acik konusmak gerekirse, bir zamanlar bu boslugu cok sorgulamistim. yanilmiyorsam lise yillari falandi.
sonra zaman gectikce kurban ve ramazan bayramlari disinda ateist oldugumu hatirlamamaya basladim.
etrafimda dini bir rituel olmadigi muddetce ataist oldugumu ya da olmadigimi, ya da herhangi bir dini tavrim oldugunu hatirlamiyorum bile inan.
ateizmi, deizmi vs, yani dini yaklasimlari cok fazla ustelememek lazim bence.
bu bir tercih degil ki, belirli bir tanrinin varligina ya inanirsin ya inanmazsin. inanmadiktan sonra ustune dusup bundan bundan dolayi inanmiyorum ve ortaya cikan boslugu da bununla bununla dolduruyorum diye dusunmek basli basina bir celiski bence.
saglikli bir reddedisten sonra zamanla din/tanri/varolus gibi kavramlar ayni seyi ifade etmeye basliyor; hicbir seyi.
mesela kimisi kedileri cok sever, bir kedi yavrusu gordugunde ne kadar tatli, ne kadar masum, ne kadar sevimli bir canli diye dusunur. kediye baktiginda beyninde bin bir turlu fikir, yaklasim, onkabul belirir.
kimisi kedileri sevmez, kedi gordugunde ayyyy ne igrenc, ne pis der. beyninde kendi onyargilariyla olusturdugu kediyi gorur aslinda.
kimisine de kedi hicbir sey ifade etmez, kediye baktiginda dort ayakli, kuyruklu, killi bir hayvan gorur, sonra kafasini cevirir.
0