@robokot +1
Kaset aldınız, telefonda dinlemek için kopyaladınız ve aktardınız. korsandır. kaset aldınız, dükkanda müzik çaldınız. ticari yayın lisansı almadığınız (meslek birliği bildirimi) için korsandır. hatta, kaset aldınız ve beğenip arkadaşınıza verdiniz. dağıtmış olduğunuz için yine korsandır. bunlar teknik yaklaşımım.
siz şarkıya, kitaba, nftye (hehe) belirli bir formatta erişim hakkını almış oluyorsunuz. aldığınız nft'yi bastırdıysanız o da yasal değil.
yasal, etik ve ahlaki üç ayrı tartışma var sorduğunuz sorularda aslında. bir de tabi işi ekopolitik çerçevesi var. eser ile emtiayı ayrı değerlendirmek gerekir.
şarkıyı kaset aldınız, telefonunuza kopyaladınız ve dinliyorsunuz. yasal değildir, etiktir, ahlaki olmayabilir -orada da dağıtılıyor artık (spotify, apple müzik). filmi dvd aldınız ama oynatıcınız yok, hdfilmcehenneminden izlediniz. yasal değil, etik, ahlaki değil. filmde ahlaki değil diyorum, çünkü hdfilmcehennemi'nin sektöre dönüşü yok. Film yapmıyor, sanatçı desteklemiyor, veya bir yapım şirketi yok.
yasaya dair; fsek aslında oldukça kapsamlı bir yasa bizde, uluslararası standartların baya üzerindeyiz. uygulaması çok zayıf, o ayrı.
etiğe dair; edindiğiniz emtia bir şekilde üreticisine en az aracı ile en çok faydayı sağlayabiliyor mu? şarkı, kitap vb örneklerde bunu değerlendiriyorum. kaset (sanatçı, yaypımcı ve baskı) yerel sektöre kazandırıyor. siz kaseti başkasıyla paylaşıp buraya +1 kazandırabilirsiniz. bu yüzden etik sorunu yaşatmaz. ama apple müzikten albüm almak, ne sanatçıya ne de sektöre kazandırıyor. apple ve yapımcı aradaki "insanı" yok etmeye yönelik bir sistemle çalışıyor ve bu da tüm endüstri için sorun oluşturuyor. apple müzikten aldığınızı cdye basıp dağıtmak veya ticari de olsa -küçük ölçekli- yayınlamakta da bence sorun yok. arada aslında sorun çıkarana sorun oluyorsun ve bu bir sorun değil.
yine şarkı örneğinden gideyim -spora her şey mübah görürüm-, spotifydan o çok sevdiğiniz ve ortalama dinlenen sanatçıyı takip ediyorsunuz. snoop dogg açıklamıştı önceki yıllarda, bilmemkaç milyon dinlenme 47bin dolar getirmiş. sanırım pandemi dönemiydi. şimdi sizin dinlediğiniz ve o çok beğendiğiniz sanatçı ne kazanacak ki aranjörü bestecisi söz yazarı kayıtçısı miksçisi mühendisi ne kazanacak? bu sefer konserden kazanmak zorunda kalıyor ki o da ticketmaster (bizdeki biletix) tuzağına düşmek demek. biletix sanatçıyı bağlar, mekanları bağlar, biletleme işini bağlar, hatta sigortasını bile biletix sigorta a.ş yapıyor. çok büyük tezgah. siz bugün 100 lira verip hem sanatçıyaz hem yapımcıya, hem mekana kazandırıp hem de uygun fiyatla eğlenebilecekken, bir stream "kolaylığı" ile tümden zorlaşıyor her şey.
ekşideydi sanırım, şöyle bir şey okudum. sezen aksu'nun tüm diskografisine 70M ödediler, çünkü sezen'in tüm stream platformlarında kişilerden topladığı zamana erişmek istiyorlar (özetle). siz kaseti aldığınızda sanatçının tüm şarkıları için parasını ödemiş ama bir şarkısını dinlemiş olabilirsiniz. streamde yalnızca bir şarkısına para ödemiş oluyorsunuz. "endüstri" için kayıp burada başlıyor. tüketici için ise yukarda bahsettiğim, bunun sonrasında.
profesyonel spor türkiye'de ve dünyada askeriyeden daha pis olan tek şey. palantir real madridden daha az kötüdür. sporda ne olsa müstehak.
0