Giriş
(3)

Evrensel Kitabevi'nde Hangi Yayınevi?

bi mekan
Merhaba, Birkaç gün muhtemelen Kızılay'a gidemeyeceğim pek ve bir anda merak ettim, ola ki bilen vardır diye şansımı denemek istedim. Karanfil'de bulunan Evrensel Kitabevi sanırım her ay başka bir yayınevine %30-40 arası bir indirim uyguluyor. Geçtiğimiz ay İletişim'di. Bu ay yeni bir yayınevi indir
Merhaba,
Birkaç gün muhtemelen Kızılay'a gidemeyeceğim pek ve bir anda merak ettim, ola ki bilen vardır diye şansımı denemek istedim. Karanfil'de bulunan Evrensel Kitabevi sanırım her ay başka bir yayınevine %30-40 arası bir indirim uyguluyor. Geçtiğimiz ay İletişim'di.
Bu ay yeni bir yayınevi indirime girdi mi ve o hangi yayınevi, gören-rastlayan varsa :)
Teşekkürler.
0
bi mekan
(04.10.11)
Kabalcı Kitabevi

evrenselkitapkirtasiye.com
0
compadrito
(05.10.11)
bugün gittiğimde iletişim yayınlarının %30 indirim + 4 taksit uygulaması hala sürüyordu. içeride dolaşmadım ama dışarıda başka yayınevleriyle ilgili bir şey görmedim.
0
irbat
(05.10.11)
Demek değişmemiş, web sitesi eski bu arada.
0
🌸bi mekan
(05.10.11)
(7)

bel fıtığı

therevo
şimdi ben bel fıtığıyım sanırım biraz da ileri seviye de, yasım 25 ben bundan sonra futbol oynayamıyacagım de mi? ortada boyle acı bir gercek var sanki?
şimdi ben bel fıtığıyım sanırım biraz da ileri seviye de, yasım 25 ben bundan sonra futbol oynayamıyacagım de mi? ortada boyle acı bir gercek var sanki?
0
therevo
(04.10.11)
öncelikle doktor değilim, bir doktora danışmakta fayda var. Tanıdığım bel fıtığı olan insanlar yürürken bile fazlasıyla zorlanıyorlardı kimi zaman. Futbol fazla ileri seviye kalır sanırım.
0
yaarock
(04.10.11)
bende de var hem de iki tane yazları oynayabiliyorum, kışın oynayamıyorum.ayrıca yaş 40. ayrıca kesin yüzmeye git.
0
greenplease
(04.10.11)
bunu değerlendirebilecek tek kişiyetkin bir spor hekimidir. başkasının sözüyle hareket etmeyin sakın.
0
stopnsilence
(04.10.11)
ya benim su ara aslında iyi de oynadıgım zaman korkuyorum daha kotu olacak diye. bende de sanırım 3 tane var da cok ileri olamayabilir. doktora danısmalı en iyisi?
0
🌸therevo
(04.10.11)
takarsın korseyi çakarsın voleyi. no problem. daha gençsin. zamanla düzelir, yaşlanınca nükseder. raad ol.
0
xibillian
(04.10.11)
bel fıtığı ciddi bir sorundur (sol ayağım felç oluyordu az kalsın, acil ameliyat ile kurtuldum), mutlaka bir beyin cerrahına gidin, MR çektirin, sorununuzdan emin olun öncelikle. sonra zaten doktorunuz gerekli egzersizleri verecektir. bu egzersizlerin yanında mutlaka yüzün, biliyorum türkiyede kolay değil ama beledihenin havuzları vs. ne bulabilirseniz yüzün. haftada en az 3 defa ama en iyisi düzenli olarak 4-5 defa. 1-2 ay düzenli yüzdükten sonra farkı göreceksiniz. her sefereinde öyle saatlerce yüzmenize gerek yok, her girişte 500m civarı yüzseniz bile yeter, önemli olan bunu alışkanlık haline getirip düzenli olarak yapmak.

doktorunuz izin veriyorsa ve sırt-bel-karın kaslarınızı yeterince güçlendirdiyseniz (ve tabi sinire çok fazla baskı ve felç riski yoksa) diğer sporları da yapabilirsiniz. ama eğer bu dediğim şartları sağlamadan futbol vs oynamaya kalkarsanız başınıza daha büyük sorunlar açabilrisiniz.

mutlaka bir doktora görünün ve teşhis konsun, belki fıtık değildir, daha kolay halledilebilir başka birşeydir.
0
very pigmented melanosome
(04.10.11)
yaşın çok genç. bu çok iyi. bel fıtığı kendi haline bırakıldığında, yani ameliyat edilmediğinde, kendini çok iyi toparlayabiliyor. istisnalar vardır tabii. ben genel olarak söylüyorum. tahtanın üzerine halı serilmiş kadar sert bir zeminde değil ama, piyasadaki en sert ortopedik yatakta yatman lazım. bu çok önemli. asla yüzüstü yatmaman lazım. bu da önemli. diğer çok önemli bi şey, asla mekik yapMAman lazım. mekik çok zararlı bel fıtığı olanlara. boyun fıtığına da neden olabiliyor. akut ağrılı dönem geçtikten sonra yüzme tavsiye ediliyor. kasmadan. yüzmek eğer kula nasip olan bi imkan değil. böyle bi durum varsa, gene kasmadan yürümek gerekiyor. bel kaslarının kuvvetlenmesi lazım ki, yük omurlara binmesin. göbek varsa, (bkz: garantili zayıflama yöntemi/@compadrito). göbek, bel fıtığını azdırır. göbeğin erimesi ve bel kaslarının kuvvetlendirilmesi. orta ve uzun vadede hedef bu olmalıdır.

ögp: konservatif davranırsan yani abuk sabuk işler yapıp, eğilerek yerden bir şey almaz, eğilerek yerden bir şey kaldırmaz, rutin günlük yürüyüşlerini ihmal etmezsen, orta vadede kendini toparlar bel kasların. futbol da oynarsın. ama şimdi acele etme. bir dahaki yazı bekle mesela. bu arada nöroşirürji muayenesini ihmal etme tabii. bu işler "ben bel fıtığıyım sanırım"la olmaz.
0
compadrito
(04.10.11)
(2)

justinianus kimdir (sözlükteki)

ground
herhalde gerçek adı kanzuk gibi ortaya çıkmış olması lazım. bir ben bilmiyorum galiba. özelden mesaj atarsanız sevinirim. (dışarıya kapalı)
herhalde gerçek adı kanzuk gibi ortaya çıkmış olması lazım. bir ben bilmiyorum galiba. özelden mesaj atarsanız sevinirim. (dışarıya kapalı)
0
ground
(04.10.11)
bilen varsa bana da mesaj atarsanız merak ettim.

ama ortaya çıkmış olduğunu sanmıyorum. kanzuk sözlüğün avukatı. sözlük adına davalara giriyor, medyada yer alıyor. o yüzden adı ortaya çıktı. justinianus gerçek hayatta bir duayen, hukuk üstadı. lakin sözlükte sadece praetor. o yüzden gerçek adının ortaya çıkması için bir sebep yok gibi.
0
kibritsuyu
(04.10.11)
justinianus emekli hakim.
0
compadrito
(04.10.11)
(16)

parmak izi

Kreuzberg
Pasaport alırken ya da ehliyet alırken 10 parmağımızın da parmak izini almaya başladılar. Sizce bu normal bi şey mi? Parmak izi almada ki amaç nedir? Bana ait olan bi şey, kimseye uyuşmayan bi şeyi niye topluyorlar? Nerde kullanılacak? Amaç nedir?
Pasaport alırken ya da ehliyet alırken 10 parmağımızın da parmak izini almaya başladılar. Sizce bu normal bi şey mi? Parmak izi almada ki amaç nedir? Bana ait olan bi şey, kimseye uyuşmayan bi şeyi niye topluyorlar? Nerde kullanılacak? Amaç nedir?
0
Kreuzberg
(04.10.11)
suç işlersen kim oldugunu bulabilmek icin.
0
rurouni
(04.10.11)
@rurouni ya peki benim üzerime suç atmak isterlerse? Benim olmadığım halde o ortama benim parmak izimi bırakırlar, eğer kanıtlayamazsam o suçu işlemiş olurum. Komplo teorisi gibi duruyor ama gerçekleşmemesi için hiç bi sebep yok.
0
🌸Kreuzberg
(04.10.11)
çok fazla csi, kanıt falan izliyorsun sanırım.

pasaportu veren emniyet. polis yani. onu yapacak adam polis olmaz. illa biri yapacaksa cafede çay içtiğin bardaktan da yapar. gece gelir evinin kapı kolundan alır parmak izini. ha polisin arkandan komplo kurup üstüne suç atabileceği kadar derin biriysen (polat alemdar falan gibi) onu bilmem.
0
kibritsuyu
(04.10.11)
@kibrisuyu peki doğru söylüyorsun ama sonuçta bu da bir nevi fişleme değil midir? Benim bildiğim kadarıyla bu uygulamnın tek avantajı büyük ölümlerde ( kaza, deprem vs) kimlik tespitini kolaylaştırıyormuş. Bundan başka bi avantaj var mıdır? Bunu bilmek istiyorum =)
0
🌸Kreuzberg
(04.10.11)
Bir nevi fişleme mi? Sen fişlenmenin kötü bi şey olduğunu düşünenlerden misin yoksa? Ayrıca senin parmak izini nasıl bırakıyorlar? Hadi şu veya bu şekilde bıraktılar diyelim, bırakılmış parmak iziyle gerçek parmak izini ayırdedemeyecek mi polis? Başka avantajı şu olur: Sen bardağı, sadece iki elinin yüzük parmaklarıyla tutsan bile, oraya imzanı atmış olursun.
0
compadrito
(04.10.11)
Her turlu sucu aydinlatmada kolaylik saglar bu uygulama. Bunda sinirlenecek, kizacak ne var?
0
durdenist
(04.10.11)
"Benim olmadığım halde o ortama benim parmak izimi bırakırlar, eğer kanıtlayamazsam o suçu işlemiş olurum. Komplo teorisi gibi duruyor ama gerçekleşmemesi için hiç bi sebep yok."

Eğer kanıtlayabilirsen, polis vs ne durumuna düşer ? Manyak mı bu adamlar ?
0
saiko
(04.10.11)
Ben parmak izi verirken arkamdaki adam, bizi fişliyorsunuz vs. dedi.

Polis de bana şunu söyledi, eğer işlediğiniz suç yoksa, bizden korkmanıza gerek yok, kısaca fişlenmekten de korkmanıza gerek yok.

Olay fişleme değil, eğer parmak izlerinizin kimliğinizle birleştirilmesi sizin için fişlemeyse fişleme yapıyorlar evet.

Kısaca, polisten gizlediğin (suç anlamında) bir durum varsa tırsman gerek, onun dışında sade vatandaşsan panik yapacak birşey yok
0
bonjurkes
(04.10.11)
elizabeth short cinayetinde kızın cesedi daha önce küçük bir suçtan (yanılmıyorsam) tutuklanması ile alınan parmak izi ile tespit edilmiş.

eğer cinayete kurban gidersek, deprem, sel gibi bir felakette ölürsek ailemizin cesedimizi bulmasını kolaylaştıracak, kimimiz kimsemiz yoksa bile cesedi kişiselleştirecek bişey. bence yanlış değil. (evet çok fazla csi, kanıt neyin izliyorum :)
0
kakao
(04.10.11)
parmak izi fislemedir ve evet fisleme kötü bir seydir. ama parmak izine varana kadar sokakta bin tane mobese kamerasi, bankamatik dükkan kameralari, telefon kayitlarin, mail görüsmeleri ve internet trafigin de izleme altinda. bu kosullarda parmak izinin alinmasina "bizi fisliyorsunuz" diyen arkadasın sürekli herseyden kıllanan cumhuriyet okuru olma ihtimali yüksektir, ciddiye almamak gerekir.
0
jackofalltrades
(04.10.11)
yahu "fişleme"den ne anlıyorsunuz bilmiyorum ama kötü olan fişleme bu değildir. "fişleme" tabir edilen ve kötü olan şey şudur; senin siyasi görüşün, dini inancın falan bir kenara yazılır, yanına da ismin fotoğrafın, parmak izin her neyse eklenir, denir ki aha işte bu adam müslüman değildir, bu adam solcudur, sağcıdır, radikal dincidir falandır filandır. kötü olan fişleme budur.

yoksa kimliğinizin tespitine yarayacak bir bilgiyi vermişsiniz bunun neresi kötü? vesikalık fotoğraf da çektirmeyin o zaman? ulan her türlü fotoğrafınızı gayet public olan feysbuk sitesine yüklüyorsunuz rahatsız olmuyorsunuz da emniyet parmak izi alınca fişlendi oluyor. üstüne suç atmak istesem gider feysbuk hesabından adamın resmini alır onu bırakırım olay yerine, parmak izinden daha kolay sonuca ulaşılır.
0
kibritsuyu
(04.10.11)
milli bilgi bankası için dijital ortamda toplanıyor.
kaldı ki hali hazırda emniyette bulunan tüm parmak izi dosyaları elektronik ortama aktarıldı ve halen de devam ediyor.
bunun maksadı pasaport o çip kısmına sana dair fiziki bilgilerin de aktarılmasıdır. bir yerde seni garanti altına alıyor.

fişlemek kibritsuyu'nun da dediği gibi sana ait özel bilgilerin (siyasi görüş,dini inanç,belirgin kişisel özelliklerin) "özel amaç" için kayıt altına alınmasıdır.
0
icemanr
(04.10.11)
tc kimlik no sayesinde hakkındaki herşeyi biliyolar. parmak izini bilmelerine mi kızdın? :)
0
kediebesi
(04.10.11)
@compadrito fişlenmenin neresi iyi peki? Bırakılan parmak izi birebir benim parmak izim olucağı için bu durumda suçlu ben olucam.

@durdenist benim sinirlendiğim falan yok. Sadece niye 10 parmağımın izini alıyorlar, ne işe yarıyor onu merak ediyorum. Alman konsolosluğunda sadece 2 parmağımın parmak izini alırken yetiyor da bizim ülke niye 10 tanesini alıyor? İşini sağlama mı bağlamak istiyor? =) Evet haklısın cinayetlerin aydınlatılmasında kolaylık sağlar.

@saiko Eğer kanıtlayamazsam ne olucak?

@bonjurkes Evet işlediğim suç vs yok ve polisten de korkmuyorum. Ama pasaport alırken ya da ehliyetimi alırken verdiğim izleri nerde kullanıyorlar? Mesela havalimaanın da parmak iziyle bi şey yapmıyorum.
0
🌸Kreuzberg
(04.10.11)
Ben de diyorum ki:

Adamlar random birini seçti, o adamda kanıtladı, nolucak o zaman polis ? Senin söylemene karşılık yazıyorum çünkü bu şekilde olması daha olası değil mi ?
0
saiko
(05.10.11)
ne yapıyorlar biliyor musun? o kağıdı scan edip bilgisayara aktarıyorlar, ondan sonra da ortasından delip bi dosyaya takıp rafa kaldırıyorlar. aynı başvuruda verdiğin nüfus cüzdanı fotokopisine, pasaporta yapıştırılan dışındaki vesikalık fotoğraflara falan ne yapıyorlarsa, izlere de aynısını yapıyorlar. alıp da bir yerlerde kullanılmayacak yani, dosyada duracak öyle. herhangi bir iş başvurusunda, okul kaydında falan da nüfus cüzdanı fotokopisi verirsin ya, onlar o fotokopiyi alıp şirket kurmaz, dosyanda durur öyle, hah burası emniyet olduğu için kimlik fotokopisiyle yetinmeyip parmak izini de alıyorlar kimlik tespiti için.
0
kibritsuyu
(05.10.11)
(1)

İş Bankası'nda Müfettiş Yardımcısı

dougsampson
Olarak çalışan, ya da mülakatına girmiş olan yani bana bu konuda biraz bilgi verebilecek olan arkadaşlar veya arkadaşların arkadaşları var mı?
Olarak çalışan, ya da mülakatına girmiş olan yani bana bu konuda biraz bilgi verebilecek olan arkadaşlar veya arkadaşların arkadaşları var mı?
0
dougsampson
(04.10.11)
compadrito
(04.10.11)
(7)

taksim civarı ucuz ve kaliteli restorantlar?

kocayusuf
şöyle 2 kişi maksimum 50 lira bayılacağımız nereler var? teşekkürler.
şöyle 2 kişi maksimum 50 lira bayılacağımız nereler var? teşekkürler.
0
kocayusuf
(04.10.11)
İstiklal'de Büyükparmakkapı sokağı Balkan Lokantası

İstiklal'de Köfteci Ramiz
0
compadrito
(04.10.11)
tünele doğru giderken sağda tramvay ve asmalımescit'te tavanarası
0
hepas
(04.10.11)
Tunel yonune dogru ileride sagda Barcelona var. Karsisi gibi Dilek var (ama servisi yavastir).
0
orqan
(04.10.11)
Akbank Sanat' ın yanından girince ileride sağda Zübeyir. 50'yi az biraz aşabilir belki. Solda ise Köfteci Hüseyin var. Esnaf mekanıdır biraz ama köftesi harika.
0
aidiyetsiz
(04.10.11)
Tünelin orda, Bershka nin karsisinda Yemek Kulübü var. hem ucuz, hem de güzel bir mekan. Kesinlikle aradigin yer
0
dampire
(04.10.11)
ist

istiklalin girişinde.
0
azdeli
(04.10.11)
Galata MEvlevihanesinin hemen yanında Mano Burger var
Jazz Stop ın yanında Mersin Tantuni var
Richmond Hotel'den önce ki veya sonra ki ara sokaktan girince de South Park var.
0
skywalkeremre
(04.10.11)
(3)

philip morris

hede_hodo
philip morriste trainee ve bölge satış sorumluları dışında(yani analyst,supervisor,mühendis vs vs) çalışan,çalışmış olan,tanıdığı çalışan,çalışmış olan kimse varmı? bir kaç sorum var gerçekten önemli..yardımcı olursanız sevinirim..bu başlığada philip morris ve çalışma olanakları ile ilgili bildiğini
philip morriste trainee ve bölge satış sorumluları dışında(yani analyst,supervisor,mühendis vs vs) çalışan,çalışmış olan,tanıdığı çalışan,çalışmış olan kimse varmı? bir kaç sorum var gerçekten önemli..yardımcı olursanız sevinirim..bu başlığada philip morris ve çalışma olanakları ile ilgili bildiğiniz ne varsa paylaşabilirsiniz..teşekkür ederim
0
hede_hodo
(04.10.11)
@compadrito teşekkür ederim..ama ekşi sözlükte hakkındaki tüm entryleri okumuştum..yine de tekrar sağol
0
🌸hede_hodo
(04.10.11)
ben iki kişiyi dolaylı tanıyorum. biri müdür, inanılmaz iyi kazanıyor ve çok mutlu işinden. birisi de üretim elemanı, o bile şu an benim başka bir firmada yaptığım işten çok daha fazla kazanıyor.

bunları duyduğum için imrendiğim bir yer, bir de izmirden servisleri var.
0
qwertyuo
(04.10.11)
(4)

iş tecrübesi olmayan birinin cv'si

kozmosta bir nokta
ne kadar geçerli olur? kabul edilebilirlik nedir? daha çok şu şekilde sorayım, kitapçılara iş başvurusunda bulunmuş tamamen deneyimsiz birinin(haliyle cv'de refenrans kabul edilebilecek bir deneyim ibaresi olmayacak) başvurusunun kabul edilebilirliği nedir?
ne kadar geçerli olur? kabul edilebilirlik nedir? daha çok şu şekilde sorayım, kitapçılara iş başvurusunda bulunmuş tamamen deneyimsiz birinin(haliyle cv'de refenrans kabul edilebilecek bir deneyim ibaresi olmayacak) başvurusunun kabul edilebilirliği nedir?
0
kozmosta bir nokta
(04.10.11)
tecrübesi olmayan kişi götünden tecrübe uydurup yazamayacağına göre, özgeçmişinin, "bu ne lan?" diye karşılanmaması gerekir. net'çe itibariyle, özgeçmişin tek unsuru tecrübe değil. eğitimi yazacan, gönüllü çalışmaların varsa onu yazacan, yazı karakterinin boyutunu biraz büyücek tutarsın. bir sayfa yazacağına, üçte iki sayfa yazarsın mesela. dürüst olsun, yazım hatası, sayfa düzeni hatası olmasın.
0
compadrito
(04.10.11)
yaşıyla orantılıdır.
0
kediebesi
(04.10.11)
kendinden, iyi yönlerinden, neden faydalı olabileceğinden, neden bu işi istediğinden bahset.
bunların hepsi okuyacak kişinin hoşuna gidecek şekilde olsun.
kitapçıya başvururken belki ayraç şeklinde bir cv ile başvurmak isteyebilirsin. hem az yer olacağı için olmayan iş tecrübelerinden de bahsetmen gerekmez.
ne bileyim yap bi numaralar :)
0
michael_knight
(04.10.11)
başvurduğun pozisyona göre değişir ama CV hazırlama işi, ya da iş başvurularında yüzyüze sorulan sorular üzerinden yapılan değerlendirmeler başkalarına ait hikayeleri ne kadar iyi anlatabildiğine ve ne kadar iyi satabildiğine bakar
0
nightwalkerg
(04.10.11)
(4)

ingilizce sözlük

cliff62
sayın ekşiduyuru sakinleri,ingilizce bir sözlük almayı düşünüyorum, Longman sözlüğü zamanında gittiğim kurstaki bir hocam önermişti; Oxford, Longman bunların hangi sözlükleri iyidir advanced olanları da varmış... yoksa hiç sözlük alma babylonu bilgisayara kur mu diyosunuz? lütfen bir yardım.ingilizc
sayın ekşiduyuru sakinleri,

ingilizce bir sözlük almayı düşünüyorum, Longman sözlüğü zamanında gittiğim kurstaki bir hocam önermişti; Oxford, Longman bunların hangi sözlükleri iyidir advanced olanları da varmış... yoksa hiç sözlük alma babylonu bilgisayara kur mu diyosunuz? lütfen bir yardım.

ingilizce kasacak bir genç
0
cliff62
(03.10.11)
lise hazırlıkta oxford'un ingilizce ingilizce sözlüğünü aldırmışlardı. ing-ing sözlük önerilmişti yani. ama hızlı olsun diyorsanız için tureng.com u kullanıyorum mutluyum
0
paltar yuyan masin
(03.10.11)
ing-ing alıcaksan collins cobuild english dictionary for advanced learners'i tavsiye ederim. çok sağlamdır. robert kolej de hazırlıkta bunu alıdırır.
0
dasher
(03.10.11)
(git: 307668)'e yazdığım cevaplar işine yarar
0
compadrito
(04.10.11)
cevap yazanlara teşekkürler ama ben ing-ing sözlük almayı düşünüyordum. ing-Türkçe pek akılda kalmıyor zaten. ve sözlük alma nedenim biraz da pronunciation.
0
🌸cliff62
(05.10.11)
(3)

Yurt Dışı

norec
Bir hafta sonra 3 aylığına erasmusla Berlin'e gideceğim. Yurt dışına ilk defa çıkıyorum. Aklınıza gelen yanında mutlaka götür bak sonra çok zorluk çekersin dediğiniz (mesela ilaç gibi) şeyler nelerdir? Teşekkür ederim şimdiden.
Bir hafta sonra 3 aylığına erasmusla Berlin'e gideceğim. Yurt dışına ilk defa çıkıyorum. Aklınıza gelen yanında mutlaka götür bak sonra çok zorluk çekersin dediğiniz (mesela ilaç gibi) şeyler nelerdir? Teşekkür ederim şimdiden.
0
norec
(03.10.11)
soz konusu berlin ise hicbir seye ihtiyacin yoktur. git ve keyfine bak gider gitmez aylik metro karti al... okuldan ogrencilik kagidiyla gidersen indirimli de alabilirsin belki. keyfine bak....
0
spoiled
(03.10.11)
burada olup da berlinde olmayan hiç bir türk unsuru yok zaten. ateş düşürücü bir ilaç al yanına. bir kutu cataflam da iyi olur.
0
resistance is futile
(03.10.11)
belki bi faydası tokanır

(git: 275395)

(git: 220129)
0
compadrito
(03.10.11)
(2)

Unileverde laboratuvarında kaç kişi çalışır ?

kiral
kalite güvence labına tek kişi bakmaz di mi :) böle 5-6 kişi olur di mi en azından..Nasıldır böle büyük şirketlerin yapısı ?
kalite güvence labına tek kişi bakmaz di mi :) böle 5-6 kişi olur di mi en azından..Nasıldır böle büyük şirketlerin yapısı ?
0
kiral
(03.10.11)
genelde de 1 tane lab olmaz ama kalite güvence lablarından herhangi birinden bahsediyorsan muhtemelen 2 kimyager ve 4 tekniker vardır. firmaya göre degişir ama ortalama olarak büyük bir firmanın bir labında çalışan kişi sayısı ortalama böyle oluyor
0
exodia
(03.10.11)
şunun gibi yerlerdir işte:

www.google.com

www.google.com
0
compadrito
(03.10.11)
(1)

ekşi sözlük yazarıyla iletişime geçmem lazım!!

neysene
happybudha nikli ekşi sözlük yazarıyla iletişime geçmem lazım bişey sorucam ona. benim için mesaj atar mısınız?
happybudha nikli ekşi sözlük yazarıyla iletişime geçmem lazım bişey sorucam ona. benim için mesaj atar mısınız?
0
neysene
(02.10.11)
attım
0
compadrito
(02.10.11)
(2)

bu duyuruda yemek listesi yapıyoruz

gereksiz insan
tek başıma yaşayan bir insan evladıyım. Yemek yapmayı severim falan filan. Şimdi derdim şu; Zaman zaman çok takıntılı yemek yiyorum. Yani mesela 2-3 gün boyunca patlıcan yemekleri yapıp yiyorum, sonra 1 ay hiç patlıcan yemiyorum. Arzum odur ki, şöyle haftalık-aylık bir program yapayım, ne gün ne yiy
tek başıma yaşayan bir insan evladıyım. Yemek yapmayı severim falan filan. Şimdi derdim şu; Zaman zaman çok takıntılı yemek yiyorum. Yani mesela 2-3 gün boyunca patlıcan yemekleri yapıp yiyorum, sonra 1 ay hiç patlıcan yemiyorum. Arzum odur ki, şöyle haftalık-aylık bir program yapayım, ne gün ne yiyeceğim belli olsun, alışverişimi de ona göre yapayım bir düzenim olsun vs.

öyle kalori hesabı vs. beklentim de yok pek fazla, çeşit olsun yeter. Bana böyle bir liste hazırlayabilecek, bir şeyler önerebilecek web sitesi vs. var mıdır ki?
0
gereksiz insan
(02.10.11)
Şu tür şeyler işinizi görebilir belki;
www.istanbul.edu.tr
gantep.edu.tr
www.cukurova.edu.tr
tarifleri için de tabiki bloglara bakabilirsiniz.
0
buzbebek
(02.10.11)
(git: 201051)
0
compadrito
(02.10.11)
(5)

braun traş makinesi

uzaktanbakancocuk
nasıldır önerir misiniz?
nasıldır önerir misiniz?
0
uzaktanbakancocuk
(02.10.11)
hayır. yıllarca braun kullandım sonra philips'e geçtim arada büyük fark var özellikle tıraş olma süresi açısından.
0
compadrito
(02.10.11)
hem philips hem braun kullanmış biri olarak kalite ve dayanıklılık açısından philips'i öneriririm.
0
demcan
(02.10.11)
kullanıyorum; iyidir, öneriririm.
0
ateistanbul
(02.10.11)
ben de kullanıyorum, sıkıntım yok öneririm.
0
robin crusoe
(03.10.11)
cruzer 4 kullaniyorum, bir kac yil oldu alali(emin degilim ama 3 civari). garantisi bittikten sonra servis gördü ve toplamda 120 lira falan odemisimdir. ama isimi görüyor hala, pisman degilim.
0
dampire
(03.10.11)
(4)

Bavul tamir ettirmek (nereye? nasıl? kaça?)

loveinaflipbook
bir bavulum var eski. çek çek sapı komple kırık, sanırsam tamamen değiştirilip yenisini takılması lazım. bir de bavul kulbu da yamulmuş, o da değişecek anladığım kadarıyla.bu işleri bahçelievler ya da bakırköy civarı yaptırabileceğim bir yer var mı bildiğiniz? ya da ne tür yerler yapar bu tip işleri
bir bavulum var eski. çek çek sapı komple kırık, sanırsam tamamen değiştirilip yenisini takılması lazım. bir de bavul kulbu da yamulmuş, o da değişecek anladığım kadarıyla.

bu işleri bahçelievler ya da bakırköy civarı yaptırabileceğim bir yer var mı bildiğiniz? ya da ne tür yerler yapar bu tip işleri? sadece bavul satan çok az yer gördüm, onlar da markalı yerler, her bavula bakmazlar gibi geliyor. nasıl yaptırıcam ben bunu?? bir de tabii ne kadara patlayacağı konusunda bilgi, tecrübe ve tahminlerinizi paylaşsanız süper olur.
0
loveinaflipbook
(02.10.11)
şu numaraya telefon et veya adrese e-mail çak. onlar sana söyler.

www.tikrehber.com
0
compadrito
(02.10.11)
kardeş, benim de benetton marka aynı benzer model bavulum 2. kullanışımda kulplarından koptu. plastik kısım kırılmadı ama 2 kulpta koptu. benettona götürdüm ne değiştirdiler ne onardılar. acil yolculuğa çıkmam lazımdı, mahalledeki ayakkab tamircisine götürdüm, eleman artık kulpları yerine nasıl çaktıysa aynı bavulu 3 yıldır yılda 2-3 kez kullanıyorum.
kıssadan hisse: kulplar için ayakkabı tamircisi net çözümdür. çek sapı için bi önerim yok malesef. aldığın yere götürücen daha da olmazsa.
0
kalinixta agapi mou
(02.10.11)
ayakkabı tamircisine göstermiştim, yaparız demişti, 50tl gibi bişey istemişti.
0
jimicik
(02.10.11)
Örneğin konya'da kampüste bilimum ıvır zıvır iş yapan bir dükkanda bavul da tamir ediliyordu. Ayrıca rampalı çarşıda da sadece bavul tamiri yapan bir yer vardı.

Bir de şöyle bir şey buldum:
www.sahibinden.com
0
44
(02.10.11)
(24)

Evin Yeni Üyesi Kediye İsim Önerisi

yum cimih
Evet sevgili ve saygıdeğer ekşidaşlar evimin yeni üyesine isim önerilerinizi bekliyorum.şimdiden teşekkür ettim.edith piaf: kendisi dişidir 8)
Evet sevgili ve saygıdeğer ekşidaşlar evimin yeni üyesine isim önerilerinizi bekliyorum.

şimdiden teşekkür ettim.

edith piaf: kendisi dişidir 8)
0
yum cimih
(02.10.11)
mülayim
0
sefapezevengi
(02.10.11)
külkedisi
0
eksielma
(02.10.11)
0
ataturkiye
(02.10.11)
tavuk
0
sir gawain
(02.10.11)
zilli
0
kayranin kedisi
(02.10.11)
(bkz: gandalf the grey)

kısaca gandalf :)
0
kimlanbu
(02.10.11)
dimitry
0
DannyB
(02.10.11)
komrad
0
repins
(02.10.11)
cısto
0
seyduna6687
(02.10.11)
çıkart tasmayı boynumdan
0
sutlu nescafe
(02.10.11)
kara kedi
0
hede_hodo
(02.10.11)
şaşkın :)
0
in vino veritas
(02.10.11)
maviş ya da devlet
0
sebnamy
(02.10.11)
mal
0
dwyn
(02.10.11)
hello kitty.
0
sueee bueee
(02.10.11)
Saftrik, maya, yoda, gollum, dobby?
0
Lim5
(02.10.11)
oha gözleri süpermiş.ordan bi isim koyun
0
soulinisolation
(02.10.11)
amber (gözleri için)
0
compadrito
(02.10.11)
portakal
o gözleri görünce başka isim aklınıza geliyor mu? :)
0
ben smyrna
(02.10.11)
alina
0
commander64
(02.10.11)
pisigül
0
brkylmz
(02.10.11)
Fatmagül ( resimı gorunce o aklıma geldı ) :D
0
ondkz
(02.10.11)
DUNYA. dünya değil, u'yla.
0
reerer rique
(03.10.11)
sanırım sözlükte rastlamıştım: masraf.
0
lotesse
(03.10.11)
(4)

bir orhan gencebay sarkisi ariyorum

phytone
dit dit dit diiiiii diiii diiiiiii diye basliyodu sarki. tek hatirladigim bu. sarkiyla ilgili baska hicbisey hatirlamiyorum. dalga falan gecmeyin cok ciddiyim. neydi bu sarki?edit: sarkinin icinde "allah" kelimesi geciyodu.
dit dit dit diiiiii diiii diiiiiii diye basliyodu sarki. tek hatirladigim bu. sarkiyla ilgili baska hicbisey hatirlamiyorum. dalga falan gecmeyin cok ciddiyim. neydi bu sarki?

edit: sarkinin icinde "allah" kelimesi geciyodu.
0
phytone
(02.10.11)
Rochefort
(02.10.11)
batsın bu dünya olabilir sanki.
0
fiyuuuu
(02.10.11)
0
isildur
(02.10.11)
dit dit dit diii diii
dit dit dit diii diii
daa dii diri diri diri diri
dit dit dit dit


yarabbim sen büyüksün
yarabbim sen gönülsün
durdur geçen zamanı
kulların gülsün

sensiz bahar olunca aşk gönüle dolunca
sevenler kavuşunca yaşamak ne güzel
0
compadrito
(02.10.11)
(7)

ürdün kraliyet hava yolları

ihe sade
namı diğer air jordanian ile seyahat eden, memnun kalan ya da kalmayan var mıdır? bir de internetten değil de istanbulda gidip bilet alabileceğim bi ofisleri var mıdır ? bilenler, bi arkadaşı bilenler yanıtlarsa sevinirim.
namı diğer air jordanian ile seyahat eden, memnun kalan ya da kalmayan var mıdır? bir de internetten değil de istanbulda gidip bilet alabileceğim bi ofisleri var mıdır ? bilenler, bi arkadaşı bilenler yanıtlarsa sevinirim.
0
ihe sade
(02.10.11)
abim kullandi gayet memnundu lowcost falan degil, harbiyede bi ofisleri olmasi lazim.
0
cairo
(02.10.11)
@cairo abin uzun yolculukta mı kullandı, bir de abin internetten mi aldı bileti ofisten mi ? teşekkürler.
0
🌸ihe sade
(02.10.11)
compadrito
(02.10.11)
bir kez kullandım gayet iyiydi. tavsiye ederim
0
chavezding
(02.10.11)
iyidir, bir kez kullandim...
0
les
(02.10.11)
ürdün'e, oradan da arabistana giderken kullandım. iyi, kullanılabilir. otobüs gibi değil uçakları falan
0
winstoncash
(02.10.11)
TK kadar iyi değil ama çok kötü de sayılmaz. bence vasat, uçulur yani.

ekleme: amman'a gittiydik biz, bileti de internetten aldık ama hangi sitedendi unuttum. ya kendi sitesi ya da ekobilet.com dur sanırım.
0
pyro clustic flow
(03.10.11)
(5)

tartışmaya uygun konu arayışı

jack of hearts
4'er kişinin 15-20'şer dakikadan türkçe sunum yapabileceği konu fikirleri arıyorum. misal konu "arap baharı" olur. biri gelişimini anlatır konunun, diğeri olumlu yanlarını, diğeri olumsuz yanlarını kritik eder. biri de son olarak günümüzdeki etkilerine değinir ve sunum biter. bu tarz bölmeye uygun k
4'er kişinin 15-20'şer dakikadan türkçe sunum yapabileceği konu fikirleri arıyorum. misal konu "arap baharı" olur. biri gelişimini anlatır konunun, diğeri olumlu yanlarını, diğeri olumsuz yanlarını kritik eder. biri de son olarak günümüzdeki etkilerine değinir ve sunum biter. bu tarz bölmeye uygun konular lazım. efendime söyleyeyim.. tarihteki bir önderin hayatı olur, olay olur, felsefi akımlar olur, postmodernizm olur, olur da olur. "ah bunu yapsanız çok şahane şeyler bulabilirsiniz. dinleyiciyi kesinlikle sıkmayacak bir şey hem." dediğiniz bir konu varsa aklınızda lütfen söylemekten çekinmeyin. sulu bir konudansa ciddi bir şey olması tabii ki tercihim.
0
jack of hearts
(02.10.11)
yeni yüzyilda hukuk

dogmatizm,din ve teknoloji

avrupa ve türkiye

yeni global dünya kutuplari

istihdam ve devlet
0
serabetan
(02.10.11)
bence bi merkezde birleşen çeşitli konular olsun. mesela bi tarih aralığı belirleyin. atıyorum 80ler ve sonrası olsun. ilk grup o tarih aralığındaki belli başlı önemli olayları sunsun. 2., 3. ve sonrasındaki gruplar o dönemin müziği, siyaseti, sineması, tiyatrosu, literatürü, dansı vs. gibi başlıklarla daha derinlemesine irdelesinler. her grup kendince bikaç isim belirleyip onlara da kısaca değinebilir, işlerinden-ürünlerinden kısa örneklemeler yapabilir. daha bütünlüklü bişey olursa hem takip etmesi kolay olur bence hem de konular arasında bağlantılar kuruldukça daha ilgi çekici olur. serabetan'ın verdiği başlıklar baya sağlam olmakla beraber şahsen ben 15 dakikalık bi dogmatizm,din ve teknoloji sunumundan sonra istihdam ve devlet'e ne kadar konsantre olabilirim bilmiyorum.
0
minguinho
(02.10.11)
en sosyetiğinden en bohemine, en cahilinden en eğitimlisine; en gencinden en yaşlısına... her nevi dinleyiciyi sıkmayacak tek konu:
seks tabii ki

cinsellikle ilgili konular bakının derim.

sulu konu olmasın denmiş ama bence son derece ciddi ve kuru bi konudur kendileri.
0
delfina
(02.10.11)
sosyal medya
0
lebanon
(02.10.11)
iletişim devrimi
0
compadrito
(02.10.11)
(3)

Gömlek bedeni sorusu?

dal
bi gömlek alacağım internetten ama bedeni konusunda kararsızlığa düştüm. Normalde "m" veya "39-40" giyen birisiyim ama alttaki linkte 39, 40, 41... diye farklı farklı ve tek bedenler verilmiş. Medium olan beden hangisidir veya 40, 41,.. nedir? yardımcı olabilecek var mı? :/(git: http://beta.boyner.c
bi gömlek alacağım internetten ama bedeni konusunda kararsızlığa düştüm. Normalde "m" veya "39-40" giyen birisiyim ama alttaki linkte 39, 40, 41... diye farklı farklı ve tek bedenler verilmiş. Medium olan beden hangisidir veya 40, 41,.. nedir? yardımcı olabilecek var mı? :/

(git: beta.boyner.com.tr
0
dal
(02.10.11)
bir mezura ile kravat bağlanan yerden boynunu ölç. çıkan sonuca göre bir beden seçebilirsin.
0
trocero
(02.10.11)
www.brightonarea.co.uk

Buna göre medium 36-38 arası, large 40-42 arası
0
compadrito
(02.10.11)
41 numara aldım ve cuk diye oturdu. Alacak olanların bilgisine.
0
🌸dal
(03.12.11)
(3)

Türk Mühendislik Diplomasının ABD de Akreditasyonu

tek resim arasindaki ucbucuk fark
selamlar,şimdi bir T.C üniversitesi olan A üniversitesinin mühendislik fakültesi'nden mezun birisinin ABD sınırları içinde iş bulup çalışabilmesi için patronuna diplomasının ispatını vesayresini yapmasının yada oranın mühendislik odasına tabi olmasının vs gerek ve yeter şartları nelerdir? teofl fln.
selamlar,

şimdi bir T.C üniversitesi olan A üniversitesinin mühendislik fakültesi'nden mezun birisinin ABD sınırları içinde iş bulup çalışabilmesi için patronuna diplomasının ispatını vesayresini yapmasının yada oranın mühendislik odasına tabi olmasının vs gerek ve yeter şartları nelerdir? teofl fln... ?
0
tek resim arasindaki ucbucuk fark
(02.10.11)
diplomanı ve transkriptini ingilizce'ye tercüme ettiriyorsun. sonra denklik veren özel şirketler var (ulan ülkeye bak be!), onlara denklik için müracaat ediyorsun transkript ve diplomanın tercümesiyle. tercüme ve denkliği bir arada yapan şirketler de var tabii. onlar bakıyolar, ediyolar senin evraka. sonra Türkiye'de aldığın eğitimin ABD'de o dalda verilen eğitime denk olduğuna kanaat getirirlerse, veriyolar abi denkliği. şaka gibi. özel şirketin TOEFL'la filan uğraşması saçmalık olur. patronunun ya da amirinin sana ne dediğini ve e-mail'de yazdığını anlayamıyosan, iki günde elimine olur gidersin zaten.
0
compadrito
(02.10.11)
:) tamam diyelim ki bu şirket benim verdiğim x ve y derslerini kabul etti ama dedi ki bu z dersini kabul etmiyorum. o zaman ne ola? bi de bu şirketlerden bitanesinin linkini verebilin mi? yada keywords nedir?
0
🌸tek resim arasindaki ucbucuk fark
(02.10.11)
academic equivalency evaluation diye ara
0
compadrito
(02.10.11)
(7)

İki iş - iki meslek arasındayım, naapsam neetsem sorusu..

senzafine
Bir tarafta şu an devam ettiğim işim; 1 yıldır çalışıyorum. Günü gecesi olmayan, stresi, krizi hiç bitmeyen bir iş. Cumartesi gecesi, saat gecenin 2'si olmuş, patronumdan işle ilgili mesaj gelince bu duyuruyu açmaya karar verdim hatta, düşünün..Yaşadığım her krizde 'ben napıyorum? değer mi?' düşünce
Bir tarafta şu an devam ettiğim işim; 1 yıldır çalışıyorum. Günü gecesi olmayan, stresi, krizi hiç bitmeyen bir iş. Cumartesi gecesi, saat gecenin 2'si olmuş, patronumdan işle ilgili mesaj gelince bu duyuruyu açmaya karar verdim hatta, düşünün..

Yaşadığım her krizde 'ben napıyorum? değer mi?' düşüncelerine dalıyorum. Çok kötü bir patronum var, asla tatmin olmuyor, sürekli şikayet ediyor, bana henüz hiç olmadı ama rutin olarak ağlama krizlerine soktuğu çalışanlar var.. İşim gereği muhatap olduğum (ofis dışındaki) insanlar da beni çok zorluyor.. Diğer şirketlerdekilere göre çok daha az kazanıyorum ve 3 yıl da geçse 5 yıl da geçse maaşım doğru düzgün artmayacak (şirket politikası böyle diyelim..) Kendime bu şirkette gelecek göremiyorum.. Kalma sebeplerime ise gelirsek; sektördeki en iyi şirket. Mesleğim ne kadar zorsa o kadar eğlenceli, ayıla bayıla girdiğim bir işti ki hala çok keyifli olduğunu düşünüyorum.. Beraber çalıştığım bir arkadaşımla 3-4 seneye kendi yerimizi açma planlarımız var..

Şimdiye kadar yuvarlanıp gidiyordum ta ki geçen haftasonu yaşadığım bir iş krizinden sonra delirene kadar. Diğer krizlerden farklı değildi ama bardağın taşma noktasıymış. O her zaman gelen 'napıyorum ben' geldi ve bu sefer gitmedi.. İşten ayrılma fikri beynimin ortasına oturdu kaldı..

Şu an işten ayrılsam geçebileceğim bir diğer iş de hazır bu arada. Hayalimdeki iş değil ama kötü bir iş de hiç değil.. Maaşı hemen hemen aynı, huzuru tavan, temposu çok düşük, kendime de zaman ayırabileceğim bir iş bu. Tamamen farklı bir sektör ve meslek. Şu an karar verip bu işi seçmezsem, kapılacak.. Ama o iş de şu anki manyak işimden sonra beni rutiniyle boğar mı diye korkuyorum.. Bir de pişman olursam geri dönebilir miyim diye..

Bir akıl bir fikir istiyorum. Risk alıp gitmeli, huzuru mu seçmeli; kendi yerimi açacağım güzel günlerim hayaliyle şimdiki işte sabır mı etmeli?
0
senzafine
(02.10.11)
arkadaşla kendi yerimiz falan derken, şube falan mı açacaksınız? diğer işe geçip sonra kendi yerinizi açma şansınız yok mu? ben olsam diğer işe geçerdim.
0
toshiro
(02.10.11)
Yazdıklarından hala o işten keyif alabildiğin anlaşılıyor. Patronuna da anlat bunları, böyle böyle, sizinle çalışmaktan ve burada olmaktan çok keyif alıyorum ama çok bunaldım şu sebeplerden falan derdim ben olsam, siktir git derse ayrılırdım, bakarsın kendini düzeltir.
0
roket adam
(02.10.11)
aynı durumda olan (sevdiği işi, sektörde en iyilerden biri olan bir şirkette, ağır şartlar altında, düşük bir maaşla yapan) diğer bir arkadaşıma söylediğim gibi; huzur iyidir. eğer şu anki stresin getirisinin çok büyük bir şey (yurt dışına açılmaya olanak tanıması, şirkette yükselme etc.) olacağı düşünülmüyorsa, diken üstünde yaşamak şu kısa hayat için çok anlamsız.
0
j for jason
(02.10.11)
sende nasıl olur bilemem ama ben eski stresli ve korkunç iş hayatımı özlemiyorum. dediğin gibi olmasa da daha az stresli ve daha normal rutinlikteki iş yerimde daha memnunum. stres ve sürekli beklenmeyen bir şeyler çıkması özlenen bir şey değil kanımca. rutinden sıkılırsan kendini oyalamak için başka şeyler bulursun kendine işler yarattıkça bu üstlerinin de ilgisini çekebilir (bu tarz bir deneyimi de yaşamışlığım var, gerçekten işe yarıyor).
0
in vino veritas
(02.10.11)
huzuru seç bence ve arkana da bakma hiç. şimdiye kadar edindiğin deneyimle kendinize ait yerinizi yine açabilirsiniz arkadaşınla. üstelik yeni işinde buna ayıracak bol zamanın olacak gibi duruyor.

ayrıca bu vahşi kapitalist sistemin... küfür edebiliyor muyduk burada?
0
ahmetdursun
(02.10.11)
"3-4 seneye kendi yerimizi açma planlarımız var." sen o işte, o patronla 3-4 sene sonra ne hale gelirsin biliyo musun? ömrün kısalır be!

aklını başına topla ve bir insan evladı bul yanında çalışacak. "huzuru tavan" iş her zaman tercihin olsun. insanın ömrü işinde geçiyor.
0
compadrito
(02.10.11)
Kapitalde adrenalin patron bazlı.İnsanı kendine getirmemek üzere tasarlanmış bir yabancılaşma sendromu kurgusudur..Kendini kalibre edebilme ihtimalin varsa bunu sistemden bir süre çıkarak yapabilirsin.Zaten ihtimaller üzerine yaşadığımız bu kaos ortamında daha çok ihtimal bir süre sonra senide sıkacak ve yıpranma payını arttıracaktır.kontrolsüz güç güç değildir .Eğer güç sende değilse kontrol edemezsin ve yönlenmeler yönlendirmelerden öteye gidemez .Bedenin için ışığa koşacağına gücünün farkında ol
0
esmeralda
(02.10.11)
(7)

ingilizce cumle

ikilem
China’s art market is growing bigger all the time, and it is doing ---- at the expense of America and Britain.buradaki so ne anlamda kullanilmis?
China’s art market is growing bigger all the time, and it is doing ---- at the expense of America and Britain.


buradaki so ne anlamda kullanilmis?
0
ikilem
(02.10.11)
hangi so?
0
in vino veritas
(02.10.11)
bu bir şaşırtmacalı soru.
0
sarper361
(02.10.11)
"(b)öyle" anlamında.
0
galadnikov
(02.10.11)
duzeltme: so cizgili yere gelecek.
0
🌸ikilem
(02.10.11)
it is doing so

bu şekilde yapıyor, böyle yapıyor demek. yani so burada "bu şekilde" veya "böyle" demek.
0
compadrito
(02.10.11)
çeviri yapmakla "burada ne anlamda kullanılmış" arasındaki farkı bilirseniz anlamadığınız şeyleri kime anlattığınızın derdine düşmek zorunda kalmazsınız.

"it is doing so"daki so türkçeden bağımsız bir şekilde "growing bigger"a referans gönderir ve buradaki görevini türkçede böyle/öyle sözcükleri üstlenir.

"China's art market is growing bigger all the time. It is growing bigger at the expense of America and Britain." demek yerine so ile böyle bir cümle tercih edilebilir. görevini anladıktan sonra motamot çeviri yapmaya kalkıp kalkmamak size kalmış.
0
galadnikov
(02.10.11)
so burada kesinlikle "bunu" anlamında kullanılmış. yani:

çin sanat pazarını sürekli olarak büyütüyor ve "bunu" amerika ve ingiltere'yi zarara sokma pahasına yapıyor.
0
sir gawain
(02.10.11)
(8)

Beni Motor Sevdasından Vazgeçirecek Birşey?

technicalte
Selamlar,İçimde deli gibi bir motosiklet alma dürtüsü var marka model belli yamaha ybr 125, B var ama A2 ehliyetim yok , bu pazartesi en yakın sınava katılabilmek için son kayıt günü.Fakat motorla ilgili gerek duyuruda gerekse de internette `binme ölürsün` gibisinden bi sürü laf işittiğim için kursa
Selamlar,

İçimde deli gibi bir motosiklet alma dürtüsü var marka model belli yamaha ybr 125, B var ama A2 ehliyetim yok , bu pazartesi en yakın sınava katılabilmek için son kayıt günü.

Fakat motorla ilgili gerek duyuruda gerekse de internette binme ölürsün gibisinden bi sürü laf işittiğim için kursa gitmekten vaz geçmiş durumdayım şu an ama içimde hala böyle bir motor sevdası var. mtor alırsam bi tonda ailemden işiticem

Motorum olsa gezerim, kısa mesafelere rahat giderim belki arada sırada işe motorla giderim gibi hayallerim var. evim saçma sapan yerde hergün bi sürü trafik çekiyorum, arkadaşlar taksime gel deseler öyle hemen gidemiyorum. motorum olsa giderdim ama , bi de süper zevkli bi iki kere bindiğim için artçı olarak.

ama işte kaza ve sakatlanma gerçeği var motoruc ne kadar dikkatli kullansa da ...
ufak tefek kaza koymaz da kolum bacağım kırılırsa 2 ay yatakta yatabilecek biri değilim psikoljim mahvolur.

bana öyle birşey diyinki boşver iyi ki vazgeçmişim diyeyim kurtulayım bu saplantıdan :s

ne yapsam da unutsam , güzel bi bisiklet mi alsam ya da dişimi sıkıp 3 sene sonra ikinci el bi araba mı almayı beklesem.

varsa şu kardeşinize bişiler söyleyin de avunsun yahu
0
technicalte
(01.10.11)
valla o virüs sana bi şekilde bulaştıysa, ne dersek diyelim vazgeçmezsin.
en fazla, isteğini bastırırsın bi süre, sonra gene pörtler. ama geçmez.

bi ihtimal böyle hevesle alıp, basit bi kaza, basit bi yara(kırık-çatlak)dan sonra soğuyup vazgeçenler oluyo.
bazı manyak var, en ağır kazadan sonra bile vazgeçmiyo.

içine mikrobu düştüyse al. ama gidip cahil cühela iş yapma.
motordan önce ekipmanını al (bütçesini ayır)
kask*mont*pantolon*çizme*eldiven
ehliyet alıcaksın.

bunlar rahat 1500 tl zaten.

fakat türkiyede ehliyet için aldığın eğitim bi ske yaramaz. eğitim bile vermiyolar zaten kursta.
www.sahafium.com
şu kitabı önce muhakkak oku.

ondan sonra da git omm'den, bmw rider akademiden, honda eğitim merkezinden filan eğitim al...


kalan parayla da gidip uygun bi motor alırsın artık kendine.
(tüm bunların en iyimser tabloyla en az 5000 tl'lik bir başlangıç maliyeti var toplamda)
0
delfina
(01.10.11)
Ben a2 işini de hallettim ama annem hakkımı helal etmem dediği için alamadım, onayı hallettik ama şimdi de param yok yalnız durumu düzelttiğimde ilk iş cbr ya da ybr ile 1 sene takılıp supersport ya da naked 600'lük bir makinaya geçeceğim.

"Demirden korkan trene binmez" demiş eskiler.

Çok fazla risk var, sen hata yapmasan bile milyon tane etken var. Daha bir kaç ay önce başıma geldi. Hyosung gt250 ile giderken yolda parmak kalınlığında bir kablo vardı, motorun altımızdan kayışını hissettiğimde hala içim uyuşur. Düşmedik ama viraj almak için hafif yatmışken yaşanan o kayma "acemi" adamın aklını alıyor.

Ayrıca düşmeyene motorcu demiyorlar, en iyi ihtimal bir kaç çizik ve kırığı göze alman lazım.
0
kimlanbu
(01.10.11)
fazla hız yapacağımı düşünmediğim için düşmekten korkmuyorum da ne bilim kamyon ya da minibüs gibi bi araçın beni görmeyip altına alması gibi ihtimali düşündürüyor

virüs gibi yahu nası kurtulacam ben
0
🌸technicalte
(01.10.11)
valla seni vazgeçirir mi bilmiyorum ama; bildiğim çok iyi şey şu ki, sen her şeyi tam olması gerektiği gibi yapsan da, full korumalı binsen de, ileri sürüş uzmanı-çok tecrubeli bir adam olsan da, asla ve kat'a hız yapmasan da,
bu boktan dolayı gelip biri seni ansızın öldürebilir.

(bkz: ömer uzma)

çok yakın bir arkadaşımdı... diğer rahmetli çok yakın arkadaşlarım gibi...
iyi düşün, full tedbirli ol,

ama bunun her zaman yetmeyebileceğini de asla unutma
0
delfina
(01.10.11)
istanbul'daysan ya da büyük bir şehirde:

ulaşım amaçlı kullanma pek. okula, işe gitmek için değil de keyif için, daha çok gezme amaçlı olsun. trafiğin yoğun olduğu saatlerde trafiğe girmemeye özen göster. kışın soğukta yağışta motora binme.

virajlarda özellikle ölü noktalarda, her an duracakmışsın gibi ayarla hızını.

gece yolculuğu yapmamaya çalış.

ileri düzeyde eğitim al ve tam koruma olmadan demir ata binme. kask, mont, eldiven ve dizlik en temeli. bakkala gitceksen bile tam korunma çık motorun üstüne.

uzun yola yalnız gitme, tekerlek bakımı, değişimini ihmal etme.

hız limitlerine uy.

yukardakiler senin alabileceğin önlemler, gerisi de kader kısmet. her motora binen ölmüyor ya da kaza yapmıyor tabii ama bunun için ciddi derecede dikkat ve özen istiyor motorsiklet hele de trafikte pek umursanmadığı Türkiye'de.

yazdıklarım biraz paranoyakça oldu ama hele acemiysen dikkate al bence.

vazgeçirmek için aklıma şu geldi: şimdi motor alırsan araba alma işin epey ertelenir gibi duruyor. motorda en fazla bir kişiyi daha alabilirsin yanına ve eşya taşıma olayı sınırlıdır. kışın zor olur ve de uzun yolculuklar daha sıkıntılıdır.

misal beyim motoru sattı, arabalı oldu. dışarda yağmur yağınca endişelenmiyoruz, yanımıza istediğimiz kadar eşya alıyoruz. acil durumda birisini bir yere götürmek sorun olmuyor; komşuyu hastaneye götür, köpeği veterine götür vs..

önce araba al, sonra da motor alırsın. hem trafiğe de alışmış olursun vs.. motor keyfi için idareten elektrikli bir bisiklet al en güzeli..
0
pyro clustic flow
(01.10.11)
Ben de böyleydim. Geçtiğimiz haftalarda oturup Türkiye'de yaşanmış motor kazalarını falan izledim youtubedan. Bi de haberlerde çıktı bi tanesi. Anladım ki, Türkiye'de sen %100 muhteşem hatasız inanılmaz bir sürücü olsan ve %100 hatasız da kullansan, itin biri gelip seni buluyor. O yüzden vazgeçtim tamamen. Hala çok istiyorum ama cidden korkuyorum yani, canımı sokakta bulmadım

Geçen birkaç hafta içinde işte bi haberde izledim, canlı canlı ya. Adam normal düz gidiyor, aynı sokakta 16 yaşında mı ne bi çocuk araba kullanmayı öğreniyormuş sorumsuz bi akrabasıyla, herif resmen biçti adamı, adam düştü motordan bir şey olmadı, korumaları falan tam her şeyi var sapasağlam, sürüklene sürüklene tam ortadan direğe tosladı, beli falan kırılmış öldü gitti gencecik adam. Hiç bir suçu yok lan, bildiğin rezillik yani. Bok yoluna gitmek istemiyorum benim canım tatlı.
0
roket adam
(01.10.11)
Motorla Taksim'e rahat ulaşmaktan bahsetmişsin. Taksim'de bünyeyi alkol ile doldurup dönüşte kaza yaparsan sadece kendinin degil, baskalarinin da hayatını karartirsin.

Motor kullanan tum arkadaslarım en az bir tane ölümcül kaza atlattı. 2 tanesi istanbul'da motosiklet kullanmaktan illallah edip motoru bıraktı, oyle yatıyordu en son motorları garajda.
0
deckard
(01.10.11)
şu dünyadaki en iyi arkadaşını düşün. artçı olarak almışsın, gezmeye çıkmışsınız neşe içinde. sonra kaza yapıyosunuz ve sen kurtuluyorsun sadece. hayatının geri kalan kısmı ne hale döner onu bi düşün. sen bu haldeyken, hakkında "taksirle ölüme sebebiyet"ten dava açılıyor. (arkadaşımın başına bu geldi). sence hayatın bir daha eskisi gibi olur mu?


bir taşıt aracı düşün, otomobilden daha hızlı ama kaportası senin bedenin. bu nası akıl?

yok adrenalinmiş de, yok trafikmiş. hayatının üçte iki oranında kısalma ihtimali çok yükseliyor ama sen bana trafikte zaman kaybetmekten bahsediyosun. bu nası hesap?

bak abicim sana bi öneri: Google'a "motosiklet" yaz, onun yanına bi de "kaybetti" yaz ve ara. çıkan milyonlarca sonucu tek tek oku. onların her biri senin gibi ana kuzusuydu.

bonus olarak şu videoları da tek tek seyret:

www.youtube.com
0
compadrito
(01.10.11)
(11)

Fast Foodlarda satılan ızgara köfteler?

ataman
yüzde yüz dana eti değilmi köfte ekmek için 3.50 ucuz bir fiyat değilmi ? Bilmediğim bi şehirdeyim , kapının önüne bi fastfood cu broşür bırakmıs. Ekmek arası ızgara köfte 3.50 gözüküyor.. ? ucuzmu yoksa başka bi halt varmıdır?
yüzde yüz dana eti değilmi köfte ekmek için 3.50 ucuz bir fiyat değilmi ? Bilmediğim bi şehirdeyim , kapının önüne bi fastfood cu broşür bırakmıs. Ekmek arası ızgara köfte 3.50 gözüküyor.. ? ucuzmu yoksa başka bi halt varmıdır?
0
ataman
(01.10.11)
olur olur. o eti toptan alıyor o yüzdendir.
0
zlatan1937
(01.10.11)
başka bir halt olması çok mümkün.
0
greenplease
(01.10.11)
o köfteler koli halinde 100'erli geldiği için çok daha ucuza geliyor onlara,güvenilirdir bence.Ayrıca bende bir ara bu sektörde çalışmıştım %100 dana eti olduğuna eminim çünkü gelen kolilerde tarım bakanlığının onayı ve denetimi var.
0
sbaran
(01.10.11)
mc, burger dahil aç kalmadıkça yemiyorum o şeylerden. hadi yüzde yüz dana etinden olsun da dananın neresi diye sormak lazım bi de. toptan alsalar da çok değişmez bence.
0
dahinnotha
(01.10.11)
içinde 20gr et olduğundan çok ucuz değil.
0
orpheus
(01.10.11)
bufalo eti kardeşim. şu anda türkiye de bufalo eti var. sokaklarda,dönercilerde,fastfoodcularda ve benzeri yerlerde bufalo eti kullanılıyor.
0
mahone
(01.10.11)
www.idefix.com

hamburger cumhuriyeti isimli kitabı okuduktan sonra, miden hâlâ fast "food"u kaldırabilecek mi bakalım?
0
compadrito
(01.10.11)
KEçi yada koyun eti karıştırılıyor olmaza değilmi ?
0
🌸ataman
(01.10.11)
hocam hala ''karıştırılmıyordur değil mi?'' diyorsun. at eti bile var onların içinde. saf olma lütfen. %100 dana eti nedir yahu. ailemde bu mesleği yapanlar var. gördüğümü,bildiğimi söylüyorum.
0
mahone
(01.10.11)
bir şeyler kesin karıştırılıyordur kesin
0
seyduna6687
(01.10.11)
burger king'de 100% sığır eti diyor whooper tanıtımlarında amaasıl soru sığırın neresi? normalde kırmızı etle yapılan hamburgerleri ankara'da butcha ya da burger story dışında bir yerde yemiyorum ama geçenlerde whoper alma gafletine düştüm burger king'de ve o kadar tiksindim ki bitiremedim. ağzıma kemik parçası geldi ve daha sonra köfteyi yakından incelediğimde kocaman bir damar gördüm ve haliyle yemeyi bıraktım.

burger king gibi kurumsal bir marka bile böyleyse mahalle arası fast foodcularına hiç güvenme derim.
0
kayranin kedisi
(01.10.11)
(11)

iş nasıl aranır, nasıl bulunur?

g7mor
yani, internet sitelerinden bakmakla, kapı kapı dolaşmak arasındaki farklar nelerdir,ya da eş dost haber getirsin diye mi bekleyelim.işveren ya da aracı olsanız hangi yöntemle geleni kabul ederdiniz?
yani, internet sitelerinden bakmakla, kapı kapı dolaşmak arasındaki farklar nelerdir,ya da eş dost haber getirsin diye mi bekleyelim.
işveren ya da aracı olsanız hangi yöntemle geleni kabul ederdiniz?
0
g7mor
(01.10.11)
eğer yeni başlıyorsan. yani iş tecrüben yoksa tanıdıksız bulman imkansız.
0
markasiz
(01.10.11)
imkansız demeyim de, çok şanslı olman gerekli.
0
markasiz
(01.10.11)
kaç yaşındasın? hangi işle uğraşırsın? daha önce tecrüben var mı? hangi gün ve saatlerde müsaitsin? hangi işte çalışmak istersin?

bu sorulara kendi içinde cevap ver. daha sonra gazeteye bakabilirsin. bir de mağazaların vitrinlerinde 'bizimle çalışmak ister misiniz?' yazısını ara. şimdiden kolay gelsin.
0
kya
(01.10.11)
kapı kapı dolaşarak komi, bulaşıkçı, tezgahtar gibi işler bulabilirsin. internet için adam gibi yazılmış bir özgeçmiş gerekir. eş, dost haber getirmez. el elin eş-şeğini türkü çağırarak arar. sen takip edeceksin. interneti de, gazeteyi de, kapı kapıyı da takip edecek ve eşe dosta sürekli soracaksın. hiç bir vasfın yoksa, vasıf kazanmak için ne yapabileceğini planlayıp o yönde ilerleyeceksin.

bonus: (bkz: yeni başlayanlar için işsizlik/@compadrito)
0
compadrito
(01.10.11)
bende iş arayan birisi olarak sana şunu söyleyeyim, internetten kariyer.net yenibiris.com vs yi sık takip ediyorum.şimdiye kadar 1 tanesi döndü geriye.

başvuru yaparken de genelde istenilen özelliklere uymaya dikkat ederim.yani iş uygun değilse başvurmam.

aynı zamanda eşe dosta haber saldım, bir kaç patronla görüştüm durumumu anlattım.pazartesi gel görüşelim dediler.

not: internetten 3 aydır takip ediyorum, eşle dosta 10 gündür görüşüyorum.
not2: internetteki iş ilanlarından bişey çıksın istiyorsan -benim gözlemlerime göre- alanında mükemmel insan olacaksın, tecrübeli olacaksın sanki yıllarca o işte çalıştın, işi de biliyorsun gidip hemen işe koyulacaksın gibi bir izlenim veriyor bu acımasız işverenler.

son olarak, bu dünyada artık kimse babasına bile güvenmeyecek seviyeye geldiğinden iş bulmada referans olayını kullanmak daha mantıklı kolay ve faydalı geliyor iki tarafa da.
0
al basmadan donu var
(01.10.11)
ögrenciyim ama staj ve is basvurularinda 250 sayisini asip 3. dalyaya hazirlaniyorum.

250 basvurudan 10-15i geri döndü,dönen tüm sirketlerde dünyanin en iyileriydi.

genelde 2-3 görüsme arasinda oldu.case study görüsmesinden,yaraticiliga,ondan telefonuna,ondan yurtdisina tüm masraflari ödeyerek cagiranina kadar.görüsmeler sonrasi 8 teklif aldim.

hic tanidik olmadan di bunlar.ama cok saglam basarilar vardi,iyi tecrübeler ve stajlar,sosyal ve akademik basarilar vardi.

dedigim gibi bende hicbir tanidik yoktu.cok büyük sirketler disinda hicbiri geri dönmedi.kisacasi tanidik olmadan zor.
0
serabetan
(01.10.11)
sana tavsiyem, öncelikle hangi alana yönelmek istediğine karar ver. hem ilanlara başvur, hem de çalışmak istediğin sektördeki firmalara özgeçmişini gönder. çok parlak bir öğrenci olduğunu düşünmüyorsan, küçük firmalarda şansın daha yüksek olabilir. başvuru yaparken ve görüşmeye gittiğinde kendini iyi ifade et. eşe dosta da haber ver tabiki. ama işin sana gelmesini bekleme.

yeni mezun ve 6 aydır işsizken, 10 iş görüşmesinden "biz sizi ararız" cevabını aldıktan sonra bile aynı hevesle gittim 11. görüşmeye. ertesi gün işe başladım. sabret, umudunu kaybetme.
0
sanxis
(01.10.11)
Is bulmada is aramaya basladiktan sonra yaptiklarinizdan ziyade is aramaya baslamadan once yaptiklariniz onemli. Yani guzel bir ambalajiniz olmali (iyi bir lise, iyi bir universite, iyi bir bolum, sosyal basarilar, stajlar vs). Is aramaya basladiktan sonra da sosyal cevrenizi (sosyal cevrenizi de is aramaya baslamadan once gelistirmis olmaniz gerekiyor tabi) kullanabilirsiniz.
0
crown
(01.10.11)
eşe dosta haber verme,
sonra sallama işlere gönderirler
gider beğenmezsin
bu seferde iş bulduk beğenmiyor veya çalışmaya gönlü yok derler.
en ii hem netten hemde gerekirse kapı kapı dolaşmak.
ama torpil denen bir olay var ki,
kafadan koparır durumu.
kolaylıklar dilerim hacı.
bu arada karl marxı rahmetle anıyoruz
0
seyduna6687
(01.10.11)
iş tecrübesiz ve eş dost olmadan bulmuştum üni sonrası.
0
slevinkelevra
(01.10.11)
ONCELIKLE NE IS YAPMAK ISTEDIGINE KARAR VER. O ISIN EN BOKTAN DAHI OLSA BIR YERINDEN BASLA. ISI ANCAK CALISIRKEN BULUYORSUN. O SEKTORE EN ALT SEVIYEDEN VE BEDAVAYA DAHI BASLASAN COK KISA SUREDE DAHA IYI BIR IS BULURSUN. SEN YETERKI CALISMAK ISTE, EN COGU 1 AY ESSEKLIK YAPTIRIRLAR. ZATEN SENDE ISTIDAT VARSA ZIPLARSIN YADA BIRI SENI HEMEN KAPAR. AMA OTURUYUM IS BAKIYIM DERSEN COK BEKLERSIN.
NE IS OLURSA OLSUN GIT VE ELINDEN GELENIN EN IYISINI ABARTMADAN YAP. HAKKINI VERIRLER MI? YOK. AMA MUHAKKAK TRANSFER TEKLIFI GELECEKTIR.
0
memleket nere
(01.10.11)
(6)

ABD Vizesi sorusu

aileena
10 yıllık vize almış 1. derece yakınımız varsa kolaylık falan yapıyorlar mı? Nasıl oluyor o iş?
10 yıllık vize almış 1. derece yakınımız varsa kolaylık falan yapıyorlar mı? Nasıl oluyor o iş?
0
aileena
(30.09.11)
yapmıyorlar. alakası yok. hatta bilmemeleri bile daha iyi olabilir. abd ile bağınızın olmaması vize almanız için daha iyi yani. girip geri çıkacağına ikna olması gerekiyor.
0
ermanen
(30.09.11)
abd ile ne kadar az ilişkiniz varsa vize o kadar kolay olur. ayrıca abd vizesi abartılıyor ama avrupa ülkelerinden çok daha kolay aslında. üstelik 10 yıl.
0
kurzon
(30.09.11)
Ailenizden birinin aldığı turistik vize, eğer namusuyla kullanılmışsa (turist olarak gidip kaçak çalışmadıysa mesela) işinizi zorlaştırmaz, size "ailenizden kimse vize aldı mı?" diye sorarlarsa doğruyu söyleyin. Aile olarak lanetlenmediğinizi gösterir sadece :) Orada ikamet eden bir yakınınız varsa buraya döneceğinizden emin olmak isterler. Onun için buradaki bağlarınızla ilgili belgeleri incelerler.

kurzon'un dediği gibi, Avrupa vizelerinden (en başta İngiltere'den) çok daha kolay.
0
sourlemonade
(30.09.11)
Annem iki kez 10 yıllık vize aldı. Kongreler için sürekli gidip geliyor. Yine de sormazlarsa söylemeyeyim yani, öyle mi?
0
🌸aileena
(30.09.11)
Sorulmayan bir seyi cevaplamayin tabi :)
0
orqan
(30.09.11)
gereksiz yere konuşma. sorulanlara makul ve dürüst cevaplar ver. demagoji yapma. yalvarma, dik dur ama aksilik de etme, uyumlu ol yani. istenen belgeleri eksiksiz bulundur.
0
compadrito
(30.09.11)
(3)

'Bunu duymaktan korkuyordum' nasil denir ingilizce'de?

tiny toon
'i was afraid to hear that' olabilir mi?ya da 'i was afraiding to hear that' mi olur?
'i was afraid to hear that' olabilir mi?
ya da
'i was afraiding to hear that' mi olur?
0
tiny toon
(30.09.11)
I was afraid to hear that
0
compadrito
(30.09.11)
"i was afraid to hear that" ve "i was afraid of hearing that"

bunların ikisi de olur ve yadırganmaz ama aslında aralarında fark var.

"afraid to v1" kalıbı genelde spesifik veya o anki bir korkuyla, cesaret edemediğimiz birşeyle ilgili

"afraid of v1+ing" kalıbı genel bir korku veya olmakta olan bir korkuyla, veya bu korkunun başka bir olayla ilintili olduğuyla ilgili

ama bazen bu ikisi birbirine çok yakın oluyor ve cümlenin öncesini ve sonrasını, hikayeyi daha iyi bilmemiz gerekebiliyor.

bunlar biraz konuşma dili ve pratikle alakalı şeyler. ama gramer testlerinde bizi kalıba sokmaya çalışıyorlar işte. neyse...
0
ermanen
(30.09.11)
(bkz: Google fight)

I was afraid to hear that: 52 bin
I was afraid of hearing that: 8 bin
0
compadrito
(30.09.11)
(5)

ömer üründül'ün bi lafı?

ilkinci
bu amca güzel bikaç hareket gördüğünde kullanır bu lafı. diyelim futbolcu göze hoş gelen hareketler yaparak ilerler, sonuca ulaşması muhtemel bir pas çıkarır. pozisyonu yorumlarken ö.üründül maçı anlatana der "işte ....'lı hareketlerle geldi, zaten kendisi de .....'lı bi oyuncudur. burdaki noktalı
bu amca güzel bikaç hareket gördüğünde kullanır bu lafı. diyelim futbolcu göze hoş gelen hareketler yaparak ilerler, sonuca ulaşması muhtemel bir pas çıkarır. pozisyonu yorumlarken ö.üründül maçı anlatana der "işte ....'lı hareketlerle geldi, zaten kendisi de .....'lı bi oyuncudur. burdaki noktalı kısımda söylediği şeyler o kadar saçmadır ki sanki pontipiyeli vs gibi bişey ama terim merim değil bu. kendi uydurduğu bişey. bilen var mı?
umudum yok ama:(
0
ilkinci
(30.09.11)
fuleli?
0
ataturkiye
(30.09.11)
heh be harikasın. bu lafın tarih olacağından korkmuştum neyseki bilenler varmış. bu lafı yaşatalım nesilden nesile aktaralım :)
edit: ben ondan öğrendim. uzun adım atlama yapacak gibi top sürenini de hiç görmedim. bu adam ne yapsa saçmadır zaten gözümde. başkalarının da söylüyor oluşunu görmezden gelirim.
0
🌸ilkinci
(30.09.11)
oha fuleli ömer üründülün icadı değil ki. futbol spikerleri hep kullanır, adımları uzun anlamına geliyor.
0
resistance is futile
(30.09.11)
kollektiftir o ya
0
bacardi
(30.09.11)
(bkz: fule)
(bkz: fuleli topçu)

Fransızca foulée yazılıyor ve fule okunuyor. Uzun adım demekmiş efenim.
en.wiktionary.org

en.wiktionary.org
0
compadrito
(30.09.11)
(3)

Kartal Tren İstasyonu'ndan Kartal Esentepe Mahallesi

lamneth
Merhaba,Kartal Esentepe Mahallesi Milangaz Caddesi'ne mümkün olan en kısa sürede Nasıl Gidebilirim?Burada ABB firmasına gidicem. belki buradan buldurabilirsiniz?
Merhaba,


Kartal Esentepe Mahallesi Milangaz Caddesi'ne mümkün olan en kısa sürede Nasıl Gidebilirim?

Burada ABB firmasına gidicem. belki buradan buldurabilirsiniz?
0
lamneth
(29.09.11)
emin değilim ama java minübüsleri ordan geçebilir.trenden inince ahmet şimşek kolejinin yakınında merkezi durak var minübüslerin hepsi oradan geçer.Zaten gitmek istediğiniz yer kolejin 20-30 dk yürüme mesafesinde yukarısında kalan e-5 doğru olan bir yer.
0
esmeralda
(29.09.11)
bulamazsan şuraya telefon edip sorabilirsin.

www.abb.com.tr
0
compadrito
(29.09.11)
esentepe minibüsleri var. orada sor söylerler.
0
baldur
(29.09.11)
(6)

Ay Yıldız

hlt85
Merhaba dostlar,Tamamen kırmızı ön tarafında ay yıldız olan bir tşhirt yaptırmak istiyoruz ancak Ay yıldız veya Türk bayrağı kıyafet üzerinde kullanılamaz gibi bir yasa vardı diye hatırlıorum.Nedir durum?
Merhaba dostlar,

Tamamen kırmızı ön tarafında ay yıldız olan bir tşhirt yaptırmak istiyoruz ancak Ay yıldız veya Türk bayrağı kıyafet üzerinde kullanılamaz gibi bir yasa vardı diye hatırlıorum.Nedir durum?
0
hlt85
(29.09.11)
galove
(29.09.11)
yasa var ama daha hiç yargılanana rastlamadım. hatta bizzat bizim belediye bastırmıştı, önde ayyıldız arkada belediye logosu şeklinde.
0
siradisi00
(29.09.11)
eger abidik gubidik bisey olmazsa kimse bir sey sormaz.milli formaninda üstünde var dersin filan falan.
0
serabetan
(29.09.11)
hilal ve yildiz oranlariyla falan oynarsiniz. mesela elyazisi gibi, stilli ay yildiz falan olabilir.
0
thunder thunder thunder thundercats
(29.09.11)
compadrito
(29.09.11)
@thundercat

sanirim suc olan sey o :)
0
serabetan
(29.09.11)
(2)

kpds

karacigerim vur kadehlere
selamlarkpds den geçen yıl 64 aldım üstadlar, kasım sonundakinden 70 almam için ne önerirsiniz? oturup yabancı gazete filan mı okumalıyım çünkü kelime ihtiyacım var. başka alternatifleriniz varsa ve paylaşırsanız memnun olurum. işim gücüm de yok bi buçuk ay şöyle bi kasıyım diyorum. önerilerinizi be
selamlar

kpds den geçen yıl 64 aldım üstadlar, kasım sonundakinden 70 almam için ne önerirsiniz? oturup yabancı gazete filan mı okumalıyım çünkü kelime ihtiyacım var. başka alternatifleriniz varsa ve paylaşırsanız memnun olurum. işim gücüm de yok bi buçuk ay şöyle bi kasıyım diyorum. önerilerinizi bekliyorum. ya da şu kitap acayip iyi, al bi bak filan der misiniz?

not: eğer şöyle iyi yardırırsam ileriki dönemlerde toefl da düşünebilirim ona göre de bi şeyler söyleyebilirsiniz.
0
karacigerim vur kadehlere
(29.09.11)
daha eğlenceli olsun dersen ingilizce çizgi romanlara da bak derim..
0
toshiro
(29.09.11)
(bkz: ingilizce kelime ezberleme yolları/@compadrito) burada yazdıklarım genel tavsiyeler. ama senin özel durumun için yabancı gazete ağır gelir. daha hafif bi şey bul. bir de kpds kelime toefl kelime gibi test kitapları bulup kastırabilirsin. ama bol bol okumak ve sözlüğe bakmadan okumak işin temeli.
0
compadrito
(29.09.11)
(7)

ingilizce - türkçe sözlük

sensible soccer
şimdi gramer olarak gayet iyi bir ingilizcem var ama kelime hazinem çok geniş olmadığı için bu aralar sık sık ingilizce kitap okuyorum. normalde macmillan'ın ingilizce sözlüğünü kullanıyorum ve memnunum ama kelime ezberleme verimi düşük oluyor. evde eski bir redhouse sözlük var ama sayfaları ters ba
şimdi gramer olarak gayet iyi bir ingilizcem var ama kelime hazinem çok geniş olmadığı için bu aralar sık sık ingilizce kitap okuyorum. normalde macmillan'ın ingilizce sözlüğünü kullanıyorum ve memnunum ama kelime ezberleme verimi düşük oluyor. evde eski bir redhouse sözlük var ama sayfaları ters basılmış, biraz uyduruk birşey, ayrıca bazen aradığım bulunmuyor. beni de ingiizce türkçe sözlükler nedense kelimenin anlamını kavrama bakımından tatmin etmiyor(ya da bende bir sıkıntı var, çok kurcalıyorum). sözlük ve çalışma stili olarak ne önerirsiniz?
0
sensible soccer
(28.09.11)
ingilizce kitap okuyabildiğine göre ingilizce ingilizce sözlük öneririm. mesela oxford'unkiler iyidir. Türkçe - İngilizce sözlüğe baktığında bulduğun ingilizce kelimenin anlamına bir de ing- ing sözlükten de bak. mesela titremek:

vibrate fiziki nesnenin titremesi

frighten: korkudan titremek

shiver: başka bi titremek...

türkçe sözlüğe bakıp rasgele bunlardan birini kullanma, hepsi çok farklı :)
0
schizophrenia
(28.09.11)
sözlüğe bakmadan kitap okuman lazım. sözlükle kelime öğrenemezsin. öğrendiklerini ya unutursun ya da yanlış öğrenirsin. kelime öğrenmek istiyosan, bol bol oku ama sözlüğe bakmadan, 'acaba burada ne demiş olabilir?' diye düşünerek oku.
0
compadrito
(28.09.11)
@schizophrenia:
evet aslında takıldığım yerlerde 2 sözlüğe de bakıp net bir anlam çıkartmak en mantıklısı.

@compadrito:
demek istediğini tam anlamadım ya da sen anlatamadın. oturup sözlüğü okusam dediğin doğru, sözlükle kelime öğrenemem de anlamını bilmediğim şeyi nasıl "anlayacağım"? ama yine de dediğin gibi hemen sözlüğe davranmadan önce üzerinde düşünüp ondan sonra sözlüğe bakmayı deneyeceğim.
0
🌸sensible soccer
(28.09.11)
şöyle izah etmeye çalışayım: lisan öğrenme süreci, daha doğrusu yeni kelime öğrenme süreci, bol bol yeni kelimelerle karşılaşmayı gerektirir. bunun için de bol bol okuman gerekir. her bilmediğin kelime için sözlüğe bakacak olursan, okumanın sürekliliğini bozmuş olursun. yani akıcı bir şekilde okuyamazsın, kesintilerle okumak verimli olmaz. o anda öğrendiğini sandığın kelimeler, 1 ay gibi bir süre sonra unutulur gider. ya da çok azı hatırlanır.

'bende bir sıkıntı var' yazmışsın. sendeki sıkıntı şu: okuduğunu %100 anlamak istiyorsun. bu mükemmeliyetçilikten vazgeç. okumaya başlarken, şunu baştan kabul et: okuduğunun hepsini anlamak derdinde değilsin; derdin sadece daha fazla kelime öğrenmek.

şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere, ya da işin püf noktasına: 'anlamını bilmediğim şeyi nasıl anlayacağım' diyorsun ya, işte işin püf noktası tam da o. anlamını bilmediğin şeyi tahmin etmeye çalışacaksın. bir örnek verelim: okuduğun metinde 'confirm' kelimesi geçiyor ve sen bu kelimeyi bilmiyorsun. hiç oralı olmadan yani sözlüğe davranmadan, o kelimenin içinde geçtiği bağlamdan yani 'context'ten, ne anlama geldiğini tahmin etmeye çalışacaksın. buna ister 'destekli atış' de, ister 'educated guess'. bu söyleyeceğim şey başta sana hayal gibi gelebilir ama doğruluğu ve çok işine yarayacağı su götürmez bir gerçek. bilmediğin kelimeyi birinci ve ikinci karşılaştığında anlamasan bile, üçüncü kere karşılaştığında, anlamını doğru tahmin eder hale geliyorsun.

bu yöntemin sözlüğe bakarak okuma yöntemine üstünlüğü şurada:

sözlüğe bakarak okuma yönteminde,

1. okuma gayretin sürekli kesintiye uğrar, şöyle ağız tadıyla blok halinde, kesintisiz okuyamazsın, okuduğunu anlama yani 'reading comprehension' becerin gelişmez,
2. çok vakit harcarsın,
3. 'armut piş, ağzıma düş' kolaycılığı ile elde ettiğin bu kelimeler, senin için değerli olmadığından, bir ay gibi bir sürede unutursun
4. bir daha hayatın boyunca karşılaşma ihtimalin çok düşük kelimeleri öğrenmek için de, vakit ve emek harcarsın,
5. gayretlerin sonunda bir arpa boyu yol gidiyormuşsun duygusuna neden olur (zaten sen de bu duygu nedeniyle duyuruya bu soruyu soruyorsun)
6. sonunda hevesin kaçar

halbuki sözlüğe bakmadan okuma yönteminde,

1. blok halinde kesintisiz, saatler boyunca okuyabilirsin. burada amaç okuduğun her cümleyi anlamak değil, yeni kelimeler öğrenmektir.
2. sözlükle okuma yöntemine kıyasla, belki de beş misli süratle okuyacağın için, bir çok sık rastlanan ama senin henüz bilmediğin kelimelerle karşılaşma ihtimalin çok artar,
3. bu ihtimal artışına bağlı olarak, ilk kez karşılaştığında o kelimenin anlamını tahmin edemesen bile, aşağı yukarı nasıl bir bağlamda, nasıl bir ortamda geçtiğini görürsün. bu tecrüben, o kelimeyle ikinci karşılaşman için çok kıymetli bir bilgi sağlar.
4. ikinci veya artık üçüncü karşılaşmanda o kelimenin anlamını artık tahmin eder hale gelirsin ve bu tahminin çok büyük bir ihtimalle doğru çıkar,
5. kelimeleri bu şekilde, kafanı anlamaya zorlayarak ve 'armut piş, ağzıma düş' şeklinde değil, kendi zihin faaliyetinin bir sonucu olarak öğrendiğin için, o kelimeler senin için değerli arkadaşların olur ve onları bir daha unutmazsın,
6. bağlam ya da ingilizce tabiriyle context işine çok kafa yoracağın için, kelimenin kullanımını yani usage'ını da doğru öğrenmiş olursun ki, lisan öğrenme sürecinde usage çok önemlidir,
7. burada ne demek istenmiş olabilir diye sürekli kafa yoracağın için, reading comprehension yani okuduğunu anlama becerin çok iyi gelişir

bonus: ben sana YouTube'dan, sevdiğin filmleri tekrar tekrar seyrederek cümleler ezberlemeni tavsiye ederim. ya da çok sevdiğin şarkıların sözlerini de ezberleyebilirsin, tekrar tekrar dinleyerek. sorduğun sorunun doğrudan cevabı olmasa bile, İngilizce öğrenmene çok faydası olur.
0
compadrito
(28.09.11)
dediklerini iyice okudum.
bir kere şunu söyliyim: beni -tamamen- çözmüşsün =)
tanıdık olmandan şüpheleniyorum hehe.
evet dediğin mükemmeliyetçilik bende var. bahsettiğin çok nadir kullanılan kelimeler kendini zaten belli ediyor ve onların sadece anlamına bakıyorum, o kısmı anlıyorum ve yürüyorum. bir de çok sık karşıma çıktığı halde anlamını bilmediğim kelimeler var ki onları ve anlamlarını özellikle biryere not ediyorum. dediğin gibi çok verimli olmuyordu, şimdi fihrist yaptım kendime oraya not ediyorum, karşıma çıktıkça oraya bakıyorum ve eninde sonunda bu kelimeleri öğreneceğimi düşünüyorum.

senin dediğin yöntemi ingilizce 101 dersinde bir hoca söylemişti. o derste birkaç kez göstermişti hatta. genellikle eklere veya ön eklere bakarak kelimenin anlamını yakalamaya çalışıyorduk, bazen de senin dediğin gibi context'ten. benim soracaklarım şunlar:
1- eğer cümlede 2-3 tane bilmediğimiz kelime varsa ne yapacağız?
2- sen şimdi dedin ya, ikinci veya üçüncü seferde doğru tahmin eder hale geleceksin diye, doğru tahmin ettiğimizi nereden anlayacağız?
0
🌸sensible soccer
(03.10.11)
"beni -tamamen- çözmüşsün" kısmı hiç şaşırtıcı değil çünkü bu benim özelliğim. dün arkadaşım patronundan bahsediyodu. hiç yüz yüze gelmediğim ve hakkında hemen hiç bir şey bilmediğim adamın kişiliği hakkında bi yorum yaptım; arkadaşım, yorumun cuk oturduğunu söyledi. başka hallerde, birisinin anlattığını anlayıp anlamadığımı teyid etmek için "durum şöyleyken böyle mi yani?" diye sorular sorarım ve "ayyyynen öyle!" cevabını alırım.

101 hocasının yöntemi çok işe yarar. zaten eklere ve ön eklere bakarak kelimenin anlamını çıkarmaya çalışmak, bu işin uzmanlık aşamasıdır ki özellikle TOEFL için kazanılması şart olan bi beceridir. sinekten yağ çıkarır ve kelimenin anlamını bilmediğin halde doğru şıkkı işaretlersin.

benim verdiğim örnekte 3. karşılaşmanda artık kelimenin anlamını kendiliğinden anlayacağını söylüyorum. 3. olmasın da 5. olsun. sen bu yöntemin doğruluğuna ve üstünlüğüne inan ve fihristi kafanda yap. şu anlamları bi yere not etme işinden de vazgeç. kafana not et ama sözlükten bakıp öğrendiğin anlamları değil, "karine" ile, hatta "kan, ter, gözyaşı" ile ya da daha doğru bi tabirle, "%100 yerli sermayenle, beyninin gücüyle, tamamen kendi emeğinle" öğrendiğin anlamları... giderek ve "tedricen" (yani gradually), mucizevi bi şekilde kelimelerin anlamını doğru tahmin etmeye başladığını göreceksin. ama bunun için, dediğim gibi, sözlükle, fihristle filan uğraşmadan, kesintisiz okuyacaksın.

bi yedi sekiz sene önce volkswagen'in bi reklamı vardı: "biz bir milyon araba yaptığımız için araba yapmayı iyi biliyoruz" mealinde. işte o reklamdaki gibi, senin context'ten anlam tahmin etme yeteneğin, yüzlerce, binlerce sayfa metni, sözlüğe bakmadan, kesintisiz ve anlam tahmin etmeye çalışarak okumana dayalı olarak gelişecek.

tekrar ediyorum, daha fazla cümle okumana engel olacağı için, kaldır at şu defteri, sözlüğü, fihristi. karate kelimesinin anlamı nedir? "boş el". sen de elindekileri bırak bi kenara. metinle baş başa kal. elinde hiç bi silah olmadan, sadece bileğine, yani beynine güvenerek çık yola. okuduğun metni iyi seçeceksin. yani seviyene uygun olacak. tutup washington post'ta veya the guardian'da makale okumakla başlarsan, şevkin kırılır. bi kere okuduğun metnin konusu, senin çok ilgini çeken ve hakkında epeyce bi şey bildiğin bi konu olacak. hakkında en ufak bi fikrinin olmadığı bi konuyu kavramak için okumaya kastırmayacan şu sıralarda. farz-ı muhal en sevdiğin ve en iyi bildiğin konu gitar olsun veya rock müzik olsun. onunla ilgili yazılar okuyacan. hem ilgin besleyecek şevkini hem de beynin iş yapıyomuş gibi hissetmeyecek, çekirdek çitliyormuş gibi hissedecek.

gelelim yeni sorulara:

1- eğer cümlede 2-3 tane bilmediğimiz kelime varsa ne yapacağız?

çok basit: içinde 2-3 tane bilmediğin kelime olduğu halde, o cümleyi anlamaya çalışacaksın. anlayamadığında da hiç kasmadan ve küsmeden bi sonraki cümleye geçeceksin.

2- sen şimdi dedin ya, ikinci veya üçüncü seferde doğru tahmin eder hale geleceksin diye, doğru tahmin ettiğimizi nereden anlayacağız?

o bir his. tarif etmesi zor. ama geliştirilebiliyor. mesela bir metinde silahlı kuvvetten bahsediliyor ve ikide bir deployment kelimesi geçiyor böyle mekanlar tarif edilerek. "ulan sakın bu "konuşlandırma" demek olmasın?" hissiyle tekrar okuyacan o cümleyi ve "evet evet, bu en çok "konuşlandırma"ya uyuyor" diyip geçecen. bak, hâlâ sözlükle filan uğraşmıyosun. ama %80 eminsin o kelimenin konuşlandırma demek olduğundan. beşinci defa karşılaştığında artık oran %100'e yaklaşır. önemli olan HACİM ve SEZGİ. okuduğun metnin hacmi ve buna bağlı olarak geliştireceğin sezgi.

Burada işin püf noktası ne biliyo musun? Hani biceps geliştirmek için, ağırlıktır, barfikstir her ne haltsa, ondan çalışılıyo ya, işte aynen onun gibi, beyninin "kelime anlamı tahmin etmeye yarayan yeri" her neresiyse, onu geliştiriyosun bu yöntemle. Practice makes it perfect!

eğer ille de kalem defter bi şey çalışmak istiyosan, otur Latince önek ve sonekleri yani az biraz etimoloji çalış. kelime anlamı tahmin etmende çok işine yarar.

bonus: Türkçe'deki düşman kelimesinin kökenini biliyo musun? dys + man kelimelerinden geliyomuş. dys (ya da dis) kötü, man ise mantalite (ya da mentality)'deki man. yani kötü zihinli, kötü fikirli demek. bu bilgiden hareketle, dis ya da dys ile başlayan kelimelerde bi olumsuzluktan şüphelenecen.

www.nisanyansozluk.com

aha bu da benden sana doğumgünü hediyesi olsun:

en.wikipedia.org
0
compadrito
(03.10.11)
bu arada sana müteşekkirim çünkü şöyle bi entry'm oldu sayende:

(bkz: ingilizce kelime ezberleme yolları/@compadrito)
0
compadrito
(03.10.11)
(2)

h1b ve green card farki nedir?

raizti
merhaba.. merak ettigim konu baslikta.. diyelim ki amerika li bir firmadan full-time ve suresiz olacak sekilde bir is teklifiniz var.. sonra? uscis in sitesinde okudugum kadari ile sanki sadece direk green card basvurusu yapiliyor, i-140 denen belge ile.. ama sozlugu okudugumda ise ise green card da
merhaba.. merak ettigim konu baslikta.. diyelim ki amerika li bir firmadan full-time ve suresiz olacak sekilde bir is teklifiniz var.. sonra? uscis in sitesinde okudugum kadari ile sanki sadece direk green card basvurusu yapiliyor, i-140 denen belge ile.. ama sozlugu okudugumda ise ise green card dan once h1b denen basvurunun yapilmasi gerektigi soyluyor.. biraz kafam karisti.. nedir ne degildir diye.. graduate seviyesinde (yani master ya da diplom) bir muhendis soz konusu.. birileri acaba aydinlatabilir mi beni? simdiden tesekkurler..
0
raizti
(19.09.11)
H1B, ABD'de bir sure calismak ve oturmak icin gerekli olan vizedir. 3 seneligine verilir. Suresi doldugunda, ikinci bir 3 seneye uzatilir. Bu calismanin, size bu vizeyi almaniz icin destek olan firmada gerceklesmesi lazimdir. Bu isten istifa etmeniz ya da cikarilmaniz halinde, turist vizeniz yoksa, kacak durumuna dusersiniz. Yesil kartin ne oldugunu anlatmaya gerek yok herhalde. H1B vizesi olan kisiler, yesil karta muracaat hakkina sahiptir. Ancak bu hak, her H1B vizesi olanin, yesil kart alabilecegi manasina gelmez. Ilk 3 seneyi doldurdunuz. Sirket calismanizdan memnun oldugu icin, ikinci 3 seneye de uzattirdi vizenizi. Iste bu alti sene zarfinda yesil karta muracaat etmissiniz ve alamamissaniz, ABD'yi iki seneligine terk etmeniz gerekir. Turist vizesiyle girebilirsiniz, o ayri. Ama yasal olarak calisamazsiniz. Ozet gec pic: Direkt yesil kart yok. H1B var. Onun da yesil kart garantisi yok, ama muracaat hakki var.
0
compadrito
(19.09.11)
www.uscis.gov

peki bu ustteki linkteki nedir? aradaki farki goremiyorum.. yani yurtdisindan direk bir is teklifi alirsak direk buna basvurulabildigini anliyorum ben buradan.. nerde hata ediyorum acaba?

bir de bu alttaki link mesela.. aradaki farki bir turlu cikaramiyorum.. sonucta ikisi de i-140 doldurulacak diyor ve i-140 in karsiligi green card degil mi?

www.uscis.gov
0
🌸raizti
(19.09.11)
(5)

CV İlgi Alanları Bölümüne ne yazmalıyım

miucee
Müzik kitap bilgisayar tiyatro tenis filan yazıcamda hani yalan gibi geliyo artık bunlarmüzik;soundtrack dinlerimkitap; valla okuyorum lan ortalama düşük olsada ayda 1 kitap garantim var fazlası yok ama toplama vurunca iyi sayı yapıyor tiyatro; doğaçlamaysa giderim yoksa efsane oyuncuların son oyunl
Müzik kitap bilgisayar tiyatro tenis filan yazıcamda hani yalan gibi geliyo artık bunlar

müzik;soundtrack dinlerim

kitap; valla okuyorum lan ortalama düşük olsada ayda 1 kitap garantim var fazlası yok ama toplama vurunca iyi sayı yapıyor

tiyatro; doğaçlamaysa giderim yoksa efsane oyuncuların son oyunları filan değilse zor

bilgisayar, ekşi okurum azizim, onun haricinde stuble upon .. oyun moyun bilgisayarım kaldırmaz dotA akşamdan akşama sayılmaz..
3DSMax öğrenirim sonra evet sapıkça bi hobi ama valla çok zevkli lan

tenis: izleyiciyim.. o da djokovic piyasayı domine etmeye başladığından beri hevesim kaçtı ya neyse..
0
miucee
(17.09.11)
hacı bunlar zaten klasik şeyler. bunlara zaten kimse bakmaz. bunun dışında ilgi çekecek ne bileyim dalgıçlık filan gibi şeyler varsa onları yazmak iyi olur.
0
oshamahue
(17.09.11)
biz hiç okumuyoruz mesela o bölümleri
0
cnonefb
(17.09.11)
o kısımları boş ver, cv de önemli olan aldığın eğitim, iş deneyimin varsa sertifikiların başarıların falandır.

tenis oynuyor diye işi kapan görmedim ben
0
bonjurkes
(17.09.11)
Balık tutmak yazmanın çok ekmeğini yedim :) Mülakatlarda balıkçılık sohbetleri yaptığımı dahi hatırlıyorum.
0
alkolik imam
(17.09.11)
ilgi alanlari bolumunu toptan sil, yok et. hic bi anlami yok onun.
0
compadrito
(17.09.11)
(10)

kulağıma su kaçtı

ileridemokrasi
kulağıma (kendisi soldadır )su kaçtı. katır kutur ses geliyor. daha önce de bu yüzden çok acı çektim şimdi aynı şeyleri tekrar yaşamak istemiyorum. nasıl çıkartırım bilen bilir iltihaplanırsa o acıya dayanılmaz. su kaçtı diye doktora da gitmek istemiyorum. ne yapacam
kulağıma (kendisi soldadır )su kaçtı. katır kutur ses geliyor. daha önce de bu yüzden çok acı çektim şimdi aynı şeyleri tekrar yaşamak istemiyorum. nasıl çıkartırım bilen bilir iltihaplanırsa o acıya dayanılmaz. su kaçtı diye doktora da gitmek istemiyorum. ne yapacam
0
ileridemokrasi
(16.09.11)
kasayı yan yatır (yani kendini.. başka çözümü yok)
0
ben smyrna
(16.09.11)
ben su kaçan taraftaki ayağım üzerinde gene kafamı su kaçan tarafa eğerek zıplıyorum, hep işe yaramıştır.
0
kedu
(16.09.11)
sol ayaginin ustunde ve basini sola dogru iyice yatirmis oldugun halde, zip zip zipla. bi yere tutunmayi da ihmal etme ki dengeni kaybedip yere yuvarlanmayasin.
0
compadrito
(16.09.11)
@kedu +1
0
grgn
(16.09.11)
arkadaşım sanırım öyle bir iki zıplamayla çıkmayacak bir durumda senin kulağındaki su. doktora gitmek gibi duruyor tek çözüm...
0
istanbul beyefendisi
(16.09.11)
kedu +1
0
kisa
(16.09.11)
gece o kulağın üzerine yat. üzerine yatıp sakız da çiğnersen yardımcı olur. saça yapıştırma da.
0
girl in a coma
(16.09.11)
lyyyyyn. kedu +1 demişsiniz. asıl fikir benden çıktı bea. aaaaaaa.
0
ben smyrna
(16.09.11)
su kaçtıysa bir kağıdı külah haline getir( tüftüf külahı gibi yumurta külahı olmasın) ince ucunu kulağına sok birisi dışarıda kalan ucu yaksın çakmakla suyu buharlaştırıyor vakum etkisi yapıyor. tek dikkat etmen gereken nokta ateş yüzüne fazla yaklaşmadan söndür.
0
mr fusion
(25.02.12)
vidosu olsa süper olur. ulvi bir bilgi gibi :)
0
🌸ileridemokrasi
(02.03.12)
(20)

kendimle ilgili bir soru. (özet geçemeyeceğim)

serenavanderwoodsen
25 yaşındayım. lys'ye yeniden girdim ve kazandım. yeni bir okula başlayacağım. zaten önceki duyurularımdan da anlamışsınızdır. ankara'da ailemle yaşıyorum. babam ve üvey annemin yanı sıra, benden küçük iki kardeşim var ikisi de erkek. birisi yedi yaşında, diğeri 21 yaşında ve öğrenci. neyse buraları
25 yaşındayım. lys'ye yeniden girdim ve kazandım. yeni bir okula başlayacağım. zaten önceki duyurularımdan da anlamışsınızdır.

ankara'da ailemle yaşıyorum. babam ve üvey annemin yanı sıra, benden küçük iki kardeşim var ikisi de erkek. birisi yedi yaşında, diğeri 21 yaşında ve öğrenci. neyse buraları geçelim.

14 yaşında annemle babam aniden boşandı. 11 senedir içimdeki boşluğu yenebilmek için türlü şeylere başvurdum. bir sürü saçma sapan ilişki yaşadım, kurslara gittim, hepsini yarım bıraktım. kilo aldım, kilo verdim. bazen güzelleştim, bazen de çirkinleştim. ama bu boşluğu hiç bir zaman atamadım.

psikoloğa ve psikiyatriste gittim. onları da bıraktım bir süre sonra. hayatımda her şey yarım kaldı yani. hep yarıda bıraktım. önceki üniversitemi de, fitness yaptığımda da, rusça kursuna gittiğimde de... hep yarıda bıraktım.

şimdi iki sorum var:

1-üniversitede başarılı olabilmek için napmam gerek? 25 yaşındayım, hacettepe'de bir deneyimim oldu ama bölümü sevemedim yarım bıraktım. şimdi yabancı dillerle alakalı bir bölümde okuyacağım ve heyecanlıyım. bana ders çalışma metodlarını ve hatta en kısa yoldan okulu nasıl bitirebileceğime dair tüyolarınızı paylaşabilir misiniz? hocaların gözünde çok da sivrilip gıcık bir görüntü sergilemek istemiyorum, sadece iyi bir öğrenci olayım yeter.

2-bazen ölümü çok düşünüyorum. ölmek istiyorum. kendimi pencereden attığım imgesi aklımdan çıkmıyor. ağlamak istiyorum. korkak hissediyorum kendimi... bunu psikiyatriste de anlattım ama ilaç verdi. ilaç almaktan nefret ediyorum. okulu kazanınca her şey düzelir zannettim ama yine de bu boğucu histen kurtulamadım. hatta şu anda yine ölümü düşünür durumdayım. nedenini bilmiyorum. "rahat g*tüne mi batıyor" diye düşünebilirsiniz. ama gerçekten on bir sene geçmesine rağmen babamın annemin en yakın arkadaşıyla evlendiği, hatta ondan çocuğu olduğu gerçeğine alışamadım. evi de terkedemedim çünkü babam böyle bir şeye izin vermez. üvey annem despot bir kadın. (yani işi astrolojiye bağlamak istemiyorum ama tam bir başak burcu.) kavga etmiyoruz ama her şeyi kendisinin bildiğini düşünüyor. çok ukalalık yapıyor. ezik hissediyorum, beni çok sindiriyor.

lütfen kendi tecrübelerinizden yola çıkarak bana yardımcı olur musunuz? artık dayanamıyorum çünkü. hayatımda kimse yok. öz annem de ege'de bir yerlerde alzheimer'lı annesine bakıyor. onun yanına da gidemem.

şimdiden teşekkürler.
0
serenavanderwoodsen
(16.09.11)
ouuuv; ölmüşsün sen...

paran varsa bir ev tut kendine okuluna yakn.
başka bir şehirde (ankadara oturmuyorsun sanırım)yeni bir üniversite iyidir.

gez toz kafayı dağıt başlarda ama sonra inele okulu bitir; başka çaren yok gibi gözüküyor.

paran yoksa da okurken çalışman gerekecek; şimdiden iş aramaya bak.

kolay olmayacak ikisi de ama kolay gelsin...
0
midnight exe
(16.09.11)
ankara'dayım.

açıkçası bir iş tecrübem falan yok. tek bildiğim çok iyi ingilizce ve türkçe anlatabildiğim özel ders olarak. o da parasız eş dost çocuklarına falan...
0
🌸serenavanderwoodsen
(16.09.11)
acı ama gerçek bir şey söyleyeceğim hep böyle kalacaksın. ara ara güzel zamanların olsa bile bu ruh halin hiç yok olmayacak. çok uzun yıllardır majör depresyon hastasıyım. kronikmiş. hele bir de hayat sağdan soldan geçirince geçmek bilmiyor. ben de 6 yaşımdayken boşandı bizimkiler. üvey anneden dayak yedim üvey babadan taciz gördüm. akraba tecavüzüne uğradım daha 9 yaşımdayken falan. atlatılıyor bir şekilde ama geçmiyor o ölme isteği hiçbir zaman. ya bununla yaşamaya alışcaksın ya da o ilaçları içeceksin. ve şunu unutma asla kendini öldüremeyeceksin. hep intihar eğilimlisi olacaksın.

lanetli olduğuna inanmaya başlayacaksın bir süre sonra da. girdiğin iş yerleri batacak kendinden bileceksin. çok sevdiğin adam intihar edip ölecek kendinden bileceksin. o kardeş dediklerin kazığın en büyüğünü atacak sana yine "ulan kafama sıçim niye böyle iyi biriyim ki hala ben" deyip yine kendinden bileceksin. genelde terkedilen olucaksın çünkü kimse senin kadar derinlerde yaşamıyor. kimse senin kadar gerçekçi ve acımasız değil gerçekler konusunda.

yalnız yine de şansın yok değil. okumak gibi bir şansın var. ve ne olursa olsun bir baban var. bunu kendi lehine kullanmayı başarabilirsen yakın zamanda bu söylediklerimin hepsinden bir çırpıda kurtulabilirsin. benim, daha doğrusu bizim gibilerin yapamadığı şeyi yapmaya gayret edersen kolay olabilir. takmamak! gelişine vurmak, akışına bırakmak gibi. tabi sen tam bunun yapmaya karar verdiğinde bir dış etken mutlaka önünü kesmezse. belki de sen daha şanslısındır.

off çok bunalımım bu aralar yine kusura bakma moralini bozmuş oluyorum ama gerçekler bunlar.
0
menon
(16.09.11)
ilk gönderdiğin anda okudum sorunu, şu ana kadar düşündüm. net bir şey diyemedim. mutlu olman ve bu mutluluğu uzun bir süre hayatında koruman gerekiyor. yıllar süren bir koruma tabi bu. bu süre zarfında ise biraz daha iyi olacağını tahmin ediyorum. aşık olmayı dene, umutsuz bir aşk bul kendine, onun peşinden koş. bir uğraşın olsun yani. bisiklete bin mesela.. bir şeyler yap yani.
0
karlmarx
(16.09.11)
sorun şu ki, aşık olamıyorum artık. fallarda "3-5 aya karşına birisi çıkacaağğk" geyikleri dönüyor ama kaç 3-5 ay oldu... yanlış anlaşılmasın buralarda sevgili arayacak da değilim. ilgi budalası falan da değilim. dayanamıyorum sadece... ve şu da var, artık birine kendimi en baştan anlatmak çok zor geliyor.
0
🌸serenavanderwoodsen
(16.09.11)
kendine acimayi birak ve gerceklerle yuzlesecek kadar cesur ol. 3 vakte kadar ekonomik bagimsizligini ilan edecek ve bu ortamdan kendini kurtaracaksin. simdilik uvey anneye katlanmak zorundasin. senden cok daha zor durumda olanlari dusun. boyle durumlarda polyanna'yi oynamak cok ise yarar. defalarca sinava girdigin halde hic bir yeri kazanamiyor olabilirdin, baska saglik sorunlarin olabilirdi gibi... ölümü düşünmek kolaycilarin isi. sen bu isi zor yoldan yapacak, bitirecek, ekonomik bagimsizligini ilan edip kardeslerine ornek olacaksin.

herkes hayatinin kisa ya da uzun bir doneminde bocalar. anlattiklarin zor seyler, kabul ediyorum ama cozumsuz seyler degil. ayrica, yakindan bildigim baska hayat hikayelerine kiyasla, hic de oyle vah tuh denecek durumda degilsin.

hayatinda "kimsen" olsun bu arada. yeni okulunda arkadaslarin olacak. iclerinden iyi yurekli birisi ile karsilikli destek olursunuz birbirinize.

kurslari bir sure askiya al, tek hedefin okulunu bitirmek olsun.

haa bi de, ilac almaktan nefret etme. sana mutlaka iyi gelecek ilaclar vardir. (tecrube konusuyor) (bkz: yeni baslayanlar icin depresyon/@compadrito)
0
compadrito
(16.09.11)
sorununu geçmişteki bir şeye bağlamaya çalıştıkça asla çözülmeyecek çünkü geçmişin asla değişmeyecek. benim de 11 yaşında babam öldü. yediğim her bok başaramadığım her şey depresif olduğum her an için bunu sebep gösterebilsem oh ne ala.

öyle bi dünya yok. kimin kusursuz bi hayatı oldu? suçu boktan hayatına atmak ne kazandıracak sana? sorunun kaynağı sensen değiştirme gücüne sahip olan da sensin. sızlanmak yerine bişey yap. nokta.
0
cro magnon
(16.09.11)
seni rahatlatacaksa 23 yaşımdayım ve birinci sınıftayım. (ama saç sakal 25 falan gösteriyor, sınıfta bildiğin dedeyim) önceki lisans eğitimimi 4. senemde çat diye bıraktım. şimdi bambaşka bir bölümdeyim ve beni heyecanlandıran bir mesleğe yöneldim, o yüzden o giden yıllar hiç koymuyor gayet mutluyum. evdeki durumla ilgili bir şey söyleyemem. ama o ruh halini değiştirebilecek tek şey okul. okulda çevre edinmen lazım. okuduğun bölüm ne kadar iyi olursa olsun, dersleri ne kadar çok seversen sev, samimi bir arkadaş çevren yoksa o okulu tam anlamıyla benimseyemiyor ve sevemiyorsun. arkadaş çevresi her şeyden önemli. okulu sevdiren en önemli unsur bence. öğrenci kulüpleri de arkadaş çevresi için en ideal yol, zaten üniversite tecrüben olmuş biliyorsundur. ama gerçekten okul çevresi insanın hayatını güzel kılabiliyor tek başına. buna yönel o ruh halinden kurtulabilmek için. söyleyebileceklerim bunlar sanırım.

bir diğer yol da sevgili yap, iyi kötü kafan dağılır en azından.
0
robin crusoe
(16.09.11)
"evi de terkedemedim çünkü babam böyle bir şeye izin vermez."

bu mantıkla işin zor, cesur ol biraz.
0
madyb
(16.09.11)
Şimdi yazmaya vaktim yok ama ilk fırsatta yazarım. Sadece şunu söylemek istiyorum şimdilik. Biri hep böyle olacaksın demiş ama emin ol öyle değil, dişini sıkıp gerçekten yapman gerekenleri yaparsan her şey hallolur.
0
aidiyetsiz
(16.09.11)
25 yaşındasın, kendi hayatını kurabilirsin. biraz cesaret. aşık olmak için önce kendini aşman gerekiyor. kolaylıklar.
0
sanzelize canavari
(16.09.11)
25 yaşında evi terketmeniz için babanızın izninin hükmü yasal olarak olmamalı.

okul konusunda da, yapacak daha iyi daha önemli bi işiniz yoksa (ki muhtemelen olmaz sevgili falan istemiyosanız) derslere gidin. çevre konusunda da süreci hızlandırır bu. derse gittikten sonra akademik başarı olarak da geri gelir o zaten. kimse bahsetmemiş ama bi öğrenci topluluğu da şiddetle önerilir.
0
ron dennis
(16.09.11)
selam,

aramıza hoşgeldiniz. yani bilmiyorum faydası olur mu, bana pek olmuyordu ama "içinde bir yerlerde sürekli uyanmayı bekleyen bir depresyona sahip olan insanlar" klübü diye bir şey var, biz onların üyesiyiz. :)

yarım bırakıldığınızı hissettiğiniz içni her şeyi yarım bırakıyor olabilirsiniz. ama şu şansınız var, kendinizi bütünlemek için başka insanlara ihtiyaç duymamayı öğrenmişsiniz. en azından şu yaralı halinizden kurtulana kadar hayatınıza kimseyi almamanız kendi hayrınıza olacaktır, zira o yarımlığı başka insanlarla giderdikçe daha büyük bir boşluk oluşur içinizde.

üniversite ankara'da mı bilmiyorum, eğer öyleyse bile ders çalışma ortamını ya da okula uzaklığı bahane edip yurda çıkmanız çok faydalı olur. maddi olarak nasıl olduğunuzu bilmiyorum ama devlet yurdu da kabul edilebilir, en azından farklı kişiler, ve hepsi üniversiteye gelmiş kişiler olacağından faydalı olabilir.
bi de şeyi düşünmeyin, yani yaşım büyük, çok sivrilmeyim ya da dikkat çekmeyeyim değil. belli ki yeteneğiniz olan bir alan, zevk alacağınız bir alan seçmişsiniz. budnan sonraki tek hedefiniz buna yoğunlaşmak olsun, tadını çıkararak üniversite hayatınızı geçirin. ders çalışma metodlarıyla ilgili birsürü şey yazmışlar zaten, yabancı dille alakalı bi bölümden mezunum, daha fazla bilgiye ihtiyacınız olursa mesaj atın. ama aynı zamanda okul dışı aktivitelere de katılın. bir başka yabancı dil alın mesela, seçmeli falan. imkan varsa kursa gidin. yarım bırakmayı pek de sallamayın, temel önemlidir ;)

2- hepimiz ölücez. ve belki hayatta gerçekten de yaşamaya değer çok da bişey yok, her şey belirlenmiş, her şey sıradan. herkes kötü. ama nasılsa ölücez. koşmaya gerek yok yani. şimdiki hayatından memnun olmadığın belli, bunun sen de farkındasın. elinden gelenin en iyisi, şu anda seni mutsuz eden insanları minimal ölçüde hayatına dahil etmen, yeni bir yola girmen. arkadaşların, eski çevren, yer yer ailen bile bu gruba dahil. tek başına ayakta kalmayı pek çoklarından daha iyi başaracaksın. sadece ufacık bir umut varsa içinde geleceğe dair, onu besle. ne anneni, ne babanı, ne geçmişini değiştiremezsin, ama gelecek senin elinde. elinde olanın üstüne eğil.
0
ahandanick
(16.09.11)
ilaçlarını kullan, gerisi gelir..
0
patir
(16.09.11)
compadrito +1

kendine acimayi birak! sen acincak durumda oldugunu düsündükce ve kendine acidikca etrafindaki insanlarin da sana acimasini bekliyeceksin. bu anormal degil zaten, herkes böyle isliyor maalesef ama en zayif nokta da bence bu.

sen gercekten annenle babanin ayrilmasinin, ardindan babanin annenin en yakin arkadasinla evlenmesinin senin hayatini (altini ciziyorum) bu kadar olumsuz etkilemesinin resmen alt üst etmesinin dogru olduguna inaniyo musun? özür dilerim acilarini kücümser gibi konustugum icin ama uzaktan bakman lazim durumuna. bi kac arkadas anlatmis, ben de anlatabilirim ne kadar sikintilar cektigimi vs. yani tek sen degilsine getirmek istiyorum lafi. o bahsettigin 'üvey anne tarafindan hor görülmek, fikirlerinin önemsememesi'ni (bazi dogustan kendine güvenenler haric) herkes kendi öz annesinden yasiyor. muhtemelen 'yabanci' birinden gördügün icin agrina gidiyordur bu muamele. cocuklukta genclikte neler olduysa oldu, ya da halen olmakta. ama baksana, 20li yaslarin ortasina geldik, büyüdük. denedik yanildik. carpa carpa da olsa bi yol cizdik. anne ve babadan haric hayatimizin oldugunu ögrendik. dogrusunun kendi yolumuzda gitmemiz gerektigini bildik. anne babanin etkisi olmadan yasamak yani anne babayi hayatinin merkezine koymadan yasamak zor gercekten. ben de su anda bununla cebellesiyorum. demek istedigim anne babayi hayatindan sil, evden git, basina buyruk yasa degil. anne baba üvey anne. bunlar senin hayatinin bi parcasi, hayatindan ciksalar yerleri asla dolmayacak. aslolan kendi isteklerin dogrultusunda hareket etmek. o kizar sunu yapayim, su gocunur bunu söylemeyim gibi degil. onlara göre degil kendine göre yasamak. biraz kendini toparlayip, plan kurup evden ayrilmani ben de tavsiye ediyorum. bi planinin olmasi önemli ama.

'ya beni anlamiyolar ki' diye geciriyosan icinden hala, hala acinmayi bekliyosun. seni yüzde yüz anladigimizi söyleyemem, muhtemelen anlamiyoruz hissettiklerini. birak anlamayalim, biz anlamayinca konuya hakim bi sen kaliyosun. icinden kIs kIs ya da tss tss gülüp, eglen bizimle. bi kac yil öncesine kadar sikayet manyagi idim . genel olarak hayatimla ilgili ya da gün icinde yasanmis büyük kücük her olayi sikayet edip agla sizla bitiremiyordum. ooeeh ama ya. cevreye zarar. o degil, söylene söylene negatif yükleniyo insan. neyse konudan uzaklasmayim. bugünden yarina degiscek seyler degil. üzerinde düsünerek zaman icinde biraz da kendini kontrol ederek düzelcek bi sey bence. bosluktan bahsetmissin ya - o bosluktan hepimizde var. gün icinde hepimiz kendimizi yalniz, yetersiz, caresiz ve bulundugumuz yere ait degilmis gibi hissediyoruz. bu boslugu normal bir sey olarak görmeye calisiyorum ben. bazen yogun hissediliyo bazen degil. ama bizi hic bi zaman 'aci yüklü' ya da ayricalikli yapmiyor bence.



her seyden ama her seyden önemli olarak sunu görüyorum: dertlerini herkesle paylasma! özellikle tanimadiklarinla. tamam acilar paylastikca azalir, kesinlikle dogru. ama sen intihar düsüncelerin oldugunu yazmissin. eger kafanda dolanan tilkileri tesvik eden olumsuz birilerine denk gelirsen, bi iki kivilcima bakar.

umarim ben de dogru kelimeleri kullanabilmisimdir.
0
nussschnecke
(16.09.11)
aile durumları konusunda babanla oturup sinirlenmeden ağlamadan konuşmayı dene.
sadece sınavlardan önceki gece 2 saat falan çalışıp sınavlara girdim.
okul 4 yılda bitti.
en büyük avantajım okulda sevdiğim bir sürü ders olmasıydı.
oturup ekonomi programı dinler gibi dinliyordum dersi.
okula gereken önemi ver gerisi geliyor zaten.
abanıp her gün ders çalışmanın alemi yok bence.
ölümü düşünme kendini ezik hissetme
o psikolojiyi kimsenin yaratmasına gerek yok sen kendi içinde yaşatmaya başlamışsın.
üvey annene tavrını belli et.

evden çat diye ayrılmak zor,
perişan olursun perişan,
devir para devri.
iş okul hayat bunlar önemli şeyler,
öncelikli olarak iş ara bence
ekonomik yönden rahatlarsın hemde para biriktirirsin.
kolaylıklar dilerim.
0
seyduna6687
(16.09.11)
herşeye rağmen hayata bakış açınla ilgili biraz da.

mesela: www.youtube.com
0
stopnsilence
(16.09.11)
önünde yepyeni bir hayata başlamak için inanılmaz bir fırsat var: üniversite. bunu değerlendir. bu ülkede herkes ingilizce bilirim der ama kimse aslında bilmez doğru düzgün. ingilizcene çok güveniyorsan iş ara, sadece ingilizce gerektiren işler fazlasıyla mevcut mesela part time banka çağrı merkezleri. yorucu olur ama en azından hem ev ortamında daha az kalmış olur hem de para kazanırsın.

hiç işe girmedin diyelim bu sefer de üniversite zaten yeterince zamanını alacaktır. kendini geliştir 4 sene içinde sonrasında iyi bir iş bulursun hayatın da yoluna girer.

o ruh halinin de tamamen değişmesi zor bi durum. her ne kadar ilaç almaktan nefret ediyorum desen de bi sürü ilaç kullanmış biri olarak bağımlı gibi yaşamak kötü de olsa o ilaçlar hayatı daha katlanılır kılıyo, bunu kullanmadığın zamanlarda sen de farketmişsindir. doktora hep mi ilaç kullanıcam dediğimde ömür boyu kullanan insanlar var bu kötü bi durum değil demişti ki haklı.

üniversiteyi gene ankarada kazandın sanırım keşke istanbul izmir yapma şansın olabilseydi. ama yatay geçiş olayı var. ve puanın başvurağım okuldan yüksekse şartsız alıyorlar hadi yüksek değil diyelim o zaman da bu sene derslere asıl ve 3 civarı ortalamayla istediğin şehre geç. ailenden izin almak zorunda değilsin. daha doğrusu neden izin alıyorsun? yurt ortamı bile şuanki ortamından daha iyi gelir sana eminim.

hı bi de 25 yaşında universiteye başlamayı da sorun etme zaten göreceksin bi sürü kişi var o yaşta okuyan.
0
scully
(16.09.11)
kendimden örnek vererek başlıyayım, ailemden uzaklaşmak ve tek yaşamak gibi bir düşüncede bende uzaklara yazıp bir okula başlamıştım ne yazıkki başaramadım.. bıraktım geri döndüm ve ailemle yaşıyorum uzun vadede tek hedefim şu okulu kendime yatırım yaparak bitirmek..22 yaşındayım ve önümde 4 sene daha var.

öncelikle üniversite konusuna gelince, o üvey anne profili kardeşlerinin olması, o evde sanki huzur bulamıyacakmışsın gibi geliyor bana..üvey annenin dırdırı çekilmez dolasıyla bu seni gene etkileyecek, başarısız olmama adına öncelikle o evden ayrıl derim.. ama bunu babanla oturup mantıklı bir şekilde konuşarak yapmalısın..evde huzursuz olacağını, üvey annenle geçinemediğini, okulunu etkilediğini söyleyerek..eğer baban seni dinlemiyorsa aileden bir yakınla bu durumu konuşup babana anlatabilir.. olurda evden ayrılırsan ki bu senin için çok iyi olur ilk yıl yurtta kalmak çok insan tanıyacağın için mutlaka içlerinden biriyle kafa dengi bulursun belki eve çıkarsın tabi yurt şartlarını da düşün sadece yatmaya gideceksin, etüd salonları, kütüphaneler ders çalışma açısından daha iyidir... devlet yurtlarına bak, git yurt müdürleriyle konuş belki yedek kontenjandan açılabilir.. kyk'nın kredi, burs, üniversitenin bursları bunları mutlaka araştır tabi biz ailenin durumunu bilemiyoruz o yüzden aklında bulunsun diye söylüyorum..

ders çalışma konusu genelde sınavdan önce çalışma deriz ama aynısını kendimiz yaparız.. belki derste dinlediklerin ve sınavdan önce 1 saat bakışla yetecek..bu çalışma konusunu sen kendin ayarlayabilirsin..

üniversitede kendine ne kadar çok yatırım yaparsan, uzun vadede bunun karşılığını mutlaka alırsın..

git aşık ol falan demiyorum çünkü kötü olduğu zaman kendini daha da umutsuzluğa sevk edebilirsin diye bunlar elbette zamanla olacaktır. elbette karşı tarafa bir şans verebilirsin ama hayatın merkezine kendini koy..

şimdiden başarılar
0
uykusuz her gece
(16.09.11)
gönullu olarak calisacagin bir mesgale bul kendine mesela kimsesizler yurdu ya da hayvan barinagi gibi, sana donen sevgi kendine gelmene yardimci olur, kafan dagilir farkli hayatlar nasil yasanmis ve yasanmaya da devam ediyor gorursun, anlattigin durumunla o hayatlari karsilastirdiginda emin ol cok dersler cikar yasama tutunmaya dair...
0
hayatacaylakkaldim
(16.09.11)
(4)

Spor ve/vs. diyetisyen

puro
Merhabalar,Sorum şudur ki, zayıflama gayretindeyim ve nihayetinde bir başıma bu işin ol-a-mayacağının bilincine vardım. Spor salonuna gitmeyi planlıyorum, ancak diğer yandan da bir diyetisyene başvurmamın yararlı olup olmadığına karar veremedim bir türlü.Geçmiş yaşlarımda spor yaptım, yaklaşık 8 sen
Merhabalar,

Sorum şudur ki, zayıflama gayretindeyim ve nihayetinde bir başıma bu işin ol-a-mayacağının bilincine vardım. Spor salonuna gitmeyi planlıyorum, ancak diğer yandan da bir diyetisyene başvurmamın yararlı olup olmadığına karar veremedim bir türlü.

Geçmiş yaşlarımda spor yaptım, yaklaşık 8 sene kadar düzenli davul çaldım ve bu süreçte evde de sürekli mekik, şınav ve küçük çaplı ağırlık çalışmışlığım var. Ancak, yaklaşık yükseklisans falan derken yaklaşık olarak 2 senedir -hemen hemen hiç hareketsiz- paso evde yatıyorum ve iyice göbeklendim. Sigara da içtiğimden dolayı, özellikle son dönemlerde hareketsizlikten de dolayı artık uzun süre yürüdüğümde ayak bileklerimde ağrı, çokça terleme ve hamlama gibi sorunlar yaşamaya başladım.

Bu durumda spora başlamadan önce bir diyetisyene uğramamın yararı olur mu? Yoksa doğrudan spor salonuna gidip kardiyo programına başlasam yeterli gelir mi?
0
puro
(15.09.11)
spor salonunda da sana bir diyet verirler. ama tabi siyetisyene gitmek daha sağlıklı tabi..
0
cedric tweedledee
(15.09.11)
diyetisyeni olan bir spor salonuna gidin böylece çalışmanızla uyumlu bir diyet verirler. çünkü ayrı bir diyetisyen spor salonunda harcadığınız enerjiyi ve almanız gereken protein miktarını doğru hesaplamayabilir.
0
cro magnon
(15.09.11)
sadece spor salonuna gidiebilirsin. ben diyetisyene falan gitmedim 4 ay spora gittim ve 17 kilo verdim.

yapman gereken abur cuburu kesmek, bol bol su içmek, yağlı ve şekerli gıdaları olabildiğince az tüketmek mümkünse hiç tüketmemek, ekmek yememek yesen de kepekli ekmek yemek gibi şeylere dikkat edersen rahatça kilo verirsin.
0
halitkin
(15.09.11)
compadrito
(15.09.11)
(7)

baş ağrısı olmayan insan

edge_nabby
selam ekşi duyuru ahalisi.benim şimdiye kadar (23 yaş) baş ağrısı sıkıntım olmadı hiç. belki ağrıyodur da ben sallamıyorumdur, ondan da emin değilim. başı ağrımayan başka arkadaşlar da varsa cevap atarak paylaşırlarsa sevinirim.ben nerdeyse hiç ilaç kullanmayan biriyim. küçükken grip olduğumda (bi s
selam ekşi duyuru ahalisi.

benim şimdiye kadar (23 yaş) baş ağrısı sıkıntım olmadı hiç. belki ağrıyodur da ben sallamıyorumdur, ondan da emin değilim. başı ağrımayan başka arkadaşlar da varsa cevap atarak paylaşırlarsa sevinirim.

ben nerdeyse hiç ilaç kullanmayan biriyim. küçükken grip olduğumda (bi sefer de faranjit olmuştum) bikaç kere antibiyotik kullanmıştım sadece. ağrı kesici aspirin olaylarına hiç girmedim mesela. bunun da etkisi var mıdır baş ağrısı olmamasında mesela? farklı bi şekilde soracak olursam; başı ağrıyan insanın ağrı kesici kullanması ilerde başını daha çok ağrıtır mı?

baş ağrısını anlatın 1az bana bi de :) mesela sallamasan onu ağrıyınca, hiç önemsemesen, dert edilicek bişi olmaktan çıkmıyor mu? sallamayıp işine bakarsın, devam edersin hayatına normal. sonuçta sen sorun ettikçe kafanın ram'ini yiyen (hatta sömüren) bişi değil midir?

şimdi bunları yazınca bu baş ağrısı olayını genel olarak "ağrı" olarak da genişletebiliriz. bi yerin ağrıyor mesela. tamam süper, vücudun seni uyarıyor. gider baktırırsın. ama ağrıyı sorun edip ağrı kesici almaya gerek var mı? beynine "acı yok raki" diyerek, bir başka deyişle acıyı beynin gündeminden kaldırarak sorun hallolmaz mı?
0
edge_nabby
(15.09.11)
basagrisi, beynin ogrendigi bir sey. onun icin ogrenmesine engel olacan. agri baslayinca hemen agri kesici alacan.
0
compadrito
(15.09.11)
sadece 2 ya da 3 defa ağrıdı benim hayatımda :)
0
tok oldugumuz halde yaftalar yiyoruz
(15.09.11)
böyle mutluyum ben. ama arada ağrısa fena olmaz falan deyip saatlerce yüksek sesli müzik dinliyorum falan.
0
tok oldugumuz halde yaftalar yiyoruz
(15.09.11)
Bunun tek cevabi olabilir, bayım sizin başınız yok. Baş zannettiginiz seyin ne oldugunu dusunmek bile istemiyorum
0
sttc
(15.09.11)
şimdi sen bu konuya değindin ya bugünlerde başın ağrımaya başlarsa onuda yaz. bu bu bende olmaz dediğim şey başıma gelir mütemadiyen psikolojik olarak neyle alakalıydı bu konu bak aklıma gelmedi şimdi. gelen biri varsa link filan atıp aydınlatsın mümkünse
0
edsy
(15.09.11)
baş ağrısının çeşitli sebepleri var, bunların bir kısmı doğal, geri kalanlar ise yapay sebepler.

Baş ağrısı mı istiyorsun? geç bir lcd ekranın karşısına, parlaklığını %100 yapıp, fps oyun oyna bakalım 2 saat nonstop, garanti veriyorum baş ağrısının allahını yaşarsın.

Klimayı kafana yönelt ve 1 saat sonra başın çatlayacak gibi ağrısın.

Bunun dışında doğal sebepler olarak migren falan sayılabilir sanırım, durup dururken başın ağrıma durumu olmaz, mutlaka bir sebebi vardır yapay ya da doğal. Sanırım beyindeki kan damarlarının daralması ile ilgiliydi. Mesela bende bütün hafta 6 şar saat uyuyup, haftasonu 12 saat uyuyup uyandığımda başım ağrır.

Ben de ilaç kullanmayı sevmem, ama bazı durumlarda ilaç almak kesin olabiliyor, onun dışında en kral çözüm kafayı vurup yatıp uyumak. Ama sabahın 10 ununda iş yerinde başınız ağrıyorsa bütün günü öyle geçiremeyeceğiniz için, ağrının durumuna göre de değişir tabi, ağrı kesici almak gerekebilir
0
bonjurkes
(15.09.11)
Sürekli baş ağrısı çeken biri olarak, bir arkadaşın şimdiye kadar hiç başının ağrımadığını söylemesiyle şaşkına dönmüş, türünün tek örneği olduğunu düşünmüştüm. Demek varmış böyle şanslı insanlar.
0
dasblankewesen
(15.09.11)
(1)

duyurularda tarih neden yok

edsy
bazı duyuru oluyor ki hangi tarih saatte girildiği belli olsa daha faydalı olurmuş gibime geliyor oysa cevap verilen girdide zaman görünüyor cevap verilmeyen girdilerin zamanı ne tam olarak belli değil. Mutlaka bir sebebi vardır ama ben olması taraftarıyım.
bazı duyuru oluyor ki hangi tarih saatte girildiği belli olsa daha faydalı olurmuş gibime geliyor oysa cevap verilen girdide zaman görünüyor cevap verilmeyen girdilerin zamanı ne tam olarak belli değil. Mutlaka bir sebebi vardır ama ben olması taraftarıyım.
0
edsy
(15.09.11)
duyurunun sag alt kosesindeki i harfinin uzerine gel imlecinle ya da pointer'inla. baska bi sey yapma, oylecene bak.
0
compadrito
(15.09.11)
(3)

Her şey yolunda mı??

kahin ahtapot paul
15 20 dakikadır sol kolumda birden başlayan uyuşukluk, hafiften ağrı var. Tabi ki tıbbi bilgisi az olan birisi olarak kalp sorunu evhamı kapladı içimi. Tansiyon 16/10 , nabız 66, yaş 19, aspirin içtim. Evet olay bu.
15 20 dakikadır sol kolumda birden başlayan uyuşukluk, hafiften ağrı var. Tabi ki tıbbi bilgisi az olan birisi olarak kalp sorunu evhamı kapladı içimi. Tansiyon 16/10 , nabız 66, yaş 19, aspirin içtim. Evet olay bu.
0
kahin ahtapot paul
(15.09.11)
acili ara ve olanlardan bahset. yaninda biri bulunsun.

arada bana da oluyor ve dakikalarca suruyor sonra geciyor. ama ne olur ne olmaz...
0
ermanen
(15.09.11)
tansiyonu dogru olcup olcmedigini bilemem ama oldukca yuksek. eger tansiyonun dogruysa, seni bir acil servis doktorunun gormesi lazim.
0
compadrito
(15.09.11)
tansiyon o durumdayken aspirin içmeyin zararlı.
0
mor.inek
(15.09.11)
(4)

Steroid işe yarayan birşey mi?

ermanen
Steroid düzgün kullanıldığında yararlı olabilir mi? Yoksa tamamen zararlı birşey mi? Vücut geliştirme konusunda özellikle. Tabi ki düzgün beslenme ve çalışmalarla böyle şeyleri dile getirmeye gerek bile yok ama daha fazlasını isteyen biri için ne önerilir? Genelde steroid'den bahsediliyor ve birçok
Steroid düzgün kullanıldığında yararlı olabilir mi? Yoksa tamamen zararlı birşey mi? Vücut geliştirme konusunda özellikle. Tabi ki düzgün beslenme ve çalışmalarla böyle şeyleri dile getirmeye gerek bile yok ama daha fazlasını isteyen biri için ne önerilir? Genelde steroid'den bahsediliyor ve birçok yerde ismi geçiyor ama o kadar fazla bigli var ki araştırarak toparlayamadım ben. Şöyle bir bahsetseniz nedir, ne değildir diye...
0
ermanen
(15.09.11)
@dvr

wikipedia makalesini biliyorum. daha cok bilimsel sitelerin yayinlarini merak ediyorum ve kullanim durumlarini. wikipedia biraz lafi dolandirmis, tamamen zararli oldugundan da bahsedilmiyor, medikasyon olarak da kullanilabiliyor sonucta.

@good room beautiful

nasil eminsin? biraz daha bahsedebilir misin? gosterebilecegin guvenilir kaynaklar var mi?
0
🌸ermanen
(15.09.11)
yigitte kaldiraci indirmeye de yarar. o konuyu da dusun istersen.
0
compadrito
(15.09.11)
zararlı oldurucu dıyen sallıyor. zararlı ama odurmuyor. nasıl kullanacagını bılmezsen her ılac gıbı gotune kacabılır. bu adım gibi eminim diyenlerin neler tecrube ettiklerini ya da neye dayanarak bunu soyledıklerını gercekten cok merak edıyorum. Steroıdlerın cogu 17 karbon denılen serbetten hasıl olup karacıger, bobrek ozeelıkle anabol ve dıanabol denılen ıkı turu uzerınde uzun kullanım halınde toksık etkıye sebep olabılır. steroıdlerın anabolık olanları DHT ve DHN turevı olduklarından kellıge yatkın erkeklerde de erken kellesme ortaya cıkarabılır. bunun dısında kullanım halınde yogun sıvılce, tansıyon yukselmesı uykusuzluk, endıse ve saldırganlık halllerı ortaya cıkabılır, ama tum bu olanlar subjektıf durumlar olup kısıden kısıye farklılık gosterebılır.


bır de dalgada omur boyu boynu bukukluk yapar dıyorlar kı, agır sallıyorlar. gorende her bırı her gun bır steroıdlı ıle yıyısıyor sanar. steroıdler ıcınde test hormonları erkeklık uzerınde ılacın kullanım halınde buyuk baskı olusturur. soyle dıyeyım gunde rahatlıkla 11 posta gıdebılırsınız. ama tabı bır de bunun dususu var, ilac vucuttan ayrılma safhasına gırdıgınde dogal olarak test sevıtesınde dusus olur. ayrıca testesteronun ostrojone donusme seysı de var ama uzun hıkaye o kadarını bılsenız yeterç bu onlemek ıcın de post cycle theraphy denılen tedavı kuru uygulanır, oyle lambur lumdur ılac yıyıp sonra lımp dıck olursanç steroıdın degıl senın angutlugundur.
0
gunlerin kopegi
(15.09.11)
Steroid aslen kanser tedavisinde kullanılır. Benim bildiğim tek gerçek yararı o. Öbür türlü kullanımda böbrek olsun, karaciğer olsun patlatıyor kendisi. Gerçi kanser tedavisi sırasında da yıpratıyor da, kanserden iyi gene.
0
aileena
(15.09.11)
(21)

Otobüste yanıma bir kız oturdu

ermanen
kucağında yavru labrador cinsi ve krem rengi bir enik vardı. kız, yüzü güzel, balık etli ve tam olmamış erik kıvamında genç alımlı biriydi. yavru köpek bana doğru uzandı ve elimi yaladı. sevdim keratayı biraz da. kız bana baktı ve gülümsedi o an. kıza adını sordum, bana "köpeğin var mı" diye sordu.
kucağında yavru labrador cinsi ve krem rengi bir enik vardı. kız, yüzü güzel, balık etli ve tam olmamış erik kıvamında genç alımlı biriydi. yavru köpek bana doğru uzandı ve elimi yaladı. sevdim keratayı biraz da. kız bana baktı ve gülümsedi o an. kıza adını sordum, bana "köpeğin var mı" diye sordu. "yok" dedim. tekrar bana bakıp gülümsedi ve indi otobüsten.

sonra düşündüm acaba bi anlamı var mı bu olayın diye, bulamadım (ki yoktur belki) ama size de sorayim dedim. ne anlama geliyor olabilir bu?
0
ermanen
(14.09.11)
kız köpeğin olup olmadığını sormuş pampa, anlammı bu.

dipnot : karşınızdakinden nefret etmiyorsanız, "yok" diye kısa öz ve odun bir cevap vermeyin. En basiti, köpekleri sevdiğinizi, ama cinsler konusunda pek bilginiz olmadığını söyleyin. Hatta işi büyütüp bir iki köpekle ilgili konudan bahsedip (işte şöylelerdir şusunu severim vs.) muhabbeti devam ettirmeniz gerekir.

Nasıl birisi size nasılsın dediğinde iyi diyip kesip atmıyorsanız, aynı şekilde bu tip şeyleri de kesip atmayın
0
bonjurkes
(14.09.11)
ordan muhabbet kurmaya çalışmış ama sende olmayınca muhabbet tıkanmış.
0
cro magnon
(14.09.11)
köpegim vardi ama yakin zamanda kaybettik kendisini, cok özlüyorum onu deseydin simdi cok yol almis olacaktin güzel kardesim. insan hayati işte böyle ufak ayrintilarla örülüyor, insanin karşisina her gün erik gibi kütür kütür bir hatun cikmiyor malum.
0
jackofalltrades
(14.09.11)
kıza adını sormanı, gereksiz bulup köpekten bahsederek konuyu değiştirmiş. zaten inceği için de evet demen ya da hayır demen bi muhabbeti de açmıcaktı.
0
biramayası
(14.09.11)
olmamış erik kıvamı nasıl oluyor panpa.. anlat bize de doğruyu yanlışı ayırak
0
mistikla
(14.09.11)
işiniz var mı diye sormalıydınız. o kollardan hart hart ısırma şansını kaçırmışsın.
0
cotillard
(14.09.11)
utanmistir, soruyu degistirmistir genc bir kiz ise.

diger turlu seni de nazik bir bay olarak gormus kirmak istememis eger adini bahsetmediyse.
0
uykulu
(14.09.11)
kıza adını tam olarak nasıl sordun hacı?
sormak var sormak var..

**bu arada, jackofalltrades +1
0
hickork
(14.09.11)
yok ya. hayvana böyle yakın davranınca, köpeğin olduğunu, alışkın olduğunu düşünmüştür. başka bir anlamı yok. yani hayır yok ama istiyorum ya da şöyle böyle gibi uzatsan da orada kalırdı muhabbet. kız iner giderdi.
0
girl in a coma
(14.09.11)
köpeğin adını sormuş adam yahu. yani öyle olmalı.
0
cro magnon
(14.09.11)
(bkz: abi seviyorsan git konuş bence)

bunu biri yapacaktı :))

şaka bi yana anlamı olsa artık ne faydası var ki? inmiş gitmiş. bulabilirsen amenna
0
neysene
(14.09.11)
benim köpeğim sana neden yakınlık gösterdi, acaba senin de köpeğin var ve kokusu üzerine sindiği için mi? diye düşünmüştür.
0
tannhauser
(14.09.11)
sen de benim gibi sorulan sorulara net ve kısa yanıt verenlerdensin herhalde.
konuyu devam ettirmek ve yol almak için "yok ama.." ile devam etmen gerekirdi..
0
uykusuz her gece
(14.09.11)
hatayı en başta yapmışsın sen. kızın adını değil köpeğin adını sormalıydın önce.
0
halitkin
(14.09.11)
dostum köpeğin olsaydı kesin verirdi
0
metehan01
(14.09.11)
var desen, "tokuşturalım mı? büyüyünce satarız parayı kırışırız" derdi.
şansına küs.
0
take me rufee2
(15.09.11)
kızın adını sormuşsun anladığım kadarıyla. öyleyse diyecek bişi yok. otur sıfır.
0
terp
(15.09.11)
köpek de erik gibiymiş kütür kütür.
0
zawisza
(15.09.11)
köpegim var deseydin belki de ciftlestirmek icin bir köpek arıyodu keske bi köpeen olsaymıs ordan isi baglardın:)
0
ufolursun
(15.09.11)
kopekleri ciftlestirmek sembolunde, ciftlesmek istiyodu belki de, bak simdi bu sansi kacirdin.
0
compadrito
(15.09.11)
o değil de sen o kızla birbirinize yazılsanız bence otobüs şoförü ikinizi de döverdi.
kız hem otobüse elinde köpekle binmiş, üstüne bide karşı cinsle yakınlaşma girişiminde bulunmuş. kaptan orta kapı'nın gözünden kaçmasa kötü olurdu.
0
take me rufee2
(15.09.11)
(13)

ilk müzik aleti

rn
bir çocuğun ilk müzik aleti ne olmalı?gürültü yapmaktan ve ses çıkarmaktan hoşlanan bir çocuk için istiyorum, el becerileri kuvvetli,evde diğer kardeşleri de var ve 9 yaşinda, ilk etapta biraz haşır neşir olsun istiyorum tepkisine göre de devam edecegim.sağ olun.
bir çocuğun ilk müzik aleti ne olmalı?
gürültü yapmaktan ve ses çıkarmaktan hoşlanan bir çocuk için istiyorum, el becerileri kuvvetli,
evde diğer kardeşleri de var ve 9 yaşinda, ilk etapta biraz haşır neşir olsun istiyorum tepkisine göre de devam edecegim.
sağ olun.
0
rn
(14.09.11)
darbuka olabilir. diğerleri biraz kasabilir. çocuklar vurmayı, bişeyleri karıştırmayı sever. hem ayrıca devamlılığı olmak zorunda da değil. çalmayı severse en azından usülleri öğrenir; ki bu da ileride zor bir enstrümana geçerse müthiş bir artı/altyapı olur.
0
mayeskuel
(14.09.11)
klavye olabilir sanki. Ses çıkarmak kolaydır.
0
drkdfndr
(14.09.11)
(bkz: ksilofon)
0
cakabo
(14.09.11)
compadrito
(14.09.11)
klavyenin tuşlarını kırabilir, darbuka en iyisidir.
0
altini ser incisi ker
(14.09.11)
kendisine sorsanız?
0
iki ekmek bir sigara
(14.09.11)
Dokuz yaşında birçok şeye başlayabilir. Mızıka ucuzlardan biri. Klavye de iyi bence.
0
sourlemonade
(14.09.11)
klavye darbuka olarak kullanılırsa tuşları kırılabilir.
0
drkdfndr
(14.09.11)
9 yaşında birçok enstrumana başlanabilir. çocuğun fikrini alın, gidip deneyerek almak istediğine karar versin. kızsa vurmalı falan değil de keman olabilir bence.
0
ecece
(14.09.11)
Piyano
0
durdenist
(14.09.11)
Çocukların ilk etapta ritm duygusu gelişir. Ama bu 3-4 yaşlarına tekabül eder. 9 yaşındaki bir çocuk bir çok enstruman çalabilir. Ama çocuk eğer müzisyenliğini geliştirmek isteyecekse ilk enstrumanının klavyeli bir çalgı olması armoni algısının gelişmesine büyük katkı yapabilir. Bunun için piyano (biraz pahalı tabi), ksilofon, melodika, akordeon gibi enstrumanları zevkle ve öğrenerek çalabilir.

Yok eğer müzikten ziyade ses çıkarmaya, sesin yapısına ilgisi varsa. Ayrıca teknolojik cihazlara karşı çok meraklıysa küçük synthesizer gadgetlarında birini büyük zevkle kurcalayabilir.
0
johan sebastian
(14.09.11)
(bkz: mandolin)
0
ermoo
(14.09.11)
johan sebastian +1

9 yaşında pek çok enstrümanı çalabilir ve bence en iyisi kendisine sormak. dışarıda bir kurs imkanı varsa piyano sonraki enstrümanlar için en iyi başlangıç gibi. ileride müziğe devam etmek isterse çok yardımcı olur..
0
fotrsapka
(14.09.11)
(3)

Amerika'da taksitli alışveriş var mı? Varsa nasıl?

tiny toon
Şu an dil kursu için ABD'deyim arkadaşlar, çok param yok ama düzenli olarak her ay para yatacak, ben de fotoğraf makinası almak istiyorum taksitle. bu nasıl mümkün olabilir?
Şu an dil kursu için ABD'deyim arkadaşlar, çok param yok ama düzenli olarak her ay para yatacak, ben de fotoğraf makinası almak istiyorum taksitle. bu nasıl mümkün olabilir?
0
tiny toon
(14.09.11)
öyle bir alışkanlık yok. kredi kartıyla alacaksınız, her ay belli yüzdesini ödeyip, kalanın üzerinden faiz işlemesine izin vereceksiniz.
0
507
(14.09.11)
ABD surucu ehliyetin yoksa biraz zor. Amerikan kredi kartinin olmadigini var sayiyorum. Ilk adim olarak, surucu ehliyeti almakla ise basla.
0
compadrito
(14.09.11)
ya soruna cevap veremeyeceğim ama bende abd ye dil kursu için gitmek istiyorum acaba bir mesajla beni bilgilendirebilir misin lütfen...
0
tociess
(14.09.11)
(4)

Yine Yeniden Diyet ?

giga1905
genelde sağda solda hep başarısız diyetlerden dem vurulur.hatta makalelerde bile " her diyeti denediniz de başaramadınız mı işte size mucize diyet" derler ama genelde o da fos çıkar. soru şu diyet yapıp da kilo veren var mı nasıl vereceğiz şu kiloları tavsiye istiyorummmmm...
genelde sağda solda hep başarısız diyetlerden dem vurulur.hatta makalelerde bile " her diyeti denediniz de başaramadınız mı işte size mucize diyet" derler ama genelde o da fos çıkar. soru şu diyet yapıp da kilo veren var mı nasıl vereceğiz şu kiloları tavsiye istiyorummmmm...
0
giga1905
(13.09.11)
o diyet bu diyet değil 3 ana öğün ve 3 ara öğünün olduğu klasik diyet fayda etmiştir her zaman. bir diyetisyen kontrolünde hiç aç kalmaksızın ayda üç kilo falan verilebiliyor.
0
istanbul beyefendisi
(13.09.11)
compadrito
(13.09.11)
önemli olan diyeti birkaç haftalık geçici bir işkence olarak değil de hayat boyu düzenli yemek yeme alışkanlığı olarak algılamak. @istanbul beyefendisi'nin de bahsettiği 3 öğün+3ara öğün şeklindeki diyet hayatınızın bir parçası oldugunda, öğünlerinizde bol yağlı, hamurlu yemeklerden kaçar hale geldiğinizde, kola yerine soda, meyve nektarı yerine yuzde yuz doğal şeker ilavesiz meyve suyu içmeye başladıgınızda zaten bir şeyler değişmeye başlar uzun vadede. evet bu şekilde on beş kilo verdim. yine vermeliyim, o ayrı-.- neden mi, çünkü final döneminde günde 5 gofret yemeye başladım. bunları yapmıyoruz tabii ki.
0
tsvetok
(13.09.11)
glisemik indeks önemli mevzu. ayrıca (bkz: #9607416)
0
bykush
(13.09.11)
(5)

makale bulmak

alessea
yaklaşık 50-60 makale bulmam lazım; ancak üçte birini buldum google scholardan. napsam bilemedim, var mı bir çaresi?
yaklaşık 50-60 makale bulmam lazım; ancak üçte birini buldum google scholardan. napsam bilemedim, var mı bir çaresi?
0
alessea
(13.09.11)
Sözlük yazarı ahbabın varsa:

(bkz: makale aranıyor duyuruları)
0
terelelli
(13.09.11)
bulamadiklarinin dortte birini bana yaz.
0
compadrito
(13.09.11)
rastgele 50-60 makale değil bunlar herhalde. konuları yazsaydın keşke.
0
byzgms
(13.09.11)
al bakalım sevabıma

www.2dix.com
0
smlzr
(13.09.11)
jstor
ebrary

üniversitede calisan birisinden rica edip, odasina gidiyorsun. oradaki kabloyu bilgisayarina takip makalelere ulasiyorsun.
0
jackofalltrades
(13.09.11)
(19)

birbiri içine geçmiş iki tencereyi nasıl ayırırım?

noise
birbirinin aynı ebatta iki tane tencereyi bulaşık makinasına yerleştirirken iç içe yerleştirmişiz ve makinadan çıkardığımızda öyle bir hale gelmiş ki kesinlikle ayıramıyoruz. ne kadar güçle denersek deneyelim çıkmıyor. arasına su koymayı denedim ama ebatları bire bir aynı olduğu için arasından bile
birbirinin aynı ebatta iki tane tencereyi bulaşık makinasına yerleştirirken iç içe yerleştirmişiz ve makinadan çıkardığımızda öyle bir hale gelmiş ki kesinlikle ayıramıyoruz. ne kadar güçle denersek deneyelim çıkmıyor. arasına su koymayı denedim ama ebatları bire bir aynı olduğu için arasından bile su geçmiyor! bu durumda bu iki tencereyi birbirinden nasıl ayırabiliriz?
0
noise
(11.09.11)
tezgahtan yere atın.
0
altini ser incisi ker
(11.09.11)
araya su koy, hala işe yaramazsa ısıt bunu ocakta su içindeyken, yine olazsa biraz sıvı yağ ekle
0
nucleon
(11.09.11)
ikisinin arasına patlayıcı yerleştirin.
0
Kamyoncunun vitesi
(11.09.11)
arasına su geçmese de sabunlu suyu birleştikleri yere dökebildiğiniz kadar dökün bekleyin.

edit: hatta sabunlu su ile doldurulmuş bir leğenin içine tamamen girecek şekilde koyup beklemeniz daha mantıklı.
0
ocanal
(11.09.11)
tencerelerin arasına su girmiyor ancak üsttekinin içine su koyup, ocakta ısıtmaya başladım. bakalım ne olacak merak ediyorum.
0
🌸noise
(11.09.11)
delphin'e katılıyorum. +1

üstü soğutun altı ısıtın.
0
lejant
(11.09.11)
annem diyor ki, eninde sonunda açılırmış, ama birkaç günde.. ters çevirip yanlardan vurmak faydalı olabilirmiş.

benim de aklıma yağlamak geldi, birbirlerine geçtikleri kısıma bolca yağ döküp kenarlardan vurarak yağın yavaş yavaş araya sızmasını bekleseniz belki bir şekilde yağ yolunu bulup araya girebilir.
0
very pigmented melanosome
(11.09.11)
içerisine su koyup kaynatmayı deneyin buharın bi etkisi olabilir.
0
buffy de vampir sayilir
(11.09.11)
tencereleri buzluğa atın. yeterince soğuduklarında kaynar suya oturtun. eğer hala ayrılmıyorlarsa o zaman yağ veya sabun dökmeyi deneyin derim. şu an arasına su girmiyorsa basınçtan dolayı da açılmazlar zaten.
0
relief
(11.09.11)
eczaneden enjektor alin, enjektore zeytinyagi cekin ve ignenin ucunu iki tencerenin arasina sokup 5-10 parti zeytinyagi enjekte edin. sonra calkalayin, yani yagi dagitin. sonra icteki tencere, kenarindan pense ile tutulabiliyorsa, pensenin disleri tencereye zarar vermesin diye tencereyi havlu uzerinden penseyle isirin. bir kisi distaki tencereyi iki eliyle sikica tutsun, bir kisi de penseyle icteki tencereyi, oynata oynata cikarmayi denesin.
0
compadrito
(11.09.11)
ayrıldı mı nedir sonuç?
0
buffy de vampir sayilir
(12.09.11)
tencelerin içine su koyup kaynattım, olmadı.
su koymadan kaynattım yine olmadı.
buz koydum, öyle ısıttım. ancak tencerenin yarısına gelecek miktarda buz yoktu. elimde olan miktarla da yeterli olmadı sanırım.
yağ ya da sabun denemedim, annem daha fazla zorlama tenceremi mahvedeceksin dedi.
biz de bir kenara koyduk bekliyoruz. umarım birkaç güne kendi kendine açılır.
0
🌸noise
(12.09.11)
ayrıldı mı tencereler ?
0
nucleon
(16.09.11)
noise ben de merak ettim ayrıldı mı tencereler? ne tencereymiş arkadaş. :)
0
lejant
(26.09.11)
ayrılmış mı ayrılmış mı?
0
relief
(07.10.11)
tencereler her türlü uğraşımıza rağmen olmadı arkadaşlar. denemediğimiz şey kalmadı. biz de elden çıkardık maalesef.
0
🌸noise
(14.10.11)
bari birini feda edip diğerini kurtarabilseymişsiniz demek ki tam tapışmış.

sağlık olsun. :)
0
lejant
(15.10.11)
Bugün başarıyla sonuçlandırdığım yöntem:
Tencereler ocağın üstünde tutulur (ocağa bırakılmaz). İçe geçmiş yani üste gelen tencerenin sapları varsa saplarından, yoksa pense filan gibi bir şeyle kavrayıp, ocaktan 1 cm yukarıda tutun. Alttaki ısındıkça yavaş yavaş aradan hava kaçacak ve ayrılmaya başlayacaklar. Gevşeyince biraz sallayarak süreci hızlandırabilirsiniz.

Yardımcınız varsa üstteki tencereye biraz soğuk su ekleyebilir, biz öyle yaptık ama etkisi ne kadar oldu emin değilim. Süreç 5dk civarında sonuçlanıyor, belki daha da kısa.

Bu havada tutma yöntemi şundan gerekli: Tencereleri ocağa serbest bırakınca alttaki tencere genişliyor ama yerçekimi yüzünden içteki tencere, bu genişleme ile daha da derine oturuyor.
0
yuki
(26.02.17)
bu kadar uğraşacağına nalbura gidip bir wd40 alsaydın, iki dakika içerisinde açılırdı.
0
purple rain
(26.02.17)
(12)

Diyet İçecek

wax simulacra
soru açık. özellikle marka soruyorum. günde 1 bardak belki 2 bardak içelecek. daha önce günde 4-5 bardak kola içildiğni hesaba katalım. ayran biryere kadar. meyveli soda olabilir ama fruktoz var diyorlar. hangisi daha sağlıklı.meyve suyu olarak dimes premium tercih ediyoruz doğru mu yaptık yoksa bun
soru açık. özellikle marka soruyorum. günde 1 bardak belki 2 bardak içelecek. daha önce günde 4-5 bardak kola içildiğni hesaba katalım. ayran biryere kadar. meyveli soda olabilir ama fruktoz var diyorlar. hangisi daha sağlıklı.meyve suyu olarak dimes premium tercih ediyoruz doğru mu yaptık yoksa bundan daha sağlıklı olanı var mı? su zaten 1.5 litre içiyoruz. genelde yemeklerde içmek için arıyoruz. alkolsüz olsun bu arada.
0
wax simulacra
(09.09.11)
coca cola zero, pınar light süt.
0
zgrydn
(09.09.11)
benim diyetisyenim ne olursa olsun diyet kola-fanta turu diet ama asitli iceceklerin haftada 2 bardaktan fazla tuketilmemesini tembihliyordu. bilgi vereyim istedim..
0
black wings gray eyes
(09.09.11)
nedir bu yapay ve sağlıksız şeylere olan merakınız anlamadım.:((

meyveli soda ne? halis muhlis maden suyu varken şekerli karbondiyoksit mi alıyorsunuz? bırakın onları.

kola da çok zararlı. hem normali hem de diyeti :( normali şeker dolu, diyet olanı yapay madde dolu.

evde yapacağınız ice tea olabilir, ayran+maden suyu olabilir, benim en sevdiğimse maden suyuna bol limon suyu ve buz koyuyorsunuz feci güzel ve ferahlatıcı bir içecek oluyor.
0
mea maxima culpa
(09.09.11)
coca cola zero

light ice tea
0
bnl dgr
(09.09.11)
soru anlaşılmadı heralde kola türevleri dışında. asitli içecek istemiyorum. soda tuz limon yapıyorum ama yemekle güzel gitmiyor. yemekle beraber tüketilecek sağlıklı bir ürün yok mu amk piyasda ayran ve soda dışında :D
0
🌸wax simulacra
(09.09.11)
limonlu light ice tea ozaman.. asitli değil yemekle tüketebilirsin..

uygun mu?
0
bnl dgr
(09.09.11)
liptonun ice teasinde kafein var. sanırım şişenin üzerinde de yazıyormuş. ayrıca ice tea ve meyve suyu tarzı içeceklerde de fruktoz mevcut. bunun da uzun dönemde pankreas kanseri yarattığı açıklandı.
-bu bilgileri başka bir kaynaktan okumuştum bu arada. net değilim.-
0
avifa
(09.09.11)
peh dimes premiumda fruktoz yok baktım. ilave şeker yok dior. nese artık ayrana tabiyiz büyük ihtimalle.
0
🌸wax simulacra
(09.09.11)
elma suyu, piyasada nektar olarak değil de %100 satılıyor hep. içine şeker ya da tatlandırıcı hiçbir şey konmuyor, tadı da çok güzel. sade içiyorum genelde ama asitli istersem sodayla karıştırıp içiyorum, şahane oluyor.
0
marikaki
(09.09.11)
elma suyu. %100 olanlarından.
0
coding4life
(09.09.11)
piyasada sağlıklı bir içecek yok istediğiniz gibi :( ne yazık ki. hepsi şekerli ve yapay katlı maddesi dolu :(
0
mea maxima culpa
(09.09.11)
evde yapilmis limonata, sogutulmus yesil cay (gene evde yapilmis).
en iyisi su, onun pesinden ayran, ondan sonra da yukaridakiler.

diyet veya normal gazli iceceklerin tamami, ice tea dahil zararli. meyve suyu da hic saglikli degil. (taze SIKILMIS portakal suyu bile saglikli degil.) (bkz: aflatoksin) en fazla elma suyunda uruyor. meyve sularinin cogunun temel maddesi elma suyu. ayrica o meyve sularinin nasil meyvelerden yapildigini bi gorseniz, bi daha degil kendini, adini bile agziniza almazsiniz.

haftada (evet HAFTADA) iki bardak kola icenlerde pankreas kanseri gelismesi ihtimalinin %87 arttigi gosterildi ABD'de. Pankreas kanseri olan sohretler: Steve Jobs (ah, ah), Ufuk Guldemir, Ozhan Canaydin, Patrick Swayze, Pavarotti, Mehmet Ali Birand. Daha vardir mutlaka da benim aklima bunlar geldi simdi. Bundan onbes sene sonra pankreas kanseri patlamasi yasanacak bu gazli icecekler yuzunden. Pankreas kanseri gelismese, ya diyabet ya da obezite gelisiyor ki, obezite de diger bir cok kansere davetiye cikariyor.

Lutfen icmeyin ve icirmeyin.
0
compadrito
(10.09.11)
(13)

Evde tek başına uyumak

SiyamkedisiZorro
Evliyim. Çoluğum çocuğum var. Kırk yılın başı eşim İstanbul dışında kalsa akşam evde rahatça uyuyamıyorum. Bir sene yurtdışında kaldım zombi gibi uykudan bayılana kadar yatıp uyuyamazdım. Korku nedenlerim de çok çeşitli.Otelde geceliyorsam mesela korku olmuyor. Yurtdışındayken genelde "hırsız girer
Evliyim. Çoluğum çocuğum var. Kırk yılın başı eşim İstanbul dışında kalsa akşam evde rahatça uyuyamıyorum. Bir sene yurtdışında kaldım zombi gibi uykudan bayılana kadar yatıp uyuyamazdım. Korku nedenlerim de çok çeşitli.Otelde geceliyorsam mesela korku olmuyor. Yurtdışındayken genelde "hırsız girer mi?" korkusu olurdu. Burada ise sanki daha çok dünya dışı şeylerden ürküyorum. Sanki biri gözümün kenarından yürüyüp geçti gibi hissediyorum. Çocuklara çaktırmayayım diye de iyice kasıyorum. Zaten onlar yatana kadar sorun olmuyor. Gece bebek ağlayınca hemen kalktım yatağa aldım da onunla beraberken daha rahat uyudum. Ne bu şimdi, kim kimi "korkma kızım" diye sakinleştiriyor, ben mi bebek mi? Nasıl başa çıkacam bu berbat korkuyla? Bir el atın sözlük ahalisi.
0
SiyamkedisiZorro
(09.09.11)
TV açıkken karşısında sızmayı deneyebilirsin..uyudun gece uyandın tv yi kapatma sabaha kadar açık kalsın..rutin bir sesi olan haber kanalı gibi bir kanal aç CNN bire bir
0
kerem75
(09.09.11)
senin gozunun kenarindan gececek o dunya disi seyin mina korum. hic kasma, bi kadeh kirmizi sarap ic yatmadan yarim saat once. benden cekinir o dunya disi seyler, merak etme, rahat ol.
0
compadrito
(09.09.11)
paranoyalarla aranız iyi sanırım, bir psikiyatra güzel güzel anlatırsanız hepsinden kurtulabilirsiniz.
0
9kuyruklukedi
(09.09.11)
Her şeyin bilimsel bir açıklaması vardır. Doğaüstü hiçbir şey yoktur(ruh cin peri bilmem ne..). Siz kapınızı alttan üstten iyi kilitlerseniz polis dışında kimse açtıramaz onu. Korkmayın bu kadar. Ha böyle şeylerden çok korkarsanız beyniniz duyduğu her sesi ona yorar gördüğü her şekli cine periye benzetir. Zira insanlar baktıkları her yerde daha önceden bildiği veya olmasını istediği bir şeyi algılamaya meyillidir.
0
vexations
(09.09.11)
@ kerem; zaten televizyon karşısında bayılana kadar vakit geçiriyorum, sonrasında yatakta sızıyorum (televizyonu açık bırakmayı deneyeyim bir). Ama rahat bir uyku olmuyor. Bu düşünceleri nasıl "takmayabilirim?" sorum bu.
@compadrito :)
0
🌸SiyamkedisiZorro
(09.09.11)
kapının arkasına 2 tane demir kapı sürgüsü yaptır
www.tekintural.com

bu resimdekinin kalın demirden olanları var.. pencerelerinede 1tl lik öten alamdan ya da cam klidinden yaptınmı kafan rahat olur rahat rahat yatarsn emin olunca
edit: odanın her yerine dua koy yine kafan rahat olsun diye
0
eja
(09.09.11)
Bazen bana olur aklıma getirmek istemedigim senin bahsettigin türden seyleri aklıma getiririm bosu bosuna kendi kendimi korkuya celbettiririm.Bir büyüğümün bana ögrettiği bir dua var korktugum zaman 21 kere onu okuyorum sonra rahatlıyorum istersen msj atarım.
0
ufolursun
(09.09.11)
Mantıkla üstesinden gelemediğiniz paranoyalarınız için (bkz: psikiyatrist).
0
paranoid corpse
(09.09.11)
anksiyeteniz var :) nasıl üstesinden geleceğinizin herkese uyan bir reçetesi yok maalesef. tabii burada özel hayatınızın, geçmişinizin geleceğinizin detaylarını paylaşmak istemeyeceğinizi varsayıyorum...

bende de vardı, tv ile uyumak bir çözüm, az biraz alkol de öyle. ama güzeli bütün kuruntulardan komple kurtulmak di mi? eğer siz bulamıyorsanız dipte yatan sebebi, belki profesyonel yardım alabilirsiniz.
0
no avalon
(09.09.11)
sarılma yastıkları var, kol şeklinde, belki öyle bi yastıkla uyumak işe yarar. ama cinlerden korkmaksa temel sorun, o zaman belki de o konuyu yok saymalısın. hiç cin muhabbeti yapma, yapılan muhabbeti dinleme, fal baktırma, fln fln. anımsamaya anımsamaya unutursun. bi de müzik açık kalabilir ya da radyo. odanın bi köşesinden ufak ufak çalar gider. tabii iyi uyku için gerekli klasikleri de yerine getirdiğini varsayalım. (ılık duş, süt, yemek düzeni vs.)
0
jimicik
(09.09.11)
ben de yalnız yaşıyorum, 2 yılı aşkın süredir. önceleri dediğiniz gibi, gözümü kapatınca odada bir şeyler dönüyor zannederdim. koridorun lambası açık uyurdum mesela. ama o da bir sıkıntıydı, gözümü açıp da ışığı görememekten korkardım.
sonraları kedim oldu. onun varlığı beni rahatlattı. evdeki her sesi ona yükledim mesela. en kötüsü yanımda canlı bir varlık rahatlığı var. arada o olmadığında filan korkacak gibi olsam da eskisi kadar kötü değilim.
bunu da nasıl becerdim: zannettiğim gibi bir şey olmasına imkan yok dedim. şimdiye kadar duyduğum her şey uydurma. gerçekten bir şey olma ihtimali yok denecek kadar az. üstelik her "tamam şimdi görürüm" diyip gözümü açtığımda karşımda boşluktan başka bir şey yoktu. bu kadar. şimdiye kadar olmaması olmayacağına garanti. üstelik diğer ihtimale dair elimde hiçbir şey yok. :)
bu düşünce benim rahatlamamı sağladı. size bir faydası olur mu bilmem.
0
hope
(09.09.11)
yatmadan önce 3 ihlas 1 fatiha oku.
0
duygusal pehlivan
(09.09.11)
madem dünya dışı şeylere inanıyorsunuz en iyisi dua okumak.adını unuttum da hani bi tane vardı 7 kere okuyunca her şeyden koruyordu.
0
damla cikolata
(09.09.11)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.