Yeni is yeri zorla Macbook verdi ve yillardir dusunmeden omurilikten yaptigim tum workflowum parampaca olmus durumda. Dunden beridir Notepad++ alternatifi ariyorum. Mesela Notepad++'ta bulunan Bookmark ozelliklerini ayni kolaylikla saglayan bir text editor bulamadim. Istedigim su;Aradigim string'in
Yeni is yeri zorla Macbook verdi ve yillardir dusunmeden omurilikten yaptigim tum workflowum parampaca olmus durumda. Dunden beridir Notepad++ alternatifi ariyorum. Mesela Notepad++'ta bulunan Bookmark ozelliklerini ayni kolaylikla saglayan bir text editor bulamadim. Istedigim su;
Aradigim string'in bulundugu tum satirlari isaretleyeyim. Isaretledikten sonra da, "copy/cut bookmarked lines", "remove bookmarked/non-bookmarked lines" gibi seyler yapabileyim istiyorum. Visual studio indirip bir suru eklenti kurdum ama hicbiri bunlari yapmiyor.
guzel. ama normalde ctrl+M ile acilan menuden Bookmark Line secip oyle isaretleniyordu satir. notepad next'te oyle bir sey goremedim. manuel isaretliyor yine. bunu diger editorlerle de yapabiliyorum.
Bir ilişki için kendinizden ne kadar ödün verirsiniz?
Kahvedesu
Ne kadar düşersiniz? İlişki de değil, hoşlanıyorsunuz diyelim.
Ne kadar düşersiniz? İlişki de değil, hoşlanıyorsunuz diyelim.
0
Kahvedesu (02.12.25)
0
0
gule gule
(02.12.25)
Kadın erkek farklı ya. Erkek olduğum için biraz yüzsüzlük oluyor. Çok ödün vermem.
0
arbre
(02.12.25)
0.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.12.25)
Ödün vermek çok genel bir ifade.
0
gabe h coud
(02.12.25)
Ödün vereceğim konunun ne olduğuna bağlı. Bir de karşı taraf da yeri geldiğinde benim için ödün verir mi onu bilemem.
Zannetmiyorum ya, kimse için ödün vermem. Fedakarlık yapan da çok sevilmez zaten.
0
rock n roll
(02.12.25)
insanın kendisini aptal hissettireceği kadar ödün veriyorum/verdim.
0
rakicandir
(02.12.25)
karşı tarafın güzellik derecesine bağlı.
0
hold the door
(02.12.25)
mesela çok beğendiğim bir kadın var benden 3 yaş büyük hemen hemen. gezip, tozar, gayet evlenirim. hatta ciddi bir ilişki istese, sadece beni sevse dünyanın en mutlu insanı olabilirim. ama kadın çocuk istemiyor. o yüzden iyi ki beraber değilmişiz diyorum.
0
rain when i die
(03.12.25)
Ben zamanında çok düştüm o yüzden başına gelmeden 0 yazanlara bakma insan başına gelmeden bilmez. Önemli olan ders çıkarmak belki gene düşerim aşık olma dereceme bağlı
Ailem sağ, insanlardan destek ve sevgi görüyorum. Tek başıma hayatta kalabiliyorum. Düzenli bir işim var, karnımı doyurabiliyorum. Sorunlarımı çözecek kadar aklım başımda.Siz bugün ne için şükrettiniz?Teşekkürler.
Ailem sağ, insanlardan destek ve sevgi görüyorum. Tek başıma hayatta kalabiliyorum. Düzenli bir işim var, karnımı doyurabiliyorum. Sorunlarımı çözecek kadar aklım başımda.
Siz bugün ne için şükrettiniz?
Teşekkürler.
+4
sekizdokuzon (02.12.25)
Hiç bir şeye, başkalarının kötü talihi bana da vurmadı diye sevinmek kötü bir alışkanlık.
+3
nahtoderfahrung
(02.12.25)
Telefonuma çeşitli yerlerden vefat haberlerine dair mesajlar geliyor. Ölümü hatırlamak güzel. Ama bu kadar yakında olduğunu bilmemize rağmen biz ne kadar doğruyuz ayrı konu. Her halimize şükretmek lazım . Her şeyin şükrü, kendi cinsindendir.
Karnımızı doyurabildiysek, fakir başkasına da bir çorba ısmarlayabilmeliyiz . Kendim ise bugün bir fakir evini ziyaret ettim mesela.
0
diyecevaplandı
(02.12.25)
Anaaaa! Engelim kalkmış. İngilizce kelime haznemi geliştirmeye devam edebileceğim.
Durun ben bi şükredip geleyim. :D
0
Mirket
(02.12.25)
etmedik. unutmazsak ederiz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.12.25)
hiçbir şeye.
0
lazpalle
(02.12.25)
Ota foka şükür etme hali midenizi bulandirmiyor mu? Ben igreniyorum. Oturuyor şükür kalkiyor şükür? İyi değilsiniz
-4
artıküyeolmakistiyorum
(02.12.25)
Bugün sabah ehliyetime el konuldu (alkol değil) acil işlerim vardı. Aradıklarım yağdı adeta. Biri arabayı teslim aldı. Diğeri randevuma yetiştirdi. Yarın sabah 2 saatlik yola gitmem gerekiyordu aradığım ilk kişi tamam dedi. Köpekler yalnızdı bir başka aradığım işim bitince hemen geldi beni götürdü yemeklerini verdim. 2 gün içinde ehliyeti geri alacağım ama uzarsa hafta sonu için bile gerek kendi aracı ile gerekse benim aracımla her işimi görecek dostlarım varmış. Hiç beklemiyordum bu arada. Şükür demesem de gurur duydum.
+4
ground
(02.12.25)
İyi haber beklediğimiz birinden haber geldi, oturup biri yaşayacak mı ölecek mi diye beklemek çok zor, belki kimseyi bu şekilde bekletmediğimiz için şükür edilebilir bugün.
0
mutekebbir
(02.12.25)
Nasıl oldu da bu memlekette delirmedim? Gercekten şaşıyorum. Evet şükrediyorum. Sanırım insan alışıyor tüm bu rezilliğe.
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.12.25)
son 20 senede 1 kere oldum denemelik, o kis berbat gecti. kesinlikle asi karsiti degilim ama bu grip asisi isi bana biraz kolpa geliyor, ki zaten 1 sene onceden hazirlanan asinin son surum mikroba karsi ne kadar ise yaradigi tartisilir.
0
cooperr
(02.12.25)
ben olmadım ama üşenmekten. hani gelip ofiste filan yapan bi sistem olsa olurdum. eczacı arkadaşım, gittiğimiz doktor vs tavsiye ediyor hep.
0
elorelia
(02.12.25)
tam olacaktım grip oldum, sonrada zaten grip oldum diye bu sene olmamaya karar verdim.
şu an yaşayan tüm insanlar 1 milyar spermle yarıştı ve kazandı. bazen aklım almıyor. Ki babalarımız allah bilir bu yarıştan kaç tane yaptırdı. Belki 100’lercesinde bir yarış dahi olmadı. Öyle olduğunda sayı trilyonda 1’lere iniyor. Dünyaya bugün uzaylı bir ırk gelip tüm insanlığı yarıştırsa hepi top
şu an yaşayan tüm insanlar 1 milyar spermle yarıştı ve kazandı. bazen aklım almıyor. Ki babalarımız allah bilir bu yarıştan kaç tane yaptırdı. Belki 100’lercesinde bir yarış dahi olmadı. Öyle olduğunda sayı trilyonda 1’lere iniyor.
Dünyaya bugün uzaylı bir ırk gelip tüm insanlığı yarıştırsa hepi topu koca dünyada 6-7 kişi kazanacak.
-2
messina123 (30.11.25)
çelme taktım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.11.25)
tamamen tesadüf.
+1
orpheus
(30.11.25)
içerde tanıdık vardı (anne) ona torpil yaptırdık
+1
f02561
(30.11.25)
Yarışa pol pozisyonundan başladık. Başka bir şey değil. Geriden gelip bir milyar spermi geçmek diye bir şey yok. Yani bu işler sırayla.
+1
gabe h coud
(30.11.25)
Asıl kazanç ahirette diye bakıyorum. Her türlü bu hayatın sonunda ölüm var . Geçmişte alim birinin dediği gibi : Bu dünyaya geldik ya, yakayı ele verdik .
Hal böyleyken , görünen o ki kazançlı görünmenin yanında aslında borçluyuz.
-1
diyecevaplandı
(30.11.25)
diğer spermler de bizdik be abi. baba aynıysa çocuk da aynı.
+1
yurtsuz john
(30.11.25)
Bence ben tuzak kurdum. Kalanlar arasında da bir katakulli ile kazandım. Sonuçta onlardan daha akıllıydım, sonuç normal.
İçinde tanecik, granül bulunmayan en ucuz diş macunu. Bu pütürlü tanecikler diş beyazlatmayı vaadediyor bir yere kadar da doğru fakat fazla kullanımı da diş minesini aşındırıp zarar verir
Biraz daha para veririm içeriği daha temiz olsun dersen sls siz diş macunlarından herhangi biri
X (erkek) sosyal medyaya kadın birinin taklidini atmış. Yorumlarda biri de "Senden de iyi kadın olurmuş." diyor. O da "keşke" diye cevap veriyor.
X (erkek) sosyal medyaya kadın birinin taklidini atmış. Yorumlarda biri de "Senden de iyi kadın olurmuş." diyor. O da "keşke" diye cevap veriyor.
0
me23 (30.11.25)
Senden de iyi kadın olurmuş cümlesinden rahatsız olup belli etmemek için keşke dediğini düşündüm. Kişiyi tanimayip bağlamı tam bilmediğim için aklıma bu ihtimal geldi.
Dün Twitter da bir paylaşım gördüm baya bıyıklı cabbar görünümlü bir adam fotoğraf atmış arkadaşlar arka planı değiştirir misiz diye. Adamı dansöz, kadın, gay şekilden şekile sokmuşlar her şakaya da şakayla takılmış o da. Belki bu kişi bu adam gibi şaka kaldıran biri olmayabilir.
0
egerbiryolcu
(30.11.25)
t.c.'de kadın olmanın avantajları çok. erken emeklilik, devlet ve özel sektör yardımları, erken staj bulma, 0 askerlik, 0 gss, bedava muayene, ilaç, ameliyat, ebeveyn ve koca maaşını miras alma, süresiz nafaka, 0 düğün masrafı, takıların ve ortak edinilen malın kadına bırakılması, türk yargısı, amguardlar. benim bile kadın olasım geldi.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.11.25)
Ne kadar kazanıyor ortalama? Asgari ücrete yapılacak is değil gibi. Çevrenizde var mi duyduğunuz? Firmadan firmaya cok mu değişken ücretler?Ben aras , yurtici gibi firmaları sordum. Kendi aracıyla dağıtanlar degil
Ne kadar kazanıyor ortalama? Asgari ücrete yapılacak is değil gibi. Çevrenizde var mi duyduğunuz?
Firmadan firmaya cok mu değişken ücretler?
Ben aras , yurtici gibi firmaları sordum. Kendi aracıyla dağıtanlar degil
0
basubadelmevt (29.11.25)
hepsijetçi bir elemanla konuştum. paket başına galiba. ticari aracın olmalı, büyük şehirdeysen bölge genişse 50 üzeri kazanıyordur. ama aras yurt içi değilde trendyol hepsijet gibi firmalarda.
0
mikahakkinen
(29.11.25)
60.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.11.25)
Aracın en fazla 6 yaşında olacak. Kıl tüy bi dünya belgen okacak Maaş ödemeleri düzenli değil Park Cezası yiyiyorsun sürekli Sigortan muhasebecin falan olacak Kısaca iş berbar
Malum bazi nedenlerden ripserdal kullanıyorum prolaktin 17-21 normal iken 27 çıktı. Göğüslerimde büyüme olmustu kilolu da değilim. Doktor ilaç mi değişecek ve acaba nasil kurtulurum sporla gecer mi ameliyat mi gerek. O kadar büyük değil ama yağlandı.
Malum bazi nedenlerden ripserdal kullanıyorum prolaktin 17-21 normal iken 27 çıktı. Göğüslerimde büyüme olmustu kilolu da değilim. Doktor ilaç mi değişecek ve acaba nasil kurtulurum sporla gecer mi ameliyat mi gerek. O kadar büyük değil ama yağlandı.
0
darkwizard (28.11.25)
kabus, açlık hissi, kilo alma, memeden süt gelmesi, uykululuk.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.11.25)
dogal surede yetişmemiş kanatli hayvan ve çin tuzu vb seyler kullanilan cips,hazir gida ürünlerinlerine veda edebilirsin,
Sobalı dönemlerde haftada 1 banyo yaparken kokmuyor muyduk?
Piukh
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlaya
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlayamıyorum.
+2
Piukh (27.11.25)
Beynin sürekli maruz kaldığı etkiye karşı hassasiyeti ortadan kaldırma gibi bir özelliği vardır. Gemi makine dairesinde uzun süre çalışanlar artık o sesi duymaz. Ahırda çalışanlar artık gübre kokusunu almaz gibi.
Yani kokuyorduk ama farketmiyorduk.
0
Mirket
(27.11.25)
Sobayla ilgisi yok bence ya. Ben kaloriferli evde büyüdüm. Pazardan pazara banyo yapıyordum. O zamanlar öyleydi. Evet, kokuyorduk. Belki tek tek kimse kokmuyor, ama okuldaki tüm öğrenciler biraraya gelince tipik bir koku oluşuyor. Üniversiteyken bir gönüllülük projesi için bir ilkokula gidiyorduk. O koku o kadar tanıdık geldi ki. :) Öğrenciler kokmuyordu, ama binaya girer girmez burnumun direği sızlıyordu.
+1
auroraaurora
(27.11.25)
nerde dinledim hatırlamıyorum ama bir konuşmada bu geçti sebebini yiyeceklerin organik falan olmasına bağladılar, şimdi yediklerimizin kokuyu yaptığından tohumlarında genlerinin değiştirilmesinden bahsettiler..
0
eja
(27.11.25)
bence kokmuyorduk. hatta hala aynısını yapsak yine kokmayız.
duş alma rutinini sıklaştırdıkça vücut da kirlenme rutinini sıklaştırıyor. sürekli haftada 1 duş alan kişi 1 haftada anca kokacak kadar kirleniyor. her gün duş almaya başlayınca ertesi gün duş almazsan kokuyorsun.
biz kendimiz süreyi kısaltıp kokuşma rutinini kendimiz bozuyoruz bence.
yine haftada 1 duş almaya başla, ilk zamanlar ertesi gün kokacaksın. aradan zaman geçtikçe kirlenme rutinin uzamaya başlayacak.
+1
kibritsuyu
(27.11.25)
ben 1 hafta yıkanmıyorum, kendi kokumu almıyorum, leş gibi kokuyorsun diye tepkiler alıyorum. çocuk olsaydım umursanmayabilirdi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.11.25)
Ben de bu süreçten geçtim ama hiç koktuğumu hatırlamıyorum. Yine de her gün okuldan gelince eli-ayağı-yüzü falan soğuk suyla küvete girip yıkardım onu hatırlıyorum bi. Ama öyle koşturup terleyen bi çocuk da değildim belki onun da etkisi vardır.
0
truf
(27.11.25)
bu sorunun cevabi hem evet hem hayir. günümüz standartlarinda kokuyorlardi ancak insanlarin "kötü koku" algisi tarih boyunca degismis. bugün 1970 senesine isinlanirsan, "uff bu ne koku" dersin ama 1970 senesindeki kokudan hic rahatsiz olmayan adami 1570'e isinlarsan o da "uff bu ne kötü koku" der. yenilen icilenden, yani diyetten daha farkli ve büyük problemler vardi.
mesela insanlar sik yikanmazdi ama camasirlar da sik yikanmazdi. günümüzdeki kokulu sampuan, sabun, deterjan o dönemde yoktu; kül, yag ya da at kestanesi bazli dogal sabunlar kullanilirdi ve emin olun bu sabunlar kötü kokuyordu. mesela kumasi, özellikle yünü yumusatmak icin fulling (dinkleme) adi verilen bir yöntem vardi, köylerde kadinlar yapardi (özellikle iskocya gibi ülkelerde günümüzde bile devam eden bir gelenek), bunun icin idrar kullaniliyordu ve kadinlar evlerine idrar kokarak gidiyordu ama kimse yadirgamiyordu. insanlar icin vücut kokusu, hayvan kokusu ve hatta tarihte geriye gittikce diski kokusu gayet alisilmis oluyordu. herhangi bir sokakta binlerce, aylardir yikanmamis, üstbas degistirmemis insan, derisi yüzülüp satilmaya hazirlanan hayvan, balik tezgahlari, baharat tezgahlari, havada asili kalan kömür kokusu, cogu zaman bunlara eslik eden idrar ve diski kokusu... seni bayiltabilir bu kokular ama o zamanlar insanlar icin normaldi. onlarin da rahatsiz oldugu anlar oluyordu ama insan vücudu kokusu genelde bu listede yer almiyor, alacaksa bile en sonunda yer aliyordu. koku olarak zamanin insaninin en büyük problemi lagimdi. parfümler, dogal cicek özlerine batirilmis eldivenler ve sapkalar, parfümlü mendiller, elbiselerin ic kisminda tasinan lavanta keseleri, kat kat giyilen ve karsi tarafin kabarikligiyla yakinina gelmesini engelleyen elbiseler sadece moda anlayisi degil ayni zamanda koku problemine bulunmus cözümlerdi. bizim modern burun hassasiyetimiz evlerde akan suyun ulasilabilir olmasiyla birlikte degismeye basladi. akan suyun kolay isitilabilir olmasiyla hizlandi.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.11.25)
o zamanlar bu kadar prenses değildik.
0
orpheus
(27.11.25)
sobalı evde tam da bahsedildiği şekilde haftada bir banyo yapardım çocukluğumda, bence kokmuyordum çünkü henüz ergenlik dönemi değildi (benim için) ve hormonlar henüz değişime uğramamıştı, bu da vücut kokularını olumsuz etkilemiyordu. dikkat ederseniz küçük çocuklar çok terledikten sonra bile bir yetişkin gibi kokmazlar, hormonlarla ilgili bir durum. kış mevsimini geçtim yazları da her gün banyo/duş almıyorduk. nasıl rahat ediyorduk bilemedim.
+1
exlibris
(27.11.25)
Şimdiki koku eşiğine göre evet kokuyorduk. Ama hepimiz kokuyorduk. O yüzden de normal geliyordu. Altına işeyenler bazen sidik kokardı. Ama genelde onlar işedikleri günün sabahında anneleri yıkardı.
0
ground
(27.11.25)
bence bu kadar kokmuyorduk, giysilerle de alakasi olabilir. o zamanlar giyim esyalari genelde pamuklu olurdu. simdi olay full sentetige kaydi, sentetik de feci koku yapiyor.
0
cooperr
(27.11.25)
Exlibris +1 Ergenlik öncesi o kadar değil. Ergenlik sonrası tam teşekküllü kokmaya başlıyor insan.
0
yadigar
(28.11.25)
kokmuyorduk. hala her gün duş almak hastalıklı bir düşünce. 3-4 günde bir idealdir.
kişileştirilmiş metin okuma uygulaması yaptım, göz atabilir misiniz?
beyinter
can sıkıntısından ai kullanarak 1-2 saat içinde şöyle bir uygulama yaptım, göz atıp fikir verebilir misiniz? eklediğiniz metinde bilmediğiniz bir kelime olduğu zaman kelimeyi tıklıyorsunuz ve anında kelimenin açıklamasını veriyor.https://my-text-reader.netlify.app/
can sıkıntısından ai kullanarak 1-2 saat içinde şöyle bir uygulama yaptım, göz atıp fikir verebilir misiniz?
eklediğiniz metinde bilmediğiniz bir kelime olduğu zaman kelimeyi tıklıyorsunuz ve anında kelimenin açıklamasını veriyor.
çok güzel olmuş. yarın gel işe başla. ek özellik eklemek istesen sayfa başlıklarını dinamik olarak pdf'den almasını isteyebilirsin. kullanıcı deneyimini iyileştirmek için import butonunu ana sayfaya eklet ve bütün yazıları kaldır. ben kişiselleştirilmiş metin okuyucumun TTS'si ve kopyala yapıştır bölümünün olmasını isterim. Kelimeleri tek tek ortaya dizip spreeder gibi dakika başına kelime sayısına göre hızlı okuma yaptırabilmesini isterim.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.11.25)
Rusya neden Kırım, Donetsk ve Luhansk bölgelerini alıyor?
mikahakkinen
zaten kırım ortadaydı, güvenlik sebebiyle mi bu şehirleri istiyor?
zaten kırım ortadaydı, güvenlik sebebiyle mi bu şehirleri istiyor?
0
mikahakkinen (25.11.25)
ukrayna'nın doğusu rusya yanlısı. hem konuşulan dil rusça ağırlıkta hem de etnisite olarak ruslar çoğunlukta oralarda. zaten eski seçim sonuçlarına bakarsanız rusya yanlısı adaylar hep doğu tarafından oy alırken, avrupa yanlısı adaylar batı bölgelerinden oy alıyor. savaş ganimeti olarak istiyor herhalde.
0
efreet sultan
(25.11.25)
türkiye'nin kuzey kıbrıs'ı almasıyla benzer sebepler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.11.25)
Merhabalar. Telegramdan cinsel içerikli tehditler savuran birisini şikayet etsek bulunabilir mi? Yoksa bir şey çıkmaz mı?
Merhabalar. Telegramdan cinsel içerikli tehditler savuran birisini şikayet etsek bulunabilir mi? Yoksa bir şey çıkmaz mı?
0
renegade (24.11.25)
Çıkmaz
0
anon1m
(24.11.25)
teleegram'ın sahibinin dediğine göre bilgileriniz paylaşılıyor ve telegram'ın hiçbir zaman ip'nizi saklama iddiası olmadı. vpn kullanılsa bile vpn'nin tuttuğu banka hesabı, ip ya da e-mail bilgisinden kim olduklarına ulaşılacaktır. savcıların işi soruşturma yapmak ve delil toplalaktır. savcı delilleri toplamayı ve soruşturma başlatmayı reddediyorsa savcı hakkında ilgili makama şikayette bulunun.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.11.25)
Şikayet ettim, bir şey çıkmadı. Üstelik kullanıcıyı da bulmuştum.
Windows yerine apple bilgisayar tercih etmemi gerektirecek farklar nele?
sonhakan
Yoksa arada ucret farkina değmez mi?
Yoksa arada ucret farkina değmez mi?
+1
sonhakan (23.11.25)
Hali hazırda iPhone ve airpods kullanıyor olmak. İyi entegre olurlar.
0
hububrad
(23.11.25)
Daha güvenli, daha sorunsuz, ikinci el değeri daha yüksek, ömrü daha uzun, daha performanslı, malzeme kalitesi/ekranı daha iyi (dengi bulunur ama pahalı olabilir), alışınca daha kullanışlı bir arayüzü var, diğer Apple cihazları ile harika entegre oluyor, daha iyi pil ömrü var, hafif ve ince.
+1
orient blue
(23.11.25)
bir aksesuar olarak alınıyorsa müşterilere zenginlik göstermenize yarayabilir. evde kullanmak amacıyla alınıyorsa windows'ta çalışan birçok programı çalıştırmak için emülatör kurmak gerekebilir hatta easy anti cheat kullanan pek çok uygulamayı (örneğin valorant ve lol'ü) çalıştırmayabilir.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.11.25)
apple-specific is yapmayacaksaniz degmez ben sahsen pismanim, m4 pro.
+2
gule gule
(23.11.25)
tablette net apple bilgisayarda net windows
-2
jamswety
(23.11.25)
@orient blue'nun sunduğu gerekçelerle aldım; @gule gule ve @jamswety'nin dediklerine vardım. windows'a alışıksanız hiç tavsiye etmiyorum. benim elimde patladı. alıp kenara attım; eski windows bilgisayarla devam ediyorum..
+1
lil siztah
(23.11.25)
şarjı dışında macbook'un hiçbir artısı yok bence.
0
kesmekes laleler
(23.11.25)
ücret farkı dediğine göre "daha çok" para vereceksin apple'a, öyleyse yani daha ucuz windows işini görüyorsa windows al.
Ben çevreme "Apple daha ucuz" diye geçen birkaç yılda önerdim. Zira işlerini görecek windows 3x TL ise M işlemcili düz macbooklar 2x falandı. Aynı şekilde PC toplamak yerine Mac Mini alan bir sürü insan var. Ama onlar kendilerine ne gerektiğini ve neden Apple'ın daha mantıklı olduğunu biliyorlar. Yani senin kullanımın için gerekmiyor olabilir.
0
nhk ni youkosu
(23.11.25)
business serisi bir laptop (tercihen freedos lisans parası ödememek için) + linux mint xfce en iyi tercih olur hız, stabilite ve güvenlik arayan biri için.
0
elite crew
(24.11.25)
apple icin baya direndim ama gectikten sonra hic pisman olmadim. isletim sistemi stabil, cokme falan yok virus problemi yok pil bitmiyor teknik destek cok iyi 10 sene tepe tepe kullansan da alicisi var, satabiliyorsun.
daha ne olsun..
0
cooperr
(24.11.25)
Benim icin birincisi sarj suresi, bilgisayari alip sarj aletini evde birakip butun gun calisabiliyorum. Ikincisi eskimemesi, ilk macbook’um 12-13 sene gitti. Ayrica ekran rengi beni cok tatmin ediyor, isim gorsel tasarim. Telefonda da apple kullaniyorsaniz bilgisayardan full telefon kontrolu, telefonda kopyaladigini bilgisayardan yapistirmak filan kucuk ama isleri hizlandiran ayrintilar. Bir de bilgisayari neredeyse hic kapatmiyorum, sagdan soldan bir seyler firlamadan tak diye acilmasi da kolaylik.
0
lallala
(24.11.25)
bunu nasil bi kullanim profiliniz oldugunu bilmeden cevaplamak imkansiz. easy anti cheat denmis mesela, benim umrumda olmayan bir sey. mesela su an windows kullanmak benim icin sacmalik, mac kullanmasam bile windows kullanmazdim, linux kullanirdim. ama genel olarak eger; a) baska apple cihazlariniz varsa b) sadece windows'ta calisan bir programla isiniz yoksa mac > windows muhtemelen ayni performansi daha ucuza alirsiniz, daha uzun sure kullanirsiniz.
You ignore me nowadays... (Yanımda ingilizce hocası yazdı )
-3
diyecevaplandı
(22.11.25)
you are neglecting me nowadays. ingilizce hocasına söyleyelim, zahmet edip 2 kelime öğrensin.
+3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.11.25)
@üstte birilerini düşünen .. Sordum kendisine kendisinden oldukça emin . Sorun yok .
-3
diyecevaplandı
(22.11.25)
ingilizce hocasının kullandığı tense bu bağlamda kulağa garip geliyor.
Lately you have been ignoring me bence daha doğru. ya da i feel neglected
+7
eileengray
(22.11.25)
Ignore bence. İngilizce hocana selamlarımı ilet kardeşim. Neglect hiç duymadım. Google'de translate de aynı anlamı veriyor.
-6
🌸Kahvedesu
(22.11.25)
ignore kesinlikle degil. ignore etmekte aktif bir eylemi karsiliksiz birakmak gibi bir anlam var. sen bir sey anlatiyorsun umrunda degil mesela.
ama neglect de degil. gramer acisindan dogru gozukse de neglect cok daha formal ve hatta ciddi kacan bir sey. ornegin bir ebeveynin cocuguna gereken bakimi gostermemesi neglectingtir ve bu yuzden gunluk hayatta pek kullanilmaz. (ama kullanilsa da dunyanin sonu degil)
daha dogal bir sey olarak "you've been distant lately" gibi bir sey soylenebilir biraz da yumusatarak.
+5
ghilleinthemist
(22.11.25)
ignore da olur, neglect de olur. ifadelerin tek bir dogru cevirisi yok ve bu baglamda ignore gayet de ayni anlami veriyor.
+1
antikadimag
(23.11.25)
Yani bir konuda sabit fikirliyseniz niye duyuru açıp insanlara soruyorsunuz ki? Hiç duymadığınız "neglect" tam olarak "ihmal etmek" anlamına geliyor ve gayet de kullanılıyor. Ignore ise "görmezden gelmek, yok saymak" anlamına geliyor.
Yani neglect'te bir şeyi/kişiyi çeşitli nedenlerle ihmal etmek, yapılması gereken bir şeyi muhtelif sebeplerle (ya da sebepsiz) yap(a)mamak kast edilir. Ignore ise bilinçli bir şekilde görmezden gelmedir.
Başka bir deyişle:
Annenizi iki pazar aramadınız: Neglect. Annenizin iki aramasına dönmediniz: Ignore.
Ben olsam, böyle bir durumda "turn away" kullanırdım mesela.
+1
yadigar
(23.11.25)
soruyu görünce ben de kendim şu şekilde çevirdim. yanlış olabilir, doğru olduğunu iddia etmiyorum. seç beğen al istediğini :) nowadays you don't care of me.
Amacım kimseyi yargılamak değil öncelikle bunu belirtmek isterim ama çevremde biri var kendisini uzun yıllardır tanıyorum. Yeni tanıştığı her kişiye (denk geldiklerime) kendini olmadığı kişi gibi tanıtıyor. Gitmeyeceği yerlere plan yapmış da gidecekmiş gibi anlatıyor. Almayacağı ürünü almak istiyorm
Amacım kimseyi yargılamak değil öncelikle bunu belirtmek isterim ama çevremde biri var kendisini uzun yıllardır tanıyorum. Yeni tanıştığı her kişiye (denk geldiklerime) kendini olmadığı kişi gibi tanıtıyor. Gitmeyeceği yerlere plan yapmış da gidecekmiş gibi anlatıyor. Almayacağı ürünü almak istiyormuş gibi araştırıyor, çevresine soruyor. Evlenmek istediğini, kızlarla ciddi ilişki kurmak istediğini söylüyor ama tamamen yalan amacı canı sıkılana kadar birileri ile takılmak özellikle ciddi ilişki isteyen kızların güvenini kazanmaya çalışıyor ve bunda 1 numara. Kısacası hep aynı taktikleri uyguluyor. Kendisi ile lise yıllarımdan tanışığız ve arkadaş grubumuz onun bu hallerine alıştı elbette fakat merak ediyorum bu bir tür rahatsızlık mı yoksa "karakteri" mi çözemedim. Tüm lisedeki ortak çevrem ve ben bu huylarını daha da abarttığından beri aramıza mesafe koyduk. Yılda 2-3 anca aynı ortama denk geliyoruz artık fakat neden böyle davrandığına dair merakım olduğu için sizlere de danışmak istedim.
@grimavi gece gece güldürdün çok teşekkür ederim :D
0
🌸mermaidd
(22.11.25)
mesela hangi huylarını abarttığından beri? eldeki veri ile sosyopati harici bir şeyden şüphelenemeyiz. başka huylarını saysan belki de mitomani deriz. ben de yeni tanıştığı kızları böyle kandıran, sürekli başkasıyla gördüğüm böyle birini tanımıştım. ilk tanıştığı gencolara 45 dakika cinsel performansı olduğunu, teoman'ın bateristi olduğunu anlatmış hatta inandırmıştı. sürekli aynı yalanları söylüyor, düşünce dünyası belli başlı konular üzerinde dönüyordu. yurt odasını kendisi dağınık bırakıyor, sonra başkalarını dağınık diye müdürlere şikayet ediyormuş. sonraları bu arkadaşın ampul şeklinde ilaç kullandığını gördüm ama konuyla alakası var mı bilmiyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.11.25)
@karim iceride uyuyor aslında sormaktaki amacım kesin bi teşhis koymak değil bu mümkün değil çünkü sadece karakteri mi yoksa rahatsızlığı olabilir mi açısından danışmak istemiştim. Kendisini 10 yıldan fazladır tanıyorum. En son bi arkadaşımızın babasının cenazesinde kendi ailesi hakkında "onlar da hasta, ne kadar yaşarlar belli değil. Çok borcumuz var." (bunların hiçbiri doğru değil.) vs şeklinde yorumlar yapınca yuh artık dedik ve ne kadar az görüşürsek o kadar iyi kararı aldık. Her zaman kendini olmadığı birileri gibi gösteriyor. Sürekli farklı karakterlere bürünüyor sanki.
0
🌸mermaidd
(22.11.25)
teşhis konuldu. wikipedi'deki türkçe mitomani başlığı her şeyi açıklıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.11.25)
bu daha çok karakter ve mizaç olabilecek bir durum. her insan toplumda var olabilmek için değişik stratejiler geliştirir. bunun farkına varırız veya varmayız. herkesin kendini geliştirdiği ve iyi olduğu yönler vardır. ancak yalanı ve bu davranışları normalleştirmek sıkıntılı bir durum olabilir. bu arkadaşınızın geçmiş travma ve yaşam koşullarına bakmak gerekir. güven problemi olan birisi, güven kazanmak yönünde kendini geliştirmiştir.
0
mikahakkinen
(22.11.25)
Tanı koymaya gerek yok bu kişi baya bildiğimiz saçta yaşayan bir parazitin yavrusu.
Bana maymunluk gibi geliyor. Manitayı şöyle rezil duruma düşürmemAnkara Metrosu'nda şarkı söyleyen müzisyene eşlik genç çift:https://x.com/bosunatiklama/status/1991807966920708114?s=46
Bana maymunluk gibi geliyor. Manitayı şöyle rezil duruma düşürmem
Ankara Metrosu'nda şarkı söyleyen müzisyene eşlik genç çift:
insan aşık olunca böyle şeyler yapabiliyor (herkes bunu yapmak zorunda değil tabi)
Orada olsam vay be gençlik işte deyip gençler adına mutlu olurum
0
grimavi
(22.11.25)
Ben hayatta yapmam ama yapani da yadirgamam. Ortada garip bir durum yok.
0
bosver nicki
(22.11.25)
orada bir maymunluk varsa solda memnuniyetsiz teyze gibi olanlardır.
-3
jepa
(22.11.25)
Mutlu gibiler. Değil mi? Çok yadırgadım doğrusu. Olmamalılar.
Şaka bir yana. Çoğumuzda öyle bir gen var sanırım. Hazetmiyoruz mutlu insan görmekten.
0
Mirket
(22.11.25)
maymunluk yapmak bilinçli bir tercihtir. buradaki düşük iq'luluk. dekart bunları görseydi düşünmeden de var olunabildiğini görür, tövbe ederdi. içimizdeki robotların bu sürümünde sınırlı sayıda nöron var, özgür iradeleriyle çiftleşme dansı bile yapmaya kabil değiller. bunlar tek bir beacon'dan kontrol ediliyor, güncelleştirmelerini elektromanyetik radyasyonla alıyorlar. milletin npc diye dalga geçtiği tipler tam olarak budur. bu tiplere güya şaşıracakları bir şey yapın, size filmlerden öğrendikleri şu pozlarla karşılık verirler: img.freepik.com
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.11.25)
Kendi adıma, dans eden insanlardan rahatsız olmam. Mutlular işte. Bana da bir zararları yok. Mal gibi kameraya alıp sosyal medyada paylaşılmasını doğru bulmuyorum.
Ulaşım aracı içinde müzik yapılmasına karşıyım. Orada oturan insanların sizin seçtiğiniz/sevdiğiniz tarzda gürültülere maruz kalmaya hakları yok.
Sokak ve metro durağı müzisyenliğine karşı değilim. İsteyen bekler, dinler. İsteyen katılır, eşlik eder. İsteyen çeker gider. Kimseye zorla dinletmiyorlar.
Dans etmenin de rezillik veya maymunluk olduğunu düşünmüyorum. Velev ki öyle olsun, insanlar kimseyi rahatsız etmeden rezillik ve maymunluk da yapabilir. Çocukların gelişimini olumsuz etkileyecek, aile ve toplum değerlerine, genel ahlaka mugayir şeyler olmamak kaydıyla tabii.
Bırakın gençler mutlu olsun.
0
yadigar
(22.11.25)
maymunluk, rezillik derken? dans ediyor ya insanlar.
ha ulaşım aracında müzik gürültü falan olmamalı bence o ayrı.
+1
robokot
(22.11.25)
sağır insanlar dans edenleri deli sanar diye enfes bir söz vardır.
+1
galahad reloaded
(22.11.25)
ben yapmam. ama farklılıklarada bu kadar kapalı değilim. ülke muhafazakar sapkın grupların elinde. onları görmektense bunları görmeyi tercih ederim.
-1
mikahakkinen
(22.11.25)
Ben de zannettim ki rezillik var. Zaten ülkece mutsuzuz, keyfi yerinde gençler görelim işte ne güzel. (Toplu taşımada müziğe maruz bırakılmayı ben de sevmiyorum, o ayrı.)
0
kobuzchu kiz
(22.11.25)
teklif kadından gelmiştir derim. erkek kalıp da "haydi dans edelim :)" sanmıyorum desin.
-2
WithWorth
(22.11.25)
maymunluk değil tabi ki. ama bu kadar dar ve insan olan bir ortamda çok da abartılı hareketler yaparak dans edemem. ben irrite olmadım. insan aşık olunca böyle şeyler yapabiliyor. ayrıca bazı erkekler kadınlardan daha dans etmeye yatkın olabiliyor.
İçlerinden gelmiş, dans etmişler, mutlular, hoşuma gitti, ha bu bir akıma dönüp tabelada fotoğraf çektirmek gibi sırf paylaşmış olmak için başkaları tarafından tekrarlanırsa o zaman irite olurum.
işkence, yolsuzluk, faili meçhul ve çete bağlantısı iddialarıyla anılan, halkın korktuğu bir kurumdu. bugün ise büyük oranda profesyonel ve güvenilir. kimse karakola gitmeye çekinmiyor artık. bu değişim nasıl gerçekleşti? akp döneminden sonra değişti bu. türkiye bunu nasıl başardı? mesela bu değişim
işkence, yolsuzluk, faili meçhul ve çete bağlantısı iddialarıyla anılan, halkın korktuğu bir kurumdu. bugün ise büyük oranda profesyonel ve güvenilir. kimse karakola gitmeye çekinmiyor artık. bu değişim nasıl gerçekleşti? akp döneminden sonra değişti bu. türkiye bunu nasıl başardı? mesela bu değişim gümrük, tapu, nüfusta tam olamadı (kişisel fikrim)
-12
plastic_angel (21.11.25)
Akp ile birlikte polis devleti olduk, ülke devasa bir yandaş, polis teşkilatı da öyle, haliyle korkacak bir şey kalmadı.
+2
kizil karga
(21.11.25)
z kuşağıyım. polisin kötü şöhretli olduğu bir dönem hatırlamıyorum. bugünkü polisin kötü yanı profesyonel olmamaları.
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.11.25)
bahsettiğiniz işkence, kötü muamele işleri darbe zamanları işkenceleri, hortum süleymanlar, Mehmet Ağar polisliği, Metin Göztepenin gözaltında öldürülmesi gibi simgelerle ifade edeceğimiz şeylerse 1- polis her zaman devlet aparatıydı, hala öyle ama o eski kaba dayak tırmak sökme gözaltında kaybetme kadar olan olaylar zaten genel olarak kalmadı. devletin tarzı dğeişti. cezaevlerinde de döve döve öldürmüyorlar. ilacını vermeyip tahliye etmeyip öldürüyorlar ama elektrik vermiyorlar mesela. (her yer kamera her yer kayıt her yer kanıt çünkü, darbe gibi gezi gibi çok büyük kargaşada gümbürtüye gitmediğin sürece illa ortaya çıkar) 80de 90da ortaya çıkartılamıyordu kolay kolay devir değişti yani.
2) bir de AB uyum sürecimiz vardı bizim eskiden, açılan fasılların en dişe gelir maddeleri arasında karakolların cezaevlerinin bu eski yapılarının temizlenmesi idi. o zamanlarda hakikaten baya uğraşıldı bu konularla.
3) 95'lerde filan PKK mücadelesi kılıfıyla çok pis şeyi polislere yaptırdılar, şimdi öyle bir PKK mevzusu yok
4) çete bağlantısı kısmında ise bence konu polisin değil çetelerin yapısının değişmiş olması. eskiden çeteler daha siyasi idi Alaattin Çakıcı filan idi mesela. onlar devletten adam kullanma kendilerinin devletin adamı görme vs vs gibi işlere eğilimli idi. Şimdiki çeteler ise daha az devletten adam kullanıyor (sanırım). Bu polis temizlendiğinden değil, şimdiki çeteler sosyal medyadan tas kafalı tetikçiyle işini yapıyor sonra o arkadaşları gürcistana filan atıyor, polis lazım olmuyor. yoksa polis lazımsa onu da bulur -bence.
5) kuruma mahsus olmayan diğer konularda (yolsuzluk, usulsüzlük) bir farkları yoktur muhtemelen
+2
subcomponent
(21.11.25)
Bunun üç nedeni var.
Birincisi Dünya bir bütün halinde medenileşiyor. Türkiye'de bundan nasibini alıyor. Bunun herhangi bir yönetimle ya da siyasi partiyle alakası yok. Eskiden anne babalar çocuklarını terbiye etmek için dövermiş. Bir çocuk çırak olarak ustanın yanına verilirken 'eti senin kemiği benim' denirmiş. Eskiden okullarda dayak varmış. Öğretmen dövdü diye evde söylersen bir dayak da evde yermişsin. Eskiden dayak yemeden teskere alabilen mümkün değil olmazmış falan. Yani konu sadece karakol ve polis konusu değil.
İkincisi. İnternetin icadı herkesin ayağını denk almasına sebep oldu. Şimdi herhangi bir yerde olan herhangi bir aşırılık anında sosyal medyanın konusu oluyor. Videolar internete düşüyor. Bu durum muktedirde oto kontrole sebep oldu.
Üçüncüsü. AKP iktidara ilk geldiğinde sebebine burada girmeyeyim de, Avrupa Birliği uyum yasaları konusu üzerine eğildi. Eskinin devlet otoritesi epey yumuşatıldı.
0
Mirket
(21.11.25)
90'larda peki bahsettiğin bu olaylardan nasıl haberdar oluyorduk?
Medyada, haberlerde, gazetelerde bir şekilde gazeteciler haber yapabiliyordu değil mi?
Fıkra bu kadar.
(Bu arada mirket in yazdıklarina da katiliyorum ama esas meseleyi atlamayalim)
Mirket
+2
makbur
(21.11.25)
akp sayesinde kurtuldu. bugün yolsuzluk var, enflasyon kontrolden çıkmış falan diyemiyorsak nedeni biraz da polis devletinden korkmak.
türkiye bir devlet ülkesi. yol yap, körü yap; bunları yaparken de biraz çukkala ülkesi yani. polis bu açıdan bir güvence oluyor.
-2
michael harddd
(22.11.25)
polis teskilati buyuk oranda profesyonel ve guvenilir mi? mhp genel merkezinden mi yaziyorsunuz yahu boyle seyleri, akpliler bile boyle dusunmuyordur lol
+1
ghilleinthemist
(22.11.25)
Dünya bütün halinde medenileşmiyor. Bizde değişim oldu. Yaşı yeten ve dünyanı gezen herkes fark eder.
2002'deki iktidar değişikliğini müteakip ilk yıllarda Türkiye'de agresif değişiklikler oldu. Sonra genetik kodlarımız ağır bastı ve yeni statüko oluştu.
0
yadigar
(22.11.25)
90'lara gore degisen sey arabalar, baska bir numara yok.
sene olmus 2025, bizim polisler hala bos beles dolasirken cakarlarin yakilmamasi gerektigini ogrenemedi, cakari "hos gorunuyor" diye yakiyorlar. yaw sizin devriye atarken gorunmemeniz gerekmiyor mu? 2 km oteden isiklari goren zaten bir is ustundeyse birakir kacar.
0
cooperr
(22.11.25)
eskiden kamera yoktu. cezaevlerinde neden dayak yok? her yer kamera, hükümlüye vurduğun an meslekten ihraca kadar gidiyor. polis teşkilatında düzelme falan yok. mobbing ve baskıdan geçen sene intihar eden en az 10 polis var.
0
mikahakkinen
(22.11.25)
Ben hatırlıyorum. AB uyum yasalarıyla ve internetin gelip kameranın yaygınlaşmasıyla çok şey değişti. Eskiden karakol mahkeme gibiydi. Hem yargı hem ceza infaz kurumu. AB sürecinde kısa zamanda değişim oldu
O zamanlar mahkeme kararıyla ehliyetimi geri almaya emniyet müdürlüğüne gitmiştim orada oturan memur ehliyeti teslim ederken "al buna da itiraz et" diye yeni bir ceza daha yazdı. AB yasalarından önce olsa belki döverdi.
Bu arada polis, doktor, tamirci, politikacı hepsi de toplumun aynası. Kimse gökten gelmiyor toplumun içinden çıkıyor
satışa koyacağım üç beş şey var. tek tek her biri 1000-1500 civarında ürünler.satıcı olarak kazıklanmamak, paramı alamama gibi bir sorunla karşılaşmamak, kargoyu daha hesaplı halletmek vs için sizce sahibinden com'u mu yoksa letgo'yu mu tercih edeyim?
satışa koyacağım üç beş şey var. tek tek her biri 1000-1500 civarında ürünler.
satıcı olarak kazıklanmamak, paramı alamama gibi bir sorunla karşılaşmamak, kargoyu daha hesaplı halletmek vs için sizce sahibinden com'u mu yoksa letgo'yu mu tercih edeyim?
0
denizzz (20.11.25)
bu tip ufak tefek ürünleri letgo'ya koyuyorum. kimi kısa sürede gidiyor kimine msj bile gelmiyor
0
sweetoffice
(20.11.25)
sahibinden'deki param güvende özelliğini kullanırsan dolandırılma ihtimalin var. paranı elden alırsan dolandırılma ihtimalin yok. eft yaptırırsan dolandırılma ihtimalin var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.11.25)
Dolap'tan hızlı sattım. Güvenilir.
-2
arbre
(20.11.25)
temelde önce paranı alıp sonra ürünü gönderiyorsun. Asıl riske giren alıcı oluyor. EFT yaptırarak dolandırılmak nasıl mümkün bilmiyorum.
0
burfak
(20.11.25)
ıvır zıvır şeyler genelde letgo'da daha kolay gidiyor bence. alışveriş sırasında mal mal mesajlar atan tipler oluyor gerçi de onları atlatırsan bence sahibindene göre daha iyi.
Vernel ve türevi çamaşır yumuşatıcıları gerçekten çamaşırları yumuşatıyor mu yoksa sadece koku mu veriyor?Sadece koku veren bir ürün neden yok piyasada?Siz kullanıyor musunuz?Yıllar önce internetteki neredeyse her bilginin doğru olduğu zamanlarda yumuşatıcının havluları sertleştirdiği ve zarar verdi
Vernel ve türevi çamaşır yumuşatıcıları gerçekten çamaşırları yumuşatıyor mu yoksa sadece koku mu veriyor? Sadece koku veren bir ürün neden yok piyasada?
Siz kullanıyor musunuz? Yıllar önce internetteki neredeyse her bilginin doğru olduğu zamanlarda yumuşatıcının havluları sertleştirdiği ve zarar verdiğini okumuştum, bilgisi olan var mı?
0
michael_knight (19.11.25)
yumuşatıyor. yumuşatıcı kullanmadan makineden çıkınca biraz sert oluyor, soğukta kurutulmuş da donmuş gibi. silkeleyip, hareket ettirince geçiyor aslında.
yumuşatıcı ile daha güzel bir hissiyat var.
ama ben kullanmıyorum ve hatta kullanamıyorum. değil bir ölçek, bir iki damla ile yıkansa bile gözlerim kızarıyor ve yanıyor. bende bu kadar etki gösterdiği için olsa gerek, sağlığa zararlı olduğuna inanıyorum.
+3
biseysorcaktim
(19.11.25)
yumuşatıcı uzun vadede çamaşırı yıpratıyor evet. bildiğim kadarıyla havluları sertleştirmiyor ama fazla yumuşattığı için sıvı emme kapasitelerini düşürüyor. bir de çamaşırın üzerinde kalıp durulanmıyor olması da kötü. çamaşırların yapay şekilde kokmasındansa temizlenmesi yeterli bence.
ekstra bir koku istersen rossmann'da falan çamaşır parfümü diye şeyler satılıyor, deterjana ek olarak kullanabiliyorsun.
+1
knight of cydonia
(19.11.25)
Bulunduğunuz bögede su çok kireçliyse, kalgon da kullanmıyorsanız, beyazlarınız gri ve tüm çamaşırlarınız kaskatı olur.
Yumuşatıcı bir yandan çamaşırı mahvederken diğer yandan da gerçekten yumuşatır.
Bizim bölge suyu haddinden fazladan da fazla kireçli olduğu için havlu ve yatak takımlarında yumuşatıcı kullanıyorum. Giysilerde asla.
0
Mirket
(19.11.25)
Yumuşatıcıya alerjisi olan bir arkadaşım var, yumuşatıcı yerine beyaz sirke kullanıyor.
Ben havluları diğer çamaşırlardan ayrı, yumuşatıcısız yıkıyorum. Asarak kurutunca kaskatı oluyor ama kurutma makinesinde kurutursam yumuşuyorlar. Diğer çamaşırlara da önerilen miktarın üçte biri kadar falan yumuşatıcı koyuyorum, yetiyor. Kurutma makinesi için şöyle koku verici mendiller de var: www.rossmann.com.tr
Edit: @mirket'in cevabını görünce aklıma geldi, suyunuz kireçliyse deterjanla birlikte çamaşır sodası kullanın, calgon'dan çok daha ucuz ve çok işe yarıyor.
+1
kobuzchu kiz
(19.11.25)
gavurun sert su dediği kireçli suyu yumuşatmaya yarıyor olabilir. kireçli suyla daha yüksek sıcaklıklarda yıkama yapmak zorunda kalmak yerine daha düşük sıcaklıklarda benzer deterjan performansını alabilmek için kullanılıyor olabilir. benim bu konudaki spekülasyonum budur.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.11.25)
lisede yumuşatıcı kullanmıyordum. ve kireçli olan bir yerdeydik. düz en baz çamaşır toz deterjanını kullanıyorduk. çamaşırlar kuruduğunda beton gibi oluyordu. kokunun yanı sıra bir miktar yumuşatma olayı var gibi. ama bence günümüzdeki sıvı deterjanlar böyle işlemiyordur.
ikincisi rossmanlarda falan sadece koku veren koku kapsülleri var. onları kullanabilirsiniz. minik toplar halinde böyle.
+1
sanal hayvan
(19.11.25)
Beyaz sirke kullanıyorum. Bir ara herkes birbirine bunu tavsiye ediyordu. Pamukluları kurutucuya atmayınca her türlü sertleşiyor. Parfümlü deterjanlar var. Unibaby'nin var mesela. Kokusu için alınabilir.
bana bin yüz lira gelmiş. yemek, duş için az kullanılıyor. bin yüz lirası ısınma için diyebiliriz.yetmiş metrekare, soğuk değil ev. bazen bazı odaları kapattım, çoğunlukla açık. alttan ısıtmalı.bin lira iyi mi, çok mu az mı bir karar veremedimilk ve son indeks arasında 86 birim fark var.yeni taşındı
bana bin yüz lira gelmiş. yemek, duş için az kullanılıyor. bin yüz lirası ısınma için diyebiliriz.
yetmiş metrekare, soğuk değil ev. bazen bazı odaları kapattım, çoğunlukla açık. alttan ısıtmalı.
bin lira iyi mi, çok mu az mı bir karar veremedim ilk ve son indeks arasında 86 birim fark var. yeni taşındım sayılır bu eve. geçmiş faturalarla kıyaslayamam.
0
biseysorcaktim (18.11.25)
yakıt + ocak için toplam 1500tl geldi. yakıt merkezi sistem. ev 4+1 çok ısınmıyoruz.
0
scudman1
(18.11.25)
yerden ısıtma var. henüz açmadım bu sene.
0
gabe h coud
(18.11.25)
sadece ocak 12 lira. merkezi ısıtma faturası daha gelmedi. edit: 775 lira merkezi ısıtma. 95 lira sıcak su.
0
inheritance
(18.11.25)
338 gelmiş. 2+1 İstanbul. Günde 3-4 saat 35 derecede çalıştırıyorum kombiyi. 1.000 küsurlar kara kışta ancak gelir. Depozito dahil olabilir mi sizin faturaya?
0
auroraaurora
(18.11.25)
sadece ocak ve duş için 200 tl gelmiş, apartman merkezi ama ortalaması 500 lerde 1000 tl ve üzeri yakan 4-5 daire var , geneli 800 900 bandında
0
eja
(18.11.25)
sizinle hemen hemen aynı metrekare, aynı fatura geldi
ama alttan ısıtmalı değil ve oda kapatmıyorum, düşük ayarda hep yanıyor, kapatırsam tümden kapalı mesela 10gün zaten evde yoktum, 2-3 gün de hava iyiydi yanmadı. + ocak sık kullanılıyor sürekli evde yemek pişer.
ben evden çalışıyorum, bir oda çalışma odam bir oda yatak odam vs. yani evdeysem evin hepsi hep sıcak. etrafımdakilerin çoğu benim kadar ısıtmıyor evi, idare ediyor. sabah gidip akşam gelen birileri 3-4 saat çalıştırıp kapabilir bence bu kış ben 30 gün yaksam 2bini çok rahat geçer, soğuk olup dereceyi de artırırsam 3ü bile bulabilir.
0
subcomponent
(18.11.25)
bir ayda toplam 10 gün falan yaktık ekim sonu ve kasım ortası olmak üzere, 750 tl gelmiş. yakıt + ısıtma şeklinde. 32-35 derece arası yanıyordu. 2+1, mutfakla birlikte 4 petek yanıyor.
0
black holes in the sky
(18.11.25)
1500.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.11.25)
Fiyatlar benzer. 40k olanda işlemci iyi ekran kartı 75w, ssd 1tb. 38k olanda işlemci düşük ekran kartı 120w ssd 500gb. Siz ne düşünüyorsunuz? Bu fiyatlara başka bir öneriniz olur mu?1- https://ty.gl/o0pgsnxmq92ot2- https://amzn.eu/d/jljg386
Fiyatlar benzer. 40k olanda işlemci iyi ekran kartı 75w, ssd 1tb. 38k olanda işlemci düşük ekran kartı 120w ssd 500gb. Siz ne düşünüyorsunuz? Bu fiyatlara başka bir öneriniz olur mu?
işlemci ve ekran kartı arasında seçim yapmak zorunda kalsaydım iyi ekran kartını seçerdim. işlemcinin dar boğaz olduğu nadir görünür. 500 gb'lık bir ssd daha sonra daha yenileriyle değiştirilebileceği gibi eskisinin yanına ek ikinci bir ssd bile takılabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.11.25)
İkisi de değil. Casper Nirvana S100 kullanıyorum. Tavsiye ederim.
16 GB Ram düşük. 32 daha iyi. 500 GB Ssd düşük. 1 TB daha iyi. Bir kere alıyorsun. Almışken iyi al. En önemlisi freedos alma. W11 al. Freedos alırsan 6 7 bin TL para ödeyeceksin ve uğraşacaksın.
-1
arbre
(16.11.25)
@arbre hocam win11 lisansı sorun değil ücretsiz erişim var. @karim icerde uyuyor hocam işte 75w ile 120w arasında çok fark var mı onu bilemedim
0
🌸eisberg
(16.11.25)
Özel bir sebebiniz yoksa bütçene göre MacBook air al geç hocam.
+1
anon1m
(16.11.25)
75w ile 120w arasında bir fark var mı ben de bilmiyorum. var diyorlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.11.25)
victus 15'leri forumlarda pek tavsiye etmiyorlardı, victus 16 öneriliyordu daha çok, sanırım iç tasarımı, soğutma yapısı vs. farklıymış. doğal olarak kasa küçülüyor, bu ekran kartının watt'ına bile yansımış.
ortada gönlümü çelen bir lenovo loq yoksa amazon'daki hp'yi tercih ederdim ben galiba. oyunlarda falan illa ki fps farkı olur.
Ben 455 bin yapabiliyormuşum. Şaka mı bu. Millete niye bu kadar kredi fırsatı veriyorlar?
Ben 455 bin yapabiliyormuşum. Şaka mı bu. Millete niye bu kadar kredi fırsatı veriyorlar?
-3
arbre (15.11.25)
~1.4 milyon
0
ghilleinthemist
(15.11.25)
10 bin altı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.11.25)
1.5 milyon civarı.
bankalar yine insanları dibe sürüklüyor 90ların sonu 2000lerin başında yaptığı gibi. gençler o zamanları bilmez yoldan geçerken eline kredi kartı tutuşturuyorlardı. nakit çekimde limitin kadar yapabiliyordun. insanlar 10 tane kart alıp ondan çekip ona, ondan çekip ona yatırıyordu. en sonunda ödeyemenler icra ile acı şekilde karşılaştı. hatta intihar edenler bile oldu. bu yüzden bu limtilere aldanmayın ödeyemeyeceğiniz borcun altına girmeyin.
0
gercekdunya
(15.11.25)
1.4 Milyon
Birazda ekonomi dönsün diye %50 si asgari ücret alan bir toplumda harcama yapılmazsa ekonomi durma noktasına gelir.
0
onyx
(15.11.25)
Kredi kartım yok, hiç olmadı. Full maaş kartıyla idare ettim. Büyük alışverişleri eş dost kartıyla alıyorum.
0
duster
(15.11.25)
insanlar kendini kontrol etmeyi öğrenmeli, ama limit iyi bir şey. Sistemde olup kredi puanı oluşturmak iyi bir şey.
Mesela 455 bin yüksek geliyor da, 3-5 yıl önce millet 3000 lira maaş alırken şimdi 80 bin alıyor. Eskiden düzgün bi laptop 4-5 bin iken şimdi 100 bin lira. Yani o limit gerekebilir. Diş doktoruna gitsen bişey gererekse 300 binlik olabilirsin.
ve bankalar sen istediğinde limitini pek yükseltmezler. Onlar veriyorken kabul etmek lazım bence. Ama ödeyemeyeceğiniz borcun altına girmeyin +1
+2
nhk ni youkosu
(15.11.25)
5000tl
0
Fodera
(15.11.25)
toplam 3.5m
çünkü borçlanmak banka için baya iyi.
0
jelly bear
(15.11.25)
4 milyon yaptı garanti bankası sonra uygulamadan 1'e düşürdüm. bu aralar nedense bol keseden dağıtıyorlar. 4 milyondan önce 750 bindi. hangi akla hizmet 5 kat civarı artış yaptılar anlamadım.
Merhaba,Beşiktaş Barbaros’ta giriş kat çok eski bir tane dükkanımız var. Babamın dükkanı daha doğrusu. İçinde 13 ya da 14’üncü yılında bir kiracımız var ve işleri iyi gitmiyormuş o sebeple çıkacakmış. Yıllardır emsallerine göre bedava sayılabilecek bir meblağ karşılığı dükkanımızın kiracısı kendisi.
Merhaba,
Beşiktaş Barbaros’ta giriş kat çok eski bir tane dükkanımız var. Babamın dükkanı daha doğrusu. İçinde 13 ya da 14’üncü yılında bir kiracımız var ve işleri iyi gitmiyormuş o sebeple çıkacakmış. Yıllardır emsallerine göre bedava sayılabilecek bir meblağ karşılığı dükkanımızın kiracısı kendisi. Yani emsallerin üçte biri hatta dörtte biri kadar bir para alıyoruz ve bunu yıllardır yapıyoruz biraz da destek amaçlı. Neyse orası uzun hikaye ve alakasız.
Şimdi ben babamla anlaşmaya çalışıyorum; diyorum ki burayı yeni kiracıya kiraya vermeyelim. Onun yerine ben sana her ay halihazırdaki kiracının ödediği kadar vereyim, sen de dükkanı bana ver ben içine masraf yapayım ve işleteyim. Okay oldu.
Lakin… ne yapacağım ki bu dükkanla ben? Gaza gelip adama hava bastım ben ticaret döndürürüm burada diye ama başıma iş aldım gibi hissediyorum 😅 fikir verebilir misiniz bana?
Not: satmak istemiyor dükkanla duygusal bağı var.
0
vedatchilipeppers (13.11.25)
Baharatçılık
0
grimavi
(13.11.25)
Pizza Tabldot yemek Kıyafet yıkama
0
gabe h coud
(13.11.25)
Barbaros Bulvarına en çok uyan garantili yöntem @yap desem yapmazsin önerisi.
Yalniz bu işlerin birinci kuralı işin başında durmaktir. İpleri asla gevsetmemektir, kamera vs her şey kayit altinda olsa bile öyle yöntemlerle yolarlar ki sizi bu işlere tövbe edersiniz :)
+1
makbur
(13.11.25)
Butik kahve diyenlere katılıyorum. Geçenlerde Beşiktaş'a yolum düştü ve hafta içiydi. Bir çok kahve içilecek yer olmasına rağmen her yer. tıklım tıklımdı zor bir yere oturabildik arkadaşlarımızla. Bir kaç basit tatlı çeşitleri de olursa kahvenin yanında güzel iş yapacağı kanaatindeyim.
0
mermaidd
(13.11.25)
mekan neresi?
yol üzeri mi ara yol mu?
ana yolsa her şey olur orada.
aralardaysa daha ziyade paket çalışılabilir. pilav, ev yemeği vs gibi
0
gurur
(13.11.25)
Barbarosta olduğu için kahveci ya da yemekçi diyorum. Ama işi bilen biriyle girin çok yıpranırsınız.
0
benim bir gizli bildiğim var
(13.11.25)
patso ve kaçak çay.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.11.25)
bu tarz denemeler kurtlar sofrasinda yapilmaz, once pismen lazim. besiktas turkiyenin m2 kira fiyati en yuksek yerlerinden biridir herhalde. tavsiyem su olur: 1 - besiktastaki dukkani kurumsala kiraya ver, saglam bir kontrat ve guzel bir kira ile. 2 - daha makul kiralari olan bir muhitte dukkan ac, gelen kiranin bir kismiyla finanse et. belki de esnaf olmak hosuna gitmeyecek...
+1
cooperr
(14.11.25)
tütüncü aç bence çok para var o işte.
0
guitarissimo
(14.11.25)
Kahve + 1 ama benim fikrim yanında bi' promosyon ya da mesela çok az ürün çeşidi gibi oradaki kahvecilerden sıyrılabilecek bi' şey.
Beyin fırtınası lazım. Bi' de açarsanız tam yerini yurdunu özelden atın da gelip siftah atalım, destek olalım hocam.
0
kumandanim
(14.11.25)
piliç ve piliç ürünleri (kanat,pirzola,baget) çevirme dükkanı. inanın kahveci kadar para kazanacaksınız.
0
since1907
(14.11.25)
en güzeli bildiğin işi yapmak, senin durumunda kiraya vermek. bilmediğin işlerde harcanır gidersin.
0
ravenudon
(14.11.25)
Ben de Beşiktaş'ta oturuyorum. Her gün Barbaros'tan gidiyorum. Çarşı gibi değil. Zor lokasyon bana göre.
Viral olacak, Instagram dostu özgün bir yemek bulmak lazım. Pakete uygun, elde taşımalık. Gelsinler, alsınlar, gitsinler. Hype olsun.
Tabii dükkan Barbaros'un çok yokuş kısmında değil de sahile biraz yakın diye varsayıyorum.
0
loras
(14.11.25)
Bu ülkenin düzgün meksika sokak lezzetlerine ihtiyacı var, lütfen meksikadan yemek yapmasını bilen birini kartellerin elinden ve bizi de bu zulümden kurtar.
Öncelikle başımız sağolsun. Uçağın çok eski olduğu söyleniyor, ayrıca sosyal medya yorumlarında uçağın düşürüldüğü yazılıyor. Haberleri tam takip edemedim.Genel görüş nedir?
Öncelikle başımız sağolsun. Uçağın çok eski olduğu söyleniyor, ayrıca sosyal medya yorumlarında uçağın düşürüldüğü yazılıyor. Haberleri tam takip edemedim. Genel görüş nedir?
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.11.25)
T.S.K da bakım işleri çok ciddi şekilde yürütülür. Atış dahi yapılmasa her an kullanılacak silahlara , her hafta istisnasız genel bakım yapılır. Söz konusu uçak olduğunda bakım muhakkak daha önemli bir hal alır.
Genel dünya gündemi ve bu uçak düşmesini de içeren son yaklaşık 24 saatlik zaman diliminde Afganistan Pakistan Bangladeşte aynı anda patlamalar oluyor. Bir de yakın zamanda ABD deki kargo uçağının düşmesi vakası. Bunların birbirinden konum olarak uzak ama birbiri ile tamamen ilgisiz olaylar olduğunu da sanmıyorum.
Düşmesine dair yorumlarda en önemli ihtimallerden biri de kargo uçağına kalkış öncesi alınan malzeme veya araçlara yerleştirilmiş herhangi bir patlayıcının olması. Bu nedenle kazayla etrafa dağılan her türlü parçanın toplanarak incelenmesi son derece önemli . Azerbaycan istihbaratının da bu noktada konuyu araştırmada çok önemli bir görevi var. Azerbaycan'ın siyonist devletle olan yakın ilişkilerinin yine Azerbaycanın bilgisi dışında Türkiye aleyhine bir zaafiyete dönüşmemesi zor. Yazılım ve elektronik konularında olduğu gibi siyasi diplomatik işlerde de devlet yönetimlerinin baş edemediği veya farkında olmadığı arka kapı faaliyetleri bulunur . Buna ABD de dahildir.
İran Cumhurbaşkanı Reisi'nin de yine Azerbaycan'dan kalkan helikopteri şüpheli şekilde düşmüştü geçen yıl. Siyonist devletin, İran'daki komuta kademesine saldırıları ve sonrasında İran'ın casus avına çıkarak binlerce kişiyi yakalamasının bir benzeri Azerbaycan'da da olur mu ? Bu da belirsiz .
Kısacası gerilim yaşadığımız siyonist devletle karşılaşma ihtimalimizin yüksek olduğu Suriye'de böyle bir olayın izleri anında siyonistleri hedef göstereceğine, yine neden onların planlamasıyla Azerbaycan üstünden olmasın? Aradaki uzaklık ve olay yerine yakın diğer başka devletlerin olması, onların Türkiye ile ilişkileri, gerçek failin biraz daha belirsiz hale gelmesine neden oluyor .
Ozet: abd'de de çok benzeri şekilde düşmüş aynı c 130, gövdeye yakın motorun pervanesinin parçası havadayken kopup Gövdeyi jilet gibi kesiyor ve uçak parçalara ayrılarak düşüyor.
Vurulma olsa, içerden bomba vs patlasa uçakta bir şekilde yanma vs olurdu. Bizim Uçak tertemiz bildiğin ortadan ikiye kesilmiş gibi düşüş görüntülerinde.
Bu video ile birebir uyuyor.
+3
makbur
(13.11.25)
Mühendisim. Bu uçak bana göre tamamen eski olduğu için düştü. Patlama değil kesinlikle. Olayın fiziği apaçık ortada. Montaj yerinden ayrılmış. Komplo teorisine gerek yok. Kargo uçakları genelde sabitlenmiş yükün havada serbest kalması yüzünden düşer. Uçak stall yaşar. Bu bildiğin ayrılmış. Metal yorgunluğu olabilir.
-3
arbre
(13.11.25)
Bu uçaklar tüm dünyada modernizasyonu yapılarak kullanılmaya devam ediyor, bizimkilerin modernizasyonu da 2022 yılında yapılmış, abi eskidiği için düşmüştür demek kolaycılığa kaçmak oluyor biraz.
Uçağın son bakımı da 11 Eylül-12 Ekim 2025 tarihinde yapılmış, yani illa biri vurup düşürmüştür demiyorum ama eskidiği için ikiye ayrılıp düşecek gibi olsa bakımda biraz anlaşılabilirdi gibi sanki.
0
kizil karga
(13.11.25)
farklı zamanlarda benzer olaylar, farklı ülkelerde oldu. hepsi bu dönem oldu.
%99 israil ve mossad. amerikadaki uçaktan pakistana türkiyeye kadar. çok benzer hepsi. hepsi aynı pattern.
Şöyle bir haber var kaynak bulamadım ama ön rapor tam da benim üstte verdiğim video ile uyuşuyor.
Böyle olmasi insanı çok daha fazla vuruyor, incitiyor. Kiytirik tek motorlu yangin uçağının bakımını bile yapamayacak noktaya gelmişiz, o çocuğu da zorla mi baskıyla mi ucurdular bir an önce dönmesi için kötü hava şartlarında keşke sorgulayabilecek, sorusturabilecek bir ülkemiz olsa.
Yazacak çok şey var ama yazarken bile ruhum daralıyor.
kendi içinde dibine kadar yetersiz olduğunu düşünen (özgüvensiz) ama bunu maskelemek için dışarıya kibirli ve büyüklenmeci bir profil sergileyerek bunu kapatmaya çalışan sıkıntılı bir tip derdim karşımda olsa.
0
mor oje
(10.11.25)
"bastırılmış ezikliğin dışa vurumu" diye yorumladım.
+1
duyuruuser
(10.11.25)
@asap rakının lafının üstüne laf konmaz. narsist bile şu cümleyi kurmaz.
Duyuru arayüzü yenilendikten sonra kullanışlı olduğu için siteye daha sık girer oldum. 10 Kasım teması ile daha güzel olmuş. Ellerinize sağlık.
Duyuru arayüzü yenilendikten sonra kullanışlı olduğu için siteye daha sık girer oldum. 10 Kasım teması ile daha güzel olmuş. Ellerinize sağlık.
+12
cemallamec (09.11.25)
Beğeninizle mutlu ettiniz, var olun.
+4
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.11.25)
Tercihe dayalı olmalıydı, değiştirmeyi bilen yazarsa çok sevinirim.
-8
mutekebbir
(10.11.25)
Menü 》Ben 》Ayarlar 》Tema Yönetimi bölümünden klasik Ekşi Duyuru teması veya diğer temalardan birini seçebilirsiniz.
mutekebbir
+4
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.11.25)
tercihe dayalı olmalıydı.
-13
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.11.25)
bu cok emek verilen grafiklerle kendimi 2001 yilinda hissettim. gulden damlayan kan gibi bir vibe gül var da devami benim hayal dunyam
-2
ala09
(10.11.25)
Atatürk’ün fotosu koyulmayan tema mı?
+7
Rondak
(10.11.25)
çok beğendim bende temayı, düşncesi ayrı güzel. mallar sürüsü detected bir duyuruda olmuş ayrıca, boş boş duruyordu listem 2-3 kişi ekledim sayesinde duyurunun.
+5
eja
(10.11.25)
çok güzel bir düşünce. emeğinize sağlık.
+4
elektr10
(10.11.25)
Çok güzel olmuş. Fotoğrafı da olsa daha güzel olurmuş evet.
Ne sıklıkla duyuruya giriyorsunuz?Ben eskisi kadar girmiyorum eskiden günde en az 3-5 kez girer bakardım.
Ne sıklıkla duyuruya giriyorsunuz? Ben eskisi kadar girmiyorum eskiden günde en az 3-5 kez girer bakardım.
-9
rentts (08.11.25)
Yani siteyi ziyaret etme sıklığınızı tema değişikliğinden dolayı mı azalttınız? Aslında arayüzün gönlünüze göre kişiselleştireceğiniz bir hale dönüşmesi daha sık ziyaret etmenizi sağlamaz mı? Neden böyle hissettiniz ki?
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(08.11.25)
bir değişiklik olmadı.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.11.25)
Temayla ilgili bir sorunum yok ama şu fontu küçültme seçeneği gelse güzel olurdu. Bende font büyük diye gonulsuz giriyorum
-8
artıküyeolmakistiyorum
(08.11.25)
Karanlık mod, temalar falan derken ben mutluyum daha sık giriyorum eskiye nazaran.
+2
chicha_v2
(09.11.25)
tam tersi, daha sık giriyorum.
aslında bu sorunları çözmek için tema özelliği geldi. ayarlardan mevcut temalara göz atın, beğendiğiniz yoksa -ki sanırım font küçülten bir tema yok- kendinize yeni tema oluşturun.
beğendiğiniz mevcut bir temayı kopyalayıp düzenle deyin ya da yeni oluşturun, mevcut kod bloğunun en altına şunu ekleyin
body * { font-size: 95% !important; }
bu çok basit bir trick ve bu basit haliyle bile fontları bir oranda küçültüyor, ince ayar yapmak için CSS ile temayı biraz düzenleyebilirsiniz.
Bu sebeple acile gidilmeyeceğini düşündüğüm için buradan sormak istiyorum. Aşağıdaki öykü ile ne yapmamı önerirsiniz? Cevaplar için şimdiden teşekkürler. Özellikle sağ gözümün üst arka ve alt kısmında bazı zamanlarda çok şiddetli ağrı yaşıyorum. Bu ağrı çoğunlukla sanki gözümde bir kemik varmış da o
Bu sebeple acile gidilmeyeceğini düşündüğüm için buradan sormak istiyorum. Aşağıdaki öykü ile ne yapmamı önerirsiniz? Cevaplar için şimdiden teşekkürler.
Özellikle sağ gözümün üst arka ve alt kısmında bazı zamanlarda çok şiddetli ağrı yaşıyorum. Bu ağrı çoğunlukla sanki gözümde bir kemik varmış da o kemik ağrıyormuş gibi ve/veya gözümün kasları ile sinirleri ağrıyormuş gibi hissediyorum. Arveles içmeme rağmen ağrı hafiflemedi.
- Son zamanlarda grip, nezle olmadım. - Ekran sürem bir hayli düşük. - Soğuk kompres işe yaramıyor.
0
ulukayin (08.11.25)
Normal randevu alabilirsiniz tekrarlayan bi agriysa. Bana degisik cesit bir migren olabilir gibi geldi (doktor asla degilim)
+1
kuehles blondes
(08.11.25)
diş apsesi olabilir dişe vurmadan göze vurabiliyor bazen bende olmuştu. dişlerden emin miyiz?
+1
illegalstar
(08.11.25)
@illegalstar diş olmadığına %1000 eminiz. Daha geçen hafta panoramik diş cr çektirdim..
0
🌸ulukayin
(08.11.25)
gidilebilecek yerlerden bir tanesi aile hekimi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.11.25)
doktor değilim, bahsettiğinize benzer ağrıları küçük yaşlardan beri yaşıyorum ama benim ağrılarım gözün üst kısmında başlayıp oradan şakaklara ve başın üzerine doğru ilerler. sizde başla ilgili bir sorun yok sanırım. ağrı kesicinin etki etmediğinden bahsetmişsiniz, her ağrıda mı böyle oluyor? bu arada arveles bende yarım saat ile 1 saat arasında etki eder, şu an nasıl ağrınız? eğer hala aynı şiddette ağrıyorsa acil seçeneğini değerlendirin. yok acile gitmem diyorsanız önce göz sonra duruma göre nöroloji randevusu sizi paklar sanırım :)
ek: semptomlara bakarak durum değerlendirmesi yapmayın hasta olursunuz :) bırakın onu doktor yapsın, o kadar sene boşuna okumadılar :)
0
issiz karga
(08.11.25)
@issiz karga sağlık çalışanı olduğum için bu tür polikliniğe gidilmesi gereken rahatsızlıklarda acili boş yere meşgul etmenin diğer gerçek acillik hastalara ne denli zarar verdiğini bildiğim için acile gitmek istemiyorum. Çünkü ben şimdi bunun için acile gitsem oradaki acil hekimi de en fazla kas gevşetici ve ağrı kesici order verip yollayacak. Ki bu tip durumlarda teşhisi koyucu merci acil hekimi de değil.
0
🌸ulukayin
(08.11.25)
acilde bazen hekim uzman hekime yönlendirebiliyor, bu yüzden ve hekim değilseniz gerçekten acillik bir durum olup olamayacağını bilemeyeceğiniz için acili tavsiye etmiştim. tabii ki kendinizle ilgili doğru olanı siz daha iyi bilirsiniz. geçmiş olsun.
bir insaatta calisacagim beyaz yaka olarak...daha ik ile gorusmedim, tabi sirkete gore degisir ancak genelde kosullari nasil oluyor? prefabrik evde konaklayip, yemek sirket tarafindan mi veriliyor?
bir insaatta calisacagim beyaz yaka olarak...daha ik ile gorusmedim, tabi sirkete gore degisir ancak genelde kosullari nasil oluyor? prefabrik evde konaklayip, yemek sirket tarafindan mi veriliyor?
0
monicapp (08.11.25)
her inşaatın şartları farklıdır. en doğru en güzel bilgiyi İK verecektir.
0
co2s2
(08.11.25)
en güzel bilgiyi bahamalardaki adam verecektir. oradaki biriyle görüştürsünler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.11.25)
hocam sen daha işin şartlarını öğrenmemişsin ki doğru düzgün. tamam bahamada şantiyedeki adam sana durumu özetler de. nerede kalacaksın, tek mi kalacaksın üç kişi mi? hafta tatili nasıl, mesailer nasıl? ne kadar süre kalacaksın, sadece gündüz mü çalışacaksın vardiyalı mı, ne kadar süre sonra izin için türkiyeye geleceksin, orada hastalanırsan ne olacak, overtime var mı, maaş farklılığı varmı bak benim aklıma hep böyle şeyler geldi. ayrıca maaş dolar olarak mı yatacak türk parası mı? oradaki hesabına mı yatacak türkiyede ki mi? aklımda binlerce soru...
Selamlar, kısaca konuyu anlatmak gerekirse, çalıştığımız iş yeri büyük bir firma ve birden fazla birimi var. Bizim bulunduğumuz birimde ise fazla mesaili çalıştığımız durumlar oluyor. Fakat bu mesailer takip edilmiyor ve sayılmıyor. Herhangi bir mesai ücreti de almıyoruz. Takip edilmediği için (giri
Selamlar, kısaca konuyu anlatmak gerekirse, çalıştığımız iş yeri büyük bir firma ve birden fazla birimi var. Bizim bulunduğumuz birimde ise fazla mesaili çalıştığımız durumlar oluyor. Fakat bu mesailer takip edilmiyor ve sayılmıyor. Herhangi bir mesai ücreti de almıyoruz. Takip edilmediği için (giriş çıkış sistemi olmasına rağmen) veya kayıt altına alınmadığı için de izin hakkı olarak yansımıyor. Zaten izin hakkı da verilse bu durum birim yöneticilerince uygun görülmüyor ve çalışmaya devam ediyoruz. Böylece fazla mesailerimiz kaynayıp gidiyor.
Bu durumların iş kanununa uymadığını düşündüğümüzden anonim ihbar yapmak istiyoruz, bu krizde işimizden olmak istemediğimizden anonim olara bu durumları bakanlığa veya ilgili yerlere en risksiz nasıl bildirebiliriz? Bilgiler için önden çok teşekkürler.
0
superior (08.11.25)
vakti zamanında aynı durumları üç arkadaş olarak cimerden anonim olarak şikayet etmiştik. hepimizin isimlerini kabak gibi söylemişlerdi. sgk dan gelen denetlemeciler. güzel bir restoranda yemek yediler ceplerine rüşvtlerini aldıalr ve isimlerimizi söyleyip defolup gittiler. üç arkadaş işten çıkartılmıştık mobbing vs.
zaten şartları çok iyi değildi daha iyi işler bulduk ve biz çıktıktan sonra herşey nizami ve yasal hale gelmişti. en azından tazminat vb yakamayacak insanlara faydalı olduk.
şu an başka bir konuda bi ihbar yapmayı düşünüyorum. yapacağım ihbar ilgili belediyenin yapı denetim birimine olacak(kolon kesme, duvar yıkma gibi durumlar) bu ihbarı avukatım vasıtasıyla avukatımın kimliği ile yapmayı düşünüyorum.
+3
Fodera
(08.11.25)
Uzaktan bir arkadaşın/akraban sgk’ya şikayet etsin
0
cemallamec
(08.11.25)
Diğer bir yol olarak iş yeriniz hangi işkoluysa yine o iş kolunda bulunan diğer rakip firmalara (varsa) haksız rekabet , piyasayı bozma vs gibi sebeplerden dolayı haber verin. Elde sağlam deliller varsa onlar da gerekeni yapar.
Bazen düzen için ortalığı kızıştırmak gerek.
0
diyecevaplandı
(08.11.25)
anonimliği kalmaz o işin. firma büyük, iş yeri avukatları bir şekilde bulur sizi. işten çıkarılma ihtimalini göz önüne alarak atağa geçin.
0
HellKeePer
(08.11.25)
işten çıkartma evet bişey ama yeni gireceğiniz iş yeri, eski işyerini arayıp referans isterse ve firmayı şikayet ettiğinizi öğrenirse yeni işe girmenize de engel olabilir. ayrıca bazı işyerleri çalıştıkları konu üzerine bir elin parmağını geçmeyecek sayıda firma olabiliyor. öyle olunca da sektörde herkes birbirini yakından tanıyor rakip bile olsa.
mesela iyi denizcilik firmaları. bütün personel müdürleri birbirlerini tanır. yeni çalışan için referans alırlar hatta whatsapp grupları falan da var. zaman zaman personel temini durumunda da paslaşırlar. yani iyi diye sayılan herhangi bir denizcilik firmasıyla kötü ayrılırsan kesinlikle ötekilere de giremezsin.
0
Fodera
(08.11.25)
sgk'ya ve maliyeye şikayet edilir. şirket avukatları ismini değil kafasını alırlar. maliye vergi kaçaklarına, sgk sigortasız işçi çalıştırılmasına, iş güvenliğine ve işçiye yapılan bu tarz haksız muamelelere bakar ve idari cezalar keser. senin yapmaya çalıştığın şey budur. dolayısıyla çalışma bakanlığına işçi ek ücretlerinin ödenmediğini şikayet edeceksin, beraberinde de iş güvenliği ve sigortasız işçilik ile ilgili şikayetlerini yazacak, müfettişlerin işine yarayabilecek bilgileri dolduracaksın. bu yüzden telefonla şikayet etmek yerine el ile kendin doldurman daha isabetli olur çünkü sgk operatörleri senin kadar başarılı olamazlar.
işçi ücretinin tahsili içinse işverenin insafa gelip yatırmasını beklemek dışında yapabileceğin bir şey yok. ilamsız icra göndersen itiraz eder, mahkemeye gitmek istesen önce arabulucuya gidersin, sonra mahkemeye gidersin, sonra istinaf, temyiz derken mağdur ederler, seneler süren çekişmenin ardından yav kardeş iyi ki dava açmışsın, al şu 2 kuruşu, hakkını helal et derler.
protip: yazılı, sözlü, görüntülü, şahitli delil biriktirin. hukuken uygun bulunmayacak olsa bile hakimler kılıfına uyduracaktir. işçi dayanışması yapın. birbirinize arka çıkın. başka dostunuz yok.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.11.25)
şirkette iç denetimci var mı? varsa gidip bir onla konuşun. anonim etik ihbar hattı vs olduğunu sanmıyorum ama olsa bile birtakım adli prosedürler dahilinde yine anonimliğinizin yüzde yüz garantisi yok.
yoksa sgk'ya ihbar edin gitsin direkt. ihbarınızda da "söz konusu iş yerinin şu şu sebeplerle denetlenmesi gerekiyor, gizli müşteri gibi gelsin baksın müfettiş" vs tadında bi şeyler derseniz idari para cezası kitleyebilirsiniz iş yerine.
0
vedatchilipeppers
(09.11.25)
@Fodera,
Hocam o iyi denizcilik firmaları o güzel personel müdürlerine binip gittiler be :)
"mesela iyi denizcilik firmaları. bütün personel müdürleri birbirlerini tanır. yeni çalışan için referans alırlar hatta whatsapp grupları falan da var. zaman zaman personel temini durumunda da paslaşırlar. yani iyi diye sayılan herhangi bir denizcilik firmasıyla kötü ayrılırsan kesinlikle ötekilere de giremezsin." demişsin.
Rekabet Kurumu en son kılavuzdan sonra denizcilik firmalarının denizcilik operasyonlarıyla ilgilenen personel müdürlerine el sallıyor :) Detaya girmeyeyim de şu kılavuzu bir inceleyin derim: www.rekabet.gov.tr
Korkunç cezalar var. Yani şöyle söyliyim sadece whatsapp grubuna alınmış ve sadece "grupta bulunuyor olmaktan ötürü" dahi ceza kesiliyor artık. Bu cezalar ciro bazında kesiliyor ve ocak söndürür yani. Siz direkt Whatsapp yazışmaları diyorsunuz. Patron çıldırdı modunu açtı Kurum bu aralar benden söylemesi. Tanrılar kan istiyor zira ve bu durum min birkaç yıl daha böyle gider gibi. Bence uyarın isterseniz ilgili kişileri. E zaten baskın yapma yetkileri var. Eller yukarı donlar aşağı olmasın sonra o denizcilik şirketlerinde :D
inançsızlar mı yoksa inananlar mı ölümden daha fazla korkuyor?
anlamsiz geliyor
sb.
sb.
0
anlamsiz geliyor (07.11.25)
Keskin bir soru cevabım yok ama inançsız biri olarak yanılmayı çok isterim. Böylesi çok daha korkunç çünkü.
+1
mutekebbir
(07.11.25)
Ben bunun inanmak yada inanmamakla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Bana göre insanlar ölümden tamamiyle belirsizlik dolayısıyla korkuyor. İnanan için de inanmayan için de ortada çok büyük belirsizlik var. Dini kitaplarda ahiret tanımı verilmiş ve açıklanmış olsa da hiçbirimizin gidip görmediği bir yer. İnançlı olmayan kesimin de kendince düşünceleri var ama en nihayetinde her şeyin ucu bilinmeyen bir yere çıkıyor.
Belirsizliğe bir de var olan hayallerimiz, belki arkada bıraktığımız çocuklarımız ve anne-babamız vs gibi etkenler de eklenince iyice korkunç bir hal alıyor ölüm.
+2
mermaidd
(07.11.25)
İnananlar daha fazla korkar çünkü ödül ceza bekler. İnanmayan gidecek yer yok dediği için daha rahattır.
+2
cemallamec
(07.11.25)
İyi ki öleceğiz diye düşünüyorum korkmaktan çok. Çünkü bu ne saçmalık. Din perdesi çekip her işi gören insanlardan midem bulaniyor ve bu işin pirleri memleketimizde bu işi icra ediyor. Bana kalsa hemen şimdi ölebilirim asla sorun değil.
0
artıküyeolmakistiyorum
(07.11.25)
İnansaydım korkardım bence. Ölümden sonrasından korkmuyorum çünkü bir şey yok, beynim durunca bilinç/ruh/töz yok oluyor. Ama yavaş ve acılı ölmekten korkuyorum. Öldükten sonra ipimle kuşağım...
"Her şeyin ucunun bir yere çıkması" da metafizik bir inanç, inanmayanlar olarak çıktığına inanmıyoruz zaten :)
+3
kobuzchu kiz
(07.11.25)
inançla ilgisi var mı bilmiyorum bunun. etrafımdaki küçük gözlem kümesine göre her iki duruma dair örneklerim var.
inançtan ziyade, ölüme yüklenen anlamla ilgili bence bu. inanmayanlar da ölüme anlam yükleyebilir. yokoluş ya da yokluk fikri bazı insanlar için düşünmesi korkunç bir şey.
+1
biseysorcaktim
(07.11.25)
İnananlar daha fazla korkuyor tabii. Bir inançsız olarak ölüm sonrası sonsuz uyku olduğunu bildiğimden bir korkum da yok. Hatta bu çok rahatlatıcı bir şey :)
0
sadakatsiz
(07.11.25)
İnanmayanlar daha çok korkuyor. çünkü elinde dünya, bilim ve diğer maddi akli argüman ve çıkarımlardan başka bir şeyi yok.
Güya yaşlanmayı geciktiren kozmetik ürünleri bile gerçekte ölümden kaçınan dünyaya bağlanan insanı anlatır. Bir de bilimsel çalışma olarak söylenen cryonics projesi var. Bu da güya öldükten sonra yeniden dünyaya dönmeyi ifade ediyor. Ruhu , net açıklayamayan bilim, ruha nasıl yön verecekte yeniden bedenle bir araya getirecek? bu da ayrı bir soru İnananın ise Rabbi var ve sadece onun merhametine sığınıyor.
-2
diyecevaplandı
(07.11.25)
Soru çok yönlendirici olmuş ancak, ölümden korkmanın inanıp inanmamakla çok alakası olduğunu sanmıyorum. İnsanların bazısı korkuyor bazısı üstüne çok kafa yormuyor, ölüm fikrine alışmış oluyor. Bunların bazısı inançlı bazısı inançsız. Bu tip insanların her birini görmek mümkün.
+1
akhenaten
(07.11.25)
Bence inanmayanların korkması lazım. Ben korkuyorum. Çünkü ne demek var olmayı bırakacağım. Korkmamak çok saçma bir şey zaten ben korkmam diyene inanmam. Yeterince detaylı düşünmemiştir derim.
İnançlı insan niye korksun, onun inancına göre var olmaya devam edecek hiçbir sıkıntı yok.
+1
aguen
(07.11.25)
bunun inanmakla değil kişilikle alakası var. bir gruba ait olmak, belirsizlikten çekinmek vb. özellikleri olan insanlar daha inanmaya istekli. subjektif olarak düşüncem şu, inanan insanların daha çok korktuğunu düşünüyorum.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
inançlıyım ve ölümden korkuyorum.
+1
deartheodosia
(07.11.25)
ölüm korkulan bir şey miymiş.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.11.25)
İnançlıyım ve ölümden korkmuyorum. Çünkü istediğin kadar kork, kaçış yok, bir gün bir şekilde başına gelecek ve engel olabilen yok. O halde neden kendime yük edeyim o korkuyu, hiç stres yokmuş gibi bir stres kaynağı daha neden sırtlanayım. Her insanda ölümden deli gibi korkan bir id vardır, bu korku id'in bizi hayatta tutması için yaratılmıştır, id üstüne düşeni zaten her insanda hakkıyla yapmaktadır, bundan fazlası, sürekli düşünüp korkmak bence saçmalık.
Yani bunun inançla alakası yok.
0
muhayyer divan
(07.11.25)
Yaş, iş konum vesaireden dolayı çok fazla cenaze taziye ortamlarına gidiyorum kısa süre de olsa. Aynı zamanda sosyoloji mezunu olmamdan mütevellit gözlem yapmadan duramıyorsun. Sonuç; seküler veya inançsız olduğunu düşündüğünüz ortamlarda sessiz sedasız gayet olağan normal karşılanmış bir ortam görüyorum. Ancak dini bütün, mütedeyyin cenaze ve taziye ortamlarında durum bambaşka. Ağlayanlar bağıranlar Çağıranlar tırnaklarıyla yüzünü çizenler elleriyle başına vuranlar, ayılanlar bayılanlar ağıtlar yakanlar zılgıt çekenler var ortamda. Bu bana hep garip gelmiştir ve hala da garip gidiyor. Anlayanlar için bir şeyler var bu yazıda. İyi akşamlar
+3
ground
(07.11.25)
bence en cok inanma taklidi yapan "dinciler" korkuyor, o yuzden cumalarda falan hep en sirada sevap points kasiyor abiler. tanidigim ne kadar yavsak it ugursuz var ise cumayi kesinlikle kacirmaz. eger varsa, hesap zamani geldiginde "evet kul hakkina girdik ama abi bak hep en saf tuttuk" diyerek yirtmaya calisacaklar, cunku fitratlari bu :)
Ey duyurucular, İş görüşmesi için şirket online test yapacak, kariyer sitesinin kendi testi imiş. Bu testlerde ne soruyorlar, benzer soruları nerede bulabilirim ?Görüşmek üzere.
Ey duyurucular,
İş görüşmesi için şirket online test yapacak, kariyer sitesinin kendi testi imiş. Bu testlerde ne soruyorlar, benzer soruları nerede bulabilirim ?
Görüşmek üzere.
0
asli_1986 (06.11.25)
10-15 gramer, 3-5 de dinlediğini anlama sorusu. örneğin dün televizyonda şunu izledim, hamide yeni işine başlamak için yeni evine taşınmış, 15 dakika sonra bu işi 5 dakikadır yapıyor olacağım gibi cümleleri düzeltiyorsun.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.11.25)
Aldığınız ürün hemen sonra indirime girince ne yapıyorsunuz?
hadi ya la
Trendyol üzerinden canlı destek bir şey yapılamayacağını söyledi. İade edip tekrar mı satın alayım? Arada ciddi bir fark var çünkü.
Trendyol üzerinden canlı destek bir şey yapılamayacağını söyledi. İade edip tekrar mı satın alayım? Arada ciddi bir fark var çünkü.
0
hadi ya la (05.11.25)
tekrar satın al, ilk aldıgını iade et.
ben genellikle ugrasmamak için bir şey yapmıyorum. ya da alacagım ürün zaten indirime giriyor indirime girene kadar bekliyorum. fiyatlar artık günübirlik değişiyor çünkü.
+2
koela
(05.11.25)
ar, namus, şeref gibi kavramlara itibar ettiğim için çok bir şey yapmazdım.
-14
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.11.25)
Üzülmekle yetiniyorum. Bir ürün satın alırken onun yarın indirime girebilme ihtimalini de düşünüyor olmamız lazım.
0
mutekebbir
(05.11.25)
ciddi fark varsa ve urunu kullanmadiysam iade eder, yeni fiyattan alirim.
0
lemmiwinks
(05.11.25)
Üzülüyorum.
0
kizil karga
(05.11.25)
sağlık olsun der bırakırdım. yeni aldıysam, kargo gelmediyse ya da henüz ürünü açmadıysam yenisini alır bunu iade ederdim.
ama tutarı düşükse bunu yapmam. tutarı yüksek bir ürünse de, ikinciyi almaya yetecek kadar param/kart limitim var mı onu düşünürüm.
çoğunlukla bir şey yapmam, sağlık olsun der bırakırım.
+1
biseysorcaktim
(05.11.25)
çok ciddi fark varsa iade ederim. ancak küçük farklar için uğraşmam.
+2
mikahakkinen
(05.11.25)
Bir şey yapmazdım sanırım . Sonraki alınanın daha erkenden bozulma ihtimali bile hala var
@Karim iceride uyuyor ben.. Yorumuna beğeni yaptım ama bütünlük olması açısından haklılığını yeni nick değişiminle daha da yukarıya taşımak lazım diye düşünüyorum .
0
diyecevaplandı
(05.11.25)
yani canımı sıkacak bir tutarsa anında iade ederim. örneğin 1000 liralık ürün 800'e düşmüşse iade ederim. amazon bu yüzden iyi işte. bak fiyatı düşmüş diyorum direkt hesabıma kupon yüklüyorlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.11.25)
mhye yazarım genelde kupon verirler. vermezlerse iade etmesi kolay ürünse iade eder tekrar alırım.
0
jelly bear
(05.11.25)
ürünü aldıktan sonra zam gelse, siz satıcıya"aaaa zam gelmiş, ben size biraz daha para vereyim" diyor musunuz?
-6
co2s2
(05.11.25)
İnternetten aldıysan koşulsuz iade edebiliosun, süpürge almıştım 5k 3gün sonra indirime girmişti mağazadan aldığım için mediamrkt hakkınız yok demişti. o gün bu gün mediamrkte gitmem
spor ayakkabı almıştım 5k indirime girdi ertesi gün 2k ya aradaki fark için iade ettim iade onaylanana kadar tekrar fiyatı artmıştı, iadenin onaylanmasını bekleme iade et ve tekrar al
0
eja
(05.11.25)
trendyol'u bilmiyorum ama hepsiburada kupon tanımlıyor. hiç sorun yaşamadım bugüne kadar gerçi premium üyeyim belki üyelere yapıyordur bu iyiliği.
biraz müşteri hizmetlerine carla beni iade edip tekrar almakla uğraştırmayın yoksa iade ederim ne fark edecek de..
+1
barisa
(05.11.25)
daha yeni başıma geldi, alacağım bir ürün güzel indirime girdi ve aldım; 3 gün sonra daha da düştü; iade ile uğraşmadım çünkü hem ürünü kullanmaya başladım hem de gelecek ürünün sorunsuz gelmeme ihtimali var. başka bir ürünü de alacaktım ve biraz daha düşsün diye bekliyordum, ona da zam geldi maalesef, alamadığım için üzüldüm. indirim veya zam işi tamamen şans, size uygun geldiğinde almak ve unutmak lazım
0
sweetoffice
(05.11.25)
Genelde Amazon bu durumda otomatik olarak para iade ediyor. O vermese haberim olmaz.
ben korkuyorum. 5 sene önce almıştım geçen hafta kullanmaya cesaret ettim ama hep eşime yaptırdım. tek başıma basıncı filan boşaltamadım korktum. siz ne düşünüyorsunuz? kullanıyor musunuz? patlar diye korkuyor musunuz?
ben korkuyorum. 5 sene önce almıştım geçen hafta kullanmaya cesaret ettim ama hep eşime yaptırdım. tek başıma basıncı filan boşaltamadım korktum.
siz ne düşünüyorsunuz? kullanıyor musunuz? patlar diye korkuyor musunuz?
+1
Gradient_tabanlı_mor (05.11.25)
Kullanıyorum ve her seferinde korkuyorum.
+1
sadakatsiz
(05.11.25)
Kullanıyorum ama korku oluyor bende de. Basıncı boşaltma sırasında mümkün olduğunca tencereden uzak duruyorum ve düğmeyi çevirir çevirmez mutfaktan son hız koşarak çıkıyorum ve kapıyı kapatıyorum :) Eskinin düdüklü tencereleri biraz daha riskliymiş simdikiler daha güvenli yapılıyor herhalde.
0
rock n roll
(05.11.25)
korkmuyorum. korkuya bir şey denmez tabi de gayet güvenli araçlardır. o düdük denilen şey aslında bir güvenlik valfi, içindeki basınç aşırı artınca havayı boşaltır. o ses korkutuyr olabilir ama güvenlikle ilgili bir derdi yok. hep annelerin korkutması bunlar. aynı valf kombide de var. kombiye fazla su basarsanız bir den foşşşşaarttşsşşss diye aşağıdan sfazla suyu fışkırtarak atar, etraf batar ama hiç bir yer patlamaz. mantığını fiziğini anlayarak korkuyu yenebilirsin belki edit: eskiler daha ügvensizdi, yenilerde bu ihtimal gerçekten çok çok çok küçük.
+1
kisa
(05.11.25)
kullanıyorum, korkmuyorum. basıncının göstergesi var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.11.25)
öğrencilik zamanımdan beri kullanırım. kullanırım dediysem, senede bir iki ihtiyaç duyarım. açarken bir yandan kapağa sıkıca basıyorum ve yavaşça kaldırıyorum kolunu. gereksiz ama gayri ihtiyari yapıyorum bunu.
içindeki havasını iyice aldıktan sonra bir de çeşme altında yıkayın tencereyi, her yerine su değsin, o zaman güvenle açabilirsiniz.
0
biseysorcaktim
(05.11.25)
Korkuyorum. Düdüklü tencere şart olan bir tarifim de yok. En fazla bakliyat yemekleri için kullanabilirim. Onun yerine fasulyeyi nohutu akşamdan suya koymayı tercih ediyorum
0
grimavi
(05.11.25)
Korkuyorum ve kullanmıyorum.
+1
mutekebbir
(05.11.25)
kullandım defalarca korku olmadı. ama şu an evimde yok. ihtiyaç olmuyor. kemik suyu vs yapmadığım için. diğer bütün yemekler düdüklü olmadan da yapılıyor nasılsa
0
jelly bear
(05.11.25)
fissler tarzı güvenli modellere bak. daha güvenli duruyor. kendi kendine ve zorlama ile açılacak bir alet değil.
0
mikahakkinen
(05.11.25)
Kullanıyoruz ama tehlikeli mi evet
0
basond
(05.11.25)
fissler kullanıyorum patlamama garantisinden dolayı herhangi bir korkum yok. ama başka model de kullansam çok korkmazdım sanırım. patlama çok düşük bir ihtimal gibi geliyor
0
dfn4
(05.11.25)
kullanıyorum ve korkmuyorum.
0
inheritance
(05.11.25)
Korkutmak gibi olmasın iki defa patladı benimki. Kapağı iyi kapatmamışım. Mutfakta değilken patlayıp içindekiler tavana yapışmıştı. :( Kullanmaya devam ettim sonrasında; travmatik bir tecrübe değildi. Yeni nesilller daha güvenlidir, benimki eski epeyce.
0
auroraaurora
(05.11.25)
kullanıyorum ve korkmuyorum. eski tipte duduklu.
0
lemmiwinks
(05.11.25)
Çalışıyorum zamanım kısıtlı ağır ağır pişirme imkanım yok. Kullanmak ne kelime :) Wmf set aldım büyük ve küçük her gün illa kullanıyorum.
0
cilekli pasta
(05.11.25)
10 senedir kullanıyorum bir kez bile sorun yaşamadım. Fissler
0
kullanicadi
(05.11.25)
yıllardır kullanıyorum, hiç de korkmuyorum, eskiden de korkmazdım.
eski tip düdüklü tencereler, içinde basınç varken açılabiliyordu. belki orada yanlışlıkla açma riski vardı. yeni düdüklü tencerelerin açma mandalı, içinde basınç varken kilitleniyor, isteseniz de açamıyorsunuz.
doğru kullandıktan sonra bir tehlikesi yok. ama mesela @kisa demiş ki düdük dediğin şey emniyet valfi, fazla basıncı oradan çıkarıyor. şimdi içini fazla doldurursun, içerideki bir mercimek parçası gelir içeriden o valfi tıkar, içerideki fazla basınç çıkamayınca ne olur? iyice sıkışır, sonra güm.
ama tepesine kadar doldurmak yerine yarısını doldurup içinde fokurdamaya yer bırakırsan hiçbir şey olmaz. ya da ne bileyim olmaz ya, fıslaması gerekirken fıslamıyor, fıslaması kesildi, ya da tuhaf sesler çıkarıyor, her zamankinden değişik bir şeyler oluyor. sakince ocağı kapat ve tencerenin durulmasını bekle. alttan ateşi kapattıktan sonra patlayacaksa bile patlamaz artık.
0
kibritsuyu
(05.11.25)
evimde düdüklü tencerem var ancak nasıl kullanılacağını bilmiyorum. içine ne koyup da pişireceğimi bilmiyorum.
0
co2s2
(05.11.25)
korkuyorum, kullanmıyorum annem kullanıncada girmiyorum mutfağa, korkan bir arkadaşım elektriklisini aldı %100 güvenilirmiş o şekilde kullanıyor.
0
eja
(05.11.25)
Düdüklüde pişecek bir şey varsa eşim pişiriyor. Öğrenci evimde bir düdüklü tencere kazası sonrası saatlerce tavandan/duvarlardan salça ve fasulye silmem gerekmişti, gerçi o zaman da yemeği annem yapıyordu. Ben her türlü uzak duruyorum, gerek yok :)
0
kobuzchu kiz
(05.11.25)
Şimdi auroraaurora nin dediği şeyi ben patlama olarak almam, kapağı doğru kapatmamis, emniyet valfi ise yaramamış. Bu emniyet kemeri takmadan kaza yapınca emniyet kemeri ise yaramıyor gibi bir durum. düdüklüyu savunayım (rakamlar uydurmadır) Kapak kapalıyken 50 Bar iç basınca dayanır, düdük ise 6 barda açılır ve havayı boşaltir. Kapak tam. Kapanmazsa 4 barda kendini bırakır diyelim. kapak kapalı olsa fazla. Basınç dudukten çıkacaktı, ama yarım kapalı olduğu içi. 6 bara gelmeden 4 5 varda kapak açıldı ve etrafı dağıttı. Mubtemelen bomba gibi. İr sarapnel parçası yoktur sadece ortalık batmıştır (kapak da bir tarafa gitmiştir)
auroraaurora
0
kisa
(05.11.25)
korkuyorum kullanmıyorum onun yerine arçelik gurme şef kullanıyorum, instant pot olarak geçen ürünler kullanılabilir kısaca
0
barisa
(05.11.25)
@kisa Evet, kullanıcı hatasıydı benimki. Hala kullanıyorum aynı tencereyi, bir sıkıntısı yok. Yine de dikkatli olmakta fayda var.
Daha önce kullanıp erken bıraktığım ilca devam etmek istiyorum (y.dısına tasınınca yanımdakiler bitmisti) simdi izne trye gelicem 1 haftalık izinde doktora gidesim yok acaba recetesiz alabilirmiyim?
Daha önce kullanıp erken bıraktığım ilca devam etmek istiyorum (y.dısına tasınınca yanımdakiler bitmisti) simdi izne trye gelicem 1 haftalık izinde doktora gidesim yok acaba recetesiz alabilirmiyim?
0
bluewhale (04.11.25)
reçetesiz olanı da var, olmayanı da var. sorunun cevabı evet. ayrıca aile hekiminin reçete edebilmesi lazım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
nezih ülkemde herseyi temin edebilirsin ama bir doktora da gidebilirsin, seni bir karşıdan görsün, cehren, postürun ne durumda , iyi olmaz mi? ezbere ilac kullanma.
Yapan zengin olur söyliim. Haftada 2 kere kromun ayarlarından arama motorunu google yapıyorum inatla. Eğer google’ı değiştiren nir program varsa tersini yapan da olmalı. Sinir sitires sahibi oldum.
Yapan zengin olur söyliim. Haftada 2 kere kromun ayarlarından arama motorunu google yapıyorum inatla. Eğer google’ı değiştiren nir program varsa tersini yapan da olmalı. Sinir sitires sahibi oldum.
arama motorun rızan dışında değişiyorsa banka hesapların da rızan dışında değişir. bilgisayarını formatla, cracklı program kullanma, kendine çeki düzen ver. arama motorları rıza dışında değişebilen şeyler değiller.
+2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
birileri hesabınla oynuyor haberin olsun. yoksa bu soruyu bir kere sorar sende bi kere değiştirirsin
0
koela
(04.11.25)
benim başıma bu hiç gelmiyor. arama motorum hiç değişmiyor. sorun sende veya senin bilgisayarda.
0
abelardo
(04.11.25)
Yukledigin bir programa verdigin bir izinle alakali. O programi/eklentiyi silmen lazim (yandex muhtemelen. Cok agresif reklam politikasi var bu konuda)
Telegram olur başka bir şey olur, instagram veya Twitter’dan belirlediğim hesapların paylaştığı fotoğraf veya storyleri otomatik indirecek anlık, kişi paylaşım yaptığı anda bi sunucuya indirecek ben de bakıp istediğimi galerime indir diyeceğim. Böyle bir bot veya app yapılabilir mi?
Telegram olur başka bir şey olur, instagram veya Twitter’dan belirlediğim hesapların paylaştığı fotoğraf veya storyleri otomatik indirecek anlık, kişi paylaşım yaptığı anda bi sunucuya indirecek ben de bakıp istediğimi galerime indir diyeceğim. Böyle bir bot veya app yapılabilir mi?
0
olaylar olaylar (04.11.25)
app yapılabilir. anlık takip yatması rate limiter gibi şeylere takılabilir. makul aralık bırakılırsa bir sunucuya yüklenip dilediğinde indirilebilir. sürekli çalışan ve internete bağlanan bir bilgisayara ihtiyacın olur.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
kapatmaya çalıştım ama bir türlü bulamadım. bunu dijital.gib üzerinden kapatabiliyor muyuz? nasıl kapatabilriim?
kapatmaya çalıştım ama bir türlü bulamadım. bunu dijital.gib üzerinden kapatabiliyor muyuz? nasıl kapatabilriim?
0
nemo problemo (04.11.25)
iş adamlarına bunu kanunla zorluyorlar sanırım. nükleer metodu seçip tebligatların posta memuruyla yapılmasını talep edebilir, oluşacak zararlardan dolayı kendilerini sorumlu tutacağınızı söyleyebilir, reddi durumunda reddin iptali davası açabilirsiniz ama muhtemelen mahkemeler bilgisayar ve internet kullanmak zorunda olduğunuza karar getirip insan hakları ihlaline yol açacak ve kamu yararı her şeyin üzerindedir diyerek statism yapacaktır. çaresi türkiye'den taşınmak olabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum (04.11.25)
r hangi endüstride kullanılıyor tam olarak? phyton ile data analizleyen abiler şu anda bizimle bu odadalar mı?
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
istatistik her yerde kullaniliyor. yani bir esnaf bir sene boyunca her ay ortalama ne kadar mal alip sattim derken de istatistik kullaniyor, herhangi bir sirket bilanco takibi yaparken de. serbest calisansan bile (mesela yatirimci gibi istatistik kullaniyorsun veya yorumluyorsun). r'in ne kadar kullanildigini bilmiyorum.
0
Sour
(04.11.25)
hani nerede bu standart sapma, varyans, kovaryans hesaplayan, chi kareye, t testine takla attıran esnaf? verilerini csv olarak export ediyor ve yıl sonu anewliz de yapıyor mu? kim bunlar, nerede hangi title ileiş yapıyorlar? istatistik nedir, neye denir bilmiyor gibi mi görünüyorum?
-2
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.11.25)
Ben kullanıyorum. Kara Murat da benim.
0
michael harddd
(04.11.25)
@Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum birincisi sizi tanimiyorum, istatistigi bilip bilmediginizi bilmiyorum, sorunuzdan da bilip bilmediginiz anlasilmiyor, daha da otesi naif bir soru gibi duruyor. sorunuza tekrar bakin, "akademi disinda isine yarayan var mi" naif bir soru degil mi?
ikincisi, ikinci girdiginiz entry'den istatistigi bilip bilmemenizden ote bakis acinizin sinirli oldugunu soyleyebilirim. istatistik bu saydiklarinizdan ibaret degil. bir esnafin ileri duzey istatistige neden ihtiyaci olsun ki? zaten girdigim entry'de descriptive istatistik oldugunu belirttim. eger sorunuz "ileri duzey" istatistikse (ki bence bu saydiklariniz ileri duzey degil) akademi disinda ozel sektorde kullanilir. endustri duzeyinde degil sirket ve pozisyon duzeyinde bakilmali. kabacasi is istatistikle alakaliysa python veya r bilmesinin pek onemi yok, bunlardan birini bilmesi yeterli. gozle gorulur duzeyde sektorel olan r veya python degil matlab.
ucuncusu esnaflarin alim satimlarini bir excel dosyasinda tutmasi bana absurt gelmiyor. cogu manuel olarak tutuyordur diye tahmin ediyorum ama. neden bir title'a ihtiyaclari olsun?
dorduncusu ilk yazdigim yorum sizin caninizi sikmis ama niyetim kucumsemek degildi (birincisi bolumune bakin). buna bir tepki olarak ne kadar cok bildiginizi gostermek icin teknik keyword'ler verip tuhaf bir saldirganlik ortaya koymussunuz. bence hayatta bu kadar sinirli olmayin, nihayetinde hic tanimadiginiz, anonim biri, anonim bir ortamda istatistik bilmediginizi dusundu ve buna gore cevap yazdi, abartilacak bir sey olmamali.
+4
Sour
(04.11.25)
Asıl gerçek anlamda bir akademisyenlerin işine yaramıyordur belki de :) Veri analistleri ve veri bilimciler şirketlerde karar alma süreçlerinde yoğun olarak kullanıyor. İstatistiğin kullanılmadığı bir alan yok bence. Alışveriş sepetine eklenmek üzere öneriler, Spotify veya YouTube Music in beğenebileceğini düşündüğü parçalar, önüne düşen reelslar vs vs hepsinin yolu istatistikten geçiyor.
128 gb Yaklaşık altı yıllık telefon Artık asla yetmiyor, sürekli uygulama kaldır sil yükle yapmak zorundayım
0
egerbiryolcu
(03.11.25)
256 gb, yetiyor.
telefon kullanmadığım uygulamaların hepsini silmiş bir ara kendi kendine.
0
co2s2
(03.11.25)
256 gb ve yetmiyor. şu an 255,5 gb dolu durumda.
1 tb almak istiyorum. oyun oynamayı ve uygulama kullanmayı seven biriyim. 759837593 tane fotoğraf ve video çekmeyi de severim. silmek istemem hiçbir şeyi.
0
art cat chocolate
(03.11.25)
128 yetmediği için 512ye geçtim. icloud kullanmıyorum. 241 gb dolu. 256 gb alsaydım o da yetmeyecekti demek.
0
jelly bear
(03.11.25)
256 gb yarisi dolu. + 200gb icloud var
0
cooperr
(03.11.25)
128, yetiyor. istifçiliği bıraktım whatsapp geçmişlerimi düzenli temizliyorum, eski video, fotoğraf vs. pek tutmuyorum.
0
mutekebbir
(03.11.25)
Makineden çok telefonu kullanmaya başladığımdan beri 256'yı dolduruyordum, hem yedek hem de ek alan yüzünden 100gb bulutum var, oraya yedekliyorum çektiğim fotoları. Sonraki telefonumda 512ye geçtim, şu an 203 gb dolu diyor.
0
Bruce
(03.11.25)
16. yetiyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.11.25)
256 GB ilginc bir sekilde yarisi dolu, daha bos olmasini beklerdim. Yetiyor.
0
mbond
(03.11.25)
16 gb ile yaşam savaşı veriyorum:)
0
nothing in my way
(03.11.25)
256 ve 200 cloud.
0
gabe h coud
(03.11.25)
256 gb kendi hafızası. Daha bir sene doldu ya da dolmadı hafıza uyarısı vermeye başlayınca el mahkum 200 GB iCloud üyeliği almak zorunda kaldım :(
Sene olmuş 2026, hala 128-256 GB telefon üretiyor aç köpekler. Zaten 8-10 GB işletim sistemine, 10-20 GB da varsayılan uygulamalara gidiyor.
-1
m e b
(03.11.25)
128gb, yetiyor. seneye yenilerim ama telefonu.
0
lemmiwinks
(03.11.25)
512 gb olsa da icloud 2 tb aldım çünkü hem bilgisayar hem tablet ile senkronize olmasını istiyorum tüm içeriklerimin :)
Kendimiz 90 m2 evi boyamaya çalışsak minimal masraflarla kaça ve nasıl ucuza yapabiliriz ? Evden çıkacağım depozitoyu bırakmak istemediğim için kendim boyayayım diyorum
Kendimiz 90 m2 evi boyamaya çalışsak minimal masraflarla kaça ve nasıl ucuza yapabiliriz ? Evden çıkacağım depozitoyu bırakmak istemediğim için kendim boyayayım diyorum
0
nivoandmira (03.11.25)
Önce evi duvarları kaç metre toplar aşağı yukarı ölç.sonra yapı markete git orda görevlilere söyle aşağı yukarı hesaplayıp sana uygun7ndan bir boya önersinler.boyayla beraber bir plastik kova,birde büyük küçük rulo ve rulo süzme aparatlı setlerden,bir tanede tahta sap,bir adette kesme fırçası al.duvarlarda delik kırık varsa az alçı,spatula ve zımpara.bir adette merdiven bul bir yerlerden.işlem tamamdır.
0
duptıs
(03.11.25)
3000'e boyarsın. yerler için naylon al. tavan boyasını çok alma. nalbura durumu izah et, o sana gerekli bilgiyi verir. maksimum 25 litre boya lazım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.11.25)
Renk çevirmezsen 5-6 bine tahat çözersin boya fiyatı rulo fırça vs
Karadağ çok dağlık, işgali zor. Osmanlı'nın yükselme ve duraklama döneminde Karadağ bizde görünüyor haritalarda ama onlara sorsan tam bir kontrol sağlayamamış Osmanlı aslında, onlar boyun eğmezmiş falan.
Malum artık işgal etme işleri 100 yıldır falan pek olmuyor. Olsa da uluslararası anlamda kabul görmüyor. II. Dünya Savaşı sonrası mı karar verildi tam bilmiyorum. Birkaç istisnası var tabii, İsrail bir örnek sayılır, detayları karışık tabii kime sorsan farklı şeyler söyler, bir de ABD demokrasi getiriyordu eskiden, onu bile bıraktılar, artık yerel taşeronlarla falan hallediyorlar işlerini, ya da şu anki gibi tehditle falan.
Soruya cevap vereyim, işgal etmeye gücümüz yeter ama direk tepemize binerler. Zaten her ülke kendi gücüyle var olsa Macaristan'a kadar kayda değer bir güç yok önümüzde, Yunanistan kağıt üstünde epey teçhizata sahip ama gene de bize karşı çok dayanamazlar.
+1
mbond
(31.10.25)
uzak. lojistik ciddi problem.
faydası yok. karadağ'ı niye işgal edesin? herhangi bir devletin/hükümetin üç beş tane vatandaşını umursadığını mı zannediyorsun? abd'nin öyle şov yapması filan da tamamen batı propagandası. hiçbir yerleşmiş güç/iktidar, şu ya da bu vatandaşı için uğraşmaz.
0
der meister
(01.11.25)
vize lazım, zor.
+5
duyurukullanıcısı
(01.11.25)
bağcılar karadağ'ı teke tekte yenebilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.11.25)
Zamanında Osmanlı fethedememiş. Aşiret liderlerini haraca bağlayabilmiş, onlar da sürekli isyan etmiş.
Şu anda nato üyesi oldu zaten işgal etsek ne olur etmesek ne olur
neden reklamlarda oyunculara dünyanın parasını veriyorlar
messina123
mesela x bir oyuncuya 5 saniye reklamında oynasın diye 100 milyon lira ödedi gibi haberler çıkıyor. bunun yerine ürünlerine 100 milyon tl'lik indirim yapsalar. mesela ürettikleri gofret 10 lira diyelim. bu gofretleri 100 milyon liralık kontenjan kadarını 1 liraya satsalar daha büyük reklam olmaz mı?
mesela x bir oyuncuya 5 saniye reklamında oynasın diye 100 milyon lira ödedi gibi haberler çıkıyor. bunun yerine ürünlerine 100 milyon tl'lik indirim yapsalar. mesela ürettikleri gofret 10 lira diyelim. bu gofretleri 100 milyon liralık kontenjan kadarını 1 liraya satsalar daha büyük reklam olmaz mı?
+2
messina123 (31.10.25)
Stokçuluk yaparlar. o bir liralık ürün tüketiciye gitmeden marketler stoklar kampanyasız fiyata satarlar, bunun önüne geçemezsin.
0
duyuruuser
(31.10.25)
urunun fiyati karar verirken tek etken degil. hatta bazen urun ucuz diye tercih edilmez, marka musteri uzerindeki imajini kaybeder. ornegin apple urunleri mesela iphone her zaman emsallerine gore daha pahalidir. bir anda digerlerinden ucuz olsa ilk basta satislar artar ama bir sure sonra satislar duser cunku siradan bir urun haline gelir. o urunun talep gormesinin nedeni daha pahali olmasi.
ek olarak, bir urunu pahali alan insan o urunun kusurlarini kapatmaya daha yatkindir.
hatta belli bir musteri kitlesi vardir ki, bu kitle ortalama bir musteriye gore cok daha fazla tuketim odaklidir, bir urunun fiyatina bakar, ama pahali ve daha zor erisilebilir olursa o markayi tercih eder. kullanilan urunler, markalar insanlarin diger insanlardan ayrisma aracidir.
x oyuncular da bu stratejiler arasinda markalarin belli kesime yonelik konumlanmasi icin kullanilir. o oyuncunun temsil ettigi imaj marka ile eslesir, ve marka o sekilde konumlanir. ornegin rafael nadalin reklamlarinda oynadigi bir tenis t-shirt urununu ve markasi ile hulya avsarin reklamlarinda oynadigi t-shirt ve marka farkli kitle, gelir grubu ve fiyata hitap eder. o nedenle o unlu hitap ettigi kitle, ve imajina paralel olarak reklamlardan gelir elde eder.
+2
emrahday
(31.10.25)
olmaz. bir şey ucuzladıkça, onun kalitesine dair inancımız azalıyor. fiyatı belli bir seviyenin üstündeyse, otomatikman bu kaliteli bir ürün ve ederi bu gibi bir algımız oluyor. o yüzden 100 milyon lirayı indirim tarzı kampanyalara dağıtsalar, marka adı açısından intihar olabilir. (mantıklı demiyorum bu arada, olan sadece)
o 5 saniyede oynayan oyuncu, ne bileyim beren saat ya da kıvanç falan; aslında bir persona'yı temsil ediyor. cool onlar. mavi kot giyiyor mesela. mavi kot giymenin modayı yakalayan ve cool bir şey olduğunu ve kıvanç gibi harika insanların da onu tercih ettiği izlenimi edindiriliyor.
branding ve marketing 101 gibi bir şey. fiyatı ucuz yapma. ürünü kuul gösterecek sözler (just do it) ve reklam yüzleri (kıvanç) gibi enstürmanlar kullan. hatta sık sık stok bitsin (zara) ki talep çok ve ürün az izlenimi olsun (yoksa fabrika'da işçi mi yok da sürekli zara'da ürün bitiyor) gibi gibi
+2
gitdaddy
(31.10.25)
öncelikle reklamın kötüsü olmaz. sonralıkla ünlüye para yedirebilen şirket daha zengindir, daha itibarlıdır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(31.10.25)
ucuza satılırsa satışlar düşer, değeri azalır, tüketici kitlesi değişir. çoğu marka bunu istemez. bazıları bazı markaları sadece "pahalı" diye tercih ediyor. ötesi berisi yok, tek sebebi bu. herkesin kullandığı şeyi kullanmayayım, biraz özel olayım istiyorlar. bu düşünce sadece lüks tüketim değil, detarjandan pantalona kadar yayılıyor.
ünlüye para verme işini pek anlamıyorum ben. bende aksi bir reklam oluşturuyor açıkçası, o markayı almak istemiyorum bile. çünkü mesela aldığım pantalonun yarı parası o markanın yüzü olan kişiye gidiyor. o zaman bin liraya değil, 500 liraya daha kalitelisini alabilirim. ben neden o adamı finanse ediyorum ki.
ama çoğu kişi böyle düşünmüyor. güzel ve ünlü adam/kadın koyuyorlar marka yüzü olarak. iki türlü kazanç sağlıyorlar: 1 - o kişi o ürünü kullandığı için başarılı/güzel/zengin diye kodlanıyır zihnine 2 - o kişiyi gördüğün her yerde yine o ürün aklına geliyor. bu durumda 30 saniyelik tv reklamından çok daha geniş bir alana yaymış oluyorsun markanı.
0
biseysorcaktim
(31.10.25)
çünkü dünyanın en iyi ürününü üretmek para kazandırmıyor. Kalitesi ne olursa olsun ürünü satmak para kazandırıyor.
0
wallcan
(31.10.25)
@wallcan cidden durum dediğin gibi
0
🌸messina123
(31.10.25)
Reklam seti gunu oyuncuyla daha cok vakit gecirebilmek icin genelde sure belirtilip sozlesme yapiyorlar. Sure ne kadar uzunsa kase de o kadar artiyor. Pazarlamaci dostlarin da unlulu storyleri odeniyor.
Belli sayıda seks yaptıktan sonra, sıkılma veya artık midenin kaldırmaması gibi bir durum söz konusu mu?
Belli sayıda seks yaptıktan sonra, sıkılma veya artık midenin kaldırmaması gibi bir durum söz konusu mu?
-2
carnalflower (30.10.25)
Bu nasıl bir genellemedir Bu nasıl bir sorudur?
Seksten sıkılan insan vardır evet. Kadın da vardır erkek de vardır. sıkılacak kadar yapamayan da vardır. vardır her türlüsü yani de sorunun asıl amacını söyle de doğru yere ulaşalım. Bir kaç görüşme sonrasında Seksten sıkıldım diyorsa seni istemiyordur.
Edit: soru, genelde böyle bir şey var mıysa, böyle bir genelleme yok.
+2
kisa
(30.10.25)
Sizin sorularin gidisati iyi degil :)
Erkek olarak kesin bilgiye sahip olma sansim yok ama anladigim kadariyla adet bitimi sonrasinda baslayan 3-5 gunluk verimli bir surec var, o aralar fiziki olarak istekli olunuyor sanirim. Kalan zamanlar biraz iliski dinamiklerine bagli. Bir kadin biriyle birlikte olmak istemiyorsa, mide de kalkar, istemez de, bas da agrir, ozetle seks yapmamaya calisir. Bir gorev olarak istemiyorsa da yapabilir ama gozden cikarmissa artik olabildigince kacar.
carnalflower
-1
mbond
(30.10.25)
Hiçbir sağlık sorunu ve psikolojik sıkıntı yaşamadığı halde seks sevmeyen, biyolojik olarak cinsel enerjisi çok düşük kadınlar var, aynen bu şekilde olan erkekler de var. Yani seks, sevişmek, cinsel yaşam hiçbir şekilde genellenebilecek bir alan değil. Şu şekilde genellenebilir, kadınlar da erkekler de cinselliği psikolojik odaklı yaşarlar. Karşısındakine gerçekten değer veren ve seven taraf eğer ondan olumsuz yaklaşımlar olumsuz davranışlar ve sözler görüyorsa, mesela güvenemiyorsa, güvenme ihtiyacının önemsenmediğini görüyorsa, aşağılanıyorsa vs.. karşısındakine karşı cinsel enerjisi düşer, zamanla soğur, kadınlarda mesela vajinismus, kuruluk, ağrı, erkeklerde ereksiyon sorunu, iktidarsızlık, erken boşalma vs sorunları olarak ortaya çıkar.
Bu anlattığım şey, karşısındakine gerçekten değer veren, seven her insanda vardır. Onun dışında cinsellik genellenebilecek bir alan değil.
0
muhayyer divan
(30.10.25)
yetişkin bir kadın haftada 3-4 kez seks yapar.
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.10.25)
Bazı insanların libidosu düşüktür, sekse düşkün değildir. Yine de karşısındaki insanı çok sevebilir. Seks yapmak istememe durumu her zaman doğrudan karşıdaki insanı sevmemekle, ona bir şey hissetmemekle bağlantılı değildir. Böyle insanların işi zordur, karşısındakinin de. Yani böyle bir durum da var diye yazdım, yoksa karşıdaki kişiye ilgi azalmış, heves bitmiş, bir şeyler tükenmiş de olabilir tabii ki.
+2
huzurlarinizda huzursuzluk
(30.10.25)
neden sıkılmasın ki bir şey çekiciliğini kaybederse sıkılınır. @karim içerde hangi yetişkin kadın onlar ya?
0
mikahakkinen
(30.10.25)
midenin kaldırmaması mı? nasıl bir durumdan bahsediyoruz, seks yapılmıyor muydu?
istekli olan kadın kendi de seksi başlatır. ama birinin midesi kaldırıyor mu diye şüphe noktasına gelindiyse, konuşmakta fayda var
-1
kiyiya vuran dildolar
(30.10.25)
Kimisi aynı insandan sıkılır. Kimisinin libidosu düşüktür. Mümkün.
Bazı dönemlerde de stres, hormonlar vb. faktörler libidoyu düşürebilir. Ancak, sağlıklı bir insanın cinsel isteği bir müddet sonra bitmiyor. Evet, 19 yaştaki gibi olmuyor belki ama kırklı-ellili yaşlarda bile, kadın/erkek haftalık ya da daha sık cinsel istek oluyor genellikle.
0
dilemma of subscribtionability
(30.10.25)
Seks yaptığı kişinin tavırları, sözleri ya da başka bir seyinden sıkılma ihtimali daha yüksek.
+1
pembediken
(30.10.25)
soruyu tam anlamadım. bir gün içinde üst üste seks sonrası sıkılmadan mı bahsediyoruz? yoksa ilişkinin başlarında çok seks yapıp sonra sıkılmak mı?
benim bildiğim, anladığım kadarıyla kadınların sekse hazır olması ile erkeklerin sekse hazır olması arasında çok ciddi fark var. sosyolojik alışkanlıklardan bahsetmiyorum. erkek için 2+2=4 basitliğinde bir kimyasal denklem söz konusuyken, kadının hazır olması, istemesi için maddi manevi bir dolu kriterin sağlanması gerekiyor. bu kriterler sağlanmasa bile ilk sekste karşısındaki tatmin etme fikri vardır, ama ikinci de "ee yeter, ilkinde tatmin oldun, daha ne?" mantığı olabilir. sekse dümdüz bakmayın, erkek hazır, o zaman bu iş olur demeyin.
zaten siz sevgilinizle 7/24 görüşmüyor muydunuz? sık görüşünce daralıyor mudur acaba gibi bir sorunuz vardı. o sorunuz ile bu sorunuz bence çok paralel ve birlikte ele alınabilecek sorular.
0
co2s2
(31.10.25)
Midenin kaldırmaması diye bir şey yok. Ama şu var çocuk olduktan sonra dünyanın en gereksiz işi haline geliyor. En azından benim için öyle oldu. Keşke seks diye bir şey olmasa alksksjsjhj
Biz ne zaman yemek yemeye niyetlensek çat kapi komşularımız geliyor. Otuz yıllık komşular bir şey asla diyemeyiz. Acaba yemek saatine göre erken olduğunu duşunup mu böyle geliyorlar anlamıyorum. Neden diyemeyiz kısmı annem demez asla ama zaten çokça yemek yerken de denk gelmişlerdir. Gelince de öyle
Biz ne zaman yemek yemeye niyetlensek çat kapi komşularımız geliyor. Otuz yıllık komşular bir şey asla diyemeyiz. Acaba yemek saatine göre erken olduğunu duşunup mu böyle geliyorlar anlamıyorum. Neden diyemeyiz kısmı annem demez asla ama zaten çokça yemek yerken de denk gelmişlerdir. Gelince de öyle yarım saat oturup kalkmiyolsr en az bir iki saat vakit geçiriyorlar.
0
egerbiryolcu (30.10.25)
ortalama 6 diyelim.
0
biravekahve
(30.10.25)
17-19 arası
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.10.25)
eşim ve ben ikimiz de çalışıyoruz, saat 19.30da evde oluyoruz. 20.00'de yemek yiyoruz. ama annemle babam emekli ve genelde evdeler, onlar 17.00-18.00de yiyolar
0
Sadece soruyorum
(30.10.25)
dördüncü ve son öğünüm akşam saat 9'da.
idman yaptığımdan dolayı böyle. yoksa ne bileyim tatildeyimdir, en geç 8'de yerim.
0
yurtsuz john
(30.10.25)
20-21.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.10.25)
19.30-20.00
0
mikahakkinen
(30.10.25)
18.30-19.00. Bu arada komşu mevzusunu ben kabul etmezdim
0
pembediken
(30.10.25)
saat kaç ki yemek vaktiniz?
ben günde tek öğün yiyorum, onu da akşam 20:00-21:00 arasına sabitledim.
dostlar, romalılar, yurttaşlar, dinleyin;çağırmazdım sizi acil olmasa.aynı yerde çalıştığım ablasını (x diyelim) arada ziyaret ederken dikkatimi çeken bir kız var.bugün fark ettim ki kızımız benim eve çok yakın bir yerde işe başlamış.her gün minimum iki kere önünden geçiyorum.bütün bunlar ışığında b
dostlar, romalılar, yurttaşlar, dinleyin; çağırmazdım sizi acil olmasa.
aynı yerde çalıştığım ablasını (x diyelim) arada ziyaret ederken dikkatimi çeken bir kız var. bugün fark ettim ki kızımız benim eve çok yakın bir yerde işe başlamış. her gün minimum iki kere önünden geçiyorum. bütün bunlar ışığında benim bu kızla tanışmam lazım. "ilişkisi var mı yok mu bilmiyorsun bir sakın" dediğinizi duyar gibiyim. ama tanışmadan bunu nasıl bileyim değil mi? resmi olarak bekar onu biliyorum. işten sonra takıldığı yerleri de biliyorum/tahmin edebiliyorum az çok. çalıştığı yerdeki vardiyada tek çalışıyor. ama hiç de ihtiyacım olan şeyler zaten bir yer değil. öyle bir şey almaya diye girip "ya sen x'in nesi oluyorsun diye mi ilk adımı atsam" ya da ne bileyim hiç bunlara girmeden bir şeyler alıp üç ben gün sonra mı bu muhabbeti yapsam? hiç olmadı öyle dükkanın önünden geçerken başka bir bahaneyle (belki adres sorma falan) girip mi bu muhabbeti yapsam nasıl yapsam aq gece ikide aklıma takıldı. hadi bir şekilde bu adımı attık, tanıştık. devamı nasıl olmalı? sattıkları şeyler öyle her gün lazım olacak şeyler değil belki ayda bir falan. her gün kapının önünden iki üç kere geçiyorum ama bunları bir şekilde temasa dönüştürme lazım.
not:gecenin ikisinde telefondan yazdım. yazıda bazı hatalar varsa da görmezden gelin.
0
Whily (29.10.25)
ablasi ile aran iyi mi? iyiyse ben olsam once ablasi kanalindan once bir yoklama cekerim. eger piste inis izni gelirse sonraki asamalara bakilir.
+1
cooperr
(29.10.25)
abladan seni tanıştırmasını iste.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(29.10.25)
Yemin ederim çok saf bir insanım. "Yürüme Dersleri 101" diyince aklıma yürüyüş egzersizi geldi...
Buyrun, sizin aradığın şey burada: Yürümenin Felsefesi - Frederic Gros www.kitapyurdu.com
-1
burka
(29.10.25)
merhaba. ciddi ciddi bi 15 saniye felçli birinin tekrar yürüyebilmesi için insanların fikrini alıyosun sandım. bu olaylardan ne kadar uzak kaldığımı bana hatırlattığın için teşekkürü borç bilirim, çok geçmiş olsun (bana).
Küçük bir yere taşındım. Burada Rus bir kızla taşındım. Uzun süre depresyondaymış ilişkileri sebebiyle, bu yüzden buraya gelmiş. Dört aydır bu ilçede ve çalışmıyor, az bir kira verdiği için kalmaya devam ediyor. Biz iki ay önce tanıştık. Benim ingilizcem çok iyi değil. Onunla da pratik etme şansım o
Küçük bir yere taşındım. Burada Rus bir kızla taşındım. Uzun süre depresyondaymış ilişkileri sebebiyle, bu yüzden buraya gelmiş. Dört aydır bu ilçede ve çalışmıyor, az bir kira verdiği için kalmaya devam ediyor. Biz iki ay önce tanıştık. Benim ingilizcem çok iyi değil. Onunla da pratik etme şansım oluyor. Başlangıçta isteğim daha duygusal bir ilişkiydi ama o kafaya yakın olmadığı ya da en azından benimle olmadığını hissettiğim için hiç o yönde yaklaşmadım. Sonra dışarıda görüşmeye hep devam ettik, birlikte çevreyi keşfettik. Dışarıda tüm masrafları ben karşıladım. Çünkü herhangi bir şekilde yönelmedi bile, çalışmadığına verdim. Dert etmedim gerçekten. Kendisine bir arkadaş olarak dahi oldukça ince davranıyorum, zaten karakterim de böyle. Örneğin bir arkadaşım gelmişti, üçümüz birlikte gezdik. Arkadaşımın arabası olduğu için onu da aldık, normalde gidemediğimiz yerlere götürdüm evde tıkılı kalıyor diye. Ama kendisinden bir arkadaş olarak hiç incelik almıyorum. Tamamen canı istediği gibi hareket ediyor. O öyle oldukça ben de öyle olmaya başladım. Çünkü birlikte olmanın nasıl bir şey olduğunu bilmiyor bence. Bireyselliği ve canının istediği gibi davranması beni biraz sinirlendiriyor. Ama saygı duyuyorum kültür farkıdır diye.
Kendi ev sahibi ilçeye geldiği için dört gündür bende kalıyor. Ona kendi yatağımı verdim rahat etsin diye, ben koltukta yatıyorum. Sadece canı istediğinde oturup konuşuyor, psikolojiyle ilgilendiği için sürekli birilerini dinliyor telefondan. Ben ilk gün ona da kahvaltı hazırladım, ben onu öyle yemem, şimdi değil diye yemedi. Normaldir dedim. Sonra kendine hazırladı. İlk günden beri toksik ev arkadaşı gibi tavırları var. Ben kendi başıma ev almışım, ev kurmuşum. Evde sürekli bir yerleri eleştiriyor. Şunu neden böyle yapıyorsun, her gün çöp atılır mı, ayakkabıyı neden içeri alıyorsun? Herkes elektrikli şofbenle ısınıyor, neden gün ısı taktırdın falan gibi. Ama bunları kibirli bir tavırla soruyor. En ilginci de yemek pişirdiği tencereyi suya tutup tekrar kullanabileceğini söylemesi. Ben makineye atmayı tercih ediyorum, benim normalim bu dediğinde de kibirli bir tavır hissediyorum. Beni yetersiz gördüğünü hissettiriyor. Her şey ok ama odadan çıkmaması filan çok ilginç geliyor bana. Sonuçta burası bir hostel değil, ben de onun hosteldeki arkadaşı değilim. Biraz kuruldum ama bu kadar bireysel takılması normal mi? Örneğin ben bir şey göstermek istiyorum telefonda filan, şimdi değil diyor haha. Asla kendi ritminden taviz vermiyor.
Bilmiyorum, anlatmak istediğimi anlatabildim mi? Tüm yabancılar mı böyle, ilk kez yabancı biriyle arkadaşlığım oldu ve kültür şoku gibi bir şey yaşıyorum. Ya da ingilizcem süper olmadığı için ve burada kimseyi tanımadığı için sadece beni kullanıyor, bilemedim. Aslında burada çokça Rus da var ama onlarla asla iletişim kurmuyor.
0
the man with no name (25.10.25)
Yabancı = Türk olmayan kastediyorsunuz sanırım. Niye milyar tane insan aynı olsun? Onlarca kültür var, kültürün içinden onlarca altkültür, normlar, toplumsal kurallar var. Birey düzeyinde binlerce farklılık var, kişilik özellikleri var, kişisel deneyimler var.
Sormak istediğiniz soru şu sanırım:
Bu kişinin bu davranışları geldiği kültürden mi kaynaklanıyor yoksa bu kişide mi bir tuhaflık var?
Anlattığınız şeyler bilinçi davranış seçimleri. Kadınların hesap ödememesi mesela Avrupa’da çok yaygın değil, Rusya’yı bilmiyorum. Ama anlattığınız çoğu şey kişiden kişiye değişebilecek örüntüler. Yani kısacası söyledikleriniz temelinde bence bu kişi biraz tuhaf.
+3
but that was just a dream
(25.10.25)
hem evet, hem hayır.
yabancılar çoğunlukla daha birey merkezli bir hayat yaşıyorlar. herkes kendini esas görüyor, kendine uymayan şeyle ilgilenmiyor. ama sizin arkadaştaki bir tık fazla sanki.
-1
co2s2
(25.10.25)
Sevişmediniz mi daha?
0
Cezcez
(25.10.25)
cezcez +1. sevişmiyorsan böylece win win durumu oluşmuyorsa def et gitsin. ne uğraşıyorsun. bunun yabancı yada türk olmakla alakası yok. karakteri bozuk karşıdakinin.
+1
gercekdunya
(25.10.25)
Hayır yabancılar hep böyle değil. Hiç bir şeyin hepsi öyle ya da böyle değildir zaten.
Neden sırf arkadaşlığı devam etmek adına her şeyi yapabilecek gibi davranıyorsun ki? Sana eziyet bu kadın resmen, okurken sinirlendim. Sevgililik ümidi, cinsel beklenti falan da yok.. ee neden arkadaşsın sen onunla? Zorunda mısın?
+1
antihero
(25.10.25)
Belki inanmayacaksınız ama onunla sevişmek istemiyorum. Sevişseydim de bu tavırlarının hissettirdikleri değişmeyecekti. Ben belki kültür farkıdır diye karakterine yormak istemedim ama anlaşılan kullanılıyorum anon1m’in işaret ettiği gibi. Ben sadece incelik görmemem normal mi diye sorgulamak istedim.
@antihero ben de yeni taşındım. Burada pek arkadaşım yok. Bazen oturup sohbet etmek güzel oluyor. Ama oturduğumda da bunları hissediyordum. Sanırım dediğin gibi mesafe koymalıyım artık.
-2
🌸the man with no name
(25.10.25)
kişinin yaşı kaç? evine geri döndükten sonra böyle böyle yapılırsa böyle böyle karşılık ver, şunu yap, şunu yapma diye nasihat vermeniz gerekebilir. insanlarla nasıl yaşanılacağını gerçekten bilmiyor olabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.10.25)
tüm yabancılar böyle değil. çok aklı başında, duyarlı rus arkadaşlarım oldu. ruslar biraz odundur ve çıkarcıdır ama bu ne yabancılık ne de kültürle alakalı birşey.
tavsiyem etrafında tutma. ama mesafe koyduğunda da sana vicdan yaptırıp seni kötü hissettirecek oyunlara girecek. işte o aşamada duruşunu koruman lazım.
bu insan beni hak ediyor mu, ona harcadığım emeğin, ilginin karşılığını alıyor muyun ? cevabın hayır ise bir saniye bile durma.
şunu da düşün bu insanla vakit geçirdikçe kendi özdeğerini de kaybedeceksin ve bu bir sonraki ilişkine-iletişimine de yansıyacak. yani zehirli bir durum.
+1
orpheus
(25.10.25)
hocam sen kendi kendine modern köleye dönüşmüşsün. yakında bu arkadaş bu ev benim sen git dısarda kal der :)
kusura bakma da seninki sevgi veya iyilik değil. enayilik.
burası çok küçük bir ilçe ve başka bir arkadaşım olmadığı için birlikte dışarıda epey vakit geçirdik. buradaki tek arkadaşımdı. kendisi 33 yaşında. ev sahibi olayını ben de sorguladım. ev sahibi evrak işleri için ilçeye geldi. ev sahibi de yabancı. ve bu kız da çok ucuza kaldığı için ev sahibine "bu ev benim" demek istememiş. aralarında resmi belge de yokmuş. zaten ülkesine dönmemek için zorluyor, çünkü çalışmak da istemiyor. ben hayır desem orada kalacaktı, ama evde fazla yatacak bir yer yok.
aslında ben işaretleri çoktan aldım, daha mesafeliydim. dışarıda görüşmek için hep o arıyordu genelde. ama böyle bir ricada bulununca da bir şans daha vermek istedim. evdeki tavrından sonra ve bunun kültür farkı olmadığından sizlerin sayesinde emin olduktan sonra zaten daha görüşmeyi düşünmüyorum.
-1
🌸the man with no name
(25.10.25)
Iki Rus arkadaşım var. Ikisi de kadın, 45-55 yaş aralığında. Ikisi de aşşşşırı cömert. Ikisi de benim bildiğim doğrucu ve bu konuda çok inatlar. Genç olan sürekli kız kardeşiyle, kuzeniyle saatlerce telefonda konuşur, daha bireysel takılır. Diğerini bir Türk ev hanımından ayıramazsın.
Bunun haricinde bana söylenen: erkek kazanır maaşını kadının eline sayar, kadın kraliçe arı gibi hem yönetici hem işçi. Çalışmıyorsa ev ve çocukların sorumluluğu tamamen kadının üzerinde. Benim gözlemlediğim: erkek şunu yapalım, bunu yiyelim der, kadın istemiyorum dediği zaman karar verilmiştir. Diretme, ikna çabası vs olmaz.
0
beetlejuice
(25.10.25)
Bir gün bile bekleme. Bu akşam yollarını ayır. Biraz burnunun sürtmesi ya da başkasına bulaşması gerekiyor.
0
gabe h coud
(25.10.25)
benim gördüğüm (uzun süre doğu blokuyla haşır neşir bir işte çalıştım) benim neslim ve üstü Rus kadınlarda pek bir sorun yok, hatta baya baya benziyoruz (42 yaşındayım)
ama genç nesil ortalamada aşırı maddiyatçı derim ona şaşmadım hiç- ama yine de toplamda huyları ortalamya göre fazla kötü, evi beğenmemesi tencereyi yıkamaması ohoo yani size fazla kıl bir tip denk gelmiş bence. yabancılar içinde de ben avrupadaki Çinli kızlar kadar benmerkezci, şımarık, aşırı toksik insan görmedim, Ruslar bu ortalamanın altında kalır normalde.
0
subcomponent
(26.10.25)
hayır bence çok tırt ve öküz birine denk gelmişsiniz. elbette bu bireysel bazda bile değişebilen bir şey, sonuçta her türk de aynı değil ama ruslar kültürel olarak bize aslında batı avrupalılardan filan çok daha yakındır. yani gelene bir şeyler ikram etme, samimi davranma vb. konularında daha iyi anlaşabileceğimiz insanlardır ki rus diyorsun mesela belki tatar asıllıdır, çeçen asıllıdır, orta asya taraflarındandır onlar daha bile yakın bize bu konularda.
kültürel farklılık muhakkak olabilir ama bu yaşadıklarınızın bence kültürle alakası yok, anlattıklarınızdan hareketle karşınızdakinin düşüncesiz ve görgüsüz bir insan olduğunu düşündüm. pek çok yabancı arkadaşım oldu. bir fransız arkadaşımla bir sene ev arkadaşlığı yaptım, hırvat sevgilimle altı ay beraber yaşadım. hiç bu tür şeyler görmedim hatta yabancı insanlarla muhatap oldukça ben daha ziyade "ulan birbirimize ne kadar benziyoz ha" diye düşünmeye başladım. misal fransızda yediğinden ikram etme ya da markete bakkala çıkarken "bi şey ister misin" diye sorma huyu yoktu. bana göre bu bir kültürel farktır ama zararı yok. nitekim adam bizimle birkaç ay geçirdikten sonra bunları da yapmaya başlamıştı. yapmasa yine yadırgamazdım ama benim gözümde kültürel fark dediğimiz şeyler bunlardır, bir nevi milletten beslenip üstüne onlara ders vermek kültürle ilgili bir şey değil düpedüz ayılık.
+1
der meister
(26.10.25)
yıllarca yurtdışında kaldım ve farklı memleketlerden dostlarım oldu, şu anda da türkiye'de couchsurfing üzerinden evimde düzenli olarak insan ağırlıyorum. anlattığın profil artık rus kadınlarını ağırlamama sebebim. her millette, her komünitede her tip insan vardır ve hiçbir insan grubu genellenemez, bunda hemfikiriz fakat bugüne kadar 11-12 rus kadın ağırladım (toplamda ağırladığım kadın-erkek insan sayısı 100'den fazla) ve bu 12 kişiden (biri kazak, sovyet zamanı doğmuş, kazakça bilmiyor, anadili rusça) 10 tanesi tam olarak anlattığın gibi davrandı. hiçbir bağımız olmamasına ve evimde konaklamasına rağmen sıfır minnet (lafta teşekkür, ilginin ve çıkarlarının devamı gelsin diye), onlar için yaptığım her şey bir zorunluluk, kendi yaptıkları her şey doğrusu ve benim yaptıklarım ”saçma” vs. vs.ydi. Ben aşırı ilgiye ve insan kullanmaya alıştıkları çıkarımını yapmış ve rus kadını ağırlamaktan vazgeçmiştim, hiçbir sıcaklık görmediğim için. Couchsurfing'de başka onlarca milletten çoook güzel iletişim kurduğum insanlar ağırladım, hala da dostluk ediyorum kendileriyle. Yani cevabım, yaşadığın durum yabancılarla ilgili değil ama böyle bir rus tipi var
atasozlerini cok seviyorum ya, herseyin cevabi var.
0
cooperr
(27.10.25)
Rus kadınlarının hesap ödetme alıskanlıklarını bır arkadasımdan cok duydum, hele flirtable bır durum varsa, araba kapısının acılması, her bulusmaya cıcekle gıtmek, hedıyeler vs ıstedıklerını cok yasadı. kulturlerıne gore bu sekılde yetıstırılıyorlarmıs, fakır buyumelerıne ragmen kadın olduklarında bunu bekledıklerını soyledı. serbestce sızın evınızde takılması ve aşırı özguvenlı davranması da kulturden kaynaklı bence. Turklerde nezaket eskı kusakta cok yaygın, malum cıg tavuk yeme mevzusu gıbı. yenı nesıl "ay bu ne be" dıyebılıyor.
YouTube’a yıllardır yüklenmiş ve hiç izlenmeyen milyonlarca video vardır. Bunları ne sebeple saklamaya devam ediyor?Nasıl bu kadar büyük veri depolayabiliyor?Uzaktan bakınca çok aptalca görünüyor gereksiz videoları saklaması. Son 5 yılda hiç izlenme almamış tüm videoları sileceğiz dese depolama alan
YouTube’a yıllardır yüklenmiş ve hiç izlenmeyen milyonlarca video vardır. Bunları ne sebeple saklamaya devam ediyor? Nasıl bu kadar büyük veri depolayabiliyor?
Uzaktan bakınca çok aptalca görünüyor gereksiz videoları saklaması. Son 5 yılda hiç izlenme almamış tüm videoları sileceğiz dese depolama alanının %90’ını boşaltır gibi geliyor bana.
0
michael_knight (25.10.25)
insanlar orayı oluşturduğu videoları kategorize edip saklama amaçlı da kullanıyor olabilir. bir nevi video albümü gibi yani.
mesela ben facebook hesabını 2000'lerin sonunda ilk çıktığında açtım. o dönemde çok da modaydı, her yaptığımızın fotoğrafını albüm oluşturur yüklerdik.
şimdi 2010 yılındaki bir etkinliğin fotoğrafını bilgisayarda arasam kimbilir hangi harici diskin neresine yedeklemişimdir. ama orada tarihiyle günüyle albüm albüm duruyor, açıp oradan bakıyorum. eminim 15 yıldır benden başka onu açıp bakan yoktur, facebook kullanan bile kalmadı. ama silerse benim zamanında emek emek oluşturduğum albümlerim de gitmiş olur.
yazık değil mi?
+2
kibritsuyu
(25.10.25)
Bana da çok saçma geliyordu hatta arkadaşlarla da tartıştık, bu kadar veriyi depolamak için acayip sunucular acayip depolama hangarları vardır ve yıllar geçtikçe nasıl olacağını kestiremiyorum, hadi diyelim depolama birimlerini küçülttün bunun ucu bucağı yok. bi yerde kademeli sileceklerini düşünüyorum
0
olaylar olaylar
(25.10.25)
veri artık para.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.10.25)
valla guzel soru. youtube google'a ait. google cloud isinde. o yuzden veri depolama, saklama maliyeti oldugunu sanmiyorum. opportunity cost vardir sadece. cloud'da oyle aman aman buyuyor da degiller, msft ve aws'in arkasindalar.
tuccar gibi dusunseler eksi yazan videolardan kurtulmak isteyebilirler. ama bence internetin video merkezi olmayi tercih ediyorlar olabilir. stratejik bir karar gibi yani. google information first bir sirket. bu yuzden seviyorum diger tuccar zihniyetli msft, meta gibi yerlere kiyasla.
0
antikadimag
(25.10.25)
Eski videolar kendi yükleme limitlerinden ötürü daha kısaydı, görüntü kaliteleri daha düşüktü ve haliyle sunucu üzerinde çok daha az yer kaplıyorlardı. Hatta Vimeo pazara girip HD videoları yayınlamaya başlayana dek YouTube HD videoların yüklenmesini bile redderdi. Sonrasında yüklemem videolardan ciddi reklam geliri elde etmeye başlayınca haliyle hizmetini hep aktif ve yüklenen videoları da herhangi bir kural ihlali yoksa hep ulaşılabilir kılmaya karar verdi.
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(25.10.25)
Bazı şeylerin tekrarı yok. Benzeri yapılsa da arada zaman farkı oluyor. O nedenle her eski video kendi alanında tek. Olaya son kullanıcı olarak değil de dijital tabanlı gidişata yön verme açısından bakmak lazım. Zamanla arşivleme daha da önemli bir alan haline gelebilir .
Bu arada yeni veri merkezleri arasında körfez ülkeleri gösteriliyor. Para da orada zaten
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.