herhangi bir arıza, ihbar, istek veya şikayet için belediyeyi veya ona benzer ilgili kurumları arıyor musunuz?ben hep arıyorum da... çevremde başka arayan yok. istanbul belediyesi bana çalışıyor galiba. :D
herhangi bir arıza, ihbar, istek veya şikayet için belediyeyi veya ona benzer ilgili kurumları arıyor musunuz?
ben hep arıyorum da... çevremde başka arayan yok. istanbul belediyesi bana çalışıyor galiba. :D
0
art cat chocolate (11.08.26)
Aradım 2-3 kere şikayet ettim. İBB 6 aydır sahildeki göçük alanı düzeltmiyor. Göçük tehlikesi diye tabela koyup bırakmışlar. CHP belediyecilik zihniyeti tam olarak budur.
-4
gabe h coud
(11.08.26)
Geçen Çankaya belediyesine bi yol tamiri için yazdım. Gününde onardılar, çok şaşırdım.
-1
glamdr1ng
(11.08.26)
ben ne için aradıysam hep yapıyorlar valla :D
- yaya yolu çizin dedim, çizdiler - trafik lambaları bozuk dedim, yaptılar ya da trafik polisi gönderdiler - diğer arızaları da hep düzelttiler - ilaçlama istedim, yaptılar - bir yer için denetleme istedim, denetlediler - her türlü istek ve şikayetimin sonucunu da hızlıca bana bildirdiler
şu an aklıma gelenler bunlar
0
🌸art cat chocolate
(11.08.26)
Lazım geldikçe yazıyorum, istediğim sonuç her seferinde çıkmasa da ilgileniyorlar. Belediyesine göre de değişiyor elbette, yağmurda su basan yolu anında onaran (drenaj yapan) belediye de var, yolları patates tarlasına dönmüş yolu 13 senedir onartamadığım belediye de.
0
orient blue
(11.08.26)
Sürekli arıyorum, taleplerim bazen aynı gün bazen bir iki gün içinde çözülüyor.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(11.08.26)
ibb alo 153’ü aradım en son. Belediyenin yapması gereken bir anaartel yol üzerindeki göçükleri hatırlatmak içindi. Çıkan kişi ile resmen kavga ettim. adresi tarif ettiğimde pişkin bir şekilde öyle bir yer yok diye iddia da bulunuyordu herif. Çok şaşırdım. Yani kayıt açıp başından savmak yerine bana çatmayı tercih etti. Muhtemelen chp gençlik kollarından bankamatik memuru bir tipti.
0
ezkaza
(11.08.26)
2 yıl önceye kadar çok arıyordum, sonra küstüm. en son (lüks) arabaların çok gereksiz hız yaptığı bir çıkmaz sokağa eskiden var olan kasislerin geri getirilmesini rica ettim. hız yapan arabalar yüzünden baktığım iki sokak kedisi ölmüştü ve ayrıca her akşam sokakta scooterlarıyla gezen çocuklar için tehlikeli oluyordu. belediye talebimi değerlendirmeden, açıklama bile yapmadan reddetti. bu olay chpli bir belediyede yaşandı. açıkçası rant neredeyse her parti orada. ben de saldım.
+1
eileengray
(12.08.26)
ben de ibb çözüm merkezi'ne yazıyorum X platformu üzerinden DM atarak. Çoğu case'i çözüme kavuşturdular. Son bir şikayetim vardı çocuk parkının içi motorsikletlerle dolu olmaya başladı ve baya çocuk parkı içinde de hızlı sürüyorlar. oraya bi turnike gibi bir şey yapmaları gerektiğini söyledim pusetli insanları da mağdur etmeyecek şekilde. bakalım yapacaklar mı.
0
elektr10
(22 saat)
Yazıyorum ve genelde ilgileniyorlar.
0
a7x
(21 saat)
Arıyorum kesintilerde vs
0
basond
(15 saat)
ibb'yi çok aradım ya da online sistemden kayıt oluşturdum (arayınca da onlar senin adına kayıt giriyorlar).
hepsi olumlu ya da olumsuz sonuçlandı.
haber verdiğime pişman olduğum bir olay var: kamyon ya da bir araç ağaca çarpmış ve araç kırılmış. onu kurtarın ya da kesip yenisini dikin dedim. geldiler kesip gittiler. kurtarılmayacak durumdaydı zaten ama bari yenisini dikselerdi. kaç sene oldu orası boş.
benzer şekilde başka ağaçların da kabukları soyulmuştu, onu da bildirdim. (sanırım motor, scooter falan bağlıyorlardı) sıralı bütün genç araçlar yaralıydı. ağaçların kabuklarına yeşil boya sürdüler. iyileşti ağaçlar. kesip de yenisini dikmezler diye hepsini bildirmedim.
yıllar önce kaldırımdaki ince metal elektrik direkleri kaldırılmış ama 3-4 cm'lik kocaman vidaları duruyordu. çektim fotoğrafını gönderdim ve anlattım konumuyla, google maps görüntüleriyle vs. ertesi gün gelip hemen düzelttiler.
bunun gibi daha bir sürü geri bildirimim var. anında çözdüler. şikayetin kapanması için resim/yanıt vs ile bildiriyorlar bazen.
bir kaç kez komşularımı şikayet etmiştim. köpekleri gece gündüz bağırıyordu. beni evde uyutmaması ayrı hayvanların bu kadar ağlaması ayrı dert. ses kaydettim farklı zamanlarda, durumu net şekilde anlattım. belediyenin veterinerlik biriminden görevliler gelip "hayvana şöyle bakın, bunu yapın bunu yapmayın" diye uyarıda bulundular. ama uyarı dışında bir şey yapamıyorlar. yetti yine de.
Bol kortizonlu, boyun bel fıtıklı geçirdiğim 2 sene sonunda nurtopu gibi +25 kilom oldu. Uzun süredir kilo vermek istiyor ancak Motive olamıyorum. Çocuk da olunca kendime özel beslenme planı uygulamak iyice zorlaşıyor.Zaten çok çer çöp beslenen biri değilim. Paketli gıda, asitli /asitsiz içecek, ekm
Bol kortizonlu, boyun bel fıtıklı geçirdiğim 2 sene sonunda nurtopu gibi +25 kilom oldu. Uzun süredir kilo vermek istiyor ancak Motive olamıyorum. Çocuk da olunca kendime özel beslenme planı uygulamak iyice zorlaşıyor.
Zaten çok çer çöp beslenen biri değilim. Paketli gıda, asitli /asitsiz içecek, ekmek, kek börek vb nadiren tüketirim. Gerisi ev yemeği, dışarıdan yeme alışkanlığım da yok. Pilav, makarna da nadir...
Soru: Bu diyetisyen gerçek mi? Bunu nasıl yapıyor?
Instagram: Azeri diyetisyen - 17 günde 10kilo
Yorumlarınız için teşekkür ederim. Not:kendisini tanımam. İşe yarayacaksa başvuracağım.
0
strawberry first (29.07.26)
diyetisyen gerçek mi bilmiyorum ama mucize yöntemler-kısa yollar genelde iş görmüyor. ilk adımda macro sayarak ve kalori hesaplayarak başlayabilirsiniz. bir de üstüne haftada 3-4 gün hafif bir fitness antremanı eklerseniz çok daha iyi olur. bu antreman ip atlamak ya da tempolu yürüyüş gibi basit şeyler de olabilir. gerçekçi bakış açısı ile 25 kg bir yağ kütlesini yakmak için 1-2 ay yeterli olmayacaktır. gerçekçi hedef ayda 2-3kg kaybederek 6-8 ayda bu kilolardan kurtulmak olabilir.
diyetisyenin bir-iki videosunu izledim mantıklı gelmedi 17 günde 10 kilo vermiş hadi kabul ama o göbekteki zaten sarkık olan deri nasıl bir anda toparlandı ? gene matematik hesabı yapalım 10 kilo = 70.000 kalori yakmak demek. 70.000/17 = günde 4100 kalori bu göze çok gelmeyebilir ama bu kadar kalori yakabilmek için ortalama üstü kas kütlesine sahip bir atlet olmak gerekir. kişinin iradesi yetse nefesi-kondisyonu yetmez. o kadar yakmaya.
+3
orpheus
(29.07.26)
2019'dan beri her hafta diyetisyene giden arkadaşım var(kadın) zaman zaman o kadar güzel kilo verdi ki imrendim ama onun dışında özellikte son 4 senedir 165 boy ile 90 küsür kilo. aklınıza gelen her egzotik meyve, et, envayi çeşit tohumlar hiç bi işe yaramadı.
bunun sebebi diyetisyenin başarılı olmaması değil arkadaşımın diyet yaptığı halde 2 gecede bir 10 tane bira içmesi. deli gibi yemek yemesi, kendine hakim olamaması.
özetle bu iş sizde bitiyor. diyet dediğiniz öyle açlıktan düşüp bayılacak hale gelmeniz, sürekli açlık çekeceğiniz falan değil. belirli saatler arasında, özellikle junk besinleri almayıp, azcık beslenmenize özen göstermeniz demek.
efenim bebeğiniz çocuğunuz olabilir ama bu diyet yemekleri de öyle çok meşşakkatli , uğraştıran, hazırlaması zor şeyler değil. diyetisyene de gitseniz her insanın bir sweet spotu oluyor. onu da zamanla keşfedersiniz ve son tavsiyem. bir anlık gazla aşırı sert diyetler uygulamamanız gerektiği yönünde olur. bu iş zaman işi süreç işi. her gün 100 kalori bile azaltsanız zaman içinde istediğinizden çok daha ileri bir seviyeye gidersiniz ama katı diyetler yapıp kendinizi yorar ve bünyenizi üzerseniz, çok uzun ömürlü olmaz.
Sarfoşum, çok imla kurallarına şeydemedim. kusura bakmayın, ayrıca dediklerime gönülden katılıyorum.
+1
omer460
(29.07.26)
Ben hayatımda ilk defa iş yerinin diyetisyenine gittim. Söylediği iki üç şeyi mantıklı buldum ama konu sadece beslenme değil. Konu spor. Spor yapınca beslenmen değişecek. Kimse sana söylemeden sen yağ olan şeyleri yemeyeceksin, protein odaklı besleneceksin. İştahın değişecek. Ağırlık çalışmak en etkilisi ama yürüyebiliyorsan her gün 30 45 dakika yürüyüşle başlayabilirsin.
-4
arbre
(29.07.26)
makro saymak +1. sizin gibi beslenen biriydim, ne kadar az kaliteli karbonhidrat ve protein, ne kadar çok yağ tükettiğimi farkettiğim an yaşadığım şoku hiç unutmuyorum. makro saymaya başladığımdan beri daha çok yiyorum. (gerçi birebir örnek olur muyum bilmiyorum spor da yapıyorum çünkü)
+2
a7x
(29.07.26)
Öncelikle 17 günde 10 kilogram gerçekçi bir hedef değil, aşırı yüksek kiloda değilseniz sağlıklı ve mantıklı olan ayda 5 kg en fazla. Ortalama bir insan yaklaşık 2000 kalori yakar her gün spor vs ile ekstra 500 kalori kazansanız bile, 5 kg için ayda 35000 kalori açık vermeniz lazım ki bu günde 1000 kaloriden fazla açık vermeniz anlamına gelir.
Benim tavsiyem aralıklı oruç, makro dengelere uyarak beslenme ve her gün düzenli yapılan egzersiz. Önce 30 dk'lık ortalama 5km / saatlik yürüyüşlerle başlayın zaten zamanla hızınız ve süre kendi kendine artacak. Evden çıkmak zor gelirse bir 10 dk evin etrafında turlayı geleyim kafasıyla çıkın, zaten hemen dönmek istemeyeceksiniz çıkınca.
Ben son 2 ayda bunları yaparak 7.5kg verdim, zamanla günlük egzersizi 2'ye çıkardım, evde ağırlık çalışma, yürüyüş veya bisiklet olarak. 6 kg verdiğimde hedefime ulaşmış olacağım, daha önce de istediğim kiloya kolayca ulaşmıştım ama sonra diyeti sallayıp bir kaç ayda tekrar kilo aldım. Bu kez devamlılık için yemeği aşırı kısmadım, hatta hedef kiloya yaklaştıkça daha yavaş kilo veriyorum ve hayat boyu yapabileceğim şekilde beslenmeye başladım. Alkol büyük problem oluyordu bira yerine cin ve şekersiz tonik, limon gibi içecekler koyarak ve gün kısıtlaması ile kontrol altına aldım. Ara ara dondurma, çikolata, hamburger, cips vs kaçamakları da yapıyorum ama ilginçtir canım eskisi kadar istemiyor zaten.
+1
creepy
(29.07.26)
Bunun matematiği basit aslında. 1 kilo yağ kaybetmek için toplamda 7500 kalori açık vermek gerekiyor, 10 kilo yağ için 75000 kalori. 17 günde bunu gerçekleşebilir mi? Gerçekleşirse sorun yok, gerçekleşmiyorsa Azeri diyetisyen umut tacirliği yapan bir tokatçı. Ha 17 günde 10 kilo ağırlık kaybetmezsin demiyorum yanlış anlama, kayıp yağ olmaz sadece.
+2
kizil karga
(29.07.26)
Hayatım boyunca şişman olduğumu söylemek istiyorum öncelikle, 160 boy 120kg idim en son, yaş 38, hayatımın farklı dönemlerinde diyetisyene gittim, makro saydım, spor yapmayı denedim vs.. sonrasında verdiklerimi geri aldım.
7 aydır doktor kontrolunde zayıflama iğnesi kullanıyorum, 25 kg verdim, önümüzdeki 6 ayda 20 kg daha veririm, yemeğe olan bakışım ve isteğim değişti, eğer maddi olarak sıkıntı yoksa diyetisyenden ziyade doktor kontrolunde iğneyi değerlendirebilirsiniz.
0
benaslinda
(29.07.26)
ilk paragraf tamamen bahane. bahaneleri bırak kilo vermenin tek yolu kalori açığı oluşturmak. hiçbir şey yapamıyorsan bile çık tempolu yürü. istikrarlı bir biçimde haftada 5-6 gün 8-10 km yürü.
-1
my fault
(29.07.26)
Kortizon şişmanlaması kötüdür. Şişman bir gövde ile gövde ile tezat incecik kollar ve bacaklar oluşur. Kol ve bacaklardaki incelme kas kaybı sonucudur. Bu sebeple daha sonraki zayıflama gayretine ağırlık çalışmaları da dahil edilmezse arzu edilmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir. Bilinçli olmak, profesyonel yardım almak, öyle 3 günde 5 kilo goygoyuna itibar etmemek sabırlı olmak gerekir.
Zayıflama konusu çok kompleks bir konu, proteini noksan alır, spor yapmazsan kas kaybedersin, yağı noksan alırsan hormon dengen bozulur, demiri noksan alırsan anemi olursun, lifi noksan alırsan kabız olursun. Sonuçta herşeyin bir denge içinde olması gerekir.
+1
Mirket
(29.07.26)
17 günde 10 kilo bırakalım gerçekliği, ZARARLI. Bol kortizol olduğuna göre vücudun stres yükü epey artmış demektir. Bu da kortizol marifetiyle olmuş. Kortizolü bıraktıysanız sadece ve sadece katı bir gece uykusu rutini oluşturarak bu fazla kilonun net yarısını atarsınız. Çocuk eğer çok küçük değilse lütfen sağlıklı ve kaliteli gece uykusu için çok katı kurallar koyup ona uyun, çocuk da uysun. Kendinize verebileceğiniz en büyük hediye budur diye inanıyorum, ben henüz yapamadım ama 6 güncük yapabildiğimde kendiliğimden 3 kilo vermiştim. Hiç değilse bir deneyin 🙏🏻
-2
muhayyer divan
(29.07.26)
benaslinda + 1
0
Sattva
(29.07.26)
geçmiş olsun. bu vaad gerçekçi ve sağlıklı olmayan bir hedef görünüyor.
hareket kısıtı ve çocuklu bir yaşamda yapabileceğiniz kadar hareketi eklemekte fayda var. uzun yolları tercih etmek. iştah kesmek için de bitkisel ve bağırsak sorunlarına faydası olan berberin kullanabilirsiniz. ancak en etkili kiloyu sadece proteinle beslenme ile verebilirsiniz. süt ve süt ürünleri ile şekeri (ketçap, salça dahil) keserseniz berberin bile almadan 1 haftada belirgin sonuç alırsınız. murad özbay'ı bir dinleyin derim instadan. bir de jeremiahdanieljohnson var. onun özellikle eski gönderilerine bakın. zaten gülerken kilo kaybedersiniz. bantlarla basit ama etkili hareket gösteriyor.
Araba anahtarını valeye/otoparkçıya bırakıyor musunuz?
renegade
Soru başlıkta.İlla anahtar bırakman lazım diyen bir yer varsa bırakmayıp çıkış yapıyorum.
Soru başlıkta. İlla anahtar bırakman lazım diyen bir yer varsa bırakmayıp çıkış yapıyorum.
📊 Araba anahtarını valeye/otoparkçıya bırakıyor musunuz?
Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.
+1
renegade (25.07.26)
%99 bırakmam.
+5
jelly bear
(25.07.26)
mekana ve arabaya göre değişir.
0
lazpalle
(26.07.26)
çok mecbur kalırsam bırakıyorum ve kesinlikle aklım kalıyor
+2
a7x
(26.07.26)
bırakmamak için ibret olacak bir sürü haber var internette.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(26.07.26)
valeye hiç bırakmadım, bıraksam aklım kalır. otoparkçıya bıraktığım oldu ama genelde kendim bırakırım, otopark alanı sıkışıksa anahtarı teslim ederim.
bende eski araba var. kimse alacak gidecek değil. çarpıp zarar verecek olsalar muhtemelen ben karlı çıkarım. buna rağmen aklım kalır valeye versem.
0
biseysorcaktim
(26.07.26)
Taksim ilkyardım hastanesinin aciline gittim birkaç kere. Bilen bilir oralarda park yeri yok gibi bi şey. Bi şekilde bulup koysan da ya vururlar ya çizerler. O yüzden mecbur hastanenin dibindeki otoparka bırakıyorum anahtarı da veriyorum. Aklım kalmıyor çünkü arabada kamera var, yoğun oluyor genelde adam benim arabayı sürekli bi arkaya koyuyor yenisi geldikçe. Öyle alıp gezeyim diyeceği bir ortam yok pek.
Valeye ise asla vermemeye çalışırım. Önceden biliyorsam mekanda sadece vale park seçeneği var ya yakına bi yere kendim park ederim (genelde onlar da aynı şeyi yapıyor) mekana yürürüm ya da mekanın otoparkı varsa valeye ben park ederim derim kendim koyarım. Şimdiye kadar bir istisnası oldu onda da şirket yemeğine gitmiştik mecbur kaldım gibi bi şey oldu. Boğaz hattında bi mekanda verdim valeye ama aklım da kaldı valla. Bmw seviyorlar malum.
0
chicha_v2
(26.07.26)
hayatımda valeye 2 yada 3 kez bırakmışımdır araba, 5 yıldır araba sahibiyim, bırakışlarımın oteldi, arabamla gezecek durumları da pek yok gibiydi. otopark olarak da istanbul fatihde bir yer var yılda 3-4 kez yolum düşer otoparka bırakırım anahtar ile yaşını almış adamlar oluyor yani güven verdikleri için değil de alıp gezmezler onu biliyorum zaten hemen çekip arkamdan geleni alıyorlar. Cadde valelerine falan asla bırakmam ama, mekana yürümemek için falan yok yani.
0
atom karincanin torunu
(27.07.26)
ara sokakta değnekçiye anahtar vermem. ama yeri yurdu belli olan, her gün orada iş yapan valeye anahtar veririm. hiç de aklım kalmıyor.
3 yıl önce alınan bir ev satılmak isteniyor. değer artış kazancı vergisinin henüz peşine düşülmeyen zamanlarda alındığı için ev tapuda ev düşük bedel üzerinden gösterilmiş. şu an satmak istenildiğinde haliyle astronomik tutarda bir vergi çıkıyor. 5 yıldan önce satanlar için aralık ayından beri yönet
3 yıl önce alınan bir ev satılmak isteniyor. değer artış kazancı vergisinin henüz peşine düşülmeyen zamanlarda alındığı için ev tapuda ev düşük bedel üzerinden gösterilmiş. şu an satmak istenildiğinde haliyle astronomik tutarda bir vergi çıkıyor. 5 yıldan önce satanlar için aralık ayından beri yönetmeliğin sert bi şekilde uygulandığı söyleniyor.
süreçten kaçınmak için “emlakçı aracılığıyla evi ilana koymadan satmak” gibi yöntemler varmış. yine de 5 yılı doldurmadan evi satmak her halükarda riskli gibi. sizce bu yöntemin risk seviyesi nedir? süreç ilansız da olsa incelemeye takılınır mı, takılınsa maliye ortada ilan olmasa da bir şey ispat edebilir mi? çevrenizde benzeri bi sürece girmiş birileri oldu mu, olduysa deneyimi neydi? daha az riskli yöntemler var mı? (tabii banka sürecine girmeden alınacak verilecek para, öyle öngörülüyor)
0
a7x (22.07.26)
sürecin ilanla ilgili bir yönü yok, ilan meselesi ayrıca getirilen bir denetim. siz evi ilana girmeseniz de tapuda işlem yapıldığında 5 seneden önce sattığınız ortaya çıkacak, satış bedelini de düşük gösterirseniz, evi sattığınız bölgede hangi değerden satışlar yapılıyorsa maliye bunu yakalayıp sizi izaha davet edecek.
+2
duyulmasi gerektigi kadar
(22.07.26)
İlan şart değil, aynı binada veya sitede satış varsa tespit edilir.
Geçen sene biri 5 milyona ev sattı, siz bu sene 3 milyon gösterirseniz, yakalarlar. Şu an için sadece aradaki tapu harcı farkını alıyorlar. Ama ne ceza kesecekler belli değil. Yüksek cezalar gelebilir.
.
0
kartallar yuksek ucar
(22.07.26)
@eileengray : verdiğiniz bilgide hata var. gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile vergi çıkmaması için, evi 5 yıl bittikten sonra teslim edip, parayı 5 yıl bittikten sonra almanız gerekiyor. eğer 5 yıl bitmeden evi teslim ederseniz vergi borcu çıkar, çıkabilir. danıştay'ın bu yönde görüşü var. eğer size bir emlakçı ya da avukat bunu söylediyse, kurdukları cümle maksimum şu olmuştur:
"biz satış vaadi sözleşmesi ile sattık, evi verdik, parayı aldık, geliri bildirmedik, bir şey olmadı"
gayrimenkullerden elde edilen gelirin vergisi beyana bağlı olduğu için ilk etapta vergi çıkmıyor görünebilir ama yarın öbür gün dönüp de "eee siz bu evi satmışsınız, parayı da almışsınız, teslim de etmişsiniz, hayrdır siz ya, vergi nerede?" dediklerinde, satış vaadi sözleşmesi sizi kurtarmaz. çünkü parayı alıp evi vererek satışı (kullanım hakkının devrini) bitirmiş oluyorsunuz. tapuya sonradan işletmek sizi vergiden kurtarmaz.
0
co2s2
(23.07.26)
3 yıl önce verdiğiniz parayla, bugün sattığınız para arasındaki fark üzerinden vergi ödemiyorsunuz. 3 yıl önce verdiğiniz para üfe oranına göre güncellenir ve satış fiyatı arasındaki fark üzerinden vergi ödersiniz. yani 3 yıl önce 3 milyona aldığınızı varsayalım, üfe %30 olusa, 1. yıl bunu ekleyince 3.900.000 tl olacak, sonra yine %30 olsa 5.200.000 TL olacak, sonra yine %30 olsa 6.900.000 olacak. yani sizin 3 milyonun güncel karşılığı 7 milyona yakın. siz eğer evi 7 milyon gibi bir paraya satarsanız zaten vergi çıkmayacak, 7nin üzerinde satacaksanız da o parayla 7 milyon lira arasındaki farktan vergi ödenecek. verginin fazla çıkacağını sanmıyorum çünkü ev fiyatlarındaki artış genelde ÜFEnin altında kaldı son 3 yıldır.
+2
de jure
(23.07.26)
@de jure: 3 yıl önce ev alınırken tapuda gerçekten alınan fiyattan değil çok çok daha aşağısından gösterilmiş, o sebeple şu an ÜFE aradaki farkı kapatmıyor, arada hala astronomik bir fark oluyor.
Hangi köpek ırkı sizin yaşam tarzınıza en uygun? Günlük rutininiz, çalışma saatleriniz, ev ortamınız ve beklentilerinizle neden uyum sağladığını düşünüyorsunuz?Ayrıca hangi köpek ırkına sahip olmak isterdiniz ve bunun sebebi nedir?Not: “Köpek beslemek zor, şöyle olur, böyle olur, evde köpek olmaz,
Hangi köpek ırkı sizin yaşam tarzınıza en uygun? Günlük rutininiz, çalışma saatleriniz, ev ortamınız ve beklentilerinizle neden uyum sağladığını düşünüyorsunuz? Ayrıca hangi köpek ırkına sahip olmak isterdiniz ve bunun sebebi nedir?
Not: “Köpek beslemek zor, şöyle olur, böyle olur, evde köpek olmaz, sahip olmak istemezdim” tarzı gereksiz cevaplar yazmaya zahmet etmeyin. Bu soru köpek sahiplenmek isteyenlerin deneyim ve tercihlerini konuşmak içindir.
-4
ContextualizedChaos (21.07.26)
Sosis köpek.
0
kizil karga
(21.07.26)
Bana en uygun ingiliz bulldog. Egedeyiz 45 derece, sürekli dışarı çıkıp gezmek isteyen köpek beni yorar. Ağır sakin olmalı ben zaten aceleciyim o sakin olmalı ki dengeleyelim.
+1
mikahakkinen
(21.07.26)
İzmir'de yaşıyorum. Soğuk bir yerde yaşasaydım Husky derdim. Havlamak değil ama ulumak huyları vardır. Onun için de çevreyi rahatsız etmeyecek kadar müstakil bir ev gerek.
O olmazsa Alman çoban köpeği derim. Duruşundaki asalet yeterli. Zeka sıramasında da zirveye yakın. Daha önce bilikte yaşamışlığımız var. Bir gözünün hep sende olması. Bazan söylemeden anlaması muhteşem. Her zaman ama mevsiminde özellikle çok fazla tüy dökmesi problem. Hareketliliği bazen yorsa da insan severek katlanıyor. Apartman dairesi hayvanı değil. Bahçe şart. Yaklaşık 16 sene yaşıyorlar. O süre yaşayacağımı ve zorunlu durumlarda bırakacak kişilerim olduğunu bilsem ve bahçeli müstakil bir evim olsa bir gün durmam sahiplenirim.
Hayvanları seviyorum. Geçenlerde Urla'da bir kahvaltı yerinde köpeğini çatal ile besleyen bir canlı vardı. Parklarda köpeğinin kakasını almayan canlılar da var. O canlı çeşidini sevmiyorum.
0
Mirket
(22.07.26)
büyük cinsleri seviyorum güreşebilmem lazım hayvanla :) imkan yok tabii ama olsa idi büyük cinsler, kangal birinci sırada sonrasında alman kurdu, büyük sayılmaz ama becerikli ve zekası nedeni ile border collie
0
selam
(22.07.26)
biz yıllarca kısa bacaklı köpek sevdik. sokağa terk edilmiş, kısa bacak sosis-sokak köpeği kırması bi köpeğin ilanını görünce dayanamadık sahiplendik. daha önce hiç köpeğimiz olmamıştı ama bi şekilde o bize biz ona uyum sağladık. şu an onsuz bi hayat düşünemiyorum.
müşkül durumdaki bi köpeği sahiplenip de mutsuz olmuş birisi hiç duymadım.
+1
a7x
(22.07.26)
keşke bir goldenım olsaydı hayat kalitem en az 3 kat artardı diye düşünüyorum
0
Hallegadola
(22.07.26)
öncelikle bir köpek ırkı sizin bir mağazaradan aldığınız bedeninize uyan bir kıyafet gömlek değil.
büyük veya küçük ırk köpeğin sizinle uyumlu olup olmayacağına karar verebileceğiniz tek nokta vücudunuz ve yaşınız. Yaşlı bireyler için büyük ırklar uygun değil çünkü yeri gelir bu köpeği kucağınızda taşımanız gerekir. Veya daha zayıf biri insan için de büyük ırk uygun olmayabilir, ani çekiştirmede direnç uygulamayabilir sizi sakatlayabilir. Şişman biri için küçük ırk da problem olabilir. Akrep nalan'ın köpeğini uyurken ezme efsanesi gibi.
tüm bunların dışında gönül rahatlığı ile her "ırkı" besleyebilirsiniz. Eviniz 20m2 mi? kangal besle. Çünkü kangal rizeli müteahhit değil 500m2 ev aramaz. Sadece sizi arar. Yanınızdan uzaklaşmaz. Siz 100m2 evi ne kadar kullanıyorsanız o da o kadar kullanır.
antalya'da mısın? Husky sahiplenebilirsin. Sanılanın aksine husky sıcaktan bayılmaz. Tüy yapıları nedeniyle bizden çok daha hızlı iklime uyum sağlarlar. Ör: çok sıcak diye köpeği tıraş etmek çok büyük bir yanlış. Derisinde bir problem yoksa yapılmamalı. Dilerseniz basit termometrelerle veya termal kameralarla deneyebilirsiniz.
köpekle bağınız önemli. Bir kangaldan dünyanın en sakin köpeğini de yaratırsınız, bir terrierden canavar da çıkarabilirsiniz.
Bir köpeğin zihinsel, fiziksel aktivitelerini yerine getirebilecek bir hayatın var ise hep köpek sizin için uyumlu olur. (gün içerisinde gezdirmek, koklamasına, sosyalleşmesine izin vermek)
yolunuz bir tanesiyle kesişsin en güzel, en uyumlu ırk o olur, merak etmeyin.
-6
croswell
(22.07.26)
Antalya'da değil ama İskenderun'da Husky besleyeni görmüştüm. Penguen de besleyebilirsin. Kutup olması şart değil. Ağzı dili yok. Tercih hakkı yok. Olanla ve verdiğinle yetinmek zorunda.
Hayvanat bahçesinde ya da sirkte kafese Aslan tıkan insanoğlu Apartman dairesine Kangal da tıkar yani. Sonuçta tasmayı tutan kuralı koyuyor. Düzen böyle.
0
Mirket
(22.07.26)
köpek tüy yapıları çift katmanlıdır. Üst katman ve alt katman çaprazdır. Köpeği sıcak ve soğuk iklimlere karşı korur, ılıman kalmasını sağlar. Pengueni sıcak iklimde yaşatamazsın. Deveyi de soğuk iklimde. Buna evrim diyoruz. Milyonlarca yıllık süreç. Senin düzenin değil doğanın düzeni belirliyor. Evrim buna karşı olsaydı evet husky'i de yaşatamazdın. Ağzı dili olmasına gerek yok. Cildinde döküntülerden sık sık oluşan egzamalardan anlarsın. İklim ile ırkı bağdıştıramadığın yerde sahibinden izin iste ve köpeğin cildini kontrol et.
her şeyden öte zaten öncelik sahiplenmek olmalı. Başta da söylediğim gibi "ırk" seçme lüksünüz yok.
-4
croswell
(22.07.26)
Bu soruyu kendime sormadan direkt zor durumdaki bir köpeği sahiplenmiştim. Benim yaşam tarzıma en uyan köpek buymuş meğer. Maltese terrier kırması küçük ırk. Kendim de ufak tefek olduğum için büyük köpekleri zaptetmekte zorlanırmışım bu deneyimden sonra anladım. Irkın genel özelliği olarak değil ama benim köpeğim bireysel olarak herhangi bir sosyalleşmeden hoşlanmıyor. Bu da yaşam tarzıma uygundu. Buradan da çıkarmanız gereken asıl konu,, köpeğin ırkından öte bir karakteri olabileceği. Reaktif bir köpek bir her insan için çok zor bir şey mesela. Agresif-reaktif hangi ırk olursa olsun çok sabırlı ve dirayetli olmak gerekiyor.
Okumalarınızı (iş gereği olanlar hariç) gününüze veya daha genel anlamda hayatınıza nasıl entegre ediyorsunuz?bu soruyu sorma sebebim örneğin bugün öğlen arası boşluğum vardı. bulduğum sessizlik ve yalnızlıktan yararlanmak istedim ve yemek yemek yerine kitap okumayı tercih ettim. her zaman böyle olm
Okumalarınızı (iş gereği olanlar hariç) gününüze veya daha genel anlamda hayatınıza nasıl entegre ediyorsunuz?
bu soruyu sorma sebebim örneğin bugün öğlen arası boşluğum vardı. bulduğum sessizlik ve yalnızlıktan yararlanmak istedim ve yemek yemek yerine kitap okumayı tercih ettim. her zaman böyle olmuyor tabii..çok da aç hissetmediğim için oldu biraz da ama güzel oldu.
açsam okuyamam/çalışamam kabul ediyorum :)
yatmadan önce rutini olanlar, sabah herkesten önce kalkıp iş öncesi okuyanlar...yürüyerek kitap okuyan insanlar da gördüm...
sizde durumlar nedir? hatta burdan çok isteyip okuyamayan insanlara tavsiyelerde de bulunabiliriz.
+2
AlsterWasser (24.03.26)
İşe giderken ve gece uyumadan önce okuyorum. Gidene kadar bir 20-25 sayfa civarında bitmiş oluyor. Yatmadan önce de sızana kadar okumaya çalışıyorum. Son bir aydır rutine alabildim gibi görünüyor.
+1
rakicandir
(24.03.26)
gün içinde yaptığım okumadan hiç verim alamıyorum maalesef, aklım sürekli başka yerde oluyor. saat önemli değil ama kafa olarak kendimi vermem, "şimdi oturup bir saat kitap okuyacağım" diyebilmem lazım benim. toplu taşımada, boşlukta vakit geçirmek için en fazla broşür veya 3-4 sayfalık kısa metinler okuyabilirim herhalde.
genelde yatmadan önce okuyorum. hem beyni dinlenme moduna alıyor hem de telefonla uğraşmamış oluyorum. onun dışında hafta sonu öğleden sonra mesela güzel oluyor vakit varsa şöyle 1-2 gibi bi köşeye oturup okumak. kritik nokta beynimi belli bir süre kitap okuyacağıma, şu an başka bir şey düşünmemize gerek olmadığına ikna edebilmem.
+2
der meister
(24.03.26)
Benim öyle belirli bir zaman dilimim yok. Ben, oturup örneğin 1 saat kesintisiz okuyamıyorum. Kendime göre bir sistem oluşturdum.
Her saat başı iki ya da üç sayfa okuyorum. Saat 7' de kalktım diyelim, iki ya da üç sayfa, saat 8' de iki ya da üç sayfa. Bu şekilde akşama kadar epey okumuş oluyorum. Bu doğru bir sistem değildir belki ama dikkatimi ancak bu şekilde verebiliyorum.
Bir de tekrar söylemek istiyorum bu grup gerçekten çok güzel oldu. İhtiyaçmış resmen 😀
+2
rock n roll
(24.03.26)
Sabahları epey erken uyanıyorum, okumak için en güzel saatler de sabah saatleri oluyor. Onun dışında sesli kitap ile yürüyüşü birleştiriyorum. Bazen sırf kitap dinlemek için yürüyüşe çıkıyorum.
+3
thracia
(24.03.26)
E Kitabın özelliği ve güzelliği sayesinde her an ve her yerde okuyabiliyorum. Çorba karıştırırken bile.
+1
Mirket
(25.03.26)
Şu sıralar kızımı uyutunca okuyabiliyorum sadece. Çalışırken de öğle aralarında ya da boş derslerimde okuyorum.
+1
sadakatsiz
(25.03.26)
Yolda çok iyi okuyorum, toplu taşımada kitap okumak ortamdan soyutlanma anlamında çok iyi geliyor. Kafede kahve içerken okumayı severim, açık alanda okumak iyi hissettiriyor, bazen deniz kenarında bir yerde oturup okurum. Evde okumaktan hoşlanmıyorum ama zorluyorum kendimi umarım alışırım.
+1
mutekebbir
(25.03.26)
Toplu taşımada okurum hep. Onun dışında belli bir saatim yok. Genelde sabah rutinini müteakip oluyor. Dışarıda bir şey beklerken de okurum. Sürükleyici bir şeyse, bitirene kadar sürekli okuduğum (günde 18 saat) da olur. Araç kullanırken, iş yaparken ve uykuya dalarken sesli kitap...
+1
yadigar
(25.03.26)
istanbul'dayken toplu tasimada okurdum. simdilerde toplu tasimam 5-6 dk suruyor, oy uzden kitap okumaya degmiyor. uyumadan once yarim saat okuyorum, reels kaydirmaktansa daha faydali oluyor.
+1
fakyoras
(26.03.26)
toplu taşımada, yolculukta ve sabahları ortam sakinken kitap okuyabiliyorum genellikle.
Markete çikamayacagim için alternatif ne koyabilirim yer silme suyuna?Zeminde hem parke hem fayanslar var. Daha önce yumuşatıcı denemiştim ama zeminde nasıl desem sulu sulu kaldı hani diğer ürünler gibi pürüzsüz izsiz şekilde silmedi.
Markete çikamayacagim için alternatif ne koyabilirim yer silme suyuna? Zeminde hem parke hem fayanslar var. Daha önce yumuşatıcı denemiştim ama zeminde nasıl desem sulu sulu kaldı hani diğer ürünler gibi pürüzsüz izsiz şekilde silmedi.
0
egerbiryolcu (15.02.26)
toz deterjan
0
a7x
(15.02.26)
Beyaz sabun, Arap sabunu
0
glamdr1ng
(15.02.26)
Sirke/karbonat veya bulaşık deterjanı
+1
ekimoloji
(15.02.26)
Arap sabunu çok oneriliyor ama ırktan dolayı para vermek istemiyorum. İsrayil boykot mallarından devam
-7
artıküyeolmakistiyorum
(15.02.26)
beyaz sirke
@artıküye arap sabununun ırkla ne alakası var? ironi değil mi?
Selam,Ben spor disiplini konusunda çok kötü olduğum için genelde parasını verip salona yazılır ve istediğim noktaya gelince de birkaç ay sonra bırakırım ama mevcut şartlarımda bunu yapamıyorum. Havalar soğuk, spor salonu uzak. Zaten işe git-gel çok uzun. Yolda çok zamanım geçiyor ve evden tekrar çık
Selam,
Ben spor disiplini konusunda çok kötü olduğum için genelde parasını verip salona yazılır ve istediğim noktaya gelince de birkaç ay sonra bırakırım ama mevcut şartlarımda bunu yapamıyorum. Havalar soğuk, spor salonu uzak. Zaten işe git-gel çok uzun. Yolda çok zamanım geçiyor ve evden tekrar çıkacak mentalim asla olmuyor.
Ama bi yandan da bütün bunlara rağmen beni motive edecek en azından evde bir düzenim olsun da istioyrum. Bir youtube video serisi olabilir mesela. Link atarsanız sevinirim. Atıyorum 30 gün workout gibi. Binlerce detay video var ama basit öz bişey bulmakta zorlandım.
Basit bir program da olabilir. atıyorum bisiklet var, 2 tane 7kg dambılım var. yarım saat bisiklet. dambıllarla şu hareketler. 20 şınav 20 mekik vs gibi. her gün yapabileceğim basit ama verimli spesifik bir program da olabilir.
yahut benim tahayyül edemediğim bir yönteminiz varsa o da olur. şurdan online program al, şununla görüş çok faydasını görürsün de olabilir.
önerilerinizi bekliyorum. teşekkürler.
0
vaveylababa (23.01.26)
Chatgpt'ye sot. O anlatır. Günlük de gelişmeleri birlikte takip edersiniz. Duruma göre yazdığı programı revize de eder. İstersen diyet programı da yazar.
0
Mirket
(23.01.26)
Ben ergin kırbaç'ı beğeniyorum. Hergün mutlaka bir videosunu yapıyorum. Çoğu zaman 2-3 tanesini yapıyorum. Düzenli 30 gün şunu yap videolarını sürdüremem, sıkılırım. O yüzden tavsiye veremiyorum.
Motivasyon için aynada kendine iç çamaşırınla bak ya da fotoğrafını çek. Kendinde iyileşmesini istediğin yerler olacaksa tetikler. Kaslar belirginleştikçe bağımlılık yapıyor spor. Tabi sevgili- eş de çok büyük motivasyon sağlıyor. Güzel bir müzik listesi oluşturup keyifli bir vakit oluyor benim için. Umarım sizin içinde öyle olur.
0
duhan
(23.01.26)
arnold filmlerini, rambo, rocky serilerini izle.
yazın plajda hava atacağın günleri düşün.
millet olarak gazla çalışıyoruz.
ayrıca çocukluktan gelen bir alışkanlığın yoksa online şeylerle, aplikasyonlarla kazanılacak bir şey değil bence. geçen salonda yüzlerce kişiye ait programı çöpe attılar. hepsi bir ay gelip bırakanlar.
Sadece topuklarım değil hayatımda ilk defa ayaklarım kuru, topuklarım çatlak. Ayaklarım katman katman soyuluyor. Çok üzgünüm, ne yapabilirim? Pedikür bile çözmedi bu durumu.
Sadece topuklarım değil hayatımda ilk defa ayaklarım kuru, topuklarım çatlak. Ayaklarım katman katman soyuluyor. Çok üzgünüm, ne yapabilirim? Pedikür bile çözmedi bu durumu.
0
strawberry first (14.01.26)
Parafin alın, benmari ile eritip yanmayacak şekilde soğuduğunda ayaklarınızı bu muma sokun her yer parafin olunca bir poşet geçirin ayağınıza ve sıcak tutması için havlu sarıp yarım saat bekleyin bunu haftada 2 yaparsanız baya düzelir
0
eja
(14.01.26)
ayak maskesi alın. ben daha önceden sürekli gratisten cettua markasının exfoliating foot mask ini alıyodum. sanırım artık satılmıyor ama bulursanız mutlaka bundan alın. bulamazsanız da bir sürü markada var foot mask. ama iyi bir markadan alın missha gibi falan. ayağa takıp biraz bekliyorsunuz içindeki sıvıda, sonra yıkıyorsunuz 1 hafta içinde o deriyi atıyor. siz soymaya çalışmayın ama kendisi dökülecek. yumuşacık oluyor.
+1
chanandler bong
(14.01.26)
topuk çatlağı için clasy care isimli krem almıştım 1 kullanımda çözmüştü.
0
a7x
(14.01.26)
Bundan yıllar önce, bir kız arkadaşım bu konuya takıktı. Benim tabanlar zımpara gibi, topuklar çatlak falan, laf söyleyip dururdu. 15 günlüğüne memleketine gittiği bir zaman, Migrosta bir alana bir bedava kampanyalı, adını unuttum da Norveçli balıkçılarlı reklamı vardı, onların en ucuzundan nemlendirici krem aldım. Akşamları tabanıma yoğurt sürer gibi özensiz bir kalın tabaka sürer, etrafa bulaşmasın diye çorap giyer yatardım. 15 gün sonra, sonuç mükemmeldi, kız hayret etmiş, nasıl becerdiğimi sormuş, kremin adını almıştı.
Uzun bir fikir alışverişi yaptığım bir başlık var ve buradan sohbetin en başından itibaren notlar almak istiyorum. Baya uzunca sayfa oluşmuş. en başa gitmenin kısa bir yolu var mı. Sık sık manuel kaydirmak çok zaman alici (Telefon-android)
Uzun bir fikir alışverişi yaptığım bir başlık var ve buradan sohbetin en başından itibaren notlar almak istiyorum. Baya uzunca sayfa oluşmuş. en başa gitmenin kısa bir yolu var mı. Sık sık manuel kaydirmak çok zaman alici (Telefon-android)
0
egerbiryolcu (28.12.25)
ben de benzer bi ihtiyaçlar project olarak tanımladım bi chat'i. ama başlığı takipteyim, belki başka bi yöntem vardır.
edit: ben soruyu yanlış anlamışım ya. spesifik bi chat'i bulmaktan bahsediliyo sanmıştım, pardon
0
a7x
(29.12.25)
ctrl + home
Ek: ChatGPT'ye sordum. :)
0
auroraaurora
(29.12.25)
@auroraaurora Bilgisayar için sanırım o kısa yol. PC ye geçince onu da denerim ama ben telefondaki kullanım için merak ettim.
Kredi kartı kampanyalarını takip edip katılıyor musunuz? Puan toplamak için bir uğraşı içinde misiniz? Puanlarla bir şeyleri bedavaya alabiliyor musunuz?Ayda ortalama 40-60 bin lira arası harcadığım kredi kartımla 2025 yılında, 40 lira puan kazanmışım. Kampanya takip etme alışkanlığım hiç yok da esk
Kredi kartı kampanyalarını takip edip katılıyor musunuz? Puan toplamak için bir uğraşı içinde misiniz? Puanlarla bir şeyleri bedavaya alabiliyor musunuz?
Ayda ortalama 40-60 bin lira arası harcadığım kredi kartımla 2025 yılında, 40 lira puan kazanmışım. Kampanya takip etme alışkanlığım hiç yok da eskiden biraz daha fazla birikirdi sanki, 40 lira da dalga geçer gibi bir miktar. Sizde durumlar nasıl?
0
nundu (25.12.25)
pahalı bir harcama yapacaksam kampanyalara bakıyorum. Çoğu zaman bir şey olmuyor. Genel olarak bir faydası dokunmuyor.
0
burfak
(25.12.25)
40 lira komikmiş gerçekten. Az önce arabayı şarj ettim, 300 lira tuttu, 60 tl bonus geldi.
Alışkanlık oldu, garanti’nin kampanyalarına her ay katılıyorum, muhakkak bir şeyler denk geliyor, ilk online alışverişe 150 lira, markette 100 lira, yurtdışında 500 lira, temassız ödemeye 100 lira derken hemen her ay birkaç bin lira bonus mutlaka geliyor.
0
orient blue
(25.12.25)
İşbank black kartım var. Akbank ilk kez kart çıkartıp bir ay içinde 60 bin lira harcama yapana 12 bin tl bonus veriyorum dedi. Hemen atladım ve bonusumu aldım. 2.000 TL de chip para verdi. Onu da aldım. Market alışverişi için hem İşbankası'nın hem de Akbank'ın kampanyaları var. Hangisi iyiyse ondan alıyorum.
Kıyafet konusunda kampanyaları takip ederim. Genelde acil bir kıyafet ihtiyacım olmaz, onun için yıllık plan yaparım. Kampanya zamanı sonra giyeceğim kıyafetleri alırım.
İşbank ve Akbank'ın kampanyalarından yararlanabilmek için uygulamadan katıl butonuna tıklamak gerekiyor. Her ay sıfırlanıyor, tekrar yapmak lazım. Hepsine katılırım ay başında.
0
gabe h coud
(25.12.25)
tüm kampanyalara ay başında katılıyorum. arada girip yeni kampanya varsa onlara da katılıyorum. 7 bin puanım vardı geçenlerde. otel rezinde 2 ile çarpılıyor. o şekilde otel tuttum.
0
glamdr1ng
(25.12.25)
Paraf'ın bir kampanyası vardı mesela. 3 ay süreyle 20.000 liralık alışveriş yaptığın aylarda 400 TL veriyor. Yani 3 ayda 1.200 lira. Geçen sene bu kampanyayı yanılmıyorsam 3 kez yaptı. Ayrıca market, e ticaret, restoran, akaryakıt, küsürat bizden, paraf günüm vs. kampanyaları da sürekli var. Takip edince epey kazandırıyor.
0
Mirket
(25.12.25)
aidatsız kart kullanıyordum yıllar boyu. world eco idi yıllarca kullandım. bir kaç lira puan veriyordu. sonra bir sebepten world gold'a geçmek durumunda kaldım. yıllık 600 gibi bir şeydi şimdi değişti mi bilmiyorum. harcamalarımda ekstra değişiklik olmadığı halde verdiği bonus aidatı geçiyor. arada bir kampanya, ekstra taksit vs gibi avantajlar da oluyor. ama özel kampanyaları takip etmedikçe genelde verilen puanlar öyle çok bir şey değil.
0
biseysorcaktim
(25.12.25)
iş bankası maximum ile baya puan geliyor sağdan soldan. sadece ay başı uygulamadan kampanyalara katılıyorum o kadar. aylık 60-70k arası geliyor kart harcaması. sadece geçen ay 2000 liraya yakın puan geldi mesela.
0
oldtimer
(25.12.25)
Bir kamu bankasının üst segmentteki kartını kullanıyorum. Topladığın puanları kampanya sonunda geri almıyor. Akaryakıt, e-ticaret vb. kampanyalarını takip ediyorum. 12.000 civarında tl vardı kartımda. Kampanyasıyla içerdeki puanı 4 ile çarpıyor ve bu yaz tatile gittim. 12.000 tl ile 48.000 tl’lik otelde kaldım diyelim..
0
yankee jumping
(25.12.25)
bonus'tan geçen ay 6bin lira, bu ay da 8bin lira bonus geldi. genelde yurtdışı kampanyaları iyi puan kazandırıyor. (30binlik otel harcamasına 2500 vs.)
bir de e-ticaret. (30bin tl altı alışverişlerin pek bir getirisi olmuyor) bana bir de her ay kişisel bi kampanya geliyor. X lira harca 2000 TL bonus gibi.
geçen sene maximum da kullanıyordum fakat bilet alım kısmı ve hizmet bedeli olayı aşırı saçma olunca onu iptal edip komple bonusa geçtim.
genel olarak konuşursam da kartların hiç birinin eski havası yok. takip etmeye değer çok bir durumları da yok. eskiden orta halli bir kartla bile ücretsiz lounge'lara girer, ücretsiz vale hizmeti kullanırdın. şimdi mevduat yatırmazsan bu tarz ekstralar prive kartlar da bile yok.
0
brkylmz
(25.12.25)
kampanyaları takip edip katılman gerekiyor. çoğu kampanyaya katılmadan bir şey alamıyorsun. harcamaları ona göre ayarlaman gerekiyor.
her ay sürekli kazanıyorum bi şeyler. örnek vermek gerekirse bu ay 4*1000 tllik yakıt alımına 400 puan kazandım. %10 indirim hiç fena değil.
başka bankadan restoranlarda geçerli %10 indirim alıyorum.
başka ön ödemelide amazonda geçerli 100 tl indirim aldım 1000 tlye.
bakıp takip etmezsen birikmesi zor. bi de çoğu bankada harcama süresi oluyor ona dikkat etmek lazım.
akbank ve ziraat süresiz puan veriyor direkt istediğin harcamayı silebiliyorsun puanlarla orası güzel.
0
jelly bear
(25.12.25)
Bonus'um var. Özellikle katılmak gerekmiyor kampanyalara. Üç beş bir şeyler kazandırıyor. 40 TL çok az gerçekten. Siz de katılım gerektirmeyen bir kart tercih etseniz iyi olur gibi.
0
auroraaurora
(25.12.25)
@auroraaurora
TEB Bonus Platinum benim de :(
0
🌸nundu
(25.12.25)
bende çok takip ederim ama 1000 liralarca bonusta çok geldi, o kadar takip edip alışveriş yapmıyorum mesela bonus sadece 2k ve üzeri market alışverişine puan veririm diyor ben o kdr şeyi bir arada hiç bir zaman almıyorum alsamda taşıyamam yani.. genel olrak takip ediyorum ama kriterleri sağlamak uğraştırıcı oluyor ben 200-300 falan anca topluyorum aylık. mesela 4 seferde yakıt al diyor ben hep fullcuyum 4 kere gidemem o benzinciye :/
0
eja
(25.12.25)
benzinle ilgili olanlara bakıyorum. ne ideali bonus genelde.
0
mikahakkinen
(25.12.25)
teb bonus platinum'dan maximiles black'e geçtim, bugüne kadar hiç biriktiremediğim kadar puan birikti 3-5 ayda. mil kullanımım da olduğu için bu kartı tercih etmiştim, iyi ki diyorum şu an. ama söylenildiği gibi kampanyalara katılmak gerekiyor.
Merhaba, hamileliğin verdiği duygusallıktan mıdır bilmiyorum ama oğluma eşimin adını vermeyi çok istiyorum. Evlenmeden önce böyle bir olaya şahit olmuş ve inanılmaz saçma bulup kınamıştım… ama şimdi bu düşünce nedense beni mutlu ediyor. Eşimi seviyorum, eşimin ismini de seviyorum ve daha güzel bir e
Merhaba, hamileliğin verdiği duygusallıktan mıdır bilmiyorum ama oğluma eşimin adını vermeyi çok istiyorum. Evlenmeden önce böyle bir olaya şahit olmuş ve inanılmaz saçma bulup kınamıştım… ama şimdi bu düşünce nedense beni mutlu ediyor. Eşimi seviyorum, eşimin ismini de seviyorum ve daha güzel bir erkek adı düşünemiyorum. Eşimse bunu saçma buluyor. Çok mu saçma ya? Çocuk ileride bana hesap sorar mı “başka isim mi yoktu?” diye.
Acaba ya da ileride bir sorun olur mu? Eşimin iki ismi var ama ilkini hiç kullanmıyor. İkinci ismini vermeyi düşünüyorum ben de. Çok karışıklığa sebep olur mu acaba? Ne dersiniz?
Teşekkürler
0
sacrilegious (17.12.25)
şu an böyle düşünüyor olmanız çok tatlı tabii ama dünyanın binbir türlü hali var. sorunuz "sizce yapayım mı"ysa bence yapmayın. eğer sorunuz çok karışıklığa sebep olur muysa çocuk büyüyünce bir miktar evet.
+2
a7x
(17.12.25)
yanlis anlamadiysam esinizin su anda kullandigi ismini vermek istiyorsunuz cocuga. bu durumda kocanizin ismini calmis gibi olacaksiniz bence. ikisinin oldugu ortamlarda kocaniza kullanmadigi isimle hitap etmeye baslayabilirler.
bir diger durum da kocanizin ismi X ise cocugunuza da kucuk X diye seslenmeye baslayabilirler ki bu da cocuk acisindan kotu.
bence kocaniz olmuyorsa, ya da olmediyse, boyle bir sey yapmak sacma.
+2
lemmiwinks
(17.12.25)
Bence çok gereksiz bir hareket olur. Siz yine de mutlaka yapacağım bunu kafasındaysanız en azından iki isim verin çocuğa. Belli bir yaşa geldiğinde belki diğerini kullanmayı tercih eder.
+1
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Evet, hamileliğin verdiği duygusallıktan. Böyle bir şey kesinlikle yapmayın, çocuğunuza geriye dönüşü olmayan bir kötülük yapmış olursunuz. Buraya kötü olasılıkları yazmayacağım ama en iyi ihtimalle çocuğunuzun kendi bireysel ve bağımsız kimliğini inkar etmiş olacaksınız. İsmi her söylendiğinde bunu hissedecek.
+1
mikro patlama
(17.12.25)
çok saçma bence de.
0
elorelia
(17.12.25)
amcamin ismi hem erkekte hem kadinda kullanilan ama cogunlukla kadinda rastlanan bir isim. yengem, kizlarina ikinci isim olarak amcamin adini koydu. amcamin fikri degildi, yengem cok istedi. hic pisman olmadilar. cocuk simdi 17 yasinda.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.12.25)
Bana da saçma geliyor ama çok istiyorsanız iki isimli koyup birine eşinizin adını vermek biraz daha makul gibi.
0
black holes in the sky
(17.12.25)
dunyanin bin bir turlu hali var. ileride bir ayrılık durumunda fln sorun olur. bence gereksiz,
0
oscar
(17.12.25)
Esin istemiyorsa zorlaman cok itici olur.
0
hot potato
(17.12.25)
Ben de kısmet olursa tam olarak bunu yapmaya kararlıyım. Ben güzel buluyorum ve başkasının fikri de umrumda değil.
Eşinin başka adı da varmış zaten. Ciddi bir karışıklık olmaz. Yine de gerek duyarsan yanına uyumlu başka bir ad daha eklersin olur biter.
Önemli olan senin nasıl istediğin; elin fikri değil.
-1
lazor
(20.12.25)
çocuk sizin, isterseniz adını cuma ya da iskambil bile koyabilirsiniz.
Paşabahçe kavanozların kapakları paslandı, kapak nereden bulabilirim?
santimantal
Paşabahçe'nin aynı kapakları satılmıyor, aradım ama bulamadım.Aslında herhangi kapak da uyabiliyor. Çeşitli boyutlarda kapakların satıldığı yerler var mı? Nereden alabilirim? Büyük ihtimalle uyan bir şeyler çıkar.
Paşabahçe'nin aynı kapakları satılmıyor, aradım ama bulamadım.
Aslında herhangi kapak da uyabiliyor. Çeşitli boyutlarda kapakların satıldığı yerler var mı? Nereden alabilirim? Büyük ihtimalle uyan bir şeyler çıkar.
0
santimantal (28.11.25)
Züccaciyelerde, milyoncuların hepsinde ve pazaryerlerinde bulunur. Kavanoz kapakları çok ekstrem olanlar dışında standart ve genelde iki boydur.
Ek: 3 harfli marketlerde, migros'ta falan da var.
0
Mirket
(28.11.25)
kavonoz kapağı kullandıktan sonra atıyorum ben, yani turşu falan kurup açıp bitirdikten sonra çöpe atıyorum zaten aynı kapakla 2.ye kurmayın diyor herkes. üzerinde paşabahçe yazanlardan al, piyasada çok kapak var çoğu kötü sonradan attırıyor veya paslanıyor.
0
eja
(28.11.25)
Ben trendyol'dan siyah kapak sipariş etmiştim zamanında, hala vardır kesin.
bazal metabolizmam günlük 2200 kalori.dünkü aktivitem; 1560 kalori.dün yediklerim, totalde 2300 kalori (95gr yağ, 170gr karbondihdrat, 180 gram protein)bir önceki gün 550 kalori aktivitem.gün içi yediklerim 1600 kalori. bir önceki gün 950 kalori aktivitem..gün içi yediklerim 1600 kalori.bir önceki g
bir önceki gün 550 kalori aktivitem. gün içi yediklerim 1600 kalori.
bir önceki gün 950 kalori aktivitem.. gün içi yediklerim 1600 kalori.
bir önceki gün aktivitem 1700 kalori. yediklerim 2100 kalori.
genel olarak yeme ve aktvite tempom 2 haftadır böyle. yeme genelde 2000 kalori ve biraz üstüne çıkıyor. proteini 140-160 gram arasında tutmaya çalışıyorum ama bu hafta çok iştahım yok diye düşük kaldı hep.
genelde ağırlık idmanı + gün içi yürüyüşler yapıyorum. düşük aktiviteli günlerde ise sadece yürüyüş yapıyorum.
------
ve tartıda 2 haftadır sanki pek kilo vermiyorum gibi. idmanlarda gücüm artıyor, hissediyorum. ancak ne görüntüde, ne tartıda gram oynama yok gibi.
bir şeyi yanlış yapıyor olabilir miyim? matematiğe göre günlük 700-800 ortalama açık veriyor olmam lazım. bu da illa ki tartıya etki ediyor olmalı. ama etmyior gibi.
bu arada şuan 98 kilogramım. 50 gün önce 105 kilogram olarak başlamıştım ama kilonun çoğunu zaten 5 kasıma kadar vermiştim. 5 kasımdan bugün 15 gün geçti, tartıda sanki 1 kilo bile oynamadım gibi. (bu arada ağırlık idmanlarına son 15 gün başladım, ondan önceki günler daha kardiyo ağırlıklı idmanlar yapıyordum)
vücut su tutar diyorlar, glikojen bilmem ne bir şeyler diyorlar. ama yine de bana normal gelmiyor yav.
bu formüllerde bir hata mı var?
0
whatdreamsnevercome (20.11.25)
ha bu arada da beklentim neydi? düzgün bir şekilde kilo verip çok kas kaybetmemek, kas kazanmak. mart ayına kadar böyle sürdürüp, marttan sonra daha ciddi bir diyetle yağlardan kurtulabildiğim kadar kurtulmaktı.
ama şuan 2 haftadır yerimde sayıyor gibi hissediyorum, ki bu süreçte 1.5-2 kilo civarı vermeyi beklerken.
biraz canım sıkıldı bu duruma.
hani baze ngece kalkıp peynir yiyorum 20-30 gram. onu bile ekliyorum fat secret'a, takip edebilmek için. onlar dahil yukardaki kalorileri alıyorum. kalori açığım olduğu aşikar, en azından matematiksel olarak. ama tartıya hiçbir şey yansımaması çok tuahfıma gidiyor artık.
ne sorun olabilir cidden?
0
🌸whatdreamsnevercome
(20.11.25)
belirli bir kiloyu verdikten sonra tartıda fark görmek zorlaşıyor, fakat tam da o esnada vücudunuzda farkı hissetmeye/görmeye başlıyorsunuz (bende öyle olmuştu). tartıda değişiklik yokken vücudum çok daha fit gözükmeye, kıyafetler üstümde farklı durmaya, kaslarım daha belirgin olmaya başlamıştı. eğer kalori ve özellikle makrolarınızın hesabını takibini doğru yapıyorsanız, günlük onbin adımı geçiyosanız yani aktifseniz, rest daylere dikkat ederek ağırlık antremanı düzenli olarak yapıyosanız yaptığınız şeyleri bırakmamanız çok kritik.
0
a7x
(20.11.25)
Ben de diyetteyim şu an ben günlük aktivitemi kalori hesabında kullanmıyorum o çok yanıltıcı olabiliyor kalori açığını günlük kalori ihtiyacından düşüyorum, bir de çok fazla yağ alıyorsun bence maks. 40-60 gram yeterli gibi.
0
kizil karga
(20.11.25)
Yağ kaybedip kas kazanıyor olabilirsin. O durumda kilon aynı kalırken hacmen küçülmen devam eder. İnternetten vücut yağ oranı hesaplayıcı bul ve oradan da takip et.
Mirket +1 kas kazandiginiz icin kilo farketmiyor olabilir. bence hedef sadece kilo olmamali. boyunuz uzunsa kilonuz asiri olmayabilir. bu durumda kilo kaybindan cok yag kaybina odaklanmak lazim. onun icin de dandik de olsa yag olcen bir baskulunuz yoksa alin bence. olcu tam dogru olmasa da en azindan ilerlemeyi gorursunuz. kendi icinde tutarli oluyorlar gercek olcuyu veremeseler de.
bir diger ihtimal de kalorilerinizi yanlis hesapliyor olabilirsiniz.
0
lemmiwinks
(20.11.25)
yağlar kasa dönmüştür. fitness merkezlerinde ölçüm yapan cihazlar var. 8 ay spora gittim 3 kere ölçüm yaptım son ölçüm ile ilk ölçüm arası kilo kaybı = 0, ancak kas 4 kg gelmiş yağ 4 kg gitmişti.
0
denizmaniaherif
(20.11.25)
Bazal metabolizma hızınızı nasıl biliyorsunuz?
Yani ölçüm falan mı yaptırdınız?
Nasıl õlçülüyor metabolizma hızı?
Geçen biri gene metabolizma hızından bahsetmiști. Nereden öğreniyorsunuz bunu?
0
anaphylacticshock
(20.11.25)
abi kasla ilgili iyimser davranmışsınız ama matematiksel olarak çok mümkün değil. benim bu hesaba göre haftada en az 0.7 - 1 kilogram arası kilo veriyor olmam lazım.
bir insanın bir ayda kazanabileceği makismum kas miktari ise zate 1 kilogram (ki onda da çok iyimser olmak lazım)
aynı kasla açıklanamaz herhalde.
su topluyor desem, kaça kadar su toplayacak onu da anlamadım. verdiğim kilo kadar su toplayamayacağına göre.
kaloriyi yanlış saymıyorum, çünkü her şeyi gramı gramına tartıyorum.
günlük kaloriyi fazla alıyorum desem; ağır sağlam vb. bir çok uygulamaya göre mevcut hareketliliğim ile, "kas kaybı yaşamadan kilo vermek için" 2600 kalori civarı beslenmem gerektiği yazıyor. ben 2100leri geçmiyorum.
ben anlamadım bu matematiği ve galiba motivasyonum da tamamen bitti. eskisi gibi günlük maksimum 1000 kalori yediğim ölüm diyetlerine dönecem gibi gözüküyor.
0
🌸whatdreamsnevercome
(21.11.25)
Ben de bir aydır aralıklı oruç ve egzersizlere 100 kg'dan başladım 183cm boy ile. günde en az 600 kalori açık veriyorum, 30 günde sadece 2 küsur kg vermiş gibi görünüyorum ama o da oynuyor, alkol aldığım günler sonrası direk 1 kg artıyor bir kaç günlüğüne. ben yavaş ilerlemeyi alkole bağladım ama moralimi bozmadan devam ediyorum sonuçta küçük de olsa ilerleme var. 1700 kalorilik spor yaptığınızı belirtmişsiniz ama bu aşırı yüksek bir rakam gibi geldi bana, 1 saat dağda bisiklet sürüyorum en fazla 350 - 400 kalori yakıyorum. 40 dakika evde ağırlık egzersizleri yapıyorum o da taş çatlasa 300 kalorilik, 1700 kalorilik ne yapıyorsunuz merak ettim, hesap hatası olabilir. Gıdaların kalori değerleri de genelde hatalı oluyor çok güvenmemek lazım. ama protein ağırlıklı ve kaliteli beslenince eninde sonunda sonuç alınıyor. yağ kas dönüşümü de var, ama bu kadar kısa sürede bu miktarda olmaz gibi.
0
creepy
(22.11.25)
sihirli bir sey yok. tartida ve goruntude degisim yoksa vermiyorsundur. tabii daha iyisi mezura ile boyun cevresi, bel cevresi vs surekli olcmek. ama gercekten goruntude fark yoksa sebebi kas kazanmak falan degildir. insanlar kalori sayarken cok yanlis hesapliyor. yediklerini az yaktiklarini cok yorumluyorlar. ustune aktivite gercekten 500 kalori olsa bile, sonrasinda metabolizma hizi dusuyor, o 2200 olarak kalmiyor. 2200 bazal metabolizma da yine "teyide muhtac" ama kilo verme olayinin rutini sudur yedigin her seyi (gercekten her seyi) not edip aldigin kaloriyi sayarsin 1 hafta sonra kilo verdiysen super o kaloriyle devam. yoksa kaloriyi azaltirsin. allah kelami degil sonucta, vermiyosan yedigini azaltacaksin baska yolu yok. ozempic bile kullansan bu boyle. sadece yedigini azaltmayi kolaylastiriyor o da.
0
ghilleinthemist
(22.11.25)
evet 1 ayın neticesinde;
ortalamada günlük 850 kalori yakmış olmama rağmen (yürüyüş + sporla), günde 2000 kaloriyi ortalamada hiçbir şekilde geçmemiş olmama rağmen (daha gerçekçi olamk gerekirse 1800 lerdedir ortalama kalorim)
0kg verdim, hatta 0.5 ağırlaştım.
haliyle bundan sonra bilimsel methodlarla kilo vermek yok :)
bugünden itibaren günlük 1000 kaloriyi geçmeyecek şekilde 0 karbonhidrat diyeti yapıyorum. 1-1.5 ayda muhtemelen 7-8 kilo veririm.
bir daha da bu saçma salak "kas kaybetmeden kilo ver" mevzularına girmeyeceğim.
şimdiden de söyleyeyim; tüm kalorileri salatanın içine attığım 1 tatlı kaşığı zeytinyağına kadar tek tek sayarak, her şeyi tartarak hesapladım. haliyle "kalori sayımın yanlıştır" kısmı kesinlikle doğru değil. yaktığım da, aldığım da %100 tamamen ölçülebilirdi.
0
🌸whatdreamsnevercome
(02.12.25)
Abi 1 ayda 1000 kaloriyle 0 karbonhidratla 10 kilo da verirsin ama verdiğin kayıp yağ değil kas olur o da affedersin pörsük bir vücut demek, yani buna değinmek sence salaklık olabilir ama asıl salaklık böyle bir şey olmayacağını düşünmek olabilir, yani ayrıca bize de bi şeyler ispat etmek zorunda değilsin senden öyle bir vibe aldım, yani sizi dinledim ama siz hakssızsınız diyor gibisin, eğer olması gereken şartlar altında kilo veremiyorsan çözüm ölüm orucu mu olmalı sence yoksa metabolizmanda bi bozukluk mu var acaba deyip kontrol mü ettirmelisin bunu bilmek lazım, ben de diyet yapıyorum mesela 2300 kaloriyle başladım diyete o noktada bile yağ yakıyordum, sende olmuyorsa sorun yöntemde değil sende olabilir.
Merhabalar,Eşim ile bir konuda diğer insanların fikrini merak ediyoruz sizlere danışmak istedik.Ben spor salonuna gidiyorum. Spor salonunda ayakkabımı değiştiriyorum ve yoga dersine giriyorum. Diğer insanlar da yoga dersine katılırken ayakkabılarını değiştiriyorlar. Yoga dersinde kullandığım matımı
Merhabalar,
Eşim ile bir konuda diğer insanların fikrini merak ediyoruz sizlere danışmak istedik.
Ben spor salonuna gidiyorum. Spor salonunda ayakkabımı değiştiriyorum ve yoga dersine giriyorum. Diğer insanlar da yoga dersine katılırken ayakkabılarını değiştiriyorlar.
Yoga dersinde kullandığım matımı evde kullanıp spor yapmak istiyorum. Eşim bunum hijyenik olmadığını düşündüğü için rahatsızlık duyuyor. Siz bu konuda ne düşünürsünüz?
Ekstra not: 2.yi almayı düşündük fakat kendime paraya kıyıp güzel bir mat almıştım. Onu kullanmak istiyorum. İki tane pahalı mat almak da mantıksız geliyor.
0
screwedup2 (02.11.25)
Herkesin ayakkabısının ne kadar temiz olduğuna emin olamazsın. Kaldı ki tuvalete, duşların olduğu yere giriliyor o ayakkabılarla, sadece salonda giyse bile temiz kalması mümkün değil.
Pahalı bişey de değil mat bi de yani.
+3
Bruce
(02.11.25)
Spor salonu zemini nasıl? Yeterince hijyenik mi? Diğer insanların orda giydiği spor ayakkabıları sadece orası için mi başka yerlerde de giyiyorlar mı? Bunların cevabına göre değişir.
0
Amaranta ursula
(02.11.25)
Eşiniz kesinlikle haklı.
Ben dışarda giydiğim şeyleri bile evde gitmiyorum kaldı ki mat dediğiniz şey artık paspasa dönüyor :)
+1
makbur
(02.11.25)
Eşiniz haklı.
+1
Mirket
(02.11.25)
eşiniz haklı.
+1
black holes in the sky
(02.11.25)
Evet spor salonunda insanlar ayakkabı degiştiriyor fakat ayakkabılarını degiştirilecegi soyunma odasına gidene kadar dışarı ayakkabısıyla giriyor. Sonra çantasından çıkarıp salon ayakkabısını giyiyor. Fakat o salon ayakkabısıyla biraz önceki ayakkabı ile bastıgı yerlere basıyor. Hatta insanlar wcye gidecegi zaman hiç biri salon ayakkabısını degiştirip öyle girmiyor. Wcde bastıgı salon ayakkabıyla yine içeri giriyor. Kesinlikle hijyenik degil. Asla önermem
0
limonlu eksi
(02.11.25)
Ben bu kadar titiz bir insan degilim, dolayisiyla kimin hakli oldugu ile ilgili fikir veremem ama yeni mat almak istemiyorsaniz, matin altina serecek ucuz yollu bir cozum bulmayi deneyebilirsiniz demeye geldim. Yani acikcasi tam olarak titizlik nedenini de anlayamadim, matin altinin pis olmasi galiba degil mi esinizin sorun ettigi sey?
+1
kassiopeia
(02.11.25)
Hijyenik olmayabilir ama o kadar da hijyene ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum. Kullanılabilir. Sonuçta evde yatağın çarşafın üzerine koymayacaksiniz yerde olacak.
+1
kisa
(02.11.25)
kullanılır. madem bu konuda bir hassasiyet var, o halde ikinci mat almak yerine var olanın altını üstünü silmek daha kolay olmaz mı?
+2
tnz
(02.11.25)
Yoga yapılan yere niye ayakkabıyla giriliyor ki? Yasak olması lazım.
0
auroraaurora
(02.11.25)
eğer evde kullanmadan önce temizlemiyorsanız hijyenik değil.
0
false pretension
(02.11.25)
Spor salonu ne kadar hijyenik nereden biliyorsunuz ki. İlla içinize sinmiyorsa bir mat daha almanda sıkıntı olmaz bence, almalısın.
0
muhayyer divan
(02.11.25)
Dışarıda kullandığım bir şeyi evde kullanmam. Dışarıdan gelir gelmez üzerimi değiştiririm eğer birinin evine gittiysem çorabımo mutlaka değiştiririm. Spor salonu temiz görünüyor olabilir ama herkesin matlarını temizleyip temizlemediğini bilemezsiniz. Özetle bence hijyenik değil. (Eskiden gittiğim yoga stüdyosu derse başlamadan önce matları dezenfektan ile sildiriyordu.)
0
suicides underground
(03.11.25)
Bu kadar “hijyenik” insanlar bence çok yorucu. Ama anlamadığım bir nokta var, neden ayakkabıyla yoga yapılıyor ki?
Gelince matınızın altını bi bezle silin, herkesin gönlü olur bence.
+1
kuehles blondes
(03.11.25)
imkanım varsa ve mat benim için çok önemliyse kesinlikle ikincisini alırdım.
0
a7x
(03.11.25)
eşinize hak verdim, spor salonları inanılmaz pis yerler hatta bununla ilgili reelsler vardı pislik ölçen aletlerle ölçüyorlardı tuvalet daha temiz çıkmıştı. eve ayakkabı ile giriyorsanız mat kullanılabilir. girmiyorsanız kullandığınız yeri falan temizlemek sonrasında güzel olur.
mesela montunu falan temiz eşyaları ile aynı yere asanlarıda anlamam.
arkadaş hangi marka alırsam alayım en ufak rüzgarda hemen ters dönüyor bu şemsiyeler. paraya kıyıp samsonite alayım, en azından daha düzgündür dedim ama dün mağazada bir baktım, kulbunun falan malzemesi oyuncak gibi. hiç içime sinmedi.var mı önerebileceğiniz bir marka/model?
arkadaş hangi marka alırsam alayım en ufak rüzgarda hemen ters dönüyor bu şemsiyeler. paraya kıyıp samsonite alayım, en azından daha düzgündür dedim ama dün mağazada bir baktım, kulbunun falan malzemesi oyuncak gibi. hiç içime sinmedi.
var mı önerebileceğiniz bir marka/model?
0
knight of cydonia (31.10.25)
temudan bir şemsiye almıştım. pek ihtiyaç duymadığım için kullanmıyorum ama görünüşü duruşu tok ve sağlam. dediğim gibi test etmedim, sağlam görünüyor diye almıştım, gerçekten de sağlam görünüyor. share.temu.com
kendimi eve kapatana kadar sportif biri sayılırdım. yani vücudum falan da düzgündü hep, spora da yatkındım. son 6-7 senedir ise baya kapattım kendimi vücudum berbat bir hal aldı.180 boyundayım 101 kiloyum. son 3 haftadır PT ile çalışıyorum, buna ek olarak da tempolu yürüyüş yapıyorum parkta, bulabil
kendimi eve kapatana kadar sportif biri sayılırdım. yani vücudum falan da düzgündü hep, spora da yatkındım. son 6-7 senedir ise baya kapattım kendimi vücudum berbat bir hal aldı.
180 boyundayım 101 kiloyum. son 3 haftadır PT ile çalışıyorum, buna ek olarak da tempolu yürüyüş yapıyorum parkta, bulabildiğim her boşlukta.
ilk etapta istediğim şey hızlıca zayıflamaktı. artık zayıflama kısmıyla hiç ilgilenmiyorum diyebilirim, daha doğrusu ikinci etapa bırakmaya karar verdim.
ben kaslanmak, düzgün bir vücut inşa etmek istiyorum. sprou da şuan çok iyi performansla yapıyorum. haftada 3-4 gün gidiyor olmama rağmen. bir de daha önce hep spordan kaçardım, şuan boş durduğum anlarda bile yapasım var.
neyse, sizce 7-8 ay gibi bir sürede düzgün bir vücut inşa edilir mi. sıfır yağ, karın kası falan demiyorum. yağ oranımı %15lere falan düşürdüğüm, kaslandığım falan bir versiyona geçmek mümkün mü?
siz olsanız nasıl yapardınız? önce tamamen kilo vermeye mi odaklanırdınız, yoksa ilk günden itibaren sadece kas gelişimine odaklanıp zamanla zaten kiloyu vereceğinizi düşünerek mi yapardınız?
veya nasıl bir programda yapardınız? 5 gün ağırlık idmanı, aynı zamanda 5 gün core idmanı falan gibi mi çalışırdınız.
öyle düşüncelerinizi de merak ettim, biraz yol gösterilmeye de ihtiyacım var.
0
tchuck (24.10.25)
Bildiğim kadarıyla hiç dinlenmemek olumlu sonuç vermiyor, tersine olumsuz sonuç veriyor. 2 3 gün iyi çalışıp kalan günlerde koşu, yüzme yapardım. Ve sadece spor değil, yeme içme konusunu düzeltmek gerekiyor. Fazla karbonhidratı kesmek (ekmek, kola), fazla yağı kesmek (fast food, cips), protein alımı önemli.
-1
arbre
(24.10.25)
ben yapabilecek olsam;
haftada 3 gun direnc antrenmani gunde 8-10 bin adim yurume protein agirlikli beslenme, islenmis gida, fast food, tatli yemeden, karbonhidrati biraz az tutarak
yapardim. bir kismini yapiyorum ama tamami olmuyor. o yuzden zayif ve hafif kasli olsam da ufak bir gobegim de var.
bir de sporda daha iyi performans icin gunluk kreatin kullanabilirsiniz. gercekten fark ediyor. bir de protein alimini arttirmak icin spor sonrasi protein tozu alinabilir.
bir de intermittent fasting yapilabilir, bu da kilo verme acisindan faydali. yeterince yerseniz zor olmaz.
0
lemmiwinks
(24.10.25)
yaklaşık 3 aydır tam olarak sizin yapmaya çalıştığınızı yapıyorum ben de. tarif ettiğinize yakın, önceden spor yapan, atletik yapıya yatkın vücutlu biriyim. benim de önceliğim ilk etapta kilo vermekti; nikte training ile antreman yapıp, beslenme düzenimi tamamen değiştirip makro kalorilere dikkat ederek o kısmı çok hızlı bi şekilde hallettim. bu sürede çok fazla içerik de takip ettim. benim anladığım kadarıyla lean bi vücuda sahip olmak için yapılması gerekenler sizin de yaptığınız gibi haftada 3-4 gün antreman, aktif bir gündelik yaşam (mümkün olduğunca bol yürüyüş). ama bunların yanında beslenmenin önemi çok kritik. protein ağırlıklı beslenmek, antreman yaparken enerjiye dönüştürebilmek için karbonhidrat tüketimini sıfırlamamak/azaltmamak ve lif alımı için sebze ve meyve tüketmek önemli. ek olarak tüm kaynaklar uykunun çok önemli olduğunu ve rest day'in de aşırı kıymetli olduğunu söylüyor. ben de calorie deficit'ten yavaş yavaş maintenence'a geçtim. şimdi ağır ve yavaş adımlarla haftada 100 kalori ekleyerek %20'lik bi surplas'a geçeceğim ki kas kazanımına odaklanabilsin vücüdum. 30'ların sonunda bi kadın olarak hormonları hoplatmamak için vücudun aldığı kalori değişikliklerinin yavaş ilerlemesi gerektiğini öğrendim ve ona göre ilerlemeye çalışıyorum. kendi deneyimimi uzmanı olmayarak umarım paylaştım. yanlış yaptıklarım varsa diye ben de soruyu takibe alıyorum :)
0
a7x
(25.10.25)
Sana yakın bir kilo ve boydayım, daha önce her zaman yediklerimin porsiyonunu biraz küçültüp, şekeri azaltıp, aralıklı oruç ile ve haftada 3-4 gün yürüyüşle 88 kg'a düşmüştüm ve vücudum epey toparlanmıştı. Şimdi tekrar saldım ve yaş ilerleyince kilolar zor gidiyor ve kas oluşumu daha zor sanırım. O yüzden ben de yine gaza geldim bu kez if yanında ciddi bir besin makroları sayma işine girdim. Protein alımının çok önemli olduğunu fark ettim. Evde eliptik bisiklet, dambıl, sehpa vs var, kas gelişimi için bunları da kullanmaya başladım. Yürüyüş ve bisiklet ile de destekliyorum bu kez iyi sonuç alacak gibiyim bakalım.
twitter şifremi unutmuşum. telefonumda nasılsa giriş yapmış durumdayım diye rahat davranıp laptoptan şifremi unuttum yaptım, yeni şifre belirletti. o ekranı geçtikten sonra backup code sordu. iphone uygulamasından twitter'ı açtım ve şok. ordan da logged out olmuşum. ekran görüntülerini aldığım backu
twitter şifremi unutmuşum. telefonumda nasılsa giriş yapmış durumdayım diye rahat davranıp laptoptan şifremi unuttum yaptım, yeni şifre belirletti. o ekranı geçtikten sonra backup code sordu. iphone uygulamasından twitter'ı açtım ve şok. ordan da logged out olmuşum. ekran görüntülerini aldığım backup code'lar hep eski. dünden beri twitter support ile yazışıyorum ama bi sonuma erişemedim. benzeri bi durum yaşayan oldu mu hiç acaba?
0
a7x (12.10.25)
twitter supportun sana 2fa için yardım etme ihtimali yok, 2FA aktifleştirdiysen kaybettiğinde üstüne soğuk su iç
0
nahtoderfahrung
(12.10.25)
ilk yazıştığım support hesabıma erişim ile ilgiliydi. 2fa kısmıyla alakalı da bir support bölümü varmış oradan ulaştım, mail atıp accounta giriş yapmamı istediler. bu sayede hesabın gerçekten benim erişimimde olduğunu netleştirip backup code'u disable ettiler. 2 saatte çözüldü. benzeri bi durum yaşayan olursa support'a ulaşınca yani oldu.
Merhaba spor severler.Bir tane app arıyorum aslında. Uzun zamandır spor yapmıyorum ve evde bu app sayesinde hem süreçlerimi takip edebileceğim, hem de bana sonraki adımlarımın neler olacağını gösterecek bir telefon uygulaması arıyorum. 1.83 cm 77 kiloyum ama çok az bi göbek var onu eritmek amacınday
Merhaba spor severler.
Bir tane app arıyorum aslında. Uzun zamandır spor yapmıyorum ve evde bu app sayesinde hem süreçlerimi takip edebileceğim, hem de bana sonraki adımlarımın neler olacağını gösterecek bir telefon uygulaması arıyorum. 1.83 cm 77 kiloyum ama çok az bi göbek var onu eritmek amacındayım.
Eskiden Freeletics diye bir uygulama kullanıyordum ama güncellemeden sonra çok karışık gelmişti. Nike'ın da aynı şekilde vardı ama o da çok karmaşıklaştırdı.
Bunlara benzer uygulama var mı? Youtube kanalı varsa bildiğiniz o da uyar.
Evimde mat, dumble, egzersiz tekerleği, masaj rulosu, direnç bandı gibi materyaller mevcut bu arada. Mutlaka şundan da al dediğiniz bir şey varsa onu da söylerseniz çok memnun olurum.
0
elektr10 (08.10.25)
nike training koçlarından birinin nike’tan ayrılarak yeni açtığı pyro isimli bi uygulama var. bir de studio era isimli bi uygulama var. İkisini de denemedim, nike training bana oldukça yeterli geliyor.
Merhaba,bir arkadaşımın oturduğu apartmanda ne adsl var, ne superonline, ne de farklı bir fimaya ait altyapı var. buraya internet nasıl getirtebilir? teşekkürler.
Merhaba, bir arkadaşımın oturduğu apartmanda ne adsl var, ne superonline, ne de farklı bir fimaya ait altyapı var. buraya internet nasıl getirtebilir?
Valla her kuruma dilekçe verecek, ama iskan ile falan ilgili bir sıkıntı var ise o iş de zor olur. O zamana kadar her ne kadar kazık da olsa yolu superbox veya alternatifleri www.superonline.net
veya varsa çevredeki lokal internet sağlayıcılarına bakacak. İnternet altyapısının çok iyi olmadığı pek çok şehirde bulunuyorlar.
yaptık bi mallık. alkollü araç kullanmaktan ehliyeti kaptırdım, 6 ay doldu. ehliyetim kimliğime işli olduğu için fiziksel olarak teslim ettiğim bi’ belgem olmadı. yanlış hatırlamıyorsam promili ve cezayı gösteren belgeyle o ildeki polis amirliğine gitmem gerekiyordu. ben şu an o şehirde değilim, o b
yaptık bi mallık. alkollü araç kullanmaktan ehliyeti kaptırdım, 6 ay doldu. ehliyetim kimliğime işli olduğu için fiziksel olarak teslim ettiğim bi’ belgem olmadı. yanlış hatırlamıyorsam promili ve cezayı gösteren belgeyle o ildeki polis amirliğine gitmem gerekiyordu. ben şu an o şehirde değilim, o belge de yanımda değil. cezayı yediğim şehirde değilken bu süreci bitirmenin bi yolu var mı?
0
a7x (21.06.25)
çok fazla yere sordum kimsenin bilgisi yok. en son bulunduğum şehirdeki trafik denetleme şube müdürlüğüne gittim oradaki memur 2 dk'lık bi işlem sonrasında sürücü belgesini tekrar aktif hale getirdi.
superbox'ı yeni aldık ve turkcell hattımız yok. cihazda sadece data hattı olduğu için ve turkcell uygulamasına giriş de yapamıyoruz. nasıl kota sorgulayacağız bilen var mı?
superbox'ı yeni aldık ve turkcell hattımız yok. cihazda sadece data hattı olduğu için ve turkcell uygulamasına giriş de yapamıyoruz. nasıl kota sorgulayacağız bilen var mı?
0
a7x (02.04.25)
Müşteri numaranızla Turkcell uygulamasına giriş yapabiliyor olmalısınız.
0
Gı
(02.04.25)
superbox hattının telefon numarası ile giriş yapıyordum uygulamaya ancak sms'leri kendi telefon numarama yönlendirmiştim. bu işlem nasıl yapılıyordu hatırlamıyorum ama biraz kurcalayarak çıkar diye düşünüyorum. en kötü müşteri hizmetlerini ararsınız.
0
estranged
(02.04.25)
modemin ara yüzünden içindeki hattı kullanarak bu tip sorgulama SMS'leri atılabiliyordu diye hatırlıyorum. En azında 5 sene önce kullandığımız modelde öyleydi.
0
burfak
(02.04.25)
şubedeki arkadaş yanlış yönlendirmiş. kayıt esnasında verdiğimiz telefon numarasına gelen şifre ile uygulama üzerinden giriş yapabiliyormuşuz.
önlem amaçlı kuduz aşısı oluyor musunuz? sanki böyle bir şey okumuştum
önlem amaçlı kuduz aşısı oluyor musunuz? sanki böyle bir şey okumuştum
0
ya ben lan neyse (11.03.25)
Hayvanların kendi aşısı var.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.03.25)
@kaleci: biliyorum ama sanki bir sağlık örgütüsün tavsiyesini okumuştum olun diyordu. siz oluyor musunuz merak ettim. olmuyorsanız da belirtin lütfen. kabaca oranları merak ediyorum.
0
🌸ya ben lan neyse
(11.03.25)
Kaleci+1 Petinizi aşılatırsanız kuduz olup ölmez. Hem de sizin aşı olmanıza gerek kalmaz.
0
gnosis
(11.03.25)
@gnosis flu tv'de bir veteriner hayvanın aşı olması bulaşmayı engellemez diyordu.
0
🌸ya ben lan neyse
(11.03.25)
Olmuyorum hocam bilime güveniyorum bilim böyle bir şey olmadığını söylüyor, ha mesela CDC gibi bir kurumun böyle bi tavsiyesi olsa tabii ki olurum ama ciddiyeti Canan Karatay düzeyinde bir kurum böyle bir şey söylediyse ciddiye almam.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.03.25)
Şöyle bir olasılık var: Diyelim kediniz gitti kuduz bir hayvanla kavga etti, hayvanın salyası üstüne ya da patilerine bulaştı. Bu salya da bir şekilde sizin açık yaranıza temas etti ya da kediniz salyalı patisiyle sizi tırmaladı. Bunun olma olasılığı sıfır değil ama sıfıra oldukça yakın.
0
gnosis
(11.03.25)
Yaşadığım ülkede kuduz olmadığı için köpeğime de yaptırmıyorum haliyle ben de olmuyorum.
0
logisticsmanager
(11.03.25)
Kedime yaptırıyorum ben yaptırmıyorum.
0
strawberry first
(11.03.25)
köpeğimizi ilk sahiplendiğimizde ona yaptırmamıştık. daha sonra tren kullanma ihtimalimiz olduğu için köpeğime yaptırdık (aşısız almıyorlar), biz hiç kendimize yaptırmadık
0
a7x
(12.03.25)
sahipli/ çipi olan hayvanlara zaten kuduz aşısı yasal zorunlu senede 1 olmalılar o yüzden pet sahiplerinin olmasına gerek kalmıyor.
0
eja
(12.03.25)
Olmuyorum.
0
peki madem
(12.03.25)
kedimiz için zaten yılda 1 zorunlu, ona yapıldı, biz kendimize yaptırmadık.
0
turuncu tonlarda
(12.03.25)
kedimiz için zaten yılda 1 zorunlu, ona yapıldı, biz kendimize yaptırmadık.
ekleme: bizim kedi evden çıkmıyo, sadece yan komşuya gidiyo, onların da evcil hayvanı yok. yani bizimki dışarı ile veya başka bir kedi/köpekle hiçbir şekilde iletişime geçmiyor, dışarı çıkıyor olsaydı belki farklı düşünebilirdik.
0
turuncu tonlarda
(12.03.25)
Olmuyorum.
0
kumandanim
(12.03.25)
olmuyorum. petlerimi de aşılatmıyorum. neden? kuduz aşısının önleyici olduğunu düşünmüyorum. olsa çocukken bize de yaparlardı karnımızdan. bizim zamanımızda öyleydi o işler.
big pharma'nın yalan dolanları bunlar.
0
janderzel zartanyan
(12.03.25)
Olmuyorum, kendi kedilerime de aşı yaptırmıyorum. Bugüne kadar (bu kedilerle 10 yıl ama ben 6 yaşımdan beri kedi bakıyorum, dolayısıyla 36 yıldır) kediler de biz de hiçbir problem yaşamadık.
0
muhayyer divan
(12.03.25)
Kedim köpeğim yok ama yaşadığım sitedeki kedileri çok mıncıkladığım ve arada pençe de yediğim için 3 ayda 6 ayda bir gidip kuduz aşısı olurdum evimin yakınındaki hastanede. Hatta bazen parmağımı yalandan bandajlar öyle giderdim bakamasınlar yaraya diye.
0
feastofthedamned
(12.03.25)
yasadigim ülkede kuduz yok diyenlerin ülkesinde yarasa da yok heralde.
0
sonsuz
(12.03.25)
Hayvan aşılı olduğu için ben olmuyorum ama aşı karşıtlığı nedeniyle aşı yaptırmayan ve aşı olmayan cahillerle aynı dünyada yaşamak çok acı ya, aşılar önleyici değilmiş falan, rahmin hafızasının olduğuna inanan at kafalarının aşılara inanmaması çok ironik gerçekten bunlar umarım çoluk çocuk sahibi olmaz da onların da kanına girmezler.
0
Bir ben var benden şurada
(12.03.25)
yok artık. olmuyorum. bizde kedi var zaten evdeki kediye kuduz aşısı yaptırmak bile manasız geliyor.
Param ve vaktim var ama y.dışı seyahati içimden gelmiyor.
Trafalgar
Hiç y.dışına çıkmadım. Bir hafta on günlük seyahatler özellikle hiç cezbetmiyor. Bilinçaltımda anlam veremediğim bir önyargım mı var acaba? Bu bir sorun mu? Sizce çıkmalı mıyım? Çok mu farklı oluyor?
Hiç y.dışına çıkmadım. Bir hafta on günlük seyahatler özellikle hiç cezbetmiyor. Bilinçaltımda anlam veremediğim bir önyargım mı var acaba? Bu bir sorun mu? Sizce çıkmalı mıyım? Çok mu farklı oluyor?
0
Trafalgar (25.01.25)
Evet çok farklı oluyor. Neredeyse hiçbir farkı olmayan Kıbrıs’a gitmek bile bazı konulara başka açıdan bakmana sebep oluyor.
Ama gitmişken Karadağ ve civarı değil de mümkün olduğunca bizden farklı bir kültürün olduğu bir yere gitmeni öneririm.
Bu arada kabul ediyorum ki bu durum kişiden kişiye değişecektir ama etrafında olanlarla ilgilenen, ortalama farkındalıktaki herhangi bir insan için bile bence çok farklı ve zenginleştiren bir deneyim. Denk getierebilirsen en en iyisi orada yaşayan lokal birinin evinde kalmak, hayatına dahil olmak. Couchsurfing sayesinde yapılabiliyordu bu eskiden, şu anda durumu bilmiyorum.
0
michael_knight
(25.01.25)
Ciksan canin isteyebilir. Sevdigin bir kulturle basla, random bir ulke secme. Al bi 3 gunluk bilet, gez, hala sevmediysen gitmezsin. Ama 7-10 gun gibi surelere gerek yok; 2-3 gecelik seyahatler de cok iyi geliyor. Bence cik, baska bir dunya gor, farkli kulturler tani, ulkeye bir de uzaktan bak
0
mor oje
(25.01.25)
Çok farklı olduğunu düşünmüyorum. Çıkıyorum ama şu an izlemekten yüz kat farklı değil. Seviyorsan çıkman lazım, sevmiyorsan kal. Bu senin tarzın.
kusura bakmayın ama imkanı olduğu halde hayatında hiç yurt dışına çıkmamış insan benim gözümde vizyonsuzdur ve bu özellik bana o insanla ilgili çok şey söyler. cehaletiyle barışık olan milliyetçi, kırsal ve muhafazakar insanlara (ki bazıları benim akrabalarım olur ve bu insan tipini iyi bilirim) bir şey diyemem ama bu kümenin dışında kalan birinin koskoca bir gezegende tek bir ülke görerek ölmeye razı olmasını anlamıyorum. bu başlı başına dev bir depresyon, bir vazgeçiş, bir nihilizm, bir anomali, neyse ne işte.
uçakla iki üç saatlik bir mesafeye giderek o güne dek hayatında hiç görmediğin bir şeyi canlı görecek, hiç almadığın bir koku duyacak, hiç duymadığın bir ses dinleyecek, belki hiç hissetmediğin bir duygu yaşayacaksın. zihnine bir sürü yeni veri girecek. hayata, dünyaya, insana baktığın perspektifin genişleyecek. bir insan kolaylıkla elde edebileceği böyle bir fırsatı kendi isteğiyle neden geri çevirir ki? evinde pencere var ama hayatında hiç dışarı bakmamışsın ve bakmak istemiyorsun gibi bir absürtlük.
0
sir gawain
(26.01.25)
bence hiç gerek yok. 4 başlığın farklı kombinasyonları yurtdışı şehir gezisi. turist olmak tamamen para tuzağı. gidip uzun süre kalıp yerliler gibi yaşamadıktan sonra bence bir anlamı yok. bir tane avrupa şehrine gitseniz yeter. bizim şehirlerimizden daha güzel mi evet daha güzel, insanlar daha mutlu mu evet daha mutlu. ama bunu gidip görünce bir şey değişmiyor.
0
tukenmez adam
(26.01.25)
Herkes yapıyor diye yapmak çok keyif vermeyebilir ama denemeden de bilemezsiniz. Belki de o vize alma, kalacak yer ve uçak bileti bulma telaşı ya da kapıda geri çevrilme korkusu gibi angarya ve bir ölçüde gurur kırıcı işler sizi seyahat etmekten sogutuyordur. Tüm bunlara değip degmedigini de deneyerek anlarsınız.
0
sekizdokuzon
(26.01.25)
Aslında büüyk ölçüde israf. Bunu alım gücü yüksek ülkelerde bile pek yapmak istemiyorlar. Türkiye gibi bir ülke vatadanşının yurtdışı gezmeleri ciddi bir israftır.
Ayrıca esas görülmesi gereken yerler çok uzak ve çok masraflı. Kaç kişi yeni zelanda'ya gitmiş? Kaç kişi mauritius'a gitmiş? Yurdum youtuber'ı ve beyaz yakalısı gelecekse bunlarla gelsin.
0
wd40
(26.01.25)
Sorun değil ama hiç çıkmadım demek istemiyorsan tam zamanı. Çünkü döviz çok ucuz. Yurtiçi tatilden ucuza bile gelir muhtemelen.
0
parka
(26.01.25)
imkanınız varsa kesinlikle çıkmanızı öneririm. tabii ki nereye gittiğinize göre değişir fakat avrupa özelinde şehirlerin mimari dokusu, şehrin/yolların/insanın insana verdiği değer, normal zamanda girmeyecekseniz bile bir kaç müze gezmek ve tabii ki bildiğimiz kültürden uzakta bir yerde tatilde olmanın verdiği his insana "iyi" geliyor. ilk seferinde biraz planlı olmak çok iyi olur. uçaktan indim ilk gün şuraları gezerim, şuralarda yemek yerim gibi temel bi kaç nokta için hazırlıklı olmak aylak aylak gezmekten de daha iyi hissetirecektir.
0
a7x
(26.01.25)
10 günlük bir seyahate gerek yok. 2-3 günlük Paris ya da Budapeşte ya da Roma ya da benzeri bir Avrupa seyahati ile başlayın.
yazın bir yunan adasında iki gün denize girin.
ne zararı olabilir?
0
co2s2
(26.01.25)
Sorunun bilinçaltında bir ön yargı olması muhtemel. Yani çevreden, daha küçükken tabi ne gerek var gibi şeyler çok duyduysan etkilemiş olabilir.
Öncelikle tek değil de birlikte vakit geçirmeyi sevdiğin biriyle gitldevek bir plan yap Deniz plaj hoşuna giderse, biraz da rahat biriyim dersen Yunanistan, İspanya diye bak. Küçük kucuk kültürel bir gezi dersin floransa roma yi unutma. Çok uzun kalma, kısa bir tatil deneyebilirsin
0
kisa
(26.01.25)
20 günlük japonya gezisi paklar sizi, sağlığım yerinde olsa üzerine 1 dakika düşünmem bileti alırım
1,5 yıl önce küçük ırk (dachshund melezi olsa gerek -bi sosislik var çünkü) yetişkin bir köpek sahiplendik. yaşını her veteriner farklı söyledi o dönem, 5-6-7 yaş arası olduğu tahmin edildi. şimdi işte 7-8 oldu diyelim. kendisine bayılıyoruz tabii onu söylemeden edemicem. biz bu arkadaşla şöyle bi r
1,5 yıl önce küçük ırk (dachshund melezi olsa gerek -bi sosislik var çünkü) yetişkin bir köpek sahiplendik. yaşını her veteriner farklı söyledi o dönem, 5-6-7 yaş arası olduğu tahmin edildi. şimdi işte 7-8 oldu diyelim. kendisine bayılıyoruz tabii onu söylemeden edemicem.
biz bu arkadaşla şöyle bi rutin geliştirdik, günde 3-4 yürüyüş yapıyoruz. sabah günün aydınlanma saatlerinde yarım saatlik bi tur, öğlen 12.30'da yarım saatlik bir tur, akşam gün kararmadan önce yarım saatlik bi tur. günde 3 kere kesin bu saat aralıklarında yarımşar saat yürüyoruz. eğer müsait olursak öğleden sonra küçük 10 dk'lık bi yürüyüş de bazen oluyor.
sabah ve akşam yürüyüşü saati yaz ve kış değişiyor tabii. yazın sabah 7.30 gibi gezdirirken, akşam 19.30 gibi gezdiriyoruz. kışın sabah 8'de çıkartıp akşam 17 gibi çıkarıyoruz. sabahları çok erken uyandığımız ve evden çalıştığımız için bu rutin bizi bozmuyor/üzmüyor. keşke pati silmek daha zahmetsiz olsaydı derim tek söylenebilecğeim kısım bu :)
daha önce hiç köpeğimiz olmadığı için acaba bu rutinde bi yanlışlık/eksiklik/anormallik var mı merak ediyorum. atıyorum gece yatmadan önce bi 5 dk'lık çiş yürüyüşü yapmalı mı, ya da sabah biz erken uyanınca bi 5 dklık kısa bi yürüyüş lazım mı kaka yürüyüşüne kadar?
biraz uzun oldu, cevap verecekler olursa şimdiden teşekkürler.
0
a7x (09.01.25)
Normalde köpeklerin her 6-8 saatte dışarı çıkması lazım, ben iki kere acı tecrübe ile öğrendim :) 17:30 ile sabah 8 arası çok saat fark var. Bence akşam yatmadan cikarirsaniz iyi olur. Çünkü misal benim yaşadığım çok su içtiği bir gün dışarı cikartacakken dayanamadi saldi :)
0
logisticsmanager
(09.01.25)
2,5 yaşındayken sahiplendiğim 12 yaşında bir terrier ile yaşıyorum, ilk günden bu yana 12 saatte bir dışarı çıkarıyorum ve hiç problem olmadı. kendisi de uzun zaman önce çıkış saatlerini öğrendi. ona göre bana kaş göz yapıyor çıkma zamanından hemen önce.
0
amour fou
(09.01.25)
Bizde de gunde 2 yeterli oluyordu, sadece tuvalet icin gunde 4 fazla bile ama enerji atmasi icin az diyebilirdim sure olarak ama yasini da goz onunde bulundurunca gayet uygun.
Logisticsin dedigi gibi fazla su icip olagandan farkli olarak ihtiyac hissederse belli etmiyor mu?
0
Gı
(09.01.25)
aslında bu yazdığımız rutine çok rahat adapte oldu. sadece bi kere evin kapısını tırmalama durumu oldu onda da garibim ishal olmuş meğersem çıkınca hemencecik yapıverdi. hiiç eve çiş kaka yaptığı olmadı. yani aslında bi durumu olursa belli ediyor diyebiliriz.
bizden önce bilmediğimiz bi yaşantısı olduğu için, bizim de ondan başka köpek deneyimimiz olmadığı için bi genel durumu sormak istedik. :)
0
🌸a7x
(09.01.25)
4 ay kadar önce barınaktan köpek sahiplendik. Sabah 10 civarı akşam da 7 civarı çıkarıyoruz, ne kadar rahat bi' köpekmiş şimdi farkediyorum:)
Haftasonları da hava müsaitse uzun yürüyüşler yapıyoruz.
0
kumandanim
(09.01.25)
ben sizinkilere ek olarak akşam yatmadan önce de çıkarıyorum.
elimde son model bi samsung akıllı tv ve yüzyıl öncesinin teknolojisi olmasına rağmen sorunsuz bi şekilde çalışan creative 2+1 hoparlörüm var. eski televizyonumda kulaklık girişi olduğu için tv+hoparlör denklemi sorunsuz çalışıyordu. bu televizyonda usb girişi var fakat usb'den jack girişine dönüştü
elimde son model bi samsung akıllı tv ve yüzyıl öncesinin teknolojisi olmasına rağmen sorunsuz bi şekilde çalışan creative 2+1 hoparlörüm var. eski televizyonumda kulaklık girişi olduğu için tv+hoparlör denklemi sorunsuz çalışıyordu.
bu televizyonda usb girişi var fakat usb'den jack girişine dönüştüren dönüştürücülerde ses kartı yazıyor. tv bunu çalıştırabilir mi emin olamadım?
özetle hoparlörü tv'de kullanmanın bi yolu var mıdır acaba?
0
a7x (02.01.25)
yok hocam bunun hiçbir yolu yok.
ben taa 10-15 yıl önce uğraştım bununla, çeşit çeşit kablo aldım, bulamadığımı kendim yaptırdım, kesinlikle olmadı. kulaklık çıkışından da istediğim verimi alamadım.
dünyanın parasını verdiğim kablolarla, dönüştürücülerle ses almaıı başardım ama bu sefer de gecikme yaptı, ses görüntüden birkaç milisaniye sonra geld, iyice tadı kaçtı.
bu dediğim 2011 model samsung led tv ile. şimdiki yeni teknoloji televizyonlarda eminim hiçbir yolu yoktur.
0
kibritsuyu
(02.01.25)
bluetooth alıcı ile olabilir gibi görünüyor.
0
excespeace
(02.01.25)
ilaç geldi :) adresteki ürünü alıyorsun ve 250-300 TL'ye bu işi çözüyorsun.
diyorum ki bunlarla ses alırsınız evet televizyonun sesi hoparlörden çıkıyor, ama gecikme oluyor. ekrandaki adamın ağzı oynuyor, sesi 0,1 saniye geriden geliyor.
telefonu araba radyosuna bağlamak gibi sadece ses aldığınız bir durumda elbette sorunsuz kullanırsınız, çünkü gecikmeyi fark edeceğiniz bir görsel yok, size sadece ses lazım. bluetooth kulaklığınız ve spotify'ınız varsa deneyin. önce kulaklık takmadan telefon hoparlöründen deneyin. play'e basın çalsın, tekrar basın dursun. basmanız ve çalması, basmanız ve durması arasındaki süreye bakın. anında başlayıp anında duruyor. şimdi bluetooth kulaklığınızı takıp deneyin, anında durmuyor, çok az bir gecikme oluyor di mi, belki 0.05 saniye, önemsiz bir süre. ama bunu bir de film izlerken düşünün. arada dönüştürücü olmadığı halde bu oluyor. televizyonda film izlerken, hele bir de dijital çıkan sesi analog'a çevirecek aletten geçecek, ohooo.
2001 model analog bir hoparlörü 2024 model full akıllı bir televizyona kayıpsız bağlayamazsınız. paranız çoksa deneyin, belki teknoloji gecikmeyi çözmüştür ama ben bu ve bunun gibi bir sürü dönüştürücüye dünyanın parasını verdim, hiçbirinden de verim alamadım.
0
kibritsuyu
(03.01.25)
kibritsuyu haricindeki arkadaşlar meseleyi tamamen yanlış anlamışlar. kibritsuyu'nun cevabı da pratikte doğru, teoride yanlış. sizin eski tv'nizde olduğu gibi, bazı tv'lerde kulaklık çıkışı var. benim mevcut LG tv'mde de kulaklık çıkışı var, sizin istediğinizi yapmak mümkün. sizin de bu çıkışa ihtiyacınız var. (bu arada sorunuzda giriş kelimesini kullanıyorsunuz, çıkış kelimesini kullanmanız lazım) eğer tv'nizin tam modelini belirtirseniz kulaklık çıkışı olup olmadığını ben de kontrol etmek isterim ama bakarak olmadığını zaten siz söylüyorsunuz. tv'lerdeki USB'ler sadece video-resim-müzik dosyalarını tv'de açmak için kullanılıyor. onlardan da ses çıkışı yapamazsınız. çok yüksek ihtimalle, çoğu Samsung'da olduğu gibi sadece iki ses çıkışı var sizin tv'de:
- optik ses çıkışı. hoparlörlerinizde optik giriş olduğunu zannetmiyorum ama yine de kontrol edin. optik çıkışı kulaklık jakına çeviren bir adaptör/cihaz var mı bilmiyorum. - HDMI-arc : hoparlörlerinizde hdmi girişi de yoktur ancak hdmi'dan kulaklık jakına çeviren ara cihazlar var. bu cihazları kullanmadım, fiyatlarını da bilmiyorum. ama "HDMI to headphone" şeklinde Google'da ararsanız bulursunuz.
0
co2s2
(03.01.25)
herkese detaylı cevaplar için teşekkür ederim. vadesini doldurmadığını düşündüğüm creative hoparlörle soundbar masrafından kurtulur muyum diyordum ama belli ki fazla sabır ve deneme yanılma ve alışveriş gerekiyor. ve ve ve görüntü ses uyuşmazlığı ihtimali bile beni hayattan soğuttu.
0
🌸a7x
(03.01.25)
Öncelikle, televizyona bağlanacak hoparlörün kablosuz olmasının hiçbir artısı olmayacağı için kesinlikle kablosuz çözümlere girişmezdim. Bu nedenle sadece kablolu çözümlere bakardım.
Televizyonunuzda ses için HDMI portu zaten var. Ayrıca optik portu da olabilir, bence onu da teyit edin.
3,5 mm çıkışı optik çıkışa ve HDMI'a çeviren çeviriciler vardır. Bu çeviricilerin verimli çalışıp çalışmadıklarını bilmiyorum ancak satın alacağınız sitedeki müşteri yorumları dahi büyük oranda fikir verecektir. Benim gibi takıntılıysanız kısa bir forum/Reddit araştırması sonucunda bu işin yapılıp yapılamayacağını anlarsınız. Hiçbir bilgiye dayanmadan söylüyorum, bana öyle geliyor ki HDMI sorunlu olabilir ama optiğe çevrilirse verim alınır. Dediğim gibi, bilgiye dayanmıyor bu dediğim ama buradan araştırırsanız hoparlörlerinizin ömrünün uzayıp uzamayacağı hususunda net bilgi sahibi olursunuz. Hatta madem bu kadar insan yardımcı oldu, bulduğunuz sonucu bizimle de paylaşırsanız çok sevinirim.
0
10551037
(03.01.25)
bazı kablolar alarak denedik ama beceremedik -çok da uğraştığımızı söyleyemicem. daha sorunsuz bi deneyim için soundbar almaya karar verdik. (eldeki hoparlörü değerlendiremediğim için üzgünüm. bi zaman bi yerde daha eski bi tv kullanmaya karar verirsek ona bağlarız artık)
buralardan belli bir günde nereye uçuşlar var nasıl görebilirim?örneğin cumartesi günü pegasus'un hangi uçuşları var?
buralardan belli bir günde nereye uçuşlar var nasıl görebilirim?
örneğin cumartesi günü pegasus'un hangi uçuşları var?
0
tabudeviren (04.12.24)
sabiha gökçen'in app'inde flight info kısmında tüm uçuşlar gözüküyor ama cumartesi gününe kadar gösteriyor mu emin değilim.
0
a7x
(04.12.24)
Kiwi.com uzerinden bunlar yapiliyor. Cikis sabiha, sadece direk ucuslar, istenen gun, ve tasiciyi firma pegasus secilince tam liste cikar. Denedim simdi, Turkiye ici icin tam liste cikmadi bence ama sanirim dunya icin cikti.
çevredeki apartman görevlilerine sorduk "imkansız" diyorlar. armut benzeri sitelerden evinize temizlikçi çağırıp memnun kaldığınız oldu mu? google'a temizlik şirketi yazıp oraları arama noktasına geldik ama bu tarz bi sürece çok yabancıyız. daha önceden benzeri bişey deneyimleyen oldu mu? fark edece
çevredeki apartman görevlilerine sorduk "imkansız" diyorlar. armut benzeri sitelerden evinize temizlikçi çağırıp memnun kaldığınız oldu mu? google'a temizlik şirketi yazıp oraları arama noktasına geldik ama bu tarz bi sürece çok yabancıyız. daha önceden benzeri bişey deneyimleyen oldu mu? fark edecekse ankara çankaya'dayız.
0
a7x (20.11.24)
Komşulara ve esnafa sorulabilir. Zor bulunuyor gerçekten. Armut'ta son dakika iptal olayı var. 40 yılda bir işiniz düşse neyse de sürekli kullanımda yapılan işten memnun kalmazsınız büyük ihtimalle.
0
auroraaurora
(20.11.24)
ben sarıyerde yaşıyorum, benim eve temizlikçi esenyurttan geliyor. illa çevrede yaşamasına gerek yok. aynı şehirde yaşadığınız eş dosta sorarsınız muhakkak onlara gelen birileri, ya da onların tavsiye edeceği birileri vardır.
0
kojonotsuki
(20.11.24)
armuttan gelenler genelde firmalara temizliğe giden tipler gibi oluyor camları sadece çek çek ile temizliyorlar kenar köşe almıyorlar, veya dolap kapağı gibi şeyleri silmiyorlar, yer pencere banyo yer silip gidiyorlar. benim armut deneyimim boş eve bu şekildeydi. armuttan alacağıma kendim yaparım daha temiz olur.
0
eja
(20.11.24)
buraya yazmadan evvel aynı şehirde yaşayan eşe dosta da sorduk tabii ki.
0
🌸a7x
(20.11.24)
Yaşadığınız site/mahallenin facebook grubu var ise oraya post bırakın. Grupları takip ediyorlar, ordan ulaşırlar size.
0
bisorumvardı
(20.11.24)
temizlik şirketine bir kerelik başvurup gelen arkadaştan memnun kalırsanız elden çağırabiliyorsunuz. karşı komşum böyle yaptı ve memnun kaldı. face de de iş ilanlar grupları olabilabilir
0
margi13
(20.11.24)
işin olsun diye bi uygulama var, temizlikçiler yaygın olarak kullanıyor, oraya da ilan bırakabilirsiniz.
selamlar,instagram'da bir story'nin istatistiklerine bakinca 'Navigation' kisminda 'forwards' var 'next story' var.bunlar tam olarak ne demek? next mantikli de 'forwards' ne demek?tesekkurler.
selamlar,
instagram'da bir story'nin istatistiklerine bakinca 'Navigation' kisminda 'forwards' var 'next story' var.
bunlar tam olarak ne demek? next mantikli de 'forwards' ne demek?
tesekkurler.
0
fevzi123 (11.11.24)
bir sonraki story'yi izlemek için ekrana dokunması forward oluyor. bi sonraki kişinin story'sini görmek için parmağını swipe ettiyse o next story oluyor.
bir tanidigim gezilerini not ediyor. her gün ne yapmis, nereleri gezmis vs.vietnem'da aldigi montun bile parasini yazmis. sok oldum.siz nasil not aliyorsunuz?ben mayis'ta hollandaya gitmistim. hangi sehirleri gezdigimi hatirlayamiyorum su an. böyle bir sey yapsam mi dedim
bir tanidigim gezilerini not ediyor. her gün ne yapmis, nereleri gezmis vs. vietnem'da aldigi montun bile parasini yazmis. sok oldum.
siz nasil not aliyorsunuz? ben mayis'ta hollandaya gitmistim. hangi sehirleri gezdigimi hatirlayamiyorum su an. böyle bir sey yapsam mi dedim
0
robert bosch (24.09.24)
Not almadım hiç.
0
rock n roll
(24.09.24)
Web sitemde bir de telefonda (Places been uygulamasi) sehirleri kaydediyorum sadece. Detay metay yok ama
0
brkylmz
(24.09.24)
Valla ben de böyle not almadım hiç. Ha gezi günlüğü olur, gittiğin ve seni etkileyen bir yerde içinden bir iki satır yazmak geliyorsa defterini çıkarır yazarsın da montun parasını yazmak gereksiz geldi. Yıllar sonra açıp vaay be X yılında şu kadar paraya mont aldım bunu yaptım demek istiyor sanki.
0
Amaranta ursula
(24.09.24)
Ne amaçla kaydediyoruz? Gidilen yerleri maps kaydediyor konumsuz dolaşmadığım için. Yedim içtimi de maps puan/yorum olarak görebiliyorum. Fazlasını kaydetmeye lüzum duymuyorum, hatırlatsın istediğim yer olunca hediyelik ya da oraya ait bir şey alıyorum, onu görünce aklıma geliyor.
0
Bruce
(24.09.24)
Google maps de işaretliyorum veya zaman çizelgem açık, oraya kaydediyor her tarihi ve saati. Not olarak değil de gezdiğim mekanlara yorum yazabiliyorum.
Bir de google fotoğraflarda buluta yedekleniyor çektiğim her şey. ne yemişim nereye gitmişim ne satın almışım aşağı yukarı fotoğrafı oluyor zaten.
0
ananiyimioguz
(24.09.24)
Bir zamanlar çarşaf gibi kocaman, Türkiye karayolları haritaları satılırdı. Onlardan bir tane edinip geçtiğim her yolu, sarı fosforlu kalemle çiziyordum. Çizmediğim yol pek kalmayıp harita sapsarı olunca attım haritayı.
0
Mirket
(24.09.24)
Google maps'te "been there done that" listem var. Yemek yazısı yazacaksam (ara sıra bir grup için yazıyorum) detaylı nerede ne yedim günlüğü tutuyorum.
0
kobuzchu kiz
(24.09.24)
yurt dışına gittiğimde hemen hemen her müze/konser/otobüs/tren vs. bileti, fiş, peçete vb. bira/içecek kağıt ve kapakları vb. fiziksel çok yer kaplamayan şeyleri tutarım. her seyahatim için bunları sakladığım farklı poşet vb. var basitçe. yurt içinde de özellikle etkinlik biletlerini filan saklarım. not almak, fiyat yazmak gibi şeyler yapmıyorum.
0
tepedeki psychedelic adam
(24.09.24)
2017'den beri yapiyorum. gunluk gibi bir defterim var her seyahat ettigimde yanima aliyorum ve gittigim sehrin en ikonik yerlerinde manzaraya bakarken sehirle alakali dusuncelerimi yaziyorum. neler yiyip ictigimi falan. dikkatimi cekmisse otel adi, restoran adi, bazi seylerin fiyati falan da oluyor icinde.
0
bohr atom modeli
(24.09.24)
gezilerimi ne zaman yaptığımı bile unuturum bahardı, kıştı diye kalıyor. fotoğraf dışında bilgi yok gittiğim şehirlerin ismini unutup haritadan baktığım bile olmuştu
cahilliği seçersinin canlı kanıtı
0
ala09
(25.09.24)
Oguz tam olarak benim diyeceklerimi demiş.ama google efendi klasik yarı yolda adamı sattı yine eskiden aylık rapor atıyordu bende breh breh ne dolanmışım diyordum.şimdi kendi cihazında sakla bana ne dedi.yıl sonunda 20 uşke 100 şehire gitmişsin bu sene diye mail geldiğinde bakması keyifli oluyordu.
Bununla beraber apple resimler harita üzerinde resmi nerede çektiğini gösteriyor.en çok o işime yarıyor,diğer türlü galeriden resim bulmak benim için çok zor.çok seyahat,çok resim var.
Başka özel bir girişimim yok,
0
duptıs
(25.09.24)
Instagrama attığım story ve postlar harici pek bir şey kaydettiğim yok, hatta artık eskisi kadar aktif de değilim bazen aklıma gelmiyor foto çekmek. Hepsi zihnimde bu da yeterli.
0
kullanicadi
(25.09.24)
Ben yazmıyorum. Doksanlı yılların sonunda banka müdürü olan komşumuz, gittiği yerlerden not olan bunları dosya halinde arşivleyen bir arkadaşından bahsetmişti.
Kişisel olarak şu zamanda bazıları için önemsiz görülse de o yerlerle ilgili araştırma yapan veya bu hususlarda kitap yazma düşüncesinde olanlar için kaynak niteliği taşır böyle notlar.
0
diyecevaplandı
(25.09.24)
gittiğim yerleri swarm uygulamasından check-in yapıyorum. harita üzerinden check in yaptığım lokasyonları görebiliyorum, bu sayede başka birine önermem gerektiğinde açıp hızlıca bulabiliyorum.
0
a7x
(25.09.24)
İki sebebi olabilir.
1. Başkalarıyla bu tecrübeleri paylaşmak. Bir yere gideceğim zaman youtube'da araştırıyorum. Her türlü bilgi çok işe yarıyor. Nereler gezilir, ne yenir, fiyatları nedir?
2. Kendi tekrar gitmek istiyordur oralara, onun için not ediyordur.
Gezinin keyfini çıkarıyorsa, sorun yok.
.
0
kartallar yuksek ucar
(25.09.24)
Çektiğimiz fotoları şehir şehir arşivliyoruz bunun dışında not falan almıyoruz ama mesela gördüğümüz tur rotaları vs elimizin altında olsun diye fotoladığımızdan onlarda otomatikman arşivlenmiş oluyor
0
basond
(25.09.24)
ben google mapste şehir olarak kaydediyorum, şehir içinde gittiğim özel bir yer varsa onu da kaydediyorum veya puanlıyorum. onun dışında detay tutmuyorum
Akordeon sineklik pencere kapalıyken toplanık halde mi olmalı?
winston insani
MerhabalarAkordeon sineklik olan bir kaç pencerem var, normalde sinekliği hep aktif şekilde bırakıyordum pencere kapalıyken ama, bu yanlış bir kullanım mı?Sinekliği normalde toplayıp, sadece pencereyi açık halde kaldığımda mı açmalıyım? Böylece daha az güneş alıp daha uzun mu ömrü olur?
Merhabalar
Akordeon sineklik olan bir kaç pencerem var, normalde sinekliği hep aktif şekilde bırakıyordum pencere kapalıyken ama, bu yanlış bir kullanım mı?
Sinekliği normalde toplayıp, sadece pencereyi açık halde kaldığımda mı açmalıyım? Böylece daha az güneş alıp daha uzun mu ömrü olur?
0
winston insani (28.08.24)
bilirkişisi olmasam da bence uzun süre kullanılmayacaksa kapalı kalmalı ki tozlanmasın, eskimesin vs. ama zaten arada bi' açık kalan bi pencereyse uğraşmaya da değmez.
selamlar,yeşil pasaportluyuz. midilliye en uygun feribot nereden kalkar (sanırım küçükkuyudan da varmış) hangisi kısa sürer?dikkat etmemiz gerekenler nelerdir? ipuçlarını bekleriz efenim.
selamlar,
yeşil pasaportluyuz. midilliye en uygun feribot nereden kalkar (sanırım küçükkuyudan da varmış) hangisi kısa sürer?
dikkat etmemiz gerekenler nelerdir? ipuçlarını bekleriz efenim.
0
iddaaci (30.07.24)
küçükkuyu'daki sınır kapısı pandemi döneminde kapatıldı ve hala kapalı. en yakını ayvalık.
Geçen bir arkadaşımla bir arkadaşına gittik. Ev aileden gelen mobilyalar ve bit pazarından alınmış. Abi nasıl oluyor da o evi seçiyorsun ve o uyumsuz eşyalardan huzurlu ve zevkli bir ev haline getiriyorsun?Ben o evde olsam gecekondu gibi gözükür gözüme döşesem içler acısı. Bir çift arkadaşımın da ev
Geçen bir arkadaşımla bir arkadaşına gittik. Ev aileden gelen mobilyalar ve bit pazarından alınmış. Abi nasıl oluyor da o evi seçiyorsun ve o uyumsuz eşyalardan huzurlu ve zevkli bir ev haline getiriyorsun? Ben o evde olsam gecekondu gibi gözükür gözüme döşesem içler acısı. Bir çift arkadaşımın da evi aynı şekilde. Nasıl kazanırım bu yeteneği?
Peyzaj bitkisi veya fidan satan çok yer var da iç mekan bitki çeşitleri bol, özellikle nadir türler bulup satın alabileceğim sera tavsiye edebilir misiniz? Çeşit çeşit philodendronlar, alocasialar, hoyalar bulunan yerler. Kısacası hemen hemen her çiçekçide olan genel türlerden fazlası olan seralar a
Peyzaj bitkisi veya fidan satan çok yer var da iç mekan bitki çeşitleri bol, özellikle nadir türler bulup satın alabileceğim sera tavsiye edebilir misiniz? Çeşit çeşit philodendronlar, alocasialar, hoyalar bulunan yerler. Kısacası hemen hemen her çiçekçide olan genel türlerden fazlası olan seralar arıyorum. Özellikle Avrupa Yakası ama Anadolu Yakası da olur. Örnek olarak Anadoluhisarı civarlarındaki Palmiye Botanik'i verebilirim. Ona benzer seralar yani.
Not: İBB Bahçe Market'ler hariç. Onlarda da öyle nadir türler çok seyrek çıkıyor zaten.
selamlar, 8-10 kisilik bir arkadas grubu eve gelecek. aksam yemek ve sonrasinda gece devam edecek. yemek olarak disaridan pizza söyleyecegiz, yaninda alkol cesitleri olacak. ama ben de evime gelmisler bir seyleri kendim hazirlayayim istedim ama ne yapabilirim hic bilemedim. yani cerez cips alinabili
selamlar, 8-10 kisilik bir arkadas grubu eve gelecek. aksam yemek ve sonrasinda gece devam edecek. yemek olarak disaridan pizza söyleyecegiz, yaninda alkol cesitleri olacak. ama ben de evime gelmisler bir seyleri kendim hazirlayayim istedim ama ne yapabilirim hic bilemedim. yani cerez cips alinabilir, ama sagliksizligi acisindan cips isine girmesem daha iyi, yoksa sos olabilirdi. tatli yapsam pizza alkolle uygun gelmedi. karinlar da cok ac olmayacak. daha atistirmalik bir sey olmali.
gelebilecek fikirlere acigim :) tesekkürler
0
kaputt (04.06.24)
Tatlı ve cips idtemiyorsanız alternatif olarak meyve ve kuruyemiş kalıyor hem alkolle de gider
0
kirmizipilotkalem
(04.06.24)
pizzanın yanına çıtır tavuk veya patates tarzı bir şeyler olabilir. meyve vs. olabilir, havalar sıcaksa kavun karpuz iyi gidebilir.
0
hrskrs
(04.06.24)
Karışık kuruyemiş + meyve mantıklı görünüyor.
0
pispinti
(04.06.24)
Sarımsaklı tereyağı yapın, bol baharatlı olsun. Güzel bir ekmeğe (mesela ekşi mayalı baget) sürüp, üzerine parmesan+kaşar rendesi ekleyip kızartarak sarımsaklı ekmek yapın. Şöyle: images.app.goo.gl Patlamış mısır Peynir/şarküteri tabağı
0
kobuzchu kiz
(04.06.24)
Karpuz alıp şekilli kesin, gecenin hiti olur bence. Pahalısından alın ki güzel bir karpuz çıkacağına emin olun.
Arkadaşlar olay o kadar ciddi ve enteresan bir boyuttaki benim için hukuki yeterliliğe sahip kişilerden tavsiye bekliyorum. Hayatımda bu kadar sinirlendiğim nadir anlardan konuya geçiyorumTanıdık vasıtası ile 900 km öteye 1+1 ev eşyası taşıttım 25 bin liraya onların belirlediği tarihte başka eşyada
Arkadaşlar olay o kadar ciddi ve enteresan bir boyuttaki benim için hukuki yeterliliğe sahip kişilerden tavsiye bekliyorum. Hayatımda bu kadar sinirlendiğim nadir anlardan konuya geçiyorum Tanıdık vasıtası ile 900 km öteye 1+1 ev eşyası taşıttım 25 bin liraya onların belirlediği tarihte başka eşyada taşıyabilecekleri şekilde anlaştık. Normalde firmalar 33-35 bandında fiyatlar soyluyorlardı bunlar hem baska esyada alacaklarından hemde kendi belirledikleri tarihte geleceklerinden indirim yaptılar gibi oldu. Her neyse devam edeyim Firmanın patronu ve yanında biri daha geldi eşyaları taşıdı buraya kadar sıkıntısız zaten.
Daha sonrasında firma sahibinin başka bir çalışanı 2 gün sonra beni aradı eleman beni aradı gecenin bir vakti abi malı indirebilir miyiz diye. Kardeşim gecenin bir vakti mal mı indirlir evde kimse yok. Ben patronunla 2 saat once konustum yarın oglen indirecektiniz dedim. 4-5 kere aynı seylerı soylettikten sonra anlayabildi ve yarın indiririz o zaman dedi kapadık telefonu. .. Malları ev sahibi karşılayacaktı Nakliyeciye ev sahibinin telefonunu verdim organize oldular. Ertesi gün oldu (Çalışan) malları indirirken abi burada mesafe var ekstra adam çağıracağım diyip 3 bin lira koparmaya çalıştı. Ben kabul etmedim mesaj yazdım(görmedi 2 tık olmadı) 2 saat sonra abi taşıdık 28 bin yollarsın diye mesaj attı bana.
Bende patronla konuştum size toplamda 20 bin yollamış oldum 5 daha atıcam helalleşiriz. diye. 3 bini görmezden geldim patronda ekstra bişi istemedi. . Tamam mı tamam. Paralarını yolladım hepsini tamamladım neyse. asıl olay şimdi başıyor. 2 gün sonra beni bir numara arıyor abi parayı yollamadın atmanı bekliyoruz. - Sen kimsin ! Ben nakliyeden emrahla bir bakiye kaldı onu atmadın böyle lakayit lakayit konusuyor bende gunluk hayatımda tanımadıgım ınsanlara bey hanım harici senli benli hitaplarda asla bulunmam. Bu elemanla hitap konusunda sıkıntı yaşayıp tartıştım. Sonra patrona mesaj attım beni elemanın rahatsız etmesin müsait zamanda 3 bin lira daha atarım tamam dedim. Ekstra geçirdiniz ama olsun.
Bunun eleman bu patronuyla konusmama ragmen beni 2 kere arayıp ulasamadıktan hemen sonra ev sahibini arayarak ben para mı alamadım evin anahtarını verin demiş. Bunu ogrenen ben patronunu arayacak siz kimsiniz benim ev sahibimi arıyorsunuz derkeni bunun eleman telefona gelip sen beni tanımıyorsun ha. Ben evinede gelirim sen gorursun vb. tehditler etti. 3-4 dakika bagrısırıp sizi şikayet edicem diyip telefonu kapadım. Şimdi bu elemanın telefon ve patronunun telefonu mevcut. Bunlara itibar zedelemek hararet ve tehditten dava acacagım.
Elimde sadece bunlara gonderdıgım para dekontları var ve bu paraları hiç tanımadıgım birinin hesaba yollattılar fakat ben nakliye diye acıklamada belirttim.
Yapmak istediklerim bu iki sahsa hakaret tehdit ve itibar zedelemekten tehdit. Bana herhangi bir fiş fatura verilmediği için vergi kaçırmaktan şikayet ne kadar hukuki yol varsa başvurmak istiyorum.
0
Aşk Adamı (01.06.24)
Abi sen aşk adamısın, bu işlere hiç girme. Rahatsız olursun, rahatsız ederler, uzun sürer, yıpranırsın. Yazılı sözleşme yapmadan ev taşıtmışsın bu devirde. Evini getirip söylediğin adrese teslim ettiklerine şükret. Ya buharlaşsaydı bütün eşyan?
0
Mirket
(01.06.24)
Okuyunca sinirlendim. Eşyalar taşındığına göre orada oturacaksınız artık diye anlıyorum. Rahatsız edebilirler, belli olmaz, bahsettiğin tipler genel olarak gelişimini tamamlayamamış kişiler. Başlarına iş gelmeyeceğini bilseler ellerinden geleni yaparlar, hiç umurlarında olmaz.
0
mbond
(01.06.24)
Başvurun o zaman. Hukuki destek istiyorsanız hukuki danışmanlık alacaksınız.
0
doharkoman
(01.06.24)
Hukukun hsi devreye girsin tehdit ettiğine köpek gibi pişman edersin yeterki şikayetini bir şekilde işleme aldır
0
alp9900
(02.06.24)
adamlar anlaşmayı bozmuş ama siz de neticesinde 3 bin daha atarım demişsiniz. o yüzden hiç uzatmadan 3bini yollayıp irtibatı kesin derim. yok yere canınız sıkılmasın.
ha baştan anlaşmayı bozdukları için kabul etmeyip 'ben bir kuruş fazla ödemiyorum, söz verdiğiniz gibi indirin ve gidin' deseydin uğraş derdim ama vericem demişsin artık. parayı atmadan önce yazılı olarak '3bini şu hesaba gönderince borcunuz kalmayacaktır' yazıp bi mesaj atsınlar size whatsapptan falan, siz de dekontu atın cevap olarak. en azından elinizde yazılı bir kanıt olur.
0
brkylmz
(02.06.24)
Sen bana su iki elemanin telefonu atsana, adam tehdit etmek neymiş bi sorayım.
0
duster
(02.06.24)
tacize varan aramalar olmadan çok benzeri süreci biz de yaşadık. hatta sabah geleceklerini söylemelerine rağmen gece 3'de bir telefonla uyanıp söz verdiklleri şekilde eşyaların bir kısmını taşımalarına müsade etmek zorunda kaldık. "taşınma olayları böyle, en azından malımıza zarar gelmedi" diyerek parayı yolladık.
0
a7x
(04.06.24)
paraniz varsa ve bir avukat tutup bu islerle/kisilerle ugrasmayacaksaniz dava acin.
marmaray ve metro için bir durağın tüm günlük hareket saatleri var mı?
bcdhms
merhaba,nette ve uygulamalarda baktım ama böyle bir şey göremedim.yani anlık olarak baktığımda (bir durak için) bir sonraki veya moovit'te iki sonraki hareket saatini görebiliyorum.ama ben haftanın tüm günleri ve saatleri için mesela söğütlüçeşme'den hareket edecek tren saatlerini bir çizelgede görm
merhaba,
nette ve uygulamalarda baktım ama böyle bir şey göremedim.
yani anlık olarak baktığımda (bir durak için) bir sonraki veya moovit'te iki sonraki hareket saatini görebiliyorum.
ama ben haftanın tüm günleri ve saatleri için mesela söğütlüçeşme'den hareket edecek tren saatlerini bir çizelgede görmek istiyorum.
var mıdır?
(başlangıç ve bitiş durakları için değil bu arada, ara duraklar için soruyorum)
Bu konu son zamanlarda oldukça ilgimi çekiyor. Rahmetli Mehmet Ali Birand'ın belgesellerini baştan sona izliyorum ve konu ile ilgili kitap kaynaklarını da okumak istiyorum. 50'ler, 60'lar, 70 ve 80'ler dönemleri ile ilgili önereceğiniz kitaplar var mıdır? Bu dönemlerin öne çıkmış figürleri de olabil
Bu konu son zamanlarda oldukça ilgimi çekiyor. Rahmetli Mehmet Ali Birand'ın belgesellerini baştan sona izliyorum ve konu ile ilgili kitap kaynaklarını da okumak istiyorum. 50'ler, 60'lar, 70 ve 80'ler dönemleri ile ilgili önereceğiniz kitaplar var mıdır? Bu dönemlerin öne çıkmış figürleri de olabilir. İsmet İnönü, Adnan Menderes, Talat Aydemir, Kenan Evren, Süleyman Demirel, Turgut Özal vs vs gibi...
Şimdiden teşekkürler :)
0
gergedan (29.05.24)
can kozanoğlu öneririm sosyolojik açıdan analizlerde çok iyidir.
0
a7x
(29.05.24)
Vasat bir gazeteciyken birden o dönemin televizyonda kült bir programın başına getirilmiş, ve ülkenin alışık olmadığı şekilde Dünya liderleriyle falan birebir röportaj yapabilmiş, kötü diksiyonlu bir gaf makinesi olmasına rağmen yıllarca ana haber sunuculuğu yapmış, yaptığı programlarla yakın Türk tarihinin algısına şekil vermiş, belli ki bu iş için birileri elinden tutmuş bir adam.
Baştan sona izlerken bence kafanda hep bir 'Acaba' olsun. Gerçi kimden okursan oku da yakın Türk tarihini okurken kafanda hep bir 'Acaba' olsun. Çünkü o tarihte de, o tarihin yazımında da hep at izi it izine karışık. Hep algıya oynanmış.
Not: Talat Aydemir'den bahsetmişsin :) Hatıratım'ı okudun o zaman. Öğrencilik yıllarımda okumuştum. Çok ilginç gelmişti.
rahat koltuk takimi onerilerinize acigim, tercihen L koltuk olmasi ve yatak olabilmesi guzel olur ama gerekli degil.hem rahat hem de uygun fiyatli olursa mis gibi olur
rahat koltuk takimi onerilerinize acigim, tercihen L koltuk olmasi ve yatak olabilmesi guzel olur ama gerekli degil. hem rahat hem de uygun fiyatli olursa mis gibi olur
0
ekmek (15.05.24)
enza mayfair oldukça rahat
0
a7x
(15.05.24)
Şimdiye kadar ikea'nın KIVIK serisinden daha rahat bir koltuk görmedim. Pek çok marka model koltuk denedim ama kıvık uzak ara hepsinden rahat. öyle çok şekilli durmuyor ama önemli olan rahatlıksa gidip bir deneyin derim.
Banma soruları:- zeytin yağına ne banıyorsunuz ?- sulu yemeklerin suyuna ne banıyorsunuz ?Sürme soruları:- bal nasıl yiyorsunuz ?Lezzet soruları:- zeytini nasıl yiyorsunuz ?- menemen nasıl yiyorsunuz ?- salata nasıl yiyorsunuz ?
Banma soruları: - zeytin yağına ne banıyorsunuz ? - sulu yemeklerin suyuna ne banıyorsunuz ?
Sürme soruları: - bal nasıl yiyorsunuz ?
Lezzet soruları: - zeytini nasıl yiyorsunuz ? - menemen nasıl yiyorsunuz ? - salata nasıl yiyorsunuz ?
0
WithWorth (17.04.24)
ekmeği bırakmadım ama sadece kahvaltıda yerim.
bi şey banmıyosun suyunu içiyosun direkt. balı da kaşıkla yiyebilirsin. diğerlerini de aynı şekilde ekmeksiz hüpletebilirsin.
ekmekle tadı daha iyi çıkar o ayrı tabi.
0
jelly bear
(17.04.24)
Ekmeği bırakmadım ama ekmek yoksa vs şu şekilde takılıyorum Yemeğin suyunu pilava katıp yiyorum Balı peynire sürüp yiyorum(tatlı tuzlu severim) Zeytini ymurtayla yiyebilirim. menemeni öyle dümdüz yiyebilirim mesela.ekmek yoksa bam güm dümdüz ye gitsin Bunlar tabi
bal yemiyorum normalde ama arada yediğimde birşe banacaksam yine salatalık.
tek başına. salatanın suyunu kaşıklarım çoksa.
0
inheritance
(17.04.24)
bal kaşıkla direkt yenebilir
zeytin de peynirle cevizle vs yenebilir
salata menemen çatalla yenir evet ekmekle daha güzel olur mu olur. salatanın suyu kaşıklanır
0
jülsezar
(17.04.24)
Banma:
Sulu yemekleri yancı ile karıştırıyorum. Pilav ve makarna gibi
Sürme:
Tam tahıllı lavaş ile sabah kahvaltısı
Lezzet: En çok zorlandığım bu. İlla menemen yiyeceksem ekmeksiz yiyemem cidden. Salata ve mezelerde de ufacık koparıyorum. Zeytini hayatımda hiç ekmekle yemedim.
0
wild honey suckle
(17.04.24)
ceviz ya da çeşitli peynirleri bala bandırarak yiyiorum.
0
a7x
(17.04.24)
Ekmeği bırakınca aramıyorsunuz bile
0
bir demet ben
(17.04.24)
Ekmegi sadece haftasonu kahvaltida yiyorum.Menemen'e veya zeytinyagina ekmek banmayi haftada bir yapiyorum.Onda da cok abartmadan yapiyorum.illa %100 birakmak sart degil
0
turkuaz
(17.04.24)
Ben ekmeği bırakmıyorum güzel ekmek alıp az tüketiyorum, pazarda bir ekmekçi var ağırlığı 1.5 kilo gelen ekşimaya ekmeği 120 liraya satıyor
Pasta börek kek gözleme poğaça tost gibi ekstra karbonhidratları kestikten sonra, yemeğin yanında avuç içim kadar doygun ekmeği yemeğin ve salatanın suyuna banamayacaksam niye yaşıyorum :)
Tabi benim çok sıkı bir diyetim yok
0
grimavi
(17.04.24)
banmıyorum. hepsi ekmeksiz yenir.
0
gabe h coud
(17.04.24)
öncelikle şu yaşıma kadar banma/sünnetleme isteğim hiç olmadı. sulu yemek suyunu sevmem yemem. zeytinyağlıya banma isteğim yok.
balın üstüne kaymak koyar karıştırıp yerim.
zeytini sade tek tek atarım, salatada ekmek hiç kullanmadım. sadece menemende ihtiyaç duyarım.
0
mikahakkinen
(17.04.24)
Sulu şeyleri ekmekle değil kaşıkla yiyorum veya pilav. Çeşitli zararsız tahıl unları ile omleti ekmek gibi pofur bir hale getirebiliyorum.
Ekmek yediğim zaman midemde gereksiz bir şişkinlik varmış. Şimdi bu hafifliği kaybetmek istemiyorum. Ayda bir makarna yiyorum, al sana diyerek, sonrasında uyuyakalıyorum.
0
sadegazoz
(17.04.24)
Ekmeği komple bırakmadım. Şu dilimli tam tahıllı vs. ekmekler ile tost ekmeği alıyorum. Tost, sandviç, bal (vb. sürülen şeyler) ve menemen için onları kullanıyorum. Menemen zamanı bazen baget ekmek alıyorum alıyorum.
Sulu yemeklerin suyuna bir şey banmıyorum. Barbunya, kuru fasulye gibi şeyleri zaten pilavla karıştırıp yiyorum. Gerisini normal suyunu kaşıklayarak. Zeytin yağına ekmek banmak pek yaptığım ya da aradığım bir şey değil.
Zeytini normal yiyorum. Salatayı da aynı şekilde. Bunlarla ekmeğin alakasını çözemedim. Zeytini hadi zeytin yağı için dedin desek, onu da yukarıda yazmışsın ayrıca zaten ama salata ve 30 küsur yaşındayım salata ve ekmek olayını şantiye ve asker dahil hiçbir yerde görmedim. :)
Bence sizdeki asıl konu ekmek, onu yiyecek bahaneler arıyorsunuz.
0
nawar
(17.04.24)
Bir dönem bırakmıştım ekmeği. Ekmek ile yemeyi sevdiğim şeyleri, ekmeksiz yemeye alıştırmıştım kendimi. Zor oluyordu başlarda sonra ekmeği çok önemsememeye başladım alıştığım için herhalde.
0
rock n roll
(17.04.24)
Ekmege hiçbir zaman bağımlı olmadım, sadece kahvaltıda yerim ama ben hep. Akşam yemeğinde ancak çorba varsa yerim.
Kahvaltıda yarim- 1 dilim ekşi mayalı/ tahıllı-proteinli ekmek yiyorum. Bu dediklerinizi de onunla yapıyorum.
Sulu yemek ve salataları hep sade yerim.
0
fraise
(17.04.24)
diyet bozma günümde banıyorum yağı. bal yiyeceksem kaşarın üstüne döküyorum. menemeni çok özledim :(
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.