Giriş
(27)

bağımlılık

mantarliborekk
er geç ilişkiyi sonlandıracak bir sorun var.her iki tarafta ortayı bulmaya çalışıyor ama bir süre sonra biri sorun çıkarıyor yapamıyor, dolayısıyla hep bir mutsuzsuzluk.ortada buluşmak imkansız. biri başka diğeri başka hissediyor.herkes kendince haklı.sevgi var hala iki tarafta da, çocuklar var,çözü
er geç ilişkiyi sonlandıracak bir sorun var.
her iki tarafta ortayı bulmaya çalışıyor ama bir süre sonra biri sorun çıkarıyor yapamıyor, dolayısıyla hep bir mutsuzsuzluk.
ortada buluşmak imkansız. biri başka diğeri başka hissediyor.
herkes kendince haklı.
sevgi var hala iki tarafta da,
çocuklar var,
çözüm yok.

bazen hararetli tartışmalar , bazen hiç böyle bir derdimiz yokmuş gibi geçen günler...

sevgi herşeyi çözer mi ? onarılması mümkün olmayan şeyler yaşandı. yaşanıyor.
yine de kopacağına inanılan bir evlilikten neden gidilmiyor.

1 gece önce yaşanan kalp kırıklığını telafi etmesini neden bekliyorum mesela?

etse bile aynı şeyin yaşanacağını % 100 iken. neden bu beklenti içindeyim.

kendimi gurursuz hissediyorum.
çaresiz hissediyorum.
0
mantarliborekk
(11.07.24)
Çift terapisi.
Sevginin devam ettiği ama mutsuzluğun olduğu ilişkiler için çift terapisinin çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Elbette bir mucize veya sihirli değnek değil ama bu yönde ilerlemek istiyorsanız mutlaka deneyin.
0
michael_knight
(11.07.24)
@michael_knight

terapiste gitmeyi eşim reddediyor. başka birine kolayca anlatabileceğimiz bir durum değil ne yazık ki.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
@michael_knight+1
Eşin terapiste neden gitmek istemiyor? Sorunlar çözülsün isteyen buna karşı çıkmaz. Başka biri dediğin bu konu üzerine eğitim almış. Psikolog, psikiyatr bu kişilerden cekinilmez. Onlara her şeyi anlatabilirsin. Seni kınamaz, yargılamaz. Hatta anlatman lazım cozebilmesi için.
0
rock n roll
(11.07.24)
@titanic kemancısı hiç öyle bişey değil. dışardan tanıyan gören herkesin ideal çift dedikleri tipleriz. ikimiz dışında olayı bilen, anlama ihtimali olan kimse yok.

çift olarak benim içimin almadığı ama onun her erkeğin içinde olduğunu iddia ettiği dürtüleri,
bana göre sapıkça ona göre dürüstçe olan bazı istekleri var.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Uzaktan benim için söylemek çok kolay ama diyorum ki;
Eğer karşı taraf bu ilişkiye terapiste gidecek kadar değer vermiyor, daha az değer veriyorsa siz de çırpınmayın. Bir an önce kendiniz ve çocuklarınız için kendinizin en iyi versiyonu olmak için çabalamaya başlayın.
0
michael_knight
(11.07.24)
@rock n roll ona göre çözülecek bir sorun değil aslında.

dışardan herhangi biri tarafından bilinmesini istemiyor.
aslında bende istemiyorum ama bişey duymaya ihtiyacım var. olabilir doğru her erkekte var yada hayır bu sapıkça bir düşünce istek gibi. hangisini duyunca içim soğur onu da bilmiyorum. çıkmazda gibiyim.

tek başıma gidebilirim ama onun istekleri düşünceleri olduğu gibi kalacak bana ne faydası olacak diye düşünüyorum.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Cinsellik ve fantezi dünyası çok çeşitli. Bu konulara biraz kafa yormuş bir insan hiçbir isteği ayıplamaz. Bunun tek istisnası erişkin olmayanlara yönelik düşüncelerdir, onları ayıplarım, yasaklarım.

Üzerine işenmesinden, kaka yapılmasından hoşlananlar var, canının acıtılmasından hoşlananlar var, zorlanıyormuş gibi rol yapılmasından hoşlananlar var daha sayamayacağım pek çok farklı hareket insanları cezbedebiliyor ve bunları kesinlikle ayıplamam.
Bir profesyonel (psikolog veya psikiyatrist) benden çok daha ileridedir ayıplamama konusunda. Onlar meslekleri gereği de aklımıza gelmeyecek acayiplikler görmüşlerdir. Anlattıklarınız onun için şaşırtıcı olmayacaktır.

Şaşırtıcı olacak veya ayıplanacağını zannedecekseniz de öyle olsun. Ayrılmaktan daha mı önemli ayıplanmak?
0
michael_knight
(11.07.24)
"her erkekte var" veya "her erkekte yok" cevabını almanız hiçbir şeyi değiştirmeyecek.
Sizin karşınızdaki erkekte var.
Sizin bir hissinizin her kadında olup olmaması bu hissin varlığını değiştirmez.

Ne erkekler ne de kadınlar tek tip değiller.
0
michael_knight
(11.07.24)
erişkin olmayanlara yönelik düşünceler değil.

ama bu konuda kafa yormayan birine ağır gelecek şeyler.
üstelik deneyip zaman zaman yapabileceğimi sandığım ama kalbimi çok kıran kendimi yetersiz yaşlı eskisi gibi çekici olmadığımı düşündüğüm sürekli sorguladığım şeyler.

Ayrılmaktan daha mı önemli ayıplanmak?

bunu soracağım eşime çünkü çözemezsek eninde sonunda bitecekmişiz gibi görüyorum.
deneseydik eğer terapisti belki toparlardık diye pişmanlık duymayız.

inanın bende terapistin faydası olacağını sanmıyorum. yine de başka öneri göremiyorum. değerlendirmek için çabalayacağım.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Terapiste giderken "partnerim değişsin" "terapist ona bunun normal olmadığını anlatsın" düşüncesiyle giderseniz terapiden de pek faydalanmanız mümkün değil.
Öyle düşünmüyorsunuzdur, belki yanlış anlamışımdır.
0
michael_knight
(11.07.24)
maalesef öyle düşünüyorum.
belki de bu düşüncem değişir.

çabalamaya değecek bir ilişki benim için.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Ban başka bir şey söylemek istiyorum.

Ben kendinizi uzlaşmak zorunda hissetmemenizi isterim şahsen. Onun normal gördüğü, size normal olarak dikte ettiği bir şeyi normal olarak kabul etmek zorunda değilsiniz. Ben ilişkilerde sevginin, saygının, huzurun başkasının doğrusuna adapte olmaktan geçmediğine inanıyorum. Bu sizin karşı tarafı bir yanlışlığın kabulüne mecbur bırakmanız için de geçerli.

Evlilik gibi kemikleşmiş bir alışkanlığı terk etmek zor olabilir fakat imkansız değil. Kalbinizi, aklınızı kemiren veya içinize sinmeyen her neyse buna alışma mecburiyetiniz yok. Zaten karşı tarafın orta yol bulma gibi bir çabası da yok anlattığınıza göre. Ona çareyi bulup getiremezsiniz. Çareleri kendi isteğimizle biz yaratırız, tamamen gönüllü olarak ve özveriyle. Tek taraflı çabayla uzatmaları oynamak bana kalırsa sadece vakit kaybı. Şimdilik çeşitli dış yardımlarla hasır altı edeceğiniz her şey bir süre sonra oradan buradan fırlayıp kalbinizi meşgul edeceğine yol vermek, cesaret istese de, en doğrusu.
0
duygusalatasi
(11.07.24)
"her erkekte var ya da yok" denilen şeyi bilmeden yorum yapmak zor olur. atıyorum strapon istemiş olsun. başka maceralar arayışında olmaktansa eşiyle yaşasın derim. fantezi dünyası geniş çaplı bir yelpaze. ama fantezilerinde ve cinsel birlikteliklere üçüncü bir şahıs falan istiyorsa bu sapkınlığa girer bence.
0
Improbable
(11.07.24)
Erkeklerin çift terapisine gitmek istemesi doğal ve normal bir şey. Erkekler içlerini döktüğü her 10 konudan 8'inin ona silah olarak dönmesinden yorulduğu gerçeğini gözardı ediyor. Ayrıca evlilikte birçok konuyu, sosyal hayatında olduğu gibi çözüm bulamayacağı ya da tartışmanın bile yeni kavgalara yol açacağı için hasır altı ettiği ve terapide bunların gün yüzüne çıkarak mevcut sorunlara yeni sorun olarak ekleneceği gerçeği de var. Çift terapilerinin olumsuz sonuçlanma sebepleri çoğunlukla bunlar. O yüzden buradan değer vermeme tespiti yaptığı için @mike -1

Yani cinsellik içerikli olarak onun bazı istekleri talepleri var (bağımlılık ile bağdaştıramadım) ama siz istemiyorsunuz. Sonra da karşıdakinin değişmesini istiyorsunuz. Belki de siz de değişmeniz gerektiğini kabul etmelisiniz. Kimse istemediği şeyi yapmak zorunda değil ama bir şeyi sizin istemiyor olmanız ya da büyüdüğünüz çevre sebepli olarak size bunun iğrenç bir şey olduğunun söylenmesi onu öyle yapmaz. O yüzden bununla ilgili ve sonraki mesajları için @mike +1
0
nawar
(11.07.24)
burada bir bağımlılıktan söz etmiyorsunuz. önce bu konuda kendinize öfkelenmekten, kendinizi yargılamaktan, gurursuz hissetmekten vazgeçmelisiniz.

cinsel fetişleri, fantezileri her erkekte/kadında var şeklinde sınıflandırmak doğru bir bakış açısı değil sanki. her erkekte var demek bir miktar rıza inşaası yaratmak, manipülasyon için söyleniyor gibi duruyor.

michael_knight'a da katılıyorum. yetişkin olmayanlara yönelik düşünce ve istekler dışındaki herhangi bir konuya sapıklık demek de bir miktar peşin hüküm, ön kabul, ön yargı içeriyor. "bu konuda kafa yormayan" demisşiniz ya mesela, yetişkin bir kadının/erkeğin cinselliğe, bu konudaki isteklere, farklılıklara, yeniliklere vb. kafa yormaması da çok sağlıklı değil.

karşılıklı rıza olduğu müddetçe çiftlerin konuşabileceği, yaşayabileceği şeyler bunlar. sizin durumunuzda siz rıza göstermiyorsunuz, -mış gibi yapıyorsunuz, eşiniz de anladığım kadarıyla ortak bir çözüm bulma noktasında değil. size kötü hissettiren hiç bir şeyi yapmak zorunda değilsiniz. ortak paydaya yanaşmıyorsa eşiniz (mesela çift terapisi) o istediği şey her ne ise yapmayın çünkü sizde travmaya neden oluyor bu burdan bakınca.

çift terapisinin sadece eşinize değil, size de katkısı olacaktır muhakkak. sapıklık etiketinin sizdeki çıkış noktasını bulmak belki de sizin bakış açınızı değiştirecek bu ve benzeri konulara. eşinizde bu beklentinin çıkış noktasını öğrenmek de hem onda hem sizde rahatlama yaratacak. diğer taraftan bazen insanlar bu tür durumlarda kendi kök inançlarını bulduklarında oha ya bu muymuş yani deyip konudan uzaklaşabiliyorlar da. bu ikiniz içinde geçerli bu arada, dediğim gibi belki sizde yahu ben buna niye sapıklık demişim ki diyeceksiniz.

çift terapisi + 1
0
Phoebe
(11.07.24)
Bu arada arka planı fark etmeksizin erkeklerin büyük bir kısmında, fantezi etiketiyle sunulan pek çok sapkınlığı aklama gibi eğilim var. Kadınların da, ha fantezi olarak adlandırıyorsan sorun yok, saygı duymak ve anlayışla karşılamak zorundayım çünkü modern düzen, çağdaşlık, özgürlük, zart zurt bunu gerektirir, demesini bekliyorlar. Ben de bunlara denk geldim, geliyorum. Manipülasyonun bambaşka bir çeşidinden fazlası değil bu.

Eşinizin tercihlerini kabul etmek zorunda değilsiniz, o mutlu olsun veya zevk alsın diye fikri dahi sizi rahat hissettirmeyen bir durumun içinde olmak zorunda değilsiniz, hatta kendi kararınızı onların zihninde mantıklı bir zemine oturmanıza bile gerek yok. Bunu bilin, kendinize güvenin ve hem kendiniz hem de çocuklarınız için en doğru kararı verin. Çaresiz değilsiniz, sadece birbirinizden farklısınız.
0
duygusalatasi
(11.07.24)
cevaplar geldikçe ağlamamı durduramıyorum.
güçlü hissetmiyorum onu mutlu etmek istiyorum sadece deniyorum ama her başarısız olduğumuzda ve ben istemiyorum dediğimde olay çıkıyor.
zaman zaman bende manipülasyona uğradığımı düşünüyorum.

kendimi toparladığımda daha düzgün açıklayıcı yanıt vereceğim.
teşekkür ederim.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Terapiye gitmek istemeyen eşim demişsiniz ama kendisi aynı zamanda bu durumun gerçekleşmesini isteyen kişi, ayrıca "her erkeğin içinde olan" bir şey olarak tanımlamış. Neden bu kadar çekince o halde?

Olayı anlatmamışsınız, ancak eşinizin davranışı çok da tutarlı durmuyor.

Aslında terapiste zaten çoğu zaman başkalarına kolayca anlatamadığınız sorunların çözümü için danışırsınız. Gideceğiniz terapist zaten birebir sizin hikayenizi duymasa da benzeri onlarcasını görmüştür ve önemsemeyecek bile. İşin güzel tarafı siz de terapisti bir daha görmeyeceksiniz ve bu olay yaşadığınız soruna çözüm olabilecek somut bir adım. Tam bir win-win durumu. Hal böyleyken bu olasılığı denemeden ayrılmak ilerde keşke denmesine yol açma potansiyeline sahip. Hala birbirimizi seviyoruz dediğiniz için söylüyorum.

Ancak gerçek şu ki olayı dahi bilmeyen yabancı insanlar olarak bizim terapiste git demekten başka olayın çözümüne yönelik somut olarak söyleyebileceğimiz çok bir şey yok gibi. En fazla olmuyorsa ayrıl denir.

Bence siz terapist konusunu daha çok ciddiye alın. Ayrıca eşinizin kendisini haklı gördüğü bir konuda bu kadar gizlilik arayışını ben hayra yormadım. Manipüle edilmediğinizden de emin olun lütfen.
0
akhenaten
(11.07.24)
bu kadar etkileniyorsanız çift terapisine gelmiyorsa eşiniz siz kendiniz başlayın. çünkü bu rıza inşaası, buna karşı duramamak, denemek ve denedikçe başarısız hissetmek/hissettirilmek görüyorum ki sizi çok travmatize ediyor. onu beklemeyin, kendiniz çok hızlı aksiyon alıp terapiye başlayın zira bu ikna olmaya mecbur hissetme haliniz de sizde başka çözülmesi gereken konulara işaret ediyor. birini mutlu etmek isteğinin kapsamı bu değil, olmamalı. sizin durumunuzda toplumsal cinsiyet rollerinin de etkisi var sanıyorum.

ağlamak istiyorsanız da ağlayın, rahatlayın. çoluk çocuk sahibi olmanız, burda sanal bir ortamda olmanız vesaire sizin şu anki hislerinize engel olmasın.

kendisiyle açıkça konuştunuz mu onun bu beklentisinin kendinizi yetersiz, yaşlı, eskisi gibi çekici olmadığı hissi yarattığını?
0
Phoebe
(11.07.24)
@Phoebe evet söyledim.

durumun benimle alakası olmadıgını beni hala çok güzel bulduğunu fakat monotonlaşan ilişkimize heyecan aradıgını söylüyor. ben yapmak istemediğimde mutlaka olay çıkıyor kalbimi kırılıyor. tamam diyor sonra tekrar ikna etmek için saatlerce konusuyor. 1 hafta 10 gün devam ediyoruz ve yeniden aynı döngü başlıyor.

yapmam için zorlamıyor. ikna ediyor.sonra tamam lanet olsun keşke dürüst olmasaydım diğer erkekler gibi arkandan iş çevirseydim falan diyor.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
duygusalatasi+1
agir manipulasyon. saygi duysaydi ikna/yalvarma/olmazsa olay cikmasi gibi durumlar olmazdi. fazla muhatap olmayin bu adamla mesafenizi koyun. kimse kendini degersiz hissettirilmesine musade etmemeli eger bu rahatsizligini ciddiye alsaydi bos "tatli dili" disinda bir sey yapabilirdi ama verdigin tavsiyeye de karsi. geriye senin kabul etmen disinda yol birakmiyo dunyanin en "normal" fantezicisi^.^
0
ala09
(11.07.24)
şöyle bir durum da var.
istese bu durumu kendi benim ruhum duymadan yapar. zaten savunması hep böyle sevmesem her türlü işimi hallederim diyor. seninle olsun istiyorum. seni sevdiğim için renk olsun diye işte daha uzun sürsün diye monotonluk bitsin diye. bu dünyaya bir kere geliyoruz deneyim olsun bilmem ne..
hep bu sözlerle yeniden başa dönüyor döngümüz

bu olay dışında elle tutulur tek birşey yok. zaten ayrılıyorum dediğimde kendi ailemde olmak üzere herkes şoka girer.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
sizi manipüle ediyor. tamam hepimiz eser miktarda birbirimizi manipüle ederiz ama bu boyut başka şeylere işaret ediyor. diğer erkeklerle evli değilsiniz siz, onunla evlisiniz. bu kıyas bile oldukça toksik bir yaklaşım.

sizi böyle ağlatan, kendinize saygınızı zedeleyen, kendinizi yetersiz hissettiren hiç bir şeyi yapmak mecburiyetinde değilsiniz. sevgi, sadakat, saygı, ortak cinsel hayat, monotonluktan sıyrılmak vesaire, hiç birinin tanımı bunları içermez, içeremez, içermemeli.

lütfen en kısa zamanda uzman desteği almaya başlayın zira sizin öz saygı, öz şefkat, öz güven vb. alanlarınızda ciddi zedelenmeler yaratmaya başlamış bile bu konu.

ayrıca bu olay yeterince elle tutulur bir şey. psikolojik şiddet zira bu.
0
Phoebe
(11.07.24)
Istediği şey tahmin ettiğim şeyse benzer konular suslusozluk te var.ordan fikir edinebilirsiniz . Illa ilişkiyi sonlandırir diye düşünmeyin. Bu arada onun gerçekten istemeyeceğini düşündüğünüz şeyi teklif edin belki vazgeçer
0
pembediken
(11.07.24)
Evet sizi manipüle ediyor, çok tipik klasik davranışlar.

Ben şahsen bana bir konuda yapsam ruhun duymaz diyen birine güvenemem. Hatta geçmişte bunla ilgili başım ağrıdığı için bu benim için "duydun mu kaç" lafıdır. Burada da daha önce birkaç soruya cevap verirken bunu aynı şekilde telrarlamışlığım vardır.

Bir insan istemediğiniz bir şey için sizi zorlayamaz. Siz ikna ediyor diyorsunuz ama zorlamak kolundan tutup yaptırmayı gerektirmiyor. Haftalarca, günlerce birisi üstünde bir şeyi yapmak konusunda ısrarcı olmak, hem de bunu o istemediğini söylediği halde yapmak, hem de bunu ilişki sallantıdayken yapmak açık seçik, bir zorlama ve psikolojik şiddet durumu.

Gizli tutmak isteme sebebi de tam olarak bu olsa gerek zaten. Her erkeğin içinde var, normal, zaten başkasıyla yaparım ama senle olsun istiyorum falan, gerçekten çok klasik laflar bunlar.

Sizin cidden bir harekete geçme zamanınız gelmiş. Eşinizi bırakın, kendiniz gidin bir uzmanla görüşün lütfen. Olayı anlatmanıza gerek yok. Sadece "bir olay var" deyin. Bu olayın çevresinde dönen şeyler sorun, olayın kendisinin ne olduğu önemli değil.
0
akhenaten
(11.07.24)
çok güzel cevaplar gelmiş, onlara ek olarak bir şey söylemek istiyorum.

parafili sahibi biriyle senin kadar uzun süre geçirmedim, çocuğum olmadı ama bir süre ilişkim oldu. ki onunki abartı bir şey de değildi, genel olarak kabul gören bir şeydi ama ben nefret ediyordum. ilk başlarda istemediğimi söyledim ama öyle bir ikna ediyor ki, aynı sana söylediklerine benzer şeyler söylüyordu. onu yapmayınca boşalamamaya başlamıştı, ben de kendimi zorunda hissediyordum.

gittikce seks bana zevk vermesi gerekirken sadece ona odaklı olmaya başladı. beni de düşünüyordu ama yaptığımız şeyden dolayı ben zaten istediğim gibi zevk alamıyordum, olmuyordu. tek taraflı gitmeye başladı, ve ben kendimden nefret etmeye başladım.

kilit nokta bu. bak kaç sene oldu, hala düşündükçe midem kalkıyor, ben neden devam ettim buna diyorum. kendime saygım neredeydi? özsevgim neredeydi?

kendine haksızlık etme nolur. parafili sahibi insanlar sağlıklı düşünemiyor, bu nedenle aynı parafili sahibi kişilerle beraber olmadıkları sürece sağlıklı bir ilişki mümkün olmuyor. sana yaptığı gibi manipülasyon dolu bir iletişim oluyor. bir taraf hep buruk kalıyor.

kendini dinle... kendine önem ver.
0
rallied
(11.07.24)
Normalde cinsel bir sorun olsa ve bir tarafın istekleri ile diğer tarafinkiler hiç uyusmasa sıkıntı var derdim çünkü olmuyor yani cinsellik çok önemli bir kısmı bu işin.

Ama sizinkinde diğer arkadaşların dediği manipülasyon olayları var. Yani şimdi golden shower falan denilen şeyleri (hatta daha ilerisini) seven kadin/erkek var. Bunu 1 saat yalvararak, trip atarak yaptırmaya çalışmak sıkıntı olani, bunu istemek değil. Bu noktada bence tek sıkıntı cinsel farklilik değil.

Terapi iyi tabi ama rallied dediği gibi kendinizi dinleyin. Manipülasyon kısmı beni cinsellikten daha cok düşündürdü.
0
logisticsmanager
(12.07.24)
(10)

İzahımı geliştirecek tavsiyeler arıyorum

funl
Kendimi açıklarken rahatsız hissetmesem de, son zamanlarda anlatmak istediklerimi yeterince karşı taraflara iletemediğimi fark ettim. İkna konusunda da başarılı olmayınca söylediklerim havada kalıyor. Ayrıca sorunlar karşısında bazı şeyleri o an düşünsem bile dile getirmeyebiliyorum. Bu yüzden hem k
Kendimi açıklarken rahatsız hissetmesem de, son zamanlarda anlatmak istediklerimi yeterince karşı taraflara iletemediğimi fark ettim. İkna konusunda da başarılı olmayınca söylediklerim havada kalıyor.

Ayrıca sorunlar karşısında bazı şeyleri o an düşünsem bile dile getirmeyebiliyorum. Bu yüzden hem kendi düşüncelerimi toparlamam hem de bu düşüncelerimi net bir şekilde ifade etmem gerektiği kanaatindeyim. Bu konuda gelişmek için neler yapmamı önerirsiniz ? Kitap, video, terapi vs her şeye açığım.
0
funl
(28.06.24)
Retorik diyorsun. Bence güzel konuşan insanları dinlemek ve kelime haznesini geliştirmekten geçiyor. Zihnini sürekli aktif tutman lazım.
0
sekizdokuzon
(28.06.24)
Bir de bu işlerde duygudurum kontrolü önemli. Onun için de meditasyon öneririm.
0
sekizdokuzon
(28.06.24)
Öncelikle konunun uzmanı değilim. Kendi başıma gelenlerden yola çıkarak cevap yazıyorum:

Herhangi bir şeyi açıklarken ben "ya şu kısmı nasıl olsa anlarlar, zaten çok bariz" diye düşünüp yeterince vurgulamadığımı fark ettim. Bunu anlarlar eşek değiller ya dediğiniz bir çok şey bir şekilde anlaşılamayabiliyor. O konuda belki biraz daha Bilal'e anlatır gibi bir yol çizmek lazım.

Bazı şeyleri o an düşünsem bile dile getirmiyorum demişsiniz. Peki bunu sonra dile getiriyor musunuz? Yoksa unutuyor musunuz? Ben aklıma gelen şeyleri sürekli olarak not tutma uygulamasına yazarım. "Asla unutmam bunu" dediğim şeyleri bile unutabiliyorum çünkü.

p.s. "anlayamadım" cevabı harikaydı. neden silindi ki? :)
0
pispinti
(28.06.24)
Belki yapmışsındir ted konuşmalarını gözlemle. nasıl başlıyor nasıl sürdürüyorlar dikkatli izlersen biraz fikir verebilir
0
pembediken
(28.06.24)
İletişimde karşı tarafla konuşurken bakışın şekli ve ilgili konuya dair kelime, bilgi dağarcığı, terminolojinin kullanılması önemli.

Kararlılık ifade eden bakış ve istenen bilginin (maalesef) dışarıdan ithal kelimelerle kullanımı bu zamanda oldukça yaygın.

Yine de genel manada karşı tarafa güven vermek, özel manada ise ilgili kişinin konuya yakın olan hobileri ve diğer önemsediği şeylerle araya bağ kurulabilirse çok şey aşılabilir.
Konuşma esnasında, kendi ses tonumuz diğer çevresel etkenler de kişinin kararında önemlidir.

İletişimden önce karşı tarafı en başta görünümünden tanımak için anahtar kelime : fizyonomi
0
diyecevaplandı
(28.06.24)
Sözlü ve yazılı ifade kabiliyetini geliştirmenin birinci adımı çok okumaktır. Ne kadar çok okursan o kadar gelişir.

İkinci adım münazaradır. Bunun için maalesef oltam bulmak sıkıntılı. Arkadaş gruplarında onların aklına yatmayan bir tez ileri süreceksin ve onları iknaya çalışacaksın.

Birinci adımda mesafe katetmeden ikinci adımın faydasını göremezsin. Rus klasikleriyle işe başla. Oku. Çok oku.
0
Mirket
(28.06.24)
Belki mükemmel işe yaramaz ama kesinlikle denemeye değer ve zaman kaybı değil.

ChatGPT'ye bir iş yaptırmaya çalışın.
Çünkü ondan istediğinizi tam olarak tarif edemezseniz yanlış yapıyor veya tahmin ediyor. Yeterince iyi açıklamadığınızı farkediyorsunuz.

Bu hem sizin istediğiniz yönde sizi geliştirebilir hem de yapay zekadan faydalanmaya erkenden başlamış olursunuz.
0
michael_knight
(28.06.24)
bir paragraf okuyup sesli şekilde özetlemek, farklı kelimeler kullanmak
kendi ses kaydını dinlemek
0
mantık
(28.06.24)
Para verip iletişim eğitimi de alabilirsin. Kabiliyetine göre Bir veya iki sene vakit ve emek harcaman gerekir ama iletişimden çok daha fazlasını öğrenmiş olursun. Vücut yapmaktan daha kolaydır. Ha bir de evet, bol bol okusan güzel olur. Boş günümde 300 sayfalık kitap bitiyorum ben.
0
hasmetizm 2046
(28.06.24)
karsi tarafi ikna etmenin yolu az konusup, cok dinlemekten geçer. dinleyeceksin ki karşı tarafın hem sempatisini kazanacaksın hem de hakkında veri toplayacaksın. Daha sonra çok detaylarda boğulmadan, meseleye fokuslanarak hazirlikli sekilde konuşacaksın. Konustugun ortam, yer, zaman, ortamdaki kisi sayisi, ses tonu, giydigin kiyafet bile etkili.
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(28.06.24)
(12)

Her Dediğinize İtiraz Eden İnsanla Diyalog

auroraaurora
Nasıl tarif edeceğimi bilemedim. Ukala desen değiil, çokbilmiş desen değil. Ama her dediğinize ya başka bir argüman, malumat veya öneri sunuyor. Örnek vereyim; yarın sabah uçakla Ankara'ya gideceğinizi söylüyorsunuz. Arabayla git, daha keyifli olur diyor. Niye uçakla gidiyorsun diye sormak yok. Belk
Nasıl tarif edeceğimi bilemedim. Ukala desen değiil, çokbilmiş desen değil. Ama her dediğinize ya başka bir argüman, malumat veya öneri sunuyor.
Örnek vereyim; yarın sabah uçakla Ankara'ya gideceğinizi söylüyorsunuz. Arabayla git, daha keyifli olur diyor. Niye uçakla gidiyorsun diye sormak yok. Belki arabayla gitme imkanım yok, belki araba tutuyor.
Bu kişiyle sinir harbine girmeden diyalog kurmanın bir yolu var mı?
0
auroraaurora
(28.06.24)
Bunlara laf anlatılmaz, "Tamam, sensin." de, yapacağını yine yap.
0
sekizdokuzon
(28.06.24)
@8-9-10 +1. böyle tiplere herhangi bişey açıklamam, anlatmam bile. böyle olup da ukala veya çokbilmiş olmamasına imkan yok. migrostan 1 kilo domates aldım desen, carrefourdan alsaydın oranın daha güzel ve daha ucuz der böyle tipler.
0
hops
(28.06.24)
bir kere düzgünce uyarın, hep muhalefetsin tarzı hayırdır diye. belki bu konuda enayiliği vardır.

sonra salın.
0
jülsezar
(28.06.24)
@hops
Market örneği cuk oturdu.
Biraz daha gözlemleyeyim bakalım.
0
🌸auroraaurora
(28.06.24)
ben bozuyorum, ne o oyle fakir gibi arabayla mi gidecegim falan derdim.

ama bana bunu yapan kisinin fakir olmakla falan bir problemi var kendini ust sinif gostermek icin surekli cabaliyor, varsa boyle bir durumu oradan vur.
0
durgunfoton
(28.06.24)
ay benim bi tanidigim vardi, bisi alirim mesela, gider incik cincik arar online daha ucuzunu bulur, buradan alsaydin niye oradan aldin, bilmem ne, surekli ayni terane. sal gitsin +1
0
kassiopeia
(28.06.24)
hiçbir şeyinizi anlatmayın buna.size kendinizi kötü hissettiriyor. Ya da eğlenmek için örnekteki gibi durum olunca arabanı yada arabanın benzin parası verirsen giderim diye dalga geç
0
pembediken
(28.06.24)
Sinir harbine gerek yok aslında. Bazı insanlar farkında olmadan default olarak her şeye itiraz ediyorlar. Bu insan hayatınızda bir yerlerde olmaya devam edecekse açık açık bu huyundan şikayetçi olduğunuzu belirtin. Yaptığının farkında bile olmayabilir.
0
pispinti
(28.06.24)
aynen anlattıgın bir insan tanıyorum kendisi babam. muhalefet olmak için muhalefet oluyor. sen mesela bu güzel desen öbürü güzel der, öbürüne güzel desen bu güzel der. muattap olmuyorum. ayda yılda bir zorunluluktan görüşürüm.
0
sizofren06
(28.06.24)
pispinti +1, adamin sohbet sekli bu olmus, belki farkinda bile degildir. Ben de bazen yapiyormusum gibi hissediyorum. Kendimi durduruyorum sonra farkina varinca. Bunun farkli bir versiyonu da basina gelen her olayi anlattiginda, basina daha ilginci, tehlikelisi, guzeli gelmis olan kisi.
0
mbond
(28.06.24)
Bozacaksın +1
Muhalefet ettiği anda sakin ama net bir şekilde "sen niye böylesin" diye gir, sonra açıkla "hep böyle böyle yapıyorsun farkında değilsin galiba ama sinir bozucu bir durum, insanlara kendilerini salak hissettirmeye çalışır gibi görünüyor. Bir derdin varsa konuşalım"
0
Bruce
(28.06.24)
soyleyis tarzina gore degisir. bir de bunlar ufak tefek seyler. cok onemli degil.

mesela ben biri boyle cok iddiali genellemeler yaptiginda normalde katilsam bile direkt muhalif pozisyona gecerim. belki sen de boyle bir insansindir bu adam da sana ayar oluyordur. otomatik olarak sana alternatif seylerin daha iyi olacagi dusuncesi olusuyordur kafasinda.
0
bohr atom modeli
(29.06.24)
(14)

Esnaf yok olacak di mi?

michael_knight
Domestos gerekti. Trendyol market'te 49,50 liraya kapıma kadar getiriyorlar (sepeti 300 liraya tamamlamak gerek galiba ama kolayca tamamlanıyor)Bizim mahalledeki temizlik malzemeleri satan dükkana gidip aldım, 49,50 liraydı orada da.Bu esnaf düzgün bir insan, dükkanı temiz, çeşidi bol, güleryüzlü. P
Domestos gerekti.
Trendyol market'te 49,50 liraya kapıma kadar getiriyorlar (sepeti 300 liraya tamamlamak gerek galiba ama kolayca tamamlanıyor)
Bizim mahalledeki temizlik malzemeleri satan dükkana gidip aldım, 49,50 liraydı orada da.

Bu esnaf düzgün bir insan, dükkanı temiz, çeşidi bol, güleryüzlü. Para kazandırmak isterim. Ama aynı fiyata kapıma getirirlerken, kayıtlı kredi kartımdan otomatik para çekerken nasıl alışveriş yapayım esnaftan?

Bu işin sonunda tüm esnaflar yok mu olacak? Dünyanın başka ülkelerinde bu süreci yaşayıp tamamlamış toplum var mı?
0
michael_knight
(27.06.24)
Herkes online alışveriş yapmıyor/yapmayı tercih etmiyor bu nedenle tüm esnaf yok olmaz öyle ayrıca sürekli müşterileri oluyor. Belki o esnaf Trendyol satıcısı olur yada olmuştur bile
0
pembediken
(27.06.24)
elbette ben esnaf olsam böyle olmasını tercih etmem ama geçmişte olup şimdi olmayan bir çok meslek var.
0
jülsezar
(27.06.24)
Yok olmasa bile sayıları ciddi oranda azalacaktır.

Sancılı ama her daim olan bir şey. Kalaycılar, bakırcılar, kunduracılar, seramikçiler, terzilerin günlük giyime yönelik ezici bir çoğunluğu yok oldu.

İnsanlık tarihinin çok ezici bir bölümü, neredeyse tamamında seramik kaplar hayatın vazgeçilmez parçasıydı örneğin. Bugün kırsalda bile seramik kap kullanımı kalmadı. Özellikle bu konu beni çok şaşırtıyor düşününce. Pişmiş toprak kaplar gerçekten 10 bin yıl boyunca insan hayatında çok büyük öneme sahipken bugün bizim için sanki hiç yok, hiç olmamış gibiler ve bu tarihin geneline kıyasla neredeyse aniden gerçekleşti.

Esnaflığın bitmesi daha çok zaman alır büyük ihtimalle ama küçük perakendecilerin sayısında azalma olacaktır evet. Bu düşüş trendinin geriye dönmesi de çok güç görünüyor.
0
akhenaten
(27.06.24)
esnaf full dolandırıcı olmus zaten online alısverıs daha iyi

tek sıkıntı var alacagın urunu kendın tam olarak ınceleyıp secemıyorsun

mesela karpuz soyledın getırcek cocuk dırek bı tanesını alıp ozellıkle iyi mi diye secmıyorsa kelegı yeme ihtimalın yuzde olarak artabılıyor.
0
Zetnikov
(27.06.24)
Herkes gibi esnaf da farklilasmaz ise yok olur. Burada esnafin sucu herkesin ulasabilecegi bir urunu satmaya calismak, yok kardesim o zmn sen organik deterjan satacaksin, bitkisel satacaksin. Yogurdu sutaş degilde kendi ilcendeki mandiradan getirteceksin
0
duyurukullanıcısı
(27.06.24)
Bir çok ülkede Türkiye'de ki gibi esnaf yok daha çok zincir mağazalar var ticaret Türkiye'de ki kadar gelişmiş değil. Burada e-ticaretin getirmiş olduğu konfor ve avantajdan bahsetmişsiniz. Aslında pazarlama taktiği 300 TL'de limit var. Küçük esnaf tabii ki unicorn trendyol ile rekabet edemez. Gelecekte esnaf yok olmayacak fakat pazar oluşmuş bir bölgede sayıları azalacak. Bir bölgede 10 bakkal varsa bu sayı 3'e düşecek.
0
doharkoman
(27.06.24)
şimdi piyasada yer edinebilmek için düşük fiyat çekiyorlar.
yoksa bir elemanın sadece bir kişiye en az yarım saat hizmet etmesinin maliyeti ve yol hiç de ucuz değil.
küçük esnaf yok olabilir ama üç harfli indirim marketler hep yaşayacaktır.
0
parka
(27.06.24)
abi bahsettiğin şey "ticaret", asla yok olmayacaklar. sayılarının azalacağını da düşünmüyorum.
0
tchuck
(27.06.24)
@tchuck ticaretin yok olacağını düşünmüyorum. Küçük esnafın bu ticarette yer bulamayacağını düşünüyorum.
Ticaretten (dayanıklı tüketim malları satışı mesela) 50 bin şirket ekmek yerken bu sayı 500'e düşecek mesela. Sizce öyle olmayacak mı?
0
🌸michael_knight
(27.06.24)
Bence önlem alınmazsa olacak. Zaten zincir marketler üreticileri de önce kendine bağımlı yapıyor sonra batırana kadar sömürüyor.

Büyük sermaye dediğin toplarken yemesin diye kölelerin kafasına demir maske takan tipler. Buldukları her zaafiyeti değerlendirirler.

Ulus devletler kendilerini korumazlarsa tedricen ücretler de ortadan kalkabilir.
0
hebanon
(27.06.24)
sevsek de sevmesek de en kötü esnaf tekel olmuş büyük şirketlerden iyidir. ucuzsa bugün ucuz. rakibi kalmayınca böyle olmayacak. tekel olursa rakibi olmayacak.

ben esnaflığın tamamen biteceğini düşünmüyorum ancak evet sayıları epey azalacak. belki ekonomik avantajı da olmayacak. az şubeli orta ölçekteki zincir marketler bile yenilik yapmadığı sürece zora girecekler bence.

---
bakkal ya da mahalle marketlerini her zaman sevmesem de; ekmek,yoğurt gibi basit şeyleri buralardan almayı seviyorum. büyük marketlere girdiğimde sadece yoğurt alıp çıkmıyorum yanına daha bir sürü şey alıyorum, üstüne bir de dükkan içinde bir sürü dolaşıyorum kasada uzun süre bekliyorum. açıkçası günlük alışverişlerimde büyük marketler hiç yer etmiyor. benim yaşadığım yerde bakkal ve büyük marketler hepsi bana eşit mesafede. işte bu durumda çok fazla fiyat farkı olmadığı ve olumsuz bir tavrı olmadığı sürece küçük esnafı tercih ederim.

ama trendyol market konusunda haklısınız. günlük ihtiyaç için bile minimum tutara ulaşılıor, kısa sürede eve geliyor ve gidip almamla aynı, hatta bakkalda bulabileceğimden daha iyi. neden trendyol market'i kullanmayayım. ister istemez ben de kullanıyorum kolayıma geldiği için ama küçük esnafın yok olmasını da istemiyorum.
0
biseysorcaktim
(27.06.24)
kucuk esnafa kolay kolay bisey olmaz, olsaydi kuzey amerika'da bakkal kalmazdi.
dukkan senin oldugu surece korkacak bisey yok.
0
cooperr
(27.06.24)
mahalle esnafı özellikle ahlaklı ise bence desteklemek lazım. adamı paket servise yönlendirebilirsin, zaten çoğu esnaf elinden geldiğince yapıyor paket servisi. abi/abla evden çıkamıyoruz eve servis yapar mısınız, kapıda posdan öderiz vb. gibi cümlelerle ikna edebilirsiniz o esnafı. 300 lira harcayacaksanız her alışverişte ben esnaf olsam getirirdim :)
0
duyulmasi gerektigi kadar
(27.06.24)
Online alışverişin en çok eleştirilen yönü bu. Tekelleşme riski.
Türkiye henüz ayırdına varmadı ama dünyada ciddi tartışılıyor.

Aslında bu dediğiniz amerika'daki walmart istilasının online versiyonu gibi.
Amerika'da walmart küçük yerleşim yerlerine gidiyor.
Ama gittiği yerde kasap var, bakkal var, manav var, mobilyacı var...
Walmart müşteri çekmek için ne yapıyor?
Orada zarar etmeyi göze alarak fiyat kırıyor.
Kasaptan daha ucuza et satıyor.
Walmart'ın gücü var, zarar ediyor. Başka dükkanlardan gelen parayla orayı döndürüyor.
Ama kasap tek dükkan fiyat kıramıyor.
İflas ediyor. Başka iş de bilmediği için gidiyor walmart'ta kasap oluyor.
Tüm esnaf yaşıyor bunu.
Bir noktadan sonra dükkanların çoğu kapanıyor.
Dükkan sahipleri o zincir marketin çalışanı oluyor.
Marketin de rakibi kalmıyor istediği ürünü, istediği fiyatı dayatıyor.

Ben bu işin de buraya evrileceğini düşünüyorum ama kişisel fikrim tabii.


Burada şunu tartışmak lazım Türkiye'de bakkallar batarken, her yeri zincir markalar sararken, Almanya'da mesela türk bakkallar nasıl ayakta kalabiliyor?
Mesela hollanda'da bir zincir marketin hemen karşısında dimdik duran bir "bakkal" görebilirsiniz. Çünkü devlet ikisinin de ticari çıkarını koruyor.

Cevap basit, regülasyon ve vergi politikaları.

Şimdi gelelim ilk soruya.

Şöyle bir veri var. Hatırladığım kadarıyla Türkiye'de günlük perakende'nin şu anda sadece %25'i online dönüyor. Buraya kadar sorun yok.

sorun şurada başlıyor. Online perakendenin, yani o %25'in %70 %80'i birkaç büyük markanın elinde.

Gerçek hayatta bu çok mümkün değil fantastik bir oran. Yani düşünün bir avm'de ya da bir çarşıda, bir ilçede dönen ticaretin %80'i sadece 3 mağazada dönüyor ne olur?

Şu anda e-ticaret markalarını seviyoruz. Ucuzlar, eve servis yapıyorlar. Ama bu bir yerde duracaktır. Çünkü şu anda pazarlarını büyütmeye ihtiyaçları var. Rakipleri kalmayınca da ya da güçsüzleşince de bu avantajlar sürecek mi?

Rekabet tüketici lehinedir. Ama biri pazarı domine ettiği zaman tüketici zararlı çıkar.

Burada esnafı "dijitalleşsin o da" diye suçlamak da manasız.

Esnaf tüm bunların farkında. Esnaf da biliyor app yapmayı, e-ticareti vs.
Ama esnafın sermayesi trendyol'la amazon'la rekabet etmeye yetmiyor.

O yüzden o pazaryerlerinde dükkan açıyor.
Orada dükkan açınca da onların kölesi oluyor.

Bu arada mahalle esnafı ahlaklı ve dürüstse desteklensin kısmı da şaibeli.
Yani o büyük zincirler öyle şeyler yapıyor ki bazen en "esnaf" bile yanında masum kalır.

Ama zincir markalar, onlara bayılıyoruz. Esnaf hep kötü gözümüzde.
Bu da algı.
0
anten
(28.06.24)
(17)

30lu yaşların 20lerden daha zor geçmesi. Böyle olan var mı?

pembediken
20 lerde sorumluluk daha az olabilir yinede sanki 30 larin daha rahat olması gerekmez mi? Sanki üzerimde sık sık karabulutlar dolanıyor. Şansım her konuda kapalı/düşük. Bekar/ çocuksuz birey olarak olarak hem de. Yeni birşeylere başlamakta tereddüt ediyorum. Sizin 30 lu yaşlar nasıl geçiyor/geçti?
20 lerde sorumluluk daha az olabilir yinede sanki 30 larin daha rahat olması gerekmez mi? Sanki üzerimde sık sık karabulutlar dolanıyor. Şansım her konuda kapalı/düşük. Bekar/ çocuksuz birey olarak olarak hem de. Yeni birşeylere başlamakta tereddüt ediyorum. Sizin 30 lu yaşlar nasıl geçiyor/geçti?
0
pembediken
(25.06.24)
20 ler lesti, 30 lar efsane.

Azicik ekleme yapmak istedim, sorumluluk olarak 30 yasindayken daha fazla sorumlulugum var ama 20 li yaslar o sorumluluk sahibi olma durumunu elde etmekle gectigi icin hep bi mucadele, hep bi zorluktu benim icin. O yuzden 30 lar cok guzel.
0
Feriyaanim
(25.06.24)
Ben daha bir şey anlamadim sürekli bir mücadele hali.

40 olunca da muhtemelen böyle olur, değişim umudum yok.
0
pavlis
(25.06.24)
Yirmilerdeki sorumlulukları zorlanmadan yerine getirip otuzlardakilerde takılmış olabilirsiniz. Evlenmek,. çocuk yapmak gibi şeyler mesela, laf arasında söylemişsiniz. Ya da kariyerin oturması, yükselme. Bunları yapmak zorunda hissedip yapmamanin ya da yapamamanin huzursuzluğu olabilir. Kırklara doğru geçiyor o trip de.
0
sekizdokuzon
(26.06.24)
Bir sonraki sınavın konularını vereyim:p 35-36 dan sonra muazzam bir anlam arayışı başlıyor. İnsanın görüşü dışarıdan içeriye yöneliyor. Biraz ergenlikte yaşanan kafa karışıklığına benziyor ama hayatınız boyunca yaşadığınız her şeyi kafanızda bir yere oturtup bir çerçeveye oturtmaya çalışıyorsunuz. Hiçbir şey bilmiyorum şoku yaşanıyor, her şeyi yeniden öğreniyor gibi hissediyorsunuz. Bu krizi atlatmak için de bol bol araştırmak,. öğrenmek, dinlemek, sakin kalmak, daha fazla kapsayıcı olmak falan gerekiyor. Diğerlerinden daha doyurucu bir mücadele ama, daha keyifli.
0
sekizdokuzon
(26.06.24)
20 lerin gözünü seveyim içerden bildiriyorum gelmeyin 30 lara
0
spacevan
(26.06.24)
Hayatın en güzel dönemi 30-40 arası bence.

Aileden zenginseniz o ayrı tabii.
0
pispinti
(26.06.24)
30lar bazı açılardan 20lere kıyasla daha iyi olmakla beraber bazı açılardan çok daha kötü geçiyor bende şu ana kadar.
Hayata dair beklentiler netleştikçe, kaygılar da aynı şekilde netleşiyor. Yaşın ilerlemesinden ötürü de hedeflere daha yoğun odaklanma, haliyle kaygıların streslerin de zihnimdeki yerini büyütüyor. Böyle boktan olaylar.
0
cay koy geliyorum
(26.06.24)
30lar çok daha iyi.

Ayrıca bekar olmak zaten ekstra yük o sebeple evli olmamak da etkiliyor olabilir. Evli insanlar hem sorumlulukları paylaşıyor hem birbirine destek oluyor.
0
yenibirgüzelnick
(26.06.24)
30lar daha güzel bence

ben 40ların da güzel olacağını düşünüyorum.

20ler iş güç okul eş bulma denklemi etrafında dönüyor. 30una geldiğinde bunları hallettiysen çok daha rahat geçiyor
0
Hallegadola
(26.06.24)
30'larda kariyerde ilerleme baskısını çok hissediyorum. Aileden tamamen koptuğum ve kendi evime çıktığım için sorumluluklarım ağırlaştı. Tek başıma evi ayakta tutma hissiyatı yaşıyorum. 20'lerde daha gözü pek biriydim sanırım. İnsanın kaybedecek şeyi arttıkça hayatı bir anlamda zorlaşıyor.
0
silverleaf
(26.06.24)
Geleceğe dair umutlarım gitgide azalıyor, herhangi bir şey için çabalamak istemiyorum çünkü anlamsız geliyor. Ama bu 30lar ile mi yoksa ülkenin gidişatı ile mi alakalı bilemiyorum.
0
peki madem
(26.06.24)
40'ıma beş ay var. 20'lerim köle gibi geçti. İnanılmaz çalıştım ama fiziksel olarak dayanıklıydım. Kariyerimde yükseldikçe stres de eklendi. Son işimde hem 20'lerimdekinden fazla çalıştım, hem de dayanılmaz bir stres ve sorumluluk vardı. Uykusuzluk, insomnia baş gösterdi. Son 9 aydır yeni bir işteyim ve harika bir iş, daha iyisi olamaz. Fiziksel olarak en güçlü, en hızlı olduğum yaştayım.
0
gabe h coud
(26.06.24)
@peki ülkenin gidişatı özellikle ekonomik durumlar çoğumuzu olumsuz etkiledi. Insanın amacı olmayınca anlamsız geliyor.
0
🌸pembediken
(26.06.24)
20ler zordu ya, çok fazla duygu karşaması vardı.
zorluklar, ümitsizlik vardı ama ümit de vardı.

30lara gelince daha sıradan, daha tekdüze olmaya başladım. zorluklar bazı konularda azaldı, ama ümit de azaldı.
okuduğum kitap sayısı yılda bire düştü son zamanlarda, bu gidişle iki yıld bir olacak.
dinlediğim müzikler değişti, güldüğüm espriler değişti. artık "osuruklu komedilere gülen adam" oldum.
artık edebiyat, felsefe gibi şeylere ilgim azaldı. daha para ve kariyer odaklı oldum.

yeni bir şeylere başlamak rahatsız ediyor. "dur bakalım pantolonları hiç kaldırmayalım, böyle gidelim" diye iç geçiriyorum her yeni konuda, çoğu kez haksız da çıkmıyorum. herkes yakaladığını...

küfürlü ya da kaba konuşur oldum, ama bakıyorum olan bitene, az bile diyorum.

velhasıl, tüm bunlarda ülkedeki değişimlerin etkili olduğunu düşünüyorum.
hatta şimdiki 20li yaştakiler ile bizim 20li yaşlarımız kıyaslansa, biz onlardan iyi durumdayızdır bence.

demek ki sorun tümden bizde ya da yaşta değil, değişsen düzende.

30ların zor olmasındaki bir diğer şey de, insanlar evleniyor, düzen kuruyor, kimisi yurtdışına gidiyor, çocukları oluyor. bekar biri için bunlar korkutucu olabiliyor ya da farkında olmadan bile özlem oluşturabiliyor. 20lerde böyle şeyler hayatımızın başat gündemi değildi.
0
biseysorcaktim
(26.06.24)
Daha zor/kolay geçmesi yaş grubuyla değil hayat şartlarınla alakalı. Maddi durumun makul seviyedeyse, eşin dostun iyiyse, sağlığın yerindeyse, sosyal bir hayatın varsa iki yaş grubu da birbirinden güzel geçer.

30 yaş grubu evliliklerin daha fazla olduğu grup. Başarılı-uyumlu bir evlilik yaparsan 2+2 = 5 oluyor. Evliliğin sıkıntılıysa, boşanma vb. süreçlere giriyorsan 2+2 = -1 bile olabilir. Ben böyle tanımlıyorum.
0
Lethe
(26.06.24)
20'li yaşları ciddiye almıyorum. Hayat konusunda çok tecrübesiz olduğun yaşlar. 30'lu yaşlar hiçbir şey için geç olmayan yaşlar bana göre. Yapmak istediğin, hayal ettiğin şeyleri dene. 40'lı yaşlar zirve. Birkaç gün önce 40 oldum. 30'lu yaşlarımın ortaları ve sonlarına doğru inanılmaz bir şekilde iyi hissettim kendimi. Hayata bakış olsun, düşünceler, aldığım kararlar olsun, fiziksel görünüm olsun. Bundan sonra da şahane olarak devam edeceğimi biliyorum.
0
rock n roll
(26.06.24)
20'lerimde kendi içimde verdiğim mücadelenin 30'larımda zevkini yaşıyorum.
0
put it in your appropriate place
(26.06.24)
(6)

Hayat motivasyonu

sırtçantalı
İşbu sorunun cevabına negatif hiçbir şey kabul etmiyorum arkadaşlar.Hayata devam ettirecek şeyler yazın bana, gerçekten ihtiyacım var^^
İşbu sorunun cevabına negatif hiçbir şey kabul etmiyorum arkadaşlar.
Hayata devam ettirecek şeyler yazın bana, gerçekten ihtiyacım var^^
0
sırtçantalı
(10.06.24)
omer hayyam'a atfedilen "ayaga kalk, uyumak icin onumuzde sonsuzluk var" sozu cok hosuma gidiyor. yani her seyin nihayetinde bitecegini ve amacsizligi gercegini kabul edip ne yapilacaksa simdi yapilacak diyerek bundan guc alan bir tavir takinmak cok hos bence.
0
antikadimag
(10.06.24)
çocuk yap
0
nuisance2
(10.06.24)
merak, bir şeyleri merak etmek, bir nevi kendini kandıracaksın yani
0
noxie
(10.06.24)
bu tarz duyurulara spor yap, cocuk yap, cikolata ye gibi antin kuntin tavsiye verenleri dinleme. once psikoljiyi hazirlaman lazim. umut, mutluluk, enerji verecek dizi, film, kitap, video, muzik, ortam, insanlardan yardim alabilirsin. birazcik motivasyon gelince de amac belirlemen lazim. onun icin de kurs, plan, program, ekipman alisverisi vs...
0
buenosdias
(10.06.24)
Hedefleriniz olsun. Mesela şu konuda şu seviyeye gelmeliyim
0
pembediken
(10.06.24)
çocuk yapmayın.
0
nuisance2
(12.06.24)
(21)

erkekler olarak kollardaki kılları almalı mıyız?

duyurukullanıcısı
çok olur az olur fark etmezhangisi daha estetik ?normal, doğal kıllı kol ?traş edilmiş, tertemiz cillop gibi deri gözüken kol ?
çok olur az olur fark etmez

hangisi daha estetik ?

normal, doğal kıllı kol ?
traş edilmiş, tertemiz cillop gibi deri gözüken kol ?
0
duyurukullanıcısı
(09.06.24)
Kendini nasıl iyi hissediyorsan onu yap. Kılları almak ya da almamak evrensel bir kural değil.
0
rock n roll
(09.06.24)
Rock n roll+1
Canın nasıl isterse onu yap.
Türkiye'de göğüs kılları vs dert. Fransa'da aksine erkeksi bulunuyor (hanımın arkadaşı keşke benim kocamda da olaydi diyormus misal). Yani başka insanlari mutlu etmeye calisarak olmaz sürekli. Hayatımda bir kadinin ya da erkegin yapmasını isteyeceğim son şey (ha misal örümcek gibiyse kişi o zaman olabilir).
0
logisticsmanager
(09.06.24)
İsteyen istediğini yapsın o ayrı da efemine bir hareket olduğunu düşünürüm.
0
Mirket
(09.06.24)
kollarını cillop gibi yapan bir erkek vurdurur da
0
abelardo
(09.06.24)
Bu soruyu kadın duyuru kullanıcıları cevaplasa daha iyi tabi ama benlik bi iş değil. cillop gibi sıfatını traşlı kol için kullanıyorsan bence kes gitsin. Cillop gibi olursun
0
kel aynak kusu
(09.06.24)
Erkek kıl almamalı kasık ve koltukaltı hariç
0
Cezcez
(09.06.24)
Kollar dahil makine ile alıyorum.

Ama zaten kıllı değilim.
0
gabe h coud
(09.06.24)
tabi ki imkan varsa aldırmalı.

eskidendi o yok erkek dediğin kıllı olacak muhabbeti.

soğuktan korunurum, yazın da güneş yakmaz dersen bişi diyemem.

ama terleyince koku yapmaya katkıda bulunan, sağa sola dökülüp duran bir yapıyı da elden geliyorsa lazerle aldırmak en iyisi.
0
joooper
(09.06.24)
Bir kadın olarak, kol kıllarını aldıran erkeklerden bunu fark ettiğim anda buz gibi soğuyorum. Öyle 'erkek dediğin kıllı olur' gibi saçma düsturlara da sahip değilim esasında fakat kol ve bacak kılı aldırmanın şahsen feminen olduğunu düşünüyorum. Zaten erkek birey dağ ayısından hallice değilse kol kılı neden terleyince koku yapsın veya sağa sola dökülsün?
0
moonie
(09.06.24)
görüldüğü üzere çok bıçak sırtı bir konu :/
0
🌸duyurukullanıcısı
(09.06.24)
Valla kıl var kıl var. Derini kapatacak kadar yoğunsa bence aldırmak değil de seyreltme işlemi yapılabilir. Komple kılsız kol da ne bileyim. Sevgilimin kollarının benim kollarımdan daha kılsız olmasını istemezdim:D
0
Amaranta ursula
(09.06.24)
bence alma. cok acayip fazla kil yoksa alinmis kolu bir kadin olarak begenmiyorum ki normalde kildan nefret ederim.

1-zaten kilsiz kol, mesela seyrek ve acik renkli kil ama koyu tenden dolayi kamufle olmus gibi yani
2-killi kol
3- alinmis kol

kilsiz kadin kolu da kötü bence. deniz anasi gibi olmak hos degil
0
robert bosch
(09.06.24)
Dökülüyorsa ve çoksa alınabilir tras yerine tüy dökücü krem kullanılabilir. Bazı sporcular kılsız ve feminen görünmüyor. Kadın gözüyle tertemiz olabilir diyorum.
0
pembediken
(09.06.24)
bunu sorduguna o sekilde geribildirim almis olman buyuk ihtimal. kollar sikintiliysa al gitsin bence.
0
hot potato
(09.06.24)
Köse olup da kılsız olan veya sarışınlıktan az kıllı olanlar hiç itici gelmezken kıllı olduğu halde kılını alan erkeği aşırı itici ve feminen görüyorum maalesef.
0
yenibirgüzelnick
(09.06.24)
yenibirgüzelnick+1
0
Kahvedesu
(09.06.24)
yazın daha çok problem kışın gömlek kamufle ediyor
0
bir soru sorcam
(09.06.24)
ALMAMALIYIZ.
0
doharkoman
(09.06.24)
kıl var, kıl var.

mesela benim kol ve bacaklarım normal kıllı olmasına rağmen sırtımda, omzumda, üst kolumun arka tarafında fazlasıyla kıl mevcut. hem çok kötü gözüküyor, hem de çok rahatsız ediyor, terletiyor. o yüzden ben omuz, sırt ve üst kolumdaki kılları makine ile alıyorum. göğsümü de dereceli tarak kullanarak kısaltıyorum. ama dirsek altı ve bacaklarımı almıyorum.

kaldı ki ciddi ölçüde yüzüyorum. yani vücudu cillop gibi yapsam yüzerken çok daha rahat edeceğim ama o kadarı bana da biraz ılık geliyor. ben sadece çıkmaması gereken yerden çıkan, olmaması gereken kılları alıyorum. hem konforum için, hem estetik açıdan.

lakin recep ivedik gibi kollar gözükmeyecek derecede kapkara kılla kaplıysanız orangutan gibi gezmektense bir miktar alınabilir.
0
kibritsuyu
(09.06.24)
Kıl erkekte çekici bir şey, kadın gözü ile alınmamalı diyorum.

Kılsızlık=feminen
0
ruhen hastayim ben
(10.06.24)
gabe h coud
(13.06.24)
(11)

Ne istediğini bilmeyen amaçsız birini nasıl yonlendirmeli

optimistbakunin
Yarın 4. Universite sınavina girecek 20lerindeki genç kızımıza nasıl yaklaşip nerelere yonlendirmeli. Detaylandiralim. Goruldugu gibi 4.kez cunku neredeyse 200baraji zar zor geciliyor. Hicbir bolum okul neredeyse gelmiyor. Bu sene de degismeyecektir cunku belli. Nedeni sorunca cevap yok hayal ne cev
Yarın 4. Universite sınavina girecek 20lerindeki genç kızımıza nasıl yaklaşip nerelere yonlendirmeli. Detaylandiralim. Goruldugu gibi 4.kez cunku neredeyse 200baraji zar zor geciliyor. Hicbir bolum okul neredeyse gelmiyor. Bu sene de degismeyecektir cunku belli. Nedeni sorunca cevap yok hayal ne cevap yok plan ne cevap yok.
Simdi madem okul olmayacak bari ise gir basla calis para kazan belki yukselirsin magazalar vs mesela o da yok.
Ne yapmak lazim nasil yaklasmak lazim. Hayat goz gore gore bosa gidiyor gibi bilemiyorum abarti mi ama
0
optimistbakunin
(08.06.24)
Önce duygularını anlamasını sağlamak lazım, muhtemelen duygusal olarak uyuşmuş, ne istediğini bilmemesi bundan. Kendi duygularına ulaşması ve mümkünse sağaltmak gerekir. Muhtemelen ailesinden psikolojik şiddet görmüştür, yetersiz olduğuna, güçsüz olduğuna, değersiz olduğuna inandırılmıştır, ayrıca yine muhtemelen sosyal medya alışkanlığı/bağımlılığı vardır, bunların farkına varması ve mücadele etmeye ikna olması gerekir.

Bunlar ciddi psikolojik süreçler, aslında pedagog ve ergen psikoloğu ilgilenmeli, profesyonel ve psikolojik yardım almalı. Bunlar olmadan o kız ne istediğini de bilemeyecek, hayata karşı parmağını dahi kaldıramaz hale gelecek.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
Evlilik hazırlıkları yapsın.

Eğitim, kariyer, iş vs derken bir
10 yıla yakın bir zamandan da tasarruf edilmiş olur.
10 sonra yapılacaklar, şimdiden yapılmış olur.
ortalık üni. mezunu kaynıyor.
İş beğenmiyorlar/bulamıyorlar.
neye faydası oldu?
Meslek liseleri ve kalifiye ustaları daha da önem kazandı.Günlük kazançları ortada.

Kendi düşüncem, özellikle maddi kaygılarla hem de "bir kıza"
-üniversite okumazsan öldün, hayatın bitti..
gibi belki dile getirilmeyen ama hissettiren ve diğer arkadaşlarıyla kendisinin evde anlamsız kıyaslanmalarıyla
zorlamasını uygun görmüyorum.

Kızlara karşı yapılan çoğu sloganlar evlerimizde standarttır :
- karşı komşunun (ya da akrabanın) kızı Tuğçe gitti okudu. Evde bir sene bekledi sınavlara girdi sonra atandı hayatı kurtuldu. Sen evde böyle otur...
Tuğçe sonraki hayatından ne kadar memnun?
atandıktan sonra tüm dertleri bitti mi? yeni dertlerin sahibi mi oldu?
Ailesi, özellikle onun kendisi gibi sağlam maaşlı memur bir eşle evlenmesini mi istiyor? bilmiyoruz.

"4. kez üniversite sınavı..mı?
çok gerek var mıydı?
Bu süre zarfında en azından ilgi alanına giren en az 3-4 kurs bitirebilirdi. Bazı kurslar zaten online.

Geçen sene bir tanıdık, başka bir yerdeki kızının sınavı için oradaki tanıdıklarının evlerine misafir oluyorlar. Ertesi gün kız yapılan sınavdan geldiğinde daha kapıdan içeri girer girmez ağladı.
O da zamanın yetmediğinden diğer sorularla ilgilenemediğinden bahsediyordu. Ama aileyi de genel olarak bildiğimden sınav anına kadar kızlarına olan olumsuz yaklaşımlarını tahmin etmem hiç zor değil.

Erkekler neyse.. hayatın yükü çoğunlukla onlarda ama kızlarımız asla bu hale gelmemeli/getirilmemeli :

m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(08.06.24)
onunla konuştunuz mu? ne diyor? istediği belli bir alanı seçemiyor mu?

meslek testleri var. okuldayken bize yapmışlardı. uzun bir form gibi.

şu linkte: kariyertakibi.com

yan yana olduğunuz bir vakitte ona bu testi yaptırın. böylece ilgisini çeken alanı bulabilirsiniz.

bu arada psikoloğa gitmeyi ben de öneriyorum. pedagoglar sadece çocuklara bakıyor. 12 13 yaşa kadar falan. ergenliği de bitireli çok olmuş.

o artık yetişkin bir birey. çocuk gibi yaklaşılırsa kendine saygı duyulmuyor gibi aşgılar bunu.

onunla ciddi ve yetişkin olduğunu hissettirerek, destekleyici bir dilde konuşun.
0
art cat chocolate
(08.06.24)
Hiçbir şey yapmamanız lazım.
Hayatla karşı karşıya bırakmanız lazım.

Yatak, yemek dışında bir şey sağlamayın.
İsterse para kazansın, isterse parasız yaşama alışsın. Kendi seçsin.

Mecbur kalan insan bir yolunu buluyor. O çok istediği şeyi almak için 10 gün çalışması gerektiğini farkedince hayatı anlamaya başlıyor.

Üniversite çok gerekli bir eğitim değil, kızı "üniversiteye 4 yıldır giremeyen" kız olarak tanımlamaktan vazgeçin. Kimse onu öyle tanımlamasın ki kendisi de kendini öyle görmesin.
0
michael_knight
(08.06.24)
Evlendirin gitsin zira yönlendirmek için epey geç kalinmis.
0
Yourcousinmarvinberry
(08.06.24)
Etrafında ona rol model olabilecek kimse yok mu? Mesela, hayranlık duyduğu, okumuş biri. Evlenme meselesini unutun. 20 yaş evlilik için çok erken. Ayrıca kızların okuması, meslek sahibi olması lazım. Erkekler için de aynı şey geçerli ama kızlar için daha önemli. Yoksa ömür boyu kocasının her yaptığı saçmalığı, kötülüğü sineye çekmek zorunda kalır.
0
rock n roll
(08.06.24)
herhangi bir şeye eğilimi var mı? örneğin makyaj malzemeleri... atıyorum dış görünüşüne önem veren biriyse bu alanda eğitimler, kurslar aldırılabilir üniversite yerine. belki bu alanda bir kariyer yapar, makyöz olur kuaför olur güzellik uzmanı olur.

gezmeyi mi seviyor? turizm ajanslarına staj için zorlayın. belki ilerde etkinlik planlamacısı bile olabilir.

ya da oyunculuğa merakı mı var? yazılsın ajansa, figüran rolleriyle başlar belki. belki sonra oyunculuk kursuna gitmek ister. belki cast ajansı çalışanı olur.

muhakkak ilgi duyduğu bir şeyler vardır, üniversite yerine artık ona göre eğitimler almaya başlayabilir bu kız.
0
noxie
(08.06.24)
@..
Evlilikle ilgili herhangi bir sey yazmadim. Ayrıca keşke kurs olsa emin olun bunda da cevap yok. Sosyal medya internet bagimliligi oyun bagimliligi kesin var.
Cevresinde doktor ogretmen hemsire gibi saygin hanimlar var ama rol model almak 0. Yoksa herkes yardimci olmak istiyor
0
🌸optimistbakunin
(08.06.24)
Üniversite sınavına girmeyi bıraksın. Bu sene ola ki barajı geçip bir bölüm kazanırsa göndermeyin. İlk 150bine falan girmezse gerçekten salın gitsin.

Okumadığı halde para kazanabileceği bazı meslekleri örnek gösterin. Sonra da yemek ve yatak dışında bir şey sağlamayı bırakın. kendi parasını kazanmak zorunda kalsın.

Ama evlenmeye falan yönlendirmeyin sakın. Para kazanmayı öğrenmeden evlenirse ölüm gibi bi şey olur.
0
zimbirik
(08.06.24)
@zimbirik +1

"Para kazanmayı öğrenmeden evlenirse ölüm gibi bir şey olur" +111

Para kazanmanın yanında parayı idare etmeyi, parayo çevirmeyi de öğrenmesi lazım. Bir kadın olarak hayatta tek başına yaşayabilecek hale gelmesi lazım ve bunu yaparken canavarlaşmamalı, zalimleşmemeli. Yoksa bildiğin terörist olur o insan. Onun için ilk cevabımda kendi duygularının farkına varması ve duygu sağaltımı lazım dedim.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
Evlendirin gibi tavsiyeleri doğru bulmuyorum umarım böyle bir tavsiyeye uymazsiniz. Rehber psikolojik danışmanla görüşebilir. Üniversite diploması işe yaramasa bile ortam için üniversiteye başlayabilir. Yazın herhangi bir dükkanda çalışması için yönlendirin işkur a bakın
0
pembediken
(08.06.24)
(6)

Güneş Gözlüğü

Nocturne
Selamlar Herkese,Arkadaşlar güneş gözlüğü almak istiyorum ama herhangi bir dükkana gidersem fiyatlar gerçekten çok uçuk. Outlet gibi ya da buradaki üreticiden daha uygun fiyata alma gibi bir durum var mı?Tecrübesi olan varsa buradan veya DM ile bilgi verirse çok çok sevinirim.Teşekkürler,
Selamlar Herkese,

Arkadaşlar güneş gözlüğü almak istiyorum ama herhangi bir dükkana gidersem fiyatlar gerçekten çok uçuk. Outlet gibi ya da buradaki üreticiden daha uygun fiyata alma gibi bir durum var mı?

Tecrübesi olan varsa buradan veya DM ile bilgi verirse çok çok sevinirim.


Teşekkürler,
0
Nocturne
(30.05.24)
günes gözlügü en ciddi kar oranli islerden biri en basta bunu belirtelim.

genelde büyük gözlükcülerin kendi markalari olur, hem görece kaliteli hem de oldukca ucuzdur, tavsiye edebilirim.

ek olarak tamamen sezonsan diyebilirim fiyatlari. kisin düsük sezonda ray-ban i 60 euroya almistim. hatta 3 renkte farkli farkli almistim. yüksek sezonda fiyati 150€ filan.
0
bora benim lan aslında
(30.05.24)
Marka almazsanız uygun fiyatlı güneş gözlükleri var. Önemli olan camı.
0
doharkoman
(30.05.24)
Ben her zaman ucuz çerçeve alıp kaliteli cam kestiririm. Pahalı markadan daha kaliteli camları oluyor ve daha ucuza geliyor böylece. En son 600 liraya bir güneş gözlüğü aldım, çerçevesi fena değil. Buna polarize cam kestireceğim. Toplam maliyeti muhtmelen 1500 civarı olur böylece.
0
prole
(30.05.24)
@doharkoman camın iyi olduğunu nereden anlayacağım ve bu gözlükleri nerede bulacağım?

@prole: aynı soru.
0
🌸Nocturne
(30.05.24)
genelde mağazada beğenip ürün kodunu alıyorum ve internetten sipariş veriyorum. zamanında yurtdışından polarize persol sipariş vermiştim bu şekilde çok uyguna gelmişti
0
dayrise enterprises
(30.05.24)
google alışverişten bakarsanız bütçenize ve istediginiz markalara göre gözlükler bulabilirsiniz. optikçlerin kendi websitelerine de bakın
0
pembediken
(30.05.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.