[]

Kara delikler

Kara deliklerle ilgili merak ettiğim bir şey var.

Yakın zamanda hatırlarsanız bir kara delik görüntüsü oluşturulmuştu ilk defa. Bu kara deliğin bulunduğu M87 galaksisi Dünya'dan 53 milyon ışık yılı uzaklıkta. Bizim galaksimizin (Samanyolu Galaksisi) merkezi ise Dünya'dan 25 bin ışık yılı uzaklıkta ve galaksimizin merkezinde bir kara delik olduğu düşünülüyor.

53 milyon ışık yılı uzaklıktaki kara deliğin görüntüsü oluşturulabilirken 25 bin ışık yılı uzaklıktaki kara deliğin görüntüsü nasıl oluşturulamıyor? 25 bin ışık yılı, 53 milyon ışık yılına göre çok çok yakın bir uzaklık. Bizim ilk önce kendi galaksimizin merkezindeki kara deliğin fotoğrafını oluşturmamız gerekmez mi?

 
fotoğrafını çekebilmek için önünde engel olmaması lazım. fotoğrafı çekilen karadeliğin önünde başka bir gök cismi olsaydı nasıl görecektik?


  • lesmiserables  (28.09.21 15:31:17) 
Şu yazı hoşunuza gidebilir:

bilimteknik.tubitak.gov.tr

Sorunuzun cevabına da değinilmiş.
  • cosmicstring  (28.09.21 15:35:41) 
Spiral bir galaksinin dis kolunda oldugumuz icin merkez ile aramizda 25000 isik yili boyunca uzanan bir madde duvari var.
upload.wikimedia.org

Buna karsin yapilan gozlemler fena degil.
youtu.be

Ayrica M87'de gozlenen super kutleli karadeligin kutlesi 1000 kat daha fazla bizim Sagittarius A* dan.
  • bana kedicik derdi  (28.09.21 19:55:17) 
[]

İkinci yabancı dil

İkinci yabancı dil seçmeye çalışıyorum. Son iki aday Almanca ve İspanyolca. Almanca biraz öğrenmiştim üniversitede ama bana zor geliyor.

Biraz Almanca gömeyim.

Şöyle kelimeleri görünce acayip soğuyorum.

Wohnungsbaugesellschaften, Entschädigungszahlungen...

Kelimeleri rastgele seçtim. Mesleğim nedeniyle (makine müh.) biraz sempatim var ama şu bahsettiğim eşikte sorun yaşıyorum. Öğrenme isteğim kayboluyor.

Buna karşın İspanyolca daha basit gözüküyor.

İngilizceye benzeyen bir sürü kelime var. Bayağı sempatim var.

Bunları düşünerek şu sonuca ulaştım. B2 düzeyinde Almanca öğreneceğime C1 düzeyinde İspanyolca öğreneyim, belki daha faydalı olur.

Bu konuyu 500 kere sormuşumdur. Mantıklı olanı bulmaya çalışıyorum. Teşekkür ederim cevap veren olursa.

 
Ben olsam Almanca öğrenirdim. Çünkü öncelikle makine mühendisi olmanız dolayısıyla size daha çok avantaj sağlar hem de etki alanı İspanyolca'dan daha geniş bana kalırsa. Üstelik İngilizce'den yardım alırsanız işler çok daha kolay bir hale geliyor. Benim Almanca öğrenmemde İngilizce'nin çok büyük bir katkısı olmuştu. Almanca'nın yapısı sebebiyle böyle upuzun kelimeler ortaya çıkabiliyor ancak bu sizi yıldırmasın. Dil öğrenmek kolay bir süreç değil, o zorluğa giriyorsanız işinize daha çok yarayacak bir dili seçmelisiniz, size daha güzel gelen bir dili değil, bence yani.


  • İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi  (27.09.21 18:48:43) 
Almanca. Fransızca da ikinci olurdu. Ikisi de Avrupa birliğinde hem en güçlü ülkeler hem de çoğu ülkede var.
Ispanyolca açıkçası aklıma pek gelmezdi mühendis olsam.

Ha tabiki sevdiğiniz dili öğrenmek en mantıklısı. Almanca alıp sonra en basit şeyi bile soyleyecek motivasyon bulamayacaksaniz ispanyolca her türlü daha iyi olur. Ama kağıt üstünde almanca her türlü daha iyi.
  • logisticsmanager  (27.09.21 18:56:10) 
ya arkadas bu diller deki extrem kelimelere neden takiliyorsunuz anlamak gercekten guc. yani zor kelime ariyorsan her dilde var. B1 bilsen zaten derdini anlatirsin almancada.

illa ki almanca ogren demiyorum ama ispanyolca ile kiyaslayacaksan benim iki dili de C2 duzeyinde bilen bir arkadasim var. ispanyolcanin daha zor oldugunu soyler hep. ana dili turkce, ustelik 1 seneye yakin da ispanya da yasadi.
  • helenart  (27.09.21 18:57:49) 
almancadaki extrem kelimelerin çoğu birden çok normal kelimenin uç uca eklenmiş hali, basitini öğrenince anlaması oldukça kolay bence almanca öğrenen birisinin takılması gereken en son şey uzun kelimeler.

Wohnungsbaugesellschaften
wohnung + s + baugesellschaft

türkçeye çevirirsek
isim tamlamalarının arasına s harfi eklemekle aynı hesap.

Entschädigungszahlungen
Entschädigung + s + zahlung

ispanyolca yerine arapça desen daha mantıklı olurdu
  • nahtoderfahrung  (27.09.21 20:00:05 ~ 20:05:03) 
Sorgusuz sualsiz almanca. Hele bir de makina mühendisiysen. İngilizce bilen için almanca çok kolay bu arada.


  • sta  (27.09.21 20:12:19) 
kardo İspanyolca daha kolay geliyor demissin ya ispanyollarin bi tense ve cekim tablolarina baksana :)

ikisi de ust duzey konusmak, cok iyi seviyeye gelmek acisindan zor diller. kulturel olarak, merak olarak hangisi daha cok ilgini cekiyorsa ona yonel bence cunku diger turlu sirf "mm bu dil guzelmis" diyerek belli bir seviyenin otesine gecmek cok zor. dili aktif kullanman, surekli gelistirmen gerekecek. bunu hangisinde yaparsin sence?

mesleki acidan bakarsan almanca tabii tartismasiz onde ama simdi mesela almancayi sevmiyorsundur, ispanyolcayi ogrenebileceksindir... oyle bir durumda sadece İngilizce bilecegine yaninda İspanyolca da ogrenmis olursun, guzel olur.
  • alevli deniz sortu  (27.09.21 21:01:27) 
Bu versusu almanca alir.

Bizdeki ispanyolca ogrenme arzusunu biraz duygusal buluyorum ben, bizim icin konusmasi kolay, fiil cekimi falan fransizcaya benziyor zaten. Fransizcanin telaffuzu kolay olani diyelim. Ama konusup napacaksin, Ispanyolca konusulan ulkelere bak, cogu bizden beter surunuyor.

Dil cok zaman alan birsey, getirisine iyi bakmak lazim.
  • cooperr  (27.09.21 21:21:09) 
ben kendi kendime almanca öğreniyorum, kız arkadaşım üniversitede ders olarak alıyor. ben 2 ayda A1 seviyesini bitirdim sayıyorum, kız arkadaşım 2 senedir hala A1 seviyesinde. zorluk açısından değerlendirirsek ikisi de zor ama sanıyorum ki almanca biraz daha esnek bir dil. bazı önemli noktaları (artikeller ve serbest çekimler vs) anladığınızda ondan sonrası oldukça kolay görünüyor. ingilizce ve türkçe ile benzerlikleri daha fazla bana göre.
bu arada ben de biraz merak edip ispanyolcaya şöyle bir baktım ama ispanyolların konuşmasını anlamak daha zor geldi çünkü inanılmaz hızlı konuşuyorlar. o açıdan baya zorlanmıştım.

  • paradoxical  (27.09.21 21:51:14) 
Faydasini gormeyeceginizi dusunuyorsaniz Almanca ogrenmeyin. Almanya´da, Avusturya´da ya da Isvicre´de cok iyi derecede konusmanizi ve dile hakim olmanizi beklerler, cat pat konusana da pek sempati duymazlar. Ogrenmesi de dilin yapisi sebebiyle, biz ana dili Türkce olanlar icin zor oldugundan bosuna emek harcamayin.

Kullanacak alaniniz varsa ya da Almanca kullanilan ulkelerde yasama amaciniz varsa, tabii ki Almanca. Yoksa, diger secenekler.
  • buf-e kür  (27.09.21 21:53:54) 
[]

Hayal Kahvesi

Burada konsere gitmedim hiç. Bilet için Genel Giriş diye bir seçenek var. Girdikten sonra sürekli bir şeyler yiyip içmemiz mi gerekiyor mekânda? Numarasız oturma düzeni nasıl oluyor? Erken gelen sahneye yakın yerleri mi kapıyor?




 
[]

Sosyallikle ilgili birkaç soru

Yani buna sosyallik denmez de yine de bağlantılı olabilir diye sosyallik dedim.

Ekşi'de ünlü biriyle ilişki yaşamış sözlük yazarları başlığını okuyordum. Ünlü gören birçok kişi fotoğraf çekilmek istiyor. Ben düşünüyorum da gerçekten takip ettiğim ünlü kişileri görsem yanlarına gidip de fotoğraf çekilebilir miyiz diyemem. Bunu demeye çekinirim. Çünkü hem o kişi rahatsız olabilir hem de reddederse kötü hissederim. Belki o anın heyecanıyla fotoğraf çekilmek de isteyebilirim ama kendimi biraz tanıyorsam bir kere karşılaştıktan sonra rahatsız olmasın diye bir daha bakmam. Siz bu konuda nasılsınız?

Bir de şöyle bir durum var. Bu yıl üniversite sınavına girmiştim kendimi denemek için. Kampüsün girişinde belediye ücretsiz kek, meyve suyu, su dağıtıyordu ama gidip almaya çekindim.

Siz de böyle şeylerde çekingen misiniz?

 
Bedava yemek varsa ve sıra yoksa, özellikle muhtaç durumda olan insanlar için ya da bir grup insan için hazırlanmamışsa yerim.

Ama ünlü konusunda bende öyleyim. Asla rahatsız etmem. Tekrar dönüp bakmam bile. Ne kadar sevsem de terslenme ihtimalini almam ve rahatsız etmek istemem
  • zimbirik  (24.09.21 21:45:59) 
geçmiş dönemlerde festivallerdir, konserlerdir derken bir çok ünlü ile aynı ortamlarda bulundum, yan yana eğlendim, sohbet ortamlarında bulundum ama fotoğraf çektirmeyi geçtim selam bile vermedim. bunun sebebi aman tanıdığımı belli edip bi tarafını kaldırmayayım durumu da değil. insanlar zaten yeterince sıkılıyolardır, kendilerine özel anlarda sürekli birilerinin gelip konuşmak istemesi vs. rahatsız edicidir bence. kendi alanında oldukça tanınan bilinen mavi tikli, 15 yıllık bir arkadaşım var mesela. onunla bile tek kare fotom yok :)

yeme içme konusunda da; bedava yemek içmek gibi şeylere de çok yaklaşan, rahatlıkla gidip alan biri değilim. gerçekten ona ihtiyacımın olması lazım, çekingenlik de değil de ona gerçekten ihtiyacı olan insanların hakkını yemeyeyim düşüncesi büyük ihtimal. önceden konuşulmamışsa biri benim hesabımı ödediğinde de rahatsız oluyorum, ona borçlu hissediyorum filan. sevmiyorum bu duyguları.
  • hypathia  (24.09.21 22:35:38) 
Ünlü birini gördüğümde fotoğraf çektirmem, gözle taciz de etmem. En fazla yanımdakine aa seda sayann derim, bir kez de o bakar sonra devam ederiz.
Bir cafede burak özçivit karşı masamdaydı, sırf bakıyor da rahatsız ediyor konumuna düşmemek için arkadaşlar gelince yer değiştirmiştim ahsusjx

Bedava verilen gıda konusundaysa, o an açsam ya da canım kek çektiyse ve sıra yoksa gidip alırım. Çekinmem yani. Ama ihtiyacım olmadığında sırf bedava bir hizmet diye atlamam.
  • somethinginthewayshemoves  (25.09.21 00:51:56) 
Ünlü görme durumu için, kafamda listelediğim birkaç ünlü var. Bir yerde rastlarsam fotoğraf falan umrumda olmaz "abi/abla hep sizle oturup bi fincan ksjne6/ bi kadeh içki içmeyi hayal etmiştim." der direk teklifle giderim


  • materyalist imam  (25.09.21 01:56:57) 
Ben de sizin gibi yaparım. Ama çekingen olduğum için değil. Biraz da fotoğrafı gereksiz görüyorum. O ünlü ile fotoğrafım olsa ne olur olmasa ne olur diye düşünüyorum. Dolayısıyla o gereksiz gerginliğe de girmem. Ancak sanırım sadece bir kişi için bu kuralı yıkardım. O da Federer.


  • himmet dayi  (25.09.21 17:13:36) 
[]

Web siteleri

Web siteleri nasıl para kazandırıyor? Sağda, solda çıkan Google reklamları gerçekten para kazandırıyor mu? Kazandırıyorsa neye göre ne kadar kazandırıyor?

Ekşi Sözlük'te her gün değişen ve sadece bir gün gözüken reklamlar ne kadar kazandırıyordur?

Ek sorum da şu. Web sitesi yapmayı öğrenmek için nereden başlayabilirim? Hazır tasarımlı sitelerden bahsetmiyorum bu arada. Yazılım gerektiren sitelerden bahsediyorum.

 
ek soruna cevap. tek başına site yapılmaz. yapılır da ya çok basit bir kişisel site olur yada hazır cmslerle yaparsın. o çok para kazananan kurumsal siteleri ekipler hazırlıyor. en kaba tabirle rakiplerle yarışacak sektöre uygun sıfırdan bi site yapmak için.

uxçi, tasarımcı, front endçi, backendçi, seocu, veri tabancı lazım.
  • buenosdias  (23.09.21 23:44:35) 
Ekşisözlükte temanın değiştiği ve tüm gün sitenin reklama dönüştüğü reklamlar günlük 80-100k TL civarıdır diye tahmin ediyorum.


  • mg3929  (24.09.21 00:26:35) 
@mg3929, öeh, günlük 100 bin çok değil mi?


  • dissendium  (24.09.21 00:29:13) 
Dün reklam sektöründen bi arkadaşla görüşüyorduk, mesela şu an sitelerde görülen tam sayfa reklamlara, kişi başı 8 TL veriyormuş Trendyol. Tam olarak kaçta kaçı site sahibine gidiyor bilmiyorum, ama günlük 10k tekil ziyaretçisi olan birinin 50k kazanması çok garip değil gibi.

Ek sorunuz için de cevap freecodecamp, fakat o kadar basit bir iş değil, haberiniz olsun. Ciddi emek istiyor yani. Minimum 1-2 yıl gerekir ortalama bir şeyler (misal duyuru gibi bir site) yapabilecek seviyeye gelmek için.
  • plutongezegendegilmi  (24.09.21 07:06:28) 
Çok değil. Televizyonda 20-30 saniyelik reklama alıyorlardır o paraları


  • mg3929  (24.09.21 11:44:20) 
elinizde fikir yoksa, yani websitenizde yer alacak şeye karar vermediyseniz website yapımını öğrenmenize gerek yok bence.

template vs kullanarak çok dolu dolu içeriği olan bir dolu websitesi var. önemli olan içerik ve bu içeriği insanlara nasıl ulaştırdığınız (daha doğrusu bu içeriği okumaları/incelemeleri için ne kadar kişiye ulaşabileceksiniz)
  • co2s2  (24.09.21 14:23:05) 
[]

Şu ev nasıl

www.sahibinden.com

En önemli özelliği Marmaray'a çok yakın olması. 1250 TL eder mi?


 
Artık bu fiyatlar kira için çok düşük kaldı maalesef. Eder mi etmez miyi diğer ilanlarla karşılaştırıp görebilirsin ama bence yeni bina için 1250 kira kabul edilebilir uygun bir kira. 50 100 pazarlık payı da vardır onun içinde pazarlık edin bence.


  • mg3929  (23.09.21 14:07:35) 
Kaçırma bence. Bedava.


  • roe  (23.09.21 14:18:02) 
çok gürültülü, buz gibi ve de hırsızlık açısından tehlikeli olur.öte yandan bu fiyatlara ev yok zaten.
asansör var falan derken kiranın %10u kadar aidat dayamışlar oysa siz asansör kullanmayacaksınız.

parası olan için hobi evi falan yapmaya okey. yaşamak için konforsuz geldi.
  • jimjim  (23.09.21 14:22:16) 
batman'da bir tanıdığımız yeni yapılmış olması dışında hiçbir özelliği olmayan bir daireyi aylık 2000 liraya kiraladı. daire eşyalı değil, sitede değil, güvenliği yok, asansörü yok. bildiğiniz dümdüz apartman dairesi. aylık 2000 lira. bunu düşününce 1250 lira bana çok ama çok makul geldi. belki bulunduğu yer biraz sapadır. uygun fiyatlı oluşunun sebebi bu olabilir.


  • the guy from batman  (23.09.21 14:35:45) 
Harika ama cok ayak alti. Hem iyi hem kotu, sizin tercihinize bagli. Bir arkadasimin dedesinden dolayi giris daire tutmuslardi mesela. Sizin bu tarz bir sebebiniz varsa, kacirmayin.


  • my pink  (23.09.21 14:44:52) 
[]

Uzak mesafe

Merhabalar. 3 yıllık bir ilişkim var. Sevgili olduğumuzdan beri farklı şehirlerdeyiz. Uzak mesafe denemez aslında. 1,5 saatten az bir sürede buluşabiliyoruz. Ama şimdi iş durumu nedeniyle bu süre 2, 2,5 saate çıkabilir. Aslında yine uzak mesafe sayılmaz ama hemen gidilebilecek bir mesafe de değil.

Size sormak istediklerim şunlar.

1. Sizin uzak mesafe ilişkiniz en çok ne kadar mesafeydi ve ne sıklıkta ne kadar ay/yıl boyunca sürdürdünüz?

2. Aynı şehirde yaşayan sevgililer haftada kaç gün, ne kadar sürede görüşüyorlar?

3. Farklı şehirlerde yaşayan ama buluşma süresi 3 saati geçmeyen sevgililer haftada kaç gün görüşüyorlar? Yol ücretleri sizi zorluyor mu?

4. İş için ya da sevgilinizle buluşmak için en fazla gittiğiniz mesafe ne kadar? Kaç araç değiştiriyorsunuz? Ben son işimde 2 saat gidiş, 2 saat geliş şeklinde 4 saatimi yolda harcıyordum. Üniversitede de buna benzer şekildeydi. Sizin yol maceralarınız ne durumda?

Bunları aslında biraz motivasyon olabilir diye soruyorum. Motivasyona ihtiyacım yok ama yine de 2, 3 saatin çok olmadığını duymak iyi hissettirebilir. Teşekkür ederim cevaplar için. Son olarak bu durum taşınana kadar ya da evlenene kadar böyle devam edecek. Belirsiz bir durum değil.

 
3 yıl boyunca Sakarya - İzmir ilişkisi yaşadık. 3. yılın sonunda da evlendik.
İlişki güzel devam ettiği sürece diğer şeylerin pek bir önemi kalmıyor

  • baharat  (21.09.21 15:23:50) 
1) amerika-türkiye. 1 seneyi biraz geçti beraberliğimiz, 2 ayda bir buluşup 1-2 ay kesintisiz vakit geçiriyoruz.

4) mısır'a gittim iki kez, orada buluştuk. ve balkanlar. o kalkıp amerika'dan buraya geliyor.

bence 2-3 saat hiçbir şey değil, haftada en az bir kez rahat görüşülür. ciddi, olgun ilişkiler uzak mesafe kaldırabiliyor. tabii bu uzak mesafenin bir noktada kapanması lazım. biz avrupaya taşınacağız mesela kısa zamanda. çevremde sağlıklı uzak mesafeler de gördüm, siz niye berabersiniz ki diye düşündüğüm uzak mesafeler de. tamamen size bağlı ama bence yürütebilirsiniz, neden olmasın.
  • aweamadeus  (21.09.21 17:00:57 ~ 17:03:10) 
duymak istediğin şeyi duymak istediğin için değil de inandığım için söylüyorum: birbirini seven insanlar için mesafelerin önemi yok. tabii ki zor olabiliyor, problemler yaşanabiliyor ama işin sonsuza kadar böyle gitmeyeceğinin farkındaysanız ve bir araya gelmek için yakın geleceğe ümitle bakabiliyorsanız sorun olmamalı.

bak burada da yazılmış zaten. kendim farklı örnekler biliyorum. millet yerine göre BEŞ SENE farklı kıtalarda yaşadıktan sonra bir araya geliyor. ha çoğu insan için sürdürülebilir ve makul değil bu ama sonuçta ilişki iki kişinin arasında olan bir şey. başkası yapamaz, sizin dinamikleriniz ve karakteriniz buna uygundur, siz götürürsünüz.

o yüzden aslında benim yazdığım da dahil kimsenin ne dediğine bakmaman lazım. siz iyiyseniz, iyisinizdir. gerisi hikaye.
  • alevli deniz sortu  (21.09.21 17:07:10) 
ahanda tam benlik soru :)))

1- benim uzak mesafe ilişkim rutin olarak 6-7 saat mesafedeydi, daha uzağa gittiğim de oldu. yaklaşık 4-5 sene civarında sürdü.
2- aynı şehirdeyken (yaklaşık 1 yıl) hemen hemen her gün görüştük :)
3- 3 saati geçmeyen bir fark olmadı hiç, ya yakındık ya da uzak. yol masrafı zorluyordu bazen ama birinci önceliği ona verdiğim için hiç pişman olmadım.
4-örnekle açıklayayım, cuma gecesi saat 00:00'da otobüs ile 6 saat yol gittim, cumartesi gününü birlikte geçirdik. cumartesi akşamı 00:00'da otobüs ile 6 saat yolu geri döndüm. dönüşümde uçağa biniş için biraz acele etmem gerekse de uçağa yetiştim ve 90 dakika kadar uçak ile 1000 km "iş" için yol gittim. aynı senaryoyu 1 ay sonra "sevgilimle" buluşmak için tekrarladım.

son olarak, sizin ki gibi bu durum belirsiz bir durum değildi.
sonuç olarak, evli ve mutluyum. iyi ki yapmışım :)))
  • pccopath  (21.09.21 17:49:41) 
[]

Sektör değiştirmek

Anlatmak istediğim şey kısaca şu. Ben makine mühendisiyim. Ama üretim sektörünü yorucu buluyorum. Yurt içi/yurt dışı satış, satın alma, lojistik gibi alanlara yönelmek istiyorum. Ofiste çalışmak istediğim bir şey. Bunu nasıl yapabilirim? Neler tavsiye edersiniz? Genelde bu tip alanlarda çalışan kişiler uluslarası ilişkiler bölümünü bitirmiş oluyor. Ama benim bildiğim bu bölümün derslerinin iş hayatında yapılan şeylerle bir alakası yok. Bu alanda çalışan kişiler ilk işlerini nasıl ve hangi özellikleriyle buldular?




 
Mis gibi iş bulursunuz.
Bu tedarik zincirinde Türkiye'de mühendis fetişizmi var. Avrupa'da görmedim, Türkiye'de görüyorum her şeyi mühendis isteme hastalığı.
Neyse; makine parçalarından falan anliyorsaniz mis gibi teknik satin almaci olur. Bizde misal kategori satin almasi global. Onu yapan adamin o iste lisansi var (misal çip satın alanlar elektronik mezunu falan).
Onun dışında planlama isi de yaparsiniz ama deneyim isterler. Satin alma ise malzemeyi biliyorsaniz gene isin yarisini biliyorsunuz gibi olur.

Lojistik firmasindan genelde uzak durmanizi öneririm.
Satış olarak da gene teknik ürün satışı yaparsiniz
  • logisticsmanager  (20.09.21 14:35:58) 
Sektör değiştirmek değil de bölüm değiştirmek olarak alıp cevap vereyim ben.

Üretim tarafında olduğunuza göre ürünü tanıyor olmalısınız. Bu satış için büyük avantaj. Satış müdürüyle arkadaş olun, satışa geçmek istediğinizi ona belirtin. Ağzınız laf yapıyorsa, girişkenseniz, dil sorununuz yoksa okuduğunuz bölüme bakmazlar satışa almak için. Teknik bilginin yanında ambalaj ve sunum da tamamsa sizden satışçı olur.

Bu arada satışçılar da yoğundur ve çok seyahat ederler. Sabit bir ofiste çalışmak istiyorsanız bunu da göz önünde bulundurmalısınız.
  • pispinti  (20.09.21 14:36:11 ~ 14:38:28) 
Otomotiv sektöründe satış, satın alma, proje mühendisleri genelde makine/endüstri mühendisi oluyor. Otomotiv sektöründe iş bakabilirsiniz.


  • himmet dayi  (20.09.21 14:37:40) 
üretimi, kalite kontrol, fabrika tecrübesi kazandıktan sonra satışa geçersen çalışma hayatın boyunca rahat edersin


  • bir soru sorcam  (20.09.21 15:15:30) 
Lojistik müdürü arkadaş haklı, türkiyede neredeyse finansa bile mühendis isteyecekler :) bulmanız zor olmaz bahsetttiğiniz anlamda. Çalıştığım firmada şu an satış ve teknik ekip full mühendisten oluşuyor.


  • Kediyi üzdün  (20.09.21 15:53:35) 
[]

Marmaray, otobüs

Her Marmaray durağında otobüs durağı da var mı aynı zamanda? Hiç kullanmadığım için bilmiyorum. Marmaray ile Kartal durağında insem indiğim yerde otobüs durağı var mıdır?




 
Çok yakınında var genellikle. Kartal durağına beş dakika yürüyüş mesafesinde hem sahil yolunda hem minibüs caddesinde otobüs durakları var. Google maps durakları epey doğru gösteriyor, hangi istasyon lazımsa oradan bakabilirsiniz etrafındaki otobüs duraklarına.


  • kobuzchu kiz  (19.09.21 23:06:53) 
iett'nin websitesinde ya da telefon app'lerinde tüm duraklar ve hangi hatların geçtiği çok güzel açıklanmış. kartal marmaray'ın etrafında çok yakınlarda otobüs durağı var. marmaray'dan nereye gideceksiniz?


  • co2s2  (20.09.21 16:43:50) 
Marmaray Kartal durağından Anadolu Adliyesi çevresi. Otobüs dışında dolmuş da olabilir.


  • dissendium  (20.09.21 17:02:10) 
Ne taraftan geliyorsunuz bilmiyorum ama (gideceğiniz yer şurasıysa: goo.gl) M4 metrosuyla direkt gidebilirsiniz.
Avrupa yakasından geliyorsanız Marmaray'la Ayrılık Çeşmesi'ne kadar gelip oradan metroya geçebilirsiniz.

İlla Kartal durağı civarından geçecekseniz: goo.gl (sol üstteki geri oka basınca başka seçenekler de çıkacak)

Tam olarak nereden yola çıkacağınızı bilsek daha pratik öneriler veren biri çıkardı belki :)
  • kobuzchu kiz  (20.09.21 17:11:00) 
@kobuzchu kiz, Gebze'den geleceğim için M4'ü kullanamıyorum maalesef. Belki de Gebze'den Kartal'a giden bir otobüs olsa daha mantıklı olabilir.

Google Maps'in toplu taşıma özelliği iyi gibi duruyor. Teşekkür ederim.
  • dissendium  (20.09.21 17:19:07) 
[]

Mühendis, yurt dışı

Bir makine mühendisi ABD, İngiltere gibi ülkeler dışında gözünü nereye dikebilir?

Romanya, Sırbistan gibi ülkelere gitmek mantıklı olmaz mı? Ya da Rusya ne kadar mantıklı olur?


 
Hollanda


  • hayley williams ile evlenecek genc  (09.09.21 21:46:03) 
"Romanya, Sırbistan gibi ülkelere gitmek mantıklı olmaz mı?"

1) Gelismemis, ekonomisi kotu ulkeler. Issizlik cok. Ithal muhendise talep az.
2) Dil bariyeri. Sirbistan'da falan belirli firmalar haricinde ingilizce olarak calisamazsin.
  • hot potato  (09.09.21 21:48:47 ~ 21:49:00) 
dubai'de 5-6 sene calisip oradan edindigi cevreyle iskocya'ya gecen arkadasim var. ona sorsan dubai'deki ortam ve bin kat daha iyi.

simdi nasil bilmiyorum ama rusya ve turki cumhuriyetler eskiden para biriktirmek icin gidilen yerlerdi. misal benim abim de asya'ya gitti. oralara gidip de hic kalmak isteyeni gormedim.

bu isler biraz da kisiden kisiye degisir ama turkiye'den baska bir ulkeye expat/gocmen olarak gideceksen (hele ki ilk seferse bu gidis) eger kesinlikle daha gelismis bir ulke olmali.
  • rm  (09.09.21 21:49:42 ~ 21:54:14) 
almanya. otomotiv endüstrisinin kalbi neticede.

romanya gibi ülkelerde kalifiye gençler çalışmak için diğer avrupa ülkelerine göçmeyi tercih ediyor. bu bir fikir verebilir.
  • zgrydn  (09.09.21 21:54:14) 
irak


  • divit  (09.09.21 22:20:51) 
Romanya fistik gibi ulke, en azindan bilgisayar muhendisi icin. Ilk aklima Arcelikin Arctic diye bir markasi geldi. Orasi olabilir belki makina muhendisi pozisyonu bulmak icin.

Cok expat yok evet ama yalniz da kalinmaz bir suru etkinlik vs var. Ingilizce bilmeyene cok nadir denk geldim. En son geldigim kisi de kani isindi tatli ikram etti mesela.

Buranin halki bati avrupaya gore daha rahat kabul eder arasina.

Edit: Ekleme ihtiyaci hissettim; son cumlede bati avrupa hakkinda bol keseden salladim, hic yasamadim oralarda. :d
  • Acream  (09.09.21 23:23:30 ~ 23:32:57) 
[]

Türkiye Hayat Emeklilik

Buna ben kayıt olmadım. Hoş geldiniz diye mesaj atmışlar. Bunun olayı nedir?




 
yeni işe mi girdin? Başta otomatik bes olayı oluyordu, 2 ay içinde çıkabiliyorsun.


  • nhk ni youkosu  (09.09.21 13:24:42) 
@nhk ni youkosu, işe girdim, evet. Çıkmak mı iyi çıkmamak mı?


  • dissendium  (09.09.21 13:34:30) 
valla yatan paranın üstüne %25 devlet katkısı falan var ama TL'nin durumunu enflasyonu falan biliyoruz, bana mantıklı gelmemişti. Fakat altına veya dövize endeksli fon alımı şeklinde de olabiliyormuş, tabii ona devlet desteği var mı bilmiyorum bir sor istersen.

Para biriktirmek için otomatik maaştan kesilmesi fena fikir değil ama ileride çektiğinde para edecek mi ve nasıl çekilebilecek iyi araştırmak lazım. (ilk 10 yıl içinde çekersen bir kısmını veriyordu galiba, çekerken de kuralları var)

edit: işiniz hayırlı olsun bu arada :)
  • nhk ni youkosu  (09.09.21 13:44:41 ~ 13:46:24) 
çıkmayacaksanız da bir fona endeksleyin altın olur döviz olur.

ben girdiğim her şirkette ertesi günü çıktım bu sistemden kendim nasılsa biriktiriyorum diye
  • kablelvuku  (09.09.21 15:28:47) 
[]

Tıraş makinesi önerisi

Sakal ve vücut için tek tıraş makinesi almak istiyorum. Hangi ürünleri tavsiye edersiniz? Philips Multigroom series 5000 fena değil gibi. Kullanan var mı?




 
braun var 3 yıldır tık demedi, önceki philips'ti elimde dağıldı.


  • erty_ksk  (08.09.21 14:43:34) 
  • gabe h coud  (08.09.21 14:57:53) 
Ben direkt moser sac tiras makinesi kullaniyorum, sac sakal vucut hepsi icin kullaniyorum memnunum. Hem uygun da hem kaliteli. Sarjlilar sinir ediyor beni.


  • veritaslibertas  (08.09.21 15:12:08) 
bende de gabe h coud inkinden var. iyi makine.


  • silver apple  (08.09.21 15:40:15) 
Benim oyum da Braun'a. Series 3 sanırım kullandığım modelin adı. 4 yıldır kullanıyorum, 4-5 ay önce kartuşu / jileti bitti. Braun servisi 300 lira istedi, vermedim. Aliexpress'ten 60 lira civarı bir ücrete yenisini aldım. Performansı eskisi gibi iyi olmasa da idare ediyor.

Tavsiye ederim.
  • samterk  (08.09.21 16:02:09) 
Philips Multigroom 7000 serisinden
Mg7720 kullanıyorum. Memnunum

  • hakmut  (08.09.21 17:29:05) 
[]

Kendinizi geliştirebiliyor musunuz

Kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz ve ne zaman yapıyorsunuz? Ben hafta içi 15 dakika BBC okuyabiliyorum anca İngilizce için. Onun dışında zaman olmuyor. Son birkaç yılda neler yaptınız kendinizi geliştirme adına?




 
İs yaparken gelistiriyorum


  • floydian  (07.09.21 21:35:00) 
Yaklaşık 1,5 senedir Almanca öğreniyorum. Önce kendi kendime başladım, şimdi de kursla ve özel hocayla devam ediyorum. Bunun dışında kitap okuyorum ve yoga yapıyorum. Youtube videolarıyla Adobe programlarımı ilerletmeye çalışıyorum bir de nadiren.


  • chillbabe  (07.09.21 21:42:01) 
1. İlgimi çeken konularda bol bol okuyorum, araştırma yapıp üzerine yazılar yazıyorum.
2. İşim gereği araştırmam, öğrenmem gereken çok fazla şey oluyor. Haliyle onları anlamam gerektiğinde ister istemez ilerleme kaydediyorum.
3. Video seyretmeyi sevmiyorum ancak podcast dinliyorum. Fena olmuyor.
  • burka  (07.09.21 21:47:33) 
Aslında bu pandemi dönemi kişisel gelişim için en verimli dönem olarak geçti benim için.
Daha önce vakit bulup gidemediğim bir çok eğitimi online olarak aldım.
Pandemi öncesi çoğu kurs ve eğitim, seminer için yüzyüze vakit ayırmak, hafta sonunundan vazgeçmek gerekiyordu.

Aklıma gelen bir kaç aldığım eğitimi yazayım.
Kosgeb ileri girişimcilik eğitimini online bitirdim. (Daha önce sınıf dersiydi, 8 hafta civarı sürüyordu)
Sporcu Beslenme Uzmanlığı (Daha önce 4 hafta sürüyordu, online-canlı bitirdim)
Hızlı Okuma, senaryo yazarlığı en son aldıklarım.
2 saatlik temel aşçılık eğitimi var müsait bir zamanda da onu almayı düşünüyorum.
  • catamenia  (07.09.21 21:53:57) 
yabancı kız arkadaş edinmek der çekilirim. denendi %100 çalışıyor.


  • rca  (08.09.21 00:55:08) 
günde 1-2 saat işimle alakalı bir sertifika olayına çalışıyorum.


  • roket adam  (08.09.21 10:30:03) 
pandemi'de hobi olarak başladığım ve bitirdiğim şeyler var.

- geyiğine aöf ikinci üni bitirdim, radyo tv programcılığı.
- sağlık bakanlığından onaylı ilkyardımcı oldum.
- netflix'teki iyi olarak tanımlanan tüm belgeselleri izledim.

mesleki olarak da geliştirdiğim birçok şey var ancak teknik konular oldukları için burada detay vermek istemedim.
  • makarnavodka  (08.09.21 10:39:22) 
udemy ve coursera ya zaman ayiriyorum
bayagi eglenceli geciyor
dizi izlemekten bazen iyi gibi
  • foster  (08.09.21 11:18:59 ~ 11:19:31) 
[]

Marmara Ü. prestij

Marmara Üniversitesi'nin prestiji azaldı mı son yıllarda? Sanki torpil olayları dönmüştü diye hatırlıyorum yakın zamanda. Tıp dışında eskisi kadar popüler değil gibi. Ne düşünüyorsunuz?




 
hiçbir zaman popüler olmadı gözümde, bi tıp bi hukuk duydum sadece.


  • jelly bear  (07.09.21 15:12:53) 
Bence devlet üniversiteleri arasındaki yerini koruyor. Herkesin prestiji azalınca sıralama değişmedi.


  • prole  (07.09.21 15:35:21) 
hiç prestijli olmadı ki? Özellikle son 10-15 yılda AKP'nin liyakatsiz akademisyen yetiştirme yuvası gibi bir şey bu okul. torpilli doktora bitirip, oradan siyasette bir yerlere gelmek isteyenlerle dolu kadroları. hatta burası için akademi demem bile ne kadar doğru emin olamadım.


  • kent sakini  (07.09.21 15:35:45) 
Cok iyi bir dis hekimi aile taniyorum. ikiz kizlari var. biri dis hekimi olmak istedi anne babasi gibi. tek tek universiteleri gezip arastirdilar, ekipmanlar, hocalar vs her seyi didiklediler ve marmara dis hekimliginde karar kildilar. prestiji bilemem ama marmara dis hekimligi icin iyi seyler duydum onlardan mesela.
tip fakültesi icinse sizin aksinize prestijli falan gibi seyler duymadim. hatta degil iü tip, cerrahpasa falan, sivas cumhuriyetten bile altta bana kalirsa. he puan olarak daha yüksek olabilir belki ama iceriden bilgim var, o ingilizce diye yutturulan bölümde dersler türkce anlatiliyor falan asdfasdaf.

  • konusma ben konusuyorum daha bitirmedim  (07.09.21 16:15:18) 
tayyipten dolayı olumsuzlaştı biraz ama yeri aynı gibi. tıp hiçbir zaman ön plana çıkmadı ayrıca. dişte oldukça iyi. ama genel olarak neredeyse her bölümde ve her anlamda iü'nün gerisinde kaldı.


  • rose parks  (07.09.21 16:47:39) 
odtu, bogazici gibi iyi universite mezunlari vs patir patir y.disina beyin gocu yapti, onemli sirketlerde meydan, piyasa Marmara gibi daha alt seviye universite mezunlarina kaldi diye bir muhabbet var ama ne kadar dogrudur bilemeyecegim. Onun disinda degerini, prestijini koruyan ne kaldi ki bu ulkede.


  • neverletyougodown  (07.09.21 16:58:32) 
[]

Deneme süresi

Deneme süresi bitince maaşta değişiklik yapılır mı? Bir de daha önce ayrıldığınız iş yerine daha sonraki zamanlarda tekrar girdiniz mi?




 
şirketin profesyonelliğine bağlı olarak değişir, patron şirketlerinde her geçen gün yeni bir şey duyuyoruz ama yüzde 90 değişiklik yapılmaz. ben sektöre gireli 3 sene oldu henüz öyle bir şey yaşamadım ama problemli bir ayrılık olmadıysa tekrar girerdim.


  • golgi aygıtı  (06.09.21 19:07:51) 
genelde öyle bir konuşulmamışsa yapılmıyor.

ben girmedim ama giren duydum.
  • jelly bear  (06.09.21 19:15:40) 
Bir de daha önce ayrıldığınız iş yerine daha sonraki zamanlarda tekrar girdiniz mi? --> beni biliyorsun zaten xd ama çalıştığım yerdekiler girmiş, ara vermiş 5-6 ay sonra tekrar dönmüşler işe. ya da 1-2 sene başka yerde çalışmış tekrar aynı yere dönmüşler.


  • e bana nick birakmamissiniz zalimler  (06.09.21 19:22:04) 
Girmedim ama daha once çalıştığım yerlerden çağrıldigim cok oldu.


  • stavro  (06.09.21 19:34:38) 
Deneme süresi bitince maaşta değişiklik yapılmaz.
Eski şirketime girmedim ama girebilirim tabii, yalnız iyi ayrılman lazım bunun için. Ivır zıvır sebeplerden ayrılanlara, çok kısa çalışanlara, eğitimi yatırımı alıp hemen kaçanlara pek iyi gözle bakmıyorlar.

  • roket adam  (06.09.21 21:52:31) 
1. yapilabilir. onceden konusulurdu ama boyle bir sey olacak olsa. daha once yasadim, basinda konustuk. iki ay deneme sonrasinda simdi hatirlamadigim bir rakama arttirmisti.

2. donusler cok yaygin bir durum. anca bana ihtiyaclari olup da beni cagirirlarsa donerdim ben o da bir ihtimal.

baya tekrar donebilir miyim diyip donenlere sahit oldum. yine boyle bir durumu mucbir bir sebeple isten ayrildiysam anca sorardim. baska ise gidip geri donenler normal karsilaniyor yani gayet dusunuyorsan yapabilirsin ama ben kendi adimi bu tur donusleri ayip buluyorum. is mi kalmadi piyasada...
  • Kittie  (06.09.21 22:26:06) 
"iki ay gözleyelim, ona göre zam yaparız" gibi bir şey konuşulmadıysa çok büyük ihtimalle bir değişiklik yapılmaz.

eğer sizi "ucuza kapattılarsa" gizli gizli ellerini ovuşturuyorlardır bir köşede, kâr yaptık diye..

ama iki ay sonunda iyileştirme yapılan yerler de vardır. sayıları pek az olmakla birlikte.
  • tabudeviren  (06.09.21 22:58:48 ~ 22:59:25) 
@tabudeviren, beklentimin üstünde geldi teklif. Sadece zamanla maaşınız artacak dediler.

Ellerini ovuşturduklarını sanmıyorum. Kârları fazla. Maaşım iki katına çıksa eksikliğini hissetmezler bile.
  • dissendium  (06.09.21 23:56:11) 
[]

İzin sorusu

Bir fabrikada çalışıyorum. Bakım nedeniyle birkaç gün üretim yapılmayacak. Benim bir yılım dolmadığı için yıllık iznim yok. Ama şirket ücretiniz yatacak, yıllık izin sayılacak diyor. Bu nasıl oluyor? Ben bir yıl sonunda başka bir şirkette işe başlasam iznim eksik mi olacak? Her iş değiştiğinde izin hakkı yenilenir mi? Nasıl oluyor?




 
Senelik izin borcu verecekler sana. O şirkette 1 yılın dolarsa izin hak ettiğinde önceden kullandığın izinler o haktan düşecek. 1 yılını doldurmadan çıkarsan kullandığın iznini maaşından keserler. Başka işe girdiğinde izin hakların sıfırlanır. Yeni işte 1 yılın dolunca yine izin hakkı kazanırsın. Önceki iş yerindeki eksik/fazla yeni iş yerini bağlamaz.


  • himmet dayi  (05.09.21 21:19:21) 
8 yıl çalıştığım fabrikada işe girdiğim hafta 5 günlük bakım duruşu olmuştu. Yani -5 gün ile başladım, 1 yıl sonunda hak ettiğim yıllık izinden 5 gün düşürülmüştü. Yapacak bir şey yok.

@himmet detaylı açıklamayı yapmış.
  • kanlakarisikyagmur  (05.09.21 21:20:04 ~ 21:20:56) 
@himmet dayi, kesinti dediğiniz şey aslında ücret yatıracakları için sadece yatırdıkları ücreti geri almaları olmuyor mu?

@kanlakarisikyagmur, izin kullanmayı reddedip gitmek istesek olur mu?
  • dissendium  (05.09.21 21:24:14) 
Hayır abi, yatıracakları ücret ekstra ücret olmayacak. Sen bu birkaç günde çalışmayacaksın ama maaşın tam yatacak. Senelik izin hakkından düşecekler. Eğer 1 yılın dolmadan işten çıkarsan kullandığın 'ücretli' izin kadar günü çıkarken alacağın paradan düşecekler.

İşveren bakım/üretim duruşu gibi sebeplerden ücretli izin kullandırabiliyor. Reddedemezsin yani.
  • himmet dayi  (05.09.21 21:27:00) 
yıllık izinin ne zaman gerçekleştirileceğini belirleme hakkı işverene ait, yani bu tür bir duruşta verilen izin durumuna itiraz etmek gibi bir imkan sanırım pek mümkün değil.


  • yeninesiltupcu  (05.09.21 23:12:32) 
[]

İşinizi seviyor musunuz

1. İşinizi seviyor musunuz?

2. Mesleğinizi seviyor musunuz?

3. Hayalinizdeki iş nasıl?

4. Hayalinizdeki meslek ne?

Ben aslında mesleğimi seviyorum ama keşke lisede biraz daha iyi bir tercih yapsaydım diyorum. Koşturmayı sevmiyorum pek. Bilgisayar mühendisliği okumak daha iyi olabilirdi benim için. Sanırım biraz tembelim. Buradan bilgisayar mühendisleri tembeldir anlamı çıkmaz herhâlde. Demek istediğim çoğunlukla tek başıma çalışabilmek.

 
1 - Hayır
2 - Evet
3 -
4 - Doktor olmak
  • Arthur Dayne  (05.09.21 12:15:20) 
1. Sevmiyorum, sıkıcı, eve gelmek için saat sayıyorum.

2. Sevmiyorum. Keşke makine veya elektronik mühendisi olsaydım diyorum hep.

3. Hayalimdeki iş bilgisayar bileşenleri özellikle su soğutma sistemleri üretip satmak. Bu alanda kendi şirketimi kurmak.

4. Hayalimdeki meslek de bu işte. Arge yapabileceğim, test yapabileceğim daha deneysel takılabileceğim bir alan olmasını dilerdim.

Ben koşturmayı seviyorum ama çalıştığım yerde yüksek tempo olduğu halde hep aynı yerdeyim. Hep aynı işi yapıyorum. Preparat hazırla, test yap, raporu gönder, yenisine başla. Kendi alanımda olmayan işlerde çok çalıştım, zaten bu zamana kadar kendi alanımda çalışmama sebebim mesleğimi sevmiyor oluşumdu ama aile kur, kariyer yap, geleceğe yatırım yap ayağına katlanıyorum. Yoksa şirket kurup risk almak, iş kovalamak istiyorum, kolay sıkılan biriyim.
  • bana kedicik derdi  (05.09.21 12:18:46) 
1- Fena değil. Başkası olsa bu kadar kaosun içinde belki kafayı yer ama hem kaos seviyorum hem de alıştım artık. Sıkılıyorum düzen olunca. Ama kaos da az biraz yoruyor, yapacak bir şey yok.

2- Evet.

3- Side project'lerimden birisinin bana yetecek kadar gelir getirecek hale gelmesi. Kendi projem üzerinde istediğim zaman istediğim şekilde çalışabilecek olmak. Pinboard'u yapan elemanın yerinde olmak isterdim mesela.

4- Hayalimdeki mesleği yapıyorum zaten.
  • plutongezegendegilmi  (05.09.21 12:32:33) 
1 hayir
2 hayir
3 ogretmenlik
4 meslek lisesi ogretmenligi

Su an isim yazilimcilik.
  • divit  (05.09.21 12:48:46) 
1- hayır, asla bana göre değilmiş.
2- hayır, memurum.
3- rahat olan ve amire hesap vermediğim freelance bir iş
4- yazlık yerde mekan açmak, istediğim kıyafetleri dikebileceğim yapabileceğim bir tasarım evi veya gazetecilik. Yurt dışında garson olmayı bile yeğliyorum şimdik mesleğim yerine.
  • Hallegadola  (05.09.21 12:53:26) 
1) Hayır, kan emicilerle çalışıyorum. Zaten her fırsatta burada gömüyorum, pis herifler.

2) Evet, mesleğime aşığım. Gördükçe, deneyim kazandıkça ayrı bir hoşuma gidiyor. Bazen bir araştırma ya da meslekle ilgili bir şeyler okurken, akranlarla bunu tartışırken o kadar heyecanlanıyorum ki ara vermem gerekiyor.
Belki de en büyük şansım ergen kafayla en doğru bölümü seçmiş olmam.

3) Kan emici olmayan, yaptığım işin kalitesini sadece ciroyla ölçmeyen, insani şartlarda çalışabilmek. Zaten çalışma disiplinim var, asla aksatmam, asla geç kalmam, asla hazırlıksız yakalanmam. Bunun yanında yönetim anlayışı kendileri gibi seviyesizce ezmek olan kişiler üstüm olunca gururum eziliyor. Bu da öfke uyandırıyor, bu da işin devamını getirmemdeki isteği azaltıyor.

Şöyle haftanın 3-4 günü çalışayım, iş oldukça gideyim, geri kalan zamanda evime ve kendime zaman ayırayım isterdim. Sırf pislik olsun diye (çünkü kendileriyle iyi geçinenler istediklerini yapabiliyor, öyle de kurumsallar) mesainin sonuna kadar illa tutan yer gerçekten çok gıcık.

4) Zaten hayalimdeki meslekteyim.
  • mor bembombom  (05.09.21 13:13:28) 
1- meh, orta karar. makale okuyup makale yazmak, bilimsel araştırma yapmak falan; başım götürmüyor artık.

2- cevap 1.

3- kendi başıma çalışıp farklı kollardaki insanlardan oluşan geniş bir ağım olmasını isterdim.

4- araba tamiri, marangozluk gibi mühendislik, malzeme bilimi ve üretimi bir arada barındıran bir alan. ingilizce "handyman" gibi. jimmy diresta, matthias wandel, stuff made here gibi insanlara özeniyorum kısaca.
  • chezidek  (05.09.21 13:54:34) 
Evet.

Evet.

Minimum çalışma.

Bir spor veya sanat dalıyla ilgili mesleğim olsun isterdim.
  • ruhen hastayim ben  (05.09.21 13:59:25) 
1. hayır. vaktimi satıp para alıyorum tüm özeti bu. bir sürü ekibin işini tek başıma hallettim, sırf 3000tl prim vermemek için düşük performans puanı vermişler. 3000tl'nin lafını yapmıyorum zaten vermeseler de olurdu ama düşük puan incitti. o günden beri telefonumda mail uygulaması yok, uzaktan çalışma bittiği gün bilgisayarımdan vpn'i sildim.

2. hobi olarak yapsam evet. akademik çalışmalar yaparken kendi işimi kendim seçtiğim için sabahlara kadar mutlu bir şekilde çalışıyordum. hobi projelerim de var ama 8 saat pc başında çalıştıktan sonra bilgisayar açasım pek gelmiyor.

3. şu anki mesleğimi kastediyorsak, yurtdışına kaçmayı çok düşündüm ama remote opportunityler açılınca bir iki aydır onları hedefliyorum. hayalimdeki iş remote + haftada maksimum 32 saat + net €8000 veriyor olmalı. ulaşılamaz değil bunu öğrendim bir iki arkadaşım benzer işler bulunca. hedefim o. Ama tabii saçma derecede yüksek bir maaş, özellikle tr için. Arada bir iki iş değiştiririm sanırım o miktarlara yaklaşana dek.

4. küçüklükten beri astronomi okumak istemiştim, ama afl'de okurken okul gezisinde rasathaneye gitmiştik, hemen hocaları yakalamıştım. "sakın öyle bir aptallık etme, hele ki bu liseyi kazanmışsın istediğin işi yapabilirsin kesinlikle böyle bir şey yapma." demişlerdi. o yüzden astronomluk yapmak isterdim. arkeoloji de bir alternatif olabilir. keşfedilecek bir evren var ve ben amaçsız bir şekilde mühendislik yapıyorum.
  • aguen  (05.09.21 18:42:00 ~ 21:42:10) 
1-hayır
2-eh
3-Huzur dolu ve yoğun olmayan bir iş.
4-El emeği.
  • Tersidüzükilec  (05.09.21 21:34:01) 
1 - Evet
2 - Evet
3 - Şu anki ile aynı, pc başı, yazılım.
4 - Şu anki ile aynı
  • ananiyimioguz  (05.09.21 21:46:15) 
[]

Nasıl iş değiştirilir

Başvuru yapsam görüşme için çağıracaklar. Çalışıyorken görüşmeye gidemem. Bazen 2 3 görüşme oluyor bir şirket için. Sürekli izin de alamam. Tek yol istifa etmek mi? Siz nasıl iş değiştirmiştiniz? Bir de izin isterken neler diyorsunuz gerekçe olarak? Son olarak diyelim görüştüğünüz yer ile anlaştınız. Oraya nasıl güvenip istifa ediyorsunuz? Teşekkür ederim.




 
Yani sektörden sektöre değişiyordur ama ben geçen ay iş görüşmeleri yaparken bayağı zorlandım bu konuda. Online görüşmeyi ilk etap için kabul ediyorlar ama ikincide mutlaka yüzyüze görüşmek istiyorlar. Mesai çıkışını kabul etmiyorlar. İki kere bir güne toplayip izin isteyip öyle gittim görüşmelere ama son bir görüşmeye tekrar izin alamadigim için gidemedim mesela. Bir kurumla da cuma görüşme gerçekleştirdik, pazartesi başlaman lazım mutlaka dediler. E diğer tarafta ihbar sürem vardı, baslayamadim. Tabi bunlar şirketten şirkete; sektörden sektöre değişen şeyler. Benim deneyimim bu şekilde oldu.

Sonuç itibariyle mevcut isimden memnun olmadığım için ve kaybedecek çok bir şeyim de olmadığı için ben gecen hafta istifa ettim. Rahat rahat görüşmeler yaparım dedim. Yüksek lisans yüzünden part time çalışmak istiyordum, dün bir yerle anlaştım bile.
  • fraise  (04.09.21 11:01:00) 
İs iste bulunur. Mide rahatsizlihi veya dis tedavisi guzel bahane oluyor bu durumlarda.


  • kuzey li  (04.09.21 11:08:55) 
çalışırken ben de iş bulamıyorum. iş başvuruları yapmaya başlayınca sürekli görüşmeye çağırıyorlar. bir sürü yer arıyor ama hemen hepsi boş çıkıyor, üç kuruş maaş verme derdindeler. benimle beraber o gün 15 kişi daha çağırmaları da cabası. çalışırken gitmiyorum ben.


  • dadasalon  (04.09.21 11:49:49 ~ 11:53:24) 
ne kadarlik deneyimin var?
aksam gorusmelerini deneyimli, mutlaka istedikleri insanlar disindakilere secenek olarak sunmazlar.
ama ilk gorusme cok iyi gecerse ikinci gorusme icin aksami diretebilirsin. iki kere izin almamis olursun.
bir de nokta atisi yapman lazim. oyle her gorusmeye gidilmez hangi biri icin alacaksin izin...

sabahtan ara boyle durumlarda hastayim de. dun disim agirdi uyuyamadim bugun doktora gidip oglene gelecegim de.

guven meselesi de sozlesme imzalatanlar oluyordur belki ama ben simdiye kadar soze guvendim. sans bu kisim sanirim.

yeni mezun falansan ve surekli basvuru yapiyorsan cik isten oyle ara ama.
  • Kittie  (04.09.21 13:29:27) 
@Kittie, ilk işim. İlk ayımdayım. Şu an başvuru yapmıyorum ama işi tam benimseyemediğim için başvuru yapmak istiyorum.


  • dissendium  (04.09.21 13:39:11) 
Zamanla alışırsın çalışırken iş görüşmesine gitmeye. Hastayım de anne/babayı doktora götüreceğim de.


  • robin one persie  (05.09.21 18:57:54) 
[]

Kariyer.net başvuru

Şu anki işimi kariyer.net'ten buldum. Siteden yine başvuru yapsam şu an çalıştığım yer görebilir mi başvurularımı?




 
Hayır. Sadece başvurduğunuz şirket görebilir.


  • elorelia  (03.09.21 08:18:25) 
başvurularınızı göremez ama cv nizin güncellendiğini görür, mevcut şirketinizi engelleyebiliyorsunuz, cv im bu şirketlere gözükmesin diye bir ayarı var bir yerde


  • benaslinda  (03.09.21 08:38:38) 
Cv ayarı var herkes görebilsin / sadece başvurduğum şirketler görebilsin şeklinde. Ona bakın.


  • lappuntamento  (03.09.21 12:47:07) 
[]

İş konusunda sorular

Merhaba arkadaşlar. İş konusunda sorularım var. Biraz uzun olabilir. Cevap veren olursa teşekkür ederim şimdiden.

Ben yeni mezun makine mühendisiyim. İlk işime başladım. İkinci haftamdayım. 5000 TL net teklif ettiler. Yemek ve servis var. Cumartesi, pazar tatil. 08.00, 18.00 çalışıyorum. Ama işle ilgili bazı sorun oluşturan kısımlar var.

1. Fabrika uzak. Her gün 1,5 saat gidiş, 1,5 saat geliş yol gidiyorum. Kendime zamanım kalmıyor.

2. Üretimde çalışıyorum. Yetiştirilmek üzere olan bir iş ilanıydı. Yetiştirilmek üzere olduğu için günde ortalama 2 saat kadar bir işçinin yapacağı işleri yapmam gerekebiliyor. Etiket yapıştırma, bantlama, gerekirse koli taşıma gibi şeyler. Bunlar da yoruyor.

Bunların dışında kalan kısımlarda sorun yok. Üretimdeki robotları başlatmayı, kapatmayı, sorun olursa nasıl müdahale edeceğimi öğreniyorum.

3. Gıda sektöründe çalışıyorum. Bazı ürünler sıcak olarak dolduruluyor. Sürekli bone ve eldiven takmak zorundayım. Bu da çalışma rahatlığımı düşürüyor.

Sizce bu durumda işe devam edebildiğim kadar devam etmeli miyim yoksa 2 aylık deneme süresi sonunda başka iş aramaya başlamalı mıyım? Zamanla sorumluluğumun, maaşımın artacağı söylendi. Ama o zamana kadar bu şekilde devam edip etmeme konusunda kararsızım.

Ben aslında evime yakın, ofiste çalışabileceğim, hatta araba kullanıp gezebileceğim işlerde çalışmak istiyorum. Tecrübe kazanmak için ne kadar süre devam edeyim? Tavsiyelerinize açığım.

 
Istediğiniz is satış muhendisi gibi. Yani teknik satis yapmaniz lazim (misal ben elektrikle alakali ürünler satan bir firmadayim. Satiscilar muhendis).

Yaptiginiz is ise üretim. Buradan satışa belki gecersiniz ama kolay olmaz.
Eger illa satis istiyorsaniz ki fabrikaya gitmenize pek de gerek olmaz, genelde ana ofislerde calisirlar, o tarz işlere bakmalisiniz.

Yalnız ben de calisirken cok amelelik yaptim ama su an işin amelelik kismi ne kadar sürer nasıl yapılır, ne kadar yorar biliyorum. Bunlar önemli şeyler. Operasyonun nasıl olduğunu bilmeden yükselince bazen alt tarafin yoruculugunu unutuyorsun.

Uretimde bone olmasa bile en kötü ihtimal sürekli kasket, gözlük, bazen de kulaklik takacaksin. Bunlardan kaçış pek yok. Is güvenliği en önemli şey.

Yol fazla. Ben benzerini Türkiye'de yaşarken yapiyordum. Çok yorucu yani.

Yabanci dilin varsa ben olsam satış mühendisi gibi islere bakardim.
  • logisticsmanager  (01.09.21 21:56:52) 
sen devam et bi yandan da başka işlere başvur


  • a darkness coming  (01.09.21 21:57:43) 
Yaptığın şeyler sorun edilecek türden değil. Nefsine ağır gelen şeyleri yaptığın sürece fayda göreceksin. En azından tecrübe edinirsin . Asla (eğer görüşüyorsan) diğer arkadaşlarının başka yerlerdeki iş hususunda yaşadıkları rahatlıkları da kafaya takma.


  • Erva  (01.09.21 22:06:19) 
1- Fabrikada çalıştığını varsayarak servis ile gidiyorsan dert etme. Servis yoksa sıkıntı hele kış gelince.

2- Senin üstün, senden daha eski mühendisler de hala bantlama, etiketleme yapıyorsa endişe et ama yapmıyorlarsa zamanla zaten iş yoğunluğun-önceliklerin artar kendi işinle daha fazla yorulursun.

3- İlk iş deneyiminse devam edebildiğin kadar devam et (Bu başka iş aramana engel değil, çalışırken de arayabilirsin) ayrıca bilindik bir firma ise bu sana her zaman artı yazar, ilişkilerini iyi tut bundan sonraki iş görüşmelerinde bu firmayı referans vereceksini cv'ne yazacaksın. İş görüşmesine gittiğinde karşı taraf şimdi çalıştığın müdürünü arayıp seni soracak ve bu yaptığın iş ile ilgili değil, insan ilişkileri, sorumluluklarını yerine getirme, takım içi uyum vs. şeklinde olacak.
  • catamenia  (01.09.21 22:06:52 ~ 22:08:31) 
Devam et


  • fempusay  (01.09.21 22:07:04) 
Üretim mühendislerinin çoğu böyle.
Hafta sonunun olması çok iyi, bunun değerini ben ikinci işimde anladım.

Ofiste çalışmak, arabayla gezmek gibi şeyleri satış birimindekiler yapıyor. Ama sadece gezmiyorlar elbette satış yapmak durumundalar.

Bantlama, taşıma gibi işleri sizin yapmanız bana normal gelmedi. Öğrenmek için o işi yapmak zorunda değilsiniz.

Maaş vs. fena değil. Geliş gidiş saatleri de çok kafaya takılmamalı. 6'da işiniz bitiyorsa vakit kalır.

Bir de yeni mezunum demişsin. 2-3 aylık yeni mezun için gayet iyi bence.
  • sevilen progressive türkücü  (01.09.21 22:19:58 ~ 22:30:36) 
yeni bir iş bulana kadar devam edin.


  • sparkle kiddle  (01.09.21 22:47:49) 
@sevilen progressive türkücü, yeni mezunum ama yakın zamanda mezun olmadım. 6 ay askerlik yaptım. Hafta sonu tatil olması iyi, ondan memnunum bayağı.

Bantlama, taşıma gibi şeyler aslında sürekli yaptığım şeyler değil. Robotta bir hata olunca üretimin durmaması için müdahale ediyoruz. Üretimi en temelden öğrenmemiz için biraz bu şekilde olmamızı istiyorlar.

Teşekkür ederim cevaplar için.
  • dissendium  (01.09.21 23:04:53 ~ 23:05:30) 
3. lafı bile edilmez
2. mühendise yakışmaz denilecek bir tarafı yok, iş tanımının çok dışına çıkmıyorsun, üretim devam etsin diye koşturuyorsun
1. işte bu mesele, bunu mesele edebilirsin ama haftasonunun olması da büyük kıymet
  • comp  (01.09.21 23:21:31) 
Hocam,

Her şeyden önce ne istediğin önemli. Türkiye'de iş hayatı oldukça etiketli. Eğer çalıştığın yer cv'nde şaşalı 1 isme sahipse ve senin buna ihtiyacın varsa dayan dayanabildiğin kadar.

Ama sen arabamı versinler, gezeyim istiyorum diyorsun. Bunun için ya satış ya da satın almacı olman lazım. Bulunamazsin değil bulursun böyle bir iş ama neden makine mühendisliği seçtin ki demedim değil içimden.

Kolay gelsin.
  • materyalist imam  (02.09.21 01:26:23) 
kusura bakma ama daha 2 ay olmadan sikayet ederek hayat gecmez. 1nci husus icin hakli olabilirsin ama 2 ve 3 biraz simariklik olmus; hayat bu kadar kolay degil malesef biraz sebat etmeyi ogren bence.


  • bay b  (02.09.21 07:31:54) 
[]

Suluk tavsiyesi

Çok pahalı olmayan ama çok kalitesiz de olmayan suluk tavsiyesi verir misiniz?




 
decathlondakiler iyi
www.decathlon.com.tr

  • nahtoderfahrung  (31.08.21 22:22:55) 
[]

Evlilikte ödemeler

Evli çiftler, kira, fatura, mutfak masrafı gibi ödemelerinizi nasıl paylaşıyorsunuz? Bir de çocuk olunca daha büyük bir eve geçtiniz mi?




 
Çocuk olunca ayrı eve geçmedik.
Ben erkek tarafıyım eşimin ek kartı var benim çıkarttığım. Maaşı yatınca kiramızı ve aidatı veriyor geriye 2k kalıyor. Cebine nakit olarak bazen birikim için bazen kendi için kullanıyor. Fatura mutfak vs kredi kartından ödeniyor. Ben de kredi kartlarını kapatırım ay sonu artanı biriktiririz. Kimse kimseye ne aldın ne ettin demez ama 2 gr altın aldım bu ay artanla veya şu fonu aldım diye haberimiz olur. Araba vs alınırken ikimiz de koyarız hesapları ortaya kim kullanacaksa onun adına alırız. Sen ben yok özetle.

  • Aydan Dustum  (30.08.21 19:30:29) 
Ev kredisi, kira ve kredi kartlarini ödedikten sonra hangimizde daha cok para kaldiysa aidat, fatura ve mutfak giderlerini o ödüyor, daha da artarsa doviz ya da altina çevirip birbirimize haber veriyoruz. Cocuk olunca daha buyuk eve gecmemiz lazim cunku kedi de var.


  • passive aggressive  (30.08.21 19:42:56) 
Biz paylaştık. Elektrik, internet eşimde. Su, doğalgaz bende. Aidatı da ben ödüyorum.

Alışverişleri de eksik oldukça hallediyoruz.

Dengeliyoruz bir şekilde.
  • chicha_v2  (30.08.21 19:46:34) 
Maaşa göre oranlardım


  • bir soru sorcam  (30.08.21 19:55:23) 
Biz her şeyi birleştirdik. Ekonomiyi beceremediğim için ben maaşımı olduğu gibi veririm. Eşim fatura, kira ödemelerini; tutuyorsa yatırım vs yapar.

Mutfak alışverişlerini, genel ev eksiklerini de ben ek karttan yaparım.
  • mor bembombom  (30.08.21 20:19:04) 
Bizde sabit giderleri eşim ödüyor. Evlendiğimiz ilk 2 sene çalışmadığım için bana belli bir miktar para veriyordu. Mutfak alışverişini falan ufak tefek şeyleri ve kendi harcamamı ordan yapıyordum. Sonra ben işe girince aynı düzen devam etti kira, faturalar, diğer giderler onda. Ben market alışverişini ve giyim kuşamı yapıyorum. Temel bir paylaşım yok, kim denk gelirse. Genelde benim maaşım artıyor, yaptığım birikimi de birkaç ayda bir ortak yatırım hesabımıza aktarıyorum. O da biriktirdiğini aktarıyor.


  • curukturpkokusu  (30.08.21 21:31:27) 
Erkek tarafıyım. Evin tüm giderleri + kredi bana ait. Eşim kendi harcamalarına, tatillere etkinliklere vs ve birikimlerine vs çalışıyor(du) Çocuk henüz yok ama planlarken 3+1'e geçeceğiz, şu an 2+1'deyiz.


  • roket adam  (31.08.21 00:34:34 ~ 00:34:50) 
erkeğim. tüm giderler bana ait. çocuk olunca daha büyük bir eve geçemedik henüz. ama geçmeyi düşünüyoruz


  • mermize  (31.08.21 08:24:18) 
Tek bir hesap var. Maaş/para gelince eşit miktarda oraya para yatırılıyor her ay Evin sabit ödemeleri oradan otomatik ödeniyor. Hesaba bağlı bir kredi kartı bir de ek kartı var. Mutfak ve yaşam masraflarında bu kartlar kullanıliyor yine ortak hesaptan otomatik ödeniyor. Bunun dışında herkes kendi masrafından sorumlu. Yani parayla işimiz aybaşı ortak hesaba kendimize düşen payı yatırmak. Bu kadar.


  • velvetmorning  (31.08.21 15:40:27) 
[]

Yolda yapılacak şeyler

İşe gidip gelirken yolda 1,5 saat zamanım oluyor. Bu zamanı iyi şekilde nasıl değerlendirebilirim?

İngilizce dinlenebilecek neler tavsiye edersiniz?


 
Podcast veya sesli kitap.


  • 2oda1salon  (30.08.21 13:21:07) 
Sanırım yüksek lisans düşünüyodun, hala düşünüyosan detaylı şekilde makale oku :) Ben en çok makaleyi yola çöp ettiğim zamanlarda okumuştum :)


  • e mice  (30.08.21 15:33:57) 
@e mice, yüksek lisans düşünüyorum ama zaman sorunu var maalesef. Yine de makale okumak mantıklı. Teşekkür ederim.


  • dissendium  (30.08.21 16:31:01) 
[]

Yüksek lisans soruları

Çalışırken nasıl yüksek lisans yapılabilir? Çalışırken yüksek lisans yapanlar nasıl yaptılar? Yüksek lisans dersleri iş saatleriyle çakışıyor. Bu yüzden tezli yüksek lisans yapmak mümkün değil. Tezsiz yüksek lisans dersleri de 5 sonrasında başlıyor ama en erken 7 gibi gidebilirim. Derse biraz geç gitmeye göz yumulur mu? Cumartesi tatil. Cumartesi günü ders veren bir üniversite var mı?




 
özel üniversitede yaparsın. hali hazırda bir işin varsa tezsiz düşün.


  • OrangeYellow  (29.08.21 13:14:30) 
Okula enstitüye hatta hocaya, ayrıca çalıştığın yerdeki yöneticilere göre değişen şeyler. Geçen sene online eğitim varken işyerinden bir şekilde derse katılanlar, en kötü dinleme modunda takılanlar oluyordu. Hocalar da anlayış gösteriyordu. Şimdiki durumu bilmiyorum ama çok kolay olacağını sanmam.


  • istambul  (29.08.21 16:43:58) 
[]

Adıma fidan dikilmesi

Bir süre önce bir işe başvurmuştum. Yoğun başvuru nedeniyle olumsuz sonuçlanmış. Başvurduğum yer adıma 5 fidan dikmiş. Sertifika yollamışlar. Böyle bir şeyi daha önce yaşayan var mı? İlginç geldi. Otomatik mesajdır ama teşekkür etsem iletilir mi? Hareketi beğendim.




 
[]

İş yerinizdeki aralar

İş yerinizdeki aralar toplam kaç saat? Bizde iki tane 15 dakika mola var. Yemek arası 30 dakika. Yemek arasının bir saat olması gerekmez mi? Bir de aralarda dışarı çıkıyor musunuz?




 
öğle arası 1,5 saat. istediğin zaman ihtiyaç duydukça mola verebiliyorsun.


  • theseachange  (27.08.21 20:38:39) 
genelde mola toplam 1 saat olur, sizinki de o şekil olmuş.


  • candide  (27.08.21 20:39:06) 
Fabrikada mavi yaka 8 saatlik vardiyada yarım saat yemek molasına sahip. Ayrıca vardiyada 2 kez çay molası var 10'ar dakika.

Beyaz yaka 08.00-17.30 arası çalışıyor. Yine yarım saat yemek arası var. Onun dışında çay kahve sigara vesaire dışarı çıkılıyor. O molaların belirlenmiş bir süresi yok beyaz yaka için.
  • pispinti  (27.08.21 22:00:25) 
1 saat yemek molasının dışında iki tane 10 dakika aram var.


  • deveyidiken  (27.08.21 22:24:29) 
İş kanununun 68. maddesinde ara dinlenmelerin asgari süreleri belirlenmiştir. Buna göre;

Dört saat veya daha kısa süreli işlerde en az 15 dakika,

Dört saatten fazla ve yedibuçuk saate kadar (yedibuçuk saat dahil) süreli işlerde en az yarım saat,

Yedibuçuk saatten fazla süreli işlerde en az bir saat ara dinlenme süresi verilmelidir.

Bu sürelerin kısaltılması kanunen yasaklanmış olmakla birlikte daha uzun ara dinlenme sürelerinin belirlenmesine izin verilmiştir. Böylelikle sözleşmelere işçi aleyhine bir hüküm getirilmesi yasaklanmıştır. Sözleşmelerde bu yasağı ihlal edecek şekilde daha az ara dinlenme tanıyan sözleşme maddeleri geçersiz olup hüküm doğurmayacaktır.

Biz gunde 9 saat calisiyoruz, sadece 1 saat ogle aramiz var.

Sizde iki tane ayrica 15 dk mola da oldugu icin ogle arasi 30 dk.
  • la lykia  (27.08.21 23:13:46) 
[]

Aşı olmak

Hafta içi 8 6 çalışıyorum. Sadece cumartesi ve pazar zamanım var. Aşı randevusu alsam hafta içi hastaneye gidemem. Ben nasıl aşı olabilirim?




 
Gece 10-11 e kadar aşı randevusu veriliyor niye haftaiçi gitmiyorsunuz?


  • hipopotamus  (24.08.21 20:46:00) 
@hipopotamus, o saate kadar randevu verildiğini bilmiyorum ki. 5'te bitiyordur diye düşündüm.


  • dissendium  (24.08.21 20:47:29) 
özeller haftasonunda da veriyordu. değişmediyse yani.


  • sutlu nescafe  (24.08.21 20:50:01) 
Devlette haftasonu da var.


  • meraklitursucu  (24.08.21 20:52:38) 
her şeyi geçtim aşı olmaya gidiyorum deseniz işyeri izin verir heralde


  • jelly bear  (24.08.21 21:08:12) 
@jelly bear, eğitim var bir süre. Hem eğitimi kaçırmak istemiyorum hem de izin istemek istemiyorum. Teşekkür ederim cevaplar için.


  • dissendium  (24.08.21 21:11:57) 
Randevu sisteminden alıyormuş gibi bak. GEç saatte olanlar var hafta sonu olanlar var kafana göre. Hatta o güne alırsan başka saatte de gidebilirsin (sabaha alıp akşama gitmek gibi)

Rahat ol yahu millet can atıyor aşı olunsun diye, yakında her köşe başında olursa şaşırmam
.
(Not: Aşımı 22:00 da oldum)
  • top_secret  (24.08.21 23:41:11) 
Saat 24'e kadar aşı randevusu veriliyor.


  • hayaletimsi  (24.08.21 23:48:16) 
24 demisler ama bn cumartesi gittim 23 e kadar yapiliyordu


  • all girls dream  (24.08.21 23:51:53) 
randevu bile almadan pazar akşam 8.30 da gittik yarım saatte 4 kişi olduk çıktık


  • al basmadan donu var  (25.08.21 00:05:11) 
[]

Covid temaslı nasıl belirleniyor

Evdeki bir kişi Covid pozitif çıkarsa ve bu kişiyle bir temasım yoksa karantinaya girmem gerekir mi? Temaslılar neye göre belirleniyor? Temaslı değilsek ama evde Covid pozitif biri varsa HES kodunda bir değişiklik olur mu?




 
temaslı olduğunu bildirmezsen kimse temaslı yazmıyor. ya sen gidip temaslıyım diyeceksin ya da covid olan kişi seninle temas ettiğini bildirecek. onun dışında serbestsin.


  • burty  (23.08.21 00:01:38) 
@burty, bu durumda aynı adrese kayıtlı olsak bile HES kodumda temaslı yazmaz değil mi, risksiz yazar?


  • dissendium  (23.08.21 00:07:48) 
devlet gozunde nasil bilmiyorum ama covid+ biriyle ayni evde olup temasli olmamak teknik olarak mumkun degil, aerosol yolu ile yayilan bir solunum yolu hastaligi soz konusu ve kapali ortamda saatlerce ayni havayi soluyorsunuz.

En son bu sene basindan bildigim, ayni evde pozitif varsa dogal olarak butun ev karantinaya aliniyordu, yani evde yasayanlar da karantinada olmali. filyasyon evde kimlerin yasadigini soracaktir. gevsettilerse sistemi bilmiyorum, ama insan olarak da yapilmasi gereken budur.
  • robokot  (23.08.21 01:17:18 ~ 01:21:33) 
@dissendium covid olmadığın sürece risksiz yazıyor. karantinada olsan bile hes'e işlemiyorlar. geçen hafta adanademirspor maçına gidecek arkadaşımın annesi üç gün önce pozitif çıktı ve herkes temaslı yazıldı. testleri negatif çıktı ama yine de karantinaya girdiler. maça girebilmek için baktı, hes uygulamasında risksiz görünüyordu.


  • burty  (23.08.21 02:02:48 ~ 02:04:49) 
[]

Maske soruları

1. Yüzü fazla kapatmayan, kumaşı çok kalın olmayan maske öneriniz var mı?

2. Siz hangi maske markasını alıyorsunuz, kullanıyorsunuz? Fiyatı ne ve nerelerde satılıyor?

3. Hangi renk maske takıyorsunuz? Tarzınıza uygun renkte mi maske takıyorsunuz?

 
Pembe kullanıyorum. Bazen kelebekli bazen kalpli bazen çiçekli oluyor ama desenlerin açık pembemüzerine koyu pembe ve mor olmasına dikkat ediyorum. Tenime öyle gidiyor çünkü. Maskelerimi kendim yapıyorum, müslin veya poplin kullanıyorum kumaş olarak.


  • 1bir1bir1  (21.08.21 17:16:55) 
b good kullanıyorum, ortada meltbown katmanı var çünkü. renk takıntım yok, b good mavi olduğu için mavi takıyorum hep yani. nette satılıyor. renkten ziyade ortada meltbown katmanı var mı yok mu ona dikkat edelim :)


  • candide  (21.08.21 17:19:32) 
1/2- Benim şu ara en rahat ettiğim maske Saytekmed, çok kalın değil ama güvenlik testlerini geçmiş, 3 katlı, meltblown da var ve kulakları rahatsız etmiyor, önerebilirim. Internetten sipariş ediyorum.
3-Hangi renk denk gelirse onu takıyorum aslında, mesela Bgood ile rahat ettiğim zamanlarda mavi kullanıyordum ama şimdi kullandığım maskenin renk seçenekleri var, pembe ve yeşili seviyorum en çok. Tarzımdan çok moduma uygun renk seçiyorum denebilir. Pembe ayakkabı giydiysem mesela hadi maskem de pembe olsun diyorum:)

  •   (21.08.21 17:30:01) 
1-2 evony
3- maske bir süs eşyası değil ki tarzı olsun.

  • suicides underground  (21.08.21 17:42:10) 
Evony kullanıyorum. Renkli, desenli maske sevmiyorum düz renk kullanıyorum.


  • sta  (21.08.21 18:08:57 ~ 18:24:09) 
are kullanıyorum normal zamanda, kısa süreli bir şeyse ve çok kalabalık yoksa evony, kabalık ve uzun sürede yine are'ın ffp2'si.

insanlar siyah renk takınca sanki biraz daha uzak duruyor o yüzden daha cazip fdsgfdg
  • passion rules the game  (21.08.21 18:09:01) 
@suicides underground, maskeler artık aksesuar olarak görülüyor. Birçok ünlü marka kendi maskesini çıkarttı.


  • dissendium  (21.08.21 18:26:14) 
@candide +1 Ağırlıkla bende de durum o. Arada iş yerinde verilen ve şu an yanımda kalmadığı için adını hatırlamadığım beyaz bir tane var onu kullanıyorum.

@suicides underground renk ve desen gibi konularda seçeneklerin olması ve maskenin bir aksesuar gibi olması/düşünülmesi taraftarıyım. En azından maske hakkında Facebook yorumları yapanlar ya da onlardan etkilenenler bile maske takmaya biraz daha sıcak bakar böylece.
  • nawar  (21.08.21 19:55:21) 
@dissendium ve @nawar moda sektöründe aksesuar tasarımcısıyım biz de maske yapıyoruz ben de maske deseni tasarlıyorum mecburen ancak benim için hala bir aksesuar değil:))


  • suicides underground  (21.08.21 21:08:20) 
Evony kullaniyorum. 50'li kutu aliyorum. Migros'ta indirime denk gelirsem orada muhakkak sepete atiyorum. Diger turlu hepsiburada veya trendyol'dan 3-4 paket (yine 50'li) aliyorum.


  • invictae  (21.08.21 21:25:59) 
Renk icin de evony'nin uzun sure turkuazlarini kullandiktan sonra simdi siyah rengi cikmis. Degisiklik olsun diye bi suredir siyah takiyorum. Kiyafetime uyup uymamasina pek dikkat etmedim. Ama giydigim kiyafete siyah maske yakisinca aynada cok hosuma gidiyor :D


  • invictae  (21.08.21 22:09:01) 
Evonynin hatunlar için desenli olanlarını kullanıyorum bazen de yeşil evony
Kumaş maskeye güvenmiyorum

  • isimmisimyok  (21.08.21 23:27:30) 
[]

Savaş durumu

Olası bir savaş durumunda fabrikaların bombalanma ihtimali var mı? Fabrika bombalamak savaş suçu olur mu? Bunun örneği var mı? Demek istediğim, ülkeye zarar vermek için bir organize sanayi bölgesinin ağır bombardımana tutulması mümkün mü?




 
eğer ima ettiğin yer tr ise, öyle bir şey olmaz. tr eu'nun hem iş gücü hem pazarı.

tr yi sadece ekonomik olarak zayıflatırlar böylelikle istedikleri fiyatı kabul ettirirler.

göç gibi. göç olunca insan kalitesi düşer, eğitim düşer, kaliteli üretime yatırım yapılmaz istenilen fiyatlar kabul ettirilir.
  • duyurukullanıcısı  (20.08.21 19:20:15 ~ 19:21:00) 
Türkiye sanayisi dedigin zaman büyük cogunlugu yabanci zaten. Global dünyada böyle şeyler olmaz.
Su an Türkiye'yi bombalasan otomotiv endüstrisi kafayi yer.
Eskiden fabrikalar yabancilarin değildi, globalleşme yoktu. Haliyle x yeri bombalarsan yüzde 99 o ulkeye zarar verirdin.
Ama su an öyle değil iste.
  • logisticsmanager  (20.08.21 19:54:40) 
Hastanelerin, okulların bombalandıgı bir dünyada ne kadar iyi niyetli pespembe düşünüyor insanlar. Gerçekten hayret ettim.

Tabiki bombalanır savaşın amaçlarından biri karşı tarafı ekonomik olarak da çökertmek. Yukarıdan bombayı bırakırken aaa dur şurası nestlenin çikolata fabrikası orayı vurmayım mı diyecek?
Zaten fabrikalar Osb'lerde dip dibe yogunlaşmış durumda. Hedef bazında zaten nestle olmaz osb'ler olur. Ve etkisi osb'lerin içinde bütün üretim fabrikasında olur. Ekonomik olarak çökmüş bir ülke zaten ne kadar dayanabilir ki? Onun için önemli hedefler zaten bu bölgeler.
  • limonlu eksi  (20.08.21 20:22:53 ~ 20:27:42) 
Mümkün ama öyle her organize komple bombalanmaz. Halı bombardımanı yapmazlar. Wwda örneği vardır, savaş suçu olduğunu da sanmam.

Nereleri vururlar dersen; savunma sanayi ana fabrikaları, demir-çelik fabrikaları, limanlar, büyük enerji üretim tesisleri (Afşin-elbistan termik, Atatürk ve Keban barajı gibi) kritik öneme sahip ve bölgeleri bağlayan ulaşım hatları (Gülek boğazı gibi) vs vs
  • sumuklurakun  (20.08.21 20:57:02) 
fabrika bombalamak savasin on sarti gibi bisey zaten.

Savas 2 yil surse bunu 23 ayi fabrika bombalayarak gecer.
Mantikli dusunursen bir ulkenin bombalanacak tek yeri zaten fabrikalardir.

Kislalar zaten bombos olur savasta.
  • divit  (20.08.21 21:05:14) 
Valla Cenevre sözleşmelerine göre sivil hedeflerin vurulması suç. Askeri hedefleri vurabiliyorsun sadece, o esnada sivil hedefler zarar görüyorsa da ölçülü olması gerek. Misal bi kışlayı vurucam diye koca şehre atom bombası atamazsın gibi.

Cenevre sözleşmelerinin sonuncusu ikinci dünya savaşından sonra yapıldığı için ondan önceki örnekler pek geçerli olmuyor.

Zaten illa vurmak istiyorsan silah fabrikasını vurursun, çikolata fabrikasını vurup napıcan yani. Kasten bir ülkenin altyapısını hedef almak yine suç olarak kabul ediliyor.

Ama misal 2006 yılında İsrail Hizbullah çatışmasında İsrail epey bi fabrika vurmuştu. Sonuçta başlarına hiçbir şey gelmedi. Adamlar baraj vurup "yanlışlıkla oldu" diyip geçtiler.
  • plutongezegendegilmi  (20.08.21 22:54:39) 
Vuramaz. Savaş hukuku nedir bakabilirsiniz.


  • Hallegadola  (21.08.21 07:22:37) 
daha birkac ay once vurdular

www.bbc.com


www.hrw.org

Aratinca milyon tane haber var aynisindan. Savasta hukuk ne arar :) 2003te irakin icinden gectiler hava bombardimaniyla.

Zaten savasta sivil fabrika olmaz, konserve yerine mermi uretmeye baslar.
  • divit  (21.08.21 13:28:18) 
Çikolata fabrikası örneği verilmiş ama ben şöyle düşünüyorum. Çikolata fabrikasının piyasa değeri belki 100 milyon lira. O fabrikada vurulursa o ülke 100 milyon eksiye düşmüş olmuyor mu? Orman yangınları insanları günlerce meşgul etti. Bir fabrikanın yanması onlarca itfaiyeciyi, polisi, ambulansı meşgul eder. Bunlar da zarar değil mi?

Soruyu genişletmek mümkün aslında.

Bir bankanın genel merkezinin vurulmasını da düşünebilirsiniz. 10 milyon kişi parasına ulaşamazsa kaos çıkmaz mı?

Bu soruda kastettiğim şey böyle şeylerdi aslında.
  • dissendium  (21.08.21 14:02:08) 
Topyekun savasta zaten banka falan kalmiyor onu gecelim.
En basitinden bir bolgeye top atisi yaparsan oranin alt yapisini tamamen cokertiyorsun.

O kadar pis bir olay ki, eger o bolgeyi sonra isgal edeceksen top atisi yapmaman lazim. Cunku sehir cokuyor.

Komple elektrik,su,kanalizasyon alt yapisini cokertiyorsun orayi hedeflemesen bile gecmis olsun.

Zaten sanayi bolgelerine bak etrafinda dev gibi enerji tesisleri olur onu vursan 50 tane fabrikayi devre disi birakirsin.
Sonra kullanacaklarsa vurmuyorlar.

Hatta almanyadaki lens fabrikalarina dokunmadilar diye hatirliyorum, orayi sarsarsan bile yillarin emegi cope gidiyormus.
  • divit  (21.08.21 15:10:51) 
Ülkede savaş patlak verdiğinde zaten fabrikaların piyasa değeri kalmayacak ortada. Sadece içindeki makineler para eder (bu noktada belki savaş sanayinde kullanılabilecek makineye sahip fabrikalar da hedef olur. bunların planlarını önceden yapıyorlardır). Yoksa savaş varken kim gidip de fabrika derdine düşer, düşse de sahibi 'ben bu kadar satış yapıyorum piyasada ederi bu' der. Topyekün bir savaşta emniyet ve sağlık hizmetleri mutlaka aksayacaktır ve öncelikleri de muhtemelen birliklerin ihtiyacına yanıt vermek olur.

Banka genel merkezi de benzer olur, savaş ihtimali belirdiğinde herkes nakiti altına çevirir. En basitinden salgın başladığında küresel çapta altına yönelim arttı. Savaş aniden başlasa bile lojistik ve üretim eksikliğinden malların fiyatları alır başını gider. Bugün 5000e geçinirken savaş başladığında 5000e belki ekmek alırız belki ısınmak için yakarız swh. O yüzden banka sağlam kalsa bile o parayla bir şey yapılamaz heralde.
  • sumuklurakun  (21.08.21 23:21:19) 
Var. Hem de çok. Neden vurmasınlar ki? Savaş hukuku gibi şeylere çok takılmamak lazım. İlk Cenevre Sözleşmesi ve Lahey görüşmesinden sonra 2 Dünya Savaşı oldu. Son Cenevre Sözleşmesi'nden sonra da sayısız savaş oldu. Adına Dünya Savaşı demesek de iki tarafta birden fazla ülkenin ve onların desteklediği unsurların olduğu onlarca savaş oldu. İmkanı olup da insani sebeplerden imtina edenler dışında hukuku takip eden olmadı. Avantaj kazandıracak ne varsa vurdular, kim varsa öldürdüler.

Sonrasında verilen/verilmeyen cezalar sonuçta vurulan fabrikalar ve öldürülen siviller gerçeğini değiştirmiyor. Soru "yasak mı?" değil, "ihtimali var mı?" olduğu için bu şekilde cevapladım.
  • nawar  (21.08.21 23:33:59) 
[]

işe giriş belgeleri

şu belgeler ne kadar tutar tahminî olarak? şirketin anlaşmalı olduğu bir hastane varmış.

göz muayenesi

tam kan sayimi

pa akciğer grafi

kan grubu (ehliyette var ise haricen gerekmemektedir.)

tetanoz aşisi(son 1 yıl içinde yapılmış olmalı)

odyometri

hbsag, antihbs, antihcv, anti hiv

sgot,sgpt,ggt,üre,kreatin,tit

ekg

sft

portör testi

bir de şu gerekli mi gerçekten?

imza beyannamesi (noter onaylı kendi imzanızın beyannamesi)

teşekkür ederim bilgi verenlere.

 
Şehre ve hastaneye göre değişir fiyatı. 100 liradan aşağı olmaz ama net fiyat veremem. Anlaşmalı olduğu için indirim olur. Hepsini yapmazlar bile belki. Elisa vs benzer testleri yapmazlar muhtemelen.

Gerekli mi diye sormuşsun ama istemişlerse gereklidir. İk istiyorum dedi mi yoksa kağıtta falan yazıyor ama açıklama yapmadıysa mutlaka arayıp sor. Tetanoz aşısını önceden staja girişte istemişlerdi ve ikcı ekstra ücret olmaması için sağlık ocağında yaptırabilirsin demişti. Onu da ikya sorabilirsin.
  • sevilen progressive türkücü  (19.08.21 23:23:27 ~ 23:24:59) 
Benden sadece kan sayımı, odyometri, akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testi istendi. Devlet hastanesi 110 tl aldı dördünde bilgine.


  • materyalist imam  (20.08.21 01:17:52) 
Özele gidersen İstanbulda 400 TL civarı tutar. Noter için de 100 TL'yi gözden çıkar.


  • robin one persie  (20.08.21 11:57:07) 
Son durum. Bilgi arayanlar için faydalı olabilir.

Gittiğim yer şirket ile anlaşmalı olduğu için tüm sağlık testleri 250 TL tuttu.

İmza beyannamesi de 90 TL.
  • dissendium  (20.08.21 17:04:10) 
[]

İş görüşmesi

Online İngilizce mülakatı geçtim. Yüz yüze görüşme için çağırdılar.

1. Kesin takım elbise mi giymem gerekiyor? Ceket giymesem olur mu? Sıcakta pantolon ve gömlekle, ceket ve kravat olmadan gitmek daha mantıklı. Ya da ceketi elimde mi tutsam? Klasik ayakkabı da giymek istemiyorum. Spor ayakkabı giysem olmaz mı?

2. İkinci görüşmede neler sorabilirler?

 
Birinci soruyu sizinle iletişime geçen ve ilk görüşmeyi yaptığınız ik uzmanına sorun çekinmeyin. Sakal varsa her halükarda kesin derim.

2. Soru firmadan firmaya, pozisyondan pozisyona değişir. Eğer deneyiminiz yoksa akademik başarılarınızı duymak isteyebilirler. Deneyim varsa daha teknik bir mülakat olur. Deneyim var ama görüşülen pozisyonla birebir uymuyorsa önceki işte neler yaptığını sorar burada neler yapmanı beklediklerini anlatırlar.

Her durumda hem okulda hem de varsa önceki iş deneyiminde başarı olarak addettiğin bir kazanımı cepte tut sorma ihtimalleri çok yüksek. Kaldığın zor bir durum ve nasıl üstesinden geldiğini de örnekle beraber çok sık isterler.
  • materyalist imam  (18.08.21 11:58:49) 
gideceğiniz işyerinde normalde nasıl kıyafetler giyiliyorsa, 1-2 üst seviyesini giyin.

bu sıcaklarda kimse ceket beklemez sizden. haki pantolon üstü, düz renk bir gömlek, altına da spor olmayan bir ayakkabı uygundur bence.
  • co2s2  (18.08.21 11:59:45) 
1. cvne güveniyorsan giyme. güvenmiyorsan giy. ayrıca bence takım elbiseyle çalışmayacaksan takım elbise giymene gerek yok. ama çalışma şekli takım elbise ile ise kesin giy. sakal tamamen kesmene gerek yok da düzeltsen yeter.

2. varsa teknik taraf, cv ve backgroundun hakkında sorular olabilir. davranışlarını vs inceleyebilirler.
  • jelly bear  (18.08.21 12:18:03) 
Hayatimda takim giymedim, hayatimda takim giyilen yerde calismadim ve yurtdışında da takim giyip görüşmeye gelen aday da görmedim.

Smart casual bana göre ideal. Ha big 4 görüşmesine gidiyorsundur ya da banka falandir o zaman farklı olabilir.
  • logisticsmanager  (18.08.21 12:30:01) 
sizi görüşmeye çağıran İK çalışanına "görüşme için dress code nasıldır?" diye sor

her şey sorulabilir. aynısı bile olabilir ilkiyle..
  • bronz böcek  (18.08.21 12:35:50) 
Sektörü bilmeden söyleyemeyiz. Yazılımcıların hiçbiri ceket beklemez ama Bankacılık ceketsiz almaz.


  • SiyamkedisiZorro  (18.08.21 12:36:14) 
1. Smart casual +1 (cekete gerek yok bence)
Ayrıca bu soruyu ik'ya tabii ki sormayın.

2. Rahat gelebildiniz mi ?
Önceki şirketlerden neden ayrıldınız?
Kariyer hedefiniz nedir?
Bize neler katabilirsiniz?
Stres yönetiminiz nasıl?
Mesleki sorular...
  • snd88  (18.08.21 12:38:45) 
Ben her turlusunu denedim, takim giyince genelde eliyorlar ya da ezikliyorlar.

Bize ihtiyaci var bu sicakta takim giymis keriz gibi dusunuyorlar.
Giymeyen adam sulalem raad ozguveni veriyor.

Gomlek yeterli bence.
  • divit  (18.08.21 12:55:21) 
sektör, sektör değil şirket özelinde olacak bir konuda böyle kesin "şu olur bu olur" diye yanıtlayan arkadaşları gördükçe inanamıyorum. her şey sizin çalıştığınız 2-3 şirket ya da 1 sektör ile sınırlı değil. arkadaş hiçbir ek bilgi belirtmemiş. birinize kanıp bir şekil gitse yanlış olsa gireceğiniz vebali de düşünmüyorsunuz.


bankacılıkta sakallı çalışılan yerler var genel müdürlüklerde. her sabah sinekkaydı isteyen var. takım elbise giyilmeyen, görüşmede beklenmeyen yerler de var.

yazılım takım istemez ama kimisi gömlek-pantolondur kimisi kot + polo yaka kimisi eşofman tişört... her sektörde her şirkette farklı uygulama var. az ciddi giyinmek de dezavantaj fazla ciddi giyinmek de.

bu işin usul erkanı aslında dress code'un size belirtilmesi. ik'cılar ihmal ediyor bunu. siz sorunca ise söylerler.
  • bronz böcek  (18.08.21 13:02:06) 
Mühendis pozisyonu, üretim sektörü için değerlendirebilirsiniz. Sakal tıraşı oldum. Pantolon ve gömlek cepte ama ceketi yanıma alsam mı diye karar veremedim.


  • dissendium  (18.08.21 13:32:34) 
[]

Online İngilizce mülakat

Online İngilizce mülakata gireceğim bir iş görüşmesi için. Daha önce hiç online İngilizce mülakata katılmadığım için birkaç sorum var.

1. Mülakatta neler sorarlar? Tavsiyeleriniz neler?

2. Online olacağı için görüşmeye tişörtle katılmam sorun olur mu? Bir de sakal tıraşı olmam gerekir mi?

 
CV üzerinden kendini anlatmanı isteyeceklerdir.
Takım giymek önemli, ceket kravat olsun. Zararı olmaz faydası olur.
Aynı şekilde traş olmanın zararı olmaz faydası olur.
  • archmage mahmut  (17.08.21 17:23:46) 
1. Mülakatta neler sorarlar? Tavsiyeleriniz neler?
Internette youtube'da falan cok kaynak var. common interview questions and answers falan diye arat. "tell me about a time when you had a conflict at work" dedigin de umm diye kalma.


2. Online olacağı için görüşmeye tişörtle katılmam sorun olur mu?
evet sorun olur.

Bir de sakal tıraşı olmam gerekir mi?
yerine gore degisir. son 10 senedir sakal kabul edilebilir kurumsal ortamlarda.
  • hot potato  (17.08.21 17:28:04) 
1) sorulacak olan: kendini kısaca tanıtman ve bu zamana kadar yaptığın/başardığın işlerin kısa ve teknik bir özeti.

2) sakın takım elbise giyme, koyu bir keten gömlek yeterli. sakal sorun değil. (şekli şamil basayev gibi değilse tabi)

başarılar dostum :)
  • makarnavodka  (17.08.21 19:50:10) 
@makarnavodka, bu sıcakta takım elbise kafama yatmadı. Gömlek giyeceğim. Tıraş olmaya karar verdim. Teşekkür ederim. :)


  • dissendium  (17.08.21 19:58:16) 
1- pozisyona gore degisir. tavsiyem cok yakin durma telefona/bilgisayara ve varsa kulaklik tak...

2- takim elbise kravat takma gomlek iyidir. yakasi da komple kapali olmasin. sac sakal derli topuysa yeterli. sakal herkeste var artik.

ingilizce mulakat dediginiz icin bunun yurtdisindan gelecegini tahmin ediyorum. eminim tisort giyseniz de sorun olmaz ama kendinizi rahat hissetmeyebilirsiniz. o yuzden...
  • yoggi  (17.08.21 20:44:15) 
gecen hafta almanya'dan buyuk bir firmayla gorusme yaptik. sen sen ol, olasi sorulari "interview questions firma ismi" seklinde arattir, olasi cevaplari kafanda kur.

belli basli yuvarlak cevaplar vermen istenir, benim gibi yapma ahaha. hala kendime guluyorum dusundukce.

ideal calisma ortami sizce nasil olmalidir? sorusuna iste "herkesin takim arkadasini destekledigi, birbirlerinin eksikliklerini tamamladigi bir ortamdir" demek yerine benim gibi "valla cok insanin oldugu yerde hata da cok oluyor, insanlari isi yapana kadar bekleyene kadar ben tek basima yapmayi tercih ederim" deme :D

fake it till you make it.
  • chezidek  (17.08.21 22:54:43) 
[]

Düşük göz numarası

Göz numarası çok düşük olan kişiler hiç televizyona, bilgisayara, kitaba bakmıyorlar mı? Bunun genetik olduğunu biliyorum ama o kadar genetik de abartılı geliyor. Hava harp okuluna girebilen bir kişi o yaşa kadar nasıl gözü bozulmadan durabiliyor? Böyle kişiler var mı sitede? Gerçekten cam gibi mi görüyorlar yaşlarına rağmen?




 
sürekli bilgisayara bakıyorum. televizyona günde ortalama 2 saat. henüz sıkıntı olmadı. göz numaram 0.5. gözlük takmıyorum


  • jelly bear  (15.08.21 17:07:55) 
surekli bilgisayardayim. tv nadir. hipermetrop astigmat beraber var. toplam 0.75 falandi sanirim. bir sure kullandim sonra cikardim attim, bir eksikligini de gormedim acikcasi.


  • chezidek  (15.08.21 17:27:11) 
Çocuklığumdan beri oyun oynarım, işim gereği bilgisayar başında uzun saatler oturuyordum. Kitap vs de var. Yaş 29 sadece geçenlerde bilgisayarda otururken sağ gözüm biraz bulanık görüyor gibi gelmişti. Bir sene önce ölçtürdüğümde iki gözde de 0.25 astigmat çıktı. Anne babam da yaşlanınca gözlük takmaya başladılar


  • Ezequiel  (15.08.21 17:27:15) 
[]

Türkçe sözlük önerisi

Hep TDK sitesini kullanıyorum ama bazı kelimeler çıkmıyor.

Örnek olarak unaccompanied kelimesinin refakatsiz çevirisi var. Ama TDK sitesinde refakatsiz diye bir kelime yok.

Ama refakatsiz kelimesi resmî sitelerde bile kullanılmış. Türkçede böyle bir kelime yok mu yani?

Güvenilir online hangi siteler var?

 
Refakatsiz çıkmaz çünkü refakat kelimesinin çekimli hali. Kelimenin kendisi araman gerek, çoğu çekimli kelimw hiçbir sözlükte çıkmaz.


  • 1bir1bir1  (14.08.21 18:54:24) 
-siz çekim eki değil, yapım eki.


  • dissendium  (14.08.21 19:14:29) 
Refakatsiz değil, refakatçisiz daha doğru olur bence ki TDK sözlüğünde o da yok. Ya da cümleye göre eşlikçisiz, eşlikçisi olmadan, kimsenin refakatinde değil falan gibi dah serbest de çevirebilirsiniz. -siz eki bir şeyin yokluğunu belirtmekte kullanıldığı için de sözlükte olmasa bile isimlere ekleyerek gönül rahatlığıyla kullanırım ben olsam. :)

TDK sözlüğünde önce "sözlükler" kısmından bilim ve sanat terimleri (tümü), tarama, derleme, batı kökenli kelimeler sözlüklerini de seçip öyle arıyorum. Orada yoksa Dil Derneği sözlüğüne ya da Kubbealtı Lugatına bakıyorum.
  • kobuzchu kiz  (14.08.21 19:53:11) 
@kobuzchu kiz, ben refakatçisiz olarak da aramıştım ama o da çıkmıyor dediğiniz gibi. Teşekkür ederim.


  • dissendium  (14.08.21 19:57:47) 
[]

Kapı titreşimi

Evdeki bir kapı açılıp kapatılınca odamın kapısı titriyor. Hava yüzünden olduğunu düşünüyorum. Bu durum nasıl çözülebilir? Kapının titremesi nasıl engellenebilir?




 
kenarlarına yapışkanlı sünger gibi bir şey yapıştırılarak kapının boşluksuz kalması sağlanabilir belki.


  • blatta hiberna  (13.08.21 13:45:17) 
Kapının kilit karşılığını yeniden ayarlayarak boşluksuz kapanmasını sağlamak lazım.

Eski bir kapıysa contasızdır, yapışkanlı conta alıp kasaya dönüp, kapının ayarını bu contaya göre tekrar yapmak lazım.

Çünkü yeteri boşluk yoksa kapı kapanmakta zorluk çeker conta montajından sonra. Basit iş aslında, kilit karşılığı tarafından bir foto koy cinsine bakalım.
  • John Bloor  (13.08.21 14:15:54) 
@John Bloor, evdeki tüm kapılar yeni. 5 yıl bile olmadı. Uygun bir zamanda atacağım fotoğraf. Teşekkür ederim. Kapı ayarından anlamam büyük ihtimalle.


  • dissendium  (13.08.21 14:33:48) 
5 yıllık kapıysa kesin contalı/fitilli kasadır. Kilit karşılığını ayarlicaz 3 tane vidası var. Baya basit iş, evde şarjlı vidalama var mı?


  • John Bloor  (13.08.21 16:16:17) 
Fotoğraflar

www.hizliresim.com

www.hizliresim.com

@John Bloor, şarjlı yok, tornavida var. Conta, fitil falan hiç bilmiyorum. Fotoğraflardaki gibi.
  • dissendium  (13.08.21 16:37:18) 
1milyoncularda çift taraflı bant gibi ama esnek körüklü kapı fitilleri satılıyor kapı kapandığı zaman boşluk yapmasın tam otursun diye onlardan alırsan olur

aynı şekilde kapı süngerleri de var yapı market, nalbur veya 1milyoncularda onlardan alsan da olur.
  • killerbee  (13.08.21 17:49:05) 
John bloorun yontemi fis cikti sanki. Gorselden sonra yorumunu merak ettim. Olur mu gercekten? Sagda solda karsiligini ayarlayacak alan yok. Hem de yeterince uzaklastirmqzsan vidaların girdigi delik genisleyecek ve daha buyuk sorun olacak. Ama genede ayni mantikla biseyler yapilabilir.


  • Kirmizibavul  (13.08.21 22:47:52) 
kapının dilinin karşısı neden oyulmamış, normal mi bu? belki tam kapanmadığı için oluyordur.


  • sevilen progressive türkücü  (13.08.21 22:54:08) 
Kasada conta var zaten, diğer yapıştırmalı önerilere gerek yok. Belli ki kapı ayarsız, karşılığın vidaları sökülüp biraz daha contalara yaklaştırmak gerekli, bu sayede kapı kasaya/contaya daha iyi baskı yapacak ve sıkı kapanacak, sallanmayacak.

Üst dile yuva açmamak da ayrı yavşaklık, bazı ustalar yapıyor bunu.

Bu arada karşılığı da ters takmış zaten.
  • John Bloor  (14.08.21 10:57:16 ~ 11:01:06) 
@John Bloor, ters takmış dediğiniz şey kilit yuvası çıkıntısının ters tarafa gelmiş olması mı? Söküp diğer tarafa çevirince contaya mı yaklaştırmak lazım? Öyle yaparsam @Kirmizibavul'un dediği gibi yeterince uzaklaştırmak gerekecek. Yeterli olur mu? Başka bir yöntem bulunamaz mı? Ben üst dil yuvasını sormuştum yapılırken ama o kadar yer dilin takılması için yeterli dedi. O konuda sorun olmuyor çok.

@sevilen progressive türkücü, onda sorun olmuyor çok.
  • dissendium  (14.08.21 15:08:06) 
Aynen öyle, ters çevirip doğru takılacak. Ve de biraz fitile doğru geri gitmeli ki kapı sıkı kapansın.

Dil yuvasını açmamak olmaz, şu an demirin et kalınlığı ile dil tutuluyor ama zamanla o demir aşınıp yuvarlanacak, dili tutamayıp bırakacak. Bir maket bıçağı ile bile yavaşça yuva açılır ileride lazım olunca.

Yalnız şarjlı ya da elektrikli vidalama olmadan elle pek olacak iş değil.
  • John Bloor  (14.08.21 15:56:07) 
[]

Batman, Superman tişörtleri

Batman, Superman tişörtleri giyiyor musunuz? Geçen bir tane Batman tişörtü beğendim ama son anda almaktan vazgeçtim. Çocuk işi gibi geldi. 28 yaşındayım. Batman tişörtü giysem yaşıma uygun olur mu? Batman tişörtü dediğim beyaz tişört üstüne Batman simgesi şeklinde.




 
batman tişörtü giyiyorum. çok güzel bence ama seviyorum. desenine tasarımına bağlı çocukluk işi. bence olur. superman tişörtünü her yaşta giyen var.


  • jelly bear  (11.08.21 20:40:44) 
Ben giyerim acımam 28 yaşındayım


  • kablelvuku  (11.08.21 20:49:08) 
28 yaşındayım, utanmadan sıkılmadan giyiyorum valla:)


  • bir fincan kahve ile film izlemek  (11.08.21 20:59:33) 
28 yaşındayım batman giyerim superman giymem :)


  • kendi dugunune gitmeyen kamber  (11.08.21 21:06:44) 
Giyerim. Ama bu sene moda Looney Tunes karakterleri ve canım Mickey Mouse. ❤


  • Cesario  (11.08.21 21:36:38) 
Solup gidene kadar Batman t-shirt'ü giyiyordum. Giy sen de ne olacak? Yaşına uygun falan, geç onları.


  • nawar  (11.08.21 22:45:50) 
33 yaşımın son aylarını sürüyorum batman t shirt'ü ile tanınan biriyim :)

Batman logolu t shirt hariç bir sürü çizgi roman, popüler kültür baskılı t shirtlerim de var.
  • hedep  (11.08.21 23:53:18) 
Hayatta giymem. Aynen dedigin gibi cocuksu. Muzik grubu tshirtu giymek cok daha normal bana gore onu bile lisede biraktim.


  • proletarier aller lander vereinigt euch  (12.08.21 00:48:58) 
giysem, giysem anca evde giyerim.
yaş 32.
bana da çocuksu geliyor.
biraz da yapı meselesi.
  • pangea  (12.08.21 10:49:28 ~ 10:49:45) 
35 yaşındayım,umrumda olmaz giyerim


  • awareim  (12.08.21 16:55:06) 
[]

Ehliyet başvuru

Sertifika ehliyet başvurusunda isteniyor mu? Ödemeleri yaptıktan sonra sadece biyometrik fotoğraf götürmek yeterli mi?




 
kurs size bi dosya vermedi mi? ben sadece o dosyayı alıp gittim. içinde sertifika, foroğraf da vardı ve evet sertifika isteniyor. bana geri vermediler çünkü nüfus müdürlüğünde. raporumu vs geri vermişlerdi.


  • elorelia  (10.08.21 16:45:46) 
@elorelia, sertifikayla beraber kayıt olurken ne kadar belge verdiysem hepsini geri verdiler. Bunları randevuya mı götüreceğim?


  • dissendium  (10.08.21 16:47:49) 
evet hepsini götürün. gerekli olanları alır, kalanı size verirler.


  • elorelia  (10.08.21 16:48:44) 
[]

İngilizceden Türkçeyi çıkarmak

Şunu demek istiyorum. Belki birçok insan İngilizce bir yazı yazacağı zaman önce Türkçe düşünüp sonra İngilizceye çeviriyor. Bunu ben de yapıyorum bazen. Sınavlarda da yetiştirememe sorunum var. Bunun sebeplerinden birinin İngilizce yazıyı Türkçeye çevirip anlamak olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden İngilizceden Türkçeyi tamamen çıkarmak istiyorum. Bunun için neler yapmak faydalı olur? Ne tür çalışmalar önerirsiniz? Bu arada genelde İngilizce yazıları Türkçeye çevirmeden de anlayabiliyorum bilmediğim kelimeler fazla değilse. Ama ben bunun sürekli bir hâle gelmesini istiyorum.




 
Lisedeki hocamiz Ingilizce - Turkce sozluk kullanmamiza izin vermiyordu, sadece Ingilizce - Ingilizce sozluk kullanma sarti vardi. Bunun buyuk faydasi oldugunu dusunuyorum. Onun disinda tabi ki bol bol okuma ve dinleme pratigi yapinca zamanla beyin artik ingilizceyi ingilizce olarak anlamaya basliyor, turkceye cevirmeye ihtiyac duymuyor.


  • vudin  (10.08.21 13:54:26) 
birinci sınıfta bize ilk essay ödevleri verdiklerinde ben de önce türkçe yazıp veya önce türkçe düşünüp öyle yazıyordum. sonra bıraktım. sadece ing düşünüp ing yazdım. bir süre sürekli bu şekilde essay yazınca ing yazım tarzım ve türkçe yazım tarzım da ayrıştı. yani pratik, pratik, pratik...


  • sana bir sarki yazdim fernando  (10.08.21 13:59:18) 
bence öncelikle bol bol ingilizce cümle analizi çalışın. aslında ingilizcede cümle kurmak hatta uzun uzun cümlelerle derdinizi anlatmak çok kolay. bunun için transitions-conjunctions vb yapıları, isim-sıfat-fiil cümlelerini ve bunları birbirine eklemeyi öğrenmelisiniz. ayrıca bir cümleyi farklı yapılarda nasıl kurabileceğiniz üzerine de alıştırmalar yapın. özellikle passive voice denilen edilgen çatıları vs çok iyi çalışın.

türkçeden ingilizceye çevirmemek için kendinizi zorlamayın nasılsa zamanla cümleleri otomatik olarak yazmaya başlayacaksınız. türkçe yazıp sonra ingilizceye çevirmek sadece çok vakit alır ama olsun cümle kurmayı öğrenmek aslında tamamen size kalmış bir şey.
ben aşağıda ekli kursu aldığımda onlarca yıldır kurslarda öğrenemediğim çoğu şeyi öğrendim. çok faydalı bence tavsiye ederim.

www.coursera.org
  • windymimas  (10.08.21 16:32:52) 
cok sikici bir cevap olacak ama ingilizce kitap okuyun.

herkesin yatkinligi farkli, bazisina ingilizce hazirlikta gordugu ingilizce bu tip seyleri asmasi icin yeterli gelebilirken bazilarinin daha cok ugrasmasi gerekiyor. bolca okuyup yazmaniz lazim. kitap okumaya ek olarak forumlar reddit falan da okuyup yazmaniza yardimci olabilir. Su an sadece sinavdan sinava ingilizce okuyup yazmaniz gerekiyorsa istedigini asamayi kaydetmeniz zor olabilir.
  • hot potato  (10.08.21 17:29:49) 
[]

Aşı, alerji

Biontech aşısı için bahsedilen alerji ne alerjisi? Bir süre önce mevsimsel alerji yaşamıştım. Bu sorun olur mu?




 
Bahsedilen alerji nedir bilmiyorum. Aşı içeriğindeki herhangi bir maddeye alerjiniz olup olmadığını soruyorlar sanırım. Mevsimsel alerji aşı olmanıza engel değil. Daha çok ilaç alerjiniz var mı onu soruyorlar.


  • burty  (09.08.21 00:52:53) 
www.cdc.gov

Şurada biraz açıklamışlar. 1 milyon aşıda ortalama 11.1 kişide görülmüş (bkz: anafilaktik şok)
  • archmage mahmut  (09.08.21 01:01:02) 
Benim alerjik rinitim olmasına rağmen (mevsimsel değil) aşı almaya çalışırken uyarı çıktı hastanede olun ve 30 dk bekleyin diye


  • eatpraylaw  (09.08.21 01:09:48) 
polietilen glikol diye bir polimer zincir var. bu arkadaş pfizer ve moderna aşılarda inaktif ortam olarak kullanılıyor. bazı kişilerde alerjik reaksiyona sebep olup anafilaktik şoka kadar gidiyor.

edit: başlıkta tek entry var, o da sırf bu konu üzerine değinmiş; ama aslında elektronik sigaraların sıvılarından tut da ilaç sanayine kadar çok geniş alanda bir kullanımı var.
  • chezidek  (09.08.21 08:13:06 ~ 08:15:44) 
İlaç alerjiniz var mı diye hemşireler sormuştu, ben de nikel eşimde ev tozlarına alerjisi var ama şimdilik bir sıkıntımız olmadı


  • esinikaybetmiscorap.  (09.08.21 08:41:14) 
edit: bugün 2. dozumu oldum ve aşı olurken hemşireler yine sistemden alerjimi görüp uyardılar alerjiniz varmış acil yok ama yine de 30 dk bekleyin hastanede diye


  • eatpraylaw  (09.08.21 11:48:50) 
[]

Toptan aldığınız şeyler

Toptan aldığınız şeyler var mı? Islak mendil kullanıyorum bayağı. Toptan nereden alabilirim ıslak mendil? Fiyat olarak ne kadar fark eder?




 
Meyve suyu, tualet kağıdı, redbul… şimdilik aklıma gelen bunlar


  • fıytfıyt  (07.08.21 14:38:33) 
ben toptancidan alisveris yapiyorum fakat toptan almiyorum. kasar, tereyagi, zeytinyagi, zeytin, sucuk, kahve falan aliyorum. disariya gore ortalama 3-4 lira fark ediyor tabi bazi kalemlerde daha cok fark var.

toptancilardan alisveris yapabilmek icin kendinin veya baskasinin sirketini kullanman gerekiyor. mesela metro market'ten toptan alabilirsin ama uyguna gelmeyecektir sadece toptan almis olursun.
  • nibba  (07.08.21 14:41:53) 
internette 10lu satanlar oluyor. oralarda nispeten daha ucuz.


  • jelly bear  (07.08.21 15:00:25) 
sigara, filtre kahve kağıdı, sıvı sabun, diş macunu, tuvalet kağıdı, mutfak havlusu, vücut tıraş bıçağı, duş jeli, ve bunlara benzer devamlı kullanımda olan şeyleri ciddi miktarlarda stokluyorum. maddi olarak pek bir getirisi yok ama hayatıma baya bi hız ve kolaylık getiriyor.


  • makarnavodka  (07.08.21 15:12:08) 
sarf malzemelerini (tuvalet kağıdı, jilet, kağıt havlu, kulak pamuğu, ped, mutfakta kullanılan streçler, buzdolabı poşetleri kağıtları vb.) toptancıdan almak mantıklı bozulan edilen şeyler değiller ama ıslak mendiller bir süre sonra olduğu yerde kuruyor. çok fazla almanın bir fayda sağlayacağını sanmıyorum.


  • Acil kan  (07.08.21 16:45:01) 
Un, sabun, bisküvi , bulgur vs toptan alıyorum. Paran ve yerin varsa al gitsin


  • photo85  (07.08.21 17:16:35) 
[]

Laptop şarj

Ben hep şarja takılı kullanıyorum. Bugün Avast pil sağlığı azalıyor dedi. Arada bir şarjdan çıkarıp o şekilde mi kullanmam gerekir?




 
o pil sağlığı ne yaparsan yap azalıyor en iyi nasıl kullanıyosan öyle devam et


  • nahtoderfahrung  (06.08.21 16:59:04) 
evet döngü ömrü var aslında.

haftada bir boşaltıp daha sonra fişe takmak daha sağlıklı.
  • xiii  (06.08.21 17:09:38) 
1. pil sağlığı cihaz kullanıldığı sürece azalacak, yapabileceğiniz hiçbir şey yok.
2. tabi ki sürekli şarjda kullanmayın, hatta mümkünse şarjda kullanmayın. en sağlıklısı bitene kadar kullanıp, şarja takıp kullanmadan bırakmak dolana kadar. bunu hiçbirimiz yapmıyoruz tabi üstünüze alınmayın.
3. günlük kullanım için ideali, şarjı bitene kadar fişsiz kullanın, uyarı verince takıp devam edin, dolunca çıkarıp devam edin.
  • ckorkmaz  (06.08.21 23:17:47) 
[]

Sıcaklarda neler yapıyorsunuz

Daha doğrusu sıcaklarda bir şey yapabiliyor musunuz? Film izlemek bile zor geliyor.




 
Yan gel yat
:)

  • photo85  (04.08.21 22:54:43) 
bi bok yapamıyorum. hayatımın geri kalanınıda yazları ne yapacağımı sorguladım bugün. o kadar boktan geçiyor ki. ya mayıstan ekime kadar tatilde olmam gerekiyor ya da çok kuzeylere taşınmam gerekiyor


  • avatar is back  (04.08.21 23:00:55) 
Başıma bir şey gelmeyecekse ben bu sıcakları seviyorum. Tabii ki küresel iklim krizi, yangınlar olmasın; ben soğuğa maruz kalmaya razıyım. Sadece sıcak hava koşulu altında daha canlı hissediyorum, güneşin etkisini cildimde yanma olarak hissetmek hoşuma gidiyor, o sıcak rüzgarın kokusu hoşuma gidiyor.
Haliyle hayatım etkilenmedi, duruyorum öyle.

  • mor bembombom  (04.08.21 23:07:11) 
Paso evde oyun oynuyorum kac zaman sonra oyuna sardim yine


  • proletarier aller lander vereinigt euch  (04.08.21 23:29:32) 
bu ay tum maasimi elektrik faturasina yatirmayi secerek klimayi aciyorum ve normal hayatima devam ediyorum :)


  • e mice  (05.08.21 00:02:46) 
iş verimim inanılmaz dustu.


  • kitap arasında kalmış silgi tozu  (05.08.21 00:36:04) 
İşimle ilgileniyorum bi yandan da ders çalışıyorum. Akşama kadar evdeyim aysonu elektrik faturası çok üzecek :(


  • mg3929  (05.08.21 01:25:55) 
Soğuk içecek en güzel çözüm bence bir de enseyi ve el bileklerini soğuk suyla ıslatmak de serinlik hissini vücuda iyi dağıtıyormuş. Ilıktan soğuk duş da çözüm ama her gün yapılmaz.


  • heathen  (05.08.21 02:18:29) 
issizim ve klimam yok. pc ve tv de yok. vantilatorun karsisinda yatiyorum gun boyu. telefondan gundem takip etmece...


  • batlegolas  (05.08.21 02:45:50) 
Çok uzun aradan sonra ilk defa bu yazı klimasız geçiriyorum, sıcak havayı oldum olası sevmem ama bu sene hiç baş edemiyorum, hiç bir şey yapamıyorum, kendimi oflarken buluyorum sürekli, gürültüyle ayrı sıcakla ayrı başa çıkamıyorum, sonra kendimi suçlu hissediyorum ülkenin dört bir yanı yanarken baş edemediğim durumun sıcak hava olmasından:( Vantilatör karşısında baş ağrısı, buz akülerini ısınana kadar vücudumun çeşitli yerlerine dokundurma, soğuğa yakın ılık duş ve cumartesi yağacak yağmur için gün sayma şeklinde geçiyor günler.


  •   (05.08.21 04:44:31) 
Metrobuslerin bazilari o kadar sicak ve havasiz oluyor ki, metrobusle gitsem 25 dk surecek yolculugu 1 saate cikartip metroya binip 2 metro degistirerek eve gidiyorum. Salondaysak vantilator, yatak odasindaysak klimayi acip serinlemeye calisiyorum. Klimayi gece uyurken sicaktan uyanirsam acip usumeye baslayinca kapatiyorum simdiye kadar hasta olmadik cok şükür. Hafta sonu bile bir yere cikmiyorum cikasaksam bile 4-5ten sonra minibus ya da taksiyle bakirkoye gidip orada takiliyorum, o kadar..


  • matilda  (05.08.21 09:18:00) 
Normalde ben de @mor bembombom gibiyim, sıcağa bayılıyorum. Ama bu iki haftadır ben bile sıcaktan şikayet etmeye başladım, nefes alamıyorum. Klima da yok, bu evden kısa zamanda taşınmayı umduğumuz için klima tantanasına girmedik.

Sürekli soğuk kahve yapıp içiyorum, buzluğa poşet poşet üzüm atıp donuk üzüm yiyorum. Ofis masamda kolonya var, arada ensemden aşağı kolonya boca ediyorum. Ofis masam dediğim evde, neyse ki evden çalışıyorum. Ama tuhaf biçimde son 4-5 gündür çok iyi çalışıyorum, odaklanma sorunum azaldı. Ama yemek yapmaya ve yemeye üşenmeye başladım, o sıkıntı. Akşam da koltuğa pelte gibi yayılıp dizi, yarışma vs izliyoruz.
  • kobuzchu kiz  (05.08.21 12:36:58) 
[]

Tehdit suçu

Tehdit suçunu polise şikâyet edince savcı hemen dosyayı inceliyor mu? Şahsın yakalanıp tutuklu yargılanması ve hemen mahkemeye çıkarılıp ceza verilmesi mümkün mü?




 
Tehdit suçunda tutuklama olmaz. Şüphelinin ifadeye çağrılması hangi şehir olduğuna göre, dosya yoğunluğuna vs göre değişir.

Minimum 6 aylık bi süreç.basit tehditse uzlaştırma prosedürleri uygulanır.
  • Vse budet horosho  (03.08.21 21:59:32) 
kimi tehdit ettiğine göre değişmekle birlikte (mesela cb. ise süreç çok daha hızlı oluyor) genellikle @Vse budet horosho'nun dediği gibi oluyor. ceza alsa da, ilk suçuysa hagb alıyor, hüküm tesis edilmiyor.


  • trajikomix  (03.08.21 22:11:50) 
[]

Hediye fiyatı

Sevgilinizin, eşinizin aldığı hediyelerin fiyatına internetten bakar mısınız? Bakıyorsanız bunu yapma amacınız nedir?




 
Hayır, bence amaç zaten hediyenin veya hediye vermenin düşünülmüş olması. Yoksa düz çiçek koparıp verse yine aynı şey.


  • mor bembombom  (03.08.21 15:08:56) 
hayir ogrenmek de istemem


  • ala09  (03.08.21 15:11:09) 
Hayatımda belki üç defa bile hediye almamışımdır. Fiyatına bakmadım. Bakmak aklıma da gelmez. Yalnızca bir keresinde kardeşim şöyle bir cümle kurmuştu: “7,5 tl’lik şeyle bu kadar mutlu olacağını tahmin etmemiştim.” ajskdlf


  • ruhen hastayim ben  (03.08.21 15:12:51) 
bakmam cunku hediyenin verilis motivasyonu fiyati degil verilen kisiyi iyi hissettirmesidir daha duygusal bir sey var yani.

yalniz bir kere verilen hediyeyi cok begenmis yeniden almak istemistim o zaman haliyle bakmistim fiyatina :)
  • in vino veritas  (03.08.21 15:23:29) 
Ben geçen sene maddi değeri olan bir hediye aldım, fiyatını merak edip baktım valla :)


  • mg3929  (03.08.21 15:28:24) 
ben bakıyorum valla. hediye alırken altta kalmayı sevmem, sevgilim bile olsa.
(Ama ekonomik bir hediye almış olmasından rahatsızlık duymam o ayrı)

  • lcha  (03.08.21 15:34:42 ~ 15:35:18) 
ben bakmam. ama mesela eski kız arkadaşımın telefonunda, ona aldığım hediyenin reklam görsellerine denk gelmiştim. bir web sitesine girdiğinde üstte zırt pırt aldığım şeyin trendyol görseli çıkıyordu. o internetten bakmış araştırmış mesela :) her insanın huyu, merakı farklı olabiliyor.


  • norules  (03.08.21 15:38:25 ~ 15:42:23) 
Ben bakıyorum eşim benim kredi kartımla alıyor hediyeyi bakmamak elde değil :))


  • monkey  (03.08.21 20:45:13) 
İcha +1
Ne kadarlık bir hediye almış diye değil, fikrim olması için bakarım.

  • epitaf  (04.08.21 03:35:08) 
[]

Direksiyon sınavı

Bugün direksiyon sınavına girdim. Komisyon başarılı dedi. Ama paralel parkta komisyon kendi arasında konuştu dışarıda. Biraz tartışma oldu parkla ilgili. Dışarıda olan bir görevli de bunu yazıyorum dedi. Komisyonun dediğine göre o kişi müfettiş değilmiş ama görevli bir hocaymış. Bu durumda komisyon başarılı demesine rağmen dışarıdaki görevlinin yazdığı şey sorun oluşturur mu? Sınav iptal olur mu? Yönlendirme yapıyorsunuz gibi bir şey demiş. Kurs müdürü bir sorun olmaz dedi. Kurs hocam da bir sorun olmaz dedi. Komisyon başarılı dediyse sorun yok diyorlar. Böyle bir durum hakkında bilgisi olan var mı?




 
Sizin gectiginiz komisyon sizi basarili bulmussa sorun olmaz, diger olaylar sizi ilgilendirmez


  • balpolen  (31.07.21 16:20:41) 
[]

Türkiye'de eylem kültürü

Türkiye'de neden hiç eylem kültürü yok? Hatırladığım tek eylem Gezi Parkı. Şu an her şeye tepkisiz, tepki verme özelliğini kaybetmiş bir halk var. Bu nereye kadar böyle gidecek? Fransa'da her şeye eylem yapıyorlar. Polislerin fotoğrafını çekmeye yasak getiren bir yasa tasarısını protesto etmek için çatışma çıkardılar. ABD'de de seçim sonrasında birçok eylem oldu. Tabii ki ortalığı yakıp yıkmaktan bahsetmiyorum ama hiç tepki vermemek de anlamsız değil mi?




 
bunun sebebi insanların eylem yapmaya imtina etmesi değil, en barışçıl eyleme bile gazla copla müdahale edilmesi. insanlar artık korkuyorlar çünkü 10 kişi toplanınca tepene toma biniyor. bir noktadan sonra bunu riske alanlar "militan" denen tipler olunca da "omo onloron nuyotu boskooo" diyorlar. kimse kusura bakmasın, ben orada slogan atarken üzerime polis çullanıyorsa kendimi savunmak için elimden geleni yaparım. bunu anlamayan sözde barışçıl özde pasifize edilmiş konformist kesim de twitter'dan hükümet düşürsün.


  • Bruce  (30.07.21 01:16:45) 
Fransa'da belli haklar var. Tabiki hala polisin orantisiz guc olayi vs var ama kimse kolay kolay sokakta protestoya katilmaktan korkmaz.
Ama fransa ile herhangi bir ülkeyi karsilastirmak yanlis, fransa legendary seviyede bu iste, olimpiyati olsa ambargo koyar. ha bunun sebebi de fransiz ihtilalinden beri gelen hak ve özgürlük olayi. Adamlar her şeyi savaşa savaşa almış iste.

Bruce haklı; Türkiye'de biraz basini cikarsan jopu yersin kimse de seni savunmaz. Kimse seni kurtaramaz. Bu cok uzun zamandır böyle.

Bu arada Amerika'daki gösteri ile lütfen herhangi birşeyi karsilastirmayalim. Fransa'da bir grup gidip sarayi basmaz, o kadar da değil. O bahsettigin kisiler tufaya gelen salaklar, hepsi de saglam cezalar aliyor.

Ortaligi yıkmak; bazen sesin anca böyle çıkıyor. Yoksa devlet seni dinlemiyor.
  • logisticsmanager  (30.07.21 01:23:48) 
Söyleyeyim, kimin haksızlığına karşı protestolara katıldıysam; boykot yaptıysam aynı kişiler tarafından terörist ilan edildik sonra :)

Bu noktadan sonra beni doğrudan ilgilendirmeyen şeyler umrumda değil. Yine protestolarımı boykotlarımı yapıyorum ama başkaları için değil. Haber izlemesem iyi bir hayatım bile var her anlamda. Öküzler takmıyor ben onlar adına neden üzülüyorum ki.
  • aguen  (30.07.21 02:13:51) 
Buyuklu kucuklu bir suru eylem yapılıyordur da medyada buyuk yer kaplamiyorlar, ana akim medyayi zaten geçiyorum.

Daha çok guncel onumuzde Bogazici direnisi var. Kar kis demeden o kadar bilim insani eylem yaptı hukuksuz atamaya karsi. Okula sokulmadilar polis tarafindan vs.

Ayrica "Şu an her şeye tepkisiz, tepki verme özelliğini kaybetmiş bir halk var. " demissiniz fakat siz ne kadar tepki gosteriyorsunuz da eylemlerden veya zorluklarindan bu kadar bihabersiniz? Bence genellemenizi bir gozden gecirin.
  • Acream  (30.07.21 04:05:05) 
Üç kişi yürüsen polis üzerine gaz sıkıyor. Korkudan yapılamıyor bence. :(


  • suicides underground  (30.07.21 08:29:33) 
Hatırladığım kadarıyla darbe zamanı OHAL ilan edildiğinde gösteri ve yürüyüşler de uzun bir süre yasaklanmisti. Yanlissam düzeltin. Hatta valilikler kendi illeri için gerektiğinde çat diye bu kararı alıyordu. Orada da bir kırılma yaşandı bence

Diğer durumları arkadaşlar açıklamış.

Bir de ben 2021 yılında artık sokağa çok da gerek olmayabilecegini düşünüyorum. Binlerce insanin dusuncelerine çok daha kolay etki edebileceğin sosyal medya varken, sokakta iki esnafın önünden geçmeye çok da gerek olmayabilir. Hem daha güvenli

Sonuçta doğal seçilim ;) değişime adapte olup hayatta kalabilen türünü devam ettirir
  • abuzer  (30.07.21 08:33:36) 
"devlet babanın" büyüklüğü ve kutsallığı sebebiyle bence. devlet için ne doğrusuyla çilemi çekerim kafası var toplumda. bir de bir genç eyleme katıldığında hemen tutukluyorlar adli sicil kaydına geçiyor. devlette zaten güvenlik soruşturmasında çıkıyor. özel sektörde de adli sicile işlendiği için sıkıntı yaşıyorsun. bir de alt doy üst soyunu da etkiliyor. çocuğunu da kardeşini de işe almıyorlar vs vs.


  • Hallegadola  (30.07.21 09:31:49) 
TR'de polis sokakta adam vuruyor çünkü.


  • plutongezegendegilmi  (30.07.21 09:35:16) 
burası eylem yapılacak bir ülke değil artık. Polis tarafından öldürülsen adın bile duyulmaz. Fikrini ifade edenler direk hapiste zaten. Ayrıca herhangi bir amaçla toplanmak bile bir anda yasaklanıyor. Bırak eylem yapmayı, maçka parkında piknik bile yaptırtmıyorlar. Ne eyleminden bahsediyorsun. Gezi parkı eylemlerinden sonra halkın tekrar toplanmaması için ne gerekiyorsa yapıldı.


  • zimbirik  (30.07.21 09:54:24) 
Ic guvenlik yasasi ciktiktan sonra o is zora girdi. Eylemleri cekip ceviren 90lilar bunu biliyor, Gezi´de cok sopa yediler, o topa bir daha zor girerler.

Ayrica eylem kültürü, sadece sol tabanli ya da demokrat insanlarin tekellerinde degil. Hep bu yonuyle bakiyor olabiliriz.

Fransa, Avrupa´da da bilinen, bazen sakasi yapilan, farkli bir ornek. Fransa´nin -en azindan Avrupa menseeli halkinin- hak savasini okudunuz mu? Hicbir hak bedavaya kazanilmiyor. Polis siddeti orada da var. Polisin oldurdugu olaylar da var. Zaten polis siddetinin olmadigi ulke var mi acaba? Ancak dogru, polis her zaman "halka düsman bir yapidir. devletin istedigini eylemde oldurtmesi ve dovdurtmesi icin kullanilir." onyargisi bizdeki haliyle yok.
  • buf-e kür  (30.07.21 11:23:22) 
ohal ile birlikte sadece sokak gösterileri degil salon toplantilari bile izne baglandi, film gösterimleri, paneller, baro ve meslek odasi secimleri bile iptal edildi. en son pride haftasinda piknik yapacak kuir topluluga polis müdahale etti, parka giris cikis yasaklandi, piknik yapabilirler diye.

türkiye aslında 80 darbesinden beri de facto ohal ülkesi. dernek kurarsin ama polis basinda, okulda etkinlik düzenlersin polis başında, türkiyede basılan her derginin her kitabin bir kopyasini basın savcisina verme zorunlulugun var. daha da kötüsü türkiyede yasayan insanlar kaypaklik derecesinde konformist, bencil ve cıkarci. ikizderede hes i protesto eden köylü, bizim köye yapmayin yan köye yapin diyordu, ovacikta altin madenini protesto eden köylüleri maden işe aldı, köyün yarısı protestocularin aleyhine döndü. son 50 yildir gösteri yapan, birseyleri protesto edenleri toplasan genel nufusun yüzde 1ine denk gelmez. biraz bu etkinliklere gösterilere protestolara katilirsan, hep ayni tiplerle karsilastigini göreceksin.
  • spivak  (30.07.21 12:59:15) 
[]

Eczacılar, diş hekimleri, avukatlar, iş bulma sorusu

Eczacılar, diş hekimleri, avukatlar nasıl iş buluyor? Kariyer sitelerinde eczacı, diş hekimi, avukat ilanı görmüyorum hiç. Devlette çalışmaları da sınavla oluyor bildiğim kadarıyla. Bu kadar mezun ne şekilde iş buluyor? Eczane, diş kliniği, hukuk bürosu açmak o kadar kolay değil diye biliyorum. Kira ve önemli giderler oluyor. Böyle bir durumda ne yapıyorlar? Yeni mezun bir eczacının, diş hekiminin, avukatın yaptığı şeyler neler?




 
Eczacıları bilmiyorum ama Avukatlar için ilanlar var, ayrıca staj yapmak zorundalar ya yine kendi ekosistemlerinden network ile buluyorlar.

Eczacılar içinde aynı sistem geçerlidir muhtemelen, babasında para olan basıyor parayı açıyor dükkanı, parası olmayan garibanlar eczacı kalfası gibi takılıyor.
  • paramolacak  (26.07.21 22:50:42 ~ 23:11:41) 
Avukatlar için söyleyebilirim; yeni mezunken ist için baronun ilan sayfasını kullanıyoruz genelde. Çoğu arkadaşım ordan iş buldu, ben okuldan bi hocamın referansıyla bi şirketin hukuk departmanında başlamıştım. Onun dışında kariyerde, linkedIn da ilanlar oluyor.


  • hindistan cevizi  (26.07.21 22:51:35) 
Eczacılar sadece eczanede çalışmıyor. İlaç şirketlerinde çalışan bir çoğunluk var. Artık her bölgede belirli sayıda eczane olduğu için kafasına estiği gibi eczane açamıyor ve şu an açılabilecek eczane yerleri şehir merkezlerinden uzaklaşmış durumda. Merkezi bir yerde istiyorsa devir alabilir.

Diş kliniğinde çalışan çok diş hekimi var, kendini yerini açmak çok masraflı ve malzemele hep ithal. Genelde diş hekimleri birbirlerine haber veriyor bizde eksik var şurada eksik var gibi.
  • jazzabel  (26.07.21 23:33:34) 
Eczacılar alohanın dediği gibi artık o kadar kolay eczane açamıyor. Ecza depolarında, ilaç firmalarının ofislerinde çalışan çok eczacı var. Hastanelerin içindeki eczanelerde, ecza depolarında, kozmetik firmalarında, ruhsatlandırma firmalarında çalışabiliyorlar.

Diş hekimleri de devlet veya özel kliniklerde çalışmanın yanında çantacı diye tabir edilen, bazı özel klinik lerde sadece kendi branşındaki hastalar için komisyonla çalışanlar var. Mesela klinikte ortodontist çalışmıyor ama dışardan ortodontist gelip tel takıyor, kliniğe hastadan aldığı ücretin bir kısmını veriyor.
  • curukturpkokusu  (27.07.21 12:17:56) 
avukatlar için çok var.
eczacılar için "eczacı" şeklinde alım yapmaz ilaç firmaları ama ornegin ruhsatlandırma departmanı, farmakovijilans departmanları genellikle eczacılardan olusur.

  • kitap arasında kalmış silgi tozu  (27.07.21 13:27:20) 
[]

Terk edilmek, ayrılık

1. Hiç terk edildiniz mi? Terk edilme sonrasında ilişkiniz kendiliğinden mi bitti? Kaç gün konuşmadınız? Son kez buluştunuz mu? Birbirinize eşyalarınızı verdiniz mi? Resmî olarak ayrılma durumu oldu mu? Hakkınızı helal edip mi ayrıldınız yoksa Allah belanı versin şeklinde mi ayrıldınız?

2. Hiç aldatıldınız mı? Aldatılmak nasıl bir duygu? Siniriniz, üzüntünüz ne kadar sürede geçti? Hayatınıza nasıl devam ettiniz? Hayatınıza devam ederken en büyük motivasyonunuz neydi, destek aldığınız şeyler nelerdi? Sizi aldatan kişiye ya da sizi aldattığı kişiye zarar vermek istediniz mi? Kendinize zarar vermek istediniz mi?

Bir sürü soru sordum. Cevap verenlere teşekkür ederim. Açıkça yazmak istemeyen mesajla da cevap atabilir.

 
1- hic terk edilmedim. cunku bir tane iliskim oldu.

2- o iliskimde de aldatildim. bok gibi bir duygu. yetememisim. cirkinim, salagim, vajinismusum, kotuyum, sikiciyim... aklima gelmeyen kalmadi. hep kendimde hata buldum. ogrendigim an basimdan asagi kaynal sular dokuldu. atesim yukseldi. 1 yilda gecti. yavas yavas gecti zamanla. bir motivasyonum yoktu. aglayarak, sinir krizi gecirerek, kendimi mesgul etmeye calisarak gecti. ogrendigim ilk an zarar vermek istedim ama fiziksel degil. bu sebeple butun tanidiklarina yaptigini anlatip onu rezil ettim. iyi geldi. kendime zarar vermek istedim ve verdim. kolumu bacagimi cam parcalariyla cizdim. bu yuzden o geceyi psikiyatri kliniginde bitirdik. antidepresanimin dozu arttirildi.
  • batlegolas  (26.07.21 00:00:43) 
1 - evet. ilişki bitmişti. ayrılmamız gerekirdi. ben düzeleceğine inanıyordum. o da beni sevdiğini sanıyordu. evlilik planları yaparken ayrıldık. kusura bakma sevmiyormuşum seni, yeni farkettim dedi. ben daha önce farketmiştim ama hep yalanlıyordu beni. seviyorum seni diyordu, seven insanın tavırları böyle olmaz desem de her seferinde ona inanıyordum.

ayrıldığımız gün ben ayrıldığımızı bilmiyordum, farketmedim. "kısa bir mola" sandım. oysaki ayrılmışız, bitmiş. beni hayatından çıkarmak istemediğini, bana değer verdiğini söyledi. zaten ortak çevremiz de vardı muhakkak bir arada bulunurduk o yüzden kötü olmadık. ayrıldığımız günden tam iki ay sonra yurtdışı gezimiz vardı, onu iptal etmedik ve planladığımız gibi beraber gideriz dedik. ayrıldıktan sonraki günlerde iyice koptuk, birbirimizi görmek istemez olduk. tatile aynı uçakla gittik ve geldik ama orada hiç görüşmedik. ben tatil dönüşünde onunla havaalanında konuşup tekrar deneyelim dedikten sonra onun etrafına bakıp da, sinirle, sanki onu taciz ediyormuşum da yardım istemek için çığlık atmaya hazırlanır gibi gördüğümde her şeyin bittiğini anladım. "seni sevmiyorum, tekrar denenecek bir şey yok ortada, çünkü uzun zamandır aramızda zaten bir şey yoktu, seni sevmiyorum" dedi. "ne güzel bir tatil geçirmiştim, şimdi böyle bunları konuşup da benim moralimi bozmak, modumu düşürmek zorunda mısın" dedi.

o andan itibaren ayrılmayı ve terkedilmeyi kabullendim. ondan sonraki günlerde onu hiç aklımdan çıkarmasam da aramadım, sormadım, takip etmedim.

benden ayrıldığı günlerde biriyle görüşmeye başlamış. bir kaç ay sonra ilişkileri başladı muhtemelen. biz ayrıldıktan 2 sene kadar sonra evlenmiş -o kişidir tahminimce-, kısa bir süre sonra da boşanmış. bunları hep yakın zamanda, ortak bir arkadaşımız farkında olmayarak söyledi.


ayrılırken iyi şeyler söyledik, "beraber bi noktaya kadar geldik, birbirimize çok şey öğrettik, ama artık birbirimize değer katmıyoruz, ayrılmalıyız" dedik. daha doğrusu o dedi, ben onayladım. ben de öyle düşünüyordum ama kabullenemiyordum.

beraber yaşamıştık 2 sene kadar, ev ve mutfak eşyaları almıştık. sonra şehir değiştirip farklı evlerde yaşadık ve tüm o eşyalar o aldı. ayrılırken bunlar aklıma bile gelmedi. ona verdiğim hediyeleri falan istemedim. ne var ne yok bilmiyorum bile. bi tane gömleğim onda kaldı sadece, ayrılmadan bi kaç hafta önce yağmurlu bir günde sirkeci tramvayına binmiştik ve yanında şemsiye yoktu, ıslanmıştık. çantamdan yedek gömleğimi çıkardım ve yüzünü-saçlarını silmesi için ona verdim, indikten sonra da kafana örtersin gömleği dedim. o gömleğin neye benzediğini bile hatırlamıyorum ama ayrıldıktan sonra hep o gömleği bana iade etmek için bir bahane olur diye düşündüm durdum. belki gömleği verme bahanesi ile görüşür benimle diye, olmadı. hakkım helaldir ona, kızsam da üzülsem de bilerek bir kötülük yapmadı bana. "seni sevmiyormuşum, kusura bakma, duygularımı tahlil edemedim, aslında bir yıldır sevmiyormuşum, farkettiğim gibi söyledim işte" dedi. kızdım, üzüldüm, ama onun da bilerek yaptığı bir şey değildi. onun benim hakkında kötü düşündüğünü düşünmüyorum. hatta bana yaptığı onlarca saçma hareketini düşününce zaten buna hakkı yoktu hiç, o da biliyordu.

2 - bildiğim kadarı ile hayır. aldatılmaya en yakın olan halim iki cümle yukarıda söylediğim durumdu. bizim ilişkimiz bitmeden biriyle tanışıyor, görüşüyor. iş arkadaşı aslında. özel bir durumları yok. ama sonra belli ki ona karşı başka duygular hissedince benimle sadece alışkanlık eseri beraber olduğunu farkediyor ve ayrılıyor. çok hızlı bi şekilde yeni ilişkisine adapte oluyor. bu bile beni çok kötü etkiledi, kıskandım, üzüldüm. aldatılmış olsam çok daha zor olurdu toparlanmam.
  • biseysorcaktim  (26.07.21 00:35:22 ~ 00:46:40) 
Terk edildim.
Kariyer hırsım olmadığı, gevşek bir insan olduğum için terk etti beni. Böyle de söyledi. O mühendisti babasının fabrikasına müdür olarak işe başladı, ben salak bir üniden mezun olarak bir çağrı merkezine.
2 yıldan fazla sürdü ilişkimiz, iyiydik de hatta ben hayatımda en çok onu sevdim onun da beni çok sevdiğini hissettim son zamana kadar. Sonlarda bir şeyler oldu ona, belki evlilik düşüncesi geldi ve bu kadın aylağın teki, bununla yapamam dedi belki fe başka bir şey bilemiyorum ama aldatma değildi o yapıda bi adam değildi zaten.
Ayrılmadan önce bir konsere gitti İstanbul’a, ben çalışıyordum gidememiştim. İlk gittiğinde konuştuk sonra ne aradı ne mesaj attı.
Tam bir hafta sonra beni aradı, neden onu aramadığımı sordu dedim belli ki bir şeyler hesaplıyorsun, kafanı karıştırmak istemedim. Öyleymiş, benim girdiğim işte kaldığımı ilerlemek için çaba sarf etmediğimi ve bunun onun mantığına uymadığını, benimle gelecek planlayamayacağını, bu bir haftada da bensiz yapabilir miymiş diye denemek istediğini, bensiz de olabileceğine kanaat getirdiğini söyledi. Ay bak yazınca yine üzüldüm.
Tamam o zaman hoşçakal dedim kapattım.
Birkaç gün sonra aradı eşyalarımı vermek istedi, alırım bir ara acelesi yok dedim.
Haftasına yine aradı ya dedim bi dur istemiyorum şu an. Aslında onu görmek istemiyordum.
Sonra bir daha aradı, at hepsini istemiyorum dedim.
9 10 yıl oldu Hala acaba görüşmek için bahane miydi diye merak ederim.
Bir daha hiç iletişmedik.
O evlenmiş, ben de evlendim. Eşimi gerçekten çok seviyorum ama kimseyi onun kadat sevemedim. Bu yüzden böyle aklıma yılda bir de gelse üzüyor.
Ay ne güzel iç döktüm, teşekkür ederim.

Aldatılma ise biri becerdiyse de hiç yakalamadım.
  • somethinginthewayshemoves  (26.07.21 00:59:07) 
1. 3-4 aylık bir flört/sevgili oldu benden ilk ayrılan kadın oydu. İlk olunca çok yaralamıştı hani hala aklımda. Ayrılık hediyesi falan verdim ldfkgjdf (aslında daha önce almıştım, boşa gitsin istemedim) Sonra bir iki konuştuk arkadaş olarak ama güncel sevgili kişisi istemeyince konuşmayı kestim.


1.5 senelik sevgilim ayrıldı bir iki ay önce. Öncesinde ben de biraz soğumuştum ama sonra sevdiğime karar vermiştim ama bu sırada o da soğumuş iddiasına göre. Bir ay önce asla ayrılmam vs. diyorken suckerpunch olması beni çok kırdı ve yaraladı. Hala canım acıyor. Kavga vs. olmadı, doktora sebebiyle iki aya yurtdışına gidecek gitmeden önce mini bir tartışma yaşarız herhalde.

Şu anda hala günlük konuşuyoruz. Geçen hediye vermeye gelmiş kapıya.. Ben de içeride ona yollayacağım hediyeyi hazırlıyordum götürdüm verdim öyle saçma bir şey oldu. Hala en sevdiğim insan o ve onun da en güvendiği insanın ben olduğumu biliyorum, konuşuyoruz o yüzden.

Zaten ne iddia ederse etsin söylediği kadar sevmediğini biliyorum (sevgililik harici arkadaş olarak), ve 10 saat farkı olunca arkadaş kalmamız da yalan olacak o konuda zerre inanmıyorum. Benim eski flörtümle arkadaş kalmamam için tartışma çıkaran biri tabii ki kalmayacak :) Kendi ne derse desin komik sadece. O yüzden kaçınılmazı bekliyorum




2. Asla aldatılmadım. Sevgililerime inanılmaz saygı duyarım. Karşı cinsten tabii ki yakın arkadaşları olabilir, arkadaş kalmak isteyen exleriyle kalabilirler. En ufak bir aldatma -ki bu flörtleşme bile olur- benim bu güvenimi tabii ki yok eder o yüzden anında ayrılırım. Neyse ki asla öyle bir şey yaşamadım.
  • aguen  (26.07.21 01:11:56) 
1. biri hariç tüm ilişkilerimde terk edildim (diğeri de ortak kararla) ama çoğu %90 oranında internet üzerinden yürüdüğü ve yüz yüze görüşmeler fazla kısıtlı kaldığı için bunu biraz normal buluyorum. ben bunu çok sorun eden biri değilim, seviyorsam 2-3 sene bile beklerim ama karşı taraf neredeyse hiçbir zaman bu sabrın yarısını bile göstermedi. ayrılık süreci genellikle sevgilimin çok daha az konuşmasıyla başlayıp, "ben artık yapamıyorum" demesiyle sonuçlandı. çok duygusal ve ciddi terk edilme fobisi olan biriyim. bu yüzden ayrıldıktan sonra ikili iletişimi tamamen keser fakat bazen birkaç ay (belki daha uzun süre) "seni çok seviyom tülay novlursun geri dön" tarzı upuzun mail'ler atmaya devam ederdim. sağolsunlar hep anlayışla karşıladılar, hiçbiri bu huyuma & saldırılarıma karşı çıkmadı. içerik olarak zaten rahatsız edecek bir şey yok, "çok seviyom çok zorlanıyom" tarzı mızıldanmalar. muhtemelen okundu olarak işaretleyip geçmişlerdir. bir süre sonra kendiliğimden susuyordum. internet mevzuları sebebiyle eşya verme durumu olmadı, yüz yüze de olsa kendi eşyaları dışında hediyedir şudur budur vermezdim zaten. tüm ilişkilerim iyi bitti sayılır, hiçbirinde kavga gürültü olmadı çünkü özetle "özür dilerim, yapamıyorum, bye" diyen karşı tarafı izlemekle yetindim. konuşacak, kavga edecek bir şey olmadı.

2. aldatıldığıma dair net olarak bilgim olmadığı için kimseye bok atmak istemem ama lisedeki bir ilişkimde aldatıldığımdan neredeyse eminim. ayrıldıktan çok sonra gelmişti bu aklıma. hem bu yüzden hem de zaten yaşımızdan dolayı üzerinde durmadım. "yetişkin" ve "ciddi" ilişkilerimin birinde aldatıldığıma dair ciddi şüphelerim var. daha doğrusu aldatma sayabileceğim nahoş şeyler. yine %100 emin olmadığım için bi' şey diyemiyorum. kısacası aldatıldıysam da haberim yok yani, ayakta zkmişler. aldatıldığımı bilmek benim için ciddi bir travma olurdu ama insan alışıyor... ilişkilerle ilgili hep şunu telkin ederim kendime: "eski sevgililerinin sana yaşattıkları yüzünden başkalarını yargılama. gitmiş, geçmişte kalmış insanların geleceğini şekillendirmesine izin verme."

aldatıldıktan sonra güvenmek tabii ki çok zor olur ama ben bu düstur sebebiyle her zaman insanlara (aldatana değil, yeni insanlara) şans verme taraftarıyım. düşünsene aldatıldığın için 10 sene boyunca herkesten uzak duruyorsun mesela... belki bu arada gerçekten seni çok sevebilecek, harika bir insanı kaçırdın. neden? şerefsizin teki seni 13 sene önce aldattı diye... bunu istemiyorum ben. terk edilmek, aldatılmak, yarıda bırakılmak... bunlar her zaman hayatın parçası. yerine göre 30 yıllık evlilikler bile dağılabiliyor. hiçbir zaman garantisi yok bunların. sevdiğim, güvenebileceğimi hissettiğim biri varsa yardırırım ben. o açıdan ilk etapta müthiş zorlansam da, muhtemelen birkaç sene ölü gibi gezecek olsam da önünde sonunda atlatırım ayrılık/aldatılma acısını. geçmiş yüzünden yaralanmak, geçmişe çok takılmak ayrı; orada takılı kalıp asla ileriye dönük adım atamamak ayrı... ilki olur, ister istemez oluyor, ikincisini istemiyorum.

o değil de beni niye hep terk ediyolar lan, bi şey de demiyolar ki hani ne bileyim şöyle şerefsizsin, şöyle itsin deseler yine anlayacağım. hep saçmasapan sebepler, klasik "sorun sen değilsin benim" tripleri... tuhaf.
  • der meister  (26.07.21 02:08:40 ~ 02:09:31) 
Terk edildiğim de oldu terk ettiğim de. Böyle durumlarda hangi pozisyonda olduğunuza göre davranamazsınız ki. Karşınızdaki kişiyle ilişkinizin boyutu önemli. Sevgililik ilişkisini sonlandırmak çalıştığınız işten ayrılmak gibi bir durum değil. Belli davranış kalıpları yok genel geçer kabul edilebilecek.

Karşınızdaki kişi başkasına mı aşık oldu? Taşınma zorunluluğu mu doğdu? Sizden mi soğudu? İşini size tercih mi etti? Bağlanma korkusu mu? Aslında sizi arkadaş olarak mı görüyor? Sadece size karşı olan hisleri mi söndü? Karakter olarak mı uymadınız? Zevkleriniz uyuşmadığı için bir aradayken mutlu olamıyor musunuz? Ya da bambaşka bir şey...

Bir ayrılığın çok çeşitli sebepleri olabilir. Benim haklı gördüğüm bir sebep sizin için kabul edilemez de olabilir. "Terk edilince şöyle davranırsınız" diye bir şey olamaz.

Ancak neticede ayrılık çok sık karşılaşılan bir şey ve her birimizin başına gelme olasılığı çok yüksek. Bunu hayatın bir döneminde karşılaşmanız muhtemel bir şey olarak görüp, ondan korkmak yerine tatsız, ama olağan bir olay şeklinde ele almak çok daha mantıklı.

Aldatılmak biraz daha farklı. Aldatılmak karşınızdaki kişinin kendi özü üzerinde sahip olduğu bir hak sonucu değil, sizin üstünüzde kurduğu yalan örüntüleri sonucu doğar. Ben henüz flört döneminde olduğum biri tarafından aldatıldım. İlişkimiz çok ileri bir boyutta olmadığı için onu kaybetme hissinden ziyade geleceğe, henüz tanışmadığım insanlara karşı çok büyük bir güvensizlik hissi geliştirdi içimde. Ne var ki "ben kimseyi aldatmadım, ben bunu yapmadıysam o kadar da özel bir insan olmadığıma göre benim gibi başkaları da elbette vardır" düşüncesiyle kendimi toparlayabildim.
  • mentuhotep  (26.07.21 08:12:58 ~ 08:14:28) 
evet terk edildim. 6 senelik ilişkimde bir mesajla terk edildim. genellikle zorlayan tarafım yoktur. kafa bulanıklığı yaşıyordur diye düşünüp üzerine düşmemiştim. ancak bana mesaj atarken yeni sevgilisinin yanına gitme planları yaptığı için yüzüme konuşma cesareti gösterememiş. ben bunları ayrıldıktan 4-5 gün sonra öğrenebildim. çok yakın iki arkadaşıma utanmadan yeni sevgilisi ile fotoğrafını atıp onlarla tanıştırmak istemiş. arkadaşlarım üzülmemem için konuyu bana açmamışlar bir süre ama sonra fotoğrafı gösterip her şeyin ortaya çıkmasına karar vermişler.

üzerinden 2 seneden fazla geçti, hala o fotoğrafı gördüğümde hissettiğim duyguyu hatırlıyorum. olduğum yere gömülmek istedim. daha fazla nefes almak istemedim. o zaman aldatılmanın ne demek olduğunu anlamıştım. zaten ayrıldıktan 6 ay içinde evlendi.

evimde bulunan tüm eşyalarını götürüp ailesine bıraktım. ne kendime, ne karşı tarafa zarar verme hissiyatı duydum. atlattığımı düşünüyorum ve bu süreçte ailem, arkadaşlarım konuyu hiç açmasa bile oldukça destek olduklarını hissettim.

şöyle geriye dönüp baktığımda terk etmesi çok iyi olmuş diye düşünüyorum. ileriye doğru daha fazla adım atmama sebep oldu. o an çok üzücü gelip insanı dibe çekse bile, her şeyi detaylıca düşündüğüm zaman kazanmam gereken tüm tecrübeyi kazanmışım.
  • kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili  (26.07.21 08:41:29) 
[]

Motosiklet

Youtube'da bir yığın motosiklet kaza videosu var. Bazıları küçük şeyler ama ciddi kazalar da var. Ki küçük şeylerde bile az da olsa maddi zarar çıkıyor. Bu kadar sık kaza yaşanırken insanlar neden motosiklet alıyor? Ne avantajları var? Yakıt olarak arabayla karşılaştırıldığında nasıl bir fark oluyor?




 
yakıtı zaten hiç karşılaştırılmaz sanırım

asıl avantajları bence;
*park yeri sorunu yaşamamak
*sürüşünün keyifli olması
*satın alırken çokkk ucuz olması
*araba kadar masrafının olmaması

ama sormaya çalıştığın asıl sorunun cevabu sanırım şu; milyonlarca otomobil kazası da var ama insanlar kullanmaya devam ediyor.
  • abuzer  (24.07.21 21:11:36) 
@abuzer, otomobil kazası da çok oluyor tabii ki de motor kazası bana çok bedavadan geliyor. Yani adam düşük hızla giderken bile bir yere çarpıp motordan düşüyor, sürükleniyor. Bir yeri kırılsa boş yere sağlığı gidecek. Arabada hiç değilse arabadan çıkmıyorsun kolay kolay.


  • dissendium  (24.07.21 21:14:19) 
Sahile gitmem arabayla 1 saat motorla 5dk suruyor.

Hadi gittin park yeri parali ya da parasiz imkansiz.
Bir sekilde park ettin donuste 1 saat park kuyrugu.

Yakit zaten komik. 1.8 yakiyor araba 10 yakiyor 5 kati gibi gozukse de fark daha cok.
Cogu araba trafikte dururken yakiti saymaz.

Bu tarz kullanimda kaza yapmazsin zaten arabalar gidemiyor bekliyor, istanbul'da 7/24 trafik oldugu icin kaza sansin dusuk.

Trafiksiz yere de arabayla gidiyorum zaten.
  • divit  (24.07.21 21:50:22) 
köpeğe çarpmamak için devirdim 2 yıl önce motosikletn %30 u kadar maliyet çıktı. Köpek benden önce kalktı :)

Park sorunu yok, trafik sorunu yok, marşa bas git, işletme maliyeti az, gözünüb önünde hep, dikkat çekiyor, şekil şukul, rüzgarı kucaklıyorsun, doğayı kirletmiyorsun, yaşamın ve canlıların değerini daha iyi biliyorsun, keyifli.

Kaza hep olur. 8 senedir otomobil ehliyetine sahibim hani şu 18 ine girer girmez alanlardan. Ama sürüşümü motosikletten önce ve sonra diye ikiye ayırıyorum. Advance Riding Skills eğitimi aldım şu mayıs ayındaki tam kapanmada. O kazalar öyle değerli bilgiler içeriyor ki. Mayıs öncesi ve sonrası diye de ikiye ayırdım sürüşümü. Artık trafikte herkes kafasını çevirip bu motosikletli bunu nasıl tahmin etti de kurtardı diye izliyorlar. Yani kaza hep olur yeter ki ders çıkarmayı bilin.

Ayrıca Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun martı sevdiği denizden vazgeçmez diyerek motosikletimi sürmeye gidiyorum, gittim.
  • baldan kaymak  (24.07.21 21:54:27) 
12 yildir hemen hemen her gün motosiklet kullanıyorum. Herhangi bir kazaya karışmadım. Bırakmak için herhangi bir sebep görmüyorum.


  • chavezding  (24.07.21 22:07:07) 
Motosiklet kazalarının çoğu belki de eğitimsizlikten oluyor. Ileri sürüş eğitimi çok önemli motorda. Hiçbir eğitim alamayan biri YouTubeda altın elbiseli adam ve zafer Akçay videoları izlese baya bir yol kateder


  • Fusha  (25.07.21 10:07:28) 
12345  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.