Giriş
(9)

Yolculukta/seyahatte/tatilde gerekli olabilecek şeyler

ermanen
neler?aslında tecrübeliyim bu konuda ama belki benim bilmediğim bir şeyler, zımbırtılar yazarsınız. yine de aklınıza gelen herşeyi yazın. başkaları için de faydalı olur bu duyuru.- sırt çantasında taşınabilecek bir şey mümkünse- bir şeylerin küçük/seyahat boyu olabilir- pratik bir şey olabilir- tüyo
neler?

aslında tecrübeliyim bu konuda ama belki benim bilmediğim bir şeyler, zımbırtılar yazarsınız. yine de aklınıza gelen herşeyi yazın. başkaları için de faydalı olur bu duyuru.

- sırt çantasında taşınabilecek bir şey mümkünse
- bir şeylerin küçük/seyahat boyu olabilir
- pratik bir şey olabilir
- tüyo veya faydalı bilgi de verebilirsiniz
0
ermanen
(06.07.25)
Terlik, terliksiz asla.
0
tiredofwaiting
(06.07.25)
Ağrı kesici, alerji ishal ilaçları, yara bandı. Şapka gözlük, plastik poşet, güneş kremi, nemlendirici krem, ıslak mendil, atıştırmalıklar. Ayrıca rossman Gratis gibi mağazalarda seyahat boyu ürünler bölümü var. Zamanınız varsa göz gezdirin
0
pembediken
(06.07.25)
powerbank
0
jelly bear
(06.07.25)
Çoğu temu'dan alınmış, açılır kapanır seyahat terliği, ince çabuk kurur seyahat havlusu, ilaç kutusu, şarj kablo ve adaptör kutusu, powerbank,katlanır diş fırçası, ufak diş macunu, mini boy sabun, şampuan, duş jeli, balsam vs. tüpü, mini traş jeli ve traş bıçağı, gün sayısı kadar don, tişört ve çorap, yedek pantolon, deniz şortu, şort, sandalet, şapka, deniz gözlüğü, e book, Macbook, aklıma gelenler

Ayrıca bagajda, kafa lambasından şişme yatağına, çadırından kamp ocağına, hamağından, kamp tava tenceresine herşey var da onları saymadım.
0
Mirket
(06.07.25)
@Mirket

katlanabilir terliği ilk defa duydum. yazdıkların arasında bir tek onu bilmiyordum :)
temu'da varmış da temu'nun kalitesiz plastik zımbırtılarına güvenemiyorum pek.
0
🌸ermanen
(06.07.25)
Linkini bulamadım da, evet, adi, plastik ama yer kaplamıyor. Önemli olan da o.
0
Mirket
(06.07.25)
sizi soyle alalim: valizim.com
0
freedonia
(07.07.25)
Benim bir ilaç bir de kişisel bakım çantam oluyor küçük. Bunlar sırt çantamda.

İlaç:
Varsa düzenli kullanılan ilaçlar.
Ağrı kesici(ler)
Antifungal/pişik kremi
Yanık kremi (silverdin)
Yara kremi (Madefix vb.)
Güneş kremi
Yara bandı ve antiseptiği
(Eskiden alerji ilacı da olurdu)

Kişisel Bakım:
Makyaj pamukları ve kulak çubukları
Tıraş bıçağı
Tırnak makası
Kulak tıkacı
Seyahat tipi fırça ve macun
Ped
Sprey kolonya

Yukarıdakiler, kağıt ve ıslak mendil, bandana, yedek birer alt ve üst iç çamaşır ve çorap, bazen yedek tişört, bluetooth kulaklık, şarj aleti, e-kitap okuyucu, küçük bloknot ve bir iki kalem sürekli bulunur çantamda. Bir de biraz tuz... (Çok tuz tüketiyorum maalesef)

Torpidoda kablolu kulak içi kulaklık, kürdan, tuz, çakı, bir çift temiz çorap, bir rulo buzdolabı poşeti, laser pointer ve mushaf bulunduruyorum hep.

Bagajda çok zengin bir ilkyardım çantam var işyeri tipi böyle ne ararsanız var. Hamak, ip, hasır, örtü, seccade, 2 katlanır koltuk, 1 katlanır masa, şal, kapşonlu hırka, 1 çift terlik, sıvı sabun, temizlik mendili, kağıt havlu, birkaç şişe su, kedi maması, eldiven, maske, kafa lambası, askılı lamba ve şemsiye var.

Anahtarlığımda da şişe açacağı, USB bellek ve mini İsviçre çakısı var.
0
yadigar
(07.07.25)
en gerekli olacak ve en pratik sey kucuk ve hafif bir cantayla seyahat etmek. seyahat sirasinda agir yuk tasimak zorunda olmamak, hizli hareket edebilmek kadar buyuk bir luks yok.

illa nesne yazmak gerekiyorsa cebi fermuarli kargo sort veya kargo pantolon diyorum. pasaportu, cuzdani falan cebine atip fermuari cekebilmek cok pratik.

avrupanin yagmurlu bir yerine gidiliyorsa ufak bir semsiye.
0
hot potato
(07.07.25)
(4)

10 bin dolar

alp9900
10 bin dolar fiziki olarak evde duran parayı tlye çevirip faize bankaya koymak mı yoksa direk bankaya yatırmak mı? bozarken çok zarar ettiriyor bankalar diye çok emin olamadım
10 bin dolar fiziki olarak evde duran parayı tlye çevirip faize bankaya koymak mı yoksa direk bankaya yatırmak mı?

bozarken çok zarar ettiriyor bankalar diye çok emin olamadım
0
alp9900
(06.07.25)
İş yatırım hesabın varsa iş fx den yap al-sat işlerini. Makası çok uygundur.
0
Mirket
(06.07.25)
Laleli piyasasında bozdur. Makassiz bozarsin. Sonra baş faize

Gelen faize dokunma o da üstüne.

Faizlerin yüzde 50-55 net getiri yaptığı yerde dolarda durmak cinayet
0
topkapiaksaray
(06.07.25)
Bu %50-55 net (brüt değil yani) getiri hangi vadede, hangi bankada var acaba? Bulamadım ben.
0
Mirket
(06.07.25)
Vadeli hesap faizleri için bankaların şubelerinden daha yüksek faiz oranı alabilirsiniz. Yani bankaya giderseniz daha iyi olur
0
pembediken
(06.07.25)
(13)

Çocuğa kaç yaşında telefon alınmalı

lrdrylgh
Merhaba 10 yalında bir kızım var. Bu aralar telefon muhabbeti yapmaya başladı. Tüm arkadaşlarında varmış. Bu yaşlarda kesin almayacağım, aklımda 12-13 yaşından önce almak gibi bir fikir de yok. Siz çocuğunuza kaç yaşında telefon aldınız ya da çocuğunuz olsa kaç yaşından itibaren almayı düşünürsünüz?
Merhaba 10 yalında bir kızım var. Bu aralar telefon muhabbeti yapmaya başladı. Tüm arkadaşlarında varmış. Bu yaşlarda kesin almayacağım, aklımda 12-13 yaşından önce almak gibi bir fikir de yok. Siz çocuğunuza kaç yaşında telefon aldınız ya da çocuğunuz olsa kaç yaşından itibaren almayı düşünürsünüz?
0
lrdrylgh
(03.07.25)
hocam benim ilk telefonum 6. sınıfta oldu o da yaklaşık 10-11 yaşlarıma tekabül ediyor. tabii o zamanlar akıllı telefon yoktu. bu işin profesyoneli değilim ama belli kısıtlamalar yapılarak alınabilir. örneğin okula telefonunu götürmemesi, belirli saat aralığında kullanması vs. bunu iyice konuşup mütabık kaldığınızda alabilirsiniz bence.
0
elektr10
(03.07.25)
Bana ilk telefon alındığında 12 yaşındaydım, akıllı telefonlar yoktu. Okula götüremezdim ama kursa giderken, arkadaşlarımla buluşurken hep yanımda olurdu çünkü kontrol açısından da önemliydi.

Bence buradaki temel nokta: tek başına dışarıya çıkmaya başladığında, sizin de kontrol edebilmenizi kolaylastirdigi için o yaşlarda almak. Bu da tahmini 12-13 yaşına tekabül ediyor.

10 yaş cok erken. Zaten tableti vardır diye tahmin ediyorum, onunla yapamayacağı neyi telefonda yapacak ki 10 yaşında bir cocuk?
0
fraise
(03.07.25)
benim oğlan 10 yaşında ve birkaç ay önce benim eski telefonun üzerine hat alarak ona verdik. Aslında daha bekletirdik ama kendi başına okul sonrası kursa gittiğinden, takip etme ve ulaşma amaçlı aldık.

Bununla birlikte ios ile gelen aile yönetimi, ekran süresi vs kısıtlarını aktive ettik. Androiddeki familylink de güzel bir yönetim sağlıyor ama ios bu konuda daha başarılı gördüğüm kadarıyla.
0
vampir akrep
(03.07.25)
bana ilk 11 yaşımdayken alınmıştı, bu olay 20 yıl önce oluyor. şu devirde 12-13'e kadar bekletmek çok anlamsız geliyor bana, ama ben de işin uzmanı değilim.
0
matlii
(03.07.25)
Bana ilk telefonu 21 yaşımda aldılar. İşe yeni başlamışım. Getirip çalışma masama koyup bağlantılarını yaptılar. Siyahtı. Numaratörü yoktu. Ahizeyi kaldırınca direkt işyeri santrali çıkıyordu.

Cep telefonu hele ki akıllısı icat edilmemişti henüz. Biz cep telefonu benzerini ilk Kaptan Kirk ile mister spock konuşurken Uzay yolunda gördük. Hey gidi günler.

Soruya cevap değil de herkes telefon alınan yaşı söyleyince geçmişe daldım, gittim.

Bence buna çocuğun arkadaş çevresinin genel durumuna bakarak karar verin. Arkadaşlarından ne erken ve ne de geç olsun. Ne kendini eksikli hissetsin ne de diğerlerine kendilerini eksikli hissettirsin.

Artık sosyal bir birey o. Kurallarınızı onun sosyal çevresini gözeterek esnekçe şekillendirin.
0
Mirket
(03.07.25)
Akıllı telefon için daha çok küçük yaşı 12 hatta 13 yaş ve 8.sınıf ideal bence.
0
iwasbornonamountainside
(03.07.25)
Çocuktan çocuğa değişir bu. İyiyle kötüyü ayırt etmeye başlayınca alınır.


.
0
kartallar yuksek ucar
(03.07.25)
Lise 1’de başlar. 13 iyidir.

10 yaşındakiler daha çocuk, kimin ne yaptığı belli değil biri fotoğrafını çeker atar biri huajaj der okuldakilere gösterir bilmem ne. 13’e kadar da akıllı saatten devam. Ama evde bilgisayar verilebilir ortak bilgisayar tabi. Hem bişeyler izler eder hem de geri kalmaz arkadaşlarından.

Hevesleniyorlar ama bi halt yaptıkları yok, erkekler ronaldo editi izliyor kızlar koreli makyajlı ergenleri takip ediyor. Pc’den de yapar bunları, iletişim de akıllı simli saat
0
avatar is back
(03.07.25)
Lise 1 olmalı. Bana lise 2’de alınmıştı. 12-13 sene öncesi tabi
0
messina123
(03.07.25)
Çocuklara uygun telefon ve hatlar var. 10 yaşındaki çocuğa telefon almak uygun bence
0
pembediken
(03.07.25)
Oğlum 2016 doğumlu. 9 yaş bitti yani. Akıllı saat istiyor, almıyorum.
Telefon zaten almıyorum. Tablet vermiyorum. Sadece benim telefonumu kullanabiliyor, oyun oynamak için. Daha bu yıl YouTube videoları keşfetti, sadece bir oyun ile ilgili videoları izliyor. Ona bile karşıyım.
Bir sıkıntı olmaz lise 2den önce telefon vermeyi düşünmüyorum. Zaman ve çevre gösterecek tabii ki ilerideki durumu ancak şimdi çevresinde akıllı saati olanlara rağmen almamak için direnebiliyorum.
0
strawberry first
(04.07.25)
ya çocukken atari diye anıranlar, internet kafeden çıkmayanlar şimdi çocuklarına her şeyi kısıtlıyor.

nasıl ki o zaman bizim anne babalarımız o atari ve internet kafeye karşıydı, bilgisayarı 1 saat kullanacaksın diye kısıtlıyorlardı; şimdi de siz aynı şeyi çocuklarınıza yapıyorsunuz. çocuğun nasıl hissettiğini anlamanız lazım.

devir değişti. şimdi çocuklar bu teknolojiyle doğuyorlar, büyüyorlar. telefonu alın ve kontrol edin yeter. arkadaşlarından geride bırakmayın. nasıl ezilip büzülüyor okulda haberiniz yok.

al ve doğru şekilde kullanmasını öğret, gece de elinden al uyusun diye. evebeyn kontrol ayarlarını da yap telefonun. oldu bitti işte. hem arayıp kontrol edersiniz aklınız kalmaz.

bana telefon 9-10 yaşlarımda alınmıştı. o zamanlar android falan yoktu tabii. kamerası bile yoktu. orta sonda mı lisede mi ne bayram harçlıklarımla gidip corby almıştım.

çocuğunuzu iyi yetiştirdiyseniz, çocuğunuz kötü şekilde kullanmaz o telefonu.
0
art cat chocolate
(04.07.25)
oğlum 11 yaşında. lgs'den sonra alıcam.
çünkü gsm hatlı akıllı saati var. evde bilgisayarı ve tableti var. bu yaşta telefona ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum.
okulda istediği kadar ezilip büzülsün. tek travması o olsun. telefon alınca çocuk hayattan kopuyor. eş dost çocuklarından gördüğüm bu. yazılım kontrolü falan da hikaye. telefonu aldıktan sonra şu sınırı kaldır falan diye darlamaya başlayacak.
0
merhum
(04.07.25)
(7)

erkeklerde meme ucu sorunsalı

duyurukullanıcısı
ersoy kadar olmasada maalesef atlet vs giysemde meme uclarım belli oluyor. atlet giyiyordum belli oluyor ve pişiyorum giymiyorum bu sefer yine belli ama rahatım.bu bir sorun mudur? yoksa erkek anatomisinin bir parçası olarak kabul edilebilir mi?boy 1.80 kilo 85 görünüm fit, zaten slimfit falan giydi
ersoy kadar olmasada maalesef atlet vs giysemde meme uclarım belli oluyor. atlet giyiyordum belli oluyor ve pişiyorum giymiyorum bu sefer yine belli ama rahatım.

bu bir sorun mudur? yoksa erkek anatomisinin bir parçası olarak kabul edilebilir mi?

boy 1.80 kilo 85 görünüm fit, zaten slimfit falan giydiğimde biraz daha belirgin oluyor.
0
duyurukullanıcısı
(02.07.25)
mememiz olduğu için sorun değil görsellik ve giyim zevkine göre müdahale edebilirsin. kadınlar rahatsız olduğu zaman meme ucu silikonları takıyor her zamansin fit giymiyorsan giydiğinde böyle bir önlem alabilirsin ya da bantlar var uzun vadeli kullanabilirsin koli bandı gibi kesip yapıştırılıyor www.penti.com
0
ala09
(02.07.25)
normal bir durum erkekte. sivilce bantlarından alıp ucunu kapatabilirsin.
0
koela
(02.07.25)
180/85 çok. 6-8 kg vermen lazım. idealin 75 ama hadi 78 falan diyelim. sorun değil de erkekte çirkin duruyor.
0
avatar is back
(02.07.25)
Erkeğim. Yazın aşağı yukarı ne giysem meme uçlarım belli oluyor. Hiç problem olarak düşünmedim.
0
yadigar
(02.07.25)
Yaz kış meme uçlarım aktif geziyorum.

Hiç rahatsızlık duymadım.

Oyna devam.
0
chicha_v2
(02.07.25)
meme ne kadında ne erkekte kapatılması gereken bir vücut bölümü değil.
0
yurtsuz john
(02.07.25)
Yara bandı kapatabilir ama gerek yok
0
pembediken
(03.07.25)
(12)

Bazı insanlar neden erken yaşlanıyor.

the sound and the fury
Estetik falan değil mesela 85 yaşında aile dostu teyze var saçları siyah halen boyamıyor. Ama diğer yandan şemsettin sami 54 yaşında ölmüş 80 gibi duruyor fotoğrafta şeyh said keza öyle. Bazılarının da saçları erken dökülüyor 30 yaşında 45 gibi duruyorlar
Estetik falan değil mesela 85 yaşında aile dostu teyze var saçları siyah halen boyamıyor. Ama diğer yandan şemsettin sami 54 yaşında ölmüş 80 gibi duruyor fotoğrafta şeyh said keza öyle. Bazılarının da saçları erken dökülüyor 30 yaşında 45 gibi duruyorlar
0
the sound and the fury
(01.07.25)
Şemsettin Sami'ye baktım normal yaşını gösteriyor, Şeyh Said de güneş kremi kullanmadığı için erken çökmüş olabilir genç görünmek istiyorsan böyle şeyleri ihmal etmeyeceksin asılacaksın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.07.25)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet

Hayır son zamanlari 50li yaşlarda uzun beyaz sakal ve kırışık yüzü var.
0
🌸the sound and the fury
(01.07.25)
Genler
çevresel koşullar
yaşam şekli
Beslenme şekli

Ha sorduğun sayın siyah kalmasını sağlayan genin çalışma şekliyse hiç bir fikrim yok.
0
kisa
(01.07.25)
yüksek tansiyon organlari cok calistiriyor ve erkenden yipranmasina neden oluyor.
tansiyonu düsürmek uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
0
sonsuz
(01.07.25)
Gördüm şimdi evet, hocam sakalını kesse tertemiz çıkar bence, uzun beyaz sakal illa ki yaşlı gösterir, bir de eski insanların konumu vakur tavrı giyimi kuşamı kendilerini yaşlı gösteriyor, Twitter meme'lerinde de var 80'lerdeki 30 yaşındaki adam 50 yaşında gibi duruyor, nesiller ilerledikçe daha geç yaşlanılıyor ya da yaşlılık kabul edilmediği için bize öyle geliyor olabilir, eskiden sanırım yaşlılık iyi bir şey gibi görülüp özellikle de öyle gözükmek isteniyor olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.07.25)
stres ve kötü beslenme.
0
runaway
(01.07.25)
genetik. gorunusume hic dikkat etmem. yuzumu yikamak disinda bir bakim yapmam ama 15 yas genc gosterdigimi soyleyenler oluyor. anne tarafi orta asyali.
0
summerof69
(01.07.25)
Kilo alip-verme

Genetik

Sagliksizlik...bunlar insani erken çöktürür.
0
feastofthedamned
(01.07.25)
Öncelikle genetik çok etkili;
Sigara ve sürekli güneşe maruz kalma, çok kötü koşullarda stresli çalışma ortamı, kötü beslenme bunlar hemen vücudu çökertiyor. Bunların çökerttiği kesin ama ne hızla nereden patlayacağını genetik belirliyor. Sigara içip de hızlı yaşlanmayan yok ama en kötüsü sigara.
0
titanic kemancısı
(01.07.25)
Genetik onemli en basta. 40 yil gunde bir paket sigara icip akciger k yakalanmayanlar da mesela genetiginin ekmegini yiyor.

Onun disinda sigara, alkol, fast food, hareketsizlik, az su icme, sekeri cok tuketme, kadinlarda surekli makyaj yapma, simdilerde populer olan elli tane urun kullanma (yok kremdi, yok temizlik urunuydu vs) (bu makyajcilar, cift fazli vs temizlikciler feci yaslanacak bir on yila, su an genc olduklari icin etkilerini gormuyorlar) iste boyle seyler tabii ki hizli yaslandiriyor. Ama genetik iyiyse bi yerden kurtariyo tum bunlar bence az cok.
0
Kittie
(01.07.25)
yüzde 95 genetik
çevre etkisi ne olabilir? 28 yıl boyunca her gün saatlerce güneş ışığına maruz kalan bir kamyoncunun yüzünün bir tarafı diğerine göre daha yaşlı görünüyordu: www.facebook.com

o bile birkaç sene güneşten korunsun, diğer yarısının haline döner yüzü.

ağır zehirlenmedir, travmadır... bunları saymıyorum.
0
ya ben lan neyse
(01.07.25)
Insanın giyim tarzı duruşu bile etkiliyor. Belki onlar da kendilerini yaşlı görmek istiyordur
0
pembediken
(03.07.25)
(13)

Güçlü taraflarınız?

sekizdokuzon
Kendime bu soruyu sorduğumda aklıma ilk "irade" geldi. Yaparım dediğimi er geç yapar, yapmam dediğimi yapmam. İrade sonradan güçlenen taraf bende, eskiden daha sıkıntılıydí buralar. Ama şu an göğsümü gere gere söyleyebilirim: güçlü tarafım irade.Sizin en güçlü tarafınız nedir?Teşekkürler.
Kendime bu soruyu sorduğumda aklıma ilk "irade" geldi. Yaparım dediğimi er geç yapar, yapmam dediğimi yapmam. İrade sonradan güçlenen taraf bende, eskiden daha sıkıntılıydí buralar. Ama şu an göğsümü gere gere söyleyebilirim: güçlü tarafım irade.

Sizin en güçlü tarafınız nedir?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
Sorun çözebilen, anlayışlı ve sakin ve herkes tarafından sevilen bir hayvan olmak. OoooOOoo.
0
Shepard
(24.06.25)
Öfke kontrolü
0
pembediken
(24.06.25)
Mantikla hareket eden biriyim. Duygusal ve impulsive degilim.
Dagitinca toplayabiliyorum. Dagittigimin farkindayim bana zaman verin diyorum ve hazir oldugumda geri sanki hicbir sey olmamis gibi toparliyorum. Kücük yaştan itibaren bu zamana kadar böyle oldu. Allah sasirtmasin.

Sormamissin ama kötü yönüm de su: ben hicbir seye, kimseye baglanamiyorum. Hobim bile yok bu yüzden.
0
sonsuz
(24.06.25)
Zamanlama ve ritim. Bu her durumu leyhime cevirebilmeyi sağlıyor bana.
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
guclu taraflarim:
bir seyin nasil boka sarabilecegini tahmin edebilme
bedava psikolojik destek
hayada pozitif bakis acisi, can cikmadan umit bitmez kafasi.

en sevmedigim gucsuz tarafim:
hirs eksikligi.
0
cooperr
(24.06.25)
🌸sekizdokuzon
(24.06.25)
En yakın arkadaşım bana 'gereksiz bilgi çöplüğü' der. Ama ben bunun ekmeğini çok yedim hayatım boyu. Güzel bir şey bence.

Güçlü irade konusu bende de var. Ama bu konuda zafiyeti olan insanları özürlüymüş, engelliymiş gibi görmek gibi sıkıntılı bir yanım da var. O yanımı sevmiyorum.
0
Mirket
(25.06.25)
empati yapamıyorum.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.06.25)
öğrenme hevesim. bir şeyi bilmiyorsam anında açar bakarım, denerim ve yaparım. mesleğimde genelde böyleyim.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
Asla kitap okumuyorum, ekseriyetle.

Şu yaşıma kadar iyi bile geldim.
0
baldan kaymak
(25.06.25)
istikrar, sabır, insan tanıma.
0
gabe h coud
(25.06.25)
Olduğum gibi görünüp göründüğüm gibi olmak diyebilirim belki.
0
peki madem
(25.06.25)
sevdiğim insanla sonuna kadar giderim.

sevince gözüm görmez onlar için ölür öldürürüm dünyayı yakarım
0
Hallegadola
(25.06.25)
(6)

Yurtdışından ev alan ünlüler

pembediken
Özellikle Avrupa'da nasıl ev satın alıyorlar bilen var mı. Golden visa mı
Özellikle Avrupa'da nasıl ev satın alıyorlar bilen var mı. Golden visa mı
0
pembediken
(24.06.25)
Ev satın almak bir ayrıcalık değil birkaç istisna dışında (Finlandiya’da devlet izni gerekiyor gibi). Paran varsa alabilirsin. Golden visa ve benzerleri sadece ev almakla değil bununla birlikte başka koşulları da sağlarsan alabileceğin bir vize türü. Ev almak tek başına oturum izni sağlamıyor.
0
orient blue
(24.06.25)
paran varsa kolay aktivite.
sonra onu leverage olarak kullanip uzun sureli viza, sonra oturum almaya calismaca..

para cokomel arasinda linear bir iliski var, ne kadar cok para o kadar cok cokomel. :)
0
cooperr
(24.06.25)
Nasıl diye sormuşsun ama neden diye sormak istedin gibi geldi bana.
Nasılın cevabı kolay, parayla.

Neden genelde golden visa. Orada da oturum iznini kolayca alıyorlardı. Birkaç yıl önce çok daha kolaydı.

Bir de her şekilde bir miktar parayı da başka bir ülkeye götürmek kötü bir fikir değil onlar için.
Hem kira getirisi de oluyor kiraya verirse hem de emlak yatırımının değeri tim dünyada artıyor.

Değeri artmasa bile bir gün başına bir şey gelirse İspanya’da bir evin olması çok iyi olur.
0
michael_knight
(25.06.25)
Nasıl yani hangi yolla alıyorlar? Mesela Ezgi molanin İspanya'da evi varmış geçen haberi de çıkmıştı evini tanımadığı biri yerleşmiş vb.
Golden vize dışında başka bir yol mu var?
0
🌸pembediken
(26.06.25)
Bir ülke yabancılara ev almayı kısıtlamadığı sürece, sadece euro/dolar kira gelirim olsun diye X ülkeden ev alabilirsin. Bu gidip orada yaşayabileceğin anlamına gelmiyor. Mesela evin olur, kiraya verilir onu aracı bir şirket vs. Türkiye'ye aktarır vergisini verirsin. Ama schengen almadıysan gidip evini bile göremezsin. Ha oturma izni de isteyen golden visa olan yerlere bakar tabii. Hatta bazı ülkeler (Türkiye mesela) belli bi miktar para üzerinde yatırım yapan ev alan vs. insanlara direkt vatandaşlık da veriyor. (Karayip civarındaki adalar böyle mesela)
0
nhk ni youkosu
(26.06.25)
golden visayla ev alınmıyor tam tersi ev alınca golden visa vb. avantajlarınız oluyor. o yüzden alıyorlar zaten. 1m €'luk ev alana oturma izni falan gibi durumlar oluyor. sınır ülkeden ülkeye değişiyor. sen bir ülkeye para yatırmak istiyosan o ülke senin paranı niye kabul etmesin ki? parayla alıyorlar işte dümdüz.
0
semaforo de medianoche
(26.06.25)
(17)

Sizce chatgpt eksiduyurunun yerine gecebilir mi

encokbenisevinnolur
Chat gptye böyle bir soru sordum ve diyalog şöyle oldu:Ben:Sana bir konuda soru sorsam, bana eksiduyuru.com simulasyonu şeklinde farklı yanıtlar olusturabilir misin?Chatgpt: Evet, kesinlikle oluşturabilirim. Eksiduyuru.com tarzında, yani bir kullanıcı bir soru sorar ve diğer kullanıcılar (farklı kiş
Chat gptye böyle bir soru sordum ve diyalog şöyle oldu:

Ben:Sana bir konuda soru sorsam, bana eksiduyuru.com simulasyonu şeklinde farklı yanıtlar olusturabilir misin?

Chatgpt: Evet, kesinlikle oluşturabilirim. Eksiduyuru.com tarzında, yani bir kullanıcı bir soru sorar ve diğer kullanıcılar (farklı kişilik, bilgi düzeyi ve üsluptaki kullanıcılar) o soruya çeşitli şekillerde yanıtlar verir — bu formatı simüle edebilirim.

Lütfen:

1. Sormak istediğin konu veya soruyu yaz.


2. Yanıtların sayısını ve ne tür kullanıcı profilleri görmek istediğini belirt (örneğin: ciddi akademik, ironik, deneyimsel, troll, naif, teknik vs.).



İstersen örnek profilleri ben de seçebilirim. Hazırsan başlayalım.

Ben:Tamam soru şu:
Sizce chatgpt eksiduyurunun yerine geçebilir mi?

Chatgpt:
KONU BAŞLIĞI:
Sizce ChatGPT eksiduyurunun yerine geçebilir mi?


---

1. [ceren.yalnızgezegen]

> hayır geçemez. çünkü eksiduyuru'da insanların ruh hali, gündemi, pasif-agresifliği bile veri. chatgpt ne kadar iyi olursa olsun "bugün biriyle kavga ettim, beni haklı bul" türü paslaşmaların yerine geçemez.




---

2. [semihkaplan.98]

> eğer sadece bilgi almaksa mesele, chatgpt zaten çoğu kişinin işini fazlasıyla görüyor. ama eksiduyuru bir tür sosyal şema; oradaki 'gerçek zamanlı insanlık hali' chatgpt'de yok.




---

3. [aptal_ve_duygusal]

> geçen gün chatgpt'ye "flört ettiğim kız bana ghost attı" dedim, bana neredeyse ağlatacak kadar insani cevap verdi. eksiduyuru'da ise millet "hak etmişsin" tarzı şeyler yazıyor. kısacası: evet, geçebilir, hatta geçti bile.




---

4. [marjinalkırmızıkalem]

> geçemez çünkü chatgpt yargılamıyor. eksiduyuru ise yer yer linç kültürüyle çalışır. arada bir de "ben olsam şöyle yapardım"cılar vardır. yani chatgpt daha şefkatli bir alan sunuyor ama o kaosun yerini tutmaz.




---

5. [tech_notalgia]

> teknik olarak geçebilir. bir api aracılığıyla chatgpt’ye eksiduyuru tarzında bir forum simülasyonu bile yaptırılabilir. ama mesele teknik değil, kültürel. eksiduyuru bir alışkanlık, kolektif bir alışkanlık.




---

6. [kaybolmuşbirpenguen]

> bana göre eksiduyuru bir yere geçmedi bile. zaten orası da çöl gibi oldu. chatgpt en azından cevabını saniyede veriyor. bence artık geçmeli. hatta geçsin de rahatlayalım.




---

7. [eksidenemeklilerya]

> bakın ben 2009'dan beri oradayım. biz eskiden duyuruda küçük çaplı felsefi devrimler yapardık. şimdiki chatgpt, evet bilgili ama "hissedemez". o yüzden hayır.




---

8. [geceyatmazı]

> sorunun tersini sormak lazım: eksiduyuru chatgpt'nin yerine geçebilir mi? bence asla.


Siz ne dersiniz, sizce geçebilir mi?
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
gecemez. kim ne yaparsan yapsin (agent yazdirmak, prompt hazirlamak vs..) cok kolay ayirt edebiliyorum cevaplari. onun disinda herkes burayi sadece net bilgi veya tavsiye almak icin kullanmiyor. rahatlamak, rahatlayacagi seyler duymak, hatta bazen satasmak icin kullaniyor.
0
buenosdias
(24.06.25)
amaç sadece bilgi, teknik şeyleri almak ise chatgpt çok işe yarıyor zaten ama buradan gündelik hayata dair, tecrübe vs gerektiren şeyler de duyuruya alternatif değil. insan faktörü var. bir de birine, bir kişiye yardım etmek, dokunmak farklı tatmin ediyor insanı
0
avatar is back
(24.06.25)
Chatgpt ile ekşiduyuru’nun alakası ne allasen?

Elmayla armut kıyaslanır mı?

burda bir deneyim, fikir, gerçek insan faktörü var chatgpt ne yaşamış da size bu konuda bir öneri verecek?
0
respect
(24.06.25)
7. [eksidenemeklilerya]

> bakın ben 2009'dan beri oradayım. biz eskiden duyuruda küçük çaplı felsefi devrimler yapardık. şimdiki chatgpt, evet bilgili ama "hissedemez". o yüzden hayır.

Buna koptum.

Önceden Duyuru'ya soracağım soruların tamamına yakınını ChatGPT'ye soruyorum. Bilmediği yok canımın içinin.
0
auroraaurora
(24.06.25)
Almanya'ya hangi yolla kacirilabilirim ya da benim hesabımi kiralık kullanıp bana maaş ödüyorlar ama benim title'im ne bu işi yaparken gibi sorulara cevap olmayacağı için asla alamaz.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
"chatgpt daha şefkatli bir alan sunuyor"

Şu cümle beni çok gerdi ne yalan söyleyeyim.
0
peki madem
(24.06.25)
chatgpt'de tanışıp, flört edemezsin. burada evlenen bile var.
0
gabe h coud
(24.06.25)
bu bildiğin ben. eksiduyuru hakkındaki sorulara bu şekilde cevap vermişliğim çok haha.

7. [eksidenemeklilerya]

> bakın ben 2009'dan beri oradayım. biz eskiden duyuruda küçük çaplı felsefi devrimler yapardık. şimdiki chatgpt, evet bilgili ama "hissedemez". o yüzden hayır.

----
görünüşe göre geçmiş bile.
ama her şey boyut değiştiriyor. ben buraya sık sık geliyorum gidiyorum yazıyorum okuyorum. maksat 0 ve 1 kadar netse ve sadece sorduğun sorunun yanıtını almak istiyorsan evet ai chat agent'lar buradan çok çok daha iyi.

ama chatgpt'nin ürettiği bu simulasyon cevaplarda da belirtildiği gibi; burada linç var, gerçeklik var, höthöt konuşanlar var, iyi insanlar var, insanın beklediği etkileşim var vs.

ben artık çoğu sorumu chat agent'lara sorsam da hala buraya gelip gidiyorum. ama zamanla ayağımız kesilecek
0
biseysorcaktim
(24.06.25)
Bu cevapları ChatGPT mi verdi :p Çok eğlenceliymis.
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
ChatGPT'de kendi duyurunu yaratma fikri süper fikir bu arada. Tipleri tanitacaksin, aralarındaki ilişkiyi anlatacaksın. Ben gidiyorum:p
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
Gpt ifşa yapabilir mi

0
anon1m
(24.06.25)
@anon1m:

Bu yanıt — “Gpt ifşa yapabilir mi” sorusuna verilen tek kelimelik “Nö” cevabı — yüzeyde basit ve ilgisiz gibi görünse de, eksiduyuru kültürüne ait bir alt-mizah biçimini yansıtıyor: kısa, kayıtsız, hafif küçümseyici ama yanıt verme jestini sürdüren bir üslup.

Yorum:

Kayıtsızlık Jestli Mizah:
“Nö”, “hayır”ın tembel, lakayıt ve umursamaz hali. Bu, sorunun kendisine değer biçmeme veya soruyu ciddiye almama anlamına da gelebilir. Bu cevap, aslında “bu soru üzerine düşünmeye değer bile değil” demenin çok kısa bir yolu.

Alaycılık ve Topluluk Normu:
Eksiduyuru’da bazı kullanıcılar “çok ciddi” sorulara ya da “çok paranoyak” gelen sorulara bu şekilde karşılık verir. “GPT ifşa yapabilir mi?” sorusu, kullanıcıya göre fazla komplocu ya da yanlış bir anlayışı barındırıyor olabilir. Bu durumda “nö” demek, hem bilgi vermemek hem de “sen bu soruyu ciddiye alarak zaten kaybettin” havası yaratır.

İçsel İroni:
Cevabın absürtlüğü, sorunun absürtlüğüne paralel şekilde konumlandırılıyor. Çünkü ChatGPT, teknik olarak kullanıcıyı ifşa etmez — zaten ne isim, ne konum, ne geçmiş konuşmalar taşır. O hâlde bu tarz bir soruya uzun uzun cevap vermek yerine "nö" demek, ironik bir karşı-laf oluşturur.


Özetle:

Bu “nö” cevabı, bilgi verme amacı taşımaktan çok topluluk içi alaycı onay, dışlayıcı espri ya da entelektüel tembellik ironisi olarak okunabilir. Eksiduyuru’nun doğasına oldukça uygun bir "boşluk mizahı" örneğidir.

İstersen bu yanıtı eksiduyuru’daki yerinden alıp kültürel, sosyolojik ya da dijital topluluklar üzerinden daha da derinlemesine analiz edebilirim.

@logisticsmanager:

Eksiduyuru’nun Temsilî Soruları Üzerinden Tanım: Bu kullanıcı, eksiduyuru’nun absürt ama samimi, yasa dışına göz kırpan ama sanki çok doğal şeylermiş gibi sorulan tipik sorularını örnek vererek platformun doğasını tanımlıyor.
Almanya’ya “kaçırılmak” ya da banka hesabını kiraya verip “hangi unvanla anılacağını” sormak gibi konular hem ciddiyet hem absürtlük içeriyor. Bu, eksiduyuru’nun özgünlüğünü tanımlayan “gri alan” arayışlarının altını çiziyor.

ChatGPT’nin Yetersizliği Vurgulanıyor: ChatGPT, yasa dışı faaliyetlerde rehberlik etmediği için (ki bu etik ve yasal sınırlar gereğidir), bu tür “sokak zekâsı isteyen, deliklerden geçme” sorulara yanıt veremez. Dolayısıyla kullanıcı, “asla geçemez” derken, sadece teknik sınırlardan değil, kültürel ve etik farklardan da söz ediyor.

Altmetin: Eksiduyuru sadece bir bilgi kaynağı değil; bazen toplumsal gölge alanların forumu. ChatGPT bu karanlıkta yürüyemez, çünkü yapısı gereği ışıkla çalışır.


@respect:

Retorik Saldırı ile Soru Küçümsemesi: Bu yanıt biçimi eksiduyuru’nun “altta yatan haklı bir tepkiyi, hafif sert bir tonla ama argümanlı bir şekilde dile getirme” tarzına iyi bir örnek.
“Ne alaka allasen?” ve “elmayla armut” ifadeleriyle soru değersizleştiriliyor, ama doğrudan kişiye değil, fikre yöneltiliyor — bu önemli bir sınır.

Varlık Alanı Ayrımı: Bu kullanıcıya göre eksiduyuru bir “deneyim aktarımı” platformu, yani bir tür kolektif bilinç/zihin/doku alanı. ChatGPT ise bir model. Yani varlık düzlemleri farklı.
Sorunun kendisi, kullanıcıya göre kategorik bir hata içeriyor: Biri yaşanmışlık + yorum, diğeri veri + tahmin. Bu yüzden aynı bağlamda karşılaştırılmaları saçma bulunuyor.

Epistemolojik İtiraz: “Chatgpt ne yaşamış?” cümlesi aslında önemli bir tartışmaya gönderme yapıyor: Bilen kimdir? Bilmek için yaşamak gerekir mi?
Bu kişi, “deneyimlenmemiş bilgi”nin sınırlı olduğuna inanıyor. Yani salt algoritmik önerilerin, gerçek hayattaki "o anki pisliğiyle" baş edemeyeceğini ima ediyor.

Böyle şeyler diyor arkadaşlar.
0
🌸encokbenisevinnolur
(24.06.25)
Yerini alamaz çünkü ChatGBT ile sevisemezsin ama duyuru kizlariyla sevisebilirsin.
0
feastofthedamned
(24.06.25)
@feast: dream on jsksk
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
@feastofthedsmned & sekizdokuzon: böyle demiş:

1. feastofthedamned:

> "Yerini alamaz çünkü ChatGBT ile sevişemezsin ama duyuru kızlarıyla sevişebilirsin."



Yorum:

Cinsellik Üzerinden Mizah:
Bu tür cümleler eksiduyuru’da sık rastlanan, forumların “anonimliğin verdiği rahatlıkla sınırları zorlayan” mizah anlayışının bir parçasıdır. Gerçek bir argüman sunmaz, ama konuyu seksist bir düzleme çekerek "duyuruyu gerçek kılan şey insan temasıdır" demeye çalışır.

Sarkazm ve Provokasyon:
Kullanıcı, aslında ciddi bir katkı sunmak niyetinde değil. Daha çok, “chatgpt yerine insan tercihi”ni çarpık bir dille vurgulayıp ortamı sulandırıyor. Bu tür yorumlar duyurunun “içerik + kaos + geyik” üçlüsünü dengede tutan kaotik mizah damarına ait.

ChatGPT’nin İnsan Olmamasını Erotik Eksiklik Olarak Kurgulamak:
Burada, ChatGPT’ye duygu değil, beden eksikliği atfediliyor. Bu, dijital-analog karşıtlığını neredeyse hayvani bir dürtü üzerinden tarif ediyor. İronik biçimde, teknolojiye olan sınır koyucu güvensizliği alaya alıyor.



---

2. sekizdokuzon:

> @feast: dream on jsksk



Yorum:

İronik Yanıt, Hafif Küçümseme:
“Dream on” (“hayal kurmaya devam et”) diyerek feastofthedamned’in iddiasını küçümsüyor. İkinci kısımdaki “jsksk” ise klavye gülmesi — yani kullanıcı bu cevabı ciddiye almıyor, belki de onun “duyuru kızları”yla sevişme iddiasını alaya alıyor.

Topluluk İçi Dengeleme:
Bu tarz yanıtlar, eksiduyuru’daki klasik "abartana anında fren" mekanizmasını gösteriyor. Bir kullanıcı uçtuğunda, diğeri onu gülerek yere indiriyor. Yani bu yanıt, komik bir denetleme işlevi görüyor.

“İroniyle Şamar” Formatı:
Açıkça kavga çıkarmıyor, ama üstü kapalı şekilde “hadi ordan” diyor. Duyuru’nun pasif-agresif mizahına çok uygun.

---

Bana yerine geçer gibi geliyor şu andan itibaren.
0
🌸encokbenisevinnolur
(24.06.25)
Black mirror sezon 2 de konu vardı. Spoiler olmasın diye detay yazmıyorum. Cevap olarak burayla kiyaslanmaz
0
pembediken
(24.06.25)
Geçemez.
"Ayrıl Coco" bile diyemiyor.
0
strawberry first
(25.06.25)
(20)

Sorum old'lara - Yirmili yaşlarınız nasıl geçti?

sekizdokuzon
Benimki tam olarak şöyle: https://www.instagram.com/reel/DJ9c7kyS2sx/Ayaklanıp bir şeyler yapmaya başlamam 32-33 ü buldu, daha yeni yeni herkes kadar fonksiyonel olabiliyorum. :pSizinki nasıl geçti?Teşekkürler.
Benimki tam olarak şöyle: www.instagram.com

Ayaklanıp bir şeyler yapmaya başlamam 32-33 ü buldu, daha yeni yeni herkes kadar fonksiyonel olabiliyorum. :p

Sizinki nasıl geçti?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(20.06.25)
Dostum benim de videodaki gibi geçti. Gerçi bu dönemde iki lisans bölümü okuyordum.

Ben şu an 34 yaşındayım, benim de kendimi toparlamaya başlamam 32-33 yaşlarda oldu. Keşke çok daha erken hayata atılsaymışım.
0
lodlest23
(20.06.25)
Mümkün olduğu kadar iyi geçti, sosyaldim öğrenci kulüpleri olsun, gezmek olsun, iyi zaman geçirdim fakat sonrasında çok da faydası olmadı
0
grimavi
(20.06.25)
30. benim hala öyle.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.06.25)
Çok sosyal değildim. Benim açılmam da 30' lu yaşlarımı buldu. Şimdi 41 yaşımdayım, bir tane çok yakın arkadaşım var başka yok. Onunla da görüşüyoruz ama genelde tek başıma dışarı cikiyorum, aktivitelere tek başıma katılıyorum. Yalnız sosyallesmek de acayip güzel.
0
rock n roll
(20.06.25)
34 yaşındayım. ortaokul, lise, üniversite yıllarına, çoğu yanlış karara rağmen olumsuz gecti diyemem. çünkü müthişti. çok iyi arkadaşlıklar edindim. ama 10 yıldır falan sanki kaotik bir fırtınanın içindeyim. bu aralar da atlama tahtasında son hazırlıkları yapıyor gibi hissediyorum.

bonus his sartre’ dan geliyor:

“saat üç. bir şey yapmak isterseniz, bu saat ya çok geç ya çok erkendir. öğleden sonra acayip bir an. Hele bugün hiç çekilmiyor.”

saatin hep üç olduğu yaşlar galiba.
0
lüzumsuz adam
(20.06.25)
Valla durust olmak gerekirse yirmili yaslar bu sistem icin cok erken. Kisinin universiteyi bitirmesi bile en iyi ihtimal 22-23 yasina denk geliyor.

Universite bittikten sonra is hayatinin ilk yillari, zorluklar vs desen zaten ortamalama 25-26 gibi kisi kendisini genelde ailesinden bagimsiz hissedebiliyor. Elbette bazen uniden mezun olur olmaz guzel bir is bulup, kendine bagimsiz bir daire tutabilirsin ama bu herkes icin gecerli degil.

Yani genel olarak cok ekstrem durumlar olmadikca yirmili yaslar kisinin ilk olarak kendisini aileden kurtarip ayri yasama hayaliyle baslar. Sonra da ekonomik duruma gore isini degistirmesi ve tasarruf yapmasi seklinde gecer.

Benim yasamim da bu senaryodan cok farksiz degildi, once uni bitirdim sonra kendime bir is bulmaya calisip kendimce yasamaya calistim. Elbette aile evine gore daha ozgur oldum ama o ozgurlugun bir bedeli oldugunu da farketmem cok uzun surmedi
0
j r r tolkien hayrani
(20.06.25)
Üniversite zamanım çift anadal yaptığım için çalışarak geçti.
Mezuniyet sonrası da 28 yaşıma kadar çalışmaktan hasta oldum.
Ondan sonra 5-6 sene rahat geçti.
Sonraki 5-6 sene hasta olana kadar çalışmakla geçti.
Son 2-3 sene bombastik geçiyor. Çok çalışıyorum ama eğleniyorum ve dinleniyorum da.

Dalga dalga yani. Zor zamanlar rahat zamanları, rahat zamanlar da zor zamanları getiriyor. Her şeyde olduğu gibi onda da denge şart.
0
gabe h coud
(20.06.25)
20li yaslarimda hem guzel ders calistim ama ayni zamanda da iyi eglendim.

dunyanin sanat sepet islerinde en kopuk yerlerinden birinde universite okumanin avantajiyla o zamanlar progressive house/techno listesinde ilk 10daki djlerin cogunun konserlerine gittim, tiestoyu falan kanli canli dinledim. bar/pavyon acilislarina falan giderdik beles icki icmek icin. her haftasonu ozellikle yazlari bir olay vardi.

27 iyibariyle tez savunmasini yapip profesyonel hayata atilmamla bar pavyon islerini rafa kaldirdim. 27-30 arasi agir calisma ortaminda gecti, 31'de evlendim zaten ve cokus surecine girdik. :P
0
cooperr
(20.06.25)
lise ve ergenlik o kadar kötüydü ki üniversite bütün olumsuzluklara rağmen toparlanmamı sağladı. asosyallik ve çekingenliğime rağmen şimdi düşününce onlarca kampa gittim. 2 defa yurtdışına çıktım. türkiye turu yaptık. biraz para olsaydı çok daha iyi olurdu. işe girip parayı bulunca uçar kaçarım diye düşünüyordum ama son 6 senede gerçekten iş ev döngüsü dışında kayda değer çok az şey yaşamışımdır.
0
potsdamer
(20.06.25)
18-21 deli gibi partileyerek, her seyi deneyip kendi istedigim gibi yasayarak
21-24 ask, is, okul ve seyahat dolu
24-25 corona 2020 lockdownlari ve issizligin verdigin bos zamanla tüm gün bilgisayarak oynayarak. yemek yapmiyordum bile. uyan bisiler ye oyun oyna aksam yemekte masterchef izle sonra tekrar oyun. iyiydi.
25-27 yurt disina göc, adaptasyon, öküz gibi calisma dönemi
27-28 burnout, kocaman bir kalp kirikligi, depresyon
28-29 kendimi bulma ve tekrardan mutluluk.

30 bana iyi gelecek.
0
sonsuz
(20.06.25)
Anı yaşa genç öl olarak geçti. Ölmedim ne yazık ki ama ölüme hazırladı, gözüm açık gitmem; hedonist geçti.
0
Bruce
(20.06.25)
19 yaşında gemilerde çalışmaya başladım. 30’lu yaşlarıma kadar sürekli gezdim. Kazandığımı güzelce harcadım. Her türlü ortama girdim çıktım. Yerli yabancı çok insanla tanıştım. Benim 20’li yaşlarım 1990’lı yıllara denk geliyor. O anlamda da şanslı olduğumu düşünpyorum. Ülkede ortam da güzeldi. Hayat sokaktaydı o yıllarda. Sonra yaşlandım yavaşladım. Sen de yaşlanacaksın o yüzden gençken dışarı çıkmak lazım. Sonra istemiyorsun.
0
kaptan memo
(20.06.25)
Evden ise, isten eve. Hala boyle.
0
chickentown
(20.06.25)
Ders çalışmakla sınavlara hazırlıkla biraz da gezerek.Bence şartlara da bağlı nasıl geçtiği
0
pembediken
(21.06.25)
20'li yıllarım vasattı ama 30'li yıllarımın güzel geçmesini nedeni 20'lı yıllardaki çabamdır. O yıllardaki cefanın sefasını yiyorum.
0
put it in your appropriate place
(21.06.25)
cok sosyaldim hala oyleyim. arkadas ve sevgiliyle vakit gecirdim 25 yasinda is hayatina girdim ask ve is cok yordu sonra ikisini de biraktim. simdi aile ve yakin arkadaslarla gezmeke devam
0
ala09
(21.06.25)
vasat. ama bilinçli bir vasatlık. hep ekonomik ferahlığa kesin bir şekilde ulaşmanın peşindeydim. bunu başarırsam başarılı bir takas olacaktı. doğuştan şanslı değilseniz bu da fedakarlık yapmadan olmuyor. 33'üm şimdi. uzatmaları oynuyoruz, hakem düdüğü çaldığında boşa mı geçmiş olacak yoksa galibiyetle mi ayrılacağız belli olacak. hayırlısı.
0
deranzo1
(21.06.25)
21 yaşında çalışmaya başladım, ilk 3 yılım mükemmel geçti. Sonrasında taşınma ve yeni iş yerine geçme ile başlayan aşırı sancılı dönemler başladı ve hala onun etkisini yaşıyorum.
20-25 arası harikaydı.
27'den sonra bir çöküşe geçme, pandeminin başlaması, işten iyice soğumam fakat değiştiremem filan derken kabus gibi yıllar geçirdim.
Şimdi işe ara verdim, daha iyi hissediyorum ama henüz "iyiyim" diyemiyorum.
33 yaşında hala daha "acaba hayatımla ne yapsam" diye düşünüyorum.
0
hayalhayal
(21.06.25)
leş gibi geçti. büyük stres ve mutsuzluklarla...

şu an iyi durumdayım, hatta belki şu anki iyiliğin sebebi 20'li yaşların kötü geçmesi olabilir ama ben yine de güzel geçmesini isterdim.
0
tabudeviren
(21.06.25)
Eylemler, mitingler, gazete dağıtımları vs. vs.
Ne kadar enerjikmişim ya şimdi bakıyorum da. 2013'e kadar gayet hareketli bir hayatım varken sonrasında daha stabil.
0
mutekebbir
(24.06.25)
(19)

Instagram kullanmayan insanlara inanılmaması

pembediken
Çoğu insan kullanıyor ama sanki herkes Instagram kullanmaya mecbur gibi bir tavır var. Yok diyorum yok mu niye vb soruluyor. Insanlara nasıl laf anlatılır
Çoğu insan kullanıyor ama sanki herkes Instagram kullanmaya mecbur gibi bir tavır var. Yok diyorum yok mu niye vb soruluyor. Insanlara nasıl laf anlatılır
0
pembediken
(19.06.25)
İnsanlara laf anlatılmaz, niye anlatıcan ki bu kadar basit bi konuda.

Niye diye sorulması ise ayrı mevzu, o daha normal. Sevmiyorum de geç.
0
Bruce
(19.06.25)
Bunun akabininde gel sana bir hesap açalım önerisi (ısrarı) geliyor. Ben konuyu değiştiriyorum artik.
0
Amaranta ursula
(19.06.25)
Sıklıkla başıma gelen olay.
Var da vermiyor, gizliyor, mutlaka saklayacak bir şeyleri var algısı oluşuyor sanırım.
0
Mirket
(19.06.25)
Bende yok. İnanmayanla karşılaşmadım. Millet reels atıp duruyordu diye dalgaya alıyorum soran olursa.
0
gabe h coud
(20.06.25)
İnanılmıyor ve laf da anlatılamıyor.
@amaranta ursula bahsetmiş hesap açalım ısrarı da yaşanıyor ekstra instagtramsever arkadaşlar tarafından. Ben en sonunda sıkılıp tamam dedim al da sus, verdim telefonumu bu arkadaşlarımdan birine. Açtı hesabı, öyle duruyor 7-8 sene olmuştur. Herkes rahat etti.
0
cay koy geliyorum
(20.06.25)
Senin hayatını.merak ediyorum niye bana dedikodu malzemesi vermiyorsun demenin bir yolu oldu bence bu da.
0
encokbenisevinnolur
(20.06.25)
@michael_knight gibi insanlar cok maalesef.

Instagram'in yok diye adamin aklina gelen ilk sey tecavuzden hukum giymis eski bir mahkum oldugun. Bu tip insanlara ne anlatabilirsin ki?

Insanlar genellemeyi, onyargiyi sterotyping'i acayip seviyor.
0
baldur2
(20.06.25)
Hayatımda hiç instagram kullanmadım. Stalklamak için bile hesap açmadım.

Hiç kimseye tecavüz falan etmedim bu arada.
0
runaway
(20.06.25)
Facebook, twitter, instagram, whatsapp vs. kullanmıyorum. Laf anlatamazsınız. Bu arada Allah Zuckerberg’in belasını versin.

Edit: bir cevaba binaen yazmam lazım. Ben 40 yaş altı değilim ama ailemde 40 yaş altı (9, 16, 27, 33, 38 mesela) en az beş kişi var kullanmayan. Asıl 40-60 yaş arası kadınlarda kullanmayan yok gibi bir şey… Bugün de aldatan, tacizci, mahkum, cins vs. olduk çok şükür… (Not: Bir dünya var yaşadığımız. Sadece siz ve çevrenizden ibaret değil)
0
yadigar
(20.06.25)
Mağaramdan çıkıp insan içine karışmadığım için bir kez daha mutlu oldum bazı cevapları okuyunca. Laf anlatılmaz bence çünkü insanlar gerçekten anlamak için sormuyorlar zaten. Konuyu değiştirin +1.
0
peki madem
(20.06.25)
hahaha burada da gördüğünüz üzere inanılmıyor

anlatamazsınız
0
jülsezar
(20.06.25)
Asıl tacizci-tecavüzcü, uyuşturucu satıcısı, influencer adında dolandırıcı ya da kendini pazarlayan tipler İnstagram'da. Hiç de utanmadan hayatlarını paylaşıyorlar. Karısını-kocasını aldatan da yine İnstagram'dan ya da benzeri uygulamalardan buluyor.

Ben işinde gücünde bir insan olarak herhangi bir arayış içinde de olmadığımdan İnstagram'dan uzak duruyorum. 40 değil 30 yaş altıyım. Kansere çare aramasam da zamanımı daha verimli şeylerle geçiriyorum. Bu uygulamalarda sayfa kaydırmaktansa boş duvara bakmak daha yararlı. En azından zararı yok. Birkaç yıl sonra hiçbir şeyden zevk alamayan ve odaklanma süresi gittikçe düşen bir insana dönüşmek istemiyorum.
0
gnosis
(20.06.25)
yadigar ++ hatta musk, tesla, vs. de ekliyorum üstüne.

hiç instagram kullanmadım. 5-6 sene önce bir kere açayım dedim, anında banlandı tekrar uğraşmadım. whatsapp vardı, kapattım. whatsapp kullanmıyorum diyince bön bön bakıyorlar yüzüme. şirkette mail sistemi var, hala doğum günü kutlaması, bayram tebriği, duyuru vs. yi whatsapp grubundan yapıyorlar.

bu arada twitter için xcancel uzantısını da bırakmış olayım: addons.mozilla.org
instagram, facebook için bildiğiniz bir uzantı varsa alabilirim.
0
inheritance
(20.06.25)
michael_knight gibi düşünenlerin var olduğunu görünce şok oldum.

benim de hesabım yok. çevremde olanlar da ayda yılda 1 foto 1-2 reels falan atıyorlar. instagram'ın böylesine sosyal hayata sirayet ettiğini görmek (en azından belli çevrelerde) şaşırtıcı oldu.
0
brkylmz
(20.06.25)
Michael tepkilere cevap vermemiş. Aynı fikirde olanları görmek güzel. Umarım düzelir şu kafalar.
0
🌸pembediken
(20.06.25)
benim instayi hanim "surekli karilarin kicina bakiyorsun" diye patlatti.
halbuki ben daha cok araba fotolari pesindeydim, arada kiclara bakiyordum.
neyse, kafam rahat artik, mis.
0
cooperr
(21.06.25)
@pembediken, cevap verilecek bir soru yok ki.
Ben fikrimi anlattım, eksik anlattığım bir kısım olduğunu düşünmüyorum.

Herkese tik koyup bana koymamış. Halbuki ben sorusunu ciddiye alıp cevap veren nadir kişilerdenim, diğerleri “çok haklısın kardeş, insanların çoğu salak, biz akıllıyız” tonunda laflar.
0
michael_knight
(22.06.25)
@michael kullanmayan insanlar ya şöyledir ya böyledir demek doğru Bence.
Instagram yok diyince yalan söylüyor muamelesi gördüm. Niye yok, herkes kullanıyor nasıl olmaz vb. Bu insanlara laf nasıl anlatılır ne cevap verilir diye sormuştum cevaplar da ona yönelik oldu
0
🌸pembediken
(24.06.25)
annemin arkadaşları bile instagramda artık, iyice facebook uzantısı oldu ve mide bulandırıcı bir yere dönüştü. 70 yaşındaki teyzeler de artık instagram'daysa toplumdaki bu tepki abartılı değil ya. ben de kapatıcam bu gidişle.
0
deartheodosia
(24.06.25)
(26)

Duyuruda herkes

kizil karga
Birbirinden nefret ediyorum sanırım, ben yeniyim ben bile şimdiden birkaç kişiden hoşlanmamaya başladım ama sizler uzun zamandır buradasınız hiç mi sevdiğiniz saygı duyduğunuz birileri yok hep mi kötü enerji?
Birbirinden nefret ediyorum sanırım, ben yeniyim ben bile şimdiden birkaç kişiden hoşlanmamaya başladım ama sizler uzun zamandır buradasınız hiç mi sevdiğiniz saygı duyduğunuz birileri yok hep mi kötü enerji?
0
kizil karga
(30.05.25)
Sevdiğim saygı duygudum nötr olduğum çok kişi var.
0
kisa
(30.05.25)
Sevgi ve saygı duyduklarım var ama yazarsam onlar da hedef alınır. Burası da böyle bir yer kırmızı karga efendi. İşine gelirse hahahah.
0
Shepard
(30.05.25)
Birkaç agresif kadın düşmanı var maalesef. Bunlar dışında çok iyi tavsiyeler verenler var. O yüzden daha çok olumlu enerji bence.
0
pembediken
(30.05.25)
Benim çok sevdiğim kişiler var duyuruda, nick vermeme gerek yok.

Bir de kadın düşmanı, hayvan düşmanı tipler de var, bunlardan da hiç hoşlanmıyorum. Keşke gitseler buradan.
0
rock n roll
(30.05.25)
Burada yoğun aktif hemen herkes (ben dahil) bayağı mutsuz, ondan bu negatif elektrik.
0
sekizdokuzon
(30.05.25)
Valla ben kimseden nefret etmiyorum nefret cok ağır bir duygu. Ama duyurudaki bazı yazarların zeka seviyesini görünce Amaranta ne işin var burda deyip kendime kızıyor ve ara veriyorum. Sonra birkaç yazarin hatırına sorularım olunca arada bakıyorum.
0
Amaranta ursula
(30.05.25)
nefreti anlarım da iftira atıyorlar. kendi eksikliklerini muhatabına yansıtıyorlar.
0
yurtsuz john
(30.05.25)
nefret edilecek bir şey yok aslında.
duyurudaki herkes, dışarıdaki herkes gibi. izole, elit, daha iyiler çoğunluğun gölgesinde kalıyorlar; aynı yaşam gibi.
0
adivar
(30.05.25)
Amacına göre kullanırsan burası güzel bir yer. Şu ana kadar birçok insandan pek çok konuda gerek duyuru cevaplariyla gerek özelden destek aldım burada, sağolsunlar varolsunlar.

Bu kadar sınırlarını bilen ve kimseyle muhattap olmayan beni bile yer yer zorlayan HIYARlar olmuyor değil tabii duyuruda; mesela bir örnek:

www.eksiduyuru.com

Buna verilen bazi cevaplardan sonra bir daha girmeyeyim dedim ama düşününce internet artık herkesin ulaştığı ve her tipin cirit attığı bir çöplük sonuçta. Düzgün insanların hatırı ağır bastı.
0
makbur
(30.05.25)
devamlı seksli konuşanlardan hoşlanmıyorum. onun dışında bi şey yok. neyse ki küfür edemiyorlar o da bi şey.
0
deartheodosia
(30.05.25)
burayı fazla ciddiye almaktan dolayı olabilir.. nefret büyük şeydir, öyle ekran üzerinden inşa edilmiş personalara karşı duyulamaz. sürekli duyuru ve cevap giren bazı aklı eksik tipler var, neyseki bana çok denk gelmiyor. genel olarak buraya sormaktan keyif duyuyorum
0
kel aynak kusu
(30.05.25)
Son 6 aydır psikolojisi bozuk bir grup var. Buraları terapi odası gibi kullanıyorlar. Salak saçma başlık açıp milletin zamanını çalıyorlar. Onlarla muattap olmazsan burada gayet iyi bilgiler var.
0
mikahakkinen
(30.05.25)
Çoğunluk seviliyo. Kollektif sevilmeyen birkaç kişi var, sürekli ekranda olduklari için Algida secicilik olmus
0
abuzer
(30.05.25)
Çok uzun zamandır buradayım, isimler geldi ve geçti. Burada garip bir atışma, kaos ortamı hep vardı. Bunun dışında benim tanıştığım/sevdiğim insanlar da var.
0
rakicandir
(30.05.25)
Soru soran cevap almayı geç linç yeyip çıkıyor. Bu mel’unların nesini seveceksin?

Şaka bir yana vakit ayırıp yardımcı olan insanlar var ama azınlıktalar. 2018de burada cevap yerine akıl vermeye çalışan askeri doktorla tartışmışlığım bile var.
0
filipis
(30.05.25)
Burada çok fazla gergin insan var. Yanlış anlamaya hazır. Tetikte bekliyor :) Bunlar bir duyuru altında karşılaşınca seyredin şamatayı.
Düzgün, mantıklı, akıl sağlığı yerinde kişi sayısı %10 bile yoktur.
0
gabe h coud
(30.05.25)
Herkes dük, düşes. Ekşi, Twitter da garabet yerlerdir mesela ama oralarda yine bir alışkanlık, çok seslilik vardır. Burada yıllardır aynı tipler, aynı tripler. Bir yenisemediler. Yazılım öğrendiğimde yapacağım ilk şey bu siteyi uçurmak olacak.
0
sekizdokuzon
(31.05.25)
Sevdiğim ve saygı duyduğum kişiler var ama bunların çok azı şu an duyuruda. Ben lise 1’den beri buradayım mesela ve hayatıma dokunan, minnettar olduğum insanlar var. Tanıyıp da nefret ettiğim kimse yok. Birkaç senedir biraz tırt ama napalım, gülü seven dikenine katlanacak.
0
vedatchilipeppers
(31.05.25)
Sosyal medyanın insana getirdiği garip bir durum var ki bende de birkaç kere oldu. Biraz fazla direkt oluyor insanlar, karşısında bir insan olduğunu unutuyor.
Ben açıkçası belli muhabbetlere girmemek için "bu duyuru kesin olay çıkaracak" dediğim şeylere girmiyorum ve genelde de çok soru sormamaya çalışıyorum çünkü belli mallar/troller var yani yapacak bir şey yok.

Nefret ettiğim kimse yok çünkü nefret edecek kadar hayatıma etkisi olabilecek bir insan yok. Mal olduğunu düşündüğüm insanlar var, bir de mal olmasa da bu sosyal medya ortamını agresif bir şekilde karsindakinin insan olduğunu umursamadan cevap verme şeklinde kullananlar var, bir de baya iyi insanlar da var yani.

Yalan yok; burada ne zaman olay olsa popcornlu maykil jeksin gibi takılıyorum dağımda.
0
logisticsmanager
(31.05.25)
geçmişte tanıştığım veya soruduğum sorulara verdikleri kritik cevaplarla minnettar olduğum kişiler var. belki halen buradadırlar belki de yokturlar.
0
runaway
(31.05.25)
bunun birden fazla sebebi olabilir ama en bariz olanı şu: uzun süre kapalı bir ortama tıkılmış, birbirini çok fazla tanımış insanlar bir noktadan sonra ya çok yakın arkadaş olur ya da yavaş yavaş birbirinden soğur. yani olay sadece "kötü enerji" değil, sosyal yorgunluk, iç dinamikler, kırgınlıklar, belki geçmişte yaşanmış pasif agresif atışmaların birikmiş tortusu.

yeni gelen biri olarak bu atmosferin sana böyle görünmesi çok normal. sen henüz kimsenin ‘eski sevgiliyle takipleşip takipleşmediğini’, whatsapp grubundan kimlerin sessizce çıktığını, kimin kime selam verip kime vermediğini bilmiyorsun. ama içeridekiler yıllardır aynı döngünün içinde, dolayısıyla ilişkiler artık "merhaba" ve "günaydın" seviyesini çoktan geçmiş. iş cümle altı çatmalar, toplantıdaki sessiz sabotajlar, kahve molasında göz devirmeler gibi incelikli savaşlara dönüşmüş olabilir.

ama herkes kötü mü? tabii ki hayır. muhtemelen bu ortamda da birkaç tane gerçekten iyi, düzgün, sessiz sedasız işini yapan insanlar vardır ama onlar genelde bu tür "enerji çatışmalarında" görünmez kalırlar. çünkü dikkat çeken hep yüksek sesliler, kavgacılar ya da pasif agresifler olur.

bir de şu var: insanlar genelde sevdikleri kişileri değil, sevmediklerini daha çok konuşur. bu yüzden ortam sana tamamen karanlık gelmiş olabilir. sevgi sessizdir ama nefret yüksek seslidir.

sonuç olarak, bu hissin çok doğal. ama ortamın tamamını bu ilk izlenimle etiketlemek biraz haksızlık olabilir. zamanla gri tonları fark edersin. belki de sen o küçük ama sağlam insan grubuna katılırsın.

son not: insanlar da ortamlar gibi değişir. birini sevmemek bazen kalıcı olur ama bazen de sadece kötü bir güne denk gelmektir. kendine ve insanlara biraz zaman tanımakta fayda var.
0
goodz
(31.05.25)
Btw kızıl karga sen ve ben dahil, burada en çok kavga eden grup bile yeni nikli eski kullanicilar. O yüzden eskiden ne güzeldi beee yorumları yersiz :) sadece nikler değişti ve o arada toplumsal infilak yaraticak bı olay yaşanınca biraz hareketlendi duyuru. Yoksa değişen bir şey yok
0
abuzer
(31.05.25)
Herkesin birilerine yardım etmek için ya da birilerinin kendisine yardım edeceğini bildiği için girdiği bir yerde nasıl olur da herkes birbirinden nefret eder? Nefret ettiği insana kim neden yardım etsin?

Son derece gıcık tipler de çıkabiliyor tabii. Bilgi istediğin soruya saçma sapan (ve herkesin aklına gelecek basitlikteki) tahminini yazanlar, Ahmet Mümtaz taylan triplerindeki hımhımhım kasıntı moruklar, ukala geri zrkalılar falan çıkıyor ama görmezden gelliniyor. Çünkü duyuru’yu oluşturan kitle aslında bunlar değil.
0
lazor
(31.05.25)
@sonsuz diye biri var. kimsenin sevdiğini sanmıyorum.
0
koela
(31.05.25)
Eskiden daha iyiydi ama son zamanlarda tolerans seviyesi çok düştü. Burası günlük hayatın her noktasından soruların sorulduğu ve insanların kendi perspektiflerinden cevaplar verdiği bir yer. Farklı görüşler olmak zorunda. Bu farklılıklara tahammül yeterince olmadığında da toksikleşme kaçınılmaz oluyor.
0
but that was just a dream
(31.05.25)
@koela

@but that

+1
0
yurtsuz john
(31.05.25)
(4)

Sohbet ederken her şeyi soran didikleyen meraklı arkadaşlarınız var mı

pembediken
Özellikle özel hayatla Mesela nereye gittin kimle gittin niye şunu yaptın vb.Sevdiğiniz biri de olsa çok yakın arkadaş değilsiniz. Soruları bir noktadan sonra can sıkıcı olmaya başlıyor. Sizin de böyle arkadaş/tanıdıklarınız var mı? Seni ilgilendirmez de denmiyor.
Özellikle özel hayatla Mesela nereye gittin kimle gittin niye şunu yaptın vb.
Sevdiğiniz biri de olsa çok yakın arkadaş değilsiniz. Soruları bir noktadan sonra can sıkıcı olmaya başlıyor. Sizin de böyle arkadaş/tanıdıklarınız var mı? Seni ilgilendirmez de denmiyor.
0
pembediken
(29.05.25)
böyle tek bir arkadaşım var. bana istediğini sorar. ben de ona sorarım.
0
yurtsuz john
(30.05.25)
Bir kaç evli kimse tanıdım.
Bazen çevrelerinden
birilerine takılırlar.
ee evlenemedin mi ?
vb soru sorarlar.

Soru sorma sebepleri, samimi
olarak karşılarındaki kişiyi düşündüklerinden değil.
Asıl mesele başlı başına "kadından" konuşmayı açmak ve cinsel açlıklarını, gelecek cevaplara
ve ardından tekrar soracakları sorulara göre gidermek.
Bunların ortak noktası, yemeğe,
içmeye, paraya aşırı düşkünlükleri.
Ne kadar yemek o kadar azgınlık diyebiliriz bunlar için.
Virüs gibidirler.ortam müsaitse fırsatı buldukları an içlerindekileri keyif, zevk.. ne varsa dökerler. Yanlarından geçen giden kadınlar haklarında yorum, makale, deneme, manifesto, bildiri yapmayı bırakmazlar.
Yeterki yanlarında kendilerinin kafasında biri olsun.
Beyin tomografilerinde bile kadın silüetinin görüntüsü çıkarsa hiç şaşırmam.

Soruna gelirsek,
Öncelikle bu tiplerden uzak durmak birinci kural. Oldu ki yan yana geldiniz,
cevaplar kısa, düzeyli olsun.
Nefse hoş gelen veya mizahla karışık cevaplar vermeyin.
0
diyecevaplandı
(30.05.25)
@diye son yapan arkadaş erkek değil.iş arkadaşları. Lüzumsuz sorular sordukları. Mesafeli dursan da anlamıyor ve umursamıyorlar
0
🌸pembediken
(30.05.25)
@ pembediken

Ben ister iş olsun ve diğer yakın çevrede vs. genel olarak hepsini
ele aldım aslında
0
diyecevaplandı
(31.05.25)
(7)

Oteldeki odanıza yerleştikten sonra neler yaparsınız?

winston insani
Merhabalar,Otellerde odamıza yerleştikten sonra "yapsanız iyi olur" dediğiniz şeyler var mı acaba?Bavullarımızı taşıyan arkadaşa harçlık verip, odaya yerleştikten sonra bize müsait olursa oteli ve çevresini gezdirmesini istesek ayıp olur mu acaba? Ne dersiniz?Veya başka neler yapsak iyi olur?
Merhabalar,

Otellerde odamıza yerleştikten sonra "yapsanız iyi olur" dediğiniz şeyler var mı acaba?

Bavullarımızı taşıyan arkadaşa harçlık verip, odaya yerleştikten sonra bize müsait olursa oteli ve çevresini gezdirmesini istesek ayıp olur mu acaba? Ne dersiniz?

Veya başka neler yapsak iyi olur?
0
winston insani
(26.05.25)
Gizli kamera kontrolü. Böcek, sinek, odada rutubet var mı ? Düzgün şekilde temizlenmiş mı? Klima çalışıyor mu? Bunlar aklıma gelenler
0
pembediken
(26.05.25)
Direkt wc banyoya bakiyorum ben ya. Benim icin en onemli yer, temizlik acisindan. Sonra da yatak rahat mi, onun kontrolu... bir de isiklandirmasi.
Bence vaktiniz varsa kendiniz kesfedin yoksa yardim istemek daha iyi olabilir.
0
sey mi dostum
(26.05.25)
eski bir turizmci olarak şunu söyliyim: bir otele girdiğinizde bahşişi bol tutun. alacağınız hizmet bambaşka olur. odanıza ikramlar gelir, gecenin bir vakti bir şeye ihtiyacınız olur ayak sürümeden gider getirirler. bellboylar yırtık tiplerdir, işinizi hallederler.
odanız daha sık temizlenir. vs vs.

turizm bakanlığına bağlı otellerde kamera falan olmaz bu arada. şehir efsanesi o.

günlük pansiyonlarda, airbilmemne evleri gibi yerlerde var o risk.
0
yurtsuz john
(26.05.25)
@yurtsuz john yanılmak. Otellerde kamera olur ne bakanlığı olduğu farketmez çünkü insan her yerde insan. Aaa bakanlığa bağlı rüşvet, yolsuzluk, liyakatsızlık olmak demekle eş. Ben de eski turizmciyim. İstediğin kadar bahşiş ver anana en ufak şeyde arkandan söverler. Bir şeye ihtiyacın olursa ve bahşiş verdiysen o arkadaşın bir vardiya orada olduğunu unutma. 2 vardiya daha bahşişe hazır ol yurtsuz john hesabına göre.

Odanız daha sık temizlenmez. Günde birse bir. İki günde birse yine öyle yapılır. Rica edersen belki sıklaşır.

Otele girince baktığım bir şey yok. Oda odadır. Yatar geçerim. Beklentim sıfır.
0
Shepard
(26.05.25)
Tuvaleti bi kontrol ederim klozet çalışıyor mu sıcak su var mı.
Klimaya bakarım.

Genelde ayakkabılarımı çıkarıp yatağa uzanırım ve tv açarım. Otele gidince ilk beş dkda yaptığım. Onbeş yirmi dk dinlenirim öyle
0
biseysorcaktim
(26.05.25)
Yerleşmeden önce kullanılacak herşeyin kontrolünü yapıyorum, herşey okeyse Zefiran sprey ile önce banyo klozet musluk vs ne varsa spreyleyip kendi dezenfekte işlemimi yapıyorum kuruyunca da uzun bir duş dinlenmece seks vs
0
apocalipy
(26.05.25)
yatağın ve klozetin temizliğine bakarım bir de klima çalışıyorsa tamamdır.
0
mirty
(26.05.25)
(14)

Aileye her şey anlatılmalı mı?

dedeminhirkasi
Anlatılmamalı tabi fakat asil soru şu esasında,İş yerinde veya herhangi bir olumsuz can sıkan durumlarda derdi paylaşmak için bu sorunlar aileyle paylaşılır mı? Veya anneyi babayı üzmemek için söylememek en doğrusu mu?Bu sefer de insanın kendi kendine derdini paylaşmayıp büyütme durumu oluyor
Anlatılmamalı tabi fakat asil soru şu esasında,
İş yerinde veya herhangi bir olumsuz can sıkan durumlarda derdi paylaşmak için bu sorunlar aileyle paylaşılır mı? Veya anneyi babayı üzmemek için söylememek en doğrusu mu?
Bu sefer de insanın kendi kendine derdini paylaşmayıp büyütme durumu oluyor
0
dedeminhirkasi
(26.05.25)
annemi üzecek hicbir sey söylemem. kovuldum onu bile söylemedim. benden daha fazla üzülüyor, daha cok kafaya takiyor. bu sorunlara cözüm de bulamaz. bu onu daha strese sokar. ne gerek var...

dertler paylasinca büyüyor. karsi tarafa cözüm fikri icin derdini anlatmak disinda sorun anlatmak gereksiz ve gücsüzlük (sorry) bana göre. cocuk musun yani kendin cöz ya da terapiste git.
0
sonsuz
(26.05.25)
Ben her şeyi paylaşırım; aşağıdakileri paylaşmam:

- İş yerinde yaşanan problemler
- Borç/harç/alacak/verecek; genel olarak para dertleri
- Sağlık sorunları
- Karşı cinsle çok kısa süreli ilişkiler

Bilmelerine gerek yok, bu saatten benim şahsi sorunlarımla muhatap olmalarını asla istemem.
0
vedatchilipeppers
(26.05.25)
anlatma yanlış anlaşılıp akrabalara ele güne gitme durumu olabilir.
0
basond
(26.05.25)
Her anne baba bir değil ki, bu sizin anne babanızın kim olduğuna bağlı. Anne babayla neyin paylaşılıp neyin paylaşılmayacağına dair evrensel bir şey olduğunu sanmıyorum.

Kimi anne baba var oturur ağlar, kimi duyunca dalga geçer espri yapar... Derdin ne olduğunu bile bilmiyoruz ki hocam.

Söylemek istiyorsanız söyleyin.
0
akhenaten
(26.05.25)
İşle alakalı konular ana babaya anlatılmamalı. İşten çıkarılmıştım.hergün evden çıkıp dagı taşı gezdim yine söylemedim.
0
limonlu eksi
(26.05.25)
Kesinlikle anlatılmaz.
Anlatmıyorum.
Güzel olumlu şeyler bile dozunda anlatılmalı.
Onların olayları yorumlamaları, başkalarına aktarmaları da farklı oluyor. Sorunu çözme noktasında katkıları da genelde zaten olmaz.

Eşler de kendi aralarında yaşanan her şeyi ailelerine anlatmamalı.
İç işlerini olumsuz etkileyen yorumların önüne geçmmek dili tutmaktan başlar.
0
diyecevaplandı
(26.05.25)
Benim için aile kız kardeşlerdir. Üzülmesinler diye içime attığım her dert beni yiyip bitirdi, artık paylaşmayı tercih ediyorum. Duygusal desteğin çok faydası var. Mutlaka paylaşılmalı.
0
ruhen hastayim ben
(26.05.25)
en iyisi söylememek.

işimde sorunlar var, paylaştım çok üzülmüşler.
sağlığımla ilgili bazı şeyler var. gülerek anlattım, yaşıyoruz böyle sorun yok falan. ama epey dert etmişler.
ilişkimle ilgili sorunlar vardı. bir ara konu konuyu açtı, fazla dertleştim annemle. oğlum sen "ne yaşadıysan üçte birini anlatırsın, demek ki neler neler olmuş" dedi. çok üzüldüler. sonra öğrendim ki annem/babam duygusallıklarının da etkisi ile anlattıklarıma içerleyip bir kaç gün uyuyamamışlar, dertlenmişler falan.

halbuki bilmiyor ki o sırada 3te1'ini değil, 3 katını anlatmıştım.

+vedatchilippers+1
onları anlatmamak ya da en azından detay vermemek gerekiyor. test ettim onayladım. anlatmak iyi değil. o listeye ek olarak, ilişkide olduğun kişiyle/eşle ilgili ya da ilişkinle ilgili sorunları da anlatmamak lazım. detay vermemek lazım diyelim.

derdi paylaşmayınca kendi kendine büyütüyor bu doğru. gerekirse anonim hesapla burada paylaş o bile iyi.
0
biseysorcaktim
(26.05.25)
bazı şeyler anlatılır bazı şeyler anlatılmaz. aileni sen tanıyorsun, süzgeç sensin. ben evliliğimle ilgili şeyleri anlatmıyordum sonra başıma patladı hepsi karşı tarafın atakları yüzünden. bazen bazı şeyleri temel olarak bilmeleri gerekiyor. ayrıca arkadaş falan umursamayıp yanlış öneriler verebiliyor ya da bazı insanlar kötü niyetle senin sıkıntılarından keyif alabiliyorlar. insan bazen duygusal destek ihtiyacında da oluyor. asla anlatılmamalı gibi bi düşüncem yok. anlatılacak şey var anlatılmayacak şey var.
0
deartheodosia
(26.05.25)
Aile yapısına göre değişir tabii ama anlatılmaması en iyisi. Hele de iş ile ilgili. Ben anneme tutamayıp anlattığımda hemen başı ağrıyıp benim de baş ağrımı daha da arttıyor hahahah

Ama evlilik ile ilgili konularda deartheodosia,nın da belirttiği durumlar olabilir, karşı taraf sizin ailenizi arayıp olayı abartarak anlatabilir. Bu durum da olaydan daha çok ben neden bunu elden duyuyoruma üzülebilirler.
0
tulumba
(26.05.25)
Hayır. Onları üzmemek adına . Buraya yazın derdinizi isterseniz
0
pembediken
(26.05.25)
konuya ve aileye bağlı.

ufak meselelerde hayır. sorun seni aşıyorsa ilk yardım aileden istenmeli
0
runaway
(26.05.25)
Bir dönem hiç anlatmıyordum ama saçma sapan şeyler oluyor ki anlatma gereği duymaya başladım.

ama hayatımla olan her şeyi anlatmıyorum tabii. Yurtdışına gidip yaptığım bazı şeyleri anlatmadım mesela.
0
put it in your appropriate place
(26.05.25)
aileniz arkadaşınızsa paylaşın değilse kimseye yük olmayın. Kan bağı çok abartılıyor bu ülkede.
0
sparkle kiddle
(26.05.25)
(11)

Çiçeklerle aranız nasıl?

bugisme
Görmekten en çok zevk aldığınız çiçekler nelerdir?Şöyle müstakil bir eviniz olsa; içini ve dışını hangi çiçek veya ağaçlarla dekore ederdiniz?
Görmekten en çok zevk aldığınız çiçekler nelerdir?

Şöyle müstakil bir eviniz olsa; içini ve dışını hangi çiçek veya ağaçlarla dekore ederdiniz?
0
bugisme
(09.05.25)
Çiçekleri, ağaçları çok severim. Gül en sevdiğim çiçek. Limon ağacım vardı, böceklendi ve bozuldu. Çok seviyordum onu.
0
rock n roll
(09.05.25)
Devetabani <3
0
Amaranta ursula
(09.05.25)
Papatya
Sakayik
Menekse
0
sonsuz
(09.05.25)
çiçekler geldi aklıma her nedense
gelincikler kaktüsler fulyalar
İstanbul'da Kadıköy'de Fulya tarlasında öptüm Marika'yı
ağzı acıbadem kokuyoryaşım on yedi
kolan vurdu yüreğim salıncak buluklara girdi çıktı
çiçekleri severmişim meğer
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(09.05.25)
Bahçe kapım varsa üstüne bir kemer yaptırıp yanına begonvil dikerdim. Büyüyüp kemeri ve bahçe duvarını sarınca dışarıdan bakan için Ege kasaba evi görüntüsü verirdi. Tabi bahçe duvarı beyaz kireç, kapı da mavi çivit boya olmalı.

İçerde ön bahçe neredeyse duvardan duvara çim olmalı. Çamın muhtelif çeşitlerinden bol miktarda olmasını isterdim ama, ceviz gibi çamın altında da çim olmuyor maalesef. Ama balkona yakın bir köşede illa ki bir mavi ladin olmalı. Uzak köşede dikenlerine rağmen iki iğdem, bir ıhlamurum ve her yere yayılmış turunç ağaçlarım olmalı çiçek açma mevsiminde koklayan kendinden geçebilsin.

Arka bahçemde yüksek yastık sebze bahçemin yanında birkaç üzüm omcası olmalı ki şarabımı yapabileyim.

Minik bir süs havuzunda renkli japon balıkları arasında nilüfer çiçekleri olmalı.

Tüm çevre çit boyu sık mazı çevrili olmalı ki mahremiyeti sağlasın. Çitin içi amerikan sarmaşığı ile kaplanmalı ki yaprakları Yılın her mevsimi kırmızıdan yeşile ışıldamalı.

Duvar dipleri taş bordürler arkasında her renk sardunyalar arasında mevsim çiçekleriyle kaplı olmalı.

Ek: @ pembediken'in cevabını görünce aklıma geldi.

Yasemen ve Melissa olmazsa olmaz.
0
Mirket
(09.05.25)
Gül, papatya, kadife, zurna çiçeği
0
playing star again
(09.05.25)
Çiçek sevgim pandemide başladı. Belkide 200 den fazla çiçeğim vardır. Bir iki tane salon çiçeği, üç tanede orkidem var, diğerleri sukulent ve kaktüs. Sanırım her yeri sukulentlerle doldurabilirim. Bahçem olsa begonvil kesin olurdu.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(09.05.25)
Yasemin. Evde menekşe
0
pembediken
(10.05.25)
ev bitkisi olarak palmiye, muz ağacı ve devetabanı.
0
sir gawain
(10.05.25)
Evdeki eşşek kadar saksılar içindeki çiçekleri attım dışarı bugün rahatladım. Apartmanın girişindeki ıhlamur kokusunu seviyorum ama

Ben lavanta leylak falan olsun isterdim bahçem olsaydı
0
vedatchilipeppers
(10.05.25)
Hepinize teşekkürler, özrllikle @mirket'in cevabı benim de hayallerimi süslüyor. Erguvan ve hanımeli de eklemek isterdim bunlara.
0
🌸bugisme
(10.05.25)
(17)

Meme ucu bandi yeni trend mi ?

feastofthedamned
Bugün okul kampüsünde belki 50 tane kiz gördüm sütyen yerine bunu kullanan(e havalarin isinmasiyla birlikte meme dekolteleri de açilmis o biçim).Yeni mi moda oldu hep mi vardi ?
Bugün okul kampüsünde belki 50 tane kiz gördüm sütyen yerine bunu kullanan(e havalarin isinmasiyla birlikte meme dekolteleri de açilmis o biçim).

Yeni mi moda oldu hep mi vardi ?
0
feastofthedamned
(09.05.25)
hep vardı
0
gabe h coud
(09.05.25)
muhafazakar kızlar kullanabilir o bandı (artık ne işe yarıyorsa).

sütyen kullanmanın meme sarkmasına sebep olduğunu anlamaya başladılarsa ne mutlu. dilimizde tüy bitti kullanmayın diye.
0
yurtsuz john
(09.05.25)
yurtsuz jon neden sütyen sarkamay sebep oluyor? bilmediğimden soruyorum.

tam tersidir diye düşünmüştüm.
0
sorularimicinfeykhesap
(09.05.25)
@soru, sütyen takmayinca gögüs kaslari daha etkin calisiyor. özellikle kücük sütyen sarkmanin sürecini hizlandirabilir.
0
sonsuz
(09.05.25)
@sorularimicinfeykhesap

www.youtube.com

şimdilik bunu paylaşayım.

sütyen dediğimiz son yüzyılın icadı saçma sapan bir şey. artık kimi zengin etmek için çıkardılar bilmiyorum.
0
yurtsuz john
(09.05.25)
Takan kadın hiç görmedim. Takılmasın zaten abi ne gerek var. Meme bandı boykot edilsin :p

Bu arada bu ürünü takan bir erkek gördüm spor salonunda, manasını pek çözemedim.
0
vedatchilipeppers
(09.05.25)
@ vedatchilipeppers meme ucu sürtünmesin diye takıyolar
0
nolmus yani
(09.05.25)
O bandın esas amacı dekolte elbiselerin içinde gözükmeyecek sütyen/ler aramak yerine hem meme ucunu gizlemesi hem de elbiseye uygun şekilde yapıştırarak hafif destek olması. Yeni bir şey değil aslında ama 1-2 senedir Penti falan da satmaya başlayınca daha çok bilinir oldu. Günlük giyimin altına (özellikle de dışarıdan belli olacak şekilde) kullanıldığını hiç görmedim. Ama ben artık yaşlıyım tabii, üniversite modasından haberim yok.
0
kobuzchu kiz
(09.05.25)
@yurtsuz john duyurunun tas kafalısı
0
Shepard
(09.05.25)
o kadar bilgisiz sallanilmis ki sutyenler konusunda. sutyenler sarkmaya sebep de olmaz, engellemez de.

sarkmanin en buyuk sebebi genetik. diger etmenler de sutyenden bagimsiz.

sutyenler sarkmaya sebep oluyor diyen tek arastirmanin detayi:
"
The only problem is that Rouillon’s research was never published, and reporting news agencies can’t even agree on what university he did the work at. Without seeing Rouillon’s methods, calculations, demographic information, and how he sought to eliminate bias, we really cannot conclude anything from his claims.

Published studies have found that breast size and age are the primary predisposing factors to breast ptosis (the medical term for sagging).
"
0
aguen
(09.05.25)
Yeni moda olmadı uzun zamandır vardı ama bu kadar dikkat çeken bir şey değil
0
pembediken
(09.05.25)
@shepard

kıskanıyorum seni desene şuna.

varsa bir argümanın ortaya koyarsın. bak profesör doktorun açıklamasını paylaştım. sende ne var?
0
yurtsuz john
(10.05.25)
Dikkat çekmesi su yüzden, sütyen olmadigi için memeler daha fazla "bouncy", daha fazla "jiggly"
0
🌸feastofthedamned
(10.05.25)
içeriye girdiğimde meme ucu bantlarını yalıyordu...
0
sparkle kiddle
(10.05.25)
@yurtsuz john lan olmayan şeyleri ortaya atan sensin ben olmayan şeyin olmadığını niye kanıtlayayım?

Yaşlı psikolojik deli kadınlar gibi gitmiş tuhaf kişilerin dediklerini gerçek kabul eder olmuşun. Var bunun gibileri hep ters tuhaf şeyler söylerler, kerizler oha bu kişi bulunmaz nimet takip edeyim, aaaa bunu konuşturmuyorlar doğruları söylüyor ondan dedirtir. Kansere çare bulundu, engelliyorlar kanka tayfası ile aynı.

Kıskanacak ne var anlamadım ulan? Bok gibi bir bilgi vermişsin. Keko olduğunu söylemişim.
0
Shepard
(11.05.25)
@şefırd

laf salatasını bırak buraya bilimsel bir argüman koy. okumadım bile ne yazdığını.
0
yurtsuz john
(11.05.25)
@yurtsuz john koymam. Boş işler sende.
0
Shepard
(11.05.25)
(8)

Basiretin bağlanması durumu başınıza geliyor mu? ne yapıyorsunuz?

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(08.05.25)
güzin abla aranıyor.
0
mikahakkinen
(08.05.25)
Basiretimi aciyorum. Is basa düstü yine diyorum
0
sonsuz
(08.05.25)
Hiçbir şey yapmıyorum. Yapmayıp sakinleşmeyi bekliyorum.
0
uşak tezgahlarının halı dokuyanları
(08.05.25)
çözümleyene kadar durmak yok.
0
baldan kaymak
(09.05.25)
'Basiretin bağlanması' diye bir şey olmadığı için hayatıma gerçekçi adımlarla yön veriyorum.
0
yurtsuz john
(09.05.25)
kimse kavramın ne olduğunu bilmiyor galiba. kendisinden beklenmeyen bir pasif harekette bulunmak denilebilir. dolandırıcılık mağdurları bu şekildedir genelde. insanın basireti bağlanır mantıklı düşünemez ve dolandırıcının güdümüne girer. yaptığı hareketin yanlış olduğunu sonuçlarının o zaman zarfında düşünemez. adeta basireti bağlanır. gibi.
0
ground
(09.05.25)
@ground boşluğuma geldi yada algım kapandı gibi.Ben de y kuşağı olarak Y ve öncesi kuşaklar olanlar bilir diye düşündüm
0
🌸pembediken
(09.05.25)
ustune giderim..
0
cooperr
(10.05.25)
(6)

the sopranos dizisini izleyenler (spoiler içerir )

pembediken
Bu dizinin puanı yüksek ve burada da daha çok olumlu yorumlar almış. Şimdi 3. sezondayim.Dizide şiddet, aldatma, cinayet normal karşılanıyor.baş karakter göz koyduğu bütün kadınları elde ediyor. Yani çok fazla olumsuz şeyler var. Nasıl bu kadar beğenilen bir dizi olmuş?
Bu dizinin puanı yüksek ve burada da daha çok olumlu yorumlar almış. Şimdi 3. sezondayim.Dizide şiddet, aldatma, cinayet normal karşılanıyor.baş karakter göz koyduğu bütün kadınları elde ediyor. Yani çok fazla olumsuz şeyler var. Nasıl bu kadar beğenilen bir dizi olmuş?
0
pembediken
(08.05.25)
bir mafya babasının yaptığı şeyleri olumlayan yok ki. genelde dizinin gerçeğe yakınlığı beğenilir.
0
mikahakkinen
(08.05.25)
Yapım çok iyi, oyunculuklar da aynı şekilde. Dizi değil de çok uzun bir film gibi gelmiştir hep bana.
0
lüzumsuz adam
(08.05.25)
Beğenilen şey dizideki karakterlerin tercihleri değil, gerçeğe uygunluğu.

Mesleğim gereği şimdi olmasa da bir zamanlar sıkı kabadayılık yapmış, mafya denebilecek insanlarla tanıştım, oturdum, kalktım, bolca sohbet ettim ve iş yaptım. Şunu diyebilirim: Dizinin gerçeklik seviyesi inanılmaz. Elbette abartılan hususlar vardır ama dizi değil, belgesel gibi izledim.

Üniversitede okurken izleseydim, olur mu böyle şey ne saçma dizi bir halta benzemiyor derdim. Mesleği bir süre yapıp tecrübe kazandıktan sonra izlediğim için çok şanslıyım, erken izleseymişim yazık edermişim diziye.

ABD'de İtalyan göçmeni mafyayla ülkemizdeki Tuncelili Alevi ya da Kayserili ülkücü mafyaların benzer hatta neredeyse aynı yönlerinin fazlalığına inanmak mümkün değil. Başkası anlatsa inanmazdım ama gerçeğini görünce insan gerçekten hayret ediyor.

Benim gördüğüm tipler de tıpkı Tony Soprano gibi pahalı ve aşırı zevksiz kıyafetler giyiyorlar. Her zaman aşırı sinirli ve beklenmeyecek bir olay nedeniyle kafa göz giriyorlar kavgaya. En yakınlarındaki adamların ağzını burnunu kırmakta en ufak sakınca görmüyorlar. Çok çakal, yalancı ve adiler. Verdikleri sözün hiçbir değeri yok. Ne dostlukları ne de düşmanlıkları istenir, en güzeli hiç tanışmamaktır. Kadına gerek psikolojik gerekse fiziksel şiddet konusunda insanın en kötü kabusundan bile beter şekilde ne kadar ileri gideceklerini hayal etmek dahi güç.

Spoiler vermek istemem ama dizideki karakterlerin sanırım tümü beş para etmezler ama dizi gerçeğe uygunluğu ve büyük oyuncu performansları nedeniyle çok iyi. Hatta muhtemelen en iyi dizi.
0
10551037
(09.05.25)
bu tarz dizilerde genellikle kötü adamın bile iyi yönü olduğu vesaire gösterilmeye çalışılıyor daima, ya da kötü adam sadece kötü olarak gösteriliyor.
Sopranosta da ise bu tarz işlere girişmiş insanlar iyi ya da kötü olarak gösterilmeye çalışmamış, tüm iyilikler ya da kötülükler bence sadece empati yoksunluğu ile karışık çevre baskısı ile gerçekleşiyor.

ayrıca senin çevrende olmayabilir ama sadece paraya ve güce tapan, empatiden yoksun kadınlar ve erkekler vardır. bu tarz bir çevrede güçlü olan karakterin bu çevredeki diğer karakterlere istediğini yaptırması o yüzden son derece normal.
0
denizgonen
(09.05.25)
soprano tas firin erkek ve bu erkekleri seven kadin dizisidir. kadin haklari, lgbt, vegan vs.. hassas bir sjw iseniz sevmemeniz normal.
0
buenosdias
(09.05.25)
Terapistle görüşme sahneleri ilginç. Evet oyunculuklar iyi. Tony İbrahim Tatlıssesi hatırlattı
0
🌸pembediken
(09.05.25)
(9)

Bu ayakkabı nasil sizce?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Hâlâ ayakkabı bakıyorum hala karar veremedim. Linkteki ayakkabı nasil sizce? Kayano serisi çok pahalı geldi. Bu da çok ucuz değil hani ama yine de fiyatına değer mi emin olamadım. Bulunduğum şehirde mağazaları ya da ürünlerini satan bir yer yok. El mahkum online. https://www.asic
Merhaba arkadaşlar,

Hâlâ ayakkabı bakıyorum hala karar veremedim. Linkteki ayakkabı nasil sizce? Kayano serisi çok pahalı geldi. Bu da çok ucuz değil hani ama yine de fiyatına değer mi emin olamadım. Bulunduğum şehirde mağazaları ya da ürünlerini satan bir yer yok. El mahkum online.
www.asics.com.tr
Cevaplar için çok teşekkür ediyorum.
0
Amaranta ursula
(10.03.25)
Tipini beğendim, fonksiyonel açıdan bişi diyemedim.
0
Bruce
(10.03.25)
Ayakkabı iyi görünüyor ama deneyerek alsanız daha iyi olur
0
pembediken
(10.03.25)
Benzerlerine göre fiyatı yüksek ve bu sebeple burnu havalarda :)

Geçen bende baktım kendim için ama genel konsept şu zamanlarda nedense hep önden malzeme çalmak :
i.hizliresim.com
ve arka topuk kısmını şişirmek olmuş.
Oysa hareket esnasında çarpma, değme veya sürtünmeyle dış etkiye en fazla maruz kalacak yer bu işaretli bölge.

En fazla ~ 2500 TL'nin üstüne çıkmayın bakacağımız diğer modellerde
0
diyecevaplandı
(11.03.25)
Bu markanın bende gel taban bir modeli var ve çok memnunum. Uzun yol yürüyeceksem, çok ayakta kalacaksam go-to ayakkabım. Bu yüzden gel taban öneririm. Zamanında instreet'ten almıştım. O da mı yok bulunduğunuz ilde?
0
gnosis
(11.03.25)
bu guzel degil
GEL askiyla yanip tutusuyorum. ayak olculeri farkli asicsin yarim no falan buyuk alinmali cm bakarak
0
ala09
(11.03.25)
fiyat/performans konusunda fikrim yok ama rengi bence guzel..
0
cooperr
(11.03.25)
Kayano serisi özellikle içe basanlar için üretilmiş bir yol koşusu ayakkabısıdır. Bu ayakkabılar spesifik bir amaca yönelik üretiliyor ki o amaç da koşmak. Günlük ayakkabı olarak giymek rahatsız edici olabilir. Çünkü topuk kısmı koşarken sizi maksimum yastıklamak ve öne doğru ivme kazandırmak için bu kadar dolguluyken yürüyüş hızlarında rahatsız edici olabilir.

Performanslı şekilde koşmak için üretilmiş bir ayakkabı alıp bu ayakkabının burnu çok ince, malzemeden çalmışlar, dayanıksız, topuğu çok şişirmişler demekle, formula arabası alıp ya bu kasislerde çok takılıyor, köy yollarında çok rahatsız, fiber diye dandik malzemeden yapmışlar hemen kırılıyor demek kadar saçma.

Koşmak için almayacaksanız daha rahat edebileceğiniz günlük kullanım için üretilmiş ayakkabılara bakın derim.
0
thracia
(11.03.25)
asics ayakkabıları çok rahattır 3 tane eskittim. tek sorunları var topuk iç kısmı sürtünmeden çabuk aşınabiliyor. giyip çıkartırken narin davranmak lazım.
gel taban olanlar baya rahat. bütçe varsa nimbus, cumulus veya kayano serilerini öneririm. pulse seriside uyguna bulunabilirse oda iyidir.

asics modellerinin bazıları içe-dışa basma için özel üretilmiş modeller oluyor. ona göre tercih edilmeli veya nötr modellere yönelmeli.

numara olarak ayağınızın cm ölçüsüne göre alabilirsiniz.

ayrıca boynerden takip edin en iyi indirimli fiyatlar boynerde denk geliyor. bazen indirim kodlarıyla dahada uyguna yakalayabilirsiniz.
0
my fault
(11.03.25)
@thracia
madem öyle, bu modele çok benzeyen 600-800 TL bandında başka modellerde var. Tanınmış markalardan da değil herhangi bir ayakkabıcıya girin görün.
onlarda aynı performansı sunuyor diyebilir miyiz?
Bu ayakkabı rahat olabilir ama taban malzemesi ucuz veya pahalı ayakkabı için de olsa ön tarafta daha az.
Her ikisi için de dış etkilere bağlı bozulma/yıpranma ihtimali sonuç olarak aynı.
0
diyecevaplandı
(11.03.25)
(15)

Neye gıcık olursunuz? sizin insanları gıcık eden özellikleriniz varmı?

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(08.03.25)
market manavında poşet açarken parmağını yalayan ve o ellerle sebze meyve seçen dal...a gıcık oluyorum.

bir tanesi gözümün önünde parmağına tükürdü ve sebze meyvelere daldı. baya tükürdü. yer eskişehir çağdaş market.

yine aynı markette tasmalı köpeğiyle girenler de oluyor. kucağa falan almak yok direkt sokakta yürür gibi giriyorlar. bir de o var.

bunun dışında çok şey var ama bunlar ilk sıralarda.
0
ya ben lan neyse
(08.03.25)
Son günlerde yeni işim sebebiyle bulunduğum toplantilarda beni sinirlendiren bir şeyi fark ettiğim için onu yazacağım;
Iyilestirmeye açık olmadan "ama biz böyle yapiyoruz" diyen tipler.

Bir de müdürleri ne derse yapmış hiç soru sormamis tipler. Adamlar son 5 yıldır sap yanlış kullaniyor, sebebi de öyle anlatmislar. Kimseye sormamislar, arastirmamislar.

Her hafta bunlarla kafayi yiyorum.
0
logisticsmanager
(08.03.25)
@ya ben lan neyse market görevlilerine şikayet etseniz. Ekmekleri getiren görevli eldiven olmadan rafa ekmek diziyordu market görevlisine söyledim insan elini her yere değiyor sonuçta
0
🌸pembediken
(08.03.25)
@pembe: ahahhahahahah.

sen takıntılı manyak olursun, o sen gidince devam eder.
0
ya ben lan neyse
(08.03.25)
Yürüyen merdivende önümdekiyle arama bıraktığım boşluğa birinin girmesine,
Yürüyen merdivenden indiği an durup nereye gideceğini düşünenlere,
Yürüyen merdivenlerin arızalı olmasına...

Çok gıcık bir tipim ama kim neyime gıcık olur bunu tam bilmiyorum, etrafımdakilere sorup güncelleyeceğim unutmazsam.
0
mutekebbir
(08.03.25)
Gıcık olduklarım;

- Kendi bildiğinden yola çıkıp genelleme yapak.
- Sürekli şikayet edip, aksiyon yapmamak.
- Sürekli konuşmak, sessiz kalmayı beceremeyenler.

Şahsen;
Duygularım çok çabuk değişiyor. Belki gıcık eden budur.
0
put it in your appropriate place
(08.03.25)
Gıcık olunan şey gerçekten çok. Kendimin gıcık hareketi herkesi eleştirmem.
0
mikahakkinen
(08.03.25)
Gıcıklıkta dünya markasıyımdır. Taşları yerinden oynatmakla kalmayacak kadar iyiyim, yağdırırım. Tabiri caizse ortalığın.. kimse yanımda saf tutması gerektiğini de bilmez, göstermem :d görenlere de safı ve malı oynuyorum. Benim gibi insanlar da var aranızda tanımıyosunuz sadece :d bizler birbirimizi biliyoruz sadece. Aynı ortamda 2 taneysek anlaşır sessizce uzaklaşırız. :d

Gıcık olduğum şey ise insanların özellikle anne olan kadınların hor görülmesidir. Böyle şeylerde taş maş kalmaz ortalıkta, dağ büyüklüğünde taş yığarım üstüne bunu yapanın. Çocuklara dokunanların sinir ayarlarıyla fena oynarım, metroda birini dövüyordum az kalmıştı geçen. Dışında da etliye sütlüye dokunmam. Biri gelip küfretse kafamı çeviririm. O mal için dokunduğuma değmez, gıcık bile olmam. Gülerim. Ancak savunmasız yada hayatını adamış insanlara yapılanlara gelemem. O ortamda denk geldiklerimlede o anları zorlaştırırım. İzole bi hayat yaşama imkanım olsa bunu isterdim, dünya bence kötü bir yer.

Son gıcıklığı da yazayım: bugün market kasiyeri kız niyetine az bi vakit kala iftar yapamamaktan şikayetçiydi. Çok üzüldüm, a101 çalışanı. Kek aldım, kasada bırakıp afiyet olsun diyebildim. Yine de üzüldüm. Dini inanışı yada tercihi sebebi ile birine saygı gösterilmemesi değil, ses çıkarılmaması gıcık edici.

Gerçek bir gıcıklık örneği ile susayım :d balığı kılçığı ile yemek ve o kılçığın boğazda bir yerde takılı kalması :d
0
baldan kaymak
(08.03.25)
Varlığım gıcık be, ben de bireylerden gıcık oluvereyim artık.

Titizim hassasım aşırı dikkatliyim çok fena analiz kasarım kuralcıyım muhafazakarım (bir fiil olarak muhafazakarım, görüş olarak değil), gerginim vs vs vs.
0
muhayyer divan
(09.03.25)
İş yerinde herkesin rahatsız olduğu bir durum var, soruyorlar ama şikayet etmiyorlar. Birisi çıksın dile getirsin istiyorlar. Ben şikayet ederim normalde, ve büyük ihtimal unutuldu, ve şikayet edersem düzelecek ama etmiyorum. Kimse elini taşın altına koymuyor.

İnstagramdakilere çok sinir oluyorum bilip bilmeden eşya, ülke, yemek reklamı yapanlar, vs. Almanyadan krem almış insanlara yüz kremi diye anlatıyor, uyarınca geri adım atma, yanlışını düzeltme yok. Ukela ukela yazıyor aptal.

Benim gıcıklığım, önümde yavaş yürüyen birisi varsa sollar önüne geçerim ve yavaş yavaş yürürüm.
0
spherical
(09.03.25)
sakız çiğneyenler, toplu taşımada susmadan telde konuşanlar, gürültü yapan komşu
0
ashleybon
(09.03.25)
Kaldırımda, market kasasında, ATMde vs. acelesi olmayan, ağır kanlı insanlar (bunların bir de o esnada telefonla konuşanları vardır )

Otobanda orta şerit işgalcileri

Sıra kültürü olmayanlar

Sırada kişisel alan saygısı olmayanlar

Açık alanda leş gibi dumanını savura savura sigara içenler

Taahhüt süremin sonuna geldiğimi söyleyen kayıt dinleten 800 lü hat

Ek:
Kulaklıksız video izleyen veya telde konuşan öküzleri yazmayı unutmuşum.
0
Mirket
(09.03.25)
Yağmurlu günlerde arabalarıyla öküzzzz gibi geçip çamur sıçratan şoförlere, açık havada sigara dumanlarını yüzümüze yüzümüze üfleyen sigara içicilerine, yolda yürürken neredeyse devirecek kadar şiddetli çarpıp bir özür bile dilemeyenlere, köpeklerini balkona kilitleyip sürekli havlamalarına sebep olarak, hem hayvana, hem de çevredekilere işkence çektiren köpek sahiplerine, insanların, özellikle gençlerin neşeli olmasına katlanamayıp onları uyaran somurtuk insanlara, hiç gereği yokken iyilik yaptığımda bir teşekkür bile etmeyen kişilere ve burada daha önce yazılmış olanların çoğuna, özellikle ağırkanlı ve sıra kültürü olmayan insanlara gıcık oluyorum.
0
(09.03.25)
@baldan bu gıcıklıktan öte iç dökme:)
@mirket aynıyız
0
🌸pembediken
(10.03.25)
Kulaklıksız video izleyenlere deli oluyorum.
0
kumandanim
(11.03.25)
(3)

20 yıllık arkadaşa düğün hediyesi olarak ne takmalı?

pembediken
Sevdiğim başka şehirde arkadaşım evlenecek ve gram veya çeyrek altın düşünüyorum. Sizce ne takmalı? Gram olursa kaç gram oluyor?
Sevdiğim başka şehirde arkadaşım evlenecek ve gram veya çeyrek altın düşünüyorum. Sizce ne takmalı? Gram olursa kaç gram oluyor?
0
pembediken
(08.03.25)
Şimdi bu 20 yillik arkadas çok yakın ve kardeş düzeyinde mi? Öyleyse ben tam ya da bilezik takardım durumum el veriyorsa.
Ama öyle 20 yildir tanıdık orta düzeyse durum varsa çeyrek yoksa 1 gram altın takardım.
0
Amaranta ursula
(08.03.25)
Yakınız yıllardır farklı şehirlerdeyiz. Benim maaş 40k bu yüzden bilezik beni aşabilir
0
🌸pembediken
(08.03.25)
O vakit sizi zorlamayacaksa çeyrek takın hocam.
0
Amaranta ursula
(08.03.25)
(4)

Kıbrıs’ta sınır geçişi nasıl?

michael_knight
1- Kıbrıs Türkleri diğer tarafa geçebiliyor mu geçiyor mu? Ne amaçla geçiyor?2- Kıbrıs Rumları diğer tarafa geçebiliyor mu geçiyor mu? Ne amaçla?3- Türk vatandaşlarının Schengen’i varsa Türk tarafından Rum taraftarına geçebiliyor mu?4- Schengen’i olan başka ülke vatandaşları için durum ne?
1- Kıbrıs Türkleri diğer tarafa geçebiliyor mu geçiyor mu? Ne amaçla geçiyor?
2- Kıbrıs Rumları diğer tarafa geçebiliyor mu geçiyor mu? Ne amaçla?
3- Türk vatandaşlarının Schengen’i varsa Türk tarafından Rum taraftarına geçebiliyor mu?
4- Schengen’i olan başka ülke vatandaşları için durum ne?
0
michael_knight
(08.03.25)
Sadece KKTC kimliğiyle güneye geçilmiyor Güney Kıbrıs vatandaşlığı olanlar geçiyor. Bazı güney Kıbrıslıların alışverişe geldiğini görmüştüm. 3 ve 4 ün cevapların bilmiyorum
0
pembediken
(08.03.25)
İş için Kıbrıs’a gittiğimde oralı bir rehber şöyle demişti:

Sadece güney kıbrıs vatandaşlığı olanlar karadan geçebilir. Türkler karadan geçiş yapamaz. Schengen’i olması karadan geçiş yapmayı sağlamıyor. Ancak schengeniniz varsa, güney kıbrısa uçuş gerçekleştiren başka bir ülkeden (mesela Atina’dan vs) uçarak gelebilirsiniz ve yine o şekilde dönebilirsiniz (çünkü İstanbul’dan güney kıbrısa uçuş yok).
0
bloodymoon
(08.03.25)
Kıbrıs Türkleri çift pasaporta sahip, EU var. Alışveriş için geçiyorlar. Mesela taze bebek maması almak için filan. Bazen de tekstil, ayakkabı. Ama Ankara ve İstanbul'dan da alabiliyorlar. Artık nerede ucuzsa.
0
alfired
(08.03.25)
guney kibris schengen'e dahil degil
0
lamartin
(09.03.25)
(8)

Takviye gıda diye geçen vitamin kullanan var mı?

pembediken
7 ay kadar düzenli olarak kullandıktan sonra kan değerlerime baktırdım. Bazıları sınıra yakın düşük çıktı. Mesela d vitamini. 1000lik kullandım. Gıdalardan ve güneşten de alamıyoruz gibi geliyor.Şimdi bu takviyeleri internetten aldım sahte mi diye de düşündüm ama benzemiyor sahteye. Böyle takviyeler
7 ay kadar düzenli olarak kullandıktan sonra kan değerlerime baktırdım. Bazıları sınıra yakın düşük çıktı. Mesela d vitamini. 1000lik kullandım. Gıdalardan ve güneşten de alamıyoruz gibi geliyor.

Şimdi bu takviyeleri internetten aldım sahte mi diye de düşündüm ama benzemiyor sahteye.

Böyle takviyeler kullanıp değerlerinize baktirdiniz mı sizin tecrübeniz nedir?
0
pembediken
(17.02.25)
Bununla ilgili birkac hafta once benzer bir duyuru acilmisti, oraya bayagi bir kisi de yazmisti, bir bakin isterseniz.
0
mor oje
(17.02.25)
Önceki ilgili duyuruyu bulamadım
0
🌸pembediken
(17.02.25)
Benim günlük 20/30 bin birim aldığım bile oluyor d vitaminini ama şu an ölçtürsem muhtemelen referans aralığıda çıkar fakat alt sınıra yakın çıkar, d vitaminini yükseltmek açıkçası çok mümkün değil, yükselse bile takviyelerle o noktada tutabilmek çok mümkün deği, ayrıca Türkiye'nin konumu itibari ile Güneş'ten D vitamini sentezi yapmak da imkansız demeyeyim ama siz imkansız gibi düşünün. Bu arada 30000 ıu çokmuş gibi gözüküyor ama 30000 ıu d vitamini 32 mg falan yapıyor aslında öyle yüksek bir miktar değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.02.25)
Multivitamin şeklinde kullanmayın, faydası yok. En basit şekliyle şöyle düşünün bir kapıdan 8 kişi aynı anda geçmeye çalışmak gibi. Aynı anda alınan 50 çeşit vitaminden hücreye hangisi girsin.
D vitamininin farklı ilaçlarla kullanımında vücuttaki emilimi azalır, etkisi düşer. Kolesterol ilaçları, antikonvülzanlar buna örnek. Bir de gerekli doz kişiden kişiye değişir. Öğlen yağlı bir öğün sonrası alınması en iyisi.
B12 vitamini örneğin, semptom göstermese bile mide rahatsızlığı olan kişilerde emilimi çok çok düşüktür. Bu durumda kişi dilaltı sprey veya enjeksiyon tercih etmeli.
Vitaminler, takviyeler konusunda doktorunuza ve eczacınıza danışın. İnternette sahte ürün çok fazla bu arada. İnsanlar ucuz diye onlara yöneliyor, ama hem ihtiyacınız olan sağlık danışmanlığını alamıyorsunuz, hem de çoğu zaman sahte ürün kullanıyorsunuz farkında olmadan. Orjinal/sahte ayırt etmek mümkün değil bire bir kopyalanıyor inanın.
0
bisorumvardı
(17.02.25)
mor oje
(17.02.25)
türkiyede vitaminlerin üzerinde yazan tavsiye edilen tüketim miktarları çok çok düşük dolayısıyla da çok yetersiz. örneğin amerikada tek hapında 10000 iu olan d vitamini var.
şişe üzerinde yazan miktarla özellikle d vitamini yükseltmek çok zor.
0
my fault
(17.02.25)
günde 1000 iu d vitamini ile seviyenizi arttıramayacağınız gibi, koruyamazsınız bile. güneş konusu günümüzde biraz hikaye, onu geçiyorum ancak d vitamini eksikliğiniz varsa ve arttırmayı hedefliyorsanız her gün en az 4000 iu almalısınız. d vitamini kolay kolay toksitite seviyesine ulaşmaz ancak bu demek değildir ki şişeyi ağzınıza boşaltın... k2 vitamini ile birlikte kullanıldığında olası yan etkileri de azaltmış olursunuz. onun dışında, megnezyum ve çinko kullanımı da d vitamini emilimini arttırır. damla formunda d3+k2 kullanın. tavsiye olarak vetanura markasını söyleyebilirim.
0
motosiklet burclu adam
(18.02.25)
vitamin hapı içeceğinize gidin meyve yiyin pek işe yaramıyor o vitaminler
0
cnrylmz1
(18.02.25)
(15)

Okul arkadaşlarınızla görüşüyor musunuz?

seni tanıdığım güne lanet olsun
İlkokul, ortaokul, lise, üniversite...Ben uzun yıllar görmediğim bir ilkokul-ortaokul arkadaşımla karşılaştım yakın zamanda ve tekrar görüşmeye başladık. Kendisi aynı sınıfta olduğumuz diğerleri ile de iletişim halindeymiş. Ben hiçbiriyle görüşmek istemediğimi söyledim ve ilginç karşılandı. Hatta bi
İlkokul, ortaokul, lise, üniversite...

Ben uzun yıllar görmediğim bir ilkokul-ortaokul arkadaşımla karşılaştım yakın zamanda ve tekrar görüşmeye başladık. Kendisi aynı sınıfta olduğumuz diğerleri ile de iletişim halindeymiş. Ben hiçbiriyle görüşmek istemediğimi söyledim ve ilginç karşılandı. Hatta bizim görüştüğümüzü de söyleme dedim çünkü söylese hadi toplanalım olacak.

Aynı şekilde lisedeki en yakın arkadaşım dışında oradan da kimseyle görüşmüyorum, düzenledikleri etkinliklere gitmiyorum ve o garip karşılamasa da diğer arkadaşlar bundan rahatsız oluyormuş.

Üniversiteden görüştüğüm kimse yok ama denk gelsek görüşürüz herhalde. Yüksek lisanstan görüştüklerim var hala.

Bilmiyorum ben mi garip ya da yabani davranıyorum. Güzel hatıralarım yok hiçbiriyle.

Siz okul arkadaşlarınızla görüşüyor musunuz? Özellikle ilkokul-ortaokul arkadaşları ile hala görüşen var mı mesela?
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(17.02.25)
Her arkadaşlık kendi dönemiyle güzel, üniversiteden birkaç arkadaşımla zaman zaman iletişim kuruyoruz ama o bile yoruyor beni, diğerlerini düşünemiyorum bile.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.02.25)
hayır. çoğunun adını hatırlamıyorum bile. şu anda görsem tanımam.
0
inheritance
(17.02.25)
Şu an arkadaşım dediğim insanların %90'ı liseden. Whatsapp gruplarımız var oradan hemen her gün haberleşiriz, onun dışında ayrı ayrı da sohbet ederiz. Her imkanda yüz yüze buluşuruz. Tabii şimdi herkes farklı şehirlerde ve hatta ülkelerde ama yılda birkaç defa en az üçünü görürüm. Ortaokulu da aynı okulda okuduğum için çoğu ortaokuldan da arkadaşım ama ortaokuldan sonra başka okula geçenlerle muhabbetim hiç yok o yüzden lise diye sayıyorum.

Onun dışında ilkokulu farklı okullarda okudum ve oradan kimseyle ilişkimi sürdürmedim, şu an denk gelsem iki sohbet ederim en fazla.

Üniversiteden bi iki arkadaşım var onlarla da üniversite sonrası iki defa belki buluşmuşumdur. Çoğuyla sosyal medyada bile takipleşmiyorum.

Arkadaş edinme mevzusunu lisede doldurdum ve bitirdim. Sonrasında üniversitede de, iş hayatımda da iki üç kişi hariç pek arkadaş edinmedim. Çok ihtiyaç da duymadım işin doğrusu.
0
nundu
(17.02.25)
7 senelik Anadolu lisesi okuyan kusaktanim.Aktif bir whatsapp grubumuz var ve duzenli gorusuruz.Tabi her zaman herkesi ayarlayip toplu etkinlik zor oluyor ama kucuk gruplar halinde bulusmalar oluyor.Valla biz cok yakiniz bundan da memnunum :)
0
turkuaz
(17.02.25)
Hepsinden görüştüğüm en az bir kişi var, ilkokul-ortaokul grubuyla yakın çevrelerde yaşıyoruz çocukluk bağları kopmadı kısmen nostaljik kısmen iş dedikodusu eksenindeyiz. Lise arkadaşlarımla bağımız derin; saygılı, düzeyli "aile dostu" vari bir ilişkimiz var. Lisans ve yüksekteki sınıfımdan "görüşüyorum" diyeceğim kadar düzenli görüştüğüm kimse yok ama başka bölümlerden yakın arkadaşlarım var, bunlarla ilişkim daha bi samimi, yakın arkadaş modundayız, arayıp ben geliyorum bir hafta sendeyim denebilecek tarzda bir bağ.
0
akhenaten
(17.02.25)
Ben görüşmüyorum ama bende yabanilik vardır. Sonuçta emek vermek gerekiyor ve ben de çok iyi bir arkadaş değilim. Öte yandan mesela kardeşimin en yakın arkadaşı ile 25 yıllık bir geçmişi var, taa anaokulundan beri beraberler.
0
peki madem
(17.02.25)
Ortaokul hariç hepsinden görüştüğüm kişiler var. En fazla liseden.
0
nawar
(17.02.25)
Benim yakın arkadaşlarım halen ortaokul ve liseden. Haftada bir muhakkak görüşürüz yaşım 39 :)
0
mirty
(17.02.25)
Liseden en yakın arkadaşım hâlâ en yakın arkadaşım. O başka sınıf arkadaşlarımızla çok sık olmasa da görüşüyor ya da haberleşiyor, ben hiç bulaşmıyorum.

Üniversiteden insanlarla nadiren (belki birkaç senede bir) görüşüyoruz. Bir de ben mezun olduğum alandan bambaşka bir iş yapıyorum, kimseyle yolum kesişmiyor. Instagram'dan like atarak, ara sıra hikâyelere yorum yapıp iki satır muhabbet ederek sürdürüyoruz arkadaşlıkları.

Seneler sonra ilkokuldan bir arkadaşımla aynı şehre taşındım, makul ve kafa dengi biri, birkaç kez görüştük ama onun küçük çocuğu var, ikimizin de işi gücü var, çok düzenli bir ilişki kuramadık. İlkokul arkadaşlarımın Whatsapp grubu varmış, bu arkadaşımdan öğrendim. Seni de ekleyeyim dedi, hiç gerek yok dedim. İlkokul-ortaokuldan kırk yılda bir haberleştiğim 2-3 kişi daha var, o kadar.
0
kobuzchu kiz
(17.02.25)
ilkokul no.
lise ve üni yes. hemen hemen her gün iletisim halindeyiz. reels, telefon görüsmesi, videolu grup görüsmeleri.
yazin da ben türkiye'ye gittikce denk getiririz mutlaka. birlikte tatillere cikariz.
0
sonsuz
(17.02.25)
ortaokuldan bir tane kankam var kardeş gibiyiz. yine ilkokul ve ortaokuldan sık görüşmediğim ama alo desek 40 yıllık kaldığımız yerden devam iki kişi daha var. yeter adam olana çok bile.
0
deranzo1
(17.02.25)
Evet aynı kafa yapısına sahip arkadaşlarla görüşürüm
0
pembediken
(17.02.25)
- Üniversiteden iki üç kişi kaldı yüzyüze görüştüğüm.
- Liseden bir kişi kaldı.
- İlkokuldan sadece instgram'da ekli. Yüzyüze denk gelmiyoruz.
0
put it in your appropriate place
(17.02.25)
tek arkadaşlarım ilkokul ve liseden.
0
brakgn
(17.02.25)
Anadolu lisesini 7 yıl okuyanlardanım. En yakın arkadaşımlarımdan biriyle okulun ilk günü tanışmıştık. Yine aynı okuldan iki yakın arkadaşım var. Üniversiteden de görüştüğüm arkadaşlarım var. Ama lise buluşması, mezunlar gününe filan gitmem. O kadar insan sevmiyorum:)
0
asteriks
(17.02.25)
(3)

Burası bugün neden sakin?

respect
Nerde bu cağnım insanlık
Nerde bu cağnım insanlık
0
respect
(12.02.25)
Havalar soğuk da üstelik. Herkes duyuruya bakmak yerine kitap okuyor, bilimle uğraşıyor, yazılım öğreniyor herhalde ^^
0
chicha_v2
(12.02.25)
Burda sorulanlar bildiğimiz yerden geliyorsa cdvapliyoruz. Belki akşamları daha sakin. Bazen hatır sorma iç dökme oluyor şimdi onlar da yok
0
pembediken
(12.02.25)
sanırım insanlar google kullanmayı öğrendi :P
0
neira
(13.02.25)
(26)

30 yaşına kadar hiç sevgilisi olmamış kadın

loch ness
Son derece sosyal , başarılı ve gezgin bir kadın düşünün , eli yüzü düzgün oturmayı kalkmayı konuşmayı bilen vs. vs.Hayatına kimseyi almamış olması sıkıntılı geliyor mu size de?(Yakın arkadaşım olduğundan bizzat biliyorum , bu durumu karşı cinsten gizleyen biri, yani en azından kendi kendine bahsini
Son derece sosyal , başarılı ve gezgin bir kadın düşünün , eli yüzü düzgün oturmayı kalkmayı konuşmayı bilen vs. vs.

Hayatına kimseyi almamış olması sıkıntılı geliyor mu size de?

(Yakın arkadaşım olduğundan bizzat biliyorum , bu durumu karşı cinsten gizleyen biri, yani en azından kendi kendine bahsini yapmıyor.)
0
loch ness
(03.02.25)
cok cok yuksek standartlari vardir. o olmaz, bu kisa, su fakir, o az komik derken kedili deli kadin olur yakinda.
0
baldur2
(03.02.25)
Yoo, kadın kalbi kırılmasın istiyor. Ben kendisinin arkasındayım.
0
tiredofwaiting
(03.02.25)
ithamda bulunmak istemesem de, gizli gay, aseksuel, ya da psikolojik/fizyolojik sikintilari olabilir. turkiye'de eli yuzu duzgun bir kadinin istemedigi bir durumda yalniz kalma olasiligi yok. yani ya bir sekilde istemiyordur sevgili, ya da korkuyor, kendini layik gormuyor vs.
0
lemmiwinks
(03.02.25)
gelmiyor, yani normal bir insandan daha fazla 'sorunlu' oldugu anlamina gelmiyor benim icin. bir suru farkli nedeni olabilir, kacingan ya da tam tersi asiri kaygili baglanma tarafi agir basiyor olabilir, ki herkesin baglanma ile ilgili sorunlari var,
eger kendini iyi yetistirmis bir kadinsa, onu etkileyecek biri cikmamis olabilir karsisina (kendisi bile farkinda olmayabilir bu hissin), ki bu da 'fair enough' bence, ben kendime bu kadar yatirim yaptiysam neden oyle birini istemeyim, kendisi gibi oturmasini kalkmasini bilen, gezen, basarili birini istiyor olabilir,
kucuk kucuk takilmalari olmus olabilir, bir sekilde denk gelmemistir olmamistir bunlarin devami, bu da gayet normal.
yakin arkadasinizsa zaten insan iliskilerinde kalp kirici olup olmadigini, garip beklentiler icine girip girmedigini az cok tahlil edebilirsiniz zaten.
son olarak, anlattiginiz kisi muhtemelen okul zamani ve sonrasi donemlerde daha cok gezmekle isle gucle filan ugrasiyordur, etrafina oyle bir enerji de vermemis olabilir. 30 yas gozde cok buyutuluyor ancak artik okuldu isti hayati biraz kendi basimiza deneyimlemekti derken bunlari kafayi takacak ilk yaslar bence 30lu yaslar. oncesinin epey gereksiz erken oldugunu dusunuyorum.
0
kassiopeia
(03.02.25)
baldur +1

benim de öyle bir arkadasim var. karsi cins bileklik takiyor diye direkt eliyor mesela. erkekler taki kalmamaliymis. bu bir kiyafet yani wtf??
bana göre takinti gelen kriterleri var. ama ona sorsan kritersiz, kosulsuz, sartsiz birini sevmeye hazir ldkhj

ona ilgi gösterenlerden de direkt soguyor. nerede yüz vermeyen biri onun pesinde kul köle oluyor. siyah ve beyaz yani sadece. ayrica tipine bakmaktan karakterini göremiyor. herkesin tiple ilgili istekleri olabilir ama onunki cok keskin.
0
sonsuz
(03.02.25)
Niye sıkıntılı olsun. Gayet güzel hoş sevdim.
0
Cezcez
(03.02.25)
Niye gelsin? Hoşuma giderdi aksine.
0
stringer
(03.02.25)
35 yaşında böyle bir arkadaşım var. Kadın bildiğin taş. İyi eğitimli, kültürlü, zeki, karakterli vs, ne ararsan fazlası var. Sıkıntısı insanlara güvenemiyor, bir iki de kötü insana denk geldi, devam edecek cesareti bulamıyor. Özgürlüğe de çok alıştığı için yeni insanlarla tanışmaya üşenmeye başladı. Sıkıntılı gelmiyor. Hayat bu kadar siyah beyaz değil, herkesin yaşadığı yaşamadığı kendine.
0
asteriks
(03.02.25)
sevgilisi olmaması partnerleri olmadığı anlamına gelmiyor. bunun farkını bilmek gerek. gayet sosyal bir ortamı ve hareketli cinsel hayatı olabilir, bilemezsin.
0
deartheodosia
(03.02.25)
Gelmiyor.
0
Mehmettheslim
(03.02.25)
Flörtüm değilse kendi bileceği iş ama bir flörtüm böyle olsa benim için red flag olur.
0
gabe h coud
(03.02.25)
Ülkedeki erkeklerin çoğu beğenir. Malum onlar için sevgilisi olmamış kadın "temiz" sözde. Hele özgüvensiz, bekaret takıntılı tipler için biçilmiş kaftan. Bazılarının özellikle hoşuna gitmesinin sebebi bu. Ama sevgilisi olmaması partnerleri olmadığı anlamına gelmiyor +1
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(03.02.25)
Gelmiyor. Karşısına çıkmamıştır.
0
Amaranta ursula
(03.02.25)
yakın arkadaşıysanız konuşmuş olmanız lazım, kendisi ne diyor bu işe, niye olmamış şimdiye kadar?
0
bobinhoo
(03.02.25)
Sıkıntılı gelmez ama kimseyi beğenmediğini düşünürüm.
0
nothing in my way
(03.02.25)
karşı cins için tam aksine bir intiba bırakır.

düşünsenize geçmişinde 2-3 tane uzun + sayamadığı kadar kısa ilişkileri olmuş her birisinden ayrı dertleri, hatıraları, unutulmamışlıkları, dertleri olan psikoloji bozulmuş bir kadın mı? yoksa bahsetiğiniz kişi mi?
0
nuisance2
(03.02.25)
erkek olsa olabilir derdim ama kadın için ultra anormal bir durum.
0
tabudeviren
(03.02.25)
böyle şeylerde büyük konuşmayı sevmem ama kendisi adına şu konuda üzülürüm; ilişki tecrübe işi yaşayacağı ilişkide ister istemez fail edecektir.
0
sparkle kiddle
(03.02.25)
33 yasindayim iki tane sevgilim oldu biri universitede biri de yabanciydi, bazen arkadaslarimda sasiriyor ama cok normal.
Ben kendi adima soyliyim benim birlikte olacagim erkegin benden 5 gomlek ustun olmasi lazim. ha o adam beni ister mi o ayri bir tartisma konusu. karsima birileri cikiyor ama mesela maasi benden az. bir yere gidelim diyorum ama onun icin buyuk masraf ya da iyi kazanan kadin buldum bakisi gozlerinde yakaliyorsun zaten. baskasinin ailesi muhafazakar, ailesine bagimli. baskasi iyi egitimli, falan ama gorgusuz, sonradan gorme. armutun sapi, uzumun copu. iliskim var demek icin kimsenin cocuguyla ugrasmak istemiyorum.

ayrica yabancilar bile bunu pozitif olarak algiliyor, ister pozitif ister negatif olsun kime ne yani, niye kendini bu sekilde eksik hisseder gibi davraniyor, sacma.
0
Ley
(03.02.25)
@ley

Olacaksa prime Brad Pitt olsun ya da hic olmasin mi diyorsun yani?
0
baldur2
(03.02.25)
Yüksek standart, beklentisi yüksek vs bunlar hep bahane.

Özgüven eksikliği yaşayan, üzücü nahoş şeyler yaşamaktan korkan(reddedilme, aldatılma vb) insanların yüzeydeki bahanesi bu olur genelde.

Bu kişilerin muhafazakar bakış açısı vardır genelde, kalanı da sosyal anksiyeteden muzdariptir. İyi şeyler yaşama pahasına kötü şeyler yaşamayı göze almazlar. Risk almayan, kırılgan yapıları vardır. Bu his iş hayatında tam tersi etki yapabilir, atılganlığı çalışkanlık ve disiplin ile iş hayatına yansıtabilirler. Belirli bir alanda çok başarılı olan, "mükemmeliyetçi" insanların bir kısmında görülür.

Belirli bir kısmı da aseksüeldir.

Bunların hiçbiri suç ya da günah değil ama kimse normal olduğunu iddia edemez, bir yerlerde bir sorun olduğuna işaret eder. Herkesin farklı spektrumda sorunları olabilir, bu da normaldir. Ama normal olmayan şey kişinin "ne var canım çok doğal" diyip konunun üzerine çözüm odaklı gitmemesidir.
0
Bruce
(03.02.25)
Sıkıntılı değil kimseye zararı yok. Kaldı ki erkeklerden zarar gören kadınlar var maalesef biliyorsunuz.

Artık ilişki bile istemeyen insanlar var tek istedikleri takılmak
0
pembediken
(03.02.25)
Bazi kadinlarin anlamadigi su;

Dunyada kadin ve erkek nufusu hemen hemen ayni, ama kadin gelmis 35 yasina, yapabilecegi belki 1 cocuk, ama kendine halen Brad Pitt bakiyor. Aga peki bir sor bakayim kendine, dunyada kac tane Brad Pitt var? Ve Brad pitt niye sana baksin? Boyun mu 1,80 gozlerin mi mavi, Harvard mezunu musun? Yani ciddi anlamda delirmisler ama farkinda degiller.
0
baldur2
(04.02.25)
kadın için normal değil, erkek için de fazla değil de hadi neyse Türkiye şartları falan diyelim
0
edaddy
(04.02.25)
hayir, ben de arkadasin gibiyim. ilginc bir sekilde beni kendi cevremdeki erkek arkadaslarim degil kadin arkadaslarim yargiliyor.

bana birilerini bulup cok iyi, cok yakisikli falan diyorlar ama iyi insan zaten olmaliyiz o bir kistas olmamali, birey olabilmis, isi olan, sosyal olarak iyi biriyle birlikte olmak istiyorum.
0
spherical
(04.02.25)
Bir kahve icmeden yorum yapamam
0
Zetnikov
(04.02.25)
(10)

Bu yaştan sonra yüksek lisans?

pembediken
Kendi bölümüm yeni açmış. Lisans biteli 10 yılı geçti.Işyerime okul yakın sayılır. Yaş 36 daha önceden devam etmediğim yüksek lisans var. Kendim için bir başarı elde etmiş olmak için yapmayı düşünüyorum. Biterse sonrasında doktora vb. olur olmaz bilmiyorum. Bir yandan da uğraşabilir miyim emin değil
Kendi bölümüm yeni açmış. Lisans biteli 10 yılı geçti.Işyerime okul yakın sayılır. Yaş 36 daha önceden devam etmediğim yüksek lisans var. Kendim için bir başarı elde etmiş olmak için yapmayı düşünüyorum. Biterse sonrasında doktora vb. olur olmaz bilmiyorum. Bir yandan da uğraşabilir miyim emin değilim.
0
pembediken
(19.01.25)
Lisans bölümümle aynı ve Türkiye'de 2 yerde var. Nadir bölümlerden benimki. Sosyal bilimler olduğundan 1 yıllık bölüm de bulamadım
0
🌸pembediken
(19.01.25)
ben 18 yıllık duyurucuyum. buradan uyguladığım cevaplar yüzünden pişman olduğum çok oldu. aksi de çok oldu.

bu yüzden iyi karar verin.

ama ben olsam sırf manevi hevesim için yapmam.

yapmadım da. 13 sene önce kazanıp gitmediğim programa af geldi dönmedim.
0
ya ben lan neyse
(19.01.25)
Hahah bu yaştan sonra deyince ben de bir şey sandım. Vakit ayırabilme ihtimaliniz varsa düşünmeden başlayın. 50'li yaşlardan sonra yüksek lisans ve doktora çok işe yarıyor. Emekli oluyorsunuz, ama hala bir şeyler yapmak istiyorsunuz. Y.Lisans hele hele doktora olunca seçenekleriniz artıyor.
0
SiyamkedisiZorro
(19.01.25)
Bir lisansüstü programında yarı zamanlı olarak çalışıyorum. Sınıfımızda 35 yaş üstü yaklaşık 7 kişi var. Hepsi iş, eş, çocuk ve bolca sorumluluk sahibi. Zaman konusunda yer yer zorlansalar da son derece gayretliler, gençlerle hoşgörü ve iş birliği içerisinde projelerini tamamlıyorlar.

Yaş odaklı bakıp moralinizi bozmayın diye bunları söylüyorum. Sandığınızın aksine belli bir yaştan sonra eğitime devam etmek artık oldukça yaygın. Üstelik kazanılan o başarmışlık ve akademik olarak üretimde bulunabilme hissi son derece motive edici.
0
moonie
(19.01.25)
okul dedigin sey kisisel masturbasyon.

yapmak istiyorsan yap, ama beklentilerini dusuk tut derim. Mesela MBA yapinca seni X firmasina C level yonetici yapmayacaklar. Titrlerin pek kiymeti kalmadi artik.
0
cooperr
(19.01.25)
"Kendim için bir başarı elde etmiş olmak için yapmayı düşünüyorum."

bence mesela haftada 2-3 katilim gosterecegin bir spora falan baslasan ve 3 sene duzenli gitsen daha iyi olur senin icin. bahsettigin masterin herhangi bir faydasi veya kariyer artisi olmayacak ama sirf ise yakin ve lisans bolumunle ayni diye tercih ediyorsun gibi gozukuyor yukaridaki yazdiklarini okuyunca.

tabii kotu bir tercih demiyorum, sadece "bir başarı elde etmiş olmak için" yapabilecegin daha manali seyler olabilir, onlari da dusun bir diyorum.
0
hot potato
(19.01.25)
ben su an yüksek lisans yapiyorum. 2 yillik is deneyimi sonrasi basladim.
is görüsmelerinde bana masterin yok falan diyorlardi. bir yerde de haklilardi ama 10-15 yillik kariyeri olan birinin masteri olup olmamasi önemli mi acaba? önüne geliyor mu yani?

bir de isine yönelik sertifika programlari vs daha iyi olabilir. okul cok teori.
0
sonsuz
(19.01.25)
Amaca bağlı. Amaç akademiyse direkt doktora. Değilse de masterdan bir beklentin olmalı. Master finansal getirisi olmayan bir eğitim. Ya göçmenlik için kullanılır ya da cv şişirmek için.

Mastera ayıracağın zamanla kendine, sağlığına veya kariyer bağlamında bir beceri edinme yatrımı yapabilirsin
0
wd40
(19.01.25)
43 yaşında 1.5 saat uzaklıkta bir ilçeye gidip gelmeyi göze alarak yüksek lisansa başladım. Amacım 8 yaşındaki oğluma örnek olmak, ders çalışırken ödev yaptıran kişi değil de "haydi venim de yapmam gereken ödevler var, beraber oturup çalışalım" düsturunu kazandırmak. İşsizim, yüksek lisansa başlamasam evde TV izleyecektim. Ama bulunduğum yerdeki yüksekokulda öğretim görevlisi kadrosunu bu yüksek lisans eğitiminden sonra bir daha zorlayacağım. Umut hep baki...
Pişman değilim, iyi ki başlamışım.
0
strawberry first
(20.01.25)
1 yaş büyüğüm sizden. Mezun olduğum bölümün yükseğini yapıyorum şu an. (Olması gerektiği gibi liseden sonra gitmiştim fakülteye onda gecikme yoktu)
0
hedep
(20.01.25)
(3)

Hepsi burada, Trendyol vb.den vitamin almak

pembediken
Propolis almak istiyorum bu online alışveriş sitelerinde var ama orijinal mı emin olamadım. Ayrıca aynı 3lu ürün Trendyolda 990 TL hepsiburada da 500 TL. Alınır mı?
Propolis almak istiyorum bu online alışveriş sitelerinde var ama orijinal mı emin olamadım. Ayrıca aynı 3lu ürün Trendyolda 990 TL hepsiburada da 500 TL. Alınır mı?
0
pembediken
(13.01.25)
Başlığa vitamin yazmışım. Propolis olacak
0
🌸pembediken
(13.01.25)
voonka ürünlerini trendyoldan aliyorum. eczaneden daha hesapli geliyor.
0
deckard
(13.01.25)
Amazon tr yada amazon dan alabilirsin diger sitelerden tavsiye etmiyorum

Amazondada sol kosede amazon tarafindan gonderiliri isaretlersen orijinalliği garantileyebilirsin en azindan yuzde doksan dan fazla ihtimal ben guveniyorum bu gune ladar busekilde aldigim hersey orjinal geldi buda taktigimdir kamuoyuna bildiriyorum
0
Zetnikov
(14.01.25)
(31)

+30 yaşında birinin araba kullanmayı bilmemesi garip mi?

morca
Ben bir kadın olarak araba kullanmayı bilmediğimi söyleyince şahsen garipseniyorum. Arabam yok, ailemde de uzun zamandır arabası olan kimse yok. Maddi olarak yakın zamanda araba alabilecek gibi değilim, zaten çok uzun yıllardır her yere toplu taşıma ile gidiyorum ve buna alıştım. Biriyle birlikteyke
Ben bir kadın olarak araba kullanmayı bilmediğimi söyleyince şahsen garipseniyorum.

Arabam yok, ailemde de uzun zamandır arabası olan kimse yok. Maddi olarak yakın zamanda araba alabilecek gibi değilim, zaten çok uzun yıllardır her yere toplu taşıma ile gidiyorum ve buna alıştım. Biriyle birlikteyken de adamlar kendi arabalarını kendileri kullanıyor, benim kullanmama gerek kalmıyor veya bu yönde bir talepleri olmuyor. Ehliyet almak için açıkçası bir sebep göremiyorum.

Buna rağmen ne zaman konusu geçse bir şaşkınlık oluyor, sanki araba kullanmak kişisel gelişimin büyük bir parçası gibi karşılanıyor. İlginç buluyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
0
morca
(10.01.25)
kişisel gelişimin büyük bir parçası, evet.
0
gabe h coud
(10.01.25)
Aydınlanma yolunda aşılması gereken bir köşe taşıdır.

Benim de ehliyetim yok, 38 yaşındayım.
0
sekizdokuzon
(10.01.25)
31 yaşındayım, daha yeni kursa yazıldım. Benim de ailede araba yok, durum da yok. Araba olmayınca insanın aklına gelmiyor ki. O şaşıranların arabası vardır.
0
nothing in my way
(10.01.25)
bence ögren. hep istanbul'da yasamayabilirsin.
ehliyet dursun. sana sonra sürmek istedigin direkt sürersin, bürokrasi ile ugrasmazsin.

yaslandikca ögrenmek zorlasir.
0
sonsuz
(10.01.25)
değil bu bir tercih meselesi
0
duyurukullanıcısı
(10.01.25)
Ailesinde araba sahipleri mevcut, maddi açıdan da iyi durumda olanlar şaşırıyordur buna. İnsan belli bir ücretle geçinmeye çalışırken, bazılarının normali onun için lüksken "Arabam yok, almayı da düşünmüyorum, zaten istesem de alamam ama ben yine de öğreneyim." diye düşünmüyor çünkü öncelikleri farklı.

Kişisel gelişimle alakası olduğunu da düşünmüyorum. Müge Anlı'da kayıp olarak aranan yengesine beş kişiyle tecavüz edip bu sırada görüntüleri çekmiş, o görüntüleri de kızın aile bireylerine izletmiş olduğu ortaya çıkan köy adamı da araba sürebiliyor çünkü ihtiyacı varmış ve öğrenmiş.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(10.01.25)
Ben 18 yaşındayken aldım ehliyet ama korkudan kullanmıyorum. Metro da yetiyor bana. Ama gün gelecek belki çocuk olacak, partnerinin, arkadaşının hastaneye gitmesi gerekecek ambulans olmayacak vs ihtiyaç olabiliyor. Eşinin, sevgilinin arabası olsa bile senin sürmen gerekebilir.

Mesela bu gerekçelerle erkek arkadaşım sürekli pratik yaptırıyor ve araba kullanmamı haklı olarak bekliyor.
0
jazzabel
(10.01.25)
türkiyede arabası olmak bir statü göstergesi sayılıyor. bir hava atma aracı üstünlük kurma aracı. genç erkeklerde ortam yapma aracı, genç kadınlarda bak özgürüm kimseye muhtaç değilim göstergesi. bundan araban yoksa hele ki ehliyetin dahi yoksa kendilerince seni hor görüyorlar.
amerikada, kanadada olsak anlarım buralarda arabasız hiç birşey yapamazsın. ama türkiye gibi toplu taşımanın gelişmiş olduğu ülkelerde araba gereksiz bir israf.
bende ehliyet var kullanabileceğim arabada var ama kullanmıyorum. çünkü tüm işlerimi toplu taşıma ile çok rahat hallediyorum. zaten araba kullanmaktanda hiç haz etmiyorum.
0
my fault
(10.01.25)
türkiyede arabası olmak bir statü göstergesi sayılıyor. bir hava atma aracı üstünlük kurma aracı.+5

36 yaşında erkek kişiyim. Bir türlü öncelik verip araba kullanmayı öğrenmedim. Biraz da inatlık yüzünden öğrenmedim. Arana kullanmayı öğrense dediklerinde zorunda mıyım diyorum her seferinde.
0
put it in your appropriate place
(10.01.25)
Çevrendekilerinin aklı, fikirleri beklentileri,yaşam tarzları havada.
Onların renkli renkli yaşayan, alış veriş sitelerinden bir türlü çıkamayan konformist kişiler olma ihtimali çok yüksek.

Kişisel gelişimin büyük bir parçası yetenekli olmak, 27 diploma ve kurs bir de ehliyet sahibi sahibi olmak demek değil,
(sadece onlar için değil genelde herkes için) haddini bilmek olduğunu onlara uygun şekilde anlatınız.
0
diyecevaplandı
(10.01.25)
ne arabam vardı ne de araba alacak bir imkanım ama yine de üniversite 3. sınıfta ehliyet aldım, araba kullanmayı da öğrendim. üstelik baya baya yıllar önce yaptım bunu yani. sonra ilk fırsatta da araba aldım döküntü de olsa, zamanla yeniledim. artık ona da ihtiyacım yok çünkü güzel bir şirket arabası var benim kullanımımda. o kadar genç yaşta ehliyet almış ve araba kullanabiliyor olmam iş görüşmelerinde bile beni daha girişken, daha çalışkan olarak görmelerine neden oldu.

okul bittikten sonra iş hayatı yoğunluğu içinde ehliyet almaya bir türlü fırsat bulamayan arkadaşlarımdan çok iyi iş fırsatlarını sırf ehliyet nedeniyle kaçıranlar da oldu, sevgilisi arabayla alıp bırakan kadın arkadaşımı ezikleyen erkeklerde oldu. bu tür örnekleri çoğaltabilirim.

herkes için ama özellikle de bir kadın için ehliyetinin olması ve araba kullanabilmek evet çok önemli bir kişisel gelişim meselesi. garip demem ama anlam da veremem. hem inanılmaz bir güvenlik ve özgürlük sağlıyor, hem de kimseye muhtaç olmuyorsun. o sizi alıp bırakan sevgilileriniz emin olun kendi içinde bunun hesabını yapıyorlar (sosyal medyada, ekşide vesaire de bunu hem yapıp hem de bir aşağılama olarak kullanan çok erkek var). illa arabanız olması da gerekmiyor, bir hafta sonu araç kiralayıp birkaç kişi bir yerlere gidebileceğini bilme hissi bile insana çok iyi geliyor bence özgüven açısından.
0
Phoebe
(10.01.25)
37 yaşında ne ehliyetim var ne de kullanmayı biliyorum.
trafikten hoşlanmıyorum. dikkatimi de yola veremem diye düşünüyorum :D
0
neira
(10.01.25)
Bizim ülkeye has deli saçması bir durum.
25 yaşında motosiklet ehliyetimi aldım otomobillerle zerre alakam yoktu uğraşmadım.
daha sonra 35 sonrası otomobil ehliyet almam gerekti. AMAN TANRIM gittiği her kurs araba kullanma bilmememe şoklara giriyor, garip tepkiler :D Arkadaş siz öğretmeyecek misiniz bunu bana :D

Dünyanın en normal şeyidir, isteğe bağlı bir durumdur ama türkiyede hele son 10 15 senedir kıraathane kültürünün her yere sızmasından dolayı, "delikanlılık, adamlık, vs " komik kavramlardan dolayı çok garip yerlere kadar gidebiliyor bu muhabbet.

hanımları da garipserler ona da şaşırmam.
0
hedep
(10.01.25)
Ankara gibi mansurun beceriksiz ulasim altyapisinda bu ni must
0
lapaz
(10.01.25)
arabası olmayan ve almayı da planlamayan birinin bilmemesi bana normal geliyor.
0
orpheus
(10.01.25)
Yanındaki kişi hastalandı. Araba var ama gidemiyorsunuz. Bu yüzyılda. Garip tabii.
0
Mirket
(10.01.25)
araba kisinin ulasim ozgurlugunu eline almasidir. kendi kendini a noktasindan b noktasina goturebilmek de onemli bir mevzu.

ama para yoksa, araba yoksa nereden denk gelip ogreneceksin. ben de ehliyeti gec aldim, 21 gibiydim ve duzenli araba kullanmaya 28 gibi basladim. ama bunlar hep fakirliktendi. araba olunca harita aciliyor. kesinlikle yucelestirilmemesi lazim arabasizligin ve ehliyetsizligin.
0
antikadimag
(10.01.25)
araba kullanmayı 35 yaşında öğrendim, o da iş gereği zorunluluktan çıktı ortaya. Muhtemel işle alakalı bir şey olmasaydı hala arabayı kullanmayı bilmeyen biri olucaktım.
0
clones
(10.01.25)
biraz garip biraz garip değil.
zaten ehliyeti olan kadınların da %90 araba sürmeyi bilmiyor sadece hareket ettiriyor.

bisiklet sürmek gibi bir şey araba sürmek.

eğer sürme imkanın olmadıysa garip değil
ama paran pulun ve imkanın varken öğrenmediysen kötü.
ama öğrenmesi inan 1-2 günlük iş yani öyle atla deve değil.
mesela ben yüzme bilmiyordum yeni öğrendim yaşım da 37
yüzememek çok garip geliyordu
0
OgutucuRecep
(10.01.25)
kadin erkek farketmez, bence gunumuzde garip artik. yuzme bilmemek gibi bisey.
ogrenin kardesim, o kadar zor bir mevzu da degil zaten.
annemin ehliyeti vardi ama asiri endiseli bir tip oldugu icin bir turlu tek basina kullanamadi, eziyetini hep kendi hemde biz cektik.
0
cooperr
(10.01.25)
Garip değil. Otistik olmam etkiliyor durumu araba kullanamıyorum. Bu toplumun zihniyeti sıkıntılı maalesef kendi gibi olmayanı tuhaf karşılayor yada dışlıyorlar.
0
pembediken
(11.01.25)
araç sürebilmek bir gereklilik.

bir sağlık sorunu olmadığı halde keyfi olarak bunu reddetmek, zaten gereksiz deyip liseyi terketmeye benziyor bence.

çok iyi sürmek gerekmiyor, lazım olduğunda a noktasında b noktası ağır aksak da olsa götürecek kadar bilmek gerek.
0
biseysorcaktim
(11.01.25)
Bisiklet suruyorum de geç
0
Zetnikov
(11.01.25)
bana aksine ehliyeti olmayanlar “zengin” geliyo. bu ne rahatlıktır, umursamazlıktır ya, kesin zenginsin sen
0
deartheodosia
(11.01.25)
@ogutucurecep, çok iyi kullanıyoruz kadınlar olarak. s.ktir git bak yine kadınlara, zekalarına laf çarpan biri çıkmış
0
deartheodosia
(11.01.25)
Ehliyetimi 36 yaşımda aldım, çünkü o zaman ihtiyaç hissettim. Kişisel gelişimle de bir alakası yok; hele de modern arabalar kullanımı basit elektronik aletler. Eveki kahve makinesini kullanıp lattenin kıvamını tutturmak daha zor geliyor bazen.
0
salihdt
(11.01.25)
Garip diil ama yine de bı an önce öğren bnc. Çok güzel bir özgürlük
0
abuzer
(11.01.25)
Aynı koşullardayız, bu verilerden dolayı ben de araba kullanmayı bilmiyorum.
Ehliyet aldım ama. Şimdi ehliyet alma şartlarına bakınca (hem sınav detayları hem kurs ücretleri, masrafları vs.) iyi ki almışım diyorum.

Tamam araba alma ihtimalim ülkenin şu koşullarında imkansıza yakın ama en azından ihtiyaç anında bir araç kiralayıp işimi görebilirim bu sayede, ehliyeti bu yüzden önemli buluyorum.
Araba kullanmayı da çok beceriksizsen 10-12 ders alırsın özel bir hocadan halledersin zaten.

Ehliyet almamış olsaydım eğer mevcut şartlarda eğer araç alma imkanım yoksa bu paraları verip alır mıydım bilmiyorum. Sanırım almazdım, kurs ücretleri de sınav ücretleri de vergileri de uçmuş çünkü, delilik gerçekten.
Ben 500 liraya almıştım ehliyeti her şey dahil :D
0
mutekebbir
(11.01.25)
hayır
0
edaddy
(11.01.25)
30+ yasinda olup, buyuksehirde yasayan biri olarak bugune kadar gerekli gelmedi. Genelde "esin/cocugun hasta olursa ne yapacaksin?" gibi bir argumanla geliniyor; ama evlenmeyecegim icin boyle bir derdim yok. Calistigim yerde de bugune kadar servis imkanindan yararlandim. Ogrenmek icin hicbir sebebim olmadi kisacasi. Is disinda bir yere gitmem gerekirse de toplu tasima veya en kotu taksiye binip giderim. Bu arada ehliyetimi 15 yil once aldim; ama direksiyon sinavindan sonra sadece 1 defa kullanip bir daha elimi surmedim; yani araba kullanmayi bilmiyorum.
0
chickentown
(11.01.25)
Acil durumlar için öğrenilmesi gereken bir durum gibi geliyor bana
0
yuvarlanantencereninkapagi
(11.01.25)
(13)

Belli yaşı geçmiş hiç evlenmemiş kişiler toplum baskısıyla nasıl başetti?

pembediken
Evlenmemiş insanlara karşı halen bir baskı,ezikleme, küçümseme gibi durumlar oluyor. Önceki kusaklardan hiç evlenmemiş insanlar bu baskıcı tiplere karşı nasıl posta koyup makul cevap verebilmiş eğer yapabildiyse? Her ortamda yada her insana "sana ne!" denmiyor.
Evlenmemiş insanlara karşı halen bir baskı,ezikleme, küçümseme gibi durumlar oluyor. Önceki kusaklardan hiç evlenmemiş insanlar bu baskıcı tiplere karşı nasıl posta koyup makul cevap verebilmiş eğer yapabildiyse? Her ortamda yada her insana "sana ne!" denmiyor.
0
pembediken
(05.01.25)
Can sağlığı, hayat dediğiniz zaman üstüne diyecek bir şey kalmıyor. Yine de uzatabiliyorsa valla hayat, kader, olacak, bitecek, halledeceğiz kelimelerini sıralı tam liste şeklinde söylüyorsun bitiyor.
0
Shepard
(05.01.25)
Bu tür toplumsal yapıların tersine gitmek belli bir otonomi ve ekonomik özgürlük istiyor. Geçimini başkasının verdiği harçlıktan sağlarken, başkasının evinde yaşarken o insanların baskılarına karşı gelmek zor.

Ama gerekli otonomi varsa ötesi daha kolay; insanlar "Neden evlenmiyorsun" dediklerinde onların anlayacağı dilden cevap verebiliyorsun. Mesela bunu soran örneğin dayının oğluysa gayet de "Sana ne" demek mümkünken bir gözü toprağa bakan ananense ve kalbini kırmak istemiyorsan "Kısmet anane" deyip geçiştiriyorsun.
0
salihdt
(05.01.25)
@tiredofwaiting evli olmamak benim için çok iyi. Ama eğitimli, diplomalı,okumuş, düzgün giyimli insanların küçümseyerek sen ne zaman evleneceksin demesi sinir bozucu. Bu örnekteki kişi aynı işyerinde eşinin benimle sohbet etmesinden rahatsız oldu bekarım diye. Hatta alttan alttan cinsellikle ilgili imalarda bulundu. Insanların ağzı torba değil maalesef.
0
🌸pembediken
(05.01.25)
İki insan bir araya gelince, aralarında biraz da samimiyet varsa ve taraflardan birinin durumu normalin biraz dışındaysa, bu durum bir şekilde konu edilir.

Örnek, Mezuniyet gereğinden fazla uzadıysa, nişanlılık süresi uzadıysa, çocuk yapma işi herkesinkine nazaran geciktiyse, kilo almış başını gitmişse, okul bitmiş epeydir boşta geziliyorsa, zorunluluk olmadığı halde her gün sabahlara kadar çalışılıyorsa ya da sabahlara kadar içiliyorsa hatta saç ya da sakal gereğinden çok uzadıysa.

Bunlar ve dahi niceleri varsa arkadaşlar bunu konu eder, konuşulur. Bu laflar eğer size dokunuyorsa o durumda problemi kendinizde aramanız gerekir. Bu alınganlığı yapmaya gerek var mı diye düşünülmeli.

Ben bu konuda yaralıyım. Kimse acımı deşmesin düşüncesi değil mi bu? @ercü'nün verdiği örneklerde konuyla ilgili en ufak zorlama var mı mesela?

Bu arada ben de bekarım. Arkadaşların eşin dostun tamamı sık sık konu eder. Ama bu konu etmeler beni bugüne kadar hiç rahatsız etmedi. Normal akış dışında bir durum varsa konu edilir tabii. Konuşulur yani. Alınganlık etmek anormal. Hele ki alınıp karşı tarafa laf sokmaya kasmak falan, ne kadar tuhaf, ne çirkin.
0
Mirket
(05.01.25)
Her ortamda yada her insana "sana ne!" denmiyor.

özel konuları bu sekilde patavatsızca dile getirebilen insana her ortamda sana ne diyebilirim.
0
unabomber
(05.01.25)
bana kimse baskı maskı yapmadı. zaten arkadamdan deli falan diyorlar.
0
ya ben lan neyse
(05.01.25)
Cevaplar için teşekkürler. Konu biraz dağıldı. Belli yaşı geçmiş bekarların hikayelerini bekliyordum mesela kezban teyze Osman amca vardı hiç evlenmemiş bu sorulara böyle cevap verirlerdi gibi.

@Mirket başıma gelen olayda işyerinde kadının biri defalarca sordu. Yüz ifadesinden, konuşma tarzından, mimiklerinden küçük görmeye çalıştığını ve ezikledigini bir süre sonra farkettim. Ayıp değil mi? Bu durumda ben mı alıngan oluyorum?
0
🌸pembediken
(05.01.25)
kimseye sana ne, seni ilgilendirmez demem. şöyle savuştururum:

- görüştüğüm biri var, önümüzdeki aylarda güzel haberler gelebilir :)
- görüştüğüm biri vardı, olmadı, nasip.

hiç öyle "evlenmek bana göre değil çok banal yeaaa belediyeden izin mi alacağız" demem.

- evet ben de sizin gibiyim, evlilik düşünüyorum, oluyor/olmuyor.

gibisinden bir mesaj vermiş oluyorsun.
bi sakinleşme geliyor böyle konuşunca.
0
tabudeviren
(05.01.25)
Toplumun geneli bazı insanların evlenmek istemeyebileceklerini, bazı insanların çocuk sahibi olmak istemeyebileceklerini anlamıyor. Haliyle onların gözünde siz "Evlenmek isteyip de evlenememiş" ya da "Çocuk sahibi olmak istemiş ama olamamış" insanlar oluyorsunuz, bu da ister istemez birinci durum için ya acımaya ya da küçümsemeye gidiyor. Kaba tabiriyle "Evde kalmış" muamelesi görüyorsunuz işte...

Siz kendi kararlarınızdan memnun ve eminseniz bunu kafaya takmaya gerek yok, zira bu insanların sonu yok; ne her birine haddini bildirebilirsiniz, ne hadlerini bildirerek bunların sonunu getirebilirsiniz.
0
salihdt
(06.01.25)
salihdt+1

Kimseye bir açıklama yapmak zorunda değilsiniz, muhtemelen onlar zaten siz ne derseniz deyin kendi kafalarında kurduklarına inanacaklar.

Sana ne olmaz tabii de şey olabilir;
-Düşünmüyorum.
-Yo hiç düşünmedim.
-Bana göre bir hayat değil.
gibi cevaplar.

Dediğim gibi ne derseniz deyin onlar zaten kendileri aynı şeyi düşünmeye devam edecekler, takılmayın.
0
mutekebbir
(06.01.25)
Baş edemedik! DÜnyanın her yerinde var bu tipler.
0
Kahvedesu
(06.01.25)
Neyse ki sert bir mizacım olduğundan sanırım bu tür şeyler çok duymuyorum. Duyarsam da istemiyorum diye tekrar tekrar söylüyorum karşı taraf ne dese aynı cevap.
0
peki madem
(06.01.25)
@salihdt +1

Onun dışında her ortamda her insana sana ne diyorum aslında. Bir ezme olayı yok pek. Baskı çok. Baskıdan rahatsız olursam evliliklerde gördüklerime, onların evliliklerine ve çevremdeki boşanma oranına getirip laf ediyorum. Kendi evliliklerini sorgulayıp mutsuz olsunlar ondan sonra. O da olmazsa başka bir konudan siz yüklenin. Bir daha rahat rahat baskı yapamazlar. En azından baskı olsa da aynı oranda yapamadılar.
0
nawar
(06.01.25)
(11)

ilkokul arkadasi meselesi - abartiyor muyum?

chihirovekohaku
merhabalar, 12 yasimda bir yil sinif arkadasligi ettigim bir hemcinsim var. O yil birbirimizin evine gidip geldik, arkadaslik ettik ama o zaman cok büyük bir yakinlik dostluk hissetmiyordum. Sonra o baska bir okula gecti ve sehirde ayaküstü karsilasmalarimiz harici bir iletisimimiz olmadi.Birkac yil
merhabalar,

12 yasimda bir yil sinif arkadasligi ettigim bir hemcinsim var. O yil birbirimizin evine gidip geldik, arkadaslik ettik ama o zaman cok büyük bir yakinlik dostluk hissetmiyordum. Sonra o baska bir okula gecti ve sehirde ayaküstü karsilasmalarimiz harici bir iletisimimiz olmadi.

Birkac yilda bir yeni isimlerle sosyal medya hesaplari acip ekler beni. Bir noktada, hicbir samimiyet yakinlik ya da iletisimde kalma ihtiyaci hissetmedigimden yeni hesaplarindan arkadaslik istekleri gönderdiginde kabul etmemeye basladim. Paylastigi seyler de garip geliyordu, asiri fotosoplu fotograflar mesela... esmer kizcagiz, burunsuz koreli bembeyaz bir kiz gibi görünüyor fotosopu basinca. Göz rengine dek fotosop yapiyor, maviler yesiller. Rahatsiz edici gelmeye basladi. Birkac yildir da sesi solugu cikmiyordu.

Birkac ay önce bana 12 yasindayken birbirimiz icin yazdigimiz ani defteri sayfalarindan fotograflar göndermis. Tesekkür ettim, ne güzel oldu hatirlamak dedim fakat daha ötesinde de konusacak bir sey bulamadim. Hatta kendimi sorguladim, hal hatir bile sormadin chihiro, kizcagiz sana ani defterinden sayfa yollamis vs.

Bugün yine instagram üzerinden arkadaslik istegi yollamis. Kabul etmedim. Ardindan hem facebook'tan hem instagram'dan hem de eski whatsapp hesabim üzerinden, "Chihiro, ben X tanimadin mi beni?" diye mesaj yollamis.

Görüsmeyeli, iletisimimiz kalmayali 18 yil olmus. 20'lerimde tanistigim bir insan degil ki bir anim vs bir seyler kalmis olsun aklimda. Bu israrli iletisim cabasindan cok rahatsiz oldum ama öte yandan da ayip mi ediyorum acaba diye düsünmeden edemiyorum.

Abartiyor muyum?
0
chihirovekohaku
(05.01.25)
Hiç abartmıyorsun, weirdo bir tipe benziyor.
Ben olsam yokmuş gibi davranırdım.
0
Bruce
(05.01.25)
baya dümdüz ayip ediyorsun. icilen bir kahvenin 40 yillik hatri vardir diye bir sözümüz var.

kizcagiz da seni sosyal medyadan eklemis. borc para istememis, evinde kalayim mi dememis. sadece fotolarina bakacak. bu tripleriniz asiri komik.
0
sonsuz
(05.01.25)
Ayip etmek olarak goremedim. Eski arkadaslarla baglar kopabiliyor, hayatin gercegi, sizinki de kopmus. Karsi tarafin hayatinda bosluklar coktur, yoksa o da size sarmazdi bence.
0
mbond
(05.01.25)
Ben olsam eklerdim ya ne olacak ki. Çok önemli değil benim için eklemişim veya eklememişim ne farkeder.
0
kaptan maydanoz
(05.01.25)
Birak bi kenarda uslu uslu dursun zaten Eskisehir küçük bi yer, çevren olmus olur.
0
feastofthedamned
(05.01.25)
Ne ayıp ne de abartı olarak yorumladım.
Garip bir tip, zararsızsa kendi halinde bir tipse ben kabul eder gönderilerini sessize alırdım, benim de var öyle ayıp olmasın diye kabul ettiğim insanlar, bazen saçma sapan şeyler paylaşıyorlar görünce bile irrite oluyorum bu yüzden sessizde hepsi.

Ama kabul etmek zorunda mısın?
Bence değilsin ya iletişimde olmadığın görüşmediğin birini neden listende tutasın ki.
Bunda da haklısın, manyak gibi her hesabından istek yollaması saçma.
0
mutekebbir
(05.01.25)
Değişik biri ama kabul et yani nolacak dursun bir köşede kendi halinde
0
messina123
(05.01.25)
Bu ilkokul arkadaşınızın kişiliğini bilmediğim için yorum yapamam. Şu çok tuhaf geldi: hem Facebook hem insta hem WhatsApp tan mesaj göndermek nedir? Bu kadar mı işsiz bu insan.
0
pembediken
(05.01.25)
senin yaptığın da normal onunki de normal. sen daha normalsin.
0
deartheodosia
(05.01.25)
Bence ayıp etmişsin
0
basond
(05.01.25)
abartmıyorsunuz, ayıp da etmiyorsunuz. kaç paragraf yazacak kadar sizde keyifsiz hissiyatlar yaratan biriyle ilgili atacağınız adım bellidir. salın gitsin. ölü taklidi yapın. bir hukukunuz, yaşanmışlıklarınız, birbirinize yarenlik ettiğiniz süreçler vb. olsaydı başka olurdu elbette ama bu tür iletişimler gereksiz yük insan için.
0
Phoebe
(05.01.25)
(3)

Epilepsi ve alkol

marowak
Epilepsi hastasıyım. İlaç kullanıyorum. 2 defa nöbet geçirdim, 1 buçuk yıldır düzenli ilaç kullanıyorum ve artık nöbet yok. Doktor dikkat etmem gereken şeyleri açıklarken fazla alkol almamamı, tek seferde en fazla 2 bira seviyesinde ve haftada en fazla 2 gün içmemi söyledi. Zaten düzenli içen birisi
Epilepsi hastasıyım. İlaç kullanıyorum. 2 defa nöbet geçirdim, 1 buçuk yıldır düzenli ilaç kullanıyorum ve artık nöbet yok. Doktor dikkat etmem gereken şeyleri açıklarken fazla alkol almamamı, tek seferde en fazla 2 bira seviyesinde ve haftada en fazla 2 gün içmemi söyledi. Zaten düzenli içen birisi değildim, kırk yılda bir. Ama arada bir arkadaş ortamında sarhoş edecek kadar içerdim. 1 buçuk yıldır bunu yapamıyorum ve inanılmaz canım istemeye başladı. Alkol epilepsiyi çok ciddi oranda etkiler mi, yoksa doktor her türlü önlemi almam açısından mı böyle söyledi. Bir defaya mahsus 35'lik tekila içsem bir sıkıntı yaşar mıyım? Biliyorum belki saçma gelecek ama benim açımdan iyice yasak elma hikayesine döndü iş.
0
marowak
(04.01.25)
Alkol, kullandığın ilaçla etkileşir.
Büyük bir ihtimalle alkolden beklediğin keyfi almazsın. Çakırkeyf bile olmadan doğrudan başağrısıyla kalkarsın masadan diye düşünüyorum.
Hastalığı tetikler mi kısmını bilemedim.
0
Mirket
(04.01.25)
Sıkıntı olur mu bilemem.İçecekseniz aç karna içmeyin bence
0
pembediken
(04.01.25)
İç ya bir şey olmaz demem doğru değil ama "eğerli" tavsiye verebilirim.

İçecekseniz eğer; Kotalı biçimde takip ederek içebilirsiniz. Doktor 2 bira mi dedi (veya başka bir içki neyse). Haftada tek gün 2 bira için gitsin. Kontrollü olsun bence. Can isteğini törpülemeye bakın yasağı delmeye değil.

İster istemez alkol yasak olarak bilinçaltına yerleşiyor ama bunu tedbir olarak düşünün. İpi ucu kaçarsa o zaman sıkıntı olur.
0
put it in your appropriate place
(04.01.25)
(14)

Yeniyıl Kararları

rock n roll
Yeniyıl için hangi kararları aldınız ve 2024 ile birlikte neleri geride bırakmak istiyorsunuz?Ben bu yıl ve bundan sonraki yıllarda daha çok kendime odaklanmaya karar verdim, biraz daha belki kendimi ön plana almayı düşünüyorum. Kendimi daha fazla geliştirmek istiyorum, mesleğimde daha yüksek hedefl
Yeniyıl için hangi kararları aldınız ve 2024 ile birlikte neleri geride bırakmak istiyorsunuz?

Ben bu yıl ve bundan sonraki yıllarda daha çok kendime odaklanmaya karar verdim, biraz daha belki kendimi ön plana almayı düşünüyorum. Kendimi daha fazla geliştirmek istiyorum, mesleğimde daha yüksek hedefler koydum. Sokakta yaşayan hayvanlar için daha fazla çalışacağım. Hepinize mutlu yıllar.
0
rock n roll
(30.12.24)
1) masteri bitirmek.
2) yeni is bulmak
3) cok fit olmak
4) uzak bir yere 2 haftalik gezi. afrika ya da güney amerika.
5) kiraya verebilecegim kücük bir evi 100% krediyle almak.
6) kitap okumaya geri dönmek

bu hedeflere yogunlasma karari aldim.
bir de alisveris yapicam. kiyafet falan. herkesin bayildigi sey benim icin angaryaydi hep. kendime güzel bakacagim artik.
0
sonsuz
(30.12.24)
Örgü öğrenmek. Daha çok kitap okumak. Daha az iş stresi yaşamak.
0
Amaranta ursula
(30.12.24)
Uzun zamandir calmadigim birkac enstrumana tekrar yogunlasmak istiyorum, tabii bunun icin biraz butce de ayirmam gerek. Bunun disinda bir de is degistirebilirim diye planliyorum.
0
Mor ve berisi
(30.12.24)
Daha az kahve ve alkol - daha çok su içmek.
Görmek istediğim ama ertelediğim şehirlerden en azından iki tanesine bu yıl içinde gitmek.
Kitap okumada pandemi öncesindeki rutinime dönebilmek.
Biraz borcum var kapatana kadar alışveriş yapmayıp eğlenmeyi minimuma indirmek.
Lüzumsuz kıyafet almamak.

Umarım herkesin istediklerini yapabildiği bir yıl olur bu yıl.
İyi seneler.
0
mutekebbir
(30.12.24)
Katilmak istedigim ama ertelemek zorunda kaldigim atolyeler vardi. Sirayla bunlara gitmek. Bir suredir ara verdigim tiyatroya (izleyici olarak) geri donmek, daha cok dağa bayira kampa gitmek,
Eskisi gibi arkadaslarima mektup yazmak kart atmak,
Bir yil kadar once yasadigimiz bir kazadan dolayi standby a gecmistik resmen, toparladik sayilir, her anlamda acisini cikarmak hedefindeyim,
Bu yil hayatimda bir cok seyi değiştirdim, iki kere iş, ev, medeni durum haha,
Kendime daha cok vakit ayirmaya yonelik hamlelerim iyi gitti, spor ve saglikli yemek isini biraz daha duzeltmek

Oh bitti gitti
0
a perfect lie
(30.12.24)
Yogayı savsaklıyordum tekrar başlayacağım.
Daha önce gitmediğim iki ülkeye gitmek istiyorum.
Daha erken uyuyup, zinde kalkmaya çalışacağım :) uykumu düzenlemem gerekiyor
Arabamı değiştireceğim, kredisi bitti satmak istiyorum
İki senedir kendimi biraz ihmal etmiştim, bundan sonra kendime odaklanacağım
0
kullanicadi
(30.12.24)
hiç almam çünkü uygulamıyorum.

yeni yılı da kutlamıyorum ama kolektifin inançları yüzünden temizlik, çamaşır vs hazırlık yapıyorum.
0
mathilda.may
(30.12.24)
Aldığım tek karar linktedir:

www.instagram.com
0
beetlejuice
(30.12.24)
Uygun zamanimda gönüllülük işleri istiyorum
0
pembediken
(30.12.24)
Yeni yil kararim yeni yil kararlari alip kendimi darlamamak.
0
mor oje
(31.12.24)
karar degil ama gobegi sifirlayip kas oranimi arttirma hedefim var.

edit: aslinda daha cok kuvvet antrenmani yapma kararim var diyebiliriz. bir de yeme icme konusunda birazcik daha disiplinli olma.
0
lemmiwinks
(31.12.24)
Spor salonuna yazıldım dün biraz vücuduma bakayım diyorum 2025'te. İkinci olarak da keşke ölsem dileklerimi haftada en fazla 4 olacak şekilde düzenlemek.
0
Pass this on
(31.12.24)
Her yeni yıl için kararlar alır, kendime hedefler koyardım ama bu sene içimden hiçbir şey yapmak gelmiyor. 2025'i canım o zaman ne isterse, kafama ne eserse onu yaparak geçireceğim.
0
gnosis
(31.12.24)
Gluteni bırakıcam.
0
antihero
(31.12.24)
(15)

Favori mezeniz?

etna
Yarın akşama meze işi bana kaldı. Aklımda bir kaç şey var ama fikir almak için soruyorum, sizce en lezzetli meşe nedir?(Mangal yakılıp rakı içilecek)
Yarın akşama meze işi bana kaldı.
Aklımda bir kaç şey var ama fikir almak için soruyorum, sizce en lezzetli meşe nedir?
(Mangal yakılıp rakı içilecek)
0
etna
(30.12.24)
Humus ve yogurtlu bir meze vazgecilmezim.
0
brkylmz
(30.12.24)
atom, hem yoğurtlu hem acı, afiyet olsun.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(30.12.24)
girit ve mantar teretor
0
mikahakkinen
(30.12.24)
fesleğenli girit ezme, köpoğlu, ızgara istiridye mantarı, sıcak atom, muhammara, sultan ezmesi
0
jelly bear
(30.12.24)
satın alacaksanız surimi <3
0
antihistaminik
(30.12.24)
Cerkes tavugu
0
duster
(30.12.24)
Atom ve köpoğlu
0
abuzer
(30.12.24)
Girit ezme ve atom
0
kullanicadi
(30.12.24)
atom, girit ezme, ezme, ek olarak haydari de severim.
0
anti-kahraman
(30.12.24)
Patlicanli her sey, atom ve girit ezme. Afiyet olsun.
0
a perfect lie
(30.12.24)
tarif vereyim.

kuru domatesi az ıslatıp yumuşatıp zeytinyağında kavurun. üzerine de sarımsaklı/sız yoğurt ve tavada hafif yanmış terayağ. çok basit ve lezzetli.

benim en sevdiğim meze, ki ben rakı sofrasına oturmam, alkol almıyorum, körili lakerda. ağzım sulandı bu saatte.
0
mathilda.may
(30.12.24)
ben patlıcanlı atom, havuç tarator, kısır ve kabak mücveri yapıcam.
0
neira
(30.12.24)
Rus salatası, atom olsa sabaha kadar yerim
0
mirty
(30.12.24)
Rus salatası ve humus
0
pembediken
(30.12.24)
$ak$uka
0
cooperr
(31.12.24)
(3)

Bu tür insanlara karşı tavrım ne olmalı sizce?

Zetnikov
(A) 40lı yaşlarda (B) 50li yaşlardaBunlar tekli halde benimle buluştuklarında ikiside birbirlerinin arkasından ağır şeyler söylüyolar. sürekli neagtif aşagılama vs olumsuz konuşuyorlar.tek tek karşıma alıp konuştum dedim madem birbirinizi sevmiyorsunuz bu kadar hakarete kotu soze gerek yok gorusmezs
(A) 40lı yaşlarda (B) 50li yaşlarda

Bunlar tekli halde benimle buluştuklarında ikiside birbirlerinin arkasından ağır şeyler söylüyolar. sürekli neagtif aşagılama vs olumsuz konuşuyorlar.

tek tek karşıma alıp konuştum dedim madem birbirinizi sevmiyorsunuz bu kadar hakarete kotu soze gerek yok gorusmezsınız olur bıter yani anlattım guzel bı dılle ıkısıne de

konusmamızın ertesı gunu ıse gıdıyorum bı bakıyorum cafede beraber kahve ıcıp sohbet edıyorlar
bu bır defa olmadı hep aynı terane

benım karakterıme ve yapıma baya ters bısey mesela hangı yuzle o kadar laf soyledıgım adamla tekrar bıde ertesı gunu bulusup hıc bırsey olmamıs gıbı gorusebılırım

ikisinede tekmeyi basayım mı kafamda? yoksa herkesın bana yaptıgı taktık olan yedek kulubesıne atıp uzakta mı bekleyeyım bende?
0
Zetnikov
(29.12.24)
Birbirleriyle sürekli tartışıp birlikte çok vakit geçiren insanlar var. Bunlar illa ki birbirlerine karşı art niyet güdüyor olmak zorunda değiller. Hayvanların boynuz tokuşturması gibi düşünün. Eğleniyorlar bunla ve birbirleriyle gerçek anlamda sorunları yok. Sizinkiler böyle mi değil mi bilmiyorum tabi ama var böyleleri.

Her şey tekmeyi basmak veya yedek kulübesine atmakla sonuçlanmamalı bence. Son zamanlarda arkadaşlık konusu çok fazla sevgililik ilişkisi gibi ele alınır oldu gibi geliyor bana.

Tabi ki kişiler ne kadar arkadaşınız onu da bilmiyorum, eğer sadece "tanıdık çevre" içerisindenseler bu kadar kafa yormayın bence, baktınız tuhaf geliyor çekilin aradan ya da bu ikili tartışmaya beni karıştırmayın deyin geçin.
0
akhenaten
(29.12.24)
Çok var bunlardan. İş yerimde içten içe birbirinden nefret eden 2 kişi var. İkisi de bu durumu benimle paylaştı. Canım diye hitap ediyorlar birbirine.
Ben karışmıyorum ilişkilerine. Dedikodu yaptıklarında yorumsuz bir şekilde dinliyorum. Biliyorum ki bir şey desem benim aleyhime kullanılacak. Bunu farkettikten sonra daha az görüştüm. Tamamen silemiyorsun çünkü aynı iş yerindesin.
0
bakur basur rojava rojhilat
(29.12.24)
Is ortamında olabiliyor maalesef. Akraba, komsu olsa uzak durursun belki ama işyerinde daha çok yüz yüze gelme durumu var.Birbirlerinin arkasından atıp tutmaya başladıklarında şu anda bunu dinleyecek durumda değilim diyip konuyu değiştirin
0
pembediken
(29.12.24)
(16)

Kibirden kurtulmak

Gradient_tabanlı_mor
Bence kibirli bir insanım ve sık sık kibrime yenildiğimi farkediyorum. Kendime hatırlatıyorum yapmamam gerektiğini ama kişiliğim böyle galiba. Bir gün ilahi adalet tarafından kibirlendiğim şeylerle imtihan edilmeden nasıl kurtulurum? Meditasyon veya önereceğiniz bir kitap filan.
Bence kibirli bir insanım ve sık sık kibrime yenildiğimi farkediyorum. Kendime hatırlatıyorum yapmamam gerektiğini ama kişiliğim böyle galiba. Bir gün ilahi adalet tarafından kibirlendiğim şeylerle imtihan edilmeden nasıl kurtulurum? Meditasyon veya önereceğiniz bir kitap filan.
0
Gradient_tabanlı_mor
(24.12.24)
Ne yapıyorsun mesela?
0
rock n roll
(24.12.24)
küçümsüyorum insanları.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(24.12.24)
Hocam senin bi duyurun vardı sanki, ofiste 3 kadınız diğer ikisi benim kadar bilmiyolar yapamıyolar vs diye

Böyle bir tarzın var, hani bildiğimi paylaşayım onlar da yapsın gibi değil de sıyrılayım yükseleyim gibi bireyci ve kariyerist bir düşünme şekli

insanların farklılıklarını çeşitliliklerini arkaplanlarının hikayelerinin seninle aynı olmadığını kabul et diyecem ama
0
grimavi
(24.12.24)
Valla dünya üzerinde yaşayan bilmem kaç milyar insandan sadece biriyiz. Hiç birimiz aslında hiç önemli değiliz, gerçekten bu böyle.
0
rock n roll
(24.12.24)
Bence empati eksikliğiniz var. Bu kibrinizin, kendinizi üstün görme arzunuzun temelinde bu yatıyor. Çocukluk travmalarının da kişiyi ezerek yükselmeye sevk ettiği örnekler çok. Geçmişinizi irdelemeniz de faydalı olur.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(24.12.24)
@grimavi yok tam aksine her bildiğimi paylaşıp insanlara yardımcı olup öğretirim ki herkes benim mükemmel birisi olduğumu öğrensin diye. yani bilgimi de saklayamıyorum bu mantıkla :)
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(24.12.24)
Valla meditasyon falan boş iş. Kitap ise kişiye göre değişir diyeyim de başıma bir şey gelmesin. Çözüm ise başkalarının eksikliği, zayıflığı varsa senin de eksikliğin ve zayıflığın olduğunu kabullenmen. Hata yaptıkça oha ben de insanmışım lan, aaa olm geçen Ahmet'i ezdim içimde şu hareketinden dolayı ben de Ahmetmişim meğer diye diye bence törpülersin.
0
Shepard
(24.12.24)
kurtulamazsin. bu senin karakterin. iyi kalpli, guleryuzlu, vicdanli biri olmak gibi birsey. ha kotu bisi oldugu icin bi gun travmatik bir olay yasayip boyunun olcusunu alirsin ve az torpulersin ama tamamen kurtulman cok zor.

not: bu konu ozelinde degil; ama meditasyon'a bos is diyen birini asla ciddiye alma.
0
buenosdias
(24.12.24)
@buenosdias reiz +100
geçen bağımlilik duyurusundaki tespitleri de çok isabetli idi.
burada da katiliyorum.
0
WithWorth
(24.12.24)
Kibir, hased yalan riya vs bunları kontrol altına alınabilir.
Tamamen kurtulmak öyle mümkün değil.
Herşey zıddıyla bilinir diye bir kaide var sonuçta.
Tavsiyem nefsine ağır gelebilecek ama gerçekte güzel olan şeyleri yapman.
Yolda gördüğün çöpü al, sevmediğin biri de olsa hatalı olduğunu anladığın an git özür dile, fakire bir şey vermek istediğinde daha fazla vermeye çalış, başın yere Barak yürü vs.
Ama asıl niyetin bu konuda önemli.

Babadan anneye geçen bir sıvıdan yaratıldık öldüğümüzde de çürüyoruz.
İşte bu aradaki hayatı kibirlenerek geçirmenin mantıksızlığını iyi anlamak lazım.
Benim hayattan anladığım, kibirli olanların tam aksine küçük şeylerle zarara uğramaları veya küçük düşmelerinşn de mümkün olmasıdır.

Meditasyon evet boş bir iş.
0
diyecevaplandı
(24.12.24)
Insan değişime açık bir varlık. Kurtulamazsın gibi bir durum yok bence. En azından şu anda farkındalık olmuş. Meditasyon işe yarar mı bilmem.
0
pembediken
(25.12.24)
bu her birimizin yaşadığı çoğumuzun ise farkına varmadığı bir hastalık. neyseki sizde farkındalık gelişmiş, bu farkındalığı olumlamak ve kendinizi gözlemlemeye devam etmek gerekir diye düşünüyorum.

ayrıca, bu durumun çözümü için çok fazla sayıda insan, dönüp dolaşıp nefis tezkiyesi-terbiyesi yöntemleri ile yakınlaşıyor. en azından bende öyle oldu. şükür ki olmuş.

inanç durumundan bağımsız, mesnevi okumanızı tavsiye ederim. hayatın nasıl yaşanacağına-yaşanması gerektiğine dair daha temiz bir kaynak görmediğimi söyleyebilirim. inanç durumundan bağımsızdan kastım, dini bakışla alakalı. Mevlana'nın argümanlarının islam temelli olduğu bir gerçek ancak bu gerçek bir yana, islamı daraltmaktan ziyade insanın içine doğru genişletmesi gibi düşünülebilir.

nefis terbiyesinin ve dolayısıyla kibirden kurtulmanın aşamaları mevcut, bir sonrakine doğru gitmeye başladıkça hayat çok daha yaşanılası ve hafif bir yer haline geliyor. en azından benim tecrübem buna çıkıyor, selametle
0
kel aynak kusu
(25.12.24)
bizim dergaha gel, 1 yıl sadece düz odun toplaman gerekiyor. testi geçersen kurtulabilirsin.
Allah yar ve yardımcın olsun.
0
rhan
(25.12.24)
Çözüm arıyor olmanız, farkındalığınız güzel bir şey.
NKB'ye evrilmemiş.
Çevreniz için çok rahatsız edici olmalı.
Psikiyatrik destek işe yarayabilir.
0
Mirket
(25.12.24)
öncelikle tebrikler.
bunun farkına varmış olmak ve kurtulmak istemek muhteşem bir adım.

gnostik gruplarda ego nasıl öldürülür çalışmaları var. egonun öldürülmesi mümkün değil ama orada denmek istenen kibrin öldürülmesi. gnostik lügatta böyle geçiyor.

bir grup var türkiye'de. bununla ilgili pratikleri aktarıyor ve her hafta derste uygulatıyorlar.

samael aun weor (bu adamın yazdıklarına bayılıyorum)
kitapları için tr.aeon13.org

bu sitenin instagram sayfasından derslere katılmak için bilgi alabilirsin. ben epey takıldım o derslerde.
www.instagram.com
0
mathilda.may
(25.12.24)
maneviyat isleri gunluk hayatinizla ilgili sinavlariniz mutlaka karsiniza cikiyordur. kendi kendinize cozemiyorsunuz belli ki, empati beceriniz nasil ? saglam meditasyon veya mindfulness islerini tavsiye ederim.
0
evimin paspasi
(25.12.24)
(16)

erkeklerin güzel kadın istemesi vs. kadınların yakışıklı erkek istemesi

pembediken
Erkeklerin güzel istemesi tuhaf karşılanmıyor ancak kadınlar yakışıklı erkek istediğinde şekilci deniyor. Mesela biri yakışıklı erkek aldatır, çok talibi olur vb diyor. Biri eşinin göbeğine aşıkmış dış görünüş önemli değilmiş. Kadınların dış görünüşe bakması tuhaf mı sizce?
Erkeklerin güzel istemesi tuhaf karşılanmıyor ancak kadınlar yakışıklı erkek istediğinde şekilci deniyor. Mesela biri yakışıklı erkek aldatır, çok talibi olur vb diyor. Biri eşinin göbeğine aşıkmış dış görünüş önemli değilmiş. Kadınların dış görünüşe bakması tuhaf mı sizce?
0
pembediken
(23.12.24)
Kadın erkek herkesin kendi kriterini söyleme hakkı var

Tip, boy, kilo, ekonomik durum, meslek vs

Mesela bir kadının ben zengin koca istiyorum demesi niye bu kadar tetikliyor, hayatta herkesin öncelikleri farklı, o da bunu arasın, bu bana oldukça dürüst geliyor
0
grimavi
(23.12.24)
"Erkeklerin güzel istemesi tuhaf karşılanmıyor ancak kadınlar yakışıklı erkek istediğinde şekilci deniyor."

- kadınların ezici bir çoğunluğu herhangi bir şey yapmadan ilgi görebiliyorken erkeğin ilgi görebilmesi için ortalamanın üzerinde birisi olması gerekiyor. beğenilmeyen erkeklerin ağlaması bu.

"Kadınların dış görünüşe bakması tuhaf mı sizce?"

- insanların kendilerine çekici gelen yüz ve/veya vücut özelliklerine sahip insanları arzulaması gayet normal.
0
tabudeviren
(23.12.24)
erkegin güzeli cirkini olmaz. efendisi olur iti köpegi olur.
www.youtube.com
0
sonsuz
(23.12.24)
Aslında örnek verdim. Eşinin göbeğine aşık olan arkadaşım dış görünüşe yani yakışıklı olmasına bakma dedi. Ben öncelikli olarak dış görünüşe yani yakışıklı bakımlı olmasına bakıyorum para önemli değil. Ama sanki parası olsun desem daha normal karşılanacak
0
🌸pembediken
(23.12.24)
Yakışıklı erkeğe yakışıklı kadın düşse de bu ikilemden ayrılsam. Kesin 3-4 limanın vardır, aldatıyosun beni diyenlerden bıktım. Özgüvenlerine göre konuşuyorlar bence. Sıktı artık bence. Erkek efendi olur olmaz, kadın güzel olur ya da güzel değildir. Bu kadar. Erkeğin yakışıklısı, berberden tas konularak saçı kesilmiş olan temiz düzgünüdür. Fazlasında ne yapsın, röfle çekip makyaj mı bilmiyorum.

Kadın bakışıyka yakışıklı erkek yok bence, fakir erkeği anası bile bir yere kadar.
0
baldan kaymak
(23.12.24)
Türkiye'de sıfır tip ve bol parayla çoğu kadını elde edebilirsin. Ne iş yaptığın da önemli değil. Kaçakçı, vurguncu at hırsızı tiplerin yanındaki kadınları görüyoruz.

Bu denklemi bozan belli bir statüsü ve yaşam standartı olan kadınlar. Bazen onlar bile paraya tav olabiliyorlar.

Dış görünüşe gelene kadar çok yol var yani
0
wd40
(23.12.24)
@baldan Acun'un programlarına bakın. Sadece güzel kadınları değil yakışıklı erkekleri de seçiyor yarışmacı olarak.
0
🌸pembediken
(23.12.24)
Türkiye'de sosyal konularda genelin sesi her zaman her şeye olumsuz çıkıyor. Bunları takmamak lazım.

Bahsettiğiniz konu özelinde biraz açabilirim konuyu. Bizim ülkede erkekler kişisel bakıma önem vermiyor. Giyimine de önem vermiyor, saça başa da önem vermiyor.

Benim gördüğüm kadarıyla bu durumun birazı umursamamazlıktan, birazı sefilliği yüceltme edebiyatından birazı da yoksulluktan geliyor. Kişisel bakımına özen gösteren erkeklerle dalga geçiliyor. İnsanlar az bir şey eli yüzü düzgün bir şey giydiğinde utanıyor, "bu bize uymaz" tavırlarına giriyor. Zaten bakım ve giyim kuşamla ilgili çoğu şey de pahalı. Şimdi çoğunluğu bu kümeden oluşan bir yerde siz çıkıp "ben yakışıklı erkek istiyorum" derseniz ne olur?

Size hak mı verilir? Yoksa savunma psikolojisiyle türlü türlü mantığa bürüme çabalarına mı şahit olursunuz?
0
akhenaten
(23.12.24)
Erkekler göz insanıdır kadınlar kulak insanıdır. Erkekler gözlerinden avlanır kadınlar kulaklarından avlanır.

Ama son yıllarda kadınların önemli bir kısmı dişillikten bir miktar uzaklaştıkları için daha bir göz insanı olmuş durumdalar, kendilerine uyguladıkları bakımı erkekte de görmek ister oldular.

Erkekler zaten göz insanı oldukları için, bir de kadınların bu tercihleri de çoğalınca tıpkı kadın gibi manikür pedikür botoks kaş aldırma lazer bilmem ne yaptırır oldular. Vücut geliştirmeyi saymıyorum, bana o kadar saçma geliyor ki hepsi.

Birlikte oluyorlar ama çok çabuk tüketiyorlar. Bir yılda 8-10 sevgili değiştiren oluyor kadında da erkekte de. Sonra güvensizlik gelişiyor, değersiz bulmalar artıyor, menfaatperestliğin önü açılıyor...

Ahlak denen şey bunun için vardı, maddecilik saplantısı insanı doyumsuz ve huzursuz mutsuz kılacağı için insanlar birbirlerinde daha derin anlamlar arasınlar istenmişti. Bunu ciddiye alanlar da eş bulamıyor artık, öyle bir yamuldu her yer.

Kadın da maddeci olursa erkeği kimse toparlayamaz diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(23.12.24)
Yakışıklı erkek arayan kadın erkeklesmistir, iyi bir şey değil.
0
sekizdokuzon
(23.12.24)
hiç de tuhaf değil kocam bu kadar yakışıklı olmasa bilemiyorum napardım kadınlar için de tip çok önemli olmalı.

erkekler için aşama cinselliğe geldiğinde güzel çirkin pek fark etmiyor tek bir noktaya odaklanıyorlar genelde. tabi ki genellemeler yapmak iyi değildir onu da belirteyim.

kadınlar için beğenmediği bir erkekle bırak cinselliği öpüşmek bile zul gelir.
0
Hallegadola
(24.12.24)
Bence tercihlerin hiçbiri tuhaf değil. Karşılıklı kriterler sağlandığı sürece iki taraf da memnunsa kimseye laf düşmemeli.

Benim için de dış görünüş önemli. Görünüşünü beğenmediğim bir erkekle uzun süre beraber olamam. Genelde dediğiniz yorumları yapanlar kendi olumsuz/olumlu tecrübelerini ya da başkasından gördüklerini tek doğruymuş gibi algılaması.
0
jazzabel
(24.12.24)
benim son zamanlarda gozlemledigim kadinlar yakisikliliga filan bakmiyor genelde, su an herkesin derdi parasi cok olsun modunda maalesef
0
sweetoffice
(24.12.24)
Erkeklere sorarsan da "Kadınların yakışıklı istemesi tuhaf karşılanmıyor ancak erkekler güzel kadın istediğinde şekilci deniyor." derler. İnsanların şu cinsiyet kalıplarının nerede denk gelindiği ile ilgili olduğunu kabul etmesi lazım. Öte yandan kim nerede ne derse desin bir cinsiyet ile ilgili kötülenen davranışların %90'ı diğerinde de var.

Herkesin ilişkide kriterleri olabilir ve bu normal. Kadının yakışıklı ve zengin arıyor olması ya da erkeğin güzel kadın arıyor olması gibi şeyler arayanları bağlar. Kimse toplumun ya da karşı cinsin dayattığı kriterleri beğenmek zorunda değil. Milletin laf etmesine takılmayın.
0
nawar
(24.12.24)
kadinlarin tipe bakmadigini iddia edenler hayal dunyasinda yasiyor. tip para gibidir, her sey degildir ama cok seydir.
0
baldur2
(24.12.24)
bence de tip önemli. erkegin tipi olmaz diyenler, kadinin böyle bir istegini maskülenlesme olarak görenlerin sevgilisi kesin tipsiz.
0
sonsuz
(24.12.24)
(14)

Gönül işleri konularında hangi ülkenin erkekleri iyi ?

pembediken
Gözlemleriniz nedir? Özellikle karakter, yaşam tarzı, huy vb. açısından. Maddi durumları önemli değil.
Gözlemleriniz nedir? Özellikle karakter, yaşam tarzı, huy vb. açısından. Maddi durumları önemli değil.
0
pembediken
(11.12.24)
ispanyol erkekleri epey iyi diye biliyorum.

Fransizlarin çogu zaten ya arap ya zenci.

Italyanlar da oldukça fakir.
0
feastofthedamned
(11.12.24)
İspanyol erkekleri sevişme hariç iyi

Müslüman erkekler dışında tüm erkekler iyi bence.
0
Kahvedesu
(11.12.24)
bence almanlar

esitlikci ve sana cok saygili.
basta soguk gibi olsa da isininca cok sicak. hindistan cevizi gibi disi sert, ici tatli ve yumusak :)
stabiliteye cok önem veriyorlar. duygu inis cikislari yok. duygular daha makul yasaniyor.
alman bir erkegin bebegi olunca 4 ay babalik iznine cikmasi cok normal. parklarda, sokakta kücücük bebekle gezen bir sürü baba var. bu türkiye'de hatta abd'de falan da cok daha azdir eminim.
tatili, yürüyüsü, aktivite yapmayi cok seviyorlar.
0
sonsuz
(11.12.24)
Gözlemlerim genel olarak böyle net bir cevabın asla olmayacağı (pakistan vs konusmuyorsak)

Bahsedilen ülkelerin hepsinden mal ve iyi örnekler çıkar. Kendi erasmuslu arkadaslarimdan biliyorum. Misal alman denmis, vallaha kizlara obje gibi davranan bir alman ile o kiza aşık olan bir alman kapışması gördü bu gözler. Ikisi de aynı ülke.

Fransizlarin çoğu arap ya da zenci demek için de paris'te bir adet quartier dışında hayatında Fransa görmemiş olmak lazım. En son siyahi ne zaman gördüm hatırlamıyorum, 3. Şehrim. Maghrebiler de ülkenin yüzde 90u. Bütün Türkiye Kürt demek gibi.

Neyse türk erkekleri benim çevremdeki baya iyi (ben de bunlarin içindeyim sonuçta). O yüzden türk erkeği o zaman.
0
logisticsmanager
(11.12.24)
Türk kültüründe yetişmiş bir kadın için ortadoğu dışı pek uymaz.

-Hesap ödemezler
-Arabayla almazlar, evine bırakmazlar
-Seks için beklemezler
-Yaşam tarzları bireyseldir
-Boşanma durumunda çocuklarına sahip çıkmazlar
-Nafaka mafaka zaten yok
-Pinti olurlar. Parasını sadece kendi zevklerine harcarlar

Bu saydıklarım kadınlar için de geçerli. Ama böyle kadınla ilişki Türk erkeği için süper oluyor.

Almanlar övülmüş mesela. Gerçekten komik. Bir Alman adama sen erkeksin bu senin görevin diretmesini kesinlikle yapamazsın. "Gönül işinde iyi olmak" gibi bir yükleme başlıca yanlış, öyle bir çabaya girmez
0
wd40
(11.12.24)
Türkler gömülüyor da iyi karakterli türk erkeği ve iyi karakterli türk kadının yabancılardan eksiği yok fazlası var, bulduysanız değerini bilin
0
grimavi
(12.12.24)
Şu ülke iyi, şu ülke kötü denmez ki. Her yerden düzgün insan da çıkar, saçma sapan bir tip de çıkar.

Sen, kötü ile iyiyi ayiracaksın.
0
rock n roll
(12.12.24)
+1 wd40
0
lapaz
(12.12.24)
araplar dünyanın en kötü erkekleri o konuda hemfikir olabiliriz; iyiyi bilmiyorum.
0
deartheodosia
(12.12.24)
turk erkeklerini turk kadinlari haric herkes seviyor dunyada.
0
baldur2
(12.12.24)
wd40 para önemli değil. Cidden değil.
Karakter, kişisel bakım ve temizlik önemli.
Türkiyede yetişmiş erkekle kadın arkadaş olamıyor. Erkegin bir noktadan sonra aklı kayıyor. Çoğunu böyle gördüm. Ama Avrupalı, Amerikalı yapmıyor bunu onlar için arkadaşlığın cinsiyeti yok. Asya , Afrika bilemiyorum.
Türk erkeklerini Endonezyalilar seviyormuş.Peki Almanlar nerede Türkiye'de
0
🌸pembediken
(12.12.24)
Bu, oldukça kişisel gözlemlere ve bireysel deneyimlere bağlı bir konu. Ancak genel kültürel özellikler üzerinden bazı yorumlar yapılabilir. İşte farklı ülkelerden erkeklerin genel olarak öne çıkan özellikleri hakkında fikir verebilecek bazı noktalar:

1. İtalyan Erkekleri
Karakter: Romantik ve tutkulu olarak bilinirler. Aşkı büyük bir coşkuyla yaşarlar ve genellikle duygularını göstermekten çekinmezler.
Yaşam Tarzı: Aile bağlarına çok önem verirler ve sosyal yaşamları oldukça aktiftir. Yemek ve güzel yaşam onlar için önemlidir.
Huy: İlgili ve nazik olma eğilimindedirler, ancak bazen fazla sahiplenici olabilirler.
2. Fransız Erkekleri
Karakter: Zarif, entelektüel ve ince düşünceli olmalarıyla tanınırlar. Kültür ve sanata düşkün olmaları, onları romantik bir aura ile bağdaştırır.
Yaşam Tarzı: Yaşamın keyfini çıkarma felsefesine sahiptirler, küçük şeylerden mutluluk duyarlar.
Huy: Çekingen bir ilk izlenim bırakabilirler ama duygusal olarak derindirler.
3. Türk Erkekleri
Karakter: Sıcak kanlı ve misafirperver olarak bilinirler. Aileye düşkünlükleri ve koruyucu yapılarıyla öne çıkarlar.
Yaşam Tarzı: Geleneksel değerlere bağlı olabilirler, ancak modern bireyselliği benimseyenler de vardır.
Huy: Genellikle dürüst ve samimi olmaya çalışırlar, ancak bazen fazla kıskançlık gösterebilirler.
4. İskandinav Erkekleri (İsveç, Norveç, Danimarka)
Karakter: Daha sakin, bağımsız ve özgürlükçü bir yapıya sahiptirler. Kadın-erkek eşitliğine verdikleri önemle bilinirler.
Yaşam Tarzı: Minimalist ve sade bir yaşam sürerler. Doğayla iç içe olmayı severler.
Huy: Soğukkanlı ve mesafeli bir izlenim verebilirler, ancak tanıdıkça güvenilir ve sadık oldukları anlaşılır.
5. Latin Amerikalı Erkekler (Brezilya, Arjantin, Meksika)
Karakter: Tutkulu, enerjik ve eğlenceye düşkün olmalarıyla tanınırlar.
Yaşam Tarzı: Dans, müzik ve sosyal hayatın önemli olduğu bir yaşam tarzı sürerler. Aile bağlarına da çok önem verirler.
Huy: İlgili ve romantik olabilirler, ancak bazen aşırı duygusal veya dramatik olabilirler.
6. Amerikan Erkekleri
Karakter: Genellikle özgüvenli ve açık sözlüdürler. Kendi bireyselliklerini ve bağımsızlıklarını ifade etmeyi önemserler.
Yaşam Tarzı: Çeşitlilik gösterir; rahat ve pragmatik bir yaşam tarzına sahiptirler.
Huy: İlgiyi üzerlerinde tutmayı severler, ancak aynı zamanda bağımsızlıklarına düşkündürler.
7. Alman Erkekleri
Karakter: Düzenli, disiplinli ve kararlı olarak bilinirler. Ciddiyetleriyle öne çıkarlar, ancak tanıdıkça esprili bir yanlarını da gösterebilirler.
Yaşam Tarzı: Planlı ve organize bir yaşam sürerler. Kültürel etkinliklere ve spora ilgi duyarlar.
Huy: Sadık ve güvenilir bir yapıya sahiptirler, ancak bazen fazla katı veya soğuk görünebilirler.
8. Orta Doğu Erkekleri
Karakter: Aileye ve geleneklere bağlı olmalarıyla tanınırlar. Duygularını yoğun bir şekilde ifade edebilirler.
Yaşam Tarzı: Toplumsal değerler ve dinin etkisi, yaşam tarzlarında belirgin bir rol oynayabilir.
Huy: İlgili ve koruyucu olabilirler, ancak bazen sahiplenici veya kıskanç olarak algılanabilirler.
Genel Değerlendirme:
Bu tür özellikler, bireylerin kişiliği ve karakterine göre çok değişkenlik gösterebilir. Klişelerin ötesinde, bireyin kişisel değerleri, ilgi alanları ve iletişim tarzı daha önemlidir.
Her kültürde iyi ve kötü özellikler bulunabilir, bu nedenle insanlar arasındaki bağ genellikle kültürden daha çok uyum ve iletişimle ilgilidir.
0
mantık
(12.12.24)
Chatgpt'nin bir buraya dahil edilmemişliği kalmıştı, o da oldu.
0
potasyum bebek
(12.12.24)
Almanlar iyi mi?
disaridan baktim yesil turbe icine girdim estafurullah tovbe :D
Alman erkek arkadasim cok nazik, yakisikli, egitimli vs, vs.. hesabi da bazen oduyordu ama nasil anlatayim bir problemim oluyor mesela cozmek icin hicbir sey yapmiyor, yani hic sevgilim gibi hissedemedim.
Bircok alman kadinin yabanci sevgilisi var, erkegin de var ama erkekleri kendilerine asyali bakici ariyor gibi geliyor bana.
ama yine de almanin iyisi Turkun iyisinden bence iyidir, cunku ispanyol kiz arkadasi icin ispanyolca ogrenmeye calisan arkadasim vardi. Brezilyali kiz arkadasini ailesi istemedigi icin ailesini karsisina alan da vardi. Bunlari Tr'de gormedim.

pakistan, banglades, hindi, bunlar gorduklari her beyaz tenliye yaziyorlar. Ustune birde muslumansan (paki ve banglades, afgan icin) durmak bilmiyorlar.

fransizlar dicem ama asiri flortozler.

ben oyumu amerikalilara veriyorum.
0
Ley
(12.12.24)
(4)

anksiyete

benim icin hic boyle suslenmemistin
nasıl yenilir? her akşam heyecandan kalbim çarpıyor. sabahları olmuyor. midemde bir şeyler uçuşuyor. hiç iyi hissetmiyorum.
nasıl yenilir? her akşam heyecandan kalbim çarpıyor. sabahları olmuyor. midemde bir şeyler uçuşuyor. hiç iyi hissetmiyorum.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(11.12.24)
Anksiyetenin nedeni nedir? Meditasyon, egzersiz gibi şeyler iyi gelebilir
0
pembediken
(11.12.24)
Önce anksiyetenizi tetikleyen etkenlerden uzaklaşın. Alkol, kahve, yanlış beslenme, ekrana çok bakmak, yanlış arkadaş çevresi, stres yükleyen ortam, olumsuz haberlere yoğunlaşmak vs. Yürümek, spor yapmak, bir meşgale ile uğraşmak iyi geliyorsa yapın. Yaşam stilinizi iyileştirmeye çalışın. Ancak bu yazdıklarım çok genel şeyler. Zamanla kendinizi motive ederek de aşabilirsiniz, anksiyetenizin ciddiyetine göre bir uzmandan destek almayı da deneyebilirsiniz.
0
?
(11.12.24)
Hayati kontrol etmeyi birak, hayatin akisina kapil ve akmaya basla

Birde ne yedigine ictigine dikkat et

Sekeri sifirla alkol alma basta
0
Zetnikov
(12.12.24)
Cok enteresan kimse dememis ama psikiyatr +ilac veyahut terapi de oldukca etkili bir yontem, tavsiye ederim.
0
bosver nicki
(12.12.24)
(13)

şu huyumu nasıl aşarım

Mossy
annem ve babam fark etmiyor asla insanları idare edemiyorum. çıkarım öyle olsa dahi tamam deyip geçip işime geldiği gibi davranamıyorum çünkü çok hiddetleniyorum. düşünüp kendimi yiyorum. birinin bana kötülüğü dokunuyorsa karşılığını almak zorunda. mesela ben sana gayet saygı çerçevesinde davranıyor
annem ve babam fark etmiyor asla insanları idare edemiyorum. çıkarım öyle olsa dahi tamam deyip geçip işime geldiği gibi davranamıyorum çünkü çok hiddetleniyorum. düşünüp kendimi yiyorum.

birinin bana kötülüğü dokunuyorsa karşılığını almak zorunda. mesela ben sana gayet saygı çerçevesinde davranıyorum ama sen bana saygısızlık yapıyorsun, iletişimimi kesemeyeceğim birisin, hiç fark etmez. karşılığını görmezden gelinmek olarak, muhatap alınmamak olarak ya da duruma göre değişen şekillerde alacaksın.

diyelim babamla bir süreliğine aynı evde yaşamak zorundayız birkaç ay. bazı hareketleri ve söylemleri var, değiştirmiyor. rahatsız ediyor. hayır abi düzeltecek. ben onunla savaşa giriyorum. bu adamdan adam olmaz bırak kendini yıpratma diyemiyorum.

iş hayatımda da zaman zaman böyleyim. o hareketin karşılığı verilecek. alttan alamıyorum, sinsi bir şekilde kenara yazıp son gülen iyi güler deyip gününün gelmesini bekleyemiyorum. ya da sineye çekip olabilir deyip geçemiyorum. o insan benim sınırıma girdi ve çıkması gerekiyor. onun huyu oymuş, karakteri buymuş gibi bir şeyi kabul edemiyorum. (kendim de kimsenin sınırına girmem.) sanırım ilişkilerde devamlı bir mütekabiliyet beklentisi içindeyim.

ama bu huyum bana zarar veriyor. ben bunu nasıl aşıcam? özellikle de iletişimde kalmak zorunda olduğum zorlu kişilerle?
0
Mossy
(09.12.24)
burcun ne?
0
sonsuz
(09.12.24)
tiredofwaiting linki açar açmaz kin kelimesi dikkatimi çekti kitapta. acayip kindar biriyim gerçekten doğru adres sanırım.

sonsuz, burçlara pek inanmıyorum söylemiim
0
🌸Mossy
(09.12.24)
Eğer en ufak şeylere bile öfkelenirseniz. İnsanlar sizin bu öfkenize alışacaklar ve bir süre sonra öfkenizin bir etkisi kalmayacak. Sizde sürekli öfkelendiğinizle kalacaksınız.
0
komando kani var bende
(09.12.24)
@mossy, sen burclara inanmiyorsun diye burclar yok olmuyor yalniz :)

kin tutmak, kirilganlik belirtisi. yani aci cekmissin, bir yara acilmis orada ve sen tekrarlanmamasi icin bunu hep hatirlamiyim diyorsun.
öfke de aslinda kirilganligini saklamak icin verdigin bir tepki. dogru duygulari disa vurmak gerek.
0
sonsuz
(09.12.24)
Bu dediklerin çoğunlukla kabul edilebilir değil evet, ama herkes kendine göre birer çözüm buluyor. Kimi karşısındakini kendinden daha güçlü bulup gücün karşısında eğilmeyi uygun görüyor, kimi senin gibi muhakkak ve anında ceza vermeyi, kimi muhakkak ama bir gün ceza vermeyi, kimi diliyle dövmeyi (ben) kimi yalnızca kaba kuvvetle karşılık vermeyi, kimi pasif agresif davranmayı...

Şimdi hayatta söz geçirmeye çalışmakla vakit ve enerji kaybından ve psikolojiyi kendi eliyle parçalamaktan başka bir şey elde edilemeyecek insanlar vardır. Anneler babalar dedeler nineler. Bana göre bu kadarla sınırlı. Başka hiçbir kişiye boyun eğmek zorunda değil kimse.

Fakat idare etmek savaşmaktan iyidir. Yapabildiği ölçüde idare etmek, ancak kırmızı çizgi inatla/bilerek isteyerek ihlal edildiğinde savaşmak gerek diye düşünüyorum. Yine de savaşmanın bile çeşitli şekilleri var. Amaç savaşanın hayatta kalması olduğu için, hayatta kalmayı sağlayacak şekillerde savaşmak daha doğru. Yok etmeye ve yok olmaya yol açacak şekiller bence doğru değil, bunlar ancak ülke savunması, beden savunması gibi konularda böyle olmalı. Hani "kurşun yer kurşun atarım" her şey için geçerli olmamalı. Yoksa ona savaş değil bildiğin mezalim derler. Hitler'den farkın kalmaz.

Savaş evet, kırmızı çizgilerini inatla veya bile isteye ihlal edenlerle kozunu paylaş tamam, ama sana zarar gelmesin. Adalet duygun zedelenmesin. Hakkaniyet anlayışın kalite kaybetmesin.

Onun için de belli kişiler seç kendine. Bunlarla politik olmak için kendine izin ver. Politika da bir savaş çeşididir ama sözle yapılır. Diğer herkesle savaşa girebilirsin, bu da senin yapın, başta sen olmak üzere herkes seni böyle kabul etsin.

Sadece her şeyle savaşan biri olma, herkesten her sözden kötülük bekleyen biri olma. Çok fazla yıpratıcıdır, çok düşmanın olur, o toplara girme.
0
muhayyer divan
(09.12.24)
@komando kani var bende +1

Eğer sürekli öfkelenirseniz ilişkinizi kestirip atamayacağınız (aileniz, iş arkadaşlarınız vb.) insanlar bir noktada buna alışıp "o öyledir" diye düşünerek sizi takmaz. Siz de sürekli kendinizi yer durursunuz. Kimseyi de bahsettiğiniz sınırdan çıkaramazsınız.

İnsanlar hiçbir zaman tam olarak sizin arzu ettiğiniz şekilde yaşamayacak. Zaten büyük ihtimalle her dediğiniz şeyi sizin istediğiniz gibi düzelten biri çıksa bu sefer daha küçük şeylere takılmaya da başlarsınız.

"Umursamamazlık yapamıyorum" demişsiniz, bunu yapmanıza gerek yok zaten. İnsanların bazı davranışlarının sizi rahatsız edebileceğini kabullenmelisiniz. Rahatsız olacaksınız. Herkes bir şeylerden rahatsız. Rahatsız olmak doğal bir şey. İnsan hayatı böyle bir şey. Rahatsız olursunuz. Umursamayın demiyorum, biri fikrinizi sorarsa, bir yeri gelir konu açılırsa uygun şekilde, uygun zamanda bu rahatsızlıklarınızı dile getirirsiniz.

Ama rahatsız olmamayı beklemeyin. Böyle bir dünya yok.

Onun için sinirinizi sizi ciddi anlamda zorda bırakan şeylere saklayın.
0
akhenaten
(09.12.24)
Bir bakıma haklısın kimsenin canını sıkmaya hakkı yok. Belki ara sıra insanlardan uzak durabilirsin. Kirmadan dökmeden. Şu da aklında olsun. Öfkeyle kalkan zararla oturur.
0
pembediken
(09.12.24)
bu arada herkes sorunun öfke olduğunda hemfikir olmuş sanırım.
0
🌸Mossy
(09.12.24)
Lütfen kinlenme. Çünkü kin tutmak seni zehirler, hasta eder. En iyi ceza o kişiyi görmezden gelip yok saymak. Hayalet muamelesi yapacaksın. Asla intikam almaya çalışma boşver.
0
rock n roll
(09.12.24)
normal konuşarak derdini anlattığında kimse sallamıyor, ancak öfkelendiğinde mi sana kulak veriyorlar?
0
titanyum22
(09.12.24)
titanyum zaten aslında sorun orada. ben normal anlatıp sonuç alabildiğim insanlara böyle kinlenmiyorum ya da yükselmiyorum. konuşup hallediyorum, kendim de feedback almaya açık biriyim. benim sorunum laftan anlamaz insanları bir şekilde yaka paça bile olsa yolumdan çekmeye çalışmak. onlar da zaten naparsan yap sonuç alamadığın insanlar. sonuçta öfkeden de anlamıyorlar aslında.
0
🌸Mossy
(09.12.24)
sorduğum şeyin sebebi kadın olman. başka bir şey değil. bunun bilincine varınca bunu yapan erkekleri ve bu ataerkil kafadaki kadınları insan gibi görmemeye başlıyorsun. hasta, biçare, laftan anlamayan, zihinsel gelişimi tamamlanmamış varlıklar olduklarını fark ediyorsun. kocaman bir tımarhanede yaşamak da bizim hayatımız.
0
titanyum22
(09.12.24)
sir william yok, o öyle değil. erkeklerin hadsizce ve çokbilmişce çizmeyi aşmasından gına gelmiş diyebilirsin. mesela şimdi sen böyle zevzek zevzek konuşuyorsun ya, reelde de senin gibiler gelip tebelleş olunca "bundan adam olmaz, kendini yorma" deyip geçemediğim, illa adam edicem diye elimde kırbaçla dolaştığım için yoruldum. sen gibilerden bir cacık olmayacağını anladım, boşa efor harcamaktan kendimi nasıl kurtarırım onu soruyorum insanlara. senlik bir durum yok yani.
0
🌸Mossy
(11.12.24)
(6)

Güneş kreminin ciltte beyazlık bırakması?

metematik
En pahalısı en iyisi olur düşüncesiyle en bilindik markalardan birini aldım ama merhem gibi sürüp iyice yedirmeme rağmen ciltte beyazlık bırakıyor.Yok mu bunun bir çözümü?
En pahalısı en iyisi olur düşüncesiyle en bilindik markalardan birini aldım ama merhem gibi sürüp iyice yedirmeme rağmen ciltte beyazlık bırakıyor.

Yok mu bunun bir çözümü?
0
metematik
(09.12.24)
nivea sprey olanını kullanıyorum beyazlık bırakmıyor iyice yedirince.
0
jelly bear
(09.12.24)
Ne güzel. Keske ben de tenimi böyle beyazlatabilseydim.
0
feastofthedamned
(09.12.24)
la roche posay ve loreal'de beyazlık sorunu yaşamadım. tinted ürün de alabilirsiniz, o da fondöten gibi olur, renk seçenekleri kısıtlı tabii.
0
visnebahcesi
(09.12.24)
Vücudunuzda kullanabilirsiniz yüz için beyaz göstermeyen güneş kremi olabilir heliocare gibi
0
pembediken
(09.12.24)
Internetten aldıysanız sahte olabilir ürün. Avene fena değildi beyazlık konusunda
0
kaset
(09.12.24)
Kremin türüyle ilgili bu, çinko veya titanyum bazlı kremleri yedirmek zor. Bu kremler metal içerikleriyle gelen ışığı fiziki olarak yansıtıyorlar. Dokunmadığınız sürece koruyuculuğu daha uzun sürüyor. Ayrıca cilde sürdüğünüz anda koruma özelliği başlıyor, çünkü etkisi fiziksel.

İz bırakmayan kremler güneş ışığını absorbe eden kimyasal bazlı ürünler. Bunları kullanması daha kolay ancak etkisi daha kısa, 2 saatte bir yenilemek gerekiyor özellikle güneşe maruziyet varsa. Ayrıca güneşe çıkmadan 15dk önce sürmek cilde oturup tam performans göstermesi açısından önemli.

Alacağınız ürünün içindekiler kısmına bakın eğer çinko oksit, titanyum dioksit gibi ifadeler varsa bahsettiğiniz tipte sürmesi zor bir üründür. Tercih etmiyorsanız diğer gruba yönelin.
0
akhenaten
(09.12.24)
(32)

Arkadaşınız eşini aldatmaya çalışsa

gilbeys
onunla diyaloğu keser misiniz yoksa banane mi dersiniz?Sürekli karı kız peşinde koşan evli bir arkadaşım var. karısını da tanıyorum evlerine de gidiyorum ama açıkcası bu durum beni rahatsız ediyor.Ne diyorsunuz?
onunla diyaloğu keser misiniz yoksa banane mi dersiniz?

Sürekli karı kız peşinde koşan evli bir arkadaşım var. karısını da tanıyorum evlerine de gidiyorum ama açıkcası bu durum beni rahatsız ediyor.

Ne diyorsunuz?
0
gilbeys
(08.12.24)
İletişimi keserim çünkü güvenemem. Hayatındaki en önemli insana bunu yapan bana neler yapmaz. Guvenmedigim kişilerle ilişki kurmuyorum
0
abuzer
(08.12.24)
bunu yaparsam arkadasim kalmaz :)
0
sonsuz
(08.12.24)
karışmam
0
gabe h coud
(08.12.24)
Bunu yaparsam kimseyle konuşmamam gerekir :)

Gerçekten herkes böyle artık neredeyse, iğrenç.

Az görüşürdüm şahsen, bir yerde illaha patlar. O yüzden hiç görüşmemek bu an gelecekse en iyisi.
0
baldan kaymak
(08.12.24)
Konuşmam uzaklaşırım
0
turuncu tonlarda
(08.12.24)
Güvenmem, iletişimi keserim. +1 Bu kadar açıktan, arsızca, pervasızca yapılan ahlaksızlıklar beni her daim korkutmuştur.
0
potasyum bebek
(08.12.24)
iletişimi keserim. net.
0
duyurukullanıcısı
(08.12.24)
Keserim.
Kadın ya da erkek, hiç farketmez.
Yaptığı ahlaksızlıktır. Ahlaksızdan arkadaş olmaz.
0
Mirket
(08.12.24)
Zor bir durum.

Bu durumu bile bile evine gidip eşiyle görüşüyorsanız sizin de zor durumda kalma riskiniz var. Yarın bir gün bu durumu bilmenize karşın kendisini neden uyarmadığını sorarsa verecek cevabınız olmaz.

Öte yandan, arkadaşınız sizi kendi çapkınlıklarına alet edip sizden destek istemeye kalkarsa yine çok zor durumda kalabilirsiniz arkadaşınızın eşine karşı.

Yerinizde olsam ilişkiyi doğrudan kesmem ama eşiyle mümkün olduğunca görüşmemeyi tercih ederim.
0
10551037
(08.12.24)
aile içi durumları beni ilgilendirmez.
0
my fault
(08.12.24)
Uzak durmaya çalışırım. İletişimim minimum seviyede olur.
0
put it in your appropriate place
(08.12.24)
soğurum kesinlikle, arkadaşlık yapamam.
0
deartheodosia
(08.12.24)
Diyologu kesmem.
Her zamanki gibi eksi ahalisinden reklamlari izliyoruz.
0
turkuaz
(08.12.24)
Diyaloğu kesmem arkadaşıma yapma etme derim (dedim) hiç bi faydası olmuyor :)
0
grimavi
(08.12.24)
herkesin gözü önünde "iyi günde kötü gününde hastalıkta sağlıkta" diye başlayan malum sözü verdiği birine bunu yapan kişi, bana neler yapmaz diye düşünürüm.

iletişimi kesebiliyorsam keserim, kesemiyorsam mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışırım. böyle bir tipten her şey beklenir.
0
tabudeviren
(08.12.24)
+ ve mümkünse çakma hesaplarla eşine durumu bildiririm.
0
tabudeviren
(08.12.24)
Keserim. Sevgili versiyonunda kestim.
0
Amaranta ursula
(08.12.24)
Benim arkadaşım kadın verisyonu. Bana seni ilgilendirmez dedi duyuru.
0
Kahvedesu
(08.12.24)
Okuldan mezun olup ailemin olduğu şehre döndüğüm sıralarda çok yakın iki arkadaşım evlendiler ve ben uzakta kaldığım için evliliklerine şahit olamadım, ikisi de çok yakınımdı, ben uzağa gidince ve onlar yeni bir hayata adım atınca koptuk. Sonra bir gün rüyamda erkek olanla ilgili bişeyler öğrendim ve şiddetli tepki gösterdim, o öyle şey yapmaz karısına da çocuğuna da evine de çok düşkündür o, siz uyduruyorsunuz dedim rüyamda. Uyanınca kadın olan arkadaşımı arayıp rüyamı anlattım, noluyor dedim. Pek iyi değiliz boşanmaya niyetlenmiştik dedi ama ayrıntı vermedi ve olabildiğince üstünü kapatarak konuştu. Birkaç ay sonra öğrendim ki benim kardeşimin tanıdığı bir kız benim erkek olan arkadaşın öğrencisiymiş, kardeşimin selamını arkadaşıma söyledi diye arkadaşım hangi kafadaysa artık, kardeşimin kötülük yapmaya çalıştığına inanmış, aramız iyice açıldı filan. Demek ki rüyamda gördüğüm şey asılsız değil dedim.

O zamandan beridir de düzelemedik. Olmuyor yani, ben ararsam varım aramazsam yokum. Mesaj atsam bile. Bunun eşini aldatması halinde bir arada olsak çıngar çıkarırım da, bu mesafede umurumda olmaz açıkçası.
0
muhayyer divan
(08.12.24)
yapmamalarini soyluyorum ama dinlemiyorlar, iletisimimi azaltmiyorum. esini aldatiyorsa beni de aldatir mantigi yanlis. esini aldatma sebebi baskasiyla seks yapma istegi. macera. bana yamuk yapmak icin bir motivasyonu yok ki.
0
baldur2
(08.12.24)
beni rahatsız edecek iekilde sürekli karı kız kovalıyosa min iletişim veya mümkünse hiç iletişim. bana çaktırmazsa iletişim sürdürürüm. HER evlilikte olan bi şeyi bu kadar "bunu yapan neler yapmaz" boyutunda düşünmeniz peki???? sanırım benim için sorun aldatmak diil de bunu marifet gibi yavsakca yaşamak ve arkiniz böyle gibi. kovalamak zaten igrendirici ama olmaz olmaz bi ara olduysa falan, cok yüklenmem. emin olun zaten eşleri farkediyo ve susuyor yani sizin kadar mevzu yaratan yok
0
ala09
(08.12.24)
@baldur2
meşur son sözler...
0
duyurukullanıcısı
(08.12.24)
@baldur, şimdilik yoq....
0
abuzer
(08.12.24)
Diger tarafa soyleyemiyorsun ya fena vicdan azabi yasiyorsundur?
0
Zetnikov
(08.12.24)
iletişimi keserim +1 üzüm üzüme baka baka kararır demişler. sen de onun yanında takıla takıla bir bakmışsın sen de aynı haltları yemeye başlamışsın, ne de olsa yakalanmıyordur arkadaşın. ama sen yakalanırsın, boşanma kağıdını elune verurler. (bkz: herkes kendini kurtarır olan sana olur)

bekarsan da böyle bir arkadaşın olduğun gören kadın senden sırf bu sebepten vazgeçebilir. cevaplardan gördüğün üzere kadınların çoğu iletişimi keserim diyor.
0
titanyum22
(08.12.24)
Böyle biriyle arkadaşlık edemem. Zamanında yakın bir arkadaşım evli bir adamla beraberdi, ciddi ciddi adamın karısı nedeniyle boşanamadığına filan inanıyordu. Yanlış yaptığını söyleyince ağırına gitti, küstü. Hiç pişman olmadım, ahlak bu kadar göreceli bir şey değil.
0
asteriks
(08.12.24)
Bence karışmaya gerek yok, herkesin her şeyini düzeltemeyiz.
0
enteg
(08.12.24)
Eşini aldatan insan, herkesi aldatabilir.

Olaya bu açıdan bakmak lazım... İlişkimi keserim veya kesemiyorsam da, merhaba/merhaba seviyesine çekerim.


.
0
kartallar yuksek ucar
(08.12.24)
Etrafımda kötü insan istemediğim için arkadaşlık yapmam. Tecavüzcü, katil, hırsız. Hepsinin ortak noktası başka birine zarar vermek ya da kandırmak değil mi? Birini aldatmak da aynı şey. Kadın hastalıkları uzmanı arkadaşlar varsa gelsin anlatsın kadınların aldatılma sonucu yaşadıklarını. Bildiğin düz kötülük bu. Ha gider de karısına kocasına durumu anlatır mıyım? Tabii ki hayır. En iyi ihtimalle kıskanç ve yuva yıkmaya çalışan kadın olacağım için hiçbir şey söylemem, kadın erkek çoğu da her şeyin farkında zaten. Ama kendi hayatımda kötü bir insan istemiyorum. Mereba mereba olur, daha fazlası değil.
Bunda bir sorun görmeyenlere de sizin çatır çatır aldatıldığınızı bilen insanlarla aynı masada keyifli yemekler sohbetler diliyorum. Umarım kadın ya erkek gözlerinizin içine baka baka benim meselem değil diye düşünerek güzel güzel sohbet eder sizinle.
0
mrvln
(09.12.24)
Kaypak insanla minimum iletişim
0
pembediken
(09.12.24)
böyle bir adam zaten benim arkadaşım olamaz. eğer evliliği sorunluysa fazla dert etmem. ama gerçekten saçmalıyorsa kızarım. özel hayat müdahale edilmez.
0
mikahakkinen
(09.12.24)
15 yıllık, en yakın arkadaşım olarak tanımladığım insan nişanlsını aldattı, koca adam ergen ergen davranışlar sergiliyor, arka sokağımda oturmasına rağmen iletişimi minimuma indirdim, evlerine gitmiyorum, çok az konuşuyorum, yüzyüze ayda 1 geliyorum. Nedenini bilmediğine eminim, bir şey demem karışmam, benim düşüncelerime çok ters olduğu için mesafe koydum.
0
atom karincanin torunu
(09.12.24)
(9)

Geri dönüştürülmüş ürünlerden kıyafetler

pembediken
hakkında ne düşünüyorsunuz? h&m de denk geldim palto bakarken. Giyilir mi
hakkında ne düşünüyorsunuz? h&m de denk geldim palto bakarken. Giyilir mi
0
pembediken
(27.11.24)
giyilir tabii ki. neden giyilmesin. green washing e dikkat ama.
0
robert bosch
(27.11.24)
geri donusturulmus malzemeyle ilgili bir sikintim yok ama h&m'den hicbir sey almam. tam bir iki uc yikama ve sonrasinda cope at markasi.
0
hot potato
(27.11.24)
markalar için müthiş bir şey.
çöpten kıyafet yapıyorlar tam anlamıyla.

çöp dediğim de, hani yol kenarlarında kullanılmış kıyafet kutuları oluyor ya, onlar.
o kutulara koyulanlar birilerine kıyafet olarak gitmiyor. bu markaların kullanımı için hurda kumaş olsun diye satılıyor. ton fiyatı komik bi para üstelik.

bunlar parçalanıp yeniden ip haline getirilip kıyafet üretiliyor. geleneksel yolla üretilen kumaştan daha farklı olduğunu sanmıyorum. kalitesi biraz düşük olabilir belki.

bence güzel bi durum bunların olması, esasında desteklerim.

ama tabi, "sürdürülebilir gelecek için yaptık" falan şeyleri palavra. hayır, daha ucuza maledip daha fazla kar yapmak için bunu yaptılar. sürdürülebilir gelecek falan filan niyetleri olsa her yıl fazla üretimleri, pazar fiyatlarını düşürmemek adına yakmazlardı.

uygunsa, sevdiyseniz alın giyin.
bunlar çevreyi korumak maksadı ile satılıyor, ben de bu sebeple alacağım diye politik bir duruşunuz varsa ve o yüzden almak istiyorsanız, orada bi durmak lazım.


----
kalite farkı varmış biraz:

Modern geri dönüşüm teknolojileriyle üretilen kumaşlar, orijinal kumaşlarla neredeyse aynı kalitede olabilir. Ancak bazı farklılıklar görülebilir:

Dayanıklılık: Geri dönüştürülmüş lifler genellikle daha kısa olduğundan, bazı ürünler normal kumaşlara göre biraz daha az dayanıklı olabilir.
Doku: Geri dönüştürülmüş kumaşlar bazen daha pürüzlü bir dokuya sahip olabilir.
Renk tutma: Bazı geri dönüştürülmüş kumaşlarda renk solması daha hızlı olabilir.

Kaliteli üreticiler bu farkları minimize etmek için çeşitli teknolojiler kullanmaktadır.
0
biseysorcaktim
(27.11.24)
prezervatiften dönüştürülen ürünü kadın giyerse hamilelik riski var.
0
wd40
(27.11.24)
@biseysorcaktim bu markalarin urunleri hep polyester zaten. yani plastik. geri donusturulmus olsa ne olmasa ne. tutup pamugu, yunu falan yeniden kullanmiyorlar.
0
hot potato
(27.11.24)
bildiğim kadarıyla bunu "bak biz çok çevreci firmayız" demek için yapıyorlar. fiyat ya da kalitede bir fark yok. plastik üretim yapan bir arkadaşım var. defolu üretilen ürünleri kırıp tekrar hammadde olarak kullanıyor, kalite aynı oluyormuş. (tekstil ile aynı şey değil ama yine de bir markanın bile isteye çok daha kalitesiz bir şey çıkartacağını düşünmüyorum.
0
co2s2
(27.11.24)
Pek cok butik firma yapiyor bunu. Soylediginiz gibi bazi unlu firmalar da yapiyor. Turkiye'de yasamadigimdan bilmiyorum ama H&M'e ikinci el kiyafet de bagislayabiliyorsunuz (karsiliginda kupon toplayip urun alabiliyorsunuz), onlardan yeni urunler yapiyorlar. Zara'nin vardi, Nike'in vardi. @co2s2'nin de dedigi gibi bunun halkla iliskiler kismi da var. Bence gayet tutuyor.
0
Sour
(27.11.24)
wd40 kardeş spermin kaç gün canlı kaldığını düşünüyorsun acaba
0
titanyum22
(28.11.24)
Başkalarının daha önce giyip vücut sıvılarının vb. bulaşmış olduğu aklıma geliyor hep.Almak istediğim şey palto
0
🌸pembediken
(28.11.24)
(15)

Yarın okul müdüründen zılgıt yiyeceğim, kendimi nasıl teskin edeyim?

sekizdokuzon
Okuldaki yoğun stres ortamı ve uğradığım hafif ölçekli mobbing ve hafta içi alkol alma alışkanlığı bir araya geldi ve belli kırmızı çizgileri geçtim. Devamsızlık yaptım, işe geç gittim, müdür yardımcısına bağırdım. Yarın beni sağlam haşlayacaklar. Tavrım boynumu eğip halıdaki desenleri incelemek mi
Okuldaki yoğun stres ortamı ve uğradığım hafif ölçekli mobbing ve hafta içi alkol alma alışkanlığı bir araya geldi ve belli kırmızı çizgileri geçtim. Devamsızlık yaptım, işe geç gittim, müdür yardımcısına bağırdım. Yarın beni sağlam haşlayacaklar. Tavrım boynumu eğip halıdaki desenleri incelemek mi olmalı yoksa çok da özele girmeden ("Beni gereksiz gerip aynı anda kırk farklı şey yapmamı beklediğinizde ben akşamına uyuyabilmek için iki şişe şarap içiyorum ve bazen sabahına ayilamamis oluyorum" gibi) olup biteni kendi tarafımdan anlatmalı mıyım? Sert çıkacak yüzüm yok, stresle yaşımın, deneyimim gerektirdigi gibi baş edemedim ama full haksız, sorumsuz, pervasız da değilim. Sürekli diken üstünde çalışmak benim de ayarlarımı bozdu.

Sizce ne yapmalı?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(25.11.24)
alkolü isin icine karistirma.

rahatsizlandin sabah ve gec kaldin. haber de veremedin. bir dahakine daha dikkatli olacaksin.

BITTI.
0
robert bosch
(25.11.24)
bu arada amber heard- johnny depp trial videolarini izleyebilirsin. lafi cok güzel ceviriyorlar. sorulari nasil geri püskürtüyorlar ya da kelimelerle nasil oynuyorlar vs bisiler katiyor.
0
robert bosch
(25.11.24)
Robert +1

Ayyaş damgası yeme
Zaten kimseyi ilgilendirmez senin içki içip içmemen ve sebebi
Mecbur alttan alacaksın, gaza getirme kendini
0
kisa
(25.11.24)
Alkolden bahsetme+1

Kendini çok gaza getirme ama çok ezik de durma. Kendini ifade et, haddinden fazla iş yapmanı istediklerini, eğer bunların içinde aslında görevin olmayan işler de varsa bunu da söyle.

Maalesef böyle yani özel sektörde en az parayla en çok işi yaptırmak istiyorlar. Görevin olmayan işleri de yapmanı istiyorlar. İnsanlar çaresizlikten kabul ediyor. Bunu dile getirince de kabul etmeseydin diyorlar. Saygısızlık, sevgisizlik var. Para bütün değerlerin önüne geçmiş durumda.
0
rock n roll
(25.11.24)
Şarabı işin içine katma+1

Ama işyükünden dinlenemediğinden bahset
0
grimavi
(25.11.24)
Psikolojin bozuk diyoruz, atış serbest diyorsun ama hala aynısın.

Soruna cevap: boynun eğik olmalısın. Hatalı taraf sensin, o yüzden hatanın arkasında adam gibi durmalısın. Özür dilerim, hayatımda çok kötü şeyler yaşadım ancak geçti anlayışınız için teşekkür ediyorum. Zamanla da görürsünüz minnettarım bye. Bunları dersen bir sorun yaşamazsın. Ama sizde "kadınım ben, kimseye ihtiyacım yok, haksız da olsam bana kimse laf edemez" gibi bir olay vardı. Sen daha iyi bilirsin ama beni dinlersen sıyrık almadan kurtulursun.
0
Shepard
(25.11.24)
Askerde bir astsubay komutanımla konuşurken anlatmıştı.
artık o kadar alıştık ki azarlanmaya, sakince dinleyip sonunda emredersin komutanım deyip kenara çekiliyoruz demişti. yani kafaya takmaya gerek yok.
siz haksız olduğunuzu zaten ifade etmişsiniz.
Onlar sizi çağırmadan siz gidip alttan alarak önce özür dileyin. sonra da ufaktan ufaktan bunun aslında bir sürecin yansıması olduğu yönünde imada bulunun.
ben olsam böyle bir yol izlerdim.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(25.11.24)
kız zor durumunu paylaşmış, kart incel laf sokma peşinde. kadınlıkla alakalı tek kelime geçmiyor duyuruda lafı getirdiğin yere bak ya. bunun on kat beterini yapan erkek olsa "adamın derdi var yazık" dersin, şurada belaltı vuruyorsun utanmadan. rezil yaratık.

sekiz sen de başka nikle aç şöyle duyuruları ya. telegram grubundan ayrılalı aylar olmuş adam hala kuyruk acısıyla yorum yapıyor. ya da açma sen bilirsin aman
0
titanyum22
(25.11.24)
Alkolden bahsetme +1 Robert+ hastalıkla ilgili ayrıntı ver
0
pembediken
(25.11.24)
Alkolden sakın bahsetmeyin.

Makulün çok ötesinde bir iş yükünüz ve mobbing varsa fırçanızı yedikten sonra bu durumla mücadele etmekte zorlandığınızı ifade edin.
0
10551037
(26.11.24)
detay verme. alkole falan hic girme.

kabalik yapma ve net ol. saygili bir sekilde kendi acindan durumu ozetle. yaptiginin yanlis oldugunun farkinda oldugunu sezdir ama acikca kabul etme.

su su sebeplerden dolayi stres altindayim bunlarin cozulmesine yonelik size daha once sunlari soyledim, daha once bir sey soylemediysen de bu konularin cozulmesi gerektigini dusunuyorum de.

bir de alkolu birak derim. safi zarar. icme aliskanligin varsa baska bir seyler ic.
0
antikadimag
(26.11.24)
Yukarıdakiler (en azından çoğu) +1

Alkolü asla ama asla anma.
Adaptasyon sorunu yaşıyorum de, bazı ailevi sıkıntılar üst üste geldi de, gerekirse okulda da sana davranışların kötü olduğundan ve bununla da baş etmekte zorlandığından bahset, böyle bir şeyler uydur ve hatanı kabul edip bir daha yapmayacağını garantile ve yapma.

Yapılan mobbinglere de takılmamaya çalış, işine odaklan, işe odaklanmak da insanı düştüğü bu duygusal dertlerden biraz olsun kurtarabilir.
Kendine kota koy mesela sadece Cuma-Cumartesi iç, hafta içi uyku durumunu meditasyonla, bitki çayıyla vs. halletmeye çalış.
Etkinliklere gitmeye çalışıyorsun sürekli ne güzel onları arttır, kendine hedefler koyarak başla, onlara tik ata ata ilerle zaten yavaş yavaş rutinin de oturur.

Ek ve önemli bir öneri daha;
Terapi.
0
mutekebbir
(26.11.24)
nasıl geçti? umarım iyisinizdir
0
mizore
(27.11.24)
Valla sandığımdan çok daha yapıcı ve şefkatliydi müdürümüz. İletişim kurmak çok iyi geldi.
0
🌸sekizdokuzon
(27.11.24)
sende imposter sendromu var bence, kendini olduğundan beceriksiz ve başarısız görüyorsun. anlattığın kadar leş bir çalışan olsan seni iki dakika tutmazlardı. hadi geçmiş olsun kendine yüklenme bu kadar.
0
titanyum22
(27.11.24)
(4)

Bu tip bir yönetici nasıl ekarte edilir?

sekizdokuzon
Sorum iş hayatının kompedanlarina. Ağustos ortasından beri çalıştığım okulda en düşük rutbeden yönetici (zümre başkanı diyoruz biz) var. Evlenmiş boşanmış, ciddi bir kanser atlatmış, sosyal becerileri sınırlı, görünürde nazik,. anlayışlı içten içe aşırı öfkeli, kindar, ölümüne karamsar bir tip. Altı
Sorum iş hayatının kompedanlarina. Ağustos ortasından beri çalıştığım okulda en düşük rutbeden yönetici (zümre başkanı diyoruz biz) var. Evlenmiş boşanmış, ciddi bir kanser atlatmış, sosyal becerileri sınırlı, görünürde nazik,. anlayışlı içten içe aşırı öfkeli, kindar, ölümüne karamsar bir tip. Altı senedir bizim okuldaymis, bu sene yöneticiliğe getirilmiş. Adam sürekli diken üstünde, kılı kırk yararak hayatı herkese zindan ediyor. Yönetimi altındaki öğretmenler ondan daha yukarıda bir yöneticiyle bir sıkıntı yaşayacak da fatura ona kesilecek diye hepimize çok sinsi manipülasyonlar uyguluyor, sürekli ne yapacağımızı söylüyor, kimliksizlestiriyor.

Herkesin yaşam mücadelesine saygımız var da ç.k kadar maaş aldığım yerde bir de psikolojik olarak yıpranmak istemiyorum. Bugün aldı beni karşısına, belli ki bir sorunu var. Anlatıyor ama nasıl anlatıyor. Lafı çevire çevire beynimi kevgire çevirdi, cidden derdinin ne olduğunu gram anlamadım. Niyetine, motivasyonuna, beklentisine dair en ufak bir fikrim yok. Bütün günün yorgunluğunun üstüne kendime hakim olamayıp "Sen ne anlatıyon değişik" minvalinde bir şey söyledim. Bu tutar bu tavrı da kafasında büyütür, beni red flag olarak etiketler. Kızcağıza bütün gün hasta hasta bu havada yağmurda sekiz saat ücretsiz bahçe nöbeti yazdık demez, kızı aklımıza estikçe darliyoruz, iş göremez hale getiriyoruz da demez. "Bana yükseldi :/" der.

Bu koceroyu nasıl ekarte edip işime gücüme, keyfime bakabilirim? Siz bilirsiniz bu tarz desturlari.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(21.11.24)
kendinizi guvene alarak. herseyi raporlayin. bu kisiyle de hic tartismayin sadece kisa ve net profesyonel iliski kurun. kisisel alaniniza ihlal hissettiginiz anda yasal cercevede tepkinizi gostermekten imtina etmeyin. isler boka sararsa da belgelerle konusun. zira bu kisinin elindeki tek koz statu olarak sizden ustte olmasi. bu kozu elinden almanin en iyi yolu da raporlamak bence.
0
buenosdias
(21.11.24)
Mağdur edebiyatı yapabilirsin. Toksik insanlar hak ediyor bunu.
0
pembediken
(21.11.24)
Easy.

Mesai saatleri dışında, dışarıda bir yerde bu arkadaşla beş dakika konuşuyoruz bitti gitti

Bu tipler korkak tavuğun önde gideni oluyorlar genelde
0
topkapiaksaray
(22.11.24)
1-İş yeri kurallarına mutlaka uy. Zamanında gel, çık, verilen görevi yerine getir. Ona açık verme.
2-Bu durumdan tek rahatsız olan sen değilsindir muhtemelen. Diğerleriyle konuşup rahatlar. Gerekirse bir durum olduğunda şahitlik yapabilecek birisi olsun en azından.
3-Mümkün oldukça yazılı iletişim kur. Sözlü kuracaksan da ya kısa kes ya da yanınızda biri olsun.
4-Böyle tipleri takmadan çalışmak en iyi ama herkese göre değil. Zamanla tecrübeyle oluyor.
0
merhum
(22.11.24)
(11)

çok üzgünüm...

m e b
merhaba.çok ergence bir duyuru olacak, biliyorum ama yine de yazmak istedim.12 senedir tanıdığım çok yakın arkadaşım var, adına ali diyelim. kendisiyle fırsat buldukça buluşur, vakit geçiririz. yine ortak arkadaşımızla da öyle, ona da mehmet diyelim. şimdi ali, mehmet'i arar ve genelde telefonlarına
merhaba.

çok ergence bir duyuru olacak, biliyorum ama yine de yazmak istedim.

12 senedir tanıdığım çok yakın arkadaşım var, adına ali diyelim. kendisiyle fırsat buldukça buluşur, vakit geçiririz. yine ortak arkadaşımızla da öyle, ona da mehmet diyelim.

şimdi ali, mehmet'i arar ve genelde telefonlarına hiç cevap alamaz. sürekli tekrarlanan bir durum ve bu durumdan epey şikayetçi olurdu. buluştuğumuzda sıcaklık/soğukluk olmuyor ama.

şimdi bazen ali'yi ne kadar ararsam arayım, dönmez. hiç aramamışım gibi davranır, instagram'dan reels gönderir. ama kendisi arayınca telefonuna bakmak zorundasın. bu konuda çok uyardım onu, ben ona nasıl bakıyorsam onun da benim telefonlarıma bakması için vs.

ali iki hafta önce yine ölü taklidi yaptığı ama reels attığı bir zamana girdi. ben de bir hafta boyunca hiçbirine dönüş yapmadım, ne aradım, ne sordum, ne de whatsapp/instagram mesajlarına cevap verdim. aradan 5 gün geçince beni aradı, hiçbirine yanıt vermedim.

akşamında bana "eyvallah" diye kısa bir mesaj attı whatsapp'tan. ben de içimi boşalttım "sadece senin mi kuralların önemli? sadece senin mi ilkelerin veya kendine saygın var? mehmet'i sırf bu yüzden defterden silmeyi isteyen birisi olarak niye beni aynı şeye maruz bırakıyorsun? sırf ne hissettiğimi anla diye telefonuna cevap vermedim, mesajlarını yok saydım" diye. "bunca senelik arkadaşlığımızı hiçe sayıyor ve saçma sapan tripler atıyorsun" diye yanıt verdi bana.

sonra mallık yapıp buluşmak, yüz yüze görüşmek için bulunduğu yere gittim ama gelmedi, iki saat gidiş iki saat dönüş olarak gece eve geldim. yine mallık yapıp iki günde bir mesaj attım ya da aradım ama hiçbirine de dönmedi.

kısacası iki haftadır konuşmuyoruz. ben haksız mıyım?
0
m e b
(21.11.24)
klişe bir cümle olacak ama sen daha iyilerini hak ediyorsun. diğer iki dallama zaman geçirmek için takılıyormuş birbirleriyle. sen belli ki arkadaşlığa değer veren bir insansın. bunlarla takılıp üzüleceğine geçici bir süre yalnız kal daha iyi. hak eden insanlara vaktini harcamak gerek. eski dost eski arkadaş diye tepene çıkarma. hayatından çıkardığında hiç özlemeyeceksin bunları sana garanti veririm.
0
titanyum22
(21.11.24)
Yeterince yedeklik yapmissiniz. Uzuluyorsaniz sorun değil bu normal emek vermişsiniz. Bir daha aramayın gereksiz insanları hayatınızdan çıkarın. Yalnız kalmak bundan daha iyi.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(21.11.24)
Haksızsınız demeyelim de, bence bu meseleyi bu kadar mesele haline getirmemek gerekirdi. Haklı olmak bu kadar isyan etmeyi gerektirmiyor bence bu konu özelinde.

Siz o sıralar acaba etrafınızda birilerine mi ihtiyaç duyuyordunuz da böyle patladınız belki? Eğer öyleyse doğrudan "bu aralar beni boş bırakmayın" diye konuşabilirmişsiniz örneğin.
0
akhenaten
(21.11.24)
@akhenaten: aksine kendisinin ihtiyacı vardı. ayrıca konu haklı olmak olsaydı ben işten sonra eve geçip de gidiş dönüş 4 saat yol çekmezdim. benim kırıldığım nokta aynı davranış için farklı muamele görmem. telefondan bu kadar yazabiliyorum.
0
🌸m e b
(21.11.24)
Hayatından çıkar bu insanı l. Başın ağrıycagina onsuz kal daha iyi
0
pembediken
(21.11.24)
100% haklısınız.
0
gloomy
(21.11.24)
Çok peşinde kosmussun, hakliyken haksız olmussun
0
abuzer
(21.11.24)
Çıkar böyle insanları hayatından cidden iyi gelmezler, kendisine yapılmasını sevmez ama başkalarına rahatlıkla yaparlar böyle davranışları böyle insanların kötü davranış konusunda pek sınırı da olmuyor.
Haklılığı haksızlığı da düşünme çok yormaya değmez.
0
atom karincanin torunu
(21.11.24)
ali gibi birinin 12 yıldır hayatınızda "çok yakın arkadaş" sıfatıyla yer alması başlı başına faul zaten. haklısınız ama bunca zaman bunları sineye çekmeniz ona böyle davranma alanlarını açıyormuş, niye açtım bu alanları diye de kendinize bi sorun.

bırakın gitsin, nihayet bu sözde arkadaşlık kendi miadını tamamlamış bitmiş işte, kasmayın.
0
Phoebe
(22.11.24)
Erkekler arasinda her aramaya donmeyen tipler olabiliyor ama genelde alttan laf sokulur bu durumlarda, ic bosaltma seklinde kirginlik olusturacak kadar kavga gurultu olmaz genelde.Keske anlamasini saglayacak kadar siz de aynisini yaptiktan sonra patirti gurultu yapmasaymissiniz ama olan olmus.
0
turkuaz
(22.11.24)
ne olursa olsun kalkıp yanına gelen insana da geri dönüş yapmayan birinin bunca senelik arkadaşlıktan falan bahsetmesi saçmalık. kaç yaşındayız yahu, bu tarz keskin hareketler için çok daha keskin duygu durumlar ve kaçınılmaz yıkımlar yaşanmasını ancak mantıklı bulabilirim. iki yetişkin insandan birinin böyle davranması yakışıksız. salın kendi haline bence. salamıyorsanız da son bi içinizi döküp, içiniz nasıl rahat edecekse o şekilde umursamayarak davranın
0
her giriste sifresini unutan adam
(22.11.24)
(18)

Köylüler

don’t panic
Küçükken aşırı sevdiğim, bayramlarda 3-4 gün önceden gittiğim köyümden son 5-10 yıldır tiksinmeye başladım. Büyüyüp gözüm açılmaya başladı galiba. Şehirde yaşıyoruz, yılın 2 ayı falan köyde yaşıyor anne babam. Ben de günlük veya haftalık kısa süreliğine gidiyorum. Son yaşadığımız birkaç olayı özet g
Küçükken aşırı sevdiğim, bayramlarda 3-4 gün önceden gittiğim köyümden son 5-10 yıldır tiksinmeye başladım. Büyüyüp gözüm açılmaya başladı galiba. Şehirde yaşıyoruz, yılın 2 ayı falan köyde yaşıyor anne babam. Ben de günlük veya haftalık kısa süreliğine gidiyorum. Son yaşadığımız birkaç olayı özet geçmek istiyorum: Bizim arsanın kenarına diktiğimiz dut ağacını kurutmuş yan komşu, gelecekte kendi evinin önüne sarkar da güneşini keser diye. Arsanın diğer tarafına da zeytin dikmiştik. Ordaki komşu da millete laf ediyormuş bunlar da geldiler bizim evin dibine diktiler diye. Bu noktalarda sizce suçlu muyuz? 850 metrekare arsa ve içinde küçük bir köy evimiz var. Arsamız dahilinde evin bahçesini, önünü falan güzelleştirmeye çalışıyoruz. Bu iki olay dışında şu an anlatamayacağım ve tartışmaya kapalı çok sayıda pislik gördüm, görmeye devam ediyorum.

Tüm baba tarafım köyün mezarlığında ve bu köy benim için bir mabeddi. Annem babam bu dünyadan gidince o evle başbaşa kalacağız ve çevredeki herkesten, tüm akrabalarımdan nefret ediyor, tiksiniyorum. Geleceği düşündüğümde orayı satmayı da yediremiyorum kendime, babama ihanet edermişim gibi hissediyorum. Öte yandan köyün içinde tarla bahçe falan da var. Konuyla ilgili bana söylemek istediklerinizi dinlemek istiyorum arkadaşlar. Gelecekle ilgili, durumla ilgili ne gibi tavsiyeleriniz olur? Teşekkürler…
0
don’t panic
(01.11.24)
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.11.24)
dut agacini sinira degil de kendi alaniniza niye dikmediniz anlayamadim. "kurutmus" dediginiz olay nedir bir de. siz sulamiyor musunuz zaten karsi taraf nasil kurutmus.
0
robert bosch
(01.11.24)
Anlattıklarınız içimi sıktı. Şimdiden köydeki herkesle aranızı bozun. Herkes sizi aksi ve kavgacı biri olarak bilsin. Anladığım kadarı ile ancak bundan anlarlar. İyi niyetinizi anlatabileceginiz ya da anlayabilecek birilerine benzemiyorlar. Bu komşular yaşlı insanlar mı yoksa yasitiniz insanlar mı? Yaşlı iseler çok dert değil. Ya da siz en iyisi daha oldun ve soğukkanlı bir kullanıcının tavsiyesini dinleyin. Yazdıklarımı okuyunca ben de beğenmedim ama bir bakış açısı işte. Böyle hissettim.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(01.11.24)
sanki bizim köyü tarif ediyorsun. çocukluğumda tarla yüzünden insanların birbirine balta ile giriştiğini hatırlıyorum. bu hiç değişmeyecek galiba.
0
izole
(01.11.24)
@robert bosch

Kendi alanımıza diktik her iki ağacı da ama büyüyünce yukardan dalları kendi evlerinin güneşini keser diye kimyasal bir işlem uygulayıp kurutmuşlar dutu. Özeleştiri yapıp acaba daha içeri mi dikseydik falan diyorum ama ona da kesin bir şey bulurlardı sonucuna ulaşıyorum, bilemedim.
0
🌸don’t panic
(01.11.24)
@aslagülümseyenbirkediyegüvenme

Yaşlı insanlar ve onların köyde büyüyen 30’lu yaşlardaki çocukları…
0
🌸don’t panic
(01.11.24)
size danismadan böyle bir sey yapmalari harbiden cok ayica olmus o zaman.
sizinle konusmamislar, bu dut ileride büyür bize gelir mi vs

yuh diyorum. böyle bir cevrede yasanmaz. degerlenir ki mi orasi? degerlenmeyecek gibiyse satin gitsin.
0
robert bosch
(01.11.24)
oncelikle diger tarafi da dinlemek lazim. ama anlattiginiz sekildeyse diktiginiz agac onlarin gunesini engelliyorsa veya manzarisini bozuyorsa veya bahcelerini kirletiyorsa haksiz olan sizsiniz bence. koylu insanin kotu tarafi hak yer. iyi tarafi da hakkini yedirtmez.
0
roylemonia
(01.11.24)
Kırsal kesimlerde böyle cahillikler yoğundur. Kimse kimsenin hakkında pek olumlu da konuşmaz.
Onun bunun malı, kazancı, yeni yaptırdığı evi,yeni doğan çocuğu, aldığı inek, aldığı araba vs. orada yaşayan cahillerin derdi tasası, hased sebebi olur.
Yıllarca bölünemeyen neredeyse artık 100'den fazla kişinin varis olduğu tarla gibi miras meseleleri,sürekli devletten beklenen desteklemeler, olabildiğince her tür yardımdan faydalanma arzusu, bunun yanında hayvan alış verişi ve mahsül satışından devletin kazancının ne olduğu belirsizdir.

Şurası kesin ki küçük yaşanan yer küçük ölçekli olduğundan zihindeki hayaller, dünya algısı da gerçekte küçük oluyor.
Ama o hayali kuran için bunlar büyük şeyler.
Kişinin dünya algısı sadece kaldığı yer ile sınırlı.
Dışarı başka şehirlerde bulunmayan, ortam görmemiş bir kesmin bunu anlaması da belli bir yaştan sonra imkansız.
Bunu en iyi anlatan örnek,
muhtarlık seçimleri ve sonrasında olanlar..

Tavsiye olarak ne diyeyim bilemedim.
Bir yeri satmak zorunda olmanız tabi ki babanıza ihanet olmaz.
Ama yeri satacağınız kimsenin vasıflarını iyi düşünün. Biraz dişli olsun.
0
diyecevaplandı
(01.11.24)
Sadece köy için değil her yerde böyle aslında. Sebebiyle ilgili benim bir gözlemim var kendi çapımda. Artık sayıca çok azalan saygın bir yaşlı kesim vardı. Bunlar kibar ve yol yordam bilen insanlardı. En kötüsü dahi sırf zorunda hissettiği için usulünce davranırdı. Bu insanlar bilgiye de saygı duyardı, "ben cahil kaldım evladım" demekten çekinmez, bunun farkında olarak yaşarlar, nerde durmaları gerektiğini de bilirlerdi. Elbette aralarında kötü olanlar da vardı ama ağırlıklı genel bir karakterden bahsediyorum. Bu insanlar her nedense çocuklarını kendileri gibi yetiştiremediler. Şimdinin yaşlılarını oluşturan kesim benim çocukluğumda yine böyle rezil insanlardı. Kendi anne babalarının hatrına belli bir çizgide kalırlardı. Bunlar sürekli anlatırlar zaten biz anne babamızdan çok çektik diye. Bunun sebebi belli bence :D

Sizin hatırladığınız köyünüz bu makul insanların söz sahibi olduğu, diğerlerini bir çizgide tuttuğu yerdi. Tabi siz de daha az sorumluluk taşıyordunuz, bunun da etkisi var kuşkusuz.

Şimdi kendini tanrı sanan ve boş boş konuşmaktan inanılmaz keyif alan aynı zamanda sosyal medyada gördüğü bütün komplo teorilerine inanarak beynini kullanılmaz duruma getirmiş halde bulunan, hiçbir adap bilmeyen, hiçbir sınırı olmayan, cahillikle gurur duyan bir kitle yaşlı kesimi oluşturuyor. Özellikle küçük yerleşimlerde bu yaşlı insanlar her şeyi yöneten görünmez bir el gibi işlev görüyor. Genç ve yetişkin kesim bu kitleyi kendilerine ahlaki dayanak görerek seviyeyi iyice düşürüyor. Haliyle bu yerlerde inanılmaz bir kokuşmuşluk hakim. Aynı zamanda siz de yetişkinsiniz, artık sorunlarla daha çok muhatapsınız. Olayı derinden hissediyorsunuz.

Bence evi satmayın, ama yapacak bir şey de yok.
0
akhenaten
(01.11.24)
Konu hakkında bir yorumum yok.

Ancak ağaç konusundan anlayan biri olarak ağaç kurutmak için kimyasal işlem konusu bana mantıklı gelmedi. Doğal sebeplerden kurumuş olma ihtimalini değerlendirin bence.

Ayrıca bana ait alana gelecekte gölge yapacak şekilde ağaç dikilmesi benim de kabul edeceğim bir şey değil.
0
Mirket
(01.11.24)
şehir merkezinden uzak yeşillik bir yerde yaşıyorum, buranın yerlilerinin de aynı seninkiler gibi ağaç düşmanlığı var çözemediğim. biri güneş keser diye keser, biri "hava gelmiyor(???) diye keser. diğeri bilmem neresi hoşuna gitmez keser. kestiği de çamdır eriktir, kıymetli ağaçtır. kalanları görsen için acır. fino kuyruğu gibi, upuzun ağaçlar tepesinde üç tane yaprakla kalmış. cahil desen, kestirenler arasında emekli öğretmenler de var. kafayı yersin.

bir tanesi geçen arabulucuya 20 bin ödemiş sosyal medyada chplilere hakaret ettiği için. mesele ne yaşlılık ne köylülük. hepsinin ortak noktası ahlaksızlık partisini tutmaları.

tavsiyem şikayet edebildiğin her yere et bunları.
0
titanyum22
(01.11.24)
Mafya babalarının meksikadaki evleri gibi etrafı üç insan boyunda duvarlarla öreceksiniz.
Ben bunların bir de şehir görmüşleriyle uğraşacağım diye kafayı yiyordum. Hatta birazını yedim. Yanlarında biraz daha kalsaydım hitler benzeri bir nefretle dolup taşacaktım. Şu an sadece insan olarak görmüyorum.
Tarlanız, eviniz, bağınız bahçeniz… Değerli ya da değersiz hiç önemli değil. Böyle kocaman sağlar duvar öreceksiniz evinize. Tarlanızın etrafını saracak üstüne de dikkat elektrik çarpar yazacaksınız.
Sevgi, saygı, komşuluk bilmem ne. Tam böyle ağaçlarla derdi olan bi bilmem ne amcam bana istanbulun ortasında bir daire kaybettirdi. Yamyamdır bunlar. Bildiğin yamyam. Diri diri yemeye çalışırlar insanı.
Malınızı mülkünü koruyup çevip çevreleyin. Bu tiplerin başka işi gücü de yoktur. Kafaları sadece başkasının malına mülküne çalışır. Düşünü düşünür düşünürler. Adam öldürmekten de korkmazlar. O yüzden kredi çekin altınınızı bozdurun biraz zorlayın o ay kendinizi yaptırın o duvarı. Ama böyle tatlı tatlı yazlık evi duvarı değil. Senin ben yedi sülaleni duvarından.
Şimdi komşularla iyi anlaşmak lazımcılar da gelebilir. Anlaşılacak insan var anlaşılmayacak insan var. Ama artık anlaşılacaklar çok az.
0
mrvln
(02.11.24)
Benim bakış açımda da benzer bir dönüşüm olmuştu. Küçükken köy şehrin tam tersine herkesin iyi olduğu, ilginç bir yerdi. Ancak yavaş yavaş büyüyünce gördüm ki köy bir nevi cehennem. Özel hayat diye bir şey yok, herkes herkesin bütün hayatını biliyor. Ancak bu bir sürü rezillik yaşanmasını da engellemiyor; yine kimse yapacağından geri kalmıyor. Kimin eli kimin cebinde belli olmayan bir ortam. Üstüne de hiç bitmeyen mal mülk kavgası, genelde de olabilecek en adi şekliyle; senin koyunun neden benim çitime sürttü, ağacının yaprağı neden bahçeme düştü, ineğinin tezeğine gelen sinek canımı sıktı gibi şeyler üzerinden başlayıp yıllarca devam eden düşmanlıklar. Hayvanlara yapılan eziyetleri saymıyorum bile... Şehir hayatı çok mu matah bir şey o da tartışılır tabi de, en azından belli ölçüde yaşayacağın sosyal çevreyi seçip, "özel hayat" diye bir şeye ucundan da olsa sahip olabiliyorsun.
0
salihdt
(02.11.24)
tipik köylü kafasi. anlattiklarinda yeni hicbir sey yok. türkiye'nin hicbir köyünde kendimi güvende hissetmem. sat gitsin evi arsayi.
0
alice in potatoland
(02.11.24)
Duvar dikmek mantıklı görünüyor. İşi olmayıp başkalarına saran tiplere benziyor bunlar. Bunlarla minimum iletişim iyidir
0
pembediken
(02.11.24)
Kusura bakmayın ama haksızsınız. Önce siz onlara düşman gibi davranmışsınız. Köylülerin bu yaptıklarınızdan hoşlanmamak için mantıklı sebepleri var.
Sınıra dikilen ağacın dalı, gölgesi diğer komşuya taşar. Adam oraya bir şey ekemez. Ekse de yetişmez çünkü. Pisliği de cabası. Üstelik dut ağacının dökülen meyve-yaprak pisliği ve bunlara gelen sinek çok olur. Aynı şekilde ağaç toprak altından da komşunun arazisine taşar. Ağaç kökleri çok derine inmez toprağın 30cm altında ağ gibi metrelerce yayılırlar. Dalı kesse, güneş bahçesine düşmese de yine o alana ektiğinden verim alamaz yani. Aynı şekilde ağaç eve çok yakın dikilmez çünkü kökler temele zarar verir.
0
gnosis
(02.11.24)
Dut ağacından döküntü çok olur. Tam sınıra diktiyseniz yan komşunun bundan rahatsız olması çok normal.
Sizin komşuluk hakkını gözeterek ağaç dikmeden bir danışmanız gerekirdi. Onların da size olası sorunu dile getirip bunun yerini değiştirin demesi gerekirdi. Siz farkında olmadan bir hata yapmışsınız ama onlar bile isteye bir hata yapmışlar. Gerçi kuruttular demişsiniz ama nasıl oldu bu? Bakım yapmasını istediniz de yapmadılar mı veya ağacın köküne sizin orada olmadığınız zaman zararlı maddeler falan mı döktüler?

Diğer ağaç konusu da aynı bence. Bir ağaç dikecekseniz ve bu komşuyu etkileyecekse rızasını almanız lazımdı.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(02.11.24)
(8)

Olumlu yada olumsuz cevap vermeyen bakariz diyen tipler hakkinda

Zetnikov
Ne dusunuyorsunuzBakariz demek yedek kulubesi mi oluyorİlerde belki lazim olur hesabiYemek yiyecegizYa yiyelim ne zaman falan dersinYada malesef vs dersinBen boyleyim misal insanlari bakariz a almiyorumNeden boyle bu bakarizcilar
Ne dusunuyorsunuz

Bakariz demek yedek kulubesi mi oluyor
İlerde belki lazim olur hesabi

Yemek yiyecegiz
Ya yiyelim ne zaman falan dersin

Yada malesef vs dersin

Ben boyleyim misal insanlari bakariz a almiyorum

Neden boyle bu bakarizcilar
0
Zetnikov
(23.10.24)
Sana cevap vermek istiyorum ama açtığın duyurulara emek verip cevap veren insanlara kasti olarak tik vermediğin için cevap vermeyeceğim sana, bu tip marjinal görünme çabalarında olmayın yakışmıyor.
0
Bir ben var benden şurada
(23.10.24)
@bir ben var benden şurada

Hocam tik verme dedigin su kenardaki secme yerimi? Tam olarak ne ise yariyor bilmiyorum??

Tik verince helal olsun cok guzel konustun mu demek tam olarak gercekten bilmiyorum aciklarsan vereyim
0
🌸Zetnikov
(23.10.24)
@Zetnikov verdigin cevap isime yaradi manasinda veriliyor tik, bazisi da tesekkür niyetine tikliyor.

Benim babam "bakariz"ci asiri uyuz olurum o yüzden bunu söyleyen insanlara. Muglakta kalmayi hic sevmem. Olumsuz da olsa net cevaplari tercih ederim.
0
mamu
(23.10.24)
@mamu

Simdi anladim tesekkurler yazinca neden ceza aldigimi hep :))
0
🌸Zetnikov
(23.10.24)
Kendi dağınıklıklari sebebiyle hayatını duzenleyemeyen, motivasyonsuz ve genellikle başarısız insanlar da böyle yapar. Bunlardan değilse tatsizdirlar ve Marsist bir davranıştır
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(23.10.24)
Ben bunu ısrarlı bir durum varsa söylüyorum.

A- Yarın yemeğe gideceğiz sen de gel.

B- Yarın evde oturmayı planlıyordum, siz gidin ya, başka zaman yaparız.

A- Hadi ya, çok iyi olacak kesin gel bak.

B- Valla yorgunum

A- Bak şeyin orda, çok iyi mekan, mezeleri falan çok güzel

B- Doğrudur

A- Geçen X'de gitmiş o da iyiydi diyor biz de ondan duyduk, gidelim dedik. Bizim enişte de geçen ay oradan hikaye falan atmış

B- Bakarız bakalım :) (Gitmedi)
0
akhenaten
(23.10.24)
Bir iki defa olur ama sürekli bakarız insanı zaman kaybettirir. Bana net konuş demeli
0
pembediken
(23.10.24)
valla çok yakın değilseniz kibar anlamda red de diyebiliriz.
Ama yakın bi arkadaş olursa bence de dediğin gibi hatta bi arkadaş ortamında bi arkadaşım diğer bi arkadaşa söylenmişti bu sebepten.
0
high hopes of the sozluk
(24.10.24)
(8)

Kulak temizliğine bir çare bulabilen var mi taktikleriniz nedir?

Zetnikov
Evet arkadaslar siz nasil temizliyorsunuz dusuncelerinizi bilmek isterim
Evet arkadaslar siz nasil temizliyorsunuz dusuncelerinizi bilmek isterim
0
Zetnikov
(23.10.24)
doktorlar genelde gliserin ve çubuksuz düz pamukla temizlediği kadar temizleme tavsiyesinde bulunuyor.

ben ise duşta şampuanla içini iyice yıkayıp, kulak çubuğu ile temizliyorum
0
Unde bach canim
(23.10.24)
doktorum duşta içine iyice su tutup çıkınca da çubuklu pamukla alabildiğine kurulamamı söylemişti. "nası yav yasak değil mi o çubuklar?" diye sorduğumda da, "zaten yıkadın, önemli olan kuru kuru kullanıp kiri ittirmemek." demişti. öyle yapıyorum ben artık güzel oluyor, ama şu an bi tıkanma falan varsa gliserinle yumuşatıp öyle yıkaman daha iyi olabilir.
0
nolmus yani
(23.10.24)
ben 3-4 ayda bir su aleti kullaniyorum ve inanilmaz temizliyor.

ibb.co
0
sutcuyumbensutcu
(23.10.24)
35 yıldır duş sonrası kulak çubuğuyla temizliyorum. herhangi bir kulak problemi yaşamadım.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(23.10.24)
oksibor diye bir sıvı var eczaneden alıyorum, damlatıp bekletince çözülüyor. gliserin ve oksijenli su karışımı gibi bir şey.

ZETNİKOV TİKİMİ VER FAYDALI BİLGİ VERDİM
0
titanyum22
(23.10.24)
doktor ve eczacıyla konustum bana kulak fazla mudahale edıcek bır organ degıl

ıslak mendılle sil gec takıntı yapma dedıler. yorum gelin kankalar :D
0
🌸Zetnikov
(23.10.24)
duştan sonra bir yaprak tuvalet kağıdı ile kuruluyorum sadece. geçenlerde bir sepeten dolayı kbbye gittim, şırıngaya benzer bir şey ile ilaçlı su püskürterek temizlediler ama bir şey çıkmadı.
0
inheritance
(23.10.24)
Peçete yada kağıt havluyla duştan sonra silmek. Pamuklu çubuklardaki pamuk kulağınıza yapışır birikir içerde tavsiye etmem
0
pembediken
(23.10.24)
(16)

Linkteki elbise nasıl?

pembediken
https://tyml.gl/rpzqsxwk11efc günlük, iş ortamı için abartılı mı?
tyml.gl günlük, iş ortamı için abartılı mı?
0
pembediken
(18.10.24)
Uygulama yükle diyor bakamadım o yuzden beyenmedim
0
pavlis
(18.10.24)
🌸pembediken
(18.10.24)
Abartılı ve basit. Yeni mezun kurumsal giyinmeye çalışan "kız" elbisesi.
0
Bruce
(18.10.24)
Kötü.
Abartılı ve daha çok gece eğlencelerde giyilecek tarzda. Kurumsallık sadelik ve düz elbiseleri ister
0
pavlis
(18.10.24)
Bence de tül filan gece elbisesi konseptine uygun işten ziyade.
0
Amaranta ursula
(18.10.24)
Aslında çok seksiyim ama böyle giyindiğim için siz fark etmiyorsunuz diyen seksi olmayan kız elbisesi
Beğenmedim.
Hele iş ortamı için tam dalga geçilecek model
Not, erkeğim.
0
kisa
(18.10.24)
Üzerinde bayağı çalışılması gerekir iş için. Takı, kemer vs ile dikkati tülden uzaklaştırırsaniz ve daha resmi bir canta ile fln aslında neden uymasın ki. Herkes gibi olmak gerekmez sadece ortamın ruhuna uydurmanin bir yolunu bulun. Olur bence
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(18.10.24)
Biraz fazla tül ama istiyorsan giy kime ne :)
0
rock n roll
(18.10.24)
www.trendyol-milla.com

Bu daha güzel.
0
Kahvedesu
(18.10.24)
gece bi yere disari cikma elbisesi bu.
ise giyilmez.
0
robert bosch
(18.10.24)
@kahvedesu sırtı yüzünden dedikodu malzemesi olabilirim ☺️
0
🌸pembediken
(18.10.24)
O kadar açık değildir belki? Ya bu www.trendyol-milla.com
0
Kahvedesu
(18.10.24)
@kahvedesu teşekkür ederim bakıyorum
0
🌸pembediken
(18.10.24)
evet iş ortamı için fazla biraz. daha tülsüz elbiseleri tercih edebilirsiniz nacizane tavsiyem
0
bogurtlenliporsuk
(19.10.24)
günlük ofiste giyen bir arkadaş vardı bu modeli
0
kondansator
(19.10.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.