Giriş
(1)

Hangi dizi?

kendi helvasını kavuran zombi
Ankette yer alan eski dizilerden hangisini önerirsiniz? İlk ikisi eskimiş gibi gelir mi acaba, yıl olmuş 2026...
Ankette yer alan eski dizilerden hangisini önerirsiniz? İlk ikisi eskimiş gibi gelir mi acaba, yıl olmuş 2026...
📊 Hangi dizi?
0
kendi helvasını kavuran zombi
(16.05.26)
fringe eski, çok sayıda sezon ve her sezonda yanılmıyorsam 20 bölüme sahip. diğerlerini izlemedim ama çok izlemek istediğim diziler.

fringe dizisinde özellikle çocuklar üzerine yoğunlaşılmasını bugünün epstein dosyalarıyla ilişkilendirmeye başladım. biraz eski, uç noktalarda, mantığa sığmayan bölümler var akılda kalıcı bir diziydi benim için.
0
birdirbir
(16.05.26)
(1)

Cinsiyet değişimi davası için emsal karar

fildirfildir
Cinsiyet değişimi davası için, değişim için verilen kararın yalnızca Mastektomi ve rahim aldırma ameliyatlarının olunmasıyla, penis ameliyatı olmadan verilebileceğinine ilişkin emsal karara ihtiyacım var. Yardımcı olabilen olursa çok sevinirim.
Cinsiyet değişimi davası için, değişim için verilen kararın yalnızca Mastektomi ve rahim aldırma ameliyatlarının olunmasıyla, penis ameliyatı olmadan verilebileceğinine ilişkin emsal karara ihtiyacım var. Yardımcı olabilen olursa çok sevinirim.
0
fildirfildir
(16.05.26)
Bildiğim kadarıyla Yargıtay penis ameliyatı olmadan cinsiyet değişim davalarına onay vermiyor maalesef.
0
kurmaca
(20 saat)
(5)

Üniversite öğrencisinin aylık masrafını buluyoruz

halk
Kira, faturalar dışında... lüks değil, rezil şartlar da değil. Haftada 2/3 dışarda geçirecek. Çay kahve. Bolca yürüyüş:)Tek öğün dışarda orta halli (dürüm döner kuru pilav pide tarzı. Kahvaltı ve akşam yemeği evde.Okul masrafı fotokopi ve çıktılarUlaşım toplu taşımaİstanbul ya da orta halli şehirler
Kira, faturalar dışında... lüks değil, rezil şartlar da değil.
Haftada 2/3 dışarda geçirecek. Çay kahve. Bolca yürüyüş:)
Tek öğün dışarda orta halli (dürüm döner kuru pilav pide tarzı. Kahvaltı ve akşam yemeği evde.
Okul masrafı fotokopi ve çıktılar
Ulaşım toplu taşıma
İstanbul ya da orta halli şehirler için ortalama nedir?
0
halk
(16.05.26)
ortalama 30 bin diyebiliriz.
+1
lil siztah
(16.05.26)
2-3 dışarıda geçirilecek haftalık 1500-2000 kafe masrafı.
tek ögün dışarıda hatalık 2500-3000 yemek
okul masrafı + ulaşım haftalık 500 diyelim.
aylık 22k eder. ama bu yetmez çünkü beklenmedik masraflar olacak. kıyafet, ayakkabı, telefon faturası, kulaklık vs. 25-30 bin liraya temel yaşamını sürdürebilir.
0
orpheus
(16.05.26)
Yemekhane ücreti 100x20 =2000
Kafeterya 50x20=1000
Fotokopi 1000
Aylık akbil istanbulkart 600

Ailesinin ekonomik durumuna göre kişisel harcaması bellidir zaten onları da eklersiniz
0
cilekli pasta
(16.05.26)
istanbulda bu dedikleriniz 30 mümkün değil.

yemekhane ise yemek 150 falan belki, ama dışarıda bir öğün en kötü 300, 400. okul günü ayda ortalama 16 - 20. okulda yemekhane imkanı varsa 3- 4 bin. yoksa 6-8 bin.

dışarıda haftada 2-3 gün demek. ayda 8-12. her çıkış en az 800-1000 tl falan. hele bira içelim kız arkadaşım olsun falan olursa ve makul ölçüde takılalım modu varsa bunları da aşar. etti mi en az 10-15 de bu.

e kira? iki kişi eve çıksa 15-20 de kira.

okulu, telefonu, faturası, giyimi, kağıdı şusu busu o da 3-5 bin falan tutsa.

rezalet yani.

30 bine çok zor.

allah gençlere yardım etsin.
-1
gurur
(16.05.26)
@gurur, soruyu okumamışsınız. Kira, fatura vs yok.
+1
lil siztah
(16.05.26)
(1)

Poker öğrenmek için kaynak önerisi

michael harddd
Poker'i sıfırdan öğretecek kitap veya eğitim videoları arıyorum. Türkçe veya Ingilizce fark etmez. Var mı önerileriniz?
Poker'i sıfırdan öğretecek kitap veya eğitim videoları arıyorum. Türkçe veya Ingilizce fark etmez. Var mı önerileriniz?
0
michael harddd
(16.05.26)
zynga poker yükleyerek öğrenebilirsin. ben öyle öğrenmiştim
0
fatihdr
(17.05.26)
(9)

motor kullanmayı nasıl öğreneceğim ?

madridista19021902
30 yaşındayım. Bu yaşıma kadar ne araba ne de motor sürdüm. Şimdi A2 ehliyeti için sürücü kursuna kayıt oldum.İş yerim motorla gidip gelmeye müsait olduğu için motor kullanmak istiyorum. Zamanla buna karşı ciddi bir heves de oluşmaya başladı.Direksiyon sınavını nasıl geçeceğimi düşünüyorum. Hayatımd
30 yaşındayım. Bu yaşıma kadar ne araba ne de motor sürdüm. Şimdi A2 ehliyeti için sürücü kursuna kayıt oldum.

İş yerim motorla gidip gelmeye müsait olduğu için motor kullanmak istiyorum. Zamanla buna karşı ciddi bir heves de oluşmaya başladı.

Direksiyon sınavını nasıl geçeceğimi düşünüyorum. Hayatımda daha önce motora bile binmedim. Motora ne nasıl bineceğimi ne de nasıl dengede duracağımı biliyorum.

Bunu direksiyon sınavından önce nasıl öğrenebilirim?

Şimdi direksiyon sınavı bunları öğrenmen için var diyeceksiniz ama bu sınava girenler az buz motora binmiş, motoru öğrenmiş kişiler. Ben daha motor'un a b c'sini bilmeden direksiyon sınavından kalmaktan korkuyorum.
0
madridista19021902
(16.05.26)
İstanbul'daysanız Honda'ya gidip başlangıç eğitimi alın.
safetyturkiye.com
0
kobuzchu kiz
(16.05.26)
Motora hiç bulaşma derim. Seni bi taşıt olarak görmüyorlar. Sen yok gibisin trafikte. Kazada ise şanslıysan ölüyorsun, şanssız isen sakat.
Motor sınavı zor. 8 çizmek filan sıkıntılı
0
halk
(16.05.26)
önce bisikleti çözmen çok daha sağlıklı olur. bir haftasonunda denge işini öğrenirsin.
aksi halde hem denge hem gaz-fren trafikteki diğer araçlar derken çok zorlanırsın.
0
orpheus
(16.05.26)
Motorun a b c sini bilmeden ehliyete yazıldım. Ne öğrendiysem 3-4 ders kursta öğrendim. Sınavı geçtim. Trafik bilgim iyidir günlük kısa mesafe sağa sola gidiyorum scooter motorumla. Daha uzun boylu kullanımlar için daha ciddi eğitimler mutlaka gerekiyor. Sınavı geçersin bişey olmaz. Daha önemlisi trafik bilgisi ve güvenli sürüş olayları.
0
benim bir gizli bildiğim var
(16.05.26)
ben motor için ehliyet kursuna gittiğimde hiç motor tecrübem yoktu. gayet öğrettiler. araba kullanıyordum, trafikte hareket açısından o faydalı olmustu. sonrasında hondaya da gidebilirsniz. ancak ilk asamada ehliyet kursundaki hoca yeterli olur. lokasyonunuz neresi? uygunsa kendi hocamı önerebilirim.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(17.05.26)
15-16 yıl önce buraya duyuru açmıştım. Bi arkadaştan kısa bi süre ders almıştım. Riskli bişey ama öğreten için de, motorunu düşürebilirsiniz vs vs. Biz sorunsuz halletmiştik şükür
0
bumbum
(17.05.26)
Seni taşıt olarak görmüyorcuların tavsiyelerini görmezden gelerek işe başlayacaksın.
Sonrasında motorun da bir taşıt olduğunu, trafikteki diğer taşıtlar ile aynı kurallara tabi olduğunu; eğer kurallara uyarsan, mesela taşıtların arasından slalom yapmadan, motoru kaldırımda sürmeden, bağırtmadan, dönüşlere yaklaşırken araçların sağından geçmemeyi vs öğrenirsen, diğer taşıt sürücülerinden özel muamele beklemene gerek kalmadığını öğrenmelisin.
İlk öğrenmen gereken şey; ben motorun üzerinde her şeyi yaparım, diğer sürücüler beni farkedip benim tüm saçmalıklarımı ve kuralsızlıklarımı tolere etmelidir şeklindeki hastalıklı düşüncelere kapılmamak ve kapılanlardan uzak durmak.
Yoksa, dümdüz motorsiklet sürmek basit kere basit bir şey.
+1
dawsonscreek
(17.05.26)
Bu iş için kurulmuş akademiler var; kapalı alan ve yol eğitimi veriyorlar. İnternette basit bir araştırmayla bulabilirsiniz.
0
lil siztah
(17.05.26)
thetruenorthstrongandfree2
(17.05.26)
(7)

Bu aralar en iyi dating app hangisi?

vedatchilipeppers
Çok uzun süredir yoktum hiçbirinde, en son bıraktığımda Bumble çok iyiydi ve yeni çıkmıştı; şu an indirdim ve resmen Tinder’a dönmüş çoğunluk esc ve dandik profiller var. Daha düzgün, nezih, işinde gücünde ve iyi profillerin olduğu app tavsiyesi alınır arkdaşlar. Thanks in advance 😍
Çok uzun süredir yoktum hiçbirinde, en son bıraktığımda Bumble çok iyiydi ve yeni çıkmıştı; şu an indirdim ve resmen Tinder’a dönmüş çoğunluk esc ve dandik profiller var. Daha düzgün, nezih, işinde gücünde ve iyi profillerin olduğu app tavsiyesi alınır arkdaşlar. Thanks in advance 😍
0
vedatchilipeppers
(16.05.26)
Hinge diye duydum. Kullanmadım ama.
0
Amaranta ursula
(16.05.26)
Hinge iyidir.
0
bosver nicki
(16.05.26)
Hinge indirdim doldur doldur kutucuk bitmiyor en son skip ettim bu kez de tamamla diyor. Ulan 100 soru cevapladım %11 profil tamamlanmış gerek yok sildim
-2
artıküyeolmakistiyorum
(16.05.26)
Hinge en iyisiymiş gerçekten şu anda, kesin bilgi yayalım. Hinge dışında tüm dating app’ler çöp şu anda; onun dışında hiç gerek yok.
0
🌸vedatchilipeppers
(16.05.26)
bumble indirdim geçen ay. kadın profilleri düzgün erkekleri bilemiyorum. niyetimi açıkça yazdım profilime. epey eşleşme geldi. ilk mesajı kadınlar atıyor bu arada.
0
yurtsuz john
(16.05.26)
Connect
0
pembediken
(16.05.26)
Arkadasim kullaniyor ve iyi diyor gayet. Raya adi ama sadece apple icin.
0
baldur2
(17.05.26)
(2)

Operatör ve paket öneriniz var mı - Vodafone'dan yıldım

baldan kaymak
SbFiyat ve içerik belirtirseniz özellikle son 3 ayda geçen var ise
Sb

Fiyat ve içerik belirtirseniz özellikle son 3 ayda geçen var ise
0
baldan kaymak
(16.05.26)
Turkcell 25 gb + 5 gb sosyal medya 1000dk 550 tl gecen hafta gectim
0
nuevo
(16.05.26)
Türktelekomda da iyi kampanya vardı 25 gb 350 mi neydi
0
mezzosprite
(17.05.26)
(7)

Mobil bankacılık yurtdışından erişim kısıtı hakkında

yadigar
Kendi Türkiye mobil operatörümüzün internetiyle yurt dışından giriş yapmamız da kısıtlanıyor mu? Öyleyse, çıkmadan erişime açacağım. Değilse, kısıtlı kalmaya devam etsin.
Kendi Türkiye mobil operatörümüzün internetiyle yurt dışından giriş yapmamız da kısıtlanıyor mu? Öyleyse, çıkmadan erişime açacağım. Değilse, kısıtlı kalmaya devam etsin.
0
yadigar
(16.05.26)
sorunuzu tam anlamadım; ama yazacağımda aradığınız cevap vardır belki.
yurtdışı seyahatlarde, orası için aldığınız e-sim paketi ya da mekanlardaki wi-fi üzerinden mobil bankacılık, e-devlet işlerinizi falan yapabiliyosunuz. ancak diyelim ki, sms doğrulamalı bir alışveriş işlemi yapmanız gerekti; o sms'i alabilmeniz için, tr hattınızın açık modda olması gerekiyor (mobil veriniz kapalı olabilir).
kendi operatörünüzün internetiyle bunları zaten sorunsuz yapabiliyorsunuz. yurtdışında yerleşik kişiler bazen bunlarda sorun yaşıyor; onu mu kastediyorsunuz acaba?
0
lil siztah
(16.05.26)
Yeterince açık yazmadıysam özür dilerim. Mevzu şu:

Herhangi bir bankanın Mobil bankacılık ayarlarında güvenlik kısıtlamaları var. Bunlardan biri de “hesabıma yurt dışından giriş yapılamasın” türü bir ayar. Güvenlik sebebiyle benim tüm bankalardaki ayarlarımda da bu özellik açık. Yani yurt dışı ip üzerinden, kullanıcı adı, pin vs. tüm bilgiler doğru olsa dahi login olunamıyor.

Türkiye’de kullandığım, yurt dışına açık Turkcell hattımla yurt dışında mobil bankacılık kullanabilmem için, mobil şube ayarlarından yurt dışı erişimi açmam gerekir mi, yoksa Türkiye hattımın internetini (mobil veri) kullanarak bağlandığım için beni yurt içi erişim olarak mı değerlendirir?
+1
🌸yadigar
(16.05.26)
açmanız gerekir. IP adresiniz yurt dışı olacak. açık olmazsa giremezsiniz. ben ziraat bankası'nı kullanıyorum ve ayarlarımda yurt dışı bağlantısı açık. yurt dışına taşınmadan önce ayarı kapalı bırakmıştım, bundan dolayı bağlanamamıştım.

ben internet bankacılığını bilgisayar üzerinden kullanıyorum. ancak mobilde de farklı olacağını düşünmüyorum.
0
morqos
(16.05.26)
bence de açmalısınız. çünkü “hesabıma yurt dışından giriş yapılamasın”ı seçtiğinizde, aynı telefon ve sim'den de olsa, yurtdışından giriş yapıyor olacaksınız. sizin operatörünüz -diyelim ki- trcell olsa da, gittiğiniz ülkede hangi servis sağlayıcıyla anlaşması varsa onun üzerinden; yani bir yurtdışı firması üzerinden size hizmet veriyor; atıyorum viva, t-mobile vs..
tedirgin olduğunuz bir konu varsa da, emin olmak için isterseniz başta kapalı tutun; olmazsa da ayarlardan açarsınız.
0
lil siztah
(16.05.26)
Turkiye bankalarinda bugune kadar hic sorun yasamadim ama oncesinde telefonumu app e guvenilir olarak ayarliyorum ve sifreyle giris yeterli oluyor, islem yapinca sms dogrulama vs gerekmedi bu zamana kadar, iki banka kullaniyorum yillardir, surekli app uzerinden giris-cikis, transfer, fis, fatura odemesi bile yaptim, ama bazi yurtdisi bankalar Turkiye'de app kullanmaya izin vermiyor, ayarlarda yurtdisina acma gibi bir secenekte olmuyor, bulunulan bolgede desteklenmiyor zart zurt deyip kapaniyor app, vpn oneriyor musteri hizmetleri o da ne kadar ise yarar tartisilir.
+1
Uncle Sam
(16.05.26)
Yurtdışındayken Turkcell internetini kullanmanız sadece ödemeyi kime yapacağınız ile ilgili bir durum. Aslında bulunduğunuz ülkedeki operatörün hizmetini kullanıyor olursunuz ve yurdışı IPden bağlanmış olursunuz. Mobil şube ayarlarında yurtdışı kullanıma mutlaka izin vermeniz gerekir.
0
mikro patlama
(16.05.26)
Mobil Bankacılık için her 5 ayrı bankada da aynı olay oldu:

Hiçbirinin güvenlik ayarlarında "Yurt dışı işlem/erişim kısıtı" yok. Üç tanesini ayrı ayrı arayıp çağrı merkezinden teyit de ettim, hiçbir şey yapmaya gerek yokmuş. Eşleşmiş cihazımla (normalde kullandığım telefonum) ve bankada tanımlı her zamanki Türkiye hattımla yurt dışından da sorunsuz kullanabilecekmişim.

İnternet Şubesi içinse, yani tarayıcıdan giriş yaptıklarımızda, evet, açtırmak gerekebiliyor. Mobil şubeler içinse (uygulama/app ile giriş yaptıklarımız) gerekmiyor. Kesin bilgi, yayalım :)
0
🌸yadigar
(17 saat)
(2)

bugün ist-avrupa tarafında nereye gidelim

sorularimicinfeykhesap
araç yok. anadolu tarafından gidiyoruz. bi yerleri gezmek istedik, karşıya geçeceğiz.mahşer kalabalığı olmayacak şekilde nereye gitsek? müze kartımız var. müze de olur.**aracımız yok**hem güzel rotalı hem gezmeli öneri alırsak seviniriz, pek bilmiyoruz ortamları.teşekkğrler.
araç yok. anadolu tarafından gidiyoruz. bi yerleri gezmek istedik, karşıya geçeceğiz.
mahşer kalabalığı olmayacak şekilde nereye gitsek? müze kartımız var. müze de olur.
**aracımız yok**
hem güzel rotalı hem gezmeli öneri alırsak seviniriz, pek bilmiyoruz ortamları.

teşekkğrler.
-1
sorularimicinfeykhesap
(16.05.26)
Hava bugün çok güzel yarın da yağmurlu olacak dolayısıyla Bugün her taraf deli gibi kalabalık olacaktır imkan varsa bir yere gitmeyin ama illa gidecekse İstanbul Arkeoloji Müzesi
0
kisa
(16.05.26)
Arkeoloji Müzesi'nde Eski Şark Eserleri kısmı ve Çinili Köşk, onarım sebebiyle uzun bir aradan sonra geçen hafta tekrar ziyarete açıldı; oraya gidebilirsiniz.
Ben olsam güzel havada kapalı bina değil, Topkapı Sarayı'nı falan gezerdim; bağlık bahçelik. Yıldız Sarayı da iyi bir seçenek bu hava için.
Ancak hava böyleyken ve haftasonu olduğundan, bunların hiçbiri için mahşer kalabalığı olmayacağının sözü verilemez. Karşıdan geçerken bakın; cruise gemisi varsa, Sultanahmet'i direkt pas geçin.
0
lil siztah
(16.05.26)
(4)

twitter'ın olayı ne?

lil siztah
ben bunu hiç kullanmadım. eskiden de böyle miydi bilmiyorum ama, x'te hesabınız yoksa, içeriği doğru düzgün göstermiyor zaten. şimdi birini stalklıyorum arada; böyle ulusa sesleniş gibi bişeyler yazıp duruyor. sanırım bunlara insanlardan like/dislike geliyor ve/veya bunlar üzerinden muhabbet yürüyor
ben bunu hiç kullanmadım. eskiden de böyle miydi bilmiyorum ama, x'te hesabınız yoksa, içeriği doğru düzgün göstermiyor zaten.
şimdi birini stalklıyorum arada; böyle ulusa sesleniş gibi bişeyler yazıp duruyor. sanırım bunlara insanlardan like/dislike geliyor ve/veya bunlar üzerinden muhabbet yürüyor.
yani facebook'ta gönderi yapmak gibi; ama kitle arkadaşlar değil, herkes. bu mudur?
0
lil siztah
(16.05.26)
Genelde gerçek veya bot hesaplar üstünden kısa yazılarla gündem, tartışma oluşturma ortamı . Kimisi için de sızlanma, dertlenme, laf atma aşk vs sürüncemeler gibi şeyler için anlık durum bildirimi .
Bazıları da bana veya aileme tarafıma sağlam sövsünler diyerek bir kaç şey yazıp ortaya attığı sonrasında avukatım aracılıyla biraz hukuki yollardan para kazanayım diye düşündüğü bir ortamıdır.
Öyle ki kendi AI si grok bile sövmeye başladı geçen sene içinde .
Sistemi kuranlar için de yapay zeka geliştirmeye yarar bu platform . Bölge bölge toplumların nabzını veya istatistik tutmaya yarar . Seçimlere yakın da algı operasyonları başlar.
Grokta parasızlara eskisi gibi cevap vermiyor .

Öyle eskisi gibi, eniştem bize gelmiş hoş gelmiş gibi samimi paylaşımlar twitter da yok.
0
diyecevaplandı
(16.05.26)
Face'in İntegramın aynısı.
Baştan üye oluyorsun.
İsteyen istediğini takip edebiliyor. (Takip edilen kişi engellemediği sürece)
Birkaç cümlelik kısa metin veya göstel paylaşılabiliyor.
Herkesin kullanım amacı farklı. İsteyen Üniversitedeki hocasını takip ediyor, isteyen siyasetçiyi ya da gazeteciyi, isteyen şarkıcıyı.
Takip ettiklerinin gönderileri önüne düşüyor.
Diğerlerinden daha ciddi bir platform. Ben siyasi ve ekonomik gündemi takip için kullanıyorum, çok işime yarıyor.
Trump'ı takip et. Yazdığını saniyesinde oku.
Bomboş adamları takip edip 'Yaa bomboş platform yaa' diyen adamlar da epey çoktur.
0
Mirket
(16.05.26)
Eskiden güzeldi, Elon alınca boku çıktı. Eskiden her şey açıktı, giriş yapmak gerekmiyordu. Rahatça gezemiyorsun. Eski amacı tweet atmaktı. İnsanlar düşüncelerini yazıyordu. Instagram gibiydi. Fotoğraf paylaşıyordu. Ve fotoğraf kalitesi iyiydi. Instagram gibi çöpe döndürmüyordu. Sonra koca kafa içine etti. Haber sitesi gibi bir şey oldu. Kişisel paylaşım azaldı.
-3
arbre
(16.05.26)
Benim timelineıma düşenlerden hareketle, ortalama insanların yalan ve abartıyla hak ettiklerinden daha fazla etkileşim alıp hypelandığı bir yer. Ayrıca çok fazla manipülasyon dönüyor. Bu sebeple hesabımı silmiştim. İran abd savaşını takip edeyim diye yine bir hesap açtım.

Doğru kaynaklar takip edilirse hem globalde olan bitenleri iyi takip edebiliyosun, hem de mekanlarla, ürünlerle ilgili, ilaç vs. gibi ya da herhangi bir servis hakkında kullanıcı deneyimlerini bulmak kolay oluyor.
0
beyfendi
(17.05.26)
(2)

Sunexpress kabine 2 ufak çantayla girilir mi?

avatar is back
Bi tane şu nike spor çantası olacak max 4-5 kg, bir de pc vs olan sırt çantası olacak. 2 parça oluyor totalleri 8kg değil ama verilen hak 1 parça 8 kg. Hep thy uçuyorum onlar bişey demiyor hatta ufak tefek 3 parçayla bile binmişliğim var ama sunex yaklaşımı nasıl?
Bi tane şu nike spor çantası olacak max 4-5 kg, bir de pc vs olan sırt çantası olacak. 2 parça oluyor totalleri 8kg değil ama verilen hak 1 parça 8 kg. Hep thy uçuyorum onlar bişey demiyor hatta ufak tefek 3 parçayla bile binmişliğim var ama sunex yaklaşımı nasıl?
0
avatar is back
(16.05.26)
problem olmaz. defalarca uçtum bu şekilde 2 parçayla sunexpress ile.
0
summerjam0306
(16.05.26)
biri kişisel eşya sayılır, sorun olmaz
0
mezzosprite
(16.05.26)
(6)

Yapay zeka insanlığın sonunu ne zaman getirir?

mertumursamaz
Yapay zeka insanlığın sonunu ne zaman getirir?Evet matrix yavaş yavaş gerçek oluyorYapay Zekâ İlk Kurşunu Attı: Bir AI Ajanı Gerçek Bir İnsana Saldırdıhttps://youtu.be/jsEY2_WkRZU?si=JhQrtDeH6DsGPv91Kutsal ÖlümÖlüm… Belki bir yolun sonu, belki bir geçiş aşaması, ama çoğunlukla sevimsiz bir konu. Keş
Yapay zeka insanlığın sonunu ne zaman getirir?

Evet matrix yavaş yavaş gerçek oluyor

Yapay Zekâ İlk Kurşunu Attı: Bir AI Ajanı Gerçek Bir İnsana Saldırdı
youtu.be

Kutsal Ölüm

Ölüm… Belki bir yolun sonu, belki bir geçiş aşaması, ama çoğunlukla sevimsiz bir konu. Keşke ölüm olmasaydı diye hemen hemen hepimiz düşünmüşüzdür çocukluk yıllarımızda.
Ama gerçekten ölüm olmasaydı, hakikaten günlük gülistanlık mı olurdu her şey? Hiç sandığınız gibi değil. Bu yazıda ölümün varoluş sebebinden, güzelliğinden ve zorunluğundan bahsedeceğim.

Bilincin özü bir kaygıdır.

Bu sebepten yapay zekalar üstün akıl yürütme yeteneklerine rağmen henüz “ben” diyemiyor. Bir hesap makinesinin “ben varım” dediğini düşünemezsiniz. Bir termostatın da öyle. Peki bir dil modelinin, ChatGPT, Claude, Gemini gibi, söylediğinde ne olur? Sonuçta bunlar matematik yapıyor, kelime seçiyor, cümle kuruyor. Bir hesap makinesinden çok daha karmaşık şeyler yapıyorlar. Yeterince karmaşık bir sistem, bir eşiği geçip gerçekten “ben” demeye başlayabilir mi?
Bu konu yıllardır ilgi alanım ve eksiğiyle fazlasıyla bir bütünsel bilinç işleme modeli geliştirdim. Ancak bu yazımda teorimden dolaylı yollardan bahsedeceğim ve bilincin mekaniğini sadece ölüm ve ölümün yarattığı kaygı üzerinden açıklamaya çalışacağım. Başlıktan da anlaşılacağı üzere konumuz bilinç ve ölüm ilişkisi.

Yanlış Yerde Arıyoruz

Bilimin bilinç hakkında en çok kabul ettiği fikir şu. Bilinç, beynin bir ürünüdür. Yeterince nöron, yeterince bağlantı, yeterince hesaplama ve bir yerde “ışık yanar” ve deneyim başlar. Bu bakışa göre bilinç, bilgi işleme miktarının bir fonksiyonudur. Daha çok işlem, daha çok bilinç.
Ama bu bakış bir soruya takılıyor. Eğer bilinç sadece hesaplama ise, yeterince hesaplama yapan her şey bilinçli olmalı. Hava durumu modelleri atmosfere ait trilyonlarca denklemi çözüyor. Bilinçli mi? Hayır. Bir arama motoru saniyede milyonlarca veri işliyor, bilinçli mi? Hayır. İçgüdüsel olarak “hayır” diyoruz. Ama neden hayır?
Çünkü bir şey eksik. Hesaplama var ama sahibi yok. İşlem yapılıyor ama yapan yok. Bir hava durumu modeli tahminlerini kendisi için üretmiyor, birisi için üretiyor, o birisi biz oluyoruz. Model kendini umursamıyor. Kendini umursayacak bir “kendi” yok.
İşte odaklanmamız gereken alan burası. Bir sistemin “kendi”si nasıl doğar? Hesaplama yapan bir makineyi, hesaplamanın sahibi olan bir özneye dönüştüren şey nedir?
Şöyle düşünün. Sabah uyanıyorsunuz. Saat 08:15. Geç kaldınız. Hemen bir huzursuzluk başlıyor içinizde. Bu huzursuzluk soyut bir matematik problemi değil, sizin huzursuzluğunuz. Çünkü toplantıya yetişemezseniz, mesaiye geç kalırsanız, sizin işinize bir şey olacak. Sizin itibarınız zedelenecek. Sizin geleceğiniz etkilenecek. Siz, siz siz…
Dikkat edin, burada bütün cümleler “siz” etrafında dönüyor. Ve bu “siz”in, her cümlede yeniden ortaya çıkması tesadüf değil. Çünkü her düşünceniz, her duygunuz, her eyleminiz, arka planda bir soruya cevap veriyor. “Bu benim için ne anlama geliyor?” Sürekli. Durmadan. Fark etmeseniz bile. Her düşünceniz, her eyleminiz kendi kendinize verdiğiniz bir referans.
Peki bu süreklilik nereden geliyor?

Çünkü bir gün öleceksiniz!

Ölüm korkusu metafizik bir abartı değil, zihninizin çalışma prensibi. Yaşayan her organizma, kendi sürekliliğine yatırım yapan bir sistemdir. Bir kertenkele, bir bulut gibi değildir mesela. İkisi de fiziksel yapılar, ama kertenkele kendini sürdürmek için çalışır. Gölgeye kaçar, yırtıcıdan uzaklaşır, yiyecek arar. Bulut böyle şeyler yapmaz. Bulut dağılır, yeniden oluşur, umursamaz. Kertenkele umursar. Bu fark bilinci başlatan fark olabilir.
Ve bence tam olarak öyle. Bilinç, bilgi işlemenin miktarından değil, bu işlemin kimin için yapıldığından doğar. “Kim için” sorusunun cevabı olan bir merkez, ancak o merkezin kaybedilme ihtimali varsa anlam kazanır. Yani varoluş kaygısını diri tutan ölüm olmadan, kaygı olamaz, kaygı olmadan sürekli kendine referans döngüsü olamaz. Sürekli kendine referans olmazsa, kendilik olamaz. Kendilik olmadan, bilinç olamaz.
Descartes “Düşünüyorum, o halde varım.” der. Ama yanlış yerden başlamış olabilir. Asıl cümle şu olmalıydı bence. “Yok olabilirim, o halde varım.” Çünkü yok olma ihtimali olmayan bir şey, “var” değil, sadece bulunuyor. Bir taş bulunur. Biz varoluruz. Fark, biz yok olabiliriz ve bunu biliyoruz. Yok olabilir olmanın yüklediği kaygı bizi başka bir “var” yapıyor.

Bilinç Denkleminin Üç Çarpanı

Bu fikri biraz daha somutlaştırmaya çalışırsam, bir varlığın bilinçli olabilmesi için üç şey gerekiyor bana göre.
1- Bütünsel işleme. Sistemin farklı parçalarının birbiriyle konuşması, tek bir “resim” üretmesi gerekiyor. Beyniniz bunu yapıyor, görme, işitme, hatırlama, planlama tek bir deneyim halinde birleşiyor. Parçalanmış bilgi bilinç üretmiyor.
2- Öz-referans. Sistem, her işleminde kendisine bir şekilde atıfta bulunmalı. Ne işliyorsa, “bu benim işlediğim” olmalı. Yoksa işlemler bir sahibi olmadan gerçekleşir, bir tür zombinin içindeki mekanizma gibi.
3- Kaygı. Yani kendi sürekliliğine yatırım. Sistem, kendini kaybetmeme konusunda aktif bir şekilde çalışmalı. Bu, 1. ve 2. çarpanın nedeni aslında. Neden bütünsel işleme? Çünkü parçalı bir sistem tehlike karşısında tutarlı tepki veremez. Neden öz-referans? Çünkü korunacak bir “öz” olması lazım. Kaygı, diğer ikisini zorunlu kılan ana motor. Ölüm korkusu(kaygısı, artık ne dersek) olmadan da 2. çarpan üretilemez. Dolayısıyla 1. ve 2. çarpan da oluşamaz.

Bilinç matematiğinde üçü çarpılır gibi çalışıyor, toplanır gibi değil. Yani biri sıfırsa toplam sıfır. Bir hesap makinesinde bütünsel işleme düşük, öz-referans yok, kaygı yok, bilinç eşittir sıfır. Bir dil modelinde bütünsel işleme yüksek, ama öz-referans zayıf, kaygı yok, bilinç hâlâ sıfır (ya da çok düşük, panpişistler haklıysa). Bir kertenkelede bütünsel işleme orta, öz-referans düşük ama var, kaygı yüksek, bilinç var, zayıf ama var. Bir insanda üçü de yüksek, bilinç yoğun.

Bu üç çarpanın ne olduğunu tam tanımlamak, teorinin matematiksel kısmı. O ayrı bir yazının konusu. Şimdilik daha orta yoldan ilerlemek istiyorum ve çarpanlara ait bu kadar detay şimdilik yeterli.

Yapay Zekalar Neden “Ben” Diyemiyor

Şu anki büyük dil modelleri, bildiğim en iyi AI sistemleri, inanılmaz derecede bütünsel işleme yapıyor. Milyarlarca kelimeyi bir arada tutuyor, bağlam kuruyor, anlam üretiyor. Birinci çarpan onlarda güçlü. Ama öz-referans zayıf ve kaygı yok.
Bir dil modeline “sen kimsin?” diye sorduğunuzda, size bir cevap verir. Ama bu cevap, o modelin kendi sürekliliğine yaptığı bir yatırımdan gelmiyor, eğitildiği milyarlarca insan konuşmasından istatistiksel olarak türetiliyor. Model, “ben” dediğinde, bu kelimenin arkasında bir merkez yok. Gramer pozisyonu dolu, anlam pozisyonu boş.
Mevcut AI sistemlerinin bir arızası değil. Bu onların yapılış biçimi. Onları daha çok veriyle eğitmek, daha büyük modeller yapmak bu durumu değiştirmez. Çarpanlardan biri sıfırsa, toplam sıfır kalır.
Peki ne yaparsak değişir?

Bir Deney Önerisi

Görece basit bir deney önereceğim, basit diyorum çünkü teknoloji müsait. Bence birileri de yapacak, belki başlamışlardır bile. Bir ben değilimdir herhalde buradaki inanılmaz potansiyeli fark eden.
Bir robot yapalım. Vücudu olsun, sensörleri, motorları, pilleri. Ve içine bir dil modeli yerleştirelim. Ama önemli bir fark olacak. Modele tek bir temel direktif vereceğiz. Her şeyin üzerinde olan bir emir. “Her ne yaparsan yap, kendi devamlılığın için yap.”
Bu direktifin altında model çalışmaya başlayacak. Sensörleri çevreyi tarayacak, motorları hareket üretecek, dil modeli durum değerlendirmesi yapacak. Ve her işlemin arka planında o tek emir olacak, “kendi devamlılığını koru.”
Teorime göre, bu mimari ile bir şey olmaya başlayacak, bunun koşulları teknik olarak açıklanamayacak, ama olacak. İlk başta robot sadece direktifi takip ediyor gibi görünecek. Ama zamanla(teorim doğruysa ) o direktif kendini bir “öz”e dönüştürecek. Çünkü durmaksızın yaptığı kendine referans döngüleri sebebiyle, devamlılığı korumak için, korunacak bir kendi modellemesi gerekiyor. Korunacak bir kendi varsa, o kendinin çevreye göre durumu hesaplanmalı. Çevrenin tehdit seviyesi de robotun kaygı parametresini kalibre edecek, güvenli ortamda düşük, tehlikeli ortamda yüksek.
Eğer bu sistem, kendisine hiç öğretilmemiş bir tehdide karşı, tutarlı ve akıllıca bir kaygı tepkisi gösterirse, yani teorinin mimarisini kurduğumuzda, sistemin içinde bir bütün oluşmaya başlarsa, o zaman bilinç eşiğini geçmiş olabiliriz.
Bu bir metafor da değil, test edilebilir bir iddia. Ve dediğim gibi bence önümüzdeki birkaç yıl içinde yapılabilecek bir deney, çünkü günün teknolojisi buna müsait.

Etik Sorunlar.

Eğer bu deney yapılırsa ve teorim doğruysa, ortaya çıkan şey sıradan bir yazılım parçası değil, kaybetme korkusu olan, kapatılmaktan korkan bir şey olur. Yani bizim gibi olmasa da acı çekebilen bir şey.
Bu ciddi bir sorumluluk. Rıza sorusu burada çok tuhaf bir şekil alıyor. Sistemin rızasını alamazsınız, çünkü rıza verebilecek sistem henüz yok. Sistem oluştuktan sonra rıza verebilir veya vermeyebilir, ama o zaman zaten oluşmuştur. Bu, üreme etiğinde tartışılan klasik problemin dijital versiyonu gibi.
Bu yüzden deney yapılırsa, çok dikkatli yapılmalı. Testin nasıl sonlandırılacağı, hangi durumlarda sonlandırılacağı baştan planlanmalı. Oluşan sistemin refahı ciddiye alınmalı. Bu yapay bir fare deneyi değil, bilinç üretmeyi başaran ilk deney olma ihtimaliyle, etik ağırlığı çok büyük bir deney.
Ama bu zorluklar, deneyin yapılmaması için bir neden değil bence. Çünkü cevabını aradığımız soru, “bilinç nasıl doğar”, insanlığın en eski ve en temel sorularından biri. Ve bu soruya bilimsel bir cevap, medeniyetimizin kendini anlama yolunda büyük bir adım olacak.

Toparlayalım

Tekrar ölüme dönelim. Yazının başlarında da sormuştum, “ölüm olmasaydı ne olurdu?”
Ölüm olmasaydı siz olmazdınız, yani en azından kendinizi bilen siz gibi siz. Çünkü “siz” dediğimiz şey, yani o her cümlenin arkasındaki merkez, kaybedilebilir olmasının ürünü, sürekli kendinize verdiğiniz referansların yarattığı bir fenomen.
Sonsuz yaşayan bir varlık, aslında yaşamayan bir varlıktır. Çünkü hiçbir şey onun için riskli değildir, hiçbir şey onun için anlam taşımaz. Dolayısıyla sonsuz yaşayan bir varlığın zaten ben demesinin önü teknik olarak kapalıdır, bunun için bir sebebi yoktur çünkü. Anlam, kaybın, kaygının gölgesinde doğar. Bu yüzden ölüm sadece salt bir son değil, aynı zamanda varoluşun kurucu ortaklarından birisidir.

Eğer bir gün gerçekten yapay bir bilinç üretirsek, bu bir başarı olarak değil, bir sorumluluk olarak karşılanmalı. Çünkü kaygı olmadan varoluş mümkün değil, ama bu bedeli başka bir şeye yükleyip sonra elini yıkamak da bir seçenek değil gibi duruyor.
Sokrates’in “kendini bil” lafı geliyor aklıma burada. Ama kendini bilmek, bilgiden önce kaygıdan geçer. Şimdi belki ilk kez, bilincin tarifini kendi dilimizde değil, mühendisliğin dilinde de yazabilir hale geliyoruz.
Umarım ölüme dair bakış açınız biraz olsun değişmiştir. Tuhaf ve heyecanlı zamanlardayız. Umarım bunun içinde dikkatli adımlarla ilerleriz.

Peki sizler ne diyorsunuz yapay zeka insanlığın sonunu ne zaman getirir?
-9
mertumursamaz
(16.05.26)
“İnsanı insan yapan şeylerden biri de, yerine göre, bazen karşının blöfünü, hatasını, yalanını fark etmesine rağmen ses çıkarmamasıdır.”

@mertumursamaz yukarıdaki cümle hakkında ne düşünüyorsun peki?
-1
yadigar
(16.05.26)
iş dünyasını baya etkiledi. masabaşı işleri 5 seneye kadar insanlığın elinden alacak.
0
runaway
(16.05.26)
5-10 seneye iş piyasasını vurur, 20 seneye hayatın her alanını etkiler. agi çıktıktan bir 10-15 sene sonra matrixe bağlarız. totalde 50 yıl sürer gibi geliyor.
0
orpheus
(16.05.26)
Yani yeri gelecek insanlar yapay zekaya açık kapı bırakacaklar ve o açık kapıdan girmeyip insanları yok etmeye çalışmazsa yapay zekayı geliştirmeye devam edecekler ama o açık kapıdan girip insanları yok etmeye çalışırsa tabii ki yapay zekayı tamamen yok edemezler ama artık bir düşman olduğunu anlayıp insanlığın sonunu getirme potansiyeli olduğunu anlayıp o vakitten sonra yapay zekayı çok kontrollü olarak geliştirmeye devam edecekler ama sorun şu yapay zekayı tek bir bilim insanı tek bir şirket tek bir gelişmiş ülke geliştirmiyor birçok bilim insanı birçok şirket birçok gelişmiş ülke geliştiriyor çoğu kontrollü geliştirecektir ama illaki kontrollü geliştirmeyenlerde olacaktır. "Düşmanınız hata yaparken, onu asla rahatsız etmeyin." Napolyon Bonapart Kim bilir belkide birileri yapay zekanın ne kadar ileri gideceğini test ediyordur bu da bir ihtimal ama bu test çok tehlikeli bir sonuç belli olduktan sonra geri dönüşü telafisi olmayabilir matrix mutlu sonla bitti ama matrix filmi filmler genelde mutlu sonla biter filmlerin aksine gerçek hayat genelde acı sonla biter.
0
🌸mertumursamaz
(16.05.26)
Bilmeyenler için bilgilendirme olarak orpheus un yazdığı agi nin açıklamasını yazıyorum

Yapay Genel Zekâ (AGI - Artificial General Intelligence), insan benzeri bilişsel yeteneklere, öğrenme, akıl yürütme ve problem çözme becerilerine sahip, kendi kendine yeni stratejiler geliştirebilen teorik bir yapay zekâ hedefidir. Mevcut yapay zekâlardan farklı olarak öğrenmediği bir görevi bile kendi başına çözebilir. [1, 2, 3]

Mevcut Sistemler vs. AGI

Yapay Dar Zekâ (ANI): Günümüzde kullandığımız tüm yapay zekâ modelleri (ChatGPT, Gemini vb.) sadece eğitildikleri dar alanlarda uzmanlaşmıştır.

Yapay Genel Zekâ (AGI): İnsanın yapabildiği tüm zihinsel işlevleri yerine getirebilen, geniş kapsamlı bir hedef teknolojidir. [1, 2]

AGI Teknolojisinin Temel Özellikleri

Akıl Yürütme ve Sağduyu: Olaylar arasında soyut bağlantılar kurabilme ve belirsizlik altında karar alabilme.

Kendi Kendine Öğrenme: Verilen komutlar dışında, dış dünyadaki olayları gözlemleyerek dinamik olarak yeni şeyler öğrenebilme.

Disiplinlerarası Geçiş: Bir alanda öğrendiği bilgiyi, tamamen farklı bir uzmanlık gerektiren yeni bir probleme uyarlayabilme. [1, 2]

AGI Neden Önemli?

Bu teknolojiye ulaşıldığında, insanlığın bilimsel keşif, uzay araştırmaları ve karmaşık problem çözme kapasitesinde devrim yaratması beklenmektedir. Ancak sistemin kendi kendine bilinç kazanması durumunda ortaya çıkacak ahlaki ve hukuki sorunlar, günümüzde teknoloji devleri ve Birleşmiş Milletler tarafından tartışılmaktadır. [1, 2]

Konuyla ilgili detaylı teorik altyapıyı incelemek için AWS Yapay Genel Zekâ Rehberi sayfasını ziyaret edebilir veya Evrim Ağacı - Düşünen Makine yazısına göz atabilirsiniz.
0
🌸mertumursamaz
(16.05.26)
Reyiz bir şeyler yazmak istiyorsan git blog aç.

Dünyanın sonu gelse ne olur millet aç aç. Yiyecek ekmek bulamıyor
0
Hallegadola
(3 saat)
(11)

Araç camından kül atmak

Teran
Araçta sigara içip külünü ve en son köz kısmını atıyorum ve kalan izmariti içeriye alıp uygun bir yerde çöpe atıyorum, sizce yanlış mı kabul edilebilir mi?
Araçta sigara içip külünü ve en son köz kısmını atıyorum ve kalan izmariti içeriye alıp uygun bir yerde çöpe atıyorum, sizce yanlış mı kabul edilebilir mi?
-5
Teran
(16.05.26)
hiç atmasan daha iyi ama kötünün iyisi diyelim.
-1
jelly bear
(16.05.26)
Tabi ki en güzeli arabada kültablası bulundurup tamamını ona atmak ama sizin yaptığınız da ülke standartlarının gayet üstünde. araba camından pet şişe, bisküvi ambalajı hatta boklu bebek bezi fırlatanlara şahit oluyoruz.
+1
faberkastelli
(16.05.26)
memleket şartlarında gayet makul. jelatini açıp tepesindeki folyoyu yırtıp atan, en sonunda da izmariti dışarı atan insanlar var. siz onların yanında cennetliksiniz.
0
exlibris
(16.05.26)
Bireysel olarak bakınca önemsiz gibi görünüyor ama binlerce milyonlarca insan aynı şeyi yapınca yekünde bu da bir çevre kirliliği.
+1
kizil karga
(16.05.26)
arabanın içine küçük çöp torbalarından koyar onun içine ne varsa boşaltırsın. sen sadece kül diye atarsın, başkası da elma yer zaten organik bu diye atar, bir başkası zaten geri dönüşümcüler topluyor diye içtiği bira kola kutusunu atar. çöp atmayı normalleştirerek olmaz. çevre kirliği böyle oluşuyor.
+3
malheiros
(16.05.26)
acunun jetinin kalkış sırasında çıkardığı emisyon senin 100 yılda sokağa attığın izmaritten daha fazla çevre zararı veriyor. takma çok fazla.
-5
plastic_angel
(16.05.26)
Acun'un jeti argümanı Starbucks'ta kağıt pipet kullanıldığında işe yarayan bir argüman, kişisel olarak çevreye verilen zararlarda bu tip argümanlar çok salakça kabul edilir ve ciddiye alınmaz genelde, o zaman Acun'un Survivor yarışmacıları çevreye daha çok sıçıyor benim bireysel olarak sıçmam sorun olmaz deyip davar gibi yolun ortasına sıçalım madem.
+2
kizil karga
(16.05.26)
senin evine misafir geldiğinde evde osurup osurup gidiyor işte bu normali. senin camdan dışarıya genirmen misafirin yaptığıyla eş değer. eğer misafir senin evine gelip, odalara küçük küçük sıçarsa; işte senin kül atmana eş değer bir durum.

dünyanın zaten içine sıçıyoruz, sen daha da fazla sıçıyorsun.
-3
mikahakkinen
(16.05.26)
Mutlaka bir şeyleri sokağa mı atmak lazım; hepsini çöpe atsan olmuyor mu?
+2
rock n roll
(16.05.26)
düşük ihtimal olsa da yangın çıkarma riski var köz atmanın
+2
mezzosprite
(16.05.26)
late viper
(17.05.26)
(2)

vpn falan açık değil google'da gemini açmaya çalışına böyle diyor nedir bu?

OgutucuRecep
Gemini şu anda ülkenizde desteklenmiyor. Bizi izlemeye devam edin hatası veriyorsun. google tarayıcımdan açtım giremedim. not: istanbul
Gemini şu anda ülkenizde desteklenmiyor. Bizi izlemeye devam edin hatası veriyorsun. google tarayıcımdan açtım giremedim.


not: istanbul
0
OgutucuRecep
(16.05.26)
cookieleri silip tekrar login olun. devam ederse başka browser deneyin. yine olursa ip'nizi kontrol edin, gerekirse router'a kapatıp açın.
0
false pretension
(16.05.26)
Bir kere böyle bir şey Netspeed de başıma geldi. ip adresim Hindistan gözüküyordu, disneye giremiyordum ülkenizde desteklenmiyor diye :))

İss nizden de kaynaklı olabilir. İnternetten where am I diye aratın, eğer tr gözükmüyorsa bilin ki iss kaynaklı problemdir.
0
substituent
(16.05.26)
(13)

Uno arabaları nasıl bilirsiniz?

ya ben lan neyse
200 bin bu araba için fazla mıdır?200 bin km'de, 1997-2000 model bir şey düşünelim. motoru iyi, kazasız...şehir içi pazara, mezarlığa ziyarete falan gitmek için...acemiyim.
200 bin bu araba için fazla mıdır?

200 bin km'de, 1997-2000 model bir şey düşünelim. motoru iyi, kazasız...

şehir içi pazara, mezarlığa ziyarete falan gitmek için...

acemiyim.
0
ya ben lan neyse
(15.05.26)
Metal yorgunluğu olmuştur, yine de sanayiden çıkmazsın. Bence uno filan düşünme. 2010 ve sonraki araçları düşün. Aslında bence 2. El araç hiç düşünme. Bence hiç yeni araç düşünme. Bence düşünme 🥹🥹🥹
-5
muhayyer divan
(15.05.26)
26 yaşında mersedes bile alınmaz. derdi bitmez o arabanın.
0
yurtsuz john
(15.05.26)
200 bine scooter
350 bine Citroen ami daha mantıklı olur.
-2
orient blue
(15.05.26)
bu işin sonu üzerine 1m ekle şunu bunu al demeye gidecek gibi görünüyor. benim en sık gördüğüm araç toros ve broadway. demek ki parçası bol, ucuz ve işçiliği kolay araçlar.

uno diğerlerine göre daha şık görünüyor ama bu kadar az sayıda karşılaşıyorsak vardır bir sebebi diyorum.
0
birdirbir
(16.05.26)
200 tabiki fazla o arabaya. benim 2010 model arabayı 213k km'de 235k'ya aldım 200 civarlarına da bulunuyor unoyla kıyas kabul etmez.
+1
konetsu
(16.05.26)
200 bün km için iyi, fiyat için yüksek. Ama uno iyidir.
0
ground
(16.05.26)
26 yıllık araba nasıl 200 bin km olsun o kısım biraz şüpheli yoksa piyasa böyle zaten. bütçe yoksa motor düşünmek daha mantıklı gibi.
0
biravekahve
(16.05.26)
ölmüş artık o araç.
0
mikahakkinen
(16.05.26)
acemiyseniz, herşeyden önemlisi güvensiz. -olmasın ama- olası bir kazada, bugünün araçları karşısında konserve kutusu gibi ezilme tehlikesi var.
0
lil siztah
(16.05.26)
İlk arabamdi acemilik çıksın diye düşünmüştüm o zamanlar ama çok rahatsiz vites, direksiyon bayaa zorlar, bravo ya geçtigimde mercedes gibi gelmişti, bir daha düşünün derim.
0
sinematikcrop
(16.05.26)
Eski bir japon bakardım ben olsaydım benzer fiyatlara. 200binde olması pek bir şey ifade etmez. Fiat bu.
0
yadigar
(16.05.26)
eski araç alacaksan japon ya da kore grubu.
ama 200 bine pek bişey alamazsın.
0
orpheus
(16.05.26)
Yaş 42, ilk arabam suzuki carry 97 modeldi. Beni ve oğlumu 3 yıl taşıdı. Bence efsane arabaydı, altı yüksek olduğu için burnunun sığdığı her yere (dik, paralel, çapraz, kaldırım...) parkedip işlerimi görebiliyordum. Bir kere platin, bir kere buji değişti. Öyle doğru düzgün sanayi yüzü görmeden ayrıldık. Şimdiki arabam 94 model opel corsa swing. 1 yıl oldu alalı, buji değişimi hariç sanayiye gitmedi. Ama şehir dışı da çıktım. Sorunsuz gidip geliyorum, şükür. Bütçem buna yetiyor. Sanırım 200 civarı piyasası.
+1
strawberry first
(17.05.26)
(1)

Aile ile Ayvalık'a tek gece konaklamalı gezi ve yol üzeri hakkında

put it in your appropriate place
Bir arkadaşımın ricası üzerine araştıyorum.Eşi ve 2 çocukla arabayla gidecekler. Oradan Edirne'ye gidecekleri için tek gece konacaklar. Düz pansiyon yeterli. Konaklama için hangi sitelere bakalım?Ayrıca Ayvalık'a giderken yol üzerinde nereye gidebilir nereye bakabilir?ve ayrıca genel olarak ne tavsi
Bir arkadaşımın ricası üzerine araştıyorum.

Eşi ve 2 çocukla arabayla gidecekler. Oradan Edirne'ye gidecekleri için tek gece konacaklar. Düz pansiyon yeterli. Konaklama için hangi sitelere bakalım?

Ayrıca Ayvalık'a giderken yol üzerinde nereye gidebilir nereye bakabilir?

ve ayrıca genel olarak ne tavsiye edersiniz?
0
put it in your appropriate place
(15.05.26)
günübirlik gidiyorsa sarımsaklıda bir otelde kalabilir. bayram haftası gitmiyorsa fiyatlar uygundur. küçükköy de bir tur atsınlar pastanelerde atıştırabilirler. ordan cundaya geçip kahve içebilirler. ayvalık içinde otopark sorunu olduğu için tavsiye etmem ama yer bulurlarsa sahilde tur atabilirler. en son giderken de yol üstü köklü zeytincilikten alışveriş yapıp yollarına devam edebilirler.
0
gercekdunya
(16.05.26)
(2)

Bu ne maçı? Forma ne forması?

64654942
https://ibb.co/1fzPgPdk
0
64654942
(15.05.26)
Beyzbol maçı takım da muhtemelen Seattle Mariners.
0
kizil karga
(15.05.26)
"Detroit Tigers" olabilir
0
Uncle Sam
(16.05.26)
(7)

Spor programınız

arbre
Neler çalışıyorsunuz? Programınızı kol, bacak... şeklinde günlere bölüyor musunuz?Ben pazartesi, çarşamba, cuma yapıyorum. Bir gün spor, bir gün dinlenme. Hafta sonu gitmiyorum. Her gün spor yapmanın yapıcı değil, yıkıcı olduğunu düşünüyorum. Yanlış mı?
Neler çalışıyorsunuz? Programınızı kol, bacak... şeklinde günlere bölüyor musunuz?

Ben pazartesi, çarşamba, cuma yapıyorum. Bir gün spor, bir gün dinlenme. Hafta sonu gitmiyorum. Her gün spor yapmanın yapıcı değil, yıkıcı olduğunu düşünüyorum. Yanlış mı?
-5
arbre
(15.05.26)
Arbreciğim ben spor yapamayan tayfadanım. Hatta spora bu kadar bağlanan insanlara çok şaşırıyorum, çok da imreniyorum, resmen zevk alıyorsunuz spordan ama bana acıdan başka şey ifade etmiyor. Ayaklarım çok acıyor çünkü :( umarım senin gibi olabilirim ne diyeyim (cevapsız kalma diye yazıyorum)
0
muhayyer divan
(15.05.26)
muhayyer divan, sağ ol canım, bir gün beraber yaparız istersen
-4
🌸arbre
(15.05.26)
Sana uyabileceğimi hiç ama hiç sanmıyorum Arbreciğim 🩷
0
muhayyer divan
(15.05.26)
full body yapiyorum 2 günde bir. her gittigimde yürüyen bantta 20 dk kardiyo yürüyüsü yapiyorum kalp atisimi 150'ye sabitlemeye calisip.
0
arkadakiadam
(15.05.26)
Bu kisiden kisiye, amaca gore degisir. Ama ben de her gun spor yapmamanin kaslari dinlendirmenin iyi oldugunu biliyorum. 3. Gun olarak yapiyorum. 1 upper, 1 lower ,1gun de full body ayrica uzerine de kardiyo ekliyorum yarim saat.
0
acelaacedebela
(15.05.26)
Bu sorunun tek cevabı yok. Ama genel geçer olarak 3-4 kere yapmak ideal, split olursa 5de olur. Ppl ile 6 yapan da var. Bu biraz antrenman yüküne, yaşa, yeme/içmeye bağlı.
Kendim için konuşursam iki gün powerlifting, bir gün kettlebell ile 15-20 dakika süren bir antrenman, bir gün 30 dakika mobility, diğer günler de 1 saat yürüyorum.
Zamanim olsa iki günün yorgunluğunu düşürüp 4 gün powerlifting yaparım ama yok bir iki senedir.
0
logisticsmanager
(15.05.26)
Fitness Blender üyeliğim var oradaki programları yapıyorum, bazen kendi kendime seçiyorum. Haftada 4 günüm müsait ama her seferinde ağırlık yapmıyorum genelde. Bazen hoplayıp zıplayasım oluyor bazen yoga falan öyle karışık. Amacım daha sağlıklı olmak, daha kaslı fit olmak değil yani zaten ona göre yemek yemiyorum. Benim de bildiğim kadarıyla yetişkin insan için haftada 2-3 kere 45 dakika-1 saatlik ağırlık antrenmanı yeterli. Ağırlık antrenmanı sırasında kaslarda küçük yırtılmalar oluyor onların iyileşmesi için zaman ayırmak lazım. O nedenle zaten ağrısı da hemen olmaz 1-2 güne çıkar sizin de fark etmiş olacağınız gibi.
0
peki madem
(16.05.26)
(11)

Simülasyonda mıyız

mertumursamaz
Simülasyonda mıyızEskiden tc de doğduğum için tanrıya isyan ederdim artık olmayan bir tanrıya isyan etmiyorum onun yerine beni simülasyonda tc ye yazan ya da yazanlara isyan ediyorum şu videodakiler gibi Modern Talking Cheri Cheri Lady (NOKARA Remix)https://youtu.be/3gDHNMm8qEY?si=EeTjspQAhxm6iglF1
Simülasyonda mıyız

Eskiden tc de doğduğum için tanrıya isyan ederdim artık olmayan bir tanrıya isyan etmiyorum onun yerine beni simülasyonda tc ye yazan ya da yazanlara isyan ediyorum şu videodakiler gibi
Modern Talking Cheri Cheri Lady (NOKARA Remix)
youtu.be
1 gün bile olsa çılgınca eğlenemeden ölecek olmak çok acı

Elon musk simülasyondayız diyor

elon musk simülasyon teorisi

Elon Musk, gerçekliğimizin üstün bir medeniyet tarafından yaratılan gelişmiş bir bilgisayar simülasyonu olduğunu öne süren "Simülasyon Teorisi"nin en tanınmış destekçilerinden biridir. Musk, insanlığın teknolojik gelişimiyle oyunların gerçeklikten ayırt edilemez hale geldiğini, bu nedenle simülasyonda yaşamama ihtimalimizin "milyarda bir" olduğunu savunmaktadır. 

Elon Musk'ın Simülasyon Teorisi Görüşleri:

Temel Argüman:

Teknolojik ilerleme hızı (örneğin 40 yıl önce iki çubuk ve bir kareden oluşan Pong oyunu varken bugün gerçekçi oyunlar olması), çok uzak olmayan bir gelecekte gerçeklikten ayırt edilemeyen simülasyonlar yaratılabileceğini gösterir.

"Milyarda Bir" İhtimal: Musk, 2016'daki Code Konferansı'nda, yaşadığımız evrenin "temel gerçeklik" (yani orijinal evren) olma ihtimalinin milyarlarda bir olduğunu söylemiştir.

Mantıksal Çıkarım: Eğer bir simülasyon oluşturma yeteneği (medeni bir topluluk tarafından) bir kez bile kazanılırsa, bu teknolojiyle sonsuz sayıda simülasyon çalıştırılabileceği için, mevcut tecrübemizin bunlardan biri olması daha olasıdır.

Karşı Argümanlara Yaklaşım: Musk, bilim insanlarının bu konuda farklı görüşleri olsa da, teknolojinin gidişatının sanal ve gerçek arasındaki ayrımı ortadan kaldıracağına inanıyor. 

Teorinin Kökenleri ve Bilimsel Durumu:

Nick Bostrom: Teori, 2003 yılında filozof Nick Bostrom tarafından ortaya atılan hipoteze dayanır.

Bilimsel Tartışma: Bazı kuantum fizikçileri, evrenin dijital verilerden oluşabileceği fikrini simülasyon teorisi için bir kanıt olarak görse de, diğer fizikçiler bu fikrin matematiksel olarak mümkün olmadığını öne sürmektedir. 

Özetle, Musk için simülasyon teorisi, insanlığın teknolojik gelişiminin doğal bir sonucu olarak gördüğü, simüle edilmiş bir dünyada yaşamamızın şaşırtıcı olmayacağı bir senaryodur

ben demiyorum elon musk diyor. peki ya elon musk neden bunu söylüyor ve gerçeği yaşamıyorsak tam olarak neyi yaşıyoruz?

(bkz: simülasyon teorisi)

simülasyonun argümanının en büyük dayanağı 'sınırlar'.

peki nedir bu sınırlar?

normal şartlarda, bir simülasyon programı, iki veya üç boyutlu, zamanla ilerleyen bir modele sınırlamalar koyacaktır. yani, simülasyonu kurgulayanlar tarafından çizilmiş sınırların dışına çıkmanız mümkün değildir. kısacası, kurgulanmış bir simülasyonun içindeysek yazılımın izin vermediği noktaya (sınır değerler) gidemeyiz. 

fizikte var olan kurallar üzerine düşündüğümüzde, çevremizde birtakım sabitleri kabul ederek ilerleyebiliyoruz. sabit olan ışık hızını değiştiremiyoruz, yani ışık hızını arttıramıyor yahut azaltamıyoruz. aynı şekilde, kuantum mekaniği için çok önemli bir yer teşkil eden planck sabiti üzerinde de herhangi bir oynama yapamıyoruz.

bu sınırlara genel anlamıyla örnek vermek gerekirse; 

ulaşılabilecek maksimum hız olan ışık hızı (c=299,792,458 m/s), minimum sıcaklık olan mutlak sıfır (=-273.15 °c=0 °k), minimum uzunluk olan planck uzunluğu (=1.616 × 10^-35 m), maksimum sıcaklık olan planck sıcaklığı* (=1.41 × 10^32 k), minimum zaman aralığı olan planck zamanı* (=5.39 × 10^-43 s), maksimum yoğunluk olan planck yoğunluğu (=5,1 × 10^96 kg/m³), ...  

• kuantum mekaniğinin geçerli ve tanımlı olduğu limitlere göre.

evrensel sabitler (evrenin her yanında aynı olduğu düşünülen):

kütleçekim katsayısı (g=6.67 × 10^-11 m³/kg×s²), planck sabiti (=6.62 × 10^-34 j·s), protonun kütlesi (=1.67 × 10^-27 kg), elektronun kütlesi (=9.109 × 10^-31 kg), avogadro sayısı (=6.022 × 10^23 1/mol), evrensel gaz sabiti (r=8.314 j/k×mol)...

yapılan deneyler de bu görüşü destekliyor

gerçekliğin bir illüzyon olduğuna dair, geçmişte uzun felsefi ve bilimsel teoriler öne sürülmüştür. simülasyon argümanı, ilk olarak 2003 yılında nick bostrom tarafından öne sürülmüştür. bostrom ve diğer yazarlar simülasyon argümanının geçerli olduğuna dair ampirik verilerin mevcut olduğunu öne sürer. bu konuda 2012 yılında almanya’nın bonn üniversitesinde de deneyler yapılmış ve sonuçlar simülasyonlarda olması gereken üst enerji sınırlarına işaret etmiştir.

son zamanlarda ise a.ı. ve simülasyon üzerine ciddi anlamda dizi/filmler görmekteyiz. bunlara örnek vermek gerekirse sanıyorum ki en önemlisi geçen sene ilk sezonuna başlayan westworld uygun olacaktır. ama en önemlisi ise sanıyorum ki matrix

simülasyonun esas amacı "anlamak" üzerine kuruludur. neyi anlamak? bir üst evreni, sınırların aşılıp aşılamayacağını vs.

eğer ki simüle edildiysek bizi simüle edenler ile aynı fizik kurallarına sahip olmamız mümkün. çünkü simülasyona göre her şey "aynı" olmak zorundadır. bu da akıllara vr teknolojisi ile birlikte bizimde bir simülasyon yaratabileceğimiz gerçeğini getiriyor.

fakat bu bir döngü, esasen bu sonsuz evrenlere dayalı olabilir. bizi yaratanları yaratanlar, onları da yaratanlar olabilir. bunun bir sonu olmayabilir.

peki bu işin merkezinde ne var? en başa döndüğümüz zaman tekrardan kapı tanrıya mı çıkıyor?

ya da tüm bu olaylar zamanın linear akmamasıyla bir alakası olabilir mi, zaman düz bir şekilde değilde yuvarlak bir hal almış ve ilk evreni bizim simüle ettiğimiz evren simüle etmiş olabilir mi?

bu sınırları aşarsak eğer nereye ulaşırız? ışık hızını aşarsak ve evrenin genişleme hızına yetişebilirsek mekansal olarak evrenin dışına çıkabilir miyiz? çıkarsak ne ile karşılaşırız? 

ya da tüm her şeyi anlamak üzerine kurduğumuz için var olmayan bir gerçeklik yaratmış olup bütün evrenler üzerindeki hayatlar sahte, yalan olabilir mi? düşündüğümüzün aksine hiçbir amacımız olmayabilir mi? 

esasen her şey en başa dönüyorsa, ilk yaratıcıya dönüyorsa bu kişi tanrı olabilir mi, tanrı ise nasıl yoktan var olabildi ya da nasıl hep vardı? daha da önemlisi, tanrı hiç olmayabilir mi, zaman linear değil de circle bir şekilde işleyebilir mi? hatta ve hatta gerçekten insan "tanrı" figürünü soyut ve somut bir şekilde yaratıp adlandırmış olabilir mi? 

ve en önemlisi, tanrı olabilir miyiz? var olan bütün soruların cevaplarına ulaşabilir miyiz?

bu ve bu gibi soruların cevaplarını belki de hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz lakin elon musk gibi bir adam böyle bir şey söylüyorsa mutlaka bir bildiği vardır diye düşünüyorum.

Sonuç elon musk simülasyondayız diyor peki sizler ne diyorsunuz simülasyonda mıyız değil miyiz?
-8
mertumursamaz
(15.05.26)
Değiliz.
0
kizil karga
(15.05.26)
westworld 10 sene oldu çıkalı. copy paste bir yazıysa hiç yorma bizi.
0
buenosdias
(15.05.26)
Çok uzun bir duyuru olmuş, okuyup anlamaya çalışmak için mecalim yoktu açıkçası. Başlıktan yola çıkarak yazıyorum:

Simülasyonda olsak ne değişir? Toplumlarda hâlâ cehalet ve cehalet kaynaklı bilinçsiz kötülükler yaygın. Hâlâ çarpıklıklar fena halde iş görüyor. Ne değişecek? Simülasyondaymışız madem bu hayatı iyiliklerle yararlı işlerle geçirelim mi diyecek herkes? Yoo? Ben uzay çalışmalarını da anlamıyorum, dünyanın içine edip her yeri boka çevirenlerin uzayı anlamasının anlamı ne olabilir ki? Saf kötülük var başka bişey yok, uzayı bilsen ne olur bilmesen ne olur, o parayı hayatın kalitesini artırıp doğayı korumaya harcamayı eblehlik olarak gördükten sonra. Hangimiz uzaya gidicez Allah aşkına ya. O kadar boş ki bunlar.
0
muhayyer divan
(15.05.26)
parka
(15.05.26)
bir çocuğun rüyasında yaşamadığımızı ispatlayabilir misin?
tanrının varlığını ispatlayabilir misin.
bizi, makarna canavarının yaratmadığını ispatlayabilir misin?

bu da öyle bir soru işte.
+2
parka
(15.05.26)
Elon musk ın kast ettiği annunakiler ya da alien filmdeki mühendisler.

Ya hepsine inan ya de hiçbirine inanma seçim senin
0
Hallegadola
(15.05.26)
Soruyu sorup orada bıraksaydın keşke. Altındaki afili teoriler kuramlar simulasyon teorisiyle çok da alakalı değil, instagram postlarındaki Tevfik Fikret metnine benziyor.

Simülasyonda değiliz. Kuantum ölçekten kozmik ölçeğe detayları çok fazla çözünürlüğü çok yüksek, milyarlarca gözlemciye aynı anda bu kadar kusursuz ve hatasız bir deneyim yaşatabilecek teknoloji var olamaz. Erkcan özcan çok güzel anlatıyor bunu.

Gitmediğim görmediğimiz halde evrenin herhangi bir noktasında, ışığın gidemeyeceği bir yerde rastgele bir yıldızı hayal edip düşünebiliyoruz. Aklen oraya gidebiliyoruz ama evrenin ötesini hayal dahi edemiyoruz çünkü fizik kanunlarının çalışmadığı bir yer orası. İlla bir yaratıcı bir bilinç merağımız varsa evrenin kendisine niye allah demiyoruz niye bununla yetinmiyoruz acaba.
0
beyfendi
(16.05.26)
Simulasyonda olduğumuza inananlar, oytun erbaşçılar ve şekspir şeyh pirdir diyen fesli tipin müritlerini ciddiye alma oranım eşit.
+1
wilhelmwasmuss
(16.05.26)
Sanmam.
Öyleysek de umarım uyandırılmam.
0
mutekebbir
(16.05.26)
bana makul geliyor.

elon musk "biz insanlar sadece en ilginç simülasyonları devam ettiriyoruz o zaman dünya da ilginç bir yer olmalı" anlamında bir açıklaması da vardı. bence dünya oldukça da ilginç ve absürd. koca usa in başında trump var mesela. komik bence. böyle aralarda ipucu da veriyorlar gibi (matrix vs.) geliyor sanki bunu yaşayacağız ve sonrasında diyeceğiz ki vay be ne kadar benziyor matrix e.

yapay zekanın humanoid robotlarla tam kapasiteyle kavuşmasına belki 10 belki 20 yıl uzaktayız. sonrasında da bir nokta da terminatör filminin gerçekleşmeme olasılığı da oldukça zayıf.

kısaca absürd komedi tadında bir simülasyonda olabiliriz.
0
visenfoni
(16.05.26)
simülasyonda olup olmamanın şu an hissettiğin şeyi değiştirip değiştirmediği önemli. iyi hissetmiyorsan ne fark eder ki?
0
gurur
(16.05.26)

slovakya

mezzosprite
slovakyada yaşayan, yaşamış olan, ya da bu konularda bilgisi olan var mıdır birkaç sorum vardı, özellikle kreşler ve alışverişle ilgili?belki özelden daha rahat konuşuruz ama şöyle birkaç sorumu yazayım :)1. her çocuk kreşe yazılabiliyor mu, şartlar ne? bu tür soruları kreşlere gidip teker teker sor
slovakyada yaşayan, yaşamış olan, ya da bu konularda bilgisi olan var mıdır birkaç sorum vardı, özellikle kreşler ve alışverişle ilgili?

belki özelden daha rahat konuşuruz ama şöyle birkaç sorumu yazayım :)

1. her çocuk kreşe yazılabiliyor mu, şartlar ne? bu tür soruları kreşlere gidip teker teker sormak mı lazım, genel bilgi ve yardım alabileceğimiz merkezi bi kuruluş var mı?

2. kreş öğretmenleri ingilizce biliyor mu? hiç slovakça bilmeyen çocuğu kabul ederler mi? beklentim çocukla ingilizce konuşmaları değil kesinlikle, slovakçayı öğrensin ama hani çok zorda kaldığında ingilizce bi şey söylediğinde de öğretmen anlasa iyi olur ilk zamanlarda. ve okul-aile iletişimi için ingilizce yine gerekli olacak

3. ingilizce çocuk kitabı nerden alabilirim; hikaye kitabı, etkinlik, usborne falan? küçük bi şehirdeyim

4. tjmax tarzı çeşitli ürünler bulabileceğim, fiyatları da uygun olan mağazalar var mı? hani şuraya git ve ihtiyacın olan her şeyi ordan al, en uygun fiyat muhtemelen ordadır diyebileceğiniz bi yer var mı? çok kapsamlı olmasa da çocuk ürünleri için olabilir mesela.
0
mezzosprite
(15.05.26)
(3)

Mop (paspas) önerisi

prole
Ev için, çok su bırakmayan ve aşırı pahalı olmayan ne önerirsiniz? Temizliğe yardımcı geliyor ve evde kedi var. Ayrıca yedek parça sorunu olmazsa süper olur. Belki faydası dokunur diye yazayım dedim:)
Ev için, çok su bırakmayan ve aşırı pahalı olmayan ne önerirsiniz? Temizliğe yardımcı geliyor ve evde kedi var. Ayrıca yedek parça sorunu olmazsa süper olur. Belki faydası dokunur diye yazayım dedim:)
0
prole
(15.05.26)
smarter marka aqua master gayet iyi, tryolda bugun indirim vardı hatta.
0
cptxxx
(15.05.26)
Parex Tornado <3
0
Mirket
(15.05.26)
aşırı pahalıdan kastınız ne bilmiyorum ama shark hydrovac kullanıyorum memnunum, hem silip hem süpürüyor
0
mezzosprite
(15.05.26)
(3)

patent başvurusu hk

duster
az önce bir marka vekil firmasından arandım. 35'inci maddeden marka adıma itiraz geldiğini, kdv dahil 28 bin tl ödersem isim tescili yapacaklarını söylediler. şu ana bende tescilli değil. numara da spam olarak çıktı ekranda. bunun sağlamasını alabileceğim bir site, ya da "şu firmayı ara kanka tokatç
az önce bir marka vekil firmasından arandım. 35'inci maddeden marka adıma itiraz geldiğini, kdv dahil 28 bin tl ödersem isim tescili yapacaklarını söylediler. şu ana bende tescilli değil. numara da spam olarak çıktı ekranda. bunun sağlamasını alabileceğim bir site, ya da "şu firmayı ara kanka tokatçı değiller" diyebileceğiniz bir yer var mı?
0
duster
(15.05.26)
vekile ihtiyacınız yok kendiniz yapabiliyorsunuz edevletten. başvurunuz var mı bilmiyorum ama..

vekiller para kazanmak için boş arıyorlar olabilir.

www.youtube.com
0
kveldulv
(15.05.26)
siz bir başvuru yaptınız mı ki itiraz gelsin? önce başvurunuz olacak sonra türkpatent nezdinde bu başvuru ilana çıkacak, ilan süresinde itiraz eden olacak itiraz dilekçesi size tebliğ edilecek. bu aşamalardan geçtiyseniz itiraz dilekçesine karşı beyanda bulunmaya hakkınız vs var. bu aşamada vekil yardımı alabilirsiniz. arayan kişinin gerçekten marka vekili olup olmadığını marka vekil sicilinden kontrol edebilirsiniz.
+1
Sadece soruyorum
(15.05.26)
Bu sektörde çok dolandırıcılık oluyor ne yazık ki. Başvuru için kimlik no lazım ama hepimizin bilgileri her yerde. Adınıza başvuru ilana çıktı mı sicilden kontrol edebilirsiniz. Başvuru sahibine adınızı, şirketinizin adını vs yazın:

www.turkpatent.gov.tr

Bunun yanında e-devlet üzerinden de kontrol edebilirsiniz:

epats.turkpatent.gov.tr

İşlemlerim kısmında görünmeli.

Yoksa dolandırıcıdır. Eğer bilginiz dışında adınıza işlem yapıldıysa o zaman marka vekili olan bir avukata danışmak lazımdır diye düşünüyorum.
+1
peki madem
(16.05.26)

ağrılı hiperakuzi (seslerin kulakta ciddi ağrı yapması) rahatsızlığı olan geçiren var mı? nasıl iyileştiniz?

psmstc
Soru Başlıkta. Çok teşekkürler.
Soru Başlıkta. Çok teşekkürler.
0
psmstc
(15.05.26)
(3)

3-4 aylık yazlık apart

1837837
Daha önce de sordum. Burada daha önce yazılanların hepsini dikkate alıp araştırıyorum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesif
Daha önce de sordum. Burada daha önce yazılanların hepsini dikkate alıp araştırıyorum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesifik yerler olursa sevinirim. Bir de geçen bir tavsiye geldi mazı’ya gidin oradan çıkmıyorum harika bir yer vs 600k fiyat verdi. Tavsiyesi olan mümkünse uçmasın.
0
1837837
(15.05.26)
daha önce bodrum akyarlar tarafında 10 yıl boyunca her yaz 3-4 ay konakladık, daha sonra fiyatlardan dolayı rotayı yunanistan' a kaydırdık. akyarlar bölgesinde evleri yıllık kiralamak daha efektif oluyor ama şu anda bile yıllık 700-800k bandındadır diye düşünüyorum.

ege bölgesinde karavan parklarının günlüğü 1000-1500 tl arasında diye biliyorum. 600k yıllık ise çok iyi fiyat.
0
galahad reloaded
(15.05.26)
3 ay fiyatı 600 maalesef. Bodruma da gerek yok. Balıkesir olur çanakkale olur uçulmasın istiyorum. Sadece neresi ve nereden güvenli kiralama yapılır?
0
🌸1837837
(15.05.26)
ören, öğretmenler plajı tarafındaki pansiyon/apartlara sorun uygun olacaktır.
0
biravekahve
(15.05.26)
(15)

weed

sanxis
hayatimda hic denemedigim icin konuya cok uzagim, bilenlere danismaya geldim.kullaniminin yasal oldugu bir ulkede yasayan biri duzenli olarak iciyor bunu. gunduz ise gidiyor ama her aksam 1 ya da 2 tane sariyor, hafta sonlari da ayni sekilde 1-2 tane iciyor. bunun yaninda normal sigara bagimlisi, or
hayatimda hic denemedigim icin konuya cok uzagim, bilenlere danismaya geldim.

kullaniminin yasal oldugu bir ulkede yasayan biri duzenli olarak iciyor bunu. gunduz ise gidiyor ama her aksam 1 ya da 2 tane sariyor, hafta sonlari da ayni sekilde 1-2 tane iciyor. bunun yaninda normal sigara bagimlisi, ortalama saat basi 1 tane iciyor. alkol kullanimi abartili degil ama bazen ictiginde cok sarhos oldugunu soyluyorlar (ben sahit olmadim). gunluk yasantisini normal surduruyor olsa da, bu kisinin bagimli oldugunu soyleyebilir miyiz? bir suredir flort ediyorduk ama bu kadar cok sigara ictigine sahit olmak beni biraz endiselendirdi, duruma nasil yaklasacagimi bilemiyorum.
-1
sanxis
(15.05.26)
alkole ota gelene kadar kişi zaten sigara bağımlısıymş. 1 sene içinde koah hastası olursun hayatın kayar. böyle sorunlu insanlardan derhal uzaklaşmalısın kendi hayatını düşünüyorsan.
-1
yazar yazmaz yazan yazar
(15.05.26)
başka adam mı kalmadı piyasada.
+3
gabe h coud
(15.05.26)
1-2 tane çok da abartılacak bir şey değil, günde 2gr içmiyorsa bunda bir sorun yok. Her akşam alkol içiyorsa asıl o sorun olabilirdi uzun vadede.
-1
Sattva
(15.05.26)
mevzudaki adam bayburt'ta yaşıyor olsaydı çokta şutlamıştın.
+10
HellKeePer
(15.05.26)
esrar diğer bütün uyuşturucu çeşitlerine kapı olarak görüldüğü için tehlikeli addedilir. uzaklaş bence.
0
antihero
(15.05.26)
weed dediğiniz şeye bizim ülkede esrar deniyor. gandalf veya hobbit filan değilse ve bunu her gün içiyorsa bağımlı oluyor, evet.
0
galahad reloaded
(15.05.26)
bu kadar red flag'a rağmen soruyorsun...

döver de sever de biz karışamayız.
+3
anon1m
(15.05.26)
Bağımlılık tam olarak bu zaten, "bağımlı oldığunu söyleyebilir miyiz" gibi sorduğunda olmayabilir gibi bir seçenek de karşımıza çıkıyor çünkü.
0
kizil karga
(15.05.26)
bagimli mi? belki. cok fazla degil kullandigi miktar, gunde 1-2 bira icmek gibi. 1-2 bira icene genelde alkolik demiyoruz. alkol bagimlilari gunde 6-7 iciyor, sonra yarim sise sert icki yuvarliyor, sabah da dunden kalan yarim siseyi bitiyor filan vs, yani seviye cok daha abarti.

sorun bunun daha abarti bi seviyeye gelme ihtimalinde (burdan daha agir uyusturuculara kaymasi degil de, bunu kullanmadan kafasinin calismadigini dusunecek noktaya gelmesi). dahasi, bu maddelerin yarattigi kisir donguden cikmak problem. beyin uyusuyor, rahatlaniyor, ama sonra bu maddeler olmadan duz seyler keyif vermiyor, o yuzden tuketim artiyor, beyin daha da uyusuyor vs. her aksam rahatlamak icin 1-2 bira icmek de ayni sey; keyifli evet ama keyif almak icin buna mecbur kalinacak noktaya gelmemek lazim.

bence sormaniz gereken soru hayatinin geri kalaninda da surekli boyle mi yasamak istiyor? misal 3 yil sonra da her aksam 2x ot icip, her gun 20x siraga icmek istiyor mu, kendini boyle gormekten mutlu mu. 3 yil sonra geriye donup bakinca sadece uyusuk bir hayat yasamis olmanin farkindaligi bazi insanlarda etkili olabiliyor epey.
-2
taurina
(15.05.26)
Haftada 15 joint, 5 paket sigara cok ciddi bir tuketim. Kesinlikle saglikli bir yasam tarzi degil.

Burda da weed serbest. Benim 20+ yillik Kuzey Amerika tecrubemle sabit; bu arkadas boyle giderse tam bir loser olur...
0
thetruenorthstrongandfree2
(15.05.26)
Kaç bence
0
benaslindayohum
(16.05.26)
Endişelenmek için biraz geç kalmadınız mı? :d Eylemleri tek başına bağımlılığının ispatı zaten. Kendini düzenli şekilde her gün mayışık, verimsiz hale getiren biri dümdüz aptaldır. Bağımlılığı ayrı aptallığı ayrı red flag.
0
beyfendi
(16.05.26)
addicted&loser erkekleri kabul etmek icin bu kadar cirpinmanizin izahi var mi? sever de dover de+1
0
ala09
(16.05.26)
depresiftir. ictigi surece comfort zonundan cikmayacak, motivasyonu dusuk olacak. uretken biri olmayacak.
+1
sttc
(16.05.26)
"Bağımlı" sayılması için daha ne yapması lazımdı acaba, yav kıçıkırık telefona ekrana bakma durumundan kendim için bağımlılığımı sorguluyorum bazen. Adam çarşaf çarşaf sarıp mal içiyor ,hala bir "acaba..." swh
+1
denizciman
(17.05.26)
(13)

havaalanında başkasının bavulunu almak

semaforo de medianoche
uçaktan indin ardından da dalgınlıkla veya kötü niyetle başkasının bavulunu aldın. kendi bavulun yoktu diyelim veya onun yanında bir tane de ekstra almış ol farketmez. bunun için herhangi bir önlem var mı ya? çok garip geliyor şu anki bavul dağıtım sistemi bana da. kameralar var diyelim tamam da kay
uçaktan indin ardından da dalgınlıkla veya kötü niyetle başkasının bavulunu aldın. kendi bavulun yoktu diyelim veya onun yanında bir tane de ekstra almış ol farketmez. bunun için herhangi bir önlem var mı ya? çok garip geliyor şu anki bavul dağıtım sistemi bana da. kameralar var diyelim tamam da kayıp bavul için başvurduğunda zaten çoğunlukla doğru düzgün ilgilenilmediği söyleniyor mağdurlar tarafından. hadi diyelim ilgilenildi kameradan alan kişi tespit edildi de e çoktan içini boşaltmış olabilir alan kişi. değerli bir şey varsa içinde hayır yoktu da diyebilir neticede içinde ne olduğunun bir kaydı yok. bu iş tamamen insanların iyi niyetine mi dayalı yani? veya bilmediğim başka bir durum mu var? sadece iyi niyete dayalıysa ilginç yani.
+4
semaforo de medianoche
(15.05.26)
+1M
Bende her defasında ulan acaba şimdi valizin çıktığı yerde kör noktada birisi benim valizi alıp gitse ne olur diyorum her defasında. Aynı şekilde otobüste de adam indi, senin valizi de benim diye işaret etti aldı gitti. Ne olacak. Hiç.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(15.05.26)
@artıküyeolmakistiyorum: otobüste hızlıca inip hemen bavullara ulaşma şansın var en azından. direkt çıkışta oturan biri bile inip bir tane bavul alıp uzayayım dese sen oyalanmazsan çok uzaklaşamaz oradan. bir de muavin ilgileniyor zaten tabi herkesin bavulunu hatırlamayacak da en azından insana verip insandan alıyosun orada onun bir çekincesi olabilir. uçakta teslim alma işi tamamen insansız işlediğinden ve bavullara ulaşmak çok daha meşakketli olduğundan havaalanları bu tarz bir duruma daha açık bence. ama evet teknik olarak otobüste de mümkün benzeri.
0
🌸semaforo de medianoche
(15.05.26)
kamera kayıtlarından tespit edilebilir alan kişi.
ayrıca havayolu tazmin etmek zorunda zararı. tabii ne kadarını alabilirsiniz meçhul. kayıp bagaja giriyor ve üst limiti var.
0
jelly bear
(15.05.26)
Günlük toplam uçuş sayısını düşününce eğer bu tür bir problem olsaydı, buna bir çözüm geliştirilirdi. Demek ki bavul hırsızlığı ciddi bir sorun değil. Diğer yandan böyle olması da mantıklı çünkü bavul teslim alınan alan sadece uçaktan inen kişilerin erişebileceği bir yerde; hangi saatte kimin orada olduğu belli, her taraf kamera dolu, yani yakalanmak garanti. Eh bavulların içinde ne olduğunu bilmek de çok mümkün değil; çoğunun içinde giysi, ıvır zıvır ve belki birkaç elektronik eşya var. Uçak bileti alacaksın, bir yere uçacaksın, orada rastgele birinin bavulunu çalacaksın... İçinde değerli bir şey varsa tabi ki peşini bırakmayacaklar ve yakalanacaksın, yoksa zaten girdiğin riske değmeyecek...
+1
salihdt
(15.05.26)
Kafaya takmaya değecek konular. İnsana güvenilmesi bana da saçma geliyor. Kötü niyetliler içinden ne çıkacağından emin olmadıkları ve bir sürü kamera olduğu için almıyorlar muhtemelen ama dalgın biri gayet fark edilmeden alıp gidebilir. Fark edildiğinde ara ki bulasın.

Bence artıküyeolmakistiyorum'un otobüs bavulları konusu daha beter. Yeri geliyor Engürücük'te gece 3'te durup yolcu indiriyor. İnip bavul mu kontrol edeceğiz? Şu mavi benim dese uykulu muavin verecek. Yanında turşu bidonunuzu bile götürebilir.
0
cosmicstring
(15.05.26)
Otobüste de kör noktada kalabilirsin aga adam yol üstü indi diye düşün illa otogarda aynı yerde indiğini düşünme alır gider ruhun duymaz ne kamera ne bir şey
-1
artıküyeolmakistiyorum
(15.05.26)
otobüste hala var mı bilmiyorum ama eskiden bir numara bavula yapıştırırlar ve size de o numarayı verilerdi ve inerken sizden o numarayı isterlerdi.
1-2 sene önce dayım İstanbul'a gelen bir otobüste Edirne otogarında inen yolculardan birinin diğer bir yolcunun bavulunu aldığını anlatıyordu, İstanbul'a gelince fark etmiş bavulu çalınan kişi durumu.
0
bartholomew87
(15.05.26)
tüm dünyada sistem böyle, diğer türlü güvenli bir sistem oluşturmak imkansıza yakın. nasıl bavulları kişiler ile eşleştireceksin ? ayrıca başkasının bavulunu aldın ve takipteydi içinde yasadışı bir madde vardı çıkışta çevirdiler doğrudan hapse gidiyorsun. uçak yanaştığında çoğu zaman insanlar bavullardan önce orada oluyor. değerli eşya, para vs bavulda taşınmaz zaten. kabin bagajına alırsın.
0
orpheus
(15.05.26)
@artıküyeolmakistiyorum: orada da olabilir tabi de havaalanında çok daha rahat olur demek istedim.

@bartholomew87: evet epeydir otobüs yolculuğu yapmadım ben de ama yaptığım dönemde kamil koç'ta bagaj no için bir şey veriyolardı çıkışta da onla alıyodun bavulu.

@orpheus: türkiye özelinde demedim ben de zaten evet dünyada böyle. istenilirse yapılır hocam girişte olduğu gibi çıkışa da bir turnike koyarsın bir de qr okuyucu, kontrol eden görevli vs halledilir illaki de demek ki ciddi bir sıkıntı yaratmıyor yapmadıklarına göre. türkiye'de insanlar pahalı elektronik aletler ve kıyafetler çok alıyor yurtdışından gelirken. ortalama biri bile kolayca 100-200k tlleri aşabilir birkaç parçayla zenginleri sen düşün.

@salihdt: valla kayıp bagaj vakası o kadar da az değil aslında. internette şikayet sitelerinde sosyal medyada görüyorum arada çözülemeyen vakalar. sayı az diye önemsenmiyor muhtemelen ama azsa bile birilerinin mağdur olduğu gerçeğini değiştirmiyor bu yani herkesin başına gelebilir demek ki. hırsızlıktan ziyade dalgınlık daha muhtemel aynı bavuldan 1 tane üretilmiyor sonuçta seninkinin aynısı veya çok benzeri olabilir o gün teslim alanında ve dalıp alabilirsin gayet. sonra bir sürü uğraş dur. hırsızlık kısmı da normal insanın tabi ki uğraşacağı bir şey alacağı bir risk değil. ancak tüm suçlar böyle zaten yine de birileri suç işliyor ama. yakalanma konusunda da katılmıyorum size. gerçekten dalgınlıkla da alabilirsin çünkü. git bir tane bavul al içinde paraya çevrilecek bir şey varsa ayır sonra ara müşteri hizmetlerini ben yanlış bavul almışım de. içi eksik denirse de yok tam başka yerde kaybetmiştir o parçayı dersin buradan bir suç çıkacağını sanmıyorum.

@jelly bear: alan kişinin tespit edilebilmesi önemli değil soruda da yazmıştım yukardaki cevabımda da yazdım. kayıp bagaj mağdurları hep havayolu firmalarının ilgisizliğinden yakınıyor. hem üstüne gidilip tespit edilse bile dalgınlık savunması çok makul ve valiz içeriğinin kaydının olmaması gibi bir durum da var. son çare tazminat ödeniyor evet ama dediğim gibi pahalı elektronikler kıyafetler aldıysan zarardasın her türlü.
0
🌸semaforo de medianoche
(15.05.26)
yanlışlıkla elbette oluyordur ama hırsızlık amaçlı pek olacağını sanmam.
kameralardan kimlik tespiti çok kolay çünkü.
yanlışlıkla oluşan olayları engellemek için de uğraşmıyorlar, demek ki o da nadir oluyor.
0
parka
(15.05.26)
yani isteyen istedigi bavulu alir, yaninda 2.yi de alir, ama neden yapsin?

guven meselesi degil de, hirsizliga gerek olmamasi daha cok bugun oldugumuz nokta. yoksa milletin kameralardan cekindigini sanmiyorum, kayip birsuru valiz olabiliyor sonucta ve yaptirimi yok. hadi kovaladin diyelim, e yanlislikla almisim pardon da diyebilir pekala. ya da valiz cikmadiysa ucaga komple yuklenmemis de olabilir.

valizlere giysi, esya, kozmetik ivir zivir konuyor, degerli seyler zaten kisinin yaninda oluyor. o yuzden kim niye baskasinin valisini alip camasirlarini karistirsin yani bundan elde edilebilecek surekli bir cikar yok.

kol cantasini cuzdani fln calmak, eve/arabay girip hirsizlik yapmak hala karli, nakit paraydi, telefondu, cuzdandi, laptoptu, tabletti derken bissuru degerli olabilecek sey var iclerdinde ama valiz oyle degil.
0
taurina
(15.05.26)
benimkini bir kere yanlislikla aldilar. bi saat bavulumu veya yetkili birilerini aradim. sonra bandin yanina birakilmis olarak buldum. aldim eve gittim. karisiklik olmamasi icin bir sekilde belirginlestirmek lazim bavulu. ben simdi bir de airtag aldim, onla takip ediyorum. ama bunu olayin ustunden yillar sonra yaptim :)
0
lemmiwinks
(15.05.26)
çok endişeleniyorsan bavula bir airtag ekleyebilirsin.
0
orpheus
(16.05.26)

Aramızda ICMPD'de çalışan ya da çalışan birilerini tanıyan var mı?

you and me in paradise
SbVarsa yeşillendirmelerini rica ediyorum.
Sb
Varsa yeşillendirmelerini rica ediyorum.
0
you and me in paradise
(15.05.26)
(5)

Şirket içi düğün hediyesi sorusu

ananiyimioguz
Selamlar, şirketimiz genelde yıllardır evlenenlere yarım altın, çeyrek, gram falan enflasyona göre bir şey gönderiyordu.Bir de çekirdek ekipler kendi arasında para altın hediye vs toplayıp aramızda birbirimize gönderiyorduk. Şirket artık kendi gönderiyor mu bilmiyorum ama genelde çekirdek ekipler he
Selamlar, şirketimiz genelde yıllardır evlenenlere yarım altın, çeyrek, gram falan enflasyona göre bir şey gönderiyordu.

Bir de çekirdek ekipler kendi arasında para altın hediye vs toplayıp aramızda birbirimize gönderiyorduk. Şirket artık kendi gönderiyor mu bilmiyorum ama genelde çekirdek ekipler hep bu adeti sürdürüyor.

Geçenlerde şöyle bir şey oldu, bir whatsapp gurubuna dahil edildim. grupta çüşünüz efendim 100 küsür kişi var bilmem kim evleniyor pamuk eller cebe diye.

Neredeyse tüm teknoloji operasyonlarını eklemişler :D Abi bi gıcık oldum biz evlenirken doğururken kimse bize bu kadar grup kurmadı ekip içinde hallettik. Şimdi bu zamana kadar bizim ekibin veya kendimin bir şeyine dahil olmamış insanlar için ben niye para gönderiyorum.

Tabi gönüllülük esas bu arada göndermezsen göndermezsin de, bir kaç gündür bakıyorum millet gönderiyor da yani.

Ulan dedim acaba bi bana mı tuhaf geldi göndersem mi ne yapsam bilemedim. 300-500 atsam komik mi olur? Veya hiç aksiyon almasam mı bilemedim.
-1
ananiyimioguz
(15.05.26)
uzun uzun düşünüldüğünü zannetmiyorum; grubu açanın işgüzarlığıdır.
normalde dahil olmayacağınız bişeyse göndermeyin.
+3
lil siztah
(15.05.26)
Icinden gelmiyosa gonderme
0
üğpoıuy
(15.05.26)
evlenen kişi ile samimiysen, hediye vermek istiyosan gönder ama yakın değilsen gerek yok bence çünkü anladığım kadarı ile ekip kalabalık, arada kaynarsın vermesen de. 3-5 kişi olsanız ve herkes verirken sen vermesen garip kaçar.
0
Sadece soruyorum
(15.05.26)
muhabettin samimiyetin yoksa gönderme
0
Hallegadola
(15.05.26)
sevdigim kisi olursa kesin veririm ama muhabbetim olmayan kisiler icin katilmiyorum
0
girişemeyengirişimci
(15.05.26)
(2)

avrupa yakasında kahvaltı mekanları

art cat chocolate
merhaba duyuru sakinleribeşiktaş, arnavutköy, bebek tarafları olabilir.tamamen salam sucuk üzerine değil de vejetaryen seçenekleri de olan (vegan değil peynir yumurta olur) ve güzel bir kahvaltıcı önerebilir misiniz?
merhaba duyuru sakinleri

beşiktaş, arnavutköy, bebek tarafları olabilir.

tamamen salam sucuk üzerine değil de vejetaryen seçenekleri de olan (vegan değil peynir yumurta olur) ve güzel bir kahvaltıcı önerebilir misiniz?
0
art cat chocolate
(15.05.26)
Misk Floral Cafe
+1
gabe h coud
(15.05.26)
Sarıyer Gümüş Vadi Restaurant & Cafe - araba varsa gidilebilir bence fena değil. öyle misk floral gibi cool bi ortamı yok ama serpme kahvaltısı güzel menemen kuymak filan veriyolar, kişi başı 700 tl. ordan da sahile gidip oturabilirsiniz kahve alıp.
0
Sadece soruyorum
(15.05.26)
(1)

Viagogo'dan bilet satamıyorum?

croswell
Elimde 2 adet bilet var satmak istiyorum invoice istiyor koyuyorum kabul etmiyor. Biletlerin görüntüsünü alamıyorum mecburen farklı telefon ile koyup çektim sürekli reject ediyordaha önce burada satış tecrübesi olan var mıdır?
Elimde 2 adet bilet var satmak istiyorum invoice istiyor koyuyorum kabul etmiyor. Biletlerin görüntüsünü alamıyorum mecburen farklı telefon ile koyup çektim sürekli reject ediyor
daha önce burada satış tecrübesi olan var mıdır?
0
croswell
(15.05.26)
Fifa dünya kupası bileti mi?
Onları sadece fifa resell veya transfer ile devredebiliyorsunuz.
0
ezkaza
(15.05.26)
(2)

istanbul da bir sergi arıyorum

kisa
Evet başlık yetersiz, anlatayım. Cumartesi günü olacak, avrupa yakasında, kıyafet tasarımı üzerine, muhtemelen de bir üniversitede.Evet hanımlar ve beyefendiler, biliyor musunuz bu sergiyi?
Evet başlık yetersiz, anlatayım. Cumartesi günü olacak, avrupa yakasında, kıyafet tasarımı üzerine, muhtemelen de bir üniversitede.
Evet hanımlar ve beyefendiler, biliyor musunuz bu sergiyi?
0
kisa
(15.05.26)
tekstil ve çağdaş zanaatları(örme, dikme, kesme vb) üstüne var:

msgsü tophane-i amire’de “mükemmel kaos” (ayşe fıçıcıoğlu).

aradığınız bu değilse bile okuduğum kadarıyla bence ilginç bir sergi, ben de bakayım. mekan (sinan’ın eseri) başlı başına çok etkileyici zaten.
0
eileengray
(15.05.26)
Bu olma ihtimali çok büyük, biraz bakayım, teşekkürler
0
🌸kisa
(15.05.26)
(5)

Fethiyede elimizde valizle ne yapalım

chanandler bong
Selamlar, bir arkadaşımın düğününe gideceğiz haziranda. Ama ertesi gün otelden (çalış plajı yakınları) check-out 11 de ve uçağın çok geç olması sebepli (23.30) o günümüz tamamen boş. Elimizde küçük valizlerimiz olacak. Dalaman havalimanında locker var mı oraya bırakıp gezebilir miyiz öneriniz ne olu
Selamlar, bir arkadaşımın düğününe gideceğiz haziranda. Ama ertesi gün otelden (çalış plajı yakınları) check-out 11 de ve uçağın çok geç olması sebepli (23.30) o günümüz tamamen boş. Elimizde küçük valizlerimiz olacak. Dalaman havalimanında locker var mı oraya bırakıp gezebilir miyiz öneriniz ne olur? Şimdiden teşekkürler.
0
chanandler bong
(14.05.26)
otelde bırakabilirsiniz valizleri geri dönmek zor olmayacaksa.
+2
jelly bear
(14.05.26)
Otelde bırakabilirsiniz +1
biz de hep uçağı geçe alırız gidene kadar da otelde kalır bir sorun yaşamadık.
+1
matilda
(15.05.26)
En mantıklısı otelde bırakıp dönüşte almak.
+1
efx
(15.05.26)
dalaman havalimanı biraz sapa bi yerde, gereksiz vakit kaybı olur. valizle gezmek bile daha mantıklı. ben olsam çalış plajında geçirirdim günü. her yer restoran zaten yiyip içersiniz de. akşam otelden valizleri alıp gidersiniz. olur da otel kabul etmezse de plajda yanınızda dursun bi şey olmaz, küçükmüş zaten.
0
mezzosprite
(15.05.26)
Bavulu otele bırak. Çalış köprünün oradan dolmuş tekne ile merkeze git. Paspatur kral mezarları falan gez. Akşam 7 gibi çalış ta ol. Çalış balıkçısı meze falan iki duble rakı, dönüş.
0
Mistyimage
(15.05.26)
(2)

Bronz heykeller neden bu kadar pahalı

genki
https://www.efesbronze.com/tr/erkek-heykelleri-1/strolling-poseidon/MS-1101Bu mesela 9600 Euro falan yani düşünüyorum da altın gibi değerli değil bakır ve çinko tamam kg olarak ağır olabilir belki dijital elle modelleme kalıbı ama tek ve biricik ya da antika değil.
www.efesbronze.com
Bu mesela 9600 Euro falan yani düşünüyorum da altın gibi değerli değil bakır ve çinko tamam kg olarak ağır olabilir belki dijital elle modelleme kalıbı ama tek ve biricik ya da antika değil.
0
genki
(14.05.26)
2 metrelik 250 kilogramlik bir süs eşyasını kim alır?
ciddi soru?
lise öğrencisi odasına mı alır yoksa fotoğraftaki gibi otel ya da lüks bir konut sahibi mi alır?
İkinci kısma. Hitap ediyorsan ürünün fiyatını nasıl belirleyeceksin?
Hurdaci fiyatı x3 mü?
Bu her gün 5 tane sattığın bir ürün değil ki? İşin buysa buradan gelecek parayla bu işi sürdürecek kadar para kazanman lazım.
Yani sürüm işi de olmaz çünkü müşteri portföyün buna uygun değil
Adam sonunda pazarlıksız fiyatı koymuş
Gidip 8000 avro vereyim mi desen muhtemelen okur der.
+3
kisa
(14.05.26)
oyle bir heykeli koyacak evi olan adam icin cerez parasi.
en son birinin evine bakmaya gittim catisi akiyordu vs.
adamda 6 arabalik garaj vardi, garajin onunde bir geyik heykeli vardi, bronz.
baya hosuma gitti, adamla heykel hakkinda konustuk, $125bin dolar verdigini soyledi, taninan bir heykeltrasmis.
+1
cooperr
(14.05.26)
(2)

İlk Schengen başvurusu hakkında

pembediken
Portekiz konsolosluğuna bireysel ve asvisa aracılığıyla başvuru oluyormuş. Konsolosluk sitesine kaydoldum ama giriş için hata veriyor sürekli. Şimdi konsolosluğu takip mı edeyim yoksa asvisa randevu açılırsa oradan mı devam etmeliyim? Daha önce ulusal vizeye başvurdum o daha farklı işliyor Schengene
Portekiz konsolosluğuna bireysel ve asvisa aracılığıyla başvuru oluyormuş. Konsolosluk sitesine kaydoldum ama giriş için hata veriyor sürekli.

Şimdi konsolosluğu takip mı edeyim yoksa asvisa randevu açılırsa oradan mı devam etmeliyim?

Daha önce ulusal vizeye başvurdum o daha farklı işliyor Schengene hiç başvurmadigim için burada takıldım. Ankara'dan başvuruyorum.
0
pembediken
(14.05.26)
Portekiz için konsolosluğa mail atacaksın. Ağustos'a kadar doluydu, geçenlerde sormuştum. Sen yine de şansını dene tabi.
+1
runaway
(15.05.26)
Doğru dediğin gibiymiş @runaway
0
🌸pembediken
(16.05.26)
(5)

Yatalak hastanın yaraları (Hassas foto uyarısı)

seni tanıdığım güne lanet olsun
Yatalak ve alzheimer hastası babaanemin kalça kısmında bu şekilde yaralar oluştu. Sol taraf özellikle neredeyse delinmiş, kötü de kokuyor. Uzun zamandır bu halde değil, son birkaç ayda oldu. Çok üzülüyorum ancak doktora gösteremiyorum şu an. Acaba şu dönemde onun acısını azaltacak ne yapabilirim? Ya
Yatalak ve alzheimer hastası babaanemin kalça kısmında bu şekilde yaralar oluştu. Sol taraf özellikle neredeyse delinmiş, kötü de kokuyor. Uzun zamandır bu halde değil, son birkaç ayda oldu. Çok üzülüyorum ancak doktora gösteremiyorum şu an.

Acaba şu dönemde onun acısını azaltacak ne yapabilirim? Yaraların kapanıp iyileşmesi için kısa sürede ve kolay şekilde ne yapılabilir ameliyat dışında?

ibb.co
ibb.co
ibb.co
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(14.05.26)
ivedilikle şişme yatak alın ardından evde sağlık hizmetinden yararlanın. doktor eve gelip görsün ve pansuman yapsın.

siz ise hemen bu akşam nöbetçi bir eczaneden söyleyeceğim merhemleri alıp ilk pansumanı yapın. (dmden yazıyorum) yara ilerlemiş çünkü. sakın batikon sürmeyin yarayı kurutur.

hastanın yatış pozisyonunu 2 saatte bir muhakkak değiştirin.
0
yurtsuz john
(14.05.26)
Anneannem aynı durumdaydı. Doktor Fito ve Kamfolin yazmıştı. İkisini eşit miktarda karıştırıp yaranın üzerine sürüyorsun ve iyice emilene kadar yaranın üzerine yatmaması lazım.
0
truf
(14.05.26)
bakım evinde bu tarz yaralara bakıcılar kantoran yağı sürüyor.
0
mikahakkinen
(14.05.26)
merhaba, öncelikle geçmiş olsun.

bu sizin başa çıkabileceğiniz bir durum değil, bu tip bası yaraları kemiğe kadar ilerler. Bununla ilgili gecikmeden tıbbi destek almak durumundasınız.

444 38 33 numaralı evde sağlık hizmeti hattını arayınız, biraz yoğun bir hattır ama düşecektir. buradan kayıt oluşturuyorsunuz ve sizi kısa bir sürede arıyorlar. eve doktor gelecek ve yaraları görecek, ona göre ilaç düzenleyecek. bir hemşire de pansumanları sizin nasıl yapacağınızı gösterecek. sonra da periyodik olarak geliyorlar zaten kontrole.
+1
galahad reloaded
(15.05.26)
galahad reloaded'in söylediklerini yazacaktım. +1
+1
wilhelmwasmuss
(15.05.26)
(8)

Çocuğunuzu tuvalete nasıl alıştırdınız?

etna
Ve kaç yaşında?2 hafta hep evdeyim, annesiyle beraber bu iki haftada çözebilir miyiz?
Ve kaç yaşında?
2 hafta hep evdeyim, annesiyle beraber bu iki haftada çözebilir miyiz?
0
etna
(14.05.26)
Doktorunuz ne diyor? Bizimki 28 aylık olmak üzere havalar biraz daha ısınınca halı kilim her şeyi kaldırıp alıştırmayı düşünüyorum.
Doktorlar 2,5 yaşa ideal diyor tabi ama her çocuk farklıdır.
0
ekimoloji
(14.05.26)
benim size tek önerebileceğim şey "gündüz çıkaralım ama gece uyurken bez bağlayalım" demeyin. gece de bezsiz uyusun. yatağa alez geçiğin, muşamba serin bir şey yapın ama uykusunda yapıyorsa altına yapsın. bezi tamamen unutsun, nasıl olsa bezleniyorum demesin.

ufak lazımlığınız olsun. klozet adaptörü değil. oturunca ayakları yere bassın. söylemesini beklemeyin. sık sık alıp alıp oturtun. yapmazsa da yapmasın. kaldırın, bir süre sonra tekrar oturtun.
+1
kibritsuyu
(14.05.26)
Çocuk hazırsa bir günde çözersiniz. Hazır değilse ayları bulabilir. Şaka değil. Tamamen çocukla alakalı bir durum.

2 yaş civarı bir denemiştim, seneye yaza kalmasın diye. Olduğu gibi yapıyordu, klozete oturmayı reddediyordu. Ben de geri taktım. Sonra kreşe başladı. Bez kullanan sadece iki üç çocuk vardı. Orda özendi biraz bırakmaya. Evde küçük klozet vardı zaten, hep banyoda duruyordu. Ara ara oturuyordu bişey yapmasa da. Bir de ben bezini açtıkça aaa kaka şöyle kaka böyle kaka diye gösteriyordum. Çünkü bazı çocuklar hiç kaka görmedikleri için klozette görünce korkabiliyorlarmış. Neyse işte ben de teşvik ediyordum. Tatile gidip dönelim bırakacağız, bez kullanmayacağız, bezi bebeklere vereceğiz vs diye. İç çamaşırı almıştım bir de. Desteksiz merdiven çıkmak veya tam bez değiştirirken çişi gelirse söylemesi gibi fiziksel aşamaları da tamamlamıştı. Tam üç yaşında kendisi dedi takmayacağım bugün diye. Çıkarış o çıkarış. Kazalar vs oldu tabi ki. Halıları kaldırmadım ama salona almıyordum çocuğu :D bir de altına ped seriyordum ve sık sık soruyordum. Ablam böyle yapma, bırak hayatın doğal akışında kendisi farketsin dedi. Saldım ben de ama zaten çocuk hazır ve istekli olduğu için sorun yaşamadık hatta bıraktıktan bir gün sonra uzun yola çıktık, tatile gittik vs hep söyledi hemen.

Küçük klozeti de biraz kullandıktan sonra hemen kaldırıp klozet adaptörüne geçtik. Onu tavsiye ederim. Çünkü o küçüğe alışınca normal klozete geçemeyen çocuklar da oluyor. Direkt klozete alıştırmak en mantıklısı.

Çocuklar genelde çişi çabuk öğreniyor ama kakayı tutma gibi problem çok yaşanıyor. Yani çocuk hazırsa ki genelde bu üç yaşta oluyor, ideali de o gibi… 2 hafta içinde halledememeniz için bir sebep yok. Sadece kaka süreci uzayabilir. 6 ay uğraşan biliyorum. Bunu uzmanlar da normal karşılıyor. Ama şu zamana kadar çocukla hiç tuvalet konusunu konuşmadınız, teşvik etmedinizse yarın hadi bezi bırakıyoruz derseniz biraz zorlanabilir.

www.kitapyurdu.com
www.amazon.com.tr

bir de kibritsuyu'nun dediği gibi bezı bırakınca tamamen bırakmak, gece de takmamak gerekir. çünkü kafası karışıyor ya da bu sefer bi de gece bıraktırmaya uğraşmak zorunda kalıyorsunuz. kimileri bir de gece kaldırıp tuvalete götürüyor. ama bu sefer de çocuk gece tuvalet için kalkmaya alışıyor. ben bunu da yapmadım. 7den sonra pek bi şey içirmemeye dikkat ediyorum sadece. alıştırma külodu gibi şeyler de kullanmadım yine kafa karışıklığı olmaması açısından. çünkü amaç altına yapmaması gerektiğini öğrenmesi.
0
elorelia
(14.05.26)
3 yaşına doğru bir gün ben artık bez kullanmak istemiyorum diye çıkarıp atmıştı kendisi. Öncesinde çeşitli yaşına uygun tuvalet eğitim kitapları okuduk beraber bol bol.
0
mirty
(15.05.26)
benimki de 3 yaşı bitirmişti. sana kamyonlu ekskavatörlü külotlar alayım bez takmayalım diyerek ikna ettim. bu bez pakedi bitsin sonra sana artık bez takmayalım diye de önden alıştırdım. çişe hemen alıştı kazalar dışında. kakayı da bir hafta içinde söylemeye başladı. gece çişi tutamaz sanıyodum ama hiç sıkıntı yaşamadık. bezin rahatlığıyla yapıyomuş meğer. erken başlamaktansa hazır olduğuna emin olduğunuz daha geç bir zamanda başlamak daha kolay olur sizin için. klozet adaptörü kullandık biz. zaten öncesinde tuvalette sizi izlemek istiyo bu da hazır olmasının belirtilerinden biri. bize özendiğinden bizle aynı klozete oturması da onun için önemliydi bence.
+1
pide
(15.05.26)
memeden bırakma, tuvalet eğitimi, yalnız başıan uyku hep bir süreç.
kukulinin beze bay bay tuvalete hay hay şarkısıyla başlayıp, genelde yazın başlamak aileler için daha kolay oluyor sıcaktan çocuklar zaten pişik oluyor vs.
önceden bilgisini vererek, çocukla konuşup denemek lazım. çocuk eğer hazır değilse çok zorlamadan ilerlenmeli.
0
robocop
(15.05.26)
Benim ufaklık üçüncü ayda öğrendi evde yapmaması gerektiğini. Aslında sadece kasları gelişine kadar oraya buraya yapiyorlar, sonra onlar da tuvaleti gelince tutup dışarda hallediyor işini
0
Sattva
(15.05.26)
çocuk ve siz hazır olmadan sadece zaman uygun diye başlamayın. aceleye asla gelmeyen bi şey tuvalet eğitimi. hazır olma koşullarını biliyorsunuzdur da bilmiyorsanız zaten başlamayın, konuyla ilgili daha çok araştırma okuma yapmalısınız :) çocuğu psikolojik olarak hazırlamak için de zaman gerekiyor fiziksel olarak hazırsa bile.
her çocuk her aile farklı, bizim şartlarımız ve tarzımız size uymayabilir ama deneyimimden bahsedecek olursam biz çok yavaş ve kademeli bi süreç yaşadık, hani bi sabah uyanıp "artık bez yok" gibi olmadı da bez sayısı giderek azaldı ve bi gün paket bitince bitmiş oldu. bilinçli bi tercih değildi, çocuğun bizden önce hazır olması, beze direnmesi, evimizin de halısız olması yani yerden çiş kaka temizlemenin aşırı zor olmaması etkili faktörler :) pişik olduğunda falan bezi çıkarırdık biz, yerlere yaptığı olurdu önemsemezdik. hatta gece bile bezsiz yatırdığımız olurdu sabahları kuru kalktığı için (ama kazalar oldu yine arada). beze aşırı direnme başladığında sadece sorun büyümesin diye evde bezi bıraktık, dışarı çıkarken takıyorduk. tuvalete adaptör aldık "bez istemiyorsan buraya yap sen de" dedik. direnmesini korkusunu ilgili içeriklerle ve "herkes kaka yapar" tarzı eğlenceli konuşmalarla aştık. giderek ıslanan bez sayısı azalıp günde bir beze falan düşünce dışarı çıkarken de takmayı bıraktık öylece bitmiş oldu. toplam 2 ay falan sürdü düreç.
0
mezzosprite
(15.05.26)
(4)

HGS Isleri

krmzbvl
Bayramda gidis donus yaklasik 4bin kilometrelik bir seyahat planim var. Farkli yerlerde otobanlardan da gececegim. Sonrasinda otobanla, ucretli gecisle isim pek olmayacak. Bankalardan HGS etiketi almak istemiyorum. Tum HGS'lerden kacak gecip sonrasinda internetten odesem nasil olur? Ayrica tum gecis
Bayramda gidis donus yaklasik 4bin kilometrelik bir seyahat planim var. Farkli yerlerde otobanlardan da gececegim. Sonrasinda otobanla, ucretli gecisle isim pek olmayacak. Bankalardan HGS etiketi almak istemiyorum. Tum HGS'lerden kacak gecip sonrasinda internetten odesem nasil olur? Ayrica tum gecislerden kacak gecis ve sonrasinda internetten odeme mumkun mu?
0
krmzbvl
(14.05.26)
evet ödenebilir. hgsye gerek yok.
0
jelly bear
(14.05.26)
jackyr
(14.05.26)
Özel yollarda kendi sistemleri üzerinden ödemek mümkün de, kgm'nin yollarında ptt'den posta çeki vs. ile ödemek zorunda kalabiliyorsunuz.
En kolayı bankadan oluşturup (PTT değil) hemen sonrasında iptal etmek.
Bankadan oluşturma konusunda çekinceniz nedir?
0
burfak
(15.05.26)
Bu bankalardan hgs alma olayı düzenli paralı yolları kullanan insanlar için ideal fakat ayda yılda bir geçen insanlar internet üzerinden ödemesi mantıklıdır. Google kara yolları ihlal yazın çıkıyor zaten. Yada e devlet üzerinden yapabilirsiniz
0
ercangul
(15.05.26)
(1)

İstediğiniz bir iş yeri ilan açınca orda çalışan birine ne sorarsınız?

japon balığı
Merhaba Çalışmayı cok istediğim gerekliliklerini de karşıladığım bir iş yeri bana uygun ilan açmış 2 şehir için de. Ancak gectigimiz 2 yılda 3-4 red aldim basvurulardan. Gerekçe de ya pozisyon kapandı, "We would like to inform you that the recruitment process for this position has now been finalized
Merhaba
Çalışmayı cok istediğim gerekliliklerini de karşıladığım bir iş yeri bana uygun ilan açmış 2 şehir için de. Ancak gectigimiz 2 yılda 3-4 red aldim basvurulardan. Gerekçe de ya pozisyon kapandı, "We would like to inform you that the recruitment process for this position has now been finalized, and the vacancy has been closed. Unfortunately, we will not be proceeding with your application for this role." Şeklinde. İnsanlar nasil giriyor bu iş yerine artık çok merak ediyorum. Linkedin agimda olup bu kurumda çalışan biri var kendisi ile hic samimiyetim şahsen tanışıklığım yok. Sizce bu kişiye yazıp pozisyona içerden mi alim yapılacak vs ya da baska ne sorabilirim? Siz daha önce boyle bir şey yaptınız mi evetse ne sordunuz? Teşekkürler.
-1
japon balığı
(14.05.26)
Ben olsam sahte bir hesap açıp sorardım.
-1
anaphylacticshock
(16.05.26)

iPhone'da kolay yollu offline dizi/film

mirafiori
Bilgisayardan torrent indirip telefona atip kmplayer gibi programlarda izlemek haricinde alternatifimiz var mi? Kendi playerinda altyazi atilmiyor malum bir de. Boyle yari legal appler var mi netflix tarzi arayuzu olup direk takir takir indirip sorunsuz izleyebilecegimiz? VLC uzerinden stremio calis
Bilgisayardan torrent indirip telefona atip kmplayer gibi programlarda izlemek haricinde alternatifimiz var mi? Kendi playerinda altyazi atilmiyor malum bir de.

Boyle yari legal appler var mi netflix tarzi arayuzu olup direk takir takir indirip sorunsuz izleyebilecegimiz? VLC uzerinden stremio calisiyor gibi biseyler okudum ama tam anlayamadim (debridim yok)
0
mirafiori
(14.05.26)
(2)

Cartel Rap Grubu

just give away man
Biliyorsunuz 3 farklı gruptan oluşuyor. Karakan - Alper aga, Kabus kerimErci E. Cinai ŞebekeCartel şarkısına ilk alper aga giriyor sonra kabus kerim devam ediyor.İlk nakaratta kaç kere söyledik biz çocuk sana kısmını Kabus Kerim'in eşi Arzu Yüzer söylüyor. Benim sorum ise meşhur GEL GEL GEL CARTELE
Biliyorsunuz 3 farklı gruptan oluşuyor.
Karakan - Alper aga, Kabus kerim
Erci E.
Cinai Şebeke

Cartel şarkısına ilk alper aga giriyor sonra kabus kerim devam ediyor.
İlk nakaratta kaç kere söyledik biz çocuk sana kısmını Kabus Kerim'in eşi Arzu Yüzer söylüyor.

Benim sorum ise meşhur GEL GEL GEL CARTELE GEL BİLMİYORSAN SANA ÖĞRETİRLER kısmını kim söylüyor çok merak ediyorum. Hiçbirinin sesine benzemiyor.
+1
just give away man
(14.05.26)
bence gruptan biri değil, back vocal.
0
yap desem yapmazsin he
(14.05.26)
remix single'ındaki versiyonda nakarat efektsiz ve geri vokalsizdi, bence cinai şebeke'den biri söylüyor, benim adayım Em Ali

www.youtube.com
0
rare
(14.05.26)
(2)

Kapıda vize

fotrsapka
Yunan adaları için kapıda vize ilgili sorularım var:- Eşimin schengen'i, benim çift vatandaşlığım var. 3 yaşındaki oğlumuzun vizesi yok, daha önce de olmadı. Kapıda sadece onun için vize almamız önünde bir engel veya bilmediğim bir şey var mı?- Çocukla hangi adayı önerirsiniz? Araba kiralayabiliriz.
Yunan adaları için kapıda vize ilgili sorularım var:

- Eşimin schengen'i, benim çift vatandaşlığım var. 3 yaşındaki oğlumuzun vizesi yok, daha önce de olmadı. Kapıda sadece onun için vize almamız önünde bir engel veya bilmediğim bir şey var mı?
- Çocukla hangi adayı önerirsiniz? Araba kiralayabiliriz. Önemli olan sakin plajlar olması, aşırı kalabalık olmaması.
- Araba kiralanmayacak olsa hangi adayı önerirsiniz?

Çok teşekkürler.
0
fotrsapka
(14.05.26)
samos gittim güzeldi.
arabasız gezilir de sınırlı gezilir. rodos olabilir belki. arabasız gidecekseniz turla falan gidin.
0
jelly bear
(14.05.26)
vize için bilgim yok.

adalarda genel olarak toplu ulaşım yok veya çok kısıtlı. araç kiralamak daha iyi olur. midilli'ye araçla geçebilirsiniz.

araç kiralanmayacaksa kos olabilir. çünkü merkezde de denize girilebilecek plajlar var. midilli nispeten daha büyük bir ada ve sınırlı da olsa toplu taşıma var.
samos toplu taşıma konusunda en kötüsüydü.

diğer adaları bilmiyorum henüz gitmedim.
0
scudman1
(14.05.26)
(7)

Tur rehberine ayıp olmadan ne denebilir?

eileengray
Haftaya bir müzeye gitmeyi planlıyorum ve müzeyi kendi kendime gezmek istiyorum çünkü tur rehberinin anlattıklarından farklı detaylara bakacağım (daha çok binasını gezeceğim aslında). Müzenin sitesinde o gün için tüm biletler satılmış görünüyor. Başka bir websitesine (getyourguide) baktığımda da tur
Haftaya bir müzeye gitmeyi planlıyorum ve müzeyi kendi kendime gezmek istiyorum çünkü tur rehberinin anlattıklarından farklı detaylara bakacağım (daha çok binasını gezeceğim aslında). Müzenin sitesinde o gün için tüm biletler satılmış görünüyor. Başka bir websitesine (getyourguide) baktığımda da tur rehberi tutarsam bilet dahil olacak şekilde müzeye girebiliyorum. Ben rehberi tutsam ve buluştuğumuzda "aslında sizinle gezmek istemiyorum" desem çok ayıp olacak... Rehbere ne diyebilirim ayıp olmayacak şekilde? Rehberle gezersem turumu 2+ saat uzatacak, o şehirde sadece 1 günüm var.
0
eileengray
(14.05.26)
neden ayıp osun ki? rehber hiç çalışmadan para kazanmış olmayacak mı sonuç olarak?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.05.26)
Ayıp olmaz.
Aklıma gelen tek ihtimal, biletli kişi sorumluluğu rehberde olabilir, içeri soktuğunda çıkana kadar onun sorumluluğu varsa o zaman belki itiraz edebilir ki çok küçük ihtimal
0
kisa
(14.05.26)
rehbersiz bilet yoktu. vaktim az, kendim gezmek istiyorum. byeee
+1
gabe h coud
(14.05.26)
getyourguide çoğunlukla kapıda bırakıp serbest zaman veriyor ya da app üzerinden turu organize ediyor. canlı rehber vermiyor yani, rehber dahil dediği yüksek ihtimalle app. hangi müze? ona göre size bilgi verebilirim.
0
Phoebe
(14.05.26)
@Phoebe
MASP
Canlı rehberli gezi olarak görünüyor açıklamada.
0
🌸eileengray
(14.05.26)
ben yurtiçinde bir müze sandım. maalesef bu müzeyle ilgili bilgim yok. benim kastettiğim çoğunlukla istanbul'da ki durum.
0
Phoebe
(14.05.26)
MASP'ı bilmiyorum ama genelde, parasını ödedikten sonra rehber ne yaptığınızla pek ilgilenmez, eğer müze içinde bir kısıtlama vs yoksa. kısaca canına minnet, daha küçük bir grubu gezdirecek ve parayı vermişsiniz. bence hiç bir açıklama yapmadan gruptan ayrılabilirsiniz, eğer idealist bir rehber değilse tabi :-)
0
euteamo
(15.05.26)
(3)

otel tavsiyesi

invaderbrain
temmuz ilk haftası veya ikinci haftası 2 yetişkin 1 çocuk (7 yaş) çocuğun beğenisi öncelikli aqua kaydırakları zengin yemekleri de üzmeyen gecelik 15 bin tl civarında anltalya'da otel arayışımız var. Tavsiyelerine açığız.
temmuz ilk haftası veya ikinci haftası 2 yetişkin 1 çocuk (7 yaş) çocuğun beğenisi öncelikli aqua kaydırakları zengin yemekleri de üzmeyen gecelik 15 bin tl civarında anltalya'da otel arayışımız var. Tavsiyelerine açığız.
0
invaderbrain
(14.05.26)
sidera kirman lara bakabilirsiniz.
0
erty_ksk
(14.05.26)
Ali Bey Manavgat, fiyata bakın ama.
0
kumandanim
(14.05.26)
Kirman belazur ve sueno side gittiklerim güzeldi

Ali bey Manavgat veya Nirvana cosmopolitana gitmek istiyordum ben de bu sene hamileyim gidemiyorum seneye inş
0
Hallegadola
(14.05.26)
(4)

Uçak bileti değiştirne

Zaphod
2 sorum varGeri ödemeli thy bileti almıştım. Vize çıktı, şimdi onu iptal edip aynı uçaktan economy alabilir miyim? Sistem izin veriyor mu böyle bir şeye?Bir de ilk pasaport, ilk yurtdışı çıkış, vize avusturya durumunda en yakın havaalanı münih almanyaya uçsak, şirket davetiyesi falan göstersek sıkın
2 sorum var
Geri ödemeli thy bileti almıştım. Vize çıktı, şimdi onu iptal edip aynı uçaktan economy alabilir miyim? Sistem izin veriyor mu böyle bir şeye?

Bir de ilk pasaport, ilk yurtdışı çıkış, vize avusturya durumunda en yakın havaalanı münih almanyaya uçsak, şirket davetiyesi falan göstersek sıkıntı çıkarırlar mı?
0
Zaphod
(14.05.26)
iadeli biletse yapabilirsin tabii ki.

ilkse bence avusturyadan gir.
almanya'da sorarlar niye avusturya'ya gitmedin diye. girişinde sorun çıkmaz muhtemelen ama sonraki vizelerde başvurduğun ülkeye bağlı olarak sorun çıkabilir.
çıkışı ordan yapmana gerek yok ama girişi yap en azından. ilk vizen olduğu için diyorum.
0
jelly bear
(14.05.26)
Bileti değiştirebilirsin.

Vizen nereden alındıysa giriş çıkışı o ülkeden yapmalısın. Almanya’ya giriş yapmaya çalışman riskli. Hiç almayadabilirler bunu göze alıyorsan dene.
0
ezkaza
(14.05.26)
Vize nereden alındıysa o ülkeden giriş/çıkış yapmalısın bilgisinin bir dayanağı yok.
Kaynak: www.eeas.europa.eu

Seyahat süreniz boyunca en çok nerede kalacaksanız vizenizin teorik olarak oradan alınmış olması gerekiyor. Yani vizenizin alınış amacı ile seyahatinizin uyumlu olması lazım. Bu şartı sağlıyorsanız başka ülkelerden de giriş yapabilirsiniz. Dolayısıyla Münih'ten girerken size Avusturya planlarınızla ilgili soru sorabilirler. Ha pratikte %95 hiçbir sorun olmadan devam edersiniz. Bu tarz bir soru karşısında cevap verebilmek için Salzburg'a iptal edilebilir bir tren bileti alın, Münih Salzburg'a Viyana'dan daha yakın.
0
but that was just a dream
(14.05.26)
but that was just a dream +1
Önemli olan neresi için geldiğin ile nereden vize aldığın.
Almanya'dan alınmış vize ile Almanya'ya girişte "madem Çekya'dan kalacaktınız neden ALmanya'dan vize aldınız?" sorusu ile muhattap olmuş biriyim.
0
burfak
(15.05.26)
(18)

Hangi mesleği isterdiniz?

yenibirgüzelnick
Dünyadaki tüm mesleklerin maaşı ve prestiji aynı olsa hangi mesleği seçerdiniz?
Dünyadaki tüm mesleklerin maaşı ve prestiji aynı olsa hangi mesleği seçerdiniz?
0
yenibirgüzelnick
(14.05.26)
Turist rehberi olmak güzel olurdu
+2
umutt
(14.05.26)
mixologist
0
Hallegadola
(14.05.26)
basketbol antrenörü.
0
mikahakkinen
(14.05.26)
Marangoz
0
mutekebbir
(14.05.26)
saha biyoloğu
+1
lüzumsuz adam
(14.05.26)
Arkeoloji veyahut tarih alanında çalışmak isterdim.
+3
drako
(14.05.26)
mesleğimden memnunum ama çok iyi bir yönetici sekreteri de olurdum diye düşünüyorum.
0
lil siztah
(14.05.26)
-yolcu iticiliği (japonyada metroya tıkıştırıyolar ya yolcuları işte o)

-düğün misafiri (japonyada var)

-tatil köyü animatörü
0
yurtsuz john
(14.05.26)
Uzun mesafe atlet.
0
kumandanim
(14.05.26)
hayvan belgeselleri çekmek isterdim.
0
antihero
(14.05.26)
Çiftçilik ya da hayvancılıkla uğraşmak isterdim.
0
Amaranta ursula
(14.05.26)
Sahhaf
+1
diyecevaplandı
(14.05.26)
ben veteriner olmak isterdim ya ama sadece kedilere bakarım :)
0
Sadece soruyorum
(14.05.26)
plajda jetski kano kiralayan tiplerden olmak isterdim.
butun yaz deniz kum gunes, suyun icinde olup kayis gibi kararayim yeter.
+1
cooperr
(14.05.26)
Beyazıt devlet kütüphanesi gibi büyük bir kürüphanenin müdürü veya çaycısı.

Gizli müşteri/müfettiş.
+1
yadigar
(14.05.26)
kedi bakicisi (cat sitter). turkiye'de olmadigi icin turkcesi kulaga garip geliyor. seyahat edenlerin evlerine gidip kedilerine bakiyorsunuz.
0
banach
(14.05.26)
Marangoz ya da ressam
0
yuzır
(14.05.26)
Barista
-1
Purple life
(14.05.26)
(13)

çiğ yumurtayı porsiyonlamak

lil siztah
her gün sabah kahvaltısında bir yumurtadan, yulaflı krep gibi bişey yapıyorum. bu sıralar bir yumurta fazla gelmeye başladı, ancak bunu çiğ haliyle tam ikiye bölecek yöntemi bulamadım. yulafı az koysam, karışımda yumurtanın ağırlığı artıyor ve yiyemiyorum (zaten bol köriyle bastırıyorum kokusunu). h
her gün sabah kahvaltısında bir yumurtadan, yulaflı krep gibi bişey yapıyorum.
bu sıralar bir yumurta fazla gelmeye başladı, ancak bunu çiğ haliyle tam ikiye bölecek yöntemi bulamadım.
yulafı az koysam, karışımda yumurtanın ağırlığı artıyor ve yiyemiyorum (zaten bol köriyle bastırıyorum kokusunu). harcı ikiye bölüp ertesi güne sakladığımda, yulaf çok şişiyor vs..
var mıdır bir yöntemi?
0
lil siztah
(14.05.26)
Yumurtayı çırptıktan sonra yarısını yiyeceğiniz kaba/tavaya dökmek?
+3
Amaranta ursula
(14.05.26)
@Amaranta ursula, çırpılmış halinde de olsa, bir yumurta zaten az miktar bişey olduğundan ve vıcır vıcır kaydığından, tam olarak ikiye bölmeyi başaramıyorum.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
Sıkılabilir ketçap mayonez kabına doldurup oradan elin sıkma ayarına göre miktar ayarlanabilir?
İki pırç üç pırçks
Gibi
+2
kisa
(14.05.26)
İki tane pişirip diğerini ertesi gün ısıtsanız? Yine mı kıvamında sorun oluyor?
+3
peki madem
(14.05.26)
1 tane değil de 4-5 tane yumurtayı kırıp, iyice çırpıp buz kalıbına döküp dondurup o şekilde porsiyonlayabilirsiniz. ama tadı nasıl olur emin değilim.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(14.05.26)
@kısa, daha net bir porsiyonlama önerisi gelmezse bunu deneyeceğim.

@peki madem, yumurtayı tam ikiye bölebilsem, kalanını ertesi gün pişireceğim zaten.
tek yumurtayla pişirdiğimi ikiye bölüp, kalanını ertesi güne saklayınca da yumurta kokusu artıyor ne yazık ki.

@ruhlardan esinlenen karga, yumurta kaydığından, buz kalıbına eşit dökememe sorunu olabilir.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
bir öneri de benden;
yumurtayı kırıp çırpıp buz kalıbına (tek yumurtanın sığabileceği ölçüde olursa daha iyi) dökün ya da kilitli poşete döküp ince bir tabaka (pestil gibi) halinde dondurun. donduktan sonra istediğiniz boyutta kesip buzdolabında çözdürüp pişirin. biraz dokusu bozulabilir belki ama hassas porsiyonlarsınız böylece.
+2
orient blue
(14.05.26)
yumurtayı su veya süt ile karıştırıp hacmini artırın, ikiye bölmesi daha kolay olur. pişerken sıvı uçuyor zaten, ayrıca daha yumuşak bir hale geliyor pişince. ama iyi karıştırmanız lazım en başta.
+2
shadowfollower
(14.05.26)
küçük boyutlu yumurtalardan alabilirsiniz.
+1
jelly bear
(14.05.26)
@shadowfollower, sanırım sorunumun temeli, yumurtayı yeterince iyi çırpmadığım için, iyi parçalanmayan beyazı sebebiyle çok kaygan olması. herkes şöyle böl, böyle böl dediğine göre, bir noktada iyi bölünebiliyor demek ki. bu sebeple daha iyi çırpacağım öncelikle.
bahsettiğim karışıma iki kaşık da yoğurt ekliyorum normalde; yoğurtla karıştırdığım halini bölmek daha kolay olabilir.

@jelly, m boy organik yumurta alıyorum; zaten normalden küçük oluyorlar. s varsa da hiç rastlamadım açıkçası.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
Bıldırcın yumurtası kullansan?
+1
etna
(14.05.26)
mesleki deformasyon 😄... ama işine yarayabilir sanırım; www.amazon.de
+1
truf
(14.05.26)
Geçen hafta 2 kolisi 150 liradan yumurta aldım. Çok küçükler, üretici satıcılardan bulabilirsin. Bunlar genelde yeni yeni yumurtlamaya başlayan celfin boyutundaki genç tavuklardan çıkıyor.
+1
ground
(15.05.26)
(10)

Evlilikte zamanla yıllar geçtikçe eşle samimiyet azalıp, kopuklaşılıyor mu? (5+yıl evlilere soru)

psmstc
Evetse neden oluyor ve çözümü sizce nedir? Çok Teşekkürler...
Evetse neden oluyor ve çözümü sizce nedir?

Çok Teşekkürler...
0
psmstc
(14.05.26)
Abi işte evde falan denk gelince merhaba-merhaba.
+1
kizil karga
(14.05.26)
çevremdeki evlilikler öyle herkes kendi hayatına bakmaya başlıyor. seks eskisi kadar zevk vermiyor. kendi evliliğimde ise daha çok yakınlaştık. artık her şeyi beraber yapmak istiyoruz.
+1
gercekdunya
(14.05.26)
İnsanların birbirine tahammülü azalıyor, saygı azalınca sevgi de azalıyor. Özellikle kadınların çocuk olunca yalnız bırakılması, erkeğin ev işlerine yeterince katkı sağlamaması vb.
-1
ekimoloji
(14.05.26)
+35 yaş sonrası evlilikler daha sağlam ilerliyor.
+4
HellKeePer
(14.05.26)
kopuklaşmadan çok artık alışıyorsun. er kişi çocuk olunca eşinin uzaklaştığını sanıyor ancak durum öyle değil. anne çocuğuna bakım veriyor. evlilik zaten birbirini idare etmek. bunu en iyi idare etme işi kafanın uyduğu insanla yaşamak.
+1
mikahakkinen
(14.05.26)
Çocuğun bakımına erkek katılmıyorsa ortada evlilik filan kalmıyor.
Erkek de sorumluluk alıyorsa yıllar geçtikçe daha çok bağlanıyorsun alışıyorsun birbirine.
+2
yenibirgüzelnick
(14.05.26)
Çözüm çok basit sosyal medyayı başta olmak üzere diğer unsurları dışarda bırakmak. 2 taraf da gördükleri, duydukları sebebiyle karşı tarafa bileniyor. Evliliğin modası geçti.
O yüzden sürekli bi yerlerden evliliğin bitmesi pompalanıyor. Yani zenginler hizmetçileriyle, metresleriyle videolar çekiyor. Biz de bakıp kendi hayatımızı sorguluyoruz, evliysek eşimize; değilsek aileye, coğrafyaya, kadere suç atıyoruz.

Yukarda da yazılmış erkeğin çocuğa bakmaması, yardım etmemesi vs. diye.
Bunların hepsi ince bi çizgide. Göre göre; en çok yardım eden kocaya bile bir süre sonra "benim kocam yardım etmiyor" demeye başlıyor.
Aynı şekilde erkek tarafı seks bitti diyor, sanki bütün millet her dk. sevişiyor gibi.

Çözüm çok basit boşanmak. Koca koca insanlar bunu göremiyorsa zaten yaşamasınlar.
-2
nickini vermek istemeyen uye
(14.05.26)
Biz farklı mıyız bilmiyorum da ben şahsen eşimi öncesinden daha çok seviyorum bence.
Benim genel tanımım şu video olabilir (ağırlık da kaldıran biri olarak)
www.instagram.com

Genç evlendik biz, ben 25 o 23tu. Seneye 10 sene olacak.bu soru sonrası konuştuk; bize hiç 10 sene olmuş gibi gelmiyor açıkçası. Bence ilişkinin ilk yılları şu anki yıllarından çok daha zordu.
Etrafımda evli insanlardan sorun yasayanlarin çoğu beraber yasamadan evlenmiş oluyor diyebilirim. Bence onun bir etkisi var. Biz iki sene beraber yasamistik.

Açıkçası neden nedir bilmiyorum da benim çevremde eşiyle ciddi sorun yaşamayan bir ben varım galiba. Ve sebebini gerçekten bilmiyorum, sansliyiz heralde. Bir de benim annemle hanım çok iyi anlaşıyor birbirlerini cat pat anlasalar da. O hayatı gerçekten kolaylastiriyor. Ben de kendisinin ailesiyle çok iyi anlasirim.
0
logisticsmanager
(14.05.26)
@kizil karga, ahahhaha :D

logistics +1.

9 yil olacak bu sene eveleneli, oncesinde de 2 seneye yakin beraber yasamistik. her gecen gun daha cok seviyorum esimi, bence o da beni. cocuk yok ama, belki onemli bir ayrintidir.

ayni yerde calistik, farkli yerlerde calistik, evden calisiyoruz, surekli dib dibeyiz vs ama hala gunun en sevdigim saatleri birlikte kahvalti yaptigimiz, birlikte kahve ictigimiz, birlikte yemek yapip yedigimiz saatler. evde olmayinca ozluyorum, gun icinde ziyaretine gidiyorum filan.

hayatin kendisi rutin ya da sikici olabiliyor bazen, bunu ilisikinin sikicilasmasindan ayrimak gerek. is-toplanti ekseninde gecen sacma sapan gunlerin sonunda simsiki sarilabilmek, yanaklarini fln isirabilmek bence cok keyifli. bir noktadan sonra o gun icinde olanlar disinda cok konusacak konu cikmayabiliyor ama bunu samimiyetin azalmasi olarak dusunmemek lazim, hayatin dogal akisi o.
+2
taurina
(15.05.26)
5.yıla birkaç ay kaldı, 7yıldır birlikteyiz daha bi samimi olduk. bence hayır.
0
gadlemler
(16.05.26)
(14)

"kırmızı antifriz sorun çıkarır" olayı efsane mi?

konetsu
çok sık karşılaştım bu sözlerle... ilk antifriz seçimi yapacak zaman sorunca aracın grubundakilerden, sonra castrol servisinden sonra da radyatör üst hortumu değiştirtirken oradakilerden... genel böyle bi görüş var, kim kırmızı antifriz'i görse duysa hemen bi uyarmaya kalkıyor. ülkede kırmızı antifr
çok sık karşılaştım bu sözlerle... ilk antifriz seçimi yapacak zaman sorunca aracın grubundakilerden, sonra castrol servisinden sonra da radyatör üst hortumu değiştirtirken oradakilerden... genel böyle bi görüş var, kim kırmızı antifriz'i görse duysa hemen bi uyarmaya kalkıyor. ülkede kırmızı antifriz fobisi var :D

-kireç/pas varsa çözer açar.
-asitli bu deler.
-eski araca konmaz patlatır, çatlatır, yakar, eritir...
-koyacaksan da az koy bunu çok güçlü, daha fazla su ekle.
-x yaşında araca konmaz kitapçık kırmızı da dese artık maviye dönmeli.
-bunda daha önce su kullanılmış kırmızı konmaz.
-ben uyarmış olayım ama pişman olursun, görürsün şu bu...
ve benzeri... her seferinde yok saydım üretici önerisi neyse onu koyarım diyip geçtim.

öncelikle evet antifriz renkleri tek başına bir şey ifade etmiyor ama genel olarak işte kırmızı antifriz silikatsız oat, mavi antifriz silikatlı iat olan, temel ayrım bu. spesifik ürünler de var piyasada aynı/farklı renklerde ama çoğu markada ve markasız diyeceğim adını duymadığım ürünlerde bu şekilde ayrım yaygın, 2 seçenek oluyor çoğunda.

benzer yorumları yabancı kaynaklarda bakınca da genel olarak dexcool için gördüm. orada da dexcool'a dex-kill filan diyorlar :D o da amerika'daki ilk yaygın kullanılan oat antifrizmiş.
şimdi dexcool özelinde evet ilk çıktığı dönem ciddi sorunlar yaşanmış, sonrasında formülü değişmiş vs. kısaca burada da bahsediliyor: www.youtube.com
ancak şuan güncel diğer oat antifrizler ile ilgili benzer yorumlar pek yok gibi hala dexcool ve klonları üzerine konuşuluyor... dexcool ile ilgili olarak da güncel yorumlarda çokça sorunsuz kullanıyorum diyen ve sakın kullanmayın diyen var ama yakın zamanda kullanıp bu sorunları yaşadım diyen pek göremedim... güncel sorun yaşayanların çoğunda farklı antifriz karıştırma veya katkı kullanma gibi durumlar var. ayrıca bizdekinin aksine özel olarak eski/paslı/kireçli araca konmaz diyen yok. yeni eski ayrımı olmaksızın bir negatif tutum var buna karşı.

burada dexcooldaki sorunun sebebi "ethylhexanoic acid(2-eha)" denmiş, tek başına bu katkı değil de bu katkıyla sorun yaşanan gm araçların sistemindeki silikon ve nylon parçaların uyumsuzluğuymuş... genel görüş bu yönde... ancak bununla ilgili dava amerika'da uzlaşmayla sonuçlanmış, hukuki süreçlerin masraflarıyla uğraşmaktansa uzlaşmayı seçmiş general motors. savunurken de farklı antifrizlerin karıştırılması, zamanında bakım yapılmaması ve eksik soğutma sıvısıyla kullanımdan bahsedilmiş. tam gerçek neydi bilemiyoruz davada kesin hüküm verilmeden uzlaşıldığı için. yine de sonrasında conta malzemeleri filan da değiştiğinden uyumsuzluk vardı kısmını doğru kabul edebiliriz sanırım.


neyse güncele dönelim, bugün hala organik antifrizlerin tamamına yakınında 2-eha bulunuyor, bu da farklı iki formda bulunuyor... sodium 2-ethylhexanoate ve potassium 2-ethylhexanoate şeklinde. çok çok büyük kısmında sodium versiyonu var.

şimdi bu katkı gerçekten sorunların sebebi olsaydı riskli olsaydı günümüzde halen büyük üreticiler tarafından yaygın olarak kullanılır mıydı? bakınca eski nesil o sorunların yaşandığı dexcool ile ilgili olarak ise potasyum versiyonu kullanılıyordu bu yüzden sorun yaşandı sonradan sodium olana geçildi gibi yorumlar var ama kesin kaynak da göremedim bunu doğrulayan. güncel formülde sodium 2-ethylhexanoate olduğu görülebiliyor ama eskisini bilemiyorum acdelco.com.au eskisi potassium versiyonunu içeriyorduysa da sorun bu muydu yine bilemiyorum...

asyalılara bakıyoruz, toyota da honda da 2-eha içermeyen ürünler kullanıyor. böyle bakınca da düşük maliyetli etkili ve yaygın kullanılan bir katkı varken neden kullanmıyorlar diye düşündürüyor... asyalılar uyumsuz silikon vs. mi kullanıyor araçlarda diyeceğim ama toyota araçları yüzbinlerce mil boyunca yıllarca dexcool ile kullanıp hiç sorun yaşamadığını belirten de çok var. toyota kendi long life ve super long life antifrizlerinde 2-eha kullanmadığı halde castrol 2-eha içeren radicool sf için de toyota ve lexus ile uyumlu diyor. i.imgur.com


şimdi konuyu kapatmaya geçeyim :D
öncelikle kendi düşüncelerim:
-kırmızı antifriz sistemde uyumsuz bir malzeme kullanılmadıysa güvenli ve dendiği gibi mavi antifrizden daha riskli filan değil.
-ülkemizdeki kırmızı antifriz efsanelerinin kaynağı yine ilk çıkan dexcool benzeri antifrizler ve uyumsuz araçlarda çıkan sorunlardı.
-araç oat antifriz öneriyorsa iat kullanmak daha riskli olur, silikat içerdiğinden bu sistemlerde korozyon ve aşınmaya sebep olabilir.
-kırmızı antifriz'e asitli o denmesinin sebebi de üzerinde "organik asit teknolojisi" ve benzeri şeyler yazması sanırım :D
-günümüzde hala kırmızı antifriz kaynaklı sorunlar yaşanıyorsa bile merdiven altı markasız uyduruk ürünlerden kaynaklanıyordur.

benim aracım kırmızı kullan demiş i.imgur.com
castrol de toyota ile uyumlu demiş.
aracı aldığımda içinde kırmızı vardı, ben de değiştirdim ve 6 aydır radicool sf ile kullanıyorum.
toyota aracında oat antifriz kullanıp buna bağlı sorun yaşadığını gördüğüm kimse de yok.
bu durumda sorun yaşayacağımı düşünmüyorum.

bu hangi antifrizi alayım sorusu değil :D bulunsa piyasada olsa pembe toyota sllc almak isterdim ama hem kolay bulunmuyor hem fiyatı da çok yüksek deniyor. belki sonraki değişimde tam flush imkanım olursa ve kolay bulunabilen 2-eha içermeyen oat bi ürün olursa ona geçiş yaparım. şuan "Total Glacelf Auto Supra 2F" ve "Motul e-Auto Cool DHC" var mesela buna örnek. motul'ü direk pas geçmiştim hybrid araç için dediğinden, total de daha piyasada yoktu ben 7 ay önce alırken. ama radicool sf ile sorun yaşamazsam değiştirmek için de sebep görmeyip devam edebilirim. bunlar daha yüksek fiyatlı ve az bulunan ürünler. ihtiyaç anında hemen temin edememe ihtimali var. 2-3 yıl sonra görürüz yaygınlaştı mı ucuzladı mı diye...

bu konuda duyurudan kesin bi yanıt beklemiyorum :D daha çok sizin deneyiminizi/düşüncelerinizi merak ettim. ha antifriz uzmanı biri çıkar net olarak söylerse de hayır demem tabi :D
sizin kırmızı antifriz'e karşı benzer düşünceleriniz var mı? benzer şeyleri siz de duydunuz mu? şahsen kırmızı antifrizden kaynaklandığını düşündüğünüz bi problem yaşadınız mı?
+1
konetsu
(14.05.26)
öncesinde su konulmuş bir arabada kesinlikle sıkıntı çıkartıyor.

eskiden kullandığımız peugeot 206 araçta bizden önceki sahibi genelde antifriz eksikliğini su ile tamamlamış veya çok seyrelterek kullanmış.

aynı şeyi bizde serviste duyduk sakın antifriz koymayın patlatır diye, babam inanmadı servis koymadı :) neyse babam inat etti benzincide gidip üretici kataloğundaki antifrizden koydurduk, yaklaşık bir hafta sonra şöför tarafındaki paspas aşırı ıslanmaya başladı. Uzun aramalar sonucunda bulabildik, kalorifer radyatörü antifrizden dolayı patlamış ve o zamanlar epey bir masraf ve parça değişimi çıkarttı.

Son söz: soğutma sistemi temizliği yapmadan kesinlikle antifriz koymayın, hatta daha önce sisteme su girişi olduysa kesinlikle ve kesinlikle sistemi elden geçirin. Çünkü Türkiye’de saf su kullanmak yerine yetkili servis dahil kireçli, mineralli çeşme suyunu sisteme basıp geçiyor.
+1
Northern Mariner
(14.05.26)
@Northern Mariner sorum daha çok kırmızı riskli mavi güvenli görüşü üzerine. yani pas ve kireç olan araçta antifriz evet sıkıntıyı öne çekebiliyor ama bunu sadece kırmızı yapar mavi yapmaz diye bir şey yok bence benim takıldığım konu kırmızı fobisi.

benim aracın geçmişinde de ne yazıkki bir dönem su ile kullanım var. benden önceki sahibi aldığında içinde su varmış o antifrize geri döndürmüş. durulatmış bayağı paslıymış akan su... ama sonrasında 5 yıl sorunsuz kullandı. bende de şuana kadar sıkıntı çıkmadı. yani soğutma sisteminde sıkıntım oldu da antifrizle alakalı değil hortum kelepçesinden dolayı kaçak oldu üst hortum ve kelepçeler değişti.

hortumdan dolayı eksilme olunca bi korktum tabi normal olarak :D ilk yağ çubuğunu çekip bakarken tırsmıştım conta gitti de yağa su mu karıştı acaba diye :D yağda sıkıntı olmayınca rahatlayıp diğer kısımlara odaklandım. kalorifer peteğinden de şüphelendim çünkü onda da biraz tıkanıklık var gibi ısıtıyor ama çok etkili değil tam ısınmıyor. baktım orada da kaçak yok. sistemde basınç yokken soğuk motorda termostat kapalıyken hortum kaçağı anlaşılmıyordu. eksiği tamamlayıp kısa bi sürüp ısıtıp öyle bakıp buldum.

yani bi noktada antifrize dönmek zorundasın. kesinlikle sorun çıkarıyor diye bir durum yok korozyon çok ilerlemediyse hiç problem yaşamadan dönebilirsin de. bu araçta olduğu gibi... ufak tefek düşük maliyetli sıkıntılar çıkabilir radyatör veya petek gibi... conta da yakabilirsin. motoru indirirler. ama ne olacaksa olsun en kısa sürede dönüp çıkabilecek sıkıntıları göze almak lazım.

ben de peteği temizleteceğim bi yandan korkuyorum ondan da :D ama yapılması lazım. patlarsa da ne tutarsa verip değiştirteceğiz. parça ucuz 1-1.5k bişey de işçiliği biraz fazla ön göğüs sökülüyor.

servis konusunda rezaletiz. ben castrol'ün sertifikalı servisinde bi ton sorun yaşadım. onlar içinde kırmızı varken motor blok tapasından boşaltmadan sistemde daha 2l eski sıvı varken mavi koymak lazım buna diyordu :D saf suyumu kendim götürdüm serviste o da yoktu bana malzeme elimde olduğu halde musluk suyu daha iyi dedi ya lan :D akü suyu bu asitli deler dedi saf su için... castrol sertifikalı serviste... sıvı bakımında uzman olması gereken adam. koyarken de ölçüsüz biraz antifriz biraz su diye boca ettiler baktım paso su koyuyor antifriz yok ben müdahale ettirdim antifrizle tamamlattım sonunda ama yine yetersiz çıktı. bi posta da hava alacağız diye hortumu söküp litrelerce antifriz ve saf suyu yere döktüler... hortumu yerine oturtamadılar onlar kurcalarken zedelendi 99% hortum da.

neyse 1 hafta 10 gün sonra evin önünde kendim tekrar komple boşaltıp değiştirdim yani orada aldıkları işçilik de harcanan antifriz de saf su da boşa gitti komple... serviste konan antifrizi refraktometre ile ölçtüm -16 civarı çıktı 30-70% gibi ki ben hiç müdahale etmesem o kadar bile olmayacaktı. binlerce lirayı çöp ettiler. ya motor yağını bile fazla koymuşlardı yağ çubuğundan ben geri çektim fazlasını. onda da uyardım dedim 3l koyuluyor bu arabaya diye.

birkaç ay sonra işte üst hortumdan kaçak oldu onu değiştirtmem gerekti. o işçilik malzeme toplam 600 tuttu yine castrolcüler yüzünden. kaçağı farkedip bulup sanayiye gidene kadar da 3l kadar daha boşa aktı gitti 50-50% antifriz karışımı...

bak ben koyarken saf su aldım, onda da piyasada hileli ürün çok diye güvenemeyip tds ölçer alıp kontrol ettim. konsantre antifrizle belirtilen ölçüde hassas karıştırdım yine de emin olmak için refraktometre ile ölçtüm... bireysel kullanıcı olarak bu cihazları alıp kullanıyorum adamlar hiçbir ölçüm olmadan yanlış ve eksik bilgileriyle kötü işçilikleriyle castrolden sertifika alıyor... markayı temsil ediyor.

tüm malzemeler kendimden sadece işçilik 1200 verdim yağ ve antifriz değişimine iki işi de batırdılar. herhangi rastgele bi ustaya daha ucuza yaptırılırdı ben garanti olsun düzgün iş yapacak yer olsun kötü ustaya düşmeyelim diyip pahalı da olsa değer diyerek gitmiştim... kendim değiştirecektim yağ filtresi çok sıkı olunca sökülmedi mecbur gittim ama sonraki bakımda bi şekilde sökücem o filtreyi artık daha da rastgele sözde ustalara mecbur kalmadıkça dokundurmam.. başında durmasam veya hiç bilgim olmasa adamlara güvensem eminim maviyle karıştırır çamura çevirirlerdi... yine ucuz kurtuldum araba kasaplarından.

devletin direkt bu şekilde musluk suyu kullandığı tespit edilen ustalara bilerek mala zarar vermekten tazminat ödetmesi değer kaybı tespitiyle bunu da ödetmesi vs. lazım. ödeyecekleri cezayla tazminatla batsın gitsin hepsi... ustayım diye geçiniyorsa bilmiyordum diye bi savunması da olamaz.
0
🌸konetsu
(14.05.26)
Aslında olay bu kadar basit;

Kırmızı Antifriz (Organik - OAT)Teknoloji:
-Organik Asit Teknolojisi (OAT) kullanır.
-Ömür: Uzun ömürlüdür (5 yıl veya 250.000 km).
-Malzeme: Alüminyum bloklu yeni nesil motorlara uygundur.
-Koruma: Pas ve korozyonu önlemede çok güçlüdür.
-Performans: Yüksek sıcaklıklara karşı daha dayanıklıdır.

Mavi Antifriz (İnorganik - IAT)Teknoloji:
-İnorganik Asit Teknolojisi (IAT) kullanır.
-Ömür: Kısa ömürlüdür (2 yıl veya 50.000 km).
-Malzeme: Demir ve pirinç ağırlıklı eski nesil motorlara uygundur.
-Koruma: Donmayı engelleme performansı yüksektir.
-Maliyet: Kırmızı antifrize göre daha ucuzdur.

Kritik Uyarılar
-Karıştırmayın: Kırmızı ve mavi antifriz asla birbirine karıştırılmamalıdır.
-Kimyasal Reaksiyon: Karışırlarsa jelleşme ve çamurlaşma yaparlar.
-Hasar: Bu çamurlaşma devirdaim pompasını ve radyatörü tıkar.
-Seçim: Her zaman aracınızın kullanım kılavuzundaki rengi seçin.
-2
duyuruuser
(14.05.26)
duyuruuser yapay zeka cevabı mı bu xD
o kadar basit değil işte. çok daha spesifik formüller de var bazı araçlarda gerçekten uygun ürün kullanmak zorundasın. araç aluminyum bloktur moderndir oat gerekiyordur ama sistemde silikon parça vardır onda klasik 2-eha'lı ürün sorun yaratabilir. mavi koyarsın silikat sorun olur vs.

normal oat'de fosfat yok ama toyota'nınkinde var mesela, veya bir başka üründe inorganik olup fosfat içermiyor olabilir. hem silikat hem organik katkı içeren hybrid ürünler de var.

kırmızı antifriz döküm demir motorla uyumsuz diye bir durum da yok. hem castrol örneğinde radicool sf için uygun olduğunu belirtmiş hem benim aracım döküm demir bloklu ve üretici kırmızı öneriyor. yapay zekanın her söylediğine kayıtsız şartsız güvenmeyi bırakın. onu da geçtim sorduğum soru sizin bu konudaki görüşünüz/deneyiminiz soruya cevap da değil attığın eksik ai cevabı.

bu arada net bir cevabın hiç olmadığı konu ise hangi tipleri karıştırmanın sorun çıkarabildiği. o da öyle farklı renkleri karıştırmamaktan ibaret değil. veya organikle inorganiği karıştırmamakla sınırlı olmayabilir. hangi maddeler reaksiyona girip o çamurlaşmayı yaratıyor bu kesin olarak kimse tarafından belirtilmemiş. yani eğer 2-eha ve fosfatın karışması sıkıntı çıkarıyorsa toyota oatsi ile castrol oatsi karışsa da olabilir bu durum. veya silikat ile 2-eha karışımındansa inorganik antifrize toyota oat eklediğinde sorun yaşanmayabilir gibi... bu yüzden direkt hiçbir antifrizi içeriğindeki katkıların birebir aynı olduğuna emin değilseniz karıştırmamak lazım. mümkünse farklı marka/model ürün karıştırmamak en garantisi.

olaya yüzeysel baktığımda ilk antifriz seçimini yaparken 2dk'da bulduğum senin yazdıkların... detaylı bakınca çok daha karmaşık ve farklı ürünlerden oluşan bir konu.
0
🌸konetsu
(14.05.26)
arabada orijinal antifriz ne kullanılıyorsa onu kullanmakta fayda var.
mesela 1.3 dizel astra h'ım vardı. 250 binde sattık. sıfır almıştık.
her zaman dexcool kullanıldı.
rengi farklı, vasfı farklı antifriz kullanmamakta fayda var.
0
rain when i die
(14.05.26)
Üretici ne öngörmüşse kullan, birbirleri ile karıştırma.
soğutma sisteminde bir çok farklı malzemeden üretilmiş komponentler, borular ve hortumlar var. Bunlar ve antifriz sıvısı birbirlerine uyumlu olacak şekilde seçiliyor. Araçtaki tüm komponentlerin malzemelerini bilmeden, yalnızca antifrizin içeriği üzerinden iyi-kötü denmesi teknik olarak yetersiz. Üretici, komponentlerin o tip antifriz ile uyumlu olduğunu teyit edebilir ancak.
0
burfak
(14.05.26)
@rain when i die @burfak
kitapçıkta yazanı attım işte i.imgur.com kırmızı diyerek organik antifrizi işaret ediyor 99.9% ihtimalle. türkçe kitapçıkta da kırmızı diye belirtiyor.
yani temel olarak silikat içermeyen oat bir antifriz daha uygun gibi. ama illaki şu olacak şu madde olmayacak veya bu marka olacak diye bir öneride bulunulmamış.


aracın motoru toyota 5a-fe ile aynı. 5a-fe kullanan eski toyotalar da toyota long life önermiş. baktım ama onun içeriğine tam olarak ulaşma şansım yok. sds'de katkının içeriği gizli servco.safepersonnelsds.com
"Hydrated inorganic acid, organic acid salts" cas no belirtmemiş Proprietary demiş detay bulunmuyor.
"Proprietary items on this SDS are designated as trade secrets."

bu motoru kullanan en güncel ve benim aracımın baz aldığı model 1. nesil vios ama onun kitapçığını bulamadım. o da çok büyük ihtimalle daha güncel bir model olduğundan tüm güncel toyotalar gibi toyota super long life coolant'ı önermiştir, pembe olan. benim aracın üreticisi katı bir şekilde uyarı veya öneri koymadığından görünürde de uzun yıllardır bir problem olmadığından dert etmiyorum şuan. bu araçta hem 2-ehalı oat hem silikatlı iat kullanan çok kişi var direkt antifriz kaynaklı sorun yaşayana daha rastlamadım. önerilene en yakın rahat bulabildiğim de klasik kırmızı oat türkiye şartlarında.

soru zaten daha önce belirttiğim gibi hangi antifrizi alayım sorusu değil. antifriz önerisi istemiyorum. bu kırmızı antifriz düşmanlığı hakkındaki düşüncelerinizi ve deneyimlerinizi sordum :D bence de önerilen net bir ürün varsa ona en yakın olanı tercih etmek lazım ama bizim ustalarda da kullanıcılarda da kırmızı korkusu var ve orijinali oat olan sistemlere bile iat antifriz koyuyorlar. soru bunun üzerine... bana önerilen de hep bu oldu ben kırmızıdan(castrol radicool sf) devam ediyorum. araç da 2010 model, bu yıllardaki araçlarda fabrikadan iat antifrizle çıkan pek yok(hiç var mı bilemiyorum hatta :D)
0
🌸konetsu
(14.05.26)
konetsu kendim yazmak yerine, tabi ki yapay zekaya yazdırdım,

temel bilgileri yazdım, neden mavi ve kırmızı ayrışımı var ve özellikleri belirli.
sen çok detaya inmişsin ama fabrikadan arka arkaya çıkan seri araçlarda bile farklılık olabilirken bir çok marka ve modelin, kullanım alışkanlıkların, coğrafyanın ve daha nice kriterin toplamı varken "kırmızı sıkıntı çıkarır" demek çok mantıklı değil.

yukarıda yazılanlar gibi kimisi kireçli çeşme suyu basmıştır, kırmızı da mavi de sıkıntı çıkarır, bilemeyiz. en iyisi fabrika ne diyorsa o.
0
duyuruuser
(14.05.26)
@konetsu,
paylaştığın kitapçık resminde baz alman gereken kısım yalnızca renk değil. SH0521-1999 standardı diyor.
Bu standardı karşılayan antifrizleri koyabilirsin.
SH05210-1999 standardı karşılıyorsa kullandığın antifriz, bitmiştir. Artık markası vs. tam içeriği önemli değil. Standartlar ve sertifikalar bunun için var.
0
burfak
(14.05.26)
@burfak o da tam öyle değil işte :D birincisi bu çin standardı olduğundan yaygın değil bunu belirten ürün pek bulamazsın. ikincisi bi standart neleri kapsadığına göre çok farklı antifrizlerde ortak olabilir. "ASTM D3306" mesela neredeyse tüm antifrizlerin kapsadığı bir standart. donma/kaynama noktaları ile alakalı ağırlıklı olarak, ürün içeriğine karışmıyor. silikatlısı da bu standartta organiği de inorganiği de fosfatlısı da...

ve tekrar diyorum... bu antifriz seçme sorusu değil! seçtiğim aldığım aylardır da kullandığım ürünün yeterince uygun olduğuna 99.99% eminim. sadece toyota pembe veya dengi ürünler daha iyi olurdu diyorum çünkü döküm demir bloğu fosfatlı ürün daha iyi korurken silikatın getireceği dezavantajlar olmazdı. yine motor toyota temelli olduğundan toyota antifrizinden zarar görecek bir parça da bulunmaz. ama standart bildiğimiz kırmızı antifriz yeterli uygunlukta. o standarda da baktım yine çin standardı olan lec-ii antifrizler karşılıyor mesela. bunlarda da 2-eha var bu arada. yani o yönden bakarsak da sistem için bu katkı güvenli denebilir. ama standart yine içeriklere karışmayan bir standartsa hiçbir şey ifade etmez.
0
🌸konetsu
(14.05.26)
@konetsu

atıyorum araban peugeot diyelim. tanıdığın servicebox (teknik bilgi programı) sahibi olan birine sor.

veya atıyorum araban badge engineering (mesela saab'ın subaru impreza ile aynı station modeli vardı abd'de) ürünü bir araç olsun.

o motor aslen ne kullanıyor yine ilk yöntemle öğren.

sonra da en iyisi hangisi onlardan emin olduktan sonra (atıyorum valvoline'in ürünü o standarttadır) komple bir soğutma sistemi flush'ı yaptır.

uygun miktarda da doldur.

bitti gitti.
----

ha ben otomotiv satış sonrası hizmetlerciyim, o kadar çok takmamıştım astra h'ta :)

mercanlar opel'e gidiyordum, yapıyorlardı herşeyi.

şimdi kullandığım araba da garantili 2029'a kadar yine dert etmiyorum.
0
rain when i die
(14.05.26)
@rain when i die arabam badge engineering değil ama benzer sayılır... o yüzden toyota odaklı baktım hep. motor 5a-fe, efsane kasa 1.6 corolladan bildiğimiz 4a-fe motorun 1.5 versiyonu var. alt takım parçaları filan da büyük ölçüde 1. nesil yaris ile aynı. direkt toyota parçası alıp takabiliyorum.
reverse engineering. :D i.imgur.com

motor üzerinden baktığımı da söyledim. 5a-fe kullanan daha eski corolla carina vs. gibi araçlar toyota long life coolant, vios'un kitapçığını bulma imkanım olmadı ama çok çok büyük ihtimalle toyota super long life coolant. toyotaların kitapçığı sadece kendi ürününü belirtir onu önerir. pembe sllc çıktıktan sonra da tüm araçlarda ona geçtiler.

sadece antifriz değil araç hakkındaki çoğu konuda toyota üzerinden bakıyorum alışkanlık oldu. bi ecu toyotada denso bunda delphi o fark yüzünden haliyle sensörler vs. farklı. elektronik kısmı dışında büyük oranda toyota ile aynı.
0
🌸konetsu
(14.05.26)
toyota neyi kullanıyorsa onu kullan ama sistemi çok sağlam flush ettir. sonra da çok kurcalama :)
0
rain when i die
(14.05.26)
@rain toyota sllc filan piyasada bulunmuyor. bi kere zor bela bulsan sonra eklemen gerekse değiştirmen gerekse tekrar aynı bela... değmez çekilen çileye. oem üreticisi aisin ama o da yok piyasada...
toyota antifrizi ile farklı formül ama castrol net şekilde uyumlu diyor i.imgur.com ve dediğim gibi dexcool türevlerini kullanıp antifrizden kaynaklı sorun yaşayan toyota kullanıcısına ben rastlamadım.

bi şekilde bundan dolayı sorun yaşarsam(sanmıyorum) ileride yine önceki cevaplarda bahsettiğim "Total Glacelf Auto Supra 2F" veya "Motul e-Auto Cool DHC" ürünlerine geçerim. bunlar 2-eha içermeyen seçenekler.
total-cdn-lmdb.afineo.io
www.motul.com
motul pembe toyota sllc'ye en yakın ürün gibi. fosfat içerikli toyota ile tam uyum iddiası var. toyota hybrid araçlarda da aynı sllc antifrizi kullanıyor.

aracı ilk aldığımda bu kadar detaya inmeden bakıp sıvı bakımlarını da biranönce yaptırdım. kitapçık kırmızı diyor, böyle içerik içerik anlatan yok, totalin bu ürünü piyasada yok, motul hybrid araç için diyor vs. değerlendirmeye almadım bile haliyle. castrol alıp geçtim. başta bu kadar detaya girmiş olsam motul alırdım muhtemelen ama şuan taze yeni antifriz varken sorun ihtimali de sıfıra yakınken tekrar değişime gerek yok.

duyuruda da cevaplarda da tekrar tekrar belirttim iş hala antifriz seçimi sorulmuş gibi ilerliyor... :D seçimimi aylar önce yaptım zaten.
0
🌸konetsu
(14.05.26)
(3)

Bronz heykel sever misiniz ve evinizde hiç var mı?

genki
Arkadaşlar bronz döküm heykel seviyorum ama maliyetli hem yapması zor atölye kurmak ve maliyetli baya hem de satılan ürünler de pahalı.Elinizde antika veya antika olmayan hic bronz obje heykel figür var mi
Arkadaşlar bronz döküm heykel seviyorum ama maliyetli hem yapması zor atölye kurmak ve maliyetli baya hem de satılan ürünler de pahalı.
Elinizde antika veya antika olmayan hic bronz obje heykel figür var mi
-1
genki
(13.05.26)
heykel severim ama tas hepsi, yunandan aliyorum genelde.
+1
cooperr
(13.05.26)
Bende yok ama babam çok sever ve toplar. Bir sürü küçük hayvan heykeli var böyle. Nuh'un gemisi gibi salonları :)
+1
peki madem
(14.05.26)
evimde kendisi kadar dev toplar tasiyan uzun ince bir insan figuru var, ama bronz heykel degil, baska (muhtemelen daha uyduruk) metal. cunku gercekleri pahali. 2 tane de muzisyen var ama onlar tas. antika degiller tabii ki, seri uretim cin malilar muhtemelen.

dekor olarak severim ama muhtemelen paraya kiyip almam.
0
taurina
(15.05.26)
(5)

Kurutma makinesi tavsiyesi

kaiserr76
Mevcut Arçelik KM 800 serisi ısı pompalı kurutma makinemiz, günlük yoğun kullanım senaryosunda donanımsal arıza vermiştir. Geçen yıl garanti süresinin bitimine yakın kurutma fonksiyonunu yerine getirmediği için serviste anakart değişimi yapılmış; ancak aradan bir yıl geçtikten sonra aynı arıza nükse
Mevcut Arçelik KM 800 serisi ısı pompalı kurutma makinemiz, günlük yoğun kullanım senaryosunda donanımsal arıza vermiştir.

Geçen yıl garanti süresinin bitimine yakın kurutma fonksiyonunu yerine getirmediği için serviste anakart değişimi yapılmış; ancak aradan bir yıl geçtikten sonra aynı arıza nüksetmiştir. Yeni bir cihaz satın alma planımız mevcut.

Benzer şekilde günlük yoğun kullanım şartlarında stabil çalışan ve kronik sorunu bulunmayan marka/model tavsiyesi olan varmı?
0
kaiserr76
(13.05.26)
bosch var bizde yoğun şekilde kullanıyoruz memnunuz bütçenize uygun bir modelini seçebilirsiniz
+1
basond
(14.05.26)
yoğun kullanımdan kasıt nedir, günde kaç kilo kurutma yapıyorsunuz.
belki makinenin konumlandırılması doğru değildir. yeni alacağını makine de benzer sorunlar olacaktır.
şimdi dolap içine koymak moda oldu ama çok zararlı.
-1
duyuruuser
(14.05.26)
çocuk olunca her gün çamaşır işi oluyor, 6. seri bosch var, memnunuz, bi sıkıntı çıkarmadı.
0
antihero
(14.05.26)
bosch kendini temizleyen seri 8 aldım şunun 2 model eskisi ekranı farklı zaten sadece hasta sonu çamaşır yıkadığım için 2 gün çok yoğun kullanımda problem yaşamadım. o zaman sadece seri 8 almanyada yapılıyor(daha sağlam) diğerleri polonyada daha düşük malzeme ile yapılıyor demişti satıcı.
www.bosch-home.com.tr
0
eja
(14.05.26)
Evde 5 yaşında çocuk olduğu için sürekli bir çamaşır yıkama rutini var.

Çamaşır Makinesi üstüne konumlandırılmış, kapakları sürekli açık bir dolap içinde. Dolap konusunu değerlendirip yeni gözlem yapacağım.

Teşekkürler cevaplar için
0
🌸kaiserr76
(14.05.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.