Giriş
(12)

Hangi kitapları mutlaka okumalıyım?

ekimoloji
Epeydir kitap okumuyorum, kpss sonrası telefonu elime almak istemeyeceğim önerilere ihtiyacım var. Her türe açığım ama alışkanlığımı yeniden kazanmak adına sürükleyici bir şeyler olsa çok iyi olur. Not: Orhan Pamuk tarzı Eski İstanbul betimlemeleri olan kitapları çok severim.
Epeydir kitap okumuyorum, kpss sonrası telefonu elime almak istemeyeceğim önerilere ihtiyacım var.
Her türe açığım ama alışkanlığımı yeniden kazanmak adına sürükleyici bir şeyler olsa çok iyi olur.

Not: Orhan Pamuk tarzı Eski İstanbul betimlemeleri olan kitapları çok severim.
0
ekimoloji
(01.09.26)
Beğeninize istinaden size İhsan Oktay Anar'ın Suskunlar kitabını öneriyorum.
+1
burka
(01.09.26)
Ölmeden önce okunması gereken 1001 kitap adlı bir kitap var. Bu kitaptaki 1001 kitaplık liste internette çeşitli kaynaklarda bulunuyor. Sanırım D&R'ın sitesinde de vardı. Ben bu konuya takıldığım yıllarda 300 e yakın diye hatırlıyorum, adedi türkçeye çevrilmiş durumdaydı. Bu listede adı geçip de okuyup pişman olduğum, zaman kaybı olarak değerlendirdiğim hiçbir kitap olmamıştır ve tamamı dünya edebiyatının kült eserleridir.
Sağdan soldan, tavsiyeler almaktansa bu listeyi edinip sıradan tamamını okumanı öneririm.

Ek: Sağdan soldan tavsiyelerin değersiz olduğunu aklımdan bile geçirmem de zevkler ve ilgi alanları farklı oluyor. Onu kastettim. D&R'ın listesi hala duruyor. Şurada.

www.dr.com.tr
+1
Mirket
(01.09.26)
calikusu?
lisedeyken türk klasiklerini cok okumustum. hepsi iyi tatlar birakti. resat nuri güntekin'in, kemal tahir'in, yakup kadri'nin, halikarnas balikcisi'nin, suat dervis'in tüm eserlerini tavsiye ederim. mavi sürgün bence türk dilinde yazilmis en güzel eserlerden.
halide edib'in türk'ün atesle imtihani cok iyiydi. erendiz atasü'nün dagin öteki yüzü kitabi cumhuriyetin ilk yillarindaki psikolojiyi anlamak icin harika bir kaynakti.
bir dinozorun anilari sadece eski istanbul betimlemeleri vermekle kalmaz, eski istanbul insanini da cok güzel anlatir.
saatleri ayarlama enstitüsü muhtesem bir anlatimdi.
devlet ana epik bir destan gibiydi.


hep türkce önerdim ama eski istanbul betimlemesi diyince aklim hep bunlara gitti. yoksa mesela, destan demisken, "geceyarisi cocuklari"ni okumus muydunuz?
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.09.26)
emcekare olmadi einstein olsun bari
(02.09.26)
Dinle, Küçük Adam - Wilhelm Reich
Cehenneme Övgü - Gündüz Vassaf
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde
İnsan Olmak - Engin Geçtan
Aynalar -Eduardo Galeano
+1
bahçedekisandal
(02.09.26)
Çok var da ilk aklıma gelen, Emile Ajar/Romain Gray -- Onca Yoksulluk Varken
0
Amaranta ursula
(02.09.26)
orhan pamuktan devam.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.09.26)
Sıcak külleri kaldı
Başucumda Müzik
0
egerbiryolcu
(02.09.26)
Su gibi akıp giden, okuma temponu sana geri verecek, 70'ler Türkiye'sinde geçen bir Vedat Türkali romanı;

(bkz: yeşilçam dedikleri türkiye)
+1
thracia
(02.09.26)
Vedat Türkali’yi çok severim o kitabını okumamıştım listeye ekliyorum.

Dünya klasiklerinin çoğunu ve Çalıkuşu’nu okumuştum diğerlerine bakacağım.
0
🌸ekimoloji
(02.09.26)
amin maalouf kitapları olabilir,
- doğunun limanlari
- semerkant mesela.
0
sinematikcrop
(02.09.26)
Bu kısa kitabı sık sık öneririm:

Ian McEwan - Çocuk Yasası.

Bence bir bakın, oldukça düşündürücü ve sorgulayıcı bir kitaptır.
0
simderun
(03.09.26)
(14)

Yalnız vakit geçirmeyi sevenler, sırrınız ney?

thunder thunder thunder thundercats
Biliyorum, bu bir kişilik özelliği ama iyi kötü bir adaptasyon da olabilir belki.Şartlar, yaş, zaman vs. insanı (en azından beni) adam akıllı yalnızlaştırdı. Tek başıma hiçbir şey yapmak istemiyorum normalde. Ancak diğer taraftan yalnız oturmayı, gezmeyi, seyahat etmeyi vs. öğrenmem gerekiyor. Yalnı
Biliyorum, bu bir kişilik özelliği ama iyi kötü bir adaptasyon da olabilir belki.

Şartlar, yaş, zaman vs. insanı (en azından beni) adam akıllı yalnızlaştırdı. Tek başıma hiçbir şey yapmak istemiyorum normalde. Ancak diğer taraftan yalnız oturmayı, gezmeyi, seyahat etmeyi vs. öğrenmem gerekiyor. Yalnızken tek yapabildiğim bir şeyler izlemek, okumak yahut dinlemek gibi edilgen davranışlar. Hatta bir kısmı bildiğiniz iptila. Art arda toplu halde dizi bölümleri izlemek gibi...

Bir ören yerini, müzeyi, tarihi binayı, parkı, sahili, hatta kafeyi, avm'yi, konseri, etkinliği, seyahati, tatili tek başına da yaşamak, gezmek, deneyimlemek, oraların keyfini çıkatmak mümkün olmalı. Bunu nasıl başarabildiğinizi hiç düşündünüz mü?

Ben mesela bir başıma kaldım mı hemen düşünmeye başlıyorum. Ya eski sıkıntıları gözden geçiriyor, ya hayali tartışmalara giriyorum, ya da kendi kendimi yiyorum.

Bazı kurgularda çok yalnız olan karakter ruhunun bir parçasını farklı bir kişiliğe büründürüyor. Bu tarz şizofrenik bir çözüm bile albenili geliyor, inanır mısınız?...

Yalnız başınıza camdan bakıp keyifle kahvenizi içerken nasıl huzurlu kalabiliyorsunuz?
+3
thunder thunder thunder thundercats
(28.08.26)
Otur bi tane puzzle yap.
Bir müzik aleti çalmayı öğren.
Finansal okuryazarlığın ilmine varacağım de mesela.
Mesela tarihte, 'Celali İsyanları' deyip geçiştirdiğimiz, yüzyıllar sürmüş olay ne ki de, kafaya tak, öğle bir araştır ki, bir gün konusu geçerse kitap gibi dökül.
Tak bişeyleri kafaya. Bir şeyin en iyisi olmaya odaklan.
Becerebilirsen bir zaman sonra boş muhabbet, goygoy sıkmaya başlar zaten.
+4
Mirket
(28.08.26)
sessizlik.

kendi düsüncelerini dinlemek. fikir yürütmek. kendine yogunlasmak.
+2
Purple life
(28.08.26)
Mirket her zamanki gibi konuyu anlamamakta diretiyor :)

Bu bahsedilenler gibi şeyleri zaten insan yalnız yapabiliyor. İster inanın, ister inanmayın, bazen insan gezmek, görmek, eğlenmek, dinlenmek de isteyebiliyor.

Ben mesela mavi balinaların penisinin 4 metreyi bulabildiğini, tek boşalmada bir damacana sperm ifraz edebildiğini yalnızken öğrenebiliyorum zaten. Ama tatile, gezmeye, eğlenmeye, bir şeyler içmeye tek başıma gidemiyorum. Gitsem bile sıkılıyorum. Buna dair idi sorum.

Ayrıca evin duvarları puzzle dolu. Puzzle demeyin bana, dünyanın en acıklı öyküsüdür belki binlerce parça puzzlelardan defalarca bitiren insanların yaşadıkları...
0
🌸thunder thunder thunder thundercats
(28.08.26)
Biraz mecburiyetle mi başlıyor bu işten zevk almak bilmiyorum ama bendeki hissiyat bu yönde.
Belki işin içine biraz kendini sevmeyi de katabiliriz.
Kendiyle barışık insan sanki tek başına vakit geçirmekten daha kolay zevk alabiliyor diye düşünüyorum.
Benimki biraz mecburiyetle başladı, çok yakın arkadaşlarımla kavga edip ipleri kopardıktan sonra kendi başıma içmeye, yürümeye başladım ki bundan yıllar öncesine denk geliyor bu.
Şimdi bile ara ara tek başıma bi' şeyler yapmaya fırsat kolladığımı fark ediyorum arada:)
+1
kumandanim
(28.08.26)
Kendi başıma yapmazsam hiç yapamayacaktım o nedenle alıştım. Şimdi de başka insana tahammülüm yok tam tersi duruma düştüm yani.
0
peki madem
(28.08.26)
'Elimden biri tutmadan, gezemiyorum, göremiyorum, dinlenemiyorum.' deseydin, ona göre cevap verirdik Abi.

Bu arada, İnsanlar ne kadar farklı, değil mi? İlgi çekici konu deyince benim aklıma Celali isyanları geliyor, senin aklına ejekülasyon miktarları.

Seçtiğin konu bile gidip goygoy yapmalık.
-5
Mirket
(28.08.26)
@Mirket
Evet, aynen öyle.
0
🌸thunder thunder thunder thundercats
(28.08.26)
Ben içedönük (introvert) bir insanım. Bu asosyal olmak, yalnızlığı sevmek değil. Biz de sosyalleşmeyi, insanlarla beraber olmayı seviyoruz. Aramızdaki farkı sosyalleştiğimizde daha çabuk yoruluyoruz. Ben kendi adıma dünyada en sevdiğim insanlarla vakit geçirsem dahi bir noktadan sonra enerjisi biten pil gibi tükeniyorum, yapım böyle işte.

Belki bununla ilişkili belki de bağımsız ama kendi başıma oldukça iyi vakit geçirebiliyorum. Genel olarak da insanlardan sıkılıyorum. Birileriyle sosyalleştiğimde kaliteli vakit geçirmeyi tercih ediyorum, haliyle bu da sürekli mümkün olmuyor. Hatta bazen sessizce oturmak dahi çok keyifli olabiliyor ama bunları da öyle herkesle yapamıyorsun işte. Bu da beni kendi başıma olmaya çeken bir diğer sebep.

Konser, ören yeri, seyahat gibi etkinliklerde kendi başına olmak her zaman keyifli değil açıkcası. Öte yandan buralara ya çok iyi anlaşacağım birileriyle gitmeyi tercih ediyorum ya yaptığım etkinlikle onun deneyimine odaklanıyorum (rehber eşliğinde gezmek, müzeyi detaylıca incelemek vb.) ya da bir şekilde seveceğim hale getiriyorum. Bu biraz kendini tanımayla alakalı aslında. Ayrıca insanların yaşamları da türlü türlü şeylerle dolu hep. Sürekli birileriyle ortak etkinlik yapmak, buluşmak mümkün olmayabiliyor.

Son soruna gelirsek, kendi başıma bir bardak çay içip sessizce rahatlamak (şu anda, bu yanıtı yazarken dahi) kulağa çok hoş geliyor. Yalnız başına bir şeyler yapmak, yapmak zorunda kalmak çok güzel bir şey değil her zaman. Öte yandan işin içinde başka insanların olması da yalnızlığa telafi değil. İnsanlar seni aşağı çekip canını da sıkabilirler. Bence kendinize birileriyle ya da tek başınıza olmak gibi bir zorunluluk yüklemeyin. Hangisi sizi daha iyi hissettiriyorsa ona yönelin.
+4
burka
(28.08.26)
@peki madem+1
Bir de her zaman bir etkinliğe birilerini bulmak çok zor oluyor. Ya ilgileri olmuyor ya da zamanları uymuyor vs. Öyle de hayatı kaçırmamak adına önce yürüyüş, tiyatro, sinema ile başladı, sonra konser ve tatille devam etti benim kendimle vakit geçirme sürecim.
0
Amaranta ursula
(28.08.26)
Bir sırrım yok ama yalnız tatile gitmeyi bile çok severim ben, o kadar alışmışım ki bunu bir "başarı" olarak bile görmüyorum çok normal geliyor.

Belki alışık olmadığınız için yalnız kaldığınız ilk an aklınıza hemen başka sıkıntılar geliyor o andan kopuyorsunuzdur.
Başta biraz zorlayın, ben yeni bir alışkanlık kazanmak istediğimde böyle yaparım, önce kendimi biraz zorlarım sonra ya alışkanlık oluyor ya da bana göre değilmiş diyerek vazgeçiyorum.

Mesela ilk etapta üzerine düşünülmesi gereken programlar yapabilirsiniz, kafanızın başka yere kaymasına engel olabilir.
Tiyatro, sergi vs...
+1
mutekebbir
(28.08.26)
yalnız bir şey yaparken şunu düşünüyorum. yalnız yapmak hiç yapmamaktan katbekat daha iyidir. ufak şeylerle başla. yürüyüş, kahve içmek film izlemek mesela. sonra tatil konser vs devam edersin.
0
jelly bear
(28.08.26)
En keyif aldığım şey tek başıma aktivite yapmak. Ben de eskiden tek başıma dışarı çıkmayı sevmezdim şimdiyse yanımda kimseyi istemiyorum.

Şimdi evdeysen hemen üzerini değiştir, ayakkabılarını giy ve kendini dışarı at ve en yakın kahveciye gir. Kahveni iç ve bunaldığın ana kadar otur. Başta zorlanabilirsin ama bunu yaptığın anda çok mutlu olacaksın. Hadi yap şimdi, bir saat sonra da buraya nasıl hissettiğini yaz.

Gerçekten bazen biz kendi kendimizi sabote ediyoruz. Zor değil inan, bol bol düşün, kendinle kavga et hiç sorun değil.
+1
rock n roll
(28.08.26)
İçe dönük biri olduğumu söyleyemem ama insanların aşırı düşüncesiz, saygısız ve mantıksız davranması, haksızlık yaparken vicdanlarının çok rahat olması, karşıdaki insanı dinlemeden sürekli konuşmaları, hep bir beklenti içinde olmaları gibi gibi şeyleri artık ne mantığım ne ruhum taşıyabiliyor. Onun için zamanla kendi kendime ne kadar kaliteli ve bağımsız, özgürce huzur içinde vakit geçirebildiğimi fark ettim. Zaten genel anlamda düşünüp bir şeyleri analiz etmekten hoşlanan bi insanım. Bu da en iyi kendi başınayken oluyor. Ama bazıları kendinden ve kendi düşüncelerinden sürekli kaçtığı için onlarla başbaşa kalmaktan korkuyorlar. Belki o sebeple bazılarına yalnız kalmak daha zor geliyor.
0
truf
(28.08.26)
@kumandanim +1 mecburiyetten alıştım.

tek yapmasam hiç yapamayacaktım. demek ki senin etrafında insanlar var ki birlikte yapabileceğin beraber yapıyorsun, keyfini çıkar.
0
euteamo
(29.08.26)
(4)

Yurt dışından ps5 pro almak

dizicolleague
Bizde 67.000 tl, oradan alırsam 47.000 civarına geliyor. Tax free ile alacağımı aldığım ve burada yüzde 30 vergimi verdiğim durum bu. Burada vergi vermesem 42 civarı olur zaten.Yanımızda getirdiğimiz mal 430 Euro üzerindeyse yüzde 30 kdv var diye biliyorum. Bunlar tek ps5 getiren biri için de geçerl
Bizde 67.000 tl, oradan alırsam 47.000 civarına geliyor. Tax free ile alacağımı aldığım ve burada yüzde 30 vergimi verdiğim durum bu. Burada vergi vermesem 42 civarı olur zaten.

Yanımızda getirdiğimiz mal 430 Euro üzerindeyse yüzde 30 kdv var diye biliyorum. Bunlar tek ps5 getiren biri için de geçerli mi acaba geçen veya taktik veren olursa memnun olurum.

Almanya'dan alacağım.
+1
dizicolleague
(28.08.26)
kendine alabilirsin vergisiz. herhangi bir problem yaşamadan da getirirsin. yani ben yaşamadım. kutusu vs hepsi duruyordu. bazıları kutuyu aç hatta kutudan çıkar fln demişti ama etiketini bile sökmeden getirdim ben valizin içinde
+1
bravoteam
(28.08.26)
yuzde 30 kdv diye bir kavram yok.
0
baldur2
(28.08.26)
400€ gibi bir miktardan sonra aldığınız ürünler için KDV ödemek durumundasınız gümrük kurallarına göre.

Ama takan yok. Hiç de duymadım. Siz sadece kendiniz için 1 tane getirin, bir şey olacağını sanmıyorum, ben de yaşamadım problem.

Ama kötüye kullanmaya çalışırsanız (satmak amacıyla almak/ 2 tane gibi şüpheli durumlar) hiç acımazlar.
+1
substituent
(28.08.26)
Selamlar

Sorunuzun resmi yanıtını şurada bulabilirsiniz. ticaret.gov.tr Gerisi havalimanındaki görevlilerin inisiyatifine kalmış bir durum ama kişisel kullanım için getirilen bilgisayar, tablet, konsol vb. vergiden muaf diye biliyorum. En olmadı kutusundan çıkartıp koyun bavulunuza.
+1
burka
(28.08.26)
(7)

Sağlıklı veya düşük kalorili meze ve atıştırmalık önerileriniz

creepy
Beslenmeme dikkat etmeye başladığımdan beri kahve veya alkol yanında düşük kalorili bir atıştırmalık bulamadım. Yeme diyeceksiniz tamam ama arada arıyor insan. Şu ana kadar benim denediklerim şunlar: Meze olarak salatalık dilimleyip hafif tuzlamak, bir avuç içini geçmeyecek kadar badem, kaju, yüksek
Beslenmeme dikkat etmeye başladığımdan beri kahve veya alkol yanında düşük kalorili bir atıştırmalık bulamadım. Yeme diyeceksiniz tamam ama arada arıyor insan. Şu ana kadar benim denediklerim şunlar:
Meze olarak salatalık dilimleyip hafif tuzlamak, bir avuç içini geçmeyecek kadar badem, kaju, yüksek oranda bitter çikolatalardan küçük bir parça, az yağlı mısır cipsi küçük bir kaseyi geçmeyecek kadar.
Sizin önerileriniz var mı?
+1
creepy
(27.08.26)
Rakı mezelerinden bazılarını evde yapmak çok kolay. Atom, haydari ve humus mesela.
Tatlı olarak yoğurtlu ve meyveli gece yulafı. Kahvenin ve çayın yanında çok güzel olur.
+1
auroraaurora
(27.08.26)
alkol yanında turşu (bulabilirseniz tuzu azaltılmış), havuç, kereviz sapı (fazla aromatik kaçabilir), kuşkonmaz olabilir. yağsız ve az tuzlu patlamış mısır (makinede yapılabilir) ya da pirinç/mısır/karabuğday patlağı şeklinde atıştırmalıklar olabilir.

kahve yanı için alternatif pek yok. sadece muz/kakao/yumurta karışımı ile hazırlanan unsuz kekimsi atıştırmalıkdan yapabilirsiniz. şeker oranını düşük tutarak veya stevia gibi tatlandırıcılar kullanarak veya hiç kullanmayarak yapabilirsiniz bunu.
+1
shadowfollower
(27.08.26)
Frambuaz
Armut
Kuşkonmaz

www.instagram.com
+1
Mirket
(27.08.26)
gerçi biliyorsunuzdur ama en yüksek kalori alkolde var. sanırım dengelemek istiyorsunuz. bunun için ege mutfağı mezelerini tavsiye ederim. baştan söyleleyim rakı ve şarap için idealdirler.. cibes. arapsaçı, ıspanak, fava, enginar, cacık ve bilumum yoğurtlu mezeler.
+1
ground
(27.08.26)
Ben alkolün kalorisini düşürmek için cin maden suyu limon olarak tüketiyorum.

Atıştırmalık olarak kalorisi çok düşük olmasa da nohut cipsi alırsanız en azından biraz protein almış olursunuz.

Ben karabuğday patlağı çok seviyorum ama alkolle nasıl gider bilmiyorum.
+1
screwedup2
(27.08.26)
Mantarların hepsi çok düşük kalorili ve lezzetli şeyler. Tavada biberiye, defne, taze kekik vs. otlarla çevirip hafif tuz ve karabiber ekleyip kafanıza göre kullanabilirsiniz.

Brüksel lahanası var, çok az zeytinyağını fırçayla üstlerine sürüp hafif tuz karabiber ekleyerek ısınmış fırında 10dk tutarsanız harika oluyorlar.

Deniz börülcesi ekşilemesi zaten müthiş bir şey. Haşlayıp kılçığını sökeceksiniz, bol limon ve sarımsakla sos hazırlayıp üstüne dökün.

Peynirli cevizli roka salatası alkolün yanında çok iyi gidiyor.

Yoğurtlu mezeleri light yoğurtla deneyebilirsiniz. Yağsız yoğurtlar kilo vermede de yardımcı zaten kalsiyum sayesinde. Yağsız yoğurt işin içine girince sayısız mezenin kilidini açmış oluyorsunuz zaten.

Kışın abartmamak kaydıyla kabak fırınlayabilirsiniz. Migrosta satılıyor çoğu zaman, hokkaido kabağı var. Bunu dilimleyip baharatlayıp doğrudan fırına atıyorsunuz hiç uğraştırmıyor.
+2
akhenaten
(27.08.26)
Havuç taratora ne dersiniz? Yoğurtlu meze, zeytinyağı ve sarımsak ile kavrulmuş havuç yoğurt ile servis ediliyor. Hem lezzetli hem de yapması çok pratik ve kolaydır. Biraz bol yapıp ertesi günler için de saklayabilirsiniz. Zaman ile lezzeti de artar.
0
burka
(28.08.26)
(2)

kişisel muhasebe işleri

wop
gelirimi giderimi takip etmek için biraz detaylı bir şey arıyorum.migrostan 14.08.2026 da 5 lt su aldım 40 lira gıdakuru temizlemeye kıyafet bıraktım 15.08.2026 100 lira kişisel harcamakyk 3. taksit ödedim borçböyle böyle mağaza, ürün/hizmet, kategori vs girebileceğim bir sistem arıyorum.firefly iii
gelirimi giderimi takip etmek için biraz detaylı bir şey arıyorum.
migrostan 14.08.2026 da 5 lt su aldım 40 lira gıda
kuru temizlemeye kıyafet bıraktım 15.08.2026 100 lira kişisel harcama
kyk 3. taksit ödedim borç
böyle böyle mağaza, ürün/hizmet, kategori vs girebileceğim bir sistem arıyorum.
firefly iii e baktım ama biraz fazla gibi benim için.
bunu nasıl yapabilirim? özellikle mobilden de veri girebilmem lazım.
0
wop
(14.08.26)
Board by Budgetbakers deneyin. Ben de 3-4 yıl önce excel üzerindeki kişisel finans kayıtlarımı eli yüzü düzgün bir yere geçirmek istemiştim ve Board'da karar kılmıştım. Çok memnun kalırsın, baya iyi bir uygulama geliştirmişler.

budgetbakers.com

O zamanki entryimi (3 sene önce girmişim) ve ekşisözlükte yazdığım incelemeyi buraya bırakıyorum:

www.eksiduyuru.com
eksisozluk.com
+3
burka
(14.08.26)
eyvallah bu işimi görecek gibi.
+1
🌸wop
(16.08.26)
(6)

bilgisayar temizlemek için şöyle bir alet alsam iş görür mü?

Rondak
https://www.hepsiburada.com/mioji-mio-ad72-3000mah-46000rpm-3-kademeli-tasinabilir-guclu-hava-ufleme-ve-vakum-cihazi-pm-HBC0000620TLOonu kullanma bunu kullan diyeceğiniz bir alet var mı?
www.hepsiburada.com

onu kullanma bunu kullan diyeceğiniz bir alet var mı?
0
Rondak
(11.08.26)
Bence bu iş için çok uygun bir cihaz gibi görünüyor, özellikle de dizüstü bilgisayarlar için. Kasa tipi bilgisayarlar için belki yetersiz kalabilir ama telefon, tablet, notebook vb. cihazlarda rahatlıkla kullanılır.
+1
burka
(11.08.26)
puanlara ve yorumlara bakınız, özellikle çok yorum varsa. 3.9 puanlık ürün alınmaz, hele ki çok fazla alternatif varsa. bunlarda 100gram, 300 gram, 500gram hava basan (tartıya hava basıyor ve çıkan ağırlığa bakıyorsun) seviyeler var. bu muhtemelen 50gram bile basamıyordur. 200 altı zaten oyuncak.

yani aç videosuna bak, saç kurutma makinesini tutsan daha çok işe yarar.
youtu.be
0
razzraziel
(12.08.26)
bende buna benzer bir tane var wolfbox (daha ucuz olan modeli) inanilmaz degil ama epey iyi. bu aletten daha guclu olabilecek tek sey shopvac'i hava ufler hale getirmek, ama o da cok buyuk oldugu icin kullanisli degil.

Hatta bence bu o sıkıştırılmış sprey hava tuplerinden daha iyi calisiyor.
0
compumaster
(12.08.26)
@compu

Ya Senin fiyatlardan haberin yok ya da tr de yaşamıyorsun :)

Wolfbox çoğundan kaliteli bir ürün ve sanırım fiyatı 10k civarı ama artık türkiyede satılmıyor galiba aradım ama bulamadım.
0
🌸Rondak
(12.08.26)
Bende şundan var www.hepsiburada.com

Bilgisayar, araba, çadır, kapı önü, balkon vs. her yerde kullanıyorum gücü de yeterli yani.
0
ananiyimioguz
(12.08.26)
evet turkiyede yasamiyorum :)
0
compumaster
(12.08.26)
(4)

Tek vitesli/sabit vites yetişkin bisikleti nerede satılır?

Buddrick
İnternette bulamadım, bileniniz var mıdır acep?
İnternette bulamadım, bileniniz var mıdır acep?
0
Buddrick
(07.08.26)
Merhaba

Bahsettiğiniz bisikletlere "fixie, fixed gear" deniyor, Türkçe karşılığını için genelde "sabit vitesli bisiklet" kullanılıyor. Benim aklıma hemen bisan klasik bisikleti geldi ki zamanında 1 yıla yakın kullanmıştım. Düz yollar, kısa mesafeler için çok uygundur. Bir nevi ufak alışverişlerde, gündelik ulaşımlarda ayağınızı yerden kesmek için ideal bir taşıttır. Bakımını düzenli yaptığınız sürece yıllarca sorunsuzca kullanabilirsiniz. Aşağıda internet sayfasını bırakıyorum, inceleyebilirsiniz:

www.bisan.com.tr
+2
burka
(07.08.26)
Bunlar çok hantal ve ağır.
0
🌸Buddrick
(07.08.26)
piyasada çok çeşit yok gibi.
www.deltabisiklet.com

bu arada fixie ile single speed farklı şeyler. benim link attığımda her iki özellik de mevcut.
fixie'de her halükarda pedal dönmek zorunda.
+1
lazpalle
(07.08.26)
Egede çoğu ilçede dolu bunlardan. Nazillide her bisikletçide var.
0
mikahakkinen
(07.08.26)
(7)

Budapeste seyahati

bosver nicki
Herkese selam,Yarin bi 5 gunluk Budapeste ziyaretim olacak, tavsiye veya ipucu verebilecek arkadaslar varsa cok sevinirim, toplu tasima, gunluk pratiklerle ilgili vs cok daha iyi olabilir. Bir de forint almaya gerek gormedim, ihtiyac duymam diye ama almali miyim yanima?Cok tesekkurler simdiden.
Herkese selam,

Yarin bi 5 gunluk Budapeste ziyaretim olacak, tavsiye veya ipucu verebilecek arkadaslar varsa cok sevinirim, toplu tasima, gunluk pratiklerle ilgili vs cok daha iyi olabilir. Bir de forint almaya gerek gormedim, ihtiyac duymam diye ama almali miyim yanima?

Cok tesekkurler simdiden.
0
bosver nicki
(07.08.26)
yok ya kredi kartından harcayabilirsin.
budapest go diye bi app vardı ordan haftalık ticket alabilirsin. otobüslerde metrolarda falan kontrol oluyor bazen al kesinlikle yoksa cezası var.

parlamento binası için ben avrupa vatandaşı bileti almıştım kimliğe bakmamışlardı.. daha ucuz oluyor.

akşam karşıdaki metro istasyonlarından bi durağa gidip orda inip parlamento binasını gece izleyebilirsin baya güzel oluyo.
0
jelly bear
(07.08.26)
Selamlar

Budapeşte'de muhteşem spa, kaplıca otelleri vardı. Gündelik kullanım için giriş yapabiliryosunuz ve fiyatları hesaplıydı. Aşağıya zamanında ziyaret ettiğim bir tesisi bırakıyorum. 5 gün Budapeşte'de kalacaksanız uğramanız için yeterli vaktiniz olacaktır. Bu tür termal merkezlere biraz ilginiz varsa çok seversiniz, özellikle tavsiye ediyorum.

Resmi Web Sitesi: www.gellertbath.hu
Instagram Sayfası: www.instagram.com
0
burka
(07.08.26)
İmkanınız varsa bir günü termal tesiste geçirin. Ben Gellert’a gitmiştim ama geçen yaz sonunda kapandı ve restorasyona girdi.

Nehrin karşı kıyısına geçecek olursanız, Gül baba türbesi var, cennetten bir köşe gibi; özellikle gitmeyin ama yolunuz düşerse bakarsınız.

Bu sıralar Budapeşte’nin en önemli olayı; Tuna nehrinin su seviyesi kritik derecede düştüğü için tonla keşif yapıyorlar. Mesela bu hafta rhino fosili, ikinci dünya savaşı gemisi ve motosikleti gibi şeyler bulduklarını duyurdular, benim rastgeldiğim. İlginiz varsa köprülerden bu çalışmalara göz atın derim.

Su seviyesinin düşmesi sebebiyle santrallerini kapattıkları için gece önemli binaları aydınlatma işini de askıya almışlar; dün turistlerin şikayet ettiği bir videoya denk geldim bununla ilgili.

Bir de ben hiç vakit ayıramadım ama şehrin her yerine serpiştirilmiş küçük çeşitli figürlerden bronz heykeller var (boyları 10 cm civarında); turistler gezerken bunları tespit edip foto paylaşmayı çok seviyor.
İyi gezmeler.

Ekleme: Her yerde kk geçiyor. Tr’deki tl hesaplarınızdan oradaki bankalarla anlaşmalı olan birinden ufak tefek harcamalar için bir miktar forint çekmeniz en makulü olur. Anlaşmalı banka yoksa bile komisyon az bişey artar; buradan fahiş fiyattan almaktan her türlü uygun olur. Tl hesabınız olan Tr kartınızı ATM’ye takıp direkt forint çekebiliyorsunuz özetle.

Bir hafta kalacaksanız, tek tek bilet almakla uğraşmaktansa, bizim dijital uygulamalar gibi olan Budapest go uygulamasını indirip yükleme yaparak kullanmanızı öneririm. Bisiklet kiralamada falan da geçiyor.
+1
lil siztah
(07.08.26)
Bu arada Budapeşte'de yaşanan enerji arzı problemi yüzünden geceleri parlamento binası vs. aydınlatılmıyor bir süredir. Ne zaman çözüleceği ile ilgili de net bilgi yoktu en son. Aklınızda olsun.

www.reuters.com
0
himmet dayi
(07.08.26)
budapeste'deki termalleri yaz vakti ben tavsiye etmem cünkü olayi bana kalirsa kisin -5 derecede disarida suda olmak. gellert olsun, szechenyi olsun, rudas olsun hepsinin acik hava havuzlari var, sicacik su icinde hic üsümeden kisin takiliyorsunuz. hele rudas'in manzarasi muhtesem ama yaz vakti bana kalirsa cekilecek sey degil. ben bilmiyorum sahsen ama varsa soguk termal var mi budapeste'de onu arastirabilirsiniz.

döviz bürosu olarak en iyi kur suradaydi: maps.app.goo.gl
makas da almiyordu. muazzam bir yerdi. gördüm ki tabelasi seneler icinde sürekli degismis el degistirdigi icin, su an nasil bilmiyorum ama ihtiyac olursa bakabilirsiniz.

tuna kenarinda can togay'in yaptigi anit heykel var, onu ayrica yazayim.
parlamento'dan tur alin bence, ici cok güzel. paraya kiyabilirsiniz orada.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.08.26)
- Sir Lancelot Medieval Restoranı tavsiye ederim. Atmosferi güzeldi, baya hoşuma gitmişti.

- Özgürlük heykeli var. Gellert tepesinde. Sovyetlerin, Almanları tokatlaması üzerine yapılmış. Anıt güzeldi.

Ayrıca, dolandırma yöntemleri var. Turist gibi görünümlü biri yanına geliyor, diyor kayboldum. Aniden başka biri çıkıyor, diyor ben sivil polisim, siz burada ne yapıyorsunuz. Üzerinizde euro var mı cüzdanı gösterin diye darlıyor. Bilginize.
0
put it in your appropriate place
(07.08.26)
avrupa’da euro zone dışında yerel para birimine ihtiyaç duymadığım tek ülke macaristan olmuştu ilginç biçimde. her yerde kk geçiyor.

5 gün budapeşte için bana biraz fazla geldi, 3 gün ideal gibi. yarım günlük bir szentendre gezisi, bir gün de yüzmek için balaton gölüne gidebilirsiniz.
0
phoarbix
(08.08.26)
(3)

O kulaklık mı bu kulaklık mı?

kizil karga
İki kulaklık arasında kararsız kaldım biri Bose QuietComfort Ultra diğeri Sony WH-1000XM6, siz ne diyorsunuz bu ikisi arasında? Ya da benzer bi öneriniz olabilir mi birader bak bu da iyidir gibisinden?*Kafaüstü olmalı.
İki kulaklık arasında kararsız kaldım biri Bose QuietComfort Ultra diğeri Sony WH-1000XM6, siz ne diyorsunuz bu ikisi arasında? Ya da benzer bi öneriniz olabilir mi birader bak bu da iyidir gibisinden?

*Kafaüstü olmalı.
0
kizil karga
(04.08.26)
Valla ben Bose Quiet Comfort kullanıyorum, noise cancellation özelliği ve kullanım konforu çok iyi. Herhalde 7-8 sene olmuştur. Kendi adıma dizi izlerken, müzik dinlerken çok memnunum.

Öte yandan bir arkadaşım tam bu model, Sony WH-1000XM6 kullanıyor. Dünyanın en iyi kulaklığı olduğunu iddia ediyor. Ses konusunda takıntılı derecede ilgili birisiyle konuştum (adam kendi ses odasını filan tasarlamış birisi, en en en ince detaya kadar bizzat yapmış. 2-3 yılını almış), en iyi kulaklığı ve ardından Bose'i sordum. Hemen Sony dedi, Bose için de "Bizim camiada Bose için Buy Other Sound Equipment" diye bir laf söyleriz diye belirtti. Seçim sizin.
+2
burka
(04.08.26)
Bose NC700 kullanıyorum ve kesinlikle Sony derim.
+1
kimlanbu
(05.08.26)
bose QCU kullanıyorum; çok memnun olduğumdan şimdi kulak içi olanına da bakıyorum. sony'i hiç kullanmadığımdan bilemiyorum ama.
not: bu arada mümkünse, yurtdışından ürün getiren kişilere kore'den getirtmeye çalışın. burada 20 bin lira iken 12'ye almıştım ben.
+1
lil siztah
(05.08.26)
(7)

Low anketimsi - en severek kullandiginiz atasozu/deyim

üğpoıuy
Kullanmak zorunda da degilsiniz. "Oha ne guzel tespit, kimin aklına gelmis" dediiniz atasozu ya da deyim hangisi?Benimki "kurdun dişine kan değdi"
Kullanmak zorunda da degilsiniz. "Oha ne guzel tespit, kimin aklına gelmis" dediiniz atasozu ya da deyim hangisi?

Benimki "kurdun dişine kan değdi"
0
üğpoıuy
(03.08.26)
"Karıncayı sikiceksin ama belini incitmeyeceksin"

Kullandığımdan değil ama düşününce o ince sahtekârlığı, işi bilmeyi ifade eden bu deyimde bir zarafet de görmüyor değilim doğrusu...
0
burka
(03.08.26)
Alışmadık götte don durmaz.

Bu hem huylu huyundan vazgeçmezi kapsıyor hem de katran, şeker ve cinsin cinse çekmesi hadisesini kapsıyor.

Yani bir insan alışık olmadığı, kendine uygun olmayan bir şeyi sürdüremez, kalıcılık olmaz (huylu huyundan vazgeçmez). Hem de bunu yaptırmaya çalışırsanız veya kendisi sürdürmeye çalışırsa eğreti durur yani orjinali neyse odur. (Katran ve şeker hadisesi).
+1
akhenaten
(03.08.26)
cok severek kullandigim birkac söz var.
ilk aklima gelen, kicima yilan kacmis cikaracak leylek ariyorum.
ayda bir falan kullanirim.

bir digeri, lahanayi yerken kitir kitir sapina geline meee.

yeri gelince gene hic kacirmadan sarf ettigim:
cingeneye beylik vermisler önce babasini asmis ve katrani kaynatsan olur mu seker, cinsine sictigim cinsine ceker.
hic kacirmam. tahsin sütcüoglu bir, ben iki.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
"lahanayi yerken kitir kitir sapina geline meee. " +1

kullanmadığım ama hakkıyla kullanacak insanları tanıdığım için
www.instagram.com
+1
kisa
(03.08.26)
fakire simit vermişler yamuk demiş.

aslında bunun doğrusu "fakire hıyar vermişler bu eğri demiş" olacak ama simitli versiyonu kullanırım.
+2
himmet dayi
(03.08.26)
Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz.
+1
selenophile
(03.08.26)
kiyakciligin sonu ayakciliktir.
kurt yedigi ayazi unutmaz.

yabanci olarak:
fortune favors the bold
+1
cooperr
(04.08.26)
(13)

Doğal pırlanta - lab grown pırlanta bu işin raconu nedir?

tchuck
kafalar karışık. beğendiğim modelin düzgün gözükmesi için karatın biraz yükselmesi gerekiyor, o da yükselince berraklık ve renk sınıfları "tatmin edici" düzeydeyken benim bütçemi aşmış oluyor.lab-grown için ise bütçem yetiyor (hatta bütçemin altında da kalıyor)şimdi normal koşullarda bakıyorsun lab-
kafalar karışık. beğendiğim modelin düzgün gözükmesi için karatın biraz yükselmesi gerekiyor, o da yükselince berraklık ve renk sınıfları "tatmin edici" düzeydeyken benim bütçemi aşmış oluyor.

lab-grown için ise bütçem yetiyor (hatta bütçemin altında da kalıyor)

şimdi normal koşullarda bakıyorsun lab-grownun tek dezavantajı sataren para etmemesi.
ama doğal pırlanta da satarken hayvan gibi değer kaybetmiyor mu?

labgrownu 120-130bine aldım diyelim, satarken 0tl etti.
doğalını alayım desen aynısı 250-260binlerde olacak %50 zararla satsan yine aynı hesaba denk geliyor.

ama tabi işin raconu nedir bu işlerde onu da bilmiyorum. "lab grown alınır mı hiç" falan diye eleştirilmek de istemiyorum millet tarafından.

"olması gereken" değil de, direkt algı ve "gerçekler" olarak bakarsanız bu işin "doğrusu" nedir?
0
tchuck
(03.08.26)
bi de bu natural pırlantayı satarken yarıya düşüyor kısmını chatgpt söyledi. eğer o kadar düşmüyorsa tabi o zaman senaryom değişir de.

dediğim gibi çok ciddi fiyat farkı oluyor.
ve görünüm olarak da iyi kalite bir lab-grown taş alınca sanırım dışarıdan da natural mı değil mi başkasının anlama imkanı yok?
0
🌸tchuck
(03.08.26)
Teklif için alıyorsunuz sanırım; öyleyse satış değerine neden bu kadar takıldınız anlamadım. Teklifte gelen pır’ını satan tanıdığım olmadığı gibi, en iyisi bile en kötü yatırım sonuçta. Ben olsam lab alır geçerdim; etik olması da cabası.
0
lil siztah
(03.08.26)
Selamlar

Kuyum, mücevherat işlerine hakim değilim ama bildiğim 1-2 şey var. Öncelikle satın aldığın mücevher, elmas dükkandan adımını attığın zaman 2. el statüsüne giriyor ve fiyatı oldukça düşüyor. Nedeni, nasılı nedir bir fikrim yok. Bence sektör dinamikleri olmalı, neticede doğanın en dayanıklı maddesine insan ne yapabilir ki. Başka bir açıklama getiremiyorum.

Diğer nokta ise doğal elmas ile laboratuarda oluşturulmuş olan arasında artık bir fark yok. Yani doğada olandaki gelişim süreci atıyorum 200.000 yıl ise yapay olanda bu süreci hızlandırmanın imkanı bulunmuş. Bu yüzden de galiba amerikanın başı çektiği bir yasal karar ile birlikte gerek doğal gerekse de teknik yöntemler ile oluşturulan elmaslar filan eş kabul ediliyor çünkü sonuç aynı oluyor. Arada farklar vardır ama işin özeti bu.

Kendi adıma bu tür şeylere hiç tamah etmem. Altınmış, ziynetmiş umurumda olmaz doğrusu. Öte yandan alacak olsam estetik güzelliğe göre karar verir, ömür boyu elimde tutacakmış gibi düşünürdüm. Fiyatı düşüyormuş, değeri azalıyormuş diye bakmazdım. Belki yarın bir gün onu ailemden birine verirdim mesela. Bu doğal, lab grown filan türü şeylerde de insanların haklılık payı olmakla birlikte yan yana 10 tane ürün koysak kimse kolay kolay "Bu şu ürün, b sınıfı bir taş" filan diye söyleyemez. İstiyorsanız bir deneme yapın hatta. Satın aldığınız ürüne "Bu lab grown" diyip yüksek bir fiyat söyleyin. Sonrasında da "Ya aslında bir tanıdıktan 2. el gerçek pırlanta aldım" diyip oldukça hesaplı bir ödeme yaptığını anlatın. Emin olun insanların verdiği yanıtlar ve tepkileri değişecektir. Mücevherattan girdik davranışsal psikolojiden çıktık : )
+1
burka
(03.08.26)
Çok karışık değil aslında

Elması elmas yapan o taşa yüklenen zihinsel değer. Bu açıdan eğer sizin için veya simgesel olarak olayın kendi içinde "elmas" önemliyse şekle şemale çok takılmadan elmas tercih edersiniz. Yani "benim elmasım var" diyebilmek mümkün oluyor burada. Hafiften koleksiyoncu psikolojisi var. O şeyin kendisini bizzat elinizde tutuyorsunuz. Lüks tüketim malı alma fikrinin özünde de bu var zaten.

Ancak sizin için bu parça aksesuar olacaksa, belli bir durumda, belli bir şekilde görünmesi, o görünüşün sizin estetik algınıza uyuyor olması onun oluştuğu maddenin ne olduğundan daha önemliyse o zaman sentetik tercih edeceksiniz. Çünkü burada amacınız belli bir objeye sahip olmak değil, belli şekilde görünen bir objeye sahip olmak.

Mesele "sahiplik" ve onun sembolik anlamıysa ufacık bir elmas kaşıkçı elması kadar bir sentetikten daha tatmin edici olabilir. Mesele "görünüşse" tam tersi daha iyi olabilir.
0
akhenaten
(03.08.26)
peki bu laboratuvar taşlarında, seritifkaları tamamsa (gia ve igi), renk ve berraklık istedğim standarddaysa kimin ürettiğinin bir önemi yok doğru muyum?
0
🌸tchuck
(03.08.26)
Hocam lab taşlarda GIA IGI gibi sertifikalar yok, onlar doğal taşlara sertifika veren kurumlar. Lab grownun kendi sertifikaları var, kimin ürettiği görece önemsiz evet, yapay bir taştan bahsediyoruz sonuçta. Renk berraklık istediğiniz gibiyse tamam zaten.


İşin değer kısmına girmeyin hiç, yatırımlık bişey almıyorsunuz, yatırımlık alacaksanız gram altın alacaksınız :)

Bu arada taşta aradığınız renk ve berraklık kriterleri nedir merak ettim.


başka sorunuz varsa cevaplayayım.
0
kumandanim
(03.08.26)
@kumandanim,

GIA ve IGI sertifikaları labgrownlarda da oluyor diye okudum ben? hatta birden fazla yerde okudum sahte mi bu bilgi?

yani anladığım kadarıyla F renk, VS1 berraklık yeterli bana ama çok da kararsızım.

açıkçası en çok çekindiğim şey lab pırlanta alıp da kıymet vermiyormuşum gibi gözükmek. aslında ben görüntüsü daha güzel, daha içe sinen bir şey almak istiyorum. sırf natural olacak diye eşşeğin bi tarafındaki kelebe gibi bir şey almak istemiyorum da. şimdi biri lab-grown diyip bi laf eder vs altında ezilirim diye de tırsmıyor değilim.
0
🌸tchuck
(03.08.26)
Hocam şimdi listeye baktım, düzeltiyorum evet IGI sertifika var ama GIA yok, büyük ihtimalle de olmaz zaten, % 99.9 diyebilirim:)

f vs1 sizin için yeterliyse ok. size şunu söyleyeyim vs1 çok temiz bir taş için kriter ama gerçekten bu kdr temiz bir taş almanıza gerek yok, si1 hatta düzgün bir si2 bile haydi haydi işinizi görür, farkı çıplak gözle göremezsiniz zaten, çıplak göz bir yana lupla bile baksanız göremezsiniz.

O yüzden berraklık yani clarity kriterinizi daha aşağı çekin derim.
F çok güzel beyaz renk bir taştır, bunda da mesela g rengine bakabilirsiniz.

siz bence g renk si2 berraklık istediniz karatta bir taşa bakın, o taşın fiyatı bütçenizi aşmıyorsa bu iş tamamdır. aşıyorsa sonrasını tekrar istişare edelim hocam :)
0
kumandanim
(03.08.26)
@kumandanim abi vallahi şimdi yurtdışu kaynaklara da baktım gia sertifikası var diyor ama uzmanı olduğum bi konu değil zaten kafam da akarışık sdfsd.

G color, si2 berraklıkta ürünler için de yine 1.2 karatta bile 200bin liraları görüyoruz gördüğüm kadarıyla. hani bu ucu ucuna bütçemi karşılar belki ama, bu sefer de karat beklediğimden küçük kalıyor. kafalar allak bullak.
0
🌸tchuck
(03.08.26)
1.2 karat bile demişsiniz aşırı şaşırdım yav. Ben ve arkadaşlarım 0.32 0.40 vs. şeylerle teklif ettik evlendik mutluyuz çok şükür. Normalde buna karşı olan kadınlar da var kimi hiç istemiyor. İsteyen de öyle 1 karat mı istiyor demek vay anasını. Ben olsam eş adayının fikrini alırdım mesela vegan bi kız lab grown'u da ister, dümdüz bi kız illa gerçek taş olacak diyebilir falan.

not: bu arada satışı düşünmeden alıp geçeceksin, zaten boşanırsanız falan kadın satar o da sizi ilgilendirmez :D
0
nhk ni youkosu
(03.08.26)
@nhk,

ben mutluluğa mutsuzuğa dair bir şey mi dedim anlamadım? istediğim modelde karatın biraz daha büyük olması gerekiyor, 1 karatta vs. olması gerekenden küçük duruyor o yüzden "bile" dedim. bir şeyi küçümsemeye çalıştığım veya "bu olmazsa mutsuz olucaz" vs diye değil.
0
🌸tchuck
(03.08.26)
@tchuck, anladım fakat bu işin doğrusu yok işte. Fuzuli olarak şişirilmiş bi piyasada parlak taşlar alıp eşlerimize hediye ediyoruz. Penguenin güzel yuvarlak taşlar bulup eşine vermesi kendini beğendirmesi gibi bişey.

raconu ne diye sorarsan kapitalistler direkt "en az 1 maaş vermelisin" vs. şeyler diyecekler.
0
nhk ni youkosu
(03.08.26)
Bu işin doğrusu yanlışı yok tabi ki. 0,30 doğal pırlanta ile de mutlu olunur 1,00 lable de, mutluluk işini buna endekslemek yanlış bir parametre.

gönlü olmayana 5 ct doğal tektaş yapsan " niye 6 değil bu ? " der. o yüzden herkeste çalışan tek bir mutlak formül yok.

Burada taşın doğal ya da lab olacağı, karatı fln aslında çoğunlukla müstakbel eşinizin hassasiyetlerine göre değişiyor.
+1
kumandanim
(04.08.26)
(3)

Notion mu Obsidian mı?

skr1292
Notion ücretsiz her cihazda senkronize ama Obsidian gözüme çok daha hoş geliyor.Obsidian'ı senkronize etmek için farklı yöntemler denedim ama stabil değil maalesef illa para vermek gerekiyor.
Notion ücretsiz her cihazda senkronize ama Obsidian gözüme çok daha hoş geliyor.
Obsidian'ı senkronize etmek için farklı yöntemler denedim ama stabil değil maalesef illa para vermek gerekiyor.
0
skr1292
(30.07.26)
macos / ios'ta kullanıyorum obsidian'ı icloud'a ekledim vault'u ve sync'te sorun olmadan kullanıyorum.

diğer işletim sistemleri için de çalışabilir bu yöntem.

--
bu sync mevzusu dışında da obsidian notion'dan daha iyi.

notion çok fazla özellik ekledi, iyi de oldu hatta her şeyi notion üzerinden götürebilirsiniz ama çoğu zaman sunduğu özelliklere gerek olmuyor.
lazım olunca da obsidian'a eklenebiliyor zaten.

ayrıca bakmak isterseniz reddit'te bu konuda güzel bir yer var: www.reddit.com
0
biseysorcaktim
(30.07.26)
hocam ios telefon, windows pc, windows pc de ben de icloud'a vault'u ekleyip kullandım. daha sonra windows pc de yaptığımı icloud'a atmadı. senkronizasyon çöp oldu.

açıkçası uğraşmak istemiyorum bir de. yok onu aç bunu ayarla falan.
0
🌸skr1292
(30.07.26)
Selamlar

Sorunuzdan bağımsız bir de Notesnook'u incelemenizi tavsiye ederim. Ben 2 yılı ücretli pro versiyonu olmak üzere 3 yıldır kullanıyorum, çok memnunum.

notesnook.com
+1
burka
(01.08.26)
(11)

Diyelim ki birden 200 milyonunuz oldu

yenibirgüzelnick
Nasıl değerlendirirsiniz? Hayatınızın sonuna kadar çalışmamak için nasıl bir yatırım yaparsınız?
Nasıl değerlendirirsiniz?
Hayatınızın sonuna kadar çalışmamak için nasıl bir yatırım yaparsınız?
0
yenibirgüzelnick
(24.07.26)
Msci world + emerging markets and chill
-1
Purple life
(24.07.26)
Güvenli oynayacaksan kendini kanıtlamış global bir ETF'ye yatırarak
0
nahtoderfahrung
(24.07.26)
Sizin hayat lüksünüze göre değişen bir şey bu. Her gün 100 bin dolar (afaki) harcayacaksanız öyle bir kar getirecek yatırım aracı yoktur yeryüzünde. Bence yatırım aracından çok, öncelikle sizin ömür boyu aylık/haftalık/günlük harcayacağınız ortalama tutarı belirlemeniz gerekiyor. Buna göre de yatırım araçlarının geçmiş performanslarını değerlendirip kendi risk iştahınıza ve harcamak isteyeceğiniz tutar analizinde altın noktayı bulup karar vermeniz gerekiyor.

Not: Yatırım uzmanı değilim. Ekonomist hiç değilim. Kısaca bu bilgiler bir profesyonel fikir değil.
+1
ulukayin
(24.07.26)
hayatımın sonuna kadar bana yaşamak istediğim hayatı fazlasıyla yaşatacak bir para. o yüzden riskli yatırımlardan kaçınıp, paranın değerini korumaya odaklanırım. Gayrimenkul, altın, tahvil, farklı ETF'ler vb biraz parçalayarak riski minimize etmeye çalışırım.

Bir yandan dışarıdan SGK'mı yatırırım, dünyanın bin bir türlü hali var xD
0
bobinhoo
(24.07.26)
en basitinden yapıkredi para piyasası fonuna koyarsanız stopajın düşülmüş haliyle 5.5milyon civarı aylık getiri alırsınız. bu paradan da her ay 5milyonluk bir 1+1 daire alıp, 500biniyle geçinirseniz 12 ayın sonunda 12 tane daireniz olur. Ortalama 30bin kiradan 360 bin gelir de ordan gelir ve katlanarak artar.
-1
zozjotejmnk
(24.07.26)
4.227.356 dolar ediyor. 60 yıl yaşasam 720 ay, ayda 5871 dolar. bu hiç riskli yatırım yapmasan sadece dolar enflasyonuna karşı koruyacak basit faiz vs. ile bile korusan yetecek bi para.
ha başta düzenini kurmaya yurtdışına yerleşmeye biraz harcasan bi ev araba alsan bile kalan para yine yurtdışında ortalama üstü bi hayat yaşamaya rahat yeter. çok lüks merakın yoksa hazırda para var diye kendini tutamayıp harcamak gibi hatalar yapmazsan sıkıntı olmaz.
0
konetsu
(24.07.26)
iki senaryo
1- her ay sabit 300bin harcasam hiç yatırım yapmasam faize bile koymasan en az 60 yıl yeter.
2- yaklaşık 4milyon dolar bunun 3te1 ile amerikada yatırımcı vizesi kovalar geri kalanını orada yerdim.
0
my fault
(24.07.26)
Sermayeme ekler, iş modelimi daha az çalışacağım biçimde güncellerdim. Çalışmadan duramam.
0
kumandanim
(24.07.26)
0
exlibris
(24.07.26)
+4.000.000$ bir paradan söz ediyoruz, dolayısıyla net bir fikrim yok ancak 800.000$ için çok net kişisel yatırım fikirlerim olduğu için öncelikle bunları gerçekleştiririm. Kalan 3.200.000$ için de çok detaylıca düşünür ve işin uzmanlarından ayrı ayrı tavsiyeler alırım.

Ne yapacaksın dersen o paranın değerini koruyacak defansif yatırımlar yapar (temettü, hazine bonosu vb.), kendime yıllık bir bütçe ayarlar (aylık 10,000$ diyelim) bu şekilde ilgilendiğim alanları araştırıp deneyimleyerek yaşarım. En kötü koşulda zaten ancak 35 yılda bitirebileceğim bir param oluyor. Lüks ve şatafatlı harcamalar yerine (böyle şeylere ilgim yok) zaman satın almak, refah içinde yaşamak, hayatıma kalite ve nitelik kazacak şeylere yönelirdim; dünya dertleriyle pek uğraşmazdım.
+2
burka
(24.07.26)
Valla işten istifa ettikten sonra, yaklaşık %10 ile bir ev alırdım. Geriye kalan paranın yarısını farkli farklı yerlerde faize koyar, yaklaşık 20 yıllık orta-ust bir yaşam yasamayi garanti altina alırdım. Geri kalaniyla da yatırım yapar ve fırsat kovalardim.
-1
j r r tolkien hayrani
(24.07.26)
(22)

Bu teklifi kabul eder misiniz?

bobinhoo
Diyelim ki 20 yıllık güvendiğiniz bir arkadaşınız var. Öyle boş beleş bir adam değil, ÖSS'de ilk 1000e girmiş, ülkenin saygın üniversitelerinden birinde mühendislik okumuş, yandal, yüksek lisans vb. yapmış, finans dahil farklı sektörlerde çalışmış, kafası da zehir gibi biri olsun.Kendisi batum'daki
Diyelim ki 20 yıllık güvendiğiniz bir arkadaşınız var. Öyle boş beleş bir adam değil, ÖSS'de ilk 1000e girmiş, ülkenin saygın üniversitelerinden birinde mühendislik okumuş, yandal, yüksek lisans vb. yapmış, finans dahil farklı sektörlerde çalışmış, kafası da zehir gibi biri olsun.

Kendisi batum'daki casinoların bazılarında bir oyun bulmuş ve bunun doğru oyun ve strateji ile yenilebileceğini farketmiş (şu 21 filmindekine benzer şekilde). Arkasındaki matematiği kendim doğrulamadım ama bu konuda hata yapacak biri değil kolay kolay.

Yani "bu kupon kesin tutar yeğenim" diyen dayılarla aynı kefeye koymayın diye anlatıyorum.

Size teklifi şu, gel sana oyunu ve stratejiyi güzelce öğreteyim, benim adıma oyna diyor. Tüm parayı o koyacak ortaya, kar da onun, zarar da tamamen onun. Size oynadığınız süre boyunca sabit bir miktar verecek kar da olsa zarar da olsa (oynadığınız saat başına 100 dolar mesela). Kar olması durumda da %1 pay.

Tüm ulaşım, konaklama masrafları da ona ait, yani sizin aldığınız hiç bir risk yok maddi olarak; maaşlı eleman gibi.

Ha tabi akla ilk gelen soru "kendisi niye oynamıyor?" olacaktır. Zaten uzun süre oynamış ve casinolar belli bir yerden sonra bunun o oyunda kaybetmediğini fark edip, onu o oyundan blacklist etmişler. Oyuna oturmaya çalıştığında oradaki çalışanlar gelip, bu oyunu oynamanızı istemiyoruz diyorlar kibarca.

Belli bir yerden sonra siz de blacklist olacaksınız muhtemelen, ama öyle arka odalarda dayak yemek falan gibi bir şeyler yok kesinlikle.

Malum kumar insanları en çok korkutan kötü alışkanlıklardan biri son zamanlarda, sırf işin içinde kumar var diye çekinip kabul etmez misiniz? Yoksa bu şartları baba oğluna sunmaz deyip kabul eder misiniz?
📊 Teklifi kabul eder misiniz?

Bu anket sona erdi. 66 oy kullanıldı.

-1
bobinhoo
(24.07.26)
Kabul etmem, bu yaştan sonra oturup ders çalışır gibi kafama bir şeyler dolduramam.
Birisi için de kendimi blackliste aldırmak istemem.
Sadece masraflarımı değil kardan da pay verecek olsa biraz daha düşünürdüm üzerine ama değmez.
0
mutekebbir
(24.07.26)
hocam bu şekilde kolay yoldan para kazanmanın tadını alırsanız, maaşlı işle para kazanmak zor gelir size. kolay yoldan para kazanma peşine düşüp kumar/sanal kumar bağımlılığına düşebilirsiniz. bence hiç bulaşmayın, zira bir noktada psikolojiniz bozulabilir.
+7
shadowfollower
(24.07.26)
"ÖSS'de ilk 1000e girmiş, ülkenin saygın üniversitelerinden birinde mühendislik okumuş, yandal, yüksek lisans vb. yapmış, finans dahil farklı sektörlerde çalışmış, kafası da zehir gibi biri olsun."

Bunlar hiçbir şeyin garantisi değil. Tam tersine böyle insanlar kendi zekalarının her şeye uzandığını zannedip egolarına yenik düşerek çok pis tornaya gelebiliyorlar.
+8
peki madem
(24.07.26)
beyin her daim üşengeç ve kolaycı bir organdır. büyük paraları kolay yolla kazanır ve buna alışırsanız. ekonomik zorlukta kaldığınızda mantıksız hareket eder ve hata yaparsınız. bağımlılıkla ilgili yapılan çalışmalarda bağımlılığın tamamen sönümlenmediği ve yok olmadığı belirtiliyor. bağımlılık konusunda yani 1 kereden bir şey olmaz denilen söylem yanlış bir söylem. eğer bağımlılıkla ilgili bir gen var ve sizdeki bu gen bağımlılığa yatkın değilse bu teklifi değerlendirin.
0
mikahakkinen
(24.07.26)
'İlerde kumar bağımlısı olacağım ama o zamana kadar iyi para kazanacağım bir fırsat geçti elime.' diyorsunuz yani?

Bir de;
'ama öyle arka odalarda dayak yemek falan gibi bir şeyler yok kesinlikle.' demişsiniz de, bu kesin bilgiden nasıl emin oldunuz öyle? Adamlar eninde sonunda uyanınacaklar ve finalde dayakla kurtarabilir misiniz acaba?
+3
Mirket
(24.07.26)
Madem bu kadar garanti bir yol bulmus Batum'da degil dunyanin geri kalanindaki casinolarda da geze geze ayni taktigi uygulayabilir. Ya da arada kucuk kucuk kaybedip en sonda buyuk kazanip gider taktik farkedilmesin diye.

Bir casino mudurunun videosu vardi, kendini en zeki zannedip sistemi yenebilecegi dusunenler egolari sebebiyle en cok kaybedenlerdir diye.
+6
sertac akin
(24.07.26)
Eğer ortada cidden çözülmüş bir algoritma varsa bu kumar olmuyor ki zaten? Ancak kumar olmadığı için iyi bir durum da oluşmuyor çünkü yapılan iş çok büyük ihtimalle legal değildir. Tutup da Gürcistan'ın casino mevzuatını bilemem tabi ancak tarif ettiğiniz şey en hafif tanımıyla gri bir alanda kalıyor. Çünkü o makinalar şans oyunu amaçlı tasarlandı, siz bunun etrafından dolaşırsanız ve risksiz fayda sağlarsanız bu objektif şekilde "hortumlama" oluyor. Elbet bir yasal yaptırımı vardır eğer yaptığınız ispatlanabilirse.

Ben düz adamım, tutup "ya bir şey olmaz olum ya" düsturuyla sırf başkasına bir şey olmadı diye bir kumarhanenin sistemindeki açıktan faydalanmak üzere yurt dışına çıkmam :D Çok fantastik bir şey bu.

Bu seçimimde "kumar kötü bir şey" gibi genel geçer bir ahlaki tutumun zerre alakası yok. Çünkü zaten ortada kumar yok. Mesele bundan çok da riskli bir şey.
+1
akhenaten
(24.07.26)
ben oynarım arkadaşınıza iletebilirsiniz 2009 öss sıralamam 10907
0
rajkoothrapali
(24.07.26)
arkadaşınız sizin ulaşım, konaklama, yeme içme gibi masraflarınızı karşılayacak. maaş verecek. kar ederseniz pay verecek. dayak yeme şansınız da yok.

kabul etmemek için ne sebebiniz var ki?
-1
co2s2
(24.07.26)
Arkadaşlar benzer işi binlerce insan Blackjack oyununda ABD'de yapıyor zaten, dayak mayak gibi şeyler söz konusu değil. Ortada yasal olmayan da bir şey yok (hile vb.). Zaten random sokaktan çevirdiğiniz herkesin yapabileceği bir şey de değil, biraz sayısal zeka ve bol bol pratik gerektiriyor. Bu yüzden adam herkese teklif edemiyor bu işi, altından kalkabileceğine inandığı ve güvendiği insanlara ediyor.
-1
🌸bobinhoo
(24.07.26)
Eee Yap o zaman. Bize ne sordun?
0
Mirket
(24.07.26)
@Mirket

Sorunun neresine bana böyle bir teklif geldi, lütfen akıl verin arkadaşlar dedim acaba?
Bu konuya çevremdeki insanların tepkilerinden sonra random başka insanlar böyle bir teklife nasıl bakar diye kamuoyu araştırması yapıyorum sadece.
-1
🌸bobinhoo
(24.07.26)
bir kaç haftalığına yapılabilecek bir şey, zaten sürekli kazanırsanız çok uzun ömürlü olmayacaktır oyununuz. kendinizde kumar bağımlısı olma potansiyeli görmüyor, rasyonel düşünebiliyorsanız güzel teklif, ben kabul ederdim.
0
atom karincanin torunu
(24.07.26)
Yeterli vaktim varsa yapardım muhtemelen.
0
kumandanim
(24.07.26)
macera arıyorsanız ne duruyorsunuz?

ama biz çok makine çözen adamlar gördük. dikkat edin size kredi çektirmesin orada. para hazır göndereceğim paranın çözülmesini bekliyorum diye :)
0
Jazz
(24.07.26)
Bitik durumda ve beni gözüne kestirdi diye düşünürüm. Kumar bağımlılığı zeki insanları daha çok içine çekiyor. Karakterini de değiştirdiği malum olduğuna göre amaç beni bir şekilde Romanya'ya çekmek ve bir planın içinde yok etmek olabilir.

Kumara alıştırmak, kumarhaneden komisyon koparmak, orada tanıştığı kişilere yem etmek dahil herşey aklıma gelirdi. Terslerdim
+1
hebanon
(24.07.26)
Valla açıkcası kumar ile ilgili hiçbir şeyi kabul etmem, olanları görüyoruz işte tekrar açıklamaya gerek yok. Ama gene de sorunuza bir yanıt verecek olursam bunu detaylandırayım:

1. Güvenilir arkadaş kısmı çok önemli. Sizin anlattığınızdan da kendisinin zeki biri olduğu izlenimini alıyoruz. Bu arkadaşınızın mevcut ekonomik, iş/kariyer, ailevi durumunu iyice bir gözden geçirin. Hiç ummayacağınız şeyler ile karşılaşmamak adına ilk test bu, insanların zamanla nasıl değiştiğini bilemeyiz.

2. Arkadaşınız paraya, servete önem veren birisi mi? Ne kadar büyük kazançlardan, paralardan söz ediyoruz ki kendisi bu dümeni sürdürmek istiyor? Neden daha fazlasının peşinde olduğunu iyice bir anlamaya çalışın, olasılıkları tartın. Belli ki daha önce hiç bilmediğiniz bir dünya bu kumarhane dünyası, karar vermeden önce 2 kere düşünün.

3. Size sunulan teklif "Gerçek olamayacak kadar güzel". Tüm masraflar arkadaşınıza ait, zararı da o üsteleniyor. Üstüne size maaş ödüyor ve kazançtan da % veriyor. Burada ya para çok tatlı ya da başka riskler var. Ayrıca arkadaşlığınızın içine para, hele de böyle bir ortaklık ilişkisi girerse istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Bunu göze alabilecek misiniz onun da yanıtını vermelisiniz. Bir de; sizin bu paraya ihtiyacınız var mı bu da önemli. Çok sıkıntıda olan bir insan için eğer gerçek ise büyük bir fırsat olabilir. Öte yandan işin bir de kumar bağımlılığı, hayatın alt üst olma olasılığı var. Her şey bir yana; riske atılacak şey çok büyük.

Ben "Duruma göre değişir" diye yanıtladım ama kuvvetle muhtemel bu teklifi kabul etmezdim.
+2
burka
(24.07.26)
Kafası zehir gibi olan biri kumarla kafayı zehirlemiş görünüyor .
Güç zehirlenmesi de böyle bir şey .
Hiç bu işlere girmeyin .
+1
diyecevaplandı
(24.07.26)
kendim kumara meyilli oldugum icin kabul etmezdim, cunku harbiden dogru cikarsa - ki bence dogru cikma olasiligi, 6/49 tutturmandan daha dusuk- isi gucu birakip butun mesaiyi kara listeye girene kadar ona harcarim.

ama yok kumar bana cekici gelmiyor diyorsan, bir de macera pesinde isen, denenebilir.

bir oneri, baslamak icin kesinlikle retainer alirim, yani hesaba bir $5000 attiririm, ordan harcarim. diyelim ki $500 kaldi ve pek kazanamadiniz, bir $5000 daha koymadan devam etmem, donerim. eksiye dusmem hicbir sekilde.

bir de %1 bence komik bir komisyon. ilk etapta saat ucreti OK ama harbiden kazanma durumu varsa komple komisyona ceviririm, 50/50 gibi.
0
cooperr
(24.07.26)
Hayatta kabul etmezdim. Bu teklif sonrasında da direkt uzaklaşır ve görüşmezdim sözde arkadaşımla.
0
j r r tolkien hayrani
(25.07.26)
Oyunda büyük bir tasarım hatası yoksa ya da arkadaşınız Laplace'ın Şeytanı falan değilse en iyi ihtimalle ağır kolpa sıkıyor ya da daha kötü bir niyeti var. Bedava peynir fare kapanında olur
0
fatihdr
(25.07.26)
Kibarca(şüpheli).
Adamlar bir şekilde aranızda bağlantı kurarsa sıkıntı olur. Neticede kumarhane,kasa kazanır.bir oyun kaybettirmeye başlarsa adamlar bunu inceler bence.dertsiz başıjıza dert almayın
0
denizciman
(25.07.26)
(4)

Odea bank vadeli mevduat

condom kurşunu
Yüksek faiz veriyor ama güvenilir mi kampanyası falan nasıl kısa süre sonra düşüyorsa 5 para etmez ama kullanışlıysa bi kısmn buraya çekebilirim. Var mı bilgisi olan
Yüksek faiz veriyor ama güvenilir mi kampanyası falan nasıl kısa süre sonra düşüyorsa 5 para etmez ama kullanışlıysa bi kısmn buraya çekebilirim. Var mı bilgisi olan
-2
condom kurşunu
(22.07.26)
Oksijen hesabını 3 yıl kadar kullandım sorun yaşamadım. Şehirlerde şubeleri olan bir banka.
0
HellKeePer
(23.07.26)
Oksijen Hesap (günlük mevduat faizi veren, hesaptaki parayı faizi bozmadan aktif olarak kullanabildiğiniz mevduat hesabı) "Hoşgeldin Hesabı" adıyla ilk defa hesap açacaklara 100 gün boyunca %46 oranıyla hesap açıyor. Sonradan oranlar düşüyor (ne kadar bilmiyorum) ama bu süre içinde değerlendirilebilir.

Ben de kenarda duran paramı bu şekilde değerlendirdim, hali hazırda ihtiyacım yoktu ve faydalandım. Rastlantı bu ya 100 gün de yarın doluyo galiba, o zaman sonra sundukları teklifi de eklerim isterseniz.
+2
burka
(23.07.26)
İyi olur ne kadar düşüyor görmüş oluruz
0
🌸condom kurşunu
(25.07.26)
Selamlar

Güncel oksijen hesap (günlük faiz veren) oranlarını iletiyorum:

* Hoşgeldin Faizi: İlk defa oksijen hesabı açacaklara 100 gün süreyle %46 oran.
* 2. Dönem: Dönemin süresini bulamadım, şu anda %43 orandan faiz veriyorlar.
* 3. Dönem: Bunun da süresini bulamadım, o da %41 üzerinden faiz verecek.
+1
burka
(28.07.26)
(4)

Ayşe Kulin okumuşlar hangi kitabını önerir?

gadlemler
Akıcılık olarak roman arayışındayım, kendisini bir yerde göreceğim bir kitabını okumuş olayım
Akıcılık olarak roman arayışındayım, kendisini bir yerde göreceğim bir kitabını okumuş olayım
0
gadlemler
(16.07.26)
Adı Aylin
+1
burka
(16.07.26)
Kanadı Kırık Kuşlar
0
ekimoloji
(16.07.26)
Sevdalinka
0
adivar
(16.07.26)
Mirket
(16.07.26)
(15)

İyi bi insan olduğuna inanıyor musun?

Lh12
Onca yıllık hayat tecrübende ailende, çevrede aa ne kadar iyi bi insan dediğin, bu konuda referans gördüğün biri mutlaka olmuştur.İşte o insana ne kadar yakınsın?
Onca yıllık hayat tecrübende ailende, çevrede aa ne kadar iyi bi insan dediğin, bu konuda referans gördüğün biri mutlaka olmuştur.

İşte o insana ne kadar yakınsın?
-1
Lh12
(16.07.26)
Gayet iyi biriyim ve kimseyle kıyas etmiyorum. Benden iyisi şu anda cennette hurilerle ceviz kiriyor tabi cennet varsa.
-7
artıküyeolmakistiyorum
(16.07.26)
İyi de değilim kötü de değilim ortalama bir insanım.
Kimseye kötülük yapamam, kendime yapılmasını istemediğim şeyi başkasına da yapmam ancak biri canımı yakarsa ondan daha kötü olurum yoksa içim soğumaz.
0
ekimoloji
(16.07.26)
Ben iyi bir insan olduğuma inanıyorum.
Hatta bence gereğinden fazla iyi biriyim; bu da beni salt "iyi insan" olmaktan alıkoyuyor.
0
mutekebbir
(16.07.26)
iyi insan çok muğlak bir tanım.
asıl önemli olan kendi içinde tutarlı ve ilkeli olabilmek. kendi doğruların bazılarına yanlış gelebilir.
0
my fault
(16.07.26)
Deniz Göktaş'ın tanımını yaptığı "Kötü bir insan olmadığı için iyi olduğunu varsayan" insanlara daha yakınım gibi. Kimseye pek kötülüğüm olmaz ama süper kahraman tadında başkalarının iyiliği için kendimden ödün veren biri de pek olmadım dürüst olmak gerekirse.
0
nundu
(16.07.26)
Saf salak olmak iyi bir insan olmakla eşdeğer mi, kafam ali cengiz oyunlarına bassa o yeteneklerimi kullanır mıydım? Kimse kendine kötü demez kolay kolay, herkesin bir bahanesi var. Bayağı çetrefilli soru, bilemiyorum.
-2
sekizdokuzon
(16.07.26)
son 1 haftada 3 kisiden cok iyi bir insansin iltifati aldim.

otobuste biri basini yaslasa ses etmem, biri uzerime kussa insanlik hali derim. bu demek degildir dogustan pasif veya sunepeyim. gereken yerde aslan gibi kukrerim. sadece empati, nezaket, karsiliksiz sevgi konularinda iyiyim.
-2
buenosdias
(16.07.26)
Eh işte...
+1
burka
(16.07.26)
böyle değer yargıları olmayan ve bunu savunan bir insanım ama ben iyi biriyim diyenlerden daha iyi insan olduğuma yüzde yüz eminim.

bence iyi veya kötü insan diye kalıplamalar yanlış.
0
Hallegadola
(16.07.26)
Bu insan benim esim.

Heart of gold. Cok merhametli, affedici, iyi yürekli biri.
-1
Purple life
(16.07.26)
insanlar default kotu bence. iyilik ogrenilen birsey.

iyi olmaya calisiyorum, ne kadar iyi oldugumu ben degil cevrem bilir, ama benden net daha iyilerini gordum. babam mesela bende daha iyi biridir, ben onun kadar merhametli degilimdir.
0
cooperr
(16.07.26)
O kişi benim :) ve kimseye yakın değilim. Öyleleri yaş aldıkça herkeslerden uzaklaşıyor
0
gadlemler
(16.07.26)
gayet iyi bir insanımdır.

kendime de yakınım.

etrafımda da iyi insan çok.
0
gurur
(16.07.26)
kesinlikle o pozitif, iyi kalpli insanlardan degilim. hep en kotu ihtimali dusunup ona gore hesap yaparim. iyi insanlar mahallelerinde iyi, oyle de kaliyorlar. dunya iyilerin kazandigi bir yer degil maalesef. iyi olup koyumde kalacagima, chaotic neutral olup dunyaya bas kaldiririm.
0
antikadimag
(18.07.26)
Evet, inanıyorum.
0
umutt
(18.07.26)
(33)

Zengin olur olmaz alacağınız o ilk ürün ne?

egerbiryolcu
Diyelim miras kaldıPiyango vurduFenomen oldunuz vs vs vsO gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
Diyelim miras kaldı
Piyango vurdu
Fenomen oldunuz vs vs vs

O gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
0
egerbiryolcu
(10.07.26)
İlk olarak kendime bir İtalya tatili hediye ederdim. Maddi bir şey aklıma gelmedi.
+2
ekimoloji
(10.07.26)
en baştan başlayarak dünyanın en zenginlerini temizleyip yüreklere korku salacak bir PMC.

o kadar uzun boylu değil dersen havuzlu bir villa. ama suyu kapitalist kanından kıpkırmızı olsun. ona da yok diyorsan tamam normal su. kendi havuzumuzda biz yüzelim bari onlar yüzmesin.
-3
der meister
(10.07.26)
Valla miktar tam olarak belli olmadigi icin yorum yapmak zor ama oyunbozanlik etmeyip cevap veririsem; ilk olarak isten istifa ederdim. Sonrasinda alacagim ilk sey uzun zamandir gozume kestirdigim bir ada olurdu.
+1
j r r tolkien hayrani
(10.07.26)
Geçen sene de sorulmuştu benzer bir şey, konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim'un verdiği cevaba hatırladıkça gülüyorum ama cevaba katılıyorum aynı zamanda.Kendime ada alıp çevresini 10m yüksekliğinde jiletli telle güçlendirilmiş duvarla çevirirdim. İnsanlardan uzak yaşardım.
+1
alice in potatoland
(10.07.26)
Böyle bir ürün yok, ama böyle bir kategori var. Benim mobilya ve eşyalarda malzeme takıntım var. Plastik, mdf, laminant, alüminyum gibi malzemeleri sevmiyorum. Evdeki eşyaları doğru düzgün bir ahşap, mermer, bronz gibi gerçek değeri olan ve özel üretim şeylerle değiştirmeye başlardım. Düşününce cidden taklit şeylerle yaşıyoruz.
+7
akhenaten
(10.07.26)
Şimdi bir yorumda bulanacağım hepiniz bana düşman olacaksınız. Mahallede muhallebi yemiştim ben.
-7
gobekliraki
(10.07.26)
M5
-2
mikahakkinen
(10.07.26)
100 milyon tl mi kaldı
1 milyar tl mi ? arada baya fark var.
100 e zaten bir ev bir araba yarıdan fazlası gitti.
0
jamswety
(10.07.26)
Ekibiyle birlikte yat
+1
gabe h coud
(10.07.26)
aloha snackbar 3
(10.07.26)
Pay to win oyunlarında sınırsız para harcamak gerçekten keşke sabancı olsaydım dediğim tek an oyunlara para harcamak isteyip de harcayamadığım zamanlar
0
Hallegadola
(10.07.26)
Cruise ile dünya turu, yaklaşık 1 sene sürenlerden
+1
su olsam ates olsam
(10.07.26)
Valla en büyük hayalim yaşamak için çalışmak zorunda olmadığım bir hayat olduğu için muhtemelen pasif gelir getirecek işlere yatırırım bir kısmını önce, sonra da herhalde ilk iş güzel bir yemek yerim.
+5
Amaranta ursula
(11.07.26)
Evi boyatırım artık herhalde...
+4
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
vizyonsuz birisi olduğum için alacağım ilk şey bmw m5 touring olurdu.
0
false pretension
(11.07.26)
911
0
cooperr
(11.07.26)
1. İlk önce sakin bir yerde, konforlu bir otele gidip bu durumu sindirir, sakin kafayla düşünürken eksiseyler.com rehberi okurdum.

2. İşimi, düzenimi kurduktan sonra (iş dediğime bakmayın, para için çalışmayacağım) sakin, güzel bir ev inşaa ettirirdim. Bir tane zeytin koruluğunda yer alan ahşap bir klübe, ayrıca farklı bir yerde, yüksek bir tepede etrafa hakim gene ahşap bir gözlem evi. Tercihen ulaşımı zor olmayan, birbirlerine yakın yerler olmasını isterdim. Uzun seyahatler gerektirmesin, en fazla birkaç saat içinde ulaşabileyim. Bisiklet ile gideceksem de gün içinde varayım.

3. Bisikletin teknik yapısına, parçalarına hakim olabileceğim, bakım ve onarımını gözü kapalı yapabileceğim eğitimler almak isterdim. Gerekirse adım adım ilerleyerek sektörde öncü markaların çalışmalarına katılır, profesyonel bisiklet yarışlarının teknisyenliğini yapacak düzeye çıkmak isterdim. Adamlar da beni "Gel lan öğretelim" diye kabul etmeyeceğine göre parasını vermem gerekirdi haliyle.

4. Gene bu eğitim sonrasında niş bir bisiklet atölyesi açardım. Sektördeki vizyoner adamları toplayıp düzenli olarak onlarla görüşürdüm. Profesyonel yarışçıları, farklı disiplinlerdeki bisikletçileri davet eder, ağırlardım. Karşılığında da deneyimlerini bizimle, gelen insanlarla, özellikle de çocuklarla paylaşmalarını isterdim. Atölye 7/24 açık olurdu. Tüm bisikletçilerin tamir ve onarımlarını ücretsiz karşılardım. İyi teknisyenleri istihdam ederdim. Özellikle genç ve çocukların ihtiyacı olan ekipmanları ücretsiz temin eder, bisiklet bakımlarını ücretsiz yaptırırdım.

5. Yeme & içme kültürümü genişletmek için çok vakit ayırırdım. Sadece gurme lezzetler, michellin yıldızlı mekanlar değil de yiyeceklerin yaşam, tarih, sosyal ilişkiler, tarım vb. ile ilişkilerini de öğrenebileceğim şekilde vakit ayırırdım. Bu iş paradan ziyade zaman gerektiriyor aslında. O da doğrudan para gerektirdiğinden tüm vaktimi zengin olunca ayırabilirdim herhalde. Tabi o süreç hop oraya zıp buraya şeklinde değil de yavaş hareket ederek yapmayı tercih edeceğim şekilde olurdu. Mesela İspanya bask bölgesinde zamansız bir motorsiklet turu gibi. Ne kadar sürerse sürsün, amaç o bölgenin yeme & içme kültürü merkezli bir yolculuk.

6. Arada takılabileceğim, canım isterse denize açılabileceğim bir iskele isterdim. Gözden uzak, sakin bir yerde olsun. Kendi bayrağı filan olsun iskelemin.

Böyle şeyler işte, istekler.
+2
burka
(11.07.26)
Güzel bir ada. (Ağaçlandırıp, hayvanlar ve insanlar için yaşanabilir, düzgün bir eko sistem oluşturmak için.)

Vahşi yaşam parkı. (Vahşi hayvanlara ziyaretçilere kapalı bir yaşam alanı oluşturabilmek için.)

Dünyadaki bütün hayvanat bahçeleri. (Hayvanları kurtarıp doğal ortamlarına kavuşturmak için.)

Yüksek güvenlikli bir ralli aracı ve bir pist. (İstediğim gibi araba kullanıp çılgın atmak için.)

Dünyanın çeşitli yerlerinde oteller. En üst katlarını kendime ayırmak ve kalanında da dönüşümlü olarak alt gelir grubundan insanları ağırlamak için (Endonezya Bali, İtalya, Almanya, Türkiye vs)

Blok evren teorisi, zamanda yolculuk, paralel evrenler, boyutlar arası geçiş, ölümsüzlük, dünyanın arındırılması, yapay zeka, uzaydaki farklı canlı formları vb konularda araştırma yapan bilim adamlarına fon oluştururdum. (Bilimsel gelişmeleri hızlandırmak ve hemen haberdar olmak için.)

Türkiye'de bir sürü özel okul açardım. Özellikle ilkokul ve lise seviyesinde. Çocukları doğru bilgilerle eğitmek, onları karanlığa mahkum etmemek, dünya insanı olabilmelerini sağlamak için.)
+3
anaphylacticshock
(11.07.26)
eşya yok aklımda ama deneyim alırdım sanırım.
bazı eski müzik gruplarının "gelin bizimle bir hafta geçirin" temalı özel etkinlikleri oluyor. geçen birine baktım; 5000 euro fiyat biçmiş. öyle bişey yapardım herhal..
benim için çok para da buymuş işte, mehhh...
0
lil siztah
(11.07.26)
Ben de Cruise ile dünya turu isterdim.
Çevremde kimse bunun kısasına bile para vermek istemediği için muhtemelen ücretini de karşılar yanıma birini alırdım.
Zaten bitti para.
0
mutekebbir
(11.07.26)
ben tasit seviyorum helikopter, luks araba+su kadar euroya vatandaslik veririz diyen ulkelerden ev almak hirvatistan, yunanistan gibi. biraz gezip en son populer bolgede butik otel isletmek olur capri, yunan adasi, fransiz rivierasi vb olabilir taylanda da hayir demezdim
0
ala09
(11.07.26)
Bir büyük şehirde, Balkonu şehir ve deniz manzaralı, altında özel otoparkı olan bir daire,
Aşçılık, sekreterlik ve şöförlük becerilerine sahip bir oda hizmetçişi,
Şehrin kırsalında, kendi suyunu ve elektriğini üretebilen, kendine yeterli, iyi tecrit edilmiş, arkasında zaman içinde orman yapabileceğim yeterli arazisi olan bir çiftlik,
Çiftliği çekip çevirebilecek yatılı yardımcı aile,
Bundan sonrası için bankada yeterli para.
0
Mirket
(11.07.26)
Ben adamin cevresine duvar örmekten vazgectim. Neden kendi manzarami kötülestireyim. Adayi Akdeniz'den almicam. Kendi tropik ada takimimi alicam. Botla gelen olmaz böylece :D
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.07.26)
cartier tank
0
black holes in the sky
(11.07.26)
2026 model bir beneteau oceanis 51.1
0
orpheus
(11.07.26)
Zenginlik hayalim Lambo Urus ama M2 için imzaları attım bugün. Bi süre idare eder beni.
0
Take it away honey
(11.07.26)
ne kadar paradan bahsediyoruz?

"bana" kadarsa, önünde minik bir iskelesi olan bir yalı alırım Ege'nin bir yerinde. mümkünse selimiye - Orhaniye taraflarında ya da Bozburun taraflarında. tabii tekne de alırım önüne.

eğer biraz daha rahat harcayabiliyorsam, birine sözüm var range rover almam lazım.
0
co2s2
(11.07.26)
Benim çocukluktan beri zengin olsam alırım hayalim Tuzla’da bulunan Koç’un adası. Koç satmazsa başka ada bulurum artık parayı bulsam gerisi kolay :)
0
cilekli pasta
(11.07.26)
ilk is Copacabana sahilinde bir ev alıp oraya yerleşmek olurdu. zengin olmayacak olsam da para biriktiriyorum. erkene alırdım en azından.
0
monseur thenardier
(11.07.26)
gotik bir şato!
0
anon1m
(11.07.26)
Datça'da Bizim Ev isminde bir butik taş otel var ya; Urla vb. bir ege beldesinden, kapısı koya açılan bir taş ev alırdım. Sadece yatak odası ve en temel eşyaları alır tüm detaylı mobilya alışverişi için globale açılırdım. Kâh online kâh dünyayı gezerek zamana yayarak sevdiğim hissettiğim bana anlamlı gelen şeylerle evimi döşerdim.
Fotoğraf albümüm ve magnetlerim de gelirdi bu eve.

Sonra ihtiyacım kadar yardımcıyı sağlam bir İK şirketiyle seçer işe alırdım.
Temizlik, yemek, şoför, kişisel asistan.
Kendi bedenime daha çok ilgi gösterir, sağlığımı koruyacak bir yaşam inşa eder, anlamlı projeler üretmek için çalışırdım.

Tek şey ilk şey olmadı belki ama hepsi bütün diye birlikte yazmak istedim.
0
mavipenguen
(12.07.26)
Bence dünyada en kaliteli iki araba markadı var, bu ikisinden birer tane (marka yazmiyorum, biliyorum herkes bir tarafiyla gulecek onlar mı kaliteli diye) alıp kenara atıp, sonra başka bir araç (kalite degil de saygi gören bir marka model) ile dunyada girilmemiş sokak birakmayana kadar gezmek isterim ama bu sorunuzun cevabı mı bilemedim.
0
covered
(12.07.26)
Ev
0
hlt1985
(12.07.26)
(2)

Android için Şifre Yönetici uygulama kullanıyor musunuz?

parka
Özellikle banka uygulamaları için işe yarıyor mu?
Özellikle banka uygulamaları için işe yarıyor mu?
0
parka
(08.07.26)
Tüm şifrelerim için Bitwarden kullanıyorum. Bilgisayarda yüklü, akıllı cihazlarda kullanmıyorum. Bazen ihtiyaç halinde web sitesinden de giriş yaptığım oluyor. Kullanışlı bir uygulama, esnek özelliklere sahip. Şifre yönetici programlarına hakim değilim ama ne zaman 1-2 arama yapsam karşıma hep Bitwarden çıkıyor.
+1
burka
(08.07.26)
uzun yıllardır lastpass kullanıyorum. her yerdeki şifrem random şifredir.
0
gercekdunya
(09.07.26)
(10)

Goretex ayakkabıyı yazın giymek

issiz karga
Adidas marka koşu ayakkabısından bahsediyorum. Bazı yorumlarda yazın teri dışarı atma konusunda goretex ayakkabıların sıkıntılı olduğunu okudum. Kullanan deneyimleyen var mı?
Adidas marka koşu ayakkabısından bahsediyorum. Bazı yorumlarda yazın teri dışarı atma konusunda goretex ayakkabıların sıkıntılı olduğunu okudum. Kullanan deneyimleyen var mı?
0
issiz karga
(08.07.26)
Abi nasıl ki suyu yağmuru içeri almıyor tersine de aynı şekilde çalışır diye tahmin ediyorum, yazın giyilmez yani.
0
kizil karga
(08.07.26)
Sporda değil de günlük ayakkabı olarak İzmir sıcağında bir gün giymek zorunda kaldım. Ayaklarımın içinde eridiğini, birkaç numara birden küçüldüğünü hissedip tövbe etmiştim.
0
Mirket
(08.07.26)
goretexin çalışma mekaniği içerideki nemi dışarı atma şeklinde. dış katmandan da suyu içeri almayacak şekilde.
ben olsam adidasın goretex modellerini tercih etmem. koşu içinse koşu markalarının goretex modelleri var.
0
my fault
(08.07.26)
işin uzmanları daha doğru anlatır ama goretex membranlı ayakkabılar bir kere al, sorunsuz kullan değil. bunların belli aralıklarla özel temizleme mazlemeleri ile temizlenmesi gerekiyor, aksi durumda goretex membran hava alma özelliğini yitiriyor. hava alma özelliği gidince de ayak teri buharla dışarı atılmadığı için pişme olayı oluyor. ayakkabınız yeni ise rahatsız edeceğini zannetmiyorum ama 1 yıldan (hatta 6'dan) eski ise hava alma özelliğini yitirmiş olabilir.
0
shadowfollower
(08.07.26)
Tam doğrusu şu:
Gore-Tex membranındaki gözenekler, su damlasından yaklaşık 20.000 kat daha küçük, su buharı molekülünden ise yaklaşık 700 kat daha büyüktür. Bu hassas yapı, yağmurun içeri girmesini imkansız hale getirirken ter buharının dışarı çıkmasını mümkün kılar. Sonuç, gün boyu kuru kalan ve nefes alabilen bir ayak ortamıdır.

Yani buhar haline gelmiş nemi geçirdiği doğru ama içerden dışarı diye bir mantık yok. Her iki yönde de su molekülü geçemez ama buhar geçer. Olayı bu.
0
himmet dayi
(08.07.26)
ben giyiyorum 5 yıldır salomon un, bir sıkıntı yaşamadım. ayağım terlemiyor. Çok hafif, dayanaklı, rahat... hoşuma gidiyor.
0
ananiyimioguz
(08.07.26)
Su geçirmezlik = ısı

O bahsedilen goratex'in nefes alması vs olayları kendi benchmarkları arasındaki kıyasa istinaden söylenen rakamlar. O yüzden ayaklarım ısınır mı? evet abi cayır cayır ısınır ayakların.

Bu arada koşu ayakkabılarında sadece trail yani arazi koşu ayakkabılarında goratex seçeneği olur. Onu kullanan koşucu sayısı da çok çok az oluyor. Sadece belli koşullarda kullanmak mantıklı. Hava çok soğuktur ya da yerler çok nemlidir, çiğ yemiştir, çamurlu patikalar vardır vs. Onun dışında koşucular da pek tercih etmez çünkü bu istisna durumlar yoksa ayaklar cayır cayır ısınır.
+1
thracia
(08.07.26)
yıllardır su geçirmezlik üzerine kafa patlatıyorum. "su geçirmesin ama hava geçirsin" ya da "su almasın ama terletmesin" gibi bir şey mümkün değil. su geçirmeyen malzeme terletir. deliklerin boyu ne kadar iyi ayarlanmış olursa olsun malzemenin tabiatı gereği terleme yapıyor. tecrübeyle sabit.
+1
co2s2
(08.07.26)
Selamlar

runrepeat.com adlı bir site var, burada bir ayakkabının aklınıza gelen gelmeyen her koşulda denemesi yapılıyor, tüm özellikleri test ediliyor. Hatta ayakkabıları ortadan ikiye keserek dahi inceliyorlar. Bence bir bakın, aradığınız modelin incelemesini okuyun. Sorduğunuz sorulara ilişkin kafanızda çok daha net oturacaktır, teknolojileri (goratex vb.) açıklayarak anlatıyorlar.
+2
burka
(08.07.26)
goretex nefes aliyor muhabbeti hikaye. terletir. suda, camurda kosmayacaksaniz goretex gereksiz. marketing palavralarina dusmeyin.
0
antikadimag
(08.07.26)
(5)

yurtdışında mobil bankacılık kullanmak için sms almak

runaway
Uzun bir süre yurtdışında olacağım. bu süreçte bankaların app'sini kullanmak için sms almam gerekecek. Bu iş için en güvenli yol nedir?
Uzun bir süre yurtdışında olacağım. bu süreçte bankaların app'sini kullanmak için sms almam gerekecek. Bu iş için en güvenli yol nedir?
0
runaway
(05.07.26)
Tr hattınızı yurt dışında kullanmaya devam edecekseniz, sorun yok.

Yurt dışında arama, aranma, data ve sms göndermek ücretli (yahut paketten yiyen) olsa da, size gelen sms'ler için ücret ödemiyorsunuz.

Eğer hattınızı kullanmayacaksanız, faturasız hatta çevirin. Yurt dışı açık olsun. İnternetsiz olarak 2. sim şeklinde telefonunuzda takılı kalsın. Hatta sadece sms alacağınız zamanlarda dahi açabilirsiniz. 6 ayda bir telsiz kullanım ücreti kadar tl yüklemeniz yeterli olur.

Yok tr hattınızı kullanmaya devam edecekseniz, ek bir şey yapmanıza gerek yok.
+3
dilemma of subscribtionability
(05.07.26)
Hattınızı faturasıza çevirin, düzenli olarak (3 ay olması lazım) para yatırın ki aktif kalsın. Hiçbir sıkıntı olmadan SMS alabilirsiniz, ben yıllardır bu şekilde kullanıyorum. Hatta telefonumda aktif olarak çift sim kart var, buna rağmen Türkiye'den anlık olarak gelen SMS'ler sorunsuzca ulaşıyor. Tekrar ediyorum, kapanmaması için para yatırmayı unutmayın kâfi.
+2
burka
(05.07.26)
Annenizin yada babanizin telefon numarasini verin bankaya.Yurt disinda bankalarin appsini kullanmak icin her defasinda sms almaniz gerekmiyor.Telefon degisince falan gerekiyor sadece.Ben yillardir boyle yapiyorum
0
turkuaz
(05.07.26)
sms almada hiçbir sıkıntı yok artık. ama bazen gelmeyebilir. türkiyede bile bazı şifre mesajlar bazen gelmiyor.

şu posttakileri yap:
www.reddit.com

ben edge case bi anımı paylaşayım. bi tane sikik yeni nesil bankalardan biri para transferlerinde sizi IVR ile arıyor ve bi tuşa basmanı istiyor onaylamak için. yurtdışında olduğum için IVR düzgün çalışmıyor. ana avrat sövdüm call centera ama düzeltemediler.
0
plastic_angel
(06.07.26)
mobil onay olan bankalar kullanın.
0
kveldulv
(07.07.26)
(16)

soyadı

liberal
soyadınızı değiştirmek isteseniz ne yapardınız?şunu yapardım diyeceginiz örnekler nelerdir?
soyadınızı değiştirmek isteseniz ne yapardınız?

şunu yapardım diyeceginiz örnekler nelerdir?
0
liberal
(01.07.26)
Değiştirirdim
+2
kisa
(01.07.26)
Koç güzel olurdu bana.
0
Purple life
(01.07.26)
Lordoğlu
Süpertitiz

bi ara dilekçemi vs hazırlamıştım ancak bir türlü davayı açmak fırsat olmadı.
+1
rahmi pinkfloydoglu
(01.07.26)
Yapan birini tanıyorum. Aylarca araştırma yaptı, herhangi biriyle pişti olmamak adına ve buldu da. Çok sonra farklı ülkeden birinin soy adı falan çıktı ama çok memnun.
+1
birdirbir
(01.07.26)
Avrupa'da, Türkiye'de, Amerika'da rahat yazilacak bir soyisim secerdim. Anlamiymis, pisti olmakmis umrumda olmazdi.
Benim hem kizlik soyismim zordu Avusturya'da, Birlesik Krallik'ta yazdirirken, sonra evlendim ama evlilik soyismim de Türkiye'de yazdirmaya zor. Cok cektim, hala cekiyorum soyisimden :)
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.07.26)
Oğlu eklerdim. Karadenizli mütehait gibi takılırdım.
+2
mikahakkinen
(01.07.26)
"Yolgezen" yapabilirdim.
+2
burka
(01.07.26)
Anavi
+1
gadlemler
(02.07.26)
şüphesiz ki erdoğan ya da bayraktar yapıp arkama yaslanırdım.
0
duyuruuser
(02.07.26)
Değiştirdim. Tüm sülalenin soyadı yanlış yazılmıştı. Doğrunu yazıp ardına “oğlu” ekledim. Sülalede herkes beni kıskanıyor.
0
ground
(02.07.26)
bunu yapınca resmi olarak, kimlik, pasaport, ehliyet, tapu, banka hesabı, işlemleri çok zor oluyor mu? Resmi evraklarda eski soyadı bir yerlerde gözüküyor mu?
0
🌸liberal
(02.07.26)
@liberal ben isim (gobekadi) degistirdim. isim degistirdigimde henuz eski kimlik vardi elimde. yeni kimlik alirken gorevliden eski kimligimin bende kalmasini rica ettim. uluslararasi gecerli sertifikalarim var cunku ve kimlik bilgilerinde karisiklik olmasini istemedim. neyse sertifika aldigim kuruma eski kimligi ve yeni kimligi mahkeme karariyla ismimi degistirdigimi belirterek yolladim, hallettiler. banka konusunda sikinti cikmadi, subeden yeni kimligi taradilar zaten mersis'ten de bilgileri cekiyorlar. kartlari yeniledim yeni isim olsun diye. edevlet uzerinden tapularimda sikinti gozukmuyor ancak bir arsa devri icin notere gittigimizde eski ismim vardi evrakta. pek onemsemedim. su an tek sikinti hastane sistemlerinde eski ismim gozukuyor. onu da sgk'dan halletmem lazimmis ama cok useniyorum. yani dusun koskoca mit bile (istihbarat olan) beni eski ismimle davet etti. :)) sen ugrasmadigin surece devletin pek haberi olmuyor sanirim. son olarak eski ismim yanlis hatirlamiyorsam nufus kayit orneginde gozukuyor. gozukmesi de lazim zaten.
0
arakaali
(02.07.26)
Özdemir çekici geliyor sanırım Özdemir yapardım sanırım.
0
costgrande
(02.07.26)
soruya tam cevap değil ama 2 yıl önce boşandım, soyismim değişti ve hala hesabım olan bir bankadan arayıp duruyorlar gelip imza atın diye. dün bi kargoya uğrayıp kargo bıraktım, verilen farurada eski soyisim görünüyordu sonradan fark ettim ki günlük hayatta hiç evlilik soyismini kullanmazdım. galiba yıllarca böyle iki soyisim taşıyacağım orada burada. ilk ismimi sildirmem konusunda babam biraz baskı yapıyordu, ilk ismimi sildirsem diplomalarım en en basitinden sorun oluşturabilir, bilmiyorum. eğer ciddi bir rahatsızlık yoksa bence gerek yok. çok fazla uğraş gerektirecek. pasaportlar, kimlik, ehliyetler yenilendi, eski geçerli vizelerim hala eski soyisim üzerinden ama o ülkelere giriş yaparken sorun da yaşamadım hiç, kimse neden farklı diye sormadı. yine de işte hep karşınıza çıkacak. eğer getireceği avantaj fazlaysa neden olmasın, yoksa boşa enerji kaybı. bol şans
0
deartheodosia
(02.07.26)
Oğuloğlu yapmak geldi başlığı görünce.
0
rhan
(02.07.26)
Muhtemelen tabiattan bir şey olurdu:

Deniz, ırmak, kaya, yaprak, orman, çiçek, ufuk, bulut, yıldız, güneş, yağmur, çağlayan, ateş, toprak, rüzgar, bahar, hazan, ilkyaz gibi...
0
dilemma of subscribtionability
(02.07.26)
(9)

2 tane futbol sorusu

baldur2
1- kalecilerin ceza sahasi icerisindeki adama atarak ya da oyuncunun kaleciye atarak oyunu baslatmasindaki mantik ne? yine baski yiyorsun? hatta daha fazla baski yiyorsun. dun irak kalecisi mesela hata yapti ve boyle gol yedi. yani illa niye ceza sahasi icerisindeki oyuncuya veya kaleciye atiliyor k
1- kalecilerin ceza sahasi icerisindeki adama atarak ya da oyuncunun kaleciye atarak oyunu baslatmasindaki mantik ne? yine baski yiyorsun? hatta daha fazla baski yiyorsun. dun irak kalecisi mesela hata yapti ve boyle gol yedi. yani illa niye ceza sahasi icerisindeki oyuncuya veya kaleciye atiliyor ki pas? ve niye butun takimlar bunu yapiyor istisnasiz? baska taktik kalmadi mi?

2- bir de oyun baslarken ayagindaki top rakip takimin tac bolgesine atip oraya baski yapmaktaki mantik ne? ayagindaki topu verip tekrar kapmaya calismak kadar sacma bir sey az gordum. o zaman her topu rakip sahadan taca atsinlar?

nedir yorumlariniz?
0
baldur2
(23.06.26)
modern futbol işleri
1. set oyunu kuruyor takım, kaleci stopere veya oyun kurucuya verir kimi zaman bu kalecinin vuruşları kötü olduğundan oyunu başlatmak için de ihtiyaç duyulur ama genelde kaleci stopere pas verir rakip ön alanda pres için orta sahayı boşaltır, rakibin defans orta sahaya yaklaşır böylelikle 3. bölgeye yani hücum - rakibin kalesine daha hızlı iner.

2. rakibin özellikle boş alanlarda hızlı oyuncusu varsa onun olduğu alanda bu şekilde yoğunluk yaratıp oyuncuyu kitlemeye yönelik işler. ÖR: PSG - Bayern maçında Olise müthiş etkili ve hızlı bir oyuncu olduğu için PSG kalecisi tüm kale vuruşlarını olise'nin olduğu yere doğru taça attı. Bayern oyuna o bölgeden başlamak zorunda kalınca Olise'yi etkili kullanamadı gibi
+2
croswell
(23.06.26)
kesin guardiola icat etmistir aw
0
🌸baldur2
(23.06.26)
1. futbol bir alan yaratma ve bu alanlardan yararlanma oyunudur en temelinde. Geriden oyun kurmanın avantajları ve dezavantajları var. Rakip oyuncuları daha geniş bir alana çekmek, onların bloklarının arasındaki boşluklardan yararlanarak daha hızlı bir çıkış yakalamak ya da kendi set hücumu planını uygulamak gibi avantajları var. Tabi bunun için ayağı temiz bir kaleciye, oyun kurabilen, oyun görüşü yüksek kaleci ve stopere ihtiyaç var.

2. topa sahip olmanın her şey demek olmadığını türkiyenin oynadığı iki maçta da görmüş olduğumuzu düşünüyorum. İlk başta dediğim gibi, futbol temelde alan yaratma üzerine kurulu bir oyun. Topu rakibe verip ani baskı ile topu ondan almak, hücum pozisyonundaki rakibi savunmaya geçemeden aralardaki boşluklardan yararlanmayı amaçlar. Rakibi dengesiz yakalamak için yapılır. Tamamen kapanmış defansa da yapılacak olan şey, topu çok hızlı çevirerek, ani kanat değiştirerek rakibin defans bloklarını çalkalamak ve arada boşluk yaratmayı amaçlamaktır. Topu rakibe verip aniden ondan almak da aynı şeyi amaçlar; rakibi dengesiz yakalamak.
+1
thracia
(23.06.26)
1. tutturdular iyi ayaklı kaleci diye o zamandan beri süper kurtarış yapan buffon gibi adamlar çıkmaz oldu. sebebi, oyunu geriden kurarak rakibi üstüne çekip rakip takım sahasında boşluk arama. topu kaleci direk dikse rakip sahada topu indirip kazanma ihtimalin daha düşük.
2.yetenekli bir takım değilsen bunu yaparak şansını artırıyorsun. modern futbol şeyleri. artık her şey istatistik. opta vb. gibi firmalarla çalışıyor takımlar. xg falan var(beklenen gol). bu iş istatistiğe yöneldiğinden beri topçular aşırı pragmatist oldu. nerde pirlo, ballack nerde o eski registalar. bu işin anasını ağlatan gevşek guardiola.
0
mikahakkinen
(23.06.26)
birinci soruyu geçenlerde ben de sormuştum, gelen cevaplar belki faydalı olur:

(git: 1620250)

hala anlamıyorum. tamam abanıp karşı sahaya rastgele şişirme ama en azından yakındaki stopere pas vererek oyun kur. 2 metre yanında duran adamla ceza sahası içinde karşılıklı paslaşıp adamları kendi kalenin önünde üstüne koşurtturmanın ne alemi var?
0
kibritsuyu
(23.06.26)
@kibritsuyu
E yediler iste golu dun.

Isin komigi adam kaleciye pas veriyor kaleci yine degaj yapiyor ama baski aninda yaptigi icin top kisa dusuyor, daha tehlikeli oluyor aslinda.
0
🌸baldur2
(23.06.26)
1) Geriden oyun kurmak ama çok iyi stoper ve bek ikilisi olmalı. Guardiola çıkardı evet. Bunları iyi yapamazsan golü yersin, yaparsan arka taraf otoban, rahat gol. Forvetlere nasıl hizmet ederiz diye kaleciye kadar ağza sıça garantili oyun.

2) kesinlikle yanlış bakış açısı. Fatih terim’in 2.videosunu izleyiniz izletiniz

Rakibi dengesiz yakalamak da bir parçası.
0
baldan kaymak
(23.06.26)
2. sorunuz için görüşüm şu; topu rakibin defans bölgesine (3. bölge) atıp rakip taç atışı kullanırken o bölgede yoğunlaşıyorsunuz. Alan dar ve rakip açısından riskli bir bölge olduğu için hızlı oyuncular ile kalede tehlike yaratma ihtimaliniz artıyor. Ayrıca rakipten bir oyuncu taç kullanacağı için aslında o 1 kişi pratikte eksik gibi duruyor. Elbette bu taktik her seferinde sonuç vermez ama bir maçta 5 kere denersiniz, bir seferinde de golü bulursanız amacınıza ulaşıyorsunuz işte. Her takımın uygulayabileceği bir anlayış değil; hızlı oyuncular, çok iyi pozisyon alma ve pas becerisi gerektiriyor ancak yapabilen takımlar, bu taktiğin uygulanabileceği rakipler olduğu sürece neden olmasın? Tüm bunlar araştırma ve analiz sonucunda ortaya çıkıyor. Birdenbire yapılan oyunlar değiller yani.
+2
burka
(23.06.26)
1- önde kalecinin ağzına basan takımlara karşı büyük avantaj oluşturuyor, kalecinin ağzına basabilmek için takım boyunu kısa tutmak zorundalar, defans çizgisini orta sahaya hatta daha da öne taşımalılar. ilk baskıdan çıktıktan sonra dikine oynayan bir takım çok kısa sürede karşı kaleye inebiliyor. orta blokta bekleyen takımlarda ise topu dikip %50-50'ye girmektense oradan oyun kuruyorlar. bir de eskisi gibi pivot santraforlar yok, topu diktin, indirdi, dağıttı falan çok riskli. istatistiğe bakmadım ama stoperlerin kafa vurma oranı daha yüksektir bu durumda.

2- adam adama yapmayı ve alana yerleşmeyi biliyorsanız, elinizde de tackle ve pas kabiliyeti yüksek oyuncular var ise çok çok verimli olabiliyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(23.06.26)
(17)

Hayattaki en büyük sansiniz

Purple life
Nedir veya neydi?
Nedir veya neydi?
-3
Purple life
(28.05.26)
Ailem
0
peki madem
(28.05.26)
Ailem +1

Bir de ailemden kabul ettiğim arkadaşım.
+1
rock n roll
(28.05.26)
Lise ve üniversite eğitimimin iyi olması
İnsan kendi hayatını kendi kurtarıyor
Diploma deyip geçiyorlar ama çok önemli bir şey benim gözümde
-8
arbre
(28.05.26)
Henüz intihar etmemiş olmak
+5
genki
(28.05.26)
İkili eğitim veren, akademik ve sosyal çevre olarak son derece düşük düzeyli, ilçenin tek lisesindeki matematik öğretmenimdir.
Lise 1'den itibaren, liseden mezun oluncaya dek desteğini esirgemedi. Fizik ve kimyanın sıfır olduğu bir okulda, matematik bölümü mezunu sözleşmeli o öğretmen; bir öğretmenin bir çocuğun hayatını değiştirebileceğinin örneğidir. Ama o kadar az sayıdalar ki...
Bu destek sayesinde sayısal puanım yükseldi ve istediğim fakülteyi kazandım.
Böyle bir şansım olmasaydı, şimdi ağır nevrotik bir ev kadını olarak yaşıyor olacaktım.
+5
pro9it9is9
(28.05.26)
Ailem cevabını verenlere imrendim ya ne güzel
Benim sanırım en büyük şansım küçük yaşta kitapların dünyasını keşfetmek, o dünyaya sığınarak kendi kendimi yetiştirmek oldu.

Tüm kırılmalardan, dış dünyanın zorluklarından kitaplarla korudum kendimi. Pişman değilim
+10
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.05.26)
çizim&görme yeteneğim, estetik&simetri algım.

bu sayede gsl ve gsf okudum. bu sayede eğlenceli bir işim var.
+2
art cat chocolate
(28.05.26)
anne/baba/buyume ortami/cevre derim bende.
ilk cocuk ilk torun olarak sevildigimi ciddi olarak hissettim.
cocuklugum guzel gecti. aile dostlari falan da saglamdi, hepsi murekkep yalamis insanlardi.
-1
cooperr
(28.05.26)
Bu soruya verecek cevap arıyorum sabahtan beri, bulamamak beni üzdü. Gayet şanssız, korunmasız ilerliyorum hayatın kum torbası olarak.
+2
sekizdokuzon
(28.05.26)
İnanılmaz bir merakımın ve hafızamın olması, arkadaşlarım, kardeşlerimle aramın iyi olması.

Ayrıca cevapları eksileyen ergenlerin umarım en azından terapiye verecek paraları vardır, acınası haldesiniz ezikler.
0
nefertarii
(28.05.26)
zaman, para ve saglik sorunumun olmamasi 36 yas itibariyle. zaten isteyecek baska bir sey de kalmadi.
+1
baldur2
(28.05.26)
Benim sorularimi engelliyorlar.
Ama yoldasim copperr da eksilendigi icin kim olduğunu anliyorum.
Sorularin aninda eksilenmesi de söz konusu kişinin göbeginin capi hakkinda bilgi veriyor.
-1
🌸Purple life
(28.05.26)
iyi insanlarla yollarımın keşismesi. kötülükle 32 yaşında tanıştım ve ayıktım
0
ala09
(28.05.26)
valla saka maka bulamadim ya. sadece zeka diyebilirim yoksa dogdugum sartlarda ve sosyal sinifta kalsaydim fena gg olacakti. hep istisnai basarilarla yukseldim ama. bir sinavda turkiye derecesi yaptim orada sicradim. abd'de mastera full burslu kabul aldim orada sicradim. ama bunlara sans denemez sonucta loto degil kisisel basari. inek olmadan yaptim bir de bunlari asil basari o bence. bir sonraki sicrama gelmiyor ama rat wheel'da takili kaldim ve bu beni tekrar huzursuz etmeye basladi. sanirim is kurmam gerekecek.
+1
antikadimag
(29.05.26)
Mesleğimin yurtdışında işverenler tarafından talebi yüksek ve nitelikli eleman sıkıntısı yaşanan bir alan olması. Türkiyede “ofis işi” diye daha düşük maaş teklif edilirken yurtdışında saha ekibinin %50 fazlası maaş veriyorlar.

Ve çok zor bulunabilen sponsorluğu mesleğim sayesinde buldum.
0
filipis
(29.05.26)
Ailem ve kuzenlerim.

Annem, babam ve abimin eleştirecek çokça özellikleri ile davranışlarını var ama yine de büyük şansım diyebilirim. Şöyle hem en büyük şansım hem en talihsiz şanssızlığım.

Kuzenlerim de iyidir.
0
put it in your appropriate place
(29.05.26)
Kaç gündür bu duyuruyu görüyorum; "Benim şansım neydi acaba?" diye düşünüyorum ki şimdi kendime en net yanıtı buldum:

Türkiye'den girilmesi, çalışılması çok zor bir uluslarası sektöre; sektörün kendi içinde çalışanların bile girmekte oldukça zorlandığı pozisyonda girebilmek. Bunu da çok ilginç bir rastlantı ile gerçekleştirebildim, baktığım zaman resmen hayatım değişti diyebiliyorum.
+1
burka
(29.05.26)
(3)

bağımlılıkla mücadele için nereleri önerirsiniz?

ala09
istanbulda deneyimlenen bir yerler varsa yorum, mesaj beklerim dostlarim. Bayder?
istanbulda deneyimlenen bir yerler varsa yorum, mesaj beklerim dostlarim. Bayder?
0
ala09
(24.05.26)
Bağımlılıktan bağımsız olarak "Atomik Alışkanlıklar" kitabını önerebilirim. Üstesinden gelmek istediğiniz şey konusunda size yardımcı olacak yöntemler öğretebilir.
+1
burka
(24.05.26)
(bkz: amatem)
0
klassno
(24.05.26)
@burka

Alay mi ediyorsun?
-4
baldur2
(24.05.26)
(9)

aracı satmaktan vazgeçmek ve karşı tarafı mağdur etmek

atcapar
şöyle bir olay başınıza gelse tepkiniz ne olurdu? X kişisi arabasını satmak üzere anlaşıyor, karşı taraf da kapora gönderiyor ve ertesi gün noter ekspertiz için sözleşiyorlar. Ancak satıcı ertesi günü satıştan vazgeçiyor bunu alıcıya telefonda anlatıyor ve kaporasını iade ediyor ancak alıcı diyor ki
şöyle bir olay başınıza gelse tepkiniz ne olurdu? X kişisi arabasını satmak üzere anlaşıyor, karşı taraf da kapora gönderiyor ve ertesi gün noter ekspertiz için sözleşiyorlar. Ancak satıcı ertesi günü satıştan vazgeçiyor bunu alıcıya telefonda anlatıyor ve kaporasını iade ediyor ancak alıcı diyor ki ben senin sözüne güvenip hanımın altınlarını bozdurdum şimdi benim zararım ne olacak ya da işte diyor ki senin sözüne inanıp bankadan kredi çektim zararımı kim karşılayacak vs bunun gibi sebepler söylerse illa benim zararımı karşıla diye ısrar ederse ne yapardınız? Böyle durumlarda taraflar nasıl orta yolu buluyorlar?
+1
atcapar
(21.05.26)
O yüzdenn satıcı vazgeçerse kaporayı 1 kat ilavesi ile iade ediyor. Yazılı bir kural değil, ama raconu böyle işliyor genelde.
+6
koskoca kirpi
(21.05.26)
Evlilik işlerinde; sözlenirken herhangi bir evrak imzalanmamasına rağmen sözden vazgeçilirse, vazgeçen taraf yapılan masrafları karşılamak durumunda kalıyor, hem maddi hem manevi. Yasal olarak karşılığı var dava açılabiliyor yani. “Sözleşme”ler sadece evrak/imzayla dönen bir şey değil sözlü olarak söylemek bile sizi yükümlülük altına sokuyor. Tabii bu durumda kanıtlamak daha zor.

Bu durumda da aynı durum geçerlidir sanırım. Yazışmalar, banka işlemleri, tanıklar vs. bu sözleşmeye kanıt olabilir.

Bu iki durumu da değerlendiren mahkeme tabii. Sözden dönen kişi kesin olarak tazminat öder diye bir şey yok ama dava açılırsa ödemesi fazlasıyla olası.

Ekstra kapora vermek ya da gönlü alacak miktarlar vermek, yasal olarak bu sözleşmeden dönme yükümlülüğünü kaldırabilir. Ekstra kaporayı karşı tarafa gönderirken açıklamaya sebebini açıklayan yazı yazmak, bu mahkeme süreçlerinde lehinize olur, tabii karşı taraf bunu biliyorsa :)
+1
substituent
(21.05.26)
Bence kapora alıcının satışı bağlaması kadar satıcının da caymasını önlemek amacıyla olmalı. Nasıl ki "Ben vazgeçtim almaktan" diyince kapora satıcıda kalıyorsa; satıcının vazgeçtiği durumlarda da alıcıya kapora ödenmeli.

Tabi bu işler satışın başında yazıya dökülüp yasal zemine oturtulmalı. Yoksa racon, yol, yordam onu gerektirse dahi (sözünün, anlaşmanın arkasında durmak aslında) sözlü durumlarda fırsatı olan cayıyor. Genelde de satıcılar bu gibi durumlarda herhangi bir sorumluluk almıyorlar pek zaten, umursamıyorlar.

Ne olabilir derseniz bence yapılması gereken anlaşmayı bozan tarafın diğer tarafın zararını karşılamasıdır. Farzedelim adam 10 cumhuriyet altını bozdurdu, onun yerine konması gerekli bence ama zararlı tarafın da çok net şekilde bu durumu belgeleyebilmesi lazım. İşin sonu düzgün iş âhlakına kalıyor bence. O da yorumlardan gördüğümüz üzere her insanda olmuyor belli ki...
+1
burka
(22.05.26)
@koskoca kirpi +1

Kapora iki taraf için de bağlayıcıdır. Kim vazgeçerse kapora miktarı kadar karşı tarafa ödeme yapmalıdır. Ben ev alırken kurumsal bir emlakçı ile kapora verirken ön sözleşme imzalamıştık (cayma akçesi). Böyle bir madde o sözleşmede de vardı.
+2
but that was just a dream
(22.05.26)
ahlaken söz verildiyse tutulur. ama olabilecek şeyler bunlar. genelde karşı tarafın mağduriyeti biraz giderilmelide 10 çeyrek altını falan geri ver falan. gereksiz ahlak kasmaya gerek yok. olması gereken verilen sözün tutulması eğer tutulmuyorsa karşı tarafın gönlüde alınır.yok kredinin faizini öde 10 çeyrek altın al. mal ne kadar zaten ya.
0
mikahakkinen
(22.05.26)
orta yolu bulamayacağınızı düşünerek hareket etmek lazım. altın bozma örneği üzerinden devam edelim. araç satışını, altınları bozduracağınız kuyumcunuza en yakın noterde yapacaksınız. satıcı notere gelecek. ondan sonra altınları bozup parayı hemen gönderip arabayı hemen alacaksınız. bu dediğimde de %100 kesinlik yok, ama biraz daha garanti gibi.
0
co2s2
(22.05.26)
Sağlam bir avukat birşeyler yapabilir mi bilmem danışmak lazım ama ben olsam yedi sülalesini içeren bir konuşma yapıp en azından içimi rahatlatırdım.
0
kimlanbu
(22.05.26)
@thetruenorthstrongandfree2'ye katılıyorum çoğunlukla. şöyle bir durum var. elinizde altın ve gümüş var. araba almak için altını sattınız. satıcı vazgeçti, o arada altın çıktı para kaybettiniz.. ama aynı zamanda gümüş de düştü. satıcı şunu derse ne diyeceksiniz?

"bilader sen de gümüşünü satsaydın, bana sorsan altının yükseleceğini gümüşün düşeceğini söylerdim. sen bu işlerden anlamıyorsun diye neden ben sana para vereyim?"
0
co2s2
(23.05.26)
@co2s2

Evet, bunu söyleme hakkınız var. Hakim bu savunmayı gayet makul bulabilir ve tazminatı gümüş üzerinden hesaplayabilir.

Mahkeme bu yüzden var zaten. Bu işlerin hukuki boyutu var, bu işlerde nasıl oluyor bilmiyorum ama sözlenmede çok fazla örneği var.
0
substituent
(23.05.26)
(3)

Alınabilecek en iyi el konsolu hangisi?

lasttrain
Selam arkadaşlar.Soru başlıktaGüncel oyunları oynayabileceğim sorun çıkartmayacak hangi el konsolunu tavsiye edersiniz.Ns2 almak mantıklı mı? Oyunları pahalı gibi onun yerine steam deck tabanlı veya Asus rog tarzı cihaz alıp nispeten ucuz oyunları ucuz oynamak mı?
Selam arkadaşlar.

Soru başlıkta
Güncel oyunları oynayabileceğim sorun çıkartmayacak hangi el konsolunu tavsiye edersiniz.
Ns2 almak mantıklı mı? Oyunları pahalı gibi onun yerine steam deck tabanlı veya Asus rog tarzı cihaz alıp nispeten ucuz oyunları ucuz oynamak mı?
0
lasttrain
(04.05.26)
Selamlar

Zamanında benzeri bir soruyu yanıtlamıştım, aşağıdaki duyurudan okuyabilirsiniz. Tavsiyem hala daha Steam Deck. Nintendo Switch çok güzel cihaz, eğlenceli ve kendi ekosistemi içinde oldukça iyi. Öte yandan oyunları cidden pahalı ve exclusiveler güzel olsalar bile bence çok uzun oynama süreleri vaadetmiyorlar.

www.eksiduyuru.com
+1
burka
(04.05.26)
Switch Lite
0
halitkin
(05.05.26)
su anda piyasadaki en iyi urun nintendo switch oled. onu alamiyorsan orijinal switch 1 al. switch 2'nin hem tasinabilirligi azalmis (cihaz buyumus), hem de pili cabuk bitiyor yani tasinabilir platform olmaktan uzaklasmis. ben acikcasi cok begenmedim, ilk versiyon daha basariliydi.

islemci gelismis olsa bile su anda switch 1'in acmayacagi guzel exclusive oyun yok.
0
antikadimag
(06.05.26)
(10)

Hayattaki hedefiniz

arbre
Yaş 33 oldu. Evlilik düşünmüyorum. Çocuk düşünmüyorum. Ölene kadar iş güç. Gezip dünyayı görme kısmı dışında başka ne yapılabilir? Aynı durumda olanlar ne düşünüyor?
Yaş 33 oldu. Evlilik düşünmüyorum. Çocuk düşünmüyorum. Ölene kadar iş güç. Gezip dünyayı görme kısmı dışında başka ne yapılabilir? Aynı durumda olanlar ne düşünüyor?
-9
arbre
(20.04.26)
dunyayi gezmek
+1
baldur2
(20.04.26)
gönüllülük çalışmaları, aklınıza yatan bir stk için çalışmak
+1
mezzosprite
(20.04.26)
Çocuk ve eş olmaması acayip bir maddi rahatlık sağlıyor. Ben kendimi seneye erkenden emekli edeceğim yaş 42, gerçekte ise 61 yaşına kadar beklemem gerekiyordu ama prim gün sürem 7 aya bitiyor salacağım gerisini. Yani ölene kadar iş güç kısmından sıyrılabilirsiniz. İşim gereği yıllarca gezdim durdum, zerre bir yere seyahat etmeyeceğim. Sakin bir beldeye müstakil ev yaptırıp, hayvanlarımla birlikte kafa dinlemeyi düşünüyorum.
+2
koskoca kirpi
(20.04.26)
@koskoca kirpi +1

Ben de benzer durumdayım, yaş 37. Bekar isen (en azında resmi evliliğin yoksa, çocuk sahibi değilsen) yaşamında karar vermek çok daha kolay oluyor. Planım 40-41'e kadar biraz daha çalışıp, para biriktirip erken emekli olmak. Sonrasında güzel mevsimlerde Avrupa-Türkiye arası bisiklet ile seyahat etmek, yolda olmak. Havanın soğuduğu zamanlarda da evime gidip sakince kitap okumak var. İnsan kendi amacını kendi yaratır. Ben bu şekilde yaşamayı planlıyorum, siz de kendinize göre bir amaç yaratacaksınız işte : )
+5
burka
(20.04.26)
37 yaşında erkek kişisi olarak; kendimce güzel bir hayat yaşamak. Genel ve yüzeysel olduğunun farkındayım.

42 yaşıma kadar mevcut yaşantımı devam ettireceğim. Sonrasına bakarım.
+2
put it in your appropriate place
(20.04.26)
Ayda bir de olsa çocuklu fakir bir ailenin evini marketten aldıklarında ziyaret et.
Şahit olarakta her zaman yanında bir arkadaşın bulunsun.
Dua almak iyidir .
-2
diyecevaplandı
(20.04.26)
Birilerinin yararına bir şeyler üretmek olabilir, para ihtiyacı yoksa bir hobiyi buna dönüştürebilirsiniz mesela. ben para kazanma derdi olmadan seramik yapıp bununla ilgili birilerine fayda sağlayacak bir şeyler yapmak isterdim. Sadece bir örnek.
+1
amelie poulain
(20.04.26)
motor al.
0
antihero
(21.04.26)
yaş 34, evlilik, çocuk var.
sakince kitap okuyabilmek, işsiz kalmamak dışında hiçbir hedefim yok tamamen bıkmış durumdayım.
medeni durum gibi şeyler değiştirmiyor demek ki sonucu.
0
rayde
(21.04.26)
Ölene kadar yaşamak. Başka bir planım yok.
+2
peki madem
(21.04.26)
(7)

Kafamda Deli Sorular - 4 / Zeka Düzeyi İle Mizah, İlgi Alanları Gibi Şeyler İlişkili Mi?

burka
Önceki sorularımı aşağıya iliştiriyorum, olur da yanıtlamak isteyen çıkar:Kafamda Deli Sorular 1: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1610416/kafamda-deli-sorular-1-insanoglu-dogada-bir-anomali-miKafamda Deli Sorular 2:https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1610496/kafamda-deli-sorular-2-bir-sektorun-globa
Önceki sorularımı aşağıya iliştiriyorum, olur da yanıtlamak isteyen çıkar:

Kafamda Deli Sorular 1: www.eksiduyuru.com
Kafamda Deli Sorular 2:www.eksiduyuru.com
Kafamda Deli Sorular 3:www.eksiduyuru.com

Selamlar

Bir insanın zeka seviyesi, algılama becerisi ile ilgi alanları arasında bir ilişki var mı? Örneğin kavga, gürültülü kadın programları; yarışma formatında yayınlanan çatışmalar vb. şeyleri artık alışkanlık haline getirerek izleyen ya da tabiri caizse osuruğa gülen insanlardan söz ediyorum.
0
burka
(08.02.26)
ilişkili. saydıklarını embesiller ve idiotlar izliyor. moronlar sinema izliyor. zeka arttıkça sarkazm artıyor.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.02.26)
bence doğrudan ilişkili değil, kötü emeller diye bi youtube kanalı var, kadın baya bildiğin entelektüel bir insan, kısmetse olur izleyen bi arkadaş grubu varmış :) izleyip psikolojik analizler falan yapıyorlarmış.
0
Sadece soruyorum
(09.02.26)
Sınıf ve sosyal statü ile daha alakalıdır.
+1
peki madem
(09.02.26)
bütün o dediklerini izliyorum, tescilli zekiyim, hayatım akademik başarılarla dolu.

peki madem'e katılıyorum. +1
0
Hallegadola
(09.02.26)
Öyleyse sorumu size yönelteyim;

Ben kendi adıma bu programlarda keyifli bir şey bulamıyorum ve açıkcası algıları açık, yorum yapabilen sağlıklı bir insanın (yoruma açık olmakla birlikte zeka ile ilişkilendirdiğim kısmı burası aslında) kendiliğinden, doğal olarak bu tür içeriklerden uzaklaşacağını düşünüyorum. Özellikle bu tür programların zeki insanlara hiç bir şey sunmadığını, aksine onları itmesi gerektiği kanısındayım. Bu tür programların (suç, ekstrem yarışma vb.) nitelikli muadillerinin (suç belgeselleri ya da ciddi survivor yarışmaları gibi) de pekala bulunduğu kanısındayım. Sizi bu programlara çeken nedir?

Not: Her akademik kariyerin zekanın bir ölçüsü olmadığını düşünüyorum.
+1
🌸burka
(09.02.26)
diğer sorularınıza da referans verdiğiniz için onlara da cevap yazmış olabiliyoruz. arada onlara da bakın :)

çevremde sosyo-kültürel ve entelektüel açıdan yüksek bir statüdeki hiçbir insan bu programları izlemiyor. ancak akademik çerçevede sosyolojik bir gözlem yapacak olanlar belki bakıyordur. bu programlar algılama becerisinin düşüklüğüyle mi ilgili bilmiyorum ama davranış becerilerini etkilediği aşikar. o programları izleyen çoğunluk günlük hayatta da oradaki tipler gibi entrikalı, kavgacı bir davranış sergiliyorlar. hayatta karşımıza çıkan deneyimleri, farklılıkları bir çerçeveyle çevrili gibi düşünürsek kendilerini o programlara maruz ederek o tip bir çerçevenin içinde hapsettiklerini düşünüyorum. jargonları, dilleri, sokakta hareketleri bile o yöne doğru evriliyor. kısaca, zeka ile ilişkisine bir korelasyon desek bile zamanla maruz bırakıldıkça zeka seviyesini eksi yönde etkiliyor bence.
+1
eileengray
(09.02.26)
bir kere bu programlar ekmek alırken,markete giderken, benzin alırken karşılaştığımız bütün o saçma insanların bir karışımını sunuyor. insan ilişkileri karmaşık. bu tür programlar insanların aldatmaya, insan kandırmaya ne kadar açık olduğunu gösteriyor, sıradan insanlara karşı yaklaşımınızı ona göre şekillendirebilirsiniz.

yoksa merhaba poğaçacı diyenden farkınız kalmaz.

ya da şu tür bir şeyle aynı fikirde olduğunuzu anlayamazsınız, gerçeklerle yüzleşince hayalleriniz yıkılır: www.youtube.com
-2
Hallegadola
(10.02.26)
(4)

yürüme dersleri 101

Whily
dostlar, romalılar, yurttaşlar, dinleyin;çağırmazdım sizi acil olmasa.aynı yerde çalıştığım ablasını (x diyelim) arada ziyaret ederken dikkatimi çeken bir kız var.bugün fark ettim ki kızımız benim eve çok yakın bir yerde işe başlamış.her gün minimum iki kere önünden geçiyorum.bütün bunlar ışığında b
dostlar, romalılar, yurttaşlar, dinleyin;
çağırmazdım sizi acil olmasa.

aynı yerde çalıştığım ablasını (x diyelim) arada ziyaret ederken dikkatimi çeken bir kız var.
bugün fark ettim ki kızımız benim eve çok yakın bir yerde işe başlamış.
her gün minimum iki kere önünden geçiyorum.
bütün bunlar ışığında benim bu kızla tanışmam lazım.
"ilişkisi var mı yok mu bilmiyorsun bir sakın" dediğinizi duyar gibiyim.
ama tanışmadan bunu nasıl bileyim değil mi? resmi olarak bekar onu biliyorum.
işten sonra takıldığı yerleri de biliyorum/tahmin edebiliyorum az çok.
çalıştığı yerdeki vardiyada tek çalışıyor. ama hiç de ihtiyacım olan şeyler zaten bir yer değil.
öyle bir şey almaya diye girip "ya sen x'in nesi oluyorsun diye mi ilk adımı atsam" ya da ne bileyim hiç bunlara girmeden bir şeyler alıp üç ben gün sonra mı bu muhabbeti yapsam? hiç olmadı öyle dükkanın önünden geçerken başka bir bahaneyle (belki adres sorma falan) girip mi bu muhabbeti yapsam nasıl yapsam aq gece ikide aklıma takıldı.
hadi bir şekilde bu adımı attık, tanıştık. devamı nasıl olmalı? sattıkları şeyler öyle her gün lazım olacak şeyler değil belki ayda bir falan. her gün kapının önünden iki üç kere geçiyorum ama bunları bir şekilde temasa dönüştürme lazım.

not:gecenin ikisinde telefondan yazdım. yazıda bazı hatalar varsa da görmezden gelin.
0
Whily
(29.10.25)
ablasi ile aran iyi mi? iyiyse ben olsam once ablasi kanalindan once bir yoklama cekerim. eger piste inis izni gelirse sonraki asamalara bakilir.
+1
cooperr
(29.10.25)
abladan seni tanıştırmasını iste.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.10.25)
Yemin ederim çok saf bir insanım. "Yürüme Dersleri 101" diyince aklıma yürüyüş egzersizi geldi...

Buyrun, sizin aradığın şey burada:
Yürümenin Felsefesi - Frederic Gros
www.kitapyurdu.com
-1
burka
(29.10.25)
merhaba. ciddi ciddi bi 15 saniye felçli birinin tekrar yürüyebilmesi için insanların fikrini alıyosun sandım. bu olaylardan ne kadar uzak kaldığımı bana hatırlattığın için teşekkürü borç bilirim, çok geçmiş olsun (bana).
0
libertine
(01.11.25)
(3)

İpad oyun önerisi

webbrowser
Selamlar, nöbetli bir işim var. Nöbetlerde ofline olarak oynanabilecek güzel vakit geçirmelik her türden oyun önerilerinize açığım.
Selamlar, nöbetli bir işim var. Nöbetlerde ofline olarak oynanabilecek güzel vakit geçirmelik her türden oyun önerilerinize açığım.
0
webbrowser
(08.09.25)
(bkz: swordigo)
0
gilbeys
(08.09.25)
Kingdom Rush
0
avatar is back
(08.09.25)
Point & Click Adventure seviyorsanız Machinarium'u tavsiye ederim.

amanita-design.net
0
burka
(08.09.25)
(3)

Doğru düzgün bir tane not uygulaması bulamadım?

skr1292
Notion inanılmaz yavaş.Obsidian karışık ve web sürümü yok.Evernote sevmedim.Google keep biraz basit kaçıyor.Simplenote var bir tek ama onda da resim ekleme, tablo ekleme falan yok.Hem web'den giriş yapabileceğim hem de android ve windows app'leri olan not uygulaması var mı bildiğiniz?
Notion inanılmaz yavaş.
Obsidian karışık ve web sürümü yok.
Evernote sevmedim.
Google keep biraz basit kaçıyor.

Simplenote var bir tek ama onda da resim ekleme, tablo ekleme falan yok.

Hem web'den giriş yapabileceğim hem de android ve windows app'leri olan not uygulaması var mı bildiğiniz?
0
skr1292
(08.09.25)
Upnote kullanıyorum.
0
put it in your appropriate place
(08.09.25)
Onenote?
0
kobuzchu kiz
(08.09.25)
Notesnook bu özellikleri karşılıyor. Ben de yıllarca Evernote kullanmış ve sonrasında onun yerine geçecek bir uygulama ararken karar kıldım. Tahminen 1.5'den fazladır kullanıyorum. Aralık ayından itibaren de premium sürümüne geçtim. Detaylı incelememi okuyabilirsiniz, sorunuz olursa beklerim.

eksisozluk.com
0
burka
(08.09.25)
(4)

para nasıl biriktiriliyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
kazandığımızı altın mı yapıyoruz yoksa ufak paralarla borsa spekülasyonu yapıp ufak ufak kazançlar + birikimle kar topu gibi mi büyüyoruz?
kazandığımızı altın mı yapıyoruz yoksa ufak paralarla borsa spekülasyonu yapıp ufak ufak kazançlar + birikimle kar topu gibi mi büyüyoruz?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.09.25)
Borsayı bilmiyorum, bir türlü anlayamıyorum. Şahsen dişten tırnaktan artırıp eğlenceden veya belki ihtiyaçlardan kısıp altın yapabilirsem yapıyorum. Olabildiğince borçuz kredisiz yaşamaya çalışıyorum, kredi veya kredi kartı borcum olduysa muhakkak bitirmeye odaklanıyorum. Memur halinle başka türlü olmuyor.
0
muhayyer divan
(01.09.25)
ben altın + bes yapıyorum. borsaya ayıracak zamanım yok sürekli takip edemem, o yüzden bes üzerinden fonlar aracılığıyla borsaya girmiş oluyorum, üstüne bir de devlet katkısı geliyor. altını da gram ya da çeyrek olarak yastık altı biriktirmeye devam.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(01.09.25)
Spekulasyon ufak paralarla ya da para biriktirmek icin yapilabilecek bir sey degil. Tam tersi daha cok parayla, daha riskli, kisa vadeli islemler yapmak demek.
0
ghilleinthemist
(01.09.25)
Size "Paranın Psikolojisi" kitabını öneriyorum. Okuması kolay ve keyifli bir kitaptır, kesinlikle tavsiye ederim. www.kitapyurdu.com
0
burka
(01.09.25)
(18)

Kendini döndüren, kolay zarar ettirmeyen, çok vakit istemeyen iş önerisi

yadigar
Olay:Balta sapı olmamakta direten bir erkek yeğenim var. Anladık ki okumayı da beceremiyor. Babasının işlerine de bulaştırmak istemiyoruz. Hem biz istemiyoruz, hem kendisi istemiyor.Gençliği ziyan olurken bir taraftan, babasının işleri de eskisi kadar iyi değil. Yaşı da ilerliyor, küçülmeye gidecek
Olay:

Balta sapı olmamakta direten bir erkek yeğenim var. Anladık ki okumayı da beceremiyor. Babasının işlerine de bulaştırmak istemiyoruz. Hem biz istemiyoruz, hem kendisi istemiyor.

Gençliği ziyan olurken bir taraftan, babasının işleri de eskisi kadar iyi değil. Yaşı da ilerliyor, küçülmeye gidecek muhtemelen.

Şimdi biz bu oğlana ne tarz bir iş kuralım ki;

1. Günde 7-8 saat ayırması yeterli olsun.
2. Stresi yüksek olmasın.
3. Kendini döndürsün, ayda bir-iki asgari ücret miktarı net kar bıraksa kafi. Bırakmadı mı, zarar etmese de ok.
4. Ticaretten çok anlama gerektirmesin. En kötü, kalifiye bir-iki çalışan ile halledilebilsin. Bu gitsin otursun masasında. Oyun mu oynuyor, dizi mi izliyor, ne yapıyorsa artık...

Yani adamın bir kartviziti olsun, iyi kötü bir uğraşı olsun. Bir müddet bu şekil idare etmeyi başarabilirse, zaten gayrimenkul vereceğiz, kira geliri olacak.

Şimdiden eline yüklü miktar geçsin istemiyoruz. Sorumsuz davranacak çünkü öteki türlü. Ama burnu yerde sürtsün de istemiyoruz. Bir baltaya sap olsun yeter.

Püf nokta şu: Kendisini borç batağına sürükleme ihtimali olan bir şey olmamalı mümkün mertebe. Yani bu tamamen imkansız da, minimum risk diyelim.

İki-Üç milyon gibi bir sermaye ayırmayı düşünüyoruz. Fikir güzel ise arttırılabilir.
0
yadigar
(31.08.25)
bu dediginiz simartmakla paralel basarisizliga sebebiyet verecek bir durum bence. ben olsam ascilik, guvenlik gibi ucretli is garantili kurslara gonderip gerisini kendine birakirdim. hicbir birikimi , egitimi olmayan bir adama 1,2 milyon para vermek = parayi sokaga atmak.
0
buenosdias
(31.08.25)
Buenosdias+1
Mutfak üzerine eğitim aldırıp mezeci açılabilir.
0
strawberry first
(31.08.25)
araba yıkamacı
otopark
emlakçı
0
mantık
(31.08.25)
Abi üç milyonu tecrübesiz bir gence harcayıp pişman olmayacaksanız yapın. Berbat bir çocuk yetiştirilmiş bence. Verin bir yere çalışsın, ama çalışmaz çünkü ailede para var. Abi öyle iş açtım aha kazandırır gibi bir şey yok. Bu çocuk insan yönetmeyi bilmiyorsa olmaz. Müdür koyabilirsiniz işletmeye. Ama bu çocukla yine olmaz bence. Aileden gelen maddi rahatlığı öldürmezseniz iş zor. Ona da kıyamaz velileri. O halde bir adet 20 üzeri odası olan otel alın. Müdür işe alın. Tam bu arkadaşlık bir iş olur.
0
Shepard
(31.08.25)
Kahveci
Çiğ köfteci
Telefoncu
Oto yıkama
Emlak cart curt. Alayıda herhangi bir zanaat içermeyen meslek olduğu için kendini döndürür ama sürdürülemez.
0
mikahakkinen
(31.08.25)
Meziyeti, ihtisasi ne bu gencin, nelerle uğraştı bu yaşına kadar, neye yeteneği var... bunlar önemli ayrıntılar.

Bir de tamam yapın da, temelsiz olur da batirirsa, daha çok başarısızlık suçluluk psikolojisine girecek, yapın ama destek ola ola yapın. Ya da bulabilirseniz kurumsal danışmanlık vb aldırın bir yandan.
0
encokbenisevinnolur
(31.08.25)
Nargile cafe acin cuk oturur gibi geldi nedense
0
Kittie
(31.08.25)
biraz oturduğu yerden yapacağı bir iş olmalı. yani adam çalıştırması şart.
mesela araba yıkama buna iyi örnek kasada durup parayı alacak elemanlara talimat verecek.

fakat bu kişi ne iş verirseniz verin %95 başarısız olacak çünkü batırdığı kendi parası değil.
0
orpheus
(31.08.25)
Diğer yorumlara katılmakla birlikte aklıma depo kiralama işi geldi. Şehir dışı ya da makul bir arsa üzerine prefabrik bir sistem kurulur. Bu çocuk da onun başında durur, gerektiğinde nakliye işlerini yapar. Sanırım tek ihtiyacı olan araç kullanmak ve hamallık yapmak gibi duruyor.

Ben sizin yerinizde olsam bu koşullar altında çocuğa ciddi bir akıl hocası tutar (mümkünse ailenin dışında) ve güzel bir finansal okur-yazarlık eğitimi aldırırdım. Eğer sözünüzü geçirebilir ve bu işin ciddiyetini kavratabilirseniz şöyle 1-2 yıllık süreç sonunda kendi mallarını, mirasını yönetebilecek; büyütmese dahi onu koruyabilecek değerini bilecek birisi olabilir.
0
burka
(31.08.25)
Tekel acin, en temizi. Bakkalda insani bi yan var ama tekelde tam sapsizligiyla iyi oturur. Havali da is.
0
klassno
(01.09.25)
Servis alın, mhtemelen araba sürmeyi de seviyordur, sabah akşam araba sürsün.

Okul değil de iş yeri servisi.

Yabancı dili varsa vito alıp havalimanı transfer işi gibi işler olabilir.

Tır soforu olup yurt dışına giderse o da severse olabilir, 8-9 saatten fazla tır süremez zaten avrupada.
0
liberal
(01.09.25)
Burnu sürtmeyecekse sermaye düşük geldi bana. Demirbaş, mal ve çalışan gibi işletme sermayesinin hepsini karşılaması zor gözüküyor. Kafe gibi işler belki karakterine uygun olabilir ama yüksek sermaye, yüksek risk ve sorumluluk gerektiriyor. Çevreye göre ajans işleri olabilir. Bütçe çok aşılmaz ama çalışan daha masraflı olacağı için satış baskısı ve stres olur. Bence mevcut bilgilerle servis/nakliyat gibi işler olabilir. Yine daha çok sermaye gerektiriyor ama en azından daha düşük riskli, yani araca yatırılmış olunur. Babanın ve çevrenin bilgi ve iş açısından destek olabileceği sektörler ve kişinin karakteri (belki de severek ilgileneceği işler) de çok önemli.
0
osssy
(01.09.25)
En iyisi mahalledeki bim'de a101'de falan çalışsın. Ticaret şu ortamda zaten riskli ve bu kişinin hiç tecrübesi yok.

Eşe dosta haber salın iş arıyoruz diyerekten en kötü maaşlı iş karambole girilecek ticaretten iyidir.
0
runaway
(01.09.25)
burnu sürtmesi gerekirken hala sırtını sıvazladığınız birinin yapacağı işte verimli olmasını beklemek fazla hayalcilik kusura bakmayın. kendi işi olacak ama günde 7-8 saat ayırsa yeterli olsun stresi olmasın falan. e verin gayrimenkulu takılsın zaten neden uğraşıyorsunuz ki.
0
bay b
(01.09.25)
Tezgahtarlık öğrensin , bu arada hobisini bulsun ,
Hobisinden para kazanamazsa ( sevdiği şeylerden ) bırakıın kendi haline .
Yani öyle bahsetmiştiniz ki bu arkadaş yaptığı işte iki senet biz sözleşme imzalasa ( hatalı iş ) zaten dönüşü olma .
Bir arkadaşın çocuğu batırdı , çocuğa kızdılar , aklı başında biri dedi ki ulen bu batırma mı , bu çocuk 3 senede zaten bu parayı yerdi , atıyorum ( 36* 50.000 ) gibi bir rakamdı ) başka borcu yoksa normal demişti .
0
dunyatuhaf
(01.09.25)
bırakın milletin çocuğunu adam etmeye de çalışmayın parası var batıracak size ne aga yani ilk defa sizden duymuyorlardır herhalde bu adam etme fikirlerini.

neyse

çerez işi. tek yapması gerek ürünleri taze tutmak. bu, bu kadar.
kırtasiye. eski kafa bir iş. yerine, çevrenize çok bağlı.
çok para varsa kuyumcu. batırmayı başarırsa yatırın sikin.
çiçekçi. batırmayı başarırsa yatırın sikin. biraz dinlenin tekrar sikin.
0
Efoody
(03.09.25)
@yadigar
hahah :D

@compu
su moderasyon isini bir oturtamadin gitti.
kim abicim buranin zaptiyesi?
0
cooperr
(17.08.26)
bay b arti 1.

burnu surtulmedigi icin bu haldeyken, kriterlerinizin tek ortak noktasi burnunun hic surtulmemeye devam etmesini o sekilde ya da bu sekilde saglamak.
0
baldur2
(17.08.26)
(5)

Diyelim ki piyangoyu kazandiniz ve harcamaniz icin

lapaz
1 yiliniz var. 1 yildan sonra kafaniza sikip olceksiniz. Nasil harcardiniz?
1 yiliniz var. 1 yildan sonra kafaniza sikip olceksiniz. Nasil harcardiniz?
0
lapaz
(25.08.25)
Millete verirdim. Bana yaramıyor, başkasına yarasın. 1 sene bana idare edecek kısmını ayırır, kalanını dağıtırım
0
luluki
(25.08.25)
1 yıl harcayabildiğim kadarını harcardım geri kalanının son günümde yakardım.
veya geri kalanını soğuk cüzdana koyar okyanusa atardım
0
my fault
(25.08.25)
bir yıl sonra kesin olarak ölüyorsak, başka seçeneğimiz yoksa ben açıkçası kumar-alkol-uyuşturucu batağına saplanırdım. geleceğimi veya sağlığımı düşünmeme gerek olmayacak sonuçta. aslında dünyayı gezme fikri fena gelmiyor kulağa ama kısa süre sonra öleceğim için muhtemelen tamamen anlık zevklere ağırlık verirdim, tanışacağım hiçbir insanın ya da gördüğüm hiçbir yerin uzun vadede "benimle" kalamayacağını bilmek muhtemelen bu tür işlere olan hevesimi tamamen köreltirdi.

tabii tüm bunları parayı kimseye bırakamayacağım, hepsini benim harcayıp bitirmem gerektiği varsayımıyla yazdım. başkalarına bırakabiliyorsak eğer anneme ve kardeşlerime bırakırdım, kumarla uyuşturucudan kısabiliriz o durumda.

harcayamadığımız para bir yılın sonunda yok edilecek veya geri alınacaksa da zararı yok ölüyom zaten bana ne.
0
der meister
(25.08.25)
çocuğuma bırakabiliyor muyum? yoksa biz ölünce yememişsek para da gidiyor mu?

öyleyse bile yettiği kadar bi ev alırım, ölünce oğluma kalsın.
0
kibritsuyu
(25.08.25)
Benjamin Franklin gibi bir fon oluştururdum.
0
burka
(25.08.25)
(9)

Bencil olmak hayirli bir özellik degil mi ?

feastofthedamned
Neden ayipmis, günahmis, ahlaksizlikmis gibi kabul görür ki bu durum anlamam.insanin en büyük hayri yine kendisinedir, kisinin kendisini düsünmesi neden kötü bir sey olarak algilaniyor ?
Neden ayipmis, günahmis, ahlaksizlikmis gibi kabul görür ki bu durum anlamam.

insanin en büyük hayri yine kendisinedir, kisinin kendisini düsünmesi neden kötü bir sey olarak algilaniyor ?
0
feastofthedamned
(23.08.25)
İnsanın kendini düşünmesi ile sürekli kendini düşünmesi, başkalarının hakkını gaspederek kendi öncelik ve çıkarlarını gözetmesi farklı şeyler.

Bence de bir insanın sürekli kendinden feragat ederek, tüketerek başka insanlara öncelik vermesi doğru değil. Bu açıdan insanın "bencil" olması gerektiğini düşünüyorum. Doğru bir denge kurulduğunda sağlıklı olan bu gibi geliyor bana.
0
burka
(23.08.25)
bencilliği nasıl tanımladığımızla ilgili bu.

önce ben, hep ben, ille de ben deyip başkalarını düşünmemek başka.
başkalarının hakkını yemeden kendini düşünmek başka.

bencillik ne kadarsa diğerkamlık da kötü.
biz bencilliği öcüleştiriyoruz ama diğerkamlığın kişiye zarar verebileceğini düşünmüyoruz.

her şeyde olduğu gibi burada da denge önemli.
ne diğerkam yaşayabiliriz ne de bencilce.
sağlıklı bencilliği benimsemek lazım.
başkasına zarar vermeden kendini öncelemek. "önce can sonra canan" meselesi.
0
biseysorcaktim
(23.08.25)
Bencillik ile haysiyet/vakar birbirine karıştırılıyor.

Haysiyet/vakar iyidir, bencillik kötüdür. Yani eski ifadelere göre. Çünkü eski ifadelerdeki bencillik bugünkü narsisizme denk gelir, hiç değilse çok büyük nir ben merkezciliktir. Halbuki haysiyet insanlık/vakar onurudur, şereftir, hayatın içinde zaten bir yer edinmişliktir, kabul edilmişliktir. Diğerinde kabul görme kaygısı vardır, kendini kabul edememiş, kendi içine sinememiş, dünyaya köklenememiştir. Vakar sahibi insanın kendine saygısı olur, sevgisi olur, kendine sadakati olur, bütün bunların üzerine koyar her türlü ilişkileri.

Bencillerde yani ben merkezcilerde özsaygı özsevgi çok eksiktir, hep başkalarından beklerler. Kendilerini başkalarının gözünden değerlendirirler ve dünyayla kavgaları da bu merkezdedir. Onun için eskiden bencil kelimesiyle anlatılan anlam kötü görülüyor.

Senin dediğin "insan zaten her şeyi kendisi için yapar"ın kelime karşılığı haysiyet, vakar, şeref, bazen itibardır.
0
muhayyer divan
(23.08.25)
(bkz: tabi lan manyak mısın)

Bencillik, insanın varacağı en üst mertebedir. Bencil insan kâmil insandır. Bilgeliğin şahikası, ahlâkın zirvesş, terakkinin doruğudur bencillik.
0
yadigar
(23.08.25)
@muhayyer divan +1
0
encokbenisevinnolur
(23.08.25)
bencillik toplumun ortak menfaatlerinin katilidir. bu çürümüş toplumda bencil olmanın faydalarını sayın desem, herkes sayfalarca yazar. çürük bir düzenin içinde müthiş bir şey olarak görülen bir özellik, nasıl güzel bir şey olabilir ki?
0
her giriste sifresini unutan adam
(23.08.25)
@unutan adam,

Her hiyarim var diyene tuzlukla kosmanin da toplumda ne kadar zarara yol açtigini her gün görüyoruz ama. Dolandiricilar ve sarlatanlar cirit atiyor.
0
🌸feastofthedamned
(23.08.25)
Herkes bencil olduğumu söyler. Ben faydasini görmedim desem yalan olur.
0
sonsuz
(24.08.25)
benim anladığım şekliyle bencillik, başkasını hiç düşünmeden, başkalarına kötü şeyler olacak olsa bile sadece ve sadece kendinizi düşünmenizdir.
0
co2s2
(24.08.25)
(14)

Masa Lambam nasıl olmuş?

emfuzi
3d olarak ürettiğim masa lambası hakkında yorumlarınızı merak ettim. :)https://hizliresim.com/tnqtxh8https://hizliresim.com/fqo8c11video link: https://www.instagram.com/stories/trockrc/3704801187529446075?utm_source=ig_story_item_share&igsh=aXN1cTN4a3oxM21h
3d olarak ürettiğim masa lambası hakkında yorumlarınızı merak ettim. :)

hizliresim.com
hizliresim.com
video link: www.instagram.com
0
emfuzi
(22.08.25)
haha çok beğendim. güle güle kullanın.
0
elorelia
(22.08.25)
Harika.
Fikir özgünse yaratıcılığına şapka çıkarılır.
0
Mirket
(22.08.25)
baya iyi nerden satın alabiliriz :d
0
jelly bear
(22.08.25)
teşekkürler güzel yorumlar için,

çinli bir tasarımcının hobi kullanımı için paylaştığı bir çizim dosyası bu aslında. üzerindeki logolar ve görünmeyen yerlerinde bazı teknik ufak tefek eklemeler yaptım ben, geri kalanı tamamen 3d baskı teknolojisi ve biraz teknik beceri işte.
0
🌸emfuzi
(22.08.25)
Güzel olmuş, bir mimarlık ofisi için çok uygun görünüyor.
0
burka
(22.08.25)
Çok beğendim <3
0
kullanicadi
(22.08.25)
Super. Kepce gibi :)

Merak ettigim: Malzemesi ne oluyor? Parcalarin birlesimi nasil oluyor?
0
ermanen
(22.08.25)
@ermanen, teşekkürler,

malzemesi PLA filament, organik olduğu söyleniyor, insan sağlığına ve çevreye zararı olmayan bir hammadde.
0
🌸emfuzi
(22.08.25)
Elinize sağlık çok şık duruyor. Bir öneride bulunayım, pla'nın ısı dayanımı çok kötü, ben olsam led'in takıldığı yeri abs ile basardım.
0
kimlanbu
(22.08.25)
@kimlanbu teşekkürler, üzerindeki led ısınma yapmayan hazır bir led kiti, bambulab'ın kendi kiti. ama dediğinizde haklısınız, farklı bir led sistemi olursa ısınacağından ötürü ABS veya petg ht gibi yüksek ısıya karşı daha dayanımlı malzemeler kullanmak gerekirdi.
0
🌸emfuzi
(22.08.25)
Yaratıcı. Güzel.
0
Another day in paradise
(22.08.25)
Çok tatlı. Yaratıcılığın ve ilgi alanının kombinasyonu olmuş.
0
Amaranta ursula
(22.08.25)
Elinize sağlık, çok güzel ve orjinal olmuş. Üstelik bence harika bir hediye fikri.
Erkek çocuklarına, mimar, inşaat mühendisi olanlara... Ay imkanım olsa alır dağıtır dururum hediye diye. Öyle sevdim.
0
strawberry first
(22.08.25)
Ben de begendim sevimli bi sey. Eline saglik
0
Kittie
(22.08.25)
(6)

Anime önerin

?
Sevdiklerim:Legend of the galactic heroesAttack on titanMonsterPyscho-passSamurai champlooRurouni kenshinErasedSteins GatesCowboy bebopErgo proxyBilimkurgu severim. Psikolojik/toplumsal temaları içeren, epik hikayeler (samuray, tarih) barındıran animeleri de seviyorum. Fantastik güçler, liseli tiple
Sevdiklerim:

Legend of the galactic heroes
Attack on titan
Monster
Pyscho-pass
Samurai champloo
Rurouni kenshin
Erased
Steins Gates
Cowboy bebop
Ergo proxy

Bilimkurgu severim. Psikolojik/toplumsal temaları içeren, epik hikayeler (samuray, tarih) barındıran animeleri de seviyorum. Fantastik güçler, liseli tipler fazla ilgimi çekmiyor. Frieren, Hunter hunter gibi animelerde karakterleri sevsem de uzun süre izleyemedim mesela. Milyon bölümü olmayan kaliteli anime önerilerinize talibim.
0
?
(16.08.25)
Anime zevklerimiz çok benziyor, size aşağıdaki animeleri tavsiye ediyorum.

Afro Samurai
Afro Samuria:Resurrection
0
burka
(16.08.25)
Claymore
Samurai Seven
Mushi-shi
0
encokbenisevinnolur
(16.08.25)
Kino No tabi
0
glamdr1ng
(17.08.25)
Shinsekai yori
Zankyou no terror

Kino No tabinin eskisi bu arada. Editleyemiyorum
0
glamdr1ng
(17.08.25)
Cevaplar için teşekkür ederim. Claymore ve Zankyou no terror izlendi. Diğerlerine bakacağım.
0
🌸?
(17.08.25)
steins gate yazmaya gelmiştim
0
edaddy
(18.08.25)
(2)

Diş beyazlatma

passione
Merhaba. Diş beyazlatma işlemi hakkında ne düşünüyorsunuz? Yaptırıp memnun kalan var mı, önerebileceğiniz bir diş hekimi? İşlemin çok ağrılı sızılı olduğunu söyleyenler var, değmez diyenler de. Dişlerim aşırı sarı değil ama beyaz da değil, bu durumu macunlar ile de düzeltemedim kalıcı çözüm sağlamıy
Merhaba.
Diş beyazlatma işlemi hakkında ne düşünüyorsunuz? Yaptırıp memnun kalan var mı, önerebileceğiniz bir diş hekimi?
İşlemin çok ağrılı sızılı olduğunu söyleyenler var, değmez diyenler de. Dişlerim aşırı sarı değil ama beyaz da değil, bu durumu macunlar ile de düzeltemedim kalıcı çözüm sağlamıyor. Çay kahve tüketen biriyim, ama salt onunla ilgili olduğunu düşünmüyorum, genetik olabilir. Önerilere açığım, şimdiden teşekkürler.
0
passione
(16.08.25)
üsküdar'da bilge odabaşı var, ona yaptırdım. tavisye.
0
ahmet oturum cerezi
(16.08.25)
Diş rengi zaten beyaz değildir, doğal rengi sarı-beyaz arasıdır. Eğer dişlerinizde zamanla biriken (çay,kahve, sigara vb. sebepli) lekeler varsa beyazlatma yerine temizletme daha uygun olabilir.

Ayrıca estetik görünsün diye diş minesine etkisi de söz konusu. Aslında ağız bakımı o kadar komplike bir şey değil. Düzenli fırçalama (günde 2 kez), dişler kadar dil ve diş etlerini de temizlemek, diş ipi kullanımı ile diş aralarını temizlemek. Geriye de yenilen gıdalar giriyor zaten. Şekersiz gıdalar tüketirseniz sizden güzeli yok :)
0
burka
(16.08.25)
(6)

Kafamda Deli Sorular - 3 / Kapitalizm Olmasa Bu Gelişmişlik Olmaz Mıydı?

burka
Kafamda Deli Sorular-1: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1610416/kafamda-deli-sorular-1Kafamda Deli Sorular-2: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1610496/kafamda-deli-sorular-2SelamlarSahip olduğumuz konfor, imkanlar, teknoloji ve gelişmişlik düzeyinin temelinde kapitalizm mi var? Bu kriterleri açık
Kafamda Deli Sorular-1: www.eksiduyuru.com
Kafamda Deli Sorular-2: www.eksiduyuru.com

Selamlar

Sahip olduğumuz konfor, imkanlar, teknoloji ve gelişmişlik düzeyinin temelinde kapitalizm mi var? Bu kriterleri açıklayayım ki netlik kazansın, çünkü yanlış bir noktadan bakıyor olabilirim:

Konfor: Örneğin evler, ısıtma-soğutma sistemleri, bireysel ulaşım (araba, uçak gibi.), giyim ve moda sektörü gibi şeyler. Belki bundan 100 yıl önce çok zengin insanların bile elde edemeyeceği şeylerdi çünkü yoktu.

İmkanlar: Sıradan bir insan evinde su, elektrik sahibi. Sokağa çıktığında bir markete girip dünyanın her yerinden gelmiş ürünleri satın alabilir. Hatta dilerse neredeyse istediği her şeyi evine kadar getirtebilir.

Teknoloji: Sıradan bir vatandaşın elinde belki zamanında dini kitaplarda geçen mucizelerden çok daha gelişmiş cihazlar var :) Cep telefonu, tablet, bilgisyar, internet adına ne derseniz. Günümüzde sahip olduğumuz bu teknolojik imkanlar. Tam olarak Arthur C. Clarke'ın dediği gibi "Yeterince gelişmiş bir teknoloji büyüden ayırt edilemez" seviyesindeyiz. Bu ürünlerin pek çoğunu bırak nasıl çalıştığını anlamayı kullanmayı bile beceremediğimiz oluyor.

Steam, Netflix, Amazon, Google vb. vb. vb. bu düzeyde bir gelişmişliğin (refah demiyorum o göreceli) sebebi kapitalist sistem mi? Mesela alternatif bir yönetime sahip (sosyalizm, anarşizm, x, y, adını siz koyun) ve yüksek refah düzeyinde bir toplum olsa benzeri gelişmeler yaşanır mıydı?
0
burka
(15.08.25)
@arbre

Teşekkürler. Haklısın, borçluyuz borçlu olmasına da her bilim insanı her koşulda üretken olamıyor. Mesela Nikola Tesla Sırp ama üretimini Amerika'da verebilmiş. Ya da geçenlerde Ekşişeyler'de okuduğum bir başka bilimadamı. Sanırım roket biliminin kurucusu olan, bu düzeyde bir insan ama yıllarca Sovyet çalışma kamplarında işkence görüyor.

Ayrıca bir başka noktada görüşünüzü merak ediyorum. Sizce gece gündüz çalışma motivasyonu nasıl bir şey? Örneğin bilim, sanat, spor vb. alanda sadece doğuştan yetenekli, potansiyele sahip olmak yetmiyor bunun üzerine davranışsal olarak da (çalışma azmi, motivasyon, disiplin vb.) ortalamanın üzerinde hatta uçlarda olmak gerekli diye düşünüyorum. Bu insanlar nasıl yaşamlarını adayacak şekilde kendilerini adayabiliyorlar? Acaba bu düzeyde odaklanma, çalışma arzusu da yetenek kadar nadir bir karakteristik özellik mi?
0
🌸burka
(15.08.25)
büyük oranda rekabete borçuyuz ve evet kapitalizmin teknolojinin gelişmesinde ve genele yayılmasında çok çok olumlu etkileri mevcut. farklı alanlardaki problemlerine değinmeyelim ama kapitalizm/liberalizm rekabetin gücünü ortaya çıkardı, bu bağlamda insalık da kendini çok ileri götürdü. sosyalizmle bunun bu kadar hızlı ve yıkıcı teknolijlerle olma ihitmali yoktu. bir teknolojinin sadece gelişmesi değil, kitlelere yayılması da o sistemin daha ileriye götürülmesi için çok gerekli. sosyalizmle yönetilen ülkeler standart ürünler üretmek ve herkese aynı malı dağıtmak durumunda. sovyetlerde televizyon için bile 2 sene sıra bekliyorlardı. ama kapitalizm size paranıza göre çok daha iyi ürüne çok daha hızlı ulaşmanızı sağlıyor. ya da üretici çok daha iyi bir ürün yapıp çok daha iyi para kazanabileceği bir sistem ortaya çıkarıyor.

insan sömürüsü vs gibi taraflar ayrı konular. ama sorunuza şahsi yanıtım, kapitalizmsiz bu teknolojik refaha ulaşamazdık. bazısı buna gerek olmadığını söylese de inanslığın bu anlamda geldiği nokta şok edici. evet olumsuz tarafları da çok fazla ama toplumları averaj olarak yukarı çıkardığı da bir gerçek.
0
awlmi
(15.08.25)
Gelişmişlik dediğin, önce bir şeye ihtiyacın olduğuna inandirip.sonra uygun şartları yaratıp sonra sana onu satmak.

Uygun yalıtımla yapılmış evlerde otursak, yeşillik vs ona göre düzenlenmis olsa klima, vantilatör vs ihtiyaç duyulacagini zannetmiyorum bu kadar.

Bugün yapılan birçok şeyin teknolojik olmayan ve aynı işlevi gören versiyonlarının geçmişte örnekleri var. Teknoloji dediğin bu örnekleri kötüleyip gelismemis gosterip sonra sana allanip pullanmis ve masraflı versiyonunu satmak demek.
0
encokbenisevinnolur
(15.08.25)
ulaştığımız teknolojiye bak, bir de kendi elinin temas ettiklerine bak. sence denge nerede? eline değen şeyler mucize falan değil; bunlar, çok daha büyük teknolojilerin sömürge düzeninde silaha dönüştürülmüş, merkezileştirilmiş ve sana sadece tüketici versiyonu satılmış halleri. her şey centralized. cebimizdeki parayı almanın yolları, biz doğmadan önce döşendi.

tarihsel olarak da böyle: sanayi devriminden bugüne teknolojik atılımlar, öncelikle askeri ve jeopolitik üstünlük için geliştirildi. örneğin GPS, başlangıçta tamamen Amerikan ordusunun kullanımındaydı; sivil kullanıma açılması 1980’lerin ortasında, üstelik hassasiyeti kısıtlanarak oldu. akıllı telefon dediğin, bugün kamerayla çocuk videosu çektiğin cihaz, esasen soğuk savaş döneminde geliştirilen uydu, mikroçip ve şifreleme teknolojilerinin sivil pazara sürülmüş versiyonu. sana satılan, onların askerî üstünlük kurmak için geliştirdiği teknolojinin kırpılmış bir “ürünü”.

yaratılan ihtiyaç illüzyonu bunun en bilinen yöntemlerinden biri. 2. dünya savaşı’ndan sonra ABD’nin elinde tonlarca MRE (askeri hazır yemek) stoğu kaldı. bunları eritmek ve devamlı satmak için pazarlama devleri devreye sokuldu. bizim gibi ülkelerde henüz “kahvaltı” diye bugünkü anlamda bir kültür bile yokken, paketlenmiş tahıl gevreği markaları çıkarıldı. (burada çekeceğim tepkinin farkındayım tabii ki de kahvaltı vardı fakat kahvaltı etmeyen nüfus daha kalabalıktı. evet kahvaltı sınıfsaldı ve akrabalarınıza sorun bana anlattırmayın. kitaplardaki ve filmlerdeki insanlar kahvaltı ediyordu. iki nesil öncemizde günde 2 öğün yenirdi. belki de sırf bu 'artistlere' özenen insanlardan dolayı Nestle birçok iş başarmıştır) “günde 3 öğün yemek sağlıklıdır” algısı tıpkı “sigara sağlıklıdır” dönemindeki gibi doktorlara para ödenerek yaygınlaştırıldı. insanlar, önceden hiç ihtiyaç duymadıkları bir şeyi, zorunlu sanmaya başladı. bu yalnızca beslenmede değil, elektronik, moda, otomotiv dahil her sektörde aynı formülle işledi: önce “yoksunluk” algısı yarat, sonra çözüm olarak kendi ürününü sat.

demokratik erişim meselesine gelince… uzay çağında yaşıyoruz diye sevinmenin anlamı yok, çünkü o çağa “girebilen” isimler belli: Jeff Bezos, Elon Musk, Katy Perry gibi figürler, turistik veya şov amaçlı gidip geliyor. biz üçüncü dünya ülkelerinde, uzay çağının ancak faturasını ödeyen tarafıyız. uzayla ilişkimiz, kendi üniversitelerimizde yetiştirdiğimiz genç beyinlerin başka ülkelere göç etmesi ve onların projelerine katılması üzerinden yürüyor. yarın öbür gün Ay’dan ya da asteroidlerden çıkarılacak madenler, insanlığa hizmet için değil, o madeni kontrol eden şirketlerin kârı için kullanılacak. bu düzen böyle giderse, gelecek nesiller, kaynakları tükenmiş bir gezegende, uzayın getirdiği avantajlara yalnızca bir avuç şirketin ve ülkenin erişebildiği bir yaşam sürecek.

benim “mucize falan yok” demem, umutsuz olduğumdan değil. hâlâ umutluyum. ama mevcut düzenin bizi getirdiği yer, kimsenin fark etmesine izin verilmediği için bu noktada. yüzyıllarca sömürülmüş ülkelerin ve sınıfların emeğiyle üretilmiş şeylerin, yine onlardan esirgenmesi artık bitmeli. bunun için sınıfsal farkındalık şart. bu yazıyı da bu yüzden yazıyorum: çünkü teknolojiye erişim hakkı, yalnızca parası olanın değil, emeği geçenin de olmalı.
0
Etanglement
(15.08.25)
- Sahip olduğumuz konfor, imkanlar, teknoloji ve gelişmişlik düzeyinin temelinde kapitalizm mi var?
-- evet

-..bu düzeyde bir gelişmişliğin (refah demiyorum o göreceli) sebebi kapitalist sistem mi?
-- evet

- Mesela alternatif bir yönetime sahip bir toplum olsa benzeri gelişmeler yaşanır mıydı?
-- hayır


----
soruların cevapları böyle.
ama tek kelime ile yanıt vermek şaka olur.
bugünkü teknolojik ve konfor düzeyimizin büyük kısmı kapitalist sistemin yarattığı rekabet ortamından doğdu. sermaye birikimi dev ar-ge yatırımlarına imkan sağladı.

kapitalizm olmasa idi bu kadar gelişmiş olmazdık da bu kadar gelişmiş olmaya ihtiyacımız var mıydı? hiç sanmıyorum. bu gelişmişlik hayatı kolaylaştırmanın çok daha ötesinde bir sürü sorun getirdi. en büyük sorun da dünyanın tükeniyor olması. artık dünya kendini yenileyemeyecek bir hızla tükeniyor. alışverişlerimiz, iletişim ve ulaşım hızımız, tek tıkla yemek söyleyebilme ya da ertesi gün evinde şeklindeki kargoların maliyetini sadece para olarak düşünüyoruz ama ötesinde ciddi bir hesaplanamaz maliyet var.

teknoloji geliştiği için bir sürü hastalıktan kurtulduk. önceden kolu kırılan bir insan bile hayatını ciddi şekilde engelli yaşıyordu belki ya da bir tanecik hapla geçecek bir rahatsızlık yüzünden hayatını kaybediyordu. onlar artık olmuyor. böyle şeyler olumlu. ama öte yandan eskiden olmayan bir sürü başka hastalıklarımız var. bu durum sadece "eskiden bilimsel yöntemler yeterli değildi ve teşhis koyulamadı" şeklinde basite indirgenemez.

teknolojik ilerleme ve gelişmişlik bize konforla birlikte bir sürü dert getirdi.

demiyorum ki ortaçağ'daki gibi yaşayalım, ama sahip olduğumuz gelişmişlik bizi mutlu etmiyor.

Steam, Netflix, Amazon, Google... bunlar olmasa da hayat geçer. pek azı hayati şeyler sağlıyor bize, varlıklarını bildiğimizden yokluğuna dair alternatifleri düşünmek istemiyoruz belki. ama bunlar olmasaydı da güzel güzel yaşardık. kapitalizm olmasa idi rekabet olmayacağı için bunlar olmayacaktı. bunlar yerine hükümetlerin ve devletlerin propagandalarını yapan aygıtlar olacaktı. ama bi dakka onlar şuanda da var. kapitalizm ve rekabet o yöndeki bir tekelliği ortadan kaldırmadı.

soğuk savaş döneminde bir sürü teknolojik yenilik yapıldı. keza öncesinde dünya savaşlarında yine devlet eliyle çok fazla bilimsel ilerleme kaydedildi. bunlar kapitalizm değil, devletin yaptığı işlerdi. yukarıda yazdıklarımı inkar eder gibi olacağım ama kapitalizm etkisi olmadan da çok şey yapıldı. internet ve gps mesela. askeri amaçlarla ortaya çıktı.

ama bu çıkan teknolojilerin bizim yaşam konforumuzu arttırması ve ulaşılabilir olması kapitalizm sayesinde oldu. yoksa belki hala internete erişemeyecek ya da gps'i telefonlarımıza kadar kullanamayacaktık.
0
biseysorcaktim
(15.08.25)
@awlmi
Teşekkürler. Peki kapitalizmin bu gelişmeyi tetiklemesinde sebep nedir? Parayı ve serveti merkezine koyup ne pahasına olursa olsun büyüme hırsı mı? Kapitalizm dışında başka bir yönetim ile bu mümkün olamaz mıydı?

@encokbenisevinnolur
Bu açıdan bakınca doğru. Teknolojik gelişmeyi bir yana koyarsak bazı insani sorunlar (örneğin, ısıtma, soğutma vb.) çok daha makul ve nihai şekilde çözümlenebilirdi gibi geliyor bana da. Peki nüfus artışı da kapitalizmin bir yan etkisi mi sizce?

@Etanglement
Katılıyorum. Teknoloji ve gelişmenin ortaya çıkması için bir amaç lazım. İnsanoğlunun bildiği ne büyük motivasyon da gördüğüm kadarıyla savaş ve çatışma. Haliyle de gelişimlerin çıkış noktası bu motivasyon oluyor. Sonrasında faydasının anlaşıldığı, sektöre dönüşebildiği noktada insanlığın kullanımına sunuluyor. Örneğin internet, GPS gibi teknolojiler. Zaten sanırım savaş motivasyonu dışında bir gelişim motivasyonu olsaydı dünya çok daha farklı bir yer olurdu. Örneğin ülkelerin "Beyler, Asya'da geri dönüşüm alanında çok büyük gelişmeler yaşanmış. Biz de onları yakalayım, hatta geçelim" gibi bir rekabet ya da "Lan! Arkeolojik araştırmaları çok kolaylaştıran bir tarama sistemi icat edilmiş! Sikerler, biz daha iyisini yapıp tarih araştırlamaları alanında bayrağı kimseye kaptırmamalıyız" gibi amaçlarla yarıştıklarını düşünsene...?

Uzay yarışında takılan zenginler, şirketler için de dünya bir oyun alanından farksız. Emeği geçme kısmı hak vermekle birlikte çok muallak bir konu. Öncelikle burada ne tür bir "emekten" söz ediyoruz. Teknolojinin paylaşılmasındaki emek zihinsel emek temelinde. Mesela Şili dünyanın en büyük Lityum madenlerine sahip diye "En gelişmiş enerji depolama teknolojisi bizim hakkımız" diyebilir mi? Ya da Arap ülkelerinde petrol sayesinde elde edilen zenginlik. Bunlar rastlantı, şayet doğal kaynaklar denk gelmeseydi bu ülkelerde dediğimiz sektörlerden söz edemezdik. Bu arada evet, pazarlama ve şirketlerin toplumu dizayn etmesi şaşırtıcı. Milyon milyar insanlar adeta kukla gibi oynatılıyoruz. Belki de toplumsal olmasa da bireysel olarak biraz nefes alıp, soluklanıp özümüze dönmemiz gereklidir. Büyük, radikal değişimlerden söz etmiyorum ama gündelik yaşamın koşturması bana olağandışı geliyor. Biraz farkındalık gerekli galiba.

@arbre
Elbette merak, keşif duygusu ve tutku gerekli. Ama galiba ben bu düzeyde, ömrü verecek, gece gündüz çalışacak düzeyde bir insan olmadığımdan o düzeydeki insanların çalışmalarını, motivasyonlarını pek anlayamıyorum.

@biseysorcaktim
Evet katılıyorum. Teknolojik ilerleme, bilimsel gelişmeler insanlık adına pek çok kazanım sağladı ancak bunları toplum yönetimi, medeniyet gelişimi için kullanamadığımızı düşünüyorum. Örneğin dediğiniz gibi bugün Çin'den ıvır zıvır pek çok şeyi kapımıza kadar getirtiyoruz. Bu işin arkasındaki Çin üretimini, çalışan insanları, lojistik ağını, harcanan enerjiyi ve tüm bunların ihtiyacımız bile olmayan bir parça uyduruk ürün için olduğunu gözden kaçırıyoruz. Resmen imparatorların sahip olmadığı imkanlara koltuğumuzda otururken sahibiz, bu resmen çılgınlık. Bir şeyin yapılabiliyor olması yapılması anlamına gelmemeli...

Gelişmişlik mutlu etmiyor çünkü tatmin olmuyoruz, doğumsuzluk bir norma evrildi. Sağlıklı olmayan bir sistemin yan etkileri de bunlar işte. Yeni sağlık sorunlarının başında da psikolojik sıkıntılar geliyor ki biz bunları resmen kendimiz yarattık. Yoksa tıp ve sağlık bilimi keşfettikçe çözümünü bulduğu sorunların üzerini tek tek çiziyor. Ama bu bizi daha sağlıklı hale getirmiyor işte.

Steam, Amazon, Netflix kısmı galiba doğru. Bu tür eğlence imkanları yokken de çok güzel filmler, animasyonlar pekala yapılıyordu. Spor müsabakaları, TV yarışma programları vb. vardı. Daha da ötesi kahvehanede kağıt oynamak bile aslında sosyalleşmek ve eğlenmek için yeterliydi ki hala daha öyle. Biz şimdi "Yav bu streaming platformlar yokken ne yapıyorduk" diyoruz ama pekala da gayet keyifli vakit geçiriyorduk. Ben şu 2025 hala kutu oyunu oynamaktan acayip keyif alıyorum. Demek ki bazı şeyleri "ihtiyaç" haline getirip fazla abartıyoruz. Yarın bir gün sanal gerçeklik gelip tek bir gözlük ile Matrix gibi dilediğimiz simülasyonda istediğimizi yapabildiğimiz zaman da herhalde "Lan VR olmadan neymiş o eskiden ya. Ekran karşısında oyun oynuyormuş millet, tabletten dizi izliyorlarmış lan düşünsene! Şimdi kendime özel sinema salonumda bana özel çekilmiş bir filmi izliyorum. Amma sıkıcı günlermiş" diyeceğiz.

Güzel bir beyin fırtınası oluyor, peki kapitalizm insanların yaratıcılık ve kendini ifade etmesini destekliyor mu? Bazı toplumlara (ABD, Japonya, Avrupa vb.) zaman ve imkan yarattığı gerçek. Bu refahın karşılığı sanat, dijital oyunlar vb. hayalgücünün rahatlıkla filizlenebildiği bir ortama imkan tanıyor mu sizce?
0
🌸burka
(16.08.25)
(3)

Kafamda Deli Sorular - 2 / Bir Sektörün Global Endüstri Olması ?

burka
Kafamda Deli Sorular-1:https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1610416/kafamda-deli-sorular-1SelamlarBir sektörün endüstri düzeyinde gelişmesi, global ölçekte büyümesi aklın alabileceğinin dışında değil mi? (zira benim aklım pek almıyor da... :) Mesela gıda, enerji, ulaşım, otomotiv vb. Milyonlarca, milya
Kafamda Deli Sorular-1:www.eksiduyuru.com

Selamlar

Bir sektörün endüstri düzeyinde gelişmesi, global ölçekte büyümesi aklın alabileceğinin dışında değil mi? (zira benim aklım pek almıyor da... :)

Mesela gıda, enerji, ulaşım, otomotiv vb. Milyonlarca, milyarlarca insanı doyuracak gıdaları üretebiliyoruz. Akla gelmeyecek yiyecek-içecek ürünleri türetip (ne bileyim türüf mantarlı pesto sosu) bunları 7/24 market raflarına temin edebiliyor, pazar filan yaratabiliyoruz. Dünyanın bir ucuna sürekli taşıyıp ikame edebiliyoruz.

Ya da enerji sektörü; petrol, elektrik vb. İnsanoğlu bunca işin altından nasıl kalkmış?

Hele de taşımacılık, kargo. Bugün adını bilmediğimiz yerlerden bize 2 günde katalogdan ürün geliyor. Haritada rastgele parmağımızı koyup "Dur lan bir de şuraya gideyim" diyebiliyoruz. Bu resmen muazzam bir lüks, konfor değil mi?

Öte yandan bu gelişimin olmaması için bir sürü sebep varken (çözülmesi gereken sorunlar, istikrar vb.) o noktaya varmışız. Böyle şeyleri nasıl becerebiliyoruz insanoğlu olarak? Savaşsız zamanı geçmeyen Ortadoğu'da petrol endüstrisi kurulabilmiş mesela. Ya da habire sürtüşen Çin-Amerika; koca ülke bütün dünyaya ürettiklerini (kibrit çöpünden, oyun konsoluna) tıkır tıkır gönderebiliyor.

Siz ne düşüyorsunuz?
0
burka
(13.08.25)
ticaret dünyanın en eski geleneklerdinden birisidir. su yatağında durmaz her yerde bir şekilde ticaret kendi kurallarını yaratı gelişir. hapiste bile bir şeyler karşılığında bir şeyler takas edilir. hiç bir şeyi olmayanlar meydancı olur temizlik bulaşık işleri yapar karşılığında para olmasa bile s,gara olarak karşılığını alır. hindistandan develerle aylarca binlerce yol katedilir baharatlar satılır. zor duruma düşen bir kadın bedenini paraya çevirir. filipinde bir kabile para için dakikalarca su altında kalır balık avlar. en olmayan hırsızlık yapar gasp yapar. bunlar uç örnekler. milyonlarca milyarlarca alıcısı olan bir ürün için akıl almaz yolar kendiliğinden zamanla oluşur.
0
ground
(13.08.25)
@ground

Doğru, çok mantıklı bir yaklaşım. Ticaret de neticede ödülünün para, zenginlik, kalite, başarı vb. olduğu bir oyun. Yani aslında doğal evrim koşullarının benzeri bir rekabet söz konusu. Bu durumda da üretimi bir adım öteye taşıya taşıya küresel düzeyde geliştirmiş insanoğlu bunu.
0
🌸burka
(13.08.25)
farklı bir bakış açısı katarım umuduyla kısaca cevabım: zaman. zamanın kavramsal olarak tanımlanıp planlanması, düzenlenmesi. bu kadar gelişmenin ve globalleşmenin arkasında zamanın senkronize edilmesi, optimize ve standardize edilmesi olduğunu düşünüyorum. endüstriyelleşmedeki ivmeye yol açan en büyük faktörlerden biri de iş gücüne tanınan 8 saatlik blok uykudur aslında (orta çağda insanlar bölük pörçük uyuyorlardı). günümüzde de aslında 7/24 bir zaman hakimiyeti var. bu hakimiyeti kuran ülkeler kazanıyor. cevap biraz kaydı ama sanırım son cevabım uyku :)

bazı kitaplar:
anson abinbach, the human motor
jonathan crary, 24/7 late capitalism and the ends of sleep
0
eileengray
(08.02.26)
(6)

Kafamda Deli Sorular - 1 / İnsanoğlu Doğada Bir Anomali Mi?

burka
SelamlarKafamda Deli Sorular adlı aklıma takılan bir takım şeyi size sormak, fikrinizi almak istiyorum. Ekşiduyuru'nun hala görece makul kullanıcılardan oluştuğunu düşünüyorum. Bu yüzden sizlerle görüş alışverişi yapmak istiyorum. Bu serinin ilk duyurusu olacağından sizden ricam sorumla ilgili kişis
Selamlar

Kafamda Deli Sorular adlı aklıma takılan bir takım şeyi size sormak, fikrinizi almak istiyorum. Ekşiduyuru'nun hala görece makul kullanıcılardan oluştuğunu düşünüyorum. Bu yüzden sizlerle görüş alışverişi yapmak istiyorum. Bu serinin ilk duyurusu olacağından sizden ricam sorumla ilgili kişisel görüşün yanına hali hazırda bu konuları konuşan insanların olduğu sayfalar (reddit vb.) varsa benimle paylaşmanızdır. Şimdiden teşekkür ederim!

1. İnsanın doğada ve dünyada yaptıkları bir anomali değil mi? Örneğin çevreme bakıyorum; inşaa ettiklerimiz, geldiğimiz nokta, dünyadaki hakimiyetimiz bende "Bu böyle olmamalıydı sanki..?" sorusunu uyandırıyor. Tabi bence insanlık yok olmaya muhtaç bir tür. Milyon yıllarla ölçübilen türlerin yaşadığı, milyar yıllar ile süren kozmik cisimlerin yanında insanlığın yaptıkları muhtemelen tek bir andaki ışıma olarak kalacaktır ama gene de, şu an içinde bulunduğumuz yaşamda yaptıklarımız beni sorgulatıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
0
burka
(12.08.25)
Canliligin temelinde hareket,
yer degistirme var.

hareket bittiginde mevcut halinde bitiyor,
Baska bir maddeye yol aliyorsun.

bu dünyaya atildin ve cok kisa bir zaman icin buradasin,
cevrene faydali olmaya bakacaksin..
0
designer
(12.08.25)
Avcı toplayıcı dönemden tarım toplumuna gecis mantığında okuyacaksak tarihi, o aşamada bir defa doğanın hakimi/sekilkendiricisi rolüne bir geçti pir geçti ve hiçbir zaman içinde yaşadığı dünya ile bir ahenk yakalayamadi, hep az ya da çok bir işgalci, kullanan, sömüren pozisyonundaydi.
0
encokbenisevinnolur
(12.08.25)
Bu düşüncelerin ardında hep insanın o dizginlenemez kibri var;

Ya ne olacaktı?

Bu minicikligi, mikrolugu, siradanligi, gelip geciciligi neden kabullenemiyoruz insanlık olarak acaba?

Dinlerin, hastalık seviyesi milliyetciliklerin, diğerlerini otekilestirdigimiz bütün aidiyetlerimizin arkasında bu zehirli kibir aslında.

Doğdun, yaşadın, öleceksin ve toprağa karisacaksin. Bu basitligi kabullenebilmek de bir bilgelik aslında.
0
makbur
(12.08.25)
@makbur

Hangi kibri diyorsunuz? Ben zaten bu basitliği kabul edip anlıyorum. Beni düşüncelere sevk eden insanoğlunun bu yaptığı şeyler. Bana kaotik gelen, algılamakta zorlandığım kısım bu yani.
0
🌸burka
(12.08.25)
olay dönemsel olarak bakarsak; hangi çağda olursak olalım insanoğlu davranış olarak aynı döngüde dönüp durmuş. ben var oluşun travmatik bir olay olduğunu düşünüyorum ve insanoğlunun kontrol etme gücünün yetersizliği hissini anladıktan sonra kontrolsüzce her yere zarar vermeye başlıyor.

böyle olmayıp nasıl olmalıydı ki? olay kibir ve itaat etme isteği bence. sistem insanı itaat etmeye sürüklüyor, gücü ele alınca da kontrolsüzlüğe izin veriyor.
0
mikahakkinen
(12.08.25)
@mikahakkinen

Benim demek istediğim benzer aslında. Sebepten bağımsız olarak (kontrol etme gücü vb.) kontrolsüz, yarını düşünmeden tüketmek, her şeyin daha büyüğünü, daha fazlasını yapmak gibi. Aklımın almadığı kısım bu yani.

Sistem dediğiniz nedir, içinde yaşadığımız iş-yaşam düzeni mi? Kibir kısmı ile şunu anlıyorum: İnsan zaten kendi içinde bile kibirli bir varlıkken (diğer insanlara, halklara karşı vb.) bunu doğaya, diğer canlılara ve gezegene karşı yapmasında hiç bir beis görmüyor herhalde?

Böyle olmamalıydı ile kastım ise "Bu geldiğimiz nokta çok etkileyici ama bir o kadar da akla yatkın değil" diye düşündürtüyor bana. Mesela sürekli savaş, çatışma halinde olup bir yandan da bu düzeyde teknolojik gelişmeleri beraberinde getirebilmek, ilerleyebilmek garip. Çok büyük teknolojik ve bilimsel gelişmeler ile insan yaşamında atılımlar yapabilip (sağlık, iletişim, enerji vb.) aynı zamanda da yarınlar yokmuşçasına üremek, yaşadığımız, varolacağımız sürede gezegene küresel etkiler yapmak ve belki de kendi sonumuzu hazırlamak çok düşündürücü. Bana insanlığın yetenekli oyuncaklar yapabilen bir çocuktan farklsız olduğunu düşünüdürüyor. Hala bilgelikten uzak, hayvan içgüdülerimiz ile fazlasıyla iç içe gidiyoruz.

Bir yandan da "Sonumuzu hazırlamak" derken şu geldi aklıma; aslında dünya yaşamını ve düzenini etkiliyoruz ancak ne olursa olsun biyolojik ve yaşamsal sistemi, döngüleri pek o kadar da algılayamıyoruz galiba. Örneğin insan kaynaklı kirliliği istatistiklere dökebiliyoruz ama etkilerini gerçekten hesaplayabiliyor muyuz? Bunları hesaplayıp algılamak için sandığımızdan daha gelişmiş değiliz. Cihazlarımız belki bunu yapıp bize analiz edebilir ancak insan olarak baktığımda hala kendi fiziksel, biyolojik ve bilişsel kapasitemiz sınırları içinde hareket edebiliyoruz. Belki bunu beyin ve algı kapasitemizi yükseltecek bir sibernetik gelişme ile aşabiliriz. O zaman da bence apayrı bir insan türü yaratmış oluruz herhalde.

Neyse, çok fazla yazdım galiba... :)
0
🌸burka
(12.08.25)
(25)

Hayattan 10 üzerinden kaç keyif alıyorsunuz?

sekizdokuzon
Ben bu ara 2. 2 puanı da bazen aynada kendimi beğendiğim bazen de çalışırken birkaç saniye keyif alabildiğim için veriyorum.Sizin oranları alalım.Teşekkürler.
Ben bu ara 2. 2 puanı da bazen aynada kendimi beğendiğim bazen de çalışırken birkaç saniye keyif alabildiğim için veriyorum.

Sizin oranları alalım.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(11.08.25)
benim 1 bu sıra, yazı sevmiyorum, sonbaharda belki artar ama genel olarak zor bir dönemdeyim
0
tuborg yesili
(11.08.25)
1 haftadır 3.
Bundan 3 hafta önce 10/10.
0
hain kostokk
(11.08.25)
9-10 arası.
0
gabe h coud
(11.08.25)
max 9 - min 4. ortalama 7 falan.
0
antikadimag
(11.08.25)
Üç buçuktan beş
0
Bruce
(11.08.25)
2-3 arası
0
hayalhayal
(11.08.25)
Tam su an 9,5 arka fonda britney spears caliyo ve likorlu soguk bi sey yaptim efsooo
Genel olarak 7 falan.
0
sey mi dostum
(11.08.25)
4-5 bandindayim uzundur.
0
cooperr
(11.08.25)
Max 4-5. Genelde 0-3 arası. Başka insanlara bakınca bu kadar keyif alacak ne var pek anlamıyorum.
0
synesthesia
(11.08.25)
9.5tan 10
0
sonsuz
(11.08.25)
8-9 falan
0
koela
(11.08.25)
Geçenlerde 5 idi, bu aralar 6 ama hafiftan 6,5dan 7 olacak.
0
put it in your appropriate place
(11.08.25)
Arada bir random selfie çekiyorum bilgisayar başında çalışırken. Yüzüm iyice çökmüş, dudaklarım aşağı parantez, kabız olmuş altını doldurmuş gibi bir surat, falan filan işte. On üzerinden 3 falan. Ciddi bir amaçsızlık ve boşluk hissi var. Umarım kış gelince daha düşmez.
0
biseysorcaktim
(11.08.25)
Yoğunluk, göçebelik, taşınma stresi ve belirsizlik dışında8-8.5/10.
0
Amaranta ursula
(11.08.25)
12-13 falan.
0
encokbenisevinnolur
(11.08.25)
0
0
nyist_
(11.08.25)
11/10. Çok mükemmel. Her şey süper.
0
Shepard
(11.08.25)
3-4
0
duyuruuser
(12.08.25)
Benim hayatım mutlu ve huzurlu, puanlama yapsam 6-8 arası diyebilirim. 10 olmaması ve 6'a inip durması ise benim hedonist bir insan olmamam ve yaşamı, varoluşu sorgulamamdan kaynaklanıyor. Yoksa imkanlarım var ancak dünyevi şeyler bana geçici ve sıkıcı geliyor. Başkası yerimde olsa muhtemelen puan skalası daha yüksek olurdu diye düşünüyorum.
0
burka
(12.08.25)
7 iyidir.
0
designer
(12.08.25)
ciddi manada cok uzun suredir 0. dini inancim beni intihardan alikoyuyor. yoksa hayat cidden manasiz bir sey.
0
warrior princess
(12.08.25)
3
0
gobekliraki
(12.08.25)
Bugün çok keyifsiz -7 resmen.
0
thesomberlain
(12.08.25)
Bu senenin başından itibaren 1.
En kötü yılımı geçiriyor olabilirim.
0
mutekebbir
(12.08.25)
para kazanmak için çalışmanın anlamını yitirmesi ile üç bey aydır. sıfır.
0
stay with me
(12.08.25)
(1)

steam deck ve muadilleri

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
-ni kullanıp da memnun olan var mı? bilgisayar gibi kullanmak istesek şarjı ne kadar dayanır? tşk.
-ni kullanıp da memnun olan var mı? bilgisayar gibi kullanmak istesek şarjı ne kadar dayanır? tşk.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.08.25)
Oyun için konuşuyorsanız cihazları bizzat mağazalarda inceleyip kullandım. Ergonomi, cihaz tasarımı açısından Steam Deck bence çok daha iyi (Rog Ally, MSI Claw vb. için konuşuyorum). Steam Deck, Steam OS ile öne çıkıyor ama artık diğer cihazlara da destek veriyorlar. Muadilleri Windows OS olarak düşünürsen farklı olabilir tabi.

Bilgisayar olarak nasıl kullanacağınız da önemli. Masaüstünde, şarja bağlı olacaksa muadillerin donanım güçleri daha iyi ama batarya ile kullanımda da kullanım süresi kısalıyor. Ayrıca ne amaçla, hangi programları kullanacağınız da fark eder. İnternet tabanlı bir uygulamada belki fark etmez ama kurulum ile doğrudan çalışan bir yazılım şarjı azaltabilir.

EK: Söylemeyi unutmuşum; hevesli ve ilgili bir arkadaşım tüm bu el konsollarını tek tek satın alıp denedi. Hatta bir ara 2-3 tanesi birden vardı elinde. En memnun kaldığının Steam Deck olduğunu söyledi ki şimdi nihai olarak onda karar kıldı zaten. Hatta şimdi de "Steam Deck 2 çıksın, onu alacağım" diyor. Bu biraz merak işi onun için tabi...

Bende Steam Deck OLED var. İlk sürüme göre donanımsal iyileştirmeler yapılmış, optimize edilmiş ve batarya performansı artırılmış bir cihaz. Oyun amaçlı kullanıyorum ve cidden çok memnunum.
0
burka
(11.08.25)
(6)

vedat milor vs masterchef'teki sefler

bohr atom modeli
sizce dunya mutfagini hangisi/hangileri daha iyi biliyor? turkiye'deykrn annemlerle bayagi izledik ama masterchef'tekiler biraz kasinti gibi geldi. bir de danilo bayagi kolpa gibi mesela. vedat milor'u cok severim videolarini da bayagi izliyorum ama boyle bir kiyasi merak ettim.siz ne dusunuyorsunuz
sizce dunya mutfagini hangisi/hangileri daha iyi biliyor? turkiye'deykrn annemlerle bayagi izledik ama masterchef'tekiler biraz kasinti gibi geldi. bir de danilo bayagi kolpa gibi mesela.
vedat milor'u cok severim videolarini da bayagi izliyorum ama boyle bir kiyasi merak ettim.

siz ne dusunuyorsunuz?
0
bohr atom modeli
(03.08.25)
Milor bilgi olarak üçünü de alır
0
grimavi
(03.08.25)
Konuyla alakalı sıfır bilgiyle yalnızca hissettirdikleri üzerinden yorum yapicam çünkü hem cahil hem cesurum. Içlerinde en çok şeyi Somer biliyor gibi geliyor, müdür yardımcısı kılıklı olan sıfırdan kendini var edecek kadar çalışkan, disiplinli, rigit, Danilo hiçbir şey bilmiyor değil, gayet de biliyor ama sempatik, insancıl olduğu icin hakir görülüyor, Vedat Milor da old money, Kirk kuşak İstanbullu olmanın gorgusunun bilgisinin ekmeğini yiyor.
0
sekizdokuzon
(03.08.25)
Chef olmak ile yemek eleştirmeni olmak farklı şeyler. Vedat milor misal neyin kaç derecede pişecegini falan bilmez. Ama bunun aynısını yapan birçok kişi var; sarap gurmesi, kokteyl gurmesi vs. Misal fransa'da da francois simon var. Aynı havayi alıyorsunuz.
Şöyle düşün; bir şeyin üretimini bilmeden sadece sonuçla ilgilenebilirsin. Yani saraptan anlamak için illa yapmayı bilmeye gerek yok.
Misal vedat milor sana Fransa'da İspanya'da ne yenilecegi, hangi sarapla gidecegi, hangi restoranda yeneceği, hangi sezonda yeneceği falan gösterir. Diğerleri yapamaz. Ama vedat milor'da sana tarif yazamaz ya da gel sana göstereyim diyemez. Hangisi daha bilgili tartışılır çünkü iki farklı processe hitap ediyorlar.
Danilo acayip kolpa. Türkiye'de yabanci şef diye öyle yoksa bir taninirligi vs yok dünyada. Magazin sefi.
Somer'in kitabini hanıma aldık zamanında türk mutfağı için. Çok iyi diyemem. Ama en azindan musa dagdeviren'in kitabindan iyi. Neyse bence danilo'dan falan daha şef.
0
logisticsmanager
(03.08.25)
Sanatçı olamayan (yazar, yönetmek, ressam) sanat eleştirmeni olur derler. Bu yemek konusunda da geçerli bence ancak öte yandan bildiğim kadarıyla Vedat MILOR kendini "Ben gurme değil gurmanım" diye tanımlamıştı. Ben bunu "Bu işin sonu yok, ne kadar bilsem benden daha çok bilenler olacaktır" diye yorumluyorum. Adam bundan 50 sene önce, daha 20 yaşındayken ailesinin seyahat hediyesini Avrupa'da gastro tura çıkarak değerlendirmiş. Bu mentalide olan birisinin bilgisinin yüksek olacağını rahatlıkla varsayabiliriz ki zaten yıllardır yaptıkları, projeleri, çalışmaları ortada, uzağa bakmaya gerek yok. Ben onun bilgisini diğer şefler ile değerlendirecek konumda hiç değilim, nacizane görüşümü söylüyorum.

Bir de işin mutfak tarafı var, orası apayrı bir dünya. Bunun da elbette bir yeme&içme yazarına kıyasla çok büyük farkı olacaktır. Yemeği tatmak, değerlendirmek ile bizzat hazırlamak arasında dağlar kadar fark var; aynı kategoride bile değiller. Sizin sorunuz dünya mutfağı üzerineydi, bu noktada Vedat MILOR belki gene imkanları, yaş farkı sebebiyle öne çıkabilir ama gene de net bir yanıt vermek zor.

Danilo konusunda ise katılıyorum, klasik yabancı sempatikliği kadrosundan bir yer bulmuş birisi. Bizim millet eşşeğin bile yabancısını över, Danilo da bunun örneği işte.
0
burka
(03.08.25)
milor şef değil gurme de değil. masterchefteki ustalar bu işin teknik alanında. vedat milor daha bizden yana.
0
mikahakkinen
(03.08.25)
farkli kulvardalar ya. biri yaratim tarafi, digeri gurman-bilgi tarafi. cok yemek yiyen mi bilir cok yemek pisiren mi?

danilo tam bir uc kagitci da, somer ve ozellikle mehmet sef denen adam tam asci. yapan tarafta olduklarindan turk mutfagini milor'dan daha iyi bildiklerini dusunuyorum. ama dunya mutfaginda milor'la yarisamazlar.
0
antikadimag
(03.08.25)
(14)

bu kadar gey varken lezbiyen neden yok?

nothing in my way
sanki geylerin lezbiyenlere ezici üstünlüğü var gibi. sosyal medyada, orada burada birçok gey görüyoruz ama lezbiyen hiç yok. kadınların kadınlardan hoşlanması daha mı zor?
sanki geylerin lezbiyenlere ezici üstünlüğü var gibi. sosyal medyada, orada burada birçok gey görüyoruz ama lezbiyen hiç yok. kadınların kadınlardan hoşlanması daha mı zor?
0
nothing in my way
(31.07.25)
toplumsal baski. kadinlar hetero iliskilere bile anca adapte oluyor. sayisal okarak az degil, ortaya cikmasi zor, gorunurluk daha da zor. kultur daha oturunca gorunurluk artar
0
ala09
(31.07.25)
Bir şeyin var olması ile onun görünür olması farklı bir şey ala09 +1
0
grimavi
(31.07.25)
Kanıtın yokluğu, yokluğun kanıtı değildir.
0
burka
(31.07.25)
baya var aslında, biseksüel daha çok var bi de. kadınlar çocukluktan itibaren çok erkek odaklı yetişmek zorunda kalıyo, hep bi erkek bulmak teması var maruz kaldıkları içerikte de sohbette de, her şeyde. öyle olunca erkeklerden hoşlanmasa bile bunun tam adını koyamayıp datelere çıkan, ilişki kurmaya çalışan çok kadın var. bi de hetero ilişkilerde kadınlar erkeklerden o kadar şikayet ediyor, o kadar sevmiyormuş gibi konuşuyor ki insan erkeklerden hoşlanmamayı ama yine de ilişki kurmayı denemeyi normalize ediyor. kendimden biliyorum eheh varız sonuç olarak aslında, ama evet gaylere kıyasla sayıca azızdır.
0
turk kizi
(31.07.25)
lesbos daha çok :) algida seçicilik karamelli.
0
gabe h coud
(31.07.25)
Çok gizli lezbiyen var. Henüz ayikmamislar. O yüzden belli olmuyor.
0
encokbenisevinnolur
(31.07.25)
var ama senin dikkatini çekmiyor çünkü günümüzdeki hetero kadınlar da lezbiyen/bi gibi davranıyor.
0
nahtoderfahrung
(31.07.25)
çok fazla var. biseksüel de çok. sadece alınlarında yazmıyor diye sen az zannediyorsun. erkek efemine davranışlar sergilediği için onlardan daha çok olduğunu düşünüyorsun sadece.
0
koela
(31.07.25)
Sosyal medyada olmayınca yok mu sayılıyoruz?
0
peki madem
(31.07.25)
Aksine kadınlar biseksüel eğilimli
0
Hallegadola
(31.07.25)
Soruyu tekrar düşündüm ve cevap herkesin yapısal olarak lezbiyen olması bence. Herkes lezbiyen olduğu için anlayamıyoruz.

www.goodreads.com
0
encokbenisevinnolur
(31.07.25)
Bütün kadinlar bisex dogar.

Zaten kadinlarin estetik algilari gelismis olsaydi yine kadindan baska partner tercih etmezlerdi.
0
feastofthedamned
(31.07.25)
Bütün kadınlar değil de herkes bisex doğar. ornekler kafa acti kadinlar arasinda birbirine dokunmak, ya da bir kadini cok begenmek, yakin "arkadasini" cok kiskanmak/paylasamamak gibi seyler bazi dinamiklerde o kadar yaygin ki buna asiri cinsel anlam yuklenmeyebiliyo. kiz arkadasina sevgili tipinde sevenler o arkadaslik titleindan cikamiyor mevzu cinsellik deneyimiyse de kadinlarin genel olarak talebi cok cok asagida kaliyo sekssiz bu tarz bi kankalik iliskisi cok zor degil sanirim. uzun sure arkadasla opusme istegini arkadaslik sanmistim for exp
0
ala09
(31.07.25)
Kadınlar genel olarak cinselliğini saklıyor. O yüzden pek görünür değiller bence.

Eskiden turizmde çalışırken şahit oluyordum; erkek eşcinsel çiftler kadar kadın eşcinseller de konaklamaya gelirdi.
0
yurtsuz john
(04.08.25)
(4)

yabancı borsalardan hisse almak

günaha davet
bu mevzu benim için çok karışık. bi tanesine bakıyorum senelik aidat alıyor, başka birine bakıyorum bilmem ne altında o da bir para alıyor, başka biri saklama parası, bir başkası güvenilir değil vs..şimdi biz hangi aracı kurum üzerinden dış borsalardan hisse alalım? siz hangisini kullanıyorsunuz ve
bu mevzu benim için çok karışık. bi tanesine bakıyorum senelik aidat alıyor, başka birine bakıyorum bilmem ne altında o da bir para alıyor, başka biri saklama parası, bir başkası güvenilir değil vs..

şimdi biz hangi aracı kurum üzerinden dış borsalardan hisse alalım? siz hangisini kullanıyorsunuz ve neden?
0
günaha davet
(09.07.25)
Midas şu an en mantıklı olanı.

Arayüzü kolay, güvenli ve hızlı.
0
chicha_v2
(09.07.25)
Her yıl karını beyan etmen gerekiyor vergi için. O sıkıntı.
0
hububrad
(09.07.25)
teşekkür ederim. başka?
0
🌸günaha davet
(10.07.25)
Ben 4 yıldır aktif olarak Interactive Brokers kullanıyorum çünkü dünyanın en büyük aracı firmalarından birisi. Komisyon oranları çok düşük, TL para gönderme imkanı var. Çok fazla finansal ve yatırım enstrümanı sunuyor, çeşitlilik yüksek. Türkiye'den üyelik açabiliyorsunuz, bir sıkıntı yok. Önerim IBKR olurdu.

Ayrıca bir üyenin referansı ile giriş yaparsanız ilk senenizde 1000$'a kadar Interactive Brokers hissesi elde etme imkanınız var. Detayları şurada yazıyor, resmi sitesinden okuyabilirsiniz: www.interactivebrokers.com
0
burka
(10.07.25)
(5)

Bergama'da nerede kalınır ?

orpheus
iş için buradayım 1-2 gece kalmalık temiz sakin otel lazım. araç var burhaniye'ye mi gitsem ?
iş için buradayım 1-2 gece kalmalık temiz sakin otel lazım. araç var burhaniye'ye mi gitsem ?
0
orpheus
(09.07.25)
Gel burhaniyeye ben ordayim
0
beetlejuice
(09.07.25)
yakinlik durumuna göre dikili,sarimsakli,ayvalik..
Burhaniye uzak degil mi.
0
designer
(09.07.25)
Ben Bergama girişinde Berksoy Hotel'de kalmıştım. Şehrin içi sayılır, araç park sorunu da yaşamazsınız. Konforlu, güzel bir işletmeydi, tavsiye ederim. Bergama'a ilk gelişimde, bisiklet ile tur yaparken denk gelmiştim. Sonrasında merkezdeki turizm bürosuna merak edip kalacak yer danıştığımda da gene burayı tavsiye etmişlerdi.

www.berksoyhotel.com
0
burka
(10.07.25)
o kadar aşağı inmedim kozakta bir yer buldum.
0
🌸orpheus
(10.07.25)
nerede kalınır sorusu da yok bende nerede doyulur sorusu da. geçen sene gittiğimde yolları berbattı hep çalışma vardı, yemek yiyecek lokanta bulamadık hepsi akşam 4 de kapamıştı. bergamayı sevmedim kısacası.
0
Suursuz
(10.07.25)
(17)

Favori "Gibi" repliginiz

sekizdokuzon
Yılmaz'ın İlkkan'a Ersoy'un babaannesinden kalanlar defnedilirken "Vallahi seni şuraya gömerim. Hayatı yaşadığımız yetmezmiş gibi bir de senden dinliyoruz" demesini yıllardır "atlatamıyorum". Nerede Türkçe filme Türkçe altyazı birini görsem aklıma bu replik geliyor.Sizin favori Gibi repliginiz hangi
Yılmaz'ın İlkkan'a Ersoy'un babaannesinden kalanlar defnedilirken "Vallahi seni şuraya gömerim. Hayatı yaşadığımız yetmezmiş gibi bir de senden dinliyoruz" demesini yıllardır "atlatamıyorum". Nerede Türkçe filme Türkçe altyazı birini görsem aklıma bu replik geliyor.

Sizin favori Gibi repliginiz hangisi?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(05.07.25)
'yılmaz sen bu değilsin, dahası sen hiçbir şey değilsin.'
0
inveniam viam
(05.07.25)
sen aynur ablanla hitler'i bir mi dutuyon?
0
der meister
(05.07.25)
bütün kadınlarla aynı fikirdesin
0
mantık
(05.07.25)
her şey için çok uğraşıyoruz ya
0
juliette
(05.07.25)
Sendeki bu güç hevesi bizim ağzımıza sıçtı.
0
ekimoloji
(05.07.25)
oğlum bak biz o kadar hiçbir şey içermiyoruz o kadar hiçbir şey vadetmiyoruz ki karşı tarafa, insanlar bize merakından geliyor, bu neymiş ya diye bakmaya geliyorlar sonra bi s* olmadığını anlayınca terk ediyorlar zaten bizi
0
tabii lan manyak mısın
(05.07.25)
yılmaz'ın, ilkkan'a söylediği ''anan mı baban mı lan senin balzac'' sözü. bir şeyin manasızca abartılarak savunulduğu durumlarda balzac kısmının değiştirilerek günlük hayatta kullanımına çok uygun.
0
wilhelmwasmuss
(05.07.25)
abi kahve yoktu, çay da bulamadım, sıcak suya kola damlattım.

Bence bu dünyanın en komik repliği :)
0
koela
(05.07.25)
(benim de çok kullandığım) --> hayatın acı gerçeklerini yaşadığımız yetmiyor bir de senden dinliyoruz

Hiç mi anlamadın oğlum? İnsan bilir ne yaşadığını ya..

İlkkan bizim seninle sırt sırta verip de kemeyeceğimiz insan yok

Sadece 10 liramın olması hiç paramın olmasından daha çok canımı yakıyor

Baya da yemiş ---- çocuğu

Senin eğitim durumun ne cimcime

Ben yanlış geldiğimi anladım da siz çok yanlış gözüküyorsunuz. ( mandosi bey )
0
pislick0
(06.07.25)
insan ne yasadigini bilir.
0
baldur2
(06.07.25)
Erdem atletik diye ben niye kokoreç dükkanı açıyorum —> zaman zaman refere ediyorum hayatımda bunu.

Seni dinlemedim ama bence haksızsın ilkkan.
0
biseysorcaktim
(06.07.25)
İlkkan: karizmatik kimliğimi ve dayanılmaz cazibemi kenara koyarak söylemek isterim ki...
0
luluki
(06.07.25)
Her şey için çok uğraşıyoruz
0
sehpa fx350
(06.07.25)
Benim favori Gibi repliğim, gerçi tirat demek daha doğru olur; Yılmaz'ın İlkkan'ın "Ne düşünüyorsun?" sorusuna verdiği yanıt. Günlük hayatta kullanması pek pratik değil ama benzer bir soru sorulduğunda "Bir şey düşünmüyom" diyorum :)
0
burka
(06.07.25)
son parasıyla smootie alan ersoy’a yılmaz’ın söylediği “bu her şeyin en iyisini hak ediyorum düşüncesi nereden geldi sana ya” dediği sahne.
0
phoarbix
(06.07.25)
Henüz yazılmamış favorilerimi yazayım o halde

İlkkan nasıl birisi olduğunu detaylıca bir kağıda yaz da ordan takip edelim ben yetişemiyorum artık sana

keşke senin de müsait olduğun bir zaman yeselermiş serpil teyzeyi

kimsenin hiçbir şeyi bilmediği bir yerde bir insan her şeyi bilebilir

ilkkan sen bu grandiyöz hezeyanların için çok düşük seviyeli bir paladinsin
0
kullanicadi
(06.07.25)
İlkkan bizim senle sırt sırta verip de s*kemeyeceğimiz insan yok, ben buna inanıyorum kardeşim

-seni yerim
-Puh senin ben ananı s*ikeyim oros*u çocuğuna bak be
0
onheil
(06.07.25)
(18)

Çalışanın sürekli borç ve avans istemesi

Shepard
Çok iyi çalışan bir çalışma arkadaşımız var. Evini taşıdı, yardımcı olduk avans vererek. 1 ay kadar önde maaş olarak.Hemen her gün avans istiyor. Veriyoruz ama kendisini de uyardık, yoruyor herkesi. Avans verdiğim gün gitmiş çalışma arkadaşlarından borç istemiş. Şu ana kadar 3 kişiden farklı zamanla
Çok iyi çalışan bir çalışma arkadaşımız var. Evini taşıdı, yardımcı olduk avans vererek. 1 ay kadar önde maaş olarak.

Hemen her gün avans istiyor. Veriyoruz ama kendisini de uyardık, yoruyor herkesi. Avans verdiğim gün gitmiş çalışma arkadaşlarından borç istemiş. Şu ana kadar 3 kişiden farklı zamanlarda birden fazla kez borç almış. Aylardır ödememiş. Dün öğrendim borç olayını. Dün avans istedi. Yeni taşındığı ev eşyalıymış. Eski evdeki eşyaları yazlığına taşıyacakmış. Mümkün değil dedim. Yarım maaş istiyordu. Neyse borç aldığı bir çalışma arkadaşına demiş ki "Shepard'dan iste, sana verir. Sen de bana verirsin". Personel de böyle bir durum var rahatsız oluyorum diye bana şikayet etti. Borç isteyen rütbe olarak yüksek.

Şimdi ben de rahatsız oldum. Adam herkesten borç istiyor. Başkasının avansı ile alamadığı avansı alma peşinde. Şirketteki personel borç ver, ver bana ver durumundan şikayetçi ve bence tedirginler de çünkü şimdi bize neler yapar bu borç isteyen, uğraşır, iş kitler veya sadece surat asması bile yeterli güzelim ortamı bozmaya.

Ne yapmalıyım onu çözemedim. Akıl verin please. İşten çıkartmak hariç diyelim.
0
Shepard
(30.06.25)
Bu semptomlar bana kumar, bahis borcu gibi göründü. Çok dikkatli araştırıp karar verin, bu aralar sözlükte benzeri durumlar çok yazılır oldu.
0
burka
(30.06.25)
ne yapmak lazım? vermemek lazım. bu durumu yaratan kendisi, senin patron olarak yapabileceğin şey tedbir almak.
ortamı bozabilir evet, ama sürekli borçlu olarak devam eden bir çalışan haline gelirse ki hele de sorun kumar gibi dipsiz bir kuyuysa ortamın bozulmasından daha büyük sorunlar olur.
zaten alkdığı borçlarla taşınma işini halletmiş olmalı. en fazla taşıma şirketini sen bulur parayı verir faturayı alır maaşından kesersin.
ortamı bozar hale geldiğinde de hızlıca uyarı peşine de işten çıkarmak mecburiyeti
0
kisa
(30.06.25)
benim eski çalıştıgım yerde çok iyi çalışan ama herkesten borç alan bir arkadaş vardı. sonra birgün herkesin borcunu patlatıp işi bırakmıştı. tabi arada senet v.s olmadıgı için paralar nanay olmuştu. anlattıgınız hikaye bu sebeple çok tanıdık geldi.
borç vermeyin.şirket kurallarını tekrardan hatırlatın. hatta tekrardan egitimden geçsin. Kurumsal firmalarda saçmalayan personeli genelde tekrardan egitime alırlar kendine gelsin diye. borç konusunda bankalara yönlendirin. borçlanma işini bankalarla halletmesi gerektigini belirtin. (muhtemelen bankalarada borç takmıştır)

batık bir gemiyi yüzdürmeye çalışıyor gibi görünüyorsunuz
0
limonlu eksi
(30.06.25)
Kumara düşmüş kuvvetle muhtemel. İşiniz zor. Çıkışını yapmanız en olası tazminatını verip.
0
drako
(30.06.25)
isten cikarmak haric soyleminde ciddi isen, ve kumar, uyusturucu gibi bir bagimliligi yoksa kenara cekip konusacak ve duruma gore bir daha tekrarlamamasi sozu karsiliginda izin, tedavi, tatil, son seferlik yuklu avans gibi seyler teklif edicen.
0
buenosdias
(30.06.25)
benim öyle bir iş arkadaşım vardı. bir kere cuma günü pazartesi ödemek üzere borç istedi ve verdim. sonra her ay düzenli olarak borç istedi. yok dedim ama 3 sene her ay istemeye devam etti. her seferinde hayır dedim, yine de istedi adam. inanılmaz bir şey.

onun da olayı, gelirinden çok daha fazlasını harcadığı bir evliliği vardı. eşi top model gibi bir şey. ona sözler vermiş, seyahatlere gideriz, onu bunu alırız diye. gırtlağına kadar borç içindeydi adam. sonra para yetmeyince eşi ayrıldı da kurtuldu dasjfşasd
0
gabe h coud
(30.06.25)
Yorumlara katılıyorum, şahıslardan bu kadar borç isteniyorsa belli ki bankalar nezdinde borçlanacak bir limit kalmamış, konu şirketten avans alma ve kişilerden ayrı ayrı isteme noktasına gelmiş. Muhtemelen aile ve akraba kanalları çoktan tüketilmiştir.

Bizim böyle bir tanıdık var, açıkçası bunalımda olduğunu düşünüyorum. Pek çalışma taraftarı değil, hayattan bıkmış. Farklı işlere girip çıkıyor. Ailesinin ihtiyaçlarını sağdan soldan borç adı altında para alarak karşılıyor ve ödemiyor. Sizin profil buna uymuyor gibi görüyorum ama belli olmaz tabi. Geriye kumar, uyuşturucu ve kadın seçenekleri kalıyor.

Ne yapılmalı? Öncelikle avans verme işini kesmek lazım. Şu aralar çok avans talep ettiğini, çalışma arkadaşlarından da borçlar aldığını ve ödemediğini, maddi sıkıntının kaynağının ne olduğunu usulünce sormak gerekir. Her ne kadar "çok iyi çalışan" biri olsa da bu iş bir noktada patlar, çalışma motivasyonu kalmayacak ve işi bırakacaktır. Kısacası derdini öğrenmeye çalışıp uyarmak lazım. Şirket içinde bu tip konulara izin verilmediği, devam edilecek olursa yolların ayrılacağı noktasında biraz sert uyarı yapmak gerekiyor aksi durumda kişi kendini toparlamayacaktır. Yani derdini anlamaya çalışın ama katı kuralların olduğunu da hissettirin. Şahsi fikrim bu yönde.
0
Lethe
(30.06.25)
bu döngüye girip çıkanı görmedim hatta zamanla daha arsızlaşıp normalleştiriyorlar ve borç vermediğin için kötü sen oluyorsun.
0
carisch
(30.06.25)
Bir hatira anlatayim,
santiyedeki herkese cesitli bahanelerle annem hasta, borc verdim xe alamadim ama simdi bana lazim vs. vs. borc takan, sonunda santiyede gerektiginde kullandigimiz sirket kredi kartini calip, para cekip kendi kartini bir ay atlatip, tekrar kendi kartindan para cekip geri sirket kredi kartina yatiran bir personelim vardi. cok iyi dunya tatlisi herkesin sevgilisi bir cocuktu. benden de borc para aldi tabii.

Biz de olayi insanlarin artik birbirine ya bu cocugun durumu iyimi surekli para istedi benden demesiyle farkettik. Bir baktik herkes ten para almis. Hatta bir suredir bir iki haftadir santiyede ofiste yatiyormus. Kirasini odemediginden ev sahibi kovalamis.

Ozetle hazir farketmissiniz, acilen cozun. Isten cikarmak haric demissiniz ama bazen tek yol kolu kesmektir.
0
wallcan
(30.06.25)
neden bu çalışana işten çıkarma hariç bir çözüm bulunmaya çalışılıyor ben de bunu anlamıyorum. İşyerinde hepimiz para kazanmak için bir arada bulunuyoruz ve bu arkadaş sürekli para istiyor, borcu borçla kapatmaya yönelik girişimlerde bulunuyor işyerine parasal huzursuzluk sokuyor. Yarın bugün bu arkadaşın müşterilerden de para talep edip etmeyeceği ve de şirketin kazançlarına yönelik bir girişimde bulunmayacağı belirsiz.

Şirket içi bu tarz sorunları zamanında yakından görmüş biri olarak bu işin pek de iyi yöne gitmediğini söyleyebilirim. Bu arkadaş belli ki bankalarla iletişimi kaybetmiş, ardından ailesi ile de iletişimini kaybetmiş, şimdi de iş arkadaşlarından para almaya çalışıyor o kaynağı kapatınca da şirketin dış paydaşlarına da benzeri taleplerde bulunacak. En başında tutanağı tutup alacaklarınızı alıp kovun adamı.
0
denizgonen
(30.06.25)
Tasinma hikayesi dogru olabilir. Bizimki de tasinmisti, hem de cok uzaklara (oncesinde herkese borc takarak tabi)
0
freedonia
(30.06.25)
sirkete olan borclari kapanana kadar avans vermeyeceginizi soyleyin, kisisel borclarina bir sey yapamazsiniz, is arkadaslari kendileri dusunecekler. isten cikarmak icin bir sebebiniz yok zaten anladigim kadariyla, isini yapan birisi.
ancak, rutbe olarak yuksek birinin astlarindan borc istemesi durumunun onune gecmeniz lazim. bunu nasil yaparsiniz bilemem ama mobbing tanimina girmese de kesinlikle dogru degil, zira rutbesi dusuk olan hele hele de o kisiye dogrudan bagli ise, o kisi icin cok hassas ve kirilgan bir konu.
0
kassiopeia
(30.06.25)
Çok düşünecek bir şey yok aslında, tek kelime: yok. Ya da "hayır" siz iyi çalışıyor işi bırakırsa cuvallariz diye falan kastiysaniz (baska bir sebebi varsa da bilemiyorum, bu bulabildiğim tek mantıklı açıklama olduğu için böyle tahmin ettim) bu calisan sorunu degil yönetimsel bir sorun demek ki.
0
encokbenisevinnolur
(30.06.25)
Agzi laf yapan, herkesle iyi gecinen kisilerin ortaliga borc takip isinden istifa edip kacmasini o kadar cok duydum ki.
0
turkuaz
(30.06.25)
avans ve borç vermemekle çözebilirsiniz. başka yolu yok. sizi yolmasına izin vermeyin.
0
koela
(30.06.25)
Iki konu dikkatimi cekti. Birincisi, ust bir poziyondaki kisi altlarindan borc istiyorsa, hatta altina git sundan borc iste bana ver diyorsa bu buyuk bir sorun. Ust-alt iliskisini suistimal ediyorsa dogrudan isten atilma, hic degilse tenzili rutbe sebebi. Ikincisi, yazligi olan biri ivir zivir icin borc istiyorsa, bu da sorun. Diger arkadaslar gerekeni soylemis zaten.
0
osssy
(30.06.25)
Konuştum, özür diledi. Daha dikkatli bla bla bla bla bla bla vs vs olacakmış. İyi çalıştığı için direkt kovmak istemedim, düzeni bozulsun istemedim, 1 ay kadar avans ile önde paracıklar gitsin istemedim. Ama şimdi en ufak fişi bile sorgulayacağız. Allah kimseyi güvenmediği adamlarla aynı ortamda yaşamakla test etmesin. Çok tenks ulan develer.
0
🌸Shepard
(30.06.25)
Kesinlikle kumar oynuyor. İnşallah diğer arkadaşlarının çalışma performansını etkilemez. İşten çıkarmak dahil bunu önlemini düşünün bence.
0
etna
(30.06.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.