Giriş
(8)

doğalgaz faturanız ne kadar geldi?

biseysorcaktim
bana bin yüz lira gelmiş. yemek, duş için az kullanılıyor. bin yüz lirası ısınma için diyebiliriz.yetmiş metrekare, soğuk değil ev. bazen bazı odaları kapattım, çoğunlukla açık. alttan ısıtmalı.bin lira iyi mi, çok mu az mı bir karar veremedimilk ve son indeks arasında 86 birim fark var.yeni taşındı
bana bin yüz lira gelmiş.
yemek, duş için az kullanılıyor. bin yüz lirası ısınma için diyebiliriz.

yetmiş metrekare, soğuk değil ev.
bazen bazı odaları kapattım, çoğunlukla açık.
alttan ısıtmalı.

bin lira iyi mi, çok mu az mı bir karar veremedim
ilk ve son indeks arasında 86 birim fark var.
yeni taşındım sayılır bu eve. geçmiş faturalarla kıyaslayamam.
0
biseysorcaktim
(18.11.25)
yakıt + ocak için toplam 1500tl geldi. yakıt merkezi sistem. ev 4+1 çok ısınmıyoruz.
0
scudman1
(18.11.25)
yerden ısıtma var. henüz açmadım bu sene.
0
gabe h coud
(18.11.25)
sadece ocak 12 lira. merkezi ısıtma faturası daha gelmedi. edit: 775 lira merkezi ısıtma. 95 lira sıcak su.
0
inheritance
(18.11.25)
338 gelmiş. 2+1 İstanbul. Günde 3-4 saat 35 derecede çalıştırıyorum kombiyi. 1.000 küsurlar kara kışta ancak gelir. Depozito dahil olabilir mi sizin faturaya?
0
auroraaurora
(18.11.25)
sadece ocak ve duş için 200 tl gelmiş, apartman merkezi ama ortalaması 500 lerde 1000 tl ve üzeri yakan 4-5 daire var , geneli 800 900 bandında
0
eja
(18.11.25)
sizinle hemen hemen aynı metrekare, aynı fatura geldi

ama alttan ısıtmalı değil ve oda kapatmıyorum, düşük ayarda hep yanıyor, kapatırsam tümden kapalı mesela 10gün zaten evde yoktum, 2-3 gün de hava iyiydi yanmadı. + ocak sık kullanılıyor sürekli evde yemek pişer.

ben evden çalışıyorum, bir oda çalışma odam bir oda yatak odam vs.
yani evdeysem evin hepsi hep sıcak. etrafımdakilerin çoğu benim kadar ısıtmıyor evi, idare ediyor.
sabah gidip akşam gelen birileri 3-4 saat çalıştırıp kapabilir bence bu kış
ben 30 gün yaksam 2bini çok rahat geçer, soğuk olup dereceyi de artırırsam 3ü bile bulabilir.
0
subcomponent
(18.11.25)
bir ayda toplam 10 gün falan yaktık ekim sonu ve kasım ortası olmak üzere, 750 tl gelmiş. yakıt + ısıtma şeklinde. 32-35 derece arası yanıyordu. 2+1, mutfakla birlikte 4 petek yanıyor.
0
black holes in the sky
(18.11.25)
1500.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.11.25)
(6)

Hangi Notebook'u Almalıyım?

eisberg
Fiyatlar benzer. 40k olanda işlemci iyi ekran kartı 75w, ssd 1tb. 38k olanda işlemci düşük ekran kartı 120w ssd 500gb. Siz ne düşünüyorsunuz? Bu fiyatlara başka bir öneriniz olur mu?1- https://ty.gl/o0pgsnxmq92ot2- https://amzn.eu/d/jljg386
Fiyatlar benzer. 40k olanda işlemci iyi ekran kartı 75w, ssd 1tb. 38k olanda işlemci düşük ekran kartı 120w ssd 500gb. Siz ne düşünüyorsunuz? Bu fiyatlara başka bir öneriniz olur mu?

1- ty.gl
2- amzn.eu
0
eisberg
(16.11.25)
işlemci ve ekran kartı arasında seçim yapmak zorunda kalsaydım iyi ekran kartını seçerdim. işlemcinin dar boğaz olduğu nadir görünür. 500 gb'lık bir ssd daha sonra daha yenileriyle değiştirilebileceği gibi eskisinin yanına ek ikinci bir ssd bile takılabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.11.25)
İkisi de değil. Casper Nirvana S100 kullanıyorum. Tavsiye ederim.

16 GB Ram düşük. 32 daha iyi. 500 GB Ssd düşük. 1 TB daha iyi. Bir kere alıyorsun. Almışken iyi al. En önemlisi freedos alma. W11 al. Freedos alırsan 6 7 bin TL para ödeyeceksin ve uğraşacaksın.
-1
arbre
(16.11.25)
@arbre hocam win11 lisansı sorun değil ücretsiz erişim var.
@karim icerde uyuyor hocam işte 75w ile 120w arasında çok fark var mı onu bilemedim
0
🌸eisberg
(16.11.25)
Özel bir sebebiniz yoksa bütçene göre MacBook air al geç hocam.
+1
anon1m
(16.11.25)
75w ile 120w arasında bir fark var mı ben de bilmiyorum. var diyorlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.11.25)
victus 15'leri forumlarda pek tavsiye etmiyorlardı, victus 16 öneriliyordu daha çok, sanırım iç tasarımı, soğutma yapısı vs. farklıymış. doğal olarak kasa küçülüyor, bu ekran kartının watt'ına bile yansımış.

ortada gönlümü çelen bir lenovo loq yoksa amazon'daki hp'yi tercih ederdim ben galiba. oyunlarda falan illa ki fps farkı olur.
0
kesmekes laleler
(16.11.25)
(10)

Kredi kartı limitiniz ne

arbre
Ben 455 bin yapabiliyormuşum. Şaka mı bu. Millete niye bu kadar kredi fırsatı veriyorlar?
Ben 455 bin yapabiliyormuşum. Şaka mı bu. Millete niye bu kadar kredi fırsatı veriyorlar?
-3
arbre
(15.11.25)
~1.4 milyon
0
ghilleinthemist
(15.11.25)
10 bin altı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.11.25)
1.5 milyon civarı.

bankalar yine insanları dibe sürüklüyor 90ların sonu 2000lerin başında yaptığı gibi. gençler o zamanları bilmez yoldan geçerken eline kredi kartı tutuşturuyorlardı. nakit çekimde limitin kadar yapabiliyordun. insanlar 10 tane kart alıp ondan çekip ona, ondan çekip ona yatırıyordu. en sonunda ödeyemenler icra ile acı şekilde karşılaştı. hatta intihar edenler bile oldu. bu yüzden bu limtilere aldanmayın ödeyemeyeceğiniz borcun altına girmeyin.
0
gercekdunya
(15.11.25)
1.4 Milyon

Birazda ekonomi dönsün diye %50 si asgari ücret alan bir toplumda harcama yapılmazsa ekonomi durma noktasına gelir.
0
onyx
(15.11.25)
Kredi kartım yok, hiç olmadı. Full maaş kartıyla idare ettim. Büyük alışverişleri eş dost kartıyla alıyorum.
0
duster
(15.11.25)
insanlar kendini kontrol etmeyi öğrenmeli, ama limit iyi bir şey. Sistemde olup kredi puanı oluşturmak iyi bir şey.

Mesela 455 bin yüksek geliyor da, 3-5 yıl önce millet 3000 lira maaş alırken şimdi 80 bin alıyor. Eskiden düzgün bi laptop 4-5 bin iken şimdi 100 bin lira. Yani o limit gerekebilir. Diş doktoruna gitsen bişey gererekse 300 binlik olabilirsin.

ve bankalar sen istediğinde limitini pek yükseltmezler. Onlar veriyorken kabul etmek lazım bence. Ama ödeyemeyeceğiniz borcun altına girmeyin +1
+2
nhk ni youkosu
(15.11.25)
5000tl
0
Fodera
(15.11.25)
toplam 3.5m

çünkü borçlanmak banka için baya iyi.
0
jelly bear
(15.11.25)
4 milyon yaptı garanti bankası sonra uygulamadan 1'e düşürdüm. bu aralar nedense bol keseden dağıtıyorlar. 4 milyondan önce 750 bindi. hangi akla hizmet 5 kat civarı artış yaptılar anlamadım.
+1
lazpalle
(15.11.25)
toplam kk limitlerim 2.5m civarı.

yüksek limit bir algı oyunudur bunu yazmıştım.

eksisozluk.com
0
orpheus
(15.11.25)
(15)

Boş dükkanda ne yapılır?

vedatchilipeppers
Merhaba,Beşiktaş Barbaros’ta giriş kat çok eski bir tane dükkanımız var. Babamın dükkanı daha doğrusu. İçinde 13 ya da 14’üncü yılında bir kiracımız var ve işleri iyi gitmiyormuş o sebeple çıkacakmış. Yıllardır emsallerine göre bedava sayılabilecek bir meblağ karşılığı dükkanımızın kiracısı kendisi.
Merhaba,

Beşiktaş Barbaros’ta giriş kat çok eski bir tane dükkanımız var. Babamın dükkanı daha doğrusu. İçinde 13 ya da 14’üncü yılında bir kiracımız var ve işleri iyi gitmiyormuş o sebeple çıkacakmış. Yıllardır emsallerine göre bedava sayılabilecek bir meblağ karşılığı dükkanımızın kiracısı kendisi. Yani emsallerin üçte biri hatta dörtte biri kadar bir para alıyoruz ve bunu yıllardır yapıyoruz biraz da destek amaçlı. Neyse orası uzun hikaye ve alakasız.

Şimdi ben babamla anlaşmaya çalışıyorum; diyorum ki burayı yeni kiracıya kiraya vermeyelim. Onun yerine ben sana her ay halihazırdaki kiracının ödediği kadar vereyim, sen de dükkanı bana ver ben içine masraf yapayım ve işleteyim. Okay oldu.

Lakin… ne yapacağım ki bu dükkanla ben? Gaza gelip adama hava bastım ben ticaret döndürürüm burada diye ama başıma iş aldım gibi hissediyorum 😅 fikir verebilir misiniz bana?

Not: satmak istemiyor dükkanla duygusal bağı var.
0
vedatchilipeppers
(13.11.25)
Baharatçılık
0
grimavi
(13.11.25)
Pizza
Tabldot yemek
Kıyafet yıkama
0
gabe h coud
(13.11.25)
Barbaros Bulvarına en çok uyan garantili yöntem @yap desem yapmazsin önerisi.

Yalniz bu işlerin birinci kuralı işin başında durmaktir. İpleri asla gevsetmemektir, kamera vs her şey kayit altinda olsa bile öyle yöntemlerle yolarlar ki sizi bu işlere tövbe edersiniz :)
+1
makbur
(13.11.25)
Butik kahve diyenlere katılıyorum. Geçenlerde Beşiktaş'a yolum düştü ve hafta içiydi. Bir çok kahve içilecek yer olmasına rağmen her yer. tıklım tıklımdı zor bir yere oturabildik arkadaşlarımızla. Bir kaç basit tatlı çeşitleri de olursa kahvenin yanında güzel iş yapacağı kanaatindeyim.
0
mermaidd
(13.11.25)
mekan neresi?

yol üzeri mi ara yol mu?

ana yolsa her şey olur orada.

aralardaysa daha ziyade paket çalışılabilir. pilav, ev yemeği vs gibi
0
gurur
(13.11.25)
Barbarosta olduğu için kahveci ya da yemekçi diyorum. Ama işi bilen biriyle girin çok yıpranırsınız.
0
benim bir gizli bildiğim var
(13.11.25)
patso ve kaçak çay.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.11.25)
bu tarz denemeler kurtlar sofrasinda yapilmaz, once pismen lazim. besiktas turkiyenin m2 kira fiyati en yuksek yerlerinden biridir herhalde.
tavsiyem su olur:
1 - besiktastaki dukkani kurumsala kiraya ver, saglam bir kontrat ve guzel bir kira ile.
2 - daha makul kiralari olan bir muhitte dukkan ac, gelen kiranin bir kismiyla finanse et. belki de esnaf olmak hosuna gitmeyecek...
+1
cooperr
(14.11.25)
tütüncü aç bence çok para var o işte.
0
guitarissimo
(14.11.25)
Kahve + 1
ama benim fikrim yanında bi' promosyon ya da mesela çok az ürün çeşidi gibi oradaki kahvecilerden sıyrılabilecek bi' şey.

Beyin fırtınası lazım.
Bi' de açarsanız tam yerini yurdunu özelden atın da gelip siftah atalım, destek olalım hocam.
0
kumandanim
(14.11.25)
piliç ve piliç ürünleri (kanat,pirzola,baget) çevirme dükkanı. inanın kahveci kadar para kazanacaksınız.
0
since1907
(14.11.25)
en güzeli bildiğin işi yapmak, senin durumunda kiraya vermek. bilmediğin işlerde harcanır gidersin.
0
ravenudon
(14.11.25)
Ben de Beşiktaş'ta oturuyorum. Her gün Barbaros'tan gidiyorum. Çarşı gibi değil. Zor lokasyon bana göre.

Viral olacak, Instagram dostu özgün bir yemek bulmak lazım. Pakete uygun, elde taşımalık. Gelsinler, alsınlar, gitsinler. Hype olsun.

Tabii dükkan Barbaros'un çok yokuş kısmında değil de sahile biraz yakın diye varsayıyorum.
0
loras
(14.11.25)
Bu ülkenin düzgün meksika sokak lezzetlerine ihtiyacı var, lütfen meksikadan yemek yapmasını bilen birini kartellerin elinden ve bizi de bu zulümden kurtar.
0
tiredofwaiting
(14.11.25)
Toptan petshop. Para basarsın
0
topkapiaksaray
(14.11.25)
(9)

Askeri kargo uçağının düşme sebebi nedir?

mikahakkinen
Öncelikle başımız sağolsun. Uçağın çok eski olduğu söyleniyor, ayrıca sosyal medya yorumlarında uçağın düşürüldüğü yazılıyor. Haberleri tam takip edemedim.Genel görüş nedir?
Öncelikle başımız sağolsun. Uçağın çok eski olduğu söyleniyor, ayrıca sosyal medya yorumlarında uçağın düşürüldüğü yazılıyor. Haberleri tam takip edemedim.
Genel görüş nedir?
0
mikahakkinen
(12.11.25)
Uçak eski olayı biraz hikaye ya.

x.com
0
kizil karga
(12.11.25)
mossad.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.11.25)
T.S.K da bakım işleri çok ciddi şekilde yürütülür. Atış dahi yapılmasa her an kullanılacak silahlara , her hafta istisnasız genel bakım yapılır.
Söz konusu uçak olduğunda bakım muhakkak daha önemli bir hal alır.

Genel dünya gündemi ve bu uçak düşmesini de içeren son yaklaşık 24 saatlik zaman diliminde Afganistan Pakistan Bangladeşte aynı anda patlamalar oluyor. Bir de yakın zamanda ABD deki kargo uçağının düşmesi vakası.
Bunların birbirinden konum olarak uzak ama birbiri ile tamamen ilgisiz olaylar olduğunu da sanmıyorum.

Düşmesine dair yorumlarda en önemli ihtimallerden biri de kargo uçağına kalkış öncesi alınan malzeme veya araçlara yerleştirilmiş herhangi bir patlayıcının olması.
Bu nedenle kazayla etrafa dağılan her türlü parçanın toplanarak incelenmesi son derece önemli .
Azerbaycan istihbaratının da bu noktada konuyu araştırmada çok önemli bir görevi var. Azerbaycan'ın siyonist devletle olan yakın ilişkilerinin yine Azerbaycanın bilgisi dışında Türkiye aleyhine bir zaafiyete dönüşmemesi zor.
Yazılım ve elektronik konularında olduğu gibi siyasi diplomatik işlerde de devlet yönetimlerinin baş edemediği veya farkında olmadığı arka kapı faaliyetleri bulunur . Buna ABD de dahildir.

İran Cumhurbaşkanı Reisi'nin de yine Azerbaycan'dan kalkan helikopteri şüpheli şekilde düşmüştü geçen yıl.
Siyonist devletin, İran'daki komuta kademesine saldırıları ve sonrasında İran'ın casus avına çıkarak binlerce kişiyi yakalamasının bir benzeri Azerbaycan'da da olur mu ? Bu da belirsiz .

Kısacası gerilim yaşadığımız siyonist devletle karşılaşma ihtimalimizin yüksek olduğu Suriye'de böyle bir olayın izleri anında siyonistleri hedef göstereceğine, yine neden onların planlamasıyla Azerbaycan üstünden olmasın?
Aradaki uzaklık ve olay yerine yakın diğer başka devletlerin olması, onların Türkiye ile ilişkileri, gerçek failin biraz daha belirsiz hale gelmesine neden oluyor .
-2
diyecevaplandı
(12.11.25)
üyesi olduğumuz kuzey atlantik pakti örgütü..
-2
designer
(12.11.25)
m.youtube.com

Güzel bir mini belgesel niye düştüğüne dair.

Ozet: abd'de de çok benzeri şekilde düşmüş aynı c 130, gövdeye yakın motorun pervanesinin parçası havadayken kopup Gövdeyi jilet gibi kesiyor ve uçak parçalara ayrılarak düşüyor.

Vurulma olsa, içerden bomba vs patlasa uçakta bir şekilde yanma vs olurdu. Bizim Uçak tertemiz bildiğin ortadan ikiye kesilmiş gibi düşüş görüntülerinde.

Bu video ile birebir uyuyor.
+3
makbur
(13.11.25)
Mühendisim. Bu uçak bana göre tamamen eski olduğu için düştü. Patlama değil kesinlikle. Olayın fiziği apaçık ortada. Montaj yerinden ayrılmış. Komplo teorisine gerek yok. Kargo uçakları genelde sabitlenmiş yükün havada serbest kalması yüzünden düşer. Uçak stall yaşar. Bu bildiğin ayrılmış. Metal yorgunluğu olabilir.
-3
arbre
(13.11.25)
Bu uçaklar tüm dünyada modernizasyonu yapılarak kullanılmaya devam ediyor, bizimkilerin modernizasyonu da 2022 yılında yapılmış, abi eskidiği için düşmüştür demek kolaycılığa kaçmak oluyor biraz.

Uçağın son bakımı da 11 Eylül-12 Ekim 2025 tarihinde yapılmış, yani illa biri vurup düşürmüştür demiyorum ama eskidiği için ikiye ayrılıp düşecek gibi olsa bakımda biraz anlaşılabilirdi gibi sanki.
0
kizil karga
(13.11.25)
farklı zamanlarda benzer olaylar, farklı ülkelerde oldu. hepsi bu dönem oldu.

%99 israil ve mossad. amerikadaki uçaktan pakistana türkiyeye kadar. çok benzer hepsi. hepsi aynı pattern.

ve hepsi bu dönemin üstüne
0
tchuck
(13.11.25)
eksisozluk.com

Şöyle bir haber var kaynak bulamadım ama ön rapor tam da benim üstte verdiğim video ile uyuşuyor.

Böyle olmasi insanı çok daha fazla vuruyor, incitiyor. Kiytirik tek motorlu yangin uçağının bakımını bile yapamayacak noktaya gelmişiz, o çocuğu da zorla mi baskıyla mi ucurdular bir an önce dönmesi için kötü hava şartlarında keşke sorgulayabilecek, sorusturabilecek bir ülkemiz olsa.

Yazacak çok şey var ama yazarken bile ruhum daralıyor.
0
makbur
(14.11.25)
(14)

Şu cümleyi nasıl yorumlarsınız?

seni tanıdığım güne lanet olsun
"Ben bir insanın yanındaysam kesinlikle onun kalitesinde artış görürsün." Kibirli, özgüvenli veya başka bir şey?
"Ben bir insanın yanındaysam kesinlikle onun kalitesinde artış görürsün."
Kibirli, özgüvenli veya başka bir şey?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(10.11.25)
kibirli.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.11.25)
tam bi varoş dalyarak cümlesi maalesef. bu cümleyi kuracak insanın kibirli olabilecek kapasitesinin olduğunu sanmıyorum.
+14
asap raki
(10.11.25)
(bkz: Delusional)
+3
salihdt
(10.11.25)
özgüven böyle bir şey değil.
bu sapına kadar kibir ve kendini beğenmişlik.

ben iyi insan seçerim anlamı da çıkmıyor tam olarak, ben seçtiğim insanı yükseltirim diyor.
+4
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bu bence kibir, özgüven vesaireden ziyade direkt narsizm.
+2
mermaidd
(10.11.25)
Narsist kişilik bozukluğu
Eğitimsiz
Cahil
Varoş
+5
cemallamec
(10.11.25)
"Yav he he" derim sesli ya da içimden duruma göre.
+5
Amaranta ursula
(10.11.25)
dev aynasi sendromu derim
0
cooperr
(10.11.25)
Yukardakiler +100 başka söze gerek yok. söylenmesi gereken her şey söylenmiş
0
Rondak
(10.11.25)
aklıma ilk bu geldi

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(10.11.25)
kendi içinde dibine kadar yetersiz olduğunu düşünen (özgüvensiz) ama bunu maskelemek için dışarıya kibirli ve büyüklenmeci bir profil sergileyerek bunu kapatmaya çalışan sıkıntılı bir tip derdim karşımda olsa.
0
mor oje
(10.11.25)
"bastırılmış ezikliğin dışa vurumu" diye yorumladım.
+1
duyuruuser
(10.11.25)
@asap rakının lafının üstüne laf konmaz. narsist bile şu cümleyi kurmaz.
0
mikahakkinen
(10.11.25)
kesinlikle tersi olacaktır, uzak durun!
0
sweetoffice
(10.11.25)
(9)

10 Kasım Duyuru teması

cemallamec
Duyuru arayüzü yenilendikten sonra kullanışlı olduğu için siteye daha sık girer oldum. 10 Kasım teması ile daha güzel olmuş. Ellerinize sağlık.
Duyuru arayüzü yenilendikten sonra kullanışlı olduğu için siteye daha sık girer oldum. 10 Kasım teması ile daha güzel olmuş. Ellerinize sağlık.
+12
cemallamec
(09.11.25)
Beğeninizle mutlu ettiniz, var olun.
+4
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.11.25)
Tercihe dayalı olmalıydı, değiştirmeyi bilen yazarsa çok sevinirim.
-8
mutekebbir
(10.11.25)
Menü 》Ben 》Ayarlar 》Tema Yönetimi bölümünden klasik Ekşi Duyuru teması veya diğer temalardan birini seçebilirsiniz.
+4
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.11.25)
tercihe dayalı olmalıydı.
-13
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.11.25)
bu cok emek verilen grafiklerle kendimi 2001 yilinda hissettim. gulden damlayan kan gibi bir vibe gül var da devami benim hayal dunyam
-2
ala09
(10.11.25)
Atatürk’ün fotosu koyulmayan tema mı?
+7
Rondak
(10.11.25)
çok beğendim bende temayı, düşncesi ayrı güzel.
mallar sürüsü detected bir duyuruda olmuş ayrıca, boş boş duruyordu listem 2-3 kişi ekledim sayesinde duyurunun.
+5
eja
(10.11.25)
çok güzel bir düşünce. emeğinize sağlık.
+4
elektr10
(10.11.25)
Çok güzel olmuş. Fotoğrafı da olsa daha güzel olurmuş evet.
+2
sadakatsiz
(10.11.25)
(5)

Tasarım değiştikten sonra…

rentts
Ne sıklıkla duyuruya giriyorsunuz?Ben eskisi kadar girmiyorum eskiden günde en az 3-5 kez girer bakardım.
Ne sıklıkla duyuruya giriyorsunuz?
Ben eskisi kadar girmiyorum eskiden günde en az 3-5 kez girer bakardım.
-9
rentts
(08.11.25)
Yani siteyi ziyaret etme sıklığınızı tema değişikliğinden dolayı mı azalttınız? Aslında arayüzün gönlünüze göre kişiselleştireceğiniz bir hale dönüşmesi daha sık ziyaret etmenizi sağlamaz mı? Neden böyle hissettiniz ki?
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(08.11.25)
bir değişiklik olmadı.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.11.25)
Temayla ilgili bir sorunum yok ama şu fontu küçültme seçeneği gelse güzel olurdu. Bende font büyük diye gonulsuz giriyorum
-8
artıküyeolmakistiyorum
(08.11.25)
Karanlık mod, temalar falan derken ben mutluyum daha sık giriyorum eskiye nazaran.
+2
chicha_v2
(09.11.25)
tam tersi, daha sık giriyorum.

aslında bu sorunları çözmek için tema özelliği geldi.
ayarlardan mevcut temalara göz atın, beğendiğiniz yoksa -ki sanırım font küçülten bir tema yok- kendinize yeni tema oluşturun.

beğendiğiniz mevcut bir temayı kopyalayıp düzenle deyin ya da yeni oluşturun,
mevcut kod bloğunun en altına şunu ekleyin

body *
{
font-size: 95% !important;
}

bu çok basit bir trick ve bu basit haliyle bile fontları bir oranda küçültüyor, ince ayar yapmak için CSS ile temayı biraz düzenleyebilirsiniz.
+1
biseysorcaktim
(09.11.25)
(7)

Duyurunun hekimleri gözüm ağrıyor

ulukayin
Bu sebeple acile gidilmeyeceğini düşündüğüm için buradan sormak istiyorum. Aşağıdaki öykü ile ne yapmamı önerirsiniz? Cevaplar için şimdiden teşekkürler. Özellikle sağ gözümün üst arka ve alt kısmında bazı zamanlarda çok şiddetli ağrı yaşıyorum. Bu ağrı çoğunlukla sanki gözümde bir kemik varmış da o
Bu sebeple acile gidilmeyeceğini düşündüğüm için buradan sormak istiyorum. Aşağıdaki öykü ile ne yapmamı önerirsiniz? Cevaplar için şimdiden teşekkürler.

Özellikle sağ gözümün üst arka ve alt kısmında bazı zamanlarda çok şiddetli ağrı yaşıyorum. Bu ağrı çoğunlukla sanki gözümde bir kemik varmış da o kemik ağrıyormuş gibi ve/veya gözümün kasları ile sinirleri ağrıyormuş gibi hissediyorum. Arveles içmeme rağmen ağrı hafiflemedi.

- Son zamanlarda grip, nezle olmadım.
- Ekran sürem bir hayli düşük.
- Soğuk kompres işe yaramıyor.
0
ulukayin
(08.11.25)
Normal randevu alabilirsiniz tekrarlayan bi agriysa. Bana degisik cesit bir migren olabilir gibi geldi (doktor asla degilim)
+1
kuehles blondes
(08.11.25)
diş apsesi olabilir dişe vurmadan göze vurabiliyor bazen bende olmuştu. dişlerden emin miyiz?
+1
illegalstar
(08.11.25)
@illegalstar diş olmadığına %1000 eminiz. Daha geçen hafta panoramik diş cr çektirdim..
0
🌸ulukayin
(08.11.25)
gidilebilecek yerlerden bir tanesi aile hekimi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.11.25)
doktor değilim, bahsettiğinize benzer ağrıları küçük yaşlardan beri yaşıyorum ama benim ağrılarım gözün üst kısmında başlayıp oradan şakaklara ve başın üzerine doğru ilerler. sizde başla ilgili bir sorun yok sanırım. ağrı kesicinin etki etmediğinden bahsetmişsiniz, her ağrıda mı böyle oluyor? bu arada arveles bende yarım saat ile 1 saat arasında etki eder, şu an nasıl ağrınız? eğer hala aynı şiddette ağrıyorsa acil seçeneğini değerlendirin. yok acile gitmem diyorsanız önce göz sonra duruma göre nöroloji randevusu sizi paklar sanırım :)

ek: semptomlara bakarak durum değerlendirmesi yapmayın hasta olursunuz :) bırakın onu doktor yapsın, o kadar sene boşuna okumadılar :)
0
issiz karga
(08.11.25)
@issiz karga sağlık çalışanı olduğum için bu tür polikliniğe gidilmesi gereken rahatsızlıklarda acili boş yere meşgul etmenin diğer gerçek acillik hastalara ne denli zarar verdiğini bildiğim için acile gitmek istemiyorum. Çünkü ben şimdi bunun için acile gitsem oradaki acil hekimi de en fazla kas gevşetici ve ağrı kesici order verip yollayacak. Ki bu tip durumlarda teşhisi koyucu merci acil hekimi de değil.
0
🌸ulukayin
(08.11.25)
acilde bazen hekim uzman hekime yönlendirebiliyor, bu yüzden ve hekim değilseniz gerçekten acillik bir durum olup olamayacağını bilemeyeceğiniz için acili tavsiye etmiştim. tabii ki kendinizle ilgili doğru olanı siz daha iyi bilirsiniz. geçmiş olsun.
0
issiz karga
(09.11.25)
(3)

bahamalarda calisma sartlari (santiyede)

monicapp
bir insaatta calisacagim beyaz yaka olarak...daha ik ile gorusmedim, tabi sirkete gore degisir ancak genelde kosullari nasil oluyor? prefabrik evde konaklayip, yemek sirket tarafindan mi veriliyor?
bir insaatta calisacagim beyaz yaka olarak...daha ik ile gorusmedim, tabi sirkete gore degisir ancak genelde kosullari nasil oluyor? prefabrik evde konaklayip, yemek sirket tarafindan mi veriliyor?
0
monicapp
(08.11.25)
her inşaatın şartları farklıdır. en doğru en güzel bilgiyi İK verecektir.
0
co2s2
(08.11.25)
en güzel bilgiyi bahamalardaki adam verecektir. oradaki biriyle görüştürsünler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.11.25)
hocam sen daha işin şartlarını öğrenmemişsin ki doğru düzgün. tamam bahamada şantiyedeki adam sana durumu özetler de. nerede kalacaksın, tek mi kalacaksın üç kişi mi? hafta tatili nasıl, mesailer nasıl? ne kadar süre kalacaksın, sadece gündüz mü çalışacaksın vardiyalı mı, ne kadar süre sonra izin için türkiyeye geleceksin, orada hastalanırsan ne olacak, overtime var mı, maaş farklılığı varmı bak benim aklıma hep böyle şeyler geldi. ayrıca maaş dolar olarak mı yatacak türk parası mı? oradaki hesabına mı yatacak türkiyede ki mi? aklımda binlerce soru...
+1
Fodera
(08.11.25)
(8)

İş yeri anonim olarak nasıl ihbar edilir?

superior
Selamlar, kısaca konuyu anlatmak gerekirse, çalıştığımız iş yeri büyük bir firma ve birden fazla birimi var. Bizim bulunduğumuz birimde ise fazla mesaili çalıştığımız durumlar oluyor. Fakat bu mesailer takip edilmiyor ve sayılmıyor. Herhangi bir mesai ücreti de almıyoruz. Takip edilmediği için (giri
Selamlar, kısaca konuyu anlatmak gerekirse, çalıştığımız iş yeri büyük bir firma ve birden fazla birimi var. Bizim bulunduğumuz birimde ise fazla mesaili çalıştığımız durumlar oluyor. Fakat bu mesailer takip edilmiyor ve sayılmıyor. Herhangi bir mesai ücreti de almıyoruz. Takip edilmediği için (giriş çıkış sistemi olmasına rağmen) veya kayıt altına alınmadığı için de izin hakkı olarak yansımıyor. Zaten izin hakkı da verilse bu durum birim yöneticilerince uygun görülmüyor ve çalışmaya devam ediyoruz. Böylece fazla mesailerimiz kaynayıp gidiyor.

Bu durumların iş kanununa uymadığını düşündüğümüzden anonim ihbar yapmak istiyoruz, bu krizde işimizden olmak istemediğimizden anonim olara bu durumları bakanlığa veya ilgili yerlere en risksiz nasıl bildirebiliriz? Bilgiler için önden çok teşekkürler.
0
superior
(08.11.25)
vakti zamanında aynı durumları üç arkadaş olarak cimerden anonim olarak şikayet etmiştik. hepimizin isimlerini kabak gibi söylemişlerdi. sgk dan gelen denetlemeciler. güzel bir restoranda yemek yediler ceplerine rüşvtlerini aldıalr ve isimlerimizi söyleyip defolup gittiler. üç arkadaş işten çıkartılmıştık mobbing vs.

zaten şartları çok iyi değildi daha iyi işler bulduk ve biz çıktıktan sonra herşey nizami ve yasal hale gelmişti. en azından tazminat vb yakamayacak insanlara faydalı olduk.

şu an başka bir konuda bi ihbar yapmayı düşünüyorum. yapacağım ihbar ilgili belediyenin yapı denetim birimine olacak(kolon kesme, duvar yıkma gibi durumlar) bu ihbarı avukatım vasıtasıyla avukatımın kimliği ile yapmayı düşünüyorum.
+3
Fodera
(08.11.25)
Uzaktan bir arkadaşın/akraban sgk’ya şikayet etsin
0
cemallamec
(08.11.25)
Diğer bir yol olarak iş yeriniz hangi işkoluysa yine o iş kolunda bulunan diğer rakip firmalara (varsa) haksız rekabet , piyasayı bozma vs gibi sebeplerden dolayı haber verin. Elde sağlam deliller varsa onlar da gerekeni yapar.

Bazen düzen için ortalığı kızıştırmak gerek.
0
diyecevaplandı
(08.11.25)
anonimliği kalmaz o işin. firma büyük, iş yeri avukatları bir şekilde bulur sizi. işten çıkarılma ihtimalini göz önüne alarak atağa geçin.
0
HellKeePer
(08.11.25)
işten çıkartma evet bişey ama yeni gireceğiniz iş yeri, eski işyerini arayıp referans isterse ve firmayı şikayet ettiğinizi öğrenirse yeni işe girmenize de engel olabilir. ayrıca bazı işyerleri çalıştıkları konu üzerine bir elin parmağını geçmeyecek sayıda firma olabiliyor. öyle olunca da sektörde herkes birbirini yakından tanıyor rakip bile olsa.

mesela iyi denizcilik firmaları. bütün personel müdürleri birbirlerini tanır. yeni çalışan için referans alırlar hatta whatsapp grupları falan da var. zaman zaman personel temini durumunda da paslaşırlar. yani iyi diye sayılan herhangi bir denizcilik firmasıyla kötü ayrılırsan kesinlikle ötekilere de giremezsin.
0
Fodera
(08.11.25)
sgk'ya ve maliyeye şikayet edilir. şirket avukatları ismini değil kafasını alırlar. maliye vergi kaçaklarına, sgk sigortasız işçi çalıştırılmasına, iş güvenliğine ve işçiye yapılan bu tarz haksız muamelelere bakar ve idari cezalar keser. senin yapmaya çalıştığın şey budur. dolayısıyla çalışma bakanlığına işçi ek ücretlerinin ödenmediğini şikayet edeceksin, beraberinde de iş güvenliği ve sigortasız işçilik ile ilgili şikayetlerini yazacak, müfettişlerin işine yarayabilecek bilgileri dolduracaksın. bu yüzden telefonla şikayet etmek yerine el ile kendin doldurman daha isabetli olur çünkü sgk operatörleri senin kadar başarılı olamazlar.

işçi ücretinin tahsili içinse işverenin insafa gelip yatırmasını beklemek dışında yapabileceğin bir şey yok. ilamsız icra göndersen itiraz eder, mahkemeye gitmek istesen önce arabulucuya gidersin, sonra mahkemeye gidersin, sonra istinaf, temyiz derken mağdur ederler, seneler süren çekişmenin ardından yav kardeş iyi ki dava açmışsın, al şu 2 kuruşu, hakkını helal et derler.

protip: yazılı, sözlü, görüntülü, şahitli delil biriktirin. hukuken uygun bulunmayacak olsa bile hakimler kılıfına uyduracaktir. işçi dayanışması yapın. birbirinize arka çıkın. başka dostunuz yok.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.11.25)
şirkette iç denetimci var mı? varsa gidip bir onla konuşun. anonim etik ihbar hattı vs olduğunu sanmıyorum ama olsa bile birtakım adli prosedürler dahilinde yine anonimliğinizin yüzde yüz garantisi yok.

yoksa sgk'ya ihbar edin gitsin direkt. ihbarınızda da "söz konusu iş yerinin şu şu sebeplerle denetlenmesi gerekiyor, gizli müşteri gibi gelsin baksın müfettiş" vs tadında bi şeyler derseniz idari para cezası kitleyebilirsiniz iş yerine.
0
vedatchilipeppers
(09.11.25)
@Fodera,

Hocam o iyi denizcilik firmaları o güzel personel müdürlerine binip gittiler be :)

"mesela iyi denizcilik firmaları. bütün personel müdürleri birbirlerini tanır. yeni çalışan için referans alırlar hatta whatsapp grupları falan da var. zaman zaman personel temini durumunda da paslaşırlar. yani iyi diye sayılan herhangi bir denizcilik firmasıyla kötü ayrılırsan kesinlikle ötekilere de giremezsin." demişsin.

Rekabet Kurumu en son kılavuzdan sonra denizcilik firmalarının denizcilik operasyonlarıyla ilgilenen personel müdürlerine el sallıyor :) Detaya girmeyeyim de şu kılavuzu bir inceleyin derim: www.rekabet.gov.tr

Korkunç cezalar var. Yani şöyle söyliyim sadece whatsapp grubuna alınmış ve sadece "grupta bulunuyor olmaktan ötürü" dahi ceza kesiliyor artık. Bu cezalar ciro bazında kesiliyor ve ocak söndürür yani. Siz direkt Whatsapp yazışmaları diyorsunuz. Patron çıldırdı modunu açtı Kurum bu aralar benden söylemesi. Tanrılar kan istiyor zira ve bu durum min birkaç yıl daha böyle gider gibi. Bence uyarın isterseniz ilgili kişileri. E zaten baskın yapma yetkileri var. Eller yukarı donlar aşağı olmasın sonra o denizcilik şirketlerinde :D
0
vedatchilipeppers
(09.11.25)
(17)

inançsızlar mı yoksa inananlar mı ölümden daha fazla korkuyor?

anlamsiz geliyor
sb.
sb.
0
anlamsiz geliyor
(07.11.25)
Keskin bir soru cevabım yok ama inançsız biri olarak yanılmayı çok isterim. Böylesi çok daha korkunç çünkü.
+1
mutekebbir
(07.11.25)
Ben bunun inanmak yada inanmamakla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Bana göre insanlar ölümden tamamiyle belirsizlik dolayısıyla korkuyor. İnanan için de inanmayan için de ortada çok büyük belirsizlik var. Dini kitaplarda ahiret tanımı verilmiş ve açıklanmış olsa da hiçbirimizin gidip görmediği bir yer. İnançlı olmayan kesimin de kendince düşünceleri var ama en nihayetinde her şeyin ucu bilinmeyen bir yere çıkıyor.

Belirsizliğe bir de var olan hayallerimiz, belki arkada bıraktığımız çocuklarımız ve anne-babamız vs gibi etkenler de eklenince iyice korkunç bir hal alıyor ölüm.
+2
mermaidd
(07.11.25)
İnananlar daha fazla korkar çünkü ödül ceza bekler. İnanmayan gidecek yer yok dediği için daha rahattır.
+2
cemallamec
(07.11.25)
İyi ki öleceğiz diye düşünüyorum korkmaktan çok. Çünkü bu ne saçmalık. Din perdesi çekip her işi gören insanlardan midem bulaniyor ve bu işin pirleri memleketimizde bu işi icra ediyor. Bana kalsa hemen şimdi ölebilirim asla sorun değil.
0
artıküyeolmakistiyorum
(07.11.25)
İnansaydım korkardım bence. Ölümden sonrasından korkmuyorum çünkü bir şey yok, beynim durunca bilinç/ruh/töz yok oluyor. Ama yavaş ve acılı ölmekten korkuyorum. Öldükten sonra ipimle kuşağım...

"Her şeyin ucunun bir yere çıkması" da metafizik bir inanç, inanmayanlar olarak çıktığına inanmıyoruz zaten :)
+3
kobuzchu kiz
(07.11.25)
inançla ilgisi var mı bilmiyorum bunun.
etrafımdaki küçük gözlem kümesine göre her iki duruma dair örneklerim var.

inançtan ziyade, ölüme yüklenen anlamla ilgili bence bu.
inanmayanlar da ölüme anlam yükleyebilir. yokoluş ya da yokluk fikri bazı insanlar için düşünmesi korkunç bir şey.
+1
biseysorcaktim
(07.11.25)
İnananlar daha fazla korkuyor tabii. Bir inançsız olarak ölüm sonrası sonsuz uyku olduğunu bildiğimden bir korkum da yok. Hatta bu çok rahatlatıcı bir şey :)
0
sadakatsiz
(07.11.25)
İnanmayanlar daha çok korkuyor.
çünkü elinde dünya, bilim ve diğer maddi akli argüman ve çıkarımlardan başka bir şeyi yok.

Güya yaşlanmayı geciktiren kozmetik ürünleri bile gerçekte ölümden kaçınan dünyaya bağlanan insanı anlatır.
Bir de bilimsel çalışma olarak söylenen cryonics projesi var.
Bu da güya öldükten sonra yeniden dünyaya dönmeyi ifade ediyor.
Ruhu , net açıklayamayan bilim, ruha nasıl yön verecekte yeniden bedenle bir araya getirecek? bu da ayrı bir soru
İnananın ise Rabbi var ve sadece onun merhametine sığınıyor.
-2
diyecevaplandı
(07.11.25)
Soru çok yönlendirici olmuş ancak, ölümden korkmanın inanıp inanmamakla çok alakası olduğunu sanmıyorum. İnsanların bazısı korkuyor bazısı üstüne çok kafa yormuyor, ölüm fikrine alışmış oluyor. Bunların bazısı inançlı bazısı inançsız. Bu tip insanların her birini görmek mümkün.
+1
akhenaten
(07.11.25)
Bence inanmayanların korkması lazım. Ben korkuyorum. Çünkü ne demek var olmayı bırakacağım. Korkmamak çok saçma bir şey zaten ben korkmam diyene inanmam. Yeterince detaylı düşünmemiştir derim.


İnançlı insan niye korksun, onun inancına göre var olmaya devam edecek hiçbir sıkıntı yok.
+1
aguen
(07.11.25)
bunun inanmakla değil kişilikle alakası var. bir gruba ait olmak, belirsizlikten çekinmek vb. özellikleri olan insanlar daha inanmaya istekli. subjektif olarak düşüncem şu, inanan insanların daha çok korktuğunu düşünüyorum.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
inançlıyım ve ölümden korkuyorum.
+1
deartheodosia
(07.11.25)
ölüm korkulan bir şey miymiş.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.11.25)
İnançlıyım ve ölümden korkmuyorum. Çünkü istediğin kadar kork, kaçış yok, bir gün bir şekilde başına gelecek ve engel olabilen yok. O halde neden kendime yük edeyim o korkuyu, hiç stres yokmuş gibi bir stres kaynağı daha neden sırtlanayım. Her insanda ölümden deli gibi korkan bir id vardır, bu korku id'in bizi hayatta tutması için yaratılmıştır, id üstüne düşeni zaten her insanda hakkıyla yapmaktadır, bundan fazlası, sürekli düşünüp korkmak bence saçmalık.

Yani bunun inançla alakası yok.
0
muhayyer divan
(07.11.25)
Yaş, iş konum vesaireden dolayı çok fazla cenaze taziye ortamlarına gidiyorum kısa süre de olsa. Aynı zamanda sosyoloji mezunu olmamdan mütevellit gözlem yapmadan duramıyorsun. Sonuç; seküler veya inançsız olduğunu düşündüğünüz ortamlarda sessiz sedasız gayet olağan normal karşılanmış bir ortam görüyorum. Ancak dini bütün, mütedeyyin cenaze ve taziye ortamlarında durum bambaşka. Ağlayanlar bağıranlar Çağıranlar tırnaklarıyla yüzünü çizenler elleriyle başına vuranlar, ayılanlar bayılanlar ağıtlar yakanlar zılgıt çekenler var ortamda. Bu bana hep garip gelmiştir ve hala da garip gidiyor. Anlayanlar için bir şeyler var bu yazıda. İyi akşamlar
+3
ground
(07.11.25)
bence en cok inanma taklidi yapan "dinciler" korkuyor, o yuzden cumalarda falan hep en sirada sevap points kasiyor abiler. tanidigim ne kadar yavsak it ugursuz var ise cumayi kesinlikle kacirmaz. eger varsa, hesap zamani geldiginde "evet kul hakkina girdik ama abi bak hep en saf tuttuk" diyerek yirtmaya calisacaklar, cunku fitratlari bu :)
-2
cooperr
(07.11.25)
din düşmanıyım bir şeyden korktuğum yok.
-2
hold the door
(07.11.25)
(5)

Bugünkü ekran süreniz kaç saat?

playing star again
Ve genel olaral ortalamanız nedir? 9-5 mesai mi yapıyorsunuz? Mesai saatinde telefona bakıyor musunuz?Edit: telefon ekran süresi kast etmiştim.
Ve genel olaral ortalamanız nedir? 9-5 mesai mi yapıyorsunuz? Mesai saatinde telefona bakıyor musunuz?

Edit: telefon ekran süresi kast etmiştim.
0
playing star again
(06.11.25)
4 saat 43 dk imiş ama telden dizi izliyor sesli kitap vs de dinliyorum onlar çok yemiş olabilir.
0
Amaranta ursula
(06.11.25)
Uyumadığım her an açık işte
0
Hallegadola
(06.11.25)
4 saat.
100 dakikası youtube. youtube'a sürekli bakmadım. açıp kenara koyup dizi izledim/dinledim. diğer şeyler normal sayılır.

ama bilgisayardaki ekran süremi söylemem.
telefon ekran süremi düşereyim derken uyanık kaldığım her dk bilgisayar başında olmaya başladım.
+1
biseysorcaktim
(06.11.25)
3 saat. Işyerinde de bakıyorum. Bahsettiğin saatler çalışma saatlerim
0
pembediken
(06.11.25)
16 saat.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.11.25)
(1)

ingilizce seviye tespit iş görüşmesi

asli_1986
Ey duyurucular, İş görüşmesi için şirket online test yapacak, kariyer sitesinin kendi testi imiş. Bu testlerde ne soruyorlar, benzer soruları nerede bulabilirim ?Görüşmek üzere.
Ey duyurucular,

İş görüşmesi için şirket online test yapacak, kariyer sitesinin kendi testi imiş. Bu testlerde ne soruyorlar, benzer soruları nerede bulabilirim ?

Görüşmek üzere.
0
asli_1986
(06.11.25)
10-15 gramer, 3-5 de dinlediğini anlama sorusu. örneğin dün televizyonda şunu izledim, hamide yeni işine başlamak için yeni evine taşınmış, 15 dakika sonra bu işi 5 dakikadır yapıyor olacağım gibi cümleleri düzeltiyorsun.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.11.25)
(12)

Ticaret veya zanaat neden ilgi görmüyor sizce?

michael harddd
Bu devirde masabaşı iş kovalamak için saçma sapan bölümler okunurken neden insanlar zanaate veya ticarete yönelmiyor küçük yaşlarda?
Bu devirde masabaşı iş kovalamak için saçma sapan bölümler okunurken neden insanlar zanaate veya ticarete yönelmiyor küçük yaşlarda?
0
michael harddd
(05.11.25)
Sermaye gerekiyor. Örneğin, Bir berber dükkanı açabilmek için dükkan kiralaman gerek, mobilyalar, malzemeler vs. derken başlangıç maliyeti çok yüksek oluyor.

Belirli bir süre zararına çalışması gerekecek, o sıra geçinebilecek mi mesela?

Ayrıca “küçük tatlı bir şirin kafe”cileri hatırlatırım.
0
substituent
(05.11.25)
cunku boomerlar cocuklarin kulagina "diplomaa diplomaaaaa" diye sayiklayip durdu ve durmaya devam ediyor.
+2
cooperr
(05.11.25)
isyeri sahibi olursan,
günde en az 12 saat calisirsin,
maaşlı iş yerinde ise toplasan 6 saat çalişmazsin.
+2
designer
(05.11.25)
Zanaat ve ticaret bir girişim, cesaret işi. Yığının tercihi ise diplomalı garanti iş.
Aradaki fark bu bence. Yığın risk almak istemiyor. esasen bu devirde salt diploma peşinde koşmak en büyük risk farkında değil pek çoğu. Diplomayı alıp iş bulmaya çalıştığında farkediyorlar geç olarak.
+1
ezkaza
(05.11.25)
Çırak bulamıyorum diyen bir ticaret ve zenaat erbabı mı var? İlgi görmediği çıkarımını nasıl yaptık?
+2
Mirket
(05.11.25)
Hangi maaşlı işte 6 saat çalışılıyor hemen gidelim oraya. Özel sektörde 12 saat çalışanlar var.

@mirket Çok var.
0
🌸michael harddd
(05.11.25)
michael harddd +1

hakkaten ya. her işi kendi işiniz gibi sanıyorsunuz:)
0
nothing in my way
(05.11.25)
Çünkü her yere apartman şeklinde üniversite açıldı ve baraj kaldırıldı. Üniversite sınavında sıfır çeksen bile yerleşiyorsun. Yerleşince (dandik üniversitelerde, iki yıllık okusan bile) kendini üstün gören psikolojiye giriyorsun. Üniversiteler azaltılsa, sınav zorlaştırılsa, kontenjanlar düşürülse durum farklı olur
+1
cemallamec
(06.11.25)
yurt dışındaki gibi liselerde farklı dersler önerilmeli; mesela çeşitli atölyelerin, farklı üretim pratiklerinin dersleri olabilir. öğrenciler de kendi ilgi alanlarını keşfetme imkanı bulur böylece. tabii türkiye'de liseleri böyle kurumları çevirmek için gereken altyapıyı sağlamak imkansız. lisedeki opsiyonlar çeşitlenirse insanların farklı alanlara teşvik edileceğini düşünüyorum. eş zamanlı olarak, üniversite sınavı da evrilmeli.

zanaat ve ticaret aileden gelen bir durum olmadıkça kurması ve tutunması çok güç alanlar. bir işin sermayesinin ve operasyonlarının sizin sorumluluğunuzda olmasıyla beyaz yaka olarak koca operasyonun sadece bir üyesi olarak çalışmak çok eş durumlar değil. sermaye olsa bile risk alma cesareti herkeste yok.

gerçek michael hardt ne derdi acaba
0
eileengray
(06.11.25)
Yani bir kere çevrende sana bu yolu gösterecek yoksa bir insanın zanaat ya da ticaret ile alakası olması o kadar kolay değil.
Misal benim ailemde bunda olan bir kişi bile yok.
Ve benim bu işi yapan arkadaşlarımın hepsi de ailesi tarafından bu ortamlara sokulmuş kişiler. Misal babası inşaat yapmis; o da kendi insaat yaptı.
Babası ticaret yapıyordu; kendi de yaptı.

Bir de bu işlerin çoğunun genel çalışma ortami, en azından baslarda, çok sa güzel değil. Yani herkes araba tamiri der ne bileyim elektrikçi der; vallaha biz daha yeni yazlığı komple yaptırdık misal. Usta yanında iki kişi ile geldi. Vallaha sabahtan akşama kadar çalıştılar, cumartesi de çalıştılar pazar da çalıştılar.
Türkiye'de çoğu insan bu meslekleri yapan başarılı kişilerin hayatını görüyor da hiçbir şekilde haftasonu bile calisanlari, günde kac saat çalıştığı bile belli olmadan calisanlari, vücut ile yapılan işin kisiye bindirdigi yükü düşünmüyor.
Bir de ticaretin finansal riski var, zanaatin de farklı riskleri. Misal daha yeni elektrik ile alakalı eğitim aldım. Eğitim sırasında kazalarla alakalı şeyler okudum, bir sürü elektrik tesisatı yaparken ölen ya da yaralanan insan örnekleri. Benim misal ofiste çalışırken tek riskim takılıp düşmek ya da kahve falan dökmek yani.
Bir de yani bundan 15 sene önce bu meslekleri kimse önemsemiyordu çünkü ofis işleri yeteri kadar para kazanıyordu. Şu an kazanmiyor. Ofis isleri gene insan gibi para kazansa gene kimse onemsemez. Bir de tabi herkes el isine yönelirse supply vs demand olayından onun da gelirinin dusecegi olayi var.
0
logisticsmanager
(06.11.25)
klimalı ofiste excell doldurup mynet okey oynayarak 250k kaldırmak varken kim neden komik fiyatlara hayvan gibi çalışsın. benim zanaatim var ben de çalışmıyorum. ayrıca kapital lazım +1.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.11.25)
''eskiden başkasının işinde cumartesi günü bile çalışıyordum. şimdi kendi işimi yapıyorum, artık pazar günleri bile çalışıyorum.''
0
elorelia
(06.11.25)
(15)

Aldığınız ürün hemen sonra indirime girince ne yapıyorsunuz?

hadi ya la
Trendyol üzerinden canlı destek bir şey yapılamayacağını söyledi. İade edip tekrar mı satın alayım? Arada ciddi bir fark var çünkü.
Trendyol üzerinden canlı destek bir şey yapılamayacağını söyledi. İade edip tekrar mı satın alayım? Arada ciddi bir fark var çünkü.
0
hadi ya la
(05.11.25)
tekrar satın al, ilk aldıgını iade et.

ben genellikle ugrasmamak için bir şey yapmıyorum. ya da alacagım ürün zaten indirime giriyor indirime girene kadar bekliyorum. fiyatlar artık günübirlik değişiyor çünkü.
+2
koela
(05.11.25)
ar, namus, şeref gibi kavramlara itibar ettiğim için çok bir şey yapmazdım.
-14
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.11.25)
Üzülmekle yetiniyorum.
Bir ürün satın alırken onun yarın indirime girebilme ihtimalini de düşünüyor olmamız lazım.
0
mutekebbir
(05.11.25)
ciddi fark varsa ve urunu kullanmadiysam iade eder, yeni fiyattan alirim.
0
lemmiwinks
(05.11.25)
Üzülüyorum.
0
kizil karga
(05.11.25)
sağlık olsun der bırakırdım.
yeni aldıysam, kargo gelmediyse ya da henüz ürünü açmadıysam yenisini alır bunu iade ederdim.

ama tutarı düşükse bunu yapmam.
tutarı yüksek bir ürünse de, ikinciyi almaya yetecek kadar param/kart limitim var mı onu düşünürüm.

çoğunlukla bir şey yapmam, sağlık olsun der bırakırım.
+1
biseysorcaktim
(05.11.25)
çok ciddi fark varsa iade ederim. ancak küçük farklar için uğraşmam.
+2
mikahakkinen
(05.11.25)
Bir şey yapmazdım sanırım . Sonraki alınanın daha erkenden bozulma ihtimali bile hala var

@Karim iceride uyuyor ben..
Yorumuna beğeni yaptım ama bütünlük olması açısından haklılığını yeni nick değişiminle daha da yukarıya taşımak lazım diye düşünüyorum .
0
diyecevaplandı
(05.11.25)
yani canımı sıkacak bir tutarsa anında iade ederim. örneğin 1000 liralık ürün 800'e düşmüşse iade ederim. amazon bu yüzden iyi işte. bak fiyatı düşmüş diyorum direkt hesabıma kupon yüklüyorlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.11.25)
mhye yazarım genelde kupon verirler. vermezlerse iade etmesi kolay ürünse iade eder tekrar alırım.
0
jelly bear
(05.11.25)
ürünü aldıktan sonra zam gelse, siz satıcıya"aaaa zam gelmiş, ben size biraz daha para vereyim" diyor musunuz?
-6
co2s2
(05.11.25)
İnternetten aldıysan koşulsuz iade edebiliosun, süpürge almıştım 5k 3gün sonra indirime girmişti mağazadan aldığım için mediamrkt hakkınız yok demişti. o gün bu gün mediamrkte gitmem

spor ayakkabı almıştım 5k indirime girdi ertesi gün 2k ya aradaki fark için iade ettim iade onaylanana kadar tekrar fiyatı artmıştı, iadenin onaylanmasını bekleme iade et ve tekrar al
0
eja
(05.11.25)
trendyol'u bilmiyorum ama hepsiburada kupon tanımlıyor. hiç sorun yaşamadım bugüne kadar gerçi premium üyeyim belki üyelere yapıyordur bu iyiliği.

biraz müşteri hizmetlerine carla beni iade edip tekrar almakla uğraştırmayın yoksa iade ederim ne fark edecek de..
+1
barisa
(05.11.25)
daha yeni başıma geldi, alacağım bir ürün güzel indirime girdi ve aldım; 3 gün sonra daha da düştü; iade ile uğraşmadım çünkü hem ürünü kullanmaya başladım hem de gelecek ürünün sorunsuz gelmeme ihtimali var. başka bir ürünü de alacaktım ve biraz daha düşsün diye bekliyordum, ona da zam geldi maalesef, alamadığım için üzüldüm. indirim veya zam işi tamamen şans, size uygun geldiğinde almak ve unutmak lazım
0
sweetoffice
(05.11.25)
Genelde Amazon bu durumda otomatik olarak para iade ediyor. O vermese haberim olmaz.
0
burfak
(06.11.25)
(26)

düdüklü tencere kullanıyor musunuz? yoksa korkuyor musunuz?

Gradient_tabanlı_mor
ben korkuyorum. 5 sene önce almıştım geçen hafta kullanmaya cesaret ettim ama hep eşime yaptırdım. tek başıma basıncı filan boşaltamadım korktum. siz ne düşünüyorsunuz? kullanıyor musunuz? patlar diye korkuyor musunuz?
ben korkuyorum. 5 sene önce almıştım geçen hafta kullanmaya cesaret ettim ama hep eşime yaptırdım. tek başıma basıncı filan boşaltamadım korktum.

siz ne düşünüyorsunuz? kullanıyor musunuz? patlar diye korkuyor musunuz?
+1
Gradient_tabanlı_mor
(05.11.25)
Kullanıyorum ve her seferinde korkuyorum.
+1
sadakatsiz
(05.11.25)
Kullanıyorum ama korku oluyor bende de. Basıncı boşaltma sırasında mümkün olduğunca tencereden uzak duruyorum ve düğmeyi çevirir çevirmez mutfaktan son hız koşarak çıkıyorum ve kapıyı kapatıyorum :)
Eskinin düdüklü tencereleri biraz daha riskliymiş simdikiler daha güvenli yapılıyor herhalde.
0
rock n roll
(05.11.25)
korkmuyorum.
korkuya bir şey denmez tabi de gayet güvenli araçlardır.
o düdük denilen şey aslında bir güvenlik valfi, içindeki basınç aşırı artınca havayı boşaltır. o ses korkutuyr olabilir ama güvenlikle ilgili bir derdi yok. hep annelerin korkutması bunlar.
aynı valf kombide de var. kombiye fazla su basarsanız bir den foşşşşaarttşsşşss diye aşağıdan sfazla suyu fışkırtarak atar, etraf batar ama hiç bir yer patlamaz.
mantığını fiziğini anlayarak korkuyu yenebilirsin belki
edit: eskiler daha ügvensizdi, yenilerde bu ihtimal gerçekten çok çok çok küçük.
+1
kisa
(05.11.25)
kullanıyorum, korkmuyorum. basıncının göstergesi var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.11.25)
öğrencilik zamanımdan beri kullanırım.
kullanırım dediysem, senede bir iki ihtiyaç duyarım.
açarken bir yandan kapağa sıkıca basıyorum ve yavaşça kaldırıyorum kolunu. gereksiz ama gayri ihtiyari yapıyorum bunu.

içindeki havasını iyice aldıktan sonra bir de çeşme altında yıkayın tencereyi, her yerine su değsin, o zaman güvenle açabilirsiniz.
0
biseysorcaktim
(05.11.25)
Korkuyorum. Düdüklü tencere şart olan bir tarifim de yok. En fazla bakliyat yemekleri için kullanabilirim. Onun yerine fasulyeyi nohutu akşamdan suya koymayı tercih ediyorum
0
grimavi
(05.11.25)
Korkuyorum ve kullanmıyorum.
+1
mutekebbir
(05.11.25)
kullandım defalarca korku olmadı. ama şu an evimde yok. ihtiyaç olmuyor. kemik suyu vs yapmadığım için. diğer bütün yemekler düdüklü olmadan da yapılıyor nasılsa
0
jelly bear
(05.11.25)
fissler tarzı güvenli modellere bak. daha güvenli duruyor. kendi kendine ve zorlama ile açılacak bir alet değil.
0
mikahakkinen
(05.11.25)
Kullanıyoruz ama tehlikeli mi evet
0
basond
(05.11.25)
fissler kullanıyorum patlamama garantisinden dolayı herhangi bir korkum yok. ama başka model de kullansam çok korkmazdım sanırım. patlama çok düşük bir ihtimal gibi geliyor
0
dfn4
(05.11.25)
kullanıyorum ve korkmuyorum.
0
inheritance
(05.11.25)
Korkutmak gibi olmasın iki defa patladı benimki. Kapağı iyi kapatmamışım. Mutfakta değilken patlayıp içindekiler tavana yapışmıştı. :( Kullanmaya devam ettim sonrasında; travmatik bir tecrübe değildi. Yeni nesilller daha güvenlidir, benimki eski epeyce.
0
auroraaurora
(05.11.25)
kullanıyorum ve korkmuyorum. eski tipte duduklu.
0
lemmiwinks
(05.11.25)
Çalışıyorum zamanım kısıtlı ağır ağır pişirme imkanım yok.
Kullanmak ne kelime :) Wmf set aldım büyük ve küçük her gün illa kullanıyorum.
0
cilekli pasta
(05.11.25)
10 senedir kullanıyorum bir kez bile sorun yaşamadım. Fissler
0
kullanicadi
(05.11.25)
yıllardır kullanıyorum, hiç de korkmuyorum, eskiden de korkmazdım.

eski tip düdüklü tencereler, içinde basınç varken açılabiliyordu. belki orada yanlışlıkla açma riski vardı. yeni düdüklü tencerelerin açma mandalı, içinde basınç varken kilitleniyor, isteseniz de açamıyorsunuz.

doğru kullandıktan sonra bir tehlikesi yok. ama mesela @kisa demiş ki düdük dediğin şey emniyet valfi, fazla basıncı oradan çıkarıyor. şimdi içini fazla doldurursun, içerideki bir mercimek parçası gelir içeriden o valfi tıkar, içerideki fazla basınç çıkamayınca ne olur? iyice sıkışır, sonra güm.

ama tepesine kadar doldurmak yerine yarısını doldurup içinde fokurdamaya yer bırakırsan hiçbir şey olmaz. ya da ne bileyim olmaz ya, fıslaması gerekirken fıslamıyor, fıslaması kesildi, ya da tuhaf sesler çıkarıyor, her zamankinden değişik bir şeyler oluyor. sakince ocağı kapat ve tencerenin durulmasını bekle. alttan ateşi kapattıktan sonra patlayacaksa bile patlamaz artık.
0
kibritsuyu
(05.11.25)
evimde düdüklü tencerem var ancak nasıl kullanılacağını bilmiyorum. içine ne koyup da pişireceğimi bilmiyorum.
0
co2s2
(05.11.25)
korkuyorum, kullanmıyorum annem kullanıncada girmiyorum mutfağa, korkan bir arkadaşım elektriklisini aldı %100 güvenilirmiş o şekilde kullanıyor.
0
eja
(05.11.25)
Düdüklüde pişecek bir şey varsa eşim pişiriyor. Öğrenci evimde bir düdüklü tencere kazası sonrası saatlerce tavandan/duvarlardan salça ve fasulye silmem gerekmişti, gerçi o zaman da yemeği annem yapıyordu. Ben her türlü uzak duruyorum, gerek yok :)
0
kobuzchu kiz
(05.11.25)
Şimdi auroraaurora nin dediği şeyi ben patlama olarak almam, kapağı doğru kapatmamis, emniyet valfi ise yaramamış. Bu emniyet kemeri takmadan kaza yapınca emniyet kemeri ise yaramıyor gibi bir durum.
düdüklüyu savunayım (rakamlar uydurmadır)
Kapak kapalıyken 50 Bar iç basınca dayanır, düdük ise 6 barda açılır ve havayı boşaltir. Kapak tam. Kapanmazsa 4 barda kendini bırakır diyelim.
kapak kapalı olsa fazla. Basınç dudukten çıkacaktı, ama yarım kapalı olduğu içi. 6 bara gelmeden 4 5 varda kapak açıldı ve etrafı dağıttı. Mubtemelen bomba gibi. İr sarapnel parçası yoktur sadece ortalık batmıştır (kapak da bir tarafa gitmiştir)
0
kisa
(05.11.25)
korkuyorum kullanmıyorum onun yerine arçelik gurme şef kullanıyorum, instant pot olarak geçen ürünler kullanılabilir kısaca
0
barisa
(05.11.25)
@kisa
Evet, kullanıcı hatasıydı benimki. Hala kullanıyorum aynı tencereyi, bir sıkıntısı yok. Yine de dikkatli olmakta fayda var.
+1
auroraaurora
(05.11.25)
surekli kullaniyoruz, elimizdeki tencere 15 yasini gecti.
sifir korku.
cunku (bkz: guvenlik katsayisi)
+1
cooperr
(05.11.25)
korkuyorum. evde bomba gibi duruyodu yıllardır. anneme verdim o da kullanamıyor çünkü o da korkuyor. niye istedi bilmiyorum sdkfsfg
0
matilda
(05.11.25)
Neredeyse tüm yemekleri düdüklüyle yapıyorum, korkmuyorum.
0
mirty
(05.11.25)
(3)

Antidepresan reçetesiz alınabiliyor mu ?

bluewhale
Daha önce kullanıp erken bıraktığım ilca devam etmek istiyorum (y.dısına tasınınca yanımdakiler bitmisti) simdi izne trye gelicem 1 haftalık izinde doktora gidesim yok acaba recetesiz alabilirmiyim?
Daha önce kullanıp erken bıraktığım ilca devam etmek istiyorum (y.dısına tasınınca yanımdakiler bitmisti) simdi izne trye gelicem 1 haftalık izinde doktora gidesim yok acaba recetesiz alabilirmiyim?
0
bluewhale
(04.11.25)
reçetesiz olanı da var, olmayanı da var. sorunun cevabı evet. ayrıca aile hekiminin reçete edebilmesi lazım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
nezih ülkemde herseyi temin edebilirsin
ama bir doktora da gidebilirsin,
seni bir karşıdan görsün,
cehren, postürun ne durumda ,
iyi olmaz mi?
ezbere ilac kullanma.
0
designer
(05.11.25)
kırmızı reçete ilacıysa alamazsın.
0
duyuruuser
(05.11.25)
(5)

Arama motorunu değiştirtmeyen program var mı?

ground
Yapan zengin olur söyliim. Haftada 2 kere kromun ayarlarından arama motorunu google yapıyorum inatla. Eğer google’ı değiştiren nir program varsa tersini yapan da olmalı. Sinir sitires sahibi oldum.
Yapan zengin olur söyliim. Haftada 2 kere kromun ayarlarından arama motorunu google yapıyorum inatla. Eğer google’ı değiştiren nir program varsa tersini yapan da olmalı. Sinir sitires sahibi oldum.
+1
ground
(04.11.25)
support.google.com

denemek gerek
+1
diyecevaplandı
(04.11.25)
arama motorun rızan dışında değişiyorsa banka hesapların da rızan dışında değişir. bilgisayarını formatla, cracklı program kullanma, kendine çeki düzen ver. arama motorları rıza dışında değişebilen şeyler değiller.
+2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
birileri hesabınla oynuyor haberin olsun. yoksa bu soruyu bir kere sorar sende bi kere değiştirirsin
0
koela
(04.11.25)
benim başıma bu hiç gelmiyor. arama motorum hiç değişmiyor. sorun sende veya senin bilgisayarda.
0
abelardo
(04.11.25)
Yukledigin bir programa verdigin bir izinle alakali. O programi/eklentiyi silmen lazim (yandex muhtemelen. Cok agresif reklam politikasi var bu konuda)
0
brkylmz
(05.11.25)
(1)

Şöyle bir bot yapabilir miyiz?

olaylar olaylar
Telegram olur başka bir şey olur, instagram veya Twitter’dan belirlediğim hesapların paylaştığı fotoğraf veya storyleri otomatik indirecek anlık, kişi paylaşım yaptığı anda bi sunucuya indirecek ben de bakıp istediğimi galerime indir diyeceğim. Böyle bir bot veya app yapılabilir mi?
Telegram olur başka bir şey olur, instagram veya Twitter’dan belirlediğim hesapların paylaştığı fotoğraf veya storyleri otomatik indirecek anlık, kişi paylaşım yaptığı anda bi sunucuya indirecek ben de bakıp istediğimi galerime indir diyeceğim. Böyle bir bot veya app yapılabilir mi?
0
olaylar olaylar
(04.11.25)
app yapılabilir. anlık takip yatması rate limiter gibi şeylere takılabilir. makul aralık bırakılırsa bir sunucuya yüklenip dilediğinde indirilebilir. sürekli çalışan ve internete bağlanan bir bilgisayara ihtiyacın olur.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
(1)

e-tebligat kapatma

nemo problemo
kapatmaya çalıştım ama bir türlü bulamadım. bunu dijital.gib üzerinden kapatabiliyor muyuz? nasıl kapatabilriim?
kapatmaya çalıştım ama bir türlü bulamadım. bunu dijital.gib üzerinden kapatabiliyor muyuz? nasıl kapatabilriim?
0
nemo problemo
(04.11.25)
iş adamlarına bunu kanunla zorluyorlar sanırım. nükleer metodu seçip tebligatların posta memuruyla yapılmasını talep edebilir, oluşacak zararlardan dolayı kendilerini sorumlu tutacağınızı söyleyebilir, reddi durumunda reddin iptali davası açabilirsiniz ama muhtemelen mahkemeler bilgisayar ve internet kullanmak zorunda olduğunuza karar getirip insan hakları ihlaline yol açacak ve kamu yararı her şeyin üzerindedir diyerek statism yapacaktır. çaresi türkiye'den taşınmak olabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
(6)

istatistik ve r'yi kim kullanıyor?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
akademisyenler dışında bir işine yarayan var mı?
akademisyenler dışında bir işine yarayan var mı?
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
r hangi endüstride kullanılıyor tam olarak? phyton ile data analizleyen abiler şu anda bizimle bu odadalar mı?
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
istatistik her yerde kullaniliyor. yani bir esnaf bir sene boyunca her ay ortalama ne kadar mal alip sattim derken de istatistik kullaniyor, herhangi bir sirket bilanco takibi yaparken de. serbest calisansan bile (mesela yatirimci gibi istatistik kullaniyorsun veya yorumluyorsun). r'in ne kadar kullanildigini bilmiyorum.
0
Sour
(04.11.25)
hani nerede bu standart sapma, varyans, kovaryans hesaplayan, chi kareye, t testine takla attıran esnaf? verilerini csv olarak export ediyor ve yıl sonu anewliz de yapıyor mu? kim bunlar, nerede hangi title ileiş yapıyorlar? istatistik nedir, neye denir bilmiyor gibi mi görünüyorum?
-2
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
Ben kullanıyorum. Kara Murat da benim.
0
michael harddd
(04.11.25)
@Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
birincisi sizi tanimiyorum, istatistigi bilip bilmediginizi bilmiyorum, sorunuzdan da bilip bilmediginiz anlasilmiyor, daha da otesi naif bir soru gibi duruyor. sorunuza tekrar bakin, "akademi disinda isine yarayan var mi" naif bir soru degil mi?

ikincisi, ikinci girdiginiz entry'den istatistigi bilip bilmemenizden ote bakis acinizin sinirli oldugunu soyleyebilirim. istatistik bu saydiklarinizdan ibaret degil. bir esnafin ileri duzey istatistige neden ihtiyaci olsun ki? zaten girdigim entry'de descriptive istatistik oldugunu belirttim. eger sorunuz "ileri duzey" istatistikse (ki bence bu saydiklariniz ileri duzey degil) akademi disinda ozel sektorde kullanilir. endustri duzeyinde degil sirket ve pozisyon duzeyinde bakilmali. kabacasi is istatistikle alakaliysa python veya r bilmesinin pek onemi yok, bunlardan birini bilmesi yeterli. gozle gorulur duzeyde sektorel olan r veya python degil matlab.

ucuncusu esnaflarin alim satimlarini bir excel dosyasinda tutmasi bana absurt gelmiyor. cogu manuel olarak tutuyordur diye tahmin ediyorum ama. neden bir title'a ihtiyaclari olsun?

dorduncusu ilk yazdigim yorum sizin caninizi sikmis ama niyetim kucumsemek degildi (birincisi bolumune bakin). buna bir tepki olarak ne kadar cok bildiginizi gostermek icin teknik keyword'ler verip tuhaf bir saldirganlik ortaya koymussunuz. bence hayatta bu kadar sinirli olmayin, nihayetinde hic tanimadiginiz, anonim biri, anonim bir ortamda istatistik bilmediginizi dusundu ve buna gore cevap yazdi, abartilacak bir sey olmamali.
+4
Sour
(04.11.25)
Asıl gerçek anlamda bir akademisyenlerin işine yaramıyordur belki de :) Veri analistleri ve veri bilimciler şirketlerde karar alma süreçlerinde yoğun olarak kullanıyor. İstatistiğin kullanılmadığı bir alan yok bence. Alışveriş sepetine eklenmek üzere öneriler, Spotify veya YouTube Music in beğenebileceğini düşündüğü parçalar, önüne düşen reelslar vs vs hepsinin yolu istatistikten geçiyor.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(04.11.25)
(17)

Telefonunuzun kapasitesi kaç gb ve yetiyor mu?

messina123
128gbYetiyor
128gb
Yetiyor
0
messina123
(03.11.25)
128 gb
Yaklaşık altı yıllık telefon
Artık asla yetmiyor, sürekli uygulama kaldır sil yükle yapmak zorundayım
0
egerbiryolcu
(03.11.25)
256 gb, yetiyor.

telefon kullanmadığım uygulamaların hepsini silmiş bir ara kendi kendine.
0
co2s2
(03.11.25)
256 gb ve yetmiyor. şu an 255,5 gb dolu durumda.

1 tb almak istiyorum. oyun oynamayı ve uygulama kullanmayı seven biriyim. 759837593 tane fotoğraf ve video çekmeyi de severim. silmek istemem hiçbir şeyi.
0
art cat chocolate
(03.11.25)
128 yetmediği için 512ye geçtim. icloud kullanmıyorum.
241 gb dolu. 256 gb alsaydım o da yetmeyecekti demek.
0
jelly bear
(03.11.25)
256 gb yarisi dolu.
+ 200gb icloud var
0
cooperr
(03.11.25)
128, yetiyor.
istifçiliği bıraktım whatsapp geçmişlerimi düzenli temizliyorum, eski video, fotoğraf vs. pek tutmuyorum.
0
mutekebbir
(03.11.25)
Makineden çok telefonu kullanmaya başladığımdan beri 256'yı dolduruyordum, hem yedek hem de ek alan yüzünden 100gb bulutum var, oraya yedekliyorum çektiğim fotoları.
Sonraki telefonumda 512ye geçtim, şu an 203 gb dolu diyor.
0
Bruce
(03.11.25)
16. yetiyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.11.25)
256 GB ilginc bir sekilde yarisi dolu, daha bos olmasini beklerdim. Yetiyor.
0
mbond
(03.11.25)
16 gb ile yaşam savaşı veriyorum:)
0
nothing in my way
(03.11.25)
256 ve 200 cloud.
0
gabe h coud
(03.11.25)
256 gb kendi hafızası. Daha bir sene doldu ya da dolmadı hafıza uyarısı vermeye başlayınca el mahkum 200 GB iCloud üyeliği almak zorunda kaldım :(

Sene olmuş 2026, hala 128-256 GB telefon üretiyor aç köpekler. Zaten 8-10 GB işletim sistemine, 10-20 GB da varsayılan uygulamalara gidiyor.
-1
m e b
(03.11.25)
128gb, yetiyor. seneye yenilerim ama telefonu.
0
lemmiwinks
(03.11.25)
512 gb olsa da icloud 2 tb aldım çünkü hem bilgisayar hem tablet ile senkronize olmasını istiyorum tüm içeriklerimin :)
0
cemallamec
(03.11.25)
256 yetiyor. Hatta 195 gb’si boş.
0
yadigar
(04.11.25)
64 bile yeter google photos kullanıyorum.

ama 512gb telefonum, yetiyor tabii ki.
0
ananiyimioguz
(04.11.25)
1tb, fazla fazla yetiyor.
0
inheritance
(04.11.25)
(3)

Ev boyama kaça malolur ?

nivoandmira
Kendimiz 90 m2 evi boyamaya çalışsak minimal masraflarla kaça ve nasıl ucuza yapabiliriz ? Evden çıkacağım depozitoyu bırakmak istemediğim için kendim boyayayım diyorum
Kendimiz 90 m2 evi boyamaya çalışsak minimal masraflarla kaça ve nasıl ucuza yapabiliriz ? Evden çıkacağım depozitoyu bırakmak istemediğim için kendim boyayayım diyorum
0
nivoandmira
(03.11.25)
Önce evi duvarları kaç metre toplar aşağı yukarı ölç.sonra yapı markete git orda görevlilere söyle aşağı yukarı hesaplayıp sana uygun7ndan bir boya önersinler.boyayla beraber bir plastik kova,birde büyük küçük rulo ve rulo süzme aparatlı setlerden,bir tanede tahta sap,bir adette kesme fırçası al.duvarlarda delik kırık varsa az alçı,spatula ve zımpara.bir adette merdiven bul bir yerlerden.işlem tamamdır.
0
duptıs
(03.11.25)
3000'e boyarsın. yerler için naylon al. tavan boyasını çok alma. nalbura durumu izah et, o sana gerekli bilgiyi verir. maksimum 25 litre boya lazım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.11.25)
Renk çevirmezsen 5-6 bine tahat çözersin boya fiyatı rulo fırça vs
0
basond
(03.11.25)
(5)

Karadağ’ı işgal etsek

messina123
Max ne olur? https://x.com/haskologlu/status/1984288324027097459?s=46
Max ne olur?

x.com
-2
messina123
(31.10.25)
Karadağ çok dağlık, işgali zor. Osmanlı'nın yükselme ve duraklama döneminde Karadağ bizde görünüyor haritalarda ama onlara sorsan tam bir kontrol sağlayamamış Osmanlı aslında, onlar boyun eğmezmiş falan.

Malum artık işgal etme işleri 100 yıldır falan pek olmuyor. Olsa da uluslararası anlamda kabul görmüyor. II. Dünya Savaşı sonrası mı karar verildi tam bilmiyorum. Birkaç istisnası var tabii, İsrail bir örnek sayılır, detayları karışık tabii kime sorsan farklı şeyler söyler, bir de ABD demokrasi getiriyordu eskiden, onu bile bıraktılar, artık yerel taşeronlarla falan hallediyorlar işlerini, ya da şu anki gibi tehditle falan.

Soruya cevap vereyim, işgal etmeye gücümüz yeter ama direk tepemize binerler. Zaten her ülke kendi gücüyle var olsa Macaristan'a kadar kayda değer bir güç yok önümüzde, Yunanistan kağıt üstünde epey teçhizata sahip ama gene de bize karşı çok dayanamazlar.
+1
mbond
(31.10.25)
uzak. lojistik ciddi problem.

faydası yok. karadağ'ı niye işgal edesin? herhangi bir devletin/hükümetin üç beş tane vatandaşını umursadığını mı zannediyorsun? abd'nin öyle şov yapması filan da tamamen batı propagandası. hiçbir yerleşmiş güç/iktidar, şu ya da bu vatandaşı için uğraşmaz.
0
der meister
(01.11.25)
vize lazım, zor.
+5
duyurukullanıcısı
(01.11.25)
bağcılar karadağ'ı teke tekte yenebilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.11.25)
Zamanında Osmanlı fethedememiş. Aşiret liderlerini haraca bağlayabilmiş, onlar da sürekli isyan etmiş.

Şu anda nato üyesi oldu zaten işgal etsek ne olur etmesek ne olur
0
Hallegadola
(02.11.25)
(8)

neden reklamlarda oyunculara dünyanın parasını veriyorlar

messina123
mesela x bir oyuncuya 5 saniye reklamında oynasın diye 100 milyon lira ödedi gibi haberler çıkıyor. bunun yerine ürünlerine 100 milyon tl'lik indirim yapsalar. mesela ürettikleri gofret 10 lira diyelim. bu gofretleri 100 milyon liralık kontenjan kadarını 1 liraya satsalar daha büyük reklam olmaz mı?
mesela x bir oyuncuya 5 saniye reklamında oynasın diye 100 milyon lira ödedi gibi haberler çıkıyor. bunun yerine ürünlerine 100 milyon tl'lik indirim yapsalar. mesela ürettikleri gofret 10 lira diyelim. bu gofretleri 100 milyon liralık kontenjan kadarını 1 liraya satsalar daha büyük reklam olmaz mı?
+2
messina123
(31.10.25)
Stokçuluk yaparlar. o bir liralık ürün tüketiciye gitmeden marketler stoklar kampanyasız fiyata satarlar, bunun önüne geçemezsin.
0
duyuruuser
(31.10.25)
urunun fiyati karar verirken tek etken degil. hatta bazen urun ucuz diye tercih edilmez, marka musteri uzerindeki imajini kaybeder. ornegin apple urunleri mesela iphone her zaman emsallerine gore daha pahalidir. bir anda digerlerinden ucuz olsa ilk basta satislar artar ama bir sure sonra satislar duser cunku siradan bir urun haline gelir. o urunun talep gormesinin nedeni daha pahali olmasi.

ek olarak, bir urunu pahali alan insan o urunun kusurlarini kapatmaya daha yatkindir.

hatta belli bir musteri kitlesi vardir ki, bu kitle ortalama bir musteriye gore cok daha fazla tuketim odaklidir, bir urunun fiyatina bakar, ama pahali ve daha zor erisilebilir olursa o markayi tercih eder. kullanilan urunler, markalar insanlarin diger insanlardan ayrisma aracidir.

x oyuncular da bu stratejiler arasinda markalarin belli kesime yonelik konumlanmasi icin kullanilir. o oyuncunun temsil ettigi imaj marka ile eslesir, ve marka o sekilde konumlanir. ornegin rafael nadalin reklamlarinda oynadigi bir tenis t-shirt urununu ve markasi ile hulya avsarin reklamlarinda oynadigi t-shirt ve marka farkli kitle, gelir grubu ve fiyata hitap eder. o nedenle o unlu hitap ettigi kitle, ve imajina paralel olarak reklamlardan gelir elde eder.
+2
emrahday
(31.10.25)
olmaz. bir şey ucuzladıkça, onun kalitesine dair inancımız azalıyor. fiyatı belli bir seviyenin üstündeyse, otomatikman bu kaliteli bir ürün ve ederi bu gibi bir algımız oluyor. o yüzden 100 milyon lirayı indirim tarzı kampanyalara dağıtsalar, marka adı açısından intihar olabilir. (mantıklı demiyorum bu arada, olan sadece)

o 5 saniyede oynayan oyuncu, ne bileyim beren saat ya da kıvanç falan; aslında bir persona'yı temsil ediyor. cool onlar. mavi kot giyiyor mesela. mavi kot giymenin modayı yakalayan ve cool bir şey olduğunu ve kıvanç gibi harika insanların da onu tercih ettiği izlenimi edindiriliyor.

branding ve marketing 101 gibi bir şey. fiyatı ucuz yapma. ürünü kuul gösterecek sözler (just do it) ve reklam yüzleri (kıvanç) gibi enstürmanlar kullan. hatta sık sık stok bitsin (zara) ki talep çok ve ürün az izlenimi olsun (yoksa fabrika'da işçi mi yok da sürekli zara'da ürün bitiyor) gibi gibi
+2
gitdaddy
(31.10.25)
öncelikle reklamın kötüsü olmaz. sonralıkla ünlüye para yedirebilen şirket daha zengindir, daha itibarlıdır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(31.10.25)
ucuza satılırsa satışlar düşer, değeri azalır, tüketici kitlesi değişir. çoğu marka bunu istemez. bazıları bazı markaları sadece "pahalı" diye tercih ediyor. ötesi berisi yok, tek sebebi bu. herkesin kullandığı şeyi kullanmayayım, biraz özel olayım istiyorlar. bu düşünce sadece lüks tüketim değil, detarjandan pantalona kadar yayılıyor.

ünlüye para verme işini pek anlamıyorum ben.
bende aksi bir reklam oluşturuyor açıkçası, o markayı almak istemiyorum bile.
çünkü mesela aldığım pantalonun yarı parası o markanın yüzü olan kişiye gidiyor.
o zaman bin liraya değil, 500 liraya daha kalitelisini alabilirim.
ben neden o adamı finanse ediyorum ki.

ama çoğu kişi böyle düşünmüyor. güzel ve ünlü adam/kadın koyuyorlar marka yüzü olarak. iki türlü kazanç sağlıyorlar:
1 - o kişi o ürünü kullandığı için başarılı/güzel/zengin diye kodlanıyır zihnine
2 - o kişiyi gördüğün her yerde yine o ürün aklına geliyor. bu durumda 30 saniyelik tv reklamından çok daha geniş bir alana yaymış oluyorsun markanı.
0
biseysorcaktim
(31.10.25)
çünkü dünyanın en iyi ürününü üretmek para kazandırmıyor. Kalitesi ne olursa olsun ürünü satmak para kazandırıyor.
0
wallcan
(31.10.25)
@wallcan cidden durum dediğin gibi
0
🌸messina123
(31.10.25)
Reklam seti gunu oyuncuyla daha cok vakit gecirebilmek icin genelde sure belirtilip sozlesme yapiyorlar. Sure ne kadar uzunsa kase de o kadar artiyor. Pazarlamaci dostlarin da unlulu storyleri odeniyor.
0
klassno
(31.10.25)
(11)

Kadınlar Seksten Sıkılır Mı?

carnalflower
Belli sayıda seks yaptıktan sonra, sıkılma veya artık midenin kaldırmaması gibi bir durum söz konusu mu?
Belli sayıda seks yaptıktan sonra, sıkılma veya artık midenin kaldırmaması gibi bir durum söz konusu mu?
-2
carnalflower
(30.10.25)
Bu nasıl bir genellemedir
Bu nasıl bir sorudur?

Seksten sıkılan insan vardır evet. Kadın da vardır erkek de vardır.
sıkılacak kadar yapamayan da vardır.
vardır her türlüsü yani de sorunun asıl amacını söyle de doğru yere ulaşalım.
Bir kaç görüşme sonrasında Seksten sıkıldım diyorsa seni istemiyordur.

Edit: soru, genelde böyle bir şey var mıysa, böyle bir genelleme yok.
+2
kisa
(30.10.25)
Sizin sorularin gidisati iyi degil :)

Erkek olarak kesin bilgiye sahip olma sansim yok ama anladigim kadariyla adet bitimi sonrasinda baslayan 3-5 gunluk verimli bir surec var, o aralar fiziki olarak istekli olunuyor sanirim. Kalan zamanlar biraz iliski dinamiklerine bagli. Bir kadin biriyle birlikte olmak istemiyorsa, mide de kalkar, istemez de, bas da agrir, ozetle seks yapmamaya calisir. Bir gorev olarak istemiyorsa da yapabilir ama gozden cikarmissa artik olabildigince kacar.
-1
mbond
(30.10.25)
Hiçbir sağlık sorunu ve psikolojik sıkıntı yaşamadığı halde seks sevmeyen, biyolojik olarak cinsel enerjisi çok düşük kadınlar var, aynen bu şekilde olan erkekler de var. Yani seks, sevişmek, cinsel yaşam hiçbir şekilde genellenebilecek bir alan değil. Şu şekilde genellenebilir, kadınlar da erkekler de cinselliği psikolojik odaklı yaşarlar. Karşısındakine gerçekten değer veren ve seven taraf eğer ondan olumsuz yaklaşımlar olumsuz davranışlar ve sözler görüyorsa, mesela güvenemiyorsa, güvenme ihtiyacının önemsenmediğini görüyorsa, aşağılanıyorsa vs.. karşısındakine karşı cinsel enerjisi düşer, zamanla soğur, kadınlarda mesela vajinismus, kuruluk, ağrı, erkeklerde ereksiyon sorunu, iktidarsızlık, erken boşalma vs sorunları olarak ortaya çıkar.

Bu anlattığım şey, karşısındakine gerçekten değer veren, seven her insanda vardır. Onun dışında cinsellik genellenebilecek bir alan değil.
0
muhayyer divan
(30.10.25)
yetişkin bir kadın haftada 3-4 kez seks yapar.
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.10.25)
Bazı insanların libidosu düşüktür, sekse düşkün değildir. Yine de karşısındaki insanı çok sevebilir. Seks yapmak istememe durumu her zaman doğrudan karşıdaki insanı sevmemekle, ona bir şey hissetmemekle bağlantılı değildir. Böyle insanların işi zordur, karşısındakinin de. Yani böyle bir durum da var diye yazdım, yoksa karşıdaki kişiye ilgi azalmış, heves bitmiş, bir şeyler tükenmiş de olabilir tabii ki.
+2
huzurlarinizda huzursuzluk
(30.10.25)
neden sıkılmasın ki bir şey çekiciliğini kaybederse sıkılınır.
@karim içerde hangi yetişkin kadın onlar ya?
0
mikahakkinen
(30.10.25)
midenin kaldırmaması mı? nasıl bir durumdan bahsediyoruz, seks yapılmıyor muydu?

istekli olan kadın kendi de seksi başlatır. ama birinin midesi kaldırıyor mu diye şüphe noktasına gelindiyse, konuşmakta fayda var
-1
kiyiya vuran dildolar
(30.10.25)
Kimisi aynı insandan sıkılır. Kimisinin libidosu düşüktür. Mümkün.

Bazı dönemlerde de stres, hormonlar vb. faktörler libidoyu düşürebilir. Ancak, sağlıklı bir insanın cinsel isteği bir müddet sonra bitmiyor. Evet, 19 yaştaki gibi olmuyor belki ama kırklı-ellili yaşlarda bile, kadın/erkek haftalık ya da daha sık cinsel istek oluyor genellikle.
0
dilemma of subscribtionability
(30.10.25)
Seks yaptığı kişinin tavırları, sözleri ya da başka bir seyinden sıkılma ihtimali daha yüksek.
+1
pembediken
(30.10.25)
soruyu tam anlamadım. bir gün içinde üst üste seks sonrası sıkılmadan mı bahsediyoruz? yoksa ilişkinin başlarında çok seks yapıp sonra sıkılmak mı?

benim bildiğim, anladığım kadarıyla kadınların sekse hazır olması ile erkeklerin sekse hazır olması arasında çok ciddi fark var. sosyolojik alışkanlıklardan bahsetmiyorum. erkek için 2+2=4 basitliğinde bir kimyasal denklem söz konusuyken, kadının hazır olması, istemesi için maddi manevi bir dolu kriterin sağlanması gerekiyor. bu kriterler sağlanmasa bile ilk sekste karşısındaki tatmin etme fikri vardır, ama ikinci de "ee yeter, ilkinde tatmin oldun, daha ne?" mantığı olabilir. sekse dümdüz bakmayın, erkek hazır, o zaman bu iş olur demeyin.

zaten siz sevgilinizle 7/24 görüşmüyor muydunuz? sık görüşünce daralıyor mudur acaba gibi bir sorunuz vardı. o sorunuz ile bu sorunuz bence çok paralel ve birlikte ele alınabilecek sorular.
0
co2s2
(31.10.25)
Midenin kaldırmaması diye bir şey yok. Ama şu var çocuk olduktan sonra dünyanın en gereksiz işi haline geliyor. En azından benim için öyle oldu. Keşke seks diye bir şey olmasa alksksjsjhj
+1
sadakatsiz
(31.10.25)
(10)

Akşam yemek saatiniz kaç oluyor?

egerbiryolcu
Biz ne zaman yemek yemeye niyetlensek çat kapi komşularımız geliyor. Otuz yıllık komşular bir şey asla diyemeyiz. Acaba yemek saatine göre erken olduğunu duşunup mu böyle geliyorlar anlamıyorum. Neden diyemeyiz kısmı annem demez asla ama zaten çokça yemek yerken de denk gelmişlerdir. Gelince de öyle
Biz ne zaman yemek yemeye niyetlensek çat kapi komşularımız geliyor. Otuz yıllık komşular bir şey asla diyemeyiz. Acaba yemek saatine göre erken olduğunu duşunup mu böyle geliyorlar anlamıyorum. Neden diyemeyiz kısmı annem demez asla ama zaten çokça yemek yerken de denk gelmişlerdir. Gelince de öyle yarım saat oturup kalkmiyolsr en az bir iki saat vakit geçiriyorlar.
0
egerbiryolcu
(30.10.25)
ortalama 6 diyelim.
0
biravekahve
(30.10.25)
17-19 arası
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.10.25)
eşim ve ben ikimiz de çalışıyoruz, saat 19.30da evde oluyoruz. 20.00'de yemek yiyoruz. ama annemle babam emekli ve genelde evdeler, onlar 17.00-18.00de yiyolar
0
Sadece soruyorum
(30.10.25)
dördüncü ve son öğünüm akşam saat 9'da.

idman yaptığımdan dolayı böyle. yoksa ne bileyim tatildeyimdir, en geç 8'de yerim.
0
yurtsuz john
(30.10.25)
20-21.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.10.25)
19.30-20.00
0
mikahakkinen
(30.10.25)
18.30-19.00. Bu arada komşu mevzusunu ben kabul etmezdim
0
pembediken
(30.10.25)
saat kaç ki yemek vaktiniz?

ben günde tek öğün yiyorum, onu da akşam 20:00-21:00 arasına sabitledim.
0
co2s2
(31.10.25)
18 civarı
0
sadakatsiz
(31.10.25)
18-19 arası
0
inheritance
(31.10.25)
(4)

yürüme dersleri 101

Whily
dostlar, romalılar, yurttaşlar, dinleyin;çağırmazdım sizi acil olmasa.aynı yerde çalıştığım ablasını (x diyelim) arada ziyaret ederken dikkatimi çeken bir kız var.bugün fark ettim ki kızımız benim eve çok yakın bir yerde işe başlamış.her gün minimum iki kere önünden geçiyorum.bütün bunlar ışığında b
dostlar, romalılar, yurttaşlar, dinleyin;
çağırmazdım sizi acil olmasa.

aynı yerde çalıştığım ablasını (x diyelim) arada ziyaret ederken dikkatimi çeken bir kız var.
bugün fark ettim ki kızımız benim eve çok yakın bir yerde işe başlamış.
her gün minimum iki kere önünden geçiyorum.
bütün bunlar ışığında benim bu kızla tanışmam lazım.
"ilişkisi var mı yok mu bilmiyorsun bir sakın" dediğinizi duyar gibiyim.
ama tanışmadan bunu nasıl bileyim değil mi? resmi olarak bekar onu biliyorum.
işten sonra takıldığı yerleri de biliyorum/tahmin edebiliyorum az çok.
çalıştığı yerdeki vardiyada tek çalışıyor. ama hiç de ihtiyacım olan şeyler zaten bir yer değil.
öyle bir şey almaya diye girip "ya sen x'in nesi oluyorsun diye mi ilk adımı atsam" ya da ne bileyim hiç bunlara girmeden bir şeyler alıp üç ben gün sonra mı bu muhabbeti yapsam? hiç olmadı öyle dükkanın önünden geçerken başka bir bahaneyle (belki adres sorma falan) girip mi bu muhabbeti yapsam nasıl yapsam aq gece ikide aklıma takıldı.
hadi bir şekilde bu adımı attık, tanıştık. devamı nasıl olmalı? sattıkları şeyler öyle her gün lazım olacak şeyler değil belki ayda bir falan. her gün kapının önünden iki üç kere geçiyorum ama bunları bir şekilde temasa dönüştürme lazım.

not:gecenin ikisinde telefondan yazdım. yazıda bazı hatalar varsa da görmezden gelin.
0
Whily
(29.10.25)
ablasi ile aran iyi mi? iyiyse ben olsam once ablasi kanalindan once bir yoklama cekerim. eger piste inis izni gelirse sonraki asamalara bakilir.
+1
cooperr
(29.10.25)
abladan seni tanıştırmasını iste.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.10.25)
Yemin ederim çok saf bir insanım. "Yürüme Dersleri 101" diyince aklıma yürüyüş egzersizi geldi...

Buyrun, sizin aradığın şey burada:
Yürümenin Felsefesi - Frederic Gros
www.kitapyurdu.com
-1
burka
(29.10.25)
merhaba. ciddi ciddi bi 15 saniye felçli birinin tekrar yürüyebilmesi için insanların fikrini alıyosun sandım. bu olaylardan ne kadar uzak kaldığımı bana hatırlattığın için teşekkürü borç bilirim, çok geçmiş olsun (bana).
0
libertine
(01.11.25)
(17)

Yabancı Arkadaşlar Hep Böyle mi?

the man with no name
Küçük bir yere taşındım. Burada Rus bir kızla taşındım. Uzun süre depresyondaymış ilişkileri sebebiyle, bu yüzden buraya gelmiş. Dört aydır bu ilçede ve çalışmıyor, az bir kira verdiği için kalmaya devam ediyor. Biz iki ay önce tanıştık. Benim ingilizcem çok iyi değil. Onunla da pratik etme şansım o
Küçük bir yere taşındım. Burada Rus bir kızla taşındım. Uzun süre depresyondaymış ilişkileri sebebiyle, bu yüzden buraya gelmiş. Dört aydır bu ilçede ve çalışmıyor, az bir kira verdiği için kalmaya devam ediyor. Biz iki ay önce tanıştık. Benim ingilizcem çok iyi değil. Onunla da pratik etme şansım oluyor. Başlangıçta isteğim daha duygusal bir ilişkiydi ama o kafaya yakın olmadığı ya da en azından benimle olmadığını hissettiğim için hiç o yönde yaklaşmadım. Sonra dışarıda görüşmeye hep devam ettik, birlikte çevreyi keşfettik. Dışarıda tüm masrafları ben karşıladım. Çünkü herhangi bir şekilde yönelmedi bile, çalışmadığına verdim. Dert etmedim gerçekten. Kendisine bir arkadaş olarak dahi oldukça ince davranıyorum, zaten karakterim de böyle. Örneğin bir arkadaşım gelmişti, üçümüz birlikte gezdik. Arkadaşımın arabası olduğu için onu da aldık, normalde gidemediğimiz yerlere götürdüm evde tıkılı kalıyor diye. Ama kendisinden bir arkadaş olarak hiç incelik almıyorum. Tamamen canı istediği gibi hareket ediyor. O öyle oldukça ben de öyle olmaya başladım. Çünkü birlikte olmanın nasıl bir şey olduğunu bilmiyor bence. Bireyselliği ve canının istediği gibi davranması beni biraz sinirlendiriyor. Ama saygı duyuyorum kültür farkıdır diye.

Kendi ev sahibi ilçeye geldiği için dört gündür bende kalıyor. Ona kendi yatağımı verdim rahat etsin diye, ben koltukta yatıyorum. Sadece canı istediğinde oturup konuşuyor, psikolojiyle ilgilendiği için sürekli birilerini dinliyor telefondan. Ben ilk gün ona da kahvaltı hazırladım, ben onu öyle yemem, şimdi değil diye yemedi. Normaldir dedim. Sonra kendine hazırladı. İlk günden beri toksik ev arkadaşı gibi tavırları var. Ben kendi başıma ev almışım, ev kurmuşum. Evde sürekli bir yerleri eleştiriyor. Şunu neden böyle yapıyorsun, her gün çöp atılır mı, ayakkabıyı neden içeri alıyorsun? Herkes elektrikli şofbenle ısınıyor, neden gün ısı taktırdın falan gibi. Ama bunları kibirli bir tavırla soruyor. En ilginci de yemek pişirdiği tencereyi suya tutup tekrar kullanabileceğini söylemesi. Ben makineye atmayı tercih ediyorum, benim normalim bu dediğinde de kibirli bir tavır hissediyorum. Beni yetersiz gördüğünü hissettiriyor. Her şey ok ama odadan çıkmaması filan çok ilginç geliyor bana. Sonuçta burası bir hostel değil, ben de onun hosteldeki arkadaşı değilim. Biraz kuruldum ama bu kadar bireysel takılması normal mi? Örneğin ben bir şey göstermek istiyorum telefonda filan, şimdi değil diyor haha. Asla kendi ritminden taviz vermiyor.

Bilmiyorum, anlatmak istediğimi anlatabildim mi? Tüm yabancılar mı böyle, ilk kez yabancı biriyle arkadaşlığım oldu ve kültür şoku gibi bir şey yaşıyorum. Ya da ingilizcem süper olmadığı için ve burada kimseyi tanımadığı için sadece beni kullanıyor, bilemedim. Aslında burada çokça Rus da var ama onlarla asla iletişim kurmuyor.
0
the man with no name
(25.10.25)
Yabancı = Türk olmayan kastediyorsunuz sanırım. Niye milyar tane insan aynı olsun? Onlarca kültür var, kültürün içinden onlarca altkültür, normlar, toplumsal kurallar var. Birey düzeyinde binlerce farklılık var, kişilik özellikleri var, kişisel deneyimler var.

Sormak istediğiniz soru şu sanırım:

Bu kişinin bu davranışları geldiği kültürden mi kaynaklanıyor yoksa bu kişide mi bir tuhaflık var?

Anlattığınız şeyler bilinçi davranış seçimleri. Kadınların hesap ödememesi mesela Avrupa’da çok yaygın değil, Rusya’yı bilmiyorum. Ama anlattığınız çoğu şey kişiden kişiye değişebilecek örüntüler. Yani kısacası söyledikleriniz temelinde bence bu kişi biraz tuhaf.
+3
but that was just a dream
(25.10.25)
hem evet, hem hayır.

yabancılar çoğunlukla daha birey merkezli bir hayat yaşıyorlar. herkes kendini esas görüyor, kendine uymayan şeyle ilgilenmiyor. ama sizin arkadaştaki bir tık fazla sanki.
-1
co2s2
(25.10.25)
Sevişmediniz mi daha?
0
Cezcez
(25.10.25)
cezcez +1. sevişmiyorsan böylece win win durumu oluşmuyorsa def et gitsin. ne uğraşıyorsun. bunun yabancı yada türk olmakla alakası yok. karakteri bozuk karşıdakinin.
+1
gercekdunya
(25.10.25)
Hayır yabancılar hep böyle değil. Hiç bir şeyin hepsi öyle ya da böyle değildir zaten.

(bkz: The sexless innkeeper)
+2
anon1m
(25.10.25)
Neden sırf arkadaşlığı devam etmek adına her şeyi yapabilecek gibi davranıyorsun ki? Sana eziyet bu kadın resmen, okurken sinirlendim. Sevgililik ümidi, cinsel beklenti falan da yok.. ee neden arkadaşsın sen onunla? Zorunda mısın?
+1
antihero
(25.10.25)
Belki inanmayacaksınız ama onunla sevişmek istemiyorum. Sevişseydim de bu tavırlarının hissettirdikleri değişmeyecekti. Ben belki kültür farkıdır diye karakterine yormak istemedim ama anlaşılan kullanılıyorum anon1m’in işaret ettiği gibi. Ben sadece incelik görmemem normal mi diye sorgulamak istedim.

@antihero ben de yeni taşındım. Burada pek arkadaşım yok. Bazen oturup sohbet etmek güzel oluyor. Ama oturduğumda da bunları hissediyordum. Sanırım dediğin gibi mesafe koymalıyım artık.
-2
🌸the man with no name
(25.10.25)
kişinin yaşı kaç? evine geri döndükten sonra böyle böyle yapılırsa böyle böyle karşılık ver, şunu yap, şunu yapma diye nasihat vermeniz gerekebilir. insanlarla nasıl yaşanılacağını gerçekten bilmiyor olabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.10.25)
tüm yabancılar böyle değil. çok aklı başında, duyarlı rus arkadaşlarım oldu. ruslar biraz odundur ve çıkarcıdır ama bu ne yabancılık ne de kültürle alakalı birşey.

tavsiyem etrafında tutma. ama mesafe koyduğunda da sana vicdan yaptırıp seni kötü hissettirecek oyunlara girecek. işte o aşamada duruşunu koruman lazım.

bu insan beni hak ediyor mu, ona harcadığım emeğin, ilginin karşılığını alıyor muyun ? cevabın hayır ise bir saniye bile durma.

şunu da düşün bu insanla vakit geçirdikçe kendi özdeğerini de kaybedeceksin ve bu bir sonraki ilişkine-iletişimine de yansıyacak. yani zehirli bir durum.
+1
orpheus
(25.10.25)
hocam sen kendi kendine modern köleye dönüşmüşsün. yakında bu arkadaş bu ev benim sen git dısarda kal der :)

kusura bakma da seninki sevgi veya iyilik değil. enayilik.
+4
koela
(25.10.25)
arkadaşlar tamam, daha vurmayın :) herkese teşekkür ederim yorumları için. sorulara yanıt vereyim.

burası çok küçük bir ilçe ve başka bir arkadaşım olmadığı için birlikte dışarıda epey vakit geçirdik. buradaki tek arkadaşımdı. kendisi 33 yaşında. ev sahibi olayını ben de sorguladım. ev sahibi evrak işleri için ilçeye geldi. ev sahibi de yabancı. ve bu kız da çok ucuza kaldığı için ev sahibine "bu ev benim" demek istememiş. aralarında resmi belge de yokmuş. zaten ülkesine dönmemek için zorluyor, çünkü çalışmak da istemiyor. ben hayır desem orada kalacaktı, ama evde fazla yatacak bir yer yok.

aslında ben işaretleri çoktan aldım, daha mesafeliydim. dışarıda görüşmek için hep o arıyordu genelde. ama böyle bir ricada bulununca da bir şans daha vermek istedim. evdeki tavrından sonra ve bunun kültür farkı olmadığından sizlerin sayesinde emin olduktan sonra zaten daha görüşmeyi düşünmüyorum.
-1
🌸the man with no name
(25.10.25)
Iki Rus arkadaşım var. Ikisi de kadın, 45-55 yaş aralığında. Ikisi de aşşşşırı cömert. Ikisi de benim bildiğim doğrucu ve bu konuda çok inatlar. Genç olan sürekli kız kardeşiyle, kuzeniyle saatlerce telefonda konuşur, daha bireysel takılır. Diğerini bir Türk ev hanımından ayıramazsın.

Bunun haricinde bana söylenen: erkek kazanır maaşını kadının eline sayar, kadın kraliçe arı gibi hem yönetici hem işçi. Çalışmıyorsa ev ve çocukların sorumluluğu tamamen kadının üzerinde. Benim gözlemlediğim: erkek şunu yapalım, bunu yiyelim der, kadın istemiyorum dediği zaman karar verilmiştir. Diretme, ikna çabası vs olmaz.
0
beetlejuice
(25.10.25)
Bir gün bile bekleme. Bu akşam yollarını ayır. Biraz burnunun sürtmesi ya da başkasına bulaşması gerekiyor.
0
gabe h coud
(25.10.25)
benim gördüğüm (uzun süre doğu blokuyla haşır neşir bir işte çalıştım)
benim neslim ve üstü Rus kadınlarda pek bir sorun yok, hatta baya baya benziyoruz (42 yaşındayım)

ama genç nesil ortalamada aşırı maddiyatçı derim ona şaşmadım hiç- ama yine de toplamda huyları ortalamya göre fazla kötü, evi beğenmemesi tencereyi yıkamaması ohoo yani size fazla kıl bir tip denk gelmiş bence.
yabancılar içinde de ben avrupadaki Çinli kızlar kadar benmerkezci, şımarık, aşırı toksik insan görmedim, Ruslar bu ortalamanın altında kalır normalde.
0
subcomponent
(26.10.25)
hayır bence çok tırt ve öküz birine denk gelmişsiniz. elbette bu bireysel bazda bile değişebilen bir şey, sonuçta her türk de aynı değil ama ruslar kültürel olarak bize aslında batı avrupalılardan filan çok daha yakındır. yani gelene bir şeyler ikram etme, samimi davranma vb. konularında daha iyi anlaşabileceğimiz insanlardır ki rus diyorsun mesela belki tatar asıllıdır, çeçen asıllıdır, orta asya taraflarındandır onlar daha bile yakın bize bu konularda.

kültürel farklılık muhakkak olabilir ama bu yaşadıklarınızın bence kültürle alakası yok, anlattıklarınızdan hareketle karşınızdakinin düşüncesiz ve görgüsüz bir insan olduğunu düşündüm. pek çok yabancı arkadaşım oldu. bir fransız arkadaşımla bir sene ev arkadaşlığı yaptım, hırvat sevgilimle altı ay beraber yaşadım. hiç bu tür şeyler görmedim hatta yabancı insanlarla muhatap oldukça ben daha ziyade "ulan birbirimize ne kadar benziyoz ha" diye düşünmeye başladım. misal fransızda yediğinden ikram etme ya da markete bakkala çıkarken "bi şey ister misin" diye sorma huyu yoktu. bana göre bu bir kültürel farktır ama zararı yok. nitekim adam bizimle birkaç ay geçirdikten sonra bunları da yapmaya başlamıştı. yapmasa yine yadırgamazdım ama benim gözümde kültürel fark dediğimiz şeyler bunlardır, bir nevi milletten beslenip üstüne onlara ders vermek kültürle ilgili bir şey değil düpedüz ayılık.
+1
der meister
(26.10.25)
yıllarca yurtdışında kaldım ve farklı memleketlerden dostlarım oldu, şu anda da türkiye'de couchsurfing üzerinden evimde düzenli olarak insan ağırlıyorum. anlattığın profil artık rus kadınlarını ağırlamama sebebim. her millette, her komünitede her tip insan vardır ve hiçbir insan grubu genellenemez, bunda hemfikiriz fakat bugüne kadar 11-12 rus kadın ağırladım (toplamda ağırladığım kadın-erkek insan sayısı 100'den fazla) ve bu 12 kişiden (biri kazak, sovyet zamanı doğmuş, kazakça bilmiyor, anadili rusça) 10 tanesi tam olarak anlattığın gibi davrandı. hiçbir bağımız olmamasına ve evimde konaklamasına rağmen sıfır minnet (lafta teşekkür, ilginin ve çıkarlarının devamı gelsin diye), onlar için yaptığım her şey bir zorunluluk, kendi yaptıkları her şey doğrusu ve benim yaptıklarım ”saçma” vs. vs.ydi. Ben aşırı ilgiye ve insan kullanmaya alıştıkları çıkarımını yapmış ve rus kadını ağırlamaktan vazgeçmiştim, hiçbir sıcaklık görmediğim için. Couchsurfing'de başka onlarca milletten çoook güzel iletişim kurduğum insanlar ağırladım, hala da dostluk ediyorum kendileriyle. Yani cevabım, yaşadığın durum yabancılarla ilgili değil ama böyle bir rus tipi var
+1
tejeve
(26.10.25)
(bkz: kiyakciligin sonu ayakciliktir)

atasozlerini cok seviyorum ya, herseyin cevabi var.
0
cooperr
(27.10.25)
(6)

YouTube videoları neden saklıyor?

michael_knight
YouTube’a yıllardır yüklenmiş ve hiç izlenmeyen milyonlarca video vardır. Bunları ne sebeple saklamaya devam ediyor?Nasıl bu kadar büyük veri depolayabiliyor?Uzaktan bakınca çok aptalca görünüyor gereksiz videoları saklaması. Son 5 yılda hiç izlenme almamış tüm videoları sileceğiz dese depolama alan
YouTube’a yıllardır yüklenmiş ve hiç izlenmeyen milyonlarca video vardır.
Bunları ne sebeple saklamaya devam ediyor?
Nasıl bu kadar büyük veri depolayabiliyor?

Uzaktan bakınca çok aptalca görünüyor gereksiz videoları saklaması. Son 5 yılda hiç izlenme almamış tüm videoları sileceğiz dese depolama alanının %90’ını boşaltır gibi geliyor bana.
0
michael_knight
(25.10.25)
insanlar orayı oluşturduğu videoları kategorize edip saklama amaçlı da kullanıyor olabilir. bir nevi video albümü gibi yani.

mesela ben facebook hesabını 2000'lerin sonunda ilk çıktığında açtım. o dönemde çok da modaydı, her yaptığımızın fotoğrafını albüm oluşturur yüklerdik.

şimdi 2010 yılındaki bir etkinliğin fotoğrafını bilgisayarda arasam kimbilir hangi harici diskin neresine yedeklemişimdir. ama orada tarihiyle günüyle albüm albüm duruyor, açıp oradan bakıyorum. eminim 15 yıldır benden başka onu açıp bakan yoktur, facebook kullanan bile kalmadı. ama silerse benim zamanında emek emek oluşturduğum albümlerim de gitmiş olur.

yazık değil mi?
+2
kibritsuyu
(25.10.25)
Bana da çok saçma geliyordu hatta arkadaşlarla da tartıştık, bu kadar veriyi depolamak için acayip sunucular acayip depolama hangarları vardır ve yıllar geçtikçe nasıl olacağını kestiremiyorum, hadi diyelim depolama birimlerini küçülttün bunun ucu bucağı yok. bi yerde kademeli sileceklerini düşünüyorum
0
olaylar olaylar
(25.10.25)
veri artık para.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.10.25)
valla guzel soru. youtube google'a ait. google cloud isinde. o yuzden veri depolama, saklama maliyeti oldugunu sanmiyorum. opportunity cost vardir sadece. cloud'da oyle aman aman buyuyor da degiller, msft ve aws'in arkasindalar.

tuccar gibi dusunseler eksi yazan videolardan kurtulmak isteyebilirler. ama bence internetin video merkezi olmayi tercih ediyorlar olabilir. stratejik bir karar gibi yani. google information first bir sirket. bu yuzden seviyorum diger tuccar zihniyetli msft, meta gibi yerlere kiyasla.
0
antikadimag
(25.10.25)
Eski videolar kendi yükleme limitlerinden ötürü daha kısaydı, görüntü kaliteleri daha düşüktü ve haliyle sunucu üzerinde çok daha az yer kaplıyorlardı. Hatta Vimeo pazara girip HD videoları yayınlamaya başlayana dek YouTube HD videoların yüklenmesini bile redderdi. Sonrasında yüklemem videolardan ciddi reklam geliri elde etmeye başlayınca haliyle hizmetini hep aktif ve yüklenen videoları da herhangi bir kural ihlali yoksa hep ulaşılabilir kılmaya karar verdi.
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(25.10.25)
Bazı şeylerin tekrarı yok. Benzeri yapılsa da arada zaman farkı oluyor. O nedenle her eski video kendi alanında tek. Olaya son kullanıcı olarak değil de dijital tabanlı gidişata yön verme açısından bakmak lazım.
Zamanla arşivleme daha da önemli bir alan haline gelebilir .

Bu arada yeni veri merkezleri arasında körfez ülkeleri gösteriliyor. Para da orada zaten
0
diyecevaplandı
(25.10.25)
(21)

Vize başvurusu yapmak gücünüze gidiyor mu?

bobinhoo
Selamlar herkese,Aslında benim yurt dışı gezmek falan gibi bir derdim yok da hanım hevesli bu işlere. Geçen bir vize başvurumuz oldu. Sürecin yüzde 95'iyle eşim ilgilendi zaten, ben sadece iş yerinden gerekli evrakları istedim ve başvuru için eşimle beraber VFS'ye gittim.Adamlar sırf beni ülkelerine
Selamlar herkese,

Aslında benim yurt dışı gezmek falan gibi bir derdim yok da hanım hevesli bu işlere. Geçen bir vize başvurumuz oldu. Sürecin yüzde 95'iyle eşim ilgilendi zaten, ben sadece iş yerinden gerekli evrakları istedim ve başvuru için eşimle beraber VFS'ye gittim.

Adamlar sırf beni ülkelerine alsınlar diye kapılarında köpek muamelesi görmenin çok zoruma gittiğini hissettim. Almışım elime bordromu, banka dökümünü, izin kağıdımı, biletimi, cart curtumu, başvuru için bile bir ton para verip kapılarında yatıyorum adamların "beni de ülkenize alın lütfen vallahi uslu duracağım, hemen geri döneceğim param da var zaten bakın diye". Paşalarım belki lütfeder de "iyi bakalım 3 aydır bekliyorsun al sana 10 günlük izin" derler diye.

Sizin zorunuza gitmiyor mu bu muameleyi görmek? Gerçekten sadece orayı gezip/görmek için şu muameleye maruz kalmaya değer mi?
+2
bobinhoo
(24.10.25)
schengen için çok kötü cidden. diğer ülkeler için bi nebze daha iyi.

zoruma gidiyor ama alıştım. avrupa cidden güzel gezmek için. görmek lazım.

ama amerika ve ingilterenin süreci daha kolay. belge toplamak da 1 gün bile sürmüyor zaten schengende. sadece bütün kişisel verileri ülkeyle paylaşmak korkutucu.
0
jelly bear
(24.10.25)
Sadece gezip görmek için Schengen'e başvurmak istemiyorum. Randevu sıkıntı, vizenin çıkıp çıkmayacağı belirsizliği sıkıntı, çıksa bile çok kısa süreli vize verilmesi sıkıntı. ABD gibi 10 yıllık verseler neyse. Vizesiz veya kolay vize alınarak gidilebilen birçok ülke var. Paramla rezil edemem kendimi. :)
0
auroraaurora
(24.10.25)
kesinlikle gidiyor. yeşil alana kadar vize başvurusunda bulunmadım. sağlık/iş vb. bir şey olmasa, sadece seyahat için başvurmam da.
0
eisberg
(24.10.25)
İş için Fransa vizesine başvurmak zorunda kaldım, Fransa'ya da gram ilgim yok. O vize süreci bana o kadar koydu ki. Dava dosyası gibi kalın belgeler, yemin billah iltica etmeyeceğim temalı mektuplar, oradan oraya sıraya girmeler sinir etti beni. Alın ülkenizi bir yerinize sokun demek istiyorum.
0
peki madem
(24.10.25)
gitmiyor. niye gitsin? Kendimizi üstün mü görüyoruz o ülkelerden? Demek ki değiliz, eşit de değiliz haklı olarak ülkeler ne idüğü belirsiz bir ülkeden gelen adamı da sorgulamak istiyor. Vizesiz onlarca yer var onlara gidebilirsiniz. Zoruna gidiyorsa bugünden başla bu sistemi değiştirmek için çabalara. Olmuyor mu? Olmaz :) o zaman zoruna da gitmeyecek. Millet olarak temsil etmesini seçtiğin hükümet bu, hükümetin aldığı kararlar neticesinde de AB'nin bakış açısı bu. Hoş ben AB'nin bakış açısının Türkiye müthiş örnek müreffeh bir ülke, sosyal devlet olsa da değişeceğini sanmıyorum.

ticaret, fuar gibi amaçlar için kolaylaştırılmalı millet bi fuar için başvuru yapıyor 1 ay pasaport ortada yok. 2 pasaport kullanıyorum mecburen.
-3
croswell
(24.10.25)
Yapılan şey sapına kadar ırkçılık. Vize sürecinde yaptıkları şeyler ve topladığı dokümanlar da aşağılayıcı. Niyet mektubu falan çıktı bir süredir bir de. Vatana, millete ve dünyaya en ufak bir faydası olmayan, toplum içinde yaşayacak kadar gelişmediği gibi gittiği toplumu da rezil bir hale sokacak olan insan artığı olup memleketini kötülersen sığınma hakkını sorgusuz sualsiz kabul ediyorlar. Üstüne bir de ilgili ülkeyi küçümseyip kendilerini çok ulu gördükleri için o sığınmacı ne suç işlerse işlesin üstünü örtüp ülkede tutmaya çalışıyorlar.

O yüzden bana vize vermek için 50 takla attırmaya çalışan ülkeler göçmen sorunu yaşadıkça keyifle izliyorum.
0
nawar
(24.10.25)
Evet gidiyor. Altı üstü bir hafta bir yere gidip geleceksin bin tane şey istiyorlar ve o kadar uğraşmana ve para harcamana rağmen reddedilme ihtimali de eskiye göre çok yüksek.

Çok daha kolay olabilirdi aslında ama bizim hükumete de görev düşüyor biraz. Zaten tayyibe kalsa hiç bir yere gitmeyelim, bütün parayı Türkiye'de harcayalım. Bu yüzden uğraşmıyorlar. Artık işin suyu çıktığı için zaten var olan ve uygulanmayan cascade kuralını uygulanır hale getirip bir lütufmuş gibi lanse ettiler.

İşin daha komiği uzun dönem ve oturum izni başvuruları Schengen vizesine göre çok daha kolay ve red oranı çok düşük. Aslında köpek çekmiyorlar ama bizim "bak salarım kaçak sığınmacıları haa" politikamız yüzünden bu hale geldi iş.
0
himmet dayi
(24.10.25)
değmez. kadını boşamayı bile düşünürdüm.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.10.25)
tabi ki gidiyor. bi ton da vize aldım. bundan sonra da başvurmayacağım, avrupanın bana benim de avrupaya ihtiyacım falan yok. çok eşsiz bir konser, eşsiz bir etkinlik yoksa son vizemdi bu diyeblirim artık.

mülteci olarak gitsek daha normal bir prosedür işliyor.

namusumuzla şerefimizle gidince sirk maymunu muamelesi yapılıyor. en son 1 yıllık çıkmıştı, kasımda bitecek. bir daha da başvurmayacağım. hem yorucu, hem gereksiz bir masraf, hem de aşağılanmış hissediyorum.
+1
tchuck
(24.10.25)
Pandemi öncesi ekim 2019'da başvurmuştum. 3 sene sonra eylül 2022'de başvurduğumda kahrıma gitmişti. 468461 tane evrak toparlamak ve bankadaki para miktarını gözetmek için kılı kırk yarıyoruz.

Kahrıma giden sürecin net olmaması ve son derece belirsiz olması. 468461 tane evrak toparlaıyım ve bankadaki para miktarını söylesinler bu olsun diye. Verilen vize süresi orantı olarak artsa.

6 ay ve 1 sene aldım son iki başvurumda. Seneye başvurduğumda daha uzun verirler diye düşünüyorum. Ucuz bilet sayesinde de biraz peşinde koşuyorum schengen vizesinin.
+1
put it in your appropriate place
(24.10.25)
@sivri sinek Suriye'li gelmesin değil, yasadışı gelip kalmasın diyoruz, aynı şey mi? Ayrıca Suriye'linin Türkiye için kısa vize alması çok kolay
+1
edaddy
(24.10.25)
Vizesine göre değişiyor... Schengen mesela zoruma gidiyor çünkü tam anlamıyla saçma sapan bir vize süreci; şimdilerde cascade kuralı ile iyileştirildi ama yıl içinde üç seyahat için üç defa aynı 100 sayfa evrağı 200-300 Euro masraf yaparak verdiren bir vizenin insanın zoruna gitmemesi zor. Tabi bunun içinde Avrupa'nın dibinde, Avrupa Birliği'ne yıllardır aday ülke olup da turist vizesi almak için üç ay aracı kurum randevusu beklemek de var
0
salihdt
(25.10.25)
vize basvuru buyuk angaryadir ama malesef 3. dunya ulkeleri icin gerekli birsey.
adam senin yasadigin ulke ile ciddi bir baginin olup olmadigini gormek istiyor.
olayin irkcilik ile alakasi yok. hicbir vatanperver ulkesinin dingonun ahirina dondugunu gormek istemez. onun icin insanlarin elenmesi normal. adam senden dokuman almadan senin ne ayak oldugunu nerden bilecek.

ha tabii bu arada olay gelir kapisina da donmus durumda. senin keyfinin yerinde oldugu belli, istese 10 sene vize verebilir ama 1er 2ser senelik vererek sana 10 sene icinde 5-6 kere basvuru yaptiriyor ki para kazansin. vahsi kapitalizim.
+1
cooperr
(27.10.25)
@cooperr,

ülkemle aramdaki bağı yaptığım otel rezervasyonuna bakarak mı, 50 euroya aldığım uçak biltine bakarak mı karar veriyor allasen?

veya işyerimden imzalı kaşeli kağıt alarak mı karar veriyor?
komedi.

avrupaya iltica edecek adam 50-100 euro verip bir bilet mi alamayacak, hadi 200 euro olsun.

dümdüz ırkçılık başka bir şey değil.
bu ırkçılık olmasaydı, ilk 1-2 başvurudan sonra hala insanlardan aynı belgeleri toplamanın peşine düşmezlerdi.

burada istedikleri evraklar tamamen işi yokuşa koşmak için.
-1
tchuck
(27.10.25)
örneğin amerikan vizesine başvuruyorsun. adam ne rezervasyon, ne uçak bileti arıyor.

maddi durumuna bakıyor, ne zamandır çalıştığına bakıyor, yapıştırıyor 10 seneyi. sormuyor üstünü, ötesini. her sene tekrar gel de demiyor.

avrupalılar düz ırkçı, kaskafalı insanlar. biz de bu itlerin işlerine ortak oluyoruz. gitmemek lazım aslında da, ülkede de tatil yapacak yer kalmadı ki bütçe olarak.
-1
tchuck
(27.10.25)
Schengen için uğraşmak yerine vize istemeyen yerlere gittim. ABD, Kanada, Yeni Zelanda ve Avustralya vize başvuru süreci net ve süründürmüyor. İlla gelişmiş ülke diye bir saplantı varsa buralara gidilebilir. Uzak olduğu için uçak bileti masraf ama Schengen rezilliğinden iyidir.
0
runaway
(27.10.25)
@tchuck
sakin ol $ampiyon..

ucak bileti, otel rezervasyonu ve isyerinden maasli eleman oldugunu dair kagit disinda baska birsey vermezsen zaten potensiyel multecisin, buyuk ihtimal red yersin. bas belasi istemezler zaten ulkeler kacak dolu.

3-5 mal mulk tapusu, ustune kayitli sirket, bankada guzel para gosterirsen, bunun zaten burada keyfi yerinde, el kapisinda multeci olup niye basini belaya soksun ki diye dusunup vizeyi verirler buyuk ihtimal.

bunun irkcilikla ne alakasi var harbiden anlamakta zorlaniyorum.
irkcilik boyle bisey degil yahu.
-1
cooperr
(27.10.25)
@cooperr, sence mülteciyi engelleyecek şey bookingden iptal edebileceği rezervasyon ve 100 euroluk uçak bileti mi cidden :)))

adamlar 10bin 20bin euro veriyorlar mülteci olarak geçmeye. cidden bunlarla mı engelleyecekler asdasfdas çok komik ya. ciddi ciddi buna inanıyor olmanız da çok komik.
-1
tchuck
(27.10.25)
@tchuck

bir daha oku bence ne yazdigimi..
-1
cooperr
(27.10.25)
vize almamla ilgili sorun yok.
her seferinde vize almamla ilgili sorun var. daha red yediğim vizem yok.

her seferinde bookingden sahte rezervasyon yapıp, thy'den bilet rezervasyonu yaptırmak, aptal aptal gereksiz belgelerle uğraşmak aşağılayıcı. o yüzden bir daha başvurmayacağım da zaten.

hala anlamıyorsun şruada söylenenei.

amerika vize koşullarını söylüyor. karşılarsan amasız, fakatsız vizeyi veriyor, 10 yıl. bir daha uğraşmıyorsun.

avrupada her seferinde aynı evraklarla tekrar tekrar başvur. hatta vermesinin bir standardı bile olmasın.
-1
tchuck
(27.10.25)
yaw red yedigim vizem yok diyosun iste, bir verip bir vermemezlik gibi bir durum yok, standart nasil tutmuyor?

adamlarda zaten 10 senelik vize yok, 5 seneligi de kolay kolay vermezler.
1-2 senelik verir, ihtiyacin oldukca tekrarlarsin. gelir kapisi olarak gorduklerini soyledik zaten.

burda irkcilik nerde? paragoz desen anlariz da..
-1
cooperr
(27.10.25)
(14)

pastil son zamanlarda mı popüler oldu

messina123
ben geçen seneye kadar pastili ağrı kesici gibi bir şey sanıyordum ki 29 yaşındayım. şimdi herkesin ağzında bir pastil. bu niye bu kadar popüler oldu? bir işe yaradığını da sanmıyorum saçma sapan bir şey.
ben geçen seneye kadar pastili ağrı kesici gibi bir şey sanıyordum ki 29 yaşındayım. şimdi herkesin ağzında bir pastil. bu niye bu kadar popüler oldu? bir işe yaradığını da sanmıyorum saçma sapan bir şey.
0
messina123
(21.10.25)
doğrudan tedavi edici bi şey değil ama tedaviye yardımcı bi takviye diyebiliriz. boğazı rahatlattığı için öksürüğü ve doğal olarak tahrişi azaltarak boğazın iyileşmesine katkı sağlıyor. eczacı arkadaşım böyle söylemişti.
0
elorelia
(21.10.25)
Yeni popüler olmadı, yıllardır kullanılır ve bilinir...Ben de yıllardır kullanırım ben de işe yarıyor.
0
gadlemler
(21.10.25)
ben yaklaşık 10 yıldır çok duyuyorum. öncesinde varsa çok dikkat etmemişim. yukarıda denilen gibi ufak bir takviye, rahatlatıcı etkisi var. belki de plasebo etkisi tam bilmiyorum ama benim de boğazım ağrıdığında hastalığım ilerlememişse öksürüğümü hafiflettiği oluyor. onun dışında tedavi amaçlı değil.
0
cisimcik golgi
(21.10.25)
eskiden de popülerdi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.10.25)
çoğunun içeriğine bakın saçma sapan şey dolu, ancak çevremde de bağımlısı çok ; iyi geldiğini söylüyorlar.
+1
sweetoffice
(21.10.25)
Phyto Relief diye bir pastil var üüfff biraz yaksada inanıllmaz iyi geliyor boğaza, bazı markalar gerçekten şeker gibi ama bu işe yarayan cinsten
0
eja
(21.10.25)
40 yaşındayım 25 senedir kullanırım. hiç popüler olduğunu duymadım. airfry mı bu?
0
mikahakkinen
(21.10.25)
80 li yıllarda hastaken annem hep pastil sıkıştırırdı ağzıma. o zaman böyle jelibon gibi üzeri toz şeker kaplı olanları falan da vardı. dikkat et eczanelerde her zaman kasa yanında baş köşede durur. ağrı kesici etkisi olanlar da var diye biliyorum ben de.
0
Fodera
(21.10.25)
eskiden de kullanılıyordu ama son birkaç senedir marketlerde satışı arttı. hatta ülker bile şeker gibi pastik çıkardı. o yüzden yaygınlaştı, popülerleşti demek çok da yanlış olmaz.
0
shadowfollower
(21.10.25)
eskiden marketlerde satılmıyordu ya da bana hiç denk gelmedi.
pastil markalı pastilleri ülker üretiyor, migros'larda şok'larda bir çok markette var.
temini kolay olduğu için göze çarpıyordur.

şeker gibi bir şey.
işe yararlığı tartışılır ama çok hafif bir boğaz tahrişi varken iyi geliyor. evde olmasında mahsur görmüyorum. şeker niyetine arada bir alıyorum bir-iki tane hasta olacağımı hissedersem.
0
biseysorcaktim
(21.10.25)
yoo çocukluktan beri kullanıyoruz valla
0
ihsanlı
(21.10.25)
Eskiden daha popülerdi. Hatta 90'larda (çocukken) onları görünce şeker sanıyordum. Sonra bir ara yine popüler oldu ve reklamları dönmeye başladı. Ondan sonra bir daha adını da pek duymadım, kendisini de pek görmedim. Bu aralar benim ömrümdeki 3. popüler olduğu dönem sanırım.
0
nawar
(21.10.25)
80'lerde bile vardı. o zamankiler daha iyiydi. şimdi iyice bonibon'a döndü. hey gidi günler.
0
co2s2
(21.10.25)
kanzuk bile eski bir pastil markası. hatta şu yukarıda bahsedilen toz şeker kaplı jelibon gibinin ta kendisi.

vardı yani uzun zamandır.
0
kibritsuyu
(21.10.25)
(6)

bu fiyat nasıl mümkün olabiliyor?

messina123
Kasap Dana Kıyma (Köftelik) 1 kg x 1 adetKasap Dana Kuşbaşı Orta Yağlı 1 kg x 1 adetGurme Dana Sucuk 250 g x 1 adetmarka adı vermeyeyim ama herkesin bildiği bir markanın online sitesi üzerindeki fiyat 1103 tl. bunu görünce oha ne kadar ucuzmuş dedim. sepete ekleyince fiyat 757 liraya düştü. bunun 70
Kasap Dana Kıyma (Köftelik) 1 kg x 1 adet
Kasap Dana Kuşbaşı Orta Yağlı 1 kg x 1 adet
Gurme Dana Sucuk 250 g x 1 adet

marka adı vermeyeyim ama herkesin bildiği bir markanın online sitesi üzerindeki fiyat 1103 tl. bunu görünce oha ne kadar ucuzmuş dedim. sepete ekleyince fiyat 757 liraya düştü. bunun 70 tl'si de teslimat ücreti olarak gözüküyor. nasıl oluyor bu? niye bu kadar ucuz?
0
messina123
(20.10.25)
url'yi görmeden bir şey söyleyemeyiz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.10.25)
çok şüpheli, bizim kasapta şu an kıyma 800 tl. köfte yapılırken için sadece et değil ekmek içi filan da konuluyor ama yine de tutmuyor sizin hesap
0
Sadece soruyorum
(20.10.25)
migrossa kendi kıymaları kötü ya.

arada indirimler oluyor ama.
0
jelly bear
(20.10.25)
Köftelik kıyma genel olarak kötü bir şey. Bir de zaten bol yağlı bir şey olduğu için fiyatı daha düşük. Aslında seçtiğiniz eti ya da etleri makineden çektirip almanız gerekiyor. Kuşbaşı da tıpkı kıyma gibi bir et değil kesim çeşidi. Haliyle onu da neyi kuşbaşı yaptıklarına göre değişir. Günün sonunda bu ikisini çok ucuza ama lezzetsiz ya da çok pahalıya da bulabilirsiniz. Markadan çok hangi hayvanı ve hayvanın neresini kullandıkları önemli. Tabii fiyatta marka da büyük etken.
0
nawar
(20.10.25)
www.istanbulperder.org.tr

et ve süt kurumu sübvanse ediyor. kim marketlerde yemeklik(yağlı) kıyma 550 tl falan.
0
biravekahve
(20.10.25)
1500 tl alt limiti vardı. 2 kg kıyma 2 kg kuşbaşı 2 de sucuk aldım fiyat 1650 lira. Mesajdan soranlara link atabilirim
0
🌸messina123
(20.10.25)
(6)

mantıklı bir şekilde yürümek

duyurukullanıcısı
hatunun 6k takipçili profesyonel bir hesabı var herkese açık. bir de kişisel hesabı var kapalı.mantıklı ve edepli şekilde nasıl yürüyebilirim?-postlarına like atıyorum-storylerine comment atıyorum-kişisel hesabına istek atmadım tanışmadık diye-mail hesabı var ama mail atmadım-profesyonel bir soru so
hatunun 6k takipçili profesyonel bir hesabı var herkese açık. bir de kişisel hesabı var kapalı.

mantıklı ve edepli şekilde nasıl yürüyebilirim?

-postlarına like atıyorum
-storylerine comment atıyorum
-kişisel hesabına istek atmadım tanışmadık diye
-mail hesabı var ama mail atmadım
-profesyonel bir soru sorup sonra olayı date döndürmek istemiyorum. garip geliyor bana.
-instagramda beni görmüyor veya cevap yazmıyor. bunu nasıl sağlayabilirim? en azından görülsün
-benim hesap normal insan hesabı. yurtdışından fotolar, arkadaşlarla fotolar falan.

ne yapmalıyım?
0
duyurukullanıcısı
(20.10.25)
Profesyonel hesabından seni görmemesi normal değil çünkü 6k takipçi diyorsun 25-30k falan olsa neyse. Bunun için yapman gereken iki şey olabilir istemiyorsun ama soru sorup olayı zamanla flörte döndürebilirsin ya da direkt kişisel hesabına istek atabilirsin. Zaten düzenli olarak beğeni ve yorum yapıyormuşsun paylaşımlarına göz aşinalığı vardır sana karşı. Eklerse şayet oradan paylaştığı bi hikayeye cevap verirsin ama eğer isteği kabul etmezse istemiyordur seni bunu anlayabilirsin.
0
mermaidd
(20.10.25)
Edepli yürüme ne ya? Yaş kaç
-4
Cezcez
(20.10.25)
Bu kişiyle dışarda ortak bir ilgi alanı, sık gidilen ortam veya arkadaş aracılığıyla tanışma ihtimali varsa daha iyi olur.
0
pembediken
(20.10.25)
fan buluşması yapması beklenebilir ya da sen de herkes gibi ara ara soru soracaksın kendini göstereceksin sonra özel hesabı eklersin oradan konuşursun olursa olur.
+1
duyuruuser
(20.10.25)
denenmiş ve onaylanmış olanı ısrarlı bir şekilde yürümektir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.10.25)
6000 takipçi sürekli like atıyordur. sürekli kalp atıyordur. bir dolu yürüyeni vardır. bir yerden sonra bakmamaya başladıklarını düşünüyorum.
0
co2s2
(20.10.25)
(2)

8yaş erkek çocuk hediye

benim bir gizli bildiğim var
Çocuk gs tutuyor ve bunla ilgili bişey alsam diyorum. Forması, topu neyin var. Yine de bişeyler bulurum belki. Ne alsam aklınıza geliyor mu.
Çocuk gs tutuyor ve bunla ilgili bişey alsam diyorum. Forması, topu neyin var. Yine de bişeyler bulurum belki. Ne alsam aklınıza geliyor mu.
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.10.25)
Oğlum o yaşlardayken Galatasaray battaniyesi hediye gelmişti.
Bir fikir olur belki.
0
pro9it9is9
(20.10.25)
kalaşnikofla maklube tenceresi arasında geniş bir skala var. bence gs'yi boşver, her çocuğun seveceği bir şey al mesela kurşun asker gibi, babasının almayacağı 30'lu 40'lı monami takımı gibi. oyuncak ekskavatör, vinç, grader, front loader, otobüs, kamyon gibi.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.10.25)
(18)

son kredi kartı ekstreniz ne kadardı?

tabudeviren
soru başlıkta...
soru başlıkta...
0
tabudeviren
(19.10.25)
1000 tl.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
14.764,24 TL, asgarisi 6.764,24 TL'ydi, 8000 TL ödedim.
0
matilda
(19.10.25)
30k.
0
messina123
(19.10.25)
3500 ama sabırsız olduğum için ekstre gelmeden ödüyorum.
0
Amaranta ursula
(19.10.25)
4.6K
0
MtKrt
(19.10.25)
ödediğim son ekstre garanti 24k, kesilen son ekstre enpara 26.5k
ekstre kesim tarihlerini aralıklandırıp farklı kartlara bölüyorum genelde harcamaları tek karta yığmıyorum... limiti ortak ikinci kart var mesela garantide sadece ekstre ayırayım ödemeleri max süreyle erteliyeyim diye, o da 17k, akbank var 12k... daha az kullandığım kartlar da var daha teb getirfinans kuveyttürk yapı kredi vs.

atıyorum bi kart ayın 17sinde kesiliyor biri 25inde, ayın 20sinde ödeme yapıyorsam 17sinde kesilmiş olanı kullanıyorum bi kampanya vs. için farklı kart kullanmak daha avantajlı değilse.
0
konetsu
(19.10.25)
350k
-1
yüzyıllık yalnızlık
(20.10.25)
Enpara 26bin küsür
Vakıfbank 12bin küsür
0
ezkaza
(20.10.25)
İş bankası kartlarım toplam 80 bin, QNB 20 bin gibi bir şeydi.

Bu ay biraz daha az gelir bebek için bir sürü şey alınmıştı geçen ay ve önceki ay.
0
chicha_v2
(20.10.25)
365k tl
-1
gabe h coud
(20.10.25)
320k civarıydı
-1
basond
(20.10.25)
23-30 arası değişiyor hep
0
OgutucuRecep
(20.10.25)
80 küsur. İki tane 20'şer binlik taksitim vardı. Bu ay kurtuluyorum çok şükür.
0
auroraaurora
(20.10.25)
90 bin ve 93 bin
0
denizmaniaherif
(20.10.25)
750 lira hala aynı
0
nahtoderfahrung
(20.10.25)
95bin geldi. 22bini BES, 6bini özel sağlık sigortası.
aralık ayından itibaren BES dahil 50bine sabitleyip düzenli bi hayata geçeceğim inş.
+1
tchuck
(20.10.25)
78k
0
ala09
(20.10.25)
0 (sıfır)

kredi kartı kullanmıyorum.
0
co2s2
(20.10.25)
(23)

Düğün yapmak/yapmamak

incelikler yüzünden
Düğün hakkında ne düşünüyorsunuz? şimdiki aklınız olsa yapar mıydınız/yapacak mısınız? Bazen gereksiz masraf bazen de zaten bir kere evleniyoruz mantığıyla yapılmalı diye düşünüyorum.Sizce?
Düğün hakkında ne düşünüyorsunuz? şimdiki aklınız olsa yapar mıydınız/yapacak mısınız?
Bazen gereksiz masraf bazen de zaten bir kere evleniyoruz mantığıyla yapılmalı diye düşünüyorum.
Sizce?
0
incelikler yüzünden
(19.10.25)
Düğün bütçeye göre düşünüldüğünde gereksiz masraf da olabilir aksi gibi kalıcı bi anı da olabilir. 150-200k bandında 250-300 kişilik yemeksiz, kokteyl menülü düğünleri yapabiliyorsunuz. Öyle dandik salonlarda da değil otelde vs. İmkanın varsa yapılacak bir şey bence.
0
mermaidd
(19.10.25)
bekarım. sıcak bakmıyorum. ancak olur da eşim olacak kişi isterse her şekilde yaparım.

gereksiz masraf. zaten türkiye'deki düğünler sıkıcı ve kimsenin eğlenmediği gereksiz bir aktivite. millet takıyı takıp kaçıyor. gelen takı da zaten çok az. düğün yapana kadar nikah salonunda nikah kıyıp, takıları orada alıp dağılmak daha mantıklı.
0
tabudeviren
(19.10.25)
ben erkeğim, düğün sevmem kendi düğünümde bile pek oynamadım. FAKAT iyi ki yaptık. Ama bizim yurtdışına gitme planımız vardı (ve gerçekleştirdik), akrabaları bir arada görme fikri iyi gelmişti ve bence harika da oldu. Bir daha bazılarını belki çok nadir göreceğim, kimini hiç göremeyeceğim. O açıdan bence duygusal bir etkinlikti. Tabii o akrabaları sevip sevmemekle de ilgili, ben seviyorum ve sevdiklerimi çağırdım tabii. Eşim için de aynı şekilde. Hani düğün yapmasak nikah sonrası bazılarıyla yemek mi organize etsek demiştik ama benzer kafaya geleceği için düğün yaptık en son.
0
nhk ni youkosu
(19.10.25)
gereksiz masraf. yalnızca düğünden değil diğer mevzulardan da kısacağım. beğenmeyen köyüne dönsün.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
tamamen bütçe meselesi. biz düğünümüzü arkadaşlarımız ve iş çevremizle dopdolu bir eğlence yaşamak için yaptık. çok da mutlu olduk, üzerinden 1.5 sene geçti hala pozitif yorumlar alıyoruz. afterımız da vardı, sabah 5'e kadar falan eğlendik. o sebeple gram pişman değilim. ama bütçe yoksa ve yapmış olmak için içe sinmeyecek bir şey yapılacaksa gerek yok bence, nikah+ ufak bi kokteyl, altınları topla, devamke. belki sonra arkadaş grubuyla bir eğlenceye akarsın olur biter.
0
awlmi
(19.10.25)
güzel bahçesi olan bir otelde, kokteyl tarzında bir düğün yaptık. bizim seçtiğimiz parçaları çalan gitar ve flüt ikilisi vardı. oyun havaları falan olmadı. sonra after'da coşuldu o ayrı tabi. aslında hiç istediğim bişey değildi düğün ama böylesi de güzel oldu. sade ve sakin.
0
scudman1
(19.10.25)
o zaman da eşim istediği için yaptım.

çok gereksiz anlamsız ama yapılıyor sonunda.
0
gurur
(19.10.25)
Türkiye düğün kültürü olan bir ülke. Bu genlerimize işlemiş, ruhumuza işlemiş, çocukken katıldığımız düğünlerden bilinçaltımıza işlemiş. O sebeble ben Türkiyede yaşayan birinin evlenirken düğün yapması gerektiğini düşünüyorum. Evet bence de mafdi açıdan bakıldığı takdirde bir bakıma gereksiz ama öyle işte. Bazen atalardan gelen çizgiyi takip etmek iyidir.
0
mobydick
(19.10.25)
Yapmak istemiyorum. Evleneceğim yok zaten ama düşüncem bu. Kendimi farklı göstermek istemiyorum ama cidden Türk kültürü bana uygun değil. Ben geline damattan ne istiyorsun denmesini bile anormal buluyorum. Sana ne ya. Buna ciddi ciddi şu kadar altın diyenler var. Midem bulanıyor bunlardan. Müslümanım ama kilisede sade bir şekilde evlenen çiftlere o kadar özeniyorum ki. Mal alıp satar gibi davranmak yok, sade kıyafetler, sessizlik, herkes oturuyor, dinliyor. Tam benlik olay.
-1
arbre
(19.10.25)
nişan, kına, düğün = görgüsüzlük, varoşluk

"gecenin yıldızı ben olayım, en güzeli/yakışıklısı ben olayım, herkes benimle ilgilensin, herkes beni övsün, gelinliğimle kraliçe gibi ortada gezeyim, ne kadar zengin olduğumuzu görsünler, nasıl büyük bir sülale olduğumuzu görsünler, nasıl da her şeyin en güzelini en özelini en kalitelisini planlayabildiğimizi görsünler, havamızı atalım, dostu düşmanı çatlatalım" diyenlerin ego şişirme etkinlikleri. ilgi manyaklığı kısaca.

kimsenin eğlendiğini düşünmüyorum. gelinle damat yorgunluktan ve stresten mahvoluyorlar. çok kasıntı her şey, çok zorlama. en ufak bir pürüzde düşen suratlar, çıkan kavgalar... hele ki masraflarının aşırı uçuk olması...

hiçbirini istemiyorum. hiçbirini yapmamış arkadaşım, yapmış diğer arkadaşlarımdan bin kat daha mutlu. yapmış arkadaşlarımın da çektiği çileleri ve ettikleri kavgaları gördüm. nişan günü nişan atan oldu resmen. takı için ya takı.

rezillikten başka bir şey değil. bunların borçları yüzünden gerilen yeni evli çift, borçlar bitmeden boşanmaya çalışıyorlar sonra.
0
art cat chocolate
(19.10.25)
gelecek kitle düğün salonu pasta kuruyemiş limonata kitlesi ise yapma.

ha yüksek kalite otel balo salonu kitlesi ise yap.

düğün salonu kitlesinden salonun parası bile çıkmayıp rezil bir gece yaşarken diğer kitleden hem eğlenir hem masraflara ortak olur insanlar.zihniyet işi bu işler.
burada tek savunduğum düğün şekli aşiret düğünleri olabilir ancak.oda malum sebepler anlıyorsun.
0
jamswety
(19.10.25)
Ben düğün istemiyordum eşim de istemiyordu ama eşimin ailesi yapmak istedi.
Bir gelinlik aldım, eşimin memleketine gittim 2 gece otelde kaldık. Öyle misafir gibi hiç bir şeyine dahil olmadan konu mankeni gibi durdum 2 saat ve geri döndüm. Bence güzel oldu. Zaten çok büyük bir organizasyon değildi ufak bit şey yapıldı. Takıları aldık geldik. Memnunum iyi ki yapmışız.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
Alkolsüz düğün konseptini hiç sevmiyorum; küçükken de büyürken de hiç sevmezdim, düğünde kalkıp oynamayı birilerinin yakasına koluna vs bir şeyler takmayı aşırı cringe bulurdum, hala öyleyim. Ama dün mesela liseden bir arkadaşımın düğününe katıldım Gümüşsuyu tarafında müthiş bir otelin terasında; aslında düğün değil etkinlik gibiydi. Sınırsız içki barı, acayip güzel sunumlar sürekli yemekler tatlılar, full ekip 15 yıldır düzenli görüşüyor o yüzden aşırı eğlenceli grup. Bir yandan networking ortamı, insanlarla tanışıyorsun bir sürü yerli yabancı :D Güzel bence. Bunun gibi "etkinlik" tarzı şeyleri seviyorum. Ben de yapabilirim, isterim yani. Dostlarım yesin içsin dibine kadar, para dediğin nedir zaten sevdiklerinle ezmedikten sonra.
-1
vedatchilipeppers
(19.10.25)
düğün yapmadım. zaten istediğim bir şey de değildi. üstüne bir de fiyatları duyunca zaten hiç düşünmedim bile. aklım da kalmadı. ama ailem çok istediği için kına yaptık. yine salon tutuldu vs ama ailem yaptığı için ben pek bi masrafa karışmadım. kınayı da hiç istemiyordu ama eğlendim açıkçası. oynadık ettik dağıldık. bu mantıkla düşünürsek param olsaydı eğer düğün yapardım, kına yapmazdım. eğleniyorsun bi şekilde. ama çok masraflı yani gelen takıyı salona ve yemeğe verecekseniz bi manası yok.
0
elorelia
(20.10.25)
düğün kına vs. herhangi bir şey yapmadık, pişman da olmadık 2 senedir.
0
lalu
(20.10.25)
Küçük yerlerde çok karlı bir organizasyon. Nişan ve düğün masraflarını aileler öder, altınlar evlenenlere kalır.
Abimler sünnet düğünü yapacaklar bu yaz. Çevreleri çok geniş. Masrafın çok üstünde altın geleceğini bildikleri için yapmamak olasılık dahilinde bile değil.
Ben oldum bittim sevmem düğünleri; ki Trakya düğünleri nispeten eğlenceli ve bol alkollü olur genelde.
0
auroraaurora
(20.10.25)
Yapmadım. Yine olsa yine yapmam.
0
sadakatsiz
(20.10.25)
davullu zurnalı, müzikli, dansözlü, içkili bir düğün. hatta sokak düğünü. yoldan geçen de katılsın. şu çorak topraklara bir damla su yağsın.

geçen ay bizim komşu özel kostümlü orkestra çağırmış evin önüne çok eğlendik.

nikah salonunda evlenmek gelin bana para takın sonra kaybolun demek değil de nedir?
0
yurtsuz john
(20.10.25)
Tek mantıklı tarafı takıları toplamak. genelde düğüne yapılan masraf arttıkça yapılacak hasılat miktarı da artar. fakat bu hasılat bir yerde doyuma ulaşır ve saturasyona girer. Bu yüzden (hasılat-düğün masrafı) denkleminin maksimum olduğu yeri bulmak lazım.
0
bobinhoo
(20.10.25)
bir daha yaşama şansınız olmayan bir anı. tamamen gelin ve damadın istediği şekilde yapılan bir düğün iyidir.
0
co2s2
(20.10.25)
Gelecek ay evleniyoruz. Nikah ve akşamında arkadaşlarla (20-30 kişi) eğlence planladık. İkimiz de çekirdek aile dışındaki akrabalarımızı pek sevmiyoruz, nikaha gelmeseler de üzülmeyiz yani. Altın takacak olanlar nikaha da gelip takar zaten, öyle düğün yapalım daha çok kişi altın takar gibi bir çevremiz de yok. Eğlenmek istediğimiz arkadaşlarımızla akşam eğleneceğimiz bir etkinlik de planladık. Öyle olunca düğüne ihtiyaç duymadık ki ikimiz de pek istemiyoruz zaten. Ayrıca kasımda da böyle açık hava düğünü zaten zor, kasımda nikah yaza düğün konseptini de manasız buluyorum (yapan arkadaşım var). Ezcümle ortak kararla ve ailelerin de aksi yönde bir tutumu olmamasıyla düğünsüz bir evlilik gerçekleştireceğiz önümüzdeki ay :)
0
nundu
(20.10.25)
nişan, kına, kız çıkarma ve düğün yapmadık. bu yönde çok talepler oldu, gerginlikler yaşandı. Gene de yapmadık ve bugün olsa gene yapmam, zerre pişmanlığım yok sadece nikahtaki kaosu ve rezilliği görmem bile ne kadar doğru karar verdiğimi gösterdi bana.
0
denizgonen
(20.10.25)
2 şehirde de düğün yaptık, nişan da yapmıştık o küçüktü evin terasında yapmıştık, kına gecesi de yaptım. hepsi çok güzeldi, iyi ki yapmışız. evliliğimin 5. senesinde yine kutlama yapacağım, 5 senede bir tekrarlamayı düşünüyorum. yine olsa yine yaparım.
0
ofelia
(23.10.25)
(23)

Erkek arkadaşımdan sıkılmaya başladım

ekşi duyuru sever
Önceden görmek için can atıyordum ama şimdi her hareketi batmaya başladı. Konuşacak konumuz, ortak noktamız yok gibi gelmeye başladı.Toplu ortamlarda düğünlerde, arkadaşların yanında bazen saçma sapan davranıyor. Bir de mesela çantasından olips çıkardı bana uzatmadan geri kaldırıyor. Ben deyince par
Önceden görmek için can atıyordum ama şimdi her hareketi batmaya başladı. Konuşacak konumuz, ortak noktamız yok gibi gelmeye başladı.

Toplu ortamlarda düğünlerde, arkadaşların yanında bazen saçma sapan davranıyor. Bir de mesela çantasından olips çıkardı bana uzatmadan geri kaldırıyor. Ben deyince pardon deyip veriyor.
Doğum günümde hediye almış. "Pasta ne zaman yeriz" diye soruyorum yani pasta beklentimi biliyor. Normalde de dışarda, evde hep pasta falan yeriz. Sonra saatlerce oturup en son işi çıkınca pasta almadan gidiyor.
Bunu konuştuk sonraki gün çok pişman olup çiçek, pasta aldı. Normalde çiçek de almaz.

Bunlar bariz olan örneklerdi. Normalde akış içinde de saçma şeyler yaşıyorum.
Sıkılınca bırakmak gibi huyum yok. Görünce mutlu oluyorum ama hareketleri batmaya başladı.
Sizin yorumlarınızı merak ediyorum.
-17
ekşi duyuru sever
(19.10.25)
Aslında sana çok da uygun olmayan birini başka sebeplerden tolere etmişsin, bu duygularını tatmin ettiğin için artık sana uygun olmayan kısımları batıyor

En güzeli sana artık eski duygularımı hissetmiyorum deyip ilişkiyi temizce bitirmek, çocuğa da kafa karışıklığı olmasın, kendinde bir hata bulmaya kafa takmasın çünkü ortada bir hata yok, onun karakteri ve hayat pratiği böyle

Bir dahakine hem gönlünü titreten hem de sonrasında soğumamak için kendine daha uygun, iletişim becerileri, sosyal becerileri sana daha uygun biriyle beraber olursun, bu sana hayatına insan seçme ve bazı şeyleri görmezden gelmeme konusunda bir deneyim oldu
+5
grimavi
(19.10.25)
Konuşacak bir şey yoksa ayrıl
+2
arbre
(19.10.25)
Olips vermedi diye ayrılmak hiç mantıklı değil.
Buraya bile yazarken çok da ayakları yere basan bir gerekçe gösteremiyorsun.
Hala görünce mutlu olduğun insanı öyle kolay söküp atamazsın hayatından.
Ayrılsan daha iyisini mi bulacaksın, boşluğa mı düşeceksin. Öncelikle bunu düşün.
Sonra senin için sorun olan şeyleri maddeler halinde yaz. Her birinin önemini tart. Sonra al elemanı karşına, konuşun.
Çözersiniz sorunu bence.
+3
Mirket
(19.10.25)
beraberken keyif almıyorsan, ne bileyim cidden ortak nokta yoksa sıkıcı olur. bir de ben pasta isterim muhabbeti her ne kadar bana enteresan gelse de, belki de cidden önemsemiyor seni. önemsenmemek üzücü tabi.

kedi +1

pastayla çiçeği biz alalım barışın olmaz mı?
+3
Fodera
(19.10.25)
ilgisi baskasindadir.
-1
gule gule
(19.10.25)
@mirket
Mesele olips vermedi değil. Böyle ufak düşüncesizlikler. Mesela kapı tutma gibi şeyleri de sonradan yapmaya başladı.
Bir önceki duyurumdaki yazdıklarıma da bakarsan fikir olur.
@fodera, ilişkimiz 1 sene olacak ilk kez doğum günümü kutladı. İlk olunca önemsedim.
0
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
önemsenmemek cidden üzücü. umarım öyle değildir.

öte yandan genç bir kardeşimiz olduğunu düşünüyorum. tahminim 21 22 yaşında olduğun, haklı mıyım?


ha bir de şimdi kızgınsın, sinirden tam böyle geniş geniş yazamıyorsun. duyurunu okuyunca çoğumuzun kafasında piremses kız imajı oluştu. bence biraz sakinleş sakin sakin genişçe yaz, konuşalım.
+1
Fodera
(19.10.25)
Yaptıkları şeyler anlattığın kadarıyla seni önemsemediğini gösteriyor. Bana kalırsa sen ilişki yaşamıyorsun bir arkadaşınla buluşuyor, görüşüyor gibisin. Karşına alıp oturup konuştuysanız ve hala aynı düşüncesizlikleri yapmaya devam ediyorsa yol yakınken kendini de onu da yıpratmadan aranızdaki "ilişkiye" son vermelisin.
+2
mermaidd
(19.10.25)
başlık, "sevgilimden sıkıldım" olunca akla direkt şımarık kız tahayyülü geliyor. okuyunca anlıyorsun, sıkılmak değil mesele.
+4
i'm gonna start a revolution from my bed
(19.10.25)
Sevmiyorsun bence. İnsan sevince gözüne gelmiyor böyle şeyler.
Sevmek zorunda da değilsin sevgin bitmiş olabilir. ayrıl gitsin.
-2
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
Şeker vermedi kapı tutma gibi gerekçeler biraz bahane olmuş. Sıkıldıysan ayrıl kendine bahane arıyorsun gibi geldi
0
kondansator
(19.10.25)
ayrıl usta vakit harcamayın
-1
nahtoderfahrung
(19.10.25)
Ayril coco
0
lapaz
(19.10.25)
okurken bile ruhum daraldı. bence hiçbir insan , çantasından çıkardığı olips'i ne yapacak diye gözetlendiği, "pasta istedim alacak mı dur bakayım hmmmf" diye kastırıldığı , böyle 12 yaş problemleri ile ilişkinin sorgulandığı gergin bir ortamı hak etmiyor. sal adamı gitsin.
+5
loch ness
(19.10.25)
Olips uzatılması "ağzın kokuyor" olarak yorumlanabilir. Bu yüzden istemeyene olips uzatılmaz. Pasta alınmaması öküzlük ama işi çıkması ve sonradan pasta alması mazur görülebilir. Bir noktadan sonra her hareketinin batması doğal, beklenilebilir, normal karşılanması gereken bir olay. Diğer "saçma" davranışların ne olduğuna bakılmalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
ayrılın kurtulun. daha iyileşmeyecek.
0
gurur
(19.10.25)
Olips fln hikayede, doğumgününde pasta almayıp sonradan alması. Bilemedim.

Batan başka şeyler de var demişsin. Daha iyisini bulabileceksen ayrıl. Görünce mutlu olman da güvenli alanın olması ve alışkanlık.
+1
mobydick
(19.10.25)
@mobydick
Hatta 4-5 saat beraber oturduk. Ne zaman mum üfleyeceğim dedim. Pasta alıcam dedi.
Ayrılmadan önce midesi ağrımaya başladı. Giderken de buna alındığımı söyledim. "Midem daha iyiken haftaya falan alırız" dedi. Sonra eve geçerken baya surat falan astım. Hiç beklediğim gibi bir doğum günü olmadı. Biraz travmatik oldu benim için.
Ben de gittikten sonra telefonda baya moralim bozuk konuştum. Sonraki gün pasta falan getirmeseydi açıkça konuşup beni önemsemediğini hatta ayrılmayı düşündüğümü de söylerdim. Normalde hiç çiçek de almadı. Hatta bir keresinde çiçek alırım ama solacak sonra o yüzden almıyorum demişti. Bence ölüp bittiği birisi olsaydım otomatik olarak içinden gelerek yapardı her şeyi.
0
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
@loch ness birlikte olduğun insanı iyi hissettirecek bir şey yapmayı sevmiyorsan sorun sendedir.
Allah senin gibilerden uzak tutsun kadınları.
-3
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
ayrıl coco +1
+2
gabe h coud
(19.10.25)
ilk doğum gününü kutlamalıydı. 10 yıllık evli çift değilsiniz. bence sen haklısın. ama kimseyi de değiştiremezsin, öğretemezsin. adam böyle biri demek ki.
0
deartheodosia
(19.10.25)
ben aşırı hassasım bu tür konularda eşimden de düşünceli olmasını bekliyorum, eğittim de o herkesin cimri dediği adam benim istediğim her şeyi bir şekilde yapıyor önüme seriyor.

seviyorsan böyle demezdin. sevmiyorsan ayrıl. seviyorsan şekillendirirsin merak etme
-2
Hallegadola
(20.10.25)
ayrılma bi süre aldat ara sıra, baktın yine sarmıyor ayrılırsın.
0
Algorix
(22.10.25)
(10)

yaşıma göre anlamsız bir yerde miyim

sarızeybek
32 yaşındayım, bu hafta 4-5 yıl önce ilişkim olan kız arkadaşımın evlenmiş olduğunu öğrendim. bu kişiyle hiçbir bağlantım kalmadığı için işin bu tarafı "o da mutlu olsun" tadında ama bu haberi öğrendiğimden beri bir kıyasa girdim ister istemez. o benden sonraki partneri ile evlenmiş, benim bu sürede
32 yaşındayım, bu hafta 4-5 yıl önce ilişkim olan kız arkadaşımın evlenmiş olduğunu öğrendim. bu kişiyle hiçbir bağlantım kalmadığı için işin bu tarafı "o da mutlu olsun" tadında ama bu haberi öğrendiğimden beri bir kıyasa girdim ister istemez. o benden sonraki partneri ile evlenmiş, benim bu sürede ilişkim olmadı. ne bileyim o özel sektörde 9-5 işte maaş karşılığı çalışıyor, ben freelance. o düz iş + aile hayatında, ben birden fazla iş + yetmezmiş gibi siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları. ben anne babamın yaşlarıyla ilgili problemlerin çözümüne çalışıyorum, o yeni ailesinde. kendimi o dahil başka yaşıtlarımla da çok boş, zor, geri dönüşsüz zorlanmalarla dolu bir yerde görmeye başladım. aldığım haberin etkisi ve üstüne fazla düşünmenin sonucu boş karşılaştırmalar mı, yoksa gerçekten düzensiz ve yaşıma göre yanlış bir yerde mi kaldım?
0
sarızeybek
(18.10.25)
Eski sevgilinin evlendiğini neden biliyorsun? Bu bilmen gereken bir şey değil. İstemeden öğrendiysen üstünde durmaman gerekiyor. Yaşla hayat paralel gitmiyor. Bazıları geç başlar, bazıları erken başlar. Bulunduğun yeri klasik şeylere göre değil, hayallerine, hedeflerine göre belirlemelisin. Türkiye'de emeklilik sistemi bitti. Ölene kadar çalışacaksın. Bir 30 yıl daha çalışabilirsin.
-1
arbre
(18.10.25)
Benim asla anlayamadığım bir durum içerisindesin açıkçası. Dışarıdan herkesin hayatı muhteşem gözüküyor da içeriden öyle değil. En basitinden kocamı gören herkes hayatını eğitimini boyunu posunu tipini işini her şeyini kıskanır. Ama aslında işinde mutsuz mesela. Ve çözüm bulamıyoruz. Belki de o da içsel kimsenin anlayamadığı şeyler yaşıyor. Takılma geç herkesin hayatında bir şeyler oluyor
0
Hallegadola
(19.10.25)
kimin hayatını nasıl yaşaması gerektiğine dair bir kural yok. dileyen 9-5 çalışır dileyen göl kenarında balıkçılık yapar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
Bende dün tesadüfen(stalk) öğrendim soyadı değişmiş:/ iyi yanından bakıyorum zaten dipteyim sağlık konusu haricinde :)

Her insanın çizdiği yollar farklı ben 8-5 hayatını seviyorum çünkü belirsizliği daha az.
Öyle olmayan biriyle zor olur.
Ama tek kriter bu değil ki hayatı yaşama biçimi, tatilleri, arkadaşlarıyla sınırları, alkolü sigarası herşeyi uyumlu olması gerekiyor insanın.

Bende aynı yaşta olup düzenli işteyim ama bende yanlış yaşadım diye üzülüyorum gezip tozmadım daha çok insanla ilişkim olmadı filan.

Bundan sonraki süreci daha iyi yürütebilirsin. Geçmişe müdahale edemiyoruz.
0
kararsızataletfilozofu
(19.10.25)
Bazen çok seçici oluyoruz. Ondan da yalnız kalıyoruz. Kriterlerini azaltman lazım.
0
ekşi duyuru sever
(19.10.25)
benim bütün eski kız arkadaşlarım evlendi alışırsın
0
nahtoderfahrung
(19.10.25)
herkesin hayatı farklı, karşılaştırırsanız mutsuz olursunuz.

hayattan keyif almaya bakın.
0
gurur
(19.10.25)
Niye bu kadar önemsiyorsun veya kıyaslıyorsun ki kendini onunla? Yarışmıyoruz ki kimseyle sonuçta. Yarışıyor muyuz yoksa?

(bkz: meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz)
0
vedatchilipeppers
(19.10.25)
ayrıca sen erkeksin, niye kendini kadınla kıyaslıyorsun. onlar evlenirken senin gibi milyarder mi olması gerekiyor. 2 makyaj, 1 yırtmaçla enayinin birini bulabiliyorlar.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.10.25)
Nuri Bilge Ceylan'a ait sevdiğim bir sözü var: "Hayatımızdan memnun değilsek nerede olursak olalım, başka yerde mutlu olabileceğimiz avuntusu bize iyi gelir"

Konunun özet cevabı bu.

Mutluluk çoğumuza karşı kaldırımda gibi geliyor. Ama karşı kaldırımda yürüyenler de kendi içinde dertler, kronik problemler taşıyor genelde. Hatta bazıarı senin yürüdüğün kaldırımı hayal ediyor olabilirler.

Mutluluk biraz hikaye bir beklenti bu arada.

Eğer aşırı iyi şartlarda ağzında altın kaşıkla doğmadıysan Hayat=mücadele etmek demek. Ağzında altın kaşıkla doğanlar bile bir anlam problemi, depresyon vb sorunlarla mücadele edebiliyorlar.

Dolayısıyla Hayatta kalma ve stabil kalma mücadelesi veriyoruz hepimiz. Elbette tatlı güzel hatıralar, aile olmak sosyalleşmek çocuk sahibi olmak ya da tam tersi bekar olmak bunlar yerine göre güzel şeyler.

Ama özünde yetişkinler olarak mücadele ediyoruz. Ekonomiyle, geçimle, hergün çözülmesi gereken yeni veya eski bir takım problemlerle güne uyanıyor bunların çözümü için ölene kadar uğraşıyoruz.

"This is life" kısacası.
0
mahmuttt
(20.10.25)
(2)

Istanbul ici minik kaynak

narod
Cantamin fermuarini cekmemi saglayan, marka amblemini tasiyan yuvarlak metal koptu. Sevdigim bir cantam ama fermuari kapatirken zorlaniyorum baya. Bunu nerede kaynak yaptirabilirim?
Cantamin fermuarini cekmemi saglayan, marka amblemini tasiyan yuvarlak metal koptu. Sevdigim bir cantam ama fermuari kapatirken zorlaniyorum baya. Bunu nerede kaynak yaptirabilirim?
0
narod
(18.10.25)
belki kuyumcu yapar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.10.25)
yakininda gumuscu varsa yuksek ihtimal kaynak yapabilir.
0
arakaali
(18.10.25)
(11)

en lüzumsuz su harcamaları nerde oluyor?

i'm gonna start a revolution from my bed
s.b?
s.b?
0
i'm gonna start a revolution from my bed
(18.10.25)
Sanayide tekstil.
-1
arbre
(18.10.25)
Araba yıkamacılarda
0
grimavi
(18.10.25)
çimler bence. görsellik dışında bir olayı yok sanırım ama deli gibi sulama istiyor
0
eisberg
(18.10.25)
Aşırı yaygın bir örnek olmasa da beni en sinir edenlerden biri şu; kız arkadaşı evdeyken gürültülü bir şekilde sıçtığı duyulmasın diye her patlamada sifon çeken veya suyu açık bırakan kişiler ciddi su kaybına yol açıyor.
-3
mbond
(18.10.25)
Tarım. Vahşi sulama
+1
Mirket
(18.10.25)
(bkz: askeriye)
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.10.25)
Endüstri olarak tarım ve sulama. Dünya'daki tatlı suyun yaklaşık %70'ini kullanıyormuş. Şeker kamışı ve bazı tahıllarda çok kullanılıyor. Yeni sulama teknolojileriyle su kullanımını azaltmaya çalışıyorlar.

Onun dışında termoelektrik ve nükleer santrallerde de çok gidiyor.

Moda/tekstil endüstrisi fena. Bütün işlemleri düşününce (pamuk üretimi, imalat, nakliye, yıkama vs.), bir kot pantolon üretimi 3,781 litre su harcıyormuş. www.unep.org

Evde en çok su, duş alırken gidiyordur. Luzümsuz belki bakış açısına göre değişir. Kovayla yıkanma seçeneği de var ama kimse uğraşmak istemez. Sifonlarda da çok ve az su butonlular oluyor, bu daha mantıklı ve tasarruflu.
0
ermanen
(19.10.25)
tarımda oluyor. hala kardüzen tarım yapılıyor. adam akarsuyu alıp kendi tarlasına çeviriyor, suyun %99'u boşluğa akıp gidiyor. havzaları dolduracağına sağda solda heba oluyor.

sanayi vs. tarımla yarışamaz bile su harcaması konusunda.
tarıma denetim gelmek zorunda.
0
tchuck
(19.10.25)
evde sifon, su gerekli de bence gri su ya da yağmur suyu kullanılabilir.
0
hoot
(19.10.25)
Tarım konusunda şunu söyleyebilirim. Evet, tarımda çok su harcanıyor ama Türkiye'de sulama birlikleri var. Kimse ben akarsuyu tarlama çevireyim, kafama göre sulama yapayım diyemez. Damlama sistemleri ile sulama on yıldan uzun süredir Türkiye'de kullanılıyor ve kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Çiftçi için su da bir gider. Diğer bölgelerimizde durum nedir bilmiyorum, gözlemlerim Ege ve Marmara bölgeleri için geçerli.
0
gnosis
(19.10.25)
kağıt üretimi. kağıdın hammaddesi selüloz sebebiyle doğayı kirletmiyor ama sürekli yeraltı sularını kullanıp arıtmadan salıyorsun , ee oradan kanallara, nehirlere, denizlere ulaşıyor. yeraltındaki su kaynağını denize salmış oluyorsun yani.


yanlışmıyım diye chatgptye baktım şöyle bir cevap verdi.

Kağıt üretimi, sanayide en fazla su tüketen süreçlerden biri olarak bilinir. Su hem ham maddenin (odun lifleri veya geri dönüşüm lifi) işlenmesinde hem de yıkama, hamur hazırlama, beyazlatma, taşıma ve soğutma aşamalarında kullanılır.
0
Fodera
(19.10.25)
(18)

Sosyal medya

mermaidd
Sorum her iki cinsiyet için de geçerli. Sosyal medyada ekli olan karşı cinsleri sadece tanıdığınız için mi ekliyorsunuz yoksa beğendiğiniz hoşlandığınız için mi? Aşırı sosyal medya kullanan biri değilim ama karşı tarafı analiz etmek için sosyal medyasında kimleri eklemiş diye bakıyorum. Sizce yanlış
Sorum her iki cinsiyet için de geçerli. Sosyal medyada ekli olan karşı cinsleri sadece tanıdığınız için mi ekliyorsunuz yoksa beğendiğiniz hoşlandığınız için mi? Aşırı sosyal medya kullanan biri değilim ama karşı tarafı analiz etmek için sosyal medyasında kimleri eklemiş diye bakıyorum. Sizce yanlış bir analiz yöntemi mi? help
0
mermaidd
(16.10.25)
Tanıdığım için ekliyorum. Doğru bir yöntem. Önüne gelene istek atıyor olabilir. Sormak lazım bunlar kim diye.
0
sevilen progressive türkücü
(16.10.25)
@sevilen progressive türkücü haklısın ama ekli olmayan insanlarla da gizliden gizliye konuşuyor olabilir. sosyal medya işin içine girince ihtimaller artıyor maalesef :( kafam karışıyor benim de
+1
🌸mermaidd
(16.10.25)
Sadece tanidiklarim. onunla tanis buna yuru sonu yok .
0
baldur2
(17.10.25)
@baldur2 peki birinin sosyal medyada 200 takipçisi var 50si kız. buna çapkın bi adam diyebilir miyiz yoksa olağan mı
0
🌸mermaidd
(17.10.25)
Sadece tanıdıklarım. 200 takipçide 50 kız gayet normal
0
black holes in the sky
(17.10.25)
Valla bu işin sonu yok :) başka telefonu da olabilir bu durumda. Yani şüphelendiğiniz hareketleri varsa konuşmak lazım. Ben her erkeğin böyle hareketleri meyli olduğunu düşünüyorum. Arada bir sopa göstermek lazım. Beni soracak olursan yapıyor muyum diye, çok da yapamıyorum.
0
sevilen progressive türkücü
(17.10.25)
O 50 kadinin kim olduguna bagli.

Instagram dunyayi mahvetti gerci. Uyusturucudan daha beter.
+2
baldur2
(17.10.25)
@sevilen progressive türkücü anlaşılan o ki erkekler çok aşık olsa da dışarıya kaymaya meyilli. Anlaşıldı arada sopa göstermek şart :)
+1
🌸mermaidd
(17.10.25)
@baldur2 kadınlar ya akrabası yada iş arkadaşları diyelim ve haklısın instagram kullanmıyorum dese de inanılmaz uygulaması olmayabilir ama pc'de yüklü olabilir. Sosyal medya yaktı hepimizi
0
🌸mermaidd
(17.10.25)
Instagram'i olmayanlara da capkin muamelesi yapiliyor. Sacma sapan bir dunya. En iyisi gorucu usulu evlenmek. Jsusjahanshs
+1
baldur2
(17.10.25)
@baldur2 görücü usulünü düşünmüyor değilim dur aklımı çelme şimdi jkdkjfghfkh
+2
🌸mermaidd
(17.10.25)
gerçek hayatta sohbetim arkadaşlığım olmayabilir ama bizzat tanımadığım hiç kimse yoktur listemde. Tanımadığım istekleri de onaylamam. Bence de sosyal medya profilinden, kullanma şeklinden, kişi listesinden çok şey anlayabilirsin
0
dfn4
(17.10.25)
eklerlerse kabul ediyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.10.25)
Tanıdıklarımın bile hepsini eklemiyorum sadece yakın çevremi ekliyorum.
0
titanic kemancısı
(17.10.25)
%100 tanıdıklarımın ve kız arkadaşımın onayladığı kişiler ve Fenerbahçe hesabı dışında kimseyi takip etmiyorum; beni takip etmeyenleri veya zamanla takipten çıkanları da çıkarıyorum.

Takip ettiklerimle beni takip edenlerin arasındaki fark her zaman birdir.
0
admin
(17.10.25)
"Tanıdıklarımın bile hepsini eklemiyorum sadece yakın çevremi ekliyorum." +1
Flört aşamasındaki ya da sadece hoşlandığınız birinin kimleri takip ettiğini merak edip bakmak çok doğal bu arada, ben de bakarım fakat tek başına kriter olmaz çünkü bir sürü tanıdığımın "bazı sayfaları" takip etmek için açtığı gizli hesapları var.
0
mutekebbir
(17.10.25)
instagramda iki hesabım var. birisini devamlı iletişimde olduğum yakın çevrem için kullanıyorum. az takipçili ve kapalı hesap. diğeri ise açık hesap. komedi, makara, zamparalık vs. için.
0
yurtsuz john
(17.10.25)
Hoşlandığım birini hoşlanıyorum diye eklemem, ama tanıdığım biriyse eklemekte sakınca görmem.
0
rakicandir
(19.10.25)
(6)

b2 düzeyinde ingilizcesi olan biri için ingilizce kitap/roman/hikaye önerisi

Bartebly
Yapabilir misiniz?Teşekkürler.
Yapabilir misiniz?

Teşekkürler.
0
Bartebly
(16.10.25)
Wizard of Oz serisini rahatça okursunuz. Kitapların hepsi Project Gutenberg'de public license ile mevcut.
0
akhenaten
(16.10.25)
harry potter kitapları. roald dahl'ın yazdığı kitaplar...
+1
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
www.enginyayinevi.com.tr
www.trendyol.com
bu tarz yayinlarin level 5-6'lari denenebilir. level 6 sular seller gibi gectigi zaman harry potter'a falan yonelilebilir.
+1
hot potato
(16.10.25)
otostopçunun galaksi rehberi
0
herzan
(16.10.25)
roald dahl +1 bize okulda onun kitaplari cok okutulurdu.

bir de James Howe diye bir yazar vardi, onun kitaplari iyidi diye hatirliyorum.
0
cooperr
(16.10.25)
1984, cesur yeni dünya, hayvan çiftliği, leviathan.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.10.25)
(8)

sitenin spor salonunda spor yapmak

matilda
merhaba, eşimle spora başlamak istiyoruz ama bi türlü harekete geçemedik. şimdi oturduğumuz sitenin bi spor salonu var ama içinde çok fazla bir şey yok. masa tenisi oynayabiliriz, yürüme bandı, bisiklet falan tarzı aletler var, ağırlık falan da varmış ben görmedim ama eşim görmüş. burada spor yapmak
merhaba,
eşimle spora başlamak istiyoruz ama bi türlü harekete geçemedik. şimdi oturduğumuz sitenin bi spor salonu var ama içinde çok fazla bir şey yok. masa tenisi oynayabiliriz, yürüme bandı, bisiklet falan tarzı aletler var, ağırlık falan da varmış ben görmedim ama eşim görmüş. burada spor yapmak bize bir şey katar mı? spor salonuna para verip gitsek bir süre sonra gitmemeye başlayabiliriz diye düşünüyorum. ben kapalı alanda çok sıkılıyorum spor yapmaktan aslında ama açık alanda da utanıyorum biraz herkes bana bakıyor gibi geliyor. yoga matı falan alıp mekik çekme gibi hareketler de yapabiliriz.

bu konularda bilgisiziz mesela neler yapmamız lazım sizce. ısınmak için falan direkt hurra diye başlanılmaz herhalde. mesela 5 dk masa tenisi oynasak ısınmak için, sonra 30 dk koşu bandı falan gibi bir şeyler yazabilir misiniz?
0
matilda
(16.10.25)
dışarıda salona başlasanız muhtemelen 1 ay sonra bırakacaksınız. sitede başlayın en azından paranız gitmemiş olur. masa tenisini keyif amaçlı oynarsınız. onun olayla bir ilgisi yok.
youtubedan falan bakın yeni başlayanlar için temel fitness programı diye bulursunuz. sitenin salonunda olan alet ve dambellerle yaparsınız.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(16.10.25)
FitnessOnline diye bir uygulama var. Bu uygulama size spor yapmaktaki amacınızı sormakla başlıyor. Örneğin kilo vermek, fit kalmak vs. Ona göre size bir program çıkarıyor. Sporu nerede yapacağınızı da seçebiliyorsunuz. Genelde 8-10 dakika koşu/bisiklet gibi ısınmayla başlayıp ağırlık hareketleriyle devam ediyor. Ne kadar çalışacağınızı da seçebiliyorsunuz. Örneğin 1 saat ise 5-6 hareket veriyor. Hareketleri nasıl yapacağınızı gösteriyor. Beğenmezseniz ya da o alet yoksa alternatif 4-5 hareket gösterebiliyor, onlardan birini seçip devam edebiliyorsunuz. Setleri ve dinlenme sürelerini bile çıkarıyor. Son olarak yine 15-20 dakika kardiyo var. Hem hareketleriniz, hem vücut ölçülerinizi hem de yapıyorsanız diyetinizi takip edebiliyorsunuz.

Ben çok farklı uygulamaları denedim, bu kadar kasamlı ve tüm programı otomatik çıkaran başka uygulama bulamadım. Çok iyi uygulamalar var ama çoğunda programı sizin oluşturmanız bekleniyor ya da takvime otomatik olarak 6-8 haftalık program atmıyor da o günün antrenmanını bir listeden seçip ona göre devam ediyorsunuz. Ama başta bahsettiğim uygulamada mesela haftada 3 gün yapacağım derseniz bir gün alt vücut, diğer gün üst, diğer gün karın vs. çalıştırıyor.

İlk ay ücretsiz kullanıyorsun. Ama premium alınır bence. Senelik 1.200 gibi bir fiyatı vardı 1-2 ay önce aldım.

Uygulamanın geliştiricisi böyle reklamını yapmamıştır. Ama cidden bu kadar kapsamlı uygulama bulamadım başka.
0
himmet dayi
(16.10.25)
ara ara gaza gelip 3-5 yillik uyelik aliyorum ama devami gelmiyor ilk baslardan sonra, ben de pek istekli degilim :) acik havuz, kapali havuz, sauna vb daha cok kullaniyorum, sitede olmasi buyuk bir avantaj, yavastan baslayin oradan bence sonrasina bakarsiniz
0
sweetoffice
(16.10.25)
anlattığınız yer spor salonuna benzemiyor.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.10.25)
Birkaç spor aleti ve yeterli alan varsa her türlü işinizi görebilirsiniz. Evet başlangıç olarak size bir şeyler katar.
0
ucurulmamak umidiyle
(16.10.25)
masatenisi gibi bir imkanınız varsa kesinlikle başlayın. Sizin yazış tarzınızdan bile anlaşılıyor ki, normal gym mantığıyla maks 2 ay sürer maceranız. masatenisinde zaman su gibi akıp gidiyor, hakkını vererek yapıldığında da inanılmaz yorucu bir spor. Ayrıca masatenisi çok düşük sakatlanma riski barındırıyor ve alzheimer gibi ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek hastalıklara birebir.

ilerleyen yaşlarda da yapmaya devam edebileceğiniz bir spor ayrıca.
0
bobinhoo
(16.10.25)
salona yazılın ve "yazılır ama gitmezsiniz" diyenlere de bakmayın, o disiplini sağlayacaksanız kafaya koyduysanız gidersiniz. Esas sitenin spor salonuna gitmezsiniz çünkü anlaşılan daha önce spor yapmamışsınız, ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. Bilmediğiniz için verimsiz yürüyüşler vs yapacaksınız ve karşılığını alamadığınız için de bırakacaksınız.
Salona yazılın, imkanlar el veriyorsa ilk bir kaç ay pt alın.
0
veritaslibertas
(16.10.25)
millet yapay zekaya sora sora fitness yapıyor. antrenör ya da app falan mecbur değilsiniz.

yapmak isteyen her türlü yapar. ister para verip yapar, ister bedavaya yapar. ben para versem de yapmıyorum, abim istanbul'da en iyi koşabileceği alanı bulup her sabah oralara gidiyor. bir gün FB tesislerinde, bir gün bilmem ne hanımpaşa korusunda. sonuç? ben 110+ kiloyum, abim 52 yaşında 3 saatin altında maraton koşuyor hala.
0
co2s2
(17.10.25)
(20)

Ev - iş arası 2.5 km, sizce nasıl?

hadi ya la
İstanbul için düşünmeyin, burası Alanya. İçime çok sinen bir ev buldum ama iş yerime birazcık uzak kalıyor ve şimdilik aracım yok. Yakında motosikletim gelecek, scooter kullanıyorum ama buna güvenmeli miyim bilemedim. Ev iş arası direkt otobüs de yok, çok uzakta bırakıyor, en az 15-20 dakika yürümem
İstanbul için düşünmeyin, burası Alanya. İçime çok sinen bir ev buldum ama iş yerime birazcık uzak kalıyor ve şimdilik aracım yok. Yakında motosikletim gelecek, scooter kullanıyorum ama buna güvenmeli miyim bilemedim. Ev iş arası direkt otobüs de yok, çok uzakta bırakıyor, en az 15-20 dakika yürümem lazım. Diğer evlerin de hep bir sorunu oldu, kiminin eşyaları sıkıntılı, buzdolabı küflenmiş, manzarası hiç yok ve boğucu, gibi gibi... Burası rezidans gibi geçiyor, içinde spor salonu, sauna, havuz ve başka birçok şey var. Çok küçük bir 1+1 olmasına rağmen manzarası da iç açıcı, gayet güzel. Fiyat aidat dahil 27.000 TL.

Kafam çok karışık ve artık beynim çalışmayı durdurdu. 4 gündür valizlerimle hostelde kalıyorum, yeni işime adapte ol, onlarca ev arasından gezdiklerime karar ver derken birazcık ağlama noktasına geldim. Hiç fikriniz yoksa bile öylesine yazabilirsiniz, okurken rahatlarım. Teşekkür ederim, sevgiler
+1
hadi ya la
(14.10.25)
bence baya yakın nere olursa olsun. yokuş yoksa bisikletle gider gelirsinin en kötü.
yokuş varsa da elektrikli scooter al 10 dkya gidersin max.
0
jelly bear
(14.10.25)
2.5 km bir şey değil ya zorlasanız yürüyerek de gidersiniz yokuş yoksa. hele bisiklet şahane olur. otobüs uzakta bırakıyorsa 15-20 dk hiçbir şey değil ya, eski evimi düşünüyorum sırf metrobüse binebilmek için 25 dakika yürüyordum.
scooter, elektrikli bisiklet tarzı bir şeyle harika çözülür bu sorun. ev de güzelmiş bence dert etmeyin. ben her gün beylikdüzü son durak - mecidiyeköy gidiş dönüş yapıyorum :)
0
matilda
(14.10.25)
+ Alanya diyorsun kış mevsimi neredeyse yok.
Yağmur varsa sıkıntı olur onu da otobüs + taksi vs planini yaparsın.
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.10.25)
yarim saat yuruyerek bile gidilir. bence cok iyi.
0
lemmiwinks
(14.10.25)
2.5 km yürünür yav.

bisiklet de olur.

terlerim derseniz scooter mis.
0
gurur
(14.10.25)
uzak değil. yürüyerek çok iyi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.10.25)
Yazın Alanya sıcağında 20 dk yürümek zor olabilir. Ama scooter bu sorunu çözer. Gayet uygun gibi.
0
thunder thunder thunder thundercats
(15.10.25)
ev içinize sinmiş. ılık havalarda yürünür onun dışında scooter veya bisiklet mükemmel çözüm. motor da gelecekmiş. ben olsam düşünmezdim. direkt tutun. istanbul'da böyle şeyler ömüre ömür katar. şanslısınız, kıymetini bilin
0
cisimcik golgi
(15.10.25)
Günde 15-20 dk yürümek çok iyi bir şeydir, hiç düşünme tut evi. İş yerimle aramız 35 km, arabasız gidersem günde 4.5 saatim yolda geçecek. Sağlığın yerindeyse lütfen yürümeyi tercih et, emin ol yaşlılığına muazzam iyi bir yatırım yapmış olursun.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
Direkt tutun hocam, akşamları iş çıkışı eve yürünür, düzgün yol varsa.
0
kumandanim
(15.10.25)
iş yerime trafikten bıkıp araçla gitmediğim zamanlarda, ilk evden bir km + 2 metro aktarma + son iki km yürüme mesafesinin son kısmına yakın sizin mesafe. Ben olsam tutardım.
0
va
(15.10.25)
Soru bu değil ama kışın da motorla gidip gelecekseniz sağlam bir yağmurluk seti + kışlık motor botu alın mutlaka.

Yokuş değilse güzel havalarda rahat rahat yürünecek mesafe +1
0
kobuzchu kiz
(15.10.25)
2.5 km çok iyi mesafe, scooter da işini rahat görür, havanın güzel olduğu günlerde yürürsün de. Üniversiteye atanmıştın sanıyorum, servis imkanını sordun mu, kesin vardır diye düşünüyorum.
0
hrskrs
(15.10.25)
Cok guzel, tutasim geldi evi
0
narod
(15.10.25)
km olarak değil de süre olarak değerendirin bence. yol 30 dakikadan kısa sürüyorsa gayet makuldur.
scooter için "buna güvenmeli miyim bilemedim" demişsiniz. scooterla günlük 5km yolculuk için mi sordunuz, yoksa yol şartları/güvenliği açısından mı sordunuz?
0
tnz
(15.10.25)
istanbul da yaşayanlar için hakaret kabul edilebilir bu entry.
2.5 km iş ev komik
-1
jamswety
(15.10.25)
zaten scooter varmış ev de çok yakın . hemen tut ve taşın
0
gercekdunya
(15.10.25)
@tnz, yürüyerek 36 dakika sürüyor ve son 5 dakikası yokuş.
Scooter için yol şartları/güvenliği için sordum. Mayıs'tan beri kullanıyorum, 1000 km tecrübem var, biraz çekindim. yüzden.

Ama sanırım ilk bahsettiğim evi eleyeceğim. Çünkü eve 600 metre bir ev buldum ve 1+1 olmasına rağmen üç kat geniş. Eşyaları tam ve güzel, sadece ana caddenin arkasında, birazcık eski evlerle çevrili bir yer. İki katlı evin ikinci katı. Yüksekten manzarası yok ama çevresi yeşillik/ağaç kaplı, iki balkonu var. Yıllardır evden çalışan biri olarak hiç alışık değilim her gün bir saat erken çıkıp mesai yapmaya. En azından bu şekilde daha kolay olur diye düşünüyorum.
0
🌸hadi ya la
(15.10.25)
2.5 km yol değil bence. küçük şehir standartlarında da yol değil.
0
co2s2
(15.10.25)
kurallara uyuyor ve gerekli teçhizatınız varsa tecrübeniz yeterli, ancak yol güvenliği konusu önemli. siz ne kadar tecrübeli olursanız olun, çevresel faktörlerin de uygun olması gerekir. ben olsam ilgili güzergahta boş ve dolu saatlerde birkaç kere yürüyerek yerel sürücülerin davranışlarını izler ona göre scooter için güvenli olup olmadığının kararını verirdim.
0
tnz
(16.10.25)
(5)

işkur gerçekten işe yarıyor mu?

der meister
iş bulamıyorum. lise mezunuyum. 10 küsür senedir çalışıyorum aslında ama nasıl desem cv'de veya iş dünyasında karşılığı olacak bir şey değil pek, dolayısıyla kariyer bakımından sıfırım diyebiliriz. üstüne diploma olmayınca sanırım filtrelere takıldığım için kariyer sitelerinde de görüşmeye davet edi
iş bulamıyorum. lise mezunuyum. 10 küsür senedir çalışıyorum aslında ama nasıl desem cv'de veya iş dünyasında karşılığı olacak bir şey değil pek, dolayısıyla kariyer bakımından sıfırım diyebiliriz. üstüne diploma olmayınca sanırım filtrelere takıldığım için kariyer sitelerinde de görüşmeye davet edilmeyi geçtim genelde cv'mi bile kimseye gösteremiyorum. türkçeyi düzgün kullanıp iyi yazarım, ingilizcem de çok iyi ama dediğim gibi işte BİZNIS LAYF standartlarında hiçbir esprim yok. yakında buradan çıkaracaklar, o yüzden tam zamanlı iş arıyorum.

ilçedeki işkur'a gidip durumu izah etsem yardımcı olurlar mı, en azından bizi bir tür veritabanına filan ekliyorlar mı ya da aktif olarak iş arayanlarla eşleştirmeye/buluşturmaya çalışıyorlar mı?

kocaeli'deyim, bir fabrikaya gireyim diyorum ona da herkes yok yauv sen narin adamsın sana zor gelir vs. diyor e napiyim mk cumhurbaşkanlığı teklifi geldi de ret mi ettim.

şu an masrafım çok az 1-2 sene çalışıp biraz para biriktirsem, af çıkarsa zaten okula dönmek ve onu bitirmek istiyorum. gerçi 35 yaşında 15 seneye yayarak aldığım lisans diploması ne halta yarayacak orası da tartışılır ama olsun en azından 500 firmadan bir tanesine cv gösterebiliriz belki.

onun dışında platform olur, davranış olur (belediye binasına çıkıp kendimi yakmakla tehdit etmek) vs. önerileriniz varsa onları da alırım.

tek kriterim dediğim gibi tam zamanlı ve düzenli bir iş olması. freelance'tir şudur budur artık çark dönmüyor o şekilde maalesef. şimdilik zaten 1-2 ay kadar idare edebilecek durumum var, o aralığa işi sıkıştırabilirsem bekleyebilirim bulana kadar.
+2
der meister
(14.10.25)
Kısa süreli, geçici iş bulunuyor. Özellikle buyuksehirde. Fakat çok iyi yazarım dakikada 3 sayfa okurum işleri değil.
Ayrıca iskura gitmenize gerek yok edevletten iskura is arayan girişi yaparak işleri görebilirsiniz.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(14.10.25)
iskur'a e devlet ve/ya kendi sitesinden kaydolabilirsiniz +1

Genelde donemsel ya da bahsettiginiz fabrika/depo gibi yerlerin iskur kotasi dolsun diye actiklari ilanlari sms atiyorlar ama onun da duzeni nasildir anlamadim.

ayrica, kral spor mevzu noldu?
+1
klassno
(14.10.25)
İstanbul Şansınız varsa ibb kariyer merkezini de deneyin. Güzel fırsatlar olabiliyor. Hatta ingilizce çok işe yarayabilir. Metro İstanbul’da 10 yıllık makine mühendisi İngilizce bilmiyor. trenin üreticisi olan Korelilerle, çevirmen aracılığı ile iletişim kuruyorlar. O kadar…
0
substituent
(14.10.25)
işkur, sgk, meb, tsk, tbmm, mahkemeler, hakimlikler, savcılıklar, karakollar, hastaneler, aile hekimlikleri -mış gibi yapılan yerlerdir. bunlar devletin devlet olmasından kaynaklı ödevlerini yerine getiriyormuş gibi davranması için vardır. gerçekte işe yaradıkları bir konu yoktur. güncel şartlar altında en iyi iş işin olsun'da, zaman zamansa aynı şirketin kariyer.net'inde bulunuyor. gerek kariyer.net, gerekse eleman.net'teki cv'leri ik'cılar inceliyorlar. işkur'daysa üniversite mezunu olduğun için birçok işe başvuru yapamıyorsun. zeten sitesi de ya çalışmıyor ya da kullanıcı düşmanı. narinsin, üzerler diyenlere aldırma, hiçbiri zor değil ama beyaz yaka gibi her gün tatil de yapmıyor. başlangıç maaşları 50 bindir, aklında bulunsun. şimdi az ücret talep edersin, deli falan derler.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.10.25)
üstteki cevaba katılıyorum. -mış gibi yapılan yerler'den biri işkur.

türkiye'de çok sağlam bir cv yoksa tanıdık aracılığıyla veya sınavlarla iş bulunur. özel sektörde tanıdık faktörü sağlam bir diplomadan bile baskın. boğaziçi mezununu iş mülakatına aöf'li torpilli birinin alması çok yaygın bir durum.

beğenilmeyen fabrikaların da taliplisi çok çünkü maaşlar iyi.
0
runaway
(15.10.25)
(11)

Laptop tavsiyesi

peki madem
Merhaba! 8 yıllık Lenovo laptopum artık pert olduğu için Kasım indirimlerinden yeni bir laptop almak istiyorum. Okuduğum kadarıyla 16 GB RAM ve 1 TB hafıza beni götürür (daha düşük hafıza bana yetmez). Şimdiki laptopumun işlemcisi i5, bunun üstüne çıkmak gerekir mi bilemedim zira günlük internette d
Merhaba! 8 yıllık Lenovo laptopum artık pert olduğu için Kasım indirimlerinden yeni bir laptop almak istiyorum. Okuduğum kadarıyla 16 GB RAM ve 1 TB hafıza beni götürür (daha düşük hafıza bana yetmez). Şimdiki laptopumun işlemcisi i5, bunun üstüne çıkmak gerekir mi bilemedim zira günlük internette dolaşma vs gibi işler için kullanacağım genel olarak. Onun dışında oyun oynamayacağım ama evde televizyon olmadığı için film/dizileri laptoptan izliyorum o nedenle ekranı iyi olsun istiyorum. Marka olarak Lenovo veya Dell düşünüyorum, iş laptopum Dell ve memnunum kendisinden de. Uzun yıllar kullanabileceğim bir laptop arıyorum. Fiyatlar 20-30 bin civarında gibi diye gördüm. Ekran kalitesi için 40 bine kadar çıkabilirim. Tavsiyeniz var mıdır acaba? Çok teşekkürler!
0
peki madem
(14.10.25)
Macbooklara ne dersiniz görüntü kalitesi baya iyi
+1
ihsanlı
(14.10.25)
Casper S100
-4
arbre
(14.10.25)
Casper S100 +1

32 gb olanını kullanıyorum ben ofis için. Benim oyun için aldığım laptop'tan daha büyük bi ekranı var. Görüntü kalitesi falan da gayet güzel. Hızı falan da çok iyi 4 aydır kullanıyorum hiç kasma sorunu yaşamadım.
-4
matilda
(14.10.25)
Casper önerilerine şaşırdım açıkçası.

Monster, casper gibi yerli markalar yedek parçada dışa bağımlılar. Bunu dikkate almak lazım değerlendirirken. Güncel olarak model önerisi veremeyeceğim ama sizin kullanımınıza uygun olarak direkt Dell derim. Oyun biraz daha işin içinde olsaydı Msi veya Asus bakılabilirdi. Ekosistem ve/veya aşinalık varsa macbook'da olabilir.
+4
kirmizimsi
(14.10.25)
dell marka olarak iyi bence. aslinda macbook air diyecektim ama 50bin tl'den basliyormus. :(

casper almanizi tavsiye etmem. onun kadar sorunlu az marka gordum.
+2
lemmiwinks
(14.10.25)
işlemciyi seçerken i5 i3'ten iyi, i7 hepsinden iyi gibi bir şey düşünme. faraza i7 9000 ile i3 15000 diye iki seçenek var diyelim. örnekteki i7 örnekteki i3'ten 6-7 sene daha eski daha kötü performans verecek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.10.25)
bence yine lenovo mümkünse thinkpad; olmadı ideapad ile devam et. aslında oyun yoksa macbook tavsiye ederim. zaten macbook seste de güzel ama ekranı daha büyük istersin.

Casper ve monsterden uzak dur. yeni mezun olduğum bölüm bilgisayar üzerine ve arkadaşların da neredeyse hepsi biraz daha ucuz olduğu için, oyun delisi olduğu için monster ve casper kullanıyor, neredeyse servise gitmeyen yok, hatta bazıları 3-4 kere gidiyorlar. saçma sapan üretim ve servis hataları. CPU fanını takmadan servisten çıkarmışlar bilgisayarı.

macbook+ 27" monitor ile ben de film izlemeye devam ediyorum

monitor olmaz dersen de 44 bin'e oled panelli laptop'lar var www.hepsiburada.com

hatta şöyle hepsi birden www.akakce.com
0
hoot
(14.10.25)
Dell kaliteli laptoplar üretiyordu ama sahibi Michael Dell'in direkt İsrail ordusuna (evet, ordusuna) büyük miktarlarda düzenli bağış yaptığını öğreneli beri benim için bitti o marka.

Asus genel olarak üzmüyor. En son bu aralık Asus Tuf Gaming A16 aldım. Uyumlu ram ile ssd alıp kendim 32GB ve 2TB'ye yükselttim. Gayet memnunum.

Uzun süreli laptop kullanım geçmişimde piyasadaki meşhur çoğu markayı kullandım. Vaio çok iyiydi, adamlar bıraktı üretmeyi. Dell'i de malum sebepten dolayı kullanmıyorum artık. Lenovo iki sefer üzdü beni. Kronik sorunları vardı. Yerli marka kullanmadım ama yeğenim Monster ile hoş olmayan bir tecrübe yaşadı. Son tahlilde Asus ya da Acer üzmez diye düşünüyorum. (MSI ve Hp hiç kullanmadım)

i5 yahut dengi bir AMD'nin üstüne çıkmanıza gerek yok. Yeni nesil işlemci olursa o seviyeler gayet görür işinizi. 16 ram de işinizi görür ama ddr4 değil ddr5 olsun.
0
dilemma of subscribtionability
(14.10.25)
Casper gömülmüş ama şunu söylemeye geldim. İdeal ekran 16 inç. Casper 16 inç. Diğer markalar 15,4 inç üretiyor. Bu çok küçük. Apple 15 inç üretiyor. Mağazada görünce anlayacaksın söylediğim şeyi. Çok hızlı olsa da örümcek kadar ekrana bakmak istemeyeceksin.
-2
arbre
(14.10.25)
macbook air. öğrenci veya hocaysanız pt
0
gurur
(14.10.25)
Harddisk icin,
okuma hizi yüksek ssd seç
0
designer
(15.10.25)
(10)

Fotoğraf çektirdikten sonraki adamın yorumu

hain kostokk
İki kadın arkadaş özel bir etkinlikte fotoğraf çektirmek için orada bulunan bir adama fotoğraf çekme ricasında bulunuyor ve telefonu veriyorlar.Karşıdaki kişi çektikten sonra size bakarak imalı bir şekilde ‘güzel çıktınız’ yorumu yapıyor.Yanınızdaki arkadaş siz olsanız nasıl hissedersiniz? Sizce ada
İki kadın arkadaş özel bir etkinlikte fotoğraf çektirmek için orada bulunan bir adama fotoğraf çekme ricasında bulunuyor ve telefonu veriyorlar.
Karşıdaki kişi çektikten sonra size bakarak imalı bir şekilde ‘güzel çıktınız’ yorumu yapıyor.
Yanınızdaki arkadaş siz olsanız nasıl hissedersiniz? Sizce adamın bu yorumu kaba bir davranış mı?
-2
hain kostokk
(13.10.25)
Ne var bunda?
+4
Kahvedesu
(13.10.25)
@kahve
Bence de bir sorun yoktu ama arkadaşım kendi kendine farklı bir ruh haline büründü. Biraz Tavrı değişince ben de içerledim.
0
🌸hain kostokk
(13.10.25)
taciz edilmiş. normal bir durum yok.
-14
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.10.25)
Nasil bi ima? Fotograf cektikten sonra guzel ciktiniz demek cok normal bir sey. Yersiz ya da taciz degil.
+3
ghilleinthemist
(13.10.25)
Arkadaşın sadece sana güzel denmesine bozulmuştur.
+2
Kahvedesu
(13.10.25)
Oha ya! Bu kadınlar ile muhatap falan olmamak lazım ya. Taciz demişler bir de. Ulan nasıl bi kafa yapısı var bu kadınların?
+4
Cezcez
(13.10.25)
Ya ben neyse sildim... Yoksa 17 yillik duyuru hesabım banlanırdı. Tacizmis, aklima range rover dan laf atılinca tesekkur eden ezik genc kiz geldi.

Birkac kere boyle bir senaryo bana da denk geldi hepsinde de cektikten sonra "Cok guzel ciktiniz" dedim. Neden? Çünkü bu kadın milletinin aklında tek soru var: Acaba nasıl ciktim?

Bu medeni bir iletisimdir, türk kadini bir cogu seyden habersiz oldugu gibi iletisim olayindan da bihaber.

Burda author kardeşimizin seftalü gübün diye baslayan meshur sözünü hatırladım. Demek ben "Cok guzel ciktiniz" derken aslinda karşı taraf bu sözü geciriyormus aklindan. Vay be ne hayvan birisymisim ben. Cok gerildim, elim ayağım titriyor sinirden.
+5
duster
(13.10.25)
Bence kaba degil. İmali sekilde soyledigine gore evlenmek istemis, imasiz duz bi sekilde deseydi takilmak istedigini ifade ederdi. Oyle daha mi hos olurdu? :/
0
sey mi dostum
(14.10.25)
not: kadınım.

kaba değil, taciz değil. gayet normal. size güzel denildiği için arkadaşınız kıskanmış.

aslında belki de çoğul konuşmuş ve ikinize de demiş olabilir.

fotoğraf çektikten sonra denir bu laf, gayet normal bence.

adam size yürümüş bile olsa zararsız bir laf, demek ki adamın güzellik algısına siz uymuşsunuz, arkadaşınız uymamış. olabilir böyle şeylere takılmamak lazım. herkesin tipi farklı sonuçta.

eğer ki bu olay çok sık oluyorsa, yani o arkadaşınızla ikiniz beraberken sürekli sadece siz dışarıdan iltifat alıyorsanız, arkadaşınızın artık tepesi atmıştır. o da olabilir.
+1
art cat chocolate
(14.10.25)
fotoyu çeken adam kendince bir iltifat etmiş, belki de flört etmeye çalışıyordu, ya da moda ve kaba tabirle size yürümeye çalışıyordu. adam kendince ince bir şey söylemiş, çok da şey etmemek lazım. alınganlık gibi biraz. Süleyman Demirel ne demişti? meseleleri mesele etmezseniz, ortada mesele kalmaz.
0
co2s2
(14.10.25)
(17)

nerelerde asla araba süremezsiniz?

i'm gonna start a revolution from my bed
az yoğunluğu olan şehir içlerinde bile aşşırı panik oluyorum, tek yollarda birde. ya da soruyu şöyle düzelteyim en zorlandığınız yerler.
az yoğunluğu olan şehir içlerinde bile aşşırı panik oluyorum, tek yollarda birde. ya da soruyu şöyle düzelteyim en zorlandığınız yerler.
+1
i'm gonna start a revolution from my bed
(13.10.25)
arabanın gidebildiği her yerde sürerim.
0
gercekdunya
(13.10.25)
İstanbul ve genel olarak türkiye. Yollar dar, sokağa atlayan insan çok, belediyecilik ve iklim kötü.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.10.25)
Şarampole yuvarlanma ihtimalimin olduğu tüm yollar.
Virajlı tali yollar.
0
auroraaurora
(13.10.25)
Her yerde sürerim sürdümde ama sevmediğim yerler dar olup karşıdan kamyon falan gelip teğet geçtiğimiz yerler
0
basond
(13.10.25)
Asla araba süremediğim yer yok. Belki Tahran gibi yerlere alışması 1-2 hafta sürer. Yurt dışı sağdan/soldan direksiyonlu ülkelerde de kullandım. NY, LA gibi metropollerde de, ehliyet kasaptan alınan arap ülkelerinde de...

Altımdaki araç, yolun fiziksel ve coğrafi koşullarına uygun bir araçsa, her yerde kullanırım. Düzenli ve korkmadan araba kullanınca, kısa sürede adapte oluyorsunuz.

İlk 2-3 yıl /50bin km acemilik olabilir. Araba kullanmak roket bilimi değil. Sınırları kesin bir pratik.

Trafikte sevmediğim şeyler çok. Kural bilmeyen/takmayanlar, sağdan soldan çıkan motosikletler, kavşağı boş bırakmayı akıl etmeyenler, dar yerlerde geçmekten korkanlar, yaya geçidinde durmayanlar, kış lastiği gereken zamanda takmayanlar, magandalar, yoğun saatler vs...

Edit: Kiralık yahut emanet araç kullanıyorsam huzursuz oluyorum çok.
0
yadigar
(13.10.25)
Dümdüz gideceksem her yerde sürerim, hahah sürdüm de, kağıthanenin arka sokakları gibi hem bayır hem tek yön dar yerlerden hoşlanmıyorum tabii, stress olurum ama sürerim,
Dar ve onü uçurum gibi yerlerde dönmeye çalışmak berbat, orada arabayı bırakırım, sürmem.
0
a perfect lie
(13.10.25)
her yerde kullanırım +1 ama istanbul’da trafikli yerlere gitmektense toplu taşıma ya da yürüyebiliyorsam yürürüm. trafik kilit konumlar beni çok geriyor.
0
deartheodosia
(13.10.25)
hollanda ve isvicre bana cok karisik geldi trafik kurallari ogrenmek lazim, ceza da ceza ama. suremem demiyorum ama sikintiya sokan yer kagithane gibi yerlerden nefret, hele zemin islaksa. cogu sebep arac kaynakli oluyor kar yagiyor ama kis lastigi yok gibi, ikincisi tek serit ama cift yon yollar. beni son zamanlarda geren bi mevzu var o da gece suruculeri, ucmalari, sahildeki yarislar bir de ustune kazalari gordukce
0
ala09
(13.10.25)
en zorlandığım gece sürmek tabii ki ve genelde gece sürmemeye çalışıyorum. gece karşıdan gelen farlar çok rahatsız ediyor. ışığın az olduğu yollar da cabası. zifiri karanlık yolda da mecburiyetten sürmüşlüğüm oldu. uzun otoban yolculuklarına da sabahın köründen başlıyorum o yüzden, yolculuk en geç günbatımına kadar olsun diye. ıssız yerler de tedirgin edici olabiliyor.

bir de çok bozuk yollara girmemeye çalışırım.

detroit şehrinde de mecburiyetten araba sürmüşüm zamanında, kabus gibiydi. google maps bile ters yola girdirdi beni. kanada kurallarından sonra çok farklı gelmişti. bir de abd'de eyalete göre bazı şeyler değişebiliyor heralde. yani farklı ülke ve şehirlerde zorlanmak mümkün. trafiğin bize göre ters olduğu ülkeler de var, ingiltere, kıbrıs, hindistan gibi.
+1
ermanen
(13.10.25)
Çok turistik yerlere asla arabayla girmem. Keşmekeş ve kaotik yerlere toplu taşımayla gitme taraftarıyım

Dik yokuşlardan nefret ederim, ehliyeti yeni aldığımda yağmurlu bir İstanbul gününde bebek yokuşunda trafikte kaldım elim el freninde yarım saat ecel terleri döktüm. Travmam var
+1
kullanicadi
(13.10.25)
düz vitesle trafiğe girmek istemem, işlenceye dönüyor. yoksa her türlü her yerde kullanırım.
0
co2s2
(13.10.25)
süremem değil de sürmek istemem dediklerim: dar sokaklar, aşırı yokuşlu yollar, tek gidiş gelişli virajlı şehirlerarası yollar.
0
inheritance
(13.10.25)
avrupa’nın birçok ülkesinde sürdüm, hala sürüyorum. araba sürmek kolay.

amerika’da doğu yakasında sürdüm. üstelik minivan gibi aşırı büyük ve hantal bir araç. aşırı kolay.

türkiye daha zor, özellikle istanbul ama yine de çok zor diyemem.

hiç gitmedim ama muhtemelen pakistan, hindistan, bangladeş gibi kuralın olmadığı ve yolların tuktuk’la dolu olduğu yerlerde alışması zor olur gibi düşünüyorum.

ha bir de gece karanlıkta dağ yolları, uçurum kenarları vs. sıkıntılı olabilir. sürmem zaten.
0
sir gawain
(13.10.25)
her yerde sürerim de yabancı olduğum gelişli gidişli yollarda sürmeyi pek sevmiyorum. özellikle geceleri.
0
lazpalle
(13.10.25)
Bayrampaşa sokakları.
0
baldan kaymak
(13.10.25)
Cin'den Fransa'ya bircok ulkede surdum. En zoru sanirim zamaninda Irak'ta trafik kurallari yokken zirhli land cruiser suruyordum. Belli bir kural olmadigi icin araclar, sag/sol farketmeden bos bulduklari her yerden size dogru gelebiliyorlardi. Kimsenin o zamanlarda ehliyeti oldugunu da sanmiyorum. Yine Irak'ta kum firtinasinda arac surdum. Bildigin gormeden ilerliyorsun. Ondeki aracin dortlulerini cok az gorup, tamamen kaybettigini dusun. Bu da cok zordu.

Hava olaylarini takip etmeden arac surmem bundan sonra.

2 yil once Tr'de tatildeydim. Tatil donusu Istanbul'a donerken. Sakarya nasil bir yermis bir bakalim dedik. Donel kavsaklari cok kotu kullanan, en sabirsiz, cok gereksiz korna calan surucu grubu gormedim.

Bunun disinda Kanada'da Quebec'te bir indian reserve'den bir tanidik yardimiyla vergisiz araba dolusu icki aldim. Taa Prens Edward Adasina arkadasin dugunune goturecegim. Hava durumuna hep bakarim ama yolda oldugum icin bakamadim. Donuste kar firtinasina yakalandim. Aracim o zaman Toyota Tundra. V8 motor. 5.7 litre. Yeni Nokian kar lastikleri var uzerinde. Kasa da icki dolu. Agirlik da var yani. Bundan daha iyi bir arac lastik kombinasyonu dunyada yoktur diye dusundum. 4x4 aldim. Yolda tampona kadar kar birikti. Biraz tedirgin olsam da devam ettim. Hani Star Trek'de uzay gemisi isik hizina ciktiginda geminin sagindan solundan kayan isinlar gorunurdu ya. Aynen tek gorebildigim buydu. encrypted-tbn0.gstatic.com Bu da cok zor bir arac kullanma tecrubesiydi.
+2
thetruenorthstrongandfree1
(13.10.25)
asla surmem demem hicbir yer icin.
denemedim ama trafigin ve direksiyonun ters tarafta oldugu (i.e. ingiltere) ulkeler beni tedirgin ediyor.
0
cooperr
(16.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.