Giriş
(7)

Cd çalan müzik seti arıyorum

kisa
MerhabaAslında müzik seti değil de kompakt cihazlar vardı ya kendi hoparlörü olan streo Cd çalanöyle bir şey arıyorum. Tavsiyesi olan var mıdır?taşınabilir cep playerlar değil, hifi sisteme bağlanan stand alone /dack tipi değil.
Merhaba
Aslında müzik seti değil de kompakt cihazlar vardı ya kendi hoparlörü olan streo Cd çalan
öyle bir şey arıyorum. Tavsiyesi olan var mıdır?
taşınabilir cep playerlar değil, hifi sisteme bağlanan stand alone /dack tipi değil.
0
kisa
(22.05.26)
www.hepsiburada.com

şöyle bir şey mi?
0
co2s2
(22.05.26)
evet ama fiyat cidden gereksizmiş :D teşekkürler
0
🌸kisa
(22.05.26)
İkinci el mantıklı olur. sıfırlarda retro metro ayağına saçma fiyatlar oluyor. Ben kasım ayında pikaplı, cd çalarlı, kaset çalarlı philips midi müzik setini 2500 TL'ye almıştım. siz daha sade bir şey istiyorsunuz üstelik.
0
matematisyen
(22.05.26)
bir ara bunu araştırmıştım. alacaktım ama almadım henüz.

www.philips.com.tr
0
exlibris
(22.05.26)
Sahibindenden alabilirsin
0
UmutSonmez1234
(22.05.26)
şöyle ucuz bir şey görmez mi işinizi?

www.hepsiburada.com
0
shadowfollower
(22.05.26)
Evet bu işimi görür, herkese teşekkür ederim.
0
🌸kisa
(22.05.26)
(20)

Çok Para Harcayan Kadın Partner

lapetitemort
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.

Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla kazandığım için harcamalar biraz bana yıkılıyor. Ay sonunu çıkaramamak konusunda zaman zaman tedirgin oluyorum. Yerinde "hayır"lar ile bir şekilde durumu idare ediyorum ama kendimi cimri birisi gibi hissediyorum. Hatta bazı şeyleri almadığım için yetersiz de görünüyorum. Her zaman da hayır diyemiyorum ve mecburen aldığım şeyler de oluyor. Genel olarak partnerim tutumlu olmaya çalıştığımı görse de bundan biraz rahatsız, sanki onu ve evimizi yeterince önemsemiyormuşum gibi yorumluyor.

Örnek üzerinden anlatayım. Markete gittiğimizde çok içgüdüsel, rafta güzel durduğu için aldığı şeyler oluyor. Mesela evde zaten bir sürü bıçak var iken sırf tasarımı güzel diye veya özel bir fonksiyonelliği var diye kendimizi yeni bir bıçak almış olarak buluyoruz. Bir tane salıncak gibi askılı sandalye gördü mesela, "bu bahçeye çok yakışır" deyip aldı. Yani aslında kötü bir şey değil, ikimiz de kullanacağız onu ama belki benim gündemimde şu an bunu almak öncelikli değil? Veya ne bileyim, benim nazarımda zaten bir tane iş gören sandalyemiz var, buna gerek yok. Süpürge muhabbeti açıldı mesela, en kral süpürgeyi istiyor, tabi ki almadım ama yani onun istediği esneklikte bir partner olsam 20k verip süpürge alacağız ve maaş yok olup gidecek. Bu gibi şeylerden dolayı kendi harcamalarımı kısmak zorunda kalıyorum.

Dün "pesto sos alalım, makarna yaparız" diye girdiğimiz markette yine 3-4k harcadık. Normalde hesabını kitabını bilen, günlük ve hatta haftalık masrafını kafasında netleştirebilen bir insan olarak böyle rastgele fatura çıkması durumları beni biraz zorluyor. Artık mesela hiçbir mağazaya/markete girmek istemiyorum çünkü ne alacağımız ve ne kadar ödeyeceğimiz çok belirsiz.
+3
lapetitemort
(20.05.26)
1- birlike alışverişe çıkmayın.
2- market alışverişini internetten yapın.
3- "bu çok pahalı" demek ayıp değil.
+1
co2s2
(20.05.26)
hocam bunlar idare edilecek şeyler değil, belli bir yaştan sonra kolay kolay değişmiyor karakter. işler çok ciddileşmeden ayrılın derim. bu tarz savurgan insanlar sizin ev/araba sahibi olmanıza, gelecek planları yapmanıza mani olurlar. birşey dediğinizde de adınız cimriye çıkar. hem karşı tarafı finanse etmiş olursunuz, hem de canınız sıkılır. para konusunda hayata sizin gibi bakan birini bulun, sonra cidden pişman olursunuz.
+2
shadowfollower
(20.05.26)
Kendinizi cimri hissetmene gerek yok, siz sorumluluk sahibi bir yetişkin gibi davranıyorsunuz.

Ancak çözümü sürekli anlık "hayır"lar diyerek baraj kapaklarını tutmakta aramayın, yorulursunuz.

Çözüm, paranın yönetim biçimini sisteme bağlamaktır. Kuralları önceden koyulmuş bir bütçe planı yapın, ortak ve kişisel harcama limitlerini belirleyin. Eğer bu net sınırlara ve senin bu konudaki net stresine rağmen sistem kurmayı reddediyor ve pervasızca harcamaya devam ediyorsa, işte o zaman evlilik kararını tekrar gözden geçirirsiniz. çünkü para harcamak ve alışveriş yapmak bir bağımlılıktır.
0
galahad reloaded
(20.05.26)
eğer dediğiniz gibiyse o iş sıkıntılı ama karşı tarafı da dinlemek lazım.
belki o markette içeriğe dikkat ederek satın alan birisi? içeriği kaliteli ürünler bir tık pahalı oluyor. mesela palm yağlı ülker yerine züber alan birisidir belki? ve bu size gidip en pahalısını seçiyor hissiyatı yaratıyordur?
ya da kral süpürgeden kastınız dysonsa mesela parasını hakediyor aslında ama size sırf pahalı olduğu için onu seçmiş hissiyatı oluşturuyorsa?

bunları neden yazdım ben eşimle bunların sorunu yaşardım zamanla aştık gibi.
belki sırf harcamak için harcamıyordur.

bir de gıda maalesef pahalı ülkede ve genelde markete ekmek almaya gidince ekstra şeyler hep alınır ya. akşam yemeğe şunu mu yapak deyip alınır, buzluğa atarız deniz alınır. yemeği karşı taraf yapıyorsa kafasında plan vardır illa evin bi eksiğini bulur alır. markete tok gidin :)
0
rayde
(20.05.26)
siz bu konuda daha önce de benzer bir soru açmıştınız.
bu kişininki, harcamayla tatmin olan bir psikolojiye benziyor. siz bunu makul(?) sınırlara çekmek istedikçe, cimrilikle suçlanmaktan kaçamayacaksınız. bunun tek çıkar yolu, kişinin gereksiz(?) harcamalarını farkederek buna kendi çözüm araması olur. ancak bunun için de, bu savurganlığı(?) sizinkiyle değil, kendi parasıyla yapıp, ay sonunda kendisinin sıkışması gerek. bunu sağlayabiliyorsanız ne ala. değilse ve bu düzen böyle oturmuşsa, bu saatten sonra yapabileceğiniz bişey yok bence.
0
lil siztah
(20.05.26)
Harcama alışkanlıkları sanılandan daha temel bir sorun aslında. Partnerlerden biri diğerine göre belirgin şekilde daha tutumluysa genelde ya tutumlu olan içinde biriktirip ilerde karşı taraf için ufak görünen konularda bile tahammülsüz hale gelmesi ya da diğerinin hevesi kursağında kalmış, kısıtlanmış hissetmesi çok olası. Ortak noktada ise ikisi de tatmin olmuş hissedemiyor.

Ayrıca ilerde olursa çocuğun ihtiyaçlarına yönelik harcama ve birikimlerde konu daha hassas bir hale dönüşebiliyor. Örneğin bir taraf çocuk için birikime daha çok önem verirken, diğeri kısa vadeli ihtiyaçlara daha büyük önem veriyor ve ikisi de diğerini çocuğun ihtiyaçlarını dikkate almamakla suçlayabiliyor.

Bu konu sanırım ancak çiftlerin birbirinin görüşünü görünürde değil, samimi şekilde anlayabilmesiyle çözülüyor. Yani karşılıklı olarak birbirinizin, hangi durumda, neyi, ne düşünerek yaptığınızı anlamanız gerek. Siz bunu yapıyor gibisiniz, eve önem vermekten falan bahsetmişsiniz. Bu kişi harcıyor çünkü "yaşamayacaksak neden kazanıyoruz" gibi bir fikri var gibi. O da sizi anlamalı, sadece "tutumlu biri" olduğunuzu veya "biraz cimri" olduğunuzu düşünmemeli; örneğin "harcamayı sevmiyor çünkü hayatta her duruma hazırlıklı olmak gerektiğini düşünüyor" gibi bir tanımı olmalı kafasında. Bunlar olduktan sonra ortaklaşmak daha kolay. Çünkü ancak bu tarz bir farkındalık sayesinde birbirinize olan saygınızı korumak mümkün olur. Aksi takdirde eğer birbirinize yakıştıracağınız sıfatlar bunlar olursa bir "savurgan" ve bir "cimri" eninde sonunda birbirine düşer.

İçinizde olan biten şeyleri yeri geldikçe samimi olarak paylaşmayı deneyebilirsiniz. Veya ona da bu tarz bir şekilde kendisini ifade etmesi için yeri geldiğinde sorular sorabilirsiniz. Ama kısa vadede ikinizin de harcama alışkanlığı değişmeyecektir.
0
akhenaten
(20.05.26)
evlenince daha kötü olur.

borcunuz olduğunu falan söyleyin, düğün falan yapamam diyin. kendiliğinden gidecektir.
+7
kveldulv
(20.05.26)
durumu açık açık belirtin. 5-6 yıl önce olsa bu kadar koymazdı belki ama şu enflasyonist ortamda en olmadık şeyi yapıyorsunuz.

açık açık cimrisin bile diyebilir, birisi bana demişti oradan biliyorum. cimri olmayan biriyle evlenmişti sonra iyi şeyler duymadım hakkında.

biz artık liste yapıp giriyoruz markete. liste dışına bir iki abur cubur dışına çıkmıyoruz. yolun başındaysan ve durum düzelecek gibi değilse ayrıl coco diyorum.
0
Improbable
(20.05.26)
öğrenciyken beraber yaşayan tanıdığım bir çift vardı. kız tarafı harcama yapmayı o kadar seviyordu ki öyle böyle değil. sürekli kartlar şişip duruyordu. hatta hatun kişisi ile arkadaşım paralarının olmadığı zamanlarda beraber büyük marketlere gidip market arabasını tıka basa doldurup, kapıda satın almadan bırakıp gidiyorlardı. hatta bu davranışı yapan bir çok kişi olduğunu duydum sonradan. maalesef duyduklarımın hepsi de kadındı. bu hatun daha sonra erkek tarafı memur olamadı diye ayrıldı. kendisi öğretmen oldu ve zengin bir koca buldu. ancak adamın işleri nedense kötüye gitmiş ve iflas etmiş. sebebini bilmiyorum. hatun bu kişiden de ayrıldı. genelleme yapmak yanlıştır ama önlemini almak gerekir.
0
ground
(20.05.26)
@lapetitemort , gelir seviyeleriniz arasında nasıl bir fark var? örneğin Sen 10x para kazanıyorken o x birim para kazanıyor ise, senin seviyendeki bir gelir gider dengesini yönetmek konusunda tahayyülü yetersiz kalıyor olabilir. açık açık sabit giderlerin ve yatırım planlarına ayrılan kalemlerin neler olduğunu, yol haritanızı paylaşabilirsiniz. Bugün kazandığı para ancak günübirlik ihtiyaçlarına yada ulaşılabilir lükslerine yeten insanlar, birikim ve yatırım yapılabilen gelir seviyesini pek anlayamıyorlar. Buna çok sık rastladım.

Rakamları tamamen afaki olarak söylüyorum, ayda 100 bin TL kazanan ve bunun tamamı ile gündelik ihtiyaçlarını, kirasını , faturalarını ancak ödeyebilen bir kişi , ayda 1 milyon TL kazanan insanların dahi bütün bu parayı hunharca harcayabileceklerini zannedebiliyor. Bu konuda partnerin bakış açısını genişletebilmek (eğer mümkün ise) , bir çözüm olabilir.

Ancak para kendi cebinden çıkmıyor diye hesapsız kitapsız ilerleyen biri ise, senin emeğine vaktine acımıyor ise, sen sıkıştığında kendi parasını da cömertçe senin için harcamıyor ise bu bir karakter problemidir bana göre. Yol yakınken yolları ayırmakta fayda vardır.
0
loch ness
(20.05.26)
Sizi bu kişiyle hiç de güzel bir gelecek beklemiyor. Hiçbir şeyden emin olmasanız da bundan emin olabilirsiniz. Tecrübe ettiğinizde umarım ki çok şey kaybetmezsiniz.
+1
asue
(20.05.26)
iletisimle asmayi denemekten baska care yok. zaten konuyu asamazsaniz tukendikce bu tip mali sorunlar sizi birbirinize kusturecek ve en son dusman hale getirecektir. durumu oturup konusun. ozellikle sabit gelirli kisilerseniz butce olusturup bu sekilde hareket etmeye mecbursunuz. aramizda kral torunu olmadigini anlamasi gerekenler var.
0
johnnie w lker
(20.05.26)
hesaplarınız ayrı olsun, isteyen istediği gibi harcasın. biz böyle yapıyoruz. markette ayrı sepetler yapmıyoruz gerçi ama bu kadar rahatsız olsam onu da yapardım.
-1
mezzosprite
(20.05.26)
Beraber bütçe yapın. Orada aylık neye ne kadar harcayabileceğinizi görün. Ayda bir veya üç ayda bir bütçenin üzerinden geçerek gerçek ile kıyaslayın. Soru sorulmaz o zaman. Bütçende varsa özgürsün.

Ya da ortak harcama yapmayın. Her şey fifty fifty. Kabul etmiyorsa ayrılın.
+1
gabe h coud
(20.05.26)
harcama alışkanlıklarının kolay kolay değişebileceğini sanmıyorum ve herkesin kendi parasını kazandığı bir ilişkide bütçeleri ayrı tutmak yerine birbirini değiştirmeye çalışmanın gereksiz sorun çıkardığına inanıyorum. hani oturup "bak şunu alalım şunu almayalım, şuna para harcayalım buna harcamayalım" diye çözülebilse harika olur tabi ama bi tarafın aklına yatmayabiliyor bu yaklaşım. ya da bi süre işe yarıyor sonra yine harcamalar artıyor, "ama bi sor bakalım neden aldım, bu çok farklı, şundan dolayı gerekli" falan. ne gerek var. ilişkide ayrı bütçe fikri bazı insanlara soğuk geliyor bunu da çok iyi anlıyorum ama alternatifi sıkıntılı olduğu için temiz çözüm bence
0
mezzosprite
(20.05.26)
Orneklerin siradan olsa da (kim en cok reklam yapmis pahali marka supurgeye sahip olmak istemez?) bu temel bir sorun +1 cunku borclanarak imkanlarinizi asabilir ya da harcamalariniz yatirim ya da guvence kaybina sebep olarak gelecek standartlarinizi dusurebilir. Butce belirlemek, harcama kalemlerini bolmek gibi sorumluluk almaya tesvik edici ya da borclanma limitini veya kabiliyetini sinirlamak gibi tasinamayan sorumlulugun sonuclarini engelleyici yontemler denenebilir. Iyi bir partnerin, harcama limitiniz olmayacagi donemlerde de size ve hayata karsi olumlu olmasi beklenir.
0
osssy
(20.05.26)
yukarıdaki cevapları okumadım ama konuşmalısınız diyorum. açıkça konuşmaktan neden çekiniyorsunuz, ona yetemedğinizi düşünüp ayrılır diye korkuyorsanız bence bırakın ayrılsın.

ortak bir gelecek planlıyorsanız bence ayda maaşlarınızın belli bir kısmını birikime koyuyor olmanız lazım, gelecekte kullanılmak üzere ev + araba + pasif gelir lazım. veya evlenecekseniz düğün masrafları için para biriktirilmesi lazım. bunları ortak konuşup her ay maaşınızın belli bir kısmını biriktirin.

markete gittiğinizde ise örneğin "ay sonuna kadar 20 bin TL param kaldı ve bu paranın 5 bini faturalar 5 bini kredi kartı için ayırdım yani şu anda bıçak/ bahçe mobilyası için bütçe ayıramam" diye söyleyin. çocuk değil sonuçta anlayacaktır bence.
0
Sadece soruyorum
(20.05.26)
www.reddit.com
Bunu cevirip okursan gelecegini görebilirsin.
0
Purple life
(20.05.26)
hocam aylık bir milyon gelirin olsa buna oranla harcama yapılacağı için yine tedirgin olacaksın.
0
duyuruuser
(22.05.26)
hemen harcamalara sınır koyun. hesapları ayırın, pahalı alışverişlerden kaçının.
0
babilfish
(22.05.26)
(5)

Hatalı park halindeki arabaya sürttüm

lideraydin
Dönmem gereken sokağın köşesinde hatalı park etmiş araba vardı hem biraz çıkıntılı hem de kaldırıma park etmiş. ben de dönerken arka çamurluğu adamın tamponuna sürttüm. bu durumda kusur tamamen benim mi olur yoksa hatalı park ettiği için kusur oranı değişir mi?https://hizliresim.com/ge73olmhttps://h
Dönmem gereken sokağın köşesinde hatalı park etmiş araba vardı hem biraz çıkıntılı hem de kaldırıma park etmiş. ben de dönerken arka çamurluğu adamın tamponuna sürttüm. bu durumda kusur tamamen benim mi olur yoksa hatalı park ettiği için kusur oranı değişir mi?
hizliresim.com
hizliresim.com
0
lideraydin
(20.05.26)
kaza kısmında sen suçlusun duran araca çarpmışsın. adam sadece hatalı parkdan ceza alabilir.
+2
gercekdunya
(20.05.26)
suçlu sen olursun muhtemelen bir etkisi olacağını sanmam.
-1
biravekahve
(20.05.26)
hem adama çarpıp hem ödemesini mi bekliyorsun?
adam hatalı park etmiş tamamda gidip çarpan sensin. hata senin.
0
mikahakkinen
(20.05.26)
vurduğunuz araba duruyor. evet yanlış park etmiş ama duruyor. oradan dönüp dönemeyeceğinizi hesaplayabiliyor olmanız lazım. hatalı mı park etmiş? evet. ama vurdunuz diye haksız mı? hayır. en fazla hatalı park etmekten ceza yer.

şunun gibi düşünün. ışıklara geldiniz. arabalara yeşil yanıyor, yayalara kırmızı yanıyor. bir yaya da karşıdan karşıya geçiyor. "bana ne lan, bana yeşil yanıyor" diyip gaza basıp yayaya çarpma hakkınız yok.
+2
co2s2
(21.05.26)
hocam dava vs. ile uğraşırım derseniz karşı tarafa da kusur yazılabilir. özellikle döndüğünüz sokak tek yön değilse "karşı şeritten araç geliyordu, karşı şeride girmemek için olabildiğinde dar dönmeye çalıştım, park eden aracın önü neredeyse benim şeridimin ortasına kadar geldiği için sürttü" gibi bir savunma (tabi işinin ehli bir avukat tarafından daha iyi süslenecek bu) mahkemede kabul edilebilir. zira siz duran bir araca kontrolsüz bir biçimde gelerek arkadan çarpmıyorsunuz. bu hatalı park, döndüğünüz sokağa girecek araçların hareket manevrasını kısıtlayacak bir konumda.

edit: baktım da, sokak tek yönmüş. böyle olunca pek savunacak bir şey kalmıyor, zira hatalı park eden araca rağmen çok rahat dönüş yapılabilir oradan.
0
shadowfollower
(21.05.26)
(3)

Laptop - Tavsiye

mor oje
Hep iş bilgisayarı kullandığım için uzun aüre sonra ilk kez laptop alıcam. İş laptop’ı filan da olduğu için ucuz yollu bir şey bakıyorum. Oyun oynamam, tasarım çizim vs yapmam. Normal bir ev tipi kullanıcısıyım.25k’ya kadar ne alayım?Bir de windows 11 pro, windows 11 home, freedos gibi seçenekler va
Hep iş bilgisayarı kullandığım için uzun aüre sonra ilk kez laptop alıcam.

İş laptop’ı filan da olduğu için ucuz yollu bir şey bakıyorum. Oyun oynamam, tasarım çizim vs yapmam. Normal bir ev tipi kullanıcısıyım.

25k’ya kadar ne alayım?

Bir de windows 11 pro, windows 11 home, freedos gibi seçenekler var. Freedos olursa alıp kendim yükleyebilir miyim bir dezavantajı var mı bunun?

Bilale anlatır gibi anlatabilirseniz çok sevinirim. :)
0
mor oje
(19.05.26)
dear bilal,

şu an bilgisayar almak için hiç doğru bir zaman değil. yapay zeka hype'ı yüzünden ram ve ssd fiyatları uçmuş vaziyette. bu yüzden de dünya genelinde bilgisayarlar olması gerektiğinden daha pahalı. acele bir durum yoksa hiç almayıp eski bir bilgisayarla veya telefonla idare etmek daha mantıklı. "telefon ekranı küçük geliyor" derseniz de 8-9 bin tl bandında 8gb rami olan tabletler var, bunları almayı da düşünebilirsiniz. yapay zeka balonu bi patlasın, donanım fiyatları olması gerektiği seviyelere düşsün, ondan sonra alın bence.
0
shadowfollower
(19.05.26)
@shadowfollower valla acelemsi biraz aslında o yüzden bilgi güvenliği duvarı olmayan bir pc lazım. Tablet de mantıklıymış ama hdd filan bağlamak istiyorum o konuda emin olamadım. :/
0
🌸mor oje
(19.05.26)
hocam o zaman temiz ikinci el falan bir cihaz bakın derim. doğrudüzgün ekran kartı bile olmayan laptop'un 35 k olduğu zamanda bilgisayar alınmaz. bu arada tabletlere de hdd bağlanabiliyor otg adaptörü ile. alternatif olarak tablete sd kart da takıp hafızayı artırabilirsiniz. hatta sd kart okuyucusu alıp kartı taşınabilir hdd mantığı ile de kullanabilirsiniz.
0
shadowfollower
(20.05.26)
(11)

Arkadaslarla para yatirim konusulmali mi

Purple life
Sizce?Yani borsada suraya su kadar yatirdim. Su kadar param var diye miktar söyleyerek konusulmali mi? Ya da su evden su kadar kira gelirim var.Yoksa bu konu sizin icin tabu ve öyle mi kalmali?
Sizce?

Yani borsada suraya su kadar yatirdim. Su kadar param var diye miktar söyleyerek konusulmali mi? Ya da su evden su kadar kira gelirim var.
Yoksa bu konu sizin icin tabu ve öyle mi kalmali?
-1
Purple life
(18.05.26)
ne olursa olsun paylaşmayın. en beklemediğiniz şekilde aranıza girebilir para mevzuları.
+1
shadowfollower
(18.05.26)
Arkadaşlarla yatırım stratejisi konuşulmalı. Birbirimizi egitmeliyiz birçok konuda olduğu gibi.
Genel olarak kimseyle ne kadar paran olduğu çok konuşulmamalı.
+3
logisticsmanager
(18.05.26)
Para ve yatırım işleri konuşulmalı, miktardan bahsedilmemeli.
Borç istemeye teşvik gibi oluyor. Paraya sıkışıldığında ilk akla gelen kişi oluyorsunuz. Sonrası sıkıntılı oluyor ki hiç gerek yok.
Bir de olanın olmayana hava atması görüntüsü verebilmesinin yanında olmayanda varsa bir kıskançlık damarı, tam o noktayı uyarmak, tahrik etmek gibi de sonuçlar doğuruyor.
Gerek yok bence.
+1
Mirket
(18.05.26)
tutar konuşulmamalı +1
+1
awlmi
(18.05.26)
çok yakın arkadaşsa ve ekonomik olarak aynı standartlardaysanız olabilir. Ancak bir süre sonra tek muhabbetin para konularına döndüğü ince bir eşik var oradan kaçınmak lazım. O noktadan sonra adamla artık paradan başka birşey konuşmuyorsun.
0
nuevo
(18.05.26)
Kendi sosyoekonomik seviyemde olan, ailesini tanidigim, evine gidip geldigim yakin arkadaslarimla para ve yatirim konularini rahatlikla konusurum. Birbirimizin finansal durumunu biliriz. Hatta bir sey satin alacagim zaman onlari da goturur, fikirlerini alirim. Yalniz bu gruptan parayi kendi kazanmamis olanlari, sans eseri eline para gecmis olanlari cok kale almam.

Yakin cevremde ekonomik olarak zayif durumda olan biri ile para muhabbeti yapmam. Bu tur kisilerin para ile ilgili fikirlerini kale almam. Cok nadiren finansal olarak dogru dusunen ama iyi durumda olmayan kisiler de olabiliyor tabi.

Mesela duyurunun da problemlerinden biri bu;

Hic cocuk sahibi olmamis adam, cocuk tavsiyesi verir.
Cebinde parasi olmayan, yatirim tavsiyesi verir.
Hic evlenmemis, evlilik tavsiyesi verir.
Yag ficisi adamlar, nasil fit olunacaginin tavsiyesini verir.
6 ay yurt disinda yasayan adam yurt disini en iyi bilendir.
Arabasi yoktu araba tavsiyesi verir...
-3
thetruenorthstrongandfree2
(18.05.26)
Konuşulmamalı.
Çevremizdeki insanlarla uzun zamandır
iç içe olduğumuzdan bazılarının bu gibi hususlarda menfaatimize olduğunu bildikleri hususta adeta içten yanmalı motor gibi kendilerini tükettiklerini ve zamanı geldiğinde aleyhimize hareket edebilecekleri gerçeğini bilmemiz lazım.

Bunu o an belli etmeyebilirler ama zamanla kendi davranışlarına yansır.

- Onun nasibinde , kaderinde kazanmak varmış beni ilgilendirmez... demezler.

Bunun fakir olmakla da çok ilgisi yok. Kalbi bir şeydir.
Zamanında fabrika, şirket yönetimi ortamlarında bulunan biri benzeri şeyler söylemişti :
- Şirket patronlarının buluştuğu ortamlarda bile bu içten içe sezilir.
Onunki (şirket) büyük , benimki küçük.. düşünceleri kafalarında gezinir durur.

Ne de olsa aynı mekanda bir arada bulunmaları konusunda tek etken maddi varlıklardır. Sevgi, empati , misafirperverlikleri değil .

Böyle insanları tanımanın bir yolu,
sürekli zengin, makam sahibi insanların yakınında olma istekleriyle öne çıkarlar.
Ne kadar yakınlıkları varsa o kadar adam satma ihtimalinin fazlalığı söz konusu.

Aslında en zor durumlardan biri de çalışan eşlerin birbirlerinin maaş farklarını dert etmesidir.
Evet , maalesef dile getirilmesi de kimilerinde bu zaaf vardır.
Bu maddiyatla sınırlı zihniyet için " bir aileyiz" kavramı çok anlam ifade etmiyor.
...
Bir de misafirliklerde kadınlar arasında o çok geçen eşlerinin kazancı, imkanları hakkındaki konuşmalar.
Akşam vakti diğer evlerde sorun olur .
Dedik ya üstte içten yanmalı motor, yakıyor işte...
0
diyecevaplandı
(18.05.26)
bilmesinler bence de, yüzde oranlı yüzeysel belirtilebilir belki
0
gadlemler
(18.05.26)
No.
Buradan yaz ama hisse tavsiyesi. Sen yetkili bir abiye benziyorsun
0
benaslindayohum
(19.05.26)
“Malın iyisi, sahibinin gizlisidir.”
“Sırrını açma dostuna, dostunun dostu vardır o da söyler dostuna.”
Yüzyıllar önce hep cevaplanmış bu tür sorular.
+3
dawsonscreek
(19.05.26)
bu bir tabu degil ama neden konusuldugunu anlamis degilim. amac hava atmak mi? tavsiye vermek mi? yoksa bos muhabbet, dedikodu mu?
0
Sour
(19.05.26)
(13)

çiğ yumurtayı porsiyonlamak

lil siztah
her gün sabah kahvaltısında bir yumurtadan, yulaflı krep gibi bişey yapıyorum. bu sıralar bir yumurta fazla gelmeye başladı, ancak bunu çiğ haliyle tam ikiye bölecek yöntemi bulamadım. yulafı az koysam, karışımda yumurtanın ağırlığı artıyor ve yiyemiyorum (zaten bol köriyle bastırıyorum kokusunu). h
her gün sabah kahvaltısında bir yumurtadan, yulaflı krep gibi bişey yapıyorum.
bu sıralar bir yumurta fazla gelmeye başladı, ancak bunu çiğ haliyle tam ikiye bölecek yöntemi bulamadım.
yulafı az koysam, karışımda yumurtanın ağırlığı artıyor ve yiyemiyorum (zaten bol köriyle bastırıyorum kokusunu). harcı ikiye bölüp ertesi güne sakladığımda, yulaf çok şişiyor vs..
var mıdır bir yöntemi?
0
lil siztah
(14.05.26)
Yumurtayı çırptıktan sonra yarısını yiyeceğiniz kaba/tavaya dökmek?
+4
Amaranta ursula
(14.05.26)
@Amaranta ursula, çırpılmış halinde de olsa, bir yumurta zaten az miktar bişey olduğundan ve vıcır vıcır kaydığından, tam olarak ikiye bölmeyi başaramıyorum.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
Sıkılabilir ketçap mayonez kabına doldurup oradan elin sıkma ayarına göre miktar ayarlanabilir?
İki pırç üç pırçks
Gibi
+2
kisa
(14.05.26)
İki tane pişirip diğerini ertesi gün ısıtsanız? Yine mı kıvamında sorun oluyor?
+3
peki madem
(14.05.26)
1 tane değil de 4-5 tane yumurtayı kırıp, iyice çırpıp buz kalıbına döküp dondurup o şekilde porsiyonlayabilirsiniz. ama tadı nasıl olur emin değilim.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(14.05.26)
@kısa, daha net bir porsiyonlama önerisi gelmezse bunu deneyeceğim.

@peki madem, yumurtayı tam ikiye bölebilsem, kalanını ertesi gün pişireceğim zaten.
tek yumurtayla pişirdiğimi ikiye bölüp, kalanını ertesi güne saklayınca da yumurta kokusu artıyor ne yazık ki.

@ruhlardan esinlenen karga, yumurta kaydığından, buz kalıbına eşit dökememe sorunu olabilir.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
bir öneri de benden;
yumurtayı kırıp çırpıp buz kalıbına (tek yumurtanın sığabileceği ölçüde olursa daha iyi) dökün ya da kilitli poşete döküp ince bir tabaka (pestil gibi) halinde dondurun. donduktan sonra istediğiniz boyutta kesip buzdolabında çözdürüp pişirin. biraz dokusu bozulabilir belki ama hassas porsiyonlarsınız böylece.
+2
orient blue
(14.05.26)
yumurtayı su veya süt ile karıştırıp hacmini artırın, ikiye bölmesi daha kolay olur. pişerken sıvı uçuyor zaten, ayrıca daha yumuşak bir hale geliyor pişince. ama iyi karıştırmanız lazım en başta.
+2
shadowfollower
(14.05.26)
küçük boyutlu yumurtalardan alabilirsiniz.
+1
jelly bear
(14.05.26)
@shadowfollower, sanırım sorunumun temeli, yumurtayı yeterince iyi çırpmadığım için, iyi parçalanmayan beyazı sebebiyle çok kaygan olması. herkes şöyle böl, böyle böl dediğine göre, bir noktada iyi bölünebiliyor demek ki. bu sebeple daha iyi çırpacağım öncelikle.
bahsettiğim karışıma iki kaşık da yoğurt ekliyorum normalde; yoğurtla karıştırdığım halini bölmek daha kolay olabilir.

@jelly, m boy organik yumurta alıyorum; zaten normalden küçük oluyorlar. s varsa da hiç rastlamadım açıkçası.
0
🌸lil siztah
(14.05.26)
Bıldırcın yumurtası kullansan?
+1
etna
(14.05.26)
mesleki deformasyon 😄... ama işine yarayabilir sanırım; www.amazon.de
+1
truf
(14.05.26)
Geçen hafta 2 kolisi 150 liradan yumurta aldım. Çok küçükler, üretici satıcılardan bulabilirsin. Bunlar genelde yeni yeni yumurtlamaya başlayan celfin boyutundaki genç tavuklardan çıkıyor.
+1
ground
(15.05.26)
(9)

Portatif klima falan

aguen
Merhaba duyuru,Maalesef eve klima alamıyorum çeşitli sebeplerden dolayı klima montajı imkansız. Yazın ölmememi sağlayacak alternatif çözümler nelerdir? Kullanıp memnun kaldığınız bir şey var mı?Özellikle benim çalışma odamda 2 sunucu 1 pc 1 laptop çalışıyor cehennem sıcağı oluyor.
Merhaba duyuru,

Maalesef eve klima alamıyorum çeşitli sebeplerden dolayı klima montajı imkansız. Yazın ölmememi sağlayacak alternatif çözümler nelerdir? Kullanıp memnun kaldığınız bir şey var mı?

Özellikle benim çalışma odamda 2 sunucu 1 pc 1 laptop çalışıyor cehennem sıcağı oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
tavan vantilatörü düşündünüz mü? herkes çok övüyor. olmadı normal vantilatör.

portatif klima matah bir şey olsa, daha çok evde görürdük gibime geliyor.
+1
co2s2
(13.05.26)
tavan vantilatörleri çok mantıklı ama sıkıntılı :( boyum çok uzun; kurtarmıyor gibi çoğu modelle.

kendimi de tanıdığım için net kendimi yaralarım öyle bi ortamda
+1
🌸aguen
(13.05.26)
hocam portatif klimalar hem çok gürültülü hem de verimsiz. odada 2 sunucu + bilgisayarlar varsa vantilatör vs. yetmez çok net bir şekilde. ne yapıp edip normal klima taktırın.

türkiye'de pek yaygın olmayan pencere tipi klimalar var aslında. 2. el falan bulabilirseniz o da olabilir.
+1
shadowfollower
(13.05.26)
ev tek odadan ibaret değilse ve amaç odayı serin tutmaksa portatif klimayı koridora kurun, odanın kapısını açın. hava giderini de başka bir odanın penceresinden (pencereyi gider boyutunda deldirerek, menfez gibi) gerekirse gider borusunu da uzatarak dışarı salın. hem gürültü size yakın olmaz hem cihazlara zarar vermez hem de yeterince serinletir.

içinde buz haznesi olan soğutucular var ama bunlar verimsiz ve nem yapacağı için tavsiye etmiyorum. sizin şartlarda tek çözüm portatif klima gibi duruyor.

klima neden olmuyor onu da anlamadım. gerekirse çatıya takılır yine olur. bina yönetimi izin falan mı vermiyor nedir yani
+1
Improbable
(13.05.26)
mecburiyetten 1 yaz portatif klima kullandım
tek oda için öldürmeden yaşatır. klima serinliği beklemeyin ama odada sıcaktan bulanmadan takılabilirsin, en azından terletmez.
en sessizi bile gürültülü çalışıyor.

çok çok zorda değilsem tercih etmem.

koridora koyayım içeri üflesin gibi fantezilere girersen sadece boşuna elektrik tüketirsin.
0
duyuruuser
(13.05.26)
Bu konuyu ben de takipteyim. Zira ben de daha geçenlerde benzer bir duyuru açmıştım.

Portatif klimanın yanı sıra tavan vantilatörü ve kule tipi vantilatör önerileri yapılmıştı.
+1
jonas
(13.05.26)
bende var.
her sene temmuz - ağustos ortası bir dönemde "ohh iyi ki almışım" diyorum çünkü ev cehennem gibi oluyor ama hemen ardına "ulan bununla uğraşmaya ne gerek var, keşke klima taktırsaydım" diyorum.

kiracıyım, taşınırım diye düşündüğüm için klima taktırmadım. onun yerine portatif aldım. pişmanım.

eğer gerçek klima taktırma imkanınız yoksa evet iş görüyor elbette. çalıştığı sürece serin tutuyor. pencere yakın olması tercih edilir çünkü soba borusu gibi bir hortumu var gerçekten sıcak hava üflüyor. boru uzun olursa evi bir yandan soğutup bir yandan ısıtır.

pencere açık ya da aralık oluyor ama özel bir perdesi var rüzgar almayan, onun boşluğundan geçiriyorsunuz boruyu. eğer imkanınız varsa camı deldirip oradan geçirebilirsiniz. portatif klima perdesi, mobil klima pencere kiti gibi aratabilirsiniz internette.

ben araştırıp da aldım, sessiz çalışanı bile sesli konusuna katılıyorum. ben evden çalışırken kulaklığımı takar müzik ya da ses-iptal özelliğini açar öyle kullanırdım klimayı. sohbet muhabbete engel değil ama kapatınca ohh be diyorsunuz. o yüzden gürültü büyük bir negatif özellik.

düşündüğüm kadar çok elektrik harcamıyor.

benim kullandığım klima günde 5-10 litreye yakın su üretiyordu sürekli kullanınca. ölçümünü tam yapamadım saatte ne kadar diye ama havada inanılmaz miktarda su buharı var ve klima onları topluyor. tahliye için arkasına bir kova koyuyor, iki üç saatte bir kontrol ediyordum. 5 litrelik kova hergün doluyordu, bazen birden fazla kez.

her klimanın özelliği mi bilmiyorum ama klima çalışırken evi serinletse de kapattığım gibi ısınıyordu. "kafam şişti gürültüsünden bir 20 dk rahat edeyim" diyemiyordum.

ev için ideal değil. şantiye, geçici konaklama, dağ evi, konteynır gibi yerler için konfor arttırıcı olabilir ama evde çok mutlu etmiyor. kule tipi vantilatörüm de var. klimaya göre sessiz nazsız ve yer kaplamadan çalışıyor. klima gibi serinletmese de, evdeki konforu tek başıan arttırabiliyor. fiyat, gürültü, nazı uğraşı gibi parametreleri ekleyince kule tipi vantilatör tek başına portatif klimadan çok daha iyi bir seçenek.

bitirmeden ekleyim, eğer klima almak istiyorsanız ve gerçekten monte klima alma imkanınız yoksa ve ev çok sıcaksa değerlendirebilirsiniz ama "zaten taşınıcam ne gerek var ya almaya" diye düşünüp de portatif alıyorsanız bence diğer seçeneği zorlayın. zira monte klimalar demonte edilip yeni adrese nakledilebiliyorlar. olmadı vantilatör seçeneğini değerlendirin. en azından klimaya göre aşağı yukarı 10-15 kat daha ucuz.

tecrübeme binaen bahsettiğim ürün bu:
airfel.com
+2
biseysorcaktim
(13.05.26)
yasadigim sehirde evlerde klima yok. apartmana portatif klima vermisler. cok ses cikariyor, performansi dusuk ve cok elektrik yakiyor. cok sicak gunlerde kullaniyorum yoksa elimi surmuyorum.
0
antikadimag
(15.05.26)
mobil klimaların temel sıkıntısı içeriden çektiği soğuk havayı dışarı atmasıdır. verimsizliğin sebebi bu. tek hortum oluyor bu da sıcak hava çıkışı ama hava girişi içerideki soğutmak için elektrik tükettiğiniz havayı çekiyor. çift borulu ürünlerde verim kaybı daha az olacaktır. tek borulu klimayı modifiye edip bu şekilde hava girişini dışarıdan alanlar da var.

tek boru bir sorun daha yaratıyor, ortamdan devamlı dışarı hava attığı için alçak basınç oluşuyor ve kusursuz yalıtım imkansız olduğu için dış ortamdan aynı oranda sıcak hava da içeri doluyor.

bir diğer sıkıntı da klimanın çok alçakta kalması, soğuk hava alçaldığı için zaten alçaktan üflediğinde serinlik yerlerde birikirken vücudunuzun kapladığı alanlar daha yüksek sıcaklıkta kalabiliyor. bu yüzden soğutma temel amaçlı split klimalar genelde yüksek konumlandırılıyor. kışın ısınmada kullanılacaksa maksimum etki için kanat en alt konuma alınıyor çünkü bu durumda sıcak hava tavan bölgesinde birikiyor zemin soğuk kalıyor.

yani soğuk hava çıkışını da yükseltebilirseniz bu da verimi arttıracaktır. hava girişini dışarıdan almak kadar etkili değil ona kıyasla daha minimal bir etki bu. imkan varsa bi masa üstüne vs. koymak yerden olabildiğince yüksekte çalıştırmak da titreşim ve sesi arttırmıyorsa düşünülebilir. kesinlikle yapılması gereken ilk işlem, yani çift boruya çevirmek veya bulabilirseniz başta bu tarz ürün almak.

üçüncü verimsizlik sebebi de güç tüketiminin büyük kısmının gerçekleştiği kompresörün içeride olması. elektrik tüketimi demek 100% verimle ısı üretmek demektir. yani klima 500w güç tüketirken ortama 500w'lık bir ısıtıcı gibi ısı verir. buna yapacak pek bişey yok portatiflerde. gürültünün sebebi de yine bu durum tabi.

son sebep de boru/boruları dışarı verdiğiniz yerdeki yalıtım zayıflığı. bu boruların giriş çıkışını ne kadar iyi kapatırsanız iç ve dış ortamı ayırırsanız o kadar iyi.

yurt dışında pencere tipi klimalar çok yaygın ama camın açılış şekli yüzünden bize pek uygun değil bunlar. split klimayla aynı mantığı daha kompakt şekilde sunabiliyorlar özellikle mideanın bir ürünü u şeklinde olduğundan pencerenin de neredeyse tamamen kapanmasına imkan tanıyor. ama burada bu modeli bulmak da bulsan da uygun pencere taktırmak da pek gerçekçi değil. www.youtube.com

klima dışında gerçekten iç ortam sıcaklığını etkin şekilde düşürebilecek bir ürün yok. ortamdaki ısıyı alıp dışarı atacak tek sistem bu. yani mobil klima alman lazım normal klima montajı mümkün değilse. dezavantajları var ama alternatifi yok.

verim konusunda hava girişinin iç ortamdan hava çekmesi problemin 90%'ıysa alçak konumu kompresörün içeride olması vs. diğer tüm etkenler 10%'udur. çift boruda daha verimli olacağından daha düşük yükte çalışıp daha az ses çıkaracaktır ayrıca. yani gürültü konusunda da tam olmasa da kısmi yararı olur.


ingilizcen varsa şu video da güzel anlatıyor durumu youtu.be tek hortumlu portatif klima net dizayn hatasıdır bunu ilk düşünen de onaylayan da üreten de satan da nasıl bir kafa yaşıyordu, çift hortumlular varken niye hala üretildiler ve nasıl çift hortumlulardan daha popüler olup yaygınlaştılar anlam veremiyorum. iki tip arasında çok çok ciddi fark var.

tümünün çift hortum olması opsiyonel olarak giriş hortumu olmadan kullanılabilmesi mesela en mantıklı çözüm olurdu. ikinci hortumu dışarı verme imkanı yoksa tek hortumlu olarak daha portatif kullanır imkan varsa giriş hortumunu da takıp daha verimli kullanırdı alanlar. çift hortumluda giriş hortumunu dışarı vermezsen tek hortumluyla aynı şekilde çalışır işte. çift hortumlu dizaynın hiçbir ek dezavantajı olmak zorunda da değil.
+1
konetsu
(15.05.26)
(11)

Moka pot kahvesi lezzetli mi? Almaya değer mi?

?
Granül kahveden gelen biri değilim. 10 sene öncesine kadar espresso makinem vardı. Kahve forumlarında dolandırdım. Çok fazla tüketmek istemediğimden makine almayı düşünmüyorum. Moka potun basıncının az olması nedeniyle espresso tadı beklentim yok. Peki ortaya çıkan şey lezzetli mi bari? Aluminyum iy
Granül kahveden gelen biri değilim. 10 sene öncesine kadar espresso makinem vardı. Kahve forumlarında dolandırdım. Çok fazla tüketmek istemediğimden makine almayı düşünmüyorum. Moka potun basıncının az olması nedeniyle espresso tadı beklentim yok. Peki ortaya çıkan şey lezzetli mi bari? Aluminyum iyi pişirir ama metal tadı verir gibi yorumlara denk geldim. Çelik mi tercih etmeliyim? Yoksa french press ve Türk kahvesi ile devam mı edeyim?
0
?
(12.05.26)
aluminyumda temizlik zor olabiliyor. celik var bende, o daha rahat temizlik icin. tad vs konusunda da bi sikinti yok aluminyumla karsilastirinca

tadi bana guzel geliyor. espresso kadar foamy degil tabi.
0
fakyoras
(12.05.26)
içmeye içilir, tadı da kötü olmaz ama çok gerekli değil bence. bana göre mokapot, filtreden espressoya geçiş türü. az para ile önce filtre kahveye başlarsınız, sonra biraz bütçe ekleyip mokapot, sonra iyi para ayırıp espressoya geçersiniz. bende bu şekilde oldu en azından.

kahveyi nasıl içtiğiniz de önemli. siz mokapotta yapıp su ekleyip americano gibi yapacaksanız anlamsız olur, onun yerine filtreden devam edin derim. sek içecekseniz de zamanında espresso içtiğiniz için hafif kaçabilir. sütle karıştırırım derseniz bir ihtimal olabilir.

illa denemek isterseniz de çelik olanlardan alın. bu aletlerin mantığı çok basit, bir ton para verip bialetti'nin alüminyum olanlarını almaya gerek yok. sadece kap fincanlık alacağınızı doğru seçmeniz lazım. "6 fincanlık (cup) alayım, istersem 2 fincan yaparım" olayı bunlar için geçerli olmuyor. daha az yapmaya çalıştığınızda kahvenin kalitesi düşüyor.

çok kahve içmeyeyim derseniz alternatif olarak kapsüllere yönelebilirsiniz, birim fiyat gereksiz pahalı olduğu için normal espressodaki gibi abart(a)mıyorsunuz. bunların makineleri de ucuzdu bi ara, son durumu bilmiyorum tabi.
0
shadowfollower
(12.05.26)
alın gitsin pişman olmazsınız.

espressoya yakın. kahvesini mochaya göre biraz daha iri tanecikli çekince daha güzel oluyor.

temizliği de arada sirkeyle kaynatırsınız bişe olmaz.
0
kveldulv
(12.05.26)
Çelik alacaksan Bialetti Venüs öneririm.
0
kizil karga
(12.05.26)
Tek fincanlık Bialetti'm ile mutlu mesut yaşayıp gidiyoruz.
Gelen olursa diye de iki fincanlık olanı kenarda bekliyor.

Memnunum.
0
Mirket
(12.05.26)
Birkaç hafta önce bana hediye geldi, hep istiyordum almayı. Tadı güzel bence, taze çektiğiniz kahveyle yapınca özellikle. Bir de kahveyle uğraşmayı seven insan için aktivite gibi geliyor. Alın gitsin +1
0
sparky
(12.05.26)
Ne aradığınıza bağlı, elbette yüksek basınçlı tam otomatik makinalar kadar aromalı bir espresso çıkmıyor ancak filtre kahve gibi de değil. İkisinin ortası gibi düşünün işte.

Yalnız mocha pot alırken birçok kişi 4 fincanlık alayım lazım olur falan diye düşünebiliyor, öyle çalışmadığını söyleyeyim. 4 fincanlık potta 1 fincanlık içecek yapamazsınız. Kaç kişilik kullanım düşünüyorsanız o boyda alın. Tek kişi duble içecekseniz 2 fincanlık alın örneğin. Bialetti güzel.
+1
akhenaten
(12.05.26)
Espresso kadar zengin değil ama gayet iş görüyor. Özellikle sütle içiyorsanız, fark az. Sade içiyorsanız daha yavan, daha sıvı gelecek. 15 bar makine espressosunun köpüğü daha kalın, daha zengin bir tadı var.

Biz espresso makinemiz bozukken yenisini alana değin moka pot gayet iş gördü. Piknik, seyahat vs. durumlarda da iş görüyor.
0
yadigar
(12.05.26)
Evde gercek anlamda bir espresso makinesi ve onun 30 bin ayari zamani terazisi suresi temizligi ile ugrasmak istemedigim icin, gercekten yogun bir kahve istedigim zaman mokapot'ta yapiyorum ve son derece tatmin ediyor beni. ama mokapot'da sorunsuz dusunmeden kahve uretmiyor onun da bir "sanat"i var.
0
compumaster
(12.05.26)
Ben moka pot kullaniyorum, alt kismini ve kahve konulan haznesini her kullanimdan sonra, üst kismini 2-3 kullanimdan sonra sudan geciriyorum, baska bir sey mi yapmam gerekiyormus, sasirdim.
Bialetti alüminyum var 7-8 senedir, gidiyor yani.

Onun disinda kendi cekirdeklerimi cekmeye basladigimdan beri tadi cok cok daha güzel gelmeye basladi ve kesinlikle iri taneli cekmek, hazneyi tam doldurmamak vs fark ediyor. Hangi cekirdek oldugu da fark ediyor bence baya.

Neyse ben memnunum ama hic espresso makinam olmadi o yüzden karsilastirma yapamayacagim.
0
kuehles blondes
(12.05.26)
Bence cok lezzetli fakat aluminyum oluyor moka potlar. Bialetti dahil. Alimunyumun gida ile temasi ozellikde ısı varsa uzak durmaya calistigim bir durum
0
narod
(14.05.26)
(5)

Tehlikeli ve tabelasız sokağı nereye şikayet etmeliyim?

mikahakkinen
Oturduğum ilçeyle bağlantılı şehir içi olarak geçen bir yoldaki tabelasızlık durumunu nereye şikayet edeceğim?oturduğum yer köyken mahalle oldu, jandarma bölgesi.Jandarma/Emniyete mi? Karayollarına mı? Belediyeye mi şikayet etmeliyim?
Oturduğum ilçeyle bağlantılı şehir içi olarak geçen bir yoldaki tabelasızlık durumunu nereye şikayet edeceğim?
oturduğum yer köyken mahalle oldu, jandarma bölgesi.
Jandarma/Emniyete mi? Karayollarına mı? Belediyeye mi şikayet etmeliyim?
0
mikahakkinen
(12.05.26)
cimer'e yazın, ilgili yere yollasınlar.
0
shadowfollower
(12.05.26)
Belediye UKOME'ye dilekçe verirseniz ilgilenirler. Bir büyükşehire bağlıysa müracaat telefon hatları da vardır. Konunun muhatabı onlar.
0
Mirket
(12.05.26)
@Mirket belediye başkanımız dönek efe çerçi. Ondan direk bir şey istemedim:)
0
🌸mikahakkinen
(12.05.26)
UKOME zaten belediyeden ziyade belediye- valilik karışımı bir kurul. Oraya gitmelisiniz ilk olarak.
0
ground
(12.05.26)
UKOME, @ ground'ın da dediği gibi Belediye üstü bir kuruluş.
Hatta hatırlarsın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni taksi sayısı konusunda epey bunaltmışlardı bir ara.
0
Mirket
(12.05.26)
(4)

Oda için "soğutucu" tavsiyesi?

jonas
Merhabalar. Yeni bir eve taşındım, kullanacağım odaya klima taktırılamıyormuş. Klima dışındaki diğer seçenekler arasından en ideal ve başarılı soğutucu türü olarak ne önerirsiniz? Şöyle yaz sıcaklarında bir odada serin serin, rahat hissettirebilecek türde sağlam bir şey arıyorum.Edit: Lokasyon İstan
Merhabalar. Yeni bir eve taşındım, kullanacağım odaya klima taktırılamıyormuş. Klima dışındaki diğer seçenekler arasından en ideal ve başarılı soğutucu türü olarak ne önerirsiniz? Şöyle yaz sıcaklarında bir odada serin serin, rahat hissettirebilecek türde sağlam bir şey arıyorum.

Edit: Lokasyon İstanbul.
0
jonas
(11.05.26)
adana sıcağından bahsetmiyorsak tavan vantilatörleri en başarılıları oluyor. adana sıcağı için klima dışında bir seçenek yok.
+2
shadowfollower
(11.05.26)
Tavan vantilatörü +1
+2
kobuzchu kiz
(11.05.26)
Kule tipi vantilatör olabilir küçük bir odaysa. Fazla yer kaplamıyor.
+1
nothing in my way
(11.05.26)
mobil klimalar var. duvar delmeden kullanılabilen.
0
gurur
(11.05.26)
(5)

Instagram sayfam için yaratıcı isim arıyorum

sekizdokuzon
Yurtdışındaki üniversitelere hazırlanan öğrenciler için İngilizce Matematik soruları paylaşıp soru setleri satacağım bir Instagram hesabı açacağım. İsmi ne olabilir sizce? Yaptığım ilk satıştan gelen parayı paylaşırız :) Teşekkür ederim.
Yurtdışındaki üniversitelere hazırlanan öğrenciler için İngilizce Matematik soruları paylaşıp soru setleri satacağım bir Instagram hesabı açacağım. İsmi ne olabilir sizce?

Yaptığım ilk satıştan gelen parayı paylaşırız :)

Teşekkür ederim.
-1
sekizdokuzon
(06.05.26)
seven ate nine
+1
shadowfollower
(06.05.26)
Alge-bro
MathHive
Exponential Prep
BasetoPower Maths
0
eileengray
(06.05.26)
Yurtdışındaki üniversitelere nasıl hazırlanırım?. Aratınca hemen senin sayfa çıkar.
Kitaptan yayınevi dışında kimse para kazanmaz. Üç kuruş kazanırsan bana değil, sokaktaki tekirlere ver.
+1
halk
(06.05.26)
Senin kafan her anlamda 2007 de kalmış kardeş
0
🌸sekizdokuzon
(06.05.26)
(IB+AP+SAT)Math

evet duz adam sami benim :)
0
banach
(07.05.26)
(6)

Kaz tüyü mont nasıl temizlenir

arbre
Bütün kış giydiğim için temizlenmesini istiyorum. Nasıl yapılabilir?
Bütün kış giydiğim için temizlenmesini istiyorum. Nasıl yapılabilir?
-6
arbre
(06.05.26)
Muhtemelen teknik olarak yaptığım doğru değil kuru temizlemeye vermek gerekli ama ben uğraşamam diyip makinanın hassas ayarında, 30 derecede sıktırmadan yıkayıp çamaşırlığa yatay şekilde sererek sorunsuz temizlemiştim.
+1
ekimoloji
(06.05.26)
@ekimoloji'nin yaptığına ek olarak ben kuruduktan sonra kurutma makinesine havalandırma modunda (ısıtmıyor) atıp kurutma topları ile çevirttirdim biraz. yoksa tüyler bulundukları bölmelerde topak halinde kalıyordu.
+1
shadowfollower
(06.05.26)
Kuru temizlemeye ver geç, onlar ne yapacağını bilir.
0
halitkin
(06.05.26)
starndart giysilerle birlikte makina + kurutma yaptim birsuru kez, sorun olmadi hic. kurutma dusuk isida, makina da 40 derecede filan.
0
taurina
(06.05.26)
kuru temizleme. kaz tuylerinin ve dis naylonun uzerinde genelde kaplamalar olur. islak ve sicak yikamada bu hydrophobic kaplamalari yok edersin. gorunurde ve yalitimda sorun olmayabilir ama yagmurda kaldiginda suyu iceri gecirir. kaz tuyu montlar islandi mi yalitimlarini kaybederler.
0
antikadimag
(06.05.26)
üç tane tenis topuyla hassas programda yıkıyorum.

makinadan çıkınca, asıp kurutmak yerine, bir yere sererek kurutuyorum.

şimdiye kadar bir sorun olmadı.
0
babilfish
(11.05.26)
(3)

eczacıların ilaç küpürlerini kesmesi

inheritance
2000lerde kalmamış mıydı? dün özel sigorta (allianz) ile ilaç aldım. eczacı sigorta istiyor diye ilaçların küpürlerini kesti. daha önce başka bir eczaneden aynı şekilde ilaç aldığımda küpürleri kesmemişlerdi. özel sigorta ile sadece iki kere ilaç aldım, bu konuda başka deneyimim yok. o yüzden normal
2000lerde kalmamış mıydı? dün özel sigorta (allianz) ile ilaç aldım. eczacı sigorta istiyor diye ilaçların küpürlerini kesti. daha önce başka bir eczaneden aynı şekilde ilaç aldığımda küpürleri kesmemişlerdi. özel sigorta ile sadece iki kere ilaç aldım, bu konuda başka deneyimim yok. o yüzden normal mi değil mi bilemedim.
+1
inheritance
(05.05.26)
özel sigortada normal, ben de geçen sene aldığımda aynı nostaljiyi yaşamıştım :)

bu arada benim anladığım, devlet/sgk zaten hangi ilacın hangi paraya satıldığının, hastaya hangi ilacın verildiğinin kaydını kendi sistemine tutuyor. özel sigorta ise bunları manuel kayıt altına aldığı için küpürleri kesiyorlar.
0
shadowfollower
(05.05.26)
normal normal
halam eczacı o da sittin senedir yapıyor bunu
0
neira
(05.05.26)
benim bildigim eger eczanenin sigortayla anlasmasi yoksa, kupur kesip receteye ekleyip geri veriyor ki siz onu sigortaya verebilin.
eger anlasmali eczaneden alirsaniz kesmezler.
0
65 derece
(05.05.26)
(18)

Sevgilinin yapış yapış yakın arkadaş grubu

seni tanıdığım güne lanet olsun
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor. Şimdi şöy
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor.

Şimdi şöyle bir durum var ki ben kadınlardan 2 tanesinin (X ve Y) benimkinden hoşlandığına eminim. X uzun yıllardır arkadaşı, kadın beğeniyor belli ki ama olmayacağının farkında. Bu kadınla ilgili başka biri geçen yıl bir şeyler söylemiş ve benimki de durumu fark edip araya mesafe koymuş diye de duydum başka birinden. Hadi onu geçtim.

Y olan ve benimkinin aynı zamanda en sık görüşerek iş yaptığı kadın ise resmen ona yaranmak için çırpınıyor. Sürekli sadece ona özel cilveli ses, çocuk gibi bir haller, neredeyse her cümleye yiaaa diye güya tatlılık yaparak başlama falan. Bu kadın 3 yıl önce iş yaparken aralarına katılmış ve yakın arkadaş grubuna öyle dahil olmuş. Aynı zamanda gruptaki bir başka erkek (ki benimki de onu çok sever) ilk zamanlarda Y'den hoşlanıyormuş ama Y onu kesin bir şekilde reddetmiş. Benimki o dönem ufak ufak aralarını da yapmaya çalışmış ama olmamış.

Şu an gruptaki az önce bahsettiğim X ve bu erkek kişi dışındaki herkes bu kadınla benimkini çok yakıştırıyor ve birlikte olmalarını istiyor açık açık. Zaten adam onlara beni tanıştırınca o erkek kişi dışındaki herkes soğuk davrandı bana, hala da öyle. Sürekli biz bize şuraya gidelim, biz bize bunu yapalım planları yapılıyor ama ben asla yokum. Benimki sürekli beni hatırlatıyor, dahil ediyor falan ama onlarla vakit geçirmek istemiyorum. Bana kendimi fazlalık gibi hissettiriyorlar. Ayrıca birlikte olduğum insandan hoşlanan kadınlarla veya onu başka bir kadına yakıştıran insanlarla ne kendim yan yana olmayı ne onun yan yana olmasını istiyorum. Benimkine desem ya ne alakası var, asla öyle hissetmiyorlardır falan der eminim. E adam da onları hem çok seviyor hem kaç yıllık arkadaşları ve alışmış sürekli onlarla olmaya. Geldim diye arkadaşlarından koparamam, zaten hakkım da yok.

Başka ilginç bir bilgi, benimki ne zaman biriyle flört etse birkaç aydan uzun sürememiş çünkü ya gruptaki kadınlar o kadını aşırı sevip aşkımmmm bebeğimmmm diye dibinden ayrılmamış ya da bana yaptıkları gibi soğuk davranmışlar. Ayrıca gruptaki hiç kimsenin uzun yıllardır hiç ilişkisi hatta flörtü bile olmamış. Buna o kadar şaşırdım ki. Yılbaşında bile nolur sana gelelim diyerek sabahtan benimkinin evine geldiler, biz gece 3 gibi eve gelip onlara katıldık. Bir tek ev arkadaşı olan bir erkek ve zamanında Y'den hoşlanan erkek arada flört falan deniyor ama o da sürmüyor. Bana çok hastalıklı geldi bunların hali bir noktada ya.

Bir iki ay önce adamın doğum günüydü ve evinde baş başa vakit geçirelim dedik ki bir de bunu arkadaşlarına haber verecek halimiz yok zaten. Akşam kapı çaldı ve balonlar, pastalar, kamera elde ve açık falan doğum gününü kutlamaya gelmişler. Bana da aaa biz seni unutmuştuk ya hiç aklımıza gelmedi dediler. Sonunda git de denemedi ama gecemiz ve ertesi günümüz rezil oldu çünkü sabaha kadar kaldılar.

Mesela bazen X'in canı sıkılıyor ve ya sende kalmaya geldim diyerek gelip benimkinde kalıyor o diğer 2 erkek de evdeyse. Ya da Y bazen ya kahvaltı hazırlamaya geldim diye eve gelip bu 3 erkeğe sabah kahvaltı hazırlıyor, dur bir de börek açayım diyor akşama kalıp falan. Erkekler de abi bu kız tam evlenilecek kız değil mi ya diyor güya şakayla ara sıra. Evde geçen hep birlikte oturuyoruz ve kahve makinesini bulamadım. Y diyor ki sen şimdi bilmezsin yerini, onu ben alttaki dolaba koydum.

Ya sizin bizim ilişkimizde yeriniz ne? Sizin bu adamın evinde işiniz ne? Biz niye bu ilişkiyi futbol takımı gibi yaşıyoruz? Erkekler de dahil siz niye bu adamın evinden çıkmıyorsunuz? Biliyorum esas problemli olan benimki çünkü yıllardır asla sınır koyamamış. Bir de herkes yerini bilir özellikle iş söz konusuysa diye onlara hadlerini bildirdiğini falan sanıyor ama alakası yok.

Adamın bunlar dışında her şeyinden memnun sayılırım ama ona söylesem özellikle Y ve erkeklerin tavrını asla konduramayacağını, kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Sonradan gelip adamın herkesle arasını bozan da olmak istemediğim için özellikle bu insanlara karşı rahatsız olduğumu da pek belli etmedim ki etsem de toplu halde inkar edip beni kötü yapacaklarına eminim. Ben hiç uğraşmayıp bu aile olmuş insanları birbirine bırakıp gideyim mi ya? Ya da şansımı denemek adına bir benimkine söyleyip en sonunda onun gözünde muhtemelen fitne fesat olayım mı? Aslında kaç aydır rahatsızım ama bugün yine bir şey oldu onun üzerine sormak istedim. Yaşananların çoğunu yazmadım bile, bunlar sadece iki üç küçük şey. Yaşlar 35 ve üstü. Sadece ara sıra bunun evinde kalan 2 erkek kişisi 30'ların başında.
-1
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Erkek arkadaşınızın tavrı net gibi, onun için bu bahsettiğiniz iki kişiyle ilgili bir endişeye gerek yok gibi görünüyor anlattığınız kadarıyla.

Şöyle ki, elinizdeki malzeme bu. Bu kızlarla ilişkinin bu aşamasında rekabete girerseniz kaybedersiniz.

Sizin arada kalmış halinizi kurtaracak tek davranış sanırım "yerinde ağır olan" insan olmak. Rekabet etmemelisiniz. Bu senaryodan ancak özgüvenle çıkılır heralde. Her şeye onay verin demiyorum, ama yeri geldiğinde erkek arkadaşınıza sakin şekilde "ne alaka anlamadım, sizin bazı şeyleriniz bana uzak ama senin çevren, bildiğin gibi yap" tavrını da gösterebilirsiniz. Sizin olaya bakışınız bu çünkü.

İlişki ilerler ve olgunlaşırsa belki o zamana kadar siz de ortama ısınırsınız veya o aşamada daha farklı bir tavır takınabilirsiniz. Ama bu o zamanın konusu.
+4
akhenaten
(04.05.26)
Cemaat yapılanmasının içine düşmüşsün kolay gelsin. Yıllar içinde baya katılaşmıştır. Aralarına almazlar.
Akhenatenin dediği gibi özgüvenini kaybetmeden sağlam basmaya çalış. Artık gerisi seninkine kalmış. Cemaat olarak mı devam edicek yoksa başka bişeyi yaşamaya cesaret edicek mi bakıcaksın.
+5
benim bir gizli bildiğim var
(04.05.26)
Bir sitcom evrenine düşmüşsünüz gibi adeta.
+5
peki madem
(04.05.26)
flortum degil de arkadas cevrem vardi bunlari bir arada tutan seyin ne oldugu belli, ben dayanamadim seviyesizliklerine. aileniz yok diye herkesi aile zannetme olayina bi son verelim ayrica aileler bile bu kadar gevsek olmuyo. biz daha kendi esimizle “me time”lar, kisisel alanlar kavgasi yaparken bunlarin kaynana gibi her dk tepede bitmeleri ciks biz almayalim.

iliski stiliniz ve sikayetleriniz hakkinda acik ve sakin bi diyalog yasanmali. uzaklasirsa da uzaklassin sonrasi adamin kendi tercihi olur uzaklasmazsa da siz yolunuza bakarsiniz. boyle yetiskin ergenlere bir gun bile ayirmak zul
+4
ala09
(04.05.26)
Nasıl olsa sevgililik moduna geçince dört beş aya ayrılırsınız siz de, birbirinizin düzenini bozmayın, bu kişiler neticede sonradan düşmemiş hayatınıza hep varmış, sen de bile isteye bu sisteme dahil olup şimdi de şikayet ediyor gibisin, yapacak bir şey yok.
+3
kizil karga
(04.05.26)
ortam hiç samimi gelmiyor. siz gruba sonradan girdiginiz icin disaridan bir gozle daha net gorebiliyorsunuz ama erkek arkadasiniz maalesef fark etmiyor ya da ortami bozmamak icin bisey demiyor. En ustteki yoruma katiliyorum. Rekabete girip ortami bozan sanki sizmissiniz gibi olmayin ama iliskiniz derinlestikce erkek arkadasiniz da sizi anlayacak konuma gelecektir. Digerleri de yapmaya calistiklari seyden vazgecer gibime geliyor eger sizden istedikleri tepkiyi alamazlarsa.
+1
acelaacedebela
(05.05.26)
of of of, evlerden ırak ortam. sizin de dediğiniz gibi, elemana anlatsanız bile kabul etmeyecek ve bir şekilde siz kötü olacaksınız. en temizi yol yakınken bu toksik ortamdan kurtarın kendinizi (bir özeleştiri olarak bekara karı boşamak kolay diyeyim burada). içinizde kalmasın istiyorsanız da ayrılırken elemana şöyle açıklama yapın: “çok toksik ve vıcık vıcık bir arkadaş grubunuz var ve ben bu yaştan sonra böyle bir ortam içerisinde olmak istemiyorum. sana da tavsiyem, bundan sonra sürdürülebilir bir ilişkin olmasını istiyorsan ya bu gruptan uzaklaş, ya da x/y kaltaklarından (bu lafı söylemeniz lazım, yoksa istenen etkiyi yaratmaz) biri ile birlikte ol. başka türlü ilişki yürütemezsin.”. sonrasında sizi vazgeçirmeye çalışır, “aman gruptan uzaklaştım, arama mesafe koydum vs.” derse de geri adım atmayın, zira dediğini yapıp araya mesafe koysa bile ileride bunu size karşı illaki kullanır. “ben senin için 15 yıllık arkadaş çevremden vazgeçtim” lafını duyarsınız.

son olarak bu elemanın x ve y’nin ilgisini anlamaması, diğer elemanlarla bunun muhabbetini yapmaması mümkün değil. bu ilgi, bu ortam elemanın hoşuna dahi gidiyordur.
+2
shadowfollower
(05.05.26)
öğrenciyken bu kadar okusam mühendis olurdum. bi özet geçeydin abla.
+2
faberkastelli
(05.05.26)
valla bu yazdığınıza göre en normal kişi sizsiniz, sakın kendinizi suçlamayın. temel problem ise erkek arkadaşınız. orada tarikat yapılanması var, kaçın kurtulun.

Erkek arkadaşınız hem patron hem de grubun merkezi olduğu için bu 'hayran olunma' ve 'vazgeçilmez olma' durumundan içten içe besleniyor olabilir. Sınır koymamasının sebebi; ya bu durumun nezaketsizlik olduğunu gerçekten anlamıyor (ki bu daha kötü) ya da arkadaşlarını kaybetme korkusuyla herkesi mutlu etme rolüne aşırı yapışmış durumda.

bir de kendisine ; Senin evinde kahve makinesinin yerini benim değil de bir başkasının bilip bana söylemesi, bizim mahrem alanımızın kalmadığını gösteriyor. Sen benim evime gelsen ve başka bir erkek arkadaşım 'o orada değil şurada' dese ne hissederdin? diye sorar mısınız? valla çok merak ettim yanıtını.
+4
galahad reloaded
(05.05.26)
muhtemelen adaya veda eden isim sen olacaksın. zaten en hayırlısı da bu. habersiz doğum günü için kapıya dayanıp sana haber vermemeleri vs sevgilinin bile rahatsız olması gereken bir durum. ama etmediğine göre o grup içindeki konumun belli zaten.

adamın da kadınlardan gelen ilgi alakanın farkında ve bu durumdan hoşnut olduğuna neredeyse eminim.

ben olsam maddeler halinde bi kağıda yazar, ezberler, sonra sunum yapar gibi karşısına çıkardım. böyle böyle olması normal mi diye kendisini bi sorgulardım. muhtemelen salağa yatacaktır ve ciddi bi adım atmayacaktır. bu da senin gidiş biletin olur.
+2
elorelia
(05.05.26)
siz anlatirken ben sıkıldım.
0
sinematikcrop
(05.05.26)
genelde bu tipler hayatsız oluyor. kabile tipi yaşamayı modernlik, nyc tipi yaşam tarzı olarak görüyorlar.

ilkokul ve lise yıllarından tanıdığım sonra da vine ünlüsü olup patlayıp giden böyle bir arkadaş grubunun birtakım üyeleriyle instagramdan takipleşiyoruz. sizin bahsettiğiniz bir şekilde hayatları var hatta siz öyle anlatınca acaba onlar mı dedim. adeta bir sosyal antropolog gibi inceliyorum onları gangbang tarzı yaşıyorlar.

bence bacım sen kaç kurtar kendini bunlar gün olur birbirleriyle evlenir boşanır çocukları evlenir onlar da boşanır böyle simbiyotik bir yaşam.
+1
Hallegadola
(05.05.26)
muhtemelen çok yıpranıp ayrılmak zorunda kalacaksın zaten. bence şimdiden uzaklaş, adam mı yok memlekette.
+1
antihero
(05.05.26)
@Hallegadola

Gangbang tarzı ne oluyor tam olarak?
0
himmet dayi
(05.05.26)
Makul argümanlarla sıkıntımı belli ederdim ben olsam. Hani kıskanç sevgili gibi değil de hangi olayların size nasıl hissettirdiği, sizin hayalinizdeki ilişki şekli gibi ve nelerden neden rahatsız olduğunuz gibi. Karşı taraftan saçma bir cevap gelirse de yallah defolsun gitsin.
+3
inawen
(05.05.26)
O ne yahu "friends", "how i met your mother" evi gibi :))

Kendinizi ortama adapte etmek dışında şansınız yok, ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin durumu var.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
nick-entry uyumu :)
0
banach
(06.05.26)
siz hep sorun "arkadaş" olan kişilermiş gibi anlatmışsınız ama burda ki en büyük red flag erkek arkadaşınızın kişisel alanlarını çizemeyen, alan işgalini normal bulan, arkadaş grubu dinamiği/mahremiyet kavramları yokmuş vb. şeklinde davranması. bütün bu olanlar "arkadaş" kişilerinden bağımsız olarak erkek arkadaşınızın onlara açtığı oyun alanında yaşanıyor. o açıyor yanı bu alanı onlara komple. siz bunu kabullenmek yerine onun açtığı alanda tepinen arkadaşlarına kurulmuşsunuz.

sizin tek bir muhatabınız var, erkek arkadaşınız/onun kişiliği. şapkanızı önünüze koyup ben böyle biriyle olmak istiyor muyum diye soracaksınız, tek dengeli çözüm yolu da bu. boşu boşuna diğerleriyle ilgili durumları zihninizde köpürtüp kendinizi yormayın yani, bu yöntemden sağlıklı bir karar çıkmaz.
+1
Phoebe
(08.05.26)
(3)

Kombi yaz modundayken su basıncının önemi var mı?

adivar
Kiracıyım, ev sahibi yurt dışında ve hiçbir şeye, masrafa vs. karışmıyor. Kış modundayken su basıncı 4-5 güne bir düşüyordu ve kendim alttan su basıyordum. Yaz moduna çevirdim yine aynı kendi kendine düşüyor. Kenardan bir yerden de ufak ufak damlattığını farkettim. Yaz modundayken su basmasam basınç
Kiracıyım, ev sahibi yurt dışında ve hiçbir şeye, masrafa vs. karışmıyor. Kış modundayken su basıncı 4-5 güne bir düşüyordu ve kendim alttan su basıyordum. Yaz moduna çevirdim yine aynı kendi kendine düşüyor. Kenardan bir yerden de ufak ufak damlattığını farkettim.
Yaz modundayken su basmasam basınç düşük kalsa sorun yaratır mı? Zamanla basınç sıfırlanıyor fakat sıcak su vermediği olmuyor sanırım.
Milletin evine masraf yapmaktan sıkıldım açıkçası, yoksa kombici çağırırdım. Kiradan düşürme olayları deveye hendek atlatma tonla boş laf.
0
adivar
(04.05.26)
damlatıyorsa zaten basınç ondan düşüyordur. bence bi baktırın. yaptırıp kiradan düşersiniz. karışmıyor diye bi şey yok
0
jelly bear
(04.05.26)
hocam yazın kombiden sıcak su kullanıyorsanız (musluk suyu) düşük basınç sorun yaratır. aynı su çevrimini kullanıyorlar zira. bu arada genel demirbaştan ev sahibi sorumlu ama sizin de her sene kombi bakımını kendiniz yaptırmanız gerekiyor. bu sorun da bu şekilde rutin bakımda yapılması gereken bir şey gibi görünüyor. büyük ihtimalle genleşme tankının havası az, yıllık bakım için gelip tanka hava basacaklar, su sızdıran başka bir yer varsa da bakacaklar. tank delinmesi, basınç vanası arızası gibi büyük bir sorun yoksa zaten sizin sorumluluğunuzda. bu şekilde büyük bir sorun varsa da, geçmiş yıllarda yıllık bakım yaptırmadıysanız yine siz sorumlu olabilirsiniz.

not: ev sahibi değilim, yılların kiracısıyım. o yüzden de ne, kimin sorumluluğunda az buçuk biliyorum.
0
shadowfollower
(04.05.26)
biz de geçen yaptırdık, kendimiz ödedik. basıncı ayarladılar genel bakım yapıp gittiler çok durmadılar zaten. 400 tl tuttu.
0
black holes in the sky
(04.05.26)
(3)

fahri trafik müfettişi cezası - itiraz, ne olur?

atom karincanin torunu
pazar günü kuzey marmara otoyolunu kullanırken en çok dikkat ettiğim konudan dolayı ceza yemişim, "gidişe ayrılan en soldaki şeridi sürekli olarak işgal etmek" yazılmış, özellikle tüm yollarda dikkat ettiğim ortaserittv gibi kullandığım arabayla buradan ceza yemişim, komiği ceza saat 17.39 görünüyor
pazar günü kuzey marmara otoyolunu kullanırken en çok dikkat ettiğim konudan dolayı ceza yemişim, "gidişe ayrılan en soldaki şeridi sürekli olarak işgal etmek" yazılmış, özellikle tüm yollarda dikkat ettiğim ortaserittv gibi kullandığım arabayla buradan ceza yemişim, komiği ceza saat 17.39 görünüyor, 17.38'de arabadan çekilmiş bir fotoğraf 3. şeritte gidiyorum. sizi ikna etmek için yazmıyorum o yolculuğumda hiç en sol şeridi de kullanmadım - hız sabitleyiic ile tasarruflu yolculuk düşüncesi ile.
buna sonuç çıksın çıkmasın itiraz edeceğim ama sizlerin düşüncesi nedir, madem böyle bir ceza kesiliyor ben neden yola çıktığımda 3. şeritte sürekli 2.şerittekiler sağlayarak yol alıyorum diye sordum kendime (bu da hatalı ama asıl hatayı 2. şeritte yavaş gidenler yapıyor)
+1
atom karincanin torunu
(30.04.26)
tek fotoğraftan süreki olarak sol şeridin işgal edildiği anlaşılmaz. ortada video falan yoksa eliniz daha güçlü olur. ayrıca fotoğrafta orta şertitte araç var mı? varsa "onu sollarken çekmişler fotoğrafı, sürekli işgal etme gibi bir durum yok" deyin.
+1
shadowfollower
(30.04.26)
itiraz et genelde bunların yazdığı cezalar iptal oluyor.
itiraz yazarkan ai den destek al
+1
duyuruuser
(30.04.26)
@shadowfollower onlar fotoğraf çekmemiş, cezada makbuz sadece, bende 1 dk önce arabadan çekilmiş fotoğraf ve 3. şeritteyim, gemini claude ile bir dilekçe hazırlayıp vereceğim. gerçekten hani bir yerde hız cezası yesem, park cezası yesem yapmışımdır hata derim de en dikkat ettiğim şey olunca sıktı canımı

edit: fotoğraf benim arabadan çekilmiş olarak var, fahri müfettiş öyle bir şey eklememiş (yasak galiba zaten de).
0
🌸atom karincanin torunu
(30.04.26)
(4)

Tek sayfalık reklam amaçlı broşür bastıracağım Ankarada

mete kudur
Merhabalar, dönercilerin bastırdığı gibi; duvarlara ve ağaçlara asmak için reklam afişleri(1 sayfa a4 formatında) bastıracağım. Uygun fiyatlı neresi var biliyor musunuz ? 50-100 adet.
Merhabalar, dönercilerin bastırdığı gibi; duvarlara ve ağaçlara asmak için reklam afişleri(1 sayfa a4 formatında) bastıracağım. Uygun fiyatlı neresi var biliyor musunuz ?

50-100 adet.
0
mete kudur
(14.04.26)
50-100 broşür için baskı yapılmaz, kuşe kağıda renkli çıktı alınır. baskı yapan yerlere gittiğinizde de böyle söylerler size (ya da hiç bilgi vermeden direkt çıktı alırlar). bu yüzden büyük ozalitçilerden birine (kızılay'da meşhur gür ozalit vardı hatırladığım) yaptırabilirsiniz. isterseniz kızılay yakınlarında yeşil matbaa var, f/p yerdir. isterseniz buradan ve ozalitçilerden fiyat alıp karşılaştırın.
0
shadowfollower
(14.04.26)
www.baskimnet.com
uygun fiyatlı, gidip kendin alırsan kargo da ödemiyorsun.
tasarımı online yapıp, sipariş verebilir, var olan tasarımı basıma gönderebilirsin.
0
erty_ksk
(14.04.26)
batıkente yakın büyük ofis ostim kırtasite var
0
spadæs
(14.04.26)
en uygun fiyata türmatsan'da yaptırabilirsin (akm metro yakınında), türmatsan'da tasarımcılar da çalışıyor, oturup istediğin gibi tasarlıyorsun. ancak 50-100 tane basmazlar, bu gibi yerlerde 1000 ve katları şeklinde basılır. akm metro civarındaki matbaalara girip sormak lazım.
0
yap desem yapmazsin he
(15.04.26)
(6)

İki Yaş Doğum Günü Hediyesi

rock n roll
Selamİki yaşına girecek olan bebeğe doğum gününde ne alabilirim?Kıyafeti çok o sebeple kıyafet almayacağım. Oyuncak olur mutlaka; zekasını geliştirecek ne alabilirim? Geçen sene lego almıştım. Önerilerinizi bekliyorum, teşekkürler.
Selam

İki yaşına girecek olan bebeğe doğum gününde ne alabilirim?

Kıyafeti çok o sebeple kıyafet almayacağım. Oyuncak olur mutlaka; zekasını geliştirecek ne alabilirim? Geçen sene lego almıştım. Önerilerinizi bekliyorum, teşekkürler.
0
rock n roll
(14.04.26)
shadowfollower
(14.04.26)
Bütçeniz varsa magly manyetik bloklarla oynaması baya keyifli oluyor.
Çeşitli şekillerde olanları veya daha az parçalıları da mevcut. magly.com.tr
+2
rayde
(14.04.26)
www.amazon.com.tr tam ayrı ev çadır vs oyunu kurdukları dönemler o yüzden bunu da seviyorlar bu yaşlarda.
+1
pide
(14.04.26)
manyetik blok +1
+2
black holes in the sky
(14.04.26)
Manyetik blok +1

Bir de suyla oynamaya bayıldıkları için:
ty.gl
+2
ekimoloji
(14.04.26)
öneri verenler ya çocuksuz ya da 5+2 bahçeli villada yaşayanlar için öneri vermişler. bir eve hediye alırken boyutuna dikkat etmek lazım. biri çocuk için deva boyutta bi hediye getirse elden çıkarmak zorunda kalırım ya da depoda bekler. aynı şey aşırı sesli oyuncaklar için de geçerli.

www.trendyol.com
şunu önerebilirim ben de.
-2
elorelia
(15.04.26)
(9)

boxer tavsiyesi - pisik sorunu

baldur2
arkadaslar pisik sorunu bas gosterdi, krem mrem suruyorum ama bunu kalici olarak gidermek istiyorum. bol tip boxer mi almaliyim? yani boxer etkili mi pisik olusumunda? bana marka ve model onerir misiniz bu sorunu cozecek kalibrede?
arkadaslar pisik sorunu bas gosterdi, krem mrem suruyorum ama bunu kalici olarak gidermek istiyorum. bol tip boxer mi almaliyim? yani boxer etkili mi pisik olusumunda? bana marka ve model onerir misiniz bu sorunu cozecek kalibrede?
0
baldur2
(14.04.26)
Anthony jackson önerebilirim. Bol tip alırsan daha kötü olur sanki, sonuçta pişik etin birbirine sürtmesiyle oluşan bişey. Daha sıkı ve uzun bişey olması lazım yani.
-2
gobekliraki
(14.04.26)
hocam pacali don alman lazim. bir de ag tarafinin cok bol olmamasi lazim. ben de ayni durumu yasiyorum yillardir, farkli markalar denedim en son bunu buldum cok tavsiye ederim:

i.imgur.com

internette bulabilirsin ama bulamazsan uskudar balikcilar carsisi girisindeki beritan camasirciya git fotoyu goster versinler.
0
arakaali
(14.04.26)
hocam asıl aşağısı havasız kaldığında pişik oluyor. özellikle düşük pamuklu boxer giyerseniz (spor olanlar çoğunlukla böyle) yeterli hava alamama, artan nem ve sıcaklık yüzünden bu sorun oluyor. ben geceleri iç çamaşırı olmadan direkt pijama giymeye başladığımdan beri daha rahat ettim, tavsiye ederim. %100 pamuklu boxer ya da dediğiniz gibi bol tarzda olanlar da daha rahat ettirir.
0
shadowfollower
(14.04.26)
bol değil daha çok bacağı saran bir tık uzun paçalı boxerlara bak.
polyester sorun etmezsen decathlonun koşu boxerları var. paça kısmı bacağı güzel sarıyor.
sanırım hm de benzer uzun paçalı boxer vardı.
anthony jackson tam f/p boxer ama onunda paça kısmı kısa
0
my fault
(14.04.26)
Benim bu konuda çok bilgim yok ama boxer değil de giydiğiniz pantolon ve oranın sıcaklığı daha etkili sanırım pişikte.
Boxer da değiştirin ama asıl odağınız pantolonunuz veya hareketisizlik veya terleme veya sıcaklık olsun.
-2
michael_knight
(14.04.26)
Berrak 4476 modelini dener misin?
0
Caletti
(14.04.26)
Dagi Micro Modal boxer. yok gibi çok rahat. bu soruna da fayda edeceğini düşünüyorum.
0
PoscheN
(14.04.26)
Senin boxer değil trunk alman lazım. Marks and Spencer bu konuda çok başarılı. 5li paketlerde satılan cool&fresh modelini öneririm. F/P ürünüdür.
0
Take it away honey
(14.04.26)
Bamboostic diye bilinmedik bir marka var. %95 bambu. Havalandırma deliği de var. Bende çok işe yaradı. İleri seviye kiloluyum. Kullanalı beri hiç pişik olmadı. Bir bakının isterseniz…
0
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
(10)

elden ring alsam mı almasam mı

semaforo de medianoche
en sevdiğim oyun türü açık dünya, kılıçla büyüyle savaşılan, fantastik evren rpgleri galiba. ancak bu elden ring'e mesafeliyim çıktığından beri çünkü zor olması üzerinden çok fazla muhabbet döndü benim gördüğüm. en sevmediğim oyun türlerinden biri en öne çıkan olayı zorluğu üstünden bir challenge su
en sevdiğim oyun türü açık dünya, kılıçla büyüyle savaşılan, fantastik evren rpgleri galiba. ancak bu elden ring'e mesafeliyim çıktığından beri çünkü zor olması üzerinden çok fazla muhabbet döndü benim gördüğüm. en sevmediğim oyun türlerinden biri en öne çıkan olayı zorluğu üstünden bir challenge sunması olan oyunlar. bu challenge'ı seven insanlar da var ama ben sevmiyorum. benim için zorluk hikayede ilerlerken oyunu fazla basit ve tekdüze hale getirmeyecek, seni farklı stratejiler geliştimeye zorlayacak bir araç sadece bunun daha ötesine geçip tamamen bu challengeları geçmeye odaklanmanı gerektiren oyunlar sinir harbi yaşatıyor. bir yandan özledim şöyle kılıcımla gezeceğim orta çağ temalı evrenleri ve bu oyunun puanları çok yüksek olduğundan heyecanlandırıyor ama bir yandan da korkuyorum para veririm de bu da o sevmediğim oyunlar gibi çıkar diye. sizce elden ring denemeli miyim bu durumda?

mesela bloodborne biraz oynayıp silmiştim cinnet geçirttiği için ki bu da soulslike galiba. ama witcherları, clair obscurları, bg3leri, kcd2leri falan epey severim.

bir de film dizi müzik alt başlıkları var da oyun için neden ayrı başlık yok olsa güzel olmaz mı?
0
semaforo de medianoche
(08.04.26)
Sevmediğin oyun tarzında hocam hiç bulaşma. Bonfire dediğimiz checkpointler arası ölüp ölüp geri ilerlemeye çalışacaksın. Elden Ring'te bunların sayısı daha fazla ama en nihayetinde Souls oyunu. Sinir harbi yaşarsın saçlarına aklar düşer bulaşma.
0
Take it away honey
(08.04.26)
Hiç souls tarzı oyun oynamamıştım. İlk Elden Ring oynadım. Bence oyunun zorluğu sana hiçbir şey anlatmamasından kaynaklı. Nereye gideceğini falan hiç bilmeden birine sataşıyosun şapalağı yiyip oturuyosun. Ben oyunu çok severek oynuyorum. Youtube yardımıyla çok keyifli hale geldi. Hızlı kasılma rehberleri var ilk öyle oynadım. Şimdi tamamen gidişata bağlı olarak oynuyorum bence daha keyifli
0
thewhitewolf
(08.04.26)
Hocam anlattığınız gibiyseniz ben olsam yanaşmazdım Elden Ring'e. Herkese hitap etmiyor gerçekten.
Bence Crimson Desert'e bakabilirsiniz, kılıcınızla gezersiniz, kısmen ortaçağ evreni gibi ve güncel puanları yüksek. Sevme ihtimaliniz daha yüksek
0
hakmut
(08.04.26)
al refund et ne olacak?
ben kcd2 almamıştım elim gitmedi nedense xbox verdi oynuyorum orta çağ hayranı insan olarak yok olmuyor tema muazzam detaylar muazzam yok benim oyun kültürüme uyduramadım.
0
croswell
(08.04.26)
@croswell: ps'te oynarım oyunu indirilen içerik refund edilmiyor ps'te de hocam, steam'de de 2 saatti refund için max oyun süresi 2 saatte ne anlayacaksın da refund edeceksin. benlik değil en azından.

@hakmut: crimson desert'i görünce canım çekti bu tarz bir şeyi o yüzden wishlistimi bi karıştırdım da o oyun da çok amaçsız hikayesiz garip bir oyun gibi konuşuluyor. hikayesiz oyun da çok sarmıyor beni onu da sevmem gibi geldi.
0
🌸semaforo de medianoche
(08.04.26)
hocam illa ring alacaksanız elden alın zaten, internetten aldıklarınız elinize istediğiniz gibi olmayabiliyor :p

iğrenç esprimi de yaptıktan sonra cevabımı vereyim. anladığım kadarıyla casual oynayan bir oyuncusunuz. bu oyun sinirinizi bozar, hiç gerek yok. pc'de olsaydınız crackli vs. deneyin, beğenirseniz para verip alın derdim ama ps için zaten olmaz o.
+1
shadowfollower
(08.04.26)
ben almadan korsan indirip denedim iyi ki de almamışım dedim. oyunu 2. defa denemedim bile direkt sildim. soulslike oyunlar bana göre değil.
0
ruhlardan esinlenen karga
(08.04.26)
@shadowfollower: pc de var iyi de pc ama bu tarz oyunları psten oynamak daha iyi geliyor strateji ve bg3 gibi gamepadle seçmenin zor olacağı çok fazla skill vs. olan oyunlar için kullanıyorum pcyi.
0
🌸semaforo de medianoche
(08.04.26)
hocam o zaman pc'ye crackli indirip deneyin. bilgisayarda oynarken anlarsınız sevip sevmeyeceğinizi. ona göre ps'e alırsınız. ayrıca ps kolunu pc'ye bağlayabiliyorsanız (vardı bunun yolları) ya da pc'ye bağlanan kol varsa direkt pc'de de kolla deneyebilirsiniz.
0
shadowfollower
(08.04.26)
zor oyunlara karşı tahamül seviyenize bağlı hocam.
uğraşmayı seviyorsanız, bir boss'a 4,5 defa kaybetip, yine de kapışmaktan yorulmuyor ve onu yenmek için farklı şeyler denemek sizi heyecanlandırıyorsa deneyebilirsiniz.
0
pangea
(08.04.26)
(4)

Şiddetli göz kuruluğu

ekimoloji
Göz damlası kullanmama rağmen son günlerde özellikle akşamları kuruluktan çok acıyor, uzun saatler ekrana ve yazıya bakmak zorundayım. Damla harici ne yapılabilir? (Az su içen biriyim bu da etkili oluyordur)
Göz damlası kullanmama rağmen son günlerde özellikle akşamları kuruluktan çok acıyor, uzun saatler ekrana ve yazıya bakmak zorundayım. Damla harici ne yapılabilir? (Az su içen biriyim bu da etkili oluyordur)
-2
ekimoloji
(06.04.26)
sıcak kompres, omega 3 ve bol bol su içmek.
0
my fault
(06.04.26)
bulunduğunuz ortamı nemlendirin. radyatör üzerine asılan su hazneleri var ortam nemini artırmak için, onların faydası oluyor.

ekrana kilitlendiğimiz zaman göz kırpmayı unutuyoruz. ekran süresini azaltmak ve bilinçli göz kırpmayı artırmayı deneyebilirsiniz.

kullandığınz göz damlası etkili olmayabilir, alternatiflere bakabilirsiniz. örneğin thealoz dua kullanıyorum ben, epey memnunum.
+1
shadowfollower
(06.04.26)
Göz ameliyatım sonrası doktorum Systane complete önerdi. Daha iyi ama pahalı.
-3
arbre
(06.04.26)
Bende Viscotears var, göz jeli. Yatmadan önce sürüp yatıyorum. Damladan daha etkili.
+1
truf
(06.04.26)
(9)

inşaat yapılırken demirler niye telle bağlanıyor

kibritsuyu
sevgili inşaat mühendisleri. hep merak ettiğim bir konu, arka tarafa inşaat yapılırken yeniden aklıma geldi.inşaat demirleri (kolon, kiriş vs) kafes gibi döşenip birbirine bağlanırken neden telle bağlanıyor? ben bu işten anlamayan kafamla bu bağlama işini sadece beton dökülürken yerinden oynamasın d
sevgili inşaat mühendisleri. hep merak ettiğim bir konu, arka tarafa inşaat yapılırken yeniden aklıma geldi.

inşaat demirleri (kolon, kiriş vs) kafes gibi döşenip birbirine bağlanırken neden telle bağlanıyor? ben bu işten anlamayan kafamla bu bağlama işini sadece beton dökülürken yerinden oynamasın diye olduğunu düşünüyorum. beton dökülüp kuruyunca zaten betonun içinde sabit kalacak.

peki niye telle bağlanıyor? adam her köşeye teli geçiriyor, kesiyor, etrafına doluyor, penseyle sıkı sıkı buruyor, fazlasını kesiyor.

al bir kaynak makinesi, her köşeye bir bzzt yap tamam bitti gitti 2 saniyede.

tel olmasının bir özelliği mi var?
+2
kibritsuyu
(06.04.26)
inşaat mühendisi değilim ama 2 olası sebep sayayım. ilk olarak, inşaat demirine (adı demir, aslında çelik bu) kaynak yapmaya kalktığınızda, kaynak yerinden çeliği eritirsiniz bir miktar. bu da dayanıklılığın düşmesine neden olur. ikinci ve müteahit için daha önemli olan neden ise maliyet. düz ameleye kaynak yaptırılmaz, kaynak ustasının da yevmiyesi düz ameleden fazla olur. kaynak makinesi, çubuğu, elektrik gibi giderleri saymasak bile tel bağlamak daha düşük maliyetli.

edit: aşağıda da yazmışlar benzer şeyleri

tr.centalltech.com
+2
shadowfollower
(06.04.26)
inşaatçı değilim öncelikle belirteyim. ama benim de merak ettiğim bir konuydu bu.

sütunların etrafına geçirdikleri bilezik gibi olan demirleri yukarı aşağı oynatmaları gerekebiliyor. ayrıca bir pense bir miktar tel ile kolayca bağlayabiliyorlar. bızt bızt kaynak yapmak o kadar kolay değil, makineyi taşı, elektriği ile uğraş, maske tutsan dert tutmasan göz dayanmaz.

kaynak değil de, inşaatlarda neden böyle telleme makinaları kullanılmıyor asıl garip olan o bence. ya da kullanılıyorsa ben görmedim.
www.youtube.com
böyle bir makinanın ne maliyeti olacak ki?
+1
biseysorcaktim
(06.04.26)
1- inşaat yaparken elektrik her zaman her yerde olmuyor. oraya buraya kablo çekip durmakla mı uğraşacak ustalar?

2- ustanın o tel için kullandığı pense bozulmayan bir ekipman. kaynak makinesi ve elektrik kablosu her inşaatta 80 kere bozulacak, sürekli inşaat duracak.
+2
co2s2
(06.04.26)
Kaynakta esneme olmaz. Kırılır.

www.youtube.com
+2
Mirket
(06.04.26)
evet, beton dökülürken oynamasın diye.
1- emin ol telle bağlamak her noktaya kaynak makinesi çıkarıp nokta şeklinde kaynak atmaktan daha kolay.
2- kaynak demirin mekanik özelliklerini bozar. hata kötüleştirir diyelim.
3- bağ teli makinaları var. oldukça ucuz. yakında yaygınlaşır diye düşünüyorum.
www.facebook.com
0
renegade
(06.04.26)
beton dokulurken ya da dokulmeden once uzerinde gezinirken oynamasin diye.
insaat demiri kaynaga uygun degil.
tel makinalari cikti.
0
cooperr
(06.04.26)
ben de im değilim ama o kafes formunu koruması için bağlıyorlar. bağlama yapmazlarsa parçaları sabitleyemezler. kayma olmasın diye tellerle düğüm atıyorlar. çıtalı uçurtma yaptınız mı bilmiyorum ama çıtaların aralarını iple bağlamazsanız sabitleyemezsiniz. onun gibi...
0
exlibris
(06.04.26)
bugün biraz oturup milli sporumuz olan inşaat izleme faaliyeti gerçekleştirdim.

dediğiniz gibi adam gerçekten halı dokur gibi teli geçirip büküp kesiyor. geçiriyor, büküyor, kesiyor. iki demiri bağlaması 2 saniye bile sürmüyor. ben penseyle teli büküp kesmesi uzun sürer gibi düşünmüştüm. çat çat çat bağladı geçti hepsini.
0
🌸kibritsuyu
(06.04.26)
Birkaç sebebi var, yukarıda sebepler söylenmiş.

Şantiyelerde inşaat demirine kaynak yapılması bu demirin kesitini küçülttüğü gerekçesiyle her yerde izin verilmez. Vinçle indirilmesi gereken yüksek tonajlı işlenmiş demirlere bile sadece vinç halatlarının bağlanacağı demirler kaynaklanıyordu.

Kaynakçı daha maliyetli ve süreden aman aman bir şey kazanılmayacaktır totale bakıldığında. Teli bağlayan da amele olmuyor genelde, inşaatta en yüksek yevmiye alanlardan olan demirciler yapıyor yine.

Bu arada her ne kadar yaygın olmasa da şarjlı tel atma makineleri var artık.

Telin amacı inşaat demirlerinin beraber çalışmasını sağlayacak şekilde sabitlemek beton dökümüne karşın.
0
Unde bach canim
(07.04.26)
(12)

imei attirmak

baldur2
halen yapiliyor mu bu?riski vs nedir?
halen yapiliyor mu bu?
riski vs nedir?
0
baldur2
(05.04.26)
Yapılıyor, çalıştıktan sonra riski yok.
yapan telefoncu çakma imei atarsa bir süre sonra tekrar isteyebilir o kadar.
0
rhan
(05.04.26)
Online bankacılık kullanamıyorsunuz.
-8
Kahvedesu
(05.04.26)
Her şey sorunsuz kullanılıyor. Yapılan model sayısı çok düştü o kadar
0
artıküyeolmakistiyorum
(05.04.26)
Ben de aynı durumdayım. Yaptırmadım bu nedenle. Öğrendiğim bir şeyin neyine hangi salak gidip eksi verdi?
-8
Kahvedesu
(05.04.26)
Direnç atma diye bisey varmis artık imei degistirme yerine.
-2
duster
(05.04.26)
@kahve kim eksi verdi bilmiyorum da sen yalan bilgi paylaşınca akıllısında eksileyen eksi verdigi için mi salak. Tanrı şifa versin
+3
artıküyeolmakistiyorum
(05.04.26)
@artıküyeolmakistiyorum, tanrı sana şifa versin. Aynı durumda biri olarak imei attırmak istedim. Telefoncu online bankacılığı kullanamayacağımı söyledi. Al sen yaptır.
-5
Kahvedesu
(05.04.26)
Bende bir telefoncudan duydum dünya düz dedi.
Aynı mantık
+3
artıküyeolmakistiyorum
(05.04.26)
Benim arkadaşım eski telefonunun imeisini attırdı yeni telefonuna..banka filan herşey kullanılıyor. Sadece güncelleme almıyor.
0
rodeocu
(06.04.26)
Ağa çok cahilsiniz ya gerçekten bari bilmediğiniz konularda lok lok için konuşmayın.
IMEI atmak için boot kilidi açılır root yapılır sonra da boot kapatılır, orijinal rom geri yüklenir. Root falan da kalmaz. İş bilmezlerin lafına burada tatava yapıyorsunuz. Eski android rom geliştiricisiyim
+2
artıküyeolmakistiyorum
(06.04.26)
modele göre değişiyor bu imei atma/sorun çıkarma olayı. bazı modellerde güncelleme sorun çıkartır. bazılarında sıfırlama yaptığınızda imei gider. bazılarında hiç sorun olmaz. bazıları yazılımsal değil donanımsal (direnç) olarak imei atması gerçekleştirilir.

modele göre değişir. ben samsung s23 ultra için yaptırmıştım 2.5 yıldır sorunsuz kullanıyorum.
0
ruhlardan esinlenen karga
(06.04.26)
Herkes kendi bildiğinin kesin doğru olduğunu düşünerek yarım yamak bilgi vermiş. Ben anlatayım işin doğrusunu.

Öncelikle imei atma denilen olan farklı telefonlar ve işlemciler için farklı şekillerde yapılabiliyor.

Nispeten eski telefonlarda, imei bilgisi kolayca değiştirilebiliyordu. Hatta eski mediatek işlemcilerde, kendiniz uygulama indirip yapabiliyordunuz. Zamanla bu işlemi zorlaştırdılar.

3-4 seneden daha eski olan telefonlarda, temel olarak 2 şekilde imei atılıyor. Bunların bir tanesi, telefona root atıp ek bir uygulama kurarak, telefonun gerçek imei’sini değiştirmeden telefonun imei’yi farklı görmesini sağlamak. Burada asında telefon hafızasında kayıtlı olan imei değişmiyor, sadece telefon bu uygulama sayesinde imei’yi farklı görüyor. Bu telefonlarda, root’u kaldırdığınızda veya telefonu güncellediğinizde bu ek uygulama uçtuğu için imei bozuluyor. Dolayısıyla bu gibi uygulamalar kullanılan telefonlarda, root kaldıramayacağınız için banka uygulamalarını kullanamayabilirsiniz. Biraz ileri seviye kullanıcıysanız root gizleyebilirsiniz ancak ben güvenlik açısından böyle bir telefonda banka uygulaması kullanmam. Zira imei’yi farklı gösteren uygulamanın bunun dışında farklı işlevleri (örneğin uzaktan bağlantıya izin veren bir uygulama olabilir) olup olmadığını hiçbir zaman bilemezsiniz. Ayrıca bu imei uygulamasını yükleyen kişi, farklı uzaktan erişim uygulamaları da yüklemiş olabilir. Telefonu sıfırlayamayacağınız ve güncelleyemeyeceğiniz için güvenli riski var bence.

Eski telefonlar için ikinci imei atma yöntemi ise telefonda kayıtlı olan imei’yi gerçekten değiştirmek. Bunu yapmak için root’a gerek kalmıyor genellikle ancak bunu yapan yazılımlar özel yazılımlar. Chimera gibi paralı ve nispeten pahalı uygulamalarla bu işlem yapılıyor. Bu uygulamalar da işlem başına ücret kesiyor, örneğin 10 telefona imei atacaksanız 10 kredi satın almanız lazım. Crack’li versiyonlar vs. de bulunmuyor. Bu uygulama özellikle Samsung cihazlar için “server kaydı” olarak da geçer. Burada imei gerçekten değiştiği için güncelleme, sıfırlama vs. yapılabiliyor. Dolayısıyla telefonu daha güvenli kullanabiliyorsunuz.

Yeni nesil telefonlarda ise imei’nin kayıtlı olduğu hafızaya erişim, donanımsal olarak engellenmekte. Bu engeli aşmak için de “direnç atma” denilen işlem yapılıyor. Burada imei’nin kayıtlı olduğu hafıza bölümüne erişmek için, telefonun içi açılarak özel bir konuma direnç lehimleniyor. Bu dirençte imei falan yok (zaten direnç içinde veri depolamak diye bir şey de yok), sadece imei’ye erişim sağlayan kilidi bu direnç açıyor. Direnç bağlandıktan sonra bir üstteki gibi hafızada kayıtlı olan imei değiştiriliyor. Bu işlem, cihazın içinin açılması ve direnç lehimlenmesi gerektiği için hem pahalı, hem de güvenilir yerde yapmazsanız telefonu bozma riski taşıyor (ayrıca su geçirmezlik varsa her türlü bozuluyor bu özellik).
+3
shadowfollower
(06.04.26)
(7)

Banka faiz oranı

bradshaw
Merhaba,Kullandığım bir banka arayıp 3,13 faizle kredi teklif etti. İhtiyacım yok, oran düşük diye ilgimi çekti, yüksek miktarlar çekmeyeceğim zaten çekersem. Nasıl sizce? Hiç ihtiyaç yokken çekmesi mantıklı mı?
Merhaba,

Kullandığım bir banka arayıp 3,13 faizle kredi teklif etti. İhtiyacım yok, oran düşük diye ilgimi çekti, yüksek miktarlar çekmeyeceğim zaten çekersem. Nasıl sizce? Hiç ihtiyaç yokken çekmesi mantıklı mı?
0
bradshaw
(03.04.26)
yeni müşteri kampanyası vs. ile çok daha düşük fazili kredi veren bankalar var. 3,13 pek mantıklı değil şu anda.

www.akbank.com
www.qnb.com.tr
0
shadowfollower
(03.04.26)
@shadowfollower bunların hepsinde de müşteriyim, yeni müşteri tarafından hiç faydalanamıyorum o yüzden :/
0
🌸bradshaw
(03.04.26)
Burgan bank (on mobil) 2,99 veriyordu
0
HellKeePer
(03.04.26)
hocam bu ikisi örnekti, başkaları da vardır.

ha, hiçbir kampanyadan faydalanamıyorum, ihtiyacım yokken çekeyim mi derseniz (ki asıl soru buydu), yine çekmeyin derim. zira bu parayı çekip "risksiz" bir yatırım yapsanız (faize veya gecelik ppf'lere yatırsanız) toplamda zarar edersiniz. "altın düştü, alayım artınca kar ederim" gibi bir işe girecekseniz belki ama bunun da garantisi yok.
0
shadowfollower
(03.04.26)
daha yüksek faiz ödediğin avans hesap, kredi kartı veya başka bir kredi borcunu kapatmak için çekiyorsan karlı çıkabilirsin. başka bir sebep göremiyorum.
0
orpheus
(03.04.26)
Çok iyi oran, bence devam ettir. Çekiliyorsa çek. 15 gün önce öyle bir kampanya diye ilerledim. Gerçek faiz 3.89 civarı geldi. Onu bile iyi diye çektim ben.

Düşük oranlı, reklamları devam ettirdiğimde, zorunlu 36 ay ya da 125bin vs. gibi şeyler çıkıyor.
0
nickini vermek istemeyen uye
(03.04.26)
iyi de mevduat faizi %40 zaten. bence iyi bi oran değil. 2 altına düşmedikçe çekmem ben. ihtiyaç yoksa zaten çekmeyin
0
jelly bear
(03.04.26)
(4)

Mutfak lavabo süzgeci sızdırıyor

dolantindr
Merhaba arkadaşlar. Mutfaktaki lavabo damlatıyor diye lavaboya yeni körüklü süzgeç aldım damlama kesilsin diye ama vidasını iyice sıkmama rağmen damlıyor. Deli oldum. Normalde lavabonun altında kalması gereken lastiğinin üzerine bir de lavabo üstüne de yaptım conta gibi. Hem altta hem üstte. Bu şeki
Merhaba arkadaşlar. Mutfaktaki lavabo damlatıyor diye lavaboya yeni körüklü süzgeç aldım damlama kesilsin diye ama vidasını iyice sıkmama rağmen damlıyor. Deli oldum. Normalde lavabonun altında kalması gereken lastiğinin üzerine bir de lavabo üstüne de yaptım conta gibi. Hem altta hem üstte. Bu şekilde çok çok az kaçırıyor ama bu seferde süzgeç lavabo içinde contadan kaynaklı yüksek kaldığı için su 1 cm falan kalıyor lavaboda. Sizce ne yapmalıyım?

Ben bu mavi lastiği almayı ve onun yerine silikon gibi bir şey çekmeyi düşünüyorum. Çünkü silikonsuz bu yine sızdıracak gibi.

Fikirlerinizi bekliyorum.
Halı malı battı ya. :/

son durum bu. böyle saçmasapan oldu farkındayım da ancak böyle toparladım.
ibb.co
0
dolantindr
(30.03.26)
Normalde değiştirdiğinizde sızdırmaması lazım. Ama fotoya baktığımda evyeniz mermer gözüküyor. Muhtemelen damarlarda çatlak var. Değiştirmeden sızmayı engellemeniz pek mümkün gözükmüyor.
+1
artci sarsinti
(30.03.26)
üste taktığınız cıntadan sonra sızdırma azaldıysa ya normalde yeterince sıkmıyorsunuz ya da vida gereğinden uzun, sıtığınızı zannettiğinizde bir yere dayanarak daha fazla ilerlemiyor. daha kısa bir vida ile deneyin veya vida ile ızgara arasına pul veya somun ekleyin. zira üstteki contanın tek başına sızdırmazlığa bir etkisi olmaz, alt gövdenin daha fazla yukarı çekilmesini sağlamış gibi görünüyor burada sadece.
+1
shadowfollower
(30.03.26)
üst tarafa fazladan conta koymayın. alttaki contanın da olması gerektiği gibi yerine oturmasını engelliyor olabilir.
+2
kibritsuyu
(30.03.26)
Üstte conta takımışsınız, damlatması için bu +1 demek.

Onu çıkarın, süzgeci iyice oturtun.
Süzgeci boruya vidalarken aynı zamanda elinizle lavabonun içinden bastırın.
Lavabonun altında ise süzgeci aşağıya doğru çekin ve öyle vidalayın ki conta iyice otursun.

Eğer her şeyi doğru yapıyorsanız ve yine de damlatıyorsa conta lavabonuz için ya dardır-geniştir ya da kalın-incedir.

Lavabonun altından hortumu takmadan evvel üstten hafif hafif çeşmeyi açın ve etrafına elinizle su yayın. Sonra alttan elinizle kontrol edin, ıslaklık var mı diye. Emin olduktan sonra hortumu takın.
Tabii bunları yaparken lavabonun altına bir tane kova koymayı unutmayın.
0
tithousand
(31.03.26)
(3)

Vestel Bulasik Makinasi kullanan var mi?

narod
Ve memnun mu? Annemlere alacagimBen arcelik, beko ve samsung kullandim Urun tam olarak asagidakihttps://www.vestel.com.tr/vestel-bm-42012-wifi-bulasik-makinesi-p-4402
Ve memnun mu? Annemlere alacagim
Ben arcelik, beko ve samsung kullandim
Urun tam olarak asagidaki

www.vestel.com.tr
0
narod
(27.03.26)
bana her zaman arçelik/beko bundan daha kaliteli gibi gelmiştir. ayrıca bu gibi cihazlarda mecbur değilseniz wifi özellikli model almayın. bu tarz zamazingolar ne kadar çok olursa bozulma ihtimali o kadar yüksek oluyor. ne kadar az özellik/fonksiyon olursa o kadar uzun ömürlü oluyor makine bir yerde.
0
shadowfollower
(27.03.26)
Yazlıkta bir kaç alt modeli sanirim kullaniyoruz, simdiye kadar Arçelik kullandık hep kıyaslayınca, memnun kalmadık pek.
+1
sinematikcrop
(27.03.26)
Vestel servisi çok sorunlu Arçelik tavsiye
0
Teran
(27.03.26)
(4)

Dosyayı hızlıca mail atmak

kibritsuyu
Arkadaşlar bilgisayarımı değiştirdim. Windows 7'den windows 11'e geçince bir afallama yaşamış durumdayım. Alıştığım hiçbir şeyi bulamıyorum.Dosyayı seçer, sağ tık/gönder/posta alıcısı derdim, e-mail programı açılırdı, adresi girer gönderirdim. Aynı klasördeki dosyaları sırasıyla seri şekilde atardım
Arkadaşlar bilgisayarımı değiştirdim. Windows 7'den windows 11'e geçince bir afallama yaşamış durumdayım. Alıştığım hiçbir şeyi bulamıyorum.

Dosyayı seçer, sağ tık/gönder/posta alıcısı derdim, e-mail programı açılırdı, adresi girer gönderirdim. Aynı klasördeki dosyaları sırasıyla seri şekilde atardım herkese.

Şimdi sağ tıklıyorum, ne gönder var, ne posta alıcısı var. Telefona gönder falan diyor. Yahu mail atıcam ne telefonu. Altta daha fazla seçenek göster diyince eski menü çıkıyor, gönder/posta alıcısı diyorum, varsayılan mail programı yok diyor. E var, outlook kurdum, varsayılan dedim??

Dosya listesinden tıklayıp mail at diyebileceğim, hop diye outlook açılıp maile eklenen bir kolaylık yok mu ya?
0
kibritsuyu
(26.03.26)
tam aradığınız çözüm mü emin değilim ama yeni mail sayfasına sürükleyip bırakabilirsiniz dosyaları. bu bana hep daha kolay gelmiştir.
0
shadowfollower
(26.03.26)
Bahsettiğiniz adımları izleyince Outlook'ta ek olarak gelmesi lazım. Varsayılan uygulama ayarınızda bir sorun olabilir mi? "Mailto" ayarınızı kontrol edin bence.
0
auroraaurora
(26.03.26)
windows 11 old context menu github diye google layin
0
lapaz
(26.03.26)
Windows 7'den geçtiyseniz kendinize yapacağınız en büyük kolaylık www.startallback.com adresinden StartAllBack'i indirip kurmak olur. 30 gün deneyin, sonra küçük bir ücretle ömürlük lisans satın alırsınız.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(26.03.26)
(5)

Ankara'da ucuz ve oturulabilir ev

angina pektoris
Altındağ, Mamak civarında ucuz 2+1 evler nerelerde bulunur?En ucuz yerler Mamak Zirvekent Toki ve Liderkent Sitesi görünüyor. Ekşi'de çinçin dağılınca oraya kaydı tarzında yazmışlar, gözüm korktu biraz.
Altındağ, Mamak civarında ucuz 2+1 evler nerelerde bulunur?

En ucuz yerler Mamak Zirvekent Toki ve Liderkent Sitesi görünüyor. Ekşi'de çinçin dağılınca oraya kaydı tarzında yazmışlar, gözüm korktu biraz.
0
angina pektoris
(12.03.26)
zirvekent'te alıp kiraya veriyorlar. genelde pazarcı ya da romanlar tutuyor. çıkartamıyorsun sonra evden. bu kadar yerde de ucuz noktalarda ne yazık ki yaşanmıyor. gelip duyuruda başlık açacak sosyal statüdeki adam hiç yaşayamaz. kot bakın 2. kot bakın ama çankaya'dan bir yerler bakın.
0
summerjam0306
(12.03.26)
imkanları zorla 1+1 düzgün bir yere çık bence.
0
Hallegadola
(12.03.26)
Mecburiyetten son günlerde yolum birkaç kez o tarafa düştü. Koşarak çıktım sonra.
Ki ben doğma büyüme Gülveren'liyimdir. Ona rağmen tahammül edemedim.
Bütçeyi az daha zorlayıp başka yerlere bakılabilir bence de.
0
anatomik
(12.03.26)
hocam eski yerleşim yerlerinde (örneğin ben esat'ta oturuyorum) nispeten düşük fiyatlı kiralar var. 20-25 bin arasına 3+1 bulabiliyorsunuz. evler eski olduğu için ufak tefek sorunlar olabiliyor, yeni ev kadar komforlu olmuyor maalesef ama "akşamdan akşama kalacağım, konfor aramıyorum çok" derseniz merkezi yerlerden bulabilirsiniz. bence önceliğiniz işinize yakın olması olmalı. zira yolda harcayacağınız sürenin maddi etkisi (örneğin yola harcadığınız sürede kazandığınız para) ve masraf bazen kira farkından fazla oluyor.
+1
shadowfollower
(12.03.26)
cevizlidere mahallesine bakın. çankaya'da ve kiralar nispeten uygun. mamak gibi yerlerde yaşanmaz.
+1
thawne
(12.03.26)
(3)

Hafta sonu bayram trafiği olur mu?

chicha_v2
Cumartesi günü İstanbul'dan Bodrum'a gitmeyi planlıyorum arabayla.Sabah yola çıksam çılgın bayram trafiği olur mu sizce? Yoksa herkes birleştirmediği için biraz yoğunluk olur o kadar mı?
Cumartesi günü İstanbul'dan Bodrum'a gitmeyi planlıyorum arabayla.

Sabah yola çıksam çılgın bayram trafiği olur mu sizce? Yoksa herkes birleştirmediği için biraz yoğunluk olur o kadar mı?
0
chicha_v2
(09.03.26)
çok az kişi birleştirir, pek trafik olmaz bence.
+1
shadowfollower
(09.03.26)
bodrumun mevsimi değil tatil de kısa bence sorun olmaz
+1
jelly bear
(09.03.26)
Daha sezon açılmadı, bu bayramda değil de kurban bayramında yoğunluk olur.
0
su olsam ates olsam
(10.03.26)
(18)

Otobüsle mi arabayla mı giderdiniz?

dedeminhirkasi
İşe giderken;Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
İşe giderken;
Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.
Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
0
dedeminhirkasi
(06.03.26)
Bu şartlar altında araba Çünkü otobüsün sıkıntısı günlük 150 liradan daha fazla benim için
+1
kisa
(06.03.26)
Bu şartlarda toplu taşımayı tercih etmek için gerçekten farklı ve görülmemiş bir cimri olmak gerekir.
+14
kizil karga
(06.03.26)
araba kullanmak eziyet olmayacaksa (yoğun trafik, kaza yptıracak motosikletler vs.) kıyas kabul etmez, direkt araba. bu senaryoda zaten araba günde en az yarım saat (hatta belki 1 saat) zaman kazandıracak demek. yaptığınız işle saatlik kazancınız 300 tl üzerindeyse (ki arabanız varsa böyle bir geliriniz vardır) toplu taşıma kullanmanın hiç anlamı kalmıyor.
+2
shadowfollower
(06.03.26)
çalıştığım zamanlarda toplu taşıma ile bir tık erken gidiyordum ama o eziyeti 100 kişinin içinde çekmektense bireysel olarak kıçımın üstünde çekmeyi tercih ediyordum.
+2
lazpalle
(06.03.26)
3er aktarma dediğiniz, toplam 4 vasıta mı?

işin içinde evden ilk durağa ya da son duraktan işe yürüme var mı?

arabayla ya da otobüsle toplam süre ne kadar? 150 lira yakacağınıza göre 35-40 dk gidiyor olmanız lazım.

otobüsler sıkışık mı?

arabayla trafik nasıl?
0
co2s2
(06.03.26)
Aktarmalar metro mu otobüs mü vapur mu metrobüs mü? İlk kullanılacak toplu taşımaya uzaklık yürüyeerek ne kadar ?
0
kumandanim
(06.03.26)
Otobüs-metro-otobüs şeklinde
Toplu taşımaya yürüme mesafesi yok. Evin önünde bin iş yerinin de önünde in gibi dusunun
0
🌸dedeminhirkasi
(06.03.26)
bu şartlarda otobüs kullanmam için otobüsün 30 dk arabanın 1.5 saat sürmesi gerekir.
işe gidene kadar yorulursun toplu taşımayla
0
jelly bear
(06.03.26)
Ben araba yerine çoğu zaman toplu taşıma tercih ediyorum. Trafik park yeri ayrı problem, üstüne Türkiye’de araba kullanmıyorum. Kaynak yapmaya çalışan biri olunca savaş veriyorum, araya girmesin diye önümdeki aracın dibine giriyorum, şeridin tam kenarından gitmeye çalışıyorum. Her yolculukta kaynak yapan 2-3 kişi oluyor. Çileden çıkarıyor beni.

Yayaya yol veriyorum arkadaki bana korna basıp baskı yapıyor. Sağıma geçip sollamaya çalışıyor. O sırada yayanın geçişine engel oluyor, boş yere daha çok bekliyorum.

O yüzden Türkiye’de zorunda kalmadıkça araba kullanmam. Sakin sakin müziğimi açıp yoluma bakarken bu örnekler yüzünden sinirlerim çıkıyor, müziği dinleyecek halim kalmıyor.

Eğer gideceğim yolda bu tarz problem yoksa ve park yerim garantiyse kesinlikle araba. Yoksa asla uğraşmam.
0
substituent
(06.03.26)
Bu şartlarda otobüsü tercih etmek için tutkulu bir şekilde otobüs fantezim olması gerekir.
+1
kaptan maydanoz
(06.03.26)
park yeri problemi yoksa her türlü araba.
0
co2s2
(06.03.26)
araba.
Hatta daha iyisi de var, motor. sağanak yağmurlu olmadıkça yaz & kış ne kadar soğuk & sıcak olursa olsun, işe motorla gidip geliyorum. dehşet bir rahatlık.
arabaya bindiğim an trafikte kafayı yiyorum.
0
MtKrt
(06.03.26)
bastan sona ayni toplu tasima araci ile gidilmiyorsa, durakla ev veya ofis arasinda mesafe varsa 150 tl konusu bile edilmeyecek harcanmasi sart bir meblagdir. 3
0
warrior princess
(06.03.26)
Araba.

Ama aylık geliriniz de o kararı vermek için önemli.
Ali Koç veya benim için bu soruyu sorduğunuzda cevap farklı çıkabilir.

Sadece yakıt değil arabanın eskimesi, kaza yapma riski, arıza yapma riski, trafikte yaşayacağınız stres, trafik cezası yeme riski, trafik kavgasına karışma ihtimali ve “geçerken beni de bırak”, “arabayla gelmişken çıkışta şuraya gidip para harcayayım” gibi en başta akla gelmeyen masrafları da hesaba katın.
-1
michael_knight
(06.03.26)
maaşa göre konuşmak gerekmez mi? 40bin kazanıyorsan 6000 tl yakıta verilmez mesela.

@co2s

git gel 150*2 olarak hesaplamışım.
-1
elorelia
(06.03.26)
araba.

itibardan tasarruf olmaz.
0
mikahakkinen
(06.03.26)
@elorelia: 6000 olmaz ki, günlük 150 liradan ayda 3000 lira olur.
+1
co2s2
(06.03.26)
Madem ortak dil kullanılıyor;
Bu şartlar altında otobüsü tercih etmem için otobüsün şoförü olmam lazım.

Arabanın masrafı maddi olarak ciddi etkilemeyecekse, araba. Toplu taşımanın derdi bitmez. 3 vesait kolay bir şey değil. İn onu bekle, bin bunu bekle derken uyanık olduğun saatleri yola vermeye gerek yok.
0
lazor
(07.03.26)
(16)

Gezecek bir yer yok ne demek?

kaptan maydanoz
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum. Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç) Ne olsun istiyor bu insanlar?
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum.
Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç)

Ne olsun istiyor bu insanlar?
0
kaptan maydanoz
(27.02.26)
Ankarada cidden gezicek bi yer yok

Izmirde efes, sirince bile tek basina ziyaret sebebi olabilir. Istanbulda tarihi yapilar cok fazla yine. Ama ankara? Avm + aoç...

Bi de denizi neden haric tutuyoruz. Ist nefret etsem de vapurla karsiya gecmrk bile insanin havasini degistirir

Ek: ankarayi cok seviyorum. O sogukluk, ruhsuzluk cok guzel
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Sanırım bu bir önyargı. Bende de mesela Ankara hatalı kodlanmış bir şehir. Denize kıyısı olmadığı için sıkışmış ve sıkıcı bir şehir algısı var bende. Oysa ki değil.

Bir de Ankara'da yapacak bir şey yok düşüncesi, insanların kendi deneyimlerinden ziyade Ankara'nın yıllardır memur şehri olarak anılmasından kaynaklı olabilir. Eskiden yapılacak şeyler sınırlıymış, hayat erken bitermiş. Artık öyle değil. Adı çıkmış Ankara'nın.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(27.02.26)
yani bence gezecek yer olup olmamasından ziyade ankara ile istanbul'da yaşayan insanın gezme anlayışı farklı. mesela istanbul'da arkadaşları ziyarete gitmiştik. elde kamp sandalyeleri ile moda sahile inene kadar canımız çıkmıştı. ankara'da bi insanın tüm yükünü sırtlayıp parka oturmaya gittiğini pek göremezsin. gidiyorsa da arabasıyla filan gider gerçi.

ya da ne bileyim ben batıkentte oturuyorum. yarım saati aşan mesafeler benim için 'uzak' sınıfına giriyor. istanbul'da arkadaşlarla buluşmaya 2 saat yol gidiyor millet üşenmeden. ankara'da o kadar sürede beypazarı'na kadar gidersin. az daha zorlasan eskişehir'e gidersin hatta :D

parksa park, müzeyse müze. hepsi var aslında ama. yani iki günden sonra hadi bi müzeye daha diyemezsin mesela misafirine.

ha denize karşı bir saat oturmak oradakiler için bi etkinlik. ankara'da bu yok. botanik parkında bir saat oturduktan sonra kurtlanmaya başlayabilirler.

neye bağlayacağımı ben de tam bilmiyorum. evet çok fazla gezilecek yer yok heralde.
0
elorelia
(27.02.26)
istanbul kültür sanat, etkinlik, tarihi yapı, doğal güzellik vs pek çok açıdan daha önde, buna bir itirazım yok. fakat ankara'nın gayet de sevilebilecek bir yer olduğunu düşünüyorum. yapmak istedikten sonra ankara ve çevresinde de çeşitli imkanlar bulunuyor. bunun yanısıra trafik istanbul'daki kadar keşmekeş değil, bulunduğu coğrafi konum izmir'deki gibi sıkış tepiş değil, havası Antalya gibi nemli değil. insanlarda sebebini anlamadığım şekilde sürekli bir Ankara'yı kötüleme ve beraberinde başka bir yer övme hali var. ben Ankaralı olmamama rağmen -çok eleştirildiği için bu örneği veriyorum- bu şehirde avm gezdiğimde de keyif alabiliyorum.
+3
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
ankara bence çok beton..doğma büyüme buralıyım ama uzun süre dışarıda kalıp gelince farkediliyor. yeni yapılan parklar bile komple beton yazın asfaltın yalımı vuuryor. ağaçlı parklar da anormal kalabalık. ormanlık alanlar da güvenli değil. kızılay ve tunalı dışında butarz bir yer yok. toplu taşıma zayıf. her yere araç zaruruiyeti var.
+1
iwillsee
(27.02.26)
deniz net bir cevap. su yoksa o şehirde etkinlik azalıyor.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Beyazıtta İstanbul üniversitesi
Kapalı çarşı
Çemberlitaş
Ayasofya
Yerebatan Sarnıcı
Süleymaniye Cami
Eminönü meydanı
Mısır Çarşısı
Tahtakale dükkanları
Galata Köprüsü
Karaköy Meydanı ve dükkanları
Tünel Taksim arası tarihi tramvay
Galata kulesi
Pera ve tarihi mimarisi
İstiklal Caddesi ve her çeşit mağazalar
Taksim meydanı Atatürk Heykeli
Atatürk Kültür Merkezi
Kurtuluş mahallesi farklı din ve mezheplerden yurttaşlar
Nişantaşı, Teşvikiye, Cihangir semtleri. Sokaklarda ünlülere denk gelmek
Rumeli Hisarı
Aşiyan Mezarlıgı. Orhan Veli'nin kabri.

Yoruldum yeter herhalde. Bunlar var İstanbulda (:
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
“Gezecek yer yok..” demek o kişilerin kendi sığlıklarını gösterir. Doğma büyüme istanbullu ve istanbul fanatiği olan biri olarak, angara’ya gittiğimde kendine ait bir düzen, nizam hissetmiştim ve orayı da çok sevmiştm. Güzel olan herşeye aşık olabilen biri olarak da ankaranın kendine has bu halini de çok sevmiştim. Daha fazla kalsam eminim ki gezicek bir sürü yer bulurdum.
0
love and trust
(27.02.26)
ankara çok güzel diyenlerin bir tane örnek yer verememesi de buna örnek işte mis gibi.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
istanbul gibi kaç tane şehir var zaten dünyada. o yüzden öyle bir kıyasa girince tabi ankara'da gezecek yer olmaz. hatta tüm türkiye'de yok bu mantıkla. bundan dolayı istanbul 20 milyon sıkış tepiş, yaşayanların yüzde 90'ı yukarıda yazılan imkanlardan faydalanamıyorlar. yani istanbul'un yüzde 90'ı ankara'da hatta ankara'dan daha kötü yerlerde yaşıyor. bu kafayla yaşanmaz. ankara'nın tabiki gezilecek yerleri var
+3
paintov
(27.02.26)
yok yok, cidden gezecek yer yok. 20+ yıldır (hayatımın yarısından fazla) ankara'da yaşıyorum, resmen bu şehir yüzünden asosyal oldum. hafta sonu evden dışarı çıkmadan bilgisayar başında takılıyorum. b.k gibi şehir, gelmeyin sakın!!!

angaralı olmayanlar bundan sonrasını okumaz zaten :) ankara'da gidilecek, gezilecek yerler illaki var ama ilgisi ve imkanı olana. örneğin deniz olmasa da millet katlanır sandalyesini alıp eymir'e oturmaya gidebiliyor. ama buradaki sorun eymir'in kolay ulaşılabilir olmaması. arabası olmayan kişilerin saat başı geçen bir otobüse binip 1 saat dolaştıktan sonra gidebildiği bir yer eymir. tabi bu gidemeyen için dezavantaj olurken gidebilen kişi için avantaj oluyor. zira kalabalık olmuyor böylelikle. bunun dışında örneğin çubuk barajı rekreasyon alanı var. buraya sanırım toplu taşıma ile gitmek de mümkün değil. burası eskiden çok daha popüler bir yermiş ama zamanla pek bir olayı kalmamış. yine de bilen ve imkanı olan gidip takılıyor. ankara'da herkesin ilgili alanına göre gezecek yerler var ama kimisi çok bilinmiyor ve ulaşım biraz zor oluyor.

ayrıca tarihi açıdan istanbul'la kıyaslamak haksızlık olsa da örneğin istanbul'da 94 müze varken ankara'da 70 tane varmış (www.aa.com.tr/tr/kultur/edirne-muze-sayisiyla-turkiyede-ilk-5te-yer-aliyor/3690081) ki ankara istanbul'dan sonra 2. sırada. sanatsal etkinlik derseniz özellikle tiyatro'da ankara yine istanbul'dan sonra 2. sırada ki bunun sebebi de sinema/dizi sektörü istanbul'da olduğu için oyuncuların çoğunlukla istanbul'da olması ve özel tiyatrolarını çoğunlukla orada açmaları.
+1
shadowfollower
(27.02.26)
Anıtkabir tek başına yeter. Bayram tatilinde gideceğim inş.
+1
HellKeePer
(27.02.26)
Ankara’nın okumuş kitlesi İstanbul’dakilerden üstün bence. Bir kere İstanbul’da entelektüeller coğrafi genişlikten dolayı yayılmış durumda, Ankara’da bu kitle daha kompakt yaşıyor. Daha çok bir araya geliyor. Ankara benim için sosyalleştikçe güzelleşen bir şehir. Yoksa tek başına yapacak pek bir şey yok. Bir de İstanbul’da siyah beyaz gibi mekanlar yok.
0
eileengray
(27.02.26)
Gidene kadar ben de sevmeyeceğimi düşünüyordum ama Ankara'da farklı zamanlarda farklı sürelerde bulundum.
Deniz aşığı olmama rağmen (yüzmek anlamında değil izlemek anlamında) Ankara'yı sevdim. Bir de Ankara'da öğrenci olup da orayı sevmeyen bir kişiye bile rastlamadım, öğrenciler bile bu kadar aktif yaşayıp kendilerine eğlence bulabiliyorlarsa kimse şikayet edemez diye düşünüyorum.
Biraz deniz seven insanların önyargısı bence bu söylemler.
0
mutekebbir
(27.02.26)
Şehir merkezinden çok da uzakta olmayan Tulumtaş mağarasını, Kurtuluş Savaşı'nda düşmandan 7 kere geri alınan Duatepe'yi, Ankara Kalesi'ni, August Tapınağı'nı, Hamamönü ve içindeki müzeleri, Eğmir Gölü'nü, Beynam ormanlarını, Mogan Gölü'nü, Seğmenler Parkı'nı, Kuğulu Park'ı, İlk Meclis'i... bunları beğenmeyen gelmesin arkadaş. Gelmesin yani. Her yerin kendine göre az veya çok, şu veya bu miktarda özellikleri vardır, ne demek kendi memleketi hakkında kötü kötü konuşmak. Ara bul kardeşim, gidecek bir yer yokmuş. Başka yerde aklını her şeye kullanırken iyi, Ankara'ya gelince mi tutukluk basıyor? Hiçbir şey bilmiyorsan önce Anıtkabir'e sonra da cumhurbaşkanlığı külliyesine ve kütüphanesine git gez. Can sıkıcı geliyor herhalde.

Kaptancım Maydonozcum tepemin tası attı, bu laflar sana değildi. Aklına gelen her fırsatta her şeye burun kıvıranlaraydı. Ben bu ülkenin millî eğitim bakanı olsam bütün çocuklara ülkesive halkıyla ilgili olumlu konuşma, olumsuz tek kelime etmeme eğitimi veririm, memurlardan sorumlu kişi olsam herkese kendi ülkesiyle ve insanıyla ilgili olumsuz konuşma cezası yazar bol bol para kazandırırım bu hazineye. Hükûmet demedim, oraya dikkat. Elimizde şöyle muhteşem bir memleket var da alabildiğine burun kıvırıyoruz, çok büyük kıymet bilmezlik bence.
-5
muhayyer divan
(28.02.26)
7 gobek ankaraliyim. ankara'yi severim. ancak durust olmak lazim yapacak bir sey yok.

kaleye gittin, eski sokaklari gezdin, amm'yi ve belli basli birkac muzeyi gordun, anitkabir'i gezdin. bitti. gecmis olsun.

yani bir manzarasi bir guzelligi yok. belki cok zorlarsak golbasi, ahlatlibel taraflari mesire yeri gibi diyebiliriz. ama denizle istanbul, ege, akdenizle kiyaslanmaz.
0
antikadimag
(28.02.26)
(12)

"Ramazan feneri" bizde eskiden beri olan bir sembol mü?

nundu
Son yıllarda çok görüyorum ramazan reklamlarında, sosyal medya postlarında falan ama sanki bu bizim ülkeye maksimum son 10 yılda girdi gibi. Öyle Ramazan'ı pek özel yaşayan bir aile değiliz ama televizyonda, reklamlarda vs. hiç ramazan feneri gördüğümü duyduğumu hatırlamıyorum çocukluğumda. Sözlükte
Son yıllarda çok görüyorum ramazan reklamlarında, sosyal medya postlarında falan ama sanki bu bizim ülkeye maksimum son 10 yılda girdi gibi. Öyle Ramazan'ı pek özel yaşayan bir aile değiliz ama televizyonda, reklamlarda vs. hiç ramazan feneri gördüğümü duyduğumu hatırlamıyorum çocukluğumda. Sözlükte de iki entry girilmiş ramazan feneri başlığında, ikisi de yeni bir âdet yazmış ama burada da bi sorayım dedim belki geçmişte de vardır Türkiye'de. Hani Ramazan ile ilgili 10 kavram say desen fener aklıma gelmez bile o derece yabancıyım
0
nundu
(26.02.26)
Kandil gözüyle bakıyordum ben onlara. Fener miymişler?
0
auroraaurora
(26.02.26)
Doksanlarda ve ikibinlerin başında yoktu böyle bir şey, en azından ben hatırlamıyorum. Benim çocukluğumda Ramazan'ın imgeleri belliydi:

Ramazan pidesi (İlla bir fırın pidesi / pastane pidesi kavgası olmazsa olmaz)
Güllaç
Hurma
Ramazan temalı Coca Cola reklamı
+1
salihdt
(26.02.26)
Ramazan feneri

burada da yazmışlar, sonradan çıkan bir şey. ben eskiden hiç hatırlamıyorum böyle bir şeyler olduğunu.
0
shadowfollower
(26.02.26)
@auroraaurora

benim hafızamda kandil de ramazanla ilgili bir imge değil ama hadi Kadir gecesi falan bi yere kadar mantıklı (gerçi ben kandil gecesindeki kandilin lamba olan kandil olduğunu da yeni öğrendim) ama bunu kandil formunda kullanmıyorlar. Şekli falan farklı
0
🌸nundu
(26.02.26)
Fener ve din deyince benim aklıma deniz feneri vakfı filan geliyor.
Benim aklımda minare ışığının yanması ve mahya görüntüleri geliyor gerçekten ramazanla alakalı olarak.
Annem orucunu açmak için yakınlardaki camilerin minaresinin ışığının yanmasını beklerdi.
0
burfak
(26.02.26)
dini etkinlikleri daha sevimli (hatta daha ticari?) yapmak adına son zamanlarda çıkan bir branding olduğunu düşünüyorum; biraz da diğer iki dinden esinlenilmiş sanki. her hanuka'da dreidel sembolünün çıkmasıyla aynı şey.
+5
eileengray
(26.02.26)
Ramazanı nispeten hareketli yaşarız, ben sevinirim Ramazan geliyor diye. Yani gözlemim var ama bahsettiğiniz Ramazan fenerini ilk kez duydum. Bu sembolü son yıllarda hep görürdüm ama ismen şuan duyuyorum. Çok güzelmiş. Yerleşmesini dilerim. Onun dışında eskiden beri olan ramazan sembolleri Pide, güllaç, hurma, iftar topu, Mahya, davulcu, teravih, gece olan hareketlilik, sabaha kadar açık camiler ve restoranlar, Eyüp Sultan, son 10 gün itikâfı gibi gibi
0
love and trust
(26.02.26)
bir iki senedir popüler oldu. belki 5 sene evvel bir kaç yerde birileri kullanmış olabilir ama popi değildi. geçen yıl ve bu sene görünür oldu.
+1
exlibris
(26.02.26)
doksanlarda ve ikibinlerin başında ilçede resmi bayramlarda, ramazan arefesinde ve bayram arefelerinde böyle kandiller, fenerlerle (çin fenerine benzeyen uçurulanlar da dahil), yürüyüşler yapılırdı. baya anadolu işi karnaval olurdu. şimdi siyasal islam versiyonu gibi olmuş ramazan feneri yazınca çıkanlar. özensiz, gösteriş işi.

@love and trust keşke...
+2
klassno
(26.02.26)
Araplarda vardir bu. Son yillarda pek cok sey gibi onlardan bize gecti sanirim
0
kartonpiyer
(27.02.26)
vardı vardı. 90'larda kesin vardı.
0
gabe h coud
(27.02.26)
Yok tabii ki öyle bir şey.

Yok diye kullanılmayacak diye bir kaide de yok da insanlar bir gelenek bir kültür yaratmaya/şekillendirmeye çalışıyorlar. Bu gibi şeyleri genelde “eskiden falan durumlarda filan şeyler yapılırdı” diye hikayelerle desteklemeye çalışıyorlar. Adetler unutulan, unutulabilir şeylermiş gibi “haydi özümüze dönelim” gibi bir yaklaşımla yapıyorlar.

Rağbet görürse yerleşir böyle şeyler, görmezse kaybolur gider. Bir zamanlar bir şeyler gerçekten yapılıyorsa bile sonrasında İnsanlar bunu gereksiz bulmuşlar ki devam ettirmemişler.

Şu an kimi belediyeler Ramazan etkinliği adı altında, bildiğin “Noel Market” konseptini ilçelerde meydanlara yerleştiriyor. Bir iki konuşmacı, tasavvuf müziği etkinliği ile bir köşeye de bir macuncu koyunca hooopp oluyor sana Ramazan etkinliği. Sorsan o da kesin çok asırlık adetimizdir.

Bunları kafaya takmaya da gerek yok “yahu benim mi hafızamda sorun var” diye kendinden şüphe etmeye de gerek yok. Böyle şeyler tutarsa kalır, tutmazsa silinir.
0
lazor
(28.02.26)
(7)

depozitomdan vazgeçeyim mi

turk kizi
yaşadığımız evi su basmıştı çatıdan gelen, 15 yerden falan patladı öyle damlama gibi değil. ahşaptı su basan taraf bu yüzden küf vs. uğraşmak istemeyip kontratın bitmesine bir ay kala çıktık evden. ev sahibi kontrat bitmeden çıkarsanız depozitoyu vermem 2 ay daha kalın dedi ama iki odanın eşyasını f
yaşadığımız evi su basmıştı çatıdan gelen, 15 yerden falan patladı öyle damlama gibi değil. ahşaptı su basan taraf bu yüzden küf vs. uğraşmak istemeyip kontratın bitmesine bir ay kala çıktık evden. ev sahibi kontrat bitmeden çıkarsanız depozitoyu vermem 2 ay daha kalın dedi ama iki odanın eşyasını full salona taşımak zorunda kaldığımız ve tekrar ağır yağmur riskini alamayacağımız için kabul etmedik. bu süreçte baya bi eşyamız ve belgemiz de zarar gördü.
neyse çıktık ve depozitoyu alamadık, 50bin kaldı içerde. noterden haklı fesih ve icra takibi falan yaptım da bi yere varmadı. avukat diyo ki attığın taş ürküttüğün kuşa değmeyecek muhtemelen ve davayı kazanamama ihtimali de var.
siz olsanız salar mıydınız bu konuyu? parasında da değilim, o adamdan o para çıksın istiyorum sadece, benim cebime girmesine gerek yok. uğraşılır mı?
📊 uğraşır mıydınız?

Bu anket sona erdi. 39 oy kullanıldı.

0
turk kizi
(24.02.26)
sonuna kadar kovalarım. donunaaa kadar (geldim aşkın) alırım. avukata veririm, gelen parayı avukat alsın.
0
gabe h coud
(24.02.26)
adamın evini su basıyor, sizin eşyalarınız zarar görüyor ve çıkıp "depozitonuzu vermem" diyor. gerçekten bazen insanların nasıl bu kadar kolay katil olabildiğini anlıyorum.

ben olsam sonuna kadar kovalardım ama şıklara let it goo falan yazdığına göre "relax" bir insansın sanırım. o zaman boş ver 2 güne unutursun zaten.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
benim kardeşim kendi cebinden onardığı halde ev sahibi evime zarar verdiniz diye depozitoyu vermemişti. biz de dedik ki boş ver istanbulda katili var manyağı var uğraşma şeklinde öğütledik bıraktık parayı.

gerçekten uğraşabilecek direncin vs varsa uğraş da yoksa boş ver haram olsun
-1
Hallegadola
(24.02.26)
İmkanınız varsa vazgeçmeyin .
Sonuçta depozitoyu 15 yerden
patlayan ve su akan bir ev için
vermediniz .
Ev sahibi kurnazlık yapıyor.
Biraz mantıklı biri olsa :
- siz zarar gördünüz , çıkacağınız zamana kadar kiradan da ... miktar düşeyim diyebilirdi.
Depozitoyu geri vermesi için duvarların yarısına kadar su gelmesi , odaların göl olması, TV kumandasının ev içinde yüzmesi mi gerekiyordu ?
Yok sözleşme /kural /hukuk yanlısı birisi ise bu su basması konusunda evinin daha önceden de ne mal olduğunu bilmiyor mu ?
Aslında imkan varsa o evde uzun süre önceki oturan önceki kiracılara ulaşmak sormak lazım bazı şeyleri.

Siz sözleme bitimine bir ay kala çıkıyorsunuz, ev sahibi ise 2 ay daha kalın diyor.
Taze sulanmış evi(!) sanki ikram gibi sunuyor.
Can sıkmak için de olsa biraz uğraşın derim.
Bu arada evde problem başladıktan sonra evde haftalarca kalmaya devam ettiyseniz ( yeni kiralık ev arama işleri hariç ) o kalan bir ay için de çıkmakta acele etmişsiniz .
+1
diyecevaplandı
(24.02.26)
Ev sahibi senin eşyalarına gelen zarardan da sorumlu.

Edit: ortak yerse, tüm yönetim.
0
Kahvedesu
(24.02.26)
bir kiracı olarak ev sahibinin neden bu kadar gömüldüğünü anlamadım cidden. her ne kadar eldeki veriler değerlendirme için yeterli olmasa da ev sahibi haklı gibi görünüyor.

öncelikle evi su basmasının sebebi ne? çatı katındasınız da çok yağmur yüzünden çatıdan mı geldi su? böyle bir durum varsa durumu raporlatacaksınız, çatıdan sorumlu olan apartman olduğu için zararınızı apartman karşılayacak. çatıdan gelen suyun sorumlusu ev sahibi olmaz bu durumda.

evin bir odasını su basması çok büyük bir olasılıkla kira sözleşmesinin haklı feshi için neden olmaz. böyle bir durumda da siz sözleşmeyi haksız feshetmiş oluyorsunuz ki bu durumda da ev sahibi sözleşmenin sonuna kadarki kirayı istemekte haklı.

avukatınız bunları gözeterek uğraşma demiştir. çünkü siz kendinizi haklı görseniz de hukuken ev sahibi haklı gibi. hatta vicdanen de bence ev sahibi haklı görünüyor.
0
shadowfollower
(24.02.26)
Konuştuğun Avukat (eğer kendisine beleşe iş yaptırmaya çalışmıyorsan) “bişey çıkmaz” dediyse bir şey çıkmaz. Normalde “ooo hallederiz anasını bile ağlatırız!” diye yüksekten atarlar. Ama bu avukat muhtemelen “ulan alıp alacağı 50.000 lira, ondan da ben hakkımı istesem uğraşmaktan vazgeçer bana da yamyam der, para verecek olsa kuş kadar bişey verecek. Ne başımı ağrıtıcam” demiş olabilir.

Sen paradan vazgeçmekle sarsılmayacaksın belli ki. Ama o yamyamın yanına kalmasın sinir olsun uğraşsın istiyorsun. Öncelikle avukatlık hizmetlerinin asgari ücret tarifeşeri var ona bir bak senin konu için asgaride ne yazıyor. Sonra Bu ya da başka bir avukatla görüş, “bu paranın alınacak yolu varsa al, bana yarısını ver yarısı senin olsun, üstüne karşıdan alacağın paralar da yanına kar. Benden başka bişey almadan yapar mısın” diye bir sor bakalım.
0
lazor
(28.02.26)
(6)

Daire Ana Şalteri neden ara ara atar?

pilchard
Merhaba, son zamanlarda bununla çok uğraşıyoruz, anlayamadık ve çözemedik maalesef.Daire içindeki ana şalter, evde olmadığımız zamanlar da dahil olmak üzere ara ara atıyor. Günde bir, iki günde bir gibi. Evde aşırı bir yük yokken, biz evde yokken, tamamen rastgele atıyor gibi. Önceden böyle bir duru
Merhaba, son zamanlarda bununla çok uğraşıyoruz, anlayamadık ve çözemedik maalesef.

Daire içindeki ana şalter, evde olmadığımız zamanlar da dahil olmak üzere ara ara atıyor. Günde bir, iki günde bir gibi. Evde aşırı bir yük yokken, biz evde yokken, tamamen rastgele atıyor gibi. Önceden böyle bir durum yoktu, yeni taktığımız bir cihaz, priz vesaire de yok. Su alabilecek, nemlenebilecek prizleri de kontrol ettim ama her şey normal gibi. Neden olur, yaşayan ve çözen var mı?

Konum İstanbul-Eyüp, ev 8-9 yıllık.
0
pilchard
(23.02.26)
en önce şalteri aynı değerde yeni bir şalterle değiştirtin. bunlar mekanik aletler, gevşemiştir, yorulmuştur, bozulmuştur, tutmuyordur.

yine atmaya devam ediyorsa o zaman detaylı incelenmesi gerekli.
+2
kibritsuyu
(23.02.26)
ana şalter dediğiniz kaçak akım rölesi ise bir yerde kaçak vardır ve siz yokken de attığına göre buzdolabı, klima, bulaşık çamaşır makineleri başta olmak üzere tüm anahtarlar kontrol edilmelidir.
0
eisberg
(23.02.26)
@kibritsuyu+1

eğer elektrik tüketiminizde gözle görülür bir artış yoksa büyük ihtimalle sigorta bozulmıştur. beklenmedik bir artış varsa bir yerlerde kaçak olabilir. bunlar dışında bir priz veya anahtar içindeki bir hat gevşemiş/kopmuş olabilir. sıcaklık değiştikçe de diğer hatla temas edip kısa devre yapıyordur (çok düşük ihtimal bu ama mümkün).
+1
shadowfollower
(23.02.26)
Atan ana kaçak akım rölesi büyük ihtimal, evde yokken de atıyorsa büyük ihtimal balkon vb açık alanlarda priz vardır, nemli havalarda kaçak akım rölesi atar o prizlerden dolayı, açıktaki prizleri priz koruma kapakları ile kapatın atmaz.
0
syabk
(23.02.26)
Kaçak akım rölesi bu arada evet, bilmediğim için doğru ifade edememişim. Sanıyorum değiştirmeyi deneyeceğim. Balkonda priz var bu arada, kombi de balkonda. Balkon camlı balkon, kombi prizi dolap içerisinde. Bir tane de boş priz var ama kapağı kapalı. Zormuş neden olabileceğini bulmak, bikaç şeyi prizden çekip denedik ama atmaya devam etti. Şimdilik sadece beyaz eşyalara dokunmamıştık. Teşekkür ederim yanıtlarınız için
0
🌸pilchard
(23.02.26)
sürekli atıyorsa, tüm sigrtaları indirin kaçak akım ve ana sigorta hariç, sonra tek tek kaldırın sigortaları, hangisini kaldırdığınızda atıyorsa o priz grubuna yoğunlaşın
0
syabk
(23.02.26)
(7)

günlük yazım için kalem önerisi

webbrowser
selamlar, günlük kullanım için not alma ve 3-5 sayfa ortalama yazı yazmak için kalem almak istiyorum.bu işi açıklayabilecek var mı? hangi kalem nerede kullanılır hangi uçlar tercih edilir? tükenmez, pilot veya dolma kalem.
selamlar, günlük kullanım için not alma ve 3-5 sayfa ortalama yazı yazmak için kalem almak istiyorum.
bu işi açıklayabilecek var mı? hangi kalem nerede kullanılır hangi uçlar tercih edilir? tükenmez, pilot veya dolma kalem.
0
webbrowser
(20.02.26)
dolma kalem keyiflidir ama çok uğraştırabilir, çok seven bir insan değilseniz sadece yazı yazmak için değmez bu emeğe diyebilirsiniz.

pilot kalem gereksiz bir tür gibi geliyor bana. günlük yazımda da çok rahat değil gibi.

en iyisi içi değiştirilebilen (refilli) tükenmez kalemler. parker, waterman, caran d'ache, scrikss gibi hem şık hem güzel bir kalem alabilirsiniz.

mesela şu aşağıdaki hem güzel yazıyor hem de görüntüsü hoş.

www.amazon.com.tr

buna pahalı derseniz şunlardan biri de olabilir;

www.amazon.com.tr
www.amazon.com.tr
+1
shadowfollower
(20.02.26)
uygun fiyatlı ama yazması çok güzel birkaç kalem paylaşabilirim.

Schneider One business 0.6mm -> ilk tercih olabilir ama biraz kalın
SCHNEIDER XTRA 825 KONİK UÇLU ROLLER KALEM 0,5 MM MAVİ
Schneider One Hybrid 0.3 mm
Uni-Ball UMN-207 Signo 0.7 mm Mavi Mekanik Jel Kalem
0
burfak
(20.02.26)
planitum preppy 03 (fine) 300tl, fakat bir de oring alıp arkasına mürekkep doldurup kullanacaksın.
hayatın boyunca başka kalem almana gerek yok.
0
malheiros
(20.02.26)
yazı yazılacak kalem budur. www.amazon.com.tr

geri kalanına merakınız varsa 1000tl altı scriks dolma kalemlerle denemeye başlayabilirsiniz.
0
klassno
(20.02.26)
pensa 1 mm.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.02.26)
0
Amaranta ursula
(20.02.26)
dolmakalem - lamy, orta uc
kursunkalem - sakura, 0.7
0
cooperr
(20.02.26)
(5)

Kredili evde konut sigortası mecburi mi?

dizicolleague
3 yıl önce krediyle ev aldım. Türkiye Sigorta, Ziraat Bankası aracılığıyla hesaptan her yıl para çekiyor. Geçen yıl gidip konuştum, Ziraat diyoe ki "Konut sigortası çekilir çünkü ev henüz kredili". Türkiye Sigorta da zaten topu Ziraat'e atıyor. Sözleşmede yenileme zorunlu değil yazıyor. Bundan nasıl
3 yıl önce krediyle ev aldım. Türkiye Sigorta, Ziraat Bankası aracılığıyla hesaptan her yıl para çekiyor. Geçen yıl gidip konuştum, Ziraat diyoe ki "Konut sigortası çekilir çünkü ev henüz kredili". Türkiye Sigorta da zaten topu Ziraat'e atıyor. Sözleşmede yenileme zorunlu değil yazıyor. Bundan nasıl kurtuluruz? 10 sene ödemek istemiyorum.
0
dizicolleague
(10.02.26)
krediyi alırken bana da öyle demişlerdi.
her sene otomatik yenileniyor.

geçen ulaştım krediyi kullandıran şubedeki görevliye, konut sigortası çekilmiş ben bunu istemiyorum dedim. tamam o zaman dedi hemen iptal etti. hiç laga-luga da olmadı.

yapı kredi bankası.
+1
biseysorcaktim
(10.02.26)
ben de ziraat'ten çektiğim kredide benzerini yaşadım. bana söyledikleri "evin kredisi devam ederken evin üstünde iptek olduğundan, bir deprem vs. olması durumunda evin değerinin korunması lazım (dask yeterli değil). zira banka zarar etme riskini kabul etmez (ev yıkılır da değeri düşerse, krediyi çeken de ben ödemiyorum derse banka zarar eder). bu yüzden ev sigortası zorunlu.". bunun üstüne dışarıdan başka bir sigortadan 1/3 fiyatına sigorta yaptırıp poliçesini bankaya gönderdim, kabul ettiler. ayrıca dışarıdan yaptırdığıma kredi kartına taksit de yapıldı. iptale izin vermezlerse en azından bu altarnatifi değerlendirin.
0
shadowfollower
(10.02.26)
kredi sözleşmenizde ne yazıyor ona bakmak lazım. konut sigortası zorunlu yazabilir ama bu ziraat aracılığı ile kesileceği anlamına gelmez. dışarıdan daha uygun fiyatlı kesebilirsiniz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(10.02.26)
(bkz: duyulmasi gerektigi kadar +1), iptal etmiyorlarsa başka yerden yaptır ( çok daha ucuza yapıyorlar ) bankaya ilet şubeye ya da mail olarak

bana konut + konut plus ( yangın sel vs. ) sigortası yaptılar zorunlu olarak. iptal etmek istedim 2.sene edemiyoruz dediler. şikayet edip ( seddk ) başka yerden yaptım sigorta şikayet sonuçlanmadan iptal ettiler.
0
rajkoothrapali
(10.02.26)
Akbank benim konut sigortasını iptal etmemek için epey diretti, BDDK'ya ve Cimer'e şikayet ettim ama kanunen haklı olmama rağmen sonuç çıkmadı, bankanın kendi tasarrufundadır minvalinde bir cevap geldi nedense. Başka bir yerden daha ucuza sigorta yaptırıp gönderdim onu kabul ettiler sonunda.
0
creepy
(11.02.26)
(2)

One Piece Türkçe Dublaj İzlenebilir mi?

CemMetin
Googleda biraz bakındım bulamadım. Türkçe dublaj izleme imkanı var mı bu animeyi?
Googleda biraz bakındım bulamadım. Türkçe dublaj izleme imkanı var mı bu animeyi?
0
CemMetin
(03.02.26)
yıllar önce star'da yayınlanmıştı bu anime. ancak bir yerden sonra yasakladılar diye hatırlıyorum (smoker karakteri yüzünden). ilk belli bir sayıdaki bölümün (50-100'dür herhalde) tr dublajı olabilir. ama sonraki bölümlerin olmaması lazım.

crunchyroll (TR'de yasal olarak izlenen platform) sadece orijinal dilde (Japonca) veriyor. İngilizce dublaj bile yok.

edit: spacetoon kanalı, bazı animeleri tr dublaj ile yayınlıyor ama bunların arasında one piece yok. naruto'yu gördüm popüler olanlardan. belki ileride çıkarırlar.
0
shadowfollower
(03.02.26)
Sadece 5 bölümünü bulabilmişler. burada linkleri var. tabiki 144p çözünürlüğünde :)

kayipmedyawiki.fandom.com(One_Piece)_T%C3%BCrk%C3%A7e_Dublaj_(K%C4%B1smen_Bulundu)

Onun haricinde turkce dublaj bulamazsin. Netflixde de yok orada orjinal dil + altyazi var sadece.
0
nuevo
(03.02.26)
(2)

Şurada ne demek istiyor?

Mirket
5.000 i aşarsan hepsine faiz veririm mi,Sadece 5000 i aşan kısmına faiz veririm mi diyor?https://www.isbank.com.tr/gunluk-kazandiran-hesap-faiz-oranlari
5.000 i aşarsan hepsine faiz veririm mi,
Sadece 5000 i aşan kısmına faiz veririm mi diyor?

www.isbank.com.tr
0
Mirket
(02.02.26)
5000'i aşarsan hepsine.
0
shadowfollower
(02.02.26)
ing hoşgeldine 41 veriyor bu faiz çok düşk ona göre ya
0
eja
(02.02.26)
(10)

Ekşisözlük gittikçe salaklaşıyor mu

gobekliraki
Adam troll başlık açmış, "gitardan rahatsız olan komşu" gibi bişey. Entry de şöyle başlıyor "pazar sabahı gitarımı çalarken.....vs"Ciddi ciddi yorum yazıyorlar. Cidden insanlar bu kadar mı salak, bu kadar mı ciddiye alıyorlar, nedir bunun cevabı?
Adam troll başlık açmış, "gitardan rahatsız olan komşu" gibi bişey. Entry de şöyle başlıyor "pazar sabahı gitarımı çalarken.....vs"

Ciddi ciddi yorum yazıyorlar.

Cidden insanlar bu kadar mı salak, bu kadar mı ciddiye alıyorlar, nedir bunun cevabı?
+3
gobekliraki
(02.02.26)
bir kısım salaklaşma, bir kısım da olayın gerçek olmadığını bile bile farazi bir olay üzerinden kendi düşüncelerini paylaşma amaçlı.
0
shadowfollower
(02.02.26)
ekşi sözlük beni sildiği gün dedim bu siteden bi halt olmaz diye. silinme sebebim de bana dmden küfür eden adama küfür etmem. ben silindim o silinmedi.
+2
messina123
(02.02.26)
e kontrol mekanizması yok herkesi yazar yapıyorlar. haber sitelerinin altında yorum yazması gereken herif artık buraya yazıyor. 15 senedir falan rezil bir yer.

noktalama işaretlerini yanlış kullandığın için çat diye uçururlardı. sözlüğü sözlük yapan da o dönemin yazarlarıydı. nereden nereye.
0
deranzo1
(02.02.26)
Toplumdaki salaklasma diye okumluyorum
-4
sekizdokuzon
(02.02.26)
@sekiz ama ekşi hep farklıydı ya. Şu an ensonhaber okurları entry giriyor sanki.
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
Bazı turnusol başlıklar oluyor dönem dönem. O dönemlerde eğer üşenmezsem girip belli başlı mesajları atan kişileri teker teker engelliyorum.
Engellediğim kişi sayısı arttıkça karşıma çıkan yorumlar normale dönüyor "salaklaşmadan" böyle uzak kalmaya çalışıyorum.

Ayrıca ekşisözlük küçük türkiyedir, genel bir "salaklaşma" yorumuna da katılıyorum.
0
mutekebbir
(02.02.26)
radyo,tv, nasil tek elde toplandiysa, forumlarda farkli degil artik.
0
designer
(02.02.26)
2004 gibi ciddi kullanici alimi yapildi sozlukte ve akli basinda bir suru adam terketti.
sonrasinda her ciddi yazar aliminda kalite dustu.
sonra durumcunun eline gecti ve kalite tamamen bitti zaten.
+2
cooperr
(02.02.26)
brainrot olmaya basladigindan beri normal goruyorum artik yani her seyi normal olarak yasiyorlar.
0
evimin paspasi
(02.02.26)
mesele sözlük değil mesele çağ.

akıllı telefonlardan sonra sosyal medya bu hale geldi. herkes dünyanın kendi etrafında döndüğünü zannediyor olay bu.

x'e yazacağı yorumu sözlüğe yazıyorlar. mesela bir siyasinin yaptığı açıklamaya, ilgilenmediğim açıklama diyorlar.

umut sarıkaya bunlara bir ayar verdi linkini atayım :

www.instagram.com
+1
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(02.02.26)
(9)

Şarjlı testere alacağım

strawberry first
Bütçem 1500 en fazla. Soba yakıyorum, orada kullandığım ahşapları ve odunları küçültmek için kullanacağım.Bu bakır sargılıymışhttps://www.hepsiburada.com/steiner-alman-128-vf-10-ah-bakir-sargili-akulu-dal-kesme-budama-testere-bicki-makinesi-cift-pala-cift-zincir-p-HBCV00004LFG6H?ftid=418l7b5rqu5k0hc
Bütçem 1500 en fazla. Soba yakıyorum, orada kullandığım ahşapları ve odunları küçültmek için kullanacağım.

Bu bakır sargılıymış

www.hepsiburada.com

Bu da çelik şanzıman

www.hepsiburada.com

Aralarındaki fark nedir? Bütçeme uygun bir öneriniz var mı? Teşekkürler.
0
strawberry first
(23.01.26)
Bu aletleri satan biri olarak söylüyorum kuru oduna akülü Testere vurulmaz. Çabuk bozarsin. Bunlar ağaç budama içindir.
Bence küçük bir nacak veya balta daha iyi olur
+2
etna
(23.01.26)
hiç kullanmadım bunları ama gönderdikleriniz daha çok nispeten ince ağaç dallarının budanması için gibi. sobada yakılacak odunu kesmek istediğinizde kısa sürede zorlanıp bozulabilir (motoru yanar ve/veya hareket mekanizması yamulur). bunlar yerine bütçeyi biraz daha artırıp elektrikli testere (aküsüz) alırsanız daha uzun ömürlü olur.
0
shadowfollower
(23.01.26)
Terasta tek başıma balta ile yapamıyorum. Zaten odunlar bana bölünmüş geliyor bana bazılarının uzunluğu soba kovasından fazla. Dolayısıyla ben fazlasını almak istiyorum, balta ile öyle ince çalışılmıyor. Normal el testeresi aldım, tutacak kimse olmayınca çok zorlandım. Budama testeresi aldım o da pek farklı olmadı.
Yani sadece kışın arada sırada kullanacağım. Bu şartlarda sizin başka bir öneriniz olur mu acaba uzman gözüyle?
0
🌸strawberry first
(23.01.26)
Elektrikli testere benzinli, benim için ağır ve kontrolsüz geliyor bana. İpini çekip çalıştırırken bir kaza olacak gibi korkuyorum. Keseceğim en fazla bilek kalınlığında kuru odun, biraz boyu kısalacak. Var mı acaba başka öneriniz? Teşekkürler.
0
🌸strawberry first
(23.01.26)
İkinci. Bir kişi yerine bir tabureyi ters çevirip eşek onlarla kullanıp testere ile kesilebilir belki?
bilek kalınlığındaki odunlar iicn sorun olmayacaktır ama zincirleri kısa sürede korelir bilemek gerekir.
Bir de şarjlı budama. Makasları var. Oldukça güçlüler. Onlar ise yarar mı acaba bilemedim
0
kisa
(23.01.26)
Bizim komşuda bu filmlerde gördüğümüz benzinli testereler olur ya onun minnak olanindan vardı ve her şeyi kesiyordu. Bizim Bahçedeki nerdeyse ağaç kalınlığındaki begonvil kökünü falan bile kesmiştik.

O da sizin gibi sobada yakmak için odunlari böyle minik minik kesip istifliyordu.

Bence aramayı "ağaç kesme" üzerine yapın. Budama için olanlar denildiği gibi güçsüz vs kalır.
0
makbur
(23.01.26)
elektrikli testere al direkt prize takılanlardan. baya iyi kesiyor ben baya odun kesmiştim. benzinli değil elektrikli.
0
jelly bear
(23.01.26)
Hocam senin attıkların, bahsettiğin işler için yeterli. Daha ucuzları da olur.

www.trendyol.com

Ömürlük bi şey istiyorsan;

Bosch Universalcut * Hafif ve kullanımı kolay. Diğerlerinden daha güvenli. Kullanımı kolay. Küçük ama yakacak odunu keser atar. İnanılmaz bi alet. Bi elinle yere tutup diğer elinle bununla kesebilirsin.

Bosch Easychain * Bu senin attıklarına daha çok benziyor. Çok kalınlar için bu daha iyi tabi ama işin içine kalınlık girecekse bunun yerine universalchain almak daha mantıklı.

Bosch UniversalChain *
Gerçekten odun keseceksen bu:
www.akakce.com

Ben 3'ünü de kullanıyorum. Çıktın odunu aldın, baktın büyük. Oracıkta ucundan kesivereyim diyorsan kesinlikle Universalcut. Sığmayan yerinden yatay-dikey keser küçültürsün. Saçma şekilsiz tahtaları da bununla daha kolay kesersin.

Ama büyük parçaları haftasonları kesip aynı boyda dizeyim diyorsan UniversalChain.

Ya bunlara para mı verilir diyorsan yüksek puanlı bir tane al gitsin. (ki 2-3 dönüm tarlası olan tanıdıklar senin attıklarınla çalışıyorlar). İş görür.
0
nickini vermek istemeyen uye
(23.01.26)
bence size el tipi akulu daire testere lazim.
0
kartonpiyer
(23.01.26)
(4)

Türk Telekom İnternet Kısıtlama

faberkastelli
Arkadaşlar Türk Telekom ev internetini belirli saat aralıklarında devre dışı bırakmak istiyorum. Örneğin akşam 23:00 ile sabah 08:00 arası internet bağlantısı olmasın istiyorum. Bunu sağlamanın bir yolu var mı?
Arkadaşlar Türk Telekom ev internetini belirli saat aralıklarında devre dışı bırakmak istiyorum. Örneğin akşam 23:00 ile sabah 08:00 arası internet bağlantısı olmasın istiyorum. Bunu sağlamanın bir yolu var mı?
0
faberkastelli
(19.01.26)
zaman ayarlı prizle modemin adaptörünün enerjisini istediğiniz saatlerde kesebilirsiniz.

bunun dışında bazı modemlerde firewall ayarlarında x-y saatleri arası tüm bağlantıyı kes gibi bir ayar yapılabiliyor.
+1
shadowfollower
(19.01.26)
sanırım küçük çocukları uzak tutmak için istiyorsunuz. firewall var mı yada modemin modelini bilmeden bir şey demek zor böyle bir özellik varmı bakmak gerekiyor.

alternatif oalrak modemi akşam olunca prizden çekebilirsiniz, sürekli onunla uğraşmak istemiyorum diyorsanız da Dijital Zamanlayıcı Priz alarak işinizi çözebilirsiniz.
+1
gercekdunya
(19.01.26)
bir çok modemde ayarladıgınız saatler arasında ev internetinizi offline hale getirebiliyorsunuz. Eger ugraşamam derseniz @gercekdunya dedigi gibi zaman ayarlı bir priz alın kurun timer'ını hergün istediginiz saatte açılsın istediginiz saatte kapansın.
+1
limonlu eksi
(19.01.26)
çok basit modemin içinde aile bölümü var oradan gerekli ayarlamayı yapabilirsin.biraz teknik modem bilgisi gerekiyor.
-1
jamswety
(19.01.26)
(4)

Hangi Ampul

auroraaurora
Okuma lambası aldım yatak odasına. Ama ampulün loş, gece lambasından hallice ışık vermesini istiyorum. Hangi özelliğine bakmak gerekiyor ampullerin?
Okuma lambası aldım yatak odasına. Ama ampulün loş, gece lambasından hallice ışık vermesini istiyorum. Hangi özelliğine bakmak gerekiyor ampullerin?
0
auroraaurora
(16.01.26)
lümen (parlaklık değeri) bakmanız lazım. çoğu ampul üzerinde "xxx lm" şeklinde yazar.
0
shadowfollower
(16.01.26)
lümen değeri düşük olmalı düşük ışık için.

sarı ışık istiyorsanız kelvin değeri 3000-3500 olmalı.
gün ışığı istiyorsanız kelvin değeri 4000k olmalı.
0
jelly bear
(16.01.26)
şımart alın bi tane. telefondan her türlü ayarını yaparsınız.
0
summerjam0306
(16.01.26)
philips hue'lara bakın. biraz tuzludur ama üzmez. ben 2016 yılında aldıklarımı bile hala kullanıyorum bir tanesi bile bozulmadı.
0
oldtimer
(16.01.26)
(5)

şu zımbırtıyı nereden bulabilirim?

bay b
https://ibb.co/JDTVMMk
0
bay b
(14.01.26)
shadowfollower
(14.01.26)
çerçevecilerin bazıları da satıyor. bu değil de L şeklinde olanları var yuva açmadan çekiçle çakarak hallediyorsunuz.
0
ground
(14.01.26)
@ground konudan bagimsiz cerceveci bulmak ne kadar zorlasmis ya eskiden camcilar falan cerceve yapardim mahallede bulamadim bir turlu. koctas bauhaus da birakmis cerceve yaptiracak iki uc seyim var bekliyor aylardir :(
0
🌸bay b
(14.01.26)
Abi, şununla zımba vursak olmaz mı?

www.hepsiburada.com
0
Mirket
(14.01.26)
abi olur da onu bulmak diğerini bulmaktan daha zor olur bence :) bir de onun kadar iyi olmaz.
0
🌸bay b
(14.01.26)
(6)

Kredi kartıyla fatura ödenmesi halinde ücreti alınıyor mu?

dedeminhirkasi
Mesela bu ay doğalgaz faturasını kredi kartıyla ödersem eğer, bu işlemden dolayı hizmet bedeli adı altında vs ekstra bir ücret alıyor mu veya yansıtıyor mu banka?
Mesela bu ay doğalgaz faturasını kredi kartıyla ödersem eğer, bu işlemden dolayı hizmet bedeli adı altında vs ekstra bir ücret alıyor mu veya yansıtıyor mu banka?
0
dedeminhirkasi
(14.01.26)
bankaya ve doğal gaz servis sağlayıcıya göre değişiyor. bankaya kredi kartı ile otomatik ödeme talimatı verdiğinizde her halükarda kesilir. örneğin işbankası, 750 TL üzerindeki faturaların otomatik ödemeleri için %3-4 gibi bir masraf ekliyor. ayrıca örneğin başkent gaz'ın kredi kartı ile ödeme yapmak için kendine ait bir sistemi yok, hayhay uygulamasına yönlendiriyor kk ile ödeme yapmak için. bu uygulama da komisyon alıyordu en son. başka şehirleri bilmiyorum.
+1
shadowfollower
(14.01.26)
ing garanti ve akbank alıyor masraf
0
eja
(14.01.26)
enpara otomatik ödemeden ücret almıyor. iş ve garanti alıyor.
0
inheritance
(14.01.26)
ziraat bankası 1000 TL üzeri faturalarda %3-4 gibi bir masraf ekliyor
0
devilone
(14.01.26)
otomatik ödemeye komisyon alındığını da ilk kez duyuyorum çok şaşaırdım. benim vakıfbank kartımda tüm faturalar otomatik ödemede. hiç komisyon aldıklarını görmedim.

kışın igdaş faturamı otomatikten çıkarıyorum. kendi sitesinden ödüyorum daha sonra bankadan vadesiz 4 taksit yapıyorum.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.01.26)
sorunuza cevap: bankasına göre değişiyor; ücretsiz, hatta taksitli yapabileceğiniz seçenekler mevcut.
örneğin enpara ve halkbank'da, hesaptan veya kk ile fatura(su, elektrik, doğalgaz) ödemede komisyon almıyorlar ancak mesela vodafone ödemesi yapmak isterseniz, kredi kartıyla ödeme kabul etmiyor; sadece hesaptan kabul ediyor.
0
lil siztah
(14.01.26)
(3)

Digiturk kanal sorunu

solenkol
İstanbuldaki rüzgarlı havalardan sonra tüm kanallar gitti 20tane fln cekiyor. Sinyalden dolayı sanırm. Kartı cıkarım tekrar kolay arama yapsam mı fırsatım olmadı daha kurcalamaya. Dmdu ve bu var hangisini secmem lazım normal digiturk yonlu antende
İstanbuldaki rüzgarlı havalardan sonra tüm kanallar gitti 20tane fln cekiyor. Sinyalden dolayı sanırm. Kartı cıkarım tekrar kolay arama yapsam mı fırsatım olmadı daha kurcalamaya. Dmdu ve bu var hangisini secmem lazım normal digiturk yonlu antende
0
solenkol
(06.01.26)
çatıdaki anten oynamıştır. servis çağırmalısın.
0
orpheus
(06.01.26)
BU yapacaksınız. Genelde işe yaramıyor. Bir süre sonra kendiliğinden geliyor ya da uzun süre gelmezse antene baktırmanız lazım. Bizde ne hikmetse hep halk tv gidiyor.
0
eileengray
(06.01.26)
hocam rüzgarlı havalarda çanaklar oynuyor yerinden, kalıcı çözüm için mevcut çanağı delikli çanakla değiştirebilirsiniz. bu çanaklar, delikler sayesinde rüzgarda pek hareket etmiyor.
0
shadowfollower
(06.01.26)
(7)

Tasinabilir aku takviye cihazi oneri

kirlipam
Merhaba,60a akusu olan Benzinli bir arac icin su tasinabilir aku takviye cihazlarindan almak istiyorum ama degisik degisim.markalar var ve fiyatlari inanilmaz degisken.Var mi kullanan duyuruda? Ne onerirsiniz?
Merhaba,

60a akusu olan Benzinli bir arac icin su tasinabilir aku takviye cihazlarindan almak istiyorum ama degisik degisim.markalar var ve fiyatlari inanilmaz degisken.

Var mi kullanan duyuruda? Ne onerirsiniz?
0
kirlipam
(04.01.26)
Aha aradığım duyuru eşimin araç 2 defa akü yüzünden kaldı bende alacağım bundan takipteyim
0
basond
(04.01.26)
ben şundan almıştım, aldığım gibi de akü bağlantısını söküp bunla çalışıyor mu denedim. sorunsuz çalıştırdı. sonra aylarca kullanmamama rağmen seviyesini kontrol ettim, kendi kendine azalmamıştı da.

www.trendyol.com
0
shadowfollower
(04.01.26)
takviye derken, o an çalıştırsın diyeyse "jump starter" olarak çıkanların hepsi iş görmeli. (tekere hava basabilenleri var ben ondan almıştım. Yurtdışında aldım o yüzden marka vermiyorum)

Fakat takviyeden kasıt "doldursun" ise, aküyü söküp eve götürüp prize takabileceğiniz cihazlar var baya evde şarj ediyorsunuz. O ayrı bişey. Osram'ın falan vardı.
0
nhk ni youkosu
(04.01.26)
@nhk ni youkosu

jump starter ya. kaldı araba kapı önünde :)

@shadowfollower

sana güveniyorum ve sipariş veriyorum :)
0
🌸kirlipam
(04.01.26)
OSRAM BATTERYJumpstart 1000 aldım. markasını ilk kez duyduğum ürünlere güvenmek istemedim. 1.5 aydır filan da her gün kullanıyorum aküm tamamen bitik durumda, geçen benzinlikte durdum 3-5dk depo doldurduktan sonra bile marş basmadı öyle diyim :D sadece anlık stop edersem hemen denediğimde marş basabiliyor veya havanın biraz iyi olduğu günlerde öyle benzinlikte duraksama sonrası zorlansa da basıyor bi şekilde akü 2-3 saat durduktan sonra denediğimde led tavan lambasını bile yakamıyor :D çok çok kısa süre sonra marş basmıyorsam hep takviyeyle çalıştırmam gerekiyor, cihazdan memnunum rahat çalıştırıyor aracı.

tamamen bitik aküyle de çalışabilen modellerden, anlık peak 1000a verebiliyor 3 saniye süreyle 250a
5l benzinli 2l dizele kadar yeterli diyor.

üzerinde 4 ledli şarj göstergesi var 1.5 benzinli aracı 3 kez çalıştırdığımda 3 ışık kalmış oluyor.
0
konetsu
(05.01.26)
thetruenorthstrongandfree1 akü arızalıysa takviye akü değişiminin yerini tutmaz tabiki sağlam akü olacak önce. ama takviyenin bulunması kafa rahatlatır. bi gün gider tavan lambasını vs. açık unutursun döndüğünde araba çalışmaz mesela, veya havalar iyiyken çalışan akü aslında ömrünün sonundadır havaların soğuduğu bi gün çalışmaz, veya karda vs. sürmemeyi tercih edersin kışın araba yatar sonra çalışmaz gibi gibi... çok pahalı bişey değil sonuçta el altında durması iyidir.

aracı ben aylardır bu sorunlu aküyle kullanıyorum araçta sıkıntı yok, ekimde aracı aldım kasım ortalarına kadar günlük kullanırken çok sorun olmadı çalıştı genelde. 2 gün yattığında daha takviye yokken bir kez vurdurdum bir kez de devir işleri için şehir dışına gittim araçla gitmemiştim döndüğümde çalışmamıştı, havalar soğuyana kadar bunun haricinde idare etti. multimetreyle filan araç çalışırken, yol yapıp park ettikten sonra ve araba 15-16 saat yattıktan sonra vs. ölçüm yaptım 12.7v'da bıraktığım aküyü ertesi gün 11.7 mi ne görmüştüm küçük bi yük altında da voltaj ciddi düşüyordu, mesela sadece dörtlüleri yakmam 11.2-11.3v seviyelerine indiriyordu.

inci akü bayisinde istediğim akü yoktu, siparişler de 5 ocakta açılacak dedi ondan idare ettim bu şekilde. takviye olmasa mecbur ne bulsam alacaktım. elinde aracıma uyumlu sadece 45ah vardı, 55ah sipariş vereceğim bugün arayıp. takviye cihazıyla çalıştırma imkanım olması beni küçük veya eski akü alma mecburiyetinden kurtarmış oldu istediğim ürünü bekleme şansı sağladı.
0
konetsu
(05.01.26)
Bu cihazlar çok faydalı gibi görünse de, 8000 tl para verip, bir kez bile kullanmadan geçen 3-4 sene sonrası bataryası öldüğü için çöpe atmak gayet yüksek bir ihtimal. Yine de alacaksanız cihaz özelliklerini dikkatli kontrol edin. Jumpstarter algısı yaratacak şekilde başlık atılıp aslında şarj cihazı olan bir çok ürün var.
0
mikro patlama
(05.01.26)
(6)

ucuz android auto destekli teypler çok kötü mü genel olarak?

konetsu
şuanki teyp de öyle markalı bişey değil açılırken mp5 filan yazan bişey... görseli: https://i.imgur.com/0wtWEQM.pngandroid de değil, uygulama yükleme navigasyon şu bu yok. braketleri kullanılmadan yapıştırılarak monte edilmiş zamanında, braketler kaybolmuştur veya uymamıştır bilemiyorum artık... sal
şuanki teyp de öyle markalı bişey değil açılırken mp5 filan yazan bişey...
görseli: i.imgur.com

android de değil, uygulama yükleme navigasyon şu bu yok. braketleri kullanılmadan yapıştırılarak monte edilmiş zamanında, braketler kaybolmuştur veya uymamıştır bilemiyorum artık... salmış kendini. boşta duruyor içeri çökük biraz. sağ tarafta yapıştırıcı izleri görülüyor zaten :D bluetooth ile telefonu bağlayıp spotify açabiliyorum idare ediyorum ama navigasyon olsun dediğimden değiştirmeyi düşünüyorum.

şimdi standart double din ekranlar çok küçük. ama daha büyük double din yerine takılabilen teypler de dışarıda çıkıntı olarak kalıyor, böyle olsun da istemiyorum.
örnek: www.youtube.com

tek seçenek çıkıntı duranlar olsa mecbur ona yönelirdim ama şuna rastladım: www.youtube.com

9 inç standart teyplerle uyumlu hale getiren genişletilmiş çerçeve varmış: i.imgur.com ama bu çerçeveyi türkiyede mantıklı bi fiyata da bulamadım, aliexpress tarzı yerlerde türkiyeye gönderim yapan satıcı da bulamadım. sadece bi satıcıda 6000tl civarına teyp çerçeve birlikte set halinde var

bakınca görsel olarak çok daha iyi duruyor, göstergeleri düğmeleri veya menfezleri kapatacak, çıkıntı yapacak şekilde değil ve standart double din teyplerden büyük ekran, navigasyon vs. için yeterli 9" bence.

burada tek sıkıntım teyp çok kötü müdür? rami depolaması performansı vs. kanser eder mi?
bi yandan teyp kötüyse bile ileride bütçem uygun olunca değiştirebilirim, standart 9" teyplere uyumlu çerçeve olacak sonuçta diyorum. bi yandan sadece çerçevesini kullanacak olursam 6k bi plastik parçasına vermiş olacağım saçma diyorum... kararsız kaldım :D teknik özelliklerden neredeyse hiç bahsetmemiş satıcı. sadece kablosuz android auto ve carplay var diye yazıyor. ne işlemci ne ram ne depolama ne android versiyonu... sıfır bilgi. ama bi umut işte görece güncelimsi android auto desteği vs. olan bi teypte de iyice çöp donanım kullanmamışlardır diye umuyorum. hiç bu generic 9" android teyplerden kullandınız mı? sizin deneyiminiz nasıldı? minimum seviyede bile idare edecek bi performans standardı var mıdır bu ürünlerin?

sizce denemeye değer mi?
0
konetsu
(02.01.26)
valla benim arabanın kendi orijinal ekranı çağ dışı kaldığından, usb ile harita falan atmak gerektiğinden dolayı android ekran taktım ben de orijinal çerçevesi ile uyumlu falan.

söyleyebileceğim şey ekranının kaliteli olmasına odaklanman, cihazdan tek beklentinin sorunsuz carplay/ android auto desteği olması.

benimki uygulamalarda, menüde çok kötü fakat ekranı kaliteli, ses çıkışı kaliteli ve kablosuz carplay olduğu için arabaya biner binmez bağlanıyor ve carplay son derece akıcı ve sorunsuz. o yüzden cihaz kaç gb imiş ne işlemci varmış umurumda değil umurumda olan tek şey ekranının yüksek çözünürlüklü olması, ve carplayin sorunsuz çalışması.

imgur.com
0
denizgonen
(02.01.26)
bende de toyota yaris var carplay takmak istiyorum ama takınca nelerden mahrum kalacağım onu merak ediyorum, acaba dışardan takmalı olanlar daha mı iyi?
0
nahtoderfahrung
(02.01.26)
bu iş için en iyi seçenek bölgenizdeki oto aksesuar-ses sistemlerinin yoğun olduğu bir yere gidip ellerinde modellere bakmak. çünkü servis dışında taktıracağınız cihazların hepsi çin malı, internetten aldığınız zaman görmeden ve desteğin olmadığı bir ürün bana biraz piyango gibi geliyor.

ama bir dükkandan aldığınız zaman ekranı, nasıl duracağını, özelliklerini önceden görebiliyorsunuz, montajını yaptırabiliyorsunuz.

4 farklı arabada android auto-carplay denemişliğim var. bunlardan ikisi orjinal multimedyasında destekli, diğer ikisinde sonradan taktırma multimedya var.

arada nasıl bir fark var derseniz ben herhangi bir fark göremedim. sadece sonradan takılan multimedyaların birinde bir süre sonra iphone park edilmiş aracın konumunu göstermez oldu. onu da kestirmelerden otomasyon ekleyerek hallettim.

eğer tesla ekran tarzı bir ekran taktırırsanız akünüze dikkat edin eskiyse yenisiyle değiştirin çünkü güç tüketimi artıyor. (özellikle start-stop varsa).
+1
bravoteam
(02.01.26)
@bravoteam bu araç türkiyede sadece 3 yıl satılmış onda da çok satılmamış bi model, öyle bölgemdeki oto aksesuarcıda bulabileceğim bi ürün değil o çerçeve. dediğim gibi sadece tek bir satıcıda buldum o da özellikleri belirsiz teyp ile birlikte set halinde. şuan standart 9" modellerden alıp takamam önce o genişletilmiş çerçeve şart...
0
🌸konetsu
(02.01.26)
hocam keşke araç marka modelini de yazsaydınız da "araç neymiş ki" diye aramak zorunda kalmasaydık. anladığım geely mk (2006-2013) aracınız.

aşağıdaki linkte (alıcı ülke TR dışı seçin), geely mk (2006-2013) çerçevesi ile 2004-2007 toyota vios'un çerçevesinin aynı olduğu gösteriliyor.

www.aliexpress.us

2004 toyota vios için de TR'ye gönderen şu aşağıdaki var.

tr.aliexpress.com

edit: tekrar baktım, bunda geely mk da yazıyormuş zaten.
0
shadowfollower
(02.01.26)
Yaklaşık 1 ay önce eşim trendyoldan Toyota Corolla aracimiz için teyp almış.

Bende yaklaşık 3 yıldır Çin'den kaliteli birşeyler almayı planlıyordum.

Bu cihazlar bildiğiniz tablet gibi ürünler. Android cihazlardaki gibi 3 buton bulunuyor ayrıca kontrol merkezi gibi Android tablet veya telefon gibi kullanıyorsunuz.

Gel gelelim üzerindeki uygulamalara cihazın işlemcisi, ram ve diğer donanım özelliklerine bu özellikler ne kadar iyi olursa fiyat da o kadar artıyor.

Benim almayı düşündüğüm cihaz yaklaşık 300 dolar yakın bir fiyatı vardı. Eşim aldığı teyp 4.000 lira. Bu fiyata alınan üründe malesef haritaları kullanmak imkansız.

Diğer ozelllere gelecek olursak car play ile gerek navigasyon ve müzik dinleme işi sorunsuz kullanılıyor. Ayrıca geri görüş kamerası da olması ekstra avantaj.

iPhone ile bir eşleştirme yapmadığım için uyumlu olup olmadığını bilmiyorum.

Eğer Android telefon kullanıyorsanız donanım olarak güçlü bir cihaz almaya gerek yok.

Montajı kendim yaptığım için maliyet olarak oldukça ucuza geldi. Orjinal teyp de satabilirsem oldukça ucuz bir şekilde aracı daha keyifli hale getirdik.

Direksiyon da sadece kontrol tuşları var. Sorunsuz kullanbiliyorum
Telefon görüşmeleri sorunsuz.
0
kaiserr76
(02.01.26)
(4)

İstanbulda lazer ameliyat icin doktor hastane önerisi/anadolu

rebecca
Nerede yaptırdınız kimi önerirsiniz?Azıcık da endişeleniyorum, gidip muayene olacağım ama neye dikkat etmeliyim bilmiyorum.Veni vidi caddebostan 39bin dedi, no touch mışDünyagöz 50 dedi, smile dısındaki yöntemlerin fiyatı buymus. Ama smile 80imiş. Anlayan varsa tüm bunlar nedir ne değildir, bilgi de
Nerede yaptırdınız kimi önerirsiniz?
Azıcık da endişeleniyorum, gidip muayene olacağım ama neye dikkat etmeliyim bilmiyorum.

Veni vidi caddebostan 39bin dedi, no touch mış
Dünyagöz 50 dedi, smile dısındaki yöntemlerin fiyatı buymus. Ama smile 80imiş.
Anlayan varsa tüm bunlar nedir ne değildir, bilgi deneyim paylasırsa çook sevinirim. Ona göre birine muayeneye gideceğim
0
rebecca
(30.12.25)
Etiler Dünya Göz'de Anıl Kubaloğlu'na yaptırmıştım iki sene önce. birkaç ay önce başka bir doktora kontrol ettirdim "kim yaptıysa çok güzel yapmış" dedi.

sizin dikkat etmeniz gereken bir şey yok. kontrollerden sonra olup olamayacağınızı söylüyorlar zaten. 10 dakikalık bir işlem, keşke çok önceden yaptırsaydım.

no touch ile smile arasındaki fark kullanılan teknik nedeniyle ağrı süresiyle alakalıydı sanırım. no touch yaptım hiç de acı hissetmedim. 3-5 gün kaşıntı oluyor o kadar. smile'a gerek yok bence. ben 1000 dolara tekabül eden bir meblağa yaptırmıştım. 27 bin tl idi o zaman.
0
efreet sultan
(30.12.25)
Gözüne dokunulmasından bile rahatsız olan travmatik derecede sıkıntılı arkadaşım sordu soruşturdu, Ataköy Dünyagöz'de Fevziye öndeş yılmaz isimli bir doktorda yaptırdı operasyonu. Ben götürüp getirdim kadın ilgilendi süreçleri anlattı şahidim. 7-8 ay olacak bir problem yaşamadı.
0
Bruce
(30.12.25)
daha önce muayene oldunuz mu lazere uygun mu gözleriniz? ben fatihte emniyetin karşısındaki bezmi alem hastanesinde deçente muayene olmuştum, sonuçlara prof hoca da bakmıştı ve retina kalınlığı lazer için uygun görülmedi, böyle bi şansım yokmuş benim. buna bir baktırın önce derim.
0
Sadece soruyorum
(30.12.25)
veni vidi'nin telefonda verdiği fiyata aldanmayın. hastaneye gidince ek ücretler çıkıyor. telefonda verdikleri ücret 2 numara ve altı no touch için olması lazım, numara yüksekse artıyor. bir de bu ameliyatı olursanız "erken iyileşsin diye sizin kanınızdan ilaç yapıp verelim, o da 3-5 bin tl" diyorlar. ilasik için de +10 bin gibi bir şeydi sanırım. ilasik'in iyileşme süreci daha kolay, ben tek başıma hastaneye gidip eve dönmüştüm bunda. no touch'da sanırım eve tek başınıza dönecek kadar iyi olmuyorsunuz ameliyattan hemen sonra.
0
shadowfollower
(30.12.25)
(10)

2000'lerdeki polisiye dizileri (Cold Case, Bones, The Mentalist, Csi)

put it in your appropriate place
Cold Case başladım ama ilk bölüm sarmadı. Yine de birkaç bölüm izleyeceğim, belki sarar. Bones ile The Mentalist'i duydum. Csi'yi birkaç sezon izlemişliğim var ama öyle kaldı. Ne izleyim, ne önerirsiniz?
Cold Case başladım ama ilk bölüm sarmadı. Yine de birkaç bölüm izleyeceğim, belki sarar. Bones ile The Mentalist'i duydum. Csi'yi birkaç sezon izlemişliğim var ama öyle kaldı. Ne izleyim, ne önerirsiniz?
0
put it in your appropriate place
(22.12.25)
the wire
forbrydelsen
slow horses
broen
0
mikahakkinen
(22.12.25)
bunlar arasındaki en eğlencelisi mentalist diyebilirim. çerezlik gibi başlayıp birkaç bölümde kendine bağlıyor.

bunlar dışında bosch da güzel bence (legacy sarmamıştı beni, izleyemedim onu ama ana seri iyi). dizi eski (2000'ler dizisi) değil ama o zamana da uygun bence.

wire (zaten yukarıda yazılmış) ve shiled var ama bunlar biraz daha ağır konular. herkesi sarmıyor.
0
shadowfollower
(22.12.25)
Rizzoli & Isles, karanlık başlayıp ilerleyen sezonlarda biraz yumuşuyor.
The mentalist +1
Castle
Bones
Daha yeni ama aynı ekolden: The Rookie
0
kobuzchu kiz
(22.12.25)
24
0
ground
(23.12.25)
body of proof
0
elorelia
(23.12.25)
Luther
0
auroraaurora
(23.12.25)
eski dizileri izleyemiyorum.
insanların dudak yapıları, saçları, kıyafetleri, konuşmaları bi garip geliyor, bakışları bile melül.
lie to me benim favorimdi. başrol çok başarılıydı.
0
plastic_angel
(23.12.25)
izlemişsindir ama sherlock.
bi de Lilyhammer.
0
lalu
(23.12.25)
Ben The X Files izlemeye başladım öneririm.
Edit: 2000'ler demişsin benim önerim 90'larınmış. Neyse ben de The Wire diyorum.
0
Amaranta ursula
(23.12.25)
24 +1
su gibi akıyor.
0
nothing in my way
(23.12.25)
(9)

Yol bisikleti için lastik şişirme pompası önerisi?

mikahakkinen
Küçük olanlar işe yaramıyor. Önerilerinize açığım.
Küçük olanlar işe yaramıyor. Önerilerinize açığım.
0
mikahakkinen
(17.12.25)
bende bundan var www.hepsiburada.com yol bisikleti değil ama 85psi basıyorum 1.5 lastiğe. 100psi civarı da basılır ama çok kolay olduğu da söylenemez. bir de ölçümü tam doğru değil bendekinin ibresi düşük gösteriyor biraz.

araba da alınca düzgün bi pompa edineyim dedim şundan aldım memnunum www.amazon.com.tr

yanında presta adaptörü de geliyor. daha ucuz alternatifler de var ama ben güvenilir hassas basıncı doğru bir ürün olsun dedim. einhellin başka aletleri de olduğundan aküsü var elimde. gömülü bataryalı ürünler kısa/orta vadede daha pratik olabilir ama batarya ömrü dolunca kolayca değiştirememe sıkıntısı var.

ben xlc pompayı arabaya attım gerekirse idarelik hava basarım diye 30 küsür psi zaten sıkıntı olmaz, lithium bataryalı ürünü araçta tutmayı tercih etmiyorum. benzinlikte veya eve dönünce de tam basıncı ayarlarım duruma göre...
+1
konetsu
(17.12.25)
Decathlon’dan aldığım basit el pompasıyla çivi girmiş jant üstündeki arabanın lastiğini şişirdim de lastikçiye gittim. 205/55R 19’ta gayet iş yapıyor. Bilemedim.
0
onepointzero
(17.12.25)
@one arabaya 35psi civarı basıyorsun yol bisikletine 100psi üzeri basıyorsun lastik genişliğine göre. hacim olarak daha fazla olabilir ama basınç düşük araba lastiğinde. el pompasıyla zaman alır ama her türlü basarsın o düşük basıncı, yol bisikleti lastiği şişirmek araba lastiği şişirmekten daha zor.
+1
konetsu
(17.12.25)
hocam hem taşınabilir olsun hem iyi şişirsin derseniz şu da fena değil.

www.n11.com

şarjlı bir şey alayım derseniz de şu aşağıdaki fena değil.

www.n11.com

@konetsu'nun önerdiğin einhell bundan daha iyi ama daha ağır olduğu için taşınabilirlik açısından bu daha pratik. ben bisiklet çantamda tutuyorum bunu. ayrıca ufak olmasına rağmen araaba lastiği de şişiriyor. ancak uzun ömürlü olup olmadığından emin değilim, internette "1-2 senede bozuldu" gibi yorumlar da okumuştum.
+1
shadowfollower
(18.12.25)
Yol bisikleti için önemli olan şey yüksek psi ve hafiflik. Şunu tavsiye ederim, formanın cebinde rahatça taşınıyor.

www.bikeandoutdoor.com

Ama bence ayrıca evde kullanmak için de şarjlı bir pompanız olsa iyi olur. Hafif ve küçük pompalar, yolda lastik değiştirdikten sonra sizi idare etmesi için büyük kurtarıcı ama her dışarı çıkışınızdan önce lastiğe doğru basıncı verebilmek için şarjlı pompalar da büyük kolaylık.
+1
thracia
(18.12.25)
ev için mi yanında taşımalık mı istiyorsun?
şununla gayet rahat şişirilebiliyor aslında. en azından eve götürecek kadar.
www.caddebisiklet.com
evde ise xlc ayaklı olandan var. oldukça yeterli.
0
lazpalle
(18.12.25)
@shadow küçük idarelik pompası zaten var diye evde kullanmalık önerdim. belirttim zaten ben arabada bile taşımıyorum bunu ^^ gömülü bataryalı ürünler olduğunu ama dezavantajının da olduğunu vs. belirttim. bence küçük 50-60psi basacağı bi pompa varsa yanında yeterli. lastik patlaması gibi durumlarda idarelik havayı bassa en yakın benzinliğe kadar götürür orada tamamlar mantığıyla yaptım önerimi. küçük pompa işe yaramıyor demesi de büyük pompa önerisi arıyor gibi bi algı yarattı.

@lazpalle bendekinden mi? hava basmada yeterli ama göstergenin yanlış olması canımı sıkıyor benim biraz. sendekinde bu sorun yok mu?
0
konetsu
(18.12.25)
küçük olanla eziyet ince lastiği şişirmek. xlc gibi olanlardan arıyorum.
0
🌸mikahakkinen
(18.12.25)
Bendeki bir eski modeli sanırım. Göstergede bir sorun olmadı şimdiye dek.
0
lazpalle
(20.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.