Giriş
(19)

Irkçılık ile bir kültürü sevmemeyi nasıl ayıracağız?

michael_knight
Tamam, ırkçılık kötü, yanlış. Bir insanın kendisinin karar vermediği ten rengi, vücut tipi gibi fiziksel özellikleri aşağılamak gerçekten yanlış ve insafsızlık. Ama bir de kültür ile ırkın karıştığı durumlar oluyor. Mesela bir ülkenin vatandaşları diyelim ki çok pis, kötü kokuyor veya kaldırım kenar
Tamam, ırkçılık kötü, yanlış. Bir insanın kendisinin karar vermediği ten rengi, vücut tipi gibi fiziksel özellikleri aşağılamak gerçekten yanlış ve insafsızlık.

Ama bir de kültür ile ırkın karıştığı durumlar oluyor.

Mesela bir ülkenin vatandaşları diyelim ki çok pis, kötü kokuyor veya kaldırım kenarına kaka yapıyor. Bu onun ülkesinde çok olağan ama benim ülkemde bu şekilde davranılması bana zor geliyor.

Ne şekilde uyarırsam ırkçı olmam?

Diyelim ki benim ülkemde bir sokakta bu kültürden insanlar çoğunluk oldu ve kaldırıma kaka yapıyorlar. Ona müdahele etme hakkım olacak mı?

“X ırkından nefret ediyorum” değil “X ülkesinden gelen insanların davranışlarından nefret ediyorum” diyebiliyor muyum?

Irk ve kültür sevmemeyi ayıran bir kelime, terim var mı?
0
michael_knight
(25.06.25)
Karşıdakinin kafasındaki değerlere göre davranacaksak işimiz var. Senin kendi ırkçılık tanımın neyse ona göre karar vermelisin, karşıdakinin görüşünü bilemezsin ki.

Nefret kelimesini kullanma elbette, nefret söylemi diye bir şey var.

Sevmemek başka düşman olmak başka. Irkçılık düşmanlık hukuku güder. Sevmemekte düşmanlık yok. Böyle düşünmek belki açıklık getirir.
0
sessizce aglayan sanat
(25.06.25)
Mesele genelleme ve asagilama yaparak butun bir irki ve milleti kucuk gormek.

Tabii yola kaka yapmak gibi halk sagligini tehtid edecek bir mesele oyle kulturel denebilecek bir sey degil cunku o cogu ulkede suc.
Deodorant diyelim.
Bir alman olarak Ali ile deodorant kullanmadigi ve bu sizi rahatsiz ettigi icin takilmamak irkcilik degil. Turkler cok pis hic deodorant kullanmaz demek irkcilik. Mehmet ile merhaban yokken kesin deodorant kullanmiyordur diyip onu hor gormek, kopek cekmek irkcilik. Turklerin burnu hic koku almaaz ahahaha diye saka yapmak irkcilik.
0
wallcan
(25.06.25)
@wallcan, 5 tane deodorant kullanmayan Ali ile tanıştıktan sonra 6. Ali ile tanışmak istememek ırkçılık mı?
Sen ne yaparsın 6. Ali tanışmak istediğinde?
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
Ali’nin ten rengiyle, diliyle, kafasının şekliyle bir problemim yok. Deodorant kullanmaması veya kötü kokması ile sorunum var.

Bir de diyelim ki bu Ali ve ülkesindeki çoğu kişi deodorant kullansalar da bana rahatsız edici gelen bir koku oluyor. Yine mi onlarla tanışmak istememek, metroda görünce onun yanındaki koltuğa değil başka yere oturmak ırkçılık?
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
Bir insan ne kadar ırkçı, kategorik ya da ne bileyim bir şey fobik olursa olsun bunu yalnızca yakın çevresi ve kendiyle paylaşmalı. Geniş kitlelere duyurmadigin, etiketini yumusatmadigin (Irklarını değil kültürlerini sevmiyorum) ve etki alanını buyutmedigin sürece minik, sevimli faşistlikler yapabilirsin çünkü hiçbirimiz öyle süper duyarlı, iyi insanlar değiliz. Tek bir sorumluluğumuz var, yıkıcı, negatif düşüncelerimizi atmosfere çok yaymamak, kendimizi aklamaya çalışmamak. Bence. En azından.
0
sekizdokuzon
(25.06.25)
Yolu yok.

O tür kişiler bunu silah haline getiriyor zırva davranışları için. Hatta yer yer otoriteler, ideolojiler de bunu besliyor.

"X ülkesinden gelen insanların davranışlarından nefret ediyorum” demeniz naparsaniz yapın ırkçı kategorisine atılacak o yüzden. Baştan hazırlanmış bir tuzak var orada.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
Onu örnek verdiğiniz için soruyorum; önlem almasına rağmen koktuğunu düşündüğünüz kişi için sebep biyolojik değilse nedir size göre? Kültürlerinde pis kokmak mı var bu insanların? Irkçığınıza kılıf arıyorsunuz gibi geldi bana -ki gündelik ırkçığın tipik bir örneği.
0
auroraaurora
(25.06.25)
sekizdokuzon'a katılıyorum.

birini sevip sevmemek, beş ali'yle olumsuz tecrübe yaşadıktan sonra 6'ıncı alinin de deodarant kullanmayacağını düşünmek; bunlar rastlantı olsa dahi kabahati ali olmakta bulmakta, eylemlerimiz sadece kendimizi etkilediği sürece önyargılı olmakta suç yok.

burada dengeler gerçekten hassas, ırkçılığın kötü yanı toplumsal adaletsizliğe yol açması. mesela doğum yerin x diye bir işe girerken seni elemeleri. doğum yerinin niteliklerin önüne geçmesi. kişisel hayatımda o kişiyle görüşüp görüşmeme hürriyetine sahibim ama işe alımla görevli isem duygularımı işime karıştırmamalıyım.

ırkçılığa dair benim aklıma geldikçe utandığım bir anım var.
istanbul'un kozmopolit bir bölgesine taşındığımda, o sırada bir de çok fazla ortadoğulu geliyordu yaşadığım tarafa, üst katta arap görünümlü biri vardı.
o evden çok fazla gürültü geliyordu. bir de o evin penceresinin baktığı yere bir çok çöp atılıyordu. benim pencerem de aynı yöne baktığı için rahatsız oldum ve arapça bir şekilde "çöp atmayın" yazıp yere koymak istedim. iyi ki yapmamışım. -onlar mı çöp atıyordu bilmiyorum ama düzgün, kendi halinde yaşayan, türkçeyi iyi kullanan ve kimseyle problemi olmayıp yıllardır burada yaşayan biri çıktı. iran-ırak-suriye-afgan-filistin falan da değil, başka bir yerden. sanki eskiden çöp derdimiz yoktu da adamı esmer ve ortadoğu tipli gördüm diye doğrudan ona atfettim bu sorunu. bu ırkçılıktır işte. bu olayda sevindiğim tek şey bu anlattığım şeyin düşünceden ibaret kalması.

ırkçılık hakkında tanım sorunlarımız da var. ırkçı olduğu suçmalası yapılan insanların bir kısmı basitçe zenofobik, yani yabancı sevmiyor.
"ülkemde yabancı istemiyorum" hatta ileri gidiyorum "turist de istemiyorum" diyebilir biri. bu onu ırkçı yapmaz. çünkü x'ler kötüdür biz y'ler iyiyiz demiyor ki. sadece x,y,z ne olduğu önemli değil dilimi kültürümü bilmeyeni istemiyorum diyor. zaten kendi içimizde uğraştığımız şehirden şehire değişen kültürel farklarımız varken bir de daha büyük ölçekteki ile uğraşamam diyor. bu düşünce o kişiyi ırkçı yapmaz. haklı mıdır değil midir ayrı konu. elbette yabancıların aramızda olmasının ve çeşitliliğin olumlu yanları da var. ama kişi olaya olumsuz yandan da bakabilir
0
biseysorcaktim
(25.06.25)
kaldirima kaka yapilmasindan nefret ediyorum ya da insanlarin yazin dus almamasindan nefret ediyorum diyebilirsiniz. boylece kendi ulkenizde 7 ceddi turk olan insanlarin da sokaga kaka yapabildigini ve bundan da nefret ettiginizi ve bunun tek bir milletin tamamina atfedilen bir huy olmadigini kabul etmis olursunuz.

her x ulkesinden gelen insan ayni degil, bence ozellikle yurtdisinda cok korkunc temsil edilebilen ve sacma sapan soylemlere maruz kalan musluman ve/veya turkler olarak en iyi anlayanlardan biri bizler olmaliyiz.

ornegin rusya ukrayna'ya saldirdiginda avrupa'da ve dunyada bir cok ulkede ruslara karsi nefret soylemi basladi, ruslar islerden cikartildi, islere alinmadi, sanatcilari yasaklandi, sporculari engellendi. covid zamani cinlilere saldirildi. tum ruslar ukrayna'ya saldiriyi desteklemedigi gibi, hepsi putin'e oy vermedigi gibi ukrayna'ya saldiran ruslar degil devletti. herhangi bir ulkenin, irkin, cinsiyetin, cinsel yonelimin tamamini ayni kefeye koydugunuz her konuda, illa pis olmak demek degil bu, ayni risk ile karsi karsiyasiniz.

bu bakis acisi ile yarin bir gun, hangi ulkeden gelirseniz gelin, desteklediginiz ya da desteklemediginiz hukumet bir ulkeye saldirirsa ve dunyanin geri kalani o ulkeden gelen insanlara karsi nefret kampanyasi baslatirsa sesinizin cikmamasi lazim.
0
kassiopeia
(25.06.25)
@auroaurora mesela benim burnumun alışkın olmadığı bir baharatı çok yüksek miktarlarda tüketmek olabilir.
Kaşık kaşık sarımsak-soğan veya bol bol pastırma yiyen bir insanın ne kadar deodorant sıksa da, duş alsa da kötü kokacağına hemfikir oluruz herhalde.

O ülkenin yemek kültürü bu şekildeyse o ülkedeki çoğu insan bu şekilde kokacaktır.

Yemek dışında da doğuştan kötü kokan bazı insanlar var ırk ayırmadan söylüyorum. Belki bazı ırkların tamamında vardır bu, emin değilim.

Irkçılıkla suçlanmaktan korktuğumuz için çekinerek konuşuyoruz bazen, bunda da bir problem yok mu?
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
"Kaşık kaşık sarımsak-soğan veya bol bol pastırma yiyen bir insanın ne kadar deodorant sıksa da, duş alsa da kötü kokacağına hemfikir oluruz herhalde."

Evet hemfikiriz. Her ulustan, her kültürden, her etnik kökenden insan yediğine içtiğine bağlı olarak kötü kokabilir.
0
auroraaurora
(25.06.25)
@michael_knight aradığın cevabı burada bulamazsın. Buradaki arkadaşlar feminen, liberal, hayalperest ve hayat gerçeklerinden uzak. Satranç oynarken posta koyan belli tipteki adamlardan it gibi tırsar, yol değiştirirler ama burada abi önyargılı olma, lütfen loto gibi düşün milyonda biri bile iyi olabilir sen onu bulmaya çalış derler.

Her gün duyuru'da görüyoruz. Ben psikolojik deli değilim diyor mesela, yeni duyuru açıyor abooo neler neler. Herkes poz kesiyor bakma bunlara.

Gerçekte, dünyamızda olanı söyleyeyim. Zencilerin, kürtlerin, arapların, hintlilerin, pakilerin vs sevilmeme sebebi dağdan inmiş olmaları. Memleketim dedikleri boz çöplükten güzel, modern bir şehire veya ülkeye giderler. Çünkü daha iyi, daha güzel diyerek. Ama orayı da kendi boz çöplüklerine dönüştürmek için savaşırlar. Bu kadar aptallar.

Ben işim gereği bu yazdığım ırk mıdır, ülke vatandaşı mıdır nedir onlarla uğraşıyorum. Daha ilk cümlelerinde anlıyorum. Aha kürt kesin haksız bir şeyler isteyecek yine. Aha zenci para mara vermez, ama tam hizmet ister. Tam hizmeti alır ama para vermeye gelince e şu hizmeti de verin der. Ama o hizmet ayrı, anlatırsın öncesinde. Her yere çöp atarlar, işerler.

Bu adamlar ve ırkdaş ve ülkedaşları tek fabrikadan seri üretimle çıkmış gibidir. O yüzden ön yargılı yaklaşmazsan canın yanar. Kavgacılar, orta yolu bulmazlar, haksızlık peşindeler.

Kısaca sen kelime arıyorsun ama yine bu kırılgan insanları kırmamak için. Onlar seni umursamıyor ki sen bu kadar uğraşıyorsun. Bak burada seni suçluyorlar. Bunları 20 dairelik bir binada yaşat o kişilerle, senden benden daha ırkçı olurlar. Acemilere bakma sen. Bir şey ya vardır ya yoktur.

Bak Çinliler covid bilmem ne demişler, abicim çinliler kadar terbiyesiz, kaba, başkalarını umursamaz bir halk var mı? Böyle yetişmişler ve yanlış bize göre. Çinli sevmiyoruz bu yüzden. Yeni çinliye de yokuz. Eskisine de.

Birazdan damlar ben yabancılarla çalışıyorum hiç öyle değil diye XD. Diyen kişi de uluslararası bir firmada beyaz yakalı, fuarlara giden birisi çıkacaktır. Onlara da bakma sen, doğal ortamında tahlil edemez onlar o kişileri.
0
Shepard
(25.06.25)
kafan karisik biraz..

kaldirima kaka yapmak bir bylaw (teamul imis turkcesi) sikintisi, bunu uyarmanin, hatta sikayet edip ceza yazdirmanin irkcilik ile alakasi yok.

"onlarla tanışmak istememek" dedigin anda irkcilik sinirini gecmis oluyorsun bence. o hissiyat uzerinde biraz calisman lazim..
0
cooperr
(25.06.25)
ırkçılığın kötü bir şey oldugunu niçin kabul ediyoruz ki baştan? belki de ırkçılık iyidir ve insanlığın gelişimi için elzemdir.
0
abelardo
(25.06.25)
@cooper kaka yapmak biraz abartılı bir örnek, onu unutmaya çalışalım.
Daha önce tanıştığın 5 Marslı kişi de soğan-sarımsak-baharatı çok fazla yediği için kötü kokuyordu. Mars’ta bu yiyecekler çok tüketiliyor, kültürel bir şey. Orası oksijensiz diye.

10 kişi çalışan şirketine yeni bir eleman alacak olsan Marslıların CV’sini inceler misin?

Başkasına söylemek veya ideali tarif etmek kolay ama bizim de toplumun bir parçası olduğumuzu, bazı kınadığımız hareketleri yaptığımızı farketmemiz veya en azından kendimize itiraf etmemi gerek.
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
İskoçya'da geçenlerde 30 yaşında bir Afgan, 15 yaşında bir kıza tecavüz etti. Dava sürecinde avukat savunması "farklı kültürden geldiği için rıza konusunda bilgili olmayabilir" şeklinde oldu. İsveç'te "Tecavüz etmek, yanlıştır" eğitimi veriyorlardı göçmenlere. Hatta Oulu'daki video* epey dalga konusu olmuştu. Bunun dışında Hindistan'ın temizlik ve hijyenden anlamayan kültürü, Mısır ve Afganistan'daki toplu taciz (taharrush) yine kültürel bir konu, kadınların mal gibi alınıp satılması ve berdel de kültürel bir şey. Böyle birçok kötü örnek var. Sadece iyi örnekleri konuşanlar, konu kötü olunca kar tanesi oluyor hemen.

Açık açık, doya doya ırkçıyım diyeceksin. En temizi o. Kendi kısıtlı görüşlerine uymayan herkese karşıt argüman üretmek yerine ırkçı ya da faşist diyorlar zaten. Ben de artık faşistim diyorum. Irkçıyım diyorum. Her insan doğası gereği farklı seviyelerde ırkçıdır zaten. Bazıları ön yargılar ile yaklaşır, bazıları yaptığını ırkçılık olarak saymaz, bazıları inkar eden iki yüzlülerdir, bazıları ise sanki insan doğduğu aileyi ya da milleti seçebiliyormuş gibi genelleyerek komple düşman olur. Kar taneleri hepsini aynı sayıyor. O yüzden millete dert anlatmakla uğraşmayı bıraktım ben. @sonsuz'un dediğine yakın aslında. Anlaşılacağım çevrede detayını anlatırım, anlamayacak çevre kafasına göre kategorize etsin. Enerji harcamaya değmez.

*www.youtube.com
0
nawar
(25.06.25)
@michael

cok sevdigim bir iranli arkadasim var, ailem disinda yandim allah diye beni arasa aninda isimi gucumu birakip gidecegim nadir insanlardan.

bu eleman bir kere beni yemege davet etti, sagolsunlar bol baharatli yapiyorlar, safran cart curt. Bunlarin kullandigi kurutulmus limon gibi bisey var, ondan atmis icine, bende kislik ceketimi daha yeni kurutemizlemeden almistim ve ciddi para odemistim temizlik icin. neyse yemege gittim, yedik ictik. bir sure sonra burnun zaten alisiyor. Yemek lezzetli ama koku problemi var.

aksam eve dondum, asansore bindim, benimle beraber birkac kisi daha vardi asansorde. ya millet kendini disari zor atti 2 kat sonra. ben farketmemistim o kadar koktugumu, ustume sinmis. Ertesi gun tekrar kuru temizlemeye verdim, posete falan sardim goturdum poset disina bile cikiyordu koku, agir baharat. Adamlardan da ozur diledim, bir restauranta gittim orda ustume sinmis falan diye uydurdum biseyler.

Simdi bu adam benim tanidigim en en saglam muhendislerden biri, kafadan 4 basamakli rakamlari falan carpabiliyor. ne zaman kafama bisey takilsa ona sorarim, falan filan.

simdi senin mantiginla benim bu adami komple silmem gerekiyor. sence baharat kokusu yuzunden boyle senin icin onemli olabilecek birini hayatindan cikartmaya deger mi?

ayni sey verdigin CV ornegi icin de gecerli, CVlere bakarken isimleri kapatmani oneririm. isim/yas/cinsiyet/dil/din/irk bunlari unutman lazim. filtreleri kaldir, deneyime odaklan.

bunlari dusun biraz sonra konusalim, dedigim gibi kafan karisik..
0
cooperr
(25.06.25)
2013'ten beri yurtdisinda yasiyorum. Benim gorusum insanligin artik kulturler ustu bir seviyede ortak bir medeniyete ulasmis olmasi gerekliligi ve farkli milletlerin kultur adi altinda kendi sacmaliklarina tutunuslarinin artik iler tutulur bir yani olmadigi yonunde.

Ha bunu soylerken su milletten arkadaslik kurmam yanina bile oturmam gibi bir ciglik yapmiyoruz. Ama artik belli milletlerle iletisime gecerken beklentileri de ona gore ayarliyoruz en basitinden insanlarin geldikleri kulture bagli olarak ilk iletisim ile birlikte asgari duzey medeni bir selam sabahin otesine gecilip geceilemeyecegi belli oluyor.
0
warrior princess
(26.06.25)
Selamlar

Kaç gündür yazacaktım ama vakit bulamadım, tüm yazılanları da okudum. Ben şöyle düşünüyorum:

Öncelikle ırk(fiziksel, genetik yapı) ile kültür(düşünsel, davranışsal) farkları ayıran bir kelime benim bildiğim kadarıyla yok. Bunlar birbirlerine çok karıştırılan ve aslında iç içe de geçmiş tanımlar aslında. Şu tanımı kullanırsak olumsuz görüşlerimizi ifade edebiliriz diyebileceğimiz bir şey net olarak aklıma gelmiyor benim. İşin sonunda bizim dediğimiz kadar karşımızdakinin ne anladığı da önemli.

Konuyla ilgili görüşümü de söyleyeyim; ırklar ve kültürler arasında farklar vardır. Biz istesek de istemesek de bu böyle. Örneğin siyah ırkın fiziksel özellikleri ortalamanın üzerindedir ve bu bence avantajdır. Asyalılar daha kısa ve minyonlardır. Ne bileyim, Avrupa'daki ırkların (Kuzey ülkeleri, Akdeniz halkları vb.) muhakkak fiziksel yatkınlığı, dezavantajı olduğu bir şeyler vardır. Burada sorun yok. Öte yandan bunda fiziksel farklılık varken iş zihinsel kapasite ve becerilere gelince ortalık yangın yerine dönüyor. Bu durumun yüzyıllar, bin yıllar temelli sebepleri olduğunu kabul ediyorum. Kölelik, sömürü o, bu nedeniyle halklar diğerlerini düşük nitelikli vb. olarak etiketlemiş, davranmışlar. Ancak "x halkının ortalama zeka seviyesi şudur" denildiği zaman insanlar tepki gösteriyor. Bu durumlarda ben kendime "E şimdi ne yapalım yani? Başka toplumlar ortaya bilimsel, sanatsal şeyler koymuş. Bir şeyler üretmiş. Bunlar da ortalama toplum dinamiklerinin, zihinsel kapasite ve becerilerinin bir sonucudur. Sizin toplum üzülmesin diye bir orta yol mu bulalım?" diye soruyorum. Öyle söylemediğimiz, insanları daha mutlu edecek yanıtlar bulduğumuzda peki daha mı iyi oluyor? İnsanlar gerçeği değil duymak istediklerini mi bekliyor? Zaten temelde hepimiz homosaphiens türüyüz ama işte yan yana koyduğumuzda bariz farklar var. Ayrıca toplumların yaşadığı coğrafyalar, maruz kaldığı koşullar, beslendiği gıdalar derken bunlar da yüzyıllar içinde ortaya çok büyük farklar çıkartıyor. Herkezi nasıl aynı kefeye koyabiliriz ki? Olmuyor yani, fikirsel düzlemde oturup konuşuyoruz ama realitede ben bunu mümkün görmüyorum. Biz hala daha doğa ve hayvan yaşamının kanunları temelinde yükseliyoruz. Bu, işin ırksal boyutuydu.

Kültürel kısmına gelirsek yazılanlardan Hindistan vb. halkların alışkanlıklarına değindiğinizi gördüm. Kültür, davranış, alışkanlık dediğimiz şeyin iyisi, hoş karşılananı da var, sevilmeyeni de var. Bu çok geniş bir skala. Örneğin Japon kültüründeki çalışma, disiplin ve toplum baskısı insanların kaldırabileceğinin çok ötesinde. Bu yüzden Japonlar intihar oranlarında çok yüksekler. Bu temelde onları ilgilendiren bir şey. Şimdi Japon halkının çalışma kültürü bana doğrudan etki etmiyor. Buna nötr durumdayım diyebilirim. Diğer taraftan uç noktada fetiş ve cinsel davranışlarını da duyuyoruz. Taciz, cinsel istismar olayları mevcut. Bunlar kabul edilebilen davranışlar değiller. Kendi adıma Japon kültürünü ilginç bulmam her anlamda kabul ediyorum anlamına gelmiyor.

Hindistan'a gitsem oradaki yaşamdan şikayetçi olabilirim, zaten bu yüzden de gitme merakım yok. Adamların kendi ülkesi, dilediği gibi yaşarlar. Ancak bir Hintli farklı bir ülkeye gelip tepki gördüğü davranışlar sergilediğinde "Bu bizim kültürümüz" diye kolayca savunamaz. Ben buna katılmıyorum. Hintli örneğinden bağımsız olarak hiçbir halkın bunu kolayca kullanmasını sevmiyorum. İnsanlara hoş gelmeyen şeyler yiyip içiyorsan bunun topluma etki etmeyeceği düzeye getirmek zorundasın. Nasıl yaparsın bu sana kalmış. Çünkü yarın bir gün bir başka insan da farklı bir davranışı "Bu benim kültürüm" diye sana karşı kullanabilir. Bu çok esnek bir araçtır. Ayrıca bir davranışın, alışkanlığın, kültürün büyük toplumlar, halklar tarafından kabul edilmesi, norm düzeyine gelmesi onu eleştirilemez kılmaz. Afganistan'daki adamlar erkek çocukları köçek gibi oynatıyor diye "Haa bu adamların kültürü ya" diyip tamam mı diyoruz? Birbirinden üstün kültürler vardır. Dünyada binlerce yıldır yaşamış, yok olmuş toplumları görüyoruz ancak içlerinden pek azının değerlerini hala daha benimseyebiliyoruz. Roma hukuk sistemini yaratmış, Antik Yunan felsefeyi bulmuş. Bunların hepsini aynı kefeye koyabilir miyiz?

Bu bakış açısına ne deniyor bilmiyorum, hümanizm mi oluyor? Doğuştan seçemediğim şeyler yüzünden ayrıştırmamak, herkesi eşit kabul etmek? Bunda bir sorun görmüyorum, insan haklarının temeli bu. Ama biz insanları tanırken bazı referans noktaları almak zorundayız. Bunu istemesek de yapıyoruz çünkü başka çıkar yolumuz yok. Şu senaryoyu bir canlandırın lütfen:

"+Sana arkadaşımı tanıştıracağım, adı James. xBana James'den biraz bahseder misin? +James 2 ayağı, eli ve gözleri olan birisi, bu gezegende yaşıyor. xBu hiç yardımcı olmadı. James ne iş yapar, nerelidir? +James İrlanda kırsalında yaşayan bir çiftçidir."

vb. vb. İnsanlar aynı adlara, benzer sıfatlara sahipler. Milyarca insan var, ne kadar özgün olabiliriz ki? Ama işte Amerikalı bir James'i İrlandalı James'ten ayıran farklılıklar onun yaşadığı coğrafya, toplum, kültür, yaptığı iş gibi şeyler. Nasıl ki İranlı Ömer, Mısırlı Ömer, Türk Ömer, Amerikalı Omar birbirinden farklıysa insanlar da bu şekilde ayrışıyor. Aslında bunun hayvanları sınıflandırmaktan hiç farkı yok. Sadece "Her insan eşittir, ayrmcılık, ırkçılık yapmayın" noktasında bu farkları nasıl dile getireceğimiz bilemiyoruz artık. Aslında yaptığımız şeyin hayvanları sınıflandırmaktan hiç farkı yok bence. Bulunduğu coğrafya vb. kriterler ile ele alıyoruz. Mesela İngiliz toplumu yok olsa ve gelecekteki bir tarih öğrencisi onları incelese ne yapardı? Muhtemelen ortaçağ İngiliz toplumu, İmparatorluk döneminde İngiltere, 20. yy. İngiliz halkı diye ayırırdı. Ortaçağda krallıklar halinde takılırlarken daha sonrasında Hindistan'ı sömürgeleştiren, Çin'de afyon savaşları çıkaran bir hakltı. 20. yy'da Brexit ile Avrupa birliğinden çıkan insanlar oldular. Al sana aynı halkın yüzyıllar içinde farklı kimliklere bürünmesi.

Özetle şunu demek istiyorum aslında; insanları tanımlarken doğa kanunlarından farklı bir perspektif çizmeye çalışıyoruz ama bu realitede çalışmıyor. Kadın, erkek cinsiyeti varken "Ben kendimi kadın gibi hissediyorum" diyen, fiziksel olarak erkek olan insanların gidip olimpiyatlarda kadın statüsünde yarışması gibi şeyler yapıyoruz mesela. Ben bunun insanların dikkatini, zihinsel enerjisini gereksiz konulara kanalize etmek için yapıldığını düşünüyorum. Dünyadaki asıl sorunlara kafa yoracak dikkatimiz, enerjimiz kalmıyor. Neticede hepimiz bir donanıma(beden, vücut, genetik yapı vb.) ve yazılıma(kültür, davranış, alışkanlıklar) sahibiz ve arasında farklılık olacağını dile getiremiyoruz artık. Zaten gerçek tanımıyla insan olabilmek aslında kendi doğamızı da yenebilmekten geçiyor. İçinden karşındakine vurma hissi geçerken kendini kontrol edebilmek, cinsel taşkınlığını dizginleyebilmek gibi. Bu çok büyük bir farkındalık gerektirirken dünyada bunun yanına yaklaşamayacak insanları "Bu da onun kültürü, ırkı; onlar seçmedi ki bunu" diye davranamayız. Bunu 1 kere, 2-3-4-5 kere yapabilirsin ama daha fazla yapmak seni çok naif, saf bir insan haline getirir. Bir noktada karar vermek zorundayız. Diyeceklerim bunlardır.
0
burka
(27.06.25)
(2)

mantar taban erkek terlik tavsiyesi (birkenstock benzeri)

mr.goodcat
birkenstock gibi mantar taban terlik bakıyorum. gerçek mantar taban olmalı. giydikçe ayağın şeklini alacak yani.birkenler 5bin tl falan. o kadar uçuk fiyatlı olmaması lazım.var mı tavsiyesi olan?
birkenstock gibi mantar taban terlik bakıyorum. gerçek mantar taban olmalı. giydikçe ayağın şeklini alacak yani.

birkenler 5bin tl falan. o kadar uçuk fiyatlı olmaması lazım.

var mı tavsiyesi olan?
0
mr.goodcat
(12.06.25)
Merhaba

Ben 3-4 sene önce Uniqueqoop'dan almıştım, güzelce kullanıyorum. Hiç Birkenstock kullanmadım, bu yüzden ikisi arasında karşılaştırma yapamayacağım ama gördüğüm kadarıyla aralarındaki tek fark marka. Birkenstock sevmekle birlikte o kadar para verilmez görüşündeyim. Tabi Uniqueqooo'da 2000TL civarlarında geziniyor, bu fiyat normal mi bilmiyorum ama benim keseme uygun gelmişti. Aldığım zaman çok daha hesaplıydı zaten.

Kullandığım model Oslo, haki renkli deri olan. Su ile teması olan yerlerde (croocks'da havuzda, denizde de giyerdim çekinmeden) kullanmamaya gayret ediyorum ama iç/dış mekanlarda rahatça giydim. Sadece deri kısmını zamanla kirlendikçe temizlemek gerekiyor ki şimdiye kadar 1-2 kez yapma gereği duymuşumdur. Ayak şeklini alma kısmı doğru olmalı çünkü taban makul bir sertlikte ve şimdi tekrar giyip denedim, kalıp gibi oturdu. Zaten formu zaman içinde değişiyordu, demek ki tabanımın şeklini alıyormuş.

www.uniqueqoop.com
www.uniqueqoop.com
0
burka
(13.06.25)
Land of Cork'tan almıştım ben.
0
peki madem
(13.06.25)
(3)

İstanbul'da badem ezmesi gördünüz mü?

fakat
Hicbiryerde bulamadım. İnternetten de almak istemedim şimdilik. Hiç markette falan gördünüz mü? Şişli deyim ben
Hicbiryerde bulamadım. İnternetten de almak istemedim şimdilik. Hiç markette falan gördünüz mü? Şişli deyim ben
0
fakat
(07.06.25)
Kadıköy Baylan Pastahanesinin karşısında yapan bir yer vardı, çok meşhur ama adını unuttum şimdi. Oradan alabilirsiniz.
0
burka
(07.06.25)
@burka ali muhiddin hacı bekir. Pahalıdır ama en iyilerinden.
0
denizgonen
(07.06.25)
Bebek sahilde vardır meşhur badem ezmesi.
0
(07.06.25)
(7)

İş - Yaşam Tavsiyesi

burka
SelamlarYaşamım ile ilgili size danışmak istediğim bazı şeyler var. Elimden geldiğinde bilgi verip, net bir tablo çizmeye çalışacağım. Gerekirse duyurularımı okuyabilirsiniz, orada yazdıklarım doğrudan benimle ilgilidir.36 yaşındayım, 2017'den beri çok yoğun bir şekilde cruise gemilerinde, IT depart
Selamlar

Yaşamım ile ilgili size danışmak istediğim bazı şeyler var. Elimden geldiğinde bilgi verip, net bir tablo çizmeye çalışacağım. Gerekirse duyurularımı okuyabilirsiniz, orada yazdıklarım doğrudan benimle ilgilidir.

36 yaşındayım, 2017'den beri çok yoğun bir şekilde cruise gemilerinde, IT departmanında çalışıyorum. Gemi yaşamı zaten yoğunken IT sektörü olması zihinsel olarak da ayrıca yoruyor beni. Pandemideki 8-9 aylık arayı saymazsak (ki onu da kendi içinde değerlendirmek lazım tabi) düzenli olarak gemiye çıkıp (bir kontrat en az 4 sürüyor, kontrat uzaması, tatil süresinin azalması olağan durumlar) çalışma ile geçti. Geçenlerde 6 aylık görece bir ara verip işe gitmedim ancak bu süreyi de başka bir ülkeye göçmek için kullandığımdan aslında bilfiil yoğunluğum vardı. Neyse, uzun sözün kısası fikrinizi almak istediğim şeyler şunlar:

1. Gemiye döndüm, 2 ay kadar sonra kontratım bitecek. Çok daha sakin bir filoda (maaşımın azalmasını tercih ederek) devam ediyorum ama farkettim ki burada bile durmak istemiyorum. Yabancı tabir ile "Burn-out" olmuşum ve kendime gelmem lazım. İşimi hala iyi yapıyorum. Düzgün, verimli ve üretkenim ama şunu da net söyleyebiliyorum ki şu anda tek kelimeyle "Çalışmak istemiyorum". Süreci yönetebiliyorum ama istemiyorum işte, o kadar basit.

2. Portekiz'de geçici oturum aldım, 2026 sonuna kadar toplamda 2 yıllık bir vizem var. İşim gereği uzatma durumum çözümlenebilir ama hala daha yasalarda ülkede belirli bir süre kalmam gerekli. Yani kısacası Portekiz'de resmi olarak daha çok vakit geçirmem lazım. Bu da beni işime ara vermeye iten bir sebep.

3. Maddi olarak iyi durumdayım. Para peşinde koştuğumdan değil ama işim ve yaşam tarzım sebebiyle hem tasarruf hem de yatırım yapma imkanım oldu. Bu yüzden işe bir ara vermek beni maddi olarak sıkıntıya sokmaz. Zaten lüksler yerine zihinsel doyuma odaklanan birisiyim. Bir süre işsiz olarak idare edebilirim. Eşim ve çocuğum olmadığından sadece kendimden sorumluyum. Aileme ise gerektiğinde maddi destek verme imkanım mevcut.

4. Yapmak istediğim şeyler var, örneğin bisiklet ile Avrupa turu ya da kişisel çalışmalarım gibi. Bunları zaten yıllardır sürdürüyorum ama tam olarak odaklanmak, iş-dinlenme koşturmalarını yetişme zorunluluğu olmadan tüm vaktimi ayırmak istiyorum.

5. 1-2 senelik ara versem tekrar işime kaldığım yerden devam edebilirim çünkü yorucu ve yıpratıcı yanları olsa da gemide çalışmaktan gerçekten çok mutluluk duyuyorum. Ancak bunu şu anda yapamayacağımı, yapmak istemediğimi de farkındayım. 37-38 gibi tekrar kaldığım yerden devam edip çalışmaya geri dönebilirim. Muhtemelen kıdem, pozisyon kaybı yaşayabilirim. Maaşımda azalma olur ama bunları da telafi edebilirim. Çalışma ortamımda görece tanınan birisiyim. Geri dönmek istediğimde karşılık bulacağımı düşünüyorum.

Aklıma gelenler, aktarabileceklerim bunlar. Sorunuz olursa iletin, ona göre sizi yanıtlayayım. Şimdiden teşekkür ederim.
0
burka
(05.06.25)
Kararını vermiş gibi duruyorsun. Bence de bir ara ver.
0
sekizdokuzon
(05.06.25)
Valla hocam bu senaryoda 1-2 sene işe ara vermeniz bu sırada Portekiz'de daha fazla vakit geçirip vize işleri ve diğer prosedurlerle ilgilenmeniz tek yol. Bu sırada yakın sehir ve ülkelere kısa bisiklet turları yapabilir bu hobi üzerine hazırlıklar yapabilirsiniz .
0
Amaranta ursula
(05.06.25)
Yanlis anlamazsaniz ben sorunuzu anlamadim, ara vermek isteginiz ve buna izin veren finansal durumunuz mevcut. Ne kadar guzel bir seyz elbette tadini cikarin. Sadece mesela 2 sene ara vereceg8m dediniz, illa 2 sene olmak zorunda degil, belki arada baska bir sey oldu, hem firsatlara hem degisik ihtimallere acik olun. Yasamin - bu anlamda - tadini cikarin. 2 sene sonra hala ayni yerde ve kafada olursaniz tekrar baslariniz. Tavsiyem bisiklet turuna filan cikmadan once guzel sakinlestirecek, sizi kendinize geri dondurecek guzel bir retreat yapin, ispanya ve portekiz de harika olanaklar var. Bana sanki ilk ihtiyaciniz bu gibi geldi, daha bir kendine donmek.
0
kassiopeia
(05.06.25)
"Portekiz'de geçici oturum aldım"

bu size çalışma izni de sağlayabiliyor mu?

eğer evet ise portekizde karada neden it'cilik yapmıyorsunuz?
0
rain when i die
(05.06.25)
denizci bol tanidigim da var ayrica portekizde yasayan bir arkadas da.

oncelikle uzun sure denizcilik yapanlarin vidalari bir miktar gevsemis oluyor onu soyliyim, o yuzden bunu kimseye tavsiye etmem. cruise gemileri guzel ama senelerce gemi ustunde ben calismak istemem ki sen de bikmissin, karaya cikman lazim.

portekiz icin de arkadas iyi guzel ama para kazanmak yabanci olarak cok zor diyor, benim arkadasin para problemi yok, pasif geliri yuksek o yuzden calismasa da coluk cocuk orada takilabiliyor. bence portekiz "romantik" bir hayal.

yerinde olsam amerika'ya kapagi atmanin yollarini ararim, cruise firmalari orada. kara elemani olmaya calisabilirsin, ya da 1 sene gemi 1 sene kara elemani falan olunabilir. surekli deniz "sakat"
0
cooperr
(05.06.25)
@kassiopeia Yanıt için teşekkürler. Aslında demek istediğim "Bu koşullar altında siz olsanız ne karar alırdınız" benzeri bir soruydu. Galiba haklısınız, biraz kendi başıma kalıp vakit geçirmem gerekli. İş, hobi vb. bir kenara atıp öylece oturup durmak :)

@rain when i die Sağlıyor ama uzun yıllardır gemide IT alanında çalıştım, biraz farklı alanlar bunlar. Ayrıca karada çalışmak da pek istemiyorum galiba, rutinden çok sıkılıyorum. Daha da önemlisi şu aralar çalışmak istemiyorum.

@cooperr Evet doğru. Siz daha önce de gemi ile ilgili bir yanıt vermiştiniz bana. Cruise gemileri daha makul seçenekler ama neticede aylarca, yıllarca denizde olmak tatil amaçlı bile olsa insanı yoran, yıpratan bir şey olurdu. Haliyle etkisi zaman içinde gözleniyor gerçekten de.

Yazdıklarınızdan yaptığım çıkarımla sizin ve belki de çevrenizin varlık ve servet seviyesi ortalamanın üzerinde seviyede. Benim o kadar maddi imkanım olduğunu sanmıyorum. Evet, Portekiz (ve sanırım genel olarak Avrupa) Amerika'a kıyasla maddi gelir elde etmek için o kadar uygun yerler değil ama ben de zaten bunu istemiyorum. Portekiz gibi bir ülkenin sundukları beni iyi hissettiriyor. Sizin tavsiyenizi yaşayan bir arkadaşım var; Amerika'da yüksek maaş ile IT alanında çalışıyor. Planları buna 5-10 sene daha devam edip Avrupa'da ikamet etmek. İhtiyaçlarımız önemli ama Amerika'daki gibi iş, para odaklı bir yaşam oluşturmak istemiyorum ben. Şayet kalıcı oturumum olsa şu dakika işimden ayrılır ve birkaç yıl hiç çalışmazdım. Sonrasında da dediğiniz gibi birkaç ay gemi, birkaç ay kara yaşamı ile ömrümü geçirirdim ama maalesef içinde bulunduğumuz koşullar işte...
0
🌸burka
(06.06.25)
@burka

benim de sana tavsiyem zaten arkadasinin yaptiginin aynisi.
once kendini bir kurtar, sonra istersen kapitalizmin kolesi olmak zorunda degilsin, pasif geliri elde ettikten sonra git istedigin ulkede kafana gore yasa. ama an itibariyle bence portekiz senin icin no-go.
0
cooperr
(06.06.25)
(12)

asayisi saglamak icin ceza artislari konusunda ne dusunuyorsunuz?

buenosdias
son yillarda herkes asayisten muzdarip. heryerde kuralsizlik, cakallik, magandalik, siddet, kavga vs..sizce bu cezalar yararli olacak mi? siz olsaydiniz ne yapardiniz?
son yillarda herkes asayisten muzdarip. heryerde kuralsizlik, cakallik, magandalik, siddet, kavga vs..

sizce bu cezalar yararli olacak mi?

siz olsaydiniz ne yapardiniz?
0
buenosdias
(03.06.25)
tutuklama olmadan hiçbir sorun çözülemez. paranın kurtaramayacağı bir şeyler olması lazım. bu yüzden tutuklama şart.

ön sıraya kaynak yapana 3 ay hapis + ömür boyu ehliyet alımı
kırmızıda geçene, yaya geçidinde durmayana 2 ay hapis + 3 yıl ehliyet yok
kavga için arabadan inene 3 yıl hapis

gibi ceezalar olması lazım.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.06.25)
Sadece cezaları artırmak, asayişi sağlamak için yeterli değildir.

Eğer bir kişi suç işlediğinde yakalanmayacağını düşünüyorsa, cezanın ağır olması işe yaramaz. Çünkü o kişi “nasıl olsa beni kimse yakalamaz” diye düşünür ve çekinmeden yine yapar.

Ayrıca insanlar, cezaların herkese eşit şekilde uygulanmadığını fark ederse — ki ülkemizdeki asıl sorun budur — “Bu cezalar sadece güçsüz olanlara veriliyor” diye düşünmeye başlar. Bu da insanların adalete olan güvenini azaltır.

Gerçek çözüm; adil bir sistem kurmak, insanlara doğruyu öğretmek ve kuralları herkes için eşit şekilde uygulamaktır.
0
kaptan memo
(03.06.25)
caydırıcı cezalar doğru, türk halkının canı acımadan kuralsızlığa devam eder, ama uygulamaların artması lazım. her gün emniyet gm'nin önünde bir sürü araç kırmızıda geçiyor. kimsenin umrunda değil. bunlara sistemin otomatik yazması lazım.

günlük trafikte drifte, sinyalsiz şerit değiştirmeye, kaynak yapan motorculara falan seri ceza yazılabilmesinin mümkünatı yok. motokurye sorunu da büyükşehirlerde artık iltihaplı bir hale geldi. hiçbir kurala uyulmuyor. ben olsam, her akşam mekan çıkışlarının köşebaşlarına polis koymakla, haftasonu araçları tokatlamakla uğraşacağıma bu işlerin peşinde koşardım. diğerlerinin de yapılmasında bir sakınca yok ama artık o kadar belli başlı köşeler standart oldu ki, oradan yalandan düzgün geçip sonra basıp gidiyorlar.
0
sanal hayvan
(03.06.25)
Cezalar zaten caydırıcı, tutuklama ise herkese veriliyor. Hakim ve savcıların görevi kötüte kullandıklarında hapis yatırılması lazım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.06.25)
"Caydırıcı ceza" biraz mit. Hem işlenen suçlara vereceğin cezanın bir sınırı var, hem de medeniyet öyle taibiri caizse milletin kafasına vura vura öğretilecek bir şey değil. Kaldı ki sonuçlara değil sebeplere bakmak da lazım.
0
salihdt
(03.06.25)
Ceza yazmanın öncesinde yeterli denetim ile sorun ve açıkları
tespit etmek ve önlem almak gerekli.
Sadece trafik değil her alanda olmalı.

Olayın failleri/suçlular ifşa edilmeli. Toplum bunları yüzlerinden tanımalı.
A.N, Z.T, K.N gibi isim kısaltmalarını yayınlamakla bir şey olmuyor. Failler böylece anonim bir hal alıyor.

Uyuşturucu ticareti, gıdada hile veya ekonominin bozulduğu zamanlarda halkın ürünlere ulaşımını engellemek stoklamak veya fahiş fiyat uygulamak ve deprem gibi afetlerde enkazlarda yapılan organize hırsızlıklar, yalan haber ile toplumu yanlışlara yönlendirmeler, bazı sermaye sahiplerinin ekonomiyi olumsuz etkileyecek fiil veya sözleri ve dışarıya para kaçırmalar artık "terör suçları
kapsamında" ele alınmalı.
40 yılı aşkın terörü dağda bildik ama öyle değil. zaman değişti ve terörün niteliği de değişti.

Özgürlük ve rahatlık konusunda aşırı uc noktalarda olduğumuz ve bu hususta işin suyunu çıkardığımız için her gün yeni kötü haberlerle karşılaşıyoruz.
Devletin gücünü suçlu ceza aldığında değil,sokakta kendi halindeki biri de hissetmeli.
Öyle ki çok kimse, haklı olmasına rağmen başımıza başka iş almayalım diyerek şikayet
hakkından bile vaz geçebiliyor.

Kurumlarda yolsuzluk yapanların, devleti her tür zarara uğratanların emdiği yediği içtiği burnundan gelmeli. Koltuklarından def edilip ifşa olmalıdırlar.
0
diyecevaplandı
(03.06.25)
iş yerimin olduğu binada oturan bi araç sahibi var, geçen hafta ısrarla kaldırımın üzerine park ediyordu, park ettiği yerde engelli rampası var. egm'nin web sitesinden ihbarda bulundum. bu sabah yine ofise geldim, aynı araç otopark girişini işgal edecek şekilde park etmiş. aradım uyuyordu, muhtemelen geceden kalmış araç orda, kimse de aramamış galiba. neyse geldi aldı arabayı, işin komiği bu aracın sahibi polis, aracın ön camında eşek kadar polis olduğuna dair kart var. yani asayişin sağlanması için önce bunları sağlayacak kurumların düzelmesi lazım.
0
ofelia
(03.06.25)
caydirici ceza ne? hangi suclu acip kanun kitabini okuyor suc islemeden once? hangi idam uygulayan ulkede idamlik suclar azalmis ya da bitmis?

sorun egitim, sosyolojik ve ekonomik sorunlarin duzeltilmesi, hayat sartlarinini iyilestirilmesi.
0
baldur2
(03.06.25)
"Ceza almamış ilk suçtan daha cesaret verici bir şey yoktur." Marquis de Sade
0
burka
(03.06.25)
cezanın uygulanması önemli. her yerde binlerce kamera var.
bugünkü teknolojide isteseler sinek uçurtmazlar ama nedense istenmiyor.
0
parka
(03.06.25)
cezanın uygulanması önemli. her yerde binlerce kamera var.
bugünkü teknolojide isteseler sinek uçurtmazlar ama nedense istenmiyor.
kolluk kuvvetleri asayişten çok rejimi korumaya odaklanmış durumda.
0
parka
(03.06.25)
Asayişi sağlamak amacıyla cezalar artırılırsa o zaman konuşuruz bu konuyu.
Şu anda sebep bu değil gibi görünüyor
0
michael_knight
(03.06.25)
(6)

Hafif ultrabook

photo85
Wordde yazı yazmak ve zoom toplantıları için kullanacağım. 1. hafif olmalı, taşınırlık önemli2.çok yazı yazacağım için göz sağlığımı öncelemeliZoom arka planını desteklesinWindowsu, officei falan olsun, ışıklı klavye olursa bonus mükemmel olurTeknocahilim, beklentim buBütçe 50 civarıLink atarsanız s
Wordde yazı yazmak ve zoom toplantıları için kullanacağım.
1. hafif olmalı, taşınırlık önemli
2.çok yazı yazacağım için göz sağlığımı öncelemeli

Zoom arka planını desteklesin
Windowsu, officei falan olsun, ışıklı klavye olursa bonus mükemmel olur
Teknocahilim, beklentim bu
Bütçe 50 civarı

Link atarsanız sevinirim
Teşekkürler
0
photo85
(29.05.25)
ipad air yada pro klavyeli en güzel çözüm.
0
gercekdunya
(29.05.25)
iPad + klavye/mouse olur ama çok pratik olmuyor. Muktitask yapsa da bir bilgisayar kadar rahat etmiyor insan. Kişiden kişiye değişir tabii.

MacBook Air M1-2-4 alın rahat edin.

Edit: teknocahilim denmiş, kastedilen windows işletim sisteminden ziyade office olsa gerek, hatta word’de yazı yazmak ve zoom toplantıları için kullanılacağı söylenmiş. Bunlar da Mac’de var zaten.
0
orient blue
(29.05.25)
windows office demiş teknocahilim demiş gidip macbook önermişler :D
0
matilda
(29.05.25)
Hafiflik ve pratiklik dediğiniz için aklıma hemen 2 seçenek geldi.

1.Chromebook (pratik görünüyor ama bizzat kullanmadım, Windows değil ama)
2.Microsoft Surface; bizzat kullandım ve kullanıyorum. Acayip pratik ve kullanışlı bir bilgisayar. Dokunmatik ekranlı, ince, klavye-kılıfı olan çok pratik bir tablet bilgisayar. Şarjı oldukça uzun gidiyor, tam olarak gündelik ofis işleri için tasarlanmış ki ben IT alanında çalışıyorum, sahada dolaşırken ihtiyacım olan işlerimi kolayca görebiliyorum.

Kişisel olarak bende Apple IPad var, Microsoft Surface'i şirketim verdi. Şayet IPad'im olmasaydı kesinlikle Surface alırdım. Bana soranlara da tavsiyem bu yönde oluyor.
0
burka
(29.05.25)
windows takıntınız yoksa macbook air en iyi seçenek sizin için.
office yüklenebiliyor. şarjı çok uzun gidiyor.
tekno cahiliyseniz apple ürünleri daha iyi.
0
duyuruuser
(29.05.25)
macbook air alın geçin paranızın bir kısmı da cebinizde kalsın. hem uzun ömürlü hem değerini korur, değişeceğiniz zaman da sıkıntı yaşamazsınız.
0
vaveylababa
(30.05.25)
(15)

Sert film & dizi tavsiyeleri

sekizdokuzon
Karamsar, karakterlerinin sürekli sinandigi ve çoğunlukla yanlış kararlar verdiği, tavizsiz, insanlıktan umudunu kesmiş Allah'ın belası film ve dizi tavsiyelerinize açığım. Doğruyu da göstersin ama kimse doğruyu seçmesin. The White Lotus gibi örneğin.Teşekkürler.
Karamsar, karakterlerinin sürekli sinandigi ve çoğunlukla yanlış kararlar verdiği, tavizsiz, insanlıktan umudunu kesmiş Allah'ın belası film ve dizi tavsiyelerinize açığım. Doğruyu da göstersin ama kimse doğruyu seçmesin. The White Lotus gibi örneğin.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(24.05.25)
La haine
0
Bruce
(24.05.25)
oz
0
nothing in my way
(24.05.25)
Incendies.
0
anatomik
(25.05.25)
Spartacus

Rome
0
yurtsuz john
(25.05.25)
film: naked, the worst person in the world, transit (petzold), pusher (1996)

dizi de çok vardır illa ki ama ripley aklıma geldi ilk, çok beğenmiştim bu son yapılan siyah beyaz olanı.
0
lüzumsuz adam
(25.05.25)
Tam bu tanıma uyar mı bilmiyorum ama Breaking Bad ve Bette Call Saul bu çerçevede izlenebilecek diziler bence.
0
burka
(25.05.25)
dead man’s shoes
0
phoarbix
(25.05.25)
Natural Born Killers
0
parrot
(25.05.25)
Oslo 31 August. pişman olmazsın
0
ssekk
(25.05.25)
@ssekk: Trier in hastasıyız zaten. Büyük ödülü de almış Cannes'da. Çok severim kendisini.
0
🌸sekizdokuzon
(25.05.25)
true detective
the wire
0
mikahakkinen
(25.05.25)
Sons of Anarchy
başlarda pek akmaz ama bir noktadan sonra yokuş aşağı gider.
0
late viper
(25.05.25)
Mr.Inbetween.
0
sanal hayvan
(25.05.25)
shameless
0
pide
(25.05.25)
requiem for a dream, biutiful
0
the fisherking
(05.06.25)
(3)

Takım sporları ile ilgili

onheil
dizi veya film arıyorum. ted lasso ve netflixdeki f1 dizisi dışında bütün önerilere açığım.Fenerbahçemizin final four finalini kutlarım umarım kupayı alıp yeni bir tarih çizecek yeni bir dizi senaryosu yazacağız.
dizi veya film arıyorum. ted lasso ve netflixdeki f1 dizisi dışında bütün önerilere açığım.
Fenerbahçemizin final four finalini kutlarım umarım kupayı alıp yeni bir tarih çizecek yeni bir dizi senaryosu yazacağız.
0
onheil
(24.05.25)
blue mountain state
0
antikadimag
(24.05.25)
Remember the Titans, Amerikan futbolu ve ırkçılık üzerine çok güzel bir filmdir.
0
burka
(24.05.25)
Moneyball
0
etna
(24.05.25)
(4)

The White Lotus'un ikinci sezonu ilkine göre daha mı iyi?

sekizdokuzon
İlk sezon çok sarmadı açıkçası ama dizinin belli bir cazibesi de var. Ikinci ve üçüncü sezon daha başarılı der misiniz?Teşekkürler.
İlk sezon çok sarmadı açıkçası ama dizinin belli bir cazibesi de var. Ikinci ve üçüncü sezon daha başarılı der misiniz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(22.05.25)
İkinci sezon kesinlikle en eğlenceli olanı.

2>1>3 bence.
0
ruhen hastayim ben
(22.05.25)
@ruhen hastayım +1
0
mikahakkinen
(22.05.25)
Ben televizyonda denk geldiğimde 2. sezondu ve "Bu neymiş ya, ilginç baya" diye izlemeye başladım, hoşuma gitti. Sonra merak edip araştırdım, 1. sezona da baktım biraz, o kadar sarmadı.

Kısacası 2. sezon 1.'den bağımsız olarak baktığında dahi keyifli.
1. sezona ufak ufak ısınıyorum, 2. kadar ilgimi çekmedi.
3. sezonu hiç bilmiyorum.
0
burka
(23.05.25)
2 kesinlikle 1’den iyi. ama ben 1’i de sevmiştim. 1’i sevmediysen 2 de sarmayabilir.

3. sezonu sırf dizinin evrenini sevdiğim için izledim. hikayesi ilk iki sezon kadar ilgi çekici değil. finali de zayıftı.
0
sir gawain
(23.05.25)
(15)

Tek Bir İnsanın Doğaya Yapabileceği En Büyük Fayda Ne Olabilir?

burka
MerhabaJadav Payeng gibi insanları tanıyınca (adam bir başına koca orman oluşturmuş Hindistan'da) ben de bu soruyum merak eder oldum. İnsanlık olarak sürekli tüketip duruyoruz ancak harcadıklarımıza karşılık doğanın kendini geri toparlaması çok zaman alıyor, bazen mümkün de olmuyor. Peki tek bir ins
Merhaba

Jadav Payeng gibi insanları tanıyınca (adam bir başına koca orman oluşturmuş Hindistan'da) ben de bu soruyum merak eder oldum. İnsanlık olarak sürekli tüketip duruyoruz ancak harcadıklarımıza karşılık doğanın kendini geri toparlaması çok zaman alıyor, bazen mümkün de olmuyor. Peki tek bir insan olarak doğaya en büyük katkıyı nasıl verebiliriz? Ömrümüz boyunca ne yaparsak gerçek anlamda bir fark yaratacak etkiyi yaratabiliriz?
0
burka
(28.04.25)
Ağaç dikerek. En güzel, en basit, en pratik yoludur.
Bilgi desteği için daima hazırım.

Daha büyük bir şey yapmak istersen @kurcalamabozarsın'ın yolundan gidip, ekşi sözlük ve ekşi duyuru hatıra ormanı 2'yi kurmak için öncülük edersin.
0
Mirket
(28.04.25)
güzel ve zor sorular. oturup düşündüm.

galiba dünyayı kirletmeyerek. faydamız yoksa zararımız da olmasın hesabı.
0
yurtsuz john
(28.04.25)
Ağaçlar orman gözümüze hoş geliyor, duygusal bir bağ da hissediyoruz fakat o kadar da fark yaratan bir eylem değil mlsf

Bununla ilgili bir makale vardı
0
grimavi
(28.04.25)
Vegan ol. Bir de ihtiyacın yoksa hiçbir şey satın alma.
0
rock n roll
(28.04.25)
Mirket +1
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.04.25)
cevabi zaten soruda vermissin. orman olusturmus adam, daha otesi var mi?
0
Sour
(28.04.25)
Grimavi+1

Deniz suyunu içme suyuna dönüştürmenin ekonomik bir yolunu bulan kişi güzel bir fark yaratır.
0
antihero
(29.04.25)
Ölmek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.04.25)
@Mirket
Teşekkürler, size ulaşacağım. İnsanlarla uğraşmak, örgütlemek istemiyorum. Daha büyük şeyler yapmak için toplu hareket etmek bana göre değil pek.

@grimavi
Ben de bunu merak ediyorum aslında. İnsan olarak kara canlısıyız biz ve doğaya katkı diyince ağaç dikmeyi anlıyoruz. Öte yandan gezegenin büyük bölümü sularla kaplı. Doğal dengeyi tam olarak anladığımızdan pek emin değilim.

@rock n roll
Vegan olmak istemiyorum ve zaten oldukça az tüketmeye çalışıyorum. Benim sorduğum doğayı zararı azaltmanın da ötesinde ona doğaya kendisini yenileyecek ne yapabileceğimizdi.

@sour
Orman oluşturmuş evet, bunu zaten biliyoruz. Benim merak ettiğim başka nelerin yapılabileceği ve bilebileceğimiz en doğrusuydu. Mesela ağaç dikip orman yarattık ama belki de bunun alternatif bir zararı oldu. İdeal bir şey değildi bu, ne bileyim işte..?

@antihero
Bunun ne faydası var? Tatlı su kaynaklarını alternatif yaratmak adına mı?

@Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Çok saçma. Tek bir kişi bile bu kadar büyük fark yaratabilmişken amacı doğal dengeye fayda sağlamak olan birinin ölmesi çok yazık olurdu. Ama "Zarar verenleri öldürmek" dersen bu anlaşılabilirdi.
0
🌸burka
(29.04.25)
@burka araştırmalar, 2032 yılına kadar dünya nüfusunun yarısından fazlasının su anlamında kıtlık ile karşı karşıya kalınacağını gösteriyor. Bir yandan da su kullanımı büyük ölçüde azaltılmadığı takdirde 2040 yılına kadar şiddetli su yokluğu ile oluşacağı tahmin ediliyor.
0
antihero
(29.04.25)
@antihero
Ne yapıcaz olarak peki küresel insanlık olarak?
0
🌸burka
(29.04.25)
@burka, anladim, en buyuk katki dediginiz icin "en" kismina odaklanmistim. orman yaratmaktan daha eni yoktur herhalde dedim. bunun bir zarari olur mu bilmek icin modelleme yapmaktan baska sans yok. eger ilgini cekerse cin genisleyen colu (durdurmak icin) ormana cevirmisti. su an bulamadim ama tek tip agac dikildiginden veya sayili tipte agac dikildiginden ekosisteme zararli oldugu konusunda elestirilmisti. tabi su anlik bir problem yok. 1970'lerin sonunda baslamis bir proje. yani 50 yil oldu. peki bireysel olan kismi nerede? gerci tam olarak gonullu olmasa da 11 yasini gecmis herkes agac dikmek zorunda (tabii subvanse ediliyor). video burada, belki isine yarar: www.youtube.com (ingilizce).

edit: videoyu tekrar izleyince gordum ki bahsettigim video bu. 7. dakikadan sonra elestiriyorlar. tektip agac dikilmesi, ekolojik cesitliligi olduruyor, ayni zamanda epidemik icin kirilgan bir ortam yaratiyor, yani agac agac zarar gordugunde digerleri de goruyor cunku ayni cins. dunya bankasi kaliteye odaklan, sayiya degil diye uyarmis cin'i. ikinci kritik de su, bu ormanlastirma havanin serbest dolasimini engelliyor, agaclar bunu engelliyor, bu da hava kirliligine neden oluyor, yani beklenenin tam tersi oluyor. fakat bu bulgular tam olarak kesinlesmis degil.
0
Sour
(29.04.25)
@burka şimdilik su kullanımında dikkatli olucaz fakat bireysel çaba yüzdelik dilimlilere etki etmiyor gibi bi şey.

Dünya nüfusunun azalması lazım bence, meteor olur, savaş olur, virüs olur :/
0
antihero
(30.04.25)
en büyük faydayı insanlık olarak komple yok olursak sağlarız. insanlık hakimiyeti devam ettiği müddetçe zarar devam edecek, kendimizi kandırmamızın alemi yok.
0
lüzumsuz adam
(30.04.25)
@sour
Teşekkürler. Monokültür (tektip) ağaçlandırmanı benim de aklımı kurcalıyordu çünkü mucize bir ağaç bile olsa, faydaları sayısız da olsa gene de doğal denge sandığımızdan çok daha komplike bir yapı. Ağaçlandırmak faydalı olabilir ama bunun iyi de planlanması lazım galiba. Sadece ağacın ekimi değil o bölgenin habitatına uygun seçimler yapılıp çoklu kültürü kendi başına gelişecek şekilde tetiklemek gerekli. Bu Çin'in de işleri işte... Adamların bir şey yaparken anladığı sayısal değerler hep...

@antihero
Su çok önemli görünüyor ama dünya insan popülasyonu cidden kaynakları kemiren bir virüs gibi sahiden de. Matrix'de Ajan Smith doğru söylüyor.

@lüzumsuz adam
Aynı kanıdayım. İnsan türü gezegenin doğal dengesinin üzerinde bir güce sahip oldu. Bizim yokolmamız ile ancak düzelir bu.
0
🌸burka
(01.05.25)
(3)

Lagos - Portekiz

anthemis nobilis
Bu şehre daha önce gitmiş olan var mıdır? Otelleri araştırıyorum, hep resort oteller var gibi. Otel tatilinden çok gezme amaçlı gidilecek, hangi bölgede kalmalıyız? İyi otel istiyoruz ama resort değil.
Bu şehre daha önce gitmiş olan var mıdır? Otelleri araştırıyorum, hep resort oteller var gibi. Otel tatilinden çok gezme amaçlı gidilecek, hangi bölgede kalmalıyız? İyi otel istiyoruz ama resort değil.
0
anthemis nobilis
(19.04.25)
Merhaba

Bölgeye hakim değilim ama gördüğüm kadarıyla biraz turistik sayfiye yeri gibi bir yer Lagos-Sagres arası bölge. Kışın bile İngiliz'ler ile karşılaşmıştım, tahminen bizim Kuşadası taraflarındaki gibi oralara yerleşen emekli Birleşik Krallık vatandaşları yaşıyor olabilir.

Gezme kısmına gelirsek bence çok görülecek bir yanı da yok. Deniz kıyısında bir yer, en turistik yeri gene Sagres aklıma geliyor ama gezi turizmi için gidilecek bir yer gibi gelmedi bana. Portekiz'de görülecek yerler Lizbon ve Porto ile başlıyor ki oraları bile derya deniz değil, 1 hafta 10 gün tüm ülkeye yeterli olabilir. Küçük bir ülke Portekiz, eti budu belli yani.
0
burka
(19.04.25)
@burka Lizbon ve Porto planı yapıldı. Lagos'a da gidilecek ondan sordum.
0
🌸anthemis nobilis
(20.04.25)
Yani bence görülecek pek bir şey yok oralarda. Deniz kenarı otel, sayfiye yerleri işte. Sagres'i görebilirsiniz belki, ülkenin tam köşesi gibi kalıyor. Bunun dışında güzel yerler tabi ama bir özelliğini göremedim doğrusu.
0
burka
(20.04.25)
(14)

En büyük korkunuz nedir?

trablon
evsiz parasız sokakta kalmak.
evsiz parasız sokakta kalmak.
0
trablon
(30.03.25)
Yangında mahsur kalmak.
Yatalak olmak.
0
Mcfly
(30.03.25)
Oğlum, gerisini hallederim.
0
kimlanbu
(30.03.25)
Kör olmak
Sakat kalmak

Bu ikisinden birisi olursa muhtemelen tereddütsüz intihar ederim.
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(30.03.25)
Başkasına muhtaç olmak
0
mirty
(30.03.25)
İftira
0
HellKeePer
(30.03.25)
Abi galiba düşündüğüm en kötü şey kapalı alanda kalmak (misal canlı gömülme olayı) ya da böyle kaos olunca insanlar kalabalikta ölüyor ya nefessizlikten falan. Üstüme böyle 10-15 insan düşünce hareket edememeyi düşünüyorum kabus gibi.

Benim temel sorunum hareket edememek galiba. Bunu içeren her şey sıkıntı.

Bir de hanımın bensiz kalması (evin geliri bende). Onu da hayat sigortalari falan ile çözdüm kafam rahatladi.
0
logisticsmanager
(30.03.25)
Ev taşımak. Bence muazzam buyuk bir organizasyon. Düşündükçe uykularim kaçıyor ya bir gun taşınmak zorunda kalirsam diye.
0
duster
(30.03.25)
“anlamı kaybetme korkusu”

bazen çok çalışırsın. yıllarca. gece gündüz düşünürsün, plan yaparsın, risk alırsın. bir yerlere varmak için değil sadece; bir anlam olsun diye. bir düzen kurarsın, kendi içinde mantıklı, dışarıdan belki görünmeyen. birilerine iyi gelsin, bir şeyler yerinde dursun, bir yapı çökmemiş olsun diye uğraşırsın.

ama bir an gelir, durursun.
ya bütün bu çaba, anlamını bir anda yitirirse?
ya sen her şeyi korumaya çalışırken, esas kıymet verdiklerin elinden kayarsa?

çabanın boşa gitmesi değil asıl korkutan. çabanın neden verildiğini unutturacak bir şey olması… sevdiğin birinin başına bir şey gelmesi mesela. o zaman hiçbir rapor, hiçbir strateji, hiçbir gelecek planı yerinde durmaz. çünkü sen her şeyi anlam için yapmışsındır ve o anlam yoksa, geriye sadece yorgunluk kalır.

anlamı kaybetmek…

çok sessiz ama çok yıkıcı bir korku bu.
ve insan bunu yaşamadığı sürece ne kadar derin olduğunu anlayamıyor.
0
gabe h coud
(30.03.25)
Hiçbir şeyden korkmam ben!

deep-dark-fears.tumblr.com
www.instagram.com
0
burka
(30.03.25)
evsiz parasız sokakta kalmak +1
Yatalak olmak. +1
Başkasına muhtaç olmak +1


Dallama biri olmak
0
put it in your appropriate place
(30.03.25)
kimlik dolandiriciligi
0
sttc
(30.03.25)
yatalak kalmak ve kör olmak.

büyük konuşmayayım tabii ama bu ikisi dışında her şeye direnebilirim gibi geliyor. yani en kötü intihar edersin, kendini öldürürsün. bu saydığım durumlarda onu yapmak bile çok zor.
0
mark greg sputnik
(30.03.25)
Abazan kalmak.

Abazan kalırsam korkunç sinirli oluyorum.
0
runaway
(31.03.25)
yaşlanmak ve bir gün bazı şeyler için geç kaldığını fark etmek.
0
orpheus
(31.03.25)
(4)

Uçakta Zippo taşınır mı?

bananastand
Yurtdışı Pegasus ile uçuşta, havaalanına girerken veya sonrasında gümrükten geçerken izin veriyorlar mı zippoya? Benzinini dökerim gerekirse evde
Yurtdışı Pegasus ile uçuşta, havaalanına girerken veya sonrasında gümrükten geçerken izin veriyorlar mı zippoya? Benzinini dökerim gerekirse evde
0
bananastand
(28.03.25)
Gürcistan'dan dönerken benzini olmayan zippomu almışlardı.
0
kirk karaktere sigmayacak adam
(28.03.25)
Bence farkederlerse el koyarlar, benzini var mı yok mu diye de uğraşmazlar. Kabin içi şerit metreleri, tıraş bıçaklarını bile kesici potansiyelleri sebebiyle el koyuyorlar.
0
burka
(28.03.25)
bagaja ver.
0
jelly bear
(28.03.25)
genelde izin vermiyorlar.
bir keresinde icini cikartip, atmak zorunda kalmistim.
0
65 derece
(28.03.25)
(5)

aciklanan markalar hangi sebeplerden boykot ediliyor?

dokunmakalbime
bastan soyleyeyim butun partilerden ve siyasetten nefret ediyorum; o yuzden bi siyasi parti baskanin kursuden paylastigi listeye sorgusuz sualsiz biat edecek degilim; sonucta yuzbinlerce insan ekmek yiyor. ama bir vatandas olarak da su anki bozuk duzene tepki icin biseyler yapmak istiyorum. -sunun a
bastan soyleyeyim butun partilerden ve siyasetten nefret ediyorum; o yuzden bi siyasi parti baskanin kursuden paylastigi listeye sorgusuz sualsiz biat edecek degilim; sonucta yuzbinlerce insan ekmek yiyor. ama bir vatandas olarak da su anki bozuk duzene tepki icin biseyler yapmak istiyorum.

-sunun akrabasiymis, orda fotografi varmis gibi sebepler bi kesmi tatmin edebilir ama benim icin yeterli degil. daha ikna edici kanitli bilgi ariyorum. hukumet borazani yandas medya icin bilgiye gerek yok ne mal olduklari ortada. orda calisan insan issiz kalsa da uzulmem cunku tercihlerinin kurbani olmustur.

ama mesela espresso lab, etstur, kilim mobilya falan ne yapmis kesin bir kanit, bilgi var mi?

ayrica her turlu mantikli yorum ve tavsiyeye acigim.
0
dokunmakalbime
(25.03.25)
Hepsi icin bilmiyorum ama ETS Tur (Ersoy Turistik Servisleri A.Ş) AKP'li Turizm Bakani Mehmet Nuri Ersoy'a ait.
0
sertac akin
(25.03.25)
Boykot çağrısı ve çağrıya dahil olan firmaların "taraflı" tutumları var. Şöyle düşünebilirsiniz; siz "tarafı" açıkça belli olan bir kurumun ürününü aldığınızda ya da reklamını izlediğinizde sizin üzerinizden 100 TL kazanıyor. Sonra gidip bu kazancını haber yapmayan ya da haber yapsa bile bunu çarpıtan bir medyaya bağışlıyor. Böylece siz ürününüzü tüketirken izlediğiniz televizyonun ne göstereceğine de karar vermiş oluyorsunuz... Yani dönüp dolaşıp yine size geliyor.

Ya da bunu 2 gündür boykot söylemi sebebiyle deli gibi indirim yapan mağaza / firmalardan da gözlemleyebilirsiniz. 1.000 TL'lik ürün neden tam da şimdi, Mart ayının sonunda (hani özel gün değil, bir şey değil) 500 TL'ye indi? Demek ki ürün zaten 1.000 TL değildi...

Aynı şekilde tüketici piyasayı belirlerken, piyasa da tüketicinin cebini belirliyor. Siz bir kadın girişimciden ürün almak istiyorsunuz ama dijital pazar diyor ki bunun 20%'si benim yoksa seni göstermem. Girişimci ürünü için ürününü olması gerekenden daha fazlasına koyuyor ki üretmeye devam edebilsin. Böylece 5 TL olan ürünü 15 TL ye alıyor.

Kısaca nereden anlatırsam anlatayım tüketici olarak siz birilerini, birileri de diğerlerini zengin ediyor ve toplumsal olarak yön verme işi böylelikle yine bireye dönüyor. Birey satın alım tercihlerini değiştirdiğinde de devran başka dönüyor.
0
charbiel
(25.03.25)
öncelik saraçhanedeki yayınları göstermeyen tv kanallarının bağlantılarını ve markalarını boykot ediyorlar. turkuaz grubu dr cnn idefix. ülkeri çektiler borsada işlem gören firmaları manüpüle eder diye geri çektiler ama boykotta var. kilim mobilya boydak grubun yandaş. demirören grup yandaş. etstur bakanın yandaş. espress lab hükümetin kahve zinciri.

bu boykottaki amaç. akşamları bizi canlı yayında haber yapıp göstermiyorsunuz muabbeti. bence boykotun böylesi daha geçerli.

ntvdoğuş grubu bekleyin göstercez dedi. bugün girebilir boykot listesine.
0
mikahakkinen
(25.03.25)
Espressolab için: haber.sol.org.tr

Ortada çok fazla bilgi kirliliği var bir de açıkçası. Bunu kullanmayın şunu kullanın diye dolaşan görsellerdeki markaların arasından da mesela işçi hakları nedeniyle boykot ettiklerim çıktı o nedenle boykotyap.com sitesinde açıklanmasını bekliyorum ona göre araştırma yapacağım.
0
peki madem
(25.03.25)
Ayrıca şu da var, rakamlarla bilmiyorum ama bana mantıklı geldi. Son tüketiciye yönelik yandaş firmalar (gıda, giyim vb. diyelim) belki piyasada daha uygun fiyata satış yapabiliyorlardır. Böylece durumu olmayan, ekonomik sıkıntıdaki insanlar (sen, ben hepimiz aslında) ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar. Öte yandan bu firmalar kuvvetle muhtemel bu fiyatları vergi borçları silindiği, azaltıldığı için verebiliyor olabilirler. Bu da aslında serbest pazar piyasasına ters ve dolaylı olarak diğer firmalara iktidara yanaşma baskısı yapıyor ya da kepenk kapatıp gidin anlamı çıkıyor. Ben bunu bu şekilde okumaya başladım.
0
burka
(25.03.25)
(9)

Hayalleri uğruna her şeyden vazgeçen karakterlerin olduğu filmler

ermanen
Hayalleri uğruna her şeyini riske atan veya her şeyden vazgeçen karakterlerin olduğu en ilham verici filmler neler? dram da olabilir, komedi unsurları da olabilir, ya da ortaya karışık, türlü türlü veya sürprizli de olabilir.¡Gracias!
Hayalleri uğruna her şeyini riske atan veya her şeyden vazgeçen karakterlerin olduğu en ilham verici filmler neler?

dram da olabilir, komedi unsurları da olabilir, ya da ortaya karışık, türlü türlü veya sürprizli de olabilir.

¡Gracias!
0
ermanen
(24.03.25)
The Aviator" (2004)

Yaşanmış bir hikaye

Başladığı işi bitirmeden bırakamama takıntısı bende de var da servetini ortaya koymak ayrı bir boyut.
0
Mirket
(24.03.25)
The Bucket List

belki tam konuya uymuyor ama bu ayarda. ölümcül hastalığı olan iki kişinin ölmeden önce yapılacaklar listesinde olanları yapmalarını anlatıyor. Jack Nicholson ve Morgan Freeman gibi iki mükemmel oyuncu ile.
0
🌸ermanen
(24.03.25)
Yaprak Dökümü, Necla. Ablasının kocasını elinden alan Necla idi galiba.
0
Kahvedesu
(24.03.25)
Whiplash
Birdman
İnside the llewyn davis
0
Amaranta ursula
(24.03.25)
Mağlup Edilemeyenler - 1976
0
yurtsuz john
(24.03.25)
Walt Disney'in hayat hikayesi olabilir belki ama filmi var mı bilmiyorum. Muhakkak onunla ilgili bir belgesel vardır.
0
burka
(24.03.25)
Hayaller deyince yine yaşanmış bir olayın filmini anmadan geçmeyelim.

Nyad 2023
0
Mirket
(24.03.25)
merhaba. bana bunca filmden ardakalan "young women and the sea" yazmak. aslında ghandi falan da olsa olur ama sizin istediğiniz apolitik bi film sanırım.
0
libertine
(25.03.25)
Hayret bahsedilmemiş.
Çok ilham verir mi bilmiyorum ama:
Into the Wild (2007)
0
himmet dayi
(25.03.25)
(16)

bu yaşta izleyecek olsanız hangi çizgi filmi seçerdiniz?

buenosdias
tek hakkınız var:) ben tom ve jerry diyorum.
tek hakkınız var:)

ben tom ve jerry diyorum.
0
buenosdias
(21.03.25)
Sünger Bob, bu çoculuk dönemime denk gelmiyor ama her zaman favorim Sünger Bob. İlla çoculuk dönemimde izleyip bu yaşta tekrar tercih etmem gerekiyorsa Tsubasa.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.03.25)
Johnny Bravo
0
kaptan memo
(21.03.25)
Çılgın Korsan Jack
0
deveyidiken
(21.03.25)
Tek hakkım olması kötü. Çok fazla karakter olduğu için Looney Tunes diyeyim.
0
auroraaurora
(21.03.25)
Life with Louie
0
gabe h coud
(21.03.25)
Çılgın korsan jack+1
0
grimavi
(21.03.25)
Çocukluğumda izlediğim çizgi filmleri, birkaç dakikalık nostalji duygusundan sonra tekrar baştan sona izleyebileceğimi sanmıyorum. Ama avatarı şimdi açsam yine tüm sezonlarını izlerim muhtemelen. O yüzden benim cevabım avatar.
0
thracia
(21.03.25)
Cedric
0
Amaranta ursula
(21.03.25)
Adventure Time baştan devirirdim. Gerçi Gumball da yeni bölüm geliyor ama.

Neyse ki tek hakkım yok bu yaşta hala hepsini izliyorum :D
0
hedep
(21.03.25)
Jetgiller
0
hain kostokk
(21.03.25)
ben de looney tunes diyorum onda da tek hakkım varsa bugs bunny derdim.
0
Improbable
(21.03.25)
south park veya simpsons da dahil mi? dahilse heidi diyorum.
0
ground
(21.03.25)
yogiler, gerçek kötüler ve scoobylerin yarıştığı bir çizgi film vardı. Kesinlikle o.
0
nickini vermek istemeyen uye
(21.03.25)
Pokemon zamani bi tane veled camdan atlamiati diye en heyecanli bolumunde yayindan kaldirdilar. Buda bende bir travmadir. O yuzden pokemonuma kurban olun..seni sectim balbazar YARPAK saldirisi please
0
Zetnikov
(21.03.25)
Recess
0
burka
(21.03.25)
HEMAN
golgelerin gucu adina..
0
cooperr
(21.03.25)
(6)

büyük buhran dönemini anlatan kitap önerisi

estranged
1929 ekonomik krizini anlatan, iktisadi konulara değil de sosyal yaşantıya daha çok değinen kitap önerisi rica ediyorum.
1929 ekonomik krizini anlatan, iktisadi konulara değil de sosyal yaşantıya daha çok değinen kitap önerisi rica ediyorum.
0
estranged
(19.03.25)
Gazap üzümleri bunun en iyi örneği.
0
Amaranta ursula
(19.03.25)
Merhaba

Özellikle 1929 ekonomik krizini değil ama genel anlamıyla yatırımcı psikolojini anlatan, davranışsal finansa eğilen bir kitap önerebilirim. İçinde 1929 döneminden örneklere de yer veriyor ancak tümüyle o döneme odaklanmıyor, kesinlikle tavsiye ederim. Ben geçenlerde kitabı bitirdim (ki okuması da oldukça kolay) şimdi elimde kalem ile satırbaşlarının üzerinden geçerek tekrar göz atacağım.

Paranın Psikolojisi - Morgan HOUSEL
0
burka
(19.03.25)
"Gazap Üzümleri", evet.
Bir de "Fareler ve İnsanlar".
0
alfired
(19.03.25)
Bunu bir ara ben de araştırmıştım. En çok önerilen 2 kitap:
Hard Times: An Oral History of the Great Depression
The Worst Hard Time: The Untold Story of Those Who Survived the Great American Dust Bowl
0
gnosis
(19.03.25)
Fareler ve insanlar - işçi sınıfının hayatta kalma mücadelesini anlatan etkileyici bir hikaye
0
emoli
(19.03.25)
Dokunulmazlar (1987)
0
ankarakecisi
(19.03.25)
(2)

Yurtdışında Casino hakkında iki soru

put it in your appropriate place
O kadar kazanacağımdan dolayı değil ama merak ettim.1) Türkiye'ye girişte hangi miktarda problem yaşarım? veya şöyle sorayım, hangi miktarda problem olmaz?2) Diyelim es kaza yüksek bir miktar kazandım. O parayla PS5, Iphone 16, Rolex aldım. Birkaç şey daha alıp bir miktar kaldı. Saati taktım, telefo
O kadar kazanacağımdan dolayı değil ama merak ettim.

1) Türkiye'ye girişte hangi miktarda problem yaşarım? veya şöyle sorayım, hangi miktarda problem olmaz?

2) Diyelim es kaza yüksek bir miktar kazandım. O parayla PS5, Iphone 16, Rolex aldım. Birkaç şey daha alıp bir miktar kaldı. Saati taktım, telefonu kullanmaya başladım. Bu yöntem nasıl sizce? Girişte Ülkem yetkileri tarafından; arkadaşım Sen hayırdır, bir gelsene sen, arkadaşı alayım deyip beni misafir etme ihtimali var mı?
0
put it in your appropriate place
(12.03.25)
1. Ülkeler (Amerika, Avrupa Birliği vb.) yurtdışı çıkışlarındaki götürülebilecek nakit miktarını 10,000 para birimi ile sınırlamışlardır. Eğer saptarlarsa bunun üzerindeki miktarları açıklamakla yükümlüsünüz. Ülke girişlerinde de yüksek miktarlarda nakit para eğer farkedilirse benzer işlemlere maruz kalırsınız.

2. Bu yöntem makul ve kullanılabilir. Zaten bu şekilde girerseniz kişisel eşyalar olarak tanımlandığından kimse kolunuzdaki saati, cebinizdeki telefonu soramaz ama gene de "low profile" takılmakta fayda var. Aklınızdaki netleştirmek adına siz bir gümrük yasalarını inceleyin, orada net bir şekilde açıklıyordu ama bence sizin durumunuzda bir sıkıntı yok.
0
burka
(12.03.25)
Yasadisi degil belgeli, legal sekilde kazandiginiz para sorun olmaz. Cikarken de girerken de kaynagini belgeleyeceksiniz o kadar. Genel olarak 10 bin Euro altinda beyana gerek yok, ustu icin kaynagini belirtiyorsunuz.
0
sertac akin
(12.03.25)
(6)

Küresel Düzeydeki Bahis Şikesi Nasıl İşliyor

burka
MerhabaKüresey düzeyde, çok büyük ölçekli bahis şikeleri tam olarak nasıl işliyor? Burada aslında kastettiğim şu; farzedelim Asya menşeili bir bahis şirketi olsun (İngiltere Premier Liginde dahi etkilerinin çok olduğu okumuştum, bu yüzden örneği böyle seçtim) ve desin ki "Beyler, Crystal Palace - Br
Merhaba

Küresey düzeyde, çok büyük ölçekli bahis şikeleri tam olarak nasıl işliyor? Burada aslında kastettiğim şu; farzedelim Asya menşeili bir bahis şirketi olsun (İngiltere Premier Liginde dahi etkilerinin çok olduğu okumuştum, bu yüzden örneği böyle seçtim) ve desin ki "Beyler, Crystal Palace - Brighton Maçı 3-1 sonuçlanacak, ilk yarı Brighton 1-0 önde iken 2. yarı Crystal Palace 3 gol ile maçı alacak". Soracaklarım şunlar:

1. Şikeye karar verildi, peki klüp, oyuncu, yönetici düzeyinde nasıl bir bağlantıları var? Ne şekilde karar verip ikna ediyorlar?

2. Bu kadar göz önünde olan, milyarlarca insanın canlı seyrettiği küresel bir sektörde nasıl illegal yapılanmalar olabiliyor?

3. Klüp, yönetici, oyuncu, hakem; bahis şikesi ile bir şekilde bağlantısı olan kişiler nasıl kazanç sağlıyor? Karşılığında para alsalar bunun takibi yapılmadan, farkedilmeden nasıl kendilerine ulaşıyor? "Bahis baronları" bu insanlara ne vaad ediyor, nasıl temin ediyor?

4. En üst düzey turnuvalarda dahi mümkün mü? Örneğin Şampiyonlar Ligi, Dünya Kupası vb? Hep futbol üzerinden gittim ama neticede en popüler sporlarda bile varsa diğerlerini sorma gereği duymadığımdan bu yolu seçtim.

Teşekkürler
0
burka
(06.03.25)
grimavi
(06.03.25)
Şike işinde genellikle nakit kraldır; bahis baronları veya aracılar parayı doğrudan oyunculara ya da yöneticilere elden gizlice ulaştırır. Para transferleri için offshore hesaplar, kripto paralar ya da bir akrabanın adına açılan banka hesapları vs kullanılır. Mesela bir futbolcuya doğrudan para ödemek yerine, kuzeni üzerinden bir ev veya araba alınabilir. O yüzden bunları takip etmek, ispatlamak imkansoza yakın. Bu adamlar senin banka hesabına açıktan milyon dolar yatırmaz yani bunun yerine dolambaçlı yolları tercih eder
0
vedatchilipeppers
(06.03.25)
bence bu tarz organizasyonları doğrudan bahis baronları vs yapmıyor. uefa falan gibi turnuvayı organize eden kurumlar, turnuvanın izlenilebilirliği ve reytingler için (bkz: reklam gelirleri) belirli takımların üst turlara çıkması, belirli takımların elenmesi şeklinde organize ediyorlar bütün yapıyı. bunda kimi zaman kura "şansı" devreye giriyor, kimi zaman "hakemler".

(uefalona yazıp aratırsanız görürsünüz. 2009 barcelona chelsea yarı finalinde çok ayyuka çıkmıştı artık -amaçları mesii ronaldo finali idi-)

www.youtube.com

bahis baronları ikincil bence tüm bu organizasyonda. bir şekilde haberleri oluyor ve buna göre pozisyon alıyorlar (tabii bu üst düzey turnuvalar için geçerli, alt liglerde baya at koşturuyorlardır)

dünyadaki popüler bütün spor branşlarında, hakemin oyuna etkisi maksimumdur: oyunu istedikleri gibi yönlendirebilirler. hele turlar ilerledikçe, güç olarak yakın takımlar eşleştikçe hakem daha da belirleyici oluyor; ufak tefek kararlarla direkt sonuca müdahale ediyorlar => futbol, basketbol, amerikan futbolu. teniste bu yok mesela :) o yüzden o kadar popüler değil :)

şimdi futbolda "var" var diyenler olacaktır. onlara tek söyleyeceğim "ofsayt çizgileri"dir.

bizlere tekrarlarda hep hizaya dizilmiş adamlara çekilen çizgiler gösteriliyor. hiçbir zaman topun ayaktan çıkış anını göremiyoruz :))

halbuki topun ayaktan çıkışı anındaki milisaniyeler ofsayt pozisyonunu inanılmaz etkiliyor. ofsayt vermek istediklerine topun ayaktan çıkmış ama bulanık hali ile topu hala ayaktaymış gibi gösterip belki de geriden gelen adamı çizgiyle ilerde göstermek, ya da daha topa vurulmamış andan itibaren hizalayıp "bakın ofsayt değil" diye çizgiyi çekmek..

eyyorlamam bu kadar..
0
makbur
(06.03.25)
@vedatchilipeppers

Elbette ki dolambaçlı yollar tercih edilir, bu çok mantıklı. Öte yandan 2 sorum olacak:

1. Offshore, kripto vb. ile ödeme yapıldığında (ki çok yüksek meblağlar bunlar) yararlanacak kişiler bu paralı nasıl sisteme sokabiliyorlar? Farzedelim 20 Milyon $ verilecek, bu parayı nasıl açıklayabilirsin ki?

2. Para gönderilecek kişinin çevresindekiler yoluyla aktarıldı diyelim, bu durumda da o kişinin hesap vermesi lazım. Türkiye üzerinden düşünüyoruz gibi oldu ama farzedelim İspanya liginde şike yapıldı ve işe dahil olanlar paralarını alacaklar. Oradaki kurumlar (hukuk, vergi dairesi vb.) "Futbolcunun Kuzeni Bey, siz bu evi nasıl aldınız? Bankanızdaki paranın kaynağını açıklayın?" demiyor mu? Ki bu işleri yapan 3-5 kişi değildir, kim bilir ne kadar insan vardır. Bir noktada saptanması zor olmasa gerek.
0
🌸burka
(06.03.25)
1- Şöyle düşün abi: bahis baronları önce yasadışı kazancı offshore banka hesapları veya kripto cüzdanlar aracılığıyla alıcılara aktarır. Fakat bu paralar doğrudan kişinin hesabına gelmez, yoksa banka hemen alarm verir. Paralar genellikle birkaç offshore ülkede parçalara bölünüp farklı hesaplarda dolaştırılır (Bahamalar, Kıbrıs, Panama gibi). Kripto kullanıldığında ise anonim cüzdanlar ve kripto karıştırıcıları devreye girer mixers diyorlar ona da. Ardından bu paralar, üçüncü kişilerin adına açılmış şirketlere yatırılır ve yatırım; kredi veya sponsorluk anlaşmaları gibi yasal finans araçlarıyla futbolculara veya yöneticilere ulaşır. Böylece paranın izi karmakarışık olur ve sonunda sanki temiz bir işten kazanılmış gibi sisteme sokulur.

2- Abi işin püf noktası şu; kimse doğrudan suçlanan futbolcu veya yönetici adına büyük mal varlığı transferi yapmaz. Paralar önce uzak bağlantılı kişilerin (mesela kuzen, amca, eşin kuzeni gibi) hesaplarına aktarılır. Sonra paranın kaynağı olarak “yatırım”, “miras” ya da “aile içi borç” gibi makul görünen bahaneler yaratılır. Hatta sahte belgeler, sözde aile içi "ödünç anlaşmaları", yüksek kazançlı gösterilen yatırımlar veya kripto "yatırım kazançları" gibi açıklamalar kullanılır. Özellikle İspanya veya İtalya gibi ülkelerde, bunların izini sürmek çok zordur çünkü her para hareketini denetlemek imkânsız. Bir de suç örgütleri farklı ülkelere dağıtarak parayı daha küçük meblağlara böldüğünde tespit edilmesi neredeyse imkânsız hale gelir. Vergi kurumları ancak çok bariz ve hatalı işlemler olursa bu ağı fark eder, yoksa bu sistem genellikle fark edilmeden yıllarca sürebilir.
0
vedatchilipeppers
(06.03.25)
Maç sonu şikesi yaptıklarını sanmıyorum. Brighton Crystal Palace dediğiniz takımlar ekonomik olarak bizim üç büyüklerden güçlü, böyle bir riske girmez ne yöneticisi ne topçusu. En fazla ilk korner, ilk şut vs ufak tefek ve sonucu etkilemeyen bahisleri yaparlar ki zaten bunların yapıldığını futbolcular da itiraf etti defalarca.

Bahsedilern Barcelona-Chelsea maçı da yılların geyiği. Sırf Drogba isyan ediyor diye olduğundan daha sorunlu bi yönetim varmış gibi lanse ediliyor. Yoksa tarihte var yani kötü hakem performansı olan maçlar. En fazla hakem kötüydü denir, artniyet olacak kadar bi durum yok o maçta.

Bahis büyük ekonomi ama futbolun kendisi daha büyük. Kimsenin takmadığı Kamboçya 2. ligi tarzı liglerde sonucu etkileyen şike olmuyodur demem ama ekonomi olarak top 30 ligde sonucu etkileyen şike olduğunu sanmıyorum. Bu riski almayı gerektirecek bir durum yok.
0
nundu
(06.03.25)
(3)

en kolay bilgisayar imajı nasıl alınır?

alp9900
10 adet şirket bilgisayarının yedeğini almam gerekti.bu bilgisayarların yerel disk c kısımlarının kopyasını almam yeterli olur mu?
10 adet şirket bilgisayarının yedeğini almam gerekti.

bu bilgisayarların yerel disk c kısımlarının kopyasını almam yeterli olur mu?
0
alp9900
(21.02.25)
1. Acronis ile oldukça kolay. USB'den boot edip başlatıyorsun, tahmini 15-20 dakika sürer bilgisayar başına.

2. Evet, işletim sistemi kurulu tarafın yedeğini alman yeterli olur.
0
burka
(21.02.25)
windows'un sistem görüntüsü yedekleme diye bir aracı vardı, onunla da olur, kurulum diskini kullanarak imajı geri yükleyebiliyorsunuz.
0
kesmekes laleler
(21.02.25)
bu yazılımlara hakim değilseniz, kullanımı daha kolay olduğu için Acronis ile başlayın bence.
0
co2s2
(22.02.25)
(20)

900.000 imi iç eden arkadaştan parayı geri alırken nasıl hesaplayacağım?

stk
Bilenler bilir, kripto alırken hesap yeni açıldığında belirli süre güvenlik amacıyla işlem izni vermez borsalar. Ben de güyya alım fırsatı olan tutarı kaçırmamak için arkadaşa tl transfer edip kendi hesabından benim adıma 3 tane farklı birime alım yaptırdım. Güvendiğim bir arkadaşım, para duruyor sa
Bilenler bilir, kripto alırken hesap yeni açıldığında belirli süre güvenlik amacıyla işlem izni vermez borsalar. Ben de güyya alım fırsatı olan tutarı kaçırmamak için arkadaşa tl transfer edip kendi hesabından benim adıma 3 tane farklı birime alım yaptırdım. Güvendiğim bir arkadaşım, para duruyor sanıyorum. Bir kere kendi hesabıma transfer etmek istedim, ya şu an müsait değilim deyince kaldı öyle. Meğer benim kriptolarla sonradan kafasına göre işlemler yapmış parayı batırmış. Ortada şu an benim para yok.

Şimdi asıl soru geliyor,

Şu an benim param zaten tl olarak hesapladığımda %50 düşüşte yani 450.000 im kalmış olsun. Alım yaptırdığım 3 tane birimden de kaçar tane aldığı belli. Ben eğer şimdi o kadar adet bana almasını istesem ve böylelikle ödeşsek bir kaybım olur mu? Param duruyor olsaydı da zaten zararım olacaktı o zarardan bahsetmiyorum. Bu kriptolar da döviz gibi mi hesaplanıyor yoksa başka parametreleri mi var onu soruyorum sadece.

*Bu arada ortak bir arkadaşımıza itiraf etmiş. O arkadaş gelip bana söyledi konuyu. Benim bildiğimi bilmiyor hala.
0
stk
(18.02.25)
Hmm... Kripto paraların döviz, hisse senedi vb. bir enstrüman gibi hesaplanabileceğini pek sanmıyorum. Yani "100.000$ paramı ve arada geçen 2 ayın faizini de bana geri vereceksin" diye net bir hesap yapılamaz. Belki bazı kriptolardaki gibi ekosistemin bir parçası olarak elde ettikleri gelirler var (hesaplama kazancı vb. gibi tanımlanıyor, tam adını bilmiyorum) eğer sizin aldığınız 3 kriptonun bu tür olası yan gelirleri varsa onları dahil edebilirsiniz.

Ancak en gerçekçi senaryo arkadaşınızın o 3 kriptoyu tam adedi kadar size satın alması ya da anlaşırsanız para olarak karşılığını ödemesi olur. Öte yandan o kriptoplar sizin elinizdeki olsaydı belki siz zarar etmeden satış yapacaktınız. Bu tür senaryolar da mevcut. Açıkcası net konuşmak çok zor...
0
burka
(18.02.25)
900ü geri alırsan öp de başına koy.
0
anon1m
(18.02.25)
3 kriptoyu adedi kadar sana geri vermeli. olması gereken bu. faiz falan olamaz.

atıyorum

1000 ripple 2000 tron 0.1 bitcoin artık ne aldıysa tanesine kadar aynı şekilde alsın sana transfer etsin.
0
jelly bear
(18.02.25)
Olay basindan beri yanlis.Muhtemelen o 450.000TL'yi bile alamayacaksiniz.Arkadasinizla araniz cok kotu olacak.Bunun istisnasi arkadasinizin milyon dolarlik adam olmasi ve 900K'nin onun icin cerez parasi olmasi
0
turkuaz
(18.02.25)
siz 900bini verirken 3 tane şundan, 5 tane bundan dediyseniz ve olayın bu durumda olduğunu bilmiyorsanız (size söylememiş, bildiğinizi bilmiyor) yine 3 tane şundan 5 tane bundan isteyecekseniz.

ben bu tutarda bir işlemi başkasından yapmaktansa alım fırsatını kaçırmayı tercih ederdim bu arada.

zaten biri benim hesabıma yüksek para göndermek istese de kabul etmezdim. aksilik oldu ve hesabımı çaldırdım söz gelimi. o sorumluluğu almak istemem.
0
biseysorcaktim
(18.02.25)
Şöyle bir yol izlenebilir çıkar yol olarak.

Arkadaşınıza şu talebi yapabilirsiniz; Sen bu parayı benden habersiz yatırımda kaybettin. Ben sende duran paramı bugün almak ve tl'ye çevirmek istiyorum. Eğer bana bu parayı veremiyorsan bugün üç kriptoyu güncel değerinden satıp tl'ye çevirdiğimizi kabul edeceğiz ve borcunu tl cinsinden sabitleyeceğiz."

Buna ek olarak arkadaşınızın parayı ödemesi uzun bir süre alacaksa TL cinsinden sabitlediğiniz borca ödeme gününde enflasyon oranında faiz talep edebilirsiniz.

Bu yolla hak kaybınız olmaz. Arkadaşınız size 3 cinte kripto borçlu ancak bugün atıyorum 100'den satmak istediğiniz halde onun hatası yüzünden bir ay sonra 50'den satmanız gerekirse bu hak kaybı olur. Burada sizin o para üstündeki tasarruf hakkınız haksız şekilde engellenmiş çünkü. Yukarda dediğim gibi borcu tl olarak sabitlerseniz 1 ay sonra size borcu olan kripto 150 lira olursa da farkı talep etmemeniz gerekir. Çünkü siz parayı talep ettiğiniz gün satmış olduğunuzu varsaymış olacaksınız.

Alternatif olarak parayı talep ettiğiniz gün satılmış kabul etmek yerine gelecekte istediğiniz bir gün satmış kabul edileceğinde de anlaşmak isteyebilirsiniz. Ancak bu size borçlu olan kişi için çok riskli bir durum olur ve anlaşmak zorlaşır.

Ama gerçekçi olmak gerekirse siz bir bardak su içip rahatlayın ve çok beklentiye girmeyin.
0
akhenaten
(18.02.25)
Maalesef boşuna hesap yapıyorsunuz. Size 10k bile ödemeyecek.
0
Gradient_tabanlı_mor
(18.02.25)
Abi paracıklar gitmiş. Bence 200k kalmıştır.

Soruna cevap: sen ya 900k alacaksın ya da al dediğin koyinleri sana o günkü adeti kadar verecek.
0
Shepard
(18.02.25)
Bence siz bir bardak erikli su alacaksiniz. Çok geçmiş olsun.
0
allah yazdiysa bozsun
(18.02.25)
Ne alabiliyorsanız alın. Zararı falan geçin. Yoksa onu da alamaz, soğuk su içersiniz.
0
drako
(18.02.25)
eğer geri vermeyi kabul edecekse , döviz üzerinden değil de, almasını istediğiniz kripto para biriminden geri ödemesi gerekir bence.
0
co2s2
(18.02.25)
Önce size borçlu olduğunu ispat edecek deliller toplayın bence.
0
parka
(18.02.25)
+1 for Parka, turkuaz, akhenaten, shepard, allah yazdiysa bozsun, drako, parka.

Siz bu vatandaşın hala arkadaşınız olduğunuzdan emin misiniz?
0
rakicandir
(18.02.25)
o günkü alınabilecek kripto olarak iade etmeli

ama zararın şu boyutu da var. istendiğinde parayı batırmamış ve kriptolar duruyor olsaydı rakam ne olacaktı.

bu ara da 900'mü, 450'mi derken bu kişinin ödeme yapabileceğine emin misiniz ?
0
orpheus
(18.02.25)
anlattığı arkadaşın gelip size söyleyeceğini bilerek ona söylediği, aslında parayı batırmadığı, kendi borçlarını ödediği ya da bişeyler aldığı ihtimalini de göz ardı etmeyin.
her halukarda ana parayı kurtarın da gerisi önemli değil.
0
de jure
(18.02.25)
lütfen tutar 9bin tl falan olsun ve daha havalı durması için 900bin yazmış ol.
0
deartheodosia
(19.02.25)
hocam soruyu sorus seklin bile o kadar naif ki, bence senin bu parayi bu arkadastan alisin yok yaw, harbiden uzgunum ama yok..
0
cooperr
(19.02.25)
Çok ağır bir hayat dersi aldınız, diğer arkadaşlar gerekenleri söylemişler.
0
montreal
(19.02.25)
maalesef parayı alamayacak gibi görünüyorsunuz. elinizde sağlam delil olmalı ancak pek kanıt sunamayacak sunduğunuz kanıtları kimse kabul etmeyecek gibi görünüyor hemde kripto para işinde.
0
basond
(19.02.25)
karşı tarafın vicdanına ve ilişkinize bağlı gibi. başkasına söyleyerek size çaktırmadan söylemesini sağlmış da olabilir.. kendi g.tü yemediği için :/
0
denizmaniaherif
(19.02.25)
(8)

Son bir senede aldığınız en doğru karar?

sekizdokuzon
Ben birkaç ay önce bir eğitime katılmıştım. Oradan edindiğim çevre ve cesaret sonucu hayatımda birçok kırılma yaşandı, neyi nasıl yapmak istediğime karar verdim. Şansım açıldı.Sizinki nedir? Teşekkürler.
Ben birkaç ay önce bir eğitime katılmıştım. Oradan edindiğim çevre ve cesaret sonucu hayatımda birçok kırılma yaşandı, neyi nasıl yapmak istediğime karar verdim. Şansım açıldı.

Sizinki nedir? Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(13.02.25)
Beni üzen, zihinsel olarak meşgul eden konularla ilgilenmeyi azalttım. Düşünmüyorum, eskisi kadar hissetmiyorum da. Bu kararımı sürdürüp ilgimi vermeyi tamamen bırakabilirsem süper olacak.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(13.02.25)
Kendimi ikna etme aşamasındayım

10 yıl önce hedeflediğim iş teklifini az önce aldım.

Bi ikna olabilirsem hayatımın kırılımını yaşayacağım. :d

Alışkın olduğum hayatı bırakmam gerekiyor sadece :d
0
baldan kaymak
(13.02.25)
bir önceki şirketimden anlaşarak ayrıldım ve bir kaç ay ara verdim. çok iyi geldi. şu an çalıştığım yer de doğru karar. çok çalışıyorum ama hem uykumu zorla düzenledi :) hem de kariyer anlamında doğru yön.
onun dışında, yatırım kararlarım doğruydu.
0
gabe h coud
(13.02.25)
Birkaç tane sayabilirim. Anlık kararlar değildi, zamanla olgunlaşan düşüncelerim sonucunda bu adımları attım:

1. İşime ara vermek ve bir süre çalışmamak. Maddi koşulları, işimle ilgili tarafı hazırlama imkanı yarattım ve bir süre uzaklaşmayı seçtim çünkü cidden çok bunalmıştım.

2. İşimde pozisyon değiştirmek, maaş ve yan haklardan bir miktar feragat edip çok daha huzurlu, sakin çalışabileceğim bir pozisyona geçiş yapmak. Olay gene "Ne için çalışıyorum, bu koşullarda para kazanmak için sağlığım, ruh halimi bu denli bozup yıpratmaya değer mi?" sorusuna bağlandı.

3. Çok daha verimli, kaliteli bir yaşamın kapılarını araladım. Pek çok gereksiz şeyi (ekşisözlük, casual oyunlar vb.) bıraktım ya da %90 oranında azalttım. Bunun yerine daha kaliteli içerikler okuyor, oyun kültürüme katkı yapacak seçimler yapıyorum. Kişisel merakım için de mind-map, not alma uygulamaları vb. yöntemler, araçlar öğrendim. Böylece resmen zaman satın aldım. Şöyle örnek vereyim; hiç çalışmadığım 1 haftalık sürede sıradan bir insanın rutini olan yeme-içme, gündelik işler vb. çıkartırsam vaktimin %90'ı bana kalıyor. Bu süreyi de hiçbir şey yapmadan geçirebilirim çünkü yapmak zorunda olduğum şeyleri çabuk ve kaliteli şekilde halledebiliyorum artık. Adeta zaman satın aldım.
0
burka
(13.02.25)
Şeffaf plak tedavisine başlamak. Hep düşünüyordum ama gittiğim bazı diş hekimleri bu tedavinin bana uygun olmadığını söylemişlerdi. Bir doktora daha gideyim o da olmaz derse vazgeçerim diye düşünürken, doktor olur dedi ve başladık. Şimdi tedavinin ortalarına geldik. Biraz daha yolum var ama doktor "çok iyi gidiyor tedavi, çok güzel olacak" dedi. Ben de daha iyi hissediyorum.
0
rock n roll
(13.02.25)
Pilatese başlamak.
Şu an iş durumumdan dolayı ara vermem gerekti ama ilk fırsatta geri döneceğim.
0
mutekebbir
(13.02.25)
Evde spora başlamak. Bence en büyük etkisi alkol kullanımımı neredeyse sıfırlamam oldu. Bir de ağırlık çalışmayı çok sevdim ben, umarım doktor yakında onayı verir de tekrar sahalara (yatak odasındaki açıklığa) dönebilirim.
0
peki madem
(14.02.25)
Uykuya dalamama sorunum vardı. İnstagram'da reklamı çıkan bir hipnoz app'ini satın aldım. Çok memnun kaldım. Sizinki kadar ilham verici değil ama benim hayat kalitemi arttırdı.
0
SiyamkedisiZorro
(18.02.25)
(6)

Dolar Transferi

ferr
MerhabalarBir yakınıma dolar borcum var. Aydan aya hesabına atacağım. Ziraatten veya yapı krediden dolar hesabından göndersem komisyon kesiliyor mu? Bir de mecuren doları bankadan alacağım ama genelde daha yüksek oluyor. Ben bu tranferi/ödemeyi en az kesintili ve avantajlı olarak nasıl yapabilirim.
Merhabalar
Bir yakınıma dolar borcum var. Aydan aya hesabına atacağım. Ziraatten veya yapı krediden dolar hesabından göndersem komisyon kesiliyor mu? Bir de mecuren doları bankadan alacağım ama genelde daha yüksek oluyor. Ben bu tranferi/ödemeyi en az kesintili ve avantajlı olarak nasıl yapabilirim.
0
ferr
(05.02.25)
aynı bankadan aynı bankaya atarsanız havale gibi olur
0
jülsezar
(05.02.25)
swift masrafı ödersiniz, küçük tutarsa kabaca 30 usd gibi. ya elden usd vereceksiniz, ya onun bankasının satış kurundan tl karşılığını atacaksınız, o bankasından usd alacak. ya da kripto kullanıp usdt ile gönderirsiniz ama o da alıcıya zahmetli olur.
0
awlmi
(05.02.25)
Beraber bankaya gidin, ortak hesap açın. Sen yatır o çeksin.
0
Mirket
(05.02.25)
Merhaba,

Doları dövİz bürosundan alın, sonrasında bankaya yatırın. İkinizin de aynı bankada hesabı olsun. Bu durumda sıfır kesinti ile gönderebilirsiniz.
0
canbonomobenseno
(05.02.25)
Yapı kredi hesabından başka bir yapı kredi hesabına ücretsiz bir şekilde gönderebilirsiniz. Euro ve dolar olarak havale yaptım birkaç kez. Enpara ücret kesiyor mesela aynı banka olsa da.
0
Murtazaaylak
(05.02.25)
Göndereceğiniz $ karşılığı TL olarak gönderin. İçine alım-satım vergisini vb. de hesaplayarak koyup fazla gönderin ki alıcı taraf TL ile $ aldığı zaman zarar etmesin. EFT göndereceğinizden banka komisyonu olmadan ucuz/bedava transfer edersiniz. Farklı hesap açmak zorunda kalmazsınız. Sadece karşı taraf parayı USD'e çevirecekse döviz bürosuna vb. gitmesi gerekebilir bankalar ile olan kur farkından dolayı. Nacizane tavsiyem bu yönde.
0
burka
(05.02.25)
(4)

Davranışsal Finans - İktisat Başlangıç Tavsiyesi

burka
MerhabaDavranışsal iktisat alanına merakım var, araştırıp öğrenmek istiyorum. İnternette araştırma yapıyorum, ekşiduyuruyu da dahil ederek varsa bana tavsiyelerinizi almak isterim.Teşekkürler
Merhaba

Davranışsal iktisat alanına merakım var, araştırıp öğrenmek istiyorum. İnternette araştırma yapıyorum, ekşiduyuruyu da dahil ederek varsa bana tavsiyelerinizi almak isterim.

Teşekkürler
0
burka
(22.12.24)
www.kitapyurdu.com

burdan basla.
0
sonsuz
(22.12.24)
@Anlatamıyorum
Bireysel yatırım kararlarımda destek olması adına öğrenmek istiyorum ancak bundan bağımsız olarak da ilgimi çekiyor bu konu. Yanıtınız için teşekkürler.

@sonsuz
Bu kitabı okudum. Aslında okuma amacım davranışsal finans özelinde değildi ama yerinde bir tavsiye olduğunu düşünüyorum. Yanıtınız için teşekkürler.
0
🌸burka
(22.12.24)
İlk olarak kahneman’la baslamak gerekir bence. Hizli ve yavas dusunme gibi. Thaler’in kitaplari da yine ilk okunasilardan; durtme, akilli insanlarin mantiksiz kararlari gibi. Daha akademik ve kapsamli bir devam kitabi icin prof murat kiyilar’in davranissal finans kitabi iyi bir giris olur. İsin daha da derinine inmek icin edward cartwright’in behavioral economics’i cok iyidir.

Bu kadar derinlemesine olmasin derseniz dan ariely - akildisi ama ongorulebilir, akerlof - animal spirits, schafir - scarcity de alanin populerlerinden.
0
gibicibicis
(22.12.24)
Selamlar

Az önce Fularsız Entellik podcastinde tam olarak bu konuda yapılmış bölümlere denk geldim. Kendi sorumun bir yanıtını bulmuş gibi oldum. İlgilenenler olursa diye aşağıda paylaşıyorum:

1. Bölüm: art19.com
2. Bölüm: art19.com
3. Bölüm: art19.com
4. Bölüm: art19.com
5. Bölüm: art19.com
0
🌸burka
(07.01.25)
(4)

meyhane önerisi

widee
anadolu yakasında kadıköy civarında f/p olarak makul, rum meyhanesi önerebilir misiniz. özellikle mezeleri başarılı olsun. nezih bir yer olsun.teşekkürler.
anadolu yakasında kadıköy civarında f/p olarak makul, rum meyhanesi önerebilir misiniz.
özellikle mezeleri başarılı olsun. nezih bir yer olsun.
teşekkürler.
0
widee
(22.11.24)
Merhaba

Rum Meyhanesi tanımına uyar mı bilmiyorum ama Kadıköy'de "Müsaade Meyhane"e gittik geçenlerde. Mezeleri gerçekten çok özgün ve lezzetliydi. Sunumlarına da ayrıca çok özen göstermişlerdi. Ana yemeklerini de gerçekten güzel buldum. Hizmet ve servis konusunda da geçer not aldıklarını rahatlıkla söyleyebilirim. Düzgün hizmet, kaliteli yemek konusunda hassas davranıyorum Müsaade Meyhane'i tereddüt etmeden tavsiye ediyorum.
0
burka
(22.11.24)
Ala kadıköy. Tam olarak bir rum meyhanesi diyemeyiz ama bir yunan ve cunda mutfağı diyebiliriz. Mezeleri, ara sıcakları inanılmaz lezzetli. Kesinlikle tavsiye ederim. Biraz salaş bir havası var yalnız. Değişik, modern, nezih bir meyhane isterseniz de Hane'yi öneririm yine kadıköy ama yine rum meyhanesi değil asla.
0
zozjotejmnk
(22.11.24)
Rum meyhanesi değil ama rakı balık mekanı olarak tam bir fiyat+performans canavarı mekan; Safran.

Sahipleri de gayet esnaf insanlar, aklınızda bulunsun, belki daha sonra birileri arama yaparken de denk gelir.
0
kumandanim
(22.11.24)
kadıköy'de rum meyhanesi yok sanırım.
0
gregory
(12.12.24)
(11)

büyük duygusal bağ kurduğunuz, keşke içinde olsam dediğiniz romanlar?

mark greg sputnik
var mı dostlar? altını çizerek özellikle söylüyorum: çok sevdiğiniz romanlardan bahsetmiyorum. tarihiyle, kültürüyle, içinde geçtiği dönemle sizi yakalayan ve "oraları tecrübe etmek isterdim, keşke bu karakterlerin hepsi gerçek olsaydı da onlarla beraber yaşasaydım" dedirten eserlerden söz ediyorum.
var mı dostlar? altını çizerek özellikle söylüyorum: çok sevdiğiniz romanlardan bahsetmiyorum. tarihiyle, kültürüyle, içinde geçtiği dönemle sizi yakalayan ve "oraları tecrübe etmek isterdim, keşke bu karakterlerin hepsi gerçek olsaydı da onlarla beraber yaşasaydım" dedirten eserlerden söz ediyorum. sık okuyanların zaten onlarca, belki yüzlerce favori romanı vardır. sorduğum bu değil. okurken müthiş keyif almış olabilirsiniz... ben daha ziyade böyle resmen özlediğiniz, sanki karakterleriyle arkadaş olmuşsunuz hissi uyandıran romanları soruyorum.

mesela benim için durgun don ve ardından uyandırılmış toprak bunun zirvesidir, ilki 1914-17 arası rus çarlığı'nın yıkılışını, ikincisi sovyetler birliği'nin ilk yıllarındaki tarımın kolektifleştirilmesi işini anlatır. iyi kötü okumuş bir insanım; bayıldığım, bitirince ağladığım, çok sevdiğim romanlar oldu ama hiçbirinin "içinde" yer almayı bu kadar istememiştim mesela.

sorduğum tam olarak bu. sizde var mı böyle bi şeyler?
0
mark greg sputnik
(10.11.24)
Jane Austen ve kitapları. Bir de Charlotte Bronte'un Jane Eyre kitabı.

O zaman Jane Eyre.
0
Amaranta ursula
(10.11.24)
yahu seçmen lazım ama amaranta aynı anda beş tane romanın içinde yer almayı isteyemezsin sry sistem izin vermiyor
0
🌸mark greg sputnik
(10.11.24)
Küçük bir çocukken Vadideki Zambak'ı okuduğumda o kadar fazla betimlemeye maruz kalmıştım ki rüyamda sürekli uçsuz bucaksız Fransız çayırlıklarında koşarken görüyordum kendimi süper bir histi, sonra bir daha yaşamadım öyle bir şey.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.11.24)
Yerdeniz evrenini baya seviyorum ben...
0
burka
(10.11.24)
otostopcunun galaksi rehberi serisi
0
robert bosch
(10.11.24)
Küçük Ağa da İstanbullu hoca karakterini yaşamayı aşırı istiyorum. 30 senedir 10 defa okudum doyamadım.

Yine çocukken Robinson Cruise in 800 sayfalik orijinal metnini okumuştum. Öyle bir zorluk içinde olmayı da çok isterdim.

Henning mankell in kurt wallander serisinin tamamını okudum. Wallander karakterini kendime çok yakın buluyorum. Onunla aynı olayları çözmek cok tatmin edici olurdu.

3 silahşörler ve monte Kristo kontu da çok iz bırakanlardan.
0
deer hunter
(10.11.24)
Ergenken Çalıkuşu nu okurken çok etkilenmiştim. Feride ile köy köy dolasmistim adeta :)
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(10.11.24)
Hahahah :D o kadar spesfik tarif etmişsiniz ki dürüst cevap vermekten kaçamadım. Benim bu tarz, doğrudan karakterlerle gerçekten yakın hssettiğim roman bayat bir web novel. Nasıl oldu bilmiyorum ama olaylar bu şekilde gelişti :D Adı my vampire system.
0
akhenaten
(10.11.24)
var. hatta bazen ben de düşünürüm bunu.

ruhum bir süredir genel olarak 19.yüzyıl fransası ya da avusturyasını arıyor.

kitap olarak spesifikleştirirsem monte kristo kontu.
0
AlsterWasser
(10.11.24)
harry potter
0
deartheodosia
(11.11.24)
"özlediğiniz, sanki karakterleriyle arkadaş olmuşsunuz hissi uyandıran" dediğin için Çalıkuşu. Cidden özlüyorum, dönüp okuyorum ara sıra. Ama o çağda orada yaşamak eksik kalsın, hiç istemem.
0
kobuzchu kiz
(11.11.24)
(8)

Sanat kültür bilgimi geliştirmek istiyorum fakat nerden başlayacağım

fernando mustafa
Sanat hakkında daha çok konuşmak ve tartışmak istiyorum, klasik müzik, resim vs ancak nerden başlanır bilmiyorum. Bu konuda tartışabileceğim arkadaşım yok, mesela Mozart dinlemek bütün eserlerini hafızamda not etmek istiyorum ancak yorumlamayı bilmiyorum, orada manyak Bi minör vardı, o nasıl bir ary
Sanat hakkında daha çok konuşmak ve tartışmak istiyorum, klasik müzik, resim vs ancak nerden başlanır bilmiyorum. Bu konuda tartışabileceğim arkadaşım yok, mesela Mozart dinlemek bütün eserlerini hafızamda not etmek istiyorum ancak yorumlamayı bilmiyorum, orada manyak Bi minör vardı, o nasıl bir aryaydı içimden geçti falan demek istiyorum bu konuda ne yapmam gerekir lütfen yardım edin sanat yetmezliği çekiyorum
0
fernando mustafa
(02.11.24)
TRT 2'de çok güzel programlar var, takip edebilirsin.
0
rock n roll
(02.11.24)
Sanat tarihi kişiler üstünden değil dönemler üstünden öğretiliyor geleneksel olarak. Yani Mozart’ın eserlerini hatmedeyim diye bir şey yok. Klasik dönemi öğrendikçe zaten dinleye dinleye o dönem bestecilerini diğerlerinden ayırıyorsunuz mesela. Müzik için mesela “history of western Music” temalı videolar, makaleler, özet anlatımlar işinizi görür. Aklıma gelirse link falan atarım.
0
sibertenik
(02.11.24)
Ben AÖF nin PDF lerini indirmiştim fena bir başlangıç olmamıştı derli toplu en azından
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(02.11.24)
Valla sanat dediğimiz şey başka disiplinlerle çok ilintili. Temel duzeyde tarih, felsefe, sosyoloji, psikoloji vs bilmek bu alanlarda paralel okumalar yapmak, izlemek, dinlemek kısaca beslenmek gerek.
0
Amaranta ursula
(02.11.24)
Aslında iki farklı şey istiyorsunuz.

Sanat severlik ve sanat tarihi bilgisi iki farklı alan.

Müzik severlik ve akademik anlamda müzik teorisiyle alakalı bilgi sahibi olmak iki farklı alan.

Resim için konuşacak olursak, sanat tarihi eğitimi alırsanız sanat tarhçisi olursunuz, resim gurusu değil. Ya da tam tersi, çok derinlikli bir resim zevkine sahip olup, sanat tarihi açısından bilginiz olmayabilir.

Bunlardan ilkini, yani sanat hakkında zevk sahibi olma konusu çok da sizin elinizde değil aslında. Resimleri seviyor olmalısınız, merakınız olmalı. Müzeleri gezip eserleri canlı görmelisiniz. Yemek tatmadan gurme olmak imkansız değil mi? Siz müzeleri gezip resimleri gördükçe, gördükçe ve görmeye devam ettikçe bir noktada bu gördüklerinizi birbirleriyle kıyaslamaya başlayacaksınız. Belli grup resimleri daha çok sevdiğinizi fark edeceksiniz, bir göz zevki oluşacak. Bu belli arayışlara yol açacak ve bunları aramaya başlayacaksınız. Aradıklarınızı görünce heyecanlanmaya başlayacaksınız. Bu karar vermeyle belli bir sürede edinilecek bir şey değil, bu sizin karalteriniz ve yaşam tarzınızla ilgili özsel bir konu. Eğer bu kişi olursanız o zaman bu bahsi geçen sanatlarla ilgili konuşmaları gerçekleştirirsiniz.

İkincici sanat tarihi bilgisi edinmekle alakalı. Bunun için de ilki kadar olmasa da mümkün olduğunca çok eser görmelisiniz. Bu senaryoda bu eserlerle büyük oranda eğitim sürecinde haşır neşir olacaksınız. Gördüğünüz eserleri teknik açılardan yorumlamak, sınıflandırmak ve bunları yaparken tutarlı sonuçlara ulaşmak uzun bir eğitim sürecini gerektiriyor. Bu akademik bilgilerin size günlük hayatınızda çok bir katkısı olmayacak.

Çok karmaşık bir şey aslında istediğiniz şey. Kısaca demek istediğim, istemekle olacak şey değil bence :D Şimdi olduğunuzdan farklı birisi olmalısınız.

Sinema, film, dizi, kitap zevkinizi nasıl edindiyseniz diğer sanat dallarında da o şekilde bu zevki edinmelisiniz. Bu da her gördüğünüz esere gerçekten onunla "vakit geçirmek için" bakmanızı gerektiriyor. Hayati olan kısım bu. Eğer eserlere "sanat konuşmayı öğrenmek için" bakarsanız kitabın özetini okuyup sınavda çıkacak soruyu cevaplamaya çaşışan öğrencinin yapığı kadar bir şey yapmış olursunuz. Eğreti olur.

Haftasonu geldi, en yakın resim sergisi neredeyse giderek başlayın. Olursa olur, olmazsa olmaz.
0
akhenaten
(02.11.24)
Ben de ayni yoksunluğu çekiyorum. Yani şöyle bir sıkıntı da oluyor insanlar bu konularda referanslarla vs konuşanları sevmiyorlar ukala buluyorlar. Ilerlerseniz yalnız kalacaksınız.

Bir de amacınız tuhaf, "snop" denir, snop'ca bir niyet ve isteğiniz var. Öyle olmak değil de öyle görünmek istemek gibi okudum ben.

Dandy ve snop'un ne olduğuna dair okuyarak başlayabilirsiniz. Sonra da elinize Dorian Gray'i alın, zaten oralarda anlamadığınız şeylerin ne olduğunu merak edip takip ederseniz başka bir şeye gerek kalmaz.
0
encokbenisevinnolur
(02.11.24)
Cevaplar için teşekkürler,

@encokbenisevinnolur;yanlış okumuşsunuz değil yanlış anlattım herhalde diyerek başlıyorum. Amacım işin estetik yanını öğrenmek için nitelikli bilgi edinmek ve kendime özel bir bakış açısı geliştirmek. Tabii ki beğendiğim eserler mevcut ancak kulağıma güzel geldiği için beğeniyorum, ben eleştirmekten zevk duyan bir insanım, bu güzel bu kötü demek, 2-3 kelime ezberleyip budala gibi sürekli aynı eleştirileri yapmak yerine daha kendimi geliştirme yolunu arıyorum. Mesela chatgpt bunun için Sanatın Öyküsü adlı kitabı tavsiye etti. Aradığım da nitelikli tavsiyeler.
0
🌸fernando mustafa
(02.11.24)
Merhaba

Size tek kelimeyle muhteşem bir başlangıç noktası öneriyorum, "Google Arts & Culture". O kadar sürükleyici, ilginç ve keyifli ki son zamanlarda aklımda "Acaba eve bir projeksiyon cihazı alıp televizyon filan tümüyle bıraksam mı?" dedirtiyor bana çünkü bazı sanat eserlerinin birebir boyutlarında görüntüleyip inceleme imkanı sunuyor.

artsandculture.google.com
0
burka
(03.11.24)
(8)

arabınızdaki kullanışlı ürünler

dedim ben sana
paspasların sanırım kaucuk olması daha iyiymiş. orijinalinde keçe var. yağmurlu zamanlar keçe hem koku yapabilir hem de zor kurur sanırım, o yüzden kauçuk tercih ediliyor. çöp kovası, ıslak mendil, buz kazıyıcı spatula vb. pek önemsenmeyen ama günü geldiğinde hayat kurtarır dediğiniz, günlük kullanı
paspasların sanırım kaucuk olması daha iyiymiş. orijinalinde keçe var. yağmurlu zamanlar keçe hem koku yapabilir hem de zor kurur sanırım, o yüzden kauçuk tercih ediliyor. çöp kovası, ıslak mendil, buz kazıyıcı spatula vb. pek önemsenmeyen ama günü geldiğinde hayat kurtarır dediğiniz, günlük kullanımda benim işime yarıyor dediğiniz ürünleri paylaşırsanız sevinirim.
0
dedim ben sana
(28.10.24)
Bagaj havuzu, koltuk kılıfı, tirbusonlu bıçaklı açacak, buz çözücü sprey
0
abuzer
(28.10.24)
Spigen telefon tutucu
0
abuzer
(28.10.24)
Butonlu lastik sisirici
0
abuzer
(28.10.24)
Bagaja koyacağın bir cooler

www.decathlon.com.tr
www.decathlon.com.tr
0
gabe h coud
(28.10.24)
çakmak girişli lastik pompası

araçta yedek lastik yoksa lastik tamir köpüğü
0
jelly bear
(28.10.24)
Kamera.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.10.24)
Sizin neler varmis arabalarinizda ya.. bende kisin icme suyu (yazin sicak ve guneste kotu oluyor), mendil, haydar (arkadaslarimin hediyesi adim yazili beyzbol sopasi. Valla ben almadim.) var.

Bi de ozellikle soguk havalarda kedi-kopek mamalari ile market icin bez canta var sadece. :/
0
mor oje
(28.10.24)
Kesinlikle ama kesinlikle HOTO Acil Durum El Feneri. Bir araç sahibinin belki de aracına ilk koyması gereken şey.

hototools.com
0
burka
(29.10.24)
(8)

3 günde çıkan Almanya Vizesi

put it in your appropriate place
Salı günü başvuru yapıldı, cuma hadi gel vizeni diye mesaj gelmiş birisine. Hayra alamet mi nedir, yoksa ret diye endişe etsin mi?Edit medit: 1 sene çıkmış.
Salı günü başvuru yapıldı, cuma hadi gel vizeni diye mesaj gelmiş birisine. Hayra alamet mi nedir, yoksa ret diye endişe etsin mi?

Edit medit: 1 sene çıkmış.
0
put it in your appropriate place
(25.10.24)
Çok yüksek ihtimal red yemiştir çünkü şimdiye kadar red yediğim başvuruların hepsi çok hızlı sonuçlandı. Sadece kendim için değil, çevremdeki insanlarda da böyle işlemişti.
0
Pass this on
(25.10.24)
Red
0
pavlis
(25.10.24)
eşimin de böyle kısacık bi sürede onaylandı almanya'dan. kesin red diyemeyiz o yüzden. ama öncesinde iki şengeni vardı.
0
elorelia
(25.10.24)
mevcut almanya vizemin sonuçlanması 2 aya yakın sürdü.
0
kimlanbu
(25.10.24)
Bu işler ile ilgili bir yorumda bulunmak zor, ancak kendi bildiğimiz durumlardan örnek verebilirim. Daha önce vizesi çok hızlı sonuçlanan ya da kısa sürede işleme konulup red alan bilmiyorum ama dediğim gibi yorum yapmanın bir karşılığı yok. Her şey mümkün şu aralar.

1. 7-8 sene önce ilk defa başvurduğum Amerikan vizesi 2 gün içinde sonuçlandı ve 5 yıllık vize verildi. Başvurumu Ankara'dan yapmıştım, 2. günün sonunda İstanbul'da kargo ile elime ulaşmıştı.

2. Annem geçen yaz Yunanistan vizesine başvurdu, gene 2 gün içinde turist vizesini verdiler. Çok hızlı sürdü sonuç alması.
0
burka
(25.10.24)
Geçen hafta 1 günde İtalya vizesi çıktı. O nedenle kesin red diyemeyiz.
0
Take it away honey
(25.10.24)
Arkadasimin basina aynisi geldi, kesin ret verdiler diye kufur ede ede gitti pasaportu almaya ama vize cikmisti
0
ted
(25.10.24)
seyahat tarihiniz yakın gibiyse normal, artık saçma sapan bir sıralam var italya ve almanya vize sürecinde.
0
la mort heureuse
(25.10.24)
(9)

temettüleri napiyorsunuz

robert bosch
a) harciyorumb) ayni hisseden temettü kadarini hemen geri aliyorumc) ayni hisseyi zamana bölerek aldigim temettünün parasiyla geri aliyorumd) hangi hisse senedini/tahvili almaya karar verdiysem öyle devam ediyorum. ha temettü parasiyla almisim ha ben kendim para koyup almisim fark etmiyor.
a) harciyorum
b) ayni hisseden temettü kadarini hemen geri aliyorum
c) ayni hisseyi zamana bölerek aldigim temettünün parasiyla geri aliyorum
d) hangi hisse senedini/tahvili almaya karar verdiysem öyle devam ediyorum. ha temettü parasiyla almisim ha ben kendim para koyup almisim fark etmiyor.
0
robert bosch
(25.10.24)
d - sırf temettüden geldiği için cebimdeki diğer nakitten bir farkı, bir artısı olmuyor. bir illiyet bağı kurmam.

Sadece Eurobond yatırımında gelen faiz geliriyle Eurobond alırım. Çünkü satıp TL'ye dönsem makastan zarar ederim. Eurobond'ı sattığımda ya da vadesinde geri aldığımda bankadan USD çekerim.
0
gabe h coud
(25.10.24)
b-c-d arasindan o anda uygun oldugunu dusundugum birini seciyorum ama harcamiyorum.
0
inspired by a true story
(25.10.24)
Biriktirdigim hisseler icin b,

Bir de bir kisim hisse var su donem icin elimde diyelim onlar tutulan surec icinde temettu verirse d., a da olabilir bu ihtiyaca gore.

Aslinda hepsi d, dusununce biriktirdigim hisse zaten almaya karar verdigim hisse. ayni sey yani.
0
wallcan
(25.10.24)
b
0
salihdt
(25.10.24)
O aldığım 3 kuruş temettülerle geçiniyorum. artanı eşe dosta dağıtıyorum, avrupa seyahatine çıkıp kuzey ışıklarını görmeye gideceğim. Sonra da bir tekne alırım herhalde.

Arkadaşlar lütfen şu temettü şeysini bırakın. Olmaz o. Eurobond iyidir ama. Cidden tavsiye ederim.
0
Mirket
(25.10.24)
genelde b ama paraya çok ihtiyacım olduğu birkaç durumda harcamıştım
0
oekuklu
(25.10.24)
Merhaba

b-c-d

Temettü gelirim yatırım hesabımda duruyor. Elde ettiğim gelirler ile tekrar alım yapıyorum.
0
burka
(25.10.24)
B şıkkı haricinde bi' şey yapmadım.
0
kumandanim
(25.10.24)
amac portfoyu buyutmekse d sıkkını kullanıyorum. Cunku portfoydeki ağırlıklarına da bakıyorum sirketlerin ve onumuzdeki 12 aylık beklentilerine. Onlara gore secip ilerliyorum. Temettüden ziyade buyume hikayesi daha onemli geliyor bana bu kadar yüksek bir faiz ortamında.
0
solenkol
(25.10.24)
(12)

Eşcinsel futbolcu

sanguine
Türkiye'de geçmişten günümüze, açık ya da closeted eşcinsel bir futbolcu oldu mu hiç. Futbolla hiç alakam olmadığı için bilmiyorum. Ya da hiç bu yönde dedikodulaei çıkan futbolcular. Merakimdan soruyorum, diğer alanlarda (müzisyen vb) genelde üstü kapalı da olsa biliniyor.
Türkiye'de geçmişten günümüze, açık ya da closeted eşcinsel bir futbolcu oldu mu hiç. Futbolla hiç alakam olmadığı için bilmiyorum. Ya da hiç bu yönde dedikodulaei çıkan futbolcular. Merakimdan soruyorum, diğer alanlarda (müzisyen vb) genelde üstü kapalı da olsa biliniyor.
0
sanguine
(23.10.24)
Hocam böyle bir şey açıklanabilir mi sence Avrupa'da bile benim bildiğim 2 kişi açıkladı onların da futbol hayatı bitti, biri daha sonra yetişkin film oyuncusu oldu galiba ama karıştırıyor da olabilirim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.10.24)
gökhan çıra - selin ciğerci'yi biliyorum en fazla.
0
janderzel zartanyan
(23.10.24)
Elbette var. Bir dönem Fenerbahçe'de oynamış bir futbolcuyla birlikte olan eşcinsel arkadaşım var. Bu arada bu futbolcu aynı zamanda evli. Dolayısıyla bilmiyor oluşumuz var olmadığı anlamına gelmiyor.
0
thracia
(23.10.24)
Kapalı olabilir ama açık bir şekilde hiç duyulmadı. Tribünlerdeki sloganların yaratıcılığıdan, soyunma odasına kadar her şeyi sıkıntı olurdu. Futbol erkek sporu olarak bilinir ve fanatiktir. Cinsel tercihi farklı olanlar için tam bir cehennem bence. Açık olsaydı herkes bilirdi.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(23.10.24)
Türkiye'de yok. Avrupa'da var, aktif olarak oynayan da var. Ha ama futbol tabiki bu tarz şeylere açık olmayan bir spor. Misal zaniolo kardesimiz kitap okumam film varken ya diyen biri. Zannetmiyorum ki kendisi openminded olsun.
0
logisticsmanager
(23.10.24)
Yemin edebilirim ama ispatlayamam: Kerem Akturkoglu
0
freedonia
(23.10.24)
Kerem‘le okan buruk un arasinda bir seyler var gibi geliyor bana da. Okan karisindan bosandi ve kerem in de hic public sevgilisi yok.

Okanin kurdugu 2022/23 sezonu takimi da türk futbolunun birlikte görüp görebilecegi en seksi futbolculardan olusuyor resmen

@logistic, zaniolo film de izlemiyorum demisti o röportajda ve en son izledigi dizi prison breakmis djdkfk
0
robert bosch
(23.10.24)
bence kesin çoktur biz bilmiyoruzdur. kahvede takılan dayılar arasında bile ortaya düşecek kadar çekim oluyorsa beraber spor kapan kaslı gençler arasında olmaması imkansız.

burada 20 kişi saymışlar www.out.com
0
titanyum22
(23.10.24)
dunyanin yuzde kaci escinsel egilimli ise, spor, politika, muzik cart curt bunlarin hepsindeki oran aynidir.

google'a sordum , erkeklerin %5i civari diyor.
superlig'de 19 takim var, yedeklerle berabe 25'er oyuncu desek 475 adam yapar.

yani 20-25 arasi "egilimli" olabilir. aktiftir, pasiftir, bisexdir, taocudur, mazosisttir, kim nedir orasinin bilemem.
0
cooperr
(24.10.24)
Beşiktaş'ta Guti, Galatasaray'da Milan Baros vardı. Günün sonunda "Tarkan gay olduğunu açıklasaydı..." yoluna gidiyor ama biseksüel ve gayler var. Sadece açıklayınca başına gelenler yüzünden gizli kalıyorlar. +1

Halil İbrahim Dinçdağ örneği var Türkiye'de.
0
nawar
(24.10.24)
Hidetoshi Nakata eşcinsel olduğunu açıklamıştı diye okumuştum.
0
burka
(24.10.24)
Kerem Akturkoglu +1

Gay arkadasim soylemisti, onlar birbirini taniyormus Ezel'deki gibi:) Yuruyus, konusma, durus, hal ve hareketlerden www.youtube.com
0
speedy
(24.10.24)
(15)

Yapılanın bir şekilde karşılık bulması

tuborg yesili
ilahi adalet mi deniyor doğrudan emin değilim ama yapılan başkalarının hayatını doğrudan etkileyen ahlaksız, art niyetli vb davranışların yapana bir şekilde geri döneceğini düşünüyor musunuz yoksa bu sadece bir insan avuntusundan ibaret mi?Ülkenin gündemi malum, benim de çevremde bu hafta birinin ha
ilahi adalet mi deniyor doğrudan emin değilim ama yapılan başkalarının hayatını doğrudan etkileyen ahlaksız, art niyetli vb davranışların yapana bir şekilde geri döneceğini düşünüyor musunuz yoksa bu sadece bir insan avuntusundan ibaret mi?

Ülkenin gündemi malum, benim de çevremde bu hafta birinin hakkı yendi açık bir şekilde ama yiyen kişinin umrunda değil ve bence yanına kar kalacak ama hakkı yenen öyle olmayacağına inanıp mutlaka bir şekilde evren allah artık ne ise bir şekilde geri dönüşünü olacağına inanıyor ya da inanmak istiyor.

Sizin düşüncelerinizi merak ettim.

Keyifli pazarlar.
0
tuborg yesili
(20.10.24)
Yapana geri dönebilir de dönmeyebilir de. Kesinlikle döner ya da dönmez denilemez bence
0
rock n roll
(20.10.24)
İlahi adalet diye bişi yok ama düzenli "kötülük" yapan insanlar bir süre sonra karşılık görürler. Şu bebek meselesini daha önceden bilen, tahmin eden sağlık çalışanları varmış. O zaman durumu bilen bi insan muhtemelen ilahi adalet varsa bu insanlar belalarını bulacaklardır demiş olabilir.
Örgüt aynı şeye devam etti, bitane savcıya denk geldi oyun bozuldu. Bu şimdi ilahi adalet mi yoksa birilerinin bir şeylere dur demesi mi?

İlahi adalet, şükür, karma bunlar dönüp dolaşıp bir şeyleri değiştirmeye muktedir olmayan insanların vicdanlarını rahatlatma yöntemlerinden biri. İlahtan adalet beklemeden yapabileceğin bişi varsa yapacaksın, yapacak bir şeyin yoksa ya da yapmak istemiyorsan da bununla yüzleşeceksin.
0
Bruce
(20.10.24)
yani bazen avuntu olmadığı düşünüyorum. Mesela canımı yakmış ya da bir kötülüğünü gördüğüm bir insanın hiç iletişimde olmasam dahi bir şekilde saçma bir durumda olduğu ile ilgili bilgi önüme düşüyor, karşıma çıkıyor. alakasız birinden duyup haberdar oluyorum. yanına kalmamış olduğu karşıma çıkıyor. Bunu bazen garipsiyorum. ama benim de başıma üzücü bir şey gelince bu sefer birine kötülük mü ettim niye bunu yaşadım diye de sorguluyorum. buna inanmakla baş etmek çok zor.

Çoğunlukla diyorum ki avuntu. Herkesin büyük büyük kötülükler gayet de yanına kar kalıyor. bkz ülkemiz.
0
a perfect lie
(20.10.24)
Dünyaya en büyük kötülükleri yapan insanlar en güzel hayatları yaşıyorlar. Yok tabi ki öyle bir karma ya da ilahi adalet.
0
salihdt
(20.10.24)
Yapanın yanına kâr kalmaz gibi zamana ya da öbür dünyaya tahvil eden düşünceden vazgeçip herkesin biraz daha büyümesini diliyorum :(
0
grimavi
(20.10.24)
Salihdt +1
Yüz kötü varsa yanına kar kalmayan 30 tane falandir.
avuntu kısacası. Bir diğeri de her şeye şükür etmek ki bu sayede fakirler oturduğu yerde otursun.
0
logisticsmanager
(20.10.24)
Bence Allah'ın bir nizamı var Kendi koyduğu kuralları bozmuyor bu yüzden de dünyanın en zalim insanları bile en büyük kötülük yaptığı halde eğer bu kuralları çözmüşlerse bilerek ya da bilmeyerek bu dünyada oldukça iyi şartlarda ve hiç kaybetmeden devam edebiliyorlar. Bilgisayar oyunundaki kısayol ya da hile gibi düşünüyorum. Bugünkü kişisel gelişimcilerin ya da pozitif düşünme meraklılarinin içsel gücü aktive eden uygulamaları bu nizamın küçük bir tezahürü. Yani kuralları uyguladığın zaman Dünya üzerinde ödüllendiriyorsun inancının olması çok önemli değil. Ama alınan nefesin bile bir hesabı olduğuna inanıyorum illa bu dünyada değil ama mutlaka bir karşılığının olduğuna inanıyorum. Sadece kendi düşüncem.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(20.10.24)
Keşke hepimiz ektiğimizi biçsek, hayat ne güzel olurdu. Karma ya da ilahi adalet denilen şeye inanmıyorum.
0
asteriks
(20.10.24)
Yok+1
0
parka
(20.10.24)
İlahi adaletin olduğuna inanırım.
Sadece biz kendi adımıza hızlıca sorunlarımıza bir çözüm gelmesini istiyoruz.
Bu doğru değil. Sabırla beklemek gerek.

Kendimiz bir kötülük yaptığında o adalet pek aklımıza gelmiyor sadece
0
diyecevaplandı
(20.10.24)
30 yaşına kadar inanmıyordum karma tarzı seylere ama 30 dan sonra cok sahıt oldum ınanıyorum artık.

"ne ekersen onu bıcersın"
0
Zetnikov
(20.10.24)
İnanmıyorum çünkü dünya böyle işlemiyor yani yaşam bu tür kuralları olan bir oyun değil. Bir temenni elbette, kendimizi avutuyoruz işte. Buyrun şuna bir göz atın:

eksiseyler.com
0
burka
(20.10.24)
dünyada yok öyle bir şey. hesap kitap öte tarafa kalıyor diye düşünüyorum
0
titanyum22
(20.10.24)
Yok, kendini kandırmaya bahane
0
mirty
(20.10.24)
(3)

Yurtdışı Hisse Senedi/ETF nereden alınır?

eisberg
Midas'ta işlem başına 1.5$. Yapıkredi'de alınacak miktarın binde 2.5'u ama 1 dolar da canlı veri ücreti var. Canlı veri ücreti mecbur mu acaba? yani almamak gibi bir seçeneğimiz var mı?Ben birkaç tane ETF almayı düşünüyorum öyle takip edesim falan da yok :). Siz nereden alıyorsunuz, en mantıklısı ne
Midas'ta işlem başına 1.5$. Yapıkredi'de alınacak miktarın binde 2.5'u ama 1 dolar da canlı veri ücreti var. Canlı veri ücreti mecbur mu acaba? yani almamak gibi bir seçeneğimiz var mı?

Ben birkaç tane ETF almayı düşünüyorum öyle takip edesim falan da yok :). Siz nereden alıyorsunuz, en mantıklısı neredir acaba?

Bir de vergilelindirme hakkında bilgi veren olursa çok makbule geçer.

Teşekkürler
0
eisberg
(19.05.24)
ETF doğru mantık yurtdışında hisse seçmek oldukça zor piyasa genelde hisseleri doğru fiyatlıyor ucuz diye alıyorsun gitmiyor daha da ucuz oluyor vs.

Ben interactivebrokers kullanıyorum tavsiye ederim
0
Mcfly
(19.05.24)
Ben de interactive brokers kullanıyorum. Sorularınız olursa mesaj atabilirsiniz.
0
burka
(20.05.24)
"yatirim" icin canli veri tabii ki gerekli degil. canli veri habire alip satmak topuna girinlerin kullandigi bir sey ama tabii ki tavsiye etmem. 1.5 dolar alip unutmak icin fazla bir islem ucreti degil bence. ama yukarida bahsedilen interactive brokers'ta daha dusuk olabilir.

etfdb.com

abd'deki en buyuk etf'ler (assets under management - turkcesini bilmiyorum) burada. bu fonlarin iceriklerine ve icindeki komisyon oranlarina bakarsan neden bu kadar populer olduklarini anlayabilirsin. spoiler: ilk uc fon ayni.

turkiye'de yasamadigim icin vergilendirmeyle ilgili herhangi bir fikrim yok.
0
hot potato
(20.05.24)
(10)

Birikim Yapmak İmkansız Gibi Geliyor

depresif çocuk
Maaştan bağımsız olarak, alacak bir sürü yeni şey buluyorum.Almak istediğim saatler, parfümler, kıyafetler...Arabayı yükseltmek istiyorum.Dişlerimi yaptırma fikri de aklımın bir köşesinde duruyor.Bitmek bilmiyor.yeni dünya böyle mi artık? yoksa kişisel bir durum mu?
Maaştan bağımsız olarak, alacak bir sürü yeni şey buluyorum.
Almak istediğim saatler, parfümler, kıyafetler...
Arabayı yükseltmek istiyorum.
Dişlerimi yaptırma fikri de aklımın bir köşesinde duruyor.
Bitmek bilmiyor.

yeni dünya böyle mi artık? yoksa kişisel bir durum mu?
0
depresif çocuk
(04.05.24)
Evet, yeni dünya böyle. Birikimsiz, kıt kanaat geçinen insan modeline doğru hızla evriliyoruz ama bunu bahane etmemek lazım.

Bir bankada bir yatırım hesabı aç. Kazandığım her kuruşun yüzde şu kadarı de. Buna yolda bulduğun parayı bile dahil edip ne kadarı olduğuna sen karar ver. O kadar para kaç kuruş ya da kaç lira ediyorsa eline geçtiği anda gidip o yatırım hesabına aktarıp TMG kodlu fondan al ve unut.

İnan bir gün iyi ki yapmışım diyeceksin.
0
Mirket
(04.05.24)
Kişisel. Bunların hiçbirini yapmak istemeyenler var.
Tabiki günümüzde alacak daha fazla şey var buna karşı çıkmıyorum ama kimse zorlamiyor bizi almaya. Misal araba yani, millet 5-6 yıllık arabaya eski diyor.

Hobiyse bir şey diyemem misal parfüm benim hobim. Ama sizde hobi değil daha çok tüketim var gibi.
0
logisticsmanager
(04.05.24)
İmkansız değil, ben kazandığım paranın neredeyse tamamını biriktiriyorum. Bunda kendi işimi yapıyor olmanın da faydası var ama durumun olduğu halde biriktirmiyorsan, birikim yapmamak için bahane olmaz. Ayda hobilerime 10 bin tl harcıyorum.

Maaşlı maaşsız, her ay %10-15 biriktirme hedefi olan birisi ileride çok rahat eder.
0
hayirsiz
(04.05.24)
Sağlığınız için olanı hariç gereksiz harcamaları bırakmanızı öneriyorum. Gösterici tüketimin sonu yok. Ülkenin sosyal güvenlik sistemi çöktü yatırım yapın. Yarın ne olacağı belli olmaz.
0
anon1m
(04.05.24)
Dünya bu hale getirildi.
Kişisel durum mu? dediğin ise her şeyi ihtiyaç olarak gösteren veya hissettiren uygulamalara karşı olan zaafiyetlerimizle başlıyor.

Dünya ekonomisi şu an bir ihtiyaç olmamasına rağmen kişiye harcatma veya kişiyi borçlandırma üzerine kurulu.
Reklamlara dikkatli bakın hedef kitle bellidir.
Çocuklar mesela. "Yok veya olmaz kelimelerine yabancıdırlar. Anne baba da onlara karşı bir yere kadar direnir sonunda isyenileni satın alırlar.

Gençler,kendini birey olarak görenler ve özellikle bekarlar.
Bunlar da bakacak bir aileleri olmadığı için harcama yapmaya evli olanlara göre daha çok meyillidir.
Bireyselliğe tutulan, aslında yalnızdır. O yalnızlığı giderecek şeyler çoğunlukla yine harcamaya dayalıdır.

Dünü (hatta tarihi) unut, bugüne bak.. diye güzel bir şeymiş gibi önümüze sürülen "trend " kavramı bunun için var.
Neyin eskidiği veya yeni sayıldığını bile belirleyen şeyi, ona olan ihtiyacımız değil piyasayı elinde tutanlar belirliyor.

Zaruri ihtiyaçlarını sırala ona göre harcama yap istersen.
Eve kapanmak sadece salgın için değil tasarruf için de söz konusu
0
diyecevaplandı
(04.05.24)
bu hep olacak. villa alsan yanındaki daha büyük villaya gözün kayacak. keep grinding.
0
gabe h coud
(04.05.24)
Merhaba

Bence bu bir tüketim dünyası. Listenizdeki "saatler, parfümler, kıyafetler"in bir sınırı var. Kollarınızı saatler ile kaplayamaz, parfümleri üzerinize boca edemezsiniz. Dişleriniz ise sizin sağlığınızdır, bu ayrı bir harcama kalemi.

Dünya insanlara herşeyi tüketmesini salık veriyor. Maddiyatın, kültürlerin, bilginin bile. Sosyal medyada olanı biteni kaçırdığınızda (tüketemediğinizde) kendinizi kötü hissettiriyor. Oysa bu bana hastalıklı bir ilüzyon gibi geliyor.

Kendi adıma elimdekileri gitgide azaltan bir tavır izliyorum. Bana armağan gelen, giymediğim kıyafetleri veriyorum. Kitaplarımı 2. el alıyor, değiş-tokuş ediyor ya da armağan ediyorum. Örnekler çoğaltılabilir. Her ne kadar Fight Club filmi bence toplumun gazını almak için kurgulandıysa da şu sözüne hak veriyorum, diyordu ki:
"İhtiyacımız olmayan şeyler sahip olmak için gece gündüz çalışıyoruz. Sonra sahip olduğumuz şeyler bize sahip olmaya başlıyorlar". Bence basit, sade bir yaşamın dinginlik ve zenginliği çok değerli birşey. Parayla satın alınamayacak değerlerden.

Sizin durumunuz mevcut dünyanın akışına kapılmanız. Başınızı kaldırıp etrafınızın farkına varırsanız buna mecbur olmadığınızı görürsünüz. Bu duyuruyu açtığınıza göre bu gidişatı sorgulamaya başladınız diye yorumluyorum ben.
0
burka
(04.05.24)
Yeni dünya böyle değil şahsi bir durum. Yazınızda sorunuzun cevabıda var kıta kanaat etmeyen çoğu bulamaz.
0
doharkoman
(04.05.24)
dostum seni tanimiyoruz elbette ama girdigin duyurulardan yola cikarak bence tuketim ve alisveris bagimliligin var. elbette ki bir tek sen tek degilsin, bircok kisi bu oyunlara geliyor ama aklini kullanip onceliklerini netlestirmen lazim. bu gidisatla iki kati kazansan gene birikim yapamazsin. senin kadar kazanan birinin dis yaptirmasi gerekiyorsa tak diye cekip nakit verip yaptirabilmesi gerekiyor.
0
hot potato
(04.05.24)
Orta sınıfın erimesi de bu aslında; eskiden çalışırken hem yaşanabiliyor hem birikim yapılabilen insanlar artık birikim yapamıyor. Fakat gözlemim şu: çevremdeki ortayaş ve üstü orta sınıf, birikimini borsa, coin vb yatırım araçlarıyla yapmaya başladı
0
gadlemler
(05.05.24)
(2)

Bisiklet Toplama

burka
MerhabaBilgisayar kasası toplar gibi bisiklet toplama hizmeti veren, bu işten gerçekten anlayan yerler var mı bildiğiniz ? İhtiyacım doğrultusunda bir bisiklet toplamak istiyorum, ayrı vites sistemleri, jant türleri, jant göbeği vb. üzerine sorularım vardı. Bu parçaların kalite, fiyat gibi farkların
Merhaba

Bilgisayar kasası toplar gibi bisiklet toplama hizmeti veren, bu işten gerçekten anlayan yerler var mı bildiğiniz ? İhtiyacım doğrultusunda bir bisiklet toplamak istiyorum, ayrı vites sistemleri, jant türleri, jant göbeği vb. üzerine sorularım vardı. Bu parçaların kalite, fiyat gibi farklarının sebeplerini sormak istiyorum.

Teşekkürler
0
burka
(28.04.24)
Grup set olarak aldıktan sonra uyumsuzluk çok zor zaten artık sistemlerde. 2 tane lapierre var bende ikisi de üst düzey toplanmış aletler. Bu işi yapan insanlar eskiden yurt dışından uyguna parça alır toplar satardı çok güzel bisikletleri. Sahibinden de güzel hazır toplanmış aletler de bulursun aklında olsun. Dendiği gibi forumlardan da güzel bilgiler alırsın. Merak ettiğin her şey önceden de sorulmuştur zaten.
0
hasmetizm 2046
(28.04.24)
Merhaba

Yanıtlar için teşekkür ederim. Evet, sizden sonra detaylı araştırma imkanı buldum ve bu tür sorular yıllardır soruluyor gerçekten de. Bisiklet forum ve bloglarında güzel yanıtlara rastladım. Anladığım kadarıyla çok üst düzey, profesyonel seviyede bisiklet donanımları olmadığı sürece ihtiyacım olan serileri bulabiliyorum. Zaten benim arayışımda olan, istediklerini elde edebilmiş bisikletçiler var. Onların deneyim ve tavsiyeleri ile hareket edeceğim.
0
🌸burka
(01.05.24)
(3)

İyi zeytin nereden bulurum?

sonhakan
Özellikle sert etli zeytine marketlerde denk gelemedim bir türlü. Direk üreticiden aldığınız zeytin var mı? Online satışı olacak
Özellikle sert etli zeytine marketlerde denk gelemedim bir türlü. Direk üreticiden aldığınız zeytin var mı? Online satışı olacak
0
sonhakan
(18.04.24)
İyi zeytin aramakla bulunmaz ancak bulanlar da arayanlardır...
0
burka
(18.04.24)
Yıllardır Avni erel özel seçme zeytin alıyorum, tat ve kalite olarak hiç değişmedi. hepsiburada üzerinden satışı var
0
obscure
(19.04.24)
sert zeytin seviyorsan kırma zeytin bak. çizik yumuşak olur.
0
mikahakkinen
(19.04.24)
(2)

Hafif kıvırcık/dalgalı arası erkek saçı?

dejame
Saçlarımı pek uzatmıyorum. Üstten aşağı doğru çektiğimde burnumun ortasına geliyor en fazla.Ama istiyorum ki saçlarım daha canlı olsun, bukleler tatlı gözüksün. Şu an pek bukle oluşmuyor, hafif dalga yapıp kalıyor. Tam anlatamadım ama biraz daha iyi gözüksün istiyorum. Hiçbir saç ürünü kullanmıyorum
Saçlarımı pek uzatmıyorum. Üstten aşağı doğru çektiğimde burnumun ortasına geliyor en fazla.
Ama istiyorum ki saçlarım daha canlı olsun, bukleler tatlı gözüksün. Şu an pek bukle oluşmuyor, hafif dalga yapıp kalıyor. Tam anlatamadım ama biraz daha iyi gözüksün istiyorum. Hiçbir saç ürünü kullanmıyorum, hatta yıllardır dümdüz defne sabunuyla duş alıyorum. Kuruluk - kepek gibi hiç problem yaşamıyorum ama duştan çıktıktan sonra bakım yağı veya şekillendirmeye yardımcı neler kullanabilirim?
0
dejame
(16.04.24)
Aynı tarzda saçlarım vardı, öncelikle şunu bilmelisiniz ki o "ışıl ışıl saçlar" doğal değil. Öyle bir şey yok, baya bir emek var o saçlarda. Eğer gerçekten başarılı bir sonuç istiyorsanız baya bir yaşam tarzına dönüştürmek gerekiyor işi.

Her şeyden önce eğer şekil vermeden doğal şeklini korumak ve aynı zamanda canlı görünmesini istiyorsanız saçlarınızı yavaşça kurutmalısınız. Fön yok, sadece havluyla bukleleri bozmadan nemini alıp 3-4 saat açık havaya çıkmayacaksınız. Saçı tarama işini duşta saçınız ıslakken yapacaksınız. Yıkanırken saçlara çok haşin davranmayacaksınız.

Saç kremi şart, arada bir saç maskesi de kullanın. Kuruma sürecinde, hafif nemliyken kafanızı aşağı eğip buklelere hafif hafif bastırarak köpük kullanmalısınız. Kıvırcık saçlar için olanları alın.

Güneş saçınıza mümkün olduğunda az temas etmeli. Rüzgar da düşman. Defne sabununu da unutun. Saçınızı nemlendirecek ve elektriklenmeyi önleyecek her şey mübah.

Bu saydıklarımı düzenli olarak sürdürmek tam bir çılgınlık, saçımı kestirmeye karar verme sebebim de buydu. Ama sonuç alıyorsunuz o ayrı.

Bunlar arasında en hızlı ve etkili sonucu bence yıkama ve kurulama rutinine ek olarak iyi nemlendiricili bir ürün seçip ona bağlı kalmak ve köpük tarzı bir şekil korucuyu kullanmak geliyor. Mükemmel olmasa da yeterli ve sürdürülebilir düzeyde düzgünleşir saçınız.
0
akhenaten
(16.04.24)
Siz bence tam olarak "Hakan Mengüç" saçı istiyorsunuz.

İşte o saç: www.hakanmenguc.org

Görenler hayrete düştü: www.hakanmenguc.org

Saçlarımla anılmak istiyorum: www.hakanmenguc.org

Saçları ile söyleşi yaptık: www.hakanmenguc.org

Blendax saç ödülünü Hakan Mengüç kazandı: www.hakanmenguc.org
0
burka
(16.04.24)
(3)

Baskasinin hesabina para yatirmak

14
Simdi garanti bankasina gitsem babamin doviz hesabina para yatirabilir miyim? Ufak bir miktar. Kimlik numarasi var bende. Baska bir seye ihtiyac var mi?
Simdi garanti bankasina gitsem babamin doviz hesabina para yatirabilir miyim? Ufak bir miktar. Kimlik numarasi var bende. Baska bir seye ihtiyac var mi?
0
14
(01.12.23)
yatırırsın.
0
jelly bear
(01.12.23)
Ücret alabilirler .
0
diyecevaplandı
(01.12.23)
Yatırabilirsiniz. Ya da paranız sizin USD hesabınızda ise isme havale yapıp o kişinin bankanızın herhangi bir şubesinden sadece kimliği ile teslim almasını da sağlayabilirsiniz.
0
burka
(01.12.23)
(3)

hisse gelir vergisi

la mort heureuse
merhabalar, çalıştığım şirket üzerinden bir stock hesabım var avrupada, şirket yıllık olarak hisse veriyor. şimdi ben bunları çekmek istediğimde direkt tr'deki maaş hesabıma yatırıyor. bunun gelir vergisi nasıl ödeniyor, deneyimlemiş olanınız var mı? şirket vergi konusunda bilgi vermiyor bu arada he
merhabalar, çalıştığım şirket üzerinden bir stock hesabım var avrupada, şirket yıllık olarak hisse veriyor. şimdi ben bunları çekmek istediğimde direkt tr'deki maaş hesabıma yatırıyor. bunun gelir vergisi nasıl ödeniyor, deneyimlemiş olanınız var mı? şirket vergi konusunda bilgi vermiyor bu arada her ülkede farklı olduğu için.
0
la mort heureuse
(29.11.23)
Sorunuzun yanıtını bilmiyorum ama benzer bir durum için çalıştığım portföy yöneticisi "Yatırımınızı Türkiye'e getireceğiniz zaman vergi durumları için bir mali müşavir ile görüşün." demişti.
0
burka
(29.11.23)
Verginizi ister yurtdışındaki, isterseniz Türkiye'deki vergi dairesine ödeyebilirsiniz. Tercih sizin, istediğinizi seçersiniz aslında.

Bunun için gerekli önkoşul, diğer ülke ile Türkiye'nin arasında karşılıklı vergi uyumu anlaşması olup olmadığıdır. Hemen hemen tüm batı ülkeleriyle anlaşmamız var. İki kere vergi ödemezsiniz yani.
0
alfired
(29.11.23)
bu sorunun cevabını ben de araştırdım. vergi uzmanı arkadaşımla konuştum, o da bankayla görüştü hatta.
yurtdışında kazanılan bir para olduğu için vergilendirmeye girmez dedi, ama yüklü bir miktar gelecekse bankanıza önceden haber verin dediler.

hatta benim avrupadaki hesabıma yatırılınca vergilendiriliyorum, türkiyedeki hesabıma gelince vergilendirilmiyorum. buradaki hesabıma aktarmak için türkiye üzerinden transfer edeceğim ben de
0
admin
(30.11.23)
(2)

Narnia Günlükleri vs Yerdeniz Büyücüsü

burka
MerhabaYerdeniz Büyücüsü evrenini çok seven (belki de en sevdiğim kitaplardır) biri olarak kaç zamandır gözüm Narnia Günlükleri'ne takılıp duruyor. Tarzlarının pek aynı olmadığını tahmin ediyorum ama "Büyüklere Masallar" diye bahsedildiğini gördüğümden sizin yorumlarınızı merak etmiştim. Ne dersiniz
Merhaba

Yerdeniz Büyücüsü evrenini çok seven (belki de en sevdiğim kitaplardır) biri olarak kaç zamandır gözüm Narnia Günlükleri'ne takılıp duruyor. Tarzlarının pek aynı olmadığını tahmin ediyorum ama "Büyüklere Masallar" diye bahsedildiğini gördüğümden sizin yorumlarınızı merak etmiştim. Ne dersiniz, hoşuma gider mi acaba ?

Not: Narnia şayet Hobbit kitabı gibi ise sevebileceğimi düşünüyorum, benzer tarzları var gibi duruyordu sanki...?
0
burka
(21.11.23)
Yerdeniz Büyücüsünün en sevdiğim kısmı "ciddi" olmasıydı. Narnia Günlükleri biraz daha çocuklara hitap ediyor, Harry Potter vs. ayarında. Ben ortaokulda okuyup çok sevmiştim.

Ama sonuçta CS Lewis, yani okusan pişman olmazsın diye düşünüyorum.
0
plutongezegendegilmi
(21.11.23)
Yanıt için teşekkürler, öyleyse hiç başlamıyorum.
0
🌸burka
(22.11.23)
(4)

Dijital Göçebe Yaşam Tavsiyesi

burka
Ben denizci olarak çalışıyorum. Normal şartlarda 4 ay çalışıp 2 ay izinli oluyorum. Dijital göçebe tarzında bir hayat düşünüyorum ama tam olarak kafamda netleştiremedim. Benimki tüm zaman yaşanacak değil de gemiden izne ayrıldığımda gidilebilecek geçici bir yaşam gibi olacak. Sakin, yaşaması kolay,
Ben denizci olarak çalışıyorum. Normal şartlarda 4 ay çalışıp 2 ay izinli oluyorum. Dijital göçebe tarzında bir hayat düşünüyorum ama tam olarak kafamda netleştiremedim. Benimki tüm zaman yaşanacak değil de gemiden izne ayrıldığımda gidilebilecek geçici bir yaşam gibi olacak. Sakin, yaşaması kolay, kendi halinde bir ülke arıyordum. Ülkede herhangi bir ticari faaliyetim olmayacak, gelecek sefere kadar evim olacak bir yer işte... Tavsiyeniz, bu konuda görüşünüzü öğrenmek isterim.

Teşekkürler
0
burka
(13.11.23)
dijital gocebelik olayi bir ulkeye yerlesmek degil ki, adi uzerinde gocebelik. sizin durumunuzda gemiden arta kalan her 2 ayri ayri bir yerde gecirmek seklinde olmali, 2 ay ispanya, 2 ay finlandiya, 2 ay kambocya, 2 ay costa rika vs gibi (aralarda 4 ay calisacak sekilde).

2 ay oldugu icin zaten vizede buyuk problem yasamazsiniz muhtemelen. gocebelik vizesi veren ulkeler daha cok uzaktan calisabilen insanlari 1-2 seneligine kendi ulkelerine cekebilmek icin veriyorlar; ornegin ABD'ye remote calisiyorsunuzdur, 2 sene Belize'de yasamak isterseniz boyle bir olanak var. ama 2 ay Belize'de gezmek isterseniz zaten oturum izni ya da uzun sureli vizeye gerek yok, cunku Belize'ye her girisiniz zaten 90 gun kalis suresi veriyor gibi dusunun, bu da size hayli hayli yetiyor.

Belize'yi ve kalis suresini salladim ornek olsun diye, siz gitmeden kontrol edin yine gitmek istediginiz ulkenin dis isleri bakanliginin websitesinden.
0
taurina
(13.11.23)
uzun sure denizcilik yapip balatayi siyirmamis tek adam gormedim, bir tane yakin akrabam dahil. balata patladiktan sonra senede 4 ay nerede yasadiginin pek onemi yok yaw zaten dunyadan ruhen ayrilmis vaziyettesin.

denizciligi birak mumkunse..
0
cooperr
(13.11.23)
balide çalışma noktaları ve senin gibi insanları bulabilirsin. Lokal yemeklerini ben sevmiyorum avustralya etkisi çok yüksek olduğundan güzel yemekler de bulunabiliyor.

Digital Nomad bali olarak arama yaparsan güzel bilgiler elde edebilirsin.

İyi yolculuklar
0
EXXE01
(13.11.23)
Merhaba

@taurina Aslında başlığı bu yaşam tarzı az çok bilindiği için verdim. Ben dijital göçebeden ziyade izinlerimde kafam rahat yaşayacağım bir yer düşünüyorum. İspanya gibi Avrupa ülkeleri buna çok uygun ama vize filan uğraşmak istemiyorum artık. Her seferinde kısacık vizeler için 7 ceddimizi soruyorlar. Daha da önemlisi çok büyük vakit kaybı, keyfim kaçıyor.

@cooperr Evet, denizcilik konusunda haklısınız ancak ben bu konuda şanslı olduğumu düşünüyorum. Cruise gemilerinde IT alanında çalışıyorum. İş şartlarım, çalışma düzenim balataları sıyırmadan devam etmek için uygun. Hatta iş yükümü bile sorumluluğumun çok daha az olacağı gemilere geçiş ile sürdürmek istiyorum. "Çalışırken emeklilik" gibi çünkü iş yüküm en az 2-3 kat azalacakken gelirim ona kıyasla çok makul bir azalma gösterecek. Gene de orta-uzun vadede sizin tavsiyenizi aklımın bir köşesinde tutacağım.

@EXXE01, teşekkürler. İnceleyeceğim.
0
🌸burka
(13.11.23)
(4)

100 yıllık teknolojik-bilimsel gelişimler

Bir ben var benden şurada
Yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama sanırım teknolojik-bilimsel gelişimlerin büyük bir kısmı son 100 yılda oldu, yani atıyorum insan ömrünü uzatan antibiyotiğin bulunmasından uçağın icadına uzaya gidilmesi falan böyle süper acayip şeyler son 100 yılda oldu, peki önümüzdeki 100 yılda bu değerde insa
Yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama sanırım teknolojik-bilimsel gelişimlerin büyük bir kısmı son 100 yılda oldu, yani atıyorum insan ömrünü uzatan antibiyotiğin bulunmasından uçağın icadına uzaya gidilmesi falan böyle süper acayip şeyler son 100 yılda oldu, peki önümüzdeki 100 yılda bu değerde insan hayatını etkileyen gelişimler olur mu olur diyorsanı neler olabilir sizce?
0
Bir ben var benden şurada
(06.11.23)
Eğer nükleer savaş falan çıkmazsa daha da hızlanacak. Tahmin etmek zor interneti 40-50 yıl önce pek kimse tahmin edemezdi, şimdi yapay zeka geldi ve 5 yıla falan "her işi bilen" yapay zeka gelecek diyorlar. Bir noktada tüm dünyanın verisi ona akacak ve uzun yıllar süren çalışmalar aşırı hızlanmış olacak.

Kuantum bilgisayar olayı vardır o da gelişir herhalde, mesela şimdi ölümcül olan bir hastalığı çat diye çözer belki.
0
nhk ni youkosu
(06.11.23)
olmaması imkansız, neler olabilir; yapay zeka en kuvvetli ihtimal gibi geliyor bana da..
0
halanne
(06.11.23)
Enerji teknolojileri alanında yeni gelişmeler olacaktır. Tüm dünyanın en fazla odaklandığı konuların başında geliyor. Bu da doğrudan ulaşım, taşımacılık gibi sektörleri etkiler diye düşünüyorum.
0
burka
(06.11.23)
DNA ile ilgili ileri düzey planlamalar var. Araştırmak lazım.
0
diyecevaplandı
(06.11.23)
(6)

Yurtdışına girerken ve çıkarken pasaporta vurulan damga

adwokat
Ülkeye girerken damga vuruluyor, peki sisteme de giriş yaptığı işleniyor mu?Yani ülkeden çıkarken ne zaman giriş yaptığını görebilirler mi?Mesela adam buraya kaçak gelse, sonra usulüne uygun çıkış yapsa, hayırdır hemşerim senin giriş damgan yok diyebilirler mi, gözüküyor mu sistemde?
Ülkeye girerken damga vuruluyor, peki sisteme de giriş yaptığı işleniyor mu?

Yani ülkeden çıkarken ne zaman giriş yaptığını görebilirler mi?

Mesela adam buraya kaçak gelse, sonra usulüne uygun çıkış yapsa, hayırdır hemşerim senin giriş damgan yok diyebilirler mi, gözüküyor mu sistemde?
0
adwokat
(19.09.23)
Görülüyor tabii.
0
orient blue
(19.09.23)
Evet.
0
logisticsmanager
(19.09.23)
Damga artık o kadar önemli değil, isterseniz vurdurmayabiliyorsunuz ancak sisteme muhakkak işliyorlar. E-devlette yurtiçi giriş-çıkış gibi bir bölüm var, orada kayıtları görebilirsiniz.
0
burka
(19.09.23)
damganın pek bir önemi kalmadı. biyometrik geçişlerde damga yok ama e-devlet'te giriş tarihiniz çıkar. normal damga vurulan yerden geçince de görünür tabii.
0
Flybutter
(19.09.23)
damganın pek bir önemi kalmadı +1

İki seferdir İstanbul havalimanından E-Pasaport noktasından geçiyorum.
0
put it in your appropriate place
(19.09.23)
damganın önemi şöyle var şu anda, kimlikle girilen ülkelerde sorun olabiliyor. kimlikle girerken bir kağıda damga basıyorlar pasaport yerine. çıkarken onu ibraz etmeni istiyorlar.

ukrayna'da pasaport ile girmiştim, damga basmayı unutmuşlar. "sen kimlikle girdin, o kağıdı vereceksin" diye tutturmuşlardı mesela.
0
Dimi
(20.09.23)
(7)

Cilt bakimi ve deniz suyu?

allstar
Şu ana kadar farklı cilt temizleyici jeller ve cilt bakımı ürünleri kullanmama rağmen yüzümdeki sivilceleri ve cildimin pürüzsüzlüğüne deniz suyu kadar iyi gelen bir ürün bulamadım yeni çıkmış sivilcelerin hepsini kurutup yüzümde pürüzsüz bir hissiyat oluşturuyor .deniz suyuna benzer cilt temizlik t
Şu ana kadar farklı cilt temizleyici jeller ve cilt bakımı ürünleri kullanmama rağmen yüzümdeki sivilceleri ve cildimin pürüzsüzlüğüne deniz suyu kadar iyi gelen bir ürün bulamadım yeni çıkmış sivilcelerin hepsini kurutup yüzümde pürüzsüz bir hissiyat oluşturuyor .deniz suyuna benzer cilt temizlik toniği ya da temizleme jeli var mı önerebileceğiniz?
0
allstar
(15.09.23)
konunun uzmanı değilim ama tuzlu su + yaz güneşi kombinasyonu hemen herkeste benzer etkiler yapar. dolayısıyla tuzlu su anahtar kelimesiyse arama yapsanız belki istediğiniz nitelikte bir ürün bulursunuz.
0
orient blue
(15.09.23)
Deniz suyuna benzer değil ama çay ağacı yağlı ürünler benim cildime çok iyi gelmişti. Bir araştırabilirsiniz.
0
gergedan
(15.09.23)
Bazen en iyi çözüm çok basit ve geleneksel yöntemlerdir. Ben dermatolog değilim, okuduğum yerlerde cildi temiz tutmak, su içmek, doğru gıdalar ile beslenmek (meyve-sebze, tuzsuz, yağsız yiyecekler) pek çok şeyin çözümü deniyordu. Bazen kozmetik sektörünün fazla alengirli olduğunu düşünüyorum. Neticede insanlar yüzyıllardır bir şekilde kişisel bakımlarını yapıyorlardı, 21. yüzyıl icadı değil yani bu ürünler.

eksisozluk1923.com
eksisozluk1923.com
eksisozluk1923.com
0
burka
(15.09.23)
deniz suyu degil ama uriage'in eu termale spreyi var.
www.recete.com
bana biraz tuzlu geldi mesela. belki deneyebilirsiniz.
0
65 derece
(15.09.23)
tto jeomed urunlerini deneyebilirsiniz. demodex gibi bir sorununuz olabilir, daha once gitmediyseniz bir dermatolga gorunun.
0
inspired by a true story
(15.09.23)
banyo tuzu diye bir sey. kalip tuz aslinda. durulandiktan sonra ustunden bir de onunla gec. sonra bir kez daha durulan.
0
alperz
(15.09.23)
Ben ne zaman bir büyük şehire gitsem hemen yüzüm sivilce doluyor. Aslında deniz suyuna ek olarak büyük şehirde yaşıyorsanız oradaki kirli havadan uzaklaşmanın da etkisi olabilir yüzünüzdeki pürüzsüzlük.

Benim temizlikle, iyi beslenmeyle geçiremediğin sivilcelerim istanbulda ayrılınca geçiyor mesela denizden bağımsız olarak.

Bir de akşam temizleyip sabah temizlememenizi öneririm.
0
zimbirik
(15.09.23)
(16)

Ne yaparak deşarj oluyorsunuz?

baldan kaymak
Sb.
Sb.
0
baldan kaymak
(14.09.23)
Assassin's Creed Odyssey
0
compumaster
(14.09.23)
bu ara scooter suruyorum desarj olmak icin. sagini solunu sokup takiyorum falan, ufak bir dukkan tutup bu isi mi yapsam diye de dusunuyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.09.23)
deşarj hem fiziki hemde psikolojik anlamda doğa ile olur, çıplak ayak ile sahilde yürümek veya toprağa basmak.
Ormanda yürüyüş, yüzme, vb. diğerleri , özellikle büyükşehirlerde radyoaktif kirlilik çok fazla o nedenle
doğa ananın şefkatli kollarına..
0
Rao
(14.09.23)
Strength training.
Viski puro.
Mortimer and whitehouse gone fishing izlemek.
Twitch/youtube karşısında uyuya kalmak.
Hanimla, köpekle dağda yürüyüşe çıkmak.
0
logisticsmanager
(14.09.23)
*Spor, egzersiz
*Bol bol kültür sanat etkinlikleri
*Dostlar arkadaşlar
*Bitki, çiçek bakımı, çoğaltması
*Geziler
0
Phoebe
(14.09.23)
oyun oynarak,
sevdiklerimle takılarak,
sempatik bir kadınla konuşarak,
ve sanırım en çok kötü alışkanlıklarla...
0
kesmekes laleler
(14.09.23)
gule gule
(14.09.23)
Araba kullanarak, hiz yaparak
0
balpolen
(15.09.23)
Araba kullaniyorum, yuruyus yapiyorum, denizi izliyorum, bira iciyorum, sevdigim bir diziyi izliyorum, kedimle vakit geciriyorum, spor yapiyorum, kitap okuyorum, firsatim varsa tatile gidiyorum, yoksa da outdoor plan yapiyorum konser, stand up vs gibi
0
mor oje
(15.09.23)
köpegimi bunaltacak kadar severek.
0
buf-e kür
(15.09.23)
* Bisiklete binmek, daha iyi deşarj olma ve kendime gelme yöntemim yok, muhteşem!
Hem fiziksel aktivite hem de şahane bir keşif hissi veriyor.

* Denizde yüzmek, suyla bir olmak. Evrimsel kökenimizle ilgili midir bilmiyorum ama dalgalar ve deniz suyu kendimi çok iyi hissettiriyor.

* Kitap okumak, sevdiğim bir evrene dalıp gitmek. "Kaçış Edebiyatı" hakkını gerçekten de veriyor.

* Bilgisayar ve video oyunları ama gece gündüz oyun oynayan bir gamer değilim. Daha çok bazı oyunlardaki (Fortnite, Lol Dominion gibi) kaosun içindeki sakinliği seviyorum. Mesela Battle Royale oyunlarında elalem birbiriyle kapışırken ben gidip bir köşede balık filan tutuyorum.

* Lezzetli yiyecekler ve kaliteli bira eşliğinde Premier Ligi futbol maçlarını izlemek.
0
burka
(15.09.23)
Hikayeli, evrenini sevdiğim oyunlar oynuyorum. Bazen puzzle yapıyorum. Arkadaşlarımla sohbet falan zaten klasik. Hiç olmazsa defalarca izlediğim comfort zone olan youtube videolarım var, onları izleyip uyuyorum
0
nundu
(15.09.23)
Spor

Kendime minik minik görevler veriyorum, böyle oyun oynarken verilen görevler gibi yaptıkça ilerlersin ya.
Ben de beslenme konusunda, spor konusunda, harcama konusunda kendime minik minik görevler veriyorum.
Faydasını gördükçe deşarj olup daha hırsla devam ediyorum.

İşte aralıksız 5 gün spor
21 gün şekersiz yaşa
10 gün gereksiz alışveriş yapma gibi şeyler.

Bunlardan bağımsız dış etken olarak deşarj olmamı sağlayan şeylerden biri sokakta bir kedinin ya da köpeğin kendini bana sevdirmesi, tüm günüm güzel geçiyor.
0
mutekebbir
(15.09.23)
Kedimin kafasını kaşımak
Örgü
Mahallede küçük bir yürüyüşe çıkmak
0
peki madem
(15.09.23)
Müge anlı izliom
0
abuzer
(15.09.23)
Bir arkadaşımın köpeği bir ay bende, hayvan sahibi olmak harika bir duyguymuş gerçekten tüm stresimi alıyor.
0
overthinker
(30.09.23)
(10)

Depresyon ve kitap

somon sosu
Depresyondayken ne okunur? İç huzuru yeniden sağlayacak kitap ya da makale'ler var mıdır?
Depresyondayken ne okunur? İç huzuru yeniden sağlayacak kitap ya da makale'ler var mıdır?
0
somon sosu
(14.09.23)
Matt haig de ciddi depresyon geçirmiş bir edebiyatçı, yazdığı kitaplar da depresyon hissini bilen birinin yazdıkları ve paylaşımları kitaplarındaki bu yön belki iyi gelebilir
0
freebird5406_2
(14.09.23)
"hayatı yeniden keşfedin" kitabı. her psikoloğun tavsiye ettiği bir kitap imiş.
0
ahm1
(14.09.23)
Ben benden daha kötü durumda olan insanların romanları okuyunca kendimi iyi hissediyordum.

Oblomov
Ölü canlar
İnsancıklar
Ve Hasan Ali Toptaş kitapları olabilir.. sadık hidayet kitaplarida bana iyi gelmişti. Hergun 40-50 sayfa akıp gidiyordu.
0
ayseee
(14.09.23)
Simyacı - Paulo Coelho
0
Mirket
(14.09.23)
Hayatı yeniden keşfedin
İyi hissetmek
Akış
0
Phoebe
(14.09.23)
Veronika ölmek istiyor - Paulo Coelho bana iyi gelmişti zamanında.
0
encokbenisevinnolur
(15.09.23)
Tüm adam Phillips kitapları. Bana çok yardımcı olan bir yazar
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(15.09.23)
Beyhan budak kitaplarini da oneririm.
0
mor oje
(15.09.23)
Eğer dindar biriyseniz kutsal kitapları okuyabilirsiniz. Hatta kitabın rastgele sayfalarını açıp karşınıza çıkan bölümlerden kısa okumalar yapabilirsiniz.

Eğer fantastik edebiyata ilginiz varsa (olmasa da olur aslında) Yerdeniz Büyücüsü kitabını okuyabilirsiniz. Çok duru bir kitaptır, hem kafanızı dağıtıp sıkıntınızdan uzaklaştırır hem de sakinleştirir.
0
burka
(15.09.23)
Iyi hissetmek ise yaramisti
0
Zetnikov
(15.09.23)
(1)

Rahip modu için kitap tavsiyesi

pstm
Psikolojik, kişisel gelişim, felsefe, okült-ezoterik kitap önerilerinizi beklerim. Monk mode a girmek istiyorum.
Psikolojik, kişisel gelişim, felsefe, okült-ezoterik kitap önerilerinizi beklerim. Monk mode a girmek istiyorum.
0
pstm
(13.09.23)
Gülün Adı - Umberto ECO
0
burka
(13.09.23)
(5)

Hangi Stanley termos?

stringer
Sıcak-soğuk tutabilen, orta boy, hafif bir model arıyorum. Kararsız kaldım. Yardımcı olabilecek var mı?
Sıcak-soğuk tutabilen, orta boy, hafif bir model arıyorum. Kararsız kaldım. Yardımcı olabilecek var mı?
0
stringer
(12.09.23)
www.amazon.com

İlk tavsiye edilen ile aynı model, sadece daha fazla yorum ve incelemek okumak isterseniz diye bıraktım. Stanley klasik modelleri süpriz yapmaz, evladiyeliktir.
0
burka
(12.09.23)
Yukarıdaki modelden aldım kızıma, çok memnun. Hem sıcak, hem soğuk kullanımı var.
0
SiyamkedisiZorro
(12.09.23)
Birçok termos markasını kullandım (Stanley, zojirushi, contigo dahil)
Stanley evet sağlam ama orta ve küçük boy modelleri eğer uzun süre sıcaklık performansı isteniyorsa tatmin etmez, üzer. O paralara değmez diye düşünüyorum.

Zojirushi sıcak/soğuk tutma süresi için çok çok iyi, malzeme kalitesi de ayrıca stanley'den aşağı kalır değil.

Fakat ben özellikle şu sıralar kullandığım şu modeli kesinlikle tavsiye ederim (thermocafe by thermos)
Amazon yurtdışından gönderiyor. Kesinlikle parasına değer
amzn.eu
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(12.09.23)
Stanley Neverleak 0.47lt olanını kullanıyoruz eşim ve ben. Trigger Action ve Neverleak modelleri arasında kalıp Neverleak'te karar kılmıştık.

Daha önce trigger action kullanmıştım. Neverleak almak istemedim önce ama trigger action'ın çanta içerisinde düğmesine basılı kalıp ağzının açılma ihtimali olduğundan neverleak tercih ettim. Bu sefer de ağzını kapalı tutmaya alışana kadar 1-2 defa bir kaç yeri ıslattım elimde taşırken.

Neverleak'e alışınca kullanım açısında trigger actiondan daha avantajlı olduğunu farkettim. Fakat temizliği trigger actiona göre biraz daha alengirli. Şöyle ki termos başlığı 3 parça ve 3 parçaya ayırıp yeniden birleştirmeyi öğrenirken ve sonrasında da tabi ki dikkatli olmakta fayda var. Çok fazla dişlerini bozan insan okudum zorladığı için. Onun dışında Neverleak 9/10 termos. İçim deneyimi konusu bence trigger action'ın tek öne geçebileceği konu.

www.hepsiburada.com
0
Jazz
(12.09.23)
Hacmine dikkat. Hanım 0,47 litnesini kullanıyor. 0,59 litrelik ~2,5 cm daha uzun bundan ve günlük kullanım için uzun görünüyor.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(12.09.23)
(12)

Öyle bi film söyleyin ki oha oha noluyor ya diyelim izlerken

regina phalange
Teşekkürler
Teşekkürler
0
regina phalange
(09.09.23)
Hodejegerne
Collateral
A perfect murder
Ronin
Heat
A simple olan
U turn
0
alimcgraw
(09.09.23)
The Usual Suspects
Predestination
0
bravoteam
(09.09.23)
life of david gale
better watch out
primal fear
the others
0
Kittie
(09.09.23)
coherence
timecrimes
0
pide
(09.09.23)
enemy (2013)
0
vacigok
(09.09.23)
pain & gain
0
fakat
(09.09.23)
The Lobster
0
burka
(09.09.23)
Oldboy (kore yapımı olan, Hollywood değil)
0
yadigar
(09.09.23)
Nueve Reinas

En iyisi değildir ama son zamanlarda izleyip sevdiğim filmlerden.
0
ruhen hastayim ben
(09.09.23)
We need to talk about kevin
Köpek dişi
Paramparça aşklar ve köpekler
Dönüş yok
Midsommer
0
Phoebe
(10.09.23)
Little Bone Lodge
0
oldtimer
(10.09.23)
White Tiger
0
alfired
(10.09.23)
(9)

Kız arkadaşla birlikte oynanacak oyun önerisi ?

sislerrr
Selamlar.Stardew'i artık 960 saat oynadıktan sonra yeni bir oyuna geçelim diyoruz. Stardew tarzı herşeyi denedik ama bu oyunun tadını vermiyor. 7 days to die oyununu denedik farklı bir tarz olsun diye ama onu da sevemedik. 30 yaşı aşmış bizlere oyun önerisi verebilir misiniz?
Selamlar.

Stardew'i artık 960 saat oynadıktan sonra yeni bir oyuna geçelim diyoruz.
Stardew tarzı herşeyi denedik ama bu oyunun tadını vermiyor. 7 days to die oyununu denedik farklı bir tarz olsun diye ama onu da sevemedik.
30 yaşı aşmış bizlere oyun önerisi verebilir misiniz?
0
sislerrr
(02.09.23)
It Takes Two, A Way Out vs. (ilki zaten direkt couple game)

Boomerang Fu, Castle Crashers, Biped, Haven, Magicka, Trine gibi daha arcade oyunlar olabilir.

Bir de Dark Pictures Anthology var, korku filmi ama 6 karakteri paylasiyorsunuz herkes kendi karakterlerini yonetiyor sirasi gelince, bi bakima korku filmi oynuyorsunuz. Sinema/tv oyunculari falan canlandiriyor zaten karakterleri.


Direkt oneri istiyorsaniz: It Takes Two, Bread & Fred, Man of Medan ucunu deneyin derim
0
aguen
(03.09.23)
Unravel Two
0
ananiyimioguz
(03.09.23)
Worms? www.youtube.com

siz de çocukken okulda bilgisayar dersinde arkadaşlarınızla bu oyunu oynadıysanız ayrı bir tadı olur. ama bunu yaşamadıysanız da sıkıntı değil, bence bu seçeneğe de bir bakın.

her tarafın 5-6 solucanı var. birbirinize bomba vs. atıp suya düşürüp öldürmeye çalışıyorsunuz. turn based sistem.
0
ahm1
(03.09.23)
Bizi Raft sarmıştı baya hala ucuzken alabilirsiniz yarın öbür gün fiyat yükselir falan. Sonra Valheim'a sarmıştık bir ara. Bir ara Forest oynamıştık en son Son of forest yeni çıkana başlayıp bitirmedik hep survival oynamışız biz de başka değişik aklıma gelmedi şimdi.

Yine survival ama Project Zomboid'a sarmıştık bir de o da iyiydi.

Ranch Simulator var ama bug dolu ve optimizasyon bi tık tırt yine de vakit geçirtmişti.
0
klakie
(03.09.23)
knight online.

gb kasıp satın
0
hold the door
(03.09.23)
it takes two bu is icin daha ideali yok herhalde. Unravel’a da +1 diyeyim. Bunun haricinde overcooked 1 ve 2 de cok keyifli olur
0
gibicibicis
(03.09.23)
Machinarium

Ücretsiz demosu da var, bir bakın; beğenirseniz oynarsınız.

amanita-design.net
0
burka
(03.09.23)
Resident evil 5
beach buggy racing
Crash n bandicoot
Little big Planet
That's you
Knowledge is power
0
duster
(03.09.23)
overcooked 2'de eşimle master degree aşçılık yapıyoruz, tavsiye ederim.

crash team racing'e de bir bakın, çok keyiflidir.
0
barabas
(03.09.23)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.