Giriş
(3)

Film, dizi izleyebiliyor musunuz

arbre
Eskiden çok dizi, film izlerdim. Artık izleyemiyorum. Lisedeki hâlim daha elitti resmen. NBC'nin İklimler filmini izleyip kafa yoran biriydim. Şu an Reels izleyen bir tip oldum.
Eskiden çok dizi, film izlerdim. Artık izleyemiyorum. Lisedeki hâlim daha elitti resmen. NBC'nin İklimler filmini izleyip kafa yoran biriydim. Şu an Reels izleyen bir tip oldum.
-8
arbre
(17.05.26)
İzliyorum, bu ara çok zamanım olmadığından diziden ziyade film izliyorum.
0
ekimoloji
(17.05.26)
Güzel yapim bulmak zor oluyor ama izliyorum.

Su ara izlediklerim
From
Succession (asiri iyi en sevdiğim dizi olabilir)
Kizilcik serbeti
-1
Purple life
(17.05.26)
Her gece minimum 2 bölüm. Müthiş diziler var. O reels kaydırma insanı aptal yapıyor
0
mezarlik
(17.05.26)
(8)

Çocuğunuzu tuvalete nasıl alıştırdınız?

etna
Ve kaç yaşında?2 hafta hep evdeyim, annesiyle beraber bu iki haftada çözebilir miyiz?
Ve kaç yaşında?
2 hafta hep evdeyim, annesiyle beraber bu iki haftada çözebilir miyiz?
0
etna
(14.05.26)
Doktorunuz ne diyor? Bizimki 28 aylık olmak üzere havalar biraz daha ısınınca halı kilim her şeyi kaldırıp alıştırmayı düşünüyorum.
Doktorlar 2,5 yaşa ideal diyor tabi ama her çocuk farklıdır.
0
ekimoloji
(14.05.26)
benim size tek önerebileceğim şey "gündüz çıkaralım ama gece uyurken bez bağlayalım" demeyin. gece de bezsiz uyusun. yatağa alez geçiğin, muşamba serin bir şey yapın ama uykusunda yapıyorsa altına yapsın. bezi tamamen unutsun, nasıl olsa bezleniyorum demesin.

ufak lazımlığınız olsun. klozet adaptörü değil. oturunca ayakları yere bassın. söylemesini beklemeyin. sık sık alıp alıp oturtun. yapmazsa da yapmasın. kaldırın, bir süre sonra tekrar oturtun.
+1
kibritsuyu
(14.05.26)
Çocuk hazırsa bir günde çözersiniz. Hazır değilse ayları bulabilir. Şaka değil. Tamamen çocukla alakalı bir durum.

2 yaş civarı bir denemiştim, seneye yaza kalmasın diye. Olduğu gibi yapıyordu, klozete oturmayı reddediyordu. Ben de geri taktım. Sonra kreşe başladı. Bez kullanan sadece iki üç çocuk vardı. Orda özendi biraz bırakmaya. Evde küçük klozet vardı zaten, hep banyoda duruyordu. Ara ara oturuyordu bişey yapmasa da. Bir de ben bezini açtıkça aaa kaka şöyle kaka böyle kaka diye gösteriyordum. Çünkü bazı çocuklar hiç kaka görmedikleri için klozette görünce korkabiliyorlarmış. Neyse işte ben de teşvik ediyordum. Tatile gidip dönelim bırakacağız, bez kullanmayacağız, bezi bebeklere vereceğiz vs diye. İç çamaşırı almıştım bir de. Desteksiz merdiven çıkmak veya tam bez değiştirirken çişi gelirse söylemesi gibi fiziksel aşamaları da tamamlamıştı. Tam üç yaşında kendisi dedi takmayacağım bugün diye. Çıkarış o çıkarış. Kazalar vs oldu tabi ki. Halıları kaldırmadım ama salona almıyordum çocuğu :D bir de altına ped seriyordum ve sık sık soruyordum. Ablam böyle yapma, bırak hayatın doğal akışında kendisi farketsin dedi. Saldım ben de ama zaten çocuk hazır ve istekli olduğu için sorun yaşamadık hatta bıraktıktan bir gün sonra uzun yola çıktık, tatile gittik vs hep söyledi hemen.

Küçük klozeti de biraz kullandıktan sonra hemen kaldırıp klozet adaptörüne geçtik. Onu tavsiye ederim. Çünkü o küçüğe alışınca normal klozete geçemeyen çocuklar da oluyor. Direkt klozete alıştırmak en mantıklısı.

Çocuklar genelde çişi çabuk öğreniyor ama kakayı tutma gibi problem çok yaşanıyor. Yani çocuk hazırsa ki genelde bu üç yaşta oluyor, ideali de o gibi… 2 hafta içinde halledememeniz için bir sebep yok. Sadece kaka süreci uzayabilir. 6 ay uğraşan biliyorum. Bunu uzmanlar da normal karşılıyor. Ama şu zamana kadar çocukla hiç tuvalet konusunu konuşmadınız, teşvik etmedinizse yarın hadi bezi bırakıyoruz derseniz biraz zorlanabilir.

www.kitapyurdu.com
www.amazon.com.tr

bir de kibritsuyu'nun dediği gibi bezı bırakınca tamamen bırakmak, gece de takmamak gerekir. çünkü kafası karışıyor ya da bu sefer bi de gece bıraktırmaya uğraşmak zorunda kalıyorsunuz. kimileri bir de gece kaldırıp tuvalete götürüyor. ama bu sefer de çocuk gece tuvalet için kalkmaya alışıyor. ben bunu da yapmadım. 7den sonra pek bi şey içirmemeye dikkat ediyorum sadece. alıştırma külodu gibi şeyler de kullanmadım yine kafa karışıklığı olmaması açısından. çünkü amaç altına yapmaması gerektiğini öğrenmesi.
0
elorelia
(14.05.26)
3 yaşına doğru bir gün ben artık bez kullanmak istemiyorum diye çıkarıp atmıştı kendisi. Öncesinde çeşitli yaşına uygun tuvalet eğitim kitapları okuduk beraber bol bol.
0
mirty
(15.05.26)
benimki de 3 yaşı bitirmişti. sana kamyonlu ekskavatörlü külotlar alayım bez takmayalım diyerek ikna ettim. bu bez pakedi bitsin sonra sana artık bez takmayalım diye de önden alıştırdım. çişe hemen alıştı kazalar dışında. kakayı da bir hafta içinde söylemeye başladı. gece çişi tutamaz sanıyodum ama hiç sıkıntı yaşamadık. bezin rahatlığıyla yapıyomuş meğer. erken başlamaktansa hazır olduğuna emin olduğunuz daha geç bir zamanda başlamak daha kolay olur sizin için. klozet adaptörü kullandık biz. zaten öncesinde tuvalette sizi izlemek istiyo bu da hazır olmasının belirtilerinden biri. bize özendiğinden bizle aynı klozete oturması da onun için önemliydi bence.
+1
pide
(15.05.26)
memeden bırakma, tuvalet eğitimi, yalnız başıan uyku hep bir süreç.
kukulinin beze bay bay tuvalete hay hay şarkısıyla başlayıp, genelde yazın başlamak aileler için daha kolay oluyor sıcaktan çocuklar zaten pişik oluyor vs.
önceden bilgisini vererek, çocukla konuşup denemek lazım. çocuk eğer hazır değilse çok zorlamadan ilerlenmeli.
0
robocop
(15.05.26)
Benim ufaklık üçüncü ayda öğrendi evde yapmaması gerektiğini. Aslında sadece kasları gelişine kadar oraya buraya yapiyorlar, sonra onlar da tuvaleti gelince tutup dışarda hallediyor işini
0
Sattva
(15.05.26)
çocuk ve siz hazır olmadan sadece zaman uygun diye başlamayın. aceleye asla gelmeyen bi şey tuvalet eğitimi. hazır olma koşullarını biliyorsunuzdur da bilmiyorsanız zaten başlamayın, konuyla ilgili daha çok araştırma okuma yapmalısınız :) çocuğu psikolojik olarak hazırlamak için de zaman gerekiyor fiziksel olarak hazırsa bile.
her çocuk her aile farklı, bizim şartlarımız ve tarzımız size uymayabilir ama deneyimimden bahsedecek olursam biz çok yavaş ve kademeli bi süreç yaşadık, hani bi sabah uyanıp "artık bez yok" gibi olmadı da bez sayısı giderek azaldı ve bi gün paket bitince bitmiş oldu. bilinçli bi tercih değildi, çocuğun bizden önce hazır olması, beze direnmesi, evimizin de halısız olması yani yerden çiş kaka temizlemenin aşırı zor olmaması etkili faktörler :) pişik olduğunda falan bezi çıkarırdık biz, yerlere yaptığı olurdu önemsemezdik. hatta gece bile bezsiz yatırdığımız olurdu sabahları kuru kalktığı için (ama kazalar oldu yine arada). beze aşırı direnme başladığında sadece sorun büyümesin diye evde bezi bıraktık, dışarı çıkarken takıyorduk. tuvalete adaptör aldık "bez istemiyorsan buraya yap sen de" dedik. direnmesini korkusunu ilgili içeriklerle ve "herkes kaka yapar" tarzı eğlenceli konuşmalarla aştık. giderek ıslanan bez sayısı azalıp günde bir beze falan düşünce dışarı çıkarken de takmayı bıraktık öylece bitmiş oldu. toplam 2 ay falan sürdü düreç.
0
mezzosprite
(15.05.26)
(10)

Evlilikte zamanla yıllar geçtikçe eşle samimiyet azalıp, kopuklaşılıyor mu? (5+yıl evlilere soru)

psmstc
Evetse neden oluyor ve çözümü sizce nedir? Çok Teşekkürler...
Evetse neden oluyor ve çözümü sizce nedir?

Çok Teşekkürler...
0
psmstc
(14.05.26)
Abi işte evde falan denk gelince merhaba-merhaba.
+1
kizil karga
(14.05.26)
çevremdeki evlilikler öyle herkes kendi hayatına bakmaya başlıyor. seks eskisi kadar zevk vermiyor. kendi evliliğimde ise daha çok yakınlaştık. artık her şeyi beraber yapmak istiyoruz.
+1
gercekdunya
(14.05.26)
İnsanların birbirine tahammülü azalıyor, saygı azalınca sevgi de azalıyor. Özellikle kadınların çocuk olunca yalnız bırakılması, erkeğin ev işlerine yeterince katkı sağlamaması vb.
-1
ekimoloji
(14.05.26)
+35 yaş sonrası evlilikler daha sağlam ilerliyor.
+4
HellKeePer
(14.05.26)
kopuklaşmadan çok artık alışıyorsun. er kişi çocuk olunca eşinin uzaklaştığını sanıyor ancak durum öyle değil. anne çocuğuna bakım veriyor. evlilik zaten birbirini idare etmek. bunu en iyi idare etme işi kafanın uyduğu insanla yaşamak.
+1
mikahakkinen
(14.05.26)
Çocuğun bakımına erkek katılmıyorsa ortada evlilik filan kalmıyor.
Erkek de sorumluluk alıyorsa yıllar geçtikçe daha çok bağlanıyorsun alışıyorsun birbirine.
+2
yenibirgüzelnick
(14.05.26)
Çözüm çok basit sosyal medyayı başta olmak üzere diğer unsurları dışarda bırakmak. 2 taraf da gördükleri, duydukları sebebiyle karşı tarafa bileniyor. Evliliğin modası geçti.
O yüzden sürekli bi yerlerden evliliğin bitmesi pompalanıyor. Yani zenginler hizmetçileriyle, metresleriyle videolar çekiyor. Biz de bakıp kendi hayatımızı sorguluyoruz, evliysek eşimize; değilsek aileye, coğrafyaya, kadere suç atıyoruz.

Yukarda da yazılmış erkeğin çocuğa bakmaması, yardım etmemesi vs. diye.
Bunların hepsi ince bi çizgide. Göre göre; en çok yardım eden kocaya bile bir süre sonra "benim kocam yardım etmiyor" demeye başlıyor.
Aynı şekilde erkek tarafı seks bitti diyor, sanki bütün millet her dk. sevişiyor gibi.

Çözüm çok basit boşanmak. Koca koca insanlar bunu göremiyorsa zaten yaşamasınlar.
-2
nickini vermek istemeyen uye
(14.05.26)
Biz farklı mıyız bilmiyorum da ben şahsen eşimi öncesinden daha çok seviyorum bence.
Benim genel tanımım şu video olabilir (ağırlık da kaldıran biri olarak)
www.instagram.com

Genç evlendik biz, ben 25 o 23tu. Seneye 10 sene olacak.bu soru sonrası konuştuk; bize hiç 10 sene olmuş gibi gelmiyor açıkçası. Bence ilişkinin ilk yılları şu anki yıllarından çok daha zordu.
Etrafımda evli insanlardan sorun yasayanlarin çoğu beraber yasamadan evlenmiş oluyor diyebilirim. Bence onun bir etkisi var. Biz iki sene beraber yasamistik.

Açıkçası neden nedir bilmiyorum da benim çevremde eşiyle ciddi sorun yaşamayan bir ben varım galiba. Ve sebebini gerçekten bilmiyorum, sansliyiz heralde. Bir de benim annemle hanım çok iyi anlaşıyor birbirlerini cat pat anlasalar da. O hayatı gerçekten kolaylastiriyor. Ben de kendisinin ailesiyle çok iyi anlasirim.
0
logisticsmanager
(14.05.26)
@kizil karga, ahahhaha :D

logistics +1.

9 yil olacak bu sene eveleneli, oncesinde de 2 seneye yakin beraber yasamistik. her gecen gun daha cok seviyorum esimi, bence o da beni. cocuk yok ama, belki onemli bir ayrintidir.

ayni yerde calistik, farkli yerlerde calistik, evden calisiyoruz, surekli dib dibeyiz vs ama hala gunun en sevdigim saatleri birlikte kahvalti yaptigimiz, birlikte kahve ictigimiz, birlikte yemek yapip yedigimiz saatler. evde olmayinca ozluyorum, gun icinde ziyaretine gidiyorum filan.

hayatin kendisi rutin ya da sikici olabiliyor bazen, bunu ilisikinin sikicilasmasindan ayrimak gerek. is-toplanti ekseninde gecen sacma sapan gunlerin sonunda simsiki sarilabilmek, yanaklarini fln isirabilmek bence cok keyifli. bir noktadan sonra o gun icinde olanlar disinda cok konusacak konu cikmayabiliyor ama bunu samimiyetin azalmasi olarak dusunmemek lazim, hayatin dogal akisi o.
+2
taurina
(15.05.26)
5.yıla birkaç ay kaldı, 7yıldır birlikteyiz daha bi samimi olduk. bence hayır.
0
gadlemler
(16.05.26)
(40)

Bu Aldatma Mıdır?

carnalflower
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir da
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir daha görüşmeyeceğini belirtti. Ben de affettim.

3-4 ay hiç görüşmediler ama demek ki arka planda yazışmaya devam ediyorlardı, nitekim bugünlerde tekrar benden habersiz evinde misafir etmiş adamı (bazı sorular ile köşeye sıkıştırarak itiraf ettirdim). Kız arkadaşım yeni taşınmıştı ve evin birçok işini bizzat ben yapmıştım, benim yapamadığım bir-iki tadilat işi vardı, eve gittiğimde bu kalan tadilat işlerini eski erkek arkadaşıyla birlikte yapıp tamamlamış olduğunu gördüm. Sonrasında ortalığı yıkıp, çıkıp geldim. 1 haftadır görüşmüyorum.

Kendisi ısrarla bir cinsel münasebet yaşanmadığı müddetçe bunun aldatmaya girmediğini, sadece arkadaşı olarak gördüğünü ve yardım aldığını söyledi. Hayatında önemli birisiymiş, uzun süre sevgili olarak kalmışlar ve öylece hayatından atamazmış.

Fikriniz nedir? Terk etmek ile doğru mu yaptım?
İşin ilginci bu şekilde güvenimi boşa çıkartmasına rağmen hala ısrarla beni çok sevdiğini sayıklıyor ve barışmak için yalvarıyor. Buradan tekrar güven sağlayıcı bir geri dönüş nasıl olacak ki?
📊 Aldatma mıdır?

Bu anket sona erdi. 144 oy kullanıldı.

-3
carnalflower
(11.05.26)
bu nasıl mide?
+7
summerjam0306
(11.05.26)
sadece yüzeysel sevismek icin bulussalar daha az aldatma olurdu.
+18
Purple life
(11.05.26)
Cinsiyetler tam tersi şekilde gerçekleşmiş, o zamanki mallıkla ben de affetmiştim. Sonradan çok pişman oldum bir daha yapmasa da aylarca salak yerine koymuştu beni. Tavsiyem siz ayrıldıysanız hiç barışmayın.
+1
ekimoloji
(11.05.26)
Evet evet kesin çay ziyafeti için gorusuyorlardir
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.05.26)
Sevişmedilerse sıkıntı var. Yüzde yüz seviştiler.
+7
Cezcez
(11.05.26)
sevgiliniz cok esliligi tercih ediyor.
+3
banach
(11.05.26)
abi boynuzlar burdan gozukuyor ki aramizda 10.000km var.
+8
cooperr
(11.05.26)
aldatmadır. iyi yapmışsın.

senden ESKİ SEVGİLİ gibi çok kritik bir unsuru, onunla görüştüğünü, onu evinde ağırladığını gizliyor abi en başta. bundan büyük aldatma mı olur? gizliyor, yalan söylüyor, kandırıyor, aldatıyor yani aldatma illa sevişmeyle olmaz ki. şöyle düşün bugün bunu yapan yarın sevişecek olsa şaşırır mısın? o da ilişkide olduğun kişiye karşı bir yalan, ihanet, gizleme değil midir neticede?

gerçekten eski sevgilinle arkadaş kalmayı becerdin diyelim, şu anki sevgilin de bunu ciddi sorun olarak görmüyor olsun, e o zaman böyle bi şeyi gizleme gereği duymaman lazım. ben bi arkadaşım evime gelip tadilat işinde yardımcı olacaksa bunu sevgilimden gizlemem, bunun için ekstra çaba sarf etmem.

arkana bile bakma. belli ki eskiyi unutmamış. hatta bi de böyle erkek gururuna çok dokunacak yerden vurmuş bana sorarsan. taşınıyor, gidip tadilat işini eski sevgilisine yaptırıyor. ohooo. bundan daha terbiyesiz aldatma biçimi azdır. istediği kadar yalvarsın yallah de geç, herkes kendi yoluna.
+4
der meister
(11.05.26)
Cinsel münasebet olması gerekmiyor
Aldatmış net şekilde
+1
basond
(12.05.26)
sizi cepte tutmak istiyor, yara bandı olmuşsunuz, diğerine hala aşık. cinsel bi şey olmasa bile aldatma ama cinsel bi şey de olmuştur kesin. çok üzgünüm. ne derse desin dönmeyin artık, bunu hak etmiyorsunuz
0
mezzosprite
(12.05.26)
sevişmişlerdir.
+1
gurur
(12.05.26)
eski erkek arkadaşının ev tadilatı yapması, tartışmasız aldatma. ayrıca fiziksel birşeylerin yaşanmamış olma ihtimali, şuan evime meteor düşme ihtimali ile aynı. ilk olay olduğunda da buraya yazmıştın hatırlıyorum. o zaman söylediğimi tekrarlıyorum. AYRIL! arkana bile bakma, diğer türlü çok pişman olursun. ben de çok affettim ve inan dönüp baktığımda kendimi çok küçültmüşüm diyorum. bunu yapma sakın!
+3
korkut
(12.05.26)
bu aldatmadır.
senden gizlice eski sevgilisi ile birden çok defa kendi evinde bulusmuş
ayrıca çok çok büyük ihtimalle seviştiler. sana yalan söylüyor
yani duble aldatma.
ayrılıp ayrılmamak sana kalmış ama seviştiklerini bil yani.
hala bu aldatmak mıdır diye sorman gerçekten ilginç.
+2
abelardo
(12.05.26)
her yerden engelle. bu aldatmadır, aynı zamanda böyle bir insanı hayatında önemli bir yere koyarsan mutlaka ağzına sıçacaktır bir ya da birkaç noktada.

dogru olanı aslında biliyorsun ama muhtemelen bilmek hoşuna gitmiyor. ikna edici ters argüman arıyorsun. üzgünüm, bok gibi bir durum ama durum bu. yanına bile yaklaştırma
0
monicapp
(12.05.26)
galahad reloaded
(12.05.26)
sevgilisi yolda gördüğü eski sevgilisine selam verdi diye ayrılanlar var.
eski sevgilisi mesaj attı diye (bakın burada kendi bir şey yapmıyor bile) ayrılanlar var.

genelde ilişkilere çok karışmak istemem, herkesin her ilişkinin kendi şartları var, dinamikleri var ama sizinki çok uç bir örnek. ayrılma noktasına gelip affetmiş olmanıza rağmen tekrar yapıyorsa, bundan sonra da tekrar yapacak ve sizin için de "nasıl olsa iki ağlasam affeder beni" diye düşünecek.

kendinize iki gram saygınız varsa, engelleyin her yerden.
0
co2s2
(12.05.26)
sadece sevişseler daha az aldatma olurdu +1
+1
Hallegadola
(12.05.26)
sevişmekten daha onemlısı bırbırlerını hala sevıyorlar, düşünün sevdıgınız bırı ıcın ancak bırseyler yapar ve yapmaya devam edersınız, evıne gıdıp tadılat, yardım vs yaparsınız. sankı onlar bırbırlerının hayatlarından hala cıkmamıslar. diyelım kı bır ara bır boşluk olmus o ara kız, sizi tanımıs, diğer yandan araları tekrar yukselıp ıletısım sürmüş. size de gıt demıyor cunku sızden de yararlandıgı konular var buyuk ıhtımal.
0
deepness
(12.05.26)
Kız erkeğe köpek olmuş, erkek de kızı kullanıyor.

Kız da sizi kullanıyor. Aldatma +1.
+1
drako
(12.05.26)
bunun bi tık üstü düğünlerine çağırırdı sizi gibi.
+4
chanandler bong
(12.05.26)
kardeş bitti mi biter. eski sevgiliyle buluşma yeri ev mi? hadi kafede buluşur, danışır da ev varsa ne olursa olsun olmaz.
0
mikahakkinen
(12.05.26)
kardesim cok safsin ama uzulme dogru olani yaptin arkana bakma hic.
0
tahtakafa
(12.05.26)
Bana kalırsa, iki seferinde de sizden gizlemesi; ilkinde yalvaracak hale gelmesine rağmen ikinci kez bu işi tekrarlaması falan direkt size saygısızlığını gösteriyor. Aldatma kısmını bilemem ama bu bana ayrılmak için yeter sebeptir.
+5
lil siztah
(12.05.26)
Cinsel bir şeyler yaşamasalar bile ilişkileri devam ediyor. Hayatından çıkaramadığı bağları var demek ki. Hayatınızın aşkı size böyle bir şey yaşatmaz arkanıza bakmadan kaçın
0
denizkenarısandalye
(12.05.26)
formul çok basit senden saklıyorsa-yalan söylüyorsa aldatmaktır. ikinci defa yapması ise bir seçim. bütün oyuncaklar onun olsun istiyor.
0
orpheus
(12.05.26)
Bunun üzerine güvenmeniz çok zor olacağı için huzursuz olacağınız ilişkiye devam etmemekle doğru karar vermişsiniz.
0
Proserpina
(12.05.26)
devam etseniz konya ovası kadar genişmişsiniz derdiki.

alageyik derdik hatta :)
+1
jülsezar
(12.05.26)
öncelikle hiçbir erkek karşılığında bir sevişme ihtimali olmadan eski kız arkadaşının evine gidip de tadilat falan yapmaz. yaptıysa ya öpüşmüşlerdir ya da zaten kız arkadaşının dediği "onunla çok uzun süre birlikteydik öylece silip atamam" demesi zaten = onu hala unutamadım demek olduğu için fiziksel olarak hiçbir şey yaşanmama ihtimali %000000.01 olduğu halde yine de aldatmadır. sana söylemeden evine eski sevgilisi geliyor bundan ötesi var mı? ondan öyle bir ayrılmalısın ki senin bu dünyada olup olmadığını, yaşadığınız her şeyin halüsinasyon olup olmadığını ciddi şekilde sorgulamalı.
+1
matilda
(12.05.26)
kadının belirttiği gibiyse ve cinsel bir şey yaşanmadıysa bile bu bir aldatmadır.
yaşandıysa zaten ortada bir soru yok.

önemli biri, hayatımdan silip atamam. hadi ok buna anladık da evine tadilata çağırmak ne alaka?

hanım kişi sevgilisiz yapamıyor. muhtemelen eski sevgili de tekrar bir araya gelmek istemiyor ya da ayrılmalarına sebep olan sorun hala mevcut ve o kişiyle olmayacak. o yüzden sizi geri istiyor ama arada bir ondan faydalanmak ve gönlünü eğlendirmek istiyor (cinsel münasebet olmasa dahi. burada cinsel birliktelik önemli kriter mi emin değilim)
+2
biseysorcaktim
(12.05.26)
bir şeyler yaşanmış ya da yaşanmamış, yalan söylüyor ve ilişki içinde olduğu kişiyi kandırıyor. aldatma illa fiziksel olmak zorunda değil, gizleyerek aldatıyor ve partnerine saygı duymuyor, onu öncelikli görmüyor. üstelik bahsi geçen kişi de eski sevgili yani. şaka gibi ya. bunu nasıl doğru bulabilir insanlar ben de bunu anlamıyorum ajsjdj. bunu yapan tekrar tekrar yapacaktır, başka konularda da çıkarları için yalan söyleyip sonra bunu açıklamalarla mantıklı göstermeye çalışacaktır vs.
0
deartheodosia
(12.05.26)
+birlikte olmuşlarsa da sen bunu öğrenince bunu da “mantıklı” şekilde açıklamaya çalışır, şöyle oldu böyle oldu niyetim bu değildi ama oluverdi, anlayamadım vs. eğer bir şans daha verirsen gelecekteki aldatılmaları hak etmiş olursun, bu tercihi sen yapmış olursun.
0
deartheodosia
(12.05.26)
su bulanmış, aldattı ya da aldatmadı bilinemez artık bu. ayrılmakla iyi etmişsin ama ayrılmadan burnunu sürtsen biraz fena olmazmış. yapamadığın o tadilat işleri neyse üstüne düş biraz öğren onları da. açık vermemek lazım.
-1
beyfendi
(12.05.26)
m.youtube.com

37 yaşındayım bu arada hahahahahaha
-1
Batuhanolabilir
(12.05.26)
İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir."
Fyodor Dostoyevski
Seçim senin..
0
Zulm
(12.05.26)
"güvenin birazı olmaz. bu sadece ızdırap getirir" diye bir laf vardı. senin durumun bu.
+1
orpheus
(12.05.26)
ankete şu an itibariyle 113 kişi katılmış, 2'si hayır demiş. eğer bu 2 kişiden birisi duyuru sahibinin kız arkadaşı, diğeri de eski erkek arkadaş değilse, ben de bir şey bilmiyorum.
+5
co2s2
(13.05.26)
hocam sana kotu bir haberim var sen sadece ikisini biliyorsun ama o cocuk defalarca o eve gitti.
+5
koela
(13.05.26)
@koela +1milyon
0
co2s2
(13.05.26)
aldatmasından daha çok hastalık kapmaktan kork bence cinsel hastalıklar son zamanlarda çok arttı en yakın bir zamanda test yaptırsan iyi olur
+1
alester
(13.05.26)
Aldatma sayilmaz belki ama dunyadaki son kadin ve erkek degilsiniz.
0
thesomberlain
(17.05.26)
(11)

sağlıklı tava

kojonotsuki
artık evlerde teflon kullanmayın diyorlar, tamam.peki ne kullanılmalı, siz ne kullanıyorsunuz?granit mi, titanyum mu yoksa demir döküm falan mı?
artık evlerde teflon kullanmayın diyorlar, tamam.

peki ne kullanılmalı, siz ne kullanıyorsunuz?

granit mi, titanyum mu yoksa demir döküm falan mı?
0
kojonotsuki
(11.05.26)
çelik tava en sağlıklısı ve garantilisi.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(11.05.26)
@ruhlardan esinlenen karga,

çelik tavanın handikapı var mı? mesela yapışıyor mu
0
🌸kojonotsuki
(11.05.26)
çelik tava videoları izlediğimde yeterince ısınınca yapışmadığını gördüm.

kendi tecrübelerime dayanarak söylemem gerekirse pilav yemek vs. yaparken yapışmıyor. ama bir şeyi kızartırsan et vs. az da olsa yapıştırmıştım ben. dibini kazımak gerekiyor. yumurta hiç denemedim teflon tavada yapıyorum.
0
ruhlardan esinlenen karga
(11.05.26)
tefal 6x çok iyi, hele bir de çatal kaşık çelik spatula falan vurup onu üzmezseniz o da sizi hiç üzmez.
0
suicmeyenadam
(11.05.26)
En sağlıklısı çelik +1 ayrıca yapışmama açısından Korkmaz’ın granit tavasından çok memnunum.
+1
ekimoloji
(11.05.26)
granit tavalar gerçek granit değil. hepsi kaplama. o kaplama da bir sürü sonra gidiyor anlamı kalmıyor. çelik tava kullanın.
+1
jelly bear
(11.05.26)
Titanyum da iyi degil. Cünkü titanyum orani cok azmis ve üzerinde yine kaplama oluyormus.

Paslanmaz celik o yüzden.
Demir döküm de iyi ama bakimi zahmetli.

Biz de o yüzden yakin zamanda teflon yerine paslanmaz celik aldik. Yapisma oluyor biraz ama çitileyince geciyor. Teflon yutmaktan iyidir.
-1
Purple life
(11.05.26)
Çekim tava kullanma diye arayın bir sürü video var. Doğru şekilde kullanınca yapışmıyor
0
kisa
(11.05.26)
yumurtayı bakır sahanda yapıyorum. eti döküm tavada yapıyorum. pilavı seramik tencerede yapıyoruz. kızartmayı emaye tencerede yapıyoruz. onun haricinde de çelik tava kullanıyoruz.
+1
gercekdunya
(11.05.26)
çelik.

yapışıyor mu; evet. sağlığından önemli mi; hayır.
0
late viper
(11.05.26)
wmf diye bi şey kullanıyorum, hem yapışmaz hem sağlıklı diye tavsiye edilmişti ama bilmiyorum gerçekten ne kadar sağlıklı çok araştıramadım. bi bakın isterseniz
0
mezzosprite
(12.05.26)
(5)

Eşin Anneler Gününü Kutlama?

eisberg
Selamlar, 2 yaşında bir bebemiz var, eşimin Anneler gününü az masrafla nasıl kutlarım? Bir orkide aldım, bir de pasta alsam evde kessek çok mu gariban style olur? Yemeği kesin evde yeriz sonrası için dışarıda nasıl bir plan olabilir?
Selamlar, 2 yaşında bir bebemiz var, eşimin Anneler gününü az masrafla nasıl kutlarım? Bir orkide aldım, bir de pasta alsam evde kessek çok mu gariban style olur? Yemeği kesin evde yeriz sonrası için dışarıda nasıl bir plan olabilir?
0
eisberg
(10.05.26)
Daha napacaksın ki?
0
ekimoloji
(10.05.26)
Eşin seni biliyor sen eşini biliyorsun, gariban style olsa ne olur olmasa ne olur, önemli olan senin ona olan sevgin ve ilgin bence. Dışarı çıkılacaksa, bu aralar ihtiyacı olan türde bir mekan seçilebilir... ne yapmayı seviyorsa ve neye ihtiyacı varsa artık.
0
cigerdelen
(10.05.26)
anneler gününde pasta ilginç geldi bana. onun yerine başka bir tatlı alın. geç kalmış da olabilirim :)
0
co2s2
(10.05.26)
daha ne olacak hocam, abartmayın.

hediye alacaksanız başka bir gün alın. sonra standart günler çileye dönüyor.

ha çocuğunuzun annesi bol bol hediye alın farklı günlerde.
0
gurur
(10.05.26)
çocuğu al, 3-4 saat evden uzaklaş. kadın az kafayı toplasın, dinlensin. veya çocuğa ben bakacağım sen arkadaşlarınla vakit geçir de.

genç annelere bundan kral anneler günü hediyesi yok.
-4
galahad reloaded
(11.05.26)
(13)

Dışarıdan nasıl yemek siparişi veriyoruz?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Gülünecek halde olduğumun farkındayım 😖 Eskiden yemek sepetinin sitesinden sipariş verirdim. Pandemiyle birlikte ve bazi durumlardan dolayi altı yıldır dışarıdan hiç yemek söylemedim. Bir kaç ay önce yemek sepetinin sitesinden sipariş vereyim dedim konum seçim alanı cıktı karşıma oradanda s
Merhaba,

Gülünecek halde olduğumun farkındayım 😖 Eskiden yemek sepetinin sitesinden sipariş verirdim. Pandemiyle birlikte ve bazi durumlardan dolayi altı yıldır dışarıdan hiç yemek söylemedim. Bir kaç ay önce yemek sepetinin sitesinden sipariş vereyim dedim konum seçim alanı cıktı karşıma oradanda seçim yapamadım saçma sapan bir şeydi. Herhangi bir uygulamada kullanmıyorum yemek siparişi için.

Internet sitesi üzerinden, insan gibi sipariş verebileceğimiz hangi siteler var?

Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(09.05.26)
Ben haritadan seçip telefonunu bulup arayarak veriyorum.
0
orient blue
(09.05.26)
yemeksepeti'nde konum seçimi yapmanızın sebebi adresi kolayca yazmak, konum seçtikten sonra bir de adres yazıp üyeliğinizi tamamlayacaksınız. sonra istediğiniz gibi sipariş veriyorsunuz.

migros yemek (çok dükkan yok ama kupon veriyor sürekli, favorim)
trendyol yemek
getir

bu 4 platform en yaygın kullanılanları.

bunun dışında çok sipariş alan ve bir kaç şubesi olan çoğu restorant artık kendi sistemini oluşturuyor.

3 aşağı 5 yukarı hepsi aynı. bazen biri bazen diğeri kupon verdiği için daha ucuz olabiliyor. istediğinizden söyleyebilirsiniz.

harita üzerinden bakıp telefon etmek de bir seçenek elbette.
aracı komisyonu olmadığı için bazen daha bile ucuz olabiliyor.
0
biseysorcaktim
(09.05.26)
Trendyolun uygulamasını kullanıyorum genelde.
0
ekimoloji
(09.05.26)
Uygulama yüklemek istemiyorum, internet sitesinden sipariş verebileceğim yerleri öğrenmek isterim.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(09.05.26)
Bahsi geçen uygulamaların hepsinin web sitesi var. Google'ı açıp ismini yazıp Enter'a basacaksınız. İlk sırada gelen web sitesine farenin sol tuşuyla tıklayacaksınız.
+1
himmet dayi
(09.05.26)
TAB Gıda (Burger King, Popeyes...) Tıkla Gelsin var. Onu kullanıyorum.
-5
arbre
(09.05.26)
Peki devaminda siparisi nasil olusturacagim? 😃😃
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(09.05.26)
dalga mı geçiyorsunuz anlamadım.
yemeksepeti, getir yemek ve migros yemek üzerinden uygulama yüklemeksizin web sitesinden sipariş verebilirsiniz.

at değil deve değil, siteye girin, adresinizi girin ve adresinize getiren restorantlar listelensin, istediğiniz yemeği seçip sepetinize ekleyin, ödeme adımına geçin ve ödeyin.

bu sitelere kredi kartınızı vermeniz güvenli, yine de kapıda kredi kartı/nakit ödeme yapabilirsiniz.

adres seçtikten sonra muhtemelen üye olmanız gerececek. mail ve telefon numarası yeterli.
0
biseysorcaktim
(10.05.26)
Yani siteye girip sipariş oluşturmanın nasıl olduğunu keşfedemeyecek kadar aciz misiniz onu anlamadım. Umarım tuvalete girdiğinizde de birinin size klozet kapağını kaldırmanız gerektiğini söylemesini beklemiyorsunuzdur.
0
himmet dayi
(11.05.26)
Dalga geçtiğimi anlayamayacak seviyede olmanıza sasirdim açıkçası.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(19.05.26)
Ilk sorduğum soruda dalga geçmedim. Genelde uygulama üzerinden sipariş veriliyor. Bende yaklaşık 6 yıldır dışarıdan sipariş vermedim. Internet sitelerinin olduğunu bilmiyordum.

Ikinci sorumda dalga geçtim 😉
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(19.05.26)
Yani kusura bakmayın ama ilk soruyu soran birinin ikinci soruda ironi yaptığını anlamıyor olmam mı daha garip yoksa google'a "yemek sepeti" yazıp sitesine gidebileceğinizi soruyor olmanız mı daha garip bunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
0
himmet dayi
(25.05.26)
Yemek sepetinde sıkıntı yasadigimi en başta belirtmiştim. O yuzden farklı seçenekler sormuştum. Dediğim gibide onların internet sitelerinin olduğunu bilmiyordum sadece uygulamaları var diye düşünüyordum. Bunda garip bir şey yok aslında 😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(29.05.26)
(8)

Annenize aldiiniz ilk hediye

üğpoıuy
Para vererek aldiginiz, hatirladiginiz ilk hediye neydi
Para vererek aldiginiz, hatirladiginiz ilk hediye neydi
-1
üğpoıuy
(09.05.26)
3 kuruşa dandik bi kitap almıştık kardeşimle. Adını bile unuttum. Yaşlanıyorum.
0
halk
(09.05.26)
Hatırladığım ilk üç şey var hangisi ilkti bilmiyorum. Biri kahve fincanı takımı diğer ikisi mahalle pazarina o güne özel getirilen suslerdendi. Çiçekli süsler üstüne canım annem yazan dekoratif ürün diyeyim. Cam bir diktortgenin üstünde yapma gül var mesela. Yirmi beş otuz yıl oldu belki de hala durur evin bı kosesinde.
+1
egerbiryolcu
(09.05.26)
anneme kücükken teyzemle gidip anneler günü icin cerez tabagi almistim.
20+ yildir sapasaglam evde duruyor.
-1
Purple life
(09.05.26)
Tişört almıştım ama beğenmemiş üstüne bir de bu benim tarzım mı diye bi ton söylenmişti. Şimdi ilişkimiz iyi olsa da ergenken çok kalbimi kırmışlığı var, bende kötü anıları çağrıştırıyor.
0
ekimoloji
(09.05.26)
Kardeşler olarak anneme kahvaltı hazırlamıştık. Hediye olarak da para toplayıp porselen sürahi&bardak seti almıştık. Bir de ilk defa sucuk alıp pizza yapmıştık.
0
Amaranta ursula
(09.05.26)
Ups @amaranta anneye, ilk "kisisel olmayan hediyeyi alan sansli kisi" oldun
+1
🌸üğpoıuy
(10.05.26)
@ekimo, üzüldüm karşim be :(
+1
🌸üğpoıuy
(10.05.26)
@ekimoloji, yalnız değilsin. Babam da aldığımız saati iade ettirmişti bize. Deodorant da evde kaldı oda spreyi olarak kullanmıştık:D
Sonradan paramıza kıyamadığını o sebeple iade ettirdiğini demişti ama yine de insan buruluyor.
+1
Amaranta ursula
(10.05.26)
(4)

Corsa vs Clio

arbre
Araba seçiminde sona yaklaşıyorum. Seçenekleri azalttım.Opel Corsa 1.2 TwinportOpel Corsa 1.4 TwinportRenault Clio 1.2Renault Clio 1.4Renault Symbol 1.2Renault Symbol 1.4Ford Fiesta 1.25Benzinli, manuel, ilk araba, çoğunlukla şehir içi1.4 bana daha mantıklı geliyor. Motorun güçlü olmasını istiyorum.
Araba seçiminde sona yaklaşıyorum. Seçenekleri azalttım.

Opel Corsa 1.2 Twinport
Opel Corsa 1.4 Twinport
Renault Clio 1.2
Renault Clio 1.4
Renault Symbol 1.2
Renault Symbol 1.4
Ford Fiesta 1.25

Benzinli, manuel, ilk araba, çoğunlukla şehir içi

1.4 bana daha mantıklı geliyor. Motorun güçlü olmasını istiyorum. Fiyat farkı yok çünkü. Yakıt tüketimi önemli değil.

ChatGPT Fiesta öneriyor. Ben de dışını, içini beğeniyorum. Ama 1.25 olması düşündürüyor. Aynı paraya 1.4 var çünkü başka. Hangisi mantıklı? Thank you.
-9
arbre
(07.05.26)
Benim tercihim Clio 1.4 olurdu
0
kaptan memo
(07.05.26)
Acemiliği clioda atıyorum memnunum, az da yakıyor hem.
0
ekimoloji
(07.05.26)
Arbre, sizinle dalga gecme niyetinde degilim yanlis anlamayin ama secenekleri azalttiginiza pek inanasim gelmedi. Maalesef burada paylasilan neredeyse her duyuruyu goruyorum ve bundan daha az seceneginiz olan zamanlar olmustu.

Cevap: atmosferik olacaksa clio 1.4 alin gitsin cok dusunmenin anlami yok. Kiyida kosede kalmis tutulmayan ama iyi araba alma niyetiniz olsa anlarim ama clio icin bu kadar dusunmeye gerek yok. Dogru araci almaya calisin yeter, bakimli falan olsun iste ne bilim. Turbolu alacaksaniz da clio alin bu arada bence.
+4
mbond
(07.05.26)
mbond, sıkıntı yok, bir ara hep otomatik baktım, sonra manuel daha mantıklı buldum, şu an 4 seçenek var, Symbol eledim büyük ihtimalle, Fiesta aklımı çeliyor, bunlar dışında Corsa 1.4 ve Clio 1.4 olarak seçenekleri 2'ye indirdim. :D
-5
🌸arbre
(07.05.26)
(8)

doktora ne hediye alınır

Sadece soruyorum
arkadaşlar selam, cuma günü basit bir operasyon geçireceğim. doktora bi hediye almak istiyorum, çok pahalı olmayan ama eli boş gitmiş gibi de olmayan ne alabilirim? devlet hastanesi bu arada ameliyat olacağım yer. gömlek gibi bi şey mi alayım yoksa lokum baklava gibi bi şey mi? ya da parfüm?
arkadaşlar selam, cuma günü basit bir operasyon geçireceğim. doktora bi hediye almak istiyorum, çok pahalı olmayan ama eli boş gitmiş gibi de olmayan ne alabilirim? devlet hastanesi bu arada ameliyat olacağım yer.

gömlek gibi bi şey mi alayım yoksa lokum baklava gibi bi şey mi? ya da parfüm?
-1
Sadece soruyorum
(06.05.26)
lokum/baklava diyorum.
+1
elorelia
(06.05.26)
Şahsen tanımadığınız kişiye kıyafet gibi kişisel şeyler almak hem risk hem de gereksiz. Güzel bir kutu çikolata yaptırırsanız daha hoş olur. Kendisi yemese bile ikram edeceği kişiler vardır.
+3
ekimoloji
(06.05.26)
Biz ameliyat sonrası yapmıştık. Bölümdeki çalışan doktorlar ve hemşireler için ağam'dan baklava, doktor için de divan'dan çikolata almıştık.
-1
logisticsmanager
(06.05.26)
son model crocs aldım ben geçen hafta 4500 tlye.
değiştirme kartı da koydum.
0
plastic_angel
(06.05.26)
gabe h coud
(06.05.26)
Olm ne çeşit insansınız birisi aldığı yerin adını yazmış bak pahalıdan aldım demek için diğeri ben daha zenginim diye link vermiş.
Doktora ne hediyesi onu da anlamadım da a101-bim hediye çeki diyorum.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(06.05.26)
doktor eşiyim.

dövmeyin veya küfür etmeyin yeterli. onların işi o, güler yüzle teşekkür ve allah razı olsun yeterli oluyor.
0
galahad reloaded
(06.05.26)
Değişim kartı ile birlikte erkek ise gömlek kadın ise ipek fular. Beğenmezse hoşuna giden başka ürün alır.
0
Aydan Dustum
(06.05.26)
(6)

Kaz tüyü mont nasıl temizlenir

arbre
Bütün kış giydiğim için temizlenmesini istiyorum. Nasıl yapılabilir?
Bütün kış giydiğim için temizlenmesini istiyorum. Nasıl yapılabilir?
-6
arbre
(06.05.26)
Muhtemelen teknik olarak yaptığım doğru değil kuru temizlemeye vermek gerekli ama ben uğraşamam diyip makinanın hassas ayarında, 30 derecede sıktırmadan yıkayıp çamaşırlığa yatay şekilde sererek sorunsuz temizlemiştim.
+1
ekimoloji
(06.05.26)
@ekimoloji'nin yaptığına ek olarak ben kuruduktan sonra kurutma makinesine havalandırma modunda (ısıtmıyor) atıp kurutma topları ile çevirttirdim biraz. yoksa tüyler bulundukları bölmelerde topak halinde kalıyordu.
+1
shadowfollower
(06.05.26)
Kuru temizlemeye ver geç, onlar ne yapacağını bilir.
0
halitkin
(06.05.26)
starndart giysilerle birlikte makina + kurutma yaptim birsuru kez, sorun olmadi hic. kurutma dusuk isida, makina da 40 derecede filan.
0
taurina
(06.05.26)
kuru temizleme. kaz tuylerinin ve dis naylonun uzerinde genelde kaplamalar olur. islak ve sicak yikamada bu hydrophobic kaplamalari yok edersin. gorunurde ve yalitimda sorun olmayabilir ama yagmurda kaldiginda suyu iceri gecirir. kaz tuyu montlar islandi mi yalitimlarini kaybederler.
0
antikadimag
(06.05.26)
üç tane tenis topuyla hassas programda yıkıyorum.

makinadan çıkınca, asıp kurutmak yerine, bir yere sererek kurutuyorum.

şimdiye kadar bir sorun olmadı.
0
babilfish
(11.05.26)
(10)

Sinirli Olmak için Haklı Sebepleriniz Varsa, Ortalığı Yakıp Yıkar Mısınız?

lapetitemort
Evet, birisi size ciddi bir yamuk yaptı diyelim ki. Son derece haklısınız.Böyle bir senaryoda bağırıp çağırmak, küfür etmek ve ortalığı dağıtmaktan dolayı sonradan pişmanlık duyar mısınız?
Evet, birisi size ciddi bir yamuk yaptı diyelim ki. Son derece haklısınız.
Böyle bir senaryoda bağırıp çağırmak, küfür etmek ve ortalığı dağıtmaktan dolayı sonradan pişmanlık duyar mısınız?
0
lapetitemort
(06.05.26)
Yapmamaya çalışırım, öfkeyle kalkan zararla oturur diye boşuna dememişler, hem pişmanlık duyarım, hem de maraton koşmuş gibi yoruluyor insan, sinirine, öfkesine yenik düşünce, bir de haklıyken haksız duruma düşmeye sebep olur böyle davranışlar ama bazı durumlarda kontrolü kaybetmemek zor oluyor gerçekten.
0
(06.05.26)
Hakli olmak vs hakli kalmak.

Hakli kalamiyorsan hakli olman da cöp olur.
0
Purple life
(06.05.26)
Asla. Kar/zarar analizini her an yaparak davranırım. Bağırıp çağırmak ne işime yarayacak, köpek kovalamıyorsa bir anlamı yok :)

Son bir iki aydır, Sözlük'ten biri beni tartışma yaşadığı başka biri sanıyor. Her sabah bir başka çaylak hesabıyla iğrenç küfürler, tehditler yağdırıyor, sonra da engelliyor. Önce görmezden geldim, sildim. Böyle yapınca bahsettiği kişi olduğuma inancı arttı :) ama engellediği için cevap da veremiyorum. 2 hafta küfür kıyamet sonrasında bu kişinin nickaltına yazdım. Ben o kişi değilim, enerjini yok yere harcıyorsun, aramızda bir bağlantı kurduysan hatalı düşünüyorsun vs. Mesaj attı, nickaltıma yazdığını sil tamam anladım özür dilerim dedi. Üzerinden bir kaç hafta geçti. Dün yine sabah erken saatlerde bir başka çaylak hesabıyla aynı şekilde tehditler küfürler. Ben hayatta öyle küfürler duymadım bu arada. Orada da sakin kaldım, nickaltına yazdım yine. Yine aynı düşünceye saplanmışsın, benim alakam yok, sorununu benim dışımda çöz, yoksa dava açıp kim olduğunu ifşa edeceğim dedim. Bir başka hesapla yazdı bu sefer. Yine özür diledi. Bir kadınmış bu arada. Ben mantıklı düzgün yazınca benden özür bekledi bir de. Neye özür diliyorum, ben özür dilerim siz de keşke özür dileyebilseniz. Orada gerçekten sinir oldum ama küfür, tehdit hak etmiyorum. Özür dileyecek bir şey yapmadım, size hayatta başarılar dedim. Yine engelledi. Kafayı yersin. Neyse, şizofrenik bir durum olduğunu düşünüyorum. Yine olursa bu sefer dava açacağım ama yine de küfür, sonradan pişman olacağım şeyler asla yapmam.

Yaşadığım eve taşınacağım zaman, üç beş sene önce, nakliyeciyle anlaşmıştım. Taşınmayı yaptık, amelelere Günaydın'dan döner, lahmacun, tatlılar, içecekler. Ziyafet gibi bir şeyler söyledim. Sonra hepsine ciddi bahşiş verdim. Taşınma parasına yakın onlara verdiğim para. İş bitince nakliyeci geldi, abim bana da şu kadar vereceksin dedi. Neden veriyorum dedim. Vermezsen kavga ederiz dedi ve kabarmaya başladı karşımda. Amelelerden daha az kazanamam bu işten dedi. Benim meselem dedim bahşiş vermek. Senin hesabın ayrı, sana bahşiş vermek zorunda değilim. Adam eline sopa alıp üzerime yürüyor, ameleler elinden tutuyor. Öyle mi, peki dedim. Polisi aradım yanında. Sonra da güvenlik çağırdım. Topuk tabii hemen. En ufak yükselme yaşamadım. Sayko gibi sakin. Yanımda ailem olsaydı ve bir agresyon olsaydı orada da ani ve sert bir müdahalede bulunurdum ya da güvenli bir yere geçer yine güvenlik polis çağırırdım ama küfür, ortalığı dağıtmak, yapacağım iş değil.
+2
gabe h coud
(06.05.26)
Sinirlenmekten o duygunun içine girmekten nefret ediyorum, kendimi mümkün mertebe o rıuh haline sokmamaya çalışıyorum ama olursa da eğer muhtemelen 3 dakika sonra pişman olurum.
0
kizil karga
(06.05.26)
Haksızlığa uğramışsam asla duymam; yapmazsam içim soğumuyor çünkü.

Ancak siz bunu kız arkadaş meselesi için falan soruyorsanız; ikili ilişkiler için, yapmasanız daha iyi olur derim.
0
lil siztah
(06.05.26)
Pişman olacağım, yüz yüze bakacağım bir insansa genelde öfkemi çok açığa çıkarmadan sakin şekilde aktarırım. İpler kopsun istiyorsam ve çok öfkeliysem bir tık çirkinleşebilir iş. Karşıdakinin bende değerine bağlı.
0
ekimoloji
(06.05.26)
genelde mutedil biriyimdir çabuk kızmam. sinirle yaptığım her hareketimden hem pişmanlık hem gurur duyarım. vurduğum adamın postu para ediyorsa utanmıyorum. kendimden zayıf birine prensip olarak tepki göstermem.
0
yurtsuz john
(06.05.26)
Gerçekten güçlü insan öfkesini kontrol edebilendir.
0
mesuta
(06.05.26)
Yok abi, kimsenin sinirimi hak etmediğini düşünürüm. Yol veririm, yoluma bakarım.
0
halitkin
(06.05.26)
sakin kalip stratejik düşünen her zaman karlı çıkar. ortaklıkta kazık attıysa o ortaklığın geleceği olmayacağı belli. ama en zarar ve riskle durumdan çıkmak için zaman kollarım.
0
orpheus
(07.05.26)
(2)

hamileler icin app

Purple life
var mi?yeme icme bir sürü dikkat edilmesi gereken sey var. elma diye girsek mesela hamile biri yiyebilir mi yoksa zararli mi diye risk belirleyen ve kisaca sebebini aciklayan bir uygulama?
var mi?

yeme icme bir sürü dikkat edilmesi gereken sey var.

elma diye girsek mesela hamile biri yiyebilir mi yoksa zararli mi diye risk belirleyen ve kisaca sebebini aciklayan bir uygulama?
-5
Purple life
(05.05.26)
uygulama yok ama gemini, chatgpt gibi yapay zeka uygulamaları bunları söyleyebiliyor.
+1
elektr10
(05.05.26)
Ben hamileyken happymom diye bir uygulamayı kullanıyordum fena değildi. Şimdi daha fazla geliştirilmiştir.
0
ekimoloji
(05.05.26)
(7)

Hidirellezi kutluyor musunuz?

krmzbvl
Hic kutladiniz mi? Neler yapiyorsunuz?
Hic kutladiniz mi? Neler yapiyorsunuz?
0
krmzbvl
(04.05.26)
Dilek diliyorum. İçimden dileklerimi diliyorum. Eskiden kağıda çiziyordum 😀

Bu sene de yine dileklerimi dileyeceğim. Umarım güzellikler olur.
0
rock n roll
(04.05.26)
Annem böyle şeylere çok inandığı için yapardık bir şeyler şimdi kendi evimdeyim bu sene gerçekleşmesini çok istediğim bir dilek için dileyeceğim. Dileğimi çizip gül ağacının altına gömeceğim.
0
ekimoloji
(04.05.26)
Beynim ve mantığım olduğu için hayır. Köylü olduğum için köyde yaşamaya devam etseydim yani aklımı kullanmak konusunda dezavantajlı olsaydım diğer insanlara uyum sağlardım.
-12
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
İki defa kutladık ben çocukken. Birisinde bahçede bir ağacın altına dileğimizin yazılı olduğu kağıt mı bez mi öyle bir şey bırakmıştık.
Diğerinde ise; komşular ateş yakmıştı üstünden atlamıştık.
0
yurtsuz john
(04.05.26)
Ben bütün belirli gün ve haftaları kutlarım. Çok büyük anlam yüklediğimden değil, etkinlik oluyor.

Bazen kafama eserse çok sıkılmışsam ve o gün bir şey yoksa illa dünyanın başka bir yerinde bir şeyin günüdür, bakar bulur onu kutlarım. Gelenek seviyorum.

Hıdırellezde gül altına bozuk para gömüyorum. Gece yatarken de cüzdanı açık bırakıyorum.
+1
akhenaten
(04.05.26)
hic yapmadim. denize, göle kagit atan suursuzlara da hayretle bakiyorum.
-7
Purple life
(04.05.26)
İzmir'deyken her mahallede ateşler yakılırdı. Sokaklarda gezip denk gelen ateşlerin üstünden atlamak keyifliydi çocukluk/gençlikte. Bi de hava güzel ve herkes mahallede eğleniyor ortamı da eğlenceli. Olayın dilek boyutuna inanmadım hiçbir zaman ama insanların toplu şekilde eğlenmesi her zaman güzeldir. İzmir dışında bu kadar coşkulu kutlandığına denk gelmedim pek. Gerçi İzmir'de de eskisi kadar her mahallede ateş yakma mevzusu kalmamış olabilir
0
nundu
(05.05.26)
(9)

Michael jackson cocuklari istismar etmis mi?

Purple life
Pedofili oldugu belli zaten ama cocuklari istismar etmis mi?Ben takip edemedim olaylari.
Pedofili oldugu belli zaten ama cocuklari istismar etmis mi?
Ben takip edemedim olaylari.
-15
Purple life
(04.05.26)
Belli derken neye dayanarak söylüyorsunuz?
Öyle olmadığını düşünüyorum, koskoca mj yapmaz öyle şeyler
-2
rhan
(04.05.26)
Evinde cocuklarin yatili kalmasindan.
-3
🌸Purple life
(04.05.26)
Pedofili olduguna eminsen istismar etmistir iste?
+3
baldur2
(04.05.26)
Filmini izlemedim, fanı olan bir arkadaşım filmle alakalı aklandığına dair bir şeyler yazmıştı ilgimi çekmediği için dikkat etmemiştim. Aklanmamış mı?
0
ekimoloji
(04.05.26)
pedofili olduguna nereden eminsin orasını anlamadım. eğer çocuklar evinde kalıyor diye pedofili ise, o zaman evinde kaldıkları zaman istismar da etmiştir. istismar etmediyse zaten pedofili olmaz, çocukların evinde kalmasından memnun olan normal birisi olur.
+5
abelardo
(04.05.26)
Adam tüm suclamalardan aklanmış durumda hatta geçenlerde o eve sıkça giden evde tek başına çocuk. Michael sadece bizlerle oyun oynardı dünya özür borçlu tarzi bir konuşma yaptı.
bence MJ 5 yaşında ünlü olduğu için sadece çocukluğunu yaşayamamış bir peterpan.
+2
kuzey li
(05.05.26)
Hala kesin değil, bunu aydınlatabilecek tek isim Macaulay Culkin ama susmayı tercih ediyor.
0
halitkin
(05.05.26)
ispatlanmış bir suç yok. bildiğim kadarıyla iki dava açılmış. birisi karşı tarafla anlaşıp düşürülmüş, diğerinden aklanmış.
yıllarca adamla dalga gectik kendini beyazlatıyor diye, meğerse adamda hastalık varmış, cildi yer yer beyazlıyormuş, onu kapatmak için tüm yüzünü beyaz yapıyormuş. gerçi hepsini siyahla da kapatabilirdi. o da ayrı konu.
0
parka
(05.05.26)
eksisozluk.com Bu entry dün debede idi, burada yazılanlara göre etmemiş.
0
(06.05.26)
(17)

Boşanma

zeze12
Sık kavga etmesek de eşim tartışma esnasında kendini kaybediyor, bugün o kadar çok bağırdı ki çocuğum çok korktu ağladı. Çocuk kaç gündür hasta bir de. Tartışma esnasında sürekli evde yaptığı işleri başa kakma durumu var. Yaptığı işler: vardiyalı çalıştığı için sabah çocuk uyanınca bir iki saat ona
Sık kavga etmesek de eşim tartışma esnasında kendini kaybediyor, bugün o kadar çok bağırdı ki çocuğum çok korktu ağladı. Çocuk kaç gündür hasta bir de. Tartışma esnasında sürekli evde yaptığı işleri başa kakma durumu var. Yaptığı işler: vardiyalı çalıştığı için sabah çocuk uyanınca bir iki saat ona bakmak. (Defalarca tamam bakma ben bakarım sen yat dedim bu kez de nasıl olsa uyumayacağım çocuğun sesinden diyor) çocuk olduğu için gece ders çalışıyorum sınava hazırlanıyorum bu arada. Ardından kahvaltı hazırlıyor. Yaptığı şey çay koyup yumurta haşlayıp kahvaltılıkları çıkarmak. Mutfakta çok oyalanma huyu var, takıntı derecede mutfak tezgahı ve bulaşıklar temiz olacak, evin başka hiçbir yerinde bu kadar titizlenmiyor. İki gündür ben de midemi üşüttüm halsizlik ve bulantıyla uğraşıyorum. Bugün bir saat kahvaltıyla uğraştığı için, sofrada eksik bir şeyden dolayı söylendim diye çıldırdı. Yine halsizlikten masada bile oturamayınca gidip koltuğa uzanmama laf etti, içeride uzanacakmışım çocuk da masada durmuyormuş halbuki iki dk kendime gelir oturacaktım tekrar bunu söylememe rağmen uzattıkça uzattı. Kendisinin de geçen sene hasta olduğunu ama böyle yapmadığını alışverişe gittiğini söyledi, kendi hastalığı uzun süren öksürüktü bu arada halsizlik yoktu. Neyse en son epey bağırdı çocuk ağladı zoru sakinleştirip uyuttum. Tartışma kültürü yok direkt kavgaya çeviriyor ve böyle böyle beni kendinden çok soğuttu, ailesi de öyle önünü sonunu düşünmeden en son söylenecek lafı başta söyleyip çirkinleşen insanlar. Ben lohusayken yine evde kıyameti kopartıp anneme saygısızlık yapmıştı onu hiç unutamıyorum.

Boşanma durumu olursa çocuğuyla sürekli görüşemeyecek mesleği gereği farklı şehirde yaşayacağız. Bu durumda çocuğumun bir yanı eksik büyümesi düşündürüyor bir yandan da huzursuz ortamda büyümesi ona iyilik olmayacak… kafam allak bullak oldu mantıklı yorumlara ihtiyacım var.
0
zeze12
(04.05.26)
anlatımınızdan iletişiminizin iyice zayıfladığı, karşılıklı kinlenmelerin başladığı anlaşılıyor. anlattığınız olaylarda, kahvaltı hazırlamasını biraz fazla azımsamışsınız bence + söylenmişsiniz. o hastalığa laf etti diye sizinkiyle onunkini yarıştırmışsınız falan. fi tarihinden kırgınlıklara girmiyorum.. adam da, çocuğu babanızın evinden getirmişsiniz gibi davranıyor sanırım. bu kadar tahammülsüzlük buradan döner mi bilmem.
görünen tabloda, çocuğun baba bağırtısı ya da ana-baba atışmasıyla ağlaya sızlaya büyümesindense, babasını aralıklı görmesinden daha az travmatize olacağı anlaşıyor.
hayırlısı olsun.
0
lil siztah
(04.05.26)
Çocuk olmuş, evde işyükü artmış. Yeni duruma ikiniz de adapte olamamışsınız, karşılıklı özveri bekliyorsunuz, göremeyince de aklınıza ilk gelen şey boşanmak olmuş.

İnanın boşandıktan sonra herşey çok daha fazla zorlaşacak. Medeni iki insan olarak bir gün oturun, sorunlarınızı tek tek, sinirlenmeden ama çözüm arayarak konuşun. Bir aile büyüğünden ya da ortak samimi bir arkadaşınızdan moderatörlük desteği de alabilirsiniz ya da çift terapisi alın.

Yalnız, öküze kızdım. Çocuğun yanında ses yükseltilmez. Çocuk sahibi olmak için ehliyet almak gerekliliğine iyi bir örnek.
0
Mirket
(04.05.26)
huzursuz ortamda büyüyeceğine babasız büyümesi daha iyi bence.
bir tanıdığımızın çocuğu oldu, çocuk biraz büyüyünce çocuğa hafif düzeyde atipik otizm tanısı konuldu. yani ilgi ve bol bol sevgiyle bayağı düzelir demişlerdi. ama anne de baba da kedi köpek gibiler sürekli kavga halindeler, internette bi video var ya "sen büyüyle mi böyle oldun" tarzı kavga eden çift, aynı onlar gibiler. çocuk şu anda bildiğin ağır zihinsel engelli gibi. bayağı kötü durumda.
sizinkiyle aynı şey değil ama çocukların kötü ortamdan nasıl etkilendiklerini az çok anlayın işte.
+2
matilda
(04.05.26)
boşanın karşılıklı sevgi saygı bitmiş zaten
+2
alester
(04.05.26)
Icinizde sevgi varsa karsilikli konusup iliski terapisi falan alin bence.
Bunaldiginiz isler ayrilinca bitmeyecek hatta artacak.
-1
Purple life
(04.05.26)
siz boşanırsanız da kolay boşanamazsınız, yıllar sürer. şu an birbirinizden hoşlanmıyorsanız o zaman nefret edersiniz ve çocuk olduğu için zaten hiçbir zaman diyalogunuz bitmeyecek. hayat herkes için karanlık, sıkıcı, bunaltıcı. bunu kabul edip öyle yaşamak gerekiyor. bence çift olarak duygu regüle edebilme becerisine, anlayış göstermeye ve “saygı”ya ihtiyacınız var. boşanınca da her şey muhteşem mükemmel olmayacak. bu kez çocuğu tek başına büyütmeye çalışacaksın ve yine birbirinize kurulup duracaksınız. ki şimdi bile lohusayken anamgile şunu yapmıştı, ben geçen yıl hastayken yatıp dinlenememiştim falan skor tutuyorsunuz kavga anında ortaya çıkartmalık. zor.

bilmiyorum, öyle bir şeyler yazdım işte. umarım düzeltirsiniz ama boşanınca sorunlarınız bitecek diye bir şey yok.
0
deartheodosia
(04.05.26)
Buradan yazılanlardan tavsiye almayın öncelikle, çocuk varken boşanmak kolay bir karar değil. Eğer karşılıklı özveriyle birşeylerin düzelme ihtimali varsa beraber destek alın ve iletişiminizi sakince kurun, açık olun. Tüm çabaya rağmen olmuyorsa o zaman düşünebilirsiniz
0
mirty
(04.05.26)
Herkese teşekkür ederim önerileri ciddiye alacağım sakinleşince kendi hatalarımı da farkettim.
@artiküyeokmakistiyorum aksine sade bi nikahla evlendik hiçbir zaman düğün gösteriş insanı olmadım, umarım sen de bizimki gibi bir evlilik yapar daha uzun eğlenirsin.
+1
🌸zeze12
(04.05.26)
Ne terbiyesiz ve yanık biri çıktın sen ya? Mutsuzluğunun sebebi neyse git onu çözmeye çalış insanların dertleriyle eğlenen incel falan mısın?
+2
🌸zeze12
(04.05.26)
Abi sen ne şuursuz yapışkan bir şeysin ya komşun kapına geldiğinde korkudan kapıyı açamayan adamsın ne bu ilgi çekme merakı ben farklıyım havaları?
+3
🌸zeze12
(04.05.26)
Shepard isimli mahluk geri gelmiş sanırım. Direkt engeli basıp yok sayın, en çok ona kuduruyordu bu.
+5
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Hahahah yeni gelen bile çözmüş artıküyeyi
+1
ekimoloji
(04.05.26)
sidik yarışına girmişsiniz. herkes "ben daha fedakarım" diyor. o da, siz de. çocuk yanında kavga edilmez, ses yükseltilmez. nokta. çocuk hatırlıyor. bu konuda çok net sınırlar koyun. gerekiyorsa şöyle bir cümle kurun:

"çocuk yokken gerekiyorsa yumruk yumruğa kavga edelim ama çocuk varken sesini bir tık bile yükseltirsen doğrudan boşanma davası açarım"

benim bir kaç önerim olacak:

1- kavga eden bir ailedense boşanmış bir aile daha doğru olabilir. çocuk hasar alacağına, "eksik" kalsın daha iyi.

2- çift terapisine kesinlikle gidin. aile büyüğü ya da arkadaş moderatörlüğü ara bir çözüm olabilir, ama bir yerde tıkanmanız çok olası. terapistlerin de asıl işi bu tıkanılan yerlerde sordukları sorularla konuşmaya/tartışmaya devam etmeniz.

3- eşinizi değiştirmek için harcayacağınız çabayı, sınavınız için harcayın. yarın öbür gün boşanırsanız bu sınav sizin için çok önemli hale gelebilir. önce can, sonra canan.
+3
co2s2
(05.05.26)
karşılıklı hastalık ve yapılan işler konusunda yarışa gitmenin bi manası yok. o sizin hastalığınızı küçümsüyor, siz onun kahvaltı hazırlamasını küçümsüyor. iki tarafta da hata var. bu olaylar ve kavgalar harici iyi bir baba ve iyi bir eş mi onu sorgulamak lazım. onu da ancak siz bilirsiniz. ama yok yani bu adam ne babalık ne kocalık yapıyor vs diyorsanız yapılacak şey belli. tabi emin olmak lazım.
-1
elorelia
(05.05.26)
kahvaltıda eksik bir şeyden söylenmişsin. nasıl söylendin, tam olarak ne dedin, anlamaya çalışıyorum. peynir de koymamışsın o kadar çalıştığın boşuna, gibi mi? söylenmek bazı insanların çok ağırına gidebilir.
0
gabe h coud
(05.05.26)
Şöyle adamlarla neden evlenip bir de üremesine izin veriyorsunuz yemin ederim bu insanlık iflah olmaz ya.

Biz eşimle arada ufak tefek tartışıyoruz diye çocuk düşünmüyoruz. Babamda şüphecilik var diye annem ben 2 yaşındayken ayrılmış. Hiç öyle düzelir falan diye de beklememiş. Çocuğa böyle bir aile ortamı yaşatmaya ne hakkınız var ya.

Boşanın gitsin merhamet ve saygı olmayan yerde de çocuk yapmayın nasıl eğitim alıyorsunuz anlamıyorum ki.

Ayrıca siz niye adamın yaptığı her şeyi küçümsüyorsunuz o da ayrı bir konu...

Sürekli eleştiren, söylenen kadınla da hayat sürmez, öfke kontrolü olmayan adamla da.

Edit: Ha bu arada normalde sorun yoktu da çocuktan sonra böyle olduysa bir ilişki terapisti ile iki taraf da çözüm arıyorsa düzeltilebilir.
-1
ananiyimioguz
(05.05.26)
Tartışma kültürü olmayanın o olduğuna emin misin? Yazdıklarında onun söyledikleri mantıklı gözüküyor çünkü. Tartışmak içindekini döküp rahatlamak demek değil, konuyu mantık çerçevesinden bakıp argümanları objektif değerlendirmek demek. Ayrıca geçen de vardı benzer bir durum. Eşi bebeğe bakıyor ev işine yardım ediyor, öğle arası işten gelip ütü filan yapıyor ama soruyu soran kadın, erkek kendi kendine bağırıyor diye bize şikayet ediyor. Sizde de benzer bir tatminsizlik var. Eşiniz vardiyalı çalışıyor, sabah çocuğa bakıyor kahvaltı hazırlıyor mutfağı temizliyor ama siz kahvaltıya katılmıyorsunuz, söyleniyorsunuz ve çıldırdı diyorsunuz. Tartışmada onun size yaptığı açıklamaları dinlemediğiniz anlaşılıyor, hazırladığı kahvaltıyı ve yaptığı temizliği hor görür şekilde de yazmışsınız. Bu tavırlarla sağlıklı bir evlilik yürütmek çok zor olur. Ben burada işten arta kalan zamanını çocukla vakit geçirmek için kahvaltıya özenen ve eve emek vermekten çekinmeyen bir erkek ve evde oturtmaya çalıştığı bu aile düzenine uymayan ve küçük gören tatminsiz bir kadın görüyorum, üzgünüm.
+1
osssy
(05.05.26)
(7)

Bazı trans kadınlar neden daha güzel oluyor

darkwizard
https://www.instagram.com/iamsamikautto/Örnek bu kadın gibi bana her zaman trans kadınların normal kadınlardan daha kibar olduğunu düşünmüşümdür.Eşcinsel değilim bu arada
www.instagram.com
Örnek bu kadın gibi bana her zaman trans kadınların normal kadınlardan daha kibar olduğunu düşünmüşümdür.
Eşcinsel değilim bu arada
-10
darkwizard
(01.05.26)
Trans olup tomboy olacak degiller heralde :D
0
Purple life
(01.05.26)
Bunun nesi güzel
+5
artıküyeolmakistiyorum
(01.05.26)
Bu kadının neresi güzel kanka
+2
kullaniciadimvar
(01.05.26)
Onda alet vardır. Latin bir de... açıp gösterse korkarsın.
+3
runaway
(01.05.26)
Trans olarak normal bir tip ama güzel bir kadından daha güzel değil gerçekten zevkinizi anlamadım. Bu kadar filtre/ makyaj kullanan birini doğal bir kadınla kıyaslıyorsunuz. Estetik bir algınız yokmuş
+1
kestane gürgen palamut
(02.05.26)
Bazı trans kadınlar gerçekten çok güzel oluyor ama bu kişi onlardan fersah fersah uzak. Suratında özellikle kaş göz bölgesinde hala bir erkeksilik mevcut.
0
ekimoloji
(02.05.26)
trans kadın değil bu . trans erkek.
0
illegalstar
(03.05.26)
(15)

Çocuğu olan duyurucular?

bobinhoo
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)

2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?

3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur muydunuz?

4) Genel olarak çocuklarla çok vakit geçirmekten hoşlanmayan ve ekstra sorumluluklardan kaçınan birinin; “hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var” ya da “ileride yalnız kalma kaygısı” gibi nedenlerle çocuk yapması sizce doğru mu?
0
bobinhoo
(30.04.26)
1-hayatım kökten değişti, hayatıma çocuk dahil olmadı ben tamamen başka biri olup çocuğa dahil oldum.
2-istemediğime emindim, yanlışlıkla oldu.
3-zamanı geriye alabilsem yaşım gençken 2-3 çocuk daha yapardım şimdi yaştan dolayı en fazla 2 yapabilirim.
4-çocuklardan hoşlanmıyordum hala hiç sevmem ama kendi çocuğumu seviyorum, yaşlanınca bana bakmasını zaten ben istemem, oğlumu o kadar çok seviyorum ki onun hayatında böyle bir sorumluluk olmak istemiyorum.
Soruya cevap, hayır doğru değil. Ben anne olunca anneliği sevdim ama herkes sevmeyebilir. Yine de siz riske girmeyin. Ya sevmeseydim yani şu an cehennem olurdu.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
1. hayatim degismedi tecavuze ugradi (ayrica kimsemizin olmadigi bir yerdeyiz anne babadan bile yardim yok)
2. emindim super oldu
3. her turlu isterdim yine
4. degil. sorumsuz adamin isi degil cocuk buyutmek.
0
pasaklıpepee
(30.04.26)
2) kimse yüzde yüz emin olamaz sonuçta örneklerini görsen de senin hayatına ne getireceğini tam olarak kestiremiyorsun. ama bizimki tamamen planlıydı yani çocuk sahibi olalım dedik ve olduk.

3) bunu çok sorguluyorum ama zaten çocuk gözümün önünde olduğu için yok, doğurmazdım diyemiyorum net bi şekilde. çocuğun kendi zorluğu bir yana ülkenin durumu, gelecek kaygısı da etkili bunda. ama çekirdek aile içindeki durum için düşünürsek zaman zaman kafayı yiyip pişman olduğum oluyor. ama zamanı geri alabilsem yine çocuk sahibi olurdum :D

4) benim çocuk motivasyonumu güzel özetlemişsin aslında. 'hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var.' çocuk istemeyen, sevmeyen, yapmayan, yapamayan herkesin durumuna ve fikrine saygı duyuyorum. tamamen kendi yaşantım için yorum yapıyorum. kafamdaki 'aile'nin içinde çocuk olmalı illaki diye düşünüyordum her zaman. asla çocuk düşkünü, anaç biri olmadım ama kafa yapım buydu.

1) hayatım kökten değişti +1
yani çocuk doğuruyorum, onu hayatıma ortak ediyorum, biz ona değil o bize alışacak tarzı instamom'luk gerçek hayatta pek karşılığını bulmuyor.
mesela bizim için saat 20.30dan sonra dışarıda olmak gibi bi kavram yok. ya da ne bileyim çocuğun öğle uykusunu atlatmak gibi bi imkan yok. yapabilen varsa tebrikler.
yeme içme gezme tatil. her şeyin tarzı değişiyor.
geçen evli ama çocuksuz arkadaşlarımız geldi. bi yerde tatlı yemek istedik ama akşam yemeği yiyemeyiz diye vazgeçtik. ben de canım çekti, aklıma düştü filan diye söyleniyordum. olsun ya akşam yemekten sonra basar gideriz dediler. hayır gidemeyiz çünkü çocuğun uyku saati... gibi gibi örnekler.
0
elorelia
(30.04.26)
1.hayatımız tamamen çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendi.(tamamen yardımsız perişan olduk.)
2.emindik. ama bu kadar kendimizi unutacağımızı hayal etmemiştik.
3.olurduk.
4.çocuk sahibi olmak ekstra sorumluluk zaten. eğer bu bir erkekse eşi çok zorlanır.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
2) bebek bekliyoruz. emin olmak tam tabir değil. bir bilinmezlik olduğu kesin ve tabii ki hayatımızın farklı bir yöne doğru evrileceğini tahmin ediyoruz. bizim motivasyonumuz ilişkimize ve birbirimize olan güvenimizden ileri geldi. kendimize yakıştırdık yani. çocuğum ilerde bana bakar filan gibi şeyler mantıklı gibi görünse de aşırı mantıksız. tanrıcılık oynayarak bilinmez bir zaman için bu tarz düşüncelerin mesneti yok. aile olmak istiyor musunuz, ilişkinizde buna motivasyon var mı, soru bu olmalı.
0
awlmi
(30.04.26)
1. Büyük ölçüde değişti, ben rahatıma düşkün biriyim eşimin çalışma saatleri esnek olmasa kafayı yerdim. Allahtan kolik falan değildi bebeğim.
2. Bunları göze alarak çocuk yaptım diyemem zorlanacağımı biliyordum ancak anne olma isteğim her şeyin önüne geçti bir de biyolojik saat meselesi var yaş 30 olmuştu.
3. Sevgisi bambaşka bir şey, yine olsa yine yapardım ama ikinciyi yapmayı düşünmüyorum, tüm bunları sil baştan yaşayamam.
4. Yalnız kalma korkusu dahil hiçbir pragmatik düşünceyle çocuk yapmayın çünkü ileride size bakacağı veya görüşmek isteyeceği garanti değil. Beklentisizce yapılmalı, iyice emin olunmalı.
0
ekimoloji
(30.04.26)
1. Çocuk yapınca hayatım çok değişti. Sürpriz olmadı ama. Değişeceğini biliyordum. Değişti ve güzelleşti. Gerçi zaten güzeldi. Daha güzelleşti. Hayat çocuk etrafında değil, çocuğun da dahil olduğu bir şekle büründü. Yeni nesillerde çocukerkil aile yapısına geçiş oluyor. Bizde öyle olamazdı, olmadı.
2. Evet
3. Tek bırakmazdım. Kardeşleri olsun isterdim. Hata ve haksızlık yaptım.
4. Çocuk yapmak, çocuk sahibi olmak içgüdüsel bir olgudur. Ben çocuk yapmayacağım diyenlerin bu konuda dünya görüşlerinin yeterince olgunlaşmadığını, hayata bakışlarının 'Ben büyüyünce hiç evlenmeyeceğim.' diyen çocuğunki kadar dar açılı olduğunu ve ileride aşırı pişmanlıklar yaşayacaklarını düşünüyorum.
-8
Mirket
(30.04.26)
1- annem cocuktan sonra hicbirsey eskisi gibi olmuyor derdi, dedigi gibi oldu. hayatin tamamiyle degisiyor cocuk herseyin merkezi oluyor. hanimin ilk tanistigim kadin ile alakasi yok, bambaska birine donustu.

2- ben hazirdim, hatun hazir degildi galiba. onu cok iyi etkilemedi.

3- kesinlikle evet.

4- kesinlikle hayir. benim amacim bayragi devredecek birisi olmasi gerekliligi idi, bir de bence annelik/babalik duygusunu herkesin tatmasi lazim, bambaska birsey. ilerde bana baksin diye cocuk yapilmaz, oyle bir seyin garantisi yok cunku.
0
cooperr
(30.04.26)
1. %75 degisti, ha deyince cikip bi yerlere gidemiyorum. Ama henuz kucuk. Yavastan toparlanabilir belki bu kisim.

2. Degildim. Pozitifi gorunce hafif bir yas xd Ama bu duygu azalarak kayboldu. Simdi supper bi anneyim xd evt kendim karar verdim ;)

3. Bu soruya şöyle cevap vermek isterim... cocuk sahibi oldugum icin pismanim ama cocuk sahibi olmasaydim da pisman olacaktim. Hep "acaba olsa miydi" "nasil olurdu" hissiyle yasicaktim. Simdi de "cocuksuzken hayat ne guzeldi" hissiyle yasiyorum ;) yaş onemli bi ayrinti galiba burada. 35ten oncesi ve sonrasi cevap degisebilir

4. Bu kisi bir babaysa ona bisi olmaz, eşi aşşşşırı zorlanir xd bu kisi bir anneyse muhtemelen bambaska birine evrilir
0
üğpoıuy
(30.04.26)
1) Tamamen değişti, ilgisi alakası yok önceki hayatımla. Şu anda çocuklar 10 yaşını geçtiler hala ilgisi yok.
2) Evet ama tabii insan endişe duymuyor değil bin nedenle...
3) Evet
4) Şu anki düşüncelerin bundan 5-10 yıl sonra aynı kalmayabilir. Bazı insanlar kesinlikle çocuk yapmayacaklar, hatta evlenmeyecekler bile, o noktada değilsen herşey değişiyor bu hayatta. Değişimin olmamasını istiyorsan aktif olarak ve bundan dolayı depresyona gireceksen o zaman evet, çocuk yapmak iyi bir şey değil ama o zaman hiç bir yeni şey yapmak iyi bir şey değil.
0
compumaster
(30.04.26)
1. hayatım tamamen değişti ama bu halinden çok memnunum.
2. evet ama %100 demek bence fazla iddialı. çünkü milyon tane kaygım var bunların büyük kısmı çocukla ve onun geleceğiyle ilgili.
3. evet ama keşke daha erken çocuk sahibi olsaydım.
4. çok ama çok yanlış. eğer amaç sadece çocuk sahibi olmuş olmaksa asla ama asla çocuğu aklından bile geçirmemeli.

eğer bu soruyu sen kendi veya partnerin için falan soruyorsan özellikle 4. soruyu tekrar tekrar düşünün.
0
scudman1
(30.04.26)
1) Benim hayatımı oğlum şekillendirdi, ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, daha iyi şartlarda yetiştirebilmek için gece gündüz çalıştım, ek işler yaptım, öğrencilerin bitirme projelerini yaptım (gurur duymuyorum), endüstriyel projeler yaptım, bu esnada şimdiki işyerimin sahibiyle tanıştım ve hayatım değişti. Herhangi bir ekonomik sıkıntım kalmadı, dünyayı gezebileceğim bir işe sahip oldum.

2) İsteyerek çocuk sahibi oldum, ben de eşim de çok istiyorduk.

3) Oğlumu çok seviyorum, zamanı geri alsam gene onu isterim. Çok fantastik bir rüya görmüştüm, eşimle tanışmamışız, çocuğum yok. Eşim beni tanımadan yanımdan geçip gidiyor, içimde öyle büyük bir boşluk hissettim ki sabah uyandığımda ağlama limitlerine geldim.

4) Kesinlikle yanlış, yalnız kalmamak için çocuk mu yapılır ? Hele ki onunla vakit geçirmeyecekseniz bunun acısı çocuk çok derin yaşıyor, sık seyahat ettiğim için bazen o kadar özlüyor ki eve döndüğümde kısa süre sonra tekrar gideceğim diye strese giriyor
+2
kimlanbu
(01.05.26)
1. çok değişti, düşündüğümden çok daha fazla değişti. bir insanı hayatta tutmak gibi bir sorumluluk yükleniyor ilk günden. sonra da her şeyde onu da hesaba katarak sürdürme zorunluluğu hayatı. fiziksel ve duygusal olarak çok fazla zorluk ekleniyor.
2. çok emindim çok istedim.
3. evet olurdum, pişman değilim.
4. yanlış çünkü çocuklarla vakit geçirmeyi seven ve anne/baba olmayı çok isteyen biri için bile bu kadar zor bi şeyken istememiş/planlamamış/bunun için çaba göstermemiş biri için ne kadar zordur tahmin edemiyorum.
0
mezzosprite
(01.05.26)
ya bu arada "yaşlanınca bana baksın" motivasyonuyla çocuk yapmak dünyanın en saçma yatırımı. geçen müge anlıya çıkmıştı sonunu izlemedim ama yaşlı annesini öldürmüş kadın galiba. babasını da öldürmüş olma ihtimali vardı. sevgisiz çocuk yetiştirince bu tarz şeyler de olabiliyor yani, taş doğursalar daha iyiymiş. ki sevgiyle büyütsen bile çocuğuna bakmakla annene babana bakmak farklı şeyler, çocuğunun minnoş poposunu silmekle yetişkin bi insanın poposunu silmek çok farklı. birinin büyümesine yardım ediyorsun hayal kuruyorsun, ümitli bi şey; diğerini ölene kadar idare ediyorsun, kasvetli bi şey. hani çocuğunuz sizi çok sevse bile onun için bunu dilemezsiniz, sevmezse de size bakmaz zaten muhtemelen. ki ben annemi çok ani kaybettim ve hala "keşke ölmeseydi yatalak kalsaydı ve hayatım boyunca ona baksaydım" diyorum ama zor yani.
yalnız kalmamak için çocuk yapmak yerine kendi hayatınıza bakın, iyi arkadaşlıklar kurun, zaten yalnız kalmazsınız. istemeyerek yaptığınız bi çocukla gayet yalnız da kalabilirsiniz.
0
mezzosprite
(01.05.26)
1, 2, 3- Evet
4- Çocuk çok zor bir şey, normalde zorlukla mücadele edebilen bir insan değilseniz çocuğu hiç sanmıyorum. Ama çocuk sevmekle çocuğunu sevmek aslında birbirinden çok alakasız iki şey. Hayatım boyunca çocuklara karşı nötrdüm ama kendi çocuğumu aşırı fazla seviyorum, yapmayı sevmediğim her şeyi yapabiliyorum. Çok biyolojik bir durum
0
redlinetheturk
(02.05.26)
(11)

Duşta popoyu yıkıyor musunuz?

Caletti
Sabun ve şampuanla yıkıyor musunuz? Yoksa sadece suyla mı? Ben yıkıyorum fakat kız arkadaşım vajina ve popo bölgesine kimyasal olduğu için sabun ve şampuan değdirmediğini söyledi garibime gitti. İyi de; temizleyici ajan kullanılmayan bir kıç, ne bileyim
Sabun ve şampuanla yıkıyor musunuz? Yoksa sadece suyla mı? Ben yıkıyorum fakat kız arkadaşım vajina ve popo bölgesine kimyasal olduğu için sabun ve şampuan değdirmediğini söyledi garibime gitti. İyi de; temizleyici ajan kullanılmayan bir kıç, ne bileyim
📊 Sabun şampuan kullanıyor musunuz?

Bu anket sona erdi. 71 oy kullanıldı.

0
Caletti
(30.04.26)
Kadın için doğru olan o, orası sadece yeni canlı yaratma potansiyeli olan bir yer değil; aynı zamanda zengin ve renkli kendi florası olan bir cennet. Kullananlar türlü mantar vb. sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor.
-3
redlinetheturk
(30.04.26)
vajinanın içi kimyasalla yıkanmaz. florasını bozarsınız. dışı ve popo yıkanabilir.
+5
ground
(30.04.26)
Yıkanır,evet.
Kadınlar için abartmadan tabi,iç dış kese atacak da değil ya,neyse.
Öte yandan,ilgili yerlerin muhatabı sensin sonuçta. Rahatsız eden bir durum varsa uyar ki öyle davransın,ya da aksi durumda sen ona göre davran.
+2
denizciman
(30.04.26)
Popoyu suyla yıkamak yeterli deniliyor ama bence değil. Kadınların büyük çoğunluğu da vajina ile vulvayı karıştırıyor ne yazık ki. Vulvayı dıştan sabunla temizlemekte sakınca yok deniliyor; kimse içinizi sabunla çalkalayın demiyor zaten. Kız arkadaşınız jinekoloğa gittiğinde danışıp doğrusunu öğrenebilir.

Geçenlerde gratis’te bir anne ve 16-17 yaşlarındaki kızı alışveriş yapıyordu. Kız tüy dökücü krem bakıyordu; talimatları okurken “anal bölgede kullanılmaz diyor?” diyip annesine baktı. Bence bikini bölgesi için bakıyordu ve annesinden onay istedi. Annesi de “boşver” diyip bıraktırdı. Sanırım kız anlamadı; annesi de açıklamak istemedi. Bilmeyen bilmiyor yani.
+2
lil siztah
(30.04.26)
millet boklu geziyor. daha vulva nedir vajina nedir bilmiyor.

popo da malum bölgede dıştan yıkanır sabun duş jeli vs.

içeriye parmak atıp ovalamak değil burada kastım.
+3
Hallegadola
(30.04.26)
Afedersiniz kokar yani. Tabi ki yıkanmalı. (Vajina hariç)
0
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
Yav tabi ki yıkanır. Delikler hariç. Ama ben afedersin de orayı bile organik sabunla
+1
benaslindayohum
(30.04.26)
@lil siztah
Tüy dökücü olayını anlamadım ya? Kullanılmaması doğru değil mi? Anne doğru olanı yapmış
0
benaslindayohum
(30.04.26)
@benaslindayohum; onu, genital, boşaltım vd organların adını bilmemek/karıştırmaya örnek olarak yazmıştım. kız, bayaa anal bölgenin ne demek olduğunu anlamadı bana kalırsa.
kadınların büyük kısmı vajina(iç kısım) tabirini vulva'yı(dış kısım) da kapsayan, organın tümü anlamında anlıyor/kullanıyor. vajinaya sabun değdirilmez diyince, ok, o bölgeyi hiç yıkamayalım gibi anlaşılabiliyor bu sebeple. süslüsözlük var, ağırlıkla kadınların takıldığı; orada sık sık bunun kavgası çıkar da, oradan biliyorum.
+3
lil siztah
(30.04.26)
@lil ehshs süslü sözlük favori kavga başlıkları, külodunuzu kaç günde bir değiştiriyorsunuz sorusuyla ölümüne kapışır.
+1
ekimoloji
(30.04.26)
genital bolge temizleyicisi kullaniyorum, daha nazik ve cilt ph'ina uygun urunler. disarda kalacaksam ya da kisa bir seyahate gidiyorsam dus jeli ile temizlerim ama kullandigim dus jeli de dusuk ph ve sulfatsiz.
0
inspired by a true story
(30.04.26)
(25)

Yeniden görüşmeye başlanan eski sevgili

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaş
On yıla yakın birlikteliğimiz oldu. Ayrıldık. Aylar yıllar geçti. Bizi bir geleceğin beklemediği kesin. Çok değiştik yıllar içinde. O yüzden ayrıldık zaten. Diyaloğumuz yok gibiydi. İnstagramda bir iki beğeni. Ayda yılda iki kelimelik mesajlar. Son zamanlarda bildiğin muhabbete düşer olduk. Mesajlaşmalar, araşmalar falan. Arkadaşça görüşüyoruz. Şu anki sevgilimin haberi var. Ses etmiyor ama görüşmemizi istemiyordur kesin. Kendimi kontrol edemiyorum. Pislikmişim gibi hissediyorum. İkimizinde hayatında birileri var şu an.

Bugün beraber tatil yapalım dedi. Romantik değil, ikimizinde eskiden görmek isteğimiz bir yere grupla gezi. Ne cevap vereceğimi bilemiyorum.
-25
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
hislerinde haklısın.
+7
yenibirgüzelnick
(29.04.26)
Sevgilini aldatıyor olmak için illa eski sevgilinle sevişmen gerekmez. Sen sevgilini aldatıyorsun bu çok net.

Beraber tatil teklifine ne cevap vereceğini bilmemen de aşırı absürt. Umarım sevgilin kurtulur senden bir an önce.
+20
himmet dayi
(29.04.26)
insanı insan yapan, içgüdüleriyle değil, mantığıyla hareket etme iradesidir malum.
iradenizi devreye alın; mevcut ilişkiniz de dahil olmak üzere bu olan biteni sağlıklı bir biçimde; sanki bir arkadaşınıza akıl veriyormuşçasına değerlendirin. en doğru cevabı siz de biliyorsunuzdur.
+4
lil siztah
(29.04.26)
bu bir aldatmadır. yanlış içindesin.
+3
summerjam0306
(29.04.26)
Bu kadar ortak noktanız ve iletişiminiz varsa diğer insanları daha fazla oyalayıp üzmeyin bence, birlikte olun.
+1
ekimoloji
(29.04.26)
@lil siztah
Okadar haklısınki!!
Mantığıma göre kendisini her taraftan engellememem lazım. Sevgilim problem etmedi şu ana kadar hiçbirşeyi. Ama haksızlık ona.

Diğer taraftan, yeniden diyalog kuralı beri sanki tekrardan nefes almaya başladım. Sevgilimle ayrıldık diyelim. Ki ayrılmak istemiyorum. Yinede eski sevgilimle bizi bi gelecek beklemiyor. Benimkisi geçmişe özlem sanki.
-12
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Bu arada eski sevgilimle karşı hiçbi şekilde cinsel, tensel bir çekim hissetmiyorum. Erkek olsaydı mesela hiçbir problem kalmazdı.

Düzeltiyorum, erkek olsaydı değilde aseksüel olsaydı mesela.
-7
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
ya eski sevgilinle baris ve sevgilinden ayril.
ya da eski sevgilinle iletisimini kes ve yenisiyle devam et.

cok cig bir durumun icindesin. 20 yasinda degilsen böyle dramalar yasamiyor olman lazim. dost aci söyler :P
-1
Purple life
(29.04.26)
valla böyle hem ayranım dökülmesin, hem kötü şeyler yaşanmasın diyerek siz iki kişi, karşıdaki iki kişiye çok büyük haksızlık ediyorsunuz. karma/ilahi adalet bunların hesabını sorar. bunun ama'sı, fakat'ı yok; yapmayınız.
+3
lil siztah
(29.04.26)
Görünen oki yapılacak şey iletişimi kesip acı çekmek. Birazda bana kızın, zorlayın diye açtım duyuruyu. Yapmam gereken belli. Zor ama. Zor nefes alıyorum...
-9
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
yani amacın sevgilini aldatmak onun arkasından iş çevirmek değil, iyi niyetli olduğunu düşünüyorum ama bunu sürdürmenin mevcut sevgilini kıracağını düşünüyorum, o yüzden iletişimi kes bence de.
+1
Sadece soruyorum
(29.04.26)
Hocam sevgiliniz var, seviyorsunuz diye tahmin ediyorum, niye zor nefes alıyorsunuz anlamadım? Samimiyetle soruyorum.
+6
kumandanim
(29.04.26)
Hocam sen kendine yalan söylersin tamam da, bize niye yalan söylüyorsun mesela? Anlamayacağımızı mı düşünüyorsun? Sıfır cinsel çekim duyduğun biriyle iletişimi kesme ihtimaline karşın "zor nefes alıyorum", "iletişimi kesip acı çekerim" gibi şeyler söylüyorsun. Resmen deli gibi aşıksın. Bunda hiçbir olumsuz bir şey yok bu arada. Bir insana aşık olabilirsin. Ama derhal mevcut sevgilinden ayrılmalısın. Ve eski sevgilinin de şu anda sevgilisi olduğu için ondan da bir karşılık beklememen en doğrusu olur.
+6
himmet dayi
(29.04.26)
Tatile gidip sevişin
-2
Cezcez
(29.04.26)
Eski sevgili mide bulandırıcı bir şey değil mi ya. Bu kadar eksiyi hak etmişsin. Aldatmışsın bir de. Karakter nasip olur inş.
-3
arbre
(29.04.26)
Sevgilinizi tebrik ediyorum olay çıkarmadığı için ben olsam kavga ederdim çoktan
0
kestane gürgen palamut
(29.04.26)
@kumandanim ve @himmet dayi ve herkes
Şöyle anlatayım:

Kendimi yeterince ifade edemedim sanırıım.

-Hayatım da kimseyi aldatmadım.
Ne ilişkim varken başkasıyla ilişki yaşadım. Nede arkasından gizli iş çevirdim. Tüm görüşmelerimizden sevgilimin haberi var. Bunlar zaten 'seni özledimmm' türü yazışmalar değil.

-Eski sevgilimle yakaladığım kafa uyumunu yaşamım boyunca eş-arkadaş-aile kimseyle yaşamadım. Birbirimizin cümlelerini tamamlıyorduk. 10 yılda bi kez bile kavga etmedik.

-Bizi bir gelecek bek-le-mi-yor. Aile olamayız. Ben yuva kurmak istiyorum. Ve çok değişti kendisi. Tarikatçı oldu mesela. Tarikatta öyle sofu falan değil. Scientology gibi bişey. Çocuklarımın annesi olsun istemiyorum. Cinsel olarak arzulamıyorum. Ama kendisi en iyi ennn iyi arkadaşımdı. Hatamız friendzone'da kalmamaktı belkide. Daha detaylar var çok özel diye yazamıyorum.

-Biz sevgiliyken çoğu zamanımız beraber geçti. Hayatındaki boşlukların tamamına yakınını dolduruyordu.

-Eski sevgilim yapmaması gereken ciddi bir hata yaptı. İçten içe farkına vardığım bir geleceğimiz olmadığı o an kafama dank etti. Terk ettim. Kabullenmesi çok uzun sürdü.

-Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım.

-Ben kendisini hayatımda istemiyorum. Geleceğimde istemiyorum. Bugünümde istemiyorum. Yıllardır bunun mücadelesini veriyorum. Arkadaşça diyalog kurabilecek kıvama geldik sanmıştım. Mevzu eski günlere özleme evriliyor.

-Eski eşyalarını, kıyafetlerini atamayan bir yapım var. Bağlanıyorum herşeye. Kolay kopamıyorum.

-Ben şu anki sevgilimi çok seviyorum. İlerideki eşim olarak görüyorum. Çok doğru bir insan benim için.

-Ben sadece unutmak istiyorum. Bana nefes aldırmayan şey, eski sevgilimle konuştuğumuz zaman, yıllardır olmadığı kadar iyi hissettiğim gerçeği. Kalbim pır pır etmiyor ama sanki hayatımdaki herşeyden on kat fazla tat alıyorum. Bu gerçek ise midemi bulandırıyor. Kendimden nefret ettiriyor. İğrenç, aşağılık bir insan gibi hissettiriyor. Bildiğimiz aşk. Doğru. Ama kendisi doğru insan de-ğil!
-3
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(29.04.26)
Kanka son mesajinida okudum. Bu aldatma. Istedigin kadar dondur. Yaptigin hem kendine hem su anki partnerine saygisizlik. Bitmis seyin hesabini yapmasanda yasini tutuyorsun. Eve kapali kalamiyorsan cik disari kafani dagit. Hobi falan edin.

Partnerinin sana ne dedigi hic onemli degil. Soylemese bile muhtemelen icine atip susuyordur.
+1
inte17
(29.04.26)
eski sevgilinizin doğru insan olmadığını ve onunla ilişki yaşamayacağınız fikirlerini siz şu an yaptığınız şeye bahane olarak kullanıyorsunuz. bence o tarikatçılık meselesi falan sizi yeterince itmemiş; diğer türlü arkadaşınız olsa bile kesip atardınız.
yani yeniden oldurma ihtimali her türlü var ve kabul edin ki şu an ex'inizle içinde olduğunuz şey, açıkça bir tür ilişki işte. ama artık anlaşılıyor ki, bu denklemin içindeki herkes duruma bir şekilde okey.. hal böyleyken üçüncü kişilere daha fazla söz düştüğünü düşünmüyorum. hayatta başarılar.
+1
lil siztah
(29.04.26)
Ahahah, arbre'ın bir cevabı ilk defa artı oylanmış :))

Size tavsiyem: Kabullenin.

Edit: arbre eksilenmiş, nazar değdirdim. :)
0
yadigar
(29.04.26)
"Eski sevgilim bugün istesem koşa koşa gelir. Benden vazgeçmediğinin farkındayım." demişsiniz.

tek taraflı vazgeçiş olmaz.
0
co2s2
(29.04.26)
Hocam zor diyorsunuz ama yapmanız gereken hatırlatan şeyleri atıp unutmak. Çok zordur haklısınızdır ama yapmanız gereken bu.
+1
kumandanim
(30.04.26)
ateşle barut yanyana durmaz diye bir deyim var. şu an tensel çekim yok ama az alkol az yanyana gelince hormonlar-feromonlar devreye girip bir delilik yaptırabilir. sosyalleşmenin farklı yollarını bulman lazım.
0
orpheus
(30.04.26)
Beni etiketlediğin için tekrar cevap yazıyorum.

Hocam masal anlatma ya. Sevgilinin haberi varmış falan... Git söyle bakalım sevgiline "Ben eski sevgilimle iletişimi keseceğim ama bu bana acı verecek, nefes alamayacağım. Birlikte tatile gidelim diye bir teklifte bulundu ve ben ne cevap vereceğimi de bilmiyorum" diye. Ondan sonra gel olan biteni anlat.

Çok affedersin de pipin kızın kukusuna girmedi diye aldatmamış olmuyorsun. Masalı kes.
0
himmet dayi
(30.04.26)
Eski ve mevcut sevgili sıkıntılı. Birisi sevgilinin olduğunu bilip yazıyor, diğeri ses çıkarmıyor, nasıl bir ilişki bu
+1
kimlanbu
(01.05.26)
(7)

kredi kartı yıllık kart ücreti

dedim ben sana
hesap ekstreme 1000küsür liralık kart ücreti yansıtılmış. bunu ödedikten sonra geri verin bu ücreti dediğimizde puan vs gibi şeylerle geri verdiklerini biliyorum. ödemeden ekstre bedelinden düşürmek mümkün mü? illa ödedikten sonra paramı verin mi dememiz gerekiyor? teşekkürler.
hesap ekstreme 1000küsür liralık kart ücreti yansıtılmış. bunu ödedikten sonra geri verin bu ücreti dediğimizde puan vs gibi şeylerle geri verdiklerini biliyorum. ödemeden ekstre bedelinden düşürmek mümkün mü? illa ödedikten sonra paramı verin mi dememiz gerekiyor? teşekkürler.
0
dedim ben sana
(29.04.26)
genelde hepsi veriyor. şartları oluyor ama. bonus puan yatırıyor.
0
mikahakkinen
(29.04.26)
hemen arayın bankanızın müşteri hizmetlerini ve kart ücreti iptali isteyin bende anında geri yansıdı rakam hiç ödemedim .
+1
devilone
(29.04.26)
garanti iptali kabul etmedi. yıllık kart ücreti+50lirayı bonus olarak tanımladı. ayrıca kartı 9ay boyunca kapattırmama sözü istedi. kabul ettik el mecbur. bonusu da sanki havadan gelen para gibi harcıycaz halbuki o da kendi param.
0
🌸dedim ben sana
(29.04.26)
halkbank da iade etmiyor. iki kartım var, ikisine de olumsuz yanıt çıktı.
+1
lil siztah
(29.04.26)
müşterisine göre değişiyor, iade etmiyorlarsa çok uğraşmayın, alın bonusu devam edin.


Kart işinize yarıyorsa tabi.
0
kumandanim
(29.04.26)
ödemeden düşebiliyorlar. akbankta ödemeden düştüler mesela... 1 yıl kapamama sözü istediler. yapı kredi yarısını düştü 6 ay kapamama sözü istedi mevcut taksitler bitince kapatacağım kartı. garantide kartım aidatsız flexi ama aidatlı olsa da bonus verseler sorun etmezdim. gayet tl eşdeğeri olarak görüyorum bonusu. rahat harcanıyor çok sınırlayıcı değil. chip para harcama konusunda en iyisi yaptığın herhangi bi harcamada sonradan kullanabiliyorsun ama bonus posları yaygın yine sıkıntı yok. shell'de migros'ta n11'de hepsiburada'da vs. geçiyor. normalde yapmayacağım bi alışveriş yapma ihtiyacım olmuyor bonus harcarken.
0
konetsu
(30.04.26)
İşbankası da ödedikten sonra maxipuan olarak veriyor. Nasıl olsa harcıyorum diye kabul edip geçiyorum, bir kaç kere kapatmakla tehdit ettim ama yemedi. Bu konuda işbankası kadar g.tü kalkık banka görmedim.
0
ekimoloji
(30.04.26)
(12)

Neden iletişime geçmiyor?

kestane gürgen palamut
Arkadaşımın uzaktan bir arkadaşı instagram fotoğraflardan beni görüp tanışmak istemiş, arkadaşımdan bir buluşma ayarlamasını istemiş. O arada adam beni eklemiş oldu. Ama mesaj atmadı hiç, çekingen mi beğenmedi mi benden mi bekliyor anlamadım.hanımlar siz olsanız napardınız?Beyler neden böyle yapıyo
Arkadaşımın uzaktan bir arkadaşı instagram fotoğraflardan beni görüp tanışmak istemiş, arkadaşımdan bir buluşma ayarlamasını istemiş. O arada adam beni eklemiş oldu. Ama mesaj atmadı hiç, çekingen mi beğenmedi mi benden mi bekliyor anlamadım.
hanımlar siz olsanız napardınız?
Beyler neden böyle yapıyor olabilir ? Garip değil mi?
0
kestane gürgen palamut
(28.04.26)
buna çok benzer bir kaç soru sorulmuştu yakın zamanlarda; demek ki sık karşılaşılan bir durum.
ben olsam, işin raconunu araştırmaz, normalde nasıl tepki vereceksem öyle davranırım.
bu bağlamda, talep ondan gelmiş; beni eklemiş ancak harekete geçmiyorsa, keyfi bilir der geçerim. anlattığınız koşullar altında sizden hareket beklemesi manasız olur bence. harekete geçmemesi konusunda ise, muhakkak kafasına yatmayan bişeyler olmuştur ama beni ilgilendirmez; hiç tanımadığım birinin neyimi beğenmediğini bilmek istemem açıkçası.
+4
lil siztah
(28.04.26)
arkadaşın aracılığıyla herhangi bir dönüş gelmeden yazmak istememiş olabilir.
0
duyuruuser
(28.04.26)
yeni normal bu artik. seviyorsan git konus bence. :S
0
buenosdias
(28.04.26)
Beğenmedi.
-11
arbre
(28.04.26)
arkadaşımdan dönüş beklese eklemezdi bence, bu ihtimal çok düşük geliyor. Gerçekten erkekler de değişmiş
0
🌸kestane gürgen palamut
(28.04.26)
Hiçbir şey yapmaz karşıdan adım beklerdim. Beğenen o görüşmek isteyen o, vazgeçmiş olabilir görür görmez aşkından ölmediysem hiç uğraşmazdım.
+1
ekimoloji
(28.04.26)
kendisine sorabilirsin,
en fazla üzülürsün..
-1
designer
(28.04.26)
karşındaki bir bordo bereli, zayıf anını bekliyor.
+1
orpheus
(29.04.26)
ne kadar süre oldu 6 saat, 4 gün , 10 gün.

2-3 günse normal değil.
+1
gurur
(29.04.26)
5 gün olmuştu. Dün akşam bir mekanda denk gelmişiz sonrasında mesaj attı dostlar.
Erkekleri anlamak zor
0
🌸kestane gürgen palamut
(29.04.26)
Acaba sizi gormeseydi mesaj atmayacak miydi?
+1
acelaacedebela
(30.04.26)
@ace olabilir, ama çok çekingen anladığım kadarıyla atsa da çok geç atardı o zamana kadar da ben hesabını çoktan silmiş olurdum
0
🌸kestane gürgen palamut
(30.04.26)
(11)

Erkek bakış açısı

sessizce aglayan sanat
SelamGönül işleri diye açacaktım ama daha çok p*p* işleri olduğunu düşündüğüm için normal soru olarak açtım. Medikal diye mi açsaydım acaba ya 🫢 neyse.Bir erkek bir kadınla her konuşmasında cinsel çağrışımlar kullanıyorsa, ona sürekli onunla cinsel arzuları düşündürüyorsa, hani "seninle sevişmekten
Selam

Gönül işleri diye açacaktım ama daha çok p*p* işleri olduğunu düşündüğüm için normal soru olarak açtım. Medikal diye mi açsaydım acaba ya 🫢 neyse.

Bir erkek bir kadınla her konuşmasında cinsel çağrışımlar kullanıyorsa, ona sürekli onunla cinsel arzuları düşündürüyorsa, hani "seninle sevişmekten başka bir ley düşünemiyorum" dercesine bir davranış tarzı varsa bu erkek ruh hastası mıdır değil midir? Görüşlerinizi merak ediyorum.

Ayrıntı isteyenler için söyleyeyim, kadının cilveli davetkar falan davrandığı yok, kadın aslında güzel de sayılmaz ama erkek kadını çok fazla dişil buluyor ve bunu ona birkaç kez de söylemiş.
-4
sessizce aglayan sanat
(27.04.26)
Gonul isi yok zaten ortada. Amacini belli etmis. Ruh hastasi demezdim ben sadece seks disinda bir iliski beklemeyin.

Karsilik vermediginiz halde boyleyse ruh hastasidir sapiktir tacizcidir tabii
+3
aguen
(27.04.26)
burada tek mesele rıza kavramı. kadının rızası var mı? istiyor mu? istiyorsa ne ruh hastalığı yahu. canımın çektiği kadına kur yapmıycam da kime yapıcam. ayrıca kadın beni istiyorsa niye ipe un seriyor?
+1
yurtsuz john
(27.04.26)
eğer bu kişi cinselliği tabu haline getirmiş, cinselliği ulaşılmaz görmesinden dolayı bu olayı bayağı büyütmüş biriyse evet sıkıntılı bir durum olduğunu düşünürüm. kadının beklentisi aşk + sevgi + cinsellik ise ama erkeğin tek beklentiisi cinsellikse bu ilişki iyi bir yere gitmez. ama erkek cinsellik konusunda zaten cool biri ise o kadını sevdiği ve bu aşk + sevginin peşinden gelen bir arzusu varsa normal hatta çok güzel bi durum.
0
Sadece soruyorum
(27.04.26)
Sürekli yapıyorsa abazanlıktan başka bir şey değil. Bir de yaşlar kaç 30+ ise daha vahim bu abilerin bazıları afedersiniz ağır *mcı oluyor. Dillerine vuruyor ancak icraat genelde sıkıntılı oluyor.
+1
ekimoloji
(27.04.26)
Bir nevi Saldıray Abi yani.

www.youtube.com
+1
Mirket
(27.04.26)
cinsel cekimi sapiklik, abazalik, tabu olarak gormeyen normal bir insan da olabilir. cinsel cekim de bir nevi duygularin dile gelmesi cunku. yani cok asik oldugu icin cinsel cekim sarhosu da olabilir.
-3
buenosdias
(27.04.26)
O kadınla evlenmeyi düşünmüyordur.
Orgazm olup anlık hazlar peşindedir.
-1
HellKeePer
(27.04.26)
sadece seks kovalıyor.
karşı tarafın ağızını arıyor.
0
duyuruuser
(27.04.26)
Arkadaş şu hale gelmiş;
youtu.be
0
logisticsmanager
(27.04.26)
Değildir. Ama hanzodur. Diğer erkekler de onun gibi abazayız ama belli etmeyiz
+1
Cezcez
(27.04.26)
Sen burda 3. Kişi mi oluyorsun acaba,meselenin hangi tarafısın ya da.ona göre yorum yapardım. Genel olarak konuşacak olursam,olabilir,normaldir.şahsen ben de benzer bir duruma girdim yakın zamanda ,hiç de her kadına salça olan biri değilim.mesele tamamen hormonal bence.detay da verecek olursam yatağa atayım bi kere kafasında değildim ama evlenecek olsam baya renkli bir hayat yaşardık yani,hoş iş o raddeye gelmedi,neyse.
0
denizciman
(27.04.26)
(13)

Saçımı boyasam mı?

pembediken
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
Alt kısımları koyu yeşil ya da mor renge boyamayı düşünüyorum. Çalıştığım kurumda birinde aynı şekilde pembe gördüm. Ama kamuda olduğum için biraz da çekiniyorum. Tuhaf karşılanır mı?
0
pembediken
(25.04.26)
Güzel kızlarda problem olmuyor ama çirkin kızlarda psikolojisi bozuk olarak algılanıyor. Honestly.

Bir yere kadar evet, bir yere kadar hayır.
-6
arbre
(25.04.26)
Güzellik görecelidir
-2
🌸pembediken
(25.04.26)
Kamudan bağımsız olarak boyama derim. Doğal renkler en güzeli. beyaz saçın olduğunda boyamaya karar verirsin tabii eğer rahatsız ederse beyazlık.
Bildiğim kadarıyla saçların koyu renkse seçtiğin rengin olması için açıcı uygulanabilir o da boya aktığında turuncu olarak çıkıyor ortaya.
+1
duhan
(25.04.26)
İçinden geldiği gibi davran. Boyamak istiyorsan boya. Beğenmezsen tekrar boyarsın eski rengine.
+1
rock n roll
(25.04.26)
Ben uçlara yeşil/mavi atmıştım (saçım kahverengi). Uzadı. Şimdi gökkuşağı rengi atmayı düşünüyorum :D Çalıştığn kurumda kılık kıyafet yönetmeliği yoksa ya da içinde böyle bir madde yoksa boya gitsin.
0
truf
(25.04.26)
No way.
Sacma sapan isler.

Tuhaf karsilanir. Yüzüne bir sey söylenmese de seni yadirgayacak bircok insan olacak. Mesela ben fkfkf
-4
Purple life
(25.04.26)
Doğallıktan yana olduğunu sanıp, zerre kadar doğal olmayan kırmızı ve sarı tonlarını benimseyen, nereden gelip yerleştiği belli olmayan statükoyu körükörüne benimseyen kişileri önemseme bence. Nasıl içinden geliyorsa öyle yap.
Eninde sonunda kabulleneceklerdir.
-2
Mirket
(25.04.26)
Hevesiniz varsa yapın gitsin kimin ne düşündüğü çok da önemli değil, beğenmeyen küçük oğluna almasın.
+1
ekimoloji
(26.04.26)
Ben boyatmıştım pembeye.
hizliresim.com
Bir ay sonraki hali
hizliresim.com

Sonra mora boyattım hazır saçın açılmışken
hizliresim.com
Bir ay sonraki hali
hizliresim.com

Tamamen akınca da şöyle oluyor. Gri gibi.
hizliresim.com

Yani bence çok güzel oluyor ama hemen akıyor. Ayda bir boyatman lazım. Evde de boyayabilirsin ama zahmetli biraz, ben eşime boyatıyordum.
Bir de saç inanılmaz yıpranmıştı benim. Oyuncak bebek saçı gibi olmuştu. Kuaföre ya da malzemeye göre değişiyordur tabi.

Kamu olayını bilemiyorum ama dikkat çekiyor illaki. Tabi sadece alt kısımları boyatırsan kestirerek de kurtulabilirsin.

Yani doğum yaptığım bir dönem olduğu için daha fazla uğraşmamak için koyu renge döndüm sonra. 5 ay filan kullanabildim. Üstüne boyayarak daha uzun süre kullanabilirsin ama dediğim gibi sık gitmek gerekiyor.

Boya bence istiyorsan. Ama pembe yerine mor daha güzel gelmişti bana .
-1
elorelia
(26.04.26)
Benzer düşüncelerden geçtim zamanında ve hevesin varsa yap gitsin diyorum. Dikkati kesinlikle çekiyor. Hem kendini hem de çalıştığın yeri denemek için küçük bir miktarı boyayarak başlayabilirsin. Uçlara veya küçük bir tutama değişiklik yapınca geriye çevirmesi çok kolay olur ve daha az dikkat çeker. Asıl problem koyu renk açılırken saçın yıpranması ve boyanın hızlı akması oldu bende de, düzenli uğraşırım diyorsan bunlar da mesele değil.
-1
matlii
(26.04.26)
Neden saçma sapan ve nesi yadırganacak tam olarak? @elorelia her renk güzel olmuş sizde. Ben tamamını değil sadece alt kısımları boyarim orada gölge olan kısımlar boyayı alır.
+1
🌸pembediken
(26.04.26)
Farkli renk sac, piercing, dövme marjinal insan itemi. Marjinal olsan bile, bana göre, marjinal gözükmemen gerekiyor.

Insan taktigi tokadan, catal bicak kullanimina kadar her seyde disariya bir algi yayiyor. Bir ton kod var. Pembe sacin da yaydigi bir kod olabilir elbet.

Tartisma ciksin diye söylemiyorum valla. Senin sacindan bana ne yoksa. Sadece comara bak yhaa dersin ya da aklinin bir kösesine not eder gecersin.
-3
Purple life
(26.04.26)
icinizde en ufak heves var ise direk yapin. sonucu dönülmez bir sey degil
-1
oscar
(27.04.26)
(3)

Odaklanma için takviye öneriniz var mı?

umutt
Kısa bir süre içerisinde bir sınava hazırlanmam lazım. Odaklanma, algılama ve hatırlama konusunda sıkıntı yaşıyorum. Demirim eksik onu biliyorum, d vitamini alıyorum ama yeni başladım sayılır. Doktorum genel tabloyu bir arada değerlendirerek demir içeren bir şey yazmadı, belirli şeyler önerdi (tamam
Kısa bir süre içerisinde bir sınava hazırlanmam lazım. Odaklanma, algılama ve hatırlama konusunda sıkıntı yaşıyorum. Demirim eksik onu biliyorum, d vitamini alıyorum ama yeni başladım sayılır. Doktorum genel tabloyu bir arada değerlendirerek demir içeren bir şey yazmadı, belirli şeyler önerdi (tamamen doğal-bitkisel şeyler) ama ben daha kısa vadede etki edecek bir şey var mı arayışındayım açıkçası.
Özellikle demir içeren ve onun dışında odaklanmanıza fayda sağlayan kullandığınız takviyeler var mı?
30+ kadın kişisi
0
umutt
(25.04.26)
ne kadar sürede etki eder net bilgim yok ancak omega 3 hem ruh hali üzerinde hem odaklanmada kilit rol oynayan dopamin mekanizması üzerinde epey olumlu etkiye sahip.
+1
pide
(25.04.26)
doktor değilim, içiciyim öncelikle:)
demir eksikliğinizin olduğu tahlille sabitse, takviye alın. türk kadınlarında demiri yerinde olan yok gibi bişey; doktorlar da alışmış artık alt sınıra 'ok' demeye. özellikle halsizlik sebebiyle kafa bulanıklığına iyi gelir. solgar'ın gentle iron'ını diğer demir ilaçları gibi yan etkiler göstermiyor; bu sebeple öneriliyor. ben ocean microfer kullanıyorum şu an; o da fena değil. adet dönemlerinizde her gün, diğer zamanlarda gün aşırı olacak şekilde alınması yeterli deniliyor.
anlattığınız sıkıntılarda b12'nin etkisi de olabilir; baktırmadıysanız ona da baktırın.
d vitamini için, ben, günlüklerdense, haftada iki kere yükleme şeklinde alınanlardan çok fayda gördüm.
odaklanmaya omega 3 iyi geliyor diyorlar +1. ayrıca şu 'one a day' tarzı kompleks vitaminlere bakabilirsiniz.
ayrıca kafa sağlığı için yürüyüş, yoga, meditasyon +1.
+1
lil siztah
(25.04.26)
Stikolin.
+1
ekimoloji
(25.04.26)
(10)

Kerebiç seven var mi?

üğpoıuy
S.b
S.b
0
üğpoıuy
(24.04.26)
Yanında servis edilen köpük gibi şey güzel ama o da yalnızken çok ağır, kerebicin o saçma tadı için güzel bir eşlikçi, birlikte olurları var ama yalnızlarken ikisi de kötü.
-1
mutekebbir
(24.04.26)
Sevmek ne kelime memleket hasreti çektik yine akşam akşam :((
-1
messina123
(24.04.26)
Bir tatlının değeri çıktığı coğrafyanın dışında da başka kültürlerde de tüketilmesidir. 53 yaşında adanalıyım. Kerebiçi duyalı 5-10 sene olmuştur. Mersine gittiğimde en iyi yer diye bilinen yerde yedim. Yedim derken tattım. Bu ne Allahaşkına??
+1
ground
(24.04.26)
bayılırııııımmmmm
0
alibilir
(24.04.26)
@ground, cidden bana kesme seker versen "sonucta sekerdir🤷‍♀️" der kıtlar yerim ama hayatimda bu kadar ikinci çatalı istemedigim bir tat olmamişti. Bunu kim neden ünlü etmis cok merak ediyorum
+1
🌸üğpoıuy
(24.04.26)
Çok severim ama ikiden sonrası bayıyor ayrıca köpüğü acımsı olmayacak. Kerebiççi Oğuz ve Hayri favorimdir.
0
ekimoloji
(24.04.26)
sadece yoklukta yerim, antep fıstığı bu şekilde araya verilmemeli.
0
fatihdr
(24.04.26)
Hediye gelmişti mersinden. Güzeldi.
-2
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(25.04.26)
Valla görürsem yerim ama özellikle para verip yemeye gitmem. Biraz fazla ağır bir yiyecek, zira çok tatlı da diyemiyorum ortada birşey.
+1
vampir akrep
(25.04.26)
Mersin'de yaşıyorum. Sevmedim.
0
strawberry first
(25.04.26)
(5)

yeni sosyal medya yasası, bildiğimiz internetin sonu olur mu?

beatbox yapan metalci
hesaplara tc ile girme fikri beni dehşete düşürüyor. bunun böylesine normalleşmesine inanamıyorum. ne olacak şimdi herkes patır patır hesap mı kapatacak? kullanmaya devam edenler izlendiğini bilerek nasıl kullanacak? 20 küsür yıldır bildiğimiz internetin sonuna mı geldik?
hesaplara tc ile girme fikri beni dehşete düşürüyor. bunun böylesine normalleşmesine inanamıyorum. ne olacak şimdi herkes patır patır hesap mı kapatacak? kullanmaya devam edenler izlendiğini bilerek nasıl kullanacak? 20 küsür yıldır bildiğimiz internetin sonuna mı geldik?
+1
beatbox yapan metalci
(24.04.26)
Sürdürülebilir gelmiyor bana. En başta besledikleri 100 hesaplı trolleri görevlerini nasıl idame ettirecekler? VPN var, her uygulama bunların sistemine göre platform değiştirmek istemeyebilir vs vs
+1
ekimoloji
(24.04.26)
Sürdürülebilir değil ama zaman kazanırlar. Bir seçim daha kazansalar yeter onlara. Sonraki hamle zaten planlanmıştır.
0
runaway
(24.04.26)
herkes kimliğini fotoğrafını yüzünü filan okutacak, hiç de öyle anlamsızca sürdürülebilirlikle filan alakalı bir konu değil. idare gücü istediğini onaylar, istediğini onaylamaz, istediğinden onay sormaz. bildiğiniz internetin sonuna gelmekle birlikte, bildiğimiz internetin başına geldik. en başta da internetteki herkes gerçek insandı, kim olduğunu bilmesek de insandı. şimdi insan olduğundan emin olmak istiyorlar ki şu kadar pazarlama parası, bantlar genişlikler çerçöp olmasın. bu enerjiyi tam anlamıyla gözetime harcayabilsinler. kullanmayana da kullanmayı zorunlu yapacaklar bak gör.
-7
klassno
(24.04.26)
Sizin başkasından alıntı yapmadan kendi fikrinizi yazma kabiliyetiniz yok mu? İyi ki bana göre sürdürülebilir gelmiyor yazdım :d öznel ya kanka hani? Maske dağıtmayı beceremeyen adamlar sistemli şekilde internete girmeyi düzenleyecek hadi bakalım.
-1
ekimoloji
(24.04.26)
sözlük bu yahu, nesi öznel. sevan bey siz misiniz? :D neyse, maske dağıtmakla bunun arasında büyük bir çıkar farklılığı var.

biz tepki göstermedikçe -ki göstermeyiz- her gün yeni kaçamak bir yol bulmaya çalışacak buradaki insanlar. onlara çok üzülüyorum mesela, kapatıp gidemiyor, çekerim emaneti silerim tivitırı demiyor. kimliksiz şöyle giriyorum, böyle erişiyorum diyor. üzücü.
-1
klassno
(27.04.26)
(15)

Allah aşkına ustalıkla yazılmış akıcı kitap önerisi

gadlemler
Çok okuyasım var, 20 yıl önce sıkı okuyucuydum. Çok paslandım ve odak problemim var. akıcı, depresif olmayan tercihen eğlenceli ama şart değil (depresif olmasın yeter), elimden düşüremeyeceğim, onlarca karakter barındırmayan ve okuma hazzı veren bir kitap öneriniz var mı? Yerli yabancı klasikler uza
Çok okuyasım var, 20 yıl önce sıkı okuyucuydum. Çok paslandım ve odak problemim var. akıcı, depresif olmayan tercihen eğlenceli ama şart değil (depresif olmasın yeter), elimden düşüremeyeceğim, onlarca karakter barındırmayan ve okuma hazzı veren bir kitap öneriniz var mı? Yerli yabancı klasikler uzak dursun. :)

Hani öyle olsun ki, sıkıntılarla dolu hayatımda gündüz aklım kitapta kalsın, eve koşayım okumak için. Tercihim yerli, yabancı da olabilir.

Dün Yusuf Atılgan-Anayurt Oteli'nin son 40 sayfasına gelip bıraktım yanlış tercih yapmışım. Bugün de bir çırpıda ayşe Kulin 4 gün 3 geceyi okudum. Hiç zorlanmadan çerez gibi gitti aradığım okuma hazzı buydu öte yandan sığ geldi kitap, bu ayrı konu.

Acaba fi çi pi 3'lemesini mi okusam diyorum arkadaşım önermişti, dizisini de hiç izlemedim konuyu da tam bilmiyorum.
+1
gadlemler
(24.04.26)
Bir Apaçi Masalı

15 yaşında evden kaçıp oradan oraya sürüklenen, sevdiği kız için bir haftalığına İngiltereye gidip 9 sene orada kaçak yaşayan adamın hikayesi. Bir otobiyografi.

Zamanında İnci Sözlükte yazmıştı sonra kitaplaştırıldı.
-4
yurtsuz john
(24.04.26)
İhsan Oktay Anar veya Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın herhangi bir romanı olur.
+3
tadartatmaztadantatar
(24.04.26)
Başucumda müzik
Dublörün Dilemması
Korkma ben varım

Çok oldu bunları okuyalı ama çok akıp gittiğini hatırlıyorum tabii okudugum zamanlar ne yapay zeka vardı ne reels. Odak problemim yoktu.
+2
egerbiryolcu
(24.04.26)
Ayşe Kulin - Kanadı Kırık Kuşlar’ı seveceğinizi düşünüyorum.
Bir de Orhan Pamuk Kırmızı Saçlı Kadın romanı diğer romanlarına kıyasla epey akıcı ve dili sade.
+1
ekimoloji
(24.04.26)
Adam fawer - empathy kesinlikle
+2
etna
(24.04.26)
simyacı
+1
thawne
(24.04.26)
Sherlock Holmes, polisiye seviyorsanız 2 sayfada çözülen olaylar ile hem merakı besliyor; çözüme hızlıca varıyor, hem akıcı... Ben de aynı sebepten başladım 2 günde 3 kitap bitirdim.
+3
strawberry first
(24.04.26)
john fante kitapları senin için en uygunu.
+1
xu
(24.04.26)
haruki murakami kitapları da olur
+1
Sadece soruyorum
(24.04.26)
Alper Canıgüz
+1
fildirfildir
(24.04.26)
severek ve tek nefeste okuduğum, okuma alışkanlığını yitirenlere tavsiye edeceğim kitaplar:
günler aylar yıllar
gün olur asra bedel
körlük
don quiojote - roza hakmen çeviri, iki cilt
robinson cruose
frankeistein
suç ve ceza
amak'ı hayal
sürgün - refik halid

yerli - yabancı klasiklerden uzak durun demişsin gerçi ama yine de yazmak istedim bunları.
0
biseysorcaktim
(24.04.26)
Kuran
0
mantık
(24.04.26)
eger biraz fantastik, cyborg falan seviyorsaniz "murderbot günlükleri - martha wells".

richard osman, perşembe cinayet kulübü serisi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.04.26)
Ulysses - James Joyce
Tutunamayanlar - Oğuz Atay
Kayıp Zamanın İzinde -Marcel Proust
Sefiller - Victor Hugo
Savaş ve Barış - Tolstoy
-2
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(25.04.26)
Umut Sarıkaya’nın “Benim de söyleyeceklerim var” serisi (4 cilt) hem kendini okutturuyor hem de eğlenceli.

Harry Potter kitapları da sürükleyici kitaplar.
+1
yadigar
(25.04.26)
(3)

Doğum günü hediyesi

arbre
Kendime doğum günü hediyesi almak istiyorum. Neler önerirsiniz? Akıllı saat istiyorum. Huawei, Xiaomi, Samsung (telefonum Samsung) hangisi iyi olur?
Kendime doğum günü hediyesi almak istiyorum. Neler önerirsiniz? Akıllı saat istiyorum. Huawei, Xiaomi, Samsung (telefonum Samsung) hangisi iyi olur?
-11
arbre
(22.04.26)
Marshall kulaküstü kulaklık
-1
black holes in the sky
(22.04.26)
black holes in the sky, sağ ol ama kulaküstü kulaklıktan nefret ediyorum, kulak içi kulaklığım var
-4
🌸arbre
(22.04.26)
Eşim Huawei kullanıyor bayağı memnun. Telefonu xiaomi, saatin modelini bilmiyorum istersen öğrenirim.
0
ekimoloji
(22.04.26)
(11)

Eğitim sisteminde ne değişmeli?

antihero
Sb.
Sb.
0
antihero
(21.04.26)
Mevcut siyasi iktidar.
+13
thracia
(21.04.26)
önce bakan değişmeli. zorunlu eğitim 5 seneye tekrar inmeli. ilkokulda ahlak ve çevre dersi eklenmeli. yere tükürmek çöp atmak kötü davranış diye tüm çocuklara öğretilmeli. çalıştığım yerin yanında ilkokul var, 3 harfli marketlerden aldıkları yiyeceklerin tüm çöpünü yere atıyorlar.
+4
mikahakkinen
(21.04.26)
Zorunlu egitim kesinlikle aynı kalmali btw. Cocuk gelinlerden, cocuk iscilerden kismen yeni kurtulduk.

Sanata, spora, uretime agirlik verilmeli
Mevcuda bakilmaksizin her okulda en az bir rehber ogretmen (ki o bile az) olmali
Geziler, sosyal etkinlikler ogretmenin inisiyatifinde degil milli egitimin programinda ve sistemli olmali
Dolayisiyla sinav sistemi de degismeli
Meslek egitimi hakkıyla verilmeli
Sinif mevcutlari azaltilmali
Köy okullari yeniden acilmali
Listeyi bitirmek zor. Ekliyorum. Disiplin surecleri islevsel hale getirilmeli
Sınıfta kalma ogretmenin inisiyatifinde (belki ekstra bir kurul karari) olmali
Cok parlak ogrenciler icin BILSEMler disinda bir plani olmali milli egitimin
+2
üğpoıuy
(21.04.26)
Liselere 1 yıl zorunlu İngilizce hazırlık sınıfı getirilmeli.
-5
arbre
(21.04.26)
Tüm öğretmenler sözleşmeli yapılmalı, sözleşme yenileme dönemlerinde ilmi yeterlilik ve mesleki beceriler incelenmeli.
Tüm sınavlar merkezi yapılmalı, sınav sonucu ile dershane başarısı birlikte değerlendirilmeli,
Sınıf geçmek zorlaşmalı, becerilere göre mesleki eğitime yönlendirmeli,
Her öğrenci mutlaka bir spor dalıyla uğraşır hale getirilmeli,
Tüm okullar millileştirilmeli, özel okul kavramı olmamalı,
Üniversiteye giriş zorlaşmalı, üniversite sayısı, her mezunun iş bulabileceği sayıda azaltılmalı.
Yabancı dil ve bilgisayar ders olmaktan çıkarılıp eğitimin bir parçası olmalı.
Köy okulları açılmalı

Liste uzar gider
0
Mirket
(21.04.26)
Reşit olma yaşı düşürülmeli ve zorunlu eğitim kısaltılmalı. Genç nüfusun en üretken olduğu zamanlar öğretim adı altında sıralarda sınavlarda geçmemeli. Bu devlet için de büyük kayıp. üniversite master doktora yüksek lisans ile 30 - 40 yaşından sonra hayata atılmak olmaz.

Burak Can, Berkecan, Aylincansu Ayçasu' ların velilerine çocukların olumsuz durumlarıyla ilgili idareden olumsuz bilgi verildiğinde anında çocuğunu savunmaya geçen ve hatta idareyi suçlama tavırları içerine giridikleri an çocuklarını okuldan almaları yönünde bir tebligat iletilmeli.

Çocuğunun adeta emrinde olan ve çocuğu haksız olmasına rağmen onu savunan anne ve baba , okul devlet komşu vs. herkes için sorundur.
O çocuk büyüdükçe giderilmeyen sorunlar da doğrudan kendisiyle büyür.

Anaokulunda da o çok renkli ortam/eğitim yine çocuk tabiatına uygun olarak yeniden ele alınmalı.
maneviyatla birlikte ciddiyet resmiyet saygı düzen güven , girişimcilik , kendine hakim olma, zor zamanlarda panik olmama gibi kavramlar daha o yaşlardan itibaren minik yavrulara usüle uygun öğretilmeli.
Oyun eğlence yanında bunlar asla ihmal edilmemelidir.

Ayrıca doğal olarak nasıl beslenmeleri gerektiği de önemle ele alınmalı . Besin dediğimiz sadece mideye giden bir şey değil ayrıca karakteri de şekillendirir.
...
Ek olarak tarih dersine de büyük önem verilmeli . En azından yabancı dil öğreniminde en baştan toplumların kim ve ne olduklarını ? öğrenmiş olur çocuklar.
Kısacası onlar gibi konuşmak onlar gibi düşünmeye ve onların psikolojisine girmeye tamamen onlara uymaya sebep olmamalı. Bu çizgiyi çoğu zaman kaçırıyoruz .
Mesela her açıdan İngiliz hisseden bir Türk'ün Türkiye'ye de faydası olmuyor malum .
+1
diyecevaplandı
(21.04.26)
Eğitim sisteminde nasıl bir değişikliğe gidilmesi gerektiği eğitimcilere yani işi bu olanlara sorulmalı. Veliye ya da öğrenciye değil. Aslında eğitim sisteminin en büyük sorunu bu.

youtube.com
+3
cek
(21.04.26)
Staj adı altında çalıştırılan çocukların tedbirsizlikler yüzünden ölüp durduğu bir yerde hala birilerinin eğitim kısalmalı, çocuk hayata atılmalı diye düşünmesi ne kadar korkunç ya.

Sadece eğitim sisteminin bugün sihirli değnekle düzeltildiğini varsayalım diğer sistemler bozukken hiçbir faydası olmaz bu yüzden ana çözümün iktidarın değişmesi olduğunu düşünenlerdenim.
Bugün değişse ve gelecek iktidar da çok doğru adımlar atan bir yapıda olsa düzelmesi 100 yılı alır sanıyorum ki bu ülkede yüzde yüz doğru adımlar atabilecek bir yapı olduğuna da inanmıyorum.
+2
mutekebbir
(21.04.26)
okulu, hayatın geri kalan unsurlarından bağımsız bir fen deneyi gibi algılayıp içine bir şeyler katıp çıkarıp değiştirip bir şeylerin mükemmel hale getirileceğini düşündüğümüz sürece hiçbir şey olmayacaktır.

okul eğitimi en nihayetinde belirli bilgilerin ve üzerine çeşitli değerlerin aktarılmaya çalışıldığı bir ortam. örneğin öğretmen saatlerce çalışkan olmanın öneminden, eşitlik, ahlak, dürüstlük gibi değerlerden bahsetsin. çocuk toplumda, sokakta, televizyonda bu değerleri hiçe sayanların başına bir şey gelmeyip aksine ödüllendirildiğini gördükçe o da hayatta hedeflerine ulaşmak için yöntemin başka türlü şeyler olduğunu kanıksayacak. gücü yeterse başaracak başaramazsa da durumuna içerlenip köşede oturacak.

okul dediğimiz şeyin insanlığın zaman süreci içerisinde kapsadığı alan çok çok kısa. okul yapalım, ders ekleyelim, daha çok daha çok ders ekleyelim ve her şey mükemmel olsun kafasından bir sonuç çıkmaz. okul kavramı gereğinden fazla abartılıyor. çünkü herkesin kolayına geliyor.

hadi illa somut bir şeylerden örnek vermek gerekirse vereyim. Edebiyat dersinde tiyatro türü anlatılıyor, bir sürü çok güzel teorik bilgi şahane. Ama adam gibi profesyonel sahnede, profesyonel oyuncuların olduğu kaç tane tiyatro salonu var Anadolu'da. Adam sabah kahvaltısı yapamadan, öğle yemeğini ıvır zıvır kayıntılarla geçirerek sabah 8.30' dan akşama kadar, ben şu an burada oturmaktan sıkılıyorum ve sıkıntım azalsın diye öğretmene sataşmaktan, çevremdeki öğrencilere bulaşmaktan beni alıkoyan bir şey olmadığı için de rahat durmuyorum diyor. rahat duran çocuk da bu ne saçma sapan durum, hapishane gibi ömür tüketiyoruz diyor içten içe. sonuç olarak birileri de tüm bu acayipliğin içinde üslü sayı, kanuni dönemindeki bilmem ne seferi, dünyanın eksen eğikliğinin sonuçları bilmem ne bir şeyler söylüyor.
0
wilhelmwasmuss
(21.04.26)
Kafası matematiğe fene basmayan çocuklar zorla o dersleri görmemeli. Daha çok mesleki eğitime ağırlık verilmeli, kimin neye yeteneği varsa o doğrultuda eğitim görmesi.
Üniversite okumak bu kadar kolay olmamalı. Mantar gibi türeyen apartman üniversiteleri kapatılmalı.
0
ekimoloji
(21.04.26)
Eski bir matematik öğretmeni olarak konuşmam gerekirse herkes bir nebze haklı ama bir nebze de haksız. Konunun eğitim bakanıyla tamamen bir ilgisi olmayabilir (mevcut bakanı hiç ama hiç beğenmiyorum o da ayrı). Baana kalırsa hangi eğitim sistemi neden iyi, hangi şartlar altında nasıl uygulanmış bu konu netleştirilmeli.
İkincisi şu andaki üniversiteye giriş sınavında sorulan sorular 1960'lardan bu yana üç aşağı beş yukarı aynı şekilde soruluyor. Bunun yerine çok daha çağdaş bir eğitim metodolojisi getirirdim. Kendi dalımdan örnek vermek gerekirse matematikte 3-5 tane basit ispat yapamayan çocuğu matematik bölümünden içeri almazdım.
Kentten köylere dönüşü sağlayacak atılımlar yapardım. Mutlaka insani davranışlar geliştirecek bir eğitim modeline yöneltirdim.

Yapacağım ilk şey ise merkezi sınavları, dershaneleri kapatmak olurdu. 13 yaşından 18 yaşına kadar fiziksel/mental açıdan gelişmesi gereken gençleri sınav kaygısıyla yalnız bırakmanın önüne geçerdim.
0
rakicandir
(21.04.26)
(4)

Dürüstlük mü, Yoksa "İspiyonculuk" mu?

tahirkemalbozoglu
Bir olay yaşandığında, bu olayı hiçbir detayı gizlemeden, hiçbir yalan veya iftiraya başvurmadan, ancak olaya karışan herkesin ismini kendisi dahil açıkça vererek anlatmak sizce nasıl bir davranıştır? Bir insanın "olanı olduğu gibi anlatması", diğer insanların zarar göreceğini bilse dahi dürüstlük m
Bir olay yaşandığında, bu olayı hiçbir detayı gizlemeden, hiçbir yalan veya iftiraya başvurmadan, ancak olaya karışan herkesin ismini kendisi dahil açıkça vererek anlatmak sizce nasıl bir davranıştır? Bir insanın "olanı olduğu gibi anlatması", diğer insanların zarar göreceğini bilse dahi dürüstlük müdür? Yoksa "ispiyonculuk" mudur?
0
tahirkemalbozoglu
(19.04.26)
Duruma göre değişir şimdi, mesela aldatma olayı varsa aldatılanın bir şekilde öğrenmesini sağlarım. İlk olarak bu geldi aklıma benim için, diğerlerinin zarar görmesi kilit nokta. Söylemek söylememekten daha yıkıcı sonuçlara yol açacaksa susmak en iyisi.
+2
ekimoloji
(19.04.26)
Doğru bildiğini sansürsüz söylemek ne her zaman dürüstlüktür ne de ispiyonculuk. Olayına göre değişir. Başkasına söylemek, olayın başrolüne salt zararlı ise ve söylenmemesi durumunda diğer kişiye bir zarar gelmeyecek ya da çok da önemsenmeyecek bir zarar verecekse bu ispiyonculuktur. Tam tersi durumda edilgen kişi çok zarar görecekse bunu söylemek dürüstlük olabilir.
+2
himmet dayi
(19.04.26)
Neyi söylüyoruz?
Cinayet işlemiş birilerini devlete mi yoksa çocuğun kırdığı vazoyu annesine mi?
+4
etna
(19.04.26)
Öyle kesin bi formül koyamıyoruz ortaya. Aynı kültürün içinde bile tartışmalı. Kişinin kendi içinde bile tartışmalı. Bir ahlaki değerden bahsediyoruz tek bi cevabı yok.
Bi film vardı büyükannenin hastalığını söylemek veya saklamak üzerinden bu tartışmayı yapan. Çok da tatlı bi film the farewell. Öneririm.
0
benim bir gizli bildiğim var
(19.04.26)
(10)

eşimin benden habersiz yengeme aldığım sigaradan içmesi

hakyememyemekyerim
merhaba özet geçeceğim yengem benden sigara istemişti istanbul'dan ingiltereye gelirken havalimanından, ben de onlara içinde 10 tane sigara olan bi paket aldım, abimlerle buluşacağım zaman yengeme verecektim, bugün eşimin cebinde bi paket sigara gördüm normalde içmiyoruz ikimizde bıraktık sigarayı
merhaba özet geçeceğim
yengem benden sigara istemişti istanbul'dan ingiltereye gelirken havalimanından, ben de onlara içinde 10 tane sigara olan bi paket aldım, abimlerle buluşacağım zaman yengeme verecektim, bugün eşimin cebinde bi paket sigara gördüm normalde içmiyoruz ikimizde bıraktık sigarayı görünce cebinde şaşırdım ve nerden aldın diye sordum abinlere aldığın paketten bi tane aldım dedi onları televizyon ünitesine saklamıştım.

ben de dedim ki onu yengeme almıştım dedim, o da parasını ödediler mi? ki dedi ben de hayır ama ödeyecekler ben onlar için aldım dedim, parasını ödemedilerse hala onlara ait değildir demektir 9 tane verirsin bi şey olmaz dedi ve ben gerçekten şu an çok mahçup oldum etrafımız bakkal dolu, sigara içmesine mi kızayım habersiz almasına mı mahçup etmesine mi bilemiyorum kavga falan etmedik ama hayal kırıklığına uğradım.

edit karton sigara*
-10
hakyememyemekyerim
(19.04.26)
Normalde düpedüz aptallık olması ihtimali çok ağır basardı ama eşin olduğu için bu olasılığı eliyoruz tabii.

O yüzden diyorum ki; iktidarını perçinlemek, patronun kim olduğunu göstermek istemiş sana. Biraz da yengeye abiye gıcık olmuş. Yahut sana gıcık olmuş. Uğraşmışsın etmişsin, dünya masraf etmişsin ama yine de memnun edememişsin.

Zannediyorum ki 10 ayrı sigara dalı değil 10 ayrı kapalı sigara paketi içeren bir karton aldın. Kartondan bir pakedi alıp “birini açıp tadına baktım” demek öyle çok da abuk gelmiyor bana, vereceğin kişi abin olduğu için. Tabii özel durumunuzu bilemem. Eğer bu seni rezil edecek bir şeyse bile kararını Kendin vereceksin;

- saçma bir iktidar mücadelesinden çekilip kavgaya karışmadan sıyrılacaksın.
- kafasına göre saçma sapan hareketlerle seni rezil etmesinin hesabını sorup kavga edeceksin.

Almışsın bir kere. Kavganın dövüşün yararı yok. Salla geç. Para da alma ama onlardan.

Gerçekten yazarken tiksindim şu hareketlerden. Parasını verdiler miymiş. Allah yardımcın olsun.
0
lazor
(19.04.26)
Adamin yaptigina da anlam veremedim, sizin neden mahcup olacaginizi da anlamadim.
+1
ghilleinthemist
(19.04.26)
Yengeye mahcup olacak bir şey yok. Eşim bize aldığımı sanıp içinden almış diyeceksiniz hepsi bu. Asıl sorun diğer kişilere mahcubiyetten ziyade eşler arası saygı gibi geldi.
+6
ekimoloji
(19.04.26)
Eşinin yaptığı saçma da bu kadar abartılacak bir şey yok. Yengenden %10 az alırsın ücretini alacaksan. Almayacaksan da zaten kırılacak ya da mahçup olunacak bir konu yok ortada.
-4
himmet dayi
(19.04.26)
Bilinçli yapıldığı için orada ciddi kavga çıkarırdım. kıskanmış ve yapmış. Yengeye kendisinin yanında paketin birini onun aldığını söyler o kadar ücretini alırdım.
0
mslny
(19.04.26)
muthis saygisizlik. mevzu niye paraya donusuyo ya da kucultuluyo. eni sonu sen birine almissin kendisi hem ayip etmis hem uste cikmis patronluk tasliyo+1 sen de ses cikaramamissin herhalde
0
ala09
(19.04.26)
Konunun sizin de belirttiğiniz gibi iki yönü var. Tekrar sigaraya başladığı için kızmak konusu, aranızda nasıl anlaştıysanız ona göre halledilir; bilemiyorum. Sakladığınız dolabı tesadüfi açtığında sigarayı görüp, canı çekmiş gibi duruyor. Bana kalırsa, madem bu eşinizde yeniden içmeyi tetikleyebilecek bir şey, bir daha kimseye sigara alma sözü vermeyin ve evde de hiçbir şekilde bulundurmayın.
Diğer yandan başkasına alınan bir ürünün paketini bozup, üstüne de “n’olucak?” çekmesi düpedüz saygısızlık ve gevşeklik afedersiniz. Ben sevmem böyle şeyleri ve haddini bildiririm. Ancak normalde saygılı biriyse, konu sigara olunca ve üstüne yeniden başlamayı da içerince, sizden daha fazla laf yememek için üste çıkma yoluna gitmiş olabilir. Yani bağımlılık konusu karışık olduğundan, bu olay özelinde tolere edilebilir gibi duruyor. Bir daha ortam yaratmamaya çalışın derim.
Yenge tarafında çözüm olarak ise, 9’lu parası alırsınız, hallolur.
0
lil siztah
(19.04.26)
canı çekmiştir ama sigara içilmesin
0
mantık
(19.04.26)
En hafif tabirle cig bir hareket, parasindan bagimsiz baskasina alinmis bir hediye, zaruri bir durum olsa anlarim fakat keyfi de yapilmis bir hareket gibi duruyor. Ben olsam sizden bir daha bir sey istemem, kocanizla beraber sizi kastediyorum tabii, yoksa sahsi olarak sizin daha hassas oldugunuz asikar.
0
bosver nicki
(19.04.26)
Çok ayıp bir hareket . Ben olsam sigaraları kartondan çıkarır (yer kaplamasin diye kartonla getirmedim derdim.
Eğer kartonla vereceksem de parasını almazdım. Çünkü çok utanç verici bulurdum.

Eşin seninneden utandırıyor anlamadım ama sert bir sınır çektin umarım olaydan sonra
0
hacirotti
(30.07.26)
(7)

Eğlenceli kitap önerisi

egerbiryolcu
Aklınıza ne gelirse, size çok keyif veren hangi kitap var? Karikatür BulmacaHobiSanatTür, konu, içerik hiç fark etmiyor.*Özellikle toplu taşımada vakit geçirmelik bir şeyler bulmak için sormak istedim.
Aklınıza ne gelirse, size çok keyif veren hangi kitap var?
Karikatür
Bulmaca
Hobi
Sanat
Tür, konu, içerik hiç fark etmiyor.


*Özellikle toplu taşımada vakit geçirmelik bir şeyler bulmak için sormak istedim.
+1
egerbiryolcu
(18.04.26)
Cervantes’in Don Quijote’si (Roza Hakmen Çevirisi) acayip eğlendirmişti beni. Sanço Panza’nın canından bezmiş pasif agresif tepkileri muazzam…

Umut Sarıkaya’nın düz yazılarının bir araya getirilmesiyle oluşan “Benim de söyleyeceklerim var” serisi de (şimdilik dört kitap) oldukça eğlenceli…
0
yadigar
(19.04.26)
Aziz Nesin öyküleri.
0
ekimoloji
(20.04.26)
benim comfort book serim Harry Potter ve Calikusu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.04.26)
Ailem ve Öteki Hayvanlar
Kuşlar, Hayvanlar ve Hısım Akraba
Tanrıların Bahçesi

bu bir Gerald Durrel üçlemesi ve hayatımda okuduğum en eğlenceli roman serisi.
+1
amelie poulain
(20.04.26)
Aziz Nesin +1
Atilla Atalay kitapları da güzel gider.
Otostopçunun Galaksi Rehberi, bilimkurgu ve İngiliz mizahı seviyorsanız aşırı eğlenceli.
Sherlock Holmes öyküleri ve Agatha Christie romanları toplu taşımada iyi gider.
Bulmaca seviyorsanız Murdle kitapları çevrildi, hoşunuza gidebilir.
0
kobuzchu kiz
(02.05.26)
Ferhan sensoy kitaplari der kenara cekilirim. Haci komunist, falinizda ronesans var, ingilizce bilmeden hepinizi i love you, oteller kitabi, ayna merdiven .. Hepsi ayri guzel . Kitaplarindaki bazi cumleler ara ara aklima dusuyor ve istemsiz uzun bir gulumseme kapliyor yuzumu. Iyi ki sadece oynamakla kalmayip yazmis ustad.
+1
j r r tolkien hayrani
(10.07.26)
umut sarıkaya'nın 'benim de söyleceyeceklerim var' serisi
metin üstündağ- denemeyenler
+1
cay sarhosu
(10.07.26)
(4)

çağla tuğaltay olayı ve zaman aşımı

ya ben lan neyse
benim okuduğumda anladığım ama kendimi inandıramadığım bir şey var.bu olayda zamanaşımı söz konusuymuş artık.şimdi birisi çıksa "evet ben yaptım. şöyle şöyle yaptım. bu da ispatım." dese, ve doğru söylediği kesinleşse, bu kişi hiç ceza almayacak mı?bu nasıl bir saçmalık? ben yanlış mı anlıyorum bu z
benim okuduğumda anladığım ama kendimi inandıramadığım bir şey var.

bu olayda zamanaşımı söz konusuymuş artık.

şimdi birisi çıksa "evet ben yaptım. şöyle şöyle yaptım. bu da ispatım." dese, ve doğru söylediği kesinleşse, bu kişi hiç ceza almayacak mı?

bu nasıl bir saçmalık? ben yanlış mı anlıyorum bu zamanaşımı olayını?
0
ya ben lan neyse
(18.04.26)
evet, doğru anlamışsınız. cinayet olayları -çoğunlukla- 20 yıl içinde çözülemezse zaman aşımına uğruyor.
bu arada, çt olayı 2020'de, üzerinden 20 yıl geçmesi sebebiyle zaman aşımına uğrayacaktı ama eksik işlem sebebiyle zaman aşımı süresi 10 yıl uzatıldı; geriye 4 yıl kaldı şimdi.
mesela müge anlı'da bir olay var şu an; evlatlık verilen bir çocuğun kaybıyla ilgili. evlatlık alan babanın, çocuğu -20 küsür yıl önce- öldürüp ortadan kaldırdığı düşünülüyor, ama adam itiraf etmiyor. müge geçen gün, "itiraf et yahu, ne var, nasılsa ceza almayacaksın artık" dedi. acı ama gerçek.
+1
lil siztah
(18.04.26)
30 yil sonunda evet
-1
Purple life
(18.04.26)
Cinayette zaman aşımının mantığı nedir allasen, hukukta en anlam veremediğim şey borç da zaman aşımına uğruyor cinayet de. Nedir yani bu kadar süre yakalanmadın aferin sana al ödülün mü?
+4
ekimoloji
(18.04.26)
buyuk konuşmiim ama bir dilek hakkım olsa şu kızcağızı kim öldürdü öğrenmek ve ailesinin neden böyle garip olduğunu anlamak isterdim.
2 tarafın avukatıda dediğiniz bilgiyi doğruladı, varmış böyle birşey tek taraflı olsa inanmazdımda..
ekşide debe ye girdiğinde haberim oldu konudan ama ailenin donukluğunu gariplikleirni izlediğimden beri konuyu "deli" gibi takip eder oldum.
esra ezmeci diye bir tip şuan yayınlar yapıyor ama inanılmaz vasat bi şekilde sadece reyting için yaptığı çok belli.. aile mahalle ağzı ile konuşan bir avukat tutmuş çok garip ya..
0
eja
(20.04.26)
(1)

Gülistan Doku cinayeti

Kahvedesu
Eski sevgilisi neden tutuklanmış? O adam sayesinde tehdit edildiği ortaya çıkmadı mı?
Eski sevgilisi neden tutuklanmış? O adam sayesinde tehdit edildiği ortaya çıkmadı mı?
0
Kahvedesu
(18.04.26)
Delil karartma suçundan. Annesi ve üvey babası da tutuklandı.
0
ekimoloji
(18.04.26)
(14)

Cok canim sikkin

Kittie
Kendimi oldurmek istiyorum. Ailede de var zaten. Genetik yatkinligim da var yani. Ama yapamiyorum. Bi gun gelicek ve oleceksin zaten ha bugun ha yarin diyorum ama yapamiyorum. Ben olumden cok korkuyorum cunku. Ama yasamak da istemiyorum. Arada kalmak o kadar berbat ki. Saat 2. Hic uykum yok. Bosu bo
Kendimi oldurmek istiyorum. Ailede de var zaten. Genetik yatkinligim da var yani. Ama yapamiyorum. Bi gun gelicek ve oleceksin zaten ha bugun ha yarin diyorum ama yapamiyorum. Ben olumden cok korkuyorum cunku. Ama yasamak da istemiyorum. Arada kalmak o kadar berbat ki. Saat 2. Hic uykum yok. Bosu bosuna dunyanin oksijenini tuketiyorum. Yemek kaynaklarini tuketiyorum. Hayatimda iyi giden tek sey sagligim. Yani fiziksel sagligim tabii. Keske bir araba carpsa, keske bi manyak da ciksa beni tarasa, oyle noldugunu anlamadan olup gideyim diyorum. Bu dusuncelerim cok siklasti, yoksa hep ucundan kiyisindan vardi. Intihar eden insanlara herkes zayif mayif diyor ya o kadar gucluler ki. Ben cok korkuyorum. Bi dini inancim falan da yok ama olunce yyok olacagimi dusunmuyorum. Sanki karanlik bi kutuda hapsolucam gibi. Cok mutsuzum ya. Napicam ben.
0
Kittie
(17.04.26)
bi doktora git sana antidepresan yazsin coco.
yasamak guzel, mucadeleye devam.
+2
cooperr
(17.04.26)
intihar fikrini cok uzun suredir dusunen biri olarak cok iyi anliyorum. ama hayata dair en optimist dusunce bence intihar fikri bu arada. her sey cok kotuye giderse hayatimizi sonlandirabilecek olmak gercekten buyuk bir luks. o yuzden gercekten de ha bugun ha yarin, yasamaya gerek var mi diye bakmaktansa, bugun olmeye gerek var mi diye bakmak daha iyi. gercekten sebep olursa zaten o secenek hep orada duruyor kacan bir sey yok.
0
ghilleinthemist
(17.04.26)
İntihar etmenin güçlü olmakla alakası yok öncelikle bunu kabul edelim.açıkçası şahsen en istemeyeceğim şey İntihar edecek/etmiş birini anlamak(empati kurmak) ve hak vermek,sanki bu başıma gelirse bende de bir şeyler değişecek,bir kilit açılacakmış gibi,neyse. İntihar dediğin sonucu belli olmayan bi iş ve büyük riskler barındırıyor.en basiti öleceğinin bile garantisi yok,belki tam felç kalırsın ve ömür boyu sadece nefes alıp verirsln,izleyici olursun.hadi ölsen,bu sefer de ne olacağı belli değil(agnostik bakarsan) belki daha boktan bir alt dünyaya falan geçeceksin,ne belli.islama göre zaten ebedi azap vaadediliyor(bu kesin).en ufak bir karar verirken bile riskini kar zararını düşünüp karar vermiyor muyuz,böyle geri dönüşsüz bir eyleme karar vermek kesinlikle akıl işi değil. Akılsız biri olmadığınız da belli.o yüzden belli ki ailesel/psikolojik destek ve bazı temelli değişiklikler gerekiyor hayatınızda. İşte gerçek güç ve cesaret isteyen şey budur bence.kendinize iyi bakın,bir olanın kıymetimi bilin.iyi günler.
0
denizciman
(17.04.26)
+1
Fakat ben ibreti alem olsun diye apartmandaki tüm üst katları da yanımda götürmeyi düşünüyorum. Ses yapan insanlar artık bir acaba diye düşünsün, buna kesinlikle değer. Bakalım ne zaman olacak.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(17.04.26)
Sen bir kere demiştin hayatımda hiç zorluk çekmedim diye.

Mücadele edecek hayata anlam katacak bir uğraş bul
+1
Hallegadola
(17.04.26)
ölüm zaten canlılık için kaçınılmaz olan son, öne çekmek yerine merak duygunu kamçılamayı düşünebilirsin. ‘bu dünyada ilgimi çeken hiçbir şey yok, bugüne kadar da hiç olmadı’ noktasındaysan içini açmak iyi gelebilir yanında rahat hissettiğin birilerine. hayat güzellemesi yapmaya çalışmıyorum bu arada, lisedeyken annemden sıklıkla şunu duyduğumu hatırlıyorum: “doğcağını bilsen doğmayacakmışsın” :D bir kere gelmişiz işte bu saçmalığa; çoğunlukla katlanılamaz hale gelse de keyif almayı denemek, inat etmek fena seçenekler değil.
0
lüzumsuz adam
(17.04.26)
İşsizlik konusunda sıkıntı yaşıyorsun bildiğim kadarıyla. Bu senin uyku düzenini bozuyor. Bunlar geçici düşünceler. Düzelir her şey.
-6
arbre
(17.04.26)
Saçmalama, iyi bir kariyerin var. Bu sıkıntıları bil.müh de çekiyor. Sen kendi başına çalışarak da bir gelir elde ediyorsun. Geçicek hepsi.
+1
Kahvedesu
(17.04.26)
gotikduyuru
0
croswell
(17.04.26)
Genetik yatkınlığın arkasına sığınmayın. Yok öyle birşey. Belli ki aile geçmişinizde bu düşünceyi perçinleyecek şeyler yaşanmış Bir yeri çok kaşırsanız yara olur, devam ettikçe büyür, derinleşir. Bir düşünce ne kadar tekrarlanırsa diğerlerine alan bırakmaz, diğer herseyi flulaştıran hakim duygu oluşturur. Yola aynı motivasyon, farklı bir düşünceyle çıkmış olsaydınız şu anda sizin narsizminize cevap yazıyor da olabilirdim. Yolun sonunda olduğunuza eminseniz o gözden çıkardığınız hayatınızı komple değiştirin. Bir nefes alin. Bedeninize iyi bakmak ve farklı yerlerde yaşamak iyi gelebilir.

Oturma organıyla düşündüğü herseyi buraya rahatça yazanlar olmuş. Bu hafta yaşananlardan sonra başkalarına zarar verme eğiliminin açıkça ifade edilmesini espri, ironi vs ile geçiştirmemeliyiz.
+4
?
(17.04.26)
Kendi kendinizi manipüle etmeyin, genetik yatkınlık diye bir şey yok. Ayrıca intihar edenleri cesur değil korkak olarak görüyorum. Asıl cesaret yaşayarak mücadele etmektir.
Hepimiz çok kötü günler de görüyoruz ama hiçbir şey kalıcı değil bu hayatta, mutluluk mutsuzluk geçici. Ölünce zaten toprak olacağız, süremiz yettiğince yaşayıp görelim belki ilerideki çok mutlu günlerinizi de kaçırmış olacaksınız bu düşüncelerle? Ayrıca sizi bu düşüncelere sevkeden neyse yalnız mücadele etmek zorunda değilsiniz, birileriyle paylaşın imkanınız varsa uzmanla görüşün.
+1
ekimoloji
(17.04.26)
insanların kötü hissettiği dönemler olur. kötü süreçlerde yaşanır ama değişir, değişecektir çünkü değişmek zorunda. bir şeylerin değişmediğini düşündüğün zamanlarda bile bir şeyler değişmiştir içini ferah tut. her zaman geçeceğini düşün. öncelikle kendine değer vermekle başla. hayat her şeye rağmen güzel.
0
koela
(17.04.26)
omurga sorunlarım var. bir kaç aydır iyiydim. son haftalarda şikayetlerim nüksetti. ilaç kullanmaya başladım, onların yan etkisi mi bilmiyorum ama son günlerde bende de benzer düşünceler var. aklımın bir köşesinde hep vardı aslında (kendime bakamayacak duruma geldiğimde yaparım diyorum mesela) ama şu son günlerde kendimi öncesinde yapılacakları, nasıl yapacağımı, arkamda kalacakları düşünmeye başladım.
0
inheritance
(17.04.26)
Psikolog ya da psikiyatr değilim. Ama senin durumunun çok net bir depresyon olduğu açık. Ve kişi depresyondan çıkmak istiyorsa profesyonel destek alması şart. Bir psikiyatr ziyareti olmadan düzelmezsin.

Bir de burada "olur öyle kafana takma, düzelir, geçer" gibi öneriler görüyorum. Bunlar da dünyanın en saçma önerileri. Çünkü kişi kendi dertlerinin asla geçmeyeceği ve çok önemli olduğu düşüncelerinde boğulduğu için depresyona giriyor ve insanlardan gelen bu tarz yorumlar "beni önemsemiyor, dertlerimi ciddiye almıyor" algısı yaratıp depresyonu daha da derinleştirir. O yüzden burada sana tedavi olacak bir cevap gelmez ki zaten sen de bunun farkındasındır. Sadece içini dökmek için yazıyorsun muhtemelen. Yine de söyleyeyim; senin tedavin burada değil, bir psikiyatr kliniğinde.
+1
himmet dayi
(19.04.26)
(3)

urfa saldırganının ailesi

jepa
hükümetin trolleri maraş okul saldırısındaki katilin ailesi üzerinden Atatürk, laiklik karşıtı yazılar döşüyor ama urfa saldırganının ailesi ile ilgili bilgi yok.. bir görüntüsü veya açıklaması var mı? tek bilinen babası inşaat işçisi ve 9 kişilik bir ailede büyüdüğü.. nasıl olduysa maraştakinin öz
hükümetin trolleri maraş okul saldırısındaki katilin ailesi üzerinden Atatürk, laiklik karşıtı yazılar döşüyor ama urfa saldırganının ailesi ile ilgili bilgi yok.. bir görüntüsü veya açıklaması var mı? tek bilinen babası inşaat işçisi ve 9 kişilik bir ailede büyüdüğü.. nasıl olduysa maraştakinin özel fotoğraf albümü falan paylaşılırken diğerinde böyle bir şey yok. olmasın da zaten. böyle acılar üzerinden bile siyaset malzemesi çıkaranlar bilerek hedef göstermek için mi yayınladılar fotoları sizce?
+9
jepa
(16.04.26)
O koltuk için neler yapacaklarını tahmin bile edemezsin. Ülkenin dönüşü yok artık.
+3
HellKeePer
(16.04.26)
Çocuğun emniyet müdürü babası için solcu bile dediler :))
+2
ekimoloji
(16.04.26)
@HellKeePer +1 olayı aileye indirgemek dünyanın en kolay işi. çocuk deliymiş demek kolay. suçlu toplum. suçu kabullenip, kardeşim biz ne yapıyoruz demediğimiz sürece bu işler devam eder. her fotoğraf siyaset için malzemedir. imamoğlunun eşine, akrabalarına yapılan bel altı yorumların haddi hesabı yok.
aileyi kendi muhafazakar çizgilerinden uzak gördükleri için yayın yasağına rağmen kendi trolleriyle sırayla yayıyorlar kendi üzerlerinden suçu seküler yaşama atacaklar.
0
mikahakkinen
(17.04.26)
(19)

Sevmediğiniz şeyi hemen bırakıyor musunuz?

Bruce
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
+1
Bruce
(14.04.26)
1 tane yerim beğenmezsem evdekilere itelerim
0
neira
(14.04.26)
begenmedigim seyleri ofise getiriyorum, sagolsun cekirgeler yok ediyor.
+7
cooperr
(14.04.26)
Direkt cope. Hic zorlamam.
-1
Kittie
(15.04.26)
5-10 dk sonra tekrar denerim, yine beyenmediysem ve vereceğim kimse yoksa direkt çöp
-2
artıküyeolmakistiyorum
(15.04.26)
Aşırı biçimde damak tadıma zıt değilse atmaya kıyamıyorum, israf olmasın diye yemeye çalışıyorum. Kendim yemesem bile etrafımda yiyecek olan olur mu diye bakınıyorum. En son yeni denediğim bir cips fazla sert gelmişti. Çöpe atmayıp yedim ama bir daha almam mesela. O ara verebileceğim kimse de yoktu.
+3
Amaranta ursula
(15.04.26)
Kolay kolay çöpe atmam, aşırı berbat değilse yerim, kuşların yiyebileceği birşeyse dışarı çıkınca onlara atıyorum, o da olmadı çöpe tabii.
+1
mbond
(15.04.26)
Şimdi fark ettim, o kadar az yeni şey deniyormuşum ki… Hep aşina olduğum ürünleri alıyormuşum. Gerçi yeni ürün alırken mutlaka içindekilere bakarım. Çok kötü sürprizle karşılaştığımı hatırlamıyorum.

Yenebiliyorsa, midem bulanmayacaksa, yerim. Bir daha almam. Midem bulanmadan yiyemiyorsam, yiyecek birisini bulurum. Ama insan, ama hayvan…
0
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
cok cok cok nadir durumlarda cope atarim; genel olarak yaklasimim “yerim ama bi daha almam” olur.

bu durum giysilerde, sampuanlarda, deterjanlarda, kremlerde, rimellerde, rujlarda, konservelerde, tuvalet kâğıtlarında vs de gecerli.
+1
taurina
(15.04.26)
Bir kaç tane daha yer şans veririm hala beğenmiyorsam kocama itelerim :)
0
ekimoloji
(15.04.26)
Mina Urgan'ın Bir Dinazorun Anıları kitabında, okumaya başladığı kitabı beğenmemesine rağmen bitirmeye çalışması üzerine Fethi Naci'nin; " karpuzu kestin baktın kabak, yemeye devam mı edeceksin?" diye sormasından bahseder. Ben de kitapta bu bölümü okuduğum yıllardan bu yana, hoşlanmadığım şeylerde hiç ısrar etmem.
0
thracia
(15.04.26)
sonra yerim baktım sonra da yemiyorum cope atarim
0
koela
(15.04.26)
pis bogaz bir insan oldugumdan yiyemeyecegim kadar kotu bir seye hemen hemen hic denk gelmiyorum. surekli yeni seyler denerim bu arada. mesela dijon hardali almistim, burnumdan ates cikti. ziyan olmasin diye yogurtla, domates sosuyla, mayonezle falan karistirip suruyorum hamburgere mesela veya cok degil ama bicagin ucuyla suruyorum. tabii burada begenmeme diyemem, yanma diyebilirim. kisacasi atmam, yiyecek bir yol bulurum, sonra da almam. mesela cips ornegini vermissiniz, sosla deneyebilirsiniz.
+1
Sour
(15.04.26)
Kitap, film, dizi vs. bırakırım. Ama yemek olunca öğürerek yemiyorsam bırakamam israf olur diye.
+1
peki madem
(15.04.26)
yurtdışında çok oluyor özellikle. yeni bir ürün denemek istiyorsunuz hayatınızda hiç denemediniz ve tamamen şans. abur cubur cinsindense aşırı şekerliyse ya da içeriği vücudumda alerji yaptıysa malesef direkt çöpe atıyorum. israfı sevmesem de.
0
iwillsee
(15.04.26)
özellikle yiyecek konusunda sevmesem de bitiririm, en azından paylaşırım / yiyecek kişilere itelerim. kaliteli olsun olmasın çöpe gitmesini hiç istemem.
0
MtKrt
(15.04.26)
tadını beğenmediğim şeyi neden yemeye devam edeyim ki? direkt çöpe atarım.

belli ki abur cubur, vücuduma da bir faydası olmayacak yersem. hatta zararı olacak. atsak israf olmayacak yani. aslında en başta alışımız israf o zararlı şeyleri de... bu şeyleri yememizin tek sebebi tadının verdiği zevk. o da yoksa neden yiyelim ki? at gitsin.

"para boşa gitmesin..."
e sen o parayı zevk alma umuduyla ödedin. iğrene iğrene yersen paranla rezil olmuş olacaksın. tadını bilmediğin şeyi alarak riske girme o zaman.

ancak sebze meyve türünde gerçekten sağlıklı bir şeyse yemeye çalışırım. birkaç kere denerim.
+1
art cat chocolate
(15.04.26)
ofise getirince 2 dkda eminönü'nde yaşanan izdiham görüntüsü
0
gabe h coud
(15.04.26)
benim birader var ona ogutucu diyoruz. begenmedigim bir sey olursa mutfak masasina birakiyorum ve gecerken mutlaka alip yemis oluyor.
0
arakaali
(15.04.26)
geçenlerde büyük kızımla yengeç ya da karides cipsi gibi bir şey aldık. tadı inanılmaz kötüydü. kalanını küçük kızıma verdik. verirken de 2 paket almıştık diğerini bitirdik bunu da dayanamadık açıp biraz yedik dedik. vallahi gözümüzün öünde hapır hupur bitirdi. tadını çok sevdi. üniversiteye hazırlanıyor, biraz kaygılanmaya başladım :)))
0
ground
(16.04.26)
(3)

trendyol

sweetoffice
bir şey alacaktım kargo parası yerine 10'lu paket aldım, ucuz fiyatlı ve işe yarar aldığınız neler var mesela ? kargolar boşa gitmesin bende alayım :) (not: tikler muhtemelen sabaha kalır) teşekkürler
bir şey alacaktım kargo parası yerine 10'lu paket aldım, ucuz fiyatlı ve işe yarar aldığınız neler var mesela ? kargolar boşa gitmesin bende alayım :) (not: tikler muhtemelen sabaha kalır) teşekkürler
+1
sweetoffice
(14.04.26)
Bir kere aynı mağazadan bebek zıbını almıştım sırf kargo parası vermemek için sonra birine verdim işe yaradı.
Önceden aldığım şeyden fazla almak yerine mağaza ürünlerini ucuzdan pahalıya sıralayıp ihtiyaç durumuna göre sepeti doldurmaya çalışıyordum.
Gereksiz harcamayı bıraktığımdan beri bunu yapmıyorum almak istediğim ürünleri biriktirip toplu alıyorum o zaman birden fazla ürünün sepet tutarı kargo için yeterli değilse bile tek kargo ücreti ekliyor.
0
mutekebbir
(14.04.26)
Cinsiyetiniz ne bilmiyorum ama ben toka gibi ıvır zıvır şeyleri bile ordan alıyorum çünkü zaten piyasadan ucuz. İhtiyacınıza göre günlük kullandığınız ufak tefek şeyleri alabilirsiniz.
0
ekimoloji
(14.04.26)
Market alışverişinizin bir kısmını sipariş edebilirsiniz, tuvalet kağıdı, sabun vs gibi.
0
(14.04.26)
(6)

İki Yaş Doğum Günü Hediyesi

rock n roll
Selamİki yaşına girecek olan bebeğe doğum gününde ne alabilirim?Kıyafeti çok o sebeple kıyafet almayacağım. Oyuncak olur mutlaka; zekasını geliştirecek ne alabilirim? Geçen sene lego almıştım. Önerilerinizi bekliyorum, teşekkürler.
Selam

İki yaşına girecek olan bebeğe doğum gününde ne alabilirim?

Kıyafeti çok o sebeple kıyafet almayacağım. Oyuncak olur mutlaka; zekasını geliştirecek ne alabilirim? Geçen sene lego almıştım. Önerilerinizi bekliyorum, teşekkürler.
0
rock n roll
(14.04.26)
shadowfollower
(14.04.26)
Bütçeniz varsa magly manyetik bloklarla oynaması baya keyifli oluyor.
Çeşitli şekillerde olanları veya daha az parçalıları da mevcut. magly.com.tr
+2
rayde
(14.04.26)
www.amazon.com.tr tam ayrı ev çadır vs oyunu kurdukları dönemler o yüzden bunu da seviyorlar bu yaşlarda.
+1
pide
(14.04.26)
manyetik blok +1
+2
black holes in the sky
(14.04.26)
Manyetik blok +1

Bir de suyla oynamaya bayıldıkları için:
ty.gl
+2
ekimoloji
(14.04.26)
öneri verenler ya çocuksuz ya da 5+2 bahçeli villada yaşayanlar için öneri vermişler. bir eve hediye alırken boyutuna dikkat etmek lazım. biri çocuk için deva boyutta bi hediye getirse elden çıkarmak zorunda kalırım ya da depoda bekler. aynı şey aşırı sesli oyuncaklar için de geçerli.

www.trendyol.com
şunu önerebilirim ben de.
-2
elorelia
(15.04.26)
(23)

Aktivist biriyle ilişki yaşar mısınız?

64654942
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatm
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatmış biri mesela. Çevresindekilere sendikal tepki verme, hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim. Az çok anladınız sanıyorum.

Böyle biri ciddi ve uzun vadeli bir ilişki açısından size fazla mı gelir? Biraz fazla hareketli ya da belki saldırgan mı bulursunuz? Yoksa diğer şeyler yolundaysa çok da problem etmez misiniz?
-1
64654942
(13.04.26)
Her şeye atlayan birini sevmem.
-18
arbre
(13.04.26)
Kendisine saygı ve hayranlık duyarım. Başka, daha medeni bir ülkede olsak ilişki de yaşarım.

Ama bizim ülkemizde noo....

Kendisine, ailesine, çocuklarına zararları dokunabiliyor böyle bir şeyin.

Babam sağ-sol olaylarında alevi-sünni olaylarında yeterince savaş vermiş. Annemle boşanmışlar. Olan ilişkisine ve mental sağlığına oldu. Elde var sıfır.

Bizim ülkemizde "bırak sen mi kurtarıcan dünyayı" modunda takılmak lazım eğer düzenli bir hayat kurmak istiyorsan. Gerçi onu da herkes yapamıyor işte içi içini yiyor haksızlıklara karşı.
+1
ananiyimioguz
(13.04.26)
Bana fazla geliyor ya. Önyargısız şekilde söylüyorum. Bir konuda idealleri olan insanlarla vakit geçirmeyi, sohbet etmeyi, hayatına tanık olmayı seviyorum ama ben bu kadar aktif biri değilim. Kendim bu tempoyu ve ateşi kaldıramıyorum. Haliyle ilişki anlamında da böyle birini taşıyamazdım heralde. Yolu bahtı açık olsun deyip geçtiklerim oldu. İyi insanlardı.

Problem etme anlamında, ben problem etmezdim de, problem oluyor ister istemez. Böyle insanların beklentileri oluyor, normaldir heralde.
+4
akhenaten
(13.04.26)
bana çok çekici gelir. doğrunun peşinden giden ve korkmayan biri. bayılırım. bunu yazarken hangi doğruyu savunduğu önemli mi diye sordum kendime, tabi benim doğrularıma uyması lazım. bana uymayan bir doğrunun aktivistine (aynı olgunlukla davranıyorsa) saygı duyarım ama o çekici gelmez.
+1
mezzosprite
(13.04.26)
Geziye katılmış biri yükselmem için ekstra sebep olur. İmamoğlu protestoları zaten…
Apolitik, ruhsuz biri olmasındansa şöyle haksızlığa gelemeyen, elini taşın altına koymaktan gocunmayan biri olması yeğdir.
+1
ekimoloji
(13.04.26)
Diğer şeyler yolundaysa hanesine + puan yazar.
0
gabe h coud
(13.04.26)
Hayir.
-5
Purple life
(13.04.26)
Çok yorar.
+1
kizil karga
(13.04.26)
Imamoglu protestolarinda gozaltina alinmasi direkt ilgimi kaybetmeme yol acardi. Sadece gezi falan olsa problem olmazdi.
-11
ghilleinthemist
(13.04.26)
"hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim."

Baskı yapmıyorsa güzel. bu ülkede başımıza gelenlerin sebebi karşı tarafın örgütlü olup bizim örgütsüz olmamız değil mi zaten?

Bu derece hareketli arkadaşlar biliyorum. Hatta ilgisi olan da oldu ancak "Böyle insanların beklentileri oluyor" denmiş daha önce de. Evet haksızlıklara gelemeyen bir insanım ama böyle hareketli biriyle olur mu diye bir düşünüyor insan. Sonuçta ben de bu kadar mental ve fiziksel efor harcamak konusunda kendime güvenemem.

Yine de iyi ve tutarlı bir insansa düşünülebilir. Ne derece beklentileri oluyor, yetişememe kaygısı baş gösteriyor mu? Belli bir süreç içerisinde anlaşılır zaten
+1
nerthus_
(13.04.26)
temeline marksizmi ve sosyalizmi almamış aktivizm bana boş geliyor. herhangi bir konuda ses çıkarıp mücadele edene saygım sonsuz, aktivizmi "her şeye burnunu sokmak" olarak gören köle zihniyetinden her türlü iyidir o ayrı bir şey ama ben kendi hayatımda o kadar harala güreleye gelemem kapitalizmi, mevcut düzeni hedef alamayan bir mücadele için. komünist kızla olur, onunla ilişki yaşamakla kalmam onu çok severim ve öperim ama gerçekçi olursak öyle yüreği olan kadın bana bakmaz zaten.
-2
der meister
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı?
+4
sekizdokuzon
(13.04.26)
Şule Aydın gibi akilli bir tipse olur, bombalar altinda sevisiriz.
ama depresyon hirkasi giyip, polise molotof atip iceri giriyorsa tesekkur eder kacarim.
solculuk parayi bulana kadardir turkiye'de..
-3
cooperr
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı? +1

Saygı duyarım duymasına ama karşılıklı yapamayız. Bu yönden aktif birisi olamadım.
+1
put it in your appropriate place
(13.04.26)
Sendikal faaliyette bulunan birine, diğer kriterlerden bağımsız olarak, amasız fakatsız müthiş saygı duyarım. İşveren olarak söylüyorum bunu ayrıca.

Marksist olduğunu varsayıyorum bu kişinin, öyleyse ciddi bir artı puan.
0
sailor
(13.04.26)
En güzel aşk, en güzel ilişki aktivist insanla yaşanır. Öyle bir insan asla unutulmaz.
0
rock n roll
(13.04.26)
bircogu otistik oluyor, sabah aksam sosyal ve politik meselelerden bahsedip saglam kafa aciyorlar. bu cevabimdaki otistik kelimesinden bile kurtlaniyorlar. hic isim olmaz.
-9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.04.26)
yaşamazdım çünkü onun enerjisine yetişemezdim. fikir olarak okey iyi hoş ama ben evden çıkmayan biri olduğum için muhtemelen o da beni istemezdi. bi de ben öyle birkaç insan biliyorum, kendi hayatlarını tamamen bi kenara bırakarak yaşıyolar. bu da benim açımdan biraz yorucu olurdu. örneğin benim gündemim hafta sonu sevdiğim waffle cıya gitmek, onun gündemi ise eyleme gitmek olurdu ve anlaşamazdık.
+1
Sadece soruyorum
(14.04.26)
Aktivist kişi beni ne yapsın +1
0
peki madem
(14.04.26)
Aktivist insan iyidir, ilişkide insanı geliştirir, benim hoşuma gider.
0
blue rebel motorcycle club
(14.04.26)
Kendisine saygı duysam da, şahsen uzun süreli birliktelik için tercih etmem. Çünkü aktivist arkadaşlarımdan bile bir süre sonra sıkılıyorum. Hayata bakis acilari cok rigid. Her konuyu politik bağlamda değerlendiriyorlar. Her şeye muhalif ve agresif yaklaşıyorlar. Örneğin, onunla sırf kafa dağıtmak için basit bir Amerikan komedi filmi seyredemezsin. İkili ilişkilerde de davası her zaman senden daha önemli olacaktır.
+1
tekdir ile uslanmayan kiz
(14.04.26)
Arkadaşlık dahi etmem. Oy kullananlarla dahi etmem. Zaten ilişkiyle milişkiyle işim olmaz da yine de söyliyim.
-4
Batuhanolabilir
(15.04.26)
Hayır asla yaşamam. Katlanamıyorum. Sürekli bir yakınma ve isyan oluyor bunlarda..
-4
runaway
(15.04.26)
(3)

iphone 13pro geçersiz sim problemi

croswell
daha önce bu hatayı alıyordum kapatıp açınca düzeliyordu ancak geçen gün gitti ve asla düzelmiyor simi çıkar et yuvayı temizle aç kapa hiçbir şey fayda etmedi. Sim kısıtlaması da yok.bu sorunu yaşayan ve çözen oldu mu?
daha önce bu hatayı alıyordum kapatıp açınca düzeliyordu ancak geçen gün gitti ve asla düzelmiyor simi çıkar et yuvayı temizle aç kapa hiçbir şey fayda etmedi. Sim kısıtlaması da yok.

bu sorunu yaşayan ve çözen oldu mu?
0
croswell
(13.04.26)
Başka simde sorun yoksa sim kartı değiştir. Ya da e-Sime geç. Bazen benimki de durduk yere sim yok uyarısı veriyor
+1
jackyr
(13.04.26)
Benim 8 plus da 6 senenin ardından yapmaya başlamıştı bir kaç kez. Dediğiniz gibi kapatıp açınca düzenliyordu sonrasında zaten telefon değiştirdim yeni telefonda sorun olmadı.
0
ekimoloji
(13.04.26)
geçen eşimde de yaptı telefon düşünce ama sonra tak çıkar falan düzeldi. yurt dışından almıştık, imei kaydı var.

bunlarda kronik mi bir süre sonra tamamen gidiyor mu? takipteyim.

sarsıntıdan mı oluyor yoksa başka bir şey mi var bilemedim ben de.
0
ananiyimioguz
(13.04.26)
(7)

Yüz için güneş kremi

neymiş
Lütfen bana öyle bi güneş kremi söyleyin ki ne varlığını bileyim yüzümde, ne komedon-sivilce yapsın. Canları sağolsun infilusırlar bi şeyler diyo devamlı pazarlama mı yapıyorlar ayırt da edemiyorum.
Lütfen bana öyle bi güneş kremi söyleyin ki ne varlığını bileyim yüzümde, ne komedon-sivilce yapsın. Canları sağolsun infilusırlar bi şeyler diyo devamlı pazarlama mı yapıyorlar ayırt da edemiyorum.
0
neymiş
(12.04.26)
Shiseido Clear Suncare Stick mavi bir kutusu var.
Beyaz tenli güneşe çıkınca hemen kızaran bölge bölge siyah noktaya meyilli karma cilt yapısına sahibim. Çok krem çöpe atmışlığım var bu ürünle çok iyi anlaştık.
0
cilekli pasta
(12.04.26)
Ben bu konforu kore güneş kremleri hariç bulamıyorum, o yüzden önerim Skin1004 mavi kapaklı olanı.
0
ekimoloji
(12.04.26)
Marka doktor önerisiydi. Stick olması zaten ayrı bir efsane.

www.n11.com
0
Mirket
(12.04.26)
badecanlar, mis gibi bi yapısı var
-1
mezzosprite
(12.04.26)
guneskremi bence tavsiye ile degil test ederek alinir.
mesela bana Shiseido cok agir geliyor ama bir cok kisi severek kullaniyor. Bioderma da cok guzel oluyor ama ikinci kez uygulayamiyorum cunku soyulma yapiyor. LRP cok cok guzel ama sivilce yapti. Skin1004 cok guzel ama lekeli cildime yeterli gelmiyor :D

sorununuza, cilt tipinize, nerede kullanacaginiza gore (evde/disarda-gunluk/ deniz kenari) bence cok degisiyor.

su ana kadar gunluk kullanim icin en memnun kaldigim, avene ve Transparent Lab (yurtdisi satisi var sanirim sadece); deniz kenari ve cok asiri gunesler icin avene sunsimed ve eucerin; ev ici kullanimda BOJ oldu.
0
65 derece
(13.04.26)
cerave yüz kremi 50 spf 52 ml. nemlendirici sürmeye de gerek kalmıyor.
0
eisberg
(13.04.26)
shiseido'nun her ürünü non-comedogenic ve dermokozmetik degil. türkiye'de cok beyaz tenliyim diyenlerin cogu beyaz tenli bile degil. shiseido eger alerjik bir cildiniz varsa sahiden üzer. bana la roche ultra hassas, avene, cerave bile alerji yapti, shiseido plak plak egzama yapti resmen.
güvenle kullandigim daylong ve dermalogica. daylong cilt kanserinde de öneriliyor mesela. bir arkadasim daylong'un ona agir geldiginden bahsetti ama cildi kösele gibi, hicbir sey alerji yapmiyor ma ona agirlik vermis iste.
65 derece +1 diyorum cünkü cok kisisel bir tecrübe günes kremi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
(8)

Ekşi Sözlüğün geldiği nokta

CemMetin
https://eksisozluk.com/uganda-generalinin-turkiyeyi-tehdit-etmesi--8091833Parayı basıyorsun, istediğin kadar clickbait link spamliyabiliyor ve özgürce ırkçılık yapabiliyorsun. Haber içeriğinin başlıkla ilgisi bile yok.Koskoca Ekşi Sözlüğün para için sinan oğlan ve zafer partili ergenlerin oyun alanı
eksisozluk.com

Parayı basıyorsun, istediğin kadar clickbait link spamliyabiliyor ve özgürce ırkçılık yapabiliyorsun. Haber içeriğinin başlıkla ilgisi bile yok.

Koskoca Ekşi Sözlüğün para için sinan oğlan ve zafer partili ergenlerin oyun alanına dönmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?
0
CemMetin
(11.04.26)
burası bir değer değil ki. burası bir internet sitesi. bir bayrak değil, belirli bir zümreye ait değil. hoşunuza giderse kalırsınız, hoşunuza gitmezse çıkarsanız.

çok değer biçmediğiniz zaman eğlenceli oluyor, tavsiye ederim.
-2
galahad reloaded
(11.04.26)
ekşinin artık eski yazarları yok. meydan trollere kaldı. dönem değişiyor ekşide değişiyor.
+3
mikahakkinen
(11.04.26)
Başlığı açanı engellemişim. Sanırım 1.000 kişiyi engelledim ve hala her gün en az birkaç kişiyi engelliyorum ancak sorun çözülmüyor.

Sorun sitenin tam zamanlı profesyonel bir işe dönüşmesinden kaynaklanıyor, site sahibi el atmadıkça yapacak bir şey yok.
+3
10551037
(11.04.26)
Sözlük kapanıp açıldığı dönemden beri foseptik çukurundan hallice değil mi? bu hale geldikten sonra xteki troller eksikapansin hastagini saldılar.
0
ekimoloji
(11.04.26)
ekşisözlük'te bir ticarethane sonuçta. para konuşur.
akp trollerine de mecburen destek oluyorlar.
0
parka
(11.04.26)
Bu konu benim de canımı sıkıyor. Sözlüğün para kazanmasıyla ilgili bir derdim yok, Kanzuk ya da başka birinin bu işi babasının hayrına yapmayacağını biliyorum. Hatta sözlüğün potansiyeli itibariyle siyasi açıdan rahat bırakılmayacağını da biliyorum. Ancak para karşılığı değer yargısı içeren içerik oluşturma hakkını siyasi bağlantıları herkes tarafından bilinen bir haber sitesine vermek çok büyük bir aymazlık. Normal bir kullanıcının ürettiği içeriklere bile bağımsız yaklaşmak çok zorken bu tür akçeli işlerde çizgi çekmek imkansız hale geliyor. Bu kafayla mesela A Haber parasını basıp sabahtan akşama kadar CHP temalı başlık açabilir diye anlıyorum.
Sözlüğün bu tür bir sürece girmesi yazık gerçekten.
0
salihdt
(12.04.26)
''Ancak para karşılığı değer yargısı içeren içerik oluşturma hakkını siyasi bağlantıları herkes tarafından bilinen bir haber sitesine vermek çok büyük bir aymazlık.''

buna tam olarak 'ticaret' diyoruz. bakkal dükkanı işletsen akp' li veya dem partili birine ürün mü satmayacaksın? veya okulun olsa okula mı almayacaksın? veya hastanen olsa o hastaya bakmayacak mısın?

sözlüğün bulunduğu bu ortam müthiş bir fikir özgürlüğü durumu. ha gelir chp veya işçi partili biri reklam vermek ister ve sözlük bunu kabul etmez. o zaman hep beraber linçleriz.
-2
galahad reloaded
(13.04.26)
Ona tam olarak "ticaret" diyemiyoruz zira sözlüğün özü kullanıcıların içerik üretmesi. Sözlüğe para verip değer yargılı içerik ürettirmek benim Ülker'e para verip kafama göre çikolata üretmem, Ülker'in de bunu kendi markası altında satmasıyla aynı şey. Ülkerin herkese bu hakkı vermesi demokratik bir durum gibi gözükse de faaliyetin türü itibariyle saçma ve etik değil. Ya da daha yakın bir örnek vereyim: Para verip gazeteye haber yaptırıyorum mesela. Ticaret mi? Ticaret... Eğer gazete "Her para veren haber yaptırabilir" derse kendince demokratik de olur da... Artık gazete diye bir şey kalmamaya başlıyor bir noktada.
+1
salihdt
(13.04.26)
(9)

business casual giyenlere bir ayakkabi sorusu

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi? bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine? 1. https://www.intersport.at/p/on-cloud-x-4-laufschuhe-iat.on.3we3007.4
giyimde spor ayakkabi ile kombinleyenler, ne tür spor ayakkabi seciyorsunuz? daha renkli mi, yoksa mümkün oldugunca düz, sadece siyah ya da sadece beyaz gibi mi?
bu ayakkabilardan sizce hangisi daha iyi olurdu böyle bir kombine?

1. www.intersport.at
2. www.on.com
3. www.intersport.at
4. www.on.com


yoksa hepten dümdüz siyah bir model mi olsa iyi olur?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
bunlar çok spor. o delikli tabanlar çok spor hava katıyor. business casual altında giyildiğini görsem yadırgarım açıkçası. daha çok aşağıdaki tipleri öneririm.

www.adidas.com.tr
+1
galahad reloaded
(11.04.26)
bunlar kosu ayakkabisi degil mi? galahad'in dedigi gibi duz taban sneakerlar giyiyorum kanvas pantolon altina.

koyu renk pantolon altina genelde acik renk beyaz, gri giyerim.
0
antikadimag
(11.04.26)
Şu tarz daha uygun bence

derimod.com.tr
0
ekimoloji
(11.04.26)
bunlar kapkaçcı ayakkabısı.
0
runaway
(11.04.26)
Ben geçen şunu aldım benim çok hoşuma gitti business casual havayı çok iyi veriyor bence

www.adidas.com.tr
0
substituent
(11.04.26)
herkese tesekkürler.
substituent ve galahad, bunlar benim de aklima geldi, hatta evde de iki cift benzer ayakkabim var daha yepyeni. ama cok sikildim bunlardan ya. adidas 2000'lerin basindan beri hep ayni modellerde üretiyor, artik gözüme plastik terlik gibi geliyorlar.
daha baska tavsiyeleriniz varsa onlara bakayim.

@runaway, kapkaccilar iyi kosar bunlarla lol :D
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.04.26)
tanımladığınız tarza, bu ayakkabılardansa, daha klasik markaların (clarks, ecco, geox, legero vd) üstü klasik, tabanı spor olan modelleri yakışıyor bence. üstü şık bir deri kesim olunca mesela, tabanının beyaz köpükten olması batmayabiliyor.
0
lil siztah
(11.04.26)
pantolonum siyahsa siyah ayakkabı, açık renkse açık renk ayakkabı giymeyi seviyorum. bazen monokrom kıyafetin altına tamamen renkli ayakkabı da oluyor ama tek seçimim olacaksa nötr bir ayakkabı seçerdim sanırım. adidas'la ilgili cevabını gördüm ama mağazaya gidip bir "adidas japan" serisine baksana, birkaç model var. ben bir tanesine bayağı tutuldum. işçiliği ve derisi çok iyi. insan eline alınca bir hoş oluyor. bence gazelle, samba, ve spezialden çok farklı. çok daha hafif, narin ve kaliteli.

yukarıdakilere ek olarak veja, onitsuka tiger mexico 66, camper, ve birken'in ayakkabılarına (bunlar sneaker değil biliyorum) da bakardım.

bu arada ilk linteki on'u bir kadının ayağında gördüm, etekle şık duruyordu. seçeneklerinin arasından onu seçerdim.
+1
eileengray
(11.04.26)
Tam aradığınız spor ayakkabı değil sanırım ama ben Vans giyiyorum.
0
peki madem
(11.04.26)
(13)

katkı maddeli ürünlere/gıdalara bakışınız

MtKrt
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden u
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?
özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?
yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden umursamazdım ama nedense bi korku başladı. kahvaltılık sosta yukardaki 3 madde vardı. keyfim kaçtı.
Alınır mı ? yoksa direkt çöp mü?
0
MtKrt
(10.04.26)
Koruyucular icat edilmeseydi insanlar açlıktan ölürlerdi herhalde günümüzde kime nasıl yemek yetiştireceksin tavşan gibi ürüyoruz, bunlara takılı kalmak biraz ılık götlülük bence, günde 2 paket sigara içen içki tüketen insanlar yeri geliyor bu koruyucuları bokluyor bunların çoğu ihtiyaçtan ortaya çıkmış şeyler, ha çok kafanı karıştırıyorsa sosu da almayıver.

Senin için demiyorum tabii öyle anlama, toplumumuzda genel olarak böyle bir algı var.
+5
kizil karga
(10.04.26)
yani şöyle, temiz içerikli alternatifi kolay bulunan şeylerde çok dikkat ediyorum, mesela peynirde katkı maddesi olanlar var olmayanlar var, mutlaka etiket okuyorum. yumurtayı organik alıyorum. ama zaaflarım var, bazı atıştırmalıkları çok seviyorum ve içerikleri çöp de olsa bazen alıyorum, daha iyi içerikli olanları kesmiyor züber falan.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
yilda birkac kere disinda iceriginde bu tarz seyler olan yiyecek almiyoruz. bir tek esimin sriracha sevgisi var, onu katkisiz bulamadim. bu ara onu da almiyoruz ama.
0
lemmiwinks
(10.04.26)
Çocuk sahibi olduktan sonra daha çok dikkat etmeye başladım, içeriğini mutlaka okuyorum bilmediğim bir madde yazıyorsa yapay zekaya soruyorum.
0
ekimoloji
(10.04.26)
her gun kesin tukkettigim seylerin temiz olmasina gayret ediyorum ve icerik okuyorum evet. ama ayda yilda bir makarnaya ozel sos filan yapacaksam o kadar takilmiyorum. genel olarak icerikte sadece koruyucu olan urunlerle bir derdim yok (tursu mesela), ama mesela aroma vericiler coksa (dogal yapay fark etmeksizin) aldigim urunun kaliteli olmadigini dusunuyorum. hem koruyucu, hem renklendirici, hem kivam arttirici, hem aroma verici olunca aldigim urun aslinda aldigim sey degil, bambaska bir sey diye dusunuyorum, duzenli almiyorum.
0
taurina
(10.04.26)
bir süredir dikkat ediyorum fakat bir yere kadar oluyor. bir aydır falan biraz salmaya başladım çünkü yemek yemekten aldığım zevk azalmaya başladı. koruyucusuzun alternatifini bir şekilde bulabiliyoruz ya da doğrudan yememe şansımız var ama beni asıl rahatsız eden pestitit, tarım ilacı dolu sebze meyveler oluyor. organik mi emin olamıyorsunuz, fiyat farkı fahiş oluyor bazen.
0
black holes in the sky
(10.04.26)
sadece kalorisine dikkat ediyorum. yüksekse almıyorum.
0
yurtsuz john
(10.04.26)
Yap desem yapmazsın he +sonsuz

Sadece anlık zarar verecek ürünleri/maddeleri eliyorum. Mideye rahatsızlık verenler gibi.
Bir de lezzet açisindan doğalına alışık olduğum reçel gibi ürünlerin hazirini almıyorum. Çok yapay bir tat geldiği için.
0
egerbiryolcu
(10.04.26)
Her gün tükettiğim bişi değilse bakmıyorum. Hayatı o kadar sevmiyorum.
+1
Bruce
(10.04.26)
Yediklerime dikkat ettiğim bir dönemde değilsem çok incelemem lezzet odaklıyım.
Eğer dikkatli olduğum bir dönemdeysem paketli gıdaların hiçbirine güvenmem ve tüketmemeye çalışırım, paketli gıdaların tamamını direkt “zararlı” kategorisine atıyorum.
0
mutekebbir
(10.04.26)
Ben de çok önemsiyorum bu konuyu. Kendim yapabileceğim her şeyi kendim yapmaya çalışıyorum. En son zeytin kurdum mesela ama daha olmadı. Eylül ayında kurdum ve umudum kalmadı 😂

Veganım ve sürekli etiket okumakla ömrüm geçiyor. Katkı maddesi konusu da önemli benim için. Katkı maddesiz bir şey bulamıyorsam ve almam gerekiyorsa o katkı maddesinin de hayvansal olmaması gerekiyor. O sebeple etiket okumaktan artık görme yetimi kaybetmekten korkuyorum.
0
rock n roll
(10.04.26)
cok onemsiyorum. kesinlikle almam. hatta nutri-score'a bile bakiyorum ve bir urun c skoru altinda aliyorsa almiyorum. yani abur cubur bile yiyeceksem c olanini seciyorum. istisnalar olabiliyor. ornegin yeni, enteresan bir urun deneyeceksem onemsemebiliyorum.

link: en.wikipedia.org
0
Sour
(11.04.26)
olabildiğinde uzak durmaya çalışıyorum. yani düşmanca bir tutumum yok, hazır gıda tüketmemeye çalışıyorum.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
(15)

Dolandırılma riskiniz yüzde kaç?

sekizdokuzon
Benim sanırım epey yüksek ama bir şekilde Allah koruyor. Teker teker örnek verirsem cidden durumun vehametini anlarsınız (39 yaşında, 33 yaşındaki adama sugar mummy oluyordum az daha), o yüzden çok ayrıntıya girmeyeyim. Sizin dolandırılma riskiniz ne boyutta? Teşekkürler.
Benim sanırım epey yüksek ama bir şekilde Allah koruyor. Teker teker örnek verirsem cidden durumun vehametini anlarsınız (39 yaşında, 33 yaşındaki adama sugar mummy oluyordum az daha), o yüzden çok ayrıntıya girmeyeyim.

Sizin dolandırılma riskiniz ne boyutta? Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(09.04.26)
hacklenme, linke tıklama şeklinde ise o olabilir ona hiç güvenmiyorum. ama telefonla ya da bir şey alırken vesaireyse yani çok da %0 diyemem ama hadi çok çok iyi bir dolandırıcılıksa %30 diyelim.
0
matilda
(09.04.26)
benim de yüksek. herkese inanıyorum maalesef. yalan söylediğini bildiğim halde ama böyle söylüyorsa doğrudur yaa diye düşünüyorum. zalaklığım karşısında bana acıdıklarını ve fazla dolandırmadıklarını düşünüyorum ya da kısaca allah koruyor bir şekilde sanırım
+1
euteamo
(09.04.26)
su yasima kadar dolandirilmadim ama tamamen sans eseri. %90 falan diyorum

sans eseri yasiyoruz. birisi beni bir sey sanip arkadasimin sesiyle beni arasa 'fakyoras paraya ihtiyacim var banka hesabima ulasamiyorum' dese, istedigi hesaba para yollarim :/

Allah koruyor+1
+2
fakyoras
(09.04.26)
0.000000000001
Beynimi mantığım esliginde kullanabiliyorum
+1
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
sıfır diyemem ama oldukça düşük olduğunu düşünüyorum. 25+ yıldır ticaret yapıyorum görmediğim çok az şey kalmıştır.
+1
orpheus
(09.04.26)
Ben çocuk doğurduktan sonra zekam %70 azaldı. Her an biri beni doladırabilir. Eşime de tembih ediyorum beni kolla her an her şey yapabilirim diye :/
+1
yenibirgüzelnick
(09.04.26)
her kararı yapay zekaya sorun, geçen beni 2 kez kurtardı Fiat yetkili servis tarafından dolandırılıyordum
0
fatihdr
(09.04.26)
Ben bi oran veremiyorum çünkü dolandırılma tekniği çok fazla. Yani birinden yırtıp diğerinde tökezlenebilir. İnsan yoğunluk/uyku sorunları/ aşırı iş yükü/hayat sorunları vs sebebiyle her an ayık olmuyor.

Her şekilde kendini koruduğunu düşünsen bile mesela geçen redditte okuduğum bir olay vardı. Kızın biri bi kozmetik sitesinden alışveriş yapıyor ve bankamatik kartıyla ödeme yapıyor. Nasılsa 2FA korumalı diye. Ödeyeceği miktar uygulamaya düşüyor, diyelim ki 15 eur ve buna onay veriyor. Ödeme yapılıyor ama sonra uygulamadan hesap özetine bakıyor ve görüyor ki üst üste 50 eur, 150 eur gibi gibi bir sürü para çekilmiş. Yani sözde 2FAın koruması gerekirdi, bu ne şimdi :D?! Hani her şeyden kendini korusan, böyle bir olay yaşarsın yine dolandırılırsın.

Onun için korkumdan Amazonda ya da ürünün kendi mağazasında pahalı falan olsa bile 3-5 başka yerlerden kısıp gidip oralardan sipariş edip alıyorum.
0
truf
(09.04.26)
dolandırılmanın seviyesine bağlı bişey bu. çok büyük zarara uğramaktan bahsediyorsak yine 0 diyemesek de 0.000000000001% +1 (bkz: swh)

ama küçük küçük dolandırılıyoruz, bazen farketmeyeceğimiz bazen farketsek de kabulleneceğimiz şekilde. arabaya teyp aldım mesela android 14 diye satılıyor, olmadığını biliyorum sahte yazılım ama yine de alıyorum çünkü piyasadakilerin neredeyse hepsi böyle... iş görecek seviyede bir cihaz, fiyatına göre çok kötü tercih değil diyip geçiyorum. aynı fiyatlara bundan çok daha kötüsü de var piyasada.

ipl cihazı aldım, 999999 atım ömürden bahsediyor, palavra ama gerçekçi olarak 100k'ları görebilir ben bunu 1m değil 100k sayarak yine mantıklı bulup aldım. 15k civarı da kullandım yıpranma var ama çalışıyor hala. etkisini de gördüm. yine teknik olarak dolandırıldım aslında dimi?

jeneratör aldım pazarlamada 3 kw algısı yaratmaya çalışıyorlar, model ismi bile 3000'li teknik detaylarında gizleniyor kva cinsinden peak güç olduğu 80% power factor üzerinden belirtildiği aslında 3kva ürünün devamlı gücünün 2000watt olduğu. bunu da almadan önce araştırıp öğrensem de aldım çünkü 2kw jeneratör benim işimi görüyor bu kapasitedeki ürün için de aldığım fiyat makuldü.

fason birçok üründe kötüsü de çok iyiyim diyor iyisi de çok iyiyim diyor. kötüsünün iyisinden pahalıya satıldığı yerler de oluyor, hiç işe yaramayacak çöpler de oluyor. arada f/p ürün bulursun hala pazarlaması palavra doludur şişirmedir aslında o da dolandırıcıdır ama fiyatına göre gerçekten iş gören bir ürün alabilirsin. bu durumda göz göre göre bilsem de alıyorum.

bir de şimdilik yaşamadım arabayı daha yeni aldım ama sanayi esnafı hakkında gördüklerim okuduklarım korkutuyor :D düzgün usta yok gibi bişey, orada da az dolandıranını bulup kabullenip geçebiliriz şanslıysak. neyseki kronik sorunlu pahalı bi araba değil. ama korkudan ufak işler için bile sanayiye gidemiyorum tanıdığın ustasına birlikte gideceğim şehir dışında vakit bulunca. şimdilik alt takımdan gelen tıkırtılar eşliğinde sürmeye devam :D
0
konetsu
(09.04.26)
Büyük konuşmayayım yine şaşar beşer ama düşük. Genel olarak kimseye pek güvenmem “işin içinde kahbelik olabilir” diyen dayı gibiyim. Ayrıca param kıymetlidir, dikkatli harcarım, borç alma vermeyi sevmem.
Bir kaç kez de annemi dolandırılmaktan kurtardım, yaş tahtaya basmam kolay kolay.
0
ekimoloji
(09.04.26)
sms ile %0 çünkü hiç okumuyorum.

çaldırıp kapatan kimseyi geri aramam. anında açtıysam ve ses gelmediyse bekleyemem kapatırım. taahhüt süreniz bitti diye arayanlara asla inanmam kapatırım çat diye.

whatsapp'tan yazanlar da çok belli ediyor kendini. direkt engellerim.

her türlü internet alışverişlerimde de çok detaycıyım. marka takıntım da var.

beni dolandırmak çok zor gibi ya.
0
batlegolas
(09.04.26)
Temkinliyimdir aslında ama insanız en nihayetinde asla dolandırılmam diye büyük konuşmak istemem.
0
rock n roll
(09.04.26)
Ben kül yutmam.
-2
michael_knight
(09.04.26)
Birinin beni herhangi bir konuda kandırması bir dakikasını alır.
Bi an var o ana denk gelirse eyvah eyvah, beynim durur, düşünemem, söylenen her şey aşırı mantıklı gelir.

Bir gün çalıştığım iş yerine bir adam geldi anlattı anlattı anlattı telefonuma bir şey yüklemeye çalıştı beceremedi ben bunu alayım da bi baktırayım dedi tamam dedim tam giderken telefon çaldı alıp açtım patronumdu anlattım o anki durumu ona, telefonu adama vermekten vazgeçirdi beni adam söylene söylene çıktı gitti.
Sonra gelen maile baktım “iphone'umu bul özelliği kapatıldı” diye mail gelmiş.
Saniyeyle kaptırmadım, telefonu birazcık geç arasa yandım.
0
mutekebbir
(09.04.26)
Birine guven eşiğim çok düşük. Genelde çok şüphe duyarım geçmiş deneyimlerim sağ olsun:/ Sanki telaşlı, koşturmacalı bir halimde dolandirlmam daha olası.
0
Amaranta ursula
(09.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(8)

Kendinizi darda hissettiğinizde, ruhunuz bunaldığında ve birileri ile konuşmak istediğinizde kimi ararsınız?

umutt
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih edi
Ben kimseyi arayamadığımı anladım biraz önce. Kötü bir farkındalık oldu ama sanırım uzun süredir kendimi kandırıyormuşum yalnız değilim diye. Aslında telefonun ucunda olabilecek birileri var ama canları sıkılmasın, zaten akşam vakti müsait değillerdir, ben halledebilirim diyerek aramamayı tercih ediyorum.
Siz arayabiliyor musunuz birilerini, yoksa herkes kendi derdinden sorumlu diyerek kendiniz mi çözüyorsunuz?
-2
umutt
(08.04.26)
hic kimseyi.

akil danismak icin, derdime derman olacaksa ararim ama yakinmak icin 0. mümkünse kimse de beni aramasin. dert anlatmak isteyen terapiye gitsin. bana cok toksik geliyor. modumu kimsenin derdiyle düsüremeyecegim. birilerinin modunu düsürmek de istemem.
-3
Purple life
(08.04.26)
Genelde annemdir, eşimle tartıştıysam o dahil kimseye anlatmam. Çok çıkmazdaysam ChatGPT ile laflarım.
0
ekimoloji
(08.04.26)
7/24 arayabilecegim birileri var. Hemen arayip konusmak isterim. Arkim de hemen anlatsin rahatlasin isterim, her zaman ulasilabilinirim
0
üğpoıuy
(08.04.26)
Birini aramam, yakınmayı sevmiyorum. Derdimi de sohbet ortamında, konu gelmişse ya da sorulmuşsa anlatırım genelde. Sorulmadan anlatmışlığım yoktur pek.
0
Bruce
(08.04.26)
annem var. partnerim var. boyle arayabilecegim arkadas da olabilir ama konusuna bagli. fakat yine de arkadaslari saymam. kisacasi annem ve partnerim.
+1
Sour
(08.04.26)
bir joint yapar kendimle konuşurum
0
birdirbir
(08.04.26)
Kimseyle konuşmam, imkan varsa içer, susarım.
+1
kumandanim
(09.04.26)
ben de kimseyi aramam. yaptığımız şey bence biraz yansıtma. rutinimin bozulmasını sevmem, hiçbir işim yoksa bile beklenmedik bir arama beni rahatsız eder mesela. gerçekte çoğu insan için bu geçerli değil, hatta kimilerinin hoşuna gider bu. bende meşguliyetten bağımsız artık yabanilik midir, anksiyete midir, hastalık mıdır bilmem ama böyle bir şey var: yapacağım neredeyse her şeyin başkalarına yük olacağını, kimsenin bana bile isteye ayıracak bir dakikası bile olmadığını varsayarım. ondan bağımsız telefonda konuşmaktan da nefret ederim zaten, ilişkilerimde bile problem yaratan bir durumdu geçmişte. kafama silah dayayıp "ara ulan!" deseler herhalde annemi, olmadı kardeşlerimi arardım. başka kimse yok.
0
der meister
(09.04.26)
(15)

Sürekli bebek ziyareti

camlicagazoz
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani bir sınırı olmalı diye düşünüyorum. Eşimin ailesi de burada yaşıyorlar ama onlar o kadar gelmiyorlar hatta bizimkilere göre neredeyse hiç gelmiyorlar diyebilirim. Çiftci olunca işleri oluyor, o yüzden.

Şimdi benim ailem de çok baskın yani ben şamar oğlanıyımdır ailenin. 10 yaş küçük kız kardeşim mesela her istediğini yaptırır ama ben bir şey deyince pek ciddiye alınmam. Şimdi olumsuz cevap versem bizimkiler bu sefer iyi tamam gelmeyiz deyip hiç gelmeyecekler. Vallahi çıldıracağım. Ne yapayım. Ben bile bunaldım artık kendi ailem olmasına rağmen.
+2
camlicagazoz
(07.04.26)
10 yaş küçük kardeşle aranız iyiyse ona söylettirin. ama siz söylemiş tembihlemiş gibi değil, kendi fikriymiş gibi söyleyecek, "ya anne abimlere bu kadar sık gitmeyin biraz da yalnız kalsınlar kafa dinlesinler" falan filan gibisinden.
+7
kibritsuyu
(07.04.26)
bunu engellemeniz pek mümkün değil. dedeler anneanne ve babaanneler ne yapar eder görür o bebeği. hiç olmazsa günü kurtarmaya bahaneler üretin.

bu hafta doktorun tavsiyesiyle sıkı bir uyku düzenine geçtik. Gün içinde çok az uyaran olması gerekiyormuş, o yüzden bu hafta evde sakin kalmamız lazım.

Bugün/yarın aşımız vardı, bebek biraz huzursuz ve ateşli. Kimseyi tanıyacak hali yok, sadece uyumak istiyor. Biraz toparlanınca haber vereceğim.

Bebek şu an atak haftasında, çok huysuz ve yabancılıyor. Kalabalık görünce iyice ağlıyor, biz bile zor sakinleştiriyoruz.

Evi genel bir dezenfekte ediyoruz/ilaçlattık, her yer her yerde. Bebekle sizi bu dağınıklıkta ağırlayamam, bitince buyurun gelin.

Bugün banyosunu biraz geç yaptıracağız, arkasından hemen uyutmam lazım. Yarın görüşsek daha iyi olur."

Bugün gerçekten çok yorgunuz, uyumamız lazım ama Cumartesi günü öğleden sonra çaya gelin, o zaman daha uzun vakit geçiririz. ( bu çok tuttu bende )

Eve gelmeyin de, biz sizi özledik, hafta sonu hep beraber bir parkta/sahilde yürüyüş yapalım mı? Bebek de hava almış olur.

pinokyo gibi olduk iki dakikada dslfşsk.
+4
galahad reloaded
(07.04.26)
doktorumuz bu aralar salgının çok olduğunu ve bebekleri çok etkilediğini söyledi bizimkinin de bağışıklığı biraz düşmüş bir süre ziyaretçi kabul etmeyin eve dedi şeklinde söyleyin. ben ilk 3 ay böyle söylemiştim herkese. yine yaa bişey olmaz falan diyebilirler, o halde internetten yoğun bakıma düşen bebeklerin haberlerini göndermiştim sürekli :)
+3
wendyangelamoiradarling
(07.04.26)
hic gelmeme ihtimalleri var mi sence?
seni hep böyle korkutmuslar ya da sen kendi kendini korkutmussun.

biz her zaman müsait olmuyoruz ama sizi de kiramiyoruz. biz cagirinca gelin de.

annen baban da ana baba gelin damat oldular. anlarlar. su an sadece cok heyecanlilar ve dahil olmak istiyorlar. onlar gelip gitmezse sizin baksana ilgilenmiyorlar demenizden bile korkuyor olabilirler.
+4
Purple life
(07.04.26)
kibrit suyu +1

bence de kardeşiniz sizin şikayetçi olduğunuzdan bihabermiş gibi "anne bu kadar gitmeseniz mi, belki biraz yalnız kalmak istiyorlardır" desin.
+1
himmet dayi
(07.04.26)
Müsait değiliz ya da program yaptık diyin, her gelmelerini istemediğinizde arkadaşımıza davetliyiz gibi sırayla bahane uydurabilirsiniz. 4 aylık bebeği o kadar sık görmeye gerek yok, anne süt veriyordur henüz lohusadır sürekli kaynana kayınbaba eğlemek zorunda değil.
+4
ekimoloji
(07.04.26)
Lohusa evine gelen misafir anne ile bebegi yalniz birakip is yapmali. 4 aylik ana kuzusu bebegi kendisi kucaklanip yayip oturup lohusa kadindan ev isine kosmasini beklememeli.
Bu sebeple Cosmicstring'in dediginin tam aksini yapin. Evinize her geldiklerinde, lohusa evine gelmissiniz, allah razı olsun, ben kizi emzireyim siz ütüyü yapin, mutfagi toplayin, yemegi yapin gibi is kitleyin. Zaten esek olmayanin lohusa evinde bunlari yapmasi kendiliginden gerekir.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.04.26)
her geldiklerinde iş kitleyin.

"anne iyi ki geldin şu bebeği iki saat bi al da az uyuyayım diyin", "aman da torununu yıkamak dedesine nasıl yakışırmış" diyin, "keşke her lohusanın senin gibi annesi olsa, hiç zorluk yaşatmadın hep yanımdaydın" diyin.

hem takdir edin, hem gaz verin, hem bebeği kitleyin. varsın bir öğün mama yesin, dinlenin. altını değiştirsin, mamasını versin, baksın, sustursun, pışpışlasın. zaten sizi mi görmeye geliyorlar, çakın bebeği uyuyun dinlenin.

çok faydasını görürsünüz.

p.s. iki çocuk spor.
+1
babilfish
(08.04.26)
Lohusalık 40 gün değil miydi?
Yeni düzenleme mi yapıldı?
Kaça çıktı?
-6
Mirket
(08.04.26)
bebekler çabuk büyüyor ilk ayların tadını çıkarıyorlar , neden rahatsız oluyorsunuz . insan anne babasından kardeşinden rahatsız olur mu hiç .
her şeyi sorun sanmayın , abartmayın .bu normal bir süreç . bence ilgili olmaları çok güzel .
-5
devilone
(08.04.26)
Açık açık söyleyin, kırmadan.
Gelmelerinden rahatsız olma sebebinizi aslında anlamadım.

Geldiklerinde yardım etmiyor hatta hizmet mi bekliyorlar acaba? Eğer durum böyleyse o durumu değiştirin. Geldiklerinde anne ve babanıza uygun evde yardımcı olabilecekleri işler-görevler verin. Böylece ya işleri hallederler ve kazanırsınız ya da gelmezler ve kazanırsınız.
-1
michael_knight
(08.04.26)
ne kadar sık geliyorlar mesela merak ettim? bence yukarıda söylenen şeylerin çoğu kırar ve tamam gelmeyiz noktasına getirir. anormal bir sıklıksa kardeşinize söylemek mantıklı olabilir.
0
dfn4
(08.04.26)
Zaman hizli geciyor. Bir gun "annem babam hayatta olsa da keske her gun gelseler" diye gozunuz kapida olacak ama onlar bir daha asla gelemeyecekler.Bence durumun keyfini cikartin
0
turkuaz
(08.04.26)
Ben de neden rahatsız olduklarını anlamayanları anlamadım. İnsanın evi özel alanı ve habire misafir ağırlamak herkesin bayıldığı bi şey değil. 4 aylık bi bebekle sürekli sütün akıyor sürekli memen açıkta o uyurken uyumak ya da dinlenmek istiyorsun, çocuk sessizlik istiyor vs yani bu süreci yaşamadığınız çok belli. Bi de kendi anne baban neyse rahat davranırsın da eşinin anne babası sürekli gelen. Tüm önerilere katılıyorum, umarım çözersiniz kolayca
+4
mezzosprite
(08.04.26)
2 güne 1 geliyorlar arkadaşlar ortalama olarak. ama mesela annem iş çıkışlarında da uğruyor. yani telefon edecekler diye paranoyak oldum. gelince de illa ki hizmet ediyoruz. evet annem babam ama yani ne bileyim bu kadar da darlamalarına da gerek yok bence. ayrıca kız kardeşime de diyemem. bastırır beni. tek isteğim uzak bir yerlere taşınmak.
0
🌸camlicagazoz
(09.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.