aralikta ehliyet aldim yarin randevum var yine ayni yer, tekrar parmak izi vermek zorunda miyim?
aralikta ehliyet aldim yarin randevum var yine ayni yer, tekrar parmak izi vermek zorunda miyim?
0
erich (04.08.10)
evet
0
buffy de vampir sayilir
(04.08.10)
ehliyette verdiysen değilsin. ama ehliyetin yanında olsun
0
redlinetheturk
(04.08.10)
hayır. parmak izi alındığında mühürlü bir çıktı verdilerse aslıyla bir fotokopisi yetiyor. Vermedilerse, aynı yer olduğu için yine gerekmez. Makinadan direk çıktı alırlar...
1.85 boylarında, yeşil gözlü, buğday tenli, atletik yapılı, çılgın mı çılgın bir delikanlıyım. Bilgisayarcıyım. Bir gün bir eve tamire gittiğimizde 30-35 yaşlarında, diri cüvutlu, dolgun kalçalı bir müşteri ordaydı...eheh. şaka lan. 1.75 boyundayım. gayet de renksiz gözlüyüm. Şimdi şöyle bir durum v
1.85 boylarında, yeşil gözlü, buğday tenli, atletik yapılı, çılgın mı çılgın bir delikanlıyım. Bilgisayarcıyım. Bir gün bir eve tamire gittiğimizde 30-35 yaşlarında, diri cüvutlu, dolgun kalçalı bir müşteri ordaydı...
eheh. şaka lan. 1.75 boyundayım. gayet de renksiz gözlüyüm. Şimdi şöyle bir durum var.
lisede arkadaş çevrem gayet iyiydi. şehir dışına okumaya gittiğimde berbat bir şehirde okudum ve hayatımın o zamana kadarki en kötü yıllarından 6 yılı geçirdim. sınıfımda erkek yoktu (3-5 tane vardı onlar da bana göre değildi.) o 6 seneyi depresyonlarla bunalımlarla geçirdim. internet kafeye gitmekten başka bir sosyal aktivitem yoktu. bu arada liseden arkadaşlarım da dağıldı. her biriyle koptuk. ve neticede ben arkadaşsız kaldım.
okul bitti memlekete döndüm. haftalarca telefonum çalmıyor, kimse beni sormuyor. oğlum gel dışarı çıkalım dolaşırız, takılırız demiyor. çünkü hiç arkadaşım kalmamış. eminim benim de hatam oldu çünkü dışarıda okuduğum 6 sene beni bitirdi. asosyalliğin dibine vurdum, çekingen ve pısırık oldum. evdekiler bazen soruyor "neden seni kimse aramıyor" diye. yalnızlığın ne demek olduğunu en iyi bilenlerdenim. açıkçası o kadar alışmışım ki bu durumdan hiç gocunmuyorum. ama kaynayan suda haşlanan kurbağa gibi durumun vehametini de farketmiyorum zira çok alışmışım. kız arkadaş desen hiç olmadı.
somut bir şey sorucam: bu böyle gitmez. ben ne yapayım da kendime bir sosyal çevre oluşturayım, gezeyim, eğleneyim, arkadaş grubum olsun, birbirimizi sevelim, atraksiyonlara girişelim? 0 ım şu anda arkadaş açısından. ciddi ciddi düşünüyorum da harbiden tek bir arkadşaım kalmamış. durum vahim. böyle bir cafeye gidip arkadaş falan beklemek geliyor akklıma da. geliyor sadece. saçma bi fikir olabilir.
ne yapayım ben?
beyin fırtınası mode on.
edit: tüm cevapları özenle okuyorum.
0
ya ben lan neyse (03.08.10)
hangi şehirdesin? sporla ya da kültürel aktivitelerle aran nasıl?
git tuttuğun takımın kombinesini al sürekli ve sabit bir çevre ile sağlam arkadaşlıklar edinebilirsin yok o yaramaz dersen tiyatro miyatro kurslarına git. 1-2 kerelik 1-2 saatlik görüşmelerle zor kalıcı arkadaş edinirsin ama sürekli bi ortama tkaılırsan iyice tanışıp samimi olup sıkı dostluklar kurabilirsin belki.
0
mordorlu ziya
(03.08.10)
kendeine yeni bir ilgi alanı bul mesela spor amaçlı ya da hobi konularında olabilir ama her hafta toplananlardan olsun. onlarla beraber takıl. mesela dağcılık ya da bir bisiklet grubu ya da fotoğrafçılık olabilir.
0
hoot
(03.08.10)
benzer vaziyeti ben de yaşadım. lisede iyi kötü bi çevre vardı. sonra şehir dışında okuyup geri dönünce baktım kimse yok. Olanlar da benden gitmiş, ben de onlardan. internet camialarına verdim kendimi ondan sonra. Gerisi geldi işte.
0
jesterdvine
(03.08.10)
dil kursuna falan git. istemeden de olsa konuşuyorsun ordakilerle.
0
ykyt
(03.08.10)
mesela bir müzik kursuna gidebilirsin. hem istediğin bir müzik aletini çalmayı öğrenirsin, hem de oradakilerle güzel bir dostluk geliştirirsin. tek taşla iki kuş hesabı. ;)
0
devils trill
(03.08.10)
Ben de çok farklı durumda değilim. Toplu yapılan aktiviteler en mantıklısı, ama bu bir ilgi alanı grubuysa daha deneyimlilerin yanında ezik kalma gibi çekincelerin olabilir, benim var mesela, o yüzden kurs daha iyi bir seçenek gibi. Bu da para gerektiriyor tabii, hem kurs hem de ilgili materyaller için. Nispeten ufak ve düzenli olarak gerçek hayatta görüşen bir internet topluluğunu da deneyebilirsin.
0
lapse of reason
(03.08.10)
Çalışmıyor musunuz? Genelde okul bittikten sonra iş arkadaşları falan hani...
0
thunder thunder thunder thundercats
(03.08.10)
zorla edindiğin arkadaşlarındansa böyle kalmayı tercih ederdim ben. bırak asosyal ol ya nedir yani. nasıl mutluysan öyle yaşa başkalarının sana yapıştırdığı etiklere bağlı kalma. artı yönleri de var bu durumun (bkz: #19866459). belki de tecavüz kaçınılmaz ve ben zevk almaya çalışıyorum ama benim için durum böyle.
0
cagdassalur
(03.08.10)
telefonunu ver arayalım düzenli olarak aşkolsun.
0
nachayev
(03.08.10)
6 sene az buz degil hacı. enkaz yığını sayılırsın..ne kadar sosyal ortamlara aksan de ilk adımı atan sen olmadıkça (ki o 6 yıldan sonra sıcakkanlı veya atak olman imkansız) şöyle yapabilirsin.ortam piçi bir eleman bulursun.onun sosyal yönünü sömürerek girdiği ortamlarda kendine de yer edinirsin...yada benim gibi sokarım sosyalliğine deyip anacığınla bi başına kalıp kendini dizilere, kitaplara, filmlere vurursun.
bu gibi durumlarda en tehlikeli şeylerden biri dışarıya bakıp vay. ak herkesin dostu var ben ne haldeyim şeklinde sitem etmektir.yapma hayrettin! onun yerine olaya şöyle bak..ulan şu başlıkta da benim gibi bir sürü eleman varmış.kafaya takmiyim.olacağı varsa olar.
0
cruex
(03.08.10)
zorunlu arkadaş lazım sana. iş arkadaşı gibi. ne olursa olsun çalışmaya başla bence. önünde planladığım bir şey var uzun vadeli çalışamam diyorsan gir bir kafeye filan bir iki ay çalış. en azından sosyalleşme başlangıcı olur. çünkü önünü almazsan bu böyle sürer gider.
0
sor bana pisman miyim
(03.08.10)
sürekli toplanan sosyal ortamlara girmen lazım iş olabilir, dans, fotoğraf, kursu olabilir.. gezi, trekking muhabbetleri olabilir..
mutlaka bir konuya merakın vardır, sanal ortamda da olsa o konuda biraraya gelmiş insanların olduğu gruplara, kurslara gir filan..
zordur yalnızlık.. kurtul o durumdan...
0
sli
(03.08.10)
allah allah kimse eski arkadaslara pas vermemis. onlari ara abicim? 6 yildir gorusmedikleri adami aniden aramalarini beklemiyorsun heralde, ilk adimi sen at bi ara gorusun, belki kaldiginiz yerden devam edersiniz. yas kucukken kurulmus arkadaslaklari yeniden bulmak gibisi yoktur; sen onu tanirsin, o seni tanir mis.
Dubai den misafirimiz var(devlet adamları) ve öğleden sonrasi
salahaddin
Güzel istanbullular.. Bu önemli mlsafiimize istanbulda kısıtlı zamanda nereyigezdirirsiniz? Maksimum 4 saatimiz var ve avrupa yakasındayiz .. Optum hepinizi :)
Güzel istanbullular.. Bu önemli mlsafiimize istanbulda kısıtlı zamanda nereyi gezdirirsiniz? Maksimum 4 saatimiz var ve avrupa yakasındayiz .. Optum hepinizi :)
0
salahaddin (03.08.10)
sultanahmet - yerebatan sarnıcı - boğaz tekne turu
tarihi: rumeli hisarı (içi ve manzarası çok güzel ama çok basamak çıkılıyor) sultanahmet-ayasofya-yerebatan üçlüsü topkapı sarayı - gülhane parkı dolmabahçe sarayı yıldız şale (tarih) - yıldız korusu (yeşillik) - malta köşkü (yemek) kariye müzesi (mozaikler falan)
cami: sokullu mehmet paşa (mütevazı) şehzadebaşı süleymaniye
enteresan: miniatürk panaroma müzesi
avm: kanyon istinyepark
boğazasıfır: dolmabahçe de çay bahçesi var sarayın bitişiğinde arabayla girilen
aklıma ilk gelenler... dur şimdi, bunlar devlet adamı, öyle mi? tekrar bi düşünelim...
Adamlarda lüks var, deniz var. Bence yeşil ve serin ve büyüleyici bir yer olmalı öyle ki dönünce unutamasınlar... aklıma gelmiyor, daha iyi öneriler verilecektir mutlaka...
0
thunder thunder thunder thundercats
(03.08.10)
Bizim bir arkadaşımızın misafiri olarak bir aile gelmişti, onları dolaştıracaktık. Kafamızda güzel bir plan yaptık, sonra öğrendik ki bunların tarihe ilgisi yok, kızları da mezuniyet için alışveriş yapmak istiyor. Anında Sultanahmet'ten tornistan edip Kapalıçarşı'dan kıza "doğu motifleri taşıyan" mezuniyet giysisi aldık, Taksim'e götürdük. Bence ne tür bir gezi istediğini sorup ona göre gezdirin. Alışveriş derse dört saat ona gider zaten. Kafana göre takıl derse önce Topkapı Sarayı'nı şöyle bir dolaştırın, oradan Kapalıçarşı'ya götürün.
0
sourlemonade
(03.08.10)
sultanahmetten başlayarak yerebatan sarnıcı gülhane parkında çay ardından eminönü balık ekmek ve boğaz turu.
0
ronaldo17
(03.08.10)
dubaide lokum sevilir, şöyle iyi bir lokumcuya da uğrayın.
Elimizde 100.000 TL civarı para var. 2-3 tane çalışmaya hazır insan da var. İş kuracağız ama ne iş yapmamız gerektiğini bilemiyoruz. Tavsiyelerinizi bekliyorum. "Bu parayla anca bakkal açarsın!" şakası yapmadan ama.
Elimizde 100.000 TL civarı para var. 2-3 tane çalışmaya hazır insan da var. İş kuracağız ama ne iş yapmamız gerektiğini bilemiyoruz. Tavsiyelerinizi bekliyorum. "Bu parayla anca bakkal açarsın!" şakası yapmadan ama.
0
tamam beya (03.08.10)
beyoğlunda cafe açarsın, 4 arkadaşım bundan 3 yıl önce toplamda 35bin'e küçükparmakkapı'da süper bi cafe açtılar,(mekan hala kira bu arada) cafeb baya tuttu. tabi ortamın, müziğin yemeğin çok etkisi var, geçen sene aynı büyülükte başka bi mekan daha açtılar, hereç maraç yeraltı ekonomisine verilen tutarlar varsa onu bilemicem.
0
purpurum
(03.08.10)
cafe işletmek ÇOK zordur. çok tanırım hevesle girişip batan... meslekler nedir?
0
thunder thunder thunder thundercats
(03.08.10)
franchise alın.
0
hsyn
(03.08.10)
kişisel tecrübelerime dayanarak konuşuyorum. sizin gibi şu kadar param var yapacak iş yok diyen insanların bilmedikleri işe bulaşmamaları gereklidir.
sizin yapacağınız iş ya hazır işleyen bir sistemin parçası olmak. örneğin taksi plakası almak, halk otobüsü plakası almak gibi parayı bir defa verip akarı kokarı zarar etme riski olmayan işlere girmek.
ya da gene işleyen bir sistemin içinde yatırımcı olarak kar payı almak olabilir. bu 2ci seçenekde kar daha yüksek olabilir örneğin 100 bin lira için 3 ayda 30-40 bin lira gibi. ama riskde vardır.
özetle sadece para sahibi olmak işi pek çözmüyor. hatta böyle hazır para ile ticaret tecrübesi olmadan bi işe girişmenin sonunda o paradan geriye bişey kalmıyor.
karar veremiyor insan; hangisi über sizce? niye lan?
karar veremiyor insan; hangisi über sizce? niye lan?
0
conta (02.08.10)
kaspersky elbette, eset nod 2.7'den sonra saçmalamaya başladı.
0
tekosin
(02.08.10)
her ne kadar 4. versiyonu pek iyi de olmasa eset. user yok doğru söylüyor. sabah kaspersky ile bilgisayarda virüs taramasına başla sonucu akşam alırsın. virüs yakalama oranı da diğerlerinden farklı değil üstelik. ama avira dersen denendi ve bilgisayarı virüs bahçesine çevirdi. yok freeware bir virüs programı dersen de avast
0
felagund
(02.08.10)
nod32 geri zekalı bir program. dosyayı silmeden virüsünü silemiyor, sistemi onarılamayacak şekilde bozabiliyor, format yahut geriyükleme gerekebiliyor.
Kaspersky daha iyidir. BitDefender tavsiye ederim ama...
Merhaba,Antidepresanların kilo almaya sebep olduğu muhtelif forumlara konu olmuş. Ancak Paxil adlı ilacın kilo yapmadığını söyleyenler de var. İşin esası nedir?Her zaman abur cubur yerdim ve düzensiz beslenirdim, yani beslenme düzenimde büyük bir değişiklik olmadı. Yaş itibariyle (25) metabolizmam y
Merhaba,
Antidepresanların kilo almaya sebep olduğu muhtelif forumlara konu olmuş. Ancak Paxil adlı ilacın kilo yapmadığını söyleyenler de var. İşin esası nedir?
Her zaman abur cubur yerdim ve düzensiz beslenirdim, yani beslenme düzenimde büyük bir değişiklik olmadı. Yaş itibariyle (25) metabolizmam yavaşladı desek, aniden olur mu böyle?
Takriben ilaç kullandığım döneme denk geliyor bu kilo alma durumu.
0
fadetoreality (02.08.10)
evet, var böyle bir ilişki. her ne kadar "bunun kilo alma yan etkisi o kadar yok" falan deseler de vardır yine de. sadece diğer antidepresanlara nazaran daha az bir oranda etkisi olabilir. kilo almaya başladıysanız dikkat edin. doktorunuzla konuşun.
0
microfiction
(02.08.10)
ben de merak ettim soracam; bu kilo aldırma etkisi metabolizmayı yavaşlattığı için falan mı yoksa iştahı mı açıyor?
0
redlinetheturk
(02.08.10)
benim bildiğim kadarıyla her iki yönde de etkisi var.
0
microfiction
(02.08.10)
Bence benim iştahım açılmadı, zaten hep açıktı. Hep abur cubura, çikolata, kola, cips gibi zarar ziyan şeylere ilgim çoktu ve dikkatsizce tüketirdim. Şimdi kola dışındakileri azalttım, sıfırladım, kolayı bile bazen şekersiz içer oldum.
Su içsem yarıyor; ama ilaçtan, ama başka şeyden, bilemedim.
0
🌸fadetoreality
(02.08.10)
@redlinetheturk iştahı açıyor ama dikkat edip eskisiyle aynı miktarda yerseniz de kilo artışı oluyor. bende öyle oldu.
@fadetoreality aynı sorun bende de var, migrenden dolayı basit bir ilaç kullanıyorum, gerçi düzenli kullandığım başka bir ilaç daha var, sanırım ikisi de bu yönde etkiliyor. beslenme düzenimde bir değişiklik olmadı ve kilo aldım, dikkat ettim ilaç döneminde oldu. oluyor.
0
sâkit.
(02.08.10)
Antidepresanlar sizin psikolojik bariyerlerinizi zayıflatır. Yani hiçbir setiniz, kapattığınız kapı, korkunuz, fobiniz, derdiniz, düşünceniz eskisi kadar güçlü değildir. Antidepresan tedavisine devam ederseniz (ki genelde uzun olur bu süre) uygun psikolojik yardımla yeme ve spor alışkanlıklarınızı düzenlerseniz zerre kilo almazsınız. Diyemem... Çünki vücut iç dünyasını düzene sokayım derken metabolizmayı sapıttırabilir, evet. Ama bu da psikolojik olarak aşılması gereken bir engeldir. Özet: Varsa psikyatrınıza sorun. Yoksa psikyatr bulun.
0
thunder thunder thunder thundercats
(03.08.10)
ben de bu paxil denen zilleti kullanmıştım bi dönem.ve evet tecrübeyle sabit ne yazık ki ama iki ay gibi bi sürede 10 kilo kadar almıştım.hatta okulda epey bi geyik olmuştu "he he ergenliğe yeni girmiş gibisin" diye.birden kilo yaptı benim bünyede.ama ilacı bıraktıktan sonra tekrar verebildim kiloları.bana kalırsa doktorunla özellikle konuş bu kilo mevzusunu.mümkünse paxil yerine aynı paralelde farklı bi ilaç yazsın.
0
lorin
(03.08.10)
ben nisan ayından beri kullanıyorum ama kilo falan almadım..
dövmeyi çekici buluyor musunuz? öyle boydan boya değil de sembol falan olarak?ankara'da bu işi güzel yapan yer var mı? fiyatlar ne kadardır?örneklere nereden bakabilirim, küçük ying yang türü bir şey düşünmüştüm ama..danke
dövmeyi çekici buluyor musunuz? öyle boydan boya değil de sembol falan olarak? ankara'da bu işi güzel yapan yer var mı? fiyatlar ne kadardır? örneklere nereden bakabilirim, küçük ying yang türü bir şey düşünmüştüm ama.. danke
0
passion rules the game (02.08.10)
gerek kadında olsun gerekse erkekte, bazen çok kıro durabiliyor. mesela duruma göre pazunun, kolun üst kısmının üserindeki herhangi bir simge kötü durabiliyor.
0
microfiction
(02.08.10)
nerede olduğunun çok önemi var. kolda molda resmen kıroluk artık.
bi de tabi çekici olsun diye dövme yaptırmak... umarım bu değildir amaç. = /
0
esenboga
(02.08.10)
erkekte, kolda boydan boya ya da yarim kol, kursun kalem lekesi gibi durmayan, ozellikle tribal desenleri begeniyorum. buyuk dovmede uzaktan karalti gibi durmamasi kanimca onemli. kucuk dovmeler ise bacagin dis yuzunde guzel oluyor, yan tarafta orta boy bir sey. hatunda da malum iste daha zarif desenle falan filan. kararsizsan gecici bir sey yaptir ilk etapta bence. arkadaslarinin ve kendi begeninin bir fikrini al, sonra yaptir derim.
bu aralar miami ink ve kardes programlarina sardim, sen de bir goz at istersen. google'da 'tattoo patterns / designs' seklinde aratirsan sayisiz kaynak bulursun. ankara kismini bilmiyorum, burasi istanbul :P
0
pyro clustic flow
(02.08.10)
itici buluyorum.ozellikle kadınlarda hatta ying yang ozenti gibi gelir bana.
0
all girls dream
(02.08.10)
severim, özellikle özel bi anlamı varsa çok çekici bulurum ama ying yang pek sevdiğim bi desen değil. ankarada art tattoo ve madline tattoo'yu tavsiye ederim. art tattoo cemal diye de biliniyo, tunalıda ertuğ pasajında. madline tattoo da onur'un yeri ve cinnah no:35te. ben madline'da 3 dövme yatırdım 2sinden memunum 1ini pek beğenmiyorum ama suç bende. ayrıca hijyen açısından çok güvenilir olduğunu söyleyebilirim. bi de onur gayet tatlı, sevimli bi insandır (: ikisini de google'da aratırsan bulabilirsin.
0
tungur eezi
(02.08.10)
kendi fikrim... dövme herkese yakışmıyor. cılız erkeklerde ve hanım hanımcık kızlarda komik durduğunu düşünüyorum.
bi de ying yang olayı... ı ıh, çok dandik durur. o simgeyi de oldum olası sevmem zaten.
0
daysleeper
(02.08.10)
cılkını çıkarmamak lazım
0
yuto
(02.08.10)
ilk soruya cevabım: çok yapay, çok itici...
0
thunder thunder thunder thundercats
(03.08.10)
istediğin yere yaptır yahu çekici veyahut değil sen taşıyacaksın onu. ayrıca kolda olan dövme de kıroluk oldu ya artık bu saatten sonra ne kıroluktan sayılmaz bilemedim
"sosyal fobi" tedavi edildikten sonra tekrar edebilir mi?
gijilti
ilaç tedavisi ne oranda bir tedavi sağlar.aylarca ya da yıllarca ilaç kullandıktan sonra bunun kalıcı faydasını görmeme ihtimali var mıdır?
ilaç tedavisi ne oranda bir tedavi sağlar. aylarca ya da yıllarca ilaç kullandıktan sonra bunun kalıcı faydasını görmeme ihtimali var mıdır?
0
gijilti (30.07.10)
evet tekrar edebilir, sonuçta genelde karakterden, kişilikten kaynaklanan ve kişinin bunu kafaya takması sonucu iyice parlayan bir durum olduğundan tamamen geçmesi zordur.
evet ilaçlar da kişiden kişiye değiştiğinden kalıcı fayda görmeme ihtimaliniz var.
olay kafada bitiyor aslında. üstüne gideceksin. hep sosyalfobik tarafını yenmeye çalışacaksın.
0
baldur
(30.07.10)
bundan tamamen kurtulmak için bence en iyi yol, bir tiyatro kursuna yazılmaktır. bu şekilde kendinizi insanların önüne atıyorsunuz. bu da sosyal fobiyi paramparça eder.
0
migelo
(31.07.10)
mesela 20 haftalık lustral tedavisi alan bir grup ikiye ayrılıyor. Yarısına plasebo haplar (şeker) kalan yarısına lustral verilmeye devam ediliyor. lustral aldığını zanneden her iki grup 24 hafta boyunca ilaç içmeye devam ediyor. sonuçta plasebo alanlarda fobinin nüksettiği görülüyor...
"bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti"
iss
bu aralar buna ihtiyaçım var.tavsiye lütfen.kime göre neye göre deme isim ver.
bu aralar buna ihtiyaçım var.
tavsiye lütfen.
kime göre neye göre deme isim ver.
0
iss (22.07.10)
rollo may - yaratma cesareti osho, dalai lama'nın herhangi bir kitabı...
bahçe amak-ı hayal bunlar da sonradan anımsadıklarım...
0
kediebesi
(22.07.10)
okumuşsunuzdur mutlaka ama söylemeden geçemicem, küçük prens. onlarca kez okumuşumdur yine de bıkmam ve bir çocuk kitabından ziyade felsefi bir bakış açısıyla okuyun. :) bir de bunu da okumuşsunuzdır, da nivci şifresi'nden aşırı etkilenmiştim ben. :D
mülksüzler hayatınızı değiştirmesini beklemeyin ama etkileyicidir.
0
velvet revolution
(22.07.10)
benim için mesela bir simyacı %2 oranında bile yaşatmamışsa bunu, bir foucault sarkacı büyük ölçüde yaşatmıştır o dediğinizi...
0
thunder thunder thunder thundercats
(22.07.10)
Orhan Pamuk - Yeni Hayat
0
mellowyellow
(22.07.10)
headway. değiştirmediği hayat mı kaldı ki?
0
atesikus
(22.07.10)
irvin yalom- varoluşçu psikoterapi alex haley- roots gabriel garcia marquez- yüzyıllık yalnızlık
0
turkuazz
(22.07.10)
incil
0
cagdassalur
(22.07.10)
1) Bugünü Yaşama Arzusu(Schopenhauer Tedavisi)- irvin yalom www.idefix.com 2) veronika ölmek istiyor- paulo coelho www.idefix.com 3) Seneca- Ahlaki Mektuplar
not: küçük prens i herkes her daim okumalı.
0
vejeteryan vampir
(22.07.10)
Dienarın vitrininde "Mutluluk Ağacı" mıydı neydi, öyle bi kitap var. Turkuaz renkli, epey şenlikli bir kapağı var. Onun arkasında dediğin gibi iddialarda bulunuyor.
hayatımı değiştirdi diyemem ama kendime ve diğer insanlara bakış açımı etkiledi, Chuck palahniuk - dövüş klubu
0
black wings gray eyes
(22.07.10)
ne düz insanlarmışsınız
0
peki
(22.07.10)
@peki: Yamuk mu olsaydık?
0
sourlemonade
(22.07.10)
şibumi'yi okudum ben etkliendiğim 2. kitap oldu bugüne değin. tamam melekler ve şeytanlar, empati, ejderha dövmeli kız felam onlarda iiydi ama bu bir başka ya.
'Fear Factor' yarışmasındaki akreplerin zehirli olduğunu iddia etmeleri sorunsalı
ermanen
Geçen izledim de bu yarışmayı, yarışmacılar ağızlarına akrep alıp akrebi bir kaba fırlatıyorlardı. Arada birkaç kere akreplerin zehirli olduğunu söylediler. Bu göz göre göre yalan değil mi şimdi yoksa bir bit yeniği mi var? Ayrıca kuyruklarının ucundaki sivri iğneleri de alınmamıştı, bu hayvanların
Geçen izledim de bu yarışmayı, yarışmacılar ağızlarına akrep alıp akrebi bir kaba fırlatıyorlardı. Arada birkaç kere akreplerin zehirli olduğunu söylediler. Bu göz göre göre yalan değil mi şimdi yoksa bir bit yeniği mi var? Ayrıca kuyruklarının ucundaki sivri iğneleri de alınmamıştı, bu hayvanların zehirlerini enjekte etmemeleri için nasıl bir işlem yapılmış olabilir?
0
ermanen (15.07.10)
büyük ihtimalle anında müdahaleye hazır bir ekipleri ve panzehirleri vardır ve yarışmacılara bunu kabul ettiğini belirten bir belge imzalatılmıştır.
0
atesikus
(15.07.10)
evet göz göre göre yalan. rating böyle bişi işte. :))
0
hevipeyra
(15.07.10)
Akrepler zehirli deseler yalan söylemiş olmazlar. Kullandıkları akrepler gerçekten zehirli, tabii doğadaki halleri.
zehir bezleri alınmış olabilir, yarışmadan önce akreplerin zehirleri sağılmış olabilir vs vs. Kimsenin götü beyne yakın bir yerden zehirli bir akrep tarafından sokulmayı yemeyeceği gibi hiçbir yapımcının götü de yarışmacıları bu kadar büyük bir riske sokmayı yemez.
0
kimlanbu
(15.07.10)
Akrep saniyesinde çat çat çat diye iğneyi vuran bir hayvan... Yani eğer yarışmacılardan hiçbirini sokmadıysa kesinlikle bir bityeniği var işin içinde... yılancı hacı macit dahi olabilir... :)
Lütfen herkes fikrini yazsın çok sayıda kişinin fikrine ihtiyacım var
suphesuphe
Sizce 1 yaşındaki bir çocuğun aşağıdaki metni yazıp sms ile göndermiş olma ihtimali var mıdır?"Seni oyle nasil birakayim..Mikkkkkk"Metin aynen yukarıda yazıldığı gibidir. Telefon dokunmatik yandan açılan klavyesi de olan bir samsung modeli. Diyeceğim T9, ama T9 ile yazılsa türkçe karakterler olur "S
Sizce 1 yaşındaki bir çocuğun aşağıdaki metni yazıp sms ile göndermiş olma ihtimali var mıdır? "Seni oyle nasil birakayim..Mikkkkkk" Metin aynen yukarıda yazıldığı gibidir. Telefon dokunmatik yandan açılan klavyesi de olan bir samsung modeli. Diyeceğim T9, ama T9 ile yazılsa türkçe karakterler olur "Seni öyle nasıl" gibi... Telefonda taslaklarda, gelen, giden hiçbir klasörde benzer metinli mesaj yok ki modifiye edip yollamış diyeyim. Ve evet, bahsettiğimiz çocuk süperzeki değil. Tesadüfen bu metni yazıp, telefonda kayıtlı bir numaraya göndermiş olma ihtimali sizce olası mıdır?
0
suphesuphe (26.05.10)
yanlis anlamadiysam 100trilyonda bir ihtimal gibi duruyor...
0
thunder thunder thunder thundercats
(26.05.10)
şaka mı yapıyon:)
0
emraah
(26.05.10)
mumkundur
0
murdoc
(26.05.10)
telefonda otomatik tamamlama ozelligi var mi? bence imkansiz degil ama cok zor bir ihtimal.
0
ermanen
(26.05.10)
benim telefonumda bazen vazgeçtiğim mesajlar kaydediliyor, onun gibi bişeyin üstüne eklemiş galiba yazdıysa da. yani başı varmış da mikkkk kısmı çocuk tarafından eklenmiş.
0
kediebesi
(26.05.10)
eveet, ama araştırılması gereken nokta; sadece sana mı yollamış?
bence yarım kalmış bir mesajdan çıkma tuşuna bakınca taslaklara kaydetmiştir. tesadüf olarak o mesajı açan çocuk sonuna mikkk ifadesini de yyine tesadüfen yazıp birine yollamıştır. daha önce uluslar arası arama yapan b.sayarda öyle yerlere girip sorunu çözemediğimiz birçok çocuk gördüğüm için bana normal geldi.
" benim telefonumda bazen vazgeçtiğim mesajlar kaydediliyor, onun gibi bişeyin üstüne eklemiş galiba yazdıysa da. yani başı varmış da mikkkk kısmı çocuk tarafından eklenmiş."
alıntıdır.
0
anonimyususer
(26.05.10)
mikkkkkk kısmını bile yapması olanaksız görünüyor. mijjjj olsa tamam ama k harfi 5 tuşunda 2. harf aynı harfi tesadüfen çok sayıda girmek çok zor. İlk telefon kullandığınnız günleri hatırlayın, 2. harfe geçmeden 1. harfi iki kez yazar, yanlışlıkla üç kez basarsınız falan... Yani o kadar sayıda k çok çok zor ki seni oyle nasıl bırakayım kısmına gelmiyorum bile.... T9 bile olamaz bu kadar mantıklı bir kelime çıkmış olma ihtimali yok....
bu arada olayı merak ettik be ya, size mi geldi msj?
0
lule
(26.05.10)
öyle bir ihtimal 1 yasındaki bir cocouk için yüzde 0. çocuk gelişii uzmanıyım. mesaja baktım.bırakayımdan sonraki 2 nokta çok ilginç.2 noktada birakmış. yetişkin tarzı bisey. hadi diyecem. bu cocul rastgele tuşlara bastı.. yan yana gelen 32 harflik bir kombinasyon olusturabilmesi mümkün degil
0
limonlu eksi
(26.05.10)
Daha önce yazılmış ama gönderilememiş bir msj söz konusu. Hatta ve hatta msj gönderilmeden önce alıcısı da siz olarak belirlenmişsiniz ama msj size gönderilmeden alıcısı bilinen bir msj olarak taslaklara kaydedilmiş. 1 yaşındaki güzel kardeşimiz de cep teliyle oynarken taslakları açmış daha önceden yazılmış msj ı kendince çok anlamlı bir şekilde yani "mikkkkk" olarak editlemiş göndere basınca da msj size geligelivermiş.
Şimdi bu fikrimi destekleyecek cevaplar sizde: Bu cep telini 1 yaşındaki çocuk kullanmadığına göre normalde kim kullanmakta. Yani size msj yazması muhtemel bir kişi mi (eşiniz, sevgiliniz, yakın arkadaşınız)? Söz konusu cep telinde yeni bir msj oluşturun alıcı ekleyin ve göndermeden kırmızı tuşa/çıkma tuşuna (bize kaydedeyimmi etmeyeyimmi diye sordurmayan doğrudan masaüstüne çıkan) bir basalım. Sonra msj lar içinde taslaklar ya da kaydedilen msj lar ibi bişeyler arayalım. İnşallah ta görelim ki göndermediğiniz msj orada durup durur.
Aklınızın almadığı bu gizemli olayın karanlık, soğuk ve dar koridorlarından sizi kurtardığım için bana teşekkğr etmenize gerek olmadığını bilin.
0
katilonur
(26.05.10)
Herhalde söylememe gerek yoktur: Taslaklar ya da kaydedilen msj lar gibi bi yerde gönderilmemiş olarak bekleyen msj gönderildikten sonra elbette daha önce bulundugu bulunamayacak. Yani msj gönderilmiş olduğuna göre preset bir msj ya da önceden yazılmış kaydedilmiş bir msj olarak beklemeyecek doğrudan "gönderilen msj" lar içerisine kaydedilmiş olacaktır. Eğer ayarlarınızda gönderilen msj lar kaydedilmiyorsa orada da bulamamanız oldukça doğaldır.
0
katilonur
(26.05.10)
sarhoş eski sevgilinin yazıp "dün 1 yaşındaki yeğenim telefonla oynuyodu ama..." demesinden daha düşük bir ihtimaldir.
Gmail, iki farkli e-mail adresinden gelen e-mailleri neden ayni thread'de gosterdi? Daha once hic gormemistim. Ayni gruba bagli falan da degiller. Gmail ayni kisinin farkli e-mail actigini anlayip onlari ayni thread'de mi gosteriyor yoksa?
Gmail, iki farkli e-mail adresinden gelen e-mailleri neden ayni thread'de gosterdi? Daha once hic gormemistim. Ayni gruba bagli falan da degiller. Gmail ayni kisinin farkli e-mail actigini anlayip onlari ayni thread'de mi gosteriyor yoksa?
0
ermanen (26.05.10)
başlık aynı mı?
0
thunder thunder thunder thundercats
(26.05.10)
sanırım tesadüfen aynı başlığı yazmışlar, bu sebeple neden gmail bunu yapsın ki
0
🌸ermanen
(26.05.10)
ilk mail cc ya da bcc diğer elemana gitmiş olabilir?
a kişisi size ve c kişisine mail atıyor, cc ya da bcc, c nin cevabını da aynı thread e atması gayet normal.
0
bryan fury
(26.05.10)
@bryan fury
kisilerin birbiriyle alakasi yok ki. gmail, bu iki alakasiz e-mail'i ayni thread'de gosterdi. benim bilmedigim bir alakalari var mi ondan supheleniyorum.
Hafızası cidden güçlü arkadaşlar arıyorum, ben 24 yaşındayım hayal meyal hatırladığım bir reklam.- Queen'den show must go on çalıyor- "hooold the liiiine" veya "ooon and oon" kısmında, toprak yolda giden bir explorer kameranın altından geçip uzaklaşıyor.- nakarat girdiğinde "show must go ooon" derke
Hafızası cidden güçlü arkadaşlar arıyorum, ben 24 yaşındayım hayal meyal hatırladığım bir reklam.
- Queen'den show must go on çalıyor
- "hooold the liiiine" veya "ooon and oon" kısmında, toprak yolda giden bir explorer kameranın altından geçip uzaklaşıyor.
- nakarat girdiğinde "show must go ooon" derken hızla giden, dumanlar içinde spin atan falan bir mustang görüyoruz, (resimdeki nesil), ardından ruj sürerken buna bakıp ruju yanağına kadar falan taşıran bir hatun geliyor ekrana.
şimdi böyle bir reklam var mı ? yoksa ben ölümüne sallıyor muyum ? kime sorduysam "abi valla hatırlayamadım" dedi, inşallah burdan anımsayan birileri çıkar yoksa kafayı yicem çünkü çok net hatırlıyorum.
internette ford commercial show must go on falan ne aradıysam bulamadım..
show must go on'lu ford reklamı diye bir şey kesinlikle var. içeriğini tam hatırlamamakla birlikte var olduğuna eminim ben de net hatırlıyorum. bulucam.
0
kibritsuyu
(25.04.10)
show must go on lu ford reklamı var, çeşit çeşit (tek tip de olabilir) fordlar bir köprünün üzerinden geçiyorlardı. 90 lı yılların 2. yarısında yayınlandı galiba. güzel reklamdı. denildiği gibi şampiyonlar ligi maçları öncesinde yayınlanıyordu galiba.
o değil de bu reklamı ne çok arayıpta bulamayan kişi varmış. şöyle bi net alemini dolandım geldim de herkes bu videoyu arıyor ama bulabilene aşkolsun. bu gazla gidip ford un kendisinden isteyeceğim, heralde onlarda hala duruyordur arşivde filan.
0
readmymind
(26.04.10)
ben o sarkiyi ilk o reklamda dinlemistim... biraz kassam sirayla gosterilen modellerin ismini hatirlarim... ayrica mustang'i de ilk o reklamda gormustum...
biliyorum doktora git diyeceksiniz ama yurt disinda yasiyorum. o nedenle size bi sorayim dedim. cipralex 10 gr kullaniyorum gunde. bana misin demio. etkisini gormuyorum. bir kez 6 ay kullandim, ara verdim 3 ay. bu 2. baslamam ve 1.5 ay oldu baslayali. zamanla dozaji artirmak falan mi gerekiyo? bilen
biliyorum doktora git diyeceksiniz ama yurt disinda yasiyorum. o nedenle size bi sorayim dedim. cipralex 10 gr kullaniyorum gunde. bana misin demio. etkisini gormuyorum. bir kez 6 ay kullandim, ara verdim 3 ay. bu 2. baslamam ve 1.5 ay oldu baslayali. zamanla dozaji artirmak falan mi gerekiyo? bilen? fikri olan?
0
banuolcay (25.04.10)
cinsiyet boy ve kila yazarsaniz daha bir fikir vermis olursunuz zannimca...
var karsisinda, fatih askerlik subesinin bitisiginde belediyenin bir tesisi mi iskelesi mi ne var... normalde yasak ama rica edersen oradaki gorevliden, bikac lira da koyarsan cebine parkedebiliyorsunuz suresiz...
0
thunder thunder thunder thundercats
(11.03.10)
tam emin olmamakla birlikte; orda bir halı saha vardı, oranın otoparkı olması lazım.
cinler gercekten var mı? hic cagırdım geldi diyen var mı aranızda?
cinler gercekten var mı? hic cagırdım geldi diyen var mı aranızda?
0
bluewhale (11.03.10)
bence pek uğraşmayın böyle şeylerle :)
0
vito andolini
(11.03.10)
var, vito andolini+1
0
cosmicgadin
(11.03.10)
niye uğraşmasın ki? arkadaş uğraşmak istiyor. deneyen, paylaşan, gören, konuşan varsa bizimle de paylaşsın deneyimlerini istiyor.
0
nesilsiz
(11.03.10)
musallat olması olasıdır var
0
rereroro
(11.03.10)
algılarımız çok kısıtlı. bilimsel şartlarda bile.
0
kediebesi
(11.03.10)
var var gaynımın komsusu gormusden oteye gitmiyor yazılanlar..yapmayın arkadaslar allahaskına.madem var californiada ki jeniffer tokyodaki mikiko nie gormuyor bunları..bitek sizin bi arkadasınız mı cagırmıs.. annanemisiniz topunuz ?
0
🌸bluewhale
(11.03.10)
var. çağırmaya gerek yok yanında zaten. dostum inanmak istemiyorsan çağır da gör ebesininkini. lütfen.
0
dieselsingle2
(11.03.10)
Yaşanan şeylere birinci elden tanık olarak diyorum ki uğraşmayınız izin vermeyiniz. size bir zararı olmayabilir fakat evde bulunan bireyleri düşününüz.
0
plnbyzyldrm
(11.03.10)
"kılıcımın kesmediği hiçbir şeye inanmam."
conan the barbarian
0
egilincecataligozukmeyenentelmuslukcu
(11.03.10)
ha cinler mi, evet tabi ki var.
0
gunlerin kopegi
(11.03.10)
bluewhale için gelsin... paranormal activity
şu filmi değil discovery channel da falan çıkıyor arada 30 ar dk lik program. bildiğin jeniffer da görüo marry de apoch da
0
mormormorius
(11.03.10)
bir dönem 4-5 arkadaş bir aya yakın takılmıştık bu cin muhabbetine. hani masada fincan çevirme olayı. fincan bir şekilde hareket ediyor ve masada parmak uçlarımızda harflere doğru hareket ediyordu. sorulara cevap veriyordu ama saçma sapan hatta yanlış cevaplar olurdu genelde. ilk günler kalbimizin güm güm diye attığı zamanlar geçti sıkılmaya hatta dalga geçmeye başladık. hadi sevişelim diyorduk birimizi seçiyordu çok afedersiniz malafatı çıkarıp tek başına odada bekliyorduk. sonra ne oldu diye sorduğumuzda 'yaptım' diyordu.enerji ile hareket ediyor olabilir bilmiyorum. cin değil nerede ise şu anda hiç bir varlığa da inanmıyorum diyebilirim. ama o fincan nasıl hareket ediyordu hala anlayamadım. bir de hangi üniversiteye gireceğimi sormuştum ve en son sıradaki tercihimi söylemişti ve masada kimse bunu bilmiyordu. ama eğer enerji ile hareket ediyorsa ben yönlendirmişte olabilirim çünkü ben de orayı bekliyordum.(gerçi o yıl kazanamamıştım)sonuç olarak var bişiler ama, 'ne' bilmiyorum.
0
ground
(11.03.10)
californiadaki jennifer'a, japonyadaki mikoko'ya sordunuz da mı görmediklerini söylediler? o iletinizden sonra vermeyi düşündüğüm, ama tüm cevapları okuduktan sonra vereceğim yanıtı, mormormorius vermiş zaten. O tür filmler tamamen hayal gücüyle mi ortaya çıkıyor dersiniz? Onların da inandıkları, kutsal denilen kitaplarında var, tam cin olmasa da benzer şeyler. bu nedenle var-yok kriterinizi buna göre belirlemeyin lütfen. ama neye inanırsanız inanın.
0
vejeteryan vampir
(11.03.10)
muslumansan cagirma, hem dinen (itikadi olarak) sakat, hem de maazallah musallat olur molur neme lazim... degilsen ozgur iradene birakiyorum...
edit: ulan ben de amma malim. sorude denmiyormus ki cagirayim mi? cevaplardan yanlis yonlendirdim... kendimi... o halde duzeltiyorum:
var ama ugrasmamak en iyisi. ayrıca her kültürde değisik isimlde anılmaları yok demek icin yeterli değil. hıristiyanlıkta demon denilen seye tekamul ederler mesela. uzun siyah saçlı olu kız japonların figurudur. meksikada kan icici ufak yaratıklardır vs. vs.
hayatim boyunca hep bilime inandim. fakat yakin zamanda bende bir kac seye sahit oldum. cok kurcalama dostum oldugun gibi yasa girme bu islere.
0
l6205013
(11.03.10)
bilgi ışıktan daha hızlı yol alır. bilimsel bu bilgi ışığında cinler hakkında yorum yapma hakkımı saklı tutuyorum.
0
Frau
(11.03.10)
cin diye bir şey yoktur. allah diye bir şey de yoktur mesela bana sorarsan. arkadaşım bunlar kişinin inancına göre değişen şeyler burada sormak saçma aslında, ben çağırdım geldi diyene de inanmam misal.
0
schatten krieger
(11.03.10)
herhangi bi sihirli lambayı ovalayınca çıkıyorlar. sihirli lamba yoksa çaydanlık da denenebilir.
0
cruor
(11.03.10)
tamamen saçmalık. var diyenler de sallıyo sadece.
0
nesenbilneben
(11.03.10)
cin yoktur, gulyabani vardır :P
O değilde ben küçüklükten beri "bak yapma cin çıkar" fln gibi telkinlerin nerdeyse hepsini deniyorum. Bi bok olduğu yok. Gören eden arkadaşları da çok kıskandığımı söyliyeyim. dünyanın diğer taraflarında görülmüyor cinler diyen arkadaşlara katılıyorum, japonla amerikalılarla, avrupalılarla mı konuştun la it, sorusuna da cevabım evet. Benim de etrafımda cin gördüğünü iddaa eden insanlar oldu ama bikaç psikiyatrik ilaçla fln halloldu. Sonuç olarak, gulyabani gören var mı? Bi aralar bu gözüküyomuş millete, sonra moda değişmiş...
0
beltedmanatee
(12.03.10)
yie arkadaşlarım ne biliim biz ışık tayfının %20sini ses hertzlerinin %5ini algılayabilen canlılarız. yani gördüğünüzün tam olarak gördüğünüz şey olduğundan bile tam emin değilken gördüm görmedim diye konuşmak ne derece doğrudur?
çoğu zaman cinden irkilmiş denen insanların aslında infra sesler duyduğunu artık biliyoruz, di mi?
Merhaba sözlük ahalisi;Ben Hollanda'da yaşıyorum,okulda bir projemiz var ve gerçek bir şirket kurup,bir ürün ithal edip(Hollanda Pazarında olmayan) burada satmamız gerekiyor ama ürün arama kısmında biraz çıkmaza girdik grup olarak.Sizlere sormak istediğim ise şu,kullanışlı ve sadece Amerika veya baş
Merhaba sözlük ahalisi;
Ben Hollanda'da yaşıyorum,okulda bir projemiz var ve gerçek bir şirket kurup,bir ürün ithal edip(Hollanda Pazarında olmayan) burada satmamız gerekiyor ama ürün arama kısmında biraz çıkmaza girdik grup olarak.Sizlere sormak istediğim ise şu,kullanışlı ve sadece Amerika veya başka değişik bir ülke menşeili(Avrupa ülkelerinde olmayan) yenilikçi ürünler biliyor musunuz? Biliyorsanız paylaşabilir misiniz?
P.s:Ürün Türkiye pazarından birşey de olabilir.Tek şart aradaki ithalat anlaşmasının Business to Business olması,yani şahısla ticaret yapma şansımız yok.
Yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.Şimdiden Teşekkürler
0
Gkcn (10.03.10)
biraz daha ucuz ve böyle abidik gubidik birşey lazım.
Örneğin,bizimle ticaret yapmayı reddedene kadar almak istediğimiz ürün katlanabilir bir su şişesiydi.Süper dayanıklı,carbonfiberden mi ne yapılmıştı.O tarz birşey lazım..
Ama yine de teşekkür ederim.Önerilerim arasında götüreceğim gruba
0
🌸Gkcn
(11.03.10)
tayland menşeili ilginç ucuz birşey biliyorum. tanesi 3-4 lira gibi bişeye denk geliyor diye hatırlıyorum. videoları izle anlarsın.
doguda el işi yapan halk eğitim merkezleri var. üretiyolar satyolar böyle. oralara bi başvurun. araya şirket bulunur ürün bulunduktan sonra ama gerek kalmaz gibime geliyor. bu arada bunlar eşarptır dantel işidir kilimidr herşeyi üretiyolar
Hollanda pazarını bilmiyorum pek ama defne sabunu veya nar ekşisi olabilir. Onlara hitap edecek şeyler bunlar bildiğim kadarıyla.
0
endless dream
(11.03.10)
Zannederim derdinize derman olabilirim. Phoenix'ten Atlanta'ya us airways ile ucarken yol bitmiyor diye alisveris katalogunu hatmetmistim ve hollanda'da (hatta amerika disinda hicbir yerde) bulunmayan onlarca urun oldugundan eminim. Cok orijinal seyler (tabi gercek hayatta ne kadar gerekli, tartisilir) var. Kapitalizm sagolsun adamlar orijinal r2 d2 bile satiyor. Mesela bir urun vardi sisiriyorsun sonra ona sarilip yatiyorsun ucakta... Ben size katalogun linkini vereyim. ilk sayfalarda parfum, saat, vs. gibi rutin seyler var ama sonlara dogru cosuyor, orijinal urun dolu... Siz incelerseniz eger, tahminimce onlarca alternatif bulacaksiniz. Sonra ilgili urunu google'dan falan aratip ureticiyel irtibata gecersiniz.
klasik teorik mekanik çözümlü problem kitabı? [çok önemli]
xerre
dostlar, pazartesi zorunlu ders sınavı var ve son derece önemli yardımcı kaynak niteliğinde olan ahmed yüksel özemre'nin `klasik teorik mekanik çözümlü problem kitabı`na ihtiyacım var. nasıl ulaşırım, nereden, bilen varsa bir yardım ediversin lütfen.
dostlar, pazartesi zorunlu ders sınavı var ve son derece önemli yardımcı kaynak niteliğinde olan ahmed yüksel özemre'nin klasik teorik mekanik çözümlü problem kitabına ihtiyacım var. nasıl ulaşırım, nereden, bilen varsa bir yardım ediversin lütfen.
Bir baktim da simdi ozemre.com a, bazi fizik kitaplarinin cozumlu problem kitaplari var nette ama teorik mekanik'inki yok galiba... zannimca yardimci olamamis oldum...
Arkadaşlar converseimi boyamak istiyorum kumaş boyasıyla boyıycam da kumaş boyası çıkarmı sizce ne biliyim boyasam dışarı çıksam hadi yağmur yağsa akmaz dimi??? :S
Arkadaşlar converseimi boyamak istiyorum kumaş boyasıyla boyıycam da kumaş boyası çıkarmı sizce ne biliyim boyasam dışarı çıksam hadi yağmur yağsa akmaz dimi??? :S
0
kurtluelma (09.12.09)
akmıyor, konvers boyamadım hiç ama annemle az pantolonumu boyamadım. koskoca krem rengi pantolon 10 senedir haki...
0
cedric
(09.12.09)
ahşap boyası da akmıyor...
0
thunder thunder thunder thundercats
(09.12.09)
boyama işlleminden sonra iyi durulama yaparsanız akmaz ama yapmazsanız bi kaç kere çorap boyayabilir ıslandığında. ayrıca şekilli mekilli işler yapiyim diyorsanız akrilik boyayı da tavsiye ederim. bi dee sirke boyayı sabitliyordu sanırım, son durulama suyuna bi çk sirke eklenebilir.
mail alıp gönderebilen, excel dosyalarını açabilen bir cep telefonu lazım. önerebileceğiniz bir şey var mı? (sorunsuz çalışacak bişiy)iphone 32 gb çıkmış galiba o nedir ne değildir, iş görür mü?ayrıca; kurulacak mail pop3 olarak bilgisayara geliyor ve haliyle siliniyor, yeni bir hesap açıp otomatik
mail alıp gönderebilen, excel dosyalarını açabilen bir cep telefonu lazım. önerebileceğiniz bir şey var mı? (sorunsuz çalışacak bişiy)iphone 32 gb çıkmış galiba o nedir ne değildir, iş görür mü?
ayrıca; kurulacak mail pop3 olarak bilgisayara geliyor ve haliyle siliniyor, yeni bir hesap açıp otomatik yönlendirme mi yapmak gerekiyor.
0
sotw (01.12.09)
nokia e 75... ben bayildim... hem dokunmatik degil, daha ne olsun...
0
thunder thunder thunder thundercats
(01.12.09)
çok ucuza htc dream bulabilirsiniz, istediğiniz her şeyi de yaparsınız onunla.
0
redlinetheturk
(01.12.09)
oncelikle blackberry diyorum ama olmazsa ikinci sorun icin pop3 yerine imap kullanirsan sorun cozulur bir diger alternatif de mailin bir kopyasini sunucuda birak i secebilirsin.
0
thefin
(01.12.09)
Sanırım iş için kullanacaksın. O yüzden kesinlikle blackberry öneririm.sonuçta tam anlamıyla bu iş için geliştirilmiş bir cihaz.bende i phone kullanıyorum ama mail konusunda sıkıntı yaşarsın.Bu iş için ne kadar para ayırdığınla alakalı ama BlackBerry Curve 8320 işini falasıyla görür ve memnun kalırsın. Maillerin bilgisayara gelip silinmesi ayarlarla alakalı bunu çok kolay çözebilirsin.
Rumelihisarüstü'nden buraya gitmek istiyorum. Sabah 9.30'da orada olmam lazım. Benim gidebileceğim en merkezi istikametler Kabataş ya da Taksim. Hangisinden gideyim, hangi araçlara bineyim nasıl gideyim hiçbir fikrim yok. Yardım lazım.Teşekkürler.
Rumelihisarüstü'nden buraya gitmek istiyorum.
Sabah 9.30'da orada olmam lazım. Benim gidebileceğim en merkezi istikametler Kabataş ya da Taksim. Hangisinden gideyim, hangi araçlara bineyim nasıl gideyim hiçbir fikrim yok. Yardım lazım.
Teşekkürler.
0
zaugnakhaldun (01.12.09)
pek yardimci olur mu bilmiyorum ama aklima ilk gelen: taksim-bakirkoy otobus bakirkoy-polat renaissance taksi
0
thunder thunder thunder thundercats
(01.12.09)
taksim - yeşilköy dolmuş
yeşilköy - polat taksi
taksi bakırköyden daha az yazar
0
jeanne hebuterne
(01.12.09)
ara bi korsan taksi hic ugrasma 35 40 a gotururler, istersen telefon da veririm :)
evet, imam cagdas cidden cok cok iyi... urfa'da da gokcin var, o da iyidir...
0
thunder thunder thunder thundercats
(01.12.09)
internet falan istemem derseniz ankara'da baklavanın bir numarası hacıbaba'dır. sıhhiye necatibey caddesinde ve konya yolunda yerleri var.
0
kibritsuyu
(01.12.09)
sini isimli bir börekçi mevcut. börekleri çok güzel oluyor, baklavası için de aynı şeyleri söyleyenler mevcut. internetten sini börek diye aratınca çıkıyor.
ankara'da da istanbulda da var.
0
anestezik
(01.12.09)
imam çağdaş süper olabilir. telefonla mı sipariş veriyouruz?
0
🌸harmonikhakaret
(02.12.09)
Evet telefon ediyorsunuz, size bir hesap numarası veriyorlar (Belki kredi kartı da yapıyorlardır) İnternet şubesinden havaleyi geçiyorsunuz, verdiğiniz adrese kargoluyorlar. Ben geçen bayramlarda İzmir'e gönderttirdim, çikolatadan daha bile ucuza geldi eşe dosta hediye babında. Adamlar yurtdışına bile yolluyorlar öyle diyeyim.
0
sui
(02.12.09)
istanbul da yaşayan ve imam çağdaş hastası biri olarak, gurme market i tavsiye edebilirim. (git:www.gurmemarket.net)
bu iki spordan birine baslamayi düsünüyorum lakin hangisi karar veremedim.2 spor dalida cok fazla olmamakla birlıkte ilgimi cekiyor.acaba hangisinin avantajları diğer spor dalina gore daha iyidir.
bu iki spordan birine baslamayi düsünüyorum lakin hangisi karar veremedim.2 spor dalida cok fazla olmamakla birlıkte ilgimi cekiyor.acaba hangisinin avantajları diğer spor dalina gore daha iyidir.
0
all girls dream (29.11.09)
ninjutsu ikisini de döver (:
0
jack of shades
(29.11.09)
aikido iyi derim ben, ama eskrim kötü ya da aikido ya göre kötü diyemem çünkü eskrim yapmadım, yapmayacağım da.
0
te cetveli
(29.11.09)
Ninjutsu ikisini de döver ama spor değil, o yüzden aikido diyorum ben de. Avantaj olarak bir şey söyleyemicem sanırım; apayrı iki spor sonuçta.
0
sesee
(29.11.09)
bişi bildiğimden değil ama aikido günlük hayatta işinize yarar. hele böyle tehlikeli bir ülkede yaşıyorsanız..
0
natnan
(29.11.09)
maksat spor yapmaksa bunlar iyi, güzel de kendini savunmak için wing tzun tavsiyedir. fırsat olsa ben de devam edicem.
0
fortisvita
(29.11.09)
amacınıza, ilginize ve yeteneklerinize göre değişir. bir defa adam dövmek için aikido yapılmaz. sokakta işe yaraması için 8-10 yıl çalışmak lazım. bunun için yukarıda denilen doğrudur, ving çun sokakta birebirdir. ancak aikido felsefesi olan, meditasyon etkisi yapan güzel bir spordur. eğer takla atmakta zorlanmayan birisiyseniz aikido birebirdir. öte yandan eskrim de bir o kadar keyifli bir spordur. tabii bunun yanında ikisinin kesişimi olan kendo ve yaydo (iaido) sporları da var. kendo çok pahalı bir spor. iaido da bir spordan ziyade bir teknik. tabii bir de ving çunun yanında öğretilen eskrima diye bir spor var. (eskrim değil, eskrima!) bu da kısa sopalarla yapılan sokakta da işe yarayan eğlenceli bir spor. bıçak vb.yi kullanmaya dayalı. o da düşünülebilir.
ama tabii bütün bu dediklerim, yeterli veri olmadığından ötürü. zira aslında burada yeterli bilgi olmadan kimse şunu yap bunu yap diyemez. tamamen yönelimlerine, neyi istediğine, neden keyif aldığınıza ve hangi amaçla o sporu yapacağınıza bakar. eğer karar veremiyorsanız, o sporların yapıldığı salonlara gidin ve çalışmalarını izleyin. hangisini istediğinize karar verin. yoksa bu biçimde amaç ve eğilimler belirtilmeden çok net bir şey denilemez.
0
microfiction
(29.11.09)
peki ya iaido?
0
thunder thunder thunder thundercats
(29.11.09)
@ microfiction
bu sporlardan birini yapma nedenim bi çeşit meditasyon olmasi icin.haftada 2-3 gun spor yapiyim rahatliyim diyorum yoksa sokakta adam dovmek gibi bir niyetim yok.ayrica spora değil 8-10 sene,2-3 sene devam edemem gibi geliyor bana.bayramdan sonra da 2 spor salonuna gidip ayri ayri antremanları izlemek istiyorum.yani özetle bu sporlari keyif için yapmak istiyorum.hangisi daha keyifli sanırım gidip gormeden karar veremicem.
0
🌸all girls dream
(29.11.09)
meditasyon olarak yapmak için yaydoyu (iaido) öneririm ben.
0
microfiction
(29.11.09)
Aikido çalışmalarında her türlü saldırı çeşidi için savunma teknikleri çalışılır. Aikido teknikleri diğer uzak doğu savaş sanatları gibi güce karşı güçle karşı koyma prensibine dayanmaz. Saldıranın gücünden yararlanma ve kuvvetin yönlendirilmesi prensibine dayanır. Aikido teknikleri dairesel hareketten ibarettir. Bu hareketler çarpışmadan uzaktır. Eskrim gibi amacı müsabakaya yönelik olan sporlarda sadece müsabaka teknikleri belli kurallar çerçevesinde öğrenilir. Aikidoda kural yoktur teknikleri doğru öğrendikten sonra herşey serbesttir. Hertürlü saldırıya karşı kendini savunabilirsin.
0
evde yok dedigine degmez
(30.11.09)
Aikido derim her türlü duruma karşı koyabilirsin.
Ayrıca ben kenjutsu da yapıyorum ki o da kılıç sanatı yanında bonus isteressen sana yardımcı olabilirim.Umarım hep yolda olursun :D
yenikapı'dan beyazıt'a hangi alternatif yollarla gidilir arkadaşlar ve bu kaç dakika sürer ortalama?
yenikapı'dan beyazıt'a hangi alternatif yollarla gidilir arkadaşlar ve bu kaç dakika sürer ortalama?
0
baldur2 (25.07.09)
arabamı toplu tasıma mı??
0
gökhankaratur
(25.07.09)
toplu taşıma
0
🌸baldur2
(25.07.09)
aklima ilk gelen: yenikapi-sirkeci otobus sirkeci-beyazit tramvay oldu. ben boyle yapardim herhalde...
0
thunder thunder thunder thundercats
(25.07.09)
hocam ilk once otubusler kalkıyor yenikapıdan onlardan 1tanesı dırek bezyazıttan gecmesı lasım. Eger oyle deilse yine yenıkapıdan herhangı bı otobuse bin "aksaray" duragında iniosun tekrar tranwaya bin ın beyazıt'ta..
0
gökhankaratur
(25.07.09)
15-20 dakikada yürünebilir. veya aksaray!a 5 dakika yürünüp oradan tramvayla 5 dakikada beyazıt'a gidilebilir.
0
kirliyesilkazak
(26.07.09)
yenikapı'dan aksaray'a yürümenizi tavsiye etmiyorum, çok fena orası. direkt beyazıt'a otobüs yoksa yenikapı'dan, aksaray'dan geçen herhangi bir otobüse binip, aksaray'da inip tramvaya binin. toplam 15 dk sürer gibi. hatta aksaray'dan beyazıt'a yürüyebilirsiniz bile, aralarında 2 durak var. beyazıt'ın neresine gideceğinize de bağlı biraz.
elimizde son kullanma tarihi 11 haziran 2009 olan turk mali hic acilmamis suzme yogurt mevcut. yenir mi bu?onceki duyurularda 2 haftaya kadar yenir denmis, bizim neredeyse 2 ay olacak. actik, kokladik, tadina baktik, tum parametreler olumlu. ne yapsak, yesek mi bunu?turk mali dedik, gurbette atilmiy
elimizde son kullanma tarihi 11 haziran 2009 olan turk mali hic acilmamis suzme yogurt mevcut. yenir mi bu?
onceki duyurularda 2 haftaya kadar yenir denmis, bizim neredeyse 2 ay olacak. actik, kokladik, tadina baktik, tum parametreler olumlu.
ne yapsak, yesek mi bunu?
turk mali dedik, gurbette atilmiyor bu meretler yoksa yenisini aliriz, ama memleket gibisi var mi be! inegi farkli, sutu farkli, yogurdu komple farkli.
2 ay geçmiş ürün yenmez kesinlikle riske atmayın midenizi. :)
0
rurouni
(25.07.09)
o yoğurtlarda uzun süre dayansın diye bir sürü koruyucu var. ben olsam yerdim (Not:midem çöplük gibidir, sizinki öyle değilse yemeyin.).
0
ency
(25.07.09)
koku, tat ve renk değişmeden de mikrobiyal bozulmalar olabilir, sağlığınızı riske etmeyin bence...
0
deepfreeze
(25.07.09)
yuh kardeşim çöplük müsün sen :)
0
paulista
(25.07.09)
@paulista: copluk degilim, turk bakkala gittigimizde orada calisanlar "isterseniz alin bu yogurdu, tarihi gecmis ama biz yedik birsey olmadi." demislerdi. biz de aldik. yani dolapta kalmis unutulmus degil.
0
🌸fdegir
(25.07.09)
Bilmiyorum ama süzme yoğurt olduğu, daha az su barındırdığı için normal yoğurda göre daha geç bozulur. Yani son kullanma tarihi verilirken acaba normal yoğurda göre mi vurdular?
(Umut Dünyası) :-)
Küflenmemişse yenir diyor bir ev hanımı bunu da dikkate alın.
0
Karluk
(25.07.09)
baya geçmiş üzerinden yeme bence.
0
blackdog
(25.07.09)
bence de riske etmeyin yiyin, dicem ama o da riskli tabi.
0
onrckrcyr
(25.07.09)
Yemek ne demek, yüzüne bile bakmayınız!
0
tubytube
(25.07.09)
yiyin size bişey olmazsa biz de 2 ay bekletiriz artık yoğurtları.
0
buffy de vampir sayilir
(25.07.09)
beni dinlerseniz, tarihi gectikten 2 ay sonra hala tazeligini ve nefasetini koruyan bir yogurdu siz normal sartlar altinda da tuketmeyin... yogurt dedigin en fazla bir hafta icinde eksimeli...
local'de düzgün çalışıyor fakat ftp'ye attıktan sonra şu hata ile karşılaşıyorum;(connection string doğru)Access denied for user 'root'@'localhost' (using password: NO) Description: An unhandled exception occurred during the execution of the current web request. Please review the stack trace for mor
local'de düzgün çalışıyor fakat ftp'ye attıktan sonra şu hata ile karşılaşıyorum; (connection string doğru)
Access denied for user 'root'@'localhost' (using password: NO) Description: An unhandled exception occurred during the execution of the current web request. Please review the stack trace for more information about the error and where it originated in the code.
Exception Details: MySql.Data.MySqlClient.MySqlException: Access denied for user 'root'@'localhost' (using password: NO)
Source Error:
An unhandled exception was generated during the execution of the current web request. Information regarding the origin and location of the exception can be identified using the exception stack trace below.
0
holadmn (18.03.09)
gayet dogal cunki ftp'ye attiginizda programin baglanmasi gereken veritabaninin kullanici adi ve sifresini degistirmeniz lazim... sizin kend mysql'inizde kullanici adiniz root@localhost'tur sifreniz ise yoktur... ama ftp'ye atmadan once veritabanina baglanti satirini programin orada kullanacagi veritabaninin kullanici adi ve sifresi seklinde degistirip oyle yollayin...
0
thunder thunder thunder thundercats
(18.03.09)
zaten o şekilde. Plesk'ten oluşturduğum veritabanının bilgilerini yazılı, yine de bu hatayı veriyor. Saatlerdir uğraşıyorum, kafayı yemek üzereyim..
0
🌸holadmn
(18.03.09)
Mysql'e bağlanmak için kullandığınız connection string veya metodu çağırırken şifre parametresi boş gidiyor anladığım kadarıyla. server adresinde falan problem yok gibi gözüküyor.
"Access denied for user 'root'@'localhost' (using password: NO)" , çünkü mysql sizin şifre girmeden bağlanmaya çalıştığınızı iddia ediyor.
mysql consolea erişebiliyorsanız. mysql -uroot -p şeklinde erişip şifreyi girerek bağlanmaya çalışın. Bağlanabiliyorsanız kullanıcı adı ve şifrenizde problem yok demektir.
Eğer web'de çalışıyorsanız mysql şifresini ekrana yazdırmayı deneyin bağlanmadan önce derim , masaüstünde çalışıyorsanız bi break pointe bakar zaten.
0
alwaysdrunk
(18.03.09)
@bruce mclaren: evet oluşturdum o konuda bir problem yok, localhost yerine IP girerekte denedim ama aynı hatayı tekrar verdi..
@alwaysdrunk: web'de çalışıyorum farklı 2 sunucuda denedim aynı problemleri veriyor şifreler de doğruydu. Acaba bin dosyasına attığım MySql.Data.dll'in versiyonuyla alakalı bir problem olabilir mi ?
0
🌸holadmn
(18.03.09)
ben hala mysql'in verdiği hataya güveniyorum , o yüzden çalışma zamanında koddan gönderdiğin şifre gerçekten boş gitmiyorsa, kullandığın mysql kütüphanesi şifreyi mysql'e iletemiyordur bence.
Farklı kütüphanelerle dene derim illa ki vardır , .NET ortamında hiç mysql ile çalışmadığım için o konuda çok bilgim yok malesef.
sömestrda urfaya gitmek istiyorum ulaşım yollarım:1-thy ile direk urfa2-pegasus onur air vb. ile gaziantep ordan otobüsle urfa3-otobüsle urfakafama takılanlar1-urfa havalimanı nerdedir balıklıgölün o taraflara çok mu uzaktır?2-antepte havalimanı ile otogar arası uzak mıdır yani uçaktan insem otobüse
sömestrda urfaya gitmek istiyorum ulaşım yollarım: 1-thy ile direk urfa 2-pegasus onur air vb. ile gaziantep ordan otobüsle urfa 3-otobüsle urfa kafama takılanlar 1-urfa havalimanı nerdedir balıklıgölün o taraflara çok mu uzaktır? 2-antepte havalimanı ile otogar arası uzak mıdır yani uçaktan insem otobüse yetişmem için ne kadar yol gitmem lazım 3-başka önerilere açığım
cevaplar sonrası edit:hangi hava yolları urfaya gider hangisini tavsiye edersiniz?
0
enter saltman (16.11.08)
Şanlıurfa'ya olacak.
0
alkolik imam
(16.11.08)
urfa havalimanı şehre havaş'la 15 dakika. otobüsle gitmeni tavsiye etmem, firmalar, mola yerleri berbat. Antep-Urfa arası yol da çok tehlikeli. direkt urfa, uçak derim.
0
tannhauser
(16.11.08)
1-yeni havaalani diyarbakir yolunda ve sehir merkezine (balikligol) uzak (20 km diye hatirliyorum; 40 miydi yoksa?) 2-thy ile direk urfa'ya git, antep uzaktir... 3-oneriler: arabasi olan bir arkadas bul, olmadi araba kirala ve: harran'i ve halfeti'yi gor... hatta eger halfetiyi gorecekseniz, antep'e gidip oradan halfetiye ugrayip oyle urfa'ya gelebilirsiniz... 4-ataturk baraji da uzak kaliyor, gorup gormemek size kalmis (adiyaman yolunda) ama giderseniz yol uzerinde bozova'ya da ugrayin... 5- sehir merkezinde balikligol(halilurrahman, aynzeliha) ve camileri disinda gormenizi tavsiye edebilecegim yerler: ulu cami selahaddin eyyubi camii hz eyup makami urfa kalesi tilfindir tepesi ve en az bir konukevi (cevahir konukevi'ni tavsiye ederim)
6-mirra seviyorsaniz en iyisini halilurrahman taziye evinde yapiyorlar; bi taziye dileyip iki dakika oturup iki fincan mirra icebilirsiniz...
7-seviyorsaniz biyam bali (meyan koku serbeti) icin; mutlaka ama mutlaka ciger ve kusbasi yiyin (meydanda ali baba tavsiyemdir)
8-kacakcilar pasajina ugrayin, kacak cay, tenekeyle tang falan alin... bakircilardan bir iki hatira alin...
9-kisin ortasi da olsa urfa sicaktir; kalin seyler almayin, tedbiren bir mont yeter...
10- sira gecesine gidecekseniz kisi basi 25 liradan fazla vermeyin; cok bir verim de beklemeyin...
0
thunder thunder thunder thundercats
(16.11.08)
@thunder önerilerin için teşekkürler ama ben zaten urfalıyım :D 11. gidişim olacak uçak biletleri ucuzlamışken otobüs rezilliğini çekmeyeyim dedim ama yinede teşekkürler
0
🌸enter saltman
(16.11.08)
Eğer erken saatte gitmek istiyosan Diyarbakır Havalimanına git. Çünkü urfa seferleri akşam.. Diyarbakır havalimanından 500 metre yürüyünde şehir içindesin zaten ordan urfa yönüne gelen herhangi bir minibüs veya otobüse el kaldır :D
Az önce, tv'de haberlerde hüseyin üzmez olayını gösterdiler. Kanal yabancı. 70 yaşında adam 14 yaşında kıza tecavüz etti ve suçunu itiraf etmesine rağmen bugün serbest bırakıldı dediler. Sonra Kuran'da Hz. Muhammed'in 9 yaşındaki eşiyle cinsel birleşmede bulunduğunun yazdığını, bu yüzden de hakimler
Az önce, tv'de haberlerde hüseyin üzmez olayını gösterdiler. Kanal yabancı. 70 yaşında adam 14 yaşında kıza tecavüz etti ve suçunu itiraf etmesine rağmen bugün serbest bırakıldı dediler. Sonra Kuran'da Hz. Muhammed'in 9 yaşındaki eşiyle cinsel birleşmede bulunduğunun yazdığını, bu yüzden de hakimlerin onu serbest bırakmış olabileceğini söylediler. (Kuran'da bu yazarken daha ne beklenir ki gibi birşey söylediler).
Ne bu şimdi?
0
neronas (12.11.08)
türk tv'lerinde gerek içeriyle gerek dışarıyla ilgili haberler nasıl niyetler ve nasıl bir cehaletle hazırlanıyorsa bu da o. neden şaşırdınız anlamadım!
0
tannhauser
(12.11.08)
yalan mı? her sey ayan beyan ortadayken adam elini kolunu sallayıp geziyorsa ve üstüne mazlum ilan edilmeye calışılıyorsa, insanlar olaya dini açıdan bakacaktır dogal olarak.
0
patricia teyze
(12.11.08)
kuranda bu kesinlikle yazmaz... kuran'da hz. aise ile alakali tek bir ayet vardir... o da kendisine atilan iftiranin yalan olduguna dairdir... onda dahi 'aise' ismi gecmez...
arti; kur'an'da evlilik ve yasla alakali sayisal veriler de gecmez...
yazmiyor..
0
thunder thunder thunder thundercats
(12.11.08)
maddi bilgi hatasını kimse düzeltmiyor, hüseyin üzmez tecavüz etmiş olsaydı olayın boyutu değişirdi. işlediği suçun kapsamı cinsel istismar ve tacize giriyor.
0
caturanga
(12.11.08)
valla o değil de bu hüseyin üzmez olayı ilk çıktığında (yani 3-4 ay önce) onun hakkında bir entry yazdım, sonra da sözlükten uçuruldum, entry hem formata aykırı hem de göte girebilecek cinstendi.
0
zubundy
(12.11.08)
hüseyin üzmez tahliye edilmiştir, beraat etmemiştir. yani tutuksuz olarak yargılanması sürmektedir. yargılamada illa tutuklamaya gerek yok. yargılama sonuçlanana kadar tutuksuz da yargılanabilir. tutuklama bir ceza değil, bir yargılama önlemidir. sanığın kaçması vb. önlenmek amacı güdülmektedir. dolayısıyla aslında bizim mahkemelerimizde her önüne gelen davada tutuklama kararı çıkması aslında istenilen bir şey değildir; kaçma ve delilleri yok etme şüphesi olması gerekmektedir. hakim buna kanaat getirirse tutuklama kararı çıkar.
ailevi problemler (ustte kalirsa bir muddet, super olur)
saramara
konu biraz uzun ve karisik, elimden geldigince tum detaylari anlatmaya calisacagim. ben 21 yasinda bir kizim. 22 yasinda askerligini yeni yapmis bir kuzenim var. bu kuzenim cok kotu bir aile ortaminda hicbir zaman dogru duzgun bir yonlendirme gormeden buyudu, liseyi devamsizliktan bitiremedi, alkoll
konu biraz uzun ve karisik, elimden geldigince tum detaylari anlatmaya calisacagim. ben 21 yasinda bir kizim. 22 yasinda askerligini yeni yapmis bir kuzenim var. bu kuzenim cok kotu bir aile ortaminda hicbir zaman dogru duzgun bir yonlendirme gormeden buyudu, liseyi devamsizliktan bitiremedi, alkolluyken arabu kullanip birisine carpti vs. Ama aile icinde onun hep cok zeki ve iyi kalpli olduguna, icinde yetistigi sartlar yuzunde boylesi davranislara yoneldigine inanildi. askerligini bitirip donunce, benim aileme yaptigim baski sonucu kuzenimi universite sinavlarina hazirlanip hayatini bir duzene sokmasi, o aile ortaminda uzaklasmasi icin istanbul'daki evimize cagirdik. kuzenim o doneme kadar orta anadolu'da gayet tutucu bir kentin gayet tutucu bir ilcesinde yasiyordu. normalde cok sabirli ve hosgorulu bir insan degilim, ama ona elimden geldigince anlayisli olmaya calistim. dersanesi baslamadan kitaplar alip ben calistirmaya basladim, kendi arkadas grubumla tanistirdim, normalde odama kapanip film seyredip kitap okumak gibi seylerden hoslanirken onunla vakit gecirmek icin ozellikle caba sarfettim. ozellile diyorum cunku hic ama hicbir ortak noktamiz yok (abartmiyorum) ve onu 5 senedir filan gormemistim zaten. bu surede gosteridigi ve bana cok ters gelen, butun arkadaslarima bunun saci uzun, bunu kupesi var diye bir kulp bulmasi, yeni erkek arkadasimin yaninda eski erkek arkadasimdan surekli onunla gorusuyormusum ve onun hakkinda konusuyormusum gibi bahsetmesi, ben msn'de yazisirken gelip yazdiklarimi okuyup yorumlar yapmasi gibi davranislara da bunlarin yanlis oldugunu ogrenecek bir ortamda buyumemis diye ses cikarmadim. normalde bu tur macoluklara sinir olmama ragmen isanbul'da bulunan diger kuzenime hemen erkek arkadasimdan bahsedip "ifadesini aliriz" seklinde konusmasina da iyi niyetli oldugunu dusunerek gulup gectim. ramazan bayrami arifesinde baska bir ilde oturan amcamin yanina gidecegini soylerek babama otobus bileti aldirdi, ertesi gun ogrendik ki bursa'a kiz arkadasiyla bulusmaya gitmis once. donuste de dogrudan eve gelmek yerine yine eskisehir'e gidip kiz arkadasiyla bulusup sonra istanbul'a gelmis. bizi bu sekilde salak yerine koymasi, gozumuzun icine baka baka yalan soylemesi acikcasi bana cok koydu. kizdigim bir diger nokta ise ben ogrenci olmama ragmen aileme yuk olmamak icin calisip kendi parami kazanirken, kuzenimin babamdan aldigi paralarla gidip kiz arkadasiyla gonlunu eglendirmesi. butun arkadas ortamindan kopup tek basina hic bilmedigi bir yere, hic bilmedigi insnalarin arasina geldi, eskiden kafasina gore takilirken kati kurallari olan bir ev ahalisinin arasina karisti diye dusunerek yaptiklarini kendime maruz gostermeye calistim. ama bu olaydan sonra kendisinden baya sogudum. kendisiyle ilgili baska kimi problemlerimiz de var. mesela bizim eve iki paket cikolata alinmissa ve ben birini yemissem oburunu muhakkak kardesime birakirim ya da nezaket geregi yemeden once iizn alirim. bazilarina bu gereksiz ya da aile icinde olmamasi gereken bir sey gibi gelebilir ama bizim evde alistigimiz duzen bu. babam mesela parasini kendisi odemis bile olsa bizim kitaplarimizi bizden izin almadan alip okumaz. oyle olunca onun dan diye odama dalip kafasina gore bir sey almasi, babamin parfumunu izinsiz kullanmasi gibi seyler sesimizi cikarmasak da baya tuhafimiza gidiyor. annemin yaptigi hicbir yemegi begenmiyor (adam domates, icinde domates olan yemekler, patates, herhangi bir sebze, tarhana corbasi, hatta genel olarak corba,salata yemiyor. bunlar ilk aklima gelenler, durumun zorlugunu takdir edersiniz) ve hatta 'bu ne bicim sey yenir mi be' diyerek annemin kalbini kiriyor. bu sebeple de sadece sucuk, kasar, muz ve cevizle besleniyor. gecen gun diger kuzenim bizdeyken annem yine 'hic yemek yemiyor' diye dertlenirken mesela, benim gordugumun farkinda olmadiigindan annemle alay ediyordu. oss'ye hazirlansin diye burda ama sabahtan oglene kadar dersanede, ogleden aksama kadar uyuyor ve aksamdan sabaha kadar da kiz arkadasiyla telefonda konusuyor, yani ders calismak icin ekstra bir gayreti de yok, odevlerini bitirdiginden bile emin degilim. halbuki durumu cok kotu, carpim tablosunu bile bilmiyor, ben de matematik nazisi gibi surekli pesinde ogrendin mi ogrendin mi bak beraber calisalim diyorum ama kendisi bir gayret gostermezse aklina akitamam herhalde 7*4'u. bizim evde herkes her gun dus alir, kuzenime pazar gunu artik bir yikansan dendiginde daha sali yikandim temizim diyor, evde o yuzden surekli agir bir koku var. onemsiz gibi gorunebilir ama surekli ya tirnak yiyor ya da disini karistiriyor ve benim de icim kalkiyor, sofra adabi rezalet. 22 yasinda kazik kadar adam oldugu icin bazi konularda kirici olmadan uyarida da bulunulamiyor, hepimiz rahatsiz rahatsiz susuyoruz yani. iste basta anlattigim olay ve ev icindeki hali tavri yuzunden ben kuzenimden sogudum. karsilastigimizda nezaketen sordugum bir kac soru ve bazen oturutup calistirdigim matematik konulari haric hicbir iletisimimiz yok. arkadaslarla cikarken onu da davet ediyorum ve gelmesi icin israr ediyorum ama gorev duygusuyla. bazen ona daha iyisini dogrusunu gosterecek kimse olmadigi icin boyle, kendini onun yerine koysana, hic tanimadigin, aliskanliklari bambaska olan insanlarin arasina gidiyorsun ve annen baban aramiyor bile (uc aydir filan bizde kuzenim, annesi daha yeni yeni arayip halini hatrini sormaya basladi) diyorum kendime. beni sevdigini ve deger verdigini dusunuyorum ama ben iletisim icin bir adim atmazsam onun da atmadigi bir gercek. adil olmam gerekirse, bendeki isteksizligi sezdigi icin cekiniyor olabilir ama.
simdi durumlar boyleyken boyle. ben takintili bir insan oldgum icin onemsiz seyleri mi buyutuyorum ve daha anlayisli mi davranmam lazim, yoksa o verilen sanslari kullanamadi deyip artik ona yaklasmaya calismaya bosvermem mi?
her turlu fikir ve yorum makbuldur.
0
saramara (05.11.08)
soyle ki aslında benimde benzer bir kuzenim var bende once esitlerin iliskisini kurmaya calıstım onunla ama olmadı benim suistimal dedigim baskalarının asırı samimiyet diyebilecegi durumlar olustu. sonunda bende esitlerin iliskisi durumundan vaz gectim. artık onunla farklı oldugumu dusunuyorum. hatta bunu ona bir kac defa kırıcı olmak pahasına gosterdim.
burda onemli olan kimsenin hayatını kendisine ragmen degistiremeyecegini anlamak. sonucta bu adam 22 yasına yasına gelmis ve hala degismek istemiyorsa bırak istedigi gibi yasasın sende akrabalıgını surdur ama arkadas olma. hatta bi adım daha ileri gidip iddia ediyorum bu adamın hayatına mudahil olmak hakkın degil.
0
hellcaraxe
(05.11.08)
22 yaş, bir insanın yetiştirilmesi, değiştirilmesi için oldukça geç bir yaş. Belli ki karakteri bu şekilde oturmuş ve zorlamayla, dayatmayla değiştiremeyeceksiniz. Yetiştirilme tarzı -yetişme tarzı diyelim, pek yetiştirilmemiş- kendi memleketinde, kendi çevresinde yaşamasını gerektiriyor. İstanbul'da, sizin yanınızda kalmaya devam etmesi hem kendisinin hem de sizlerin kötülüğüne olur. Yetiştiği şehire gönderildiğinde tamamen ilgisiz bırakın, terk edin demiyorum lakin her koyunun kendi bacağından asıldığını, bu günlerin onun geleceği için önemli olduğunu saygı duyduğu bir büyüğü uygun bir dille anlatırsa kendi kararını vererek üniversiteye gidip gitmeme seçimini yapacaktır. Üniversiteye gitmeye karar verirse girdiği yeni çevrenin etkisiyle iyi yönde şekillenecek, üniversiteye gitmediği takdirde yine çevresinin etkisiyle farklı yönde şekillenecek ve olgunluğun vermiş olduğu havayla iyiye gidecektir. Her ne kadar 22 yaş çok geç demiş olsam da artık çocukluktan çıkma yaşı biraz yükseldi. Şu anda yoğun gel-gitler yaşaması, etrafından gördüğü, televiyondan gördüğü hayatları kıskanması, taklit etmek istemesi gayet normal, askerliğini de yaptığına göre sosyalleşmekten artık korkmuyor ve dışarı daha rahat açılabiliyor. 2-3 sene içerisinde toplum içindeki kendi konumunu anlayacak ve buna göre hareket etmeye başlayacaktır. Kendinizi yıpratmanıza gerek yok.
0
inshroud
(05.11.08)
universite sinavlarina girmek universiteye hazirlanmak kendi secimiydi bunu belirtmem gerek diye dusundum. ve bize gelmeden once cok sevdigi amcasindan, dedeme herkes onunla oturup konustu; kararli oldugunu, onunde uzanan zorluklarin farkinda oldugunu ve bunlari goguslemeye hazir oldugunu kendisi defalarca soyledi, ondan bagimsiz alinmis bir karar degildi yani bu.
0
🌸saramara
(05.11.08)
sen şimdiye kadar gayet doğru ve güzel davranmışsın. arkadaş ise şımarık büyütülmesinin etkisi ile iyice yayılmış ve gemi azıya almış.
bence hiçbir gerginlik yaratma. üzerine de gitme. gerekirse onun olmadığı bir ortamda rahatsızlıklarını anne babana söyle. onların da çok üstüne gitme.
arkadaşla arana mesafe koy. sınırlarını belirle. hiç değilse seninle olan ilişkisinde haddini hududunu bilsin.
ancak bunu gerginlik yaratmadan yapacaksın. ve önemli olan sinirlenmeyeceksin.
onun dışında okulun var, arkadaşların var, erkek arkadaşın var. onlarla ilgilen, kendine meşgaleler bul.
dikkatini çocuk üzerinden çek. sonuçta anladığım kadarıyla sizde kalmaya devam edecek. sokağa atamazsınız, yani atmaz annenler.
çocuğu da düzeltemeyeceğine göre sen sinirlenmeyip, kaale almayacaksın. belki senin rahatsızlıklarını belirtmen üzerine annenle çocuğu bir hizaya çeker ama takılma bunun üzerinde.
0
mea maxima culpa
(05.11.08)
bence yollarınızı bir şekilde ayırın. neticede siz elinizden geleni yapıyorsunuz. bu olay tedaviyi kabul eden veya tedaviyi reddeden bir hasta gibidir. ya fişinin çekilmesi gerekir, ya da tedaviyi daha da sürdürmek.
şu anda kendi hayatınızı başkası için yaşar moda girmişsiniz, planlarınız, bütçeniz, pek çok şeyiniz kuzeniniz üzerine kurulu, neden? yani 10 yıl sonra pişmaniyet duyacağınız bir şeyi, en güzel zamanlarınızı neden böyle harcıyorsunuz? eğer bunun vicdani bir yanı varsa, yazdıklarınıza göre yeterli vicdani sınırları geçmişsiniz.
bu tip insanlarda, rest çekimi genelde işe yarar. çekin konuşun. benim şartlarım tarzım bu, uyarsan uy, uymazsan kendi yolunu çiz demelisiniz. neticede 22 yaşında bir insan sokakta kalmaz, en kötü şey gider ailesinin yanına.
0
galahad
(05.11.08)
Kuzeninle ilgili sorunlarini onunla paylasmazsan degismesini bekleyemezsin ("Paylasirsan degisir" demiyorum). Sizin adetlerinize uymayan bir sey yaptiginda, "kuzen, boyle boyle yaptin ama bizde bu hos karsilanmaz, su sebepten dolayi. Onun yerine soyle yapar misin?" diyebilirsin. Bu arada sizin adetlerinizin de baska ortamlarda hos karsilanmayacak seyler olabilecegini fikrini aklinin bir kosesinde tut.
Anlattigin zor bir iliski. Verdigin caba da takdire edilir. Eger cabana devam etmek istiyorsan bahsettigim sekilde devam etmeni oneririm. Sabrinin sonuna geldiysen kibar ama kesin bir sekilde iliskini kesmen en iyisi olur.
0
wpi
(05.11.08)
Kuzenin senin anlattigin haliyle degerlendirirsek yuzsuzun teki gibi gorunuyor... Yani insan en azindan minnet duyar... Velev ki kuzenin amcanin ogluysa ve o amcan vaktiyle babanin himayesinde buyuduyse falan anlarim ama oteki turlu ise siz zaten yeterince katlanmissiniz... Iki sorum olacak -ucuncu soru da yukaridaki cumlede gizli: "Amca oglu mu, amca yukaridaki gibi mi?"- soru 1: Kuzeninizin kardesleri var mi? Varsa onlar da oyle mi? 2: Alkollu olarak kaza yapinca pismanlik duydu mu? Duyduysa ne kadar surdu, kalici etkileri oldu mu?
Eger yukaridaki sorular isiginda cevaplanabilecek kisimlari saymazsak; kuzeniniz yanci, belesci, yuzsuz ve pis (hijyenik olarak)... Yani tek kelimeyle "katlanilmaz!"... Katlanamamaniz cok, cok dogal...
0
thunder thunder thunder thundercats
(05.11.08)
Terbiyesizlik sınırları dahilindeki hareketleri, kuzeninin iyi niyetli olmadığını açıkça gösteriyor. Sadece akrabalık bağınız olduğu için onunla ilgilenmeniz, iyiliğini istemeniz, her türlü terbiyesizliğine, densizliğine, patavatsızlığına katlanmanız sizin müthiş derecede iyi niyetli olduğunuzu gösterdiği gibi, onun bunlara layık olmak için hiçbir çaba sarfetmemesi de kötü niyetini çok açık ortaya koyuyor. Sonuçta bu adam dağdan gelmedi, sizin yaşam tarzınızdan daha önce hiç haberdar olmayan, anlam veremeyen birisi değil. Eğer gerçekten farklı bir yaşam tarzınız olduğunu anlayacak kapasitede değilse, afedersiniz ama zaten üniversiteye girebilmesi, girse de başarılı olması mümkün değil. Ancak dediğim gibi, bence kendisi bunların gayet farkında ve kötü niyetinden dolayı o şekilde davranıyor. Hatta bence İstanbul'a gelmekteki amacı okumak felan değil. Üzgünüm ama adam sizi, ailenizi kullanıyor. Ve gösterdiğiniz iyi niyet ve serbestlikten güç alıyor. Bu tip insanlara karşı bir miktar baskı kullanmanın, azıcık korkutmanın ayaklarını yere basmalarını sağladığına şahit oldum çok defa. Unutmayın ki fevri bir hareketi başınıza dertler açabilir. Çektiğiniz sıkıntıya değmez.
0
mabl
(05.11.08)
bazi seyler soyleniyor kendisine yani sorunlar dile getirilmiyor degil, gerek annem gerek babam gerekse ben tatli dille mesela kiz arkadasiyla gunde 5-6 saat telefonda konusmanin bu donem icinde ona zarari olabilecegini, biraz daha derslerine odaklanirsa kizla iliskilerinin uzun vadede daha saglikli olacagini filan soyluyoruz (kiz universitede okuyor ve kizin annesi diplomasiz bu kizi sana vermem diye resti cekmis). yikanma konusunda da hadi bir gir yikan istersen rahatlarsin filan deniyor hayir ben yikanmayacagim dedigi zaman yapilacak bir sey kalmiyor. @thunder thunder thundercats: amcamla o sekilde bir iliski soz konusu degil ve evet amcamin oglu. kardesi de sanirim onun gibi olma yonunde hizla ilerliyor. kazasindan sonra da bir uzuntu pismanlik benim bildigim kadariyla olmadigi gibi mahkemedeki umursamaz tavirlari, olayi ciddiye almayisi nedeniyle ekstra ceza yedi.
0
🌸saramara
(05.11.08)
bence ilişiğinizi kesecekseniz bile,bunu yapmadan önce kesinlikle kendisine; durumu,hissettiklerinizi ve düşündüklerinizi açıklayan net bir konuşma yapın. eğer bunu yapmadan pat diye bitirirseniz,zaten gerek insani gerek sosyal yönden eğitimini iyi alamamış bir insana,siz de aynı muameleyi yapmış olursunuz ve belki de ilerde vicdan azabı çekersiniz...
en azından sizin ne düşündüğünüzün ve niye böyle davrandığınızın sebebini bilmek hakkı. ha sonra yine adam! olmazsa o zaman istediğinizi yapın. ama öncesinde kesinlikle net bir konuşma yapıp herşeyi açık açık anlatın...
çünkü böyle arkasından üzülüp,ondan soğumaktansa, herşeyi açık açık konuşmak daha faydalı olacaktır.
0
brkylmz
(05.11.08)
bunu söylemek aslında ne denli acı bende farkındayım fakat durum şu ki "bu zamanda" bir akrabadan beklenmeyecek ölçüde sabırlı ve anlayışlı davranmışsınız. bahsi geçen arkadaş belli bir yaşa gelmiş olduğundan mütevellit bazı alışkanlıklarının değişmesi zor. aslında kimsenin kimseyi değiştirme gibi bi görevi de yok fakat burada, siz, bariz etkilenen tarafsınız. böyle birine tahammül etmek cidden zor. kendi hayat tarzını size uydurması yada başka tabirle bu şekilde evrilmesi gerekirken, size bazı dayatmalarda(erkek arkadaş, uzun saçlı, küpeli arkadaş vs.) bulunuyor ve bunu da gayet gamsızca ve fütürsuzca yapıyor. siz de direniyorsunuz ve bi kriz doğuyor.
kendimi sizin yerinize koyuyorum da ben olsam bu vakte kadar çoktan konuşurdum. 3 ay diyorsunuz, 3 ay ne demek? bahsi geçen konu ruh sağlığınızı etkilemiş durumda(lütfen yanlış anlamayın) ve sadece sizi değil aile içi ilişkilerinizi de zedeleyebilir git gide. alın karşınıza bi konuşun. böyle böyle deyin. bi süre gözleyin, tutumlarınızda siz edilgen değil, etken taraf olun. "kuzen kızma ama bu böyle" deyin, -abartmadan- dominant olmaya çalışın. yanlış/hatalı gördüğünüz davranışlarını anında-hemen uyarın. üstünden vakit geçmesin.
tabi tüm bunlarla birlikte kökten bi değişim beklemek biraz hayalci bi yaklaşım olur. dediğim gibi fazlasıyla iyi niyetli ve toparlayıcı davranmışsınız bu zamana kadar. kendinizi suçlamayın, "hiç tanımadığı şehirde, hiç tanımadığı insanlarla birlikte, olur böyle şeyler" demeyin. siz değilsiniz o kentin zaptiyesi. ne insanlar var taşradan gelip -karşısındakine hiç sıkıntı çektirmeden-uyum sağlayan.
öte yandan bu sınav süreci* öyle birilerinin dayatmasıyla olabilecek bir şey değil. siz üsteledikçe o boşlayacak, umursamayacaktır. siz, anneniz veya babanız, faketmez hiç, onun gözünde hepiniz -bu sınav sürecinde- bi otorite gibisiniz. siz çalış dedikçe kayda değer bi sonuç alamazsınız. ancak ve ancak kendi kulvarında biri, kendi ayarında bi arkadaş, bi sevgili onu yönlendirebilir. başka çaresi yok gibi bi şey ne yazık ki.
sözün özü, siz -bi akraba olarak-üzerinize düşeni fazlasıyla yapıyorsunuz. bu süreci bitirmek sizin elinizde, unutmayın ki kendi aile düzeninizden önemlisi yok. bi şekilde konuşun ve yollarınızı ayırın.
0
crayze horse
(05.11.08)
Ailecek gösterdiğiniz hoşgörü, empati, sabır ve yardım isteği takdire değer gerçekten. Öte yandan bu kişi istanbula "güya" üniversite kazanmak için gelmiş ama bir çabasının olmamasından anlıyoruz ki bunu başaramayacak ve görünüşe göre böyle bir niyeti de yok. Şehirde yaşamak için üniversite sınavını bahane ediyor ve evinizi kullanıyor. Ekmek elden, su gölden. Üstüne yüzsüzlük var. Hem kaynaklarınızı hem ev huzurunuzu kendi keyfi için tüketiyor. Bu kaynakların tükeneceğini farkettiği durumda muhtemelen biraz agresifleşecek ve sizin kontrol edemeyeceğiniz ve hem kendisi hem başkaları hem de sizin için tehlikeli olabilecek yollara sapacaktır. Çocuk olsa birisi 24 saat özveri ile üzerine eğilebilir ancak bu yaştan sonra çok güç, üniversite de okuyamayacağına göre ve şehirde kalmak için böyle bir yol uydurduğuna göre bunu devam ettirmek için gerekli maddi kaynağı bir dönemde "yaratmaya" çalışacaktır. İki adım sonrasını pek düşünmez bu tipler, prototipleştirmek istemiyorum ama çok görüyoruz.
Benzer bir durumda olan ve olması gerektiği gibi yaşayan kişileri de gördüm. Bir aile dostumuz 3 sene önce Van'da rastladığı 8 çocuklu imkansızlıklar içinde yaşayan bir ailenin en küçüğünü istanbulda yalnız yaşayan birinin evine yerleştirdi, çocuk yemedi içmedi kendini derslerine verdi, okulunu kazandı ve birincilikle devam ettiriyor. Tek hayali de önce kendine sonra da doğduğu topraklara yardımcı olabilmek. Bu süre zarfında şehir hayatını öğrendi ve sosyal faaliyetlerde şehirde doğup büyümüş benden bile daha uygun davranışlar sergilemekte. Bu süre zarfında artık okuma şansı olmayan iki abisi daha buraya getirildi çalışmaları için ve canlarını dişlerine takarak hem de birbirlerine destek olarak burada hayatlarını sürdürüyorlar.
Bu kişilik ile alakalı bir şey, belli bir yaştan sonra pek düzeltmenin mümkünü yok. Üniversite sınavının nasıl bri sınav olduğunu hepimiz az çok biliyoruz. Ders çalışmıyorsa, sadece kursta oturup (ki bunu acaba yapıyor mu gerçekten?) sınavı kazanması pek mümkün değil, ki çarpım tablosundan biel bihaber diyorsun. Eğer üniversite kazanmak gibi bir niyeti yok ise ve istanbulda kalmak için sizin kaynaklarınızı yalanla dolanla sömürmeye devam ediyorsa, siz bu duruma iyi niyetle karşılık verdiğiniz sürece o da "iyi o zaman" deyip aynen devam edecektir. Çünkü davranışını mükafatlandırıyorsunuz bir nevi. Ve biraz daha uzun vadede başınıza daha büyük işler bile alabilirsiniz.
Şimdi tanımadan etmeden bu yorumları yapıyorum ama, ben anlattığın durumda olsam tecrübelerime göre bunları düşünerek hareket ederdim. Açık açık söylerim, böyle üniversite falan kazanamazsın, ve böyle bir niyetin yoksa yol verelim sana derdim. Büyük ihtimalle "aa yok olur mu çalışıyorum ben kazanıcam" falan der, tamam dersin, aynı halin devam ettiğini gözlemlersin, bu konuşma bir daha tekrarlanır, ondan sonra da başının çaresine bakar.
bence öncelikle annenizle ve babanızla bu durumu konuşun. yemeği beğenmiyor diye anneniz boşuna kendini üzmesin örneğin. benim çok sevgili kardeşim bile bazen "ay şunu yemem ay bu iğrenç" diyordu ilk başta ama "ye nesi var" vs. diyorduk sonra "tamam sen bilirsin" diyip tabağı onunden almaya başlayınca, sonunda aç kalınca yemeye başladı. neyse beslenirse beslensin 22 yaşındaymış. sizinle beraber sofraya oturmaya bile zorlamayın.
sormadan eşyaları kullanıyorsa demek ki yetiştirilirken hiç görmemiş bazı şeyleri. ya da örneğin babanızın parfümünü vs. kullanması parfüm gibi şeylerden yoksun olarak büyüdüğünün de göstergesi olabilir. aslında bu bütün ufak tefak anlattığınız, yıkanmaması, paylaşmaması, izin almaması, parayı çarçur etmesi vs. sizi ne kadar sinir etse de o kadar büyük sorunlar değil aslında. doğru düzgün bir aile ortamında büyümediği için büyük ihtimalle sosyal davranışları zayıf. siz bazı konularda uyardığınızda da kendini ezik hissedip üste çıkmaya çalışacaktır. o yüzden en iyisi kendi haline bırakmak. ufak şeyleri siz de o kadar kafanıza takmayın. bunlar kardeşler arasında da sıklıkla olan şeylerdir.
arkadaşlar konusunda sizin arkadaş grubunuzla o kesinlikle uyuşmuyor anladığım kadarıyla. kendi arkadaş grubunu yavaş yavaş oluşturmasını bekleyin derim. yine o sizin arkadaşlarınızın yanında onların fiziksel ozelliklerini eleştirmesi ya da maço tavırlar sergilemesi kendini aşağı hissettiği için olabilir.
evet şımarıklık, terbiyesizlik vs. var ama bunların yanında kuzeniniz bence depresyon da geçiriyor olabilir. sürekli uyuması, etrafına ilgisizliği, kendini aşağı hissettiği durumlar, yalan söylemesi gibi şeyler bunun da belirtisi olabilir. bir süre uyarıda bulunmayı bırakın ve üstüne gitmeyin. iyi günlerinde napalım bugün ne yapmak istersin gibi onun fikirlerini alın ve daha çok onun yapmak istediği şeyleri yapın. hoşuna gidecek ufak tefek hediyeler alın arada örneğin en sevdiği şarkıcının albümünü ya da telefon için kontör vs. gibi. karşılığında birşey beklemeyin. sizin onu önemsediğinizi belki de ilk defa hayatında birinin onu önemsediğini hissetmesi lazım.
ona açılın. sanki çok yakınmışsınız gibi. çok kişisel sorunlarınızdan bahsedin, dertleşin bakalım nasıl tepki verecek. yavaş yavaş bir süre sonra o da içini açmaya başlayabilir ama burda korkmuş bir kişilik var en dipte bence o yüzden sabırlı olmanız gerekiyor.
bir de illaki uyarmanız gereken ya da söylemeniz gereken şeyler olduğunda. odanı topla, yıkan, ders çalış gibi emir cümleleri yerine düşüncelerinizi belirten cümleler kurun ve sen ne düşünüyorsun diye karşılık bekleyin. kendi planlarınızdan bahsedin ve senin planların ne gibi onun düşüncelerini önemsediğinizden bahsedin. öss dersane test test test diye onu daha çok germeyin. arada aslında üniversite okuyorsun da ne oluyor, üniversiteyi kazanmamak yolun sonu değil bir arkadaşım vardı yine de başarılı oldu gibi şeyler diyerek bu gerginliği üzerinden almaya paylaşmaya çalışın.
yalan soylemesini de çok kişisel algılamayın. sanırım kuzeniniz 22 yaşında olmasına rağmen hala ergenlik problemleri yaşıyor. yalan soylemesi de size sorup izin vermeyeceğinizi düşünmesi öyle ortada bir durum olmamasına rağmen bunu kafasında büyütmesi sonucu olmuş olabilir. bu tür yalanlar bir çok insanın kendi ailesine bile söylediği yalanlardır. nasıl tepki verdiğinizi bilmiyorum ama bir daha böyle birşey olduğunda yakaladığınızda düşünmeden tepki gösterip kızıp alınmayın. neden söylemedin ki, söylesen izin verirdik gibi yalan söylemesine gerek olmadığını ve ona güvendiğinizi anlamasına çalışın.
en önemlisi de güven işte. kendine güvensiz, siz de ona güvenmiyorsunuz bunun bir çıkış yolu yok. önce siz ona güvendiğinizi hissettirmelisiniz. kuzen de olsanız ailenizin bir parçası olduğunu hissettirmelisiniz. üzerine gitmeden, abartmadan, ona açılarak yapabilirsiniz bunu. katı kuralları olan bir ev ahalisi diyorsunuz. bu kuralları biraz esnetin. yoksa kuzeninizin davranışları herkesin canını sıkmaya ve huzuru bozmaya daha beter neden olacaktır. ondan ekstra şeyler beklemeyin. para konusunda asla ben çalışıyorum sen yiyorsun paraları gibi bakmayın olaya. onun da zamanı gelecektir. ya da durumun farkına varması için durumunuzun iyi olmadığına dair ufak sinyaller verin. ya da ailenizin kuzeninize aylık belli miktar bir harçlık vermesi ve bununla idare etmesi gerektiğini söyleyin. arada da senin harçlık azalırsa bana gel ben yardım ederim gibi açık kapı bırakın ki onu düşündüğünüzü anlasın.
ailenizle bu konuda neler hissettiğinizi eğrisi doğrusuna konuşun ve onlardan da yardım isteyin. örneğin anneniz ona özel bir yemekte sucuklu yumurta yapsın, babanız kendi oğluymuş gibi bir berbere gidelim desin ya da bir işi için yardım istesin ve sonra "aferin" desin. siz ona yardım etmek yerine yardım taleb edin. onun varlığının önemli olduğuna ve başarabileceği katkısı bulunabileceği şeyler olduğuna inandırın. biraz yüreklendirerek davranış bozukluklarını çözebilirsiniz diye düşünüyorum. adım adım.
tabii bu bir tercih meselesi. beni ilgilendirmez ben onun için bu yaştan sonra çaba gösteremem vs. demek de sizin seçiminiz. ama eğer onu kazanabilirseniz bence bu sizin hayatınızda da önemli bir yer tutacaktır. farklı olmanızdan korkmayın. herkes farklıdır birbirinden. herkesin sevdiği yemekler, renkler, müzikler, hobiler farklıdır. bu farklılıkları paylaşmayı deneyin ve onun kendiniz gibi olmasını beklemeyin. siz onu değil o kendini değiştirmeli. bu da ancak empati kurarak olabilir.
0
random blonde
(05.11.08)
@saramara,
"yikanma konusunda da hadi bir gir yikan istersen rahatlarsin filan deniyor hayir ben yikanmayacagim dedigi zaman yapilacak bir sey kalmiyor" demissin.
Bu, yikanmasini onermek icin yanlis bir yol bence. Onun yerine, "kuzen, daha sik yikanmak temizlik acisindan iyi bir aliskanliktir. Kisi kendi farkina varmasa bile 1-2 gun sonra kokmaya baslar. Bak biz ve cevremizdeki bir suru insan da boyle yapiyor. Sen de boyle yap lutfen" demek daha cok ise yarayabilir. Bunu denedikten sonra "lutfen daha sik yikan, kokuyorsun ve kokun cevrendikleri rahatsiz ediyor" diyebilirsin.
Kuzenin cok farkli bir ortamdan geliyor, senin de belirttigin gibi. Sizin ona yeni dunyasini anlatmaniz lazim. Kisiligi, davranis bicimleri, aliskanliklari hep yetistigi yerden geliyor. Simdi bambaska bir yerde ve yeni aliskanliklara ihtiyaci var. Bircok aliskanligini birden degistirmek cok zor. Degismek gerektiginin farkina varmak daha da zor. Bu konulari bu sekilde onunla konusmayi da deneyebilirsin.
Bir sonuc cikmayabilir. Ama bence dogruya en yakin yollardan biri bu.
0
wpi
(05.11.08)
ailenin kurallari kesinlikle onu icin esnetiliyor, bana ve kardesime gosterilmeyen hosgoru ona gosteriliyor (bunu kiskaniyor ya da bundan rahatsiz oluyor degilim). kendisine hicbir sekilde ders calis vs gibi baski uygulanmiyor hatta mesela annemle okey oynayacaksak bak iki saattir odandasin gel biraz kafan acilsin deniyor, onun ailece yapilan her etkinligin bir parcasi olmasi konusunda ekstra caba gosteriliyor, yemek konusunda da dedigim gibi gayet rahat, sevmedigi hicbir seyi nezaketn de olsa agzina koymuyor zaten, gidiyor kendisine sucuklu yumurta yapiyor, annem mesela o yesin diye sadece onun sevdigi hicbirimizin yemedigi seyler yapiyor yine de yaranamiyor. hicbir hobisi ve ilgisi de yok, beraber sinemaya filan gittigimizde de bu ne bicim filmmis diye soyleniyor genelde. kisisel meselelerimi gerekmedikce en yakin arkadasima bile acmam, sirf o kendini bana yakin hissetsin diye yukarida belirttigim gibi eski erkek arkadasimdan vs bahsettim ve az kalsin simdiki erkek arkadasimdan ayriliyordum, onun o tavri yuzunden bize oturmaya gelen cocuk resmen evi terketmisti. babamin oyle seylerden hoslanmadigini bildigi halde babamin yaninda x'le mi konusuyorsun selam soyle ehehe seklinde tavirlari da cabasi. kendi parfumu yoktu, maddi sikinti cekti gibi bir durum da yok, onu ailesinin durumu bizimkinden oldukca iyi. yine de ailesiyle arasi bozuk oldugu icin harcligini babam veriyor ama gunde 6 saat kiz arkadasiyla cep telefonunda konustugu icin yetiremiyor. diger amcamlardan filan istiyor bu sefer. maddi konulardaki rahatsizliklarimi burada dile getirsem de ne ben ne de ailem asla va asla kendisine yansitmiyoruz. yine de yeterince anlayis gostermedigimizi dusunuyorsaniz biraz daha denemeye calisirim ama gelen diger ogutler haddinden fazla taviz verdigimiz yonunde sanki?
0
🌸saramara
(05.11.08)
yani taviz diye düşünmemek lazım işte. bazı şeyler zaman alır. neredeyse erkek arkadaşınızdan bu yüzden ayrılmanız da gereksiz geliyor bana. erkek arkadaşınızın sizin yanınızda olması lazım, bu kadar kolay siniri bozulmaması lazım. isterse kavga etsinler, atıyorum kuzeniniz üstüne atlasın falan. sizi anlaması lazım. bence bu konu yüzünden zaten kuzeninizden ayrı bir soğumuşsunuz. ortada bir sorun yok aslında sizi bu kadar gerecek.
sinemaya gidince bu filmi beğenmediyse beğenmeyebilir. nezaket göstermesini beklemeyin. herkes kibar olmayabilir. ailesinden hiç görmemiş demek ki. ne kadar süredir birliktesiniz bilmiyorum ama böyle bir insanın önceki aile hayatı kötü olduğu için şu an böyle bu insan. hiç kimse anne karnından böyle doğmaz. seçim sizin ya buna alışıp yavaş yavaş değişmesini bekleyeceksiniz ya da taviz diyorsanız bu işe ne yapmayı düşünüyorsunuz. onu geri göndermeyi falan başka çözüm yok o zaman. bu da ne değiştirecek?
bırakın kendi halinde yaşasın biraz. bu kadar gözünüze batmasın. ev arkadaşınız olabilirdi bu insan daha beter de olabilirdi. psikolojisinin normal olmadığı belli. para dertse dediğim gibi harçlık verin ve fazlasını istiyorsa bişekilde de buluyorsa bulsun o zaman. telefonda 6 saat konuşuyorsa tek bir insanla daha uygun tarife birşeye geçmesini önerin. tek kişiyle tüm gün beleş konuşulabilen sabit faturalı hatlar var. hem ona daha fazla harçlık kalır. hayır yani telefona para harcıyormuş bi sanki. klasik olacak ama içkiye kumara kötü alışkanlıklara para harcıyor mu? zaten bunun gibi şeylere harcarsa o da başka bir sorun ya. para da çalmıyor sanırım. kötünün kötüsü değil şuan yani. babanıza erkek arkadaşınızı ispiyonlayabilir. bunu kardeşiniz bile yapabilir. bunlar çocukça şeyler, bunu yapmak da çocukça bunu kafaya takmak da çocukça.
kuzeniniz kapalı bir ortamdan geldiği için sizin yaşantınız ona çok acayip geliyor olabilir. ve cehaleti yüzünden her zaman sizin yaşantınızı eleştirecektir. ancak bu şekilde iletişim kurabiliyor aslında bence. bu da birşeydir.
ailesiyle arası kötü diyorsunuz. görünüşte kabalığı kini kötülüğü bu yüzden ama ben kişisel bir kötü olma çabası göremiyorum. ailesine olan hıncını sizden çıkarıyordur belki de. karşılıksız ilgi göstermek çok zor değil. çok daha kötü art niyetli insanlar var ama tercih sizin, sizin hayatınız bence dayanamayacak gibiyseniz ve aile huzurunuz giderek kötüye gidiyorsa o zaman onu geri gönderin dicem ama bu onun yaptıklarından daha beter olur gibi geliyor bana.
bir de ya aileniz hepinize aynı davransın ya da kimseye özel kuralları esnetmesin. ne ona sizden daha farklı olduğunu hissettirin ne de şımartın. hem kardeşinize gösterilmeyen şeyler ona müsamma ediliyor diyorsunuz. bu kardeşinizi de üzebilir. aileniz elinden geleni yapıyorsa devam etsinler ama yaranamıyor annem diyorsunuz. yaranmayı beklemeyin. binkez iyi olun bir kere karşılık bekleyin. ve zaman tanıyın.
ben biraz bu tür olaylara sabırlı bakma yanlısıyım biraz dalaylama sabırı =) çünkü başka yöntemler daha büyük sorunlara neden olabiliyor zamanla. bir de gerçekten inanılmaz büyük anlaşamamazlıklar göremedim ben ama bu bana göre olabilir belki sizin hayatınızda çok önemlidir bunlar. önce kendinizi bir dinleyin...
0
random blonde
(05.11.08)
@saramara burda sizden çok ailenizin çocuğa karşı tavirları önemli. onlar ne düşünüyor? böyle devam mı edecek çocuk?
eğer anne baban her halukarda sonuna kadar çocuğu destekleyelim diyorlarsa çaresiz sen biraz görmezden geleceksin.
ama çocuğu biraz hizaya çekmek lazım. ne demek annenin pişirdiği yemeği yememesi. dolapta sucuk, muz vs bulamasın aç kalsın, bakalım bir daha yapıyor mu böyle bir şeyi.
kendi anne babası ile arası bozuk bir insana annenlerin iyi davranması çok zararlı. ailecek (kendi ailesi, amcanlar ve siz) bütünsel olarak disiplinli davranmak lazım. yani kendi anne babasından yüz bulamazsa seninkilerden buluyor, olmadı amcanlardan buluyor.
bu böyle gider yani. annenlerle konuş bence.
0
mea maxima culpa
(05.11.08)
cok tesekkur ederim random blonde, benim icin sagduyunun sesi oldunuz adeta:)
0
🌸saramara
(05.11.08)
"takintili bir insan oldgum icin onemsiz seyleri mi buyutuyorum" demşsin ya hah işte ondan. bu duyuruya harcadığın eforla bir kısa öykü ya da deneme çıkartırdın bir de. muhtemelen yazılmış en uzun duyuru bu olsa gerek.
bir de şu paragraf işine alışamadınız bir türlü. yediniz bitirdiniz yorgun gözlerimi.
0
blackdog
(05.11.08)
saramara, sen detay verdikçe ben burda çileden çıkıyorum, sinire strese giriyorum. evlat olsa sevilmez dicem ama, zaten evlat olarak sevilmemiş. random blonde'un tavsiyeleri gerçekten sağduyulu, ve sizin sağduyu, hoşgörü ve sabrınız da onu yola getirmeye yetecek gibi görünüyor. inşallah başarılı olursunuz da ben de sabır ve hoşgörüyle insanların yola getirileceğine inanmaya başlarım. hak hukuk dağıtmak bana düşmez tabi ama, bu kadar ilgiyi hakeden, hakkını verebilecek milyon insan varken haketmeyen birine bu kadar enerji harcanması zoruma gidiyor.
0
mabl
(06.11.08)
Derslere ilgisizliğinden, kız arkadaşıyla daha fazla ilgilendiğinden, daha çarpım tablosunu bile bilmediğinden bahsetmişsiniz. Bence de üniversiteyi kazanması bu şartlarda hayal gibi... Ayrıca anlattıklarınızdan anlaşıldığı kadarıyla siz ev sahibi/sahibesi olarak elinizden geleni yapmışsınız/yapıyorsunuz. Kendinizi suçlamanız yanlış. Ancak Allah size kolaylık ve sabır versin diyebilirim...
http://books.google.com.tr/books?id=i27uDuEK1iEC&dq=the+oxford+history+of+britain&pg=PP1&ots=0BqmmLGwSR&source=bn&sig=U6hiA-Lu1zkuWp-LFSVs6jYGJPY&hl=tr&sa=X&oi=book_result&resnum=5&ct=result#PPP1,M1şu adresteki kitabın nasıl çıktısını alabilirim? veya bu kitabın e-book halini nasıl bulabilirim?orjin
şu adresteki kitabın nasıl çıktısını alabilirim? veya bu kitabın e-book halini nasıl bulabilirim? orjinali 150 ytl dolaylarında olduğundan, hiç param olmadığından ve bunun özetini bir hafta içinde vermem gerektiğinden yardımlarınız hayati önem taşımaktadır... bişiler bulun bana.
0
fightordie (27.10.08)
google books kitaplari minik minik resimler halinde barindirdigindan ciktisini malesef alamiyorsunuz...
0
thunder thunder thunder thundercats
(28.10.08)
üstadım biraz uğraştırıcı bir metod anlatacağım. 150 ytl mi bu metod mu karar senin.
öncelikle #9468446 numaralı entry'de tam görünüm olmayan bir kitabın nasıl okunacağı belirtilmiş. bu şekilde kitabın sayfalarını tek tek çevirirken pdf'nin bulunduğu ekrandaki "iki sayfa" ve "tam sayfa" seçeneklerini seçebilirsin. ilki iki sayfanın açık olduğu bir kitap diğeri ise büyüteç ikonu şeklinde hemen metnin üstünde yer alıyorlar. daha sonra f11'e basarak browser'ını (internet explorer vs.) tam ekrana geçirip print screen butonuna basarsın. herhangi bir resim editörünü açıp yapıştır dediğinde kitaın iki sayfalık bir bölümü resim olarak elindedir. şöyle bir görüntüsü olmalı: img211.imagevenue.com 700 küsüur sayfalık bir kitapta bu işlemi 350!den fazla kez yapacak olduğuna göre seni uzun saatler bekliyor. kolay gelsin.
0
tannhauser
(28.10.08)
@thunder thunder thunder thundercats: google book kitapları küçük resimler halinde değil resimlerden elde edilip ocr'la çözümlenmiş ve daha sonra pdf'e çevrilmiş dokümanlar halinde saklıyor. telif hakları sorunu sona erince (kitabın ilk basım tarihi üzerinden 75 yıl geçince) de kullanıma açıyor.
efenim bu parça hangi bölümde çalmakta. bi arkadaş sordu, cevap veremedim, bölümlere de tek tek bakamadım. sorayım dedim.geçtiği sahneyi anımsatsanız yeterli, şu bölüm şu sezon olmaya da bilir.öle.http://www.youtube.com/watch?v=i72XzbHq9ow
efenim bu parça hangi bölümde çalmakta. bi arkadaş sordu, cevap veremedim, bölümlere de tek tek bakamadım. sorayım dedim.
geçtiği sahneyi anımsatsanız yeterli, şu bölüm şu sezon olmaya da bilir.
lighto-kun'in ryuuk'a defteri sakladigi cekmecesinin kendi kendisini nasil yakabilecegini anlattigi yer olarak aklimda kalmis... yamulma ihtimalim cok yuksek ama siz yine de bir bakin eger bolumler varsa... ilk bolumlerden biriydi zaten...
paylaşılan dosyalar yüzünden bilgisayarın yavaşlaması???
noise
şimdi iki adet soru soracağım.1)rapidshare'den kırk dakikalık bir albüm indirmek için bilgisayarı açık bıraktım. 2 saat sonra geldiğimde bilgisayar biraz afallamış gibiydi. kapatıp yeniden açayım dedim. kapatmaya çalıştığımda bana "eğer kapatırsan diğer kullanıcılar datalarını kaybedebilir" dedi. şi
şimdi iki adet soru soracağım.
1)rapidshare'den kırk dakikalık bir albüm indirmek için bilgisayarı açık bıraktım. 2 saat sonra geldiğimde bilgisayar biraz afallamış gibiydi. kapatıp yeniden açayım dedim. kapatmaya çalıştığımda bana "eğer kapatırsan diğer kullanıcılar datalarını kaybedebilir" dedi. şimdi bu ne demek oluyor? rapidshare kullanan bir insan değilim. yani millet o sırada benden bir şeyler mi indiriyordu? böyle şeylerden hiç anlamıyorum, ben paylaşmadan başkası benim bilgilerimi mi paylaşıyor? üstelik bilgisayarım acayip hızlıyken şu anda bariz bir yavaşlama söz konusu? acaba birileri bir şey mi yaptı? (paranoya!)
2)msn denen zımbırtıda yanlışlıkla my sharing folders'a birini eklemişim. (bilmeden) silmeye çalıştım, hiçbir yerde "sil" demiyor. nasıl yapabilirim?
yardımcı olursanız çok memnun olurum. sağolunuz.
0
noise (28.09.08)
1) bilgisayarda birden fazla kullanici hesabi var ve seninki di$inda ba$ka bir kullanici adi ile oturum acilmi$ demek oluyor bu.. yava$lik da muhtemelen diger oturumda cali$an prg'lar yuzundendir..
0
katafalk
(28.09.08)
peki ama bu benim kişisel bilgisayarım ve benden başka kimsenin eli değmiyor. yanlışlıkla bir hesap açmış olamam çünkü o kısımları hiç kurcalamadım. durum yine aynı mıdır?
0
🌸noise
(29.09.08)
denetim masasi'nda kullanici hesaplarina bir bakin yine de siz.. guest hesabi falan acilmi$ olabilir, bilemedim.
0
katafalk
(29.09.08)
eger herhangi bir surucunuz ya da klasor/dosya konumu paylastirilmissa bu da sebep olabilir... ilgili surucu ya da klasore sag tiklayip ozelliklerden paylasim sekmesini kontrol edin... eger klasoru msn paylastirmissa dahi bu windowsta gozukecektir... tum klasorlerinizi paylasima kapatin... bu, sizin icin en guvenlisi...
rapidden siz bisey indirirken sizin bilgisayarinizi baskasinin kullanmasi mumkun degil... oyle bir durum sadece torrent,limewire,emule,ares gibi dosa paylasim programlarini kullanmaniz durumunda olur... o da bilgisayarinizin upload hizina mudahale eder, download hizini azcik etkiler, ama diskten veri okudugu icin makineyi kismen yavaslatabilir... ama boyle bir durumda dahi makine kapatiliyorken uyari almazsiniz.. eger uyari aliyorsaniz ancak 2 sekilde mumkundur: 1. Ya sizin paylasilan klasorunuze baskasi erismis durumdadir (ilk aciklama bunun cozumu) 2. Ya da baska bir kullanici adiyla oturum acilmistir (ki siz zaten baska kullanici olmadigini soylediniz)
yılın belirli zamanlar anane dede ziyaretine gidiyorum, sıkılıyorum internetsiz bağlanmak için bir yol bul sözlükeldeki araçlar; cep telefonu, laptop, ev telefonuev telefonundan bağlanmak çok pahalıya geliyordu en son..adsl yi 15gün 1 aylığna açtır kapat yapamıyoruz sanırım, yok mu bir çaresivarsa m
yılın belirli zamanlar anane dede ziyaretine gidiyorum, sıkılıyorum internetsiz bağlanmak için bir yol bul sözlük
eldeki araçlar; cep telefonu, laptop, ev telefonu ev telefonundan bağlanmak çok pahalıya geliyordu en son..
adsl yi 15gün 1 aylığna açtır kapat yapamıyoruz sanırım, yok mu bir çaresi varsa maliyet hesabıyla beraber istiyorum..
not:etrafta bir adet wireless şifeli bağlantı var olmadı onu mı kırıcaz napıcaz(nasıl kırıcaz ki)
0
demlikposet (14.08.08)
turkcell'in 100 mb'ı 9 ytl olan bir kampanyası var (daha fazla mb'ı daha fazla ücretli olanı da var). ben de arkadaşımda gördüm. cep telefonunu bluetooth ile bilgisayara tanıtıyorsunuz, söylenen ayarları yapıp mis gibi internet kullanıyorsunuz. tabii telefonun bluetooth özelliğinin olması lazım. bilgisayarın da bluetooth özelliği yoksa usb'den takılan bluetooth dongle'lardan lazım.
0
kibritsuyu
(14.08.08)
-wifi nin sahibini arayıp rica edebilrsiniz ya da turkcell ile bağlanabilirsiniz bazı telefonlar usb ile de bilgisayarları internete bağlayabiliyor.
0
yuto
(14.08.08)
smile adsl'nin yazlık için 1-2-3 aylık internet bağlantıları vardı. bir bakın siterseniz
0
etna
(14.08.08)
ya yanlış anlamayın bilgiçlik falan taslamıyorum.. g.tlük falan da etmiyorum ama köyde geçirdiğiniz vakti netten uzak geçirmeniz, doğayla içiçe olmanız daha bi hoş olmaz mı?...
Hiç görmedim ama kesin vardır gibi geliyor, iki desktop bilgisayardan çıkan iki monitör kablosunu kabul edip, onu tek çıkış halinde bir düğme ile tek monitöre ileten bir parça var mıdır bilgisayar camiasında? Düğmeye basılınca birinin görüntüsünü, bir daha basınca diğerinin görüntüsünü gösterecek...
Hiç görmedim ama kesin vardır gibi geliyor, iki desktop bilgisayardan çıkan iki monitör kablosunu kabul edip, onu tek çıkış halinde bir düğme ile tek monitöre ileten bir parça var mıdır bilgisayar camiasında? Düğmeye basılınca birinin görüntüsünü, bir daha basınca diğerinin görüntüsünü gösterecek...
Varsa kaça patlar ve nerelerde bulunur?
NOT: Scart girişi olarak dvd/divx playerlar için var bundan, oradan aklıma geldi, her an lazım olabilir evde.
0
delikan76 (25.05.08)
var abi var. ismi, fiyati hakkinda bir bilgim yok ama var yani kullanan cok insan gordum.
edit: hah buldum. vga secici olarak geciyormu$. www.sunumsistemleri.com burda var biraz a$agilarda.
0
sourlemonade
(25.05.08)
daha güzeli kvm switch'dir... 4 taneye kadar (artabilir modeline göre) makinenin monitör, klavye ve mausunu (kvm=KeyboardVideo(?)Mouse) tek birer monitör klavye ve maus'a indirger... hangi düğmeye basarsak o makineyi yönetiyor oluruz...
evet sonunda çocukluk uktelerimden birini daha hayata geçiriyorum. Teleskop almaya karar verdim. izmir için. nereden almalı. alırken nelere dikkat etmeli(marka tercihi yapmalı mı)internetten alışveriş akıllıca olur mu?şöyle 150-250ytl arası bütçe ayırmak başlangıç için düzgün birşey almaya yeter mi?
evet sonunda çocukluk uktelerimden birini daha hayata geçiriyorum. Teleskop almaya karar verdim. izmir için. nereden almalı. alırken nelere dikkat etmeli(marka tercihi yapmalı mı) internetten alışveriş akıllıca olur mu? şöyle 150-250ytl arası bütçe ayırmak başlangıç için düzgün birşey almaya yeter mi?
bu konuda bilgisi olan arkadaşlar cevaplarıyla beni çok sevindirirler. teşekkürler şimdiden!
bikaç gündür bu olayı araştırıyorum, zira ben de alacaktım, bikaç madde ile özetleyeyim: 1. Teleskopla dürbün gibi gözlem falan yapılamıyor... Gök haritaları ve gök cisimlerinin hareketine göre saatlerce uğraşıp da cisim (mesela halkaları gözüken satürn) bulununca, teleskopu o şekil sabit bırakıyosun; teleskopun yaptığı, kilitlendiği noktadan gelen tüm ışınları soğurup biriktirmesi... daha sonra teleskoba bağladığın webcam vs. ile bikaçyüz foto çekip birleştirince işte az çok belirgin bir satürn resmi (bozuk para büyüklüğünde) elde edilebilir... 2. Amatör gözleme KESİNLİKLE AMA KESİNLİKLE dürbün ile başlamalı; bunu hemen hemen tüm otoriteler söylüyor, zira teleskop kullanımı için önce gökyüzünü tanımak gerek... 3. 150-250 ytl'ye teleskop olmaz, olsa da zerre işe yaramaz... en kaliteli teleskopları meade üretiyor ama çok tuzlu... teleskopun amaca ve gözlenecek cisimlere vs. göre alınması gerekir... www.gokbilim.com forumları bu konuda bayâ bi bilgi içeriyor... 4. Alacağın dürbün için 50 liradan ucuz olmasın... bir de dürbünün ne kadar büyüttüğü değil, ne kadar ışık topladığı önemli... ben de dürbün alıcam; dürbün odaklı bir duyuru açalım bence... en doğru seçimi bulunca ikimiz alırız birer tane, pazarlık da yapabiliriz 2 tane alıyoruz diye...
0
thunder thunder thunder thundercats
(18.05.08)
@thunder thunder thunder thundercats,cevapların gerçekten çok makbule geçti. ya aslında benim bir amacım da biraz şehir gözlemi,yani röntgencilik değil:)) şehre yukarıdan bakan bir yerde oturuyorum,çıplak gözle bile körfezin detaylarını seçmek oldukça rahat oluyor,hani teleskop-ya da sence dürbün-le daha keyifli olur diye düşünüyordum. balkondaki akşamüstleri sence dürbün bunu da sağlayabilir mi?
0
🌸october swimmer
(18.05.08)
gözetleme için olmaz kanımca, bi kere karaköyde dükkanda bakmıştım ters gösteriyordu :)
0
sourlemonade
(18.05.08)
almak değil de kendiniz yapsanız nasıl olur. internette birçok kaynak mevcut. hatta yarışmaları bile var en iyi amatör el yapımı teleskop filan falan diye. oldukça ucuza gelmekte.
php ile hazırlanmış bir web sayfasının kaynağını görüntüle dediğimde sayfayı php kodlarıyla göstermiyor. ben istiyorum ki göstersin. hangi kodla o yazıyı çağırmış onu öğreneyim. php kodlarını görmemizin bir yolu var mı?
php ile hazırlanmış bir web sayfasının kaynağını görüntüle dediğimde sayfayı php kodlarıyla göstermiyor.
ben istiyorum ki göstersin. hangi kodla o yazıyı çağırmış onu öğreneyim.
php kodlarını görmemizin bir yolu var mı?
0
chak 666 (16.05.08)
yok
0
babatema
(16.05.08)
oyle olması da gerekiyor zaten ?
0
bryan fury
(16.05.08)
görüntülemek istediğin site olur ya çok amatör falansa ve klasörlerin yazma izinlerini kapamamışsa mümkün... .php .asp vs. uzantılı dosyayı indirir, içinde neler var bakarsın... başka türlü imkansız...
0
thunder thunder thunder thundercats
(16.05.08)
php ve asp gibi diller sunucu tarafından yorumlanıp size html olarak çıktı vermek üzere tasarlanmışlardır. sitenin kodlarını almadan böyle bir içini görme olayı mümkün değildir.
günde en fazla 10 fincan çay/kahve içilen bir ofise su sebili alıp sıcak su ihtiyacını bundan karşılamak ekonomik olarak (elektrik tüketimi) akıllıca mıdır? halihazırda kettle kullanılıyor ve her defasında sadece gerektiği kadar su ısıtılıp kullanılıyor. bu aletler ise 2 litra kadar suyu içinde süre
günde en fazla 10 fincan çay/kahve içilen bir ofise su sebili alıp sıcak su ihtiyacını bundan karşılamak ekonomik olarak (elektrik tüketimi) akıllıca mıdır? halihazırda kettle kullanılıyor ve her defasında sadece gerektiği kadar su ısıtılıp kullanılıyor. bu aletler ise 2 litra kadar suyu içinde sürekli sıcak tutuyor. hangi çözüm daha ekonomiktir?
soğuk su için de buzdolabımız var, soğuk su için kullanmaya gerek yok yani.
0
kibritsuyu (15.05.08)
bir cok su markası suyu kendınden almak sartıyla sebili verıyor..mesela bızım buralarda damacana 4 ytl.sebil vereyım abi hep bizden içersen diyolar ozaman fiyatta 5 lira oluyo.şehirden şehire deısır sanırım bu fiyat ama sebil cok ucuza mal edilmiş oluyor..
bildigim kadarıyla fazla yakmıyo ama soylede bi durum var.sebil oldugu zaman insanlar daha fazla kahve cay vb seyler tuketıyo benım gozlemledıgım kadarıyla..bunuda goz onunde bulundurmakta fayda var.
0
isott
(15.05.08)
abi çay kahveyi bol bol içsinler.kamyonda mobil 1 insanda çay kahve.
Ayrıca su sebili olayı benim bildiğim kadarıyla sürekli bi yerden su alırsanız falan onlar getiriyolar.Eee şimdi koskoca bürosunuz sade çay kahvede içilmiyecek suda içilecek.Malum yazda geliyor.Ne güzel hem sıcak hem soğuk.Sanırım bi sucu ile konuşup ücretsiz bir sebil kapatabilirsiniz.Zira sürekli müşterisiniz.
0
omer460
(15.05.08)
koskoca büro değiliz 3 kişiyiz. günde 2'yi geçmiyor kendi içtiğimiz. e gelen giden de pek yok. olursa da işte 2-3 bardak da onlar içer.
0
🌸kibritsuyu
(15.05.08)
kettle ile sebil'in tükettiği elektriği iyi karşılaştırmak lazım. insanlar genelde, kettle'in daha az tüketeceğini söylemiş ama tam tersi de olabilir. zira kettle çabuk ısıtmaya yönelik (instant heater) olduğu için daha fazla elektrik tüketiyor olabilir. sebil ise uzun vadede ısıtıyor ve suyu az bir enerji ile sıcak da tutuyor. ayrıca, kettle'da su israfı daha fazla olabilir çünkü insanlar kettle'ın içinde kalan suyu her zaman döküyorlar bildiğim kadarıyla.
0
kahvegibi
(15.05.08)
madem 10 fincan diyorsun termos kullanin büyüğünden olsun bitsin.
0
terp
(15.05.08)
sebil suyu kettle kadar ısıtmaz. yani bir fincan kahve alayım derseniz yarısında ice coffe olur mundar olur. elektrikten kısıyım derken kahveden kaybedersiniz. yoldan kazanırsanız güçten güçten kazanırsanız da yoldan da kaybedersiniz. en ekonomiği cezvede su kaynatmak basit makinalara güvenmemek lazım efem.
0
babatema
(15.05.08)
sebilin ısıttığı su yalandır. sebilden sıcak su kettle a koyun düğmeye basın göreceksiniz ki kettle o sıcaklığı yeterli bulmayın ısıtma işlemine devam edecektir. hatta kettleda kaynamış suyu alıp çaydanlıkla ocağa koyun göreceksiniz ki su daha kaynamamış...
0
agk
(15.05.08)
termos fikrini çok mantıklı bulduğumu söylemek isterim kaliteli termoslarla 5-6 saat sürekli durumda su sıcak tutulabiliyor madem içen çok sabah ve öğlen ilk içen biraz fazla ısıtıp termosa doldursa diğerleri de dolu termosu kullansa olur sanki :) ütopik olabilir ama cazip mi cazip :)
0
prodeq
(15.05.08)
karı koca kahve manyağıyız.. evde hem sebil var hem kettle, hem de kahve makinesi... sebilin sıcak su aparatı çalışıyor, kahve makinesi de sorunsuz... ama biz hep kettle kullanıyoruz... kettle'dan şaşmayın. nokta.
ne zaman film indirsem hiç şöyle ağız tadıyla oturup izleyemedim. alt yazılarya geriden ya ileriden gidiyor, gom player kullanıyorum, başka program önerisi olan varmı? alt yazı kaymasını önleyen?
ne zaman film indirsem hiç şöyle ağız tadıyla oturup izleyemedim. alt yazılarya geriden ya ileriden gidiyor, gom player kullanıyorum, başka program önerisi olan varmı? alt yazı kaymasını önleyen?
0
nomukasonduka (03.05.08)
Gom player altyazılarda sorunsuz, bence uygun altyazıları temin etmeye çalışın.
0
karapolisnas
(03.05.08)
altyazı indirirken frame sayısına dikkat etmelisin. 23 frameli bi filme 25 frameli bir altyazı indirirsen kayma kaçınılmaz olur.
bir de release gruplarının kendi altyazılarını indir. yani hangi sürüm için yapılmışsa o altyazıyı indirmelisin. player ile ilgili değil
0
efruz
(03.05.08)
1. kmplayer, ortadoğu ve balkanların en iyi oynatıcısıdır. (her ne kadar koreliler yapmış olsa da) 2. genelde .sub değil de .srt olan altyazı dosyalarını seçin. çünki .sub dosyalarında frame'e göre altyazı esasken .srt uzantılı dosyalarda altyazı zamana göre ayarlanır, 1-2 sn kayma olursa ileri-geri alınır, düzelir. 3. Siz yine de elinizdeki filme en uygun altyazı dosyasını bulun: Mesela elinizde 2 cd'lik bir film olsun. dosyalarınız da oldboy-mvnx01.avi, oldboy-mvnx02.avi olsun... Altyazı ararken oldboy filminin altyazıları arasında 2 cd'lik mvnx releaseini kullanırsanız sizi uğraştırmaz...
0
thunder thunder thunder thundercats
(03.05.08)
Eğer sendeki release grubunun altyazısı piyasada yoksa www.ireksoftware.com adresinden indireceğin time adjuster adlı programla da altyazıyı filme senkronlayabilirsin....
0
selimse
(03.05.08)
eğer sabit bir kayma ise (mesela hep 2 sn geriden geliyor diyelim) GOM Player açıkken F7 tuşuna basıp açılan pencerede yukarıdaki tablardan 3. sıradaki "SUBTITLE" kısmına gelip oradan altyazıyı 1 kereliğine elinizle ayarlayıp film boyunca düzgün seyredebilirsiniz.
veya subtitle workshop ile uyumsuz altyazıyı filmle senkronize edebilirsiniz..
0
gxix
(03.05.08)
efruzun dedigi gibi gruplarin kendi alt yazisini indirmen (bulabiliyorsan) en garanti yol.bs player gayet iyi bence. kullanimi da basit(saniyelik kaymalari ctrl+sag ok/sol ok tuslari ile ayarliyabiliyorsun). yalniz frame i tutturman gerekli. eger elindeki filme uygun frameli bir alt yazi bulamiyorsan gogilda "subtitle fps converter" diye aratirsan fpsi degistiren siteler cikacaktir karsina. frame i degistirebilirsin.
az önce evin balkonundayken bir metre kadar kuyrugu olan bir kuş gördük ancak bu kuyruk oyle havada salınmıyordu sankı bı sopa gıbı dum duzdu. yada bana öyle geldi. kuş martı ebatlarındaydı ve beyazdı. böyle bir kuş gördük toplam 3 kişi. bu türü bilen var mıdır?
az önce evin balkonundayken bir metre kadar kuyrugu olan bir kuş gördük ancak bu kuyruk oyle havada salınmıyordu sankı bı sopa gıbı dum duzdu. yada bana öyle geldi. kuş martı ebatlarındaydı ve beyazdı. böyle bir kuş gördük toplam 3 kişi. bu türü bilen var mıdır?
3 kisi de bu kus hakkinda hem fikir mi? belki kuyruguna gercekten sopa gibi birsey baglamislardir :S bir de gordugunuz yore neresi. belki ayni muhitte oturan baska birileri de gormustur.
0
egotm
(24.04.08)
eğer martı boyutuna ulaşmış bir saksağansa, kuyryğunun 1m'ye yakın olması işten bile değil... (kuyruğu sopa gibidir, evet) (bkz: saksağan)
kaçtır? bugün 6 milyar küsuruz ya, ilk insandan bu yana kaç kişi geçmiştir acaba feleğin çemberinden? net bir rakam vermek imkansızdır tabii ki, ancak hata payıyla bir rakam verilebilir sanırım. nüfusun artan oranda arttığını düşünürsek 15-20 milyar arasındadır gibi sığ bir tahminim var.
kaçtır? bugün 6 milyar küsuruz ya, ilk insandan bu yana kaç kişi geçmiştir acaba feleğin çemberinden? net bir rakam vermek imkansızdır tabii ki, ancak hata payıyla bir rakam verilebilir sanırım. nüfusun artan oranda arttığını düşünürsek 15-20 milyar arasındadır gibi sığ bir tahminim var.
0
zaferbey (21.04.08)
Wikipedia'ya göre 90 ila 110 milyar arasında olduğu tahmin ediliyormuş.
bununla ilgili foucault sarkacında bişey vardı; ahan da şimdi alıp bakıyorum... 8 dakika sonra edit: --- "Büyük piramitin ölçüleri tepe noktasından tabana dek 161 milyar mısır pusudur. Adem'den günümüze değin yeryüzünde kaç insan yaşadı? 153 milyar ile 171 milyar arasında bir sayıda." Piazzi Smyth, Our Inheritance In The Great Pyramid, Londra, 1880 sayfa 583 --- Umberto Eco, Foucault Sarkacı, Can yayınları 1992 sayfa 273
Bu yaşta hala siyaset cahili olmak utanç verici. Kitap okumak istiyorum. Kapitalizm, komünizm, sosyalizm nedir, sosyal demokrasi, liberalizm nedir, Türkiye siyasi tarihi (ihtilaller, idamlar, utanılanlar, takdir edilenler)...Ne önerirsiniz?
Bu yaşta hala siyaset cahili olmak utanç verici. Kitap okumak istiyorum. Kapitalizm, komünizm, sosyalizm nedir, sosyal demokrasi, liberalizm nedir, Türkiye siyasi tarihi (ihtilaller, idamlar, utanılanlar, takdir edilenler)...
Ne önerirsiniz?
0
fadetoreality (20.03.08)
türkiye tarihi için eric jan zührer'in kitabını öneririm.
0
moontaxi
(20.03.08)
ayrıca tarihe yeni başlayanlar için tüsiad'ın liseler için hazırlattığı tarih kitabı muhteşemdir. kesinlikle tavsiye derim. çok rahat okunan ve iyi organize edilmiş bir tarih kitabı. ahmet insel, ferhat kentel, ahmet kuyaş hazırlayanlar arasında. 1945'ten bu yana tüm dünya ve türkiye tarihi ve ideolojiler çok iyi anlatılıyor.
ek olarak tüsiadın web sitesinde raporlar bölümü 2002 yılında, felsefe ve coğrafya kitapları var onlara da göz atın. liseler için hazırlanmış olması basit gelmesin.
0
moontaxi
(20.03.08)
ayferi göze'nin mavi kaplı bi kitabı vardı. o, bu aradıgın tüm konular hakkında yazılmış mükemmel bir kitap.herhangi bir kütüphaneden bulabileceğini düşünüyorum...
0
x factor
(20.03.08)
Platonun eşsiz eseri devlet ile başlamalısın derim her şeyden önce.Arkadaşın dediği gibi bence mutlak surette felsefe ile ilgilenmeli herkes.Felsefe sorgulamayı geliştirirken beyni de dogmalardan arındırmaya çok çok yardımcı oluyor.Saplantı haline gelmiş düşüncelerden kurtararak çok yönlü bakabilmeyi sağlıyor olaylara. İdeolojiler ile ilgili çok fazla birşey öneremem ama Devletten sonra B.Russell ın felsefe sorunları ve Thomas Nagel'dan her şey ne anlama geliyor kitapları çok iyi gelir.
Tarih ile ilgili önerebileceğim isimler ortaya karışık olarak şu şekilde : Oral Sander,Fuad Köprülü,Halil İnalcık,Fahir Armaoğlu,İlber Ortaylı,Ahmet Taner Kışlalı(Siyaset ve siyasal sistemler kitabı),Emre Kongar( 21.yüzyılda Türkiye kitabı mesela) ... Bu liste elbette saymakla bitmez,sürekli okumamız gerekiyor,en büyük eksikliğimiz çünkü. Kolay gelsin
0
villeneuve
(21.03.08)
oral sander'in "siyasi tarih" isimli kitabı tam da sizin gibi yeni meraklılar için fazla derine inmeyen ama ana hatları çok iyi işleyen bir kitaptır.
Daha temel seviye: Junior Larousse (Milliyet 95'te vermişti) Eğer bu kitabı bulabilirsen kaçırma, zira içinde olabilecek en kaba hatlarıyla büyük patlamadan ilk insan'a; rönesans'tan ekim devrimi'ne dünyanın seyrini etkileyen her olayın/akımın özetin özeti şeklinde bir konsept içinde tanıtımı var...
0
thunder thunder thunder thundercats
(21.03.08)
sahsi tavsiyelerimi vereyim hemen;
uygarlık tarihi -alkım- server tanilli prens -yayınevi farktemez- machiavelli utopia -iş bankası- thomas more siyasi tarih -imge- oral sander insanlık tarihi-avrupa tarihi -imge- yazarları hatırlayamadım anarşizmin tarihi -imge- peter marshall
bunlar genel kitaplar.zaten cogu kaynak kitaptır ve cok iyilerdir.baslangıc icin fazlasıyla yeterler
0
lurgee
(21.03.08)
yukarıdaki kitapların hiç birisine itirazım yok, ama başlangıç için makyavelli'nin prens'i(hükümdar diye de çevriliyor yanılmıyorsam) ya da özellikle server tanilli'nin kitaplarıyla başlamayın bence. yetersiz ya da kötü olmalarıyla ilgili değil tam tersine fazla gelebilecekleriyle ilgili. tüsiad'ın kitabını basılı bulabilirseniz oldukça iyi bir seçenek gibi duruyor. ortaçağ, rönesans, feodalite dinler tarihi vs. konular hakkında temelinizi attıktan sonra makyavelli vs. gibi temel eserleri okumak çok daha yararlı olur. bu konuda türkçelerinden emin değilim ama ingilizceniz varsa bir sürü "yeni başlayanlar için" tarzı seriler de bulabilirsiniz.
çok merak ediyorum mümkün müdür? istediğim şartlar1. kullanacağım madde doğal olmalı ve yan etkisi olmamalı.2. kullandığım zaman kesinlikle uyutmalı. (yani kullandıktan sonra uyuyamayıp, yarı uyanık yarı sersem olmak istemiyorum, o yüzden içtimmi kesinlikle uyumalıyım)3. alışkanlık yapmamalı veya za
çok merak ediyorum mümkün müdür? istediğim şartlar 1. kullanacağım madde doğal olmalı ve yan etkisi olmamalı. 2. kullandığım zaman kesinlikle uyutmalı. (yani kullandıktan sonra uyuyamayıp, yarı uyanık yarı sersem olmak istemiyorum, o yüzden içtimmi kesinlikle uyumalıyım) 3. alışkanlık yapmamalı veya zamanla daha yüksek doz ihtiyacı hissetmemeliyim. 4. uyandığımda da saatlerce sersemlik yaşamak istemiyorum. bunların hepsi mümkün müdür? passiflora diyolar ama 2 ve 4. maddeler kesin değil galiba onda. edit: öğlen uykusu gibi 2 saatlik bir uykudan bahsediyorum, gece uykusu değil
0
crimson king (27.02.08)
beklediginiz bir cevap degil ama yogurt ve sut diyeyim ben
0
turkish tekila
(27.02.08)
biri zamanında duvarları silmek demişti, saygılarımı sunarım hala.
0
jesters cap
(27.02.08)
lisedeyken bizde böyle bir ihtiyaç içerisine girmiş idik indiegirl'le birlikte. gündüzleri okuldan geldikten sonra uyumak, gece kalkıp ders çalışmak istiyorduk ama okuldan gelince de yatamıyorduk. ayrıca, kullandığımız ilacın fil deviren cinsten olmaması gerekiyordu ki, gece kalkabilelim. okul doktorumuz bunun için bize unisom diye bir ilaç önerdi. İlaç aslen alerji ilacı olarak ortaya çıkmış ama daha sonra uyutucu etkisinin daha ağır bastığını fark etmişler ve uyku ilacı olarak girmişler piyasaya. unisom aslında tam bir uyku hapı değil, genelde gece uykuya dalmakta vs zorluk çeken insanlara tavsiye ediyorlar. Umarım işinize yarar.
0
kahvegibi
(27.02.08)
başka alerji ilaçlarından bildiğim kadarıyla onlarda uykuyu getiren madde paresetamol ve ne yazık ki kalkınca insanı sersem yapıyor. evet aradığım yoğurt veya süt gibi değil.
geçen gün gazetede kediotu ve çarkıfelek çiçeği nin uykuya dalmayı kolaylaştırdığına dair bişeyler okumuştum.bunları tablet halinde de bulmak mümkünmüş ayrıca.
0
karamell
(27.02.08)
papatya çayı.
ancak bünyeye bağlı olarak 2. madde için garantisi yoktur.
0
queenofsmyrna
(28.02.08)
gazetelerde iki ay falan önce basettiğin şeye benzeyen bi haber çıkmıştı, bilimadamları 2 saat için adamı anında uyutup manyak dinlendiren bir uyku üzerinde çalışıyorlar diye ama bilmiyorum sonucu...
şartların mümkünatına gelince; biraz uygunsuz kaçacak ama tam olarak uyuşan bir örnek vermek istiyorum:
Rivayet odur ki, Osmanlı zamanında azınlıktan birisi o zamanın şartlarına göre sexshopvari bir dükkan açmış; sipariş üzerine ekipman yapar imiş. Bir gün bir kadın gelip adama demiş ki: "Usta, bana öyle bir alet yap ki; boyu arabî, eni farısî letafeti türkî olsun.." adamımız cevaben demiş ki: "Bacım, öyle y...k bulsam ben kendi g.tüme sokarım!"
Sanırım soruya verilebilecek en uygun cevap bu olsa gerek...
0
thunder thunder thunder thundercats
(28.02.08)
eczanelerden temin edebileceğin B12 vitamini kullanabilirsin. hiçbir yan etkisi yok, uyuşturmuyor. istediğin saatte kolayca uykuya dalıp istediğin saatte uyanabiliyorsun.
Red Eye; sadece başını izleyip "lan bu adam beni mi kafaladı" deme sakın. Çok büyük beklentilerle izlemezseniz, isteklerinizi tam anlamıyla karşılar. Belki de izlediniz ve bunları boşuna yazıyorum... Neyse...
standart kotali adsl imi sinirsiza cevirmek icin bagli bulundugum telekom mudurlugune dilekce vermem gerektigini soylemislerdi iki yil once hala prosedur oylemi? eger oyleyse sizce bu telekom ne kadar ozelle$mi$tir :D. bilen birileri aydinlatirsa kendimden gecicem...edit: ilgilenen herkese te$ekkurl
standart kotali adsl imi sinirsiza cevirmek icin bagli bulundugum telekom mudurlugune dilekce vermem gerektigini soylemislerdi iki yil once hala prosedur oylemi? eger oyleyse sizce bu telekom ne kadar ozelle$mi$tir :D. bilen birileri aydinlatirsa kendimden gecicem...
edit: ilgilenen herkese te$ekkurler
0
luke skywalker (18.02.08)
Telefonla yapılıyor artık bu islem.Arayıp soylemen yeterli.
0
im2shy
(18.02.08)
telefonla artık. ben yaptım ordan biliyorum.
0
kabizcik
(18.02.08)
telekom artık devlet kurumu değil. telefonla yapılır.
0
patlamismisir
(18.02.08)
ben de telefon açılan ve fatura ödenen mavi telekom dükkanlarından birinde formla bi tik atıp imzalayarak değiştirdim. telefonla numarayı düşürüp sonra da müşteri temsilcilerinin meşgul olmayan birine bağlanmanız, ardından da "pardon şu an sistemimiz bakımda bilgilerinizi göremiyorum" demesi ihtimalleriyle boğuşacaksınız çünkü.
0
geldiler
(19.02.08)
mart ayının başında geç şimdi geçme.
0
federal
(19.02.08)
4440DSL'i hat sahibi arıyor ve limitsize geçmek istediğini söylüyor, hepsi bu... yalnız, telefon tarihine kadarki günler eski tarifeden ödeniyor...
0
thunder thunder thunder thundercats
(19.02.08)
"telefon tarihine kadarki günler eski tarifeden ödeniyor..."
bu hikaye işte. ayın 30'unda tarife değişikliği yapmıştım, normalde 29 gün limitli 1 gün limitsiz ücreti almaları lazımdı. O ayın tamamına 30 gün limitsiz ücreti aldılar. Türk Telekom işte yapıyor. O yüzden en temizi ayın 1'inde geçmek.
basketbol temalı filmler ariyorum.white man cant jumphe got game var benim bildiğim.bulmaya çalışıyorum işte.sizin bildiğiniz başka filmler var mıdır? nedir?.keçi earl diye bir şey vardı mesela?
basketbol temalı filmler ariyorum.
white man cant jump he got game var benim bildiğim.bulmaya çalışıyorum işte.sizin bildiğiniz başka filmler var mıdır? nedir?. keçi earl diye bir şey vardı mesela?
0
x factor (24.01.08)
can dostum buddy vardı ama o basketbol filmi oluyor mu tam bilmiyorum. bir de space jam.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.