Giriş
(4)

karbon ayak izi

love and trust
bu karbon ayak izi dedikleri şey nedir? mesela epstein'in 2004 yılından kayıtlarının halen tutuluyor olması, "karbon ayak izi" dedikleri şey mi oluyor mesela?
bu karbon ayak izi dedikleri şey nedir? mesela epstein'in 2004 yılından kayıtlarının halen tutuluyor olması, "karbon ayak izi" dedikleri şey mi oluyor mesela?
0
love and trust
(01.02.26)
karbon ayak izi daha geniş bir tanım. doğaya verdiğimiz her türlü zarar aslında. işe toplu taşıma yerine kişisel aracınla gidiyorsan daha çok karbon ayak izin oluyor. ya da arabanda kullandığın yakıt, elektronik eşyalarını şarj etmen falan.
sizin sorduğunuz daha çok dijital ayak iziyle ilgili. elektronik ortamda bıraktığınız verinin takip edilebilirliğiyle alakalı. tabi bunların saklanması da doğaya zarar verdiğinden karbon ayak izi kapsamına girmekte.
0
black holes in the sky
(01.02.26)
Pek alakası yok genel temayla.

Sera gazları: CO2(karbondioksit), CH4(metan) bunlar karbonlu bileşikler.

Küresel Isınma: Atmosferde sera gazlarının birikimiyle ortaya çıkıyor.

Çözüm önerisi: O halde zorunlu olmayan sebeplerle insan faaliyetlerinden kaynaklı karbon salınımını durduralım. Zorunlu sebeple olan salınımlara da mümkünse alternatif geliştirelim veya kısıtlayalım.

Karbon ayakizi: İnsan olarak sizin bir faaliyetiniz sonucu gerçekleşen karbon salınımı veya doğaya karbon salınmasına yol açan üretim faaliyetinden yaptığınız tüketim sizin karbon ayak izinizdir.

Örneğin atmosferdeki karbonun büyük bir kısmı zamanla kömür ve petrol olarak toprak altında hapsolmuş vaziyette. Siz kömür ve petrol ürünleri kullandığınızda ya da bunlara dayalı üretim yaptığınızda yerine göre milyar, yerine göre milyonlarca yıl önce denklemden çıkan karbonu günümüz ekosisteminde atmosfere geri salmış oluyorsunuz. Bunlar da çevresiyle etkileşime girerek co2 ve ch4 olarak atmosferde birikiyor vs. vs.
+1
akhenaten
(01.02.26)
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.02.26)
Küreselci takımın belirlediği bir standart .
Bir tür gıda karnesinin daha geniş hali gibi düşün.
Sen şu kadar şey kullandın, yaktın, enerji sarfettin ve limiti aştın. Belli bir süre geçene kadar veya süresiz olarak bu tür şeyleri kullanmaktan tüketmekten vs. haklardan mahrumsun demenin projesi.
Ülke adını unuttum ama avrupa'da bir yerde alış veriş için kullanılan kredi kartı benzeri bir kartla denemeler yapılıyor.
Şöyle ki , kişi için belirledikleri günlük kalori değeri kartta tanımlanan kotaya göre günlük tanımlanan kalori limitinin üstünde yeniden benzeri bir gıda alındığında kart harcama yapmaya izin vermiyor.

Öyle görünüyor ki dünya nüfusunu kontrol etmeye çalışan ve şimdi bir çok devletin sorunu olan doğum artış oranın düşmesi yine bu zihniyete dayanıyor olmalı .

Bu zihniyet tek tek şahısları olumsuz etkileyen bir çok projenin hazırlayıcısı ama doğayı koruma karbon azaltımı hususunda büyük işletme fabrikalara hatta kullandıkları jetlere neden kısıtlama getirmezler ? bu da ayrı bir konu .
Benzin mazot gibi petrole dayanan fosil yakıtların kullanımının sınırlandırılması ve yenilenebilir enerji adı altında hazırlanıp bize oldukça şirin gösterilen uygulamalar da yine bu zihniyete dayanır.
-1
diyecevaplandı
(01.02.26)
(8)

imamoğlu'nun kürt tarihi öğretilsin çağrısı

plastic_angel
vahim mi yoksa gayet ponçik bir talep mi?duyurucular ne düşünüyor merak ettim.
vahim mi yoksa gayet ponçik bir talep mi?
duyurucular ne düşünüyor merak ettim.
0
plastic_angel
(01.02.26)
Öğretilmeyen her şey ilahlastiriliyor. Öğretilsin nedir
0
topkapiaksaray
(01.02.26)
Bence goygoy olsun diye demiş, bir yere gitmeyeceğini kendisi de biliyor.

Kürt tarihi kime göre öğretilecek, türkler mi yazacak o mu okutulacak kürtler mi yazacak. O iş yaş.
0
tiredofwaiting
(01.02.26)
Olan şeyi öğretecek olsalardı iyiydi, olmayan, uydurulan, varmış gibi kabul ettirmek amacıyla uğraşılan bir şey bu. Selahaddin Eyyubi de Türktür ayrıca.
+2
muhayyer divan
(01.02.26)
goygoy +1
0
Rondak
(01.02.26)
özkürt özel'le birlikte dem parti'ye gidebilirler.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.02.26)
bunlar vatandaşın oturup tartışması için yapılan açıklamalar değil. iktidarın durumu kontrol etmesini engellemek, gündem belirlemesini önlemek için.

şu an havuz medyasına cayır cayır ''kürt seçmen akın akın cumhur ittifakına koşuyor'' haberleri yaptırılıyor.
0
yurtsuz john
(01.02.26)
siyasetçi bunlar, siyaset yapıyorlar. boş insanların, boş işi.

ekonomi, eğitim, sağlıkta yazılı politikalar (policy) açıklamadıkça pek ciddiye almamak lazım.
0
klassno
(01.02.26)
Kürtler 1000 yıldır falan bu topraklarda yaşayan, kendi dilleri, kültürleri ve tarihleri olan bir topluluk. Bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde de sayıları 20 milyonlarla ifade ediliyor. 40-50 yıldır bu etnik topluluğun bağımsızlığı için mücadele eden bir terör örgütü var. Öyle ya da böyle binlerce insanın ölümüne sebep olmuş bir çatışma durumu var. Bu insanların kendi devletlerini kurmak istemelerini önlemek istiyorsak devleti onlara ortak etmemiz gerekiyor. Bu da bir Türk’ün sahip olduğu bütün hakları kayıtsız şartsız bir Kürd’e de vermek anlamına geliyor. Türk tarihi nasıl öğretiliyorsa Kürt tarihi de öğretilmeli. Nasıl her üniversitede Türk dili ve edebiyatı bölümleri varsa benzer bölümler Kürtçe için de olmalı.

Nasıl biz kendi kültürümüzü korumak, dilimizi ileriye götürmek, tarihimizi bilmek istiyorsak Kürtlerin de kendi kültürlerini, dillerini ve tarihlerini korumak istemeleri en doğal hakları.

Aksi takdirde yok oluyorsun çünkü. Tarihin olmayınca dilin olmayınca yok oluyorsun. Birileri gelip sana Kürt değilsin diyor mesela. Hayır abi ben Kürdüm, anam Kürt babam Kürt diyorsun ama yok tepeden inme biri geliyor sen Kürt kökenli Türksün diyor mesela. Başka biri geliyor mesela Kürt tarihi diye bir şey yoktur diyor. Bütün bunlar karşında insanların Kürt kimliğini korumak istemeleri kimseyi terörist yapmaz. İnsani bir taleptir bu.

Ben Türküm ve bundan memnunum. Birisi benim Türk kimliğimi yoksaysaydı eğer ya da tarihimi inkar etse, dilimi ve kültürümü hakir görseydi eğer kimliğime sahip çıkmak için elimden geleni yapardım.
+1
but that was just a dream
(01.02.26)
(2)

Kağıt toplayıcılara ne oldu

plastic_angel
bir dönem aşırı çoktu. mültecilerden dolayı mı?
bir dönem aşırı çoktu. mültecilerden dolayı mı?
0
plastic_angel
(31.01.26)
parasını senden kestikleri vergilerle finanse ettikleri belediyenin kamyonlarıyla toplamaya, karşılığında da naylon poşet vermeye başladılar. sonra yine parasını senden kestikleri vergilerle teşvik ettikleri zenginlerin geri dönüşüm istasyonlarına satacaklar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(31.01.26)
üsküdarda çok var. bazılarını tanıyorum artık. mülteci olabilirler pek türkçeleri yok.

evlerine 20 dk erken gitsinler diye kağıt ve plastik çöpümü ayrı bir torbaya koyup veriyorum. gülümsüyor, teşekkür ediyorlar.
+1
yurtsuz john
(31.01.26)
(9)

Mobilya yenilemeye giriş

sekizdokuzon
Olmazsa olmaz alet edevatlar nelerdir? Evdeki kırık dökük mobilyaları onarmayla başlayıp evin bir odasını şimdilik ufak tefek eşyayı tamir edebileceğim bir atölye haline getirmek istiyorum (ağır depresyondayim). Aybaşı yapı markete gittiğimde ilk ne almam lazım?Teşekkürler.
Olmazsa olmaz alet edevatlar nelerdir? Evdeki kırık dökük mobilyaları onarmayla başlayıp evin bir odasını şimdilik ufak tefek eşyayı tamir edebileceğim bir atölye haline getirmek istiyorum (ağır depresyondayim). Aybaşı yapı markete gittiğimde ilk ne almam lazım?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(29.01.26)
Şarjlı tornavida geldi ilk aklıma.
0
gobekliraki
(29.01.26)
Ilk aklima gelenler.
- Zimpara aleti. Elle de yapilabilir ama cok ugrasilacaksa zor.
- Cesitli boyutlarda iskence, sifirdan birseyler birlestirilecekse cok sayida buyuklerden de lazim ama pahalidir. Kucuk isler icin mandal gibi olanlardan da lazim.
- Testere.
- Keser (su cekic gibi olan sey, civi de sokuyor)
- Kaliteli tutkal.
- Vernik tarzi seyler de lazim da o materyale gore degisir.
- Tornavida seti ve/veya sarjli ufak vidalama aleti.
- Gonye gibi birsey ve/veya duz kesimi saglamak icin bazi aletler var, adini bilmiyorum, mesela 2 cm kesilecek bir yer, oraya isaret cekilebiliyor falan.

Gorundugunden zor bu arada saglam psikolojiyi bile bozabilir ama siz bilirisiniz. Calisanlarin yorumlarina cok guvenmeyin bu arada, adamlar takiyor kafayi birseye, adama dogala yakin geleneksel birsey olsun diyorum, bana tik yagi soyle iyi boyle iyi diyor.
+1
mbond
(29.01.26)
mobilya işine gireceksen ilk önce daire testeren olacak. yerin varsa tezgah tipi alırsın.
0
duyuruuser
(29.01.26)
Şimdilik kapı kolu, menteşe gibi yerleri tamir ederim. Maximum yapacağım şey boyası dökülmüş yüzeyi tinerleyip tekrar verniklemek ve boyamak olur. Ne bileyim belki gardırop kapılarına akrilik boyayla çiçek böcek çizerim. Tüm gün evde olduğum için hareketsizlikten de depresyon katsayim artıyor. Hiçbir şey beceremesem de hareket halinde olmak iyi gelir. İkincisi eşyaların elden dusmeligi sinirimi bozuyor, yenisini alacak durumda değilim. Atıp yenisini almak yerine elimdekini güzelleştirmeye çalışmak da iyi gelir. Bu işi becerebilirsem yaptığım ufak tefek şeyleri satıp ekstra para bile kazanabilirim diye düşündüm.
0
🌸sekizdokuzon
(29.01.26)
off böyle bir alanın olması muhteşem aşırı kıskandım, çocukken hep marangoz olmak isterdim.
evde yapılabilecek şeylerin bir sınırı olur bu yüzden ilk etapta küçük bir setle başlayıp zamanla ihtiyaç durumuna göre alınabilir bir hevesle alınıp kenarda kalmasından iyidir zamanla oluşması.
İlk aklıma gelenler, matkap seti, çivi vs., tornavida, metre, zımpara, bol bol boya fırçası dursun kenarda mesela ben bir kapı boyamak için bir sürü fırça kullandım sürekli dondurduğum için maalesef. elinin altında olması iyi olur. boya kapları ve süzgeçleri oluyor onlardan alabilirsin.

Ben Gökmen Kasabalı'nın videolarını izlemeyi çok seviyorum, tabii o çok profesyonel ama bazen bir şey yaparken öyle bir ek bilgi veriyor ki bunu biliyor olmak bambaşka bir iş yaparken çok işine yarıyor. Bu tarz videolar izleyebilirsin.
+1
mutekebbir
(29.01.26)
Alan dediğim de 4 m2 yer. Yatağı salona taşıyıp 1+1 deki 1 i atölye yapicam. Şimdilik imkanlarım bu kadar, oturup şartların olgunlaşmasını beklemek istemiyorum artık. Ömrüm bekleyerek geçti yeter
0
🌸sekizdokuzon
(29.01.26)
1-akülü vidalama
2-bits uç takımı
3- 250 gr çekiç
4- dekopaj testere
5-tornavida takımı
6-muhtelif ağaç vidası
7- tutkal
8- ıskarpela
9- zımpara kağıdı
aklıma gelenler bunlar ama bunları zincir yapı marketlerden değil karaköy perşembe pazarı gibi hırdavat piyasasından 1/3 daha ucuza alıyoruz.
+1
obscure
(29.01.26)
ben denedim o işi. olmadı. o kadar toz çıkıyor ki ahşaptan, kapı altını havluyla kapattığım halde evin her zerresi ahşap tozu oldu. kirası uygun bi yer de bulamadım. hobi atölyesi rafa kalktı yani.
0
antihero
(29.01.26)
boya yapacaksan sadece 80 grit zımpara ve 200 grit zımpara al. hasarlı parçalar ağaçsa ağaç macunu, suntaysa japon yapıştırıcısı doldurursun. iki parçayı birbirine tutturman gerekiyorsa matkaba ihtiyacın olabilir, ahşap ucuna ihtiyacın olabilir ( çatlatmamak için vidaya delik açıyorsun), vidanı duruma özel seçmen gerekebilir (örneğin vidanın dişli kısmı bir parçaya girerken dişsiz kısmının vida kafası tarafındaki parçada boşlukta dönmesini isteyebilirsin), 1-2 cm uzunlukta sunta vidası alabilirsin, demire vidalama yapacaksan sac vidası alabilirsin, üzerine yük binecek bir durum varsa vida yerine çivi alabilirsin (vida kırılır, çivi yamulur), kumaş çakacaksan kabara alabilirsin, şayet böyle bir fikrin varsa çekicinin mıknatıslı olması gerekir vesaire vesaire... Aslında sadece zımpara lazım, bir de matkap lazım, başka bir şey lazım değil. Bence neyi tamir edeceğine karar ver, malzemeeni ve aletini ihtiyaç duydukça al. Ben de istiyorum sprey tabancsmın olmasını, kompresörümün olmasını, mengenem olmasını, gitimsah lehim istasyonumun olmasını, mikroskopumun olmasını, deri dikimine uygun makinem olmasını, boru birleştirme, fayans kesme aletlerimin olmasını ama almıyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
(3)

Okuduğunuz Siyerler

love and trust
Bugüne kadar aşağıdaki siyerleri okudum.(bkz: Annemarie Schimmel)- Hz. Muhammed (Hatta okuduğum ilk siyer kitapçının tavsiyesiyle bu olmuştu. Kaş tatilimin ortasında plansız bir şekilde alıp okuduğumu hatırlıyorum)(bkz: Martin lings)- Hz. Muhammed’in (sav) Hayatı(bkz: Şemseddin Yeşil) - Hz. Muhammed
Bugüne kadar aşağıdaki siyerleri okudum.

(bkz: Annemarie Schimmel)
- Hz. Muhammed
(Hatta okuduğum ilk siyer kitapçının tavsiyesiyle bu olmuştu. Kaş tatilimin ortasında plansız bir şekilde alıp okuduğumu hatırlıyorum)

(bkz: Martin lings)
- Hz. Muhammed’in (sav) Hayatı

(bkz: Şemseddin Yeşil)
- Hz. Muhammed (sav)

Sizin okuduklarınız ve bunların içinde en sevdikleriniz hangisi? Başkaca siyerler de okumak istiyorum.
-2
love and trust
(29.01.26)
Erzurumlu Kadı Mustafa Darir 'in Kitab-ı Siyer-i Nebi si var. 14. Yy'da yazılmış yüzyıllarca medreselerde ve halk arasında okunmuş sade bir şekilde yazılmış bir eser.

Bende büyük 3 cilt var ama sadeleştirilmiş yayınları da var.
+1
hebanon
(29.01.26)
Sıfır. Celaleddin Vatandaş'ın kırmızı beyazlı, iki ciltlik siyerini öneren çok kişi gördüm ama kendim okumadım. Tavsiye edecek olsaydım onu tavsiye ederdim. Bugün siyer okumak istesem ilk önce biraz tarih öğrenir, roma ve islam hukukunu yalayıp yutar, sonra müslim ya da buhari'nin sahih'ini okur, sonra siyere göz gezdirirdim. Bunun sebebi de geçmişteki dünya ile bugünün birbirinden çok farklı olması.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
Bu duyuruda sadece siyer tavsiyesi isteniyor, metotlarınızı kendinize saklayın. Gwçmişin, bugünün ve geleceğin birbirinden farklı olduğunu zannediyorsanız da bir zahmet kuantum öğrenin.
Ya da (bkz: dark) diye bir dizi var onu izleyin. Orada biraz anlatmaya çalışmışlardı,
0
🌸love and trust
(29.01.26)
(4)

Cevaplar ve duyurular silinince bildirim gelmiyor

üğpoıuy
Di mi?
Di mi?
0
üğpoıuy
(29.01.26)
gelmiyor
0
gobekliraki
(29.01.26)
duyurudan duyuruya değişir. istisnai durumlar dışında mesajla bildirimi yapılıyor.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
eskiden mesaj olarak gelirdi, simdi gelen mesajlari www.eksiduyuru.com alanina kaydirdim.
geliyor olmasi lazim, gelmiyor olmasi bir bug oldugu anlamina gelir.
+1
compumaster
(29.01.26)
silinen duyuru ya da cevap icin moderator notu zorunlulugu getirilsin.
bir de moderatore mesaj atiyoruz o fasilite uzerinden ona da cevap vermiyorlar.

ya mevzu paraysa, aramizda para toplayalim maasla moderasyon tutalim, duzgun servis alalim. ucuz etin yahnisi bir boka benzemiyor compu.
+3
cooperr
(29.01.26)
(11)

Avukatlar ne iş yapıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
iki ttk, iki tbk, cmk ve hmk, iki üç tane de kanun öğrenince tastamam avukat olunmuyor mu? kararları hakimlerin verdiği bir ortamda niçin adliye adliye gezmek zorunda olmayan insanlara iki sayfa yazı yazması için para ödeniyor?
iki ttk, iki tbk, cmk ve hmk, iki üç tane de kanun öğrenince tastamam avukat olunmuyor mu? kararları hakimlerin verdiği bir ortamda niçin adliye adliye gezmek zorunda olmayan insanlara iki sayfa yazı yazması için para ödeniyor?
-17
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
Avukatlık ile yapılan mesleki eleştirilere her zaman büyük bir ciddiyetle cevap veririm. Ancak bu sorunuz kadar cahilce bir soruya daha önce denk geldim mi emin olamıyorum. Bu kanunları öğrenince gerçekten avukat olunduğunu mu düşünüyorsunuz? Öyleyse çok yazık çünkü.
+5
gottacatchemall
(29.01.26)
ya ne olunuyor? aydınlatın, öğrenelim.
-3
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
Ziraat bankasından yaşlımızın emekli parasını alamıyorduk. Yeğencağızım bir dilekçeyle ortalığı ayağa kaldırmıştı. Hakim veriyor kararı ama seni iyi anlatan biri de lazım o hakime de adalet sağlanabilsin. birçok kişi tıfıl derdini iyi anlatamıyor onun yerine ağzı laf yapan birine ihtiyaç var.

Etrafımda var birkaç tane benim sorularıma cevap vermeye yarıyorlar.
Ama iyi de kazanıyorlar ya. Şu kadar olmasa da:

eksisozluk.com

dün mesela bana ve burda bir arkadaşımıza takık bir kadın var. ben birine cevap verdim diyelim sorumun hemen altına geliyor beni iğneleyici şeyler yazıyordu. ben diyelim ki karnım ağrıyor demiş soru, ben de ona defne yaprağı bana iyi geldi dedim. geliyordu sorumun altına, böylesini ömür boyu tıptan men edeceksin. bilim düşmanı gibi şeyler yazıyordu.

türk kalp vakfı becel margarin öneriyor diye ben habire maragarin mi yeseydim yani. reklamlarda çıkardı o da bilimdi mesela. şimdi de margarinleri kötülüyorlar. o yüzden temkinli yaklaşıyorum ve başkalarını da düşünüyorum. bana iyi geldi ama seni bilmem diye de ekliyorum.
böyle yaşadığımı dile getiriyorum diye bu kadın kim de benim doktora gitme hakkımın men edilmesini dile getirebiliyor.

sadece bana değil kadın arkadaşlar var r. ve m'yle başlıyor nickleri. birine koca arıyor gibi şeyler yazmış.
sadece fikrini yazıyor diye dünya tatlısı kimseyi incitmemiş bir kullanıcıya koca arıyor diye alaycı yorumda bulunmaya ne hakı var. arar da yani. bekar olsam ben de arardım. koca aramayı aşağılayıcı bir eylem olarak sunuyor bu güzel insana aklı sıra. neyse o beni ilgilendirmez.

ama bana attığı bir mesajda benim gibi buraya çok sık girip soru soran bir arkadaşımız var ve ben de böyle yorum sorularını sevdiğim için hem de muhabbet olsun diye yanıt veririm sık sık bana:
"genç bilmem neyini eğle" yazmış. özel mesajla.
bunu da neden yazdı biliyor musun? erkek çocuğu ismi arıyordu. ben de toprak dedim. sen yazma isim genç bilmem neyini eğle yazmış.
ve yıllar sonra öğrendim ki, çocuk meğerse bununmuş. Ama Allah öyle büyük ki; o sırada bana en ufak öfke hissettirmedi. sadece güldüm çünkü o derece anlamsızdı ve lütfen rahatsız etmeyin diye karşılık verdim.
genç bilmem neyini eğle ne demek yahu? bu kadın öğretmenmiş birde.

ve sonra gel zaman git zaman farklı nickli biri kitap bağışı arıyor, hatta mirkete de yazdım, mirket ben kitap bağışı yapacağım ama bana dönmedi diye. sonra beni engellemiş tabi beni aşırı merak sardı kullanmadığım bir hesap var ordan yazdım niye engellediniz diye sonra biri dedi o sanırım o kişinin nicki diye.

ben tüm bunları topladım dün 45 yıllık noter var burda ona gösterdim. uu neler yazmış böyle çok seviyesiz ama bir şey çıkmaz çünkü bu ağız dalaşı dedi.

ama yine de genç bilmem neyini eğle diye attığı mesaj görüntüsünü belki bir gün hayat bizi buluşturur da kendisine hatırlatırım eğitimci hanımın.

Sadece bu değil, birde ben arkadaşlar sorumuza lütfen kırıcı cevap yazmayın dedim diye bana attığı bir mesaj var evlere şenlik. Eskort seni kocana saçlarından tutturacam gibi şeyler de yazmış.
Birde cümlelerin yüklemindeki ünlülerini daraltarak yazıyor. Yapıcam, edicem diye. Kocana güzel cevap yazıcam demiş bana mesela.
Belki reşit olmamıştır diye de tırstım biraz.
Çünkü emniyette arkadaşlar konuşurlarken duymuştum reşit olmayanlarla muhatap olduğunu bilmiyor birçok kişi diye.

epey kişi de bezmiş bundan. :)
-5
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(29.01.26)
Türkiye adına konuşacak olursak artık o kadar çok yerde o kadar gereksiz üniversite var ki herşeyi çok kolay bir şekilde ve yetersiz şekilde olabiliyorsun. Avukatlar için değil her bölüm böyle şu an. 30-40 bin lira maaşla çalışan diş hekimleri var piyasada. Yani artık günümüz türkiyesinde neredeyse her şey kolay olunuyor.

Avukatlar ne iş yapıyora gelecek olursak en basitinden kiracınla problem yaşıyorsun bunlara ihtiyacın var. yani Avukatın ne iş yaptığını bilmeme ihtimalin yok. Küçümsemek amaçlı sormuşsun.
+2
nuevo
(29.01.26)
Davalar bir haksızlığa uğradığınızda 3 tane kanundan ilgili maddeleri göstererek bakın şu şu sebeplerle haksızlığa uğradım, lütfen buna bir dur deyin diyerek tamamlansa haklı olabilirdiniz. Ancak malum, böyle olmuyor. Bu başlangıcı.

Karşınızda bir de sizi her şekilde haksız göstermek için uğraşan, hatta belki de kendi çapında kendisi de haklı olan bir de karşı taraf var.

Sizin gösterdiğiniz gerekçeye karşıt argümanlar sunuyor. Sizi haksız çıkarmak için uğraşıyor.

Eminim hayatınızda kanunda yeri olmasına rağmen mesai ücreti almadan çalıştığınız, ihbar veya kıdem tazminatı alamadığınız veya haksızlığa uğradığınız illa ki olmuştur. Bunlar karşısında her seferinde hakkınızı alabildiniz mi? Sanmıyorum. Alabildiyseniz bir istisna olurdunuz.

İşte avukatlar bu işe yarıyor. 2-3 kanun bilmek ve o 2-3 kanuna dayalı yüzlerce davada yüzlerce senaryoya şahit olmak arasında bir fark olması sizce de normal değil mi? Deneyimden bahsediyorum evet. Çok da anlaşılmaz değil aslında. Tam da aynı sebeple "iyi avukat" ve "kötü avukat" ayrımı da oluşuyor.
+1
akhenaten
(29.01.26)
Savunma parası versin diye tuttuğum avukat, davaya girmiyor. Diyeceklerim bu kadar.
0
Kahvedesu
(29.01.26)
Şurada uzun uzun yazmıştım.
eksisozluk.com
+1
ground
(29.01.26)
@ground, tam da o nedenlerden ötürü avukat tuttum ama beyfendi her davada mazaret sunuyor.
0
Kahvedesu
(29.01.26)
Usul ve kanuni süreleri zamanaşımı sürelerini hak düşürürücü süreleri teknik kavramları, delillerini hangi aşamada sunacağını vs bilmeden avukata para mı verecez ya diyen vatandaşlar genelde davanın içine eder. Avukata geldiğinde de her şey için çok geç olmuştur artık.
-1
Sadece soruyorum
(29.01.26)
Hayır nick veremem dikkatli olmam lazım.

Bunların hepsini bana yazdı o nick. Hepsinin ekran görüntüsü var elimde.
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(29.01.26)
bu farkı anlamak için bir hukuk bürosunda bir süre vakit harcamak gerekir. yeni avukatlar ne yapacağım ne yapacağım diye etrafta gezerken, deneyimli avukat zaten "şöyle olacak böyle olacak" diye 3 adım sonrasını planlamış oluyor. hakimlerin nelere dikkat ettiğini, neleri kesinlikle yazmış olman gerektiğini bilmediğinde dava falan kazanamazsın.
+1
co2s2
(29.01.26)
(4)

Android tabletle pdf okunur mu?

michael harddd
kitap okumak için tablet almayı düşünüyorum. android tabletlerin pdf dokuman açma performansı nasıldır?
kitap okumak için tablet almayı düşünüyorum. android tabletlerin pdf dokuman açma performansı nasıldır?
0
michael harddd
(28.01.26)
tablet var, tablet var. Bende galaxy tab s9 ultra var. Canavar gibi.
0
rodeocu
(28.01.26)
Xiaomi pad 7 kullaniyorum ben de bir yildir. PDF okuma, not alma islemleri icin pek cok uygulama denedim. Kimi Squid uygulamasini seviyor, kimi notewise ama ben en cok notein uygulamasindan memnun kaldim. Tabletin performansindan da gayet memnunum.
0
chihirovekohaku
(29.01.26)
okuma konforu açısından ebooklar daha iyidir mantıken,
hız performansı açısından tablet daha iyidir
diye düşünüyorum
+1
parka
(29.01.26)
pdf'den pdf'ye, programdan programa değişiyor. telefondan telefona da değişme ihtimali var. ben memnun değilim. tablet alırsam high end bir şey bakarım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.01.26)
(6)

Oyun alanı için fikir desteği

mojiziku
Merhaba, çocuk esirgeme kurumu olarak bilinen çocuk evleri sitesi içinde büyük olmayan alanımız mevcut. Bağişçi aracılığıyla masa tenisi koyduk, langırt masası aldık. Çocukların güzel zaman geçirebileceği neler önerirsiniz? 0 12 yaş grubu çocuklarımız var ve ödeneğimiz yok diye bağış yoluyla yaptıra
Merhaba, çocuk esirgeme kurumu olarak bilinen çocuk evleri sitesi içinde büyük olmayan alanımız mevcut. Bağişçi aracılığıyla masa tenisi koyduk, langırt masası aldık. Çocukların güzel zaman geçirebileceği neler önerirsiniz? 0 12 yaş grubu çocuklarımız var ve ödeneğimiz yok diye bağış yoluyla yaptırabileceğimiz tutarda şeyler arıyoruz.
Basketbol şutu atmalı makineler güzel geldi ancak çok pahalı.
0
mojiziku
(28.01.26)
halka oyununu çok seviyorlar, gerçekten çocuk esirgemeye gidecekse elimde 1 adet bundan var size yollayabilirim, amazondan almıştım:
www.amazon.com.tr

barfiks kurdurabilirsiniz alan büyükse.
+1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(28.01.26)
Top havuzu olabilir mi uygun fiyatlı olan daha minimal seçenekler de var gibi. Onun dışında bir dolap ayarlansa raflara çeşitli kutu oyunlari konulabilir. Hem kutu oyunları için ilgi alanı ve yaşa göre eğitici ve eğlenceli olmasına göre sınırsız seçenek var.
+1
egerbiryolcu
(28.01.26)
Halka oyunu ortak alan için değil de küçük yaş grubunun evi için olabilir :)
Kapalı ve büyük olmahan bir alan. Ben de top havuzu dusundum ama onun hijyenini korumaya dair kaygılarım var. Evlerde raflar, yaşlarına göre kutu oyunları ya da oyuncak evler falan var şu anda :) tırmanma tahtası da aldik altına tatami döşedik:)
0
🌸mojiziku
(28.01.26)
voleybol filesi (500 tl civarı) ve birkaç top (o da toplam 500 tl) olabilir.
0
lil siztah
(28.01.26)
Alan küçük onun için, ortalama 1.5m×2m genişliğinde alanımız kalıyor
0
🌸mojiziku
(28.01.26)
playstation, wii.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.01.26)
(4)

İyi bir baza ve başlık arıyorum, önerebilir misiniz?

gijilti
Tek kişilik olacak.Sağlam, kaliteli, uzun yıllar kullanılabilecek, şık bir şey arıyorum.Bütçe kısıtlaması yok.
Tek kişilik olacak.
Sağlam, kaliteli, uzun yıllar kullanılabilecek, şık bir şey arıyorum.
Bütçe kısıtlaması yok.
0
gijilti
(27.01.26)
abi büyük markalardan birinin (yataş, yatsan vs) showroom'una gidip bakmak bu işin en temiz yolu. yatağın oturacağı zemine bak, mekanizmaya bak, kumaşına bak, şekline bak.
+1
kibritsuyu
(27.01.26)
şu sıralar inanılmaz çok görüyorum banbu yatak başlığı
youtube da daire diye bir kanal var güzel evleri geziyor orda bir kaç videoda yatak modası ne görebilirsiniz
www.ikea.com.tr
0
eja
(27.01.26)
Bazlar demir profilleri kaynaklayarak yapılırlar, dolayısıyla dayanıksızdırlar. Bazaların altındaki kontroplakların kalınlığında 3mm standarttır ama daha kalını varsa daha kalınını al. Kontroplaklar demir profillerin üzerinde durur, kaç profilin ne sıklıkta olduğu önemli. Kapağın bazanın içine düşmesini engelleyen parçalar plastikten yapılırlar, bence en önemli parça bu. Bunların montajında kılavuz kullanılmıyor, rastgele sac vidası takıyorlar, çatlayabiliyor, kırılabiliyor. O parçaların ne kadar dayanıklı olduğu önemli. Bunun haricinde kumaşın ince olmamasına dikkat edebilirsin. Balığı niye arıyorsun?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.01.26)
balık değil başlık diyor.
0
deartheodosia
(27.01.26)
(13)

Çok borcum var be dostlar

tahirkemalbozoglu
Yatirim yapalım dedim, Ankara’nın en değerli yerinden arsa aldım. Ama ek masraflar vs çıktı. Şu anda tüm borçları ödediğimde kredi, kredi kartları mutfak benzin vs vs elimde 10 bin tl para kaliyor. Ever bildiğiniz 10 bin.. bu tablo herhangi aksi bir durum olmazsa 1.5 sene sürecek. Satsam biraz da ka
Yatirim yapalım dedim, Ankara’nın en değerli yerinden arsa aldım. Ama ek masraflar vs çıktı. Şu anda tüm borçları ödediğimde kredi, kredi kartları mutfak benzin vs vs elimde 10 bin tl para kaliyor. Ever bildiğiniz 10 bin.. bu tablo herhangi aksi bir durum olmazsa 1.5 sene sürecek. Satsam biraz da kar edip çıkabilirim ama eziyetini çektim durmak istiyorum fakat görünüş pek iç acici değil gibi
-8
tahirkemalbozoglu
(27.01.26)
borçlar vadesiz mi? vadesiz olsa bile maaş vs yok mu? maaş varsa elinde para olmaması çok dert değil gibi.
0
jelly bear
(27.01.26)
E ekside değilsin ki. Satsan kârdasın, borcu kapasan eksiye düşmüyorsun? Çok borcu olan bir insan için tablo gayet pozitif aslında.
+2
gobekliraki
(27.01.26)
Duzenli geliriniz yok mu? Acil durumlar icin para olmamasi kotu ama acikcasi cok da panik yapacak bir durum yok gibi duruyor. Sizin durumunuzdan neredeyse tek farkim Ankara'nin en degerli yerinde arsam olmamasi.
0
mbond
(27.01.26)
10 bin tl neyine yetmiyor. her şeyi ödemişsin üstüne bir de paran kalmış. allah başka dert vermesin kardeş.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.01.26)
Düzenli maaş ile çevirmeye çalışıyorum zaten. Fakat artık uçurumun kenarındayım yani en ufak bir büyük masrafta her şey boka sarar
0
🌸tahirkemalbozoglu
(27.01.26)
yatırım yapıp kaybetmedin? yatırımın duruyor satsan zengin olacaksın ama uçurumun kenarındayım diyorsan neden yatıırm yaptın, fazla karamsarsın, eksinin eksisinde yaşıyor çoğu insan.
kred kartının asgarisini yatırıp borca faiz işleten 10 kişinin 9undan iyisin.
+4
eja
(27.01.26)
hocam nereden aldınız? eğer daha fazla borçlanma kabiliyetiniz yoksa satın. çünkü arsa da hemen satılabilen bir şey değil. 10.000 tl yle yaşayamazsınız eğer banka veya eş dost varsa borçlanabilecek biraz daha devam edebilirsiniz.
0
visenfoni
(27.01.26)
yaşamak için on bin tl kalıyor deseniz anlarım da zaten günlük masraflarınızdan sonra kalan tutarmış bu. yani on bin tl daha birikim yapabilirsiniz hatta :d karamsarlığı anlayamadım.
+3
elorelia
(27.01.26)
eee bütün harcamaları çıkınca kalan 10 bin zaten neden dert ediyorsun ki? napacaksın 10 binle zaten her şeyi ödemiş oluyorsun bu dışarıda kahve sinema parası filan muhtemelen. onları da minimum ölçüde yine yapabilirsin.
0
Gradient_tabanlı_mor
(27.01.26)
Hoca bi dur gözünü seveyim.

Yatırım denilen şey böyle bişey zaten, kimse hem yatırım yapıp hem de konfor alanı daralmadan hayatına devam etmiyor. Yatırım yapan herkes belli bir süre konfor alanından feragat ederek yaşıyor. O nedenle olağan dışı bir durum söz konusu değil. 1,5 sene bu arada çok kısa bir süre, hem yatırım yapayım hem de harcamamı kısmayayım gibi bir durum yok maalesef.
0
ebeş
(27.01.26)
ekside değilsin sonuçta neden satmayı düşünüyorsun ki? 10 binle geçinmek zor geliyorsa ihtiyaç kredisi çekip durumunu biraz hafifletebilirsin sonuçta bu geçici ve sadece 1,5 senelik bir mevzuymuş ben sabret derim
-1
ihsanlı
(27.01.26)
Simdi iyi borc var kotu borc var. Tarif ettiginiz kadariyla bu borc iyi bir borc. Bu guzel.

Benim de uzun vadeli arsa yatirimim var. Kuzey Amerika'da. Yalniz bu arsa yatirimlari biraz ilginc. Burda milyon dolarlarin uzerinde oturup, yillik $100.000'a gecinmeye calisanlar ciftci arkadaslar var. Tuhaf geliyor bana. Asset rich, cash poor diyoruz bu duruma.

Bence arsa yatirimda insanlar hep ileride lazim olur, ileride degerlenir diye bugunu ihmal ediyorlar. Yani yatirimin amaci hep buyumek hep daha cok kazanmak olmamali. Hayati daha yasanir daha keyifli hale getirmeli. ileride rahat ederim diye dusunulebilir ama saglik ayni kalmiyor, enerji dusuyor, motivasyon dusuyor...

Hemen bugun sat demiyorum ama dogru zamanda sat...
+1
thetruenorthstrongandfree1
(27.01.26)
Bi kredi daha çek ve bi arsa daha al. Bakarsın bu tutar.
0
gabe h coud
(27.01.26)
(8)

aile yılı ve 5.5 saat doktor beklemek

Mirabel
Bugün hastaneye gittim göz kontrolüne. Devlet hastanesi ama prof olduğu için paralı tabii ki. Randevum 13:40taydı. 13te işlerimi hallettim beklemeye başladım. 3 oldu hala çağıran yok. Benden sonra gelenleri alıyorlar. Neymiş çocuklar öncelikliymiş, arkasından 65 yaş üstü varmış. İptal etmek istedim.
Bugün hastaneye gittim göz kontrolüne. Devlet hastanesi ama prof olduğu için paralı tabii ki. Randevum 13:40taydı. 13te işlerimi hallettim beklemeye başladım. 3 oldu hala çağıran yok. Benden sonra gelenleri alıyorlar. Neymiş çocuklar öncelikliymiş, arkasından 65 yaş üstü varmış. İptal etmek istedim. Girişiniz ve ölçümünüz yapıldı olmaz dediler. O zaman bana başka randevu verin 1 ay sonra gel deyin yeter ki beni burda boş boş bekletmeyin dedim.
Sekreter zar zor sen git 5te gel dedi. İşe gittim 5te geri geldim ancak 18.30da aldılar. Tüm bekar/genç/orta yaş bekliyor. Sondan 2 önce girdim. Hoca hastaları bitirmeden gitmezmiş.

Aşırı gıcık oldum. Aciliyeti olan tabii ki her koşulda benden önce girmeli. Ama neden çocuklu, 65 yaş üstü girecek diye ben 5.5 saat boş boş hastaneden beklemeliyim ki? 1-2 kişi olur anlarım. O zaman randevu almanın ne anlamı var? Tüm işlerim aksadı.
Bu aile yılı nedeniyle mi böyle? Neye dayanarak böyle bir uygulama yapılıyor?
Çok mu bencil düşünüyorum? Şikayet edeyim mi?
+5
Mirabel
(26.01.26)
hayatımda hiç böyle bir şey yaşamadım. Sık sık kendim ve ailem için gittiğim dönemler oldu bu yıl da gittim. randevulu olarak en fazla bekleme sürem yarım saat oldu. Hatta bazen randevudan önce gidip kayıt açtırarak erken girdiğim de oldu. 65 yaş önceliği doğrudur ama bu kadar 13.40 randevusuna 3 de dahi girememek tuhaf olmuş. paralı dediğiniz sanırım üniversite hastanesi onunla ilintili olabilir. bazen şöyle durumlar oluyor ilgili doktor ameliyata gidiyor ya da yatan hastalarını geziyor bu bir istisna.
+3
biravekahve
(26.01.26)
Bire bir aynısını yaşadım. Üniversite hastanesi. Klasik Türkiye sistem eksikliği. Birilerinin işini yapmaması.
-4
arbre
(26.01.26)
devlet hastanesi dediğiniz üniversite hastanesiyle süreç gerçekten farklı. özel hastane gibi muameleye beklemeyin. hocalar da keyfinden geç almıyor. ben de geçen 13.30a randevu almıştım 3e doğru girebildim.

doktorun sabahki hastaları bitmemiş. ve arada sonuç gösterenler oluyor bunlar randevusuz tabii. bi de doktor her hastaya bilgi vermeye çalışınca sorusunu cevaplamaya çalışınca hastalar bitmiyor. bence de aşırı sinir bozucu ama durum bu. ben çareyi devlete gitmemekte buluyorum. özele gidiyorum kafam rahat oluyor. onun dışında normal devlet hastanelerine gidince randevun varsa çok sıra beklenmiyor.
+4
jelly bear
(26.01.26)
Yok çok salak sistemmiş. Bencillik göremedim.
0
logisticsmanager
(26.01.26)
Aile yılı ile konunun alakasını anlamadım. 65 yaş üstünün öncelikli olması konusu da bir 30 yıldır falan var olan bir uygulama. Yeni bir şey değil.
+1
Mirket
(27.01.26)
Sizlik bir sey yok. Randevu sistemini kullananlar beceriksiz. Yonetim istifa.
0
thetruenorthstrongandfree1
(27.01.26)
hastaneye giderken a4 kağıt ve tükenmez kalem götürüyorsunuz, şikayetinizi yazıp evrak kayıt kısmına dilekçe formatında veriyorsunuz. evrağın sayısını ve barkotunu aldıktan sonra (ki evrağı barkot yapıştırıp size verecektirler) beklemeye başlıyorsunuz. 30 gün içinde cevap gelmezse savcıları göreve sokuyorsunuz. cimer'den copy paste yapmaya alışıklar çünkü. m*murlar somut bir delil olmadıpı taktirde cezalandırılmayacaklarını bildikleri için sülaleleri rahattır, hatta amirleri de onlara arka çıkıyordurlar ama bu şikayetler birikirse doktoru da sekreteri de öttürürler. Sağlık bakanlığı HBYS'lere milyonla para ödüyor, herkesin randevu saati belirli. Kamu görevi yapan adamlar kendilerini dokunulmaz sanmasın, hepsini adam etmesi 1 tane savcıya bakar.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.01.26)
Aile yılı 2025'deydi. 2026'da kaldığımız yerden devam. aileyili.gov.tr
+1
tiredofwaiting
(27.01.26)
(15)

Psikiyatriste gidip iyileşen var mı?

rojhat
Merhaba dostlar. Uzun zamandır birtakım sıkıntılarım var ama bir türlü psikiyatriste gitmeye cesaret edemedim. Zor zamanlardan da geçiyorum. Aşırı alınganım, özgüvenim çok düşük, duygusal, kırılgan ve edilgenim. Ayrıca çok fazla kaygılı hissediyorum genel olarak. Daha önce psikologa gittim ama 3 sea
Merhaba dostlar. Uzun zamandır birtakım sıkıntılarım var ama bir türlü psikiyatriste gitmeye cesaret edemedim. Zor zamanlardan da geçiyorum. Aşırı alınganım, özgüvenim çok düşük, duygusal, kırılgan ve edilgenim. Ayrıca çok fazla kaygılı hissediyorum genel olarak. Daha önce psikologa gittim ama 3 seans falan. Psikolog ilaç kullanmamı önerdi bir distimi yaşıyor olabileceğimi söyledi. Velhasıl ben de bir türlü cesaret edemedim. Kişisel tecrübelerinizden faydalanmak istiyorum. Gidip de ve ilaç kullanıp iyileşeniniz var mı yahut çevrenizde gördüğünüz? Şimdiden cevaplarınız için çok teşekkür ederim.
+1
rojhat
(26.01.26)
Doğru ilaç düzenlemeleri ve terapilerle iyileşirsiniz elbette. Psikiyatri bir bilim dalı, tıp alanı. Hiç çekinmeyin.
Benim anlamadığım nokta bir psikolog nasıl tanı koyup ilaç önerebiliyor?
0
alice in potatoland
(26.01.26)
Denemekte fayda var. Şu an olduğundan daha kötü olamazsın eğer mevzu distimiyse.
0
sekizdokuzon
(26.01.26)
@alice in potatoland 3 hafta gittim, zaten her seans 25 dakika sürüyordu sonra kadına ısrarla henüz psikiyatriste gitmeye hazır olmadığımı söylememe rağmen psikiyatriste gidip ilaç kullanmamı dikte etti. Ben hayır deyince de terapinin devam edemeyeceğini güya 3 haftadan sonra psikiyatrist önerisiyle devam edebileceğimi söyledi :) muhtemelen benden sıkıldı.
0
🌸rojhat
(26.01.26)
anlattığınıza göre işler pek yoluna değil, tam olarak neden psikiyatriste gitme konusunda çekince yaşıyorsunuz?

gidip de ilaç kullanıp iyileşeniniz var mı? -> hocam ne yaptın... koca bir tıp alanından bahsediyoruz.
0
gitdaddy
(26.01.26)
doktordan utanilmaz, git anlat derdini.
0
designer
(26.01.26)
@gitdaddy işler uzun zamandır yolunda değil, alınganlık ve kafaya takmak daha fazla zarar görmemek için beni tam eve hapsediyor. ilaç konusundaki korkum çevremde gözlemlediğim ilaç kullananların hep ilaç kullandığı yani bu ilaçlar tedavi etmiyor mu yoksa sürekli yaraya pansumanı yenilemek mi zorundayız?
0
🌸rojhat
(26.01.26)
bunun cevabı değişken, doktora konusunu muhakkak açın ama cevaptan da ziyade:

eve hapisten bahsederken; ilacı öldüğünüz güne kadar içecek olsanız ne, 12 ay içtikten sonra gerek kalmayacak olsa ne? ne fark eder ki...
0
gitdaddy
(26.01.26)
beslenme,
uyku,
cinsel aktivite,
sosyal iliskiler,

bunlari rahat sekilde yapabilmen için,
profosyonel destek alman gerekir,

problemlerin ne kadar uzun sürede oluştuysa
tedaviside o kadar uzun sürede olmasi doğal,

hekimine güven,
tecrübeli ,cok hastasi olani tercih et.
0
designer
(26.01.26)
İlaçlar sizi mutlu edip sosyalleştirmeyecek. Genel olarak sadece devam etmenizi sağlıyor ilaçlar. Elbette ağır ilaçlar var, odak için kırmızı reçeteli bir ilaç var mesela ve felaket işe yarıyor. Lakin yan etkileri ağır ve hayatınızı o ilaca bağlı olarak geçiremezsiniz.

Ben 4 yıl psikiyatriye gittim ve bir faydası dokunduğunu düşünmüyorum. Bir ara günde 5 tane ilaç kullanıyordum. Vir işe de yaramıyorlardı. Hatta zararı vardı. Sulinex, durmadan terletiyor ağız kuruluğu yapıyor, bir tanesi felaket uyku yapıyordu. Hatta o kadar uyku yapıyordu ki göz kapaklarımı açık tutamıyordum. Sabahları da göz kapağımı açmak çok zordu. Hayatımın en zor günleriydi her sabah okula geç kalıyordum. Bunlarla cebelleşiyorum.

İlaçlarla daha mutlu biri olmadım, anksiyetem azalmadı, sosyal fobiyi yenmedim. Öyle boş boş kullanıyordum.

İki konuda yardımcı oldu ama: yeme-içme. Ağır depresif zamanlarımda ağzıma lokma girmezdi. Ne yersem kusuyordum. Doktor rexapin vermişti, bunla düzeldi. Ama bunun da arası yoktu felket yiyordum, çok kilo almıştım. Hatta o kadar kilo almıştım ki kemeri olmuyordu.

Birde kriz anları için Xanax tarzı ilaçlar. Bunlarda yardımcı olurdu.

İlaçlardan tek başına umut beklerseniz büyük hayal kırıklığına uğrarsınız. Bursda önemli olan iyi bir psikolojik destek fırsatlarına erişiminizin olması.

Ben devlet hastenesinde gidiyordum, seanslar 5dk falan. Hep aynı doktora giiyordum tanıyordu beni ama işte ancs bu kadar oluyordu.

okulumun sağladığı 8 seanslık ücretsiz terapi hizmeti vardı onu almıştım bir kere. Beni mecidiyeköyde özel bir kliniğe yönlendimişlerdi. Ve şunu diyebilirim ki, harikaydı. Seanslar 45 dk idi, akşam seans olabiliyordu ve böylelikle gün akışını bozmuyordu. Psikolog aşırı profesyoneldi. Her hafta oluyordu. Her şey harikaydı. 8 seans bitince devam edemedim.

Size böyle bir terapi gerek bence. Bunun için de maddiyat gerekiyor. Bunlara gücünüz varsa güzel şeyler olabilir.

Ve şunu söylemeliyim ki, pes ettiyseniz size kimse yardım edemez. Ben bu haldeydim, hayattan hiçbir beklentim yoktu. Hastalık ve ölüme takılıp kalmıştım. Ta ki psikiyatri maceram bitip yalnız başıma kalana kadar. Bir şekilde kendimi toparlamaya çalıştım. Çünkü başka seçenek *yoktu*

Son olarak, psikiyatri geçmişi olması işe girişlerde sorun çıkartabiliyor. Ben staja girerken ufak bir problem yaşamıştım. Doktora sorduğumda, asker polis olmayacaksan sorun yok demişti ama duruma göre olabiliyor. Mesela makinist olamıyorsunuz, pilotluk başvurusu olmuyor. Thy de hostes olacaksanız, son 3 yıl içinde psikiyatriye gitmeminiz gerekiyor. Böyle şartlar olabiliyor. Kimisi, hiçbir firma senin sağlık geçmişini göremez diyor ama firma senden bunu isteyince yapacak bir şeyin kalmıyor. Avukat tutup koca firmayı dava edecek halin yoksa. Bunu da aklınızda tutun. Doktorlarda ben sorumluluk alamam dediği de olabilir.

Not: Aynı doktorlar gibi sorumluluk almamak adına, bu yazdıklarım uzun süreli bir ruh hastası tarafından yazılmıştır, tıbbi hiçbir geçerliliği yoktur. Bu tarz belirtiler ile psikiyatri ilgilenir, onların sorumluluğundadır. En iyi cevabı onlardan alırsınız.

Geçmiş olsun.
+1
substituent
(27.01.26)
Sosyal anksiyeteyi psikolg da çözer, pasikiyatr da. Biri terapiyle çözer diğeri ilaçla. İkisini de dene, tarafını seç. Bir noktadan sonra iyileşiyorsun ama hayatının en güzel yıllarını telafi edilemeyecek şekilde mahfediyor. Önce kendini düşünmelisin. Seni senden başka kimse düşünmez. Kendi çıkarlarını koru, kaybettiğin günlerin telafisi olmadığını hatırla.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.01.26)
Çok uzun yazmışsın kardeş durumum yoktu okuyamadım:P ama ben varım. Mis gibi bir kafam ve duygudurumum var şuan. Ha kolay olmadı bu hale gelmek. Bir sürü doktor, tedavi ve ilaç denedim benim için işe yarayan kombinasyonu bulmak için. Tabii yıllar da su gibi aktı gitti o sırada.

Kendinize sahip çıkın, insan ne yapıyorsa kendine yapıyor, hem iyi hem de kötü anlamda. Güç seninle olsun.
0
tiredofwaiting
(27.01.26)
Hepinize teşekkür ederim.
0
🌸rojhat
(27.01.26)
ben 4-5 ay kadar, depresyon ve gerginlik için antidepresan kullanmıştım.
bu ilaçların yan etkilerinin oldukça zararlı olduğunu biliyorum.
özellikle cinsellikle ilgili fonksiyon bozukluklarına neden olabiliyor.
bende de öyle bir şeye neden oldu.
ama toparlamıştı beni.
yan etkisinden dolayı ve iyi olduğumu düşünerek ilacı bıraktım.
ama beni hasta eden ortamda olmaya devam ettiğim için ilacı bıraktıktan sonra tam iyileşemedim.
o ortamdan ayrılınca tamamen iyileştim.

terapiye gitmeniz daha iyi olur bence: ilaç tedavi etmez, belirtileri geçici olarak ortadan kaldırır, ve iyileşmeye yardımcı olur.

ruhsal sorunların çözümü bizi hasta eden düşünceleri değiştirmektir. bunu da terapiye giderek yapabiliriz.

ama gitmekle bitmiyor tabii: önce sorunu kabullenmek, kendinle yüzleşmek, değişme cesareti göstermek gerekiyor.
0
santimantal
(27.01.26)
depresyon gibi şeyler bir anda geçmiyor. bir sürece yayılıyor.
bir günde iyileşmeyip o gün iyileşmediği için daha kötü hissedip daha da geriliyor insan. böyle bir kısır döngüsü var.
iyileşebilmek için mutlaka terapi ilk seçenek olmalı bence. iyi bir bilişsel-davranışçı terapi insanı düzeltebilme ve hatta uçurma potasiyeline sahip.
ben ilacı çok çok kötü durumdaysam ve acil bir durum varsa kullanırdım. veya insanlara ya da kendime zarar verme ihtimaline karşı, yahut da hastalık bana kalıcı zarar verecek bir noktada olsaydı.
bir önerim de, kendinizi bir işe verin: bir hedef belirleyin. o işle uğraşmak bizim düşünce sistemimize iyi geliyor. öz saygımız, öz güvenimiz artıyor ve iyileşiyoruz.
mutlaka hareket hâlinde olun. hareket kesilince insan mahvoluyor. çalışın, spor yapın, dans edin, uğraşın. zor gelse de yapın, bedeninizle ilgili kaygılarınız varsa bile bir miktar yapın, o şekilde iyileşiyor insan.
ben bir ara ruhsal çöküş yaşamıştım ve eklemlerim ağrıyordu, bedenimle ilgili kaygılar ve sıkıntılar beni hareketten mahrum ediyordu. durdukça daha da depresif oluyordum.
geçmiş olsun.
0
gijilti
(27.01.26)
kendimi aşırı öfkeli ve kaygılı hissettiğim bir zamanda gitmiştim 2 yıl falan önce. işyerinde yaşadığım öfke patlamaları filan bayağı canımı sıkıyordu. 9-10 ay kadar ilaç kullandım, baya iyi geldiğini kaygılarımı %70-80 oranda azalttığını, kendi çabam ve değişme isteğimle birlikte insan ilişkilerimde bariz düzelme olduğu söyleyebilirim. öfke patlamaları bitmişti. bazı nedenlerle artık devam etmek istemedim ve düzeldiğimi de düşünüyordum o nedenle bıraktım. doktor bu tedavilerin 1-1,5 yıl bazı durumlarda ise 2-2,5 yıl devam etmekle birlikte uzun süreli olumlu etki gösterdiğini anlatmıştı. ilk 18-20 gün yan etki olarak biraz uyku yapıyor, sonra o uyku etkisi geçiyor, 1-2 ay sonra da etki göstermeye başlıyor. sabırlı olmak lazım. doktor 6 ay sonra gerçekten olumlu etkisini göstereceğini söylemişti öyle de oldu bence. ilacı mutlaka her gün aynı saatte veya yakın saatte içmen lazım. ilacı atladığında düzenli içmediğinde etki göstermez veya gün içinde tansiyon düşüklüğü veya baş dönmesi vs yapar. bence kendini iyi hissetmiyorsan doktora git. ilaç içmek istemiyorsan yine içme ama en azından bi git görün. en doğru bilgiyi doktor verecektir.
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
(16)

Aklıma takldı, kız isteme olayı

gobekliraki
Amacım tartışma yaratmak değil. Yıl 2026. Bazen aklım hala kadınların "kız isteme" merasimine karşı çıkmamalarını aklım almıyor. Adı üstünde, kız isteme. Yani hayırdır, ne istiyorsun. Mesela şunun adı değişse, aile tanışması olsa sorun olmaz. Yani benim kızım olsa, herifin biri gelip "nasipse bu haf
Amacım tartışma yaratmak değil.

Yıl 2026. Bazen aklım hala kadınların "kız isteme" merasimine karşı çıkmamalarını aklım almıyor. Adı üstünde, kız isteme. Yani hayırdır, ne istiyorsun. Mesela şunun adı değişse, aile tanışması olsa sorun olmaz. Yani benim kızım olsa, herifin biri gelip "nasipse bu hafta çayınızı kahvenizi içip kızınızı bizin oğlana istemeye gelmek isteriz" dese, kafa göz girerim heralde. Mal mı bu yani sonuçta.

Adet, örf falan demeyin. Kız isteme belli işte yıllar önce konuşma hakkı dahi olmayan kızları birileri gelip istemiş, paraları varsa da baba vermiş/satmış.

Şimdi bakıyorum en sözüm ona vizyoner kadınlar bile aşırı hevesli oluyor o günde. Yahu bunun alt metnine niye kimse itiraz etmiyor?
0
gobekliraki
(24.01.26)
Kültürel bir olay.
Yurtdışında da eskiden olan bir olaydı, kıza teklif etmeden babasına ben teklif edeceğim diyip babadan olur almak.
Biz zamaninda goygoy diye hanımın Fransız ailesi geldiğinde yapmıştık.
Ben şahsen çok kültürel şeyleri umursamayan biri olarak adet olarak bulunmasında bir yanlışlık göremedim. Erkeğim tabi ben belki kadın arkadaşlar böyle düşünüyordur bilemiyorum.
+3
logisticsmanager
(24.01.26)
Zaten aklıma yatmayan kadınların buna karşı çıkmaması. Biz erkeklere hava hoş.
+1
🌸gobekliraki
(24.01.26)
Haklısın, mal değiliz, mehir de kalkmalı.
+1
Kahvedesu
(24.01.26)
Boş iş ama gelenek işte. Yoksa o kadına belki 500 kişi girdi. Daha halen istiyorlar babasından
-8
runaway
(24.01.26)
Sadece isim olarak var zaten, öyle kalmış adı, dil kullanımında sizin gibi tepkiler oluyor ve bir süre sonra bu ifadenin kullanımı kayboluyor. Kör, topal vs yerine belki hatırlarsınız 90'larda özürlü deniyordu. Sonra engelli denmeye başladı falan. Körler kendilerinden körler olarak bahsediyor hala bilerek ve isteyerek de neyse konu dağılmasın.
Kız isteme merasimi de evlilik sürecine giden yolda erkeklerin geçmesi gereken adımlardan biri. Bu da bir nevi bir eğlence, düğün var, kına var, işte bu da var. Zaten bu ara lafı geçen peder-baba ayrımındaki gibi aileler birbirine bu olaydan kız isteme diye bahsetmezler benim bildiğim. Üçüncü şahıslar için kullanan kullanır.
Mesela bayan ifadesine takanlar niye takıyor, belli bir sebepleri var, prensiplerine uygun değil çeşitli sebeplerden. Bu kişilerin yanında bir de bu tarz tabirleri takmayan büyükçe bir kitle var. Neyse çok boş yapmaya başladım. Hanımlar biliyordur sanırım sebebini.
0
mbond
(24.01.26)
Yaş ilerledikçe mi bilmem böyle şeyleri daha bir kurcalar olduk tabi.
Eskilerdeki kız isteme olayı dediğiniz gibi, görücü usulü evliliklerin ilk adımı ancak zamanla anlamı değişen bir etkinlik halini aldı bence. Çünkü şimdilerde evlilik teklifi ardından, mustakbel gelin ve damadın her iki tarafın ailesiyle tanışmasından sonra yapılıyor. Ailenin de rızasını alma nezaketi olduğunu düşünüyorum. Bence hala uygulanabilir bir gelenek. Zehirli zıkkımlı kahveler hariç. O ne ya?!
+2
beetlejuice
(24.01.26)
aileler tanisir, sonra baska kiz istemelere vesile olur falan.
kooparatiflesmenin baska bir yolu .
0
designer
(25.01.26)
kültürel +1 ve kültürel olan yanı -çoğunlukla- bahsettiğiniz gibi ismi. şahit olduklarımda merasim içinde isteme kısmı "çocuklar görüşmüşler anlaşmışlar, biz de bla bla..." diye gidiyor. herkes her şeyi kabul etti, toplum mekanizması çalışmaya başlıyor, marş dinamosu gibi. böyle ufak tefek şeylerin kontrollü ve bilinçli şekilde devam etmesi iyidir.
0
klassno
(25.01.26)
Çünkü bunun alt metnini kimse senin gibi okumuyor.

Öncelikle kız isteme denen şey erkeğin ve ailesinin kızın ailesini muhatap alması, adam yerine koyması olayıdır. Kızın ağaç kovuğundan çıkmadığını kabul etmeleridir. Burada işler çatallaşıyor evet, önemli bir kısım aileler kızın ailesine para yedirmeden kızı "alamıyor"lar, onların bileceği iş. O kültürde kızlar maddî güç üzerinden değer görüyorlar, erkeğe para harcattığı zaman değerli olacağına inanıyor (bu inanca kısmen katılıyorum) ama kızın ailesine bilmem ne kadar masraf etmek kıza ve ailesine verilen değeri gösteriyor ayağı epey zararlı evet, buna da katılıyorum. Çünkü hayatı para odağında yaşıyorlar, zor zamanlarda darlıkta hastalıkta birbirine sırtını rahatlıkla dönebilecek insanlar bunlar, ya kendi reklamlarını bu şekilde yaptıklarının farkında değiller ya da bu onlara hiçbir anlam ifade etmiyor.

Çatalın diğer yönünde kız istemede ailenin aileyle tanışması, muhatap olması, "sorumluluk hissediyoruz" anlamına geliyor. Kızı ve ailesini mutlu edecek bir şey bu, bir yandan da erkeğin kız ve tarafı karşısında arkasız olmadığını göstermeleri anlamında da dengeleyici ve iyi bir şey. Bu bakış açısında odak noktası para değil psikolojik yaşantı. Tabii bilinçsizler ama bu yaklaşım psikolojilere hizmet eder. Bu yaklaşımda kız mal değildir, ötekinde de mal değildir, iki yaklaşımda da kız değer "alması" gereken taraftır. Çünkü erkek ve ailesi adı üstünde erk sahibi olduğundan kıza ve ailesine güven vermek, kendilerini ispat etmek zorundalar. Dolayısıyla kız mal değil, kendisine ve ailesine sevgiler kadar saygılar da sunulmak suretiyle evliliğe rızaları olup olmadığı gözetilen, değerli bir varlıktır.

Bakış açısını "mal"a çevirirsen birileri gibi insanlıktan çıkarsın. Kadına mal muamelesi edenler karılarını kendi gözleri önünde başka erkeğin altına sürerler, para kazanırlar bundan. Yaşamış örneğiyle bizzat konuştum kendisinden öğrendim bunu. Mal böyle bir şey. Ama kadına değer vermenin yolları çeşitli. Biri parayla yapıyor biri kendini iyi güzel doğru vs göstermeyle yapıyor falan fıstık. Sen karar ver kız isteme gerçekten kızı mal yerine koymak mıdır.
+1
muhayyer divan
(25.01.26)
Kadının hayata dair görüşlerinden bağımsız belli bir yaştaki insanlar ailelerle o tartışmayı yapmaya gerek görmüyor, zira 50 yaşındaki babana ya da 75 yaşındaki ananene feminizmin yılmaz savunucusu olmanın ne sana, ne onlara, ne de feminizme bir faydası var. Bir ateistin kurban bayramında büyüklerinin elini öpüp kesilen kurban için "Allah kabul etsin" demesi gibi bir nevi; amcanla din kavramı üzerine uzun bir fikir teatisi yapacak değilsin ya...
+5
salihdt
(25.01.26)
www.sozcu.com.tr

Kadınlar konformist canlılardır, birey olamaz, sürü psikolojisiyle hareket ederler. Schopenhauer kadınları "filister" tabir etmiştir. Filister, zihinsel ihtiyaçları olmayan insandır. Aristo, kadını eksik erkek olarak tanımlarken hazreti muhammed kadınların aklen ve dinen eksik olduklarını söylemiştir. Freud kadınların erkeksi davranışlara özenmesini penis haseti ile açıklar.

Roma'da evlilik yaşı 12, rüşt yaşı 25'ti. 25 yaşından önce bir kişi erkek bile olsa babasının izni olmadan evlenemezdi. 18 yaş altının evlenmesinin yasaklanmasının, evlenecekse de ailesinin iznine tabi tutulmasının, hatta mahkeme kararı gerektirmesinin sebebi 18 yaş altı kişinin kendi başına karar verebilme vasfının olmadığı inancıdır. İsviçre'den ithal edilen, fransızca'dan tercüme edilen, tercüme edilirken de kıymetlinin "süt kardeş diye bir şey mi olur, yok yoğurt kardeş" demesi üzerine türk vatandaşına süt kardeşi ile evlenebilmesinin önünü açan tc medeni kanununda bile aile reisi kavramı ancak 2003 yılında kaldırılmıştır. sosyal sigortalar kanununda erkeklere sağlayıcı, kadına korunması gereken kişi rolü verildiğinin emareleri görülür. askere alma kanununda bile yetişkin erkeklerden birey değillermiş de hala ailelerinin tasarrufu altındaymış gibi bahsedildiği görülür.

Arapça'da "el" ile başlayan isimler bilinen bir şeye işaret eder. Örneğin ateş anlamına gelen nar kelimesi kullanıldığında alelade bir ateş kastedildiği anlaşılırken el nar denildiğinde cehennem ateşinin kasıt edildiği anlaşılır. Allah'ın herşeyin mutlak hakimi olduğu anlamına gelen el kayyum ismi de böyledir.

Nisa suresi 34. ayette "el ricalu kavvamune alen nisa" denilerek erkeklerin kadınlar üzerinde yönetici olduğu söylenmiş ve buna allah'ın öyle istemiş olduğu sebep gösterilmiştir. Diğer bir sebep olarak da erkeklerin mallarını infak etmeleri olduğu söylenilmiştir. İslami terminolojide muta olan, halk arasında nafaka olarak bilinen şeyin de infak ile aynı kökten geldiğini söylemekte fayda var. Binaenaleyh aile kelimesi de bakmakla yükümlü olunan kişiler anlamındaki iyalden türetilmiştir. Roma'daysa birbirine benzer şeyler anlamına gelen familya kelimesi kullanılır. familya, bitkiler; hayvanlar, çocuklar, köleler ve karılardan teşekkül eder. Roma hukukunda patria potestas, pater familiasın bu kişileri sadece yaşatma değil aynı zamanda öldürme hakkını da ihtiva eder. İlginç bir şekilde el ayetül kürsi'de allah'ın yaşatan anlamındaki el hayy ismi ile el kayyum ismi birlikte kullanılmıştır. İslam'da yönetici babanın rızası olmadan yapılan evlilik batıl olur. Baba hayatta değilse veli amcadır, kardeştir hatta erkek çocuktur.

Bekarken babasının velayeti altında olan birinin evlendikten sonra kocasının velayetine girmesi bir tesadüf değil. Ayrıca soyadı kanunu madde 4 ve takip eden maddelerdeki aile reisi ve vesayet tabirleri ile baba cihetinden kan hasımları da kadın-erkek eşittircilere girsin.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.01.26)
dahada vahimi mehir saçmalığı resmen kendilerini satıyorlar. hatta mehiri baştan alanlar bile var.
bir arkadaşım vardı twitterda instagramda hep kadın hakları vb paylaşımlar yapıyordu en son düğününde aldığı mehir miktarıyla millete hava atıyordu.
+1
my fault
(25.01.26)
İşin garip yanı erkekler bunu pek istemiyor. Kadınlar zorluyor. Merasim istiyorlar, çekim istiyorlar, arkaya fon istiyorlar, farklı bir şey olsun diye bir milyon saçma işlere giriyorlar, haftalarca aylarca bu isteme görüntülerini yayınlıyorlar.
0
ground
(25.01.26)
kadınların arkadaşları çok bully'liyor böyle durumlarda. ailesi de kendisi de böyle bir şeyi gerek görmeyen bi kız arkadaşım resmen "oldu bittiye mi getiriyorlar", "aklına o mu (erkek) soktu", "öyle şey olur mu saçmalama" gibi cümlelerle uzun bi süre atak yedi.

bu evlilik aşaması bi güç oyununa dönüyor ve kim kimin ailesine bir şey yaptırabilirse kendisine artı sayıp çevresine havasını atıyor. kız isteme de nedense kıza + yazan bi süreç. ben de tam tersi olduğunu düşünürdüm ama tam öyle işlemiyor.
+1
gitdaddy
(25.01.26)
kadın erkek eşitliği hikaye. kadınlar kendi işlerine gelen konularda eşitiz der, işlerine gelmeyen konularda "ama ben kadınım, sen erkeksin" der. kız isteme dahil her şeye bu şekilde bakmanı tavsiye ederim.
-1
abelardo
(25.01.26)
Hocam bunun çok uzun sosyolojik tarihsel bağlamını yazasım var ama üşeniyorum.

İşin özü, çok da takmayın ya böyle şeylere.

Bir de türkiye'de şöyle bir şey var. Bu tip konuları en yadırgayan insanlar en önde koşturuyorlar.

İtalya'da sanat tarihi okumuş, o küratörlük senin bu organizasyon benim diye gezen aşırı bağımsız bir kadın tanıdığım var idi. En son 2 düğün isterim biri şehirde biri memlekette diye gayet pastoral kaprisler sunuyordu çevresine. Takı sepetinin süslemesi için 1 gün trip attı arkadaşlarına. İstemede ne giyeceğini 1 haftada zor seçti.
Bu arkadaş "bu devirde ne istemesi ya" diyengillerdendi her duyduğunda:)
0
anten
(25.01.26)
(9)

Atatürk’ü sevmeyen fikir insanları kimler?

michael_knight
Atatürk’ü sevmeyen ve bu konuda fikirlerini okuyabileceğim yazarlar, youtuberlar vs. kim var?Hakaret eden, yalanlar uyduranları değil de düzgün bir dille sebeplerini anlatanları merak ediyorum.
Atatürk’ü sevmeyen ve bu konuda fikirlerini okuyabileceğim yazarlar, youtuberlar vs. kim var?
Hakaret eden, yalanlar uyduranları değil de düzgün bir dille sebeplerini anlatanları merak ediyorum.
0
michael_knight
(24.01.26)
Öncelikle şu var, ekşi ortamında "Atatürk'ü sevmeyen" ve "hakaret etmeyen, yalan uydurmayan" tanımlamalarını kapsayan tanım direk boş küme döner.

Linç edilme pahasına sorunuza cevap olarak Sevan Nişanyan diyeceğim. Yorum yaparken çok kişisel husumete çevirmiyor işi, sevmediği belli, Atatürk'ten çok Atatürkçüleri sevmiyor gibi desem daha doğru olabilir. Tabii söylediği her şey doğru mudur bilme şansımız yok tabii ki, zaten net olmayan bir çok konuda kesin konuşmuyor.
+1
mbond
(24.01.26)
rıza nur.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.01.26)
ibrahim kaypakkaya.
+2
der meister
(24.01.26)
mayasi tutmamislar.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.01.26)
sevan +1
onda bile hafif kiskanclik cekememezlik havasi var bazen ama nispeten objektif denebilir.
+1
cooperr
(24.01.26)
fikret başkaya.
0
sailor
(24.01.26)
Seven Nişanyan gibi, Atatürk’e akla hayale gelmeyecek iftiralar (pedofili iması dahil!) atan bir zatın Atatürk’ten nefret etmediğini düşünmek çok ilginç.

“Atatürk’ü sevmeme”nin ne demek olduğunu biliyoruz. Bunların “hakaret etmeyenini”, “uydurmayanın” falan aramak boşa çaba. Atatürk’ü sevmeyenlerin en başında Kadir Mısıroğlu adlı kişi gelir. Üstat üstat diye peşinden koşmakta herkes serbesttir.
+2
lazor
(24.01.26)
Felsefe profesörü Teoman duralı

Nehir söyleşi kitabı Öyle geçer ki Zaman’da kendince sebepleriyle belirtiyor eleştirdiği noktaları
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(24.01.26)
Fikir insanı dışında,

Fetöcülerin alayı
Pkk lıların alayı
Yunan milliyetçileri,.Pontusçulwr,
İşidliler
Milyarlarca lira döndüren tarikat şeyleri
Radikal islancılar
Arapların çoğu

Ben sevmiyorum diyen varsa, aynı saftakıiler bunlar işte.
+2
nop
(24.01.26)
(7)

Ölüme Kayıtsız Kalmak

eisberg
Babam 50 yaşında vefat etti. Vefat süreci de sancılıydı. Çok etkilenmiştim vefatından üstünden 6 yıl geçti ama aklıma bazen gelir ve ciğerim sızlar. Son bir yılda dedem nenem vefat etti onları da çok seviyordum ama neden bilmiyorum etkilenmiyorum. Benzer şekilde eşimin ve arkadaşlarımın ailelerinden
Babam 50 yaşında vefat etti. Vefat süreci de sancılıydı. Çok etkilenmiştim vefatından üstünden 6 yıl geçti ama aklıma bazen gelir ve ciğerim sızlar. Son bir yılda dedem nenem vefat etti onları da çok seviyordum ama neden bilmiyorum etkilenmiyorum. Benzer şekilde eşimin ve arkadaşlarımın ailelerinden olan kayıpları da aynı şekilde karşılıyorum. Albert camus'un yabancı'sındaki gibi oldum resmen. Bu biraz tuhaf değil mi sizde nasıl durumlar?
0
eisberg
(21.01.26)
Ben en yakınlarımda pek kayıp yaşamadım. Bi babaannem bi anneannem bi dedem. En son anneannem vefat etti 3 yıl önce, ondan 2 yıl önce babaannem, 1990 yılında da dedem. Bunların haricindeki ölümler hep görece uzak olduğumuz insanlar. Ben de etkilenmedim. Babaannemde de etkilenmedim. Anneannemde hiç beklediğim kadar etkilenmedim, dedem öldüğünde 8 yaşındaydım. Allah gecinden versin ama anneme babama bişey olsa ne olur bilmiyorum, annemde kafayı yermişim gibi geliyor. Bana normal geliyor senin halin.
0
muhayyer divan
(21.01.26)
zamansiz ve sirasiz ölümü görmüssünüz cünkü. bence tuhaf degil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.01.26)
çok yakın değilseniz böyle hissetmeniz normal. ya da babanızın ölümü oldukça ağır olunca diğerleri daha normal gelmiş olabilir. yaşları da büyük olduğundan beklediğiniz bir şeydir diye belki...

ben babamı 13 yaşımdayken kaybettim. babam 43 yaşındaydı. haliyle fazlaca etkiledi. ondan önce babaannemi kaybetmiştik ve ona ağlamamıştım bile. ondan daha önce annemin babası olan dedemi kaybetiştik ki yaşım baya küçüktü ama çok ağlamıştım. yıllar sonra da en son anneannemi kaybettik ve onda da oldukça mahvoldum. arada aile içinde başka ölümler de duydum ancak etkilenmedim.
0
art cat chocolate
(21.01.26)
Acı bir yemek yedikten sonra sıcak çayı içince, çay dilini yakmak yerine, dilinin eski önceki acısını tekrarlatıyor.

Bunun gibi, sen acının büyüğünü görmüşsün. En yakınından, vakitsiz acı yemişsin (ve sanırım bunu sağlıklı bir şekilde kabullenmişsin). Eskilerin “sıralı ölüm” dedikleri şeyi, yaşı gelenin göçmesini görünce de garipsememişsin. Ölüm sana yabancı değil çünkü.
0
lazor
(22.01.26)
değil. fazla soylent içiyor olabilirsin.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.01.26)
zamansız ve sırasız ölüm mantığı kısmen doğru +1.

bir taraftan da siz etkilenmediğinizi düşünüyor da olabilirsiniz. yas süreci bazen yıllarca sessizce köşede bekleyip aniden patlayabilen bir süreç.
0
Phoebe
(22.01.26)
annemi 99'da, babami 2020'de kaybettim. annemi kaybettigimde henuz cocuktum (6 yas). babamin vefati cok etkiledi beni, sonucta yillar boyu birlikteligimiz vardi. babamin vefatindan sonra akrabalarla tamamen iletisimi kestik ancak cocuklugumda cok sevdigim bir akrabam gecen sene vefat etti. cenazeye gittim ve inan hicbir uzuntu duymadim. ona yakin olanlar agliyor vs ama ben hic anlam veremedim, her sey cok normal geldi bana. hatta biraderimle gittik zaten o da ayniydi. yani mesela merhumenin kizi var kizi zaten 45 yasinda coluklu cocuklu falan. kendisine sarildim ve honkure honkure aglamaya basladi. nasil ifade edebilirim bilmiyorum ama garip gelmisti.

sanirim en yakinlari kaybedince daha uzaklarin pek bir manasi kalmiyor.
0
arakaali
(22.01.26)
(17)

Asker çocuklarına torpil var mı sizce?

runaway
Çevremde ne kadar hukuk mezunu asker çocuğu varsa hakim savcı falan oldu. insan ister istemez bir öncelikleri mi var diyor. Size de böyle denk gelen oldu mu? Torpil midir bu?
Çevremde ne kadar hukuk mezunu asker çocuğu varsa hakim savcı falan oldu. insan ister istemez bir öncelikleri mi var diyor. Size de böyle denk gelen oldu mu? Torpil midir bu?
0
runaway
(21.01.26)
Albay ve üstü için evet. Altını takan olmaz.
-7
arbre
(21.01.26)
Gördüklerim Albay ve üstü zaten.
0
🌸runaway
(21.01.26)
Askerler, valiler, kaymakam ve savcılar hep bir aradalar. doğal olarak bağlantıları vardır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.01.26)
milletçe asker çocuğu besliyoz yani vergilerle. vay be..
-1
🌸runaway
(21.01.26)
benim tanıdığım bir albay çocuğu da hakim oldu. şimdi kardeşi hakimliğe hazırlanıyor. albay ve üzeri bence de etkili.
+1
asap raki
(21.01.26)
Bu milletin neden bu halde oldugu su yazilanlardan bile o kadar anlasiliyor ki.

Doktora, askere, egitimli olup, bu ulkeye bir seyler katmaya calisan insanlara fesatligimiz, dusmanligimiz bitmiyor.
-1
narod
(21.01.26)
Şu an akpli değilsen devlette yerin dahi yok. Asker çocuklarıda siyasileri tanır.
+2
mikahakkinen
(21.01.26)
Konu hakkında bir gözlemim yok. Ancak sivil asker, toplam eşdeğer statüdeki bürokrat çocuklarında aynı durum söz konusuysa, bu genel duruma bakmadan içlerinden sadece askerleri cımbızlayıp konu ederseniz, bu sizi çok farklı yerlere götürür.
+2
Mirket
(21.01.26)
@Mirket

Zaten bürokrat olmakla asker olmak arasında siyasi anlamda artık çok bir nüans farkı yok. 90'larda değiliz. O yüzden bir cımbızlama yok.
+1
🌸runaway
(21.01.26)
Asker çocukları (subay özellikle) genelde baba disiplinli, baskıcı, başarı isteyen olunca kendisi de zekiyse başarılı oluyor.

Benim etrafımda da çokça mühendis doktor var asker çocuğu olup. Hiç de öyle kayırılacak pozisyonda falan değiller bir tanesi sınıf arkadaşım zaten nasıl biri olduğunu, hangi işte ne yaptığını biliyorum.

Bence de @mirket'in dediği gibi bir cımbızlama söz konusu. Kaç kişiye bakarak oluşturdun bu istatistiği üç mü?
+1
chicha_v2
(22.01.26)
yes. daha akıllı olanlar havelsana aselsana avukat olarak giriyor.
0
Hallegadola
(22.01.26)
nüans farkı mı :D
+1
antihero
(22.01.26)
neredeymiş onlar, nasıl yapıyorlarmış? benim yeğenim babası albay (emekli), üni biteli 3 yıl falan oluyor hala işsiz, giremedi bir yerlere.
0
Improbable
(22.01.26)
@narod

neymiş eğitimleri :) yurtdışında phd mi yapmışlar? akp'li özel üniversitelerden alınan hukuk diplomaları mı yoksa?

burayı bile akp'li basmış. eski tayfa neden yok anlaşılıyor
0
🌸runaway
(22.01.26)
fetöden boşalan kadrolara yerleşen akpli komutanların çocukları tanımı daha doğru olabilir.
0
duyuruuser
(22.01.26)
Asker çocuğu olmanın disiplinle bir alakası yok arkadaşlar. Aksine çoğu baskıdan yılmış oluyor. Evi disiplinle idare edebilen genelde asker eşidir. Benim gördüğüm, asker çocukları kronik stres ve travma riskinden muzdaripti. Özellikle babaları terör bölgelerinde görevdeyse, babaları ıiçn endişelenmekten ötürü uykusuzluk, kavgaya karışma, sebepsiz yere kusma, saç yolma, yeme bozuklukları gibi çeşitli duygudurum ve somatik bozukluklar gösterebiliyorlar. Evdeki duygusal iletişim eksiği de bunun iyileşmesine genelde yardımcı olmuyor.
0
alice in potatoland
(22.01.26)
Tanıdığım hakim/savcıların %90'ı siyasi bağlantı ile mesleğe girdiler. Tek başına asker çocuğu olmak etkili değildir. Muhtemelen o askerlerin siyasi bağlantıları vardır. Bu şekilde hakim/savcı mülakatından geçmişlerdir.
+1
AtAvratAkkanat
(22.01.26)
(7)

dovizli askerlik

baldur2
calisma vizeleriyle en az 4-5 sene full time calistim ama kalici oturum iznim yoktu. su anda da bakaya durumundayim. sizce dovizli askerlikten yararlanabilir miyim?
calisma vizeleriyle en az 4-5 sene full time calistim ama kalici oturum iznim yoktu. su anda da bakaya durumundayim. sizce dovizli askerlikten yararlanabilir miyim?
0
baldur2
(20.01.26)
ikametin nerde? oturum iznin var mı? kaç senedir yurt dışındasın vs bunlar önemli.
bi halledemedin şu askerliği
0
jelly bear
(20.01.26)
ikametimi daha dun turkiye'ye aldirdim. 11 sene yasadim yurtdisinda. kanitlayabilirim calisma izinlerimi, calistigim donemi. sigorta dokumlerini falan.
0
🌸baldur2
(20.01.26)
11 sene yaşarken başvurman gerekirdi. yine de bir askerlik şubesini ara sor ama çözüleceğini sanmıyorum. aktif olarak türkiyedeysen dövizle yapamazsın.

salııyor da olabilirim o yüzden askerlik şubeye ulaşman en mantıklısı.

www.msb.gov.tr
bu sayfayı da iyice incele


Yabancı ülkede oturma veya çalışma iznine sahip olarak bir müddet çalışmıştım, ancak çeşitli nedenlerle dövizle askerlik hizmeti başvurusunda bulunmadan Türkiye’ye kesin dönüş yapmak zorunda kaldım. Şimdi yeniden yurt dışında oturma veya çalışma iznine sahip olarak çalışmaktayım. Daha önce çalıştığım süreler, dövizle askerlik başvurum sırasında dikkate alınır mı?
7179 sayılı Askeralma Kanunu’nun 39’uncu maddesi birinci fıkrası (a) bendi ve Askeralma Yönetmeliğinin 73’üncü maddesi birinci fıkrası (b) bendi gereğince vatandaşlarımızın yurt dışında oturma veya çalışma iznine sahip olarak işçi, işveren ya da meslek-sanat mensubu statüsünde çalıştıkları tüm süreler, Askeralma Yönetmeliğinin 74’üncü maddesinde istenen belgelerle konsolosluklara müracaatlarında, başvuru tarihinde yararlanma şartlarını haiz olmak şartıyla dövizle askerlik hizmeti için gerekli çalışma süresinden sayılır.

sıkça sorular sorularda böyle bi şey var, bu durumda aktif olarak türkiyedeysen olmuyor gibi oluyor
0
jelly bear
(20.01.26)
3 yıl çalışmış olman yeterli. ancak türkiye'de 6 aydan uzun süreler geçirmemen lazım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Normal bedelli yapamıyor musun veya daha mı ucuza geliyor?
0
michael harddd
(20.01.26)
ben yurt dışında yaşarken bile dövizle askerlik yapmadım. o zaman bedelli daha uygundu (15 bin tl). siz de bedelli yapın bence ama tabii şu an için dövizle askerlik daha mı uyguna geliyor onu bilemem.
0
elektr10
(20.01.26)
zaten ücreti bedelliyle aynı ama artısı kışlasız askerlik tabii.
bence de yapamazsın.

strazburg-bk.mfa.gov.tr
0
jelly bear
(20.01.26)
(17)

Gıda maddelerinin eğitim ve sanatta kullanımı sizce yanlış mı?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bula
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bulamayanlar var. Gıdaların amaçları dışında kullanılmasını, israfını etik bulmuyoruz." gibisinden cümlelerle ama özetle bildiğin nimetle şaka olmaz mevzusu olduğu belli.

Sevgilim çok yadırgadı. "Ne israfı? İnsan yetiştiriyoruz!" diyor. Ben biraz düşününce saygı duydum ailenin görüşüne. Hatta haklı buldum bildiğin.

Sizin fikriniz ney?
-1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
aile haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Aile haklı.
-1
gobekliraki
(20.01.26)
Bu konularda muhtemelen o aileden daha katıyım. Gıda israfı problemini aşırı derecede önemserim.
Nimetle oyun olmaz +1
Aile haklı +1
Ayrıca gıda israf edilmeden de 1 milyon farklı eğitici etkinlik bulunabilir. Bence bir gıda maddesi canlıların beslenmesi dışında bir sebeple kullanılıyorsa israf ediliyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
Yani ailenin görüşü benim açımdan pek bir önem taşımıyor ancak toplum her kesimine hitap edilen bu gibi durumlarda daha güvenli alanda kalmak gerek. Anlamak lazım aileyi. Öte yandan pamukla yapsan çıkıp Çukurova bölgesinden biri, 'Pamuk bizim beyaz altınımız toprağın bize verdiği nimet' diyebilir. O nedenle herkesin hassasiyeti farklı. Şişi ve kebabı yakmayacak bir çözüm bulunmalı.
0
ebeş
(20.01.26)
uzun yıllar 3 şubesi olan anaokullarımızı işlettik. bu tip faaliyetleri kesin olarak yasakladık. ama farklı sebeple. daha öncesinde çocuklarımız da anaokullarında büyüdü. ve her gün adına "faaliyet" denilen karton üzerine yiyeceklerin yapıştırıldığı, çay ile siyah tonların şeker ile beyaz kristal bulutların çizildiği, makarnalardan tarlalar falan filan işte. bu şaheserleri ileride çocuklarımız belki sergi açarlar insanlık görmek ister :))) diye istifleyip durduk. bir gün evi böcekler bastı, sanat eserleri kurtlandı. evi temizleyip iyice ilaçladık. bir daha da bu saçmalıklara bulaşmadık. kendi okullarımızda da yaptırmadık. ama yine de bazı veliler başka anaokullarda yapıyorlar falan diye mızmızlanınınca arada bir yaptırdık. mümkünse yaptırtmayın hiç gerek yok.
+2
ground
(20.01.26)
aile haklı o tamam. ama sevgiliniz bence bunu kendini geliştirmesi açısından bi fırsat olarak görsün. müfredatta ille makarna ile çerçeve mi diyor? eğer böyle bir zorunluluk yoksa saydığı her şeyin günümüzde daha iyi bi alternatifi var zaten.

markana yerine çalı çırpıdan çerçeve
patates baskı yerine sünger baskı
fasulye/nohut yerine plastik fasulye

gibi gibi.
+3
elorelia
(20.01.26)
aile haklı veya haksız. çok abes bir şey söylenmedikçe garipsememek lazım. herkesin farklı inançları ve görüşleri var, saygılı olmak lazım.
0
mikahakkinen
(20.01.26)
Aile haklı .
-1
diyecevaplandı
(20.01.26)
Çok mantıklı değil ama saygi duyulmali. Kendini gelistirmek icin bahane +3 ayrica
0
üğpoıuy
(20.01.26)
Kültürel bir olay. Benim babam da yemeği kutsal görür böyle. Saçma ama saygı duyarım.
0
synesthesia
(20.01.26)
konu haklılık-haksızlıktan öte, ortamı idare etme meselesi. bu sebeple sevgilinizin düşüncesi bir öğretmen için doğru değil bence; böyle her türden insanla muhatap olacabileceği bir ortamda, daha ortayolcu olmalı.
veliler de, makarna yerine kablo kılıfı, fasülye yerine plastik fasülye gibi bişeyler koyabilirlerdi çocuğun çantasına. ama esasında iş hocaya düşüyor; öğretmen böyle şeyleri garipsemeyip çözüm bulmaya bakmalı.
0
lil siztah
(20.01.26)
%35 aile, %65 öğretmen haklı.

Soğanın zarını mikroskopta incelemek de nimetle oynamak sayılır mı mesela?

Patates baskı, makarna köprüsü bunlar eğitici ve zararsız.
Yemekle oyun ve israf örneği olarak benim aklıma yemek savaşı, surata pasta atma, domates savaşı gibi şeyler geliyor.
Çocuğun 10-15 tane fasulye nohutla oynaması israf sayılmaz.
+1
duyuruuser
(20.01.26)
Öğretmenlik zor meslek. Çocuğuyla ayrı uğraşıyorsun, böyle velilerle ayrı.
Al götür çocuğunu da batıl inancını da, git evinde istediğin gibi yetiştir deme lüksün yok. Sözü uzatsan, bilmediği dini, cahil anasından babasından öğrendiği şekliyle sana öğretmeye kalkar.

Yediği koyunun eklem kemiğinden başka oyuncağı olmayan adamın biti kanlanmış torunları bunlar. (bkz: aşık atmak) ,(bkz: aşık kemiği). Nimetle mi oynanmazmış. Peh

İdare edeceksin. Başka şansın yok.
-1
Mirket
(20.01.26)
ben hiç dini bir kültürle büyümedim böyle yemekle oyun olmaz gibi bir takıntımız hiçbir zaman yoktu, ben ana okuluna giderken pattes baskısı vs yapmıştım ailem hiç karşı çıkmadı. muhtemelen benim çocuğum olursa ve okulda pattes makarna vs oyun oynarsa karşı çıkmak aklıma gelmezdi. amaaa evde çocuğuma oynasn diye makarna vermezdim mesela. evin içinde israf gibi gelirdi. zaten başka oyuncaklar var neden makarna vereyim ki diye düşünürdüm. belki çocuk gelişiminde yaratıcılığı geliştirmek için falan yapılan bir şeydir bu. "nesnelerin bildiğimiz kullanım amacı dışında alternatif kullanımları da olabilir" gibi bir şekilde farklı düşünmeye sevk etmek için falan.

ama yine de düşününce yediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz ve israf etmemeliyiz sonuçta.
0
Sadece soruyorum
(20.01.26)
Çocuğun harcayacağı iki patates, çeyrek paket makarnaya "israf" duyarı kasmak çok boş geldi bana. Aile net haksız ama sevgiliniz orta yolculuk yapsın durduk yere ortamı germesin, he he diyip geçsin
-1
nundu
(20.01.26)
yuzlerce yil kaybolmayacak plastik copu yaratmaktansa, dogada kaybolabilecek ve bortu bocegin yiyecegi seyleri kullanmak daha mantikli degil mi?

aileninki bir gorus, "iyi niyetli" olabilir ama bu "sig" olmadigini gostermiyor.

o yuzden rezalet puanim 10/10, ogretmen hakli.
0
cooperr
(20.01.26)
ne alaka abi, patates, makarna falan bunlar biodegradable. plastik falan oyuncaktan cok daha etik. "Bulamayanlar var" olmasinin sebebi cocugun patates baskisi yapmasi degil.
0
hot potato
(20.01.26)
(10)

Suça sürüklenen çocuklar nasıl ortaya çıktı?

runaway
Bizim mahallede de var SSÇ'lerden. Çete halinde yürüyorlar. Bunlar ne ayak sizce?
Bizim mahallede de var SSÇ'lerden. Çete halinde yürüyorlar. Bunlar ne ayak sizce?
-1
runaway
(18.01.26)
Hep vardi. Cocuklugumuzda sosyal medya yoktu. Bu kadar sov yapamiyorlardi. Simdi hepsi silahlar ile veya yapay luks ile story atiyorlar tum gun. Cete liderleri bu zaafi cok iyi kullaniyor.

Dun avcilarda bi ev basildi. Cete liderleri bu genclere ev aciyorlar. Surekli mekan kursunluyorlar. Yaslari kucuk oldugu icin 2 3 gun nezarette kalip tekrar cikiyorlar. Ciddi bi para donuyor. Telegramdan mekan kursunlatma hizmeti alabildiginiz yerler var. Ornegin 500 bin tl ye mekan kursunlatma hizmeti mevcut. Bunu hep ssc ler yapiyor, tetikci onlar.
+3
die fetten jahre sind vorbei
(18.01.26)
Türkiye bir mafya ve mafyacıklar cenneti, hep böyleydi +1
+4
olaylar olaylar
(18.01.26)
#botangüliçinadalet ve #kadınaşiddetehayır taglerinde çete üyeliğinin sexe ulaşmanın en kolay yol olduğunun farkına varan gundiler profesörlüğü de, atom fiziğini de bir kenara bırakarak kötü jojuk oldu. bunun neticesinde sokağa sıçılmış çocuk sayısındaki artışı hep beraber tecrübe ettik. sadece türkiye'de değil dünyada da çete üyeleri daha fazla cinsel partnere ulaşıyor, daha fazla sex yapıyorlar.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.01.26)
Hep vardı da bu kadar yoktu. Toplumun refah seviyesi düştükçe bu tür şeyler yükseliyor.
+2
salihdt
(19.01.26)
Okula giderken ilk ağlayan 1. Sınıf öğrencisi 2. Sınıfta arkadaşının anasına küfrediyor. Kimse okumak istemiyor, çünkü öğretmenler öğretmen değil

Öğretmenleri eğiten akademisyenler akademisyen değil bildiğin akraba kontenjanı

Akp sebep sonuç bu
+1
topkapiaksaray
(19.01.26)
iş yok, yönlendiren yok. adam okuyup a101 de kasiyer olup ezilsin mi? uyuşturucu satan, adama kullanan bir sürü saçma sapan gruplar var. bunlardan birine al oğlum bu parayı al bu arabayı dediğinde cazip geliyor. eskiden de vardı ancak ekonomik problemlerin artması, kolay para kazanmanın cazip gelmesi ve sosyal medya sayesinde görünür oldular. bu sadece türk toplumunun değil dünyadaki bir çok toplumun sorunu.
0
mikahakkinen
(19.01.26)
sosyal medya, yalan yaşantılar ve tabiki kolay para. eskiden çalışarak ev, araba alabiliyordun artık öyle bir şey de mümkün değil. eskiden üniversite mezunun bir statüsü vardı. şimdi her köşe başı üniversite olmuş mezun olanların çoğu boş teneke. bitirince iş bulmak ayrı bir sorun. bulsanda üç otuz paralara modern köle oluyorsun.

sonuç itibariyle çocuk paraya ulaşmak, lüks arabalara binmek, yiyip içmek için bu yolu seçiyor. e bakıyorki cezası da yok. zaten 1-2 sene yatarsa bile, hapse girmiş birey olarak çetesinde mevkide kazanmış oluyor.

tüm bunları önlemenin yolu basit alırsın bir kaçını tarihi cezalar verirsin. sonrasında yapan bir kaç kere daha düşünür. amerikada 15 yaşındaki bir çocuk iki kardeşini öldürdü diye 100yıl indirimsiz ve tamamı yatmalı hapis cezasına çarptırılıyor. sence bunu gören başka bir çocuk öyle bir suç işlemeyi göze alabilir mi?
0
gercekdunya
(19.01.26)
Daha once de yazmistim, en buyuk sorun cahil ve fakirlerin fazla cocuk yapmasi sonra da bakip, ilgilenmemesi. Ailesinde sevgi, saygi, terbiye ahlak ogrenmemis, yokluktan sofrada kardesinin onunden ekmegi calan, eve alinan bir cikolata icin kardesiyle kavga ederek buyuyen cocuk disardaki adama sana bana neler yapmaz.

Garip gelecek ama bir neden de arabesk muzigin olmesi. Arabesk insani uyusturan, depresyona, bunalima sokan, insani degersiz, gucsuz zavalli hissettirenbir muziktir. Eskiden varoslar acardi Muslum'unu, Ferdi'yi, Orhan'i batsin bu dunya, kadere yaziklar olsun, vurulmusum ben, olmusum ben, bitmisim ben diye kendi halinde zibarirlardi, kimseye bulasmadan. Tamirathanedeki, managozdaki, fabrikadaki gencligi isyanini arabesk onluyordu. Simdi bu genclik reels kaydiriyor sadece ve keko rap dinliyor. Keko rap'te ise surekli kizlar, arabalar, luks hayat, bilmem kime laf atma, kavga, dovus var. Yeni nesil kolay para istiyor. Emegi, alin terini, helali, ahlaki kucumseme var. Sozlukte, twitter'daki ahali bile bim, a101 kasiyerini, mavi yakayi nasil kucumsuyor biliyoruz.
0
freedonia
(19.01.26)
dunyadaki degisimlere goz kapayip hep ayniydi diyen bir kesim var. cok ilginc. ulkede ve dunyada yasanan cokuntuye karsi psikolojik bir savunma mekanizmasi galiba.

ankara'nin kenar mahallesinde buyudum ve her zaman vardi boyle sikintili tipler. elinde kelebekle gezen tipler. ancak hicbiri gidip de adam bicaklamayi dusunmezdi.

sorun cok net devletin otoritesini kaybetmesi ve bir zumre ahlaksiz mafya liderinin eline dusmesi. dolayisiyla hukuksuzlugun farkinda olan insanlar imam-cemaat iliskisinden azitiyor maalesef.

bir de genel bir fakirlesme durumu mevcut. devletteki problemler ekonomik problemleri, ekonomik problemler de sucu dogurur. dunyanin her yerinde boyledir bu. ayni ulkede bile fakirler daha cok suc isler cunku sisteme olan inanclari kalmamistir. parasi varken herkes ahlakli davranabilir.
0
antikadimag
(19.01.26)
Siyasiler ve yargı yol veriyor, nemalanıyor. Başka bir izahı yok bu işin.

Bunların bir çoğu pkk bağlantılı mafyalar. Suçları cezası az olduğu için, 18'den küçük olanlara işletiyorlar. Ara ara dem ve pkk'nın tetikçiliğini de yapıyorlar. Toplumda korku ve iç savaş tetiklemeye çalışıyorlar.

Ancak Türklerin bir huyu var. Son raddeye kadar dayanırlar ama iş bir noktayı geçerse, bunları kimse kurtaramaz. Bakalım daha ne kadar gidecek bu iş.

.
+1
kartallar yuksek ucar
(19.01.26)
(9)

askerlikten muafiyet

baldur2
41 yasina gelmis biri askerlikten muaf mi oluyor?
41 yasina gelmis biri askerlikten muaf mi oluyor?
-1
baldur2
(17.01.26)
Askerlik mükellefiyetini tamamlamamış ya da bir yasa gereği muaf sayılmamış kişi yasal yas sınırı dışına çıkamaz.
Yani şu yaşa kadar kaçarsam muaf oluyorum diyemiyorsun.
0
Mirket
(17.01.26)
yaştan muafiyet yok. hiç yapmazsan emeklilik ikramiyesi ve emekli maaşı olmuyor. 60-65'li yaşlarda yapanlar gördüm
+3
runaway
(17.01.26)
41 yaş meselesi askere alma kanunu'ndaki askerllik dönemi tabirinin 20-40 yaş arası olmasından kaynaklanabilir.

keşke mirket bize kaynak verse.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.01.26)
Kanunu biliyorsun, yazıyordur bir yerlerinde.

Üşeniyorsan ben arayayım. :)
0
Mirket
(17.01.26)
7179 sayılı Askeralma Kanunu Madde 3.(1) (a) da Askerlik Yükümlülüğü, 'Nüfus kayıtlarına göre her erkeğin 20 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününden başlayan ve 41 yaşına girdiği yılın ocak ayının birinci gününde biten süre' olarak tanımlanmış.

Ancak;
Madde 5.(11)de :
Bu Kanunda tespit edilen esaslar dışında muvazzaflık hizmetini yapmadıkça veya yapmış sayılmadıkça hiçbir yükümlü askerlik çağı dışına çıkarılamaz.
denmiş. Yani yukarıda söylediğim gibi.

İlgilenenler için Kanun şurada.

www.mevzuat.gov.tr
+3
Mirket
(17.01.26)
askeri hastanede askerlik yaparken 50'li yaşlarda bir amca geldi. alamancı hep kaçmış. askeri hastaneden askerliğe elverişsiz raporu alıp askerliğini sonlandırdı. ancak hastanede er üniformasıyla geziyordu. kimse amca sen kenarda otur talime katılma demiyor. askerlik şubesini arayıp sorabilirsiniz.
0
mikahakkinen
(17.01.26)
sadece yas sebebiyle askerlikten kacamazsin.
60 yasinda ve saglikli isen, 60 yasina kadar kactiysan, yine de alirlar.
0
cooperr
(17.01.26)
71 yaşında asker gördüm gözlerimle gördüm hatta komutan aman benim emrimdeyken ölmesin diye dua ediyordu.
Bizim bölükte 45 yaşında bir abi vardı hepsinln hayat hikayesi farklı
Özetle Yaştan muafiyet yok+1
0
basond
(17.01.26)
Abi yaştan muafiyet olsaydı hepimiz o sınır neyse onu kovalardık ama olmuyor.
0
kizil karga
(17.01.26)
(5)

askerlik yoklaması

Filinta61
selamlar, bizim oğlanın e-devletinde yoklama yapmanız gerekmektedir diye yeşil bir sayaç belirmiş. bu senenin sonuna kadar süresi var.lakin bizimki üniversitede okuyor. bu sen girdi. liseyi de 2024 de bitirmişti.baktım internette, millet anlatmış ama onların anlattığı ''erteleme'' sekmesi bizde çık
selamlar,

bizim oğlanın e-devletinde yoklama yapmanız gerekmektedir diye yeşil bir sayaç belirmiş. bu senenin sonuna kadar süresi var.

lakin bizimki üniversitede okuyor. bu sen girdi. liseyi de 2024 de bitirmişti.

baktım internette, millet anlatmış ama onların anlattığı ''erteleme'' sekmesi bizde çıkmıyor.

bununla ilgili biz bir şey yapacak mıyız. bilgisi olan var mı?
0
Filinta61
(14.01.26)
oğlanın öğrenci işleri ile görüşmesi gerek. normalde bu tecil işini onlar hallediyor.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(14.01.26)
28'ine kadar erteletir. üniversite okumasa bile sırf lise mezunu olduğu için 25'e kadar erteletme hakkı var. askerlik şubesine gittiğinde hallederler. e-devlette tecil işlemleri yapılmıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.01.26)
erteleneceğini biliyorum da,

bunu biz mi askerlik şubesine gidip yapacağız,
öğrenci işleri otomatik mi yapıyor onu bilimyoruz.

öğrenci işlerine sorup, yaza kadar bekleyelim belki e devlette bir şeyler güncellenir. değişiklik olmazsa herhangi bir askerlik şubesine uğrarız artık.
0
🌸Filinta61
(14.01.26)
Öğrenci işleri halleder dert etmeye gerilmeye değer bir şey değil. En kötü ihtimalle gidip öğrenci işlerine sorsun ne zaman ne yapıyorsunuz ben bekleyeyim mi diye
0
lazor
(14.01.26)
çok yüksek ihtimalle okul, milli savunma bakanlığı'na "bu şahıs bizim öğrencimizdir, dokanmayın" bilgisini geçmedi. bazen oluyor. oğlunuz öğrenci işleri'ne başvurup durumu izah etsin. alışık oldukları bir mesele, muhtemelen "haaaa öyle mi" deyip anında hallederler. olmadı bağlı olduğu askerlik şubesini (e-devlet'te askerlik ekranında görebilir) arayıp onlara söylesin, onlar yol gösterebiliyor hatta bazen direkt kendileri düzeltebiliyor.

benzer bir problemi ben de yaşamıştım, üniversite öğrencisi olduğum halde yoklama kaçağı görünüyordum ve öğrenci işleri hiçbir şekilde beni öğrenci olarak işaretleyip gerekli belgeyi çıkaramıyordu. askerlik şubesini aradım. meğer daha önce bıraktığım okul beni mezun göstermiş, haliyle sistem "bu adam zaten üniversiteyi bitirmiş bana ne ikinci kez okuyorsa, askere gidecek" demiş... bu durum açıklığa kavuşunca telefondaki hanımefendi bir dakikada halletmişti.
+2
der meister
(15.01.26)
(7)

Gss primi ve sigortali olmak

baldur2
Ikametgahim yurtdisindaydi ama turkiye'ye tasiyacagim. 25 yas ustu erkek ve issizim. Saglik sigortam olacak mi yoksa gss primini mi odemem gerek hemen?
Ikametgahim yurtdisindaydi ama turkiye'ye tasiyacagim. 25 yas ustu erkek ve issizim. Saglik sigortam olacak mi yoksa gss primini mi odemem gerek hemen?
0
baldur2
(14.01.26)
Gelir beyan edip her ay gss için prim ödemen gerekecek
Eger ödemezsen acil servis hariç hiç bir hastane bakmaz
-2
limonlu eksi
(14.01.26)
Ne kadar rahat yanlış bilgi veriyorsunuz.

Gss borcu olsa bile hastanelerin tüm polikliniklerinde sadece katılım payı ödeyerek muayene olabilirsiniz. Geçen sene 40 lira cıvarı bir şeydi. Yapılacak tahlil ve tetkikleride kapsar sadece ilaçları ücretli alırsınız.
Hatta ücret ödemeden ameliyat dahi olunabildiği söyleniyor. Ama kesin bir bilgi yok.
Hatta fizik tedavi uygulamasında kapsıyor.
Muhtemelen ikametgahınızı Türkiye'ye taşıyınca gss otomatik başlayacaktır. Her ay 1900 lira gss primi işlemeye başlar. İsterseniz ödersiniz.

Eğer adreste oturanların toplam geliri kişi başı asgari ücretin üçte birinden azsa gelir testine başvurulur o zaman gss primleri devlet tarafından karşılanır.
0
my fault
(14.01.26)
rızan dışında sigortalı olacaksın, çıkma hakkın olmayacak ve prim ödememen durumunda sigortan çalışmayacak. ayrıca ödenmeyen primler için faiz ve haciz yapabilecekler.
katkı payı ile hastaneden faydalanılabilirliği sadece cumhurbaşkanlığı kararnamesinin her sene yapıldığı gibi uzatılmasıyla mümkün.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.01.26)
gelir testi yaptırıp uygunsan gss ödemeyebilirsin.
-1
jelly bear
(14.01.26)
yaklaşık 25 bin tl borcum var daha dün hastaneye gidip 20 tl'ye muayene oldum.
+1
nothing in my way
(14.01.26)
aslında @limonlu eksi haklı ama her yılın başında cumhurbaşkanı kararname çıkarıyor bağkur ve gss borcu olanlar da hizmetten yararlanabilir şeklinde.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.01.26)
İşsizim ve gss prim borcum var. Devlet hastanesi, üniversite hastanesi geçen senem hastanede hastalıklarla geçti muayene olmadığım poliklinik kalmadı üstüne ameliyat oldum. Yani sözün kısası ufak bir ücret ödeyerek muayene, tedavi olabilirsiniz. Acil dışında bakılmaz diye bir şey yok.
+1
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.01.26)
(4)

Köpeklerime üşümemesi için ne yapayım?

ground
Kangal ve retriver cinsi yetişkin 2 köpeğim var. Köy evinde kulübeleri de var. Ancak hava gerçekten çok soğuk. Kulübelerine battaniye falan koydum parçalamışlar. Köpek ceketi falan alsam onları da parçalarlar muhtemelen. Ya da gerek yok mu? Ben mi evhamlanıyorum. İzmir mendereste yerimiz. https://hi
Kangal ve retriver cinsi yetişkin 2 köpeğim var. Köy evinde kulübeleri de var. Ancak hava gerçekten çok soğuk. Kulübelerine battaniye falan koydum parçalamışlar. Köpek ceketi falan alsam onları da parçalarlar muhtemelen. Ya da gerek yok mu? Ben mi evhamlanıyorum. İzmir mendereste yerimiz.
hizliresim.com
0
ground
(13.01.26)
1x1 metre odaya kapat. tabana palet koy. 7/24 elektrikli fanlı ısıtıcı çalıştır.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.01.26)
Kangal için gerek yok. Golden için bilmiyorum ama İzmir'de ihtiyaç olacağını sanmıyorum.
0
10551037
(13.01.26)
Asla ısıtıcı koyma. Isınmak isterse size belli eder. Kangal için gerek yok. Karda yatar, sıcak ortam rahatsız eder. Retriver hakkında bilgim yok.
0
hebanon
(14.01.26)
Gerek yok çok zayıf değillerse yağ tabakaları korumayı sağlar
0
mirty
(14.01.26)
(9)

35'ten Sonra Gönül İşlerini Karadan Nasıl Yürütelim?

superior
Merhabalar Romantikler ve Duygusal Halı Yıkamacıları, 35 yaşını geçen ve hatta 40'ın halat atmaya çalışan, özel sektörde belirli bir iş tanımı olmayan, mesaisi 17:30 da asla bitemeyen, keten yakalı bir piramit işçisine benzetebileceğimiz, evinin yolunu unutmuş, çevresindeki neredeyse tüm arkadaşları
Merhabalar Romantikler ve Duygusal Halı Yıkamacıları,
35 yaşını geçen ve hatta 40'ın halat atmaya çalışan, özel sektörde belirli bir iş tanımı olmayan, mesaisi 17:30 da asla bitemeyen, keten yakalı bir piramit işçisine benzetebileceğimiz, evinin yolunu unutmuş, çevresindeki neredeyse tüm arkadaşları evlenip ortadan kaybolmuş olan, sosyal çevresi kalan alakasız 1-2 kişiyle adeta suyu buharlaşan göle dönmüş ve can çekişen bir adam için bu zamanlarda gönül işleri artık çok zor ve elvis binayı terketmiş hatta harç bitti yapı paydos mu diyoruz?
Yoksa matematiksel de olsa bu kişinin tekil hayatında bir devrim yapma şansı hala var mıdır? Bu süreçten geçip bunu başarabilenlerden, hayat arkadaşını bulabilenlerden 14 şubatta kalpli balonla eve koşanlardan küçük tarifler, tüyolar ve tavsiyeler dinlemek ve birazcık umutlanmak için geldim. Tikler peşin, Saygılar
+1
superior
(12.01.26)
Belediyelerin veya Halk Eğitimlerin Türk Sanat Müziği koro kursları bahsettiğiniz sorunu çözmek için açılıyor. Takip edin bence :)
0
Mirket
(12.01.26)
binali bir ara söyle ifade etmisti,
millet kiz bakmaya acil servislere gidiyor..
+1
designer
(13.01.26)
Hehe. Kursa git kanka.
-9
arbre
(13.01.26)
annene babana söyle, sana senin çevrenden, bütçene uygun bir şey bulsunlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.01.26)
35 yaşında 2-3 tane bulursun ama yakalanmaman lazım sonra tekrar kurslara para vermek zorunda kalırsın.
0
duyuruuser
(13.01.26)
herkes çalıştığı yerden buluyor bence
0
art cat chocolate
(13.01.26)
çevreye haber sal, arkadaşının arkadaşı, onun bekar kaynı görümcesi derken bir şeyler çıkıyor. bu şekilde tanıştırdığım çok oldu. mümkünse çalışılan yer daha iyi olur tabi, benzer sosyal çevreden/statüden olması +puan
0
rayde
(13.01.26)
Tek çevreniz işyeri ise oradan bulacaksınız. Bizim ofiste 47 yaşında hiç evlenmemiş bir abi ile 32 yaşında kendi ekibimizden arkadaşımız evleniyor. herkes o abiyi yaşı itibariyle evli çocuklu sanıyordu meğer utangaç bir insanmış böyle konularda :) Darısı başınıza..
0
cilekli pasta
(13.01.26)
bence çevrenize bu konuda açık olduğunuzu belirten bir şeyler söylerseniz onlar öneride bulunabilir. size uygun gördükleri kişileri önerirler hatta bir yemek yiyin vs derler. bu tür önerileri hiç bir şey çıkmayacağını düşünseniz bile reddetmeyin tecrübe olur hiç bir şey olmazsa bile. ailenizden de yardım istebilirsiniz. yaşınız daha öyle her şeyden vazgeçmeniz gereken bi yaş değil. benim 37 yaşında bi kadın iş arkadaşım vardı ve kızı kimse sevmiyordu aşırı pinti biriydi fgghfgd kız nerden buldu bilmiyrum ama 3-4 yıl önce 13 şubatta bir adamla tanışmış, 14 şubatta adam buna çiçek göndermiş ve sevgili olmuşlar aynı yıl 27 kasımda evlendi, sonraki yıl 14 şubatında 1 buçuk aylık hamileydi hgjdfhgh ben çok şaşırıyorum bu hıza ama sanırım 35 sonrasında bu işler çok hızlı oluyor. her an biriyle tanışıp evlenebilirsin.
0
Sadece soruyorum
(13.01.26)
(11)

Orijinal şarj kablosu neden pahalı?

muhayyer divan
SelamYıl başından önceki gündü galiba, telefonun orijinal şarjından alayım dedim, bir teknoloji marketine gittim ve fişin ayrı kablonun ayrı satıldığını, ikisinin de 869 tl olduğunu öğrendim. Sadece fişi aldım çıktım, ikisinin de bu kadar pahalı olmasını anlayamıyorum. Neden bu kadar pahalı?? Ek sor
Selam

Yıl başından önceki gündü galiba, telefonun orijinal şarjından alayım dedim, bir teknoloji marketine gittim ve fişin ayrı kablonun ayrı satıldığını, ikisinin de 869 tl olduğunu öğrendim. Sadece fişi aldım çıktım, ikisinin de bu kadar pahalı olmasını anlayamıyorum. Neden bu kadar pahalı??

Ek soru; bu şarj kablosu (süper hızlı şarj için) özel bişey mi, illa orijinal mi almalıyım, ne dersiniz ne yapayım ben??
-3
muhayyer divan
(12.01.26)
gerek yok orijinale. hangi uçlu kablo arıyorsunuz atayım
+1
jelly bear
(12.01.26)
çünkü satabiliyorlar. şarj aletinin de kablosunun da markasının önemi yok.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
Lightning ise orijinal olmayan ya da lisanssız ürün tavsiye etmem. Bozuyor çünkü iPhone'u. Birkaç kişinin tercübe ettiğine şahitlik ettim. Belkin vs. gibi markaların lisanslı lightningleri var. Onlara bakın. Ama USB-C ise orijinal bakmaya gerek yok.
+1
himmet dayi
(12.01.26)
@muhayyercim

senin bu iyi niyetini ne yapıcaz yaa :)

neyin fiyatı normal ki kablonun fiyatı normal olsun. iphone 120k yaa ben bunu hala aşamıyorum :)

orjinal şarj kablosu olması şart değil ama kalite ve akım çekme açısından benzer kalitede kablo al. yol kenarında satılan dandik kablolar telefonun bataryasını bozuyor.
+1
Rondak
(12.01.26)
@jelly bear geliyorum az sonra oradayım. Yoksa burdan mı yazayım?

@Karim iceride uyuyor kalitesi falan değişmiyor mu?

@himmet dayi type c evet. Fişin üstünde de telefon girişinde de type c kullanılmış. Iphone değil. Sağ olasın.

@Rondak işte o benzer kalite hangisi bilemiyorum ondan sordum aslında.
0
🌸muhayyer divan
(12.01.26)
Şarj aletinin de kablosunun da markasının önemi var, benim telefonumu süper hızlı şarj eden xiaomi kablosu, eşimin telefonunu yavaş şarj ediyor. Eşimin telefonunu süper hızlı şark eden oneplus kablosu, benim telefonumu yavaş şarj ediyor. Rasgele usb kabloları ikisini de yavaş şarj ediyor.
+1
kobuzchu kiz
(12.01.26)
iphone'um var. orijinal kablo harcamışlığım çok. anker kullanıyorum 3 yıldır. sağlam.

bendeki şunun gibi

www.anker.com

hama da denedim, kötü.
+1
rain when i die
(12.01.26)
markanın önemi yok diyen de kısmen hatalı, marka önemli illaki orijinal olacak diyen de...

kabloların telefonun üreticisi tarafından satılanları orijinal diğerleri çakma algısı da kısmen yanlış yine, kaliteli alternatif markaları ucuz piyasa mallarıyla bir tutmamak lazım.

şimdi şarj hızını etkileyen faktöre gelelim, telefon ve şarj aletinin kullandığı hızlı şarj profilleri. telefonunuz standart hızlı şarj sistemlerini kullanıyorsa ki yıllardır yaygınlaşmakta olan usb-c'nin standardı olan pd(power delivery) kaliteli pd destekli bir kablo aynı performansı verir. kablolarda artık çip oluyor ben bu hızı desteklerim diye iletişim kuruyor.

telefon özel bi şarj standardı kullanıyorsa bu durumda orijinal kablodan daha kaliteli kablolar ile bile bu hızlı şarj aktif olmayabiliyor. kablo kesiti yeterince kalın olsa da hatta telefonun orijinal kablosu 3a akımla şarj ederken kablo 5a desteklese de maksimum hızı alamıyorsunuz. burada da kendi özel hızlı şarjı dışında başka hızlı şarj sistemlerini destekleyip desteklemediği önemli oluyor. pd standardı da zamanla gelişti, değişti pps var mesela voltajı anlık küçük basamaklarda değiştiren. epr var extended power range, daha yüksek voltajları destekliyor.

telefonunuzun hızlı şarj profili ile şarj aleti ve kablonuzun desteklediği profiller tutuyorsa ugreen baseus orico anker vs. kaliteli markaların ürünleriyle de tam hızı alırsınız ama üçü de aynı profili desteklemiyorsa bu noktada daha yavaş bi profille şarj edebilir veya standart 5v2a 5v3a gibi düz şarj edebilir 10-15w'a kadar düşer şarj hızı.

benim telefon 33w'a destekliyor normalde kendi adaptörü ve şarj kablosuyla. bu değişken voltajlı 11v 3a ve 12v 2.75a hızları kullanan bir profil xiaomi'nin pd'yi biraz değiştirerek yaptığı özel bi standart. 3a akımı destekleyebilen herhangi bir kablo orijinal şarj aletiyle maksimum 9v3a profili aktive ediyor 27w şarj ediyor. kendi kablosu kısa olduğundan rahat kullanamıyordum 2 metrelik ugreen kablo aldım 27w benim için yeterli oluyor böyle kullanıyorum.

samsunglar ve apple en son baktığımda standart pd kullanıyordu mesela bu telefonlarda başka markalarla da yavaş şarj etmemesi lazım aynı standartları karşılayan ürünler olduğu sürece. apple özelinde kendi lisans sistemleri de var mfi diye, bu lisansı alternatif markalara da veriyorlar. direkt apple test etti onayladı demek oluyor. yine bazı telefonlar markanın kendi özel ekstra hızlı şarj sistemlerini kullanıp alternatif olarak kendi sistemi kadar hızlı olmasa da pd destekliyor olabilir bu durumda telefon ve şarj aletinin desteklediği en hızlı pd profilini kullanabilir. yine yeterince hızlı olabilir...
+2
konetsu
(13.01.26)
Ürün çeşidi ne olursa olsun "parası önemli değil, en iyisi olsun, markalı olsun" diyen bir müşteri kategorisi vardır. O kategorideki müşterinin "parasını almamak", önemli bir markanın sahibi olan firma açısından bir nevi israftır.
+1
mikro patlama
(13.01.26)
Harikasın arkadaşım, çok açıklayıcı çok güzel bilgiler, çok çok teşekkür ederim. Telefon samsung, general mobile'ın kutusundan çıkan süper şarj bu telefonu da süper şarj seviyesinde şarj ediyordu ama onu anneme vermek durumunda kalınca elimdekiler çok yavaş şarj eder oldu. Peki bu dediğin değerleri ben yeni kablo alma aşamasında kutunun üzerinde mi görmeliyim yahut model adında mı belirtilir nasıl anlamalıyım?
+1
🌸muhayyer divan
(13.01.26)
samsung için spigen, anker, vs. de alabilirsiniz. önemli olan şarj aletinin telefonun şarj hızını desteklemesi. örn benim telefon (samsung) 45w destekliyor. 45w spigen aldım süper hızlı şarj ediyor.
+2
inheritance
(13.01.26)
(4)

Bebek arabası temizliği

sacrilegious
Merhaba,Doğacak çocucuğumuz için bir yakınımızın kullandığı bebek arabası ve puseti kullanmayı düşünüyoruz. 3-4 sendir kullanılmadığı için tozlanmışlar. Temizliğini nasıl yapabiliriz? Oto yıkamacılarda yıkanabilen bir şey midir bunlar? Ya da fazla kimyasala maruz bırakmadan kendimiz mi yıkamalıyız?T
Merhaba,

Doğacak çocucuğumuz için bir yakınımızın kullandığı bebek arabası ve puseti kullanmayı düşünüyoruz. 3-4 sendir kullanılmadığı için tozlanmışlar. Temizliğini nasıl yapabiliriz? Oto yıkamacılarda yıkanabilen bir şey midir bunlar? Ya da fazla kimyasala maruz bırakmadan kendimiz mi yıkamalıyız?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(12.01.26)
araba neye benziyor. fotosunu atın.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
Ben balkonda bulaşık deterjanı ve süngerle foşur foşur yıkamıştım, doğru bir yöntem mi bilmem ama başka türlü içime sinmeyecekti.
0
ekimoloji
(12.01.26)
eserpuset.com.tr

Büyük oğlumdan kalan bebek arabası senelerce depoda beklemişti toz içindeydi. Burayı önerdiler bana, tertemiz oldu yıkanınca. Tavsiye edebilirim İstanbul'daysanız
+2
kullanicadi
(12.01.26)
Yanına al bir kova. İçine temiz içerikli bebek deterjanı da al. Bir de sünger. Self servis oto yıkamaya git önce temiz su tut. Sonra deterjanla köpürttügün süngerle her yerini foşur foşur köpürt sonra tazyikli suyu bas. Oldu bitti
0
limonlu eksi
(12.01.26)
(1)

Tematik sözlük yapmak istiyorum

muhayyer divan
Bana yardım eder misiniz? Konu benim kendi meslek alanım ve ilgili disiplinler olacak.Bu işlerle hiç alakam olmadı, hiçbir bilgim yok, neler yapmam lazım, harcamam gereken para ne, nerelere harcamam lazım, nedir ne değildir yardımcı olabilecek var mı?
Bana yardım eder misiniz? Konu benim kendi meslek alanım ve ilgili disiplinler olacak.

Bu işlerle hiç alakam olmadı, hiçbir bilgim yok, neler yapmam lazım, harcamam gereken para ne, nerelere harcamam lazım, nedir ne değildir yardımcı olabilecek var mı?
-1
muhayyer divan
(12.01.26)
5 papele yaptırırsın. kendin yaparsan 2-3 papel. masrafın 2-3 bini 12 aylığına domain + hosting'e gidiyor. kendin yazma, milletin özel bilgilerini sızdırırsın.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
(17)

maaşların çıldırmış olması

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
-26
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.01.26)
Dolar da deger kaybetti tabii de o zaman atiyorum 300 dolardi asgari ucret, simdi 650 dolar olmus yeni zamla birlikte. Bir meslegin piyasadaki ederine gore de piyasa asgari ucret uzerinden sekillenecek. Zaten Istanbul falansa hersey pahali, bahsettiginiz paralara kimse calismaz. Tabii isin ne olduguna gore degisebilir yorumum.
+2
mbond
(11.01.26)
pandemi öncesiydi,
siyaseti finanse eden beton sanayine
cok ucuz krediler verildi,
nas vs derken
konut ,oto, vs patladi gitti.
+1
designer
(11.01.26)
zaten maaşların bu şekilde arttırılması enflasyonu arttırıyor. özellikle asgari ücrete yapılan zam doğrudan fiyatlara yansıyor. Normali 300 dolar asgari ücrettir. Maaşları arttırmaz, kamu harcamalarını kısarsın ve enflasyon kademeli olarak düşer. Bu yapılsa akp iktidarda kalamayacağı için bu enflasyon bitmeyecek. Bu durumun bir örneğin arjantin'di. Onlar toparlamaya başladı
-2
michael harddd
(11.01.26)
5 yıllık dönemde dolar/tl değişimi ile iç piyasadaki fiyatlar seviyesinin değişimi birbirine paralel olmadığı için. Yani dolar bazında ortalama gelir arttı evet, fakat tüketici fiyatları bundan daha yüksek bir artış gösterdiği için gelirlerdeki artış, alım gücüne yansımadı.

Örneğin: 5 yıllık süreçte dolar kabaca x6 yükselmiş. 7 küsür lira seviyelerinden, 43 civarına gelmiş.
Buna karşılık 5 sene önce 200gr ekmek 1.50 liraya satılırken, bugün 15 liraya satılıyor. x10 yükselmiş.

Tam 5 sene önce 500 dolarınızla gidip fırından yaklaşık 2350 tane ekmek alabilirdiniz.
Bugün 800 dolarla gitseniz 2290 tane falan alabiliyorsunuz.
Dolar bazında %60 daha fazla kazanç var hesapta ortada ama 5 sene önce aldığınız kadar bile ekmek alamıyorsunuz. Süt ürünlerine, ete falan baksak çok daha rezalet tablolar çıkacak mutlaka. Bu yüzden beğenmiyor insanlar işte o 800 doları.
+5
cay koy geliyorum
(11.01.26)
dolar kurunun baskılandığını çoluk çocuk bile bilirken millet 800 doları beğenmiyor demek anlamsız. milletin maaşının yarısı kiraya gidiyorsa hatta bazı durumlarda kiraya bile yetmiyorsa bu ülke seviye mi atladı diyemezsin.

enflasyonun esas sebebi maaşın falan artması değil, net şekilde 25 yıllık iktidarında tc tarihinin toplamından daha fazla vergi toplayan iktidarın senin benim paramı o veya bu şekilde çarçur etmesidir.
+6
lazpalle
(11.01.26)
2018'de ortalama iyi bir eve 350 usd kira veriyordum. şu an 1000 usd veriyorum. 2-3 ay sonra nisanda 1300-1400 usd olacak.

akla gelen tüm temel ihtiyaç maddelerinde dolar bazında 2-3x artış var. etin kilosu 22 usd.
+2
orpheus
(11.01.26)
5 sene once 500 dolara doldurdugun sepeti simdi 800 dolarla dolduramiyorsun da ondan.
+4
Sour
(11.01.26)
sen ne olsun istiyon? senin cebine daha fazla girecek diye çalışanların açlık sınırında mı yaşasın?
+4
kiyiya vuran dildolar
(11.01.26)
Nebati'den sonra, kapalı devre bir sistem kuruldu. Dolar bazında çok gibi gözükse de, bu sadece yurt dışında veya dolar/altın alırken işe yarıyor. Bunun dışında içerdeki fiyatlar, ona göre pahalı. Dışarıda 100 $ bir ürünün, içeride 250-300 $ olması, yurt dışı alış verişinin yasaklanması, altın alımına baskılar vs. hep bu sistemin eseri.

Değiştiremeyeceğiniz şeyi kabul edip, ona göre önlem alacaksınız. Bol bol yurt dışı gezisi, yurt dışından alışveriş, ucuz fiyattan altın/gümüş vs.

.
0
kartallar yuksek ucar
(11.01.26)
2017 yılında İzmir'de 950 lira kira veriyordum. Maaşım yeni mezun iki bin liraydı. Kısacası 4 desek euro lira kuruna 500€ maaş alıyordum, 237€ kiraya gidiyordu.

Şu an benzer yerin kirasi 25-30 arası. 25 desen 500€ 30 desen 600€ yapar. Kısacası euro kuruna göre ikiye katlamış belki de geçmiş.
Bu mantıkla yeni mezunun de 1000€ maaş alması gerekirdi ama izmir'de yeni mezuna 50 bin lira maaş veren şirket yok.
Gördüğün üzere döviz kuruna göre daha fazla maaş alıyor almak daha zengin olduğunu göstermiyor. Zaten bir sürü insan anlatmış. Bunun içine daha diğer kurdan fazla artmış şeyleri katmadik bile.
0
logisticsmanager
(11.01.26)
son 2-3 yildir uygulanan ekonomi politasi sonucu turk lirasi dolar karsisinda cok degerli. o yuzden durum boyle.

en basitinden calisan maaslari ve diger giderler tl bazli oldugu icin ithal urunler yabanci pazarda atiyorum 10 dolarsa burada 20 dolara satiliyor. rakami farazi soyledim bu arada.

mesela enflasyon yillik %40 seviyesinde diyelim su an. ama TL/USD son 1 yilda %20 artti. ve bu durum son 2.5 yildir boyle.
+1
nuevo
(11.01.26)
Sen hic markete gitmiyorsun galiba.
0
baldur2
(11.01.26)
aslında hesap çok basit.
4 kişilik bir ailesiniz.
8 lahmacun, tanesi 200 tl'den 1600 tl
4 ayran tanesi 80 tl'den 320 tl
2 porsiyon ortaya kebap herkes yarımşar aldı, tanesi 600 tl'den 1200 tl.
4 sinema bileti aldınız 300'den 1200. mısır yemeyiverin.
toplu ulaşımla gidip geldiniz, 350 tl diyelim.
4 kişi bir akşam bir şeyler yapmanın toplam maliyeti 5000 lira diyelim düz. 115 dolar diyelim yine düz. bunu ayda 2 kere yapsanız 230-240 dolar gibi bişey yapıyor. istanbul'da en düşük ev kirası 400 dolar. en kötü muhitte yaşarsınız. bak daha çocuğun okul harçlığı, fatura, mutfak masrafı vs. hiçbir şey saymadım. şu an ayda 2 kere dışarı çıkmak ve kira 650 dolar yapıyor.

alım gücü denen şeyden dolayı beğenilmiyor.
+1
cisimcik golgi
(11.01.26)
1000 dolar ile ev geçindirme tsblonuzu mersk ettim.
0
baldan kaymak
(12.01.26)
ev kirası 30 bin, okul taksitleri 40 bin bandına dayanmış; doğalgaz 5 bin tl gelirken... e maaşta bir zahmet artsın be. soru çok troll. sen başka bir ülkede mi yaşıyorsun koronada benzin 3 tlye düşmüştü şimdi 60 tl. sen ne diyorsun kardeş?
0
mikahakkinen
(12.01.26)
200 liraya lahmacun mu olur, 5 bin lira doğal gaz mı ödenir, pavyona mı gidiyorsunuz birader. özel okula giden işçi çocuğu mu olur?
-4
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
eksi 24 almışsın gelip burda insanlara cevap veriyorsun. biz de sana cevap vererek salaklık ediyoruz.
0
mikahakkinen
(12.01.26)
(9)

Araba almalı mıyım?

hadi ya la
Merhaba. Bazı şeyler için çok geç karar veren ben şimdi de araba için düşüncelerdeyim. Ailemden uzak bir şehre taşındım. Çalıştığım yer evime 10 dakika, spor salonum ise 15 dakika yürüme mesafesinde. Hayatım küçük bir yerde geçiyor, her yer birbirine çok yakın.Ama yürüyerek yine de olmuyor. Burası ç
Merhaba. Bazı şeyler için çok geç karar veren ben şimdi de araba için düşüncelerdeyim. Ailemden uzak bir şehre taşındım. Çalıştığım yer evime 10 dakika, spor salonum ise 15 dakika yürüme mesafesinde. Hayatım küçük bir yerde geçiyor, her yer birbirine çok yakın.

Ama yürüyerek yine de olmuyor. Burası çok yokuşlu bir yer, ayrıca iş - spor - ev - sosyallik arası kesinlikle bir taşıt gerekiyor. Küçük bir scooter sahibiyim, ama geldiğimden beri mahvoldum. Burada inanılmaz yağmur yağıyor, geçen hafta ilk kez motordan düştüm, neyse ki bir şey olmadı ama çok rezillik yaşıyorum. Defalarca ıslandım, kuru kalmak için ekipmanım yok, onunla uğraşmak hiç istemiyorum.

İlk başta bu kadar küçük mesafe için arabaya gerek yok dedim ama sanırım A sınıfı da olsa bir araca ihtiyacım var. Sanayiye götürmeyecek, en küçüğünden düz vites benzinli bir araç mantıklı geliyor. Ne alsam, ne yapsam?
+1
hadi ya la
(10.01.26)
ikinci el Citroen ami ya da Fiat topolino olmaz mı? mesafeler çok kısaymış çünkü. yalnız bunlar kışın soğuk, yazın sıcak olur. yine de ıslanarak gitmekten iyidir.
+1
orient blue
(10.01.26)
Şarj imkanın varsa ami gibi bir şey düşünülebilir.
dağ tepe gezerim dersen de eski bir suzuki 4 çeker olabilir gibi geldi
noy: arabalardan anlamam. Sığ görüş benimki
+1
kisa
(10.01.26)
Ami kesinlikle alma. Tutulan bir araba değil. İnternet ilan dolu. Satmak isteyen bir sürü insan var. O kadar para vermene gerek yok.

Bütçen ne kadar? Bence al.
0
arbre
(10.01.26)
gelirin iyise al,
degilse lazim oldukca
taksi yada kiralamayi sec,

yeni araç aldin
hiç kullanma
aylik masrafi 4bin TL,

araç deger kaybi,kaza,ariza hariç.
+1
designer
(10.01.26)
Hyundai accent blue alirdim senin yerinde olsam.
+1
duster
(10.01.26)
Belki elektrikli bisiklet?
Böyle kısa mesafeler için çok keyifli olur.
+1
bir fincan kahve ile film izlemek
(10.01.26)
uff 10 dakika çokmuş. 5 dakika olsa neyse de 10 dakika yürü yürü bitmez.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.01.26)
bence araba alma.
ıslanmamak için çok iyi bir şemsiye al ve sürekli yanında taşı, en azından hava durumuna bakarak. bot, mont, yağmurluk... ne giyeceğine dikkat et...
On on beş dakikalık mesafeler nedir ki? O mesafeyi bile yürümeyeceksen ne zaman yürüyeceksin. Ayrıca yokuş olması daha iyi. İnerken belli kasların çalışacak, çıkarken başka kasların çalışacak. Ben de 20 dakikalık bir mesafede oturuyorum işime, sabahları da zor uyanıyorum. ama her gün o mesafeyi yürüyorum. alışınca hiçbir zorluğu kalmıyor. hatta bazen iş çıkışı daha farklı yollarda çarşıya falan gidip dönüyorum. 10 bin adım atmaya çalışıyorum. bedenime de ruhuma da iyi geliyor.

arabayı yalnız çocuk veya yaşlı anne-babayı rahat ettirmek için düşünüyorum. arabasız olmak bana özgürlük geliyor.

ama tabii, gezmek için araba iyi oluyor. gezmek için de alınabilir.
+1
santimantal
(11.01.26)
Hocam bütçen el veriyorsa al. Ama zorlanacaksan, borçlanacaksan ve gerçekten ihtiyacın yoksa boşver.

Alacaksan da belli ki çok araba arayan biri değilsin, beni götürsün getirsin uğraştırmasın diyorsun. O zaman bütçene göre 2. el temiz bir toyota corolla, toyota auris, hatta toyota yaris işini görür.

Bunların yanında renault clio (çok iyi ekspertizle), bütçe yeterse megane.

honda jazz, honda civic, honda jazz cross

bozulsa bile ucuz ve ustası bol olduğu için fiat egea, araç yolda kalsa yoldan geçen taksici bile bakıp arızasını tahmin eder o kadar yaygın bir araba. satması kolay.

Bunlar işini görür.

Ama araç bir masraf. hiç kullanmasan bile küçük bir aracın sadece yıllık trafik sigortası, kaskosu, yıllık bakımı, mtvsi derken 50binleri bulabilir yıllık masrafı.

yakıtı, otoparkı, beklenmedik arızaları da var üstüne eklenecek.

Yani almakla bitmiyor elinde durduğu her gün bir masraf aslında.

O yüzden gerçekten ihtiyacı olmayan insanlar iyi düşünsün derim araç alırken.

ha gezmesi keyifli mi keyifli. O ayrı.

Siz hesabınızı yapın ona göre kararınızı verin.
0
anten
(11.01.26)
(4)

Askerlik için heyete girdim yardım lazım

darkwizard
2.kez heyete girdim doktor muafiyeti sisteme girdim dedi ama son söz kurulda bitiyor dedi. Şimdi nasıl bir yol izlemem gerek muaf olur muyum veya olursam ne zaman sistemse gözükür. Tanım atipik psikoz.
2.kez heyete girdim doktor muafiyeti sisteme girdim dedi ama son söz kurulda bitiyor dedi. Şimdi nasıl bir yol izlemem gerek muaf olur muyum veya olursam ne zaman sistemse gözükür. Tanım atipik psikoz.
0
darkwizard
(10.01.26)
gata mı? askeri hastane olsa muaf olurdun.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
Kuvvetle muhtemel olursun. Benim bir müvekkilim de atibik psikozdu muafiyet aldı.

Cezai ehliyeti dahi yok dedi hatta 1-2 dosyamda heyet. Dolayısıyla hayli hayli muafiyet alabilmen lazım.
+1
drako
(10.01.26)
@mikahakkinen hayır şehir hastanesine verdi.
0
🌸darkwizard
(10.01.26)
askeriyenin itiraz durumunu kastetmiş olabilir. sağlıklıya sağlıksız, sağlıksıza sağlıklı diye itiraz edilebilitesi var.
ytd.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.01.26)
(2)

Mall of İstanbul - erkek kanvas pantolon (acil)

sutekanop
45 yaşında erkeğim. Az sonra mall of istanbul’a gidip kendime ortalama kanvas pantolon alıcam 2 tane. Ekonomik ortalama bir şey olsun. Nereye gideyim sizce? Teşekkürler. Mağaza listesi:https://www.mallofistanbul.com.tr/magazalar
45 yaşında erkeğim. Az sonra mall of istanbul’a gidip kendime ortalama kanvas pantolon alıcam 2 tane. Ekonomik ortalama bir şey olsun. Nereye gideyim sizce? Teşekkürler.

Mağaza listesi:

www.mallofistanbul.com.tr
0
sutekanop
(10.01.26)
Mall of'ta defacto da waikiki de var. Özdilek'in kocaman bir departman mağazası var içinde çok fazla marka ve model var, tavsiye ederim. Aynı şekilde boyner ve mavi de var ilk aklıma gelen. Özdilek'ten (Martı ile Lale girişleri arası en alt kat) başlayın derim.
0
yadigar
(10.01.26)
lcw. kotları güzel ve uygun
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.01.26)
(10)

Kuraklık için endişeleniyor musunuz?

michael harddd
3 büyük şehirde de baraj su seviyeleri düşük. kış olmasına rağmen yağış yok. bu iş nereye gider sizce?
3 büyük şehirde de baraj su seviyeleri düşük. kış olmasına rağmen yağış yok. bu iş nereye gider sizce?
0
michael harddd
(07.01.26)
ben günde 2 litre suyumu kenara atarım, yılda 1 ton suyla yaşarım. salak gibi her gün duş alanlar düşünsün.
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.01.26)
endişelenmiyorum. her sene aynı muhabbet. yağmur illa ki yağar. kışa yeni girdik sayılır.
0
abelardo
(07.01.26)
Çevremdeki herkesin bu konuda bu kadar vurdumduymaz olmasına şaşırıyorum. Sorunun düşünülenden daha büyük olduğunu düşünüyorum.
+2
Mirket
(07.01.26)
endişeleniyorum.
hiç de "her sene aynı muhabbet" diyip gözardı edilecek bir şey değil.
her gün duş almayı geç, herkes evlerindeki çeşmeleri her gün açık bıraksa ya da insanlar tümden su harcamayı bıraksa bile çok değişmez. yıllardır suçu bize atıyorlar.

ülkedeki su kıtlığının iki büyük sebebi var.
1 - plansız kentleşme ve her yerin beton olması. yağmur toprağa ulaşmıyor bile.
2 - tarım alanları.

türkiye'de ciddi bir tarım krizi var. google earth'ten bakın her yer tarla. orman yok.
tarlalar çok fazla su tüketiyor ve buna karşın ciddi bir tarım krizi de var. mutfağımızda çoğu şey ithal, çiftçi fakir, buna karşın üretmeye çalışırken ciddi su tüketiyoruz.

gölleri ve su birikintilerini besleyen dereleri ve doğal kaynak sularını fabrikalar şişelenmiş su olarak gaspediyor.

düşünülülenden daha büyük bir problem şuan.
ciddi bir eylem yapılmadıkça haftalarca yağmur yağsa bile bu sorun düzelmez.
+2
biseysorcaktim
(08.01.26)
her yıl aynı muhabbetse neden daha önce yaşanmayan su kesintileri yaşanıyor? olayın ciddiyetinin farkında değil kimse, sadece k..mızı yıkayacak suyun olmaması değil sorun zaten kötü durumda olan tarımın iyice dibe batması yüksek olan fiyatların daha da tırmanmasından tutun yer altı sularının kotrolsüzce kullanımı sonucu tükenmesine kladar bütün ülkeyi etkileyecek sorunlar var. ülkenin meyve üretimim yapıldığı yer ege akdeniz marmara, su sıkıntılarının yaşandığı yerlerde başta ege olmak üzere buralar. "buralara yağmur yapıyor sorun yok" diye düşünenler çok yanılıyor, bir aksiyon alınmazsa allah korusun ama bir kaç sene içinde kıtlıkla yüzleşmemiz olası.
0
issiz karga
(08.01.26)
suudi arabistan dan yazıyorum. hiç te tınlamıyorum. ınsanoglu bır sekılde hayatta kalıyor. burada kırazda bol
-3
paudi
(08.01.26)
Hem de nasil. 2014 senesinde istanbul bir kuraklik yasamisti. o zamandan beri baraj doluluk oranlari favori sayfam. aralik ayinda gunesli havayi gorunce deliriyorum. gunesli hava severleri, gunde 4 kere dus alan tiplere, "yeaa zaten bireysel kullanim cok dusuk bir yuzde" bahanesi arkasina saklananlara tekmek tokat girismek istiyorum. gunde 12 saat elektriksiz yasarsiniz ama gunde 12 saat susuz yasamaya baslarsaniz delirirsiniz.

Asil sinirimi bozan ise kuraklikla ilgili sorunlarin zor ama cozulebilir ve yonetilebilir olmasi. herhangi lise mezunu akli basinda birine bir iki hafta ver sana internet aramasi yapip bir eylem plani cikartabilir zaten. ancak depremle birlikte memleketin tek derdinin, sabah aksam konusmasi gereken konunun bu olmasi gerekirken su sorunu allaha emanet modda ilerliyor.

ileride ne olur diye sorarsan, aslinda istanbul su anda iyi senaryoyu yasiyor. ankara ve izmirin basina gelenler istanbul icin uyari niteliginde. yani bunlardan ders alinip proaktif davranilabilir. istanbul su acisindan daha guvenli bir hale getirilebilir. hukumet diyanetin butcesinden kissa, chp' li belediyeler varini yogunu bu islere ayirsa, kim olsa bir 10-20 sene sonra sagci solcu demeden "bizi susuz birakmadiniz" diye dua eder.

ama halk bilincsiz, yoneticiler basiretsiz, hatta bir kismi hain. iski' nin instagram sayfasina "bu sene barajlar dolmayacak gibi, acil eylem planiniz ne" diye mesaj attim, zikine takip lutfen cevap yazan bile olmadi. benim olmasini planladigim senaryoda ise basimiza bazi felaketler geldikten sonra bir sekilde akillanacagiz. dunya bankasi vs araciligiyla yeni sulama projeleri, deniz suyu aritma tesisleri filan yaptirtacaklar. bir sekilde idare edecegiz.
0
trixi
(08.01.26)
Her zaman tasarruflu biri olmuşumdur, annemden gelen alışkanlık. Suyu boşa harcamaya çok acırım. Hatta annem çamaşır makinesinin atık suyunu WC’de değerlendirirdi bize her zaman çok az su faturası gelirdi. Üstümüze düşeni yaptığımızı düşünüyorum ama gelecek için endişeliyim tabii ki.
+1
ekimoloji
(08.01.26)
ben bu konuda aşırı endişeli biriyim. hemen hemen her gün baraj doluluk oranlarına bakıyorum. yağmur yağmadığı her gün içim çok huzursuz. su kullanımına çok dikkat ederim 3 saniye bile fazladan akıtmam suyu. mümkün olduğunca az kullanırım ama benim tek başıma çabam bir işe yaramıyor ne yazık ki. umarım bi çözüm bulunur. susuz kalmaktan çok korkuyorum.
0
matilda
(08.01.26)
romanya ile kıyaslanınca türkiye çöl gibi mesela.

o yüzden aşırı korkuyorum türkiye için.

kuraklık + su savaşlarından bahsedilince romanya'nın önemi çok artar bana kalırsa.

temmuz ayında bile yeşil yeşil doğa görmek, her yerde baraj ıvır zıvır görmek mümkün.
0
rain when i die
(08.01.26)
(5)

chrome extension isteyen var mı

beyinter
ekşi duyuru için veya her hangi sık kullandığınız bir site için chrome extension yapılmasını ister misiniz? şu sırılar yapay zeka ile extension yapma işine sardım, kendimi geliştirmek için saçma sapan extensionlar yapıyorum. size de yapabilirim 🤓
ekşi duyuru için veya her hangi sık kullandığınız bir site için chrome extension yapılmasını ister misiniz? şu sırılar yapay zeka ile extension yapma işine sardım, kendimi geliştirmek için saçma sapan extensionlar yapıyorum. size de yapabilirim 🤓
0
beyinter
(06.01.26)
kendini geliştireceksen niye yapay zeka kullanıyorsun
0
nahtoderfahrung
(06.01.26)
kalem var daktilo kullanmayın, daktilo var bilgisayar kullanmayın gibi oldu be birader.
cursor'ın bile %80 kodu cursor ai tarafından yazılıyor. 1-2 yıla kimse oturup da manuel kod yazmaz zaten. prompt verme yeteneğimi geliştirmek için kullanıyorum. ayrıca alışkanlık edindim ai ile konuşurken devamlı ingilizce konuşuyorum, doğal olarak ingilizce pratik de yapmış oluyorum. beyin bedava 😉
-5
🌸beyinter
(06.01.26)
ben robot değilim kutuları var ya, onları otomatik dolduran bir extension lazım.
-1
duyuruuser
(07.01.26)
ben farkında olmadan bütün renklamlara tıklayan ve ben farkında olmadan hepsini kapatan extension yaz.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.01.26)
bana her siteden video indirebilecek bir şey yapar mısın. sıkıldım onun için şu siteye git ayrı ayrı program kur vs öyle bir şey yap ki her siteden videoyu çekip alsın.
- bunun için eklenti değil web uygulaması, server'ı gerekir, o iş yaş

ben robot değilim kutuları var ya, onları otomatik dolduran bir extension lazım.
- bunu yapmak isterdim ama o CAPTCHA'leri hazarlayan ekip bizden çok daha profesyonel, o işi yapan eklentiler vardı ama karşı taraf daha zor CAPTCHA'ler hazırlamaya başladı

ben farkında olmadan bütün renklamlara tıklayan ve ben farkında olmadan hepsini kapatan extension yaz.
-adblock benzeri bir sürü eklenti var, onlarda mutlaka işinize yarayan vardır.
0
🌸beyinter
(07.01.26)
(14)

Vefat etmiş birini güncel bir fotoğrafa yerleştirmek

m e b
Selamlar. Bir arkadaşımın doğum günü. Ona anlamlı bir hediye vermek istiyorum. Babası vefat etmişti, eski ama renkli bir fotoğrafı var. Ben ikisinin fotoğrafını birleştirmek istiyorum ama ne yaptıysam yüzleri doğal olarak %100 aynı yapmıyor, hep bozuyor. Gemini da ChatGPT de bozuyor, Grok bu konuda
Selamlar.

Bir arkadaşımın doğum günü. Ona anlamlı bir hediye vermek istiyorum. Babası vefat etmişti, eski ama renkli bir fotoğrafı var. Ben ikisinin fotoğrafını birleştirmek istiyorum ama ne yaptıysam yüzleri doğal olarak %100 aynı yapmıyor, hep bozuyor.

Gemini da ChatGPT de bozuyor, Grok bu konuda zaten evlere şenlik.

Prompt ne yazmalıyım ki asla yüzleri bozmasın? Fotoşop yeteneğim de pek yok. Işık, gölgelendirme vs gibi detaylarla kalitesiz olan fotoğrafı daha da berbat edeceğim. Nasıl yapabilirim veya bu konuda yardımcı olabilecek olan var mıdır?
-5
m e b
(05.01.26)
Mantıklı değil yapma bence
+8
messina123
(05.01.26)
@messina123: 14 senelik dostum kendisi. Kardeşiyle de zaten istişare yaptık hassas bir konu olduğu için.
0
🌸m e b
(05.01.26)
Ben de tavsiye etmem ters de tepebilir çünkü (bkz: uncanny)

Yine de yapacaksanız prompt'u da gptden isteyebilirsiniz. High fidelity vs.
+2
anon1m
(05.01.26)
paraya kıy, profesyonel tut.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.01.26)
Soruna cevap değil aslında ama ben de fikir paylaşmak istiyorum;

Herhangi bir zaman için olabilir ama doğum günü hediyesi olarak böyle duygu yüklü, kaybına/acısına hitap eden bir hediyeye gerçekten gerek var mı? Bana da iyi bir seçim gibi gelmedi o yüzden.

Doğum gününü kazak gömlek gibi bir şeyle geçiştirip, bir süre sonra böyle bir şey yapsan belki de daha iyi olur.

İlaveten şu da var; muhtemelen yapay zekayla canlandırılan fotoğrafları, videoları, böyle bir şeyin yapılabildiğini kendi de biliyordur. Kendi de yapabilir. İnstagramda dakika başı bu uygulamaların reklamı çıkıyor. Kendisi de düşünmüştür bunu. O yüzden bu orijinal bir şey olmayabilir diyorum bir yandan.
+4
lazor
(05.01.26)
Soruya cevap olmayan görüşüm bence de yapmasaydınız keşke böyle bir şey.

Şimdi soruya cevap olan görüşümü de iliştireyim, redditte (www.reddit.com) bu dediğin konuda yardımcı olanlar çıkıyor ama resmi postlaman gerekiyor.
+2
truf
(05.01.26)
Mesaj attım
0
Rondak
(05.01.26)
mantıklı bir hediye mi değil mi konusunda yorum yapmadan;
gemine'yi denediniz olmadı ama nano banana pro özelliği var bir de. ücretsiz olarak kullanabiliyorsunuz. telefondan denediyseniz oluşan resmin yanındaki üç noktaya basıp "pro ile yeniden oluştur" gibi bir seçenek var, onu deneyebilirsiniz.

çok iyi yapıyor aslında ama çoğu kez verilen prompt'u anlamıyor o yüzden ortaya saçma bir şey çıkıyor. başka araçlardan yardım alabilirsiniz prompt konusunda.

eğer olmadıysa başka bir sohbet açıp tekrar deneyin, genelde aynı sohbet üzerinden "bir de şöyle yap, bir de böyle yap" demek fayda sağlamıyor.

bir de, eğer denemediyseniz; kötü de olsanız kendiniz bir photoshop yapın düşük kalite ve nano banana'ya düzeltmesini söyleyin.

son şey; tekrar tekrar denemeye iterasyon deniyor. ai ile makul çözüm oluşturmak için bazen çok iterasyon yapmak gerekebiliyor (farklı promptlar verip olayı yeteri kadar iyi anlatmaya çalışarak)
0
biseysorcaktim
(06.01.26)
ben de yapmayın demeye geldim,
+2
oscar
(06.01.26)
Vefat etmiş birinin Ai ile oluşturulmuş herhangi bir içeriği çok rahatsız edici. Ünlüler için yapılan videolar bile bana hakaretmiş gibi geliyor. Arşivden gerçek bir görüntüsüne ulaşıp bunu bastırmak vs. belki uygun bir hediye olabilir. Ama Ai hem orijinal bir fikir değil hem de irrite edici ve üzücü olabilir yakınları için.
+1
creepy
(06.01.26)
Annesini kaybetmiş biri olarak bir "yapmayın" da benden. Hele doğum gününde hiç yapmayın.
+1
kobuzchu kiz
(06.01.26)
arkadaşlar, hepinize teşekkür ederim.

bu arada arkadaşımın zaten doğum gününü kutladık. ü gün hediye almamıştım ama hediyem bugün zaten yolda. ben ek olarak böyle bir şey yapmak istemiş ve öncesinde kardeşine de danışmıştım. hatta hediye verirken de "böyle böyle bir durum da var, istersen imha edebilirsin rahatsız olursan" demeyi planlıyordum. öyle herkesin içinde çat diye ve de yalnızca fotoğrafı verecek değildim.

yorumlarınızı okuyunca çok saçma veya düşüncesizce davranıyormuşum gibi hissettiğim için açıklama yapmak istedim ama farklı bir pencereden baktırdığınız için gerçekten teşekkür ederim.
+4
🌸m e b
(06.01.26)
babası vefat etmiş biri olarak söylüyorum: yapma. rezil bir hediye. ben olsam alır çöpe atarım, iletişimi keserim, tüm keyfim de kaçar.

mutlu gününde neden üzeceksin veya kızdıracaksın?

edit: şimdi cevabını gördüm, doğru karar.
+1
art cat chocolate
(06.01.26)
Fotoğrafları düzenleyip attım. Buraya da yazmış olayım. bence kötü fikir değil. Herkesin babasıyla fotosu olmayabiliyor. Sonuçta adam arkadaşını ve tepkisini biliyordur. O yüzden destekliyorum.
+1
Rondak
(06.01.26)
(8)

Susuzlukla nasıl baş ediyorsunuz?

muhayyer divan
Özellikle yıkanma, beden ve saç temizliği, saçını evde boyayanlar, tuvalet... Bizim apartman da bugün itibariyle susuz kalmış, 62 daireyiz. Ne diyorsunuz neler yapıyorsunuz?
Özellikle yıkanma, beden ve saç temizliği, saçını evde boyayanlar, tuvalet...

Bizim apartman da bugün itibariyle susuz kalmış, 62 daireyiz. Ne diyorsunuz neler yapıyorsunuz?
0
muhayyer divan
(05.01.26)
normalde su akınca 5 litrelik şişelerde zula yapılır bizim evde onlar kullanılır, saydıkların kesintinin yapıldığı günde yapılması gerekiyorsa kuaföre veya suyu akan arkadaşa gidilir
+1
nahtoderfahrung
(05.01.26)
evimde her zaman yedekte beş altı bidon su olur. sular kesilirse onları kullanırım.

eğer o da yoksa;

youtu.be
+2
yurtsuz john
(05.01.26)
Duruma, kesintinin sıklığına göre plastik musluklu bidon alınmalıdır . Bir ya da 2 tane 30 litrelik olanlardan almak iyi olur.

Uzun süre içinde su kaldıysa, kişisel değil , evin genel temizliği için kullanılır yeniden doldurulur .
+1
diyecevaplandı
(05.01.26)
Bursa, Ankara, İzmir? :) Su kesintisi sürekli olacak gibiyse ve yeriniz varsa su deposu öneririm. 50ltlik aldım, banyoya koydum. Daha büyükleri de var.
+1
gnosis
(05.01.26)
62 daireli toki apartmanının deposu ne kadarsa o kadar işte. Banyoya ayrıca yaptırın mı demek istedin?
-1
🌸muhayyer divan
(05.01.26)
@muhayyer divan Su deposu/tankı diye geçiyor ama vanalı kocaman bir plastik silindir ya da prizma aslında. Şöyle bir şey: www.trendyol.com
+1
gnosis
(05.01.26)
2 litre bana yetiyor. adam olana fazla bile.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.01.26)
www.instagram.com

Hahahahahahh 😁😁😁😁
+2
🌸muhayyer divan
(06.01.26)
(6)

Ev taşıma

tulumba
Selamlar,Ekşici kardeşlerime dert yanmaya geldim. Resmen yıllar yıllar sonra ilk defa kiraya çıkıyoruz. Kira parasıyla geçinme hayalleri kuruyordum smskd ama şu anki gerçeğim ise kiraya çıkmak :D nerden çıktı bu taşınma kardeşim.Kiralar ooooo, aidatlar ise “e yaniii olmaz o kadar da” diye düşünür
Selamlar,

Ekşici kardeşlerime dert yanmaya geldim.
Resmen yıllar yıllar sonra ilk defa kiraya çıkıyoruz. Kira parasıyla geçinme hayalleri kuruyordum smskd ama şu anki gerçeğim ise kiraya çıkmak :D nerden çıktı bu taşınma kardeşim.

Kiralar ooooo, aidatlar ise “e yaniii olmaz o kadar da” diye düşünürken bu evler kaça satılıyor ki diye düşündüm. 1+1 amerikan mutfak evler minicik hallerine rağmen en ucuz 3,75. Ya hu ev nasıl alınabilen bir şey mi? Bir kısmı kredi ile halledilse asıl kısmı nasıl olacak? Ev almak için kenarda ne kadar para tutmak gerekiyor? Ayda kaaaaççç binler ödeniyor bankaya? Ay resmen ben umursamaz bir şekilde hayatım devam ediyormuşum. Bu arada merkezi bir yerde değil ev baktığımız lokasyon. Resmen büyüdüğüm yerde kiralık eve çıkarken bile elim ayağım titriyor. Filtrelerim ise en fazla 10 yıllık olsun, 2+1 olsun, mahallemde olsun. 777ler dualar ilee bulurum diiii mii skdkdk

Bi de mevcut evimizden bir oda eksik eve geçeceğimiz için evde ne var ne yok attık. Bie yandan rahatladım, bir yandan da inşş önemli bi şey atmıyoruz diye düşündüm.

Neysee kısaca, taşınmak çok zor, kiracı olmak çok zor, ev sahibi olmak aşırııı zor.
0
tulumba
(03.01.26)
öte yandan bazı şehirlerde kürt gecekondularına iskan veriliyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.01.26)
Hahahaha ya hiç beklediğim yerden bir dönüş oldu.

Ekşide her zaman geçirdiğimde ufkum iki katına çıkıyor. Abicim ben burada yaparsın edersin demeni bekliyordum konu ne ara kürtlere geldi. Şimdi bu cevabım sonucunda kürtçü müsün diye dönüş bekliyorum senden, amaa düşündüğümden farklı cevaplar verilen bir yer olduğu için daha farklı bir dönüş bekliyorum.
0
🌸tulumba
(04.01.26)
Tum sorular ve soru isaretlerinizde ziyadesiyle haklisiniz, zira tasinma basli basina gercekten zor bir surec.

Ama daha sonrasi icin soyluyorum, yer degistirmek gercekten guzel bir sey, insani daha canli hisettiren bir yonu var bana kalirsa.

Neyse umalim ki yeni ev sahibiniz, irkci falan olmasin mazaallah, bir gece kapiniza gelip iskan verilen gecekondular hakkinda dert yanarsa, o kotu iste.
0
bosver nicki
(04.01.26)
Öte yandan bir devlet başkanını evinden alıp götürüyorlar. Kira değil de lojman galiba.
Onun da ikametgah değişmiş oldu.

Sizin işiniz zor ama onun daha zor.
0
michael_knight
(04.01.26)
Rahatlıkla bir 30 defa falan taşınmışlığım var. Bir gün oturup sayayım hatırladığım kadarıyla kaç kere olduğunu. Öyle ki bazılarında, nasıl olsa yine taşınacağım diye tüm kolileri açmadığım olmuştur. Bir de kolileyip hazırladığın bir şeyin anlık lazım olma durumu vardır. Hele ki hangi kolide olduğunu da bilmiyorsan tam bir kabus. Her koliye muhteviyat listesi hazırlamayı tecrübelerle akıl edebilir olduk tabii.
Neyse, taşınmak güzeldir. Her taşınma eski defterin kapanmasıdır. Yeni bir başlangıçtır. Hayırlısı olsundur.
0
Mirket
(04.01.26)
Hepiiinize çook teşekkür ederim.
Ama en orijinali (ilk yorum haricinde tabii :D) @michael_knight ‘ın yorumu. Cidden beyefendiiyiii alıp götürdüler, bizden daha kötü durumdakileri düşünüp daha az üzülücem :D
0
🌸tulumba
(04.01.26)
(9)

Erkek adam pandora takar mı?

sacrilegious
Selamlar, sb. 30 yaş er kişisinin bileğinde charmsız bir pandora bilelik görseniz (gümüş veya deri) kafanızda farklı düşünceler oluşur mu? Ben bir kadın olarak yadırgamam, hatta charmlı falan bile olsa hoşuma gider ama erkekler bu konuda ne düşünüyor merak ettim. Teşekkürler
Selamlar, sb. 30 yaş er kişisinin bileğinde charmsız bir pandora bilelik görseniz (gümüş veya deri) kafanızda farklı düşünceler oluşur mu?

Ben bir kadın olarak yadırgamam, hatta charmlı falan bile olsa hoşuma gider ama erkekler bu konuda ne düşünüyor merak ettim.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(03.01.26)
Gay vibe'ı verir.
+6
kizil karga
(03.01.26)
erkek değilim ancak ben de pek bayılmam
tiffany'nin daha erkeklere yönelik modelleri var
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(03.01.26)
şaplaklatıyordur bile.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.01.26)
Arka kapı gıcırdıyordur, takar. Efil efildir, iki koluna da boynuna da takar.
+2
Bruce
(03.01.26)
Nasıl bir şeymiş diye baktım. Sıkıntı kardeşim ya. Takmaz.
-3
arbre
(03.01.26)
neymiş diye baktım. basit bir bileklik. takana güle güle kullan derim en fazla. aklıma bir şey gelmez. bir erkeğin homo olup olmadığı kılığından değil, etrafa yaydığı enerjiden anlaşılır.

ben de takarım. millet yonca görmüş eşek gibi sırıtarak bakmasa iskoç kilti bile giyerim.

hayatımda hiç ardımı dövdüresim gelmedi.
+1
yurtsuz john
(03.01.26)
karabinalı olanı beğendim, takardım.
0
ahmet oturum cerezi
(03.01.26)
bugün pandora bilekliği takan yarın taşlı sete mazallah tövbe tövbe aklıma bile getirmek istemiyorum.
-2
Whily
(03.01.26)
Öncelikle; neden öyle bir şey yapsın?

Hali ve tipi esas belirleyici burada. Bileklik dışında destekleyici unsurlar varsa gay olduğu izlenimi verir bana da.

Ama başka belirteç yoksa manitası ya da karısı takmış bileğine diye düşünürüm.

Erkekler için milyon çeşit bileklik var. Kendi seçimiyle taktığını biliyorsam normal bulmam.
0
lazor
(04.01.26)
(12)

istanbul'dan taşınsaydınız nereye giderdiniz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
türkiye sınırları dahilinde olmalı.
türkiye sınırları dahilinde olmalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.01.26)
muğla
+2
jelly bear
(02.01.26)
Sinop, Çanakkale, Balıkesir
0
Amaranta ursula
(02.01.26)
antalya
+3
tahtakafa
(03.01.26)
Balıkesir
+1
ercu cozer
(03.01.26)
ankara
+1
hold the door
(03.01.26)
kar, kış ve soğuktan nefret eden bünyem için net şekilde antalya. yazın çok bunalırsam da toroslar burnumun dibinde.
+1
lazpalle
(03.01.26)
antalya ve muğla'da hamam böcekleri vardır.
-4
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.01.26)
Antalya' ya geldik.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(03.01.26)
ankara, eskişehir, muğla merkez.
+1
mikahakkinen
(03.01.26)
çkale merkez.
+1
biravekahve
(03.01.26)
Kocaeli/Kartepe veya Bolu civarı.
+1
Lethe
(03.01.26)
Bursa
+1
stejerners
(03.01.26)
(6)

marangozluk yabıyoruz toplaşın.

Fodera
arkadaşlar eve bir tane gömme dolap. mutfak dolabının üstüne bir sıra daha dolap. antre de altı ayakkabılık. üzeri ıvır zıvır koymak için bir dolap. ve kapı girişinin üzerine bir dolap yapacağım.bunların çizimini yaptım ölçülerini çıkardım.şimdi benim ihtiyacım olan kitaplık tv ünitesi falan var. bu
arkadaşlar eve bir tane gömme dolap. mutfak dolabının üstüne bir sıra daha dolap. antre de altı ayakkabılık. üzeri ıvır zıvır koymak için bir dolap. ve kapı girişinin üzerine bir dolap yapacağım.

bunların çizimini yaptım ölçülerini çıkardım.

şimdi benim ihtiyacım olan kitaplık tv ünitesi falan var. bunları da aradan çıkartayım diyorum.

bu konularda nasıl bişey önerirsiniz? beğendiğiniz şeyleri paylaşırsanız ben de bakıp bana lazım olan ölçüye göre evirip çizerim yaparım takarım.


ayrıca elimde 30mm mutfak tezgahı var suntadan. dolaplarla beraber gönderilen. onun ölçüsü kurtarmadığı için mermer falan yaptıracağım. bu tezgaha da ayak yapıp 2 adet masa yapacğaım. bana masa ayağı öneriniz olur mu? kendim kaynakla feriştahını bile yapabilirim ama evin tadilatı bitti için evde artık kesme biçme ve kaynak yapamıyorum.
+1
Fodera
(01.01.26)
Merhaba, duvarın renginden odanın ölçüsüne, tavan yüksekliğinden kapı-pencere konumlanmasına kadar birçok farklı etken var. Bence uygun bir açıdan fotoğraf çekip paylaşın, aramızda estetik algısı yüksek insanlar vardır, belki yorumlar, öneri verirler.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(01.01.26)
Ben öyle bir şeyler yapacak olsam, İkea'ya gidip, model beğenir, fikir çalardım.

Masa ayağının hazırı da satılıyor. Ama bu da rahat yapılır bence.

izmirsandalye.net
0
Mirket
(01.01.26)
arkadaşlar şöyle ben herşeyi çizdim ölçülerini çıkardım benim ihtiyacım olan kitaplık modelleri. tv ünitesi modelleri. hani ölçüp biçip eve uygun hale getirip sonra yapacağım.


sizin beğendiğiniz modelleri merak ediyorum ben hani estetik olarak kazma bir insanım. ha bak şu şu çok güzel bu olabilir dediğiniz şeylere yöneleceğim.
0
🌸Fodera
(01.01.26)
tv ünitesini sehpa yüksekliğinde ve sağa sola normal ünite uzunluğunda yap. yükselip bütün duvarı kaplamasın. televizyon ya duvara montalanacak ya ayakları üstünde duracak zaten. masrafa gerek yok.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.01.26)
Toz yağan bir evim var. Evdeki tozun çoğusu da nedense kitaplarımın üzerine yağıyor. Onun için cam kapalı kitaplık hayalim var. Bir gün boydan boya şundan alacağım.

www.ikea.com.tr

TV ünitesi de şu olabilir belki.

Yapılabilir ikisi de.

www.ikea.com.tr
0
Mirket
(01.01.26)
bu arada bir odanın parke döşemesini bitirdim. tek başıma olmam dışında hiç bir zorluk yaşamadım. ustası olsa benim gibi de uğraşmazdı acayip güzel oldu :)
+1
🌸Fodera
(02.01.26)
(8)

Soğukta çalışmayan araba ne yapabilirim?

avatar is back
6-7 gündür binmemiştim gece de -8 falandı sabah marş dönüyordu ama motor çalışmadı akü de sorun yok ve benzinli. Ne yapabilirim?
6-7 gündür binmemiştim gece de -8 falandı sabah marş dönüyordu ama motor çalışmadı akü de sorun yok ve benzinli. Ne yapabilirim?
0
avatar is back
(29.12.25)
kontağı yarım çevirdikten sonra 20 saniye kadar bekleyin elektrik beyne gitsin ondan tam marş yapın.
0
HellKeePer
(29.12.25)
Kullanıma göre yıpranması değişse de 4-5 yılı aştı ise akü ölçümü yaptırın. Gerekli değeri sağlıyorsa kış boyunca 2-3 günde bir yaklaşık 15 dakika çalıştırın .
Bizim arkadaşta yeni değiştirdi ben geçen kış değiştirdim .
0
diyecevaplandı
(29.12.25)
akü de, marş motoru da bozulmamış gibi durup bozulmuş olabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.12.25)
@hellkeeper, onu denedim sanırım ama çok zorlamadım iş çıkışı tekrar deneyeceğim.

@diyecevaplandı, akü 1-1,5 yaşında ya. Acaba gaz kelebeği mi kirlendi de hava mı almıyor bilmiyorum :/
0
🌸avatar is back
(29.12.25)
1 senelik akü ile gece 2 gün kar altında (istanbulda) kalan arabamında aküsü soğuktan sıfırlanmıştı. illa eski olması gerekmiyor. akü ölçüm yapın yada artık uyguna satılan akü şarj cihazları var powerbank gibi
0
eja
(29.12.25)
@eja, kendim nasıl ölçebilirim? Eğer sıfırlanmışsa akücü çağırtacam da emin olayım
0
🌸avatar is back
(29.12.25)
büyük ihtimal akü, ölçüm yaptınız, değerleri normalse hava filtresindeki hortumu sökün, bi kaç fıs balata spreyi sıkın, çalışır.
+1
antihero
(29.12.25)
mars basiyorsa akude sikinti yoktur. gaza bas cek yapiyor musun?
benzin pompasi olabilir. -10 civari sicakliklar cani burnunda olan bazi parcalari oldurebiliyor.
0
cooperr
(29.12.25)
(1)

Arabesk rap şarkısı arıyorum

blue eyes white dragon
Böyle köy evi gibi bir evde söylüyordu iki kişi. Odundan kolon gibi bir şeylee hatırlıyorum. Diss gibi de hatirliyor gibiyim ama bir türlü aklıma gelmedi. Hadi bir yardım edin be.
Böyle köy evi gibi bir evde söylüyordu iki kişi. Odundan kolon gibi bir şeylee hatırlıyorum. Diss gibi de hatirliyor gibiyim ama bir türlü aklıma gelmedi.

Hadi bir yardım edin be.
0
blue eyes white dragon
(28.12.25)
63 stayla, mardin'li serseri - diss
+2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.12.25)
(3)

Blurlanmış bir fotoyu normal haline geri döndürmek...

magni
mümkün müdür diye sorsam?
mümkün müdür diye sorsam?
0
magni
(26.12.25)
mümkün.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.12.25)
Psd gibi katmanlı bir dosya tipi ise orijinaline geri dönülür ama bahsettiğiniz dosya bildiğimiz jpg ise, ağır bir mozaikleme falan yapıldıysa teknik olarak imkansız. Ancak blurlama çok ağır değilse tahmin şeklinde hafif düzeltme yapılır belki. görüntü kalitesine ve efektin şiddetine bağlı biraz.
+3
orient blue
(26.12.25)
daha fazla bilgi vermen lazım. arkasında ne var, ne kadar detay istiyorsun? belli olmasa genele yedirilse yeter mi yoksa arkadaki gerçek veriye mi ihtiyacın var... genel anlamda imkansız, ama atıyorum resim kayıpsız yüksek bitrate de sıkıştırılmışa arkadaki verinin değerine göre oluru var (özellikle dijital blur ise). veya atıyorum arkada bir yazı vardır, resmi düzeltmek için değil ama yazıyı çözmek için yöntemler var vs. vs.
0
robokot
(26.12.25)
(5)

10 üzerinden kaç bencilsiniz?

cambalkon
0 değilse, verdiğiniz puanı vermenize sebep olan davranışlarınız neler örneğin?
0 değilse, verdiğiniz puanı vermenize sebep olan davranışlarınız neler örneğin?
0
cambalkon
(25.12.25)
Sıfır. Umursamam çünkü ben dünyevi şeyleri/duyguları.
0
gobekliraki
(25.12.25)
6/10

-bana faydası olmayan hiçbir ilişkiye girmem fakat ilişkide karşı tarafın çıkarını da gözetirim.
-10-15 yıllık arkadaşlarıma bile borç vermem ve ilişkilerimiz biter. pişman olmam.
-hiç bencil olmadığını düşünen insanları olgun bulmam ve gözlem yeteneklerinin düşük olduğunu düşünürüm.
-zor duruma düşmüş insanları, örüntü hâlinde verdikleri yanlış kararlarının sonucu olarak görürüm ve nadiren yardımcı olurum.
0
fenoksibenzamin
(25.12.25)
0 ile 10 arası kişisine göre değişir.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.12.25)
1-2

Bana kötülüğü dokunana diğer yanağımı uzatamıyorum ama uzaklaşırım. Bir ihtiyacı olursa da ancak ölüm kalım meselesiyse yardım ederim.
0
gabe h coud
(26.12.25)
7 - keyfimi kaçırak hiçbir işe girmem.
0
orpheus
(26.12.25)
(12)

Şunu hiç düşünüyor musunuz?

messina123
Mesela önünden geçtiğiniz iddaa bayinde o an sayısal oynasaydınız akşama milyoner olacaktınız. Veya evinize arka sokaktan gitseydiniz hayatınız aşkıyla tanışacaktınız ama gitmediğiniz için tanışmadınız.
Mesela önünden geçtiğiniz iddaa bayinde o an sayısal oynasaydınız akşama milyoner olacaktınız. Veya evinize arka sokaktan gitseydiniz hayatınız aşkıyla tanışacaktınız ama gitmediğiniz için tanışmadınız.
0
messina123
(25.12.25)
öncelikle evet, sık sık düşünüyorum. ötr yandan, hayatın tümü bunlardan ibaret. binlerce seçenek arasından -varlıklarının farkında olmasak da-, seçimler yapıyoruz. yaşam ise bu seçimlerden ibaret. hayata değil, yaşamaya odaklanmaya çabalıyorum.
0
klassno
(25.12.25)
Geçici görev için anadolu kentlerinden birindeyken tam şubenin karşısındaki seyyar piyangocunun önünden geçerken nedense bir bilet almak istedim. Ama o zaman ekip başımız olacak üstad bir konuda diğer ekip arkadaşına sinirli olduğundan cesaret edip bilet almak için duraksayamadım ve bingo ertesi hafta o seyyarın önünde bir karton yılbaşı büyük ikramiyesine isabet eden bilet buradan satılmıştır diye. Hep aklıma gelir kısmetimi mi teptim diye.
0
koskoca kirpi
(25.12.25)
yok ya. zaten bilinçli tercih yaptığım durumların pişmanlığını yaşıyorum bir de bunlara takılırsam hayat geçmez
0
black holes in the sky
(25.12.25)
Hayır çünkü piyangonun uzun yıllardır gerçekçi olduğunu düşünmüyorum.
+1
pek iyi degilim bugunlerde
(25.12.25)
Olmayanları değil de olanları düşünüyorum ben.

Örneğin telefonumun şarjı bitse hayatımdaki en büyük, uzun soluklu ve karmaşık belayı yaşamayacağım bir gün vardı.
0
akhenaten
(25.12.25)
İnsanın kendi uydurması. İstersen sabaha kadar sokakta dolaş, piyango al, kazı kazan oyna. Kaybedensin. İyi şeyler birden olur, böyle olduğunu görmedim.
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
Hayır düşünmüyorum. Bundan sonra düşünmek için akla yatkın da değil, çocukça.

Diyelim girdim Loto oynadım, hiçbirini tutturamadım. Doğru 6 sayıyı seçmiş olsam milyonerdim. Ee evet de nereden bulacaktım o 6 sayıyı?

Kendinle bir bağlantısı olan durumlarda düşünülebilir bunlar. Bak adam küçük bir şehirdeki seyyar biletçiden söz etmiş, çok daha daraltmış kümeyi. Milyonluk biletin en azından önünden geçmiş. Rüzgarda hışırtısını duymuş. Bilet oradaymış, bunu biliyor artık. Alabilirdi, almayı denememiş. Ama arka sokakta hayatının aşkı olup olmadığını bilemezsin. Her sokakta olabilir. Sonu yok. Lotocunun da öyle.

5 tutturmuşsundur da 6. sayı için aklından geçen bir sayı varken sen son anda başka bir sayıyı seçmişsindir ama ilk sayı çıkmış olur; o zaman yanından geçmişsindir işte.

Gerisi romantik komedi filmi senaryosu.
+1
lazor
(25.12.25)
Bunları düşünmeye bir başlarsak işin içinden çıkamayız, insanda huzur falan kalmaz. Ne olduysa iyi ki oldu, ne olmadıysa iyi ki olmadı demek lazım. Değiştiremeyeceğimiz şeyleri düşünmenin kimseye faydası yok, üzüntüden başka bişi getirmez. Şimdiki zamana ve önümüze bakalım
0
kullanicadi
(25.12.25)
düşünmüyoruz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
ay tam da bugün 4-5 saat önce istiklal'de yürürken minicik bir büfenin önünden geçerken milli piyango bileti alasım geldi, sanki alsam 10 bin 20 bin bir şey çıkacakmış gibi hissettim.
0
candide
(25.12.25)
tabi ki hayır yaşadığın hayat seçeneklerin içindeki en iyi hayattır bu kafadayım ben
0
Hallegadola
(26.12.25)
böyle bir hesap yapamazsın. tam tersini de düşün o arka sokaktak geçseydin belki araba çarpıp ölecektin ?
0
orpheus
(26.12.25)
(4)

Figma ile web site arayüzü yapmak için kodlama bilmek gerekiyor mu?

michael harddd
kendime bir web sitesi yapmak istiyorum. hazır template yerine kendi tasarımımı yapmak istiyorum. figma ile kodlama bilmeden yapabilir miyim?
kendime bir web sitesi yapmak istiyorum. hazır template yerine kendi tasarımımı yapmak istiyorum. figma ile kodlama bilmeden yapabilir miyim?
0
michael harddd
(25.12.25)
tasarımsal olarak yapabilirsiniz ama o yaptığınız tasarımı kodlama olmadan gerçek hayata geçiremezsiniz. sadece tasarım olarak kalmış olur. gerçekten web sitesi gibi çalışması için kod yazılması gerek.
+1
elektr10
(25.12.25)
gerekmiyor. yaptıktan sonra gerekiyor.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
Peki figma tasarımını bubble.io ya entegre edebilir miyiz?
0
🌸michael harddd
(25.12.25)
eklenti ile ya da api ile entegre edebilirsiniz.
0
elektr10
(26.12.25)
(22)

en sinir olduğunuz "duyurucu tipi" ne

gobekliraki
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.sizin ne?
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.

sizin ne?
-15
gobekliraki
(25.12.25)
ben hiç sormadım ama yatırım soru ve cevaplarını büyük bir ciddiyetle okuyorum. kişinin niyetini bilemeyiz beni cevaplar ilgilendiriyor. diğer konu da çok çok önemli. zira kısıtlı imkanlarla bir gezi yapıyorsunuz ve en iyi şekilde değerlendirmek istiyorsunuz.
+7
ground
(25.12.25)
sinir olmak değil de cringe gelenler var.

devamlı ilişki duyurusu açıp ondan sonra başkasına aşk tavsiyesi verenler mesela.
+5
yurtsuz john
(25.12.25)
Troll olduğunu düşündüğüm birkaç kişi var. İkisini engelledim, Allah affetsin. Onlar dışında cinsiyetçi ve hayvan düşmanı cevaplara kızıyorum.
+10
auroraaurora
(25.12.25)
sinir olmak değil, banane de anket tayfaya bayılmıyorum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sevgilimin eski sevgilisinin onun da kankisinin sol ayağının ikinci parmağı ....türünden hikayeler

Bir maaşı ile kredi kartına sarılıp avm , online alış veriş derken keyfi harcamalarından dolayı zora girip yakın çevresindekilerin uyarmalarına bakmadan meseleye buradan çözüm arayanlar ..

Ayrıca bir ürün veya hizmetle ilgili sorun yaşanılıp duyuru açıldığında, kullanılan cümlelere bakıyorum da gerçekte ürününün reklamını yapıldığı şüphesine de kapılabiliyorum.
+2
diyecevaplandı
(25.12.25)
akla gelebilecek en sığ fikri sanki ilk kendisi düşünmüşgibi biz aptal cahillere aktaranlar.
-7
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
sb yazanlar
-3
michael_knight
(25.12.25)
burayı güzin abla gibi kullananlara sinir oluyorum. abi buraya bilgi almaya geliyoruz, bakıcılık yapmaya gelmedik.
-4
mikahakkinen
(25.12.25)
arbre kardesimin actıgı tüm baslıklar.
+13
koela
(25.12.25)
Taraflardan biri ya da ikisi evliyken üçüncü bir kişiyle ilişki yaşamak için buradan fikir almaya çalışanlar.

Yasadışı ya da başkaları için tehlike arz eden durumlar hakkında fikir almaya çalışanlar.
Ne zamandan itibaren alkollü araç kullanırsa ehliyeti kaybetmeyeceğini soran bile oldu.

Bekar olup evlilik gurusu kesilenler.

Çocuksuz olup ya da hiç gebelik yaşamayıp çocuk psikiyatristi, çocuk gelişim uzmanı, çocuk beslenme uzmanı, emzirme uzmanı, do©ğum uzmanı, ... gibi rollere bürünenler. "Kesinlikle sezaryen istemezdim" diye salak salak yazanlar.

Birden fazla hesaptan çoklu kişilik bozukluğu yaşayanlar.

Yoksa anketleri severim. Güzin abla soruları çok ilgimi çekmez ama okurum. Sağlıkla, bilhassa alanımla (pediatri) ilgili her şeyde elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Sonuçta burası gayriresmi, gayriciddi bir site. Meclis zabıtı muamelesi yapmaya gerek yok.
+3
alice in potatoland
(25.12.25)
Her konuda bilgisi olanlar. Biri var mesela cevaplarına bakınca hem doktor, hem avukat, hem tercüman, hem yazılımcı, hem modacı, hem müzisyen, hem psikolog gibi. her konuda tek bilgi sahibi oymuş gibi cevaplar veriyor. Her cevabı çok ukala, insanı azarlar gibi yanıt veriyor. En sinir olduğum tip bu hatta onun cevaplarıyla karşılaşmamak için arada bir ara veriyorum:) sanırım tamamen yine bırakacağım.
-2
suicides underground
(25.12.25)
Her fırsatta kendi maddi imkanlarını ve hayat standartlarını öven tipler, adamın milyorları var her dakika burada kendini övüyor, yersen.
+5
mirty
(25.12.25)
Kimseye zerre kadar faydası olmayacak başlık açmanın alemi ne? Sonra da kara kara 'Ben niye eksileniyorum?' diye düşün.

Herkese açık bir platform. Kimse kimseyi sevmek, beğenmek zorunda değil. Birbirine gıcık olanlar da olabilir. Ama eninde sonunda kişilere laf sokma çiğliğine evrileceği aleni olan bir altyapıyı niye oluşturursun da sorarsın bu soruyu?
+1
Mirket
(25.12.25)
En çok ben para kazanıyorum, en çok ben sevişiyorum, en çok ben kitap okuyorum, en çok ben geziyorum, en çok ben kişisel bakımıma önem veriyorum... insanları. Nickler değişiyor. Kibirli insanlardan nefret ediyorum.
+5
sekizdokuzon
(25.12.25)
Artık sinir olduğum bir duyurucu tipi yok çünkü sevmediğim kişileri engelliyorum ve herkes de sevmediği kişileri engelliyor. Bu engelleme sistemi çok iyi oldu.
+3
rock n roll
(25.12.25)
@mirket niyetimin o olmadığını belirttim zaten.
0
🌸gobekliraki
(25.12.25)
Toplu şekilde eksileyenler.
-3
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
burada gruplaşıp birbirini kollayan (?) ve popüler olmaya kasanlar. sanki lisedeler hala. bir de devamlı kendi ifşasını yapanlar.
+1
deartheodosia
(26.12.25)
Ne kadar saçma olursa olsun, gerçekten çözüm, çare, fikir, eleştiri arayan sorular soran herkesin burada yeri var bence. Bu tarz sebeplerle siteyi kullanan kimseye “niye sormuş, ne işi var burada?” gözüyle bakmıyorum. Yine cevap verirken sorulan şeye çözüm sunmak, olmadı farklı bakış açısı getirmek, yönlendirmek gibi amacı olan tüm cevaplar da baş göz üstüne.

Bununla birlikte, zamanla, kuruluş amacına uymasa da, sitenin kendi alt kültürünün sonucu olan bazı şeyler oldu. Zamanının zirve ve toplaşmaları, yardım kampanyaları, ifşalar, yılbaşı hediyeleşmeleri gibi… Bunların hepsine de okeyim.

Üslubu bozuk duyurucular çok rahatsız ediyor beni. Densizlik hayatın her alanında olduğu gibi Duyuru’da da rahatsız ediyor. Bir de ister saçma sapan, ister gayet mantıklı görünsün, samimi bir ihtiyaçtan ötürü olmadığı on kilometre öteden anlaşılan; gerek trolleme, gerek şov yapma, gerek didişme, gerek tartışma başlatma, gerek ego tatmini gibi amaçlarla açıldığı bariz duyurular rahatsız ediyor.

Engelleme fasilitesi geldikten sonra sitenin kalitesi bariz ölçüde arttı benim için.
+1
dilemma of subscribtionability
(26.12.25)
Ben en çok soruya cevap vermeyip birde üstüne duyar kasanlara gıcık oluyorum.
Örneğin biri hırsızlık nasıl yapılır diye bir duyuru açmış olsun. Altına "hırsızlık kötüdür, ne biçim adamsın, işte bu yüzden bok gibi bir memleketiz" filan gibi yazanlara uyuz oluyorum.
Soruya cevabın varsa ver yoksa ahlak bekçisi olma.
+3
etna
(26.12.25)
en sevmedigim hede hödö diye buraya gelip aglamanin bir anlami yok cünkü sallacompumaster aleyhi ve sellem duyuruya engelleme getirdi. rahatsiz oldugunuz kisiyi engellemiyor ama hala yazdiklarini takip edip kendi kendinize triplere giriyorsaniz o kisiyi takinti yapmissinizdir. allah sifanizi versin.

rock n roll +1
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
ben uzun uzun yazanlara sinir oluyorum.
onun dışında soru konular ile ilgili bir derdim yok. herkes birbirinden farklı hayat yaşıyor, herkesin önceliği, karakteri, hayat görüşü, yaşadığı hayat farklı ve soruları farklı olabilir.
0
abelardo
(27.12.25)
(5)

Dava - Uzman Mütalaası Sorusu

aksimetre
Merhaba, suçsuz olduğum, kamu davasında sanık olarak yargılanacağım bir dava var, davada mala zarar ile suçlanıyorum ve tek delil güvenlik kamerası kaydı. Sicil kaydım ve şahısla husumetimiz yok, kendisi de belirtmiş bunu ifadesinde. Akşam vakti olduğu için kayıt biraz karanlık ve net değil fakat sa
Merhaba, suçsuz olduğum, kamu davasında sanık olarak yargılanacağım bir dava var, davada mala zarar ile suçlanıyorum ve tek delil güvenlik kamerası kaydı. Sicil kaydım ve şahısla husumetimiz yok, kendisi de belirtmiş bunu ifadesinde. Akşam vakti olduğu için kayıt biraz karanlık ve net değil fakat savcı aleyhimde iddianame hazırlamış. Videoyu bir uzmana yolladım ve uzman raporu hazırlattım. Uzman raporunda iddianamenin aksine elimde zarar verecek bir nesne olmadığı, herhangi bir hamle ve temas olmadığı ve ilgili mala herhangi bir zarar vermediğim, aksine elimde cep telefonu olduğu ve telefon ile bu zararı vermenin bilimsel olarak mümkün olmadığı açıkça yazıyor. Raporu yazan uzman alanında gerçekten yetkin ve hatta bilirkişi. Ben normalde işimi garantiye almak için avukat ile ilerlemek istiyordum fakat bu rapordan sonra (avukat ücretinin beni ciddi manda zorlayacağından dolayı da ) kendimi savunma fikri doğdu. Bu rapor tek başına beraatime yeterli olur mu? Davayı kaybedersem avukat ücretinin çok daha fazlasını ödemek zorunda kalacağım. Dava Asliye Ceza Hakimliğinde görülecek Teşekkürler.
+1
aksimetre
(24.12.25)
Sulh ceza hakimliğinde değil mala zarar verme suçlarında asliye ceza mahkemesi görevlidir. avukatlık ücreti asliye ceza mahkemelrinde 45 bin tl ben olsam riske atmaz avukat tutardım sanırım.
0
Sadece soruyorum
(24.12.25)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.12.25)
Türk yargısında üsul çok önemlidir. Haklı olsanız bile, üsulüne uygun yapmazsanız ceza alırsınız. Paradan kaçınmayın, iyi bir avukat tutun.

.
0
kartallar yuksek ucar
(24.12.25)
uzman raporu bilirkişi raporu gibidir. hakimin hukuki bilgisi ile çözülemeyecek, uzmanlık istenen bir konu ise uzman raporu alınabilir ve delil olarak kullanılabilir. olayınızda herhangi bir uzmanlık alanı göremedim. hakim de o videoyu izlese bir karar verebilir. özel bir yöntem uygulayıp videonun ışık, gölge, kontrast gibi ayarları değiştirip daha net bir görüntü elde etmişse durum değişir. iddianame düzenlenmesi sizi korkutmasın suçlu olduğunuz anlamına gelmez adı üstünde bir iddia sadece. yine de bir avukatla takip etseniz iyi olur. neticede beraat etme ihtimaliniz var ve bu durumda avukat bir de beraat ücreti kazanacağından rakamda çabuk uzlaşırsınız.
0
ground
(25.12.25)
fayda maliyet analizi yap.

avukat tutarsan ne kadar ödersin? -yaklaşık 50bin sallıyorum
ceza alırsan ne kadar ödersin? -yaklaşık 100bin sallıyorum
avukat seni beraat ettirebilir mi? -suçsuzsam ve iyi bir avukat ise evet
avukatsız beraat etme şansın nedir? -basit bir hata ile ceza almam yüksek.

bence avukat tutman daha iyi olabilir ya da anlaşmayıp ama danışıp, sadece bir danışma ücreti ile de belki çözebilrisin.
+1
gercekdunya
(25.12.25)
(14)

Çocuk yapma konusunda anlaşamayan çift?

bobinhoo
Aliyle Ayşe 2-3 yıl önce evlenmişler, evlenirken Ali çocuk sahibi olmak istemediğini, ilerleyen zamanda da bu fikrinin değişmesinin zor olduğunu söylemiş. Ayşe de 3-5 yıl içinde kesinlikle istemediğini, sonrası için ise emin olamadığın söylemiş.Neyse evlendikten 1-2 sene sonra detayını tam bilmiyoru
Aliyle Ayşe 2-3 yıl önce evlenmişler, evlenirken Ali çocuk sahibi olmak istemediğini, ilerleyen zamanda da bu fikrinin değişmesinin zor olduğunu söylemiş. Ayşe de 3-5 yıl içinde kesinlikle istemediğini, sonrası için ise emin olamadığın söylemiş.

Neyse evlendikten 1-2 sene sonra detayını tam bilmiyorum ama bazı kontrollerde Ayşe'nin çocuk sahibi olma ihtimalinin düştüğü ortaya çıkmış. Hani doktor çocuk yaptın yaptın bu aralar, sonra yapamazsın bir daha demiş.

Doktor böyle deyince de Ayşe çocuk yapalım yoksa bir daha çocuğum olmayacak falan demeye başlamış ve çiftin arasında problem yaratmaya başlamış bu durum.

Düşündük taşındık bir çıkar yol bulamadık. Ya çocuk yapacaklar ki Ali kesinlikle yanaşmıyor, karım bile olsa başkası istiyor diye fedakarlık yapılabilecek bir konu değil bu diyor ve adam mutsuz olacak. Ya yapmayacaklar, ayşe mutsuz olacak hayatı dar edecek Aliye muhtemelen. Ya da boşanacaklar ama o da Ayşeye çok çözüm olmayabilir, boşandın, yeni birini buldun, evlendin derken süresi dolacak muhtemelen.

Sizce bu işin çıkar yolu var mı?

Yaşlar 35e yakın bu arada.
-2
bobinhoo
(24.12.25)
olay baştan hata. evlenmemeleri gerekirdi çünkü ali başta demiş.

bence çıkar yolu yok. ali iyice korunsun.
+3
jelly bear
(24.12.25)
ayrilsinlar, ayse bu esnada yumurta dondursun.
+10
lemmiwinks
(24.12.25)
kadınlarda 35 sonrası evet doğum şansı normal yöntemle düşüyorda sonrasında tüp bebek gibi çözümler var başarı oranlarıda yüksek şimdiden tedavi başlanırsa vs. bu daha çok kişiselleştirilmiş gibi geldi konu.
ayşenin süresi o kadarda kritik değil boşanmak yeni ilişki için, ayşe baya dezavantajlı şu anda başta kabul etmeyecekti +1
+2
eja
(24.12.25)
Boşansınlar ve ayşe bir an önce kendine uygun birini bulsun. Bu arada yumurtalarını dondursun. yeni bulduğu kişiden çocuk yapabilir. +1

Ben de bi ara kesinlikle çocuk istemiyodum ama dr bana şansın çok azalıyor deseydi hemen çocuk yapardım. çünkü bu şansımın kaybolması beni kahrederdi muhtemelen.
+1
Sadece soruyorum
(24.12.25)
ilişkilerde çözülebilecek sorunlar var çözülemeyecek sorunlar var, bu durum da çözülemeyecek sorunlara örnek olarak verilir hep. çözülebilecek sorunlar uğraştırıyor da çözülemeyecek sorunlarda yapılacak şey basit, ayrılmak.
bol şanslar diliyorum ayşeye
+1
mezzosprite
(24.12.25)
boşansınlar. ben kesinlikle çocuk istemeyen biriyim. eşim eğer isterse benden ayrılıp dilediği kişiyle yapabilir çünkü en başta bunu söyledim. o da ben de istemiyorum, sen ilerde istersen olur istemezsen yapmayız dedi. şimdi istiyorum derse o zaman benden ayrılıp istediğiyle yapsın.
+3
matilda
(24.12.25)
en mantıklı çözüm ayrılmaları olacak. kadınlarda böyle bir durum var. başta onlarda istemiyor, şimdi düşünmüyorum ilerde belki bakarız diyorlar ama gün sonunda ailelerinin dolduruşuna arkadaşlarının gazına gelip çocuk ısrarına başlıyorlar.
daha da ileri gidip oldu bittiye getirmeye çalışanlar var ali olabildiğince korunsun.
+1
my fault
(24.12.25)
ali burada basiretli tüccar gibi davranmış. şartları söylemiş, duruşu sergilemiş. ayşe ufaktan yan çizmeye başlıyor. ali' ye baştan bu şartlar sunulsaydı ali belki de ayşe' ye baştan yol verecekti.

bence ali ayşeyi seviyor, ayşe aliyi seviyorsa çocuk yapmış olmak için çocuk yapmasınlar. önce ali çüküne hakim olsun. sonra bu duruma iyice hazırlansınlar, bakarsın önce koruyucu aile olurlar, sonra evlat edinirler.
0
galahad reloaded
(24.12.25)
Ali tam bir adam gibi adamdır. Sözünün eri, net, kararlı.
Ayşe ise klasik kadın modunda (hiçbir şeye tam karar veremeyen) yuvarlak konuşan, kaypak bir yaklaşım sergilemiş.
Ali suçlu mu? Evet, suçlu. Uçkurunun peşinden gitmiş, tipik erkek refleksiyle Ayşe'yi ortada bırakmış.
Ama bu karar tamamen Ali'nin vereceği bir şey değildi. Ayşe 30'lu yaşlara gelmiş "çirkinleştim, şişmanladım, evde kalacağım" paniğine kapılmış. O korku baskın çıkınca, yıllardır birlikte olduğu Ali'ye yapışıp kalmış.

Çözüm: Ayrılık
+3
plastic_angel
(24.12.25)
iyi de ali baştan söylemiş çocuk istemediğini. boşanmaları en mantıklı seçenek. ayşe yanlış yapmış. madem çocuk yapmak istiyor, çocuk yapmak istemeyen adamla niçin evlenmiş ki.
+1
abelardo
(24.12.25)
Çevremde 2 arkadaşım evlilik düşünmemesine karşın yumurta dondurdu ya istersem diyerek. Kadınlardaki annelik duygusu 2+2 = 4 gibi çalışmıyor. Zaten meyilli imiş şans düşünce istemiş kadın.

Ali de kendi penceresinden haklı. Adam mantık çerçevesinde düşünüyor.

Çare; boşanma + Ayşe’nin yumurta dondurması. Çocuk ufak bir karar değil, es geçilecek bir karar hiç değil.
+1
cilekli pasta
(24.12.25)
çocuğu herhangi bir ebeveyn istemiyorsa bakım işi daha da zorlaşıyor. ben çocuğum olana kadar dünyanın zorluklarını görmemişim. bir baba olarak gerçekten ebeveynliğin zor olduğunu düşünüyorum ki anne için daha zor bir durum bence.

ayrıca artık tüp tedavisi var. olmaz denilen 45 yaşındaki insanların bile çocuğu oluyor. 35 yaşında baba oldum, 35 yaş çoçuk bakımı için çok zor bir yaş.
boşanmak en mantıklısı bu durumda.
0
mikahakkinen
(24.12.25)
ayşe çocuğu mahmut'tan yaparsa ayşe de mutlu olur, ali de mutlu olur, mahmut da.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
butun olay cocuk uzerine kurgulanmis. cocugu cikarip aralarindaki iliskiyi ele almak lazim. cocuk fikri olmadan dogal haliyle bu iliski yurur mu, ona bakmak lazim.


insanlar birbirini sevince ilk oncelik olarak birlikte yasamak acisindan degerlendirir, cocuk fikri ikincil durtudur.
-1
musicka
(25.12.25)
(12)

Genelde idareciler veya üstler ekipleriyle neden tamamen samimi olmazlar. Özellikle herkes birarada iken hep bir mesafeyi korurlar? çalışma ortamında tam samimi neden olunmaz? ego mu incinir? yoksa başka neden mi?

mahmuttt
Soru başlıkta thanks…
Soru başlıkta

thanks…
-3
mahmuttt
(22.12.25)
1 - fazla samimi olurlarsa istedikleri işi istedikleri gibi yaptıramazlar çalışanlara. (kötü yönetici için "yöneticilik" oynayamaz da diyebiliriz.
2- normal samimiyet ile iş ayrımını genelde yapamıyor insanlar. fazla samimiyetten laubalilik çıkıyor genelde. normal zamanda samimi ama iş konusuna gelince ciddiyet bu durumda çok sağlanamayabiliyor. (yönetici değilim)
+3
chanandler bong
(22.12.25)
Samimiyet, zamanla gevşekliği, suistimal ve ihmalleri beraberinde getirir. Kişi, sürekli gördüğü, konuştuğu emir aldığı üstünün huyunu suyunu, zaafiyetlerini ve "açıklarını' bilir. İleride yaşanacak bir gerilimde çalışan bunu üstüne karşı silah olarak kullanabilir. Zaten günlük hayatta yaşanan şeyler. Bulunulan ortam değil bir cadde üstündeki işyeri , çok elit görünen plaza, holding ortamı da olsa durum böyledir.
Çöpçü, amele ile director veya Ceo arasında biyolojik/psikolojik bir fark yok ne de olsa.
İnsan her yerde aynı insan sonuçta.

Kurtlar vadisinden :
Altta sürekli rahatsızlık olmalı ki üsttekilerin kıymeti bilinsin...
Buradan hareketle bir de üsttekiler entrika, trajedi çok severler.
Buradan beslenirler.
(işin uzmanları öyle diyor)
+2
diyecevaplandı
(22.12.25)
Bayağı bilinen bir şirkette üst düzey bir yönetici vardı. Herkesle enseye şaplak modu neredeyse. Adamın arkasından demediklerini bırakmıyorlardı. Üst düzey yönetici de olsan insansın, samimiyete, direktlige ihtiyacın oluyor ama zannedersem herkesle çok da içli dışlı olmamakta fayda var. Kimin içinden ne çıkacağı, seni nereden ne şekilde vuracağını bilemezsin.
+2
sekizdokuzon
(22.12.25)
yukarıdakilere ilaveten bir de x'le çok samimi, bana karşı taraf tutar diye düşünme ihtimalin var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.12.25)
çok nadir insan yerini ve haddini ve yapmamasaı gereken şeyleri biliyor. kendinden değil karşı taraftan çekindiği için yöneticiler samimi olmuyor, başına gelecekleri biliyorlar çunki.
0
eja
(22.12.25)
bence samimiyet kotu bir durum, bunu ast perspektifinden soyluyorum. samimiyet iyi degil, ekstra isler yuklenebilir, isle ozel hayat birbirine gecebilir.

ingilizceniz varsa suna bir bakabilirsiniz: www.youtube.com demek istedigi bu ozgurluk degil, hatta tam tersi ozgurlugun onunde bir engel, cunku gercek ast-ust iliskisini belirsizlestiriyor.
+1
Sour
(22.12.25)
niye samimi olsunlar? bir de "tamamen samimi" gibi katmerli bir samimiyet beklentisi is ortami icin sacma.
+2
ghilleinthemist
(22.12.25)
Ben kendimi yönetici olarak görmesem de iş yerindeki konumum gereği yönetici pozisyonundayım, bundan dolayı değil de karakterim gereği iş yerinde kimseyle çok samimi olmuyorum, aram herkesle iyidir ama dışarıda program yapmam, iş arkadaşlığını işte bırakırım, bence böyle olması gerekiyor.
Geçenlerde iş dışı bir program yapılması gerekti mesela gittim ama çok kısa kaldım hemen ayrıldım.
O çizgi kaydığında bir daha toparlamanın zor olacağının farkındayım.
0
mutekebbir
(22.12.25)
Bizde çalışma saatleri uzun, insanların hayatlarının uyanık kısımları neredeyse tamamen iş yerinde geçiyor ve iş ve özel hayat sınırları bulanıklaşıyor.
Bu sebeple biraz samimi veya sıcak davrandığında işe dahil veya iş harici bir çok şeyde sınırlar esnetiliyor.
Bir de bizim toplumda samimi arkadaşlıklar haricinde insan ilişkileri iki türden birine ait oluyor. Ya sen birinin üstündesindir, ya da o senin üstündedir.
Yönetici, çalışanın üstünde olduğunu göstermeyince, çalışan yöneticinin üstünde olduğunu zannediyor.
0
burfak
(22.12.25)
Bu birazda kültürel bir durum, ben bizim yurtdışı ofislerin bahar partilerinde, noelde, fuarda vb yaptıklarının onda birini (bakın çeyreği bile demiyorum) buradaki ekiple yapsam ki ekip beni sever sayar, yine de ertesi güne iş yaptıramam, elli tane vukuat yaşarım.

Kültürel normları da göz önünde bulundurarak denge kurmak en doğrusu.
+2
Phoebe
(22.12.25)
Bu bence çalışma ortamına bağlı.
Misal ben mevcut iş yerimde müdürlerle hep yakındım. Müdürün eşini, çocuklarını tanırım, o benim eşimi tanır. Birbirimizin özel hayat sorunlarını biliriz çünkü işi etkiliyor sonuçta benim babam vefat edince ya da onun babası hastaysa vs.
Ama bu yıllar içinde gelişen bir şey. Ne ilk ne ikinci yıldan oldu. 7 yıldır beraberiz ve o aradaki saygı hep olduğu için. Bu arada bunu sadece bizde değil, bizim gibi uzun zamandır çalışan müdür ve calisanlarda da görüyorum. Bunlar hep kişiye bağlı yani.
Ben şahsen hindistan, macaristan, fas'ta çalışanları olan biriyim ve hayatlarını sorarım, genel olarak kendilerine benden aşağı gibi davranmam. Hepimiz iş yapıyoruz sonuçta, savaşta cepheyi savunmuyoruz.

Ama özellikle Türkiye'de yatay büyüme olmadığı ve hayat şartları sadece dikey kariyer ile geliştiği için bir sürü müdür olmamasi, bu yetenekleri sahip olmadığı halde para için oraya gelenler var. Böyle olunca da çok kötü yöneticiler çıkıyor ortaya.
0
logisticsmanager
(22.12.25)
Samimiyet seçtiğiniz insanlarla kurduğunuz bir yakınlıktır. İş yerinde seçmediğiniz, önünüze gelen insanla çalışırsınız.

Samimiyet fedakarlığı, anlayışı, yeri gelince yanlışları görmezden gelmeyi, hatır gönülü içerir. İş yerinde ise asıl olan görev ve pozisyonunuzun gerektirdiği işi yapmanızdır.

Samimiyet keyfidir, iş profesyoneldir.

Samimiyet sizin özel hayatınızdır. Kanınız kaynar konuşursunuz, tepeniz atar bozuşursunuz. İş yeri özel hayat değildir, birlikte çalıştığınız insanı sevmeniz gerekmez. Orası sizin özel alanınız değildir.

Arkadaşlık başka, iş başkadır. Şüphesiz bunun çokça sebebi vardır.
+1
akhenaten
(22.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.