıllık vergisi, kiracı işleri, eskime payı, demirbaş giderleri vs. giderleri ödeyip de evlerini kiraya veriyorlar? ev fiyatları döviz bazında da uzun zamandır düşüşte ve düşmeye de devam edeceği ön görülüyorken, ev alıp kiralamadaki amaç şu an ne? sonuçta şu an ev kiralarından çok daha fazla faiz getirisi yok mu?
0
xportant
(04.08.26)
Uzun vadede evin değeri sayılan olumsuzlukları telafi eder umuduyla. Bu bazen gerçekleşiyor. Genelde insanlar fırsat maliyeti nedir bilmiyor. Şu an nakit daha güçlü evet.
+1
orient blue
(04.08.26)
Bir kere sirf gunah oldugu icin parasini faize koymayacak tonla insan var. Onlari goz ardi etsek bile su kisim cok dogru sayilmaz "...döviz kurunda da büyük bir sıçrama beklenmiyorken..." simdi beklenmez bir gece ansizin sicrama olur. Mevcut trend hep boyle gidecegi anlamina gelmiyor. Ben acikcasi bu kadar devam etmesini bile beklemiyordum. Ben acikcasi faiz isi nasil oluyor, istedigin cikabiliyor musun vs onu bile bilmiyorum. O nedenle sacma seyler de soylemis olabilirim. Su an dediginiz gibi faiz cok cok daha mantikli olabilir, sonucta ev fiyatlari da bir garip yani, firsat ortami yok.
0
mbond
(04.08.26)
Sen ‘şu an ev almak için uygun zaman değil’ diyorsun ya, o söz şu anlama da gelmez mi? ‘Reel anlamda ev fiyatlarının en ucuz olduğu an’
+1
Mirket
(04.08.26)
Ekonomideki belirsizlikler ortada. yakın geleceğe bak mesela kur korumalı mevduat çıkarıldı. Bir anda herkesin dolardaki parası pul oldu. Yani senin faizdeki paranın başına ne geleceği ne malum. Çok hızlı yönelim değişiyor. Faizleri bir diplere indiriyoruz sonra tavanlara çıkarıyoruz. Bu durumda devamlı piyasa takip etmek istemeyen veya risk almayan insanların parasını altın-gayrimenkul olarak değerlendirmesi gayet normal.
Bu arada bu durum yeni bir durum değil. Türkiye hep böyle bir ülkeydi. Belirsizliklerin had safhada olduğu. Ülkedeki çoğunluk kitlenin yatırım olayı altın-gayrimenkul döngüsü.
0
nuevo
(04.08.26)
En büyük sebebi bilgisizlik. Ev yatırımının iyi bir yatırım olduğu algısı oturmuş bir kere. Bu algıyı kırmak mümkün değil. Neyin daha iyi bir yatırım olacağı ile ilgili bilgisi yok insanların.

Türkiye'deki enflasyon yüzünden (son birkaç yıldaki yüksek enflasyondan bahsetmiyorum, genel olarak hayatımızda sürekli olan enflasyon) fiyatların yükselmesini insanlar "para kazanıyorum" olarak algılıyor. Ama mesela 10 yıl önce aldığı evin fiyatını Dolar ya da Euro ile değerlendirse ya yerinde saymıştır ya da kaybetmiştir.

Örneğin NASDAQ'taki QQQ EFT'si son 10 yılda 7 katına çıktı. Türkiye'de 100 bin dolara alınıp şimdiki fiyatı 700 bin dolar olan ev var mıdır? İmkansıza yakın.
+1
himmet dayi
(04.08.26)
2 yıl önce elimize bir miktar para geçti. O parayla önce ev alalım dedik, ev bakarken de vadeliye yatırdık. Bu sürede hep hoşgeldin faizlerini kovaladık. %54le başladı bu sürede hiç 40tan aşağı düşmedik. İyi oran bulamadığımız zamanlarda ppf aldık.
O zamanki parayla baktığımız evler ile şuanki elimizde biriken parayla baktığımız evler aynı oranda hatta daha düşük arttı. Hatta biriken paradan ihtiyaç oluncada kullandık. Ama evlerin artış oranına bakınca bizim para 2 yılda emlaktan daha fazla kazandırdı. Bunun yanında emlak vergisi, gelir vergisi vb vermedik. Kiracıyla uğraşmadık.
Bencede parayı betona yatırmak çok saçma. Özellikle böyle yüksek faiz oranları varken. Bir süre daha bu seviyelerde olacağını tahmin ederek faizde devam ediyorum.
Ev almak ancak evin yoksa kiradaysan mantıklı. Veya topraktan girip çok uyguna müteahhitten alırsan mantıklı.
+1
my fault
(04.08.26)
Çünkü daha mantıklı, burası ortadoğu yüzyıllardır yayımlanmış ekonomik tezler burada kağıt parçasından ibarettir, reel piyasa farklıdır bu coğrafyada.

Bugun alırsın faizi iyi para dersin akşam yatarsın, sabah yüzünü yıkar tv yi bi açarsın sevgili yöneticilerimiz çıkıp bir emir vermiş ve faizler düşmüş, işte o zaman anlarsın gerçeği. ( Ki oldu yani geçmişte, yine olacak bu arada :) )

O nedenle insanlar ev alıyorlar, dükkan alıyorlar, birincisi finansal olarak banka nezdinde güvenilirliğin, kredibiliten artıyor, ikincisi düzgün kiracılar var seçici davranıyorlar, üçüncüsü en kötü satıp tekrar başka bir yatırım yapabileceğin bir varlık.

Bu faizlerin ne kadar süre gideceğini dünya üzerinden bilecek 1-2 kişi vardır, eğer onlardan biriysen faize devam, eğer değilsen ( ki değilsin :) ) kısa sürede, ama çok kısa sürede vur kaç faizlerini alıp mal'a yatırım yapmak mantıklı.
0
ebeş
(04.08.26)
Hocam hiçbir yatırımın garantisi yok. Emlak dahil. Türk insanındaki algı çok acayip bu konuda. Bu yazdıklarım bir yatırım tavsiyesi olarak almayın kişisel yorumlarım.

İnsanlar gayrimenkul aldığında kesin kar edeceğini düşünüyor ama bunun garantisi yok. Gayrimenkul yatırımında fiyatı ve değeri farklı düşünebiliriz. Bu ne demek?

Örnek olsun diye yazıyorum.
1 milyona ev aldık. 1 sene sonra 1.5 milyona sattık.
Ama enflasyon %60 diyelim ki. Bu durumda fiyatı 500.000 TL artırdık. Ama enflasyonu hesaba kattığınızda aslında -100k. zarardayız. Çünkü evin 1.6 milyon olması lazım enflasyona endeksle. Enflasyona endeksleyince kar etmek için 1.6 milyonun üstüne satmak lazım.

Gayrimenkul yatırımında kar edip etmediğinizin bir sürü değişkeni var. Enflasyon bunlardan biri. Maalesef ülkemizde insanların çoğu bunları hesaplayamıyor. Emlakçılar bile.

Nedir bunlar?
-Aynı evi krediyle alıp nakit alan adamın bile karlılığı aynı olmayabilir. Atıyorum 5 milyona aldık. Ama ben %10 peşinat %90 kredi kullandım. Evi aldığım gibi de kiracı koydum. Başta kredi taksidi yüksek olacaktır ama uzun vadede kiranın ortalaması taksitlerin üstüne çıkacaktır. Ortalamada kredi taksidiyle kira tutarını denkledim diyelim.

Yani ben 500k peşinatla 5 milyonluk evi aldım. Krediyi kiraya ödettim.

başkası gitti 5 milyonu nakit verdi evi aldı.

Ben evi 5 milyona sattım taksitler bitince.

Öbürü 6 milyona sattı. Hangimizin karı daha büyük?

Gayrimenkul işi hafife alınıyor kolay sanılıyor ama çok zor değerleme hesapları vb.
0
anten
(04.08.26)
insanlar çocuğu x şehirde üniversite kazandığı için ona alıyor, kendisi de gidip geliyor uzun vadede yurt + otelden uyguna geliyor. bildiğim bi aile taşrada ilçede eczacı çocuklar (3tane) ankarada okuyor diye ankarada emlak zengini oldular. sürekli piyasa takip edip uygun aldılar sattılar derken kaç daire oldu bilmiyorum.

anne-babası asgari ücretten emekli oluyor emekli maaşı kiraya yetmeyecek birleşiyor kardeşler olarak onlara alıyor
kağıt üzerinde hala evli ama eşiyle ayrı hayat yaşıyor eşine ev alıyor çocukları orada yaşıyor, adam ayrı hayat yaşıyor. kadın/kadının ailesi böyle şart koşuyor

inşaat sektörü barter yapıyor, kara paracı bi sürü kodaman var kağıt üzerinde satış bunların bi kısmı. kayıtdışı ekonomi gerçeği var.

yani bizim ekonomik ve aile yapımız ile sosyolojik gerçeklerimizde bu ev işi çok büyük faktör. kimi yerde evi olmayana kız vermiyorlar herkes fon kovalayan crypto kovalayan bordrolu beyaz yakalı değil.
0
subcomponent
(04.08.26)
Türkiye'de artık yatırım için ev alınmaz.

Ev almak 3-5 sene önce mantıklıydı. Neden? Sen evin parasının %10'unu veya %20'sini peşin veriyordun. Kalanı kredi çekip, kiraya veriyordun. İlk birkaç sene biraz ilave etsen de, 3. seneden sonra kira parası krediyi ödüyordu. Sonraki seneler artıya bile geçiyordun. Bunu birkaç kere tekrar edince, 3., 4. evden sonra işler çok daha kolay oluyordu. Yani evi, neredeyse bedavaya getiriyordun. Ancak:

* Artık 2. evlere kredi yok.
* Kiralama kanunları çok sıkıntılı. Kiracıyı çıkartamıyorsun. Kira ödemezse, bir şey yapamıyorsun.
* Mahkeme süreçleri çok pahalı ve çok uzun sürüyor. En ufak bir dava 4-5 sene.
* Site yönetimleri habire demirbaş parası topluyor.
* Devlet vergileri katlamalı artırıyor, mesela bu sene belediye vergisi %300 arttı.
* Tüik artışları enflasyonun çok altında, 3. seneden sonra kiralar kuşa dönüyor vs. vs.

Peşin parayla ev alıp, kiraya veren, kusura bakmayın ENAYİ'dir.

Ama oturacağınız evde hiçbir şeye bakılmaz. Hoşunuza giden evi bulunca peşin de alabilirsiniz.


.
+3
kartallar yuksek ucar
(04.08.26)
faiz parayı korumuyor çünkü.

açıklanan enflasyon + %3-4 alıyorsunuz faizde. ama enflasyon 1,5-2 katı oluyor.

diğer taraftan doğru emlak aldığınızda ekstra kazanç da oluyor. yılda dolar bazlı %10-20 gibi.

faiz parayı eritiyor, mülk koruyor işin özü bu.
0
gurur
(05.08.26)
(24)

Sevgilinin yurtdışına taşınması

selenophile
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor. Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok. İstanbul’da a
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor.
Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok.

İstanbul’da aileniz, güzel bir işiniz, çok iyi arkadaş ortamınız var.

edit: Öncelikle ben değil bir arkadaş, gerçekten :) Gidecek olan erkek tarafı evlenip gidelim dememiş hiç ama ilişkinin başlarından beri evleniriz biz diyorlar ara ara.. Yurtdışı iş başvurularının da yapıldığını biliyor kız ama gerçekleşmesine çok ihtimal de vermemiş.. Normal şartlarda konforunu bozmak istemiyor, illa yurtdışına taşınayım demeyen birisi..

- Dil okulu falan ayarlayıp, buradaki bütün düzeni bırakıp risk alma pahasına yine de gider misiniz?
- Evlenelim bari öyle gidelim mi dersiniz? En azından bütün düzeni bozacaksam da kendimi garantiye alırım gibi..
- Uzak mesafe ilişkisi hiç benlik değil ya da yurtdışı istemiyorum diyip şimdiden ayrılır mısınız?
📊 Sevgili yurtdışına yerleşiyorsa

Bu anket sona erdi. 75 oy kullanıldı.

0
selenophile
(03.08.26)
Uzun mesafe ilişkisi ile olacağını sanmam, gidiyorsam giderim yoksa ayrılırım
Bu durumda gitmezdim
0
kisa
(03.08.26)
Evlenip gitmek seçeneğini işaretledim ama orada iş bulma imkanı olmayan biri için inanılmaz bir psikolojik zorluk bu. Direkt kendi işi olmasa bile çalışabileceği başka işler var ise çok sorun olmaz. Ama aksi durumda her iki kişi için de büyük zorluk.
0
himmet dayi
(03.08.26)
4-5 sene sevgili olunmaz.
-4
gobekliraki
(03.08.26)
bu konuda büyük konuşmak zor. normal şartlarda gitme ihtimalin yoksa ya da onun ilerde dönme ihtimali yoksa mecbur ayrıl derdim.

ama 2 arkadaşım evlendi böyle. birinde kız türkiyeye geldi evlendikten sonra. bi süre uzaktan devam etti ama.

diğerinde uzaktan olmasına rağmen evlendiler. tabii avrupa o daha yakın bi tık. gidip geliyolar ara ara.

ama kanada uzak şıp diye gidemezsin. hem zaman hem maliyet falan. dediğim gibi gitme şansın sıfırsa veya ilerde onun dönmeye niyeti yoksa ayrılmaktan başka çare yok gibi.
+1
jelly bear
(03.08.26)
Evet Türkiye’ye geri dönmeyi hiç düşünmüyor, o kesin.
0
🌸selenophile
(03.08.26)
Benim bu konuda merak ettiğim şey Kanada'dan iş teklifi alan sevgilinin bu konuya yaklaşımı nedir? "Seçeneklerimiz bunlar, birini seç" gibi mi yaklaşıyor? Eğer böyle ise zaten evlenmeye pek niyeti de yok gibi duruyor.
0
himmet dayi
(03.08.26)
orada hali hazirda isi varsa evlenip giderim. kanada'yi bilemiyorum ama calisan kisinin esi olarak yasadigim yerde bulunmak kesinlikle inanilmaz avantajli. is bulma kurumu seninle ilgileniyor, dil kurslari gibi egitimleri devlet karsiliyor, sigortan esin üstünden cok uygun fiyata halloluyor. diger türlü sen is bulmalisin zaten, yoksa oturum alamazsin, ama ona da pek ihtimal yok demissin.

4-5 senelik sevgili diyorsunuz. SENELIK. ayrilmak o kadar kolay mi? ayrilirim diyenler emimin asla bu yollardan gecmemislerdir. 5 SENELIK sevgiliyi 5 aylik sevgili gibi düsünüyorlar. Nah ayrilirsiniz asfdfg.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
@himmet dayi; yurtdışına gidecek taraf, sevgilisine sen de gel bir dil okulu bulalım diyor.Hemen evlenip beraber gidelim demiyor.
@el cevap; İngilizce biliyor ama orta seviye. İş durumu da evet bir beyaz yaka pozisyon bi şekilde hemen olmasa da arayabilir. Ama her türlü buradaki rahatının yanından geçmeyeceği kesin.
Kendini garantiye almak evet hoş bir tabir gibi olmadı ama durum bu. Düzeninden rahatından vazgeçip her şeyi riske atıp gidiyorsun sonunda.. Sevgiliyken canı sıkılınca pat diye terkedilmek de var dünyanın bi ucuna bile gitmişken.. Evliyken en azından bi sorumluluk alıyorsun, anlaşmazlıklar çıksa da evliliği bitirmek o kadar kolay değil, daha çok çaba ve emek harcıyorsun kurtarmak için..
0
🌸selenophile
(03.08.26)
Hali hazırda evli olsam giderim, ama sevgililik dönemi için çok riskli. Girdiğiniz risk yetmiyor bir de olası bir ayrılık durumu da eklenince (çünkü çok kaotik bir süreç olacaktır bir süre) risk katlanıyor. Onun zaten bir işi olacak ama siz orada iş arayacaksınız. Dil kursu falan diyorsunuz, buradan iş bulma aşamasının hiç de kolay olmayacağı da belli. Ayrıca iş bulsanız bile kendi alanınızda iş bulma olasılığınız düşükse sosyal uyuşmazlık oranının artma olasılığı ve ayrılık ihtimali de kuvvetleniyor uzun vadede.

Evli olsam giderdim dedim ama evli değilsem şu aşamada evlenmek istemem çünkü yukarda saydığım şeyler yüzünden çok fazla şey değişecek ve işlerin yoluna girip girmeyeceğinden emin olmak isterdim.

Benim gitmemin tek yolu o orda hayatını yoluna koymaya çalışırken iş bulup gitmek olurdu. Ama iş bulmadan gitmezdim.
+1
akhenaten
(03.08.26)
Yurt disinda yasamak istiyorsam evlenip giderdim.
Para kazanmak illa okudugun bölümde is yaparak olmuyor.

Yasmaak istemiyorsam ayrilirdim. Insanin kendi istedigi hayati yasamasi cok önemli. Sevgi zamanla yerini ince bir siziya birakir. Hatiralar zamanla bulaniklasir. Sevmedigim bir yerde sevdigin insanla mutlu olmak zor.

Ama su da olabilir. O bir gitsin bakalim. Sonucta gitmek istedigi yer kanada. Bir kis gecirsin bakalim hala orada yasamak istiyor mu. Karari kesinse ayrilmak daha mantikli olabilir.

Kanada da yasanir mi ya. Orali degilsen cok sacma. Maaslar falan da düsükmüs abdye göre. Hem uzak hem soguk.
-1
Purple life
(03.08.26)
işimde çok iyiysem ve iyi maaşlı bir işim varsa gitmem ve ayrılırım.

şu an çok da bi gelirim yoksa ve sevgilimin maaşı bana da yetecekse evlenir giderim.

işimi uzaktan yapabileceksem giderim.

başka bir kariyere yönelebileceksem giderim.
0
art cat chocolate
(03.08.26)
Bacim seni cagiriyor mu cagirmiyor mu yazdigindan belli olmuyor bile. Konuyu bizle ya da kendi basina degil onla birlikte konusmaniz lazim. Gelecek planini beraber yapiyor musunuz yapmiyor musunuz? Oylesine ya da bir ara konusmalik bir durum degil bu.
+2
osssy
(03.08.26)
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor.
Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok.

1 evleniriz bi ara falan ikinizin de bu ilişkiyi çok da sallamadığı yönünde bir izlenim bıraktı bende. ikincisi madem evleneceksiniz ve ciddi bir ilişkiniz var; böyle bir kararı alırken sana niye sormadı? sallamadığı için mi yoksa 'ben gidersem o da gelir' deyip senin adına da mı karar verdi?


bak yazdığın ilk paragrafta herşey ortada. bu sorunun cevabını sen de bizim kadar biliyorsun.
0
omer460
(03.08.26)
Her şeyi bırakıp peşinden giderim
0
Hallegadola
(03.08.26)
Evlenmek isteyen zaten açıkça evlenelim, sen de gel der. Bir teklif falan yoksa bence otur oturduğun yerde. Türklerin dil okulu fantazisi 30 bin dolar ve birkaç yıla mal oluyor.

Bir diğer teknik konu da evlenseniz de sana çalışma izni olmayabilir. Kanada'da PR yani oturumu olmayanın evlilikle oturum ve çalışma izni sağlama imkanı yok.
+1
michael harddd
(03.08.26)
purple life +1

bir de ekliyim, kanada'dan is teklifi gelmesi de pek inandirici degil, ya teklif isi yalan, ya da cocugu kandiriyorlar.

ulkede ciddi issizlik var, daha icerdekileri doyuramiyor disariya teklif yollamasi icin adamin bulunmaz hint kumasi olmasi lazim. oyle bir adami da kanada'ya cekmen imkansiza yakin, amerika varken.
0
cooperr
(04.08.26)
cooperr'a tamamen katılıyorum. Önüne gelen kanada'ya okulla girip PR ve iş kovalıyor. Yıllarca geçici işler yapıp ülkesine dönen binlerce insan var. Bunu da geçtim iş bulup şartlardan memnun olan bile çok az.
0
michael harddd
(04.08.26)
"Sana dil okulu bulalım, sen de gel."

Gördüğüm en romantik teklif olabilir.

Gittikten 3 ay sonra ayrılır sizden. Sanki okeye dördüncü çağırıyor.
+2
himmet dayi
(04.08.26)
Adam aslinda dil okuluna gidiyor olmasin?! Ancak boyle bir durumda uzun sureli sevgilisine “hadi sen de dil okuluna gel” demesi mantikli olurdu. Diger durumdaysa kadin icin evli gitmek vize durumlari acisindan daha kolay ve ucuz olur gibi geliyor.
+1
eileengray
(04.08.26)
bence en önemli şıkkı koymamışsın.
f şıkkı: bıçaklarım.

4 yılımı verip evlilik planı yapıcam sonra 'adaya veda ediyorum' oldu canım. ayrıca kanada bk gibi yer.
-1
buenosdias
(05.08.26)
4-5 yıldır sevgili oldugum adam 10000 km ötede iş bulup bana da evlenip gidelim demek yerine "sana da bi dil okulu bulalım" derse asıl sorun bu olur. yaşlar çok mu küçük?
+2
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.08.26)
Yaşlar 40 aslında, küçük de değil.

Güncel durumu bildireyim;
“Ben gidiyorum, sana da bir dil kursu buluruz, sen de gelirsin” cümlesi
“ Dil kursu bulamazsak/öğrenci vizesi çıkmazsa, ben bir süre orada kalıp düzen kurduktan sonra Türkiye’de evlenip gideriz”
e evrildi.

Yani bence de en mantıklısı; ne kadar dönmemeye emin olsa da bi süre kalıp orada yaşamaktan memnun kalırsa öyle gidilmesi. Hatta kadın tarafının da bi süre orada yaşayıp “evet ya ben bu adamla burada yaşamak istiyorum” dedikten sonra evlenmeleri..

Yaşlar 40 olunca öyle koşa koşa hadi her şeyi bırakıp beraber gidelim ne olacaksa yaşayıp görelim denilemiyor sanırım, mantık da devreye giriyor..
Bunu diyebilmek de ayrı tatlı olurdu ama beee, hey gidi gençlik :) Diyenler o yoğun hissi hissediyorsa, o güzel çılgınlığı da yaşamak istiyorsa koşsun yaşasın hepimiz için de:D
(Sonra olacaklara ben karışmam yalnız:)

Bu arada cidden ben değil, bir arkadaş.
Ve evet iş teklifi ciddi, spesifik bi alanda çalıştığı için çok da zor olmadı.
Ve evet bence de Kanada’da yaşanır mı ya:(
0
🌸selenophile
(06.08.26)
erkek kişisi iş bulup gidiyor. ama işi yaban ellerde.

sen gitmek ve orada yaşamak istiyor musun? zaman geçiyor. gelmişsiniz 40'a. allah mutlu huzurlu ömürler versin. bir insan kaç sene yaşıyor ki? sağlıklı 30 yıl daha yaşarsanız bunun 10 yılını orada yabancının ülkesine uyum sağlamakla harcamak iyi bir karar olmaz.

bence erkeğe yol ver gitsin.
0
Leonardo~Da~Vinci
(06.08.26)
Mantık devreye girer tabi ve 4-5 senelik ilişkin varsa bu kişiyle evlenmek isteyip istemediğini bilirsin bu yaşta. "Evleniriz bi ara" kaçak bi söylem. Evliliğe inanmayıp evlenmemeye varım ama bu çok öyle değil gibi. Özellikle böyle bi dönüm noktasında eğer birlikte bir gelecek hayal ediliyorsa doğru adım evlenmek. Hem vize süreçleri için hem de kopmamak için. Orda yaşamaktan memnun olup olmayacaklarını da birlikte görebilirler. Olmazsa birlikte dönerler. Hani durum şöyle olsa, iş teklifi alan taraf tereddütlü gidiyor olsa, orda kalıp kalmama niyeti 50/50 olsa, iş teklifi almayan taraf boşuna düzenini bozmasın bu ihtimal için deniyorsa ok. Ama bi aksilik çıkmazsa yerleşmek üzere gidiyor giden. Bu durumda içten ve makul bir "sen de gel" teklifi yoksa üzgünüm ama hayatına yalnız devam etmek istiyor.

Bu arada iş teklifi söylemine takılanlar, iş teklifi tam düşündüğünüz gibi bi şey olmayabilir. Kanadayı bilmiyorum da abd'deki gibiyse sen bi işe başvurursun, görüşmelerden geçersin, sonra işyeri seni isterse sana yazılı bi teklifle gelir bu da "iş teklifi aldım" diye ifade edilir, kabul edildim ve sözleşme aşamasındayım anlamında. İllaki dünyanın öbür ucundan şanını duymuş ve nolur bize gel diye iletişime geçmiş anlamında değil.
0
mezzosprite
(09.08.26)
(7)

Sıfır Araç PPF Kaplama Hakkında Genel Soru

tek lider tercan
Herkese Merhaba,Bir kaç güne sıfır bir araç alıyorum. bu PPF kaplama hususunda bilgisi olan arkadaşların yorumlarını ve önerilerini bekliyorum. Avantaj ve dezavantajları nelerdir? - Pahalı bir opsiyon olduğu açık. Araba bayileri 70-90K arasında para istiyor. Piyasanın ortalaması nedir?- İlla yapıla
Herkese Merhaba,

Bir kaç güne sıfır bir araç alıyorum. bu PPF kaplama hususunda bilgisi olan arkadaşların yorumlarını ve önerilerini bekliyorum. Avantaj ve dezavantajları nelerdir?

- Pahalı bir opsiyon olduğu açık. Araba bayileri 70-90K arasında para istiyor. Piyasanın ortalaması nedir?
- İlla yapılacaksa öneriniz nedir? Bayiden mi yapmak yoksa dışarıdan mı yapmak?
- Tabii bir de bu PPF'e ait farklı seçenekler sunuyorlar. Sunmasalar olmaz zaten :) Siz hangi tür ve özelliği önerirsiniz?

Şimdiden teşekkürler...
0
tek lider tercan
(03.08.26)
yaptırma para tuzağı. bi yeri zarar görürse yenilemeye ayrı para verceksin.

satarken ayrı sıkıntı. 3-5 sene sonra çıkarttırmak istersen boyayı sökme ihtimali var o ayrı sıkıntı.

şimdi 100 bin tlyi kenara koysan arabaya 5 yılda o kadar boya hasarı vermen mümkün değil.
0
jelly bear
(03.08.26)
Benim araba bold paket yani kaput ve tavan siyah gerisi seçtiğim renkte. Ben aldığım bayide yaptırmıştım onların fiyatı çok iyiydi. Ordan bi teklif aldınız mı? Bi de bold kısma ppf, geri kalanına seramik kaplama teklif ettiler bende, öyle yaptırdım. Belki öyle bir şey de yapabilirsiniz, seramik kaplama iş görür aslında
0
mor oje
(03.08.26)
O paraya arabayı baştan boyatırım. Bayiden yapılanlar her seferinde çöp oluyor milyon tane video izledim, bayiler en dandiğini yaptırıyor. Üstüne boyaya falçata ile zarar veriyorlar.

En kralını yaptırsan da bir kaç senede bir yenilenmesi lazım, plotter'da kesim yapıp kaliteli ppf kullanıyorlar, araç boyasına falçata ile zarar vermiyorlar ama gene de "ekran koruyucusuna" 100k para gömmek çok mantıklı bir iş değil.
0
kimlanbu
(03.08.26)
5 yaşında, PPF ile boyası korunmuş bir araç ile yine 5 yaşında PPF hiç uygulanmamış bir araç arasında 90 bin TL fiyat farkı olmaz. PPF kaplı iken kaza yaptın, kaputun değişmesini önleyecek bir koruma falan olsa anlarım da, 5 yılda boya zaten kolay kolay zarar görmez. Ben araç bakarken "aman ppf ile boyası korunmuş olsun" diye asla düşünmezdim açıkçası. Eski Opel'lerde olduğu gibi güneş yanığı gibi bir sorunu yoksa boyasının korunmuş olması anlamsız. Artık yeni araçlarda zaten Opel'in 20 yıl önceki kronik sorunu olmuyor.
0
himmet dayi
(03.08.26)
Yaptırma sakın, senin gibi hevesle yaptırmıştım. Dünyanın en salakça şeylerinden biri. Yıkatması ayrı dert, kenardan açılır, baloncuk atar. Satarken söktürtelim, öyle ekspertize gidelim derler. Pazarlama yalanlarına inanma, yaptıranlar da yiğitliğe bir şey sürdürmemek için şöyle iyi böyle koruyor anlatırlar.
0
adivar
(03.08.26)
Bayiden yaptırma. Studio feynlab öneririm imstagram'a bak. Titiz çalışıyorlar
0
cccbehzatccc
(04.08.26)
yaptirdim pismanim bir daha yaptirmam gereksiz masraf ve daha da masrafa sokuyor insani
0
tahtakafa
(04.08.26)
(3)

"on a Android device"

tantamount_to_equivalent
Gmail'ime farkli bir cihazdan girdim, google guvenlik maili yollamis, bu sen misin: "We've noticed a new sign-in to your Google Account on a Android device. If this was you bla bla" diye. on an Android device demesi lazim bunu 10 yasinda cocuk biliyor artik, bu seviyede bu hata nasil oluyor?
Gmail'ime farkli bir cihazdan girdim, google guvenlik maili yollamis, bu sen misin: "We've noticed a new sign-in to your Google Account on a Android device. If this was you bla bla" diye. on an Android device demesi lazim bunu 10 yasinda cocuk biliyor artik, bu seviyede bu hata nasil oluyor?
0
tantamount_to_equivalent
(03.08.26)
Sebebi büyük ihtimal orada otomatik bir template var, hata vs bakmadan a "device" diyor. Android olur, apple olur, windows olur vs vs.
Kısacası a device üzerinden var ve önüne ne gelirse otomatik yolluyor.
Yani bunun için ciddi bir kod değişikliği falan gerekiyorsa umursamamislardir. Ingilizce hatası değildir, teknik bir karardır.
+1
logisticsmanager
(03.08.26)
@logisticsmanager

Yani aslında o kadar basit ki bu kod.

Mesela orada "a" yazan yere article diye bir değişken koyacak ve aşağıdaki kodu ekleyecek.

article = "an" if text[0].lower() in ['a', 'e', 'i', 'o', 'u'] else "a"

Bu kodla sorunun büyük bölümü ortadan kalkar. Telaffuza göre ayarlamak lazım ama o kadar abartmaya gerek yok (mesela "a university" ifadesinde olduğu gibi istisnalar olabilir.) Ama adamlar şu kadarcık işle bile uğraşmamış. Bence gmail için kabul edilemez bir durum.
-2
himmet dayi
(03.08.26)
@himmet; abi ben hiç bilmiyorum=d da bana göre Google'da o kadar ciddi sorunlar var ki şuna 5 dakika bile ayiracaklarini sanmam. Son birkaç yıldır ne değişiklik yaptılarsa kötü oldu (search engine kısmı ). If it ain't broken, dont fix it diyorlardir.
0
logisticsmanager
(03.08.26)
(5)

KKTC'de evlenmek sorun yaratır mı?

asklambac
Merhaba,nişanlımla KKTC'de evlenmek istiyoruz. ilerde bu bir sorun teşkil eder mi? (KKTC bir çok ülke tarafından tanınmadığı için soruyorum esasında.)aynı zamanda TC vatandaşı olup KKTC'de evlenen tanıdığınız çiftler var mı?teşekkürler.
Merhaba,
nişanlımla KKTC'de evlenmek istiyoruz. ilerde bu bir sorun teşkil eder mi? (KKTC bir çok ülke tarafından tanınmadığı için soruyorum esasında.)

aynı zamanda TC vatandaşı olup KKTC'de evlenen tanıdığınız çiftler var mı?

teşekkürler.
0
asklambac
(03.08.26)
Tecrübem yok ama evliliğinizi Türkiye'de nüfus müdürlüne işletmezseniz ilerde yurt dışında sorun yaşamanız muhtemel. Atıyorum oturum izni alacaksınız, eşiniz için de alırken evlilik belgesi isterer (Formül B). Bunu Türkiye'den almanız gerekir. KKTC'den alacağınız belgeyi tanımazlar. Türkiye'den alabilmeniz için de evliliğinizi Türkiye'de tescil edilmiş olması şart.
0
himmet dayi
(03.08.26)
Oturum, vatandaşlık gibi işlemlerde sorun çıkabilir. KKTC vatandaşları bile Türkiye ya da başka bir yerde nikah kıyıyor ki rum tarafı imkanlardan faydalanmak için.
0
eisberg
(03.08.26)
KKTC de evlenirseniz sadece KKTC tarafından tanınan ülkelerde evli sayılırsınız ve yarın öbür gün bir şekilde boşanırsanız KKTC'de yine sadece onu tanıyan ülkelerde boşanmış sayılırsınız. Mesela, Fransaya yerleşeceksiniz, aile birleşimi vs kullanamazsınız. Aile olmanın getirdiği haklardan seyahatte vs bile faydalanamazsınız çünkü onlar sizi evli saymıyor olacak gibi gibi. ben sizin yerinizde olsam eğer devamli ikametim KKTC değilse asla böyle bir işe kalkışmazdım.
0
sirkelimon
(03.08.26)
Heyecan ariyorsaniz Bratislava ya da Prag Büyükelçiliği'nde evlenin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
Amac ne yani? Niye kendine zorluk cikarmak istiyorsun ki?
0
baldur2
(03.08.26)
(5)

mac de word dosyası bulma

partsch
eşim macde önemli bir word çalışma dosyasını bulamıyor. alet m2 çipli air. son dönemlerde dosyayı kaydederken kasıyordu. ama kaydediyordu şu an dosyanın son hali yokç durum çok önemli . tavsiye verebilecek birisi var mıdır?
eşim macde önemli bir word çalışma dosyasını bulamıyor. alet m2 çipli air. son dönemlerde dosyayı kaydederken kasıyordu. ama kaydediyordu şu an dosyanın son hali yokç durum çok önemli . tavsiye verebilecek birisi var mıdır?
0
partsch
(03.08.26)
onedrive'a kaydetmiş olabilir.
0
Ufuk
(03.08.26)
i.sstatic.net

Bu gif'teki gibi bir arama yapmayı deneyebilirsiniz. Dosya uzantısı olarak docx ya da doc aratın. İlk arama ekranına Finder ekranını açtıktan sonra cmd + F ile geliyorsunuz.
+1
himmet dayi
(03.08.26)
bunu deneyeceğim. siz yetkili bi abiye benziyorsanız olmazsa destek talep edebilir miyim: )
0
🌸partsch
(03.08.26)
tabii ki.

buradan değil de sözlükten ulaşırsanız daha hızlı dönerim. buraya çok sık girmeyebiliyorum.
+1
himmet dayi
(03.08.26)
tüm docx dosyaları kapalıyken word uygulamasına bastığınızda son kullanılan dosyaları gösterecektir. Oradan ulaşabileceğinizi ve büyük ihtimalle ben de Onedrive a kayıt ettiğinizi düşünüyorum, çünkü o durumda masaüstünde veya word dosyalarınızın olduğu yerde göremezsiniz.
0
candanag
(03.08.26)
(7)

Low anketimsi - en severek kullandiginiz atasozu/deyim

üğpoıuy
Kullanmak zorunda da degilsiniz. "Oha ne guzel tespit, kimin aklına gelmis" dediiniz atasozu ya da deyim hangisi?Benimki "kurdun dişine kan değdi"
Kullanmak zorunda da degilsiniz. "Oha ne guzel tespit, kimin aklına gelmis" dediiniz atasozu ya da deyim hangisi?

Benimki "kurdun dişine kan değdi"
0
üğpoıuy
(03.08.26)
"Karıncayı sikiceksin ama belini incitmeyeceksin"

Kullandığımdan değil ama düşününce o ince sahtekârlığı, işi bilmeyi ifade eden bu deyimde bir zarafet de görmüyor değilim doğrusu...
0
burka
(03.08.26)
Alışmadık götte don durmaz.

Bu hem huylu huyundan vazgeçmezi kapsıyor hem de katran, şeker ve cinsin cinse çekmesi hadisesini kapsıyor.

Yani bir insan alışık olmadığı, kendine uygun olmayan bir şeyi sürdüremez, kalıcılık olmaz (huylu huyundan vazgeçmez). Hem de bunu yaptırmaya çalışırsanız veya kendisi sürdürmeye çalışırsa eğreti durur yani orjinali neyse odur. (Katran ve şeker hadisesi).
+1
akhenaten
(03.08.26)
cok severek kullandigim birkac söz var.
ilk aklima gelen, kicima yilan kacmis cikaracak leylek ariyorum.
ayda bir falan kullanirim.

bir digeri, lahanayi yerken kitir kitir sapina geline meee.

yeri gelince gene hic kacirmadan sarf ettigim:
cingeneye beylik vermisler önce babasini asmis ve katrani kaynatsan olur mu seker, cinsine sictigim cinsine ceker.
hic kacirmam. tahsin sütcüoglu bir, ben iki.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
"lahanayi yerken kitir kitir sapina geline meee. " +1

kullanmadığım ama hakkıyla kullanacak insanları tanıdığım için
www.instagram.com
+1
kisa
(03.08.26)
fakire simit vermişler yamuk demiş.

aslında bunun doğrusu "fakire hıyar vermişler bu eğri demiş" olacak ama simitli versiyonu kullanırım.
+2
himmet dayi
(03.08.26)
Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz.
+1
selenophile
(03.08.26)
kiyakciligin sonu ayakciliktir.
kurt yedigi ayazi unutmaz.

yabanci olarak:
fortune favors the bold
+1
cooperr
(04.08.26)
(12)

buz kirici

osssy
Evde buz kirmak icin ne kullaniyorsunuz? Tesekkurler.
Evde buz kirmak icin ne kullaniyorsunuz? Tesekkurler.
0
osssy
(31.07.26)
Evde buz kırmıyoruz biz
+5
yenibirgüzelnick
(31.07.26)
Buz dolu poşeti havluya sarıp kafasına gözüne vuruyorum ben.
+2
orient blue
(31.07.26)
braun buz kırıcı blender kullanıyoruz, memnunuz.
0
sinematikcrop
(31.07.26)
Evde doğrayıcı, blender falan varsa onun buz kırma bıçağı oluyor:

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
himmet dayi
(31.07.26)
mermerin kenarına vuruyorum dan dun diye
0
neira
(31.07.26)
musluktan akan suyun altına tutup havan et döveceği en olmadı çekiç gibi bişiyle vurusanı zçok kolay parçalanıyor
0
iwillsee
(31.07.26)
Mermerin kenarı iyi iş görüyor
0
hakmut
(31.07.26)
evde buz yapmiyorum buzdolabindan ne kadar koku varsa cekiyor.
0
cooperr
(31.07.26)
buz kırıcı deyince amerikan cinayet filmleri geliyor aklıma. bir sahnede gözükürse kesinlikle cinayet aleti oluyor.
0
renegade
(01.08.26)
hangi ölçülerdeki buzu hangi ölçülere kırmak istiyorsunuz?
0
killerbee
(01.08.26)
sağlam telefonun varsa onunla kır:)
0
nothing in my way
(02.08.26)
Kirinti buz elde etmek icin soruyorum.
0
🌸osssy
(02.08.26)
(14)

Instagram storyleri..

selenophile
..bize gizli hayranlar, beklemede olanlar vs ile ilgili gerçekçi bi data sağlıyor mu? Yoksa anlamsız bi veri diyebilir miyiz?Örneğin taa üniversiteden çok da muhabbetinizin olmadığı biri (erkek) gördüğü story’lerinizin nerdeyse %80’ini like’lıyorsa (hiç mesaj yazmıyor ama) bu bişey ifade ediyor mu?
..bize gizli hayranlar, beklemede olanlar vs ile ilgili gerçekçi bi data sağlıyor mu? Yoksa anlamsız bi veri diyebilir miyiz?

Örneğin taa üniversiteden çok da muhabbetinizin olmadığı biri (erkek) gördüğü story’lerinizin nerdeyse %80’ini like’lıyorsa (hiç mesaj yazmıyor ama) bu bişey ifade ediyor mu? Zamanında (hatta belki hala) bu kıza bişeyler hissediyormuş demek ki diyebilir misiniz?

Yoksa her gördüğü story’i kim olursa olsun sıralı like’layan insanlar var mı hakkaten:) Böyle tek seferde 4 story’e sıralı 4 like gibi mesela..

Bu arada kadın kişisi öyle pek kendi resmini falan da koymuyor ya da siyasi içerik vs de yok. Öyle manzara, konser, mekan, günbatımı, yolda gördüğü bi çiçek, küçük yeğeni vs.. O da üç beş günde bir story koyuyordur anca..

Ben mesela anca gerçekten içerik olarak ya da foto/video olarak çok çok beğendiğim bişey varsa like’lıyorum. O da öyle samimi olmadığım biriyse 40-50 story’sinden birine ikisine denk gelir herhalde. Kankalarıma da 10 story’den 3-4 üne denk geliyodur yani bi kalbi esirgeyen biri de değilim de ne bileyim senelerce konuşmamışsınız sürekli bi kalp gönderme hali:)
Seviyorsa gitsin konuşsun bence di mi, o da yok
Ne diyorsunuz?
📊 Instagram story’lerde devamlı like’layan adam

Bu anket sona erdi. 38 oy kullanıldı.

0
selenophile
(30.07.26)
Bir ilişkinizin olup olmadığını anlayamıyorsa harekete geçemiyor olabilir. Sevgilinizin ya da eşinizin olduğunu görüp de yapıyorsa zamanında sevip açılamamış ve şimdi de içinde kalmış olabilir.

Bilemiyorum başka türlü öyle herkesin her şeyini layklamak enerji işi, pek kimse boşu boşuna uğraşmıyordur hele 30+ yaşı da geçtiyse bence.
0
su olsam ates olsam
(30.07.26)
Storylerinizin sanatsal ilgi çekici olma ihtimali var mı? Saçma sapan storylerinize de atıyor mu?
0
benaslindayohum
(31.07.26)
ben arkadaşlarımın storylerini elimden geldiğince likelamaya çalışırım, bu yüzden soruyu okuyunca yanlış mı anlaşılıyorum diye bir acaba dedim ama sizin durumunuzda beğeni de olabilir. örümcek hislerinize güvenin bence. hiç yorum yapmıyor mu storylere?
+1
eileengray
(31.07.26)
Niyet okumamak en iyisi
+3
gabe h coud
(31.07.26)
Tanıyarak eklediğim insanların hem. Her postunu beğeniyorum. Bir çok kişinin hoşuma gidiyor, sevinsin ya da etkileşim istiyordur etkilessin diye. Boş geçmem pek.
Ama öyle bir soru ki her seçeneği yapan insan vardır
+1
kisa
(31.07.26)
Bu beğendiğinin bir belirtisidir. Ama belirtidir sadece. Sonuçta her durum gerçek olabilir. Ben yakın arkadaşlarımın saçma sapan bile olsa her hikayesini beğenirim gördükçe. Ama muhabbetimin olmadığı, yıllar önce üniversiteden arkadaşım olan birinin hikayelerinin büyük bölümünü beğenmem. Orada bir anlam olabilir. Ama kesin beğeniyordur demek için bu veri tek başına yeterli değil.
0
himmet dayi
(31.07.26)
@benaslındayohum; doğru sanatsal açıdan ilgisini çekiyor olabilir, güzel bi günbatımı arkaya bi şarkı, manzara vs evet. Öyle pek saçmasapan story atmıyorum, çok alakasız olanlara da like atmıyor (kalan %20lik kısım)

@eileengray; hiç yorum yok. Açıkçası böyle neredeyse her story’mi like’layan iki kişi var (yakın arkadaşlarım dışında) o yüzden dikkat çekici durumda..

@gabe h coud; sen niyet okumazsan, ben niyet okumazsam, biz niyet okumazsak, nasıl çıkar bu karanlıklar aydınlığa :)

@kisa; post beğenme konusu kafamı karıştırmıyor da ısrarla üstüste story beğenmede bi gizem var bence..
0
🌸selenophile
(31.07.26)
Bu arada hiç yorum yapmıyor mu diye düşünürken hatırladım, mezun olduktan sonra ilk 3-4 yıl, facebook zamanlarında gönderilerime uzun uzun yorum yapardı. Havaların soğukluğundan şikayet etmişim mesela, ona bile bi paragraf yazardı.. Ama açık bi flört yok, telefon numarası istemek yok.. Bişey sorucam gibi bi bahane uydurmak yok.. Sadece bikaç kere ortak arkadaşlarla toplanma organizasyonu yapmıştı, katılamamıştım. O da benim doğumgünüme gelememişti tatilde olduğundan (yine ortak arkadaşların organize ettiği) Sonra yurtdışına taşındı, geri geldi ama başka bir şehirde şu an..

Bu veriler ışığında belki anketi tekrar değerlendirirsiniz:D

Gerçekten profile kim kaç kere girip bakıyor, en önemli veri bence bu. Kabak gibi ortaya çıkar bütün gerçekler hahhaaasddjsh
Ama bunu sahiden yapabilen bi uygulama var mı bilemedim..
0
🌸selenophile
(31.07.26)
ya ben de arkadaşlarımın storilerine like atıyorum bazen sıralı güzel bi konser vsde. yanlış anlaşılabilir mi böyle hareketler ya?
+2
euteamo
(31.07.26)
@euteamo; yakın arkadaşsa ya da iyi bi konserse vb olabilir tabii bence yanlış anlaşılmıyordur da..
Normalde birbirinizi aramadığınız, yazışmadığınız, görüşmediğiniz biri neredeyse her story’e like atınca dikkat çekiyor o kesin..

Yani binlerce takipçili bi hesapta farkedilmiyordur da, storileriniz küçük bi gruba açıksa (70-80 kişi) ve hep aynı insanlar devamlı like’lıyorsa gözünüze çok çarpıyor..

Ama dediğim gibi çok takılmadan genel olarak her şeye like atan küçük bi kesim de var gibi..
0
🌸selenophile
(31.07.26)
story için bir şey diyemem ama her gördüğü post'u sıradan otomatik like'layan bazı arkadaşlarım var. sordum bir kaç tanesine neden böyle yaptıklarını. bir ikisi "like'lasam elime mi yapışır" dedi. evli bir arkadaşım da, "sıradan herkesi like'lıyorum ki, karım yarın öbür gün "sen bu kızın post'unu nasıl like'larsın?" diye soramasın" dedi. bunlara bakınca çok da anlam yüklememek lazım gibime geliyor.
0
co2s2
(31.07.26)
ben beğendiğim storiyi layklarım, evli kız arkadaşlarımın storilerinide layklıyorum. ne var ki bunda. alev atmam sadece like.
bundan rahatsız olan o zaman story falan paylaşmayacak.
0
my fault
(31.07.26)
Velev ki ilgi duyuyor hoşlanıyor hatta gizli aşık.. üstüne bu kadar uzun düşünüp ölçüp tarttığına göre muhtemel ilgisi üzerine planların var. Storylerin yüzde 80ine kalp atması bir mesaj atıp yoklamak için iyi bir bahaneyken bunu yapmak yerine neden etrafından dolaşıyosun bence bunu düşün biraz. Yetersizlik düşüncesi mi, özgüven issues mu, kaygı mı..
+1
beyfendi
(31.07.26)
@beyfendi; aslında ne hissettiğinden emin olamadığımdan oluyor. Tek mesaj atsa devamı gelicek o konuşmanın da bu kadar yıldır bişey yazmadıysa ya da harekete geçmediyse bişey yok demek ki hissi de ağır bastığından..

Ama haklısın, sonuçta dünya kadar like’a ben de tek kelime yazıp harekete geçmedim hiç.. belki de herkes karşı taraftan bekliyor daha çok böyle durumlarda..

Biraz da some of yengeç burcu problems sanırım, direkt bodoslama gitmek yerine yanyan yürümeye alışmışız:(
0
🌸selenophile
(31.07.26)
(10)

Neden iş yerlerinde kendini öne atanlar kazanıyor?

Kahvedesu
Bir lojistik şirketinde çalışıyorum. Güya dünyanın en büyük lojistik firmasıymış. Şirketin global gümrüğünden sorumlu kişi gümrük beyannamesini kimin dolduracağını bilmiyor, lojistik müdürü hangi ülkelerde eori kullanılıyor hangilerinde vat kullanılıyor habersiz. 1 ay boyunca eori kullanılmayan ülke
Bir lojistik şirketinde çalışıyorum. Güya dünyanın en büyük lojistik firmasıymış. Şirketin global gümrüğünden sorumlu kişi gümrük beyannamesini kimin dolduracağını bilmiyor, lojistik müdürü hangi ülkelerde eori kullanılıyor hangilerinde vat kullanılıyor habersiz. 1 ay boyunca eori kullanılmayan ülkelerdeki göndericilerden eori numarası istediler, vermediler diye malları taşımadılar haha.

Aynı birimden olduğumuz işe benden sonra başlayan eleman, daha ilk günden ben yaparım ben ederim havasında, toplantıları o düzenliyor. Neredeyse benim şefim oldu ama her şeyi bana sorup kendi fikri gibi anlatıyor. İstememesi gereken dökümanları istiyor, gönderilerinin neredeyse hepsi gümrükte takıldı, gönderici ceza ödedi. Birkaç gönderi değil, hepsi takıldı, benimse hiçbiri takılmadan gidiyor ama işi çok iyi yapan oymuş.

Göndericilerin haberi yok ama onlar adına yanlış beyanname açılıyor, ileride yüklü ceza ödeyecekler. Elimde direkt bakanlıktan aldığım resmi yazı var, ücretsiz gönderebilecekleri şeyler için yüklü masraf yapıyorlarlar sırf bu çocuğun mallığından ve sözleşmesi yenilenmeyecek olan benim. Hayatımda daha saçma bir iş yeri görmedim. Böyle bir firma nasıl ayakta kalıyor?
+1
Kahvedesu
(29.07.26)
kurumsal hayatta ekibin geri kalanına kıyasla görünür olmak elbette artısı olacaktır. sonuçta sürecin sonunda terfi için akla gelen ilk isim olmak istenir.

bunun haricinde iyi bir ekip sorumlusu tamamlanan işin niceliği yerine niteliğini gözetmesi, liyakatı esas alması gerekir ama sanıyorum çalıştığımız firmanızın pek bundan haberi yok gibi.
0
kurmalifare
(30.07.26)
kendini one atan kazanir ozel sektorde ama sordugun soru ile verdigin detaylar arasinda kopukluk var.

anlattigin mevzuda mudurun isi bilmemesinden sikayetcisin de mudurluk yapan kisinin senin yaptigin herseyi icli disli bilmesine pek de gerek yok.

ekip yonetmek bambaska bir olay. benim yonettigim ekipler 10 kisi civari oluyor, cogunlugun yaptigi islerin detayi konusunda pek bilgim yok. benim gorevim islerin zamaninda teslimini saglamak, butce ayarlamak, karlilik, yeni eleman alimi, curuk elmalarin ayiklanmasi, verimliligi arttirmak, yeni is getirmek falan gibi konular.

amelelik baska, amele cavuslugu baska. yukseldikce is yapilis detaylarindan koparsin, baska islerle ugrasirsin. velkam tu hard kapitalizm.
+4
cooperr
(30.07.26)
cooperr +1

Ekip yönetmek başka bir iş. Benim çalıştığım şirketteki üilke içi yöneticime yaptığım işi anlattım, şoka girdi. Yaptığım işle ilgili en ufak fikri yoktu ben anlatana kadar. Ama iyi yönetici mi? Evet. Bir yöneticiden operasyonel işleri bilmesini bekleme bence.

Senin şirket içindeki geleceğinle alakalı olarak da şunu söyleyebilirim. İşi bilmek/yapmak başka şey, pazarlayabilmek başka şey. İşi en iyi yapan sen olsan da bunu pazarlayamıyorsan kimse senin en iyi olduğunu anlamaz. Eğer yöneticin oturup tek tek kimin gönderisi gümrüğe takılmış, kimin gönderisi sorunsuz gitmiş ve takılanlar niye takılmış diye analiz yapmıyorsa kim bilecek yeni gelen elemanın işi bilmediğini?

Yalan dolana ya da başkasının bilgisini kendi bilginmiş gibi pazarlamana bile gerek yok. Ekip toplantısında "arkadaşlar şu gönderileri şöyle gönderirseniz gümrüğe takılmaz, müşteri de ek masrafa katlanmaz" gibi bir cümle kurarsın, işi kimin bildiği belli olur.
+1
himmet dayi
(30.07.26)
kendini one atmayan nasil one ciksin Kahvedesu?

sen isini yaparsin yaptigini bilmezler. kendini pazarlamak onemli
0
aguen
(30.07.26)
kendini one attigi icin iste.
0
Sour
(30.07.26)
Her türlü yalaka gördüm ama bir işi beceremeyip bunu da süreci iyi yöneten biri gibi kendini anlatan birini ilk defa görüyorum.

Kimin kargosunun takıldığı belli oluyor, bildirim geliyor. Benim hiç gelmiyor. Her gün sorunlu kargolar hakkında konuşuluyor, toplantı yapılıyor, hepsini de bunun kargosu ama süreci iyi yönetir gibi anlatıyor. Ben mesela toplantı hiç konuşamıyorum çünkü takılan kargom yok.

Gibi sahnesi gibi herkesin hiçbir şey bilmediği bir ortamda herkesin her şeyi bilmesi durumu.
0
🌸Kahvedesu
(30.07.26)
yaw alfa misin degil misin? bunun kararini bir vermen lazim once. sonra konusuruz.

alfaysan kovulmadan falan korkmadan kelle koltukta ilerleyeceksin, kimseye eyvallahin olmayacak, yanlis gordugunu cikip soyleyeceksin, vs.

7-8 sene once bir mulakata girdim, baya yonetici pozisyonuydu, 7-8 sene deneyimi olan birini ariyorlardi. ama gorevleri bir siralamislar saniki sirketin sahibi aradiklari kisi olacak. neyse, girdim mulakata, konustuk vs. yaw dedim bu pozisyon icin 7-8 sene tecrube az degil mi? adam da bana biz zaten kumas ariyoruz, o kumasa biz sekil verecegiz. sende yoneticilik potansiyeli varsa zaten ilk 10 senede o noktaya gelirsin, ama gelemezsen zaten senden bir yonetici falan olmayacak demektir demisti.

totosuna guvenen borazancibasi o yuzden. risk alman lazim. en kotu kovulursun.
kovulmak da o kadar korkutucu bisey degil yaw, hatta iyi bir deneyim.
saldir.
+1
cooperr
(31.07.26)
Çünkü maalesef ki aslolan işi eksiksiz yapmak değil, kayıpsız yapmak değil, en iyi şekilde yapmak hatta beklenmeyen performanslar göstermek değil. aslolan boş yapmak, laf kalabalığı yapmak, senin üstün nasıl senin ve ekibin diğer üyelerinin yaptığı işleri bilmiyorsa tam olarak, üstünün üstü de benzer şekilde bilmiyor bu işleri. sonuç olarak bazı kabuller yapılıyor ve bu kabuller susup işini yapan insanlardan etkilenerek değil aksine kendini ve işi satmayı bilen insanlardan etkilenerek yapılıyor. çünkü iş ile ilgili bilgin azsa ve ekibi birebir takip etmiyorsan ya da performans ölçen bir sistemin yoksa iyi çalışan. kaybedenler işini en iyi şekilde yapsa da susanlar olur. performans değerlemede insan faktörü ön planda olan şirketler için konuşuyorum. Bazı şirketler ne kadar kötü iş yapsalarda bağlanan işlerin büyüklüğü, yaptıkları işlerin hacimleri o kadar büyük oluyor ki çaplarını aşıyor zaten ekibin yeteneği dolayısıyla değil daha üst noktada ve laf ebeliğiyle bağlanan işlere bel bağlıyorlardır. 1000 müşteri bağlamak 100 tanesini eline yüzüne bulaştırmak mı? 100 müşteri bağlamak 100'ünü de hiç eksiksiz yerine getirmek mi? dersen mesela ilki derim.
0
Jazz
(31.07.26)
@cooper, alfa olmakla alakası ne. Kovulmaktan korkmuyorum zaten kovulcam:) Bu hafta da çok sevdiğim bir arkadaşımı çıkardı kadın sırf sevmediğinden.

@jazz, yalnız burada önemli olan 1000 müşteri bağlamak değil. Gümrüğe takılan gönderiler nedeniyle şirket red line a girecek:) yani 1000 i geçti 100 tanesi takıldı, ne olacak canım gibi bir durum söz konusu değil.
0
🌸Kahvedesu
(01.08.26)
Mesela bugün benim hiç kargolarla ilgili ihbarım olmadığından benim işi yapmadığımı düşündüklerini söylediler:)) hahaha İşi doğru yapan benim ama eleştirilen yine benim.
0
🌸Kahvedesu
(07.08.26)
(4)

Vize başvurusu öncesi seyahat tarihini değiştirmek

aguen
Merhaba duyuru, Mayıs ayında portekizden randevu almıştım, ağustos başını verdiler. arada çok ay geçti planlar değişebiliyor. ağustos sonu demiştim seyahat tarihine, başvururken eylül başı olarak güncellesem sorun olur mu? otel uçak falan yeni tarihlere göre ayarlayıp gidicem
Merhaba duyuru, Mayıs ayında portekizden randevu almıştım, ağustos başını verdiler. arada çok ay geçti planlar değişebiliyor. ağustos sonu demiştim seyahat tarihine, başvururken eylül başı olarak güncellesem sorun olur mu? otel uçak falan yeni tarihlere göre ayarlayıp gidicem
0
aguen
(29.07.26)
Randevu alırken seyahat planı sunulduğunu bilmiyordum.

Plan değişebilir. Esas olan başvuru sırasında verdiğiniz belgelerin tutarlılığı. Vize çıktıktan sonra bile plan değişebiliyor. Örneğin kalacağınız oteli değiştirebilirsiniz. Ancak böyle bir değişiklik olursa konsolosluğa bilgi vermeniz iyi olur. Son 1-2 yılda "arkadaşımda kalacağım" diye düşünerek oteli iptal edip bu değişikliği bildirmeyenlerin vizesinin geri çekildiğine şahit oldum. Hatta arkadaşımın bir arkadaşı uçaktan indikten sonra vizesinin iptal edildiğini pasaport kontrolünde öğreniyor. Direkt havaalanından geri döndü.

Neyse, kısaca sorun olmaz.
+1
himmet dayi
(29.07.26)
sanırım randevu tarihini belirlemek için seyahat tarihi sordular ama emin olamamıştım. mantık dediğiniz gibi olması gerektiğini söylüyor. teşekkürler.

(portekizden aldım aracı dolandırıcıları kullanmıyorlar, doğrudan maille konsolosluktan aldım)
0
🌸aguen
(29.07.26)
başvururken verdiğin tüm belgeler birbiriyle uyumlu ise sorun olmaz. nihai tarihi zaten schengen başvuru formunda yazcaksın.
+1
jelly bear
(29.07.26)
Sorun olmaz hocam, dediğiniz gibi randevu tarihiyle plan yaptığınız tarihin arasındaki süreyi kısıtlamak için soruyorlar (6 aydan ileri bir tarihe başvurulmuyor). Çoğu insan da değişiklik yapıyor zaten. Her şeyi yeni tarihlere uygun ayarlayın tabii dendiği gibi.
+1
matlii
(29.07.26)
(3)

Otomatik Park Sistemi

norules
Otomatik park sistemi olan araç kullanan var mı? Bir sıkıntısını yaşadınız mı, tavsiye eder misiniz?
Otomatik park sistemi olan araç kullanan var mı? Bir sıkıntısını yaşadınız mı, tavsiye eder misiniz?
0
norules
(28.07.26)
Ben kullaniyorum, benim hanim da bayiliyor kendisi surdugu zamanlarda.

Gordugum 2 sikinti var:

1) Otomatik park etmesi icin onceden acmak gerekiyor ki sensorlerle tarasin. Park yerini gecince acarsan artik gecmis oldugun icin park etmiyor

2) Guvenlik konusunda asiri hassas, zaten oyle de olmasi lazim. Ama mesela kaldirimda paralel park yaparken bir yaya gorurse hemen duruyor. Yaya halbuki kaldirimda ama araba risk almiyor yayanin gecmesini bekliyor. Ama bazen yaya da bekliyor aracin hareket etmesini, boyle sonsuz bir bekleme yasaniyor o zaman :)
+1
sertac akin
(28.07.26)
Benzer özellikteki iki araçta Otomatik Park Sistemi olup olmaması ne civarlarda bir fiyat farkı yaratır acaba
0
🌸norules
(28.07.26)
Araçta var. İlk aldığımda denemek için 3-4 kere kullandım. Hiçbir sorun yaşamadım. Gayet güvenli. Bir sürü sensör var zaten araçta sorun yaşanacağını sanmıyorum.

AMA

1- Park etme şekli yavaş. Eğer arkada araç bekleyecekse yapılacak iş değil. Çünkü park modunu açıp park edilecek yerin yanından geçmeniz lazım ki yeri tespit edebilsin. Sonrasında da normal park etme hızına göre yavaş kalıyor bir nebze.

2- Kaldırıma yeteri kadar yanaşmıyor. Özellikle dar sokaklarda ya da diğer araçların ip gibi kaldırıma yakın park ettiği yerlerde benim araç yırtık dondan fırlamış gibi duruyor.

Bu iki sebepten ötürü kullanmayı tercih etmiyorum. Ancak park etme konusunda sorun yaşayanlar için bence müthiş bir şey.
+1
himmet dayi
(29.07.26)
(13)

arkadaşıma para yönetimi tavsiyesi

adwokat
merhaba, bir dostumun sorusunu iletmekteyim. kendisinin üyeliği olmadığından benden rica etti ve yanıtları dikkatle okuyacak.öncelikle ön bilgiyaş: 30 - bekarşehir: istanbulaylık 50.000 TL kira ödüyormaaş: 200.000malvarlığı: 1 adet evi var 20 bin tl kira getirisi var - 1 tane de clio araçşimdi sorum
merhaba, bir dostumun sorusunu iletmekteyim. kendisinin üyeliği olmadığından benden rica etti ve yanıtları dikkatle okuyacak.

öncelikle ön bilgi
yaş: 30 - bekar
şehir: istanbul
aylık 50.000 TL kira ödüyor
maaş: 200.000
malvarlığı: 1 adet evi var 20 bin tl kira getirisi var - 1 tane de clio araç

şimdi sorumuza gelelim;
elemanın elinde 8 milyon var (yarısı altın yarısı döviz)

A ŞIKKI
bu parayla 2 tane 1+1 alıp 25'er binden kiraya vermek mi? (daireler istanbul dışında ve seçilmiş vaziyette hazır kiracılı)

B ŞIKKI
bu parayla istanbulda güzel bir konumda site içinden 1+1 alıp 40-50 bine kiraya vermek mi?

C ŞIKKI
Ortalama bir konumdan 2+1 alıp 40-50 bine kiraya vermek mi?

D ŞIKKI
Altını tutmaya devam edip 2.5 milyona çocukluğundan beri hayalinde olan motosikleti almak mı?

E ŞIKKI
25 bin lira getirili 1 adet 1+1 alıp, kalanla da hayalindeki motosikleti almak mı?
📊 cevapları alalım

Bu anket sona erdi. 25 oy kullanıldı.

0
adwokat
(28.07.26)
Bu arkadaş kendisi kirada otururken neden ev alıp kiraya vermeye takılmış?
+2
malheiros
(28.07.26)
yakın zamanda evlenmeyi planlamıyorsa, kendine ev alsın.
0
co2s2
(28.07.26)
kiradaki evine kendi geçsin veya o evi satıp kendine ev alsın öncelikle. madem parayı betona gömecek kendine gömmüş olur en azından.

8 milyonun yarısını dövizde cayır cayır eritmiş zaten. anladığım kadarıyla risk toleransı 0 olan bir insan. dövizi de altına çevirsin hiç olmazsa. ama yine de para erimeye devam edecek bu şekilde.

motor konusu mevzubahis bile olmamalı.
-6
televole0
(28.07.26)
kendisinin şu an kirada oturduğu yere sıfırdan girse kiralar 70-80 bin, satılık fiyatına bütçesi yetmiyor. satılık fiyatına bütçesinin yettiği yerlerde de oturmak istemiyor....
-1
🌸adwokat
(28.07.26)
bu kişinin ölmeden önce 500 milyon lirasını tskya bağışlayan amcalarla bi akrabalığı var sanıyorum.

ben olsam motoru alır keyfime bakarım ne kiracısı ya.
-2
elorelia
(28.07.26)
halihazirda 1 tane evim var ve kendime ev alamayacak durumda isem, ev almazdim. aldigi diger ev de oturabilecegi bir sey olmayacak cunku.
dovizdeki paranin yarisini bozar, TL yatirim fonuna yatirirdim. dovizden daha cok getirme olasiligi yuksek. boylelikle oradaki para kirayi oder, ben de biraz daha fazla biriktirebilirim diye dusunurdum. (memur kafasindayim ben)

motoru da gercekten cok istiyorsam alirdim.
0
65 derece
(28.07.26)
arkadaşın ev alarak kiracılarla uğraşmak istiyor sanırım, ev fiyatları son 1 senede reel olarak %6-7 oranında düşüşte, kira getirisi de çok düşük kalıyor. bugün 8 milyonu aptal bir yatırımcı gibi faize yatırsa aylık 250bin tl civarı faiz alır. 4 ayda kiradan gelecek olan getiriyi 1 ayda faizden alıyor.

2.5 milyona da motor almazdım, türkiye'de artık yatırım araçları değişmeye başladı. eve, arabaya(motorlu araçlara) para gömme devri bitiyor. enflasyonist ortam kiracıların da ahlakını bozdu. uzun zamandır problem yaşamadığımız kiracı ile bu sene problem yaşıyoruz artık.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.07.26)
Size çok basit bir finansal veri sunayım. Bu sevdadan vazgeçin.

2016'da Bostancı gibi bir bölgede ortalama bir 2+1 ev fiyatı 550.000 TL, gram altın fiyatı ortalama 120 TL. Yani bir evin altın bazında ederi 4.583 gram altın kadarmış.

Şu an ise ortalama bir 2+1 ev yaklaşık 15.000.000 TL civarında ve gram altın an itibariyle 6.171 TL. Yani bu evin altın bazında ederi 2.430 gram altın.

Özetle 10 yıl önce gidip bostancıdan bir ev alsaydı bu arkadaş mesela, 2.153 gram altını çöpe atmış olacaktı. Üstelik altın iyi bir yatırım aracı bile değil.

Betona para gömme işi asla yatırım olarak düşünülecek bir şey değil. Nedense bizim ülkede ev almak akıllı bir yatırımmış gibi her orta sınıf bireyin hayalini süslüyor. O kadar parayı bir depremde yerle bir olabilecek bir şeye gömmek mantıklı değil.

İkinci olarak, ekşi duyuru gibi bir yerden yatırım tavsiyesi beklemek de mantıklı değil. O yüzden "paranızı şurada değerlendirin" gibi bir tavsiye vermeyeceğim. O kadar parası var adamın, bir tane finansal danışmana 3 kuruş vermiyor olması komik.

Son olarak, motor sevdasından da vazgeçin. 2,5 milyona motor nedir?

edit: 2016'da alınan evin kira gelirini de hesaba katalım da akıllarda soru işareti kalmasın.
Bir evin aylık kira bedelini [Ev Fiyatı]/250 olarak hesaplarsak 2016'da aylık kira 2.200 TL, yıllık kirası da 26.400 TL yapar. Bu tutarı gerçekçi olmayan bir şekilde her yıl evin fiyatının 1/250'si olacak şekilde artırsak bile toplam kira geliri 3.7 milyon yapar. Bu olabilecek en iyi senaryo kira ile ilgili. Buna rağmen kira geliriyle birlikte evin şu anki fiyatı 3 bin gram altın ediyor. Hala 1.583 gram içerdeyiz.

Bir de gerçekçi kira senaryosuna bakalım: 2016'da 2.200 TL olan aylık kirayı her yıl TEFE/TÜFE ve (ve 2019 itibariyle TÜFE 12 aylık ortalaması) oranlarına göre hesaplarsak toplam kira geliri 10 yılda 920.000 TL yapıyor. Bu da 10 yıl boyunca kiracının değişmediği ve yasal maksimum orana göre zam yapıldığı kötümser senaryo. Covid dönemindeki %25'lik üst limiti hesaba katmıyorum bile. Onu da katarsak iyice felaket.

Sonuç olarak kira geliriyle birlikte bu evin güncel ederi 16M ila 19M arası değişiyor. Altın hesabına göre yine büyük zarar var.
0
himmet dayi
(28.07.26)
Yaş 50 deseydiniz motor diyebilirdim ama yaşı daha genç motoru her zaman alır. Ben a şıkkını işaretledim.

Ev kirası da yaptığınız açıklamaya göre makul, o evde kirada oturmaya devam, kira gelirlerini arttırmaya devam, finansal emekliliğe yaklaştıkça motor her zaman alınır düşüncesindeyim.
0
kumandanim
(28.07.26)
Eğer yaptığı işi seviyorsa, ben emekli olana kadar seve seve çalışırım diyorsa motoru alsın direkt. Maaşı falan iyi, yaşlandıkça artacaktır da zaten. Nispeten rahat bir hayat var önünde, gençliğinde binsin bari motora ileride 60 yaşında bineceğine.

Tersi durumda, bir an önce finansal olarak emekli olmak istiyorsa, motoru siktir etsin.

Ayrıca 30 yaşında, burada akıl vereceklerin %95inden fazla birikim yapmıştır muhtemelen, buradan akıl alacağına yatırım konusunda bildiğini yapsın :)
-1
bobinhoo
(28.07.26)
parayı eve vermek bence yapılacak en büyük hata. %42-44 faiz varken parayı betona gömüp 50 bin kira almak enayilik. 3 kuruş kira için kiracıyla uğraşmaya değmez.
evin varken kirada oturmakta ayrıca saçma.
eğer 2,5 milyona alacağı motor goldwingse değer bence alsın.
0
my fault
(28.07.26)
En başta 50.000 TL kira vermeyi bıraksın.
Çocukluğundan beri 2,5 milyona motor alma hayalıni bıraksın .
Onunla bir Köy yoluna girdği an doğan veya şahin seviyesinde ilerleyecek.
Arkadaş grubum/çevrem bunları yapıyor ben de yapmalıyım türünden hırsları bıraksın .
Duyuruda durumu zayıf bir kaç üye
kimse vardır muhakkak. onlara da
yardım etmeyi düşünsün .
0
diyecevaplandı
(28.07.26)
2.5 milyon yerine 250 bine motor alıp hevesini alsın
0
mirty
(28.07.26)
(1)

organ nakli durumunda donör sorunsalı

halanne
bugün ufuk özkanla ilgili haberleri görünce yeniden aklıma geldi. bu iş nasıl oldu, karaciğer diye mi? şu yüzden soruyorum. benim bir öğrencimden aldığım bilgiye göre canlı donörden organ nakli konusunda sağlık bakanlığının çok sıkı kuralları var, birinci dereceden akraba olmayanlar da başka bir don
bugün ufuk özkanla ilgili haberleri görünce yeniden aklıma geldi. bu iş nasıl oldu, karaciğer diye mi? şu yüzden soruyorum. benim bir öğrencimden aldığım bilgiye göre canlı donörden organ nakli konusunda sağlık bakanlığının çok sıkı kuralları var, birinci dereceden akraba olmayanlar da başka bir donörlük sebebi- yani para karşılığı donörlük olabilir mi diye aşırı titiz bir inceleme yapılıyor ve çoğunlukla da somut kanıt olmasa bile reddediliyor. Bahsettiğim öğrenci doğuştan böbrek hastası, bebekken nakil olmuş, sonra bir daha bu sefer annesinden böbrek nakli olmuş, ancak bilmem kaç yılın sonunda ya aynı böbrek ya diğer böbrek iflas etmiş. haftanın üç günü diyalize giriyor, 2-3 ayda 1 kere mutlaka bir şey oluyor haftalarca hastanede yatıyor, ya katateri iltihaplanıyor ya üresi fırlıyor, ya crp bişey bişey. kız yeniden böbrek için listeye alındı, kaç yıldır sırada bekliyor, buna rağmen kuzeni ile tuttuğu halde canlıdan nakle sağlık bakanlığı izin vermediği için nakil yapılamadı. şimdi ufuk özkanın bu kadar kolay (adam ölüm döşeğindeydi kabul ediyorum o kadar kolay değil tabi ki) ve hızlı şekilde, canlı donör bulmasına o zaman da çok şaşırmıştım, bırak birinci ikinciyi, onuncu yirminci kuşaktan bile akraba olmamasına rağmen, te bilmem kaç sene evvel dizi çekerken birlikte çalıştığı bir kameramanın donörlüğünü sağlık bakanlığı kabul etti yani. o zaman da direkt bu kızcağız aklıma gelmişti. hala da aklıma mantığıma yatmıyor, ve kimse beni bu işte para dönemdiğine ikna edemez.

sorum şu, karaciğer olunca canlı donör işi böbrekten farklı mı prosedüre tabi oluyor, karaciğerin tamamı alınmadığı için mi canlı donöre izin var?
0
halanne
(27.07.26)
İşin hukuki boyutunu bilmiyorum. Ama karaciğer kendini yenileyebilen tek büyük organ. Donörden genellikle karaciğerin %40-60'lık bir kısmı alınıyor. Hem donörde kalan kısım hem de alıcıya nakledilen kısım birkaç ay içinde büyük ölçüde büyüyerek işlevsel hale geliyor. Böbrekte böyle bir durum yok. Böbreğinin birini bağışlayan bir donör hayatının geri kalanını tek böbrekle geçiriyor.

Muhtemelen bununla bağlantılı olarak karaciğer bağışında durum farklıdır.
+3
himmet dayi
(27.07.26)
(10)

Instagram'da ilişki durumunu saklamaya çalışmak

boreas
Yakın zamanda birkaç kez karşılaştığım bir durumu buradan sormak istedim, sizin görüşleriniz nasıl merak ettim.Instagram'ın keşfet kısmına arada sırada bakıyorum; geçenlerde bir ablamız dikkatimi çekti. Profiline bir bakayım dedim, bütün fotoğraflarda kendisi var, tatilde vesaire hep solo takılıyor.
Yakın zamanda birkaç kez karşılaştığım bir durumu buradan sormak istedim, sizin görüşleriniz nasıl merak ettim.

Instagram'ın keşfet kısmına arada sırada bakıyorum; geçenlerde bir ablamız dikkatimi çekti. Profiline bir bakayım dedim, bütün fotoğraflarda kendisi var, tatilde vesaire hep solo takılıyor. Aşağı doğru inince bir erkekle fotoğrafını gördüm. İlk akla gelen sevgilisi olduğu yönünde oluyor ama mesela "kuzenim" dese o kadar bir samimiyet var fotoğrafta, garipsenmez.

Neyse, abimiz de fotoğrafta etiketlenmiş, meraktan profiline bir bakayım dedim ve sürpriz! Abimizin sabitlenmiş gönderilerinde, kendisiyle, yani bu ablamızla gelinlikli-damatlıklı düğün fotoğrafları var. Ablamızın kendi profilini baktığımda evli olduğuna ihtimal verecek tek bir işaret yok; ama abimizin profilinden evli ve mutlu olduğu bariz belli.

Açıkçası biraz garip geldi. Ablamızda hafiften bir takipçi kasma, "gel gel" havası var gibi hissettim. Abimizin yerine kendimi koyup düşündüm de, hani "sinek küçüktür ama mide bulandırır" derler ya, öyle hissettirdi.

Siz başınızdan geçti mi, denk geldiniz mi, ne düşünüyorsunuz bu konuda?
+2
boreas
(23.07.26)
Kısmeti kapatmak istemiyor. Yüzüğü takana kadar yollu.
0
HellKeePer
(23.07.26)
Bundan ilk erkegin rahatsiz olmasi lazim. Olmuyorsa kadin da istedigini yapar.
+3
baldur2
(23.07.26)
hiç hoş bir davranış olmamakla birlikte takipçi sayısı artırma amaçlı davranış. evli olduğu ortaya çıkarsa simpler takip etmez zira.
+2
shadowfollower
(23.07.26)
Saklamamış ki evli olduğunu, eşini etiketlemiş. Boy boy nikah, düğün fotoğrafı koymak zorunda mı? Eşiyle sürekli fotoğraf paylaşmak zorunda da değil. Tatile de belki yalnız gitmeyi seviyordur ya da kendi fotoğrafını koymak istiyordur.
-1
rock n roll
(23.07.26)
kadının tinderıda varsa @cosmicstring +1
+1
mikahakkinen
(23.07.26)
Benim anladığım Instagram'dan takipçi kasan biri. Haliyle oraya evde çay içerken dizi izlerken koymuyor ki takipçiler "evli bu" demesin, onun yerine işte belki bir ihtimal uğruna takip etsin, like atsın falan.
Benim tahminim bu.
Eşi memnunsa bize ne tabi.
+2
logisticsmanager
(23.07.26)
ben bu yüzden evlilik düşündüğüm bir kadından ayrıldım. ilişlisi olduğu halde kendini bekar ve yalnız gösteren bir partnere güvenmemek gerekir. planları, ajandası olan bir tiptir. her şeyi yapabilir ve yapıyordur da.
+3
loch ness
(23.07.26)
bu bir strateji, ünlüler de çoğu zaman bu işleri gizli tutar. istatistiksel olarak karşı cins fan sayısını ciddi azaltıyor.
-1
orpheus
(23.07.26)
Gizli tutmakla bir alakası olmayabilir. Ben kendimden örnek vereyim, kendi hesabımda ya da yakınlarımın hesabında (eşim, kardeşim, annem, babam vs.) fotoğrafımın paylaşılması çok hoşuma gitmiyor. Kendi hesabımda bile benim olduğum paylaşım sayısı 10-15 civarıdır (15 yıldaki toplam sayı bu). Story falan da 100 yılda bir atarım o da kendi fotoğrafım olmaz. Haliyle söz konusu kadının eşi sosyal medyada çok fazla paylaşım yapan biriyse eşi ona "beni o kadar paylaşma" demiş olabilir.

Olayı illa birinin birini aldatması, sevmemesi gibi absürt bir yere bağlamaya gerek yok.
-1
himmet dayi
(23.07.26)
var böyle tipler, evet. bizzat tanıdıklarım da var. şahsen rahatsız olurdum. ayrıca benim karım kadınlığını kullanarak neden takipçi kasmaya çalışsın? (evliyim). bu bile başlı başına bir sorun bence. demiyorum ki sürekli mıç mıç karı koca fotoğrafları olsun ama bu durumu normal karşılamam imkansız.
+2
motosiklet burclu adam
(24.07.26)
(4)

Homepod 2 kendi kendine açılıyor

tchuck
yav hacklendim mi noldu onu da anlamadım.bi süredir salonda kendi kendime otururken bir anda homepod 2 kendi kendine başlıyor. homepod'un içine yüklediğim bi müzik vardı (ac dc nin) otomatik onu çalıştırıyor. kendi kendine oluyor bu. nasıl olabilir?yani apple tv'de de bi sorun var bu da bazen oluyor
yav hacklendim mi noldu onu da anlamadım.

bi süredir salonda kendi kendime otururken bir anda homepod 2 kendi kendine başlıyor. homepod'un içine yüklediğim bi müzik vardı (ac dc nin) otomatik onu çalıştırıyor. kendi kendine oluyor bu. nasıl olabilir?

yani apple tv'de de bi sorun var bu da bazen oluyor. film/dizi izliyorken bir anda kendi kendine sesi kısıyor. sanki dışardan biri bağlanıyor da kapatıyormuş gibi. sinirimi bozuyor.

ben bile dışarıdan erişemezken dışarıdan biri erişiyor olabilr mi?
veya cihazlarda başka bozukluk olabilir mi?

aklıma acaba kumandada takılı kalan tuş mu var vs. diye düşünce de geliyor ama. var mı buna benzer sorun yaşayan?
0
tchuck
(22.07.26)
kumanda teorisi doğru deği. çünkü kumandayı forget dedim ve yine homepod kendi kendine çalmaya devam ediyor.
0
🌸tchuck
(22.07.26)
Sizin sounun çözümünü bilmiyorum
Buna benzer sorunu şu an win10 yüklü DVD-ROM u olan notebookta yaşıyorum.
DVD okuyucu çıt diye açılıyor. Kapatıyorum tekrar açılıyor. Kapağın nadiren açılmadığı da oluyor.
Sanki okuması için vermem gereken bir CD yi bekliyor benden.
200 TL sıkıştırıp kapağı tekrar kapasam susar mı bilmiyorum .
0
diyecevaplandı
(22.07.26)
Belki çok alakasız bir cevap olabilir ama ben de TV'nin arada bir kendi kendine açılmasından kaynaklı bir sorun yaşıyorum. Muhtemel sebebi de HDMI ayarının TV'yi otomatik başlatacak şekilde olması. Yani örneğin HDMI'a bağlı bir cihazı (mesela PS5) çalıştırırsan TV bunu fark edip otomatik açılıyor. Ben gece TV'yi kapatıyorum, sabah uyanınca açık buluyorum mesela. Bu açılmayı tetikleyecek şey de muhtemelen Xiaomi Stick. Sürekli HDMI'da aktif olarak beklediği için arada bir TV'yi tetikliyor olabilir.

Bu anlattığımın Homepod ile alakası yok aslında doğrudan ama onu da bu şekilde tetikleyecek bir bağlantı ayarı olabilir. Kendi kendine açıldığı anlar için belli bir 'pattern' var mı? Örneğin tam saatte ya da kapattıktan X saat sonra gibi?
0
himmet dayi
(22.07.26)
Kontrol edilebilecek/yapılabilecek şeyler;

Tüm cihazlara update ve reset, Apple id’den silip tekrar kurmak, ev uygulamasında evi paylaştığınız birisi varsa silmek, tekrar eklemek, tv’nin hdmi cec ayarını kapatmak ya da kapatıp açmak, ev uygulamasındaki otomasyonları kontrol etmek/silmek. Aklıma başka bir şey gelmiyor. Cihaz(lar) bozuk olabilir ama düşük olasılık, başkasının bağlanması da öyle.
0
orient blue
(22.07.26)
(3)

video okuyabilen ai var mı?

plastic_angel
elimde bir video var. ordan transkript çıkaracak. altyazı yok. video türkçe.ai bu seviyeye gelebildi mi?
elimde bir video var. ordan transkript çıkaracak. altyazı yok. video türkçe.
ai bu seviyeye gelebildi mi?
-1
plastic_angel
(21.07.26)
Google'a AI video transcription diye yazsan bin tane araç çıkıyor.
0
himmet dayi
(21.07.26)
Elevenlabs speech to text işini görür çok büyük ihtimalle.
-1
sekizdokuzon
(21.07.26)
eğer lokal olsun istiyorsan Whisper halleder. Kelime bazlı timestamp istiyorsan WhisperX.
0
robokot
(21.07.26)
(7)

Kupanın en iyi maçları hangileriydi?

Lh12
Hazır Tazeyken hangisini otur özetini tekrar izle?
Hazır Tazeyken hangisini otur özetini tekrar izle?
-1
Lh12
(21.07.26)
Hepsini izlemedim ama Arjantin - Yeşil Burıun Adaları ve Fransa - İngiltere maçları güzeldi
+1
kaptan memo
(21.07.26)
Fransa - İngiltere yarı final değil, üçüncülük maçıydı.

Ben en çok Belçika - ABD maçını sevdim. ABD gol yedikçe zevkten dört köşe oldum.

Güzel maç olarak değerlendirilebilecek pek maç yoktu maalesef. Arjantin - Yeşil Burun iyiydi evet.
-1
himmet dayi
(21.07.26)
3-2'lik 3 maç da çok güzeldi Belçika-Senegal, Arjantin-Mısır ve İngiltere-Meksika
+1
iwasbornonamountainside
(21.07.26)
yari finaller cok iyiydi. ispanya siir gibi top oynadi fransa'ya karsi ve o hucum hattini (mbappé, dembélé ve olise) vasat gosterdi. arjantin - ingiltere ikinci yarisiyla klasiklere girdi bile. kupayi ispanya hak etti ve aldi; siyonistler kaybetti :p saka saka :)
0
banach
(21.07.26)
En iyi maç ingiltere arjantin. İspanya maçları eziyet gibi fransayı bile ambele ettiler. En kötü izlediğim turnuvadır. Çok izlenecek maç yok. İngiltere meksika maçıda güzeldi.
0
mikahakkinen
(21.07.26)
fransa ingiltere maci cok eglenceliydi, unutulmaz.

hikayesi en iyi olan mac da 500 bin nufuslu yesil burun'un eski dunya sampiyonu arjantin'e kafa tutmasi oldu.
0
antikadimag
(22.07.26)
çoğunu izledim ve izlerken bile ben n'apıyorum dedim; izlediklerim arasında en iyisi elbette "Fransa - İngiltere" maçıydı. ayrıca yeşik burun - arjantin maçı da çok keyifliydi, yeşil burun'un uzatmada attığı gol muhteşemdi
+1
sweetoffice
(22.07.26)
(7)

iphone - batarya değişimi - fatura istenmesi

tchuck
2023 yılında yurtdışından aldığım bir iphone'um var.troy, batarya tdeğişimi yapmak için faturasını talep etti ama hçbir şekilde faturasını bulamadım.hollandadaki bir mediamarkttan almıştım ve mail ile falan iletmemişler faturayı.benimle birlikte, ancak apple storedan alan bir arkadaşımın fatura emai
2023 yılında yurtdışından aldığım bir iphone'um var.
troy, batarya tdeğişimi yapmak için faturasını talep etti ama hçbir şekilde faturasını bulamadım.

hollandadaki bir mediamarkttan almıştım ve mail ile falan iletmemişler faturayı.

benimle birlikte, ancak apple storedan alan bir arkadaşımın fatura emailine shibim.

kendiminki yerine onu göstersem farkedilir mi? veya neye bakıyorlar? gidip o fatura üsütndeki seri numarasını kendi telefonumun seri numarasıyla editleyip göstersem vs. sorgulayabilecekleri bir yer var mı?
-1
tchuck
(19.07.26)
yani mevzuda da bir dolandırıcılık yapmak derdim de yok aslında.
parasını verip batarya değiştirmek için fatura istiyorlar saçma sapan. derdim parasını vereyim de bataryasını yenileyeyim bunun.

gidip cahtgpt ye fatura ürettirsem vs. bunu karşılaştıracakları bir sistem var mı?
-1
🌸tchuck
(19.07.26)
bence hiç girmeyin, telefon tamircisinden fatura sahteymiş gibi laf işitmeye değmez. görebiliyor da olabilirler, çünkü sizin telefondan çıkacak batarya ile yeni takacakları bataryayı sisteme girip kayıt ettiriyorlar. hangi telefona ne girmiş, ne çıkmış hep belli. apple servisleri bu konularda çok agresif, eğer cihaz daha önce apple dışında işlem gördüyse hiç almıyorlar bile. başka bir apple servisine götürün, onlar da aynı şeyi söylüyorlarsa apple dışı servise götürün değiştirin.
0
malheiros
(19.07.26)
faturada telefonun seri numarası falan yazıyordur. problem olur.
+1
co2s2
(19.07.26)
bu gibi şeyleri sormaman lazım .
Bir hizmetten fayda elde edilecekse o da usüle uygun makul yollardan olmalı.
Bunun farkedilmemesi neredeyse imkansız .
Farketmeyen firma kepengi indirsin .
0
diyecevaplandı
(19.07.26)
mediamarkt'ın hollanda web sitesine fatura hangi mail adresinize geldiyse hesapla kayıt olun. siparişlerim kısmında görünebilir belki. başka bir markadan mağazadan aldığım ürünler bile web sitesinde görünüyor mesela.
0
himmet dayi
(19.07.26)
bu çok saçmaymış yahu. Bir açıklama yaptılar mı peki, yurtdışı cihazı mı istemiyorlar veya çalıntı mı diye kontrol için mi istiyorlar? Telefonu ikinci el alsan da aynı durum olabilir. Her halükarda parasıyla değiştirememek çok ilginç.

not: bu arada 2023'te kendin getirdiysen imei kaydını falan yaptırmışsındır herhalde. Onunla ilgili bi kanıtı e-devletten falan (varsa) alıp götürsen kabul ederler mi acaba?

son olarak, Türkiye'deki faturalar doğrulanabiliyor herhalde ama Hollandadakini kontrol edebileceklerini hiç sanmıyorum. Bir de gerçekten faturan olsa bile kabul edip etmeyecekleri belli değil.
0
nhk ni youkosu
(19.07.26)
apple'ın cinsliği mantık aramaya gerek yok. troy apple'ın yetkili servis sağlayıcısı, oem parçaları stok çekebilmek için apple'ın kanser isteklerine uymak zorundalar.
0
redlinetheturk
(20.07.26)
(4)

vefat sonrası garip uyuşmalar

leeloodallas
sevgili sözlük, 2-3 hafta önce babamı kaybettim. gerek bu durumdan ötürü gerek de bu süreçte taşıdığım ağır şeyler sonrası olduğunu düşündüğüm belirtilerim var. şu anda düzenli olarak sağ kol ve sağ bacakta uyuşmalar yaşıyorum. düzenli spor yapan birisiyim, spor yaparken bu uyuşmalar geçiyor. gücümd
sevgili sözlük, 2-3 hafta önce babamı kaybettim. gerek bu durumdan ötürü gerek de bu süreçte taşıdığım ağır şeyler sonrası olduğunu düşündüğüm belirtilerim var.
şu anda düzenli olarak sağ kol ve sağ bacakta uyuşmalar yaşıyorum. düzenli spor yapan birisiyim, spor yaparken bu uyuşmalar geçiyor. gücümde bir sıkıntı yok ancak kol bacak uyuşmasına sağ boyun ve bel ağrısı da gündüz kalkar kalkmaz ve geceleri eşlik ediyor.
şu anda annemi üzmemek adına bir şey söylemek doktora gitmek telaşlandırmak vs istemiyorum hiç.
bir de çok uzun süredir sağ kolumun üstüne yattığım için zaten sağ kolumda böyle bir şey yaşayacağım kesin gibiydi. uzun yoga seansları iyi geliyor şu an. ekstra neler yapabilriim bu süreçte ya da ne olabilir sizce? kolajen vs mi alsam dedim
0
leeloodallas
(18.07.26)
Konuyla ilgili bir cevabım yok. Sadece başınız sağ olsun demek istedim.
0
himmet dayi
(18.07.26)
başınız sağolsun hocam.

bu tür süreçlerde vücudun böyle reaksiyonlar vermesi doğal ama sebebi farklı bir şey de olabilir. en azından basit bir kan sayımı yaptırabilirseniz faydalı olur diye düşünüyorum. bu dönemde belki fazla yoruldunuz, canınız sıkıldı, bazı şeyleri fark edemediniz, vitaminidir şusudur busudur azaldı vs... öyle basit bir şey de olabilir. ama eğer tekrar eden bir şey olursa göz ardı etmeyin lütfen. geçiciyse evet üzerinde durulmaz ama uyuşma, his kaybı vs. bunlar normalde çok ciddi şeyler. aile hekimleri bile oldukça kapsamlı kan testleri yaptırıp bu konularda fikir verebiliyor, kimseyi endişelendirmeyeyim ortalık karışmasın vs. derseniz o yola girebilirsiniz. yarım saatlik iş.
+1
der meister
(18.07.26)
Maddi durumunuza göre aile hekimi ya da özele gidip kan tahlilleri vitamin,karaciğer böbrek vs fonksiyon testleri yapılırsa bir fikir olabilir.
0
denizciman
(18.07.26)
hiçbir şekilde korkmayın, acınız büyük her şey olabilir sebebi. ancak bir nöroloğa gidip MS benzeri şeyleri eleseniz önce. zira böyle zor zamanlarda ms plakları aktif olabiliyor. hiç alakası yoktur muhtemelen ama dikkat etmekte fayda var. tedavisi(semptomatik) de var. nolur nolmaz.
0
enteg
(19.07.26)
(1)

Epub arşivi?

ananiyimioguz
Türkçe içerikler için hangisini kullanıyorsunuz? En kapsamlısı hangisi?
Türkçe içerikler için hangisini kullanıyorsunuz? En kapsamlısı hangisi?
0
ananiyimioguz
(18.07.26)
himmet dayi
(18.07.26)
(9)

sakaldaki seboreik dermatit

sorucu
bu yaşıma kadar bin tane ürün denemişimdir herhalde seboreik dermatit konusunda. doktorlardan, internette yazılıp çizilenlerden. kel olduğum için saçım için bir şey aramıyorum artık. ama sakalım için arıyorum. bir top sakal bırakıyorum onda da başlıyor kırmızılık, dökülme falan. faydasını gördüğünüz
bu yaşıma kadar bin tane ürün denemişimdir herhalde seboreik dermatit konusunda. doktorlardan, internette yazılıp çizilenlerden. kel olduğum için saçım için bir şey aramıyorum artık. ama sakalım için arıyorum. bir top sakal bırakıyorum onda da başlıyor kırmızılık, dökülme falan. faydasını gördüğünüz bir ürün var mı? tavsiye edebilir misiniz? yani elidel önerildi bir yerde.
0
sorucu
(17.07.26)
yeşil vichy derkos kullanmışsınızdır sanırım, o bana çok iyi geliyordu.

kesin çözümü beslenme şeklimi değiştirerek aldım, şeker ve karbonhidratı sıfıra yakın bir yere çektiğinizde siz de fark edebilirsiniz. geçmiş olsun.
0
benaslinda
(17.07.26)
Zalain %2 30ml çözelti
Psovate 25 ml losyon

Benim saçlı deride vardı ve kaşıyarak artık kanatmaya başladığım bir dönemde doktora gidip teşhis aldığımda bu ilaçları yazmıştı. Bir iki hafta sanıyorum, kullandım ve geçti.

Ama doktor bunun kesin tedavi olmadığını söylemişti. Stres, uykusuzluk, kötü beslenme vs sebep olur dedi ama bu ilaçlar da yine aşırı tetiklenme dönemleri için elinin altında bulunaun deyip kontrol muayenesinde yeniden reçete etmişti.
0
elorelia
(17.07.26)
Ben izmirde eski bir dermatolog abiye Majistral ilaç yaptırarak bu illetti ciddi şekilde yatıştırdım özel bir nemlendirici karışım hazırlıyordu ama bu kişi geçen ay vefat etti 50 ml lik şişe halinde yaptırmıştım 15 ml kadar kaldı bitince ne bok yicem bilemiyorum. Şimdi yardımcısı yapıyormuş ama abinin 4 katı fiyat çekiyor fırsatçı ibneler.
-1
apocalipy
(17.07.26)
Abi sakalda çözümü yok.
Bu iş için milyonlarca farklı fikir var ama yok yani çözen bir şey yok. Şekeri birak, alkol alma falan da bazı insanlarda işe yarıyor bazılarında yaramıyor.

Ben misal 2 günde bir tras olursam sorun yok. 3-4 gün sonrasında başlıyor dermatit. Maalesef sakallar ter vs yaptıkça orada mantar yapıyor (seboreik dermatit).
0
logisticsmanager
(17.07.26)
Elidel'i iyi iken, atak arasında atağı geciktirmek için kullanacaksın. Kızarma, pullanma aşamasında pek bir işe yarayacağını sanmıyorum.
Haftada iki kez yukarda söylenen şampuanla yıka. Daha sık kullanma, zarar verir. Kullanırken köpürt, 5 dakika köpüklü bekle sonra durula.
Kola kahve, baharat, basit karbonhidrattan uzak dur.
En önemli konu bence temizlik ve kuruluk. Yüzünü falan yıkadığında mutlaka çok iyi kurula, mümkünse saç kurutma makinesiyle falan, terleme, terlersen hemen yıka ve kurula.
Kortizonlu ilaçlar iyi geliyor ama 5 günden fazla kullanırsan cildi zayıflatıp daha kötü yapıyor.
Doktorun söyledikleri ve tecrübelerim böyle.
+1
Mirket
(17.07.26)
bioderma atoderm duş jeli.
0
Murat1407
(17.07.26)
Sakala çözüm var. O da şu: Ectopix S Çözelti
i.ibb.co

Not: Seboreik dermatitin tedavisi yok. Önerilen ilaçlar (benim önerdiğim dahil) sadece baskılamak için işe yarıyor. Ectopix S ise sakal bıyık bölgesine kesin çözüm. Saç için ise kesin çözüm Head & Shoulders Clinical Strength (sadece internetten bulabilirsin). Yüz için kortizonsuz ilaçlardan Elidel en işe yarayanı. Ancak sabah akşam ya da günde bir kez de olsa her gün kullanmak gerekiyor. Kortizonlulardan m-furo merhem var 2-3 haftada bir kullanınca bile baskılıyor.

Bu bahsettiğim ilaçlar sayesinde bir 10 yıldır hiç sorun yaşamıyorum (unutup merhem kullanmadığım zamanlar hariç).
+1
himmet dayi
(17.07.26)
Dışarıdan değil, içeriden çözmeye çalış. Şekeri, paketli gıdaları bir müddet bırak mesela.
+1
Caletti
(18.07.26)
bende de yoğun seboreik dermatit var, aynı zamanda demodex de var. birini tedavi etmek öbürünü harlıyor. iyi bir doktorun bakması lazım, egzama tanımı çok geniş. her bir kırmızılık başka birşeyi ifade ediyor olabilir
0
monicapp
(18.07.26)
(11)

chat gpt plus'a ne kadar ödüyorsunuz?

lil siztah
son olarak 500 lira ödediğimi hatırlıyorum (ios); bu ay 24 usd istiyor :/sitesinde 999 tl oldu diyor; peki benden niye bu parayı istiyor? daha uygun alma yöntemi var mıdır? teşekkürler.
son olarak 500 lira ödediğimi hatırlıyorum (ios); bu ay 24 usd istiyor :/
sitesinde 999 tl oldu diyor; peki benden niye bu parayı istiyor?
daha uygun alma yöntemi var mıdır?
teşekkürler.
+1
lil siztah
(16.07.26)
GPT Go'ya ios aboneliği üzerinden ayda 250 TL ödüyorum.
0
himmet dayi
(16.07.26)
Denemek için baktım. Go 250 plus 999 yazıyor geçen sene yanlış hatırlamıyorsam 650 civarı bir şey ödüyordum ama bir süre sonra bırakmıştım.
0
egerbiryolcu
(16.07.26)
Sanki 599 diye kalmış aklımda geçen sene.
Şimdi baktım 999, 5.299, 9.999 gibi seçenekleri var.
Ben Go'ya 249,99 veriyorum, diğerlerinin farkı ne acaba aşırı merak ettim şu an.
0
mutekebbir
(16.07.26)
Plus için 20usd ödüyormusum
+2
kisa
(16.07.26)
24 usd ödedim :/
+2
🌸lil siztah
(16.07.26)
20 dolar aylık, vergi var şu an %20 kdv , dolayısı ile 24 dolar.

apple store üzerinden tl olarak 500 tl idi. ona da vergi gelmiştir 600 falan sanıyorum.
+1
gurur
(16.07.26)
@gurur, apple store çekti bu fiyatı.
+1
🌸lil siztah
(17.07.26)
üşenmedim baktım.

aboneliklerde 499,99 tl ay yazıyor bende. store üzerinden ödüyorum.
+1
gurur
(17.07.26)
Be. Sitesinden üye olmuştum
+1
kisa
(17.07.26)
geçen ay reddit'te biri bi link paylaşmıştı. ona tıklayıp abone olmuştum 24 aylığına. 2 kişi chatgpt plus 11 pound ödüyorum aylık. (690 tl çekmiş bu ay)

allah razı olsun paylaşan çocuktan :D
+1
brkylmz
(18.07.26)
@gurur, beni tanıdılar, siz kaçın :(((
0
🌸lil siztah
(18.07.26)
(9)

İzlediğiniz en kötü milli takım turnuvası hangisi?

mikahakkinen
86 doğumluyum. Euro 92 Danimarkanın kupayı aldığı maçını yarım yamalak izlediğimi saymazsak, izlediğim en kötü turnuva 2026 abd meksika kanada. Ben bu kadar sıkıcı bir turnuva hatırlamıyorum. Bir tane akla yatan maç yok.Katar 2022 bile bundan iyiydi. Sizin hatırladığınız en kötü milli turnuva hangis
86 doğumluyum. Euro 92 Danimarkanın kupayı aldığı maçını yarım yamalak izlediğimi saymazsak, izlediğim en kötü turnuva 2026 abd meksika kanada. Ben bu kadar sıkıcı bir turnuva hatırlamıyorum. Bir tane akla yatan maç yok.Katar 2022 bile bundan iyiydi. Sizin hatırladığınız en kötü milli turnuva hangisi?
0
mikahakkinen
(12.07.26)
bu turnuvayı seyretmiyorum, neden izlemeyeceğimi yazmıştım.

euro 2004'ü izlemedim bir de.

94'ü hayal meyal hatırlıyorum, avrupa saatiyle uysun diye maçlar hayvan gibi abd güneşi altında oynatılıyordu. yaşım çok ufaktı ama temponun çok düşük olduğunu hatırlıyorum, maçlar çok kısı geçiyordu.

benim için tahammül edilemez turnuva 2010 idi. seslere karşı zaten hassasiyeti olan biri olarak vuvuzela.. şimdi baktım en az gol atılan iki dünya kupası 94 ve 2010 sanırım.

ben sizin aksinize katar'ın en iyi turnuva olduğunu düşünüyorum. tarihte ilk kez bir turnuva, sezon sonu futbolcuların tüm sezonun yorgunluğu ile bitik şekilde gelmediği, çok fit, kondüsyon olarak en yüksek noktada ve aşırı yüksek tempolu maçlar şeklinde geçti. final maçı bile 3-3 bitti.
+3
makbur
(12.07.26)
Katarda olmasının politik bir rezalet olması bir tarafa, muhtemelen tarihin en iyi dünya kupasıydı.

Genelin aksine 2010'u seviyorum ben, tam liseye geçtiğim yazda tüm maçları izlemiştim, vuvuzela da rahatsız etmemişti beni.

2018 dünya kupası ve euro 2012, ev sahipleri ve genel turnuva organizasyonu olarak hoşuma gitse de turnuva geneli futbol kalitesi olarak çok mehh gelmişti bana.

2004'ü hiç hatırlamıyorum ilginç bir şekilde. 2002'den sonra Türkiye katılamayınca ilgimi çekmemiş sanırım. 2002'ye dair daha çok anım var. Şimdiki aklıma Yunanistan'ın şampiyonluk hikayesinden çok keyif alırdım muhtemelen.

2026 dünya kupasını maalesef eski turnuvalar kadar sıkı takip edemedim. Hem iş güç hem de eskisi gibi oturup 90 dakika maç izleyemiyorum sıkıcı geliyor. Normalde sezon içinde maç izlemez, turnuvaları kaçırmazdım. Bu sene turnuvada da nadiren full 90 dakika izledim. Ama futbol kalitesi fena değil bence. Comeback çok var, yıldızlar iyi oynuyor, 48 takım iyi geldi turnuvaya ufak ülkeler güzel hikayeler yazdı. Türkiye hariç fena gitmiyor turnuva
+2
nundu
(12.07.26)
@Nundu'nun ilk cümlesi +1

2022 Katar cidden müthiş. Futbolcular kasmaz diyordum ama çok iyi mücadele ettiler. Sezon arasında olduğundan futbolcular çok fitti, kondisyonları çok iyiydi.

Sezon sonu sonrası yazın oynanan Dünya Kupası futbolcular (özellikle avrupa kıtasındaki) çok yorgun oluyorlar.
+1
put it in your appropriate place
(12.07.26)
Euro 2004
Dünya kupası 2006
İkisi de ölüm gibiydi
+2
artıküyeolmakistiyorum
(12.07.26)
2008'den sonra Euro turnuvaları inanılmaz vasat gelmeye başladı. 12, 16, 20 bunları hiç hatırlamıyorum bile. Ama mesela 2000, 2004, 2008 mükemmeldi.

Dünya Kupasında da bence de son 25 yılın en kötü turnuvası 26 ile birlikte 18 olabilir.

22 katar gerçekten de en iyilerden biriydi.
+1
efreet sultan
(12.07.26)
2026’ya bu kadar tahammülsüz olmamızın bir sebebi de bence milli takımın 24 yıl sonra turnuvaya katılması ve nispeten iyi de bir takım olması nedeniyle büyük beklentiyle başlamamız ve henüz ikinci maçta berbat bir şekilde elenmemizdi. Bir de üstüne akıl almaz açıklamaların gelmesi bizi çok soğuttu. Evet çok akılda kalan bir maç yok. Bu doğru. Hatta şimdiye kadar iki takımın da iddialı olduğu tek maç İspanya - Portekiz maçıydı desek abartmış olmayız. O yüzden yarı finallere kadar akılda kalacak olan tek maç Yeşil Burun Adaları - Arjantin maçıydı. Bakma o da Arjantin’in aslında balon olmasından kaynaklanıyor. Hem Arjantin hem Fransa güle oynaya geldi resmen yarı finale kadar.

Neyse çok uzattım 2026’yı. 2010 diyorum ben de. Şu an o turnuvadan özet izleyince bile vuvuzela sesi rahatsız ediyor. Resmen koca bir ulusun trollemesine kurban gitti turnuva.
0
himmet dayi
(12.07.26)
O nalet vuvuzelalı 2010. Shakira bile kurtaramadı
+2
Hallegadola
(12.07.26)
Vuvuzela sesinin kafamizi s.tigi G.Afrikadaki kupa bence en berbatiydi.O ses aklima geldikce sinirlerim oynuyor hala
+1
turkuaz
(13.07.26)
katar 2022 benim izlediğim en iyi turnuvaydı. muhtemelen ligler devam ederken oynanmasının etkisi olmuştu. katar 2022 bile denmesi bence saçma olmuş.

2026'nın en sıkıcı turnuva olduğu konusundaysa hem fikiriz.
0
messina123
(13.07.26)
(1)

Turkiye'nin yakin tarihini anlatan kitap/film/belgesel

fiyuuuu
Selamlar duyuru sakinleri. Soru baslikta. Gec osmanli donemleri ve cumhuriyet donemini kapsayacak, tarihi tarafsiz anlatan, ic ve dis gelismeleri / etkenleri anlatabilecek kitap, film, dizi ya da belgesel tavsiyelerinize acigimdir. Tesekkurlerdir.
Selamlar duyuru sakinleri. Soru baslikta. Gec osmanli donemleri ve cumhuriyet donemini kapsayacak, tarihi tarafsiz anlatan, ic ve dis gelismeleri / etkenleri anlatabilecek kitap, film, dizi ya da belgesel tavsiyelerinize acigimdir. Tesekkurlerdir.
0
fiyuuuu
(08.07.26)
32. Gün belgeselleri güzeldir. Geç Osmanlı dönemine kadar gitmiyor. Ama darbeleri ve Postmodern darbeyi falan anlatıyor.

Dizi olarak "Hatırla Sevgili" var. Aşk dizisi ama 60'lardan başlayıp 90'lara kadar yaşanan olayları konu ediniyor. Her iki taraftan da eleştiriler var tabii. Sağcıları tatlış birer birey olarak gösterdiği, solcuları öcü gösterdiği bölümleri/sekansları da var ama genel olarak dengeyi koruyor diyebiliriz bence.
+1
himmet dayi
(08.07.26)
(10)

Goretex ayakkabıyı yazın giymek

issiz karga
Adidas marka koşu ayakkabısından bahsediyorum. Bazı yorumlarda yazın teri dışarı atma konusunda goretex ayakkabıların sıkıntılı olduğunu okudum. Kullanan deneyimleyen var mı?
Adidas marka koşu ayakkabısından bahsediyorum. Bazı yorumlarda yazın teri dışarı atma konusunda goretex ayakkabıların sıkıntılı olduğunu okudum. Kullanan deneyimleyen var mı?
0
issiz karga
(08.07.26)
Abi nasıl ki suyu yağmuru içeri almıyor tersine de aynı şekilde çalışır diye tahmin ediyorum, yazın giyilmez yani.
0
kizil karga
(08.07.26)
Sporda değil de günlük ayakkabı olarak İzmir sıcağında bir gün giymek zorunda kaldım. Ayaklarımın içinde eridiğini, birkaç numara birden küçüldüğünü hissedip tövbe etmiştim.
0
Mirket
(08.07.26)
goretexin çalışma mekaniği içerideki nemi dışarı atma şeklinde. dış katmandan da suyu içeri almayacak şekilde.
ben olsam adidasın goretex modellerini tercih etmem. koşu içinse koşu markalarının goretex modelleri var.
0
my fault
(08.07.26)
işin uzmanları daha doğru anlatır ama goretex membranlı ayakkabılar bir kere al, sorunsuz kullan değil. bunların belli aralıklarla özel temizleme mazlemeleri ile temizlenmesi gerekiyor, aksi durumda goretex membran hava alma özelliğini yitiriyor. hava alma özelliği gidince de ayak teri buharla dışarı atılmadığı için pişme olayı oluyor. ayakkabınız yeni ise rahatsız edeceğini zannetmiyorum ama 1 yıldan (hatta 6'dan) eski ise hava alma özelliğini yitirmiş olabilir.
0
shadowfollower
(08.07.26)
Tam doğrusu şu:
Gore-Tex membranındaki gözenekler, su damlasından yaklaşık 20.000 kat daha küçük, su buharı molekülünden ise yaklaşık 700 kat daha büyüktür. Bu hassas yapı, yağmurun içeri girmesini imkansız hale getirirken ter buharının dışarı çıkmasını mümkün kılar. Sonuç, gün boyu kuru kalan ve nefes alabilen bir ayak ortamıdır.

Yani buhar haline gelmiş nemi geçirdiği doğru ama içerden dışarı diye bir mantık yok. Her iki yönde de su molekülü geçemez ama buhar geçer. Olayı bu.
0
himmet dayi
(08.07.26)
ben giyiyorum 5 yıldır salomon un, bir sıkıntı yaşamadım. ayağım terlemiyor. Çok hafif, dayanaklı, rahat... hoşuma gidiyor.
0
ananiyimioguz
(08.07.26)
Su geçirmezlik = ısı

O bahsedilen goratex'in nefes alması vs olayları kendi benchmarkları arasındaki kıyasa istinaden söylenen rakamlar. O yüzden ayaklarım ısınır mı? evet abi cayır cayır ısınır ayakların.

Bu arada koşu ayakkabılarında sadece trail yani arazi koşu ayakkabılarında goratex seçeneği olur. Onu kullanan koşucu sayısı da çok çok az oluyor. Sadece belli koşullarda kullanmak mantıklı. Hava çok soğuktur ya da yerler çok nemlidir, çiğ yemiştir, çamurlu patikalar vardır vs. Onun dışında koşucular da pek tercih etmez çünkü bu istisna durumlar yoksa ayaklar cayır cayır ısınır.
+1
thracia
(08.07.26)
yıllardır su geçirmezlik üzerine kafa patlatıyorum. "su geçirmesin ama hava geçirsin" ya da "su almasın ama terletmesin" gibi bir şey mümkün değil. su geçirmeyen malzeme terletir. deliklerin boyu ne kadar iyi ayarlanmış olursa olsun malzemenin tabiatı gereği terleme yapıyor. tecrübeyle sabit.
+1
co2s2
(08.07.26)
Selamlar

runrepeat.com adlı bir site var, burada bir ayakkabının aklınıza gelen gelmeyen her koşulda denemesi yapılıyor, tüm özellikleri test ediliyor. Hatta ayakkabıları ortadan ikiye keserek dahi inceliyorlar. Bence bir bakın, aradığınız modelin incelemesini okuyun. Sorduğunuz sorulara ilişkin kafanızda çok daha net oturacaktır, teknolojileri (goratex vb.) açıklayarak anlatıyorlar.
+2
burka
(08.07.26)
goretex nefes aliyor muhabbeti hikaye. terletir. suda, camurda kosmayacaksaniz goretex gereksiz. marketing palavralarina dusmeyin.
0
antikadimag
(08.07.26)
(4)

Aynı pozisyon ilanının br de junior ilanı varsa her ikisine de başvurur musunuz?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir yer iki ilan açmış, biri aynı pozisyonun junior versiyonu. Sizce her ikisine de başvurmak HR'nin gözünde baştan kaybetmek midir? Yoksa yüksek pozisyonu bile hak ediyor olsanız size junior'ı mı kesin teklif ederler? Siz olsanız ne yaparsınız?Cevaplar için şimdiden çok teşekkür
Merhaba arkadaşlar,

Bir yer iki ilan açmış, biri aynı pozisyonun junior versiyonu. Sizce her ikisine de başvurmak HR'nin gözünde baştan kaybetmek midir? Yoksa yüksek pozisyonu bile hak ediyor olsanız size junior'ı mı kesin teklif ederler? Siz olsanız ne yaparsınız?

Cevaplar için şimdiden çok teşekkür ederim.
0
Amaranta ursula
(03.07.26)
Bizim sirkette eger Junior sartlarini saglamiyorsaniz direkt over-qualified diye ret veriliyor. Bir insanin hem Junior hem de normal pozisyonun sartlarini ayni anda saglamasi pek mumkun degil. Eger normal pozisyonu hak ettiginizi dusunuyorsaniz Junior'a basvurmayin.
+1
sertac akin
(03.07.26)
sertac +1

Tecrübeniz normal pozisyona göre yeterliyse başvurmayın derim. Zaten İK ile bir ön görüşme olursa kendisi de jr. pozisyonu önerebilir. Tabii tercih edip etmemek yine size kalmış.
0
himmet dayi
(03.07.26)
Cok umutlanma. Iki pozisyon da fake olabilir.ayni anda hem sr hem jr bana havuz doldurmaca gibi geldi.
Cevap: bariz sekilde jr degilsem ve sr poz varsa sr icin basvururum sadece
0
Kittie
(03.07.26)
Yüksek olanı hak ediyorsam düşüğüne başvurmam.

Şöyle bir durum olabilir. İşsizimdir, kariyerimde farklı bir alana geçmek istiyorumdur. Hak etsem bile bir düşüğüne başvurup daha az sorumluluk ve daha kolay öğrenme aşaması derim ve başvurabilirim.

Mesela bankada hazine departmanında müdür birini düşünüyorum. Banka dışı bir şirkette muhasebe mali işlere geçmek istiyor, hazine harici. Burada mali işler müdürü pozisyonuna geçip anında kurtlar sofrasına atılmak yerine müdür yardımcısı pozisyonu daha mantıklı. Zaten bir kaç seneye müdür de olursun. Olabilirliği budur bence. Bir de işsiz ise kişi.
0
gabe h coud
(03.07.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.