Giriş
(6)

Manikür makinası ile tırnak kesmek

parka
Tırnak kesmede zorlanan bir yaşlı için pratik bir çözüm arıyorum.Elektrikli manikür pedikür makinası ile ara ara törpülemek işe yarar mı sizce?Söyle bir makina meselahttps://www.trendyol.com/ibovia/elektrikli-12v-tirnak-torpu-seti-manikur-pedikur-protez-tirnak-ayak-nasir-ve-tirnak-mantar-makinesi-p-
Tırnak kesmede zorlanan bir yaşlı için pratik bir çözüm arıyorum.
Elektrikli manikür pedikür makinası ile ara ara törpülemek işe yarar mı sizce?
Söyle bir makina mesela
www.trendyol.com
0
parka
(29.01.25)
o ürünü bilmiyorum ama şu da denenebilir.
www.trendyol.com
0
elorelia
(29.01.25)
Biraz önce şu çıktı karşıma. Duyuruyu anımsadım koyuyorum fakat hiç tecrübem yok bu cihaz ile ilgili.

www.youtube.com
0
hedep
(29.01.25)
Ben de tırnak kesmede zorlanan bir yaşlı olduğum için şundan aldım yaşam kalitem 6 level falan yükseldi: www.hepsiburada.com

Şurada da farklı çözüm örnekleri var: www.eksiduyuru.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.01.25)
@Kaleci, o cihaz ayak tırnaklarında nasıl? Esas sorun ayak tırnaklarında zaten.
0
🌸parka
(30.01.25)
cihazin uclarini takmak mesele olabilir. yasli birinin kullanimi icin emin degilim acikcasi. pandemide o cihazi kullanmistim, bir kac aya da cop olmustu.
Kalcinin gonderdigi cok iyiymis.
0
65 derece
(30.01.25)
Hocam benim sorunum el tırnaklarını kesememekti o nedenle bunu aldım ama ayak tırnaklarımı normal tırnak makasıyla kesiyorum, senin sorunu görünce ayak tırnağı aklıma gelmemişti ne yalan söyleyeyim o nedenle bunu önerdim ama ayak tırnakları için sanırım uygun değil bu cihaz zira oval şekilde kesiyor tırnakları.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.01.25)
(17)

kız arkadaşa pırlanta kolye alınır mı?

messina123
1.10 gram 14 ayar altın varmış. ederi 1800 lira falan. kalanı çöp ama kızlar seviyor galiba böyle şeyleri. ne dersiniz alınır mı?https://www.bluediamond.com.tr/pirlantali-fantezi-sans-kolyesi-2000175964.html
1.10 gram 14 ayar altın varmış. ederi 1800 lira falan. kalanı çöp ama kızlar seviyor galiba böyle şeyleri. ne dersiniz alınır mı?

www.bluediamond.com.tr
0
messina123
(28.01.25)
alınabilir ama kolye çok alaturka. 50 yaşında filan değilse daha sade bir şey bakın.
bi de ayrılırken parasını isteyecek gibisin.
0
elorelia
(28.01.25)
24 yaşında ayrılmayı düşünmüyorum
0
🌸messina123
(28.01.25)
"kızlar seviyor" diyerek alma bence :( en derin yaramdir bu... Çiçek ve takı.. hediye edildiğinde aglayasim geliyo. Hiç sevmiyor ve takmiyorum

Biraz daha analiz et neleri sevecegini
0
abuzer
(28.01.25)
pırlanta değil de altın kolye alınır, populer kuyumclulara bakın, reis kuyucumluk, degerli kuyumculuk gibi, çok da güzel hediye olur. ama yaşına göre, sizin önerdiğiniz çok alaturka +1
0
benaslinda
(28.01.25)
arkadaşlar bunun pırlantası da ufacık dediğiniz gibi :d

ben bu kıza 6-7 bin civarı ne alayım peki?
0
🌸messina123
(28.01.25)
ne icin aldigina gore degisir. eger sosyal cevre geregi boyle hediyeler alip, veriyorsaniz yada cok seviyorsaniz alin. ama arkasinda kizi elimde tutayim, kendimi kanitlayayim gibi cro-magnon bir durum varsa alma o parayi psikologa bas:)
0
buenosdias
(28.01.25)
o bana parfüm almıştı baktım 5 bin lira. iş açtı başıma altında ezilmemem lazım o yüzden 6-7 bin liralık bir bütçem var.
0
🌸messina123
(28.01.25)
Blue Diamond bakıyorsan, ucuzuna kaçacak gibisin fkfk. Madem ucuzcuyuz, Emel Pırlanta'ya da bak. Ucuzcuların kralıdır. Senin için en ucuzundan pahalısına sıralama da yaptım :D

www.emelpirlanta.com
0
gabe h coud
(28.01.25)
bence kolye alma fikrin güzel. kız arkadaşın takıyor mu gözlemledin mi? takıyorsa ne tür şeyler takıyor. sarı renk takı mı seviyor gümüş renk mi? taşlı şeyler mi seviyor, taşlı olmayan daha sade mi? buna göre daha net konuşulabilir. so chic diye bi marka da var bana ordan hediye kolye alınmıştı baya takmıştım uzun süre. ama yine de illa onun altında kalmamam lazım diye kendini yiyip bitirme, seveceği bir şey almaya odaklan, mesela 4 bine bi şey beğenirsen sırf 5 binden az diye almayayım deme :)

dediğim gözlemi yapıp ürünü mağazaya gidip görerek almak işini daha kolaylaştırabilir, böyle fotodan tam belli olmuyor.
0
turuncu tonlarda
(28.01.25)
Abi parfüm aldı altında ezilmeyeyim ben de pırlanta kolye alayım kafası sağlıklı bir hareket değil ilişkilerde işler bu şekilde yürümez.
0
Bir ben var benden şurada
(28.01.25)
pirlanta alma derim. harbiden cöp. bu kadar kücük taslar hic para etmiyor satarken.
24 yasinda benim pirlantam yoktu. her seyin zamani var.

beyaz altin kolye ya da normal sari altin falan al bence kuyumcudan. gözünle bak. kuyumcuya da sor degistirme olur mu diye.

pirlanta da uzaktan güzel duruyor olabilir ama cildi soguk alttonu degilse soluk gösterir kizi. bende pirlanta var ama hic takasim gelmiyor bu yüzden. ayrica pirlantayi muhafaza etmek zahmetli is. o kadar kücük taslar kararir gider zamanla.
0
sonsuz
(28.01.25)
Ben olsam o pirlantayi anneme alirdim
0
Zetnikov
(28.01.25)
swarowski al geç
0
kveldulv
(28.01.25)
Sizin aradığınız pırlanta kolye değil.

Çanta, swaroski ya da pandora.
0
kojonotsuki
(28.01.25)
SubReddit gifts e bi bak once. Emin ol 500 lira altina kapatcagin cok daha guzel hediyeler var orda. Ya da git deneyim satin al. Hedonik treadmill kavramina dikkatt
0
lapaz
(28.01.25)
Pandora'ya bir bak yıllar önce kız arkadaşıma oradan bir kolye almıştım şık ve sade şeyler mevcut.

Ayrılalı çok oldu ama olsun hatıra olarak güzel bir tercih yapmıştım o zaman.
0
oggiethebrewbuddy
(29.01.25)
Bu bütçede illa mücevher alacaksanız pırlanta bakmayın, sadece altın kolye alın, gözükmeyecek derece küçük pırlanta alıp para heba olmasın.
0
kumandanim
(29.01.25)
(3)

Antibiyotik kullanırken probiyotik alınır mi

makbur
Macrol 500 isimli güçlü bir antibiyotik alıyorum. Antibiyotik alirken probiyotik kullanılır mantığını anlayamıyorum, bu antibiyotik zaten bütün bunları öldürüyor (yararlı zararlı fark etmeksizin bütün bakterileri)Yani probiyotik içince bir süre ölmüyor kar kardir şeklinde mi mantığı? Bilemedim.
Macrol 500 isimli güçlü bir antibiyotik alıyorum.

Antibiyotik alirken probiyotik kullanılır mantığını anlayamıyorum, bu antibiyotik zaten bütün bunları öldürüyor (yararlı zararlı fark etmeksizin bütün bakterileri)
Yani probiyotik içince bir süre ölmüyor kar kardir şeklinde mi mantığı?

Bilemedim.
0
makbur
(28.01.25)
Hepsini öldürmüyor ama çoğunluğunu öldürüyor. Oradaki yararlı bakterilerin sayısını belli bir seviyede tutmak için yani bağırsak florasını dengede tutmak için alıyorsun.
0
false pretension
(28.01.25)
antibiyotik kullanımı sonrası probiyotiği en az 6 ay kullanmak gerekiyormuş zaten. mantık toparlamak muhtemelen.
0
elorelia
(28.01.25)
Yararlılar için bir nevi kalkan olsun, hepsi ölmesin diye
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.01.25)
(12)

Kurutmak makinesi kullanan var mı ?

denizmaniaherif
Merhabalar.. 1+1 evdeyim mutfağa koyacağım makineyi.. 1-kurutma makinası koku-gürültü yapıyor mu ? 2-herhangi bir tesisat olayı var mı ?3-Hangi marka ?4- avantaj ve dez avantaj sizce neler?
Merhabalar.. 1+1 evdeyim mutfağa koyacağım makineyi..

1-kurutma makinası koku-gürültü yapıyor mu ?
2-herhangi bir tesisat olayı var mı ?
3-Hangi marka ?
4- avantaj ve dez avantaj sizce neler?
0
denizmaniaherif
(27.01.25)
koku yapmıyor ama ses yapıyor.

su deposu var kurutma bittikten sonra boşaltıyorsunuz ama isterseniz gidere de bağlatabilirsiniz.

bende arçelik var ısı pompalı.

avantajı çamaşırların bir iki saat içinde kuruması. sonrasında isterseniz ütülersiniz isterseniz katlayıp kaldırırsınız. çamaşır asacak yer bulma, asıp kurumasını bekleme derdi yok. dezavantajı yok bence.
0
inheritance
(27.01.25)
hoover marka kullanıyoruz. genel mi bilmiyorum ama bizimkine göre cevap vereyim. koku yok ancak çok sesli. çalışırken aynı odada durulmaz. çalışırken bi pencere vs açmak gerekiyor çünkü çok nemlendiriyor ortamı, camlar vs hep buğu oluyor. bizimki suyu kapağında biriktiriyor, tesisat işi yok. gidere takılan modeller de var. ona göre seçin. ama hani gider derken şarıl şarıl su olmuyor. bir dolumda 2 lt filan anca çıkarıyodur.
avantajı vs zaten makinenin kullanım amacı belli. avantajı o.
0
elorelia
(27.01.25)
1- koku yok ama ısı yayıyor. yazın rahatsız edebilir belki. aşırı gürültü yapıyor. çamaşır makinesinin 2 katı kadar.

2- tesisat zorunlu değil tak fişe çalıştır. suyu yoğunlaştırdığı bir haznesi var onu düzenli olarak dökmen lazım. uğraşmak istemiyorum dersen gidere bağlatabilirsin.

3- grundig

4- avantajları: zaman tasarrufu, konfor, hijyen, elektrik faturasına önemli etkisi yok. dezavantajı: bazı kıyafetler küçülebiliyor. çoğu kıyafetimi 1 beden büyük alıyorum ki kurutmadan sonra bedenime tam uyuyor. sadece 1 kez küçülüyor. her kurutmada küçülmeye devam etmiyor:)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(27.01.25)
Beko kullaniyorum, internetten daha buyuk bir icad benim icim.
0
duster
(27.01.25)
4- bulundugu yeri isitiyor, yazin calistirirken sikinti olabilir. kiyafetler normalden daha erken eskir.
0
lemmiwinks
(27.01.25)
1- Koku yok gürültü var.
2- Su hortumunu gidere bağlayabilirsiniz ya da su tankı ile kullanabilir siniz.
3- Arçelik
4- Avantajı: hızlı kurutması, çamaşır düzeni.
dezavantajı: elbiseleri küçültmesi ve normalden daha hızlı deforme etmesi bulunduğu ortamı ısıtması,
0
durbidakka
(27.01.25)
teşekkürler herkese.
@durbidakka peki sebebi kullanıcı hatası mı yoksa hepsi mi küçültüyor ? deformeyi anlayabiliyorum mantıklı geldi..
0
🌸denizmaniaherif
(27.01.25)
Hayır
Su giderini bağlamazsan hayır
Electrolux
Hızlı kurutma tabii fakat uzun sürebiliyor ve aynı malzeme ürünleri bir arada yerleştirmek gerektiği için ayrı ayrı çalıştırmak gerekiyor
0
edaddy
(27.01.25)
Eviniz küçük, bunların hem yıkama hem kurutma modelleri var onu da dişünebilirsiniz. Çam makinesi yeniyse olmaz tabii

Avantajı elbiselerden öyle bir hav çıkıyor ki inanamazsın
0
respect
(27.01.25)
hepsine katılmakla birlikte ek olarak pamukçuk yaptığını ekleyeyim. o yüzden filtre temizliği ile su tankını boşaltmayı ihmal etmeyin.

nem yapıyor. havalandırın mutfağı sıklıkla.

çamaşır iyi kuruyor sıcak çıkıyor, oh çok tatlı vs ama yanlış program ile küçülebiliyor kıyafetler. o küçülür bu küçülür derken bakıyorsunuz siz yine çamaşırlığa çamaşır asmışsınız.
0
mathilda.may
(27.01.25)
İmkan varsa balkona koy gec
0
primetime
(27.01.25)
1 - rahatsiz edici bir gurultusu yok
2 - benimkinde disariya hava cikisi olmasi lazim, isi pompali degil. ama artik yeni makinalarda gerek yok, su haznesini bosaltman gerekiyor.
3 - LG
4 - dezavantaji her camasiri buna atamazsin, bazilarini kucultebilir ya da omrunu ciddi kisaltabilir.
0
cooperr
(28.01.25)
(2)

İşsizlik maaşı alırken yurtdışına çıkmak

cloudy
Merhaba, şu an işsizlik maaşı alıyorum ve 6 günlüğüne yurtdışına gidip geldim. Sonradan öğrendiğime göre yurtdışına çıkışın bildirilmesi gerekiyormuş ve maaş kesiliyormuş. Benzer durumu yaşayan oldu mu acaba?
Merhaba, şu an işsizlik maaşı alıyorum ve 6 günlüğüne yurtdışına gidip geldim. Sonradan öğrendiğime göre yurtdışına çıkışın bildirilmesi gerekiyormuş ve maaş kesiliyormuş. Benzer durumu yaşayan oldu mu acaba?
0
cloudy
(24.01.25)
farketmeyebilirler ama farkederlerse isterler.

ben işsizlik maaşı alırken işe başlamıştım ama ona rağmen işsizlik maaşım yatmıştı. bağlı olduğum işkuru arayıp durumu anlattım, iban verdiler, geri yatırdım.

yani ileride faiziyle karşına çıkabilecek bir durum. ben olsam işkur ile görüşürdüm.
0
elorelia
(24.01.25)
Bakmazlar zaten, dolayısıyla farketmezler
0
etna
(24.01.25)
(7)

THY ile seyahatte kilo fazlası

kitap arasında kalmış silgi tozu
Amsterdam'a gideceğim. Öğrenci bileti kullandığım için 40 kg bagaj hakkım var ancak 3 kilo aşıyorum. THY'de önceden online olarak ek bagaj almam ile check-in kontuarında almam arasında fiyat farkı var mı acaba? Yok ise, belki tolerans gösterirler ve ek bagaj ücreti almazlar diye şansımı denesem mi?
Amsterdam'a gideceğim. Öğrenci bileti kullandığım için 40 kg bagaj hakkım var ancak 3 kilo aşıyorum. THY'de önceden online olarak ek bagaj almam ile check-in kontuarında almam arasında fiyat farkı var mı acaba? Yok ise, belki tolerans gösterirler ve ek bagaj ücreti almazlar diye şansımı denesem mi?
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(24.01.25)
önceden bagaj hakkı almak gişeden almaktan çoğu zaman daha avantajlı oluyor.
0
inheritance
(24.01.25)
evet var. havalimanında ha pahalı alırsınız. ama farkı bilmiyorum. iki fiyatı da öğrenip şansa bırakmayı sonra değerlendirin bence.
0
elorelia
(24.01.25)
TYH genelde bu esnekliği sağlıyor.
0
orpheus
(24.01.25)
Değişmediyse arada ciddi fark var. Görmezden gelebilirler evet ama o riske gerek var mı bilemedim.
0
asteriks
(24.01.25)
Tek valiz mi yoksa daha fazla mı?

Sorma sebebim şu İş güvenliği gereği 40tan fazla alamıyor olabilirler.En son 40tı ama değişmiş de oalbilir. Yani çantayı kaldıran insanın sağlığı açısından. Misal 23kg da 25kg ya esneklik gösteriyorlar ama tek bagajda 40 hiç aşamıyorlar gibi düşünün. Bu söylediğim halde parayla da 43 yapamıyorsunuz bu arada.
0
wallcan
(24.01.25)
bende esneklik 1kg ya bile saglamadilar.
0
buenosdias
(24.01.25)
yanıtlar için teşekkürler ben de önceden alayım kafam rahat etse diye düşünüyorum.

@wallcan evet tekte en fazla 40 kiloymuş. ama benim 22-21 şeklinde iki ayrı valiz
0
🌸kitap arasında kalmış silgi tozu
(24.01.25)
(10)

dikkat bebek var

kondansator
günaydın sevgili duyurucular. reelde, çevreme soramayacağım ya da çekineceğim bir konu, bilmiyorum. 2 aya bebek geliyor, daha adına karar verememiş olsak da allah nasip ederse bir kız bebeğimiz olacak. eşim ister istemez daha motive. ben hala kafamda kuramadım süreç nasıl ilerleyecek. kestiremiyorum
günaydın sevgili duyurucular. reelde, çevreme soramayacağım ya da çekineceğim bir konu, bilmiyorum. 2 aya bebek geliyor, daha adına karar verememiş olsak da allah nasip ederse bir kız bebeğimiz olacak. eşim ister istemez daha motive. ben hala kafamda kuramadım süreç nasıl ilerleyecek. kestiremiyorum. eşimin ailesine yakınız, onların desteği olacak. 1 sene kadar da eşim çalışmayacak. 35-36 yaşlarındayız. hayatımız ne derece değişir, adaptasyon sorunu yaşar mıyız, bu sorumluluğun altından kalkamama düşüncesi sarıyor arada. insan ister istemez olumsuz ihtimalleri düşünüyor. doğum sonrası yaşadığınız, aşamadığınız, adapte olamadığınız konular oldu mu?
0
kondansator
(24.01.25)
Sağlıkla kucağınıza alın inşallah
Hayatınız tamamen değişecek, tüm hayatınız, programınız, yaşam tarzınız ona bağlı olacak. Genelde şöyle söylenir, anne çocuğun bakımını yapar baba ise eğitimini yapar. Bu yüzden Eşinizle birlikte bu süreçte birbirinizi daha iyi anlayacaksınız, hatta hiç bilmediğiniz olumsuz taraflarınızı da göreceksiniz.
Ama yine de altından kalkılamayacak bir şey değil.
Bizim 2 yaşına 2 ay kalan Bir oğlumuz var, ve her seferinde "ulan 2- 3 tane çocuğu olanlar nasıl yetiştiriyor bizim annelerimiz bizi nasıl yetiştirmiş" diye soruyorum kendime hayretle.
Zor iş evet ama eğlenceli de.

Doğumdan sonra kadınların biraz dengesi bozuluyor. Lohusa diyolar, hormon diyolar. Sana tavsiyem bu süreçte eşinize her türlü alttan almanız. Örnek veriyorum, Yoğurt yeşildir dese bile kesinlikle "saçmalama" filan demeyin. Evet olabilir şeklinde konuşun.
Allah kolaylık versin
Bu arada bir kızım olsaydı ve olursa adını Elif koyacaktım,
Bir demek, ilk demek. İlk kız çocuğu için güzel bir isim. Hem geleneği yaşatıyor, hem de günümüzün saçma anlamlı isimlerinden değil. Kısa, anlaşılır bir isim. Tavsiye ederim :)
0
etna
(24.01.25)
Birincisi, kaygılarınızın hepsi normal. Bu kaygılar zaman zaman yoklayacak sizi. Önemli olan bunları hissetmenin normal ve gerekli olduğunu bilmemiz. Bizi hayatta tutar. Hayatımızı kaygıların yönlendirmesine başladığımız an çalıyor tehlike çanları.

Annelik de babalık da her yaşta bir tecrübesizlik hali. Çocuk büyürken siz de büyüyorsunuz. Çocuk 5 yaşında siz de ilk defa 5yaş ebeveyni oluyorsunuz, çocuk 13 yaşında siz de ilk defa 13 yaş ebeveyni oluyorsunuz. Haliyle karşılaştığımız pek durum ebeveyn olarak bizim için de yeni. Üstelik birden fazla çocuk sahibi olanlar da kendilerini yine tecrübesiz hisseder ve bu durumu genellikle "abisi/ablası böyle değildi, bu çocuk başka" diyerek özetler :)

Doğumdan sonraki yaklaşık 2 ay sakin geçer. Bebek emer(veya duruma göre biberon alır), altı değiştirilir ve uyur. Bu sizin bebeğe, bebeğin de dünyaya alışması için gerekli adaptasyon sürecidir.bebek büyüdükçe algıları açılır ve hareketlenir. Dolayısıyla bebeğin öz bakımlarını yapıp uyumak en mantıklı olandır. Bebek büyüdükçe yormaya başlar, yaklaşık iki yaşından sonra yorgunluk eğrisi düşmeye başlar.
Tabii ki bebeği gözetmek kaydıyla hayatınıza ne kadar adapte ederseniz siz de bebek de rahat edersiniz. Kapıların zillerini söküp, odasından yatağından çıkarmayan arkadaşlar böylesi steril bir hayatı sürdürmek zor olduğu için epeyce zorlamışlardı. Çocuğa içirmek için hazır alıp onu da kaynatıp ılıtan arkadaşım oldu. Bir süre sonra sadece herşeye yetememekten - haliyle-psikolojisi bozuldu.
Bebeğiniz mümkünse her ortamda her seste (abartılı olmayan) uyumaya alışsın. Her fırsatta dışarıya çıkın temiz hava alsın, size de iyi gelir. Mutlaka arabada ana kucağına(aparat olan) alışsın. Bence başka Bir şeye gerek yok.

Çocuğu - yararını gözeterek- hayatınıza adapte edin lütfen. Hayatınızı çocuğa adapte ettiğinizde mutsuz, yorgun ve gergin ebeveynler olma ihtimaliniz yüksek.

Ay ben heyecan yaptım şimdiden, ne güzel. Sağlıkla, kolaylıkla gelsin kızınız kucağınıza. Öyle güzel bir duygu ki lütfen kendinizi kaygılar boğmayın, anne baba olmanın keyfini çıkarın. Gözünüz aydın olsun :)
0
strawberry first
(24.01.25)
süreç içinde her şey halloluyor. takma kafana. senin görevin bebeğin ihtiyaçlarını ayarlamak. hastaneye getir götür yapmak. adaptasyonluk en büyük şey çalışan kişinin uykusuz kalması olacak. kayınvalide falan varsa çok daha iyi geçer süreç ama bu sefer gelin-kaynana çekişmeleri de olası.

süt sıkıntısı olursa annede mama olaylarını araştır. ve mamayı biberondan emmezse ince mama hortumları oluyor anne memesinin yanına koyup memeden emiyormuş gibi ayarlamalar yapılıyor. medikalcilerde satılıyor.

gaz çıkarma problemi olacak. işe uykusuz gitmeyi göze al. gaz çıkarma tekniklerini öğren.

çarşafta sallamak bazı bebekleri hemen uykuya geçiriyor. yada hamak tarzı bir şey almalısın. önerim paşa hamak.

bebegi yatagınızda yatırmayın. uyku esnasında üstüne yatma durumu olabilir. chicco next to me almalısın.

bez markası denemen gerekiyor. pişik yapıyor bazısı. prima care, goon, sleepy, baby turcodoğadan bizim performans aldıgımız markalar. 1-2 no fazla stok yapma cabuk buyuyor bebekler. 3-4-5 daha fazla kullanılıyor.

banyo için ikeadan küvet al. su derecelerini araştır bebegi yakmadan kaliteli bir şampuan sabunla yıkayın. bebek yağı al doğal katkısız bişey.

ilk aklıma gelenler bunlar.
0
archmeister8
(24.01.25)
35 günlük taze baba olarak uzun uzun bişeyler yazmak isterdim ama çok yorgunum ve uykum var. Bi taraftan çalışıyorum ama 3 saat uyumadım sanırım, belki uyumuşumdur.

Çok fazla detaylı plan yapmaya gerek yok çünkü patron bebek. Özellike yenidoğan döneminde o ne derse ve nasıl isterse öyle oluyor.

Bir diğer konu, annelere babalara fazla güvenmeyin. Daha doğrusu beklentilerinizi çok yüksek tutmayın. Her işe koşacaklarını falan sanmayın. Bi yere kadar öyle oluyor hatta hiç olmadığı bile oluyor.

Hayat tamamen değişiyor özellikle bebeğin gözlerine bakınca anlıyorsun bunu :) Çok tatlı bişi.
0
scudman1
(24.01.25)
2 yasinda bir kizim var. 2 sene once sizinle benzer yerlerden gectim.

Diyecegim tek sey su: cok kafaya takmayin ve zamana birakin. insan zamanla herseye alisiyor. Hayatiniz baya degisecek. Artik eskisi kadar kafaniza buyruk takilamayacaksiniz ve sorumlulugunuz artacak. Ote yandan her gun sizi sarilarak uyandiracak her seyden cok sevdiginiz bir evladiniz olacak.

Bebek bakimi konusunda da endise etmeyin. ilk 1-2 gun afallarsiniz sonra uzmani olursunuz.
0
nuevo
(24.01.25)
kucağınıza alınca tüm kaygılarınız geçecek :)
hayırlı olsun, doğduğunda öpün ısırın onu bizim yerimize de
0
erty_ksk
(24.01.25)
elbette zorlukları olacak fakat tavsiyem bu dönemi aşılacak bir görev, yük olarak görmeyip keyfini çıkarmaya bakın.
muhtemelen bir kere yaşayacağınız bir süreç olacak.

her bebek ve çocuk karakteri farklı oluyor, o yüzden etraftan duyduklarınızı birebir yapmaya çalışmayın, elbette tecrübe önemlidir. tecrübelerden faydalanmaya çalışın.

son olarak bu süreçte eşiniz çocuğa siz eşinize bakacaksınız, en azından ilk 3-6 ay böyle geçecek.
0
nuisance2
(24.01.25)
bebekle ilgili her konuda şunu düşünmek lazım. ne zorluk yaşanıyorsa yaşansın, durum bu ve bu durum geçici. söylediğim şey çok basit ya da genel gibi gelebilir ama kuzenim bana bunu söylediğinde bi aydınlanma yaşamıştım. uyumuyor mu, bir gün uyuyacak... sürekli ağlıyor mu, bir gün o da bitecek gibi gibi. her seferinde yeni zorluklar geliyor olabilir ama her yenisi yeni bi başlangıç gibi oluyor, insan kendini resetliyor. ama o an ne yaşanıyorsa kabullenmek ve geçici olduğunu bilmek fayda sağlıyor.

anne başlarda günün 16 saati filan emzireceği için onun harici işlerin çoğunu baba yapsa güzel bi görev paylaşımı olur.

beni en çok zorlayan şey uykuydu. bebekle ilgili sorun soran herkese aynı şeyi söylüyorum. uyku konusunu araştırın, hangi ayda kaç saat-kaç kere uyuması lazım, uyku aralıkları, uyku rutinleri, destekli uykular ve kaçınma yolları... okuyun ve uygulamaya çalışın. gerçekten yeniden anne olmakla ilgili en büyük çekincem bu uyku konusu...

bir de lohusalık gerçekten çok zor bir dönem. bahsedildiği gibi bir kaç ay da değil. yaklaşık 2 seneye yakın sürüyormuş hormonların doğum öncesine dönmesi... babaya çok büyük iş düşüyor. yoksa evde sinir küpü biriyle yaşar. evliliğin en zor zamanı çünkü ilk bebek sonrası... uykusuzluk, düzenin değişmesi vs hani insanın tahammülünün azaldığı bir dönem. hem karşılıklı sabırlı olmak gerekiyor hem de anneye ekstra destek gerekiyor.

hayat baştan aşağı değişiyor. başlarda sürekli uykuda olacağı için pek sorun gibi gelmese de artık akşam gezmeleri olayının bittiğini idrak etmeniz yararlı olur şimdiden.

ama hayatta başka hiçbir şeyle kıyaslanamayacak bir mutluluk. hele 6-7 ay civarı size tepki vermeye başladığında bi eşik atlıyorsunuz. öncesinde çünkü sadece uyuyan ve emen bir canlı iken sonra gerçekten bi bebeğiniz olduğunu anlayacağınız ilişkiniz başlıyor. zaten o kadar hızlı geçecek ki zaman, anlayamayacaksınız. kızımın 2,5 yaşına ne ara geldiğini sorguluyorum mesela.

bir de şu var. önceleri sadece meme, sonra ek gıdaya geçiyorsunuz, sonra bebek dönecek mi dönmeyecek mi diye bekliyorsunuz, sonra emekleme, adımlama, yürümeye başlaması, ilk kelimeleri... yani o kadar çok aşaması var ki çocuk büyütmenin. hepsi bir macera.
0
elorelia
(24.01.25)
1,5 yıllık anne olarak cevap veriyorum sorularınıza. eşim olmasaydı bu süreci atlatamazdım, ki hafif bir lohusa depresyonu geçirdim ağır geçirsem nolurdu bilmiyorum. Baba olarak sizin özellikle ilk dönem yapabileceğiniz şey (baba olduğunuzu anlıyorum), anneyi her anlamda rahat ettirmek. annenin hormonları o kadar oynak olacak ki, bazen odada bulunmanız bile onu rahatsız edecek, odadan çıkarsanız niye çıktı diyecek arkanızdan. hiç kafanıza takmayın, konuşan eşiniz değil, hormonları.
ikincisi, annenin yapabildiği her şey siz de yapabilirsiniz, anne yapıyor diye sakon kenara çekilmeyin. tek yapamayacağınız emzirmek, onda da emziren anneye su getirin, kuruyemiş getirin, sırtına yastık koyun. emzirme bitti mi, alın kızınızı dans ederek sırtını pışpışlayın gazını siz çıkarın. anne bu arada dinlensin biraz. bu arada eşinizin ailesi nasıl olsa yardım ediyor, ben ne yapabilirim ki diye düşünmeyin. alın bebeği siz pışpışlayın, gazını çıkartın, geceleri siz de arada kalkın anne ile birlikte anne emzirdikten sonra gazını siz çıkartın (çalışırken bunu yapmak çok zor evet ama emin olun eşiniz sonra çok teşekkür edecek). bebeğe mama vermek zorunda kalırsanız mamasını siz hazırlayın arada bir siz kucağınıza alın siz içirin mamasını.
özetle, ben ne yapabilirim diye düşünmeyin kenara çekilmeyin (aile desteği olsa bile), annenin yapabileceği her şeyi siz de yapabilirsiniz, sizin desteğiniz anneyi rahatlatacak ilk 1 sene mottonuz mutlu anne=mutlu bebek olsun. Gupse Özay'ın Lohusa filmindeki baba gibi olmayın :)
havalar güzel olduğunda hiç evde durmayın alın eşinizi bebeğinizi çıkın dışarıda gezin, büyüklerin aman çocuk üşür aman hasta olur sözlerini dinlemeyin. özellikle bir süre sonra göreceksiniz ki eşiniz evde bebekle bunalmış olacak hem onu hem bebeği alın çıkın gezin. bir süre sonra eşinizi tek dışarı çıkması için ikna edin, bebeği bırakmak istemeyecek ama bebeksiz dışarı çıkmak ona çok iyi gelecek. saatlerce çıkmasına gerek yok, markete gitsin, ekmek almaya o gitsin gibi. hadi markete sen git kızımla biz evdeyiz deyin anneye. anlaşılmıyor ama annenin akıl sağlığını koruması için bu 20-30 dakikalar ilaç gibi geliyor.
sonra zaten herkesin dediği gibi yavaş yavaş oturuyor rayına her şey.
sağlıkla gelsin minik prensesiniz. artık hayatınız altüst oluyor, ama altı üstünden daha eğlenceli emin olun :)
0
wendyangelamoiradarling
(24.01.25)
38 yaşında 4 senelik bir babayım. İlk söyliyeceğim kızın annesi kıza yardım ederse süreç daha kolay geçer. Baba olana kadar hayatı avel avel boş geçirmişim hayatın ne kadar zor olduğunu çocuğum olunca anladım. Çocuğu isteyerek yapan ebeveynler olarak bize en çok zorlayan şeyler kendine zaman ayıramamak ve sürekli bir durumu düşünmek. Eşimde ben de çok zorlandık. Çocuğun doğduğun gün artık hayarınız tamamen değişicek.
0
mikahakkinen
(25.01.25)
(2)

Burda bahsedilenler doğru mu?

japon balığı
https://www.instagram.com/reel/DEH-7ODNnX4/
0
japon balığı
(22.01.25)
kizin dedigi seylerin etkisi oldugu söyleniyor.
ama o kiz vs modeli degil. vs modellerine de böyle bir sey uygulandigini bilmiyoruz.
uyduruyor.
0
sonsuz
(22.01.25)
aynı postu otuz farklı kişide gördüm sanırım. herkes kopyalıyor bence. ayrıca bilmemne içerek 5 haftada göğğüslerinin iki beden büyüdüğünü söyleyen biri net sallıyordur.
0
elorelia
(23.01.25)
(8)

alerji ilacı çok fazla uyku yapıyor

fildirfildir
desmond, fixdual ve bilaxten kullandım. hepsi de uyku yapıyor. her gün alıyorum. kahve de içiyorum (günde iki) ama ayılamıyorum bir türlü. kan değerlerim iyi. yemeğimi iyi yerim, öğün aksatmam, kuruyemiş meyve gırla, uykuma da dikkat ederim maksimum 1 gibi yatar 7:30 gibi kalkarım, günlük egzersizim
desmond, fixdual ve bilaxten kullandım. hepsi de uyku yapıyor. her gün alıyorum. kahve de içiyorum (günde iki) ama ayılamıyorum bir türlü. kan değerlerim iyi. yemeğimi iyi yerim, öğün aksatmam, kuruyemiş meyve gırla, uykuma da dikkat ederim maksimum 1 gibi yatar 7:30 gibi kalkarım, günlük egzersizimi yaparım. yanisi; uykum olması bence sadece bu ilaçlardan kaynaklı ve çözüm bulamıyorum. tavsiyeniz var mı?
0
fildirfildir
(22.01.25)
1 geç değil m?
0
elorelia
(22.01.25)
maksimum 1, genelde 11 12 gibi uyurum.
0
🌸fildirfildir
(22.01.25)
Bunun bir çözümü yok zira eski nesil antihistaminik ilaçlar kan-beyin bariyerini kolay geçtikleri için uyku yapar ama yeni nesil antihistaminikler eskileri gibi kolay geçmediği için uyku yapma etkisi daha düşüktür, doktorunuzla konuşun şikayetinizi anlatın uygun görürse bu tip ilaçlarla değiştirir ya da gerek görmez değiştirmez.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.01.25)
1 de uyuyorsanız 22 gibi ilacı alın tam denk gelir.
0
rentts
(22.01.25)
ALLEGRA alerji ilacı kullanabilirsin uyku yapmıyor
0
devilone
(22.01.25)
Sabah iç ilacı
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(22.01.25)
1. nesil antihistaminikler çok uyku yapar, mesela Atarax. Ben bu ilacı bazen erken uyumak için içiyorum :)

2. nesil histaminikler Birinciler kadar yapmıyor aslında. Mesela Desmond. Desmond bende sadece ilk aldığım günlerde aşırı uyku yaptı. Sonra yoluna girdi. (3 yıldır her gün iciyorum)

+ bir de aerius gibi kabus gordurenler var. Bir arkadaşım bu sebepten bu ilacı gündüz alıyor mesela.

Yani gündüz de alabilirsin.
0
makbur
(22.01.25)
desmond, levmond, bilaxten, deloday kullandım pek uyku yapmadı ama bir doktor bana bol su içmemi söylemişti yoksa uyku yapar dedi.
0
komando kani var bende
(22.01.25)
(8)

Üniversite hastanesi bıçak parası (?)

gnosis
Katarakt ameliyatı için bir miktar para ve ayrıca ameliyatta kullanılacak bıçağın kendisini de 2 adet aldırmak istiyorlar. Normal mi bu? Bıçak parası kalkmadı mı? Giderleri SGK karşılamıyor mu? Bu isteklerinin sebebi nedir?
Katarakt ameliyatı için bir miktar para ve ayrıca ameliyatta kullanılacak bıçağın kendisini de 2 adet aldırmak istiyorlar. Normal mi bu? Bıçak parası kalkmadı mı? Giderleri SGK karşılamıyor mu? Bu isteklerinin sebebi nedir?
0
gnosis
(21.01.25)
Her üni hastanesinde durum farklı olmakla birlikte diş hekimi olarak çalıştığım hastanedeki durumdan bahsedeyim (ki aynı durum gibi algıladım): bazı tedavilerin tamamını sgk karşılamıyor ve hastaya ücret çıkıyor, ödemeyi hastane veznesine yapıyorsunuz. Bir de bazı malzemeler her zaman tedarik edilemiyor, edilse de eksik veya tedaviyi etkileyecek kadar dandik oluyor. Bu durumda da hastadan malzemeyi temin etmesi rica ediliyor. Yaşadığınız durum bu bence.

Geçmiş olsun.
0
housedaki topal doktor
(22.01.25)
Evet iki tip para var; biri aynen house md abinin dediği olay.

Diğeri de doktorun "benim elimin bir hareketi 50 binden başlar, işine gelirse" dediği ahlaksız olaydir.

Umarim birincisidir çünkü ikincisi olan doktora umarım düşmek zorunda kalmayiz.
0
logisticsmanager
(22.01.25)
SGK nın karşıladığı atıyorum stent mesela çağ dışı diyor doktor patlama riski var, sgk nın ödemediği yeni teknoloji ile üretilen malzeme 10k sgk karşılamıyor. veya sgknın karşıladığı malzemenin alış tutarı 500tl ama sgk bunun 50 lirasını karşılıyor dolayısı ile isteniyor hala ek ücretler.
özel üniversite hastanesi mi?
0
eja
(22.01.25)
@eja Devlet üniversitesi hastanesi.
0
🌸gnosis
(22.01.25)
özel hastanelerden fiyat aldınız mı? 3-4 sene önce özelde bu ameliyatı oldu annem ve çok yüksek bi meblağ değildi.
0
elorelia
(22.01.25)
Bıçak parası dediğimiz biraz kayıt dışı yollarla istenen para.

Malzeme aldırmak isteyebilirler. +1
Ayrıca bazı üniversite hastanelerinde öğretim görevlilerin muayene, ameliyat için aldıkları kayıtlı, üniversitenin de bildiği, hepsinin doktora gitmediği bir miktar para olabiliyor. Onu kastediyor olabilirsiniz.
0
master of ceremonies
(22.01.25)
@elorelia Hastamızda hafif hemofili var. Bulunduğumuz ildeki hem özel göz hastanesi hem de şehir hastanesi bizi üniversite hastanesine yönlendirdi.
0
🌸gnosis
(22.01.25)
Bugün bizimle ilgilenen asistanla görüştüm. Ameliyata asistan girerse ücretsiz, hoca girerse ücretli oluyormuş. Hastamızın ameliyatını hocanın yapmasına karar vermişler, o yüzden ücret çıkmış. Elden para istemediler, hastane veznesine ödeme yapılacakmış. master of ceremonies'in yazdığı gibi bir uygulama var yani.
0
🌸gnosis
(23.01.25)
(21)

kitaplarınızı yarım bıraktığınız oluyor mu?

m e b
selam.okuma alışkanlığı olmayan, "dikkatim dağılıyor, o yüzden yarım bırakıyorum", "başladım, sonra bitirme fırsatım olmadı" gibi gerekçeleri olanlardan ziyade "bir kitaba başlıyorum, hoşuma gitmiyorsa doğrudan bırakıyorum" gibi tamamen bilinçli bir yarım bırakıştan bahsediyorum. kitabın dili, yazım
selam.

okuma alışkanlığı olmayan, "dikkatim dağılıyor, o yüzden yarım bırakıyorum", "başladım, sonra bitirme fırsatım olmadı" gibi gerekçeleri olanlardan ziyade "bir kitaba başlıyorum, hoşuma gitmiyorsa doğrudan bırakıyorum" gibi tamamen bilinçli bir yarım bırakıştan bahsediyorum.

kitabın dili, yazım tekniği, konusunun tırtlığı, yazarın taraflı bakışı vs beni zorlasa da o kitabı bitirmeye çalışıyorum. zaten şu yaşıma kadar da üç kitabı yarım bırakmış veya "şu an vakti değil, ileride okurum belki" demişimdir (o kitapların bir daha suratına bakmadım gerçi).

hoşuma gitmeyen bir kitabı bitirdiğimde de aşırı sinirleniyorum bu arada. halbuki ya yarım bırak ya da hayıflanma, değil mi?

neyse, sizin de bu gerekçelerle bıraktığınız kitaplar oluyor mu? en son yarım bıraktığınız kitap neydi?
0
m e b
(21.01.25)
kendimi çok zorlamama rağmen kitap ilerleyemiyorsa, bırakıyorum. pek hoşuma giden bir durum değil tabii
0
kondansator
(21.01.25)
Ben önceden illaki bitiriyordum sonra birgün mina urgan'ın kitaplarından birini okuyordum hangisi hatırlamıyorum

Orada Urgan'ın kendisi de başladığı kitabı beğenmese de illaki bitirdiğini anlatıyordu

Sonra bunun üstüne Fethi Naci'nin kendisine "Karpuzu kestin baktın ki kabak, gene de zorla yiyecek misin o karpuzu?" dediğini söylüyordu.

Mantıklı geldi, artık sarmazsa devam etmiyorum.

En son Görmek'i yarım bırakmıştım.
0
akhenaten
(21.01.25)
Eğer %10, %15 civarına kadar olmuyorsa bırakıyorum.
0
salihdt
(21.01.25)
Oluyor olmaz mı, bazen mevsim sebebiyle bile okuyamadığım kitap oluyor. bakıyorum tam yazlık ya da tam kışlık bir kitap o mevsime erteliyorum ya da bakıyorum hiç sarmadı, beklediğim gibi gelmediyse erteliyor ya da tamamen bırakıyorum.
Sonsuz hazine gibi kitap var yeryüzünde hangisini okuduğunun ne önemi var sen okuduktan sonra, yediğimiz içtiğimiz gibi beğendiğimizi sevdiğimizi okumakta özgürüz. istersen aynı kitapları bile dön dön oku, kim karışır. ben çok okudum eskiden okuduğum kitapları, hala da özledikçe, okuduklarım vardır.
0
erty_ksk
(21.01.25)
Evet bırakıyorum en son bir polisiye hayranı olarak Ahmet Ümit'in Kayıp Tanrılar Ülkesi'ni yarısında bıraktım. Normalde bir kitabın ilk çeyreğine gelmeden içine çekip çeymeyeceği anlaşılıyor, eğer beni çekmemişse bırakıyorum. Hayat zevk alınmayan bir kitabı zorla, sırf bitirmiş olmak için okumaya devam edecek kadar uzun değil okunacak birçok kitap var onların zamanını böyle bir durum için harcamak bence gereksiz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.01.25)
Hiç sevmediğim takıntılarımdan biridir.
Başladığım kitabı ya da filmi bitirmek zorundayım.
@ cosmicstring'in dediği gibi hayat kısa, kitap çok ama bunu kendime anlatamıyorum.
0
Mirket
(21.01.25)
Eskiden zorla ve inatla bitiriyordum. Artık sarmazsa bırakıyorum. En son China Mieville'in romanlarından birini bırakmıştım galiba.
Hayat kısa, kitap çok. +1
0
kobuzchu kiz
(21.01.25)
non-fictionlarda pek olmuyor. cünkü konusunu bilerek seciyorum. yazarin dilini begenip begenemdigimi 10 sayfada anlarim zaten ona göre alirim ya da almam.

fictionlarda cok oluyor. karakterlere cok uyuz olursam, konu sacma ya da fazla karmasik gelirse birakiyorum. sürükleyici degilse birakirim.
0
sonsuz
(21.01.25)
hic zorlamam, sikildigim kitabi ilerlemeyecegini hissedince birakirim.

yaratma cesareti'ni biraktim daha baslarinda. cevirmen ceviriden cok kendi anladigini anlatmis kitaptan uzun dipnot ve hayvani bir onsoz yazarak. cok sikti biraktim. hatta unutup ikinciye basladim, onda da biraktim. ingilizcesinden okurum belki daha sonra.

guzel oldugu halde kosmasaydim yazamazdim da yarim kaldi ama devam ederim diye umuyorum. bu bilincli bir yarim birakma degildi :)
0
lemmiwinks
(21.01.25)
"dikkatim dağılıyor, fırsat bulamıyorum" bahaneleri dışında nadir de olsa bıraktığım oluyor.

muazzez ilmiye çığ'ın bir kitabını okuyordum yıllar önce. kendi alanıyla ilgili yazdıklarına bir şey demeyeceğim, ama benim iyi bildiğim konularda hatalı argümanlarına denk gelmiştim hem de yoğun şekilde. devam etmek istemedim.

bundan sonra yüz tane kitap daha yarım bıraktım ama sebepleri en başta belirttiğiniz okuma alışkanlığı eksikliği.
0
biseysorcaktim
(21.01.25)
mumkun oldugunca zorluyorum ancak evet biraktigim oluyor. bazen bazi kitaplarin zamani degil diye dusunuyorum. mesela Ursula Le Guin'in 2-3 kitabini arka arkaya bayilarak okudum, sonra Mulksuzler'e basladim, mumkun degil gitmedi kitap, ne okudugumu anladim, ne geri donunce hatirladim, kitabin icine giremedim filan olmadi bi sekilde, biraktim. Tekrar donerim bir sure sonra.
0
kassiopeia
(21.01.25)
düzenli olarak kitap okuduğum zamanlarda en net hatırladığım yarım bırakma olayı mülksüzlere ait.
0
elorelia
(21.01.25)
Evet zamanının gelmediğini düşünüp bıraktığım kitaplar oldu, bir şekilde geri dönüp bitirdiklerim de oldu, az da olsa bir daha dönmediklerim de olmuştur.
0
amelie poulain
(21.01.25)
ben beğenmezsem direkt bırakırım hatta yazarına söylenirim küfür bile edebilirim bu ne biçim kitap diye :D

en son kinyas ve kayrayı bıraktım, birkaç sayfa okudum baktım feci kötü. aşırı depresif bir şeydi. hayatta okumam öyle bi kitap.
0
turuncu tonlarda
(21.01.25)
Her kitabın zamanı var. Şu an okuduğum kitap beni aşırı düşürüyor mesela, içimi sıkıyor. Baksan Türk klasiği, okumayanı dövüyorlar ama şu an bana iyi gelmiyor. Böyle olunca biraz zorlayıp olmazsa bırakıyorum. Allah kelamı değil neticede.
0
sekizdokuzon
(21.01.25)
bol kitap okuyan biriyim 1 ocaktan bu yana 5 kitap bitirip toplamda 1276 sayfa okumuşum. bu istatistiği de vereyim ki anlaşılsın. Bu kitaplardan yarım bıraktığım olmadı. Çok zorluyorsa, aynı cümleleri tekrar tekrar okuyorsam bırakıyorum.

son yarım (yarım bile değil 10-15.sayfada) bıraktığım kitaplar: Virginia Wolf- Deniz Feneri, Adam Fawer-Oz, Oğuz Atay-Tutunamayanlar
0
matilda
(21.01.25)
Çocukluktan yetişme iyi okuyucular artık ne tarz seveceklerini bildikleri için bir kitabin isminden, cisminden etkilenmezler ve okudukları bütün kitapları çok severler sevmeyecekleri kitaplari da hiç sevmezler.

Ama diğer arkadaşlar için bir yazar dostumun bir kitabinda da verdiği tavsiyeyi vereyim. Bir kitabın herhangi bir sayfasını açtığınızda ve okuduğunuzda bir sonraki sayfayı açma isteği güçlüyse o kitabın tamamını seversiniz.

Onun dışında sevmeyeceğim bir kitabı okumaya devam ederken kendimi hayal bile edemiyorum.
0
alimcgraw
(21.01.25)
kendimi çok zorlamama rağmen kitap ilerleyemiyorsa, bırakıyorum. pek hoşuma giden bir durum değil tabii +1

Bazı kitaplar cidden kötü. Lanet olsun der bırakıyorum.
0
put it in your appropriate place
(21.01.25)
en son sefiller'i yarım bıraktım. kitabın %22'sindeyken bıraktım. (1600 sayfa galiba)

kitabın gidişatı vs çok belirgin olduğu için daha fazla okumak istemedim.
0
makbur
(21.01.25)
yarim birakma olmuyor ama giremedigim kitaplar oluyor. bazi kitaplardan sekiyorum birkac kere denememe ragmen.
0
antikadimag
(22.01.25)
Eskiden zorlardım kendimi, artık akmıyorsa veya beğenmemişsem bırakıyorum. Bir de tabii bildiğim bir yazarın kitabıysa daha fazla şans veriyorum. Orhan Pamuk mesela; illa ki o ilk 50 sayfasında sıkılacağımı biliyorum, yazarın dünyasının içine girene kadar o sabrı göstermem gerekiyor. Sonrasında akıyor benim için kitap.
0
SiyamkedisiZorro
(22.01.25)
(11)

Büyüdükçe duygularınız değişti mi? Azaldı mı?

psmstc
30 yaş sonrasında keyif, neşe, mutluluk haz alma gibi hisleriniz azaldı mı? Farklılaştı mı yani?
30 yaş sonrasında keyif, neşe, mutluluk haz alma gibi hisleriniz azaldı mı? Farklılaştı mı yani?
0
psmstc
(21.01.25)
mayısta 34 olacağım. 30 olunca bi tık moralim bozulmuştu. ama hiç bi zaman yaşımın insanı olmadım gibi düşünüyorum. yani hep daha çocuksuydum gibi. hala öyle. hayattan keyif de alıyorum yani mutluyum. yeni bi şey yemek, bi parça kıyafet almak, ailemle oturup kahve içmek filan inanılmaz keyif veriyor. yaşlanmaktan da ölesiye korkuyorum. sanki 40-50 olduğumda duyguların şiddeti ve önemi azalacak, beni heyecanlandıracak bir şey kalmayacak gibi. biraz da kendi ailemde gördüğüm yaşlı profili ile alakalı bu sanırım. eşimin ailesinde gördüğüm profil ise tam tersi mesela... neyse. 30 olmadan önce 30 yaş ile ilgili düşüncelerim korktuğum gibi olmadı. 40-50 için de aynı şey geçerli olur umarım.

yani özet olarak 20lerimde neye kızıp üzülüyor, neyden keyif alıyorsam hala aynı şeyler aynı boyutta geçerli gibi.
0
elorelia
(21.01.25)
Aksine artti. 20’lerinde daha bi dikkafali, daha bi mucadeleci oluyorsun. Surekli bisilerle mucadele ve biseyleri oturtma cabasi, bir yandan genclik.. ama 30larla birlikte farkindalik artiyor, sakinlik geliyor, icindeki savaslar azaliyor. E bi de cevrende hastaliklar, olumler basliyor. Bunjnla yuzlesmek de kolay degil. Hayatin degerini de anlamaya basliyorsun. Bana bir sey olmaz tarzi hic olmeyecekmis gibi bakma isi azaliyor kisaca.

Kendi acimdan boyle.
0
mor oje
(21.01.25)
evet benim biraz farklılaştı ama farklı yönlere de kaydı.
yaşamayı hala çok seviyorum sadece eskisi kadar neşeli değilim.
mesela oyun oynamak benim için tutkuydu ve sırf oyun oynamak için güzel bir oyuncu laptopu aldım o kadar az ve saçma oyunlar oynadım ki.. ama onun yerine kitap okumaya sardırdım mesela ve akşam olsa da kitap okusam diye bütün gün gözüm saatte.
kitap okumadığım her an boşa gidiyor gibi geliyor elimde olsa sabahtan akşama kadar kitap okurum. tutkularım değişiyor hayata karşı. daha tahammülsüzüm ama aynı zamanda daha az duygusalım. ölmekten daha çok korkuyorum. ailemden birilerinin ölmesinden çok korkuyorum.

onun dışında keyif aldığım şeyler aynı, sadece daha az tutkuluyum diyebilirim. eski neşem de her zamanki kadar yok. galiba enerjim de daha azaldı. yine de halimden ve hayatımdan memnunum çok şükür.

not: aralıkta 35 oldum.
0
matilda
(21.01.25)
küçük şeylere büyük değil küçük tepkiler veriyorum artık.
0
dedim dedim de kime dedim
(21.01.25)
29.

daha makul oldum. önceden cok üzülüyordum, cok heyecanlaniyordum vs.
su an daha dengeli her sey.
hayatin nasil bir seye benzeyecegi, saglik vs problemi olmadigi sürece, beli oluyor bir de. onun verdigi bir huzur var.

20leri cok coskulu yasadim. özellikle 22-23 yasina kadar. cok calistim, cok partiledim, cok gezdim de. her türlü insani gördüm. tokat da yedigim oldu, attigim da.
20lerde yasadiklarimi yasamasaydim, su an mutsuz olabilirdim.

gelecek beni önceden cok korkuturdu. su an cok heyecanlandiriyor.

bunda bence biraz hayatimdaki insanin da etkisi var. birlikte yasanmayi bekleyen bir ömür var önümüzde oha diyorum.

bonus: analitik bir sekilde empati yapmaya basladim bir de. o da büyük farkindalik kazandiriyor. su an sen bana gelsen durduk yere tokat atsan, önceden neden ben neden ben derdim. su an biliyorum ki sana biri tokat attigin icin bana tokat atiyorsun.
0
sonsuz
(21.01.25)
anne olunca x2 arttı ama sevinç, mutluluk gibi şeylerde değil de panik, anksiyete, hüzün, korku gibi duygularda.
0
deartheodosia
(21.01.25)
30 yaş benim için çok acayip bir dönüm noktasıdır. 30'umda evlendim. yönetici oldum. keyif almam azalmadı ama farklılaştı. daha basit şeylerden mutlu olmaya başladım ama eskisi gibi sürekli bir "mutluluk" içinde olman mümkün değil. sorumluluklar var.
0
co2s2
(21.01.25)
azalmadı. değerini daha çok biliyorum ve farkına vararak keyfini çıkartıyorum.
0
gabe h coud
(21.01.25)
hiç değişmedi halen aynı coşkuyla hayatıma devam ediyorum
0
Hallegadola
(21.01.25)
olmadi, bilakis daha buyuk farkindalikla ve derinlikle yasiyorum her seyi. 'playfulness' dedikleri yasami senlikle yasama hali bende hep vardi (varmis bunu fark ettim), artik bunu hic kaybetmemek benim icin bir yasam pratigi haline geldi. canim o an istemese de ya da eskiden olsa usengecligime yenilebilecekken, yaparken keyif alacagimi bildigim seyleri yapmak icin farkli bir caba gosteriyorum, sevdiklerimle zaman gecirmek benim icin hep onemliydi ama hayat bu artik eskisi gibi bir araya gelemiyoruz demiyorum, caba gosteriyorum vs. vs.

Yasam bir oyun, ve bu oyundan kimse sag cikmayacak. tek 'gercek' bu, ki bunun bile gercek olup olmadigi epey tartisilir. Bunu bilerek yasamak, gun batisini ayri bir keyifle izlememi, denize girdigimde suyun bedenimdeki hissini ayri bir deneyimlememi sagliyor.
0
kassiopeia
(21.01.25)
stardart yukselmesi etkiliyo her seyden memnun ve mutlu olamiyosun. sartlari saglayinca cok ok
0
ala09
(21.01.25)
(4)

Whatsappta mesajlaşmadığımız birinin profiline bakınca...

seni tanıdığım güne lanet olsun
Daha önce mesajlaşmadığım birinin profiline bakmıştım ve az önce o sayfada şöyle bir bildirim olduğu dikkatimi çekti https://imgur.com/a/oYdKoQ5O da mesaj atma ekranına tıklarsa cumartesi günü gelmiş şekilde bunu görür mü yani ona baktığımı anlar mı? Bazen başka kişilerle mesajlaşmışım gibi bu yazı
Daha önce mesajlaşmadığım birinin profiline bakmıştım ve az önce o sayfada şöyle bir bildirim olduğu dikkatimi çekti imgur.com

O da mesaj atma ekranına tıklarsa cumartesi günü gelmiş şekilde bunu görür mü yani ona baktığımı anlar mı?

Bazen başka kişilerle mesajlaşmışım gibi bu yazı aynen bana bildirim gibi geliyordu. Numaralar bende kayıtlı olmadığı ve ortak grup bulunmadığı için allah allah ne alaka diyordum. Demek ki böyle işliyormuş da emin olamadım böyle bir durum gerçekten var mı?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(20.01.25)
bildirim gitmez. bu normal herkeste çıkan bi şey.
0
jelly bear
(20.01.25)
Hayır bu bir mesaj balonu değil, sadece uyarı/bilgilendirme
0
ananiyimioguz
(20.01.25)
Ben de diger arkadaslar gibi dusunuyorum aslinda ama daha once bu soru soruldu, ve birisi cok ozguvenli bir sekilde, yeni sohbet olarak karsi tarafta da acilir gibi birsey dedi.
0
mbond
(20.01.25)
hayır. sıfır mesaj olan yeni konuşmalarda otomatik çıkıyor.
0
elorelia
(20.01.25)
(3)

Temu ne durumda? Bir haftada gelir mi?

dejame
Geçen yaz yanlış hatırlamıyorsam bir ayda ürünler gelmişti. Vergi durumlarından sonra alışveriş azaldı, kargolar hızlandı diye duymuştum ama güncel durum nedir? Sadece birkaç ürüne ihtiyacım var, bir hafta - on güne gelirse alayım.
Geçen yaz yanlış hatırlamıyorsam bir ayda ürünler gelmişti. Vergi durumlarından sonra alışveriş azaldı, kargolar hızlandı diye duymuştum ama güncel durum nedir? Sadece birkaç ürüne ihtiyacım var, bir hafta - on güne gelirse alayım.
0
dejame
(19.01.25)
1 ocakta verdiğim siparişler 9'unda geldi.
0
nolmus yani
(20.01.25)
şans işi. iki hafta sürdü benim bu ayki siparişlerim
0
elorelia
(20.01.25)
2 haftada geldi benimki.
0
gabe h coud
(20.01.25)
(7)

Nazal temizleme kiti gribi engeller mi?

borat
Sorum başlıktaki gibi, tam grip başlangıcında hastalık başlangıcında nasal temizle kiti ile grip önlenebilir mi veya en hafif şekilde atlatabilir mi? Bu gibi hastalık daha başlamadan yaparsan diyebileceğiniz önerileriniz de var mıdır?
Sorum başlıktaki gibi, tam grip başlangıcında hastalık başlangıcında nasal temizle kiti ile grip önlenebilir mi veya en hafif şekilde atlatabilir mi? Bu gibi hastalık daha başlamadan yaparsan diyebileceğiniz önerileriniz de var mıdır?
0
borat
(19.01.25)
Grip viral bir hastalıktır. Viral hastalıkları geçirici bir yol bulunabilmiş değil.
Virüsler aşırı hızlı mutasyona uğradığından aşı da tam çözüm olamamaktadır.

Söylediğin olay belki o anlık bazı semptomları pek hissetmemeni sağlayıp seni rahatlatabilir. Başkaca bir faydası olmaz.
0
Mirket
(19.01.25)
Kronik sinüziti silip atıyor.

Alerjik rinite nezleye de çok iyi geliyor ama mesela influenza kaptın diyelim. Üç gün sürüneceksin illa ki, nazal kitin yapabileceği bişi pek yok. Viral hastalıkların bir seyri vardır, seyrini tamamlayınca kendiliğinden geçer.
0
kullanicadi
(19.01.25)
Vicksin first defence spreyi var. Ben denemedim ama dediğine göre ilk belirtilerde kullanılırsa işe yarıyor.

app.hb.biz
0
jülsezar
(20.01.25)
çocuklar için sürekli burun temizliği öneriyor doktorlar. kuru burun mikropların girişini kolaylaştırıyormuş. ama bir kere bulaştıktan sonra bence faydası olmaz.

burun içi kuru değilse, tıkalı değilse kendine bu yöntemle eziyet etmenin de manası yok sanki.
0
elorelia
(20.01.25)
düzenli kullanımı kulak iltihabı yapabilir.
0
gabe h coud
(20.01.25)
Üst solunum yolu enfeksiyonu; kimi zaman soğuk algınlığı, kimi zaman da viral sebeplerle olabiliyor.

Siz sinüs bölgesini temiz tutarsaniz bu enfeksiyonu olabildiğince az hasarla atlatirsiniz.

Kendimden bir örnek vereyim;

26-27 yaşıma kadar çocukluktan itibaren senede minumum 1 kere antibiyotiklik olurdum, süreç de şu şekilde baslardi: önce bir geniz akıntısı başlar, sonra burun akıntısı, sonrasında da öksürük ve bademcik pamukçuk = antibiyotiklik olurdum.

Sonra şunu fark ettim; geniz akıntısini hissettiğim anda nazal temizlik + iliadin + nurofen cold + nac600 (balgam söktürücü)

Bu şekilde nerdeyse 10 senedir hiç antibiyotiklik olmadım.
0
makbur
(20.01.25)
+ 2021 covid ' de hastaneye yattım, bir de bu yılbaşında influenza oldum ve bugün crp hala yüksek çıkınca antibiyotik tedavisine basladim; yani 2 kere antibiyotiklik oldum ama farklı sebeplerden.
0
makbur
(20.01.25)
(12)

ilişkide/evlilikte birlikte zaman geçirmek?

islergucler
tarafların sadece yarı zamanlı çalıştığı bir ilişkide arta kalan zamanı sürekli birlikte geçirmeye çalışmaları yorucu bir durum mu sizce?taraflar bu kadar geniş bir zamanda birbirlerini hızlıca tüketmez mi?bunu başarabilen kişiler neler yapıyor, nasıl sıkılmadan vakit geçiriyor? rutine dönüşen aktiv
tarafların sadece yarı zamanlı çalıştığı bir ilişkide arta kalan zamanı sürekli birlikte geçirmeye çalışmaları yorucu bir durum mu sizce?

taraflar bu kadar geniş bir zamanda birbirlerini hızlıca tüketmez mi?

bunu başarabilen kişiler neler yapıyor, nasıl sıkılmadan vakit geçiriyor? rutine dönüşen aktiviteler söz konusuyken taraflar tutkunlarını nasıl koruyor?
0
islergucler
(19.01.25)
İnsanlar evliyiz diye yapışık yaşamak gerektiğini düşünüyorlar. Kendine ait bir alanları yok. Beraber de zaman geçirilir ama kişilerin birbirlerinden ayrı geçirdikleri zaman dilimleri de olmalı. Yorulur insan ya.
0
rock n roll
(19.01.25)
Karaktere bağlı. Ben yapışık olmaya bayılıyorum. Tukenmiyo
0
abuzer
(19.01.25)
kimi yapisik sever kimi mesafeli.

tutku falan korudugun pek yok ozellikle 10 seneyi devirdiysen. hatun tescilli dunya guzeli de olsa yine de koruyamazsin. olay dostluga donuyor.
0
cooperr
(19.01.25)
her sey birlikte olmaz. tek basina kitap okuman, dizi izlemen, arkadaslarla bulusman da lazim. böylece kendini gelistirmeye devam edebilir ve karsi tarafi entelektüel acidan doyurabilirsin. anlatcak bisilerin olur. öbür türlü aksam yemek yerken ne konusabilirsin?

uzun iliskilerde dead bedroom olayi kacinilmaz gibi bir sey bence. libidosu düsük insanlar bunu sorun olarak görmüyorlar. libidosu yüksek insanlar icin de cözüm acik iliski bence.
0
sonsuz
(19.01.25)
birimiz remote birimiz part çalışıyorduk. o sanatsal etkinlikleri sever ben kültürel etkinlikleri. o evde olmayı sever ben dışarıda olmayı. kendimizce bir dengemiz vardı, ben bir iki günümü mutlaka tek başıma dışarda geçirirdim. ya bir sergiye tiyatroya falan giderdim ya bir kafeye oturup akşama kadar elimdeki kitabı bitirirdim. elimdeki şeyi evde de okuyabilirim ama beni boğuyor, değişiklik istiyorum, o da buna saygı duyuyor. o evde gitar çalar kayıt yapardı ya da güzel bir konser varsa ona giderdi. bazen bunları beraber yapardık. beraber yüzmeye gitmeyi severdik mesela çift aktivitemizdi o. akşamları beraber geçirirdik, çay demleyip o dönem neye sardıysak o diziyi izlerdik. karakterle, ilişkinin karakteriyle alakalı. illa yapışık gezmek gerekmiyor öyle bir zorunluluk yok. bana çok boğucu geliyor o. ayrıca anlatırken özlediğimi fark ettim :(
0
Mossy
(19.01.25)
Sıkılmak demişsin, demek ki soru sahibi yahut bahsedilen ilişkideki taraflardan biri fazla sıkılgan. Çok çabuk sıkılan biri ise onu eğlemek zordur, toku ağırlamanın zor olması gibi. Kimse kimseyi eğlemek zorunda değil elbette ama birlikte vakit geçirmek demek birbirini özlemek demektir, özleyen insanlar bir arada olmayı seçerler. Ortada özlem yoksa zoraki birlikte vakit geçirmeyi anlayamam. Hadi evli olursun aynı evde salonda beraber oturursun falan ama o bile herkesin kendi dünyasında olması demek olabilir. Biri film izler diğeri oyun oynar mesela.

Bilmiyorum, kişilerden biri fazla sıkılgansa onu mutlu etmek çok mümkün olmayabilir. Ama o mutlu olacak diye diğerini yormak da anlamsız yani. Orta yol bulmak gerekir. İlşkiyi tek kişi taşımamalı.
0
muhayyer divan
(20.01.25)
Vallaha hanımla tanışalı 11 yil oldu, evlilik 7 yil bitti. Şu an çok daha keyifli yani. Misal bazen ikimiz de aynı şeye bakıp aynı şeyi düşünüyoruz falan.
Onun dışında hayatımın en güzel anları hanımın uyanıp kahveye aşağı inmesi ya da ben tv karşısında uyurken üstümü örtmesi falan. Ikimiz de evden çalışıyoruz daha bir gün sıkılmadım. Ama tabiki kendi hayatlarimiz var; misal ben günde 30 dakika dışarıda yürürüm 1 saat de spora giderim. O çıkar oyun falan oynar ya da kitap okur.

Bence doğru kişiyleysen böyle sıkılma falan olmuyor. Ben hanımdan ayrı kalmayi sevmiyorum misal, etrafımda olması beni iyi yapıyor.

Rutin demissiniz, bence dünyanın en güzel şeylerinden biri sevgili ile rutin.
Sürekli bungee jumping falan yapıp ne bileyim köpekbalığı ile yüzen bir insan değilseniz zaten yüzde 99umuz bu hayata karı koca cocuk olmak için geldik.
0
logisticsmanager
(20.01.25)
İçlerinden gelmeyerek doğrusu budur diyerek birlikte zaman geçirmeye çalışmak yorucu olsa gerek, iki tarafın isteği bu yönde değilse yine yorucu ve sıkıcı ama ilişkinin ilk zamanlarında sürekli birlikte olmak istemek işin normali sanki, sonsuza kadar böyle sürmez.

Geniş zamanda birbirlerini neden tüketsinler ki, zaten baştaki tutku/aşk nasıl ifade ederseniz bir noktada  sevgiye, saygıya evriliyor.  Tükeneceği varsa tükenir yoksa başka formda devam eder.

Eşimle evden çalışmaya başladığımızdan beri neredeyse 24 saatimiz beraber, kimseyi tanımadığımız küçük bir yere yerleştik, daha da iç içeyiz ama ikimizin de kendi dünyası, alanı var, mıç mıç her şeyi bir arada yapmıyoruz, hepten kopuk değiliz tabii, birlikte vakit de geçiriyoruz.  Geçenlerde eşten ayrı tatile gitmekle ilgili soru vardı burada, zaman ve para kısıtı yoksa ayrı tatile de gidilir, aksi yöndeki cevaplar şaşırtmıştı beni. 

Uzun ilişkide rutine dönmemek imkansız gibi, sıkılmaksa kendinden sıkılmak, hayattan sıkılmak gibi duygularımız oluyor elbette ama bu birbirimizden sıkılmak değil.  

Bu arada diğer cevaplarda da söylenmiş karakter meselesi, kimi yapışık kimi mesafeli sever diye, uyum ve denge önemli burada, başkası olsa beni ilgisiz olmakla yaftalayabilirdi mesela ya da ne güzel birlikteliğiniz var diye özenenler oluyor bazen, 3 günde huniyi takabilirlerdi benim yerimde olsalar.
0
(20.01.25)
tam sıkılmaya başlayacağın zaman çocuk yapıyorsun, geçiyor :D

şaka bi yana evlilik ateşi sürekli harlı tutulmaya çalışılacak bi ateş değildir ki? ne için çabalansın bu kadar anlamıyorum. insan eşinden sıkılmaz yani normal şartlarda. oturur aktivite de yaparsın, bişeyler izlersin, salonda boş boş oturup birbirini reelse de boğarsın... hani aman sıkılmayalım biraz da ayrı takılalım filan gibi özel çabalara gerek yok bence.
0
elorelia
(20.01.25)
herkesin ayrı evi olsun. arada buluşulsun :p

evde osur osur ipe diz birini seksi bulamayabilir insan.
0
gabe h coud
(20.01.25)
Toplamda 7 yıldır birlikteyiz, bunun 6 yılı aynı evde geçti. 4 yıldır da evden çalışıyoruz.

Birbirimizden sıkılıyor muyuz? Elbette, zaman zaman. Ne yapıyoruz? Herkes biraz kendi kabuğuna çekiliyor, bağımsız bir şeyler yapıyor, ailesini bi ziyaret ediyor falan sonra geçiyor :)

Bunun dışında evde de aynı salonda oturuyorsak ben konsolda oyun oynuyorum o tablette dizi izliyor veya bazen aynı filmi/diziyi de izliyoruz. Ben spora gidiyorum o evde vakit geçiriyor. Zaman zaman ofise gidiliyor değişiklik olsun diye. Yani bunların bazılarını eşimden sıkıldığım için değil sürekli evde olmaktan rahatsız olduğum için de yapıyorum.
0
chicha_v2
(20.01.25)
Evliyim, beni boğar. Her şeyi her dakika birlikte yapmak zorunda değiliz, devamlı iletişim halinde olmak zorunda değiliz, kendimize de vakit ayırmamız gerekiyor. Bu elinde telefonla takılmak da olabilir, arkadaşlarınla dışarı çıkmak da olabilir.
0
kimlanbu
(20.01.25)
(4)

Bu ürünün adı nedir?

tchuck
https://productimages.hepsiburada.net/s/777/960-1280/110000824926135.jpgbana böyle bir şey lazım da.duvara bir rulo kağıt koyup onun üzerinde çizim yapabilmek falan istiyorum.duvar çizim aparatı,kağıt rulosu tutma aparatıvs gibi keywordlerle bulamadım.ama hem craft benzeri bir kağıt rulosu hem de on
productimages.hepsiburada.net

bana böyle bir şey lazım da.

duvara bir rulo kağıt koyup onun üzerinde çizim yapabilmek falan istiyorum.

duvar çizim aparatı,
kağıt rulosu tutma aparatı

vs gibi keywordlerle bulamadım.

ama hem craft benzeri bir kağıt rulosu hem de onu duvarda sabit tutabilecek bir aparat arıyorum özetle.
0
tchuck
(17.01.25)
wall roller for kids dedim çıktı.

www.amazon.com
0
liberal
(17.01.25)
elorelia
(17.01.25)
www.ikea.com.tr
Duvar aparatı da vardı diye hatırlıyorum ama bulamadım.
0
kobuzchu kiz
(17.01.25)
"Akıllı Yazı Tahtası" olarak arayın. Kağıt kullanmanıza, vidayla filan uğraşmanıza gerek yok. Silinebilir ve duvara yapışkansız statik elektrikle tutunan bir şey seçin bence. En iyi marka, bulabilirseniz 3M bakın.

Örnek: app.hb.biz
0
alfired
(17.01.25)
(7)

Columbia mont değer mi

tulumba
Selamlar,Bir yağmurluk almam gerekiyordan Columbiada 3in1 montlara bakarken buldum kendimi. Bir hırkanın min bin tl olduğu yerde yağmurluğa max 3-5 veririm derken fiyat algım bulandı :D kaliteli bir şey alıp uzun süre giymek istiyorum yağmurluğu. şu mont bi şekilde indirimle 13500 tlye geliyor, siz
Selamlar,

Bir yağmurluk almam gerekiyordan Columbiada 3in1 montlara bakarken buldum kendimi. Bir hırkanın min bin tl olduğu yerde yağmurluğa max 3-5 veririm derken fiyat algım bulandı :D kaliteli bir şey alıp uzun süre giymek istiyorum yağmurluğu.

şu mont bi şekilde indirimle 13500 tlye geliyor, sizce değer mi? Yani tr ve eu fiyat farkı beni üzüyor. 13-14 bin bi monta vermek saçma mı, normalleştirmeli miyim? Tışıkkırlır,

www.columbia.com.tr
0
tulumba
(17.01.25)
Columbia Türkiye'de aşırı pahalı, Avrupa'dan yarı fiyatına muhtemelen. Normalde bu para olsa ekonomik durumunuza göre karar verin derdim ancak ülkemizde iki katı fiyata satılması nedeniyle asla almazdım. Hele yurt dışında indirime girerse üçte birine alırsınız.

Yerinizde olsam alternatiflere yönelirdim.
0
10551037
(17.01.25)
Avrupa'ya ya da Amerika'ya gitme şansı yoksa alınabilir. Paran varsa neye vermiyoruz ki diyerek alabilirsin.

Ama böyle 3in1, 2in1 montları kullanışsız buluyorum. Havanın o kadar da soğuk olduğu günler sayılı. O yüzden çoğunlukla parça parça giyeceksiniz. Genelde ayrı duracağı için de hava soğuksa bu sefer birleştirmeye uğraşacaksınız.

Bir de iç katmanlar biraz daha dandik oluyor. Yalnız giyildiğinde tam böyle güzel durmuyor sanki. En üst katman da yalnızken bol ve büyük duruyor.
Normal polar modelleriyle onun içinden çıkan arasında da gözle görülür fark var bence. 3in1'ine vurulduysanız vazgeçin.
0
nickini vermek istemeyen uye
(17.01.25)
www.thenorthface.com.tr

ben bunu beğenmiştim ama ihtiyacım olmadığı için almadım. fiyatı daha uygun ve daha güzel duruyor colombiadan.

ayrıca türkiyedeki her şey yurtdışında daha uygun. bu mantıkla çorap bile alamayız, sürekli gidip gelen birilerini mi bekleyeceğiz? para varsa alınır, artık böyle şeylere çok takılmıyorum ben ya.

aradaki farka da yine bi northface polar üst alabilirsin, çok sıcak tutuyor.
www.thenorthface.com.tr

ha colombianın o iç katmanıyla ilgili bi video izlemeiştim, çok sıcak tuttuğuna dair. aradaki farkın karşılığı belki odur. ama mesela ankara için o kadar sıcak tutan bi monta ihtiyaç yok.
0
elorelia
(17.01.25)
www.columbia.com

210 usd, 210*35,5=7.455,00 TL. şaka gibi.
0
liberal
(17.01.25)
degmez
0
bay b
(17.01.25)
turkiye'den columbia almak enayiliktir, yaptiklari sey resmen dolandiricilik. boyle bir fiyatlandirma nasil yapiyorlar anlamiyorum. ben hollanda'da indirimle 77 euro'ya bir bot aldim, simdi baktim turkiye sitesinde indirimle 13600tl. 77 euro 2800tl yapiyor. neredeyse 5 kat. bence baska markalara bakin. the north face'in farki bu kadar degil sanirim, ona bakilabilir.
0
lemmiwinks
(17.01.25)
Jack Wolfskin'den aşırı memnunum. Kaliteli, kaz tüyü montlarını tavsiye ederim.
0
silverleaf
(17.01.25)
(8)

ofiste yemelik sandviç önerileri

duyulmasi gerektigi kadar
malum yemeklerin kalitesi gittikçe düşüyor bu yüzden artık evde kendim bir şeyler yapıp getirme kararı aldım. var mı şöyle güzel tarifleriniz?
malum yemeklerin kalitesi gittikçe düşüyor bu yüzden artık evde kendim bir şeyler yapıp getirme kararı aldım. var mı şöyle güzel tarifleriniz?
0
duyulmasi gerektigi kadar
(16.01.25)
Sandvic olmasi sart mi? Degilse normal ev yemegi ne varsa goturseniz olmaz mi?

Sandvic olmasi sart ise; tapas mi diyorlar adini bilmiyorum. Cesit cesit soslar oluyor ya, hazir almiyorsaniz kendiniz de yapabilirsiniz. Mesela kirmizi biber, sarimsak, domates vs firina atip sonra robotla cekiyorlar ya. Neyse iste ben olsam onlardan surerek bir taban yaparim, ustune de bol miktarda kaliteli peynir. Seviyorsaniz pastirma ve muadili urunler de konabilir. Dunden kalan seylerden de konulabilir, mesela tava mucver yapilmis olsun aksam, mis gibi olur.
0
mbond
(16.01.25)
hergun sandvic yemektense dusuk kaliteli yemekler yemek daha mantikli bir hareket. bence sandvic fikrini gelistir.
0
buenosdias
(16.01.25)
Hatay ve adanada yeşil zeytin ve sebzelerle yapılan sıkma denen bir lavaş dürüm var

Aynı şekilde içi yeşillikli turşu baharat peynir vs nohut dürüm yapabilirsin
0
grimavi
(16.01.25)
ofisin mutfaginda mikrodalga falan varsa büyük düsün derim.
cam saklama kaplari al onlari götürebilirsin.

bunun bir üst leveli da yemekleri haftasonundan yapip hazirlamak, kap kap yemekleri yemek.
0
sonsuz
(16.01.25)
marul, mısır, turşu, salatalık, domates... bunlar her zaman cepte.

haşlanmış baklagilli yapabilirsin (nohut ya da mercimek)
haşlanmış makarnalı yapabilirsin, içine baklagil de atabilirsin.
makarna + ton balığı/ızgara tavuk da olur.

ama salata malzemesi çok bol olmalı.

eğer kalori sorun olmaz diyorsan mayonez, yağ, tuz, limon, nar ekşisi, hardal filan böyle karışık bol bir sos hazırlayacaksın, yiyeceğin zaman dökersin. kalori sayıyorsan mayonezi vs çıkarmak gerek.

bir de haşlanmış sebze salatalarına bayılıyorum.
haşlanmış brokoli, karnabahar içine mısır ve garnitür (garnitür yerine ayrı ayrı bezelye, havuç vs de haşlayabilirsin.) bunu bol dereotlu yoğurt ile karıştırıp yiyeceksin.

bir de yuvarlak lavaşı dört yaprak gibi düşünürsek katlayarak yapılan sandviçler var kesin görmüşsündür. işte bir katı köfte, bir katı marul biber, bir katı krem peynir... kendi zevkine göre ayarlayabilirsin.
0
elorelia
(16.01.25)
ekmek şundan olsun:
www.macrocenter.com.tr

içine fıstık ezmesi, labne, marul, roka, hindi füme, domates, çekirdeği çıkartılmış zeytin
0
gabe h coud
(16.01.25)
Deli2go
0
etna
(16.01.25)
Deli2go sandviçleri satılıyor Shell benzinliklerinde. Ben onlardan tarifler alıp evde yapıyorum.
0
etna
(16.01.25)
(9)

e-devlet hesabıma giriş yapılmış

braveheart xakah
Merhaba arkadaşlarPazar sabahı ben uyurken e-devlet hesabıma 5 dakika içinde 6 kez bilgim haricinde giriş yapılmış. Uyandığımda e-posta bildirimleri gelmişti. Şifremi değiştirdim, 2 faktörlü girişi etkinleştirdim falan ama adamlar yapacağını yapmış mıdır? Şirket açabilme yetkisini pasif etmiştim o a
Merhaba arkadaşlar

Pazar sabahı ben uyurken e-devlet hesabıma 5 dakika içinde 6 kez bilgim haricinde giriş yapılmış. Uyandığımda e-posta bildirimleri gelmişti. Şifremi değiştirdim, 2 faktörlü girişi etkinleştirdim falan ama adamlar yapacağını yapmış mıdır? Şirket açabilme yetkisini pasif etmiştim o aynı duruyor, yeni bir gsm numarası alınmış mı diye baktım, yeni bir hat gözükmüyor? Başka neyi kontrol etmeliyim?
0
braveheart xakah
(14.01.25)
sikayetvar.com'a edevlet sifrem calinmistir. iznim disinda adima yapilan hicbir islemden sorumlu degilim tarzinda bisey yaz. yazili kanit olarak kalsin bi yerlerde.
0
buenosdias
(14.01.25)
şirket açma ya da gsm alma işi için e devlete giriş yapmaya gerek yok ki. o başka bu başka. cimere girip cumhurbaşkanına sövmek daha garanti bi zarar verme yöntemi bence.
0
elorelia
(14.01.25)
Hocam, eşin dostun yanlışlıkla girmiş olabilir mi? Benim bilgisayarda kayınpederden tut babamın çocukluk arkadaşına kadar şifreler kayıtlı.
Bazen dikkatsizlik sonucu otomatik doldur başkasını getiriyor. Ona giriş yapıyorum.
0
nickini vermek istemeyen uye
(14.01.25)
E-devlet'te arama çubuğuna "kullanım geçmişim" yazıver. Sana kullandığın uygulamaların geçmişini gösterecektir.
0
koskoca kirpi
(14.01.25)
@nickini vermek istemeyen uye

yok hocam, herhangi bir bilgisayarda şifrelerim kayıtlı değil. Bizden birinin bilmesi de imkansız.
0
🌸braveheart xakah
(15.01.25)
@koskoca kirpi

oradan baktım ama sadece giriş kayıtları var, işlem göremedim.
0
🌸braveheart xakah
(15.01.25)
Bu akşam bu durumla ilgili olduğunu düşündüğüm bir olay yaşadım.

Akşam 5'e doğru 0544'lü bir numaradan arandım. Arayan kadın direkt ismimi söyledi, PTT genel merkezi Ankara'dan arıyorum dedi. Bir tebligatım varmış, Çankaya'dan mı ne gönderilmiş o kısmını tam anlayamadım, sonuçta bana teslim edilememiş. Detay öğrenmek istersem avukata aktaracakmış, bu kısımda şüphelendim zaten. Dedim durumu şu an e-devlet'ten görebiliyor muyum? Sonuçta tebligatsa ya trafik cezası ya da mahkeme falandır diye düşündüm. Eğer avukatla görüşmeyeceksem 24 saat içinde adli sicil sistemine(!) düşeceğini söyledi. Ben de e-devlet'ten görmek istediğimi söyledim, görüşmedim avukatla falan. Tamam dedi kapattı.

Açıkta, alacaklı tarafta olduğum bir icra dosyası olduğundan biraz da inanasım geldi ama e-devleti kontrol ettim, farklı bir durum görmedim. Bir de tebligat bana ulaşmadıysa ki mümkün değil evde hep birileri var, muhtara gider. Bir şekilde ulaşır yani. Bir de PTT genel merkezinin birini arayıp avukata aktardığı nerede görülmüş... hikayeye gel. Sonrasında aradım çaldı çaldı açmadı kimse. Arkadaşlara falan anlattım durumu, dolandırmaya çalışmışlar, dur arayalım dediler. Aradık ulaşılamıyor.

Neyse bu dolandırıcılık teşebbüsünün başlıktaki meseleyle alakası da bence şöyle; bunlar benim e-devlet'e girip bordromdan çalışma durumuma, yaptığım işe falan baktılar. oltaya gelecek bir profil midir diye bir süzdüler ona göre de aradılar. ya da başka bir durum ama bu iki olayın bence birbiriyle kesinlikle bağlantısı var.
0
🌸braveheart xakah
(15.01.25)
eksisozluk.com

şu açık ile mi ilgili acaba?

belki doğrulama kodunu tarayıcının site kodlarından bulup giriş yapmışlardır konuyu detaylı araştırmadım henüz ama aklıma bu geldi.
0
ananiyimioguz
(15.01.25)
@ananiyimioguz

Kesinlikle ilgili :)
0
🌸braveheart xakah
(15.01.25)
(7)

Yüksek vergilerin mahkemeye verilmesi

simbolmina
Yok mu bu işin oluru? Neden STK ya da siyasi partiler yüksek vergileri mahkemeye vermiyor? Bunu değerlendirecek bir yargı kurumu yok mu?
Yok mu bu işin oluru? Neden STK ya da siyasi partiler yüksek vergileri mahkemeye vermiyor? Bunu değerlendirecek bir yargı kurumu yok mu?
0
simbolmina
(09.01.25)
Sanmiyorum. Devletin yuksek vergi alamayacaginin herhangi bir yasada dayanagi var mi ki, zaten olsa da ne farkeder, kanun koyucular az cok istedigini yapiyor.
Zaten vergiler cok mu yuksek? Otomobilde yuksek diye biliyorum(ozellikle luks araclarda), sanirim cep telefonlarinda da birseyler var. Gerisinde gorulmemis bir durum yok.
0
mbond
(09.01.25)
2010 yapılan ve "darbeciler yargılanacak, kişisel verileriniz korunacak" falan diye lanse edilip milletin ağzına bir parmak bal çalınarak yapılan anayasa referandumu ile (yetmez ama evet denilen hani) yargı mercii iktidarın eline geçti. yani öyle bir sistem ki, dava açacağın mahkemenin üyelerinin çoğunluğunu dolaylı olarak dava açacağın kişiler atıyor.

dolayısıyla ananı öpen kadı, kimi kime şikayet edeceksin.
0
kibritsuyu
(09.01.25)
Ülkede muhalif STK y da siyasi parti olduğunu sanmıyorum.
Anayasa mahkemesi de çift MTV'ye onay vermişti.
0
parka
(09.01.25)
bu işe natonun, avrupa birliğinin felan el atması lazım, en fazla bir üründen %80 vergi alabilirsin diye bir sınırlama olması ne güzel olur. resmen insan haklarına aykırı bir durum, modern kölelik biz çalışıyoruz iktidar da kim varsa yiyor.
0
ravenudon
(10.01.25)
meclisin vergi koyma yetkisi anayasadan geliyor zaten. ortada yasal olmayan bi durum yok ki mahkemeye verilsin.
0
elorelia
(10.01.25)
yüksek vergiler mahkemeye verilmez, seçimle gelecek yönetimden talep edilir.
0
gabe h coud
(10.01.25)
tek oluru ülke çapında protesto. o da bu ülkeden çıkmaz malesef.
0
ahmet oturum cerezi
(10.01.25)
(2)

Doğum yapınca emzirme ödeneği nasıl alınır?

contavolta
Eşim doğum yaptı. Bu 2. çocuğumuz ama daha önce almamıştık. Emzirme ödeneğini nasıl alabiliriz? Kendisi yaklaşık 3 yıldır çalışmıyordu. Bunu almak için çalışıyor mu olmak gerekiyor? Ya da bi yere mi başvurmamız gerekiyor? Bunun dışında çocuk olunca alınacak başka ödenek vs. var mıdır :)Bilgili biri
Eşim doğum yaptı. Bu 2. çocuğumuz ama daha önce almamıştık. Emzirme ödeneğini nasıl alabiliriz? Kendisi yaklaşık 3 yıldır çalışmıyordu. Bunu almak için çalışıyor mu olmak gerekiyor? Ya da bi yere mi başvurmamız gerekiyor? Bunun dışında çocuk olunca alınacak başka ödenek vs. var mıdır :)

Bilgili biri aydınlatırsa çok sevinirim.
0
contavolta
(09.01.25)
emzirme ödeneğini almak için doğum yaptığınız kurum sizin adınıza başvuruyor. ayrıca bi işlem yapmanıza gerek yok ama yine de hastaneye bir sorun. e devletten sgk ödemeleri için iban bildirim kısmına hesabınızı eklerseniz oraya yatar. yoksa pttden almak zorunda kalırsınız. eşinizin çalışmasına gerek yok. eğer siz sgklı çalışıyorsanız sizin adınıza yatar.

bir de doğum yardımı var. ancak onun için şahsen bir yere başvuru yapmak gerekiyordu, ben uğraşmamıştım.

bazı belediyelerin de doğum paketi hediyeleri oluyor, bir de ona bakabilirsiniz.

başka yok benim bildiğim kadarı ile.
0
elorelia
(09.01.25)
İstanbul'daysanız anne kart muhteşem bir şey: www.istanbulkart.istanbul
0
fotrsapka
(09.01.25)
(12)

Grip aşısı yaptırıyor musunuz?

veritaslibertas
sb.hayatımda hiç grip aşısı olmadım, yaptırmak lazım mı? her sene mi olunuyor bu nasıl oluyor? hastaneye gidip grip aşısı olmak istiyorum mu diyorsunuz?bir de grip aşısı oldunuz mesela, eylül ekim gibi yaptırmak iyi gerekiyormuş sanırım, kışı hastalıksız geçiriyor musunuz gerçekten?tşk.
sb.
hayatımda hiç grip aşısı olmadım, yaptırmak lazım mı? her sene mi olunuyor bu nasıl oluyor? hastaneye gidip grip aşısı olmak istiyorum mu diyorsunuz?

bir de grip aşısı oldunuz mesela, eylül ekim gibi yaptırmak iyi gerekiyormuş sanırım, kışı hastalıksız geçiriyor musunuz gerçekten?
tşk.
0
veritaslibertas
(09.01.25)
Kronik hastalığın varsa veya çok yaşlıysan Devlet sana aşı tahsis ediyor. Kış girişi Aile hekimine gidip reçete ettirip aşıyı oluyorsun.

Yaşlı veya kronik hasta değilsen eczaneden para verip alıp olabilirsin. Olacaksan dikkat et soğuk zincirini bozma.

Ek: Bazı tip alerjisi (yumurta vardı sanırım içlerinde) olanlar bu aşıyı olamıyor. Alerjiniz varsa konu hakkında Hekim veya eczacınızla görüşün.

10 yıldır falan yaptırırım. Hiç grip olmadım.
0
Mirket
(09.01.25)
Yaptırıyorum, ailemdeki 50 yaş üstü herkesi de her sonbahar yaptırana kadar rahat bırakmıyorum. Aşı yaptırmadığım her kış sağlam bir grip geçiriyordum, aşı yaptırınca ya hiç hastalanmıyorum ya da çok hafif atlatıyorum.

Kronik hasta ya da 65 yaş üstüyseniz aile hekimi reçetesiyle, değilseniz eczaneden parasıyla alınıyor. Mahalledeki eczacımıza eylülde soruyorum, yeni aşı gelince haber veriyor, gidip yaptırıyoruz.
0
kobuzchu kiz
(09.01.25)
ben ilk defa bu sene yaptırdım. bebiş olunca dr muhakkak yaptır dedi bende yaptırdım. eylül ekim gibi yaptırılıyor.
0
eisberg
(09.01.25)
her yil yaptiriyorum senelerdir grip olmadim.
0
mamu
(09.01.25)
yaptırmadım ama düşünüyorum ben de. öneren doktor, eczacı çok duydum.
0
elorelia
(09.01.25)
yıllar önce oluyordum. koruyuculuğu da var (en azından bende) aşı olduğum zamanlarda grip olsam bile daha hafif atlatıyordum. sonra aşı olmayı bıraktım.

risk grubundakiilere ücretsiz yapılıyor. aşı dönemi de ekim kasım aralık gibi.

bu arada sb sadece başlık anlamına geliyor. buna benzer platformlarda sorunuz sadece başlıktan ibaretse yazılırdı. burada oldukça yanlış kullanılıyor. bilgi vermek istedim.
0
exlibris
(09.01.25)
Yaptırmıyorum. Zaten nadir olduğum ve ilaçsız ayakta atlattığım bişi, nadiren yatağa düşürür beni. O zaman da hiç sekmez kesin kriptik tonsilit olmuşumdur strep a kapmışımdır. Tek doz deposilin vurulmazsam asla iyileşemem.

Benim açımdan gereksiz. Annem babam yaşlılar ve hastalıkları var onlar yaptırıyor.
0
kullanicadi
(09.01.25)
Yaptırmıyorum.

Nezle / grip olmayı da bir nevi yenilenmek olarak düşünüyorum.
Kaynatılmış bitkisel içeçekler yeterli oluyor tedavi adına
0
diyecevaplandı
(09.01.25)
Gecen sene yaptirdim hiç hasta olmadim alakali mi bilmiyorum
0
Zetnikov
(09.01.25)
Daha önceden yaptırıyordum. bu sene de yaptıracaktım ama fırsat olmadan grip oldum.

3 haftadır tam anlamıyla %100 iyileşemedim. ilk hafta iyi değildi. şu an %90 iyiyim diyebilirim.

aşınızı olun.
0
false pretension
(09.01.25)
zengin bir şirkette iken yaptılar bize.

hemen arkasından zaten hasta oluyorsun bağışıklığın güçlensin diye. o zamanlar aşılar böyle çipli kokteylli değildi aşılar. tey teyy sene 2005 olsa gerek. ilk sene işe yaramıştı.
ikinci sene yaramadı.

şimdi yaptırmam. kasa ile narenciye yerim daha iyi.
hatta arı soksa diye dua ederim.

zaten vakti geçti. beslenmenize dikkat edin.
0
mathilda.may
(09.01.25)
ben son 4 yıldır eykim başı gibi eczaneden parayla alıp yaptırıyorum. kışın da 2-3 günde bir c vitamini takviyesi alıyorum. max. 1 veya 2 defa hasta oluyorum. ondan önce bütün kışı hasta geçirirdim. bence çok faydalı.
0
bim tribi
(09.01.25)
(8)

14-20 ay arası çocuğunuz varsa akşamları kim uyutuyor?

psmstc
Bizimkisi 16 aylık. Son bir kaç aydır özellikle akşamları annesinin uyutmasını istiyor. Ben uyutmak için ne kadar uğraşsam da hep onu istiyor. Sizde de durum benzer mi? Bir de hastalık dönemlerinde gece sık uyanmalar, uyumamalar normal mi?
Bizimkisi 16 aylık. Son bir kaç aydır özellikle akşamları annesinin uyutmasını istiyor. Ben uyutmak için ne kadar uğraşsam da hep onu istiyor. Sizde de durum benzer mi?

Bir de hastalık dönemlerinde gece sık uyanmalar, uyumamalar normal mi?
0
psmstc
(09.01.25)
Hasta olan çocuğun tüm huyu değişir. İyileşince normale döner. Arada tutturdukları birileri olur. Hasta olunca biraz nazını çekin, eski düzeniniz konusunda ısrarcı olmayın. Bir kaç gün sonra yine eski düzene dönersiniz. Nazlı oldukları bu dönemde bazı kurallar ve düzen konusunda ısrarcı olmak bebeği de sizi de yorar. İşe yaramaz. İyice stres olur. Benimki naçizane kendi deneyimim.
0
strawberry first
(09.01.25)
öncelikle hasta iken muhtemelen nefes almakta zorlandığı için uyanıyordur normaldir. odaya soğan kesip koyabilirsiniz ya da coldmix damlalik damlatabilirsiniz. uyku kısmı emerek annesi ile uyurdu sonra uyandığında genelde ben tekrar uyuturdum
0
sweetoffice
(09.01.25)
Bizimkisi de bir noktadan sonra annesine döndü(erkek cocuk). Ancak annesinin olmadığı günler yine ben uyutuyorum eğer evde hiç görmezse problem olmuyor ama görürse annesini istiyor. Uyku konusu ise bizimki 3 yaşına yaklaştı gece sık sık uyanıyor hala uyku danışmanı normal olduğunu söyledi. Hastayken uyanması zaten beklenen bir durum.
0
mirty
(09.01.25)
Cogu zaman hanim uyutuyor, zaten cogu zaman emzirilerek uyutuldugu icin benim yapmam mumkun degil. Bu aralar hasta, gece uyanip, uykusu iyice acilirsa benim kucagima geliyor ve salona gitmek istiyor. Bir sure mutfaktaki urunleri inceleyip, biraz konustuktan sonra tekrar annesine teslim ediyorum. Bu arada emzirme isi yakinda bitecek, siz nasil uyutuyorsunuz?
0
mbond
(09.01.25)
2,5 yaşında kızım babasında asla uyumuyor. hep ben uyutuyorum. babası odaya girip ışığı kapatınca bile krizlere giriyor, gece uyanırsa beni görmeden uyumuyor. bi de bu çocuğa 5 aylık olduğundan beri gündüz babanne-dede bakıyor, gündüz onlar uyutuyor. ama hafta sonu evdeyken gündüz de ben, gece de ben...

çocuğunun huyunun değişmesi normal ama. dönem dönem anneye/memeye düşkünlük olabiliyor.

hastalık dönemi zaten sıkıntılı. burnu tıkalıysa, geniz akıntısı varsa zorlanır çocuk. 8-10 karanfil batırılmış yarım soğan, cold mix +1 bir de hava nemlendirici alabilirsiniz odasına.
0
elorelia
(09.01.25)
hem annesi hem ben sıra ile uyuttuk bizimkini hiç sorun yapmadı
0
basond
(09.01.25)
anne evdeyse anne uyutsun oluyor. sık uyanmalar normal.
0
brakgn
(09.01.25)
Benim sıpalar kocaman oldular tabii, özlüyorum şimdi o dönemleri.
Bizde şöyle olduydu efendim. İlk çocukta ilk 6 ay ben uyutmamıştım bile. Eşim gelene kadar annem/ablam, akşam eşim gelince de eşim uyutuyordu. Ben sadece sağmal inek olarak süt veriyordum. Gaz çıkartma / uyutma işi babadaydı. Sonra eşim uyutunca uyanmaya beni istemeye başladı, o dönem tam kabustu. Aslında uykusu var ama uyuyamıyor, ben ertesi gün işe gideceğim, onu uyuttuktan sonra ertesi günün yemeğini yapacağım. Ben sabırsızlandıkça (bebek anlar böyle şeyleri) durum iyice zıvanadan çıkıyordu. Bir ara "ağlarsa ağlasın" metodunu deneyelim dedi eşim, ben yapamadım. Odaya bir koltuk koyduk. eşim monoton bir sesle ya şarkı söylüyordu ya da masal anlatıyordu. Öyle öyle alıştı uyumaya büyük kızımız. Küçükte daha kolay oldu.
Hastalık dönemleri ilaveten güç geçer, evet. Normal ama bezdirici. Geçiyor illa ki. Geçeceğini bilip sabretmek gerekiyor. İkinci bizde o yüzden daha kolay büyümüştü.
0
SiyamkedisiZorro
(09.01.25)
(6)

Hukuki bir soru

nick konusunda kararsizim
Dedemin vefat eden eşinin ilk evliliğinden bir oğlu var. Dedemin de üvey babaannemin de ikinci evlilikleri. Her ikisi de vefat etti. Dedem öldüğünde babaannem hayattayken evlerin paylaşımı konusunda sorun yoktu. Babaannem öldükten sonra köyde ki 17 tarla için kardeşler arasında anlaşmazlık çıktı ve
Dedemin vefat eden eşinin ilk evliliğinden bir oğlu var. Dedemin de üvey babaannemin de ikinci evlilikleri. Her ikisi de vefat etti. Dedem öldüğünde babaannem hayattayken evlerin paylaşımı konusunda sorun yoktu. Babaannem öldükten sonra köyde ki 17 tarla için kardeşler arasında anlaşmazlık çıktı ve paylaşım davası açıldı. Mahkeme sonucunda babaannemin ilk evliliğinden olan oğlu da hissedar çıktı ve 8 tane tarla direkt ona pay edilmiş. Sorumuz şu şahıs zaten vefat etmiş. Geride kalan çocuklarına pay düşer mi? Yasal olarak dedemin alt soyu değil ama dedemin mirasından yararlanması normal mi?
0
nick konusunda kararsizim
(08.01.25)
Hukukçu değilim ancak benzer bir durumdan geçtiğimiz için bilgi vereyim. Üvey babaanne dedeniz vefat ettiğinde yaşıyorduysa dedenizin ölümüyle beraber terekenin yarısına hak kazanıyor. Üvey babaanne ölünce de kendi mal varlığı sizin dedenizden kalan pay da dahil oğluna (ya da alt soyuna diyeyim) miras kalıyor. Dedenizin ve üvey babaannenizin ortak çocukları olmadığından yola çıkıyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(08.01.25)
dedeniz önce ölünde üvey babanneniz mirasçısı olmuş. üvey babanne de ölünce onun hakları kendi mirasçılarına geçmiş. aslında teknik olarak dedenizin mirasından yararlanmıyorlar da kendi annelerinin mirasından yararlanıyorlar. üvey babanne daha önce ölseydi böyle bi sonuç olmazdı.
0
elorelia
(08.01.25)
Dede ölünce Nine mirastan payını aldı.
Nine ölünce onun hangi eşinden olduğuna bakılmaksızın bütün çocukları mirastan pay alacak.
Çocuklarından biri veya birkaçı kendinden önce ölse dahi onların çocukları pay alacak.

Soruyu doğru anladıysam cevap böyle.
0
Mirket
(08.01.25)
Üvey babaanne dedenizden önce vefat etseydi oğluna dedenizden bir şey kalmazdı, o ayrı. Tahminim ü. babaanne hayattayken aslında tam bir mal paylaşımı yapılmadığı, kardeşler arasında anlaşmazlık babaannenin ölümünden sonra çıkmış, yani o zamana kadar tereke paylaşımı, taşınmazın miras yoluyla devri işlemleri yapılmamış olduğu için şimdi asıl hisse dağılımı yapılıyor.
0
SiyamkedisiZorro
(08.01.25)
Tartışmasız miras intikal eder.
0
Fritz-X
(08.01.25)
Herkese çok teşekkür ederim.
0
🌸nick konusunda kararsizim
(08.01.25)
(21)

Kaçıncı birliktelikten sonra çocuk oldu?

tahirkemalbozoglu
Genelde ilk birkaç denemede karavana olduğu söyleniyor. Sb
Genelde ilk birkaç denemede karavana olduğu söyleniyor. Sb
0
tahirkemalbozoglu
(06.01.25)
Nokta atisi yapabilmek için yumurtlama zamanlarini seçmelisin.
0
feastofthedamned
(06.01.25)
Daha önce cocuk olmadiysa bunu bilemezsin. Belki hic olmayacak?

Bildigim 2 tane ilk denemede.
Bir arkadas 1 yilda falan ama onun polikistik overi vardi.
Deneyip deneyip olmayanlar ama söylemek istemeyenler de vardir kesin.
0
sonsuz
(06.01.25)
@sanem, kac yasindasin ayiptir sormasi?
0
sonsuz
(06.01.25)
Biz 33 uz. Geç kaldığımız söyleniyor ve yavaş yavaş korku duymaya başladık, ilk denemerdeyiz.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(06.01.25)
Abi 33 yaş geç diyen kimse biraz okusun, araştırsın Allah aşkına ya. Geç değil abi 33 falan. Google yaparsan zamanlaması, sperm kalitesini artırmak için yapılması gerekenler falan bulursun.

Yaptığınız stres bile etkiler. Fransa'da etrafımda bir sürü çocuğu 35+ yapanlar var, kimse de "35 geç kalmış" demiyor. Türkiye'nin baskısı biraz o. Kulak asmayın, 33 güzel yaş.

Baktınız her şeyi yaptiniz, olmuyor. O zaman bir sperm kalitesi vs baktırirsin.
0
logisticsmanager
(06.01.25)
2-3 ay tavsan modu on olarak calismak gerekebiliyor.
bir de erkekler bir ise yaramiyor derler :)
33 gec falan degil..
0
cooperr
(06.01.25)
Ben 23’te evlenmiştim, 29’da tüp bebek ile oldu.
0
deartheodosia
(06.01.25)
Geç veya erken derdine düşmeyin. Tıbben '6 ay korunmasız ilişkiye rağmen' gebelik olmuyorsa kısırlık düşünülmeye başlanır.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(06.01.25)
bir kadının hamile kalma günü ayda 4 gündür.

boşalma sonrasında kadın bir süre yatar konumda kalsın. kalkmasın. bu çok klasik bir yöntemdir.

ovülasyonu takip eden uygulamaları kullanmıyorsanız tavsiye.

ek olarak sperm sayı ve kalitesi artırıcı ile kadının folik asit oranının yükseltilmesi için bitkisel yardımcılar araştırabilirsiniz.

Allah'ın adını veriyorum, yok bilimsel yok tıbbi vs gelmeyin. ilaçlar zaten bitkileri temele alarak üretiliyordu ve şu an sadece semptom tedavisinde kullanılıyor.
farma lobisi bir gerçek.
neyse.

para varsa bol bol istiridye, mavi yengeç, mavi midye vs yiyebileceğiniz bir boracay tatili tavsiye ediyorum.


ek:
sevişme amacınız yavrulama olmasın. o biraz hedef şaşırtır. amaç o olsa da bunu hedef yapmayın yani.
0
mathilda.may
(06.01.25)
olayı akışına bırakmazsanız inadına olmaz.
normal korunmasız o meseleyi "gerçekten" hiç düşünmeden devam etmeniz lazım.
insan psikolojisi biyolojiyi çok etkiliyor.

tabi şu var; yumurtlama dönemleri daha aktif olmaya bakın, genellikle adetin 10-14. günleri.
mesela adete yakınken yaptıklarınız bir işe yaramaz.
0
nuisance2
(06.01.25)
Tek attik ;)

Modern tıbba laf edenleri ömür boyu modern tıp hizmetinden mahrum bırakma sisteminin de gelmesi lazim
0
abuzer
(06.01.25)
@ Abuzer, sen her alanda müstesnasin hustad.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(06.01.25)
yaş konusunda erken veya geç diye bir şey yok arkadaşlar. Her bünye farklı. Kimi için 25 geç, kimi için 45 erkendir. Panik yapmayın.

Döllenme olasılığını arttırmak için teknik takip ve araçlar var, onları önermişler. Bunları deneyebilirsiniz.

Bunun dışında isterseniz sperm sayımı, sperm kalitesi incelemesi, yumurta kalitesi incelemesi gibi tıbbi araştırmalar da yaptırabilir, doktorlardan tavsiye alabilirsiniz.

Bir arkadaşımın yaptığı model de şu, bir yıl boyunca kadın hemen hemen her ay yumurtlama döneminde, yumurtasını aldırıp, dondurdu. Erkek de toplamda 5-10 kere falan sperm verdi ve dondurdu. Sonra laboratuvarda bunların her birinin kalitesini incelediler. En kaliteli yumurtayı ve en kaliteli spermi seçip, onları tüp bebek yöntemiyle rahme yerleştirdiler. Sonuçta da güzel ve sağlıklı bir çocukları oldu. Ama tabi zenginlerdi toplamda 15.000 dolar falan harcamışlardı sırf bu işe.

Hatta bence döllenme öncesinde doktora gidip, biyolojik durumlarınızı incelettirmek daha da faydalı olabilir. Alkol, sigara kalıntısı, kanserli hücre olasılığı, kalıtsal hastalıklar, bulaşıcı hastalıklar... gibi bir çok olasılığa karşı ortada çocuk yokken hazırlık yapmak veya önlem almak belki de çocuğunuzun hayatını kurtarır.
0
sinematematikci
(07.01.25)
çevremdeki çoğu kişi ben dahil 2-3 ay zamanları takip ederek çocuk sahibi oldu.

Zamanında sevgilimiz hamile kalacak diye kafayı yiyorduk, meğer zor olan şey hamile kalmasıymış.
0
kimlanbu
(07.01.25)
ilk denemede de olabilir, 1 yıl sonra da olabilir. erken yaşlarda bir yıldan önce araştırmaya bile gerek görmüyor sanırım doktorlar. çünkü sebepsiz de olabiliyor. ama 33 yaş için o kadar beklenmez. ben olsam 6 ay sonra doktorun kapısını çalmıştım. 33 geç bi yaş değil ama erken de değil.
0
elorelia
(07.01.25)
bu o kadar nasip işi ki yani matematiği filan yok bence. boşuna kendinizi strese sokmayın olacağı varsa olur zaten.

32 yaşındayım, tek yumurtalığım yok, diğerinde de kist vardı. gittiğim her doktor çocuğun olmaz böyle tüp bebek şart diyordu. amh düşüktü. hormonlar kötüydü. yumurtlama günü haricinde bir günde, doğum kontrol hapına rağmen bebişim oldu.
bebeğimin gelesi vardı geldi, allah isteyen herkese versin inşallah.

o yüzden bir şeyleri eksik mi yapıyoruz stresine giren herkese bunu diyorum tamamen salın yani olacağı varsa böyle de oluyor.
0
yenibirgüzelnick
(07.01.25)
33 yaş artık "gecikmeye başladın" yaşı bence. işi sıkı tutmakta fayda var. 3 denemede çocuk olmadıysa sıkıntı var demektir. en yakın laboratuvara sperm testine gidersin. değerlerine göre hareket edersin.

eksisozluk.com

direkt bu yazımı oku hatta.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.01.25)
ya ek yapmak istiyorum, bizde başka durumlarda sıkıntı vardı; doktor takibinde elverişli günleri söylerdim, bugün annemde konuşkan değildin diyerek cezalandırırdı falan. yani olmuyor gibi bir durum yoktu.
0
deartheodosia
(07.01.25)
periyod takibi yapmadan 6 ay falan oldu, daha fazla hatta.
0
kondansator
(07.01.25)
Biz akışına bıraktık 4 ay içinde oldu yaşlar 35 idi.

Ablamlar yillarca denedi, 9 kez tüp bebek denediler, alternatif tedavilere gittiler neredeyse denemedikleri şey kalmadı sonra İngiltere'ye taşındılar 2 ay içinde oldu, yaşı 40 bu arada. Kafa rahatlığı çok önemli.
0
mirty
(07.01.25)
1

sigara içenlerin işi zor.
0
jamswety
(07.01.25)
(18)

İlkokul sorusu - Özel okul mu devlet okulu mu? İstanbul içi mi dışı mı?

bencileyin
Merhaba sevgili duyuru sakinleri,İstanbul Acıbadem'de yaşıyoruz.Kızımız seneye ilkokula başlayacak ve özel okulların fiyatları yavaş yavaş açıklanmaya başlandı.İsmen çok iyi anılan nitelikli okulların kontenjanları da büyük bir hızla tükenmeye başladı.Kızımız seneye Eylül'de ilkokula başlayacak olsa
Merhaba sevgili duyuru sakinleri,

İstanbul Acıbadem'de yaşıyoruz.
Kızımız seneye ilkokula başlayacak ve özel okulların fiyatları yavaş yavaş açıklanmaya başlandı.
İsmen çok iyi anılan nitelikli okulların kontenjanları da büyük bir hızla tükenmeye başladı.
Kızımız seneye Eylül'de ilkokula başlayacak olsa da bizim max 1 ay zamanımız kaldı gibi görünüyor okula karar vermek için.

Mahallemizdeki devlet okulunda ilkokul 1 müsamelerini gördüm. Temalara inanamadım! :(
Tıpkı hastane mantığında çil yavrusu gibi açılmış görece uygun fiyatlı özel okullara da baktım, bildiğiniz ticarethane olduklarından içime sindiremedim.
Nitelikli okullar ise yıllık ortalama 1Milyon ₺ civarı.

Bu rakamı zorlanarak da olsa bu sene versek, tüm eğitim hayatı boyunca nasıl sürdürülebilir kılarız hem düşündürücü hem de orta sınıf aileler için sahiden büyük rakamlar.

İstanbul zaten insan kusuyor, kiralar da uçmuşken acaba bu bahaneyle şehir mi değiştirsek...

size 3 tane sorum var. İçlerinden seçip beğendiğinizi cevaplarsanız çok sevinirim.

1) Zorlanarak da olsa ödemeye imkanınız olsaydı ilkokula başlayacak çocuğunuzu özel okula mı yollardınız yoksa devlet okuluna mı?

2) istanbulda çocukları yarış atı gibi görmeyen, sosyal ve duygusal gelişime de en az akademik gelişim kadar önem veren okul tavsiyeniz var mı? Yabancı dil eğitimi bizim için çok önemli bir ayağımız yurt dışında olduğı için bu arada.

3) İstanbul dışında siz ya da yakınlarınız tarafından denenmiş onaylanmış memnun kalınmış, bize şehir değiştirtecek bir okul tavsiyeniz var mı? Var ise bu sene fiyatı ne kadardı?

Çok teşekkürler.
0
bencileyin
(02.01.25)
Aslinda siz iyi bir devlet okulu bulsaniz sorun cozulecek gibi.

Terakki, istek ayari disindaki ozeller kimse alinmasin ama goygoy (esim onceden 1 milyonluk dediginiz okullarda ogretmenlik yapti ve cocugu devlete gonderiyoruz.)

Ingilizce egitimini ozel ders/cambly vs ile kendiniz organize edebilirsiniz. Hafta sonu da ilgisini ceken kaliteli bir kursa gonderirseniz tamamdir iste.
0
brkylmz
(02.01.25)
Yorumlarınızı okuyunca şunu eklemek istedim.
Bizim 1-2 yıl sonra Amerika'da çalışma ihtimalimiz var kesin olmamakla birlikte.
Yabancı dil o yüzden de önemli biraz.

Aile yapısı olarak laik, özgürlükçü, küçük yaş grubu çocuklara "Gazzeli kardeşlerimiz", "15 Temmuz" gibi temalarla müsamere yapmayı pedagojik açıdan uygun görmeyen bir yapıdayız.
Devlet okullarında öğretmen seçimi de kalkmış tamamen.
Bahsettiğiniz gibi ailelerden o dev ödenekleri alıp öğretmene cücük kadar para ödeyen yerlerin de farkındayım.

Ben Fide Okulları, Key Stone, Açı Okulları, Sezin vs. gibi okullardan bahsetmek istedim.
Hem kurumsal, hem çocuğu yarış atı görmeyen, hem de sosyal becerilerini de desteklemeyi ilke edinmiş.

Gerçekten çok ama çok üzgünüm bu saçma sapan durumlara.
0
🌸bencileyin
(02.01.25)
Devlet okullarinin bir cogu oyle gibi dursa da eski usul egitim yapan, gocmen ogrenci kaydi almayan cok okul var. (Arastirmaniz gerek cevrenizdeki okullari)

Amerikaya gitmeden illa da ingilizceyi super ogrenmesine gerek yok. Azcik temeli olsa yeterli. 1 sene icinde zaten bulbul gibi konusmaya baslar orda.
0
brkylmz
(02.01.25)
1.Tabii ki ozel okula yollarim. Ilkokulu devlette okuyanlar kabul etmez ama ciddi fark oluyor ileride yasitlar arasinda en basitinden yabanci dil konusunda.
2. Bilge kagan olabilir. Isik olabilir.

Yalniz sunu da yazmam lazim. Bu devirde konu isik lisesi bile olsa verilen paralara aciyorum. Illa da ozele gitsin bu devir icin pek de gecerli degil. En azindan artik, veli bu parayi nasil oderimi falan dusunuyorsa ozel okul isini iki kere dusunmeli. Eskiden boyle degildi bu isler. Normal maasli biri bile kisip cocuguna yatirim yapabiliyordu. Sorulara net girip sonra kafa karistirdim gibi oldu ama durum bu.
0
Kittie
(02.01.25)
Aa amerikayi yeni gordum. Bir iki sene icin iyi bir amerikali ogretmen de bulabilirsiniz ozel ders vermesi icin. Yani devlete karar verirseniz bunu yaparsiniz.
0
Kittie
(02.01.25)
çocuğunuz abd’ye taşınırsanız dili sizden iyi öğrenir her koşulda, sıfır dille gitse dahi. yaşı çok küçük. yani ingilizceyi sırf bu nedenle istiyorsanız saçma.

1. beklemeden direkt taşının taşınacaksanız
2. karşılayabiliyorsanız özele verin. bunu düşünmezdim bile.

yanıtlarda gördüm kusura bakmasın yazan kişi ama istek? istek ticarethane okullarının başı ve kalite? asla.
0
deartheodosia
(02.01.25)
Özel okulların çoğunun kalitesi devlet okullarından kötü. Özel okulların öğretmenlere verdiği maaş çok düşük. Kimse birşey için uğraşmaz o paraya
0
wd40
(02.01.25)
iyi bir devlet okulu, + o paralari cocugun adina acilmis bir yatirim hesabina yatirsaniz o paralarla cocugunun emekliligi garantilenir. Okul icin bence gereksiz.
0
The_Lollok
(02.01.25)
Ben de Ilhami Ornekal demeye gelmistim, bir arkadasim benzer sebeplerle sehir degil ama semt degistirmeyi dusunuyordu bu okul icin, bahsi gecen paralara inanamiyorum, durum gercekten icler acisi, ben de Sisli Terakki mezunuyum, biraz gec dogsam bambaska bir hayatim olacakmis demek.

Iki sene sonra gidecekseniz ingilizce her turlu ogrenilir, ben olsam kafa yapima uygun bir devlet okulu fikrini degerlendirirdim.
0
(02.01.25)
Özel okulların çoğu, birinci sınıf öğrencilerinin büyük kısmını kendi anaokullarındaki öğrencilerden alıyor. Ailelerin çoğu, çocukları o okullara girebildin diye ilkokul öncesi bu anaokullarını tercih ediyorlar. Eğer özel okula gönderme ihtimaliniz varsa, hızlı bir şekilde belirleyip, boş kontenjan var mı diye görüşmeniz, yoksa da yedek sıraya yazdırmanız gerekir, geç kalmayın.
0
efx
(02.01.25)
devlet okulu + dil kursu + gerekli görürseniz hobi kursları.

özel okula vereceğiniz parayla çocuk zaten kendini her türlü geliştirir.
0
durbidakka
(02.01.25)
iki seneye amerikaya gidecekseniz çocuğu orta halli bi özel ilkokula verin. dil kursuna gönderin.

devlet okullarının tuvaletleri dahi temizlenmiyor, güvenlik hak getire... sırf güvenlik için özel okula gönderilir çocuk zaten. ama o yaştaki çocuğa motor takıp uçuramayacağına göre o kadar para vermeye gerek yok.
0
elorelia
(02.01.25)
Aynı ikilemde kaldık, evimizin çevresindeki ilkokullar kötüydü, hem kalabalık hem de istemediğimiz sosyo ekonomik ve kültürel farka sahip bir popülasyon vardı diyeyim kibarca.

Ya özel okula yollayıp hayat kalitemizi bir gömlek alta çekecektik ya da düzgün bir devlet okulu bulup yakınlarına taşınacaktık.

Biz daha büyük dubleks bir eve taşınıp hayat kalitemizi yükselttik, 2 sokak arkamızda da devlet okulu var, şansımıza öğretmenimiz de çok iyi çıktı. Çocuk kültür şoku yaşamadı, ilkokul için asgari ücret verilen tecrübesiz öğretmenlerin çalıştığı bir özel okula 1M gömmek mantıksız. Paranın hesabı yoksa yollarsın ama çoğu orta üst gelir grubu için büyük bir para.
0
kimlanbu
(02.01.25)
Acıbadem’de oturuyorsanız mahallenizdeki devlet okulu kitlesi güzeldir. Özel okul için ayıracağınız bütçeyi yurt dışında lise, üniversite eğitimi için biriktirebilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(02.01.25)
imkanınız varsa şehir değiştirin ve o okulların bir şubesine yollayın.
kira ve diğer yaşam masrafları düşer ama eğitim kalitesi aynı kalır.

zaten 2025'in ikinci yarısından sonra ekonomik rahatlama olması çok yüksek. üste kalan parayı da birikime dahil edersiniz.

büyük şehir dışında yaşamak eskisi gibi zor değil.
her şey ayağınıza gelmese bile ötenize geliyor.
0
mathilda.may
(02.01.25)
hemen hemen aynı durumdayız, kızım seneye 1. sınıfa başlayacak. şu an oturduğum ilçedeki en iyi kreşlerden birine gidiyor. ingilizceyi oldukça güzel öğrendi. 2. sınıfa başlayan kuzeni devlet okuluna gidiyor daha renkleri bilmiyor. devlet okulundan önce özel kreşe de gitmişti oysaki. demek istediğim iyi bir kreşin dahi bu denli farkı varken özel okulun da farkı olacaktır illaki.

fakat gel gör ki özel okul ücretleri tam bir muamma, şimdi 1 milyon dedikleri 3-5 yıl sonra kaç milyon olacak kim bilir? ayrıca okul ücretiyle bitmiyor ki, servisi, kırtasiye ücreti, cart curt bir türlü bitmez.

daha bugün bildirim geldi, fotoğraf çekeceklermiş kreşte, 2700 tl fotoğraf ücreti istiyorlar. zorunlu değil elbette, ama bütün arkadaşları yapıyorsa geri kalmasın diye sen de yapıyorsun elbette. hal böyle olunca özel okulda da benzer şeyler olacak sürekli.

biz araştırdık, oturduğumuz ilçede nispeten yakın olabilecek bir devlet okulu var. oldukça da iyi diyorlar, alternatifini de belirledik. adresimiz orada çıkmıyor ama belirli bir bağış karşılığında kabul ediyorlarmış sanırm, yakınlarda gidip görüşeceğiz.

ben oyumu iyi bir devlet okulundan yana kullanıyorum. ama bütçe olarak da elimizde kalacak ciddi bir miktar olacak. bunun da bir kısmını kızımın ilerideki eğitim masrafları için yatırım, bir kısmını da bugünlerde ek ingilzice dersi özel hoca gibi değerlendirebilirim.
0
emfuzi
(02.01.25)
bahsettiğiniz acıbadem'deki devlet okulu hangisi? ben de orada okuduğum için merak ettim.
0
dilhun
(02.01.25)
Mihriban Suat Bedük İlkokulu. @dilhun
0
🌸bencileyin
(03.01.25)
(6)

bu akşam hangi film izlenir

plastic_angel
şöyle sıcak, komik, sıkmayan? :)
şöyle sıcak, komik, sıkmayan? :)
0
plastic_angel
(31.12.24)
geçen that christmas izledik güzeldi.
filmin ismini hatırlayamadım diye aratırken klaus filmine denk geldim, o da çoook güzeldi.
0
elorelia
(31.12.24)
Yeni yıl filmi olarak dün izledim. Kod Adı: Kırmızı / Red One
0
ankarakecisi
(31.12.24)
American dream
Big fish
Forest gump
0
duster
(31.12.24)
illa ki yeni yıl filmi olması şart değilse midnight run, tam yılbaşı akşamı koltuğa yayılıp keyifle izlemelik filmlerden.
0
phoarbix
(31.12.24)
Barfly :)
0
vedatchilipeppers
(31.12.24)
evde tek başına

veya

milyarder (şener şen)
0
yurtsuz john
(31.12.24)
(14)

Araç Engelli Düzenlemesi Çığırtkanları??

eisberg
Malumunuz bir düzenleme geçti, artık engelliler için ötvsiz araç alanlar 10 sene satamayacak ve yerli araçlar alınacak. Buna göre Clio, i20, Duster, Megane, Togg, Corolla, CHR ve Egea modelleri satın alabilecekler. Hatta yasa -söylentiye göre- geriye dönük de kısmen işleyecek…İki gündür forumlarda,
Malumunuz bir düzenleme geçti, artık engelliler için ötvsiz araç alanlar 10 sene satamayacak ve yerli araçlar alınacak. Buna göre Clio, i20, Duster, Megane, Togg, Corolla, CHR ve Egea modelleri satın alabilecekler. Hatta yasa -söylentiye göre- geriye dönük de kısmen işleyecek…

İki gündür forumlarda, X’de yıkılıyor ortalık… Ocakta ve sonrasında araç alımı planlayanlar çok kızgın. Ben anlam veremiyorum. Sistemde aşırı bir suistimal var o kesin… e yine de bir sürü model var, zaten alınabilecek araçlar bir ihtiyacı karşılayabilecek makul seçenekler gibi duruyor. SUV veya lüks segment alamıyorlar diye bu öfke nedir? Bu durum aslında düzenlenen yasanın makul olduğunu göstermiyor mu?

gönül ister ki bu kadar yüksek bir ötv olmasın ve kimse bunları düşünmesin ama işte öyle de değil...
0
eisberg
(30.12.24)
Verilen hakkın bir kısım da olsa geri alınması tepki yaratır ancak aynı insanların ülkenin son 10 yılındaki bir sürü soruna ses çıkarmayıp sadece kendi çıkarını ilgilendiren durumda ses çıkarması asıl ikiyüzlülük.

Öte yandan, her kuşa bindik bir leylek kaldı durumu var. Suistimal yok kimse diyemez de, ülkede suistimal edilen birçok şey varken sıra engelli yakınlarına mı geldi, bilemiyorum.

Bir diğer yandan, suistimali araba almayı bu kadar mesele haline getirecek vergi düzenini koyanlar düşünsün. Spotify çıktı korsan müzik bitti, erişimi ne kadar kolaylaştırırsan o kadar az suistimal olur.
0
Bruce
(30.12.24)
Fazlasıyla suistimal edilmiş bir konu, ancak bu yasa ile gerçekten mağdur olan insanlar da var. Mesele sadece lüks segment ya da suv değil, bazen kendi şartlarında maalesef öyle bir araçla ihtiyaçlarını giderebilecek olmaları. Üstelik 10 yıl da satamayacaklar.

Örneğin engelli evlatları bu 10yılda büyüyecek, belki engelleri için daha fazla araç gereç taşımak zorunda kalacaklar. Bizzat bildiğim bir aile var, oğullarının ekipmanları, ailenin diğer üyelerinin eşyaları ile tatile gitmek istedikleri için, tek kriterleri devasa bir bagaj ve kolay erişim.
Yaşadığım yerde suv araçlar daha konforlu mesela. Ben de kamyonet kullanıyorum çünkü yollar bozul, dağ tepe gitmek zorunda kaldığım çok zaman oluyor. Yüksek araç kurtarıcım.
Kısacası dışarıdan bizim için lüks görünse de gerçekten ihtiyacı olan aileler zor durumda kaldı.
0
strawberry first
(30.12.24)
her süistimal edilen konuda bu tarz düzenlemeler gelirse ucu herkese dokunur bir süre sonra. bunu savunmak saçmalık. süistimal edilmesini önleyebilirlerdi hakları daraltmak yerine.

yurtdışı alışveriş limitinin azaltılması gibi bir şey bu. orda da mı devletin yanındasınız?
0
jelly bear
(31.12.24)
toplam satılan araçların yüzde 40'ı mı ne bu şekildeydi. O zaman orada büyük bir suistimal vardır. Hiç o arabaya adımını atmamış engelliler tanıyoruz etrafta, üzerinden araba alınmış.
Hükümetin bu adımını yerinde buluyorum açıkçası. Bağıranların çoğu bu işten alakasızca faydalananlardır maalesef.
0
adivar
(31.12.24)
@jelly yurtdışı alışveriş limitini nasıl suistimal ettiler acaba?
0
🌸eisberg
(31.12.24)
ben hiç gerçekten de bir engellinin kullanımı için alınmış engelli indirimli araç görmedim henüz.

yok dedesi, yok annesi yok babası adına, onların engelini kullanarak kendilerine araba alıyorlar.

ayrıca gerçekten bir engellinin hizmetine sunmak için araç alınıyorsa, istisnai durumlar hariç b sınıfı tüm araçlar işini görür. neden SUV almak gereksin? buradan bile anlayabilirsiniz suistimal kısmını.
0
emfuzi
(31.12.24)
Yurt disi alisverisleri suistimal edilmemisti ama bu vampirlerin dikkatini çekmek yeterli oluyor hak kaybi için. Millet temu denen platforma yigilinca olan herkese oldu.
0
feastofthedamned
(31.12.24)
hocam mantık çok yanlış.

ortada bi yasa var.
bu yasayı suistimal edenler var.
o zaman yasayı zorlaştıralım, hakları kısıtlayalım.
bunun yerine denetim yapılması, suistimal önlense daha iyi değil mi?

adamın engelli çocuğu var. ötv indiriminden de yararlanabiliyor ve parası da var suv alacak. eee? bundaki sorun ne? neden suva binemesin? susitimal edenleri ayrı tutuyorum. o devletin problemi. burada gerçek hak sahiplerinin suçu ne?
0
elorelia
(31.12.24)
bence mantikli. engelliler icin vergi indirimi ile luks arac almak cok kafama oturmuyor benim. zaten dendigi gibi hakkiyla kullanildigi durumlar daha az bile olabilir.

dedem 90 yasinda falan. artik ne duzgun duyuyor ne goruyor. bu adam bundan faydalanip dayima araba alacakti. sonra bir nedenden dolayi vazgectiler. burada engelli birey magdur mu olmus oldu? bence olmadi. adam ogluna araba aliyor kendinin dunyaligi kalmamis zaten.

arabayi kullanirken o kisinin arabada olma zorunlulugu olsa belki anlasilabilir ama bu da uygulamada cok sacma olur. denetlemek mumkun degil gibi.
0
bohr atom modeli
(31.12.24)
yeni düzenleme öncesinde de öyle her istediğin arabayı alamıyordun zaten. bir çok orta sınıf marka bile mümkün değildi, lüks markaları hiç saymıyorum. bu yıl için fiyat sınırı 1.591.200₺ mesela. 2025 yılında da 2.3 milyon civarı olacak. şu an %40 yerli şartını sağlayan arabaların bile üst paketleri bu enflasyon ortamında yeni yılın ortalarına gelmeden fiyat sınırını aşacaktır. boş paketler neredeyse o civarlarda zaten. eskiden 5 yıl artık 10 yıl satamadan binmek zorunda kaldığın arabanın da mümkün mertebe en üst donanımda olması gerekli çünkü normal şartlarda bu araçları kullananlar fiziki dezavantajlı kişiler. engelli adam 4 teker 1 direksiyon, bisikletten hallice göt kadar i10'a binsin işte neyine yetmiyormuş diyorsanız bundan sonrasını okumanıza gerek yok fakat bu insanların geniş bagaja, yüksek kabine, hareket aksamlarındaki ek donanımlara diğerlerine göre daha çok ihtiyacı var. kaldı ki 10 yıl geçene kadar mevcut donanımı da yetersiz kalacak.

evet aşırı derecede suistimal edilen bir konu ve bahsettiğiniz ortamlarda çığırtkanlık yapanların en az yarısı suistimalci tayfadan fakat çözümü hak sahiplerinin de haklarını kısıtlamak değil kesinlikle. herkesin zihninde etrafında gördüğü anası babası üzerinden aldıktan sonra sadece gezip tozmak için kullananlar canlanıyor ama kendisi veya çocuğu engelli kişilerin yaşadığı mağduriyeti ancak kendileri bilir. ihtiyaç sahiplerinin kriterleri net şekilde belirlenir, sahte raporlar düzenlenmesinin önüne geçilir, trafikte amacı dışında kullanım durumları kesinleştirilip ihlali halinde ağır cezalar verilir tüm süreç de titiz bir şekilde denetlenir o zaman işe yarar bir iş yapılmış olur.

sarı öküz hikayesi gibi bugün sayısı az sesi tiz çıkan engellilerin hakkı sınırlanır yarın daha büyük kesimin daha önemli haklarına göz koyarlar.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(31.12.24)
@elorelia gerçek hak sahiplerinin elbette bir suçu yok. bu arada suistimalden ötürü böyle bir düzenlemeye gidildiği bizlerin çıkarımı. Yetkililer firmaları yerliye teşvik için böyle yaptık derler. Bununla beraber ihtiyaca yönelik bir düzenleme de olmuş olabilir. yani mesele bir otomobil almaksa alınabiliyor neden daha lüksü/konforlusu alınabilsin ki? uygulamanın amacı o değil neticede. SGK'nın ilaç farkı politikası gibi... Etken maddesi eşdeğer bir ilacın farklı fiyatlı versiyonları varsa sgk en ucuzu için ödeme yapıyor, eğer siz daha pahalı versiyonlardan birini alıyorsanız sizden fiyat farkı alıyor.
0
🌸eisberg
(31.12.24)
@bohr arabada engelli bulunma zorunluluğu var da o kadar sıkı bir denetim yok. Kaldı ki eskiden plakalarda engelli işareti oluyordu artık onu da istemiyor engelli vatandaşlar.
0
🌸eisberg
(31.12.24)
bugün: neden daha lüksü/konforlusu alınabilsin ki?

yarın: toplu taşıma engellilere ücretsiz zaten. neden araba alsınlar ki?

daha sonra: neden evden çıksınlar ki şeklinde uzar gider..

ek: ayrıca kısıtlama temin konusunda da sorunlar doğmasına neden olacak. halihazırda indirimli araba alma hakkı ve planı olan insan sayısı belli fakat alabileceği model sayısı azaldı. herkes doğal olarak şartları sağlayan en iyi modellere yönelecek. bayiler diyecek ki sen şu kadar parayı da bana el altından ver beklemeden al veya şu donanımları eklemek zorunlu yoksa elimde sana verebileceğim model yok. pandemideki çip krizinde yaşandı hepsi.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(31.12.24)
gerçek engellilerin çoğu evden çok zor çıkabiliyor ne yollar ne kaldırımlar onlara göre dizayn edilmiş durumda.avm de bile yerlerine park eden hayvan oğlu hayvanlar var.
sonra burada ne gerek var indirime diye bık bık eden tipleri görünce insan çıldırmamak için zor tutuyor kendini.
0
jamswety
(31.12.24)
(12)

Baby shower olayı

kondansator
eşim 7 aylık hamile, etrafında baby shower organize edecek arkadaşı yok. Şimdi bu olay bir mecburiyet mi? Yani canımı sıkar mı? Benim ofisten tanıdığı kızları, kendisini bir iki arkadaşı ve annesini çağırıp ben bir cafede bir şey ayarlasam mı diyorum ? Ne dersiniz
eşim 7 aylık hamile, etrafında baby shower organize edecek arkadaşı yok. Şimdi bu olay bir mecburiyet mi? Yani canımı sıkar mı? Benim ofisten tanıdığı kızları, kendisini bir iki arkadaşı ve annesini çağırıp ben bir cafede bir şey ayarlasam mı diyorum ? Ne dersiniz
0
kondansator
(30.12.24)
maddi bir ihtiyacın yoksa hiç girme. yakın bir bağ yoksa kimse bir bebeğin partisine gitmeye ve hediye almaya hevesli olmaz.
0
buenosdias
(30.12.24)
ben baby shower gibi seyleri asiri gereksiz, özenti ve cringe buluyorum ama bunun derdine esiniz icin düsmeniz asiri tatli bir davranis.
bence esinize bir sorun.
belki kendisi de istemiyordur. belki de bir yerde görmüs özenmistir. insan hamileyken karar degistirebiliyor, hem de cok hizli.
bir sorun, o ne derse ona göre yaparsiniz. heves edebilir yani kadin, ilk bebegiyse hele.
0
alice in potatoland
(30.12.24)
tr'de babyshower hediye icin mi yapiliyor, yok artik!
babyshowerda oyun oynaniyor, komik kiyafetler giyiliyor falan. hediye alinmaz. hediye partinin organizasyonu oluyor.
bir erkek olarak yapma derim, cok kadinlara hitap eden bir olay. ya da birlikte organize ederek yapin kadin erkek herkesin olacagi sekilde yapin.
0
sonsuz
(30.12.24)
mecburiyet değil. yeni yeni ithal adetlerden yalnızca biri.
0
m e b
(30.12.24)
@sonsuz, Yıllar önce ilk duyduğumda "bebek doğacak ya önceden lazım olan şeyler hediye ediliyor aileye yardımcı olunuyor" diye mantıklılaştırıyorlardı. Hatta ABD'de falan anne Amazon.com listesi yapıyormuş isteyen oradan sipariş verip alıyormuş.

eksisozluk.com
0
nhk ni youkosu
(30.12.24)
eşinizin böyle bir beklentisi mi var? yoksa gereksiz. yani babyshover, gelin ertesi, kına gecesi, gelin alma bunlar artık çok gereksiz şeyler. tabii ki subjektif bir yorum. zaten eşinizin çevresinde yapacak birileri yoksa bir kaç insan bulup yapmak samimi olmaz.
0
mikahakkinen
(30.12.24)
baby shower denilen sey zaten hediye etrafinda kuruludur. cocugun veya annenin ihtiyaci olacak seyleri alip getirir diger kadinlar. sonra anne de bu hediyeleri tek tek acar eglenirler.

bizde komsularin patik hediye etmesinin bati versiyonu.
0
antikadimag
(30.12.24)
3-4 sene önce hayatımızda olmayan bir şey bu:) Must mı sorusunun cevabı.

Bizde zaten baby shower gibi adetler var fazlasıyla.

Gereksiz.

Ama tabii eşiniz hamile, hassasiyeti olur alınganlığı olur.

Ona göre siz karar verin.
0
anten
(30.12.24)
genellikle kadın tarafının kız arkadaşları ve ailesi etrafında şekillenir, eşinizin böyle bir isteği planı v.s. varsa yapar siz karışmayın sadece destek olun.
0
nuisance2
(30.12.24)
hayır ya. böyle bir şeyi organize edecek arkadaşı yoksa hediye açgözlüsü gibi algılanırsınız siz yaparsanız. isteyen zaten hediyesini alır.
0
elorelia
(30.12.24)
Hayır tabi ki bunun olayı annenin samimi arkadaşlarının süprizi yapması. Sizin iş arkadaşlarınız ne alaka yahu ne gerek var. Bizim de yaşadığımız yerde arkadaşım yoktu böyle bir şey yapmadık eksik de olmadı. İlla ki bebekten önce bir şey yapmak istiyorsanız “babymoon” yapın yani bebek doğmadan önce anne babanın 2 gece bir yerlere gidip güzel bir kaçamak yapması.
0
iwillsee
(30.12.24)
hediyesiymiş, arkadaşlarının dahil olmasıymış, zaten bilgim olmadığı için sizlerin fikirlerine ihtiyaç duydum. zahmet edip düşüncesini paylaşan herkese çok teşekkürler
0
🌸kondansator
(30.12.24)
(16)

kaldırımda yürürken karşıdan gelen kimsenin yol vermemesi

yazar yazmaz yazan yazar
sizin de başınıza geliyor mu? erkek-kadın, genç-yaşlı hiç kimse asla azıcık yana çekileyim, omuzum çarpmasın falan yani umrunda değil. yol veren kişi daima ben oluyorum. biraz inat yapıp ben de çekilmesem kenara bu yüzden muhtemelen her gün kavga ederim yani birileriyle.dün mesela çocuklu bir kadın
sizin de başınıza geliyor mu? erkek-kadın, genç-yaşlı hiç kimse asla azıcık yana çekileyim, omuzum çarpmasın falan yani umrunda değil. yol veren kişi daima ben oluyorum. biraz inat yapıp ben de çekilmesem kenara bu yüzden muhtemelen her gün kavga ederim yani birileriyle.

dün mesela çocuklu bir kadın geliyordu karşıdan her zamanki gibi ben kenara çekilerek geçmeye çalıştım. kadın çocukla yan yana hiç istifini bozmadan geçti. benim henüz taksitlerini ödediğim şişme montum giysi kumbarasına takılıp yırtıldı.

ben de dümdüz yürüsem ve omuzlaşsak bu sefer "önüne baksana öküz" olacak. sanki kendisi zerre kadar kenara çekilmiş gibi.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(25.12.24)
millet dert kupu. yolda yururken aklindan bir suru sey geciyor. yol verme falan kimse dusunmuyor.
0
buenosdias
(25.12.24)
ben dertsiz tasasız harikulade bir insan mıyım ne alaka?
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(25.12.24)
Bu dünya sen, ben ve bizim gibi hassas kalpliler için bir cehennem gerçekten.
0
Pass this on
(25.12.24)
Bunun için buraya gün yüzü görmemiş küfürler yazabilirim ama ne desek gg. artık millete omuz atıyorum. Aklıma başka çözüm gelmiyor
0
gilbeys
(25.12.24)
Tam da az önce halkımızın ne kadar görgüsüz olduğunu düşünüyordum ben de.

Asansörde 6-7 kişiyiz, kapının tam önündeki de benim. Kapı açılınca mantık olarak ilk önce benim inmem gerekiyor, değil mi? En arkadakiler beni izdiham var da koşuyor gibi ite kaka en önce kendileri inmeye çalışıyor. Bunu defalarca yaşadım.

Metrodan birileri inerken binmeye çalışırlar, yürüyen merdivende solda dururlar. Mağazada koridorda beklerler, benim geçmeye çalıştığımı gördükleri halde yol vermezler. Otobüslerde de aynısını sık yaşıyorum.

Çözümüm şu, bağırarak "Pardooon, geçebilir miyim bir zahmet?" diyorum. Hala tam çekilmeyen olursa da çarpa çarpa geçiyorum, bazen söyleniyorum yüksek sesle.

Bunlar genelde hemcinslerim tabii ki. Mağarasından hala çıkamamış erkeklerle çoğunlukla hiç muhatap olmamayı ve kendi zora sokmamayı tercih ediyorum, bunların en ufak inatlaşmada başvuracağı tek yol şiddet malum.
0
moonie
(25.12.24)
Ortadoguda siradan bir gün
0
essoist
(25.12.24)
Yıllardır söylerim. Bizim ülkede insanlar yürümeyi bilmiyorlar. Cahillikten dolayı bencillikten kırılır vaziyetteyiz, tek küflü meyve bütün kasayı bozar hesabı bu tarz şeylere dikkat eden insanlar da alemin salağı ben miyim diye takmamaya başladı.

Kaldırımda, meydanda yürümek. Toplu taşıma sırası, binme/inme faslı vs çok örneği var.
0
hedep
(25.12.24)
duyuru acmissin ben de empati yapman icin olasi sebebini soyledim. ha sen kendini super insan, harika vatandas, medeniyet savascisi falan gibi gorup diger insanlari okuz, mal, ayi diye yargilayarak ofkeni kusmak istediysen daha cok isyan edersin.
0
buenosdias
(25.12.24)
kadının 'neden hep ben çekiliyorum, biraz da karşıdan gelen çekilsin' dediği güne denk gelmişsindir belki.
0
elorelia
(25.12.24)
ben yarım çekiliyorum. bir insan eni değil de yarım sağa gidiyorum, onların da görüp benzer efor gösterip kendi sağlarına geçmesini bekliyorum.

beklemezlerse de sorun değil boyum 193 omuzlarım geniş.
0
aguen
(25.12.24)
bunu bilhassa çiftler yapıyor ve "karşımdaki gelen tek, o kenara çekilsin ya da kaldırımdan aşağı insin" kafasında oluyorlar genelde. ama ben hiçbir suretle aşağı inmiyor, kenara çekilmiyor, onların ayrılmasını bekliyorum.

ama karşımdaki tek kişiyse ekseriyetle yol veren ben oluyorum. ama gözlerinde ve yürüyüşünde kabadayılık olanlara sonucu ne olursa olsun yol vermiyorum.
0
m e b
(25.12.24)
ben de genelde çekiliyorum, aynı şeyi düşünüyorum sizinle.

bazen dar yerde çöp konteynırı falan oluyor, yol veriyorum birilerine teşekkür ediyorlar seviniyorum. bazen kaba davranıyorum birileri yol veriyor. özür dilercesine teşekkür ediyorum. böyle anlar da yok değil.

ama genelde kaldırımda karşılaşınca kenara çekilen ben oluyorum. kabalıktan mı yoksa farkındalıksızlık mı emin olamıyorum. çünkü bazen yol vermiyorum ve sürtüşüyoruz.

en sinir olduğum şey çiftlerde oluyor.
ben kız arkadaşımla yanyana gidiyorum, karşında da çift geliyor. biz ayrılıp tek sıra oluyoruz diğer çifte yer vermek için, onlar hiç istifini bozmuyor.

lan siz iki saniye ayrılmayasanız diye biz papaz oluyoruz evde.
siz de ayrılın tek sıra olun, biz de öyle olalım. kimse kavga etmesin.
0
biseysorcaktim
(25.12.24)
Malesef benim de sürekli başıma geliyor. Sorun seninle ilgili değil.

Kapristen kaynaklanann bir şey, "ben yol verirsem küçük olurum, "eşit ya da büyük olmalıyım" kaprisi var birçok insanda.
0
hayirsiz
(25.12.24)
Bunu ciddi ciddi deneyerek anlamaya çalıştım ben de.

Karşıdan gelene yol vereceğim iki adım kala belli oluyorsa dümdüz hiç yokmuşum gibi geliyorlar.

Son ana kadar dümdüz gidersem çarpışmamak için yol veriyorlar.

Trafikte de böyle değil mi zaten
0
nop
(26.12.24)
Medeniyet görmemiş kişilerin magandalığı bu olay. Erkek olduğumdan dolayı olası bir tartışmaya 5-0 geriden başlayacağım için kadınlar ile hiç muhatap olmuyorum. Erkeklerde de yine çoğunlukla yol veriyorum. Uğraşamam kimseyle. Bazen de önüne bakmıyorsa tam, bakıyorsa yarım dönerek yol veriyorum. İki tane s****ndirik red pill videosu izleyip mağara adamı olunca alfa olduğunu sanan ya da hayattaki tek varlığı birine fiziksel şiddet uygulayarak kanıtlamaya çalışanlar var çünkü. 1.70 falan olsam aradıkları o olduğu için muhtemelen döverler ama ben yapınca dönüp bakıp "psaeaaah" gibi o küfür ile allaha isyan arası sesi çıkarıp devam ediyorlar genelde. Tabii ben arkama bile dönmeden yürümüş oluyorum.

Onu da yapmamak lazım aslında, millet manyak ama huzuru kaçsın. Alfa hayalleri suya düşsün. Şu alfa muhabbetini çıkaran köylüye de... Neyse. Bizim ülkede zaten efendi olanı ezik, öküz olanı haklı sanma eğilimi var. Üstüne bir de bu zırva ve keko rap akımı ile iyice yitik olma çıktı.

Daha bunun asansörü, metrosu, metrobüsü, market kasası, trafikte araya kaynak yapması ve emniyet şeridi kullanması falan var. Ses çıkarmadıkça da devam ediyorlar.
0
nawar
(26.12.24)
Bir de onun pitbull köpekli versiyonları falan oluyor. Hayvan hırlayarak üzerine doğru geliyor falan. O bir şey değil
0
wd40
(26.12.24)
(13)

Sevmediğim İş Arkadaşına Hediye

auroraaurora
Mütekabiliyet ilkesi kapsamında almış bulundum. O kozmetik ürün almış; ben başka yerden yürüyeyim dedim. Şu üzerine isim yazılan Oscar heykelciklerinden aldım. Üzerine X'in süper kahramanı yazdırdım. Sorun şu ki; kadından hiç hazzetmiyorum. Ama hediye alınca hemen yelkenleri suya indirdim. :D Şimdi
Mütekabiliyet ilkesi kapsamında almış bulundum. O kozmetik ürün almış; ben başka yerden yürüyeyim dedim. Şu üzerine isim yazılan Oscar heykelciklerinden aldım. Üzerine X'in süper kahramanı yazdırdım. Sorun şu ki; kadından hiç hazzetmiyorum. Ama hediye alınca hemen yelkenleri suya indirdim. :D Şimdi hediyeyi verip vermemek konusunda kararsızım. Düz, nötr bir şeyler mi baksam?
0
auroraaurora
(25.12.24)
Çok kötü bir hediye almışsın zaten :) mum al, kozmetik al bundan daha iyi
0
grimavi
(25.12.24)
dalga geçer gibi olmuş hediyen. ayıp.
0
elorelia
(25.12.24)
Nesini beğenmediniz yahu :) Ben tam tersi fazla özenilmiş bir hediye gibi algılanmasından endişelenmiştim.
0
🌸auroraaurora
(25.12.24)
bence yanlis dusunuyorsun; hediyen dogru. cunku tam da haz etmedigin kisiye alinacak samimiyetsizlikte bisey almissin. bunun bi tik ustu, isminin yazili oldugu superkahraman pelerini falandir.
0
buenosdias
(25.12.24)
eksiden bi milyoncu tarzı yerlerde satılan bir şeyden bahsediyoruz. birbirinize manevi hisler beslemediğinize göre alıp evinde sergilemeyecek, bi köşeye atacak. faydasız ve saçma. kaliteli bi biblo filan olsa bari. kadından hazzetmiyor olman on kötü bir hediye alman için sebep değil.
0
elorelia
(25.12.24)
Üzerine kadının ve departmanının adını yazdırdım. :/ Kinayeli algılanmasını anlarım da bir dünya para verip aldığım şeyin bayağı olduğunun düşünülmesi üzer doğrusu.
0
🌸auroraaurora
(25.12.24)
bana da hiç sevmediğim bir arkadaş hediye verdi bu sene :D ben de karşılığında samimiyetsizce bir yılbaşı çorabı alıp verdim. böyle bişi ok bence :)
0
theseachange
(25.12.24)
hocam oscar heykelciğini düşmanına vermez insan alsfalshgasf

2000lerin başında falan bitti onun dönemi. (yılın annesi, yılın eltisi falan yazardı millet)

sen de bi kozmetik ürün al geç bence.
0
brkylmz
(25.12.24)
Sanırım 15 sene önce dedeme almıştık o zaman popülerdi sen hesap et. Kupa ya da çorap alsaydın daha iyiydi. Katia'da güzel yılbaşı çorapları var kutulu falan 4 lü 5 li.
0
kullanicadi
(25.12.24)
hocam afedersin ama çok güldüm ya :( gerçekten birine alınabilecek en dandik hediyeyi almışsın. Yılbaşı çorabı ya da yılbaşı temalı bi mug al geç. Hem işe yarar hem de kullandıkça seni hatırlayacağı için belki sana karşı pozitif his besler. Biri bana Oscar heykelciği alsa içimden baya dalga geçerdim. Bi de şimdi hediye geldiği için odasında görünür yere koyması gerekecek ama başka görenler komik bulacak falan iyice zor durumda bırakırsın yani
0
nundu
(25.12.24)
Bana boyle bir sey gelse, annemden dahi olsa saniyesinde cope giderdi sanirim yaaa hahaja. Cok kotu bir hediye ya. Mum filan alin.
0
kassiopeia
(25.12.24)
bu biraz saldırgan ve işlevsiz bir hediye olmuş olabilir mi?
ben çöpe atardım böyle bir şey gelse. ikea çerçeve bile daha iyidir.

kozmetikle fişekleyin siz de.
seviyorsa dikenli olmayan sukulent aranjman olabilir.
0
mathilda.may
(25.12.24)
Kesinlikle verme. Mum, ilginç düz not defteri olabilir
0
kaset
(25.12.24)
(8)

sürücü belgesi yenileme için sağlık raporu

estranged
özel hastane yalnızca göz raporu veriyoruz, başka bir rahatsızlığınız yoksa yeterli oluyor gibi bir şey söyledi.en hızlı ve makul yöntem nedir?
özel hastane yalnızca göz raporu veriyoruz, başka bir rahatsızlığınız yoksa yeterli oluyor gibi bir şey söyledi.

en hızlı ve makul yöntem nedir?
0
estranged
(23.12.24)
Aile hekiminize neden gitmiyorsunuz ki? Ben hemen gidip sürücü belgesi için diye giriş yapıp muayene olup çıkmıştım. Raporda da göz gibi kapsamı daraltıcı bir ibare yoktu, direkt sürücü olabilir temalı bir rapordu.
0
akhenaten
(23.12.24)
En iyisi özel hastane. Aile hekimleri de rapor veriyor; ama gerekli görürse hastaneye sevk eder veya özelden rapor alma seçeneği sunar. İki yöntem de kolay; ama kılı kırk yaran bir aile hekimine denk gelirseniz hastaneye başvurmak durumunda kalabilirsiniz. En iyisi direkt özel hastaneye gitmek.
0
auroraaurora
(23.12.24)
aile hekimine gittim ve o devlet hastanesine sevk yapabileceğini söyledi. kendileri veremiyormuş rapor.

özelde daha hızlı hallolur diye düşünmüştüm.
0
🌸estranged
(23.12.24)
aile hekimleri veriyor. gerek görürse göz ya da başka bir şey için sevk ister. onun dışında aile hekimleri verebiliyor.
0
jülsezar
(23.12.24)
gözlük varsa aile hekimi veremiyor. özel hastanenin de dediği doğru. onlardan aldığınız rapor yeterli.
0
elorelia
(23.12.24)
1 ay önce ben aile hekiminden aldım. E-Devletten form dolduruyorsunuz aile hekimi de uzaktan harfleri okutup raporu veriyor.
0
nickini vermek istemeyen uye
(23.12.24)
aile hekiminden aldım. öncesinde e-devletten bi onay formu doldurdum. Aile hekimine gittim. Sadece sorduğu soru gözlük kullanıyor musun oldu. Gözlüğüm var ama kullanmıyorum dedim. Onayladı o kadar. Bir çıktı vs olmadan sistemden gördü nüfus yeniledim. Sadece fotoğrafla gittim. Bu arada eskiyi bulamamıştım. Kaybettiğimi söyledim ona da sorun çıkartmadılar ne zaman kaybettin dedi. Bilmiyorum dedim. Bi tarih at kafadan dedi 1 Haziran olsun dedim :)

Ekim ayında aldım.
0
naksidil
(23.12.24)
o zaman aile hekiminden aile hekimine değişiyor. çünkü ben de geçen hafta gittim ve biz veremiyoruz artık dedi.
0
🌸estranged
(23.12.24)
(11)

bulaşık makinesi alırken en önemli olay nedir?

denizmaniaherif
merhaba bulaşık makinesi almayı düşünüyorum arçelik isityorum şimdi bin tane değişik program wifi bağlantısı akıllı bilmemne özelliği gibi aşırı fazla olay var. kullanılıp yeni nesil makinelerde olan en önemli işe yarayan özellik nedir ?mesela işlem bitince otomatik kapağının açılması iyi bir şey gi
merhaba bulaşık makinesi almayı düşünüyorum arçelik isityorum şimdi bin tane değişik program wifi bağlantısı akıllı bilmemne özelliği gibi aşırı fazla olay var. kullanılıp yeni nesil makinelerde olan en önemli işe yarayan özellik nedir ?

mesela işlem bitince otomatik kapağının açılması iyi bir şey gibi.. bu ve benzeri "şu özelliği kesinlikle olsun abi" dediğiniz bir şey var mıdır?
0
denizmaniaherif
(23.12.24)
1 hızlı program, 1 yoğun program yeter.

yıkadıktan sonra çıkarıp raflara dizeni icat edilene kadar benim bir bulaşık makinesinden yıkaması dışında bir beklentim yok.

kapağı otomatik açılınca ne olacak ki? ha buharı çıkıyor, daha çabuk soğuyor ama on yıllardır makineyi sabah çalıştırıp işe giderim, akşama da açarım. soğumuş, kurumuş şekilde de bulurum. kapağını açmadım diye bir terslikle karşılaşmadım, keşme kapağını açan olsaydı şöyle olurdu diye düşünmeme gerek bile olmadı. böyle bir özelliği de ilk defa duyuyorum.
0
kibritsuyu
(23.12.24)
Makinanın en önemli özelliği mümkün olduğunca az elektronik aksam ve fazla mekanik yapısının olması

ileride yok bunun beyni yandı yok anakartı yanmış değişim şu kadar lira diye uğraşırsın

Bitince kapağın açılması gerekli değil kapağı kapalıyken de bulaşıkları kurutuyor

Bir de eski tip sepetli çatal bıçak koyma yeri bana daha pratik geliyor, yenilerinde ayrı çatal bıçak dizdiğin raflı bir sistem de var
0
grimavi
(23.12.24)
otomatik program bence faydalı.
yok uzun mu olsun yok derecesi ne olsun.
kısa atsam yıkamaz mı gibi dertler yok.
0
nuisance2
(23.12.24)
kapaginin otomatik acilmasi faydali bence. yillarca acilmayan model kullandiktan sonra 3 yildir otomatik acilan model kullaniyorum, daha hizli kuruyor bu sekilde. baska hicbir ozelligi onemli degil bence. wifi var mesela simdi ama 1-2 kere kullanmisimdir ancak, o da olmasa da olurdu.
0
lemmiwinks
(23.12.24)
elektriği az yaksin yeterli. üc asagi bes yukari bütün makineler aynı, bir kısa bir uzun program yeter. dün arkadasin evinde 1986 model beko bulasik makinesi gördüm. cayır cayir calisiyordu, aaaa bunun wifi'yi yokmus diyemedim.
0
deckard
(23.12.24)
hepsi aynı işi yapıyor 4-5 programlı olanlar yeterli.
0
orpheus
(23.12.24)
buharlı beklemesin kapağı açılsın şeklinde olana bir şans vermek istememin sebebi sabah koyduk çalıştırdık gittik mesela tüm gün buharıyla içinde tekrar suyla beklemesi fikri bende koku yapar mı o suda tekrar bir şeyler ürer mi diyeydi..
0
🌸denizmaniaherif
(23.12.24)
kapak açılma olayı yeni çıktı zaten senelerdir kapağı açılmayan modelleri kullanıyoruz. bi sıkıntı yaşamadık. ekstra para verilecek bi özellik değil. 5 sene önce aldım bu makineyi, şu an alacak olsam gider yine en özelliksiz olanı alırım.
0
elorelia
(23.12.24)
tek diyeceğim, yeni özelliklerin hiçbiri önemli değil bence...

wifi ile başlatmak neye yarayacak? içine bulaşıkları dizip deterjanı koyup kapağını kapatman gerekli hala... bunları yapınca başlatacaksın zaten makineyi? niye wifi ile daha sonra başlatasın?

kendimden yaşlı arçelik leydi serisi bulaşık makinesi kullanıyorum hala, 30 küsür yıllık anneannemden kalma :D annemin yeni makinesinden daha iyi yıkıyor.

elektriği az yakmasına filan da bence gerek yok, ısıtma olayı ısı pompası(klima vs.) dışında hep 100% verimlidir. rezistansla ısıtıyor suyu. daha az yakan daha az ısıtıyordur veya daha az su kullanıyordur başka açıklaması yok. ne kadar bol su kullanırsa da o kadar iyi temizler. 3 kuruş az yıkacak diye makineye dizmeden önce elde bulaşık durulayamam. en akılsızı, en az özelliklisi, en verimsizi, en çok su ve elektrik tüketeni en iyisidir der geçerim...

tek yaşıyorum, tamamen dolunca çalıştırıyorum. bazen 10 günden fazla beklemiş bulaşık oluyor onları bile elde durulamadan temizliyor.
0
konetsu
(23.12.24)
dışarıya verdiği sesin düşük olması. kapağı teneke gibi olan modellerdense, sesi kesen ağır kapılı olan bir modeli tercih ederim. özellikle mmutfak salonla birse çok önemli oluyor.
0
awlmi
(24.12.24)
neredeyse hiç biriniz marka ismi vermemiş.. buradan aslında kimsenin tam anlamıyla memnun oldugu bir marka yok sonucuna varılabilir mi ?
0
🌸denizmaniaherif
(24.12.24)
(11)

çalıştığınız kurum yılbaşı etkinliği yapıyor mu?

birmilyonunvarmi
ya da bir hediye falan veriyor mu?
ya da bir hediye falan veriyor mu?
0
birmilyonunvarmi
(23.12.24)
Yarın akşam yemeğe çıkacağız. Her yıl hediye de veriyorlar, bu sene de verirler diye düşünüyorum.
0
fotrsapka
(23.12.24)
hem hediye verdi hem de yilbasi yemegi oldu bi mekanda. ikisine de vasat diyorum.
0
buenosdias
(23.12.24)
Bir kutu çikolata verdiler sadece
0
kullanicadi
(23.12.24)
Ciddi küçülme var bu ortamda pek etkinlik yapacaklarını sanmıyorum. Tişört, sweetshirt, mont filan bastiracaklardi belki onları dağıtırlar.
0
Amaranta ursula
(23.12.24)
Yemek olacak.
0
peki madem
(23.12.24)
kuruyemiş paketi yaptırdılar bu sene ilk defa.
0
elorelia
(23.12.24)
Hediye kutusu ve çikolata veriyorlar Stanley termos vardı bu sene kutuda en işe yarayan.
Eğlence yılın son haftası bayağı popüler şarkıcılı sınırsız içkili oluyor. Geçen sene Cahide’yi kapatmışlardı mesela.
31’inde de ofiste oluyor içmeli kopmalı.
Bütün şirket koşa koşa gidiyor ben katılmıyorum hiçbirine.
0
cilekli pasta
(23.12.24)
her sene lüks bir yeri kapatılırlardı ama bu sene %20 çalışan çıkardıkları için hiç bir etkinlik yok.
0
ravenudon
(23.12.24)
Bu akşam yapılıyor bizde de. Her sene yapılır, bu sene de yine epey civcivli bir yeri kapamışlar. Normalde cuma akşamları yapılırdı ama bu sene tasarruf tedbirleri kapsamında parti gününü hafta içine almışlar sanırım :) En azından ertesi güne tüm şirkete yarım gün izin vermeyi akıl etmişler.
0
thracia
(23.12.24)
yemege cikicaz bu hafta bir gun, bi de secret santa ama kitap yapiliyor, kitap hediye ediyoruz birbirimize.
0
aguen
(23.12.24)
Her yıl yapılan tüm şirketin katıldığı etkinliği yapmadılar. Güya Şubat-Mart gibi olacakmış ama bakalım.

Biz direktörlük olarak toplandık geçen hafta ama direktörlük bütçesi sene içinde bittiği için cepten yedik sdfsg

Stanley termos gönderdiler bir de herkese.
0
chicha_v2
(23.12.24)
(36)

hp kitaplarını okudunuz mu? kaç doğumlusunuz?

deartheodosia
benim tüm çocukluğum hp okumakla geçti. ama yeni tanıştığım kimse hp okumamış oluyor (evet insanlara soracak kadar önem veriyorum hala). geçenlerde bi kafeden kurabiye almıştım, uff hagrid’in kurabiyeleri gibiymiş bunlar da dedim ve kimse bi şey anlamadı mesela. ya da bence insanların hangi binada o
benim tüm çocukluğum hp okumakla geçti. ama yeni tanıştığım kimse hp okumamış oluyor (evet insanlara soracak kadar önem veriyorum hala). geçenlerde bi kafeden kurabiye almıştım, uff hagrid’in kurabiyeleri gibiymiş bunlar da dedim ve kimse bi şey anlamadı mesela. ya da bence insanların hangi binada oldukları karakterleri hk önemli doneler veriyor. ne düşünüyorsunuz???
0
deartheodosia
(23.12.24)
Benim tüm cocuklugum Harry Potter kitapları ve filmleriyle geçti; koca kadin oldum, hala çok severim. Saçlarım biraz kabarsa "yine Hagrid'e döndüm" derim en basiti, günlük dil kullanimima da yerleşmiştir yani; etrafımda anlamayan kimseyi görmedim şimdiye dek.

94 doğumluyum. İlk filmi de ben 7-8 yaşlarındayken çıkmıştı yanlış hatırlamıyorsam. Sinemada kendimi bilerek izlediğim ilk filmlerden biridir.
0
fraise
(23.12.24)
ilk 4 kitabı okudum.
0
wd40
(23.12.24)
Hp öncesi yüzüklerin efendisi nesliyim ama hp nesli de yaşlandı artık o muhabbeti bulamazsın artık

Edit: 95 sonrası okuyan kalmamıştır
0
grimavi
(23.12.24)
@grimavi abim 87li, kuzenim 94lü, ben aralarındayım. üçümüz de hp okuyorduk ve kitapların yayımlanmasını bekleyen nesildendik. belki 95 sonrası daha uygun olabilir buna
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
93 doğumluyum, seriyi yeni bitirdim:)
0
nothing in my way
(23.12.24)
ne kitabını okudum ne filmini izledim.
0
rentts
(23.12.24)
96lıyım, hp ile büyüdüm. Eskisi kadar manyak olmasam da potterhead'im, beynimde zibilyon trivia var evreniyle ilgili. Ravenclaw'dan selamlar :d

Hatta son üç dört gündür kız arkadaşımla rewatch yapıyoruz seriyi, bugün melez prensi izledik.

İlk 5 kitabı annemle beraber okumuştuk, ben 5-6 yaşındaydım ilk kitaba başladığımızda. Okuma biliyordum ama uzun diye annem okudu, 5. kitap 1114 sayfaydı yine de beraber okumaya devam ettik :D son iki kitabı kendimiz okumuştuk ama ahaha. Sonra iki üç kez daha tüm seriyi okudum tabii ki.

Mesela Hogwarts Legacy oyununu da iki defa %100 olacak şekilde bitirdim, ilk çıktığında ve bi iki ay önce olacak şekilde. Çocukluktan beri beklediğim bir oyundu.

Benim neslimde kitapları okuyan var baya ama filmleri izlemeyen yok gibi. Belki 2000 sonrasında o kadar popüler olmayabilir bilemiyorum.
0
nundu
(23.12.24)
90, bütün kitapları okudum 4 ve sonrasını mı ne bekledik yıl yıl okuduk diye hatırlıyorum. Filmlerin de ilk 5'ini sinemada izledim, sonra filmlerini sevmedim devamına ilgim kalmadı.(ama kitaplar çok iyiydi diye hatırlıyorum) Bu arada ilk filmin tanıtımını bile çok net hatırlıyorum haberlerde mi ne McGonagall'ın kediden dönüşüm sahnesi falan gösteriliyordu acayip görsel efektli çok iyi film gelecek diye tanıtıyorlardı :)

Ya özellikle 99 ve sonrası bizim için önemli olan hiçbir şeyi bilmiyor. HP, The Matrix, Lotr, Geleceğe Dönüş, The Mask, Looney Tunes çizgi filmleri, Pokemon vs...

edit: bu arada bir hayal kırıklığımı anlatayım. Çocukken Türkiye'den bakarken HP dünyası çok büyülü geliyordu. 24 yaşımda İngiltere ve İskoçya'yı gördüm, aslında çok müthiş bi yaratıcılık yokmuş J.K. Rowling zaten o dünyanın içinde yaşıyormuş dedim :/ yarattığı dünya müthiş ama filmde gördüğüm ortamlar çocukken çevremde hiç görmediğim şeylerdi ve büyüleniyordum, aslında o dünyanın UK olduğunu fark ettim.
0
nhk ni youkosu
(23.12.24)
1995.

hp ben ilkokul ve lisedeyken büyük olaydi. bana cocuksu geliyordu ama büyü falan ne diyordum. hicbir serisini okumadim. filmlerine denk geldiysem izledim hikayeyi de bilmiyorum. lisansi okurken de herkes quidditch oynuyordu. turnuva falan yapiyorlardi avrupa'daki okullarla. allan mallari nerdleri böyle bir salaklik olamaz diyordum fdglhkjg

2020'de ilk kez erkek arkadasimla lockdown'da izledim ve bayildim.

kitaplarini da okumak isterim. verdigi mesaj zamansiz ve hikaye de cok güzel.
0
sonsuz
(23.12.24)
Senin yaşlardayım, hepsini okudum. Kitapları ilk filmi sinemada izledikten sonra okumaya başladım, liseye geçmeden güncel kitapları bitirmiştim. Son 2 kitap ben lisedeyken çıktı onları da o zaman okudum.
Hatta öss'ye hazırlanırken son 1 ayda kafa dağıtmak için tekrar okumuştum son kitabı, o geceler hala aklımda bir yandan stres bir yandan kitaptan aldığım zevk. Erken uyumam lazım ama sayfalar peşini bırakmıyor, geceliyorum...
Filmlerle devam ettim sonra, son film çıktığında da üniversitedeydim. Çocukluk ve ergenliğimin tamamında, kitabıyla filmiyle bi şekilde hayatımda olmuş. O dönemlerdeki birinin okumasa bile illa izlediği bir hikaye.

95li bir kız arkadaşım vardı o da severdi, sonrasında doğanlar da kitaba olmasa bile filmlere maruz kalmıştır. Z kuşağı uzak kalmış olabilir bir tek, bir de 85 ve öncesi diye düşünüyorum.
0
Bruce
(23.12.24)
Harry Potter'a ilgim o kadar sıfır o kadar yok ki başlığı okuduğumda H.P. Lovecraft'la ilgili zannedip onunla alakalı cevap verdim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.12.24)
91liyim. turkcelerini sayisiz defa, ingilizcesini de birkac defa bastan sona bitirdim. artik kitaplari ezberlemistim bir paragrafi okurken sonraki paragraf aklima geliyordu. benim kadar manyagi 10-15 kisi falandir turkiye'de.

filmlerini cok sevmedim, ilk filmi disinda acip da izleyeyim dedigim filmi yoktur. bir de ucuncu film fena degil. ama kitaplari bambaska bir dunyaydi. oyle buyulu bir dunyanin icine cekilmek apayri bir duyguydu. universiteye kadar sayisiz kere okudum abartmiyorum.

harry potter ile buyuyen nesildik. kitaplar 2001'de cevrildi. o zamanlar ben 10 harry 11 yasindaydi. son kitapta da ben 16 harry 17 yasinda. beraber buyumusuz. son kitabi arkadasin tanidigi kitapcidan ayirtmistik ve sinifca almaya gitmistik. cunku tukeniyordu hemen. o gece uyumayip koca kitabi bitirmistim. binam ravenclaw'dir ama slytherin'e de sempatim vardir.
0
antikadimag
(23.12.24)
@nhk

ilk kitap 99'da turkceye cevriliyor ama cok populer degil o zamanlar. dost kitabevi basiyor hatta buyulu tas diye cevirmisler. sonra seri patlayinca 2001'de yky haklarini alip o zamana kadar yazilmis ilk 4 kitabi cevirip getiriyor. turk halkinin hp ile tanismasi budur.

sonra 2 senede bir yeni kitap geldi onlari bekledik. 2003 zumruduanka, 2005 melez prens, 2007 olum yadigarlari olmasi lazim. 2003 yilinda babama aldirdigim zumruduankayi hic unutmuyorum. hatta yanina bir de dort kafadarlar kitabi aldirmistim ve once onu okumustum. hp'yi bekletip hazzi arttiriyordum :)
0
antikadimag
(23.12.24)
91 doğumluyum, ne okudum ne izledim. Yetiskinligimde bı deneyeyim dedim filmini, çekmedi beni. Çocukken de çok okuyan cok izleyen biriydim ama ya bana denk gelmemiş ya da fantastik olduğu için ilgimi çekmemiş olabilir.
0
abuzer
(23.12.24)
89'luyum ilk kitabı okuduğumda henüz filmi çekilmemişti ben de 6. Sınıftayım diye hatırlıyorum. Hepsini okudum, bütün filmlerini izledim. En son çıkan Cursed Child tiyatro metnini de okudum (keşke oyununu da izlesek). 9 yaşında oğlum var, birinci ve ikinci sınıfta tüm harry Potter kitaplarını okudu. Hatta sihirli almanak diye bir kitap daha çıktı hp evreni hakkında ansiklopedimsi. Onu gördü D&r da onu da istedi onu da okudu. Bazen gryffindor cübbesi ile geziyor, 8 yaş doğum gününü HP temalı yapmıştık, pastası Hagrid'in Happee Birthdae Harry yazılı pastasıydı.

Komşumuzun ortaokula giden kızı var kaç doğumlu bilmiyorum ama 12 13 yaşlarında sanki. O da baya Potterhead, hatta instagram sayfası açmıştı bir ara Harry Potter ile ilgili az bilinen şeyler, replikler falan paylaşıyordu kendisini zorla takip ettirmişti:))
0
kullanicadi
(23.12.24)
87, Dumbledore'un öldüğü final sayfası ile beraber kitap bitip yeni kitap beklenilinceye kadarki süreçte Dumblodore ölmedi ve işte bu da kanıtı diye dedikodu niteliğinde forum yazıları ve websayfalarının açıldığını hatırlayacak kadar fanıydım. elimde 1. baskı bazı kitapları da var. bence bir şeyi sevmenin yaşı yok. Günümüzde 90'lı yılların dizilerini tekrar tekrar izliyorsa millet bir işin ne kadar iyi olduğu ile alakalıdır.
0
denizmaniaherif
(23.12.24)
artık yaşım 34.

serinin tüm kitaplarını birkaç defa okudum, keza filmlerini defalarca izledim (hatta üniversitede baktım, bir dersin vize/finalini geçemeyeceğim, ben de tüm seriyi hatmetmiştim o gece).

yeni nesil zannedersem bunu bir kültürden ziyade dümdüz karakterler yığını vs olarak görüyor.
bir gün girdiğim bir fırında ravenclaw logolu kazak giymiş bir kasiyer vardı. "aaa, çoğunlukla gryffindor ya da slytherin'i tutarlar ama siz ravenclaw'u seviyorsunuz galiba :)" dedim. kadın da üstüne bakarak "dediğinizi hiç anlamadım, öylesine aldığım bir kazaktı" dedi. sonra harry potter'ı çok sevdiğim için bu temada bir kupa alan arkadaşıma "artık çok özlü iksirimi bununla içeceğim" dedim, bana "yaralarımıza şifa olsun" dedi :(
0
m e b
(23.12.24)
Kitapları da filmleri de zamanında zevkle tükettim ama potterhead sayılmam.
92liyim.
0
norek
(23.12.24)
Popüler kültüre ait referanslar zaman geçtikçe eskiyor ve her yeni nesille birlikte güncelleniyor. Eskinin star wars, kara şimşek, Lotr, Lost, H.P gibi kendi dönemlerini domine etmiş diziler, filmler ve kitaplar yerini yenilerine bırakıyor.

Bence arada şöyle bir fark var; eskiden bu kadar çok platform, uygulama vs yoktu ve odak çok daha yüksekti. Yani mesela Lost yayınlandığı dönemde tüm dünya aynı anda interaktif bir şekilde izlenir, teori geliştirilirdi. Bu da o dönemin popüler kültür jargonunu, referanslarını vs domine ederdi. ancak şimdi çok sayıda platform, çok sayıda uyarlama, film dizi mevcut. Çok fazla odak var ve bunlardan herhangi biri global çapta popüler olsa da bu popülerlik çok kısa sürüyor. Eskiden tek bir dizinin tek bir bölümü için yayınlandığı saatlerde şehirlerde sokaklar boşalırken şimdi insanların böyle bir dizinin varlığından bile haberi olmayabiliyor. Özetle normal bir durum, hele ülkemiz gibi kültür tüketiminin son derece kısıtlı olduğu bir yerde.
0
thracia
(23.12.24)
Ben sadece ilk kitabını okumuştum. Sonra evlendim, kızlarım oldu. Büyük kızım tüm seriyi 1 defa, küçük olanı 10 yaş civarındayken tüm seriyi 6-7 defa filan okudu, her türlü detaya hakim.
0
SiyamkedisiZorro
(23.12.24)
92liyim kitabını hiç okumadım. İlk iki filmini izledim. Çok ilgimi çekmedi
0
jülsezar
(23.12.24)
Azkaban Tutsağı nı almıştı teyzem doğum günümde, delirmiştim okuduğumda. Ateş Kadehi yeni çıkmıştı, ona da yapıştım tabi hemen arkasından. Diğer 3 kitabı beklemek çileli ve keyifliydi. utopyam, esrardairesi gibi forumlarda çok sık vakit geçiriyordum.
Hatta son kitabı yine bu bahsettiğim forumlardan bir ekip çevirmişti Türkçe'ye -oldukça da iyiydi- pdfden okumuştum :D
Fantastik edebiyata meyilli olup da maruz kalanların kolay kolay kaçamayacağı bir furyaydı :v 91 liyim bu arada.
0
lüzumsuz adam
(23.12.24)
91'liyim. sayamayacağım kadar okudum ve izledim. benim güvenli alanımdır hp.
iş arkadaşımın orta sondaki kızına vermiştim, okumak istiyordu. ilgisini çekmedi mesela. ama kızıma zorla da olsa okuturum :)

hala sektör olarak ekmeğinin yenmesi çok mantıksız geliyor o ayrı. ama sadece kitap ve film olarak bakarsak ömürlük bir seri benim için.
0
elorelia
(23.12.24)
okudum, 84'luyum. ilk kitaba lise 2'de baslamistim sanirim. ilk basladigimda ne bu cocuk kitabi deyip biraktim. ama sonra tekrar basladim, ve bir daha birakamadim. tum kitaplari 2'ser 3'er kez falan okudum, filmleri de en az 3'er kez izledim. o zamanlar arkadaslarimin bircogu da okudu kitaplari. cocugum olsa okumasini isterdim.
0
lemmiwinks
(23.12.24)
Yaşlıyım.
Hiçbir kitabı okumadım. Filmleri de baştan sona hiç seyretmedim.
Ama cevapları okuyunca bir eksiklik hissettim. E pub'ını bulursam bakacağım bi.
0
Mirket
(23.12.24)
87liyim, neden okumadım bilmiyorum. hiç çevremde de görmedim. ben o zamanlarda seri stephen king okuyordum. :/
0
dilhun
(23.12.24)
89 doğumluyum. Hepsini tekrar tekrar okumuşumdur filmlerin hepsini de tekrar tekrar izlemişimdir. Mesela hatırlıyorum 5. kitabın çevirisi yayınlanmadan önceki son 50 gün yayınevinin sitesinde her gün bir sayfa yayınlıyorlardı ben de her gün onu takip ediyordum. Gerçekten bir dönemime damga vurmuştur. Ama üniversiteden sonra ilgim azaldı, şimdi de hiç yok. Mesela şimdi yeni dizi çekiliyor sanırım ve vakit ayırıp izleyeceğimi düşünmüyorum.

Büdüt: Hatırlayan var mı ya daha 5. kitabın çevirisi yayınlanmadan Sabah (sanırım bu gazeteydi) JK Rowling Sirius'un ölümünü yazdığı için ağlamış diye ana sayfaya yazarak spoiler vermişti?
0
peki madem
(23.12.24)
gururlu bir ravenclaw üyesi olarak okudum, filmlerini de defalarca izledim. 90 doğumluyum. çevremde hp'ci olduğunu iddia eden ve bina isimlerini bile hatırlamayan köpük birkaç kişi dışında tamamen gözden düşmüş bir seri.
0
brakgn
(23.12.24)
@sanem, bir bilim adaminin romaninini lise sonda okumustum ben de cok etkilendigim bir kitapti.
0
sonsuz
(23.12.24)
Kitapları 2 defa okudum. Eskiden kitapları okumamış ama filmlere hayran görünce şaşırıyordum. Dövmeli bir kızla tanıştım. 1 sayfa kitap okumamış. Filmlerin kesinlikle kitabı okumuş kişiler için yapıldığını düşünüyorum. Kitap okumayanlar için anlamsız şekilde geçen bir sürü sahne var. O yüzden garipsemiştim okumamasını. Artık takmıyorum.

Benim gibi 30 yaşını geçen herhangi birinin ilk defa oturup da Harry Potter okuması çok zor. İlk 2 kitap direkt çocuk kitabı. Ben ilk üç kitabı orta okulda bitirmiştim. Harry benden büyük ama kitapların Türkiye'deki çıkış tarihleri ile neredeyse Harry ile birlikte büyüdüm gibi oldu. Geçen gün 3. defa tekrar başladım okumaya. İlk iki kitapta epey göz devirdim ve sıkıldım mesela.
0
nawar
(23.12.24)
@antikadimag ben de her kitabı 50’den fazla okumuşumdur, abartmıyorum. canım sıkıldığında herhangi bi kitap/sayfayı açıp okumaya başlardım.

bende evde bir ilk okuduğum kitaplar, bir ingilizce seri bir de yeni baskı seri var. boşandığım kişi evde 3 hp serin var, sorunlusun falan diyordu :d if you know you know durumu.

ne çok seven varmış ayrıca, mutlu oldum :) buluşup hp günü yapalım! (ben de ilk filmler dışında filmlerini izlemedim.)
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
@deartheodosia Amerikan İngilizcesi mi, İngiltere İngilizcesi mi? Hangi ülkede basıldı? Sadece "cookie-biscuit" ya da "gas-petrol" gibi kelime farkı yok. Daha ciddi farklar var.

www.hp-lexicon.org
0
nawar
(23.12.24)
87 doğumluyum.
fantastik edebiyat, bilim kurgu ile beraber hiç ilgimi çekmeyen alan olduğu için okumadım. fantastik edebiyat'a az da olsa ilgim olsa kesin okumuş olurdum çünkü çok popülerdi.
0
wilhelmwasmuss
(23.12.24)
filmlerde ilk iki film kitaplara daha sadık ve biraz daha çocuksu ruh var, üçüncü film tam ara geçiş ve serideki en iyi yönetmen olan Cuaron'un filmi olduğu için gerçekten iyi bir film. Keşke tüm seriyi Cuaron çekseydi dedirtiyor ama mümkün olmazdı tabii :D Dört rezil, Mike Newell ile niye tekrar çalışmadıkları belli. Dumbledore'un saçma atarları falan aklıma geldikçe cringe oluyorum (meşhur bi did you put your name in the goblet sahnesi vardır bilen bilir). 5'ten sonra Yates ile devam ettikleri için belli bir sinematografik dil tutturulmuş ama kitaplardan uzaklaşma iyice belli oluyor bence.

Oyunlarını oynayan varsa bilir, ilk üç oyun tamamen kitaptan esinlenen, grafikleri çizgi film tadında ve macera hissini iyi yaşatan oyunlar. Dördüncü oyun yine rezalet tamamen co op oyunu yapmışlar. 5-6 tamamen filmlerin oyunu, ilk üç kadar olmasa da çıktığı dönemde keyifle oynamıştım. 7. filmin oyunlarına ise 1 saat dayanamadım korkunçlardı. Kitapları seven için LEGO oyununu tavsiye ederim. Bir de tabii ki Hogwarts Legacy çok keyifli, kusursuz bir oyun tabii ki değil ama Hogwarts'ı ve çevresini keşfetmek eğlenceli.

Ben de bu kadar HP seven görünce mutlu oldum. Kitapları son okumamın üzerinden birkaç yıl geçti, belki yakında tekrar bir tur atarım diye gaza da geldim :d
0
nundu
(23.12.24)
2016 doğumlu oğlanın masası:p

ibb.co
0
kullanicadi
(23.12.24)
@nawar, uk editionları var ama hiç karşılaştırarak okumadım diğerleriyle :)

@kullanicadi, çok sevimli <3 benimki de büyüsün lotr, hp her şeye bulaştıracağım :)
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
(4)

Mobil operatörde son ayım taşısam cayma bedeli olur mu?

avatar is back
11 ocak mı 17 ocak mı ne son. Şimdiden kampanyalı fiyatlara geçmek istiyorum ceza öder miyim
11 ocak mı 17 ocak mı ne son. Şimdiden kampanyalı fiyatlara geçmek istiyorum ceza öder miyim
0
avatar is back
(18.12.24)
ödemezsin son ay.
0
jelly bear
(18.12.24)
başka operatöre taşımaya kalkarsam şu anki operatörünün sana imzalattığı anlaşmaya bağlı olarak kalan 1 ayın ya da indirimli kullandığın 11 ayın farkını çok pis geçirirler aman diyim çağrı merkezini ara sor dönüşü yok çünkü
0
neira
(18.12.24)
kullandıkların ya da kalanlar arasında hangisi az ise o ödeniyordu en son. senin durumunda son 1 ayın indirimsiz tarife ücretini ödersin sadece. tabi ki müşteri hizmetleri ile netleştirmek lazım.
0
elorelia
(18.12.24)
son 1 ay cayma bedeli olmaz. kullandığın gün kadar fatura kesilir. merak etme.
0
jelly bear
(18.12.24)
(12)

Kurutma makinasının yeri

strawberry first
Merhaba,Yeni taşındığım evde kurutma makinasını koyacak yer bulamadım. Ama mutfakta priza yakın ona uygun bir yer var. Mutfakta kurutma makinası olur mu? Kızartma, balık... vb kokusu siner mi çamaşırlara?
Merhaba,
Yeni taşındığım evde kurutma makinasını koyacak yer bulamadım. Ama mutfakta priza yakın ona uygun bir yer var. Mutfakta kurutma makinası olur mu? Kızartma, balık... vb kokusu siner mi çamaşırlara?
0
strawberry first
(15.12.24)
Mobil edit:olmaz derseniz koridorda saçma bir yere koyacağım :/
0
🌸strawberry first
(15.12.24)
Kapağı açık çalıştırmazsan sinmez.
Koridor mutfaktan daha az saçma bu arada.
0
Bruce
(15.12.24)
Çamaşır makinesinün üstüne monte edebiliyorlar. Biz mesela banyodaki çamaşır makinesi dolabını iptal ettik. Makine açıkta kaldı, üzerine de kurutmayı monteledik. 10+ yıldır sorun yok.
Not: Ablamınki mutfak balkonunda. Varsa düşünülebilir. (Balkon kaplı)
0
yadigar
(15.12.24)
Koridorun ortasında kalacak ve hat çektirmek zorunda kalacağım en yakın buattan. Mutfakta kapının arkası çok derin ve orada bir priz var. Yani mutfak kapısı kapalı olmadığı sürece kimse görmeyecek. Tek derdim Makina ya bir şekilde yağ yemek kokusu siner mi endişesi... Mis gibi kıyafetlerim Fast food restoran gibi kokarsa çok üzülürüm.

Zaten Makina mantığı gereği kapağı açık çalışmıyor ama boş olunca kapağı açık bırakıp havalandırmak gerekiyor.
0
🌸strawberry first
(15.12.24)
@yadigar çamaşır makinasını bir dolabın altına gömmüşler, dolap da tavana kadar, sökemiyoruz. Kapakları kaldırıp içine koyalım dedik 1cm geniş geldi kurutma. Çamaşır mak. Çevresinde dolap olmayınca o sığdı ama üstü tavana kadar dolap.
0
🌸strawberry first
(15.12.24)
Kiracıyım, dolap ptalı maalesef söz konusu değil :/
0
🌸strawberry first
(15.12.24)
benim yatak odamda. kimse girmiyor sonucta, görmüyor. odada olmadığım zamanlar çalıştırıyorum. aynı şekilde kiracıyım ve yer yok.
0
bisorumvargaliba
(16.12.24)
Maalesef herhangi bir odada yer yok :/
0
🌸strawberry first
(16.12.24)
niye sinsin ki, kapalı makina sonuçta. bence mutfak mantıklı.
0
elorelia
(16.12.24)
eski evde mutfaktaydı. hiç öyle bir sorun olduğunu hatırlamıyorum ama ben öyle balık kızartma vs. yapmıyordum.
0
inheritance
(16.12.24)
karşı apartmanımda da yer yok sanıyorum banyolarında hepsinin kurutması balkonda (balkonlar kapalı), balkon banada mantıklı geldi hafif nemli kaldığında hemen balkonda asıveriyorlar. imkan varsa balkon çok pratik banyodansa.
mutfakta olur çoğu 1+1 evin çamaşır makinasıda mutfakta oluyor.
0
eja
(16.12.24)
Estetik kaygılarınız varsa ve uzun süre otururum/paraya kıyarım derseniz, dolabı içine kurutma sığacak şekilde yeniden yaptırabilirsiniz. Ev sahibinin sıkıntı çıkaracağını düşünmüyorum.
0
yadigar
(16.12.24)
(6)

Lütfen yardımcı olun siz olsanız karşı tarafa güvenir misiniz

ailee
Merhabalar bu benim ilk sorum olacak. Buraya sorulan sorular silinebiliyor mu bilmiyorum o yüzden olayın niteliği hakkında şimdilik detay vermedim , soruya cevap gelirse ve silinebildiğini görürsem olayın detaylarına gireceğim çünkü silemediğim takdirde ileride başım derde girebilir.Olay şu; ben kar
Merhabalar bu benim ilk sorum olacak. Buraya sorulan sorular silinebiliyor mu bilmiyorum o yüzden olayın niteliği hakkında şimdilik detay vermedim , soruya cevap gelirse ve silinebildiğini görürsem olayın detaylarına gireceğim çünkü silemediğim takdirde ileride başım derde girebilir.

Olay şu; ben karşı tarafla dava öncesi zorunlu arabuluculuk sürecine girdim. Uğradığım zararın karşılığı olarak verecekleri para 200-250 bin tl. Manevi zararımı asla karşılayan bir para değil bu süreçte karşı tarafın kötü niyetli hatta tabiri caizse ruh hastası olmasından dolayı çok çok yıprandım ve psikolojim bozuldu. Maalesef detay veremiyorum kanıtım olmadığı için başım derde girer. Bu tutar yalnızca kendisine verdiğim tutar, yani faizsiz tazminatsız yalnızca verdiğim parayı geri alacağım. Bunun karşılığında ben de karşı taraf hakkında internet, sosyal medyada paylaştığım olumsuz yorumları sileceğim, buna bir itirazım yok zaten. Fakat bir daha paylaşım yaparsam, hatta 3.herhangi bir kişiye karşı taraf hakkında herhangi bir söz bile söylesem dahi karşı taraf HER BİR İHLAL İÇİN 1 MİLYON TL ödeyeceğime dair cezai şart eklemek istiyor sözleşmeye. Bu olmazsa imzalamayız diyor. Karşı tarafın avukatı da aynı karşı taraf gibi uyuz. Sanki mağdur siz değilsiniz de onlarmış gibi davranıyor. Tamam ben zaten internette sosyal medyada bir daha hiçbir şey paylaşmayacağım önüme bakmak istiyorum ama 3.kişiye söylenecek herhangi bir beyan, söz ifadesi çok sıkıntılı. Hiç öngöremeyeceğim bir şekilde her an bu cezai şartla karşı karşıya kalabilirim. Olayın niteliği gereği karşı tarafla aynı mesleği yapan kişilerden, karşı tarafın yaptığı kötü işin düzeltilmesi amacıyla hizmet alacaksınız ve alacağınız hizmetin bu sefer iyi olabilmesi için karşı tarafın ne yaptığını vs anlatmanız, raporu da önüne koymanız gerekiyor. Bunu karşı taraf avukatına söylediğinizde kabul etmemiş, müvekkilime sorayım falan diye ayak diretmiş arabuluculuk görüşmesinde. Miş diyorum çünkü görüşmeye ben girmedim avukat olan eşim girdi. Karşı taraf avukatı beni görüşmeye istememiş agresif olduğum gerekçesiyle :)) Çünkü arabuluculuk süreci başlamadan önce de biz onlarla bir protokol sürecine girmiştik. Bize yolladıkları protokolde benim … iban hesabıma para alacağıma dair tek bir hüküm yazmıyorken (elden vericeklermiş parayı da cart curt) en ufak konuşursam bile 1 milyonluk cezai şartı kabul ettiğime ilişkin hüküm vardı, ben de avukatına telefon açıp biraz saydırmıştım :) Avukatı arabulucunun hazırladığı sözleşme zaten benim aleyhime gayet kapsamlı olduğu halde bir sürü şey ekleyelim demiş. Eşim de buna sinir olduğu için o da bazı maddelere itiraz etmiş. Kızdım kendisine neden itiraz ettin parayı alıp kurtulalım dedim o da bana kızdı. Ben parayı yakmaya razıyım imzalamayalım bunun ileride başımıza iş açıp açmayacağı belli olmaz diyor. Alıcağımız parayı bu adamın yaptığını düzelttirmek için vereceğiz bu arada ama parayı almasak bile bunu düzelttirebilecek gücümüz var düzelttireceğiz . Ama tabi kendimizi biraz sıkacağız. Eşim bu para yerine konulmayacak para değil bu adam hem internette ismini temizleyecek hem de biz milyonluk cezai şartın altına imza atacağız ben istemiyorum diyor.

Çünkü eşimin bir çekincesi de şu ki karşı tarafın her şeyi yapabilecek potansiyeli olduğu için acaba bana vereceği parayı misliyle geri almak için kendisi veya arkadaşı falan internette kendisi için olumsuz yorum girer ve bizden parayı tahsil etmeye çalışırsa ? Aslında ben bu noktada eşimin fazla kurduğunu düşünüyorum, yok artık o kadar da olmaz herhalde hepimiz yolumuza bakarız diyorum ama gerçekten karşı tarafın normal olmadığını bildiğim için benim de aklıma şüphe düştü. İp tespiti falan tabi yapılır benim yazmadığım ortaya çıkar ama o aşamaya gelmeden önce, yalnızca bu arabuluculuk sözleşmesine dayanarak ilamlı icra takibi başlatabiliyorlarmış. Biz tabi icra hukuk mahkemesine şikayette bulunabilirmişiz ama ülkemizin adalet sistemi malum, bazen hakimler saçma kararlar verebiliyor , olur da ip tespiti yapılmadan benim yazdığıma ilişkin garabet karar verirse bu sefer istinaftan önce icranın durdurulması için 600-700 bin teminat yatırmamız gerekir diyor eşim. Atıyorum karşı taraf öyle bir yorum yazar ki benim ağzımdan, fotoğraf falan da koyar, hakim de hayatın olağan akışına göre karşı tarafın benim hakkımda bu kadar bilgiye sahip olması mümkün değildir, kendisi için olumsuz yorum yazması da mümkün değildir gibi saçma bir karar verirse? Bu ihtimali eşim karşı taraf avukatına söylediğinde siz galiba tekrar yorum yazmak istiyorsunuz ben müvekkilimi bilmem kaç seneden beri tanıyorum öyle şey yapmaz demiş.

Bu konuyu çevremizdeki bir iki avukat tanıdığımıza sorduğumuzda saçmalamayın ya adam için zaten büyük para değil olayı kapatmak istiyor işte, imzalayın alın parayı diye güldüler ama tabi onlar karşı tarafın yaptıklarını bilmiyor, zaten toplum içinde anlatılması kolay şeyler değil. Bu yüzden size sormak istedim. Sizce eşim haklı mı, 200-250 bin için ileride başımıza iş açma ihtimali olan bir sözleşmeyi imzalamayalım mı yoksa dedikleri gibi parayı alıp kurtulalım mı?
0
ailee
(12.12.24)
Gelecek paranın manevi zararınızı asla karşılamayacağını söylemişsiniz. Madem öyle: "Bu para yerine konulmayacak para değil. Bu adam hem internette ismini temizleyecek, hem de biz milyonluk cezai şartın altına imza atacağız. Ben istemiyorum." Ben bu yoruma güvenirdim.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(12.12.24)
Evet eşimin yorumu bu yönde. Manevi zararımı zaten milyon verse karşılayamaz hadi onu es geçiyorum, parayı döviz olarak vermiştik yine döviz olarak geri alacağımız için para değer kaybına da uğramayacak aslında. Ama karşı tarafın bu kadar yüzsüzce bize vereceği paranın 4-5 katı tutarında cezai şartta diretmesi bizi korkutuyor. Çünkü bu adamın bir mağduruyla daha iletişim halindeyim bununla senelerdir uğraşmış, o diyor ki bu adam normalde asla para vermez ölse vermez. Bu yüzden acaba arka planda korktuğumuz gibi bir hesabı mı var diyoruz.

Ama bir yandan da abartıyorsunuz öyle şey olmaz parayı alın kurtulun yorumları var. Şimdi anlaşmasak ileride lan acaba parayı alsa mıydık diye kafamda hep dönecek. 250 bin de eşimle 2-3 yurtdışı tatil paramız, bunlardan hep kısmamız gerekicek
0
🌸ailee
(12.12.24)
bence eşinizin aynı zamanda avukatınız olması sıkıntılı. objektif karar vermesi zor. sizin şahsi menfaatinizi düşünmesi gereken yerde kendi huzurunu gözetecek şekilde sizi yönlendirebilir. bu arada belki siz de eşinize yaşadığınız süreçle ilgili her şeyi anlat(a)mamış olabilirsiniz. ona istediğiniz gibi soru soramıyor, konuşamıyor olabilirsiniz. o yüzden tarafsız bir avukatınız olmasında fayda var. bir de hatırlatayım arabulucuda anlaşmak zorunda değilsiniz.
0
tnz
(13.12.24)
eşin haklı.

alacağınız net 250.000 tl, 1 milyon tl ceza ödeme ihtimali yanında hiç kalıyor. çok mantıksız yani neden böyle bir sözleşmeye imza atayım ki ben. alacağınız tutar fazla olsa neyse de değecek bir para da değil. ki zaten çok da muhtaç olmadığınız bir paraymış.

ayrıca sorunun altındaki x'e basarak sorunuzu silebiliyorsunuz ama arşivlerden vs ulaşılabiliyor, malum internet ortamı.
0
elorelia
(13.12.24)
@tnz anlattım ona biliyor her şeyi. Ama evet haklısınız 2.görüşmeye başka bir avukatla girsem daha iyi olacak gibi. Evet arabulucuda anlaşmak zorunda değiliz ama davada maalesef elimiz güçlü değil. Bilirkişiler meslektaşlarını tutup onların lehine rapor yazdığı için.
0
🌸ailee
(13.12.24)
@elorella evet allaha şükür muhtaç değiliz evet birşeylerden kısmak zorunda kalacağız ama bir şekilde çıkaracağız o parayı. Cezai şart max ödenen para kadar olabilir gibi bir hüküm ekletmeyi düşünüyoruz hatta o bile fazla , 50-100 bin makul bize göre. Zamanında mağdur olan başkaları adamın ailesine instadan falan ulaşıp şikayet etmiş bu yüzdenmiş 3.kişilere hiçbir beyanda bulunulmaması talepleri. Demek aslında baya korkuyor yediği haltların duyulmasından
0
🌸ailee
(13.12.24)
(1)

Hatay'da halhali zeytin nereden alınır?

gezegen olan pluton
Direkt Hatay'da ürün kalitesi olarak kendini kanıtlamış satan dükkan ya da kooperatif var mı aynı zamanda kargo ile de gönderecek?
Direkt Hatay'da ürün kalitesi olarak kendini kanıtlamış satan dükkan ya da kooperatif var mı aynı zamanda kargo ile de gönderecek?
0
gezegen olan pluton
(12.12.24)
www.hayathatay.com.tr
bizim firma, kendi bünyemizde satmak için şuradan alıyor. iş arkadaşlarımdan alıp beğenen var.
0
elorelia
(12.12.24)
(11)

özgürlüğün çok muğlak ifade olması ya da benim gereksiz hassasiyetim...

m e b
selamlar.gün geçmiyor ki insan ve toplum arasındaki ilişkileri irdelemeden kafayı yemeyeyim.bir insanı bizi/diğerlerini rahatsız edecek seviyede sesli konuşunca uyarabiliyoruz da neden gürültülü şekilde yemek yediğinde, cak cak sakız çiğnediğinde, kulaklık olmadan video izlediğinde uyaramıyoruz? mis
selamlar.

gün geçmiyor ki insan ve toplum arasındaki ilişkileri irdelemeden kafayı yemeyeyim.

bir insanı bizi/diğerlerini rahatsız edecek seviyede sesli konuşunca uyarabiliyoruz da neden gürültülü şekilde yemek yediğinde, cak cak sakız çiğnediğinde, kulaklık olmadan video izlediğinde uyaramıyoruz?

misal yanımda kahvaltı eden bir eleman var, bildiğin biberi çatır çutur yiyor, o biberi her çatırdatışında kafama silahla ateş eder gibi hissediyorum. çayını içmiyor, hüpletiyor. o her hüüüppğppp edişinde beynim ikiye ayrılıyor sanki.

yan tarafta da temizlikten sorumlu kadın cak cak sakız çiğniyor, aynı şekilde metroda da denk geliyorum. adam hiçbir rahatsızlık duymuyor ve sakızı ağzında havai fişek gibi patlatıyor veya cak cak geviş getiriyor.
başka bir adam hiçbir şekilde etrafı önemsemeden kulaklıksız bir şekilde video izliyor, hiçbir rahatsızlık da duymuyor.

ofiste beni zerre ilgilendirmeyen, hatta nazik bir şekilde "bu konu hakkında pek bir bilgim veya alakam yok, bu yüzden yorum getiremiyorum" dememe rağmen yarım saat boyunca bana hiçbir katkı sağlamayacak veya karşı tarafa yararım dokunmayacak bir konunun muhatabı oluyorum.

metrobüste kadın yanına kimse oturmasın ve diğer koltuklar boş diye yanına çanta koyuyor, siz oturmak isteyince of puf ediyor.

atm'de sıra bekliyorum, önümdeki kişi işini bitirmiş ama hala kenara geçmiyor, çektiği parayı orada sayıyor ve bu süreçte de küçük çocuğunun atm'nin düğmelerine rastgele basmasına göz yumarak atm'nin donmasına sebep oluyor.
asansörde de çocuklarının her düğmeye basmasına ses etmeyen ve asansörün her katta durmasına sebep olan tipler de aynı şekilde.

ya bu toplum içinde yaşamaya uyum sağlayamamış tipler, anladık da bu şeyler özgürlüğün minimal örnekleri mi yoksa uyarmak en olağan ve doğal bir eylem midir? kafayı mı sıyırıyorum? çok mu takıyorum?
0
m e b
(12.12.24)
bu durum ülkemizin bir anda köylüyken şehire geçmesiyle oluşmuş bir durum. bu durumun seni rahatsız ettiğini karşı taraf düşünmüyor. ben de senin gibi aynı şeylerden rahatsızım.
dolmuşta ayakta gitmemek için dolmuşu durdurup inen kadına dolmuşta oturan ve ayakta duranlar tepki gösterdi. söylemleri şuydu: biz her gün böyle gidip geliyoruz.
olay kabullenmek...
önemli olan kabullenmeyip bu insanları uyara uyara adam edeceğiz ya skt.r olup gideceğiz.
0
mikahakkinen
(12.12.24)
Öncelikle çok rahatsız olursanız insanları uyarırsınız da, insanları uyararak bir yere varamazsınız. Bahsettiğiniz şeyler, ki ne kadar büyük problemler oldukları tartışılır, bir insanın yetişkinliğinde sizin uyarınızla ya da bir başka sebeple "Toplu taşıma araçlarında yüksek sesle müzik dinlememeliyim" diye bir aydınlanmayla değişecek bir davranış kalıbı değil.

İnsanlar bu tür şeyleri yapmayı ya bu tür şeyler artık normal karşılanmadığında bırakıyorlar, bunun için de bu tür şeylerin görece nadir şeyler olması lazım ki yapanlar üzerinde belli bir toplum baskısı olsun. Ya da en başından bunları yapmamak üzerine eğitilmeleri gerekiyor.
0
salihdt
(12.12.24)
özgürlük çok da muğlak bi ifade değil aslında. zaten saydıklarınızın da özgürlükle alakası yok. saygısızlık diyebiliriz daha çok.
0
elorelia
(12.12.24)
benim kriterim su. bir yerde azinliksam sesimi cikarmam. cunku kabul gormus ve normali bu. ama cogunluksam ilk ses cikaran ben olurum.

yani zurih'te bir metroda boyle bisey olsa hakkimi ararim; ama istanbulda metrobuste sadece rica ile yetinirim. diger turlu basina bela, stres almak disinda hic bir fayda gelmez.
0
buenosdias
(12.12.24)
Maruz kalmamak için kulaklık şart. Bu insanları siz değiştiremezsiniz. Uyarsanız ya kabahatli çıkarsınız ya da etkisi olmaz.
0
auroraaurora
(12.12.24)
yazdıklarında haklısın, ben de çok rahatsız oluyorum bunlardan. ilk defa cevapların neredeyse tamamına katıldım.
cinnet ne alaka onu anlamadım
"bu durum ülkemizin bir anda köylüyken şehire geçmesiyle oluşmuş bir durum."
"özgürlük çok da muğlak bi ifade değil aslında. zaten saydıklarınızın da özgürlükle alakası yok. saygısızlık diyebiliriz daha çok."
"İnsanlar bu tür şeyleri yapmayı ya bu tür şeyler artık normal karşılanmadığında bırakıyorlar, bunun için de bu tür şeylerin görece nadir şeyler olması lazım ki yapanlar üzerinde belli bir toplum baskısı olsun."
"benim kriterim su. bir yerde azinliksam sesimi cikarmam. cunku kabul gormus ve normali bu. ama cogunluksam ilk ses cikaran ben olurum."
0
abelardo
(12.12.24)
Hepsini okudum. Muğlak olan neresi? Bunların hiçbiri özgürlükler içinde değil. Hepsi toplum içinde yaşama kurallarına uymama. Evet çay dahil.

Belki biber hariç. Onda da kahvaltı yeri önemli. Yemekhane, restoran, cafe falan ise biber ses çıkarabilir. Ofis içinde çalışma alanında ise o da özgürlük değil. Yani sen rahatsız oluyorsan değil. Olmuyorsan çayınızı beraber hüpletirsiniz
0
nawar
(12.12.24)
Saydıklarınızın hepsi, %100 oranında beni de rahatsız ediyor. Bir tanesi bile istisna değil.

Ancak yanındaki boş koltuğu parselleyen kişinin yaptığı şey dışında bunlar "özgürlüğün minimal örnekleri"

İnsanlar kaba olmak konusunda özgür. Saçmalamak konusunda da özgür. Her saygısızlık, toplumun her genel geçer kuralına aykırılık özgürlük sınırları dışında tutulamaz.

Özgürlüğün sınırı bir şeyin sizi veya bir grubu rahatsız etmesi üzerine çizilemez. Eğer birisi kendi doğruları üzerine, sizin o ortamdaki davranışınızı aktif şekilde kısıtlamıyorsa (örneğin ezan vakti diye kulaklığınızı çekip almıyorsa) ve yaptığı şey yasalarca özellikle kısıtlanmamışsa (çıplak dolaşmak vs.) o kişi o yaptığı şeyi yapmakta özgür. En genel geçer tanım bu. Yasaları işin içine kattığımız için felsefik anlamdan ziyade pratik anlamda özgürlüğün tanımı bu.

Özgürlüğün tanımı içine başka ne giriyor peki? Siz de bunlar hakkında rahatsızlığınızı dile getirmekte özgürsünüz. İnsanlar özgürlüğü hep tek taraflı düşünüyor. Ancak yapılan davranışların sonuçları olur. Bir şeyi yapmakta özgürsünüz diye onu yaptığınızda tepki görmeyeceğiniz anlamına gelmez.

Siz de bu kişilerin alanını kısıtlamadan kendi rahatsızlığınızı dile getirebilirsiniz. Siz de bunu yapmakta özgürsünüz.

Toplumsal denge bu şekilde teraziye geliyor. Bu işler böyle yani. Çok karışık değil aslında. Her şeyin bir kuralı, formülü olamaz, bazı şeyler uzlaşıyla hallolur.

Birisi sesli sakız çiğniyor diye ona kabahatler kanunundan ceza kesildiği bir ortam düşünün, sizce de bu absürt olmaz mı?
0
akhenaten
(12.12.24)
Hocam askere gittiniz mi ?
6 aylik mi ?
Merak ettim.
0
WithWorth
(12.12.24)
@WithWorth: hayır, askerlikten muafım.
0
🌸m e b
(13.12.24)
skerler eşiğine gelip insanların suratına içinden geçenleri dan dan konuşmaya başlayana kadar böyle gidecek. fakat sen erkek olduğun için olayın alevlenip yaralamalı kavgaya dönüşme olasılığı yüksek. karşındakini ölçüp biçip ona göre içindekileri söylemeye başla derim. işin zor meb kardeşim.
0
titanyum22
(13.12.24)
(9)

Tamamlayıcı sağlık sigortası

gakgul
Geçen sene 14 bin civarı ödediğim tamamlayıcı sağlık sigortam bu sene 47 bin civarı çıkıyor. On kullanımlık olandan almıştım ve altı sefer kullandım. Bu kadar yükselmesi normal mi? Bu yıl extra bir tanı hastalık vs durumu da olmadı. Sizler ne kadar ödediniz? Axa bu arada benimki.
Geçen sene 14 bin civarı ödediğim tamamlayıcı sağlık sigortam bu sene 47 bin civarı çıkıyor. On kullanımlık olandan almıştım ve altı sefer kullandım. Bu kadar yükselmesi normal mi? Bu yıl extra bir tanı hastalık vs durumu da olmadı. Sizler ne kadar ödediniz? Axa bu arada benimki.
0
gakgul
(11.12.24)
Başka sigorta şirketlerinden de teklif al. Çok makul bir fiyat gibi gelmedi bana.
60+ yaşında değilsen tabii.
Ya da kadın kişisiysen doğum paketi falan mı var onda?
0
Mirket
(11.12.24)
çok büyük bi artış, normal değil bence.
hatta 2024 ortası gibi duyuruda hesaplamıştık geçen seneye göre artış yüzde 2,22 gibi bir şey çıkmıştı. hadi şimdi 2,5 kat olsa yine tutmuyor.
diğer firmalardan teklif alın. muhtemelen daha düşük vereceklerdir.
0
elorelia
(11.12.24)
2023 ağustosta 8bin, 2024 ağusostosta 14bin (%19 hasarsızlık indirimi ve 8 taksit) ödedim. Ayakta 10 muayene hakkı var. Allianz. %19
0
jülsezar
(11.12.24)
Axayı değiştiremem maalesef çünkü çölyak tanısı aldım sigortadan sonra değiştirirsem bunla ilgili hiçbirşeyi ödemeyecek sigorta.36 yaşındayım extra hiç bi paket yok doğum vs.
0
🌸gakgul
(11.12.24)
Abi ben yanlış bilmiyorsam tum haklarinla transfer ediyorsun, yani sıfırdan başlamış gibi olmuyor. Bunu bir araştır çünkü bahsedilen para çok ciddi bir yükseliş.
0
logisticsmanager
(11.12.24)
Çölyak tanısı aldığın için artmış olabilir. Artış oranı normal değil çünkü.
0
prole
(11.12.24)
axanın ödeyeceğinden misin misiniz? onlar da kısıtlamış olabilir.
0
elorelia
(11.12.24)
para vererek gitsen daha az ödersin
0
jelly bear
(11.12.24)
Hastalık tanısı nedeniyle yükselmiş anlattiginiza göre. Eşim ve çocuğum için toplam 48 bin ödedim geçen ay allianz sigortadan. Cocuk 10 hakkın tamamını kullanmıştı geçen sene.
0
alibaba06
(12.12.24)
(4)

Mama taşıma yöntemi

michael_knight
Su ile karıştırılan toz bebek mamasını siz nasıl taşıyorsunuz, taşırdınız?Yaklaşık 40 derecelik bir suya 5 kaşık mama koyarak hazırlanıyor. Biberonda içiliyor ve genelde 150 ml olarak veriyoruz. Tabi bu su daha önce dakikalarca kaynatılıp mikrobu ölmüş su.Bulduğum en iyi yöntem biberonun içine 110 m
Su ile karıştırılan toz bebek mamasını siz nasıl taşıyorsunuz, taşırdınız?

Yaklaşık 40 derecelik bir suya 5 kaşık mama koyarak hazırlanıyor. Biberonda içiliyor ve genelde 150 ml olarak veriyoruz. Tabi bu su daha önce dakikalarca kaynatılıp mikrobu ölmüş su.

Bulduğum en iyi yöntem biberonun içine 110 ml soğuk suya koymak, yanımdaki termosta da kaynar sıcaklıkta su taşımak (tabi taşıdıkça suyun sıcaklığı düşüyor)
Mamayı kullanmak istediğimde içinde 110 ml su olan biberona kaynar sudan koyuyorum, elimle sıcaklığını kontrol edip gerekirse daha fazla sıcak su ekleyip gerekli dereceye getirip suyu hazırlıyor ve içine 5 kaşık mama koyup çalkalıyorum biberonu.

Daha pratik, daha esnek, daha iyi bir yöntem geliyor mu aklınıza? Diğer insanlar nasıl yapıyor bu işi?
0
michael_knight
(11.12.24)
iyi bir termos alıp mamaya uygun sıcaklıkta ılık/sıcak su koyup mamayı onunla hazırlamak?
0
elorelia
(11.12.24)
@elorelia termosa koyduğum su soğuyacaktır. Mesela 40 derecelik su koysam birkaç saat sonra 35 dereceye düşecek sıcaklığı.
Bahsettiğim yöntemle termosun kalitesine göre 7-10 saat süreyle mama hazırlayabiliyorum. Termostaki su biraz soğuduysa bile biberondaki soğuk suyun bir kısmını dökerek ideal sıcaklığı ayarlıyorum.
0
🌸michael_knight
(11.12.24)
ya ben de kızımı memeden kesene kadar ek olarak mama verdim ama bu kadar sorun etmedim bu derece meselesini. kaynamış soğumuş su bile kullanmıyordum. zaten hazır su kullanıyorsun, gerek yok demişti doktor.

ilk beslemeyi birkaç saat sonra yapacaksanız suyu 45 derece sıcakken koyarsınız. ilkinden sonrakiler biraz daha soğuk suyla verilmiş olur. bence problem olmaz.

bir de stanley filan suyu 24 saat kaynar ya da 24 saat soğuk tutuyorsa 40 derece suyu da aynı sıcaklıkta 24 saat tutmaz mı mantıken? o yüzden iyi bi termos dedim.
0
elorelia
(11.12.24)
arkadaşım termosta su + boş biberon + ufak bi pakette toz mama kombosu taşıyor. termosu ne markaydı bilmiyorum ama sabah koyduğum gibi hala diyordu akşam olmasına rağmen.
sıcaklık o kadar problem değil bir de. ne ağzını yakacak kadar sıcak olmalı ne de ürpertecek kadar soğuk. ılık olması da yeterli bir noktaya kadar, aç kalmasındansa.
0
nolmus yani
(11.12.24)
(6)

Erkek cocuk

alibaba06
Merhabalar, sorum erkek çocuğu olanlara olacak. 2 yaş sendromu falan derken ufaklık bizi bayağı bir yoruyor.Erkek çocukların normal rutine ulaşmaları kaç aylığı buluyor.Teşekkürler.
Merhabalar, sorum erkek çocuğu olanlara olacak.
2 yaş sendromu falan derken ufaklık bizi bayağı bir yoruyor.
Erkek çocukların normal rutine ulaşmaları kaç aylığı buluyor.
Teşekkürler.
0
alibaba06
(11.12.24)
terrible two, horrible three, fucking four, freaking five...
erkek-kız farketmiyor. çocuklar benzer aşamalardan geçiyor. bahsettiğiniz gibi bir eşik atlayıp düzelme durumu olmuyor sanırım hiç. her yaşın ayrı bir zorluğu var.
0
elorelia
(11.12.24)
3 yaşa doğru normalleşiyor. hele bi de konuşmaya da başlayınca çok eğlenceli oluyor, dediklerinizi de anlıyor orta yolda buluşabiliyorsunuz. ama tamamen bir normalleşme beklemeyin :')
0
pide
(11.12.24)
Bir zamanlar üçüncü çocuğu kız olan bir adamın twitini okumuştum.

'Evde iki hayvan beslediğimi kızım olunca anladım.' diyordu.

Erkek çocuk hiçbir zaman normalleşmez. Her dönemi bir öncekini mumla aratır.
0
Mirket
(11.12.24)
Selamlar iki erkek çocuk annesiyim sizin çare yavaştan haftada 2 3 gün anneli oyun grubu, iki buçuk yaştan sonra da yarım gün okul. Onların dengi değiliz artık oyun ve arkadaş arıyorlar. Büyük oğlum 2 3 yaşlarındayken 50 kg geziyordum bir ara 49 a düştüm insan vücudu o hareketi kaldıramıyor gerçi bizimki 7 yaşında dehb tanısı aldı psikiyatr dan. Ekstra bir hiperaktivite söz konusuydu.

Sanırım bir 4 yaşından sonra rahatladım. 7 yaşından sonra da hiç zorluğu kalmadı diyebilirim iki senedir maşallahı var hareket azaldı sadece spora kanalize oldu. Basketbol oynayarak atıyor enerjisini. Ergenlik zamanı çıldırmazsa şu hali baya baya ideal erkek çocuk.
0
kullanicadi
(11.12.24)
Krese başladı, konuşması da gayet iyi durumda. Bizi de anliyor ama genelde söylediğimizi kendi canı isterse yapıyor.
0
🌸alibaba06
(12.12.24)
çocukların normal rutine ulaşmaları 25 yaş civarını buluyor. Bu yaşa gelene kadar yok 2 yaş bilmemesi, yok 3 yaş sendromu, yok kreşe başladı ondan huysuz zamanı, yok okula başladısı, yok akran zorbalığı, yok ön ergenliği, yok ergenliği, gençlik sancıları, "aman teyzesi, sınava çalışıyor"ları, "e tabi üniversiteli olunca"sarı falan derken 25 yaş gibi rahatlarsınız.

Bizim çocuklar biraz manyak, benim beklentim 30.
0
babilfish
(12.12.24)
(11)

Ev alma sorunsali

tuborg yesili
derdini sey yapayimlik bir soru gibi duruyor ama degil, bizim evimiz yok, bu zamana kadar bir sekilde paea biriktirdik derken su an ancak orta halli bir ev alacak duruma geldik.Ancak ben asla ev asla ev begenemiyorum, evlerin isciligi mimarisi berbat, azicik eli yuzu duzgun olana da aninda 3,4 kat f
derdini sey yapayimlik bir soru gibi duruyor ama degil, bizim evimiz yok, bu zamana kadar bir sekilde paea biriktirdik derken su an ancak orta halli bir ev alacak duruma geldik.

Ancak ben asla ev asla ev begenemiyorum, evlerin isciligi mimarisi berbat, azicik eli yuzu duzgun olana da aninda 3,4 kat fiyat bicildiginden yanina yaklasamiyoruz.

Cok buyuk beklentilerimiz yok ama yani oyle evler var ki ruhum cekiliyor, sahibini arayip sen kafayi mi yedin bu evin hali ne ve sen bu parayi istiyorsun demek istiyorum. Sahibinden fobim oldu resmen, bakinca moralim bozuluyor.

Nasil bulunuyor az cok eli yuzu duzgun, normal fiyatli ev?

Valla isim olmasa tek tek ev sahiplerine ulasip sovesim var, mutfak fayanslari kirik dokuk eve 6 mio isteyen var, hele esya olan evlerdeki o zevksizlik o her seyin dandikliginin taaa fotolardan belli olmasi.

Lutfen uzerime oneri atin, ev nasil bakilir, bulunur?
0
tuborg yesili
(10.12.24)
öncelikle şunu kabullenmek gerek: dört dörtlük ev bulmak dört yapraklı yonca bulmak gibi bir şey. ona yakın olanlar da muhtemelen bütçenize uymuyor.

kriterlerinizi biraz esnetmeniz gerekecek. lokasyon olabilir, banyonun durumu olabilir, m2 ölçüleri olabilir. tadilat, dekorasyon vb. ile biraz idare etmek gerekebilir.

kolay gelsin, bol şans.
0
zakk
(10.12.24)
Evin fiyatını büyük ölçüde muhit belirliyor. Kiralık dairelerde durum daha kötü. 40 yıllık binadaki, 40 yıldır ne tadilat ne bakım görmüş dairelere servet isteniyor. Nasıl ev bulunur? Çemberi genişletmek lazım; ama yine de içinize sinen bir ev bulamayabilirsiniz. Benim ilk evim kötüydü. Şimdiki bir tık daha iyi. Bir sonraki daha iyi olur inşallah. :)
0
auroraaurora
(10.12.24)
ev kültürümüz gelişmemiş. aslımız göçebe, yerleştikten sonra da fakirlik...
0
parka
(10.12.24)
@ sanemkk+1

Bence evin içinden çok muhit önemli, apartman komşuları çok çok önemli. Kapı önlerinde ayakkabı hatta vestiyer varsa kaç. Çamaşır asılmışsa balkona böyle ipe asılanlardan kaç. Çocuk parkı varsa da kaç. Kediler ve köpekler için mama ve su kabı yoksa ve en önemlisi bu hayvanlar insan gördüğünde kaçıyorsa , topukların vura vura kaç.
0
rock n roll
(10.12.24)
Kesinlikle katılıyorum. Mevcut türk yapıları içi de dışı da iğrenç. Annemin dairesini değiştirmek istiyorum gerçekten her yerde ışıktan, çakma mermerden, her yere bir şey koymaktan kusacagim. Bu kadar zevksiz adamların eline verilmiş bu sektör.

Ama yapacak bir şey yok. Yapısına, firmasina, komsusuna falan bakıp alacaksiniz.
0
logisticsmanager
(10.12.24)
İnsanlar tadilata 500 bin harcıyorsa bunu ev fiyatına en az + 2 milyon olarak ekliyorlar.

Tabi söz konusu istanbul ise bu paraları bir de eski evlere istiyorlar, dediğiniz gibi deprem sebebiyle malzemesi, temeli vs hep soru işareti.

Yeni yapılan evler de muamma bu arada. Celiginden cimentosundan çalamiyorlar belki ama zemin etüdünü düzgün yapmiyorlar, 5 metre örneği 20 metre diye laboratuardan geçirip oldu bittiye getiriyorlar. Depremde Lego gibi devrilen evleri ya da olduğu yerin göçüp içine girip yıkılan evleri hatırlayın. Bunlar hep zemin etüdü düzgün yapılmamış binalar.
0
makbur
(10.12.24)
Bugün bir arkadaşla bahsi geçti. Benzer bir süreçten sonra ev almayıp, fiyatlar uçup gidince de, ev alamadığından bahsetti.

Sağına soluna, kapısına vs. bakarsanız, evsiz kalırsınız. Fiyatlar tekrar yükselişe geçerse, alamazsınız. Satın aldıktan sonra 250-300 bin gibi bir bütçe ayırıp, bazı şeyleri tadilat yaptırabilirsiniz.

Kimse geleceği bilemez ama çok beklemeyin. 2-3 ay içinde bir anda tepetaklak olabilir her şey.

NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.12.24)
ben de taze aldım evi. tam 3 senedir beklemedeydim. ben deprem yönetmeliği ferah olması ve muhite bakarak aldım. antalya 3.4 1+1 konyaaltında yeni gibi olan evler yani 10 yaşına kadar olan evler 3.5 milyon liradan başlıyor.
0
denizmaniaherif
(10.12.24)
Genel bir ic boguculuk ve zevsizlik problemi var evet. Alamadığın için satıcıya küfretmene gerek yok ama. Eski evler daha genis ve ferah genel olarak.
0
osssy
(10.12.24)
Hocam türkiye'de düzgün işçilikli ev bulmak çok zor.

Altyapı anlamında en düzgün projeler gördüğüm bugüne kadar soyak grubunun evleriydi.

Bence fayansa mayansa takılmayın. Onlar zaman içinde yapılır. Millet dışı döküntü evlerin içlerini ne hale getiriyor. Dışından bakıyorsun gece kondu, daireye bakıyorsun new york'ta penthouse...

Türkiye'de en önemli konu evin altyapısı kesinlikle. Boyasını mutfağını banyosunu düzeltirsin. Ama bozuk altyapı büyük dert.

Nedir o?

Mesela çatısı akıtıyor mu? İstanbul'da bağdat caddesine 2-3 sokak mesafede 3-4 senelik binanın çatısı su akıtıyor mesela? Yalıtım düzgün değil, giderleri yanlış yapmış...

Ya da su tesisatı dandik.

gibi gibi...

Bunlar daha büyük sorun.
0
anten
(10.12.24)
millet fayansına, kapısına bakma filan demiş ama yapısız evde mutsuz mutsuz oturmak da büyük mutsuzluk sebebi. bilmemkaç milyon verilen evin de eli yüzü az düzgün olsun istiyor insan. ve cepte 300-400 yoksa büyük tadilat işlerine de girişemiyorsunuz, çok pahalı. 110 m2 evin boyasına 16bin tl verdik bir sene önce. şimdi 50bin isterler kesin.

arayacaksınız ve önünüze çıkacak başka çaresi yok da bu arada bazı kriterlerden vazgeçilecek.

ben mesela asansört şart diyordum, asansörsüz 1. katta oturuyoruz şu an. ama eski döküm petekli evi direkt eliyordum önceki evden çok ses yaptığını bildiğim için. banyo ve tuvalet yüzüne bakılmayacak gibiyse direkt eliyordum. çünkü parke kötü ise üstüne halı serebiliyorsunuz ama banyo leş gibi ise iyi bi masraf yapmadan düzelmiyor. örnekler çoğaltılabilir.

bir sene önce benzer yollardan geçmiş biri olarak kolaylıklar diliyorum.

benim örneklerim de dahil olmak üzere verilen örneklerin hepsi aslında kişiye göre değişiyor. mama kabı varsa kaç demiş bi arkadaş, bizim sitede her yer mama kabı ama tutup kediyi binanın içine alıyolar, kaka kokusu çekiyorsun. evin bir cephesi site içindeki parka bakıyor. gürültü oluyor mu, kesinlikle. ama ben de kızımı parka kolayca götürebiliyorum, işime yarıyor. gibi gibi.
0
elorelia
(11.12.24)
(3)

emlakçı ile konuşma

WithWorth
1 ay sonra işe başlayacağım.iki gün sonra evi göreceğim.emlakçıya sözleşmeyi 1 ay sonradan başlatalım desem kabul etmeyecektir.o pazarlığa nasıl gireyim ?3 hafta falan desem makul bir talep mi ?
1 ay sonra işe başlayacağım.
iki gün sonra evi göreceğim.

emlakçıya sözleşmeyi 1 ay sonradan başlatalım desem kabul etmeyecektir.
o pazarlığa nasıl gireyim ?
3 hafta falan desem makul bir talep mi ?
0
WithWorth
(09.12.24)
emlakçı karışmaz o işe evi tutacaksanız 1 ay elden verip sözleşmeyi 1 ay sonrasında başlatmayı ev sahibiyle konuşun ama tutmayacaksanız o iş yaş, kimse beklemez
0
erty_ksk
(09.12.24)
peşin paranız yoksa ev tutmanız çok zor. kim inanır ki bu duruma.
0
elorelia
(09.12.24)
10 sene tek başıma kirada oturdum, 4 ev değiştirdim bu teklife kimse sıcak bakmaz. Evlerin çok önemli bir kısmı (fiyat da piyasa rayiçleri civarındaysa) daha bir önceki kiracısı çıkmadan tutuluyor.

Örneğin 1 Ocak ve sonrasında taşınacaksan Aralık 20-21 gibi belirlediğin tüm evleri gör, yılbaşı itibariyle kontratı başlat. Daha makul bir yaklaşım.
0
Lethe
(10.12.24)
(8)

D vitamini takviyesi nasıl seçilmeli? Hangi marka en iyisi?

metematik
Bir sürü çeşit ve dozaj var. Kişi kendisi için doğru takviyeyi nasıl seçmeli?
Bir sürü çeşit ve dozaj var. Kişi kendisi için doğru takviyeyi nasıl seçmeli?
0
metematik
(09.12.24)
Önce kan tahlili yaptırıp D vitamini ve diğer kan değerlerini kontrol ettiricen. Doktor sana diyecek ki şu kadar eksiğin var, şu miktarda kullanabilirsin, hangi ürünü kullanayım diyecen o da sana tavsiyede bulunacak.
0
muhayyer divan
(09.12.24)
sınır altındaysa ama çok düşük değilse (tahlilde yazar 0-10 arası çok düşük, 10-25 arası düşük, 25-bilmemkaç arası normal falan diye), ama normal sınırın altındaysa haftada 2 gün d-colefor içebilirsin.

yine de doktora danışmadan kullanma.
0
kibritsuyu
(09.12.24)
D vitamini biraz komplike çalışan bir vitamin, yani vitamin diyoruz ama hormon gibi çalışan bir vitamin bu o nedenle bazı konulara dikkat etmek lazım, misal salt D vitamini olarak değil D3K2 formunda almak kan ve kemiklerdeki kalsiyum dengesini korumak için önemli zira K vitamini kandan kemiklere kalsiyum geçişini sağlarken D vitamini de kemiklerden kana kalsiyum geçişini sağlar, K vitamini olmadan kullanıldığında kemiklerden kana geçen kalsiyumun tekrar kemiklere ulaştırılması mümkün olmuyor o nedenle kemik kaybı yaşanabiliyor. Bir de magnezyum D vitaminin emilimini yükseltiyor, tercihen magnezyum da kullanılabilir.

Bunlara ek olarak sen tabii bi kan tahlili yaptırıp değerlerini öğren ama Türkiye konumu itibariyle D vitaminini senetzini sağlayan UVB ışınları sadece yaz aylarında ve öğle saatlerindeki birkaç saatlik zaman diliminde alıp faydalanabiliyor, o nedenle Türkiye'de sokakta çevirdiğin 10 kişiden 10'unda muhtemelen D vitamini eksikliği vardır zira olmaması için bir neden yok çünkü Güneş'ten D vitamini almak Türkiye'de çok mümkün değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(09.12.24)
d2k2 formunu öneriyorlar 30 yaş üstüne.
ben ne zaman ölçtürsem düşük çıkıyor. o sebeple sürekli gidip d baktırmıyorum. ara ara kullanıyorum.

şunu önermişti son eczacı
productimages.hepsiburada.net
0
elorelia
(09.12.24)
tahlilde 25 üstü çıktığında doktor çok iyi deyip seni eve yollar. son yapılan çalışmalara göre 60 üstü bazılarında ise 80 üstü olması gerektiği belirlenmiş.
tabi önce tahlil yaptır sonrasında en az 60 üstü tutmak için d3k2 formunda günlük ikame dozda kullanmaya devam et. her 10 kilo içi 1000iu şeklinde. eksikliği gidermek için daha yüksek alınabilir.
k2 vitaminin ile alımında da farklı görüşler mevcut. bir kısım araştırma k2 ye gerek olmadığı tamamen pazarlama için yapıldığını söylüyor.

devlete gidersen devit-3 damla yazar. bununla yükselteni görmedim. veya d-colefor yazar. bu düzenli kullanınca yükseltiyor. değeri belli seviyeye getirdikten sonra damla formunda d3k2 ile devam edilir.
ayrıca d vitamini yarılanma ömrü kısadır. o yüzden belli bir seviyede tutmak için devamlı kullanmak gerekir.
benim kullandıklarım venatura, ocean, immuneks
0
my fault
(09.12.24)
venatura d3k2 kullanıyorum. normalde kilona göre hesaplanıyor. 80kg biri için günde 6-8 damla gibi düşünebilirsin. bunun çok fazla olduğunu günlük dozun 1-2 damla olması gerektiği söyleniyor ama bu mikro dozlarla da D vitamini değerini yükseltebilen yok. düşüklüğe bağlı olarak ilk 10-15 gün bu dozun 2 katını alabilirsin. (12-16 damla)

bu formule göre ilerliyorum 2 ayda bir 1 ay ara veriyorum en son ölçümde D vitamini değerim 76 çıkmıştı.

mustafa atasoy'un bu konuda detaylı bir videosu var:
www.youtube.com
0
orpheus
(09.12.24)
Desiferol var. Sabah akşam atılıyor. Bu hap d vitamini depolarını yavaş yavaş doldurduğu için daha etkili.
0
komando kani var bende
(09.12.24)
Doktor tavsiyesi ile hareket et. Fazlası hipertansiyon, böbrek taşı gibi ciddi sorunlar yapabiliyor. Doz için doktor ne diyorsa onu yap.
0
wd40
(10.12.24)
(5)

Ankara'da irmik unu nerede bulunur?

tahirkemalbozoglu
SbSıfır, ince olan. İrmik unu.
Sb
Sıfır, ince olan. İrmik unu.
0
tahirkemalbozoglu
(06.12.24)
Semolina unu olarak Carrefour ve Migros'larda satılıyor.
0
marla is in my head
(06.12.24)
Onlar ince değil normal irmik boyutunda. Semolina dediğimizde irmigin inkilizcesi.
0
dedeminhirkasi
(06.12.24)
Sen bence ulusa gidip araştır.
0
dedeminhirkasi
(06.12.24)
bebek irmiği olabilir mi? onlarınki toz/un şeklinde oluyor dediğiniz gibi. organik ürünler satan mağazalarda oluyor. doğadolu mesela. ebebekte de vardı bi ara.
0
elorelia
(06.12.24)
Ulus + 1

Tarihi Hal ve Anafartalar Belediye Çarşısı
0
isiaha
(06.12.24)
(10)

Evde alkol

gilbeys
Bir arkadaşım evde alkolün her türlüsünü yapıyor. Rakı/votka/viski vb Çok da güzel yapıyor namussuz :) Ne kadar dikkat edilirse edilsin Bundan zehirlenme riskimiz var mı?
Bir arkadaşım evde alkolün her türlüsünü yapıyor. Rakı/votka/viski vb Çok da güzel yapıyor namussuz :)

Ne kadar dikkat edilirse edilsin Bundan zehirlenme riskimiz var mı?
0
gilbeys
(05.12.24)
Zehirleyen sey ickiyi yaparken satin alinip kullanilan alkolun turu. Metil alkol ise zehirliyor, etil alkol ise zehirlemiyor.

Metil alkol daha ucuz, o yuzden daha cok tercih edilebiliyor.
0
sertac akin
(05.12.24)
Neyle yapıyor?
Dışarıdan etil alkol alıp yapıyorsa bir gün metil alkol alabilir. Bu büyük bir risk.
Kendisi imbik kurmuş, damıtıyorsa bu suçtur. Öyle bir riski var.
Kendisi şarap veya bira yapıyorsa, belli bir miktarı geçmemek ve satmamak kaydıyla yapabilir ve risksizdir.
0
Mirket
(05.12.24)
metil alkol ile etil alkolü ayırt edebilmek için kitler satılıyor. arkadaşınız büyük ihtimalle ondan kullanıyordur, risk almıyodur heralde. ama yanılma payı nedir, ne değildir bilmiyorum.
0
elorelia
(05.12.24)
fıçıda bekletilen viski, damıtılan rakı gibi olmaz onlar. gerek yok bir hatayla zehirlenilir.
0
mikahakkinen
(05.12.24)
Damarlarında kandan çok bu tip alkolün dolaştığını düşündüğüm bir arkadaşım, @ elorelia'nın bahsettiği kitlere fazla güvenmememi söylemişti ki bu konuda söylediklerine inanırım.
0
Mirket
(05.12.24)
Bu işler riskli geliyor bana. Teknik detayını bilmiyorum.

Ama bu kadar kolay olsaydı zehirlenme riskini ortadan kaldırmak, koca şirketler laboratuvarlara para saçmazdı.
0
anten
(05.12.24)
özellikle viski için, piyasadaki hemen hemen tüm markaların yoğun aromaları satılıyor, satın aldığı alkolün içine istediği aromayı, örneğin chivas, karıştırıyor ve aha evde viski yaptım diyor sonra.

eskiden tang vardı, ya da nazzo. toz içeceği suyla karıştırıp evde portakal suyu yapılıyordu. o ne kadar portakal suyuysa arkadaşınızın evde yaptığı da o kadar viski işte.

kendisi yanlışlıkla etil yerine metil alabilir, satıcısı etil yerine metil satabilir, karıştırıp fiyatı düşürmeye çalışabilirler vs vs.

netice olarak içinde milyon tane farklı risk var ve sonuç da kimya fabrikasında üretilmiş evde mikslenmiş iğrenç bir içki. tek olumlu yanı ucuz olması. iyi de viski almaya param yoksa gidip saçma sapan şeyler içeceğime viski içmeyiveririm daha iyi yani.

bu insanlar da bir tuhaflar.
0
emfuzi
(05.12.24)
etil alkolun satisi yasal olmadigi icin risk var. muhtemelen bir tekelden elaltindan aliyor. arkadasina ne kadar guvenirsen guven tekelci faktoru var.
0
buenosdias
(06.12.24)
en fazla kör olursun.
0
ayseee
(06.12.24)
mayalama (bira/şarap) yapıyorsanız neredeyse yok. distilasyon yapıyorsanız veya hazır alkol alıyorsanız her zaman var.
0
inheritance
(06.12.24)
(5)

Böbrek nakli hakkında

biseysorucam
Babam nakil olacak gibi görünüyor. Süreç ile ilgili danışabileceğim ve bu süreci yaşamış olan birileri var mıdır acaba? Yeşillendirebilir misiniz?sol si re solneseli mese palamudu belkibirgunbiryerdepsikopatr10nevonevohttps://eksisozluk.com/bobrek-nakli--472436?p=İsimli yazarlara mesaj atma şansınız
Babam nakil olacak gibi görünüyor. Süreç ile ilgili danışabileceğim ve bu süreci yaşamış olan birileri var mıdır acaba? Yeşillendirebilir misiniz?

sol si re sol

neseli mese palamudu

belkibirgunbiryerde

psikopatr10

nevonevo

eksisozluk.com

İsimli yazarlara mesaj atma şansınız var mıdır acaba en azından? Kendileri daha önce tecrübe etmişler, yardımcı olabilir belki

Çok teşekkür ederim
0
biseysorucam
(04.12.24)
Selamlar. Babanızın böbrek fonksiyonları ile ilgili bilgi verebilir misiniz. Yüzde kaç çalışıyor mesela yada kaç böbrekte sıkıntı var gibi.
0
nevonevo
(04.12.24)
Merhabalar, 7 yıldır diyalize giriyor babam fakat artık fistül veya katater yeri kalmadığı için nakle yönekdik.yüzde 10un altında çalışıyor. Annem verecek bundan 5 yıl önce yapılan testlerde yüksek uyumlu çıkmıştı. Şimdi tekrar testlere girecekler
0
🌸biseysorucam
(05.12.24)
hepsine mesaj attım. duyuruyu silmeyin. geçmiş olsun.
0
elorelia
(05.12.24)
Yüzde 10 altında çalışıyorsa nakil ihtiyacı doğmuş demektir. Hangi şehirdesiniz bilmiyorum ama bu konularda özel haataneleri tavsiye etmiyorum. Antalya'da bulunan akdeniz üniversitesi hastanesinde çok iyi bir ekip var. İmkanınız varsa orayı tavsiye ederim kesinlikle.

Ameliyattan korkmanıza hiç gerek yok çünkü basit bir ameliyat gibi artık. Ancak ameliyat sonrası ilk 1 sene özellikle ilk 6 ay çok önemli.

1 hafta bile yatmamıştı abimler ameliyattan sonra hastanede.

Kullanılan ilaçlar bağışıklığı baskıladığı için ilk 1 yıl özel karantina gerekiyor aslında. Bu kınuda mutlaka titiz olun. Eve mümkünse aile harici kimseyi almayın. Geçmiş olsun ziyareti vs. Gibi şeylere asla izin vermeyin. En ufak bir virüs yada hastalık böbreği kaybetmeye hatta hayatı kaybetmeye sebep olur.

Benim yengem öğretmendi. İlk 1 sene rapor ile okula gitmedi ama şimdi derslere giriyor rahatça. Tabi dikkat ediyor yine.

Grip vb. Hastalıklarda genelde dinlenerek geçiyor ama geçmezse hastaneye yatırılıp tedavi ediliyor.

Özetle nakil alan kişi kalan ömründe dikkatli davranırsa uzun yıllar böbrek sıkıntısı olmadan yaşayabilir.

Aklınızda sorular varsa sorabilirsiniz.
0
nevonevo
(05.12.24)
psikopatr10'un eksiduyuru hesabı olmadığı için mesaj atamıyor. onun mesajını yolluyorum:

böbrek eğer yüksek oranda tutuyorsa nakil olmasını kesinlikle öneririm. biz istanbul'da medicana'da nakil işlemini hallettik. akdeniz tıp'tan gelen bir ekip var. çok ilgililer ve çok deneyimliler. kesinlikle tavsiye ederim herhangi bir şey için 1 lira bile talep etmiyorlar. nakilden sonraki 1 sene ise çok önemli grip bile olunmaması gerekiyor o derece dikkat edilmeli
0
mungojerry
(05.12.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.