Giriş
(7)

Nazal temizleme kiti gribi engeller mi?

borat
Sorum başlıktaki gibi, tam grip başlangıcında hastalık başlangıcında nasal temizle kiti ile grip önlenebilir mi veya en hafif şekilde atlatabilir mi? Bu gibi hastalık daha başlamadan yaparsan diyebileceğiniz önerileriniz de var mıdır?
Sorum başlıktaki gibi, tam grip başlangıcında hastalık başlangıcında nasal temizle kiti ile grip önlenebilir mi veya en hafif şekilde atlatabilir mi? Bu gibi hastalık daha başlamadan yaparsan diyebileceğiniz önerileriniz de var mıdır?
0
borat
(19.01.25)
Grip viral bir hastalıktır. Viral hastalıkları geçirici bir yol bulunabilmiş değil.
Virüsler aşırı hızlı mutasyona uğradığından aşı da tam çözüm olamamaktadır.

Söylediğin olay belki o anlık bazı semptomları pek hissetmemeni sağlayıp seni rahatlatabilir. Başkaca bir faydası olmaz.
0
Mirket
(19.01.25)
Kronik sinüziti silip atıyor.

Alerjik rinite nezleye de çok iyi geliyor ama mesela influenza kaptın diyelim. Üç gün sürüneceksin illa ki, nazal kitin yapabileceği bişi pek yok. Viral hastalıkların bir seyri vardır, seyrini tamamlayınca kendiliğinden geçer.
0
kullanicadi
(19.01.25)
Vicksin first defence spreyi var. Ben denemedim ama dediğine göre ilk belirtilerde kullanılırsa işe yarıyor.

app.hb.biz
0
jülsezar
(20.01.25)
çocuklar için sürekli burun temizliği öneriyor doktorlar. kuru burun mikropların girişini kolaylaştırıyormuş. ama bir kere bulaştıktan sonra bence faydası olmaz.

burun içi kuru değilse, tıkalı değilse kendine bu yöntemle eziyet etmenin de manası yok sanki.
0
elorelia
(20.01.25)
düzenli kullanımı kulak iltihabı yapabilir.
0
gabe h coud
(20.01.25)
Üst solunum yolu enfeksiyonu; kimi zaman soğuk algınlığı, kimi zaman da viral sebeplerle olabiliyor.

Siz sinüs bölgesini temiz tutarsaniz bu enfeksiyonu olabildiğince az hasarla atlatirsiniz.

Kendimden bir örnek vereyim;

26-27 yaşıma kadar çocukluktan itibaren senede minumum 1 kere antibiyotiklik olurdum, süreç de şu şekilde baslardi: önce bir geniz akıntısı başlar, sonra burun akıntısı, sonrasında da öksürük ve bademcik pamukçuk = antibiyotiklik olurdum.

Sonra şunu fark ettim; geniz akıntısini hissettiğim anda nazal temizlik + iliadin + nurofen cold + nac600 (balgam söktürücü)

Bu şekilde nerdeyse 10 senedir hiç antibiyotiklik olmadım.
0
makbur
(20.01.25)
+ 2021 covid ' de hastaneye yattım, bir de bu yılbaşında influenza oldum ve bugün crp hala yüksek çıkınca antibiyotik tedavisine basladim; yani 2 kere antibiyotiklik oldum ama farklı sebeplerden.
0
makbur
(20.01.25)
(12)

ilişkide/evlilikte birlikte zaman geçirmek?

islergucler
tarafların sadece yarı zamanlı çalıştığı bir ilişkide arta kalan zamanı sürekli birlikte geçirmeye çalışmaları yorucu bir durum mu sizce?taraflar bu kadar geniş bir zamanda birbirlerini hızlıca tüketmez mi?bunu başarabilen kişiler neler yapıyor, nasıl sıkılmadan vakit geçiriyor? rutine dönüşen aktiv
tarafların sadece yarı zamanlı çalıştığı bir ilişkide arta kalan zamanı sürekli birlikte geçirmeye çalışmaları yorucu bir durum mu sizce?

taraflar bu kadar geniş bir zamanda birbirlerini hızlıca tüketmez mi?

bunu başarabilen kişiler neler yapıyor, nasıl sıkılmadan vakit geçiriyor? rutine dönüşen aktiviteler söz konusuyken taraflar tutkunlarını nasıl koruyor?
0
islergucler
(19.01.25)
İnsanlar evliyiz diye yapışık yaşamak gerektiğini düşünüyorlar. Kendine ait bir alanları yok. Beraber de zaman geçirilir ama kişilerin birbirlerinden ayrı geçirdikleri zaman dilimleri de olmalı. Yorulur insan ya.
0
rock n roll
(19.01.25)
Karaktere bağlı. Ben yapışık olmaya bayılıyorum. Tukenmiyo
0
abuzer
(19.01.25)
kimi yapisik sever kimi mesafeli.

tutku falan korudugun pek yok ozellikle 10 seneyi devirdiysen. hatun tescilli dunya guzeli de olsa yine de koruyamazsin. olay dostluga donuyor.
0
cooperr
(19.01.25)
her sey birlikte olmaz. tek basina kitap okuman, dizi izlemen, arkadaslarla bulusman da lazim. böylece kendini gelistirmeye devam edebilir ve karsi tarafi entelektüel acidan doyurabilirsin. anlatcak bisilerin olur. öbür türlü aksam yemek yerken ne konusabilirsin?

uzun iliskilerde dead bedroom olayi kacinilmaz gibi bir sey bence. libidosu düsük insanlar bunu sorun olarak görmüyorlar. libidosu yüksek insanlar icin de cözüm acik iliski bence.
0
sonsuz
(19.01.25)
birimiz remote birimiz part çalışıyorduk. o sanatsal etkinlikleri sever ben kültürel etkinlikleri. o evde olmayı sever ben dışarıda olmayı. kendimizce bir dengemiz vardı, ben bir iki günümü mutlaka tek başıma dışarda geçirirdim. ya bir sergiye tiyatroya falan giderdim ya bir kafeye oturup akşama kadar elimdeki kitabı bitirirdim. elimdeki şeyi evde de okuyabilirim ama beni boğuyor, değişiklik istiyorum, o da buna saygı duyuyor. o evde gitar çalar kayıt yapardı ya da güzel bir konser varsa ona giderdi. bazen bunları beraber yapardık. beraber yüzmeye gitmeyi severdik mesela çift aktivitemizdi o. akşamları beraber geçirirdik, çay demleyip o dönem neye sardıysak o diziyi izlerdik. karakterle, ilişkinin karakteriyle alakalı. illa yapışık gezmek gerekmiyor öyle bir zorunluluk yok. bana çok boğucu geliyor o. ayrıca anlatırken özlediğimi fark ettim :(
0
Mossy
(19.01.25)
Sıkılmak demişsin, demek ki soru sahibi yahut bahsedilen ilişkideki taraflardan biri fazla sıkılgan. Çok çabuk sıkılan biri ise onu eğlemek zordur, toku ağırlamanın zor olması gibi. Kimse kimseyi eğlemek zorunda değil elbette ama birlikte vakit geçirmek demek birbirini özlemek demektir, özleyen insanlar bir arada olmayı seçerler. Ortada özlem yoksa zoraki birlikte vakit geçirmeyi anlayamam. Hadi evli olursun aynı evde salonda beraber oturursun falan ama o bile herkesin kendi dünyasında olması demek olabilir. Biri film izler diğeri oyun oynar mesela.

Bilmiyorum, kişilerden biri fazla sıkılgansa onu mutlu etmek çok mümkün olmayabilir. Ama o mutlu olacak diye diğerini yormak da anlamsız yani. Orta yol bulmak gerekir. İlşkiyi tek kişi taşımamalı.
0
muhayyer divan
(20.01.25)
Vallaha hanımla tanışalı 11 yil oldu, evlilik 7 yil bitti. Şu an çok daha keyifli yani. Misal bazen ikimiz de aynı şeye bakıp aynı şeyi düşünüyoruz falan.
Onun dışında hayatımın en güzel anları hanımın uyanıp kahveye aşağı inmesi ya da ben tv karşısında uyurken üstümü örtmesi falan. Ikimiz de evden çalışıyoruz daha bir gün sıkılmadım. Ama tabiki kendi hayatlarimiz var; misal ben günde 30 dakika dışarıda yürürüm 1 saat de spora giderim. O çıkar oyun falan oynar ya da kitap okur.

Bence doğru kişiyleysen böyle sıkılma falan olmuyor. Ben hanımdan ayrı kalmayi sevmiyorum misal, etrafımda olması beni iyi yapıyor.

Rutin demissiniz, bence dünyanın en güzel şeylerinden biri sevgili ile rutin.
Sürekli bungee jumping falan yapıp ne bileyim köpekbalığı ile yüzen bir insan değilseniz zaten yüzde 99umuz bu hayata karı koca cocuk olmak için geldik.
0
logisticsmanager
(20.01.25)
İçlerinden gelmeyerek doğrusu budur diyerek birlikte zaman geçirmeye çalışmak yorucu olsa gerek, iki tarafın isteği bu yönde değilse yine yorucu ve sıkıcı ama ilişkinin ilk zamanlarında sürekli birlikte olmak istemek işin normali sanki, sonsuza kadar böyle sürmez.

Geniş zamanda birbirlerini neden tüketsinler ki, zaten baştaki tutku/aşk nasıl ifade ederseniz bir noktada  sevgiye, saygıya evriliyor.  Tükeneceği varsa tükenir yoksa başka formda devam eder.

Eşimle evden çalışmaya başladığımızdan beri neredeyse 24 saatimiz beraber, kimseyi tanımadığımız küçük bir yere yerleştik, daha da iç içeyiz ama ikimizin de kendi dünyası, alanı var, mıç mıç her şeyi bir arada yapmıyoruz, hepten kopuk değiliz tabii, birlikte vakit de geçiriyoruz.  Geçenlerde eşten ayrı tatile gitmekle ilgili soru vardı burada, zaman ve para kısıtı yoksa ayrı tatile de gidilir, aksi yöndeki cevaplar şaşırtmıştı beni. 

Uzun ilişkide rutine dönmemek imkansız gibi, sıkılmaksa kendinden sıkılmak, hayattan sıkılmak gibi duygularımız oluyor elbette ama bu birbirimizden sıkılmak değil.  

Bu arada diğer cevaplarda da söylenmiş karakter meselesi, kimi yapışık kimi mesafeli sever diye, uyum ve denge önemli burada, başkası olsa beni ilgisiz olmakla yaftalayabilirdi mesela ya da ne güzel birlikteliğiniz var diye özenenler oluyor bazen, 3 günde huniyi takabilirlerdi benim yerimde olsalar.
0
(20.01.25)
tam sıkılmaya başlayacağın zaman çocuk yapıyorsun, geçiyor :D

şaka bi yana evlilik ateşi sürekli harlı tutulmaya çalışılacak bi ateş değildir ki? ne için çabalansın bu kadar anlamıyorum. insan eşinden sıkılmaz yani normal şartlarda. oturur aktivite de yaparsın, bişeyler izlersin, salonda boş boş oturup birbirini reelse de boğarsın... hani aman sıkılmayalım biraz da ayrı takılalım filan gibi özel çabalara gerek yok bence.
0
elorelia
(20.01.25)
herkesin ayrı evi olsun. arada buluşulsun :p

evde osur osur ipe diz birini seksi bulamayabilir insan.
0
gabe h coud
(20.01.25)
Toplamda 7 yıldır birlikteyiz, bunun 6 yılı aynı evde geçti. 4 yıldır da evden çalışıyoruz.

Birbirimizden sıkılıyor muyuz? Elbette, zaman zaman. Ne yapıyoruz? Herkes biraz kendi kabuğuna çekiliyor, bağımsız bir şeyler yapıyor, ailesini bi ziyaret ediyor falan sonra geçiyor :)

Bunun dışında evde de aynı salonda oturuyorsak ben konsolda oyun oynuyorum o tablette dizi izliyor veya bazen aynı filmi/diziyi de izliyoruz. Ben spora gidiyorum o evde vakit geçiriyor. Zaman zaman ofise gidiliyor değişiklik olsun diye. Yani bunların bazılarını eşimden sıkıldığım için değil sürekli evde olmaktan rahatsız olduğum için de yapıyorum.
0
chicha_v2
(20.01.25)
Evliyim, beni boğar. Her şeyi her dakika birlikte yapmak zorunda değiliz, devamlı iletişim halinde olmak zorunda değiliz, kendimize de vakit ayırmamız gerekiyor. Bu elinde telefonla takılmak da olabilir, arkadaşlarınla dışarı çıkmak da olabilir.
0
kimlanbu
(20.01.25)
(4)

Bu ürünün adı nedir?

tchuck
https://productimages.hepsiburada.net/s/777/960-1280/110000824926135.jpgbana böyle bir şey lazım da.duvara bir rulo kağıt koyup onun üzerinde çizim yapabilmek falan istiyorum.duvar çizim aparatı,kağıt rulosu tutma aparatıvs gibi keywordlerle bulamadım.ama hem craft benzeri bir kağıt rulosu hem de on
productimages.hepsiburada.net

bana böyle bir şey lazım da.

duvara bir rulo kağıt koyup onun üzerinde çizim yapabilmek falan istiyorum.

duvar çizim aparatı,
kağıt rulosu tutma aparatı

vs gibi keywordlerle bulamadım.

ama hem craft benzeri bir kağıt rulosu hem de onu duvarda sabit tutabilecek bir aparat arıyorum özetle.
0
tchuck
(17.01.25)
wall roller for kids dedim çıktı.

www.amazon.com
0
liberal
(17.01.25)
elorelia
(17.01.25)
www.ikea.com.tr
Duvar aparatı da vardı diye hatırlıyorum ama bulamadım.
0
kobuzchu kiz
(17.01.25)
"Akıllı Yazı Tahtası" olarak arayın. Kağıt kullanmanıza, vidayla filan uğraşmanıza gerek yok. Silinebilir ve duvara yapışkansız statik elektrikle tutunan bir şey seçin bence. En iyi marka, bulabilirseniz 3M bakın.

Örnek: app.hb.biz
0
alfired
(17.01.25)
(7)

Columbia mont değer mi

tulumba
Selamlar,Bir yağmurluk almam gerekiyordan Columbiada 3in1 montlara bakarken buldum kendimi. Bir hırkanın min bin tl olduğu yerde yağmurluğa max 3-5 veririm derken fiyat algım bulandı :D kaliteli bir şey alıp uzun süre giymek istiyorum yağmurluğu. şu mont bi şekilde indirimle 13500 tlye geliyor, siz
Selamlar,

Bir yağmurluk almam gerekiyordan Columbiada 3in1 montlara bakarken buldum kendimi. Bir hırkanın min bin tl olduğu yerde yağmurluğa max 3-5 veririm derken fiyat algım bulandı :D kaliteli bir şey alıp uzun süre giymek istiyorum yağmurluğu.

şu mont bi şekilde indirimle 13500 tlye geliyor, sizce değer mi? Yani tr ve eu fiyat farkı beni üzüyor. 13-14 bin bi monta vermek saçma mı, normalleştirmeli miyim? Tışıkkırlır,

www.columbia.com.tr
0
tulumba
(17.01.25)
Columbia Türkiye'de aşırı pahalı, Avrupa'dan yarı fiyatına muhtemelen. Normalde bu para olsa ekonomik durumunuza göre karar verin derdim ancak ülkemizde iki katı fiyata satılması nedeniyle asla almazdım. Hele yurt dışında indirime girerse üçte birine alırsınız.

Yerinizde olsam alternatiflere yönelirdim.
0
10551037
(17.01.25)
Avrupa'ya ya da Amerika'ya gitme şansı yoksa alınabilir. Paran varsa neye vermiyoruz ki diyerek alabilirsin.

Ama böyle 3in1, 2in1 montları kullanışsız buluyorum. Havanın o kadar da soğuk olduğu günler sayılı. O yüzden çoğunlukla parça parça giyeceksiniz. Genelde ayrı duracağı için de hava soğuksa bu sefer birleştirmeye uğraşacaksınız.

Bir de iç katmanlar biraz daha dandik oluyor. Yalnız giyildiğinde tam böyle güzel durmuyor sanki. En üst katman da yalnızken bol ve büyük duruyor.
Normal polar modelleriyle onun içinden çıkan arasında da gözle görülür fark var bence. 3in1'ine vurulduysanız vazgeçin.
0
nickini vermek istemeyen uye
(17.01.25)
www.thenorthface.com.tr

ben bunu beğenmiştim ama ihtiyacım olmadığı için almadım. fiyatı daha uygun ve daha güzel duruyor colombiadan.

ayrıca türkiyedeki her şey yurtdışında daha uygun. bu mantıkla çorap bile alamayız, sürekli gidip gelen birilerini mi bekleyeceğiz? para varsa alınır, artık böyle şeylere çok takılmıyorum ben ya.

aradaki farka da yine bi northface polar üst alabilirsin, çok sıcak tutuyor.
www.thenorthface.com.tr

ha colombianın o iç katmanıyla ilgili bi video izlemeiştim, çok sıcak tuttuğuna dair. aradaki farkın karşılığı belki odur. ama mesela ankara için o kadar sıcak tutan bi monta ihtiyaç yok.
0
elorelia
(17.01.25)
www.columbia.com

210 usd, 210*35,5=7.455,00 TL. şaka gibi.
0
liberal
(17.01.25)
degmez
0
bay b
(17.01.25)
turkiye'den columbia almak enayiliktir, yaptiklari sey resmen dolandiricilik. boyle bir fiyatlandirma nasil yapiyorlar anlamiyorum. ben hollanda'da indirimle 77 euro'ya bir bot aldim, simdi baktim turkiye sitesinde indirimle 13600tl. 77 euro 2800tl yapiyor. neredeyse 5 kat. bence baska markalara bakin. the north face'in farki bu kadar degil sanirim, ona bakilabilir.
0
lemmiwinks
(17.01.25)
Jack Wolfskin'den aşırı memnunum. Kaliteli, kaz tüyü montlarını tavsiye ederim.
0
silverleaf
(17.01.25)
(8)

ofiste yemelik sandviç önerileri

duyulmasi gerektigi kadar
malum yemeklerin kalitesi gittikçe düşüyor bu yüzden artık evde kendim bir şeyler yapıp getirme kararı aldım. var mı şöyle güzel tarifleriniz?
malum yemeklerin kalitesi gittikçe düşüyor bu yüzden artık evde kendim bir şeyler yapıp getirme kararı aldım. var mı şöyle güzel tarifleriniz?
0
duyulmasi gerektigi kadar
(16.01.25)
Sandvic olmasi sart mi? Degilse normal ev yemegi ne varsa goturseniz olmaz mi?

Sandvic olmasi sart ise; tapas mi diyorlar adini bilmiyorum. Cesit cesit soslar oluyor ya, hazir almiyorsaniz kendiniz de yapabilirsiniz. Mesela kirmizi biber, sarimsak, domates vs firina atip sonra robotla cekiyorlar ya. Neyse iste ben olsam onlardan surerek bir taban yaparim, ustune de bol miktarda kaliteli peynir. Seviyorsaniz pastirma ve muadili urunler de konabilir. Dunden kalan seylerden de konulabilir, mesela tava mucver yapilmis olsun aksam, mis gibi olur.
0
mbond
(16.01.25)
hergun sandvic yemektense dusuk kaliteli yemekler yemek daha mantikli bir hareket. bence sandvic fikrini gelistir.
0
buenosdias
(16.01.25)
Hatay ve adanada yeşil zeytin ve sebzelerle yapılan sıkma denen bir lavaş dürüm var

Aynı şekilde içi yeşillikli turşu baharat peynir vs nohut dürüm yapabilirsin
0
grimavi
(16.01.25)
ofisin mutfaginda mikrodalga falan varsa büyük düsün derim.
cam saklama kaplari al onlari götürebilirsin.

bunun bir üst leveli da yemekleri haftasonundan yapip hazirlamak, kap kap yemekleri yemek.
0
sonsuz
(16.01.25)
marul, mısır, turşu, salatalık, domates... bunlar her zaman cepte.

haşlanmış baklagilli yapabilirsin (nohut ya da mercimek)
haşlanmış makarnalı yapabilirsin, içine baklagil de atabilirsin.
makarna + ton balığı/ızgara tavuk da olur.

ama salata malzemesi çok bol olmalı.

eğer kalori sorun olmaz diyorsan mayonez, yağ, tuz, limon, nar ekşisi, hardal filan böyle karışık bol bir sos hazırlayacaksın, yiyeceğin zaman dökersin. kalori sayıyorsan mayonezi vs çıkarmak gerek.

bir de haşlanmış sebze salatalarına bayılıyorum.
haşlanmış brokoli, karnabahar içine mısır ve garnitür (garnitür yerine ayrı ayrı bezelye, havuç vs de haşlayabilirsin.) bunu bol dereotlu yoğurt ile karıştırıp yiyeceksin.

bir de yuvarlak lavaşı dört yaprak gibi düşünürsek katlayarak yapılan sandviçler var kesin görmüşsündür. işte bir katı köfte, bir katı marul biber, bir katı krem peynir... kendi zevkine göre ayarlayabilirsin.
0
elorelia
(16.01.25)
ekmek şundan olsun:
www.macrocenter.com.tr

içine fıstık ezmesi, labne, marul, roka, hindi füme, domates, çekirdeği çıkartılmış zeytin
0
gabe h coud
(16.01.25)
Deli2go
0
etna
(16.01.25)
Deli2go sandviçleri satılıyor Shell benzinliklerinde. Ben onlardan tarifler alıp evde yapıyorum.
0
etna
(16.01.25)
(9)

e-devlet hesabıma giriş yapılmış

braveheart xakah
Merhaba arkadaşlarPazar sabahı ben uyurken e-devlet hesabıma 5 dakika içinde 6 kez bilgim haricinde giriş yapılmış. Uyandığımda e-posta bildirimleri gelmişti. Şifremi değiştirdim, 2 faktörlü girişi etkinleştirdim falan ama adamlar yapacağını yapmış mıdır? Şirket açabilme yetkisini pasif etmiştim o a
Merhaba arkadaşlar

Pazar sabahı ben uyurken e-devlet hesabıma 5 dakika içinde 6 kez bilgim haricinde giriş yapılmış. Uyandığımda e-posta bildirimleri gelmişti. Şifremi değiştirdim, 2 faktörlü girişi etkinleştirdim falan ama adamlar yapacağını yapmış mıdır? Şirket açabilme yetkisini pasif etmiştim o aynı duruyor, yeni bir gsm numarası alınmış mı diye baktım, yeni bir hat gözükmüyor? Başka neyi kontrol etmeliyim?
0
braveheart xakah
(14.01.25)
sikayetvar.com'a edevlet sifrem calinmistir. iznim disinda adima yapilan hicbir islemden sorumlu degilim tarzinda bisey yaz. yazili kanit olarak kalsin bi yerlerde.
0
buenosdias
(14.01.25)
şirket açma ya da gsm alma işi için e devlete giriş yapmaya gerek yok ki. o başka bu başka. cimere girip cumhurbaşkanına sövmek daha garanti bi zarar verme yöntemi bence.
0
elorelia
(14.01.25)
Hocam, eşin dostun yanlışlıkla girmiş olabilir mi? Benim bilgisayarda kayınpederden tut babamın çocukluk arkadaşına kadar şifreler kayıtlı.
Bazen dikkatsizlik sonucu otomatik doldur başkasını getiriyor. Ona giriş yapıyorum.
0
nickini vermek istemeyen uye
(14.01.25)
E-devlet'te arama çubuğuna "kullanım geçmişim" yazıver. Sana kullandığın uygulamaların geçmişini gösterecektir.
0
koskoca kirpi
(14.01.25)
@nickini vermek istemeyen uye

yok hocam, herhangi bir bilgisayarda şifrelerim kayıtlı değil. Bizden birinin bilmesi de imkansız.
0
🌸braveheart xakah
(15.01.25)
@koskoca kirpi

oradan baktım ama sadece giriş kayıtları var, işlem göremedim.
0
🌸braveheart xakah
(15.01.25)
Bu akşam bu durumla ilgili olduğunu düşündüğüm bir olay yaşadım.

Akşam 5'e doğru 0544'lü bir numaradan arandım. Arayan kadın direkt ismimi söyledi, PTT genel merkezi Ankara'dan arıyorum dedi. Bir tebligatım varmış, Çankaya'dan mı ne gönderilmiş o kısmını tam anlayamadım, sonuçta bana teslim edilememiş. Detay öğrenmek istersem avukata aktaracakmış, bu kısımda şüphelendim zaten. Dedim durumu şu an e-devlet'ten görebiliyor muyum? Sonuçta tebligatsa ya trafik cezası ya da mahkeme falandır diye düşündüm. Eğer avukatla görüşmeyeceksem 24 saat içinde adli sicil sistemine(!) düşeceğini söyledi. Ben de e-devlet'ten görmek istediğimi söyledim, görüşmedim avukatla falan. Tamam dedi kapattı.

Açıkta, alacaklı tarafta olduğum bir icra dosyası olduğundan biraz da inanasım geldi ama e-devleti kontrol ettim, farklı bir durum görmedim. Bir de tebligat bana ulaşmadıysa ki mümkün değil evde hep birileri var, muhtara gider. Bir şekilde ulaşır yani. Bir de PTT genel merkezinin birini arayıp avukata aktardığı nerede görülmüş... hikayeye gel. Sonrasında aradım çaldı çaldı açmadı kimse. Arkadaşlara falan anlattım durumu, dolandırmaya çalışmışlar, dur arayalım dediler. Aradık ulaşılamıyor.

Neyse bu dolandırıcılık teşebbüsünün başlıktaki meseleyle alakası da bence şöyle; bunlar benim e-devlet'e girip bordromdan çalışma durumuma, yaptığım işe falan baktılar. oltaya gelecek bir profil midir diye bir süzdüler ona göre de aradılar. ya da başka bir durum ama bu iki olayın bence birbiriyle kesinlikle bağlantısı var.
0
🌸braveheart xakah
(15.01.25)
eksisozluk.com

şu açık ile mi ilgili acaba?

belki doğrulama kodunu tarayıcının site kodlarından bulup giriş yapmışlardır konuyu detaylı araştırmadım henüz ama aklıma bu geldi.
0
ananiyimioguz
(15.01.25)
@ananiyimioguz

Kesinlikle ilgili :)
0
🌸braveheart xakah
(15.01.25)
(7)

Yüksek vergilerin mahkemeye verilmesi

simbolmina
Yok mu bu işin oluru? Neden STK ya da siyasi partiler yüksek vergileri mahkemeye vermiyor? Bunu değerlendirecek bir yargı kurumu yok mu?
Yok mu bu işin oluru? Neden STK ya da siyasi partiler yüksek vergileri mahkemeye vermiyor? Bunu değerlendirecek bir yargı kurumu yok mu?
0
simbolmina
(09.01.25)
Sanmiyorum. Devletin yuksek vergi alamayacaginin herhangi bir yasada dayanagi var mi ki, zaten olsa da ne farkeder, kanun koyucular az cok istedigini yapiyor.
Zaten vergiler cok mu yuksek? Otomobilde yuksek diye biliyorum(ozellikle luks araclarda), sanirim cep telefonlarinda da birseyler var. Gerisinde gorulmemis bir durum yok.
0
mbond
(09.01.25)
2010 yapılan ve "darbeciler yargılanacak, kişisel verileriniz korunacak" falan diye lanse edilip milletin ağzına bir parmak bal çalınarak yapılan anayasa referandumu ile (yetmez ama evet denilen hani) yargı mercii iktidarın eline geçti. yani öyle bir sistem ki, dava açacağın mahkemenin üyelerinin çoğunluğunu dolaylı olarak dava açacağın kişiler atıyor.

dolayısıyla ananı öpen kadı, kimi kime şikayet edeceksin.
0
kibritsuyu
(09.01.25)
Ülkede muhalif STK y da siyasi parti olduğunu sanmıyorum.
Anayasa mahkemesi de çift MTV'ye onay vermişti.
0
parka
(09.01.25)
bu işe natonun, avrupa birliğinin felan el atması lazım, en fazla bir üründen %80 vergi alabilirsin diye bir sınırlama olması ne güzel olur. resmen insan haklarına aykırı bir durum, modern kölelik biz çalışıyoruz iktidar da kim varsa yiyor.
0
ravenudon
(10.01.25)
meclisin vergi koyma yetkisi anayasadan geliyor zaten. ortada yasal olmayan bi durum yok ki mahkemeye verilsin.
0
elorelia
(10.01.25)
yüksek vergiler mahkemeye verilmez, seçimle gelecek yönetimden talep edilir.
0
gabe h coud
(10.01.25)
tek oluru ülke çapında protesto. o da bu ülkeden çıkmaz malesef.
0
ahmet oturum cerezi
(10.01.25)
(2)

Doğum yapınca emzirme ödeneği nasıl alınır?

contavolta
Eşim doğum yaptı. Bu 2. çocuğumuz ama daha önce almamıştık. Emzirme ödeneğini nasıl alabiliriz? Kendisi yaklaşık 3 yıldır çalışmıyordu. Bunu almak için çalışıyor mu olmak gerekiyor? Ya da bi yere mi başvurmamız gerekiyor? Bunun dışında çocuk olunca alınacak başka ödenek vs. var mıdır :)Bilgili biri
Eşim doğum yaptı. Bu 2. çocuğumuz ama daha önce almamıştık. Emzirme ödeneğini nasıl alabiliriz? Kendisi yaklaşık 3 yıldır çalışmıyordu. Bunu almak için çalışıyor mu olmak gerekiyor? Ya da bi yere mi başvurmamız gerekiyor? Bunun dışında çocuk olunca alınacak başka ödenek vs. var mıdır :)

Bilgili biri aydınlatırsa çok sevinirim.
0
contavolta
(09.01.25)
emzirme ödeneğini almak için doğum yaptığınız kurum sizin adınıza başvuruyor. ayrıca bi işlem yapmanıza gerek yok ama yine de hastaneye bir sorun. e devletten sgk ödemeleri için iban bildirim kısmına hesabınızı eklerseniz oraya yatar. yoksa pttden almak zorunda kalırsınız. eşinizin çalışmasına gerek yok. eğer siz sgklı çalışıyorsanız sizin adınıza yatar.

bir de doğum yardımı var. ancak onun için şahsen bir yere başvuru yapmak gerekiyordu, ben uğraşmamıştım.

bazı belediyelerin de doğum paketi hediyeleri oluyor, bir de ona bakabilirsiniz.

başka yok benim bildiğim kadarı ile.
0
elorelia
(09.01.25)
İstanbul'daysanız anne kart muhteşem bir şey: www.istanbulkart.istanbul
0
fotrsapka
(09.01.25)
(12)

Grip aşısı yaptırıyor musunuz?

veritaslibertas
sb.hayatımda hiç grip aşısı olmadım, yaptırmak lazım mı? her sene mi olunuyor bu nasıl oluyor? hastaneye gidip grip aşısı olmak istiyorum mu diyorsunuz?bir de grip aşısı oldunuz mesela, eylül ekim gibi yaptırmak iyi gerekiyormuş sanırım, kışı hastalıksız geçiriyor musunuz gerçekten?tşk.
sb.
hayatımda hiç grip aşısı olmadım, yaptırmak lazım mı? her sene mi olunuyor bu nasıl oluyor? hastaneye gidip grip aşısı olmak istiyorum mu diyorsunuz?

bir de grip aşısı oldunuz mesela, eylül ekim gibi yaptırmak iyi gerekiyormuş sanırım, kışı hastalıksız geçiriyor musunuz gerçekten?
tşk.
0
veritaslibertas
(09.01.25)
Kronik hastalığın varsa veya çok yaşlıysan Devlet sana aşı tahsis ediyor. Kış girişi Aile hekimine gidip reçete ettirip aşıyı oluyorsun.

Yaşlı veya kronik hasta değilsen eczaneden para verip alıp olabilirsin. Olacaksan dikkat et soğuk zincirini bozma.

Ek: Bazı tip alerjisi (yumurta vardı sanırım içlerinde) olanlar bu aşıyı olamıyor. Alerjiniz varsa konu hakkında Hekim veya eczacınızla görüşün.

10 yıldır falan yaptırırım. Hiç grip olmadım.
0
Mirket
(09.01.25)
Yaptırıyorum, ailemdeki 50 yaş üstü herkesi de her sonbahar yaptırana kadar rahat bırakmıyorum. Aşı yaptırmadığım her kış sağlam bir grip geçiriyordum, aşı yaptırınca ya hiç hastalanmıyorum ya da çok hafif atlatıyorum.

Kronik hasta ya da 65 yaş üstüyseniz aile hekimi reçetesiyle, değilseniz eczaneden parasıyla alınıyor. Mahalledeki eczacımıza eylülde soruyorum, yeni aşı gelince haber veriyor, gidip yaptırıyoruz.
0
kobuzchu kiz
(09.01.25)
ben ilk defa bu sene yaptırdım. bebiş olunca dr muhakkak yaptır dedi bende yaptırdım. eylül ekim gibi yaptırılıyor.
0
eisberg
(09.01.25)
her yil yaptiriyorum senelerdir grip olmadim.
0
mamu
(09.01.25)
yaptırmadım ama düşünüyorum ben de. öneren doktor, eczacı çok duydum.
0
elorelia
(09.01.25)
yıllar önce oluyordum. koruyuculuğu da var (en azından bende) aşı olduğum zamanlarda grip olsam bile daha hafif atlatıyordum. sonra aşı olmayı bıraktım.

risk grubundakiilere ücretsiz yapılıyor. aşı dönemi de ekim kasım aralık gibi.

bu arada sb sadece başlık anlamına geliyor. buna benzer platformlarda sorunuz sadece başlıktan ibaretse yazılırdı. burada oldukça yanlış kullanılıyor. bilgi vermek istedim.
0
exlibris
(09.01.25)
Yaptırmıyorum. Zaten nadir olduğum ve ilaçsız ayakta atlattığım bişi, nadiren yatağa düşürür beni. O zaman da hiç sekmez kesin kriptik tonsilit olmuşumdur strep a kapmışımdır. Tek doz deposilin vurulmazsam asla iyileşemem.

Benim açımdan gereksiz. Annem babam yaşlılar ve hastalıkları var onlar yaptırıyor.
0
kullanicadi
(09.01.25)
Yaptırmıyorum.

Nezle / grip olmayı da bir nevi yenilenmek olarak düşünüyorum.
Kaynatılmış bitkisel içeçekler yeterli oluyor tedavi adına
0
diyecevaplandı
(09.01.25)
Gecen sene yaptirdim hiç hasta olmadim alakali mi bilmiyorum
0
Zetnikov
(09.01.25)
Daha önceden yaptırıyordum. bu sene de yaptıracaktım ama fırsat olmadan grip oldum.

3 haftadır tam anlamıyla %100 iyileşemedim. ilk hafta iyi değildi. şu an %90 iyiyim diyebilirim.

aşınızı olun.
0
false pretension
(09.01.25)
zengin bir şirkette iken yaptılar bize.

hemen arkasından zaten hasta oluyorsun bağışıklığın güçlensin diye. o zamanlar aşılar böyle çipli kokteylli değildi aşılar. tey teyy sene 2005 olsa gerek. ilk sene işe yaramıştı.
ikinci sene yaramadı.

şimdi yaptırmam. kasa ile narenciye yerim daha iyi.
hatta arı soksa diye dua ederim.

zaten vakti geçti. beslenmenize dikkat edin.
0
mathilda.may
(09.01.25)
ben son 4 yıldır eykim başı gibi eczaneden parayla alıp yaptırıyorum. kışın da 2-3 günde bir c vitamini takviyesi alıyorum. max. 1 veya 2 defa hasta oluyorum. ondan önce bütün kışı hasta geçirirdim. bence çok faydalı.
0
bim tribi
(09.01.25)
(8)

14-20 ay arası çocuğunuz varsa akşamları kim uyutuyor?

psmstc
Bizimkisi 16 aylık. Son bir kaç aydır özellikle akşamları annesinin uyutmasını istiyor. Ben uyutmak için ne kadar uğraşsam da hep onu istiyor. Sizde de durum benzer mi? Bir de hastalık dönemlerinde gece sık uyanmalar, uyumamalar normal mi?
Bizimkisi 16 aylık. Son bir kaç aydır özellikle akşamları annesinin uyutmasını istiyor. Ben uyutmak için ne kadar uğraşsam da hep onu istiyor. Sizde de durum benzer mi?

Bir de hastalık dönemlerinde gece sık uyanmalar, uyumamalar normal mi?
0
psmstc
(09.01.25)
Hasta olan çocuğun tüm huyu değişir. İyileşince normale döner. Arada tutturdukları birileri olur. Hasta olunca biraz nazını çekin, eski düzeniniz konusunda ısrarcı olmayın. Bir kaç gün sonra yine eski düzene dönersiniz. Nazlı oldukları bu dönemde bazı kurallar ve düzen konusunda ısrarcı olmak bebeği de sizi de yorar. İşe yaramaz. İyice stres olur. Benimki naçizane kendi deneyimim.
0
strawberry first
(09.01.25)
öncelikle hasta iken muhtemelen nefes almakta zorlandığı için uyanıyordur normaldir. odaya soğan kesip koyabilirsiniz ya da coldmix damlalik damlatabilirsiniz. uyku kısmı emerek annesi ile uyurdu sonra uyandığında genelde ben tekrar uyuturdum
0
sweetoffice
(09.01.25)
Bizimkisi de bir noktadan sonra annesine döndü(erkek cocuk). Ancak annesinin olmadığı günler yine ben uyutuyorum eğer evde hiç görmezse problem olmuyor ama görürse annesini istiyor. Uyku konusu ise bizimki 3 yaşına yaklaştı gece sık sık uyanıyor hala uyku danışmanı normal olduğunu söyledi. Hastayken uyanması zaten beklenen bir durum.
0
mirty
(09.01.25)
Cogu zaman hanim uyutuyor, zaten cogu zaman emzirilerek uyutuldugu icin benim yapmam mumkun degil. Bu aralar hasta, gece uyanip, uykusu iyice acilirsa benim kucagima geliyor ve salona gitmek istiyor. Bir sure mutfaktaki urunleri inceleyip, biraz konustuktan sonra tekrar annesine teslim ediyorum. Bu arada emzirme isi yakinda bitecek, siz nasil uyutuyorsunuz?
0
mbond
(09.01.25)
2,5 yaşında kızım babasında asla uyumuyor. hep ben uyutuyorum. babası odaya girip ışığı kapatınca bile krizlere giriyor, gece uyanırsa beni görmeden uyumuyor. bi de bu çocuğa 5 aylık olduğundan beri gündüz babanne-dede bakıyor, gündüz onlar uyutuyor. ama hafta sonu evdeyken gündüz de ben, gece de ben...

çocuğunun huyunun değişmesi normal ama. dönem dönem anneye/memeye düşkünlük olabiliyor.

hastalık dönemi zaten sıkıntılı. burnu tıkalıysa, geniz akıntısı varsa zorlanır çocuk. 8-10 karanfil batırılmış yarım soğan, cold mix +1 bir de hava nemlendirici alabilirsiniz odasına.
0
elorelia
(09.01.25)
hem annesi hem ben sıra ile uyuttuk bizimkini hiç sorun yapmadı
0
basond
(09.01.25)
anne evdeyse anne uyutsun oluyor. sık uyanmalar normal.
0
brakgn
(09.01.25)
Benim sıpalar kocaman oldular tabii, özlüyorum şimdi o dönemleri.
Bizde şöyle olduydu efendim. İlk çocukta ilk 6 ay ben uyutmamıştım bile. Eşim gelene kadar annem/ablam, akşam eşim gelince de eşim uyutuyordu. Ben sadece sağmal inek olarak süt veriyordum. Gaz çıkartma / uyutma işi babadaydı. Sonra eşim uyutunca uyanmaya beni istemeye başladı, o dönem tam kabustu. Aslında uykusu var ama uyuyamıyor, ben ertesi gün işe gideceğim, onu uyuttuktan sonra ertesi günün yemeğini yapacağım. Ben sabırsızlandıkça (bebek anlar böyle şeyleri) durum iyice zıvanadan çıkıyordu. Bir ara "ağlarsa ağlasın" metodunu deneyelim dedi eşim, ben yapamadım. Odaya bir koltuk koyduk. eşim monoton bir sesle ya şarkı söylüyordu ya da masal anlatıyordu. Öyle öyle alıştı uyumaya büyük kızımız. Küçükte daha kolay oldu.
Hastalık dönemleri ilaveten güç geçer, evet. Normal ama bezdirici. Geçiyor illa ki. Geçeceğini bilip sabretmek gerekiyor. İkinci bizde o yüzden daha kolay büyümüştü.
0
SiyamkedisiZorro
(09.01.25)
(6)

Hukuki bir soru

nick konusunda kararsizim
Dedemin vefat eden eşinin ilk evliliğinden bir oğlu var. Dedemin de üvey babaannemin de ikinci evlilikleri. Her ikisi de vefat etti. Dedem öldüğünde babaannem hayattayken evlerin paylaşımı konusunda sorun yoktu. Babaannem öldükten sonra köyde ki 17 tarla için kardeşler arasında anlaşmazlık çıktı ve
Dedemin vefat eden eşinin ilk evliliğinden bir oğlu var. Dedemin de üvey babaannemin de ikinci evlilikleri. Her ikisi de vefat etti. Dedem öldüğünde babaannem hayattayken evlerin paylaşımı konusunda sorun yoktu. Babaannem öldükten sonra köyde ki 17 tarla için kardeşler arasında anlaşmazlık çıktı ve paylaşım davası açıldı. Mahkeme sonucunda babaannemin ilk evliliğinden olan oğlu da hissedar çıktı ve 8 tane tarla direkt ona pay edilmiş. Sorumuz şu şahıs zaten vefat etmiş. Geride kalan çocuklarına pay düşer mi? Yasal olarak dedemin alt soyu değil ama dedemin mirasından yararlanması normal mi?
0
nick konusunda kararsizim
(08.01.25)
Hukukçu değilim ancak benzer bir durumdan geçtiğimiz için bilgi vereyim. Üvey babaanne dedeniz vefat ettiğinde yaşıyorduysa dedenizin ölümüyle beraber terekenin yarısına hak kazanıyor. Üvey babaanne ölünce de kendi mal varlığı sizin dedenizden kalan pay da dahil oğluna (ya da alt soyuna diyeyim) miras kalıyor. Dedenizin ve üvey babaannenizin ortak çocukları olmadığından yola çıkıyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(08.01.25)
dedeniz önce ölünde üvey babanneniz mirasçısı olmuş. üvey babanne de ölünce onun hakları kendi mirasçılarına geçmiş. aslında teknik olarak dedenizin mirasından yararlanmıyorlar da kendi annelerinin mirasından yararlanıyorlar. üvey babanne daha önce ölseydi böyle bi sonuç olmazdı.
0
elorelia
(08.01.25)
Dede ölünce Nine mirastan payını aldı.
Nine ölünce onun hangi eşinden olduğuna bakılmaksızın bütün çocukları mirastan pay alacak.
Çocuklarından biri veya birkaçı kendinden önce ölse dahi onların çocukları pay alacak.

Soruyu doğru anladıysam cevap böyle.
0
Mirket
(08.01.25)
Üvey babaanne dedenizden önce vefat etseydi oğluna dedenizden bir şey kalmazdı, o ayrı. Tahminim ü. babaanne hayattayken aslında tam bir mal paylaşımı yapılmadığı, kardeşler arasında anlaşmazlık babaannenin ölümünden sonra çıkmış, yani o zamana kadar tereke paylaşımı, taşınmazın miras yoluyla devri işlemleri yapılmamış olduğu için şimdi asıl hisse dağılımı yapılıyor.
0
SiyamkedisiZorro
(08.01.25)
Tartışmasız miras intikal eder.
0
Fritz-X
(08.01.25)
Herkese çok teşekkür ederim.
0
🌸nick konusunda kararsizim
(08.01.25)
(21)

Kaçıncı birliktelikten sonra çocuk oldu?

tahirkemalbozoglu
Genelde ilk birkaç denemede karavana olduğu söyleniyor. Sb
Genelde ilk birkaç denemede karavana olduğu söyleniyor. Sb
0
tahirkemalbozoglu
(06.01.25)
Nokta atisi yapabilmek için yumurtlama zamanlarini seçmelisin.
0
feastofthedamned
(06.01.25)
Daha önce cocuk olmadiysa bunu bilemezsin. Belki hic olmayacak?

Bildigim 2 tane ilk denemede.
Bir arkadas 1 yilda falan ama onun polikistik overi vardi.
Deneyip deneyip olmayanlar ama söylemek istemeyenler de vardir kesin.
0
sonsuz
(06.01.25)
@sanem, kac yasindasin ayiptir sormasi?
0
sonsuz
(06.01.25)
Biz 33 uz. Geç kaldığımız söyleniyor ve yavaş yavaş korku duymaya başladık, ilk denemerdeyiz.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(06.01.25)
Abi 33 yaş geç diyen kimse biraz okusun, araştırsın Allah aşkına ya. Geç değil abi 33 falan. Google yaparsan zamanlaması, sperm kalitesini artırmak için yapılması gerekenler falan bulursun.

Yaptığınız stres bile etkiler. Fransa'da etrafımda bir sürü çocuğu 35+ yapanlar var, kimse de "35 geç kalmış" demiyor. Türkiye'nin baskısı biraz o. Kulak asmayın, 33 güzel yaş.

Baktınız her şeyi yaptiniz, olmuyor. O zaman bir sperm kalitesi vs baktırirsin.
0
logisticsmanager
(06.01.25)
2-3 ay tavsan modu on olarak calismak gerekebiliyor.
bir de erkekler bir ise yaramiyor derler :)
33 gec falan degil..
0
cooperr
(06.01.25)
Ben 23’te evlenmiştim, 29’da tüp bebek ile oldu.
0
deartheodosia
(06.01.25)
Geç veya erken derdine düşmeyin. Tıbben '6 ay korunmasız ilişkiye rağmen' gebelik olmuyorsa kısırlık düşünülmeye başlanır.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(06.01.25)
bir kadının hamile kalma günü ayda 4 gündür.

boşalma sonrasında kadın bir süre yatar konumda kalsın. kalkmasın. bu çok klasik bir yöntemdir.

ovülasyonu takip eden uygulamaları kullanmıyorsanız tavsiye.

ek olarak sperm sayı ve kalitesi artırıcı ile kadının folik asit oranının yükseltilmesi için bitkisel yardımcılar araştırabilirsiniz.

Allah'ın adını veriyorum, yok bilimsel yok tıbbi vs gelmeyin. ilaçlar zaten bitkileri temele alarak üretiliyordu ve şu an sadece semptom tedavisinde kullanılıyor.
farma lobisi bir gerçek.
neyse.

para varsa bol bol istiridye, mavi yengeç, mavi midye vs yiyebileceğiniz bir boracay tatili tavsiye ediyorum.


ek:
sevişme amacınız yavrulama olmasın. o biraz hedef şaşırtır. amaç o olsa da bunu hedef yapmayın yani.
0
mathilda.may
(06.01.25)
olayı akışına bırakmazsanız inadına olmaz.
normal korunmasız o meseleyi "gerçekten" hiç düşünmeden devam etmeniz lazım.
insan psikolojisi biyolojiyi çok etkiliyor.

tabi şu var; yumurtlama dönemleri daha aktif olmaya bakın, genellikle adetin 10-14. günleri.
mesela adete yakınken yaptıklarınız bir işe yaramaz.
0
nuisance2
(06.01.25)
Tek attik ;)

Modern tıbba laf edenleri ömür boyu modern tıp hizmetinden mahrum bırakma sisteminin de gelmesi lazim
0
abuzer
(06.01.25)
@ Abuzer, sen her alanda müstesnasin hustad.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(06.01.25)
yaş konusunda erken veya geç diye bir şey yok arkadaşlar. Her bünye farklı. Kimi için 25 geç, kimi için 45 erkendir. Panik yapmayın.

Döllenme olasılığını arttırmak için teknik takip ve araçlar var, onları önermişler. Bunları deneyebilirsiniz.

Bunun dışında isterseniz sperm sayımı, sperm kalitesi incelemesi, yumurta kalitesi incelemesi gibi tıbbi araştırmalar da yaptırabilir, doktorlardan tavsiye alabilirsiniz.

Bir arkadaşımın yaptığı model de şu, bir yıl boyunca kadın hemen hemen her ay yumurtlama döneminde, yumurtasını aldırıp, dondurdu. Erkek de toplamda 5-10 kere falan sperm verdi ve dondurdu. Sonra laboratuvarda bunların her birinin kalitesini incelediler. En kaliteli yumurtayı ve en kaliteli spermi seçip, onları tüp bebek yöntemiyle rahme yerleştirdiler. Sonuçta da güzel ve sağlıklı bir çocukları oldu. Ama tabi zenginlerdi toplamda 15.000 dolar falan harcamışlardı sırf bu işe.

Hatta bence döllenme öncesinde doktora gidip, biyolojik durumlarınızı incelettirmek daha da faydalı olabilir. Alkol, sigara kalıntısı, kanserli hücre olasılığı, kalıtsal hastalıklar, bulaşıcı hastalıklar... gibi bir çok olasılığa karşı ortada çocuk yokken hazırlık yapmak veya önlem almak belki de çocuğunuzun hayatını kurtarır.
0
sinematematikci
(07.01.25)
çevremdeki çoğu kişi ben dahil 2-3 ay zamanları takip ederek çocuk sahibi oldu.

Zamanında sevgilimiz hamile kalacak diye kafayı yiyorduk, meğer zor olan şey hamile kalmasıymış.
0
kimlanbu
(07.01.25)
ilk denemede de olabilir, 1 yıl sonra da olabilir. erken yaşlarda bir yıldan önce araştırmaya bile gerek görmüyor sanırım doktorlar. çünkü sebepsiz de olabiliyor. ama 33 yaş için o kadar beklenmez. ben olsam 6 ay sonra doktorun kapısını çalmıştım. 33 geç bi yaş değil ama erken de değil.
0
elorelia
(07.01.25)
bu o kadar nasip işi ki yani matematiği filan yok bence. boşuna kendinizi strese sokmayın olacağı varsa olur zaten.

32 yaşındayım, tek yumurtalığım yok, diğerinde de kist vardı. gittiğim her doktor çocuğun olmaz böyle tüp bebek şart diyordu. amh düşüktü. hormonlar kötüydü. yumurtlama günü haricinde bir günde, doğum kontrol hapına rağmen bebişim oldu.
bebeğimin gelesi vardı geldi, allah isteyen herkese versin inşallah.

o yüzden bir şeyleri eksik mi yapıyoruz stresine giren herkese bunu diyorum tamamen salın yani olacağı varsa böyle de oluyor.
0
yenibirgüzelnick
(07.01.25)
33 yaş artık "gecikmeye başladın" yaşı bence. işi sıkı tutmakta fayda var. 3 denemede çocuk olmadıysa sıkıntı var demektir. en yakın laboratuvara sperm testine gidersin. değerlerine göre hareket edersin.

eksisozluk.com

direkt bu yazımı oku hatta.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.01.25)
ya ek yapmak istiyorum, bizde başka durumlarda sıkıntı vardı; doktor takibinde elverişli günleri söylerdim, bugün annemde konuşkan değildin diyerek cezalandırırdı falan. yani olmuyor gibi bir durum yoktu.
0
deartheodosia
(07.01.25)
periyod takibi yapmadan 6 ay falan oldu, daha fazla hatta.
0
kondansator
(07.01.25)
Biz akışına bıraktık 4 ay içinde oldu yaşlar 35 idi.

Ablamlar yillarca denedi, 9 kez tüp bebek denediler, alternatif tedavilere gittiler neredeyse denemedikleri şey kalmadı sonra İngiltere'ye taşındılar 2 ay içinde oldu, yaşı 40 bu arada. Kafa rahatlığı çok önemli.
0
mirty
(07.01.25)
1

sigara içenlerin işi zor.
0
jamswety
(07.01.25)
(18)

İlkokul sorusu - Özel okul mu devlet okulu mu? İstanbul içi mi dışı mı?

bencileyin
Merhaba sevgili duyuru sakinleri,İstanbul Acıbadem'de yaşıyoruz.Kızımız seneye ilkokula başlayacak ve özel okulların fiyatları yavaş yavaş açıklanmaya başlandı.İsmen çok iyi anılan nitelikli okulların kontenjanları da büyük bir hızla tükenmeye başladı.Kızımız seneye Eylül'de ilkokula başlayacak olsa
Merhaba sevgili duyuru sakinleri,

İstanbul Acıbadem'de yaşıyoruz.
Kızımız seneye ilkokula başlayacak ve özel okulların fiyatları yavaş yavaş açıklanmaya başlandı.
İsmen çok iyi anılan nitelikli okulların kontenjanları da büyük bir hızla tükenmeye başladı.
Kızımız seneye Eylül'de ilkokula başlayacak olsa da bizim max 1 ay zamanımız kaldı gibi görünüyor okula karar vermek için.

Mahallemizdeki devlet okulunda ilkokul 1 müsamelerini gördüm. Temalara inanamadım! :(
Tıpkı hastane mantığında çil yavrusu gibi açılmış görece uygun fiyatlı özel okullara da baktım, bildiğiniz ticarethane olduklarından içime sindiremedim.
Nitelikli okullar ise yıllık ortalama 1Milyon ₺ civarı.

Bu rakamı zorlanarak da olsa bu sene versek, tüm eğitim hayatı boyunca nasıl sürdürülebilir kılarız hem düşündürücü hem de orta sınıf aileler için sahiden büyük rakamlar.

İstanbul zaten insan kusuyor, kiralar da uçmuşken acaba bu bahaneyle şehir mi değiştirsek...

size 3 tane sorum var. İçlerinden seçip beğendiğinizi cevaplarsanız çok sevinirim.

1) Zorlanarak da olsa ödemeye imkanınız olsaydı ilkokula başlayacak çocuğunuzu özel okula mı yollardınız yoksa devlet okuluna mı?

2) istanbulda çocukları yarış atı gibi görmeyen, sosyal ve duygusal gelişime de en az akademik gelişim kadar önem veren okul tavsiyeniz var mı? Yabancı dil eğitimi bizim için çok önemli bir ayağımız yurt dışında olduğı için bu arada.

3) İstanbul dışında siz ya da yakınlarınız tarafından denenmiş onaylanmış memnun kalınmış, bize şehir değiştirtecek bir okul tavsiyeniz var mı? Var ise bu sene fiyatı ne kadardı?

Çok teşekkürler.
0
bencileyin
(02.01.25)
Aslinda siz iyi bir devlet okulu bulsaniz sorun cozulecek gibi.

Terakki, istek ayari disindaki ozeller kimse alinmasin ama goygoy (esim onceden 1 milyonluk dediginiz okullarda ogretmenlik yapti ve cocugu devlete gonderiyoruz.)

Ingilizce egitimini ozel ders/cambly vs ile kendiniz organize edebilirsiniz. Hafta sonu da ilgisini ceken kaliteli bir kursa gonderirseniz tamamdir iste.
0
brkylmz
(02.01.25)
Yorumlarınızı okuyunca şunu eklemek istedim.
Bizim 1-2 yıl sonra Amerika'da çalışma ihtimalimiz var kesin olmamakla birlikte.
Yabancı dil o yüzden de önemli biraz.

Aile yapısı olarak laik, özgürlükçü, küçük yaş grubu çocuklara "Gazzeli kardeşlerimiz", "15 Temmuz" gibi temalarla müsamere yapmayı pedagojik açıdan uygun görmeyen bir yapıdayız.
Devlet okullarında öğretmen seçimi de kalkmış tamamen.
Bahsettiğiniz gibi ailelerden o dev ödenekleri alıp öğretmene cücük kadar para ödeyen yerlerin de farkındayım.

Ben Fide Okulları, Key Stone, Açı Okulları, Sezin vs. gibi okullardan bahsetmek istedim.
Hem kurumsal, hem çocuğu yarış atı görmeyen, hem de sosyal becerilerini de desteklemeyi ilke edinmiş.

Gerçekten çok ama çok üzgünüm bu saçma sapan durumlara.
0
🌸bencileyin
(02.01.25)
Devlet okullarinin bir cogu oyle gibi dursa da eski usul egitim yapan, gocmen ogrenci kaydi almayan cok okul var. (Arastirmaniz gerek cevrenizdeki okullari)

Amerikaya gitmeden illa da ingilizceyi super ogrenmesine gerek yok. Azcik temeli olsa yeterli. 1 sene icinde zaten bulbul gibi konusmaya baslar orda.
0
brkylmz
(02.01.25)
1.Tabii ki ozel okula yollarim. Ilkokulu devlette okuyanlar kabul etmez ama ciddi fark oluyor ileride yasitlar arasinda en basitinden yabanci dil konusunda.
2. Bilge kagan olabilir. Isik olabilir.

Yalniz sunu da yazmam lazim. Bu devirde konu isik lisesi bile olsa verilen paralara aciyorum. Illa da ozele gitsin bu devir icin pek de gecerli degil. En azindan artik, veli bu parayi nasil oderimi falan dusunuyorsa ozel okul isini iki kere dusunmeli. Eskiden boyle degildi bu isler. Normal maasli biri bile kisip cocuguna yatirim yapabiliyordu. Sorulara net girip sonra kafa karistirdim gibi oldu ama durum bu.
0
Kittie
(02.01.25)
Aa amerikayi yeni gordum. Bir iki sene icin iyi bir amerikali ogretmen de bulabilirsiniz ozel ders vermesi icin. Yani devlete karar verirseniz bunu yaparsiniz.
0
Kittie
(02.01.25)
çocuğunuz abd’ye taşınırsanız dili sizden iyi öğrenir her koşulda, sıfır dille gitse dahi. yaşı çok küçük. yani ingilizceyi sırf bu nedenle istiyorsanız saçma.

1. beklemeden direkt taşının taşınacaksanız
2. karşılayabiliyorsanız özele verin. bunu düşünmezdim bile.

yanıtlarda gördüm kusura bakmasın yazan kişi ama istek? istek ticarethane okullarının başı ve kalite? asla.
0
deartheodosia
(02.01.25)
Özel okulların çoğunun kalitesi devlet okullarından kötü. Özel okulların öğretmenlere verdiği maaş çok düşük. Kimse birşey için uğraşmaz o paraya
0
wd40
(02.01.25)
iyi bir devlet okulu, + o paralari cocugun adina acilmis bir yatirim hesabina yatirsaniz o paralarla cocugunun emekliligi garantilenir. Okul icin bence gereksiz.
0
The_Lollok
(02.01.25)
Ben de Ilhami Ornekal demeye gelmistim, bir arkadasim benzer sebeplerle sehir degil ama semt degistirmeyi dusunuyordu bu okul icin, bahsi gecen paralara inanamiyorum, durum gercekten icler acisi, ben de Sisli Terakki mezunuyum, biraz gec dogsam bambaska bir hayatim olacakmis demek.

Iki sene sonra gidecekseniz ingilizce her turlu ogrenilir, ben olsam kafa yapima uygun bir devlet okulu fikrini degerlendirirdim.
0
(02.01.25)
Özel okulların çoğu, birinci sınıf öğrencilerinin büyük kısmını kendi anaokullarındaki öğrencilerden alıyor. Ailelerin çoğu, çocukları o okullara girebildin diye ilkokul öncesi bu anaokullarını tercih ediyorlar. Eğer özel okula gönderme ihtimaliniz varsa, hızlı bir şekilde belirleyip, boş kontenjan var mı diye görüşmeniz, yoksa da yedek sıraya yazdırmanız gerekir, geç kalmayın.
0
efx
(02.01.25)
devlet okulu + dil kursu + gerekli görürseniz hobi kursları.

özel okula vereceğiniz parayla çocuk zaten kendini her türlü geliştirir.
0
durbidakka
(02.01.25)
iki seneye amerikaya gidecekseniz çocuğu orta halli bi özel ilkokula verin. dil kursuna gönderin.

devlet okullarının tuvaletleri dahi temizlenmiyor, güvenlik hak getire... sırf güvenlik için özel okula gönderilir çocuk zaten. ama o yaştaki çocuğa motor takıp uçuramayacağına göre o kadar para vermeye gerek yok.
0
elorelia
(02.01.25)
Aynı ikilemde kaldık, evimizin çevresindeki ilkokullar kötüydü, hem kalabalık hem de istemediğimiz sosyo ekonomik ve kültürel farka sahip bir popülasyon vardı diyeyim kibarca.

Ya özel okula yollayıp hayat kalitemizi bir gömlek alta çekecektik ya da düzgün bir devlet okulu bulup yakınlarına taşınacaktık.

Biz daha büyük dubleks bir eve taşınıp hayat kalitemizi yükselttik, 2 sokak arkamızda da devlet okulu var, şansımıza öğretmenimiz de çok iyi çıktı. Çocuk kültür şoku yaşamadı, ilkokul için asgari ücret verilen tecrübesiz öğretmenlerin çalıştığı bir özel okula 1M gömmek mantıksız. Paranın hesabı yoksa yollarsın ama çoğu orta üst gelir grubu için büyük bir para.
0
kimlanbu
(02.01.25)
Acıbadem’de oturuyorsanız mahallenizdeki devlet okulu kitlesi güzeldir. Özel okul için ayıracağınız bütçeyi yurt dışında lise, üniversite eğitimi için biriktirebilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(02.01.25)
imkanınız varsa şehir değiştirin ve o okulların bir şubesine yollayın.
kira ve diğer yaşam masrafları düşer ama eğitim kalitesi aynı kalır.

zaten 2025'in ikinci yarısından sonra ekonomik rahatlama olması çok yüksek. üste kalan parayı da birikime dahil edersiniz.

büyük şehir dışında yaşamak eskisi gibi zor değil.
her şey ayağınıza gelmese bile ötenize geliyor.
0
mathilda.may
(02.01.25)
hemen hemen aynı durumdayız, kızım seneye 1. sınıfa başlayacak. şu an oturduğum ilçedeki en iyi kreşlerden birine gidiyor. ingilizceyi oldukça güzel öğrendi. 2. sınıfa başlayan kuzeni devlet okuluna gidiyor daha renkleri bilmiyor. devlet okulundan önce özel kreşe de gitmişti oysaki. demek istediğim iyi bir kreşin dahi bu denli farkı varken özel okulun da farkı olacaktır illaki.

fakat gel gör ki özel okul ücretleri tam bir muamma, şimdi 1 milyon dedikleri 3-5 yıl sonra kaç milyon olacak kim bilir? ayrıca okul ücretiyle bitmiyor ki, servisi, kırtasiye ücreti, cart curt bir türlü bitmez.

daha bugün bildirim geldi, fotoğraf çekeceklermiş kreşte, 2700 tl fotoğraf ücreti istiyorlar. zorunlu değil elbette, ama bütün arkadaşları yapıyorsa geri kalmasın diye sen de yapıyorsun elbette. hal böyle olunca özel okulda da benzer şeyler olacak sürekli.

biz araştırdık, oturduğumuz ilçede nispeten yakın olabilecek bir devlet okulu var. oldukça da iyi diyorlar, alternatifini de belirledik. adresimiz orada çıkmıyor ama belirli bir bağış karşılığında kabul ediyorlarmış sanırm, yakınlarda gidip görüşeceğiz.

ben oyumu iyi bir devlet okulundan yana kullanıyorum. ama bütçe olarak da elimizde kalacak ciddi bir miktar olacak. bunun da bir kısmını kızımın ilerideki eğitim masrafları için yatırım, bir kısmını da bugünlerde ek ingilzice dersi özel hoca gibi değerlendirebilirim.
0
emfuzi
(02.01.25)
bahsettiğiniz acıbadem'deki devlet okulu hangisi? ben de orada okuduğum için merak ettim.
0
dilhun
(02.01.25)
Mihriban Suat Bedük İlkokulu. @dilhun
0
🌸bencileyin
(03.01.25)
(6)

bu akşam hangi film izlenir

plastic_angel
şöyle sıcak, komik, sıkmayan? :)
şöyle sıcak, komik, sıkmayan? :)
0
plastic_angel
(31.12.24)
geçen that christmas izledik güzeldi.
filmin ismini hatırlayamadım diye aratırken klaus filmine denk geldim, o da çoook güzeldi.
0
elorelia
(31.12.24)
Yeni yıl filmi olarak dün izledim. Kod Adı: Kırmızı / Red One
0
ankarakecisi
(31.12.24)
American dream
Big fish
Forest gump
0
duster
(31.12.24)
illa ki yeni yıl filmi olması şart değilse midnight run, tam yılbaşı akşamı koltuğa yayılıp keyifle izlemelik filmlerden.
0
phoarbix
(31.12.24)
Barfly :)
0
vedatchilipeppers
(31.12.24)
evde tek başına

veya

milyarder (şener şen)
0
yurtsuz john
(31.12.24)
(14)

Araç Engelli Düzenlemesi Çığırtkanları??

eisberg
Malumunuz bir düzenleme geçti, artık engelliler için ötvsiz araç alanlar 10 sene satamayacak ve yerli araçlar alınacak. Buna göre Clio, i20, Duster, Megane, Togg, Corolla, CHR ve Egea modelleri satın alabilecekler. Hatta yasa -söylentiye göre- geriye dönük de kısmen işleyecek…İki gündür forumlarda,
Malumunuz bir düzenleme geçti, artık engelliler için ötvsiz araç alanlar 10 sene satamayacak ve yerli araçlar alınacak. Buna göre Clio, i20, Duster, Megane, Togg, Corolla, CHR ve Egea modelleri satın alabilecekler. Hatta yasa -söylentiye göre- geriye dönük de kısmen işleyecek…

İki gündür forumlarda, X’de yıkılıyor ortalık… Ocakta ve sonrasında araç alımı planlayanlar çok kızgın. Ben anlam veremiyorum. Sistemde aşırı bir suistimal var o kesin… e yine de bir sürü model var, zaten alınabilecek araçlar bir ihtiyacı karşılayabilecek makul seçenekler gibi duruyor. SUV veya lüks segment alamıyorlar diye bu öfke nedir? Bu durum aslında düzenlenen yasanın makul olduğunu göstermiyor mu?

gönül ister ki bu kadar yüksek bir ötv olmasın ve kimse bunları düşünmesin ama işte öyle de değil...
0
eisberg
(30.12.24)
Verilen hakkın bir kısım da olsa geri alınması tepki yaratır ancak aynı insanların ülkenin son 10 yılındaki bir sürü soruna ses çıkarmayıp sadece kendi çıkarını ilgilendiren durumda ses çıkarması asıl ikiyüzlülük.

Öte yandan, her kuşa bindik bir leylek kaldı durumu var. Suistimal yok kimse diyemez de, ülkede suistimal edilen birçok şey varken sıra engelli yakınlarına mı geldi, bilemiyorum.

Bir diğer yandan, suistimali araba almayı bu kadar mesele haline getirecek vergi düzenini koyanlar düşünsün. Spotify çıktı korsan müzik bitti, erişimi ne kadar kolaylaştırırsan o kadar az suistimal olur.
0
Bruce
(30.12.24)
Fazlasıyla suistimal edilmiş bir konu, ancak bu yasa ile gerçekten mağdur olan insanlar da var. Mesele sadece lüks segment ya da suv değil, bazen kendi şartlarında maalesef öyle bir araçla ihtiyaçlarını giderebilecek olmaları. Üstelik 10 yıl da satamayacaklar.

Örneğin engelli evlatları bu 10yılda büyüyecek, belki engelleri için daha fazla araç gereç taşımak zorunda kalacaklar. Bizzat bildiğim bir aile var, oğullarının ekipmanları, ailenin diğer üyelerinin eşyaları ile tatile gitmek istedikleri için, tek kriterleri devasa bir bagaj ve kolay erişim.
Yaşadığım yerde suv araçlar daha konforlu mesela. Ben de kamyonet kullanıyorum çünkü yollar bozul, dağ tepe gitmek zorunda kaldığım çok zaman oluyor. Yüksek araç kurtarıcım.
Kısacası dışarıdan bizim için lüks görünse de gerçekten ihtiyacı olan aileler zor durumda kaldı.
0
strawberry first
(30.12.24)
her süistimal edilen konuda bu tarz düzenlemeler gelirse ucu herkese dokunur bir süre sonra. bunu savunmak saçmalık. süistimal edilmesini önleyebilirlerdi hakları daraltmak yerine.

yurtdışı alışveriş limitinin azaltılması gibi bir şey bu. orda da mı devletin yanındasınız?
0
jelly bear
(31.12.24)
toplam satılan araçların yüzde 40'ı mı ne bu şekildeydi. O zaman orada büyük bir suistimal vardır. Hiç o arabaya adımını atmamış engelliler tanıyoruz etrafta, üzerinden araba alınmış.
Hükümetin bu adımını yerinde buluyorum açıkçası. Bağıranların çoğu bu işten alakasızca faydalananlardır maalesef.
0
adivar
(31.12.24)
@jelly yurtdışı alışveriş limitini nasıl suistimal ettiler acaba?
0
🌸eisberg
(31.12.24)
ben hiç gerçekten de bir engellinin kullanımı için alınmış engelli indirimli araç görmedim henüz.

yok dedesi, yok annesi yok babası adına, onların engelini kullanarak kendilerine araba alıyorlar.

ayrıca gerçekten bir engellinin hizmetine sunmak için araç alınıyorsa, istisnai durumlar hariç b sınıfı tüm araçlar işini görür. neden SUV almak gereksin? buradan bile anlayabilirsiniz suistimal kısmını.
0
emfuzi
(31.12.24)
Yurt disi alisverisleri suistimal edilmemisti ama bu vampirlerin dikkatini çekmek yeterli oluyor hak kaybi için. Millet temu denen platforma yigilinca olan herkese oldu.
0
feastofthedamned
(31.12.24)
hocam mantık çok yanlış.

ortada bi yasa var.
bu yasayı suistimal edenler var.
o zaman yasayı zorlaştıralım, hakları kısıtlayalım.
bunun yerine denetim yapılması, suistimal önlense daha iyi değil mi?

adamın engelli çocuğu var. ötv indiriminden de yararlanabiliyor ve parası da var suv alacak. eee? bundaki sorun ne? neden suva binemesin? susitimal edenleri ayrı tutuyorum. o devletin problemi. burada gerçek hak sahiplerinin suçu ne?
0
elorelia
(31.12.24)
bence mantikli. engelliler icin vergi indirimi ile luks arac almak cok kafama oturmuyor benim. zaten dendigi gibi hakkiyla kullanildigi durumlar daha az bile olabilir.

dedem 90 yasinda falan. artik ne duzgun duyuyor ne goruyor. bu adam bundan faydalanip dayima araba alacakti. sonra bir nedenden dolayi vazgectiler. burada engelli birey magdur mu olmus oldu? bence olmadi. adam ogluna araba aliyor kendinin dunyaligi kalmamis zaten.

arabayi kullanirken o kisinin arabada olma zorunlulugu olsa belki anlasilabilir ama bu da uygulamada cok sacma olur. denetlemek mumkun degil gibi.
0
bohr atom modeli
(31.12.24)
yeni düzenleme öncesinde de öyle her istediğin arabayı alamıyordun zaten. bir çok orta sınıf marka bile mümkün değildi, lüks markaları hiç saymıyorum. bu yıl için fiyat sınırı 1.591.200₺ mesela. 2025 yılında da 2.3 milyon civarı olacak. şu an %40 yerli şartını sağlayan arabaların bile üst paketleri bu enflasyon ortamında yeni yılın ortalarına gelmeden fiyat sınırını aşacaktır. boş paketler neredeyse o civarlarda zaten. eskiden 5 yıl artık 10 yıl satamadan binmek zorunda kaldığın arabanın da mümkün mertebe en üst donanımda olması gerekli çünkü normal şartlarda bu araçları kullananlar fiziki dezavantajlı kişiler. engelli adam 4 teker 1 direksiyon, bisikletten hallice göt kadar i10'a binsin işte neyine yetmiyormuş diyorsanız bundan sonrasını okumanıza gerek yok fakat bu insanların geniş bagaja, yüksek kabine, hareket aksamlarındaki ek donanımlara diğerlerine göre daha çok ihtiyacı var. kaldı ki 10 yıl geçene kadar mevcut donanımı da yetersiz kalacak.

evet aşırı derecede suistimal edilen bir konu ve bahsettiğiniz ortamlarda çığırtkanlık yapanların en az yarısı suistimalci tayfadan fakat çözümü hak sahiplerinin de haklarını kısıtlamak değil kesinlikle. herkesin zihninde etrafında gördüğü anası babası üzerinden aldıktan sonra sadece gezip tozmak için kullananlar canlanıyor ama kendisi veya çocuğu engelli kişilerin yaşadığı mağduriyeti ancak kendileri bilir. ihtiyaç sahiplerinin kriterleri net şekilde belirlenir, sahte raporlar düzenlenmesinin önüne geçilir, trafikte amacı dışında kullanım durumları kesinleştirilip ihlali halinde ağır cezalar verilir tüm süreç de titiz bir şekilde denetlenir o zaman işe yarar bir iş yapılmış olur.

sarı öküz hikayesi gibi bugün sayısı az sesi tiz çıkan engellilerin hakkı sınırlanır yarın daha büyük kesimin daha önemli haklarına göz koyarlar.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(31.12.24)
@elorelia gerçek hak sahiplerinin elbette bir suçu yok. bu arada suistimalden ötürü böyle bir düzenlemeye gidildiği bizlerin çıkarımı. Yetkililer firmaları yerliye teşvik için böyle yaptık derler. Bununla beraber ihtiyaca yönelik bir düzenleme de olmuş olabilir. yani mesele bir otomobil almaksa alınabiliyor neden daha lüksü/konforlusu alınabilsin ki? uygulamanın amacı o değil neticede. SGK'nın ilaç farkı politikası gibi... Etken maddesi eşdeğer bir ilacın farklı fiyatlı versiyonları varsa sgk en ucuzu için ödeme yapıyor, eğer siz daha pahalı versiyonlardan birini alıyorsanız sizden fiyat farkı alıyor.
0
🌸eisberg
(31.12.24)
@bohr arabada engelli bulunma zorunluluğu var da o kadar sıkı bir denetim yok. Kaldı ki eskiden plakalarda engelli işareti oluyordu artık onu da istemiyor engelli vatandaşlar.
0
🌸eisberg
(31.12.24)
bugün: neden daha lüksü/konforlusu alınabilsin ki?

yarın: toplu taşıma engellilere ücretsiz zaten. neden araba alsınlar ki?

daha sonra: neden evden çıksınlar ki şeklinde uzar gider..

ek: ayrıca kısıtlama temin konusunda da sorunlar doğmasına neden olacak. halihazırda indirimli araba alma hakkı ve planı olan insan sayısı belli fakat alabileceği model sayısı azaldı. herkes doğal olarak şartları sağlayan en iyi modellere yönelecek. bayiler diyecek ki sen şu kadar parayı da bana el altından ver beklemeden al veya şu donanımları eklemek zorunlu yoksa elimde sana verebileceğim model yok. pandemideki çip krizinde yaşandı hepsi.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(31.12.24)
gerçek engellilerin çoğu evden çok zor çıkabiliyor ne yollar ne kaldırımlar onlara göre dizayn edilmiş durumda.avm de bile yerlerine park eden hayvan oğlu hayvanlar var.
sonra burada ne gerek var indirime diye bık bık eden tipleri görünce insan çıldırmamak için zor tutuyor kendini.
0
jamswety
(31.12.24)
(12)

Baby shower olayı

kondansator
eşim 7 aylık hamile, etrafında baby shower organize edecek arkadaşı yok. Şimdi bu olay bir mecburiyet mi? Yani canımı sıkar mı? Benim ofisten tanıdığı kızları, kendisini bir iki arkadaşı ve annesini çağırıp ben bir cafede bir şey ayarlasam mı diyorum ? Ne dersiniz
eşim 7 aylık hamile, etrafında baby shower organize edecek arkadaşı yok. Şimdi bu olay bir mecburiyet mi? Yani canımı sıkar mı? Benim ofisten tanıdığı kızları, kendisini bir iki arkadaşı ve annesini çağırıp ben bir cafede bir şey ayarlasam mı diyorum ? Ne dersiniz
0
kondansator
(30.12.24)
maddi bir ihtiyacın yoksa hiç girme. yakın bir bağ yoksa kimse bir bebeğin partisine gitmeye ve hediye almaya hevesli olmaz.
0
buenosdias
(30.12.24)
ben baby shower gibi seyleri asiri gereksiz, özenti ve cringe buluyorum ama bunun derdine esiniz icin düsmeniz asiri tatli bir davranis.
bence esinize bir sorun.
belki kendisi de istemiyordur. belki de bir yerde görmüs özenmistir. insan hamileyken karar degistirebiliyor, hem de cok hizli.
bir sorun, o ne derse ona göre yaparsiniz. heves edebilir yani kadin, ilk bebegiyse hele.
0
alice in potatoland
(30.12.24)
tr'de babyshower hediye icin mi yapiliyor, yok artik!
babyshowerda oyun oynaniyor, komik kiyafetler giyiliyor falan. hediye alinmaz. hediye partinin organizasyonu oluyor.
bir erkek olarak yapma derim, cok kadinlara hitap eden bir olay. ya da birlikte organize ederek yapin kadin erkek herkesin olacagi sekilde yapin.
0
sonsuz
(30.12.24)
mecburiyet değil. yeni yeni ithal adetlerden yalnızca biri.
0
m e b
(30.12.24)
@sonsuz, Yıllar önce ilk duyduğumda "bebek doğacak ya önceden lazım olan şeyler hediye ediliyor aileye yardımcı olunuyor" diye mantıklılaştırıyorlardı. Hatta ABD'de falan anne Amazon.com listesi yapıyormuş isteyen oradan sipariş verip alıyormuş.

eksisozluk.com
0
nhk ni youkosu
(30.12.24)
eşinizin böyle bir beklentisi mi var? yoksa gereksiz. yani babyshover, gelin ertesi, kına gecesi, gelin alma bunlar artık çok gereksiz şeyler. tabii ki subjektif bir yorum. zaten eşinizin çevresinde yapacak birileri yoksa bir kaç insan bulup yapmak samimi olmaz.
0
mikahakkinen
(30.12.24)
baby shower denilen sey zaten hediye etrafinda kuruludur. cocugun veya annenin ihtiyaci olacak seyleri alip getirir diger kadinlar. sonra anne de bu hediyeleri tek tek acar eglenirler.

bizde komsularin patik hediye etmesinin bati versiyonu.
0
antikadimag
(30.12.24)
3-4 sene önce hayatımızda olmayan bir şey bu:) Must mı sorusunun cevabı.

Bizde zaten baby shower gibi adetler var fazlasıyla.

Gereksiz.

Ama tabii eşiniz hamile, hassasiyeti olur alınganlığı olur.

Ona göre siz karar verin.
0
anten
(30.12.24)
genellikle kadın tarafının kız arkadaşları ve ailesi etrafında şekillenir, eşinizin böyle bir isteği planı v.s. varsa yapar siz karışmayın sadece destek olun.
0
nuisance2
(30.12.24)
hayır ya. böyle bir şeyi organize edecek arkadaşı yoksa hediye açgözlüsü gibi algılanırsınız siz yaparsanız. isteyen zaten hediyesini alır.
0
elorelia
(30.12.24)
Hayır tabi ki bunun olayı annenin samimi arkadaşlarının süprizi yapması. Sizin iş arkadaşlarınız ne alaka yahu ne gerek var. Bizim de yaşadığımız yerde arkadaşım yoktu böyle bir şey yapmadık eksik de olmadı. İlla ki bebekten önce bir şey yapmak istiyorsanız “babymoon” yapın yani bebek doğmadan önce anne babanın 2 gece bir yerlere gidip güzel bir kaçamak yapması.
0
iwillsee
(30.12.24)
hediyesiymiş, arkadaşlarının dahil olmasıymış, zaten bilgim olmadığı için sizlerin fikirlerine ihtiyaç duydum. zahmet edip düşüncesini paylaşan herkese çok teşekkürler
0
🌸kondansator
(30.12.24)
(16)

kaldırımda yürürken karşıdan gelen kimsenin yol vermemesi

yazar yazmaz yazan yazar
sizin de başınıza geliyor mu? erkek-kadın, genç-yaşlı hiç kimse asla azıcık yana çekileyim, omuzum çarpmasın falan yani umrunda değil. yol veren kişi daima ben oluyorum. biraz inat yapıp ben de çekilmesem kenara bu yüzden muhtemelen her gün kavga ederim yani birileriyle.dün mesela çocuklu bir kadın
sizin de başınıza geliyor mu? erkek-kadın, genç-yaşlı hiç kimse asla azıcık yana çekileyim, omuzum çarpmasın falan yani umrunda değil. yol veren kişi daima ben oluyorum. biraz inat yapıp ben de çekilmesem kenara bu yüzden muhtemelen her gün kavga ederim yani birileriyle.

dün mesela çocuklu bir kadın geliyordu karşıdan her zamanki gibi ben kenara çekilerek geçmeye çalıştım. kadın çocukla yan yana hiç istifini bozmadan geçti. benim henüz taksitlerini ödediğim şişme montum giysi kumbarasına takılıp yırtıldı.

ben de dümdüz yürüsem ve omuzlaşsak bu sefer "önüne baksana öküz" olacak. sanki kendisi zerre kadar kenara çekilmiş gibi.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(25.12.24)
millet dert kupu. yolda yururken aklindan bir suru sey geciyor. yol verme falan kimse dusunmuyor.
0
buenosdias
(25.12.24)
ben dertsiz tasasız harikulade bir insan mıyım ne alaka?
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(25.12.24)
Bu dünya sen, ben ve bizim gibi hassas kalpliler için bir cehennem gerçekten.
0
Pass this on
(25.12.24)
Bunun için buraya gün yüzü görmemiş küfürler yazabilirim ama ne desek gg. artık millete omuz atıyorum. Aklıma başka çözüm gelmiyor
0
gilbeys
(25.12.24)
Tam da az önce halkımızın ne kadar görgüsüz olduğunu düşünüyordum ben de.

Asansörde 6-7 kişiyiz, kapının tam önündeki de benim. Kapı açılınca mantık olarak ilk önce benim inmem gerekiyor, değil mi? En arkadakiler beni izdiham var da koşuyor gibi ite kaka en önce kendileri inmeye çalışıyor. Bunu defalarca yaşadım.

Metrodan birileri inerken binmeye çalışırlar, yürüyen merdivende solda dururlar. Mağazada koridorda beklerler, benim geçmeye çalıştığımı gördükleri halde yol vermezler. Otobüslerde de aynısını sık yaşıyorum.

Çözümüm şu, bağırarak "Pardooon, geçebilir miyim bir zahmet?" diyorum. Hala tam çekilmeyen olursa da çarpa çarpa geçiyorum, bazen söyleniyorum yüksek sesle.

Bunlar genelde hemcinslerim tabii ki. Mağarasından hala çıkamamış erkeklerle çoğunlukla hiç muhatap olmamayı ve kendi zora sokmamayı tercih ediyorum, bunların en ufak inatlaşmada başvuracağı tek yol şiddet malum.
0
moonie
(25.12.24)
Ortadoguda siradan bir gün
0
essoist
(25.12.24)
Yıllardır söylerim. Bizim ülkede insanlar yürümeyi bilmiyorlar. Cahillikten dolayı bencillikten kırılır vaziyetteyiz, tek küflü meyve bütün kasayı bozar hesabı bu tarz şeylere dikkat eden insanlar da alemin salağı ben miyim diye takmamaya başladı.

Kaldırımda, meydanda yürümek. Toplu taşıma sırası, binme/inme faslı vs çok örneği var.
0
hedep
(25.12.24)
duyuru acmissin ben de empati yapman icin olasi sebebini soyledim. ha sen kendini super insan, harika vatandas, medeniyet savascisi falan gibi gorup diger insanlari okuz, mal, ayi diye yargilayarak ofkeni kusmak istediysen daha cok isyan edersin.
0
buenosdias
(25.12.24)
kadının 'neden hep ben çekiliyorum, biraz da karşıdan gelen çekilsin' dediği güne denk gelmişsindir belki.
0
elorelia
(25.12.24)
ben yarım çekiliyorum. bir insan eni değil de yarım sağa gidiyorum, onların da görüp benzer efor gösterip kendi sağlarına geçmesini bekliyorum.

beklemezlerse de sorun değil boyum 193 omuzlarım geniş.
0
aguen
(25.12.24)
bunu bilhassa çiftler yapıyor ve "karşımdaki gelen tek, o kenara çekilsin ya da kaldırımdan aşağı insin" kafasında oluyorlar genelde. ama ben hiçbir suretle aşağı inmiyor, kenara çekilmiyor, onların ayrılmasını bekliyorum.

ama karşımdaki tek kişiyse ekseriyetle yol veren ben oluyorum. ama gözlerinde ve yürüyüşünde kabadayılık olanlara sonucu ne olursa olsun yol vermiyorum.
0
m e b
(25.12.24)
ben de genelde çekiliyorum, aynı şeyi düşünüyorum sizinle.

bazen dar yerde çöp konteynırı falan oluyor, yol veriyorum birilerine teşekkür ediyorlar seviniyorum. bazen kaba davranıyorum birileri yol veriyor. özür dilercesine teşekkür ediyorum. böyle anlar da yok değil.

ama genelde kaldırımda karşılaşınca kenara çekilen ben oluyorum. kabalıktan mı yoksa farkındalıksızlık mı emin olamıyorum. çünkü bazen yol vermiyorum ve sürtüşüyoruz.

en sinir olduğum şey çiftlerde oluyor.
ben kız arkadaşımla yanyana gidiyorum, karşında da çift geliyor. biz ayrılıp tek sıra oluyoruz diğer çifte yer vermek için, onlar hiç istifini bozmuyor.

lan siz iki saniye ayrılmayasanız diye biz papaz oluyoruz evde.
siz de ayrılın tek sıra olun, biz de öyle olalım. kimse kavga etmesin.
0
biseysorcaktim
(25.12.24)
Malesef benim de sürekli başıma geliyor. Sorun seninle ilgili değil.

Kapristen kaynaklanann bir şey, "ben yol verirsem küçük olurum, "eşit ya da büyük olmalıyım" kaprisi var birçok insanda.
0
hayirsiz
(25.12.24)
Bunu ciddi ciddi deneyerek anlamaya çalıştım ben de.

Karşıdan gelene yol vereceğim iki adım kala belli oluyorsa dümdüz hiç yokmuşum gibi geliyorlar.

Son ana kadar dümdüz gidersem çarpışmamak için yol veriyorlar.

Trafikte de böyle değil mi zaten
0
nop
(26.12.24)
Medeniyet görmemiş kişilerin magandalığı bu olay. Erkek olduğumdan dolayı olası bir tartışmaya 5-0 geriden başlayacağım için kadınlar ile hiç muhatap olmuyorum. Erkeklerde de yine çoğunlukla yol veriyorum. Uğraşamam kimseyle. Bazen de önüne bakmıyorsa tam, bakıyorsa yarım dönerek yol veriyorum. İki tane s****ndirik red pill videosu izleyip mağara adamı olunca alfa olduğunu sanan ya da hayattaki tek varlığı birine fiziksel şiddet uygulayarak kanıtlamaya çalışanlar var çünkü. 1.70 falan olsam aradıkları o olduğu için muhtemelen döverler ama ben yapınca dönüp bakıp "psaeaaah" gibi o küfür ile allaha isyan arası sesi çıkarıp devam ediyorlar genelde. Tabii ben arkama bile dönmeden yürümüş oluyorum.

Onu da yapmamak lazım aslında, millet manyak ama huzuru kaçsın. Alfa hayalleri suya düşsün. Şu alfa muhabbetini çıkaran köylüye de... Neyse. Bizim ülkede zaten efendi olanı ezik, öküz olanı haklı sanma eğilimi var. Üstüne bir de bu zırva ve keko rap akımı ile iyice yitik olma çıktı.

Daha bunun asansörü, metrosu, metrobüsü, market kasası, trafikte araya kaynak yapması ve emniyet şeridi kullanması falan var. Ses çıkarmadıkça da devam ediyorlar.
0
nawar
(26.12.24)
Bir de onun pitbull köpekli versiyonları falan oluyor. Hayvan hırlayarak üzerine doğru geliyor falan. O bir şey değil
0
wd40
(26.12.24)
(13)

Sevmediğim İş Arkadaşına Hediye

auroraaurora
Mütekabiliyet ilkesi kapsamında almış bulundum. O kozmetik ürün almış; ben başka yerden yürüyeyim dedim. Şu üzerine isim yazılan Oscar heykelciklerinden aldım. Üzerine X'in süper kahramanı yazdırdım. Sorun şu ki; kadından hiç hazzetmiyorum. Ama hediye alınca hemen yelkenleri suya indirdim. :D Şimdi
Mütekabiliyet ilkesi kapsamında almış bulundum. O kozmetik ürün almış; ben başka yerden yürüyeyim dedim. Şu üzerine isim yazılan Oscar heykelciklerinden aldım. Üzerine X'in süper kahramanı yazdırdım. Sorun şu ki; kadından hiç hazzetmiyorum. Ama hediye alınca hemen yelkenleri suya indirdim. :D Şimdi hediyeyi verip vermemek konusunda kararsızım. Düz, nötr bir şeyler mi baksam?
0
auroraaurora
(25.12.24)
Çok kötü bir hediye almışsın zaten :) mum al, kozmetik al bundan daha iyi
0
grimavi
(25.12.24)
dalga geçer gibi olmuş hediyen. ayıp.
0
elorelia
(25.12.24)
Nesini beğenmediniz yahu :) Ben tam tersi fazla özenilmiş bir hediye gibi algılanmasından endişelenmiştim.
0
🌸auroraaurora
(25.12.24)
bence yanlis dusunuyorsun; hediyen dogru. cunku tam da haz etmedigin kisiye alinacak samimiyetsizlikte bisey almissin. bunun bi tik ustu, isminin yazili oldugu superkahraman pelerini falandir.
0
buenosdias
(25.12.24)
eksiden bi milyoncu tarzı yerlerde satılan bir şeyden bahsediyoruz. birbirinize manevi hisler beslemediğinize göre alıp evinde sergilemeyecek, bi köşeye atacak. faydasız ve saçma. kaliteli bi biblo filan olsa bari. kadından hazzetmiyor olman on kötü bir hediye alman için sebep değil.
0
elorelia
(25.12.24)
Üzerine kadının ve departmanının adını yazdırdım. :/ Kinayeli algılanmasını anlarım da bir dünya para verip aldığım şeyin bayağı olduğunun düşünülmesi üzer doğrusu.
0
🌸auroraaurora
(25.12.24)
bana da hiç sevmediğim bir arkadaş hediye verdi bu sene :D ben de karşılığında samimiyetsizce bir yılbaşı çorabı alıp verdim. böyle bişi ok bence :)
0
theseachange
(25.12.24)
hocam oscar heykelciğini düşmanına vermez insan alsfalshgasf

2000lerin başında falan bitti onun dönemi. (yılın annesi, yılın eltisi falan yazardı millet)

sen de bi kozmetik ürün al geç bence.
0
brkylmz
(25.12.24)
Sanırım 15 sene önce dedeme almıştık o zaman popülerdi sen hesap et. Kupa ya da çorap alsaydın daha iyiydi. Katia'da güzel yılbaşı çorapları var kutulu falan 4 lü 5 li.
0
kullanicadi
(25.12.24)
hocam afedersin ama çok güldüm ya :( gerçekten birine alınabilecek en dandik hediyeyi almışsın. Yılbaşı çorabı ya da yılbaşı temalı bi mug al geç. Hem işe yarar hem de kullandıkça seni hatırlayacağı için belki sana karşı pozitif his besler. Biri bana Oscar heykelciği alsa içimden baya dalga geçerdim. Bi de şimdi hediye geldiği için odasında görünür yere koyması gerekecek ama başka görenler komik bulacak falan iyice zor durumda bırakırsın yani
0
nundu
(25.12.24)
Bana boyle bir sey gelse, annemden dahi olsa saniyesinde cope giderdi sanirim yaaa hahaja. Cok kotu bir hediye ya. Mum filan alin.
0
kassiopeia
(25.12.24)
bu biraz saldırgan ve işlevsiz bir hediye olmuş olabilir mi?
ben çöpe atardım böyle bir şey gelse. ikea çerçeve bile daha iyidir.

kozmetikle fişekleyin siz de.
seviyorsa dikenli olmayan sukulent aranjman olabilir.
0
mathilda.may
(25.12.24)
Kesinlikle verme. Mum, ilginç düz not defteri olabilir
0
kaset
(25.12.24)
(8)

sürücü belgesi yenileme için sağlık raporu

estranged
özel hastane yalnızca göz raporu veriyoruz, başka bir rahatsızlığınız yoksa yeterli oluyor gibi bir şey söyledi.en hızlı ve makul yöntem nedir?
özel hastane yalnızca göz raporu veriyoruz, başka bir rahatsızlığınız yoksa yeterli oluyor gibi bir şey söyledi.

en hızlı ve makul yöntem nedir?
0
estranged
(23.12.24)
Aile hekiminize neden gitmiyorsunuz ki? Ben hemen gidip sürücü belgesi için diye giriş yapıp muayene olup çıkmıştım. Raporda da göz gibi kapsamı daraltıcı bir ibare yoktu, direkt sürücü olabilir temalı bir rapordu.
0
akhenaten
(23.12.24)
En iyisi özel hastane. Aile hekimleri de rapor veriyor; ama gerekli görürse hastaneye sevk eder veya özelden rapor alma seçeneği sunar. İki yöntem de kolay; ama kılı kırk yaran bir aile hekimine denk gelirseniz hastaneye başvurmak durumunda kalabilirsiniz. En iyisi direkt özel hastaneye gitmek.
0
auroraaurora
(23.12.24)
aile hekimine gittim ve o devlet hastanesine sevk yapabileceğini söyledi. kendileri veremiyormuş rapor.

özelde daha hızlı hallolur diye düşünmüştüm.
0
🌸estranged
(23.12.24)
aile hekimleri veriyor. gerek görürse göz ya da başka bir şey için sevk ister. onun dışında aile hekimleri verebiliyor.
0
jülsezar
(23.12.24)
gözlük varsa aile hekimi veremiyor. özel hastanenin de dediği doğru. onlardan aldığınız rapor yeterli.
0
elorelia
(23.12.24)
1 ay önce ben aile hekiminden aldım. E-Devletten form dolduruyorsunuz aile hekimi de uzaktan harfleri okutup raporu veriyor.
0
nickini vermek istemeyen uye
(23.12.24)
aile hekiminden aldım. öncesinde e-devletten bi onay formu doldurdum. Aile hekimine gittim. Sadece sorduğu soru gözlük kullanıyor musun oldu. Gözlüğüm var ama kullanmıyorum dedim. Onayladı o kadar. Bir çıktı vs olmadan sistemden gördü nüfus yeniledim. Sadece fotoğrafla gittim. Bu arada eskiyi bulamamıştım. Kaybettiğimi söyledim ona da sorun çıkartmadılar ne zaman kaybettin dedi. Bilmiyorum dedim. Bi tarih at kafadan dedi 1 Haziran olsun dedim :)

Ekim ayında aldım.
0
naksidil
(23.12.24)
o zaman aile hekiminden aile hekimine değişiyor. çünkü ben de geçen hafta gittim ve biz veremiyoruz artık dedi.
0
🌸estranged
(23.12.24)
(11)

bulaşık makinesi alırken en önemli olay nedir?

denizmaniaherif
merhaba bulaşık makinesi almayı düşünüyorum arçelik isityorum şimdi bin tane değişik program wifi bağlantısı akıllı bilmemne özelliği gibi aşırı fazla olay var. kullanılıp yeni nesil makinelerde olan en önemli işe yarayan özellik nedir ?mesela işlem bitince otomatik kapağının açılması iyi bir şey gi
merhaba bulaşık makinesi almayı düşünüyorum arçelik isityorum şimdi bin tane değişik program wifi bağlantısı akıllı bilmemne özelliği gibi aşırı fazla olay var. kullanılıp yeni nesil makinelerde olan en önemli işe yarayan özellik nedir ?

mesela işlem bitince otomatik kapağının açılması iyi bir şey gibi.. bu ve benzeri "şu özelliği kesinlikle olsun abi" dediğiniz bir şey var mıdır?
0
denizmaniaherif
(23.12.24)
1 hızlı program, 1 yoğun program yeter.

yıkadıktan sonra çıkarıp raflara dizeni icat edilene kadar benim bir bulaşık makinesinden yıkaması dışında bir beklentim yok.

kapağı otomatik açılınca ne olacak ki? ha buharı çıkıyor, daha çabuk soğuyor ama on yıllardır makineyi sabah çalıştırıp işe giderim, akşama da açarım. soğumuş, kurumuş şekilde de bulurum. kapağını açmadım diye bir terslikle karşılaşmadım, keşme kapağını açan olsaydı şöyle olurdu diye düşünmeme gerek bile olmadı. böyle bir özelliği de ilk defa duyuyorum.
0
kibritsuyu
(23.12.24)
Makinanın en önemli özelliği mümkün olduğunca az elektronik aksam ve fazla mekanik yapısının olması

ileride yok bunun beyni yandı yok anakartı yanmış değişim şu kadar lira diye uğraşırsın

Bitince kapağın açılması gerekli değil kapağı kapalıyken de bulaşıkları kurutuyor

Bir de eski tip sepetli çatal bıçak koyma yeri bana daha pratik geliyor, yenilerinde ayrı çatal bıçak dizdiğin raflı bir sistem de var
0
grimavi
(23.12.24)
otomatik program bence faydalı.
yok uzun mu olsun yok derecesi ne olsun.
kısa atsam yıkamaz mı gibi dertler yok.
0
nuisance2
(23.12.24)
kapaginin otomatik acilmasi faydali bence. yillarca acilmayan model kullandiktan sonra 3 yildir otomatik acilan model kullaniyorum, daha hizli kuruyor bu sekilde. baska hicbir ozelligi onemli degil bence. wifi var mesela simdi ama 1-2 kere kullanmisimdir ancak, o da olmasa da olurdu.
0
lemmiwinks
(23.12.24)
elektriği az yaksin yeterli. üc asagi bes yukari bütün makineler aynı, bir kısa bir uzun program yeter. dün arkadasin evinde 1986 model beko bulasik makinesi gördüm. cayır cayir calisiyordu, aaaa bunun wifi'yi yokmus diyemedim.
0
deckard
(23.12.24)
hepsi aynı işi yapıyor 4-5 programlı olanlar yeterli.
0
orpheus
(23.12.24)
buharlı beklemesin kapağı açılsın şeklinde olana bir şans vermek istememin sebebi sabah koyduk çalıştırdık gittik mesela tüm gün buharıyla içinde tekrar suyla beklemesi fikri bende koku yapar mı o suda tekrar bir şeyler ürer mi diyeydi..
0
🌸denizmaniaherif
(23.12.24)
kapak açılma olayı yeni çıktı zaten senelerdir kapağı açılmayan modelleri kullanıyoruz. bi sıkıntı yaşamadık. ekstra para verilecek bi özellik değil. 5 sene önce aldım bu makineyi, şu an alacak olsam gider yine en özelliksiz olanı alırım.
0
elorelia
(23.12.24)
tek diyeceğim, yeni özelliklerin hiçbiri önemli değil bence...

wifi ile başlatmak neye yarayacak? içine bulaşıkları dizip deterjanı koyup kapağını kapatman gerekli hala... bunları yapınca başlatacaksın zaten makineyi? niye wifi ile daha sonra başlatasın?

kendimden yaşlı arçelik leydi serisi bulaşık makinesi kullanıyorum hala, 30 küsür yıllık anneannemden kalma :D annemin yeni makinesinden daha iyi yıkıyor.

elektriği az yakmasına filan da bence gerek yok, ısıtma olayı ısı pompası(klima vs.) dışında hep 100% verimlidir. rezistansla ısıtıyor suyu. daha az yakan daha az ısıtıyordur veya daha az su kullanıyordur başka açıklaması yok. ne kadar bol su kullanırsa da o kadar iyi temizler. 3 kuruş az yıkacak diye makineye dizmeden önce elde bulaşık durulayamam. en akılsızı, en az özelliklisi, en verimsizi, en çok su ve elektrik tüketeni en iyisidir der geçerim...

tek yaşıyorum, tamamen dolunca çalıştırıyorum. bazen 10 günden fazla beklemiş bulaşık oluyor onları bile elde durulamadan temizliyor.
0
konetsu
(23.12.24)
dışarıya verdiği sesin düşük olması. kapağı teneke gibi olan modellerdense, sesi kesen ağır kapılı olan bir modeli tercih ederim. özellikle mmutfak salonla birse çok önemli oluyor.
0
awlmi
(24.12.24)
neredeyse hiç biriniz marka ismi vermemiş.. buradan aslında kimsenin tam anlamıyla memnun oldugu bir marka yok sonucuna varılabilir mi ?
0
🌸denizmaniaherif
(24.12.24)
(11)

çalıştığınız kurum yılbaşı etkinliği yapıyor mu?

birmilyonunvarmi
ya da bir hediye falan veriyor mu?
ya da bir hediye falan veriyor mu?
0
birmilyonunvarmi
(23.12.24)
Yarın akşam yemeğe çıkacağız. Her yıl hediye de veriyorlar, bu sene de verirler diye düşünüyorum.
0
fotrsapka
(23.12.24)
hem hediye verdi hem de yilbasi yemegi oldu bi mekanda. ikisine de vasat diyorum.
0
buenosdias
(23.12.24)
Bir kutu çikolata verdiler sadece
0
kullanicadi
(23.12.24)
Ciddi küçülme var bu ortamda pek etkinlik yapacaklarını sanmıyorum. Tişört, sweetshirt, mont filan bastiracaklardi belki onları dağıtırlar.
0
Amaranta ursula
(23.12.24)
Yemek olacak.
0
peki madem
(23.12.24)
kuruyemiş paketi yaptırdılar bu sene ilk defa.
0
elorelia
(23.12.24)
Hediye kutusu ve çikolata veriyorlar Stanley termos vardı bu sene kutuda en işe yarayan.
Eğlence yılın son haftası bayağı popüler şarkıcılı sınırsız içkili oluyor. Geçen sene Cahide’yi kapatmışlardı mesela.
31’inde de ofiste oluyor içmeli kopmalı.
Bütün şirket koşa koşa gidiyor ben katılmıyorum hiçbirine.
0
cilekli pasta
(23.12.24)
her sene lüks bir yeri kapatılırlardı ama bu sene %20 çalışan çıkardıkları için hiç bir etkinlik yok.
0
ravenudon
(23.12.24)
Bu akşam yapılıyor bizde de. Her sene yapılır, bu sene de yine epey civcivli bir yeri kapamışlar. Normalde cuma akşamları yapılırdı ama bu sene tasarruf tedbirleri kapsamında parti gününü hafta içine almışlar sanırım :) En azından ertesi güne tüm şirkete yarım gün izin vermeyi akıl etmişler.
0
thracia
(23.12.24)
yemege cikicaz bu hafta bir gun, bi de secret santa ama kitap yapiliyor, kitap hediye ediyoruz birbirimize.
0
aguen
(23.12.24)
Her yıl yapılan tüm şirketin katıldığı etkinliği yapmadılar. Güya Şubat-Mart gibi olacakmış ama bakalım.

Biz direktörlük olarak toplandık geçen hafta ama direktörlük bütçesi sene içinde bittiği için cepten yedik sdfsg

Stanley termos gönderdiler bir de herkese.
0
chicha_v2
(23.12.24)
(36)

hp kitaplarını okudunuz mu? kaç doğumlusunuz?

deartheodosia
benim tüm çocukluğum hp okumakla geçti. ama yeni tanıştığım kimse hp okumamış oluyor (evet insanlara soracak kadar önem veriyorum hala). geçenlerde bi kafeden kurabiye almıştım, uff hagrid’in kurabiyeleri gibiymiş bunlar da dedim ve kimse bi şey anlamadı mesela. ya da bence insanların hangi binada o
benim tüm çocukluğum hp okumakla geçti. ama yeni tanıştığım kimse hp okumamış oluyor (evet insanlara soracak kadar önem veriyorum hala). geçenlerde bi kafeden kurabiye almıştım, uff hagrid’in kurabiyeleri gibiymiş bunlar da dedim ve kimse bi şey anlamadı mesela. ya da bence insanların hangi binada oldukları karakterleri hk önemli doneler veriyor. ne düşünüyorsunuz???
0
deartheodosia
(23.12.24)
Benim tüm cocuklugum Harry Potter kitapları ve filmleriyle geçti; koca kadin oldum, hala çok severim. Saçlarım biraz kabarsa "yine Hagrid'e döndüm" derim en basiti, günlük dil kullanimima da yerleşmiştir yani; etrafımda anlamayan kimseyi görmedim şimdiye dek.

94 doğumluyum. İlk filmi de ben 7-8 yaşlarındayken çıkmıştı yanlış hatırlamıyorsam. Sinemada kendimi bilerek izlediğim ilk filmlerden biridir.
0
fraise
(23.12.24)
ilk 4 kitabı okudum.
0
wd40
(23.12.24)
Hp öncesi yüzüklerin efendisi nesliyim ama hp nesli de yaşlandı artık o muhabbeti bulamazsın artık

Edit: 95 sonrası okuyan kalmamıştır
0
grimavi
(23.12.24)
@grimavi abim 87li, kuzenim 94lü, ben aralarındayım. üçümüz de hp okuyorduk ve kitapların yayımlanmasını bekleyen nesildendik. belki 95 sonrası daha uygun olabilir buna
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
93 doğumluyum, seriyi yeni bitirdim:)
0
nothing in my way
(23.12.24)
ne kitabını okudum ne filmini izledim.
0
rentts
(23.12.24)
96lıyım, hp ile büyüdüm. Eskisi kadar manyak olmasam da potterhead'im, beynimde zibilyon trivia var evreniyle ilgili. Ravenclaw'dan selamlar :d

Hatta son üç dört gündür kız arkadaşımla rewatch yapıyoruz seriyi, bugün melez prensi izledik.

İlk 5 kitabı annemle beraber okumuştuk, ben 5-6 yaşındaydım ilk kitaba başladığımızda. Okuma biliyordum ama uzun diye annem okudu, 5. kitap 1114 sayfaydı yine de beraber okumaya devam ettik :D son iki kitabı kendimiz okumuştuk ama ahaha. Sonra iki üç kez daha tüm seriyi okudum tabii ki.

Mesela Hogwarts Legacy oyununu da iki defa %100 olacak şekilde bitirdim, ilk çıktığında ve bi iki ay önce olacak şekilde. Çocukluktan beri beklediğim bir oyundu.

Benim neslimde kitapları okuyan var baya ama filmleri izlemeyen yok gibi. Belki 2000 sonrasında o kadar popüler olmayabilir bilemiyorum.
0
nundu
(23.12.24)
90, bütün kitapları okudum 4 ve sonrasını mı ne bekledik yıl yıl okuduk diye hatırlıyorum. Filmlerin de ilk 5'ini sinemada izledim, sonra filmlerini sevmedim devamına ilgim kalmadı.(ama kitaplar çok iyiydi diye hatırlıyorum) Bu arada ilk filmin tanıtımını bile çok net hatırlıyorum haberlerde mi ne McGonagall'ın kediden dönüşüm sahnesi falan gösteriliyordu acayip görsel efektli çok iyi film gelecek diye tanıtıyorlardı :)

Ya özellikle 99 ve sonrası bizim için önemli olan hiçbir şeyi bilmiyor. HP, The Matrix, Lotr, Geleceğe Dönüş, The Mask, Looney Tunes çizgi filmleri, Pokemon vs...

edit: bu arada bir hayal kırıklığımı anlatayım. Çocukken Türkiye'den bakarken HP dünyası çok büyülü geliyordu. 24 yaşımda İngiltere ve İskoçya'yı gördüm, aslında çok müthiş bi yaratıcılık yokmuş J.K. Rowling zaten o dünyanın içinde yaşıyormuş dedim :/ yarattığı dünya müthiş ama filmde gördüğüm ortamlar çocukken çevremde hiç görmediğim şeylerdi ve büyüleniyordum, aslında o dünyanın UK olduğunu fark ettim.
0
nhk ni youkosu
(23.12.24)
1995.

hp ben ilkokul ve lisedeyken büyük olaydi. bana cocuksu geliyordu ama büyü falan ne diyordum. hicbir serisini okumadim. filmlerine denk geldiysem izledim hikayeyi de bilmiyorum. lisansi okurken de herkes quidditch oynuyordu. turnuva falan yapiyorlardi avrupa'daki okullarla. allan mallari nerdleri böyle bir salaklik olamaz diyordum fdglhkjg

2020'de ilk kez erkek arkadasimla lockdown'da izledim ve bayildim.

kitaplarini da okumak isterim. verdigi mesaj zamansiz ve hikaye de cok güzel.
0
sonsuz
(23.12.24)
Senin yaşlardayım, hepsini okudum. Kitapları ilk filmi sinemada izledikten sonra okumaya başladım, liseye geçmeden güncel kitapları bitirmiştim. Son 2 kitap ben lisedeyken çıktı onları da o zaman okudum.
Hatta öss'ye hazırlanırken son 1 ayda kafa dağıtmak için tekrar okumuştum son kitabı, o geceler hala aklımda bir yandan stres bir yandan kitaptan aldığım zevk. Erken uyumam lazım ama sayfalar peşini bırakmıyor, geceliyorum...
Filmlerle devam ettim sonra, son film çıktığında da üniversitedeydim. Çocukluk ve ergenliğimin tamamında, kitabıyla filmiyle bi şekilde hayatımda olmuş. O dönemlerdeki birinin okumasa bile illa izlediği bir hikaye.

95li bir kız arkadaşım vardı o da severdi, sonrasında doğanlar da kitaba olmasa bile filmlere maruz kalmıştır. Z kuşağı uzak kalmış olabilir bir tek, bir de 85 ve öncesi diye düşünüyorum.
0
Bruce
(23.12.24)
Harry Potter'a ilgim o kadar sıfır o kadar yok ki başlığı okuduğumda H.P. Lovecraft'la ilgili zannedip onunla alakalı cevap verdim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.12.24)
91liyim. turkcelerini sayisiz defa, ingilizcesini de birkac defa bastan sona bitirdim. artik kitaplari ezberlemistim bir paragrafi okurken sonraki paragraf aklima geliyordu. benim kadar manyagi 10-15 kisi falandir turkiye'de.

filmlerini cok sevmedim, ilk filmi disinda acip da izleyeyim dedigim filmi yoktur. bir de ucuncu film fena degil. ama kitaplari bambaska bir dunyaydi. oyle buyulu bir dunyanin icine cekilmek apayri bir duyguydu. universiteye kadar sayisiz kere okudum abartmiyorum.

harry potter ile buyuyen nesildik. kitaplar 2001'de cevrildi. o zamanlar ben 10 harry 11 yasindaydi. son kitapta da ben 16 harry 17 yasinda. beraber buyumusuz. son kitabi arkadasin tanidigi kitapcidan ayirtmistik ve sinifca almaya gitmistik. cunku tukeniyordu hemen. o gece uyumayip koca kitabi bitirmistim. binam ravenclaw'dir ama slytherin'e de sempatim vardir.
0
antikadimag
(23.12.24)
@nhk

ilk kitap 99'da turkceye cevriliyor ama cok populer degil o zamanlar. dost kitabevi basiyor hatta buyulu tas diye cevirmisler. sonra seri patlayinca 2001'de yky haklarini alip o zamana kadar yazilmis ilk 4 kitabi cevirip getiriyor. turk halkinin hp ile tanismasi budur.

sonra 2 senede bir yeni kitap geldi onlari bekledik. 2003 zumruduanka, 2005 melez prens, 2007 olum yadigarlari olmasi lazim. 2003 yilinda babama aldirdigim zumruduankayi hic unutmuyorum. hatta yanina bir de dort kafadarlar kitabi aldirmistim ve once onu okumustum. hp'yi bekletip hazzi arttiriyordum :)
0
antikadimag
(23.12.24)
91 doğumluyum, ne okudum ne izledim. Yetiskinligimde bı deneyeyim dedim filmini, çekmedi beni. Çocukken de çok okuyan cok izleyen biriydim ama ya bana denk gelmemiş ya da fantastik olduğu için ilgimi çekmemiş olabilir.
0
abuzer
(23.12.24)
89'luyum ilk kitabı okuduğumda henüz filmi çekilmemişti ben de 6. Sınıftayım diye hatırlıyorum. Hepsini okudum, bütün filmlerini izledim. En son çıkan Cursed Child tiyatro metnini de okudum (keşke oyununu da izlesek). 9 yaşında oğlum var, birinci ve ikinci sınıfta tüm harry Potter kitaplarını okudu. Hatta sihirli almanak diye bir kitap daha çıktı hp evreni hakkında ansiklopedimsi. Onu gördü D&r da onu da istedi onu da okudu. Bazen gryffindor cübbesi ile geziyor, 8 yaş doğum gününü HP temalı yapmıştık, pastası Hagrid'in Happee Birthdae Harry yazılı pastasıydı.

Komşumuzun ortaokula giden kızı var kaç doğumlu bilmiyorum ama 12 13 yaşlarında sanki. O da baya Potterhead, hatta instagram sayfası açmıştı bir ara Harry Potter ile ilgili az bilinen şeyler, replikler falan paylaşıyordu kendisini zorla takip ettirmişti:))
0
kullanicadi
(23.12.24)
87, Dumbledore'un öldüğü final sayfası ile beraber kitap bitip yeni kitap beklenilinceye kadarki süreçte Dumblodore ölmedi ve işte bu da kanıtı diye dedikodu niteliğinde forum yazıları ve websayfalarının açıldığını hatırlayacak kadar fanıydım. elimde 1. baskı bazı kitapları da var. bence bir şeyi sevmenin yaşı yok. Günümüzde 90'lı yılların dizilerini tekrar tekrar izliyorsa millet bir işin ne kadar iyi olduğu ile alakalıdır.
0
denizmaniaherif
(23.12.24)
artık yaşım 34.

serinin tüm kitaplarını birkaç defa okudum, keza filmlerini defalarca izledim (hatta üniversitede baktım, bir dersin vize/finalini geçemeyeceğim, ben de tüm seriyi hatmetmiştim o gece).

yeni nesil zannedersem bunu bir kültürden ziyade dümdüz karakterler yığını vs olarak görüyor.
bir gün girdiğim bir fırında ravenclaw logolu kazak giymiş bir kasiyer vardı. "aaa, çoğunlukla gryffindor ya da slytherin'i tutarlar ama siz ravenclaw'u seviyorsunuz galiba :)" dedim. kadın da üstüne bakarak "dediğinizi hiç anlamadım, öylesine aldığım bir kazaktı" dedi. sonra harry potter'ı çok sevdiğim için bu temada bir kupa alan arkadaşıma "artık çok özlü iksirimi bununla içeceğim" dedim, bana "yaralarımıza şifa olsun" dedi :(
0
m e b
(23.12.24)
Kitapları da filmleri de zamanında zevkle tükettim ama potterhead sayılmam.
92liyim.
0
norek
(23.12.24)
Popüler kültüre ait referanslar zaman geçtikçe eskiyor ve her yeni nesille birlikte güncelleniyor. Eskinin star wars, kara şimşek, Lotr, Lost, H.P gibi kendi dönemlerini domine etmiş diziler, filmler ve kitaplar yerini yenilerine bırakıyor.

Bence arada şöyle bir fark var; eskiden bu kadar çok platform, uygulama vs yoktu ve odak çok daha yüksekti. Yani mesela Lost yayınlandığı dönemde tüm dünya aynı anda interaktif bir şekilde izlenir, teori geliştirilirdi. Bu da o dönemin popüler kültür jargonunu, referanslarını vs domine ederdi. ancak şimdi çok sayıda platform, çok sayıda uyarlama, film dizi mevcut. Çok fazla odak var ve bunlardan herhangi biri global çapta popüler olsa da bu popülerlik çok kısa sürüyor. Eskiden tek bir dizinin tek bir bölümü için yayınlandığı saatlerde şehirlerde sokaklar boşalırken şimdi insanların böyle bir dizinin varlığından bile haberi olmayabiliyor. Özetle normal bir durum, hele ülkemiz gibi kültür tüketiminin son derece kısıtlı olduğu bir yerde.
0
thracia
(23.12.24)
Ben sadece ilk kitabını okumuştum. Sonra evlendim, kızlarım oldu. Büyük kızım tüm seriyi 1 defa, küçük olanı 10 yaş civarındayken tüm seriyi 6-7 defa filan okudu, her türlü detaya hakim.
0
SiyamkedisiZorro
(23.12.24)
92liyim kitabını hiç okumadım. İlk iki filmini izledim. Çok ilgimi çekmedi
0
jülsezar
(23.12.24)
Azkaban Tutsağı nı almıştı teyzem doğum günümde, delirmiştim okuduğumda. Ateş Kadehi yeni çıkmıştı, ona da yapıştım tabi hemen arkasından. Diğer 3 kitabı beklemek çileli ve keyifliydi. utopyam, esrardairesi gibi forumlarda çok sık vakit geçiriyordum.
Hatta son kitabı yine bu bahsettiğim forumlardan bir ekip çevirmişti Türkçe'ye -oldukça da iyiydi- pdfden okumuştum :D
Fantastik edebiyata meyilli olup da maruz kalanların kolay kolay kaçamayacağı bir furyaydı :v 91 liyim bu arada.
0
lüzumsuz adam
(23.12.24)
91'liyim. sayamayacağım kadar okudum ve izledim. benim güvenli alanımdır hp.
iş arkadaşımın orta sondaki kızına vermiştim, okumak istiyordu. ilgisini çekmedi mesela. ama kızıma zorla da olsa okuturum :)

hala sektör olarak ekmeğinin yenmesi çok mantıksız geliyor o ayrı. ama sadece kitap ve film olarak bakarsak ömürlük bir seri benim için.
0
elorelia
(23.12.24)
okudum, 84'luyum. ilk kitaba lise 2'de baslamistim sanirim. ilk basladigimda ne bu cocuk kitabi deyip biraktim. ama sonra tekrar basladim, ve bir daha birakamadim. tum kitaplari 2'ser 3'er kez falan okudum, filmleri de en az 3'er kez izledim. o zamanlar arkadaslarimin bircogu da okudu kitaplari. cocugum olsa okumasini isterdim.
0
lemmiwinks
(23.12.24)
Yaşlıyım.
Hiçbir kitabı okumadım. Filmleri de baştan sona hiç seyretmedim.
Ama cevapları okuyunca bir eksiklik hissettim. E pub'ını bulursam bakacağım bi.
0
Mirket
(23.12.24)
87liyim, neden okumadım bilmiyorum. hiç çevremde de görmedim. ben o zamanlarda seri stephen king okuyordum. :/
0
dilhun
(23.12.24)
89 doğumluyum. Hepsini tekrar tekrar okumuşumdur filmlerin hepsini de tekrar tekrar izlemişimdir. Mesela hatırlıyorum 5. kitabın çevirisi yayınlanmadan önceki son 50 gün yayınevinin sitesinde her gün bir sayfa yayınlıyorlardı ben de her gün onu takip ediyordum. Gerçekten bir dönemime damga vurmuştur. Ama üniversiteden sonra ilgim azaldı, şimdi de hiç yok. Mesela şimdi yeni dizi çekiliyor sanırım ve vakit ayırıp izleyeceğimi düşünmüyorum.

Büdüt: Hatırlayan var mı ya daha 5. kitabın çevirisi yayınlanmadan Sabah (sanırım bu gazeteydi) JK Rowling Sirius'un ölümünü yazdığı için ağlamış diye ana sayfaya yazarak spoiler vermişti?
0
peki madem
(23.12.24)
gururlu bir ravenclaw üyesi olarak okudum, filmlerini de defalarca izledim. 90 doğumluyum. çevremde hp'ci olduğunu iddia eden ve bina isimlerini bile hatırlamayan köpük birkaç kişi dışında tamamen gözden düşmüş bir seri.
0
brakgn
(23.12.24)
@sanem, bir bilim adaminin romaninini lise sonda okumustum ben de cok etkilendigim bir kitapti.
0
sonsuz
(23.12.24)
Kitapları 2 defa okudum. Eskiden kitapları okumamış ama filmlere hayran görünce şaşırıyordum. Dövmeli bir kızla tanıştım. 1 sayfa kitap okumamış. Filmlerin kesinlikle kitabı okumuş kişiler için yapıldığını düşünüyorum. Kitap okumayanlar için anlamsız şekilde geçen bir sürü sahne var. O yüzden garipsemiştim okumamasını. Artık takmıyorum.

Benim gibi 30 yaşını geçen herhangi birinin ilk defa oturup da Harry Potter okuması çok zor. İlk 2 kitap direkt çocuk kitabı. Ben ilk üç kitabı orta okulda bitirmiştim. Harry benden büyük ama kitapların Türkiye'deki çıkış tarihleri ile neredeyse Harry ile birlikte büyüdüm gibi oldu. Geçen gün 3. defa tekrar başladım okumaya. İlk iki kitapta epey göz devirdim ve sıkıldım mesela.
0
nawar
(23.12.24)
@antikadimag ben de her kitabı 50’den fazla okumuşumdur, abartmıyorum. canım sıkıldığında herhangi bi kitap/sayfayı açıp okumaya başlardım.

bende evde bir ilk okuduğum kitaplar, bir ingilizce seri bir de yeni baskı seri var. boşandığım kişi evde 3 hp serin var, sorunlusun falan diyordu :d if you know you know durumu.

ne çok seven varmış ayrıca, mutlu oldum :) buluşup hp günü yapalım! (ben de ilk filmler dışında filmlerini izlemedim.)
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
@deartheodosia Amerikan İngilizcesi mi, İngiltere İngilizcesi mi? Hangi ülkede basıldı? Sadece "cookie-biscuit" ya da "gas-petrol" gibi kelime farkı yok. Daha ciddi farklar var.

www.hp-lexicon.org
0
nawar
(23.12.24)
87 doğumluyum.
fantastik edebiyat, bilim kurgu ile beraber hiç ilgimi çekmeyen alan olduğu için okumadım. fantastik edebiyat'a az da olsa ilgim olsa kesin okumuş olurdum çünkü çok popülerdi.
0
wilhelmwasmuss
(23.12.24)
filmlerde ilk iki film kitaplara daha sadık ve biraz daha çocuksu ruh var, üçüncü film tam ara geçiş ve serideki en iyi yönetmen olan Cuaron'un filmi olduğu için gerçekten iyi bir film. Keşke tüm seriyi Cuaron çekseydi dedirtiyor ama mümkün olmazdı tabii :D Dört rezil, Mike Newell ile niye tekrar çalışmadıkları belli. Dumbledore'un saçma atarları falan aklıma geldikçe cringe oluyorum (meşhur bi did you put your name in the goblet sahnesi vardır bilen bilir). 5'ten sonra Yates ile devam ettikleri için belli bir sinematografik dil tutturulmuş ama kitaplardan uzaklaşma iyice belli oluyor bence.

Oyunlarını oynayan varsa bilir, ilk üç oyun tamamen kitaptan esinlenen, grafikleri çizgi film tadında ve macera hissini iyi yaşatan oyunlar. Dördüncü oyun yine rezalet tamamen co op oyunu yapmışlar. 5-6 tamamen filmlerin oyunu, ilk üç kadar olmasa da çıktığı dönemde keyifle oynamıştım. 7. filmin oyunlarına ise 1 saat dayanamadım korkunçlardı. Kitapları seven için LEGO oyununu tavsiye ederim. Bir de tabii ki Hogwarts Legacy çok keyifli, kusursuz bir oyun tabii ki değil ama Hogwarts'ı ve çevresini keşfetmek eğlenceli.

Ben de bu kadar HP seven görünce mutlu oldum. Kitapları son okumamın üzerinden birkaç yıl geçti, belki yakında tekrar bir tur atarım diye gaza da geldim :d
0
nundu
(23.12.24)
2016 doğumlu oğlanın masası:p

ibb.co
0
kullanicadi
(23.12.24)
@nawar, uk editionları var ama hiç karşılaştırarak okumadım diğerleriyle :)

@kullanicadi, çok sevimli <3 benimki de büyüsün lotr, hp her şeye bulaştıracağım :)
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
(4)

Mobil operatörde son ayım taşısam cayma bedeli olur mu?

avatar is back
11 ocak mı 17 ocak mı ne son. Şimdiden kampanyalı fiyatlara geçmek istiyorum ceza öder miyim
11 ocak mı 17 ocak mı ne son. Şimdiden kampanyalı fiyatlara geçmek istiyorum ceza öder miyim
0
avatar is back
(18.12.24)
ödemezsin son ay.
0
jelly bear
(18.12.24)
başka operatöre taşımaya kalkarsam şu anki operatörünün sana imzalattığı anlaşmaya bağlı olarak kalan 1 ayın ya da indirimli kullandığın 11 ayın farkını çok pis geçirirler aman diyim çağrı merkezini ara sor dönüşü yok çünkü
0
neira
(18.12.24)
kullandıkların ya da kalanlar arasında hangisi az ise o ödeniyordu en son. senin durumunda son 1 ayın indirimsiz tarife ücretini ödersin sadece. tabi ki müşteri hizmetleri ile netleştirmek lazım.
0
elorelia
(18.12.24)
son 1 ay cayma bedeli olmaz. kullandığın gün kadar fatura kesilir. merak etme.
0
jelly bear
(18.12.24)
(12)

Kurutma makinasının yeri

strawberry first
Merhaba,Yeni taşındığım evde kurutma makinasını koyacak yer bulamadım. Ama mutfakta priza yakın ona uygun bir yer var. Mutfakta kurutma makinası olur mu? Kızartma, balık... vb kokusu siner mi çamaşırlara?
Merhaba,
Yeni taşındığım evde kurutma makinasını koyacak yer bulamadım. Ama mutfakta priza yakın ona uygun bir yer var. Mutfakta kurutma makinası olur mu? Kızartma, balık... vb kokusu siner mi çamaşırlara?
0
strawberry first
(15.12.24)
Mobil edit:olmaz derseniz koridorda saçma bir yere koyacağım :/
0
🌸strawberry first
(15.12.24)
Kapağı açık çalıştırmazsan sinmez.
Koridor mutfaktan daha az saçma bu arada.
0
Bruce
(15.12.24)
Çamaşır makinesinün üstüne monte edebiliyorlar. Biz mesela banyodaki çamaşır makinesi dolabını iptal ettik. Makine açıkta kaldı, üzerine de kurutmayı monteledik. 10+ yıldır sorun yok.
Not: Ablamınki mutfak balkonunda. Varsa düşünülebilir. (Balkon kaplı)
0
yadigar
(15.12.24)
Koridorun ortasında kalacak ve hat çektirmek zorunda kalacağım en yakın buattan. Mutfakta kapının arkası çok derin ve orada bir priz var. Yani mutfak kapısı kapalı olmadığı sürece kimse görmeyecek. Tek derdim Makina ya bir şekilde yağ yemek kokusu siner mi endişesi... Mis gibi kıyafetlerim Fast food restoran gibi kokarsa çok üzülürüm.

Zaten Makina mantığı gereği kapağı açık çalışmıyor ama boş olunca kapağı açık bırakıp havalandırmak gerekiyor.
0
🌸strawberry first
(15.12.24)
@yadigar çamaşır makinasını bir dolabın altına gömmüşler, dolap da tavana kadar, sökemiyoruz. Kapakları kaldırıp içine koyalım dedik 1cm geniş geldi kurutma. Çamaşır mak. Çevresinde dolap olmayınca o sığdı ama üstü tavana kadar dolap.
0
🌸strawberry first
(15.12.24)
Kiracıyım, dolap ptalı maalesef söz konusu değil :/
0
🌸strawberry first
(15.12.24)
benim yatak odamda. kimse girmiyor sonucta, görmüyor. odada olmadığım zamanlar çalıştırıyorum. aynı şekilde kiracıyım ve yer yok.
0
bisorumvargaliba
(16.12.24)
Maalesef herhangi bir odada yer yok :/
0
🌸strawberry first
(16.12.24)
niye sinsin ki, kapalı makina sonuçta. bence mutfak mantıklı.
0
elorelia
(16.12.24)
eski evde mutfaktaydı. hiç öyle bir sorun olduğunu hatırlamıyorum ama ben öyle balık kızartma vs. yapmıyordum.
0
inheritance
(16.12.24)
karşı apartmanımda da yer yok sanıyorum banyolarında hepsinin kurutması balkonda (balkonlar kapalı), balkon banada mantıklı geldi hafif nemli kaldığında hemen balkonda asıveriyorlar. imkan varsa balkon çok pratik banyodansa.
mutfakta olur çoğu 1+1 evin çamaşır makinasıda mutfakta oluyor.
0
eja
(16.12.24)
Estetik kaygılarınız varsa ve uzun süre otururum/paraya kıyarım derseniz, dolabı içine kurutma sığacak şekilde yeniden yaptırabilirsiniz. Ev sahibinin sıkıntı çıkaracağını düşünmüyorum.
0
yadigar
(16.12.24)
(6)

Lütfen yardımcı olun siz olsanız karşı tarafa güvenir misiniz

ailee
Merhabalar bu benim ilk sorum olacak. Buraya sorulan sorular silinebiliyor mu bilmiyorum o yüzden olayın niteliği hakkında şimdilik detay vermedim , soruya cevap gelirse ve silinebildiğini görürsem olayın detaylarına gireceğim çünkü silemediğim takdirde ileride başım derde girebilir.Olay şu; ben kar
Merhabalar bu benim ilk sorum olacak. Buraya sorulan sorular silinebiliyor mu bilmiyorum o yüzden olayın niteliği hakkında şimdilik detay vermedim , soruya cevap gelirse ve silinebildiğini görürsem olayın detaylarına gireceğim çünkü silemediğim takdirde ileride başım derde girebilir.

Olay şu; ben karşı tarafla dava öncesi zorunlu arabuluculuk sürecine girdim. Uğradığım zararın karşılığı olarak verecekleri para 200-250 bin tl. Manevi zararımı asla karşılayan bir para değil bu süreçte karşı tarafın kötü niyetli hatta tabiri caizse ruh hastası olmasından dolayı çok çok yıprandım ve psikolojim bozuldu. Maalesef detay veremiyorum kanıtım olmadığı için başım derde girer. Bu tutar yalnızca kendisine verdiğim tutar, yani faizsiz tazminatsız yalnızca verdiğim parayı geri alacağım. Bunun karşılığında ben de karşı taraf hakkında internet, sosyal medyada paylaştığım olumsuz yorumları sileceğim, buna bir itirazım yok zaten. Fakat bir daha paylaşım yaparsam, hatta 3.herhangi bir kişiye karşı taraf hakkında herhangi bir söz bile söylesem dahi karşı taraf HER BİR İHLAL İÇİN 1 MİLYON TL ödeyeceğime dair cezai şart eklemek istiyor sözleşmeye. Bu olmazsa imzalamayız diyor. Karşı tarafın avukatı da aynı karşı taraf gibi uyuz. Sanki mağdur siz değilsiniz de onlarmış gibi davranıyor. Tamam ben zaten internette sosyal medyada bir daha hiçbir şey paylaşmayacağım önüme bakmak istiyorum ama 3.kişiye söylenecek herhangi bir beyan, söz ifadesi çok sıkıntılı. Hiç öngöremeyeceğim bir şekilde her an bu cezai şartla karşı karşıya kalabilirim. Olayın niteliği gereği karşı tarafla aynı mesleği yapan kişilerden, karşı tarafın yaptığı kötü işin düzeltilmesi amacıyla hizmet alacaksınız ve alacağınız hizmetin bu sefer iyi olabilmesi için karşı tarafın ne yaptığını vs anlatmanız, raporu da önüne koymanız gerekiyor. Bunu karşı taraf avukatına söylediğinizde kabul etmemiş, müvekkilime sorayım falan diye ayak diretmiş arabuluculuk görüşmesinde. Miş diyorum çünkü görüşmeye ben girmedim avukat olan eşim girdi. Karşı taraf avukatı beni görüşmeye istememiş agresif olduğum gerekçesiyle :)) Çünkü arabuluculuk süreci başlamadan önce de biz onlarla bir protokol sürecine girmiştik. Bize yolladıkları protokolde benim … iban hesabıma para alacağıma dair tek bir hüküm yazmıyorken (elden vericeklermiş parayı da cart curt) en ufak konuşursam bile 1 milyonluk cezai şartı kabul ettiğime ilişkin hüküm vardı, ben de avukatına telefon açıp biraz saydırmıştım :) Avukatı arabulucunun hazırladığı sözleşme zaten benim aleyhime gayet kapsamlı olduğu halde bir sürü şey ekleyelim demiş. Eşim de buna sinir olduğu için o da bazı maddelere itiraz etmiş. Kızdım kendisine neden itiraz ettin parayı alıp kurtulalım dedim o da bana kızdı. Ben parayı yakmaya razıyım imzalamayalım bunun ileride başımıza iş açıp açmayacağı belli olmaz diyor. Alıcağımız parayı bu adamın yaptığını düzelttirmek için vereceğiz bu arada ama parayı almasak bile bunu düzelttirebilecek gücümüz var düzelttireceğiz . Ama tabi kendimizi biraz sıkacağız. Eşim bu para yerine konulmayacak para değil bu adam hem internette ismini temizleyecek hem de biz milyonluk cezai şartın altına imza atacağız ben istemiyorum diyor.

Çünkü eşimin bir çekincesi de şu ki karşı tarafın her şeyi yapabilecek potansiyeli olduğu için acaba bana vereceği parayı misliyle geri almak için kendisi veya arkadaşı falan internette kendisi için olumsuz yorum girer ve bizden parayı tahsil etmeye çalışırsa ? Aslında ben bu noktada eşimin fazla kurduğunu düşünüyorum, yok artık o kadar da olmaz herhalde hepimiz yolumuza bakarız diyorum ama gerçekten karşı tarafın normal olmadığını bildiğim için benim de aklıma şüphe düştü. İp tespiti falan tabi yapılır benim yazmadığım ortaya çıkar ama o aşamaya gelmeden önce, yalnızca bu arabuluculuk sözleşmesine dayanarak ilamlı icra takibi başlatabiliyorlarmış. Biz tabi icra hukuk mahkemesine şikayette bulunabilirmişiz ama ülkemizin adalet sistemi malum, bazen hakimler saçma kararlar verebiliyor , olur da ip tespiti yapılmadan benim yazdığıma ilişkin garabet karar verirse bu sefer istinaftan önce icranın durdurulması için 600-700 bin teminat yatırmamız gerekir diyor eşim. Atıyorum karşı taraf öyle bir yorum yazar ki benim ağzımdan, fotoğraf falan da koyar, hakim de hayatın olağan akışına göre karşı tarafın benim hakkımda bu kadar bilgiye sahip olması mümkün değildir, kendisi için olumsuz yorum yazması da mümkün değildir gibi saçma bir karar verirse? Bu ihtimali eşim karşı taraf avukatına söylediğinde siz galiba tekrar yorum yazmak istiyorsunuz ben müvekkilimi bilmem kaç seneden beri tanıyorum öyle şey yapmaz demiş.

Bu konuyu çevremizdeki bir iki avukat tanıdığımıza sorduğumuzda saçmalamayın ya adam için zaten büyük para değil olayı kapatmak istiyor işte, imzalayın alın parayı diye güldüler ama tabi onlar karşı tarafın yaptıklarını bilmiyor, zaten toplum içinde anlatılması kolay şeyler değil. Bu yüzden size sormak istedim. Sizce eşim haklı mı, 200-250 bin için ileride başımıza iş açma ihtimali olan bir sözleşmeyi imzalamayalım mı yoksa dedikleri gibi parayı alıp kurtulalım mı?
0
ailee
(12.12.24)
Gelecek paranın manevi zararınızı asla karşılamayacağını söylemişsiniz. Madem öyle: "Bu para yerine konulmayacak para değil. Bu adam hem internette ismini temizleyecek, hem de biz milyonluk cezai şartın altına imza atacağız. Ben istemiyorum." Ben bu yoruma güvenirdim.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(12.12.24)
Evet eşimin yorumu bu yönde. Manevi zararımı zaten milyon verse karşılayamaz hadi onu es geçiyorum, parayı döviz olarak vermiştik yine döviz olarak geri alacağımız için para değer kaybına da uğramayacak aslında. Ama karşı tarafın bu kadar yüzsüzce bize vereceği paranın 4-5 katı tutarında cezai şartta diretmesi bizi korkutuyor. Çünkü bu adamın bir mağduruyla daha iletişim halindeyim bununla senelerdir uğraşmış, o diyor ki bu adam normalde asla para vermez ölse vermez. Bu yüzden acaba arka planda korktuğumuz gibi bir hesabı mı var diyoruz.

Ama bir yandan da abartıyorsunuz öyle şey olmaz parayı alın kurtulun yorumları var. Şimdi anlaşmasak ileride lan acaba parayı alsa mıydık diye kafamda hep dönecek. 250 bin de eşimle 2-3 yurtdışı tatil paramız, bunlardan hep kısmamız gerekicek
0
🌸ailee
(12.12.24)
bence eşinizin aynı zamanda avukatınız olması sıkıntılı. objektif karar vermesi zor. sizin şahsi menfaatinizi düşünmesi gereken yerde kendi huzurunu gözetecek şekilde sizi yönlendirebilir. bu arada belki siz de eşinize yaşadığınız süreçle ilgili her şeyi anlat(a)mamış olabilirsiniz. ona istediğiniz gibi soru soramıyor, konuşamıyor olabilirsiniz. o yüzden tarafsız bir avukatınız olmasında fayda var. bir de hatırlatayım arabulucuda anlaşmak zorunda değilsiniz.
0
tnz
(13.12.24)
eşin haklı.

alacağınız net 250.000 tl, 1 milyon tl ceza ödeme ihtimali yanında hiç kalıyor. çok mantıksız yani neden böyle bir sözleşmeye imza atayım ki ben. alacağınız tutar fazla olsa neyse de değecek bir para da değil. ki zaten çok da muhtaç olmadığınız bir paraymış.

ayrıca sorunun altındaki x'e basarak sorunuzu silebiliyorsunuz ama arşivlerden vs ulaşılabiliyor, malum internet ortamı.
0
elorelia
(13.12.24)
@tnz anlattım ona biliyor her şeyi. Ama evet haklısınız 2.görüşmeye başka bir avukatla girsem daha iyi olacak gibi. Evet arabulucuda anlaşmak zorunda değiliz ama davada maalesef elimiz güçlü değil. Bilirkişiler meslektaşlarını tutup onların lehine rapor yazdığı için.
0
🌸ailee
(13.12.24)
@elorella evet allaha şükür muhtaç değiliz evet birşeylerden kısmak zorunda kalacağız ama bir şekilde çıkaracağız o parayı. Cezai şart max ödenen para kadar olabilir gibi bir hüküm ekletmeyi düşünüyoruz hatta o bile fazla , 50-100 bin makul bize göre. Zamanında mağdur olan başkaları adamın ailesine instadan falan ulaşıp şikayet etmiş bu yüzdenmiş 3.kişilere hiçbir beyanda bulunulmaması talepleri. Demek aslında baya korkuyor yediği haltların duyulmasından
0
🌸ailee
(13.12.24)
(1)

Hatay'da halhali zeytin nereden alınır?

gezegen olan pluton
Direkt Hatay'da ürün kalitesi olarak kendini kanıtlamış satan dükkan ya da kooperatif var mı aynı zamanda kargo ile de gönderecek?
Direkt Hatay'da ürün kalitesi olarak kendini kanıtlamış satan dükkan ya da kooperatif var mı aynı zamanda kargo ile de gönderecek?
0
gezegen olan pluton
(12.12.24)
www.hayathatay.com.tr
bizim firma, kendi bünyemizde satmak için şuradan alıyor. iş arkadaşlarımdan alıp beğenen var.
0
elorelia
(12.12.24)
(11)

özgürlüğün çok muğlak ifade olması ya da benim gereksiz hassasiyetim...

m e b
selamlar.gün geçmiyor ki insan ve toplum arasındaki ilişkileri irdelemeden kafayı yemeyeyim.bir insanı bizi/diğerlerini rahatsız edecek seviyede sesli konuşunca uyarabiliyoruz da neden gürültülü şekilde yemek yediğinde, cak cak sakız çiğnediğinde, kulaklık olmadan video izlediğinde uyaramıyoruz? mis
selamlar.

gün geçmiyor ki insan ve toplum arasındaki ilişkileri irdelemeden kafayı yemeyeyim.

bir insanı bizi/diğerlerini rahatsız edecek seviyede sesli konuşunca uyarabiliyoruz da neden gürültülü şekilde yemek yediğinde, cak cak sakız çiğnediğinde, kulaklık olmadan video izlediğinde uyaramıyoruz?

misal yanımda kahvaltı eden bir eleman var, bildiğin biberi çatır çutur yiyor, o biberi her çatırdatışında kafama silahla ateş eder gibi hissediyorum. çayını içmiyor, hüpletiyor. o her hüüüppğppp edişinde beynim ikiye ayrılıyor sanki.

yan tarafta da temizlikten sorumlu kadın cak cak sakız çiğniyor, aynı şekilde metroda da denk geliyorum. adam hiçbir rahatsızlık duymuyor ve sakızı ağzında havai fişek gibi patlatıyor veya cak cak geviş getiriyor.
başka bir adam hiçbir şekilde etrafı önemsemeden kulaklıksız bir şekilde video izliyor, hiçbir rahatsızlık da duymuyor.

ofiste beni zerre ilgilendirmeyen, hatta nazik bir şekilde "bu konu hakkında pek bir bilgim veya alakam yok, bu yüzden yorum getiremiyorum" dememe rağmen yarım saat boyunca bana hiçbir katkı sağlamayacak veya karşı tarafa yararım dokunmayacak bir konunun muhatabı oluyorum.

metrobüste kadın yanına kimse oturmasın ve diğer koltuklar boş diye yanına çanta koyuyor, siz oturmak isteyince of puf ediyor.

atm'de sıra bekliyorum, önümdeki kişi işini bitirmiş ama hala kenara geçmiyor, çektiği parayı orada sayıyor ve bu süreçte de küçük çocuğunun atm'nin düğmelerine rastgele basmasına göz yumarak atm'nin donmasına sebep oluyor.
asansörde de çocuklarının her düğmeye basmasına ses etmeyen ve asansörün her katta durmasına sebep olan tipler de aynı şekilde.

ya bu toplum içinde yaşamaya uyum sağlayamamış tipler, anladık da bu şeyler özgürlüğün minimal örnekleri mi yoksa uyarmak en olağan ve doğal bir eylem midir? kafayı mı sıyırıyorum? çok mu takıyorum?
0
m e b
(12.12.24)
bu durum ülkemizin bir anda köylüyken şehire geçmesiyle oluşmuş bir durum. bu durumun seni rahatsız ettiğini karşı taraf düşünmüyor. ben de senin gibi aynı şeylerden rahatsızım.
dolmuşta ayakta gitmemek için dolmuşu durdurup inen kadına dolmuşta oturan ve ayakta duranlar tepki gösterdi. söylemleri şuydu: biz her gün böyle gidip geliyoruz.
olay kabullenmek...
önemli olan kabullenmeyip bu insanları uyara uyara adam edeceğiz ya skt.r olup gideceğiz.
0
mikahakkinen
(12.12.24)
Öncelikle çok rahatsız olursanız insanları uyarırsınız da, insanları uyararak bir yere varamazsınız. Bahsettiğiniz şeyler, ki ne kadar büyük problemler oldukları tartışılır, bir insanın yetişkinliğinde sizin uyarınızla ya da bir başka sebeple "Toplu taşıma araçlarında yüksek sesle müzik dinlememeliyim" diye bir aydınlanmayla değişecek bir davranış kalıbı değil.

İnsanlar bu tür şeyleri yapmayı ya bu tür şeyler artık normal karşılanmadığında bırakıyorlar, bunun için de bu tür şeylerin görece nadir şeyler olması lazım ki yapanlar üzerinde belli bir toplum baskısı olsun. Ya da en başından bunları yapmamak üzerine eğitilmeleri gerekiyor.
0
salihdt
(12.12.24)
özgürlük çok da muğlak bi ifade değil aslında. zaten saydıklarınızın da özgürlükle alakası yok. saygısızlık diyebiliriz daha çok.
0
elorelia
(12.12.24)
benim kriterim su. bir yerde azinliksam sesimi cikarmam. cunku kabul gormus ve normali bu. ama cogunluksam ilk ses cikaran ben olurum.

yani zurih'te bir metroda boyle bisey olsa hakkimi ararim; ama istanbulda metrobuste sadece rica ile yetinirim. diger turlu basina bela, stres almak disinda hic bir fayda gelmez.
0
buenosdias
(12.12.24)
Maruz kalmamak için kulaklık şart. Bu insanları siz değiştiremezsiniz. Uyarsanız ya kabahatli çıkarsınız ya da etkisi olmaz.
0
auroraaurora
(12.12.24)
yazdıklarında haklısın, ben de çok rahatsız oluyorum bunlardan. ilk defa cevapların neredeyse tamamına katıldım.
cinnet ne alaka onu anlamadım
"bu durum ülkemizin bir anda köylüyken şehire geçmesiyle oluşmuş bir durum."
"özgürlük çok da muğlak bi ifade değil aslında. zaten saydıklarınızın da özgürlükle alakası yok. saygısızlık diyebiliriz daha çok."
"İnsanlar bu tür şeyleri yapmayı ya bu tür şeyler artık normal karşılanmadığında bırakıyorlar, bunun için de bu tür şeylerin görece nadir şeyler olması lazım ki yapanlar üzerinde belli bir toplum baskısı olsun."
"benim kriterim su. bir yerde azinliksam sesimi cikarmam. cunku kabul gormus ve normali bu. ama cogunluksam ilk ses cikaran ben olurum."
0
abelardo
(12.12.24)
Hepsini okudum. Muğlak olan neresi? Bunların hiçbiri özgürlükler içinde değil. Hepsi toplum içinde yaşama kurallarına uymama. Evet çay dahil.

Belki biber hariç. Onda da kahvaltı yeri önemli. Yemekhane, restoran, cafe falan ise biber ses çıkarabilir. Ofis içinde çalışma alanında ise o da özgürlük değil. Yani sen rahatsız oluyorsan değil. Olmuyorsan çayınızı beraber hüpletirsiniz
0
nawar
(12.12.24)
Saydıklarınızın hepsi, %100 oranında beni de rahatsız ediyor. Bir tanesi bile istisna değil.

Ancak yanındaki boş koltuğu parselleyen kişinin yaptığı şey dışında bunlar "özgürlüğün minimal örnekleri"

İnsanlar kaba olmak konusunda özgür. Saçmalamak konusunda da özgür. Her saygısızlık, toplumun her genel geçer kuralına aykırılık özgürlük sınırları dışında tutulamaz.

Özgürlüğün sınırı bir şeyin sizi veya bir grubu rahatsız etmesi üzerine çizilemez. Eğer birisi kendi doğruları üzerine, sizin o ortamdaki davranışınızı aktif şekilde kısıtlamıyorsa (örneğin ezan vakti diye kulaklığınızı çekip almıyorsa) ve yaptığı şey yasalarca özellikle kısıtlanmamışsa (çıplak dolaşmak vs.) o kişi o yaptığı şeyi yapmakta özgür. En genel geçer tanım bu. Yasaları işin içine kattığımız için felsefik anlamdan ziyade pratik anlamda özgürlüğün tanımı bu.

Özgürlüğün tanımı içine başka ne giriyor peki? Siz de bunlar hakkında rahatsızlığınızı dile getirmekte özgürsünüz. İnsanlar özgürlüğü hep tek taraflı düşünüyor. Ancak yapılan davranışların sonuçları olur. Bir şeyi yapmakta özgürsünüz diye onu yaptığınızda tepki görmeyeceğiniz anlamına gelmez.

Siz de bu kişilerin alanını kısıtlamadan kendi rahatsızlığınızı dile getirebilirsiniz. Siz de bunu yapmakta özgürsünüz.

Toplumsal denge bu şekilde teraziye geliyor. Bu işler böyle yani. Çok karışık değil aslında. Her şeyin bir kuralı, formülü olamaz, bazı şeyler uzlaşıyla hallolur.

Birisi sesli sakız çiğniyor diye ona kabahatler kanunundan ceza kesildiği bir ortam düşünün, sizce de bu absürt olmaz mı?
0
akhenaten
(12.12.24)
Hocam askere gittiniz mi ?
6 aylik mi ?
Merak ettim.
0
WithWorth
(12.12.24)
@WithWorth: hayır, askerlikten muafım.
0
🌸m e b
(13.12.24)
skerler eşiğine gelip insanların suratına içinden geçenleri dan dan konuşmaya başlayana kadar böyle gidecek. fakat sen erkek olduğun için olayın alevlenip yaralamalı kavgaya dönüşme olasılığı yüksek. karşındakini ölçüp biçip ona göre içindekileri söylemeye başla derim. işin zor meb kardeşim.
0
titanyum22
(13.12.24)
(9)

Tamamlayıcı sağlık sigortası

gakgul
Geçen sene 14 bin civarı ödediğim tamamlayıcı sağlık sigortam bu sene 47 bin civarı çıkıyor. On kullanımlık olandan almıştım ve altı sefer kullandım. Bu kadar yükselmesi normal mi? Bu yıl extra bir tanı hastalık vs durumu da olmadı. Sizler ne kadar ödediniz? Axa bu arada benimki.
Geçen sene 14 bin civarı ödediğim tamamlayıcı sağlık sigortam bu sene 47 bin civarı çıkıyor. On kullanımlık olandan almıştım ve altı sefer kullandım. Bu kadar yükselmesi normal mi? Bu yıl extra bir tanı hastalık vs durumu da olmadı. Sizler ne kadar ödediniz? Axa bu arada benimki.
0
gakgul
(11.12.24)
Başka sigorta şirketlerinden de teklif al. Çok makul bir fiyat gibi gelmedi bana.
60+ yaşında değilsen tabii.
Ya da kadın kişisiysen doğum paketi falan mı var onda?
0
Mirket
(11.12.24)
çok büyük bi artış, normal değil bence.
hatta 2024 ortası gibi duyuruda hesaplamıştık geçen seneye göre artış yüzde 2,22 gibi bir şey çıkmıştı. hadi şimdi 2,5 kat olsa yine tutmuyor.
diğer firmalardan teklif alın. muhtemelen daha düşük vereceklerdir.
0
elorelia
(11.12.24)
2023 ağustosta 8bin, 2024 ağusostosta 14bin (%19 hasarsızlık indirimi ve 8 taksit) ödedim. Ayakta 10 muayene hakkı var. Allianz. %19
0
jülsezar
(11.12.24)
Axayı değiştiremem maalesef çünkü çölyak tanısı aldım sigortadan sonra değiştirirsem bunla ilgili hiçbirşeyi ödemeyecek sigorta.36 yaşındayım extra hiç bi paket yok doğum vs.
0
🌸gakgul
(11.12.24)
Abi ben yanlış bilmiyorsam tum haklarinla transfer ediyorsun, yani sıfırdan başlamış gibi olmuyor. Bunu bir araştır çünkü bahsedilen para çok ciddi bir yükseliş.
0
logisticsmanager
(11.12.24)
Çölyak tanısı aldığın için artmış olabilir. Artış oranı normal değil çünkü.
0
prole
(11.12.24)
axanın ödeyeceğinden misin misiniz? onlar da kısıtlamış olabilir.
0
elorelia
(11.12.24)
para vererek gitsen daha az ödersin
0
jelly bear
(11.12.24)
Hastalık tanısı nedeniyle yükselmiş anlattiginiza göre. Eşim ve çocuğum için toplam 48 bin ödedim geçen ay allianz sigortadan. Cocuk 10 hakkın tamamını kullanmıştı geçen sene.
0
alibaba06
(12.12.24)
(4)

Mama taşıma yöntemi

michael_knight
Su ile karıştırılan toz bebek mamasını siz nasıl taşıyorsunuz, taşırdınız?Yaklaşık 40 derecelik bir suya 5 kaşık mama koyarak hazırlanıyor. Biberonda içiliyor ve genelde 150 ml olarak veriyoruz. Tabi bu su daha önce dakikalarca kaynatılıp mikrobu ölmüş su.Bulduğum en iyi yöntem biberonun içine 110 m
Su ile karıştırılan toz bebek mamasını siz nasıl taşıyorsunuz, taşırdınız?

Yaklaşık 40 derecelik bir suya 5 kaşık mama koyarak hazırlanıyor. Biberonda içiliyor ve genelde 150 ml olarak veriyoruz. Tabi bu su daha önce dakikalarca kaynatılıp mikrobu ölmüş su.

Bulduğum en iyi yöntem biberonun içine 110 ml soğuk suya koymak, yanımdaki termosta da kaynar sıcaklıkta su taşımak (tabi taşıdıkça suyun sıcaklığı düşüyor)
Mamayı kullanmak istediğimde içinde 110 ml su olan biberona kaynar sudan koyuyorum, elimle sıcaklığını kontrol edip gerekirse daha fazla sıcak su ekleyip gerekli dereceye getirip suyu hazırlıyor ve içine 5 kaşık mama koyup çalkalıyorum biberonu.

Daha pratik, daha esnek, daha iyi bir yöntem geliyor mu aklınıza? Diğer insanlar nasıl yapıyor bu işi?
0
michael_knight
(11.12.24)
iyi bir termos alıp mamaya uygun sıcaklıkta ılık/sıcak su koyup mamayı onunla hazırlamak?
0
elorelia
(11.12.24)
@elorelia termosa koyduğum su soğuyacaktır. Mesela 40 derecelik su koysam birkaç saat sonra 35 dereceye düşecek sıcaklığı.
Bahsettiğim yöntemle termosun kalitesine göre 7-10 saat süreyle mama hazırlayabiliyorum. Termostaki su biraz soğuduysa bile biberondaki soğuk suyun bir kısmını dökerek ideal sıcaklığı ayarlıyorum.
0
🌸michael_knight
(11.12.24)
ya ben de kızımı memeden kesene kadar ek olarak mama verdim ama bu kadar sorun etmedim bu derece meselesini. kaynamış soğumuş su bile kullanmıyordum. zaten hazır su kullanıyorsun, gerek yok demişti doktor.

ilk beslemeyi birkaç saat sonra yapacaksanız suyu 45 derece sıcakken koyarsınız. ilkinden sonrakiler biraz daha soğuk suyla verilmiş olur. bence problem olmaz.

bir de stanley filan suyu 24 saat kaynar ya da 24 saat soğuk tutuyorsa 40 derece suyu da aynı sıcaklıkta 24 saat tutmaz mı mantıken? o yüzden iyi bi termos dedim.
0
elorelia
(11.12.24)
arkadaşım termosta su + boş biberon + ufak bi pakette toz mama kombosu taşıyor. termosu ne markaydı bilmiyorum ama sabah koyduğum gibi hala diyordu akşam olmasına rağmen.
sıcaklık o kadar problem değil bir de. ne ağzını yakacak kadar sıcak olmalı ne de ürpertecek kadar soğuk. ılık olması da yeterli bir noktaya kadar, aç kalmasındansa.
0
nolmus yani
(11.12.24)
(6)

Erkek cocuk

alibaba06
Merhabalar, sorum erkek çocuğu olanlara olacak. 2 yaş sendromu falan derken ufaklık bizi bayağı bir yoruyor.Erkek çocukların normal rutine ulaşmaları kaç aylığı buluyor.Teşekkürler.
Merhabalar, sorum erkek çocuğu olanlara olacak.
2 yaş sendromu falan derken ufaklık bizi bayağı bir yoruyor.
Erkek çocukların normal rutine ulaşmaları kaç aylığı buluyor.
Teşekkürler.
0
alibaba06
(11.12.24)
terrible two, horrible three, fucking four, freaking five...
erkek-kız farketmiyor. çocuklar benzer aşamalardan geçiyor. bahsettiğiniz gibi bir eşik atlayıp düzelme durumu olmuyor sanırım hiç. her yaşın ayrı bir zorluğu var.
0
elorelia
(11.12.24)
3 yaşa doğru normalleşiyor. hele bi de konuşmaya da başlayınca çok eğlenceli oluyor, dediklerinizi de anlıyor orta yolda buluşabiliyorsunuz. ama tamamen bir normalleşme beklemeyin :')
0
pide
(11.12.24)
Bir zamanlar üçüncü çocuğu kız olan bir adamın twitini okumuştum.

'Evde iki hayvan beslediğimi kızım olunca anladım.' diyordu.

Erkek çocuk hiçbir zaman normalleşmez. Her dönemi bir öncekini mumla aratır.
0
Mirket
(11.12.24)
Selamlar iki erkek çocuk annesiyim sizin çare yavaştan haftada 2 3 gün anneli oyun grubu, iki buçuk yaştan sonra da yarım gün okul. Onların dengi değiliz artık oyun ve arkadaş arıyorlar. Büyük oğlum 2 3 yaşlarındayken 50 kg geziyordum bir ara 49 a düştüm insan vücudu o hareketi kaldıramıyor gerçi bizimki 7 yaşında dehb tanısı aldı psikiyatr dan. Ekstra bir hiperaktivite söz konusuydu.

Sanırım bir 4 yaşından sonra rahatladım. 7 yaşından sonra da hiç zorluğu kalmadı diyebilirim iki senedir maşallahı var hareket azaldı sadece spora kanalize oldu. Basketbol oynayarak atıyor enerjisini. Ergenlik zamanı çıldırmazsa şu hali baya baya ideal erkek çocuk.
0
kullanicadi
(11.12.24)
Krese başladı, konuşması da gayet iyi durumda. Bizi de anliyor ama genelde söylediğimizi kendi canı isterse yapıyor.
0
🌸alibaba06
(12.12.24)
çocukların normal rutine ulaşmaları 25 yaş civarını buluyor. Bu yaşa gelene kadar yok 2 yaş bilmemesi, yok 3 yaş sendromu, yok kreşe başladı ondan huysuz zamanı, yok okula başladısı, yok akran zorbalığı, yok ön ergenliği, yok ergenliği, gençlik sancıları, "aman teyzesi, sınava çalışıyor"ları, "e tabi üniversiteli olunca"sarı falan derken 25 yaş gibi rahatlarsınız.

Bizim çocuklar biraz manyak, benim beklentim 30.
0
babilfish
(12.12.24)
(11)

Ev alma sorunsali

tuborg yesili
derdini sey yapayimlik bir soru gibi duruyor ama degil, bizim evimiz yok, bu zamana kadar bir sekilde paea biriktirdik derken su an ancak orta halli bir ev alacak duruma geldik.Ancak ben asla ev asla ev begenemiyorum, evlerin isciligi mimarisi berbat, azicik eli yuzu duzgun olana da aninda 3,4 kat f
derdini sey yapayimlik bir soru gibi duruyor ama degil, bizim evimiz yok, bu zamana kadar bir sekilde paea biriktirdik derken su an ancak orta halli bir ev alacak duruma geldik.

Ancak ben asla ev asla ev begenemiyorum, evlerin isciligi mimarisi berbat, azicik eli yuzu duzgun olana da aninda 3,4 kat fiyat bicildiginden yanina yaklasamiyoruz.

Cok buyuk beklentilerimiz yok ama yani oyle evler var ki ruhum cekiliyor, sahibini arayip sen kafayi mi yedin bu evin hali ne ve sen bu parayi istiyorsun demek istiyorum. Sahibinden fobim oldu resmen, bakinca moralim bozuluyor.

Nasil bulunuyor az cok eli yuzu duzgun, normal fiyatli ev?

Valla isim olmasa tek tek ev sahiplerine ulasip sovesim var, mutfak fayanslari kirik dokuk eve 6 mio isteyen var, hele esya olan evlerdeki o zevksizlik o her seyin dandikliginin taaa fotolardan belli olmasi.

Lutfen uzerime oneri atin, ev nasil bakilir, bulunur?
0
tuborg yesili
(10.12.24)
öncelikle şunu kabullenmek gerek: dört dörtlük ev bulmak dört yapraklı yonca bulmak gibi bir şey. ona yakın olanlar da muhtemelen bütçenize uymuyor.

kriterlerinizi biraz esnetmeniz gerekecek. lokasyon olabilir, banyonun durumu olabilir, m2 ölçüleri olabilir. tadilat, dekorasyon vb. ile biraz idare etmek gerekebilir.

kolay gelsin, bol şans.
0
zakk
(10.12.24)
Evin fiyatını büyük ölçüde muhit belirliyor. Kiralık dairelerde durum daha kötü. 40 yıllık binadaki, 40 yıldır ne tadilat ne bakım görmüş dairelere servet isteniyor. Nasıl ev bulunur? Çemberi genişletmek lazım; ama yine de içinize sinen bir ev bulamayabilirsiniz. Benim ilk evim kötüydü. Şimdiki bir tık daha iyi. Bir sonraki daha iyi olur inşallah. :)
0
auroraaurora
(10.12.24)
ev kültürümüz gelişmemiş. aslımız göçebe, yerleştikten sonra da fakirlik...
0
parka
(10.12.24)
@ sanemkk+1

Bence evin içinden çok muhit önemli, apartman komşuları çok çok önemli. Kapı önlerinde ayakkabı hatta vestiyer varsa kaç. Çamaşır asılmışsa balkona böyle ipe asılanlardan kaç. Çocuk parkı varsa da kaç. Kediler ve köpekler için mama ve su kabı yoksa ve en önemlisi bu hayvanlar insan gördüğünde kaçıyorsa , topukların vura vura kaç.
0
rock n roll
(10.12.24)
Kesinlikle katılıyorum. Mevcut türk yapıları içi de dışı da iğrenç. Annemin dairesini değiştirmek istiyorum gerçekten her yerde ışıktan, çakma mermerden, her yere bir şey koymaktan kusacagim. Bu kadar zevksiz adamların eline verilmiş bu sektör.

Ama yapacak bir şey yok. Yapısına, firmasina, komsusuna falan bakıp alacaksiniz.
0
logisticsmanager
(10.12.24)
İnsanlar tadilata 500 bin harcıyorsa bunu ev fiyatına en az + 2 milyon olarak ekliyorlar.

Tabi söz konusu istanbul ise bu paraları bir de eski evlere istiyorlar, dediğiniz gibi deprem sebebiyle malzemesi, temeli vs hep soru işareti.

Yeni yapılan evler de muamma bu arada. Celiginden cimentosundan çalamiyorlar belki ama zemin etüdünü düzgün yapmiyorlar, 5 metre örneği 20 metre diye laboratuardan geçirip oldu bittiye getiriyorlar. Depremde Lego gibi devrilen evleri ya da olduğu yerin göçüp içine girip yıkılan evleri hatırlayın. Bunlar hep zemin etüdü düzgün yapılmamış binalar.
0
makbur
(10.12.24)
Bugün bir arkadaşla bahsi geçti. Benzer bir süreçten sonra ev almayıp, fiyatlar uçup gidince de, ev alamadığından bahsetti.

Sağına soluna, kapısına vs. bakarsanız, evsiz kalırsınız. Fiyatlar tekrar yükselişe geçerse, alamazsınız. Satın aldıktan sonra 250-300 bin gibi bir bütçe ayırıp, bazı şeyleri tadilat yaptırabilirsiniz.

Kimse geleceği bilemez ama çok beklemeyin. 2-3 ay içinde bir anda tepetaklak olabilir her şey.

NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.12.24)
ben de taze aldım evi. tam 3 senedir beklemedeydim. ben deprem yönetmeliği ferah olması ve muhite bakarak aldım. antalya 3.4 1+1 konyaaltında yeni gibi olan evler yani 10 yaşına kadar olan evler 3.5 milyon liradan başlıyor.
0
denizmaniaherif
(10.12.24)
Genel bir ic boguculuk ve zevsizlik problemi var evet. Alamadığın için satıcıya küfretmene gerek yok ama. Eski evler daha genis ve ferah genel olarak.
0
osssy
(10.12.24)
Hocam türkiye'de düzgün işçilikli ev bulmak çok zor.

Altyapı anlamında en düzgün projeler gördüğüm bugüne kadar soyak grubunun evleriydi.

Bence fayansa mayansa takılmayın. Onlar zaman içinde yapılır. Millet dışı döküntü evlerin içlerini ne hale getiriyor. Dışından bakıyorsun gece kondu, daireye bakıyorsun new york'ta penthouse...

Türkiye'de en önemli konu evin altyapısı kesinlikle. Boyasını mutfağını banyosunu düzeltirsin. Ama bozuk altyapı büyük dert.

Nedir o?

Mesela çatısı akıtıyor mu? İstanbul'da bağdat caddesine 2-3 sokak mesafede 3-4 senelik binanın çatısı su akıtıyor mesela? Yalıtım düzgün değil, giderleri yanlış yapmış...

Ya da su tesisatı dandik.

gibi gibi...

Bunlar daha büyük sorun.
0
anten
(10.12.24)
millet fayansına, kapısına bakma filan demiş ama yapısız evde mutsuz mutsuz oturmak da büyük mutsuzluk sebebi. bilmemkaç milyon verilen evin de eli yüzü az düzgün olsun istiyor insan. ve cepte 300-400 yoksa büyük tadilat işlerine de girişemiyorsunuz, çok pahalı. 110 m2 evin boyasına 16bin tl verdik bir sene önce. şimdi 50bin isterler kesin.

arayacaksınız ve önünüze çıkacak başka çaresi yok da bu arada bazı kriterlerden vazgeçilecek.

ben mesela asansört şart diyordum, asansörsüz 1. katta oturuyoruz şu an. ama eski döküm petekli evi direkt eliyordum önceki evden çok ses yaptığını bildiğim için. banyo ve tuvalet yüzüne bakılmayacak gibiyse direkt eliyordum. çünkü parke kötü ise üstüne halı serebiliyorsunuz ama banyo leş gibi ise iyi bi masraf yapmadan düzelmiyor. örnekler çoğaltılabilir.

bir sene önce benzer yollardan geçmiş biri olarak kolaylıklar diliyorum.

benim örneklerim de dahil olmak üzere verilen örneklerin hepsi aslında kişiye göre değişiyor. mama kabı varsa kaç demiş bi arkadaş, bizim sitede her yer mama kabı ama tutup kediyi binanın içine alıyolar, kaka kokusu çekiyorsun. evin bir cephesi site içindeki parka bakıyor. gürültü oluyor mu, kesinlikle. ama ben de kızımı parka kolayca götürebiliyorum, işime yarıyor. gibi gibi.
0
elorelia
(11.12.24)
(3)

emlakçı ile konuşma

WithWorth
1 ay sonra işe başlayacağım.iki gün sonra evi göreceğim.emlakçıya sözleşmeyi 1 ay sonradan başlatalım desem kabul etmeyecektir.o pazarlığa nasıl gireyim ?3 hafta falan desem makul bir talep mi ?
1 ay sonra işe başlayacağım.
iki gün sonra evi göreceğim.

emlakçıya sözleşmeyi 1 ay sonradan başlatalım desem kabul etmeyecektir.
o pazarlığa nasıl gireyim ?
3 hafta falan desem makul bir talep mi ?
0
WithWorth
(09.12.24)
emlakçı karışmaz o işe evi tutacaksanız 1 ay elden verip sözleşmeyi 1 ay sonrasında başlatmayı ev sahibiyle konuşun ama tutmayacaksanız o iş yaş, kimse beklemez
0
erty_ksk
(09.12.24)
peşin paranız yoksa ev tutmanız çok zor. kim inanır ki bu duruma.
0
elorelia
(09.12.24)
10 sene tek başıma kirada oturdum, 4 ev değiştirdim bu teklife kimse sıcak bakmaz. Evlerin çok önemli bir kısmı (fiyat da piyasa rayiçleri civarındaysa) daha bir önceki kiracısı çıkmadan tutuluyor.

Örneğin 1 Ocak ve sonrasında taşınacaksan Aralık 20-21 gibi belirlediğin tüm evleri gör, yılbaşı itibariyle kontratı başlat. Daha makul bir yaklaşım.
0
Lethe
(10.12.24)
(8)

D vitamini takviyesi nasıl seçilmeli? Hangi marka en iyisi?

metematik
Bir sürü çeşit ve dozaj var. Kişi kendisi için doğru takviyeyi nasıl seçmeli?
Bir sürü çeşit ve dozaj var. Kişi kendisi için doğru takviyeyi nasıl seçmeli?
0
metematik
(09.12.24)
Önce kan tahlili yaptırıp D vitamini ve diğer kan değerlerini kontrol ettiricen. Doktor sana diyecek ki şu kadar eksiğin var, şu miktarda kullanabilirsin, hangi ürünü kullanayım diyecen o da sana tavsiyede bulunacak.
0
muhayyer divan
(09.12.24)
sınır altındaysa ama çok düşük değilse (tahlilde yazar 0-10 arası çok düşük, 10-25 arası düşük, 25-bilmemkaç arası normal falan diye), ama normal sınırın altındaysa haftada 2 gün d-colefor içebilirsin.

yine de doktora danışmadan kullanma.
0
kibritsuyu
(09.12.24)
D vitamini biraz komplike çalışan bir vitamin, yani vitamin diyoruz ama hormon gibi çalışan bir vitamin bu o nedenle bazı konulara dikkat etmek lazım, misal salt D vitamini olarak değil D3K2 formunda almak kan ve kemiklerdeki kalsiyum dengesini korumak için önemli zira K vitamini kandan kemiklere kalsiyum geçişini sağlarken D vitamini de kemiklerden kana kalsiyum geçişini sağlar, K vitamini olmadan kullanıldığında kemiklerden kana geçen kalsiyumun tekrar kemiklere ulaştırılması mümkün olmuyor o nedenle kemik kaybı yaşanabiliyor. Bir de magnezyum D vitaminin emilimini yükseltiyor, tercihen magnezyum da kullanılabilir.

Bunlara ek olarak sen tabii bi kan tahlili yaptırıp değerlerini öğren ama Türkiye konumu itibariyle D vitaminini senetzini sağlayan UVB ışınları sadece yaz aylarında ve öğle saatlerindeki birkaç saatlik zaman diliminde alıp faydalanabiliyor, o nedenle Türkiye'de sokakta çevirdiğin 10 kişiden 10'unda muhtemelen D vitamini eksikliği vardır zira olmaması için bir neden yok çünkü Güneş'ten D vitamini almak Türkiye'de çok mümkün değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.12.24)
d2k2 formunu öneriyorlar 30 yaş üstüne.
ben ne zaman ölçtürsem düşük çıkıyor. o sebeple sürekli gidip d baktırmıyorum. ara ara kullanıyorum.

şunu önermişti son eczacı
productimages.hepsiburada.net
0
elorelia
(09.12.24)
tahlilde 25 üstü çıktığında doktor çok iyi deyip seni eve yollar. son yapılan çalışmalara göre 60 üstü bazılarında ise 80 üstü olması gerektiği belirlenmiş.
tabi önce tahlil yaptır sonrasında en az 60 üstü tutmak için d3k2 formunda günlük ikame dozda kullanmaya devam et. her 10 kilo içi 1000iu şeklinde. eksikliği gidermek için daha yüksek alınabilir.
k2 vitaminin ile alımında da farklı görüşler mevcut. bir kısım araştırma k2 ye gerek olmadığı tamamen pazarlama için yapıldığını söylüyor.

devlete gidersen devit-3 damla yazar. bununla yükselteni görmedim. veya d-colefor yazar. bu düzenli kullanınca yükseltiyor. değeri belli seviyeye getirdikten sonra damla formunda d3k2 ile devam edilir.
ayrıca d vitamini yarılanma ömrü kısadır. o yüzden belli bir seviyede tutmak için devamlı kullanmak gerekir.
benim kullandıklarım venatura, ocean, immuneks
0
my fault
(09.12.24)
venatura d3k2 kullanıyorum. normalde kilona göre hesaplanıyor. 80kg biri için günde 6-8 damla gibi düşünebilirsin. bunun çok fazla olduğunu günlük dozun 1-2 damla olması gerektiği söyleniyor ama bu mikro dozlarla da D vitamini değerini yükseltebilen yok. düşüklüğe bağlı olarak ilk 10-15 gün bu dozun 2 katını alabilirsin. (12-16 damla)

bu formule göre ilerliyorum 2 ayda bir 1 ay ara veriyorum en son ölçümde D vitamini değerim 76 çıkmıştı.

mustafa atasoy'un bu konuda detaylı bir videosu var:
www.youtube.com
0
orpheus
(09.12.24)
Desiferol var. Sabah akşam atılıyor. Bu hap d vitamini depolarını yavaş yavaş doldurduğu için daha etkili.
0
komando kani var bende
(09.12.24)
Doktor tavsiyesi ile hareket et. Fazlası hipertansiyon, böbrek taşı gibi ciddi sorunlar yapabiliyor. Doz için doktor ne diyorsa onu yap.
0
wd40
(10.12.24)
(5)

Ankara'da irmik unu nerede bulunur?

tahirkemalbozoglu
SbSıfır, ince olan. İrmik unu.
Sb
Sıfır, ince olan. İrmik unu.
0
tahirkemalbozoglu
(06.12.24)
Semolina unu olarak Carrefour ve Migros'larda satılıyor.
0
marla is in my head
(06.12.24)
Onlar ince değil normal irmik boyutunda. Semolina dediğimizde irmigin inkilizcesi.
0
dedeminhirkasi
(06.12.24)
Sen bence ulusa gidip araştır.
0
dedeminhirkasi
(06.12.24)
bebek irmiği olabilir mi? onlarınki toz/un şeklinde oluyor dediğiniz gibi. organik ürünler satan mağazalarda oluyor. doğadolu mesela. ebebekte de vardı bi ara.
0
elorelia
(06.12.24)
Ulus + 1

Tarihi Hal ve Anafartalar Belediye Çarşısı
0
isiaha
(06.12.24)
(10)

Evde alkol

gilbeys
Bir arkadaşım evde alkolün her türlüsünü yapıyor. Rakı/votka/viski vb Çok da güzel yapıyor namussuz :) Ne kadar dikkat edilirse edilsin Bundan zehirlenme riskimiz var mı?
Bir arkadaşım evde alkolün her türlüsünü yapıyor. Rakı/votka/viski vb Çok da güzel yapıyor namussuz :)

Ne kadar dikkat edilirse edilsin Bundan zehirlenme riskimiz var mı?
0
gilbeys
(05.12.24)
Zehirleyen sey ickiyi yaparken satin alinip kullanilan alkolun turu. Metil alkol ise zehirliyor, etil alkol ise zehirlemiyor.

Metil alkol daha ucuz, o yuzden daha cok tercih edilebiliyor.
0
sertac akin
(05.12.24)
Neyle yapıyor?
Dışarıdan etil alkol alıp yapıyorsa bir gün metil alkol alabilir. Bu büyük bir risk.
Kendisi imbik kurmuş, damıtıyorsa bu suçtur. Öyle bir riski var.
Kendisi şarap veya bira yapıyorsa, belli bir miktarı geçmemek ve satmamak kaydıyla yapabilir ve risksizdir.
0
Mirket
(05.12.24)
metil alkol ile etil alkolü ayırt edebilmek için kitler satılıyor. arkadaşınız büyük ihtimalle ondan kullanıyordur, risk almıyodur heralde. ama yanılma payı nedir, ne değildir bilmiyorum.
0
elorelia
(05.12.24)
fıçıda bekletilen viski, damıtılan rakı gibi olmaz onlar. gerek yok bir hatayla zehirlenilir.
0
mikahakkinen
(05.12.24)
Damarlarında kandan çok bu tip alkolün dolaştığını düşündüğüm bir arkadaşım, @ elorelia'nın bahsettiği kitlere fazla güvenmememi söylemişti ki bu konuda söylediklerine inanırım.
0
Mirket
(05.12.24)
Bu işler riskli geliyor bana. Teknik detayını bilmiyorum.

Ama bu kadar kolay olsaydı zehirlenme riskini ortadan kaldırmak, koca şirketler laboratuvarlara para saçmazdı.
0
anten
(05.12.24)
özellikle viski için, piyasadaki hemen hemen tüm markaların yoğun aromaları satılıyor, satın aldığı alkolün içine istediği aromayı, örneğin chivas, karıştırıyor ve aha evde viski yaptım diyor sonra.

eskiden tang vardı, ya da nazzo. toz içeceği suyla karıştırıp evde portakal suyu yapılıyordu. o ne kadar portakal suyuysa arkadaşınızın evde yaptığı da o kadar viski işte.

kendisi yanlışlıkla etil yerine metil alabilir, satıcısı etil yerine metil satabilir, karıştırıp fiyatı düşürmeye çalışabilirler vs vs.

netice olarak içinde milyon tane farklı risk var ve sonuç da kimya fabrikasında üretilmiş evde mikslenmiş iğrenç bir içki. tek olumlu yanı ucuz olması. iyi de viski almaya param yoksa gidip saçma sapan şeyler içeceğime viski içmeyiveririm daha iyi yani.

bu insanlar da bir tuhaflar.
0
emfuzi
(05.12.24)
etil alkolun satisi yasal olmadigi icin risk var. muhtemelen bir tekelden elaltindan aliyor. arkadasina ne kadar guvenirsen guven tekelci faktoru var.
0
buenosdias
(06.12.24)
en fazla kör olursun.
0
ayseee
(06.12.24)
mayalama (bira/şarap) yapıyorsanız neredeyse yok. distilasyon yapıyorsanız veya hazır alkol alıyorsanız her zaman var.
0
inheritance
(06.12.24)
(5)

Böbrek nakli hakkında

biseysorucam
Babam nakil olacak gibi görünüyor. Süreç ile ilgili danışabileceğim ve bu süreci yaşamış olan birileri var mıdır acaba? Yeşillendirebilir misiniz?sol si re solneseli mese palamudu belkibirgunbiryerdepsikopatr10nevonevohttps://eksisozluk.com/bobrek-nakli--472436?p=İsimli yazarlara mesaj atma şansınız
Babam nakil olacak gibi görünüyor. Süreç ile ilgili danışabileceğim ve bu süreci yaşamış olan birileri var mıdır acaba? Yeşillendirebilir misiniz?

sol si re sol

neseli mese palamudu

belkibirgunbiryerde

psikopatr10

nevonevo

eksisozluk.com

İsimli yazarlara mesaj atma şansınız var mıdır acaba en azından? Kendileri daha önce tecrübe etmişler, yardımcı olabilir belki

Çok teşekkür ederim
0
biseysorucam
(04.12.24)
Selamlar. Babanızın böbrek fonksiyonları ile ilgili bilgi verebilir misiniz. Yüzde kaç çalışıyor mesela yada kaç böbrekte sıkıntı var gibi.
0
nevonevo
(04.12.24)
Merhabalar, 7 yıldır diyalize giriyor babam fakat artık fistül veya katater yeri kalmadığı için nakle yönekdik.yüzde 10un altında çalışıyor. Annem verecek bundan 5 yıl önce yapılan testlerde yüksek uyumlu çıkmıştı. Şimdi tekrar testlere girecekler
0
🌸biseysorucam
(05.12.24)
hepsine mesaj attım. duyuruyu silmeyin. geçmiş olsun.
0
elorelia
(05.12.24)
Yüzde 10 altında çalışıyorsa nakil ihtiyacı doğmuş demektir. Hangi şehirdesiniz bilmiyorum ama bu konularda özel haataneleri tavsiye etmiyorum. Antalya'da bulunan akdeniz üniversitesi hastanesinde çok iyi bir ekip var. İmkanınız varsa orayı tavsiye ederim kesinlikle.

Ameliyattan korkmanıza hiç gerek yok çünkü basit bir ameliyat gibi artık. Ancak ameliyat sonrası ilk 1 sene özellikle ilk 6 ay çok önemli.

1 hafta bile yatmamıştı abimler ameliyattan sonra hastanede.

Kullanılan ilaçlar bağışıklığı baskıladığı için ilk 1 yıl özel karantina gerekiyor aslında. Bu kınuda mutlaka titiz olun. Eve mümkünse aile harici kimseyi almayın. Geçmiş olsun ziyareti vs. Gibi şeylere asla izin vermeyin. En ufak bir virüs yada hastalık böbreği kaybetmeye hatta hayatı kaybetmeye sebep olur.

Benim yengem öğretmendi. İlk 1 sene rapor ile okula gitmedi ama şimdi derslere giriyor rahatça. Tabi dikkat ediyor yine.

Grip vb. Hastalıklarda genelde dinlenerek geçiyor ama geçmezse hastaneye yatırılıp tedavi ediliyor.

Özetle nakil alan kişi kalan ömründe dikkatli davranırsa uzun yıllar böbrek sıkıntısı olmadan yaşayabilir.

Aklınızda sorular varsa sorabilirsiniz.
0
nevonevo
(05.12.24)
psikopatr10'un eksiduyuru hesabı olmadığı için mesaj atamıyor. onun mesajını yolluyorum:

böbrek eğer yüksek oranda tutuyorsa nakil olmasını kesinlikle öneririm. biz istanbul'da medicana'da nakil işlemini hallettik. akdeniz tıp'tan gelen bir ekip var. çok ilgililer ve çok deneyimliler. kesinlikle tavsiye ederim herhangi bir şey için 1 lira bile talep etmiyorlar. nakilden sonraki 1 sene ise çok önemli grip bile olunmaması gerekiyor o derece dikkat edilmeli
0
mungojerry
(05.12.24)
(9)

Prima’nın Yapıp Diğerlerinin Yapamadığı Şey Ne?

eisberg
5-6 marka denedik hatta biri de Prima Aktif Bebek. Birisi sızdırıyor birisi pişik yapıyor birisinin mavi çizgisi çalışmıyor vs… prima premium’da bir tane bile sorun yaşamadık. Fiyat olarak prime diğerlerinin 2, 3 hatta bazılarının neredeyse 4 katı. Diğerlerinin yapamadığı şey ne? Ucuz oldukları için
5-6 marka denedik hatta biri de Prima Aktif Bebek. Birisi sızdırıyor birisi pişik yapıyor birisinin mavi çizgisi çalışmıyor vs… prima premium’da bir tane bile sorun yaşamadık. Fiyat olarak prime diğerlerinin 2, 3 hatta bazılarının neredeyse 4 katı. Diğerlerinin yapamadığı şey ne? Ucuz oldukları için mi öyleler? Biz mi bir şeyi beceremiyoruz?
0
eisberg
(04.12.24)
Bizde de aynı durum var. Hatta geçen Migros indiriminden birde ucuz Prima alalım deneyelim dedik, oğlan da rahat etmedi bizde. Sorunu bilemiyorum.
0
etna
(04.12.24)
Etrafımdaki bebekli ailelerden gözlemlediğim kadarıyla bebekten bebeğe değişiyor ya. Primayla hiç rahat edemeyip çok daha ucuz markalarla tam aradığını bulan arkadaşlarım da var
0
nundu
(04.12.24)
Bebeğe göre değişiyor+1 bizim bebeğimizde en pahalısı ile rahat etti arkadaşın bebeği ise en ucuz bez ile rahat etmişti.
0
basond
(04.12.24)
Bebeğe göre değişir. 9 sene önce
Prima pahalı geldiğinde piyasadaki pek çok markayı denemiştim.
Bebeğim bir tek komili ve o zaman piyasaya yeni giriş yapan ve pek bilinmeyen goon ile çok rahat etmişti. Bunlarla devam etmiştim hiç sorunsuz.
0
strawberry first
(04.12.24)
kimyasalları daha zararlı olduğundan. ayrıca her çocuğun teni farklı tepkiler veriyor. kızıma en organiğinden isveç malı bez taktım pişik yaptı. primanın başka bir modelini taktım çocuk rahat etti. daha sonra sleepye geçtim. arge artı kimyasal ve malzeme kalitesi.
0
mikahakkinen
(05.12.24)
olayın prima ile alakası yok. şans işi. doğduğundan beri sleepy bionatural kullanıyoruz, sorun yaşamadık. primada pişik olup goon kullanan bebek var.
0
elorelia
(05.12.24)
goon sleepy babyturco-doğadan hepsini deneyeceksin. bebek hangisinde alerjik olmazsa devam.
0
xrated
(05.12.24)
Şok markette bebeland marka bez yapı itibariyle primaya en çok benzeyen bez bence. ev içindeyken molfix veya bebeland takarken dışarı çıkıcağımızda ya da uyku öncesi prima aktif bebe kullanıyoruz. zaten hepsiburada da falan sürekli premiuma özel kampanya oluyor adet fiyatı diğerlerinden çok farklı olmuyor. premium care olanı tabi uçuk pahalı ona birşey diyemem
0
bigcaptain
(05.12.24)
Biz de primada huzur bulamadık önce sleepy kullandık o çok bozdu nasılsa, sarı külot goon’a geçtik. Nadiren prima aktif bebek kullanıyoruz ama premium care pampers olmadı.
0
kullanıcıadımbuolsun
(06.12.24)
(11)

çocuğunu okula polis arabasıyla bırakmak

emfuzi
kızımın okulunda bir veli, her gün çocuğunu polis arabasıyla getiriyor. üstelik tepesindeki lambalar da aktif olarak yanıyor.görevli polis memurunun böyle bir hakkı var mı?
kızımın okulunda bir veli, her gün çocuğunu polis arabasıyla getiriyor. üstelik tepesindeki lambalar da aktif olarak yanıyor.

görevli polis memurunun böyle bir hakkı var mı?
0
emfuzi
(04.12.24)
polis devletinde padisah
0
ShadowOfMoon
(04.12.24)
Teyzem polisti oradan biliyorum. O polis arabasının benzini mazotunu devlet ödüyor. Aslında yapılmaması lazım.
0
komando kani var bende
(04.12.24)
hakkı yok ama amirinin haberi vardır. burası türkiye.
0
mikahakkinen
(04.12.24)
getirdiği sırada biraz durup trafiği kontrol ediyorsa yine yaktığı benzinin hakkını veriyordur. onun dışında yok tabi böyle bi hakkı.

ben ilkokuldayken de bunu yapıyorlardı. ilçe emniyet müdürünün çocuğu sınıf arkadaşımdı. evden alıp eve bırakırdı iki polis bir araç ile. okul çıkışında on dk durur, trafiği kontrol eder (ki hiç gerek yok), çocuklara araba çarpmasın diye dururlardı.

25 sene önce bu oluyorduysa, bugün daha bi normal geldi.
0
biseysorcaktim
(04.12.24)
foto, plaka, şikayet cimere gönderin.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(04.12.24)
Evet cimerciler olarak hemen geldik, biz 50-100 liranın hesabını yaparken vergilerimizin havaya gittiğini görmek ağırımıza gidiyor. Bu durumun nasıl normalleştirilmeye çalışılıyor aklım almıyor ya. Cimer den fazla yapılacak birşey yok.
0
mirty
(04.12.24)
adamda zerre kadar utanma olsa şunu yapmaz. buna takılmıyorlar da cimerciler gelmiş diyorlar. ne güzel kanıksamışsınız bu rezilliği
0
titanyum22
(04.12.24)
Taşıt kanunu cetvel 1 ve cetvel 2de anlatılır bu konu. Şikayet edilebilir.
0
Mirket
(04.12.24)
yasal mı? değil.
yaparlar mı? yaparlar.
0
babilfish
(04.12.24)
valla cimerde gaz alma yeri ancak okuldaki diğer velilere de yazdırablirseniz daha etkili olabilir. bu çete düzeninin halkı rahatsız ettiğini iyice gözlerine sokmak lazım. kimse istediği gibi at koşturmamalı.
0
calmdown
(05.12.24)
cimere şikayet ediyorsunuz, şikayetiniz ilgili polis memuruna bir şekilde iletiliyor, sonra vay başıma gelenler. yani keşke gerçekler böyle olmasaydı ama bu belayı almaya değer mi?
0
elorelia
(05.12.24)
(6)

Eskişehir’e ne zaman gidilir?

yetkili birine benzeyen abi
Bir hafta sonu İstanbul’dan trenle gidip gezmek istiyoruz.Ama yıllar önce kışın gitmiştim gerçekten acı veriyor.Aralık’ta gitmek korkutuyor, şubat daha iyi mi olur?
Bir hafta sonu İstanbul’dan trenle gidip gezmek istiyoruz.
Ama yıllar önce kışın gitmiştim gerçekten acı veriyor.
Aralık’ta gitmek korkutuyor, şubat daha iyi mi olur?
0
yetkili birine benzeyen abi
(02.12.24)
Bu haftasonu hava görece güzel görünüyor (12-13 derece) hava durumunda. Şubatta daha soğuk olabilir bence şimdiye göre.
0
nundu
(02.12.24)
Şubat büyük ihtimalle daha kötü olur.
0
kobuzchu kiz
(02.12.24)
mart sonundan önce donarsın
0
jamswety
(02.12.24)
soğukta ayazı çarpar ankaranın ayazına benzemez felç bırakır.
0
mikahakkinen
(02.12.24)
gitmişken baharda gidin. kışın bi zevki olmaz, dehşet bir soğuğu oluyor.
0
elorelia
(03.12.24)
geçen kış öyle ekstrem bir soğuğunu görmedim bu arada ama bu sene sert başladı. Hava durumu eksilere inmedi pek ama gerçekten soğuk. Bu haftasonu dediğim gibi hava durumu iyi gösteriyor, belki bu haftasonu gelinebilir, onun dışında mart falan anca işte. Daha da beklerim diyorsanız bence sonbaharda çok güzel oluyor şehir. Ekim gibi düşünebilirsiniz belki ileride
0
nundu
(03.12.24)
(2)

Süresi geçen ve iptal olan banka kartı sıkıntısı

the sound and the fury
Ebayden bir alışveriş yaptım. Sanat kitabı aldım alıcı iptal etti. Iptal edilmektedir sonra banka kartimin suresi gecmisti yeni kart aktif oldu. Şimdi sorun şu kart iptal para iadesi olmayacak mı? Iban adresime bağlı kartlar ama eski kart ile alışveriş yapmıştım o iptal oldu yeni kart bilgisi de si
Ebayden bir alışveriş yaptım. Sanat kitabı aldım alıcı iptal etti. Iptal edilmektedir sonra banka kartimin suresi gecmisti yeni kart aktif oldu. Şimdi sorun şu kart iptal para iadesi olmayacak mı? Iban adresime bağlı kartlar ama eski kart ile alışveriş yapmıştım o iptal oldu yeni kart bilgisi de sitede yok ebay eyazmam mi gerekiyor. Ne yapabilmem lazim. 4 gün oldu iade olmadı araya cumartesi pazar girmişti ama
0
the sound and the fury
(02.12.24)
Kartın süresinin geçmesi ya da iptal olması iade işlemini etkilemez normalde, 7-10 gün arası sürebiliyor ne yazık ki bu tür süreçler.
0
salihdt
(02.12.24)
benim bildiğim kadarı ile sizin bankadaki kredi kartı hesabınız sabit, kart değişince sadece hesabı kullanabileceğiniz rakamlar değişmiş oluyor, hesabınız aynı kalıyor. dolayısı ile işlem yeni kartınıza yansır.
0
elorelia
(02.12.24)
(23)

Para ve imkan varken gezmek mi yoksa biriktirmek mi?

tahirkemalbozoglu
Şu anda çoluk yok çocuk yok. Bize yetecek kadar para kazanıyoruz eşimle beraber. Yaş 34 lere geliyor, anadan babadan bir şey görmediğimiz için açıkçası gorgususuz, gorgusuzlukten kastım gerçekten gorgususuz yani bir yer görmüş değiliz, yurtdışına bir kere çıktık, dağ görmemişiz taş görmemişiz, farkl
Şu anda çoluk yok çocuk yok. Bize yetecek kadar para kazanıyoruz eşimle beraber.
Yaş 34 lere geliyor, anadan babadan bir şey görmediğimiz için açıkçası gorgususuz, gorgusuzlukten kastım gerçekten gorgususuz yani bir yer görmüş değiliz, yurtdışına bir kere çıktık, dağ görmemişiz taş görmemişiz, farklı bir medeniyet, kültür görmemişiz. Hal böyle olunca vakit ve imkan varken gezmek istiyoruz açıkçası fakat bir yanımızda hep "ulan oğlum biriktirsene paranı" diyor.
Ancak vakit geçince de işte şimdiki gibi gezmek görmek isteği olacak mı? Sağlık yerinde duracak mı? Örneğin çocukken her çocuk gibi sabahlara kadar oyun oynardım fakat her oyunu alamazdık, şimdi Bi heves ediyorum yarım saat sonra atıyorum elimden joysticki, yani her şey zamanında diyorlar ya o doğru, bu heves kaçtıktan sonra para olması da çok önemi kalmıyor açıkçası, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
0
tahirkemalbozoglu
(29.11.24)
bence gezmek ya. zaman geri gelmiyor. keşke çocuk olmadan biraz daha gezseymişiz diyorum bazen.

tabi ki insanın kenarda kara gün parası olmalı da. 50 attınız diyelim onu 100-150 yapacaksınız diye de hayatı kaçırmanın bi manası yok.
0
elorelia
(29.11.24)
bu konuyu gezmek vs. para biriktirmek olarak değil de deneyim kazanmak vs. emtia almak olarak değerlendirebilirsiniz. önemli olan 1-3-5 yıl sonra sizi ev-araba almak mı mutlu edecek yoksa 1-3-5 yıl sonra gezmekten edineceğiniz yeni deneyimlerin hayatınıza getireceği mutluluk mu? ben ikisini de biraz yapmaktan yanayım, biraz kenara para ayıralım ama biraz da yeni tecrübelere yelken açalım. insanız, bu hayata bir kere geliyoruz ama iyi günler olduğu kadar kötü günler de var.
0
benaslinda
(29.11.24)
Bir insanın işsizlik durumunda kendisini 4-5 ay idare edebilecek parası olması yeterli bence birikim için.
Sonrasında çok kasmamak lazım ve gezebildiğimiz kadar gezip görebildiğimiz kadar çok şey görmeliyiz, sonrasında bunun pişmanlığı daha büyük oluyor bence.
0
mutekebbir
(29.11.24)
Biriktirmek. Çevremde iki genç aile 10-12 yıl dolarla kazandı. Yedi içti gezdi. Sonra işler bir iki yıl ters gitti, kaliteye alıştıkları için harcamaları hemen azalmadı. Bir sürü borçları var kapıya icra geldikçe ,bankalar aradıkça keşke gezeceğimize köşeye 3 kuruş atsaydık diyorlar şimdi.
0
ercu cozer
(29.11.24)
ikisinin de bütcesi vec planı farklı olmalı ki insan ilerde birinden pişman olmasın. Kazancın bir kısmı ile birikim ve uzun vadeli plan yapılmalı, bir kısmı ile de tatil ve gezi planı. Kazançlar elbette yeterli gelmeyebiliyor özellikle günümüzde ancak burada da öyle düşünüyorum ki hedefler zamanında belirlenirse ve doğru planlamalar yapılırsa, uygun teklifler kovalanırsa mümkün.
0
va
(29.11.24)
Cocuk yokken gezmis ve biriktirmis biri olarak soyluyorum.
Kesinlikle gezin. Gezmeye "gezmek" diye degil, tecrube edinmek diye, dunya gorusu edinmek diye bakin. Bakis aciniz ne kadar degisirse hayattan o kadar zevk alirsiniz.
Parayi yine kazanacaksiniz, zaten cocuk yapma plani gelince gotunuzu oyle bir sikacaksiniz ki, aile buyukleri "ehe ehe cocuk rizkiyla gelirmis bak sans iste" diyecek bilip bilmeden. Siz isin bilincinde insanlar olarak calisiyor olacaksiniz zaten.
Diger arkadaslarin da soyledigi gibi, 6 ay- 1 yil kendinizi sikinti etmeden yasatacak parayi koyun kenara, sonra kalanla kendi capinizda gezin ve tecrube edinin.
0
quaker
(29.11.24)
denge diyorum.
para biriktirmek sart. cocugu birak, emeklilik sistemlerini de görüyorsun.
ama gezmek de sart. yoksa mezarliktaki en zengin adam olmanin tadini cikarirsin anca.
0
robert bosch
(29.11.24)
3 kazanıyorsak eğer 2 / 1 iyi bir oran. 2 yiyelim, içelim, gezelim ama 1 de biriktirelim. Yaş aldıkça insanın hayata bakış açısı değişiyor ama bir yandan da enerji bitiyor. Bana birisi şimdi kalk Ugandayı gezelim dese amaaan otur oturduğun yerde derim. Hant hant yürünecek yaşı geçtim daha fazla konfor arayışındayım.
0
charbiel
(29.11.24)
Çocuk varken gezilmiyor, yokken çok rahat ancak şu ekonomik koşullarda zor. 2 memur maaşıyla aynı yıl ingiltereye gidip araba almıştım, şu an bu mümkün değil. Hem enflasyon hem kur hem de hükümet 2023te yurt dışı harcamalarını taksitlendirmeme kararı aldı. Gezmek için zor bir dönem ama mal içinde 10 yılını kitlemeye gerek yok. En kral arabaya binsen ne en güzel evi alsan ne. Bu ülke böyle haldeyken gezcen yoksa psikolojin bozulur.
0
mikahakkinen
(29.11.24)
yillik butce yapin. gelirin %20si birikim %20si tatil %60i harcama %10u worst case scenario butcesi olsun. boylelikle ne yarin ne olacak endiseniz olur ne de tatile gidecek paramiz yok endisesi. ha oyle bir gelir yoksa ortada realist olacaksin. tek basina olmadigin icin esine, ailelerinize karsi sorumluluklariniz var. gelecek kaygisi varken tatil yapmayacak evde oturacaksin.
0
buenosdias
(29.11.24)
gezin. paranın tamamını gezmeye gömün demiyorum ama gezin. gezmediğim her sene için pişmanım arayı kapatmaya çalışıyorum.
0
jelly bear
(29.11.24)
Normalde "lamı cimi yok, şu devirde parayı harcamak mantıksız" derdim ama sizin açıklamayı görünce fikrim değişti. Ben; durumlar iyiyken çok gezdim, hevesimi aldım. Benim olduğum yerden böyle demek kolay.
Yine de gezmeyi tozmayı dahi tutumlu şekilde yapmanızı önermek istiyorum.
Önce vizesiyle şusuyla uğraştırmayacak, nispeten daha yakın yerlere gidip gezginliği deneyimlemenizi tavsiye ederim. Gezginliği deneyimlemek de önemli. Nelere ne kadar harcanıyor, ne konularda sıkıntı yaşanıyor... vs gibi konuları bi kafada oturtup sonradan açılmaya başlayabilirsiniz.
0
norek
(29.11.24)
cocuklar dogmadan gezebildiginiz kadar gezin. Biz Turkler cocuklarla birlikte gezmeyi yuksek cogunluka beceremiyoruz
0
turkuaz
(29.11.24)
2 hafta yıllık izinle ne kadar gezilebilir ki
bence ortada bir sorun yok
önemli olan güzel vakit geçirmek
ev ve araba varsa istediğinizi yapın helalinden
0
bir soru sorcam
(29.11.24)
gezip görmek. hayatı deneyimlemek güzel. ama biraz yatırım da yapılabilir.
dediğin gibi sağlık açısından yapamayacak duruma gelebilir insan, ve göçüp gidebilir de...
0
ermanen
(29.11.24)
offf çok çok zor soru.

bence 40a kadar birikim yapın, vücudunuzu sağlıklı tutun. 40tan sonra gezin. o zamana kadar kitap okuyun bol bol. gezip görmeyle eşdeğer olmaz tabii ama gözle görülür açıklığını kapatır bahsettiğin görmemişliğin
0
titanyum22
(29.11.24)
bu sorunun cevabı çok ucu açık ya. Hayattan ne beklediğinizle ilgili.

Ama birinden birini seçmek zorunda da değilsiniz.

-Akıllı bir bütçe yönetimiyle hem birikim yapıp hem de gönlünüzce gezebilirsiniz.

Gelecek güvencesi sağlamak önemli. Şimdi 34 yaşındasınız, muhtemelen özel sektördesiniz.

45 yaşından sonra ciddi bir yönetici pozisyonda değilseniz ya da kendi işinizi vb kurmadıysasnız özel sektörde şu anki kadar kazancınız olamayabilir. Çünkü o yaşlarda birçok işveren için "yüksek maaşlı, yaşlı, yatırım yapılamaz" statüsünde olacaksınız.
Daha küçük şirketlerde daha düşük ücretlere yönelmeye başlayacaksınız. Kariyer eğrisi böyledir maalesef özel sektörde.

O zaman hayatınızda çocuk da olacak belki. Masraflarınız artacak, ama geliriniz en iyi ihtimalle yerinde sayacak. Zam alacaksınız tabii ama enflasyona oranlayınca muhtemelen aynı yerde kalacaksınız yani.

O yüzden bence birikim işini ihmal etmeyin. Mesela eviniz var mı? Kiranız var mı?
Şimdi belki dert etmiyorsunuz ama o yaşlarda bunlar daha sorun olacak.

Bütçe planlaması önemli. Yıllık bütçe yapmak lazım.

Türk insanı buna alışık değil ama yılbaşında oturun eşinizle yıl boyu cebinize girecek toplam parayı hesaplayın. Bunun bir miktarını seyahate bir miktarını birikim ve yatırıma ayırın.

Ve bu limitlere uygun hareket edin.

İnanın yıllık planlamayla aylık planlamanın farkı hayatınızı çok değiştirecek.

atıyorum 50+50 ayda 100bin mi kazanıyorsunuz?

Yılda 1.2 milyon.

500'ü atıyorum kira, masraflar vs.

geriye kaldı mesela 750000.

Bunun 500000'ünü iyi bir yatırım olarak değerlendirin.

Kalan 250.000'yi seyahatler, yeme içme, eğlence vs için ayırın. Gibi.

50-30-20 diye bir model var.

%50 ihtiyaçlar zorunlu harcamalar.

%30 istekler, eğlence vs.

%20 yatırım

ama bu amerikada yaygın bir model. Bence türkiye'de %30 yatırım olmalı min.
0
anten
(29.11.24)
Medeniyeti, kültürü 3-5 günde göremezsin. 3-5 ay da eh anca birşeylerin tadına varırsın. Finansal stabilite çok önemli.
0
wd40
(29.11.24)
Gezmek +156165465
0
put it in your appropriate place
(29.11.24)
denge kurmak onemli. ikisini de abartmamak lazim ama paranin bir arac oldugunu bilmeniz gerek. bu aracla deneyimler elde etmek yeni araclar almaktan daha onemli bence cunku muhtemelen bir gun geriye donup bakacaksiniz. o zaman gordugunuz sadece sey farkli model arabalar, farkli esyalar falan olursa uzulebilirsiniz.
0
bohr atom modeli
(30.11.24)
Cebine giren her kuruşun (buna yolda bulduğun para dahil) %30'unu ev ve emeklilik fonu olarak ayıracaksın.
Bunu en iyi şekilde değerlendirebilmek için finansal okur yazarlık öğreneceksin.

Kalan %70 ile ister evlen, barklan, çoluk çocuğa karış, istersen gez, toz.
0
Mirket
(30.11.24)
ikisi de.

imkaniniz varken tabii ki de gezin, gorun, deneyim biriktiniz, anilar yaratin, dunyaya bakis acinizi genisletin.

ama bu demek degil ki elinize gecen her kurusu harcayin. hayatta yarin ne olacagi belli olmaz, isinizi kaybedebilir, kaza gecirebilir, engelli kalabilirsiniz. mali olarak sorumluluk sahibi olun, 2 bina gormek ugurna sacma sapan borca girmeyin.

bence butce yapin size uygun olacak sekilde. atiyorum elinize gecen paranin %60i zorunlu harcamalara gidiyor olsun (kira, kredi, borc, benzin, gida vs). kalan %40i'nin yarisini gezmeye tozmaya ya da zorunlu olmayan alisverise, diger yarisini da birikime yatirima ayirin.

boylece hem harcadiginiz para icin sucluluk duymaz, hem de birikiminizi yapmis olursunuz.
0
taurina
(30.11.24)
denge denge denge.

biraz kariyeri saglamlastirmak ve o sirada belki ev arsa alabilmek veya pasif geliri yarattiktan sonra kafa gezmek icin daha rahat oluyor.

bir de cocuk olunca isler komple degisir. ona gore icinizde kalmasin bazi yasanmisliklar hayatinizi bir cocuga adamadan once. sonra hep pismanlik, kavgalar, burukluklar vs.
0
baldur2
(30.11.24)
(3)

Algoloji Bölümünde Tedavi Gören Var mı?

3 ay önce bir kaza geçirdim, sırtım bayağı zarar gördü, kırık vs yok neyse ki ama ağrılarım hala devam etmekte, büyük oranda azaldı aslında, ilk haftalar 10 dkdan uzun ayakta duramıyordum, 5 dkdan uzun yürüyemiyordum, yatakta sağdan sola dönmek, hatta sadece yatağa yatmak bile çok zordu. Yaklaşık 1.
3 ay önce bir kaza geçirdim, sırtım bayağı zarar gördü, kırık vs yok neyse ki ama ağrılarım hala devam etmekte, büyük oranda azaldı aslında, ilk haftalar 10 dkdan uzun ayakta duramıyordum, 5 dkdan uzun yürüyemiyordum, yatakta sağdan sola dönmek, hatta sadece yatağa yatmak bile çok zordu. Yaklaşık 1.5 aydır kuru igne tedavisi görüyorum, artık onun mu faydası oldu, zamanla mi iyileştim bilemiyorum geçen aylara göre çok iyiyim, eski sağlıklı halimden epey uzaktayım bir yandan da, bugün doktor son iğneleri yaptı ve ağrılar geçmezse algoloji görsün dedi, ilk defa duyuyorum bu bölümü. Kas ve eklem ağrıları için tam olarak nasıl bir tedavi uygulanıyor bilen, tecrübe eden var mı? Faydasını gördünüz mü?
0
(28.11.24)
Eşimle trigeminal nevralji için gittik. Fayda göremedik ama bu zaten neredeyse dermansız bir hastalık.

Eni#tem bel fıtığı ağrıları için gitti. İleri seviye olduğundan (patlamış falan derler) fayda göremedi. Fizyoterapistler de bir şey yapamayız dediler. 2 ameliyat olması gerekti.

Ancak gidip fayda gören de çok. Kabaca ağrının kökenini, tipini bulmak ve ağrıyı sonlandırmak için araştırıyorlar. Buna göre ameliyat, terapi vs. önerebiliyorlar. İğne, ilaç vs. ile tedavi edebiliyorlar.

Bir hastanede onkoloji sonrası gördüğüm an acıklı polikliniktir algoloji. Hastalarıyla, doktirlarıyla, ortamıyla...
0
yadigar
(28.11.24)
eşimin annesi gitmişti. fizyoterapiye yönlendirdi. yani aslında bu bölüm sadece tedavi şeklini belirliyor, yönlendiriyor sanırım. fayda edip etmeme kısmı alınacak tedaviye bağlı.
0
elorelia
(29.11.24)
Bizim yaşlıların hepsi algolojiye gidip dizlerine, bellerine kortizon iğnesi oldular ultrason yardımıyla. Gördüğüm kadarıyla devlette seriye bağlamışlar, çözümsüz ağrılara bunu yapıp geçiyorlar. Bir de ozon tedavisi tarzı fonksiyonel tıp alanına dahil uygulamalar yapan algologlar var. Kadıköydeki eski Gata'daki algoloji bölümü öyle diye biliyorum.
0
inawen
(30.11.24)
(11)

Sözlenmek ne demek ?

dakota
Benim bildiğim sevgilin olur sonra nişan sonra da nikah bitti gitti. Bu sözlü, sözlenmek tabirleri biraz muhafazakar gerici varoş köylü tabiri gibi geliyor bana. Anlamını bilen eyyorlasın lütfen. Not: geçen yeni bir şey daha duydum. “ Tatlısı yendi” bunu da bi eyyorlayınız. Şey gibi değil mi? Küfür.
Benim bildiğim sevgilin olur sonra nişan sonra da nikah bitti gitti. Bu sözlü, sözlenmek tabirleri biraz muhafazakar gerici varoş köylü tabiri gibi geliyor bana. Anlamını bilen eyyorlasın lütfen.

Not: geçen yeni bir şey daha duydum. “ Tatlısı yendi” bunu da bi eyyorlayınız.
Şey gibi değil mi? Küfür. Ebesi ….kildi gibi.
0
dakota
(28.11.24)
aileler de tanışmış anlaşmış, kız isteme töreni yapılmış demek. tatlısı yendi de yanı anlamdadır bence.
0
elorelia
(28.11.24)
"anamız babamız tanıştı, artık kızın babasına yalan söylemeye gerek kalmadan buluşabiliyoruz" demek sözlenmek. e bir yerde muhafazakarlık ürünü tabii.

tatlısı yendiyi ilk kez duydum. kahvesi içildi gibi bişey mi acaba? bak bu tatlı olayı sosyal medya uydurması olabilir.
0
titanyum22
(28.11.24)
Teknik olarak eskide kaldı evet, gelenek olarak sürüyor.

En kaba haliyle şöyle düşünün; sözlenme sırasında ilişki ailelerce tanınmış, tarafların evleneceği beklentisi aile ve aileye çok yakın kişilere ilan edilmiş olur. Bonus olarak aileler sözlenmeyi merasime çevirip yüzük falan takabilirler, ama zorunlu değil. Söz en çekirdek haliyle evlilik teklifi yapıldığında başlar. Ailelerin muhafazakarlığık durumuna göre evlilik niyetinin ailelerce tanınmasıyla başladığı da kabul edilir bunlar birbiriyle çok iç içe veya ayrı ayrı vakitlerde olabilir.

Nişan sırasında ilişki aileleri ilgilendiren herkese ilan edilmiş olur.

Nikah da zaten evlilik oluyor.

Uygulamada çeşitlilik çok, hepsi ayrı ayrı yapıldığı gibi kimileri söz ve nişanı birlikte yapabiliyor. Kimileri bir veya birkaç basamağı atlayabiliyor. Artık keyfe bağlı bir durum.
0
akhenaten
(28.11.24)
nişan ve sözün farkını ben de bilmiyorum.

söz yani adı üzerinde söz alacam seni diye yapılan çiftler arasındaki bi durum olması lazım sanki. söz kesildi denilince aileler tanışmış oluyor. e o nişan? aileler tanışıp meşrulaşınca nişan olmuş oluyor.

söz kesildi artık nişanlıyız gibi bi durum mı var bilmiyorum.

evet yaşım ileri, evet aşırı bekarım :D
0
hedep
(28.11.24)
herkes yapiyor. herkesin yaptigi sey gerici degil trenddir. :)
türkiye böyle bir yer.
0
robert bosch
(28.11.24)
nişan hukuken 2 tarafın da evlenmeyi kabul etmesi ile olur. nişan merasimi de bu nişanı eşe dosta herkese duyurmak için yapılır. bazen nişan aileler arasında evde yapılır bu yüzden. söz ile nişan aynı şey. nişan töreni diğer kişilerle yapılana denir. kız isteme ise erkek tarafın talebi kız tarafının da kabul veya reddi ile yapılır. çok bir fonksiyonu kalmadı artık. instagram falan olmasa unutulur giderdi.
0
ground
(28.11.24)
İsteme ve söz>nişan>nikah. Eskiden sıralama bu idi. Şimdi çoğunlukla isteme ve nişan> nikah şeklinde ilerleniyor. Toplum ihtiyaçlarına göre bu tip gelenekler yıllar içinde yeniden şekilleniyor.

Yalnız, toplumda o ya da bu sebeple var olmuş bir etkinlik veya geleneği "varoş" olarak nitelendirmek bana enteresan geliyor. Neden illa her şey bir den çok steril veya "şehirli" (köylü dediğini içşn diyorum) formda var olmak zorunda?
0
playing star again
(28.11.24)
isteme = ailelerin tanışma kısmı = söz = tatlı bunlar genelde birbirine denktir
0
jülsezar
(28.11.24)
Kıza evlenelim dersin, Kız OK ama ailen ailemden istesin der. İki kişi arasındadır.
Kızı istemeye gidersin, Kızın babası OK derse söz kesilmiş olur. Aileler arasındadır.
Nişan tarihi belirlenir, salonda ya da evde nişan yapılır. Akraba, eş ve dost, mutluluğa dahil edilmiş olur.
Nikah ve Düğün olur. İş resmiyet kazanır.

Gelenek ve göreneklere varoşluk demek gericilikle itham etmek yanlıştır. Muhafazakarlık denebilir.
0
Mirket
(28.11.24)
Bir malı almak üzere rezerve ederek temel şartlar üzerinde anlaşmak, nakit karşılığı teminat senedi vererek kendi deposuna çekmeden üretici deposunda tutmak demektir. Taraflar arasında memorandum of understanding yapılmış, nda imzalanmış, malın fiyatı (başlık parası) vs. konuşulmuş, işlemin finalize edeceği tarih ve ödeme şartları netleştirilmiş demektir.

Şimdi siz bunu daha nazik ifade edin, kimse üzülmesin.
0
babilfish
(29.11.24)
ne yapacaksanız bari bizim gözümüzün önünde yapın gibi bir şey oluyor.
0
my fault
(04.12.24)
(35)

Çalışanı zor durumda bırakmadan halletmece

Shepard
Ofiste sorun yaşar gibi olduğumuz bir çalışanımız(kadın) var. Çok iyi davranıyoruz, bağırmıyoruz, yanlış yaptığında kızmıyoruz(elimizdeki müşteriyi kaybettirdiğinde de). İstediği zaman istediği kadar avans veriyoruz, yemek ücreti de veriyoruz ama biz yemek yerken ona da söylüyoruz. İstediği gibi çal
Ofiste sorun yaşar gibi olduğumuz bir çalışanımız(kadın) var. Çok iyi davranıyoruz, bağırmıyoruz, yanlış yaptığında kızmıyoruz(elimizdeki müşteriyi kaybettirdiğinde de). İstediği zaman istediği kadar avans veriyoruz, yemek ücreti de veriyoruz ama biz yemek yerken ona da söylüyoruz. İstediği gibi çalışıyor ve mola verebiliyor. Karışmıyoruz işine. Çok da güzel çalışıyor. 10 gün gelmedi maaşını tam verdik, arada bir gelmiyor yine aynı maaşını veriyoruz.

Şimdi bunları yazdım ki nasıl davrandığımızı bilin diye. Huzurlu bir ortam sağlıyoruz çalışanlarımıza. Bu çalışınamız kendisi de söylüyor burası benim için cennet, işimden memnunum vs. diye. 8 saat iş. Cumartesi 5 saat. Pazar, bayram, resmi vs tatil.

Sorun ise şu. Saatinde gelmiyor(ofisi kendisi açıyor), saatinde çıkıyor. Dediğimiz işleri yapmıyor, öncelik ver dediğimiz şeylere öncelik vermiyor. WhatsApp Business'a şirket hattını geçirdik ama geri bireysele çevirdi. Haftada bir gün gelmiyor bir bahane ile. Gruptan mesaj atıyoruz cevap vermiyor. Günde 1 saat molayı 2 saat olarak kullanıyor. 2 ay önden gidiyor maaş avansı olarak.

Tabii açıkça bunları konuştuk. Ortaklar(erkek), ben ve o. Tamam dikkat ederim demek yerine küçümseyici bir tavırla işler yürüyor siz ona bakın, iş kalmadı, ben biliyorum iş olsa o gün gelirdim, başka bir şey yoksa işime döneceğim, saatlere mi takılıyorsunuz vs dedi. İyi dedik.

O günden beri triplerde. Selam vermiyor, almıyor, cevap vermiyor bazı mesajlara, yine geç geliyor. Bir şey değişmedi. Telefon ile aradım. Beni sorunu olan ortak arasın, siz aramayın dedi. Saat konusuna da başka çözüm yok ben böyleyim dedi. İyi dedim.

Maaşta 2 ay önden gittiği için ay başında para vermek istemiyoruz. Bir miktar para vermezsek düzeni de bozulabilir. Kendisi gibi trip atar olmak istemiyoruz. İşin içinden nasıl çıkacağız bilemiyorum. Bu kadar güzel davranmamıza rağmen bu çalışan bize düşman olabildi.

Lan biz ne yapacağız bu kişiyle? İnsancıl kimseyi kırmadan üzmeden...
0
Shepard
(27.11.24)
Avans için yazılı kağıdınız var mı? Maaş avansı olduğu, maaşından mahsup edileceği yazıyor mu? Yoksa dava açıp maaşını da alabilir ayrıldıktan sonra.

Ne hakkı varsa verip çıkartacaksın. İlla olumlu olumsuz konuşmak gerekmiyor. Bugün senin son günün, seninle devam etmeme kararı aldık. Tüm haklarını alacaksın. Anahtarını, kartını vs. al, gönder.
0
gabe h coud
(28.11.24)
Ne yaparsanız yapın yaklaşımı ve çalışma biçimi değişmeyecek. Buna göre aksiyon almanızı öneririm.
0
hebanon
(28.11.24)
profesyonel davranmadığınız birinden profesyonel davranmasını beklemeniz zaten başlıbaşına ironi. insancıl, paylaşımcı, pozitif vb. yöneticilik bu anlattıklarınız değil ki. sizin işveren olarak davranış şekliniz baya mahalle bakkalı mehmet amca. bütün bu profesyonellik dışı yönetim şeklinin bir sonucu olarak maalesef süreç çirkinleşecek. kendinizi size karşı açılacak olan davaya da hazırlayın. işe gelmediği günler için herhangi bir tutanak tutulmadıysa, verilen avanslar için avans formu düzenlenmedi ve bordrolarında gösterilmediyse vesaire hiç bir şansınız yok.
0
Phoebe
(28.11.24)
elemana iyi davranmayacaksın ben bunu gördüm iş yaşamımda, ha gerçekten düzgün biridir ama arada sorunları olur tolere edilir o farklı, bu kafada küçümseyici bakan adamı kovun siz zarar görürsünüz, bir örnek vereyim ilk çalışma hayatımın başlarında elemanı dış görevlere gönderirdim, halleder dönerdi çok saatine takılmazdım yarım gün geçirirdi, kendi askerlik yüzündne çıktı yerine gelen eleman aynı işi 1 saatte halledip dönüyor çok sonra öğrendimki at yarışına gidiyormuş işini halledip,kalan işlerinede mesai veriyorduk iyi niyetten. fazla iyi niyet her türlü kaybettirir bir şekilde yollayın
0
eja
(28.11.24)
herkes süper disiplinli olmadığı için kadın da ortama uyum sağlamış diye anladım. vaktinde gelmiyor, ofisi kendi açıyor demişsin. demek ki geri kalanlar çok daha geç geliyor. herkes dünya dikime minare gözüme takılırken sırf bu kadından disiplin beklemişsiniz gibi terslemiş sizi. e seni de biliyoruz. yiyosa çıkarın derim.

daha önceki iş yerimde arada 15 dk geç gelen bir kadına bunu yapmaya kalkan şef oldu. kadın çıkardı, diğer tüm elemanların sigara molalarını yazdığı defteri önüne koydu. şef ve molacı kankalarının 3 saat masa başında durmadığını ispatlamıştı.
0
titanyum22
(28.11.24)
fazla iyilikten tepenize çıkmış, sepetleyin gitsin.
0
orpheus
(28.11.24)
Duyuru bana pek inandirici gelmedi

Ayrica kadin isci degil bariz cunku babasinin yeri olsa bile bu kadar eli seyinde davranamaz bu nasil bir genislik abi boynuna altin madalya takin bide tavirlarindan dolayi isterseniz

Disarida milyonlarca issiz var canavar gibi calisacak haline sukredecek postala gitsin direk memlekete hayirli olur
0
Zetnikov
(28.11.24)
hocam bu duyurun bana da inandırıcı gelmedi. duyuruda çizdiğin bıçkın, kadınlara karşı her şekilde çat çat lafını söyleyebilen, her fırsatta doğrucu profilinle duyurudaki tavrın zerre uyuşmuyor.
0
sir william jones
(28.11.24)
@Shepard

Ben seni kadın düşmanlığıyla suçlamadım, zaafla da suçlamadım. İhtimalleri ortaya koyuyorum. Çünkü iş hayatında bir kadına bu kadar iyi, bu kadar düşünceli davranıldığı görülmemiştir görülemez, karşılığında bir menfaat beklentisi yoksa.

Kendi iş hayatımdan örnek vereyim, konser vereceğimiz zaman %99,99 ritimlerin yanına oturtulurum ve en az 2 en çok 4 ritim sazımız olur, yanlarında oturmamın üstüne bir de arkamızdaki veya önümüzdeki monitörlerden (kocaman hoparlörlerden) gelen gümbürtülerini de çekerim, hatta monitörler bazen hem arkamızda hem önümüzde olur. Kendimi mikrofondan duymak şöyle dursun, kendi çaldığımı dahi duyamam. Buna tepki gösterdiğimde de "herkes aynı şeyi yaşıyor" derler. İşitme kaybım umurlarında olmaz.

Bu iş dünyasındaki kadının yaşayabileceği en hafif çile. Bir de senin anlattıklarına bak. Şüphelenmekte haksız olmadığımı düşünüyorum.

Gerçekten durum buysa, normal işveren çalışan iletişimine geçin, önce sert üsluptan başlayın, sonra savunmasını isteyin, soruşturma vs gitsin işte. Normale dönün yani, bunda düşünemeyecek ne var ki.
0
muhayyer divan
(28.11.24)
Sayın duyurucular, burada anonimiz aşağı yukarı. Buradaki düşüncülerimi yakın arkadaşlarım bilir. Ailem bilir, akrabalar az çok bilir. Sizler de biliyorsunuz. Eh sokaktan geçene, berbere, personele söylemem. Personele yansıtmam.

Biz hemen hemen her saat yoğun bir şekilde çalışıyoruz, sabah 8 gibi başlıyoruz gece 12-1 gibi bitiyor. 7-24 telefonlarımız açık mesela. Ofis dışında işlerimiz günümüzün çoğunu alıyor kısaca. Personel işe alınırken ofisi açacağını biliyordu. Mesela bugün 10'da geldik açtık. 11 gibi çıkacaktık ve personel geldi. Pardon bile demedi 1 saat geç kaldığı halde.

Bizi suçlayan olmuş geç gelmekle veya molalarla alakalı. Biz PATRONUZ. Ama güzelce açıkladım bir üst paragrafda.

@muhayyer divan erkek personel de var, ona da güzel davranıyoruz. İnsanlara stres yaptırmak, üzmek vs. gibi şeyler bize yanlış geliyor. Biz nasıl bir iş ortamı isterdik kısmını personele de yaşatmaya çalışıyoruz.

@sanemkkk orta yol arıyoruz zaten, kadının düzenini bozmadan nasıl hallederiz diye akıl danışıyorum, daha ne yapabilirim bilemiyorum. Ofisteki kadın sen misin yoksa...
0
🌸Shepard
(28.11.24)
niye işten çıkarmıyorsunuz o kısmı anlamadım.
0
elorelia
(28.11.24)
@Shepard

Gerçekten dediğin gibiyse (hâlâ inanamıyorum çünkü) şahane bir iş yeri ve işverenler siniz, yöneticilerimiz. Ama bu çalışanlarınızın özellikle de işleyişi ve müşteriyi sekteye uğratmasını hoş göstermemeli.

Çekip konuşmak usulünü benimseyebilirsiniz. Kadının sorumlusu olan kimse önce o, sonra onunla birlikte bir diğer en yakın sorumlu beraber. Bu esnada üslubunuzda da yeşilden kırmızıya doğru ilerleten bir ibre görülsün. Daha açık yeşil, daha da açık yeşil, sarı, koyu sarı...

Bunları yapmayacaksınız da çalışanı tepenize mi çıkaracaksınız? Çok daha sert davranılan bir ortamda bugüne kadarki tavırlarınızı anlayıp takdir ederek kendini ona göre ayarlamak yerine size cevap yetiştirip kafasının dikine gitmesi bence savunmasını istemeniz için çok yeterli sebepler. Bu kadar yumuşaklığı hâlâ anlayamıyorum.
0
muhayyer divan
(28.11.24)
@elorelia 2 ay maaş avansı aldı parça parça. Ay başında yine avans isteyecek, durumu pek iyi değil gibi. Bu durumda yarın çıkarırsak biz 2 ay maaş zarardayız o da işsiz kalacak ve avans da alamadığı için zora düşecektir diye düşünüyoruz. Bu kısmı çözemedik.
0
🌸Shepard
(28.11.24)
"BİZ PATRONUZ" lafa bak lafa :d senden anca bu kadar patron olur işte.
patron dediğin adam mesai 8de başlıyorsa 6da işinin başındadır. baba parasıyla peynir gemisi yürüttüğün çıkıyor bu laftan. kadın da oranın tek gerçek çalışanı olduğundan bir şey yapamıyorsun. olay bundan ibaret.
0
titanyum22
(28.11.24)
Buna benzer bir durumu biz de yardımcı için yaşadık. Kadına olan hassasiyetinizi anlıyorum da siz hala neden orta yol falan bulmaya çalışıyorsunuz onu anlamadım.
İş yerini kimseye cennet yapma zorunluluğunuz yok. Çalışanların zamanını daha mükemmel yapma zorunluluğunuz da yok.
Siz işinize odaklanın, çalışma koşullarını daha da iyi yapmaya çalışın yeter. İnsan olan kötü günde çalışan çalışmayan tanıdık tanımadık herkes herkese yeri gelince elinden geleni yapıyor/yapmalı zaten de siz niye kadının durumunu bu kadar dert edindiniz?
Yapacağınız şey bu ay maaşını da verin işten çıkartın. Orta yol falan yok. Dışarıda da yardıma ihtiyacı olan milyonlarca insan var. On tanesine şu hassasiyeti gösterseniz bi tanesinin duasıyla sülaleniz bile kurtulur niye bu kadın için durumu bu kadar zorluyorsunuz ki.
Cebinizden bi tık fazla para çıkar evet çok da can sıkıcı ama ben de aynı görüşte olduğum için kredi çektim de verdim. Verdim ve bitirdim olayı.
Patron olmak demek deccal olmak ya da şu saçmalığı seçmek gibi iki seçenekten oluşmuyor ki.
Arkadaşlarına hayvanlara falan iyi olun. Çalışanlara hak ettiği maddi manevi desteği vermeniz ve iş yapmanız yeterli.
0
mrvln
(28.11.24)
Duyuru bana da inandırıcı gelmedi +1
İnanmak için zorladığımda da şu gerçek ortaya çıkıyor. Kadının elinde senin yada diğer ortaklarının bir kozu var, muhtemelen senin değil çünkü ''Beni sorunu olan ortak arasın, siz aramayın dedi'' burada sizi hiçbir şekilde patronu olarak görmeyip ezip geçiyor, bu da demek oluyor ki diğer patrondan çok büyük bir kredisi var sizi sallama gereği duymuyor, selamlarını almıyor, cevap vermiyor.
Çok sevdiğim bir söz var 'sekreterini s*ken çayını kendisi alırmış' sizde de böyle bir durum söz konusu olabilir. Normal şartlarda hiç bir çalışan bu kadar iyi şartları olan bir iş yerinde anlattığınız gibi davranamaz bunun mantıklı açıklanabilecek hiçbir tarafı yok.
0
IcedFlames
(28.11.24)
@titanyum22 ahahahhaa, ya canın sağolsun ama başka nasıl anlatabilirdim işveren olduğumuzu bilemedim. Saat kaçta işe başlıyoruzu ve 7/24 iş çıkabildiğini, gece geç saatlere kadar durmadan çalıştığımızı yazdım. İşi ben kurdum, ben büyüttüm kimseden yardım almadım.

Hala mesaiye takılmışsın. Sabah 10'da iş başı demiştim personeller için. Ben sekizde başlıyorum da demiştim. Bazen daha erken de olabiliyor. Hem ne farkeder ki? Ben işverenim patronum istersem o gün izinliyim. Personel aaa patron bugün yok ben de bundan sonra kaytarıyorum dememeli.

Onun dışında bir kaç kez yazdım cevap aradığım soruyu... Senin için tekrarlayalım. 2 aylık maaşını avans olarak aldı. Nasıl kimseyi üzmeden herkesi mutlu ederek bu personel ile olayları çözebiliriz?
0
🌸Shepard
(28.11.24)
"Ofiste sorun yaşar gibi olduğumuz bir çalışanımız(kadın) var. Çok iyi davranıyoruz, bağırmıyoruz, yanlış yaptığında kızmıyoruz(elimizdeki müşteriyi kaybettirdiğinde de). İstediği zaman istediği kadar avans veriyoruz"

Surdan sonrasini okumama gerek kalmadi.

Kadina bir de strap-on vereydiniz bari.
0
feastofthedamned
(28.11.24)
@alimcgraw ekşi duyuru zirvelerine katılan arkadaşlarımızla işler konusu açılınca paylaşmıştık yaptığımız işi. Yine de sen bilirsin tabii.

@feastofthedamned ahaahahah
0
🌸Shepard
(28.11.24)
Hiçbir sorun ya da cevabın inandırıcı gelmiyor açıkçası. Aynı şekilde düşünen pek çok kişi olduğunu da biliyorum. Neden başkaları değil de senin hakkında böyle düşünülüyor? İlginç değil mi?

Soruya cevap: Kadın olduğu için böyle yapıyordur. Sen de dünyanın en iyi insanı ve en işinin ehli patronu olarak kov gitsin, incelikli davranacağım diye uğraşma hiç.
0
morca
(28.11.24)
Pek çok kişi inandırıcı bulmamış çünkü durum hakikaten böyleyse kadına yol vermemeniz için en ufak bir sebep yok. Şöyle diyeyim, böyle bir kişi bütün bir ofis personelinin size -afedersiniz- eşekbaşı muamelesi yapmasına sebep olabilir.
Hakikaten neden ısrarla alttan alıp iş akdini sonlandırmıyorsunuz? Buradaki herkes bu sebebi merak ediyor bence.
Aklıma gelen şu; bu kadın işinde o kadar yetkin ki işten çıksa şirketin varlığı tehlikeye girecek. Böyle bir elemanı yedeksiz çalıştırmak büyük risk. Yedek birini alacaksınız, hatta iki kişiyi, sonrasında da hayatta başarılar diyeceksiniz.
0
SiyamkedisiZorro
(28.11.24)
yaptığı işten memnunsanız ve daha fazlasını istiyorsanız, farkı ödemelisiniz. sonuçtan memnunsanız ve sorun işi yapış tarzıyla ilgiliyse, hiçbir şey yapmamalısınız.
www.youtube.com
0
engelbert humperdinck
(28.11.24)
titanyum22
(28.11.24)
Valla artık bu shepard kişisinin yalanlari bardağı taşırdı. Duyuruyu az kullanmamin sebeplerinden biri bu arkadaş. Bıktık ya.
0
a r a m i s
(28.11.24)
Duyuruyu iki defa okudum. Tek cümlesi bile samimi gelmedi. Kadın düşmanlığını icsellestirmis hastalıklı bir bakış açısı maalesef. Üzücü. Sosyal medya böyle tiplerden temizlenmeli çünkü bu pislik bulaşıcı maalesef.
0
a summer day
(28.11.24)
Böyle bir soruyu sorarken ne düşünüyorsunuz acaba? Bence çocukluğunuzu irdeleyecek sağlam bir psikologla düzenli görüşün. Olaylara bakış açınız kökten sağlıksız. Bu şekilde gerçek sevgiye ve şefkate ya da adil bir çalışma ortamına asla kavuşamazsiniz. Adınıza çok üzüldüm
0
fatih in fedaisi
(28.11.24)
Sadece kadın düşmanlığı amacıyla sorular uydurup cevaplar yazan ve tepki gösterilince de mesajla hakaret eden senin gibi biri neden hala Duyuru'da barındırılıyor? Ben de bunu anlamıyorum. Ekşi'de uydurmaya devam et, orada sana hürmet eden başka inceller de çıkar illaki.
0
duygusalatasi
(28.11.24)
Valla birazdan o kendisinin bile inanmadigu sahte gülüşüyle gelip hepinize laf sokmaya devam edince anlarsınız nasıl bir incele insanca muamele etttiginizi. 10 senedir buralardayım kimseye bu kadar kurulmamistim. Dersini verip özür diletene kadar durmayı da düşünmüyorum
0
alimcgraw
(28.11.24)
Ben hayatımda bir tane kadının ahini aldım beş sene belimi dogrultamadim. Bu arkadaş ah almaktan da hiç korkmuyor ama o iş öyle olmuyor. Bir gün biri dümdüz eder geçer ama geçmiş ola.
0
a r a m i s
(28.11.24)
Lan kaç cevap gelmiş öyle hahhaha. Son kez bu posta yazmış olayım. 2 AYLIK MAAŞ AVANSI İLE ÖNDEN GİDEN ÇALIŞANIMIZA, ONU DA MADDİ OLARAK MAĞDUR ETMEDEN İŞ ÇIKIŞINI NASIL YAPABİLİRİZDİ soru. Ay başında avans isteyecek ve vereceğiz. Vermezsek onun da düzeni bozulabilir veya işi bırakıp da gidebilir. Çözümü de bulduk gibi. Makul bir avans vereceğiz. Kendisine söyleyip 1 ay içinde yolları ayıracağız, kalan miktarı da helal edeceğiz. Buradan bile kadın düşmanlığı çıkaranlar... Cevap veren herkese teşekkürler.
0
🌸Shepard
(28.11.24)
Burda böyle biri daha vardı. Bunda da aynı yavsak yüzsüz üslup. Looser bir kadın düşmanı olduğunu yuzsuzlukle inkar cabalari. Büyük ihtimalle onun fake hesabı. Sözlükte böyle tipleri teknoloji sayesinde ifşa edip cok yola getirmisligimiz var. Biraz daha bu tavrını sürdürürse 24 saatimizi almaz mcgrawa katılıyorum bunlara taviz vermek cesaret vermek demektir.
0
mezarlik
(28.11.24)
Sanırım ex bikini bilmediğimizi düşünüyo
0
abuzer
(28.11.24)
Gayet belli ediyor diğer hesabıni. Bence de bu tipi duyuruda barındırmamak lazım.
0
a summer day
(28.11.24)
@ali amcacim, ben seni düsündügüm icin öyle söyledim. sen de benim sagligimi düsünüyorsun belli ki ne güzel.
senin verdigin borsa taktiklerini önemsiyoruz. sana ihtiyacimiz var.
0
robert bosch
(28.11.24)
(22)

Çocuklu ailelere ayar olmak

tahirkemalbozoglu
Ayar olmak ama neyine?“Çocuk değil mi, her istediğini yapar” mantığıyla hareket etmeleri…Tamam, çocuk sonuçta; enerji olacak, ses çıkaracak. Ama bu, onun başkalarını rahatsız etme hakkını doğurmaz! Çocuk hayvan gibi bağırıyor, ortalığı ayağa kaldırıyor, senin tek bir uyarın yok: “Evladım, bağırma; i
Ayar olmak ama neyine?
“Çocuk değil mi, her istediğini yapar” mantığıyla hareket etmeleri…
Tamam, çocuk sonuçta; enerji olacak, ses çıkaracak. Ama bu, onun başkalarını rahatsız etme hakkını doğurmaz! Çocuk hayvan gibi bağırıyor, ortalığı ayağa kaldırıyor, senin tek bir uyarın yok: “Evladım, bağırma; insanları rahatsız etmeye hakkın yok.” demiyor beyefendi, hanımefendi.
Ama yok… Bu basit uyarıyı bile yapmıyorlar. Neden? Çünkü kendileri de yaşamayı bilmiyor. Saygısızlar. Toplum içinde nasıl davranılması gerektiğini öğrenmemişler. Çocuklarına da öğretmiyorlar. Aksine bu çocuklu aile bunu kendilerinde bir hak görüyorlar. Diğer insanların kendileriyle beraber bunu anlayışla karşılamaları gerektiğini düşünüyorlar. Sonra o çocuk büyüyor, aynı saygısızlıkla devam ediyor. Çünkü ne görmüş ki ne öğrensin?
Saygıyı, empatiyi ve başkalarının haklarını önemsemeyi aileden öğrenir insan. Ama aile bunu bilmiyorsa? İşte o zaman ortaya, diğer insanları hiçe sayan bencil bir nesil çıkıyor. Ve böyle bireylerden oluşan bir toplumda huzur aramak da hayal oluyor.
Böyle çocuk yapacaksanız yapmayın, hadi yaptınız size benzeyen o sevimsiz evladınızı da alın ötede yaşayın lütfen.
Sizin çevrenizde var mı böyle çevresine saygısız aile? Huzur içinde yaşayan o mutlu ve nadir azgınlıktan mısınız?
0
tahirkemalbozoglu
(25.11.24)
Her çocuk ebeveyninin aynasıdır. Çünkü annesini ve babasını örnek alır, aynen kopyalar ve davranışlarıyla aynısını sergiler.

Anne baba evde bağırarak konuşuyorsa onlar da bağırırlar. Evde kavga çoksa çocuklar da kavgacıdırlar veya çok pısırıktırlar. Çocukların enerjik ve coşkulu anlardaki gürültüleri aileden değil kendi sağlıklı enerjilerinden gelir ama kontrol sorumluluğu çocuklarda değil anne babalardadır, onlar ise bu zamanda çoğunlukla ilgisizler, çünkü onlarla da ilgilenilmedi, onlara insanlara saygılı olmak yaşayarak gösterilmedi. Yani zihinlerinde böyle hatıralar yok, örnek alma klasörü boş.

Ana babanın saygılı ve ölçülü ve hatta dengeli insanlar olduğu aile çok az. Ben o talihli azınlıktanım. Bunu nasıl aşarız diyorsan bence birbirimize yılmadan ve bıkmadan, yumuşaklıkla ve kendimiz örnek olarak destek teşkil etmek çözüm olacak. Çocuklara karşı saygıyı ve nezaketi asla elden bırakmamak lazım, eğer ailelerinde görmüyorlarsa görmeleri ve kaydedip sorgulamaları için. Hatta içlerinin ısınması için. Muhakkak hatırlayacaklardır.

Bizim kendi davranışlarımız istemesek bile herhangi bir anda herhangi bir insana şahane örnek olabiliyor, hiç ummadığımız kadar. Onun için belki de öncelik bizim kendimizi düzeltmemizdir...
0
muhayyer divan
(25.11.24)
@kullanicadi

Onun derdi sen ve senin gibi ebeveynler değil ki, sen sorumluluğunu bilen, saygılı, insan gibi bir ebeveynsin, onun sıkıntısı sorumsuz saygısız haddini bilmez anne babalar ve onların yetiştirdikleri çocukların zorbalıkları. Ben öyle anladım.

Ben de tam aynı yerden geriliyorum hatta, tam da aynı sebeple anne olmak istemedim, istemiyorum. Çünkü güvenemiyorum, kimseyi güvenilir bulmuyorum ben de. Hepimiz toplumu bir şekilde tecrübe ediyoruz her gün ve benim gördüklerim beni çok huzursuz ediyor. O da sanırım bunun için yazdı buraya. Senle ilgisi yok ki.
0
muhayyer divan
(25.11.24)
@kullanıcıadi
Çocuğun çevreye rahatsızlık veriyorsa ve bunu önleyemiyorsan bu senin suçun olur. Bizim bir günahımız yok ama senin yaptığın çocuğun derdini beraber çekmemizi istemen çok tuhaf.
Keyifsizse senin oğlan bunu sabah kahvaltıya gelen herkese yaşatma. Gelme kahvaltıya.

Çok basit aslında ama çocuğu olanlar sessizliğin lüks olduğunu sanıyorlar.
0
Shepard
(25.11.24)
+1'imle geldim.

Hastayım, yarın işe gitcem dinlenmem lazım diye kapısına gidiyorum çünkü artık mesaj yoluyla uyarmaktan bezdum. Bana diyo ki ben de hastayım nolmuş, şuramdan buramdan ameliyatlıyım. Bu zamana kadar kimse kapımıza şikayete gelmedi diye beni suçlu çıkarmaya çalışıyo üstelik. Apartman hayatında gürültü olurmuş. Ben anlayış gösterecekmişim. Yok erkek çocuğuymuş enerjikmiş, yok muhabbet kuşunu görmüş heyecanlanmış, misafir gelmiş onun çocuğuyla coşmuş, bahaneler bahaneler...

Çocuk napcak, dur diyen sus diyen olmazsa kuduracak tabi. Bana hmm ok diyor ama davranışı asla düzeltmiyolar bi de.

Çok doluyum çoook!
0
beetlejuice
(25.11.24)
aşırı derecede ortadoğulu bir sorun.

şımarık veletler ortadoğulu bir kavram.

anası da babası da gerçek normal insan gibi insan olan veletler zaten çağcıl insanları o kadar da rahatsız etmiyor. 2024 yılında ortadoğulu islamik bi ortamda beklentileri ona göre ayarlamak lazım sanki.

soruya cevap olarak ise evet, huzur içinde yaşıyorum çünkü civarımda pek ortadoğulu yok.
0
fevzi123
(25.11.24)
+1'imle geldim daha dün bu durumu ilk kez aklimdan geçirdim.

İki çok küçük çocuk başta şakalaşıyorlardi, çocuktur dedim. Ama erkek kizi israrla bagirtiyor, diyorsunuz ayni masadalar(!), ana uyaracak herhalde. Hiç bir uyari yok. Ardindan yarim saat belki gaz cikarma sesi yapti cocuklar. Kesintisiz! Cunku uyaran yok. Ve ana baba AYNI restoran masasinda. Geri kalan tum tespitleri siz yapmissiniz zaten.
Buyuyunce normal insanlarin normal cocuklarina zorbalik yapacak cocuklar olacaklar bence. Ana babasinin durdurmadigi cocugu ogretmen nasil durdursun.

Avrupada bu islerin olmadigi ile ilgili cok saglam tespitlerin oldugu bir iki meshur baslik vardi ekside.
0
WithWorth
(25.11.24)
Sizin kadar sert bakmıyorum, ancak bence bu tür durumların ortaya çıkmasının en büyük sebebi bazı ailelerin çocuklarını hiç de çocuklara yönelik olmayan yerlere getirmesi.

Örneğin eşinizle ya da sevgilinizle gayet yetişkinlere yönelik bir tiyatroya, restorana, bir yere gidiyorsunuz. çocuklara yönelik bir şeyler olmadığı besbelli. Ama bir bakıyorsunuz bir çift çocuğunu getirmiş böyle bir ortamı "deneyimlemesini" falan bekliyor. Çocuk ortamı sevmemiş, mızmızlanıyor ancak ailesi hiç oralı olmuyor, gitmeye niyetleri yok. Çocuk sürekli bir şeyler soruyor, konuşulmaması gereken bir ortamda sürekli konuşuyor vs. Bir şey söyleyince de "ama o daha çocuk, ne yapayım?" Deniyor.

Dünyanın en saçma şeylerinden birisi. Çocuklara yönelik, onun yaşına uygun veya genele yönelik birçok yapılacak şey varken hayır; Çocuk illa onu "deneyimleyecek."

Ciddi anlamda sinir bozucu. Hatta bence açık olmak gerekirse çocuğun uygun bir zamanda seveceği varsa bile önüne ket vuruyor o yaşadığı şey. Her şey zamanında güzel.
0
akhenaten
(25.11.24)
Toplumda maalesef aşırı cahil insan var. Sadece çocuk konusu değil konu. İnsanlar birbirine karşı saygı sevgi nedir bilmiyorlar. Kavram karmaşası yaşıyorlar. Bu köpek konusunda da böyle çocuk konusunda da.

Bak neler var. Olayı nasıl da demagoji yapıyor. Dünyadaki en güzel şey çocuk sesi diye. Nasıl da gerçekleri carpitarak eğip büküyor. Bak böyle narsist insanlar gelip çocuk sevgisinden bahseder. Sen bencil bir kişi olarak bireyi önemsemiyorsun ki çocuğu onemseyesin zir cahil, saygısız. İnsanların birbirini rahatsız etmemesi isteğine bile nasıl kudurarak tepki veriyorlar, e nolacak öyle görmüş, öyle öğrenmiş.
0
dedeminhirkasi
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil. keşke öyle olsa. tabi ki abartı durumlarda müdahale edilir, özellikle restoranda, toplu taşımada vs. ama onun dışında çok da şey yapmamak lazım. anne baba etkeni önemli tabi de, bir de genetik var. her çocuk evinin aynası olmuyor.
zor konu yani.
anne olana kadar ben de benzer düşünüyordum. ama anne olduktan sonra asla kınayarak bakmıyorum bu tip durumlara.
0
elorelia
(25.11.24)
duyuruyu okur okumaz sebepsiz veya incir çekirdeğini doldurmayan bir nedenden ötürü atılan çocuk sesi belirdi kulaklarımda bir an, başıma ağrı girdi.

şu hayatta artık çocuklardan daha gıcık olduğum bir şey varsa o da yeryüzüne padişah/kral(içe)/prens(es) doğurduğunu sanıp herkesin bu şizofrenik bakış açılarına uymamızı bekleyen ailelerdir. çocuk bu, kukladan veya yontulmamış odundan farksız. o çocuğun hala yontulmamış odun olarak kalmasında bu tip ebeveynlerin payı çok büyük.


artık bir ortamda çocuklu aile varsa mümkün mertebede kaçmaya çalışıyorum. anlamsız bağırış çağırışlar, pis ayaklarıyla koltuğa basmalar, etrafındakileri rahatsız etmeler, koşturmalar, herhangi bir mekanik sisteme parmak sokmaları ve anne-babalarının buna hiçbir şey dememeleri beni o kadar sinirlendiriyor ki anlatamam.


çocukların hiç dahil edilmediği ortamların yaygınlaşmasını o kadar çok istiyorum ki. hatta buna sosyal faaliyetleri geçiyorum, gündelik ve zorunlu alanlar da dahil edilmeli. örneğin toplu taşıma araçları, kafeler, restoranlar, avm'ler de dahil. eğer iki konu hakkında diktatörlük yapma imkanım olsaydı bunlardan biri futbolu yasaklamak, biri de toplumla entegre olmayı başaramamış çocuklu aileleri sosyal çevreden mahrum etmek üzerine olurdu.

kendi çocuklarına tahammül edemeyen tipler gelip senin tahammül etmeni bekliyor, şaka gibi.


ayrıca çok absürt şekilde kendisi çok anlayışlı, nazik ve etrafındakilere daima kibar olan ince bir arkadaşım söz konusu çocuğu olunca etrafta kim var, kim yok asla önemsemeyip ortalığın çocuğu yüzünden savaş alanına dönmesine asla müdahalede bulunmuyor.
0
m e b
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil. +1

Cocuklarin toplumsal ortamlarda cevreyi rahatsiz ettigi durumlarda ebeveynler genelde bir ihtiyaci karsilamamis olduklari icin hatalidir. Ancak her zaman, her durum on gorulemeyebiliyor. Cocuk yeri geliyor okulda/kreste yasadigi bir sorundan dolayi da gurultu yapabiliyor. Toplumsal ortamda uyarilir, halledilmeye calisilir falan ama bazen de olmuyor.

Ayrica cocuk her zaman ebeveynlerini yansitmiyor. Biz evde hic bagirmiyoruz, cocuk da genelde bagirmiyor ama bir arkadasi falan gelse bagirarak konusmaya basliyorlar. Arada uyararak bir nebze normallestirilebiliyor. Her hareketine mudahale edilen cocugun ileride topluma etkisinin hic de iyi olacagini sanmiyorum.
0
mbond
(25.11.24)
sende çocuk yap bırak onlar düşünsün.
0
nuisance2
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil evet çok doğru ama öyle yetiştirirseniz öyle olur ancak.

istisnai örnekleri var tabi ki ama burada gördüğümüz ortadoğu kafası ile yetişirse istisna olması gereken şey genel geçer hale gelir.
kimse de çocuğu suçlamıyor, onu yetiştiren kafayı suçluyor.
0
kisa
(25.11.24)
Nadir de olsa çocuğunu susturmaya çalışan, bir şekilde dikkatini dağıtmaya çalışan ebeveynlere denk geliyorum, ona bir şey diyemezsin mesela, onları anlayabiliyorum çocuk işte durmuyor susmuyor rahatsız ediyor ne yapabilirsin ki.

Ama çoğu zaman çocuğunun yaptığı gürültüye sesini çıkarmayan insanlarla karşılaşıyorum bu çok kötü bir şey. Deliriyorum sinirden, çocuğa değil de onlara kızıyorum, bir çaba ya bir adım bir şey yap susturmaya çalış.
Bir gün otobüste bir çocuk ayağıma kusmuştu ne diyebilirsin mesela çocuk yani maksimum 3 yaşındaydı ama kadın bir özür dile be bir şey söyle yani kusura bakmayın de hay allah çocuk işte de. bir şey yap.
benden özür dilemesini geçtim çocukla bile ilgilenmedi kadın, o an çocuğa daha çok üzüldüm.
0
mutekebbir
(25.11.24)
mbond muazzam özetlemiş.

biz de insanları rahatsız etmemesi konusunda uyarıyoruz ancak çocuğa her ses çıkardığında sus demek de çok yanlış bir yaklaşım. Çocuk sahibi olmayıp her çocuğu ağlayanı cahil sananlar bilsin ki 200 tane kitap okuyoruz doğru yaklaşımı öğrenmek için. benim oğlan mesela 2 yaş bunalımında. olmadık yerde inadından ağlama krizine giriyor. bu hesaba göre sırf sussun diye istediğini yapmalıyım. öyle bir dünya yok tabii ki.

bu durum suistimale açık. her ne olursa çocuktur yapar diyen ve sadece etraftakiler değil kendi çocuğu da aslında umrunda bile olmayan manyaklara da rastlıyoruz.

işin özü hayat bu gibi şeylere kafayı takmak için çok kısa.
0
brakgn
(25.11.24)
hocam duyurularin hep gozume carpiyor. surekli sosyal problemler ve problemlerin kaynagi hep baska insanlar. tamam zor bir cografyada yasiyoruz insan kalitesi cok dusuk ama boyle bir profil cizmeniz de hic saglikli degil. acaba bir durulup benim dusunce, davranis, tepkilerimde hata olabilir mi diye dusundunuz mu hic? bunu yapici bir elestiri olarak degerlendirin. cunku surekli dert yanmak yeni dertler getirmekten baska bir halta yaramiyor. sad but true.
0
buenosdias
(25.11.24)
3 çocuğum oldu. en büyüğü 7 yaşında.

belirli dönemleri var, ağlama krizlerine girerler 2 hafta kadar (büyüme krizi denir). Dışarda, evde nerede olursak olalım en ufak şeye ağlarlar. Örneğin avm'de yürürken benim ayakkabım neden pembe değil diye dakikalarca yırtındığını hatırlarım.

bu durumlarda üstüne gitmek çocuğu daha da sinirlendiriyor, o an ağlaması gerek ve yapacak bir şey yok :) çevresindeki insanlar rahatsız oluyorlar evet, farkındayım. ama insan olarak toplumda beraber yaşıyorsak bazı zaruri şeyler karşısında birbirimize sabretmemiz gerekiyor. örneğin yaşlıların araba kullanmasına ayar oluyorum, yolda yürümesine ayar oluyorum, toplu taşımada şişmanlara ayar oluyorum, engelli insanlara ayar oluyorum gibi bir sürü benzer bahane çıkartabilirim. ama aynı toplumda yaşıyoruz işte, zaruri sebepler dolayısıyla sabredeceğiz birbirimize.
0
xephyr
(25.11.24)
Daha önce anlatmıştım,
Bir hastanenin bekleme salonundayım, kalabalık epey. İki kadın geldi çocuk arabalı ve eteklerine yapışmış ikişer çocukla. Yani en az üç çocuk sözünü buyruk olarak kabul etmişler. Oturdular bir yere, yıllardır görüşememişler gibi koyu bir muhabbete başladılar.
4 çocuk olay yerini ahıra çevirmekte gecikmedi. Rahatsız olan erkekler, Titanyum korkusuyla kadınlara bir şey diyemediler ama birkaç kadın homurdandı. Kadınlar 'Onlar çocuk.' deyip kestirip attı.
Daha sonra kulağı küpeli saçı tokalı 7-8 tel sakallı bir genç, en küçük çocuk yanından geçerken, 'şu ne?' dedi. Çocuk durdu. Yangın dolabının üstündeki tabelalardan ikisi arası bir diyalog başladı. 'Sen renkleri biliyor musun falan derken sohbete diğer üç çocuk da katıldı. Ortam bir anda sükunete kavuştu. Ben oradan ayrılırken o üniversite öğrencisi o 4 çocukla hala sohbet ediyordu.

Çocuğu birey olarak görürsen o da insan gibi davranabiliyor. Bu işi orada o anneler yapmalıydı. Ama onlar enerjisini boşaltsın diye köpeği parka götürme mantığıyla çıkarıyorlar çocuklarını evden.

İzban'da bir anne çocuğa rasladım. Anne 3-4 yaşlarındaki oğluyla yol boyu büyük bir insanla sohbet eder gibi sohbet etti. Çocuğun sorduğu bir soruya cevap veremedi. Bunun cevabını ben de bilmiyorum, akşam babamıza soralım. Ama ben unutabilirim, sen hatırlatır mısın dedi. Eminim o çocuk evde alt kattakinin tepesinde tepinmiyordur.

Şu an bir komşum var. Her akşam iki oğlunu alıp ön bahçeye iniyor. Önce bankta baba oğul muhabbeti oluyor, yaz kış. Sonra 15-20 dakika, sanırım akşam yemeği hazır telefonu gelene kadar futbol oynuyorlar.

İnsanlar insan yetiştirmenin bilinciyle çocuk yapmalı. Saldım çayıra, mevlam kayıra deyince söylediğiniz görüntüler çıkıyor ortaya.
0
Mirket
(25.11.24)
Çocuk sus deyince susan bir canlı değil diyenler olmuş. Kişisel cevabımı vereyim. Bahsettiğim toddler dediğimiz yaş grubu değil, ilkokul çağına gelmiş çocuklar. Toddlerlara zaten her sosyal ortamda anlayış gösteriyoruz mecbur. Ilkokul çocuklarının da evde öğrenmediği saygıyı okulda random bi öğretmenden öğrenmesi hadi bi nebze mümkün de her ortamda istikrarlı şekilde uygulayabilmesi mümkün görünmüyor aile saygısızsa.

Sus demek zaten birinci adım. Onu bile yapmayan var. Yukarıda da bir kaç örnek verildi, sus deyince susmuyorsa dikkatini dağıtmak, çocuğun enerjisini boşaltacak başka yöntemler, aktiviteler bulmak ebeveynin görevi değil mi? Benim çocuğum yok ama arkadaşlarımın üst level haşarı çocuklarında bunu deneyimledim. Çocuklar bu tarz aktivitelere olumlu ve hızlı geri dönüş yapıyorlar. Sonra da millet sanıyo ki ben çocuklarla iyi anlaşıyorum. Biz bunu yaptık ama canımız ilgilenmek istemiyo diyen yok, o anda kendi keyiflerini sürmek varken... ekonomik durumu kötü insanlar da değiller çocuğa sosyal ve fiziksel aktivite alanları açamasınlar.

Hayır yani ben en doğal hakkım olarak evimde, konfor alanımda dinlenebilmek, uyuyabilmek için komşudan icazet mi almalıyım?
0
beetlejuice
(25.11.24)
Çocuklular ve çocuksuzların tatlı seviyede çatışmasına dönmüş :D

Çocuksuz olarak evimde otururken başkasının çocuk sahibi olma kararının beni rahatsız etmesine çok mana veremeyenlerdenim.

Memlekette sokakta çocuk oynayan kalan son sokaklardan birinde oturuyorum özellikle havalar ısınınca okullar tatil olunca çekilmez bir hal alıyor. "Çocuktur oynuyacaklar elbette"nin üzerinde bir bağırış çığırış var. Evebeynlerinin umrunda değil çocuklar ciddi riske girdiklerinde dahi gayet rahatlar.

Bu rahatsızlığıma şehirde yaşıyorsun bunları göze almışsın argümanı ile gelinmesini de bi yere kadar anlayabiliyorum. Zira o argümanı üzerime savuranın 1 hafta benim çalışma odamda yaşamasından sonra rahatsız olmama ihtimalleri yok :D

Maalesef çocuk ayarsız bişey elimden geldiğince kaçınmaya çalıştıkça gelip ağzıma giriyorlar.
0
hedep
(25.11.24)
Bunların %90'ı kalitesiz anne ve babalar yüzünden. Onların da yarısı fındık kadar beyinleri ile 2-3 kitap okuduktan sonra öz güveni yüksek birey yetiştirdiğini sanan kamiller, diğer yarısı da spermle yumurtayı birleştirmek dışında hiçbir fikri olmayan ve çocuğu tehdit ederek ya da milletin ortasında bağırta bağırta büyüyenler. Her şımarık çocuğun arkasında bir vasıfsız aile vardır.

"Çocuktur.." diye bahane olmaz. Bebek dediğin tabii ki ağlar da etrafı da dağıtır 2 yaşına kadar istenmese de anlaşılır ama 4 ve üzeri çocuğun böyle bir lüksü yok. O artık başarısız ebeveyn hikayesi. Açık hava hayvanat bahçesi değil şehirler. O kısımda +1
0
nawar
(25.11.24)
Mirket çok güzel anlatmış.
Saldım çayıra mevlam kayıra zihniyetinin sonuçları bunlar. Çocuk cıvıltısı, çocuk sesi, çocuk sesi... Bunlar farklı şeyler.
Evde çocuğuyla uğraşmak istemediği için eşlik etmeden sokağa bırakıyor. Çocuk sokaktan evdeki anne babasına sesleniyor 10-15 dakika; bakan yok. Uyarsanız kahabatli oluyorsunuz. Beğenmiyorsan taşın noktasına geliniyor illa ki. Geçenlerde komşum gayet nazik dinlenmeye çalıştığını söylediğinde çocuğun babasının tepkisi bu oldu. Ben domates biber diye aralıksız böğüren veledi direkt azarladım. Gerekirse polise şikayet etmek dahil her şeyi yaparım; hiç çekinmem.
Geçtiğimiz yaz yeğenlerimle 2 hafta aynı evde geçirdim. Tabletlerinin sesini kısmalarını söylemekten dilimde tüy bitti. En sonunda pes edip başka odada takılmakta buldum çareyi -ki bu çocuklar normalde çevrelerine rahatsızlık vermemeleri gerektiğini biliyorlar. Evlerinde ellerine tablet tutuşturulup kendi hallerine bırakıldıkları için onlara göre gayet normal yaptıkları.
Kimse çocuklardan biblo gibi oturmalarını bekleyemez; ama oyun oynayan (tablet, telefon vb. ile değil.), sohbet eden çocuk ile gürültücü çocuk aynı şey değil.
Birkaç hafta önce otobüste gecenin ikisinde yüksek sesle sohbet eden 'yetişkinleri' uyarmak zorunda kaldım. Çok şaşırdılar bu tepkime. Işıklar kapanmış, herkes uyumaya çalışır veya sessizce vakit geçirirken yüksek sesle konuşmak çok normal onlar için. Çoğu insan bulaşmamak için müdahale etmiyor; ama ben dayanamıyorum bazen.
Sessizlik gerçekten lüks bu ülkede. Kulaklıksız evden dışarı adım atmamak lazım.
0
auroraaurora
(26.11.24)
(15)

Ev sahibi oğlum gelecek diyor.

itsonlyhumannature
Merhaba,Ocak ayında sözleşmemdeki 2. senem doluyor. izmir'de oturuyorum. ev sahibim, oğlum manisa'da okul kazandı, eve o geçecek dedi. oturmak istersen, ocak ayında tüfeye göre zam yaparız, eylül'de de çıkmanı istiyorum dedi. şu anki kiram nispeten uygun. ancak yeni ev kirası, taşınma masrafları vs.
Merhaba,

Ocak ayında sözleşmemdeki 2. senem doluyor. izmir'de oturuyorum. ev sahibim, oğlum manisa'da okul kazandı, eve o geçecek dedi. oturmak istersen, ocak ayında tüfeye göre zam yaparız, eylül'de de çıkmanı istiyorum dedi. şu anki kiram nispeten uygun. ancak yeni ev kirası, taşınma masrafları vs. baya düşündürüyor. sizce ne yapmayalım.

teşekkürler
0
itsonlyhumannature
(21.11.24)
Taşınma masrafları + yeni kira + depozito+komisyon vs karşıla çıkarım , yoksa oturmaya devam edeceğim, hukuki yollara başvurun diyin
0
jülsezar
(21.11.24)
@jülsezar +1

Ya da hiç detaya gitme. 'Ver mahkemeye' de.
0
Mirket
(21.11.24)
bir emlakçıyla konuştuğumda, o da anca dava açması lazım bu da 2-3 sene sürer dedi ancak sonunda da kazanır dedi. bunun sonucunda da avukat, mahkeme masrafları çıkar dedi.
0
🌸itsonlyhumannature
(21.11.24)
Kiram nispeten uygun diyorsun ya, o uygunlukla normali arasındaki farkı 3 sene biriktirirsen mahkeme masraflarını karşılar o para.

Ayrıca ev sahibi mahkemeyi kazanıp seni çıkarırsa eğer, eve oğlunu yerleştirmek ve başkasına kiralamamak zorunda. Kiralarsa eğer, sen onu mahkemeye verirsin ve o bunu bildiği için mahkeme işine yanaşması pek mümkün görünmüyor.
0
Mirket
(21.11.24)
Bence kesinlikle hukuk yoluna başvurun ve bekleyin.
Ama bunu yapmaktan çekinirseniz bile en azından ev sahibinizden oğlunun Manisa'da okul kazandığını gösteren bir ekran resmi göndermesini isteyin.
Yalan söylüyorsa zaten çıkmazsınız.
0
michael_knight
(22.11.24)
manisada okul kazandı diye izmirdeki evi boşaltamaması lazım. tamam izmirdeki binlerce öğrenci bu şekilde okuyor ama dava açılırsa bunu söyleyebilirsiniz.
0
hoot
(22.11.24)
senden gelen kirayla rahat rahat manisada okula yakın ev tutar yahu, ne saçma bir söz. 2 yılda evden insan mı çıkarılırmış.
0
titanyum22
(22.11.24)
Ben olsam iki trafibda gonlu olmasi acisindan soyle derdim

Tasinma masrafim cok karsilayamayacagim icin cikamicam eger masrafimi karsilarsaniz cikarim yoksa davalik olucaz senelerce ugrasirsiniz yaoabilecegim en iyi sey bu
0
Zetnikov
(22.11.24)
Hocam izmir'de durum ne tam bilmiyorum ama tasinma isi nakliyesi, depozitosu, bakimi iviri ziviriyla birlikte 100bine falan patliyor.

Sokaga atacak paraniz varsa tasinin. 2 yillik kiraci evden cikarilmaz.
0
brkylmz
(22.11.24)
ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açabilmesi için evin ihtiyaç duyulan bölgede olması gerekmiyor mu? okul manisa'da, ev izmir'de. hukuken oluyor mu, bunu bi netleştirin derim. eğer olmuyorsa reddedersiniz. tahliye taahhütnamesi imzalamadığınızı varsaydım. onu imzaladıysanız zaten yapacak bir şey yok.
0
elorelia
(22.11.24)
abi şunu bir netleştirelim artık. yazdığınıza göre size tatlı dille, güzelce (en azından normal) ve tehdit içermeyen bir dille söylemiş. 2 yol çizmiş ve her türlü de 2 taraf için olumlu sonuçlanabilecek bir durum. ev sahibi insanca yaklaşmış.
durum böyleyken neden atar gider yapıp, işi kendinizce(?!) zorlaştırmak istiyorsunuz?
adaleti olmayan bir ülkede "git dava aç" demek ne demek?

emlak sektöründe olan birisi olarak yazıyorum. böyle durumlarla çok karşılaştık. istese ev sahibi hem resmi (yersen) hem de gayriresmi yollarla öyle şeyler yapar ki, haklıyken hem haksız duruma düşer hem de kapı önünde kalırsınız.
aynı şekilde, kiracı da öyle şeyler yapar ki ne ev kalır ne huzur.
herkes sidik gibi köpürüyor, nedense böyle olmaya bir merakları var.

bunu okuyan herkes için yazıyor. ev sahibi de olabilirsiniz, kiracı da. hangi taraf olursanız olun, verdiğiniz sözleri tutmakla yükümlüsünüz. kapağı atayım bir daha çıkaramaz, para vermem veya şu fiyata gitsin 2 gün sonra 3 katına çıkarayım, 1 hafta sonra çıkartırım gibi düşüncelerde olmayın. kolay, maddi açıdan da mantıklı ve huzurlu yollar var bu tarz davranışlara gerek yok.
0
MtKrt
(22.11.24)
oğlum manisa'da okul kazandı, eve o geçecek dedi. oturmak istersen, ocak ayında tüfeye göre zam yaparız,

mantık hatası var adam zam istemek için oğlunun okulu yalanını sürmüş piyasaya.

ben olsam Taşınma masrafları + yeni kira + depozito+komisyon vs karşıla derim 200 bini yerleştiririm.
0
kanasla intihar eden adam
(22.11.24)
Mtkrt olayı çok güzel özetlemiş.

bu devirde ev alacaksan boş bırakacaksın kiracıya veremeyeceksin. değerlendimi satacaksın. başka türlü bunlarla uğraşıyorsun.

aynısını biz yaptık insanca konuştuk taşınma yardımı teklif ettik çıkmam dedi. emlakçıdan ev bulduk istediği şekilde yine çıkmam dedi. sonra elden para istedi tamam dedik. sonra 100 bin oldu 200 tamam dedik. devamlı oyaladı bizi. sonra o 200 oldu 300 en sonunda biz iyi bir alıcı bulduk çokta zarar etmeden sattık gitti.
alıcıda sorunlu tiplerden. daha tapuda imzanın mürekkebi kurumadan yeni ev sahibiyle kavga ediyorlardı. şimdi seve seve çıkacaklar. biz söylediğimizde kirasının 1-1,5 katına güzel ev bulabilecekken şimdi en az 3-3,5 katını verecek.
0
my fault
(22.11.24)
Ev kiralamak, evini bir kiracının kullanımına 10 yıllığına vermektir. İlk kirayı sen belirlersin ve o kira her yıl ve yılda bir defa devletin belirlediği miktarda artar.

Kiracı masraf yapar, evi bulur, masraf yapar kiralar, gayret eder komşu, çevre edinir, orada yaşam için her tür alışkanlığını bırakır, yeni alışkanlıklar edinir, çocuğuna okuldan, işine ulaşıma kadar her şeyi yeni baştan belirler.

Sonra sen bakarsın, Aaaa dersin, ben bu süprüntüyü kapının önüne koyarsam daha pahalıya başka bir süprüntü bulabiliyorum. O zaman İNSANCA söyleyeyim, o da yasal haklarından vazgeçip defolup gitsin ki, gelsin paracıklar.

Bunu teklif etmek bile tacizdir, rahatsız etmektir diye düşünüyorum.

Benim de evim, kiracım var ve böyle düşünüyorum.
0
Mirket
(22.11.24)
MtKrt'nin haklılık payı var. Önce ters yapıp sonra size ters yapılınca ağlanıp sızlanma başlıyor.

Ayrıca düzelteyim. Sözleşmeler istenilen sürede yapılır, ister 10 yıl ister 2 gün.
0
osssy
(22.11.24)
(13)

Mesajla Teşekkür Etmek

rock n roll
Bir arkadaşımın annesi bana hediye gönderdi arkadaşımla. Teşekkür etmem gerekiyor ama aramaya çekiniyorum, mesajla teşekkür etsem kaba mı olur?
Bir arkadaşımın annesi bana hediye gönderdi arkadaşımla. Teşekkür etmem gerekiyor ama aramaya çekiniyorum, mesajla teşekkür etsem kaba mı olur?
0
rock n roll
(21.11.24)
ara ya ne olacak. maksat halini hatrini sormak zaten.
0
robert bosch
(21.11.24)
evet
0
elorelia
(21.11.24)
Bence kaba değil. Kibarca, bol emojili gönderirsen sorun olmaz.
0
potasyum bebek
(21.11.24)
Ara ne olacak +1
0
gabe h coud
(21.11.24)
@robert Bosch

Benden büyük insanlarla iletişim kurarken çok çekiniyorum. Çok eğlenceli, komik bir insan çok da seviyorum. Bir araya geldiğimizde genelde o konuşuyor, soru sorarsa cevap veriyorum. Aramak sıkıntı veriyor :)
0
🌸rock n roll
(21.11.24)
@rock, bahane üretme ve ara
0
robert bosch
(21.11.24)
sana fiziksel bir hediye gönderdiyse fiziken hareket etmek gerekir.
kadın emojili hediye paketi mi gönderdi yok ona göre davran.
0
jamswety
(21.11.24)
bu duyuruya cevap verilmis; o yuzden bundan sonrakiler icin cevap vereyim. life is too short to remove usb safely.

yani: ufak seyleri bu kadar buyutme. icinde tutacagina yap gitsin. en kotu ne olabilir ki yani?
0
buenosdias
(21.11.24)
benim annem mesajla bir şeyler iletilmesini ayıp olarak karşılıyor, ona göre bir şey denecekse telefonla konuşarak denmeli. diğer türlüsü ayıbına gidiyor.

arkadaşın olsa mesaj yeter derdim ama annesi olunca muhakkak aramalısın diyorum. arayınca iyi ki aramışım diyeceksin zaten, hemen şimdi ara kurtul
0
titanyum22
(21.11.24)
Aradım arkadaşlar. Aramadan önce iç motivasyon konuşmamı yaptım ama bir türlü tuşa basamıyorum, en sonunda bastım. Telefon çalmaya başladı :)))

Sonra, teşekkür ve kısa bir sohbet ve final :)
0
🌸rock n roll
(21.11.24)
hadi geçmiş olsun
0
titanyum22
(21.11.24)
Merhaba, ya bana hediye gondermissiniz tesekkur etmek icin aradim, evet, cok tssekkurler cidden cok begendim, evet, umarim en kisa zamanda yapariz, tesekkurler tekrardan. Iyi gunler.
0
duyurukullanıcısı
(21.11.24)
Kaba olur. Hediye hakkındaki düşünce ve duygularını da özet halinde anlatman gerekir, arkadaşın olsaydı tamamdı ama annesi olunca iş değişir. Yani bana göre. Benim sevgiye karşılık verme anlayışım belki genele göre farklıdır bilmiyorum.
0
muhayyer divan
(22.11.24)
(6)

Temu güvenilir mi?

yetkili birine benzeyen abi
Çok fazla reklamını görüyorum ve aşırı ucuz şeyler satan bir Çin alışveriş sitesi.Buradan alışveriş yapan var mı? Güvenilir mi?
Çok fazla reklamını görüyorum ve aşırı ucuz şeyler satan bir Çin alışveriş sitesi.
Buradan alışveriş yapan var mı? Güvenilir mi?
0
yetkili birine benzeyen abi
(21.11.24)
Altıncı siparişimi de teslim aldım. Bir yamuğunu görmedim. Herşey saat gibi çalışıyor.
0
Mirket
(21.11.24)
ben de çok alışveriş yaptım, sıkıntı yaşamadım.
yasal sınırları aşmamaya dikkat edin ama.
0
elorelia
(21.11.24)
yasal sınırlar nedir?
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(21.11.24)
ayda maks 5 alışveriş
her bir sipariş 30 euro geçmeyecek - vergi hariç 30 euro olduğu söyleniyor. yani vergi öncesi sepet miktarınız 1100 tl civarı geçmemeli.
bir üründen birden fazla, çok adetli alınca da sorun oluyormuş.
0
elorelia
(21.11.24)
Kaç günde geliyor?
0
parka
(22.11.24)
belli olmaz. on günde de gelebilir kırk günde de.
0
elorelia
(25.11.24)
(4)

çamaşır makinesi sorusu

kibritsuyu
9 kg'lik kazanı olan çamaşır makinesinin, 4 kg çamaşır koyarak çalıştırmam gereken programına 9 kg çamaşır koyup çalıştırırsam:- makine suyu alıp fazla geldiğini anlayınca "fazla doldurdun, bu programda bu kadar çamaşırı yıkayamam" diyip çalışmayı mı durdurur?- 4 kg'ye göre su alıp çamaşırı mı doğru
9 kg'lik kazanı olan çamaşır makinesinin, 4 kg çamaşır koyarak çalıştırmam gereken programına 9 kg çamaşır koyup çalıştırırsam:

- makine suyu alıp fazla geldiğini anlayınca "fazla doldurdun, bu programda bu kadar çamaşırı yıkayamam" diyip çalışmayı mı durdurur?

- 4 kg'ye göre su alıp çamaşırı mı doğru düzgün yıkamaz, hatta ıslatmaz bile?

- yoksa hiçbir şey olmaz, normal yıkar mı?

9 kg'lik program 3 buçuk saat sürüyor. 1 buçuk saat oldu hala çevirip duruyor çamaşırları. yeter da canı çıktı çamaşırların, daha durulamaya geçmedi, süre de 2 küsur saat hala.

1 saatlik program var ama 4 kg çamaşır koy diyor. 4 kg koyunca (çamaşırları tartmıyorum elbet yarısına kadar koyuyorum) yarım saat yıkıyor, yarım saat durulayıp sıkıyor, mis gibi de çıkarıyor.

o programda tamamını doldursam, ona göre gerekiyorsa biraz fazla su alsa, yarım saat yıkasa, yarım saat de durulayıp verse işte, olmuyor mu?

yoooh çok doldurdun yıkamam diyip uğraştıracak, ya da azıcık su alıp hiç yıkamadan çıkaracak diye korkumdan denemedim.
0
kibritsuyu
(21.11.24)
performansı düşebilir ama yıkar.

mesela bizde günlük program 2 saat ve tam kapasite doldurun diyor.
ancak günlük programı hızlıya çevirirsen süre yarıya düşüyor ama makinenin yarısını doldurabilirsin en fazla diyor.

ben aynı miktarda doldurup yıkıyorum. gayet normal çıkıyor. ama fazla deterjan kullanmıyorum.
0
elorelia
(21.11.24)
yani performansı ne kadar düşebilir ki? maden işçisi ya da araba tamircisi değiliz. sabah giyilip akşam çıkarılmış giysiler, en fazla 3-4 sefer giyilmiş kot pantolon, kazak vs. deterjanlı suda yarım saat çevir, durula ver, tozu toprağı, günlük kiri, teri, kokusu gitsin yeter. 3 buçuk saat nesini yıkıyorsun bunun?

tam 2 saat oldu, hala yıkıyor, durulamaya geçmedi. daha da 1:40 yazıyor amk çamaşırların anasını belledi.
0
🌸kibritsuyu
(21.11.24)
Sanırım yıkıyor ama hareket hızı daha az yüke göre olduğu için zorlanıyor.
Eski makinemde hiç dikkat etmezdim. Yıkardı. 10 yıl sonra kazanı dağıttı (neden bilmiyorum) değiştirmek zorunda kaldık.
İkinci makine bazen ses yapıyor. Servis geldi. Fazla yük koyuyorsunuz makineye diye azarladı gitti.
Şimdi çok yük varsa uzun programda çalıştırıyorum ses yok.
0
master of ceremonies
(21.11.24)
tamamını doldurup 3.5 saatlik programı seçip hızlı yıkama düğmesine bastım, süre yarıya düştü. ağırlık da güya yarısı kadar koymalıydım.

çamaşıra yetecek kadar fazla fazla su aldı, dönerken yıkarken zorlanıp ıkınmadı, sıkarken zorlanmadı, çamaşırı da güzelce yıkadı.

hayır zaten mantık olarak niye zorlansın, motorun gücü 9 kg çamaşırı yıkamaya uygunsa, "bu adam 5 kiloluk program seçti ama 9 kilo doldurdu, gücüm var ama adam 5 kilo seçtiği için gıcıklığına dönemeyip zorlanayım" diyecek hali yok ki. suyu da zaten içindekini tartıp alıyor.

galiba sadece üretici bu kadar çamaşırın bu kadar kısa sürede yıkanmayacağından tatmin olmadığı için süreyi uzun tutmuş.
0
🌸kibritsuyu
(26.11.24)
(5)

taşra avukatına hediye

kanatlı kontun müşfik öpücüğü
kardeşim nbc filmleri tadında bir anadolu ilçesinde avukatlığa başladı. çiçeksepeti vs gönderim yapmıyor oraya. tanıdıklar vasıtasıyla yerel çiçekçilere ulaştım, mesajla fotoğraf attılar fakat doğru düzgün hiçbir şey yoktu ellerinde. o yüzden bi çiçek bile gönderemedim ilk gününe. şu masaüstü isimli
kardeşim nbc filmleri tadında bir anadolu ilçesinde avukatlığa başladı. çiçeksepeti vs gönderim yapmıyor oraya. tanıdıklar vasıtasıyla yerel çiçekçilere ulaştım, mesajla fotoğraf attılar fakat doğru düzgün hiçbir şey yoktu ellerinde. o yüzden bi çiçek bile gönderemedim ilk gününe. şu masaüstü isimliklerinden alayım bari dedim. bilinen alışveriş sitelerindeki ürünler çok basit geldi gözüme. daha önce almış, kullanan birileri varsa önereceğiniz bir ürün var mı internetten? yahut nereden yüz yüze gidip görerek alabilirim böyle bir ürünü?

alternatif hediye önerileriniz olursa onlara da açığım. teşekkürler.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(20.11.24)
hocam ajandalar avukatlar için olmazsa olmaz item'lardan biridir. hazır yıl sonu gelmişken güzel bir 2025 ajandası alabilirsiniz.
0
shadowfollower
(20.11.24)
ofis malzemeleri satan büyük kırtasiyelerde oluyor aslında. ankarada iseniz ofis ostimde var mesela sümen takımları.

ajanda da güzel fikir bu arada. isimli yaptırabilirseniz güzel olur.
0
elorelia
(20.11.24)
Avukata deri evrak çantası alınır. Adeti budur bu işin.
0
baharat
(20.11.24)
güzel bir deri evrak çantası veya ismi yazılı güzel bir dolmakalem ve/veya masasına ismi yazılı sümen olabilir
0
wendyangelamoiradarling
(20.11.24)
kardeşinizin bedenini biliyorsanız isminin baş harfleri işlenmiş gömlek,
üzerinde adı yazılı kaliteli doldurulabilir kalem,
feng shui'ye göre masa üstünde bulundurulduğunda başarı veren bir dünya.

sümeni almıştır çoktan. bir de hangi ilçe?

o ilçede ptt vardır. pttavm'de bazen inanılmaz sürpriz şeyler oluyor. ben cidden oradan alışveriş yapıyorum çoğunlukla.
0
janderzel zartanyan
(21.11.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.