Giriş
(16)

Vefat etmiş birini güncel bir fotoğrafa yerleştirmek

m e b
Selamlar. Bir arkadaşımın doğum günü. Ona anlamlı bir hediye vermek istiyorum. Babası vefat etmişti, eski ama renkli bir fotoğrafı var. Ben ikisinin fotoğrafını birleştirmek istiyorum ama ne yaptıysam yüzleri doğal olarak %100 aynı yapmıyor, hep bozuyor. Gemini da ChatGPT de bozuyor, Grok bu konuda
Selamlar.

Bir arkadaşımın doğum günü. Ona anlamlı bir hediye vermek istiyorum. Babası vefat etmişti, eski ama renkli bir fotoğrafı var. Ben ikisinin fotoğrafını birleştirmek istiyorum ama ne yaptıysam yüzleri doğal olarak %100 aynı yapmıyor, hep bozuyor.

Gemini da ChatGPT de bozuyor, Grok bu konuda zaten evlere şenlik.

Prompt ne yazmalıyım ki asla yüzleri bozmasın? Fotoşop yeteneğim de pek yok. Işık, gölgelendirme vs gibi detaylarla kalitesiz olan fotoğrafı daha da berbat edeceğim. Nasıl yapabilirim veya bu konuda yardımcı olabilecek olan var mıdır?
-4
m e b
(05.01.26)
Mantıklı değil yapma bence
+7
messina123
(05.01.26)
@messina123: 14 senelik dostum kendisi. Kardeşiyle de zaten istişare yaptık hassas bir konu olduğu için.
0
🌸m e b
(05.01.26)
Ben de tavsiye etmem ters de tepebilir çünkü (bkz: uncanny)

Yine de yapacaksanız prompt'u da gptden isteyebilirsiniz. High fidelity vs.
+2
anon1m
(05.01.26)
paraya kıy, profesyonel tut.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.01.26)
Soruna cevap değil aslında ama ben de fikir paylaşmak istiyorum;

Herhangi bir zaman için olabilir ama doğum günü hediyesi olarak böyle duygu yüklü, kaybına/acısına hitap eden bir hediyeye gerçekten gerek var mı? Bana da iyi bir seçim gibi gelmedi o yüzden.

Doğum gününü kazak gömlek gibi bir şeyle geçiştirip, bir süre sonra böyle bir şey yapsan belki de daha iyi olur.

İlaveten şu da var; muhtemelen yapay zekayla canlandırılan fotoğrafları, videoları, böyle bir şeyin yapılabildiğini kendi de biliyordur. Kendi de yapabilir. İnstagramda dakika başı bu uygulamaların reklamı çıkıyor. Kendisi de düşünmüştür bunu. O yüzden bu orijinal bir şey olmayabilir diyorum bir yandan.
+3
lazor
(05.01.26)
Soruya cevap olmayan görüşüm bence de yapmasaydınız keşke böyle bir şey.

Şimdi soruya cevap olan görüşümü de iliştireyim, redditte (www.reddit.com) bu dediğin konuda yardımcı olanlar çıkıyor ama resmi postlaman gerekiyor.
+2
truf
(05.01.26)
Mesaj attım
0
Rondak
(05.01.26)
mantıklı bir hediye mi değil mi konusunda yorum yapmadan;
gemine'yi denediniz olmadı ama nano banana pro özelliği var bir de. ücretsiz olarak kullanabiliyorsunuz. telefondan denediyseniz oluşan resmin yanındaki üç noktaya basıp "pro ile yeniden oluştur" gibi bir seçenek var, onu deneyebilirsiniz.

çok iyi yapıyor aslında ama çoğu kez verilen prompt'u anlamıyor o yüzden ortaya saçma bir şey çıkıyor. başka araçlardan yardım alabilirsiniz prompt konusunda.

eğer olmadıysa başka bir sohbet açıp tekrar deneyin, genelde aynı sohbet üzerinden "bir de şöyle yap, bir de böyle yap" demek fayda sağlamıyor.

bir de, eğer denemediyseniz; kötü de olsanız kendiniz bir photoshop yapın düşük kalite ve nano banana'ya düzeltmesini söyleyin.

son şey; tekrar tekrar denemeye iterasyon deniyor. ai ile makul çözüm oluşturmak için bazen çok iterasyon yapmak gerekebiliyor (farklı promptlar verip olayı yeteri kadar iyi anlatmaya çalışarak)
0
biseysorcaktim
(06.01.26)
ben de yapmayin demeye geldim.
+3
banach
(06.01.26)
ben de yapmayın demeye geldim,
+2
oscar
(06.01.26)
Vefat etmiş birinin Ai ile oluşturulmuş herhangi bir içeriği çok rahatsız edici. Ünlüler için yapılan videolar bile bana hakaretmiş gibi geliyor. Arşivden gerçek bir görüntüsüne ulaşıp bunu bastırmak vs. belki uygun bir hediye olabilir. Ama Ai hem orijinal bir fikir değil hem de irrite edici ve üzücü olabilir yakınları için.
+1
creepy
(06.01.26)
Evet bence de çok itici. Biri babamla fotoğrafımı hediye etse tepemden kaynar sular iner. Ailemden biri yapsa yine itici. En mutlu günümde hüznümü hediye ediyor ağla der gibi.
+2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(06.01.26)
Annesini kaybetmiş biri olarak bir "yapmayın" da benden. Hele doğum gününde hiç yapmayın.
+2
kobuzchu kiz
(06.01.26)
arkadaşlar, hepinize teşekkür ederim.

bu arada arkadaşımın zaten doğum gününü kutladık. ü gün hediye almamıştım ama hediyem bugün zaten yolda. ben ek olarak böyle bir şey yapmak istemiş ve öncesinde kardeşine de danışmıştım. hatta hediye verirken de "böyle böyle bir durum da var, istersen imha edebilirsin rahatsız olursan" demeyi planlıyordum. öyle herkesin içinde çat diye ve de yalnızca fotoğrafı verecek değildim.

yorumlarınızı okuyunca çok saçma veya düşüncesizce davranıyormuşum gibi hissettiğim için açıklama yapmak istedim ama farklı bir pencereden baktırdığınız için gerçekten teşekkür ederim.
+4
🌸m e b
(06.01.26)
babası vefat etmiş biri olarak söylüyorum: yapma. rezil bir hediye. ben olsam alır çöpe atarım, iletişimi keserim, tüm keyfim de kaçar.

mutlu gününde neden üzeceksin veya kızdıracaksın?

edit: şimdi cevabını gördüm, doğru karar.
+1
art cat chocolate
(06.01.26)
Fotoğrafları düzenleyip attım. Buraya da yazmış olayım. bence kötü fikir değil. Herkesin babasıyla fotosu olmayabiliyor. Sonuçta adam arkadaşını ve tepkisini biliyordur. O yüzden destekliyorum.
+1
Rondak
(06.01.26)
(5)

12 aylık taahhüdün son ayında cep telefonu numaramızı taşırsak cayma bedeli alınıyor mu?

santimantal
Türk Telekom'dan Vodafone'a taşımak istiyorum numaramı.12 aylık taahhüdümün son ayındayım. 26 Ocak'ta bitiyor taahhüdüm.Vodafone'da güzel bir kampanya var.Ama kampanyanın son günü bugün.Şimdi numaramı son ay bitmeden taşırsam cayma bedeli cezası ödeyecek miyim?
Türk Telekom'dan Vodafone'a taşımak istiyorum numaramı.
12 aylık taahhüdümün son ayındayım. 26 Ocak'ta bitiyor taahhüdüm.
Vodafone'da güzel bir kampanya var.
Ama kampanyanın son günü bugün.
Şimdi numaramı son ay bitmeden taşırsam cayma bedeli cezası ödeyecek miyim?
0
santimantal
(05.01.26)
Bitmesine kaç gün kalırsa onun bedelini alırlar.
0
kizil karga
(05.01.26)
Hayır son ay cayma bedeli ödemezsin. Başka türlü nasıl geçiş yapacağız zaten?
+3
lazor
(05.01.26)
Benim 31 ocakta bitiyordu taahhüdüm. Tam tersi şekilde Vodafone’dan Türk Telekom’a geçtim 2 ocakta. Taahhüt bozma bedeli 0 tl olarak görünüyor. Turk Telekom uygulamasinda var mı bilmiyorum ama Vodafone’da taahhüt bozma bedelini gösteriyor. 31 aralıkta bir aylık tutar görünürken 1 Ocak itibariyle o tutari göstermemeye başladı.
0
Murtazaaylak
(06.01.26)
hayır ödemezsin. son ay geçiş yapabilirsin.
0
gercekdunya
(06.01.26)
aynı şekilde son ay, taahhüt bitmesine iki hafta kala filan ttden vodafonea taşıdım cayma bedeli ödemedim. sadece paketinizdeki hakların tamamını kullandıysanız bişey ödüyormuşsunuz. yani atıyorum pakette 1000 dk 10 gb 250 sms var. hattı taşırken 10 gb tamamını kullanmış iseniz bi ücret çıkar demişlerdi müşteri hizmetlerinden.
0
elorelia
(06.01.26)
(14)

Kalleş Yöneticiye Ne Yapılır?

lapetitemort
Eski liderim sene başında müdür oldu, tepeme yeni bir lider geldi. Başta iyi anlaşıyorduk, sonra liderler ile ilgili çalışanlardan geri bildirim istediler. Ben de sağlam eleştiride bulundum. Güya anonim kalması gereken bu geri bildirimleri nasıl olduysa okumuş ve tarzımdan dolayı benim yazdığımı anl
Eski liderim sene başında müdür oldu, tepeme yeni bir lider geldi. Başta iyi anlaşıyorduk, sonra liderler ile ilgili çalışanlardan geri bildirim istediler. Ben de sağlam eleştiride bulundum. Güya anonim kalması gereken bu geri bildirimleri nasıl olduysa okumuş ve tarzımdan dolayı benim yazdığımı anlamış.

O günden sonra tavırları tam tersine döndü. Her zaman "sen en iyi çalışanımsın, en yüksek puanı sana vereceğim" diyen adam "senin ciddi soft skill problemlerin var" demeye başladı. En son bugün, performans değerlendirmesinde çok anlamsız şeylerden fişimi çekti. Çok temiz çekti hem de. Beni harcadığı çok net.

Daha da kalleşçe olan, benim mentörlük yaptığım, iş öğrettiğim, ben olmasam iş beceremeyecek yeni mezun adama en yüksek puanı vermiş ve bunu bana birebir toplantımızda söyledi. O çocuğa da defalarca "sen daha yenisin, senin yüksek puan alman imkansız" tarzı konuştu. Bunları biliyorum çünkü aramız iyi ve paslaşıyoruz. Ne olduysa 2-3 haftada performans puanları tepe taklak oldu anlayacağınız. Normalde gizli kalması gereken bu bilgiyi vererek de niyetini ortaya koydu. Sorun şu ki ben olmazsam bu adam bir hiç. Benim uzmanlığıma muhtaç.

Şimdi bu durumda ben ne yapmalıyım? Müdürde hatrım var, 4 sene birlikte çalıştım ama onu da doldurmuştur. Neticede bu performans işleri ortak yapılıyor.

Sizce durumu kabullenip, yoluma bakmak en iyisi mi olur?
+1
lapetitemort
(05.01.26)
E kendin kaşınmışsın.
+7
antihero
(05.01.26)
Bu anonim seyler hicbir zaman anonim olmuyor. Bizim okulda da hocalari anonim sekilde elestirebilme sistemi vardi, bildigin okulun sistemi yani, bir hocamiz kendisine yazilan bir yorumun ciktisini alip (ismiyle beraber) bana bu kim, taniyor musun diye sormustu.

Yolunuza bakin ama onun size ihtiyaci varsa bu kozunuzu da birakmayin.
+1
Sour
(05.01.26)
Anonim olayı yalan bir defa
Sen eleştirmişsin oda seni harcamış
Yoluna bak +1
+1
basond
(05.01.26)
Yapacağın bir şey yok, devam et ve olayın unutulmasını bekle. Aptal değilse unutmaz.
Empati kursana. Yönetimin göreceği şekilde o şekilde seni eleştiren bir çalışanına sen iyi mi davranırdın, performans puanını yüksek vermeye mi uğraşırdın?
Kim olduğunun anlaşılacağı şekilde böyle bir eleştiri yapmış olman gerçekten de soft skill’lerinle ilgili önemli bir sorun olduğunun kanıtı.

Müdüre de gidip konuşman faydalı olmaz, o da yöneticinin penceresinden bakacaktır olaya.
+2
michael_knight
(06.01.26)
Müdürün eski liderinse ona "danışabilirsin". Şikayet değil de, "ben arayı düzeltmek istiyorum, ne tavsiye edersiniz" minvalinde.
O da eminin zaten kendi yerine gelen astı ile ilgili tam da bu tip geri bildirimleri merak ediyor olmalı.
İllaki liderin yerinden bakacak, onu haklı bulacak diye bir şey yok. Özellikle de size güveniyor ve tespitlerinizi de haklı buluyorsa.
Sonuçta bir lafa bakılır, bir de kim diyor diye bakılır.
0
burfak
(06.01.26)
İşini yap, mesai bitince iş hakkında 1 dakika bile fazladan düşünmeyip evine dön.

Kaşınmışsın yorumuna katılmıyorum. Anonim kalması gereken şeyleri ifşa etmek gibi bir ahlaksızlık yapılıyorsa bu ifşa edilenin suçuymuş gibi davranılıp normalleştirilmemeli. Elinde ifşa edildiğine dair kanıt varsa bir üst yöneticilere ve IK'ya mobbing şikayeti yap derim ama öyle bir ortamda bu birimler de ne kadar profesyonel davranabilir, orası muamma. Muhtemelen böyle bir durumda haklıyken "adama kafayı takan çalışan" konumuna düşüp çıkarılmana yol açar bu, gerçi çıkarılman da iyi bir şey gibi bu noktadan sonra.

Eleştiri yapıyorum derken hakaret ettiysen orası ayrı tabi.
+2
nolmus yani
(06.01.26)
Kendini harcamışsın. En iyisi yeni bir iş bak. Sana huzur olmaz artık orada
0
limonlu eksi
(06.01.26)
Bir kişinin yüzüne karşı söyleyemeyeceğin şeyleri arkasından, anonim vs başlık altında bile olsa söylememek gerekir. Bunu ders olarak alıp yoluna bak. Muhtemelen o da senin kalleşlik yaptığını düşünüyor.
0
mikro patlama
(06.01.26)
çok iyi bir konuşma hazırlayıp müdürünle başbaşa konuşman gerekiyor.
tek şansın bu.
0
plastic_angel
(06.01.26)
bu saatten sonra bu adamla aranın iyi olması imkansız. bu arada onun yaptığı kalleşlik değil, senin yaptıgın kalleşlik. anonim kalacağını düşünerek adama kötülük yapmışsın. o da bunu öğrendiği için sana asla güvenmez tabi bu saatten sonra.

eğer şanslı isen eski yöneticini devreye sokarak işyerinde başka bir departmana geçersin. değilsen orada tutunma şansın çok zor.
+1
abelardo
(06.01.26)
kasinan sen degilsin, IK'sindan liderine koca sirket. eger feedback istendiyse calisan olarak verirsin.
türkiye'de bootlicking kültürü ve elestiriyi anasina hakaret etmis gibi algilayan tiplerle etraf sarili oldugu icin fikrinin istendigi ortamda fikrini söylemis olman kalleslik olarak algilaniyor.
buradan cok güzel misilleme ve hatta bence gizlilik ihlali davasi cikar.
anonim olarak tasarlanan bilgilerin daha sonra calisanlara karsi santaj olarak kullanilmasi, güvenlik ihlali, güven suistimali, mobbing falan muazzam seyler var gibi burada.
yasadigim ülkede ben is hukuku avukatiyla görüsürdüm :D
zaten bu saatten sonra bu tiplerle calisamazdim ama en azindan kaziga saplardim alayini. liderden önce de ik ile baslardim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.01.26)
hiçbir yerde anonim yorumların anonim kaldığını görmedim, anonimliğini bozana da hep niye anonim kalmayacakken kalacak dediniz diye yazarak yalan konuştunuz dedim. O saatten sonra kimse dönüp ilerletemedi konuyu.

Yalakalık garip bir mevzu. karşımdaki anam değil babam değil, ne demek yüzüne söyleyemeyeceğini yazma? Aksine profesyonellik budur, işi yürütürsün, kişiyle problemini de organizasyonun içinde anonim olarak gidermeye bakarsın. Bunun sağlandığı yok tabi ama olması ve denememiz gereken bu. İK da bunun için var, denetim de bunun için var, müdürler de bunun için var.

gelip de sana "şu şu problemlerin var" demesi bile kötü bir yönetici olduğunu gösterir o lider kişinin. X konuda gelişim denir, Y konuda eğitim denir.

Performans görüşmesinde size sözlü olarak belirttiği her şeyi yazıya geçirip, müdürü de maile ekleyip, bunları dediniz ama hem bunların göstergesini hem de hazırladığınız gelişim yolunu öğrenmek istiyorum diyebilirsin. Övmeye kimse bir şey demez ama yeriyorsan hem somut kanıtlar sunacak hem de gelişim yolunu hazır edeceksin.

Bir işte, sektörde veya konuda kazara 10+ sene kalmış (belki de kalmamıştır bile) tiplerin yöneticiliği öğrenmesi zor. Bu da maalesef bu işbilmez iş dünyasında çalışana yük.
+1
klassno
(06.01.26)
işini brezilya dizisi gibi yaşıyorsun. kişiliğin özdeğerin işteki başarına bağlıymış gibi anlıyorum. yok onlar bana muhtaç, yok bu beceremez, o yeni ben mentörüm vs. bu dramalı, görevi aşırı sahiplenici çalışanlar iş ortamını iyice çekilmez kılıyor. soft skill denilen şeyin büyük bölümü de bu aslında, hepiniz başkasının aldığı riskleri, edecekleri kar, hayalleri vs. için çalışan kişilersiniz bu kadar büyütmeye üzerinden kimlik oluşturmaya gerek yok. bu kadar büyütünce böyle olaylar oluyor işte, ayak kaydırmalar onu buna ispitlemeler vs. hep bu zihniyetin sonucu. çalıştığın işyeri varlığının amacı değil, o kadar önemli bir şey de değil (isminin başına ne kadar titr eklerlerse eklesinler), faydasının büyük kısmı sana da değil hissedarlara. bu bilinçle yaşar çalışırsan kafan rahat olur, kimseye bulaşmazsın, kimse de sana bulaşmaz.
+3
robokot
(06.01.26)
+1 robokot farklı bir tavır takınmaya gerek yok. Işimi yapıp çıkarım bitti. Müdürü doldurmuştur kesin diye de düşünmeyin.
0
pembediken
(06.01.26)
(1)

Android telefonda Spam şüphesi engellemeleri

adivar
Sahibindende bir ev ilanı ekledim, sürekli emlakçılar arıyor. Bir de gün içerisinde kayıtlara baktığımda bir sürü numaranın samsung android telefon tarafından engellendiğini görüyorum. Spam şüphesi yazıyor. Bir detay yok. Bunların hepsi dolandırıcı mı? Bu numaraları çoğu telefon böyle engelliyordur.
Sahibindende bir ev ilanı ekledim, sürekli emlakçılar arıyor.
Bir de gün içerisinde kayıtlara baktığımda bir sürü numaranın samsung android telefon tarafından engellendiğini görüyorum.
Spam şüphesi yazıyor. Bir detay yok.
Bunların hepsi dolandırıcı mı? Bu numaraları çoğu telefon böyle engelliyordur. Numaraların sahipleri durumun farkında mı?
Android beni potansiyel dolandırıcılardan koruyor mu?
0
adivar
(05.01.26)
Android zannedersem numaraları kafasına göre engellemiyor. Bilinmeyen bir numaradan sms alınca veya diğer aramalarda spam olarak bildir gibi seçenekler oluyor. Belli sayıda insan bir numarayı spam olarak bildirince öyle etiketleniyor.

Bu emlakçılar ya müşterilerine çeşitli sebeplerle (bayram, seyran, reklam vb.) sms atarken insanları bunaltmıştır ya da iş bittikten sonra bile çeşitli sebeplerle aramaya devam edip kızdırmıştır.

Spam sadece dolandırıcılıkla ilgili değil.

Aynı sebeple, spam filtresinden geçen herkes "dolandırıcı değil" anlamına da gelmiyor bu. Yeteri kadar insanı dolandırmaya çalışmamış ve siz ilklerden biri olabilirsiniz.

Bu filtre sadece işinizi kolaylaştırıyor. Hata da yapabilir, eksik de kalabilir.
+1
akhenaten
(05.01.26)
(2)

işe iade davası hk.

laf salatasi
Selamlar, iyi akşamlar.İşe iade davası için avukata ne ücret ödeniyor, masraflar nedir ?İşe iade kazanıldığında alınan tazminattan avukat yüzde alıyor mu ?Teşekkürler.
Selamlar, iyi akşamlar.

İşe iade davası için avukata ne ücret ödeniyor, masraflar nedir ?

İşe iade kazanıldığında alınan tazminattan avukat yüzde alıyor mu ?

Teşekkürler.
+1
laf salatasi
(05.01.26)
Avukata en başta para ödenmiyor sadece dava açılış masrafı ve bilirkişi ücretini ödüyorsun, sonra kazandığı paradan yüzde üzerinden alınıyor
+2
Sadece soruyorum
(05.01.26)
İstinaf süreci dahil benim dava 2 buçuk yıl sürmüştü. Avukat, dava açarken %15 alırım demişti, dava lehime sonuclandı. Pandemi sonrası süreç içinde tl çok değer kaybettiği için senden %25 istiyorum dedi, firmadan sonra bir de avukat kazık attı.

Aile dostu tanıdık bir avukat varsa onunla yola çık. Sürec ne kadar kısa sürerse o kadar iyi. Arabulucuda anlaşmak istediğini hem avukatına hem firmaya bildir.
+2
HellKeePer
(05.01.26)
(3)

HGS hareketlerindeki tuhaflık

benarrivo
2 ocak cuma günü avrupa yakasından anadolu yakasına gittim, arkadasımda kaldım. 5 ocak günü anadolu yakasından avrupa yakasına geçtim.bugün hareketlere bakınca gördüğüm şu:https://i.hizliresim.com/iuzyphp.pngbu normal mi? 31 aralıkta bir yere gitmedim. ıspartakule ile alakam olmadı.bu arada 5 ocakta
2 ocak cuma günü avrupa yakasından anadolu yakasına gittim, arkadasımda kaldım. 5 ocak günü anadolu yakasından avrupa yakasına geçtim.
bugün hareketlere bakınca gördüğüm şu:
i.hizliresim.com

bu normal mi? 31 aralıkta bir yere gitmedim. ıspartakule ile alakam olmadı.

bu arada 5 ocaktaki dönüş niçin görünmüyor?
0
benarrivo
(05.01.26)
bu durumun kesinlikle itirazı olması lazım. plakanızı kopyaladılar desem 1 sefer ile sayılı kalmaz. bence itiraz yolunu bir araştırın derim.
0
omer460
(05.01.26)
İlginç olan Ispartakule giriş ile Mahmutbey çıkış, aynı saat ve saniyede olmuş gibi duruyor. Sistemsel bir gariplik olduğu kesin.
Daha önceki günlerde bu tip bir yolculuğunuz olup, bu tarihe yazılmış olabilir mi geçmişte yazılmadan?
0
burfak
(06.01.26)
@burfak hayır ıspartakuleden hiç geçmedim. dün aradım hgsyi, şikayet olusturdum, hayır açtılar, on gün sonra ara dediler. bakalım ne olacak
0
🌸benarrivo
(06.01.26)

davranış bilimleri enstitüsünü tavsiye eder misiniz ?

saramago
daha önce buraya giden ve memnun kalan var mı ? tecrübeleriniz nasıl ?
daha önce buraya giden ve memnun kalan var mı ? tecrübeleriniz nasıl ?
0
saramago
(05.01.26)
(11)

Kirada depozito işi

metal69
Kiracı olarak ödemeye mecbur muyum? Kirada oturduğum yerin maliki tutturdu depozito depozito diye. Kiramı her ay düzenli olarak ödüyorum. Esasen ödeme niyetim vardı, fakat babamın vefat etmesinden 30 gün, 1 ay geçmeden depozito diye tutturunca, ödeme isteğimi azalttı. Bir de sinir olduğum bir mevzu,
Kiracı olarak ödemeye mecbur muyum?

Kirada oturduğum yerin maliki tutturdu depozito depozito diye. Kiramı her ay düzenli olarak ödüyorum. Esasen ödeme niyetim vardı, fakat babamın vefat etmesinden 30 gün, 1 ay geçmeden depozito diye tutturunca, ödeme isteğimi azalttı.

Bir de sinir olduğum bir mevzu, evi tutmadan önce depozito almayacağını söyleyip tam sözleşme yapacağımız gün 1.000 dolar depozito istedi benden, halbuki kira 30.000 lira. Bizim biraz o evi tutmaya mecbur gibi değerlendirip son dakika öyle bir gol attığı için en baştan sinir oldum.

Sonuç olarak, ben depozito ödemeye mecbur muyum illaki, ona göre adım atacağım ilerleyen süreçte.
0
metal69
(05.01.26)
İmzaladığınız sözleşmede depozito şu kadardır, şu hesaba yatırılacaktır ya da alınmıştır diye bir madde var mı?
+1
mikro patlama
(05.01.26)
Hali hazırda oturuyorsan, kontratını varsa ek bir şey yapma zorunluluğun yok
+1
kisa
(05.01.26)
@mikro patlama

Maalesef var.
0
🌸metal69
(05.01.26)
O maddeyi noktası virgülü ile yazsana buraya
0
kisa
(05.01.26)
Yasal olarak en fazla 3 kira ücreti kadar depozito istenebilir. Eğer sözleşmede depozito istendiği yazılmışsa ödemekle mükellefsiniz.
0
my fault
(05.01.26)
Eğer hesaba yatacak deniyorsa, ödemek zorundasınız. O konuda yapacak bir şey yok. Depozito alınması çok normal bir uygulama ama size baştan yanlış bilgi vermesi onun ayıbı tabi. Sizin tek seçeneğiniz imza aşamasında caymak olabilirdi. Yok eğer depozito alınmıştır, nakit alınmıştır gibi bir şey yazıyorsa konu bambaşka bir yere gider.
0
mikro patlama
(05.01.26)
Öncelikle başın sağ olsun.

Bana öyle geliyor ki depozitodan daha önemli bir konu var. Ya da ben anlamadım.

Sen bu evde bir süredir zaten oturuyorsun ve kiralarını ödüyorsun. Depozitonun en başta ödenmiş olması beklenir normalde. Neden aylar geçtiği halde depozito ödenmemiş, neden şimdi isteniyor?

Baban vefat ettikten sonra kontrat mı yenilediniz?
0
lazor
(05.01.26)
Evet, vermek gerekiyor olması gereken de bu zaten. Mesela kiracılar nasıl evden çıkarken şu kadar para vermezsen çıkmam en az 6 ay daha otururum diyorlarsa aynı mantık adam da depozito parasını istiyor.
0
tahirkemalbozoglu
(05.01.26)
durumu ben anlamadım.

normalde depozito işi sözleşme imzalanırken halledilir, sonra yerleşilir kira ödenmeye başlanır.

siz kiramı düzenli ödüyorum demişsiniz, buradan anladığım siz yerleşmişsiniz en az 2 aydır oturuyorsunuz.

yani sözleşmede depozitoyu kabul edip sonra ödemediniz mi? diycem... ama sözleşme yeni imzalıyorsunuz. kafam karıştı yani. siz sözleşme imzalamadan mı kiracı oldunuz?
+2
robokot
(06.01.26)
sonradan isteyemez net. siz galiba her sene yeni kontrat yapıyorsunuz ve buna gerek yok. yeni kontratı imzalamadan artış yapıp devam edin. kira kontratları aynı şartlarda birer yıl yenilenir. galiba babanızın üstüneydi kontrat ve babanız ölünce sizinle yeni bir kontrat yapmak istemiş ki bu doğru yapmalısınız. bu durumda da depozito vermeniz gerekir.
0
ground
(06.01.26)
Baba sağlığında kontrat yapmış ise babanın vefatı kontratı iptal etmez. Kontrat mirasçılarla aynen devam eder. Nereden çıktı yeni kontratın yapılmasının doğru olduğu?

Depozito bir şart değildir. Anlaşmaya bağlıdır. Kontrat yenilenecek olsa bile rahmetlinin kontrat yaptığı zaman ödediği depozito nerede?

Sözleşmenin sürecini açıkça anlatmadığın için havada kalıyor mevzu.
0
lazor
(06.01.26)
(2)

All in one kingsize nutrition

fildirfildir
Yıllardır kilo alamıyorum. Yiyor muyum, kilo alacak kadar kendimi zorlayıp yemiyorum. Kan değerlerim vesaire iyi. Kadınım, 162 boy, 47 kilo. 4-5 kilo almak istiyorum ve küçük mideli olduğum ve çok yiyince gerçekten midem zorlandığı için acaba bunlardan kullansam mı diyorum. İnsanlar diyor sağlıklı,
Yıllardır kilo alamıyorum. Yiyor muyum, kilo alacak kadar kendimi zorlayıp yemiyorum. Kan değerlerim vesaire iyi. Kadınım, 162 boy, 47 kilo. 4-5 kilo almak istiyorum ve küçük mideli olduğum ve çok yiyince gerçekten midem zorlandığı için acaba bunlardan kullansam mı diyorum. İnsanlar diyor sağlıklı, internet diyor sağlıklı, spora gittiğim salonun hocaları diyor sağlıklı. Siz ne diyorsunuz?
-1
fildirfildir
(05.01.26)
Görmek lazım
+1
artıküyeolmakistiyorum
(05.01.26)
sağlıksız değil ama sağlıklı demek de doğru değil. en doğrusu besini gıdadan almak. zaten bu ürünler karbonhidrat desteği günde 1 tabak pilav yiyemez misiniz? ya da geceden yulafı süte koyup içine biraz mevye vs tatlı gibi yiyemez misiniz? küçük mideli olmak da sizin kendinize söylediğiniz bir şey. kademeli başlayıp arttırınca mideniz de alışacaktır mutlaka.
0
bay b
(06.01.26)
(3)

Vegan Makarna Salatası

rock n roll
Selam arkadaşlar Makarna salatası yapacağım ama sizden de öneri almak istiyorum. Közlenmiş kırmızı biber, kurutulmuş domates, mısır, yeşil ve siyah zeytin, brokoli ( az haşlanmış ve küçük olarak ekleyeceğim), vegan rus salatası ( kaju yoğurdu ile karıştıracağım), kornişon turşu, sarımsak. Bir de po
Selam arkadaşlar
Makarna salatası yapacağım ama sizden de öneri almak istiyorum.

Közlenmiş kırmızı biber, kurutulmuş domates, mısır, yeşil ve siyah zeytin, brokoli ( az haşlanmış ve küçük olarak ekleyeceğim), vegan rus salatası ( kaju yoğurdu ile karıştıracağım), kornişon turşu, sarımsak. Bir de portakal dilimleri ince ve küçük dilimler, nar taneleri, dereotu. Sosuna limon suyu, zeytinyağı, çok az portakal kabuğu rendesi.

Fazla mı meyve baskın olur? İçine ekle ya da çıkart dediğiniz neler var? Ne bulduysa salataya koymuş gibi mi olur bu malzemelerle?
0
rock n roll
(05.01.26)
taze soğan çok yakışır,ince ince doğrayabilirsiniz, portakal dilimlerini gereksiz buldum. refika gibi o da bir seyler yapıyor, sonra içine alakasız bir şey ekliyor. tüm dengeyi bozuyor.
0
exlibris
(05.01.26)
Makarna salatasıyla meyvenin alakasını çözemedim. Sebze koysanıza.
0
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
Genel olarak bana çok karışık geldi ama ana görünüşü korumak istiyorsanız bence sadece nar kalsın.

Ama bence;

Yoğurdu hiç işin içine sokmayın, rus salatalı makarna salatası kendi başına baştan sona bir tam yemek zaten.

Meyveler de bence közlenmiş biber ve kurutulmuş domates gibi eklentilerle çok uygun düşmüyor sanki.

Bu arada her şey var sizin bu tarifte :D şaşkınım ben. Çok dolu bu, çok fazla şey dönüyor. Sizce de öyle değil mi? En az 4 farklı tarif çıkar bu malzemeden.

Bence siz;

1- Köz biber, kuru domates, zeytin üçlüsünü kullanın. Bunu uzun uzun pişmiş bir taze domates sosuyla renklendirin. Bu bir.

2- Kaju yoğurtlu Rus Salatalı makarna tarifi ayrı bir menü olsun, dilerseniz mısır da ekleyin. Bu iki.

3- Brokoli, sarımsak ve bonus olarak fırınlanmış brüksel lahanasıyla başka bir makarna yapın. Napoliten sosla karıştırın, hatta fırından sonra lahanayı sosla pişirin. Bol karabiber. Salata sayılmaz ama, bu üç.

4- Turşu, sarımsak ve dereotlu başka bir tane yapın, buna nar da ekleyebilirsiniz. Sos olarak da pesto hazırlayın. Bu da dört.

Hafta boyu yemek düşünmezsiniz :D
0
akhenaten
(05.01.26)
(1)

LinkedIn sorusu

boyalı kuş
Kurumsal şirketlerin en tepesinde olan insanlar LinkedIn hesaplarını bireysel kontrol ediyor mudur yoksa takip eden bir ekip mi vardır?Türkiye sınırları içinde soruyorum.
Kurumsal şirketlerin en tepesinde olan insanlar LinkedIn hesaplarını bireysel kontrol ediyor mudur yoksa takip eden bir ekip mi vardır?Türkiye sınırları içinde soruyorum.
0
boyalı kuş
(05.01.26)
benim gördüklerim genelde aşırı aktif olmuyor linkedin'de. olan da %90 kendisi kullanıyor. ama şirket hesabı ise o zaten kurumsal ilişkiler tarafından yönetiliyor. bu arkadaşlar da genelde şirket hesabı postlarını repost ediyorlar.
0
awlmi
(05.01.26)
(9)

Susuzlukla nasıl baş ediyorsunuz?

muhayyer divan
Özellikle yıkanma, beden ve saç temizliği, saçını evde boyayanlar, tuvalet... Bizim apartman da bugün itibariyle susuz kalmış, 62 daireyiz. Ne diyorsunuz neler yapıyorsunuz?
Özellikle yıkanma, beden ve saç temizliği, saçını evde boyayanlar, tuvalet...

Bizim apartman da bugün itibariyle susuz kalmış, 62 daireyiz. Ne diyorsunuz neler yapıyorsunuz?
0
muhayyer divan
(05.01.26)
normalde su akınca 5 litrelik şişelerde zula yapılır bizim evde onlar kullanılır, saydıkların kesintinin yapıldığı günde yapılması gerekiyorsa kuaföre veya suyu akan arkadaşa gidilir
+1
nahtoderfahrung
(05.01.26)
evimde her zaman yedekte beş altı bidon su olur. sular kesilirse onları kullanırım.

eğer o da yoksa;

youtu.be
+2
yurtsuz john
(05.01.26)
Aniden giderse 5 litrelik şişelerden kaç tane varsa arabaya atıp sokak çeşmesinden doldurup geliyorum.
Gideceği haberliyse gitmeden dolduruyorum.
Ketılda 3 4 kere kaynatıp biriktiriyorum duş için afedersin. 2 şişeyi de ılıtmak için. Az az şener şen misali kullanıyorum.
Bulaşığı yıkarken az deterjan kullanıyorum durulama için çok su gitmesin diye.
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(05.01.26)
Duruma, kesintinin sıklığına göre plastik musluklu bidon alınmalıdır . Bir ya da 2 tane 30 litrelik olanlardan almak iyi olur.

Uzun süre içinde su kaldıysa, kişisel değil , evin genel temizliği için kullanılır yeniden doldurulur .
+1
diyecevaplandı
(05.01.26)
Bursa, Ankara, İzmir? :) Su kesintisi sürekli olacak gibiyse ve yeriniz varsa su deposu öneririm. 50ltlik aldım, banyoya koydum. Daha büyükleri de var.
+1
gnosis
(05.01.26)
62 daireli toki apartmanının deposu ne kadarsa o kadar işte. Banyoya ayrıca yaptırın mı demek istedin?
-1
🌸muhayyer divan
(05.01.26)
@muhayyer divan Su deposu/tankı diye geçiyor ama vanalı kocaman bir plastik silindir ya da prizma aslında. Şöyle bir şey: www.trendyol.com
+1
gnosis
(05.01.26)
2 litre bana yetiyor. adam olana fazla bile.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.01.26)
www.instagram.com

Hahahahahahh 😁😁😁😁
+2
🌸muhayyer divan
(06.01.26)
(4)

Bankaci arkadaslara soru

kirlipam
Selamlar,Dun maas bankasi degisecek dediler bankadan arkadaslar geldi ellerinde laptoplar. Sira sira 5 li 5 li aliyolar toplanti odasina tc kimligini veriyorsun ekranlar aciliyor. Seceremi gordu resmen. Borcluyum biraz kirmizi kirmizi ekranlar puan dusuk vs.Diger arkadaslara yok kart verelim mi? Kmh
Selamlar,

Dun maas bankasi degisecek dediler bankadan arkadaslar geldi ellerinde laptoplar. Sira sira 5 li 5 li aliyolar toplanti odasina tc kimligini veriyorsun ekranlar aciliyor. Seceremi gordu resmen. Borcluyum biraz kirmizi kirmizi ekranlar puan dusuk vs.

Diger arkadaslara yok kart verelim mi? Kmh ister misiniz? Bana soru sorup yuzume bile bakmadi ki davranisi felan degisti yani halbuki tc girmeden once cok tatli idi muhabbet.

Neyse soru su hep merak etmisimdir. Bu tarz musteri size geldiginde onun finansal durumunu gordugunuzde davranisiniz da degisiyor mu?

Takinti oldu bende bu. Bankaci gorunce deliriyorum benzer muhabbetler olacak diye.
-2
kirlipam
(05.01.26)
Bankacının iki ana hedef müşterisi var:
-Birikimi olan insan. (Faiz, mevduat, yatırım vs. satacak)
-İhtiyacı olan insan. (Kredili ürün satacak)

Bu ikisi dışındakilerin yüzüne bakmazlar. 2. grup için kredi notu düşükse, düzenli geliri yoksa, geri ödeyemeyecekse, onların da yüzüne bakmazlar. Meslek neticede, işleri bu. Arkadaşınız değiller.
+1
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
Size kmh istiyor musunuz, kredi kartı istiyor musunuz diye sormama sebebi zaten bunları veremeyecek olması değil mi ama?

Oraya gelen çalışanın kişisel olarak sizin maddi durumunuzu önemseyeceğini sanmıyorum. Yani güzel de muhabbet etseniz, tartışsanız da bir daha görüşmeyeceksiniz zaten.

Kendinizi bu kişinin yerine koyun, bir müşterinin finansal durumu iyi; kredi kartı alabilir de almayabilir de tamamen opsiyonel. Bu kişiyle konuşurken gözetmeniz gereken bir sorun yok. Gülün, eğlenin, muhabbet edin kart satabilirseniz satın, almazsa da ne yapacaksınız, kısmet. Diğer taraftan bir diğeri kredi kartı almamalı, çünkü öyle gerekiyor. Opsiyonel bir durum yok, gerekirse ortamın ciddileşmesi gerekecek. Bu iki insanla aynı ruh halinde iletişim kuramazsınız ki.
+2
akhenaten
(05.01.26)
Bankacı olmasıyla ilgisini göremedim, o kişinin bireysel odunluğu olabilir ancak. Bir ihtimal kredi notu düşük bir müşteriyi kaydetmek kendi komisyonunu kötü etkiliyordur, ona bozulmuştur. Aynı davranış diğer mesleklerde de var. Mesela önünden geçerken siz ilgilenmediğiniz halde sizi mağazaya, restorana sokmak binbir şirinlik, kibarlık, güler yüzle ısrar edip dil döken, girmeyeceğinizi anlayınca da bi anda suratı mahkeme duvarına dönen, arızalı insanlar var.
+1
mikro patlama
(05.01.26)
Bankacı değilim, bankacılar cevap verip bittiyse normal insan olarak cevap yazmak istedim.

Büyük ihtimalle sizi kaydeden arkadaş kredi kartı, bireysel emeklilik, kmh limiti gibi şeyler satmak amacıyla orada oturuyordur.
Belli de bir hedefi vardır atıyorum o ay 100 kişiye kredi kartı 20 kişiye BES satma hedefi vardır. Size satamayacağını görünce yüzü düşmüştür.

Sizin kim olduğunuzla, fakir veya zengin olduğunuzla ilgilendiğini hiç sanmıyorum. Üzerinize alınmayın.
0
michael_knight
(06.01.26)
(13)

Dikiz aynasından araba modeli tahmin etmek

seni tanıdığım güne lanet olsun
Mümkün mü? https://imgur.com/a/TkilhTS
Mümkün mü? imgur.com
-2
seni tanıdığım güne lanet olsun
(05.01.26)
golf veya başka volkswagen grubu aracı bu ama muhtemelen yaygınlık durumundan yola çıkarak golf veya polodur.

ön cam sağ iç çerçevedeki tırtıklı yer onlarda var.
i.ibb.co
+1
nahtoderfahrung
(05.01.26)
BMW gibi...
-1
msb
(05.01.26)
zoomladığımda ön ızgaralardan bmw gibi geldi. arkadaki beton mikseri o kesin.

ama bu fotodan arabayı bilene helal olsun. böyle araba tahmini yapılmaz net bir şey yok.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
koltuk başlığına bakınca golf 7/7,5 gibi geldi bana. A sütunundaki tweeter hoparlör dizaynı daha çok jettaya benziyor ama bence araç %95 volkswagen marka. Koltuktan dolayı da golf diyorum. Yanılabilirim tabi.
+1
thefirstaction
(05.01.26)
selam, dikiz aynası diyorsunuz dikiz aynası göremedim ben. sanki aracın yolcu koltuğundaki güneşliği açıp yüzünüzü karalmışsınız ve önden gelen bir araç var onu soruyorsunuz gibi anladım. ne yazık ki bir sürü marka modele benziyor. sedan olduğunu söyleyebilirim. sizin araç sanırım ford connect
+2
omer460
(05.01.26)
bmw degil, bmwlerde tweeterlar aynanin arkasinda oluyor, bunda sutuna konmus.
golf ya da audi a3 falan olabilir.
koltuklar kumas gibi, o yuzden premium degil herhalde.
%90 volkwagen derim.
+1
cooperr
(05.01.26)
bmw diyenler karşıdan gelen arabayı söylüyor.

sorulan o değil, içinde oturulan araba.

"güneşlikteki makyaj aynası" diyeceğine "dikiz aynası" diye yanlış ifade etmiş. aynada gözüken araba dememiş, aynanın şeklinden, menteşesinden falan tanır mıyız diyor.
+1
kibritsuyu
(06.01.26)
@kibritsuyu ahahahaha ben dikiz aynasında görünen arabaya baktım. arkadaşım oturulan araba yazsana senin beyninin içini de mi tahmin edelim?
+1
mikahakkinen
(06.01.26)
twitter'da safarin var ona sorun (jesafarin kullanıcı adı)
+2
rain when i die
(06.01.26)
bu parça dikiz aynası değil ki, araçta güneşlikte bulunan aynası yani "makyaj aynası". araç digerlerinin belirttiği VAG Grubu'na ait, muhtemelen Golf 7 ya da 8.
+1
morqos
(06.01.26)
üzgünüm ama dikiz aynası diye belirttiğiniz yerde araba yok. içinde oturulan araba da hyundai i20.
0
eileengray
(06.01.26)
Arabalardan hiç anlamadığım için soruya cevap veremem ama soruda oturulan arabanın sorulduğu çok net, karşıdan gelen araba camdan görünüyor zaten aynayla alakası yok, dikiz aynası da fotoda yok zaten makyaj aynası sorulmuş ama o kadar ifade hatası olur yani :D

ben de safarin'e sorun diyeceğim. Kendisi daha saçma açılardan yıla kadar bilen bi manyak, bunu da bilir gibi
0
nundu
(06.01.26)
amaç ne? ilgi çekmek mi?
0
plastic_angel
(06.01.26)
(21)

Doksanlı yıllar aslında

kizil karga
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı yıllar sevgisi var, bunun nedeni ne olabilir? Çünkü doksanlı yıllarda güzel olan tek şey Türk pop müziğindeki devrimsel atılımdı, onun dışında yaşı yetenler illa ki hatırlayacaklardır doksanlı yıllar; gazetecilerin suikaste uğradığı, mafyanın devletin polis teşkilatının ortak hareket ettiği, faali meçhul cinayetlerin zirvede olduğu, gözaltına alınan özellikle sol görüşlü vatandaşların bir gecede yok olduğu, bankaların sürekli hortumlandığı ve bir gün ansızın tüm varlığınız yok olduğu, ölüm listelerinin alenen ortalıkta dolaştığı ve bu listedeki insanların infaz edildiği bir dönemdi diye hatırlıyorum ben ama insanımızda enteresan bir doksanlı yıllar nostaljisi var, bunun nedeni ne olabilir beyin sadece iyi olanı mı hatırlıyor ve bunlar unutuluyor mu sizce?
+1
kizil karga
(05.01.26)
90lı yıllar güzellemesi yapanlar sadece 90larda çocuk olanlar yani benim akranlarım :)
biz bilmiyoruz öyle suikast filan, sokakta oynamayı 90lar popunu filan özlüyoruz.
+4
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
bu arada 90'lardaki müziklerde pek güzel değil. İyi bir altyapısı yok. 100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor.

insanların özlediği şey bence teknolojinin azlığı ve daha fazla samimiyet.
0
koela
(05.01.26)
eger ortalama bir hayat suruluyorsa gecmis hemen hemen her zaman romantiktir, ozlem duyulur cunku gencligi temsil eder. insanlarin cogu da ortalama bir hayat surer. yani saydiginiz olaylarin birincil muhatabi degillerdir. gunumuzun internet kullanicilarinin buyuk cogunlugu 90'larda cocuk olan kisilerden olusuyor. bu olaylar yasanirken zaten cocuklar. internet falan da olmadigindan sistematik bir maruz kalma olmuyor. zamanin her seyin ilaci olmasi durumu da var. insan su anki problemlerine odaklanir, gecmiste yasadigi zorlugu unutur. dedigim gibi bunlari ortalama bir birey icin soyluyorum. yani eger iskencelerle dolu cok kotu bir hayatiniz yoksa... yani genclik, zaman, internetin olmamasi, daha cok insan iliskilerine dayali bir yasam, farkli bir guven ortami olmasi vs. gibi cevresel etmenler, hepsinin katkisi var.
+1
Sour
(05.01.26)
Ben o yılları baştan sona gördüm.

90'larda Türkiye; Siyasal islamcıların iktidarda ve bürokraside olmadığı, ordusu Atatürk ilkelerine bağlı, basın ve ifade hürriyetinin büyük ölçüde geniş olduğu, AB hedefi olan, yüzünü hür dünya değerlerine çevirmiş şirin bir Balkan ülkesiydi.

Sorunlar yok muydu vardı ama şimdikinin yüzde beşi kadar bile değildi. Yaşayarak gördük.
+4
yurtsuz john
(05.01.26)
Ben babamın girgir ciltlerinden 80-90 falan okuduğum için daha çok bilgiliydim. Ve insanların çoğu geçmişi unutuyor ama bu sadece bizde değil, her yerde.
Millet x zamanı iyiydi diyor, bir bakıyorsun soğuk savaş var, nükleer riski var, iş güvenliği yok, hastaliklara aşı yok, kansere tedavi yok, ortalama yaşam 60-70 falan, kadınlar eşlerinin malı gibi, eşcinsellere ciddi sıkıntılar var, siyahlara ırkçılık var falan filan.

Ben şahsen geçmişe oranla sadece şu sıkıntıları görüyorum;
- tech brolarin istediğini yaptığı bir dönem.
- shareholder value diye diye bokunun çıkması. Şirketin hisse değerinin her şeyden önemli hale gelmesi
- sosyal medyanın ve etrafımızdaki çoğu şeyin bizim zamanımızi calmaya ve bizi bağımlı yapmaya çalışması

Belki bir iki şey daha vardır ama genel olarak birçok konuda her zaman şu anki dönem 80-90lardan iyi neredeyse her ülkede.
Ya daha şundan 10 sene önce falan isid, el kaide sürekli bomba patlatiyordu. Bu bile unutuluyor.
Ha bu arada Türkiye misal bence 2000-2010lara kadar falan oldukça güzeldi, ama küçük küçük her şeyin değiştiğini görüyorduk. Şu an misal Türkiye kesinlikle o dönemden çok çok daha kötü halde, tartışmaya açık bile değil. Ama 90lardan çok mu daha kötü buna net bir şey diyemem, cocuktum da o dönemleri de okuduk yolsuzluklar falan doluydu her yerde.
+1
logisticsmanager
(05.01.26)
Evet bence bunun önemli kısmı o yıllarda çocuk olduğu için neler yaşandığını hatırlamamak ve çocukluk-gençlik yıllarındaki keyfe özlem duymak.

Ama daha önemli ve gözden kaçan bir şey var o da Türkiye'de yönetici sınıfın değişmesi. Hem paraya sahip olan hem de devletin karar verici mekanizmalarında söz sahibi olan sınıf değişiyor ve önemli kısmı değişti. Hangi sınıftan olduğun da o yüzden eskinin daha iyi olduğunu düşünüp düşünmemek konusunda etkili.

Objektif bir şekilde baktığımı zannettiğimde 90'lar bana da çok kötü geliyor. Şu anda da kötü şeyler yaşanır o zamanlar da kötü şeyler yaşanıyordu. Ama 90'larda pek çok insanın ölümüyle sonuçlanan, neyin ne olduğu belli olmayan daha kaotik, daha az bilgi sahibi olduğumuz kötülükler vardı, o yüzden daha kötü olduğunu düşünüyorum.


Ek: Karşılaştırma yaparken teknolojinin getirdiklerini hesaba katmamaya çalıştım. İnternetin, robot süpürgenin, tıptaki gelişmelerin dikkate alındığı bir karşılaştırmada eskinin hiç şansı yok.
-1
michael_knight
(05.01.26)
90lı yılları hatırlıyorum ve şimdiye oranla kesinlikle daha iyiydi. faili meçhul cinayetler vardı evet ama şimdi daha fenası var.
o yıllar daha iyiydi çünkü; eğitime önem veriliyordu, tahsilli insanlar hak ettiği değeri görüyorlardı, imam hatip liseleri şimdiki gibi çoğunlukta değildi, siyasette denge vardı, diktatörlük yoktu, siyasileri dengeleyen yozlaşmamış devlet kurumları vardı, medya tamamen yandaş değildi, üniversiteler bağımsızdı ve kaliteliydid, siyasi karikatürler ve taklitler yapılırdı (şu an yapılsa yer yerinden oynar o derece şeyler), büyükiehirler tamamen köy kültürüne teslim edilmemişti, tübitak değerliydi, tekrar yazıyorum devlet kurumlarına güven vardı. daha tonla şey yazarım.
0
abelardo
(05.01.26)
@koela'in "100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor." ifadesini açmak istiyorum.

Erişim kısıtlı olduğu için o dönemde seçiçi davranmak zorunda kalıyorduk. Sadece şarkı olarak değil, gene olarak çoğu şeye erişimimiz kısıtlıydı. Dolasıyla az olan seçeneklerden kaliteli olanını bulmak için kılı kırk yarıyorduk, ince eleyip sık dokuyorduk.

Şimdi ise seçeneklerimiz ve erişimiz devasa boyutta. Kaliteli olanı nereden nasıl bulacaksın?!

@abelardo yozlaşmış devlet kurumları da vardı. Bir devlet kurumu düzgün işlerken, diğer devlet kurumu, pisliğin içine batmış, gırla rüşvetle ve yozluşlukla iş görüyordu.
0
put it in your appropriate place
(05.01.26)
Aklıma gelen ilk artılar: Sosyal medya yoktu. Çoğu insanın yaşam tarzı ve fikirleri umurumuzda değildi. Toplum olarak kafamız bu kadar karışık değildi. Halkın çoğunluğu, hayatını içinde bulunan coğrafyanın gerçeklerine daha uyumlu geçiriyordu. Mahalle kültürü vardı. Avm çılgınlığı ve tekelleşme yoktu. Her yerin yerel esnafından alınırdı her şey. Esnafta çakal olsa da azdı. İnsanlar daha az açgözlüydü. Anadolu liseleri gibi kaliteli ücretsiz orta okullar ve liseler vardı. (Fen liseleri hâlâ iyiler) Eğitim sisemi kendi içinde daha tutarlıydı. Toplum içi saygı ve görgü daha yüksekti. Gıda ve hayvancılıkta şimdiden daha kendine yeter bir haldeydik. Gayrimenkul daha ucuz ve ulaşılabilirdi. Görsel ve yazılı medyanın çoğu tıpkı günümüz gibi tekelleşmiş olsa da, gazetecilik ve mizah şimdiden bin kat daha özgürce yapılabiliyordu.

Aklıma gelen ilk eksiler: Ulaşım ve sağlıkta korkunç kötü seviyelerdeydik. Poliste işkence standart uygulamaydı. Bürokrasi çok uğraştırıcıydı. Devlette muhatap bulamıyorduk. Sade vatandaşa devlet dairesinde insan muamelesi yapılmazdı, en basit işi günlerce, haftalarca sürebilirdi. Ülkenin doğusunda çok ciddi asayiş ve terör problemleri vardı. Memur ve Öğretmen maaşları ile geçinmek mümkün değildi. Okullarda dayak standart uygulamaydı. Alelade bir çavuş valiye posta koyabiliyordu, o derece askeri vesayet vardı.

O zaman da, bu zaman da rüşvet, yolsuzluk, kadrolaşma vardı, var. Kadın cinayetleri, mafya, çeteler, şiddet vs. de o zaman da aynen vardı. Devletin nimetleri kendilerine peşkeş çekilen, iktidar destekçisi zenginler o zaman da vardı. İnsanımızın kalitesizliği potansiyel olarak o zaman da vardı belki ama insan yine utanır, gizlenirdi. Ahmaklık, arsızlık günümüzdeki gibi yüceltilmezdi.
0
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
Alım gücü süper olmasa da şuan ki durumdan iyiydi. Ev, araba almak daha kolaydı. Açıkçası şuan rahat olan çoğu kişi 90'larda yaptıkları sayesinde yaşıyor.

Türkiye bu kadar kalabalık değildi. Büyük şehirler daha yaşanabilirdi. 90'lardan 2000'lerin ortalalarına kadar durmadan yeni binalar yapıldı. Bu konutlar nedeniyle büyükşehirler çok fazla göç aldı. Artık ve trafik kaldırıyor ve su yetiyor.

Siyasi açıdan da hesap verebilirlik vardı. 2003'ten beri din ve rant karışımı bir siyaset yaşıyoruz.
0
michael harddd
(05.01.26)
80-90larda da 3. dunya ulkesiydik, hala oyleyiz. eskiden kemalist/laik olmaya zorlanan bir ulkeydik, simdi dinci olmaya zorlanan bir ulkeyiz. ortasini henuz tutturamadik. :D

pop muzik - tarkan ilk ciktiginda bu ne lan dendigini net hatirliyorum, zira millet trt'de turk sanat muzigi falan dinliyordu cogunlukla. pop olarak kayahan ve nilufer vardi, bunlarin kasetleri cikinca yok satardi, kaset bozulana kadar dinlerdik. "kil oldum abi" baya ters bir sarkiydi o donem icin. sonra sezen aksu/onno tunc madeninden birsuru adam cikti, o madeni tepe tepe kullandik diyebiliriz. 3-5 sarki var demek dogru degil, baya iyi bir donemdi.

ekonomi - berbatti, enflasyon %100 uzerindeydi, surekli yeni para basilirdi. trilyonlar katrilyonlar.

bankalar - saglam bankalarda sikinti yok. ama 1 koyup 3 almaya calisan tayfa dandik bankalarin vaad ettigi uber failere kapilip batti.

kontrgerilla - susurluk ile belgelendi. devlet isine gelmeyi temizlerdi.

terorizm - kotuydu, kalabaliklara pek girmezdik. doguda surekli operasyon olurdu. her ay biryerlerde patlama olurdu. kapali carsiya falan korkarak gittigimizi net hatirliyorum.

siyasiler - yolsuzluk vardi ama bugunki gibi apacik yapilmazdi. ozal'in oglu baya zenginlesti, suleyman'in da kardesi koseyi dondu. ciller de nemalanmistir. birbirlerini aklayarak devam ettiler. ecevit ve erdal inonu disinda yemeyen oldugunu sanmiyorum.

rusvet asiri yaygindi ve dogaldi, polis cevirince para verip gecerdin.

istanbul'da altyapi berbatti. dogalgaz hatlarinin dosendigi donemler, heryer cukur ve camurdu. camur ve pislik icinde bir 10 sene gecirdik diyebiliriz, arabalar cukura falan dusuyordu.

artilar:
+ siyasilerle girgir gecilirdi, hakaret edilmezdi ama dalga gecilirdi. kimse bisey demezdi.
+ siyasi liderler bir tik daha kalifiyeydi, yabanci dil falan bilirlerdi, diplomalari vardi, diploma tartismasi falan cikmazdi.
+ kalabalik yoktu, sokakta park yeri kolaylikla bulabilirdin mesela. yazlik mekanlar tenhaydi. butun sahiller kusatilmamisti, gidip havluyu acip 5 kurus vermeden denize girebiliyordun.
+1
cooperr
(05.01.26)
y kuşağı 90ları iyi hatırlıyor çünkü çocuktuk. madımak katliamında babam oturdu ağladı, ben yetişkin olsaydım çocuklarım için çok endişelenirdim. boomer ve x kuşağı için zor bir süreç olur. bizim için dünya kupası 94 98 falan.
akşama kadar elimizde telefon var, mal gibi yaşıyoruz. tamam 90lar leş gibiydi, süikastler vardı. ama hiç bir dönem 2003 2026 kadar baskıcı da değildi be. evet alt yapı şehirleşme kötüydü. ama geçmişe özlem hep vardı. 2003 sonrası akp değilde daha ortada bir parti olsaydı belki daha iyi olurduk.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. Babam orta okulda mudur yardimcisi/ogretmendi ve tum aile inanilmaz tutumlu olmamiza rahmen cok fakirlik cektik. Turk lirasi kronik cokusteydi. Simdiden iyi miydi kotu muydu orasina girmiyorum. Ama bu eskiye pembe gozluklerle bakma bagimliligi butun dunyada var.
0
hot potato
(05.01.26)
katlıyorum. aşırı karanlık yıllar. siyasi, ekonomik, toplumsal, her açıdan bitik yıllardı. insanın geçmişi güzel hatırlamak gibi bir sanrısı var maalesef. her şeye rağmen türkiye’de ne seksenleri ne doksanları bugüne yeğlerim.
0
sir gawain
(05.01.26)
hayatı daha katlanılabilir kılmak için insan beyni geçmişi hatırlarken olumlu yönleri daha öne çıkarma eğiliminde doğal olarak. ayrıca çoğu zaman özlenen iyi olduğu düşünülen şey o zamanki dünya veya ortam değil kendinsin aslında. gençliğini, daha heyecanlı, enerjik vesağlıklı olduğu yıllları özlüyor insanlar. bu psikoloji dışında daha iyi olan şeyler var mıydı derseniz şahsen benim Türkiye için umudum vardı; büyüyen bir ülkeydi, Avrupa ülkesi olma yolundaydı, güçleniyordu. Evet o zaman da fakirdik ama 2000'li yıllardan büyük beklentiler vardı. Özgürlükler açısından bakıldığında daha da özgür gibiydik. Siyasi baskılar yine vardı ama halk açısından ifade özgürlüğü daha üst bir seviyede idi.
0
creepy
(05.01.26)
90larda çocuktum. öyle aman aman bir sıkıntı yaşamadığımız sürece de mutluydum.

tek kanallı devirde çok sıkılırdım ben mesela. istiklal marşıya açılış. voltran diye bi çizgifilm çıkardı. çizgi film de sayılmaz haraketsiz tatsız bişey. gece kalkar televizyonu açarsın trt yazar başka bişey yok. ne bileyim ekonomik şartlar bugüne göre daha iyiydi enflasyon bugünki kadar değildi. onun dışına çıkıp dışarda oynamaktan başka yaptığım bişey olmadı. cep telefonu , internet olmadığı için insanlar daha sosyaldi. ne bileyim kadınlar gün yapardı, akşamları ailece misafirliğe gidilirdi. çocuklar dışarda topla veya misketle oynardı. saklambaç oynardık. yakar top oynardık. binbir türlü oyun oynardık. eğlenirdik ama başka yapabileceğimiz bişey yoktu. çok kanallı döneme geçince resmen ağzım açık kalmıştı.

evet karanlık bir dönem ama ben şahsen şu günleri çok daha karanlık buluyorum. o kadar fantastik şeyler görüyoruz ki belki bunlar eskiden de oluyordu ama görmüyorduk. haberimiz olmuyordu. mesela kadına karşı şiddet. terör olayları , cinnet geçiren insanlar vb.

bu söyleyeceğimi miden kaldıramayabilir ama sıcağı sıcağına diye bir program vardı. youtube da yayınları var. o dönemi anlamak adına izleyebileceğin bir program olduğunu düşünüyorum. hani o zamanların müge anlısı.
-2
omer460
(05.01.26)
İnsanlığın boktan olmayan dönemi mi var?

İnsanlar eski günlerdeki güzel anılarını özlüyorlar. O zamanki kendi dertlerini bile siliyor insan hafızası.

Nicki yeni ve güzel olan arkadaşın dediği gibi, bugünün nostaljisi olan 90’ları ananlar çocukluklarını kastediyor; tasolarını, spice girls’ü falan. Kimse “ulan yok şimdi öyle faili meçhuller be” diye dertlenmiyor yoksa.
0
lazor
(05.01.26)
madem gecmis romantik ve nostaljik, neden diger yillari degil de 90'lari duyuyoruz? ben kendimi bildim bileli 90'lar nostaljisi yapilir tum dunyada. insanlik tarihinde dipler de var, pikler de var. kimse ah o 1930'lar 40'lar ne guzeldi demiyordu.

90'lar insanlik icin bir patlama cagiydi, cok guzel filmler, kitaplar yazildi 90'larda. internet, bilgisayarlar evlere girdi, telefonlar ceplere girdi. sadece 90'lar degil 00'lar da ayni derecede iyidir. bugun kullandiginiz google, amazon, youtube, smartphone vs ne varsa 1993-2008 arasi hepi topu 15 yillik donemin meyvesidir. buna benzer bir donem bir de 60'larin sonu 70'lerin basinda yasanmis.

90'larda turkiye cok iyi durumda degildi ama globalden payina duseni aliyordu. yani atiyorum sinemaya gidip jurassic park, titanic, fight club falan izleyebiliyordun. tum dunyada yarin neler yapilacak dusuncesi vardi. kollektif bir optimizm vardi. simdi yarina bakinca sikmeseler bari diyip 90'larda cekilmis eski filmlerin dandik remake'lerini izliyorsun. yahu muzik yapilmiyor artik muzik. elektronik, autotune, sacmasapan sozlere sahip rap dinliyor millet butun dunyada.

bu arada tr altin cagini 90'larda degil 2000'lerde yasamistir. ulkede guzel olan ne varsa 2002-2010 arasi yillarda yapilmis. butun guzel muzikler, efsane rock gruplari, guzel sinema eserleri bu yillarda ortaya cikmis. cem yilmaz'in bir o zamanki filmlerine, stand uplarina bakin, bir simdikilere. zamanin ruhu diye bir sey var.

90'larda dedigim gibi tr teror, deprem, krizlerle calkalaniyordu. global yukselmeden payini alsa da asil sicramasini 2001 krizi sonrasi yapabilecekti. bu 90'lar geyigi ozellikle bati ulkeleri ve japonya icin yapilir.
+3
antikadimag
(06.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. +1
Nostaljik seyler guzel geliyor. +1

Ekonomik durumdan tam emin degilim ama bizim evde o gunun sartlarinda bile baya idareli yasaniyordu. Etli yemek yapmak gibi bir adet bile yoktu. Kurban bayraminda birsey kesilirse o zaman biraz kavurma falan yeniyordu. Bol ekmekli kofte yapildigini hatirliyorum ara sira, demek ki bazen kiyma aliniyormus. Konsantre olmayan meyve suyuna bile biraz su ekleniyordu. Ekonomi soyle boyle iyiydi diyenler muhtemelen ebeveynleri okumus yazmis iyi islerde calisan insanlardi. Nereye bakildigina bagli, ev alma konusuna bakilirsa mesela bugune gore cok daha kolaydi. Bizimkiler bir donem 3 kisi calisti, harcamalar zaten dusuk, gurbetci akrabalardan 3-5 bin mark gibi borclar alindi vs 1997 yilinda sifir bir ev alabildik. Yanilmiyorsam 32 bin mark falandi o zamanin parasiyla, tabii bugunun enflasyonuna uyarlanirsa ne rakam cikar bilmiyorum. Cok da az para degildir.

Medyanin ozgurlugu de biraz yaniltici. Medyanin belli bir cizgisi vardi. Bu cizgi senin sevdigin bir cizgiyse ozgurdu dersin. AKP'li dayiya sorsan o da A haber cok iyi der. NTV'nin yeni ciktigi zamanlari hatirliyorum. Haber yapma sekillerine cok sasirmistik. O zamanlar kanal 7 tarzi butik kanallar haric butun kanallar laiklik elden gidiyeah modunda takiliyordu. NTV'nin daha notr bir dil kullanmasi cok dikkat cekmisti.
-1
mbond
(06.01.26)
Beynimize bu kadar veri girmiyordu.
İş hayatı çok basitti. Hedefler, toplantılar yoktu.
Yatağa yatıp tavana bakıp hayal kuruyorduk.
Hayattan beklenti çok azdı. Kıyafetlerimizi bile pazardan alıyorduk.
İnsanlar bu sadeliği özlüyor.
+1
plastic_angel
(06.01.26)
Toplumsal açıdan değerlendirecek olursak o zamanlar cehalet bugünkü gibi prim yapmıyordu, cahil insanlar vardı elbette ama eğitimli insanlara saygı duyulurdu, ekonomik zorluklar, terör vs zor tarafları vardı elbette ama bambaşka bir hayattı yaşanan, pek çok kişinin söylediği gibi çocukluk/gençlik dönemimize gelmesinin romantikleştirilmesinde etkisi büyük ama o zamanlar gençlerin umudu vardı, iyi okuyup çalışkan olarak hayatta yer edilinebilirdiniz, şimdi gençler de ülkenin umutsuzluğundan nasibini almış durumda.

Bir de hayatı küçük çevrelerimizden ibaret sanıyorduk, internet çağı olmadığı için bazı zihniyetlere hiç maruz kalmadık, bugün fiziksel olarak karşılaşmasak da hep bir tehdit söz konusu, o zamanlar duyduğumuz kötü olayların bizim başımıza gelme ihtimali yoktu pek. Susurluk olayı şok etkisi yaratabilmişti, bugün artık hiç bir şey skandal olmuyor.
0
(06.01.26)
(6)

mezarlık bakımı/çiçek ekimi için bahçıvan nereden bulunur?

arakaali
arkadaşlar merhaba,soru başlıktadır. mezarlığımız istanbul anadolu yakasındadır. var mıdır tanıdığınız işine kefil olduğunuz güvenilir birisi?teşekkürler,
arkadaşlar merhaba,

soru başlıktadır. mezarlığımız istanbul anadolu yakasındadır. var mıdır tanıdığınız işine kefil olduğunuz güvenilir birisi?

teşekkürler,
0
arakaali
(05.01.26)
mezarlığın çevresinde mermerciler olur. onlar yapıyor. örneğin ıhlamurkuyu mezarlığında var. ben öyle bulmuştum. hepsi birbirinin aynısı. birini seçebilirsiniz.
+1
yurtsuz john
(05.01.26)
yurtsuz'un da dedigi gibi mermerciler yapiyor genelde. islerine cok guvenilmiyor malesef ama.

basiniz sagolsun, sabirlar diliyorum.
+1
65 derece
(05.01.26)
oncelikle tesekkur ederim. evet, bir mermerci sagolsun isini eksik yapti kac sene oldu iki nokta koyduramadim. :)) o yuzden mermercilere pek guvenim yok bir de bizim mezarlik issiz bir yerde acikcasi oradaki mermercilerin guzel is cikarabilecegine inancim yok diyebilirim. bu durumda mermerciye 5 kagit verecegime iyi bir bahcivana 10 kagit vermeyi tercih ederim.

dostlar sagolsun 65 tesekkur ederim.
+1
🌸arakaali
(05.01.26)
mermerciler değil, bakım yapan çiçekçiler olur civarda.

genellikle reklam olsun diye mezar taşının kenarına kendi sticker'larını yapıştırıyorlar. mezarlık içinde biraz gezin. beğendiğiniz, yeni bakılmış gibi gözüken mezarın sağına soluna bakın, vardır numarası.
+1
kibritsuyu
(05.01.26)
cuma günü sabah erken gidin mezarlığa, saat 9-10 gibi olabilir. bazı mezarlıkları düzelten, sulayan elemanlar oluyor. onlarla anlasabilirsiniz. iki hafta önce bizim mezarlığa erken gitmiştim. bahçıvan gibi biri bir kaç mezarlığı sulama çapalama düzenleme vs yapıyordu. sordum haftada bir bakımlarını yapıyorum demişti. haftada bir foto falan atıyormuş mezar sahibine, siz de denk gelebilirsiniz.
+3
exlibris
(05.01.26)
arkadaslar cevaplar icin tesekkurler. tavsiye uzerine bir bahcivan buldum kapora da yolladim sonucu paylasirim umarim.
0
🌸arakaali
(05.01.26)
(7)

venezuela olayı bizi ne kadar etkileyecek?

biseysorcaktim
malumunuz sarı kafa tam bir deli bu günlerde ve venezuela devlet başkanını aldı. bahsi geçen otobüs şoförü, türkiye'deki meslektaşı ile iyi arkadaştı bir ara.altın ticareti vardı tr-vn arasında. onların altınları türkiye'de işleniyordu.bir de binali yıldırım'ın oğlunun peynir(!) ticareti vardı o ülk
malumunuz sarı kafa tam bir deli bu günlerde ve venezuela devlet başkanını aldı.
bahsi geçen otobüs şoförü, türkiye'deki meslektaşı ile iyi arkadaştı bir ara.
altın ticareti vardı tr-vn arasında. onların altınları türkiye'de işleniyordu.
bir de binali yıldırım'ın oğlunun peynir(!) ticareti vardı o ülke ile.

ucu bize muhakkak dokunacak da, nasıl ne şekilde dokunacak?
0
biseysorcaktim
(05.01.26)
siyaseti bu kadar derinlemesine takip edenleri anlayamıyorum ya. soruya cevap; hayırlısı diyebilirim.
-28
abelardo
(05.01.26)
Peynir fiyatları artabilir.
+4
anon1m
(05.01.26)
pudra şekeri fiyatları artar
+6
nahtoderfahrung
(05.01.26)
valla dünya çok kutuplu o olmaz bu olmaz derken turuncu reis ters köşe yaptı. sadece bizi değil bu durum herkesi etkiler. bunu tahmin etmekte zor.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
@abelorda
abi bu derinlik değil, en yüzeyi, en satıhı.
tüm dünyanın ortak düşüncesine göre deli olan bir herif, iyi ya da kötü bir başkanı ülkesinden iki saatte uçakla aldı, kendi ülkesine götürdü ve burayı artık biz yönetiyoruz dedi.

kaldı ki bu götürülen kişi rte ile yakın ilişkilere sahipti, bir ara arkadaşlardı.
rte'nin diğer arkadaşlarına nolduğunu biliyoruz malum. her seferinde bizi de etkiledi olaylar.
+2
🌸biseysorcaktim
(05.01.26)
bilmiyorum ama kesin en cok bizi etkiler. belki venezuela bile bizim kadar etkilenmez.
0
Sour
(05.01.26)
Çok mantıklı bir cevap olmayacak, duygusal cevap veriyorum:
Rusya-Ukrayna savaşında Türk lirası Rus rublesinden de da Ukrayna grivnasından da daha fazla değer kaybetti. Taraf olmadığımız bir savaşta baya baya hasar aldık. O yüzden ciddi anlamda etkilenebiliriz bence.
+1
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
(4)

Ligdeki devasa ara / Kupa programı?

eisberg
lig 22 aralıkta araya girmişti 18 ocakta başlayacak, neredeyse 1 ay ara olacak ki hiç bu kadar ara olduğunu hatırlamıyorum, neden böyle oldu?bir de kupa sistemi değişmiş sanırım bu hafta maçlar var ama bu da afrika kupasına denk geldiği için takımlarda çoğu oyuncu yok. osimhen, lemina, onachu, oulai
lig 22 aralıkta araya girmişti 18 ocakta başlayacak, neredeyse 1 ay ara olacak ki hiç bu kadar ara olduğunu hatırlamıyorum, neden böyle oldu?

bir de kupa sistemi değişmiş sanırım bu hafta maçlar var ama bu da afrika kupasına denk geldiği için takımlarda çoğu oyuncu yok. osimhen, lemina, onachu, oulai aklıma ilk gelenler. kupa tarihini seçerken afrika kupasının böyle olacağı belli değil miydi ? bu şekilde çok saçma, hem takımlar plan yapamıyor hem seyir zevki yerlerde.

son olarak afrika kupasının aw nereden çıktı bu sezonun zırt pırt yerlerinde adamları maça çağırıyorlar ya.
0
eisberg
(05.01.26)
kendin yazdıgın gibi arada süper kupa oldugu için lig arası uzadı.
afrika uluslar kupası bu tarihlerde oluyor çünkü afrikanın yarısı kuzey yarımkürede yarısı güneyyarımkürede.
bu tarihlerde afrika kupasının olacağı biliniyordu. buna rağmen süper kupa yapıldı. çünkü süper kupa o kadar önemli bir şey değil. bu kadar dert etme bence. herkes halinden memnun
0
abelardo
(05.01.26)
Galatasaray'ın Afrikalıları ligde oynasınlar diye bu kadar ara verip araya sikindirik bi kupa organizasyonu sıkıştırdılar, ligde olsunlar da kupayı kim ipler gibisinden.
-10
kizil karga
(05.01.26)
lig yıllar sonra yeniden 18 takıma düştü. eskiden zaten böyleydi.

en son 18 takımla oynanan sezon 19-20 sezonu. o sezon da ve öncesinde de böyleydi.
+4
messina123
(05.01.26)
dünya kupası başlayacak, afrika kupası aradan çıktı. yoğun maç programı derken federasyonlar amal oldu. zaten afrika kupasıda 4 senede bir olarak düzenlendi. futbol artık yayıncılar ve bahişçilerin elinde. ne kadar çok maç o kadar çok para.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
(5)

Bağışı vergiden düşmek nasıl oluyor?

michael_knight
100 milyon tl ciro yaptım diyelim. Mesela bir kafeyim ben. Hesap kolay olsun diye sayıyı abarttım. 20 milyon vergi ödemeliyim mesela, 10 milyon vergi ödemek yerine bir vakfa 10 milyon bağış yapsam oluyor mu?Bir büyük şirket veya zengin bağış yapınca sistem nasıl çalışıyor anlamak için soruyorum.
100 milyon tl ciro yaptım diyelim. Mesela bir kafeyim ben. Hesap kolay olsun diye sayıyı abarttım.
20 milyon vergi ödemeliyim mesela, 10 milyon vergi ödemek yerine bir vakfa 10 milyon bağış yapsam oluyor mu?

Bir büyük şirket veya zengin bağış yapınca sistem nasıl çalışıyor anlamak için soruyorum.
0
michael_knight
(05.01.26)
vergiden düşülecek tutarlar doğrudan vergiden değil, vergiye tabi matrahtan düşülür
+4
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.01.26)
aslında vergiden düşmek olmuyor. işle ilgili tüm masraflar vergiden düşülür. bağış yaptığında işle ilgili olmadığı için vergiden düşülmez. sadece izin verilen yerlere yapılan bağışlar işle ilgili masraflar gibi vergiden düşülür.

vergiden düşmek de arkadaşın dediği gibi matrahtan düşmek. ayrıca matrahın %5'ine kadar bağış kabul edilir. diğer kısmı kabul edilmez.

100 milyon ciro yaptın. işle ilgili tüm masraflarını düşersin. 80 milyon da masrafın oldu diyelim. 20 milyon tl matrahın oldu. şahıs şirketiysen 20 milyon için 7.5 milyon tl vergi ödeyeceksin. 10 milyon tl kanunda yazılı yerlere bağış yaparsan 20 milyon tl'den %5 yani 1 milyon TL düşülür. Vergin 19 milyon tl üzerinden 7.1 milyon tl çıkar.

ilk başta 100 milyon tl ciro, 80 milyon tl maliyet sonrasında 7.5 milyon tl vergi. cebinden 7.5 milyon tl çıkacak.

10 milyon tl bağış yaptın. 7.1 milyon tl vergi de ödeyeceksin. ikinci durumda cebinden 17.1 milyon tl çıkacak.
+2
gabe h coud
(05.01.26)
@gabe teşekkürler açıklama için.
Doğru anlamış mıyım diye sormak istiyorum;

Yani 10 milyon bağışlarsa şirket sadece 400 bin TL şirketin cebinden çıkmamış olacak.
Yani 10 milyon bağışın şirkete maliyeti 9,6 milyon halen.


E ama zenginler vergi düşük gelsin diye bağış yapıyor gibi bir laf var. O çok yanlış bir anlayış mı yoksa o başka bir şey mi?
0
🌸michael_knight
(05.01.26)
zenginler milyar kar edip 50 milyon bağış yapıyor. o da millete çok geliyor.

yoksa vergiyi azaltmak için bağış yapmak diye bir şey yok.

vergiyi azaltmanın en güzel yolu yaptığın işin teşviğinin olması. mesela elektrikli araç şarj istasyonu yapıyorsun, devlet harcamanın %75'ini sana ödüyor. mesela yurt dışında depo kiralıyorsun, devlet kiranın büyük kısmını sana ödüyor.
+2
gabe h coud
(05.01.26)
Yukarıda güzel anlatılmış bağışı vergiden düşüp kar ediyorlar muhabbeti bir safsata ama şu yönüne bakmak lazım. bir çok şirket kendi kurduğu vakıflara bağış yapar bu sayede para "grup içinde" kalır, sosyal sorumluluk projeleri finanse edilirken vergi matrahı düşürülür. Para dışarı gitmez, sadece kurumun başka bir koluna aktarılmış olur. diğer bir durum da bağışı reklam olarak kullanmaktır. şirketin zaten atıyorum 100 milyon reklam bütçesi vardır, bunun 10 milyonunu doğru yerlere bağış yaparak etkili reklam yapmış olur.
+2
creepy
(05.01.26)
(4)

İnternet bankacılığı fatura ödeme sorunu

gnosis
Bankanın uygulaması üzerinden fatura ödemeye çalışıyorum ama işlem tarihi olarak ileri bir tarih (son ödeme tarihi) görünüyor. Ben bugün ödemek istiyorum. Neden böyle saçma sapan bir uygulama var, ne zamandır var? Sizin de dikkatinizi çekti mi?
Bankanın uygulaması üzerinden fatura ödemeye çalışıyorum ama işlem tarihi olarak ileri bir tarih (son ödeme tarihi) görünüyor. Ben bugün ödemek istiyorum. Neden böyle saçma sapan bir uygulama var, ne zamandır var? Sizin de dikkatinizi çekti mi?
0
gnosis
(05.01.26)
istediğin tarihte odeyebiliyorsun ?
3-4 farlı bankadan ödeme yapıyorum dediğin gibi birşeyle karşılaşmadım, bir şeyi yanlış yapıyorsun talimattan ödeme fatura ödemeden ödemeyi dene hangi banka?
0
eja
(05.01.26)
İş Bankası. Kayıtlı faturalarımdan seçip ödemeye çalışıyorum ama işlem tarihi 19 Ocak görünüyor. Talimat vs yok, kontrol ettim. Her ay başında elektrik, su, internet tek tek "anında fatura öde"den ödüyorum.
0
🌸gnosis
(05.01.26)
faturanin son odeme tarihini aliyor isbankasi. o tarihte de hesaptaki paradan otomatik cekiyor odemeyi. siz manuel odemek istiyorsaniz talimatli faturalarim'a girip talimatli fatura ode seceneginden odeyebilirsiniz.

yalniz bunu yaptiginizda (sanirim su faturasi haric tum faturalarda) 1,5 tl islem ucreti aliyor. kendisi otomatik sistem uzerinden odedigindeyse bu ucreti almiyor. bilginiz olsun.
0
in vino veritas
(05.01.26)
Başka bankadan ödedim.
(⁠╯⁠ರ⁠ ⁠~⁠ ⁠ರ⁠)⁠╯⁠︵⁠ ⁠┻⁠━⁠┻
+1
🌸gnosis
(05.01.26)
(2)

13 yaşında dehb, bugün?

rena
97liyim, 2010 yılında son sbsden 1 ay önce rehberlik öğretmenlerinin yönlendirmesiyle gittiğim psikiyatriden o dönemki adıyla "hiperkinetik bozukluk" tanısı almışım. o dönemleri pek hatırlamıyorum ama ailem 1 ay kullandığımı, ilacın fayda sağlamadığını aksine kötüleştiğimi, doktora danışıp ilacı kes
97liyim, 2010 yılında son sbsden 1 ay önce rehberlik öğretmenlerinin yönlendirmesiyle gittiğim psikiyatriden o dönemki adıyla "hiperkinetik bozukluk" tanısı almışım. o dönemleri pek hatırlamıyorum ama ailem 1 ay kullandığımı, ilacın fayda sağlamadığını aksine kötüleştiğimi, doktora danışıp ilacı kestiklerini söylüyor. lise, üniversite ve iş hayatında hep dikkat eksikliğinin etkilerinden muzdarip oldum. iki bölüm bitirdim, dereceyle mezun oldum, ama sosyal bilimler okuduğum için bitirme tezi ve akademik yazım gibi derslerde çuvalladım, yazamadım bir türlü ittire kaktıra verdiğim makalelerden zar zor ba/bb aldım. o ara yine 2017 gibi üni son senesinde doktora gittim, "çap yapıyorum ortalamalarım gayet iyi ama uzun vadeli işlerde çuvallıyorum, bitirme tezini bir türlü veremiyorum, masanın başına oturamıyorum, dikkatim çok kötü" dedim, devlete gitmiştim, tek dediği "welcome to the world" oldu baktım orta depresif nöbet tanısı koymuş alakasız. iş hayatına atıldım, akademideydim ama hala devam etti, meslek değiştirdim.. gerçekten çözüm bulmak istiyorum ama son doktor deneyimim gereksiz ve çözümsüz kaldığı için şüpheliyim. ayrıca ritalin ve concerta gibi eczanelerde stoğu çok zor ve uyarıcı ilaçların reçete edilmesi durumunda nasıl sürdürülebilir bir tedavi alabilirim bilmiyorum. deneyimi olan, yardımcı olabilecek olan varsa fikirlerinizi almak isterim. teşekkürler..
0
rena
(05.01.26)
Hiçbir tecrübem yok ama anlattıklarına bakılırsa gayet başarılı bir insansın, dehb'si olmayan insanlar her dersten aa veya ba ile geçiyor değiller, öyle sanıyorsan bunu sana dikte edenler iyice saçmalamışlar. Bence dehb problemin olmayabilir bile. Hiç kan değerlerine şöyle ayrıntılı derinlemesine baktırdın mı? İstanbul'da oturuyorsan Balıklı Rum hastanesindeki bir doktordan çok memnun kalmış bir arkadaşım, meğer tek problem vücudumdaki fosfor eksiğiymiş, bunca çektiklerim bi bunun başındaymış demişti. Bence oraya git. Orada yaşamıyorsan da öncelikle aile hekimine gidip kendisini sıkı sıkı kodla, de ki böyleyken böyle, bana yapılabilecek en derin tahlilleri veya en iyi sevki yapar mısın.

Kendini başarısız gibi yazmışsın ama gayet başarılısın, ki bu sadece akademik başarı. Kendini ifaden de çok iyi. Bence önce bi fizyolojik sağlam bir muayene lazım. Boşu boşuna ilaç içme.
0
muhayyer divan
(05.01.26)
cem cerit hocaya mutlaka bir gorunun. istanbul'da degilseniz online da gorusebilirsiniz.
0
arakaali
(05.01.26)
(20)

5 Yaş Çocuk Gece Korkusu

delusione
Merhaba Arkadaşlar,Oğlum 5 yaşında 19 Aralık'ta ateş şikayeti başladı. 20 Aralık gecesi kokarak uyanıp etrafta koşturma, dönme ,ağlama eşlik etti. Boş boş bakıyor çok garip bir durumun içinde bulduk kendimizi. 22 Aralık ta çocuk doktoruna gittik el-ayak hastalığı olduğunu belirtti neyse çocuk şu an
Merhaba Arkadaşlar,

Oğlum 5 yaşında 19 Aralık'ta ateş şikayeti başladı. 20 Aralık gecesi kokarak uyanıp etrafta koşturma, dönme ,ağlama eşlik etti. Boş boş bakıyor çok garip bir durumun içinde bulduk kendimizi. 22 Aralık ta çocuk doktoruna gittik el-ayak hastalığı olduğunu belirtti neyse çocuk şu an 20 Aralık itibari ile her gece korkarak uyanıyor ve garip garip konuşuyor el ayak buz gibi oluyor. Gece terörü ihtimali de elendi kafamızda çünkü ertesi gün hatırlıyor. Akşama doğru iyice huzursuzlanıyor. O mutlu keyifli hali gitti çocuğun.İşi çok metafiziğe vurmak istemiyorum ama konu ile ilgili düşünceniz nedir? Çocukken bende buna benzer bir durum yaşadım ve tıp çaresiz kalıp bir hoca çözmüştü işi ama malum ortalık üç kağıtçı dolu danışabileceğim kimse yok. Lütfen ciddi cevaplar verirseniz sevinirim çok gerginiz bu sebepten dolayı.
-4
delusione
(05.01.26)
öncelikle geçmiş olsun. hastalık dışında aile veya çocuğunuzun yaşamında önemli bir değişiklik oldu mu? Anne baba kavgası, boşanma, dede, anneanne vefatı, ayrılması vb. Bunları düşünün. Lütfen fizyolojik bir rahatsızlığı yoksa bir pedagoga gidin. Hocayla falan olmaz. Ters bir şey söyler daha da kötü olabilir çocuk.Ayrıca burada birisi deneyimini paylaşırsa ihtimal olarak değerlendirin ama tamamen buna odaklanmayın. Her vaka farklıdır.

Bu arada akşama doğru huzursuzlanması gece iyi uyuyamadığından ve yorgunluktan kaynaklanıyordur muhtemelen.
+3
merhum
(05.01.26)
izlediği/duyduğu bir şeyden korkmuş olabilir. o hastalığın verdiği acıdan dolayı da böyle davranıyor olabilir. hastalığı anlamlandıramıyordur ve korkuyordur. geçeceğini ve iyileşeceğini anlatın.

cin diye bir şey yok. şeytan diye bir şey yok. hayalet diye bir şey yok. ruh diye bir şey yok. yıl 2026 ve hepimiz 30 yaş ve üstü insanlarız artık. mantıklı düşünelim. bilime yönelelim.

siz çocukken de muhtemelen ya placebo etkisiyle çözüldü ya da çözüleceği vardı hocaya denk geldi.

çocukla düzgünce oturup konuşun. seni korkutan ne? bir şey mi gördün/duydun? korktuğu zaman ben yanındayım diyin sarılın. sakinleştirici konuşun. uyumadan önce de sakinleştirecek şekilde konuşun, masal okuyun. gerekirse birkaç gece yanında uyuyun vs.

pedagog ile görüşebilirsiniz. en iyi tavsiyeleri o verir ve konuyu çözer.
+18
art cat chocolate
(05.01.26)
ateşten halüsinasyon gördü muhtemelen.

bu arada ben metafiziğin de bu tarz durumlarda gayet işe yaradığına şahit oldum. benim elimdeki egzama da okuyunca geçmişti normalde 1 senedir gitmediğim doktor kalmamıştı ama okuttum ve ertesi gün bitti. her şeyin de ilacı tıp değil.
-13
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
Travmaya sebep olacak bir şey yaşamadı. Zaten inanın sevgi ile büyüyen bir çocuk. Rutin dışında bir şey yaşamadık yaşamadı. Çok uzun süre bir ateşli olma durumu da söz konusu olmadı. İlk etapta el ayak hastalığına bağladık. Sonra buna bağlı gece terörü olabilir diye düşündük. İhtimalleri eledikçe ve gece korkarak kalktığı sırada dua okuduğumda okumamamı istedi.bir kaç kez arada sanki başka biri cevap verir gibi hissettim. Okula gidiyor yeme içme de bir problem yok ama dediğim gibi çocuğun gözünün feri gitti resmen.
-8
🌸delusione
(05.01.26)
Zaten size parayla din satanlardan uzak durun. Korkuyla ilgili birçok dualar var yorumları okuyun işe yarayanları dinletin ya da okuyun kendiniz. Burda bir ablamız 80 yaşında benden enerjik. Duaların sayesinde ayaktayım kızım der hep. Psikolojik etki de olabilir teyzemizin yaşadığı. 80 yaşındaki kadının psikolojisine böyle güzel etki eden şey her neyse ben ona sımsıkı sarılırım.
Tabi siz önce mantıksal sebebi bulup onu da deneyin.
Böyle düşündüm diye de akpli ilan edenleri de Allah a havale ediyorum.
-5
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(05.01.26)
art cat + 1

bir de çocuk tablet veya telefonda bir şeyler izliyor mu? oyun oynuyor mu? izlediği, oynadığı içerikler sizin denetiminiz altında mı? bu tarz bir şeyden etkileniyor olabilir mi?

çocuğum yok ama bazen çocukların izledikleri, oynadıkları içerikleri denk gelip görünce aklım çıkıyor, çok ürkütücü figürler ve kurgular var. çocukların olumsuz etkilenmemesine imkan yok.
+3
Phoebe
(05.01.26)
Tüm ihtimalleri arkadaslar guzelce belirtmis. Ben cin diye bir sey yok +1 demeye geldim. Çocugun belli ki ya fiziksel ya psikolojik bir derdi var. Okulda arkadaslari korkunc hikayeler anlatmis bile olabilir. Boyle safsatalarla daha kötüye gitmesine sebep olmayin. Deneyimli bir uzman yardimi cozum olacaktir
+13
üğpoıuy
(05.01.26)
cevabınızın bir kısmında sanki gereksiz bir detaymış gibi "okula gidiyor" diye bahsetmişsiniz ama bence bu çok önemli bir detay. okulda bir şey oluyor mu diye araştırdınız mı? öğretmenleriyle davranış değişikliğini konuştunuz mu? onlar da gözlemlemiş mi? okuluyla da iletişime geçip pedagogla görüştürebilirsiniz. gerekirse de üniversite hastanesine gidebilirsiniz. açıkçası sizin bir cevabınız da çok endişe verici:

"İhtimalleri eledikçe ve gece korkarak kalktığı sırada dua okuduğumda okumamamı istedi.bir kaç kez arada sanki başka biri cevap verir gibi hissettim."

batıl inancınızla çocuğu etkiliyorsunuz muhtemelen. hatta ona farklı biri gibi bile davranıyor olabilirsiniz. sizin de profesyonel destek almanız hem size hem de çocuğa faydalı olur. belli ki çocuğunuzu çok seviyorsunuz ama yöntemleriniz yanlış olabilir.
+13
eileengray
(05.01.26)
inançlı bir insanım lakin işi hemen cine toniğe bağlamanın mantığını anlayamadım.


cinin işi yok da gelecek size musallat olacak. doğru düzgün bir doktora götürün çocuğu. tablette telefonda bir şey görmüştür arkadaşları anlatmıştır. karşınıza alıp sormadan kafanızda kurmanız şaşırttı.

böyle şeyler bu tip şeyleri çok düşünenin başına gelir derler. aklınıza gelen ilk ihtimal neden metafizik? tıp çok gelişti
+2
Hallegadola
(05.01.26)
evde sürekli inşirah suresi açık kalsın youtube üzerinden birkaç gün. allah şifa versin.
-6
summerjam0306
(05.01.26)
dua olayı aslında tamamen placebo etkisi.

dünya üzerinde bir sürü din var. herkes kendi dini inancına göre dua ediyor ve duasının karşılık bulduğunu söylüyor, buna inanıyor. herkes kendi tanrısının "tek" doğru olan olduğunu söylüyor ama herkesin de duası işe yarıyor ne hikmetse. :)

çocuğa geçmiş olsun demeyi unutmuşum. geçmiş olsun.
+7
art cat chocolate
(05.01.26)
odası çok sıcak mı?
sıcaklık yorgan bunalmada bu tip şeyler yapıyor, bir kaç gün peteği kapasanız çok sıkı giyinmeden serin yatsa, birazda sizin çocuğu ferahlatmanız önemli mesela bak bu akşam peteği kapatıcaz çok rahat yatıcaksın derseniz koşullanması gider.
0
eja
(05.01.26)
Ateşli hastalıklardan sonra böyle şeyler olabilir tıpta bunun örnekleri var. Epstein barr virüsü sonrası Alice in wonderland sendromu diye bir rahatsızlık oluşabiliyor mesela, okuyun bakalım bir sizin duruma uyuyor mu

pmc.ncbi.nlm.nih.gov

2 3 hafta belki 1 ay sonra geçiyor diye biliyorum. Bence ateşliyken gördüğü rüyalar etkilemiş olabilir, bir süre gözlemleyin geçmezse yine değerlendirir siniz bir pedagog ile
0
kullanicadi
(05.01.26)
tibba caresiz kalabilecegi kadar sans vermemissiniz sanki, bir pedagogdan destek alsaniz metafizige kaymadan once, cocuk icin daha faydali olur sanirim. arkadaslarin dedigi gibi okulda arkadaslarindan (ya da ekran saati varsa izledigi seylerden) duydugu bir seylerden etkilenmistir bence de. madem hatirliyor geceleri yasananlari, gunduz normal bir ruh halindeyken de konusup dertlesmeyi deneyebilirsiniz bir de. ne hissediyor ne yasiyor anlatir belki?

edit: cok gecmis olsun yavruya, umarim en kisa zamanda normal hayatiniza donersiniz.
+4
in vino veritas
(05.01.26)
cok gecmis olsun. oncelikle gitmediyseniz noroloji poliklinigine gidin, bu sikayetleri anlatin. yardimci olmalari lazim.
+1
tahtakafa
(05.01.26)
geçmiş olsun.travma yaşayıp yaşamadığına siz değil psikolog veya psikiyatrist karar versin. 5 yaş çocuğu okulda yaşadığını evde farklı şekilde anlatabilir. etkilenip etkilnemediği de belli durumlarda belli olur.
+2
mikahakkinen
(05.01.26)
çok geçmiş olsun
metafizikle alakası yok +1
siz arapça dua okumaya başlayınca çocuk iyice korkmuştur o yüzden okumanı istememiştir çok normal değil mi annesinin hiç anlamadığı dilde bir şeyler söylemesinden korkması.
+7
Sadece soruyorum
(05.01.26)
gerçekçi olmayan korkularınızı (cin-peri) içselleştirerek çocuğa yansıtmanız işleri daha da çıkmaza sokar.
+8
orpheus
(05.01.26)
Geçenlerde birisi de evinde tuhaf şeyler olduğunu yazmıştı. Herkes hava kalitesini ölçtür demişti. Carbondioksit çoğalınca inananlar tuhaf şeyler yaşayabilir dendi. Gece yatmadan bir havalandırın olmadi. Hava sirkülasyonu mu yok?
0
bir varmis bir yokmus
(05.01.26)
Arkadaşlar hepinize teşekkür ederim. Dün gece çok şükür yaşamadık. Bir arkadaş özelden belirtmiş benzer bir durumu. Bu arada çocuğu doktora götürüyoruz tabi ki. İlk defa böyle bir durum ile karşılaştığımız için her ihtimal aklınıza gelebiliyor. Son ihtimali de elemiş olduk. Süreci takip edeceğiz.
0
🌸delusione
(06.01.26)
(5)

9" android auto destekli araç multimedya önerisi

konetsu
alıp kullandığınız memnun kaldığınız bi ürün var mı? piyasada ram-rom için 8-128 6-64 4-64 4-32 vs. diyenler dolu 8 çekirdek işlemci diyenler var vs. ama fiyatlara bakınca çoğu fake spectir gibi. android auto olduktan sonra işlem gücü çok önemli olmayacağından 2-32 bi 4 çekirdekli cihaz bile yeterli
alıp kullandığınız memnun kaldığınız bi ürün var mı? piyasada ram-rom için 8-128 6-64 4-64 4-32 vs. diyenler dolu 8 çekirdek işlemci diyenler var vs. ama fiyatlara bakınca çoğu fake spectir gibi. android auto olduktan sonra işlem gücü çok önemli olmayacağından 2-32 bi 4 çekirdekli cihaz bile yeterli olabilir ki bence bunların da büyük kısmı o seviyelerdedir...

mümkünse fake spec olmayan ne yazıyorsa o olan, android auto'yu sorunsuz kullandığınız bir ürün önerebilir misiniz? üzerindeki mikrofon da iyi mi kötü mü araç içinde görüşme deneyiminiz nasıl vs. yorumlarsanız... eğer gerçekten 4-64 vs. olan bi ürün varsa bu tarz gerçekten ortalama üstü olan ürünleri de önerebilirsiniz. ama bütçeyi çok zorlamasın pioneer alpine clarion vs. alamam 6-6.5k kadar diyelim max.

standart 9" trapezoid şekilli olanlardan lazım üstü 23 altı 22cm kenarı 13cm civarı olan.
araç için uygun çerçevenin siparişini ayrıca verdim.
0
konetsu
(05.01.26)
fake spec olup olmadığını cihazı söküp ana karta bakarak anlayabilirsin.

Anakarta ulaşmak için sadece arka kasayı sökmek yeterli oluyor, alırken dükkanda açtırıp kontrol edebilirsin. Orada etiket oluyor, etikette özellikleri yazıyor.

mikrofon konusunda da cihazın extra kablolu bir mikrofonu oluyor fakat montaj yaptırdığım yer o mikrofonların, cihazın kendi üzerindekinden daha az ses aldığı için takmamak daha iyi demişti. takmadan kullandım bir sıkıntı yaşamadım.

android auto kullanacak olsan da 6-8gb ram altını almamanı tavsiye ederim. cihazın kendisi ağır çalışabilir.
Gümrük sınırı 30 euroya düşmeden önce aliexpresten 8-128 sipariş etmiştim çok memnundum, sattığım arabada kaldı.
0
duyuruuser
(05.01.26)
duyuruuser o kadar şeye gerek yok ya. cihaz depolamasını dolduracak kadar veri atsan geri çeksen dosyalar bozulmuşsa fakedir. android 14 diyorsa sen android 14 frameworkü gerektirecek bi apk kurmaya kalktığında kuramıyorsa android versiyonu fakedir. hani bi şekilde kontrol uygulamalarını atlatıyorlar da hiç sökmeden basit böyle anlaşılır.

zaten android sürümü ve depolama kapasitesi doğruysa gerisinde hile hurda çıkma ihtimali de düşük rami direkt böyle test etmek zor ama biraz common sense işin kalan kısmı.

gerçek 4 ram olsa bence ideal ya 6-8 overkill kaçar. benim 4gb ramli snapdragon 835 nokia 8 hala akıcı hatta annemin 8gb ramli yeni redmisinden bariz daha iyi. soc asıl etken performans gerektiren durumlarda. 6-8gb ramli de olsa multimedya cihazında güçlü soc kullananı zor bulursun o cihazlardaki soc de 4gb ramle de 6gb ramle de aşağı yukarı aynı performansı verir. ram ihtiyacından fazlası boşta durduğunda ek bi performans vermiyor, donanımın kalan kısmı da o kadar rami işleyecek durumlarda zaten sınırlayıcı faktör olur.


baktım emrgarage diye bi yer varmış uzun zamandır bu işleri yapan. 5 yıl öncesinden bile yorumlar var. youtube insta vs. bayağı takipçi kasmışlar genel olarak yorumlar da iyi gibi. olumsuz yorumlar daha çok eksik ürün yanlış ürün çerçeve iyi oturmadı gibi şeylerden sahte spec konusunda şikayet gözüme çarpmadı.
hatta kendileri şöyle bi video bile paylaşmış www.youtube.com

denemeye değebilir sanırım, olmadı en kötü thh filan uğraşır iadesini yaparım.
0
🌸konetsu
(05.01.26)
aslında arka kasayı söküp kontrol etmek, veri atmasını beklemekten ve diğer test işlemlerinden daha kısa sürer diye bunu yazdım. açıp kapatmak max 5 dk almaz.

4gb olduğunu iddia eden cihazları da denedim hafif takılarak çalıştıklarını gördüm.
benim 8gb ramlı cihazı tablet gibi kullandım ben. Telefonun internetini bağlayıp genelde cihazın üzerinden yandex map ya da google map kullanıyordum, uzun yolda da ekranı ikiye bölüp trafik radar uygulamaları açık oluyordu.

her ne kadar kullanmam desende bazen telefonun şarjı az oluyor, uzun yola, kampa vs. gidiyosun online/offline navigasyon ihtiyacı oluyor.

depolama alanına ihtiyaç yok. ama ram yüksek olursa iyi olur tabi tercih senin.
0
duyuruuser
(05.01.26)
emr'den uzak durun, en önemli kısmı bu.
0
584
(05.01.26)
@584 ne sıkıntı yaşadın? sattıkları ürünler mi kötü yoksa başka bir konuda mı? benim için önemli olan sadece tablet kısmı çerçeveyi filan dediğim gibi ayrıca aldım çerçeve uyumu eksik parça şu bu çok önemli değil montajı da kendim yapacağım işçilik de önemli değil. fimex marka bi ürün önerdiler.
0
🌸konetsu
(05.01.26)
(1)

Yurtdışına DNA testi gönderimi

demetrius
24genetics şirketinden aldığım DNA kitini doldurup geri göndermek istediğimde PTT memuru paketin üzerinde yazanı görünce PTT'nin DNA örneği taşımadığını, başka kargo şirketlerinde de problem olabileceğini söyledi. Bu konuda deneyimi olan varsa yeşillendirebilirse çok makbule geçer.
24genetics şirketinden aldığım DNA kitini doldurup geri göndermek istediğimde PTT memuru paketin üzerinde yazanı görünce PTT'nin DNA örneği taşımadığını, başka kargo şirketlerinde de problem olabileceğini söyledi. Bu konuda deneyimi olan varsa yeşillendirebilirse çok makbule geçer.
0
demetrius
(04.01.26)
Marken (UPS şirketi) veya DHL ile biyolojik materyal olduğunu belirterek gönderebilirsiniz. DHL ile gönderim daha kolay olabilir, Marken genelde anlaşmalı çalışıyor diye biliyorum bireysel gönderinizi almayabilir, emin değilim.

Biyolojik materyallerin gönderimi için özel taşıma regülasyonları var.
0
solitude ov the lonliest star
(04.01.26)
(14)

sürükleyici çerezlik roman

bloodymoon
en son beğenerek okuduğunuz neler var(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
en son beğenerek okuduğunuz neler var

(sadece roman soruyorum, tarz fark etmez; polisiye, tarihi, aksiyon, fantastik, gizem, romantik... hepsi ok. lütfen tutup da garcia marquez vb önermeyin, tmm siz entelsiniz ama ben çerezlik arıyorum)
0
bloodymoon
(04.01.26)
okumuşsunuzdur ama zorba derim. birde izanın şarkısı.
+1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(04.01.26)
Okuyup beğenmezsen kitabın parasını ben ödeyeceğim.

www.kitapyurdu.com
0
Mirket
(04.01.26)
ben cok sevmem ama celil oker kitaplarini deneyebilirsiniz.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.01.26)
Mary Doria Russell - Serçe
0
beatbox yapan metalci
(04.01.26)
Romain Gray- Onca yoksulluk varken
+2
Amaranta ursula
(04.01.26)
Suat Kozluklu - Kam Davası

2 kitaptan oluşan bi seri. Toplamda 771 sayfa mı neydi sanırım.
Çok severek okudum. Uzun ama sürükleyiciydi.
0
matilda
(04.01.26)
Çağatay Yaşmut'un Komiser Galip serisi. Bir tanesini elime alınca genelde hızlıca bitiriyorum. Mekan da İstanbul, Kadıköy falan. Hoşuma gidiyor.
0
lamaga
(04.01.26)
celil oker kitaplarini sevmiştim. Keşke daha fazla olsaydı ://

Çağatay Yaşmut'un tek bir kitabını okudum seneler önce, hiç beğenmedim. Bir daha da okumadım.

Tess Gerritsen'in Rizzoli & Isles kitap serisi güzel. Cidden kafa dağıtır.
0
put it in your appropriate place
(04.01.26)
İhsan oktay anar ve ahmet hamdi tanpınar okuması bence müthiş sürükleyici
+1
benim bir gizli bildiğim var
(05.01.26)
Yırtıcı Kuşlar Zamanı/Ahmet Ümit
0
ekimoloji
(05.01.26)
Richard Osman'ın kitapları tam olarak bu kategoride; eğlenceli, sürükleyici ve çok uzun değiller.
+1
salihdt
(05.01.26)
elorelia
(05.01.26)
en son ne olacak acaba diye sürekli okuma fırsatı kolladığım kitaplar şunlar

-katre-i matem, iskender pala
-deli kurt, hüseyin nihal atsız
-kelebek, henri charriere
-dublörün dilamması, murat menteş
-(bunu yazmasam olmaz) kuyucaklı yusuf, sabahattin ali
0
antihero
(05.01.26)
haruki murakami kitapları öyle ya aşırı akıyor. normalde çok kitap okuyan biri değilim ben bile çok hızlı okıyup bitiyorum. fantastik ögeler baya fazla, olaylar aşırı gizemli merak ediyosun. dili de çok sade.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
(7)

özgür demirtaş'ın olayı ne?

biseysorcaktim
dikkat çekmeye çalışan liseli gibi davranıyor.artık pek saygı duyulan biri değil sanırım.eskiden de saygı duyulmuyordu demeyin, 2020 civarında youtube'da temel ekonomi videoları paylaşıyordu. herkes için ekonomi gibiydi o videolar. kimisi "thank you captain obvious" şeklinde dalga geçiyordu bugünkü
dikkat çekmeye çalışan liseli gibi davranıyor.
artık pek saygı duyulan biri değil sanırım.
eskiden de saygı duyulmuyordu demeyin, 2020 civarında youtube'da temel ekonomi videoları paylaşıyordu. herkes için ekonomi gibiydi o videolar. kimisi "thank you captain obvious" şeklinde dalga geçiyordu bugünkü kadar aptalca konuşmuyordu bence.

venezuela ve bir kaç ülke için abd mandası olsunlar, ekonomik açıdan daha iyi olur tüm dünya kazanır demiş. abd'nin yaptıklarını bilerek ya da bilmeyerek onaylayan bir şey bu.
kaldı ki bunu sıradan vatandaş söylese ya da bir venezuela vatandaşı söylese hadi neyse.

bilimsel ve iktisadi açıdan haklı da olabilir bu arada, bilmiyorum. belki makul argumanları vardır.

ama durduk yere neden mandalığı savunup onu meşru göstermeye çalışıyorsun ki?

kaldı ki aptallık noktasında bu ilk vukuatı değil. 2020'deki videoları bir yana -ki belki şimdi izlesem beğenmem bilmiyorum- sonraki tavırları başka bir yana. üstelik bir kaç sene önce "sosyal medya benlik değil, bir şey diyorum yanlış anlıyorlar artık bağımı kopardım" demişken.

ne yapıyor, amacı olayı ne? gerçekten özgürce düşüncelerini mi ifade ediyor, yoksa bir şekilde linç de olsa etkileşim almanın faydası mı var. bu yazdığı ile dalga geçileceğini hatta linçleneceğini düşünmemiş miydi
0
biseysorcaktim
(04.01.26)
Bence hem dikkat çekmek istiyor hem de ben sürüden değilim, bambaşka bir düşünce yapım var şeklinde hissediyor.
Böyle başarılı, ünlü ve etkili olunca insanın etrafında saçmalamamasını söyleyen kimse kalmıyor veya dinlemiyor herhalde.
0
michael_knight
(04.01.26)
şaklaban. ilgi arıyor. hep böyleydi. bi şey bildiğini sanıyor.
+1
jelly bear
(04.01.26)
gündemden ekonomiden ziyade ilk amacı her zaman sosyal medyada daha çok popülerlik,reklam ,tıklanma almaktı.
+2
essoist
(05.01.26)
taktiği işe yarıyor ki, kendisinden çok daha yetkin prof'lar cok daha az kazanıyor aynı işlere
0
monicapp
(05.01.26)
Necmettin Batırel'in şakkadanak videosundaki mimikleriyle kitlelere yayıldı, o dönemki enflasyonist ortamda kitlelerin duymak istediğini söylediği için popüler oldu. Her bir anda popüler olan tip gibi kafayı yedi. Sırtını bir kitleye dayayıp, karşı taraftan da nefret etkileşimi toplayarak ününü koruma derdinde.

Benzeri tıp alanında Oytun Erbaş'ta da var. Pandemi öncesinde tus eğitmenliği yapan, tusta her sene dereceye girdiği için popüler olan, iyi kötü bilimsel bir kariyer kovalayan biriyken, pandemiyle popülerliğin tadına varınca kafayı kırdı ve bilimsel yayınları da predatör dergilerde yayımlatarak hem akademide hem televizyonda etik dışı ve salakça yollara kaydı
+1
nundu
(05.01.26)
Tıpta oytun erbaş neyse ekonomide kendisi o. Yavaş yavaş kafayı yediler, önünü alamadık.
Geçenlerde de yabancı hesabın yazısını Türkçe yazıp yakalandiydi. Işte bunu seven binlerce insan var, adam tam bir sosyal medya ekonomisti, nabza göre şerbet. Bugün Trumpci olur yarin putinci. Ne kaba koyarsan onun şeklini alıyor.
0
logisticsmanager
(05.01.26)
kabaca abd cevresindeki ulkeler abd'nin eyaleti olsun seklinde sacma bir aciklama yapti. ardindan oyle demek istemedim, su soyle degil, bu boyle degil falan seklinde aciklamalar yapti. bu tarz konularda hep kurban psikolojisine girip yanlis anlasildim diyor, aslinda daha da kotusu siz salaksiniz, anlamiyorsunuz demeye getiriyor.

amaci belli, gundeme gelmek. sonucta o da bir insan. fakat bu kadar egitimli, varlikli, gormus gecirmis bir insanin sosyal medyayla bu kadar kafayi siyirmis olmasi bana garip geliyor. sen koskoca prof'sun abi, en iyi unilerde okuyup calismissin, varlikli da bir insansin, gidip de her hiyarim var diyene tuzlukla kosmak nedir? bildigin 3 takipcisi olan anonim hesabi retweet edip cevap veriyor, onu rezil etmeye calisiyor, kavgaya girisiyor. takintili bir insan. elestiriye hic dayanamiyor, cik da ben bilmiyormusum, hata etmisim de konu kapansin.
+1
Sour
(05.01.26)
(6)

Kadikoy Belediyesi otopark odemesi

narod
Bugun Suadiye'de arabanin camina otopark fişini ilistirmis adam. Park ederken yoktu, giderken de yoktu. Nereye odeyecegim ben bunu. Internette bakindim bi sey bulamadim.Bi de pazar gunu calisiyo muydu bunlar ya?
Bugun Suadiye'de arabanin camina otopark fişini ilistirmis adam. Park ederken yoktu, giderken de yoktu. Nereye odeyecegim ben bunu. Internette bakindim bi sey bulamadim.

Bi de pazar gunu calisiyo muydu bunlar ya?
0
narod
(04.01.26)
Odemeyin canim pazar pazar ne park parasiymis, iyice zivanadan ciktilar. Yasal bir yaptirimi yok kafaniza takmaniz gereken bir sey degil, bir daha denk gelirse kendileri isterler, istemedikleri surece de vermeyin bence.
0
bosver nicki
(04.01.26)
benim de başıma gelmişti.
online ödenir sanmıştım, sonra çağrı merkezini aradım. "ceza yazılan sokağa gidin, o sokakta değilse bile üstünde altında muhakkak bir otopark görevlisi vardır sokakta gezen, ona ödeme yapacaksınız" dediler. sonra trafikte yarım harcayarak geri döndüm. görevliyi bulamadım. bir kaç vatandaşa sordum nasıl ödeneceğini "boşver ödeme" dediler. gönüllül esasına göre mi ödeniyor anlamadım.
0
biseysorcaktim
(04.01.26)
Yahu görevli yoksa İspark'a bile ödemiyorum. Yarım saat görevli arayacak kadar vaktim de olmuyor genelde. Bir cezası falan da yok.

Bariyerli otopark değilse ödemiyorum kardeşim diyip giden de var kaç kere denk geldim. Üzerimde nakit yok, kart da yok napacaksın polis mi çağıracaksın dedi bastı gitti adam.
0
chicha_v2
(04.01.26)
Odeme hacı. Cok istekli gordum seni, yapma. Arac satista noterde bile cikmiyor.
0
duster
(04.01.26)
benim heralde 7-8bin tl civarı borcum vardır. Herhangi bir vergi borcunu 1 gün bile geciktirmeyen bir insan olarak bu borç beni gram rahatsız etmiyor. Çünkü yapılmaya çalışılan uygulama düpedüz soygun. Ödememek için ekstra bir çaba sarf etmiyorum ama aynı şekilde ödemek için de bir çaba sarf etmiyorum. Park ederken görevlilerden birine denk geldiğimde "abi çok borç birikmiş, onları da çekeyim mi?" diyor. Yok diyorum kalsın. Adam da peki diyor. Önceki araçlarımın da en az 3-5bin tl borcu varken sattım. Söylendiği gibi satışta falan çıkmıyor.
0
mutantking
(05.01.26)
kanunda karşılığı yok yakalanırsan ödüyorsun.bir dahaki aprkta şu kadar borcunuz var alayım mı diye sorarlar o zaman istersen ödersin.
0
deepex
(05.01.26)
(10)

Bilgisayar aksamı olmadan üretilen araba var mı?

muhayyer divan
Ülkemizde tabii. Yani mesela arabanın 10 bin bakımı geldi, servise gitmedim diye kilitlenen araba istemiyorum. Ya da ne bileyim uzaktan kontrol edilebilen araba istemiyorum. Ülkemizde böyle araba var mı, sıfır alınabilecek? Yani bazı konforları da olsun elbette, klimasız olmaz mesela, son modellerde
Ülkemizde tabii.

Yani mesela arabanın 10 bin bakımı geldi, servise gitmedim diye kilitlenen araba istemiyorum. Ya da ne bileyim uzaktan kontrol edilebilen araba istemiyorum. Ülkemizde böyle araba var mı, sıfır alınabilecek? Yani bazı konforları da olsun elbette, klimasız olmaz mesela, son modellerde ne var bilmiyorum gerçi ama. (Bizim araba 94 model doğan slx, ilk sahibiyiz ve araba çürümek üzere, onun için soruyorum bunları)
0
muhayyer divan
(04.01.26)
Servise gitmedin diye kitlenen arabayı yeni duydum.

İlk olarak, bilgisayar olmayan arabadan hayır gelmez, hiçbir işe yaramaz. İnsanlar eski arabaların bilgisayarsız olduğunu falan sanıyor ama alakası yok.

2000lerden önce beri arabalarda bilgisayar var ve arabanın stabil olmasını sağlayan şey de bilgisayar.

Mesela gaz pedalı. Siz gaz pedalına basınca arabaya daha çok yakıt gitmiyor. Hatta ve hatta gaz pedalının mekanik bir bağlantısı yok. Sadece ne kadar basıldığını ölçen sensör var. Bu sensör arabanın ecu’suna (engine computer unit) ne kadar bastığınızı söylüyor. ECU kendi karar veriyor ne kadar yakıtın motora gideceğine.

Şöyle bir senaryo düşünün. Araba 4. Viteste, 4000 devirde 100 ile gidiyor olsun. Sizce yokuş çıkarken, inerken, düz yolda araç aynı yakıtı mı yakıyor?

Araç 4000 devirde gittiği için trigger kayışı pistonları her durumda aynı miktarda açıp kapıyor. Araba da ECU ‘su olmasaydı, hem yokuşta hem inerken hem de düz yolda araba aynı miktarda yakıt gönderirdi. Bu da felaket olurdu, çünkü yokuşta çok fazla tork gerekiyor. ECU, motorun tork üretemediğini görünce daha fazla yakıt gönderiyor.

Yokuş inerken de tam tersi. Çok dik bir yokuş inin. Gaz pedalına dibine kadar basın. Eğer zaten çok yüksek tork varsa motorda, ECU bir gram yakıt göndermiyor motora.

Keza abs, esp gibi sistemler full bilgisayara bağlı.

Yani bilgisyarsız araba mümkün değil. Yolda gitmez en basitinden.
+3
substituent
(04.01.26)
Bizim araba da mı bilgisayarlı?? 😮😮😮
-2
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Şunu söyleyim önce, bilgisayarsız arabalar elbette vardı, ama bilgisayarlı arabalar 90larda bile vardı. Onu demek istemiştim.

Doğan slx için şimdi baktım, enjektörlü ise ECU olduğu yazıyor, karbüratörlü ise bilgisayarsız olduğu yazıyor.
+2
substituent
(04.01.26)
Bizde karbüratör var bildiğim kadarıyla 1993 Ekim ayında trafiğe çıktı. Meme falan yapıyor 😁😁

Bahsettiğim servise gitmeyince çalışmayan araba şeysini galiba Toyota markası için mi ne duymuştum. Belki üst segmentler için geçerlidir bilmiyorum ama böyle şeyler var sanırım, yani ben Toyota olsam yapmaya kalkışırım 😁

Neyi kastettiğimi anlatabildim mi peki, benim irademi yok sayacak bir teknoloji istemiyorum arabada.
-3
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Evet anladım ama günümüz araçları için tam olarak öyle bir şey yok, ama yakınları var.

Modern araçları hiç bilmiyorum, kullanmadım/görmedim. Ama mesela babamın aracı Dacia Logan 2014. O dediğinize yakın biraz. Aracın bilgisayar aksamı var, ama dediğiniz o tarz şeyler yok.

Tabii geçen şöyle bir şey oldu. Arabada hiç sorun yokken 80le giderken bir anda arabadan beep diye ses gelip araba kendini kapattı. Hemen sağa çektim. Tekrar arabayı çalıştırmayı denedim, çalışmadı. Marş da basıyor sesi çok sağlıklı. Göstergede bir işaret çıktı. Neymiş ne değilmiş baktım, mazotta su göstergesi işaretiymiş.

Araç mazotta su algılamış, bu yüzden motora yakıt kesinlikle göndermiyor. Motora yakıt gönderse araç çalışacak yani.

Mazotta su yokmuş bu arada, araç 980bin km de olduğu için bayağı eskidi her şeyi, beyine giden bazı kablolarlarda kısa devre olmuş. Yaptırdık, düzeldi her şey.

Ama gerçekten yakıtta su olsaydı, motorun hayatını kurtarırmış. Çünkü dizel motora yakıt girince enjektörleri mahvediyor.

Son model araçlarda belki marş bile basmaz araba. Zaten motora yakıt gitmeyecek, bari kullanıcı marş basıp boşuna aküyü tüketmesin, diye.

Aslında hepsi kullanıcıyı korumak için var.
+1
substituent
(04.01.26)
Elbette kullanıcının korunması için, doğru ama mesela (nerede oturuyorsun bilmiyorum ama) şehrin en büyük anayollarından birinde 90'la giderken birden arabayı durdurması deyince aklıma yolun ortasında kalakalmak geliyor ki bu da çok tehlikeli bir durum, ben trafik kilitlendiğinde debriyaj fren debriyaj fren uğraşmaktan bacak kaslarıma ve ayağıma kramp girip Eskişehir yolunun en civcivli yerinde ortada kalmış insanım, bak bunun arabayla da alakası yok tamamen kendi sağlık problemim. Ama tepeme bir de böyle şeyler binerse artık yangın var deyip kaçarım herhalde. Kastettiğim bu.

Yani evet motoru korusun ama beni de korusun, o dediğin nasıl bir işlem, mesela "10 dk içinde kenara çekin" gibi bir uyarı veriyor mu, vermiyorsa nasıl durdu araba ne yaptın çok merak ettim şimdi.
-1
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Yok bildiğiniz arabayla giderken bir anda araçtan beep diye ses geldi ve araba gaz yemedi. Motor devri düşmeye başladı. Hemen sağa çekip güvenli bir şekilde durdum.

Araçta öyle yazı yazacak bir ekran yok zaten. Mazot su var göstergesi yandı sadece.
+1
substituent
(05.01.26)
ECU olmayan arac artik yok.
servise gitmedigin icin kitlenen arac yok, servis resetleme isi zor degil.
arac icin olumcul bir durum varsa motoru kitliyor modern araclar, bu benim de basima bir kere geldi ama cok cok nadir bir durum. bir sensor erimis motorda, ondan sinyal alamayinca motoru kitlemisti. yolda kaldim, servise cektirdim.

yeni dunya duzeni boyle. yok bunlara bulasamam diyorsa 30+ yasinda arac alman lazim.
+2
cooperr
(05.01.26)
sanırım sıfır lada nivalar hala karbüratörlü, ecu olmama ihtimali var. ama yakıt fazladır onlarda da.

o kadar ince elemeye gerek yok. ortalama bi araç alacaksan en çok satılan neyse onu al geç.
+1
antihero
(05.01.26)
2024 temmuz ayından itibaren ülkemizde satılan sıfır araçlarda şerit takip, çarpışma önleme sistemi vb. gibi sistemler tüm araçlarda zorunlu kılındı. Dolayısıyla öyle bir araç bulmanız artık mümkün değil. Yukardaki yazarların da bahsettiği gibi ancak 95 öncesi araçlarda minimum elektrik/elektronik aksam bulabilirsiniz.
0
mutantking
(05.01.26)
(24)

Duyuru kadınlarına: bir yüzüğe en çok kaç lira verirsiniz?

muhayyer divan
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
0
muhayyer divan
(04.01.26)
uzun yıllar takı takmıyorum ben almam. ama sen bildiğim kadarıyla çalışıyorsun neden almayasın, parmağında görmek seni iyi hissettirecekse 3700 çok bir para değil.

birde Allah bana nasip etmedi diyorsun ya, o cümleyi kurmazdım yerinde olsam. hep nasip edeceğinin hayaliyle yaşardım.
+1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(04.01.26)
Hayal etmekten bıktım, önüme gelenlerin sırtlan gibi sürekli beni yemelerinden de bıktım. Ne inanç ne güven kaldı. Yaşım iyice ilerledi, bu saatten sonra kimle ne zaman uyum yakalayacağız. Herkes evli çıkıyor, bıktım usandım yani.

Yüzüğü takmak bana ne katacak bilmiyorum, ellerim öyle uzun ince parmaklı değil tam tersi, küçücük ve dolma parmaklı. Bilemedim. Kaldım öyle.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Partner hediyesi tipinde yüzük ne demek?
Ben çok iyi paralar verebilirim. 3700€ da verebilirim. Kalitesi ve ne kadar sevdiğim önemli.
+1
alice in potatoland
(04.01.26)
Yani o yüzüğü takan kadınların hayatında bir ilişki var anlamı verebilir yüzük, bir kadın arkadaşının parmağında görsen "ooo sevgili mi yaptın" veya "oo vatandaş ciddiyete mi gidiyor" dedirtir. Çok da cafcaflı bişey, aşırı gösterişli. Ya da bana öyle geliyor, bilemedim şimdi. Pırlanta sever değilim ama yüzüğün tasarımı pırlanta kullanılmış hissiyatı veriyor (3700 liraya pırlanta yüzük satmazlar tabii) ve şekli yapısı çok hoşuma gitti.
-1
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
veririm, daha fazlasını da veririm. yüzük takmayı çok seviyorum :D partner meselesi de umrumda olmaz.
+2
nolmus yani
(04.01.26)
parmağın dolma olsun daha iyi işte, türkler zaten balık seviyor diyorlar.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(04.01.26)
🤭🤭🤭 ben epey bir balığım yalnız 🤭🤭
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Duyuru erkeğiyim. Açıklamana üzüldüm. Ben alayım sana. Hehe. Al ya. 3700 para değil çalışan insan için.
+1
arbre
(04.01.26)
3700 veririm çok beğendiysem de ama asıl allah bir partner nasip etsin istiyosam alyansa veya tektaşa benzeyecek dışarıya başım bağlı mesajı verecek takı takmam. Yani single yazan tişörtle de gezmem ama tek taş da takmam. Yanlış mesaj verip doğru anlaşılmayı beklemek olur.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(04.01.26)
Yüzüğü ya da herhangi bir hediyeyi sevgilinden bekleme. Yüzüğünü de sevdiğin bir şeyi de sen kendine al. Kim ne derse, ne düşünürse düşünsün.

Yüzük takmak için sevgili lazım değil ve yüzük almak için de sevgili lazım değil. Sen kendine al.

" Yüzüğü takmak bana ne katacak ellerim ince ve uzun değil, parmaklarım da dolma" demişsin çok üzüldüm. Yüzük takmak için ince uzun parmaklı mı olmak lazım? Kendini hiçbir şeyden mahrum etme. Bir model üzerinde bir kıyafet mi gördün o kıyafetin büyük bedenini al. Bedenini çok sev ve lütfen şunu asla unutma; seni sen yapan senin bedenin değil. Yüzüğe verilecek paradan bağımsız yorum yapmak istedim
+3
rock n roll
(04.01.26)
3700 çok beğendiğiniz bir yüzük için çok da yüksek bir para değil.

Bir kadına evlilik teklif edecek olsanız kaç paralık yüzük alacaksınız?
+1
michael_knight
(04.01.26)
@rock n roll seviyorum seni. Ben de senin gibi düşündüğüm için almak istedim de, arada kaldım filan, haklısın.

@michael_knight ben erkek değilim kadınım 😁

@benim bir gizli bildiğim o yüzük tek taş veya alyans değil, minik minik kristallerle su damlası formuna gelecek şekilde işlenmiş, ortasına büyücek su damlası şeklinde tek bir kristal konmuş bişey. Reklam olmasın diye link vermedim.

@arbre çok hoşsun :)) teşekkür ederim.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Çok beğendiyseniz ve kullanacağınızı düşünüyorsanız alın.
En güzel hediye insanın kendine aldığı hediyedir.
+3
mutekebbir
(04.01.26)
Saçma sapan bir markadan Bijuteri yüzükse vermem. Ama kendim için güzel bir altın takıya çok daha yüksek rakamlar veririm neden verilmesin ki? Ha ben yüzük değil de kolye bileklik severim o ayrı. 3700 bi şey değil
+3
dfn4
(04.01.26)
geçen sene yurtdışında bir ikinci elcide 1930'lardan bir yüzük görüp beğenmiştim. 12 bin lira falandı sanırım. gezimin son günüydü ve halihazırda çok fena içeri girmiş durumdaydım. hiç ikinci el takı almamıştım daha önce ve işin ilginç tarafı yüzük anca serçe parmağıma oluyordu. buna rağmen aşırı beğendiğim için aldım. normalde aynı yüzük istanbul'da 5 bin lira olsa almazdım; ama o gün onu alasım geldi.
o günden beri hemen her gün takmak istiyorum ancak sağa sola çok çarptığım için pek kıyamıyorum. en ufak pişmanlık yaşamadım. biraz kilo verdiğim için, yüzük parmağıma rahatlıkla olur oldu. benimki de partner hediyesi görünümünde bu arada da, kime ne yani..
çok*3 beğendiyseniz bi dakka bile durmayın, yarınımızın garantisi mi var?

edit: dolma parmak kısmını yeni okudum. benim de elim iridir ama üstten baktığımızdan, olduğundan daha iri görünüyor bence. yüzüğü denemek için parmağınıza takıp, türkan şoray gibi ayna karşınıda şöyle yüzünüzü gözünüzü okşayacaksınız:D öyle yapınca yukarıdan baktığımızdan daha iyi görünüyor:)
+1
lil siztah
(04.01.26)
Bekar kadın olsam ve ilişkim olmasa, 'ilişkisi var' intibaı uyandıracak bir takı takmazdım. İlgimi çeken bir kadında ilk baktığım şeydir, parmaktaki yüzük.

@benim bir gizli bildiğim var +1
+3
Mirket
(04.01.26)
Satınca para etmeyecekse
Hayatımda biri olsun istiyorsam karşı tarafa ilişkisi var intibası bırakacaksa almam.
0
Amaranta ursula
(04.01.26)
Çook beğendiysem 20 bin veririm ya bir daha mı gelicez dünyaya
+2
ekimoloji
(04.01.26)
@rock n roll çok güzel söylemiş. Parmaklarınıza dolma deyip de o kadar beğendiğiniz yüzüğü almaktan kaçınmayın diye bir destek de ben vermeye geldim. Alın, güzel güzel kullanın <3
+1
kobuzchu kiz
(04.01.26)
o kadar begendiysem alırım 3700e
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.01.26)
Fiyatından bağımsız olarak ilişkin var zannedilecek bir şey takma bence.
+1
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
çok beğendiğin bir takı için 3700 çok değil +1
ilişkin olduğunu belli edecek bir yüzük takma +1
+1
Sadece soruyorum
(05.01.26)
Sağlam kaliteli yüzüğe verilir bu para. Mutlu edecekse alın. Takılarda kaybolması durumları var ona dikkat edin. Diğer meseleler de gelip geçici canını sıkma
+1
pembediken
(05.01.26)
Bijuteri ürünü çelik gümüş vs. ise kuruş vermem, hoşlanmıyorum. Altın ise ve o ay mani olacak ödemem yoksa 3700 değil 37000 de veririm severim takıyı.
+1
cilekli pasta
(05.01.26)
(1)

kripto paralar yükseldiğinde bu fon da yükselir mi?

istististist
bu ve muadili fonlara yatırım yapmakla, direk bitcoin satın almak üç aşağı beş yukarı aynı şey midir?https://www.tefas.gov.tr/FonAnaliz.aspx?FonKod=IVY
bu ve muadili fonlara yatırım yapmakla, direk bitcoin satın almak üç aşağı beş yukarı aynı şey midir?

www.tefas.gov.tr
0
istististist
(04.01.26)
Aynı olabilir, olmayabilir de. Çok vaktim olmadığı için bakamadım ancak o verdiğiniz linki açın

Fon profili bölümünün en altındaki kap linkine tıklayın. Yukardaki sekmelerden bildirimleri seçin, seçim yapınız yazan menüden portföy dağılım raporunu seçin.

Çıkan pdf'te o fonda hangi cins yatırım enstrumanları var, neler alınmış neyden ne kadar, hangi oranda alınmış görebilirsiniz.
0
akhenaten
(04.01.26)
(6)

Bu özelliklere sahip bilgisayar kaç para eder ?

ebeş
Merhaba, Elimde kapalı kutu bir macbook pro var, arkadaşım tarafından hediye edildi 1 sene önce ihtiyacım yok diye hiç açmadım, aşağıdaki özelliklere sahip, satmaya kalksam kaç para eder ? Birde garanti durumu nasıl oluyor bunlarda bilen var mı ?Apple m3 pro çipli 14 inç macbook pro18 gb birleşik be
Merhaba,
Elimde kapalı kutu bir macbook pro var, arkadaşım tarafından hediye edildi 1 sene önce ihtiyacım yok diye hiç açmadım, aşağıdaki özelliklere sahip, satmaya kalksam kaç para eder ? Birde garanti durumu nasıl oluyor bunlarda bilen var mı ?

Apple m3 pro çipli 14 inç macbook pro
18 gb birleşik bellek
512 gb ssd
11 çekirdek cpu
14 çekirdek gpu
Uzay siyahi rengi
0
ebeş
(04.01.26)
türkiyeden mi almış, klavye türkçe mi bunlara göre değişir. türkiyeden alındıysa mutlaka 1 yıl daha garantisi vardır.

yalnız bunun GPU türüne göre 40K fark var. sendeki hangisi bunu belirlemek lazım. kapalı kutu ürün satarken bir problem var. kapalı olduğu için değeri daha yüksek ama alıcı da açıp kontrol etmek isteyecek. o noktada dikkat etmek lazım. açtırıp almaz ise sıkıntı.

www.troyestore.com

checkcoverage.apple.com
+1
orpheus
(04.01.26)
Çok teşekkür ederim, klavyenin türkçe olup olmadığnı seri numarasını ilettiğin apple sitesine girerek öğrenebilir miyim ?
0
🌸ebeş
(04.01.26)
TR garantili ise klavyesi türkçedir. ayrıca kutunun yanında bir etiket olması lazım. ülkelere ve konfigürasyona göre özel bir model no oluyor.
0
orpheus
(04.01.26)
Baktım şimdi 2023 model diyor ancak satınalma tarihi kullanılamıyor, garanti kapsamı için apple ıd girişi yapın diyor ama tabi ürün kapalı kutu olduğu için apple hesabı yok içinde sanırım garantiyi göremiyorum
0
🌸ebeş
(04.01.26)
apple cihazlarda garanti kurulum yapıldıktan sonra başlıyor.

1 yıldır açılmadı ise cihazın pilinde problem olabilir. ilk açılışta geç tepki olabilir, sıfıra yakın şekilde uzun süre kaldıysa kapasite kaybı olabilir. satacağınız kişiye bu bilgileri de söyleyin. gerekiyorsa açın pili test edin, dediğim problemler varsa garantiden pil değişimine gidilebilir. garantide ilk yıl içerisinde %80 altına düşerse kapasite ücretsiz değişim veriyor apple.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(05.01.26)
sahibinden'de birkac tane satilik var kapali kutu biri 75k yazmis.

www.sahibinden.com

benim bildigim garanti satin alinir alinmaz basliyor yanliz, kutu acilinca degil.
su anda kulladigim macbook'u kapali kutu kisiden aldim, actigimda 4 ay once garantisi baslamisti. o arkadasa da cekilisten cikmisti.

apple tr 2 sene garanti veriyorsa tahminim 1 senesi bitmistir.
+1
cooperr
(05.01.26)
(5)

Wine Bar Önerisi

sahadaki adam
Selamlar, İstanbul'da kaostan uzak bir wine bar arıyorum. Sensus ve Viktor Levi önerileri geldi ama buralar restoran gibi görünüyor. Ben daha salaş ama kaliteli bir salaşlık arıyorum, mesele ekonomik değil ama 2 kadeh şarap içmek için de rezervasyon yapıp restorana gidiyor moduna girmek istemiyorum.
Selamlar, İstanbul'da kaostan uzak bir wine bar arıyorum. Sensus ve Viktor Levi önerileri geldi ama buralar restoran gibi görünüyor. Ben daha salaş ama kaliteli bir salaşlık arıyorum, mesele ekonomik değil ama 2 kadeh şarap içmek için de rezervasyon yapıp restorana gidiyor moduna girmek istemiyorum.

İstanbul'da böyle önerebileceğiniz neresi var?

Comedus ve Solera önerileri var elimde ama buralar nasıldır, başka bir önerisi olan var mı duymak isterim.

Sevgiler
0
sahadaki adam
(04.01.26)
Pano Şarap Evi’ni arıyorsun sen Galatasaray’da.

Aslında sana viktor levi diyenler de panonun yanındaki kapanan viktor levi’nin alt katını tarif ediyorlar sana ama kapandığından haberleri yok herhalde.
0
michael_knight
(04.01.26)
Comedus +1
0
Bruce
(04.01.26)
Ne kadar salaş bilmiyorum gitmediğim için ama alternatif olsun diye yazayım;

Bordo Şarapevi. Kadıköy'de.
0
put it in your appropriate place
(04.01.26)
Merhabalar, bu konuyu işleyen iki farklı yazmıştım. Mekanlar hakkında bayağı bir şeyler karaladım. Yazılara bakıp da kafanıza uyan bir "wine bar"ı seçebilirsiniz.

Yazılara geçmeden önce tekil öneri isterseniz Nişantaşı Foxy tam istediğiniz gibi bir yer.

İlave sorunuz olursa buradan iletin lütfen.

1) saatolog.com.tr
2) saatolog.com.tr
0
loras
(05.01.26)
wayana wine bar kadıköy
0
zozjotejmnk
(05.01.26)
(3)

apple pay

deranzo1
türkiye'de geçerli mi? kripto cüzdanı bağlayıp market alışverişi vs yapabiir miyiz?
türkiye'de geçerli mi? kripto cüzdanı bağlayıp market alışverişi vs yapabiir miyiz?
0
deranzo1
(04.01.26)
yurtdışı merkezli kartlarla geçerli sadece.
0
jelly bear
(04.01.26)
Turk bankalari Apple ile anlasmiyorlar, yani Apple Pay Turkiye'de gecerli ama Turk bankalarina ait kartlarla ile gecerli degil.

Bir de neye gore bilmiyorum ama bazi Turk bankalarinin POS cihazlari Apple Pay ile odemeyi kabul etmeyebiliyor, 10 isletmeden birisinde kabul etmeyen denk gelmistir bana.
0
sertac akin
(04.01.26)
Eğer Apple paya ekleniyorsa, temassız olan her yerde kullanılabiliyor.

Ama bazen bazı işletmelerde, yurt dışına alışveriş kapalı oluyor, o zaman ödeme reddediliyor. Mesela tarım kredi öyleydi, değişmediyse.

Apple paya eklemek içinse, iOS ayarlarını, Apple Pay olan bir ülkeye ayarlayıp öyle eklemeniz lazım. Sonra ülkeyi tekrar Türkiye yapabilirsiniz.
+1
substituent
(04.01.26)
(10)

Kiracının tehditleri ve haklı olduğu konular

Cezcez
Altı yıllık kiracı, muadillerine göre çok ucuzu oturuyor. Bu ev satılmak isteniyor ve kiracı diyor ki;1) Ev satılınca en az 6 ay çıkmam. 300 bin isterim çıkarken. 2) En az 10 yıl oturma hakkım var. 2029 a kadar çıkartamazsınız ben istemezsem.Sözleşmede 10 yıl vs yazmıyor. Sözleşme noter onaylı değil
Altı yıllık kiracı, muadillerine göre çok ucuzu oturuyor. Bu ev satılmak isteniyor ve kiracı diyor ki;

1) Ev satılınca en az 6 ay çıkmam. 300 bin isterim çıkarken.
2) En az 10 yıl oturma hakkım var. 2029 a kadar çıkartamazsınız ben istemezsem.

Sözleşmede 10 yıl vs yazmıyor. Sözleşme noter onaylı değil. Kiracı kirasını gününde ödüyor. Birkaç yıl önce geciktirdiği gün olmuştu. Hangi itirazında haklı ve ne yapmalı?
+1
Cezcez
(04.01.26)
Tüm söyledikleri doğru.
Ancak satın alan kendi oturacaksa ve bunu satın aldıktan sonra süresinde noter kanalıyla bildirirse, 6 ay içinde çıkması gerekir ve yine de çıkmazsa adli süreç epey sürüyor.
Adamla uzlaşın bence.
0
Mirket
(04.01.26)
5.yıldan sonra dava açıp kirayı çevreyle eşit/yakın hale getirme hakkınız var.

Ev satılınca 1 ay içinde alan kişi noterden ihbar gönderip kendim oturacağım diyor(gerçekten öyle olması lazım ama) 6 ay içinde çıkması lazım ama çıkmazsa dava açılıyor. O süreç de 2-3 yıl sürebilir diyorlardı. Babamlar böyle bi ev almıştı kiracı 2 ay sonra ev bulup çıktı ama çıkmasa problemdi işte.

10 yıl olayı şöyle, 10 yıl dolunca galiba sebepsiz direkt çık diyebiliyorsun ama şu an diyemiyorsunuz.

300 bin vs. para konuşuluyorsa 6 ay sonra değil, şimdi kısa süre içinde çıkması için olabilir. Teyzem de bu şekilde 1 yıllık kirasını vererek çıkarmıştı ve kendi taşınmıştı. Ama o durumda atıyorum 1 ay sonrasına vs. tahliye taahhütnamesi almak lazım.
0
nhk ni youkosu
(04.01.26)
maalesef yazdıklarında haklı. yapacak bir şey yok bu yüzden kimse kiracıyla uğraşmak istemiyor. böyle tiplerle uğraşacağıma evi boş bırakırım daha iyi.
ya parayı verip kurtulacaksınız yada satışta biraz daha uygun fiyata satacaksınız alan kişi uğraşacak.
10 yıl olayıda 10 + 1ci yıl sebepsiz tahliye edebiliyorsunuz. yani kiracı en az 11 yıl oturabiliyor.
ayrıca sözleşmenin noter onaylı olmasına gerek yok hatta yazılı bir sözleşmeye bile gerek yok kira sözleşmeleri sözlü bile olabilir. hesaba düzenli para yatıyorsa bunun kira için olduğu varsayılır.
süre belirtilmediği sürece kira sözleşmeleri her sene otomatik yenilenir.
0
my fault
(04.01.26)
Almanya'dan oğlu gelse çıkaramaz mı?
0
Kahvedesu
(04.01.26)
5 yıl kiracılıktan sonra kira güncellemesi (çevreyle eşitlemek) için dava açılabilir güncellemeyi reddederlerse. Dava uzunca sürüyor ama sonunda aradaki fark dahil hak kazanırsınız.

11 yıl dolmadan "sebepsiz" çıkarma hakkınız yok doğru. Kira / aidat vs. ödemezse eve zarar verirse vs. işler değişir.

Böyle durumlarda taşınma masrafları verilip kiracı çıkarma pratiği var doğrudur. 300bin biraz aşırı gibi ama.

Bu gibi problemler sebebiyle kiracılı evler daha zor satılıyor / daha ucuza gidiyor.
+1
robokot
(04.01.26)
eğer yapılabiliyorsa @robokot’un ilk önerisi (kira tespit) çok etkili oluyor. fark birikmeye başladığı için bir süre sonra çıkıyorlar. Şahsen deneyimledim.
300bin bana da çok geldi, ayrıca kiranın çok düşük kaldığını belirtmişsiniz. kiracı biraz kötü niyetli gibi geldi.
+1
eileengray
(04.01.26)
Sonra da ev sahipleri vicdansız bilmem ne… bu kiracılar böyle yaptığı sürece kira miktarlarını harbi haklı buluyorum ben
+2
tahirkemalbozoglu
(04.01.26)
mirket +1

sen kiracili satarsin, satin alan ben oturcam diye ihtar ceker 6 ayda cikmasi lazim o zaman. cikmazsa basi belaya girer, yeni ev sahibi ugrasir.
0
cooperr
(05.01.26)
Satın alan kişi kendi oturmak için alıyorsa ve satın aldıktan sonra 1 ay içinde noterden ihbarname gönderdiyse kira sözleşmesi sonunda(kira sözleşmeleri 1 yıl sonunda otomatik yenilenir) evi boşaltmak zorunda. Ayrıca bu durumda mahkeme 2-3 yıl sürmüyor. Mahkeme ilk celsede karar açıklıyor.
+1
yankee jumping
(05.01.26)
kiracı haklı. kiracılı olarak satın. madem satacaksınız niçin kiracıyı çıkarmak istiyorsunuz? siz kiracısız olarak yüksek fiyattan satmak isterken iyi, kiracı oturdugu evden olmak istemezken kötü öyle mi?
-3
abelardo
(05.01.26)
(1)

Mevsimlik işçi olarak nereye gideyim sizce

fakat
3 senedir barda garsonum istanbulda. Bu yaz (nisan gibi başlıyor galiba) yazlık yerlerde çalışmak istiyorum. Bahşişi güzel olacak yerler nereler olabilir sizce? Bodrum Fethiye Marmaris. Garson, temizlik, çamaşır, bulaşık gibi birçok iş olur. Ama güzel bir otel olsun istiyorum. Yoksa kalayım mı acab
3 senedir barda garsonum istanbulda. Bu yaz (nisan gibi başlıyor galiba) yazlık yerlerde çalışmak istiyorum. Bahşişi güzel olacak yerler nereler olabilir sizce? Bodrum Fethiye Marmaris. Garson, temizlik, çamaşır, bulaşık gibi birçok iş olur. Ama güzel bir otel olsun istiyorum. Yoksa kalayım mı acaba istanbulda
0
fakat
(04.01.26)
En çok bahşiş garsonda vardır herhalde. Çamaşır bulaşık da kim sana bahşiş verecek.
0
rodeocu
(04.01.26)
(3)

Aracımı servis çağırdı ne yapmalıyım?

Cenk Daniels
Selamlar,Geçtiğimiz hafta aracımın lastiğine saplanan bir vida oldu, dolayısıyla araçtan tıkır tıkır ses gelmeye başladı. Lastikleri kontrol ettiğimde vidayı göremedim, akstan gelen bir ses olarak yorumladım ve yetkili servisin yolunu tuttum. Yetkili servis kontrollerde lastiğe vida saplandığını söy
Selamlar,
Geçtiğimiz hafta aracımın lastiğine saplanan bir vida oldu, dolayısıyla araçtan tıkır tıkır ses gelmeye başladı. Lastikleri kontrol ettiğimde vidayı göremedim, akstan gelen bir ses olarak yorumladım ve yetkili servisin yolunu tuttum. Yetkili servis kontrollerde lastiğe vida saplandığını söyledi. Ardından bu kontrolü yaptıkları sırada konudan bağımsız zincir yan kapak kısmında yağ terlemesi tespit ettiklerini söylediler. Bunun için aracın bir kaç gün serviste kalması ve onarılması gerektiğini söylediler. Aracı sıfır aldım, ve henüz 5 aylık bir arabada böyle bir durum olması normal mi?

Endişe ettiğim durum acaba motoru indirirler mi? Bu süreçte serviste yapılan tüm onarımlar kafamda soru işareti oluşturacak. Arabanın garantisi devam ediyor zaten. Kendimi korumak için ne yapmalıyım? Benden onaysız herhangi bir işlem yapmamalarını isteyeceğim, daha farklı ne yapmam uygun olur, ilerde araçta çıkabilecek bir sorun olursa kendimi hukuki olarak korumam gerekiyor mu?

Bu arada araç nissan qashqai.

Teşekkürler.
0
Cenk Daniels
(04.01.26)
Ben olsam götürürüm götürmeyip ne yapıcam. Motor falan indirmeye meraklı değillerdir herhalde. Nasıl bir işlem yapacaklarını öğren. Kafana yatmazsa başka servise götür bir de başka servis görsün.
0
rodeocu
(04.01.26)
bence kurcalatma, al arabayı. referanslı bi ustaya götürüp sor, doğru mu diye.
+1
antihero
(05.01.26)
"Endişe ettiğim durum acaba motoru indirirler mi"

motor yapısına göre indirirler.

"zincir yan kapak kısmında yağ terlemesi tespit ettiklerini söylediler"

yaptır.

araban garantide zaten.

ben çok biliyorum valve cover'dan yağ kaçıran sıfır araba.
0
rain when i die
(05.01.26)
(9)

güney fransa için tavsiyeler

phoarbix
4-8 şubat tarihlerine gidiş dönüş nice bileti aldım. konaklamamı da sabit nice’de kalacak şekilde ayarladım. günübirlik gezilerle çevre köy kasabaları görmek istiyorum ama hepsine zamanım yetmeyecek muhtemelen.menton, villafranche-sur-mer, eze, saint-paul de vence, antibes, monako, cannes, grasse, l
4-8 şubat tarihlerine gidiş dönüş nice bileti aldım. konaklamamı da sabit nice’de kalacak şekilde ayarladım. günübirlik gezilerle çevre köy kasabaları görmek istiyorum ama hepsine zamanım yetmeyecek muhtemelen.

menton, villafranche-sur-mer, eze, saint-paul de vence, antibes, monako, cannes, grasse, la turbie yani gönül ister hepsini göreyim ama zor olacak. açıkçası sakinliği sevdiğim için cannes’ı eleyip monako’yu da kısa kesmeyi düşünüyorum. Günübirlik 9-10 saatlik turlar var getyourguide’da, hemen hemen çoğuna (menton hariç) götürüyor. ilk günden bunlardan birine katılıp hızlandırılmış bir tur yapıp beğendiklerime sonraki gün ayrıca gitmek aklımdaki planlardan. sırf menton’a da bi yarım gün ayırırım diyorum. son gün ve dönüş günümü de nice’i gezmeye ayırırım dedim.

bu bölgede şurayı kesin gör, şurayı atla, şurada şunu ye iç şeklinde önerilerinizi alabilirim. teşekkürler.
+1
phoarbix
(04.01.26)
4 gün söylediğiniz her şey için biraz az geldi bana. bu turun biraz daha fazlasını 15 gün ayırarak ve arabayla yaptık. st paul de vence ve eze oldukça turistik köyler bu arada, yine de insan gidince görmek istiyor. saint paul de vence'ta la colombe d'or restoranı ve la tilleul tavsiye ederim. bir de fondation maeght. nice ve antibes bence çok güzel şehirler. menton'a eh derim, yarım gün bence yeterli. monako'da da çok vakit geçirmeye gerek yok geri kalan güzellikleri düşününce. cannes da bana 90ların eskimiş lüks estetiğini hatırlatmıştı, orayı da kısa tutmak mantıklı. ben en çok avignon, arles, ve aix-en-provence'tan etkilenmiştim. eğer turunuzu uzatabilirseniz bu şehirlere de bakın derim. nice'te yemek için chez palmyre (lokal) ve chez davia'ya bakabilirsiniz.

mobilden bölük pörçük oldu kusura bakmayın.
+1
eileengray
(04.01.26)
Unutmamak için yazıyorum mobilden müsait olduğumda detaylı yazarım ama 4 gün az
0
basond
(04.01.26)
cevaplar için teşekkürler süre az farkındayım ama 10-15 günüm yok ve her yerini göremeyeceğim diye vazgeçip evde oturmak istemiyorum, eğer böyle bir rotayı 4 güne sıkıştırmak gerekse mesela nelerden vazgeçerdiniz bunu merak ediyorum. Sonuçta louvre’u da hakkıyla görmek için 30 gün gerekli diyorlar ama bir gün hatta yarım gün gezip geçiyoruz, çoğumuzun o kadar geniş vakti yok çünkü.

mesela ilk günümde öğlen otele yerleştim ve direkt menton’a geçtim diyelim, orada 2-3 saat geçirip dönebilirim zaten tren güzergahı üzerinde her yer. İkinci gün sabahtan 5 saatlik eze ve monako turuna katıldım diyelim (otelden alıyorlar) öğleden sonra villafranche-sur-mer’e geçebilirim, akşam yine şehre dönerim. üçüncü gün sabahtan antibes ve öğleden sonra st paul de vence’e gidebilirim. belki o da vaktim kalırsa o günün gecesi sahilinde gezip bir şeyler yemeye cannes’a gidebilirim, gece otelime dönerim diyorum. Sonraki gün ve ertesi dönüş günüm de nice merkezde geçer. (belki 7’si sabahı 1-2 saatliğine grasse’ye gidebilirim hatta, belki kız arkadaşıma da hediyelik parfüm alırım dedim buradan)

düşününce çok koştur koştur gibi duruyor ama böyle gezmeye alışkınım, şubat’ta deniz turizmi için gitmeyeceğim için devamlı yürüyüp yiyip içmek için duracağım zaten. seyahat bloglarına göre de bölge için ideali 5-7 gün deniyor. müze veya galeri gezmeyi düşünmüyorum bu seyahatimde, matisse müzesi olsun veya st paul de vence’deki galeriler olsun sonraki seyahatimin durağı olabilir. bu kasabalar arası mesafeler de trenle 15-20dk kadar olduğu için bana yapılabilir görünüyor sadece eleyeceğim veya kısa tutacağım yerler önemli. mesela hem uzaklığı, hem de denizi için tercih edildiği için saint tropez’i hiç düşünmüyorum. cannes da çok gerekli değil bence
0
🌸phoarbix
(04.01.26)
@eileengray, detaylı öneriler için çok teşekkür ediyorum. avignon, arles, aix en provence gibi marsilya-montpelier hattındaki yerlere gitmeyi düşünmüyorum zaten, dediğiniz gibi o tarafa gidersem ipin ucu kaçar hiç yettiremem. güney fransa dediğime bakmayın benimki nice ve civar kasaba köyler gezisi olacak daha çok.

restoran önerileri için ayrıca teşekkür ederim hepsini not alıyorum.
+1
🌸phoarbix
(04.01.26)
Bu şekilde göreyim derseniz elbette yeterli araç varsa daha hızlı olursunuz yoksa ulaşım zor olabilir onuda turla çözerim derseniz olabilir tabi. Şubat soğuk olabilir bunu gözönüne alın

Eze de niçe nin evi vardı hatırladığım ama ters biryerdeydi
Villa sur mer sahil kenarı şirin bir yer çok olayı vakit darlığında yok gör geç yapılabilir
Paul de vence de bir kaleye çıkmıştık ama vakit dar gör geç yapılabilir
Menton sahili güzel ama şubatta gör geç yapılabilir
Monacoda gezecek yerler var biraz vakit harcanabilir
Nice güzel tepelere çıktığımızı hatırlıyorum vakit harcanır
Antibes şirin güzel yer az bi vakit harcanabilir
Grasse parfümcü uğra biraz vakit harcarsın
Cannes eh işte az bi gördüm tamam işte denebilir
Saint tropez ve port grimud ben beğenmedim durmaya değmez bence

Daha gittiğimiz yerler vardı ama senin planda olmadığından yazmadım kısa programda hepsini görüp geçebilirsin planında olmayan yerleride yazmış olabilirim eski plana bakıp sıra ile ekledim fazlalık varsa affola
+1
basond
(04.01.26)
Üç günlük, hatta sanırım 72 saatlik tren bileti var. Bunu alırsanız yerel trenleri sınırsız kullanabilirsiniz. Hatta Vence ve Eza gibi yerlere giden otobüslerde de geçerli diye hatırlıyorum. Nice ortaya alıp, bir gün batı, diğer gün doğu yönüne seyahat edebilirsiniz. Otobüsle gidilen yerlere ayrı programlama gerekir. Yazdığınız yerlere gittim, en çok Nice ve Eza'yı sevmiştim ama herkesin zevki değişir. Monaco, Cannes'da çok vakit geçirme gereği duymamıştık. Les ameroux, Chez pipo ve adını unuttuğum Michelin yıldızlı bir şefin butik restaurantı önerilmişti, biz hepsini beğendik. Socca denersiniz zaten. Matisse severseniz evi orada.
+1
asteriks
(04.01.26)
açıkçası elemem gerekiyorsa ben menton ve cannes’i elerdim. keşke menton yerine roquebrune-cap-martin yapsaydım demiştim ama bu kişisel bir tercih siz yapın demiyorum.
+1
eileengray
(04.01.26)
saydığın yerlerin hepsine gittim. ben yazın gezdiğim için çoğunda denize de girdim. yani bu yerleri plaj aktivitesi olmadan kışın gezmek nasıl olur emin değilim.

mesela menton minicik bir kasaba. denize girdiğimiz ve yemek yediğimiz halde üç saatte ayrıldığımızı hatırlıyorum. çarşısını yirmi dakika turluyorsun bitiyor.

eze çok güzel. tepeye çıkıp inmesi zevkliydi. yazın sıcağında canımız çıkmıştı ama monako manzarası için değer.

monako acayip bir yer. iki ya da kötü demiyorum, acayip. o yüzden oralara kadar gitmişken görülmeli bence.

cannes güney fransa tatilimdeki en büyük hayal kırıklığımdı. afedersin ama lüks mağazalar dışında bir b*k yok. direkt eleyebilirsin.

antibes çok tatlı bir şehir. ‘ben burada yaşarım’ dediğim avrupa şehirleri içinde ilk beşime girer. içinde bir gün geçirilebilir.

villafranche-sur-mer‘de denize girmeden ne yapılır bilemedim. küçük tatlı bir kasaba. sokaklarında yürünür belki, binaları tatlıydı.

yazın vibe’ı en güzel yer ve en güzel deniz cap-ferrat’taydı. kışın nasıl olur bilemedim.

bu arada nice sadece sokaklarında yürüsen bile çok güzel şehir. bol vakit ayır derim.
+1
sir gawain
(04.01.26)
@basond, @asteriks, @eileengray, @sir gawain; hepiniz detaylı yazmışsınız çok teşekkür ederim. şubatta bir miktar soğuk olacak evet ama avrupa geneliyle kıyaslayınca yine yumuşak olur diye düşündüm. Senede 300 gün güneş varmış zaten yağmur yağmasın da soğukla mücadele ederim. şirketim 15 gün içinde kullanması zorunlu 1 gün doğum günü izni veriyor +1 alıp araya sıkıştırdığım bir 5 günlük gezi olacak. endülüs de düşündüm ama orada şehirler arası mesafe buradan çok daha fazla :)

tecrübeleriniz ve araştırmalarım doğrultusunda cannes, st tropez, la turbie şimdilik elediklerimden. menton için de hemen hepiniz meh demişsiniz ama fotoğraflardan ilk hoşuma giden yer orasıydı, hayal kırıklığı olacaksa bile görmüş olayım, keşkenin pişmanlığını sevmiyorum. villafranche de denizi dışında bir şeyi yoksa elenebilir gibi duruyor birkaç gün kalaya kadar yapacağım planlamaya bağlı. monako’yu bireysel gezersem bir şeyler dikkatimi dağıtır zaman kaybederim diye düşündüm kesin orayı eze ile birlikte turla aradan çıkarırım. fotoğraflardan çok bir şey anlamasam da antibes aşırı övülüyor, orası mutlaka göreceklerimden. Grasse fikrine de hediyelik parfüm için sıcak bakıyorum. şimdi bazısı nice’in batısı bazısı doğusu kaldığı için günlük planlama yapmak kalıyor. sevgili @asteriks’in dediği 72 saatlik her ulaşım aracında geçerli karttan (50 euroydu sanki öyle hatırlıyorum) alıp rahat rahat indi bindi yaparım. rotamı şekillendirince hangi gün hangi saatte nerede olacağıma bağlı olarak restoran seçeneklerini de ayarlayacağım. herkese teşekkürler.
0
🌸phoarbix
(05.01.26)
(10)

Gece kombiyi kapatıyor musunuz

condom kurşunu
Yoğuşmalı kombi lokasyon istanbul
Yoğuşmalı kombi lokasyon istanbul
0
condom kurşunu
(04.01.26)
Kapatmıyorum/ derecesini düşürüyorum
0
fildirfildir
(04.01.26)
Gündüz termostat 21,5’a ayarlı, gece 20,5.
0
orient blue
(04.01.26)
Kapatmıyorum. Benimkinde yaz modu diye bir fonksiyon var kısığın da kısığı gibi, soğuk kırılsın diye onu açık bırakıyorum.
0
koskoca kirpi
(04.01.26)
asıl geceleri donuyorum, neden kapatayım?

kombimi yaz mevsimi hariç kapatmam. zenginlikten değil. milletin sigaraya alkole verdiği parayı (ikisini de kullanmıyorum) evimde sıcak oturmak için veriyorum. çok pahalı ama kendime bu harcamayı gerekli görüyorum.
+4
art cat chocolate
(04.01.26)
Kız yok be donarız.
+1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(04.01.26)
açmadık ki kapatalım
üst ve alt komşular sağ olsun kombiyi 7/24 yakıyorlar. bizim evde 23 derece.
-4
my fault
(04.01.26)
hayır ama kısmayı tercih ediyorum.

gün içinde farklı saatlerde kombiyi yükseltip alçaltıyorum.
otomatik termostat olsa rahat ederdim ama almaya uğraşmadım.
0
biseysorcaktim
(04.01.26)
Çocuk üstünü açıyor arttırıyorum ben
0
basond
(04.01.26)
yoğuşmalı kombi buderus.
kablosuz termostat.
20 dereceye ayarlı.
sabit tutmak için devreye giriyor.
belki 5 senedir hiç kapanmamıştır 2 haftalık tatillere bir yerlere gitmediysem.
cluj-napoca adres.
dışarıda kar var.
gece -10'lara kadar iniyor bu aralar.
0
rain when i die
(04.01.26)
Ev havalandıktan sonra bir miktar yükseltip sonra sabit bir dereceye çekiyoruz hep öyle kalıyor. Aç kapa yapmıyoruz.
0
mutekebbir
(04.01.26)

Bugün kuzey Marmara yolunu kullanan oldu mu?

jules
Akşam 19 gibi edirne’den yola çıkacağım ama lastiklerim yazlık olduğu için arada kaldım. Yolda don, kar bi şey var mı? :)
Akşam 19 gibi edirne’den yola çıkacağım ama lastiklerim yazlık olduğu için arada kaldım. Yolda don, kar bi şey var mı? :)
0
jules
(04.01.26)

Kurs oluşturma konusu

arbre
Merhaba. Kurs oluşturacağım Udemy'de ya da Youtube için. İngilizce düşünüyorum. Aklıma gelenler.Mühendisler için İngilizceMakine mühendisleri için İngilizceİş hayatı için İngilizceSadece B2 C1 C2 seviyesi kelimeler (100 kelime, 200 kelime gibi), bu kelimelerin kullanıldığı cümleler (bu aslında sınav
Merhaba. Kurs oluşturacağım Udemy'de ya da Youtube için. İngilizce düşünüyorum. Aklıma gelenler.

Mühendisler için İngilizce
Makine mühendisleri için İngilizce
İş hayatı için İngilizce
Sadece B2 C1 C2 seviyesi kelimeler (100 kelime, 200 kelime gibi), bu kelimelerin kullanıldığı cümleler (bu aslında sınava yönelik iyi olabilir, YDS, Yökdil için işe yarayabilecek bir çalışma

Hangisi mantıklı olur? Sağ olun.

Hatta işi ileri götürüp lise/üniversite matematik, fizik, konuları anlatmak istiyorum. Bunlardan hangileri iyi olur?
-6
arbre
(04.01.26)
(12)

Bel fıtığı ameliyatsız tedavi edilir mi?

rasluka
Bel fıtığıyla ilgili kafam biraz karışık, o yüzden bilenlere sormak istedim.MR’da bel fıtığı çıktı ama birkaç farklı doktora gidince çok net bir yol haritası çizilmedi. Kimisi “şimdilik ameliyatlık değil” dedi, kimisi fizik tedavi önerdi. Açıkçası ameliyat fikrine de çok sıcak bakmıyorum ama “ertele
Bel fıtığıyla ilgili kafam biraz karışık, o yüzden bilenlere sormak istedim.

MR’da bel fıtığı çıktı ama birkaç farklı doktora gidince çok net bir yol haritası çizilmedi. Kimisi “şimdilik ameliyatlık değil” dedi, kimisi fizik tedavi önerdi. Açıkçası ameliyat fikrine de çok sıcak bakmıyorum ama “erteleyip daha kötü mü olur” kısmı da kafamı kurcalıyor.

Ameliyatsız tedavi gerçekten her hastada mümkün mü, yoksa bu biraz duruma göre mi değişiyor? Özellikle hangi evrede ne yapılır / ne yapılmaz konusu önemli gibi geliyor.

Araştırırken Ankara’da bu konuyu proloterapi diye bir tedaviye denk geldim.(bkz: https://drderyacan.com/proloterapi-tedavisi-nedir/)

Bilen var mı konuyu?
0
rasluka
(04.01.26)
güç kaybı, idrar kaçırma veya uyuşma vb yoksa iyi bir fizik tedavi uzmanı ile süreci yönetin. Ameliyat ancak bunlar olduğunda olun çünkü ameliyatın da yarattığı komplikasyonlar oluyor.
+1
spankenstein
(04.01.26)
"bel fıtığı" diye bir hastalık yok. o bizim halk olarak taktığımız isim.

omurganın içinde kemiklerin arasında süspansiyon görevi yapan bir jel var. bu jeli akmasın diye tutan bir zar var. zarın arkasında da ellerine, kollarına, bacaklarına, ayaklarına, bütün motor kaslarına sinyal ileten bir sinir var.

bel fıtığı dediğin şey o jelin ne kadar dışarı taşması, taşarken sinire ne kadar değmesi, belki zarı yırtıp dışarı akması, dışarı akarken sinire basıp hareketini kısıtlaması. ya da dışarı akmasına rağmen sinire değmemesi. veya zarı yırtmadan şişip şişip sinire basması. bunların tamamı bize göre "bel fıtığı". mr'da neyin ne olduğu ayna gibi görünüyor. ama ondan önemlisi, fizik muayenede sizin neyi yapıp yapamadığınız da kabak gibi görünüyor.

ameliyat olan biri olarak söyleyebileceğim, fıtık sinire basıp zarar vermeye başlıyorsa içeri girip almaları gerekiyor. bu durum ağrıya değil, bacakta uyuşukluğa, güç kaybına, felce, hatta çiş tutamamaya kadar gidiyor.

ama yok sadece bombe yaptıysa, sinire basmıyorsa, 1-2 fizik tedavi ile yerine sokabiliyorsun.

benim fıtığım patlamış, akmış ve sinire bası yapıyor haldeydi, sol bacağımı sürüyerek gidiyordum. ameliyat oldum. gücü yerine geldi, ama hala dizimin üst tarafı uyuşuk ve sol ayağımı yukarı kaldırma gücü zayıf. ameliyata rağmen iz kaldı. çünkü fıtık o sinire zarar vermiş ve zarar gören sinir eski haline gelmiyor.
+3
kibritsuyu
(04.01.26)
fitik patladi. 2 ay yuruyemedim. tekerlekli sandalye ile gezdim. beslenme, uyku egzersiz vs ile duzeliyor ama cok sabirli olmak lazim. o bolgede kilcal damarlar az bu yuzden iyilesme cok yavas.
0
tezek
(04.01.26)
Ameliyatsız sadece egzersiz ve fizik tedavi ile düzeliyor mu yani? Fıtık patlamadı ama belimi doğrultamıyorum.
0
🌸rasluka
(04.01.26)
@ kibritsuyu harika cevap vermiş gerçi ama ben de bir şeyler söyleyeyim.
Sinir harabiyeti veya ihtimali sözkonusuysa Doktor, ameliyat diyecektir ve ameliyat kaçınılmazdır.
Eğer öyle bir durum yoksa etraftaki kas grubunun güçlendirilmesiyle omurganın yükü azaltılarak rahatlama sağlanabilir. Kas yapacağım diye body'ye başlamakla olmuyor tabi. Bu işlem fizik tedavi uzmanı ve fizyoterapist rehberliğinde olacak bir şey.
Yani Doktor ya ameliyat diyecek ya da FTR uzmanına yönlendirecek. Bazı doktorlar ameliyat konusunda daha kıyıcı. Öyle bir tereddüt varsa bir başka doktora daha görünmekte fayda var.
Alternatif tıp bu işe de el atmış durumda, bu yolda şifa buldum diyeni de gördüm, sakat kalanı da duydum.
Yani her hastalık hastaya özeldir. Ameliyatsız da oluyormuş diye doktorunuzu dinlememezlik etmeyin. Doktorunuz MR sonucuna ve klinik bulgulara göre en doğrusunu bilir. Onun dışındaki yollara giderseniz sakat dahi kalınabilir bu hastalıkta.

Geçmiş olsun.
0
Mirket
(04.01.26)
ben 2 defa oldum hatta galiba 3 defa oldum tam hatırlayamadım şimdi. bel fıtığı ameliyatı eğer büyük ve küçük tuvaletinizi tutamıyorsanız o zaman son çare olarak görülüyor. ben bunu kendi tecrübelerimden biliyorum ve doktor değilim. siz yine doktorunuza danışın.

bel fıtığının belli başlı sebepleri var. aşırı kilo. çok uzun süre oturmak. yanlış pozisyonda oturmak. aşırı yük kaldırmak gibi.

eğer bu problemleri düzeltmezseniz istediğiniz kadar ameliyat olun tekrar edecektir.

bel fıtığı için en iyi çözüm eğer yapabilecek durumdaysanız(ağrı sızı veya diğer hastalıklar, fiziksel durumunuz vb) bel kaslarını güçlendirmektir. bel kaslarını güçlendirdiğiniz zaman omurlarınızın arası açılır ve sinire olan bası azalır.

bunun için en etkili şey yüzmek olsa da ulaşılabilir olmadığı için benim için pratik olmadı. ikinci olarak merdiven inip çıkmak ve yürümek var. merdiven inip çıkmak bel kaslarınızı güçlendirmek için muhteşem bir hareket.

bu dediğim şeyleri bir fizik tedavi doktoruna gözükmeden yapmayın. bunun dışında çeşitli egzersizler de veriyor doktorlar.


özetle 1 saat oturuyorsanız mutlaka 15 dakika ayakta durup yürüyün. kaykılıp oturmayın. arkanıza yaslanarak oturmayın. merdiven inip çıkın. yürüyüş yapın. aşırı tuz kullanmayın. belinize kesinlikle korse vb takmayın iyi gelir gibi gözükür ama bel kaslarınızı tamamen eritir. kas gevşeltici alıyorsanız eğer. onun etkisindeyken ufacık bişey bile kaldırmayın. bunlara dikkat ederseniz bir süre sonra ağrılarınızın bile büyük ölçüde azaldığını göreceksiniz.
+1
omer460
(04.01.26)
yoldan 10 kisi cevir, 8inde fitik cikar. Asiri yaygin bir mevzu, modern cag hastaligi.
Sinire baski yapana kadar hiseetmezsin.
Sinira baski yapmadan da ameliyat etmezler zaten. Ameliyat etmeleri icin ciddi guc kaybi, uyusukluk lazim. Yani nerdeyse yatalak pozisyona gelinceye kadar dokunmuyorlar.

Prolo isini ben denedim, beni daha da kotu yapti, kasildim kaldim 3 ay. o yuzden kesinlikle tavsiye etmiyorum. Pek kurcalatmani tavsiye etmem.
0
cooperr
(05.01.26)
bunun seviyeleri var aslında. onu söylemediler mi? bulging, protrude, extrude, sekestre vs. kötülük bakımından 3. seviye olan extrude ile yıllardır idare ediyorum. arada ağrı veya bacakta uyuşma oluyor ama daha fazlasını yaşamadım şimdilik. sekestre ise son evre. orada zaten ameliyat kaçınılmaz gibi bir durum oluyor. ilk iki seviyede ameliyatsız işi çözersin. extrude için kimisi ameliyatsız geriye toparlar diyor ama o konuda çok emin değilim.
0
lazpalle
(05.01.26)
Ameliyat için son çare olana kadar (umarım o seviyeye gelmez tabi) beklemenizi tavsiye ederim. Bir kere o kapı açıldı mı iflah olmuyor, patronumdan biliyorum.

Fizik tedaviye gelince ben faydasını gördüm. Onun dışında düzenli ağırlık çalışıyorum genel olarak gövde kaslarını güçlendirmek için. Ağrılarım arada oluyor yine ama çok azaldı gerçekten.
+1
peki madem
(05.01.26)
sirt agrisi belden gelmez, boyundan gelir. belinde ciddi sikinti varsa da ayaklarina vurur.

uyusukluk yoksa ameliyatlik durum yok genelde.

muhtemelen hareketsizlikten, bilgisayar/telefon basinda durmaktan boyun duzlesmesi gibi bir sey oldu. fizik tedavi ile (esneme, kaslari calistirma) gerekli bolgeleri guclendirince gecer.

yoldan 10 kisiyi cevirseniz 8'inde oyle veya boyle bir fitik vardir hic sikayetleri olmamasina ragmen +1
0
icim urperiyor
(05.01.26)
@cooperr Nükleoplasti var bir de son zamanlarda onu da çok duyuyorum. Prolo işe yaramadı demene üzüldüm. Çare arıyoruz bir şekilde. Yani ameliyatsız dayanabilirim belki uzun yıllar belki hiç ameliyat gerekmez ama bu da bir yaşam sonuçta. İnsan böyle yarım şekilde yaşamayı kendine yediremiyor. Onun orada olmamasını istiyorum.
0
🌸rasluka
(06.01.26)
@rasluka

valla benim yaptirmadigim sey kalmadi, bacak uyusuklugu devam ediyor, 10 seneyi gectim. hayatini kisitliyor malesef, spor yapamiyorum agrim ve uyusukluk artiyor.

benim anladigim su, norolojik olaylarda tip buyuk oranda caresiz, cunku MRda bile net gorunmuyor. Sinir bir yerde sikisiyor, eger net ekranda gozukmuyorsa isin zor.
Benim nerde sikistigi belli degil mesela. 6 tane MR cektirdim, 2 defa EMG cektirdim, hepsi temiz.

su aralar dry needle deniyorum, biraz ise yariyor gibi. bir de masaj falan.
gecmis olsun..
0
cooperr
(06.01.26)
(4)

Kitap yazmaya çalışmak

egerbiryolcu
Doğru mu ilerliyorum veya başka neler yapabilirim diye sormak istedim.Şu an ilk olarak notlar alıyorum. Deftere yazıyorum. Kaba taslak elli yüz iki yüz artık kaç sayfa çıkarabilirsem kategorileştirerek yazıyorum.Ne kadar sayfa çıkacak bilmiyorum ama bitirdiğimde sesli okuyarak PC ye geçirmeyi düşünü
Doğru mu ilerliyorum veya başka neler yapabilirim diye sormak istedim.

Şu an ilk olarak notlar alıyorum. Deftere yazıyorum. Kaba taslak elli yüz iki yüz artık kaç sayfa çıkarabilirsem kategorileştirerek yazıyorum.

Ne kadar sayfa çıkacak bilmiyorum ama bitirdiğimde sesli okuyarak PC ye geçirmeyi düşünüyorum ( bu noktada sorun çikar mi bilmiyorum basit bir işlem olacağını umuyorum)

PC üzerinde wordde toparlayıp kitabın ana hattını oluşturup en son da daha teknik konularla ilgilenmeyi düşünüyorum (kapak tasarımı, mizanpaj gibi )

İlk defa denediğim bir şey o yüzden tecrübesi olan arkadaşlardan fikir almak isterim.

Tür, konu olarak kişisel gelişim/ deneyimlerim diyebilirim.

Teşekkürler.
0
egerbiryolcu
(04.01.26)
Ne tür bir kitap olacak? Roman, öykü, polisiye, akademik, tematik, kişisel gelişim, anı gibi gibi :). Fikir paylaşabilmemiz için bu bilgiye ihtiyaç var.
0
Phoebe
(04.01.26)
@phoebe
Teşekkürler ekledim bilgiyi.
Kişisel gelişim.
0
🌸egerbiryolcu
(04.01.26)
yazarsan bana da pdf yolla okuyayım. kişisel gelişim severdim önceden. burdan birinin yazdığını okumak nasıl olacak merak ettim?
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(04.01.26)
@bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
İnşallah o aşamaya gelirsem buradan paylaşırım mutlulukla
+1
🌸egerbiryolcu
(04.01.26)
(4)

Kredi Kartı Borç yapılandırma

cometome
Kredi kartı borcumun iki asgarisini ödeyemedim, yapılandırmaya gideceğim. İki seçenek sundular, birincisi %3 faizle 36 ay ödeme. Bu seçenekte ödeyeceğim para borcun neredeyse iki katı oluyor ama elime para geçtikçe yatırırsam ana paradan düşecekmiş. Tam anlayamadım ama eğer elime para geçtikçe ana p
Kredi kartı borcumun iki asgarisini ödeyemedim, yapılandırmaya gideceğim. İki seçenek sundular, birincisi %3 faizle 36 ay ödeme. Bu seçenekte ödeyeceğim para borcun neredeyse iki katı oluyor ama elime para geçtikçe yatırırsam ana paradan düşecekmiş. Tam anlayamadım ama eğer elime para geçtikçe ana paradan düşürtürsem nihai ödediğim miktar düşmüş mü olacak?
İkinci seçenek ise şimdi ödeyebildiğim kadar peşinat ödersem faiz oranını düşürüyorlar, oran da ödediğim peşinata göre düşecek. Bunda da vade 12 ay.
Şu an sıkışığım ancak marttan sonra beklediğim bir para var. Peşinat ödeme seçeneğine gidersem altın bozdurup birilerinden borç almaya çalışacağım. Sizce hangisi daha mantıklı görünüyor? Teşekkür ederim.
0
cometome
(04.01.26)
kredi faiz hesaplarında diyelim toplam ana para 100 lira faiz de 50 olsun, 150'yi 12 ödeyecekseniz, faiz ödemeleri eşit yani her ay 12.5 ödeyeceksiniz:
1. ay 6.5 ana para, 6 faiz
2. ay 7 ana para, 5.5 faiz gibi ödemeler olur.
Yani banka faizi önden tahsil etmeye çalışır, ana para sona kalır.

siz her ödeme yaptığınızda ana paradan düşeceklerse, faizin anlamı yok. ya size eksik bilgi veriyorlar, ya siz yanlış anladınız, ya da ben anlamadım.
0
malheiros
(04.01.26)
Ben yanlış anlamışta olabilirim ama anlatamamışta olabilirim. Her vade ödemesi yaptığımda değil de, vadeden hariç para yatırırsam ana paradan düşüyorlarmış diye anlamıştım ben. Yarın tekrar sorayım ama
-1
🌸cometome
(04.01.26)
Birinci seçenekte, istediğin zaman ara ödeme de yapabiliyorsun madem, o yöntem daha iyi gibi duruyor.
Nasıl olsa daha vade var diye coşmaman, harcamaman, eline para geçtikçe ara ödemeleri yapman koşuluyla tabii.
+1
Mirket
(04.01.26)
Normal taksit haricinde “ana para” ödemesi yaptığında toplamda ödeyeceğin faiz miktarı düşer. Örnek veriyorum, 200.000 tl borç için x vadede toplamda 400.000 tl ödeyeceksin diyelim. Eğer senin eline para geçip de 50.000 ara ödeme yapmak istersen, o güne kadar ödediğin ana para ve 50.000 tl’den sonra kalan ana para üzerinden faiz ödersin. Yani toplamda daha az faiz ödemiş olacaksın.
0
yankee jumping
(05.01.26)
(7)

Kombideki ses ve oynak basınç sorunu

jelly bear
https://streamable.com/bl95zxMerhaba, kombim sabah sabah deli gibi ses çıkartıp bu sorunu yapıyor. Peteklerden de ses geliyordu. Kombi derecesini düşürüp peteği biraz kısınca düzeldi. Sonra tekrar oldu tekrar düzeldi. Peteklerde hava yok baktım. Dereceyi 50den 40a düşürdüm bi süredir ses gelmiyor. T
streamable.com

Merhaba, kombim sabah sabah deli gibi ses çıkartıp bu sorunu yapıyor. Peteklerden de ses geliyordu. Kombi derecesini düşürüp peteği biraz kısınca düzeldi. Sonra tekrar oldu tekrar düzeldi. Peteklerde hava yok baktım. Dereceyi 50den 40a düşürdüm bi süredir ses gelmiyor. Tekrar gelirse diye korkmaya başladım. Sorun neden olabilir? Geminiye sordum filtre tıkanık olabilir kombi suyu döndüremiyor olabilir diyor ama kombi mayıs ayında takılmıştı petekler de yeni. Sorun neden olabilir?
Şimdiden teşekkürler.
0
jelly bear
(04.01.26)
İstanbul'da kombi uyarıları duyuyorum iki gündür. Şiddetli fırtınadan dolayı. Hatta komşumuz da bir sorun yaşamıştı dün.

Tabii hangi şehirde siniz bilmiyorum ama İstanbul ihtimali için yazmak istedim.
0
egerbiryolcu
(04.01.26)
Bu devirdaim pompasından geliyor gibi. Garantisi varsa garantiden hallediyorlar.
0
jackyr
(04.01.26)
ankara'dayım su basınçları hiç stabil değil belki onla alakalıdır bilmiyorum
0
🌸jelly bear
(04.01.26)
Arkadaşlar benim kombiden de sürekli su geçiş sesi geliyor. Peteği kısınca bu geçiş sesi de azalıyor. Aradım birkaç yeri anlamadılar. Hava yok. Neden olabilir ki?
0
rasluka
(04.01.26)
Ses normal değil pompa sesi gibi ama arıza kodu verdi mi? Arıza kodu verdiyse daha kokay hallederler
0
basond
(04.01.26)
arıza kodu vermedi ses şu an yok. olmadı bi firmayı arayacağım.
0
🌸jelly bear
(04.01.26)
duş alırken kontrol ettiniz mi ses nasıl çıkıyor?

Eger duş alınırken de gürültü çıkıyorsa bu sorun fan motorundan. Ses çıkarken kombinin kasası da titriyorsa, basinç barı da o sebeple oynuyordur.

Kombi yeni bile olsa şiddetli fırtına vs sebebi ile motor içine bir şeyler kaçmış olabilir. Bu şekilde çalışmasında herhangi bir sorun var mi peki? Aslında gürültü haricinde yok.

Servis çağırın motoru temizlerler ve ses gider. (Arıza kodu vermemesi de bundan zaten mekanik olarak çalışmasında ses harici sorun yok)
0
makbur
(04.01.26)
(7)

Anneler bir bakabilir mi?

ekimoloji
Bebeğinizi nasıl emzirmekten kestiniz? Travmatik olmasın diye yavaş yavaş bıraktırın diyorlar ama olacak gibi değil emerek uyumaya çok alıştı napıcaz?
Bebeğinizi nasıl emzirmekten kestiniz? Travmatik olmasın diye yavaş yavaş bıraktırın diyorlar ama olacak gibi değil emerek uyumaya çok alıştı napıcaz?
+1
ekimoloji
(04.01.26)
Meme başına kahve sürerek
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(04.01.26)
2 yaşındayken emzirmeyi tamamen bıraktım. ilk olarak sabah uyanır uyanmaz emziriyodum bunu biraz öteleyip önce oda değiştirip salonda emzirdim, buna alışınca da önce kahvaltısını verip sonra emzirdim. gün içinde sabah akşam emzirip öğlen emzirmemeye başladım. gece zaten sırf alışkanlıktan emiyordu, sütüm de pek gelmiyordu artık. memeden tamamen kesmeden 2 gün önce de dedim ki sen artık büyüdün bugün ve yarın meme var sonra artık yok. ertesi gün tekrar bugün son meme sen artık büyüdün dedim. anlamaz demeyin anlıyorlar :) gece yatırırken rutini meme emip öyle uyuması olduğundan da memeyi kesince eşim yatırdı bir süre iyice alışana kadar. böyle sancısız atlattık.
+2
pide
(04.01.26)
@pide ne güzel kolay atlatmışsınız bizimki kıyameti koparıyor istediği olmayınca. 2 yaşa yaklaşıyor o yüzden son zamanlarda iyice bunaltmaya başladı kesmek istiyorum bir an önce ama kahve, sirke, salça gibi annelerimizin yöntemleri zararlı diye uygulamak istemiyorum.
+1
🌸ekimoloji
(04.01.26)
Ablam ikizlerine silikon emziği bıraktırırken ucuna baticon sürüp “kan olmuş, öğkk” diyerek bıraktırmıştı, bütün itirazlarımıza rağmen :/ çocuklarda travmanın t’si olmadı, halen çok şaşkınım..
-2
lil siztah
(05.01.26)
Travma böyle bir şey mi ki? Belki arka planda farklı şekilde etkilenmiştir :/ annem de kardeşime bıraktırırken oje sürmüş, etkilenmiş olabilir çok normal psikolojide değil gibi… bilemiyorum Altan.
0
🌸ekimoloji
(05.01.26)
eksisozluk.com

daha önce deneyip pes ettiğim için ememeyeceği bi durum yaratmak gerekiyordu benim açımdan. onu da yara bandında buldum. ama bıraktırma sürecinde gece hep eşimdeydi. başka türlüsü çok zor. gece ve gündüzü birlikte bıraktırdım ben yani birden kesmiş oldum. zaten gündüz çalıştığım için çok emzirmiyordum. gece alışkanlığı vardı.
0
elorelia
(05.01.26)
Dün entrynizi okuyup bandı mantıklı bulmuştum :) ben şu ara hep evde olduğum için daha zorlanıyorum aslında çalışan bir arkadaşım çok kolay bıraktırdı. Umarım bant bizde de işe yarar.
0
🌸ekimoloji
(05.01.26)
(3)

Samsung Galaxy s5 Bataryası

CemMetin
10 senedir kullandığım Samsung Galaxy s5 bataryası öldü. Güvenilir, patlamayacak bir batarya bulmam mümkün mü acaba? Internetten bakındım, n11 yada Aliexpressten al diyorlar ama ne derece güvenli bunlar?
10 senedir kullandığım Samsung Galaxy s5 bataryası öldü. Güvenilir, patlamayacak bir batarya bulmam mümkün mü acaba? Internetten bakındım, n11 yada Aliexpressten al diyorlar ama ne derece güvenli bunlar?
0
CemMetin
(04.01.26)
Yetkili servislere sorun bence.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(04.01.26)
hepsiburadada var gözüküyor puanı da kötü değil.
0
potsdamer
(04.01.26)
5 seneden sonra orjinal batarya üretmiyorlar sanırım, yetkili servis yardımcı olmaz herhalde.
0
🌸CemMetin
(04.01.26)
(3)

Haftalik asgari ücret?

dapda
Mutemet, muhasebeci arkadaslar bakabilir mi?Günümüz asgari ücretinden (28bin 75tl) maaş odeyen bir patron, calisanina haftalik ne kadar para vermek zorunda?(patron maaşları aylik değil haftalik ödüyor) Patronun neden haftalik odedigi de ayri bir soru isareti zaten..
Mutemet, muhasebeci arkadaslar bakabilir mi?
Günümüz asgari ücretinden (28bin 75tl) maaş odeyen bir patron, calisanina haftalik ne kadar para vermek zorunda?

(patron maaşları aylik değil haftalik ödüyor) Patronun neden haftalik odedigi de ayri bir soru isareti zaten..
0
dapda
(04.01.26)
İşverene kalmış... ama ben olsam şöyle yaparım:
Ayın 1'i çarşamba diyelim ve o ay 31 çeksin,
İlk hafta 1-7'sinin ödemesini, 8'i perşembe günü 28.075 / 31 x 7 olarak yaparım.
Elbette 7 gün çalıştığını ve bu günler için sözleşme/yasal izinlere göre 1-2 gün çalışmadığını da varsayıyorum.
Ayın sonunda kalan 3'ünü ya ayın birinde öderim, ya da ertesi haftanın ilk hakedişinde 3 + 7 olarak öderim.
ama sigortanız 28-29-30-31 gün de çalışma olsa 30 gün gösterilir, onun durumu farklı.
0
malheiros
(04.01.26)
geçen gün de aynısını sordun, muhasebeci arkadaş cevap verdi. ama bu işin doğrusu bu. matematik sora sora değişmiyor.

asgari ücret; komisyon tarafından günlük ve brüt olarak belirlenir ve resmi gazetede de bu şekilde yayınlanır. bakınız: www.resmigazete.gov.tr

"asgari ücretin günlük tutarının 01.01.2026 ile 31.12.2026 tarihleri arasında günlük brüt 1.101,00 TL olmasına" dediğin zaman sen çıkıp "ee cebe kaç para girecek reyiz onu söyle" diyeceğin için yayın organları kimse zahmet etmeden cebine girecek parayı anlasın diye 30 ile çarpıp, netini bulup (%15 düşeceksin) 28.075 lira diye hesaplayıp söylüyorlar.

o yüzden açıklanan net rakamı 31'e falan bölmeyeceksiniz. asgari ücretin günlük tutarı zaten belli, brüt 1.101 (bin yüz bir) lira. bunun da neti, %14 sgk işçi primi + %1 işsizlik primi, toplam %15 kesildikten sonra 935,85 lira. bir günlük net asgari ücret bu (isterseniz 30 ile çarpıp sağlamasını yapın, bakın ne çıkıyor).

haftalık, yani 7 günde bir maaş ödeyen bunu 7 ile çarpıp öder. ben çok egzantirik aykırı bir işverenim 9 günde bir öderim diyen varsa 9 ile çarpıp öder. 23 günde bir öderim ben iyice manyağım diyen 23 ile çarpıp öder.

ay 30 gün kabul edilir, kaç günde bir öderse ödesin, sgk aylık olarak bildirilir, aylık brüt tutar (1.101 x 30 = 33.030 lira) üzerinden prim hesaplanır.
+2
kibritsuyu
(04.01.26)
28,075 x 12 = 336,900tl senelik net
336,900 / 52 = 6,478.8tl haftalik net
ayin kac cektiginin onemi yok..
0
cooperr
(05.01.26)
(1)

Kıvırcık/dalgalı erkek için şampuan + ürün önerisi

hadi ya la
Saçlarım kıvırcık ve dalgalı arası bir durumda. Hafif uzattığım zaman çok güzel oluyor ama ben saçlarıma bakmayı bilmiyorum. Yıllardır alışkanlık oldu, sabunla yıkıyorum. Bazı dönemler "good hair day" oluyor ama genelde sabundan dolayı kuru gözüküyor.Yıllardır şampuan değmedi saçıma. Duş sonrası els
Saçlarım kıvırcık ve dalgalı arası bir durumda. Hafif uzattığım zaman çok güzel oluyor ama ben saçlarıma bakmayı bilmiyorum. Yıllardır alışkanlık oldu, sabunla yıkıyorum. Bazı dönemler "good hair day" oluyor ama genelde sabundan dolayı kuru gözüküyor.

Yıllardır şampuan değmedi saçıma. Duş sonrası elseve mucizevi yağ sürüyorum, dışarı çıkarken de deniz tuzu spreyi kullanıyorum doku vermesi için.

Ama sanırım bir şeyleri yanlış yapıyorum. Saçım tam olarak böyle, ama fotoğraftaki gibi nem/doku dengesi istiyorum. Neler önerirsiniz?

es.pinterest.com
es.pinterest.com
0
hadi ya la
(03.01.26)
Ünv zamanından beri bioxcin kullanıyorum. Bioxcin kullanmak için illa saç dökülmesi olmasi lazim değil, içeriği diğer sampuanlardan daha doğal. (Eczacı bir arkadas zamanında böyle anlatmisti)

Bu arada saçlarım bundan daha Kıvırcık, nerdeyse Afro kivircigi :) bioxcin acayip yumuşatıyor saçları. Başka sampuanla saçlardan yikanirken gacur gucur ses çıkıyor (elin saçların arasında kaymiyor yani) bununla yumuşacık oluyor.
0
makbur
(04.01.26)

Youtube kanalımda hiçbir video için otomatik altyazı oluşmuyor, neden?

santimantal
Kanalda çeşitli dillerde şarkılar ve videolar yüklü. Video hangi dildeyse o dili ayarlıyorum ama hiçbiri için otomatik altyazı oluşmuyor. "Otomatik senkronizasyon yalnız orijinal video dili için kullanılabilir." uyarısı çıkıyor.Sorun nedir acaba?
Kanalda çeşitli dillerde şarkılar ve videolar yüklü. Video hangi dildeyse o dili ayarlıyorum ama hiçbiri için otomatik altyazı oluşmuyor.

"Otomatik senkronizasyon yalnız orijinal video dili için kullanılabilir." uyarısı çıkıyor.

Sorun nedir acaba?
0
santimantal
(03.01.26)
(4)

ik/bordrocu olan var mı?

thefirstaction
selam öncelikle. Ben bir şirkette 24 kasım 2025 de 55.000 brüt maaşla işe başladım. 15 aralık da kasım maaşı olarak 13.170 tl yatırdılar. E devlette P.E.K'e baktım, kasım ayı için 16.066 tl gözüküyor. Bu normal midir?Bundan önce 2025 ocak- 10 temmuz arası net maaş üzerinden çalışıyordum 32.500. Onun
selam öncelikle. Ben bir şirkette 24 kasım 2025 de 55.000 brüt maaşla işe başladım. 15 aralık da kasım maaşı olarak 13.170 tl yatırdılar. E devlette P.E.K'e baktım, kasım ayı için 16.066 tl gözüküyor. Bu normal midir?

Bundan önce 2025 ocak- 10 temmuz arası net maaş üzerinden çalışıyordum 32.500. Onun P.E.K i 42.000 tl falandı.

Bu arada şirket yol parası da veriyor ama ne kadar yol parası veriyor bilmiyorum. Bunu da maaşa ekliyorlar.


Ben bu hesaba göre 15 ocakta tam aralık maaşımı kaç tl alırım? İlk defa brüt maaşla çalışıyorum bu arada
0
thefirstaction
(03.01.26)
55 brütün kgvm'ye göre netini alacaksın. Temmuz Kasım arası çalışmadıysan 40k gibi bir net maaş yatar. İstanbulda yol ücreti olarak İETT aylık abonman yatıyorsa 2748 bunun üstüne gelir.
+1
Bruce
(04.01.26)
Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim. Kasım maaşı 7 günlük yattı. 7 günlük maaş ve 7 günlük yol parası vermişseler, takribi 10.000 tl yatması gerekmez miydi? Bana 13.170 tl yattı.
0
🌸thefirstaction
(04.01.26)
O kadar detayı buradan bilemeyiz şimdi, pazartesi bordro iste bak, anlamazsan sor.
+1
Bruce
(04.01.26)
Haklısınız
0
🌸thefirstaction
(05.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.