Giriş
(3)

Evlat edinme

jz
Selamlar, Evlat edinme ya da korucu aile süreçleri nasıl ilerliyor? 1-2 yaşlarında bir evlat edinmek istersek süreç çok uzun ve zor olur dediler, tecrübesi olan var mı ? Koruyucu aile de olabilir. Teşekkürler.
Selamlar,

Evlat edinme ya da korucu aile süreçleri nasıl ilerliyor? 1-2 yaşlarında bir evlat edinmek istersek süreç çok uzun ve zor olur dediler, tecrübesi olan var mı ? Koruyucu aile de olabilir. Teşekkürler.
0
jz
(04.07.24)
Çocuk 18 yaşından küçük olmalı.

Sahiplenici çift en az 35 yaşında olmalı.

Sahiplenmek isteyen çiftin gelir durumu çocugun zaruri olan ve olmayan ihtiyaçlarini giderebilcek seviyede olmali.

Ve sahiplenmek isteyen çiftin makul sebepleri olmali(kisirlik vb.).
0
Yourcousinmarvinberry
(04.07.24)
Teşekkürler, aslında süreci daha çok merak ediyorum. Kaç ay sürer, sıra varmış baya diyenler var ?
0
🌸jz
(04.07.24)
kadınlar kulubunun bu konuyla ilgili genel bi başlığı var. herkes tecrübelerini vs yazıyordu. ona bir bakın. ama hatırladığım kadarı ile genelde minimum iki sene beklemişti hemen herkes. tabi ki cinsiyet, yaş ve ile göre vs değişir durum.

www.kadinlarkulubu.com

başlık bu sanırım.

konuda biri şöyle yazmış.
30 Haziran 2020’de evrakları verdik, 1 Temmuz 2021’de onaylandı ve sıramızı öğrendik.
başka biri daha bir yıl sürdüğünü yazmış. yani dosya/sıraya girme 1 yıl. 2+ dabekleme süreci. 2021den beri bekleyen varmış.
0
elorelia
(04.07.24)
(8)

Sokak kedisi yavrusunun iltihaplı gözüne ne yapabilirim?

adriana lima poposu yaglayicisi
Elime alamam, tutamam. Bir gözü tamemen kapalı, iyice şişmiş. Soğutulmuş çaylı su döksem işe yarar mı? Bir kere dökebilirim, bi daha da yanına yanaştırmaz
Elime alamam, tutamam. Bir gözü tamemen kapalı, iyice şişmiş. Soğutulmuş çaylı su döksem işe yarar mı? Bir kere dökebilirim, bi daha da yanına yanaştırmaz
0
adriana lima poposu yaglayicisi
(01.07.24)
eline alıp tutamayacaksan gözüne nasıl dökeceksin yani uzaktan fışkırtarak denk getirmeyi mi planlıyorsun?

normal şartlarda evet işe yarar ama bir kerede yaramaz. takip etmek lazım. terramicyn göz de sürülebilir.
0
elorelia
(01.07.24)
Evet elime alamam, biraz yabani gibi, ısırır mısırır, aşılarla uğraşamam şimdi, inşallah kör olmaz yavrucak
0
🌸adriana lima poposu yaglayicisi
(01.07.24)
Tutturmuyorsa yapabileceğin bir şey yok ama tutabiliyorsan çaylı pamuk iyi gelir evet.

Burada bi kedi vardı maalesef çok denedik üstüne örtü falan attık yakalayalım da gözü kurtulsun diye ama hep kaçtı şu an tek gözle hayatına devam ediyor.
0
chicha_v2
(01.07.24)
yakalayabiliyorsan yakala eldivenle falan. doğrudan veteriner. aynı şey başıma geldi. götüremediğimiz için bir gözü kör şu an.
0
paintov
(01.07.24)
Eski havluyu alın üstüne atın, altında hareket etmez, sonra havluya sarıp kundak yapın, gözlerini çaylı pamukla temizleyin, göz damlalarını veterinerden alabilirsiniz 150-200 lira bir şey aldı 2 hafta önce veterinder, bu şekilde 4 yavruyu temizledik kurtardık tertemiz oldular. En az 3 gün damlatmak gerekiyor
0
atom karincanin torunu
(01.07.24)
Üzerine bir havlu atıp yakalayın. Sonra en yakın veteriner. Pansuman yapıp, ilaç damlatır. En fazla 50 - 100 alır,
0
mesuta
(01.07.24)
İlaç Tobrased, nasıl vereceğinizi bilemedim ama üzerine battaniye atmak olabilir bi' ihtimal.
0
kumandanim
(01.07.24)
İş yeri kedi dolu bizim. Her dönem bir kaç kedinin gözünü açıyorum. Gözün dışı çapak ile kapanır genelde tamamen. Çapağı gözün buruna yakın tarafından biraz kaldırırım önce, iltihap varsa hafifçe baskı yapar çıkartırım, iltihap zaten kendi çıkıyor hemen çapak kalkınca, çapağı tamamen temizlerim, teramisin göz sürerim, ertesi gün tekrar bakarım biraz daha çapak olur genelde, temizler bir tur daha teramisin sürerim. Düzelmiş olur sonra. Hiç göz kaybetmedim.
0
hasmetizm 2046
(01.07.24)
(18)

bebek gelecek evde kedi ?

administ
3 ay sonra bebeği olacak olan bir eve şimdiden kedi getirmenin bir zararı var mıdır? bebeklerle anlaşabiliyorlar mı bir zararı olabiliyor mu?
3 ay sonra bebeği olacak olan bir eve şimdiden kedi getirmenin bir zararı var mıdır? bebeklerle anlaşabiliyorlar mı bir zararı olabiliyor mu?
0
administ
(27.06.24)
Bizim için çok iyi gitti iyi ki kedimiz var diyoruz çocuğumuz iki yaşına basmak üzere. Ama yeni bir kedi ile nasıl olur bilemiyorum tabii. Bizim kedimiz zaten 6 yaşındaydı ve 4 ayşıktan beri bizimleydi.
0
kullanıcıadımbuolsun
(27.06.24)
Getirmeyin.
Mecbur değilseniz getirmeyin.

Çoğu kedi anlaşabiliyor ama yine de tetikte olmak gerek.
Bebek o evdeki hayatı zaten altüst edecek. Uykusuz geceler, endişeler, gazlar vs.

Bir kedinin sorumluluğunun eklenmesi için hiç de iyi bir zaman değil. Medikal olarak bir zararı yok bildiğim kadarıyla.
0
michael_knight
(27.06.24)
Hayvanların yeri doğal yaşama ortamlarıdır. Evler değildir. Bebekten bağımsız.
0
pavlis
(27.06.24)
Ben zararı olacağını düşünmüyorum benim de kedim var ve iki ay sonra doğum yapacağım.

Ama zararı olmasa bile getirmeyin. O kedilere genelde bebekten sonra ilgi azalıyor bakımı aksatılıyor. Üç ay içerisinde rutine oturmaz bazı şeyler diye düşünüyorum. Sonrası zor olur.
0
Gradient_tabanlı_mor
(27.06.24)
Kedi insan yavrusunun ne olduğunu anlayabilen ve ona göre davranabilen bi canlı. Özellikle evde hali hazırda kedi varken bebeklenen aileler gayet sıkıntısız oluyor.

Fakat hali hazırda bebek gelecekken ekstra bir can sorumluluğu daha almaya gerek var mı onu düşünmek gerek. Kediyi bırak kendilerini bile ihmal edecekleri bir 3 sene bekliyor kendilerini zira. Daha sonra kedilenseler daha mı iyi olur acaba.
0
hedep
(27.06.24)
Allah aşkına doğal yaşam ortamı mi kalmış dışarıda? Asfaltın üstünde, kaldırımda, arabaların ezmesi riskiyle mi yaşamaları mi normal olanı? Keşke yorum yaparken biraz düşünsek.


Soruya gelecek olursak, kediler genelde bebeklerle anlaşıyor. Kedili evlere gelen bebeklerin alerji riski yok denecek kadar az oluyor, ayrıca empati duyguları gelişiyor. Yani çoğu bakımdan bebeğin gelisimine de katkı sağlıyor.

Tek sorun, kediyle ilgilenebilecek misiniz? Sonuçta o da bir canlı ve ilgi istiyor. Bir köpek ya da bebek değil ama tek başına birakmak da onu strese sokabilir. Eğer bu konuda bilgisiyseniz ve ilgilenebileceginize inanıyorsanız kedili ev dezavantaj değil, aksine avantaj olur bebek için.
0
fraise
(27.06.24)
halihazırda kedi varsa bebek gelecek diye kediyi göndermeye çalışmayın. aşıları falan tamsa bebeğin veya annenin sağlığına bir zararı olmaz, bebeği de kolaylıkla kabullenir.

halihazırda kedi yoksa bebek gelecek eve kedi getirmeyin. o da bir can, ona da ilgi lazım. bütün ilgi bebekte olacak, muhtemelen kediyi pek takan olmayacak. size de zor olacak hem yeni bebek, hem eve alışmaya çalışan yeni kedi.

hayvanların yeri doğal yaşama ortamı lafını da kabul etmiyorum. cangılda mıyız, vahşi hayvanı evde beslemeye mi çalışıyoruz. sokaktan aldım getirdim kediyi eve. daha doğrusu kendi geldi yamandı salak. şimdi yediği önünde yemediği arkasında, yumuşacık yastıklar, sürekli sevip mıncıklayan insanlar, rahat rahat takılıyor. sokakta bıraksam muhtemelen kışı bile çıkaramayacaktı.
0
kibritsuyu
(27.06.24)
İki kedim var, eşim hamile. Ama senin için, ne gerek var? Yarın bir gün ikisi ile uğraşamayıp kediden kurtulmaya çalışma ihtimaliniz var.
0
prole
(27.06.24)
@pavlis dostum evcil hayvan kavramini oturtamamissin. ev kedisi diye biyolojik bir tur var. bu leopar veya balina degil. bu mantikla inegi koyunu falan da kamyona doldurup ormanin ortasina atalim.
0
hot potato
(27.06.24)
@sıcak patates, hayvanları eve koyunca evcil oluyor size göre. Kedi kışı geçiremezmiş, şimdi denk bir örnek aklıma gelmedi de x hayvan nasıl geçiriyor?

Hayvanı at sokağa iki güne yolunu bulur. Ölmesi gerekiyorsa da ölür. Kediler evcildir diye bir şey yok. İşinize gelince evcil, gelmeyince deyil.
0
pavlis
(27.06.24)
Ben de pavlise katılmayanlardanım. Evde kedi gayet de bakılır. Benim minnoş kedimin yeri benim yanım, sokak filan değil. Anası ona kurban olsun.

Neyse soruya gelirsek; bebek gelecekse kedi almayın. Biz 20 gündür kedi bakıyoruz. Bence başlı başına evin patronu oluyor. Bir bebekle kediye aynı anda bakmak için ikisinden birinin oturmuş bir düzeni olmalı sanırım. Kedimiz geldiğinden beri evde bir olağanüstü hal var. Üstelik geçen hafta sonu ishal oldu ve veterinere 5.300 tl para verdik. 1 aylık maması 900 tl. Kumu ayrı para. Kısırlaştıracağız o ayrı para. Çocuğum olsa çok zorlanırdım. Ben bazı günler işten çok yorgun geliyorum eve. Bulaşıkları bile toplamadan yatıp uyuduğum oluyodu normalde. Ama geliyorum yorgun bile olsam kumunu temizliyorum. Mama - su kabını yıkayıp tazeliyorum vs. Üstelik bunlarla kalmıyor. Kedi bu oyun istiyor. Evde bağımsız takılıyor biraz ama yazık çocuğa. İlla ilgilenmek biraz oynatmak lazım topuyla filan.

Bi de bu çocuk gerçekten bence bizi özlüyor. Normalde kendini sevdirmiyo ama mesela gece biz uyuduğumuz için sabah uyandığımızda kapıda bekliyo oluyo. Yatağa gelip sevdiriyo kendini filan. O ayrı bir bebek yani. Evdeki biblo gibi değil. Ben 20 günlük kedi bakıcısı olarak asla ve asla önermiyorum. Kendinizi bu aşamada böyle bir şeyin içine sokmayın. Hem size yazık hem kedişe. İlerde düzeniniz oturunca inşallah yine düşünürsünüz.

Ben bir süre daha bebek düşünmediğim için sahiplendim kediyi. Bebek düşünürsek o zamana kadar zaten düzenimiz oturur diye düşünüyorum.
0
turuncu tonlarda
(27.06.24)
benim bebegim yok ama sahiplenilene kadar kedilere bakiyorum rutin olarak. 20-30 farkli kedi gidip gelmistir evime simdiye kadar, 2 hafta ila 3 ay arasi kaliyorlar genelde.

hemen hemen hepsi kabaca 2 hafta icinde rutine alisiyor. rutin dedigim de iste sabah 10-11 gibi kahvaltilarini, aksam 6-7 gibi de aksam yemeklerini vermek. gece yatarken de ortada kuru mama filan birakiyorum cogu zaman ki sabah 5te beni uyandirmasinlar. onun disinda gun icinde takiliyorlar kedni hallerinde, firsat bulursam arada top firlatiyorum, oltayla kovaliyorum filan ama bunlara ayirdigim toplam zaman gunde 30 dakikayi gecmez. aksam tv izlerken isteyen yanima gelip oturuyor, o zaman da seviyorum bol bol.

yavru kediler daha oyuncu, yetiskinler daha agirbasli. birbirleriyle arkadas 2 kedi bulursaniz onlar birbirleriyle oynuyor zaten gun boyu. yemegini suyunu verin, kumlari temiz olsun yeter, buna da ayirmaniz gereken sure gunde 10dk dan fazla degil.

yani bence kedi bakimi oyle cok buyuk bir sorumluluk degil, 3 ayda da hayli hayli alisirlar rutinlerinize. zaten gunluk yemeklerini uykunuzu fln sabit tutarsaniz daha da hizli alisirlar. tek sorun cok korkak urkek bir kediye denk gelirseniz eger, evin bir kosesinde aylarca saklanabilir alisana kadar. ama normal bir kedi icin 3 ay gayet guzel bir sure.

tekrar edeyim ama, bende bebek yok ve gun icinde hep evdeyim, kedilerle istedigim gibi oynayabiliyorum firsat buldukca. evde yanliz kaldiklari cok nadir oluror.
0
taurina
(27.06.24)
kedi evcil hayvandır. kedinin doğal ortamı evdir. başka bir doğal ortamı yoktur.
0
paintov
(27.06.24)
@taurina

Yok ya valla bir mesele bence kedi bakmak. Mesela ben normalde evin çöpünü 3 günde 1 filan atıyordum. Şimdi kedinin kumunu temizlediğim anda üşenerek çöp konteynerine götürüyorum çünkü bekletirsem çok pis kokuyor. Bebekli kadın duşa bile girecek zamanı olmayacak. Onunla uğraşması çok zor bence.
0
turuncu tonlarda
(27.06.24)
Annede kediye alışkanlık varsa bebeğe hiçbir şey olmaz. Ama anne de baba da alışkın değilse alışma süreci geçirilir, alerji gelişebilir, belli olmaz. Buna göre değerlendirin.
0
muhayyer divan
(28.06.24)
Bu alışkanlık dedişim şey kanda kedi tüyüne kedi varlığına gerekli antikorların oluşmuş olması demek. O antikorlar annede varsa bebeğe de geçer, hiçbir sıkıntı olmaz. Onu demek istedim.
0
muhayyer divan
(28.06.24)
ilgi ve kıskançlık konusu: kayınpeder ve kayınvalidenin kedisi vardı. kızım doğduktan sonra onlarda çok vakit geçirdi, haliyle kediye olan ilgi azaldı. şimdi kızımı inanılmaz kıskanıyor, malesef pek iyi anlaşamıyorlar.
alerji konusu: kızımda kediye alerji de oluştu, zaten bebeklerin neye alerjisi olacağı belli olmuyor, seçenekleri artırmaya gerek yok diye düşünüyorum.

gelen mesaj sonrası edit: bebeğimiz ilk sene tamamen kedi ile aynı evde kaldı, sonraki senelerde de gündüzleri kedi ile aynı evde kaldı. şimdi 5,5 yaşında.
0
hrskrs
(28.06.24)
bizim önce kedimiz vardı, kızımız sonra geldi. ama tersi olsaydı yapmazdım. kedimi de seviyorum ama çocuktan sonra ilgim azaldı mı derseniz azaldı çünkü enerjim kalmıyor başka bi canlıya. sağdan soldan, bebeğin ağzından bile kıl çıkması cabası... zar zor uyuttuğum bebeği uyandırdığı da oldu daha ilk aylarda kafasını ısırdığı da. yapmaz diye bir şey yok, kedi bu yani sahibinin gözünü çıkaran kedi de var. ha anlaşıyorlar, aralarına müdahale etmiyorum, kediyi sıkıştırdığında karşılığını tırnak ya da dişle alıyor, ağlıyor ve hayatına devam ediyor. ama ilk başlarda çok korkuyordum tabi zarar vermesinden.

doktorum sağlık açısından herhangi bir problem olmayacağını söylemişti ama hamileyken. zaten evcil hayvanların onlarla büyüyen çocuklara fiziksel ve psikolojik anlamda olumlu geldiği biliniyor. bi 'ama'sı var işte.

bir de kedi var kedi var. kimi çok sakin, kimi çok saldırgan, kimisi oyuncu... size en uygununu bulana kadar deneme şansınız yok ki bunu. risk almaya değer mi bilemiyorum.
0
elorelia
(28.06.24)
(5)

3 günlük gezilecek görülecek yerler

dedeminhirkasi
Ankara'dan 3 günlüğüne nereye gidilir. Ege Akdeniz o şeridi gezip gördüm. Aklıma bir yer de gelmiyor. Deniz olur kültür turu olur kafa dinlemelik olur... Tavsiyelere açığım
Ankara'dan 3 günlüğüne nereye gidilir. Ege Akdeniz o şeridi gezip gördüm. Aklıma bir yer de gelmiyor. Deniz olur kültür turu olur kafa dinlemelik olur... Tavsiyelere açığım
0
dedeminhirkasi
(25.06.24)
safranbolu uzerinden bati karadeniz. karadeniz ereglisi veya amasra. akcakoca'da cok bir sey yok diye duydum.
0
antikadimag
(25.06.24)
Bir kaç gün süren tekne gezisi
Yayla
0
gabe h coud
(25.06.24)
Salda Gölü
0
1980
(25.06.24)
Sinop
Amasra
Kapadokya
0
Amaranta ursula
(25.06.24)
benzer bi soru için bize bolu gazelle otel önerisini gelmişti. gittik, çok beğendik.
yakınında gölcük milli parkı var. sanıyorum 70 km yakınında da yedigöller var.
0
elorelia
(26.06.24)
(4)

Gree klima önerir misiniz?

dejame
Bütçemiz 35 - 40 bin TL civarı. En fiyat/performans ürünü almak istiyoruz. Yaşadığımız şehirde servis var gözüküyor. Pişman olur muyuz?
Bütçemiz 35 - 40 bin TL civarı. En fiyat/performans ürünü almak istiyoruz. Yaşadığımız şehirde servis var gözüküyor. Pişman olur muyuz?
0
dejame
(15.06.24)
2 ay kadar önce 48lik salon tipi Gree aldık ve şimdilik çok memnunuz.
0
pianeta
(15.06.24)
Gree baya sağlam diye biliyorum çok büyük bir klima üreticisi hatta bazı markalara o sağlıyor klimaları diye aklımda bir bilgi kalmış.
0
ananiyimioguz
(15.06.24)
İş yerine taktılar, memnunuz biz.
Hatta biri gitti evine aldı iş yerinde kullandıktan sonra. Ben ilk defa duymuştum ama baya bilinen bir markaymış aslında.
0
elorelia
(15.06.24)
Arabistanda şantiye ofisimde gree var. Burası cehennemden bir tık daha az sıcaktır.. Günlük 13-14 saat kullanıyorum performansı gayet iyi. Daha önce kullanmamıştım. Memnunum.
0
artci sarsinti
(15.06.24)
(45)

arkadaşımın evimden zeytinyağı çalması

la lykia
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yap
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.

evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yapıldı, dağıldık.

ben bir süre sonra bir baktım o zeytinin içinde durduğu yağ yok olmuş, haliyle zeytin de küflenmiş.

eve de başka kimse gelmemişti. duruma hiçbir anlam veremedim. acaba ben tuvalete gittiğim bir ara arkadaşım biraz daha çıkarmak istedi de yağı mı döküldü, belki elinden kaydı, olur ya insanlık hali. ama öyle bir şey olduysa bana niye söylemedi? belki unutmuştur ya da utanmıştır dedim.

arkadaşıma nazikçe sordum: "bizim o gün çıkardığımız zeytinin yağı mı döküldü o gün? zeytinler yağsız kalmış küflenmiş" dedim. haa evet ya galiba döküldü biraz dedi o kadar.

çok tuhaf buldum tavrını. zeytin de o bölgeye giden birinin getirdiği zeytin, markette falan satılmıyor, üzüldüm haliyle, koca bidon zeytin çöpe gitti. ama yine de zeytinde değilim, tavır ve rahatlığı tuhaf geldi ama neyse dedim üzerinde durmadım.

aynı arkadaşım başka bir gün akşam oturmasına geldi. tuvalete gitmiştim. döndüğümde mutfaktaydı, ben de mutfağa yöneldim, bir şey lazım mı dedim. yok peçete alacaktım dedi, önümü kesti, yani mutfağa girmemem için. bir şey istiyorsan ben vereyim dedi. ben yine bir şaşırdım, ne alaka benim evimde, sen bir şey istiyorsan ben vereyim asıl diye düşündüm ama bir şey demedim. yok su alacaktım ben de dedim, girdim mutfağa.

mutfağa girdiğimde gördüğüm manzara: evinden iki tane cam kavanoz getirmiş, bizim diğer ikinci bidondaki zeytinin yağını onlara aktarmış.

ne yapıyorsun dedim? ya işte bu yağ fazla gelmiş zeytine, aktarayım dedim falan diye saçmaladı. dedim ne alaka, o zeytinler yağın içinde duruyor, diğeri zaten küflendi, anlattım sana. sen ne yapıyorsun bana bir anlatır mısın dedim.

bu sefer itiraf etti, işte benim yağım bitmişti, bu yağ da bu zeytine fazla gelmiş diye düşündüm, bir şey olmaz nasıl olsa diye birazını alayım dedim dedi.

diğer zeytinin yağını da mı almıştın dedim, çok az almıştım dedi.

o kadar afalladım ki, ne diyeceğimi, ne tepki vereceğimi bilemedim. yemin ederim zeytininde, yağında değilim tabii ki, ama evime giren çıkan insan, bu düpedüz hırsızlık değil midir? kendimi salak gibi hissettim.

siz olsaydınız ne yapardınız, nasıl tepki verirdiniz? arkadaşlığınızı bitirir miydiniz, konuşur muydunuz?

*** ekleme 1 ***

ön yargı olmasın diye yazmamıştım başta:

bu kişi çok eski bir çocukluk arkadaşım. aynı mahallede büyüdük, ailesini tanırım. ben tahmin ediyordum ama arkadaşım yakın zamanda itiraf etti; babası ve baba tarafı çok sorunlu tipler maalesef. evde psikolojik, ekonomik, fiziksel şiddetle büyümüş.

kendisinin de kişilik bozukluğu ve/veya psikolojik sorunları olduğuna ve son zamanlarda daha da belirgin hale geldiğine inanıyorum.

işsiz ve aylardır iş bile aramıyor ve her gün düzenli alkol alıyor.

ben biraz manevi destek olmak istemiştim kendisine. aylardır iş aramasına yardımcı oldum, derdini anlamaya çalıştım, konuştum vs vs.

benden zeytin ve yağ istese veya para istese verecek biri olduğumu da, sırt çevirmeyeceğimi, bunun da asla lafını yapacak biri olmadığımı çok iyi biliyor ama bence asıl derdi "istememek" idi çünkü isteseydi kendini ezik hissedecekti muhtemelen.

zeytini anlatma nedenim ise; böyle şeylere çok meraklı ve ilgili olmasıydı. kahvaltıda sofraya çıkarırken bu nasıl zeytin böyle diye sordu. zira dediğim gibi markette olan bir zeytin değil. ben de anlattım.

yağ miktarı: 2 tane 5 litrelik cam kavanozdu. yarısında zeytin vardı. sanırım her iki seferde de 2 litreye yakın yağ yapıyor. bu arada yazmayı unutmuşum. ilkinde de yağ almış, dökülmemiş. benim evden bulduğu boş bir pet şişeye almış.

*** ekleme 2 ***

olay günü yani evden henüz gitmemişken biraz sert bir tepki verdim ve konuştum. bu yaptığın çok yanlış, başkasının evinde yapsan adın direkt hırsıza çıkar, niye benden istemedin vs. gibi bir konuşma. o da evet, çok haklısın, salaklık bu yaptığım, ben de çok üzüldüm seni üzdüğüme falan dedi.

ama ben olay günü ciddi şok yaşadım. hani insanlar bazen der ya, olay anında bağıramadım diye. o kilitlenme hissi nasıl bir şeymiş direkt yaşadım. insan birkaç dakika içinde aa 20 yıldır tanıdığım insan hırsızmış diyemiyor. gerçek anlamda afalladım.

olayın üzerinden birkaç hafta geçti şu anda. olaydan 1 hafta sonra ben bir mesaj attım. kendisini iyi görmediğimi, arkadaşı olarak destek olmaya çalıştığımı ama benim de yapabileceklerimin sınırlı olduğunu, düzenli ve az olmayan miktarda alkol alımının uzun vadede illaki ciddi sorunlara yol açacağını, en kısa sürede profesyonel destek alması gerektiğini nazikçe yazdım.

tamam konuşalım falan dedi ama o zamandan beri ben uzak duruyorum, o da bir tuhaf davranıyor. tersliyor, sonra şaka yaptım diyor. ben de biraz kaçtım açıkçası. zaten hakikaten işlerim de çok yoğundu ama biraz da bahane edip görüşmedim. eve zaten davet edemem artık.

bu arada ben psikoloji mezunuyum ama klinik uzmanlığım yok, terapi eğitimi de almadım. onun için tam bir yorum yapabilecek ya da tanı koyabilecek durumda değilim ama aklıma gelen şeyler var tabii.

son zamanlarda tam olarak şöyle bir tablo çiziyor: sürekli bir haklılık hali var. eleştiriye karşı çok hassas. her şeyi biliyor, herkesten farklı, herkesten zeki, kimse onu anlamıyor. evden çıkmıyor, kimseyle görüşmüyor ve sıkı alkol alıyor. işsiz ve iş aramıyor. şimdiye kadar yaptığı birikim ile geçiniyor. (erkek, yaş 38)

yani baya bitik bir halde aslında. biz de pandemide çok görüşmemiştik. sonra birkaç şey oldu, ben iş aramasına yardımcı oldum, bulduk da iş ama oradan da 2 günde gönderdiler. hatta patron demiş ki, sen çok tuhaf bir tipsin, adını koyamıyorum ama sana güvenemedim, birlikte çalışamayız. belki orada da birşey yaptı bilemiyorum.

benim de bundan sonra görüşmeye niyetim yok zaten.

çocukluk arkadaşımdı, eskiden böyle biri değildi. bir şeyler yapmaya çalıştım, sırtımı çevirmek istemedim bu haldeyken ama çoğu kişinin dediği gibi kimsenin doktoru değiliz, yapabileceklerimiz sınırlı.

yani öyleyken böyle...
0
la lykia
(14.06.24)
Zeytinyağı çalan arkadaş mı olur yahu? O an evinizden ve hayatınızdan kovmanız gerekir o kişiyi. Kovdunuz değil mi?
0
pispinti
(14.06.24)
Bunun adı hırsızlık.
O kişiyi evinize de almayın, yakınınıza da almayın. İletişiminizi kesin.

Basit bir zeytinyağı kaybetmek değil insanı sürekli tedirgin edecek bir şey. Kendi evinde böyle bir olay olunca insan kendini savunmasız ve çaresiz hisseder.

Ben olsaydım "Bence bu hırsızlık ve asla kabul edebileceğim bir şey değil. Seninle arkadaşlığımı sonlandırıyorum." derdim. Siz de öyle deyin hatta umarım o anda söylemişsinizdir bunu.
0
michael_knight
(14.06.24)
Ohaa cok urkutucu bence ya, gercekten insan ne tepki verecegini bilemez. Ciddilesip hadi ordan siee deseydiniz iyi olurdu, direkt arkadasligi bitiririm tabii ki konusmak ne demek.
0
Feriyaanim
(14.06.24)
evime davet etmem. özellikle görüşmem. karşılaşırsam selam selam. çok çok yakın arkadaşlarıma da anlatırım.
0
elorelia
(14.06.24)
hocam zeytinin yağını çalan kişi kesin başka şeyler de çalmıştır. bu şahsın size gelmesi sonrası kaybolan eşyalarınız oldu mu bir onu düşün bence.

her halükarda da şahsı hayatınızdan çıkarın, kabul edilebilecek bir davranış değil bu zira. ayrıca "bir anlık şeytana uydum" gibi bir durum da yok, hazırlık yapıp evden şişe getirmiş diyorsunuz. böyle birine zerre güven olmaz bence.
0
shadowfollower
(14.06.24)
elorelia +1
0
jülsezar
(14.06.24)
Arkadaşınız olduğu için belki daha geniş perspektiften bakamıyorsunuz ama insan sadece zeytinyağı çalmaz. Sizden istemek yerine gizli kapaklı çalmayı tercih etmiş. Huydur bu. Görüşür müsünüz bilmem ama evinize sokmayın okurken rahatsız oldum.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(14.06.24)
çok kötü ya, o kişiyi bir daha evine sokmamanı ve hatta iletişimi tamamen koparmanı gerektirecek bir durum bence bu. resmen hırsızlık.
0
hrskrs
(14.06.24)
Hırsızlık.
Hayatımdan çıkarırım. Böyle bir insana nasıl guveneceksiniz? Ya başka şeyler de çalarsa?
"Ya param bitmişti sende fazla varmış"
0
logisticsmanager
(14.06.24)
herkesin aksine yorum yapacağım. herkes dışarıdan bir insan olarak kesin ve net kıssas istemiş, ama arkadaş var arkadaş var. bazen bazı insanlara karşı o kadar radikal olamıyorsunuz. benim de evime gelen arkadaşlar oluyor. şeytana uymuştur, salaklığına denk gelmiştir, idrak edememiştir vs...o yüzden herkese ikinci bir şans veririm. tabi bu karşıdakinin ne kadar üzüldüğü, sıkıldığı, pişman olduğu ile paralel. eğer bu dediklerim varsa ikinci bir şans veririm. eğer iflah olmaz, rahat biriyse her zaman yapıyor ve yapar demektir. direkt yol verirdim. hatta etrafımdakilere de rezil ederdim herkes dikkat etsin diye.
0
buenosdias
(14.06.24)
ya hırsızlık deyip kriminal tarafına yüklenmeden bu bence direkt mallık. istiyorsan söyle ya zeytinyağı çalmak ne sjkdhfsd ben olsam hırsız da hırsız diye anlatmam da böyle tuhaf hasta değişik biri olduğunu anlatabilirim belki yakın arkadaş çevreme, o da daha çok gülmek için jhgd ve kendisiyle de tabii sohbeti keserim. başka şeyleri almış mı bi kontrol bence de manyak belli ki.

edit: ön yargı dediğiniz şey arkadaşı tamam normal değil ama biraz anlaşılır kılıyor. cidden hastaymış adam.. grimavi ve paintovaa hak verdim, bu hikaye karşılıklı acayiplik olmadan zor.
0
nic cage
(14.06.24)
ovdugun birsey oldugu icin, bana hirsizliktan daha cok sana gicigi var da zarar mi vermek istedi diye dusundum.
0
durgunfoton
(14.06.24)
nic cage +1
Bize göre tabii ki hırsızlık da, benim evime giren çıkan bir arkadaşım bunu yapsa mal mısın aq diye ensesine vurur dalga geçerim. Sonra da neden böyle bir mallık yaptığını anlatması için sıkıştırırım.

Tuhaf bi davranış kesinlikle, hırsızlık gözüyle bakmayabilirim ben de yakın bir arkadaşım bunu yapsa.
Biraz köylü kurnazı, sinsice bir hareket; bu huylarla uyuşan genel bir tavrı varsa bu insanın dikkat etmek gerekebilir.
0
Bruce
(14.06.24)
bu suçtan ceza evinde yatanlar var. aydın bölgesinde yaşıyorum, zeytinyağ hırsızlığı çok yaygın burda.
0
mikahakkinen
(14.06.24)
korkunç ya, bir de böyle bir insanı evime almış olma fikri içimi ürpertir dururdu.

planlamış bi de, evden cam şişe getirmeler falan. daha fazla vakit geçirse, başka şeyleri gözüne kestirse küçük küçük soyacaktı demek ki. asla görüşmem, yakınımdan bile geçirmem.
0
ofelia
(14.06.24)
evinden direkt kov bu hırsızı.
bu yarın senin evinden paranı, pulunu her şeyini çalar.
yuh ya ben tutar küfür ederek kovardım evden.
ayrıca herkese hırsız olduğunu söyle durumu anlat.
başkasının evinden ufak çaplı neler çalmıştır bu aklın durur.
bak konu çok önemli herkese söylemezsen vebali senin boynuna.
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
hırsızlık bu. arkadaşın hırsız, kleptomanyak veya düpedüz mal. böyle birisi oldugunu bu zamana kadar nasıl anlayamadın hayret. evine nasıl alıyorsun böyle birisini, evinden başka şeyler de almıştır bu. almadıysa da alır yani, güvenemezsin ki.

yapacağım şey, bir daha asla evime, arabama almamak. yakınlarıma anlatmak. mümkün oldugunca az muhatap olmak.
0
abelardo
(14.06.24)
Evime gelecek kadar yakın arkadaşım beğense ve istese gerekirse tamamını veririm o yağın ama benden çalınca ı ıh. Kavanozdaki yağı geri boşaltıp yollarım kapıdan.
0
nawar
(14.06.24)
Ben hırsızlıktan fazlasını gördüm bu olaylarda. Şöyle ki ilk bidondaki zeytinyağını zeytinler küflensin diye lavaboya dökmüştür. Sizin açıklama yaptığınız gün yapmışsa yanında zeytinyağını koyacak kap vs yoktur çünkü. İkincisinde de yine zeytinler bozulsun amacı var ama zeytinyağı da boşa gitmesin istemiş. Arkadaşınızın amacı hırsızlık değil kötülük yani. Belki sizi kıskandığından da yapıyor olabilir
0
gnosis
(14.06.24)
ikiniz de acayipsiniz. zeytinyağını almışsa ve sana söylememişse salaklık yapmış. muhabbeti azaltırsın en kötü ihtimal. bu kadar büyütmelik bir şey göremiyorum
0
paintov
(14.06.24)
Koşarak uzaklaş ondan.
onu tanıyan arkadaşlarınıza da söyleyin :
- eve geldiğinde yağlarınızı bodruma saklayın.. diye.

@paintov ,
bu tür hırsızlıklar başka hırsızlıklara gebedir.
0
diyecevaplandı
(14.06.24)
Yalnız hocam senin arkadaşına zeytinyağı şovu yapman da gereksiz olmuş, ona da bir hediye boyu alırsın o zaman bilgi verirsin anlarım da

ikiniz de tuhafsınız+1
0
grimavi
(14.06.24)
ya bırak gitsin
insanlar kendini kurtarmak istemiyorsa sen niye fazlasını yapıp kurtarmaya çalışasın ki
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
Herkes gerekeni söylemiş zaten ben de ne kadar bir yağ onu merak ettim? 1 litre filan mıydı yoksa daha mı fazla?
0
yenibirgüzelnick
(14.06.24)
bence de hirsizligin disinda birde cekememezlik gibi bir seyde olabilir gibi gorunuyor. korkunc bir durum gercekten, ozel alanin ihlali
0
foster
(14.06.24)
Arkadaşınızın psikolojik rahatsızlığı olduğunu düşünüyorum (kleptomani) kendisi ile konuşup tedavi olması için ikna edin. Böyle bir durumda nasıl tepki verirdim bilemedim ama soğuk kanlı ve mesafeli olmakta fayda var.
0
doharkoman
(14.06.24)
enteresan valla. son ana kadar hep "kesin bidon delinmistir akmistir, insan arkadasinin evinden zeytinyagi mi calar ne kadar sacma" diyodum. maddi durumu falan mi kotu? ekmek falan da degil ki, zeytinyagi. kleptomani olabilir mi? veya istahina duskun birisi de kaliteli zeytin yagina mi karsi koyamadi?

yani arkadasligimi bitirmem ben muhtemelen, ama baya bozulurum ve arayi da acarim diye dusunuyorum. ama grupla arkadaslik durumu varsa gorusmemezlik etmem yani sahsen. borc alip geri odemeyen arkadaslarima da ayni tarifeyi uyguluyorum, biraz saf olabilirim ben.
0
icim urperiyor
(14.06.24)
"bir şey istiyorsan ben vereyim"
ve
"iki tane cam kavanoz getirmiş"

kısımlarına koptum yalnız.

bu kısa hayatta, kimseyi düzeltmekle falan uğraşmayın. bazı şeyleri tamamen kesmeli insan.
0
la traviata
(14.06.24)
Ben de arayı açardım, bir daha da asla evime almazdım. Ne saçma bir durumdur bu valla dönüp dönüp tekrar okudum duyuruyu.
0
peki madem
(14.06.24)
Olayı normalleştiren ve ''nolcak yeaa'' diyenlere bir anlam veremedim. Bu bildiğin hırsızlık. Hadi amacı hırsızlık değilse bile kasıtlı bir şekilde zarar vermek e bu da hırsızlık kadar kötü bir şey.

insan arkadaşının malına vs. bile isteye neden zarar vermek istesin. İstiyorsa da arkadaş değil düşman denir ona.

Ben olsam arayı açardım ha açmasam bile evime almazdım bir daha.

Hadi ilkinde oldu neyse unutalım desek bile bunu bir daha yapıyorsa bunun devamı da gelir çünkü.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.06.24)
Soruyor musun bir de olduğu çıkart gitsin. Mesele zeytinyağı değil düpedüz planlı soyguna gelmiş
0
birmilyonunvarmi
(14.06.24)
Sizi nasıl "ilginç" bulmuş bazı yanıtlayanlar hiç anlamadım.

Bu mevzubahis arkadaşı yaptığı hiçbir şeyin sorumluluğunu almayan, şuursuzca yaşayan, aman nolcak ya diye her senaryoda eğer mümkünse mevzuyu kendine doğru yontan tiplere benzettim ben.

Hayatta tutmak için bi sebep yok, varlığı zarar çıkarın gitsin elbette.
0
hedep
(14.06.24)
ananiyimioguz
(14.06.24)
son zamanlarda okuduğum en garip şeylerden. manyak mı yanında kavanoz taşıyor bir de? zeytinyağı yani bu?? direkt arkadaşlığımı bitiririm ben, bu tiplerin yanında korkuyorum. çevreme de anlatırım tabii.
0
deartheodosia
(14.06.24)
Arkadaşlık bitirilir, sorarsa da içinde olulan her türlü sözü yüzüne boca edersin, her yerden de engellersin. Bu kadar.

Eski bir arkadaş olup senden bir miktar yağ isteyemeyecek kadar seni tanımayan, buna karşılık yaşab söyleyerek yağını çalmaya yeltenecek kadar cüretkâr ve girişken(!!!) olan insan düpedüz hırsızdır kıskançtır hazımsızdır. Üzgünüm, kötü biri o. Acilen hayatından çıkar derim.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Yaşab = yalan
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Aradaki açıklamanı şimdi okudum, şahıs işsizmiş, "artık" iş bile aramıyor ise ciddi çıkmaza girmiş ve kafası bulanmış olabilir, hele ki erkekse veya eline bakanlar varsa iyice sıyırmaya yaklaşmış olabilir.

Evet meraklıymış ilgiliymiş ama o ilgisi merakı çok yüksek ihtimalle bundan para kazanılır mı bakış açısından kaynaklı. Yoksa övdüğün şeyin sendeki mevcudiyeti onu kudurtmuş olabilir. Bazı insan gerçekten kıskanç olur, hazımsız olur, hazmedemediği şeyler karşısındakinde de olmasın ister. Öyle biri mi bilmiyorum ama aç kedilerin önünde et yemek gibi olmuş seninki. Keşke yapmasaydın. İnşallah bir daha yapma.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
arkadaşının çok ciddi sorunları var. sadece hırsızlık değil akli bir sıkıntısı olduğunu düşünüyorum. her durumda uzak durmakta eve sokmamakta fayda var.
0
orpheus
(14.06.24)
İletişimi keserdim. Eve kavanozla gelmiş, plan yapmış, kleptoman olduğunu sanmıyorum. Ya art niyetli ya da başka psikolojik sorunları var. Her türlü uzak duymak isterim. Ha param çoktur, psikiyatr ücretine yardım ister, onu öderim, o kadar.
0
asteriks
(14.06.24)
arkadasin balatayi siyirmis..
0
cooperr
(14.06.24)
bence ellerini aç ve tanrıya evden başka birşeyde çalmamıştır inşallah diye dua et.
0
Zetnikov
(14.06.24)
çok çok çok uzun zamandır ne ben bence ne de duyuru böyle bir olaya denk gelmemişti. Bunu yapabilecek "cesaret" içinde olan insan bence sizden isteyebilirdi de. İstemekten utanacak olsa çalmaktan, almaktan daha çok utanmalıydı. Nereden tutsan elinde kalan saçma sapan bir olay. Sırf böyle anlarda yok olmak istiyorum ben. devamını nasıl kotardınız çok merak ettim.
0
sparkle kiddle
(14.06.24)
birine bunun şovunu yapmış kendi yağı gibi sonra o kişi istemiş olabilir mi xd her ne sebeple olursa olsun hırsızlık kötü ve devamı gelir
0
ala09
(14.06.24)
bugün bir entry gördüm, çok hoşuma gitmişti favorilemiştim.

insanlığın sonu hümanizm yüzünden olacak şeklinde bir entry.

hırsız hırsızdır, ailesinden psikolojik şiddet görmesi filan geçin bunları. normalde evinize giren hırsızla arkadaşlık kurmuyorsanız, bu şahısla da olmamalısınız. ayrıca bu rezaletten sonra, mesaj atmanız filan, işte insanlığın sonunu getirecek hümanizmden anladığım mikro örneklerden.
0
wilhelmwasmuss
(15.06.24)
Tabii ki bundan sonra görüşmek olmaz, çevremizdeki kişilere onlar özellikle istemediği sürece yardım etmek maalesef imkansıza yakın, incindiğinizle kalırsınız.

İşsiz olması, zamanla kendini en haklı görmesi, kimsenin onu anlamaması patternleri bir tanıdığımda da vardı. 45 yaşında olmalı şu an hala işi yok ve hiç düzelmedi, biz de görüşmeyi kestik. Umarım destek alır ama kendini her durumda en haklı gören birinin destek almaya gitmesi mümkün olamıyor herhalde.
0
montreal
(15.06.24)
(7)

Herşey dahil konseptli otellerin fiyat saçmalığı

nivoandmira
Mısırda sarm el seyh te 3 gece bayram boyu max 20 k Tr de bu konseptlerde min 80k isteniyor.
Mısırda sarm el seyh te 3 gece bayram boyu max 20 k
Tr de bu konseptlerde min 80k isteniyor.
0
nivoandmira
(14.06.24)
oha gerçekten böyle bi durum var mı, ben şok oldum şu an.

80e trde bir hafta kalırsın. 3 geceye 80 verirsen ultra ultra lüks bir yerde kalırsın.

üç farklı tarihe bilet baktım ankaradan mısıra. 15.000 civarı bir kişi gidiş geliş. bizim aile 3 kişi, etti 45. hadi üç günlüğüne bu eziyet değer desem 60.000 etti. ne manası kaldı ben anlamadım.

geçen birisi de tayland için aynı şeyi söylüyordu. bileti nasıl olduysa ölü fiyatına almış. ben yine bilet bakmıştım kişi başı 30.000 civarıydı. (ankara'dan hep aktarmalı olduğu için fiyat çok farkediyor.)

yani evet trde her şey dahil konseptler çooook pahalı kabul. alınan hizmete değiyor mu tartışılır. dışarıda bir mekanda öpülüyorsun ona da kabul. ama şimdi mısırın bir de görünmeyen yüzü var ve sokakta yürünmez diyorlar. e şimdi ben bebekle mısırı gezemedikten ve otelde kaldıktan sonra niye taaaa oraya gideyim?

tayland mesela belki çocuk olmasa yine düşünülebilir ama hastalığı, sineği, yağmuru vs.

bir de ben mesela deniz tatile çıktıysam gezmeyi sevmem, dinlenmek isterim. turistlik yapmadıktan sonra da gitmenin manası kalmıyor.

herkes bi tutturmuş trde tatil yapan salaktır vs. hayır ya değildir. herkesin şartları ve beklentileri bir değil çünkü. hele ortada bebek varsa çok değişiyor işler.
0
elorelia
(14.06.24)
- Turkiye'de bayramda talep Misir'a kiyasla daha yuksek olabilir. Orada da bayram neticede ama belki onlar bayramda bu tarz tatil yapmiyordur. Yurtdisindan gelenler olsa da siradan bir hafta gibidir.
- Iscilik biraz daha ucuz olabilir.
- Fiyatlar biraz ortamin algisiyla alakali, Turkiye'de bu paralari verenler var demek. Misir'dan ziyade Yunanistan da ucuz diyorlar, bu daha enteresan.
0
mbond
(14.06.24)
Türkiye'de de Mısır'da da 20 bin liraya da 80 bin liraya da her şey dahil otel var.
Mısır'ın otel-servis kalitesinin genelde Türkiye'ye göre birazcık daha düşük olduğunu söylüyorlar. Bir de Mısır vatandaşları bayramlarda bizim kadar otellere gitmiyor sanırım.

Sizin dediğiniz gibi %400 bir fark yok, belki %20 civarında bir fark vardır.
0
michael_knight
(14.06.24)
Mısır'a çok yeni giden bir arkadaşım fiyatların uygunluğu karşısında şok geçirmişti. Geldiğinden beri anlatıyor. Carrefour'da 2 poşet alışveriş yaptık 200 tl'ye yakın bi miktara geldi, hala inanamıyorum diyor. Yani saçmalık Türkiye'de, onlarda değil...
0
silverleaf
(14.06.24)
biz de bayramda değil ama ekimde şarm el şeyhe gidicez. bileti uyguna aldık kişi başı 5k bile değildi aldığımızda. (sıkı takip edince yakalanabiliyor) otel için de 2 otel ayırttım ön ödemesiz. 6 gece için biri 20k biri 30k. tarih yaklaştığındaki para durumuma göre karar vereceğim.

tr'de fiyatlar böyle devam ettiği sürece büyük konuşmayayım ama tr otellerine para vermem. tr'de kamptan devam. otel istersem ya mısır ya yunan, param varsa üstüne çıkarım.
0
ofelia
(14.06.24)
Saçma olan nedir anlamadım? Fiyat farkı kastediliyorsa normal bir durum.
0
doharkoman
(14.06.24)
Portekiz’in cennet gibi adasındaki otelin Ağustos dönemi her şey dahil bir hafta fiyatı 80.000 TL. Fahiş uçak bileti fiyatları olmasa gidecektim ben. :( Ben bir aylık ev kiraladım Datça’da. Tüm öğünleri dışarıda yesem bile daha ucuza tatil yapmış olacağım.
0
auroraaurora
(14.06.24)
(6)

Çok tüy döken kedi

lrdrylgh
Merhabalar British short hair bir kedimiz var görseldeki gibi. Bu sıralar çok tüy döküyor. Aslında genel olarak da tüy döküyordu ama bu aralar baya arttı. Her gün taramama rağmen top top tüy topluyorum ve bir o kadar da etrafa saçılıyor. Mama olarak da Hill's kısırlaştırılmış balıklı kedi maması ver
Merhabalar British short hair bir kedimiz var görseldeki gibi. Bu sıralar çok tüy döküyor. Aslında genel olarak da tüy döküyordu ama bu aralar baya arttı. Her gün taramama rağmen top top tüy topluyorum ve bir o kadar da etrafa saçılıyor. Mama olarak da Hill's kısırlaştırılmış balıklı kedi maması veriyoruz. Mamadan kaynaklı olduğunu düşünmüyorum. Veteriner mevsim geçişlerinde normal dedi ama bilemiyorum. Tüy dökümünü azaltacak malt tarzı vitaminler var. Bunlar bir işe yarıyor mu? Kullanıp memnun kalan var mı acaba? Son çare olarak traş ettirmeyi düşünüyorum ama bu da kedi için iyi midir onu bilemedim.

eksiup.com
0
lrdrylgh
(13.06.24)
tıraş ettirmek kedi için iyi değildir ama bu aralar biz de çok yakınız o düşünceye ki bizimkinin tüy uzunluğu benim saçım kadar neredeyse. vet. hekim de asla önermiyorum demişti.

ama cidden bu ara tüy dökmesi normal. senede iki defa filan böyle bi dönemleri oluyor.
0
elorelia
(13.06.24)
Aynı durumdayız ama ben her gün yanıma az bir su alıp onunla tarayarak kontrol altına alıyorum, almaya çalışıyorum. Bu sıcakta mevcuttaki tüm alt tüylerini döküyorlar. Kimisi destekleyici yağ kullanıyor ama çok etki de edeceğini sanmıyorum. Bırakın döksün rahatlasın, taramaya devam :)
0
silverleaf
(13.06.24)
1) Bu mevsimde bol tüy dökerler, normal.
2) Tıraş ettirmeyin, depresyona girer.
3) Gülü seven dikenine katlanır.

Bolca taramaktan başka çare yok.
0
prole
(13.06.24)
Hava çok sıcak, muhtemelen sıcaklara karşı vücudun savunma mekanizması tüy dökmek oluyor. Tıraş ettirmeyin vücudun dengesini bozarsınız.
0
muhayyer divan
(13.06.24)
haziranla birlikte; hava sıcaklığında birden bir artış oldu. 3 kedimiz de inanılmaz tüy döküyor. tüy dökmeleri, mevsim normalinde tuhaf değil. traş ettirmeyi doğru bulmuyorum. ihtiyaçları kadar tüyü kendileri döküyor zaten.
0
from where i ride
(13.06.24)
traş konusu kedinin karakterine bağlı. bazı kediler traş sonrası strese girerken bazıları tam tersine çok daha mutlu olabiliyor. bizim iran kedimiz traş sonrası aşırı neşeli hareketli olurdu, çünkü hayvan rahatlıyor. sağlıklı olup olmadığını ben yorumlayamam ama ezbere sağlıkısız demek de yanlış. bu konuyu bir veterinere danışın. bizim iran kedimiz defalarca traş edildi ve çok da uzun yaşadı. açıkçası stres hariç sağlığına etki edecek bir faktör aklıma gelmiyor.
0
orpheus
(13.06.24)
(3)

Sıcak hava hasta eder mi?

michael_knight
Yetişkin ve bebek için ayrı ayrı soruyorum.Mesela 32 derecede uyumak, yaşamak hasta eder mi yoksa sadece insanın konforunu mu bozar?Bunun üst limiti var mı?
Yetişkin ve bebek için ayrı ayrı soruyorum.
Mesela 32 derecede uyumak, yaşamak hasta eder mi yoksa sadece insanın konforunu mu bozar?
Bunun üst limiti var mı?
0
michael_knight
(12.06.24)
Müthiş rahatsız ve hasta eder, edebilir.

Nem yüksekse sürekli terlersin.
Sıcağa maruz kaldığın için(sokakta da klima yok), bir sıcak bir soğuk olunca dengen kayboluyor.
Yüksek nem de bir süre sonra bu sıcak soğuk etkisini çok kolay yaşatabiliyor.

Açıkçası sıcak hava, diş ağrısı gibidir. O an ki çaresizliğini geçince yeniden aynı şiddette anımsayamazsın. Hissedemezsin. Fakat sıcak ve nem altındaki hisler anlatılmaz yaşanır.

Bu arada evet, memleketim Akdeniz bölgesinde.
0
pavlis
(12.06.24)
45 derece ve üstünde insanlar ölür. Hayvanların da bir kısmı aynen. 39-45 derece arası özellikle kalp veya tansiyonu olanlar için risklidir.
0
alfired
(13.06.24)
geçen sene yaşadığım eve gece bile 30 derece oluyordu. gündüz de 32 gibi hatırlıyorum. sıcaktı evet. o evde doğum yaptım temmuz ayında. yazı orada atlattım yani minik bebekle. konfor bozuyor evet ama hastalık vs olmadı. odaya nemlendirici alacaktım, onu da yapmadım. ıslak havlu vs koyuyordum ama neme yardımcı olsun diye. her gün yıkıyordum ve burun temizliyordum. zıbından başka bir şey giydirmiyordum. su vermedim ilk altı ay ama gece gündüz sık sık emzirdim.

yani konfor bozuyor mu evet ama hasta olur diyemeyiz. sonuçta millet adananın köyünde filan da çocuk yetiştiriyor.
0
elorelia
(13.06.24)
(6)

Ankara uygun fiyatlı mobilya beyaz eşya

Nohutdurumu
Merhaba, arkadaşlar sıfırdan ev diziyorum uygun fiyatlı mobilya ve beyaz eşya için nereden almamı önerirsiniz?
Merhaba, arkadaşlar sıfırdan ev diziyorum uygun fiyatlı mobilya ve beyaz eşya için nereden almamı önerirsiniz?
0
Nohutdurumu
(12.06.24)
uygun fiyatlı eşya önermem yani en ucuzu vivensede falan oluyor biz baktık 1 taşınmayla çöpe dönecekti. satıcısı söyledi bunu. alternatif olarak ikea al Malm bile ömürlük bişi. defolu bölümü de ara ara gezilebilir 2. el mantıgında koltukta da en uygun ikeaydı. ayrıca sahibinden&letgo
0
ala09
(12.06.24)
beyaz eşya için mağazaları tek tek gezmek gerekiyor aslında çünkü bazı mağazaların çeyiz kampanyası vs oluyor. bir de kozmetik olarak sorunlu beyaz eşyaların satıldığı mağazalar oluyor, onları bulmak lazım. eşimin ailesi mesela yan tarafı çizik, onun dışında sıfır bi buzdolabı aldı geçen sene, 4000 tl gibi bi indirimle aldılar. ben olsam kesin böyle bi şey araştırırdım. her mağazada olmuyor bu. marka soruyorsanız zamanında beko/arçelik en uygunuydu. sorunsuz da bi marka, alınır yani. ama bir iki ay önce ankastre set aldık. siemens daha uygun ve güzeldi, onu tercih ettik.

yatak odası takımı ve iki kanepeyi 2019da enzadan almıştık. iki taşınma üstüne hala sağlamlar ancak koltuklar inanılmaz tüylendi demek ki 5 senelik bi ürünmüş. sağlamlık açısından bi sıkıntı yok ama. yatak odası da sağlam duruyor. belki kumaş vs kalitesi değiştiyse tercih edilebilir.
0
elorelia
(12.06.24)
Ankaradaysanız beyaz eşya için İtfaiye tarafına bakın. Ama içeriye değil, girişteki mağazalara. Hesaplı olması için biz de Vivense'den aldık her şeyi, şimdilik memnunuz. Henüz taşınmadık ama taşınırken de döküleceklerini sanmıyorum.
0
pianeta
(12.06.24)
siteler tarafına da bakabilirsin.
0
hops
(12.06.24)
Beyaz eşyayı akakceden en ucuzlarini bulup aldım. Önceden modelleri belirlemiştim zaten. Arçelik marka hepside sorunsuz teslim oldu. Bayi fiyatlarından çok ucuza geldi
0
Topalordek
(12.06.24)
mobilyayı sitelerden falan tanıdık yoksa oralara bakmanızı tavsiye etmem, ikea'dan alınabilir. beyaz eşyayı internet üzerinden de alabilirsiniz, itfaiye meydanında spotçular var onlardan da bakabilirsiniz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(13.06.24)
(8)

Ev almadan once neye dikkat etmek gerekir

optimistbakunin
Merhaba, mesela arabada expertize goturluyor plakasindan sorgulaniyor falan ama evlerde bu is nasil olacak. Neye dikkat etmeli nelere bakilmali.Rezidans daire ile normal daire farki var midir? Ilandaki fiyat uzerinden ne kadarlik pazarlik yapilmali? Odeme vs islemleri nasil oluyor. Hirsizliga doland
Merhaba, mesela arabada expertize goturluyor plakasindan sorgulaniyor falan ama evlerde bu is nasil olacak. Neye dikkat etmeli nelere bakilmali.
Rezidans daire ile normal daire farki var midir? Ilandaki fiyat uzerinden ne kadarlik pazarlik yapilmali? Odeme vs islemleri nasil oluyor. Hirsizliga dolandiriciliga karsi ne gerekir
0
optimistbakunin
(11.06.24)
en kolayı, mümkünse daha önce ev almış, uyanık, bir miktar anasının gözü bir arkadaşla halledilmeli.
0
jülsezar
(11.06.24)
noter araciligiyla yapiliyor, yapilmali.
0
ermanen
(11.06.24)
rezidansın aidatı yüksek olur muhtemelen. havuzu vs varsa daha da yüksek olur. neredeyse kira fiyatlarına yakın aidat ödüyor insanlar. ama güvenlik olur, nispeten daha güvenlidir. ha bazı yerler eskort yuvası olabiliyor tabi. normal daire de normal daire işte tr'de yaşıyorsanız farkı bilirsiniz. fiyat farkı da çok olur, değer mi tartışılır.

evi gördükten sonra paranın hepsini nakit vermeyecekseniz bankaya tapuyu iletirsiniz, kredi başvurusunda bulunursunuz. bi kısmı nakit bi kısmı kredi ise tapuda nakit kısmı bankadan gönderirsiniz karşı tarafa. satıcının kimse ona gönderirsiniz parayı. ya da bankadan bloke çek verirsiniz.

eğer rayiç bedeli düşük göstermeyecekseniz tapu takas sistemi var. dolandırılma ihtimali yok. para işini noter aracılığı ile hallediyorsunuz.

pazarlık satıcıya bağlı yani. acildir vs belki iner. yüzde beş filan belki.
0
elorelia
(11.06.24)
Ödeme kısmını cevaplayayım. FAST ödeme sisteminde bu konuda bir güvenli ödeme sistemi geliştirildi ayrıca bazı bankaların aracı uygulamaları var. Araştırın.
0
doharkoman
(11.06.24)
emlakçılar evin sağlamlığını bilemez, alacağınız evin tapu sahibi ile birlikte tapudaki arşive gideceksiniz ve kayıtlara bakacaksınız hangi kalite beton kullanılmış hangi kalınlıkta demir kullanılmış o raporları alıp chat gbtde sorgulatacaksınız.
bu şekilde yakın arkadaşım alacağı evini sorgulattı.
0
eja
(11.06.24)
17 yıldır inşaat sektöründeyim gerek belediye gerek proje gerekse saha şantiye derken mesleğimin şu dönemlerinde sadece sahayla ilgileniyorum. 17 yıllık tecrübem bana şunu diyor. bu işi meslek olarak yapanlar var yani gayrimenkul danışmanları. bu işi mimar ve meslektaş inş mühendislerinden de var. önerim mimar yada inş. mühendisi gayrimenkul işi yapanlara danışmanız daha doğru. he ben oldum diyeni karşıma çıksın kapışırım o ayrı konu ama dediğim gibi çok detaylı ve uzun uzuna konuşulacak şeyler enerjim yok :)
0
100binZar
(11.06.24)
belediyeye gidip iskan (genel iskan) durumunu sorun.
hiç alıp satmadıysanız arada emlakçı olmadı iyi olur bence. emlakçı komisyonu için de pazarlk edin.
Bu ara satışlar düşük ve nakit ihtiyacından dolayı baya pazarlık payları var evlerin. mesela 3 milyon olan eve 2buçuk teklif edin derim.
ödemeler tapuda işlem sırasında havale ile oluyor genelde, havale açıklamasına evin yapudaki gibi adres bilgisini yazın. hesah sahibi tabuda yazan isim olsun.
0
entropik
(11.06.24)
Fiyatlama kısmıyla alakalı bakacağınız şey kira çarpanı aslında. Satan taraf evini mümkün olduğunca 240 aylık kirası seviyelerinden değerleyip satmak, alan taraf da 180 ve mümkünse altında bir çarpanla almak isteyecektir genelde. Fakat bu normal bir piyasada daha çok çalışan bir sistem ve dediğim gibi işin "değerleme" tarafı gibi. Pazarlık bambaşka bir konu.

Birinci ve en önemli konu satıcının nakite ne kadar ihtiyacı olduğu. Tabii ki renk vermemeye gayret edecektir ama acil bir ihtiyaç kokusu alırsanız ona göre agresif olacaksınız elbette.
İpotekli(kredili) konut satışlarının yıldan yıla %70 civarında düştüğü bir dönemdeyiz. Ev satmak için çok çok zor bir dönem yani. Mevcut faiz oranlarıyla parası olmayan kredi çekemiyor, parası olan da parayı eve gömmek istemiyor. Alıcı taraf olarak siz de haliyle bu ortamı pazarlıkta avantajınıza kullanacaksınız.
Örneğin 5 milyonluk bir ev olsun. Bugün o evi almak yerine özel hiçbir şey yapmayıp aynı parayı bankaya koysanız, banka size aylık 200bin lira veriyor. Özetle nakit kıymetli, ev satmak çok zor. Bu ikisini harmanlayıp pazarlıkta agresif olabilirsiniz.
0
cay koy geliyorum
(12.06.24)
(1)

Fallout'la ilgili bir entry (serisi) vardı

air
Yazarın biri oyunların hikayelerini tek tek yazıyordu. İlk ikisi debeye girmişti hatta. Aklıma geldi şimdi aradım taradım, favorilerime baktım bulamadım. Hatırlıyor musunuz siz?Buldurabilen olursa çok sevinirim. Teşekkürler şimdiden.
Yazarın biri oyunların hikayelerini tek tek yazıyordu. İlk ikisi debeye girmişti hatta. Aklıma geldi şimdi aradım taradım, favorilerime baktım bulamadım. Hatırlıyor musunuz siz?

Buldurabilen olursa çok sevinirim. Teşekkürler şimdiden.
0
air
(10.06.24)
şükela modunda sıralayın
0
elorelia
(11.06.24)
(18)

kedili ev kokusu

turuncu tonlarda
arkadaşlar. ben hayatımda hiç kedili eve gitmedim. herhangi bir hayvan da bakmadım o yüzden kokusu nasıl oluyor bilmiyorum. 3 gündür bir arkadaşın kedisi bizde misafir. kristal kum kullanıyorlarmış. kedinin çişi topaklanmıyor kristaller sarı oluyor çişini yaptığı yerleri. kakasını hemen atıyorum yap
arkadaşlar. ben hayatımda hiç kedili eve gitmedim. herhangi bir hayvan da bakmadım o yüzden kokusu nasıl oluyor bilmiyorum.

3 gündür bir arkadaşın kedisi bizde misafir. kristal kum kullanıyorlarmış. kedinin çişi topaklanmıyor kristaller sarı oluyor çişini yaptığı yerleri. kakasını hemen atıyorum yaptığında ama çiş orda kalıyor ve inanılmaz kötü kokuyor. Bu koku kristal kumun kötü olmasından dolayı mı? kumunu değiştirsem çözebilir miyim sorunu?

camları evdeyken hep açık tutuyoruz ama biz kedi bakmadığımız için camlarımızda sineklik tel yok. emanet olduğu için atlayıp kaçmasından da çok korkuyoruz o yüzden evden çıkacağımızda camları kapatıyoruz. mesela dün akşam 6 saat kapalı kaldı. eve geldiğimizde inanılmaz ağır bir koku tüm eve yayılmıştı. bizde 1 hafta filan daha kalacak. bu sorunu nasıl çözerim?
0
turuncu tonlarda
(10.06.24)
kristal kumlar artık yasaklandı bile. onlar kokuyu hapsetmek konusunda hem iyi değil hem de kedilerin sağlığına da zararlı. düzgün topaklanan, kokuyu hapseden iyi bir kum alırsanız koku olmaz.
0
matilda
(10.06.24)
ilk başta active clean alın ve 1 kaşık dediğine bakmayın kutunun 1/4 ünü kuma serpin
kum olarakta aktif karbonlu alın koku için, ben proline extra kullanıyorum topaklanması çok iyi ama koku yaptığı olduğu için active cleanle kullanıyorum
maddiyat problem değilse kum olarak ever clean alın ama yinede active clean kesinlikle alın.
hangi mamayı kullanıyorsunuz? yaş mama çok yersede kotu koku oluşabiliyor.
normalde bizim ev kokmuyor ya kim gelse soruyorum
www.kolaymama.com
0
eja
(10.06.24)
kumuna karbonat döküyolar bildiğim kadarı ile kokuyu hapsetmesi için.
0
elorelia
(10.06.24)
O kadar koku normal değil. Arkadaşa nezaketen danıştıktan sonra kum değiştirin bence de. Proline iyidir +1.
www.amazon.com.tr şunu kullanıyoruz, memnunuz. Gerçi arka balkonda duruyor bizim kedilerin tuvaleti.
0
kobuzchu kiz
(10.06.24)
kedili birey olarak düşününce bile burnumun direği kırıldı. o kumlar iğrenç kokar. çam peleti sıfır koku çok rahat ve daha sağlıklı ama arkadaşın bilmiyor muhtemelen veya önemsemedi burnu alışmıştır.
0
kaptan maydanoz
(10.06.24)
@eja

3 gündür bizde ve hiç yaş mama vermedik. yaş mamayı sadece hafta sonları az veriyolarmış.
kuru mama veriyoruz ama markasını vs bilmiyorum geçici olarak geldiği için normal bi poşete az koyup getirmişlerdi. Ama maması da aşırı kötü kokuyor 3 poşete koydum koku yayılmasın diye. bugün yeni kum alayım o zaman ama siparişi bekleme şansım yok pet shop muydu neydi öyle bi yerden alırım. tavsiye için çok teşekkür ederim.

gerçekten kokudan ölmek üzereyim. ama kendisi çok sevimli çok tatlı. bazen delirip üstümüze saldırıya geçiyo ama bazen de gelip şapşal şapşal sevdiriyo kendini.
0
🌸turuncu tonlarda
(10.06.24)
Mama kabında çok fazla mama mı bırakıyorsunuz? Yazın bu sıcakta o koku yapabilir, hatta bozulabilir. Siz farkında olmadan kedi bozuk mama yiyebilir ve bu da tuvalet kokusunu arttırabilir.
0
silverleaf
(10.06.24)
kristal kum icin yukarida bilgi verilmis ona ilaveten bir yere isemis olabilir mi?
0
ala09
(10.06.24)
kalitesiz mamalar ağır kokar ama normalde kedi mamasıda kokan bişey ciddili, mamanın kokmaması için cam kavanoza koyun kapağıda sıkıca kapatın.

pet shoptan ever clean kesin vardır markasız bişey alma, petshopcular keriz silkelemeyi çok sever aman diyeyim, pro line iyidir gardenlı marka iyi değil.

ben kediyi 4-5 gün bıraktımda kum kabı okadar kokmuyordu, yeni kum koymadan önce kumun plastik kısmınıda iyice süngerle yıkayın. active clean petlebi veya markamama sitesinden sipariş verirseniz ertesi gün geliyor

kediye üzüldüm şu an ya kediler kokuyu hiç sevmezler ailesi biraz daha kaliteli şeylerle mi baksa keşke söyleyebilseniz.
0
eja
(10.06.24)
@silverleaf

bu dediğiniz de aklıma geldi. hava çok sıcak ve mama sonuçta dışarda bekliyor. bozulmuyor mu diye düşündüm. kedinin sahibi çok uzun saatler evde olmadığı için kabına çok koyup gidiyor. ama ben öyle yapmadım az az koyuyorum bitirdikçe. ama bana gelen mama eski mama o yüzden ne zaman aldıklarını ne zamandır beklediğini, bozulup bozulmadığını bilmiyorum. sadece kötü kokuyor. olmazsa bugün küçük paket yeni mama da alayım belki de dediğiniz gibi o mamada da sorun vardır.
0
🌸turuncu tonlarda
(10.06.24)
@ala09

işediğini sanmıyorum çok akıllı bir bebiş hep kendi tuvaletine gidiyor. ama garantisi yok tabi işediyse de anlamamış olabilirim :(
0
🌸turuncu tonlarda
(10.06.24)
Kedili ev kokar. Kedi sahipleri aksini iddia etse de kokar ama bahsettiğiniz kadar kokuyorsa kum, yem ya da kedi sağlığında sorun vardır. Kum ve işeme konusu söylenmiş. İşeme ya da koku bırakma konusuna tekrar bakın derim. Bir de yaş mama olmak zorunda değil ama maması dışında bir şeyle besleniyor olabilir mi evde? Bunlar da değilse kedi size gelirken de hasta olabilir. Belki sahibi bir şekilde alışmıştır ama...
0
nawar
(10.06.24)
mamanın markasını değiştirmeyin kedi ishal olur. mama geçişleri yöntemi var ilk gün %75 eski mama kalanı yeni mama, 2. gün aynı şekilde, 3. gün %50 %0 eski yeni mama, eskiyi azaltarak geçmelisiniz.

düzgün temizlenen / düzgün kumu olan kedi evi kokmaz arkadaşlar beni deli etmeyin adasdsa teşekkürler.
0
eja
(10.06.24)
Aktif karbonlu vancat kullanıyorum ve her sabah temizliyorum koku problemi yok evde. Dışarıdan gelince de almıyorum ama tabi ben alışmış olabilirim.
0
peki madem
(10.06.24)
Herkes yazmış kristal "kum" rezil bişey. Topaklanan bentonit kedi kumu her gün temizlemek kaydı ile topaklanma tozlanma kalitesine göre az yahut hiç kokulu oluyor.
0
hedep
(10.06.24)
Sadece bir hafta daha kalacak kedinin mamasını falan değiştirmeye kalkmayın. Mama değişimi eja'nın dediği gibi teknik bir konu.

Kum kabına kum derinliği 7-8cm olacak kadar bol kum koymak lazım. Her gün de temizliğini yapınca asla koku yapmaz.

Kedi olan evde pencereleri açık bırakıyor olmanız beni endişelendirdi. Özellikle cam kenarına kuş geliyorsa kedi o pencereden aşağı düşebilir. Aman dikkat edin.
0
pispinti
(10.06.24)
Koku tuvalet kaynaklı ise tuvalet için kullandığınız malzemeyi sürekli değiştirip koku sıkarsanız koku sorunu olmaz. Sanırım arkadaşınızın kedisinin bir sağlık problemi var.
0
doharkoman
(10.06.24)
@pispinti

kumun çok kötü bir kum olduğunu ilk geldiği gün anladım ama onun düzenini bozarsam adapte olmakta zorlanır diye ellemedim. mamasını filan da kafama göre değiştirmem tabi ki zaten buraya da o yüzden yazdım. etrafımda kedisi olan herkesle konuşuyorum, soruyorum sırf ona zarar vermemek için. camlar açıkken de zaten hep yanımda, gözümün önünden 1 saniye ayırmıyorum. zaten o da biz nerdeysek o odada yanımızda oynadığı için sorun olmuyor.

@doharkoman düzgün bir kum denemesi yapıcam eğer koku sorunu geçmezse muhtemelen dediğiniz gibi hasta olabilir. vete de götüreceğim zaten, teşekkür ederim.
0
🌸turuncu tonlarda
(10.06.24)
(6)

mobil klima

duyurukullanıcısı
memnun olduğunuz mobil klima var mı?genelde şikayet ediyorlar ama belki iyi bir versiyonu vardır.dyson neredesin ya? tam senlik alan işte...
memnun olduğunuz mobil klima var mı?

genelde şikayet ediyorlar ama belki iyi bir versiyonu vardır.

dyson neredesin ya? tam senlik alan işte...
0
duyurukullanıcısı
(09.06.24)
Yahu adamın sorduğu duvara takılan klimanın yere koyulan versiyonu.

Evet iş görüyor, tek sıkıntı biraz gürültülü olması ama o kadar sorun edilecek bir gürültü yok.
0
HellKeePer
(10.06.24)
ben çok araştırmıştım pandemi zamanında, dışarıya boru salma muhabbeti falan uğraşma; özetle: nope.

özetsiz:

split klimalardaki dış ünite zaldır zaldır bağırıyor bir süre sonra. mobil için de bununla ilgili çok şikayet okudum. evin içinde motorsiklet çalışıyor vs. gibi.

dyson da olsa bir süre sonra evin içindeki sıcaklığı yok etmek için anırmak zorunda kalacak çünkü bu cihazın içindeki soğutacak ünite split klimaya göre minnaklar ötesi.

bir de cam kiti alacan sinek böcek girmesin diye. o yapışkanlı şey bir süre sonra sıcaklıktan kendini salacak her camı açtığında yerinden ayrılacak. sürekli küfredersin.
0
bisorumvargaliba
(10.06.24)
iş yerinden biri aldı. fakirdi markası sanıyorum. küçük odada işe yaradığını ama mutfakta vs uzun süre çalışsa da yeterli gelmediğini söyledi. bir de o borusu ısınıyormuş bir süre sonra artık borudan ısı yayılmaya başlıyormuş vs yani pek mantıklı bi cihaz değil anladığım kadarı ile ki fiyatı da çok uygun değildi yani direkt klima almak daha mantıklı.

biz tavan vantilatörü bakacağız bu arada, ben de bilmiyordum ama normal vantilatörden farklı bi çalışma mantığı varmış ve işe yarıyormuş serinletme açısından.
0
elorelia
(10.06.24)
Ben geçen 12 binlik electrolux klima aldım, borusunu camdan şu aparat ile çıkartıyorum, www.koctas.com.tr

dışarıdan hava gelmiyor ve borudan felaket sıcak bir hava atılıyor, içeriye buz gibi hava üflüyor. Odam 30 dereceydi 25 e düşürüyorum o şekilde takılıyorum.

sadece normalde dış ünite olması gerekirken o mekanizma cihazın içinde olduğu için 60 desibel bir gürültüsü var.

gece uyurken klimayı yatak odasına taşıyorum, uğultu o zaman hoş oluyor sanki araba veya fön makinası gürültüsü gibi dsfjgdfg

ama çalışırken bazen rahatsız ediyor, gürültü önleyici kulaklık takılıyorum.

benim için çok dert değil terlete terleye çalışmaktansa mobil bir çözüm baya işime geldi.
0
ananiyimioguz
(10.06.24)
Şikayet edilmesinin nedeni insanların normal klima performansı beklemesi.
0
jülsezar
(10.06.24)
Memnun olduğum yok.
Markayla, modelle ilgili değil. O ürünün tasarımı ve çalışma şekliyle ilgili sorun.
Büyük sorunlar:
1- Çok gürültülü. Normalde evin dışındaki ünitedeki gürültü bunda evin içinde.
2- Cama doğru giden boru sıcak hava atıyor ve çok sıcak. Adeta o boru boyutunda bir kalorifer peteği çalışıyormuş gibi odayı ısıtıyor.
3- Camı hafif aralık bırakmış oluyoruz. Bezle, aparatla bir miktar kapatıyoruz ama yine de o cam aralık kalmış oluyor, dışarıdaki cehennem sıcağı içeri giriyor.
4- Mobil deyince öyle vantilatör gibi zırt pırt taşıyabileceğinizi düşünmeyin. Onun o borusu, camdaki apartı vs. derken zahmetli bir iş. Ben her gün onu odadan yatak odasına taşımakla uğraşamam mesela.

Normal split kilma taktırmanız mümkün değilse mobil klima alırsınız ama memnun kalmazsınız.

En güzeli klima tamir eden bir dükkanı aramak, onlardan ikinci el klima alıp taktırmak. Valla.
0
michael_knight
(10.06.24)
(3)

kadın jean

denizzz
arkadaşıma maviden bir jean pantolon alacağım, baktım pantolonlarından biri 25-28 diğeri 27-30. ikisi de mavi bu arada. hangi ölçüyü baz alsam emin olamadım, ne önerirsiniz?
arkadaşıma maviden bir jean pantolon alacağım, baktım pantolonlarından biri 25-28 diğeri 27-30. ikisi de mavi bu arada. hangi ölçüyü baz alsam emin olamadım, ne önerirsiniz?
0
denizzz
(07.06.24)
emin olamadıysan büyük olanı al, daraltır gerekirse.
ya da küçüğünü al, dar gelirse iade eder, uygun bedenlisini alır.
0
numlock
(07.06.24)
boy ve kilo bilgisi var mı?

kilom 54 ama hafif göbek problemim var. 26 tam oluyor. göbek problemim daha az ve 52 kilo gibi iken esnek kumaş 25 de oluyordu.

boyum 155
mavide 28 boy, tam oluyor. 27 bir tık kısa oluyor.

eğer ispanyol alacaksan boy ölçülerini benim verdiğime göre alabilirsin, ama paçadan katlamalı ise bi düşük boy da alınabilir. yine göbek problemi yoksa alt beden kurtarır.

ama tabi kumaşın esnekliği de farkediyor.
0
elorelia
(07.06.24)
Ben jean'lerde her zaman düşük bedene giderim. Skinny pantolon değilse, çoğunlukla ilk giymeden sonra zaten hemen bollaşıyor. Skinny kesim almıyorsam, düğmesi ve fermuarı bir şekilde kapanıyorsa alırım, ilk giyerken zorlansam da sonrasında genişler ve vücut şeklini alarak normal haline gelir.

Bu arada, 1,68, 58 kiloyum, Mavi'de 27-30 tam oluyor genelde.
0
silverleaf
(07.06.24)
(7)

Cocuk gelişiminde okul öncesi kreş ne kadar önemli?

Cherea
Kreşler şüphesiz çocuğun fiziksel ve bilişsel gelişiminde çok etkili fakat bir sürü marka olan değişik değişik egitim metodlarini uyguladıklarını söyleyen, diğerlerine göre hatırı sayılır miktarda daha pahalı olan kreşler var. Bunlarin çocuğa ekstra katacağı şeyler oluyor mu? Yani standart bir mahal
Kreşler şüphesiz çocuğun fiziksel ve bilişsel gelişiminde çok etkili fakat bir sürü marka olan değişik değişik egitim metodlarini uyguladıklarını söyleyen, diğerlerine göre hatırı sayılır miktarda daha pahalı olan kreşler var. Bunlarin çocuğa ekstra katacağı şeyler oluyor mu? Yani standart bir mahalle kreşine göre büyük artilari olduğunu düşünüyor musunuz?
0
Cherea
(06.06.24)
Bence bir artısı yok. Kreş dediğin yer çocuğun sosyal becerilerini geliştirdiği yerdir, ön eğitim yeri değil. En güzel kreş, güvenilir, ilgili insanların olduğu, çocukların sağlıklı bir şekilde sosyalleştiği yerdir.
0
numlock
(06.06.24)
bu soruya eğitimciler daha iyi cevap verir. montesori, walldorf, reggio emilia vb. tarz eğitim sistemlerini benimseyen özel okullar, kreşler var. diğer değişkenlerde fiyatı etkiliyor, yemek kalitesi, bakım vb. değişik özellikleri var okulların. mahalle kreşleri de kötü değil ancak özel kreşler en fazla 15 20 kişilik olurken 30 kişiye dayanan devlet kreşleri de var. okul öncesi eğitim kesinlikle önemli. herkesin beklentileri farklı ona göre özel okullara yolluyor herkes.

numlock +1 eğitim tabii ki önemli ancak çocuğun rahatça oyun oynayacağı ve eğleneceği dönem okul öncesi olduğu için bence çocuklar için eğlenmek daha önemli.
0
mikahakkinen
(06.06.24)
evinize yakın bir kreş seçin. mümkünse referansla gidin.

eğitim metodlarının isimlerine takılmak yerine, normal şartlarda bir günde neler yapıyorlar, saat saat anlatsınlar. kafanıza yatanla, yaklaşımı hoşunuza gidenle devam edin. kreşin fiziksel şartlarını kontrol edin. mümkünse 1-2 gün denemek için götürün.

nerede oturduğunuzu bilmemekle birlikte, artık bu yaşlardaki çoğu çocuk arkadaş edinemiyor ya da toplu şekilde oyun oynamıyor. kreşten beklentiniz, çocuğun sizden biraz olsun ayrılması, sosyalleşmesi olmalı.
0
co2s2
(06.06.24)
İçinde iyi eğitim almış öğretmenler olmalı, açıköğretim mezunu ya da iki yıllık okul bitirmiş genç kızları çalıştıran ticarethane zihniyetli bir yer olmamalı.
0
rumpleteazer
(06.06.24)
ben gitmedim bir eksigini hissetmedim.
cocugu 2 yasindan itibaren gonderdim, bir artisini gordum diyemem.
0
cooperr
(06.06.24)
istisnalar vardır belki ama bu sayılan eğitim metdolarının türkiye'de uygulandığını sanmıyorum. yani tutup da kendi kendine yetebilsin ekolünden bi eğitimde sallıyorum çocuğa yere döktüğü yemeği sildirseler veli okulu basar türkiye'de.

tabi ki kaliteli öğretmenlerin olduğu bi kreş ile aöf mezunu ablaların olduğu kreşin farkı vardır. ama burada her zaman en pahalısı en iyisi diye bir şey yok.

benim kızımda 2 yaşında. seneye kreşe vereceğim muhtemelen.
benim araştırmam referans üzerine olur mesela. eğitim metodu vs hiç bakacağımı sanmıyorum. sınıf mevcudu, yemeklerin kalitesi (sabah üstüne çikolata sürülmüş ekmek ve süt vermesinler biz zahmet), yeterli açık alan var mı vs gibi. yani çocuk sabahtan akşama bi sınıfa takılı kalmasın, etkinliği bol olsun, öğretmenleri iyi olsun, kriz anında doğru tepkiler versin, her sorunda gelin çocuğu alın demesin, çocuk da eğlensin, mutlu olsun, sosyalleşsin kafi.

yoksa iki dil öğreteceğiz diye 3 yaşında çocuğu tahta başına dikmek vs aşırı saçma şeyler.
0
elorelia
(07.06.24)
Eğitimci değilim. O yaşlarda akran öğrenmesi daha yoğun olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle çocukların birbiriyle etkileşimde olduğu bol oyunlu bir düzen daha mantıklı geliyor. Etrafında olabildiğince yetenekli, akıllı ve sizin çocuğunuzla uyum gösterebilen çocuklar olursa gelişimine olumlu etkisi oluyor. Bu da paradan ziyade kısmet işi biraz, kısmetinizi arttırmak için ise çok araştırmanız lazım.
0
iustitia omnibus
(07.06.24)
(4)

park yatak - anne yanı- düz karyola sorusu

wild honey suckle
Değerli tecrübeli anne ve babalar.Biz çocuk için bir oda aldık böyle montessori tarzı yere yakın 90x190 karyola adam 12 yaşına dek kullanır falan dedi. şimdi anne yanı ya da park yatak falan düşünüyoruz da. hepsi çok pahalı. 4 yaşına dek kullanabilecekleri var mesela 27 bin tl. ya da daha minik beşi
Değerli tecrübeli anne ve babalar.

Biz çocuk için bir oda aldık böyle montessori tarzı yere yakın 90x190 karyola adam 12 yaşına dek kullanır falan dedi. şimdi anne yanı ya da park yatak falan düşünüyoruz da. hepsi çok pahalı. 4 yaşına dek kullanabilecekleri var mesela 27 bin tl. ya da daha minik beşik gibi anne yanları var onlar maks 9 aylık diyorlar. daha ucuz tabii ki. bir de park yatak dedikleri çadır kumaşı yataklar var mesela onlar konforlu ya da ergonomik gelmiyor bana.
küçük bir anne yanı alsak acaba 9 aydan sonra normal korumalı karyolasında yatar mı ?
mesela tatile gittik diyelim o zaman nerede yatacak?
imdat işin içinden çıkamıyorum.

park yatak: joie kubbie 5k
anne yanı: chicco next to me essential 10 k
büyük anne yanı + park yatak : chicco next to me forever 27k
0
wild honey suckle
(06.06.24)
Biz park yatak kullanıyoruz.
3-6 bin lira arasındaki park yatakların hepsi sanırım aynı mekanizmayı kullanıyor. Aralarında önemli bir fark olduğunu sanmıyorum. Ama üstüne bir de yataş'tan bir yatak aldık.

Oğlan 4-5 aylıkken yatak odasında yatağımızın yanındaydı park yatak. Sonra odasına götürdük. Anne yanı almak bana gereksiz masraf gibi görünüyor. Park yatağın yan tarafını açıp onu kuşakla yatağa bağlayınca anne yanı ile aynı işi yapıyor zaten.

Ama burada birisi daha önce "bebeğim park yatağa alışamadı" demişti de anlayamamıştım. Alışmalı bir yanı yok benim bildiğim kadarıyla. Çocuk uyuyunca yumuşak zemine bırakıyorsun, uyuyor.

4 yaşına kadar kullanabileceği bir şey almak için masraf yapmayın, zaten montessori yatağınız var. 1,5-2 yaşında o yatağa geçer zaten.

Her uzmanın farklı bir önerisi var ve her aile farklı davranıyor ama benim anladığım bebekle odayı 4-5 aylıkken ayırmazsanız ileride odayı ayırmak çok zor oluyor. Henüz odada olup olmadığınızı tam anlamadığı zaman ayırmak gerekiyormuş.
1-2 yaşında ayırmayı planlayıp bunu ancak 6-7 yaşında başaran çok aile var. O sırada baba da odadan gidiyor. Bana saçma ve anne-baba ilişkisi için riskli geliyor o durum. Ama bununla mutlu olanlar da vardır mutlakta.
0
michael_knight
(06.06.24)
bizdeki düzen şöyle oldu. beşik ve park yatak gelmişti akrabalardan. onları kullandık. ama park yatak içine ayrı bi ortopedik yatak verdi ablam, onu kullandık. dediğiniz gibi park yatağın kendi süngeri doğru bi tercih olmaz, ayrı yatak gerektirir bence de.

1 yaş civarı da sizin montessori yatağın aynısından aldık, ona geçti.

şimdi burada çocuğun uyku düzeni nasıl olacak o önemli. biz mesela park yatağı kullandık derken bir süre sonra yatak bariyeri olarak kullandık çünkü bebek bizimle yattı. bunlar gecede 10 kere filan uyanıyorlar (istisnalar hariç) on kere kaldır yatır bilmemne çok zor iş. bir de bebek biraz büyüdükçe yatakların alt kademesine koymak gerekiyor, o çok daha zor iş. kaldı ki park yatağa girince hapse düşmüş gibi davranan bebekler de yok değil.

ha şu var bebekle aynı yatakta yatmak asla önerilmiyor. ani bebek ölümü sendromu dedikleri şey yüzünden. şimdi ayrıntı vermeyeyim ama yani tehlikeli bi durum nihayetinde.

bu iki sebeple anne yanı yatak hem pratik hem güvenli olur. aradaki fermuar iner, anne emzirir, kapatır uyur, bebek uyandıkça konforu bozulmadan müdahale eder vs vs. keşke alsaymışım dediğim ürünlerdendir ama o zamanlar bu kadar pahalı değildi. ama evet bebek oturmaya başladıktan sonra ya da ayağa kalkma çabalarına başladıktan sonra tehlike başlar ve bu yatak iptal. sonra montessoriye geçersiniz.

ama bu geçiş ebeveynle birlikte olabilir. çocuk yalnız uyumaya alışana ya da öğrenene kadar ya da belki sonsuza kadar maalesef, anneyle uyumak ister. yani sizin 9 aydan sonra karyolasına geçer mi planınız eğer hadi iyi geceler dostlar deyip akşam 8-sabah 8 arası kendi yatağında tek başına uyuması ise buna sadece gülerim hem de kahkahalarla :D :D

tatilde sizin yanınızda uyuyacak zaten :D çoğu otelde park yatak oluyor zaten.

yani bence iki ihtimal düşünün
1. anne yanı yatak, sonrasında annenin kendisi ile birlikte montessoriye geçiş ya da mükemmel bi uyku eğitimi verirsiniz, tek başına geçer
2. karımla aynı odada uyumak isterim derseniz park yatak sadece (bebek belki yatar, belki aranızda yatar onu bilemeyiz.) sonrasında yine montessoriye geçiş yine aynı ihtimallerle

burada dediğim gibi çocuğun uyku alışkanlığı çok önemli. belki çok kötü bi uykusu olacak, sizden ayrılamayacak, ayrı odada uyuyamayacak vs vs yani 9. ayda odasını ayıramayabilirsiniz. o sebeple ortada bu risk varsa boşuna 9 aylığına anne yanı almayalım derseniz sadece park yatak yeterli.

eğer yan tarafı açılabilen ve iki kademeli park yatak varsa o işinizi tam anlamı ile görür tabi.

ikinci el de bakın bu arada mutlaka.
0
elorelia
(06.06.24)
Yer varsa 120x70/140X70 yukarida da sabitlenen normal parmaklikli cocuk yatagini anne yanina yerlestirin. Cocuk buyudugunde odasina tasirsiniz. Yer yoksa ucuz bir anne yani is gorur. Burada bebegin yukari yakin olmasi onemli cunku, inception filmini hatirlayin bebegi yerine koyarken o dusme hissinden uyaniyor bebek, dolayisiyla onu derine koymak ve uyanmamasini saglamak cok buyuk mesele. Yani bir park yatak alalim anne yani kullanalim derseniz minimum arakatli olmasi lazim bence.

Bebegin annenin yakininda olmasi ilk 6 ay onemli. Ilk ay zaten tamamen random ama sonrasinda da gece uyanip emzirilmek isteyecek cocuga yakinlik onun hemen geri uykuya dalmasinda cok onem arzediyor.

Anne yani veya park yatak karyola icin para harcamayin, onun yatagi icin harcayin ama karyola gecici urun yani. Ya bir kac ay kullanacka yada sadece tatillerde vs. yani 5klik bir park yatakla 2k lik bir park yatak arasinda karyola olarak esansiyel bir fark yok.
0
wallcan
(06.06.24)
bizim oğlan 9 aylıkken yatakta tutunarak ayağa kalkmaya başladı, odasındaki bebek karyolasında yatırmaya başladık. ağustos'ta tatile gidiyoruz tam 1 yaşında olacak. kalacağımız yerde bebek yatağı olur mu olmaz mı bilmediğim için her ihtimale karşı portatif park yatağı yanıma alacağım. alt kademesinde uyuyacak artık bi şekilde.

edit:
işte o yatak www.trendyol.com
0
robin crusoe
(06.06.24)
(20)

Zorla evlendiriliyor olabilir miyim? + dertleşme duyurusu

top_secret
Bir sevgilim olsun, onunla gezip tozayım hayatı paylaşayım çok isterdim.Uzun zaman olmadı bu, olanlar kısa sürdü çünkü ben sıkılıyordum.Yani ilişki bir süre sonra, "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" e dönüyor. Ben hiç zevk almıyorum ve bir iş bir ödeve dönüyor ilişki,
Bir sevgilim olsun, onunla gezip tozayım hayatı paylaşayım çok isterdim.
Uzun zaman olmadı bu, olanlar kısa sürdü çünkü ben sıkılıyordum.
Yani ilişki bir süre sonra, "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" e dönüyor.
Ben hiç zevk almıyorum ve bir iş bir ödeve dönüyor ilişki, üstümde baskı hissediyorum.

Sonra bir arkadaş vasıtasıyla bi kızla tanıştım. İyi gibi görünüyor uzaktan her şey.
Akıllı, sevecen ve beni çok seviyor.

Ama iletişimimiz konuşmalarımız he geçen gün kötüye gidiyor.
Bana göre o; sürekli dediği olsun isteyen, kendi bildiğinin doğru olduğunu sanan biri.
Mesela "şu beyaz desem; bunun doğru olmadığını kendinin doğru olduğunu söyler ama sonuçta bu beyaz der.

Ona göre kendi; çooook görmüş geçirmiş, hayatın her aşamasını geçmiş biri. Ben daha ergenim, ilişki ne bilmiyorum, evlilik ne bilmiyorum, hatta bi ara arkadaşımın olmadığını filan söyledi yani ben içine kapanık asosyal bir tipim demek istiyor.

Son zamanlar her telefon konuşmamız tartışma, ses yükseltme, onun ağlaması, gerginlikle bitiyor (ona göre normalmiş)

Farklı şehirlerdeyiz biraz uzak mesafe yürütüyoruz.

Birlikte güzel şeyler yapıyoruz, buluştuğumuzda mutlu oluyoruz, ten uyumumuz iyi gibi fakat ne zaman bir gezi vs yapsak sonunda bir tartışma ve gerginlik (ona göre normalmiş) yaşıyoruz.

Ayrıca ben onu çok eleştiriyormuşum, ama yanlış olana yanlış diyorum ama bunu deyince kızıyor ağlıyor beni suçluyor.

Tüm bunlar ışığında biz ciddi düşünüyoruz, tanışalı 6 ay filan oldu, aileler tanıştı, yüzük takıldı sanırım nişanlandık.

Sanırım diyorum çünkü her şey öyle hızlı ve kendi kendine gidiyor ki.

Kız şöyle şöyle yapalım diyor tadımız kaçmasın diye tamam diyorum dediği oluyor.
Tatil ayarlıyor şu tarihte gideceğiz diyor tamam diyorum gidiyoruz.

Bir akarsuda öylece ilerliyorum. Hayır dersem gerginlik oluyor tadımız kaçıyor ben bundan nefret ederim. Kimseyle laf dalaşına girmek istemem ben.

Artık evlenme aşamasına geldik.
Bana gün al salon tutalım diye sürekli söylüyor.
Arkadaşları sürekli soruyormuş ne zaman evleneceksiniz diye cevap veremiyormuş.

Kimse bana neyi ne zaman istediğimi sormuyor.
Evlenmek istiyor muyum veya sürekli tartıştığım biriyle evlenmek istiyor muyum bilmiyorum. Hayır diyemiyorum. Demekten korkuyorum, beni azarlamasından korkuyorum. Bana kızmasından korkuyorum.

Biraz karışık anlattım ama inanın çok sıkışmış durumdayım. Lütfen kendinizi benim yerime koyun ve bana fikirler verin buna çok ihtiyacım var.

Ben zorla mı evleniyorum? Ne yapmalıyım?
0
top_secret
(05.06.24)
Jason bourne gibi bu ortamı arkana bakmadan terket
0
grimavi
(05.06.24)
Koca adamsın. Karşına al ve hislerini açıkça söyle. Sakın evlenme. Gerekirse kötü ol, ne kendine ne de ona bunu yapmaya hakkın yok.
0
gabe h coud
(05.06.24)
Oha amk dünyaya 1 kez geliyorsun ve ayıp olmasın diye 65 yılını sürekli didistigin biriyle mi gecircen
0
abuzer
(05.06.24)
nişanın maksadı zaten budur. bak ciddi bir yola giriyorsun, köprüden önce son çıkış, kesin ve net kararını ver aşamasıdır.

ben ortada evlenmesi gereken bir çift göremedim. bütün evlilikler dört dörtlük olacak, her iki taraf da çok sevecek veya her şeyde anlaşacaklar diye bir kural yok ama siz asgari şartları bile karşılamıyorsunuz bence.

ya 3 gün sonra boşanırsınız ya da cesaret edemeyip senelerce mutsuz mutsuz yaşarsınız gibi duruyor.

iyice ölçüp biçip kesin karar verme aşaması sizin için. geç değil ama erken de değil. birkaç gün içinde karar verin bence.
0
candide
(05.06.24)
"Kimse bana neyi ne zaman istediğimi sormuyor.
Evlenmek istiyor muyum veya sürekli tartıştığım biriyle evlenmek istiyor muyum bilmiyorum. Hayır diyemiyorum. Demekten korkuyorum, beni azarlamasından korkuyorum. Bana kızmasından korkuyorum."

Kesinlikle evlenmemen gerekiyor. Henüz kendini dahi yönetemiyorsun, hayır demenin gereklerini yaşayamıyorsun, ikili ilişkinin dengesini oluşturabilmek için gereken gerilim seviyesini, bunu yönetmeyi öğrenmemişsin, gerilimden korkup kaçtığın için akıntıya kapılmış gidiyorsun.

İşin kötüsü bunların hiçbiri zorla olmuyor, sadece hayır diyemediğin, iletişimi yönetemediğin için oluyor.

Bence ayrıl. Rahatla. Sevgi başka bişey, sevmeden evliliğe girişme. Sıkılıyorsan sevmemişsindir, oradan pay biç. Seven insan -kadın erkek fark etmez- emek verir, sıkılmak şöyle dursun özler, egodan uzak bir kaybetme korkusu yaşar. Yani bağımlılık değil sağlıklı bir bağlılık yaşar. Kendini gözlemlemelisin, sıkılmak sevmediğinin göstergesi, hayır diyememek travmatik bir durum, kendini koruyamadığın iletişimde karşındakini hiç koruyamazsın vs. Bu ilişkide nişanlık anne sen de 5 yaşındaki çocuk durumuna gelirsiniz, gerçekten gerek yok.
0
muhayyer divan
(05.06.24)
Evlilik şakaya gelmez. Yani şöyle gelmez; evlenmek çok kolay ama boşanmak çok zor olabilir. Maddi-manevi çok yıpranabilirsiniz. O yüzden ciddi bir şekilde kendinize sorun: bu insanla birlikte yaşamaya hazır mısınız? İstiyor musunuz? En ufak şüpheniz varsa "kusura bakma ben yapamayacağım" diyin ve bırakın.

"Beni azarlamasından korkuyorum" tarzı lafları yakıştırmayın kendinize. Çocuğu değilsiniz onun. Lütfen.
0
pispinti
(06.06.24)
kontrolü eline al. Sana yanlış gelen bişeyi söylediğinde sinir krizi + ağlama krizi oluyorsa zaten sevgililiğe bile devam etmen sıkıntı, bir de evlilik diyorsun.

"Tadım kaçmasın diye tamam diyorum" bu da çok yanlış. Sürekli ortayı bulmaya çalışmak yerine, normal hayatın akışında benzer düşünüp benzer planlar yaptığın birini bulursan o zaman evlen.
0
nhk ni youkosu
(06.06.24)
İnsan ilişkide yaptıklarını zorunluluk olarak görmemeli.

Görev gibi hissettiğin şeyleri kendinin zaten seve isteye yapacağı bir ilişki bulman lazım. Karşı taraf için de aynısı geçerli.

Bunlar kişiden kişiye değişir, o yüzden uyuşan kombinasyonda birisini bulmalısın.

Eşim de bazen salıyor sadece senin istediğini yapıyoruz çünkü evlilikti şehir değişikliğiydi vs. bunların tüm yükünü bana atıyorsun sanki kafana silah dayayıp yapmışım gibi, onların suçunu bana attığın için psikolojik baskı hissediyorum, hayatı yaşarken sadece senin merak ettiğin şeyler alınıyor, sadece senin merak ettiğin yerlere gidiliyor, kimse fikrimi sormuyor diyor.

O da böyle bir hayat istemiyormuş. Çünkü genelde onun fikirleri çok para harcamaları yerler oluyor ben orada eleniyorum.

O yüzden gönül isterdi ki kimse böyle hissetmesin, iki tarafın da gönlü olduğu şeyler yapılsın.

Ben de mutlu olmuyorum ki çok gönlü olmayan bir şeyi yaptığımızda. Zaten yüzünden anlaşılıyor yani. Motorla gezsek nee, pleysteyşın oynasak ne... yok ki hanım orada.

O yüzden ona bırakmayı deniyorum, fakat kendisi bir plan-program yapamıyor. Sonra iş yine başa düşüyor. Bu sefer de diyor senin istediğini yapıyoruz hep sdfksdgk saçma bir kısır döngü.

Kadınların arzuları bitmiyor. Benim tek beklentim sorun çıkmasın, koşullar neyse uyum sağlansın, mutlu olunsun, pozitif olunsun... Ama hanımlarımız pek öyle olmuyor.

Hatta şöyle söyeyim öyle gibi yaşayanlar da (mutlu gibi, pozitif, bir şeylere katlanır halde vs.) öyle sürdürdükleri için mutsuz. Yani aslında öyle de mutlu değiller. Sen de zannediyorsun ki ne kadar da anlayışlı bir karım var :)))) Meğer o katlanmak olarak görüyor. Eeeey efendi katlanmak deyince biz nelere katlandık diye çıkışırsan, savaş çığırtkanlığı gibi oluyor, o da aynı söylüyor ortalık kan gölüne dönüyor.

O yüzden seçtiğiniz insana dikkat edin. Benim sütten ağzımın yandığı kriterlerim başkaydı. O yüzden eşim beni tavlayabildi. Ama çok önemsemediğim diğer bu tarz konular, zaman ilerledikçe canımı sıkmıyor değil.
0
ananiyimioguz
(06.06.24)
bu mutsuzluğun yeni ortaya çıkmadıysa ayıp olmasın diye nişanlandın yani? tadımız kaçmasın diye nişanlanılır mı hocam bu hareketin ciddiyetinin farkında değilmiş gibi konuşuyorsun ya da aslında bir yandan da böyle bir yola sokulmanın seni tatmin eden tarafları var karşındaki kişi olmasa da burada sana biçilen rol hoşuna gidiyor. bana sanki ikincisi gibi geldi çünkü bu durumdan o kadar mutsuz olsan onunla tadınızın kaçmasından da korkmazsın tam tersi esas istediğin şey tadınızın kaçması ve sonunda ayrılmak olur. belki hoşuna giden o kocalık rolüyle seni mutsuz eden kişi arasında kaldın. esas istediğin ve istemediğin şeyler neler iyi düşün evlilikten önce de karar ver. nişan atmak da sıkıntı yaratan bir şey tabi ama boşanmak kadar değil öyle düşün.
0
semaforo de medianoche
(06.06.24)
Mutsuz edecek bir ilişkide ısrar edip üstüne bir de ömür boyu nafaka ödeme isteğiniz neden bu kadar yüksek? Kaçın.

"Bir sevgilim olsun, onunla gezip tozayım hayatı paylaşayım çok isterdim."

Bu isteğinizi her önünüze gelenle yaşayamazsınız. Azıcık cesaret lazım ki zaten herkes yazmış.
0
kimlanbu
(06.06.24)
Hayatına giren kadınlar çok da farklı olmayacak ikili ilişkiler her zaman böyledir. İlişkiler karşılıklı fedakarlıklar ister yani ikinizde zamanla değişeceksiniz. Bir yola girmişsiniz o yolu bitirip evlenin bence
0
respect
(06.06.24)
yan yana olsanız 2 ay sürmeyecek ilişkinin 6 ay devam etmesi ve nişanlanmanız...
0
elorelia
(06.06.24)
"Ona göre kendi; çooook görmüş geçirmiş, hayatın her aşamasını geçmiş biri. Ben daha ergenim, ilişki ne bilmiyorum, evlilik ne bilmiyorum," Duyurunun tamamnına bakınca burada biraz haklılık payı var gibi nişanlınızın.

Bir kere ilişkilere "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" şeklinde bakıyor olmanız sıkıntılı bir bakış açısı. Buluşmadığınız kişiyle mi sevgili olacaksınız? Enerjiniz yoksa belki de siz ilişkide olmak için doğru zamanda değilsinizdir nerede kaldı evlenmek...
Lütfen karşınızdaki insanı sırf ideal olduğu için bir maceraya sürüklemeyin. Kendinize zaman tanıyın ve ne istediğinizden emin olana kadar da kimsenin zamanını çalmayın.
0
Kediyi üzdün
(06.06.24)
Sanırım nişanlandık mı? Yok canım ne alaka.
0
Kahvedesu
(06.06.24)
- Birlikte güzel şeyler yapıyoruz, buluştuğumuzda mutlu oluyoruz, ten uyumumuz iyi gibi fakat ne zaman bir gezi vs yapsak sonunda bir tartışma ve gerginlik (ona göre normalmiş) yaşıyoruz.

-> Karşındaki kişi üzgünüm ama bir kezban. Serbest bir gezme ortamında bu gerginliği çıkartan, evde yaşarken en küçük bir sorun anında nasıl davranır ben düşünmek istemiyorum. Üstelik bu gerginliği çıkarmayı kendisi için bir "hak" olarak görürken, bu gerginliği sona erdirmeyi sana "görev" olarak vermiş. KOŞARAK KAÇ.

- Arkadaşları sürekli soruyormuş ne zaman evleneceksiniz diye cevap veremiyormuş. Kimse bana neyi ne zaman istediğimi sormuyor.

-> Kadınlar birbirine bu konularda baskı yapmayı sever. Göreceksin biraz daha cevap vermezse "bu çocuk seni oyalıyor" geyiği yapacaklar, o da sana çemkirecektir.

- Ona göre kendi; çooook görmüş geçirmiş, hayatın her aşamasını geçmiş biri. Ben daha ergenim, ilişki ne bilmiyorum, evlilik ne bilmiyorum, hatta bi ara arkadaşımın olmadığını filan söyledi yani ben içine kapanık asosyal bir tipim demek istiyor.

-> Daha yeni tanışıyorsunuz ve seni aşağılıyor, sürekli suçluyor, küçük görüyor.

- Yani ilişki bir süre sonra, "o kızı gezdirmeliyim, o kızla buluşmalıyım, onu mutlu etmeliyim" e dönüyor. Ben hiç zevk almıyorum ve bir iş bir ödeve dönüyor ilişki, üstümde baskı hissediyorum.

-> Yine bir ofsayt argüman. İçinden gelmiyorsa, mutlu olmuyorsan, bunu bir görev gib görüyorsan bir ömür bunu nasıl sürdüreceksin?

Anlattıklarından anlaşılan sen ZORLA EVLENİYORSUN VE MUTSUZ OLACAKSIN. İnsaf, bu kadınla aynı eve girdikten sonra hayatın cehennem olur.

Bir ve tek hayatın var, onu da kaprisli, seni aşağılayan bir kadınla ziyan edeceğine kafanı topla. Dünyada tek kadın o değil, daha düzgün, anlayışlı, kültürlü birine illa ki denk gelirsin. Kimse kimseyi bu kadar idare etmek zorunda değil. Bir an önce bitirip yoluna bak derim.
0
Lethe
(06.06.24)
Uzak mesafe ilişkisi yürüttüğünüz için şimdilik birbirinize tolerans gösterebiliyorsunuz.

sen daha alttan alan taraf olduğun için bazı şeyler gözüne batmıyor veya birşey söylemiyorsun çünkü sabır eşiğin daha yüksek.

bunun diğer sebebi de yeteri kadar bir arada vakit geçirmemiş olmanız. mümkünse bir arada minimum ardışık 7-10 gün kadar birlikte vakit geçirin.
artık aynı evde mi kalırsınız veya tatile mi çıkarsınız veya aynı şehirde bulunup günün büyük kısmını birlikte mi geçirirsiniz bilmem.

yakından tanıyıp olacakları görmenizin başka yolu yok anladığım kadarıyla
0
joooper
(06.06.24)
Okurken Peep Show'un Mark karakteri aklıma geldi, o da ayıp olmasın diye evleniyordu yanlış hatırlamıyorsam;)
0
blue rebel motorcycle club
(06.06.24)
İstemediğin şeylere Hayır diyemiyorsun

Tartışma çıkacak korkun var ve tartışmadan kaçınıyorsun

Meli malı düşünce yapısına sahipsin; o öyle olmalı bu böyle yapılmalı bu böyle söylenmeli vb düşünüyor ve bu düşüncelerini ciddiye alıp tavsiye veriyorsun.

Bol bol sempatiye düşüyorsun, empati yeteneğin çok zayıf

İhtiyaçlarının sorumluluğunu alacak cesaretin yok

İhtiyaçların konusunda da net değilsin, elinden tutan seni sürüklüyor, işleri başkasının sürüklenmesi bir bakıma rahat da geliyordur

Normal konuşmaları ima olarak duyuyorsun

İnsanların senin hakkında ne düşündüğünü de tahmin edip düşünüyor olabilirsin tahminim

sosyal ortamlarda kendini ifade etmekten de geri duruyor olabilirsin ek tahminim.

Kanka evlilik seni çok kötü çarpar şu an. Kendine gelemezsin.
Hayatının kontrolü içindeki utangaç çocukta hala. Terapi alıp yetişkin haline bırakmalısın sorumluluğu. Ayrıntı istersen mesaj at brocum.
0
hasmetizm 2046
(06.06.24)
light selami gibi bir ilişki anladım anlattıklarından

ayrılmalısın

tadımız kaçmasın diye her şeye evet denilmez

evlenilmez
0
jülsezar
(06.06.24)
Ailenle iyi kötü bir iletişimin varsa önce onlara aç konuyu. Ana fikir ayrılık olmayabilir ama "Biz daha birbirimizi tanımıyoruz, aceleye geliyor her şey" tarzında konuştuğunda belki onlardan da destek gelecek. Büyük ihtimalle gelir. Sonra gözünü karartıp kıza söyle. Burada anlattığın gibi biriyse "Beni yarı yolda bıraktın, Allah senin belanı versin, ben sana ne yaptım? Zaten hiç sevmemissin. Asıl ben senden ayrılıyorum." falan diyebilir. Bunlara hazır ol. Cevap verme. Söylediğin tek şey olsun, "Daha erken.", "Evlenmek için daha erken." Evet seni hirpalayacak, hakaret edecek, suçlayacak, kendini acindiracak. Ama bunları göze al. Eninde sonunda ne demek istediğini anlar. Kimse kimseye zorla bir şey yaptıramaz ya. O arkadaşlarına mahçup olmasın diye iletişim kuramadigin bir kadınla evlenmek zorunda mısın? Sinirleniyorum cidden bak, yine geliyorlar bana. Hayırdır ya?

Lütfen tavrını koy, olmaz öyle şey.
0
sekizdokuzon
(06.06.24)
(4)

16 bin ehliyet kursu için nasıl?

ya ben lan neyse
haziran dönemi için. yer eskişehir.
haziran dönemi için. yer eskişehir.
0
ya ben lan neyse
(05.06.24)
Hocam aralarında çok fark yok, ben hatırlıyorum 2007 civarı 500-600 liraydı o zamanki asgari ücrete yakın, hep bu fiyatlarda oldu, şimdiki 16 bin de asgari ücret sayılır, yani bence normal
0
grimavi
(05.06.24)
Uygun. Ekim 2023'te kayıt olunca 11 bin ödedim.
0
Amaranta ursula
(05.06.24)
Total masraf mı? Yani ehliyet için ek ödeme yapmayacaksan başka iyi gibi
0
ferenc
(06.06.24)
zaten üst sınır oluyor. onun üzerinde fiyat veremezler. 2024 eskişehir için tavan fiyatı bulup karşılaştırın.
0
elorelia
(06.06.24)
(3)

Adet geciktirici

ozkaya
Selamlar.Önümüzdeki ay tatil sebebi ile malum adet geciktirici haptan kullanmak zorunda kalacağım.Sanırım günde iki kere içiliyor.Aynı zamanda tansiyon için sabah akşam yarım dideram içiyorum.Bu iki hapı gün içerisinde kullandığımda etkileşimi nasıl olur?Bir zararını görürmüyüm?Birde malum tatil alk
Selamlar.Önümüzdeki ay tatil sebebi ile malum adet geciktirici haptan kullanmak zorunda kalacağım.Sanırım günde iki kere içiliyor.Aynı zamanda tansiyon için sabah akşam yarım dideram içiyorum.Bu iki hapı gün içerisinde kullandığımda etkileşimi nasıl olur?Bir zararını görürmüyüm?Birde malum tatil alkol tüketimi normalden biraz daha fazla olabiliyor.Nasıl olacak bu durum işin içinden çıkamadım
0
ozkaya
(04.06.24)
reference.medscape.com
İki ilacın da etken maddelerini yazıp şuradan kontrol edebilirsiniz.
Doğru ilaçlara baktıysam (propranolol ve noretisteron) aralarında etkileşim yok.
0
kobuzchu kiz
(04.06.24)
Ek: alkol etkileşimi için prospektüslerine bakın.
0
kobuzchu kiz
(04.06.24)
aşırı olmamak kaydıyla alkol almıştım, bir şey olmamıştı.

ama eczacıya danışmakta fayda var her iki durum için de.
0
elorelia
(05.06.24)
(6)

elekrikli oto otopark sorunu

jamswety
bir komşumuz elektrikli oto almış ve bunun için kapalı otoparka şarj istasyonu kurmak istyor.istasyonu kuracak şirket de kat maliklerinden onay al diyor.ben bu elektrkli oto işine hala çok pozitif olmadığımdan komşuya bu hakkı vermek istemiyorum.çünkü bina 30 daire.kapalı otopark 10 araba alır en fa
bir komşumuz elektrikli oto almış ve bunun için kapalı otoparka şarj istasyonu kurmak istyor.istasyonu kuracak şirket de kat maliklerinden onay al diyor.
ben bu elektrkli oto işine hala çok pozitif olmadığımdan komşuya bu hakkı vermek istemiyorum.çünkü bina 30 daire.kapalı otopark 10 araba alır en fazla. açık otopark da 17-18 bazen yer bile kalmıyor. bide buna hak verirsek iyice problem olacak.yarın öbür gün her elektrkli araç alan bana da yer verin diyecek.

bunu efendi bir dille nasıl reddederim.
0
jamswety
(03.06.24)
"Kapalı otoparkta park yeri çok az. Kapalı otopark için onay vermem. Açık otopark için onay verebilirim" deyin bence. Azıcık yer olan kapalı otoparkta bir arabalık yeri kendine özel tahsis ettirmiş olacak.
0
michael_knight
(03.06.24)
Bir programa göre kapalı/açık sisteminde adil dağılım var mı? Yoksa adaletsizliği katmerlendirebilirsiniz. Normalde adil olan her bir aracın 2 gün sokakta, 18 gün açıkta ve 10 gün kapalıda durması. 30'da 10 hakkı bu arkadaşa verebilirsiniz kolektif olarak. Kapalıda da istasyonun oraya park edebilir. "Hayır, ben hep kapalıda kalacağım" mı diyor? Bu şartlarda herhangi bir reddediş efendi gibi olmuyor bence.
0
prole
(03.06.24)
Bir gün o komşu evini veya arabasını satarsa o şarj istasyonu düzgün bir şekilde kaldırılmayabilir. Yani cihazları söküp orayı delik bir şekilde bırakıp gidebilirler. Buna karşı da bir önlem gerekiyor. Belki güvence bedeli gibi bir para veya bir çeşit sözleşme. İşin o kısmını da hem düşünün hem de sorun kat maliklerine.
0
michael_knight
(03.06.24)
niye açık alana kurulmuyor ki benzinliklerde vs hep açık alanda.
0
elorelia
(03.06.24)
Yarı doğru yarı yanlış riskler uydurup açık alana kurdurun bence de. Ayrıca kapalıya kuruldu dile oraya arabayı saatlerce bırakacak, bu hususu da bütün kat maliklerine açıklayın. 'Adam şarjı bahane edip hep kapalıda kalacak, şarj etmesi bitince arabasını çıkamayacak' deyin. 'Çıkaracam' derse bunun garantisi ve çıkarmazsa yaptırımı ne olacak diye milleti uyandırın. Son hamle olarak da toplantı kaar tutanağına itirazınızı kaydettirin ve bununla mahkemeye giderek kaldırtacağınızı söyleyin.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(03.06.24)
Diger araclarin kendilerine ayrilmis yerleri yoksa, elektrikli aracin da olmamali. Yoksa bunun onune gecemezsiniz.

Apartmana sarj istasyonu istiyorsa gene kurulur, eger sarj istasyonunun oldugu yer bossa takar arabasini sarj eder. Baskasi parketmisse herkes ne yapiyorsa onu yapar.

Burada olasi sorun olarak su olabilir, yarin bir kisi daha elektrikli arac alirsa sarj istasyonunu ben odedim, benden baskasi kullanamz diyebilir ki hakli olur. Yani belki park yeri ustunde hakki yok, herkes oraya park edebilir ama herkes parasini o kisinin odedigi istasyonla sarj edemez.
0
sertac akin
(03.06.24)
(9)

Şimdi ben dengesiz harcama mı yapıyorum sizce?

psmstc
Popüler bir sanal alışveriş sitesinden 6 ayda 58 bin liralık alışveriş yapmışım. Birçoğu da eşime, anneme eksikleri olarak gördüğüm için yaptığım bazı alışverişler. Kendileri istemese de ben eksikleri varsa tamamlıyorum. Örneğin her ikisine de robot süpürge aldım.Mesela Mayıs ayında anneme piknik i
Popüler bir sanal alışveriş sitesinden 6 ayda 58 bin liralık alışveriş yapmışım.

Birçoğu da eşime, anneme eksikleri olarak gördüğüm için yaptığım bazı alışverişler. Kendileri istemese de ben eksikleri varsa tamamlıyorum. Örneğin her ikisine de robot süpürge aldım.

Mesela Mayıs ayında anneme piknik için 2 termos aldım çok sevindi severek kullanıyor. Kendimize 2 orta halli termos aldık soğuk kahve hazırlıyoruz dışarı çıkarken. Anneme ve kayınvalideme geçen aylarda birer türk kahvesi makinesi almıştık. Misafirleri varken uğraşmasınlar diye. Tansiyon aleti aldık en kalitelisinden 3 bin liraya.Anneme tost makinesi aldık. Dikiş makinesi aldık. (Ablam alalım yalnız sıkılmasın dedi diye)

Eşim 5 yıllık elektrik süpürgesinden dert yanıyordu ona elektrikli süpürge aldım. (O istediği için) Bir de bir alışkanlığım var elektronikte ve diğer ufak ev eşyalarında en iyisini ya da sitede en çok satan ürünü veya piyasadan ucuzsa almak gibi. O da biraz fiyatları şişiriyor sanırım.

Bu harcamaların bir kısmını annem ödedi, çoğunluğunuysa ben maaşımla alıyorum.

Maaşım da bu arada Ocak-Haziran arası güncel olarak 26-27 bin lira. Annemin maddi durumu çok iyi o mutfak ve faturalara kendi isteğiyle destek olmak istiyor. Ev kendimizin.


Açıkçası ben de kendi maaşımla aileme dışarıda yemek kahvaltı ısmarlamak bir de böyle internetten, zincir marketlerden aktüel ürünlerden vs. alışverişler yapınca rahatlıyorum çok keyif alıyorum da... :)

Şimdi ben dengesiz harcama mı yapıyorum sizce? Manik atak mı yaşıyorum ya da alışveriş bağımlısı mıyım yani? Eşim bu ara çok alışveriş yaptın vs diyor gerçi.

Şimdiden teşekkürler...
0
psmstc
(03.06.24)
28 bin tl maaşa aylık ortalama 10 bin TL harcamak biraz fazla tabi(hepsini siz ödemiyorsanız daha iyi durum elbette). Eksik bitmez, biraz bu işi kendi motivasyonunuza döndürmüş olabilirsiniz. dikkatli olmakta fayda var. gerçekten ihtiyaç olup olmadığını kavrayarak başlayabilirsiniz.
Yapılan bir araştırmada avm lerde alışveriş yapanları kasada 60 sn. boş bir iş için bekletmişler, satışlar %60-70 düşmüş. almaktan vazgeçenlere sorduklarında ihtiyaç sandım ama gerek yok diyerek vazgeçtiğini görmüşler. Çoğu şeyi ihtiyaçmış gibi alıyoruz ama değil. Kendimden de biliyorum. evde ıvır zıvır bir çok şey var.
bunu kendimde yönetebiliyorum, umarım siz de bir yolunu bulur dengeye oturtursunuz.
0
erty_ksk
(03.06.24)
2024 yılında dünyanın geldiği teknolojik gelişmişlik ve refah seviyesinde elbette bu şeyleri almak, dışarıda yemek ihtiyaç. Maaşınız ise dünyadaki refaha oranla düşük olduğu için bu soru kafanızı kurcalıyor. Sorun sizde değil, Türkiye ve ekonomik eşitsizliğin tavan yaptığı ülke ekonomilerinde.
0
prole
(03.06.24)
Manevi açlığı maddiyatla tamamlamaya çalışıyorsunuz ama olmuyor. Şimdi bunun adı bipolar olsun. Ne değişecek? Evet harcamanız dengesiz. Türkiye'nin refah seviyesi ile alakası yok (1000dolara yakın maaş zaten dünya ortalamasının üzerinde )harcamanız gelirinize oranla abartılı ve lüzumsuz. Ayrıca annenizden takviye aldığınızı ve alışveriş yapmaktan haz aldığınızı belirtmişsiniz
0
doharkoman
(03.06.24)
o maaş için biraz fazla harcama +1
psikolojik bişeyler +1

hediye olarak dikiş ve tost makinası biraz yüksek kalemler, alacak bişey bulamayıp bunlara yöneldiyeniz enerjiyi farklı bir hobiye çevirebilirsiniz aslında, ben kendime daha fazla maaşla robot süpürge almak için 2 sene falan bekledim bırakın hediye olarak almayı. alışkanlık ve bağımlılık arasındasınız gibi.

birde allah korusun, varken biriktirmek gerek, insan bir ameliyat olunca 500k fiyatlar veriliyor. kenara para koymaya çalışın kendinizi para biriktirmeye motive edin banka faiz oranları kovalayın.
0
eja
(03.06.24)
Evet çoğu boşuna harcama ve bu konuda ne söylesek anlamsız. Zaruri bir an gelene kadar, acil paraya sıkışmayana kadar anlamazsınız.

kenarda acil durumlar için para biriktirin ve asla bir hevesle alış veriş için ona dokunmayın.

Tanıdığım biri var ne zaman bilgisayar başında görsem giyim satış sitelerinde gezinir. Kargoları da gelir vs. sonra da gelirinin azlığından dert yanar bazen laf arasında.
0
diyecevaplandı
(03.06.24)
Bipolar bozukluk olabilir
0
Zetnikov
(03.06.24)
şunu şuraya bu kadar detaylı yazman bile rahatsız olduğunun göstergesi.
0
jamswety
(03.06.24)
alisveris bagimliligi tam olarak bu. surekli o siparisi tamamla butonuna basmak istiyorsun, altini da "ama gecende sunu aldigimda cok severek kullandilar" diye dolduruyorsun her seferinde.

"dişarıda yemek ihtiyaç" - hayir degil.
0
hot potato
(03.06.24)
nasıl geçiniyorsun onu anlamadım. eşin çok kazanıyor heralde. annenin maddi durumu çok iyiyse tost makinesini kendisi alsın. hani çok maneviyatı yüksek bi hediye de değil.

onun dışında başlığa net cevap evet zaten.
0
elorelia
(03.06.24)
(19)

Şeker Yerine Ne Olur?

rock n roll
Limonlu kek yapacağım. Şeker yerine ne ile tatlandirabilirim? Bitkisel olması ve zararlı içeriğe sahip olmaması gerekiyor. Söz sizin için de yiyeceğim :)
Limonlu kek yapacağım. Şeker yerine ne ile tatlandirabilirim? Bitkisel olması ve zararlı içeriğe sahip olmaması gerekiyor. Söz sizin için de yiyeceğim :)
0
rock n roll
(02.06.24)
Portakal suyu?
0
diyecevaplandı
(02.06.24)
stevia, coconut flower sugar
0
robert bosch
(02.06.24)
pekmez
0
my fault
(02.06.24)
serçe parmağını 30 saniye harcın içinde tut.
0
numlock
(02.06.24)
Cemil olabilir mi ya da hurma incir veya muz.
0
anon1m
(02.06.24)
@diyecevaplandı, portakal suyu daha da ekşi yapmaz mı?
0
🌸rock n roll
(02.06.24)
icine olgun muz koyabilirsin.

ornek: modernminimalism.com
nadialim.com
0
hot potato
(02.06.24)
@rock n roll

uzmanı değilim ama portakaldan portakala da fark var.
öncesinde bir tadına bakmanda fayda var.
0
diyecevaplandı
(02.06.24)
Hala şeker olduğunu bilmekle birlikte lif değeri vs daha iyi olabilir diyerek dut unu diyorum, ben baharat öğütücüde kuru dut çekip yapıyorum ama satılıyor da.
0
kullanıcıadımbuolsun
(02.06.24)
pekmez güzel olur da limonlu kek dediğin şey beyaz/krem sarımtrak renkte olmalı. pekmez sadece tat vermez, renk de verir, koyu bir şey olur o.

renk problem değilse pekmez olur.

bu arada kimse bal dememiş. bal da olur sanki.

edit: bitkisel kısmını kaçırmışım.
0
kibritsuyu
(02.06.24)
Bal pişirilmez, pekmez de pişince akrilamid oluşuyor, yani şeker daha güvenli. Kuru meyvelerle ya da muzlu kek gibi şeylerle devam etmek en sağlıklısı. Ya da piştikten sonra üzerine tat vermek için bal eklenebilir. Benim muzlu kek eşime tatsız geliyor mesela, incecik bal ekliyor üzerine.
0
kullanıcıadımbuolsun
(02.06.24)
şeker yerine konan bal veya pekmez zararlı. o yüzden hurma tarzı bir şey koymayacaksan şekerden devam
0
paintov
(02.06.24)
hurma, dut, incir gibi meyveler geliyor aklıma, oluyor mu siz araştırırsınız:)
0
kesmekes laleler
(02.06.24)
Keciboynuzu unu da bayağı tatlı bi şey
0
beetlejuice
(03.06.24)
Arkadaşlar cevaplarınız için teşekkürler ama bal olmaz. Bal hayvansal. Ben sorumu sorarken vegan olduğumu belirtmemişim.
0
🌸rock n roll
(03.06.24)
Arkadaşlar cevaplarınız için teşekkürler ama bal olmaz. Bal hayvansal. Ben sorumu sorarken vegan olduğumu belirtmemişim.

Bu arada @anon1m, limonlu kekin cennetteki ismi mi? Suat?, Yusuf?,Orhan?
Hımm ok. rock n roll'la kalın, ac/dc diyorum :))
0
🌸rock n roll
(03.06.24)
hurma ezmesi/püresi koyabilirsiniz.
0
elorelia
(03.06.24)
dut şekeri
0
noxie
(03.06.24)
Pamuk şeker
0
Zetnikov
(03.06.24)
(5)

Çağla Tuğaltay cinayeti

tchuck
başlığı takip ettim de, ailenin baş şüpheli olduğu çok açık. hani abisi kıskanç vs. abisi bir şey yapmış olabilir, bunlar da okeydir.ama ben şeyi anlamadım; ailenin "aile boyu motivasyonunun" sebebi neymiş?yani çağla'yı öldürmeye karar vermişler diye anlıyorum. ama neden?çünkü işte anne komşu inme s
başlığı takip ettim de, ailenin baş şüpheli olduğu çok açık. hani abisi kıskanç vs. abisi bir şey yapmış olabilir, bunlar da okeydir.

ama ben şeyi anlamadım; ailenin "aile boyu motivasyonunun" sebebi neymiş?
yani çağla'yı öldürmeye karar vermişler diye anlıyorum. ama neden?

çünkü işte anne komşu inme saatini, ordan doktora gitme saatini falan hep önden planlamış diyelim cinayet için.
hadi abi de cinayette yer aldı diyelim.

motivasyonları neymiş yani? niçin planlı bir şekilde çağlayı öldürmüşler?
hani anlık bir sinirle, kıskançlık mevzusuyla bir cinayet işlense senaryo tam rayına oturuyor da. annenin bu doktor randevularını falan hep önden ayarlaması etmesi gibi şeyler işin içine girince, niçin bunu planladıklarını anlamıyorum.


ben mi kaçırıdk bu kısımlardaki "sebebi?"
0
tchuck
(02.06.24)
anahtar verme olayındayım ben, son yazılanları okudum birde fav özetleri okudum konu ile ilgili aileden ziyade anahtar vermek olayında bizimde başımıza gelen yazlık evde bir hırsızlık olayı var saçma sapan yerlerden ipucu birleştirerek başkasının fark ettirmeden anahtar kopyalanıp yapıldığını gördük böyle bişey olabileceğini düşünüyorum.

çağlanın aaa dediği duyulmuş sanki tanıdık birini gördü gibi izlenim var ama insan şaşkın veya korkmuş olduğunda da aynı tepkiyi verebiliyor.
0
eja
(02.06.24)
Bu olay neden bu yıl patladı? Müge Anlı'ya falan mı çıktılar?
0
Kahvedesu
(02.06.24)
@geveze yazar,

aslında sorumu açıkladım; teorilerde hep anne, baba ve oğul bir süredir cinayeti planlıyor gibi bir hava var. kadın doktor saatini, komşu ziyaretini hep buna göre ayarlıyor. abi ona göre üniversiteden erken gelip etrafa gözükmeden başka bir dairede yaşıyor/saklanıyor?

yani bu planlı cinayet için ellerindeki motivasyon ne? tüm aile birleşip 15 yaşındaki kızlarını öldürmek için niçin plan yapıyorlar?


-----

abi bir anlık öfkeyle/zorbalıkla kardeşini öldürür, anne baba da "iki çocuğumuzu da kaybetmeyelim" diyerek cinayeti örtbas etmeye çalışabilirler. bu okey, bu gayet açıklayıcı bir motivasyon olur.

ama cinayeti önceden planlayacak motivasyon ne yani? teorilere göre önceden planlamışlar çünkü.
0
🌸tchuck
(03.06.24)
miras ya da hayat sigortası için diyorlar. ama ortada bi belge vs yok. şu an aktif olarak soruşturuluyor mu bilmiyorum ama öyle olsaydı aile gerçekten bu cinayet sayesinde bi mal mülk edinmiş mi, miras intikali olmuş mu yoksa sigortadan para almış mı açıklanırdı heralde.

. çok üzücü bi cinayet ve aydınlanmasını ben de isterim ama insanlar sanki kırk yıllık dedektif gibi sürekli bi şeyler sallıyor. geçen biri şey yazmış. bunca yıldır sigara içiyorum asla sigaramı yarım bırakmadım, anne baba yarım bırakmış, çok şüpheli bilmemne. gerçekten bu mu yani? genel düşünceler vs de buna benziyor. bilimsel bi dayanağı yok. ekşisözlük gündem oluşturmak açısından iyi olabilir ama sözlükte sayfalarca sallanan görüşlerle çözülmeyecek bu cinayet.

ayrıca şu büyükşen çifti cinayeti mesela. onda da insanlar konuştu etti, kız suçlandı, oğul suçlandı vs. ne oldu? yan evdeki çifti öldürmek için gelen katiller adresi karıştırıp büyükşen çiftini öldürdü. demek ki hayatta olmaz denilen şeyler de olabiliyor.
0
elorelia
(03.06.24)
ya katil belli ama halen daha hapiste değil ben bunu anlayamıyorum
0
Hallegadola
(03.06.24)
(5)

google yorumların yeniden eskiye doğru sıralanması kaldırıldı mı?

yazar yazmaz yazan yazar
yorumlar karışık olarak gözüküyor. Yerel rehberim,chrome güncelledim yine aynı hatta bazı sitelerde google yorumları var ama içeriğini hiç göstermiyor. Sadece sayı olarak gösteriyor Sizde de aynı mı? nerede bu yorumları sıralama filtresi?
yorumlar karışık olarak gözüküyor. Yerel rehberim,
chrome güncelledim yine aynı hatta bazı sitelerde google yorumları var ama içeriğini hiç göstermiyor. Sadece sayı olarak gösteriyor Sizde de aynı mı? nerede bu yorumları sıralama filtresi?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(30.05.24)
web için konuşuyorum
em alakalı
en yeni
en yüksek
en düşük

telefonda baktım ben de sıralama filtresi göremedim
0
elorelia
(30.05.24)
webde, mobilde sikinti yok bende
0
freedonia
(30.05.24)
yani kişiye özel mi çıkıyor bu filtre şimdi anlamadım ki?

x bir yerin 3 yıl önceki yorumlarından bana ne? ben güncel yorumları görmek istiyorum ama filtreleme yok. çok ilginç.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(30.05.24)
Uygulamada sıkıntı yok. Diğer türlü dediğiniz gibi
0
jackyr
(30.05.24)
Web üzerinden yorumlar kısmı değişik bir hâl aldı. Oranın kullanılmasını istemiyorlar diye anladım ben. Haritalar uygulamasında sıkıntı yok
uygulamaya yönlendirme gibi düşünüyorum.
0
etna
(30.05.24)
(6)

Sürekli Uyumak İstiyorum

mondayboredom
Tüm günüm eve gidip uyuma hayaliyle geçiyor. Her gün işten eve gelince (akşam 6 civarı evde oluyorum) uyuyorum. Ama asla yetmiyor. Depresyonda da değilim, herhangi bir ilaç da kullanmıyorum. Günde 15 saat bile uyusam da yetmiyor :( neden olabilir aynısını yaşayan var mı?
Tüm günüm eve gidip uyuma hayaliyle geçiyor. Her gün işten eve gelince (akşam 6 civarı evde oluyorum) uyuyorum. Ama asla yetmiyor. Depresyonda da değilim, herhangi bir ilaç da kullanmıyorum. Günde 15 saat bile uyusam da yetmiyor :( neden olabilir aynısını yaşayan var mı?
0
mondayboredom
(30.05.24)
Gece kaçta yatıp sabah kaçta kalkıyorsunuz?
Gece uykunuz bölünüyor mu?
0
pispinti
(30.05.24)
Gece 12 gibi yatıyorum, 8 civarı kalkıyorum. Uykum çok fazla bölünmüyor ama ara sıra nefesim kesilir bir şekilde uyanıyorum öksürerek. Ama yine de çok nadir yaşadığım bir durum.
0
🌸mondayboredom
(30.05.24)
kan değerlerinize baktırın
0
elorelia
(30.05.24)
Uyku apnesi var mı ona da baktırmak lazım.
0
pispinti
(30.05.24)
Bende böyleydim. 12 saat yatsamda yetmiyordu. işte de uyukluyordum. sonra bir uyku lab'ta 1 gece yattım uyku apnesi olduğum ortaya çıktı.

uyku apnesi büyük ihitmal.
0
komando kani var bende
(30.05.24)
Sigara içiyorsan veya burundan nefes alışın sorunlu ise breath right bantlarını dene. Çok kişiye başlattım, yıllardır bu kadar güzel uyumadım diyor ilk deneyen sigaracilar.
Yüksek visco yastık da iyi gelecektir. Herhangi bir egzersiz yapmaya başlarsan uyku ve hayat kaliten de yükselir garanti verebilirim.
0
hasmetizm 2046
(30.05.24)
(20)

Bu elbise nasıl?

secretcode
sevgilimin arkadaşının düğününe gitmek için giyeceği kıyafeti çok kısa bulduğumu giymesini istemediğimi söyledim. o da o zaman sen al onu giyeyim dedi. altın renkte (golden) ayakkabının üstüne bir kıyafet almam gerekiyordu.bunu aldım: https://www.beymen.com/tr/p_beymen-collection-siyah-tek-omuzlu-is
sevgilimin arkadaşının düğününe gitmek için giyeceği kıyafeti çok kısa bulduğumu giymesini istemediğimi söyledim. o da o zaman sen al onu giyeyim dedi.

altın renkte (golden) ayakkabının üstüne bir kıyafet almam gerekiyordu.

bunu aldım: www.beymen.com

sizce nasıl?

hanımlar yardım edin çok mu kötü? iyi mi? bilemedim
0
secretcode
(30.05.24)
Sevgiliniz 45 yasinda degilse bence yanlis secim. Ayrica acik diye begenmediginiz yerine bu kadar kapali bir seyi secmeniz de manidar olmus. :)
0
mor oje
(30.05.24)
Aşırı pullu bilemiyorum bana modern ve sofistike gelmedi. Demode ve verdiği mesaj da ne bileyim 80 ler falan gibi. Bi de altına golden ayakkabı giydirirseniz iyice felaket olur. Kapalı da olsa çok daha sade ama güzel seçenekler illa ki vardır.
0
iwillsee
(30.05.24)
Üzgünüm ama çok kötü.
0
orangesandsea
(30.05.24)
Yarın gel film galasına katıl elbisesi.
0
prole
(30.05.24)
hem tavir hem elbise cok kotu. mangoda bin kat guzeli vardir
0
ala09
(30.05.24)
Çok çok kötü. 55 yaşında oğlumun mezuniyet kokteyline gitmiyorsam gitmem:)
0
Gradient_tabanlı_mor
(30.05.24)
safiye soyman olarak sahneye çıkacak sanırım
0
elorelia
(30.05.24)
Bi de buna 10 bin lira mı verdin! Sevgilin seni terk eder anında, bu ne la? Ahahahaha. Sen erkeksin, kadın zevkinden anlamıyor olabilirsin eyvallah da Beymen gibi bir şirket bunu nasıl üretir de satar hayret doğrusu.
0
adriana lima poposu yaglayicisi
(30.05.24)
Çoook kötüden bi tık daha kötü
0
Mirket
(30.05.24)
Birisi bana yardımcı olabilir mi? İstediğim şey siyah düğünde giyilecek dekoltesiz, sırt dekoltesi de istemiyorum dizlerinin altında hi seviyede uzunluğu olacak
0
🌸secretcode
(30.05.24)
Elbise seçiminiz, tavrınız ve üslubunuz kadar berbat değil. Bu elbiseyi alın, torununun nişanına da giyer ileride.
0
duygusalatasi
(30.05.24)
"Birisi bana yardımcı olabilir mi?" demişsiniz, madem giyimine karışıyorsunuz en azından sevgilinizle birlikte seçmeniz daha doğru olmaz mı?
0
fotrsapka
(30.05.24)
baya kötü.

sana ne kizin kiyafetinden
0
robert bosch
(30.05.24)
cdn.dsmcdn.com

şunu alabilirsiniz eğer yakası çok açık demezseniz
0
elorelia
(30.05.24)
elorelia +1

yakasını da çengelli iğne ile halledersiniz.
0
pispinti
(30.05.24)
elorelia +1 , pispinti+1

yalnız ayak bilekleri görünüyor onda da. Terzide ufak bir işlemle ayak bileğini de kapatacak şekilde ek yaptırabilirsiniz.
0
patlamis misir
(30.05.24)
off arkadaşlar altına siyah opak çorak giyebilir.

modadan anlamayanlar hemen kendini belli ediyor.
0
elorelia
(30.05.24)
Elorei nin dedigi de rahibe seysi gibi ya. Neyse ne aliyosaniz alin da 10k vermeyin yazik gunah
0
lapaz
(30.05.24)
5k + cicek +ciklat falan alin
0
lapaz
(30.05.24)
elbise kotu de sonucta iliskinizin dinamikleri bu sekildeyse kotu mu iyi mi kafa yormana gerek yok.
0
hot potato
(30.05.24)
(15)

ebeveynlere soru; yeni bebek gercekten hayatın sonu mu?

caliptyca
Doguma 2 ay kaldi ama kiminle denk gelsem "son iyi gunlerin", "bikac yil sabredeceksin" vs. modunda. Buna eşim de dahil (benden onceki evliliginde bebegin-o zaman 1 yasindayken- velayetini alip 5 yildir o baktigi icin..). Sonradan tatli tatli yumusatiyor gulunce dunyan degisecek ehe ehe diye ama onu
Doguma 2 ay kaldi ama kiminle denk gelsem "son iyi gunlerin", "bikac yil sabredeceksin" vs. modunda. Buna eşim de dahil (benden onceki evliliginde bebegin-o zaman 1 yasindayken- velayetini alip 5 yildir o baktigi icin..). Sonradan tatli tatli yumusatiyor gulunce dunyan degisecek ehe ehe diye ama onun da bi tarafi bezgin tabii..

Sonuc olarak su an 3 kisilik bi aileyiz yakinda 4 olacaz ama niye herkes dunyamiz bitecek gibi davraniyor ya da oyleyse neden cocuk yapiyorlar anlamiyorum. Gercektwn boyle mi ya?
0
caliptyca
(29.05.24)
7-24 ilgilenmen gereke, uyanık kısmının yarısında ağlayan bir varlık. bi yere bırakıp gidemezsin vs.
uykusuz geceler. hazırlıklı ol. bebeğim yok da durum böyle hep
0
jelly bear
(29.05.24)
bebek dünyanın tadı be. olsa da sevsek benimki büyüdü. tadını çıkarın. huzurlu olun, ağladığında kendinize yaklaştırın varlığınızı hissettirin, asla kızmayın bebeğinize, sizden çok daha zor bir iş yapacak ilk senelerinde.

bi dakika, "3 kişilik aileyiz" ile bebek sorusu örtüşmedi
0
screamshot
(29.05.24)
hayatın sonu değil ama büyük bir pranga olduğu kesin. evlenerek bir bacağımızı prangalıyoruz, çocuk yaparak da 2. ayak prangalanmış oluyor.

"göğsüne yatırdın mı her şeyi unutuyorsun." klişecileri hariç güzel yorum yapan yok ama herkes de çocuk yapıyor:)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.05.24)
Bebeğim yok, bebekli arkadaşlarım var.
Bizimle takılmak istiyorlar, gittiğimiz yerlere de geliyorlar çünkü biz hep çayır, çimen, sahil falan çocuk dostu yerlere gidiyoruz.
Geliyorlar ama biz onlardan pek verim alamıyoruz. En az biri tüm ilgisini çocuğa veriyor. İkinci kişide yarı bizde yarı da çocuğuyla takılıyor. Buluşmamızın en az yüzde 40 ında ikisi de full time çocukla ilgileniyor.
Bizim yanımızda oldukları için mutlular, arada muhabbete de katılıyorlar, bizim açımızdan da sıkıntı yok. Ama onlar gerçekten çok kısa bir zamanlarını bizle geçirebiliyorlar totalde.

Eğer sizin de arkadaşlarınız, günlük hayatınız çocuk dostu ise o zaman yalandan da olsa hayatınıza devam edebilirsiniz.

Ama evde değil cafede buluşan bir arkadaş grubunuz varsa, boş zamanlarınızda çocuğun ağlamasından gerilmeyeceğiniz, çocuğu eğleyebileceğiniz bi yerlere gidiyorsanız o zaman kısmen, hayatınıza devam edebilirsiniz.
0
zimbirik
(29.05.24)
Evet bildiğiniz hayatın sonu, ama başka bir hayatın başlangıcı.
Mesela evlilik de hayatın sonu. Ama isteyerek yapıyoruz, devam ettirmek için aşırı uğraşıyoruz vs.

Siz hayatı nasıl görürseniz hayat o şekildedir.
Bu "yandın, bittin" diyenler her zaman her konuda var. Ebeveynlik çok yaygın bir durum olduğu için tavsiye veren daha çok oluyor.
0
michael_knight
(29.05.24)
Ust katimda yeni bebek var o kadar cok agliyor ki her saat basi saadece 15 dk kdr suaiyor ben bittim aileyi dusunemiorm
0
eja
(29.05.24)
yok ya bence planlı ve istenen bi bebekse öyle olmaz. bazı bebekler kolik oluyor çok ağlıyor bazıları da inanılmaz uysal oluyor. biraz şans işi. mesela kuzenimin 9 aylık bebeği var. hasta olmadıkça uykuları düzenli, gceleri çok uyanmıyor ve gündüz de oyuncaklarla oynuyor pek ağlamıyor. ama sen gezip tozayım kafasındayken çcouk yaptıysan tabi ki işkence olur. mesela youtubede doğum hikayesi videoları izle çook güzel çok duygusal şeyler var. bebek isteyen bekleyen planlayarak yapan merak eden birine işkence olamaz bence bu.
0
turuncu tonlarda
(29.05.24)
buyuk bi degisimin zorlugu yanisira sorumluluk yuku ve bence en onemlisi uykusuzluk yipratici olabilir ama esinizin tecrubesi rahatlatici geldi bana. cunku cocuk derdinden sonra esler arasi dertler de oluyor Vay nasil anne 724 cocuguyla ilgilenir beni ilgisiz birakir diye aglio erklerimiz
0
ala09
(29.05.24)
Böyle bir durumu duyuruda okumak gerçekten üzücü.

Yaklaşık son 20 senelik süreçte yükselen bireyselleşme, kişinin bir aile kursa bile artık çocuğa daha bakamayacağını, kendi zamanının ve imkanlarının kısıtlanacağını kişiye yavaş yavaş fısıldamakta.

"Annelik" veya babalık bir çok kimsenin aradığı şeyken başkaları için de zamanla istenmeyen bir durum olarak görülür oldu.

Çocuk, yuvanın korur aileyi bir arada tutar.
Bir süre evet, çocuğun da kendine göre gereksinimleri anne babanın biraz daha özveriyle bebeğe bakmaları gerekecek, uykular bölünecek belki ama doğan çocuk, başkaları yaptığı için ben de yapayım diye doğurulmamalı.
Çocuk güzel bir niyet, faydalı amaç için yetiştirilmeli.

Bazen duyarız çevredeki bazı yaşı büyüklerden:
- 4 çocuk büyüttüm, üniversite okudular, iş sahibi oldular , gelirleri iyi vs..

Kusura bakmasınlar da,o büyüttükleri çocukların ağzından küfür eksik değilse, eli altında çalışanın hakkına giriyorsa, çevresindekiler komşuları rahatsızlığından bıktıysa, hiç o çocukları yapmasaydınız teyze (veya amca)

Siz çevrenizin ne dediğine bakmayın. Çocuğa kardeşte lazım ayrıca.
0
diyecevaplandı
(29.05.24)
Eşim ikinci çocuğu istediğinde belli bölgemi kökünden kesmek mantıklı geldi öyle söyleyeyim.

Çok zor, maddi manevi yıpratıcı, özellikle manevi olarak yıpratıcı.

Ev, iş, hastane üçgenine hapsoluyorsunuz, yolculuklar ızdırap, sosyal hayat sıfıra yakınsıyor, özellikle annenin ruh hali perişan halde, uykusuzluk, hayattan bezmişlik, geçmek bilmeyen göz altı morlukları, yüzdeki devamlı bitkin ifade.

Yakınlarda yardım edecek akraba yoksa tam bir çılgınlık. Özellikle ilk aylar baba çalışacak, eşi evde duracak, olası bir problemde tek başına, gözünüz devamlı arkanızda.

Yeni çocuğu olmuş arkadaşlarımızı görünce eşimin de hevesi geçti, sebebi bulunamayan ağlama, evde parmak ucunda yürümek, hapşırığın bile içinde patlaması, bez değiştir, kusmuk temizle, günde 48489229848483 kere nefes alıyor mu diye kontrol et, evdeki her tehlike oluşturabilecek eşyayı bertaraf et.

Anlatırken içim daraldı. İkinci çocuğu yapanlara saygı duyar şapka çıkarırım, bende o cesaret yok. Oğluma ölürüm ama çok zor, ilki deli cesareti ile yapılır, biz ne kadar yazsak da bir kulağından girer diğer kulağından çıkar.
0
kimlanbu
(29.05.24)
Merhaba, bebeğinizi sağlıkla kucaklayın. Tecrübe ve gözlemlerimi yazmadan önce; eşinizle bebekli hayat konusunda söylediklerinin sizdeki karşılığını konuşun.

Araları 6,5 yaş olan iki çocuğum var. Onlar doğmadan önce de, doğduktan sonra da "hayatın bitti" mafyası vardı :) Bebeğiniz doğduktan sonra tutturacağınız düzenden her bahsedişinizde, aynı düşünceleri tekrarlayacak olmaları muhtemel:"Emzirmeyi sonlandırınca hayat bitecek. Ek gıdaya başlayınca hayat bitecek. Asıl yürümeye başlasın, hayat o zaman bitecek. 2, 3, 4 yaş sendromları başlasın, hayat asıl o zaman bitecek. Okula başlasın, hayat hakikaten bitecek. Ergenliğe girsin, hayat öz hakiki bitecek." Hayat, bitmiyor bunları tecrübe edince. Bununla birlikte; kendi deneyimlerini bu şekilde anlatanlar da bitmiyor.:)

Bebeğiniz doğduktan sonra bir adaptasyon süreciniz olacak. Uyku, emzirme, bebeğinizle bağ kurma, sosyal hayata dönme, yapmaktan zevk aldıklarınızı 2 çocukla tecrübe etme, kardeşlerin birbirine alışması... Önünüzde koskoca bir hayat olacak. Eşinizin dediği gibi; sizinle ilk göz teması ve gülümsemesi. Hayata bir canlı getiriyorsunuz ve hayatta kalmayı öğretiyorsunuz. Çok çılgın anılarınız birikecek. Koşulsuz sevgiyi tadacaksınız.
2 çocuğumla toplantılara, mesleki eğitimlere, STÖ desteklemeye, hobilerime, kamp tatillerine, arkadaşlarımla görüşmeye devam ettim. Uzun yıllar, tek başıma ebeveynlik yapıyor gibiydim, sonra gerçekte tek başıma ebeveynlik yaptım. Dünyaya, yaşamayı öğreteceğiniz bir canlı getiriyor olmanın bilinciyle hayatınıza devam edebilirsiniz. Kolik, bebek reflüsü, DEHB tanısı bunları da tecrübe ettim. Hayat kalitesi diyenlerin, hangi bilinçle bebek yaptıklarına bakın. Erken çocukluk döneminde kurduğunuz bağ, kişiliği gelişirken çok önemli olacak. Sevgiler.
0
from where i ride
(30.05.24)
modern zamanın depresyon sebebi çocuk sahibi olmak. dünyaya tehlikelerden koruyamıyacağımız bir varlığı getirip endişeleniyoruz. çocuk dünyanın en güzel şeyi deyip evde çocuğa her türlü yanlış hareketi yapan bir çok ebeveyn var.
kimse kendini kandırmasın çocuk sahibi olup bakmak dünyanın en zor şeyi. dünyanın yüzde 99u doğuruyor zaten mucizevi bir şeymiş gibi anlatılmasını halen anlamadım. bir çocuğum var çok seviyorum ama hayatım çocuk olduktan sonra tamamen değişti. çünkü hayatımın karar vericisi çocuk oldu.
0
mikahakkinen
(30.05.24)
Ben de bebek bekliyorum, son 2.5 ayım:)

Ve hiç etkilenmiyorum böyle söyleyenlerden. Bir çoğunun çocuğu yok zaten. Olup da şikayet edenler de olgun insanlar değil. İnsan çocuk yapmadan önce ne kadar fedakarlık yapabileceğini hesaplamalı.

Ben evlenirken de “evlenince erkekler değişiyor, sevgililik gibi olmaz, rutin hayat işte evlilik mutsuzluk” vs mafyası vardı acayip etkilenmiştim. 3 sene oldu sevgililik de neymiş be evlilik cennet diyorum 3 senedir her günüm mutlu. Şimdi de öyle olacağını tahmin ediyorum. Bu sebeple insanların kişisel deneyimlerini umursamıyorum.

Edit: şu aklıma geldi, bir arkadaşım bebekten aşırı şikayet ediyordu öyle zor böyle berbat filan. Dedi ki en son sabah 8 olmadan kalkıyorum düşünebiliyor musun 7 saat bile etmiyor uykum:( ahslshaks. O sırada işe gitmek için zaten 6.30 da uyanık olan ben aydınlanma yaşamıştım.
0
Gradient_tabanlı_mor
(30.05.24)
söyleyenler doğru söylemiş aslında. kimse bunun kolay olduğunu iddia etmesin. çok zor evet. kedi sahiplenince bile hayat bi tık zorlaşıyor, sorumluluklar artıyor. yeni ayakkabı bile alsanız ayağınıza vurur, bi süre dert çekersiniz. yani bu tip sorularda şunu anlamıyorum, bebekten hayatınızı değiştirmemesini mi bekliyorsunuz? yemesi, uykusu, bezi herrrr şeyi size bağlı bi canlıdan bahsediyoruz. ve o canlı bir sürü aşamadan geçip yetişkin olacak. kim buna 'ay abartmışlar, alt tarafı bi bebek' diyebilir? tabi ki hayatınızın bundan önceki evresi bitti ve tabi ki bundan sonrası çok zor olacak.

ben 1,5 sene gece kesintisiz 2 saat uyumadım. abartı değil tam 1,5 sene.

şu an konuşmasını iyice ilerletmiş 2 yaşında bi kız annesiyim. muhabbet edebiliyorum az çok kendisi ile. ve o kadar mutluyum ki. bugün mesela neredeyse ilk defa sabah ben işe hazırlanırken uyanınca ağlamadı ve odasından neslihan neslihan diye seslendi bana. gittiğimde oturmuş, gülümsüyordu. sarıldım, öptüm. yani bu mutluluğu tarif et deseler edemem. zor mu zor? ama verdiği mutluluk, işte o başka hiçbi duygu ile kıyaslanamaz. hayatınızda şu ana kadar en mutlu olduğunuz anı düşünün. benim bu sabah yaşadığım mutluluğun yanından geçemez.
0
elorelia
(30.05.24)
birisi demisti gecen bi duyuruda;

cocukla da zor, cocuksuz da zor. ama cocukla daha guzel.

kolay bir sey degil elbet ama cocuga kesinlikle karsi olma durumu yoksa, cocukla cok daha guzel.

yapiya gore de degisiyor tabi, takintili stresli anne-baba olunca da daha zor. cocuk bu, belli temel seyleri sagladiktan sonra gerisini kendisi hallediyor. gunde bin kere nefes aldigini kontrol etmeye gerek yok mesela, nefes almasini engelleyecek nesne ve durumlardan kacindiginiz surece nefes almaya devam edecek icgudusel olarak. cicek gibi biraz, yemegini suyunu verip temizligini yaptiktan sonra buyumesini bekleyecek/izleyeceksiniz.
0
icim urperiyor
(30.05.24)
(8)

Yüzük içine lazerle yazılan yazı silinir mi?

@stubborn inferno
925 ayar gümüş bir yüzük. İçine yazı yazıldı lazerle ama çok içime sinmedi, sanki bir zaman sonra silinecek gibi. Bilgisi olan var mıdır?
925 ayar gümüş bir yüzük. İçine yazı yazıldı lazerle ama çok içime sinmedi, sanki bir zaman sonra silinecek gibi. Bilgisi olan var mıdır?
0
@stubborn inferno
(27.05.24)
yüzey aşınmazsa silinmez, çünkü orada fiziksel olarak malzemeyi kaldırıp yazı yazılıyor, mürekkep vs kimyasal bir durum yok. yazının gitmesi için yüzeyin lazer derinliği kadar aşınması lazım.
0
jülsezar
(27.05.24)
4-4,5 senede silinmemişti benimki.
0
elorelia
(27.05.24)
zımparalama yapmazsan silinmez
0
jelly bear
(27.05.24)
Kullanıma bağlı olarak silinme çok zor, yazı muhtemelen 3-4 mm derinliğinde yazılmıştır, daha derini engraving denilen indirme yöntemi ile oluyor.
0
kumandanim
(27.05.24)
Ben de benim yüzüğüm için aynı şeyi düşünmüştüm ama 10 sene geçti bir şey olmadı.
0
pispinti
(27.05.24)
Teşekkür ederim herkese.

@kumandanim valla 3-4 mm derinliğinde olmasına imkan yok. Dokunduğumda elime gelmiyor bile, yani içine bir şeyin yazılı olduğu hissi oluşmuyor parmak ucumda, o yüzden içime sinmedi zaten ama bakalım zaman ne gösterecek
0
🌸@stubborn inferno
(27.05.24)
mikron yerine mm yazmışım partdon :)

yüzeysel markalama yapan aletler max 3-4 mikron yapabiliyor zaten, dediğiniz doğru çok daha ince yüzeysel bi' yazıdır, ama silinmez yani merak etmeyin.
0
kumandanim
(28.05.24)
Teşekkürler :)
0
🌸@stubborn inferno
(28.05.24)
(4)

Bebek arabasıyla uçağa binmek

michael_knight
Yurtdışına giderken bebek arabasını bagaja verirsem 2 saat bebeği kucağımda taşımam gerekiyor.- Bebek arabasını uçağın kapısında alıyorlar gibi bir şey okudum ama bu şirketten şirkete değişiyor mu?- Eğer her bebek arabasını kapıda alıyorlarsa "kabin boy" bebek arabası almaya ne gerek var?Aslında sor
Yurtdışına giderken bebek arabasını bagaja verirsem 2 saat bebeği kucağımda taşımam gerekiyor.

- Bebek arabasını uçağın kapısında alıyorlar gibi bir şey okudum ama bu şirketten şirkete değişiyor mu?
- Eğer her bebek arabasını kapıda alıyorlarsa "kabin boy" bebek arabası almaya ne gerek var?

Aslında sorma sebebim şu; bebeğimiz 7 aylık. Birkaç ay sonra hayatımız değişecek ve Avrupa - Türkiye arası sık sık uçuş yapmamız gerekecek. Büyük, ağır ve katlanınca pek küçülmeyen bir bebek arabamız var. O yüzden kabin boy almam gerekiyor zannettim. Ama durum sandığımdan daha karışık galiba bebek arabası konusunda.
0
michael_knight
(27.05.24)
Kabin boy bebek arabasi diye bir konsept mi varmis? Istisnalari var mi bilmem ama benim gordugum her zaman ucagin kapisinda gorevliler teslim aliyor. Siz check in'de belirtirseniz uygun bir poset verip icine koymanizi isteyebilirler.
Ucaga alinan herhangi bir bebek arabasi var mi bilmiyorum ama varsa da sonucta ucak icinde gezdiremezsiniz, her halukarda kucakta olmasi gerekecek. Bebek icin verilen kemer uyduruk birsey oluyor zaten, biz yanimiza da oturtuyoruz bazen. Yurudugu icin surekli tutmak da mumkun olmuyor bazen koridorda yuruyoruz.
0
mbond
(27.05.24)
pegasus ve thy uçak kapısında teslim alıyor, inince direkt kapıda teslim ediyor. diğer firmaları bilmiyorum, bir sürü y.dışı firması var, hepsini tek tek araştırmanız gerek. böyle teslim edebilmek için de katlanınca yine tak parça olmasını istiyolar diye biliyorum.

ama kabin boyun olayı farklı. katlanınca tamamen kabin boy ölçülerinde olacağı için yanınıza alıp kabin bagaj yerine koyabilirsiniz. normalde şartlarda kapıda teslim etme sebebi zaten kabine sığmıyor oluşu (ya da yolcu kabin bagaj hakkından feragat etmek ismiyor olabilir)

sonuç olarak kullanacağınız firmalar belli ise onları araştırıp durumu netleştirebilirsiniz. yok bu mümkün değil diyorsanız kabin boy işinizi görür.
0
elorelia
(27.05.24)
Biz de şu aralar bebek arabası arayışındayız neredeyse tüm major havayolları bebek arabalarını uçağın dibine dek alıyorlar. Eşikten bebeğinizle geçiyorsunuz araba bagaja iniyor. Kabin boyları elinizde katlayıp üst kompartmana alabiliyorsunuz da çok saçma, kendi çantamı mı tutacağım, bebeği mi tutacağım, bebek arabasını bi daracık koridordan geçireceğim??
Bana manasız geldi.
0
wild honey suckle
(27.05.24)
kabin boy bebek arabasına falan gerek yok. uçağın kapısına kadar bebek arabasıyla geliyorsunuz, orda katlayıp teslim alıyorlar. uçaktan indiğinizde ya da bagaj alanında da teslim alıyorsunuz.
0
brkylmz
(27.05.24)
(4)

Yerimde olsanız tek başınıza eve çıkar mısınız?

sparky
iyi pazarlar duyuru halkı. 28 yaşındayım yl yapıyor ve aynı zamanda çalışıyorum. Ev arkadaşım 25 yaşında hala lisans okuyor ve yanılmıyorsam bi 2 senesi daha var bitirmeye. bu eve aynı anda çıktık, o evi bulmuştu ve birini arıyordu ben de ilanına denk geldim buluştuk konuştuk anlaştık. temizlik konu
iyi pazarlar duyuru halkı. 28 yaşındayım yl yapıyor ve aynı zamanda çalışıyorum. Ev arkadaşım 25 yaşında hala lisans okuyor ve yanılmıyorsam bi 2 senesi daha var bitirmeye. bu eve aynı anda çıktık, o evi bulmuştu ve birini arıyordu ben de ilanına denk geldim buluştuk konuştuk anlaştık. temizlik konusunda ben "ne çok titizim ne de pasaklıyım normal temizlik seviyesinde bir insanım ve kendi odam dağılsa bile ortak alanı sana saygımdan pis ve dağınık bırakmam" demiştim o da aynı minvalde konuşmuştu. birlikte yaşamaya başlayalı yaklaşık 6 ay oldu. ne doğru düzgün temizlik yapıyor ne bir şey yazdığımda cevap veriyor (kendi işi düştüyse yazar ve cevao verir ama). en son suyumuz kartlı olduğu için su bitmiş. gece kalkınca farkettim yedeği yükledim. sabah da buna mesaj attım su bitmiş yedeği yükledim. en son ben su yüklemiştim su alır mısın diye. akşama kadar cevap vermedi çıkmış dışarda geziyor storilerinden gördüm.

akşam mesajımı alıntılayıp ? attım hemen döndü. ay yazmayı unutmuşum bugün unuttum yarın ilk iş halledeyim. yarın oldu, bana faturaları atmış (2 aylık fatura, kendisinde otomatik ödemede olduğu halde onu bile götüne takıp bana atmıyor) ben de o gün yoğun çalışıyordum biraz da gıcık olduğum için hemen atmadım normalde hemen gönderirim. bu sefer de akşam o mesajı alıntılayıp ? atmış skjahdjksaj ulan sen önce suyu yükle. neyse cevap verdim işte, çalışıyorum yoğunum bakıcam, su noldu dedim. o da dedi ki he ben görmedin sandım. suyu halledicem

ben gece 23 gibi geldim eve işten. 1 saate de attım faturaları dekontu gönderdim buna. 1 aylık faturalar geldiğinde bana direkt gönderirsen hemena tarım sen de sıkıntı yaşamazsın. ayrıca sadece bir şey isteyeceğin zaman mesajlarıma cevap vermene bir tık kırılıyorum haberin olsun dedim.

verdiği cevap: sıkıntıdan değil ya ben unutuyorum mesajları sen de görmemişsindir diye tekrar yazmıştım. kusura bakma biraz alışkanlık oldu bende ama dikkat etmeye çalışırım bundan sonra.

delircem dikkat etmeye çalışırım ne ya. resmen seni yine s.kime takmıycam demek bu.

şimdi gelelim soruma. artık yaşımın da etkisiyle kimsenin ağız kokusunu psiliğini tuhaflığını yabaniliğini çekmek istemiyorum ammavelakin şu an kira ve faturalarla birlikte aylık yaklaşık 7.500 lira ödüyorum. şu an oturduğum muhiti de seviyorum ama burda evler ortalama 20k. siz olsanız ne yapardınız dişinizi sıkar mıydınız daha az para ödemek için yoksa gemileri yakıp maaşın yarısını kiraya verip tek başınıza eve mi çıkardınız?
0
sparky
(26.05.24)
Ev arkadaşı olmadan eve çıkmanın maliyeti yüksek, maaşın yarısı kiraya gömülmez.

Ev değiştirsen gelen gideni aratır, bence dişi sıkmak gerekiyor bu durumda.

İki kadının aynı evi paylaşması çok zor, iki futbol takımı adamı aynı eve koysan kavgasız gürültüsüz geçinir ama iki kadın olunca şekil 1a kaçınılmaz.
0
kimlanbu
(27.05.24)
başta çok kurulacak büyük bişey değil gibi sanki ama tabi tavır önemli kurulmayın 7500 bu devirde çok çok ucuz muhitte önemliyse, şehir merkezlerindeki 1+1 lerin çoğunun eskort yuvası olduğu söyleniyor yani en azından beylikdüzü için çok duydum, rahat etmezsiniz çıkacağınız yerde de bu para için dururum, karşı tarafta çok terslememiş, oda arkadaşı ile ilgili burda çok duyuru var onlar ile karşılaştırınca sizinkide dert olsada durulacak gibi bir dert.
0
eja
(27.05.24)
taşınmanın kendisi bile büyük masraf olduğu için biraz daha dişinizi sıkıp para biriktirebilirsin bir yandan.

karşına al bir konuş istersen, belki faydası olur.

bir de şöyle anlaşabilirsin mesela. faturalar ve su sende olsun. hepsini sen öde, onun payını kiradan düş?
0
elorelia
(27.05.24)
@elorelia'nın önerisi baya mantıklı geldi. ev arkadaşıma bunu teklif edeceğim.
0
🌸sparky
(27.05.24)
(44)

Neden çocuk yapıyorsunuz?

ananiyimioguz
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesel
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesela kendini bildi bileli istemiyormuş, hala istemiyor. Oturup biraz konuştuk, biraz bencil olmak gerekiyor gibi geldi. Pek mantıklı bir sebep bulamadık.

- Olaya ilkel bakamıyoruz. Yani türümüzün devamlılığı gereği doğurmak gerekir falan diye düşünmüyoruz, öyle bir durum söz konusu değil zaten şu an. Hatta nüfus artışı dünyayı felakete sürüklüyor. Millet neden tavşan gibi ürüyor anlamıyoruz.

- Yine ilkel gelen bir görüş, nasıl ki eskilerde "boşanma" gibi bir kavramın olmadığı gibi, "çocuk yapmama" gibi bir bilinç de yokmuş gibi geliyor çoğu insanda.
Yani toplumsal olarak evlenince = çocuk yapılır gibi öğrenilmiş bir kalıplaşmış düşünce var. Kültürel ve dini olarak da bakıyor kimi. Çevre baskısı da had safhada. Bizde böyle şeyler de yok.

- Yine kırsal bir kafayla düşünüp, ya işte çocuk evin neşesidir dolansın ortalıkta, hem bağa bahçeye yardım eder, ne kadar çok çocuk, o kadar iyi. Birlikte büyürler gibi bir olayımız, düşüncemiz de yok. Zaten çok ilkel ve kontrolsüz bir üreme düşüncesi gibi geliyor. Çocuk sayısı arttıkça, çocuklar üzerine düşen refah azalıyor çok çok zengin değilse aile.

- İnsanın anlam arama ihtiyacı. Geçenlerde yaşarken çok boş oyalanmıyor muyuz gibisinden varoluşsal bir soru sormuştum. Öleceğini bilmek ve anlam arayışı zor bir süreç insanoğlu için. Bana çözüm olarak bir kaç kişi çocuk yap demişti. Belki bu bir çözüm olabilir. Fakat bunu yaparsam annelerimiz babalarımızdan ne farkımız kalıyor diye düşünüyorum. Onlar da büyük ihtimalle hayatı yaşamak için bir anlam bulamıyorum bari kendimi çocuğum üzerinden gerçekleştireyim diye düşündüler. Onlar için yaşadılar. Sonra da bişey olsa "yemedim yedirdim içmedim içirdim" diye başlarlar. "Ben kendim yaşamadım sen düzgün yaşa diye" diyerek yakınırlar. Yahu yaşasaydın kardeşim. Biz yaşamayı tercih edenlerdeniz. Bir çocuğa hayat adanması gerekliliğine karşıyız. Asgari düzeyde ayırırsın, ama hayatı kendin için yaşarsın. Ki ben, biz çocuk yapsak bile yine gezeriz tozarız diye düşünüyorum o kadar da paralatmayız kendimizi ama belli de olmaz. Çocuk büyüyüp ailesine dönüp bakınca kendini onun için heba etmiş bir aile görünce mutlu olmuyor ki. Çocuk en başta, birbirini ve hayatı seven ebeveynler görmek istiyorum.

Yani sonuç olarak bencilce bir yaklaşımla, sırf anlam arayışın için çocuk dünyaya getiriyorsan, bu hiç mantıklı gelmiyor. Çocuk sevme ihtiyacı için veya birinin sana bağlanması, sevilme ihtiyacın için vs... Hem belki çocuk sevmeyecek bu dünyayı veya seni.

- "Filmi bırak, peki çocuk olmuş mu?" Çocuk belki senin görüşlerini benimsemeyecek. Benimsemek zorunda değil belki biz özgür yetiştirme taraftarı oluruz ama aşırı aykırı davranacak belki. Hiç istemediğin bir yola sapacak. Sen ne kadar eğitim verirsen ver, görgü öğretirsen öğret dış dünyadan iyice soyutlanacak çocuk. Akran zorbalığına uğrayacak. Herkes aynı eğitim ve bilinç düzeyinde eğitmiyor ki çocuklarını. Sen ne yaparsan yap internet ve arkadaş çevresi sağ olsun beyinleri yıkanacak cocukların. Sana efendiyi oynayacak ama dışarıda bambaşka biri olacak belki. Ama sen kendi çocuğun diye yakıştıramayacaksın onu hep masum ve tatlı çocuğun, güzel kızın, aslan oğlum olarak gibi göreceksin. Ama belki pisliğin teki olacak. Veya aptalın teki olacak. Çocuk istedimiz gibi oluyor mu? Sanki bazen ne yaparsak yapalım olmuyor. Bunlar uç örnekler ama alınan sorumluluğun farkında mısınız?

- Kelebek etkisi. Siz nasıl yetiştirseniz yetiştirin. Yeni gelişen bir canlıya (çocuğa) uyguladığınız en ufak bir yanlışı, çocuk psikolojisiyle ödeyebilir. Başkası, çocuğunuzun büründüğü karakter veya huy yüzünden ödemek zorunda kalabilir. Çocuk, kendine zarar verebilir. İş yerindekilere kötü veya aşırı iyi davranabilir. Eşine ve çocuklarına karşı kötü veya aşırı iyi davranabilir (zarar göreceği düzeyde).

Yani "doğru" çocuk yetiştirmek ne demek? Bence böyle bir şey yok. Nasıl yetiştirirseniz yetiştirin, en ufak bir aktarılan bilginin sonucunu çocuğunuz yüzünden diğer canlılar çekecek. Bu iyi de olabilir kötü de olabilir. Çok iyi yetiştirirseniz kendi zarar görebilir, kötü yetişirse başkaları zarar görebilir. Yani etkisi zincirleme olarak etkileşim kurduğu tüm diğer canlı ve cansız varlıklara aktarılmış olacak. Bunun sorumluluğunu nasıl alabiliyorsunuz?

İşte ben annelik-babalık duygusu tadıcam, çocuk sevicem, ay birisi bana anne veya baba diyecek düşünsene *_* diye bencilce baktığınız bir olayın altındaki sorumluluğun büyüklüğünü görebiliyor musunuz? Bence çok fazla. Çocuk belki dünyayı görünce lanet olsun ne biçim yere geldim diyecek. İntihar edebilir, hassas bir kalbi olabilir sürekli depresif bir halde dolanabilir. Kendi doğrularınızı, kendi dininizi aktardınız diye aslında olabileceğinden, yani potansiyelinden daha kötü şartlarda büyüyüp ölebilir. Veya sizin gerçekliğinizden çıkıp dış dünyayı görünce sizden uzaklaşabilir.

Gerek var mı oyuna bir karakter daha sürmeye?

- Dış dünya tehlikesi. Çocuk her an bir savaşa, virüse, kimyasal bir saldırıya maruz kalabilir. Tecavüz edilebilir, vurulabilir, bıçaklanabilir, psikolojik sorunlar yaşabilir, dayak yiyebilir, veya bunları başka birine uygulayabilir. Dışarısı, aklı başında bir insanın pek de yaşamayı isteyebileceği bir yermiş gibi durmuyor. Ona nasıl koruma garantisi verebiliyorsunuz veya başına bir şey gelse, o sorumluluğu kaldırabilecek güçte misiniz?

Gibi gibi sebepler aklımızda dönüyor...

Edit: İmla.
0
ananiyimioguz
(23.05.24)
Bencilce olabilir. Ama doğal ve insani, bencillik de doğal. Sorumluluk da büyük evet, ama kendi adıma sorumluluk almayı severim. Ya ben bu adamın çocuğumun babası olmasını istiyorum dediğim biriyle tanışsaydım çok net anne olmak isterdim bi 10 sene içinde. Birine o kadar güvenmek bana asıl zor gelen kısım. Neyse nihayetinde bir insan yetiştirmek, beraber büyümek öğrenmek, hayatı deneyimlemek, birini kendinden çok sevmek falan çok fantastik duygular, deneyimler. Yaşamak lazım diye düşünüyorum. Ama hayatın amacı da değil. Çocuk güzel bi lüks bence, fakat ihtiyaç değil. Olsa da olmasa da hayat güzel olabilir, kişiye bağlı.
0
nic cage
(23.05.24)
Yapmiyoruz. Cevremdeki evli ciftlerde de oran yari yariya. Yani yarisi cocuk sahibi oldu ya da olmak istiyor, yarisi hic cocuk istemiyor.
0
sertac akin
(23.05.24)
Mantıklı düşünürsen zaten çocuk işine girmezsin, biraz dürtüsel bir karar. Benim oğlan 2 yaşına geliyor ben daha babalığı yeni anlıyorum. 2 senedir aralıksız ağlıyordum niye yaptık diye ama şimdi uyurken bile özlüyorum, garip bir durum. Mantık aramaman lazım bu işte.
0
mirty
(23.05.24)
Kimse bu kadar düşünerek mantık çerçevesine oturtup çocuk yapmıyor. Bu kadar düşünen yapmaz zaten. Nefes almak, yemek yemek, seks yapmak gibi bir şey çocuk yapmak da. Hayatta kalma içgüdüsünün bir sonucu, kendini çoğaltarak ölümsüz olma çabası. Hatta bu yüzden, mantık çerçevesinde düşünüp çocuk yapmamayı seçmek bir nevi pasif intihar gibi geliyor bana. (Ben de yıllardır antinatalistim)
0
duguit
(23.05.24)
denildiği gibi insanlar istediği için yapıyor direkt bir somut nedeni yok. evlat sahibi olmak anne baba olmak için yapıyorlar.

o kadar düşünen yapmaz zaten +1, yapanlar da o kadar düşünmüyor. sizin için gerek yoksa yoktur. yapana gerek var mıydı diye soramazsınız.

ben de istemiyorum mesela.
0
jülsezar
(23.05.24)
Çocuk sahibi olmak, yeme gibi, içmek gibi biyolojik bir ihtiyaç. Hayatın doğal akışı. Maddi sebeplerle olsun, zamanın modasıyla olsun istenmiyor olabilir. Bu yaşlarda hissedilmiyor olabilir ama travması, yaşam kalitesine olumsuz etkisi, psikolojik sorunları inanın ilerleyen yaşlarda üzerinize çökecektir.
0
Mirket
(23.05.24)
Ekonomik durum iyi değilse cehalet faktörü etkili. Toplum baskısı da var.

Her şey yerindeyse ekonomik durum vb gibi kişisel tercih. Ama evlilik ve çocuk fakiri daha da fakirleştirir.
0
ferenc
(23.05.24)
insanlar cocuk yapiyor cunku bu bizim dogamizda var. boyle hayvansal icguduleri beyaz yakali yaklasimlariyla irdelemek asiri manasiz. cocuk yaparsin ve genlerini aktarirsin cunku bu bizim (dunyada yasayan canlilarin) kodlarimizda var. bu kadar bunun cevabi.
0
bohr atom modeli
(23.05.24)
Ben de şu an 32 yaşındayım ve anne olmak istemiyorum ama çevremde o kadar çok kişi anne olmazsam pişman olacakmışım gibi hissettiriyor ki kabul etmekte zorlansam da etkileniyorum ve bazen "ya sonra keşke dersem" diye düşüncelere gark oluyorum.
istememe nedenim de tamamen sorumluluğundan. kendim kadar çok önemseyeceğim bir varlık kim bilir başına ne dertler açacak hastalanacak üzülecek vs vs seni tasalandıracak diyorum.
Baskın olan hissiyatım yapmamak yönünde. Yaparsam bencilce olsa da merak duygum olabilir.
Ama işin garibi de dışarıda gördüğüm çocuklar olsun kendi yeğenlerim olsun inanılmaz seviyorum ve çoğuyla fazlasıyla ilgileniyorum. Yani anaç yapım yok demiyorum ama kaygılarım ağır basıyor.

çocuk yaptıktan sonra pişman olunca vazgeçebilme hakkımız olsaydı keşke sgjskgksjg
0
Kediyi üzdün
(23.05.24)
@bohr atom modeli, hocam zaten türümüzü diğer hayvanlardan ayıran özellik frontal lobumuzun gelişmiş olması değil mi?

Yani zaten düşünmek ve sorgulamak üzere evrimleşmiyor muyuz?

Hala hayvansal iç güdülerle yaşayacaksak evrimimize haksızlık etmiş olmuyor muyuz?

Tamam ben de hala ilkel olduğumuzu düşünüyorum çoğu yönden ama en azından bir şeyleri yaparken sorgular seviyeye gelmişiz. Kodumuzu aktarıcaz diye düşünmeyelim mi ulan 1dk kodumu aktarıcam ama gerek var mı? İhtiyaç var mı? Herkes kodunu bilinçsiz aktara aktara dünya bu hale geldi zaten demeyelim mi?

O zaman ilkel dürtülerle aile kavramını da hiçe sayalım, birbirimizin üstüne atlayalım. Ne de olsa kodlarımızda vardır o da bir yerlerde.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
Çocuk bakmak aşırı zor bir mesela. Eşini artık çok da sevmiyorsan mesela çocuktaki eşine benzer tarafları görüp çocuktan soguyabiliyorsun bile yer yer. Yeğenimi çok severim normalde, çok da sabırlıýım çocuğa karşı. Ama babasına gıcık olduğum zamanlarda "Baban ne ki sen ne olasın" diye kuruluyorum üç yaşında çocuğa. Bir de ne kadar minyatür bir insan da olsa çocukla frekansınız uymayabiliyor. Sen çok sakinsen hareketli çocuga sinir oluyorsun, ikili diyaloğa giriyorsunuz :p Bir dönem ilkokul öğretmenliği de yapmıştım, oradaki deneyimlerimi de katarak anlatıyorum. Ama günün sonunda sosyopat değilsen ya da çok ciddi bir bunalım geçirmiyorsan barısiyorsunuz, öpüşüp koklasiyorsunuz. Gormediginde özlüyorsun, hayatının merkezine koyuyorsun. Yukarıda bir arkadaşın dediği gibi bu zamanın argümanlariyla işin içinden çıkamıyoruz. Olacağı varsa oluyor, sen de uyum sağlıyorsun duruma.
0
sekizdokuzon
(23.05.24)
Valla ben yazdıklarını okumaya üşendim. 29 yaşındayım. Ekonomik olarak durumları biraz daha toparlayınca 30ların başında falan çocuk yapmayı düşünüyorum yani sağlık sorunu yaşamazsak. Sebebi yok sadece anne olmak istiyorum, karnımda bebek taşımak böyle emzirmek onu büyütmek bir şeyler öğretmek beraber deneyimlemek vs bunları merak ediyorum. Merak duygumu tatmin etmek için çocuk istiyorum. Tabi ki kendi mersk duygum için çocuk yapayım derken onu perişan etmek de istemem tabi ki. Maddi manevi yeterli hissettiğim zaman yaparım bunu.
0
turuncu tonlarda
(23.05.24)
Tam olarak bahsettiğiniz sebeplerden dolayı yapmıyoruz. 32 yaşındayız, 2 yıldır evliyiz ve çocuk fikrine o kadar uzağız ki, uzak kelimesi bile yakın kalır. Zaten şurda kalmış bir bu kadar daha ömrüm, onu da çocuk derdiyle mi geçireceğim zaten? O kadar dertsiz tasasız bir hayatım olursa da çocuk yapmak yerine gezer tozarım. Evde kronik rahatsızlığı olan bir kedimiz var, gözümüz sürekli üstünde. Sırf 1-2 gün uzaklaştığımız zamanlarda aklımız kalmasın diye eve bebek kamerası bile aldım, arada açıp bakıyorum napıyor keyfi yerinde mi diye. Kedinin bile üstüne bu kadar düşerken, hastalandı mı diye gözünün içine bakarken, kendimden olan bir canlıya karşı olan stresimi düşünemiyorum bile. Ülke şartları falan da cabası tabi.

Çevremde "evimi aldım, arabamı aldım, mesleğimi garantiledim. evlenirsem çocuk yaparım çünkü insana hayatta bir amaç lazım" düşüncesinde olan tanıdıklarım da var. Neresinden baksan hastalıklı ve bencil bir düşünce bu bana göre. Sırf kendine amaç olsun, oyuncak olsun, saçma sapan varoluşsal sancılarına derman olsun diye dünyaya bir canlı getirmek büyük bencillik.


Ayrıca "genlerimizde var, üremek için yaşıyoruz" düşüncesi de bu bencilliğe uydurulmuş bir kılıftan başka bir şey değil bana göre. Genlerimizde üremek varsa, kafamızın içinde de beynimiz var. Neyin ne olduğunu sorgulayıp karar verebilme, muhakeme edebilme yeteneğine sahibiz. Şimdi ben çocuk yapmak istemiyorum diye insanlıktan mı çıkıyorum bu durumda yani... Teallam.
0
pianeta
(23.05.24)
Valla ben dünyaya katkım olsun diye yaptım. Çok iyi bir insanım üstelik müthiş zekiyim. Boşa gitmemesi gereken genlerim vardı.
Hep saçma sapan insanlar çocuk yapıp dünyayı daha kötü bir hale getirmesin, ahlaklı düzgün yetişmiş iyi kalpli insanlar da olsun gelecekte diye istedim.

İleride 3 4 tane daha düşünüyorum. Maddi olarak imkanım olursa tabi.
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.05.24)
@Gradient_tabanlı_mor, gen aktarımının öyle cımbızla seçerek olduğunu düşünmüyorum da, diyelim ki oldu ve çok zeki, çok yakışıklı/güzel bir çocuk dünyaya geldi. Gayet aklı başında, efendi, saygılı vs. oldu.

Dünya bu özellikleri mükafatlandıran bir yer mi?

Diyelim ki sıyrıldı, mükafatlandı, soruyu şuradan sorayım, dünya bu çabaya değecek bir yer mi?

Dünyadaki en zekilere baktığımız zaman genelde kullanıldıklarını görüyoruz. Çok azı şanslı oluyor. Sistem kaşıkla verip kepçeyle alıyor.

Ayrıca cahiller, eğitimsizler çok fazla ürüyor böyle gitmesin terazinin diğer tarafına biraz bastıralım diye çocuk yapılınca çocuğa haksızlık olmuyor mu uğraşacağı insanlar, yani kötü diye gösterdiğimiz taraf daha çoğunlukta.

Mesela ben aksine, kendimiz gibi bir toplum veya ortam varsa oraya çocuğu koyarım.

Pakistanın orta yerine zeki ve bilinçli bir çocuk koymam mesela. Ona da yazık. Haksızlık. Ama norveç e koymak isterdim. Tr nin durumu da pek iyiye gitmiyor kötü tarafın doğum hızlarına bakılırsa.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
bu kadar dusunen yapmaz +1

su an 33-37 yaslarindayiz, 6 senedir evliyiz, henuz cocugumuz yok.

insanlar cocugu tamamen hayattan beklenenler o yonde oldugu icin yapiyor. okula git --> is bul/kur --> evlen --> cocuk yap, model bu. kimse cocuk yaparken "insanlik devam etsin, turumuzun devamliligi" gibisinden seyler dusunmuyor. bu kadar dusununce okula gitmek de mantikli olmayabilir mesela.

dediginiz gibi, eskiden tarlada calisacak adam vs gibi is gucu alaninda ise yaramis epeyce cok cocuk sahibi olmak. bugun tarlasi olan az, sehirde yasamin da kendince finansal guclukleri var, hayat kalitesi tartisilir. ancak:

cocuk buyukmek eglenceli keyifli bisey, minicik beyinleryle biseyleri kesfetmeleri, akil etmeleri, oyun oynamalari, sizin hayatta akliniza gelmeyecek sorular sormalari vs epey keyifli. buyumesinde, dunyayi kesfetmesinde, kendini kesfetmesinde destek olmak, yol gostermek guzel seyler. bundan mahrum kalmak istememek gayet gecerli bir sebep.

diger yandan insanlar yaptiklari degil yapmadiklari seylerden daha cok pismanlik duyabiliyor, bu da bir baska sebep. 20-30lu yaslarda cok dert etmiyoruz ama hic 50-60 olmadik, tam olarak bilmiyoruz o yaslarda neye nasil ihtiyac duyabilecegimizi.

ayrica, cocuklar buyudukten sonra onlarin kurdugu ailelerle kalabalik olmak, arada birlikte biseyler yapabilmek, yanliz kalmamak, hastalikta yaslilikta cenazede davalik durumlarda vs samimiyetle siginabileci insanlar olmasi yine bir baska sebep.

zamanin "cocugu" olarak ben bugun ailemden uzakta yasiyorum oyle cok aman aman birlikte biseyler yapmiyoruz ama gercekten bir ihtiyac oldugunda atlayip gidebiliyor olmam, genel olarak varligim ailem icin guven verici bir durum. anneme kalsa en buyuk pismanligi daha cok cocuk yapmamis olmak.

dediginiz riskler elbette var, benim de kisisel olarak cocuk konusundaki en buyuk cekincem "ya buyudugu zaman cok stresli bir hayati olursa, ya anksiyetesi olursa, ya depresyonda olursa, ya intihar etmek isterse, ya kanser olusa, ya yatalak olursa" gibi seyler. tamam sorumluluk da istemiyroum belki ama erken cocukluk sorumluluklari citir cerez kaliyor bunlarin yaninda.

diger yandan bugun yetiskin insanlar olarak hepimizde belli bir olcude depresiflik, ankiyete bozukluklari fln var; cesitli hastaliklarla ugrasiyor, issiz kaliyoruz, sevgilimiz terk ediyor, dolandiriliyoruz, basimiza sacma sapan olaylar geliyor uzuluyoruz vs ama bir sekilde bunlarla basa cikmayi ve yasamayi ogreniyoruz; hayatin bir parcasi aslinda hepsi. ayni sekilde cok guzel yemekler yiyouz, sevdiklerimizle 2 kadeh tokusturuyoruz, konserlerde bagira cagira sarkilar soyluyoruz, gezip egleniyoruz. cesitli tibbi desteklere erisimimiz de gittikce kolaylasiyor. o yuzden biz bugun yetiskinler olarak bir sekilde var olabiliyorsak, hayatimizda biseyler yolunda gidiyorsa ve intihar etmiyorsak demek ki var olmak o kadar da kotu bir sey degil.

sonuc olarak konu gerek olup olmamasi degil, konu sizin bireysel olarak cocuk buyutmek istiyor olup olmamaniz.
0
taurina
(24.05.24)
Çocuk yapma kararı mantıkla verilen bir karar değil, duyguyla verilen bir karar. Mantıklı düşünürseniz evet sorumluluğu, yorgunluğu, özellikle küçük yaşlarda ihtiyacı olan dikkati verebilmek için kendinizi bile kaybetmeniz, vs. birçok olumsuz yanını bulabilirsiniz. 2 yaşında çocuğu olan bir anne olarak da bunların hiçbirini reddetmem. Ama dünyaları verseler de oğlumu değişmem.

Ben hamileliği bile çok sevmiştim. Ki çocuk yapma düşüncesi yapana kadar çok kafamı meşgul etmemişti bile. Karnımda minicik bir mercimek tanesi kadar olan bebemin şimdi bıcır bıcır konuşmasını duymak, karakterinin geliştiğini izlemek, büyümesine tanık olmak inanılmaz bir şey.

Bencil insan çocuk sahibi olmaz bana kalırsa, olursa da çocuğu hakkıyla yetiştiremez. Yemeyip yediren, uyumayıp uyutan bir anne veya baba nasıl bencil olabilir ki?
0
gmzo
(24.05.24)
@ gmzo, pek katılamıyorum. çocuğun kendisi zaten bencilce geliyor. çocuğa bakıyor olmak insanın eksik yanlarını besleyen bir şey, o durumu bencil olmamakla açıklayamayız.

François de La Rochefoucauld ve Sigmund Freud'un savunduğu şöyle bir görüş var;

"İyiliklerimizin çoğu, kötülüklerimizi gizleme sanatıdır." İnsanların yaptığı iyiliklerin bile aslında kendi kötü yönlerini ve çıkarcı doğalarını gizlemek için bir araç olduğunu söylerler.

"İnsanların yaptığı iyiliklerin çoğu, şeref ve erdemden çok gururdan kaynaklanır." İnsanlar güzel şeyler yaparken bile aslında gururlarını tatmin ettiklerini ve kendilerini daha iyi hissettiklerini öne sürerler.

"Narsisizm" Freud, insanların birincil ve ikincil narsisizm olarak adlandırdığı kavramlarla, kişinin kendi benliğine duyduğu sevgiyi ve bu sevginin nasıl dışa vurulduğunu açıklar. Bu bağlamda, birçok iyilik ve yardım davranışının aslında kişinin kendi narsistik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapıldığını öne sürer.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
ben bekarım evlensem de hem ülke şartlarından hem şahsi ekonomik gücümden ötürü yapmak istemem. ancak milyon dolarlık bir topçu, aktör falan olsam en az 5 çocuk falan yapardım herhalde. harika bir kendini tamamlama aracı çocuk, paran çoksa eksilerinden mümkün olduğunca az etkilenirdin artılarını çok daha fazla yaşardın. çok iyi bir hayat yaşatacağın garanti olurdu zaten o yüzden bencillik değil tam tersine sahip olduğun iyi yaşamı paylaşmış olurdun. ülkede yarın bir gün iç savaş çıkıp millet değneklerin ucunda komşusunun kellesiyle gezse bile iyi hayat yaşayacağı garanti olurdu para böyle bir şey maalesef. ama ortalama beyaz yaka olarak türkiye'de çok zor bir kere muhakkak koleje gönderecek paran olmalı şu meb müfredatında çocuk mu yetiştirilir. bu bencillik olur bence de. avrupa'da bir orta sınıf olsaydım da eşle gezme tozma işlerinden sıkılma hissine gelirsek düşünebilirdim yok bizi kesmiyorsa bir türlü gezmek tozmak gene yapmak istemezdim herhalde.
0
semaforo de medianoche
(24.05.24)
bu inanç gibi bişey. Kalbin/beynin neye yatkınsa onu görürsün. Senin dediğin gibi, kendi genlerinden kendine benzeyen bir varlık yaratıp yetiştirmeyi müthiş bencil egoist bir şey olarak da görebilirsin, bir annenin yazdığı gibi 'kendimizi düşünmeyip onu yetiştiriyoruz bu nasıl bencil olabilir' diye de görülebilir.

Bu arada dünyanın gidişatına bakmak vs. yalan. Evet nüfus çok ve dünya kötüye gidiyor ama belki de en barışçıl çağdayız (tabii üçüncü dünya savaşı geliyor olabilir, gelmiyor da olabilir). Ben mesela üreyen ve üremeyen kesimi görünce "biz üremeliyiz yav" diyorum. Dünyayı b*k eden şeylerden biri de bu çünkü. İngiltere'de çocuklara en çok konulan isim Muhammed'miş. Neden acaba :D Türkiye'de de 20-30 yıla kimler iktidarda olacak tahmin etmek zor değil. Bunu sorgulayan insanlar yeterince üremezse hayatını belirleyen kararları hiç sevmediğin insanlar alacak (demokrasi yönetimi kaldığı sürece). Fakat bu da bencil ve "oy içi mi çocuk yapıyoruz yav" dedirtecek bişey. Bence zaten çocuk yapmak saadet zinciri gibi bişey. Sistemin devamı için üremek gerekiyor, yeterince genç olmazsa emeklilik sistemi bile çöküyor :D
0
nhk ni youkosu
(24.05.24)
@ thetruenorthstrongandfree, sizin şartlarınızda çocuk yapmak değil yapmamak ayıp olurmuş, o şartlarda çocuğa iyi bir ortam sunamayacağım diye kaygılanmayız ki. Verebileceğiniz imkanlar ve çevre bu düşüncemizi etkiler tabii ki.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
1 - bayragi ilerde birine devretmek icin

2 - her di$i hayvan mutlaka bir kere dogurmali, buna insan da dahil. annelik duygusunu yasamamis bir kadin yasliliginda sikinti ceker, cevremde gordugum yasini almis ve dogurmamis kadinlar sikintili, yerine kedi kopek kaplumbaga falan koymaya calisiyorlar ama yetmiyor.
0
cooperr
(24.05.24)
Bu kadar detayli dusunmek cok sacma. Hepimizin genlerinde var. Hayvanlar niye uruyor? Onlara ne faydasi var? Zarari bile var ugrasiyorlar ediyorlar gida bulup besliyorlar vs. Insanlarin ureme sebebi de bu kadar basit. Boyle kodlanmisiz.
0
The_Lollok
(24.05.24)
@ The_Lollok, hayvanlar neden ürüyorlar? bölünme, çoğalma, üreme canlılığın temelinde var. evrimsel sürecin başlama nedeni. bu konuda yetenekli olmayanlar tarih sahnesinden elendiği için günümüzdeki hemen her canlı üreme konusunda yetenekli ve iç güdüsel olarak hazır hale evrilmişler.

Fakat biz insanlar şu an neyin neden olduğunu ve nasıl çalıştığını az çok kavrayabiliyoruz.

Aklımızla düşündüğümüzde, insanlığın günümüzde üremesini gerektirecek bir sebep yok ki? Korunma yöntemlerini neden çıkardık, kontrol altına almak için. Veya hiç ürememek için. Soyumuz tehlikede, çoğalmamız lazım gibi sebep de yok.

Mesela hayvan çiftleştirince hayvanseverler hemen kızarlar ya "Sokakta bir sürü hayvan var kardeşim ne diye hayvan çiftleştirip onları alıyorsunuz veya sahiplendiriyorsunuz!!!" diye.

Ama sen niye ürüyorsun bir sürü kimsesiz çocuk var sahiplen dediğinde kalırlar öyle. İşte ama bağ falan... derler. Bencillik yani.

Nüfusu artırmanın kime ne faydası var şu an?

Mirasımı devredicem diyen var. Yahu ben öldükten sonra biri almış, almamış kime ne. Belki hiç edecekler geride kalanlar mirası. Bilemiyorsun ki. Belki birbirlerine düşecekler. Hadi onlar da idare etti diyelim, torunlar? Nereye kadar gidecek, ne kalacak, kime kalacak, herkes göçecek.

Bazı hayvanların da aklı olsa üremezdi veya çok kontrollü ve az ürerlerdi diye düşünüyorum soyları tehlikede değilse.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
Böyle kişisel bir konuda burada uzun uzun yazdığına göre sende fikirlerinde emin değilsin ve teyit edilmek istiyorsun. Ancak bu tamamen kişisel bir karar. Topluca böyle bir konuda mutabakat oluşmasını beklemen çok mantıklı gelmiyor.
0
dreamsandcolours
(24.05.24)
Biri sahane bi laf etmisti yillar once bana. İsin ozeti gibi. Sedat bak demisti... ne çocukla oluyor ne de cocuksuz. Ama cocuklu daha guzel.

5 yil yapmadik. Sonra gule oynaya cocugumuz oldu.
0
halk
(24.05.24)
Bazen ellerime kollarıma bakıp "olm milyonlarca yıllık bir evrim sürecinin ürünüsün. Bu noktaya gelene kadar ataların ne yollardan ne sıkıntılardan geçti ve sonucunda sana kadar ulaşıldı. Bu nasıl bir kibirdir ki 4.5 milyar yıllık yolu bir anda kesip atıyorsun"

Urememenin getirdiği bu kibir yalan yok hoşuma gidiyor.

Bir de çocuğu olan biri bencil olamaz tabirine takıldım yorumlarda. Ben tam tersini düşünüyorum. Doğanın yüklediği "turun devamliliginin kodlandigi" iç guduler o kadar kuvvetlidir ki, kendi yaşamının önüne koyarsin yavrunu = annelik.

Kesin olarak Bencil olamayacağını iddia edebileceğiniz tek insan türü, Çocuk yapma şansı olup yapmayıp evlat edinenler bence.

Tamamen akıl, merhamet ve kendinden olmayan bir şeyi kendi önüne koymak.

Bu insanları çok seviyorum.
0
makbur
(24.05.24)
Her şey söylenmiş zaten. Ozetle

1-turun devami icgudusu (zeki yaratik olarak aklinla bunun yersizligini kesfetsen de milyon yıllık evrimin getirisini hemen alt edemiyorsun, kervana katiliyorsun mejburr bazen; yakında senin de yapacağın gibi ;))

2-uzerine düşünmemek, standardi bu zaten deyip yapmak

Bence çocuk yine anlaşılabilir asıl delilik evlenmek. Ama onu da yaptık meselaam di mi
0
abuzer
(24.05.24)
Ben yapmiyorum (simdilik). Gereksiz bencillik ve sorumluluk gibi geliyor. Evlat edinme durumlari da var, onun tartismasi farkli olabilir.

Ama o cocuk yapma icgudusu tetiklenebiliyor. Tabii hayvanlar gibi ilkel icgudu degil. Daha cok "istek"
gibi. Gelismis beynimiz var sonucta. Cogu kisi toplumdan, etrafindan da etkileniyordur. Ve sonucta senin anne baban da var ve atalarin. Devam ettirme istegi oluyor. Gelecege yatirim gibi de dusunebiliyor insanlar.

Daha duygusal yonleri de var. Ve sartlari iyi bireylerde duygusal yon daha agir basiyor sanirim. Anne baba olmayi deneyimlemek. Sevecegini birini dunyaya getirmek.

Anne babaya da sorulabilir: "beni neden dunyaya getirdiniz"? :)

Ya da birey kendine de sorabilir. Felsefeye girecek ama "Ben neden dunyaya geldim?"
0
ermanen
(24.05.24)
Simdi biz doguyoruz, gozlemliyoruz ve birseylere alisiyoruz. Aslinda bircok sey aliskanliklarin getirdigi birsey bana kalirsa. Yani bir sekilde boyle kodluyoruz zihnimize. Yani ayni sekilde bizim de buyuyup evlenince bu sekilde olacagimizi, cocuklarimizin olacagini dusunuyoruz tum akis boyunca.
Farkli bir acidan yine bakayim, bizim yasayamadiklarimiz, pismanliklarimiz var bu hayatta ve bunlari birisinin yasamasini istiyoruz, planliyoruz. Bu da iste cocugumuz oluyor.
Butun bunlari durumumuz kotu bile olsa planlamiyoruz cunku durumu iyi olanin da kotu olanin da cocuk yapmak icin sebepleri farkli ancak illaki bir sebebi var.

3 yasinda oglu olan bir baba olarak, cocuk yapmadan once bir bebegi gozlemlemek ve vakit gecirmenin en onemli karari almanizi saglayacagini dusunuyorum. Bu durtu gelecek mi, cocukla zaman gecirmeyi ilgilenmeyi sevecek misiniz, yoksa size zor mu gelecek. Ondan sonra bu kadar detayli dusunmeyeceksiniz emin olun.
0
va
(24.05.24)
Karşı argüman üretiyorum diye katı bir şekilde karşıyım anlamı çıkmasın, dediğim gibi ben daha yakınım çocuk konusuna. Sadece mantıklı bir fikir, görüş var mı, insanlar ne düşünüyor veya düşünmüyor onlara bakıyorum.

Bana kalırsa ben sırf "ya bizim birlikteliğimizden doğan çocuk nasıl bir şey olur acaba, iyi kötü o kadar deneyim elde ettik, biraz da biz aktaralım bakalım kullansın onları çocuk, derdiyle dertlenelim, sevinciyle mutlu olalım.." düşüncesiyle bile çocuk yapabilirim gibi. Şimdilik sadece eşimden bağımsız ekonomik sebepler bizi ve ilişkimizi sarstığı için çocuk mantıklı gelmiyor. Ama bu sorunlar zamanlar çözüldükten sonra olabilir diye bakıyorum. Eşim o zamanda bile mantıklı bakamıyor.

Bu düşünce ile çocuk yapmak bencillik diyor. Ay merak ettim dur bi bakalım diye çocuk mu yapılır diyor. Zaten yoğun çalışıyorum, çocuğa nasıl bakıcam diyor. Hadi baktık büyüttük diyelim, iyi bir eğitim nasıl vericez bu topraklarda diyor. Çok deli rakamlar harcamak lazım veya. Kötü yetişecekse veya ortalama yetişecekse de çocuğa haksızlık değil mi diyor. Ona sonra "seni zor şartlarda büyü diye yaptık yavrum" mu diyeceğiz, demez mi çok daha iyi şartlarda dünyaya gelenler var, benim günahım neydi diye. Belki demez sonuçta biz razı olduk bir şekilde ama derse, bu büyük bir sorumluluk.

Ben kötü de olsa iyi de olsa hayatı deneyimlemenin, hiç gelmemektense bir artı olduğunu düşünüyorum. Ama eşim öyle düşünmüyor. Eğer @ thetruenorthstrongandfree ın sağladığı gibi bir şart sağlanmıyorsa çocuğa haksızlık edileceğini düşünüyor.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
vaaaay demek 30+ yaşında bir çiftsiniz ve çocuk istemiyorsunuz, hatta çocuk yapanların neden çocuk yaptığına anlam veremiyorsunuz. ohaaa ilk defa böyle bir durumla karşılaşıyorum :D

nedense hep çocuk istemeyenler kendini uzun uzun açıklama ihtiyacı hissediyor. aslında kimse sizin çocuk yapıp yapmamanızla ilgilenmiyor, merak etmeyin. bu kadar çok kafaya takıp sorguladığınıza göre bence siz kararınızdan emin değilsiniz. emin değilseniz kararsızım filan diyebilirsiniz.

çocuk yapmamak eskisi gibi yadırganmıyor zaten emin olun.

bahsettiğiniz -son paragraf - eşinizin başına da gelebilir. o zaman evlenmek de saçma.
hayatta her an her şey olabilir tabi ki insan en çok çocuğu için korkar da sebep olarak yarın bir gün tecavüze uğrar diye bi seçenek dile getirmek çok saçma.

yani bu iş böyle uzun uzun felsefeye dönüşecek tartışmalar yapılacak bir konu değil bence. isteyen yapar istemeyen yapmaz. herkesin kendince haklı sebepleri var. birine gidip neden kedi sahiplenmiyorsun ya da balkondaki saksına neden çiçek dikiyorsun demek gibi bir şey bu.
0
elorelia
(24.05.24)
Heh yani sen eşine sunmalik argüman istiyosun bı noktada...

Öyle harikayim böyle harikayim diye sallayanlari dinleme öncelikle. Kaldı ki sizin durumunuz da fena değil. Ortalama durumdasınız. Sevgi ve huzur ortamında olan bir çocuk için gaaaayet yeterli sartlariniz. Bı de o kadar kontrolcü olmayın (ben de oluom), belki çocuk ileride bohem bı şekilde kulübede yasamaktan keyif alicak ne bilionuz? Sizin planladiginiz yatlarinizi katlarinizi uçaklarinizi (xd) istemicek?

Çocuk ayakkabisini ysl almadiinizi anlamaz meraq etme. Evcil hayvan gibi düşün xdxd sevgini sakınma, gerektiğinde onu koruyacagini belli et, kalanı ileride kendisi halleder zaten o ozguvenle
0
abuzer
(24.05.24)
Cocuk ne ya hem de turkiyede. aklini peynir ekmek gibi yemen veya hayatsiz olman lazim cocuk icin. zaten doguranin yari akli da gidiyo hepten hayatimiz zorlasiyi
0
ala09
(24.05.24)
Benden iyi bir ebeveyn olmaz o nedenle çocuk asla düşünmedim ve düşünmem. Geçen ofiste bütün öğlen yemeği boyunca doğru kişi ile tanışırsan o isterse ne yapacaksın diye sorguya çekildim bir de yani insanlar her bir şeye burunlarını sokma ihtiyacı duyabiliyorlar.

Size gelince daha geçen boşanma masrafı soruyordunuz şimdi biz hiç çocuk düşünemiyoruz diyorsunuz bence de düşünmeyin zaten.
0
peki madem
(24.05.24)
mahalle baskısı bu konuda büyük rol oynuyor. her ne kadar çocuk istesen de, günümüz şartlarında bunun altına girmek oldukça zor. zorumluluk tarafı ayrı.
0
kondansator
(24.05.24)
kedi götünü görmüş yara zannetmiş.
neden çocuk yapmayayım?

evladım olur. severim işte.
0
OgutucuRecep
(24.05.24)
ben bu olaya deneyim olarak baktım ve bu deneyimden neden mahrum kalayım diyerek istedim. sonuç kelimelerle tarif edilemeyecek kadar muazzam bir şey. bu dünyada başka hiç bir şey çocuğunuzun size hisettirdiklerini asla ama asla hisettiremez. başka hiç bir sevgi, aşk, bağ vs vs çocuk-ebeveyn bağına benzemez. bu işin bir yönü.

evet zorluklar da müthiş. zaten ekonomik koşullardan dolayı 2. düşünemiyorum. siz fazla sorgulamışsınız bir de tam tersi hiç sorgulamadan önüne arkasını düşünmeden birden fazla çocuk doğuranlar var. bu ülkedeki kaynaklar ve sistemin bu kadar çok çocuğa olması gerektiği kadar yetmesi imkansız.zaten düşüncesizce doğurup duranlar yukarıda bahsettiğim bağı falan kurmuyor ortaya salıyor ne eğitimi, ne güzel vakit geçirmesi saldım çayıra modunda. o yüzden de bir sürü psikolojisi bozuk insan var toplumda.

öte yandan evrimsel ve insanlığın gelişmesi açısından kaçırdığınız şeyler var. mesela siz hep 30 lu yaşlarda kalmayacaksınız. 90 yaşınıza geldiğinizde kalçanızı kırıp yatalak olup tuvalete gidemediğinizde bir başkasının doğurduğu eğittiği çocuk (hemşire olur hastabakıcı olur) sizinle ilgilenecek ve ona minettar kalacaksınız. herkes sizin gibi çocuk yapmasaydı sizin de muhtaç olduğunuz şeylere erişiminiz olmayacaktı bir de o yönden bakın.
0
iwillsee
(24.05.24)
@ peki madem, evet bize geliyorlar öyle arada pek sağlıklı olmayabilir zaten bizim çocuk yapmamız bir bakıma haklısınız ama

bazı dinamikler var çiftlerin ikisi de bireysel olarak çok iyi insanlar fakat birlikteliklerinde sorun çıkıyor. hal böyle olunca bir de çocuk varsa ayrılmaları daha mantıklı oluyor.

benim de anne babam ayrı mesela. ben hiç sıkıntısını yaşamadım daha güzel bile denilebilir. evde gürültü yok patırdı yok çatışma yok. istediğinde birine gidiyorsun istediğinde öbürüne gidiyorsun kalıyorsun. herkes kendi hayatında vs.

tabii ki en güzeli çocuğa da aile kavramını geçirmek için mutlu bir aile tablosu çizmek ama herkes kendi ilişkisine veya annesine babasına baksın 4/4lük bir hayat mı yaşıyorlar, bazen ayrılık daha mantıklı olabilir. ben ayrılık ile çocuğu engel olarak görmüyorum o yüzden. ülkeden bir sürü insanın annesi babası ayrı. eğer sıkıntı tipler değillerse öyle de sağlıklı çocuk büyütülebilir. ben bir insanla aynı evde yaşamak istemeyebilirim ama çocuğuna bakmak / çocuğumuza bakmak isteyebilirim.

@ iwillsee, teşekkürler deneyiminiz için. fakat yaşlılık konusuna katılmıyorum. ben kimseye yük olmak istemem gerekirse uyutsunlar diye vasiyet bile verebilirim. yaşlanınca kim bakacak diye çocuk mu yapılır bu iyice bencilce bişey. ben tek çocuğum, kardeşim yok bişey yok. eşimle olur da ölene kadar 'evlilik mücadelesini' :D sürdürebilirsek birbirimize bakıcaz işte çocuk olmasa da. en kötü bakım evi qeyf. o da olmadı uyutsunlar dediğim gibi. eşim de olmazsa bir köşede ölür giderim. nedendir bilmiyorum, böyle kaygılarım/korkularım yok.

Çoğu gelişmiş ülkede durum biraz daha farklı, ebeveynler çocuklarını yetiştirdikten sonra köylere kasabalara çiftliklere yerleşiyorlar. Ki kendi hayatlarını yaşasınlar biz yük olmayalım diye. Bizimkiler de gel evime desen gelir. Şimdi diyeceksiniz ki onlar sana o kadar baktı sen onlara bakmıyor musunuz hayırsız evlat. Bence burada kültürel ön yargılar var. Ben öyle bir sorumluluğu kabul etmiyorum ki, onlar da beklemesin. Doğuran bakmakla yükümlü hatta kimi bakmıyor bile. Ama çocuğun ebeveyne bakmakla yükümlü olduğunu düşünmüyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
bu kadar düşünüyorsanız yapmayın zaten. çocuğa da yazık.
0
Whily
(24.05.24)
Tum bunlari sorgulamis ve cocuk istemeyerek 35 yil gecirmis bir insan olarak bu yil bebegim oldu. Butun hepsi bos muhabbetmis ve gereksiz dusuncelermis gibi geliyor su an bu cocuk yapmama gerekceleri ve varolan yeni insan dunyanin en gerekli ve mukemmel seyi oluyor doğduğu andan itibaren. Bir de ben genel olarak bir seyi isteyip istemedigimden cok emin değilsem yapmayarak pisman olma ihtimalini elemek icin yapmayi tercih ederim, cocugumu da iyi ki yapmisim. Akli basinda bunlari sorgulayan insanların bilincli bir sekilde cocuk yapması da insan ve toplum olma deneyimi açısından değerli.
0
instant crush
(24.05.24)
Maddi durumunuz iyiyse çocuğa büyükşehirde üç ev, bir araba veya bir dükkan ve araba filan ve yüklü miktar nakit para bırakabilecekseniz hiç düşünmeden yapın. Fakat kardeşini de 3-4 sene sonra yapın. İleride birbirlerine yoldaş olurlar.

Eğer maddi durumunuz orta direkse çocuklara çok iyi birer eğitim şansı ve hayat mücadelesi ruhu veririm diyorsanız o zaman da yine aynı şekilde en az iki tane yapın.

Fakat en önemlisi de şu. Aile içi huzurunuz fiziksel ve mental sağlığınız yerinde, eşler arası sevginiz muhabbetiniz karşılıklı saygı ve muhabbet sürekli olarak iyi seviyede varsa en önemlisi bu, tüm şartlar okeyse yapın.
0
psmstc
(24.05.24)
Bir de çocuk yapma işi mantıkla olmaz yoksa yapmazsın katılıyorum +1500
0
psmstc
(24.05.24)
Yazdıklarımı anlamamışsınız. Sizin yaptığınız çocuklar size bakar demiyorum. Evrimsel olarak yaşlanınca birileri tarafından yapılmış çocuklara ihtiyacınız olacak diyorum. Şimdi de öyle hiç mi doktora dişçiye gitmiyorsunuz sonuçta onlar da bi annenin doğurup büyüttüğü çocuklar.kimse çocuk yapmasın derseniz mantıksız oluyor
0
iwillsee
(24.05.24)
(9)

Çanakkale’de otel odasında külot kaynatılma ihtimali?

gabe h coud
Hilton’da odadaki kettle’da külot kaynatılmış mıdır? Normalde de kullandığım bir şey değil ama bu ihtimal ne kadar yüksek sizce?
Hilton’da odadaki kettle’da külot kaynatılmış mıdır?

Normalde de kullandığım bir şey değil ama bu ihtimal ne kadar yüksek sizce?
0
gabe h coud
(23.05.24)
O ihtimali hep düşündüğüm için ben de kullanmıyorum. Olabilir çünkü pis insan çok. Herhalde 1 tane içlerindeki külot ile gidiyorlar. Al 3-5 tane her gün değiştir. Koy poşete kirlileri evinde yıka. Her markette külot satılıyor, iğrençliğe gerek yok.
0
rock n roll
(23.05.24)
Hayatta başkalarına yaptığımız kötülüklerin oranı, onlardan alınan ah lar beddualar ile almak lazım bu durumu sanırım.

Örnek olarak bir video da
yabancı bir ülkede müşteri masada yemeğini beklerken arka tarafta yemeği hazırlayan çalışanın az sonra yenecek şeylerle yaptıkları akıl alır gibi değildi.
Masasında sessiz sedasız yemeğini bekleyen müşteri, bunu hak edecek ne yaptı geçmişinde? diye de düşünüyor insan.
Senin beklentin belki iç çamaşırı ama asıl kaynatılan bir çift çorapta olabilir.
0
diyecevaplandı
(23.05.24)
O ihtimal her yerde var. Kilot kaynatmasalar bile çorap kaynatırlar. Ögrenciyken dünyanın en büyük Bir otel zincirinin mutfağında çalışmıştım. O yemeklerin nasıl yapıldığını bilseniz bir daha yemek salonunun önünden bile geçmezsiniz
0
limonlu eksi
(23.05.24)
şu söylentileri duyduğumuz iyi mi oldu kötü mü bilmiyorum. çok sık seyahat eden ve otellerde kalan biri olarak artık zevk alamaz oldum. bir ay önce twitterda otel çalışanları tarafından yazılmıştı; bardakları köpükle yıkamadan kullanmayın banyoyu temizlediği havluyla o bardakları siliyorlar yıkamıyorlar vs diye. yani bizim tahminimizden çok öte bir pisliğe maruz kalıyor olabiliriz.
Hiltonda yapmazlar diyeceğimiz bir ülke değil burası :(
0
Kediyi üzdün
(23.05.24)
İllaki bi şeyler kaynatanlar vardır.

Ama ketıl dediğimiz şey içinde kaynar su barındıran bir alet. Bi 5 dk suyla kaynatıp sonra o suyu döküp ikinci kaynattığın suyu kullanıyorum ben.
Zaten kaynar su günlük hayatta karşılaştığımız bir çok mikrobu rahat rahat öldürüyor. Extrem bakterilerle de zaten otel odasında karşılaşmayız.

Yani fikir iğrenç olabilir düşününce, ama aslında o kadarda pis bi durum değil önden su kaynatıp ketılı temizliyorsan.
0
zimbirik
(24.05.24)
Bu kulot kaynatma lafini kim cikardiysa koca sektoru degistirdi yeminle.

Dunyada otel odalarinda yuz milyonlarca kettle var, size denk gelmemistir bence.
0
brkylmz
(24.05.24)
Eli yüzü düzgün bir şehir otelinde kalan insan profili kettle'da don falan kaynatmaz. Ne bununla uğraşır, gider en kötü migrostan don alır; ne de düz kaynar suyun temizlediğine ikna olur.


Bunun çıkış noktası arapların otelleri pis kullanması oldu. Onlar da zaten boklu don giymekten sorun erinmeyecekleri için yıkamazlar.
0
Bruce
(24.05.24)
yüzde bir bile olsa ben o kettleı kullanmam. aşırı huylanıyorum bu mevzudan. otele girince banyoyu vs temizleyenler var, ben o kadar değilim ama kettle kırmızı çizgim. hatta geçen sene bebekle tatile giderken yanımda şu sinbonun vs ucuz kettleları var ya ondan götürecektim.
0
elorelia
(24.05.24)
ben de kullanmıyorum ama dedikodu gibi geliyor bana.
0
paintov
(24.05.24)
(11)

avukat danışma ücreti ne kadar?

deartheodosia
bir arkadaşım var boşanma avukatı, benim avukatım değil ama bu süreçte vakit ayırdı, sorularımı hep yanıtladı vs. reddetti kendisi ama ortak bi arkadaşımdan iban bilgilerini aldım ve hiç değilse danışma ücreti olarak bir miktar göndermek istiyorum. ne kadar göndermeliyim sizce, genel ücretler ne kad
bir arkadaşım var boşanma avukatı, benim avukatım değil ama bu süreçte vakit ayırdı, sorularımı hep yanıtladı vs. reddetti kendisi ama ortak bi arkadaşımdan iban bilgilerini aldım ve hiç değilse danışma ücreti olarak bir miktar göndermek istiyorum. ne kadar göndermeliyim sizce, genel ücretler ne kadar? teşekkürler
0
deartheodosia
(22.05.24)
bence para göndermek yerine ufak bir hediye alsan daha tatlı olur .
0
devilone
(22.05.24)
hediye +1
samimiyseniz bir yerden hediye çeki de olur.
direkt para göndermek hoş gelmedi bana da.
0
elorelia
(22.05.24)
bi yemeğe götür :)
0
sizofren06
(22.05.24)
2300
0
6 kere uctum 7 kere dondum
(22.05.24)
yani normalde asgari ücret tarifesine göre 2300 TL ama çok yardımcı olduysa biraz daha fazla gönderebilirsin. Dilekçe yazmana filan yardım ettiyse en az 5 gönder bence. Ben avuktım bu arada. hediye de alsan olur arkadaşsınız sonuçta.
0
turuncu tonlarda
(22.05.24)
hediyelere maddi değerler yükleme bence.

tüm avukat tanıdıklarımın ortak derdi eşe, dosta tabiri caizse bedava danışmanlık yapmak (sizi tenzih ediyorum tabi, ilişkinizi bilemem).

bence siz 2300 tl'yi gönderin, yanına da ufak bir jest babında pahada hafif, anlamlı tatlı bir hediye yollayın.
0
numlock
(22.05.24)
Avukatım, eş dostun bedava işlerinden yoruldum. Uzun zamandır bu tür davalarla ilgilenmiyorum deyip geçiştiriyorum.

Sizin yaptığınız ise çok ince bir davranış. Bana bir kahve bile ısmarlansa en azından mutlu olurdum. :))

2300 tl yerine 1500 tl olabilir. Veyahut güzel bir yerde yemek. Tatlı+ Kahve de olabilir.
0
drako
(22.05.24)
biz aslında öncesinde yalnızca ismen tanışıyorduk, benim dava süreci başladığında doğum iznine ayrılmıştı. bebeği için (1 yaşındadır sanırım) altın alacağım, o şekilde karar verdim. ihtiyacı neyse kullanabilir. yanıtlar için teşekkür ederim.
0
🌸deartheodosia
(22.05.24)
Düz 3 atınız çok ilgilendiyse

Az ilgilendiyse 1.5
0
adwokat
(22.05.24)
Hediye verme mümkünse direkt para yolla. 2500 tl yolla. Farkli zamanlarda danışilmis anladığım kadarıyla. 2500 tl iyidir. Yemek kahve vs vakti olmayabilir zoraki gelecek duruma düşmesin, sende ısrar etme. Avukat arkadaşlar var adamların vakti yok, haftasonu da ailesiyle adamlar.
0
Topalordek
(22.05.24)
Para yollayacaksan asgari tarifeden yollama, sembolik de olsa üstü olsun. İyi niyetle yapılan bir şeyin karşılığı standart ücret olmamalı diye düşünüyorum.
2500 + çok pahalı olmayan bir hediye yapardım ben olsam. Hediyeyle uğraşamam diyorsan 3k.
0
Bruce
(22.05.24)
(7)

Bana tatil yeri bulabilir miyiz?

Kittie
Merhaba arkadaslar,Turkiye disinda bir yere gitmek istiyorum. Kibris da olmasin.Vizem yok ve olmayacak da.-Ulkemizden bir kez daha nefret ettim-Bu sartlarda nereye gitsem?Denizi guzel olan, gezip gorulcek yerleri olan, guvenli nerelere gidebilirim?Bir de hani yunanistana vize kalkacakti? O is noldu?
Merhaba arkadaslar,

Turkiye disinda bir yere gitmek istiyorum. Kibris da olmasin.
Vizem yok ve olmayacak da.
-Ulkemizden bir kez daha nefret ettim-
Bu sartlarda nereye gitsem?
Denizi guzel olan, gezip gorulcek yerleri olan, guvenli nerelere gidebilirim?
Bir de hani yunanistana vize kalkacakti? O is noldu?
Not: bangkok gibi ucuk fiyatli yerlere gidemem.

Galiba ikinci bi duyuru acip balkanlar guzel mi diye soracagim : D
0
Kittie
(22.05.24)
yunanistana vize kalkmadı. adalara kapıda vize uygulaması başladı. ama kapıda derken bildiğimiz kapıda değil. yine on gün önceden vs çok detaylı olmayan evraklarla başvurup, ücreti yatırıp vize almanız gerekiyor.
karadağ olabilir.
0
elorelia
(22.05.24)
karadağa giderdim ben olsam. vize başvurusu yaptım çıkmazsa oraya gitcem.

maldivlere vize yok. phukete de. ama daha maliyetli tabii.
0
jelly bear
(22.05.24)
madagaskar.
0
illegalstar
(22.05.24)
Budva’nın denizi çok güzeldi. Ağustos ayında tavsiye ederim.
0
ruhen hastayim ben
(22.05.24)
karadağ, vize yok, çok güvenli ve denizi güzel.

sharm el sheikh, denizi muazzam, gerçekten çok güvenli, vize yok.
0
delidir yakalayin
(22.05.24)
Gürcistan. Tiflis'i tavsiye ederim deniz için trenle Batum'a geçilebilir. Pasaporta bile gerek yok sadece kimlik yeterli 1 yıla kadar ikamet etme hakkıda var.
0
doharkoman
(22.05.24)
Şarm el şeyh
0
basond
(22.05.24)
(9)

pantolonun paçası kısa mı?

soft
bu tarz paça hiç giymedim, bunu da özellikle almadım ama kısa kaldı. lakin pantolonun kalitesini ve duruşunu da çok beğendim. alışmadığım için mi komik geliyor yoksa alışır mıyım bilemedim. kısa mı sizce paçaları?https://hizliresim.com/q820hhohttps://hizliresim.com/acgy0cghttps://hizliresim.com/sdgh
bu tarz paça hiç giymedim, bunu da özellikle almadım ama kısa kaldı. lakin pantolonun kalitesini ve duruşunu da çok beğendim. alışmadığım için mi komik geliyor yoksa alışır mıyım bilemedim. kısa mı sizce paçaları?

hizliresim.com
hizliresim.com
hizliresim.com
hizliresim.com
0
soft
(22.05.24)
Ben de dikkat ederim böyle ayrıntılara. Paöalar kısa.
Sandalye veya kanepeye oturulduğunda paçaların biraz daha yukarı çıkması hissi buradan bile rahatsız ediyor.
0
diyecevaplandı
(22.05.24)
olması gerektiği gibi bence.
0
piotr
(22.05.24)
kisa +1
0
cooperr
(22.05.24)
evet kısa ama günümüz modasında normal. benim gözüme batmadı. giyilir yani
0
elorelia
(22.05.24)
elorelia + 1

normale göre kısa, ama günümüzde normal bu, oyna devam.
0
kumandanim
(22.05.24)
normal +1
0
since1907
(22.05.24)
"boyu uzamasına rağmen geçen seneki pantolunu giyen çocuk" görüntüsünü hatırlattığı için bu tarz maalesef..
0
zakk
(22.05.24)
Kısa

Çorapsız bilek göstermeli nargileci modası vardı. Daha kısa bilekli ayakkabı giydiğin anda ona dönecek.

@zakk +1
0
nawar
(22.05.24)
Kumaş pantolon galiba cepten bakınca o kadar anladım. Ayaktayken çorap gözükmeyecek paçalar örtecek ama yürümeye başlayınca paçalar dalganalacak yani çöküp kalmış vaziyette olmayacak. Standart olan kumasta budur. Ayakkabı da biraz iri sanki dar paça da olunca bir garip durmuş.
0
Topalordek
(22.05.24)
(8)

hayvanlarda niye akraba evliliği gibi sakat çocuk olmuyor ?

tabudeviren
tavuk civciv çıkarıyor. horoz oluyor. sonra bu horoz anasıyla şeediyor, normal civciv çıkıyor. oysa insanlar bırak anayı, amca/hala/teyze/dayı çocuğuyla evlenince bile sorun olabiliyor. hayvanlarda niye olmuyor?
tavuk civciv çıkarıyor. horoz oluyor. sonra bu horoz anasıyla şeediyor, normal civciv çıkıyor. oysa insanlar bırak anayı, amca/hala/teyze/dayı çocuğuyla evlenince bile sorun olabiliyor. hayvanlarda niye olmuyor?
0
tabudeviren
(21.05.24)
Her akraba evliliğinin çocuğu sakat doğmuyor. Doğada da hayvanlar sakat doğan yavrularını imha edebiliyorlar.

Bi de günümüzde evcil hayvanlar zaten genetik olarak yabani hayvanların ilkel müdahaleleriyle ortaya çıkmış, bilimin gelişmesiyle daha da kontrollü hale getirilmiş türleri. Bu süreçte pek çok bilinçli çiftleştirme yaptırılarak muhtemelen genetik bozukluk olan soyların devami engellenmiş ve görece daha "temiz" genlere sahip soylar günümüze gelmiştir diye düşünüyorum.

Tavuk değil ama yarış atlarından örnek verirsem, yanlış bilmiyorsam şu anki tüm yarış atlarının %90 civarının soyunda ortak 4 at var. Tavuklar için pedigree tutulmadığı için bilemeyiz tabii ama çoook geri gidersek benzer bir durum vardır yani :D
0
nundu
(21.05.24)
Hayvanlarda da aynı şekilde sakatlık oluyor. Olmadığını kim söyledi?

Örnek: www.milliyet.com.tr
0
alfired
(21.05.24)
ne kadar ilgilidir bilmiyorum ama 15 civciv çıkınca 2-3 ölü, 2-3 görme engelli ya da bacakları falan sakat yavru görülüyor neredeyse. kalanı da allaha emanet.
aynı şekilde diğer çiftlik hayvanlarında da ölümlü sakatlı doğum çok.
0
patronaj1
(21.05.24)
oluyo mesela ankara kedileri genetik olarak sağır, bu soyu devam ettirildiği sürece de ankara kedilerinin çoğu sağır olacak. ama araya bir tekir karıştırsak canavar gibi olurlar. doğada serbest yaşıyor olsa ankara kedilerinin soyu bu sağırlık nedeniyle muhtemelen devam edemezdi.
0
orpheus
(22.05.24)
belgesellerden izlediğim kadarıyla, hayvanlar hasta yavrularını ölüme terk ediyorlar. O yüzden görmüyor olabiliriz.
0
nhk ni youkosu
(22.05.24)
cins kediler hastalıklı oluyor mesela. ama tipine yansımadığı için kimse önemsemiyor.
0
elorelia
(22.05.24)
Onlarda sistem, zayıfın, sakatın yok edilmesi üzerine kurulu olduğu için sürekli bir genetik iyileşme var.

www.facebook.com

Ama onlarda da aradan kaçanlar oluyor.

www.youtube.com
0
Mirket
(22.05.24)
tabi ki sakat çocuk oluyor hayvanlarda. hayvan doğumlarının yarısı telef oluyor zaten.
0
benarrivo
(22.05.24)
(22)

Bebeklerin yemek yemesinden tiksinmek

Gradient_tabanlı_mor
Kendim de hamile olmam dolayısıyla sosyal medyada karşıma sürekli bebek çocuk videoları çıkıyor. Bunların da yemek yeme videoları beni aşırı tiksindiriyor. Eskiden beri sevmem. Hiç de sevimli değil. Bunu siz de iğrenç buluyor musunuz? Acaba daha düzgün yemek yedirilemez mi bebeğe/çocuğa? Ağzı burnu
Kendim de hamile olmam dolayısıyla sosyal medyada karşıma sürekli bebek çocuk videoları çıkıyor. Bunların da yemek yeme videoları beni aşırı tiksindiriyor. Eskiden beri sevmem. Hiç de sevimli değil.
Bunu siz de iğrenç buluyor musunuz?

Acaba daha düzgün yemek yedirilemez mi bebeğe/çocuğa? Ağzı burnu bulaşık vıcık vıcık her yere bulaşmış filan. Niye düzgün yedirmiyorlar veya peçeteyle silmiyorlar?
0
Gradient_tabanlı_mor
(21.05.24)
Ben tiksinmiyorum. Ne kadar düzgün yedirirsen yedir bebek tükürebiliyor, kusabiliyor. Peçeteyle siliyorlar, yine de çıkartabiliyor.
0
rock n roll
(21.05.24)
Çocukların belli bir miktar dağınıklık ve pislikle barışık olması gerekiyor. Her kaşıktan sonra yüzünü sildiğinizde çok rahatsız oluyorlar, oysa yemek yemeyi keyifli bir deneyim olarak yaşaması gerekiyor yiyecekle sağlıklı bir ilişki kurabilmesi için. Ayrıca kokuları, dokuları yemeğe dokunarak, biraz atarak, koklayarak öğreniyorlar. Özetle bu "insan olma" deneyiminin bir parçası.

Tabi ki bu her yeri, kafası, bacakları yemek olsun öyle yesin demek değil. Sadece belli bir mihtar rahatlık onların keşifleri için gerekli.
0
fotrsapka
(21.05.24)
@fotrsapka, ya tamam rahat olsunlar da sevimliymiş gibi paylaşılmasın o zaman sosyal medyada. Zira iğrenç :D
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(21.05.24)
%90'ı sevimli değil. Hatta canlısı, videodan kötü ama tiksinmiyorum. Hamile olduğun için tiksiniyor olabilirsin. Uzmanları daha iyi açıklar. Doğurduğunda bebek yedirme videoları ile fenomen olduğunu görmeyelim sonra. Ahahq
0
nawar
(21.05.24)
@nawar hamilelik öncesi de tiksiniyordum. döke saça yemek yenmesi beni mahvediyor. doğurunca umarım düzgün yemek yer çocuğum :(
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(21.05.24)
Bana sevimli geliyor. Düşünürseniz de iğrenç değil. Yenecek kadar temiz bir şeyin yanağınıza, burnunuza değmesinde hijyen açısından bir sıkıntı yok.
Bebeğinizin gelmesiyle belki sizin de konuya bakış açınız değişir.

Çocuğun düzgün yemek yemesini beklemek biraz hayalcilik olur. Aylar boyunca ne yaptığında kolunun hareket ettiğini, ne yaptığında hareket etmediğini anlamaya çalışıyor bebek. 6. ay civarında başlıyor anne sütü dışındaki besinleri yemeye.
0
michael_knight
(21.05.24)
Valla bana baya net sevimli geliyor :D
0
akhenaten
(21.05.24)
Başlığı okur okumaz midem bulandı. Yıllardır yemek yiyen bebeklerin sevimli olmadığını toplum baskısı yüzünden dillendiremiyorum. Gerçekten mide bulandırıcı.
0
ruhen hastayim ben
(21.05.24)
Seni rahatsız eden şeyi çocukluktan getirdiğin çok belli, terapi almazsan aynısını çocuğa da geçirirsin. Sevmezsin normal de iğrenç bulmak çok sağlıklı değil bence.
0
hasmetizm 2046
(21.05.24)
sevimli buluyorum.

anne baba yedirirken her kaşıktan sonra silmelerinden bahsediyorsanız hem çok vakit harcar hem de peçete yetişmez. ayrıca sık sık silmek hassas tenlerini tahriş eder. bir kaşık sonra tekrar sileceksek silmenin manası yok.
bebeklerin kendilerinin yemesinden bahsediyorsak belli bir aydan sonra döke saça da olsa kendi başlarına yemeyi öğrenmeleri gerekiyor, motor becerilerin gelişmesi önemli.
0
hrskrs
(21.05.24)
ben de çok iğrenç buluyorum ama ben bebekleri ve küçük çocukların kendilerini de sevimli bulmuyorum :) kendimi bildim bileli de çocuk sahibi olmayı istemiyorum. Ben çok da küçük yaşta değilken kardeşim doğdu ve o bebekken de çok muhatap olmuyodum :d şimdi koca kız oldu üniversiteye geçecek neredeyse aramız çok iyi

edit: ben yemekle ilgili şeylerden çok tiksinirim ama o da var. Kan, hastalık vs yani çok takmam gore olayı pek etkilemez beni ama ıslak ekmek, alakasız yemeklerin birbirine karıştırılması falan direkt midemi kaldırır. Ünide bk, mcdonalds gibi yerlerde yemek yedikten sonra bi arkadaşım masada kalan patates, kola, soslar ve bi yerde karıştırıyodu sıkıntıdan öyle sohbet ederken iş olsun diye. Bi gün baya şiddetli tepki göstermiştim yapma şunu midem bulanıyor diye sdjjsd

Yani döke saça, salyalı yemek yeme olayı zaten bana ters
0
nundu
(21.05.24)
Ben huylu biri olmama rağmen bundan tiksinmem. Çocuk işte motor becerileri henüz gelişmediği için ağzını tam tutturamıyor, tükürüyor, eline yüzüne bulaştırıyor. Bunu yapmadan düzgün yemeyi öğrenemez, üstünü batıracak, rahatsız olacak ve düzgün yemeyi öğrenecek.
0
playing star again
(21.05.24)
İğrenç falan değil alış yani durmadan kusacak o bebek
0
Tina
(21.05.24)
olaca çocuğun için tehlikeli bir düşünce bu.psikiyatriste görün.
bebeklerin hiç bir şeyi çirkin olamaz.
0
deepex
(21.05.24)
iğrenç gelmiyor bana
0
basond
(21.05.24)
@deepex, yok bir de hastaneye yatayım istersen. Ne kadar abarttın. Alt tarafı pis görüntü sevmiyorum.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(21.05.24)
Yemek yemeleri ne ki :)
Öyle yemek yemeleri taa kaç ay sonra. O zamana kadar milyon defa kusacak, ağzını 100 defa silsen de bir şekilde her yeri kusmuk olacak. Sonra o alt açılacak, poposu temizlenecek, hele bir de erkekse alt açılınca her yere işeme riski olacak.
Kısacası yemek yenecek duruma gelesiye kadar geçirdiklerinden o zamana kadar o duruma çoktan alışmış olacaksın. Gözün görmeyecek bile ve hatta sana çok normal ve temiz gelecek.
0
yeninesiltupcu
(21.05.24)
@yeninesiltupcu evet muhtemelen kendi çocuğumdan tiksinmem. Ama başka bebeklerden tiksinmeye devam ederim :))
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(21.05.24)
bizimki doğunca hemen kraliyet akademisine gönderdik.
şu an yemek adabı konusunda şu noktada;
www.youtube.com
0
elorelia
(22.05.24)
Bebeğe yemek yedirirken bulaşır, bunun bulaşmama gibi bir yolu yok. Her bulaştığında da silemezsin çünkü ciltleri çok hassas, kağıt veya bez ne ile silersen sil tekrarlandıkça tahriş eder. O yüzden yeme işlemi bitince silinir temizlenir.
0
curukturpkokusu
(22.05.24)
beni de tiksindiriyor. o cake smash fotoğrafları falan var ya, hayatımda o kadar iğrendiğim başka az şey vardır.
annem de tiksinir.
bebekleri çok seviyorum ama yemekle oynamalarından, bunu da sevimli gibi gösterilmesinden aşırı nefret ediyorum.
burada iddia edildiği gibi bebeğin kusması ya da altını açmak gibi şeyler tiksindirmiyor. ama yemeğin böyle oyuncak edilmesine dayanamıyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.05.24)
sen düzgün yedirirsin, tiksindiğin çocuk gördüğünde de (bu da nasıl vicdansa), bakmazsın olur biter. sanki kucağında yiyorlar. kendi çocuğuna verirsin 3 yaşında eline çatalı bıçağı, yanına ıslak mendili, yaslanırsın arkana. mis gibi.
0
numlock
(28.05.24)
(5)

Beyaz tişörtten çay lekesi çıkarmak

dilili
Yeni aldığım beyaz tişörtüme ikinci giyişimde çay damlattım. 2 kere yıkadım, internette gördüğüm karbonatı macun haline getirip sürme işlemini de denedim ama bana mısın demiyor. Böyle kaldırıp bakıyorum tişörtü, tam orta yerinde silik bir çay damlası... Ne yapsam çıkar? Çamaşır suyuna mı batırsam si
Yeni aldığım beyaz tişörtüme ikinci giyişimde çay damlattım. 2 kere yıkadım, internette gördüğüm karbonatı macun haline getirip sürme işlemini de denedim ama bana mısın demiyor. Böyle kaldırıp bakıyorum tişörtü, tam orta yerinde silik bir çay damlası... Ne yapsam çıkar? Çamaşır suyuna mı batırsam sizce? Daha mı fena olur?
0
dilili
(17.05.24)
doğrudan kuru temizleciye verin. bazen lekeyi çıkartmak için yapmaya çalıştığınız şeyler daha beter sonuçlar doğuruyor.
0
co2s2
(17.05.24)
beyazlar için olan leke çıkarıcılardan dene.
0
elorelia
(17.05.24)
asperox ve çamaşır suyu iş görür.
0
jelly bear
(17.05.24)
rossmana git leke çıkarıcı bölümüne git oradan çay leke çıkarıcı al talimatları olduğu gibi takip et
0
EXXE01
(18.05.24)
jepa
(18.05.24)
(2)

yurtdışından bebek alışverişi

summerjam0306
merhaba. 2 aylık bir oğlum var ellerinizden öper. burada çok kazık olup avrupa'dan alabileceğim şeyleri düşünüyorum. mesela avent emzikler orada 7 euro burada 500 lira gibi. güneş kremi geldi aklıma başka neler olabilir fikirlerinizi alabilir miyim?
merhaba. 2 aylık bir oğlum var ellerinizden öper. burada çok kazık olup avrupa'dan alabileceğim şeyleri düşünüyorum. mesela avent emzikler orada 7 euro burada 500 lira gibi. güneş kremi geldi aklıma başka neler olabilir fikirlerinizi alabilir miyim?
0
summerjam0306
(16.05.24)
osanit
0
elorelia
(16.05.24)
Kendiniz gidecekseniz DM magazalarinda iyi seyler bulabilirsiniz.
0
mbond
(16.05.24)
(17)

yurtdışında yaşamak için ailenizi karşınıza almaya değer mi?

the feel good
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanla
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanları daha da genişleterek aile yanında bir şeyler yapmaya çabalarsınız?
0
the feel good
(16.05.24)
Hayat sizin. Yaşayın. Ben hayatımı istediğim gibi yaşamalıyım. Aile ancak tavsiye verebilir, bir şey dayatamaz.
0
pispinti
(16.05.24)
yurtdisina ciktiginda manevi olarak kisitlanacaksin, bundan kacisin yok.
onun yerine zaten cogunluk maddiyati koyuyor dolayisiyla onda da kisitlanacaksan zaten disari cikmanin pek anlami kalmiyor. yani bu topa girmene degmez.
0
cooperr
(16.05.24)
Yurtdışında yaşamak derken nasıl olacağına bağlı. Türklerin çoğu çantayı alıp gideceğini sanıyor ama işin gerçek yüzü öyle değil.

10 senedir öğrenci vizesinde takılanlardan tut doktor olup şöförlük kuryelik yapanlar var. Durumu değerlendirmek lazım. Tam secure bir durum yoksa iyice düşünmek gerekir.

Maddi rahatlık yoksa iyice düşünmek gerekir. Başka ülkeye gidince dostluğu arkadaşlığı hemen bulmuyorsun.

Sonuç olarak hayat senin derim
0
ferenc
(16.05.24)
Değmez. Ben yapmam doğrusu.
0
diyecevaplandı
(16.05.24)
Maddi manevi kısıtlanacaksa kişi, yurtdışına gitmesinin bir manası yok. Ya para için gidilir zaten ya da sessiz sakinlik için gidilir yurtdışına ikisinden de eksi yiyilecekse üstüne aileyi üzecek ve aranın açılmasına sebep olacaksa cevabı çok basit bunun.
0
avatar is back
(16.05.24)
İnsanlar çeşit çeşit. Ailesine akrabasına aşırı bağlı insanlar da var. Şehir dışında yaşayıp kırk yıl ana babasıyla konuşmasa eksikliğini duymayacak da var.

Gittiği yerde kısa sürede kendine bir çevre edinebileni de var, tüm dünyası aile akraba takımı olanı da var.

Fazla bağlı ve bağımlı olanlar zaten gitse de barınamayıp erkenden dönüyor. Kişiliğinize göre kendiniz karar vermelisiniz.
0
Mirket
(16.05.24)
maddi olarak kısıtlı olmayacaksan bile ailen karşı çıkacaktı muhtemelen. bu yüzden onlara göre değil kendine göre karar ver. ama param bitti bana biraz ateşleyin diyeceksen kimseyi zor durumda bırakma.
0
elorelia
(16.05.24)
biraz da aileyle ilişkiye bağlı bence.

bazı insanlar aileleriyle çok kopuk ve aralarında kan bağı dışında bir bağ yok gibi. o durumdaysanız sallamayın, gidin.

benim ailemle bağlarım çok kuvvetli. bir kere olsun destekleri eksik olmadı, varlıklarıyla bile bir güven verdiler. beni karşılarına alıp hakikaten içtenlikle yurtdışına gitmememi isteseler bu fikri siler atarım.
0
gitdaddy
(16.05.24)
@gitdaddy +1

Yalnız hissetmek, yalnız kalmak, yurtiçi ya da yurtdışında olmaktan, ne bileyim ekonomik koşullardan vs vs çok daha büyük bir sorun. İnsan yaşadığı her şeyde sevdiklerini ve ailesini düşünerek ve onlardan güç alarak anlam buluyor. Aynı sebepten Green Card'ımı yaktığım için gönül rahatlığıyla gitmem, gitmedim diyebilirim. Bir gün dönüp pişman da olmadım. İnsanın dünya üzerinde en sevdiklerini bir vize almak zorunda kalmadan gidip görebilmesi bile o kadar büyük bir nimet ki yaşayan bilir...
0
silverleaf
(16.05.24)
Kesinlikle değer. Başarısız ve mutsuz olacaksanız bile "denedim, olmadı" dersiniz.

Eğer cesaret edemezseniz 70 yaşına gelince "acaba yapsaydım nasıl olurdu" diyeceksiniz ve ömrünüzün sonuna kadar da her kötü giden durumda ailenize suç bulup "onların yüzünüzden oldu, izin vermediler" diyeceksiniz.

Tüm bu söylediklerim 50-55 yaşın altındaysanız geçerli. Eğer o yaşlara geldiyseniz denemeyin.
0
michael_knight
(16.05.24)
Michael +1
Yani aileniz hasta olsa vs neyse ama "gitme" diyorlarsa gitmeyeyim bana çok iyi gelmedi. Benim ailem de ben giderken süper degildi uzgunlerdi ama şimdi mutlular çünkü senede bir iki geliyorlar, ben bir iki gidiyorum falan.

Eğer gitmezseniz 10 sene sonra neden yapmadım deme ihtimali var.
0
logisticsmanager
(16.05.24)
Pispinti +1 aileniz size tavsiye verebilir, sizin hayatiniz baska. Kendi istediginize odaklanin, yurtdisinin iyi kotu taraflari sizin icin neler, nasil altindan kalkabilirsiniz bu kisma bakin. Aileye maddi bagimliliginiz varsa bu bagimliligi bitirmeden gitmeyin.
0
tuborg yesili
(16.05.24)
6 yildir yurt disinda yasayan ve benzer hikayeleri cevremde cok gormus biri olarak Mirket +1 diyorum.
0
turkuaz
(16.05.24)
bir suru dinamik var burada.

atiyorum ailesini cok seven, yada gelecekte ihtiyac duyacak karakterde biriysen arayi bozmaya degmez.
tam tersi aile olmasa da olur, tek basima iyiyim diyen biriysen basip gidebilirsin.

ama ongorulu bir yorum yapayim. arabesk bir soylem olarak da gorsem "gurbet" gercekten zorlayici bir kavram. burada problem yasadiginda annen, baban, esin dostun var. ki oraya gidince adaptasyon, yalnizlik, kultur vs.. baslangicta bir suru problem yasama ihtimalin yuksek. ister istemez gozun anani, babani, esini dostunu arayacak.
0
buenosdias
(16.05.24)
yurtdisina cikmazsaniz icinizde kalir. gidip 5 sene para biriktirip dönmek de kötü bir senaryo degil.
0
robert bosch
(16.05.24)
çok fazla ''kişisel'' faktörü olan bir durum.

kişilik olarak pişman olma pahasına yeni bir şeyler deneyimlemeyi göze alan birimisiniz*

aile ile ilişkileriniz nasıl, çok içli dışlı mısınız? büyük kararlarda ailenizin fikri mi sizin için öncelikli yoksa bireysel kararınız mı son aşamada belirleyici

mevcut ekonomik durumunuz, mesleğiniz? yani maddi anlamda yaşam kalitenizin değişimi çok keskin mi olacak olumlu yahut olumsuz anlamda. veya gene bu keskin değişimleri göze alabilen biri misiniz?

ola ki maddi veya manevi sebeplerden ötürü tekrar türkiye'ye dönme kararı alırsanız, türkiye'de geçim durumunuz ne olacak? manevi olarak, deneyimledim olmadı tecrübe edindim öyle veya böyle iyi ki yaptım diyebilecek misiniz?

ve daha bir sürü şey...

ben şahsen türkiye'ye tekrar döndüğümde mesleki anlamda, kaldığım yerden devam edebilme durumum olsa giderim. pişman da olmam.

gitmeme kararı almam da en büyük etken de, türkiye'ye tekrar döndüğümde maddi olarak yeniden başlama opsiyonumun olmaması. çünkü memurum/öğretmenim ve özel sektöre geçiş yapabilecek bir mesleğim yok. yani var da, öğretmenlik özel sektörde yapılabilecek bir iş değil bana göre. ha bu bile kişisel. çünkü benimle aynı şartlarda biri bu derece endişe yaşamayabilir.


şunu da ekleyeyim, küçük bir kızım var. ileride bana yurt dışında yaşamak istiyorum derse, desteklerim. hatta yurt dışında yaşamasını kolaylaştıracak, bilgi, beceri ve mesleki yeterliliği edinmesi için çabalarım, ona göre eğitim hayatı hazırlamaya çalışırım.
0
wilhelmwasmuss
(16.05.24)
zor bir karar.
0
abelardo
(16.05.24)
(4)

25 ml şişe

kibritsuyu
arkadaşlar 5-6 tane 25 ml sıvı alan, ağzı da sıkı kapanabilen şişe lazım. internette bakıyorum hep toptan, 100 adetli falan satılıyor.tekli bulabileceğim site, dükkan biliyor musunuz neresi satar bunları?ya da boş şişe şart değil. şişesiyle satılan herhangi bir market ürünü de olur, içindekini döker
arkadaşlar 5-6 tane 25 ml sıvı alan, ağzı da sıkı kapanabilen şişe lazım. internette bakıyorum hep toptan, 100 adetli falan satılıyor.

tekli bulabileceğim site, dükkan biliyor musunuz neresi satar bunları?

ya da boş şişe şart değil. şişesiyle satılan herhangi bir market ürünü de olur, içindekini döker/tüketir şişesini kullanırım. benim aklıma bir şey gelmiyor.
0
kibritsuyu
(15.05.24)
www.binbogabal.com.tr

bu kavanozlarda tekil satılan bal ve reçeller var. en azından file markette gördüm. bunlardan alınabilir.

bu kavanoz olmazsa. minik bitki yağı satılan şişeler var şunun gibi kapaklı www.rossmann.com.tr

migros falan gezerseniz cam şişede kapaklı collagen shot falan satılıyor
0
exlibris
(15.05.24)
www.blabmarket.com

bursasisekavanoz.com

şunlar olmaz mı? farklı seçenekler de var.
0
elorelia
(15.05.24)
bulunduğunuz yerde milyoncu, ıvır zıvır züccaciye vs. satan yerlere bir sorun. öyle yerlerde oluyor genelde.
0
inheritance
(15.05.24)
www.afracam.com.tr

işinizi görür mü bilmem
0
ruhlardan esinlenen karga
(15.05.24)
(3)

Magnezyum yağı/spreyi kullananlar

burdasorularibensorarim
Ağrılar, rahat uyuma vs için kullanılıyormuş diye okudum da kullanan var mı uzun süreli ve düzenli olarak? Faydasını gördünüz mü hangi spreyi önerirsiniz?
Ağrılar, rahat uyuma vs için kullanılıyormuş diye okudum da kullanan var mı uzun süreli ve düzenli olarak? Faydasını gördünüz mü hangi spreyi önerirsiniz?
0
burdasorularibensorarim
(14.05.24)
hapı var bunun. hamileyken sırt ağrılarım için vermişti doktorum. ben pek faydasını göremedim ama. yine de denenebilir tabi.
0
elorelia
(15.05.24)
hapları var +1

annem kullanıyor onda işe yarıyor ama ne kadar yoksunluk çektiğinize göre etki etme miktarı değişebilir

magnezyum malat sitrat komplexi olan haplara bakabilirsiniz
0
jülsezar
(15.05.24)
ocean extramag kullaniyorum ara ara. evet, rahat uyutuyor, sindirimi rahatlatiyor ve yorgunluk kaynakli kas agrilarima iyi geliyor.
0
65 derece
(15.05.24)
(2)

Yakın zamanda yatak odası almış

hede hodo
Bir yerden gittim fiyat aldım. İstediğim şekle göre dolabı vs yapıyor. 130 bin dedi. Sizce nasıl?
Bir yerden gittim fiyat aldım. İstediğim şekle göre dolabı vs yapıyor. 130 bin dedi.
Sizce nasıl?
0
hede hodo
(14.05.24)
yani o kadar çok değişken var ki malzeme kalitesi boyutu vs derya deniz
0
basond
(15.05.24)
çok.
0
elorelia
(15.05.24)
(4)

Pasaport yenileme ve Almanya oturum karti?

allstar
Yeni pasaport alinca icindeki numarasi ayni mi oluyor? Eger ayni degilse almanya oturum kartimi da yenilemem lazim. Pasaportumu Türkiyede yenilersem ALmanyaya geri nasil dönücem? Yenisini aldigimda eskisi direkt iptal mi oluyor yoksa bir süre kullanabilir miyim?
Yeni pasaport alinca icindeki numarasi ayni mi oluyor? Eger ayni degilse almanya oturum kartimi da yenilemem lazim. Pasaportumu Türkiyede yenilersem ALmanyaya geri nasil dönücem? Yenisini aldigimda eskisi direkt iptal mi oluyor yoksa bir süre kullanabilir miyim?
0
allstar
(14.05.24)
Pasaport çıkartırken soruyor "eskisini iptal edeyim mi yoksa kullanmaya devam edecek misiniz?" diye.
Gerisini bilmiyorum.
0
michael_knight
(14.05.24)
yenileme derken pasaportunuzun süresi doluyorsa yenileme diyr bir şey yok, sıfırdan alıyorsunuz. numarası farklı oluyor.
0
elorelia
(14.05.24)
oturum kartiniz size verilen bir belgedir, sizin adiniza verilmistir, pasaport numaraniza degil kisi olarak size baglidir. pasaport uluslararasi gecerliligi olan kimlik kartidir, sizin siz oldugunuzu ispat icin. dolayisiyla oturum kartinizi yenilemenize gerek yok. pasaportunuzu oturum kartinin verildigi kisi oldugunuzu ispatlamak icin kullaniyorsunuz.
0
kassiopeia
(14.05.24)
pasaportunu almanya'daki konsoloslukta yenileyeceksin.
alman yabancilar dairesinden oturum karti yenilemesi icin randevu alacaksin.

oturum kartinin bagli oldugu pasaport kartta yaziyor. ülkeye giris cikislarda sorun yasarsin.
0
robert bosch
(14.05.24)
(5)

regl mevzuları

nerthus_
Bir aydır adet kanaması devam ediyor. 15. gün yoğun kanama sebebiylegece uykudan uyandım.Son birkaç gündür bayağı yoğun geçiyor. Kan değerlerim düşmüştür diye oroferon kullanıyorum. zaten doktor demişti adet dönemlerinde kullan diye. birkaç ay önce adet düzensizliği sebebiyle doktora gitmiştim bi şe
Bir aydır adet kanaması devam ediyor. 15. gün yoğun kanama sebebiyle
gece uykudan uyandım.

Son birkaç gündür bayağı yoğun geçiyor. Kan değerlerim düşmüştür diye oroferon kullanıyorum. zaten doktor demişti adet dönemlerinde kullan diye.

birkaç ay önce adet düzensizliği sebebiyle doktora gitmiştim bi şey bulamadı biraz gözlemleyelim dedi.

şimdi oroferonu sabah kullanıyorum sadece, bu akşam da kullansam mı diye düşünüyorum. doktora bugün ulaşamadım.

yarın acile gitsem mi? ya da çarşamba göz doktoru randevum var. o gün jinekolojiye gidip sorsam mı ne yapmalı diye. adet kesecek ilaç vs. verirler mi, cuma sınavım var çünkü
0
nerthus_
(13.05.24)
1 ay regl olmak hiç normal değil.
En son 1 ay regl gördüğümde 17cmlik kist olduğunu öğrenip acil ameliyata alınmıştım. Tabi benimki uç bir örnek ama hormonal bozukluk olabilir.

Hemen yarın gidin.
0
yenibirgüzelnick
(13.05.24)
poliklinik muayene randevusu alıp git, beklediğin hata. 1 ay çok uzun eğer doğum sonrası vs değilse.
0
elorelia
(14.05.24)
kan ve demir değerlerin düşmüş olmalı ,miyom olabilir ultrasonda ne varsa görür doktor en hızlı şekilde gitmelisin derim .
0
devilone
(14.05.24)
kadın hastalıkları ve doğum uzmanına görünün. ama bir önceki doktora gitmeyin, farklı biri görsün. 1 ay hiç normal değil. hormonal bozukluk olabilir, rahim duvarı kalınlaşması veya rahim içi miyom olabilir.
0
mellifica
(14.05.24)
1 aydir bekliyorsaniz acillik degildir, mesgul etmeyin. Poliklinik randevusu alin baska bir doktordan. Gecmis olsun
0
kuehles blondes
(14.05.24)
(7)

Bebek arabası

solenkol
Tecrubeli duyurudaşlarımıza sorarım; anakucağıyla da kullanmak için bir araba bakma arifesindeyiz. Travel sistem cok buyuk yer kapladıgı için kullannıssız deniliyor. O yuzden bagajda cok yer kaplamayan katlanınca bir bebek arabası bakıyoruz. Dikkatimi cekenler chicco goody plus ve cybex libelle. Siz
Tecrubeli duyurudaşlarımıza sorarım; anakucağıyla da kullanmak için bir araba bakma arifesindeyiz. Travel sistem cok buyuk yer kapladıgı için kullannıssız deniliyor. O yuzden bagajda cok yer kaplamayan katlanınca bir bebek arabası bakıyoruz. Dikkatimi cekenler chicco goody plus ve cybex libelle. Sizin önerileriniz ne olurdu? Bonus soru: yurtdısındaki arkadaslarımıza tr ye gelirken sipariş versek paketinden acıp kabine koyup getirebilirler mi? Sorun olur mu bu durum?
0
solenkol
(13.05.24)
Nasıl kullanacağınızla alakalı. Eğer bebeği arabada taşıyacaksanız, sorun uyuduğu zaman nasıl bindirip indireceğiniz.

Travel system, bebek ana kucağı içinde uyurken kıpırdatmadan ana kucağı içinde arabaya koyabilmek ve arabadan alabilmek için yapılmış bir şey. Buna ihtiyacınız olacaksa, varsın büyük olsun.

Ama yok arabayla işimiz yok diyorsanız, o zaman bu kaba saba şeylere katlanmanıza gerek yok, herhangi birini alabilirsiniz. Marka, model, renk, desen falan filan hiç fark etmez.

Size tek önerim satın almadan önce bir şekilde alacağınız bebek arabasını görün, bir katlayın açın. Rahat katlayıp açıyorsanız, sorun yok. Yapıştırın gitsin.
0
babilfish
(13.05.24)
cybex easy twist mi ne vardı sanırım onu herkes hem yer kaplamaması hem kolay katlanması falan bi sürü şey için övüyor.
uçakta bebek yoksa bebek arabası kargo sınıfından ücretlendirilir diye biliyorum. arabayla gelen biri varsa daha mantıklı.
0
wild honey suckle
(13.05.24)
travel vs bilemiyorum ama minimum altı ay pusetle indirip bindireceğiniz için pusetli bir model almak zorundasınız zaten. sonrasında bu bahsettiğin modellere geçebilirsiniz.

pusetli modelin kullanım ömrü kısa olacağı için en uygun neyse o alınabilir, hatta varsa ikinci el de olur.

bonusa cevap, gerçekten kabin boy ise evet getirebilirler. katlandıktan sonraki ölçülerine bakmak lazım.

sürekli yurtdışına gidip gelmeyecekseniz sırf kabin boy diye çok para vermeyin bence. büyük bebek arabalarını da zaten katlı halde uçak kapısından teslim edip inince yine kapıdan teslim alabiliyorsunuz. her bebek arabayı sevmiyor, bunu da hesaba katın.
0
elorelia
(13.05.24)
cybex easy twist 2 yanına da cybex cloud z puset almıstık. easy twist hem öne hem arkaya dönük kullanılabilmesi, hafif olması, bagajda az yer kaplamasıyla oldukça memnun etti.
Cloud z, ADAC güvenlik skoru yüksek olsa da oldukca büyük ve agır bir puset. daha hafif modellere bakılabilir. 4-5 aydan itibaren izofixli sabit oto koltuguna (sirona zi) gectik.
0
unalub
(13.05.24)
merhaba, ikinci el cybex qbit plus satıyorum. travel sistem ama katlanınca ufak oluyor. isterseniz fotoğraf atabilirim. mesaj atabilirsiniz bana.

www.eksiduyuru.com
0
candide
(13.05.24)
merhaba bende de travel sistem bugaboo ve cybex ana kucağı var, dilerseniz uygun olarak satabilirim.

soru yanıtına gelirsem, bugaboo’dan çok memnun kaldım, katlanılıyor evet ama şu an kullandığım libelle gibi küçük olmuyor. ben 2. bebek arabası olarak libelle’i almıştım ama bebekken anakucağı şart. büyüdükçe libelle gibi seçenekler daha iyi.
0
deartheodosia
(14.05.24)
quinny zapp xtra 2 kullanıyorum. Katlayınca kabin boy oluyor, pusetle de kullanabilirsin.
0
metos
(14.05.24)
(9)

Airfryer kullanan duyurucular

huzurlarinizda huzursuzluk
Selamlar,Bu üründen alma niyetindeyim ama marka konusunda çok kararsızım.- Kızarttığı ürünlerin dışını çıtır yapıp içini yumuşak bırakmasın mesela patates kızartmasını ben böyle sevmiyorum. Bunun bir ayarı mı var? Xiaomi tavsiye eden oldu ama onun yorumlarında böyle bir şey okudum.- Çok fazla duman
Selamlar,

Bu üründen alma niyetindeyim ama marka konusunda çok kararsızım.

- Kızarttığı ürünlerin dışını çıtır yapıp içini yumuşak bırakmasın mesela patates kızartmasını ben böyle sevmiyorum. Bunun bir ayarı mı var? Xiaomi tavsiye eden oldu ama onun yorumlarında böyle bir şey okudum.

- Çok fazla duman sorunu da olmasın.

- Güzel pişirsin işte ya :D

-2 kişiyiz. 4 kişiyi de karşılayabilecek bir hazne ne kadar olmalı?

Beni tecrübeleriniz doğrultusunda yönlendirebilirsiniz çok sevinirim, teşekkürler
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(12.05.24)
Xiaomi var bende;
Duman yok. Olayi dumansiz olmasi zaten.
Biraz yumusak kaliyor ici evet. Normal kizartma gibi beklememek lazim. Neticede firinla ayni performans.
4 kisi diyorsaniz xiaomi veya philips’in xl’lari is gorur.

Ben hic kullanmiyorum nerdeyse bu arada. Balik, tavuk her seyi firinda yapiyorum. Firinda daha sulu sulu oluyor bence.
0
mor oje
(12.05.24)
ben de xiaomi kullanıyorum, çok memnunum. 2 kişiye yetiyor bence. yağda kızarmış gibi yapmıyor doğru, mor oje'nin dediği gibi fırında pişmiş gibi yapıyor ama çok daha çabuk.

bizim en çok yaptığımız şeyler tavuk (kanat, pirzola, but vs.), köfte ve patates. bence harika yapıyor. köfteleri donuk da atsanız mükemmel kızartıyor. bunun dışında kap kek de yaptık, birçok kez kestane de pişirdik, onları da mükemmel yapıyor. keza sosis, sucuk gibi şarküterileri de harika ve dumansız yapıyor. sebze sote bile yaptık, gayet oldu.
0
orient blue
(12.05.24)
hepsi ayni mantikli ayni sekilde calisiyor ki zaten

bende de xiaomi var, cok iyi alet


sadece simdi alsam, daha genis olanlardan alirdim
0
foster
(12.05.24)
bence ne kadar buyuk olursa o kadar guzel oluyor ozellikle cok kisi icin. bu nedenle philips xxl olanlara bakabilirsiniz.
0
sanal uyku
(12.05.24)
Cosori öneririm amazondan.
0
biravekahve
(12.05.24)
turbolu mini fırın al airfry yerine sadece tepsiyi yıkarsın
0
bir soru sorcam
(12.05.24)
Cosori car bende memnunum.

6 küsür litre olanı çift resistanlı. Diğerleri hep tek resistanslı sadece üstten pişiriyor.

Ben pratik olmasından dolayı memnunum. Yıkaması biraz can sıkıcı ama bulaşık makinesine atıabiliyor
0
jackyr
(12.05.24)
Türkiyede mağaza satışı yok sanırım ama patates kızartma apartı olan airfryler amazonda var. Yurtdışından geliyor. Bahsettiğim aparat silindir tel bir kafes, sürekli dönüyor tavuk çevirme gibi. Haliyle patatesler eşit kızarıyor. Bu aparatın olmadığı airfryerlarda patates kızartması genelde zorlama oluyor ya. Mesela siz içi yumuşak kalmasın diye vurgulamışsınız, bunu vurgulayan biri standart bir airfryer kızartmasından memnun olabilsin sanmam. Patates kızartması yapmak için çok daha kolay ve az emek gerektiren yöntemler var. En basitinden doğrudan fırınlayın ve varsa fanı çalıştırın.
0
akhenaten
(13.05.24)
hazır donuk patatesi çok güzel yapıyor ama evde kendin hazırladığın patates hiç güzel olmuyor.

duman sorunu hiç olmadı

arada açar çevirirsen vs güzel pişiriyor.

philips xl var. iki kişi için ideal, 3 kişiye yetmez. sanıyorum 6ltydi. yani daha büyük alman lazım.

amaaaa 4 kişi için yemek yapacaksam zaten gider fırında yaparım. geniş geniş konulur, çevirme derdi yok. şu an air fryer özellikli fırınlar var zaten.
0
elorelia
(13.05.24)
(16)

Şu loafer nasıl nasıl sizce?

we are floating in space
Şık mı? https://www.tamertanca.com.tr/tamer-tanca-erkek-hakiki-deri-siyah-floter-driver-ayakkabi-3566
0
we are floating in space
(10.05.24)
Hic degil :(
0
mor oje
(10.05.24)
ay hayır iğrenç
0
elorelia
(10.05.24)
Çok şık. Hemen al knk
0
sorularimicinfeykhesap
(10.05.24)
baruthane pilavcısı değilsen alma
0
numlock
(10.05.24)
Sorun kişi zaten bu tür ayakkabılar giyiyor ki sormuş.
Niye pilavcı, iğrenç falan...

Al knk.
0
sorularimicinfeykhesap
(10.05.24)
ayakların küçük ve taraksızsa bence güzel ve şık. yazın giyilir
0
exlibris
(10.05.24)
üstüne düdük gibi dar paça pantolon giyilmeyecekse, keten bir pantolonla giyilir al.
0
anthemis nobilis
(10.05.24)
bi numarasi yok..
0
cooperr
(10.05.24)
Kafamda direkt bir tipleme oluştu çorapsız ayaklı şu loaferı görünce. Bir de deseni de mest mi mesh mi şu abdestle ilgili olan ayakkabı gibi geldi. Bence kötü.
0
nawar
(10.05.24)
loafer giymek ne büyük yükmüş arkadaşlar ya. 5 mesajda 55 çeşit şekilde etiketlendim. pek giymediğim için anlamıyorum loaferden. ama öyle dar gömlekli, kısa paçalı nargileci tayfa stili giyinmiyorum. casual ve basic giyinen biriyimdir.

alternatifi de şu: derimod.com.tr
0
🌸we are floating in space
(10.05.24)
iyi de bu tarz ayakkabi israrindaki amac ne? herkes kotu demis. sen de zaten halihazirda giymiyorum anlamam demissin. yani illa ki almak istiyorsan al gitsin de bence laf olsun diye alisveris yapasin gelmis zira bu ihtiyac olsa ihtiyac degil, tarzin olan bir sey degil, moda hic degil.
0
hot potato
(10.05.24)
arkadaşlar heves ettim loafer almak istedim ve siz yılmaz'ın vatkalı ceket mevzusunda maruz kaldığı mahalle baskısını iliklerime kadar hissettirdiniz. ama duruşumu bozmayacağım, geri adım atmayacağım. loafer alacağım.
0
🌸we are floating in space
(10.05.24)
Dar paça giymeyeceksen yakışır olumsuz eleştirilere bakma gayet şık bir parça doğru kullanılırsa
0
olaylar olaylar
(10.05.24)
Giydiğim tek loafer şuna benziyor ama rengi böyle değil ve dizaynı ise çok az farklı:
www.instreet.com.tr

Gören herkes beğeniyor onu da. Ben de beğeniyorum. Tabii seri köz çektiren, dar pantolonlu, çorapsız, ayak bileği açık şekilde giymedim hiç. Bu paylaştıklarında herkeste oluşan ilk izlenim o. Bence şunlardan bir tanesini normal bir pantolon ile çorap giyerek paylaşmış olsaydılar fikrimiz farklı olabilirdi. Belki de deri değil süet ya da bez olsa aynı algı oluşmazdı bilemedim. Hevesini de parçalamak istemezdim ama...
0
nawar
(10.05.24)
sorudaki ayakkabı hiç güzel değil.

şu linkteki daha iyi.
derimod.com.tr

ama bu da her tarz ile hoş olmaz. çok az giyilebilir yani. benim de var böyle bir ayakkabım. 15 yıldır duruyor. senede bir kez giyiyorum.
0
abelardo
(10.05.24)
Abi bence al, şu duruşunla ve hoşgörünle bu ayakkabıyı hak ettin. Ama o seni hak etti mi bilmiyorum. Ayakkabıyı beğenmedim ama sana saygı duydum, ne giysen kabulümüzdür.
0
curukturpkokusu
(10.05.24)
(13)

Erkek mini çanta

abelardo
Yaz geliyor. Bir sürü şortum var. Bol bol giyeceğim. Ama neredeyse tamamı cepsiz. O yüzden cüzdan anahtar ıvır zıvır için bir çantaya ihtiyacım olacak. Bel çantası çok demode dimi? Ne kullanabilirim? Öneriniz var mı?
Yaz geliyor. Bir sürü şortum var. Bol bol giyeceğim. Ama neredeyse tamamı cepsiz. O yüzden cüzdan anahtar ıvır zıvır için bir çantaya ihtiyacım olacak. Bel çantası çok demode dimi? Ne kullanabilirim? Öneriniz var mı?
0
abelardo
(07.05.24)
erkek cinsi bu mevsimde ıvır zıvırını koymaya ne kullansa "ıyyy yivreeanç" diyecekler, sözlük'te adına binlerce entry yazılacak, yok bel çantası böyle iğrenç, çapraz çanta böyle kötü.

valla bence bel çantası kadar rahatı da yok. şimdilerde çapraz takılmış sütyen gibi bir şeyle gezen beyler görüyorum. sırf beline takıp yivreanç çok demodeaa demesinler diye adam sütyen gibi memesine takmış.

kahvehane dayısı modeli değil de şık bir model bulursanız güzel bir bel çantası niye olmasın?
0
kibritsuyu
(07.05.24)
elinde sortlari unut git cepli sort al.
yoksa burhan altintop'a donersin.
0
cooperr
(07.05.24)
Ben evde giydiğim şortun bile cepsiz olmasına dayanamıyorum, dışarı şortunun cepsiz olması fikri karşısında ufak çaplı bir kalp krizi geçirdim şu an..

Çantanın demodeliği falan bi yana, cep konforunu sağlamaz asla ya. Kargo pantolon gibi olmasın tabii de şöyle işlevsel iki yan bir arka cebi olan şortlar tüm sorunlarınıza çözüm olur
0
nundu
(07.05.24)
şöyle küçük ve hafif omuz çantalarına bakabilirsiniz belki, çapraz da takabilirsiniz:

www.trendyol.com

www.trendyol.com
0
anna sun
(07.05.24)
Bacak üstü çantalar var, ben kullanıyorum
0
mirty
(07.05.24)
hocam bel çantası veya annasun'un dediği şekilde çantalardan uzak durun. yaşınız kaç bilmiyorum ama bekar bir erkekseniz ve arayışınız varsa bunlar sizi şık göstermeyecektir.

onun yerine koton de-facto tarzı bir yerden 400-500'e küçük bir sırt çantası alın, bir erkeğin takması gereken max çanta sırt çantasıdır.
0
inside story
(07.05.24)
www.google.com

teşekkür edersin
0
HellKeePer
(07.05.24)
HellKeePer
(07.05.24)
www. bershka.com/tr/teknik-çapraz-askılı-çanta-c0p151697765.html?colorId=800

www. pullandbear.com/tr/kare-naylon-bel-cantası-l15023240?cS=040&pelement=593546042

bence bu iki çanta erkekte sırıtmaz. eşim de benzer kullanıyor. deriden kaçmak lazım sadece bence.

linkler sıkıntı çıkardığı için marka isimlerinden önce bir boşluk attım. kopyala yapıştır yaparken düzeltmelisin.
0
elorelia
(08.05.24)
belçantası hiç demode değil, çok erkek de kullanıyor. ben de yıllardır kullanıyorum. çok rahat. yaşınız kaç bilmiyorum, ben 33 yaşındayım, giyim tarzıma göre seçtiğim bel çantası gayet de güzel görünüyor, belime değil de omzuma ya da çapraz takarak kullanıyorum.
0
veritaslibertas
(08.05.24)
Yıllardır bel çantası kullanırım. Son zamanlarda en uzun ayara getirip omza çapraz asıyorum güzel oluyor.
0
thesomberlain
(08.05.24)
Açıkçası uyduruk çantalardansa deri olanlar hem daha şık görünüyor hemde çoğu kıyafetle uyuyor

gettoderi.com

www.guardleather.com
0
Northern Mariner
(08.05.24)
Çözüm tomtoc sling bag. 8L olanı her işinizi görür. Ne çapraz çantalı emekli memur gibi görünürsünüz ne de bel çantalı pazar yeri esnafı gibi. Alta linki bırakıyorum;

www.amazon.com.tr
0
thracia
(08.05.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.