Giriş
(13)

evli çiftler kaç tane yemek takımınız var?

yenibirgüzelnick
1-kaç yemek takımınız var?2-kahvaltı takımı diye ayrıca bir takımınız var mı?3-hatta şu sunum takımı dediğimiz kocaman tabaklı takımlardan var mı?
1-kaç yemek takımınız var?
2-kahvaltı takımı diye ayrıca bir takımınız var mı?
3-hatta şu sunum takımı dediğimiz kocaman tabaklı takımlardan var mı?
0
yenibirgüzelnick
(22.04.26)
bir tane beyaz sade 12 kişilik, bir tane renkli desenli 6 kişilik var. bir de kahvaltı takımı var, onun tabaklarını da bazen yemekte kullanıyorum
-1
dfn4
(22.04.26)
1 tane var. onu da ikea 365 serisinde almistim, duz beyaz porselen. ihtiyacim olan bir sey oldugunda gidip hop diye ekleme yapiyorum. mesela kayik servis tabaklari ekledim. 3 farkli boy, 4'er tane. Baktik gelen giden cok oluyor, meze koyacak tabak yok gidip aldik. Sonra 4 boy kase aldik. Buyuk salata kasesi, orta boy salata kasesi (tek kisilik kase), buyuk boy corba kasesi ve normal corba kasesi.

Ben tek takim kullanmayi seviyorum. Misafir catal-bicak setim de yok mesela. Kirildiginda ekleme yapabiliyorum, istersem 1-2 desenli alip ekleme yapiyorum. Duz beyaz oldugu icin her sekilde gidiyor. Bir de ikea oldugu icin her daim var.
+1
65 derece
(22.04.26)
12 kişilik 1 tane tam takim misafir için büfe de yatıyor.
6 kişilik 2 tane de mutfakta ruh haline göre kullanilan gündelik takim.
0
sinematikcrop
(22.04.26)
Takim olarak 0 :)
Toplama her sey. Ben böyle daha cok seviyorum. 40 yas üstü falan oldam takim alirdim ama. Bir de bizim öyle misafir agirlama imkanimiz yok.
-3
Purple life
(22.04.26)
1- günlük tabaklarım var çok fazla değil. bir tane de misafir yemek takımımız var ama onları da günlükte kullanıyoruz.
2- kahvaltı takımımız yok
3- sunum takımı, supla vs yok. birkaç tane amerikan servis annem yapmıştı örgü şeklinde, benim de özenip aldıklarım var ama hiç kullanamadık.
+1
Hallegadola
(22.04.26)
1 tane 12 kişilik misafirlik yemek takımım var onu sadece misafir gelince kullanıyoruz, genelde konsolun içinde öyle duruyo. 3,5 yıllık evliyim, bu süreçte kırılan parçalar oldu takım bozuldu yani.

günlük kullandığım 6 kişilik beyaz düz tabaklarım var ama onun da bir kısmı kırıldı birkaç tanesi komşuya gidip geri gelmedi :) takım bozuldu yine.

yine günlük kullandığım 8 kişilk de kahvaltı tabaklarım var pasta tabağı boyutunda, o takımın küçük tabakları da var reçel filan koymak için ama o küçük tabaklara ne bulsak koyuyoruz akşam yemeğinde turşu filan. tabi ki bunun da bazı parçaları kırılmak sureti ile takım bozuldu.
+1
Sadece soruyorum
(22.04.26)
1- 1 takim var 12 kisilik, gunluk pek kullanmiyoruz. 1 de toplama gunluk kullandiklarimiz var, cesitli.
2- hayir
3- hayir
0
lemmiwinks
(22.04.26)
1 adet 12 kişilik takım var ama misafir için konsolda duruyor. sadece misafire çıkarıyorum.
1 adet 6 kişilik gündelik kullanmaya aldığım takım var. takımlığı da pek kalmadı kırıla kırıla.
haricinde annemden çarptığım kırılanların yerine koyduğum tabak çanaklar var.
2şer adet 12 kişilik çatal bıçak setim var. eşimin ailesi kalabalık olduğu için hepsi geldiğinde ya da kirlendiğinde 12 kişilik yetmiyor. çatal bıçak çok kirliye gittiği için de iyi oluyor açıkçası.
kahvaltı takımı yok ekstradan. bence gereksiz. o mini mini kahvaltılıklar kullanılmıyor bile.
sunum takımı da yok.
+1
rayde
(22.04.26)
12 Kişilik 2 full tam takım çorbalık servislik dahil. en az 20 tane borcam en az 10 tane ayrı servis tabağı.
günlükte 1 takım 12 kişilik var, evde sanırım 100 tane çay bardağı vardır.
2 tane kahvaltı takımı var bunlardan ayrı olarak biri günlük kullanılmıyor diğeri misafirlik.
bunlar annenin senelerdir topladığı hediye gelen vefat eden büyüklerden falan kalanlarla oluştu. ama en son çok beğendiği bi 12li çay bardağı seti aldık yinedeee..
çok almamak lazım ilk evlenildiğinde sürekli modeller değişiyor insan sıkılıyor alıyorsuni hediye geliyor vs vs
0
eja
(22.04.26)
Misafirden misafire çıkan 12 kişilik konsolda yatıyor.
1 tane 6 kişilik günlük set
1 tane 6 kişilik kahvaltı takımı
Takımı kendi yaptığım outlet setim var bir de gündelik takım gibi
0
cilekli pasta
(22.04.26)
evde tek takim set var.
onu da hem kendimize hem de misafire kullaniyoruz.
bizim en gereksiz geleneklerimizden biri oldugunu dusunuyorum misafire ayri set falan, gereksiz masraf ve yuk.
0
cooperr
(22.04.26)
Misafir için tek bir 12’lik set var a’dan z’ye her şeyiyle…
Evde de günlük tabaklarımız var. Mesela 20 civarı servis tabağı. Bir o kadar yemek tabağı. (Kırıla kırıla azalıyorlar) Yine günlük kaseler, meyve tabakları vs…
Kahvaltı için bazı takımlarımız var ama özel şeyler değiller. Düz beyaz ve boy boy. Bazısı gondol gibi, bazısı kare, bazısı salata tabağı gibi farklı boylarda beyaz şeyler.
Sunum tabakları da bol maalesef.

İlginç olan, senede bir-iki misafir almamız…
0
yadigar
(23.04.26)
misafir biz neyle yersek ondan yer. tek takım, kırılmışları düşersen %75 takım falandır.
0
robokot
(23.04.26)
(7)

Kargolar elektronik ürün kabul etmiyor mu?

rayde
Tablet gönderecektim gayet de güzel paketledim koliledim vs. DHL'ye gittim elektronik ürün kabul etmiyoruz dedi. Sadece PTT ile gönderim yapabilirsiniz hiçbir firma kabul etmez dedi.Kalktım Yurtiçi kargoya gittim hiç sormadan aldılar.Yani ben şimdi bireysel gönderi olarak telefon, tablet falan gönde
Tablet gönderecektim gayet de güzel paketledim koliledim vs. DHL'ye gittim elektronik ürün kabul etmiyoruz dedi. Sadece PTT ile gönderim yapabilirsiniz hiçbir firma kabul etmez dedi.
Kalktım Yurtiçi kargoya gittim hiç sormadan aldılar.
Yani ben şimdi bireysel gönderi olarak telefon, tablet falan gönderemiyor muyum? Yoksa ordaki sorumlu kişinin işine mi gelmedi.
0
rayde
(21.04.26)
ediyor ama sigortasız gönderiyolar sorumluluk almıyolar. pttde sigortalı gidebiliyor sanırsam.
0
jelly bear
(21.04.26)
mediamarket siparişim ptt harici firma ile geldi kucuk elektronik urundu, ptt ile gelen elektronik ürünüm hiç olmadı neredeyse,
0
eja
(21.04.26)
ticari gönderi ya da iadede sorun yokmuş da bireysel gönderi yapamazsınız dedi resmen açık açık :S
0
🌸rayde
(21.04.26)
Daha dün dhl ile laptop gönderdim. İçinde ne var dediler laptop dedim. Kutunun üzerine dikkat kırılır etiketi yapıştırdı ve aldı . Sizin gittiginiz şube sizi başından savmış
+1
limonlu eksi
(21.04.26)
yurtiçi ile telefon gönderdim. sigortasız, başına bir şey gelirse biz karışmayız diyerek kabul ettiler.
0
inheritance
(21.04.26)
ticari gönderide aletin yanında faturası var sıfır olduğu belli, fiyatı belli. şahsi gönderide içinde herhangi bişey olabilir kaybolduğunda tazminatı çok belirsiz. dandik bir telefon kaybolunca içinde iphone17 vardı diyecek fırsatçıların önüne geçmek içindir.
0
orpheus
(21.04.26)
ptt kargo ile kamera, lens göndermiştim.
0
yurtsuz john
(21.04.26)
(10)

Hayattaki hedefiniz

arbre
Yaş 33 oldu. Evlilik düşünmüyorum. Çocuk düşünmüyorum. Ölene kadar iş güç. Gezip dünyayı görme kısmı dışında başka ne yapılabilir? Aynı durumda olanlar ne düşünüyor?
Yaş 33 oldu. Evlilik düşünmüyorum. Çocuk düşünmüyorum. Ölene kadar iş güç. Gezip dünyayı görme kısmı dışında başka ne yapılabilir? Aynı durumda olanlar ne düşünüyor?
-9
arbre
(20.04.26)
dunyayi gezmek
+1
baldur2
(20.04.26)
gönüllülük çalışmaları, aklınıza yatan bir stk için çalışmak
+1
mezzosprite
(20.04.26)
Çocuk ve eş olmaması acayip bir maddi rahatlık sağlıyor. Ben kendimi seneye erkenden emekli edeceğim yaş 42, gerçekte ise 61 yaşına kadar beklemem gerekiyordu ama prim gün sürem 7 aya bitiyor salacağım gerisini. Yani ölene kadar iş güç kısmından sıyrılabilirsiniz. İşim gereği yıllarca gezdim durdum, zerre bir yere seyahat etmeyeceğim. Sakin bir beldeye müstakil ev yaptırıp, hayvanlarımla birlikte kafa dinlemeyi düşünüyorum.
+2
koskoca kirpi
(20.04.26)
@koskoca kirpi +1

Ben de benzer durumdayım, yaş 37. Bekar isen (en azında resmi evliliğin yoksa, çocuk sahibi değilsen) yaşamında karar vermek çok daha kolay oluyor. Planım 40-41'e kadar biraz daha çalışıp, para biriktirip erken emekli olmak. Sonrasında güzel mevsimlerde Avrupa-Türkiye arası bisiklet ile seyahat etmek, yolda olmak. Havanın soğuduğu zamanlarda da evime gidip sakince kitap okumak var. İnsan kendi amacını kendi yaratır. Ben bu şekilde yaşamayı planlıyorum, siz de kendinize göre bir amaç yaratacaksınız işte : )
+5
burka
(20.04.26)
37 yaşında erkek kişisi olarak; kendimce güzel bir hayat yaşamak. Genel ve yüzeysel olduğunun farkındayım.

42 yaşıma kadar mevcut yaşantımı devam ettireceğim. Sonrasına bakarım.
+2
put it in your appropriate place
(20.04.26)
Ayda bir de olsa çocuklu fakir bir ailenin evini marketten aldıklarında ziyaret et.
Şahit olarakta her zaman yanında bir arkadaşın bulunsun.
Dua almak iyidir .
-2
diyecevaplandı
(20.04.26)
Birilerinin yararına bir şeyler üretmek olabilir, para ihtiyacı yoksa bir hobiyi buna dönüştürebilirsiniz mesela. ben para kazanma derdi olmadan seramik yapıp bununla ilgili birilerine fayda sağlayacak bir şeyler yapmak isterdim. Sadece bir örnek.
+1
amelie poulain
(20.04.26)
motor al.
0
antihero
(21.04.26)
yaş 34, evlilik, çocuk var.
sakince kitap okuyabilmek, işsiz kalmamak dışında hiçbir hedefim yok tamamen bıkmış durumdayım.
medeni durum gibi şeyler değiştirmiyor demek ki sonucu.
0
rayde
(21.04.26)
Ölene kadar yaşamak. Başka bir planım yok.
+2
peki madem
(21.04.26)
(10)

blackout perde önerisi

jelly bear
bi tane aldım ama böyle oldu. https://hizliresim.com/51ln2vqışığı baya kesiyor da tam beklediğim gibi değil. %99 ışık geçirmeyeni yok mu bunun? varsa direkt link atabilirseniz müteşekkir olurum
bi tane aldım ama böyle oldu. hizliresim.com
ışığı baya kesiyor da tam beklediğim gibi değil. %99 ışık geçirmeyeni yok mu bunun? varsa direkt link atabilirseniz müteşekkir olurum
0
jelly bear
(20.04.26)
ikea’dan memnunuz biz bu konuda. Hem stor tipi hem klasik perde tipi olan var, tam karartma yapıyor.
+1
orient blue
(20.04.26)
%99 blackout perde bulsanızda, perde-duvar arasındaki boşluktan hep ışık gelecek. bu yüzden ya perdeyi kornişin sonuna kadar çekebilecek genişlikte almanız lazım, ya da perdeden vazgeçip camlara kepenk yaptırmanız lazım.
0
galahad reloaded
(20.04.26)
ikea + 1. perdeyi duvardan biraz daha geniş alın.
0
inheritance
(20.04.26)
yanlardan ışık gelmesine okeyim o doğal bi şey uzun perde alarak çözebilirim, ama ortadan gelmesi kötü
0
🌸jelly bear
(20.04.26)
%100 ışık geçirmeyeni var. ve hatta %100 ışık geçirmiyorsa blackout denmez gibi bir bilgi var bende. yani bu sizin perde blackout değil bence. sadece çok kalın bir perde.
0
co2s2
(20.04.26)
bence de değil de öyle satıyolar.
0
🌸jelly bear
(20.04.26)
boyle blackout perde olmaz, blackout perde dublex olur, burgulu olur, agir olur, 100% karanlik yapar, evde kullaniyorum, direkt evlenirken yaptirmistim perdeciye oldukca saglam 6 yildir sorunsuz kullaniyorum eskime yipranma hicbir sey yok
0
tahtakafa
(20.04.26)
evidea mağazasından almıştım . gri bir perde olmasına rağmen ışığı hiç sızdırmıyor tavsiye ederim . dokusu çok sık , yumuşak satene benzer bir malzemesi var .
0
devilone
(20.04.26)
blackout değil bu, blackout perde daha kalın oluyor, yanlardan ışık gelmesi haricinde tamamen karartıyor. mesela benim evdeki : hizliresim.com
lamba açıkken çektiğim için belli olmasa da ağır ve kalın bi kumaşı olduğu anlaşılıyor.
ben perdeciye ölçüleri vererek yaptırmıştım.
farklı kalitelerde oluyor zaten kumaşlar. iyi kalite olanı seçersin.
0
rayde
(20.04.26)
şuan çektim 15:30 gündüz saati dışarısı aydınlık. perdenin altından da bellidir zaten güneşli hava. perdemin performansından gayet memnunum :)
i.imgur.com

blackout perdenin ışığı kesişi böyle olmalı. bazı arkadaşların dediği gibi dublex veya burgulu? değil. burgulu dediği pileli filan sanırım emin olamadım ama...
şöyle: i.imgur.com eski fon perdemden daha kalın veya ağır da değil ama arkasına parlak fener dayayıp test etsem de kesiyor ışığı.

kışın mecbur orta kısmını peteğin arkasına tepiklediğimden buruştu biraz :D

markalı ürün değil, hepsiburada'da en ucuzlarından birini alıp geçmiştim 400x260 ölçüde 523tl'ye almışım
+1
konetsu
(20.04.26)
(8)

Bebek arabası

rahmi pinkfloydoglu
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?Travel sisteme ihtiyacım var galiba.Bütçe max 30000.
Allah izin verirse bebeğim doğacak yakında. Bebek arabası alacağım ancak 100 çeşit model arasından seçemedim. Sizin kullandığınız tavsiye ettiğiniz bir model var mı?

Travel sisteme ihtiyacım var galiba.

Bütçe max 30000.
+1
rahmi pinkfloydoglu
(19.04.26)
art cat chocolate
(19.04.26)
Önce önerilerimi siralayayim :) sonra kendi kullandigim arabayi linklicem ama milyorluk markalardan degil

* hafif olmasi cok onemli
* tek elle acilip kapanabiliyor olmasi COKK onemli
* kompakt olmasi iyi olur
* iki yone de donebilir olsa iyi olur (ilk 2 ozelligi iptal ediyor sanirim bu)
* sürüş konforu... kolay manevra yapabilmesi iyi olur
*tam yatis pozisyonu iyi olur
* puseti ek aparat olmadan oturtabilmek iyi olur
*iki yone kullanimi yoksa gozetleme penceresi bulunsun (belki hepsinde vardir bilmiyorum)

Benim kullandigim *iki yonlü kullanim haric tum kriterleri sagliyordu. Kabin boy ayrica
www.e-bebek.com

Ek: linkledigim iki yone dondurulemiyor ama ilk 3_4 ay kullanacagin puset ebeveyne donuk sekilde takiliyor tek hamleyle . Sonra zaten bebek buyudugunden cok sorun olmadi yuzunun bize donuk olup olmamasi
+3
üğpoıuy
(19.04.26)
Sağlıkla gelsin inşallah.

Tavsiyem kesinlikle hafif ama dayanıklı olması. Tek ele açılıp kapanması çok önemli. Estetik özellikleri inanın önemsiz. Tavsiyem maxi cosi veya bugaboo. Hele yurtdışından alabilirseniz tadından yenmez
+2
wild honey suckle
(19.04.26)
Soruya kaynak yapabilir miyim müsaadenizle?

Kraft, kanz ve prego markaları iyi midir?
0
Hallegadola
(19.04.26)
Hayırlı olsun. Genel olarak bir heyecanla herkes uçup kaçıyor ama ben Chicco goody plus aldım, 2 senedir kullanıyorum, her ihtiyacımı karşıladı. Temel motivasyon taşıma ve katlama kolaylığı ve hafiflikti. Ayrıca kolay gelsin, kendine araba alacak olsan daha az kafan karışırdı:)

* Bugaboo ile benzer ama daha iyi söylediğim model. İngilizler test yapmıştı. Youtube'da vardır.
** Türklerin yapıp Almanca isim koyup sattığı markalardan uzak durdum.
+1
prole
(19.04.26)
cybex eezy s twist 2. biz memnunuz. öne ve arkaya dönebilmesi çok rahat. kolay acılıp kapanabiliyor. bir de bununla uyumlu puset/ana kucagı da almanız lazım yenidoğan dönemi için.

yolculuk için daha hafif ve küçük tekerli modeli de(libelle?)aldık sonradan. çok sarsıldığı için iade ettik, diğerinden devam ediyoruz iki bucuk yıldır.
0
unalub
(20.04.26)
mamas papas flip xt kullandık biz 9-10 yıl önce. mis gibiydi. kullanması çok pratikti. üstüne de başka bir marka ana kucağı vs almıştık.

bebek arabası hala duruyor, uygun bir fiyata vereyim size. gayet temiz
0
co2s2
(20.04.26)
Chicco One4Ever Lounge
0
rayde
(20.04.26)
(5)

Bim'e gitsem, kamera kayıtlarına baktırırlar mı?

ya ben lan neyse
cebimde 20 bin vardı, düştü, en son buraya gelmiştim, desem? orada olduğum tam 10 dakikalık arayı da saat olarak biliyorum. izletirler mi? polisi falan karıştırmadan?
cebimde 20 bin vardı, düştü, en son buraya gelmiştim, desem? orada olduğum tam 10 dakikalık arayı da saat olarak biliyorum. izletirler mi? polisi falan karıştırmadan?
0
ya ben lan neyse
(14.04.26)
Zorunda degiller ama izletirler bence
0
üğpoıuy
(14.04.26)
izletmek zorunda değiller ama şirinlik yaparsanız izletebilirler. kurumsallıkları tutarsa izletmezler. geçen gün ikea'da rafta duran içindeki ürün bitmiş (mum muydu neydi ürün de), atılacak boş kutuyu istedim. tam 45'lik plak koymak için uygundu. el kadar ufacık kutu anasını satayım. onlar sayılı, geri dönüşüme veriyoruz, veremeyiz dedi vermedi ya la adam raftaki ufacık boş kutuyu. sormayıp alıp götürsem kimse bir şey demezdi, dürüstlüğüm tuttu sordum.

bu arada bana başka bir şeye bakmak istiyorsunuz da param kayboldu bahanesi uyduruyorsunuz gibime geldi. tamamen kendi fikrim, kendi hissiyatım. belirtmek istedim sadece.
+12
kibritsuyu
(14.04.26)
bence izletmezler, bizim komşunun park halindeki arabasına çarpılmıştı, evin altındaki kuruyemişçi bile kurumsal ayağı yaptı ve izletmedi kamerayı. asla sorumluluk almazlar başımıza bir şey gelir diye korkarlar ama şansını dene tabi ki.
0
Sadece soruyorum
(15.04.26)
annem cüzdanını kasada bıraktığından şüphelenmişti; üç harfli başka bir market izletmişti. yaşlı bir insanın işini kolaylaştırmak için yapabilirler ama sizin durumunuz şüpheli. mesela ben başka bahane sunabilirim ama aslında hasmımı takip ediyorumdur; oradaki görüntüye göre suç işleyeceğimdir vs; bu riske gireceklerini sanmıyorum. çoğunlukla biz bakarız, size döneriz diyorlar.

yine bizim bahçede bir hırsızlık olmuştu, kaçan aracın plakasını göremedim. alt sokaktaki elektrikçi -kamera montajı da yapan biriydi- dükkanın önündeki kameranın görüntülerini vermemişti şrfsz mesela. dışarıda da millet bu işlere uyandı, karışmak istemiyorlar +1
-1
lil siztah
(15.04.26)
sana izletmezlerse bile onların izleyip orda düşüp düşmediğine bakmalarını istesen? ona göre polise gidersin mesela.
0
rayde
(15.04.26)
(6)

İki Yaş Doğum Günü Hediyesi

rock n roll
Selamİki yaşına girecek olan bebeğe doğum gününde ne alabilirim?Kıyafeti çok o sebeple kıyafet almayacağım. Oyuncak olur mutlaka; zekasını geliştirecek ne alabilirim? Geçen sene lego almıştım. Önerilerinizi bekliyorum, teşekkürler.
Selam

İki yaşına girecek olan bebeğe doğum gününde ne alabilirim?

Kıyafeti çok o sebeple kıyafet almayacağım. Oyuncak olur mutlaka; zekasını geliştirecek ne alabilirim? Geçen sene lego almıştım. Önerilerinizi bekliyorum, teşekkürler.
0
rock n roll
(14.04.26)
shadowfollower
(14.04.26)
Bütçeniz varsa magly manyetik bloklarla oynaması baya keyifli oluyor.
Çeşitli şekillerde olanları veya daha az parçalıları da mevcut. magly.com.tr
+2
rayde
(14.04.26)
www.amazon.com.tr tam ayrı ev çadır vs oyunu kurdukları dönemler o yüzden bunu da seviyorlar bu yaşlarda.
+1
pide
(14.04.26)
manyetik blok +1
+2
black holes in the sky
(14.04.26)
Manyetik blok +1

Bir de suyla oynamaya bayıldıkları için:
ty.gl
+2
ekimoloji
(14.04.26)
öneri verenler ya çocuksuz ya da 5+2 bahçeli villada yaşayanlar için öneri vermişler. bir eve hediye alırken boyutuna dikkat etmek lazım. biri çocuk için deva boyutta bi hediye getirse elden çıkarmak zorunda kalırım ya da depoda bekler. aynı şey aşırı sesli oyuncaklar için de geçerli.

www.trendyol.com
şunu önerebilirim ben de.
-2
elorelia
(15.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-4
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-12
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
0
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-8
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(2)

Doktor arkadaş varsa acil?

ahmedemirel
merhaba değerli tecrübeli yazar arkadaşlar.tepe-kuyruk sokumu uzunluğu (crl) 32nuchal translucency (nt) | 1,2kan değerlerif.beta hcg 87papp - a 3.06eşim şuan 15 haftalık gebe. yaşı 35 ilk gebelik.nipt testi yatırmaya gerek var mı? bu verilerden anlayan varsa yorumlayabilir mi?
merhaba değerli tecrübeli yazar arkadaşlar.
tepe-kuyruk sokumu uzunluğu (crl) 32
nuchal translucency (nt) | 1,2

kan değerleri
f.beta hcg 87
papp - a 3.06

eşim şuan 15 haftalık gebe. yaşı 35 ilk gebelik.
nipt testi yatırmaya gerek var mı? bu verilerden anlayan varsa yorumlayabilir mi?
0
ahmedemirel
(08.04.26)
NT 1.2 mm ölçüm haftasını bilmeden anlam ifade etmiyor. NIPT non-invasive bir test, bir zorluğu yok. Kombine test sonucu, NT ölçüm haftası, NT değerleri ve anne yaşı normal sınırlar içinde olsa bile ben tavsiye ederim.
+1
alice in potatoland
(09.04.26)
doktor değilim, maddi durumunuz varsa nipt yaptırın. bir tüp kan veriyorsunuz o kadar. ben yaptırdım 32 yaş gebelikte içim rahat etti. baba yaşı da önemli mesela 40 yaş üstü risk yaratmaya başlıyor.
0
rayde
(09.04.26)
(6)

Gunes kremi tavsiye

acelaacedebela
Bu aralar kore markalarının Gunes kremleri çok popüler oldu. Diger markalardan farki nedir? Deneyip memnun kaldiginiz ürünleri nedenleriyle belirtebilir misiniz?
Bu aralar kore markalarının Gunes kremleri çok popüler oldu. Diger markalardan farki nedir? Deneyip memnun kaldiginiz ürünleri nedenleriyle belirtebilir misiniz?
0
acelaacedebela
(08.04.26)
Valla ben kore markası hiç kullanmadım, eczane ürünü olan solante markasını kullanıyorum. hatta hamile olduğum için solante pregna ürününü kullanıyordum. hala da devam ediyorum. mineral filtreli ve yağlanma yapmadığı için memnun kaldım.
0
rayde
(08.04.26)
kore markalarının popülerliğinin genel sebebi k-beauty akımı. k-pop ve k-drama'nın son yıllarda dünya çapında popülerliğini ciddi şekilde arttırmış olmasının etkisi büyük. temel farkı pazarlama yani.
0
konetsu
(08.04.26)
Solantenin içeriği çok kötü, pregna da dahil.. temiz içerikli güneş kremleri için instagram kullanıyorsanız "içerikleri ne" diye bi hesap var oraya bakabilirsiniz
0
mezzosprite
(08.04.26)
la roche
0
eurhka
(09.04.26)
kore markaları kullanımları kolay (yeni filtrelerden dolayı beyaz iz bırakmayan jelimsi his) ve ucuz diye meşhur oldu. Birkaç sevdiğim marka var (beauty of joseon, haruharu gibi) ama güneş kremi konusunda yine de elta md uv clear’i tek geçerim. doktor önerisi olarak kullanıyorum. abd’de yaşıyorsunuz galiba benim gibi, bulmanız oldukça kolay olduğundan öneriyorum.
0
little miss rejectee
(10.04.26)
evet o markayi ben de duymuştum. Bakacağım mutlaka.
New Jersey’deyim evet.
tesekkur ederim.
+1
🌸acelaacedebela
(10.04.26)
(14)

Çocuk olmuyor olabilir mi?

tahirkemalbozoglu
Yaşlar 35Şimdiye kadar istemedik, hala istediğimizden şüpheliyiz gerçi de.. bu aralar korunmasiz takiliyoruz. Bi süre adet gecikmesi olunca acaba mı filan derken baktık ki karavana. Biraz üzülmedim değil haa. İsteyen kişi için mesela ne zaman veya hangi süreçten sonra bi doktora gideyim denilmeli?
Yaşlar 35
Şimdiye kadar istemedik, hala istediğimizden şüpheliyiz gerçi de.. bu aralar korunmasiz takiliyoruz. Bi süre adet gecikmesi olunca acaba mı filan derken baktık ki karavana. Biraz üzülmedim değil haa.
İsteyen kişi için mesela ne zaman veya hangi süreçten sonra bi doktora gideyim denilmeli?
+1
tahirkemalbozoglu
(27.03.26)
35 üstü için beklemeye gerek yok hemen gidip muayene olabilirsiniz.
+2
kaptan maydanoz
(27.03.26)
ben rutin sperm testi yaptırıyordum. test düşük çıkınca gittim.
0
gazozailacatmauzmani
(27.03.26)
Öncesinde zaten iki taraf da genel bi muayene olmalı, doktorun önerdiği folik asit gibi takviyeler oluyor onlar kullanılmalı.
+2
ekimoloji
(27.03.26)
6 ay aktif bir sekilde denenip olmuyorsa, bu doktora gitmek icin en erken süre kabul ediliyor.

Daha bu hafta jinekologa sordum.

Ayrica sma ve akdeniz anemisi var mi diye önceden test yaptirabilirsiniz. Sma tehlikesi var ise tüp bebek ile bunun önüne geçmek mümkün.

Anne adayinin da kizamik asisi varsa cok iyi. Yoksa ol demisti doktor bana.

Folik asit+1 bi de. Hem döllenme icin hem embriyo gelisimi icin iyiymis.
0
Purple life
(27.03.26)
İstediğinize çok emin değilseniz bu işe girmeyin. Çok zor ama çok da mutlu eden bir iş. Ama çok isteyince bile kolay değil çocuk büyütmek.
Biliyorsunuzdur mutlaka ama takvim işlerine dikkat etmeniz gerekiyor çocuk sahibi olmak için.
1 yıl deneyip de olmayıncaydı galiba resmi olarak doktora gitmek gerekmesi ama niyetiniz ve imkanınız varsa gidiverin doktora.
+1
michael_knight
(27.03.26)
Yaşlar +35 olduğu için deneme süresi 6 ayı geçince doktor muayenesi şart oluyor genelde

Benim naçizane bir tavsiyem olacak, çocuk olayı maddi ve manevi olarak çok zor. Eşinizle en başında bir iş birliği-kim neleri yapabilir nerde nasıl destek olabilir gibi bir konuşma, görev paylaşımı noktasında anlaşma- sağlamanızı öneririm.
0
purplee
(27.03.26)
bence 35'ten sonra hamile kalamamayı değil kalınırsa ve problemli bir gebelik yaşanırsa ne yapılacağı düşünülmeli. bu yaşlardan itibaren anne ve bebek için riskli hal almaya başlıyor. preeklampsi-eklampsi riskleri artıyor anne için, diğer komplikasyonlar da. bebek için de düşük, down vs. gibi sendromların riski artıyor.
zannımca kadın taraf düzenli adet görüyordur, adet varsa yumurtlama da vardır. emin olmak için basit bir jinekoloji muayenesi yetiyor, yumurtalıklara bakıp "evet yumurtluyorsun bu ayki yolda hatta" diyebiliyorlar. bir problem olduğu vakit muayenenin ötesinde testlere geçiliyor istek doğrultusunda. erkekte de sperm problemi yoksa kaza kurşunu atmanız an meselesi.
0
nolmus yani
(27.03.26)
35 yas öncesi bir sene denemeden sonra, 35 yas sonrasi 6 ay denemeden sonra doktora gitmek gerek diyorlar.
burada böyle sorular sormayin, felaket tellalligi, koca kari önerileri alir basini gider, bos yere moraliniz bozulur.
sadece kadin degil ayrica, kisirlik sorunlarinin %49'u kadindan, %49'u erkekten, %2'si her ikisinden kaynaklaniyor.
folik asit + demir kullanimi genelde önerilir ama öncesinde tabii ki kan testi veriliyor, belki ona bile gerek kalmayacak.
benim doktorum ek olarak bende gebelik öncesi kizamikcik asisina, roseola infantum bagisikligina ve toksoplazmaya baktirmisti. Rubella IgM degerim, yani kizamikcik bagisikligim, cocuklugumda asi olmus olmama ragmen negatif ciktigi icin tekrar karma asi olmustum mesela.
uzun lafin kisasi, böyle cok fazla sey var. gidin doktora ne gerektigini o söylesin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.03.26)
rutin kontrole gidebilirsiniz illa bunun için beklemeye gerek yok. ben kontrolde yumurtalarımın azaldığını öğrenmiştim mesela keşke her yıl düzenli kontrole gitseydim erken fark ederdim. bir sorununuz yoksa bile planlı ve sağlıklı gebelik için doktora muayene olun. hiçbir şey olmasa bile kan değerlerinize bakılır, folik asit başlanır.
+1
rayde
(27.03.26)
Burada bu soruları sormayın moraliniz bozulur +1

En iyisi doktora gidip danışmak, rutin muayene yerine geçer, pap smear ihmal edildiyse arada ona da bakılır, gerekirse folik asite başlanır. Gerçekten çocuk ile birlikte gelecek sorumluluklara hazır olup olmadığınızı da sadece siz bilebilirsiniz.
+1
kullanicadi
(27.03.26)
Gebelik öncesi anne adayı gidip genel bir kontrolden geçmeli hem ultrasonla bakılır hem eksik olan vitamin mineral tedavisi başlanır. Yumurtlama günleri var bu konuda da bilgilendirir doktor bilinçli hareket edersiniz.
+1
cilekli pasta
(27.03.26)
Bir ay öncesinden folik asit kullanmaya ve gün takip etmeye başlamıştım ben. Ama adet düzensizliği, çikolata kisti vs vs varsa bir doktorla ilerlerseniz daha iyi olur.
0
Hallegadola
(27.03.26)
genelde erkekte problem oluyor ama yine kadınları yazmışlar ya çıldıracağım.
+1
deartheodosia
(27.03.26)
bu konuda tip gercekten yine herseyi kadinlara yikmis, cok ilginc geliyor surecler. hani ozellikle oturup "ulan dur bakalim bunu nasil kadinlarin problemi haline getiririz" diye dusunmemislerdir mutlaka ancak sistem buraya evrilmis.

kadin olarak:
daha gebe kalmayi planlarken, denemeye baslamadan takviye alma
yumurtalik rezervelrine baktirma
belli gunlerde belli hormon takipleri (dongunun 3. gununde x, 15. gununde y vs)
yumurtlamayi yakalamak icin gundelik hormon takibi
yumurtlamayi tetiklemek icin ilac
vucut isisindaki degisimleri takip etmece
vajinal sivilarin dokusu, rengi, kivaminini takip etmece
ovulasyon - regl arasi oldu mu aceba diye gundelik test etmece
8-9 gun sonra pozitif test gorup 3-5 gun sonra regl olma (yaygin epey)
gibi yapilabilecek tonla sey var.

erkek olarak, alkolik olmamak, jakuzi kullanmamak ve sperm analizi yeterli.

velhasil, ozellikle kadin olarak kafayi yememek icin, adet duzensizligi yasamiyorsaniz, takilin kendi kenidnize 5-6 ay. dogru gunleri denk getirdiginizden emin olun yeter, varsa LH striplerini kullanabilirsiniz. ille de test edelim diyorsaniz sperm analizi ile baslayin hatta. sonrasinda genel muayene ile daha yakindan takibe baslayabilirsiniz.

34F - 37M bildirdi.
0
taurina
(28.03.26)
(1)

Toparlayici tayt onerileriniz

narod
Gercekten toparlayan, yuksek bel, dikişsiz tayt onerileriniz var midir? Spor icin degil, gunluk hayat icin istiyorum
Gercekten toparlayan, yuksek bel, dikişsiz tayt onerileriniz var midir? Spor icin degil, gunluk hayat icin istiyorum
-1
narod
(18.03.26)
oysho'nun taytları bu konuda iyi bence ama hitap eder mi bilemedim..
0
rayde
(18.03.26)
(10)

Bebeğe hiç tatmadığımız şeylerden vermek?

eisberg
Merhaba, bebeğimiz daha 2 yaşında sayılır. Yaban mersini, chia tohumu, keçiboynuzu/badem unu, mango vb. şeyler de veriyoruz. Bunların çoğunu ben bile yeni tanıdım desem yeridir ama çocuğa veriyoruz. Hoş verdiğimiz miktarlar çok az ama yine de emin olamadım bu tip "ailenin (hatta ülkenin) besin gelen
Merhaba, bebeğimiz daha 2 yaşında sayılır. Yaban mersini, chia tohumu, keçiboynuzu/badem unu, mango vb. şeyler de veriyoruz. Bunların çoğunu ben bile yeni tanıdım desem yeridir ama çocuğa veriyoruz. Hoş verdiğimiz miktarlar çok az ama yine de emin olamadım bu tip "ailenin (hatta ülkenin) besin geleneklerinde olmayan" şeyleri vermenin sakıncası var mı?
0
eisberg
(10.03.26)
Bu saydıklarınız günümüzdeki pek yabancı değil. Ben çocukluğumda mangoyu en iyi ihtimalle televizyonda görmüşümdür. Şimdi semt pazarında almayanı dövüyorlar neredeyse. Hakeza yaban mersini de öyle. Chia tohumu zincir restoranlarda menülere gireli çok oldu. Ayrıca bence çok iyi bir şey yapıyorsunuz. Bizim eve roka girmezdi mesela. Hala yemez annemler. Dışarıda yemeğin yanında gelince nevrim dönüyor. Nefret ediyorum. Bir de yekpare koymuyolar mı! Hah, çocuğunuz benim gibi olmasın istiyorsanız her şeyden tattırın bence.
+1
auroraaurora
(10.03.26)
Ben de tatlı patatesi oğlanın tadımları sırasında yemiştim ilk kez :) Gelecekten spoiler vereyim nasıl başlarsanız öyle gidiyor. Eşek sıpası eti sadece kuzu seviyor, en sevdiği meyve ejder mervesi, yoğurdunu yaban mersini ile yiyiyor. Anası pudra şekeri serperdi mesela kış günü yaban mersinini mi görmüş.
Sakıncası ona değil de sizin cebe olur olsa olsa.
+1
cilekli pasta
(10.03.26)
sorunuza cevap: bir sakincasi oldugunu zannetmiyorum.
ama bu dönemsel cikan superfood olayi beni asiri irrite ediyor. cocuga her sabah keciboynuzu unundan muffin yapmaz, omletinin icine chia tohumu koymazsan cocuk gerizekali olacakmis gibi bir algi ve baski var. ek beslenmeye gecen cocuklar icin tarif veren kanallardan bu sebeple gercekten nefret ediyorum. abartisiz haliyle hislerimi nefret kelimesi tanimlar. insanlarin %90'i fakirlik sinirindan bir tik üstte yasiyor, asiri görgüsüzlük olmasi da bir yana, sanki herkes bir anthony bourdain yetistiriyor, o bicim tarifler.
cogu cocuk yemek seciyor. simdi secmese yuvaya baslayinca arkadasindan görüp seciyor. adventurous eater cocuk ben hayatim boyunca belki iki tane tanidim, onu da görünce sak diye anliyorsun zaten. marketteki sebzeyi meyveyi yese kafi. kicindaki beze dolduran cocugun refined palate sahibi olmasina gerek yok.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.03.26)
ülkenin geleneksel ek gıdası çaya şeker atıp ekmek doğramaktı eskiden mesela çok mu iyi :) siz ne yapıyorsanız aynen devam edin, her nesil üzerine bir şey koyarak ilerliyor sonuçta. yani öyle olmalı. ejder meyvesini benim bebe de 7 aylıkken yiyodu hapur hupur :D
yine de keçiboynuzunu fazla kaçırmayın bazı doktorların erken ergenliğe soktuğu görüşü var. hurma özü, keçiboynuzu özü gibi özler yerine direk hurmanın kendisini verebilirsiniz.
+1
rayde
(10.03.26)
Bu işlere başlarken bizim doktor dedi ki siz sofrada ne yiyosanız ona adapte olması önemli. Kahvaltıda avokado yiyorsanız ona da verin, yemiyorsanız ona da gerek yok. Kahvaltıda yeşillik yiyosanız yeşillik kıyın verin gibi. O kadar makul o kadar benlik bir öneri ki harfiyen öyle yapıyorum. Bizim yediğimizden gayrı tuza şekere dikkat ediyorum.
Beslenme ihtiyaçlarının yanında o ailenin bi parçası olarak alışkanlıkları değerleri de şekilleniyor. Çok hoşuma gidiyor bizle birlikte bize benzer bişey olarak büyümesi.
Ha gelecekte müthiş egzotik siksok çekirdeği kahvesi içmeyi tercih eder kendi bilir. Ben düz çayımı içmeye devam ederim muhtemelen.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(10.03.26)
Ya ben sürekli superfood verilen bebeklere üzülüyorum. Reel hayatta karşılığını göremeyecekler. Çocuk büyüyecek ve ne yiyecek? Sen ben ne yiyorsak o. Bence asıl superfood ev yemeğidir. O kültüre topluma ait reel yiyeceklerdir.
Anaokulunda alerji listesinde gojiberry olan çocuk var ya. Sen ne ara yedin de alerjin çıktı.
Ben kızıma evde lor yapmadım, kendim ilik çırpmadım ya da sürekli chia vermedim. Şimdi içli köfte bile yiyen bir 18 aylık kendisi.
+6
wild honey suckle
(10.03.26)
Bana göre sürdürülebilir gelmiyor. Ek gıdaya başladığımızda bulamaç gibi labne avokado vermedim her şeyi kendi haliyle yedirdim şimdi maşallah çok iştahlı bir çocuk olmasa da biz ne yiyorsak onu yiyor.
+1
ekimoloji
(10.03.26)
hiçbir sakıncası yok bence, çeşitlilik iyidir. sadece şeyi yazmaya geldim, keçiboynuzu erken ergenliğe sebep olabilir çok seyrek vermek lazım verilecekse. yaban mersini de çok pestisit tutan yiyeceklerdendi diye hatırlıyorum, karbonatta falan bekletilebilir organik değilse
0
mezzosprite
(10.03.26)
Chia tohumunda protein var diyenlere yumurtadan fazla mı deyin.
Omega 3 var diyenlere "ALA'dan DHA'ya dönüşüm: Genellikle %1'den azdır (bazı kaynaklarda %0.01 - %1 olarak belirtilir)." deyin.

Tırnak içinde yazdığım cümleyi AI'a zorla söylettim. O da baştan bana Chia tohumu güzellemesi yapıyordu. :)

Yani @konuşma +1

Edit: Şimdi de "bitkisel beslenen kişiler için (vejetaryen/vegan) önemli bir kaynak yaratır. Hiç yoktan iyidir, ancak balığın yerini tutmaz" dedi.
Bu yapay zekalarla sohbet için konuya vakıf olmak lazım. Yoksa yanlış bilgi veriyorlar.

"Günlük ihtiyacın 10 katı omega 3" ten "hiç yoktan iyidir"e evrildi gerizekalı.
0
Mirket
(10.03.26)
annemize sorsak avakadonun ne olduğunu bilmez. biz de bilmezdik. ama çocuk olunca ek gıda döneminde millet avakado veriyor. ne mana anlamıyorum. çoğu doktor zaten bunun gereksiz olduğunu söylüyor. siz ne yiyorsanız çocuk da onu yesin. sürdürülebilir değil zaten.
bizimki kreşe başladı mesela. kahvaltıda peynir, zeytin, omlet vs. bizden her gün bir meyve istiyorlar. elma, portakal, armut... yani çocuk ileride bunlarla karşılaşacak.
pankek yapıyorlar mesela sanmıyorum keçiboynuzu unu kullandıklarını.
diğer meyveler kötü mango çok besleyici desek öyle bi durum da yok.
ha sakıncası var mı, yok. ama gerek de yok.
0
elorelia
(11.03.26)
(8)

İşten çıkartılma riski yaşadığınız bir yerde çalışıyor olsanız?

Kahvedesu
1- Motivasyonunuzu nasıl ayakta tutarsınız ya da kuyruğu?2-İşten izin alamıyorsanız, iş görüşmelerini nasıl yapardınız?
1- Motivasyonunuzu nasıl ayakta tutarsınız ya da kuyruğu?
2-İşten izin alamıyorsanız, iş görüşmelerini nasıl yapardınız?
0
Kahvedesu
(10.03.26)
1- Varsa yapmak istediklerim onları planlayarak motivasyonumu ayakta tutarım tabi ekonomik açıdan sıkıntım yoksa
2- Rapor alırım
0
ebeş
(10.03.26)
1. kendimi kesinlikle yormam, yırtınmam. Alacağım tazminatı düşünürüm. Daha iyi bir yerin beni beklediğini hayal ederim.

2. Annemi/babamı/büyük bir aile bireyini hastaneye check-up'a götüreceğim, ishal oldum, aşağı kata su gitmiş ustayı bekliyorum... gibi bahaneler. imkanın varsa tabii rapor da alabilirsin.
0
elektr10
(10.03.26)
Şu anki aklımla ve halimle istifa ederim.
0
gabe h coud
(10.03.26)
Riskin sebebi nedir? Önceki düşük performans mı, performance improvement process’de misiniz, şirkette küçülme mi var, batıyor mu, çatışma mı var?
0
efx
(10.03.26)
şu an öyle bir yerde çalışıyorum.
1. Motivasyonumu ayakta tutmaya çalışmıyorum. En büyük motivasyonum tazminatımı alabilmek. Kovulurum korkusuyla iş aramaya kalkmadım bu yüzden. Kafam gıcır, bilgime güveniyorum, işimi sorunsuz yapabiliyorum. Kovarlarsa keyifleri bilir kendimi fazladan yormuyorum.
2. Doktor randevusu, çok mecbur kalınırsa devlet dairesinde, bankada işim vardı diyip 1-2 saatlik idari izin girmece vs.
0
rayde
(11.03.26)
İş görüşmem var. Şimdi nasıl izin alacağım?
0
🌸Kahvedesu
(14.03.26)
1- İş sözleşmemi haklı nedenle feshedebileceğim verileri toplardım. Fazla mesai çizelgeleri, whatsapp ve mail yazışmaları gibi. Aynı zamanda işten çıkartıldığımda imzalanması istenen belgelere dikkat ederdim.
2- Çok acil gelişmiş durumlarla ilgili bahane bulurdum ve iznin onaylanmasını beklemeden harekete geçerdim. Yeni daha güzel bir iş bulduğumda da iş akdimi tüm haklarımı alacak şekilde feshederdim.
0
Smithsonian
(14.03.26)
Yarın iş görüşmem var. Öğlen. Sabah gidip öğlen çıkamam iş çok yoğun. O nedenle hiç gitmemeyi düşündüm ve çok yeniyim yıllık iznim de yok. Nasıl yapabilirim?
0
🌸Kahvedesu
(23.03.26)
(42)

Vajinal doğum mu sezaryen mi?

sacrilegious
Merhaba,Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden? Tamamen meraktan soruyorum.Teşekkürler
Merhaba,

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden?

Tamamen meraktan soruyorum.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(24.02.26)
Sezaryen... rahat... saati belli, riski belli
+1
üğpoıuy
(24.02.26)
Vajinal mümkünse.

Direkt ayaklanabiliyorsun.
+1
Purple life
(24.02.26)
vajinal.
standartize edilmemis epizyotomisiz.
zaten tibbi bir gereklilik olmadigi takdirde secme hakkimiz da olmuyor yasadigim yerde.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Vajinal

Abartıldığı kadar bişi yok iki kez yaptım. Doğumhaneden yürüyerek çıktım, kimseye ihtiyacım olmadı. Sezaryen bana göre değil
+10
kullanicadi
(24.02.26)
Vajinal yaptım. Yine olsa aynısını tercih ederim.
Tüm sürece hakimsin.
Toparlanma daha hızlı.
+2
duhan
(24.02.26)
Ablam da esi de uzman hekim, ablam sezaryenle dogurdu. Sebebi vajinal dogumun daha kaotik/belirsiz olmasi ve plansiz sekilde hastanede rastgele denk gelen ekiple dogum yapmak istememesi.
+1
ghilleinthemist
(24.02.26)
Erkek tarafıyım ama bı konu hakkında diyeceğim bazı şeyler olacak haliyle.
Sene doksanlarda kadınlara /ailelere kolaylık rahatlık diye diye yedirildi bu doğum şekli. Böyle doğum yapanlara özendi bir çok kadın.
Bunda doğum sınırı en fazla 3 diye biliyorum.
Yine o dönemlerde sürekli doğum kontrol, üreme sağlığı vs konularla ilgili sürüyle reklam , ilan vs programlar vardı.
Şimdi geldiğimiz nokta, dünyada doğum oranlarının artık devletleri bile olumsuz etkileyecek derecede düşmesi.
Evliliklerin azalması, boşanmaların artması ve kadının iş hayatıyla birlikte yalnızlaşması ayrı konu ama bundan tamamiyle bağımsız da değil .
Tüm bunlar tesadüf değil, bir plan dahilinde gerçekleşiyor.

Büyükbaş hayvanlarda da deney yapılmış sezeryan doğumuyla ilgili.
hayvanın doğurduğu yavrusuna ilgisiz kaldığı gözlemlenmiş.

Doğal doğum, kadının zihni fonksiyonlarını da olumlu etkiliyor. Bununla ilgili zamanında bir kaynak okumuştum.
-20
diyecevaplandı
(24.02.26)
bizdeki vajinal doğum dayatmasının temel nedeni kadını daha çok çocuk yapmaya zorlamak. sezaryen doğumun 2, maks 3 le sınırlı olması. bunların istediği 4-5-6 gittiği kadar.
-5
my fault
(24.02.26)
oglumun dogumuna girdim. erkek gozuyle sezeryan diyorum.
zira normal dogum alt takimi dagitiyor, bir daha da toparlanmiyor.
-2
cooperr
(24.02.26)
Hayattaki şansımı burda kullanmış olabilirim. Sezaryen yaptım. Doğum zamanı yaklaştıkça korkuyla bekliyordum, doktorum o kadar tatlı bir kadındı ki seçme hakkım olmamasına rağmen sende travma yaratmak istemiyorum dedi ve ameliyata aldı. Yan odada vajinal doğum yapmaya çalışan kadının çığlıkları ve ağlaması hala kulağımda. Sonuçta onu da sezaryene aldılar. Vajinal doğum yapıldığı halde dikiş atılan bir çok kişiyle de konuştuğum için ameliyat ağrısı sızısı umurumda olmadı.
0
ekimoloji
(24.02.26)
eğer işin ehli bir doktoraa gelirseniz sezeryan. öncesinde de emizrmeyle ilgili kendinizi geliştirin. sezeryanla 2-3 çocuk doğum olabiliyor. zaten bu devirde 3 ten fazla çocuk yapıp hakkıyla bakmak ortaya atmamak zor. ayrıca doğum şeklinden ziyade doğumdan sonra anneye mental ve fiziksel destek olunmasıi kaynana terörünün olmaması gibi faktörler çok daha önemlidir ama erkekler böyle konuları konuşmayıs evmez. onun yerine bilmedikleri vajina hakkında ahkam kesmeyi tercih ederler.
+2
iwillsee
(24.02.26)
Epiduralli vajinal doğum. Doğumum da baya uzun sürdü aslında ama sancıları hissetmediğim için prensesler gibi bekledim sakince
+5
mezzosprite
(24.02.26)
İsteyerek sezaryen yaptım. Yine olsa yine sezaryen yaparım. Vajinalde o kadar fazla komplikasyon riski var ki niye bunu göze alayım? Ayrıca sorunsuz doğum gerçekleşse bile kesisiz doğum çok az. Ben karnımdaki dikiş iziyle mutluyum. Bir de çok sık görüyorum vajinal doğumda hemoroid olan bir ton insan var öfff.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
Sezaryen tabii ki.
Annem ve teyzem çişini tutamıyor. Diğer teyzem kadın hastalıklarından iki ameliyat geçirdi üç ay kadının ne çektiğini gördüm bitti zaten benim için bu olay. Bunun kanaması var, omuz sıkışması var.. Ya makasla cart diye kesiyorlar kadını dahası var mı?
Ayrıca çok güzel doğurdum öyle güzel doğurdum doymadım daha da doğurdumcular bir kadın olarak beni sadece mutlu ederler ama ben hissizlik riskini de alamam, vajinamı da kestirmem, vajinoplasti için de doktor doktor gezmeyeceğim. Ne idüğü belirsiz şizofrenik hadsiz ve terbiyesiz erkeklere malzeme verir bazı yorumlar. Başka da hiçbir işe yaramaz.
Gerçekler çoğu kadın için çiş tutamama, hissizlik, yırtıklar, kesiler, enfeksiyon ve kanama riski, hemoroid, vajinoplasti ve daha fazlası.. hiç gerek yok bu türden risklere. Manken değilim oyuncu değilim. En fazla silik bir iz kalır ki gururla taşırım onu da.
Tercihim paşalar gibi sezaryen olacak. Başka bir seçenek yok benim için.
+1
asue
(25.02.26)
Bizim ülkemiz = Türkiye olduğunu varsayarak diyebilirim ki çalışıtığım 4 ülke içinde ve istatistiklerini bildiğim sayısız ülke içinde sezaryen rekortmeni Türkiye. Üstelik açık ara. Türkiye'de sezaryen oranı %64. AB ortalaması %22. Bunu yükselten de Yunanistan (%60) ve Güney Kıbrıs (%55 ile) ve Romanya (%44). Böyle mi olur "bizim ülkemizde vajinal doğuma zorlanıyorlar" istatistiği? İyi ki zorlamışlar yani.

Sezaryende sınır 3 diye bir şey yok, bu her kadında farklılık gösterir çünkü her ameliyat farklıdır. . Uterin insizyonların durumu, intraoperatif veya postoperatif komplikasyon öyküsü, adezyon, plasental yerleşim anomalileri, kanama riski gibi çok sayıda faktör söz konusu.
Sezaryen majör bir cerrahi ameliyattır ve vajinal doğumdan daha fazla risk barındırır, tromboemboli, anesteziye bağlı komplikasyonlar, sonraki gebeliklerde plasenta previa ya da plasenta akreta spektrum bozuklukları, vb.
Vajinal hissizlik sık rastlanan bir komplikasyon değildir ve çoğu zaman düzelir. Sezaryende hissizlik oluşma riski daha yüksektir. Karın bölgesinde sinir kesilerine bağlı olarak uzun süreli ya da kalıcı uyuşukluk daha sık görülür.
Çiş kaçırmanın tedavisi %90 bol kegel egzersizidir. Nadir durumda fizyo terapi, çok çok nadir cerrahi perasyondur. Gebelik başlı başına pelvik tabanı zorlar, sadece doğum şekli belirleyici değildir.
Burada sezaryen gerekçesi olarak gösterilen birçok sebep esasen tembellik ve korku.
+2
alice in potatoland
(25.02.26)
ilk kızımız normal, ikinci sezaryendi. eşime sordum soruyu. cevap; yüzde 1 milyon, 1 milyar sezaryen dedi.
+3
ground
(25.02.26)
Offff anesteziye bağlı komplikasyon mu? Bademcik ameliyatı olanda da var o. Sezaryende çocuğun orası burası sıkıştığı için sakat kalan kimseyi de görmedim. Vajinal doğumda maalesef bu tür ufak tefek şeyler olabiliyor. Bizzat tanıdığım bir çocuk hala bir kolunu kullanamıyor.
Nasıl komplikasyon ama? Ya da oksijensiz kalıp zihinsel engelli bir çocuğunuz da olabilir. Olur öyle şeyler.

Vajinal hissizlik mi karnınızın ufak bir kısmını hissedememek mi? Tabii ki vajinal hissizliği seçiyoruz çünkü doğal olan o. Totonuza kadar kessinler de doğallığı dibine kadar yaşayın o ara hemoroidinizle de aşk yaşarsınız dikişler arasında.

Modern tıbbın bütün nimetlerinden yararlanıp iş doğuma gelince öyle olmuyor niyeyse. He çünkü korkuyoruz ve tembeliz tamam. AB ülkelerine de kafam girsin ayrıca :)
+2
sadakatsiz
(25.02.26)
vajinal doğumun çocuğun bağışıklık sistemine destek olduğuna dair çalışmalar var. bi bakın isterseniz...
+1
merhum
(25.02.26)
@sadakatsız, tıp fakültesi belgeni de buraya atarsan harika olur bu kadar bilgi içerikli bir yorumdan sonra.
Çünkü ben doktor olarak yazdım :)
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Ahaha yahu ne alakası var diplomayla? Doktor olmuşsunuz tebrikler biz aciz kullar ne bilebiliriz ki sizin gibi minik tanrıların yanında😂 yazdıklarımın neresi yanlış tam olarak? Hepsi gördüğüm, duyduğum şeyler bir tarafından uydurmadım. Doktorsanız tamam ya özür dilerim yanlış görüp duymuşumdur😂
-5
sadakatsiz
(25.02.26)
bağışıklık sistemine destek olsun diye vajinal doğum yapan anneye kreşe başlayan çocuk şoku :D

sezaryen doğum yaptım. yine olsa yine sezaryeni seçerdim. devlet hastanesinde doğum yapmış olsam kesin şu an travmalardan travma beğeniyor olurdum ve berbat doğum anılarım olurdu. benim psikolojik durumum bunu kaldırmaya müsait değil bence. kaldı ki aklım almıyor zaten vajinal doğumu. neden kendime eziyet edeyim. kimisi de sezaryenden korkuyor mesela. karnınızı neredeyse boydan boya kesiyorlar, bildiğin açık ameliyat gibi. ama bana o an daha az korkutucu geldi valla. tembel ve korkak olduğum için sezaryeni istemiş olmam başkasını neden ilgilendirsin bunu anlayamıyorum. sebeplerimizin daha ulvi amaçlara hizmet etmesi gibi bi amacımız yok. bize hizmet etsin yeter.
+6
elorelia
(25.02.26)
Biz zavallı doktorlar o kadar okul okuduk ama bilmiyorduk zaten normal doğumda da komplikasyonlar olduğunu, çok afedersiniz, sizler fasulye kırarken bunları anlattınız da öğrendik, aydınlandık şu an.
Yazdıklarınız, dediğiniz gibi "görüp duydum" üstüne olduğu için yanlış ya da şöyle diyeyim, ciddiye alınacak şeyler değil. "Heh benim kayınpederimde de bu vardı, bir baktık ikiz doğurdu" kıvamında.
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Yahu ne fasülyesi ne diyorsun allah aşkına? Gördüm duydum dediklerimi ufo gördüm seviyesine indirmeyi bırak da vajinalde yazdıklarım var mı yok mu sen söyle. Sezaryende çocuğun engelli kalma oranını da yaz aydınlanmış olalım. Egoya bak ya biz fasülye kırarken tıp okuyormuş biz de mağaradan yeni çıktık okuma yazmayı henüz öğrendik zaten.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
dünya doktorlar ve fasulye ayıklayanlar diye ikiye ayrılıyormuş. öğrenmiş olduk. düşünsene böyle bir doktora muayene oluyorsun. çevrendeki çoğu kadının vajinal doğum travması var. korkularından bahsediyorsun. ve sana sen git fasulye ayıkla, doğum işini bana bırak filan diyor. ne kadar hoş.
+1
elorelia
(25.02.26)
Kendi yaşadığınız ya da yaşamayı seçtiğiniz deneyimi doğrulamak için karşı tarafa saldırmak zorunda değilsiniz. Bilimsel araştırmalara göre vajinal doğum daha az komplikasyon içerir, tıbbi bir gerçek neden inkar edilmeye çalışılır anlayamıyorum. Ama vajinal doğumun mümkün olmadığı durumlar vardır, sezaryen hayat kurtarır. Anne bebek ölüm oranlarının eskisi kadar yüksek olmamasının sebeplerinden birisi sezaryendir. Gerçekten sezaryen olması gereken birisi normal doğuma zorlanamaz. Bebek ters geliyordur, kordon dolanmıştır vs yani neden bile bile lades yapılsın ki? Ya da kadın açık açık korkuyordur, isteğe bağlı sezaryen olmak istemiştir, ülkemizde buna izin veriliyordur kişi sezaryen de olabilir. Kimseyi de ilgilendirmez. Herkesin kendi kararı, doğum şekli üzerinden de kavga etmeyin pls

Bunun dışında hamileliğinde çok fazla kg alan ve pelvik taban egzersizleri yapmayan bir kadın sezaryen olsa bile ileride idrar kaçırabilir, nefes egzersizi, lamaze vs bilmeyen doğuma hazırlık yapmayan birisi nasıl push yapması gerektiğini bilemez hemoroid yaşayabilir, perineal hazırlık yapmayı bilmeyen birisi epizyotomi ya da deşürir yaşayabilir. Hazırlığını yapan birisi ise hiçbir olumsuz durum yaşamayabilir. Kötü ve uç örneklerden bahsederek potansiyel anne adaylarını germeye hiç gerek yok, doktor değilim ama bir hastalık hastası olarak tıp bilgime ve medikal okur yazarlığıma güvenirim. Ben çabuk toparlanmayı seçtim, bana bakmaya gelebilecek bir annem ya da kardeşim yoktu, hemen ayaklanmam lazımdı. Ne hamilelik ne de doğum anlamında hiçbir komplikasyon yaşamadım, hatta doğumumu pozitif bir deneyim olarak görüyorum, beni mahveden lohusalık oldu sjshsh
+10
kullanicadi
(25.02.26)
Doktora da "gordum diyoruuum anliyor musuuun" diyerek cevap vereni de ilk kez goruyorum sanki doktor o riskleri "gormemis" gibi swh.
Benim hanim 3 dogum yapti. 2 defa normal denen vajinal dogum. Dogumhaneden ikisinde de bebek kucaginda yuruyerek cikti.
Ucuncu hamilelikte bebek plasentadan ciktigi icin ambulansla hastaneye gittik acil sezaryene aldilar yasama sansi %20 dediler. Cok sukur her ikisi de kurtuldu ama hanim 4 ay ayaga kalkamadi, tam olarak koturum kaldi. Tekerlekli sandalye aldik, ayagini kaldirip esofman altini giyemiyordu. Ayaktaki his tamamen kayboldu. 4. aydan sonra 1 sene boyunca haftada 4 gun fizyoterapi gordu. Ne ilaci veriyorlarsa omurganin icine onu kotu yapmislar. Sag ayaginda nisan'da uc sene olacak ama hala hissetmedigi kisimlar var.
Ama siz gene sezaryen yapin guvenle, sozluk yazarlari "gormus". Yalan soylemiyorlardir elbette. Korku hikayesi ariyorsaniz buyrun burdan yakin.
Boyle engin tibbi bilgiyle bu kadar rahat insanlari sezaryane yonlendirmek ve bunu guvenli diyerek yapmak anca cahil ozguveni olur.
+5
sucvecezve
(25.02.26)
sezaryen.
ama neden bu seçimler sanki turşu limonlu mu olur sirkeli mi olur muhabbetine döndü ya. sezaryen ya da vajinal doğum seçimi tamamen kişisel değil mi? her hasta ayrı değerlendirilmez mi? iyice kahve muhabbetine döndü.
neyse.

sezaryenden çıktığım günün ikindisinde koridorda turlarken yan odadan gelen sancı çığlıklarını unutamıyorum. sezaryen haricinde farklı büyük ameliyatlar da geçirdim, o an ki çığlıkları duyduğumda korktuğum kadar korkmadım ya.

benim vücudum ve sahip olduğum rahatsızlıklar vajinal doğumun kolay geçmeyeceğine işaret ediyordu. düşünmeden sezaryen seçtim. sütüm anında geldi. hemen ayaklandım.
bir de süt gelmez diyenler kesin bir şeymiş gibi yazıp duruyor. aynı şekilde sezaryen olup sütü hemen gelen arkadaşlarım da oldu. insanların üzerine baskı yapıp durmayın artık.
+3
rayde
(25.02.26)
Vatandaş erkek olarak yorum yapayım. Mümkünse vajinal. Vajinal doğum yapanın 2 saat sonra ayağa kalktığını gördüm ama sezaryen olan ayağa kalkamıyordu.
-5
arbre
(25.02.26)
sezeryan olarak dogum yapan 3 kisi tanidim ertesi gun ayaktaydilar. hadi bakalim cik isin icinden nasil cikiyorsan ;d
0
Boris
(25.02.26)
Ben acil sezaryen oldum, bana kalsa vajinali seçerdim. Sezaryenden sonra (ki bebeğim küvözdeydi aktif olarak bebek bakmak zorunda değildim ona rağmen) çok ağrım oldu. Öksüremedim, oturup kalkamadım.
Bir anlık acı mı, minimum 1 haftalık ağrı mı deseler vajinali seçerim.
+6
wild honey suckle
(25.02.26)
İki kez epiduralsiz vajinal doğum yaptım, korkunç bir acı ama yine olsa yine vajinal derim.

Benim düşünceme göre tıbbi bir gereklilik yoksa sezaryen ''benim için'' bir seçenek değildi; vajinal doğum özellikle deneyimlemek istediğim bir şeydi. Tıbbi gereklilik olursa elbette ki neden olmasın?

Ben sürecin bebek tarafından başlatılması gerektiğine inançla ve bedenimin beni yönlendireceğini düşünerek girdim iki doğumuma da. Zaten vajinal doğumu kendim için tek seçenek görmemin sebebi de bu inancım ve merakımdı. Bebeklerin doğum kanalında ilerlemek adına kendilerini nasıl konumlandırdıklarına dair birkaç bir şey izlemiştim ve mucizevi gelmişti. Doğum kaç saat sürecek mesela, doktor ıkın demeden ıkınma isteğim olacak mı, hangi pozisyonda rahat doğurabileceğim gibi gibi meraklarım vardı. Öğrendim bitti.

Emzirmek, anneye psikolojik ve fiziki destek, doğum sonrası depresyon farkındalığı, ev içi sorumluluk paylaşımı gibi konular, doğum şekli tercihi konusunu önemsizleştirdi sonradan
+7
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Tembel, korkak… Üslup bu işte. Sonra bu türden kişilere gidip de bebeğimizi kendimizi emanet edeceğiz öyle mi? Ya doğum zor geçse abartıyorsun yaparken düşünseydin de der bu zihniyet.
O kadar korkutucu ki bir kadın için şu olay.
Neyse. Çalışkan ve doğumdan hemen iki saat sonra eşine ailesine dünyaya hizmet etmesi için ayaklanması gereken kişiler bu şekilde doğursun. Benim hemen ayaklanmama gerek yok. Tembel tembel doğuracağım ben.
+1
asue
(25.02.26)
Ben zorunlu sezaryen oldum ama vajinal tercih ederdim. Daha hızlı iyileşme süreci için. Bir de doğal yollardan olması daha iyi gibi geliyor. Sezaryende süt hemen gelmiyor vs.
İmkanım olsa vajinal isterdim.
+8
kaptan maydanoz
(25.02.26)
her şey olağan ve düzgün gidiyorsa vajinali seçerim. alice’in dedikleri istatistiksel olarak bana mantıklı geldi; sezaryende daha çok komplikasyon duydum. yine de her doğum farklıdır, tercihim bir yönde diye diğer yönü eleştirmem.
+3
eileengray
(25.02.26)
duyuru kullanicisi ortalamasina bu duyuru cevaplari ve oylama sonrasi benim icin "vajinal dogum sempatizani" da eklendi. soruyu soran arkadasa tesekkuru borc bilirim.
e$ kontenjanindan duyurudan haberdar olan eni$telere acidim, cocuk sonrasi hicbirsey eskisi gibi olmayacak :D
-2
cooperr
(25.02.26)
Şu duyuruyu hortlatmadan geçemicem. Doçent olan jinekoloğum 2 dogumunu da sezaryen "tercih" etmisti. Vajinal dogum yapan cok az kadin dogumcu gorürsün demisti @ghil +1. Diplomasi ve doktorasi sahte diilse
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
Anal doğum en değişiği bence
-2
runaway
(27.02.26)
Benim doktorum da sezaryen olmuştu. Yine olsa yine sezaryen diyordu :) bunun bir istatistiği olsa da görsek keşke.

Bu arada doktorumuz beni engellemiş :( o gün yazılarını görüyordum ne oldu hıncını alamayıp ertesi gün mü engelledin dkdkdkd halbuse ben evde gariban gariban fasulyemi kırıyordum, boynum bükük kaldı :((
0
sadakatsiz
(27.02.26)
benim jinekologumun (erkek) üc cocugu var. ücü de vajinal dogmus. bu kadar tehlikeli ve kötü olsa kendi karisina nice vajnal dogum yaptirtsin üc defa? diplomasi falan da sahte degil. birkac sene boyunca da ülkenin en iyi jinekologu secilmis. n'alaka?
vajinal dogum bu kadar kötü olsa tüm dünyada herkese standart sezaryen yapar gecerlerdi. 30 saat boyunca kadinlarin cigligini cekmeye cok merakli degildir doktorlar da, ebeler de.
ayrica argumentum ad verecundiam bir tartisma modeli degil. siz sezaryen yapmis olabilirsiniz ve bu konuda jinekologunuzdan tavsiyeler dinlemis olabilirsiniz ama bu, sizi bu konuda yetkin kilmiyor ve tartisma biciminizin epistemolojik hata barindirdigi gercegini degistirmiyor.

op'ye tekrar el cevap: ben, vajinal. epizyotomi de standart degil. hatta perineal yirtik cerrahi kesiye tercih ediliyor. bunu ögrendigim zaman bir panikle duyuruda "dogum esnasinda artik epizyotomi rutin olarak uygulanmiyormus" baslikli bir korku duyurusu acmistim, o soruma da 8-10 yanit almistim duyuru doktorlarindan (hayir, alice potatoland bunlardan biri degildi ama galiba elorelia vardi yanitlayanlar icinde, emin degilim kendisi doktor mu degil mi, belki hatirlar o sorumu) ve hepsi uygulamanin cok dogru oldugundan bahsetmislerdi. bu kadar kötüyse neden dogru oldugunu söylüyorlar o zaman? bu ne perhiz bu ne lahana tursunu? bütün kötü doktorlar bize denk geldi de bütün mükemmel doktorlar, harika doktorlar sezaryencilere mi denk geldi? duyuruyu da buraya linklemek isterdim ancak sildigim icin linkleyemiyorum ama googleladigimda hala duyuru basligi ön izlemesi görülüyor. inanmakta güclük ceken varsa buyursun googlelasin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Burda herkes insan gibi yorumunu yaparken doktor hanım gelip sezaryen korkak ve tembellerin işidir gibi bir laf edince ortalık gerildi zaten. Bir doktor böyle konuşmamalı değil mi? Ya da siz fasülye kırarken ben tıp okuyordum!!1 diye çıldırmamalı. Ben mesela bir çocuk doktoru olarak daha kendi çocuğunun bacağındaki kırığı fark edememişsin heeyy doktor hanım diyerek aşağılamaya çalışmadım. Çünkü neden ayıp.

Neyse saydığım riskler zaten çok çok düşük ihtimaller. Doğuma kadar zaten bir sıkıntı olacak durum oluşursa sezaryene geçiyorlar. Ama bu çok çok düşük olan riskler neden benim başıma gelmesin? Bence gelebilirdi. Çocuğuma bir şey olabilirdi? Tek bir deneyim bile beni korkutmaya yetti, belirsizlik istemedim. Her şeyin sıkıntısız geçeceğinden emin olmak istedim. Bu bu kadar yani.
+1
sadakatsiz
(28.02.26)
"Doktor oldugum icin.." dendiğinden baska bir alan doktoru görüşü ekledim. Sezaryen 'dogru' olandır demiyorum hatta vajinal doğumun bu kadar canhıraş savunulmasi ayni oranda anlamsiz geldi. Sanirim vajinalciler VS. tembel ve korkaklar gibi gormeye basladiginiz icin de tum cevap yazanlari tek potada erittiniz :) bu kamplasma cok garip bu duyuru icin

Bir de Türkiyede doğum sekli tartismalari ciktiginda doktorlar sezaryen orani fazlaligini malpraktis ile de acikliyorlardi. Bunun sebebini de merak ettim örneğin
0
üğpoıuy
(28.02.26)
cocugum yok, tecrübe etmedim, ancak kararsızım.
sonuçta bir ameliyat olduğu, anestezi ve daha birçok şeyle ilişkili komplikasyon riski daha yüksek olduğu, iyileşme evresinin zorluğu ve doğumun esasen doğal bir süreç olması ve mecbur kalınmadıkça dış müdahale gerektirmemesi gibi sebeplerle sezaryene mesafeli gibiyim. ancak al vajinal doğum yap deseler onu da yapabilir miyim bilmiyorum, zor iş. annem hem vajinal hem sezaryen doğum yapmış, sezaryeni tercih ettiğini söyler hep.
jinekoloğum da vajinal doğum karşıtı desem yeridir, çocuğu etkileyebilecek komplikasyon riskleri barındırdığı için vajinali mantıklı bulmadığını ve tercih etmediğini söylüyor.
eşim hekim, o da hekim gözüyle vajinal yanlısı ama dediğim gibi jinekoloğum bu işte uzman biri olarak sezaryenci.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.03.26)
(6)

ilk bebek ve panik?

la mort heureuse
selamlar, tam 30 gunluk bir bebegimiz var, genel olarak sorunsuz bir bebek ama biraz bizim acemiligimizden biraz onun uykuya gecisi bilmemesinden dolayi hala bazi konularda panik halindeyiz. kime sorsak duzelir dedigi icin bir de size danismak istedim. taze anne oldugum icin sanki bir seyleri yanlis
selamlar, tam 30 gunluk bir bebegimiz var, genel olarak sorunsuz bir bebek ama biraz bizim acemiligimizden biraz onun uykuya gecisi bilmemesinden dolayi hala bazi konularda panik halindeyiz. kime sorsak duzelir dedigi icin bir de size danismak istedim. taze anne oldugum icin sanki bir seyleri yanlis yapiyormusum hissi var bende.

uykuya gecisi tam beceremiyoruz gibi geliyor, kundaksiz kendisini uyandiriyor, kundak yapip pispis ya da beyaz gurultu aciyoruz, hafifce sallayip uykuya gecirmeye calisiyoruz. bu emzirmede mayistiysa ise yariyor ama bazen cin gibi ve 40 dk falan suruyor uykuya gecis. bu sure normal degil gibi geliyor, cunku aralarda hafifce mizmizlaniyor cok da rahat degil gibi. onun disinda emzirirken uyuyakalirsa rahatca uyuyor tabii ama yatagina koyarsak yine ayni durum var. bakiyorum sanki diger yenidoganlar hep uyuyor gibi hissediyorum. sizde durumlar nasildi?

bir de 23-24. gunlerde daha huzursuz bi bebek olmaya basladi, bi anda garip ciglik cigliga aglamalar basladi, memeyi bazen istememe basladi. 4. Hafta atagi mi diye dusunduk ama tarihinden emin olamadik, 1 haftadir da suruyor, bazen sakinlesmiyor. gaz sancisina da benzemiyor, 4. Hafta ataginiz nasildi?
0
la mort heureuse
(24.02.26)
3. hafta tam kolik ataklarinin basladigi ve 4. hafta ile zirve yaptigi dönem.
eger emmesinde sikinti yoksa kolik icin bir degerlendirirdim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Bizim oğlan (şu an 17 yaş) 2 buçuk ay boyunca günde yirmi saat ağladı. Abartısız. Her gün. 20 saat. 2 buçuk aylıkken bir günde bıçak gibi kesildi ağlaması. Şu anda da gayet sağlıklı bir 11. Sınıf öğrencisi. Gitmediğimiz doktor, denemediğimiz yöntem kalmamıştı. O 2 buçuk ay bize 20 sene gibi geldi.

Özetle, gerçekten de zamanla düzeliyor böyle şeyler. 2 evlat, 19 yeğen, 4 de yeğencik sahibi, sürüyle bebeğin büyümesine şahit olmuş bir insan olarak, sadece verdiğiniz bilgiler ışığında konuşacak olursak bir problem yok. Geçmeye geçecek, ne kadar sürer, belli olmaz. Kolik için ana örüntü haftada 3 gün 3 saat ağlama gibi… Sizin o kadar değil zannımca. İnternet öneri doludur zaten. Sadece bir tek söylediklerinize göre endişelenmeniz gerekmediğini söyleyeceğim ben. İlk bebekte biraz panik olunur, normal. Allah analı babalı, sağlıklı büyütsün.
+3
dilemma of subscribtionability
(24.02.26)
Öncelikle Allah bağışlasın güle güle büyüsün :)
Ağlayacak, kucak dışında, meme dışında hiçbir yerde uyumayacak. Sürekli temas halinde olacaksınız.
Biz sürekli ayakta kucağımızda yürüme titreşiminde hafif sallanarak uyutup oturuyorduk öylece kıpırdamadan :)
40 ı çıksın 3 ayı geçsin diye diye şimdi 8 yaşında beni en çok güldüren en güzel yanım kendisi. Ben doğurdum diye diye mutlulukla doluyorum çoğu zaman :)
Biz de doktora götürdük neden ağlıyor diye sebep yok bilinen. Hep temas gak mem guk meme dışında bir çözüm bulamadık.
Meme reddinde vazgeçmeyin. Uyku sersemliğinde falan yapıştırın yine.
Kolay gelsin, sevgiler.
+3
duhan
(24.02.26)
bebenizin uzun sağlıklı ömrü olsun sizlerle birlikte.

inanın, hepsi geçiyor. hiç dert etmeyin. ilaçla bir haftada, ilaçsız 7 günde geçiyor.
0
co2s2
(24.02.26)
1.5 yıllık bir kız babasıyım. 4. Hafta atağı kavramını ilk defa duydum. Buna benzer 37 farklı kalıp duymuşumdur heralde. 2. Ay krizi, 5. Ay bilmem nesi vs, her hafta için bir şeyler yazıyorlar. Ben şahsen ikna edici bulmuyorum bu sınıflandırmaları. Türkiye’de çok meşhur bir çocuk doktoru var, sürekli videolar vs atıyor, inanılmaz izleniyor. 3 yaşından önce kreşe gitmemeliymiş çocuklar, böyle anlatıyor mesela sanki bilimsel bir bilgiymiş gibi. Oysa Hollanda ve Avrupa’nın bir çok yerinde 4 aydan başlatıyorlar genellikle kreşe. Bizim kız da 6 aydan beri kreşe gidiyor, çok şükür faydasını gördük zararını görmedik. Bu kadar lafı uzattım, ama demek istediğim şey şu ki; bu çocuk büyütme işinde en önemli şey her şeyin, her dönemin geçici olduğu. Çocuk çok mu ağlıyor? 2 hafta sonra geçer. Uykuya geçişi mi zor? Bakmışsın 10 gün sonra kendiliğinden uyuyor. Yemesi mi kötü? Biraz sabır, düzelir.
+1
but that was just a dream
(25.02.26)
40 ı çıkmaya yakın zamanlarda bunlara bi uykusuzluk bi delirme geliyo :) sadece kolikle ilişkilendirmemek lazım. gaz sancısı varsa hareketlerinden anlarsınız bacaklarını sürekli karınlarına çekiyorlar. bizimkinde cadı saati dediklerinden vardı. yahu yenidoğan bebek öğlen 2 den gece 11 e kadar uyumaz mı yok uyumuyodu.
sabırlı olun, sakin olun. geçecek bu günler.
eğer yatağa koyamıyorsanız kucağınızda uyusun yapacak bir şey yok. uykusunu almayan bebek daha kötü oluyor. ben bazen emzirirken yürüyordum daha kolay uyuyordu hem de memeyi reddetmiyordu, ya da yatakta hafif zıplayarak varsa pilates topu üzerinde de emzirebilirsiniz.
0
rayde
(25.02.26)
(15)

35 yaş üstü adamlar

chicha_v2
Saç ektirdiniz mi? Memnun musunuz?Bir yerden fiyat aldım 50 bin dedi ama yapacak kişi doktor değilim diyince vazgeçtim.Siz nerede ne kadara yaptırdınız?
Saç ektirdiniz mi? Memnun musunuz?

Bir yerden fiyat aldım 50 bin dedi ama yapacak kişi doktor değilim diyince vazgeçtim.

Siz nerede ne kadara yaptırdınız?
0
chicha_v2
(24.02.26)
ektirmedim, hiç umrumda değil.
ama ektirecek olsam fiyatına bakmazdım. işin ehli bir hastanede anestezi uzmanı, doktor vs ile yaptırırdım.
0
orpheus
(24.02.26)
Pamela'nın karşısına çıkan adamlar gibiyim. Hayır yani
+1
runaway
(24.02.26)
Yaptırmadım düşünmüyorumda ancak şirkette yaptıranlar var nerede yaptırdılar kaça yaptırdılar bilmiyorum.
Bazısı güzel oldu bazısı pek tutmadı ama kafa yapısına güzel oturmadı saçları
0
basond
(24.02.26)
ektirmedim ama ektirmeden once su protez sac mi denesem diyorum.
0
oscar
(24.02.26)
Moralnizi bozmak istemem ama saçım belime kadar.
(bkz: Swh)
0
rakicandir
(24.02.26)
ektirmedim. kel ve şişman seven bir kadın buldum. çok daha masrafsız ve acısız oluyor.
+2
galahad reloaded
(24.02.26)
Soru ektirdiniz mi olunca ektirmeyen de cevap verebilir gibi. Ektirmedim. Ama konuyu detaylıca bilirim. Benim ex alnının geniş olması nedeniyle saç ektirdi ve saç çizgisini öne aldı.

Eskiden doktorlar teknisyenlerden iyi yapıyordu ama şimdi yetenekleri eşitlendi. Doktor olunca da zaten büyük kısmını teknisyen yapıyor. Onlar kendilerine yer açtılar. Doktor olunca malpraktis olur, teknisyenlerde sigortası var mı bi bak istersen. Teknisyene 50 çokmuş bu arada. Tavsiye edilir mi, çok ciddi bir kellik varsa oraya ne ekersen ek yetmez, seyrek seyrek gözükür. her yerde saçı olup seyrek olanlar var, onlar aralarına eklenince memnun oluyordur. bomboş alana saç ektiren mutsuz oluyor. kel alaka oluyor dsjkfjsdkfjsd
0
gabe h coud
(24.02.26)
yaş 40 oluyor, saçım epey seyrekti 1 ay önce ektirdim. 2800 eur, serkan aygın klinik. sözlüğe süreçle ilgili entry girdim. olur olmadık yerde yaptırmayın kesinlikle hiç öyle basit bir iş değil.
0
awlmi
(24.02.26)
kesinlikle düzgün bir yerde yaptırın ama mesela @awlmi yaptırdığı yerdeki doktor da kendi ekmiyor sadece ismini kullanıyor zamanında bolca reklam yaptığı için de baya popüler oldu. operasyona başkaları giriyor ve onlar da doktor değil.

cinik de iyidir ama dediğim gibi bu kişiler ekim asla yapmıyor.
0
elektr10
(24.02.26)
hiçbir yerde doktor ekmez zaten. doktor sadece reklamını yapar. işlem öncesi seni sadece muayene eder arada da işlem sırasında işi yoksa seni işi kontrole gelir o kadar. hiçbir doktor 8 saat saat ekmek için zaman ayırmaz :)
0
Başka
(24.02.26)
doktor ekim işlemini kendi eliyle yapmıyor ancak dizaynını o yapıyor. dizayn dediğim de sadece saç çizgisi değil, ekilecek alanı 8-10 bölgeye ayırıp hangi bölgeye kaç adet greft ekileceğinin planlamasını yapıyor. ayrıca operasyonun bütün prosedürlerini de o belirliyor. sadece ismini kullandırıyor gibi bakmak bu açıdan doğru değil. kendisi operasyona giren iyi doktorlar var ama greft başı minimum 1.5-2 eur istiyor. bu kez de maliyet uçuyor.
+1
awlmi
(24.02.26)
benim arkadaşım yaptırdı gerçi 35 değil 30 yaşında sayılır mı bilmem. iki yandan önler açıktı sadece oraları doldurdu çok da iyi oldu sırma gibi, hiç yapay durmadı. onun yaptırdığı da doktor değildi sanırım ama 2024 de 30 bine yaptırmıştı galiba.
0
rayde
(24.02.26)
saçım oldukça döküldü, kafa yapım düzgün saçımı kısa kestiriyorum idare ediyorum. @galahad reloaded reyizinki gibi kel ve şişman seven bir kadın buldum evlendim saç ektirmeyi piyangodan bedavaya müthiş bir klinikten çıkmadığı sürece düşünmem.
0
denizgonen
(24.02.26)
37 oldum, yaptırmadım. Bir 5-7 sene daha gider var bir sürü saçım. Şampuan kullanımını çok azaltın gibi naçizane bir tavsiye bulunup kaçıyorum.
0
herseysoyledigimgibioldu
(24.02.26)
ektirdim çok memnunum, ektirmediğim yıllara üzülüyorum o derece. artık soğuğu yağmuru ben de herkes gibi hissediyorum. rüzgarın yönünü bulmak için parmağımı ıslatıp havaya kaldırmam gerekiyo artık benim de. böyle de çok iyisin diyenlere bakma, 5-10 yaş geriye attım. ilk başlar tabiki biraz sıkıntılı ama sonrası çok güzel. kesinlikle tavsiye ederim. bu arada benim eşim de aman ben seni kel buldum böyle çok yakışıklısın falan diyodu. meğer başkaları da beğenmesin diyeymiş.
+1
entropik
(24.02.26)
(16)

Doğum sonrası ilk hafta

sacrilegious
Merhaba,Daha önce doğum yapmış annelere bir sorum var. Annem ve kız kardeşim doğumum için şehir dışından gelecekler. Annem öyle çok elinden iş gelen biri değil. Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider. Eleşti
Merhaba,

Daha önce doğum yapmış annelere bir sorum var. Annem ve kız kardeşim doğumum için şehir dışından gelecekler. Annem öyle çok elinden iş gelen biri değil. Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider. Eleştirdiğim bir durum değil, bir beklentim olduğundan da değil, yani zaten bana özel bir durum da değil biraz karakteri öyle… baktığınızda o da bize genelde maddi olarak destek oluyor hakkını yiyemem, her neyse durum böyle. kardeşim sağolsun elinden geleni yapar geldiğinde, anneme de hizmet eder vs. zaten beraber yaşıyorlar, kabullenmiş o durumu. Her geldiklerinde bir posta didişirler zaten yüksek sesle bi anda ev kümese döner sonra sakinleşirler falan.

sorun şu: ben annemle kardeşime dedim ki, doğuma gelmenizi isterim ama sonrasında kalmanıza gerek yok. Eşim 10 gün izinli. Bi şekilde hallederiz biz dedim. Onun izni bitince isterseniz gelin kalın asıl o zaman tek kalıcam yardıma ihtiyacım olacak dedim diye kıyamet koptu.

Yahu ev zaten 80m2 sadece oturma odasında 1 tane açılabilen L koltuğumuz var. Orada yatıp kalkacaklar. 2 kedim var. Siz de rahat edemezsiniz ilk hafta bebek hengamesinde dedim. Annem zaten en baştan ben en fazla bi hafta kalabilirim demişti. Vay efendim ben onları istememişim de… herkes annesini istermiş de… kocamla ikimiz nasıl bakacakmışız da… asıl ilk hafta yardıma ihtiyacımız olurmuş da…

Ben ayıp mı ettim? Ev zaten annemin. Kira falan ödemiyoruz. Ondan dolayı ne zaman istersen gel demem gerekiyordu heralde. Çok üzüldüm ya. Hayırsız evlat mıyım? Gerçekten ilk hafta gelmeleri işimizi kolaylaştıracak mıydı sizce?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(19.02.26)
bırak ilk haftayı ilk bir ay yanında durmaları için yalvaracağın bir hal söz klonusu :D
+4
alibilir
(19.02.26)
@alibilir +7 oncelikle. Insan basina gelecegi bilmediginden romantik romantik cekirdek ailemle olayim istiyo ama kesinlikle yardim eden bir kisinin daha olmasi isleri cok kolaylastiriyo.

Ama soylediginde bi gariplik ya da ayip yok. Sen nasil rahat edeceksen, nasil olmasini istiyorsan oyle olmali

Su ailelerin surekli bi seylerden alinmasi işi takribi kac yila son bulur?
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Anneniz iyi kötü sizi yetiştirmiş, iki doğum tecrübesi var, yine de faydası olurdu bence, ilk zamanlar çocuğu yıkamak filan hep tecrübe istiyor. Ama sizin bedeniniz sizin kararınız, çok düşünmeyin bence. Doğum telaşesi der geçiştirirsiniz doğumdan sonra.
0
tiredofwaiting
(19.02.26)
Size anlayış göstermeleri gereken bir dönemdesiniz, doğurdu doğuracak kadına ne diye kıyameti kopartıyorlar? Lohusa olduğunuzda hormonların etkisiyle insanlar daha çok geriliyor, işinize yaramayacak size bir de ekstra bağ olacak insanlar gelmesin anneniz de olsa. Yaşadım biliyorum annem geldi üç ay gitmedi, git de diyemezdim sağ olsun her türlü yardımcı oldu ama bir yandan da her şeye müdahale eden en çok ben bilirim tavrında biri olduğu için burnumdan geldi. Eşimle çok gerildiler, gereksiz yüz göz olmalar yaşandı.
İyi kötü anne baba olacak yaşa gelmişsiniz, bence altından kalkabilirsiniz. Eşinizin izni bitince ablanızın gelmesi daha makul görünüyor.
+5
ekimoloji
(19.02.26)
Bence tecrübeli bir anne tecrübesiz 10 babaya bedel bebek için.
-3
benaslindayohum
(19.02.26)
annenizin karakterinden bağımsız çok doğru yoldasınız. hem halledersiniz hem de bu üçünüzün bağlanması için de çok önemli bir dönem. buzluk stoğu önemli ama, ya da eş dost yemek getirebilirse çok iyi olur ama kimse evde uzun süre kalmamalı bence doğum sonrası, anne kardeş bile olsa. biz biraz da mecburiyetten öyle yaptık ama duyduğum her hikaye bana iyi ki yalnızmışız dedirtti. lohusa kafasıyla en küçük şeyi bile kafaya takacaksınız, rahatsız olacaksınız; evde birilerinin olmasına değil sadece iyileşmeye ve bebeğinize odaklanmaya ihtiyacınız var. halledersiniz bol şans <3
0
mezzosprite
(19.02.26)
anne baba olduktan sonra ilk on gün başkasına ihtiyaç yok bence. kim ne dese batıyor zaten. hatta koca bile batıyor bazen. benim de annem geldi. bir gece sonra yolladım. çünkü yaşlı, yorgun kadın, dinç değil. sürekli koltukta uyukluyor. bir de soğan yeme, sütün acır filan dedi. baktım eşimle de gayet iyi idare ediyoruz. anne sen en iyisi git dedim.

zaten neredeyse sürekli emzireceksin, emzirmediğin anlarda da genelde uyuyor olacak ilk on gün. çok annenlik bir durum yok.

eşin işe başladıktan sonra çağırman doğru olmuş. ama bunu yaptın diye kavga çıkarıyorsa zaten geldiğinde de bi şekilde canını sıkardı.

ama yapılamayacak bir durum yok. biz de ilk on gün eşimleydik. sonra o işe başladı. evet zorlandım ama kendim baktım. zaten anladığım kadarıyla gelse bile yine kısa kalacak, e sonra yine kendin bakacaksın. çok bi manası yok. evi yakın olsa ara ara gündüz gelse daha işe yarar bi yardım olurdu. ama kendin diyorsun yemek yapmaz, hizmet bekler diye. e çocuğa mı bakacaksın annene mi? bi de zaten hormonlar tavan oluyor. sonra soğan yeme dedi diye hüngür hüngür ağlıyorsun vs. öyle bir dönem.

göbek bağı düşmeden yıkanmayacak zaten. silersiniz sadece. sonra da bebek küveti ve file varsa yine yardıma ihtiyaç yok.

bebek kolik vs olur o ayrı. ama normal şartlarda bu yenidoğan döneminde anne ve baba yeterli bence ya.

bu arada annemin tecrübesinden hiç faydalanmadım. çünkü annemin tecrübe 30 yıllık. eskimiş. ablam ve internet sağolsun, onlardan faydalandım. yine de ilk on gün ablamla da aynı evde çocuk bakmak istemezdim. nesi bu kadar korkutuyo anlamadım. ki daha önce bebeklerle ilişkimiz merhaba merhaba şeklindeydi. ilk alt değiştirmesini eşim yaptı hastanede. gerçekten korkulacak bi durum yok.

geçen çocuk ateşlendi ama ilk defa bu kadar yükseldi. gece yapay zeka ile yönettim süreci, eşimi bile uyandırmadım. anneme kırk derece ateşte napayım desem soğuk suya sok diyebilirdi. kendisi anlatıyor, ateşli çocuğu gazeteye sarıp kolonya döküyolarmış vs vs. yani eskilerin tecrübesi de çok matah değil aksine tehlikeli. emziği şekere batırıp vermeye çalışan var, sütün gelmiyo diye darlayan var, susamıştır diye bebeğe su vermeye çalışan var. yani sanırsın hepimizin annesi yenidoğan hemşiresi ha... abartmayalım bu kadar. bakın dediğim gibi aksi durumlar olabilir. ki ben normalde çok panik ve evhamlı bi insanımdır. ama bebeği de en iyi annesi babası bilir ve yetiştirir. korkmayın. bilmeniz gereken hemen her şey internette var zaten. ha destek iyi olmaz mı? tabi ki olur. ama desteğin nasıl olduğu çok önemli işte.
+5
elorelia
(19.02.26)
Bir anne on babaya bedel +1

Annenin gönlünü alıp geri çağır bence. Evde kocan sen ve bebek baş başa kalınca öyle bir panik hali olacak ki sırf psikolojik destek için bile annem kenarda otursaydı diyeceksin.
Bebek öyle emzirdim yatırdım temizledim diye biten bir şey değil.
Lohusa kafasıyla bu tulum ince mi gelir kalın mı diye kocanla tartışacaksın filan ohoo. Anne gelsin.
0
kaptan maydanoz
(19.02.26)
ekimoloji+1000. şimdiden kıyamet kopuyorsa doğum sonrası burnunuzdan gelir. evin kimin üzerine olduğunun bi önemi yok sizin eviniz orası, bebek sizin bebeğiniz. öyle yıkamaya falan da gerek olmuyor zaten göbek düşene kadar, gerek olursa da gerçekten halledersiniz.
bi de gelenler babanın rolünü üstleniyor gibi oluyor, bence bu babaya yapılan büyük bi haksızlık. onun da bebeğine alışması, onu sakinleştirmeyi öğrenmesi, gazını çıkarması, göğsüne yatırıp uyutması lazım. bebeğin onun kokusunu da öğrenmesi lazım.
siz kendinize ve eşinize güveniyorsunuz belli ki, bence olması gereken de bu. halledersiniz
+3
mezzosprite
(19.02.26)
elorelia +1000

annenizin bilgileri eski, çatışma çıkarıp tartışmaya sebep olmaktan başka bi işe yaramaz. siz en güncel bilgileri öğrenmişsinizdir zaten hamilelik sürecinde. çok kadim bir bilgi gerekirse de telefonda öğrenirsiniz.
bebeğin ne giyeceği nerde nasıl yatacağı bellidir. 7 kiloya kadar babadan bir kat fazla. anneniz sarıp sarmalamak isteyecek, belki yastık koymak isteyecek belki üstünü örtmek isteyecek. bu çocuk üşüyor, bu çocuk aç gibi yorumlar özellikle lohusayken insanın sinirini bozuyor yardımcı olmuyor asla.
0
mezzosprite
(19.02.26)
Ayıp etmemişsiniz onlar biraz alınganlık göstermiş. Öncelikle şunu bilin ki ilk on gün/iki hafta bir şekilde geçiyor. Size yardımcı olan birileri olsa rahat geçiyor olmazsa daha zor geçiyor. Sizin durumunuzda kardeşiniz rahat ettirirse ettirir öte türlü size geçmiş olsun. Benim kayınvalidem anlattığınız gibi biri ve ben ne zaman gidecek diye gün sayıyordum.
0
eisberg
(19.02.26)
benim annem de aynı şekilde hastanede kalmasını istemedik diye alınganlık etti, sonunda kalmasına ikna olduk ve iyi ki kalmış dedik hepimizi mor etti :D daha bez değiştirmeyi bilmeyen tecrübesiz anne baba olarak mahvolurmuşuz ki annem bir tane çocuk büyütmüş biri. benim hemşireleri bile eve götüresim gelmişti.
kısaca yanında yörende elinin hemen uzanabileceği bebek bakmayı bilen birinin olması mühim. bu annen olur kardeşin olur komşun olur hiç fark etmez.
ama dersen ki annem yardımdan çok köstek olur yemeği bile ayağına bekler, o zaman gelmesin.
benim annem trip çok atar ama ağrıyan beliyle zor yürümesine rağmen çok da iş yapardı evde, gece kaç kere kalkıp bebeğe bakardı hakkını ödeyemeyiz o açıdan o yüzden alttan aldık hep.
teraziye koy bu şekilde düşün bakalım.
+1
rayde
(19.02.26)
Öncelikle evin annenize ait olması ve kira ödemiyor olmanız konusu ayrı konu, doğumda neye ihtiyacınız olduğu ayrı. Çok rahatsızsanız o evde kira vermemekten onu sonra düşünürsünüz şimdi değil.
Şimdi size kimin iyi geleceğine odaklanın.
Bana annemin olması iyi geldi. Ve iyi gelmesine de biraz şaşırdım açıkçası. Kendi kendimize daha iyi oluruz sanıyodum olmadı. Kayınvalide de destek olur sandım ama geldi ve asla iyi gelmedi. Elinden gelmedi yani. Beceremedi. Ben de kırılır üzülür demeden ama kibar bi şekilde ve yordamınca evine yolcu ettim.
Biraz da yani yaşayıp görmek gerekiyor planlar tutmuyor her zaman.
Herkese iyi gelen şey değişebilir. Önemli olanın "benim neye ihtiyacım var" "bu bana iyi gelir mi/geldi mi" bu sorulardan şaşmamak olduğunu düşünüyorum.
Sağlıkla kucağınıza alın.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(19.02.26)
ayıp şöyle dursun ilk 1 ay anne ve kız kardeşinize aşırı ihtiyacınız olacak hem de aşırı. ayrıca kayınvalideniz gelmiyor diye anlıyorum ve bu sizin için aşırı büyük bir şans. ev küçük olsun önemli değil sizin onlara çok ihtiyacınız olacak ve mevzu yemek yapmaları da değll gerekirse hazır yersiniz. ilk günler ilk haftalar aşırı bir uykusuzluk sorununuz olacak ve karı koca bir noktadan sonra dayanamayacaksınız. 3 saat kesintisizi uyumak için her şeyinizi vereceksiniz işte o anlarda anne ve kardeşiniz devreye girecek. kararınızı tekrar düşünün anneinize ben ettim sen etme kal 1 ay deyin.
0
iwillsee
(19.02.26)
"Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider."
benim hanimin annesi de boyle oldugu icin durumunu anliyorum.

tavsiyem:
+ once annen gelsin, 1 hafta kalip donsun. bir ise yaramayacak ama adet yerini bulsun.
+ sonra kiz kardesin gelsin, yardim etsin. yemek yapilmasi lazim, $ekerli tatli falan, sut gelmesi icin. yoksa sut isinde sikinti olabiliyor.
+ ***kesinlikle ikisi birden gelmesin***

hayirli olsun..
-1
cooperr
(19.02.26)
şeker, şekerli tatlı ya da herhangi bir besin sütü artırmaz. bol su, bol bol emzirme ve ten tene temas artırır. başka bir şeye gerek yok. hatta çoğu doktora göre sürün kalitesi diye bir şey de yok. yani süt süttür. sütüm olsun diye sürekli yemek yemek, tatlı yemek ya da ne bileyim çocuğa geçer diye gaz yapacak (bulgur vs) gıdalardan kaçınmaya gerek yok.
+3
elorelia
(20.02.26)
(32)

Cocuk istiyor muyum

Purple life
Kafam cok ama cok karisik…Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik. (Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama ald
Kafam cok ama cok karisik…

Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik.

(Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama aldigin fayda gösterdigin cabaya bana göre degmez.)

Ve su an gördüklerimle burada tanistigim insanlarla ilgili sunu fark ettim. Buraya gelen cogunluk turistler ya 20li yaslarin basindalar. Singlelar ve macera ariyorlar.
Ya da 50 yasin üstü cocugunu okutmus büyütmüs sorumluluklari bitince rahatlamis tipler.

Cocuk varken30lu 40li yaslarda böyle bir tatil yapmak imkansiz. Yaslaninca da su an gençken oturabildiğin barlara oturmak imkansiz. Herkes genc alien gibi kalirsin aralarinda.

Cocuk yapinca en güzel yaslarin boş vakitlerini cocuga adayarak geciyor. Bu nerden baksan 15-20 yil demek.

Cocuk olmadan son kez gezelim dedigimiz yerden cocuk istegimle ilgili müthis bir kafa karisikligi yasayarak dönüyorum.

Cocuk yapanlar cocuksuz hayatinizdan nelerden vazgectiginizi bilerek mi yaptiniz yoksa cahil cesaretiyle mi?

En yakin Arkadasimin cocugu var. Bebek arabasiyla oldugu icin metrodan asansörle cikmak zorunda kaliyoruz. Normalde 30 snlik is asansör cagir asansör bekle önce baskalari ciksin vs 5-10 dk sürüyor. Bu en ama en basit örnegi ama bu bile gözümde asiri büyüdü.
-11
Purple life
(18.02.26)
Evli ve çocuklu biri olarak en özet cümleyi yazayım:
Ne çocukla oluyor ne de çocuksuz...
Çok zor bi iş. Masallardaki o sevimli anne baba değilseniz kafanız yersiniz.
Zevk olarak değil de iş olarak düşünün çocuk sahibi olmayı. Ona göre tekrar düşünün.
0
luluki
(18.02.26)
Herkes pisman da söylemiyor mu yani? :)
Psikolojide bir durum var. Emek verdikce sevmek zorunda kaliyorsun.
(bkz: Cognitive Dissonance Theory)

Yani pisman olmadiklari pisman degilim demiyorlardir da gercekten pisman olmadiklarini düsünüyorlardir bence.
-4
🌸Purple life
(18.02.26)
@thetrue, broo kanadada yasiyor olsam senin deyisinle cambodia ya gidince ben de zorlanmazdim. ^^
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Çocuğum olana kadar epey gezmiştim hevesimi biraz almıştım yani, çocuk olduktan sonra da gezdim (tek çocukla Singapur, Bali, New York, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya, Balkanlar gibi destinasyonlara; iki çocukla da Mısır sharm el sheikh, İsveç, Danimarka, İsviçre, Yunanistan, Romanya, Avusturya, Katar'a gittim) çocukla daha zor bunu inkar edemem ama imkansız değil. İsteyen yapar.

Mevcut durumdan optimum keyfi almayı bilen birisiyim, arada vuku bulan ufak tefek mızıklamalar beni etkilemiyor. Bu kadar büyütmüyorum kafamda. Yanıma oyun hamuru, boyama, ufak legolar alıyorum. 5 6 günlük bir gezinin bir gününü çocuklara adayacak şekilde falan plan yapıyorum (rust'taki rulantica'ya götürmüştük bir gün onları. Gezinin geri kalanında müzelerde sokaklarda gık duymak istemediğimi de net bir şekilde söylemiştim) neye alıştırırsanız öyle gider. Sürekli çocuk eğlemek zorunda değiliz. Bırakın sıkılsınlar, kendilerini oyalamayı öğrenirler. Bırakın aç kalsınlar bazen de, bulduklarını yemeyi öğrenirler. Yürüyen merdivenden çıkabilecekken asansör işgal edenlerin ayıbı metroda yaşadıklarınız da (en azından pusetli veya tekerlekli sandalyeli birini görünce yer verip beklemeleri lazım)

Belli bir yaştan sonra zaten zorluğu kalmıyor. 9 yaşındaki oğlum yazın Glyptoteque'i benimle gık demeden gezdi. Yorum yaparak gezmek eğlenceli oluyor, onların gözünden dünyayı deneyimlemek hoşuma gidiyor. Beni genç tuttuklarını düşünüyorum

İtiraf: 2. Çocuğumdan sonra biraz sarsılmıştım. Hayatım bitti gibi gelmişti bir dönem. Onu yarım gün kreşe yollayıp part time işe dönene kadar kendime gelemedim. Yine de pişman değilim. Çocuk sahibi olmak kişinin kendisine kalmış bişi, herkesin bakış açısı beklentileri farklı.
+7
kullanicadi
(18.02.26)
Hayatın boyunca gezmek istemeyeceksin. Çocuk büyüyünce istediğini yapabilirsin. Çocuk sahibi olmanın bir zamanı var ama paran varsa istediğin zaman gezersin.
0
michael harddd
(18.02.26)
çocuk istiyorsun ama kafanda bir baskı kurmuşsun kendine, işi aceleye getiriyorsun. Henüz kendi hayatını yaşamamışsın belli. tatmin olmamışsın. Yaş kaç bilmiyorum ama 29-30 yaşındaysan çocuk fikrini 3-4 sene kadar ötele. Önce sen hayattan tatmin olacaksın ki sonra beklentilerini ve hayalerini çocuk üstünden yaşamak zorunda kalmayasın. 35 yaşındaysan öteleme tabii.
34 yaşında anne oldum ve 30-34 yaş arası geçirdiğim en verimli dönemli, iyi ki o dönemde çocuğum yokmuş.

Bunu da göndermemiş olmayayım: www.reddit.com
Zannedildiğinin aksine çocuktan pişman olmak az rastlanan bir şehir efsanesi değil, çocuğu hem sevip hem pişmanlık yaşayan sürüsüne bereket insan var., Bitçoğu psikiyatri kliniklerini dolduruyor.
+3
alice in potatoland
(18.02.26)
İstediğim zamanda hazır olduğumda çocuk yapmaya karar verdim ve pişman değilim. Ki özgürlüğünü, bireyselliğini çok seven biriyim. Son cümlenizden zaten hazır olmadığınız belli, herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.
+4
ekimoloji
(18.02.26)
2 yaş bebeyle tayland’a da gittim afrika ülkelerine de. beni çocuğum değil babası zorladı ve zorluyor (boşanma). imkanım olsa 1 çocuk daha isterdim kesinlikle. bence müthiş bir şey. ama bence. ayrıca gez gez bir yerden sonra sıkıyor.

tabii gezme açısından bakılırsa çocuk en alakasız yerde “anne çişim geldi, anne kakam geldi” diyecek. sonra “orada kaka yapmam ben” diyecek. ya da günlük hayatta yemek yemek istemeyecek, yaşıtları ilerlerken daha okumayı sökemeyecek mesela ya da dehb ya da disleksi olabilecek :) istediği ya da istemediği bir şey için inat edip tutturabilecek ya da en basitinden oyuncağınu bir yerde unutacaksınız ve krize girecek, istiyorum da istiyorum diyecek. kucakta taşınmak isteyecek, seyahat için gittiğiniz yerlerde bi kolunuzda bebek arabası diğer kolunuzda çocukla merdiven çıkmanız gerekebilecek. çantanızda yedek kıyafet, hırka/kazak, sağlıklı atıştırmalıklar vs taşımanız gerekecek ilk aklıma gelenler. hasta olacak, ağlayıp mızmızlanacak <3 çocuk ve çocuklu hayat işte. daha ergenliğe gelmedim (benimki 5 yaşında hala).

dediğim gibi çocuk değil çocuğun diğer ebeveyni daha çok zorluyor bence. benim deneyimim böyle.
+2
deartheodosia
(18.02.26)
çocuk yapmak isteyen veya istemeyen sen değilsin. hormonların.
o yüzden kendinle kavga etme.
0
plastic_angel
(18.02.26)
20-30 yaş arası gezmeyenler napsın cocuk mu?
0
koela
(18.02.26)
Yazdığın yazıda senin için ÖNEMLİ OLAN çocuk değil gezmek, sadece kendi hayatını yaşamak. Şu halde bence çocuk sahibi olmamalısın çünkü eğer olursan onu düzgün yetiştiremezsin, onun hayatını yapılandıramazsın mesela, sadece herkese çocuğum var diyebilmek için doğurmuş olursun, çocuğa kendi hayatını yaşatırsın, onun hayatını değil. Şu halin bence çocuk sahibi olmaya hiç ama hiç uygun değil.
+5
muhayyer divan
(18.02.26)
Çocuk da alışıyor o rutine, anne babayla birlikte olabilmek için. Kardeşim böyle mesela, geçen de eşi, dört yaşındaki çocuğu ve bir arkadaşlarıyla Filipinler'e gittiler. Orada havalimanında bagajları kaybolmuş, çocuk da onlarla oturup beklemiş. Çocuk da bayağı eğlenceli, enteresan bir insana dönüşüyor aslında. Benim 40 yaşında gördüğüm ülke sayısı 2 (biri Türkiye), 4 yaşındaki çocuğun min 6-7. Ama daha zor mudur, kesinlikle. Herkes bu stresle baş etmek ister mi, istemez.
+1
sekizdokuzon
(18.02.26)
eşim hamile. çocuk yapmayı hep ölçüp tarttık ve bunun mantıkla, ölçüp biçerek verilebilecek bir karar olmadığına kanaat getirdik. çocuk hayatına çok ciddi kısıtlar da getirebilir, çok büyük ve hiç tadamayacağın güzellikler de. o yüzden bu tarz gezerim gezemem vs gibi yüzeysel bir bakış açısıyla cevap bulma şansın yok. cevap vereceğin soru şu: başına neyin geleceğini bilmiyorsun, tanrıcılık oynamanın manası yok. fakat eşinle birlikte bu dünyaya bir birey getirip bu duyguyu hakkıyla yaşamak istiyor musun? soru sadece bu.

not: çocukla seyahat iki kişiden mutlaka daha zordur, ama yanında evladınla gezmenin tadını bilmeden böyle bir kıyaslama yapmak doğru değildir.
+2
awlmi
(18.02.26)
Fikrimi sorulaştırayım, sonra da benimle aynı fikirde olmayanlara cevap yetiştireyim düşüncesiyle açılan başlık sayısında bir artış mı var bu aralar?

İnsanoğlunda hayatın anlamı zaman içinde değişikliğe uğruyor. 3 yaşında bir çocuk oyuncak reyonundan geçerken bir oyuncak aldırabilmeyi amaçlarken, ergenleşme esnasında yaşam amacı karşı cinse kayıyor.
Şu an senin amacın dünyayı yanında puset taşımadan dolaşmak ve asansör sırası beklememek olabilir ama bir gün gelecek bir çocuk hayal edeceksin.
Bunu mutlaka isteyeceğini ben iddia ediyorum. Önerim de şu: Her şey zamanında güzel. Zamanını kaçırma.
+3
Mirket
(18.02.26)
merhaba!

evli, cocuksuz, 34F olarak benzer dusunceler icindeydim gecen seneye kadar. bolca gezdik tozduk yedik ictik eglendik esimle, sonra bir anda sikildim gezmekten. bayaa baayaa plan yapmaya usendim ki normalde bayilirdim. hani "ee bi sonraki seyahat nereye olsun hadi bakalim" gibi konusmalara giresim gelmedi. 10+ sene once gezdigimiz yerlerden yaptigimiz seyleri hatirlamaya calistim, ne yedik, ne ictik, nerelerde kaldik, nereleri gezdik vs, zorlandim detaylarda. bazi hissettiklerimi net hatirliyorum ama ayrinti yok. resimlere bakinca geliyor.

simdi pesimistik bir senaryoyla 65 yasima kadar yasasam, 30 sene var onumde. 30 sene daha gez gez nereye kadar diye dusunuyorum artik. hani 30 sene daha yasayacaksam 1-2 cocuk da buyuteyim madem. ha nolur, cat diye bi aksam arkadaslarla bara gidemeyiz kolayca ama bu insanlarla gorusmenin/takilmanin tek yontemi degil. bar olmaz kahvalti olur, cay olur, evde kahve olur, parkta oyun olur; olur yani, yeter ki istek olsun. bir de cocugun getirdigi yeni deneyimler var, iste akvaryumdur, hayvanat bahcesidir, parkurdur, derstir, kumdan kale vs. vs.

insan alisiyor bence her turlu icinde bulundugu duruma. cocuk olunca nromaliniz zaten cocuga gore hareket etmek olacagi icin asansorler fln gozunuzde o kadar da buyumeyecek. bir de asansore zaten ufaklikta 1-2 sene ihtiyac duyacaksiniz, sonra gececek.

zaman; cocuk olsa da olmasa da geciyor. bir kismi da cocuklu geciversin modundayim ben.

bu arada eger okumak isterseniz the baby decision (Merle Bombardier) kitabini oneririm, okuyucuyu ozellile bir yone cekmeden her iki tarafi da dusunmeye itiyor.
+5
taurina
(18.02.26)
Cocuklu ve cocuksuz hayatlar cok farkli oluyor.En guzeli once cocuksuz sekilde 4-5 sene hakkini vererek cift olarak takilmak sonra da cocuk yapmak.Cocuk olunca 6-7 yasina girene kadar iptal oluyorsunuz sonra cocuk buyuyunce buyumus bir ekiple geziyorsunuz.Onun da tadi farkli.
+2
turkuaz
(18.02.26)
6 yaşında çocuğumuz var 2 yaşından beridir beraber geziyoruz öncesinde de eşimle çok gezdik.

Gezme konusunda %100 katılıyorum aynı şey değil ama maşallah bizim çocuk çok uyumlu biz hiçbir şey kaybetmedik gezme lüksümüzden.
Ha gezdiğimiz yerlerde yakın yerler değil güney Afrika meksika amerika vs hala da çok güzel geziyoruz maşallah hiç hiç problem çıkarmıyor aksine çok eğleniyor

Çocuk başka bir olay tüm dünyayı çocuğum için bir çırpıda düşünmeden çöpe atabilirim. Gezme tozma lüksü falan bunların hepsi çocuğun tek nefesi yanında boş balonlar.

Bence çocuk olayını gezme tozma ile falan tartıp kıyaslamayın derim. İki farklı dünya.

lüks için çocuk istemiyorsan bahane yaratıyorsun aslında gerçekten çocuk istemiyorsundur
+1
basond
(19.02.26)
biz biraz geç yaşta çocuk sahibi olduk. Şu an ki tek pişmanlığımız keşke daha önce genç yaşta yapsaydık cocuğu diyor oluşumuz. 30 ları geçtikten sonra mental olarak çok zorluyor bence çocuk sahibi olmak. Ancak çocukla geçirdiğim zamandan sonra iç huzuru daha önce deneyimlediğim hiçbir şeyde de bulamıyorum.
0
administ
(19.02.26)
Evlilikte özgürlüğünden vazgecip huzuru ve dinginligi tercih etmek gibi iste (tamam siz evliliginizde de ozgursunuz, size demiyorum). Vazgectigin bazi seyler var, bunun yaninda elde ettigin bazi seyler var. Hangi duygulara daha cok ihtiyac duyduguna karar vermekle ilgili

Bence "ok ben yasicami yasadim, artik kendimden vazgeciyorum" dedigin noktada cocuk :)
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Ya Vietnam Kamboçya nedir ki ya gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş. O kadar boş ki sadece çocuğu olanlar anlayacak beni.
Benim çocuğum planlı bir bebek değildi. Hamileyken de çok ağladım hayatım mahvoldu gezemeyeceğim diye. Şimdi düşünüyorum da yani koyayım gezisine :D
İkisi kıyaslanacak şeyler değil, tabi bu benim hayatım için geçerli belki sende aynı şekilde işlemeyecektir.
Eskiden hevesle kendim için gezerdim şimdi oğlum görünce ne tepki verecek diye sırf onun için geziyorum, onun mutlu olacağı yerlere gitmek istiyorum. Kısıtlanmadım başkalaşım geçirdim :)
Anne/baba olduktan sonra eskiden zevk aldığın şeylerden zevk almayacaksın zaten yeni zevkler geliyor :)

Edit: tabii ben 33 yaşında doğurdum. Daha erken olsa başka olabilirdi.
+1
kaptan maydanoz
(19.02.26)
kendi hayatınızdan ödün vermeyecek / veremeyecek biriyseniz çocuk zor. hiç girmeyin o topa. çocuğa da size de yazık. çocuk fedakarlık gerektirir.

onun harici paranız, fiziksel ve mental gücünüz varsa her yeri çocukla gezebilirsiniz.
0
galahad reloaded
(19.02.26)
Çocuk yapma kararını gezme tozma endeksine bakarak alırsanız büyük hata yaparsınız, bunun yerine bir çocuk yetiştirmek için psikolojik olarak, maddi olarak, donanım ve eğitim açısından uygun muyuz diye bakmanız daha sağlıklı olur.
Şahsen oğlum doğduğundan bu yana hayatımın kısıtlandığını hissettiğim hiçbir an olmadı. Hayatımızı kısıtlayan şeyler çocuk değil, iş güç maddiyat, sağlık gibi durumlar oldu sadece. 3 gün yalnız bir festivale veya iş gezisine gitsem oğlum yanımda değilse çok sıkılıyorum yukarıda birinin yazdığı gibi zaten gezip tozarken de keşke o da şunu görseydi fotoğrafını çekeyim de ona göstereyim kafasında geziyorum. Çocuk yetiştirirken onun psikolojisini sağlam tutar ve güvenli bir çevre sunarsanız zaten genetik olarak büyük sürprizler olmadığı sürece uyumlu bir birey olacaktır. Bizimkini daha 6 aylıkken çadır kampına götürdük o gün bugündür de bir yere gittiğimizde bize sorun çıkardığı bir an olmadı.
0
creepy
(19.02.26)
çocuktan sonra hayatta hiçbir şey aynı şey değil zaten orası ayrı da çocukla gezmek keyifli bi şey ya, 2 yaşındaki çocuğumun altıncı ülkesini gördüğü geziden dün döndük daha. vietnam ve kamboçya özelinde bilmiyorum ama avrupa amerika bizim için çok keyifli oluyor. tabii ki çocuksuz zamanlarımızdaki esneklikler yok yani çocuklu gezi çocuksuz geziden daha iyidir değil iddiam ama çocukla gezmek çocukla evde oturmaktan çok daha iyidir.
0
mezzosprite
(19.02.26)
ben de bebek bekliyorum, ara ara geliyor bu düşünce nasıl gezcem bebeyle diye ama en azından çişim geldi ve acıktım demeyi başardığı an gezmelere götüreceğim oni. öyle karar verdim. alışır o da.
0
Hallegadola
(19.02.26)
> gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş

böyle büyütecekseniz keşke yapmasaydınız çocuk
-2
aguen
(19.02.26)
Cevap mecburen cinsiyetçi olacak ama anne olup da bu durumdan (hayatının ekseni tamamen kaysa da) memnun olmayan kadın azdır. O küçük gurupta değilsen sıkıntı olmaz.
-4
parka
(19.02.26)
çocuk yapma kararı bir noktada geri alınabilir bir karar olsaydı ilkokul 1. sınıfa giden bir tek çocuk bile kalmazdı dünyada. insanoğlu tam bir riyakar şovmen. bebekler sevilir. küçük çocuklar, onların şirinlikleri, ilk kez konuşma sancıları, ilk adımları, cıvıltıları , komiklikleri, yarattıkları kaos ve zahmete denktir. 8-10 yaşından sonra kim s*ker Yalova kaymakamını. dürüst olalım biraz.
-6
loch ness
(19.02.26)
@hallegadola aslında çişim geldi acıktım demeye başlamadan önce daha da kolay oluyor :) dayıyoruz memeyi biberonu, her yerde bebek bakım odası var zaten altını orda değiştir bu kadar. ne yiyecek derdi olmadan önce. asıl ihtiyaç/görüş beyan ettiğinde ve yürüdüğünde işler biraz daha zorlaşıyor (ama yine de çok güzel)
+2
mezzosprite
(19.02.26)
Hocam asansör işi gözünüzde büyüdüyse bence çocuk için hazır değilsiniz.

Sadece bir cümleden yüzeysel bir tespit yaptım o kadar.
0
kumandanim
(19.02.26)
@aguen, çocuk yapıp yapmayacağımı sana soracak değilim. Ve bu saydıklarım o kadar boş ki inan bir gram değeri yok çocuğumun yanında.
+2
kaptan maydanoz
(19.02.26)
hayattaki bütün ihtimalleri aynı anda yaşayamayız ki ama. yaptığımız bir seçim diğer seçenekten vazgeçiştir.
mesela ben çocuk yaptım, hatta baya bile isteye tedaviyle yaptım, harcadığım emek, zaman, para başka yerlere gidebilirdi. ama bu sefer de çocuğum olmayabilirdi. bi seçenek seçtim ve ilerledim.
evet o yerlere tatile gidemeyebilirsin ama önünde başka ihtimaller açılır bu sefer. çocuğunla parka gitmekten zevk alabilirsin, çocuğun biraz büyüyünce müze müze gezebilirsiniz vs.
ya da çocuk yapmaz, yetişkin etkinliklerinde de takılabilirsin.


bir de her yaşın ihtiyacı farklı oluyor, 20lerinde zevk aldığından 50 yaşında zevk almayabilirsin.

bu arada çocuğum olduktan sonra daha çok dışarı çıkmaya gezmeye başladım çocukla evde durulmuyor çocuk da alışınca gezmeye durmuyor :D
+1
rayde
(19.02.26)
çocuklarım her şeyim, ama bunca şeyi en başta anlatsalar vallahi istemezdim, mantıkla değil duyguyla karar vermiştik. pişman değilim ama bugünki kadar bilincim olsa tabiki istemezdim. düşünsene 90 yaşına gelsen aç mı tok mu diye hala kaygılanacaksın. akıl işi değil. ömürlük bi kaygı satın almak anne babalık.
+1
antihero
(22.02.26)
(11)

türkler neden çalışıyorlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor. hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor.

hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft kuramayacaklar. her zaman komşu gürültüsü çekmek ve park yeri aramak zorundalar. paraları olsa bile hizmetler lame ve gay. elektronik eşya ve kaliteli yiyecek ya pahalı ya yurt dışından getiriliyor ve teknik servisi yok. aile kuramayacak, çocuk yapamayacaklar. yapsalar da okulları kalitesiz, doktorları kalitesiz, trafiği kalitesiz, işçisi kalitesiz, patronu kalitesiz. kafalarına saksı düşmesi, yaşlı anneyi köpekler parçalaması, freni boşalan kamyonun altında kalmak gibi saçma kazalar hep burada yaşanıyor. bu şartlar altında kim neden sokağa atılmak korkusu dışında sabahları kalkıp işe gidebilir? çalışarak elde edebilecekleri ne var?
-33
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
Son 10 yıldır dediğin gibi boşa çalışılıyor. Aileden gelen sağlam background yoksa gelirle yaşamak mümkün değil. Ek olarak ülkenin 3 büyük şehri anlamsız kalabalık.
0
michael harddd
(05.02.26)
Tam seri eksilenecek soru sormuşsun. Bir de Amerikan arabalarını herşeyden üstün gibi en başa yazmışsın. Her ülkenin dinamikleri farklı, Türkiye gelişmiş ülkelerden sanılanın aksine pahalı değil. Son yıllarda bazı ürünlere vurgu yapılıp ortaya atılan bir sıçmık. Al Istanbul - Amsterdam kıyası;
www.numbeo.com

Bu kada aile nasıl kuruldu, niye aile kuramıyorlarmış. İnsanlar burda nereden ev alayım diye soruyor, şu kadar param var napayım bilmem ne diyor. Sen sanki Somali'den bahsediyorsun. Türkiye kolay bir ülke değil, düşük geliri olanlar için zor tabii ama abartacak birşey de yok. Biraz aklı çalışan doğru kararlar alan erkekler, aile de kurar, çocuk da yapar, araba da alır.

Bu kadar arabayı böbrek satarak mı almışlar.
bigpara.hurriyet.com.tr
0
mbond
(05.02.26)
amerikan arabası görmesek avrupa arabasını bir halt sanacağız. arabaya 2 kişi otursak dirsek dirseğe gidiyoruz.
-9
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
cok haklisin abi, calisip bi dodge alamayip bi bahceli evde oturamayacaklarsa hic calismasinlar. biraksinlar isi gucu dilencilik yapsinlar. copleri karistirip milletin yemedigi simitleri yiyerek hayatta kalsinlar. daha mantikli boylesi, kimsenin aklina gelmemis hayret.
+5
taurina
(05.02.26)
1- Stellantis grubu araclar pek kaliteli degil, yazdigin araclarinin icin buram buram gercek deri degil plastik ve boya kokuyor. "buyuk arac" = "kaliteli arac" degil. uretildigi ulkede insanlarin yarisindan cogu asiri obez oldugu icin kucuk araba satilmiyor, benzin de diger ulkelerin petrolune cokebildikleri icin ucuz.

2- yurtdisinda "ucak" sahibi olabilmek orta diregin kurabilecegi bir hayal degil, sahip olmayi gectim hayalini kuramaz.

3- hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak - hatali, buyuk sehirlerden cik millet mis gibi bahceli evlerde oturuyor. ornek canakkale cevresinde bahceli evinde oturan birsuru emekli var ki bu evler adamlarin tek evi de degil. ha senin dedigin tarabya'da villada oturmak ise onu zaten 80lerde de alamiyordun, o zamanlar bile ucuk paralar istiyorlardi.

4- okullar, doktorlar kalitesiz falan bunlar da hatali. oncelikle doktorlar baya deneyimli, benim soru sorup cevap alamadigim doktor turkiye'de olmadi, yurtdisinda oldu. okul olarak da sunu soyliyim, ortadogunun elit okullarindaki ogrenci kalitesi (turkiye/iran/arap ulkeleri vs), batinin elit okullarindaki ogrenci kalitesinden dusuk degildir, hatta ortalamasi daha iyidir diyebilirim.

5- saçma kazalar - ucuncu dunya ulkesi kardes, fitratinda bu var. o kadar idare edeceksin.

avrupa'da birkac ulke gezdim, kuzey amerika'yi iyi biliyorum.
turkiye evet cok kaliteli bir ulke degil ama karsilastirinca o kadar abarttigin kadar da kotu degil. kalite olarak dunya ortalamasinin ustundedir. dunya ortalamasi pek ic acici degil.

turkiye bugunku sinirlariyla eger yunanlilarin elinde kalsaydi ve oldugu gibi avrupa birligine girseydi, dunyada yasanabilirlik ve refah olarak tahminen ilk 5'e oynardi, rahat.
+4
cooperr
(05.02.26)
kaç tane içtin. gecenin o saatinde insanın kafasına bu geldiyse ya alkollüdür ya haplıdır.
0
mikahakkinen
(05.02.26)
Bu hesaptan son haberlere göre (bakınız Epstein dosyaları) Avrupada yaşamak da çılgınlık ve delilik.
0
va
(05.02.26)
Hayatında hiç yurtdışına çıkmamışsın ve yaşamamışsın diye anladım.

Bu sorunlar sadece Türklere özgü mü zannediyorsun?
+1
kaptan maydanoz
(05.02.26)
Yukarıda sayılan arabalar avrupa veya abd'de işçi sınıfının alabildiği arabalar. Bu sorun bence de Türkiye'ye özgü bir sorun. Ev konusunda avrupa'da kriz var evet ama yine de Türkiye'den kötü değildir.

Bence Türkiye vs diğer ülkeler diye aşırı genelleyici karşılaştırma yapmak yerine spesifik olmak lazım. Coopperr'ın yakındıkları kanada'ya özgü durumlar.

Bu muhabbet "cebindeki telefonu cıkar" a kadar gider. Hayatında hiç düzgün araba görmemiş, toplu taşımada leş gibi ter kokarak işine giden insanlara konforu anlatamazsın. Millet bunları görmüş olsa zaten sokağa dökülürdü 10 defa
+1
michael harddd
(05.02.26)
hayattaki tek tatminimiz pahalı araçlar, lüks elektronikler mi olmalı? tamam türkiye'de belki herkes için ulaşılabilir şeyler değil ama yaşamak için tek tatmin aracı da asla böyle şeyler olamaz. yoksa herkes intihar etsin o zaman.
0
rayde
(05.02.26)
Doğmuşuz bir kere yaşıyoruz tam olarak senin sorunun cevabı.
Bir de maddi şeylerin dışında manevi keyif veren şeyler de var. Onlarla da sınırlı vaktimizi elimizden geldiğinde keyifli geçirmeye çalışıyoruz.
Bir de çok çalışıp "başarılı" olursak bu dediğin şeyler almasak bile daha ufak şeyler edinip mutlu olabiliyoruz.
Hayatta değiştirebildiğin ve değiştiremediğin şeylerin farkına varıp, beklentilerini buna göre ayarlamak çok önemli.
0
burfak
(05.02.26)
(13)

Sizce özel hastanelerdeki doktorlar, hastalığın derecesini bilerek olduğundan daha yüksek gösterip hastayı operasyona yönlendirebilir mi?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
Bunun hakkındaki fikirleriniz nedir arkadaşlar?

Soruyu oldukça genel sordum; ancak bu konuda üniversite hastaneleri daha güvenilir midir?
+1
lostinway91
(04.02.26)
Ameliyat kotasının olduğu sır değil. Her zaman birden fazla hekimden fikir almakta fayda var.
+4
auroraaurora
(04.02.26)
Fakültedeyken ortopedide bir hocamız;

"kemeraltı'nın girişine sandalye atıp baksanız, geçen 60 yaş üstü herkesi kılıfına uydurup kalça protezi ameliyatına alabilirsiniz, özelde böyle yaparlar ama her vakaya ameliyat illa şart değildir" demişti.

Ciddi sağlık sorunlarıyla ilgili üniversite hastanesinden şaşmam. Konforu eksiktir belki ama hem tıbba uygunluk hem de hijyen açısından üniversite hastaneleri daha iyidir
+4
nundu
(04.02.26)
Depresyona girip girmemen umurlarinda degil.
Doktorlarin gözünde sen bir müsterisin. Daha cok test, daha cok islem daha cok para.

Doktorlarin cogu para kazanmak icin doktor oluyor insanlara yardim etmek için degil.
+1
Purple life
(04.02.26)
Birkaç doktor görüşü almak olayı çözmez. Hekimlerin vakayı değerlendirme şekilleri değişebilir.
Örnek, safra kesesinde bir tane taş gören hekim, bünye taş üretmeye başlamış, üretecektir, bir taş kanala girerse tehlike arzeder, safra kesesi alınmalıdır da diyebilir. Takip altında bulunduralım da diyebilir.
Ben kalbim için en az 20 öğretim üyesine gitmişimdir yıllar içinde. Yarısı derhal ameliyat dedi, yarısı takip altında bulunduralım dedi.
Bir kaç yerden görüş almak şart ama bir şekilde de doktoruna güven duymak zorundasın.
Soruna da kısaca cevap vereyim. Burası Türkiye.
0
Mirket
(04.02.26)
hocam ben depresyon için demedim ama psikologların çoğunu da bu kısma sokabiliriz herhalde.
0
🌸lostinway91
(04.02.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
en son bacak uyusmasi sebebiyle 3-4 operator doktor ile konustum turkiye'de.
hepsi ozel hastanede calisiyor, amerikan, acibadem, vs..

adamlara dedim ki ya kesin bicin bu problemi cozun, para problem degil.

hepsi beni gulerek sepetledi, ameliyatlik olman icin bundan cok cok daha kotu durumda olman lazim sende birsey yok diyip yolladilar.

bu "ozel hastanelerdeki doktorlar kafasina gore kesip biciyor" lafi bizim halkin hurafelerinden biri.
0
cooperr
(05.02.26)
birkaç doktordan görüş almak mantıklı da kendimiz doktor olmadığımız için hangisi mantıklı bi yol öneriyor, onu nereden anlayacağız ki?

hastane politikası o şekilde olabilir ama her doktoru da zan altında bırakmanın manası yok.

annemin gömülü böbrek taşı vardı ve doktor ameliyat dedi. özele gittik görüş almak için, özeldeki doktor da evet ameliyat şart ama burada çok masraflı, git dışkapıda yaptır ameliyatı dedi.

tahlil konusu ise şöyle. çocuk için gidiyoruz genelde ve çok zorda kalmadıkça kan tahlili istemiyorlar çocuk zorlanıyor diye. gerekli ise akciğer filmi istiyor mesela,
önce bi film sonucuna bakalım, sonra belki kan tahlili isteriz diyorlar. malum çocuklar çok sık hasta oluyor. her gelenden kan da isteyebilir. hatta bazen sadece muayene ile ayrılınca keşke bi kan alsaydı filan diyoruz klasik türk kafası. ama iyileşme belirtisi yoksa tetkik istiyorlar genelde.

ama bunlar bence doktor özelinde yaşanan şeyler dediğim gibi. tam tersi durumlar da vardır mutlaka.
+1
elorelia
(05.02.26)
kesinlikle yaparlar. para için el kadar bebeklerin canına bile kıydıkları kanıtlanmadı mı? üniversite hastaneleri en güvenilir hastane tipi bence şu an.

edit: tabii ki istisnalar vardır ama kaide bence bu artık
0
mezzosprite
(05.02.26)
Yıllar önce KBB doktorum, sigortanın maliyetleri karşılamasınını garantilemek için radyoloğu arayıp MR raporunu daha ciddi olacak şekilde değiştirtmişti. Bir de özel hastanelerde bel fıtığı konusunda bir çok gereksiz ameliyat mevcut. Eşimin durumu ağır olmadığı halde "hayat kaliten artsın" diyerek ameliyat etmeyi öneren bir profesör vardı. Eşim dinlenip ilaç tedavisiyle birkaç haftada toparladı, ameliyatsız.

Yani evet, kota doldurmak için bazen durumu abartabiliyorlar. Yada bir şekilde sizi ikna etmeye çalışabiliyorlar.
+1
vampir akrep
(05.02.26)
beni üniversite hastanesinde prof ayağımdan gereksiz ameliyat edecekti mesela. illa olman lazım diye baskılayıp durdu. sonra bir kaç doktor gezdik hatta özele de gittik. kesinlikle gerek yok bu ameliyatı düzgün yapacak doktor da bu ülkede yok belki yurt dışı dediler zaten yürümemde sıkıntı yok, estetik açıdan sorunları var. uygun ayakkabıyla gayet yürüyebiliyorum. bu dediğimin üzerinden 20 yıl geçti hala da bir problemim yok. eğer ameliyat olsaydım platin takacaklardı ve ayak gibi vücudun ağırlığını çeken bi organdaki komplikasyonlarını veya zorluklarını düşünemiyorum bile.

yani özel devlet fark etmez, kendine tecrübe çıkarmak isteyen empatiden yoksun doktorlara her yerde denk gelebilirsiniz.
+1
rayde
(05.02.26)
Ufak bir sorun oldugunda abartan biri olarak 2 kez ameliyat diye tutturdum bugune kadar, ikisinde de ne ameliyati sacmalama diyip saldilar beni.

Hayatimda hic ameliyat olmadim disci sayilmazsa.

O yuzden ozel hastanelere guveniyorum ben.
0
aguen
(05.02.26)
Genelde olumsuz görüş bildirilmiş ama pozitif yanı da var. Devlette fakir olduğun ön kabulüyle, pahalı tedavileri hiç önermiyorlar. Bunun çözümü yok deyip geçiyorlar.
0
parka
(05.02.26)
(10)

Dedemden maddi destek isteyeceğim ama nasıl istesem bilmiyorum

darkwizard
Öncelikle dedem bana bu hayatta pek destek olmadı diger kuzenlere yaptığı kadar veya oğluna yaptığı kadar her neyse 7 sene önce hayatımda ilk kez dedemden bir tablet istedim sagolsun aldi halen kullanıyorum. Yeni bir modele geçmek istiyorum psikolojik sorunlarım olduğu icin çalışamıyorum su an. Ask
Öncelikle dedem bana bu hayatta pek destek olmadı diger kuzenlere yaptığı kadar veya oğluna yaptığı kadar her neyse 7 sene önce hayatımda ilk kez dedemden bir tablet istedim sagolsun aldi halen kullanıyorum. Yeni bir modele geçmek istiyorum psikolojik sorunlarım olduğu icin çalışamıyorum su an. Askerden muaf oldum bu yüzden ipad kullanıyorum 75-100.000 arasi güzel cihazlar var ama dedemin durumu diye en son dayima vize başvurusu icin 4000 euro vermis. Bana gelince cimri ve bencil oluyor adam. Mesela 1500 euro verse hic eksilmez maddi durumu çünkü hem almanyadan hem burdan emekli bankada parası var tarlaları sattı babadan kalma. 4 kardes annemler en cok dayima destek oldu is kurdu çocuklarını okuttu evlendirdi falan ayrımcılık yapıyor sizce ne yapmalıyım?
+1
darkwizard
(03.02.26)
Ben olsam bu adamdan bir sey istemem, görüsmem de.
+7
Purple life
(03.02.26)
Pek haz etmiyorsun anladığım kadarıyla dedenden. İste gitsin o yüzden. Vermezse de canını sıkmamış olursun, zaten ayrımcılık yapıyordu dersin.
0
gobekliraki
(03.02.26)
Yaşlı bir akrabaya doktor yürüyüş yapman lazım demiş. En eski modelinden en ucuzundan bir akıllı bileklik aldım götürdüm. 150 liraydı. Ayarlarını yapıp, adımlarını nasıl sayacağını, nereden göreceğini öğrettim. Yemin ediyorum, dünyaları verseler öyle sevinmezdi. Sanırım hayatında ilk kez hediye alyordu. Ağladı adam.

Yaşlılar çocuğuna, torununa eşit davranmak zorunda mı, değil bence. Sahi siz dedeniz için bir şeyler yaptınız mı? Sizi sevmesine sebep olacak bir şeyler. Karşılık beklemeden. Sırf mutlu olsun diye.
+7
Mirket
(03.02.26)
@gobekliraki zaten 1 kere istedim yok daha kimseye bir şey almam falan dedi sonra gitmiş dayima para vermis dayımın kızının kızına akülü araba almış oysa hepsi işinde gücünde okurken ben bana zorla harçlık veren dedem, dayımın kızı baska şehirde okuyacak diye peşinden o şehre gidip ev tutmuştu kızla beraber yaşamıştı okul bitene kadar mesela hep o okuttu onu her maddi manevi. Ama ben nedense sevilmiyorum ise yaramaz hasta ve hayırsız görülüyorum ama onlara hiç saygısızlık yapmadım. Ha arada anneme falan destek çıkar ama sevgi ve maddi olarak diger 2 çocuğuna yaptığı kadar yapmaz 2 teyzem ve 1 dayım var diger teyzem de üzülüyor bu durumdan ayrımcılık sevgisizlikten. Sadece anneannem dayima cok bağlı aşırı seviyor yani her dediğini yapıyor diyebilirim. Bana hitap ederken bile kızgınlıkla darkwizard efendi diyor bazen. Diğer kuzenime canım cicim falan diyor kiz kuzenlerime. Dayımın kızlarına. Diger 2 teyze yurtdisinda o yüzden uzaklar ama oraya gidince dedem o zaman orada da ayrımcılık yapıyormuş torun ve evlat arasında
0
🌸darkwizard
(03.02.26)
Klasik dayı ayrımcılığı.
+1
Kahvedesu
(03.02.26)
bence erkek evladının çocuğunu sahiplenirken kız evladının çocuğunu aileden görmeme durumu var. erkek evlat ayrımcılığı yani. eskilerde çok olur böyle.
iste gitsin kaybedeceğin bişey yok.
+2
rayde
(03.02.26)
@mirket tabii ki yaptım küçük yaşta kaybettiği anne babası ile resmi yoktu çizim tablo yaptım hediye ettim. Anneanneme de tablo hediye ettim. Maddi olarak hiç ihtiyaçları yok bir şeye zaten. Hiç saygısızlık yapmdım. Bencilce düşünmeyin. Madem öyle çocuk yapmayacaktı. Eşit ve adil sevgi ve destek vermeyecekse.
+2
🌸darkwizard
(03.02.26)
@ thetruenorthstrongandfree1 büyük dededen kalan toprakları sattı. Büyük meblaya
+1
🌸darkwizard
(03.02.26)
Tablet için minnet etmeye gerek yok. Ne zaman toplu paraya ihtiyacın olur bir iş yapacak bir şeye kullanacak olursun o zaman destek iste. Verdi verdi, vermedi siktir edersin sen de.

Bunu tablet için yaşamaya gerek yok.
+1
lazor
(04.02.26)
Dogru konusan tek kisiyi eksileyip tik vermemissin. Aferim.
+1
warrior princess
(04.02.26)
(13)

Kaç yaşındasınız ve ne kadar daha yaşarsınız? Niçün?

gabe h coud
Canım sıkılıooo demenin bir başka versiyonu.Ben başlayayım. 41 yaşında erkeğim. 90'ı görürüm diye düşünüyorum. 90'ı görürsem de 120'yi görürüm. (Sağlık sektöründeki gelişmeler nedeniyle)Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 81.3 (oha) erkeklerde 75.9Anneannem 95 yaşında merdiven çıkıyor, parkt
Canım sıkılıooo demenin bir başka versiyonu.

Ben başlayayım. 41 yaşında erkeğim. 90'ı görürüm diye düşünüyorum. 90'ı görürsem de 120'yi görürüm. (Sağlık sektöründeki gelişmeler nedeniyle)

Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 81.3 (oha) erkeklerde 75.9
Anneannem 95 yaşında merdiven çıkıyor, parkta günlük yürüyüş yapıyor.
Babaannem 90 küsür yaşında vefat etti.
Dedem de 95 yaşında vefat etmiş. Genel olarak uzun yaşıyoruz.
Hiç istisnasız her gün yürüyüş ve haftada 4-5 kere sağlam spor yapıyorum.
-9
gabe h coud
(03.02.26)
41 yas erkegim. 80'i gorurum diye umuyorum bir terslik olmazsa. bizim sulalede 90 ustu pek yok zaten. benim canli tanik oldugum en yasli babaannemdi, 86 yasinda oldu. ama saglikli ve varlikli olarak 100 yasina kadar en az yasayabilmek isterdim. haftada 2 spor yapmak, fazla yurumemek yeterince yardimci olmaz buna, biraz arttirmam lazim.
-1
lemmiwinks
(03.02.26)
34 yaşındayım. hem anneannem hem babaannem yaşıyor. hatta anneannemin babası 99 yaşında vefat etti.
uzun yaşarım gibi geliyor ama umarım sağlıklı yaşarım yoksa evladımın kendi ayakları üzerinde durduğunu (maddi manevi yalnız olmadığını) görebilecek kadar yaşasam yeter.
0
rayde
(03.02.26)
35 Yaşındayım, spor, yürüyüş vs yok. Yediklerime de pek dikkat etmem. Bi bu kadar daha yaşasam yeter, sonrası gerçekten zulüm oluyor. Başkasına muhtaç kalmak sıkıntı.
+1
ebeş
(03.02.26)
53 yaşındayım maksimum 65 görürüm gibime geliyor. o bile şüpheli.
0
lazpalle
(03.02.26)
sporu azalt çok yaşamak istiyorsan.
-2
kveldulv
(03.02.26)
38,5 erkek. bizimkiler çok yaşamıyor, anne tarafı da baba tarafı da öyle 55-60 sonrasını düşünemiyorum.
0
bartholomew87
(03.02.26)
34 yaşındayım fitim fazla kilom yok, alkol nadiren, sigara hiç kullanmadım. Spor maalesef yapmıyorum. Baba tarafı çok yaşamamış ama anne tarafımdan anneannem 86 yaşında hala yaşıyor dedem kendi isteğiyle vefat etti. 70-75 yaşına kadar yaşarım gibi geliyor.
0
ekimoloji
(03.02.26)
ben de 34 yasindayim.

kan basincim ve nabzim dusuk. 90 gorurum gibime geliyor. tabi kanser vs olursa onu bilemem ama genelde sulaledekiler 90 civarinda oluyor.

genelde yasla beraber dolasim sistemi cokuyor, kaldirmiyor. yuksek basinc tesisati yipratiyor. nabiz da kalbin cok calismasi demek. az cok atim miktari sabit kalbin o nedenle az atmasi daha iyi. sporcular genelde erken olur.
0
antikadimag
(03.02.26)
43e
genler curuk, 75 civari yaslilar mezara giriyor.
teknolojik gelismeler falan derken belki 80i zorlarim, ustune cikabilecegimi sanmam.
0
cooperr
(03.02.26)
28. sağlıklı olarak kaça gidersek yeterli. gönülden geçen 70-75 kafi.
0
biravekahve
(03.02.26)
28. 60 da kapatcam gozlerimi. Parayi 0 layip cikcam
-1
lapaz
(03.02.26)
40 yaşındayım. Ailemizde 60 yaşı gören yok . Umarım ben görürüm çünkü oğlum çok küçük.
0
suicides underground
(03.02.26)
34k. bizde 80i goren olmamis, 65-75 civari gitmis tum dede/nineler. su an 80i gecen bi tek halam var, o da demans baslangici. diger hala/dayilar filan gelemediler o yaslara.

ben nedense 80i gorurum gibime geliyor ama bi dayanagi yok. oyle aman aman saglikli da degilim, sporla fln da minimal iliskim. emeklilik, coluk cocuk vs planlarini 65te olecekmisim gibi yapiyorum, ustune ne gelirse kardir.
0
taurina
(04.02.26)
(9)

Ameliyat korkusu

arbre
Olmak istediğim bir ameliyat var. Günü de belli. Ama korkuyorum hafif. Ameliyat olanlar nasıl aştınız bu korkuyu? Kadınlar burun ameliyatı oluyor korkmadan. Nasıl cesaret ediyorlar?
Olmak istediğim bir ameliyat var. Günü de belli. Ama korkuyorum hafif. Ameliyat olanlar nasıl aştınız bu korkuyu? Kadınlar burun ameliyatı oluyor korkmadan. Nasıl cesaret ediyorlar?
-7
arbre
(29.01.26)
Stres olman normal bende olmuştu aynısı. Yapacak birşey yok.
Olman gereken bir ameliyatsa olacaksın. Optional birşeyse eğer çok korkuyorsan olmayacaksın. Yani genelde insanlar böyle karar veriyor. Ne ameliyatı olacağınızı bilmiyorum ama gerilmek-korkmak bunlar tamamen normal şeyler.
0
nuevo
(29.01.26)
sonra gülerek anlatıyorsun o anları. Allah büyük korkma, sonunda rahata ereceğin günleri düşün. çok geçmiş olsun.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(29.01.26)
3 ameliyat oldum. Üç tane de sırada var ki biri açık kalp ameliyatı. Gram endişe yok.
Birkaç güne Doktorumla görüşeceğim, sırama yap da aradan çıkaralım şunları diye.

Rahat ol. Bişey olmaz.
-2
Mirket
(29.01.26)
bir tane büyük ameliyat(omurga ameliyatı) bir de tane de sezaryen geçirmiş biri olarak diyorum ki olman gerekiyorsa hiçbir şey hatırlamayacak olmana odaklan. anesteziyi verdikleri an küt diye gidiyorsun ve sanki aynı anda uyanıyorsun. uyku gibi değil anlık gidip gelme gibi. e sonrasında zaten ağrı kesiciyi basıyorlar, yanında da destek olacak birileri varsa mis. genel anestezi olacaksan ilk gün ayılsan da uykulu ve leyla gibi oluyosun.
hiç korkma. ya da neyden korkuyorsun tam olarak onu düşün. yolunda gitmemesinden mi? çekilecek ağrı sancı falan mı? ona göre korkuna çözüm bulabilirsin.
+1
rayde
(29.01.26)
Gozunu kapiyorsun ve aciyorsun. Senin icin 1 salise surecek. Benim korkum tamamen ya komplikasyon yasarsamdi. Yani olum de degil. Ki bence en guzel olum sekli olabilir narkoz halindeyken olmek :)
Korkun olum korkusuysa burada soylenenlerle asamazsin. Ama soyle dusun her gun olum tehlikesi geciriyoruz veya trafige cikiyoruz ama onlemimizi aliyoruz. Iste onlemini alicaksin. Komplikasyon korkum icin bunu dusundum. Onlemini alicaksin. Yani iyi bir hastane, iyi bir anestezi ekibi, iyi bir doktor. Icine sinen bir ekip ve mekan olsun yani. Seni rahatlatacaktir. Biraz gozun tutmadi doktoru mesela isterse dunyanin en iyi cerrahi olsun rahat edemezsin bu korku oldukca.
Agri sanciysa korkun onu direkt bosver. Ilac diyr bi sey var agri duymazsin.
+1
Kittie
(29.01.26)
bir kaç ameliyat oldum en kötüsü sedye ile ameliyathane kapısında sıra beklemekti .
diğerinde odamda koldan sakinleştirici vermişlerdi asansöre gidene kadar uyumuştum. anestezi uykusu güzeldir , korkmayın .
teknoloji çok ilerledi en çok tıp alanında hızlı gelişme yaşanıyor . ne ameliyatı olacağınızı bilmiyorum ama kapalı ameliyatlar var ve dikiş ağrısı falan olmuyor artık .
* bu arada ben de kadınım ve burun ameliyatı oldum korkmadan : )
0
devilone
(29.01.26)
geçmiş olsun. korkman normal. neden korktuğunu yazsana, belki de korkmana gerek olmayan bir şeydir.

ben apandisit ameliyatı olmuştum. ani gelişmişti. çok korkmuştum ama oldum bitti. gözümü kapatmamla açmam bir oldu. hiç anlamadım.

bir de bu yıl sonunda çift çene ameliyatı olacağım. deli gibi korkuyorum. zorunda değilim ama istiyorum. ameliyattan önceki 1 ay ve sonraki 2 ay hayatım çok zor olacak. çok acı çekmekten ve sinir hasarı yaşamaktan korkuyorum. yüzümü bozmasından korkuyorum bir de. umarım her şey iyi gider. benden daha küçük kişilerin bu ameliyatı olduklarını instagram ve tiktok'ta izleyince rahatlıyorum.
0
art cat chocolate
(29.01.26)
Kadınlar burun ameliyatı oluyor korkmadan. Nasıl cesaret ediyorlar?
-
Çünkü ortamlarda atacakları havanın getirisi o korkunun üstünde .

Korku için diyeceğim ise işi oluruna bırak . Kaderinden başkasını da yaşamıyorsun zaten.
-6
diyecevaplandı
(29.01.26)
ben de ilk ameliyat olduğumda baya tedirgindim. o narkoz hissi nasıl olacak acaba, uyanabilecek miyim korkusu vardı bende ama hiç korkulduğu gibi bir şey değil içiniz rahat olsun ve geçmiş olsun şimdiden.
0
elektr10
(30.01.26)
(12)

Yetişkinlik hayatınız boyunca...

sucvecezve
kaç kitap okumuşsunuzdur? Yani çocuk kitapları hariç soruyorum.
kaç kitap okumuşsunuzdur? Yani çocuk kitapları hariç soruyorum.
0
sucvecezve
(29.01.26)
Y30. Goodreadste listesini tutuyorum aktif olarak o yüzden biliyorum. 340 olmuş. Eksiği vardır artısı yoktur. Son 5 yıldır falan çok kitap okumuyorum ve aşırı özlüyorum delice kitap okuduğum zamanları.
0
chanandler bong
(29.01.26)
Ben de senelerdir goodreads kullanırım sayıyı oradan bildiriyorum 635. Ama buna storytelden dinlediğim kitaplar da dahil ama o sayı 50 filandir. Yıllardır storytel üyeliğim de var. Bazı okuduğum ve sevdiğim kitapları da oradan tekrar dinliyorum. (Sayılara dahil değil)
Hani para verip de almayacağım ama neymiş diye merak ettiklerimi de burdan dinliyorum.

Benim de bu sayıda eksik yoktur fazlası vardır. Bundan daha fazla okuyamadigim kitabım vardır. Daha vakit var.
0
a perfect lie
(29.01.26)
18-30 arası 200 civarı kitap okumuşumdur. aynı dönemde 500'den fazla film izlemişimdir.
0
summerjam0306
(29.01.26)
Ben de goodreadstan takibini yapıyorum ama 2 sene boyunca tam bir şekilde girmemiştim. 220 civarlarındadır. Son birkaç senedir okuma ağırlığı makale, kitap bölümüne kaydı.
0
black holes in the sky
(29.01.26)
450-500 vardır.
0
love and trust
(29.01.26)
Üniversiteye giderken 3 bin civarındaydı o zamanlar liste tutuyordum. Artık saymıyorum, zaten artık okumuyorum da.
0
Gradient_tabanlı_mor
(29.01.26)
268.
0
unalub
(29.01.26)
Goodreads'e kaydettiğim 234 varmış. Son 5 yıldır neredeyse hiç kitap okumuyorum ne yazık ki.
0
peki madem
(29.01.26)
Dinlediğim sesli kitaplarla birlikte 500e yakın
0
iwasbornonamountainside
(29.01.26)
2011'den beri goodreads hesabım var ve aktif kullanıyorum orada şu an okundu statüsünde 900 kitap var.
0
rayde
(29.01.26)
15 yaşında Henry Charriere' nin Kelebek'i ile Yaşar Kemal'in Ağrı Dağı Efsanesi'ni eş zamanlı okuyarak başladım. İlk yıllar okuduklarımın listesini tutardım ama sonra ipin ucu kaçtı. Ama net olarak, haftada bir kitap okuyorum diyebilirim. Aynı anda birkaç kitap okuyorum, patinaj yaptıran kitaplar, akıcılarla dengelenmiş oluyor.
Yılda 52 kitap. Toplam sayıyı vermeyeyim, yaşım ortaya çıkmasın.
0
Mirket
(29.01.26)
ilkokuldan beri aralıksız okuyorum ve bir yazarı seversem o yazarın bütün kitaplarını bulup okuyorum. bazen aynı kitabı birden fazla okuyorum .
2013 yılından beri tabletten okumaya başladım ve çok az kitap satın alıyorum. sayıyı tahmin etmem mümkün değil . çok kitap okuduğum için lisede psikoloğa götürülmüş biriyim.
kitapsever arkadaşımla büyük bir kitapçıya gittiğimizde rafların arasında gezerken bunu okudum, bunu da okudum , bu rafın tamamını okudum gibi cümleler kurabiliyorum .
Francesco Petrarca şöyle demiş ;
" Libri quosdam ad scientiam, quosdam ad insaniam deduxere "
(Kitaplar bazılarını bilgiye, bazılarını deliliğe götürdü.)
0
devilone
(29.01.26)
(9)

35'ten Sonra Gönül İşlerini Karadan Nasıl Yürütelim?

superior
Merhabalar Romantikler ve Duygusal Halı Yıkamacıları, 35 yaşını geçen ve hatta 40'ın halat atmaya çalışan, özel sektörde belirli bir iş tanımı olmayan, mesaisi 17:30 da asla bitemeyen, keten yakalı bir piramit işçisine benzetebileceğimiz, evinin yolunu unutmuş, çevresindeki neredeyse tüm arkadaşları
Merhabalar Romantikler ve Duygusal Halı Yıkamacıları,
35 yaşını geçen ve hatta 40'ın halat atmaya çalışan, özel sektörde belirli bir iş tanımı olmayan, mesaisi 17:30 da asla bitemeyen, keten yakalı bir piramit işçisine benzetebileceğimiz, evinin yolunu unutmuş, çevresindeki neredeyse tüm arkadaşları evlenip ortadan kaybolmuş olan, sosyal çevresi kalan alakasız 1-2 kişiyle adeta suyu buharlaşan göle dönmüş ve can çekişen bir adam için bu zamanlarda gönül işleri artık çok zor ve elvis binayı terketmiş hatta harç bitti yapı paydos mu diyoruz?
Yoksa matematiksel de olsa bu kişinin tekil hayatında bir devrim yapma şansı hala var mıdır? Bu süreçten geçip bunu başarabilenlerden, hayat arkadaşını bulabilenlerden 14 şubatta kalpli balonla eve koşanlardan küçük tarifler, tüyolar ve tavsiyeler dinlemek ve birazcık umutlanmak için geldim. Tikler peşin, Saygılar
+1
superior
(12.01.26)
Belediyelerin veya Halk Eğitimlerin Türk Sanat Müziği koro kursları bahsettiğiniz sorunu çözmek için açılıyor. Takip edin bence :)
0
Mirket
(12.01.26)
binali bir ara söyle ifade etmisti,
millet kiz bakmaya acil servislere gidiyor..
+1
designer
(13.01.26)
Hehe. Kursa git kanka.
-9
arbre
(13.01.26)
annene babana söyle, sana senin çevrenden, bütçene uygun bir şey bulsunlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.01.26)
35 yaşında 2-3 tane bulursun ama yakalanmaman lazım sonra tekrar kurslara para vermek zorunda kalırsın.
0
duyuruuser
(13.01.26)
herkes çalıştığı yerden buluyor bence
0
art cat chocolate
(13.01.26)
çevreye haber sal, arkadaşının arkadaşı, onun bekar kaynı görümcesi derken bir şeyler çıkıyor. bu şekilde tanıştırdığım çok oldu. mümkünse çalışılan yer daha iyi olur tabi, benzer sosyal çevreden/statüden olması +puan
0
rayde
(13.01.26)
Tek çevreniz işyeri ise oradan bulacaksınız. Bizim ofiste 47 yaşında hiç evlenmemiş bir abi ile 32 yaşında kendi ekibimizden arkadaşımız evleniyor. herkes o abiyi yaşı itibariyle evli çocuklu sanıyordu meğer utangaç bir insanmış böyle konularda :) Darısı başınıza..
0
cilekli pasta
(13.01.26)
bence çevrenize bu konuda açık olduğunuzu belirten bir şeyler söylerseniz onlar öneride bulunabilir. size uygun gördükleri kişileri önerirler hatta bir yemek yiyin vs derler. bu tür önerileri hiç bir şey çıkmayacağını düşünseniz bile reddetmeyin tecrübe olur hiç bir şey olmazsa bile. ailenizden de yardım istebilirsiniz. yaşınız daha öyle her şeyden vazgeçmeniz gereken bi yaş değil. benim 37 yaşında bi kadın iş arkadaşım vardı ve kızı kimse sevmiyordu aşırı pinti biriydi fgghfgd kız nerden buldu bilmiyrum ama 3-4 yıl önce 13 şubatta bir adamla tanışmış, 14 şubatta adam buna çiçek göndermiş ve sevgili olmuşlar aynı yıl 27 kasımda evlendi, sonraki yıl 14 şubatında 1 buçuk aylık hamileydi hgjdfhgh ben çok şaşırıyorum bu hıza ama sanırım 35 sonrasında bu işler çok hızlı oluyor. her an biriyle tanışıp evlenebilirsin.
0
Sadece soruyorum
(13.01.26)
(15)

Dosta ev hediyesi sorunsalı?

makarnavodka
selamlar, yakın dostum ev aldı ve gördüğüm kadarıyla evinde her şey var, ne alacağımı bilemedim. sizce ne alabilirim?teşekkürler :)
selamlar, yakın dostum ev aldı ve gördüğüm kadarıyla evinde her şey var, ne alacağımı bilemedim. sizce ne alabilirim?

teşekkürler :)
0
makarnavodka
(16.10.25)
paşabahçe'den bir şeyler olabilir. mağazaya giderseniz bir fikir oluşuyor kafada.
0
ruhlardan esinlenen karga
(16.10.25)
paşabahçe +1

vazo, şekerlik gibi çerçeve gibi ya da şık cam - metal bir ev aksesuarı uzun yıllar kullanılıyor ve her seferinde bunu şu getirmişti, şunun hediyesi gibi lafı ediliyor. o yüzden güzel bir dekoratif obje iyi bir hediye olur.

www.pasabahcemagazalari.com
0
exlibris
(16.10.25)
altının her zaman adı var, paşabahçede en ufak şey bile altın fiyatı zaten ama çay bardağı falan uygun 12li alınabilir.
0
eja
(16.10.25)
Senin yanında ay çok güzelmiş deyip bir daha asla kullanamayacakları ve evde boşuna yer kaplayacak şeyler almayın abi insanlara. Yakın dostum diyorsan direkt sor, sana ev hediyesi alacağım ne lazım diye. Hiçbir şey lazım değilse ve illa ki hediye almam lazım diyorsan, bütçene ve dsotluk seviyene göre gram/çeyrek vb altın olabilir.
+1
bobinhoo
(16.10.25)
sorarak ihtiyacı olanı öğren +1
yakınsa zaten söyleyecektir. değilse de pike, nevresim takımı, bornoz havlu seti gibi şeyler çok iş görüyor evde kaliteli bir markadan bakabilirsin. misafir ağırlamayı seven biriyse masa örtüsü+peçete takımı olabilir. bu tarz şeyler bana genelde hediye geldi hiç gidip de aa kalitelisinden zevkime göre alayım demediğim için çok işimi gördü.
0
rayde
(16.10.25)
altın veya hediye çeki.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(16.10.25)
madame coco'ya git, genelde orda hep etiketin yarısı vs kampanya var ordan bir şeyler al.

bütçen daha düşükse tv battaniyesi
dekoratif bir heykel veya mum vs
bütçen daha yüksek ise nevresim takımı al.

ikea'dan tepsi de alabilirsin geçen gittim 1000 tl üstü güzel tepsiler vardı.
0
Sadece soruyorum
(16.10.25)
dostlar, kendisine sordum tabi ki, ancak şimdilik hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını belirtti. ben yine de bir şey alacağım.
0
🌸makarnavodka
(16.10.25)
Kullanılan bir şeyin altenatif ikincisi de olsa yük olmaz, farklı kullanımları hoş olabilecek bir şeyler alınabilir.

Nevresim takımı
Battaniye
Pasta/tatlı tabağı
Şık bir fincan kupa takımı vs

Ben bir arkadaşıma yıllar önce mutlu ev temalı bir keyif tepsisi almıştım. Hiç kullanilmaz diye düşünmüştüm ama deseni çok hoşuma gitmişti. Kullandikca fotosunu atardı. Kaç defa da çok beğendiğini soylemisti. Bu tarz keyif odaklı bir ürün de alınabilir.
0
egerbiryolcu
(16.10.25)
tam otomatik espresso makinesi veya moccamaster olabilir.
0
arakaali
(16.10.25)
Samimiyet +1 diyorum

"Sevgili dostum, ben bu ev için illa ki bir hediye alacam, saçma sapan bir şey olmasın, neye ihtiyacın varsa onu alayım" de, vallahi gerek yok vs derse bence hediyeye ayırdığın bütçeyi gram veya çeyrek veya işte durumun neyse ona göre altın gümüş alıp hediye etmek güzel olur. Nihayet bir güvence gibi olur hoş olur.
0
muhayyer divan
(16.10.25)
Duyuru'da Paşabahçe lobisi var :) Paşabahçe'de güzel şeyler var. Değişim kartı da koyarsanız, illa kendilerine göre bir şey bulurlar...

Devir ne kadar değişti bilmem ancak nevresim takımı biraz garantidir. Genelde iş görür.

Ben evlenen yeğenlerime "zigon sehpa almayın, siz beğenin, linkini gönderin, ben alacağım" diyordum mesela. Eve gidince önüne koyuyorlar, hoş oluyor kullanıldığını görmek.

Yine akrabalarıma ev hediyesi hep sorarak aldım. Bazen ütü oldu bu, bazen süpürge, bir tanesi abartıp tv istedi, imkanım dahilinde aldım bir tane...

Altın götürmek de ayıp değil. "Ne makbule geçer bilemedim, siz en uygununu yaparsınız" demenin kibar yolu.

Evcil hayvanları varsa bir sürü yeni elektronik pet zımbırtısı çıktı mesela, onlardan biri olabilir.

Son birkaç yılın silah zoruyla aldırılan ürünleri olan dikey süpürge, air fryer, robot süpürge ve yumurta makinası gibi bir şey de alabilirsiniz. Bence bir kısmı aşırı lüzumsuz ama, seveni çok...

Şık bir tablo yahut hat/ebru levhası da her zaman gideri olanlardan. İlla ki asacak yer buluyorlar...
0
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
viski karaf ve bardak seti gibi bir şey şık oluyor alkol kullanıyorsa.
ama her şey var diyorsanız eğer direkt altın bence.
0
ucurulmamak umidiyle
(16.10.25)
nevresim takımı demiş biri ona katılıyorum.
0
Hallegadola
(17.10.25)
normalde almayı düşünmeyeceği (parası bütçesi olsa bile) ama evde olsa illa ki kullanacağı bir şey alın. tamamen atıyorum:

örneğin kahve seviyorsa süt köpürtücü ya da güzel bir mokapot ya da chemex vs tarzı bir şey
şarap içiyorsa güzel bir karaf ve kadeh seti
viski içiyorsa güzel bir karaf ve kadeh seti

ya da atıyorum taşınabilir projektörlerden. (kolay kolay kimse almaz ama evde olunca çok acayip işe yarıyor)

ya da atıyorum hava temizleyici

zaten ihtiyacı olan şeyleri kendisi alır, bütçesi de var anladığı kadarıyla. evdeki 5 nevresim takımının yanına bir tane de siz alsanız ne esprisi var?
0
co2s2
(17.10.25)
(16)

Bakıcıyı göndereyim mi?

rayde
6 buçuk aylık kızımın bakıcısı var. İşe başlayalı 2 hafta oldu daha doğrusu 22 Eylül'de başlamıştı. Başladığı gün yol parasını verdim 7 günlük. 1 Ekim yani dün de 9 günlük maaşını verdim. Maaşını hesaplarken anlaştığımız ücret/30 * 9 şeklinde yani günlük maaşını 30 a bölerek hesapladım verdim. Kadın
6 buçuk aylık kızımın bakıcısı var. İşe başlayalı 2 hafta oldu daha doğrusu 22 Eylül'de başlamıştı. Başladığı gün yol parasını verdim 7 günlük. 1 Ekim yani dün de 9 günlük maaşını verdim. Maaşını hesaplarken anlaştığımız ücret/30 * 9 şeklinde yani günlük maaşını 30 a bölerek hesapladım verdim. Kadın beğenmedi. İşte 22 günden hesaplaman lazımdı da ben 9 gün geldim ona göre vermen lazım diye söylendi biraz. Halbuki 22 günden hesaplarsam 7 gün geldi bu sefer 7 günlük vermem lazım. Neyse baya bi karşılıklı konuştuk tartışma olmadı ama sonuçta hesabı yanlış. Onun hesabıyla maaş verirsem 9 gün için yarım ay maaşına denk geliyor.

Daha sonra eşiyle telefonda konuşurken annem duymuş "alamıyosak madem bu ay da avokado yemeyiveririz" falan demiş. Sabah kahvaltıda avokado yedirmiştim çocuğa onda mı gözü kaldı öylesine mi söyledi anlamadım.
Bir de sürekli önceki işverenim kutu kutu sevdiğim çikolatadan alırdı, vay efendim yol parasını bazen bin lira fazla verirdi e bu fazla derdim olsun derlerdi gibi şeyler anlatıp duruyor. Ay ödemelerim var, kızımın yurt taksidi var, borçlarım var diye aralara da serpiştiriyor.

Bu konular beni çok rahatsız etti. Yolun başındayken baybay mı desem acaba? Henüz işe başlamadım başlamama 3 hafta var başka birini bulurum belki :/
En başta anlaşırken pazarlık bile etmedim ne maaş ne yol istediyse tamam dedik.

Her sabah kahvaltı sofrası öğle yemeği hazırlayıp koyuyorum aslında o yapacak diye anlaşmıştık ama henüz çalışmadığım için ben yapıyorum. Yine çalışmıyorum diye çocuk uyuyosa erken çık sorun olmaz falan diyorum. Yüz mü verdim noldu?
0
rayde
(02.10.25)
evet uğraşılmaz. kov gitsin.
0
jelly bear
(02.10.25)
yolla gitsin şimdi sorun cıkaran ilerde daha cok sorun cıkarır
0
koela
(02.10.25)
yol verin bence de uzun süreli bir ilişki olmayacak gibi görünüyor. hesabı yanlış bu arada. anlaştığınız maaş/30*9 olması doğru.

siz işe başladıktan sonra anlaşmazlıklar büyürse o zaman daha çok sıkıntı olur. ayrıca eski iş yeri bu kadar iyiyse çıkmasaymış :)
0
Sadece soruyorum
(02.10.25)
Bu tip isleri yapanların kafasi basmiyor. O yüzden işinden memnunsaniz konuşun, anlatın, orta yolu bulun.

Bunlar beni tutuyorsa para bok
Yolu da isteyem nolcak ki, önceki vermedi belki bu verir
Cukulat pizza vs isteyeyim alirlar onlara koymaz
Masraflarimi soyleyem acıyıp para versinler para coktur

Mesela sizin maas hesabiniz daha cok para veriyor olsaydi hep oyle hesaplardi. Hakkaniyet yok cogunda. Ama yuzde 99unun matematigi yok. Mesela ayin 5 maas diyorsun. Ayin 5inde 5 gunluk para eksik yatti diyorlar...

Ne kadar güzellik yaparsan o kadar iyi, sonucta cocuk emanet. Ama hepsi gorev olacak bir yerden sonra. Memnunsan konus duzelt degilsen next
0
Shepard
(02.10.25)
Şu tarafı var bence, eğer o 9 gün tartışması uzlaşmayla sonuclansaymis bir bakilabilirmis de, o kendini haklı gördüğü halde istediğini alamamis. Telefon konuşması buna işaret etmiyor olsa bile, gözü kalabilir evet ve çocukla ilgilenen biri sozkonusu olunca riske girmeye değmez.
0
encokbenisevinnolur
(02.10.25)
Duyuruda bakıcıdan benim kadar çeken yoktur. :D

Ben böyle şeylerde hep fazladan verme taraftarıyım, sonuçta çocuğuna bakıyor yani çikolata da alınır yol parası ekstra da verilir sorun etmem ama bunu dile getirip durması yüzsüzlük yapması çok itici.

Ayıptır sorması ne kadar veriyorsunuz?
0
yenibirgüzelnick
(02.10.25)
40+yol+ sigorta seklinde veriyoruz.

Ya yaptigi isten memnun kalsam soyle uc bes ay gecse mesela hem guzel zam yaparim hem arada biseyler veririm bayramlarda seyranlarda sonucta cocugu emanet ediyoruz ama ise girer girmez olunca bilemedim.
Referanslari da iyiydi hatta tanidik referans da var. O sebeple kafam karisti baska birini arama konusunda.
0
🌸rayde
(02.10.25)
o iş daha iyiye gitmez. konu sadece para mevzsusu değil. etrafında sürekli negatif, talepkar ve dırdırcı bir insan olması senin hayat kaliteni de etkiler.

hiç uzatmaya gerek yok.
0
orpheus
(02.10.25)
bu tiple uğraşılmaz gerçekten, bulmak çok zor değilse böyle kıyaslama yapan sürekli fazla para isteyenle çalışmamanı tavsiye ederim çünlü isteklerinin sonu gelmiyor, izinde de para istemeye başlıyorlar sonra evden yemek götürme isteği geliyor sonra kızıma şunu alırmısın diyor.. diyorda diyor.

lütfen onun yükümlü olduğu hiç birşeyi yapma ve görevini hatırlatmaktan çekinme. iş veren gibi davran arkadaş gibi değil yolun başındayken böyle davranırsan sonrasında üzülmezsin
0
eja
(02.10.25)
sadece sunu demek icin yaziyorum, bu onceki isverenin alip verdikleri, ekstra paralar falan filan, bunu annemin 20 yillik temizlikci kadini da yapiyor inanin, yani sorsaniz annem disinda herkes birlik olmus kadina binlerce lira veriyorlar ekstradan ve bu hep boyleydi. annem hic takmaz, aa ne guzel diyip gecer. zira hem verebilecek durumu yok emekli zaten hem de sonu yok yani, elbette bayramda seyranda unutmayiz, aile gibi olduk artik ama muhtemelen digerlerine de annem icin ayni hikayeyi anlatiyor. kendisinin de de inekleri, tavuklari, ekstra evi tarlasi, her cocugunun birer evi filan var yani. herkes bir turlu oluyor iste, aliskanlik mi diyeyim, ne koparirsam mi diyeyim. en azindan bu konuya sanirim fazla takilmamak gerekiyor.
0
kassiopeia
(02.10.25)
Kesin @yenibirguzelnick bacım sormuştur diyerek tıkladım ama ters köşe oldum:p

Neyse soruya cevap: bakıcı bulmak kolay değil. Referansı da varmış, biraz beklentileriniz hakkında konuşun bir de "şartlar ve haklar bunlar" diyerek sınır çizin net olun diyorum. Bir süre deneyin öyle karar verin. isterseniz bir yandan başka bir bakıcı daha bulmaya çalışırsınız. Önemli olan çocuğa nasıl baktığı
0
kullanicadi
(02.10.25)
söz konuus bebek. uzatmadan yol verin lütfen.
0
summerjam0306
(02.10.25)
orpheus +1

dırdırcı ve kıyaslayan birine iş vermek istemem, çocuğuma bakması için evime ücretsiz almam. çocuğun yediği avokadoda bile gözü kalmışsa korkarım.
0
deartheodosia
(02.10.25)
Çok yüz vermişsin. Hem pazarlık yapma hem de onun iş tanımı olan şeyi sen yap, elbette yüz bulur, biraz da yapı olarak fazla bencil biriyse tamam. Bence sal gitsin. Gider birisi gelir daha iyisi.
0
muhayyer divan
(02.10.25)
6 bakıcı değiştirmiş biri olarak fazla yüz vermişsiniz diyebilirim. En baştan en ince detayına kadar konuşulması gerekirdi. Bu kişiler rahatlıkla iş değiştirebiliyorlar ve benim gördüklerimde en azından çok iş ahlakı olmadığından önceden haber verme gibi huyları da yok. ben bugün bırakıyorum deyip gidebilirler. çocuğu emanet ettiğiniz için hoş tutmaya çalışırsınız ancak tepenize çıkma potansiyelleri yüksek olur genellikle.
içiniz rahat değilse çok alışmadan teşekkür edilip başka birine bakılabilir. Tabi bakıcı bulma işi kolay değil ama içinize sinmesi gerekir.
0
ucurulmamak umidiyle
(02.10.25)
öncelikle kızınızın ömrü anasıyla babasıyla mutlu huzurlu sağlıklı uzun olsun.

işin doğası gereği, moral motivasyonu yukarıda tutmak için işveren ne kadar sert olması gerektiğini, ne kadar müsamaha göstermesi gerektiğini çoğunlukla ayarlayamıyor. bakıcılar da bu iyi niyeti suistimal edebiliyor. hatalı olduğunuzu söylemek mümkün değil.

şunu unutmamak lazım. bu sonuçta bir iş sözleşmesi. bakıcı sizin için bir şey yapıyor, siz de para veriyorsunuz. biraz kurallı olmakta fayda var. bu bakıcı ile ya da başka bir bakıcı ile her şeyi önceden konuşun. çok taviz vermeyin. hatta siz taviz / yüz verdikçe tepenize çıkacağını unutmayın.

biz her ayın son günü para veriyoruz. çok fazla hesap kitap yapmaya gerek yok 9/30 ya da 7/22 verin geçin. pazarlık vs en baştan yapın. insan yavaş yavaş öğreniyor. hiç hediye, çikolata vs kulak asmayın. isterseniz verirsiniz. ekstra para vermenize gerek yok.

ama baybay demek için de, kızınıza nasıl davrandığına, nasıl baktığına bir bakın. eğer iyi bakıyorsa, saydığınız dertlerin, soru işaretlerinin hepsini zaman içinde çözersiniz. işini iyi yapan bakıcı bulmak kolay değil.
0
co2s2
(02.10.25)
(25)

işten kaçta çıkıp eve kaçta varıyorsunuz?

matilda
Eve varırken hiçbir yere uğramamanız durumunda ne kadar sürede ulaştığınızı yazarsanız daha iyi olur.
Eve varırken hiçbir yere uğramamanız durumunda ne kadar sürede ulaştığınızı yazarsanız daha iyi olur.
0
matilda
(05.08.25)
yürürsem 10 dk
arabayla gidersem 3 dk
0
bravoteam
(05.08.25)
30 dk
0
titanic kemancısı
(05.08.25)
17:25 -> 18:45
0
peki madem
(05.08.25)
ofis değil de hastaneden;

16.20'de çıkıyorum. Tramvayla gidersem 16.45'te evdeyim. Hava güzelse yürüyorum bazen, o zaman da 17.00 gibi evde oluyorum. Çıkış saatim bazen biraz daha geç ya da erken olabiliyor ama genelde bu saatler.
0
nundu
(05.08.25)
Ofiste calistigim gunler eger 16:30 u gecmeden isten cikmissam 45 dk da variyorum ama gecmisse 2 saati bile bulabiliyor hele yagmur yagmissa…
0
rayde
(05.08.25)
19:00 gibi çıkıp 20:30'da evde oluyorum. O saatte bile bindiğim her araç ağzına kadar insanla dolu. Az önce işe gelirken sol omzumun üstünde bir cisim hissettim, dönüp baktım, başka birinin kafasıymış. Kişisel alan tinne.
0
sekizdokuzon
(05.08.25)
ofis günümde ve okullar tatilken 16.30 çıkış 20.00 eve geliş, okullar açıksa 21.00 eve geliş
0
pide
(05.08.25)
5 dakika kadar.
0
Shepard
(05.08.25)
vay be herkes evinin önünde çalışıyor demek. kimse 1,5 2 saat yol çekmiyor toplu taşıma kullanmıyor. ne modern bir toplum olduk.
0
koela
(05.08.25)
Trafiğe göre 45 dk ile 1 saat arası sürüyor.
0
naksidil
(05.08.25)
Tr'deyken servisle sabah gidiş yarım saat, akşam dönüş bir saat sürüyordu. Şimdi yürüyerek gidip geliyorum, yarım saat sürüyor.
0
cilacı ökkeş usta
(05.08.25)
16.55 ->> 18.30
0
substituent
(05.08.25)
Yürüyorum, 20-30 dakika kadar sürüyor.
0
encokbenisevinnolur
(05.08.25)
17.50-18.00 çıkış
19.05-19.40 eve varış.
0
gabe h coud
(05.08.25)
Yürüyerek 6 dakika.

14.30’da evdeyim hehe
0
ruhen hastayim ben
(05.08.25)
ben evden çalıştığım için ankete önceki işim ile katılayım: 25-30 dk arası.

15 dk ve altında mesafesi olanlar nerelerde yaşıyorlar? istanbul'da 15dk ve aşağısı pek nadir.

benim gözlemlerim şöyle; istanbul'da 15dk ve aşağısı lüks,
30dk'ya kadar iyi
30 - 50 dk normal
60-80 dk alıştık artık, o kadar da kötü değil
80+ napalım kader
0
biseysorcaktim
(05.08.25)
40 dakika suruyor daha kisa olsa daha iyi ama istanbul trafigine aliskin biri olarak normal.
0
bohr atom modeli
(05.08.25)
Arabayla 40 dk. Toplu taşımayla net 3 saat çünkü sürekli aşırı dolu olan ilk otobüsü atlatıp ikinciyi bekliyorum yarım saat, üstüne çok dik 2 yokuş çıkıyorum, bu kiloyla kolay çıkılmıyor.
0
muhayyer divan
(05.08.25)
16.45’te çıkıyorum. 18.00 civarı evde oluyorum, ama trafiğin durumuna göre uzayabiliyor. Ramazan ayında 19.00’da eve varmışlığım var. :(
0
auroraaurora
(05.08.25)
Arabayla 6 7 dk
0
kullanicadi
(05.08.25)
yurursem 15dk

genelde 10dk otoparka yuruyorum sonra komsum olan arkadasim beni birakiyor 25dk suruyor toplamda. yolda gunun dedikodularini yapiyoruz.
0
aguen
(05.08.25)
tam bir saat. yurume+metro+metro+yurume.
0
arakaali
(05.08.25)
20-30dk arac ile
0
cooperr
(05.08.25)
16.45'de çıkıyorum;

Servis - Marmaray - Metro ile 18.05 civarı
Servis - Marmaray - Yaya ile 18.25 civarı
0
put it in your appropriate place
(05.08.25)
yarim saat.
0
antikadimag
(05.08.25)
(10)

Saflık seviyeniz

sekizdokuzon
Instagram'da tüm postlar filtresiz gibi geliyor bana. Dişleri ne kadar beyaz, cildi ne kadar temiz diyorum. Ben bayağı safsalak seviyesi bir yerdeyim, sizde durumlar nasıl?Teşekkürler.
Instagram'da tüm postlar filtresiz gibi geliyor bana. Dişleri ne kadar beyaz, cildi ne kadar temiz diyorum.

Ben bayağı safsalak seviyesi bir yerdeyim, sizde durumlar nasıl?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(04.08.25)
Cevap vereyim de üzülme. Kimseye, hiçbir şeye sırf biri söyledi ya da öyle görünüyor diye güvenmiyorum, inanmıyorum. Eskiden oha, yuha ederdim. Incel olduğum için düşmüyorum bu tuzaklara xd
0
Shepard
(05.08.25)
instagram'ı fazla kullanmıyorum ama arada bir girip baktıkça, hiç bir kadının filtresiz efektsiz resim attığına inanmıyorum artık. arada bir istisna çıkar muhakkak. onlar beni haksız yapmaz.

erkeklerde durum, kadınlardaki kadar değilse de onlarda da filtre, efekt bir şeyler var(dır eminim).
o taraflarla ilgilenmediğimden dikkat etmedim. ama elli tane fotoğrafı bir şöyle bir böyle çekip sağını solunu kırpıp yüklemek de bir çeşit filtre olarak düşünülebilir. herkes yapıyor bunu.

instagram = filtre benim gözümde.
0
biseysorcaktim
(05.08.25)
erkeksen böyle olman normal bence erkekler anlamıyo pek bilmedikleri için. mesela benim eşimin karşsına liftingli botokslu dolgulu biri gelse o hiç anlamıyo. ben direkt bu ablamızda şu şu işlemler var diyorum. nerden anladın diye şaşırıyo. çünkü ben o işlemlerin ne olduğunu, öncesi sonrası videoları internette gördüğüm için hemen ayırt edebiliyorum. instagram da böyle. sen kendin yapmadığın için yapanları ayırt edemiyo olabilirsin.
0
turuncu tonlarda
(05.08.25)
Sosyal medya ile ilgili olarak hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu diye düşünüyorum artık.
0
peki madem
(05.08.25)
Önüme düşen instagram/reality tarzı postlardan sonra saflık falan kalmadı. Instagram ayrı bir dünya, bunu kabullendim.

O değil de sadece soru başlığını görür görmez bunu 8910 sormuştur diyebiliyorum:)) soran kişiye baktığımda genelde haklı çıkıyorum ayırt edici bir tarzın var bence
0
kullanicadi
(05.08.25)
Valla ben de öyleydim yakin arkadasimin uygulamayla bel inceltme boy uzatma yaptigini gorene dek.. anlasilmiyor da bakinca ustelik. Ki kullandigi bedava appler falan. Herkes bi sekil yapiyor.
0
rayde
(05.08.25)
Dolgu dudak anlarım.
Makyajsız yüz anlarım.
Bir tek memeyi bilemiyorum
0
Cezcez
(05.08.25)
Memede çok profesyonellestiler, helal olsun. Gerçeğinden daha gerçek yapıyorlar.

@kullanicadi: Yaaaa bebeyyiiiimmm (banu alkan tonlamasiyla) star olmak böyle bir seeeey <333
0
🌸sekizdokuzon
(05.08.25)
ben de herkesin sürekli gezdiğini, çok parası olduğunu, çok sevildiğini ve çok mutlu olduğunu düşünüyodum. sildim sonra instagramı.
0
ansya
(05.08.25)
ya kadınları geçtim, gitmediğin bir tatil yeri çıkıyor karşına. dur bakayım nasıl bir yer, belki bir gün giderim diyorsun ama fotoğraflara öyle çok filtre ve renk basılmış ki gökyüzü yeşil, deniz neon mavisi olmuş. özeyle instagram’da dikkatimi çeken bir şey olursa mutlaka google’layıp normal haline bakıyorum.
0
sir gawain
(05.08.25)
(3)

Ikea halı yıkama

paintit
Merhaba, halımı yıkatacağım ama arkasındaki kağıtta yıkamayın yazıyor. Halıda lekeler var, yıkanması lazım. Ikea halısı (https://www.ikea.com.tr/urun/tversted-bej-200x300-cm-buyuk-hali-40560805) olup yıkatan var mı, sorun yaşadınız mı? Yıkamacılar bilir mi ne yapacaklarını? Teşekkürler.
Merhaba, halımı yıkatacağım ama arkasındaki kağıtta yıkamayın yazıyor. Halıda lekeler var, yıkanması lazım. Ikea halısı (www.ikea.com.tr) olup yıkatan var mı, sorun yaşadınız mı? Yıkamacılar bilir mi ne yapacaklarını? Teşekkürler.
0
paintit
(28.07.25)
halı bende yok, sadece linkteki bakım talimatlarına dayanarak yorum yapıyorum. bana göre yıkanmaz diyerek çamaşır makinesinde yıkanmaz demek istiyor. zaten bir kaç madde aşağıdaki ihtiyacınız olduğunda profesyonel halı yıkama hizmeti alın diyor. bence yıkamaya verebilirsiniz.
0
inheritance
(29.07.25)
halı yıkamacılarda yıkanır. hiç bir şey olmaz. ikea'nın halıları dandik oldugu için yıkandıgı zaman solma ve çekme yapabiliyor. o yüzden yıkamayın diye yazıyorlar.
0
limonlu eksi
(29.07.25)
Benim evdeki halilarin hepsi ikea, her yil yikamaya veririm bir sorun olmadi ama hic olmayacagi anlamina gelmez biraz dandik halilar cunku.
0
rayde
(29.07.25)
(30)

Maaşınız ne kadar?

messina123
Meslek tecrübe ve maaş bilgisi alabilir miyiz
Meslek tecrübe ve maaş bilgisi alabilir miyiz
0
messina123
(28.07.25)
Ya ben insanların maaşını değil de bu 120.000 200.000 maaşları alanlar ne iş yapıyor gerçekten çok merak ediyorum
0
Batuhanolabilir
(28.07.25)
Uluslararası bir lojistik şirketinde operasyonlar mdr yrd olarak çalışıyorum.
Bundan önce bir yerelleştirme şirketinde proje yöneticisi olarak çalıştım.
Ondan önce de ortağı olduğum bir yazılım şirketinde satış sorumlusuydum (3 kere batırdım).
33 yaşındayım, lisans mezunuyum, yaklaşık 11 yıldır iş hayatındayım.
Baz maaşım 85 bin TL, yan haklarla birlikte 115 bini buluyor ama afedersiniz HAYVAN GİBİ çalışıyorum, sadece pazar günüm var.

Not: Ben hala eski müşterilerime çeviri yapıyorum; oradan geleni saymadım yani bazen akşamları da çalışıyorum. Bu çalıştığım yerden aldığım maaş. Aylık gelirim, bunun da üzerine çıkarak bazen kendimi komple kapattığımda artıyor.
0
norek
(28.07.25)
@batuhan bizimki mühendislik firması. Bizim şef benim 2 katımı alıyordur diye tahmin ediyorum aşağı yukarı. Yani 140k civarı. Onun üstü müdür yardımcısı onun üstü müdür onun üstü genel müdür yardımcısı böyle böyle gidiyor işte muhtemelen 450-500k alıyordur gmy

@norek kolay gelsin hocam
0
🌸messina123
(28.07.25)
7+ yıllık yazılım mühendisiyim. 180k maaş + 10k nakit yemek ile 190k yatıyor. özel sağlık var. yol, prim, bayramlık cart curt yok.
0
gitdaddy
(28.07.25)
@messina

ama ne iş yapıyor yani. yani devre mi tasarlıyor bina statiği mi hesaplıyor ve spesifik olarak benim merakım bu paraların karşılığı olan teknik beceri nedir
0
Batuhanolabilir
(28.07.25)
10+ yıl matematik öğretmeni

42 bin.
0
sekizdokuzon
(28.07.25)
@gitdaddy güzel para hocam iyi çalışmalar.

@batuhan orta düzey yönetici mühendis maaşı işte aşağı yukarı 32-33 yaşında. Arge proje falan yapıyor. Ek olarak bizi güdüyor

@sekizdokuzon özel ders işi devam ediyor mu okullarda. Eskiden öğretmenler özel ders verirdi
0
🌸messina123
(28.07.25)
Özel ders devam ediyor. Benim öyle bir enerjim yok.
0
sekizdokuzon
(28.07.25)
kamu taşra uzman. özel sektördeki çoğu işe göre rahat. 5 yıl. 63k
0
f02561
(28.07.25)
Finansal analist 62k

Bazan saat 08-18 arasında tuvalete bile gidemediğim oluyor, mesai sonunu bekliyip ofisten geç çıkıyorum.

1 dk dediğim şeyler 30 dk oluyor, annem mesaj atmış dönemedim kadına düşünün

Bence 50k ve üstü tüm maaşlarda o parayı sizden çıkartıyorlar fazla fazla.

Bazan diyorum 40k lık işe geç, 2 saat çalış ve yat. Sonra kiram geliyor aklıma yapamıyorum. Aylık maaşım 51k olduğunda ay sonunda para kalmıyor elime hesaplarıma göre.

Sektörde 8.yılım.

Yukarıda yazılmış bende ekleyeyim:
Müdürler o parayı alıyordur dediklerinizi.

Gmyler de 250-500k alıyordur.

Ama olmak istemezdim. İşe zincirle bağlılar.
0
baldan kaymak
(28.07.25)
CFO. Aylık 630 net + yıllık maaşın %20-25’i prim.
18 yıl tecrübe.
0
gabe h coud
(28.07.25)
Biz de diyoruz gabe nerde, neden vurmuyor 7 haneli maaş bordrosunu yüzümüze
0
sekizdokuzon
(28.07.25)
Ilac firmasinda mudur. Aylik 230 brut + yan haklar. Sektorde 5 yil
0
instant crush
(29.07.25)
Kendi işinin patronu'da çalışıyor(facebook geyiği). Hizmet siktörü. 400k civarı. 4 yıl tecrübe. 7/24 iş.
0
Shepard
(29.07.25)
@Batuhanolabilir, bir akrabam bunlardan biri. Ünlü bir tekstil markasının IT direktörü. Bu maaş üzerine ev kirası ve arabası da şirketten.
0
nhk ni youkosu
(29.07.25)
@batuhan 120 civarı it sektöründe 5+ deneyimi olanlar için normal bir ücret. 200net'e kadar bu alanda gelen hiç bir yanıt şaşırtmaz beni. ama takım lideri olup da iyi bir yerde çalışmadığın sürece ya da yüksek nitelikli biri olmadıkça 200 henüz yaygın değil.

---
brüt 150 civarı, yan hak bir şey yok (yabancı para ile maaş veriyorlar sayılırsa bir o avantaj), 32e, start-up'da mobil uygulama yapıyoruz.
0
biseysorcaktim
(29.07.25)
Şantiye Koordinatörü. (Eski müteahhit)
150bin civarı maaş. Her hakedişten bir miktar pay.
Tecrübe 15+ yıl
0
maydanoz sararır nane kararır
(29.07.25)
aylık 4000 euro netto (bonus, prim, yemek, ulaşım dahil). uluslararası bir firmada pazarlama yöneticisiyim. tecrübe 10+ yıl. yaş 35. evliyim, eşimi seviyorum. o yüzden yazmayın lütfen.
0
elektr10
(29.07.25)
memur maaşları yerlerde yine..

kamu merkez uzman 6 yıl bitti. 78 bin.

okuduğum okula verdiğim emeğe yazık.
0
Hallegadola
(29.07.25)
şantiye hakediş mühendisi 86k. 3 öğün yemek, yol yok. 2.5 yıl tecrübe
0
archmeister8
(29.07.25)
@Batuhanolabilir, müdür olan tum arkadaslarim en az o aralikta maas aliyor
0
turkuaz
(29.07.25)
türkiye gibi memur cenneti bir ülkede de maasindan sikayet etmemen lazim ya.
0
sonsuz
(29.07.25)
Mali işler müdürü (SMMM) (Otomotiv yan sanayi yabancı sermayeli firma)
Yaş 43 / 18 yıl tecrübe
Maaş 150 net + şirket aracı ve sınırsız yakıt

Çok rahatım, sıfır mesai sıfır stres bir ortam. Benimle aynı pozisyonda çalışan ama benim aldığım maaşın yarısını alıp gece yarılarına kadar çalışan stresten hasta olan arkadaşlar var, bu işler biraz şans.
0
zikardo
(29.07.25)
Elektronik haberleşme/13 yıl tecrübe/ haklar hariç 160 net/evden çalışıyorum. Bazen bir hafta boş geziyorum bazen tüm gün pc başındayım işin durumuna göre değişiyor. Ortalama 3 gün çalışıyorum.
0
mirty
(29.07.25)
Yazılım sektörü/100k civari/ full remote calisiyorum haftada bes gun, 7 yillik tecrube
0
rayde
(29.07.25)
ithalat sorumlusu-satın almacı karışımı bir pozisyondayım.

şartlar da şöyle: maaşım 55 bin + aylık akbil + ofiste yemek.

bu alandaki resmi deneyimim 2,5 sene ama önceki işim de buna kısmi olarak benzerdi. orada da 5 sene deneyimliydim.
0
m e b
(29.07.25)
uluslararası bir şirkette veri bilimci. 4000 euro net. 7+ yıllık tecrübe.
0
makarnavodka
(29.07.25)
İsi yazilim olmayan bir şirkette yazilimci gibi bir is yapıyorum. 3300 euro hersey dahil net. Tek maasli olarak avrupanin göbeğinde kit kanaat geçiniyorum.
0
mbond
(29.07.25)
maaşlarınız çok moralimi bozdu söylemek bile istemiyorum hayırlı forumlar :'(
0
matilda
(29.07.25)
işsizim, çalışmıyorum: 0.

yalnız herkes zenginmiş ya. gabe sen hep atıyorsun bu arada, inanmıyorum sana.
0
deartheodosia
(29.07.25)
(11)

Gebelikte şeker yüklemesi

rayde
Yaptırdınız mı?Benim ailede şeker hastalığı var. Bu sebeple 17. haftadan beri ölçüm yaparak takip ettim başlarda iyiydi, sonra sapıtmaya başladı yavaştan. Açlık şekerlerim 90 altında hep düşük. Ama tuhaf olan bi tabak künefe yesem tokluk 120, bir tane elma yesem 140 çıkabiliyor. Et, balık, tavuk, ta
Yaptırdınız mı?
Benim ailede şeker hastalığı var. Bu sebeple 17. haftadan beri ölçüm yaparak takip ettim başlarda iyiydi, sonra sapıtmaya başladı yavaştan. Açlık şekerlerim 90 altında hep düşük. Ama tuhaf olan bi tabak künefe yesem tokluk 120, bir tane elma yesem 140 çıkabiliyor. Et, balık, tavuk, tam buğday makarnası vs ve sebze ağırlıklı beslenirsem de sorun olmuyor 120 yi geçmiyor.

Şeker yüklemesini yaptırmayıp diyetle takip etmekten yanaydım ama doktoruma gittiğimde kesin yaptır diyecek. 1. saat tokluk 140 çok mu mesela :/
0
rayde
(11.12.24)
Binlerce kadın doğum doktorundan daha fazla tıp eğitimi almadigimiza göre onlara guvenmemiz gerekmez mi? Ben şimdi gittiğim halk egitim kursu arasinda girdiğim bu sitede sana "yaptırma bence" desem daha güvenilir mi bulacaksın.

Bazı istisna ve şarlatan doktorlar dışında sakın yaptirmayin diyen doktor yok. Risk faktörlerini ve kişisel durumu da dikkate alarak duruma göre öneriyorlar. Yaptirmayarak alınan risk de yaptırırken alınan riskten çok fazla.

İçinizin rahat etmesi için 1-2 farklı doktordan öneri alıp, doktorun yönlendirmesine göre hareket edin.
0
abuzer
(11.12.24)
canan karataycı değilim, ama şeker yüklemesi sonunda da zaten ya diyete ya insüline yönlendiriyorlar.
tek amacım yükleme yaptırsam bile diyetle devam edebilir miyim edemez miyim onu anlamak. her akşam oturup künefe gömmüyorum deneme amaçlı yedim :) zaten diyetisyen desteği alıyorum.

her kafadan farklı ses çıkıyor, yaptırmaya gerek yok diyen doktor akrabam da var benim.
kararsız kaldığım için başına gelen kişilerden fikir almaya çalışıyorum.
0
🌸rayde
(11.12.24)
doktorum. ailede seker hastaligi varken seker testi yaptirtmamayi düsünmek cok mantikli bir karar degil. gebelikte ya da sonrasinda. söylendigi gibi, gebelikte daha sikintili durumlar yasayan insanlar saglikla bebek dünyaya getiriyorlar. sizin ilk gebelik belli ki ama bu kadar kücük bir sey icin caninizi siktiginiza degmez. Seker yüklemesinin fetüse bir zarari yok.
0
alice in potatoland
(11.12.24)
Biz yaptirmadik, bir zararini gormedim. Yaptirmalisiniz diyen de olmadi zaten.
0
mbond
(11.12.24)
Bence bu konu üzerinde uzlaşmaya varıldı ve yaptırılması öneriliyor. Normaller bile yaptırırken sizin gibi ailede vs. olanların yaptırmaması riskli gibi geldi biraz. Tabii karar sizin, umarım sağlıcakla kucağınıza alırsınız.
0
eisberg
(11.12.24)
şeker yüklemesinde sadece şekere değil, inisüline de bakılıyor, bu önemli, eğer sorun varsa ne kadar sorun olduğu da tespit edilebiliyor (basit bir diyete de ihtiyacınız olaiblir, ilaç veya inisülin kullanımı da verilebilir) bunların tedavi edilmemesi erken doğuma ve bebeğin sorunlu olmasına sebep olabilir. gidin kontrolü yaptırın.
0
ravenudon
(11.12.24)
eksisozluk.com
Arkadaslar, verdiginiz su entry'deki gibi bir tip, böyle bir bilim yok. Entry'i yazan kisinin bilimle en cok yakinlastigi nokta galiba lisede biyoloji dersiymis.
Her hasta farklidir. Hastanin ailevi gecmisi, yasi, bilinen hastaliklari, kullandigi ilaclar, kan degeri sonuclari doktorlarin tedavi kararini etkiler.

Bir hastam gelir, tiroit sonucuna bakar Euthyrox veririm. Bir digeri gelir, tiroit sonucuna bakarak Euthyrox'u Tiromel ile desteklerim. Ee simdi ikinci hasta bana neden Tiromel vermediler diye otursun tiroit testinden mi kacinsin?
Sacmalamayin gözünüzü seveyim.
0
alice in potatoland
(11.12.24)
doktor alice ablacım Allah sana kolaylık versin vallahi işiniz çok zor

hamilelikle alakam yok, olmayacak da. ama doktorun lafından çıkarsan tutunacak dalın kalmaz konu sahibi bacım
0
titanyum22
(11.12.24)
Ya ek takviye bir ilaç kullanmanız gerekiyorsa ve siz kafanıza göre iş yapıp bebeğe zarar veriyorsanız? O açından düşünmek gerek. Şeker yüklemesi kaç yıldır olan bir şey. Kardeşim 27 yaşında, ona hamileyken anneme de yapılmıştı.

Bilim tek tük örnekler, istisnalar üzerinden ilerlemez. Veri setleri üzerinden ilerler. Veri setleri de bize şeker yüklemesinin zararlı olmadığını söylüyor.
0
inawen
(12.12.24)
"ama şeker yüklemesi sonunda da zaten ya diyete ya insüline yönlendiriyorlar.
tek amacım yükleme yaptırsam bile diyetle devam edebilir miyim edemez miyim onu anlamak"

doktorun ve bu testin de amacı onu anlamak zaten. fal bakarak anlaşılmıyor bu, içinde bulunduğumuz devirde test yaparak anlaşılıyor. değerleriniz normal çıkarsa diyete de insüline de yönlendirmiyor, hiç sıkıntı yok, istediğini ye diyip yolluyor.

açlık şekerine baktıktan sonra yarım bardak suda belirli ölçüdeki glikozu eritip içiriyorlar. 1 saatin sonunda tekrar ölçüyorlar, 2 saat geçince tekrar ölçüyorlar.

şeker olması gerektiğinden fazla mı yükselmiş, az mı yükselmiş, 2 saat dolunca olması gerekenden az mı düşmüş fazla mı düşmüş bakıyorlar.

her şey normalde geçmiş olsun, çıkıp gidiyorsunuz.
çok yükselmiş hiç düşmemişse insülin veya başka tedavi veriyorlar.
düşmüş ama tam da isenildiği gibi değilse diyet verip yolluyorlar.

"1. saat tokluk 140 çok mu mesela"

bir şey diyemeyiz. ne yediğinize bağlı. şeker yüklemesinde ölçülü bir şekilde glikoz veriyorlar, ne zaman ne kadar yükselmesi, ne zaman ne kadar düşmesi gerektiği belli.
0
kibritsuyu
(12.12.24)
fal bakmıyorum zaten her gün düzenli açlık, 1. saat tokluk 2. saat tokluk ölçüyorum 17. haftadan beri. doktorum da şimdilik ölç sonuçları bir görelim demişti. ölçümlerim normal gitseydi yüklemeye gerek duymayacaktım fakat 140ları görünce bir endişelendim.
0
🌸rayde
(12.12.24)
(8)

Eve uzak ama sevdiğin bi iş mi yoksa eve daha yakın az sevdiğin iş mi?

rebecca
Bu sıralar üzerine düşündüğüm bir ikilemdeyim. Arkadaşlarım farklı değerlendirmeler yapıyor, diğer insanlara sormak istedim. ikilemi formülize edip görüşlerinizi alacağım:)Ben İstanbulda öğretmenim ve evim anadoluda kadıköyde işim karşıda bayrampasada. güzel bir okulda, yol gidiş geliş tam 1 saat ve
Bu sıralar üzerine düşündüğüm bir ikilemdeyim. Arkadaşlarım farklı değerlendirmeler yapıyor, diğer insanlara sormak istedim. ikilemi formülize edip görüşlerinizi alacağım:)
Ben İstanbulda öğretmenim ve evim anadoluda kadıköyde işim karşıda bayrampasada. güzel bir okulda, yol gidiş geliş tam 1 saat ve bir tık yorucu. trafiksiz ama kalabalık, marmaray metro modu 4 gün yaşanıyor. Aylar oldu alışamadım çin'den metro görüntüleri izlemek gibi geliyor:)
Okul ise harika çünkü yüksek puanlı öğrenciler, felsefe öğretmeniyim ve bunu etkili bir şekilde yapabilmek için öğrenci profili önemli. Daha çok çalışmanız gerekmesi de cabası.
Yani bu sizin için A seçeneği olsun, yolunuz uzak sizi zihnen ve bedenen yoruyor ve vaktinizi alıyor, bi yandan da mesleki tatmin yaşıyorsunuz keyifle çalışıyor motive oluyorsunuz.
Diğer yandan B seçeneği ise yolun toplu tasıma ile 40 dk olduğu, trafiğe maruz kalınabilen ama uygun havada motorla 15 dk da gidebildiğim, maltepe civarında bir okul. Mesleki tatmin görece daha az. Hiç yok değil ama rutine dönme riski daha fazla.
Yani B seçeneğiniz, eve daha yakın ve daha kolay bir iş ama mesleki doyum daha zor olacak. Ama öte yandan vaktiniz ve everjiniz size kalıyor.
Siz olsanız hangisini seçerdiniz? A mı B mi? :)
0
rebecca
(31.01.24)
Taşınamıyorsam eve yakın olan iş. Akşamları insanın kendine ayırabileceği zaman kalması büyük konfor.
0
rayde
(31.01.24)
Ben A'yi secerdim. Düşük ogrenci profili dusuk veli ve dusuk ogretmen/idare cevresini de getirir, is tatmini duser bos islerle ugrasma orani artar.
0
instant crush
(31.01.24)
Net a
Yol 1 saat is 10 saat suruyor fp olarak a
0
eja
(31.01.24)
Bence yaşa bakmak lazım. Yaş 40+ ise eve yakın olan, 30'lar ve altı ise uzak ve çok sevilen...


.
0
kartallar yuksek ucar
(31.01.24)
istanbulda eve yakın iş büyük avantaj, ama istanbul için 1 saat makul bir süre. muhtemelen marmaray ve metro yapıyorsunuz. burada süreniz değişmez maksimum 5dk oynar o da bir sonraki metroyu beklemek için. fakat öbür tarafta anadolu yakasında otobüse binerseniz trafik işin içine girer ve o yol bir gün 40dk sürer ertesi gün bir yağmur yağar 1 saat 40dk olur.

imkan varsa a seçeneğine daha yakın misal tek metroyla ulaşılabilen bir yere taşınmak.
0
my fault
(31.01.24)
İstanbul için eskiden yazılı olmsyan bir kural vardı. Kadın işine en fazla 30 dakika, erkek işine en fazla 3 saat mesafede bir ev olmalı.
0
alfired
(31.01.24)
A seçeneği marmaray artı metro toplam 1 saat. Yani 1 saat git 1 saat gel toplam 2 saat. Hiç sekmiyor çünkü trafik yok raylı sistemler.

Diğeri 40 dk git 40dk gel gibi gözüküyor. Ama tamamı trafikte geçecek, yol 6 km ama sapa bir yerde maltepede. Motorla 15-20dkda gidilir uygun hava şartlarında. Yaşım 29 meslekte ilk yıllarım yani hala görece enerji var:)
Ben de çoğunluk gibi A'yı seçiyorum, mesleğin tadını alabiliyorken almak lazım diyerek. Yanıtlar icin tesekkürler
0
🌸rebecca
(31.01.24)
Eve uzak demişsiniz ama Kadıköy Bayrampaşa uzak sayılmaz.
eğer uyuyorsa metrobüsle tek vesait rahatça gidip gelebilirsiniz.

Kadıköy'ün trafiğini de hesaplarsanız eve yakın dediğiniz okulla, bayrampaşaya gidip gelme süreniz aynı sayılır, (tabi fenerbahçe maçlarının olduğu günler hariç)
0
durbidakka
(01.02.24)
(10)

Zam oranları

plum
Zam oranlari ne geldi? Kendinizden veya cevrenizden aldiginiz duyumlar nasil?
Zam oranlari ne geldi? Kendinizden veya cevrenizden aldiginiz duyumlar nasil?
0
plum
(31.01.24)
holding IT - 43
0
administ
(31.01.24)
yazılım sektörü-55
0
rayde
(31.01.24)
yazılım-53.
0
inheritance
(31.01.24)
sağlık sektörü - %50
0
hakmut
(31.01.24)
Banka - %50-60
Ecom - %40-50
Kimya - %50
0
gokank4
(31.01.24)
sigorta sektörü - 51
0
pccopath
(31.01.24)
Elektronik sektoru operasyoncu 56
0
floydian
(31.01.24)
İletişim sektörü - %42
0
Carlito Brigante
(31.01.24)
fabrika 45
0
bravoteam
(01.02.24)
üretim 43-55

bana 55
0
gabe h coud
(01.02.24)
(7)

dyson kablosuz

benim bir gizli bildiğim var
şimdi bu dyson şarjlı süpürgelerin fiyatları boy boy. 10bine de var 20bine de. evcil hayvan olmayan ve alerjik birey yaşamayan bir ev için düşünüyoruz. anlamlı fark var mı sizce v8 ile mesela v12 arasında?
şimdi bu dyson şarjlı süpürgelerin fiyatları boy boy. 10bine de var 20bine de. evcil hayvan olmayan ve alerjik birey yaşamayan bir ev için düşünüyoruz. anlamlı fark var mı sizce v8 ile mesela v12 arasında?
0
benim bir gizli bildiğim var
(02.04.23)
V8 alın.

En temel fark pil ömrü, ama V8 ile 3+1 evi tek seferde halledersiniz. Geri kalan farklar bence kritik değil.
0
alfired
(02.04.23)
ayni seride de her modelde her baslik olmuyor. simdi degismis midir bilmiyorum ancak ben alirken v8 serisinin absolute modelinde her baslik vardi. ozellikle sert zemin veya hali arasinda gecis yapacaksaniz iki basligin da elinizde olmasi guzel fayda sagliyor.
0
sanal uyku
(02.04.23)
Ben de v8 ile bu işi kapatabilsem memnun olucam. Peki aşırı çektiği için yere yapışma ve süpürmeyi zorlaştırma oluyor mu? Başlıkla mı çözüyoruz öyle şeyleri.
0
🌸benim bir gizli bildiğim var
(02.04.23)
asiri bir cekisi yok yere yapisacak kadar. bende v8'in ennnn basic modeli var (basliklar olarak yani) parkelere yapismiyor. evde hali yok ama banyodaki paspasa yapisiyor biraz ama o sanirim paspastan dolayi, veya benim baslik uygun degil.

sonuc olarak supurmeyi zorlastiracak bir durum yok yani.
0
hot potato
(02.04.23)
Bende v8 var. Ev iki artı bir hem tum evi hem koltuklari supuruyorum henuz sarjinin bittigine denk gelmedim. Fiyatlar nasil bilmiyorum ama bi ust modelini almak yerine ek olarak parke basligini alabilirsiniz belki. V8 de hali basligi cikiyordu cunku. Bir de iki motor modu var en guclude haliya yapisiyor ama normal modda gayet rahat supuruluyor.
0
rayde
(02.04.23)
agirlik farki var, eger belinizde bir sorun varsa ya da temizleyecek kisi kimse, ona da bakmanizi oneririm. onun disinda v8 gayet is goruyor. zaten turbo'da calistirmazsaniz, ki gerek yok zaten epey guclu, tum evi tek seferde temizliyor.
0
kassiopeia
(02.04.23)
V8 harika ama alabiliyorsanız 10’u alın v8le tüm evi süpürecekseniz bileği biraz ağrıtabiliyor. Ama ışıktı lazerdi cidden fuzili. V8 ağırlığı hariç canımız, çok memnunum. Kaldırmak için asla ağır değil bu arada sadece uzun süre tetiğe basarak tek bilekle kullanmak için v10 daha rahat.
0
kullanıcıadımbuolsun
(02.04.23)
(2)

Bina güçlendirme nasıl yapılıyor

regina phalange
Oturum devam ederken mi yapılıyor mesela?
Oturum devam ederken mi yapılıyor mesela?
0
regina phalange
(20.02.23)
o çok zor, genelde bodrum, ilk kat ve gerekiyorsa üst katlarda kolunları çevreleyen duvarlar kırılıyor ve etrafına ekstra koruyucu kaplamalar vs gibi uygulamalar yapılıyor. yani uygulama yapılacak daireler için içinde oturulması mümkün değil.
0
orpheus
(20.02.23)
Biz 99 depreminden sonra guclendirme yapmistik orta hasarli binaya. İcindeyken yapmadilar baska eve cikmistik.
0
rayde
(21.02.23)
(17)

Karısını aldatan erkek kötü erkek midir

kiriko
Bir erkek karısını karısının haberi olmadan aldatsa bu kişiye kötü diyebilir miyiz?Ama düşünün bu erkek herkese iyi davranıyor merhametli düşene yardım ediyor.Sizin görüşünüz nedir çok merak ediyorum
Bir erkek karısını karısının haberi olmadan aldatsa bu kişiye kötü diyebilir miyiz?Ama düşünün bu erkek herkese iyi davranıyor merhametli düşene yardım ediyor.Sizin görüşünüz nedir çok merak ediyorum
0
kiriko
(19.02.23)
Baya büyük yalancıdır. E yalancilari da sevmem pek. Dolayısıyla bizımla deyıl
0
abuzer
(19.02.23)
Lol. Akşamları evsizlere yemek de dağıtıyor mu?
0
Amaranta ursula
(19.02.23)
Karısının bu durumdan haberi var ve müsaade ediyorsa nötr. Diğer durumda kötü erkek.
0
nickini degistiren yazar
(19.02.23)
birini irade kullanarak aldatan bir insan başkalarına iyi ve merhametli davranmıyordur, diplomatik davranıyor ve acil durumlarda kendisini aklamak üzere enstrüman olarak kullanabilmek için başka bir kimlik yaratıyordur.

kötü biri diyebilir miyiz sorusuna gelince; bir başkasını (sevgili, eş vb. olmak zorunda da değil) aldatan, aptal yerine koyan, o kişiye yalanlar söyleyen, öğrendiğinde onun acı çekmesine neden olacak, insanlara ve hayata güvenini sarsacak davranışlarda bulunan kişi kötücül biridir evet. zira aldatmak tek başına bir eylem gibi görünse de esasen aldatılan tarafta katmanlı pek çok kırılma ve soruna neden olur. kaldı ki evli olduğunu karşı taraftan da gizliyorsa, ki çoğu öyle, bütün bu zararları iki kişiye de verme potansiyeli var demektir.
0
Phoebe
(19.02.23)
Yardımsever diye aldatması normal mi? ''Ama düşünün bu erkek herkese iyi davranıyor merhametli düşene yardım ediyor'' Acun Ilıcalı geldi aklıma.
0
Kahvedesu
(19.02.23)
aldatmak karaktersiz isi. phoebe gibi dusunuyorum iyi gorunumlu kimlik yaratmak bu. sahteciliktir. aldatma kelimesi yerine farkli seyler koyanilirsin tecavuzcu ama iyi biri, iskenceci ama bazilarina iyi davraniyo vb.
0
ala09
(19.02.23)
Pes. Şöyle bir soru sorabilecek kadar aldatmayi normal görmek, belki de hak gormek... yani ne denir ki en iyisi odur ya ne kötüsü.
0
unidentified floating object
(19.02.23)
Sorsan herkes kotu der. Yani herkes.
0
stavro
(19.02.23)
Olaya siyah beyaz bakmaya gerek yok. Aldatmayan herkes de woaww bi sekilde iyi olmadigina gore, aldatan kisiye de sirf yardimsever diye iyi diyemeyiz.
Yalanci insan kotudur bence. Karaktersizlik.
0
rayde
(19.02.23)
Tabiki evet; yolları ayırıp istediğini yapabilir.
Onursuzca..
0
gadlemler
(19.02.23)
şerefsizin tekidir iyilik falan hava civa
0
basond
(19.02.23)
Kötü demem. İyi de demem. Karısı ile alakalı durum beni ilgilendirmez. Veyahut kocası ile. Ha kendisine güvenmem ama.
0
drako
(20.02.23)
karısının haberi olmadan aldatıyorsa evet kötüdür. karısını haberdar ederek aldatıyorsa o zaman bir şey diyemem. *
0
knight of cydonia
(20.02.23)
Abi bence iyi olmak kötü olmak bir harekete davranışa göre değil toplam davranışların kümülatifine göre belirlenir, yani seni aldatarak sana kötülük yapması ikinizin arasındaki bir konu, sana kötülük yapmış olması genel olarak kötü bir insan olduğu anlamına gelmeyebilir ya da ne bileyim seni hiç aldatmamıştır ama etrafına karşı leş bir insandır, bu adam için de iyi bir adam diyemeyiz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.02.23)
kimse evlenmesi ve evli kalması için boğazına bıçak dayamıyorsa bilinçli olarak kötülük yapıyor ve bu onu kötü erkek yapar. yani kötü diyebilmek için illa ki hırsızlık yapması, insanları öldürmesi gerekmiyor. söz verdiği ve kendine güvenen birisine manen yaralayacak davranışlarda bulunuyor, belki çocuklarının evlendikleri insanlara kadar etkileyecek aldatması.
0
deartheodosia
(21.02.23)
Sizin tanımınız bizim "el iyisi" dediğimiz insan. En yakınına göstermesi gereken asgari saygıyı göstermeyen, onu aldatan insana ben iyi insan diyemiyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(22.02.23)
kötülüğün tanımı nedir?
0
selam
(24.02.23)
(4)

Happy center

balpolen
Anadolu yakasinda ve park sorunu olmayan neresi var?
Anadolu yakasinda ve park sorunu olmayan neresi var?
0
balpolen
(16.02.23)
Dudullu daki mağazasının arkasında büyük bir otopark vardı. Ama etrafında trafik çok.
0
inheritance
(16.02.23)
maltepe altaycesmede var bir tane.

goo.gl
0
kaiserr76
(16.02.23)
Altayçeşme+1
Ama pazartesi önünde Pazar oluyor, pazartesi dışında her gün olur
0
kisa
(16.02.23)
Happy Center Soğanlık
Kartal
maps.app.goo.gl

Bahcesinde yuzde 90 parklik yer oluyor
0
rayde
(16.02.23)
(3)

Kahve makinesi

hede hodo
Aslında aklımdan geçen filtre kahve yapabilecek bir makine.Ama Türk kahvesi yapan da olabilir.Ortaya karışık şunu al pişman olmazsın diyeceğiniz makine önerilerine ihtiyacım var.
Aslında aklımdan geçen filtre kahve yapabilecek bir makine.
Ama Türk kahvesi yapan da olabilir.
Ortaya karışık şunu al pişman olmazsın diyeceğiniz makine önerilerine ihtiyacım var.
0
hede hodo
(04.01.23)
Philips Viva Collection HD7546/20

Demliği termos olduğu için çok uzun bir süre sıcak tutuyor ve sürekli çalışmadığı için de nispeten az yakıyor. Evladiyeliklerden :)
0
charbiel
(04.01.23)
250-300 liralık en ucuz Sinbo filtre kahve makinesi alın. Onu kullanırken düşünürsünüz.

Makineye 5-6 fincan kahve parası ödediğiniz için de pişman olmazsınız.

Filtre kahve makinesi çok basit bir teknoloji. Makinelerin lezzetleri arasında fark olacağını sanmıyorum. Su ısınıyor, yukarı çıkıyor, kahvenin içine düşüp aşağı iniyor.

Ama türk kahvesi ile filtre kahve apayrı, ikisini bir arada yapan makine herhalde yoktur.
0
michael_knight
(04.01.23)
Electrolux ekf7700

Suyu puskurterek kahveye ilettigi icin daha güzel kahve yapıyor diyorlar. Bi senedir kullaniyorum bende damak tadi olmadigindan cok bi fark anlamadim ama memnunum.
0
rayde
(04.01.23)
(3)

Yazıcı önerisi

ats
Selamlar,Evde genelde siyah beyaz baskı amacıyla çok da sık kullanmayacağım bir yazıcı almak istiyorum. Kullanıp memnun kaldığınız ürünler varsa önerirseniz sevinirim. Çok nadiren fotokopi ve renkli çıktı için kullanabilirim.
Selamlar,

Evde genelde siyah beyaz baskı amacıyla çok da sık kullanmayacağım bir yazıcı almak istiyorum. Kullanıp memnun kaldığınız ürünler varsa önerirseniz sevinirim. Çok nadiren fotokopi ve renkli çıktı için kullanabilirim.
0
ats
(02.12.22)
şunu zamanında baya uygun fiyata almıştım, parasını sonuna kadar hakediyor.


Brother Hl-1211w

baya uçmuş tabii fiyatlar.
0
evimin paspasi
(02.12.22)
Mürekkep doldurmalı tanklı model önermem. Arıza çıkartıyor ve düzenli kullanmazsan mürekkep donuyor.
0
prole
(02.12.22)
prole +1
Nadir kullanacaksan lazer yazıcılara bak.
0
rayde
(02.12.22)
(4)

Amele yanigina care var mi?

rayde
Gunesin altinda kisa kollu tişörtle gunes kremsiz kalmam sonucu kol nakli olmus gibi yaniklarim oldu. Aloe vera falan surdum ama dumduz cizgi var kollarimda ya. Bunu gecirmenin kolay bi yolu var mi? Yanmayan kisma bronzlastirici surup guneslensem esitlenir mi acaba. İse gidicem rezillik resmen :)
Gunesin altinda kisa kollu tişörtle gunes kremsiz kalmam sonucu kol nakli olmus gibi yaniklarim oldu. Aloe vera falan surdum ama dumduz cizgi var kollarimda ya. Bunu gecirmenin kolay bi yolu var mi? Yanmayan kisma bronzlastirici surup guneslensem esitlenir mi acaba. İse gidicem rezillik resmen :)
0
rayde
(02.07.22)
Ben dengelensin diye sifir kollu giyip on kol kismini pecetelerle kapatip o şekilde araba kullanmistim bütün gun.
0
stavro
(02.07.22)
3 saat 30 faktör güneş yağıyla güneşe yat. Bir fark kalmaz.

Gerçi bulunduğun bölge ve cildin de önemli
0
Mirket
(03.07.22)
Yanan yeri giysi havlu ile örterek 5dk solaryum
0
photo85
(03.07.22)
Gunessiz bronzlastirici sursem sacma sapan olur mu acaba?
0
🌸rayde
(03.07.22)
(7)

Sizce urun iadesi alabilir miyim?

rayde
Olay soyle. D&r dan airpods siparisi verdim. Salak kafam niye appledan almazsin ki neyse. Urun elime ulasti az once. Kutusu orjinal airpods kutusu seri noyu da appledan sorguladim. Fakat kutunun icinden glrtech i11 diye sacma sapan dandik bi kulaklik cikti. Hikaye sanki kutunun icini ben degistirip
Olay soyle. D&r dan airpods siparisi verdim. Salak kafam niye appledan almazsin ki neyse. Urun elime ulasti az once. Kutusu orjinal airpods kutusu seri noyu da appledan sorguladim. Fakat kutunun icinden glrtech i11 diye sacma sapan dandik bi kulaklik cikti.
Hikaye sanki kutunun icini ben degistirip de parami iade istiyormusum gibi gorunuyor bakinca.
D&r la iletisime gectim iade kargo gondericem fakat alabilir miyim parami sizce? Kargo kutusu falan saglamdi kim neden degistirdiyse offf.

Bolbol fotograflarini cektim baska yapabileceğim bir sey var mi?
0
rayde
(07.02.22)
Birisi alip tekrar paketleme yapmistir. D&r da hmm saglam sifir urun diye tekrar stoguna koymuystur. Isin cok zor. Ben olsam ayni paketlemeyle hic acmadan iade ediyormus gibi yapmaya calisirim. Jelatinli geliyorsa jelatin makineleri falan var
0
floydian
(07.02.22)
Airpods kutusunu telefonla eşleştirdiyseniz Find My'dan bakın bakalım neredeymiş kulaklıklar. İsterlerse kimin kullandığını falan bulabilirler, ama savcı mahkeme "ben de telefoncudan aldım" falan derken dava 15 sene sürer.
0
malheiros
(07.02.22)
Airpods a ait kutu da yok ki. Kutu ustunde baska marka yazıyor direk sahte yani.
0
🌸rayde
(07.02.22)
Kutu orjinal dedigim ambalaji orjinal, uzerinde seri no vs yaziyor ama sarj kutusu sahte.
0
🌸rayde
(07.02.22)
Çok zor işiniz insiyatife kalmış ki dnr iğrenç bi şirket bu konularda.
Arada illegal işlemi yapan kişi belli değil teknik olarak sizin yapmadığınızın ispatı zor.

Sırf bu sebeple birazcık kanıt olsun diye sıfır ürün açılışlarımı video ile yapıyorum youtuber gibi :D kargo kutusundan ürün kutusuna kadar.
0
hedep
(07.02.22)
Keşke video kaydı ile açsaydınız, değerli şeyleri kargo kutusu dahil video ile açmak lazım delil için.

Geçmiş olsun, hemen tüketici hakem heyetine gerekiyorsa savcılığa da başvurun. Sözlükte ve twitterda gündem oluşturmaya çalışın.

Marka karalama yapmadan objektif yazmaya dikkat edin.
0
John Bloor
(07.02.22)
valla cidden zor işin hocam. eğer internetten sipariş verdiysen aynen kutulayıp iadeye versen de reddedilme ihtimali yüksek malum. kolay gelsin demek için yazıyorum.
0
roket adam
(07.02.22)
(26)

İkinci el neler aldınız?

bugisme
Şimdiye kadar hangi ürünlerin ikinci eline pra verdiniz?
Şimdiye kadar hangi ürünlerin ikinci eline pra verdiniz?
0
bugisme
(10.08.21)
Kitap, kıyafet, telefon, ipad, araba
0
fotrsapka
(10.08.21)
kitap, cep telefonu, araba, motosiklet, bebek arabasi
0
in vino veritas
(10.08.21)
Sadece kitap.
0
dissendium
(10.08.21)
akvaryum
0
ycm
(10.08.21)
kitap ve modem.
0
fff02561
(10.08.21)
mikrodalga fırın, fırın, dolap, keson, araba, bilumum mutfak eşyaları. uu dolu.
0
chezidek
(10.08.21)
Bisiklet, telefon, hoparlör, araba, mont ilk aklıma gelenler.

Sattıklarım arasında ise plastik sürgülü kapı da var, buzdolabı da, converse ayakkabı da.

Her şeyin alıcısı vardır derlerdi de inanmazdım. Çok acayip şeyleri evde fazlalık oluyor diye ilana koydum ve hiç düşünmeyeceğim kadar hızlı sattım.
0
chicha_v2
(10.08.21)
Ev, laptop, sim-rig, e-reader
0
kaptan memo
(10.08.21)
kitap, org, saat, dambıl (ağırlık), plak, cd/dvd,
0
tabudeviren
(10.08.21)
çok düşündüm sadece bi tane bulabildim.

klavye. çok şey sattım ama.
0
jelly bear
(10.08.21)
Epeydir ikinci el almıyorum saydıklarım hep erken 2010'ler

Bisiklet, Telefon, Tablet, Kitap, Klasik oyun konsolu (başka çaren yok zaten), Sahibini tanıyorsam müzik enstrumanı, audio ekipman.
0
hedep
(10.08.21)
Genelde sıfır üründen yanayım ancak üretimi kalkan ve tasarımına bayıldığım şeylerin istemesem de ikinci elini alıyorum.
Saat, kitap, maket
0
Başkalaşım
(10.08.21)
Sadece kitap sanirim
0
rayde
(10.08.21)
Müzayedelerden ve antikacılardan tabak, çay kahve takımları, resim gibi çok eşya alırım. Benim için hastalık gibi bir şey.

Bunun dışında fotoğraf makinelerimi ikinci el aldım
0
jazzabel
(10.08.21)
E-book reader, ipod, modem, telefon. Aklima gelenler simdilik bunlar.

Genelde elektronik almışım. Evet.
0
westblack
(10.08.21)
Araba:(
0
lion de la Turquie
(10.08.21)
Kitap, öğrenci evimdeki buzdolabı, analog fotoğraf makineleri. Antikacılardan dekor için aldığım şeyler var, başka da bir şey yok sanırım.
0
kobuzchu kiz
(10.08.21)
Telefon,
Fotoğraf makinası ve lens,
Gitar,
Harddisk,
Modem,
Masa, Tablo, Saat,
Ders Kitapları,
Buzdolabı,
Bulaşık Makinesi,
Akvaryum,
Oyun Konsolu (Xbox), video oyunları,
Mikrodalga Fırın
0
ananiyimioguz
(10.08.21)
sadece araba. o da 1 defa.
0
turbo sadık
(10.08.21)
yatak, halı, ç.mak., bulaşık mak, masa, tencere, süpürge, bisiklet, laptop...

artık alamıyorum. okb gelişti. araba bile alamam sanırım.
0
ya ben lan neyse
(10.08.21)
Araba, ogrencilikte beyaz eşya. Kiyafet,koltuk, yatak gibi urunler de asla almam kategorimde.
0
pofudukayi
(10.08.21)
Telefon, motosiklet, kitap.
0
new day new life
(10.08.21)
Edit yapamadım ama aklıma sonradan geldi. Şu an yaşadığımız evde eski kiracının yeni evine sığmadığı için bıraktığı TV sehpası ve raf seti var. Biz yenilemek istiyorduk, onlar satacakmış, rengi de mobilyalara uyuyordu, biz aldık. Taşınırken bırakıp gittiler.
0
kobuzchu kiz
(10.08.21)
Kitap
0
2027
(11.08.21)
yazıcı, bilgisayar (ofis devraldım. kişisel kullanım için olsa düşünmezdim)
kindle
kablosuz kafaüstü kulaklık
modem
0
unalub
(11.08.21)
araba, ipad, ekran kartı
0
dafuq
(11.08.21)
(10)

evlilik sebebiyle soyadı eklemesi ve yurtiçi uçuş

hooiken
merhaba,31 temmuz'da evlendik ve eşimin soyadına ek bir soyadı daha geldi. 7 ağustos'ta da yurtiçi uçuşumuz var. e-devlet sisteminde daha soyadı değişmiş gözükmüyor. değişse bile, kimlik başvurusu ve yeni kimliğin gelmesi 7 ağustos'a yetişmez.ne yapmak gerekiyor? uçağın kapısından geri çevrilmeyelim
merhaba,

31 temmuz'da evlendik ve eşimin soyadına ek bir soyadı daha geldi.

7 ağustos'ta da yurtiçi uçuşumuz var. e-devlet sisteminde daha soyadı değişmiş gözükmüyor. değişse bile, kimlik başvurusu ve yeni kimliğin gelmesi 7 ağustos'a yetişmez.

ne yapmak gerekiyor? uçağın kapısından geri çevrilmeyelim? :/
0
hooiken
(02.08.21)
Kimlik ve biletteki isimlerin eşleşmesi yeterli. Şu anki kimliğinde ismi ne yazıyorsa bilette de o olmalı.
0
fotrsapka
(02.08.21)
sorun yaşamazsınız, çok garanti etmek istiyorsanız evlilik cüzdanınızı alın yanınıza.
0
my leave requests
(02.08.21)
Yurtiçi uçuşlarda prosedürler çok esnetiliyor. Bu ne ki, hiçbir şey olmaz.
0
Deathrow
(02.08.21)
Evlilik cüzdanını da yanınıza alın sorun olmaz adamların sayısız kez karşılaştığı bir durum bu.
0
lappuntamento
(02.08.21)
Ben evlilik cüzdanını bile göstermeden 1 sene hayatıma devam ettim. Uçuşlarda sorun olmadı. Çok aşinalar duruma.
0
zimbirik
(02.08.21)
elinizdeki kimlikte yazan şekilde bilet alınız.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.08.21)
Ben de kızlık soyadımla uçak bileti almıştım Kıbrıs’a. Evlendim, eşimin soyadı da ilave oldu. Ama kimliğimi güncelleyememiştim tabi balayına giderken. Bilet ve kimlik uyduğu için sorun olmadı. Ama evlilik cüzdanınızın da yanınızda olması sağlıklı olur, ne olur ne olmaz.
0
hrvl
(02.08.21)
Kimlikteki soyadiniz ile alin bileti. +1
0
rayde
(02.08.21)
öncelikle hayırlı olsun. allah bir yastıkta kocatsın

garanti olması için yanınıza evlilik cüzdanınızı alın. zaten bazı oteller de isteyebiliyor.
0
co2s2
(02.08.21)
evlendikten 1 gün sonra uçağa bindik bir şey olmadı. hem kimlikte hem de bilette aynı isim yazınca sorun olmuyor çünkü zaten bir yerden teyit etmiyorlar. e-devlette değişmiş gözükse de fark etmez. yine de evlilik cüzdanınızı alın. sadece bunun için değil Allah korusun kaza olur bela olur..
mutluluklar dilerim.
0
matilda
(03.08.21)
(4)

Amazondan başka Kolay Gelsin kullanan alışveriş sitesi var mı?

inheritance
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
inheritance
(30.07.21)
Mediamarkt ve teknosa kullanıyor, her zaman değil ama
0
atom karincanin torunu
(30.07.21)
ebebek
0
zseak
(30.07.21)
tchibo
0
blatta hiberna
(30.07.21)
Kahve.com
0
rayde
(30.07.21)
(4)

Küneş kremi ve bronzlaştırıcı kullanımı

Geceler
Beyaz tenliyim, hem güneşten korunmanın hem de bronzlaşmanın bir formulü var mı? Güneş kremi ve bronzlaştırıcı alsam bunların kullanım şekli nasıl olur pek bilgim yok. İkisini bir arada kullanabilir miyim?
Beyaz tenliyim, hem güneşten korunmanın hem de bronzlaşmanın bir formulü var mı? Güneş kremi ve bronzlaştırıcı alsam bunların kullanım şekli nasıl olur pek bilgim yok. İkisini bir arada kullanabilir miyim?
0
Geceler
(26.07.21)
bronzlaştırıcılar da güneşten koruyor sadece zararlı ışınlardan bahsediyorsanız.
kızarmadan bronzlaşayım diyorsanız öyle bir dünya yok.
0
brakgn
(26.07.21)
30 faktör güneş kremi alırsanız hem güneşten korunur hem de bronzlaşırsınız
0
jelly bear
(26.07.21)
Eger beyaz tenliysen 50 faktorle basla. Sonra rengin degismeye basladiginda bronzlastiriciya gecersin.
0
rayde
(26.07.21)
Teknik olarak "bronzlasma" gunesin cildinize zarar vermesi demek. Hem bronzlasayim hem de bunun yipratici etkilerini zaman icinde gormeyeyim diye bir sey yok.
O yuzden unluler self bronzer, spray tan gibi seyler kullaniyor.
0
hot potato
(26.07.21)
(19)

düğünde takı.

sanat guresi
yakın zamanda düğünü olan yakın, veya hatta en yakın arkadaşınızın düğününde ne taktınız?
yakın zamanda düğünü olan yakın, veya hatta en yakın arkadaşınızın düğününde ne taktınız?
0
sanat guresi
(26.07.21)
Yakın arkadaşıma da çeyrek taktım, en yakın arkadaşıma da
0
burty
(26.07.21)
Durumum kötü olduğu için bir şey takmadım. Gittim 1 saat göründüm geldim.
0
kanlakarisikyagmur
(26.07.21)
Butceyle alakali bir sey. yakin arkadas grubumda ortak altin bileklik aldik kisi basi ceyrek altin parasina.
benim yakin arkadasim da evlenme durumumda esya hediyesi ile hediye alacakti(supurge gibi)

ben yakinima muhtemelen ceyrek takardim+icimden gelen baska bir hediye daha eklerdim ama en onemli boyle zamanlarda yaninda olabilmek, destek olabilmek. cunku "en yakin" demissiniz. eskiden umursamazdim da nisanlaninca cok ihtiyaci gordum
0
ala09
(26.07.21)
çeyrek taktım çünkü 1 hafta önce de o bana çeyrek takmıştı:)

çok yakın arkadaşınız değilse 100 liradan 1 kuruş bile yukarı takmayın. çünkü geri gelmiyor.

düğünüm olalı 1 ay oldu. taktığım/ anne babamın taktığının yarısı ancak geri geldi. ne çeyreklerin yerine gramlar, 200 liralar geldi. hayatımın geri kalanında hiç kimseye 100 liradan fazla takmamaya yemin ettim. alemin enayisi ben miyim lan.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(26.07.21)
Ben bana kimse takmasın ben de insanlara takmayayım kafasındayım. Onun da size alacağından eminseniz çeyrek yoksa gram takın
0
Hallegadola
(26.07.21)
geri gelsin diye takı takılmaz. Bu tip borç verme mantalitesinden sıyrılın. Yorumları okudum da dudağım uçukladı. Neyse ki çevremde böyle sığ düşünen insanlar yok.

Biz çift olarak evlenen çiftin iki tarafını da çok iyi tanıyorduk. 1 er çeyrek taktık.

Biz evlenirken de onlar 1 çeyrek ve 100 euro taktı geçen ay.

takı takmasalar da umursamazdım. Bütcenize göre bir şey takın geçin. Zaten en yakın arkadaşıysanız çok fazla koşturursunuz düğünde kimse sizden takı beklemez.
0
zimbirik
(26.07.21)
Yakin arkadaslarim gram takti. Ama esim kendi arkadaslarina zamaninda ceyrek taktığı icin onlardan ceyrek geldi. Butce meselesi biraz da tabi ama dugune gidiyorsaniz en azindan yemeginizi karsilayacak bi miktar takmak gerekir.
0
rayde
(26.07.21)
Kardeşime çeyrek, kalana gram
0
lcha
(26.07.21)
çeyrek
0
ya ben lan neyse
(26.07.21)
yakınlığa göre (çok yakınsa çeyrek) takı takılır ya da cash (250 ve 200 civarı) takıyorum.

nakit az verdiğimi düşündüğüm arkadaşlarıma daha sonra ev hediyesi almaya çalışıyorum.
0
avatar is back
(26.07.21)
Döviz tak. Paran korunsun.
0
bir demet ben
(26.07.21)
Yakın arkadaş --> çeyrek. Zaten yakın olmayanlara da kesinlikle gitmiyorum, çile oluyor.

Fi tarihinde tam ve yarım taktığım insanlar da oldu ama arkadaşlığa gereksiz bir yük bindiriyor, o yüzden max çeyrek takmanı öneririm durumun olsa bile.
0
roket adam
(26.07.21)
yakin zamanda olmadi ama yakin arkadaslara tam takiyorum. kuzenlere de tam. baskalarina ceyrek.
0
lemmiwinks
(26.07.21)
en yakın arkadaşıma yarım taktım.
0
nonik
(26.07.21)
yakın arkadaşlarıma çeyrek takarım. yakın olmayan kimse evlenmedi ya da çağırmadı henüz. yakın olmayana ya gitmem ya da 200 tl takarım sanırım.
0
jelly bear
(26.07.21)
arkadaş - 200 tl
yakın arkadaş - çeyrek
dost - tam ya da bilezik.
0
makarnavodka
(26.07.21)
Yakın arkadaşım evlendiğinde bekardım, tam altın takmıştım. Şimdi evlense ancak çeyrek. Ekonomi sebepli...
0
SiyamkedisiZorro
(28.07.21)
En yakın arkadaşıma maaş alamamama rağmen tam taktım. Geçen hafta çok da yakın olmayan ama beni çok sevdiğini bildiğim arkadaşıma yarım taktım.

Bu arada muhtemelen yazan herkesten kötüdür durumum. Ama altın onlar da bana taksın diye takılmaz. İnsanlar düğün zamanı gerçekten çok ciddi masraflara giriyor ve altının amacı da zaten bu masraflara destek olmak. Çok yakınlara yarımdan aşağı takılmamalı bence.
0
jacque
(28.07.21)
çeyrek. kuzene de çeyrek takacağım. üstü zengin işi. ben bekarım.
0
bohr atom modeli
(29.07.21)
(4)

Sirbistan vatandasligi alma yol yontem

rayde
Selamlar, esim Sirbistan vatandaşı ama Turkiye’de ikamet ediyor. Turk vatandaşligi da var gocmen yani. Esi olarak ben de Sırbistan vatandasligi almak istiyorum ama yol yontem bilemedik. Esimin sirpcasi da olmadigindan oraya gitsek nereye gidecegiz kimle konusacagiz bilmiyoruz. En azindan yapilmasi g
Selamlar, esim Sirbistan vatandaşı ama Turkiye’de ikamet ediyor. Turk vatandaşligi da var gocmen yani. Esi olarak ben de Sırbistan vatandasligi almak istiyorum ama yol yontem bilemedik. Esimin sirpcasi da olmadigindan oraya gitsek nereye gidecegiz kimle konusacagiz bilmiyoruz. En azindan yapilmasi gereken islemleri nasil öğrenebiliriz? Googleladim ama net bisi bulamadım.

Belki aramizda vardir gocmenler :)
0
rayde
(23.07.21)
Çok düz mantıkla en az 5 sene ikamet etmen lazım diyebilirim. Annem bulgaristan vatandaşı, ben direkt oldum ama babam mesela olmadı/ olamadı. Ancak oradan oturum alabilir, vatandaşlık için yaşaması lazım uzun süre.
0
phiphi
(23.07.21)
Vatandaşlık için aile birleşimiyle gidip o ülkede yaşamanız lazım belirli bir süre (çoğu ülkede beş yıldır) Avrupa ülkelerinin çoğunda, muhtemelen Sırbistan da öyledir. Sırbistan konsolosluğunu arayıp sorabilirsiniz aslında.
0
fraise
(23.07.21)
Ev alsak mesela ordan ama yasamasak gayrimenkul yolu ile de olabilir mi acaba?
0
🌸rayde
(23.07.21)
Ev alımında oturum hakkı verirler, vatandaşlık için yine ikamet etme şartı vardır.
0
neysene
(23.07.21)
(8)

sirasi gelmeden covid asi davetiyesi alanlar????

buenosdias
cevremden birkac kisiden duydum bunu. aklime gelenler:1. sistemsel problem2. lokasyona gore asi fazlaligi2. ihtimale karsin aile saglik merkezimi memlekete tasimayi dusunuyorum. memlekte gidince belki asi asi olurum diye. konu hakkinda fikir, gorus ve onerilerinize acigim.
cevremden birkac kisiden duydum bunu.

aklime gelenler:

1. sistemsel problem
2. lokasyona gore asi fazlaligi

2. ihtimale karsin aile saglik merkezimi memlekete tasimayi dusunuyorum. memlekte gidince belki asi asi olurum diye.

konu hakkinda fikir, gorus ve onerilerinize acigim.
0
buenosdias
(08.06.21)
Aile saglik merkezine gore mi cikiyor ki?? Oyle olsa farkli bir sehirden randevu secemezdik bence.
0
invictae
(08.06.21)
ailem (+60) yazlıktaydı.
kışın, istanbuldaki yaşıtlarına sıra gelmeden orada aşı olabildiler. bence arz taleple ilgili. yani aşı küçük yere çok gidiyor diye bişey yok, talep görmemiş de olabiliyor.
0
rewlack
(08.06.21)
Kesin bilgi mi bu yoksa sadece duyum mu? Çünkü aşı sistemden atanması lazım ve onu sağlık bakanlığı yapıyor.

Sırası gelmeyen bir hakim arkadaşa bakan yardımcısını arayarak bile yaptırtamadık.

Konunun kesinlikle aile sağlıkla ilgili filan olduğunu sanmıyorum eğer doğru ise eğer sistem değişmediyse bir atama sistemi var. (Şu an nasıl bilmiyorum)
0
infernalcadre
(08.06.21)
baya 20'li yaslarda olanlar gordum ben de etrafimda, twitter'da falan. cok samimi de degiliz soramiyorum onlar da "ay cikmisken olalim xd" modunda yaptirdilar. hiv pozitiflere hak taninmisti belki ondandir diyecegim ama bu aciklamadan once oldular onlar.
0
hjarteblod
(08.06.21)
söylediklerinizden biri olduğunu sanmıyorum. sırası gelen ama açıklanmayan bazı gruplar var. bazı arkadaşlarımın başına geldi. içlerinden biri tesadüfen farkediyor ya da bir yerlerden duyuyor, sonra diğerleri de kontrol edince görüyorlar aşı sıralarının geldiğini. açıklama falan yok.

bunun dışında bilmediğiniz hastalığı, engelli raporu vs. olabiliyor bazı kişilerin.
0
hadsafhada
(08.06.21)
Şu anda her gün yeni bir grup ekleniyor. geçen savunma sanaayi çalışanlarına yapıldı, bugün müzisyenler, set işçileri, akademisyenler, üniversitede çalışanlar vs eklendi mesela listeye. Muhtemelen o yeni gruplardan birine denk gelmişlerdir.
0
roket adam
(08.06.21)
doktor tarafından sisteme girilmiş alerjik hastalığı olanlara öncelik var diye biliyorum hatta bi arkadaşımın alerjik astımı vardı o söyledi bana bunu.
0
rayde
(08.06.21)
kronik rahatsızlığı olanlarla aynı evde yaşayanlara çıkıyor. genç olup herhangi bir meslekten dolayı aşı hakkı olmayanlara bu durumu kontrol etsin.
0
nuisance
(09.06.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.