Giriş
(4)

Avustralya nın bize karşı başarısı neydi?

Lh12
Oyunu boğup, rakibi yorup, şok atak mı? Kendilerini tebrik ediyorum.
Oyunu boğup, rakibi yorup, şok atak mı? Kendilerini tebrik ediyorum.
0
Lh12
(8 saat)
2 tane hızlı koşu atabilen kanat forvetleri vardı. fiziksel olarak bizden üstünlerdi. topu bize bırakacağını biliyorduk. kenan sakat olduğu için ilk 11 başlayamadı ve barış alper o kanadı düzgün kullanamadı. ya avusturalya kontra atakla bize gol atacaktı, ya da biz gol yemeyip süpriz golle kazanacaktık. 3 olasılıktan 1i oldu.
0
mikahakkinen
(8 saat)
avustralya'nın bize karşı bir başarısı yoktu. bizim avustralya'ya karşı bir başarısızlığımız vardı.
+3
kibritsuyu
(8 saat)
kibritsuyu +1

Avustralya ekstra bir şey yapmadı. Bu oyunu oynayacağı belliydi. Ancak biz bu oyuna cevap verecek bir taktikle oynamadık. Hoca "bizim sistemimiz ve oyunumuz budur, herkese böyle oynarız" kafasıyla çıktı maça muhtemelen. 10 kişi duvar ören takıma karşı duvarı kıracak hiçbir taktik yoktu sahada. Çekilen şutların her biri için gol beklentisi (xG) 0.02 civarıydı. Bu kadar düşük ihtimalle gol bulmak zaten şans işi. Yediğimiz gollerde de taktik hata, Avustralya savunmasından dönen toplara baskı yapabilecek tek oyuncu olan İsmail'in adam adama oynamasıydı.
+2
himmet dayi
(7 saat)
haramball
0
summerjam0306
(3 saat)
(5)

basit bir dünya kupası telefon uygulaması

kibritsuyu
resmi uygulamayı indirdim, karman çorman bir şey. neyini güncelliyorlarsa her güncelleme geldiğinde çalışmaz olup yeniden yükleme istiyor falan.çok basit ya. teletext basitliğinde. girdiğimde hangi gün hangi saatte hangi maç var, oynanan maçların skorları ve grupların puan durumunu görebileceğim bir
resmi uygulamayı indirdim, karman çorman bir şey. neyini güncelliyorlarsa her güncelleme geldiğinde çalışmaz olup yeniden yükleme istiyor falan.

çok basit ya. teletext basitliğinde. girdiğimde hangi gün hangi saatte hangi maç var, oynanan maçların skorları ve grupların puan durumunu görebileceğim bir uygulama var mı? sadece bunları görsem yeter. tek istediğim beklediğim bu. takvim, fikstür, sonuç, puan durumu. o kadar.

edit: site de olur. chrome'dan gireyim, doğrudan çıksın ona da razıyım.
0
kibritsuyu
(9 saat)
www.flashscore.com.tr

ya da doğrudan flashscore uygulamasını indir.
+1
co2s2
(8 saat)
telefon iphone ise apple sports muhteşem

apps.apple.com
0
Northern Mariner
(8 saat)
Maçkolik uygulamasında Futbol sekmesi altından FIFA Dünya Kupası özel bölümü var.

Benim gördüğüm en sade, en ulaşılabilir dünya kupası uygulaması bu.

Örnek ekran: i.imgur.com
0
himmet dayi
(7 saat)
@co2s2 flashscore iyi gibi.
@northern apple değil.
@himmet dayi maçkolik de zamanında uyuz etti, o da her güncellemede ıııh yenisini yüklemezsen kullandırtmam dedi dedi, sildim sonunda. düzelttilerse bilmem.
0
🌸kibritsuyu
(5 saat)
Doğrudur valla. Ben yıllar önce reklamsız halini 1,5 TL'ye aldığım için şu an reklamsız ve AppStore uygulamaları otomatik güncellendiği için bana en ufak bir yamuğu olduğunu söyleyemem.

Tek eksiği Fotmob gibi canlı ekran özelliği olmaması. Takip ettiğin maçlarda Fotmob'un kilit ekran widget'ları var. Çok iyi oluyor. Mackolikte bu yok.

images.sftcdn.net
0
himmet dayi
(5 saat)
(14)

Teknik Olarak Başarılı Adamdan/Kadından Yönetici Olmaz

lapetitemort
Ne diyorsunuz bu görüşe?
Ne diyorsunuz bu görüşe?
0
lapetitemort
(20 saat)
virgülü nereye koyuyoruz
+3
anon1m
(20 saat)
Yanlis diyoruz, oyle sacmalik olmaz. Teknik alanlarda teknik basari iyi yoneticilik icin yeter sart degildir ama gerek sarttir.
0
ghilleinthemist
(20 saat)
Acayip yanlış.
0
logisticsmanager
(19 saat)
ben şunu kullanırım hep. bunu kastettiysen katılıyorum:

iyi bir askere cephede ihtiyaç vardır. karargahta değil.
+2
buenosdias
(19 saat)
teknik olarak başarılı adamı yönetici yapmazlar kolay kolay zaten inek gibi sağarlar olduğu konumda, yöneticiler bi üstteki yöneticiye iyi dil darbeleriyle yönetici olurlar
+6
nahtoderfahrung
(18 saat)
teknik olarak başarılı olmak iyi bir yönetici olmanın tek şartı değildir.
-1
co2s2
(18 saat)
Peter Principle denilen bir kavram var, kabaca çalışanların şu anki performanslarına göre değerlendirilip terfi ettirilmeleri neticesinde bir noktada terfi aldıkları pozisyonun gerektirdiği niteliklere sahip olmadıkları için başarısız olacakları ile alakalı.

Bu tür "Sen X teknik işi iyi yapıyorsun, hadi seni X teknik işini yapan insanların yöneticisi yapalım" düreçlerinde Peter Principle daha çabuk yaşanıyor çünkü bir teknik işi iyi yapmakla o işe dair iyi bir yönetici olmak için gereken nitelikler birbirinden çok farklı olabiliyor.

Özetle "Teknik olarak başarılı kişiden yönetici olmaz" geçerli bir önerme olmasa da "Sırf teknik olarak başarılı diye birini yönetici yapmak" çok mantıklı değil.
Genelde bu durum şirket organizasyonun başarılı çalışanı hem maddi, hem de ünvan olarak tatmin edemediği şirketlerde sık yaşanır. Yönetici olma arzusu olmayan, işinde başarılı teknik çalışan bir noktada yönetici olmaktan başka bir yol bulamaz; sevdiği işten uzak kalır, iş delege etme konusunda sorunlar yaşar, hatta altında çalışan kişilerle teknik konularda rekabete girer vb.
Sonuçta herkes mutsuz olur.
+2
salihdt
(13 saat)
var tabi boyle bir sey. teknik mevzulara yatkin insanlar genelde insan iliskilerini yonetemezler. yoneticilik biraz yavsaklik gerektiren bir istir. politikada da, is hayatinda da basarili olmanin yolu budur maalesef.
+1
antikadimag
(11 saat)
Benim bu. Muhtemelen son iş görüşmemden de bu nedenle elendim. Yaklaşık 8 yıl yöneticilik yaptım. Fakat mutlaka her gün insan yönetimi ile ilgili bir nasihat veya serzeniş duydum. Biraz zor oluyor bu süreçte baskı günden güne artıyor. Lanet olsun keşke düz mühendis olsam o zaman dediğinde de doğal bir lidersin ama diyip üstünü örtüyorlar. Teknik yeterlilik yöneticiliğe yetmez maalesef. Yetse de çok zorlanılır ve küçük firmalarda yönetici olmaya devam edilir. Şans faktörünü göz ardı edersek tabii.
0
kablelvuku
(10 saat)
yönetici olmanın koşulu ağzının iş yapması, teknik bilip bilmemekle alakalı değil. bilirse artı puan tabi.
+1
duyuruuser
(10 saat)
Sektöre göre değişir.
Bazı sektörlerde, teknik olarak başarısız insanlardan iyi yönetici olamıyor.
0
burfak
(9 saat)
Bu da dahil tüm genellemeler yanlıştır diyorum.

Öte yandan bazı insanlar teknik olarak çok iyi olsalar da yönetici olmaya uygun değiller ve teknik bilgileri bu yetersizliğin üstünü örtemiyor. Yöneticilik bence çok zor bir iş ve ayrı bir beceri istiyor ama gözlemlediğim kadarıyla bazı teknik kişilerde bir ego oluyor yöneticilik de ne ki yapılır o gibi. Ama yapılamıyor işte. Kendi patronumdan biliyorum. Benim asla yönetici olmamam gerektiğinden emin olmamın en büyük nedeni onun beceriksizliğidir.
0
peki madem
(8 saat)
Teknik anlamda iyi olmak ve yönetebilmek birbirine ters korele özellikler değil. Teknik anlamda çok iyi biri aynı zamanda çok iyi bir yönetici de olabilir. Tam tersi de mümkün elbette. Yani böyle bir genelleme çok yanlış. Benim yöneticilerimi düşünüyorum; teknik anlamda çok iyi olan ve aynı zamanda çok iyi yönetici olan insanlar vardı aralarında. Halihazırdaki yöneticim de öyle. Teknik pozisyondan geliyor, hala o alanda çok iyi ve yönetici olarak da çalıştığım en iyi yöneticilerden biri. Hatta en iyisi diyebilirim.
0
himmet dayi
(5 saat)
Teknik elemanlarin insan ilislilerinde zayif oldugunu Kabul eden bir yaklasim bu.

Ama kariyeri boyunca yatay veya dikey olarak teknik ve yonetici rolleri arasinda gecis yapan bir suru ornek biliyorum.
0
parcxerox
(5 saat)
(15)

düğün takılarına isim yazıyor musunuz?

jelly bear
şu ana kadar attığım/taktığım altınlara isim yazmadım. ama millet yazıyor baya. bana ayıp gibi geliyor ama yazmak mı lazım?taktığım kişiler de samimi arkadaşlarım sadece zaten.
şu ana kadar attığım/taktığım altınlara isim yazmadım. ama millet yazıyor baya. bana ayıp gibi geliyor ama yazmak mı lazım?
taktığım kişiler de samimi arkadaşlarım sadece zaten.
0
jelly bear
(16.06.26)
Yazılması gerekiyor. Ayıp hiç değil zaten de yazmamak gelin/damat tarafına ekstra iş çıkarıyor. Çünkü günün sonunda kim ne taktı diye tek tek not edecekler ve onlar da size takı takarken sizin taktığınızın altında kalmak istemeyecekler. Bu yüzden yazılıyor. Hatta bazı düğünlerde takıyı zarfın içine koyup sandığa attırıyorlar ve o zarfların yanında da kalem oluyor isminizi yazabilin diye.
+8
himmet dayi
(16.06.26)
adamın nikinden belli. ayıptır, verirsin gönlünden geçeni/elinden geleni geçersin. isim yazmak nedir aq, oldu reklam çekelim bir de ben tam altın taktım falan diye.
-12
gobekliraki
(16.06.26)
yazılır.
+4
elorelia
(16.06.26)
kendi düğünümde takıya isim yazanı ayıplamamıştım. ama kendim yazmıyorum.
0
co2s2
(16.06.26)
sonra altınları sayarken; ya bu çeyreği de kim taktı aq, dallamanın teki isim yazmadan atmış sandığa şimdi ara ki bul kim verdi bunu derler arkandan
+4
Hallegadola
(16.06.26)
çeyrek takan biri dallama oluyorsa işimiz var.
0
🌸jelly bear
(16.06.26)
no name biri olabilir evet.
0
Hallegadola
(16.06.26)
illa ayıptır diye düşünmemek lazım. Âdettir yazılır ki kişiler bilgin kimin ne verdiğini. gösteriş amaçlı değildir bu gerçekten o kişi senin düğününe geldiğinde mahcup olmamak için bilmek isteyebilir. yazmazsan da olur sonuçta sen yarım taktın sonra düğünün oldu o adamın sana yarım takacak bütçesi o sırada olmayabilir.
içinden nasıl geliyorsa öyle yap bence.
0
neira
(16.06.26)
yazilir, ayip degil.
+2
cooperr
(16.06.26)
Yazılmamasından yanayım.

Yazılmasının sebebi; ben sana bunu verdim, yarın öbür gün sen bana aynı değerini verirsin.

Bu açıdan çok saçma. Diyelim ben arkadaşım evlendiğinde çeyrek altın taktım. Yarın öbür gün evlendiğimde kendisinden çeyrek altın veya aynı değeri beklemem doğru değil. Adamın belki imkanı yok. Benim çeyrek takmam, vermem arkadaşımın aynı değeri geri vermesini meşrulaştırmıyor.
-1
put it in your appropriate place
(16.06.26)
Düğünüm olana kadar yazmazdım. Görgüsüzlük gibi gelirdi. Ve birçok takım geri gelmedi. Geri gelsin diye de götürmemiştim gerçi. Düpünümden sonra anladım ki hem hediye getiren hem götüren için önemli; işleri kolaylaştırıyor.
0
gadlemler
(23 saat)
herkes imkanı ölçüsünde takı takar
herkesin maddiyatı bir değil
asgari ücretli için yarım gram altın takmak başkası için tam altın takmak gibi bir şey
bence takılan altının değil katılanların listesi daha önemli
şehir değişmiştir gidemezsin, işsizken gidemezsin sonradan telafi etmek gerekiyor
0
mantık
(21 saat)
Hayır hasenat gizli yapılır. Hediye ise açıktan verilir. Kimin ne hediye verdiğini, hediyeyi alan insanlar bilmek isterler. Yazın. Hiç ayıp değil. Kutunun içine “Mutluluklar dileriz, Ayşe-Ali Yılmaz” gibi bir şey yazmak iyidir.

Kendi adıma, kim ne takarsa, imkanım varsa en az aynısından takmak isterim ama karşılığı olmayacaksa bile hangi hediyemi bana kim almış bilmek isterim. Ona göre yerine göre teşekkür edilir, sevinç/minnet duyulur, dua edilir vs. Yani bir hediyeyi göndereni bilmek gerekir. Altın olsun, başka bir şey olsun…
0
yadigar
(17 saat)
Az takanlar yazmaz, çok takanlar yazar :)
0
burfak
(8 saat)
hediyeyi götüreni bilmek gerekir +1
yazılabilir, ayıp değil. Düğünü olan kişilerin altın getiren kişiye karşı ilerde dengeli bir hediye götürmesi açısından da mantıklı. bana yarım altın getirene çeyrek götürmek istemem örneğin. Bizde isimsiz bir tam altın çıkmıştı mesela hiç tahmin etmediğimiz biri çıktı. Karşılığını götürmekten ziyade bilmek isteniyor bazen.
0
dfn4
(8 saat)
(8)

Ürün Yedek Parça Garantisi Hk.

koskoca kirpi
Merhaba,Amazon Türkiye'den geçen yıl sonu bir kulaklık aldım. Bu kulaklığın pillerini yedeklemek istiyorum çünkü şarj olurken kullanamıyorum. Fakat yerli piyasada bu ürün satılmıyor. Yurt dışından ise malum getirtemiyoruz. Amazon'a yazdım, bu konunun muhatabı kimdir diye, bana dedikleri ürünü biz sa
Merhaba,

Amazon Türkiye'den geçen yıl sonu bir kulaklık aldım. Bu kulaklığın pillerini yedeklemek istiyorum çünkü şarj olurken kullanamıyorum. Fakat yerli piyasada bu ürün satılmıyor. Yurt dışından ise malum getirtemiyoruz.

Amazon'a yazdım, bu konunun muhatabı kimdir diye, bana dedikleri ürünü biz satıyoruz isterseniz ürünü iade alabiliriz. Ben ürünü iade etmek istemiyorum sadece sarf malzemesini yedeklemek istiyorum. Bu mümkün değil, böyle bir zorunluluğumuz yok diyor. Bu saçma değil mi? Yalan yalnış olabilir ama 10 yıl yedek ve sair parça bulundurma zorunlukları var diye biliyorum. Bu konuda ne yapabilirim? Bakanlığa mı şikayet etmem lazım.

NOT: Ben de biliyorum Amazon'un üretici olmadığını. Sordum muhatabım kim diye, bana dedikleri bunun Türkiye'de muhatabı yok. Biz getirip biz sattık.
0
koskoca kirpi
(16.06.26)
yedek parça bulundurması gereken satıcı değil ki, üretici.
o noktada muhatap alacağınız merciyi biraz karıştırmışsınız sanırım. üreticiyle iletişime geçiniz.
+1
lil siztah
(16.06.26)
Yedek parça bulundurma zorunluluğuyla ilgili bir durum değil ki bu. Amazon satıcı, üretici değil. Ayrıca amazon üretici de olsa sana yedek parça satmak zorunda değil. Tamiri için yedek parça bulundurmakla bunun satışını yapmak ayrı şeyler.
+1
himmet dayi
(16.06.26)
@lil siztah ve @himmet dayı;

NOT: Ben de biliyorum Amazon'un üretici olmadığını. Sordum muhatabım kim diye, bana dedikleri bunun Türkiye'de muhatabı yok. Biz getirip biz sattık.
-1
🌸koskoca kirpi
(16.06.26)
Tamam. Neyi soruyorsunuz tam olarak? Bakanlığa kimi şikayet edeceksiniz ve ne için şikayet edeceksiniz?

Amazon size yedek parça satmak zorunda değil. Bunu Türkiye'den tedarik etmeninz mümkün değil.

Peki ne yapabilirim diye soruyorsanız yurt dışına giden bir tanıdığınız varsa ondan rica edebilirsiniz.
+1
himmet dayi
(16.06.26)
ticaret bakanlığına şikayette bulunabilirsiniz, satış sonrası hizmet yükümlülüğünü yerine getirmediğine dair.
ama 6502 sayılı kanuna göre satış sonrası hizmet verilmesi zorunlu tüketici ürünleri listesine bakınca, "kulaklıklar" için "servis gerekmez" ibaresi var, (yasa burada pek tüketicinin yanında değil gibi, güncellenmesi gerekebilir. çünkü pil, bir kablolu kulaklığa kıyasla kablosuz kulaklığın kullanım ömrünü hatırı sayılır derecede düşürüyor) dolayısıyla amazon yasal olarak servisi olmasa da kulaklığı ülkemizde satabilir gibi anlıyorum.
bu arada, piller kullanılmasa da çok uzun süre dayanmıyor, raf ömrü pek uzun değil sanki son yıllarda görebildiğim kadarıyla. birkaç yıl sonra eskisini çıkarıp (birkaç yıl önce aldığınız) yenisini takmak istediğinizde çalışmayabilir veya yeni bir pil kadar iyi bir performans vermeyebilir.
kıymetli bir kulaklıksa ben olsam yurt dışına gidince yenisini taktırır veya giden bir yakınımdan rica ederdim.
+1
gkhncnzdgn
(16.06.26)
Ürünün hangi marka ve model oldugu hakkında bilgi verirseniz hangi pillerden yedek almanız gerektigi hakkında fikir verebiliriz. çünkü genelde standart bir pil tipi kullanıyorlar ve bu piller cihazlar arası uyumlu olabiliyorlar.
0
limonlu eksi
(16.06.26)
şikayetlik bi durum yok. adam bozulduğunda pilleri değişmezse o zaman şikayet edilebilir.

appledan da istesen pil vermez tüketiciye.
+2
jelly bear
(16.06.26)
bu tarz ürünlerin pili bitince atılır genelde.

çok mu pahalı bi kulaklık?
-1
gurur
(20 saat)
(7)

Kabin Bagajı Hakkında

Lubb
Arkadaşlar selamlar,Thy ile bir uçuşum olacak (dış hatlar) 1x8kg kabin bagajı hakkı tanımışlar kabin valizim var bu hakkımı onla kullanacağım.Bu kabin valizinin haricinde bir de sırtımda sırt çantası (bildiğimiz normal backpack) ile kabine girebilir miyim? Kişisel eşya hakkı var bir de sanırım çünkü
Arkadaşlar selamlar,

Thy ile bir uçuşum olacak (dış hatlar) 1x8kg kabin bagajı hakkı tanımışlar kabin valizim var bu hakkımı onla kullanacağım.

Bu kabin valizinin haricinde bir de sırtımda sırt çantası (bildiğimiz normal backpack) ile kabine girebilir miyim? Kişisel eşya hakkı var bir de sanırım çünkü.

Yani kabin valizi + sırt çantası kombinasyonu kabinde sorun olur mu? Siz yaptınız mı?

Sırt çantasının ağırlığını kontrol ediyorlar mı?
0
Lubb
(16.06.26)
Sirt cantasi kisisel esyaya girmiyor gozukuyor: cdn.turkishairlines.com

Eger el cantasi kadar kucukse olabilir, yoksa zaten sirt cantasi kabin valizi yerine gecer.
-1
sertac akin
(16.06.26)
"1 adet kişisel eşyanızı taşıyabilirsiniz. Kişisel eşyanız olarak çantanız maksimum 40x30x15 cm ebatında olmalıdır. Kişisel eşyanın ağırlığı maksimum 4 kg’ı geçmemelidir."

www.turkishairlines.com

ustteki linkte bay/bayan el cantasi secenegine girer bence. onemli olan boyut ve agirlik. ben pegasus ile ucuyorum genellikle, thy ile ucmadim cok uzun zamandir. ama pegasus bile kontrol etmiyor sirt cantalarini, thy'nin kontrol ettigini hic sanmam. ben en son pegasus'a biraz daha buyuk (28 litre) ve daha agir (5-6kg vardir) sirt cantasi ile bindim, kabin bagajim (10.5kg) da vardi, kimse bir sey demedi. ama cok buyuk bir canta olursa sikinti olabilir.
0
lemmiwinks
(16.06.26)
Normal boy sırt çantası ise sorun olmaz binebilirsiniz. Ağırlığına bakarlar mi belirsiz, bazen etiket yapıştırmak icin istiyorlar bazen kimse sormuyor.
0
a perfect lie
(16.06.26)
Ben neredeyse tüm yolculuklarıma bu şekilde gidiyorum kabin + sırt çantası şeklinde. Şimdiye kadar hiç sorun çıkarılmadı.
+2
himmet dayi
(16.06.26)
Bu sene iki kere thy ile Türkiye'ye geldim, ikisinde de bir kabin valizi bir de sırt çantası (15inch laptop vs alan bir canta) geldim. Kimse bakmadı bile. Normal yani bu, çok dolu böyle büyük decathlon canta olmadığı sürece.
+1
logisticsmanager
(16.06.26)
girebilirsin. ağırlığa bakmazlar check in bankosuna uğramazsan. uğrarsan nadiren bakıyorlar.
0
jelly bear
(16.06.26)
sırt çantasından kastınız günlük kullanabildiğiniz, içine bir laptop, iki şarj aleti, belki bir iki defter girecek sırt çantasıysa kimse laf etmez bence ama seyahat amaçlı sırt çantasıysa, aşağıdaki gibi, laf edebilirler.

thumbs.dreamstime.com
+1
co2s2
(16.06.26)
(8)

Bağdat Caddesi'nde flörtle yemelik içmelik mekan

jonas
Nereleri önerirsiniz acaba? Şimdiden teşekkürler.
Nereleri önerirsiniz acaba? Şimdiden teşekkürler.
0
jonas
(16.06.26)
hocam öyle genel sorular soruyorsunuz ki, yanıt dolacak sorularınız yanıtlanmıyor.

zevkleriniz nedir? bütçeniz nedir?
birer kokteyl içseniz 400 tl' ye de yer var, 1500 tl' ye de.
biriniz vegandır, kebapçı önermeyelim.
+3
galahad reloaded
(16.06.26)
Strada - maps.app.goo.gl

Rezervasyonsuz gitmeyin.
0
himmet dayi
(16.06.26)
klasik ranchero iyidir.

haftasonu cuma akşamları kalabalık oluyor.

bence deneyimine göre fiyatı iyi hala.
0
kveldulv
(16.06.26)
neni brasserie
0
awlmi
(16.06.26)
nazende’nin yeni mekanını denerdim herhalde. diğer tercihim neni+1
+1
eileengray
(16.06.26)
suadiye

gou society
pigalle suadiye
townhouse

caddebostan

il sud giardino (bahçesinin en güzel zamanları)
catch

fenerbahçe

kendime istanbul
0
anlamlihatalar
(16.06.26)
ali ocakbaşı

ororo sushi.
0
kveldulv
(16.06.26)
bistro 33
0
co2s2
(16.06.26)
(5)

Milli takım teknik direktörü neden bu taktiği kullandı?

Lh12
1 Herkes eleştiriyor. Adam kendini nasıl savundu? Hiç mi haklı olduğu yer yok? Zeki ve efendi birine benziyor.2 Uruguay maçını mutlaka kazanmak mı gerekiyor?
1 Herkes eleştiriyor. Adam kendini nasıl savundu? Hiç mi haklı olduğu yer yok? Zeki ve efendi birine benziyor.
2 Uruguay maçını mutlaka kazanmak mı gerekiyor?
0
Lh12
(16.06.26)
uruguay değil paraguay. eleştirilmesi son derece haklı. hatta elimde yetki olsa o boktan oyunuyla o maçtan sonra görevine son verirdim.

arda güler'i sağ kanatta oynatması, kerem'i forvete koyup o tıfıl boyuyla dev gibi stoperlerin arasında ezdirmesi resmen ben bu maça yenilmek için çıkıyorum demek. maçtan önceki gün "hastalık bu futbol" adında bir youtube kanalı bir video çekip avustralya analizi yaptı, ne diyorsa çıktı, golü bile onun vurguladığı yerlerden yedik. bir youtube hesabının yaptığı analizi bile yapamayacak çapta, ezik, aptal bir oyun oynatmaya çalışıyor.

edit: 2. hafta paraguay'a yenilirsek ve abd avustralya'yı yenerse turnuvaya veda ediyoruz. kalan 2 maça dair 81 olasılık için şu çalışmaya göz atabilirsiniz: x.com
+3
beatbox yapan metalci
(16.06.26)
Eleştiriler haklı. Normal bir yenilgi olsa "maçtan sonra konuşmak kolay" derdim ama maçtan önce futboldan biraz anlayanlar bile Avustralya'nın nasıl bir taktikle sahada olacağını, savumnadaki oyuncuların 1.90 üstü oyuncular olduğunu söylemişti.

Şimdi bu kadar bariz bir taktik ve uzun boylu savunmacılara karşı sen tutup da 1.73 boyunda (o da şüpheli aq), orijinal pozisyonu forvet olmayan birini forvete koyup 85 dakika kenar ortalarla gol bulmaya çalışırsın ki?

Hadi hepsini geçtim, takım tamamen Avustralya ceza sahasına yığılmış şekilde oynuyor. Maç resmen 30 metrelik o alanda oynandı. Ama hücumcu orta sahaların arkasında baskı yapacak oyuncu yok. Sadece İsmail var o bölgede ve o da adam adama oynuyor. Yani bizim çalım deneyip geçemeyen orta saha oyuncularımızdan dönen topa baskı yapacak oyuncumuz yok. O yüzden oradan çıkan top direkt kalede gol tehlikesi yaratıyor.

Bu son söylediğim taktik hatasını yaparsın neyse de, Kerem'in oyundan alındığı dakika 85. Akıl alır gibi değil.
0
himmet dayi
(16.06.26)
uruguay maçı önemli ama bizim için değil. paraguay maçı önemli ve kazanırız. hoca forvetsiz sistemle oynuyor ki çoğu takım bu taktikle oynuyor. forvetsiz bir çok takım var biri mesela ispanya. hoca avusturalya maçında gene başarılı olabilirdi ancak takımı motive edememiş. tüm medya tüm takım avusturalyayı rahat geçeriz diye çıktı ancak öyle olmadı. keremle değil can uzunla başlamalıydı. zaten en fazla 8 maç yapacağın turnuvalarda daha spesifik ve pragmatist olunmalı. hoca ben böyle oynarım deyip hep kazandı ama bu sefer olmadı.
0
mikahakkinen
(16.06.26)
kerem al ver yapabilen, araya kaçabilen ama defansla boğuşamayan bir topçu. rakibin baskılı oynayacağı maçlarda kerem'i santrafor oynatıp bir avantaj yakalamak mümkün olabilir belki ama topun bizim ayağımızda olacağı, adamların bizi karşılayacağı maçta bunu yapmak çok saçma. hem maçı veriyorsun, hem de kerem'e küfrettiriyorsun.

burada başka bir şey düşünmen lazım. Kenan iyileştiğinde ilk 11 çıkacak diye düşünürsek, barış'ın sol kanatta işi yok. ben olsam, kerem'i sola atardım, barış'ı sağa atardım, Arda'yı ortada serbest bırakırdım. santrafor olmadan çık maça. elinde uzaktan bombalayan arda, hakan, orkun var. aralara kaçabilen kerem var, barış var, ferdi var. Arda'yı sağda oynatarak sağ kanattaki savunmanı da düşürdün.

maçın böyle olacağı belliydi.
0
co2s2
(16.06.26)
boy ortalaması 1.95 olan avustralya defansına karşı kerem'den 85 dk santrafor verimi almaya çalışıp 45'te barış'ı çıkarıyosan ve deniz gül'ü santraforda değerlendirmiyorsan bunun olası iki nedeni vardır. 1) futbolun temelini dahi bilmekten acizsin 2) menajerler ile oyuncuyu oynat komisyon al olaylarına girmişsin.

iki durumda da kovulmalı.
-2
makarnavodka
(16.06.26)
(4)

taksimetre açılış ücreti

kibritsuyu
normal sarı taksilerden bahsediyorum.taksimetre 65 liradan açılıyor. ondan sonra kilometrede 40 lira yazacak şekilde azar azar artıyor. indi bindi ücreti ise 200 lira.şimdi ben şunu anlamadım. eskiden indi bindi diye bir ücret yoktu. taksimetre açılış ücreti vardı. insen de binsen de o açılış ücreti
normal sarı taksilerden bahsediyorum.

taksimetre 65 liradan açılıyor. ondan sonra kilometrede 40 lira yazacak şekilde azar azar artıyor. indi bindi ücreti ise 200 lira.

şimdi ben şunu anlamadım. eskiden indi bindi diye bir ücret yoktu. taksimetre açılış ücreti vardı. insen de binsen de o açılış ücretinden başlardı. iki adım da gitsen o açılış ücretini öderdin. açılış ücreti zaten indi bindi yaparsan adamcağız mağdur olmasın diye vardı.

şimdi taksicilerimiz üzülmesin diye indi bindi ücreti diye bir şey çıkardılar. kısa mesafe de gitsen, taksimetre daha az da yazsa en az 200 lira ödüyorsun.

peki o zaman açılış ücretinin ne anlamı kaldı? niye yüksekten açılıyor lan? zaten kısa da gitsem 200 ödeyeceğim. açılış ücretinin ne işlevi kaldı ki? kilometresi 40 liraysa sıfırdan başlat, kilometrede 40 40 yaz. niye bana 200'ü daha çabuk doldurtup geçirtiyorsun?

açılış ücretini beğenme indi bindi koy. indi bindi sınırı çabuk dolsun diye üçte birini anında dolduracak kadar bir de açılış ücreti koy, istersen gel bi de .tüme koy anasını satayım.

açılış varsa indi bindi niye, indi bindi varsa açılış niye? benim yanlış yorumladığım ne var?
+3
kibritsuyu
(15.06.26)
taksi meselesi taksicileri memnun etme üzerine kurulu. yolcuları değil. bunu fark edince sorun ortadan kalkıyor. devlet halkı düşünseydi sarı taksi terörü diye bi şey olmazdı.
+6
jelly bear
(15.06.26)
Açılış ücretinin işlevi mesafeye bakılmaksızın inip bindiğin o süreyi falan kapsaması. 200 lira eşiğini boş ver. Mesela 10 km yol gittin. 400 TL ediyor sadece mesafe. Üstüne de 65 diğer sabit giderler olarak geliyor, 465 ödüyorsun. 20 km gidersen de 800 + 65 ödüyorsun. Sonuç olarak gittiğin mesafe değişse de inip binerken ya da müşteri beklerken harcanan o süre değişmiyor ve bu gider sabit gider olarak alınıyor.
+1
himmet dayi
(15.06.26)
#çareuber
#çarelyft
#çarebolt

Katılıyorum ve artırıyorum, sistem tümüyle saçma. Halen taksici hazretlerinin yatırım yaptıkları plakalardan zarar görmemesi için uğraşılıyor. %0,01’lik kesim için %99,9’luk bizi mağdur ediyorlar.
+2
yap desem yapmazsin he
(15.06.26)
haklısın bu durumda 200'den açılıp ilk 5km hiç artmaması lazım, sonra yükselmesi lazım.

veya 65'den açılacak ve sonra neyse o, 130 lira tutarsa 130 vericem 200 değil.
+2
nhk ni youkosu
(15.06.26)
(4)

TV Arkası kablo düzenini nasıl yapıyorsunuz?

tchuck
televizyonum konsol üstünde, duvara sabit değil yani.çok fazla kablom var ve her seferinde düzenlesem de 1 ay sonra yine karman çorman hale geliyor.2 adet homepod,1 adet tv,1 adet ps5,1 adet apple tv,1 adet digiturk vb bir şey.1 adet modem + 1 adet tp link mesh (yanyana durmaları lazım bu dağıtıcılı
televizyonum konsol üstünde, duvara sabit değil yani.

çok fazla kablom var ve her seferinde düzenlesem de 1 ay sonra yine karman çorman hale geliyor.

2 adet homepod,
1 adet tv,
1 adet ps5,
1 adet apple tv,
1 adet digiturk vb bir şey.
1 adet modem + 1 adet tp link mesh (yanyana durmaları lazım bu dağıtıcılık yapacağı için.)

haliyle 8 tane fiş var minimum.
3 tane hdmi var minimum.
minimum 3 tane ethernet girişi var vs.

karman çorman.
hiç farketmediğim bir ürün vs. bir şey var mı acaba bunların düzenlenmesini kolaylaştıran?
0
tchuck
(14.06.26)
TV için değil PC için şundan kullanıyorum, çok işe yarıyor:
m.media-amazon.com

TV için de illa ki işe yarar.
0
himmet dayi
(14.06.26)
Kablo kutusu +1
0
matlii
(14.06.26)
Bende de benzer bir kurulum var. Tüm cihazların kablolarını kablo bağı ile çoklu prize (o da sehpanın içinde) yetişecek şekilde kısaltıp topluyorum, cihazlar da tv sehpasının içinde yan yana duruyor. Önden görünmemesi için de sepetlerle sehpanın önünü kapatıyorum. Hdmi kablolar hue syncbox’a giriyor, yani tv’ye tek bir hdmi kablo gidiyor. Bu kablo ve enerji kablosu da tv’nin kendi ayakları içindeki kablo kanalından gidiyor. Karşıdan bakınca hiç kablo görünmüyor.
0
orient blue
(14.06.26)
Ikea'da ve koçtaş'ta kablo düzenleyici yapışkanlı aparatlar var, eskiden onları kullanıyordum.

şimdi konsolun arkasına punch ile uygun yerlere delik açtım, mobilya kablo geçiş kapağı taktım. Üçlü prizi konsol içine koydum, modem, projeksiyon, android box, ses sistemi vs ne varsa konsolun içine koydum.

ortalıkta kablo karmaşası yok ama konsolun kapağını açınca minik bir kaos hala mevcut :)
0
kimlanbu
(14.06.26)
(3)

yurtdisindan milli mac izleme sorunu

Uncle Sam
trt zaten yok, tivibu sitesine girilmiyor, maci nerden izleyebiliriz?
trt zaten yok, tivibu sitesine girilmiyor, maci nerden izleyebiliriz?
0
Uncle Sam
(14.06.26)
VPN ile YouTube, web sitesi, tivibu, tabii, tv+ olmuyor mu?
0
orient blue
(14.06.26)
VPN ile tabii.com.tr

VPN'siz: taraftarium.co
0
himmet dayi
(14.06.26)
Ben yurtdışında tvplus'dan izledim, hatta bulunduğum ortamda tv ayarlamayı beceremediler, telefondan tv'ye ekran yansıttım, azıcık Türkçe öğrendiler :)
0
kimlanbu
(14.06.26)
(16)

Şu diyalogdan rahatsız olmak anormal mi?

64654942
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna bira
Bir arkadaş ortamına Ayşe isimli bir kadın geliyor. Arkadaşlar arasında Ali var. Popüler, ortamın patronu gibi olan, diğerlerinin ağzının içine baktığı bir adam. Ayşe'yi hiç tanımıyor. Ali kendi yaşadığı bir şeyi anlattıktan sonra Ayşe birden "Yavrum bu konu bizi hiç sarmadı ya" diyor. Ali buna biraz sinirli bir tavırla ama ;) gülüşüyle ve göz kırparak "Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum." cevabını veriyor. Üzerine arkadaş ortamındakiler bir süre daha Ali'ye "yavrum"la başlayan cümleler kurarak makara yapıyorlar ve konu kapanıyor.

Bu saçma diyalogda flört enerjisi var mı sizce? Ve Ali'nin sevgilisinin bu diyalogdan rahatsız olması anormal mi?
-6
64654942
(14.06.26)
Kadın adama yürümüş
0
gobekliraki
(14.06.26)
Kadın Ali'nin popüler biri ve ortamın odak noktası olduğunu önceden öğrenmiş ve "ben onun havasını söndürürüm" triplerine girmiş. flörtöz bir şey yok bence. Ali'nin kız arkadaşı eğer kezban değilse rahatsız olacağı bir mesele yok.

Ali'nin cümlesi varoş tabii, o ayrı.
+9
himmet dayi
(14.06.26)
Diyalog berbat öncelikle. Ali' nin sevgilisi olsam direkt terkederdim çünkü çok çirkin ve rahatsız edici bir üslup. Ayrıca iç sıkıntısı ve huzursuzluk yaratırdı bende.

Ali' nin, Ayşe' nin ona söylediği o gereksiz cümle karşısında sessiz kalması, cevap vermeye tenezzül bile etmemesi gerekirdi. Bu onun terbiyesini gösterirdi.

Bu arada Ali nasıl bir olay anlattı ve ne şekilde anlattı. Rahatsız edici kelimeler ya da karşısındaki insanlarda rahatsızlık hissiyatı yarattı da Ayşe o sebeple onu bozmak mı istedi bilmiyorum. Belki böyle bir sebep de olabilir ama her şekilde kötü. Ali' yi terketme sebebim olurdu sevgilisi olsam.
+9
rock n roll
(14.06.26)
afedersiniz ama çok b*ktan diyaloglar.. ali’nin sevgilisinin midesinin rahatsız olması normal; kusmaması bir başarı derim.
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu 2 isimle aynı orttamda olmak zorunda kalanlara acıdım sadece
+4
ShadowOfMoon
(14.06.26)
Bu Ali'yle Ayşe'nin olayı 20 yıldır bi sonuca ulaşamadı nick'ler değişiyor hesaplar değişiyor ama Ali'yle Ayşe hep aynı.
0
kizil karga
(14.06.26)
Ali tam bir el yumruğu yememiş varoş. Söyleyin Çukur gibi dizileri az izlesin.
+2
huladancer
(14.06.26)
Low hayatlar
+6
Hallegadola
(14.06.26)
“Yavrum mu? Sakatlatma kendini bence, bak o kadar diyorum”

Bu ifadeyi kullanan hemcins veya karşı cins herhangi bir insanla aynı ortamı paylaşmaktan kaçarım.
+8
yol
(14.06.26)
sakatlatma kendini derken? dövecek mi ayşe'yi yani?

ali'nin sevgilisi acilen onu terk etmeli. başka kadınlardan kıskanılacak birisi değil, kaçılması gereken birisi.

popülermiş de, ortamların patronuymuş da... belli ki ağır varoş bir keko ve kadın düşmanı. şiddete meyilli olduğu diline bile vurmuş.

"yavrum gibi hitaplardan hoşlanmıyorum, benimle düzgün ve saygılı konuş" diyebilirdi.

ali'nin arkadaşı bile olmam. yanlışlıkla o ortamda olsam, bu lafı duyduğum an "o ne demek? dövecek misin?" diye soru yöneltirdim. sonra da ortamı terk ederdim.

-----

kızlar bunların hepsi bir işaret. şiddetin işaretleri. uzak durun. şakası bile hoş değil böyle şeylerin. "şakaydı ya, gözdağı verdi ya, laf soktu cevabını verdi ya" gibi bahanelerle bu tiplerin yanında kalmaya devam etmeyin.
+9
art cat chocolate
(14.06.26)
Konuyla yorum yapamıyorum,ancak temsili isimleri kekocan ve kekogül vs olarak değiştirsek daha makul olurdu.zira olaya ve gidişata da daha uyardı,
+1
denizciman
(14.06.26)
Ayşe densizlik yapmış, Ali terbiyesizlik. Sevgili tarafın rahatsız olması normal ancak kıskanmak maksatlı değil, Ali çiğ bir insan olduğu için…
+3
ekimoloji
(14.06.26)
oradaki yavrum (özellikle yeni tanıştığı birisi için) ukalaca bir tavırla söylenmiş. üstelik kalabalık ortamda, yeni girdiğin bir yerde herkesin adına bunu söylemek ayıp.
benim anladığım kız dangalak, adam da ukalalığı fark edip altta kalmamış ben de olsam aynı şeyi yapardım. alinin kız arkadaşının konuyla doğrudan ilgisi yok. flört değil bu şey.
edik: alinin cevabını atlamışım yuh tehdit etmiş dangalak.
+1
neira
(14.06.26)
Normal. Korkunç bir muhabbet. Yeni tanışılan kişiye yavrum demek, erkeğin ‘sakatlama’ tehdidi… ne desem bilemedim. Bu ortamın içine düşen kurtulmaya çabalamalı.
+1
elorelia
(14.06.26)
Ay seviye yerlerde, ali'nin sevgilisi koşarak uzaklaşsın. Yavrumdan nefret ederim kadın varoş, ali daha varoş. Flörtöz değil iki seviyesizsin atışması, ötekiler de germemek için zavallı şekilde geyiğe vurması
+2
gadlemler
(14.06.26)
Varoş bir ortamda sıradan bir gün muhabbeti dönmüş.
Elemanın sevgilisi trip atmıştır. Eleman da sevgili kişisinin gönlünü almak için modifiye arabasına atıp kızı, camlar açık, son ses keko müziği eşliğinde mahallede tur atmıştır.
+2
Mirket
(14.06.26)
(1)

Kimlik yenilerken eski kimliği veriyor muyuz?

runaway
Eski kimlik derken yenilenen kimliklerden ancak fotoğrafı değiştirmek istiyorum. Bu kimliği alırlar mı başvuru yaparken?
Eski kimlik derken yenilenen kimliklerden ancak fotoğrafı değiştirmek istiyorum. Bu kimliği alırlar mı başvuru yaparken?
-2
runaway
(13.06.26)
Saklamak istiyorsan "kayboldu" dersen zaten alamıyorlar.
0
himmet dayi
(14.06.26)
(2)

Pc toplama önerisi

flacs
ASUS-PRIME-RX9070XT-O16G-AMD-RADEON-RX 9070 XT-16GB GDDR6 OC-HDMI 3xDP EKRAN KARTIMSI MB MAG X870E GAMING MAX WIFI AM5 DDR5 8200MHZ(OC) 3x M.2 USB 40Gbps HDMI DP 5G LAN WIFI 7 RGB ATXRyzen 9 9950X3D 5.0ghz 128MB 170W Am5 Fansız TrayXPG Lancer Siyah RGB DDR5-6000Mhz CL30 64GB (2x32GB) Dual Kit (30-40
ASUS-PRIME-RX9070XT-O16G-AMD-RADEON-RX 9070 XT-16GB GDDR6 OC-HDMI 3xDP EKRAN KARTI



MSI MB MAG X870E GAMING MAX WIFI AM5 DDR5 8200MHZ(OC) 3x M.2 USB 40Gbps HDMI DP 5G LAN WIFI 7 RGB ATX



Ryzen 9 9950X3D 5.0ghz 128MB 170W Am5 Fansız Tray



XPG Lancer Siyah RGB DDR5-6000Mhz CL30 64GB (2x32GB) Dual Kit (30-40-40) 1.35V



Samsung 9100 Pro MZ-VAP1T0BW 1TB 14700/13300MB/SN Pcıe Nvme M.2 SSD



Bitfenix Polii Black 850W 80+ Bronze PSU 4x120mm FRGB Fan ATX Temperli Cam Siyah Gaming (Oyuncu)



Merhaba herkese, sizce bu şekilde toplamak mantıklı mı? Bütçe 150 bin. İlk defa topluyorum. Şunun yerine bu daha iyi olur dediğini bie şey var mıdır?



Ekran kartına çok ihtiyacım yok aslında oyun çok nadir oynuyorum ama arada sırada render yapma ihtimalim var. Onun yerine 5060 daha mı bütçe dostu ve mantıklı olur? Ben şimdilik bütçeyi tamamlamak için 9070 xt koydum.
0
flacs
(13.06.26)
Bu tarz soruları yapay zekaya sorarsan sana örneğin "o ekran kartı oyun için, render yapacaksan şu modellere bak" diye derin araştırmalı cevap da verir. Örneğin bu ekran kartı yerine 5070Ti öneriyor. Fiyatını bilemem.
+1
himmet dayi
(14.06.26)
9950x3d+64gb ram, sistem canavar buraya 5060(8gb vram kastediyorum) koymazdım ben boyle bir sistem dizmisken, 9070xt süper fp bir ekran kartı oyunda oynamadigindan 5070tilara cikmana gerek yok, fakat psu 850w bana çok düşük gözüktü, ben bu psuyu birak x3d serisini 7500f+5060'da kullaniyorum güncel. ilk işi psu değişmeli bana göre 9070xt gayet iyi bir seçim cevap olarak.
0
gule gule
(14.06.26)
(6)

Sariyer'den arabayla edirne'ye navigasyon önderliğinde gitmek zor mu?

xu
ilk defa uzun diyebileceğim bir sürüş yapacağım. Navigasyonla arada sıkıntı yaşadığım dönemlerde oluyor. Sariyer'den arabayla edirne'ye navigasyon önderliğinde gitmek zor mu? yollarda perişan olur muyum? fikri olan var mı?
ilk defa uzun diyebileceğim bir sürüş yapacağım. Navigasyonla arada sıkıntı yaşadığım dönemlerde oluyor. Sariyer'den arabayla edirne'ye navigasyon önderliğinde gitmek zor mu? yollarda perişan olur muyum? fikri olan var mı?
0
xu
(12.06.26)
neye göre zor? istanbul içinde gezebiliyorsan bence zor olmaz.
0
gercekdunya
(12.06.26)
Gidersin korkma.
aadece navigasyona bakacağım diye yola dikkatini kaybetme.
Sapağı kaçırsan da panikleme sonra dönersin
+1
kisa
(12.06.26)
Sarıyer'den yol tarifi alırsan seni Silivri'ye kadar kuzey otobanından götürür. Parası önemli değil diyorsan zaten kuzey otobanına çıktıktan sonra dümdüz Silivri'ye kadar gidiyorsun. Oradan TEM'e bağlanıp Edirne çıkışına kadar yine dümdüz otobandan gidiyorsun.
+1
himmet dayi
(12.06.26)
Ben motorda navigasyon kullanmıyorum; tabelalarla gittim Edirne’ye. Dümdüz kaptırıp gidiyorsun zaten. Hız kurallarına ve paralı yola girmek istemiyorsanız o detaylara dikkat edin yeter. iyi yolculuklar!
0
lil siztah
(12.06.26)
Edirne en kolay rotalardan
0
benaslindayohum
(12.06.26)
kilyos'a doğru gidin. mezarlığı geçince soldan kuzey marmara otobanına çıkın. Edirne tabelalarını takip edin. Edirne içine geldiğinizde de sakin sakin, panik yapmadan navigasyonu takip edin. başkasının 2 saatte gittiği yolu 3 saatte gideceğinizi hesaplayın da gidin. en kötü ihtimalle biraz fazla araba kullanmış olursunuz. kaybolmazsınız.
0
co2s2
(12.06.26)
(3)

Dünya Kupası tahminleri?

mikahakkinen
Kupa tahminlerim Şampiyon: İngiltereHayal Kırıklığı: Hollanda gruptan çıkamaz.Beklentiyi aşan takım: İranTürkiye için beklenti: Çeyrek final
Kupa tahminlerim
Şampiyon: İngiltere
Hayal Kırıklığı: Hollanda gruptan çıkamaz.
Beklentiyi aşan takım: İran
Türkiye için beklenti: Çeyrek final
📊 Kupayı kim alır?
0
mikahakkinen
(12.06.26)
Sıfır bilgiyle gönlüm İspanyadan yana.
Almanyanın da forma tasarımlarına bayıldım.
+2
mutekebbir
(12.06.26)
Şampiyon: Fransa
İkinci: İngiltere
Üçüncü: İspanya
Dördüncü: Portekiz

Hayal kırıklığı: Brezilya (Bu arada gruptan çıkamayacak demiyorum, keza 48 takımlı turnuvada 32 takım gruptan çıkacak. Güney Afrika, Curaçao, Irak gibi takımlar varken Hollanda'nın gruptan çıkamaması sürprizden çok daha öte bir şey olurdu. İhtimal vermiyorum).

Beklentiyi aşan: Cezayir. Yani bunu söylemek zor. Yine 32/48 gruptan çıkacağı için gruptan çıkmak artık beklentinin üstünde bir şey sayılmamalı. Bu anlamda grupta sonuncu olması beklenip çıkabilecek bir takım söylemek gerekirse bu Cezayir olabilir.

Türkiye: Çeyrek finalde İspanya'ya eleniyoruz.
0
himmet dayi
(12.06.26)
Oyum Arjantin'e sürpriz adayım da Belçika işin kötüsü %90 son 16'da rakibimiz olacaklar. Belçika gelirse son 16, gelmezse son 8 oluruz maksimum. Fransa çok formsuz Mbappe'yi tek santrafor oynatmaya devam ederlerse hayal kırıklığı olurlar artık takımın beyni Griezmann da yok.
+1
iwasbornonamountainside
(12.06.26)
(4)

En cok hangi yorenin halk oyunlari

üğpoıuy
Gosterilerine denk geliyorsunuz? Tvde, sosyal medyada, kutlamalarda vs
Gosterilerine denk geliyorsunuz? Tvde, sosyal medyada, kutlamalarda vs
0
üğpoıuy
(11.06.26)
Hiçbirine aklımda kalacak kadar maruz kalmadığımı fark ettim şu an. Ama bir ara her kanalda kolbastı cümbüşü vardı. O neydi öyle yav?!
0
himmet dayi
(11.06.26)
zeybek, ankara havasi kaşik mi ne adi, roman havasi
0
ala09
(11.06.26)
Balıkesir çiftetellisi, harmandalı, zeybek
0
yap desem yapmazsin he
(11.06.26)
Zeybek + Balıkesir çiftetellisi + roman havası + ankara havaları
0
gadlemler
(11.06.26)
(4)

Dunya Kupası yayını

duster
TRT maclara sifre koyacak mi?
TRT maclara sifre koyacak mi?
0
duster
(11.06.26)
Yayın anlaşması gereği uyduya şifre koyacaktır muhtemelen. Ancak TRT'nin sitesini falan takip edin, alternatif izleme yollarını paylaşıyorlar (şifre kırma, farklı uydu frekansı vs.).

Ek olarak beinconnect, tv+ gibi dijital platformlardan izlenebilir. trt'nin kendi dijital platformu tabii'den de trt ücretsiz izlenebiliyor.
0
himmet dayi
(11.06.26)
Avrupa frekansı kapanır. Asya frekansı açık olur.
0
jackyr
(11.06.26)
evet. türkiye alanı için frekans ayarlanması gerekiyor
0
abelardo
(11.06.26)
kaynak yapayım müsaadenizle. ben şifre girdiği için euro 2020 zamanı ayar yapmıştım. bu sene şampiyonlar ligi maçlarını da izledim. bissürü trt oldu televizyonda kimisi şifreli kimisi açık şimdi. şu an çalışan kanalda yine dünya kupası izlenebilecek mi yoksa tekrar mı değişiyor frekans?
0
der meister
(11.06.26)
(3)

Bilezik almam gerekiyor şimdi mi alayım?

gadlemler
Selam finans guruları, yatırım dünyasını çok iyi bilmiyorum, yeni yeni öpreniyorum.Bu hafta borsaya girdim ve döviz almaya başladım. Ama minnak minnak :)Sorum ise şu: Ekim ayında düğünde 10 gr 22 ayar bilezik lazım. Kendimi zorlarsam alabilirim. Siz olsanız şimdi alır muydınız?Birkaç gr altın alıp k
Selam finans guruları, yatırım dünyasını çok iyi bilmiyorum, yeni yeni öpreniyorum.

Bu hafta borsaya girdim ve döviz almaya başladım. Ama minnak minnak :)

Sorum ise şu: Ekim ayında düğünde 10 gr 22 ayar bilezik lazım. Kendimi zorlarsam alabilirim. Siz olsanız şimdi alır muydınız?

Birkaç gr altın alıp kenara da atabilirim günü gelince bilezik yaparım. Napayım?
0
gadlemler
(10.06.26)
altin vereceginiz varsa su an hazir düsmüsken alin bir kenara koyun derim.
0
Purple life
(10.06.26)
ben olsam alirdim,
tabi trump ne yapar kimse bilemez.
+2
designer
(11.06.26)
Kimse kesin bir şey söyleyemez ama altın uzun süredir düşüş trendinde ve her ay maaşının yarısını borsada tüketen gurme yatırımcılar bilir ki "düşen bıçak tutulmaz".

Yani düşüş trendi yukarı yönlü kırılmadan, yeni bir yükseliş trendine girmeden altının düşmeye devam edeceğini varsaymak en doğrusu olur. Bence şu an bulunduğu fiyat biraz kritik. Mart ayında düştüğü 5.800 TL seviyelerine kadar düşüp oradan yukarı dönebilir.

Tek seferli alım olmasa, örneğin 4 gram şimdi, 3 gram sonra, 3 gram daha sonra gibi bir strateji yapabiliyor olsan o zaman parça parça al derdim.

Tabii bu işin teknik tarafı. Dünyada ne olacağını, Trump'ın ne yapacağını kimse önceden kestiremiyor. O yüzden politik gelişmeleri de takip etmek lazım.

Son olarak siz bu işi yatırım olarak düşünmüyorsanız altını kaçtan aldığınızın da o kadar önemi olmuyor. Almaya karar verdiğiniz zamana kadar 100 lira değişmiş bile olabilir. Sonuç olarak 60 bin liralık bir şey alırken 1.000 TL kâr/zarar çok önemli olmuyor. Altının 1 ay sonraki fiyatını kesin olarak kimse söyleyemeyeceği için, neredeyse 8 bin lirayı görmüş altını 6.100 liradan almak da iyidir.
+1
himmet dayi
(11.06.26)
(9)

Hangi Şirketlere İş Başvurusu Yapılmaz

Batuhanolabilir
Soru başlıkta. Deneyimlerinize dayanarak. Tabi kalkıp da aileyiz diyene başvurulmaz demeyin yani onu bilmeyen kalmadı.Bir örnek vereyim bence adında grup geçen şirketlere başvurulmaz. Çünkü bir şirketin ünvanında grup yazıyorsa o patronun eline üç kuruş geçti diye müteahhitliğe soyunmuş demektir o a
Soru başlıkta. Deneyimlerinize dayanarak. Tabi kalkıp da aileyiz diyene başvurulmaz demeyin yani onu bilmeyen kalmadı.

Bir örnek vereyim bence adında grup geçen şirketlere başvurulmaz. Çünkü bir şirketin ünvanında grup yazıyorsa o patronun eline üç kuruş geçti diye müteahhitliğe soyunmuş demektir o adam iflah olmaz. Tabi genellemedir yüzde yüz gerçek değildir ama zaten genelleme sorusu bu.
0
Batuhanolabilir
(10.06.26)
Kendi mesleğim özelinde çalışan sirkülasyonu fazlaysa uzak dururum. Bir de beşli çetenin şirketlerinde çalışmaya gönlüm el vermez.
+1
auroraaurora
(10.06.26)
Sürekli açık iş ilanı varsa giren durmuyordur
-4
arbre
(10.06.26)
GM, CEO ofislere girdiği zaman tüm personel ayağa kalkıyorsa o firmada çalışılmaz. Bu durumu iş başı yapmadan nasıl öğrenirsiniz bilmiyorum.
+3
HellKeePer
(10.06.26)
Şahıs/aile şirketleri
“Biz bir aileyiz” vurgusu yapanlar
+2
mor oje
(10.06.26)
ak parti'ye yakinligiyla bilinen sirketlere basvuru yapmam, calismam. bunun pek cok nedeni var. uzerinizde olusacak sosyal baski, potansiyel yolsuzluklar ve haksiz isler (bunun icinde her sey var, vergi cezasi indirimleri, hibeler, devlet imkanlarindan faydalanma, nepotizm vs.), sirketin gelecek vadetmemesi (herhangi bir nedenle yargilanmasi, abuk subuk birini basa getirmeleri sonucunda yukselememeniz veya isinizden olmaniz vs.), bu gibi veya daha kotu durumlarda ahlakli, duzgun bir calisan olmaniza ragmen damga yeme ihtimaliniz.

edit: diyebilirsiniz ki politika yapma. turkiye'de her sey politiktir. yapacak bir sey yok. okudugun kitap, yedigin yemek, giydigin giysi bile seni bir sekilde bir politik sinifa dahil eder.
+4
Sour
(10.06.26)
İnşaat şirketi
Patron şirketi
Maaşı elden veren şirket
Turnoverı yüksek şirket
Nakit sıkıntısında olan şirket
Faktoring şirketleri
Varlık yönetimi, alacak takip şirketleri
Tele satış şirketleri
FMCG
Yandaş şirketler
+1
gabe h coud
(10.06.26)
@gabe h cloud güzel özetlemiş ben ek olarak "esnek çalışma saatleri" yazan yerlere de parası çok iyi değilse bulaşmam.
+2
kimlanbu
(10.06.26)
net aile şirketidir. üst düzey yönetici olarak giriyorsanız orası size cehennem olur. karar alma mekanizması ikizler burcundan hallice, kural ise sadece beş harflik bir kelime bütünü olur.

ekseriyetle çalışanlar akraba olur, yatar; göndermezsin, yararlanamazsın kısır döngü gibi döner durursun.
0
dembudemdirdembudem
(11.06.26)
Esnek çalışma saatleri bir yan hak olarak sunuluyor "normal" şirketlerde. Örneğin benim çalıştığım şirketin ilanlarında uzaktan çalışma ve esnek çalışma saatleri yan haklar kısmında belirtilir. Çünkü saat 10-14 arası çekirdek saatler olmak koşuluyla işe kaçta başlayıp kaçta bitireceğini kendin belirliyorsun. Şirketin beklentisi günlük ortalama 8 saati ay sonunda doldurmuş olman.

Ama Türkiye'de esnek çalışma saati işin gereklilikleri kısmında yazıyorsa bu "hafta sonları da gelirsin" demek. O anlamda esnek çalışma saatleri yazan yerlere bulaşmamak lazım. Ama büyük, kurumsal şirketlerde bu yazıyorsa iyi bir şey demektir.
0
himmet dayi
(11.06.26)
(5)

İphone yükselterek para biriktirmek?

skr1292
mantıklı mı ? değerini çok kaybetmiyor. en üst modele geçince onu satıp en alta tekrar düşmek ve tekrar döngüye başlamak gibi bir düşüncem var
mantıklı mı ? değerini çok kaybetmiyor. en üst modele geçince onu satıp en alta tekrar düşmek ve tekrar döngüye başlamak gibi bir düşüncem var
-2
skr1292
(08.06.26)
Örnek bir hesaplama yapar mısın? vs. vadeli mevduat olsun.
anlık fiyatlar
iphone 13: 20 bin tl 6 ay sonra 25 bin tl
iphone 15: 25 bin tl 6 ay sonra 32 bin tl
iphone 17: 40 bin tl 6 ay sonra 48 bin tl

sende 13 olsun, şimdi 7 bin ekleyip 15 alıyorsun, 6 ay sonra 32'ye satıp 16 bin daha ekleyip 17 alıyorsun. elindekinin değeri 48 bin tl oluyor. vadeli mevduat karşılığı 25 bin tl + 7 bin tl anaparaya 6 ay faiz + 16 bin tl.

böyle hesapla bakalım faiz oranları ve telefon değerlerini doğru hesaplayarak. vadelinin daha fazla vereceğine eminim.

onun yerine bir vadeli hesap aç adına iphone 15 de ve hesaba 6 bin tl koy. 6 ay sonra başka hesap aç, adına iphone 17 de ve ilk hesaptaki anapara + faiz üzerine 16 bin tl koy.

swh.
0
gabe h coud
(08.06.26)
daha mantıksız çok az şey duydum.
+4
jelly bear
(08.06.26)
jelly bear +1


alır almaz değer kaybeden hiçbir şeyle yatırım mantıklı değil. araban yoktur, hem o ihtiyacını karışamak için hem de borca girip para biriktirmek için araba alırsın da 100 bine aldığın bir telefonu hiç kutusunu açmadan, sıfır olarak satmak istesen bile en az %10 değer kaybeder. Bu kadar mantıksız çok az şey duydum ben de.
0
himmet dayi
(08.06.26)
değil.

para biriktirebiliyorsanız minimum maliyetli bi telefon alıp kalanını da yatırıma çevirin.

ayrıca gayet değerini yitiriyor.
0
gurur
(08.06.26)
çalınabilir, kırılabilir, suya düşebilir ve arızalanabilir bir şeyden yatırım aracı olur mu sen düşün .
0
orpheus
(09.06.26)
(4)

Telefon değiştirme zamanı geldi.

msb
Yaklaşık 5 yıldır kullandığım Galaxy Note 20'ye veda edeyim diyorum.Samsung'lar sıkıcı geliyor, iPhone 17 pro max de çok tipsiz geliyor, 16 pro max düşünüyorum. Fakat diğer yanım da ios'a geçme, yapay zekada zayıf, kayıtlı bi Google Pixel 10 XL al diyor.İşim gereği mac bilgisayarlar kullanıyorum ama
Yaklaşık 5 yıldır kullandığım Galaxy Note 20'ye veda edeyim diyorum.

Samsung'lar sıkıcı geliyor, iPhone 17 pro max de çok tipsiz geliyor, 16 pro max düşünüyorum.

Fakat diğer yanım da ios'a geçme, yapay zekada zayıf, kayıtlı bi Google Pixel 10 XL al diyor.

İşim gereği mac bilgisayarlar kullanıyorum ama iPhone almamak için yıllarca direttim.

Kafalar karışık bu konuda. N'apsam?
📊 Hangi Telefon?

Bu anket sona erdi. 27 oy kullanıldı.

-1
msb
(08.06.26)
ben de 5 yıldır kullandığım galaxy note 20 ultra'dan, iphone 16 pro max'e geçiş yaptım. memnunum.
0
art cat chocolate
(08.06.26)
Apple yapay zekada çok gerideydi. Google ile anlaştılar, artık Apple Intelligence ve Siri Gemini yeteneklerini ve özelliklerini kullanacak. iPhone 15 Pro ve üstü modeller destekleyecek.
0
himmet dayi
(08.06.26)
pro ve pro max'e pek de gerek yok aslında. yani pil ömrü için Max olan alınabilir diyeceğim de fiyat farkı anormal. düz 17 alınır, 120 hz ekranı ile pro ve max'ten pratikte fark yok gibi bir şey.
0
orient blue
(08.06.26)
Bu seçenekler arasında iPhone derim çünkü servis ve parça bulma kolaylığının yanı sıra aksesuar alternatifleri de çok fazla. Google Pixel'in ülkemize düzenli ithalatı yoksa servis, parça ve aksesuar bakımından sorun yaşama riskiniz var. Elinizdeki telefonu 5 sene kullanmışsınız, demek ki uzun süre kullanıyorsunuz telefonlarınızı. İdame ettirme kolaylığını göz ardı etmeyin bence. 7 sene boyunca iPhone 6S Plus kullandım, bataryasını 3-4, ahizedeki hoparlörünü 2-3 kere değiştirdim. Depolaması yetmediği için pandemi kapanmalarında depolamasını 16 GB'den 128 GB'ye çıkarttım. Bunların hepsini son derece basit şekilde halledebildim. Ülkemizde Samsung ve Apple dışındaki markalarda bu imkanlar bu kadar basit mi bilmiyorum. Bence konuya biraz da böyle bakmakta yarar var.
0
10551037
(08.06.26)
(4)

sadettin saran neden baskanligi birakti

antikadimag
gundemi takip edememistim, bugun aziz yildirim'in tekrar baskan oldugunu gorunce sasirdim. neden ayrildi saran?
gundemi takip edememistim, bugun aziz yildirim'in tekrar baskan oldugunu gorunce sasirdim. neden ayrildi saran?
0
antikadimag
(08.06.26)
Normalde gelecek sezonun sonuna kadar başkanlık süresi vardı, ama uyuşturucu davasında adı geçtikten sonra seçim kararı aldı.
0
etna
(08.06.26)
bahis firması var, uyuşturucu soruşturması var. fb üstündeki siyasi baskı yarattı.
0
mikahakkinen
(08.06.26)
Yasa dışı bahisten ceza alacağını önceden söylemişlerdir muhtemelen. Ayrıca dahil olduğu uyuşturucu soruşturmasında benzer iddiaların olduğu diğer şüpheliler tutuklu yargılanırken kendisi sadece Fenerbahçe başkanı diye tutuksuz yargılanıyor. Yine bu yüzden kulüp içinden baskı yemiştir bırakması yönünde.
0
himmet dayi
(08.06.26)
Başkanlığa seçildiğinde şampiyon yapamazsa yıl sonunda bırakacağını zaten en başından söylemişti.

Diğer konulardan bağımsız verdiği sözü yerine getirdi
0
epitaf
(09.06.26)
(10)

Düğün için hangi bilezik?

CemMetin
Kız kardeş için nasıl bir bilezik almalıyım? Hiç anlamam bu işlerden. Ya da başka birşey mi almalıyım?
Kız kardeş için nasıl bir bilezik almalıyım? Hiç anlamam bu işlerden. Ya da başka birşey mi almalıyım?
0
CemMetin
(07.06.26)
Ajda güzel olur.
-2
Purple life
(07.06.26)
Bozduracaksa işçilikten, beyaz altından ve düşük ayardan kaçın. Hatta tam altın da düşünebilirsin.
0
yap desem yapmazsin he
(07.06.26)
Bütçenize göre işçiliksiz, satarken değer kaybetmeyecek düz bileziklerden alın. Hatıra kalsın isterseniz yanına ince bir bileklik ya da kolye de ekleyebilirsiniz.
0
kobuzchu kiz
(07.06.26)
işçiliği az bilezik alın +1
ancak düğünde takarken gösterişli olması açısından, presleyerek en kazandırıp, üzerine basit modeller yaptıkları, fakat yine de satarken değerini koruyan modeller var. onları tercih edebilirsiniz.
0
lil siztah
(07.06.26)
Tam altın yetmez mi, konu dışı oluyor biraz ama.altın altındır neticede.illa "takı" şeklinde olacaksa anne babanın takması daha iyi sanki,hatta mümkünse takacak kişiye seçtirip.
0
denizciman
(08.06.26)
tam altın olmaz kardeşe, bilezik alman gerek. işçiliği en az olan 22 ayar bilezik alacaksın.

ajda olabilir ama ince oluyor sen kuyumcuya git bilezik alcam düğün için de gösterirler
0
Hallegadola
(08.06.26)
Kardeşe düğünde bilezik alacak olmak gizli saklı bir şey değil. O yüzden ben olsam sorardım. Eğer senden gelecek takıyı satmak yerine hediye gibi düşünüp takacaksa da bilezik ederinde bir altın bileklik de isteyebilir mesela.
0
himmet dayi
(08.06.26)
sade birşey olsun istiyorsan, 22 ayar adana burması, başak veya oluklu model ajda olur, ajda bizelikler de 10 gr altı çok kolay bükülüyor, 15gr üzeri iyi genel olarak.
0
sealth
(08.06.26)
Aileniz de bilezik takacaktır, aynısından alabilirsiniz. Bütçe müsaitse 15-20 gr bilezik uygun olur kardeşe
0
dfn4
(08.06.26)
ajda çok moda şu sıra.

10 gr civarı 22 ayar ajda.

durumunuz iyiyse zorlamayacaksa 20 gr ajda.
0
gurur
(08.06.26)
(6)

700 bin tl bütçeye otomatik aile için araç ne bulabiliriz?

adivar
Yorulmamış, bizi de üzmeyecek bir şeyler bulabilir miyiz? Konum: izmirNot: bütçeyi pek arttıramıyoruz maalesef.
Yorulmamış, bizi de üzmeyecek bir şeyler bulabilir miyiz?
Konum: izmir
Not: bütçeyi pek arttıramıyoruz maalesef.
0
adivar
(05.06.26)
Bir Alman tutkunu olarak o fiyata otomatik bakacaksanız Japon almanızı öneririm. Düşük bütçe ile Alman markaların otomatik modellerine bulaşmak can sıkıcı olabilir.
+2
himmet dayi
(05.06.26)
Suzuki modellerini öneririm.
+2
dali dili havali korna
(05.06.26)
www.sahibinden.com

www.sahibinden.com

eski model alırsanız honda, toyota
yeni isterseniz egea, clio olabilir
-2
cisimcik golgi
(05.06.26)
İ20, clio vs bakılabilir. Otomatiğin tek seçenek olması seçenekleri daraltıyor ve 2015 model altına itiyor maalesef.

2012 model 150-160 bin km civarı bi civic sizi mutlu eder ama. 700e alırsınız. Sorunsuz binersiniz uzun süre.
0
jackyr
(05.06.26)
Arkadaş 760 bine seat toledo aldı geçen hafta. Otomatik ve güzel.
0
rodeocu
(05.06.26)
Auris,i20
0
mirty
(05.06.26)
(5)

Yurtdışında Kredi Çekip Türk Fonu Almak Mantıklı Mı?

askingforafriend
Merhabalar,10k eur çeksem 48 ay için toplam apr %7.6, aylık geri ödeme 240 Eur.10 k'yı DVT (%70) ve TLY (%30) olarak yatırsam.mantıklı mıdır sizce?
Merhabalar,

10k eur çeksem 48 ay için toplam apr %7.6, aylık geri ödeme 240 Eur.

10 k'yı DVT (%70) ve TLY (%30) olarak yatırsam.

mantıklı mıdır sizce?
0
askingforafriend
(03.06.26)
bunu bilmiyordum. çektiğim krediyi direkt türk hesabıma yollasam orada biraz çevirsem sonra fon alsam iz sürebilirler mi?

edit: revolut'ta "personal loan" adlı krediyi kullanacağım. ihtiyaç kredisi değil, T&C'de yatırım yapılmaz vs yazmıyor. kullanım amacıyla ilgili hiçbir ifade yok. bu açıdan sıkıntı yok gibi yani.
0
🌸askingforafriend
(03.06.26)
Bildigim bazi kisiler 50K Euro kredi ile carry trade yaptilar Kur Korumali Mevduat doneminde, iyi kar ettiler. Yatirim yapilmaz diye bir kural hic duymadim, Turkiye'de oyle bir uygulama var ama benim yasadigim ulkede yok.

Merak edip T&C dokumanina baktim simdi, yasal oldugu surece kredi ile istediginiz yapabilirsiniz diyor:

Purpose of the loan
You may borrow money by taking out a loan (secured or unsecured) for any lawful purpose.
+1
sertac akin
(03.06.26)
Yapılabilirliği ile ilgili bir şey diyemem. Ama yatırım yapmayı düşündüğünüz fonları Euro bazında değerlendirin. Euro bazlı 1 yıllık getirisi %7.6 üstündeyse tabii ki yatırım yapılabilir. Ancak atıyorum 1 yılda %8 getiri sağlıyorsa hiç riske girmeye değmez 0.4'lük fark için. Anlamlı bir getirisi varsa ancak değerlendirilebilir. Bunun yanısıra bulunduğunuz ülkedeki yatırım araçlarını da inceleyin. Örneğin Revolut üzerinden birçok enstrümana yatırım yapabilirsiniz.
0
himmet dayi
(03.06.26)
carry trade diyorlar buna parayı içeriye sokabiliyorsan sorun yok.
hedge fon yöneticileri aracı kurumlar bu konuda istisna
0
croswell
(03.06.26)
Söylediğiniz fonları iyi incelediniz mi? Hareketlerini makul ve mantıklı buluyor musunuz? Bir hikayeleri olduğu için mi prim yapıyorlar, yoksa spekülatif mi?

Ayrıca yatırımınız süresince TL, Euro karşısında reel değerlenmeye devam edecek mi?

Getiri hesaplarında vergiler göz önünde bulunduruldu mu?

konularına dikkat etmek gerekir diye düşünüyorum.
0
Mirket
(03.06.26)
(15)

iş bulamıyorum (endüstri mühendisi)

yedigimiztavuk
3 sene önce sabancı üniversitesinden mezun olunca yaptığım birçok iş başvurusuna hemen dönülmüştü. aralarından kendi istediğimi seçerek hemen iş bulmuştum. birer sene tanınmış şirketlerde çalıştım. ikinci işim yeni evime çok çok uzak olduğu için geçen kasımda işten ayrıldım. o zamandan beri yaptığım
3 sene önce sabancı üniversitesinden mezun olunca yaptığım birçok iş başvurusuna hemen dönülmüştü. aralarından kendi istediğimi seçerek hemen iş bulmuştum. birer sene tanınmış şirketlerde çalıştım. ikinci işim yeni evime çok çok uzak olduğu için geçen kasımda işten ayrıldım. o zamandan beri yaptığım başvurulara artık çok az dönüş var ve görüşmeler de olumlu sonuçlanmıyor. neden böyle oluyor? kötü ekonomi dolayısıyla mı yoksa kendimde mi bir problem var emin olamıyorum. yurt dışı seçeneklerini de değerlendirmek istiyorum ama nereden başlayacağımı bilemiyorum. fikir verirseniz çok sevinirim.
+1
yedigimiztavuk
(03.06.26)
piyasa çok kötü. her ilana otomatik 5 sene tecrübe yazıyorlar, ama kimseye para vermek istedikleri falan yok.

mümkünse iyi bir ülkeye yüksek lisansla gidin, sonrasında da geri dönmeyin.
0
kveldulv
(03.06.26)
Başka bir ülkeye kaçmak için çok güzel bir sebep.
Hollanda, Almanya
-1
HellKeePer
(03.06.26)
piyasa çok kötü +1

Ama bu durgunluk sadece Türkiye'de değil, diğer ülkelerde de böyle. Almanya Hollanda sevdasıyla master'a 40 bin euro döküp Türkiye'ye dönüyor millet.
+1
michael harddd
(03.06.26)
"İş işteyken bulunur" kuralının kanıtı niteliğinde ibretlik olay. Henüz 2 yıllık iş tecrübeniz var ve 3. işinizi arıyorsunuz. Ben de çok iş değiştiren biriyim (ayrıca endüstri mühendisiyim). O yüzden çok iş değiştirmekte bir olumsuzluk görmüyorum. Ancak sizin durumda siz hala tecrübesiz bir mühendis olarak sayılırsınız ve şimdiden 2 işten ayrılmışsınız. Piyasanın kötü olması bir tarafa, işveren açısından olumsuz bir izlenim oluşturacak bir kariyer geçmişiniz var. Üstelik adı sanı bilinen firlamardan ayrılmak da insanın kafasında "buralardan da ayrıldıysa bizde niye kalsın" fikrini uyandırır. Çünkü siz "yetiştirilecek" bir çalışan olacaksınız ve firma sizi yetiştirdikten sonra kaçma potansiyeli yüksek olan bir profil çizmişsiniz.

Naçizane tavsiyem; bulacağınız iş en azından 3-4 yıl kalacağınız bir iş olsun. Ben bulayım da 1 yıl sonra yine değiştirirm diye düşünürseniz daha sonraki iş arayışlarınızda daha da zorlanacaksınız. Benim de iş görüşmelerimde en çok karşıma çıkan soru "neden bu kadar iş değiştirdin" oluyor. Benim hepsi için makul gerekçelerim var ve bu yüzden ikna edici oluyor. Bu nedenle de iş görüşmelerim genelde olumlu sonuçlanıyor. İkinci görüşmeye gidip de teklif almadığım iş olmadı şimdiye kadar.
+7
himmet dayi
(03.06.26)
11 yıllık endüstri mühendisiyim kötü bir okulda lisans iyi bir okulda yüksek lisans yaptım. 4. İş yerimden geçen ay kendi isteğimle ayrıldım. Bir aydır aktif iş arayışım var ve ayrıldığım pozisyonun altına da başvuruyorum fakat olumlu dönüş henüz alamıyorum. Kendimle ilgili kriterler farklı olacağı için size genel kontrol etmeniz gereken noktaları yazacağım.

* Maaş beklentisi iş tanımına göre yüksek olabilir.
*1 sene çalışıp ayrılmak çoğu İK’nın gözünde iyi bir izlenim değil. Destekleyici bir ön yazı/kapak sayfası hazırlamanız etkili olabilir.
*CV’niz güncel ve/veya okunaklı olmayabilir bunun için yapay zekadan destek alabilirsiniz.
*Başvurduğunuz işler kalifikasyonunuzla uyuşuyor mu ?
* kariyer.net’ten ziyade artık firmalar linkedine yönelmiş durumda linkedin profiliniz güncel ve güçlü mü ? Aynı şekilde yapay zekada buradan destek alabilirsiniz.
*başvurup geçmek çoğu zaman yeterli değil mail/in direkt mesaj yoluyla başvuru sahibiyle iletişime geçmeniz fark yaratabiliri bir iki görüşmeyi bu şekilde kazandım.
* doğrulanmış bir bilgi değil fakat ik’cı bir arkadaşım özellike global olmayan firmalara gönderilen cv’leri ilanda aksi bir belirtim yoksa türkçe gönderilmesini tembihledi.

Özelden de yazarsanız cv inceleyip iş ve sektör konularını da görüşebiliriz. Umarım en kısa sürede istediğinizi elde edersiniz
+1
kablelvuku
(03.06.26)
Sabancı Üniversitesi gibi prestijli bir okuldan mezun olman sana kapıları ilk başta sonuna kadar açmış. ancak iş dünyasında 3 yılda 2 şirket değiştirip, şu an işsiz durumdayken 3. işi arıyor olmak, IK uzmanlarının önüne gittiğinde şunu söyler;

Bu aday çok yetenekli ama aidiyet duygusu düşük. Biz ona oryantasyon vereceğiz, işi öğreteceğiz, tam verim alacakken 1. yılın sonunda yine sıkılıp ya da başka bir sebeple gidecek mi?

insanlar işe alımdan ziyade elindekini korumaya hedefli. eğer işe beyaz yaka alım yapacaksa tecrübesiz/sık değişim yapan birindense, piyasada mevcutta çalışıp tecrübeli birini almak ister. yemeği yapmak isteyen artık çok az, hazır tüketmek daha cazip geliyor. daha az enerji harcıyorsun son tahlilde.

ne yapabilirsin; elindeki enstürmanları agresif bir şekilde kullanmaktan başlayabilirsin;

Sabancı Üniversitesi mezunlarını bul. Mutlaka bir dernek vs. vardır. Hatta toplantıları oluyorsa git. Üst dönemlerinden mezun olup, hedeflediğin şirketlerde üst pozisyonlarda olan kişileri bul. Onlara direkt mail ya da linkedin üzerinden mesaj at; "X bey/hanım, Sabancı'dan X bölümü mezunuyum. Şu alanlarda tecrübem var, şirketinizdeki dinamikleri merak ediyorum, uygun olduğunuzda bir kahve içmek/10 dk telefonda görüşmek isterim de. eğer insan kaynaklarının duvarına tosluyorsanız bu yolla girmeyi deneyin.

ayrıca himmet dayı+1 . bulacağınız ilk iş sizi memnun etmese de en az 3-4 yıl durun.
+4
galahad reloaded
(03.06.26)
İbb kariyer merkezine baktınız mı? Metro İstanbul gibi yerlere top tier üniversitelileri alıyorlar. Belediye deyince insanlar burun kıvırıyor ama güzel birim gelirse çok güzel fırsatlar olabiliyor. Mesela metro istanbul, yeni açılan hatlara gelen trenlerin bakım onarım eğitimi için çalışanlarını firmanin ülkesine gönderdiği oluyor. Hyundai rotem trenleri İçin ekibini 1 aylığına Kore’ye gönderdiğini duydum. Özellikle İngilizcesi olan adaylara güzel pozisyonlar olabiliyor.

Buna ek, üniversitelerin kariyer merkezine de bakabilirsiniz. Hatta yeni mezun kişiler için en doğru yer orası çünkü ilanların tamamı ya öğrenci ya da yeni mezunlar için. Mesela boğaziçinin kariyer merkezi çok aktif.

Baykar/fergani/cezeri’ye de bakabilirsiniz. Bu üçleme de top tier ünileri seviyor, bi de ortalamanız fena değilse…
+1
klardtt
(03.06.26)
Bu ekonomide yol uzun diye iş bulmadan işten çıkmak, mezuniyet sonrasi iki senede iki iş değiştirmek, ne bileyim, ben olsam ben de iş vermedim bu vizyona. Alınma gücenme yok.
+1
huladancer
(03.06.26)
merhaba, iş değiştirmeme takılanlar için açıklık getireyim:

ilk iş yerimde 1 yıl sözleşmeli olarak başladım. mobbinge uğradım. pek de bir şey öğrenmedim. bana mobbing yapan yöneticim son ana kadar benimle devam etmeyeceğini söylemedi. bu yaşadıklarım bende bir süre yeme bozukluğu oluşturdu.

bir sonraki işimdeyse erken mesai saatleri ve mesafe dolayısıyla sabah 5.30'da evden çıkıp akşam 9.30 yatıyordum. yani yaşamıyordum. maaşımsa bütün bu çileye karşılık çok düşüktü. bir öğrenme ortamı da yoktu çünkü sürekli yöneticilerim değişti, yeni başlayan biri olarak uzun süre yöneticisiz çalıştım. bunun eksikliğini kötü şekilde hissettim.
-1
🌸yedigimiztavuk
(03.06.26)
ilk iste universite onemli, sonraki islerde de deneyim onemli.
ilk kursunu atmissin, sonra hemen ziplamissin, hata #1
zipladiktan sonra da baska is bulmadan istifa etmissin hata#2.
egosal bir arkadassin herhalde, egonu azalt. Unutma, mezarliklar kendisini paha bicilmez sanan adamlarla dolu.
Fazla didiklemeden bir ise gir, 2-3 sene bir yere kimildamadan calis.
$u noktada onune gelen ilk teklifi kabul etmen lazim.
0
cooperr
(03.06.26)
piyasa kötü, ai azimli.

bir end. müh olarak yazdım.

çeşitlenme iyi olabilir. alternatif yetenekler yazanmak örneğin. ai, pm vb. önemli. 2-3 yıl tecrübe pek tecrübe sayılmaz. hiç tecrübe de sayılmaz. anlattığınıza göre henüz bir alanda derinleşme de yok.

bu durumda gelişilebilecek yerlerde düşük ücret de olsa sebat edilebilir.

diğer yanıtım da gelip çocuğu gömenlere... olm siz yaşamadığınız hayatı neden eleştirmeye bu kadar isteklisiniz? sizleri de anlamıyorum. sanki iş kutsal ? şöyleydi böyleydi... sizene olm, ne mutsuz insanlarsınız?
+4
gurur
(03.06.26)
Uzaktan maval okuması ne kadar kolay...Adam mobbing gördüm demiş. Yaşamayan bilemez.
-1
Kahvedesu
(03.06.26)
cocugu gommussunuz diyen arkadaslar.

gercekler acidir, elin adami sana acimaz, colugun cocugun var mi umrunda olmaz kapinin onune koyar. 10-15 senelik isinde iyi muhendislerin is az diye 10dk icinde kapinin onune kondugunu defalarca gordum.

verilen tavsiyelerde gomme falan yok, hepsini okudum gayet yapici ve dogru elestiriler. ben olsam dinlerim, ama totosuna guvenen borazancibasidir.
isin sonunda kendi bilir.

bu mobbing mevzusundan da gina geldi...
+1
cooperr
(03.06.26)
is isteyken arayarak bulunur. bunu aci bir tecrübeyle yasayarak ögrenmissin.
0
Purple life
(03.06.26)
Isveren acisindan bakinca arada kalmisssin. Junior degilsin ama mobbing ve yanlis sirketler yuzunden dogru duzgun tecrube de kazanamamissin. Yani ne yeni mezun kadar ucuzsun ne de sirketin hemen katkisini alabilecegi kadar yetismissin.

Ben kendi kariyerimde su yolu sectim: yeni mezunken is neredeyse oraya gittim. Ulke degistirdim, zor yerlerde calistim, okyanusta platformda bile bulundum. Bazilari tehlikeliydi, bazilari cok yorucuydu ama hepsi bana tecrube kazandirdi. Bugun rahat bir pozisyondaysam sebebi o zor donemlerdir.

O yuzden esnek olmani, gerekirse yer degistirmeni, maas dusuk bile olsa bir seyler ogrenebilecegin bir yerde calismani tavsiye ederim. Uzun vadede bunun karsiligini alirsin.

Ben olsam korfez ulkelerinden birinde oil&gas alaninda herhangi bir saha poziyonunda baslardim. Hem ise girmek daha kolay hem 3-5 sene sonra Batida iyi islere girebilirsin.
+2
thetruenorthstrongandfree2
(04.06.26)
(16)

yazılımcılar napıyorsunuz?

yenibirgüzelnick
ai bizim mesleğimizi yavaş yavaş öldürüyor farkında mısınız? hemen değil ama 10-15 seneye ihtiyaç çok azalacak. b planınız var mı? ben android developer'ım mesela google tek promptla yapıyor basic uygulamaları. yakında kompleksleri de yapar.
ai bizim mesleğimizi yavaş yavaş öldürüyor farkında mısınız? hemen değil ama 10-15 seneye ihtiyaç çok azalacak. b planınız var mı?
ben android developer'ım mesela google tek promptla yapıyor basic uygulamaları. yakında kompleksleri de yapar.
📊 öldük mü?

Bu anket sona erdi. 43 oy kullanıldı.

0
yenibirgüzelnick
(02.06.26)
Yapay zekanın yeteneklerini de birileri geliştirmesi gerekecek. Rekabet artıyor ama ölüm görmüyorum ben.
+1
cilekli pasta
(02.06.26)
15 sene çok iyimser bi tahmin. 3 seneyi görür mü yazılımcı? Esas soru şu: yıllardır aynı muhabbet. İnsanlar işlerini kaybedecek ama yeni işler çıkacak.
Eee hani o yeni işler? 100 kişi işini kaybetti. Yeni iş 10 kişiyle devam ediyor.
+1
Lh12
(02.06.26)
15 seneye kadar yapay zeka konuşmaya yürümeye falan başlar. Max 5 seneye yazılımcılık diye bir meslek kalmaz
+1
runaway
(02.06.26)
biraz developer kafasından çıkmak lazım, yapay zeka ileride daha kompleks kodları da yazabilir, bu yüzden gelecekte avantajlı olacak kişiler en iyi kodu yazan değil, tüm araçları kullanarak bir iş problemini uçtan uca çözebilen kişiler olacak. bu yüzden gidip birazda işin müşteri ilişkileri tarafını da öğrenin. önceden developerlar product owner, product manager olmak istemiyorlardı.
+2
duyulmasi gerektigi kadar
(02.06.26)
Sanayi Devrimi'nden beri insalığın anlamadığı bir şey var. 3 kişinin yaptığı işi 1 kişi yapacak duruma gelirsek o 2 kişi işsiz kalmaz arkadaşlar. 1 birim yerine 3 birim iş yapılır. Aynı sektörde, aynı arz üretilmez her zaman tabii ama "eyvah yandık, işsiz kalacağız" diye bir durum olmaz.

Teknolojik ilerleme ve verimlilik artışı uzun vadede toplam üretimi artırır, yeni sektörler ve yeni işler yaratır. Sanayi Devrimi'nden beri genel eğilim bu yönde oldu.

Elbette bazı sektörlerde daralma, kitlesel olmayan işsizsizlik gibi şeyler yaşanacaktır. Yeni sektörlerin gelmesi de zaman alabilir ama kitlesel bir işsizlik olmaz.

Tarımda bir zamanlar nüfusun %70-80'i çalışıyordu, bugün gelişmiş ülkelerde %1-5'i çalışıyor. Bu insanlar tamamen işsiz kalmadı; sanayiye, hizmet sektörüne, teknoloji sektörüne geçti.

Ek not: Bu değişime ayak uydurmak asıl mesela. Yani yapay zeka basit kodlamayı yapıyor ise sadece basit kodlama bilerek hayatta kalmaya çalışmamalı insan. Yapay zeka elbette bazı sektörlerin bitmesine yol açacak. Bu sektörün çalışanları da bu değişime ayak uydurmaz, yani kendini geliştirip yapay zeka ile yapılan işlere adapte etmezse işsiz kalması kaçınılmaz olur.

Özetle oturup beklemek yerine yapay zeka ile başlayan bu değişime nasıl ayak uydururum diye yaklaşmak lazım.
0
himmet dayi
(02.06.26)
Gömülü sistemler üzerine donanım/yazılım geliştirirken kademeli olarak otomasyon tarafına geçtim, yaklaşık 2 seneden fazladır full otomasyondayım, verdiğim en iyi karardı diyebilirim. Henüz sahaya çıkıp iş yapacak robot ve yapay zeka yok, ben ömrümü doldurana kadar da olmaz, sonraki nesil düşünsün.

Yapay zeka logaritmik hızla ilerliyor, şu an claude kullanmayan programcı yok, amele gibi satır satır kod yazan kalmadı, stackoverflow'da sorular eskisi gibi cevaplanmıyor, hatta site trafiği dibi gördü. daha da gelişirse önce junior'lar sonra da senior'ların etiket değeri iyice dibe inecek. Bir proje için gereken iş gücü hızla düşüyor, alternatiflere bakma zamanı geldi de geçiyor bence.

Maksimum bir nesil daha programlamadan ekmek yer, ondan sonrası muamma.

Artık birden fazla yeteneğin gerekli olduğu zamanlardayız.
+1
kimlanbu
(02.06.26)
yazilim gelistiriciligin bitecegini dusunmek cok enteresan geliyor.

gelecekte ai sayesinde 1 yazilimci -> 20x yazilimci diyelim.

neden bugun dunyada 1000 is varken, yazilimci 20x is yapabildiginde hala 1000 is olacagini dusunuyorsunuz ki?

daha hala yangin ciktiginda gercek insanlar mudahale ediyor, hala araclari insanlar kullaniyor, hala devletin ve burokrasinin yarisindan cogu dijitallesmedi, hala kagit para kullaniyoruz, hala endustride insan isci kullaniliyor.

gercekten butun bunlari otomatize etmeden (yani her seyi) yazilim gelistiriciligin bitecegini dusunduren ne?

en son belki yillaaar sonra, butun isleri otomotize edebildikten sonra bitebilir. omrumuz yeter mi sanmiyorum.
-3
gitdaddy
(02.06.26)
AI ile birlikte junior yazılımcılara ya da teknik olarak çok güçlü olsa bile business tarafını bilmeyen iletişimi zayıf profillere ihtiyaç kalmayacağını değil artık çoktan kalmadığını düşünüyorum. Analist ya da testçi diye tamamen ayrı bir rolün de bugünkü haliyle devam etmesi de mümkün değil. Teknik tarafı anlayan, business ihtiyaçlarını okuyabilen, iletişim kurabilen ve gerektiğinde hem analist hem yazılımcı gibi hareket edebilen kişiler yürütecek bu işleri. Ama bence yazılıma gelene kadar beyaz yakanın büyük kısmının işi aslında dokümantasyon, planlama, takip etme ve diğer tekrar eden şeylerden ibaret. Yazılım tarafı kısa zaman içerisinde tamamen değişecek ama ondan önce birçok ofis işine aslında çoktan ihtiyaç kalmadı.
+3
chaos moleculaire
(02.06.26)
@duyulmasi gerektigi kadar +1
0
co2s2
(02.06.26)
geçen gün okduğum bir veriye göre şuanda api'ler üzerinden llm'lerin %80'inini yazılım geliştiriciler kullanıyor. yani parayı yakan adamlar yazılımcılar. daha doğrusu kod geliştirici dediğimiz adamlar.

yazılımcılar biterse, claude'yi kim kullanacak? firmalar alıp tam otomasyona mı geçecek ? elbette hayır.

ben belirli seviyede bu işin devam edeceğine inanıyorum. en azından mevcut düzen benim gibi 30ların rotasında olan adamları emekli eder. robotlar, biraz böyle farkındalığı yüksek, şimdiki gibi ajanlar ile değil de gerçekten akıl yürütebilen algoritmalar geliştikçe kod geliştirme işi de azalacaktır. ama bizi kurtarır her türlü.
+1
xephyr
(02.06.26)
Yazılım bitmiştir. Bunu sizin 10x developer diyeceğiniz, alanımda trdeki allah tier sayılı insandan biri olarak söylüyorum.

Durumu görünce hızlıca pivot yapıp kariyer değişikliğine gittim. İşyerinde yıllardır beni ai ekibine almaya çalışıyorlardı istemiyordum ai olmaz ama r&dye geçerim dedim kabul ettiler.


Yeni tekliflere de asla dönüş yapmıyorum. En safe yerde durmak lazım bir süre



Edit: mesela juniorlar zaten yetişmiyor bu uzun vadede büyük problem ama onun dışında, spesifik roller yerine generalist eleman arıyor büyük şirketler. Yok ben javacıyım yok ben react biliyorum falan bunlar yok oldu. Sağlam bir mimari bilgisi, network bilgisi güvenlik bilgisi vs temel seviyede bunların hepsini bilen insanlar ai ile çok hızlanıyorlar onlara talep var
+2
aguen
(02.06.26)
Sektörde insan iş gücü son 1 yılda aşırı azaldı ve bu hızla giderse mevcut yazılımcıların %90'ı bence başka sektörlere kaymaya başlayacak. Evet Ai bir araç ve bu araçla daha çok iş üretilebiliyor ama bu işi de daha az kişi yapacak. Yüksek kalite iş yapan ve tecrübeli yazılımcılar ve sistem mühendisleri hayatta kalır ama 100 kişilik ekipler 10 kişiye düşecek ve maaşlar komik duruma düşecek, düşüyor.

Planlama, tasarım, muhasebe, pasif pazarlama gibi işlere yazılımcıların kayması ile asıl en büyük vurgunu beyaz yakalar yiyecek bence. Mevcut yazılımcılar bu tarz işleri yazılım araçları kullanarak çok daha verimli şekilde yapacak. Şu an bu dönüşüm başlamadı, ilk yazılımcıların etkilenmesi en etkin şekilde ilk onların kullanmasından kaynaklı, bir nevi kendi kendilerini bitirdiler. Birçok beyaz yaka ve patronu halen işlerini yapay zekanın yapabileceğinin farkında değil. Yazılımcılar da şu an piyasayı koklayıp bekleme dönemine girdiler.

Gerçek sanatçılar dışında teknik iş yapan grafiker, mühendis, prodüksiyoncu vs ne varsa yavaş yavaş elenecek. Belli işlerin yürümesi için sadece ai operatörlerine ihtiyaç kalacak. Şu an Türkiye'de bile Egea parasına robot satın alınabiliyor. Bu robotların ve mekaniğin yine Ai yardımı ile gelişmesi ile bence otomasyon sektörü de etkilenecek ama bunun için yine epey süre var.

Maalesef önümüzde sanayi devriminden çok daha öte etkileri olacak karanlık bir çağ var. Aktif iş gücünün %90'ı 5-10 yıl içinde işsiz kalabilir. Ne yazık ki insanlığın geldiği yer de buna hazır değil ve güçlü devletlerin işgalciliğe başlaması, gelişmemiş ülkelerin petrol kaynaklarına, nadir elementlerine sulanması da boşa değil. Ülkelerin doyurması gereken kalabalıklar gün geçtikçe artacak ve bunun için doğal kaynaklara ihtiyaç var.
umarım yanılıyorumdur.
+1
creepy
(02.06.26)
Bu tarz anketlerde yazilimci degilim, sonuclari goster secenegi olmali. Zira konu fazlasiyla populer, dolayisiyla merak uyandiriyor.
-1
Sour
(02.06.26)
Yaklaşık 20 yıldır yazılım dünyasının içindeyim. Bu süreçte çok şey gördüm, çok şey yaşadım; ancak AI kadar ekosistemin temellerini sarsan, hatta birçok noktada olumlu/olumsuz şekilde yeniden şekillendiren bir yenilik görmedim. Modeller son 8-9 ayda yetkinlik açısından ciddi bir sıçrama gerçekleştirdi. Claude 4.5 yayınlandığında, yaklaşık dört yıl önce bir şirkette beş kişi iki ay boyunca çalışarak tamamladığımız kapsamlı bir projeyi dört saat içinde daha iyi bir mimariyle yeniden geliştirebildim. İster inanın ister inanmayın, ortaya çıkan sonucu gördüğümde ben de şaşırmıştım. Hatta sektörde tanınan birçok yazılımcının bir yıl önce söylediği "AI kod yazamaz" sözünü kendilerine yedirip, bugün bloglarında tam aksi yönde yazılar yazdırmışlığı bile var. Ancak "sektör bitti" düşüncesine kesinlikle katılmıyorum. Modeller ne kadar gelişirse gelişsin, hâlâ süreçleri kurgulayacak, mimariyi tasarlayacak, doğru pipeline'ları oluşturacak ve non-deterministic çıktıları azaltacak ya da yönetilebilir seviyeye indirecek insanlara ihtiyaç olacak. Kısacası, "kod yazma" devri büyük ölçüde sona eriyor; artık mühendislik konuşulacak. Bunun da ne kadar süre daha geçerli olacağı ise AGI denen mitin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine bağlı. Şahsi görüşüm, bunun mevcut Transformer mimarisiyle mümkün olmadığı yönünde. Bana göre ya kuantum hesaplama gibi bambaşka bir paradigma devreye girecek ya da bugün henüz öngöremediğimiz, tamamen yeni ve sentetik bir yaklaşım AGI'yi mümkün kılacak.

Optimist cevaplar için:
AI ile birlikte gelen otomasyon çağı, arz-talep dengesini ciddi şekilde etkiliyor. Sonuçta iş miktarı üretime, üretim de talebe bağlıdır. İnsanlık bir anda 10 katı çoğalamayacağına göre, bir kişinin üretkenliğinin 1x seviyesinden 10x seviyesine yükselmesi teorik olarak 9 kişinin ekonomik dengedeki talebini azaltıyor. Dengesizliğin ortaya çıktığı nokta tam olarak burası.

Geçiş evresinde olduğumuz bu yeni çağ, öncekilere pek benzemiyor. AI elbette yeni iş alanları ve uzmanlıklar yaratacaktır, bu su götürmez; ancak ortadan kaldırdığı veya dönüştürdüğü işlerin tamamını telafi edecek ölçekte yeni istihdam üretip üretemeyeceği çok çok ciddi bir soru işareti. Yazılımcılar endişeli çünkü yaklaşan değişimi herkesten önce onlar gördü/görüyor. Bir yandan iş akışlarına entegre ederek yeni döneme uyum sağlamaya çalışıyor, diğer yandan da bunun uzun vadede kendi rollerini nasıl değiştireceğini sorguluyorlar çünkü modelleri kullanmak paradoks yaratıyor.
+4
nyist_
(02.06.26)
@sour sonuçları görebiliyorsunuz üstüne tıklayıp
+1
🌸yenibirgüzelnick
(02.06.26)
@yenibirgüzelnick aa bilmiyordum, tamam, tesekkurler.
0
Sour
(03.06.26)
(7)

Manuel Motor mu yoksa Otomatik Motor mu kullanmalıyım ?

madridista19021902
Daha önce motor kullanmadım. Nasipse ehliyetimi önümüzdeki ay alacağım. Direksiyon dersinde manuel motor üzerinden eğitim alacağım. Ehliyetimi aldıktan sonra manuel motordan mı devam etmeliyim yoksa otomatik motordan mı? Çok hız merakım yok ama motoru gün boyu kullanmak ve gezmek istiyorum. Manuel ö
Daha önce motor kullanmadım. Nasipse ehliyetimi önümüzdeki ay alacağım. Direksiyon dersinde manuel motor üzerinden eğitim alacağım.

Ehliyetimi aldıktan sonra manuel motordan mı devam etmeliyim yoksa otomatik motordan mı?

Çok hız merakım yok ama motoru gün boyu kullanmak ve gezmek istiyorum. Manuel öğremişken de manuelden devam etmek doğru mu olur ? Kimisi ehliyet aldıktan sonra otomatik al rahat kulllanırsın diyor. Kararsız kaldım. Ne tavsiye edersiniz bana ?
0
madridista19021902
(02.06.26)
Özellikle trafiğe alışana kadar otomatik daha iyi. Manuel ile başlanmaz mı? Başlanır tabii. Ama acemiliği atana kadar debriyajdı, vites düşürmeydi vs. gibi şeylerden çok trafik akışına odaklanmak daha iyi olacaktır.

Sonrası ise kullanmak istediğin tarza bağlı. Naked ya da Racing model istiyorsan manuele alışman gerek. "Onlara gerek yok, maksat gezmek" diyorsan otomatik daha iyi.
0
himmet dayi
(02.06.26)
motora başlamadan önce, kafamda ilk olarak scooter alma fikri vardı. ilk eğitimi aldığım hoca, scooter'ın küçük lastik çapının başlangıç için yeteri kadar güvenli hissettirmeyeceğini söyleyince başlangıç için olan manuellere yöneldim. şimdi halimden gayet memnunum. "yoruyor, otomatiğe geçsem mi?" vd fikirler hiç oluşmadı.
ilk aşamada manueli öğrenmek biraz daha zor gelebilir tabii, çünkü aynı anda iki el ve iki ayağın ayrı görevler yapmasına alışmak biraz vakit alabiliyor. alışınca otomatikleştiğinden son derece kolaylaşıyor.
bence kullanmak istediğiniz motor türüne karar verip ona göre ilerleyin.
0
lil siztah
(02.06.26)
aynı soru benimde kafamı çok kurcalamıştı, otomatik aldım.
iyi ki de otomatik almışım.

çünkü şehir içi şehir dışı fark etmez, trafikte arabaların ayrı motorların ayrı akışı var, bu akışı öğrenmek çok önemli.
bunu öğrenene kadar otomatik kullanmak stresi azaltıyor.

ayrıca şehir içinde mutlaka trafiğe takılıyorsun otomatik daha konforlu.
0
duyuruuser
(02.06.26)
hiç motor kullanmamıştım A sınıfından direkt başladım. 450cc bir motor aldım 4k km oldu. Vitese alışmaktan korkuyordum dünyanın en basit sistemiymiş. Yani anadolunun köylerinde millet mobilet kullanıyor vitesli ne kadar zorlayabilir?

ben bunu kurgularken uzun yol gitmek için kurgulamıştım. Şehir içinde daha çok kullanacaksan scooter en ideali
0
croswell
(02.06.26)
şehir içi ise otomatik
şehirler arası ise zaten manuel
hobi amaçlı arada gezinti amacıysa manuel
hemen her gün kullanırım dersen otomatik
düşük cc kullanırım hız tutkum yok, sakin tatlı süreyim otomatik
yüksek cc hız viraj tutkunuyum dersen vitesli manuel.

vitesi bil ama otomatik kullan. vitesin bir numarası yok bu arada. tabi kullanan için kolay olabilir. önemli olan motorla ne yapmak istiyorsun, o sana yol gösterecek
0
erty_ksk
(02.06.26)
Uzun süre otomatik Nc750 ve Forza kullandım şimdi manuel kullanıyorum, zor değil alışınca otomatikleşiyor ama her dur kalk yapışımda gözünü seveyim otomatik diyorum. Hele ki Honda'nın DCT 'si bambaşka idi.
0
creepy
(02.06.26)
Bence herkes once manuel vites kullanmayi ogrenmeli. Gercekten zor degil, kursta iki uc gunde rahatca ogrenirsin.

Ben bu konuya oldukca kafa yorduktan sonra yine de otomatik tercih ettim ve Honda Rebel 1100 DCT aldim.

Scooterlar cok pratik olabilir ama goruntusunu hic sevmedigim icin en bastan scooter secenegini eledim. Hem otomatik olsun hem de gercek bir motosiklet hissi versin istedim. Goz onunde bulndurdugum motorlar:

Honda NC750 - aslinda motorlarin Toyotasi gibi, cok sorunsuz ama tarzi bana uymuyor. daha tarz bir seyler ariyordum.
Honda Africa Twin - cok guclu ama benim kullanimimda arazi neredeyse hic yok. Ayrica cok yuksek.
Honda DN01- Cogu kisi bilmez. ucuz ama eski, bakimini bilen yok.
Honda Goldwing - sehir icinde iskence, uzun yolda ise arabadan bile daha rahat.
Aprilia Mana - eski ve bakimi zor.
Honda VFR1200 ise benim icin fazla agir ve oturus pozisyonu rahat degil.
Rebel 1100 DCT - bana en uygun secenekti. iki ayagini yere tam basarsin. Guzel gorunen bir motor. En azindan ben begeniyorum.

Bence otomatik daha mantikli cunku DCT ile yola daha iyi odaklanirsin. Tehlikeleri, donusleri gorursun. Donuslerde vitesle ugrasmazsin. Trafikte dur kalk problemin olmaz. Fren yaparken, yavaslarken vitesi dusunmezsin...

Ayni zamanda e clutch denilen motorlara da bakmistim. Cogu yaris motoru tipinde oldugum icin tercih etmedim. E clutch olanlarda da debriyaj kolu yok. Vitesleri normal degistiriyorsun ama debriyaj olayini motor kendi hallediyor. Bu motorlar da baslangic icin cok uygun olabilir.

Bir de kawasakilerde bos vitesi bulmak digerlerine gore daha rahatti. Bir sistem vardi adini unuttum. Bunu da arastirabilirsin.
0
thetruenorthstrongandfree2
(03.06.26)
(5)

KK'dan beklentiler saçma değil mi?

eisberg
Planlı bir şekilde, bu kadar yapma, etme denilmesine rağmen sallamadı geldi. Sonrasında yaptığı hamleler, söylemleri falan ortada ve ben böyle bekliyordum. Hatta dozu daha da artıracak muhtemelen.Ben eleştirilere bakıyorum; yok nasıl arkadaşlarına fetö ajanı der, nasıl kurultay yapmaz vs. :). kk'nın
Planlı bir şekilde, bu kadar yapma, etme denilmesine rağmen sallamadı geldi. Sonrasında yaptığı hamleler, söylemleri falan ortada ve ben böyle bekliyordum. Hatta dozu daha da artıracak muhtemelen.

Ben eleştirilere bakıyorum; yok nasıl arkadaşlarına fetö ajanı der, nasıl kurultay yapmaz vs. :). kk'nın geliş amacı koltuk sevdası falan deniyor ama daha çok bir görevi yerine getirmek gibi geliyor bana. Siz ne diyorsunuz?
0
eisberg
(01.06.26)
KK kendini pürü pak gören biri bence, yani kendisine göre en iyisini bilen, temiz, karakterli adam gibi adam biri o, yolsuzluklara bulaşmamız olması gerektiği gibi biri olarak görüyor kendini, yıllar boyunca egosu bizler (oy verdim sonuçta) şişirildi, bulunduğu konumda pohpohlandı, kendisinin o pozisyondayken en yakınlarında ve şu andaki destekçilerinin bile nelere bulaşmış olduğunun ise farkında olmadı yada önemsemedi.
Kendisi tam bir devlet bahçeli gibi değil geri geliş amacı olarak ama asıl konu egosu ve koltuğun verdiği zevk, yani siyaset için kumar gibi derlerdi, siyaseti bırakamıyor adam ki siyasetçi olarak başarılı biri değildi hiçbir zaman (oy değil - söylemleri, politikaları, davranışları açısından).

Ben şahsen getirilişinde kendisine biçilen rolün farkında olmadığına eminim kendisi egosu ile kendi mükemmel sanan biri ve tabiki dolaylı olarak tam olarak ona uygun görülen rolü oynayacak
0
atom karincanin torunu
(01.06.26)
Eskiden "KK gizli AKP'li, CHP'ye kazandırmamak, AKP'ye kazandırmak için her şeyi yapıyor." diyenleri pek dikkate almıyordum. Ne kadar başarısız olursa olsun günümüz siyasal ortamında Türk solunun %25'i geçmesinin zaten imkansıza yakın olacağını, dolayısıyla KK'nin elinden geleni yaptığına inanırdım. Aksini iddia edenlere de İstanbul ve Ankara'nın nasıl yıllar sonra CHP'ye geçtiğini örnek gösterirdim.

Şimdi kendime o kadar kızıyorum ki. Şu an eminim ki Ekrem İmamoğlu'nın İstanbul'u kazanmasına çok üzülmüştür. Adam resmen AKP ajanı gibi davranıyor. Bu nedenle Özgür Özel'e de şu an kızıyorum. Çünkü hala kendisinden bir şeyler umuyorlar, kurultaya gitmesi vs. gibi. Bilemiyorum belki de öyleymiş gibi yapıyor Özgür Özel ama kervan yolda düzülür mantığıyla, karşılarına gelen gelişmelere göre anlık planlar yaparak bu süreci yürütürlerse halk desteğini de kaybedebilirler.
+5
himmet dayi
(01.06.26)
adam bildiğin kazanamayacağını bile bile, partisine zarar vermek için böyle bir adım attı. eşşek gibi biliyor kazanamayacağını, oy potansiyeli yüzde 1 falandır ama amaç o değil. amacı erdogan'a başka bir seçim kazandırmak. iyi bir insan olmadığı gibi zeki de değil.

işin iyi bütün piyonlar açığa çıktı.
+1
monicapp
(02.06.26)
ya adam kaset skandalıyla geldi. partiyi ulusalcılardan temizleyip alevilerle doldurdu. kesinlikle değişime kapalı devlet kurumunda bir bok yapmayam müdür gibi. babala tvde bir chp ilçe örgütünde yapılan mobbingi anlatan gence tamam halledicez diyip bir bok yapmayan adam. örgütten gelmediği için parti dinamiklerini bilmeden yıllarca ahlak mahlak ayağına takılmış bir lider. ayrıca ne ahlakından bahsediyorsa, çevresindeki alevi grupla beleş takılmaktadır. nasıl rte pazarın sokağın durumunu bilmiyorsa kk da bi bok bilmiyor.
kknın yaptıklarını bahçeli ve reis zaten yapıyor. muhalif mahallede bunu yapan olunca nefret objesine dönüştü. şu an tarihin en saçma sapan lideri olma yolunda gidiyor. ancak burada muhaliflerin ağlanmak sızlanmak yerine zamanında kk tehlikesini neden yıkmadıklarını kendilerine sormaları gerekir. hata bu sefer iktidarda değil muhalefette.
0
mikahakkinen
(02.06.26)
kaybettiği kurultaya aylar sonra durup dururken itiraz ediyor, lütfü savaş ile birlikte.

samimi ve ahlaklı olsa, yeni kurultay ister. kendisi istemeden chp yönetimi yapıyor zaten kurultayı. yok. yine de koltuk da koltuk.

ne görevi ya!? hangi görev? neymiş o görev? kim vermiş kendisine görev? yok öyle bir görev falan.

baktılar ki chp'nin yükselişini kesemiyorlar, baktılar ki chp gümbür gümbür geliyor, hapisler, kumpaslar, iftiralar, gizli tanık operasyonları bir boka yaramıyor; baktılar ki Türkiye'nin temel sorunlarına dair üretemedikleri politikaları chp çatır çatır üretiyorlar. Truva atı olarak bunu gönderdiler işte. ne görevi? hangi görev?

13 seçimi üst üste kaybeden, mühürsüz oy rezaletinden ekmek için Ekmeleddin kepazeliğine; terliğin kazanacağı seçimi kaybetmekten, referandumda oy kullanmayı becerememeye bin tane rezalete imza atmış 78 yaşında bunak bir ihtiyar kendisi. daha ne zaman gidecek ya? gitmesi için tam olarak ne bekliyoruz?
0
babilfish
(02.06.26)
(32)

sevgilinin absürt cümlesi.

addison
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yap
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yapmıştın ona gıcık oldum. onun için canını acıtmak istedim dedi.

sizce bu kabul edilebilir bir şey midir? sonrasında olay küllendi ve gittim ailesiyle filan tanıştım bunun (1,5 yıllık ilişki)

şimdi de kaldıramıyorum. bu söz sürekli aklıma gelip duruyor. sizce ayrılmalık bir durum mu bu..

benim yaş 30 onun 27
📊 ?

Bu anket sona erdi. 82 oy kullanıldı.

0
addison
(31.05.26)
Apaçık yazdığın gibi söylediyse artık güvenmek çok zor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
yeminle bu şekilde açık açık söyledi. bin kez özür diledi sonrasında ama kafama kuşku girdi bir kere. beni tanıyorsun ben başka bir erkeğe kafamı kaldırıp bile bakmam dedi ama artık bir acayip oldum güven dağıldı. bir de nöbetli çalışıyorum ben.
+2
🌸addison
(31.05.26)
Kadroda eksik olduğunun işareti. Ayrılmayın, büyümeye gidin. Paylaştıkça çoğalır bazı şeyler.
-3
beyfendi
(31.05.26)
Düşünce olarak normal. Söylemesi anormal
0
benaslindayohum
(01.06.26)
Ayrılmak için daha ne demesi lazımdı? sınırınızı merak ettim. sınır neydi emekti
+4
Rondak
(01.06.26)
O an ayrılsanız neyse de zaman geçmiş zor bir soru.

Tamamen gerçekten güvenip güvenemeyeceğinize kalmış onu da siz bilirsiniz.

Bilerek benzer ayarda bir yersizlik yapmak bir seçenek.

Neden öyle bir şey demiş onu konuşmanız lazım. Bazı kadınların böyle saçma foreplayleri oluyor. "Ben varken seni kimse sikemez" falan gibi cevaplar bekliyorlar o tarz saçma bir şey olabilir mi
0
aguen
(01.06.26)
o an birden ayrılabilecek bir konumda değildim. ya da şu an öyle bahane buluyorum bilmiyorum. birden elime ayağıma sarıldı ve özür diledi. ama özrün ne kabulü var ki şu cümleyi kullandıktan sonra değil mi?
0
🌸addison
(01.06.26)
Her şakada bir gerçeklik payı vardır (Sigmund Freud).
Böyle şaka olmaz.
+5
pro9it9is9
(01.06.26)
'Tecavüze uğrama fantazisi' diye Google'da aratın. Hiç de öyle nadiren karşılaşılan bir şey olmadığını göreceksiniz. Ama istisnaları saymazsak bu sadece fantazi olarak kalacaktır.

Mesela (bkz: yüksekten aşağı bakınca doğan atlama isteği) ki psikolojide buna boşluğun çağrısı denir, her insan hissedebilir de kimse atlamaz.

Kızcağızın aptallığı bunu olmayacak yerde dillendirmesi olmuş. Bir an seni kankası sanmış olmalı. Gülün geçin ve unutun bence.
+6
Mirket
(01.06.26)
Ben okuyunca şok oldum, siz duyunca ne oldunuz kim bilir. O an şakalaşıyormuşsunuz ve sanırım gaza gelmiş. Artık hep kız arkadaşınızın bu tarz düşünceler içerisinde olduğunu bileceksiniz. İnsanoğluyuz, aklımızdan abes düşünceler geçebiliyor ama bunu dillendirmek, hele de bu şekilde söylemek çok farklı bir boyut. Aklımızdan her geçeni söyleseydik, kimse birbirinin yüzüne bakamazdı. Böyle bile olsa siz sıradan bir arkadaşı da değilsiniz üstelik, yaşlar da olgun yaşlar. Ama akıl öyle değil sanırım. Ezcümle bence ayrılın.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(01.06.26)
küpün içinde ne varsa dışarıya da o sızar.
buna benzer şeyler daha önce de yazılmıştı.
ne hayatlar var anlamıyorum.

sevmek, karşıdakinin kusurunu da kişinin görmesini engeller denir
ama onun bu sözü, kusurdan da öte daha olumsuz anlamlar içeriyor.
bir kadının/kızın aslında kendini böyle anlarda anında salıvermesi değil, muhafaza atmesi, susması gerekmez mi ?
mutluluğu yanlış yerlerde arıyor belli ki .
0
diyecevaplandı
(01.06.26)
birini çekici bulmak farklı, biriyle ilişkinin olması ve bunun sorumluluklarını bilmek farklı. yani rahatsız edici bulmanı anlıyorum da kocaman insanlarsınız bunun için ilişki mi bitirilir, güzel birini görürsün vaaaay dersin iki saniye sonra çıkar aklından. bu bana da oluyor ama kimseyi yatırıp zikmedim daha.

hele ki bu tür sorularda buranın gazına hiç gelme derim. bir kadın yanlışlıkla koluna çarpsa heyecandan düşüp bayılacak patolojik incel lavuklar sana ahlak, adamlık, cinsellik dersi filan verecek çünkü. hepsini geçtim bu işin doğrusu yanlışı olmaz sonucu yaşayacak olan da kendini ve sevgilini tanıyan da sensin.
-1
der meister
(01.06.26)
düşünmek ile söylemek çok farklı şeyler. söylediği şey çok çocukça, aynı zamanda güven zedeleyici bir durum.
bir kadının bırakın böyle çirkin birşeyi, basit bir küfrü etmesini bile yakıştıramıyorum. kadın nazik olmalı, kadin erkek gibi olmamalı bence.
-1
monicapp
(01.06.26)
özgür turhan (komedyen) ile aynı kaderi paylaşmak istemiyorsanız yol yakınken ayrılın.
+3
shadowfollower
(01.06.26)
Bu tür durumlarda her zaman "aynısını senin anana bacına söyleseler ne hissederdin" sorusu sorulmalı, sorun olmaz deniliyorsa sen de etme.
0
kizil karga
(01.06.26)
Şaka olarak da kabul edilebilir değil ki bu. Ben böyle bir şaka yapamazdım. Ayrıca zaten şaka olmadığını söylemiş kendisi, gıcık olduğu bir şey için canınızı yakmak istemiş. Ki bu şakadan daha büyük bir sorun. Daha kaç farklı şekilde ve zamanda böyle bir işe girişecek? Mesela gıcık olma durumuna göre bu şakanın gerçeğini de yapıp "ama sen de bunu yapmıştın?" Bahanesiyle gelecek mi? Duyulmamış şeyler değil. Peki daha kaç farklı şekilde sizi manipüle etmeye yelteniyor olabilir?

Ortada bir ayarsızlık var gibi. Ayarsızlık beni çok tedirgin ediyor açıkçası. Siz ne yaptınız, ne çeşit bir duruma gıcık oldu bilmiyoruz, ancak hareket çok fevri duruyor. Fevri insanlardan hep korkarım ben. Fevri insanın yapabileceği şeyler ancak hayal gücüyle sınırlı.
0
akhenaten
(01.06.26)
insanın bilinçaltında yatan bir şeyi karşı tarafın canını acıtmak için söylemesi gaddarlıktır. evlenmeden senden öç alan biri evlenince çıkarcı davranabilir. hayat boyu sırtını yaslacağın insanın sana gıcık olduğu için bunu yapıyorsa, ileride neler yapmaz?
+2
mikahakkinen
(01.06.26)
en başta düşünmeniz gereken şey, sizi o kadar da beğenmiyor. bu dünyada benim için en yakışıklı insan eşimdir mesela. diğer erkekleri gözüm görmüyor bile. biraz da bu açıdan bakın.
0
Hallegadola
(01.06.26)
Bundan daha "ayrılmalık" bir durum görmedim uzun zamandır.
Büyük densizlik, insan böyle bir şeyi aklından geçirince bile kendini kötü hissetmeli ki bir de aranızda bu tür muhabbetler yokken pat diye söylemiş.
0
mutekebbir
(01.06.26)
bugün can yakmak için dile getiren yarın daha büyük bir can yakma ihtiyacı hissettiğinde yapar da. hadi onu geçtim sevdiği adamın yüzüne karşı "elin adamı beni domaltıp sikse keşke" diyebilen bir yaratıkla hayat mı geçer? seviyesizlik bile yeterli bence.
+3
matematisyen
(01.06.26)
Ciddi bir ilişkiye döndürmezdim.
-1
gabe h coud
(01.06.26)
İçine o kurt düşmüş. Ayrılmazsan seni yer bitirir. Uzatmaya gerek yok.
+1
Zulm
(01.06.26)
tut ki içinden böyle bişey geçirmiş, bunu sevgiliye söylemesi; sonra da açıklama yapayım derken üstüne tüy dikmesi falan ağır ofsayt. bu densiz hanımın tek vukuatı bu olamaz diye düşünüyorum. ayrıca bu, başkasına sorulacak bişey değil bence; tamamen kişinin mide hassasiyetine göre tavır alınmalı.
0
lil siztah
(01.06.26)
fantezisi olabilir, hayal kurabilir bu çok normal ama tutup da senin canını acıtmak için söyledim demesi en büyük sıkıntı. asıl üstünde durulması gereken nokta bu bence.
+1
my fault
(01.06.26)
Benim de guzel kizlari sikesim geliyor ama bunu sana boyle soylemiyorum deseydin ya.

Ben genis insanimdir mesela ama boyle lafi duysam ayrilirim.
-2
synesthesia
(01.06.26)
Ayrılmak için birden fazla sebep vermiş zaten. Güven meselesine girmiyorum, o sizin bileceğiniz iş. Böyle bir "şakayı" yapabilecek kadar düşük zekaya sahip olması bir sebep olabilir. Alkollü falan olsa hadi neyse diyeceğim ama ağızdan bir anda çıkmış bir şey de değil, bir şeylerin intimakını almak için kafasında tasarlamış. Bu da ikinci ayrılık sebebi.
-1
himmet dayi
(01.06.26)
ayrıl. içini yer durur.
0
summerjam0306
(01.06.26)
öncelikle tespitim sebebiyle alınmayın lütfen. sağlıklı bir ilişkiniz yok sizin. birbirinizle her konuda samimi bir şekilde konuşamamışsınız.

ilişkinin süresine ve kızcağızın kendini affettirmek için şekilden şekile girişine bakılacak olursa sizi kalbiyle seviyor ama iç dünyasında da fırtınalar kopuyor. iç dünyası renkli bir abla yani.

ben haz ile aşkı ayırıyorum birbirinden. bunu öyle kolay yapabiliyorum sanılmasın ama. zor oluşu, keyifli olmasının da sebeplerinden biri. ne saçmalıyor bu diyenleri duyar gibiyim :)
+1
benimkibu
(01.06.26)
bence senin hatun baya ac. aci da doyurmak zor olur.
ben olsam bunu salarim gitsin.
35i gecmeden evlenme, aranda da en az 6-7 yas olsun.
+2
cooperr
(02.06.26)
kurduğu cümle çok ağır. cümlenin kendisinden daha ziyade, size karşı saygısının olmaması daha büyük bir problem. o cümleyi affedip yoluna devam edersen belki seni aldatmaz ama artık çok kolay bir şekilde fırsatını bulduğunda saygısızca davranır.
0
korkut
(02.06.26)
(22)

ailemin kendi hayatımın olması gerektiğini kabullenememesi

la lykia
özet:38 yaşında, bekar, çocuksuz, çalışan bir kadınım. tek çocuğum. 71 yaşındaki anne babam ayrı bir hayatımın olması gerektiğini kabullenemiyor ve biraz uzaklaştığım veya sınır çizdiğim anda aile içi kriz çıkıyor ve bana küsüyorlar.defalarca konuşmaya, anlatmaya çalıştım ama karşımda yetişkin değil
özet:
38 yaşında, bekar, çocuksuz, çalışan bir kadınım. tek çocuğum. 71 yaşındaki anne babam ayrı bir hayatımın olması gerektiğini kabullenemiyor ve biraz uzaklaştığım veya sınır çizdiğim anda aile içi kriz çıkıyor ve bana küsüyorlar.
defalarca konuşmaya, anlatmaya çalıştım ama karşımda yetişkin değil, 5 yaşında çocuk var gibi hissesiyorum.

detay:
24 yaşımdan beri çalışıyorum. pandemiden önce kendi evimi almıştım ve orada yaşıyordum. babam çalışıyordu, annem evdeydi. pandemide yani 2020'nin başında ailemin yanına geri döndüm. hem babamın işleri bozulmuştu ve maddi desteğe ihtiyaçları vardı hem de pandemi zamanı onlara her anlamda destek olmak istedim. ev temizliği, ev işleri, alışveriş vb.

uzatmayayım; sonuç olarak bu bir aile dinamiğine döndü ve yaptıklarım asli görev haline geldi. 2-3 yıldır eski hayatıma ve kendi evime dönmeye çalışıyorum ama bu krize neden oluyor. onları terk ediyormuşum gibi bir moda giriyorlar.

ve benden beklentileri çok arttı. sabah erkenden uyanıp benim kalkıp kahvaltı hazırlamamı bekliyorlar. ilaçlarını ellerine götürmemi bekliyorlar. kuaför ve berber organizasyonlarını yapmamı bekliyorlar. yani bensiz yaşayamayan insanlara dönüştüler. ki bunları yapabilecek fiziksel ve bilişsel sağlığa sahipler.

ben bir gün çok yorulduğum için ev işi yapamasam evde kriz çıkıyor. kendi evime gidince bana küsüyorlar.

veya diyelim ki hasta oldum, yatıyorum. yemek yapmayı bıraktıkları için bir çorba yapanım olmuyor. dışarıdan yemek söylüyoruz. ben doktora, hasteneye falan tek başıma gidiyorum. yani birlikte yaşıyorsak birbirimize destek oluruz gibi bir şey de yok. sadece benim onlara destek olmam var. kendimi iki tane 5 yaşında çocukla yaşıyor gibi hissediyorum.

onlara defalarca onlardan maddi manevi desteğimi çekmeyeceğimi ama kendi hayatımı yaşayamadığımı anlatmaya çalıştım ama sonuç hep bana küsmeleri oldu.

mesela bu 10 günlük tatile girerken aşırı yorgundum son dönemdeki iş seyahatlerim kaynaklı ve dinlenebilmek için kendi evime gittim. bir de ağır bir bronşit geçirdim geçen ay. bir gram ev işi yapacak halim kalmamıştı ve bunu anlattım. sonuç: bayramı küs geçirdik.

ek detay: izmir'de seküler bir çevrede yaşıyoruz. anne babam da seküler hayat görüşüne sahip insanlar. muhafazakarlık konusu değil yani.

sorum:
bana ne tavsiye edersiniz?
benzer durumlar yaşayanlar var mı?
0
la lykia
(29.05.26)
Bir anda çekip gideceksin, 2 hafta falan soğukluğa izin vereceksin. Sonra haftada bir uğrarsın zamanla da her şey yoluna girer.
+7
artıküyeolmakistiyorum
(29.05.26)
Ailen seni abuse ediyor bence sorry.
Cocuklar anne babasinq bakmaz, anne babalar cocuklarina bakar.
+2
Purple life
(29.05.26)
Sizinkisi de böyle bir durum mu bilmiyorum ancak bu biraz ülkenin sosyolojisiyle alakalı. Belli bir yaşın üzerindeki evlenmemiş birey hala "Çocuk" olarak görülüyor ne yazık ki. Açıkçası yaşları itibariyle oturup konuşularak çözülecek bir sorun da değil sanırım. Bence yapılacak en mantıklı şey hayatınızdan taviz vermeden olabildiğiniz kadar destek olmanız. Size küsmeleri onlarla ilgili bir durum, bunu kabullenip geri adım atmaz ve ilişkinizi ona göre sürdürürseniz bir noktada onlar da sizin durduğunuz noktayı kabullenmek zorunda kalacaklardır.
+2
salihdt
(29.05.26)
psikiatriste götürün, biraz ilaç biraz terapi işe yarar.

türkiye'de yaşlılarda tek başına kalma korkusu oluşuyor.
-2
duyurukullanıcısı
(29.05.26)
terapi öneren de gelmiş tam olmuş :)

bence sen kafana göre davran, bir kaç hafta böyle söylenir küserler sonra kabul ederler. her küstükleri zaman alttan aldıgın için alışmışlar, ağlayınca her isteği kabul edilen çocuklara dönmüşler. sen kolaya alıştırmışsın onları yani.
+5
abelardo
(29.05.26)
benim babam psikiyatrist ama aynı davranışlar kendisinde var. hala 14 yaşında olduğumu sanıyor (yaşça bi tık daha gencim).

ne yapsam sonucunda suçluluk hissediyorum.
0
deartheodosia
(29.05.26)
Geçmiş olsun
Yumurta kırmadan omlet olmaz durumuna dönmüş
Biraz küserler sonra mecburen alışırlar. Arada sevdikleri bir başkası varsa kendi yaş gruplarından, koz doğru diyor. Doğru yapmış vs diye de kafalarını yıkarsa tam olur
+4
kisa
(29.05.26)
Kendi eviniz var gibi anladım.
Hemen terk edin ve geri dönmeyin. Fiziksel ve bilişsel olarak iyilermiş üstelik.
İhtiyaçları bile olsa, çocuklar hayatını onlara bakmaya harcamak zorunda değil. Çünkü, çocuklar kendi kararlarıyla bu dünyaya gelmedi.
Ben oğlumu her fırsatta tembihliyorum. Elden ayaktan düşersem ve anneannen gibi bencillik yapacak olursam, çaresine bak diye.
Bizim memlekette bu tür ihaleler bekar ya da dul kızlara kalır hep.
+2
pro9it9is9
(29.05.26)
Bu durum yaygin sanirim. Ben evliyim, 15 yildir yurt disinda yasiyorum, ama biz de evimi ailemi kariyerimi birakip Turkiye'deki kucuk bir sehre yanlarina donmedigim icin kustuk konusmuyoruz :)
0
sertac akin
(29.05.26)
Öncelikle 70 gerçekten yanında olman gerekecek zamanın gerisinde bir yaş. cosmic+1

Genelde 80 sonrası daha kötü ve gerekli oluyor. O yüzden hiç bakmadan kaç. Kahvaltı ne münasebet. Eli ayağı tutuyorsa kendi yapacak. Kendi hayatından çaldığını fark et ve kararlı ol. Haftada 1 görebilirsin 2 3 saat. Sonra kaç.

Bakıcı bulabilirsin günde 2 3 saat yemek, temizlik işleri için.
-3
arbre
(29.05.26)
@sertac akin
dediğiniz gibi, yaygın bir kültürel durum haline gelmiş olabilir.
90 yaşındaki anneannem ve babaannem de kendi çocuklarına yıllardır aynı şeyi yapıyor aslında. herkes çok yoğun çalışırken ben sıkıldım beni gezdirin beni memlekete götürün diye ayılıp bayılıyor kriz çıkarıyorlar.
ben bir umut aynı şeyi yaşadıkları için bana yapmazlar diyordum, öyle olmadı :/

@arbre
haftada bir gündelikçi gidiyor zaten. eli temiz bir kadın ama annem onunla da anlaşamıyor, kaç kez kovdu kadını da, ben hatır rica döndürdüm.

pandemiden önce maddi durumları çok daha iyiydi. annem çalışmamasına rağmen 5 gün ve tam gün yardımcı kadın vardı evde. annem o zaman bile ben çok yoruluyorum diye söyleniyordu.
maalesef ben kendimi bildim bileli mutsuz ve huzursuz bir mizacı var zaten. onun için ben ne yaparsam yapayım yok sayacak ve yeterli bulmayacak galiba.
-1
🌸la lykia
(29.05.26)
Tam da bu yazdıklarını harfiyen aynı şekilde onlara net bir şekilde iletebiliyor musun? Bu tarz konularda onlara söyleyemediklerimizin yükünü çekeriz çoğu zaman. Tam olarak anlayamazlar net olarak yüzlerine vurmadıkça. Çünkü işlerine de gelmez çoğu zaman. Ancak senin gerçekten tükendiğini ve seni hiç düşünmediklerini net bir şekilde ortaya koyup darılan taraf sen olursan, o zaman seni gerçekten anlayıp, ihmal ettiklerini ve sadece kendilerini düşündüklerini az da olsa anlamaya başlarlar. Sonra da seni tekrar çocukları gibi görmeye başlarlar ve kurumuş eskimiş o şefkat tomurcukları tekrar filizlenmeye başlar. 100% garantisi yok ama genelde anne babamızla bile yeri gelir tam net iletişimi kuramayız, hep belli kısır döngüler vardır onlar arasında geçer konuşmalar, o yüzden de tam olarak anlatamayız kendimizi hiçbir zaman. Bu sevgililer için de çok geçerli bir durumdur.
0
mehmetakar
(29.05.26)
Küslük halinde ortaya çıkan onların mutsuzluğunu, kendi mutluluğunun üstüne koyuyorsun. Yani mutlu olmak yerine onların mutsuz olmamasını önceliyorsun. Sorun burada. Evet bu ilişkinin gidişatında biri muhakkak mutsuz olacak. Ama diğer arkadaşların da dediği gibi ailenin alışması senin şu anki durumda devam etmenden çok daha kolay olur. Başlarda sancılı geçecektir elbet ama nasıl olsa alışacaklar.

Atıyorum sadece kendi evine yerleşmek yerine evlenip de evden de ayrılabilir bir kişi. Ailesi onu nasıl normal görüyorsa kendi başına yaşama isteğini de normal görmeli.
+1
himmet dayi
(29.05.26)
Akıl ruh ve beden sağlığın için bırak git demek istiyorum, ama vicdanen bunu demek zor açıkçası. Dedikleri gibi gitsen bile en fazla 5 10 seneye gerçekten ihtiyaç duyacaklar sana.evli Bi kuzenim dubleks ev aldı bu yüzden. Kendi eşi ve çocuklarıyla alt dairede kalıyor. Büyükler dublekste. İsterse yemeğe çaya aşağı iniyorlar.temizlik durumlarında da gelin destek oluyor yukarı çıkıp. Size bu da uymuyor malesef. Allah yardımcınız olsun
0
denizciman
(29.05.26)
Yukarıda yazılanlara (özellikle birden çekip gitmek) katılmakla birlikte 60 yaşına gelip de hala anne babasının hayatını yaşayan kadınlar tanıyorum. Bu sıkıntılı hal artık konfor alanı olmuş ve başka bir yaşamın hayalini kurmanın imkanı, isteği, enerjisi kalmamış. Anne babanın aksine sizin daha önünüzde yaşayacak yıllaaaar var. Nasıl olsun bu yıllar?
0
beetlejuice
(29.05.26)
Hikayelerimiz biraz benzer. Evin tek kızı olarak benden birçok konuda birçok fedakarlık yapmam bekleniyordu.
Ben kendimi çektim ama birden değil. Birden çekince hem siz vicdanen daha kötü hissedecek ve gardınızı düşüreceksiniz, hem de geri dönünce onlar bu duruma alışacak ve durum daha da zorlaşacak.
Bir hafta sonu gitmeme ile başlayın ufaktan, akşamları geç gitmeye, bazı akşamlar hiç gitmemeye çalışın. Kahvaltı istediğinizi söyleyin arada siz trip atın onlara karşı olarak. Bir pazar günüm var dinlenmek gezmek istiyorum deyin, açıklamaya ihtiyaç duymadan sadece çıkacağınızı belirtin. O arada belirli laflar yiyeceksiniz, duymazdan gelin. Üç beş olay sonrası alışacaklardır.
Yavaş yavaş kendi yokluğunuza alıştırın. Bence en önemlisi şu; onlara bir konuda siz sadece bilgi veriyorsunuz, açıklama yapmak ve onları sonuna kadar rahat ettirmek zorunda değilsiniz.
Bir de net duruşunuzu mutlaka korumalısınız. Ben önümüzdeki hafta kendi evimde kalacağım dediğinizde bundan kesinlikle geri adım atmayacaksınız, bir noktadan sonra alışacaklar, tecrübeyle sabit. Artık bana "gelecek misin" sorusunu dahi nadiren soruyorlar, bir zamanlar sürekli gitmek benim görevimdi, üstüne tartışmamız düşünülemezdi bile.
+1
umutt
(29.05.26)
Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. “Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster” diyerek dua et.
kuran.diyanet.gov.tr

maddi imkan varsa yardımcı tutun yarım gün gelsin haftada 1-2 defa
iş yükünüz azalır

evlenip ayrı eve çıkma örneğini verebilirsiniz
ya da aynı binada farklı daire de oturma imkanı varsa onu değerlendirin

yaşlılık psikolojisiyle baş etmek zor
"kuaför ve berber organizasyonlarını yapmamı bekliyorlar"
bu baya garip aslında kendileri için de bir meşgale lazım
arada onları bir yere ya da aktiviteye gönderebilirsiniz
-1
mantık
(29.05.26)
Şimdi bu olayda anne-baba 71 yaşında.
Daha bir beş sene daha kendilerine yeter durumda olacaklardır. Sonrasında bakıma ihtiyaç duyacak şekilde motor becerileri ve zihinsel beceriler zayıflayacak.
Alzheimer ve inme olasılılıkları için Allah korusun diyelim.
Şu:
'Cocuklar anne babasinq bakmaz' diyen arkadaşlar, o durumda ne yapacağımız konusunda bizi aydınlatabilirler mi?
Tam olarak ne yapıyoruz?
Çöpün kenarına falan bırakıyoruz da alan mı oluyor?
Orayı bi açabilirler mi?

Soruya cevap:
Yavaş yavaş kendinize zaman ayırın. Alışacaklardır. Alışıldıkça kendinize ayırdığınız zamanı uzatın. Bu konuda diyaloğa, tartışmaya girmeyin. Böyle olacak deyip geçin. Küsebilirler. Kaale almayın. Alışacaklardır.
+1
Mirket
(29.05.26)
Aileniz muhafazakar bir aile belli ki, dindar olmamaları muhafazakar olmamaları anlamına gelmiyor. Madem bu yaşa kadar aile kurmadın ve bize geldin, bize bakmalısın modunu açmışlar. 70+ için normal bir davranış. Küslükleri çocuk (5 yaş) küslüğü gibi olur. 2 kez telefon açmasalar ertesi gün açarlar. No worries.
0
klassno
(29.05.26)
Anne baban atalarından gördüklerini istiyorlar. Sense yufka yürek meselesi, kıyamıyorsun. Gerçekten muhtaç olanların yaptıkları şeyleri yapıyorlar, çok haksızlar. Kendi hakkını feda etmekten dolayı sen de kendine karşı haksızlık ediyorsun çünkü sen de bir gün yaşlanacaksın ve belki yanında bir eş isteyeceksin belki gençliğime doyamadım diyeceksin, öfkeli bir yaşlı olmak istemediğin halde öfkeli olacaksın.

Hazır bayramı küs geçirmişsiniz, sürdür bunu. Senden bütün bütün kopmaya dayanamazlar, biraz da hasta bunalım rolü falan yap, anneler babalar evlatlarının hastalığına dayanamazlar diyeceğim ama emin de olamadım şimdi. Bence elinden geleni ardına koyma, kopma noktasına gel. Hatta gerekirse kop bakalım ne olacak.
0
muhayyer divan
(30.05.26)
Bu ülkede evlenmeden birey olunmuyor. Evlenme durumu varsa düşünün. Muhayyer in dediği gibi hasta rolü yap.
+1
pembediken
(30.05.26)
bunun için bir izne veya onaya ihtiyacın yok. zaten maddi gücün ve kendi evin de var.
kusura bakma ama ebeveynlerin sana "zorbalık" yapıyor. yani seni yaşaman gereken hayattan alıkoyarak kendi ihtiyaçları için kullanıyorlar.

yapabileceğin bir şey yok. sizleri seviyorum her zaman destekçinizim ve yanınızdayım ama artık kendi hayatımı kurmam lazım diyerek yola çıkacaksın ve geri dönmeyeceksin.
verecekleri tepkiler (duygusal mainipulasyon) onların sorunu. ebeveynlerin malesef olgunlaşmamış insanlar.
+2
orpheus
(30.05.26)
(7)

X de birine şerefsiz demenin cezasi nedir?

sonhakan
....
....
0
sonhakan
(28.05.26)
TCK 125. Madde
Hakaret Suçu
(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
...
Suç kamu görevlisine görevinden dolayı ya da alenen (sosyal medya dahil) işlenirse alt sınır 1 yıla yükselmekte, aleniyet halinde ise mevcut ceza üzerinden 1/6 oranında ek artırım uygulanmaktadır.

Not: sosyal medyadan birine hakaret ettikten sonra tırsıp ne kadar ceza alırız diye sormak ise paha biçilemez.
-2
himmet dayi
(28.05.26)
cooperr
(28.05.26)
Kime ettiğine de bağlı şimdi…
0
ekimoloji
(28.05.26)
(bkz: önödeme)
0
yap desem yapmazsin he
(28.05.26)
Kesin olarak hakaret.
0
ground
(28.05.26)
Sıkıntı yok artık hakaret ön ödemeli suçlar kapsamında şikayet halinde size ön ödeme tebliği gelecek 9 bin ceza 3 bin kadar tebligat gideri ödeyeceksiniz konu kapanacak.

Arada bi 50 binlik sepet yapıp fütursuzca millete ana bacı kaymak gibi planlarım var ben hep 50 liralık sövüyorum agaa
0
apocalipy
(28.05.26)
:)
0
🌸sonhakan
(29.05.26)
(2)

cayma bedeli olmadan ttnet aboneliğini bitirme

sorucu
annemlerin evindeki ttnet vdsl bağlantısı bir aydır bozuk neredeyse sürekli kopuyor. ne zamandır oraya gitsem telefondan bağlanıyorum internete. devamlı arıza üzerinde çalışıyoruz sms i geliyor. yani bu eve internet çok lazım değil aslında ben artık orada yaşamadığım için. aboneliği iptal ettireyim
annemlerin evindeki ttnet vdsl bağlantısı bir aydır bozuk neredeyse sürekli kopuyor. ne zamandır oraya gitsem telefondan bağlanıyorum internete. devamlı arıza üzerinde çalışıyoruz sms i geliyor. yani bu eve internet çok lazım değil aslında ben artık orada yaşamadığım için. aboneliği iptal ettireyim diyorum ama cayma bedeli var. acaba diyorum cayma bedeli olmadan aboneliği iptal ettirme imkanım var mı?

eksisozluk.com

bu başlıkta imkan var diye başlanmış ama ettiremeyen de var ki eski biraz. dediğim gibi 1 aydır doğru dürüst internet yok yani.

www.instagram.com

bu var ama. deneyimlerinizi ve bilgilerinizi paylaşabilirseniz sevinirim.
0
sorucu
(28.05.26)
Bir ara, arızalardan yılıp ben de sormuştum. Teknik sorunlar cayma gerekçesi olmaz minvalinde bir laf etmişti müşteri temsilcisi.
Ödetiyorlar yani.
0
Mirket
(28.05.26)
Mücbir sebep sunmanız lazım. Örneğin hiç altyapının olmadığı bir yere nakil isterseniz mecbur iptal ediyorlar. Yurt dışına taşındım derseniz de iptal ederler ama yurt dışına yerleştirğinizi gösteren belge talep ederler.
0
himmet dayi
(28.05.26)
(7)

is basvurusu / linkedin baglanti talebi

inspired by a true story
cok istedigim bir pozisyon icin basvuru yaptim, pozisyona cok uygun oldugumu dusunuyorum, ilandaki sartlari sagliyorum (hatta belki biraz overqualified olabilirim). 100'den fazla basvuru var, en azindan bir HR degerlendirmesi alabilmek icin dikkat cekmek amaciyla linkedin'den sirketin HR personeline
cok istedigim bir pozisyon icin basvuru yaptim, pozisyona cok uygun oldugumu dusunuyorum, ilandaki sartlari sagliyorum (hatta belki biraz overqualified olabilirim). 100'den fazla basvuru var, en azindan bir HR degerlendirmesi alabilmek icin dikkat cekmek amaciyla linkedin'den sirketin HR personeline ya da direkt ilgili departmanin calisanlarina ya da yoneticisine kisa bir mesajla baglanti talebi gondermem cok mu absurd olur?
-2
inspired by a true story
(28.05.26)
Tabi + bir de takla videosu gönder
Bu şekilde dışarıdan nasıl göründüğünüzün farkında değil misiniz. Altı üstü iş yani başvurursun alınırsın alınmazsın. O departmanda çalışan adam ya da İK sana bir tarafıyla güler sallamazda.
-8
artıküyeolmakistiyorum
(28.05.26)
üstte bi arkadaş da cevaplamıştı ama giriş yapınca cevabı kayboldu demek ki engellediğim biri. kimdi bakmadım ama katılmıyorum demek için geldim.
eşim bu şekilde hr personeline attığı birkaç yerden görüşmeye çağırılmıştı hatta birinden son 3'e kalıp erkek olduğu için elendi :D
yani hr'daki kişiye göre değişiyor kimi dikkat etmez kiminin ilgisini çekebilir. zaten alışkınlardır ben olsam çok istediğim bir pozisyonsa mesaj atardım. zaten hr'lar hiçbir başvuruyu görmüyorlar bomboş bir iş dalı. nefret ediyorum artık hrcılardan.
0
matilda
(28.05.26)
Yaptım ama fayda göremedim.
Ama yapmadan fayda göremeyeceğimi bilemezdim.yani pişman değilim.
-1
denizciman
(28.05.26)
ilani yayinlayan HRa mesaj atin, herhangi bir HRa degil.
Ekip yoneticisine de atin.

Departman calisanlari ile bi yerlere varmaniz daha dusuk ihtimal. Ilk ikisini deneyin once.
-1
taurina
(28.05.26)
O ilanın altında özellikle bir kontakt bilgisi yoksa (bazen sorularınız için şu adrese mail atabilirsiniz diye eklerler), o işyerinde çalışan birini eklemenizin hiçbir faydası olmaz. Faydası olacak olsa herkes mail atardı ve hiçbir anlamı kalmazdı bu hamlenin. Ben işe alımcı olsam bana mail atıp dikkatimi çekmeye çalışan biri hakkındaki ilk izlenimim olumsuz olurdu. Direkt elemem elbete ama görüşecek olursam da soğuk başlarım.
+1
himmet dayi
(28.05.26)
Çok abartmadan ufak bir mesaj atın. İş şu sebeplerle ilgimi çekti, şu şu şekilde çok uygun olduğunu düşünüyorum vs.

Çok iyi bir işe sahibim ama piyasamı öğrenmek için ara sıra iş başvurusu yaparım, bu şekilde mesaj atınca net bir şekilde mülakat oranı artıyor.

Çok abartılı hevesli değil de daha chill bir tonda olsun.

Edit: mümkünse ilanı açan kişiye ya da bir üst yöneticiye
+1
aguen
(29.05.26)
zararı olmaz
-1
mantık
(29.05.26)
(2)

Belgrad'da turist vizesiyle yaşayan var mı?

demetrius
Avrupalı bir şirkette freelance kontrat ile çalışıyorum ve Belgrad'a taşınmak istiyorum. Türklere 180 gün içinde max 90 gün kalabilme izni olduğu için kalma sürelerimi yaymak adına sürekli git-gel yapmam gerekecek gibi görünüyor. İleride Sırbistan'da tek kişilik şirket kurma ile başlayıp devam eden
Avrupalı bir şirkette freelance kontrat ile çalışıyorum ve Belgrad'a taşınmak istiyorum. Türklere 180 gün içinde max 90 gün kalabilme izni olduğu için kalma sürelerimi yaymak adına sürekli git-gel yapmam gerekecek gibi görünüyor. İleride Sırbistan'da tek kişilik şirket kurma ile başlayıp devam eden bir unified permit sürecine girebilirim. Genel olarak benzer bir durum yaşamış olan var mı? Pasaport kontrolde bu kural sıkı takip ediliyor mu? Veya bu şekilde git-gel yapmanın başka problemleri var mı?
0
demetrius
(27.05.26)
sırbistanı bilmiyorum ama almanyada dikkat ediyorlar. hizmet pasaportuyla yaşadım bunu ama kural aynı kural. 1 gün geçirmiştim galiba ya da en fazla 3'tür. sorgu odası gibi bi yere aldılar havaalanında, elime bi kağıt uzattılar. sonra "ama ben arada fransaya gidip gelmiştim" dedim "o zaman tamam" diyip bıraktılar.
0
mezzosprite
(27.05.26)
Yani Belgrad özelinde bir şey diyemem ama bir ülkede gerçekten yaşamak istiyorsan bunun için oturum izninin olması bir çok açıdan gerekli. Örneğin bankaya gidip bir hesap açmak istediğinizde sizden Sırbistan'da yasal olarak yaşayabileceğinizi kanıtlayan bir oturum izni/vatandaşlık ya da en kötü uzun dönem vize talep ederler diye tahmin ediyorum. Turistik amaçlı 180/90 izni (yani sizin durumda sadece Türk pasaportu) bunun için yeterli olmaz. Sadece banka hesabı da mesele değil, mesela ev kiralayacaksınız, ev sahibi oturum izni ya da uzun dönem vizesi olmayan birine vermek ister mi? Hadi verdi diyelim, elektrik, doğalgaz vs. bağlatacaksınız. İlgili firmalar tekrar ülkeye alınmama ihtimali olan (90 günü geçtiniz diyelim) biriyle sözleşme imzalar mı?

Bunlar gibi o kadar çok konu var ki karşınıza çıkabilecek... O yüzden oturum ya da uzun dönem vize olmadan girilecek bir yol değil bence. Tamamen şahsi kanaatim.
+1
himmet dayi
(28.05.26)
(21)

araç sahiplerinin sahip olmasını önerdiğiniz ürünler?

konetsu
neler var aklınıza gelen? mutlaka bulunmalı veya olsa iyi olur dedikleriniz?mesela benim iyi ki almışım dediğim şeyler:dashcam: viofo a229 pro duodashcam artık olmazsa olmaz kategorisinde bence. daha arabayı almadan almıştım :Dkompresör: einhell CE-CC 18 Lilastik havasını soğukken basmak daha doğru
neler var aklınıza gelen? mutlaka bulunmalı veya olsa iyi olur dedikleriniz?

mesela benim iyi ki almışım dediğim şeyler:
dashcam: viofo a229 pro duo
dashcam artık olmazsa olmaz kategorisinde bence. daha arabayı almadan almıştım :D

kompresör: einhell CE-CC 18 Li
lastik havasını soğukken basmak daha doğru sonuç veriyor. benzinliğe gideyim basayım demek zorunda kalmıyorum... ani sıcaklık değişimlerinde de basıncı ayarlayabiliyorum. araçta tpms de olmadığından ara ara kontrol ediyorum.

akü takviye: OSRAM BATTERYJumpstart 1000
aracı aldığımda üstündeki akü zayıftı, istediğim akü de stokta yoktu biraz zorunluluktan aldım ama yine gerekli olabilir. bi ışığı açık unutsan aracı vurdurmak yerine takviyeyle daha güvenli şekilde çalıştırabilirsin.

obd cihazı: vgate icar pro 2s
arıza ışığı yanınca neden acaba diye önden kontrol edebilirsin. basit bişeyse kendin çözebilirsin... mesela hararet göstergem yüksek gösteriyor arada, bununla aslında sorun olmadığını ecudaki veriyi kontrol ederek doğrulayabildim boş yere olmayan problemi aramadım. bayağı sanayide kazıklanmaktan kurtarabilir ve boş yere endişelenmeyi önleyebilir.

akülü üfleme: einhell TE-CB 18/180 Li
kışın karları filan üflerim diye almıştım. ek olarak evde dükkanda vs. de iş görüyor temizlik için.

refraktometre: antifriz ölçümü için en hassas ve doğru sonuç veren alet. antifriz bomesi vs. amatör işi... :D

tds ölçer: antifrize kattığım saf suyun gerçekten saf olduğunu doğrulamak için aldım. yorumlarda bildiğin musluk suyuyla aynı değerleri veren saf su gönderen satıcılar dolu. güvenemeyip kontrol ettim.

visco boyun yastığı: rahat :)

yedek sigortalar: ne olur ne olmaz araçta tutmakta fayda var.

pilli kafa feneri: özellikle pilli tercih ettim lithium bataryayı araçta bırakmak istemediğimden. ışık kaynağı işte... telefon flashıyla uğraşmadan karanlıkta bişeyleri görmeni sağlıyor.

trim sökme seti: dashcam teyp vs. montajı için işe yaradı.

bunlar dışında çeşitli spreyler: emniyet kemeri yağlayıcı, wd-40, balata spreyi, silikon sprey, kontakt temizleyici vs.

alıp daha kullanmadıklarım:
sentil: buji değişiminde tırnak aralığını filan kontrol edebilirim. ucuzdu sepet doldurmalık aldım.
kör nokta aynası: baseus marka olandan aldım takmayı unutuyorum/üşeniyorum :D
yağ filtre sökücü: ilk yağ değişimini filtreyi sökemediğimden dışarıda yaptırdım. işçilikleri berbattı daha da güvenmem dedim filtre sökücü aldım, sonraki değişimde deneyeceğiz bakalım...
antifriz hunisi: ilk değişimden sonra birkaç gün araç havasını atana kadar kontrol etmek gerekti. kendi atıyor atmasına ama sonraki değişimi daha pratik hale getirir diye aldım. gümrük yasası değişmeden en son neler alabilirim diye bakarken aldım attım kenara.

iyi ki varmış dediklerim:
alet seti, lokma anahtar tornavida pense kargaburun yankeski cırcır şu bu çeşitli ürünler işte.
multimetre: her zaman gerekir... çeşitli kontroller için şart. akü alırken bile yanıma alıp önce yüzey voltajını kontrol ettim. oksijen sensörü kontrolüydü, zayıf şase problemi teşhisiydi vs. kontrollerde gerekli.
kablo soyucu, yüksük basma aleti, krimp aleti vs. dashcam teyp vs. montajı için kolaylık ve daha iyi bir montaj sağladı.
kablosuz süpürge: einhell TE-SV 18 Li, araç süpürgesi gibi de kullanılıyor işte. al aracı süpür temizle...

deneyip gereksiz bulduklarım:
telefon tutucu: pratik gelmedi, çok popüler bi aksesuar ama rahat edemedim.

almayı düşündüklerim:
kablosuz sıcak hava tabancası: elektrik tesisatını kendim toparlayayım dersem kurcalanmış kabloların ek yerlerini vs. makaronla kapatırım. çakmakla ısıtmaktansa düzgün aleti kullanırım. araç dışında başka işlerde de zaman zaman gerekiyor ama olmadan idare ediyorum şimdilik. şart değil ama istek listemde :)

lastik tamir kiti: şehir içi kullandığımdan hala almadım ama lazım bence.
+3
konetsu
(21.05.26)
Kompresör, akü takviye kablosu ve genel alet çantası bence yeni/eski arabalarda gerekli.
0
burfak
(21.05.26)
istasyonlarda satılan lastik onarma kiti/köpüğü ve komresör. yarma hariç tüm lastik sorunlarını tamirciye kadar çözer
+1
kisa
(21.05.26)
@kisa kit olanlardan alacağım bu fitil tipi olanlardan. bahsettiğiniz üründen alıp aynı gün iade etmiştim. üzerindeki uyarılarda yazanlar:
-çok kolay alevlenir gaz
-çok kolay alevlenir aeresol
-basınçlı kap, ısıtma patlamaya yol açabilir
-50c'yi aşan sıcaklıklara maruz bırakmayın

ben bunu güvenip yaz kış araçta bırakamam şahsen... 50c'yi yazın güneş altında kalan bir aracın içi kolaylıkla aşabilir. ayrıca kullandığında lastiği düzgünce tamir etmeden önce temizlemesi de zor veya imkansız olabilir ufak bi fitille yamayıp yıllarca kullanabileceğin lastiği değiştirmek zorunda kalabilirsin. tanıdığım biri asla kullanma kullanırsan lastik çöp dedi mesela. ne kadar geçerli bilemesem de özellikle yanma/patlama riski nedeniyle ben sıcak bakamıyorum.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
yazılanları okuyunca kendimi kötü hissettim. dümdüz kullanıyorum arabayı. sadece arabayla gelen yedek lastik ve ekipmanları, ilk yardım çantası ve 1 tane bez var. yazılanlar muhakkak gereklidir ama senede 2 defa uzun yol harici şehir içi araç kullanımda ne kadar gereklidir bilemedim.
+1
scudman1
(21.05.26)
Şu an arabadayım dikte ettirerek yazıyorum imla hataları olursa affola.
Çok sevilen ürünler değildir o spreyler doğru ama Yolda kalan birini bir yere götürmekte faydalı oluyor genelde büyük bir yarık yoksa zaten kompresör de işe yarayacaktır Bunun dışında o sprey kullanılırsa en kısa sürede lastikçiye gidilip temizletip Ondan sonra tamir yapılması genelde yetiyor
0
kisa
(21.05.26)
Güzel bir duyuru olmuş, eline sağlık. Buradakilere bakmadan ihtiyacının olduğunu bile bilmeyebilir insan. Örneğin benim aklıma hiç pilli kafa lambası gelmezdi ama burada okuyunca aşırı mantıklı olduğunu düşündüm.

Benzer bir konuda fikrini almak için ben de bir soru ekleyeyim. Aracında yerleşik bir kamera olsa ve bunu dashcam olarak kullanabiliyor olsan (diyelim senin aldığın dash cam ile benzer fiyatta ya da daha ucuz) yine de bu marka model bir dashcam alır mıydın, yoksa nasıl olsa araçta var, boşuna sök tak uğraşmaya değmez der miydin?

Sonra da kendim için spesifikleştireyim soruyu. Senin bahsettiğin marka modele baktım, satın alma fiyatı 342 euro civarı, ama aracın kendi kamerasını dashcam olarak kullanmak istersem aracın online marketinden tek seferlik 270 euro ödemem lazım. Şöyle bir dezavantajı var; 3-5 yıl sonra arabayı satarsam araçtan sökemeyeceğim bir sistem sonuç olarak. Ama ne montajıyla ne de başka bir şeyle uğraşacağım. Kayıt için yapmam gereken tek şey de USB girişine bir flash bellek takmak olacak.

Fikrin nedir @konetsu?
0
himmet dayi
(21.05.26)
@scudman1 obd cihazı olmasa beni kaç binlik yaparlardı acaba diye düşünüyorum :D

hararet yüksek gösterdiğinden antifriz değişiminden sonra fan açıyor mu sorun var mı diye bakarlarken açması lazımdı demeye başlayıp yok hararet müşürüne bakalım temizleyelimden girdiler. e sorun gösterge panelindeki zayıf şaşeden kontrol ettim obdden de doğruladım biliyorum tabi. açtım gösterdim ecudaki sıcaklığı buna göre bakalım diye. olmasa orada müşürü de sökerler, olmazsa değiştirirler, termostattı, fan rölesiydi, fan müşürüydü, radyatördü devirdaimdi ilerler giderlerdi :D çünkü hiçbiri sonucu değiştirmeyecek. sonunda her şey değişmiş tüm masraf yapılmışken de kronik demekki bu araçta filan der gönderirlerdi gerçek sebebi bulmadan.

veya arıza ışığı yanıyor diye götürüp bıraksan ucu açık :D bilmiyorsun, gerekli gereksiz ne geçirsek kar diye motor inecek'e kadar giderler. aslında oksijen sensöründen hata vermiş araç o da tesisattan kaynaklı, sensörün kendisinde de sorun yok. şuan sadece anlık yakıt düzenlemesini tam yapmıyor bi ihtimal muayenede emisyon kontrolünde sıkıntı olabilir ama olmaya da bilir. sorun çıkarsa da oto elektrikçiye gidip şu sorun var diye teşhisi yapılmış ne olduğunu bilerek gitmek farklı yine ucu açık ustaya güvenmek farklı.

aküde mesela ölü aküyle 1 ay kullanabildim aracı takviye cihazı aldığım için. ince japon tip akü kullanıyor araç. bayide sadece alt seri 45ah akü vardı ama 55ah üst seri modeli mevcut. ben ondan getirttim bekleyebildim. o 45ah olan da olmayabilirdi mecbur kalıp normal standart akü taktırabilirdim orada da başka sıkıntılar çıkıyor :D grupta bi arkadaş normal akü taktırdı mesela araç 2. ve 4. vitese geçmiyordu. ben araştırmıştım biliyordum söyledim şu aküye çarpıyor büyük tip takarsan akü altına destek koyup yükseltmen lazım diye: i.imgur.com
ben görüp cevap verene kadar gruptakiler debriyaj alt merkezi mi dememiş, şanzıman yağı mı dememiş, baskı tam ayıramıyordur mu dememiş, senkromeç mi dememiş... şanzıman indirmeye kadar giderdi bağlantıyı kuramasa.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
araç anahtarı yedek pilinide al. benim markette bitti. düğme pillerdendi aldım taktım. zor zamanda lazım olur.
0
mikahakkinen
(21.05.26)
@himmet dayi aracın kendi kamerasının görüntü kalitesi de önemli bir kriter burada. bir de devamlı yazım yapılacak disklerde özel endurance serisi bellekler gerekli. standart usb bellek kısa sürede bozulabilir, yazım hızı yetersizse yüksek çözünürlüklü video kaydında problem yaşatabilir.

kalitesi yeterli diyorsan dashcam ile kullanıma uygun devamlı yazıma dayanıklı ve hızlı bir bellek alman gerektiğini unutma derim. pratik bir çözüm gibi görünüyor artısını eksisini kendince tartman lazım. usb ssd filan destekliyor mu desteklediği maksimum kapasite ne bunlara bakabilirsin. destekliyorsa ssd tercih ederdim flash bellek yerine.

@mikahakkinen benim aracın orijinal kumandası kayıp, üçüncü parti ucuz sistem takılmış. i.imgur.com şu tarz. immobilizer sistemi var ama kumanda pilinden bağımsız transponder çipini okuyor kontaktan. pil bitse de çalışır. kapılardaki anahtar delikleri de gizli kapaklar altında değil yeni araçlar gibi :D benim için sorun yok şuan. ama diğer arkadaşlar için güzel öneri. bi ara orijinal sisteme bağlı iki anahtar yaptırmak istiyorum aklımda o da... bu dandik sistemi söküp atmak istiyorum.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
mini kazma, kürek, bıçak, ip, lastik, lk yardım seti, kamp sandalyesi, kağıt tabak, bardak çatal tuzluk. ayrıca bittikçe 12lik su atarım bagaja. kağıt kalem, bol bol kaza tutanağı.
0
ground
(21.05.26)
bende -araba değil motor ama-, sayılanlar dışında aracın kitapçığı, spanzet ve kancalı lastik, plastik kelepçe, bir de airtag mevcut. araba olsa koli bandı da koyardım ama çok yer kaplıyor.
-1
lil siztah
(21.05.26)
kompresör kesinlikle şart lastiğin nerede ineceği belli olmaz, ufak bir takım çantası içinde temel aletler, yedek lambalar vs. 300-600w bir tam sinüs inverter. arabada laptop veya bir cihaz çalıştırırken lazım olabiliyor, obd olarak bende DS150E var basit cihazlara göre çok daha detay verebiliyor ama çalışması için laptop lazım. bir de arabada yedek bir takım basit kıyafet+yağmurluk+ayakkabı genelde durur.
0
orpheus
(21.05.26)
@lil siztah bende aracın kitapçığı fiziksel olarak yok eski sahipleri saklamamış herhalde... ama pdf olarak bulup indirdim :) şehir içinde taşımıyorum ama uzun yola çıkarsam yanıma alırım dediğim takım çantasında var plastik kelepçe vs. ek bikaç şey. elektrik bandı var duct tape var ama normal koli bandı koymadım. kancalı lastiklerden de aylardır online satış sitelerinde sepette duruyor bi ara başka şeyler alırken sepet doldurmalık olarak gerekirse alacağım aklımda :)

@orpheus ben kompresörü araçta bırakmıyorum lithium bataryalı olduğundan. arada kalmıştım çakmaklıktan güç alan tip osram'ın ürünleri vardı onlardan mı alsam diyordum ama kullanımı daha pratik evde bisiklette vs. de kullanırım diye akülü aldım. araçta manual pompayı bagaja attım ne olur ne olmaz diye :D acil durumda yeterli.
yedek ampul'e çok gerek yok gibi geldi. genel kullanımım şehir içi. uzuna sise neredeyse hiç gerek olmuyor. kısalarda arıza olsa dönene kadar sislerle idare de edilir. en kötü durumda mutlaka kısalar gerekli olursa da uzundan söküp kısaya takabilirim. uzun da kısa da h1 benim araçta. hiç ac ile çalışan bir şeyi arabada kullanma ihtiyacı da hissetmedim ama öyle bir ihtiyaç varsa inverter yine mantıklı bir öneri.

benim obd klasik elm327 klonlarıyla aynı şekilde carscanner tarzı telefon uygulamaları üzerinden çalışıyor. ama bu kategorideki ürünlerin en iyilerinden. göstereceği detay biraz araca da bağlı sanırım öyle her tarafı sensör dolu her şey elektronik karmaşık olan bi araç değil :D pratikliğiyle öne geçiyor bu tip cihaz biraz benim için. ama o cihazı bağlayıp bi bakmak isterdim :D benim geely'nin elektronik sistemi de delphi tabanlı. ecu sensörler bobin vs. hep delphi. ekstra neler var veya yok bi görmüş olurdum.

bu anlık veri olarak voltaj, motor yük seviyesi, soğutma sıvısı sıcaklığı, oksijen sensörlerinin voltajı, stft ltft değerlerini, emme manifold basıncını, motor devrini, hızı, emme hava sıcaklığını, gaz kelebeği konumunu, avans zamanlamasını, yakıt tüketimini vs. gösteriyor. arızaları listeleyip silebiliyor. bana yetiyor :) o profesyonel cihazla herhalde enjektör kodlama vs. işler de yapılabilir?
+1
🌸konetsu
(21.05.26)
yeminle dün aklımdan geçti bu soru. duyuruya sorayım "bagajınızda lazım olabilecek neler var" diye, sonra üşendim. bugün bu soruyu görüyorum. takipteyim

bir çok şey yazılmış
benim torpidoda
- küçük bloknot ve kalem
- 4-5 tane kaza tutanağı
- bir kutu yara bandı
- minik kalıp el sabunu
- bir kaç kutu kibrit, bir tane mini çakmak
- çok amaçlı isviçre çakısı
- kağıt mendil, peçete, ıslak mendil

bagajda
- düz yıldız tornavida
- pense ve keski
- nitril eldiven shop.beybi.com.tr (lastik değiştirme ya da diğer işlerde kullanmak için çok pratik
- 3 lt cam suyu şişe
- buz kazıyıcı
- iki ucu çengelli lastik ip www.trendyol.com
- plastik bir litre sağlam bir şişe içinde su. (içmek için değil de el yıkama ya da başka durumlar için

bir de araçla orijinal verilen dandirik bijon anahtarı çok işe yaramıyor. izeltaş 4 kollu bijon anahtarı aldım. sökmek daha kolay ve sağlam bir alet izeltas.com.tr
0
exlibris
(21.05.26)
Sustalı bıçak, ayak pompası, tükenmez kalem, boş 500ml lik pet şişe. Bunlarda lazım oluyor
0
Topalordek
(21.05.26)
www.trendyol.com

yukardakinden (hayat kurtarır),
yağmurluk,
çeki halatı,
demlik, ocak, kahve ve ya çay,
kırılmaz bi de bardak.
0
antihero
(21.05.26)
- almanlar surekli yag eksilttigi icin bende yarim litre yag mutlaka bulunur cunku nerde isik yakacagi belli olmuyor. benim icin en kritik malzeme bu diyebilirim.
- buz kaziyici
- ilk yardim kiti, icinde aku kablosundan yara bandina kadar hersey var
- kucuk katlanir kurek, cok kar tagan bir yerde yasadigim icin saplanirsam kendimi kurtaririm diye.
- ince kucuk battaniye
- cok amacli caki
0
cooperr
(21.05.26)
@cooperr yağ eksiltmenin bi standardı yok mu? yani yaklaşık x günde bir eklemem gerekiyor gibi tutarlı bir durum yok mu? günlerce hiç eksiltmeyip sonra bi anda mı ışık yakacak kadar eksiltiyor? atıyorum bazı araçlar şehir içinde yağ eksiltmeyip uzun yolda eksiltir, bazısı düzde eksiltmezken yokuş çıkarken eksiltir böyle bir durum mu var? yoksa bi aralık belirleyip yola çıkmadan periyodik düzenli kontrol etmek daha mantıklı olur sanki... anlık dalgınlığına gelse hemen farketmesen büyük risk. ışık seviye eksilince değil anlık yeterli yağ basıncını oluşturamadığında yandığından çok hızlı müdahale gerektirir.

ben daha çok ekipman ağırlıklı sormuştum :D ondan hiç değinmedim bazı şeylere. genel olarak sahip olduğum şeyleri listeledim araçta bulunmuyor bunların çoğu zaten. şehir içi çoğu devamlı gerekmez diyip geçiyorum :D bataryalı ve basınçlı kaptaki şeyleri mesela araçta tutmuyorum. ama uzun yolda birçoğunu alırım yanıma.

bende de antifriz duruyor araçta. bi ara üst radyatör hortumundan kaynaklı sızıntı yüzünden eksilme oldu. hiç aman acil durum diyip musluk suyu katmak zorunda kalmak istemiyorum bir miktar antifrizi bulunduruyorum. cam suyu da oluyor...

şuan başka bir kaçak veya eksiltme yok ama hortum kelepçesine güvenemiyorum yeni hortum takıldıktan sonra da kelepçeler gevşemişti tekrar iki taraftan da sızıntı oldu aynı hafta içinde.

ıslak mendil, kağıt havlu, izopropil alkol, makas vs. bulunuyor. çakmak yine yanımda oluyor ama araçta bırakmıyorum çantada taşıyorum. araçta çakmak patlaması sıcakta riskli geliyor.
0
🌸konetsu
(22.05.26)
@konetsu

tfsi motorlar ozellikle yag degisiminden sonra ilk 3-4bin km cok eksiltiyor.
sonra yavasliyor ama motora yuklenirsen ki ben arada gazliyorum, daha cok eksiltiyor.
genelde 5 binde bir yarim litre ekliyorum. bazen unutuyorum, zaten yarim litre azalinca hemen isik yakiyor. o yuzden yanimda hep yag vardir.
benim 3. audi, hepsi boyleydi. servise sordum normal diyorlar.
0
cooperr
(22.05.26)
En az 2 ve mümkünse Type C çıkışlı çakmak şarj aleti ve 2-3 tane Type C kablo.

Kolonya.

Biri sustalı bıçak yazmış. Sustalı bıçak 6136 sayılı kanuna göre yasak. Hapis cezası ile yargılanılma riski var ancak arabada güvenlik amaçlı olmayacak şekilde taşınan büyükçe ve sağlam bir bıçak bulundurmakta yarar var.
0
10551037
(22.05.26)
vay be helal. arabaya deprem çantasıda şart.
0
xu
(22.05.26)
(10)

Macbook pro için mouse tavsiyesi

titanic kemancısı
Apple magic mouse hakkında yorumlar çok iyi değil ve fiyatını hak etmediğine dair yorumlar var. Özellikle şarj edilirken kullanılamaması gibi bir şeyler de okudum. Logitech in Mac için özel bir mouse u varmış ama o da çok pahalı; illa 5-7 k bandında bir mouse mu almak gerekiyor? Ne almam gerekiyor y
Apple magic mouse hakkında yorumlar çok iyi değil ve fiyatını hak etmediğine dair yorumlar var. Özellikle şarj edilirken kullanılamaması gibi bir şeyler de okudum. Logitech in Mac için özel bir mouse u varmış ama o da çok pahalı; illa 5-7 k bandında bir mouse mu almak gerekiyor? Ne almam gerekiyor ya da tavsiyeniz ne yönde olur? İlk defa Mac kullanıyorum detay kırpma vs işler için lazım oldu. Yardım ve yorumlarınız için teşekkür ederim şimdiden.
0
titanic kemancısı
(20.05.26)
Magic Mouse’un pili bitmiyor, trackpad’in de öyle. O yüzden şarj olurken kullanamamak problem olmaz bence. Bu arada MacBook’un kendi trackpadi zaten mükemmel olduğu için bence haricen mouse’a gerek yok ama sizin bileceğiniz iş tabii.
Bence Apple’dan şaşmamak lazım. Pahalı derseniz logitech falan klasik bir mouse, kırpma isleri için yeterli bana kalırsa.
+1
orient blue
(20.05.26)
Trackpad varken mouse gereksiz +1 ama illa oyun yazılım için vs gerek varsa logitech'in mx serisi Mac ile uyumlu olanlardan seçin.
+2
Mcfly
(20.05.26)
f/p: A4 tech
kalite ve uzun ömür: Logitech mx master

ek olarak şunu söylemeye geldim: ücretsiz indirebileceğiniz 'mac mouse fix' uygulaması ile mac'te mouse verimi inanılmaz artıyor.
+1
suicmeyenadam
(21.05.26)
Logitech MX Master 3S

UI&UX designer arkadaşım bunu kullanıyor.

Logitech MX Anywhere 3S

bu da daha minik, kolay taşınır.

ben grafik&motion designerım; photoshop, illustrator, after effects, figma, rive vs. kullanıyorum ve mouse kullanmıyorum. macbook'un trackpad'i gayet yeterli oluyor.
+1
art cat chocolate
(21.05.26)
windowslu bilgisayarlarda kullandığınız farelerin %99.99'u Mac'te de aynı şekilde çalışır. mac'e özel fare diye bir şey yok. sol tık sağ tık ortada tekerlek. 150 liralık fareyle de aynı işi yaparsınız. Windows'ta kaç liralık fare alıyorsanız, gidin o fareyi alın. bluetoothlu alsanız sanki daha iyi. mesela benim macbook'ta toplam 2 usb portu var. birine şarj bağlıyorum. bir tane usb portumu da fareye vermeyeyim.
+2
co2s2
(21.05.26)
philips spk7448 kullanıyorum, 400 lira falan bluetooth üzerinden bağlantı olması yeterliydi benim için.
+1
prezarlatif
(21.05.26)
Logitech bu işin en iyilerinden tabii, bunu asla göz ardı edemeyiz. Ben microsoft donanımlarını da çok beğeniyorum. Ancak Logi MX serisine kıyasla daha bütçe dostu ve bir o kadar da kaliteli bir mouse önermeye geldim:
HP 480 Comfort Bluetooth

Hem ergonomi açısından çok iyi, ele tam oturuyor, hem de bluetooth ile bağlandığın için macbook'un sınırlı sayıda olan USB girişlerini bir dongle ile kapatmamış oluyorsun. Ayrıca 3 farklı cihaza bluetooth ile bağlanabildiğin için ben iş bilgisayarı, şahsi PC'm ve macbookta tek mouse kullanıyorum. Altındaki tuşla da cihazlar arası geçiş yapabiliyorsun ve anında geçiyor. Tekrar bağlantı vs. yok yani.

Sevdiğim iki ek özelliği daha var:
1- Scroll tekerini sağa sola tıklayarak yatayda da scroll yapabiliyorsun. Özellikle Excel'de bulunmaz nimet.
2- Tabii ki olmazsa olmaz ileri/geri tuşları. Bunlarla web sayfasında ya da windows gezgininde ya da mac os Finder'da önceki/sonraki sayfaya gidebiliyorsun.
+1
himmet dayi
(21.05.26)
yine kimse kullanmadığı mouseları önermiş.

Logitech MX Master 3S alırsan hayatının hatasını yaparsın.
0
plastic_angel
(21.05.26)
Magic mouse için fare kullanım alışkanlığınızı değiştirmeniz lazım. Farklı şekilde tutmanız gerekiyor, eliniz terleyince fare üzerindeki cam alanda kaymıyor vs.

Ben sürekli scroll tekerleğini bozuyordum, o yüzden Magic Mouse edindim ama kullanamıyorum. Tutuş ergonomisi çok kötü. Yoksa kırk yılın başı şarjı bitiyor, kısa bir süre şarja takıyorsunuz kullanmaya devam ediyorsunuz. Şarjla ilgili bir sorun yaşamazsınız.

Ama tutuşu, kavrayışı tam bir felaket. Aynı paraya 200 liralık 15 tane fare scrollu bozardım daha iyiydi. Mac'te farenin ekrandaki hareketi de bir saçma, Windows'taki kadar akıcı hissettirmiyor bir türlü. Tamamen trackpad'e göre ayarlamışlar gibi. Ücretsiz araçları denemekte fayda var. Ben mos kullanıyorum.

Bluetooth fareler deneyebilirsiniz. Ben ucuza Microsoft'un faresini almıştım, 2-3 ay sonra scroll tekeri bozuldu ama onun dışında çok iyi iş gördü. (Makale vs. derken çok sayfa kaydırıyorum ondan bozuluyor tekerler.)
0
throw down the sword
(21.05.26)
Kullandığım fareyi önereyim: Logitech MX Master 3S. Bütçe yeterliyse Logitech MX Master 4 de düşünebilirsiniz. Ancak ikisi de oldukça pahalı fareler, fareyi kullanırken para kazanmıyorsanız bence fazla.

Yerinizde olsam, haricen bir fare satın almak yerine Magic Trackpad alırdım. Trackpad bence fareden her şekilde çok daha iyi bir cihaz. Magic Trackpad çok pahalı, Logitech MX Master 3S işimi görür diye düşündüm ancak hata yapmışım, devamında Magic Trackpad almak zorunda kaldım.
0
10551037
(22.05.26)
(15)

Mediamarkt'tan kim, ne alıyor?

eisberg
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş yapıyor musunuz? yapanlar hangi motivasyonla yapıyordur?

Teşekkürler
0
eisberg
(13.05.26)
Acil ihtiyaç varsa alıyorsun. Klavye, mous, USB bellek son aldıklarım. Mediamarkt diğerlerine göre daha çeşitli ve uygun oluyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.05.26)
ben nadir alışveriş yapıyorum.
hatta kendim için hiç buradan bir şey almadım.

geçen günlerde kardeşime telefon aldık buradan.
rengini, modelini kendisi seçsin istedim o yüzden internetten sipariş vermedim. fiyatları amazon/hp/vs hepsinde aynıydı. o yüzden mağazaya gidip almak istedim.

yıllar önce de süpürge almıştık anneme. kendisi görsün denesin istemiştim. kampanya vardı. ama mağazada stok kalmamış, online vermiştim siparişi.

her zaman pahalı değil, ürün özelinde dışarısıyla aynı belki ucuz olabiliyor.
bir de hala bir çok kişi görmek, denemek, satıcıdan bilgi almak istiyor.
-1
biseysorcaktim
(13.05.26)
ben lg oled aldım, lg bayisinden daha ucuz oldu. epttavm'de adı bilinmedik dükkanlardan belki bir kaç bin tl daha ucuza olurdu ama istemedim.

teknosa %5 ucuza veriyordu media markt çalışanına söyledim %6 indirim yaptı.

LG bayisine göre %6 indirim verdiler.

edit:lg bayisi muhtemelen tv değil de başka bir fatura düzenleyip 6 taksit yapacaktı, tv'lerde maksimum 4 taksit olabiliyor.
0
liberal
(13.05.26)
mediamarkt en avantajlı yerlerden biri. teknoloji konusunda ciddi harcamalar yapan biriyim ve herhangi bir anda kampanyalar şunlar bunlar değerlendirince genelde son durak hep mediamarkt oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
Media marktta surekli idnirimli urun bulabiliyprum kimse yazmamis ama
0
üğpoıuy
(13.05.26)
Çamaşır makinesi aldım.
0
gabe h coud
(13.05.26)
bilen adam almaz zaten de internet alışverişi yapmayan çok insanlar. nadiren gençler ama yaşlılar çoğunlukla. kredi kartı kullanmayan insan sayısı da fazla.
0
jelly bear
(13.05.26)
Piyasa araştırması için mediamark gezmeyi seviyorum ama en son ne zaman ürün aldım hatırlamıyorum
0
basond
(13.05.26)
Ben genelde şarj kablosu/aleti gibi acil şeyler için giriyordum ama 2025de Çİne satıldıktan sonra artık hiçbir şey için tercih etmemeye başlaıdm.
0
truf
(13.05.26)
ben alıyordum kendim görerek alayım kargoda hasar falan oluşur diye, ama hem fiyat şişirmelerinden hemde çamura yatmalarından bıraktım.
telefon alıcam mesela ömrümde hep burdan aldım ama artık almıyorum, vatndan teknosadan bakıcam. marka yönetimleri sıfır.
0
eja
(13.05.26)
bu ve türevlerine sadece almak istediğim ürünü incelemek için giderim.

genelde fiyat, piyasa araştırması yapmayan, çoğunlukla belli bir yaş üstü tercih ediyor. güvenli bir alışveriş algısı var ama durum tam tersi. sattığı ürünün arkasında durmaz. satana kadar bin bir yalan bilgi verir. ekstra güvenlik ıvır zıvır ekler bunları almazsan o fiyata ürünü satmaz. birçok örneği sözlük ve sikayetvarda var.
birde buradaki çalışanlar sıfır bilgiyle hangi ürünü satmaları söylenmişse onu iteleme derdinde. bir ürün sorarsın senin istediğine bok atar gider onun altını sana satmaya çalışır.
amazon-hepsiburada varken bunlara para kaptırmak en hafif tabirle enayilik.
kaldı ki bu zamana kadar hiç uygun fiyat görmedim. olsa olsa amazon ve hb ile aynı fiyata satmıştır. sorunsuz iade ve değişim içinde her zaman amazon ilk tercih ardından hb.
0
my fault
(13.05.26)
Benim yakın arkadaşım ve onun ailesi sadece Vatan, Teknosa, Mediamarkt gibi yerlerden alıyorlar elektronik ürünleri. Bak hb'de çok daha ucuz diyorum, asla güvenmiyorlar. Onlar gibi düşünen çok insan var. O yüzden bu markalar zaten hala ayaktalar. Güven meselesi biraz.
+1
himmet dayi
(13.05.26)
İnternette en ucuz 9300 TL olan kulaklık Media Markt'ta 10.000 TL'ydi , 700 TL için beklemeye değmez dedim gittim, 1500 TL kasa indirimi verdiler , 2000 TL'de world puanım vardı 6.500 TL'yi yanlış hatırlamıyorsam 8 taksite mi ne bölmüştü, internetten alırken ne kasa indirimi, ne puan kullanımı ne de vade farksız taksitlendirme yoktu almaya kalktığım sitede.
0
loch ness
(13.05.26)
Elektronik eşyalarda kargolara güvenmiyorum. Bu nedenle mağazadan tercih ediyorum absürt bir fiyat farkı yoksa. Burda da tercihim vatan computer ya da mediamarkt oluyor
+2
gadlemler
(13.05.26)
0
my fault
(14.05.26)
(6)

e-sim almak

baldur2
numaram kardesimin uzerine kayitli, gidip turkcell bayisinden kendi basima esim alabilir miyim yoksa kardesimin de gelmesi mi gerekiyor?
numaram kardesimin uzerine kayitli, gidip turkcell bayisinden kendi basima esim alabilir miyim yoksa kardesimin de gelmesi mi gerekiyor?
0
baldur2
(13.05.26)
hat sahibinin gelmesi gerekiyor.
+2
summerjam0306
(13.05.26)
Kardeşinize söyleyin 5 dk uğrasa yeter. Telefona vs. hiçbir şeye gere yok. Esim kart için para veriyorsunuz, sonra size içinde qr olan karton veriyorlar. Bu kadar.
0
substituent
(13.05.26)
kardesinizin kimligi ve edevlet'i gerekiyor.
0
birkibirkibirkibirkiuc
(13.05.26)
turkcell mobil uygulamasından da oluyor galiba geçen ben yapacaktım kimliğimin çipi bozuk diye yapamadım onu kontrol edin önce.
0
rahmi pinkfloydoglu
(13.05.26)
rahmi pinkfloydoglu'nun dediği uygulama üzerinden alma türk telekom uygulamasında da var. çipli kimlik ile alınıyor güya ama sürekli hata veriyor.

asıl soruya cevap: hat sahibi ve kimliği olmadan kesinlikle işlem yapmıyorlar.
0
himmet dayi
(13.05.26)
hat sahibi kimliği ile gidecek, siz olmasanız da olur.
e-sim alacak.

e-sim aldığı gibi sizin sim kartınız işlevini yitirecek.
ona e-sim olarak bir qr kod verecekler.
bu qr kodun resmini çeksin whatsappp/mail göndersin, siz kendi cihazınızdan devam edersiniz.
---
geçen bize de lazım oldu bu durum, telefoncu böyle anlattı.
0
biseysorcaktim
(13.05.26)
(4)

Yurtdışında harcamalarda kartın YP ekstre tipi değiştirilmeli mi?

winston insani
MerhabalarGideceğim yer gürcistanDiyelim yurtdışında kredi kartı ile harcama yaparken yabancı para ekstre tipi euro/dolar yapılması bana bir katkı sağlar mı kur çevriminde?Euro ile harcarsam ben TL ile ödeme yaptığımda tekrar bir kur çevrimi olacak, yok TL ile harcarsam bu sefer o pos cihazında önce
Merhabalar

Gideceğim yer gürcistan

Diyelim yurtdışında kredi kartı ile harcama yaparken yabancı para ekstre tipi euro/dolar yapılması bana bir katkı sağlar mı kur çevriminde?

Euro ile harcarsam ben TL ile ödeme yaptığımda tekrar bir kur çevrimi olacak, yok TL ile harcarsam bu sefer o pos cihazında önce Euro'ya çevrilecek.

Kafam karıştı, insanlar genellikle nasıl yapıyorlar yurtdışında alışverişlerini kartla yaparken? Nakit ile sıkıntı yok, havaalanında bozdurup alıyorum da kredi kartı ile alışverişlerde hangisi daha mantıklı bilemedim.
0
winston insani
(11.05.26)
Eğer yerel para birimi Euro ya da Dolar olan bir ülkeye gidiyorsanız kartınızın bu kurlarının ekstersi açık olursa daha iyi. Ama bunlar dışında kendi para birimi olan bir ülkeye giderseniz pos cihazı size şunu sorar: "yerel para birimi mi yoksa EUR (ya da USD) mi ödemek istersin? Bu soruyu görünce yerel para birimini seçmezsen öyle bir sokuyorlar ki aklın hayalin şaşar. Böyle durumlarda yerel para birimini seçersen bankan sana nispeten makul bir kurdan çeviri işlemi yapar. Yerel para birimi Euro ise en iyisi Euro ekstresini açmak. O zaman euro harcarsan euro olarak yansır ve sen kendin Euro satın alıp ödemeni yaparsın.
0
himmet dayi
(11.05.26)
çevirmek daha mantıklı. kur farkından dayıyor banka.

ya da peşin kullanacaksınız.

ekstre geldiğinizde o döviz kurunda ödemeniz bekleniyor.
0
kveldulv
(11.05.26)
Euro geçerli bir yerde harcama yapıyorsanız çok fark etmiyor. Riski şu, siz harcamayı yaptıktan sonra Euro yükselirse, o günün kurundan çoktan ekstreye geçtiği için bir miktar avantajlı olabilirsiniz. Ama buna karşılık özellikle akşam ve haftasonları biraz daha pahalı kurdan çevrim yapabilir banka.
Alternatif olarak euro ve dolar ekstre özelliğini açabilirsiniz.
Eğer resmi para birimi euro veya dolar olmayan bir yerdeyseniz (örn. Çekya) dikkatli olmakta fayda var. Pos cihazı euro veya yerel para birimi seçeneği sunabiliyor. Bu durumda yerel birimi seçin, yoksa yerel birimi oradaki banka euro'ya çevirip sizin bankaya yolluyor ve genellikle çok kötü kurlardan çeviriyor. O yüzden nasıl olsa euro ödeyeceğim diye pos makinesinde euro'yu seçmeyin.
Almanya'daysanız örn. pos makinesinde euro olarak gördüğünüz miktar ekstrenizde gözükür, bankadan euro olarak ödersiniz.
0
burfak
(11.05.26)
yabancı ekstre tipi seçersen:

euro harcarsan euro ödersin. tl harcarsan tl ödersin.

seçmezsen
her harcama tlye çevrilir öyle ödersin. kur farkı olur. ama her bankada euro yok. bazı bankalar euroyu dolara çeviriyor yabancı ekstre tipinde ona bi bak
+1
jelly bear
(11.05.26)
(4)

elektrikli ocak temizlik problemi yardım!!

deartheodosia
görsel: https://hizliresim.com/f6ipovtmarkanın (siemens) tavsiye edilen temizlik ürününü ve kazıma aparatını aldım (aparat çiziyormuş gibi his de verdi) ama faydası olmadı şunları çıkartmaya. tencereden minik su taşıp damlasa böyle iz bırakıyor v geçmiyor bir türlü. internette çok araştırdım ama dir
görsel: hizliresim.com

markanın (siemens) tavsiye edilen temizlik ürününü ve kazıma aparatını aldım (aparat çiziyormuş gibi his de verdi) ama faydası olmadı şunları çıkartmaya. tencereden minik su taşıp damlasa böyle iz bırakıyor v geçmiyor bir türlü. internette çok araştırdım ama direkt kullanıp şunun nasıl temizleneceğini bilen biri varsa yardımcı olursa çok memnun olurum, beni çok rahatsız ediyor. teşekkürler 🙏🏻
0
deartheodosia
(11.05.26)
Şu yöntemi deneyebilirsiniz: www.youtube.com

Not: kaynar su döküyor en başta.
0
himmet dayi
(11.05.26)
Sihirli sünger temizler gibi geldi bana.
0
Mirket
(11.05.26)
Rossmandaki ızgara temizleyici domol köpük ve kazıma aparatı ile temizleyebilirsin. Çıkarıyor. Köpük kirleri güzel yumuşatıyor ve çizilmeyi azaltıyor sanki. Alternatif olarak yeşil olan sprey cif de kullanabilirsin ya da asperox. Kazıma aparatı çizmemişti bizimkini rossmandan almıştım.
0
jackyr
(11.05.26)
gece bir delilik yapıp çizilirse çizilsin ne olursa olsun diyerek markanın krem temizlik ürünüyle aparatla bastıra bastıra kazıdım, tertemiz oldu ve bir zarar görmedi. çok hassas davranıyormuşum herhalde, iyice bastırmak gerekiyormuş. teşekkürler yanıtlar için
0
🌸deartheodosia
(12.05.26)
(13)

Dışarıdan nasıl yemek siparişi veriyoruz?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Gülünecek halde olduğumun farkındayım 😖 Eskiden yemek sepetinin sitesinden sipariş verirdim. Pandemiyle birlikte ve bazi durumlardan dolayi altı yıldır dışarıdan hiç yemek söylemedim. Bir kaç ay önce yemek sepetinin sitesinden sipariş vereyim dedim konum seçim alanı cıktı karşıma oradanda s
Merhaba,

Gülünecek halde olduğumun farkındayım 😖 Eskiden yemek sepetinin sitesinden sipariş verirdim. Pandemiyle birlikte ve bazi durumlardan dolayi altı yıldır dışarıdan hiç yemek söylemedim. Bir kaç ay önce yemek sepetinin sitesinden sipariş vereyim dedim konum seçim alanı cıktı karşıma oradanda seçim yapamadım saçma sapan bir şeydi. Herhangi bir uygulamada kullanmıyorum yemek siparişi için.

Internet sitesi üzerinden, insan gibi sipariş verebileceğimiz hangi siteler var?

Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(09.05.26)
Ben haritadan seçip telefonunu bulup arayarak veriyorum.
0
orient blue
(09.05.26)
yemeksepeti'nde konum seçimi yapmanızın sebebi adresi kolayca yazmak, konum seçtikten sonra bir de adres yazıp üyeliğinizi tamamlayacaksınız. sonra istediğiniz gibi sipariş veriyorsunuz.

migros yemek (çok dükkan yok ama kupon veriyor sürekli, favorim)
trendyol yemek
getir

bu 4 platform en yaygın kullanılanları.

bunun dışında çok sipariş alan ve bir kaç şubesi olan çoğu restorant artık kendi sistemini oluşturuyor.

3 aşağı 5 yukarı hepsi aynı. bazen biri bazen diğeri kupon verdiği için daha ucuz olabiliyor. istediğinizden söyleyebilirsiniz.

harita üzerinden bakıp telefon etmek de bir seçenek elbette.
aracı komisyonu olmadığı için bazen daha bile ucuz olabiliyor.
0
biseysorcaktim
(09.05.26)
Trendyolun uygulamasını kullanıyorum genelde.
0
ekimoloji
(09.05.26)
Uygulama yüklemek istemiyorum, internet sitesinden sipariş verebileceğim yerleri öğrenmek isterim.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(09.05.26)
Bahsi geçen uygulamaların hepsinin web sitesi var. Google'ı açıp ismini yazıp Enter'a basacaksınız. İlk sırada gelen web sitesine farenin sol tuşuyla tıklayacaksınız.
+1
himmet dayi
(09.05.26)
TAB Gıda (Burger King, Popeyes...) Tıkla Gelsin var. Onu kullanıyorum.
-5
arbre
(09.05.26)
Peki devaminda siparisi nasil olusturacagim? 😃😃
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(09.05.26)
dalga mı geçiyorsunuz anlamadım.
yemeksepeti, getir yemek ve migros yemek üzerinden uygulama yüklemeksizin web sitesinden sipariş verebilirsiniz.

at değil deve değil, siteye girin, adresinizi girin ve adresinize getiren restorantlar listelensin, istediğiniz yemeği seçip sepetinize ekleyin, ödeme adımına geçin ve ödeyin.

bu sitelere kredi kartınızı vermeniz güvenli, yine de kapıda kredi kartı/nakit ödeme yapabilirsiniz.

adres seçtikten sonra muhtemelen üye olmanız gerececek. mail ve telefon numarası yeterli.
0
biseysorcaktim
(10.05.26)
Yani siteye girip sipariş oluşturmanın nasıl olduğunu keşfedemeyecek kadar aciz misiniz onu anlamadım. Umarım tuvalete girdiğinizde de birinin size klozet kapağını kaldırmanız gerektiğini söylemesini beklemiyorsunuzdur.
0
himmet dayi
(11.05.26)
Dalga geçtiğimi anlayamayacak seviyede olmanıza sasirdim açıkçası.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(19.05.26)
Ilk sorduğum soruda dalga geçmedim. Genelde uygulama üzerinden sipariş veriliyor. Bende yaklaşık 6 yıldır dışarıdan sipariş vermedim. Internet sitelerinin olduğunu bilmiyordum.

Ikinci sorumda dalga geçtim 😉
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(19.05.26)
Yani kusura bakmayın ama ilk soruyu soran birinin ikinci soruda ironi yaptığını anlamıyor olmam mı daha garip yoksa google'a "yemek sepeti" yazıp sitesine gidebileceğinizi soruyor olmanız mı daha garip bunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
0
himmet dayi
(25.05.26)
Yemek sepetinde sıkıntı yasadigimi en başta belirtmiştim. O yuzden farklı seçenekler sormuştum. Dediğim gibide onların internet sitelerinin olduğunu bilmiyordum sadece uygulamaları var diye düşünüyordum. Bunda garip bir şey yok aslında 😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(29.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracanızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-5
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(5)

Powerpoint uk map

duyurukullanıcısı
Allah rizasi icin biri bana powerpointte UK illerinin icinde oldugu bir map chart atabilir mi?Rastgele degerler koyun ben duzenlerim
Allah rizasi icin biri bana powerpointte UK illerinin icinde oldugu bir map chart atabilir mi?

Rastgele degerler koyun ben duzenlerim
-1
duyurukullanıcısı
(05.05.26)
Ağa bunu herhangi bir yapay zekaya yazsaydın ya
-1
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Göndereceğim, duyuruyu silme.

edit:
www.dosyaupload.com
www.dosyaupload.com
+3
himmet dayi
(05.05.26)
Canım kardeşim ben o kadar zaman ayırıp iki tane dosya hazırladım yolladım, hiç üşenmedim. Sen de üşenme ver şu cevap budur tikini.
+1
himmet dayi
(09.05.26)
hacı abi teşekkürler eline sağlık
0
🌸duyurukullanıcısı
(10.05.26)
london'a falan greater london yazmak gerekiyormuş yoksa eyalet olan london'ı anlıyor, il olanı anlamıyor falan. bende sonradan anladım.

ai falan da olmamıştı.
0
🌸duyurukullanıcısı
(10.05.26)
(18)

Sevgilinin yapış yapış yakın arkadaş grubu

seni tanıdığım güne lanet olsun
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor. Şimdi şöy
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor.

Şimdi şöyle bir durum var ki ben kadınlardan 2 tanesinin (X ve Y) benimkinden hoşlandığına eminim. X uzun yıllardır arkadaşı, kadın beğeniyor belli ki ama olmayacağının farkında. Bu kadınla ilgili başka biri geçen yıl bir şeyler söylemiş ve benimki de durumu fark edip araya mesafe koymuş diye de duydum başka birinden. Hadi onu geçtim.

Y olan ve benimkinin aynı zamanda en sık görüşerek iş yaptığı kadın ise resmen ona yaranmak için çırpınıyor. Sürekli sadece ona özel cilveli ses, çocuk gibi bir haller, neredeyse her cümleye yiaaa diye güya tatlılık yaparak başlama falan. Bu kadın 3 yıl önce iş yaparken aralarına katılmış ve yakın arkadaş grubuna öyle dahil olmuş. Aynı zamanda gruptaki bir başka erkek (ki benimki de onu çok sever) ilk zamanlarda Y'den hoşlanıyormuş ama Y onu kesin bir şekilde reddetmiş. Benimki o dönem ufak ufak aralarını da yapmaya çalışmış ama olmamış.

Şu an gruptaki az önce bahsettiğim X ve bu erkek kişi dışındaki herkes bu kadınla benimkini çok yakıştırıyor ve birlikte olmalarını istiyor açık açık. Zaten adam onlara beni tanıştırınca o erkek kişi dışındaki herkes soğuk davrandı bana, hala da öyle. Sürekli biz bize şuraya gidelim, biz bize bunu yapalım planları yapılıyor ama ben asla yokum. Benimki sürekli beni hatırlatıyor, dahil ediyor falan ama onlarla vakit geçirmek istemiyorum. Bana kendimi fazlalık gibi hissettiriyorlar. Ayrıca birlikte olduğum insandan hoşlanan kadınlarla veya onu başka bir kadına yakıştıran insanlarla ne kendim yan yana olmayı ne onun yan yana olmasını istiyorum. Benimkine desem ya ne alakası var, asla öyle hissetmiyorlardır falan der eminim. E adam da onları hem çok seviyor hem kaç yıllık arkadaşları ve alışmış sürekli onlarla olmaya. Geldim diye arkadaşlarından koparamam, zaten hakkım da yok.

Başka ilginç bir bilgi, benimki ne zaman biriyle flört etse birkaç aydan uzun sürememiş çünkü ya gruptaki kadınlar o kadını aşırı sevip aşkımmmm bebeğimmmm diye dibinden ayrılmamış ya da bana yaptıkları gibi soğuk davranmışlar. Ayrıca gruptaki hiç kimsenin uzun yıllardır hiç ilişkisi hatta flörtü bile olmamış. Buna o kadar şaşırdım ki. Yılbaşında bile nolur sana gelelim diyerek sabahtan benimkinin evine geldiler, biz gece 3 gibi eve gelip onlara katıldık. Bir tek ev arkadaşı olan bir erkek ve zamanında Y'den hoşlanan erkek arada flört falan deniyor ama o da sürmüyor. Bana çok hastalıklı geldi bunların hali bir noktada ya.

Bir iki ay önce adamın doğum günüydü ve evinde baş başa vakit geçirelim dedik ki bir de bunu arkadaşlarına haber verecek halimiz yok zaten. Akşam kapı çaldı ve balonlar, pastalar, kamera elde ve açık falan doğum gününü kutlamaya gelmişler. Bana da aaa biz seni unutmuştuk ya hiç aklımıza gelmedi dediler. Sonunda git de denemedi ama gecemiz ve ertesi günümüz rezil oldu çünkü sabaha kadar kaldılar.

Mesela bazen X'in canı sıkılıyor ve ya sende kalmaya geldim diyerek gelip benimkinde kalıyor o diğer 2 erkek de evdeyse. Ya da Y bazen ya kahvaltı hazırlamaya geldim diye eve gelip bu 3 erkeğe sabah kahvaltı hazırlıyor, dur bir de börek açayım diyor akşama kalıp falan. Erkekler de abi bu kız tam evlenilecek kız değil mi ya diyor güya şakayla ara sıra. Evde geçen hep birlikte oturuyoruz ve kahve makinesini bulamadım. Y diyor ki sen şimdi bilmezsin yerini, onu ben alttaki dolaba koydum.

Ya sizin bizim ilişkimizde yeriniz ne? Sizin bu adamın evinde işiniz ne? Biz niye bu ilişkiyi futbol takımı gibi yaşıyoruz? Erkekler de dahil siz niye bu adamın evinden çıkmıyorsunuz? Biliyorum esas problemli olan benimki çünkü yıllardır asla sınır koyamamış. Bir de herkes yerini bilir özellikle iş söz konusuysa diye onlara hadlerini bildirdiğini falan sanıyor ama alakası yok.

Adamın bunlar dışında her şeyinden memnun sayılırım ama ona söylesem özellikle Y ve erkeklerin tavrını asla konduramayacağını, kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Sonradan gelip adamın herkesle arasını bozan da olmak istemediğim için özellikle bu insanlara karşı rahatsız olduğumu da pek belli etmedim ki etsem de toplu halde inkar edip beni kötü yapacaklarına eminim. Ben hiç uğraşmayıp bu aile olmuş insanları birbirine bırakıp gideyim mi ya? Ya da şansımı denemek adına bir benimkine söyleyip en sonunda onun gözünde muhtemelen fitne fesat olayım mı? Aslında kaç aydır rahatsızım ama bugün yine bir şey oldu onun üzerine sormak istedim. Yaşananların çoğunu yazmadım bile, bunlar sadece iki üç küçük şey. Yaşlar 35 ve üstü. Sadece ara sıra bunun evinde kalan 2 erkek kişisi 30'ların başında.
-1
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Erkek arkadaşınızın tavrı net gibi, onun için bu bahsettiğiniz iki kişiyle ilgili bir endişeye gerek yok gibi görünüyor anlattığınız kadarıyla.

Şöyle ki, elinizdeki malzeme bu. Bu kızlarla ilişkinin bu aşamasında rekabete girerseniz kaybedersiniz.

Sizin arada kalmış halinizi kurtaracak tek davranış sanırım "yerinde ağır olan" insan olmak. Rekabet etmemelisiniz. Bu senaryodan ancak özgüvenle çıkılır heralde. Her şeye onay verin demiyorum, ama yeri geldiğinde erkek arkadaşınıza sakin şekilde "ne alaka anlamadım, sizin bazı şeyleriniz bana uzak ama senin çevren, bildiğin gibi yap" tavrını da gösterebilirsiniz. Sizin olaya bakışınız bu çünkü.

İlişki ilerler ve olgunlaşırsa belki o zamana kadar siz de ortama ısınırsınız veya o aşamada daha farklı bir tavır takınabilirsiniz. Ama bu o zamanın konusu.
+4
akhenaten
(04.05.26)
Cemaat yapılanmasının içine düşmüşsün kolay gelsin. Yıllar içinde baya katılaşmıştır. Aralarına almazlar.
Akhenatenin dediği gibi özgüvenini kaybetmeden sağlam basmaya çalış. Artık gerisi seninkine kalmış. Cemaat olarak mı devam edicek yoksa başka bişeyi yaşamaya cesaret edicek mi bakıcaksın.
+5
benim bir gizli bildiğim var
(04.05.26)
Bir sitcom evrenine düşmüşsünüz gibi adeta.
+5
peki madem
(04.05.26)
flortum degil de arkadas cevrem vardi bunlari bir arada tutan seyin ne oldugu belli, ben dayanamadim seviyesizliklerine. aileniz yok diye herkesi aile zannetme olayina bi son verelim ayrica aileler bile bu kadar gevsek olmuyo. biz daha kendi esimizle “me time”lar, kisisel alanlar kavgasi yaparken bunlarin kaynana gibi her dk tepede bitmeleri ciks biz almayalim.

iliski stiliniz ve sikayetleriniz hakkinda acik ve sakin bi diyalog yasanmali. uzaklasirsa da uzaklassin sonrasi adamin kendi tercihi olur uzaklasmazsa da siz yolunuza bakarsiniz. boyle yetiskin ergenlere bir gun bile ayirmak zul
+4
ala09
(04.05.26)
Nasıl olsa sevgililik moduna geçince dört beş aya ayrılırsınız siz de, birbirinizin düzenini bozmayın, bu kişiler neticede sonradan düşmemiş hayatınıza hep varmış, sen de bile isteye bu sisteme dahil olup şimdi de şikayet ediyor gibisin, yapacak bir şey yok.
+3
kizil karga
(04.05.26)
ortam hiç samimi gelmiyor. siz gruba sonradan girdiginiz icin disaridan bir gozle daha net gorebiliyorsunuz ama erkek arkadasiniz maalesef fark etmiyor ya da ortami bozmamak icin bisey demiyor. En ustteki yoruma katiliyorum. Rekabete girip ortami bozan sanki sizmissiniz gibi olmayin ama iliskiniz derinlestikce erkek arkadasiniz da sizi anlayacak konuma gelecektir. Digerleri de yapmaya calistiklari seyden vazgecer gibime geliyor eger sizden istedikleri tepkiyi alamazlarsa.
+1
acelaacedebela
(05.05.26)
of of of, evlerden ırak ortam. sizin de dediğiniz gibi, elemana anlatsanız bile kabul etmeyecek ve bir şekilde siz kötü olacaksınız. en temizi yol yakınken bu toksik ortamdan kurtarın kendinizi (bir özeleştiri olarak bekara karı boşamak kolay diyeyim burada). içinizde kalmasın istiyorsanız da ayrılırken elemana şöyle açıklama yapın: “çok toksik ve vıcık vıcık bir arkadaş grubunuz var ve ben bu yaştan sonra böyle bir ortam içerisinde olmak istemiyorum. sana da tavsiyem, bundan sonra sürdürülebilir bir ilişkin olmasını istiyorsan ya bu gruptan uzaklaş, ya da x/y kaltaklarından (bu lafı söylemeniz lazım, yoksa istenen etkiyi yaratmaz) biri ile birlikte ol. başka türlü ilişki yürütemezsin.”. sonrasında sizi vazgeçirmeye çalışır, “aman gruptan uzaklaştım, arama mesafe koydum vs.” derse de geri adım atmayın, zira dediğini yapıp araya mesafe koysa bile ileride bunu size karşı illaki kullanır. “ben senin için 15 yıllık arkadaş çevremden vazgeçtim” lafını duyarsınız.

son olarak bu elemanın x ve y’nin ilgisini anlamaması, diğer elemanlarla bunun muhabbetini yapmaması mümkün değil. bu ilgi, bu ortam elemanın hoşuna dahi gidiyordur.
+2
shadowfollower
(05.05.26)
öğrenciyken bu kadar okusam mühendis olurdum. bi özet geçeydin abla.
+2
faberkastelli
(05.05.26)
valla bu yazdığınıza göre en normal kişi sizsiniz, sakın kendinizi suçlamayın. temel problem ise erkek arkadaşınız. orada tarikat yapılanması var, kaçın kurtulun.

Erkek arkadaşınız hem patron hem de grubun merkezi olduğu için bu 'hayran olunma' ve 'vazgeçilmez olma' durumundan içten içe besleniyor olabilir. Sınır koymamasının sebebi; ya bu durumun nezaketsizlik olduğunu gerçekten anlamıyor (ki bu daha kötü) ya da arkadaşlarını kaybetme korkusuyla herkesi mutlu etme rolüne aşırı yapışmış durumda.

bir de kendisine ; Senin evinde kahve makinesinin yerini benim değil de bir başkasının bilip bana söylemesi, bizim mahrem alanımızın kalmadığını gösteriyor. Sen benim evime gelsen ve başka bir erkek arkadaşım 'o orada değil şurada' dese ne hissederdin? diye sorar mısınız? valla çok merak ettim yanıtını.
+4
galahad reloaded
(05.05.26)
muhtemelen adaya veda eden isim sen olacaksın. zaten en hayırlısı da bu. habersiz doğum günü için kapıya dayanıp sana haber vermemeleri vs sevgilinin bile rahatsız olması gereken bir durum. ama etmediğine göre o grup içindeki konumun belli zaten.

adamın da kadınlardan gelen ilgi alakanın farkında ve bu durumdan hoşnut olduğuna neredeyse eminim.

ben olsam maddeler halinde bi kağıda yazar, ezberler, sonra sunum yapar gibi karşısına çıkardım. böyle böyle olması normal mi diye kendisini bi sorgulardım. muhtemelen salağa yatacaktır ve ciddi bi adım atmayacaktır. bu da senin gidiş biletin olur.
+2
elorelia
(05.05.26)
siz anlatirken ben sıkıldım.
0
sinematikcrop
(05.05.26)
genelde bu tipler hayatsız oluyor. kabile tipi yaşamayı modernlik, nyc tipi yaşam tarzı olarak görüyorlar.

ilkokul ve lise yıllarından tanıdığım sonra da vine ünlüsü olup patlayıp giden böyle bir arkadaş grubunun birtakım üyeleriyle instagramdan takipleşiyoruz. sizin bahsettiğiniz bir şekilde hayatları var hatta siz öyle anlatınca acaba onlar mı dedim. adeta bir sosyal antropolog gibi inceliyorum onları gangbang tarzı yaşıyorlar.

bence bacım sen kaç kurtar kendini bunlar gün olur birbirleriyle evlenir boşanır çocukları evlenir onlar da boşanır böyle simbiyotik bir yaşam.
+1
Hallegadola
(05.05.26)
muhtemelen çok yıpranıp ayrılmak zorunda kalacaksın zaten. bence şimdiden uzaklaş, adam mı yok memlekette.
+1
antihero
(05.05.26)
@Hallegadola

Gangbang tarzı ne oluyor tam olarak?
0
himmet dayi
(05.05.26)
Makul argümanlarla sıkıntımı belli ederdim ben olsam. Hani kıskanç sevgili gibi değil de hangi olayların size nasıl hissettirdiği, sizin hayalinizdeki ilişki şekli gibi ve nelerden neden rahatsız olduğunuz gibi. Karşı taraftan saçma bir cevap gelirse de yallah defolsun gitsin.
+3
inawen
(05.05.26)
O ne yahu "friends", "how i met your mother" evi gibi :))

Kendinizi ortama adapte etmek dışında şansınız yok, ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin durumu var.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
nick-entry uyumu :)
0
banach
(06.05.26)
siz hep sorun "arkadaş" olan kişilermiş gibi anlatmışsınız ama burda ki en büyük red flag erkek arkadaşınızın kişisel alanlarını çizemeyen, alan işgalini normal bulan, arkadaş grubu dinamiği/mahremiyet kavramları yokmuş vb. şeklinde davranması. bütün bu olanlar "arkadaş" kişilerinden bağımsız olarak erkek arkadaşınızın onlara açtığı oyun alanında yaşanıyor. o açıyor yanı bu alanı onlara komple. siz bunu kabullenmek yerine onun açtığı alanda tepinen arkadaşlarına kurulmuşsunuz.

sizin tek bir muhatabınız var, erkek arkadaşınız/onun kişiliği. şapkanızı önünüze koyup ben böyle biriyle olmak istiyor muyum diye soracaksınız, tek dengeli çözüm yolu da bu. boşu boşuna diğerleriyle ilgili durumları zihninizde köpürtüp kendinizi yormayın yani, bu yöntemden sağlıklı bir karar çıkmaz.
+1
Phoebe
(08.05.26)
(12)

Vize almaya çalışan herkese soruyorum.

anaphylacticshock
Merhaba, Son zamanlarda vize randevusu, vize alma vb konulardaki başlıkların çoğaldığını farkettim. Herkes öyle ya da böyle, bir şekilde yurtdışına çıkmaya çalışıyor. Hatta bazıları şu ülke vize vermedi, başka ülkeye nasıl vize alabilirim diyor. Orası olmazsa şurası, öteki olmazsa beriki olsun diy
Merhaba,

Son zamanlarda vize randevusu, vize alma vb konulardaki başlıkların çoğaldığını farkettim.

Herkes öyle ya da böyle, bir şekilde yurtdışına çıkmaya çalışıyor.

Hatta bazıları şu ülke vize vermedi, başka ülkeye nasıl vize alabilirim diyor. Orası olmazsa şurası, öteki olmazsa beriki olsun diyor.

Vizeye başvururken kafanızda gelecekle ilgili, özellikle iş ve yaşam masrafları ile ilgili bir plan var mı merak ediyorum.

1) Başvurduğunuz ülkeye vize çıkarsa gidince ne iş yapmayı, nasıl geçinmeyi düşünüyorsunuz?

2) Başvuru yaparken gidince beni en az 6 ay idare eder diye güvendiğiniz bir birikim falan var mı?

3) Çalışma izni, oturma izni vs nasıl almayı düşünüyorsunuz?

4) Tam olarak amacınız ne? Neresi olursa olsun bir şekilde farklı bir ülkeye yerleşmek mi yoksa kafanızda daha net bir hedef ve plan var mı?

5) İşler planladığınız gibi gitmezse diye yedek bir planınız var mı?

6) Gideceğiniz ülkenin anadilini bilmiyorken resmi işlemleri, başvuruları nasıl halledeceksiniz?

Bu sorular vize almaya çalışan herkese. Cevaplayabilirseniz çok sevinirim.

Ben 8 ay içinde İngiltereye yerleşmeyi planlıyorum.
İlgim olan bir bölümde tezsiz yüksek lisansa başvurup gitmeyi düşünüyorum.
Ama asıl istediğim gidince orada çalışmak ve kalabilmek.
Devamlı gidince ne yaparım ne ederim, nasıl geçinirim, nasıl iş bulurum, okul ücretini nasıl öderim vs diye düşünüyorum.

Ben mi kafaya fazla takıyorum, biraz daha pervasız olup bodoslama harekete geçmek mi lazım bilmiyorum.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
ben ve çevremdeki herkes tatil-gezi amaçlı vize alıyor.
vize alıp kaçak olarak yerleşmeye çalışan görmedim tanımadım.

kafaya takmak gerek. kolay değil yurt dışına yerleşmek. iş bulup gitmek lazım.
kaçak gitmek isteyen oranı gerçekten az. çoğu tatil-iş amaçlı.
+4
jelly bear
(30.04.26)
Vize sorularını soran herkesin göçmek istediğini sanmıyorum. Seyahat için olabilir. İş için olabilir.
+5
peki madem
(30.04.26)
Schengen vizesi ile turistik amaçla bir ülkeyi ziyaret edersin. Bir ülkeye yerleşmek turist vizesi veya öğrenci vizesi ile olmuyor.

İlgin olan bölümde masterı yapıp çok yüksek ihtimalle dönersin Türkiye'ye. Zaman ve para sorun değilse denenebilir, 40 bin pound verip çıkmak koymayacaksa denersin

Herkes yapıyor ben de yapayım kafası hastalıklı bir kafa. Bir ev parası dökp Türkiye'ye geri dönmek şuan en yanlış iş ve Türklerin çoğu bunu yapıyor.
+3
runaway
(30.04.26)
ben de vize alınca sadece tatil amaçlı düşünüyorum . sana ingiltere için bir önerim var . yakın bir arkadaşım ingiltere'de yaşayan kız arkadaşı ile partner vizesine başvurdu ve orada yaşıyor. çalışma izni de var . kız arkadaşının evinde kalıyor .
ona sorarsan ; orada yaşanmaz diyor hava hep soğuk hep yağmurlu ve kapalı , sokaklar bomboş insan yok . orada yerleşik çok afgan ve ortadoğulu var kötü işlerde çalışıyorlar , ingiliz halkı da yabancılara 2. sınıf gibi davranıyor diyor yani rahatsızlık hissettiriyorlarmış . saat 16:00 da her yer kapanıyor sokaklar boş kalıyor herkes evinde ya da barlarda zaman geçiriyor diyor . ben hiç gitmedim bilmiyorum onun anlattıkları bunlar .
+2
devilone
(30.04.26)
burada acilan vize sorularinin %99'u turistik amacla alinan vize icin.
oturma izni, calisma izni gibi konularla ilgili nispeten az soru geliyor. bence iki vizeyi birbirine karistirmissiniz siz.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
Daha önce 2 dönem Polonya'da erasmus yaptım.

Şimdi İngiltere'de bir PgDip programına başvurmayı düşünüyorum.

Öğrenci vizesi ile part time çalışma izni de veriyorlar.

Ama nerede iş bulurum, nasıl geçinirim, bölümü sever miyim vs diye düşünüyorum devamlı.
0
🌸anaphylacticshock
(30.04.26)
Yanlis soru. Is bulup giden zaten oradaki sirketin davetiyle gittigi icin boyle sorunlar yasanmiyor. Soylendigi gibi, bu soruyu soranlarin tamamina yakini turistik amacla ya da seminer konferans vs. amaciyla kisa donemli gitmek isteyen insanlar. Kendi kendinize vizeye basvurup orda yasamaya baslayamazsiniz.
+1
synesthesia
(30.04.26)
herhalde avrupa'da berlin, hamburg, köln, brüksel gibi türkonun, surinin, pakinin harman oldugu ve havanin bok gibi oldugu sehirlerden daha kötü bir yer varsa o da londra'dir :)
bari irlanda ya da iskocya düsünün de en azindan sadece havasi kötü dersiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
Kategorileri birbirine karıştırmışsın. O soruların neredeyse tamamı turistik amaçlı olan Schengen vizesiyle ilgili ve bu vizeyle Avrupya'ya gitsen dahi orada kalıp çalışamazsın. Kalıp çalışabileceğin (ve senin yıllar önce Erasmus için başvurduğun) vize tipi Schengen vizesi değil, D tipi ulusal vize. Ulusal vize başvurularında da red oranı çok çok düşük.

Yani öyle kafana göre "ben bir Avrupa'ya gideyim de iş bulur kalırım" diye düşünüp başvurduğun vize C tipi (yani Schengen) değil. D tipi vize.

İngiltere işine gelirsek, gidip yüksek lisans yapayıp sonra kalırım diyorsan yüksek lisans süresinde harcayacağın bütün para hesabında varsa (her ülkenin kendi tutar kriteri vardır, aylık 600 sterlindir atıyorum) o parayı gösterip ulusal vize alabilirsin. Zaten o para hesabında varsa da iş bulana kadar nasıl geçineceğin sorusu cevap bulmuş oluyor. O geçinecek para hesabında yoksa zaten vize alamazsın.

edit: Şöyle bir ekleme de yapayım. Turistik vizeyle gidip orada iş bulma durumunda da ulusal vize ya da oturum iznine orada başvuramazsın neredeyse hiçbir ülkede. Sadece Almanya geçen yıl böyle bir esneklik tanımıştı. Onun dışında diğer ülkelerde Schengen vizesiyle orada bulunuyor olsan bile uzun dönem vizeye ikamet ettiğin ülkeden başvurmak zorundasın.
0
himmet dayi
(30.04.26)
Gitmeyi baya niyetlenmiştim. Personeli olduğum firma bir dönem yurtdışına açılacak diye söylendi, o ara baya nasıl gidebilirim diye biraz düşünmüştüm ama yurtdışına açılış öyle kaldı. Hoş açılşa bile düşününce gittiğimde ev iş ekseninde bir hayatım olurdu. En azından burada tek başıma gidiyorsam olsa bile iyi kötü etkinliklere gidiyorum iş çıkışı.

Turistlik vize alıyorum +1. Vize alıp alıp yurtdışına gitmek daha cazip.
0
put it in your appropriate place
(30.04.26)
Sponsor bulma kaygısı 10 sene önceydi. Şimdi maaş kriterini sağlayan iş ve sponsor bulması gerekecek. Bunu yapacak kişi zaten master gibi yollara girmez.
-1
runaway
(30.04.26)
Ingiltere'de "Ogrenci olarak gideyim sonra is bulup yerlesirim" mantigini oldurecek bir suru yasa cikartiyorlar haberiniz olsun.
Son iki yildir yasanan gocmen kirizi/politik savas yuzunden tum partiler gocmenleri engelleme pesinde, ozellikle Turkiye, Afganistan, Iran, Pakistan gibi ulkelerden gelenlere buyuk sikinti yasatacaklar.

Diger yazilan, sokaklar bos, kimse yok, sosyal hayat yok vs gibi laflar ise klasik "Ben adapte olamadiysam demek her yer boyle" kafasi.
Yerlesebilirseniz, sosyal hayati siz kurarsiniz, baskasinin size kurmasini beklerseniz hayat yok tabii ki.
0
quaker
(01.05.26)
(25)

Yeniden görüşmeye başlanan eski sevgili

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaş
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaşmalar, araşmalar falan. Arkadaşça görüşüyoruz. Şu anki sevgilimin haberi var. Ses etmiyor ama görüşmemizi istemiyordur kesin. Kendimi kontrol edemiyorum. Pislikmişim gibi hissediyorum. İkimizinde hayatında birileri var şu an.

Bugün beraber tatil yapalım dedi. Romantik değil, ikimizinde eskiden görmek isteğimiz bir yere grupla gezi. Ne cevap vereceğimi bilemiyorum.
-25
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
hislerinde haklısın.
+7
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Sevgilini aldatıyor olmak için illa eski sevgilinle sevişmen gerekmez. Sen sevgilini aldatıyorsun bu çok net.

Beraber tatil teklifine ne cevap vereceğini bilmemen de aşırı absürt. Umarım sevgilin kurtulur senden bir an önce.
+20
himmet dayi
(29.04.26)
insanı insan yapan, içgüdüleriyle değil, mantığıyla hareket etme iradesidir malum.
iradenizi devreye alın; mevcut ilişkiniz de dahil olmak üzere bu olan biteni sağlıklı bir biçimde; sanki bir arkadaşınıza akıl veriyormuşçasına değerlendirin. en doğru cevabı siz de biliyorsunuzdur.
+4
lil siztah
(29.04.26)
bu bir aldatmadır. yanlış içindesin.
+3
summerjam0306
(29.04.26)
Bu kadar ortak noktanız ve iletişiminiz varsa diğer insanları daha fazla oyalayıp üzmeyin bence, birlikte olun.
+1
ekimoloji
(29.04.26)
@lil siztah
Okadar haklısınki!!
Mantığıma göre kendisini her taraftan engellememem lazım. Sevgilim problem etmedi şu ana kadar hiçbirşeyi. Ama haksızlık ona.

Diğer taraftan, yeniden diyalog kuralı beri sanki tekrardan nefes almaya başladım. Sevgilimle ayrıldık diyelim. Ki ayrılmak istemiyorum. Yinede eski sevgilimle bizi bi gelecek beklemiyor. Benimkisi geçmişe özlem sanki.
-12
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Bu arada eski sevgilimle karşı hiçbi şekilde cinsel, tensel bir çekim hissetmiyorum. Erkek olsaydı mesela hiçbir problem kalmazdı.

Düzeltiyorum, erkek olsaydı değilde aseksüel olsaydı mesela.
-7
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
ya eski sevgilinle baris ve sevgilinden ayril.
ya da eski sevgilinle iletisimini kes ve yenisiyle devam et.

cok cig bir durumun icindesin. 20 yasinda degilsen böyle dramalar yasamiyor olman lazim. dost aci söyler :P
-1
Purple life
(29.04.26)
valla böyle hem ayranım dökülmesin, hem kötü şeyler yaşanmasın diyerek siz iki kişi, karşıdaki iki kişiye çok büyük haksızlık ediyorsunuz. karma/ilahi adalet bunların hesabını sorar. bunun ama'sı, fakat'ı yok; yapmayınız.
+3
lil siztah
(29.04.26)
Görünen oki yapılacak şey iletişimi kesip acı çekmek. Birazda bana kızın, zorlayın diye açtım duyuruyu. Yapmam gereken belli. Zor ama. Zor nefes alıyorum...
-9
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
yani amacın sevgilini aldatmak onun arkasından iş çevirmek değil, iyi niyetli olduğunu düşünüyorum ama bunu sürdürmenin mevcut sevgilini kıracağını düşünüyorum, o yüzden iletişimi kes bence de.
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
Hocam sevgiliniz var, seviyorsunuz diye tahmin ediyorum, niye zor nefes alıyorsunuz anlamadım? Samimiyetle soruyorum.
+6
kumandanim
(29.04.26)
Hocam sen kendine yalan söylersin tamam da, bize niye yalan söylüyorsun mesela? Anlamayacağımızı mı düşünüyorsun? Sıfır cinsel çekim duyduğun biriyle iletişimi kesme ihtimaline karşın "zor nefes alıyorum", "iletişimi kesip acı çekerim" gibi şeyler söylüyorsun. Resmen deli gibi aşıksın. Bunda hiçbir olumsuz bir şey yok bu arada. Bir insana aşık olabilirsin. Ama derhal mevcut sevgilinden ayrılmalısın. Ve eski sevgilinin de şu anda sevgilisi olduğu için ondan da bir karşılık beklememen en doğrusu olur.
+6
himmet dayi
(29.04.26)
Tatile gidip sevişin
-2
Cezcez
(29.04.26)
Eski sevgili mide bulandırıcı bir şey değil mi ya. Bu kadar eksiyi hak etmişsin. Aldatmışsın bir de. Karakter nasip olur inş.
-3
arbre
(29.04.26)
Sevgilinizi tebrik ediyorum olay çıkarmadığı için ben olsam kavga ederdim çoktan
0
kestane gürgen palamut
(29.04.26)
@kumandanim ve @himmet dayi ve herkes
Şöyle anlatayım:

Kendimi yeterince ifade edemedim sanırıım.

-Hayatım da kimseyi aldatmadım.
Ne ilişkim varken başkasıyla ilişki yaşadım. Nede arkasından gizli iş çevirdim. Tüm görüşmelerimizden sevgilimin haberi var. Bunlar zaten 'seni özledimmm' türü yazışmalar değil.

-Eski sevgilimle yakaladığım kafa uyumunu yaşamım boyunca eş-arkadaş-aile kimseyle yaşamadım. Birbirimizin cümlelerini tamamlıyorduk. 10 yılda bi kez bile kavga etmedik.

-Bizi bir gelecek bek-le-mi-yor. Aile olamayız. Ben yuva kurmak istiyorum. Ve çok değişti kendisi. Tarikatçı oldu mesela. Tarikatta öyle sofu falan değil. Scientology gibi bişey. Çocuklarımın annesi olsun istemiyorum. Cinsel olarak arzulamıyorum. Ama kendisi en iyi ennn iyi arkadaşımdı. Hatamız friendzone'da kalmamaktı belkide. Daha detaylar var çok özel diye yazamıyorum.

-Biz sevgiliyken çoğu zamanımız beraber geçti. Hayatındaki boşlukların tamamına yakınını dolduruyordu.

-Eski sevgilim yapmaması gereken ciddi bir hata yaptı. İçten içe farkına vardığım bir geleceğimiz olmadığı o an kafama dank etti. Terk ettim. Kabullenmesi çok uzun sürdü.

-Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım.

-Ben kendisini hayatımda istemiyorum. Geleceğimde istemiyorum. Bugünümde istemiyorum. Yıllardır bunun mücadelesini veriyorum. Arkadaşça diyalog kurabilecek kıvama geldik sanmıştım. Mevzu eski günlere özleme evriliyor.

-Eski eşyalarını, kıyafetlerini atamayan bir yapım var. Bağlanıyorum herşeye. Kolay kopamıyorum.

-Ben şu anki sevgilimi çok seviyorum. İlerideki eşim olarak görüyorum. Çok doğru bir insan benim için.

-Ben sadece unutmak istiyorum. Bana nefes aldırmayan şey, eski sevgilimle konuştuğumuz zaman, yıllardır olmadığı kadar iyi hissettiğim gerçeği. Kalbim pır pır etmiyor ama sanki hayatımdaki herşeyden on kat fazla tat alıyorum. Bu gerçek ise midemi bulandırıyor. Kendimden nefret ettiriyor. İğrenç, aşağılık bir insan gibi hissettiriyor. Bildiğimiz aşk. Doğru. Ama kendisi doğru insan de-ğil!
-3
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Kanka son mesajinida okudum. Bu aldatma. Istedigin kadar dondur. Yaptigin hem kendine hem su anki partnerine saygisizlik. Bitmis seyin hesabini yapmasanda yasini tutuyorsun. Eve kapali kalamiyorsan cik disari kafani dagit. Hobi falan edin.

Partnerinin sana ne dedigi hic onemli degil. Soylemese bile muhtemelen icine atip susuyordur.
+1
inte17
(29.04.26)
eski sevgilinizin doğru insan olmadığını ve onunla ilişki yaşamayacağınız fikirlerini siz şu an yaptığınız şeye bahane olarak kullanıyorsunuz. bence o tarikatçılık meselesi falan sizi yeterince itmemiş; diğer türlü arkadaşınız olsa bile kesip atardınız.
yani yeniden oldurma ihtimali her türlü var ve kabul edin ki şu an ex'inizle içinde olduğunuz şey, açıkça bir tür ilişki işte. ama artık anlaşılıyor ki, bu denklemin içindeki herkes duruma bir şekilde okey.. hal böyleyken üçüncü kişilere daha fazla söz düştüğünü düşünmüyorum. hayatta başarılar.
+1
lil siztah
(29.04.26)
Ahahah, arbre'ın bir cevabı ilk defa artı oylanmış :))

Size tavsiyem: Kabullenin.

Edit: arbre eksilenmiş, nazar değdirdim. :)
0
yadigar
(29.04.26)
"Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım." demişsiniz.

tek taraflı vazgeçiş olmaz.
0
co2s2
(29.04.26)
Hocam zor diyorsunuz ama yapmanız gereken hatırlatan şeyleri atıp unutmak. Çok zordur haklısınızdır ama yapmanız gereken bu.
+1
kumandanim
(30.04.26)
ateşle barut yanyana durmaz diye bir deyim var. şu an tensel çekim yok ama az alkol az yanyana gelince hormonlar-feromonlar devreye girip bir delilik yaptırabilir. sosyalleşmenin farklı yollarını bulman lazım.
0
orpheus
(30.04.26)
Beni etiketlediğin için tekrar cevap yazıyorum.

Hocam masal anlatma ya. Sevgilinin haberi varmış falan... Git söyle bakalım sevgiline "Ben eski sevgilimle iletişimi keseceğim ama bu bana acı verecek, nefes alamayacağım. Birlikte tatile gidelim diye bir teklifte bulundu ve ben ne cevap vereceğimi de bilmiyorum" diye. Ondan sonra gel olan biteni anlat.

Çok affedersin de pipin kızın kukusuna girmedi diye aldatmamış olmuyorsun. Masalı kes.
0
himmet dayi
(30.04.26)
Eski ve mevcut sevgili sıkıntılı. Birisi sevgilinin olduğunu bilip yazıyor, diğeri ses çıkarmıyor, nasıl bir ilişki bu
+1
kimlanbu
(01.05.26)
(10)

binadaki işletmeden gelen yağ kokusu

art cat chocolate
binanın girişinde küçük bir işletme var. belli ki kızartma yapıyorlar. tüm gün geceye kadar kuryeler gelip gidip yemek alıyor oradan. katlanılmayacak seviyede bir yağ kokusu geliyor ve tüm ev siniyor. cam açıp evi havalandıramıyorum resmen.buna bir çözüm bulunamaz mı? yöneticiyi aradım, belediyeden
binanın girişinde küçük bir işletme var. belli ki kızartma yapıyorlar. tüm gün geceye kadar kuryeler gelip gidip yemek alıyor oradan. katlanılmayacak seviyede bir yağ kokusu geliyor ve tüm ev siniyor. cam açıp evi havalandıramıyorum resmen.

buna bir çözüm bulunamaz mı? yöneticiyi aradım, belediyeden izin aldıysa bir şey yapamayız diyor.

ben 10 yıldır bu binadayım. çevrede çok esnaf var yemek yeri var yani. karşımda tostçu var. hiçbiri böyle kokmuyor. yani anlatılmaz yaşanır bir yağ kokusu. evime eşyalarıma sindi yemin ederim. ayrıca astımım da var öksürmekten mahvoldum. taşınabilsem taşınırdım.
+1
art cat chocolate
(29.04.26)
Yönetici sorumluluktan kaçmış resmen. Ne demek belediyeden izin aldıysa bir şey yapamayız? Belediyeden çevreyi kirletme izni mi almış? İşletme izni almış olabilir. Doğru dürüst havalandırma yapacak. Etrafa koku yaymayacak şekilde filtreleyecek. Dev gibi restoranlardan gram yağ kokusu çıkmıyor. El kadar yerden nasıl o kadar koku çıkar diye beldiye gelip inceleme yapacak gerekirse ceza kesecek ama o işletme bu havalandırma sorununu çözecek. Belediyeye şikayet edin direkt.
+2
himmet dayi
(29.04.26)
yönetici şimdi işletmeyle konuşmuş, beni aradı. benden başka şikayet eden sadece 1 kişi olmuş. daire sahiplerinden izin almışlar gıda olduğunu söyleyerek ve ona göre işletme açmışlar. ben kiracıyım, hiç haberim olmadı bu işten. çözülmesi kolay değilmiş, masraf gerekirmiş vs. izinleri de almışlar belediyeden.

valla mahalle yemekçi dolu, dönerciler kebapçılar var, ev yemekçileri var. her gün önlerinden geçiyorum. hiç böyle kokmuyor. 1 odalık bir alan bu işletme gerçekten küçücük ama çok kötü yağ kokusu geliyor.
0
🌸art cat chocolate
(29.04.26)
düşük kalite yağ kullanıyor ya da kullanırken yağı yakıyor belli ki.
ALO 174 Gıda Hattı varmış. Arayın, gelip incelesinler.
0
lil siztah
(29.04.26)
"Çözülmesi kolay değil, masraf gerekir"

Bunu söyleyerek zaten bir usülsüzlük olduğunu da itiraf etmiş oluyorlar. Kusura bakmayacaklar da bu işe girerken onu düşüneceklerdi. Masraf gerekiyorsa o masrafı yapacaklar. Kimse o yağ kokusuna maruz kalmak zorunda değil.
+3
himmet dayi
(29.04.26)
Dükkanın ayrı bacasinin olması lazım eğer yoksa zabıtaya şikayet edin
+1
mirty
(29.04.26)
Chat GPT CEVABI:

Bu durum “katlanmak zorundasın” denilecek bir şey değil. Özellikle sağlık (astım) etkileniyorsa, hukuken de teknik olarak da çözümü var. Ama gerçekçi olalım: bu genelde tek adımda değil, birkaç yoldan aynı anda ilerleyince çözülür.
Şunu net söyleyeyim:
Belediyeden ruhsat almış olmaları = her şeyi doğru yaptıkları anlamına gelmez.
Koku, duman ve filtre konusu ayrıca denetlenir.
🔴 Asıl sorun ne?
Senin tarif ettiğin şey çok büyük ihtimalle:
Yetersiz baca sistemi
Ya da filtre (karbon + elektrostatik) eksikliği
Ya da baca çıkışının yanlış yerde olması
Yani teknik olarak düzeltilebilir bir problem.
Zaten diğer esnafta olmamasının sebebi de bu.
⚖️ Hukuki olarak hakkın var mı?
Evet, hem de güçlü şekilde.
Türk hukukunda:
“Komşuya zarar veren kullanım” yasaktır (kat mülkiyeti + borçlar hukuku)
Koku, duman, gürültü → “rahatsızlık” sayılır
Sağlığı etkiliyorsa (astım) durum daha da ciddileşir
Kiracı olman hiçbir şeyi değiştirmez. Hakların var.
🧭 Ne yapabilirsin? (En etkili yol haritası)
1️⃣ Belediyeye şikayet (en kritik adım)
Bağlı olduğun ilçe belediyesine:
Zabıta
Çevre Koruma Müdürlüğü
şikayet et.
Şunu özellikle söyle:
“Yoğun kızartma kokusu var”
“Filtre/baca yetersiz”
“Evime doluyor, sağlık sorunu yaşıyorum (astım)”
👉 Bu çok önemli:
“koku ölçümü / baca denetimi talep ediyorum” diye özellikle belirt.
2️⃣ CİMER’e yaz
Belediye bazen ağırdan alır.
CİMER’e yazarsan:
Dosya resmi kayda girer
Belediyeye geri yönlendirilir ama daha ciddiye alınır
3️⃣ Sağlık boyutunu vurgula
Astımın olduğunu mutlaka belirt.
Mümkünse:
Devlet hastanesinden “koku tetikliyor” şeklinde bir rapor alırsan
→ Bu iş çok hızlanır
4️⃣ Yöneticiye tekrar baskı (ama doğru şekilde)
Yönetici yanlış söylüyor.
Şunu net söyle:
“Bu durum kat maliklerine zarar veriyor”
“Baca ve filtre uygun değilse müdahale etmek zorundasınız”
Yani konu:
“izin aldılar” değil
“şu an kurallara uygun mu?”
5️⃣ Son çare (ama güçlü): Sulh hukuk / ihtar
Eğer düzelmezse:
Noterden ihtar çekilebilir
“rahatsızlığın giderilmesi” davası açılabilir
Bu noktada genelde işletme geri adım atar çünkü:
Filtre sistemi kurmak, dava ile uğraşmaktan daha ucuz
🧠 Pratik kısa çözümler (geçici)
Bunlar çözüm değil ama seni biraz rahatlatır:
Cam tarafına karbon filtreli hava temizleyici
Kapı altına izolasyon fitili
Aspiratör filtresi takmak (pencereye yakın)
Ama bunlar sadece “idare eder”, sorunu çözmez.
💬 Açık konuşayım
Bu tür küçük işletmeler bazen:
Masraftan kaçmak için filtre takmaz
Ya da “idare eder” diye geçiştirir
Ama seninki normal değil.
Senin söylediğin seviye → denetimlik durum
İstersen
Senin adına:
�⁠Belediyeye yazılacak net bir şikayet metni
�⁠CİMER başvurusu hazır metni
hazırlayayım. Direkt kopyala-yapıştır yaparsın.
Bu iş çözülebilir, yalnız değilsin bu konuda.
-3
anaphylacticshock
(30.04.26)
Kısaca:

Doktordan astım raporu alın.
Belediyeye yazılı olarak şikayet edin ve bu raporu da sunun.
Belediyeye şikayetin hemen ardından cimere de başvurun ki kayıt açılsın.

Bunlar yeterli olacaktır.

Gene de olmazsa noterden ihtar çekin.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
belediyeye e-şikayet ettik(yönetim), gelip havalandırmasını kontrol ettiler ve yükümlülük dışında kullanım var diye hava filtresini mi ne değiştirttiler, belediyeden yazı geldi ilgilendik çözümler tebliğ edildi diye..
0
eja
(30.04.26)
Düzelmedi diye bir daha başvurun o zaman.
Gürültüden falan şikayet etseniz desibel ölçümü yapılır da koku olayı sıkıntı.
Kokuyu objektif olarak değerlendirecek, ölçüm yapacak bir cihaz yok galiba.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
herkese teşekkürler. ben de belediyeye şikayet ettim. genel olarak her şeyleri uygunmuş. sadece aktif karbon filtrelerinin kullanım ömrü dolmuş. tutanak tutup değiştirmeleri için resmi süre vermişler.

umarım zor bir yaz geçirmeyiz apartman olarak. herkes panjurlarını kapatmış resmen binada. bir de tek cephe olunca gerçekten çok zorlanıyoruz.
+2
🌸art cat chocolate
(02.05.26)
(4)

negatif anlamda 'isini bilir' nasil ingilizceye cevrilir

kassiopeia
soru baslikta, bazen kullaniriz ya, x isini bilir gibi ama negatif anlamda, rusvet almak gibi degil de mesela kendini cikarlari icin oldugundan farkli gorunmek/davranmak, nabza gore serbet vermek anlaminda, bunu nasil ingilizceye ceviririz?
soru baslikta, bazen kullaniriz ya, x isini bilir gibi ama negatif anlamda, rusvet almak gibi degil de mesela kendini cikarlari icin oldugundan farkli gorunmek/davranmak, nabza gore serbet vermek anlaminda, bunu nasil ingilizceye ceviririz?
0
kassiopeia
(29.04.26)
"he knows what he is doing" icerige gore olabilir.

cakallik/kurnazlik anlaminda "he is a smart-arse"
+1
baldur2
(29.04.26)
Streetwise sifat olarak
+1
floydian
(29.04.26)
- He/She knows how to play the game.
- He/She knows which way the wind is blowing.
+4
himmet dayi
(29.04.26)
"Shrewd" diye bir sözcük var, sanırım ihtiyacınızı karşılar. @Himmet dayi'nın "game" örneği de doğru.
0
yadigar
(29.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.