Giriş
(2)

Antropoloji üzerine bir metinde geçen bir cümle

alustriel
Resim olarak ekledim, altı çizili cümleden anladığınızı paylaşırsanız sevinirim.Teşekkür ediyorum.
Resim olarak ekledim, altı çizili cümleden anladığınızı paylaşırsanız sevinirim.

Teşekkür ediyorum.
0
alustriel
(25.05.09)
kafaları üzerlerinde dönerlerken adeta yeni bir kültürün tohumlarını atıyorlardı.
0
oldu görüşürüz
(25.05.09)
ters oryentalizmi anlatıyor - yani, orientalism/anti colonialism çalışmaları yaparken aslında orientalism ve colonialismi bir bakıma teyid ediyorlardı diyor. gandhian yaklaşımda daha ruhani bir hindistana çağrı yaparken, batıdaki materializm ve şiddeti örnek göstererek "bakın bunları reddedelim, bunlar gibi olmayalim" derken, bir yandan da batılılarca ortaya çıkarılmış oryentalizmin en temel yargılarını uygulamış oluyorlardı. kültürlerarası fark nedeniyle ortaya çıkmış olan oryentalizmi aynen kendileri de uygulamış oldular diyor. bence.
0
zkurmus
(25.05.09)
(5)

Sağlık raporu almak ?

artikbenimdebirvolvomvar
yarın acilen sağlık raporu almam lazım sağlık ocağından, fakat sağlık karnemi okuduğum şehirde unuttum. acaba sadece nüfus kağıdımla sağlık ocağına gidip sağlık raporu alabilir miyim ??
yarın acilen sağlık raporu almam lazım sağlık ocağından, fakat sağlık karnemi okuduğum şehirde unuttum. acaba sadece nüfus kağıdımla sağlık ocağına gidip sağlık raporu alabilir miyim ??
0
artikbenimdebirvolvomvar
(25.05.09)
bildiğim kadarıyla 10 ya da 15 tl gibi bir muayene ücreti verilerek alınabiliyor. yani sanki sağlık karneniz yokmuşcasına.

bir ihtimal sağlık karnesinin ilk sayfa fotokopisi(sicil no filan işleyebilmeleri açısından) işe yarayabilir. çünkü ilaç yazmayacağını varsayıyoruz.

tabii en kolayı parayı verip, açık açık rapor istediğinizi söyleyip, tc kimlik numarası ile sağlık ocağına başvurmuş bir vatandaş olarak almak.
0
oldu görüşürüz
(25.05.09)
saglik karnesi artik kalkmadi mi? ben en son bilgilerimi guncelledigimde karnemi almislardi. sadece kimlik ya da tc kimlik no'su bulunan ehliyet ile gidip muayene olunabiliyor diye biliyorum.
0
sourlemonade
(25.05.09)
ben 1 hafta önce nufus cüzdanımla hiç para vermeden aldım bilginize.
0
tearsinheaven
(25.05.09)
tc kimlik numaranızın olması bile yeterli.. kimlikle gidip alabilirsiniz
0
ilse
(25.05.09)
sourlemonade
(25.05.09)
(4)

microsoft'lu sitelere giremiyorum

huor elensar
merhaba sevgili sözlükçüler. ben bir bok yedim ve ne yaptım bilmiyorum. ama bir süredir adres linki içinde microsoft geçen hiçbir siteye giremiyorum. ağ zaman aşımı falan filan diyor direk. haliyle microsoft word gibi msn live gibi programları sitesinden indiremiyorum. neden olduğunu pek merak etmiy
merhaba sevgili sözlükçüler. ben bir bok yedim ve ne yaptım bilmiyorum. ama bir süredir adres linki içinde microsoft geçen hiçbir siteye giremiyorum. ağ zaman aşımı falan filan diyor direk. haliyle microsoft word gibi msn live gibi programları sitesinden indiremiyorum. neden olduğunu pek merak etmiyorum da nasıl çözülür çok merak ediyorum. yardım eden etmeyen herkese teşekkürler.
0
huor elensar
(25.05.09)
atıyorum: microsoft u bir şekilde browserdaki yasaklı siteler kısmına eklemişsinizdir, oradan siliniz.

ikinci kez atıyorum: kukiler mukiler bir şeyler olmuştur, ccleaner kurup bir analiz, ardından silme yapınız.
0
oldu görüşürüz
(25.05.09)
browser olarak ne kullaniyorsunuz? muhtemelen yasaklamissiniz microsoft iceren seyleri.

ie kullaniyorsaniz firefox indirip bir de onunla deneyin, sayet girerse ie'nin ayarlarinda yasakli siteleri bir inceleyin.
0
entrapmen
(25.05.09)
genius problemini çözmek için bir girişimde bulunmuş iseniz, tahminim activation disabler yapmıştır bunu.
0
turkish tekila
(25.05.09)
activation disabler nedir ne değildir diye araştırırken tesadüfen mozillanın seçenekler>gelişmiş>ağ>ayarlar kısmında vekil sunucu ayarı yaptım ve halloldu. tekrar teşekkür ederim :)
0
🌸huor elensar
(25.05.09)
(8)

"I love You" Başlığıyla İlgili

antropomorfik
Efendim, yukarda da belirtmiş olduğum gibi sözlükte "i love you" başlığına girmekte sorun yaşıyorum. Bilgisayarımda yüklü olan nod32 bu başlığa girmeye çalıştığımda : "Bilinmeyen script virüs algılandı. bağlantı sonlandırıldı.. karantinaya alındı" uyarısı veriyor ve Explorerde sayfa görüntülenemiyo
Efendim, yukarda da belirtmiş olduğum gibi sözlükte "i love you" başlığına girmekte sorun yaşıyorum. Bilgisayarımda yüklü olan nod32 bu başlığa girmeye çalıştığımda : "Bilinmeyen script virüs algılandı. bağlantı sonlandırıldı.. karantinaya alındı" uyarısı veriyor ve Explorerde sayfa görüntülenemiyor hatası veriyor. bu nedendir acep? Sadece bende mi oluyor? Aradım ama bişi pek bulamadım ... Bug mudur nedir bu?
0
antropomorfik
(25.05.09)
"i love you" diye bi virüs vardı bir aralar ondandır sanki.
0
oldu görüşürüz
(25.05.09)
i love you başlığının 33. entry'sinde i love you virüsünün kodları var ondan oluyor. nod32'de yoksay gibi bir şey varsa öyle yapın.
0
sanal uyku
(25.05.09)
antivirde de aynı sorun var. sadece nod32'ye özgü bir salaklık değil.
0
eksik intihar
(25.05.09)
peki ya bu şekilde olduğu gibi; sözlükte virüs kodlarını entry olarak girmek legal mi oluyor, silinmesi gerekmez mi? sonuçta binlerce kişinin uğrak yeri sözlük, kullanıcılarının sorun yaşamasını istemez herhalde.
0
🌸antropomorfik
(25.05.09)
avira da uyarı veriyor ikinci sayfaya girmeye çalışınca..
0
dragon1653
(25.05.09)
avira da uyarı veriyor ama ignore diyerek girebiliyorsunuz. nod32'de de vardır böyle bir şey herhalde.
0
sanal uyku
(25.05.09)
benim avira uyarı vermedi paşa paşa girdi.
premium security suite.
0
etna
(25.05.09)
ben çift antivirüs kullanıyorum. antivir uyarmadı. avast uyardı. o entry ispiyonlanırsa da sebebi götümüze girebilir olması lazım :)
0
krizalider
(25.05.09)
(8)

geri dönüşüm

tahsin sutcuoglu
bende trilyor ton lüzumsuz kitap, dergi, gazete vs. kağıt var. bunları kar edecek şekilde nereye verebiliriz? kar etme ihtimalimiz yoksa, bari gelip kendilerinin alacağı bir hayır kurumu teli falan verseniz? hiç kendi başıma bir yere götürmeye niyetim yok onları, zaten mümkün değil.şehir ankara bu a
bende trilyor ton lüzumsuz kitap, dergi, gazete vs. kağıt var. bunları kar edecek şekilde nereye verebiliriz?

kar etme ihtimalimiz yoksa, bari gelip kendilerinin alacağı bir hayır kurumu teli falan verseniz? hiç kendi başıma bir yere götürmeye niyetim yok onları, zaten mümkün değil.

şehir ankara bu arada.
0
tahsin sutcuoglu
(25.05.09)
kar edecek şekilde neresi olur bilmiyorum da ne tür kitaplar olduğunu belirtirsen ben karşıdan ödemeli kargoyla alıp(ters mi oldu, yani kargo ücretini ben vereceğim) okuyabilirim?

edit: hayırlı bir işe yarasın diye düşünürsen googleda "kitap yardım kampanyası" aratınca çıkan bir yerlere de yollanabilir tabii.
0
oldu görüşürüz
(25.05.09)
oldu görüşürüz: öyle kitaplar değil ya, roman vs. zaten vermem kolay kolay. bunlar genelde öss hazırlık kitapları falan, eski kitaplar olduğu için çoğu da geri dönüşüm dışında işe yaramaz. geri kalanı da gazete vs.

bu yüzden kitap bağışlanan yerlerin falan da işlerine yarayabilecek bir materyal değil. ancak yardım amaçlı geri dönüşüm malzemesi toplayan bir yere yarar. kar da etmek istiyorum açıkçası :) kiloyla falan alan kişiler vardı eskiden, şimdi ne durumdadır bilmem.
0
🌸tahsin sutcuoglu
(25.05.09)
:) tamamdır.

dediğin gibi en iyisi geri dönüşüm açısından bir yerin gelip alması o halde. şöyle bir şey buldum: www.google.com.tr
0
oldu görüşürüz
(25.05.09)
kar edemezsiniz trilyon ton yoksa gerçekten, bir çok belediyede eskiden kağıt toplayı fabrikaya satanlar şimdi belediye adına çalışıyor(olması gereken bu yani yasal olarak) o sebepten belediyenin katı atık geri dönüşüm kutuları var onlara atınız.(bu sene sayıları arttı kutuların yeni çıkan yasayla)bulamazsanız belediyenin temizlik işleri dairesini arayın onlar ilgileniyorlar. kolay gelsin (okul bitsin geri dönüşüm mafyası olcam ya)
0
kanuniye
(25.05.09)
peki ya trilyor ton varsa? :)

bayağı çok gerçekten.

çok teşekkürler efendim, hayallerim suya düştü.
0
🌸tahsin sutcuoglu
(25.05.09)
trilyon ton varsa bu atıkları alan geri dönüştüren fabrikalara direk satabilirsiniz :) ama dediğim gibi demirçelik fabrikasına gidip abi bende çivi var bi kaç kutu demek gibi bi şey olur. (ankara için konuşuyorum,katı atık dersinin projesiydi) eskiden bu işler kağıt mafyasının elindeymiş ve çok da iyi para getiren bi iş,sonuçta sadece toplayanlara para veriliyor çöp bedava. şimdi ise yasayla(ab hikayesi) belediyeler her yıl bilmem kaç ton ambalaj atığının geri dönüşümünü sağlayıp bunu belgelemek zorunda. işbu yüzden belediyeler bu kağıt toplama işini ilk elden kendileri yapmaya çalışıyorlar. yine de çok ısrarcıysanız açın sorun hangi fabrikaya satıyorlarmış (bi de krizden dolayı fabriklar da almıyodu bi ara kağıdı, astarı yüzünden pahalıya geliyor diye)
0
kanuniye
(25.05.09)
"""bence"""

öss tarzı kitapları ayıklayın. işe yarayacak gibi olanları yani. gidip oldukça fakir bir okulun müdürüyle ya da yetkili birisiyle görüşün, yetenekli ama imkanı olmayan öğrencileri bulması için size yardımcı olsun. bunu bir kaç okul için yapıp dağıtın.

eski püskü olan kitapları da (bir şekilde okunabilecek ama değerli görmediğiniz roman vs.) türündeyse yine eski bir kütüphaneye ya da bir okul kütüphanesine bağışlayabilirsiniz. bir trilyon ton ise bu kitaplar, bunu bir trilyon okul için yaparsanız bence orgazmik olur, tadından yenmez.

tabi bunlar benim düşüncem. çünkü bu tür eski kitaplar eski kitapçıda bile değerlenmezken, fabrika vs tarzı yerlerde hiç değerlenmez. elinize kuş kadar para geçer. az önce bahsettiklerimin hazzını da o üç beş kuruş parayla satın alamazsınız. geri kalan her şey için master card. olduuuuu
0
wilwarn
(25.05.09)
wilwarn: ahahah, ben de kar etme amacım suya düştüğüne göre öyle yapacağım, gazeteleri ayırdıktan sonra kitaplara bir bakarım işe yarayabilecek olanları ayırırım. bir bakayım okullara falan.
0
🌸tahsin sutcuoglu
(25.05.09)
(4)

çok konuşunca göz dalar ya ruhuma

oldu görüşürüz
doktor; hani mesela aralıksız konuşman gerekti, anlattın anlattın, veya bir süre aralıksız şarkı söyledin kendi kendine, ya da telefonda otuz beş saat durmadan konuştun;hah- gözün neden dalar? tansiyon mu çıkıyor, düşüyor mu, yoksa göz tansiyonu mu, nedir, önümü göremiyorum yahu.not: heyecanlı bir d
doktor; hani mesela aralıksız konuşman gerekti, anlattın anlattın, veya bir süre aralıksız şarkı söyledin kendi kendine, ya da telefonda otuz beş saat durmadan konuştun;

hah- gözün neden dalar? tansiyon mu çıkıyor, düşüyor mu, yoksa göz tansiyonu mu, nedir, önümü göremiyorum yahu.

not: heyecanlı bir durum yok, mesela kırk beş dakika boyunca heyecansız heyecansız konuşmuşum diyelim. benim merak ettiğim nefes alış verişsel, gözsel, kafa zonklamasal, dalgınlık yaşamasal durumlar.

daha önce sorulduysa hoppala.
0
oldu görüşürüz
(24.05.09)
otomatiğe bağlamış konuşuyorsundur ama kafa çook başka yerlerdedir.
0
fortisvita
(24.05.09)
cunku dusuncelerimiz duyularimizin onune gecer ve onlari bastirir. o an sadece dusuncelerine odaklanmissindir, belki de icinden cikilmaz bir hal almistir. bir kordugum ki icim cozdukce dolaniyor hesabi. goz dalmasi da akli dengeyi rahatlatmak icin gozun kendini bir sureligine feda etmesi gibi dusunulebilir. yani dusunceleri dengeleyebilmek icin o an ki gorsel algiyi tek bir noktaya odaklandirmis oluyorsun.
0
ermanen
(24.05.09)
yok pardon, "konuşma bittikten sonra" neden dalar diye düzeltiyim. cevabı anladım da bu o türden değil:)
0
🌸oldu görüşürüz
(24.05.09)
çok kederli ve romantik biri olduğun için oluyor
0
zombikanı
(24.05.09)
(11)

beynim almıyo

ray simenov
bugünkü habertürk gazetesinin arka sayfasında pek bilmediğim bi cnbc-e(unuttum adını) dizisiyle ilgili bi haber vardı. hatırladığım kadarıyla başrol oyuncusu diziden ayrılmak istemiş sonradan da caymış. şimdi... sorun haberde değil. haberin başlığında "şu güzel ortamı bozmadı" bu nedir böyle yaw? bi
bugünkü habertürk gazetesinin arka sayfasında pek bilmediğim bi cnbc-e(unuttum adını) dizisiyle ilgili bi haber vardı. hatırladığım kadarıyla başrol oyuncusu diziden ayrılmak istemiş sonradan da caymış. şimdi... sorun haberde değil. haberin başlığında


"şu güzel ortamı bozmadı"


bu nedir böyle yaw? bilenler bilir bu repliğin hangi amatör çalışmada kullanıldığını. tamam gülmekten öldüm bu göndermeli başlığa ama koskoca bi ulusal gazete nasıl böyle bi başlık atabiliyor haberine. ne cesaret. hem editör nasıl engelleyememiş böyle bi olayı.

aklım almıyo biri açıklayıversin ya?
0
ray simenov
(21.05.09)
(bkz: türk medyasi)

hersey olur.
0
fspades
(21.05.09)
ben bakındım ama bulamadım hangi amatör çalışma olduğunu?

tahminim başlığı atanlar da farkında değildir, tesadüf yani kısacası. zaten "şu güzel ortamı bozmadı" bilmeyen bir okur için arka sayfadaki "ampüllü keman ızgarası tanıttı" filan gibi bir başlık gibi sıradan.
0
oldu görüşürüz
(21.05.09)
bilenler bilmeyenlere anlatıyor.

(bkz: liseli serap ve bangbus ekibinin maceraları)
0
🌸ray simenov
(21.05.09)
fspades
(21.05.09)
şu lafın aslen nerde kullanıldığını bilen çok az kişi vardır kanımca. belli bi kitle yani. o yüzden şaşacak bişey yok. belki de hakkaten hiç duymadılar böyle bişeyi daha önce, öylesine atıldı manşet.
0
rectoa
(21.05.09)
bir de şeyi düşündüm, biliyor olsalar dahi atabilirler ki, ulusal filan fark etmez.

örneğin banu alkan'ın kaldıramazsan kaldırırlar ı meşhur olduğunda "kaldıramazsan kaldırırlar" diye bir yasa haberine manşet atılmıştı, herkes biliyorken hem de şarkıyı.

milyonların izlediği çarkıfelek'te hangi sözlerin nasıl kullanıldığını söylemeye bile gerek yok zaten.

buna bir şey deniyordu edebiyatta. hatta en ağır hakaretler bile edilse bu yöntemle, suçsuz sayılınıyordu filan.
0
oldu görüşürüz
(21.05.09)
iyi de bir de şöyle bi boyutu yok mu işin sonuçta "suç" olarak tanımlanmış bir eylemin videosunda geçiyor bu. habertürk gazetesi ekşi sözlük değil sonuçta dikkat etmeleri gerekmez mi böyle şeylere.

bu "deyimin"(böyle diyeceğim valla.)kaynağını bilmiyor olmaları akla yatkın ama zannetmiyorum.
0
🌸ray simenov
(21.05.09)
doğru diyorsun da o "suç" olan şeyin sahipleri bu lafı/cümleyi/filmi gidip tescil ettirmezlerse direkt ve kolayca "benim aklıma geldi" olabiliyor. buna bir çare yok yani.
0
oldu görüşürüz
(22.05.09)
bunu tesadüf olarak gören insanlar, çok iyi niyetli olmalı. herkes böyle olsa keşke.

yasak değil elbette, ancak bu kadar çirkin bir şey olabilir mi, onu ben bilmiyorum işte.

(bkz: hece ölçüsü)
0
tahsin sutcuoglu
(22.05.09)
'şu güzel ortamı bozmadı' nın nesi bu kadar acayip? çok daha kalitesiz milyonlarca başlık,manşet vs. bulabilirsin.
0
jirki
(22.05.09)
"volkan'ın dramını" bilmiyordum henüz. neler oluyor hayatta. hımm sorulmaması gereken bi soruyu sormuşum. resmen aydınlandım.

hahahahahaha
0
🌸ray simenov
(22.05.09)
(8)

film izlemek

eyke
evet sanatın bu dalıyla fazla içli dışlı olmak insana eğlenceden/hoş vakit geçirmekten başka ne katabilir? hani böyle günde 3 film izleyen, izlemediği film olmayan insanlar var ya, onların hayatının gidişatında değişen birşeyler olur mu bu sebeple? ya da size oldu mu?"bir gün bir film izledim hayatı
evet sanatın bu dalıyla fazla içli dışlı olmak insana eğlenceden/hoş vakit geçirmekten başka ne katabilir?

hani böyle günde 3 film izleyen, izlemediği film olmayan insanlar var ya, onların hayatının gidişatında değişen birşeyler olur mu bu sebeple? ya da size oldu mu?

"bir gün bir film izledim hayatım değişti." dedi mi aranızdan birisi?
"hmm bu durumda şu filmde şöyle davranmışlardı, bi deneyelim aynısını" denilmiş midir hiç?
0
eyke
(21.05.09)
sinema sitelerinde çalışıp para kazanova.
0
oldu görüşürüz
(21.05.09)
kültür ve o alanla ilgileniyorsa farklı bakış açıları dışında başka bir şey oldugunu sanmıyoree
0
trumanshow
(21.05.09)
www.google.com.tr

sinema filmlerinden psikolojik fayda sağlamak diye bir şey, belki ilginiz çeker.
çeker çeker.
0
kayip ruh
(21.05.09)
günde 3-4 film izleyen(belli problemler çıkmassa ya da depresyon olmassa), bu sevdaya sinema okuyan biri olarak söyleyebilirimki filmler hayatı mayatı değiştirmezler. filmlerden ziyade kitap veya diziler daha etkili olabilir. çünkü filmi izlersin 2 saat sürer. oldu çok etkiledi 2 ay hakkında dünürsün. ama bir diziyi 3 sene izlersin 5 sene izlersin, beynine kazınır. kitapta bir sayfa okursun, 10 dakika düşünürsün sayfa sayısı ile düşünmek ile harcadığın vakti sen hesapla. ama filmi izlerken öyle gidipte "dur lan buraları bi analiz edeyim" demessin. film bittikten sonra üzerinde düşünsen bile 2 gün sonra ya da bir hafta sonra başka bir film izleyeceğin için önceki filmi unutursun.
0
soujiro
(21.05.09)
tabi ki filmler hayata bakış açını değiştirir farkında olsan da olmasan da, olumlu ya da olumsuz yönde. ve bu hayat felsefeni, geleceğini tamamen değiştirecek güçte de olabilr. ama bu nasıl bir kafayla ve ne tarz filmler izlediğine de bağlı bir yandan. şöyle bi izliyim, eğleniyim de kafamı dağıtıyım diyerek izlersen mesela gerçekten de izlersin ve biter. ama bişeyler katar sonuçta az ya da çok. ama bazı filmler var ki gerçekten de değiştirebilir hayata bakış açını. kendimden biliyorum :) ama bu konuda kitaplar daha etkilidir bana kalrısa.

@soujiro

öyle deme değiştirir bence :) nasıl unutrsun yahu başka film izledikçe seni önceden etkilemiş olan filmi. illa ki etkiler seni, değiştirir de sonuş olarak.
0
tepedeki psychedelic adam
(21.05.09)
american beauty hayatımı değiştirdi.
0
slevinkelevra
(22.05.09)
filmlerin yararı şu olabilir, bir tasarımcı iseniz ne kadar fazla görsel bilginiz olursa (film izlemek, dergilerin sadece resimlerini karıştırmak, fotoğrafçıları takip etmek, alternatif temalı müzik programlarını, klipleri izlemek vs) yaratıcılığınız o kadar artar.
çünkü temelde birşey yaratmazsınız zaten, kafanıza daha önce yerleşmiş imgelerden farklı bir kompozisyon yaratırsınız. insan hiçbir şeyi unutmaz, sadece bir anda istediğiniz her şeyi hatırlayamazsınız. çağrışımlar gerek, kelebek etkisi, zincirlemeler gerek.
0
turkish tekila
(22.05.09)
kendi adıma, nasıl yabancı bir dil öğrenilirken o dilin konuşulduğu yerlerin insanlarına ve kültürlerine de dair yeni şeyler öğreniliyorsa, farklı ülkelerin filmlerini izlemek de bana o kültürler hakkında yeni bilgiler veriyor. kısa vadede aynen kitaplardan öğrenebildiğim gibi bilgi kazanıyorum, uzun vadede hoşgörü ve vizyonumu arttığına inanıyorum. çünkü insanın hayata bakışı ne kadar geniş çerçeveli olursa farklı olayları anlaması, yorumlaması o denli tarafsız oluyor. yine de belirteyim ki bu benim görüşüm.

örneğin normalde özel bir ilgi alanım olmassa ve bu konuda çaba sarfedip araştırma yapmadığımı vs. düşünürsek nereden bilicem kore, ispanya, tayland, japonya kültürünü ? onların geleneklerini, günlük yaşamda başlarına gelen olayları, sorunlarını, korkularını ama filmler sayesinde az buçuk da olsa bir fikrim var.

diğer sorulara gelirsem bir gün bir film izledim hayatım değişti diyemem ama filmler sayesinde tanıdığım hayatlarla kendimi değiştirdim diyebilirim. ama nokta atışı gibi evet, şu konuda o filmden sonra böyle yaptım diyebileceğim örnek bulmak zor. ikinci soruya ise genelde ya demek byle yapınca böyle olabiliyormuş, o zaman ben yapmayayım başıma gelirse diyorum :)
0
irbat
(22.05.09)
(5)

odaya ctrl+f çekmek için tıklayınız!

oldu görüşürüz
bilgisayarcı arkadaşlar;ben çoraplarımı çok kaybediyorum, mesela. ve bir teknik geliştirmek istiyorum. şöyle ki:çorabımın üzerine bir çip(?) yerleştireceğim ve bilgisayar ekranımda çorabımı arattığımda(çorabımın üzerindeki çip daha önce bilgisayara işlenmiş); sistem bana monitör üzerindeki haritada
bilgisayarcı arkadaşlar;

ben çoraplarımı çok kaybediyorum, mesela. ve bir teknik geliştirmek istiyorum. şöyle ki:

çorabımın üzerine bir çip(?) yerleştireceğim ve bilgisayar ekranımda çorabımı arattığımda(çorabımın üzerindeki çip daha önce bilgisayara işlenmiş); sistem bana monitör üzerindeki haritada çorabımın yerini gösterecek. (yani odanın şurasında gibi. çorabımdan bididip diye bir ses çıkmasını da sağlayabilir)

bu mümkün müdür, mümkün değilse şu telefon servislerinin "çocuğunuz nerede" filan diyerek uydudan cep telefonuna ulaşarak yer tespiti yaptığı haritasal işlem nasıl gerçekleşiyor?


yapınız demiyorum elbette de, bu tür işlemlerle hangi programlama/teknik/firma/renk ilgilenir söylerseniz çok sevinirim.

evime uydu taktıramayacağım için tavana bir alet taktırabilirim. sinyal, bluetooth vb şekilde bulsa da olur.

o çorabı istiyorum!


:)

edit: SAP karşılar mı?
0
oldu görüşürüz
(01.05.09)
odayı 24 saat kayda alan bir kamera yerleştirip görüntüyü geri sardırarak en son o çorabı nereye fırlattığını görebilir en azından arama tarama alanını daraltmış olursun.
0
phonex
(01.05.09)
walla bende acil bir şey ararken gayri ihtiyari parmaklarım ctrl+f arıyor.eskiden ıslık duyarlı anahtarlıklar vardı ıslık çalınca öterdi.ama sizin projede biraz korku filmi teması yaratır.:)
rfid ile olabilir.hani şu marketlerde satılan eşyaların üzerine takılan çipler kasada alınır alınmazsa kapıdaki sensör ikaz eder.
maliyet konusunda fikrim yok ama metal dedektoru gibi elde kullanılan cinsi vardır sanırım.
0
bdivrik
(01.05.09)
tabii 100 çift çorabım olduğunu söylemeyi unutmuşum. ve bunlar bir yığın olarak aynı yerde olduğunda dahi; o kalabalıkta bilgisayarda özelliklerini belirttiğimi göstermesini.
0
🌸oldu görüşürüz
(01.05.09)
the big bang theory'nin son bölümlerinden birinde oluyor bu olay.

efenim, alışveriş merkezlerinde (örn walmart) önemli ürünler üzerinde rfid devreleri oluyor (sanırım şuanda da avm'lerden bişiler araklamayı engelleyen sistem de o). walmart'taki abiler tavana taktıkları alıcılar ile hangi ürün nereye bırakmış çok iyi izliyorlarmış, böylece ürünlerin tasnifinde, yanlış reyona bırakılan ürünleri toparlamada başarılı oluyorlarmış.

sistem budur, kurması güçtür.
0
carnicero
(01.05.09)
özellikle teşekkür ederim carnicero, bu rfid galiba tam aradığım şey. diziyi de bulup izlersem çok güzel olacak. sağolasın.
0
🌸oldu görüşürüz
(01.05.09)
(11)

Kapıcının apartmana giren tanımadığı kişilere "kimsin", "nereye gidiyorsun" deme hakkı var mıdır?

rastgelebiri
soru baslikta. Su sekilde de sorabilirdim. Ben, orda oturmayan biri olarak, bu tur sorulara cevap vermek zorunda miyim? (apartman herhangi bir site icinde degildir..)
soru baslikta. Su sekilde de sorabilirdim. Ben, orda oturmayan biri olarak, bu tur sorulara cevap vermek zorunda miyim? (apartman herhangi bir site icinde degildir..)
0
rastgelebiri
(28.04.09)
Evet hakki vardir ama bir yere kadar tabi. Ama birsey yapmak isteyen ne yapip edip yapar zaten, sormaktan ote daha iyi bir guvenlik sistemi lazim mesela en basitinden guvenlik kamerasi...
0
ermanen
(28.04.09)
sitelerin girişlerinde sorduklarında nasıl sizi rahatsız etmiyorsa, bir apartman görevlisi sorduğunda da rahatsız etmemeli. sonuçta ister merakından soruyor olsun, isterse güvenlik açısından soruyor olsun; o apartmandaki dairelerin çoğunluğundan uyarı almadığı(ben içeri girenlere kim olduğunun sorulmasını istemiyorum şeklinde) sürece; yaptığı normaldir ve siz de cevap vermeme hakkınızı kullanabilirsiniz. tabii "7 numaraya gidiyorum yarraaam!" demek yerine susarak.

önce halk birbirini sevecek ki.
0
oldu görüşürüz
(28.04.09)
kimsin diye sorarsa sanane deyin.
kimsiniz diye sorarsa açıklarsınız.

ben öyle yapıyorum.
0
szqnn
(28.04.09)
gectigimiz yillarda basima gelmisti bu olay. bugun bir yerde bahsi gecince, yoksa haksiz miydim diye tereddut ettim.

isyerinden bir arkadasimi ziyaret etmek amaciyla oturdugu apartmana girmistim. Tam asansorun dugmesine basmistim ki arkamdan biri kosturup "bir dakika, kime gidiyorsunuz?" seklinde bir soru yonellti.Daha sonraki diyalog asagidaki gibidir.

ben: nereye gittigimi size soylemek zorunda miyim?
kpc: elbette ben buranin kapicisiyim.
ben: birincisi sizin kapici olup olmadiginizdan emin degilim, bak apartmanin girisinde bir kac kisi daha vardi. ben her kapiciyim diyene hesap mi verecem. ikincisi de kapici olsan dahi kimin kime gittiginden herseyden haberinin mi olmasi lazim.
kpc:tabi, ben nerden bileyim senin hirsiz olmadigini.
ben:(isten cikmisim uzerimde takim elbise) hirsiza benziyor muyum sence. hem farzet ki giriste zillerde yazan isimlere baktim ve sana da rastgele bir isim soyledim, onun yanina gidiyorum dedim. nerden bilecen benim gercekten oraya gidip gitmedigimi.
kpc: arkandan cocugu yollayacaktim
ben: o zaman sorma dedim. arkamdan cocugu yolla caktirmadan ama beni burda durdurup nereye gidiyorsun diye sorma
kpc: yok soyleyeceksin..
ben:soylemeyecem. gel sen bul nereye gittigimi.
kpc:peki ben bulurum.

asansore bindim ve kat arasinda elindeki alet sayesinde asansoru durdurdu. Hemen polisi aradim durumu anlatmak uzere. polis falan duyunca geri indirdi beni. ben de "sen ne hakla beni asansorde birakiyorsun lan" diyerekten kollarindan tuttugum gibi ileri dogru ittim. yere dustu. zayif biriydi zaten. bir suru apartman sakini toplanmisti basimizda. inat etmistim nereye gidecegimi soylememekte. asansorde telefon iyi cekmediginden dolayi konusamamistim polisle. tekrar aradim ve bayan bir polis cikti telefona ve durumu anlattim. polisin cevabi karsisinda sok oldum. "kapici cok iyi etmis sizi almamakla, az bile yapmis asansorde birakmakla. soyleyeceksin tabi nereye gittigini". bana nerdeyse "alçak, şerefsiz" demedigi kaldi:)

polis gercekten hakli miydi? yoksa muhafazakar dusunce yapisinda oldugundan dolayi mi bana bunlari soyledi?
0
🌸rastgelebiri
(28.04.09)
hukukta yeri var midir bu kontrolün?

(aslinda olayin tumune bakarsak hukuki bir durum var ortada, sonradan dusununce, darp etmisim adami)
0
🌸rastgelebiri
(28.04.09)
sorma hakkı yok bence.. sorulmamalı.. ayıp.. herkese suclu, pislik gözüyle bakmak eziklik.. ama ben, görevli oldugunu düşündügüm kişiye, arkadasın evini bildigim halde "x bu kattaydı değil mi?" gibisinden bir soru sorup onun aklındaki endişeyi de silerim.. mesele karsılıklı anlayısta..ama düz mantık baktıgın zaman kapıcı/görevli sormalı, sen cevap vermemelisin.. ha kız arkadasına gidiyosan o zaman görünmemenin yollarını aramalısın :) sen-ben olmasak bile hala muhafazakar bi ülkede burası..
0
maxpainn
(28.04.09)
ben olsam "izin verirseniz şu şu kişiye gidecem" derdim. hem adamın bikbiklenmesini engellemiş olurdum hem laf yemiş olurdu.
0
deckard
(28.04.09)
yanlış bilmiyorsam bu kadar detaylı bir tanım yok yasalarda. ama pratik akıl yürütelim. şimdi, kapıcının işvereni kim? apartman yöneticisi/yönetimi. apartmana yönetici nasıl seçiliyor? orada kalanların oylamasıyla, demokratik olarak.
dolayısıyla kapıcı seçimiyle ilgili de apartman yöneticisine bir sorumluluk veriliyor.
bunu koy kenara.
şimdi şuna gelelim. farzı mahal bir apartmanda hırsızlık oldu, yok hayır, herhangi bir suç işlendi polis ilk kimden ifade alır, kapıcı.
ben evime hırsız girdiğinde kapıcıyı ihmalkarlıkla suçladım şahsen.

güvenlikle ilgili açık bir beklenti var. bu açıdan da kapıcılar yöneticiler tarafından tembihleniyorlar mutlaka, ona verilmiş olan yetkiye dayanarak. kapıcı bir nevi bekçi olarak algılanıyor çünkü sakinler tarafından.

bu durum ona sorgulama, soru sorma hakkı verir. ama kaba olma hakkı vermez.
fakat nihayetinde şunu düşünürüm,
bu adamın kaba olması mı daha rahatsız edici
yoksa
apartmana giren çıkanla kimsenin ilgilenmemesi mi?

tabiki ikincisi, bence.
0
nikdediginnedirki
(28.04.09)
ben ihbar edicem adam tartaklamaktan kendisini.
0
zombikanı
(28.04.09)
o kapıcıya ( asansörde bırakana) ben prim verirdim valla helal olsun adama. ama bunu ne yazık ki gerçek hırsıza uğursuza yapmazlar. hem kapıcılarla kötü anlaşmamak lazım gittiğiniz arkadaşınıza hizmet ediyorlar. sonra arkanızdan konuşurlar/arkadaşınızın arkasından ne hödük arkadaşı var bunların diye komşuya dedikodu yaparlar.
0
ozdek
(28.04.09)
daha önce başınıza ya da yakınlarınızın başına hırsızlık, tecavüz, gasp ve benzeri kötü vakalar gelmediyse sorulmamalıdır. çünkü aklınızın ucundan bile geçmez böyle şeylerin sizin başınıza geleceği. rutin trafik kontrollerinin gereği gibi "amına koyayım niye çeviriyorlar şimdi" diyebilirsiniz. ben de diyorum ama katlanıyorum. böyle şeyler gereklidir. o çevirmelerde yakalanan çalıntı arabaları ve o arabaların sahiplerini düşününce anlaşılıyor durum biraz. ayrıca takım elbiseli, kendine iş adamı süsü vermiş kişiler zayıf güvenlikli plazalarda bile masalarda bırakılmış telefonları, notebookları toparlayıp siktir olup gidiyor haberiniz var mı? illa başımıza gelmesi gerekiyor değil mi? tedbir kötü bir şey sanki...

fakat başınıza böyle bir şey gelmişse "niye sorulmadı?" deme hakkını kendimizde buluruz.. böyle de kaypak bir milletiz. orada adam apartmandaki kişilerin güvenliğini kontrol etmeye çalışıyor. kimsin ya da kimsiniz derse söylemeyin gittiğiniz yeri karşınızdaki sizin kadar eğitimli de olmayabilir, şivesi de bozuk olabilir ama gittiğin yeri söyle arkadaşım? bundan ne sen zararlı çıkarsın ne de o. o kişiye de maaşını veren insan "kim nere gidiyor öğreneceksin" demese senin ne yapacağın o adamın umrunda olur mu?

şöyle bir empati yapmanı öneririm. sana nereye diye soran bir kişi olmadığını düşün o apartmana seninle beraber sorgusuz it ve uğursuz takımı da girebilecek. çok sevdiğin kız arkadaşının yalnız kaldığını düşün o evde ya da ailenin. sen hangisini tercih edersin? insanlar sırf bu yüzden artık güvenlik görevlisi olan apartmanlara yerleşmek istiyorlar. bak bakalım yeni yapılan sitelerde bırak içeri girmeyi bakamıyorsun bile. zaman kötü.
0
atrin
(28.04.09)
(1)

radyodan kayıt yapabilen mp3 player

ezeriko
Çok basit bir mp3 playere ihtiyacım var. Yapacağım şey geceden radyodan kayıta yatırıp sabah kapatmak (7-8 saat filan kayıt yapabilsin yani) Hepsiburada'da birkaç model buldum. Piranha ve Gogo mesela, 40-50 ytl civarı. Ben kullanıyorum memnunum, şunu al bunu alma gibi tavsiyeleriniz çok makbule geçe
Çok basit bir mp3 playere ihtiyacım var. Yapacağım şey geceden radyodan kayıta yatırıp sabah kapatmak (7-8 saat filan kayıt yapabilsin yani) Hepsiburada'da birkaç model buldum. Piranha ve Gogo mesela, 40-50 ytl civarı.

Ben kullanıyorum memnunum, şunu al bunu alma gibi tavsiyeleriniz çok makbule geçer.
0
ezeriko
(27.04.09)
bilgisayar açık kalacaksa; pilli olanlar değil usb'den şarj edilebilir olanlar işini görür. markası önemsiz, çoğu radyodan kayıt yapıyor. zaten bilgisayara takıp sürekli pilini dolduracağı için kayıtta kesinti de olmaz.

illa marka ise philips öneriyorum. go gear. 80-90 ytl idi.
0
oldu görüşürüz
(28.04.09)
(7)

dev poster konusunda yardım (gençlik hayalim)

kurtulan adam
eskiden beri bir isteğim vardır.dünyanın uzaydan çekilmiş ilk fotoğrafının dev bir posterini duvarıma asmak.şimdi ilk kez kendime ait bir evim var ve bunu gerçekleştirmek istiyorum.eğer gözyaşlarınızı hala tutabildiyseniz sizden yardım istiyorum.ben antalyada bir ilçede oturuyorum ve böyle bir imka
eskiden beri bir isteğim vardır.dünyanın uzaydan çekilmiş ilk fotoğrafının dev bir posterini duvarıma asmak.şimdi ilk kez kendime ait bir evim var ve bunu gerçekleştirmek istiyorum.eğer gözyaşlarınızı hala tutabildiyseniz sizden yardım istiyorum.ben antalyada bir ilçede oturuyorum ve böyle bir imkanım burda yok.poster 3 metreye 4 metre falan olmalı. ben bu işi internetten falan halledebilir miyim şöyle bu işi layıkıyla yapan yerler var mı?bi de bu posteri duvara nasıl monte ederiz?
0
kurtulan adam
(22.04.09)
cronic
(22.04.09)
bir dakka, şimdi posteradam senin derdine çare oldu mu? yapıyorlar mıymış yani senin verdiğin resimleri istediğin boyutta? ben mi göremedim?
0
mojosnik
(22.04.09)
henüz tam inceleyemedim aslında.biraz baktım daha bulamadım.

şimdi baktım da yok abi posteradam derdime deva olmicak.dev posterler bölümündekiler 1 metre falan.ve de 40 tl civarı.
0
🌸kurtulan adam
(22.04.09)
bir matbaaya bahsettiğin resimle gittiğinde büyük boy çıktısını alamıyorlar mı? yani ben de bilmiyorum da, sanki öyle hatırlıyorum. maliyetini bilmem tabii. fakat o resmin şöyle güzel çözünürlüklü bir dosyası varsa elinde bence basarlar.
0
oldu görüşürüz
(22.04.09)
ozalitci reklamcı fln onlarla konus istedigin ebatta basarlar.
0
bryan fury
(22.04.09)
monte kısmına gelince; yapıskanlı kagıda bastırabilecegin gibi stickerlar var cift taraflı onları duvara yapıstırıp uzerine uygulayabilirsin.
0
bryan fury
(22.04.09)
blockposters.com da degisik bi alternatif olabilir..
0
happy killer
(26.04.09)
(4)

İkna Kabiliyeti Üzerine

thefalloftekin
internetten bulabileceğim bi kaynak var mı? özellikli ikili ilişkiler çerçevesinde..wiki falan pek yardımcı olmadı açıkçası..tanım/açıklayıcı olabileceği gibi teknik geliştirmeye yönelik rehber tarzı da olabilir, e-book olursa öpülebilir..
internetten bulabileceğim bi kaynak var mı? özellikli ikili ilişkiler çerçevesinde..
wiki falan pek yardımcı olmadı açıkçası..

tanım/açıklayıcı olabileceği gibi teknik geliştirmeye yönelik rehber tarzı da olabilir, e-book olursa öpülebilir..
0
thefalloftekin
(28.02.09)
buyur güzel kardeşim: www.google.com.tr

yalnızca .pdf dosyalar, içlerinde mutlaka işine yarar bir şey çıkacaktır. (ayrıca pdf'i doc ile de değiştirebilirsin tabii)
0
oldu görüşürüz
(28.02.09)
istanbul bilgi üniversitesi yayınları'ndan böyle bir kitap çıktı. aslında daha ziyade hukuki arabuluculuk (bkz: mediation) kurumu üzerine, ancak yardımı dokunabilir.

www.bilgiyay.com
0
beccaria
(28.02.09)
TORRENTZ.COM 'da e-booklar mevcut.
0
desdinova
(28.02.09)
rhetorical skills diye aratirsaniz internette faydasi olabilir. bir de bir ara alev alatli yahoo grup fallacy (safsata) kitabi cikarmisti. ne yapmamaniz gerektigini örnekleri ile acikliyordu.
0
atmacaged
(01.03.09)
(5)

ergenlik dönemindeki fazla mastübasyonun ileriki yaşlara etkisi??

sermet
sözlükteki "erken boşalan erkek" başlığını görünce aklıma geldi, sorayım dedim.. ya şimdi ben ergenkene haftada 5-6, ne bileyim bazen günde 2-3 kez olmak üzere bu mastürbasyon konusunda baya aktif idim.. ancak şimdi yaş 22 olunca normal bi cinsel hayata atılınca gördüm ki sanki biraz erken boşalıyor
sözlükteki "erken boşalan erkek" başlığını görünce aklıma geldi, sorayım dedim.. ya şimdi ben ergenkene haftada 5-6, ne bileyim bazen günde 2-3 kez olmak üzere bu mastürbasyon konusunda baya aktif idim.. ancak şimdi yaş 22 olunca normal bi cinsel hayata atılınca gördüm ki sanki biraz erken boşalıyorum ve yeterince sert olamıyorum.. acaba bununla bir alakası var mıdır? eğer varsa bunun bir çözümü var mıdır? ne yapmam gerek? (bu arada boyuma falan etkisi olmadı yani, 20cm falan atıp 1.83 oldum, başladıktan 2-3 sene sonra..)yardım ederseniz çok sevinirim..
0
sermet
(27.02.09)
(bkz: #15200566)
0
feeling the blanks
(27.02.09)
arkadasım, masturbasyonla boyun uzaması ne alaka? bence sen masturbasyona bi 1-2 yıl araver, ciddi söylüyorum bak. kendini bulursun. hergün, şapşapşap adamın psiklojisini bozar, bunalıma girersin.. fiziksel olarakda, penisde sancı yapar, vucudun metobolizmasını bozarsın...
0
scp
(27.02.09)
batıl inançlar bir yana, fazla mast. ın aslında tam tersi geç boşalmaya yol açması da mümkün. kendini çok iyi uyarmayı öğrenip ona alıştığın için normal ve/veya prezervatif ile ilişki yeterince uyarılamayabiliyorsun.

(bkz: 30 dk+ )
(bkz: bayanlara selam)

ereksiyon eksikliğine bir yorum getiremeyeceğim, allah beline kuvvet versin. belki psikolojik birşeyler vardır.
0
lhun
(27.02.09)
yalnız benim asıl sormak istediğim şuydu ki; ben bu olayı artık bıraktım veya çok nadiren yapıyorum, ancak bu ergenlik döneminde yaptığım aşırı "aktivitenin" hala etkileri devam ediyor mudur bunu merak ediyorum.. yani 15 yaşında bu olayı çok fazla yaptıysanız, 25 yaşında hala zararlarını hisseder misiniz? ve bu sorunlar( yeterince sert olamama, erken boşalma..) mastürbasyonu tamamen bırakak çözülebilir mi?
0
🌸sermet
(27.02.09)
"ergenlik dönemindeki fazla mastürbasyonun ileriki yaşlara etkisi?" gibi bir soru sorma ihtiyacı. yani zihinsel. düşünün hak verecekseniz. en önemli zararlarından birisi budur.
0
oldu görüşürüz
(28.02.09)
(4)

resimdeki gibi bir şey nerede bulunur?

oldtimer
...ve tabii kaça?
...ve tabii kaça?
0
oldtimer
(26.02.09)
atlas pasajında görmüştüm galiba, ortadaki dükkanlardan birinin kapısının üzerinde, satılık yani.

tahminen 25-30 tl'dir.

bir de bir yerde daha görmüştüm ama hatırlamıyorum. onun için fiyatı hakkında bilgi veremiyorum özür dilerim.
0
oldu görüşürüz
(26.02.09)
aynısının metali var mudo conceptte.fiyatı 100 küsürdü.ama resimdekini istiyosan eğer çok daha ciddi bir rakamı gözden çıkarmalısın bence.
0
pisuvarasicanadam
(26.02.09)
mezbaha çöplüklerinden bedavaya bulup vernikleyebilirsiniz.
0
galahad
(26.02.09)
türkiyede bulabilecekleride o kadar şekilli boynuz olmaz.. boynuzu kalından inceye doğru ve kısa olan bişeyler bulabilirsin
0
zubundy
(26.02.09)
(13)

ben ünlü manyağıyım

oldu görüşürüz
ünlü insan görünce dayanamıyorum ve hepsinden imza alasım geliyor. hatta böyle bir kitap mı film mi ne vardı işte ondan bile kötüyüm. gün geçmiyor ki bir ünlü görüp tanışmıyım, imza almıyım, sarılmıyım, öpmiyim. bu ön bilgiden sonra geçiyorum soruma. benim sorum aşağıdaki reşat çalışlar'ın sözlüktek
ünlü insan görünce dayanamıyorum ve hepsinden imza alasım geliyor. hatta böyle bir kitap mı film mi ne vardı işte ondan bile kötüyüm. gün geçmiyor ki bir ünlü görüp tanışmıyım, imza almıyım, sarılmıyım, öpmiyim.

bu ön bilgiden sonra geçiyorum soruma. benim sorum aşağıdaki reşat çalışlar'ın sözlükteki nicki ne sorusundan aklıma geldi. bu nedenle o soruyu açan arkadaşa ben teşekkür ediyorum. kendisi iyi ki var.

sorum şunların hepsi. numaralandırma tekniğini kullanarak sormayı planlıyorum. böylece cevaplamak isteyenler olursa kafaları karışmaz diye düşündüm, kendimce:

1) sözlükteki ünlüleri nickleri ile beraber söyler misiniz? (sözlükteki ünlüler başlığını okudum ama oradan kim oldukları anlaşılmıyor.)
2) sözlükte olduğu bilinen ünlüler kendi isteklerine göre mi yoksa 'bilen'in insafına göre mi deşifre oluyor? örneğin neden reşat çalışlar deyince bir arkadaşımız gelip zenci diye yazıyor da ben şimdi mortifera(?) deyince gelip kimse yazmıyor?
3) nickinin bilinmesinden rahatsızlık duymadığını belirten ünlüler bunu nerede ve nasıl belirtiyor? örneğin sülo diye bir nick var bu nickin sahibi süleyman demirel. bu gidip kadın dergisi röportajlarında mı diyor, yoksa entrylerinden ayyuka mı çıkıyor?
4) sözlükteki ünlülerden imza almak istiyorum, ne yapmam lazım? (ciddidir)
5) sözlükteki ünlüler neden kendilerini gizlemek ister? kendilerini gizleme yöntemleri nelerdir? sözlükte bir ünlü keşfedersek ne yapmalıyız?

not: "ünlü mü? kime göre neye göre" diyen ilk kişiye inanılmaz hediyeler.
not2: "a, e, ı, i.." esprisini yapan ilk kişiye minolta 8 gb mp3 player.

edit: birinci cevaptaki ""1) kimseyi ifsa etmeye hakkiniz yok. kaldi ki bu sozluk icinde kalmasi gereken bir bilgidir (kisi kendisi sozluk disinda belirtmedigi surece). cevap veren ve verecek arkadaslarin bu yazdiklarimi dikkate alarak tekrar dusunmelerini tavsiye ederim.""i göz önüne alarak bilinen ama benim bilmediğim yazarları söylemenizi rica ediyorum. kimseyi ifşa etmeyelim, evet, fakat bunun sözlük içinde kalması gibi bir zorunluluk göremiyorum, kör oldum, allahım.
0
oldu görüşürüz
(20.02.09)
1) kimseyi ifsa etmeye hakkiniz yok. kaldi ki bu sozluk icinde kalmasi gereken bir bilgidir (kisi kendisi sozluk disinda belirtmedigi surece).

edit: cevap veren ve verecek arkadaslarin bu yazdiklarimi dikkate alarak tekrar dusunmelerini tavsiye ederim.
0
sourlemonade
(20.02.09)
kimsenin bir şey bildiği yok,
ihtimaller: tahmin, arkadaş, moderasyon bilir, ben bilmem ssg bilir.

kişisel olarakta yakın çevrem dahil kimse sözlük nickimi bilmez, deşifre olmamaya çalışırım çok önemli şeyler yazdığımdan değil ileri de yazabilme ihtimalima karşı hatta belki de özgür olabilmek adına. Çünkü en yakın arkadaşınızla kavga edip, her dost orospu çocuğu olmaya mahkumdur diye bir başlık açamazsınız.

genel tavır da bu doğrultuda diye hissediyorum.

yani özetle, kişisel tercihler, entry'den karakter tahlili, eş dost akraba, yazarın kendisi, sallamasyonlar bu işte etkili.

kişisel tavsiyem de; insanları rahat bırak. imza isteme, sarılma, öpme. canlı yayında sunucun arkasına geçip telefonla yakınlarını arama.
0
thefirstfbli
(20.02.09)
1) okan bayülgen-okan bayülgen
0
shi aila
(20.02.09)
kesin olmamakla birlikte çok büyük ihtimal olarak okan bayulgen'in nicki "okan bayulgen"..
zaten 5-10 tane entry'si var..

eğer rock müzik ile ilgiliysen güven erkin erkal gibi isimler senin için "ünlü" kişilerdir..
nicki kertenkele..

ron jeremy'de bu alemde ünlüdür (erdem çapar)..

rock müzik dünyasından bir çok ünlü isim var zaten sözlükte..

nil karaibrahimgil, malt grubunun vokali cenk (cenk - erdem beyler'in cenk'i), bazı gazetelerin bazı köşe yazarları, penguen, uykusuz gibi karikatür - mizah dergilerinin bilimum çizerleri vs. vs. nin de sözlükte olduklarından çok büyük şüphe duymaktayım ama tahmin ettiğim nickler sadece benim tahminim olduğu için, arkadaşların dediği gibi ifşa etmeyelim.. tahmin çünkü sadece.. yukarda söylediklerim gibi herkesin bildiği nickler değil..

hasan cihat örter
de burdaydı, nicki "zurna"ydı.. ama 2-3 günde uçtu tabi tahmin edileceği üzere.. :))
0
fuck milk get beer2
(20.02.09)
soru: reşat çalışlar kimdir? ünlü müdür? yoksa ekşi sözlük'ü kullanarak kendi kendisini mi ünlü yapmıştır, veya ünlü olarak göstermektedir.

adam zorla gözümüze gözümüze sokuyor. reşat çalışlar süper insandır, efendim blogu vardır falan filan.

böyle mi ünlü olunuyor?

ayrıca ünlü ne demek sence?

iki günde sevgili değiştiren manken, iki gol atmış futbolcu. bunlar yazar olsa çok mu önemli???

reşat çalışlar ve benzeri insanları çok seviyor ve merak ediyorsan onları gerçek hayatta takip et bence.

napcan sözlük niklerini. paparazzi misin nesin. sanmıyorum senin "ünlü"lerden hasan cihat örter görgüsüz-kendini bilmezinin dışında kimsenin sözlük yazarı olmaya meraklı olduğunu

ve yine bence sözlükte yazar ol. boşver bunları.

ünlü mü? kime göre niye göre dedim sanırım. hediye filan verme. benimle dalga geçmiş olmakla kendi kendine sevinebilirsin.
0
mea maxima culpa
(20.02.09)
@mea maxima culpa, ben seni çok seviyorum ki. bana bir kere sorumda çok güzel bir cevap vermiştin. teşekkür ederim. seninle dalga geçmiyorum, ama "kime göre neye göre"den tiksiniyorum evet, orası doğru. ünlü=iyi_insan anlayışını bıraktığımız gün kalkınacak bu ülke, bana ne reşat çalışlar'dan? aşağıdaki soruda mahmut tuncer de sorulabilirdi, hızlı okumuşsun sanırım yazdıklarımı. çünkü zekisin yoksa. bu nedenle "ünlü olduğunu açıklayan sözlük yazarları" şeklinde açıklamayla editlenmiş soruyu bir kere daha okuyarak sakin olmanı önerir, seni hasretle kucaklarım.
- beni kucaklama ciyak!
0
🌸oldu görüşürüz
(20.02.09)
belki bir iki kelime yanlış okudum, bilemicem.

ama çok sakinim ben. çok da eğleniyorum.

reşat çalışlar fenomenini itici buluyorum o başka. :))
0
mea maxima culpa
(20.02.09)
kaan kural da sözlük'te.
0
annem bana kiz bul evlen dedi
(20.02.09)
Memo Tembelçizer'in de yazar olduğu dedikodusu kulislerde dolaşmakta (tam televole ağzı oldu)
0
crown
(20.02.09)
okan bayülgen hakkında; (bkz: #14852638)
0
hia
(20.02.09)
@mea maxima culpa

babası ve ekşi sözlük olmasa reşat çalışlar hiçbir şeydir.
0
alkolikfedai
(21.02.09)
sozlukte güzel bir aramadan sonra kimin kim olduğunu öğrenebilirsiniz. hatta aramanıza gerek bile yok. çıkıyor karşınıza. mesela sedat kapanoğlu ssg imiş. az önce ****** un gerçek adının *** ***** olduğunu öğrendim. daha önce ****** un ***** ***** olduğunu öğrenmiştim. yıldız koyma sebebim; entry tahlili ötesinde verdiğini/onun adına verilen linkler, bazı özel siteler, hatta röportajlar var. fakat kendi rumuzlarının/gerçek isimlerinin altına yazılmamış. demekki alalen bilinmesini istemiyorlar.
0
hia
(22.02.09)
üstünden 4 gün geçmiş, kimse okumaz bu duyuruyu sanarak yazıyorum.

eksisozluk te araya;

sözlükçülerin siteleri
sözlükçülerin alanları
sözlükçülerin sayfaları

yazın
bulabildiğiniz tüm linkleri araştırın. gördüğünüz her linki. basında sözlük başlığına bakın.
bulursunuz zor değil. hele bir yazar olun, eksibition a resimlerini koyuyolarmış bazısı. o resimleri ezberleyin. sokakta görünce yapışır imza neyin istersiniz.
0
hia
(24.02.09)
(8)

sözlük bana hediye bul lan allahlı!

oldu görüşürüz
merhaba sinem. biliyorum ki burayı okuyorsun. sen bir `yirmi sekiz` yaşında kadınsın. haftaya senin `doğumgünü`n var. yakın arkadaşımsın. aramızda kadınlı erkekli bir şey yok. ama birbirimizi severiz. öyle değil mi sinem. konuşsana ya. şimdi ben sana hediye bakınıyordum ama bulamadım. sonra sevdiğin
merhaba sinem. biliyorum ki burayı okuyorsun. sen bir yirmi sekiz yaşında kadınsın. haftaya senin doğumgünün var. yakın arkadaşımsın. aramızda kadınlı erkekli bir şey yok. ama birbirimizi severiz. öyle değil mi sinem. konuşsana ya. şimdi ben sana hediye bakınıyordum ama bulamadım. sonra sevdiğin markaları düşündüm. bir keresinde bershka diye bir şey demiştin. o ne oluyor sinem? neden böyle yapıyorsun? kova burcu olduğunu da düşünüyorum bir yandan. sana ne alsam. artı bu bershka istanbul avrupa yakasında nerde var? nasıl, iyi mi? yoksa daha uygun bir şey mi alıyım? bak kullanmıycaksan almıyım. seni öpüyorum sinemcim yaa.
0
oldu görüşürüz
(19.02.09)
bakırköy capacityde var bershka. bi bayan arkadaştan "hem trendy, hem ucuz, hem güzel" gibisinden şeyler duymuştum. bak bakalım bulursun belki bişeyler. olmadı mangoya falan bak.
0
ntfs
(19.02.09)
bershka cevahirde de var. beyoğlu istiklal caddesi'nde de gördüm geçen, yeni açılmış sanırım.

iyidir, bershka.
0
vital
(19.02.09)
tarzını bılemeyız tabı sınemın ama bershka -yamuluyorsam duzletın- zara nın alt markası ve -bence- cok cok guzel bı yer. hedıye ıcın dusundugun meblayı da bılemeyız tabı ama fıyatlar ıcın de uygundur dıebılrız. bız:bershka sevenler dernegı uyelerı
0
pelinimsi
(19.02.09)
istiklal cad.sinde tünele doğru inerken solda kalıyor bershka, istiklal'e gitmişken benetton'a falan da bakabilirsiniz, son gittiğimde orada da baya uyguna şeyler vardı.
0
light beam
(19.02.09)
istiklal çok uygun da birinizden tam yerini alabilir miyim bu bershka'nın? meydandan girmiş olayım, solumda kalsın. ama galatarasay'ı geçiyim mi yoksa benetton'ın tam karşısında mıymış acaba gibi.

(kadın arkadaşlar da mağazayı bulduk, içersinden ne alabileceğimi önerirse muhteşem olur. fazla kalamıyorum oralarda direkt sorayım çıkayım. sinem'in tarzı iyidir, ama çok süslü püslü değil de daha çok sade ve şıktır diyebiliriz. üst'e giyilen ne olabilir, isimlerini de bilmem pek ama.)
0
🌸oldu görüşürüz
(19.02.09)
herhangi mahalle arası bi butik tuhafiye benzeri yere gitsen bershkadan daha uygun olmaz..
0
maxpainn
(19.02.09)
istiklale girince solunda kalıcak magaza dogru. galatasarayı gec. odakuleyı gec. sag tarafta karsısında darty var elektronık seysı. o kadar yuru kı hatta tunele yaklas nerdeyse. sorarsın artık oralarda bırıne. hos sormasan azmedıp odakuleden sonra soluna bakarak yurusen de gorursun. essek kadar yer afedersın.
kıyafet olarak da sımdılerde moda uzun hırkalar var makul fıyatlara onlara bakabılırsın. tarzını tam yakalarım dersen canta ya da numarasını bılıosan ayakkabı olabılır. super kalıtelı gercek derıler beklemeyın ama fıyatının karsılıgı olan seyler var. yın ust olarak meshur elbıseler var bol mıktarda. gercı bahar sezonunu da acmıs olabılırler bılemıcem. bu durumda yıne elbıseye yakın tunık gıbı gomlekler var. tshırtler, kazaklar malum zaten. ayrıca ıstıklal degıl de cevahır alısverıs merkezıne gıdecek olursanız ordakı bershkanın etrafında pull and bear ve stradıvarıus adında 2 super tukkanımız daha var kı bırlesınce super 3luyu olusturuyolar. aynı tarzlarda hemen hemen aynı fıyattakı seylerı oralarda da bulabılırsın.
0
pelinimsi
(19.02.09)
nine west' te %50+%30 indirim baslamis. deri cantalar 50 liraya falan dusmus. guzel sade ve $ik olanlar bolca mevcut. bi de ne alirsan al degistirme kartini da koydur icine ki sinemle dostlugunuz pekissin. nine west cevahirde var, city's' de var, bershka'dan da 1 adet cevahirin icinde mevcut.
0
islakkedisudankorkmaz
(20.02.09)
(7)

cicitürk

Merwish
Tv seyreden arkadaşlardan digitürk ü olanlar,şu anda yayında bir vibrasyon var mı? yoksa ben mii böyle görüyorum :S
Tv seyreden arkadaşlardan digitürk ü olanlar,şu anda yayında bir vibrasyon var mı? yoksa ben mii böyle görüyorum :S
0
Merwish
(19.02.09)
17:35 itibari ile yok. Şehir İzmir.
0
sui
(19.02.09)
17.57, Fulya/İstanbul, temiz.
0
vital
(19.02.09)
18.08 Adana cam gibi.
0
madrigal
(19.02.09)
18.42 istanbul
her daim felaket. (titresim degil, genel digiturk kalitesi ve sinyal seviyesi)
0
la traviata
(19.02.09)
18:48, İskenderun, yağmur geçişleri var.

pardon, temiz.
0
rectoa
(19.02.09)
19:49, Istanbul, yayında bir vibrasyon gözlemlendi
0
oldu görüşürüz
(19.02.09)
Herkese teşekkürler,vahi indi kendisine,düzeldi
0
🌸Merwish
(20.02.09)
(2)

elf kulağı nerden bulunur.

tgc
insan tenine yakın görünümlü elf kulağı nerden bulunur?
insan tenine yakın görünümlü elf kulağı nerden bulunur?
0
tgc
(14.02.09)
polonya pazarı ve oyuncakçılarda var.
0
oldu görüşürüz
(15.02.09)
insan ten rengi dedigin sey yaklasik 40.000 farkl tondan olusuyor.
0
jeanne hebuterne
(15.02.09)
(18)

futboldan iyi anlarım diyenler, bakın hele!

susannah
selam, benim kafama takılan bir şey var, bir nevi anket olacak ama cevabını çok merak ettiğim için soruyorum. bu konu üzerine erkek arkadaşımla yaklaşık 1 saat kadar kavga ettikten sonra, yenilgiyi kabul ettim ve futboldan anlamadığıma karar verdim. bana vereceğiniz cevaplar bu fikrimi pekiştirecek
selam, benim kafama takılan bir şey var, bir nevi anket olacak ama cevabını çok merak ettiğim için soruyorum. bu konu üzerine erkek arkadaşımla yaklaşık 1 saat kadar kavga ettikten sonra, yenilgiyi kabul ettim ve futboldan anlamadığıma karar verdim. bana vereceğiniz cevaplar bu fikrimi pekiştirecek veya zayıflatacak.neyse soruya geçeyim.

misal bir maçı radyoda dinliyorsunuz. galatasaray-beşiktaş olsun.kim hangi kalede onu bilmiyorsunuz. misal İnönü için deniz tarafındaki kalede kim var bilinmiyor diyelim. spiker maçı anlatırken şöyle diyor; " galatasaray sağ kanattan atağa kalktı". işte soru geliyor, kim hangi tarafta bilmediğiniz için nasıl bir hayal kuruyorsunuz? yani siz beşiktaş deniz tarafındaki kaledeymiş gibi kafanızda canlandırırken ya aslında tam tersiyse? bir de şöyle anlatırsak; aynı maçı tv'den izlediğinizde GS'liler sizin sağınızdaki (tv ye bakarkenki sağ eliniz) kaleye doğru giderlerken radyodan dinleyen adam sola doğru (sizin solunuza)bir canlandırma yapmakta kafasında.

benim istediğim kafanızda ne canlandırdığınızı öğrenmek ve tabi ki futbolcular ve antrenörler nasıl canlandırıyor onu öğrenmek:)))

erkek arkadaştan gelen cevaba da bakalım Uğurcuğum diyenler için: Hangi tarafın kimde olduğu önemli değil, sen yarı saha gibi düşünmelisin.

biliyorum çok anlamsız oldu bu soru ama bi buldurun be:))
0
susannah
(12.02.09)
"yani siz beşiktaş deniz tarafındaki kaledeymiş gibi kafanızda canlandırırken ya aslında tam tersiyse?"

kime göre neye göre tam tersi? tv'ye göre dersen, ben de karşı tribüne göre düz derim.
0
deckard
(12.02.09)
"gerçekte beşiktaş kara tarafındaki kaledeyken siz deniz tarafındaymış gibi kafanızda canlandırmışsanız."

işte ben de bunu demeye çalışıyorum. sağ kanat kime göre sağ?
0
🌸susannah
(12.02.09)
taraf farketmez ki, kale kaledir. diyelim ki sağ kanattan atağa kalkıyor fenerbahçe, oradan atağa kalkan ya deivid, ya da gökhan gönül'dür. kalenin ne tarafta olduğu önemli değil.

önemli olan fenerbahçem yensin tüm takımları. olay o. ben radyo olmadan da kafamda canlandırırım maçı :p
0
godless killing machine
(12.02.09)
Benim kafamda yalnızca pes modeli canlanıyor, deniz kenarı, xxxx stadı hiçbirisinin görüntüsü dahi aklıma gelmiyor.
0
tekosin
(12.02.09)
ben beşiktaş maçlarında kale arkasında otururum, radyoda dinlerken de kendimi denize bakar gibi düşünürüm, ama bu sık sık maça gittiğimden.

gitmeseydim, herhalde otomatik olarak benim takımımın kalesinin olduğu tarafın sağ kanadından diye düşünürdüm herhalde. spiker de öyle anlatıyordur zaten.

bi de ne gerek var canım böyle şeyler yüzünden kavga etmeye. gidin maça bakın negzel :)

işbu cevap iki çocuklu bir kadın tarafından yazılmıştır.
0
zkurmus
(12.02.09)
iyi de... oradaki mantık şu, bir takımın sağ kanadında sol kanadında az çok kimler oynuyor bellidir. oradan yapılan bindirmeyi ona göre kafanızda canlandırmanız için öyle söylenir.

yani "galatasaray'ın sağ kanadından bindirme yapılıyor" dendiğinde benim aklıma sabri gelir top gitti derim, sol kanatta arda var kewell var ona göre bir başka heyecan duyarım ataktan.
0
alchoburn
(12.02.09)
futbol sahası simetrik bir yapıya sahip olduğu için, kale deniz kenarında olmuş, arka bahçeye bakıyormuş hiç bir şey farketmez.
0
natnan
(12.02.09)
atağa kalkanın sağı, atak yapılan kalecinin sol tarafı olarak anlıyorum ben.

@godless killing machine
belediye çalışıyor diyorlar?
0
Omayra
(12.02.09)
ya susannah sağdan mı soldan mı nereden biliyorsunuz derken oyuncuları demiyor. yani sabri dendiğinde sağ kanat tamam. ama kafamızda sağdaki kaleye atak yaptığımızı canlandırıyorsak sabri bize yakın tarafta, soldaki kaleye atak yaptığımızı canlandırıyorsak da bizden uzakta olan tarafta olur. işte çoğunluk hangi yönde canlandırır diye soruyor. sabriyle, gökhan gönül'le alakası yok işin.

ben sağ canlandırırım. muhtemelen çoğunluk da öyle yapıyordur.
0
deckard
(12.02.09)
valla ben kosan adammisim (veya kale arkasindan ceken kamera falan) gibi canlandiriyorum, onumde sadece kale kaleci defans oyuncusu vesaire. hicbisey farketmiyor o açidan protokolden izliyormus gibi düsünmüyorum kendimi yani, sanirim problem ordan kaynaklaniyor.

arkamdan püfür püfür denizden gelen yel vesaire de hayal etmiyorum belirteyim..
0
samfisher
(12.02.09)
kendi kalem solda gibi düşünüyorum ben hep. sağ kanat bana yakın olcak şekilde. neden bilmem ama öyle...
0
infernal majesty
(12.02.09)
ben tv.den izliyormuş gibi düşünüyorum. ne öyle kuş bakışı, kale arkası filan. hiç gerek yok öyle şeylere. hem dediği gibi stadı bilmeyenler için farketmiyor nerden nereye atak oluduğu. zaten maç başlarken genellikle sunan abimiz önce kalaleri belirliyor şu taraftaki kalede şu takım bu taraftaki kalede diğer takım diye. stadı bilenler ona göre canlandırıyor kafasında. bilemeyenler ise karambole. zaten birşey de farketmiyor. örneğin fenerbahçe sağ kanattan atak yapıyorsa (tv.den izliyormuş gibi düşünerek) fb eğer ekranın solundaki kalede ise ekranın alt kısmından atağa kalkıyor. sağdaysa eğer üst taraftan atağa kalkıyor. ben dinlerken bazen ters taraftan düşünüyorum güzel oluyor. sanki sterio kulaklık gibi sterio ekran ilişkisi kuruyorum. stadın hertarafında dolaşıyorum. güzel oluyor. ama soru sahibinin dediği gibi stadı bilmeyenler için bir anlam ifade etmiyor gibi görünüyor sağdan ya da soldan atak yapması ama sağdan atak yapması standart. takım olarak bütün olduğu için ha öyle düşünmüşün ha böyle birşey farketmiyor. sağdan atak yapması belirli kişilerle oluyor o. ordan bir karmaşa yok yani. paradoksumsu bir durum yok yani. sadece anlatması zor.
0
guess
(12.02.09)
benim takımım el yazısı gibi oynadığından -eğer maçın başında bilgi almamışsam yönler hakkında- hep televizyon açısında sağa doğru gider. ama ikinci devre olunca değiştiriyorum bence çok mantıklı oluyor.

bu biraz da bütün stadların tv'den görünümünü bilmekle ilgili gerçi. örneğin olimpiakos/fenerbahçe maçı ise, ve ben radyoyu sonradan açmışsam, ve "fenerbahçe sol kanattan ilerliyor"sa, ve ben o sahayı hiç bilmiyorsam; bilgisayar oyunları gibi düşünüp yine fener'i santra atışında ben ekrandan bakarken sol tarafta toplanmış ve galibiyet yemini etmiş maçın başında gibi düşünürüm.

not: tarsus idman yurduluyum.
0
oldu görüşürüz
(12.02.09)
ben maçı kendi tuttuğum takım tarafından dinlediğim için hayalimde kısa kenarı kerteriz alıyorum. bizim kale kısa kenarın ortasında. bende bizim kalenin hemen arkasında yukardayım, tüm sahayı görüyorum. sağdan atağa kalkınca kalecinin sağını anlıyorum. uzun kenardan hiç hayal kurmadım kafamda.

tabi bu öğrencilikte maçları daima kale arkasından seyretmenin etkisi de olabilir.
0
trocero
(12.02.09)
evet pek sallamıyoruz hangi sağ, hangi soldan atak yapılmış diye. önemli olan goldür erkekler için joelskellington'ın dediği gibi.
0
rectoa
(12.02.09)
spilerler aksini belirtmedikçe (beşiktaşın sol kanadına gelen atak gibi) daima atak yapan takımın sağını ve solunu belirtirler radyoda.
0
jaaaccckkk
(12.02.09)
@joelskellington diğer kadınları bilmiyorum ama benim biraz tuhaf bir düşünüş yapım var diye düşündüm:)) başka kadınlara da soracağı ama merak ettim şimdi.

gördüğüm kadarıyla bu konuda da farklı canlandırmalar var ama genel olarak "sağın solun ne önemi var benim takım gol atsın yeter" bakış açısı mevcut:)) benim burdan çıkardığım sonuç, sanırım rıdvan dilmen de tek kale hayal ediyordur, çünkü senelerce kaleye doğru koşturduktan sonra maçı TV'den izliyormuş gibi kafasında canlandıramaz.
0
🌸susannah
(12.02.09)
spikerler numaralı tribünün oradan sunar maçı. mesela inönü'de deniz tarafındaki kale onların sağında klaır. biliyorum soru bu değil ama radyodan dinlerken veya maçın ana kameradan (numaralı tarafında) izlerken akılda bulunması gereken bir ek bilgi olabilir bu.
0
min el garaib
(12.02.09)
(7)

başlamak üzere olanlar için fotoşop

yoldaki isaretler
fotoşop öğrenmeye niyetlendim.1- öğreneyim mi? ben pek takip edemiyorum, 4-5 sene önce acayip popülerdi hala aynı derecede işe yarar, yaygın ve geçerli mi?2- adobe photoshop cs3 extended mi adobe photoshop elements 7 mi? ("o senin ne için kullanacağına bağlı" derseniz, valla bilmiyorum öyle bi niyet
fotoşop öğrenmeye niyetlendim.

1- öğreneyim mi? ben pek takip edemiyorum, 4-5 sene önce acayip popülerdi hala aynı derecede işe yarar, yaygın ve geçerli mi?
2- adobe photoshop cs3 extended mi adobe photoshop elements 7 mi? ("o senin ne için kullanacağına bağlı" derseniz, valla bilmiyorum öyle bi niyetlendim)
3- "öğrenmeye şurdan başla" diyebileceğiniz bi blog, video, guide, kitap, e-kitap var mı?
0
yoldaki isaretler
(10.02.09)
1. hala aynı derecede işe yarar, yaygın ve geçerli.
2. bilemedim.. ben hala ps7 kullanıyorum.
0
kobuzchu kiz
(10.02.09)
2. hemen hemen son sürümler aynı işi görüyor. şurada da evrimi var: img260.imageshack.us
yakınlar demek istiyorum, ben de 7'den memnunum, asla kullanmayacağınız özelliklerin zaten ağır olan programları daha da ağırlaştırmasına izin vermenize gerek yok cümle bitmiyor bir de çok korkuyorum.
0
oldu görüşürüz
(10.02.09)
adope cs3 extended var bende çok memnunum. ama 7 yi hiç denemedim. birde cs4 var 3 boyutlu çalışmalar yapılabiliyor. sadece fotoşop olarak değilde paint in gelişmiş programı olarak düşünürseniz, biraz da eliniz alışınca gören herkesin ağzının suyunu akıtacak resimler yapabilirsiniz birçok örneği deviantart da mevcut.
0
hia
(10.02.09)
1-2 tamam sanırım

3- www.photoshoptopsecret.com
dili ingilizce, ancak zaten amaç görsel olduğu için pek zorlanmassın sanırım. gerçi baya anlatıyo.
istiyosan oradan al parasıyla istersen rapidshare şeklinde arat google'da(anladın sen onu). duyuru kapalı değil iş çıkmasın başımıza.
0
abtash
(10.02.09)
www.freephotoshoptutorials.org
bir araya toplanmış youtube' daki photoshop tutorial videoları.
0
prodeq
(10.02.09)
photoshop'un modası geçmez öğren mutlaka.

ben 3-4 sene önce öğrenmeye karar verdim. programı kurdum, kurcalaya kurcalaya öğrendim. şu an isteyip yapamadığım bişey yok. ama photoshop öyle bir okyanus ki her geçen gün yeni bişey öğreniyorum yıllardır.
0
robin crusoe
(11.02.09)
(8)

sığınmak üzerine şarkı/şiir

murqx
merhaba. genelde sevdiceğe sığınmak üzerine olan aşk şarkıları arıyorum. şarkı olmazsa şiir de olabilir.size örnek olarak ise mesela judas priest'ten angel'ı verebilirim:"angel - put sad wings around me nowprotect me from this world of sinso that we can rise again"pink floyd'dan the final cut da ola
merhaba.

genelde sevdiceğe sığınmak üzerine olan aşk şarkıları arıyorum. şarkı olmazsa şiir de olabilir.

size örnek olarak ise mesela judas priest'ten angel'ı verebilirim:

"
angel - put sad wings around me now
protect me from this world of sin
so that we can rise again
"

pink floyd'dan the final cut da olabilir bir nebze:

"
and if i show you my dark side
will you still hold me tonight
and if i open my heart to you
and show you my weak side
what would you do
" (sığınmak üzerine değil bu şarkı ama bu tarz da olabilir.)

işte bu tarz örnekler arıyorum, arıyorum bulamadım. aklınıza gelenlerden paylaşabilirseniz sevinirim, teşekkürler.
0
murqx
(10.02.09)
deniz seki - sana sığıyorum yazıldı mı.

edit: "ne yana baksam aynı yüzler" olarak da biliniyormuş sanırım.
0
oldu görüşürüz
(10.02.09)
ahmet kaya - beni vur
0
vita vinum est
(10.02.09)
Candan Erçetin - Hayranım Sana

tam sığınma şarkısıdır. "biliyorum kurtarırsın beni sen, ışığım, deniz fenerim" falan filan...
0
daysleeper
(10.02.09)
ayrıca şiir için işin kolayına ve direkt olanına kaçmak olacak ama; www.siirdefteri.com adlı sitedeki arama kutusundan "sığınmak"/"sığınıyorum"/"sığındım" vb kelimeleri "şiir metninde"yi seçip aratırsanız 'profesyonel' şairlerin şiirleri içinde arar, listeler.
0
oldu görüşürüz
(10.02.09)
ve sevdiceğine güven vermek ve sana sığınmasını sağlamak içinse...

Dido - Don't Leave Home
0
daysleeper
(10.02.09)
dark tranquillity - lethe'den bi sığınma anlamı çıkarabilirim şahsen. aşk anlamında çıkaran da var.
0
dr cucu
(10.02.09)
Feridun Düzağaç - Senin şarkın, Biterken her şey
0
bitti
(11.02.09)
barış manço - alla beni pulla beni
0
lhun
(11.02.09)
(11)

alkol kafasi degisken midir?

sezaryan
demek istedigim her icki cesidi farkli bir sarhosluk mu saglar yoksa hepsi ayni bokun laciverti mi.? eger oyleyse bunun bilimsel bir aciklamasi var mi? ornegin ben viski ictigim zaman kafam istedigim gibi guzel olmazken bira yani bildigimiz dandik bira ictigimde kafam anlatilmaz hos oluyor.neden boy
demek istedigim her icki cesidi farkli bir sarhosluk mu saglar yoksa hepsi ayni bokun laciverti mi.? eger oyleyse bunun bilimsel bir aciklamasi var mi? ornegin ben viski ictigim zaman kafam istedigim gibi guzel olmazken bira yani bildigimiz dandik bira ictigimde kafam anlatilmaz hos oluyor.neden boyle peki?
0
sezaryan
(10.02.09)
alkolik ickiler uce ayriliyor aslinda:
bira, sarap ve spirit(damitilmis alkollu icki)

bira genelde arpadan bazende patates ve diger tahillardan yapiliyor, genelde kisa bir sureligine bekletildikten sonra fermentasyon seklinde uretiliyor

sarap ise uzumden ve bazen de baska meyvelerden yapiliyor, bu ickinin ise uzun bir fermentasyon ve yillandirma asamasi oluyor.

spiritlerin yapiminda ise fermentasyondan sonra distilasyon yapiliyor, boylece alkol konsantrasyonu saglaniyor.

yani kisaca yapim asamalari ve ham maddeleri, icimi etkiliyor.. biraz da psikoloji, damak tadi ve metabolizma..
0
ermanen
(10.02.09)
bende hepsinde aynı sarhoşluk oluyor. sadece içeceğin içindeki alkol miktarına bağlı olarak kafayı buldurma süresi değişiyor içkiden içkiye göre.
0
daglien
(10.02.09)
soylenebilecek seyler bence ickiye gore degil de sahisa gore degisken seyler.

ornegin ben 2-3 bira ile cakir keyif olan bir adamken, bir yurtdisi gezimde kendimi eglence ile birlikte ickiye vurmus ve sarhos olma esigimi 15-20 tane 330ml.lik biraya cikarmistim.

dahasi, ayni gezide bir gun 5 shot absinth ictikten sonraki gunler 1 sise tekila, 1 sise bacardi gibi ickiler sek su gibi gider olmustu. o raddeye gelmistim ki artik sarhosluk durumu yalnizca etrafin donmesi ve konusma guclugu seklindeydi. fakat sizmiyor, sacmalamiyor, yollarda fink atabiliyor ve sohbet edebiliyordum.

tum bunlari yapmak 2 bira ile giden adam icin fenafillah'a ermek demektir. o yuzden sorunun kesin bir cevabi olmadigini dusunuyorum ve cevaplarin da oznel olacaginin akilda tutulmasinda fayda goruyorum.
0
nochristrequiress
(10.02.09)
ben fermante ickilerle damitik ickiler karsilastirmasindan ziyade genel olarak icki turlerinin bizde yarattigi mental bakin tekrar yaziyorum m.e.n.t.a.l etkisinden soz ediyorum..yani hepsinin icinde etil alkol var; az yada cok ..ister arpadan ister seker kamisindan olsun ayni sarhosluk etkisini yapar diyebilirmizyiz. yoksa raki hakkaten insani daha agresif hale sokar , tekila insani costurur gibi tespitlerde bulunabilir miyiz? bulunursakta bunu hangi argumanlara dayandiririz? bi ara utah university nin mouse party die bi calismasi vardi her uyusturucun beyne etkisiyle ilgili. alkol iceren ickilerde kendi iclerinde uyusturucu cesitleri gibi farkli "kafalara" sahip olabilirlermi?
0
🌸sezaryan
(10.02.09)
Su an vaktim yok, daha sonra bu soruya cevap yazacagim.
0
wpi
(10.02.09)
şarap genelde hüznü temsil eder. bu nedenle yaptığı kafa daha çok üzücü olaylara çalışır. ama örneğin bira daha pop bişeydir, eğlendirebilir de. rakı ciddileştirir adam olanı.
0
oldu görüşürüz
(10.02.09)
hakkaten oldu gorusuruz yani :)
0
🌸sezaryan
(10.02.09)
Aslinda konu kapanmis gibi gorunuyor ama bir iki ekleme yapmak isterim:
1-Ickideki alkolun emilimi genelde az miktarda midede baslamakta ancak en cogu ince barsak yukari kesiminde olmaktadir. Bu nedenle mideden ve barsaktan emilimine etki eden hersey alkolun kafa yapici etkisini hizlandirip yavaslatabilir. Ornegin, yagli mezeler ile alkol alinirsa etkisi yavas ortaya cikar. Hizli ve yogun -sek- alinirsa emilim cok hizli olur ve beyin hizli etkilenir.
2-Ickilerdeki -ozellikle bira ve sarap gibi yogun fermentasyona ugrayanlar- alkol disi bazi maddelerin de sarhosluk veya alkol yan etkisine katkilari vardir. Ornegin sarap bazi insanlarda siddetli basagrisi yapar. Bunun nedeni tamamen alkol disindaki fermentasyon urunleri ile alakalidir.
3-Alkol karaciger ve bobrekte ortadan kaldirilir. Aldigimiz ilaclar, yedigimiz yiyecekler, daha once alkol alip almamamiz -yukarida absinth sonrasi bacardi orbeginde oldugu gibi, vucut alkol yikimina hazir ise sonra alinacak alkol ok hizli metabolize olur ve hic icmemis gibi oluruz, bu da dozun giderek artmasina neden olur, yani alkolizmin beyin disi en onemli nedenidir- gibi faktorler alkolun yikim hizini gunden gunde degistirebilir ve ayni icki ve miktari ile 2 ayri gunde farkli hissedebiliriz.
4-Sizin orneginize gore sizin "yavas alkol metabolizoru" oldugunuzu dusunurum. Viski hizla carpiyor sizi, cakirkeyf ve guzel ucma hali olmadan pilot oluyorsunuz, bu nedenle distile alkolden uzak durun derim. Hatta bu ickiler ile alcohol flushing denilen terleme ve vucutta kizariklik-kasinti gibi sikayetleriniz olabilir. Boyle bir durumda alkol daha fazla kanser ve karaciger sirozuna neden olmaktadir bilesiniz...
Pilotaj hatasiz aksamlar dilegi ile aziz dostlar.
Drink responsibly ;)
0
paramedic
(10.02.09)
sarhoslugu sormussun, o da hem fiziksel hem de mental etkilerin ve bunlarin da birbirini etkilemesinden olusuyor, bunun ilk bilimsel aciklamasi da ickinin iceriginden ve yapim asamasindan geliyor, sadece etanol deyip gecmemek gerek yani. senin vucudunun kimyasal yapisina hatta alkol dehidrogenaz enzimlerine bile bagli. psikoloji kismini da beyin aktivitelerin ve hormonlarin da rolu var yani fiziksel degisimlerin psikolojinde rolu var, ayrica senin biyolojine ve hatta alkolik gecmisine dahi bagli.

su konuyla da ilgili olabilir, istemsiz sartlanmayla ilgili:
en.wikipedia.org
0
ermanen
(10.02.09)
sezaryan,

alkolun psikolojik etkilerinin, ya da dedigin gibi "kafasinin" ictigin ickinin cesidine gore degismiyor olmasi lazim. Yani benim bildigim kadarila tekilanin mutlu, sarabin huzunlu yaptigini gosteren bir calisma yok.

Ama boyle iddialarda bulunan kisiler olabiliyor. Benim bir arkadasim tekila ictiginde saldirganlastigini iddia ederdi mesela. Bunun sebeplerini aciklayabilecek bilgim yok ama genel kaninin boyle iddialarin dogru olmadigi yonunde oldugunu dusunuyorum.

Sarhosluk derecesinin kisinin sarhosluk beklentisinden ve baska psikolojik faktorlerden etkilendigi dogru olabilir. Bu iddiada bulunan bir arastirmanin haberini okudugumu hatirliyorum.

Alkollu ickiler hakkinda su kaynaga bakmani tavsiye ederim:
www2.potsdam.edu
0
wpi
(11.02.09)
çok alakasız olcak ama tekile içince saldırganlaşan arkadaşlarım var

hani kız arkadaşının boğazına bıçak dayayan da var,(ki alkole çok alışıktır her gün içer )
arkadaş ortamında içilince hadi birbirimizi tokatlamaca oynayalım yapanlarda var,



ayrıca,

rakı bizde hüzünlüdür ağır abidir ama
atıyorum yunanistanda uzo içersin adamlar UZO diyenaralarla shot shot da tüketebiliyorlar ürünlerini


sosyo kültürel ortama bağlı tüm olay bence
0
demlikposet
(11.02.09)
(6)

sevgililer gününe az kaldı. napmalı?

gholeman
malum sevgililer gününe az kaldı. ve bu sene benim için ilk defa anlamlı bi sevgililer günü olucak. anlayın işte. bişiler yapmak istiyorum. günlük etkinlik planım var ama elle tutulur bişi de olmalı.aramızdaki espri muhabbet artık ne derseniz deyin bundan dolayı tema papatya olucak.papatya temalı ne
malum sevgililer gününe az kaldı. ve bu sene benim için ilk defa anlamlı bi sevgililer günü olucak. anlayın işte. bişiler yapmak istiyorum. günlük etkinlik planım var ama elle tutulur bişi de olmalı.

aramızdaki espri muhabbet artık ne derseniz deyin bundan dolayı tema papatya olucak.

papatya temalı neler olabilir. bikaç kişiye sordum düşündüm.

olası seçenekler şunlar.
1 papatya desenli bi kolye veya benzer bi takı
2 üstünde papatya deseni olan bi giysi (tercihen princess, girl, sexy yazmıcak)bu fikri sevmedim.
3 papatyalı bir resim çercevesi. elimle yaparım belki.
4 şimdi aklıma geldi belki papatyalı taç.

bunları elimle yapsam çok makbule geçer aslında

bi soru daha.
gerçek papatyayı nasıl canlı saklayabilirm mesela. spreyleri falan var sanırım ama? yapış yapış mı olur? bi paptyayı nasıl saklasam da bişilere eklesem?

gurban olam bi çözüm?

edit: sevgili, dişi.
0
gholeman
(06.02.09)
şimdi şöyle oluyor, bir tane yuvarlak ayna alıyorsunuz. öyle çok büyük değil, ama daire şeklinde. duvar saatleri boyutlarında.

ardından bunun kenarlarını beyaz bir malzameyle papatya yaprakları yapıyorsunuz evet, doğru tahmin.

fakat ortası, gerçek papatyalardaki sarı kısım; ayna oluyor.

bunu sevgilinize veriyorsunuz, ve kendisi açıyor. bir de ne görsün. kendini tabii. ayna çünkü. ve siz de o sıralarda efendime söyliyim artık dünyanın en güzel şeyini buldum mu diyorsunuz hediyeyi vermeden önce, ne yapıyorsunuz orası size kalmış:)

böylece sevgiliniz artık bir papatya oluyor (bacımızdır). her gün aynaya baktığında suratını bir çiçek gibi görüyor. (aynanın iç kenarlarına sarı malzemeler koyabilirsiniz ufak, çağrıştırır. yani sanki o sarı kısmı aynaya bakan tamamlayacak gibi)


*daha önce kullanılmadı, severseniz gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. umarım evlenirsiniz. birbirinizi sevin, üzmeyin. arada kavga edin ama. o zevkli.
0
oldu görüşürüz
(06.02.09)
ahşap boyamacı falan bulursanız, papatya desenli bir sandık yaptırabilirsiniz. hatta kasıp kendiniz de boyayabilirsiniz. işte sonra içine papatya doldurursunuz, hediye koyarsınız.
0
murqx
(06.02.09)
şu sandık işi çok moda ya bu aralar. bi arkadaşım vodka koyup vermişti hatta:D

neyse ayna gerçekten süper fikirmiş. beyaz malzeme ne olabilir ama, karton? el işi kağıdı? pvc?

hadi buna da yardım edin abiler.
0
🌸gholeman
(07.02.09)
Şimdi efendim bendeniz (evet manyak olabilirim) şöyle bişi yapmıştım anneler gününde. Sevgililer gününe nasıl modifiye edilir bilemem.
Çanakkale'de oturan bir tanıdıktan bir çuval papatya sipariş edilir (tarla papatyası) Bu arada papatyayı Çanakkale'den getirmeniz gerekmiyor tabii benimkinin özel bir anlamı vardı.
Evin her bir kısmına papatyadan yollar yapılır ve nihayetinde genişçe bir yere (salon olabilir) yere kişi adı papatyalarla yazılır. Kenara bir kalp yapılır, kalbin ortasına da minik bir hediye konur. Ne bileyim cd olur, ıvır olur zıvır olur.
Unutulmayacak bir gün olmuştu, denemeye değer bence :)
0
betty puf puf
(07.02.09)
papatya desenli keyif tepsisi

www.hediyedenizi.com

ben laptop için kullanıyorum, çok kullanışlı tepsiler.
0
opucuk baligi
(07.02.09)
bence soyle bisey de gusel olur. hediyeler konsepti seklinde.
mesela iki cam arasına kendi fotolarınızı sağından solundan cevresinden kesip modifiye edip aralarına da kurumus papatya sıkıştırıp bunu çerçeve haline getirmek. büyükce bir çerceve yaratmış oluyorsunuz bu durumda. yalnız camların kenarlarını biryere yaptırmak gerekiyor sanırım cerceve haline getirmek icin.
tshirt basan güzel ve kaliteli bir iki yer var googla soyle bir yaz tisorte baskı diye.
sevgilinin fotografını yine photoshop olsun vs olsun modifiye edip hafif cizgi film kahramanı ya da cizgiroman havası yaratacak sekle getirebilirsin, papatya unsurunu katmak icin sacının kenarına kocaman bi papatya kopdurabilirsin falan filan. örnek yani ne bastiracağın yaratıcılığına kalmış.bole esprili birsey cok orjinal olur.
papatya sekilli pasta

benim aklıma bunlar geldi.
0
berrak sudaki kırmızı balık
(08.02.09)
(4)

windows xp hızlandır / interneti hızlandır ?

oldu görüşürüz
bilgisayar uzmanları sorum size;siz burada verin diye söylemiyorum da nette bazı şeyler var, yok windows internetin %80 hızını kullanıyor artırabilirsiniz onu filan gibi, veya xp'de şunu şunu yaparsanız bilgisayarınız hızlanır türü. bunların yararları ve zararları var mıdır, yoksa duruma gör değişir
bilgisayar uzmanları sorum size;

siz burada verin diye söylemiyorum da nette bazı şeyler var, yok windows internetin %80 hızını kullanıyor artırabilirsiniz onu filan gibi, veya xp'de şunu şunu yaparsanız bilgisayarınız hızlanır türü. bunların yararları ve zararları var mıdır, yoksa duruma gör değişir mi? örneğin ben şimdi o regeditten halledilen işleri yapsam bağlantı hızım %20 daha artsa, bunun bir dezavantajı var mıdır?

ha bir de windows/prefect mi ne dosyası içeriğini silmek iyi midir kötü müdür? (prebişeydi unuttum adını ya)


en son olarak da; donanımsal bir şey eklemek istemiyorum, eski bir bilgisayarım var, bunu en iyi hale nasıl getirebilirim; kimi özellikleri kısıtlayıp bana yarayacak olan internet hızını ve diğer programları verimli kullanmasını sağlamak amacıyla.

çok da teşekkür ederim ayrıca. (erkeğim.)
0
oldu görüşürüz
(05.02.09)
internet için olanlar safsata, xp için olanlarda vaat edilenleri yapmaları imkansız, ancak işte başlat menüsünü bilmem kaç ms hızlı açar filan gibi ayarlar var, bunlarda sisteme ekstra yük bidirip yapılacak şeyler, bence hiç bulaşmayın.
prefetch dosyaları ise hangi programı ne kadar sıklıkla kullandığınızı tutar ve buna göre öncelik tanır, belli zamanlarda bu klasörü silmeniz zarar getirmez ama yararını da gören olmamıştır :)

en hızlı olarak windows classic temasını seçin ve tüm görsel efektleri (kayma,yok olma gibi efektleri) kapatın maksimum verimi alırsınız.
Bir de kullanılmayan servisleri kapatmak faydalıdır ama burda da hangi servislere ihtiyacınız olmadığını bilmelisiniz, nette söylenen tüm servisleri kapatmak sizin bilgisayarda kullandığınız bir servisi de kapatmanıza neden olabilir.
0
edip
(05.02.09)
Bi güvenlik duvarı kurabilirsiniz. Ben zonealarm kullanıyorum, bedava. Zonealarm'da hangi programlara internete erişim için izin verebiliyorsunuz veya engelleyebiliyorsunuz. Bu internet kullanımında bi performans sağlayabilir belki, ama güvenlik açısından daha önemli bi şi tabi.

Cfosspeed adlı paralı bir yazılım var. Bu program internet kullanımınızı düzenliyor. Alınan ve gönderilen paketleri düzenleyerek internet performansınızı artırıyor. Ayrıca belli programlara öncelik verebiliyorsunuz. Mesela indirme programlarınızın önceliğini azaltıp internet tarayıcınızın önceliğini artırarak, download yaparken rahatça sörf de yapabiliyorsunuz.

Windows'u hızlı tutmak için ise, belli aralıklarla bakım yapmak lazım. Belli aralıklarla diskinizi virüslere ve spyware'lere karşı taratın. (antivirüs ve anti spyware programıyla) Ccleaner gibi bi programla belli aralıklarla diskinizde birikmiş gereksiz dosyalardan kurtulun. Yine ccleaner ile windows başlatılırken açılmasını/açılmamasını istediğiniz programları seçebiliyorsunuz. Ordan işinize yaramayanları etkisizleştirin. Ve son olarak; belli aralıklarla disk birleştirme yapmalısınız.

Bunların üzerine ekleyeyim; linux kullanmayı düşündünüz mü? Ubuntu'yu bi deneyin isterseniz. Yukarda dediklerimi unutun ;)
0
edge_nabby
(05.02.09)
öncelikle gerçekten teşekkür ederim arkadaşlar, gecenin bu saatinde yardımcı olmuşsunuz:)

durumu özetleyecek olursak, başta verdiğim eksik bilgiler nedeniyle sizi de yormuşum maalesef zira örneğin neredeyse hiç download yapmıyorum. veya evet xp temam klasikte ve efektler kapalı. işin kötü yanı, virüs programı da kurulu ve düzenli olarak tararım, o da bir şey bulamaz ancak yine de bağlantım en basitinden bir eksiduyuru'ya girene kadar bile zaman zaman zorlanıyor. ccleanerı deneyeceğim, belki benim silmeyi unuttuğum yerleri de görür ve siler. aynı şekilde bilgisayar açılırken başlamasını istemediğim programları da seçicem, bir deneyelim. disk birleştirmenin böyle işlere yaradığını hiç düşünmemiştim, şimdi gidip okuycam ne olduğunu.

ve edge_nabby; ubuntu demişsiniz ama yanlış bilmiyorsam linux oluyor ve eğer öyleyse de inanın ondan çekiniyorum, daha yıllardır kullandığımız xp'yi bile bilmiyorken her şeye sıfırdan başlamak... :)

teşekkürler tekrar.
0
🌸oldu görüşürüz
(05.02.09)
(bkz: qos)
0
katafalk
(05.02.09)
(3)

Resimdeki hatun.

siriquastrum
Kimdir?adı fiesta olan bir videodan aldım resmi.
Kimdir?

adı fiesta olan bir videodan aldım resmi.
0
siriquastrum
(18.01.09)
3-4 hafta once Disko kralı na cıkmıstı yanlıs hatırlamıyorsam Cem adrianın oldugu programa hatta bu abla calmıstı cem adrian solemıstı tabi yanlıs hatırlıyoda olabılırım
0
vaevictis
(18.01.09)
10 dk önce aykut ışıklar'ın programında keman çalıyordu. adı birşey anderson.

eeoo, yasemin anderson?

googleda anderson keman aratırsınız çıkar kesin.

dayanamayan edit: www.canananderson.com
0
oldu görüşürüz
(18.01.09)
fotoğraftaki kadın disko kralı'na çıkan kadın ise, adı sophie serafino.
0
her pakette once kalite
(18.01.09)
(27)

Evlilik?

Fearless
şimdi efendiler/hanfendilerbelirli süreli bir ilişki mevcut,taraflar birbirlerini çok sevmekte,herşey süper bir sekilde devam etmektedir.erkek tarafı (ki ben oluyorum bu taraf) evlilik konusuna oldum olası sıcak bakmamakta birlikte yaşam konusunu düşünmektedir. bayan tarafıda en azından bir nikah ya
şimdi efendiler/hanfendiler

belirli süreli bir ilişki mevcut,taraflar birbirlerini çok sevmekte,herşey süper bir sekilde devam etmektedir.
erkek tarafı (ki ben oluyorum bu taraf) evlilik konusuna oldum olası sıcak bakmamakta birlikte yaşam konusunu düşünmektedir. bayan tarafıda en azından bir nikah yapılması konusunda ısrarcıdır (baya bir ısrarcı). karşılıklı düşünceler paylaşılır. ve net bir gorus farkı oldugu ortaya çıkar. ne yapılmalı sizce?. benim çekincem sadece evlilik surecinin igrenc , insanları ve iliskileri yıpratan bir surec olması ve hicbirsekilde bole bir surec ıcınde bulunmak ıstememem.

seviyorsan katlanacaksın demiyelim lütfen :). terapiye felan gitsem üstesinden gelebilirmiyim bu işin ? yada hatunu kandırmanın bir yolu var mıdır (hiç sanmıyorum ama:)
0
Fearless
(15.01.09)
böyle takılın ya evlenip de napıcaksınız. evlilik süreci değil evliliğin bütünü iğrençtir bence. kızlardaki şu evlilik merakını da oldum olası anlamadım zaten
0
yazbitmesinsipidikterlikdolabagirmesin
(15.01.09)
benim fikrim evlenmenizden yana, sebep ise evlilik yıkıcı olabildiği kadar yapıcıda olabilmektedir. babamıza bile güvenmemizin zor olduğu bir dönemde kişilerin kendi haklarını güvenceye alan, ilişkilerde eşitliği sağlayan bir kurum evlilik. gerek mal paylaşımı olsun, gerek birbirinizin üzerinde haklarınız olsun, evlilik en güzel çözüm. düşünsenize evlenmediğiniz zaman kafasına esen bırakıp gider, diğer taraf ortada kalır(olmaz olmaz dememek gerek, gerçekçi olalım iki tarafında böyle birşey yapma ihtimali var). evlilikte en azından bir anlaşma vardır, boşanma sürecine girildiği zaman iki tarafda ayağını bu duruma göre denk alabilir.
0
metalon
(15.01.09)
hiçbir zaman evlenmeyi aklımın ucundan geçirmedim(ki yaşım daha 18 fakat hayatta evlenmem) çünkü ömür boyu bir kızın nazını,sazını çekmekle uğraşmak bana abes gelir elbetteki farklı görüşler olacaktır ama hayatı barney stinson gibi yaşayın derim.
0
madrigal
(15.01.09)
karsi tarafin evlenmek istemesinin nedenleri neler ve buna cevaplari senin icin anlasilir mi? bu onemli bir nokta. sayet sen de evlenmek istiyorsan ve tek cekincen o donemki tantanalarsa bence sorun yok, o zaman ikiniz de ortak paydada bulusun ve kimseye soylemeden evlenin. ikinizin de istedigi olmus olur.
tantanasi gerekcesi disinda da, evlenmek istemiyor olabilirsin, bu cok dogal ve tedavi edilmesi gereken birsey degil kanimca. kimi inssan boyle seviyor, olur yani.
0
pyro clustic flow
(15.01.09)
Nikah yapıp aynı evde yaşamakla, yapmadan aynı evde yaşamak arasında herhangi bir fark yok, burada nikahtan kastım belediyeye gidip bir adet de bordo evlilik cüzdanı alınması. Ha eğer nikahtan kasıt, düğün dernek ailelerin işin içine girmesi ise, o zaman tabii ki beklentiler sorumluluklar sosyal çevre vb. değişiyor ve siz bunlara ayak uyduramayacağınızı düşünüyorsanız orası ayrı.
0
sui
(15.01.09)
belirli süreli bir ilişkide (misal 2 yılı aşkın), her şey güzel gidiyorsa, güveniliyorsa, seviliyorsa, sayılıyorsa evlilikten çekinecek bir sebep göremiyorum. karşındaki insanı seviyorsan bu sürecin daha eğlenceli ve mutluluk verici olduğunu düşünüyorum.

zaten aynı evde yaşamanın, hayatın olağan sorumluluklarını beraber yüklenmenizin ilişkinizi yıpratacağını düşünüyorsanız, ilişkinizi tekrar gözden geçirmenizi tavsiye ederim. belki sandığınız kadar mükemmel değildir "ilişki".
0
trista
(15.01.09)
evlenin ama dugun yapmayin.
0
ermanen
(15.01.09)
ha evet bi de düğün konusu var. ben düğün nikah gelinlik damat yeni ev eşyası alma ıvır zıvır konularından hoşlanmıyorum dersen anlarım. ama öteki türlü çekinmenizde bir sebep göremiyorum gerçekten.
0
trista
(15.01.09)
Bende o yollardan geçtim,aynen anlattığın gibi 2 sene beraber olduk bizimki tutturdu evlilik diye. Başta biraz direndikten sonra etraftaki eş dostun evlenin siz tavsiyelerine uyarak evlendik.15 sene oldu,şu anda 2 çocuğumuz var. BEYNİMİ SİKEYİM!!!!
0
hasanikisalakosmandört
(15.01.09)
ayrılın hocam, bi kadın evlilikten bahis acmıssa evlenmeden durmaz.
0
bryan fury
(15.01.09)
ahahahah hasanikisalakosmandört'e gülmek için login oldum üşenmeden ya :p


"taraflar birbirlerini çok sevmekte" ise, evleniniz, sünnet olmaktan daha fazla acı verecek bir şey değil. (hem evleniş anında, hem de evlendikten sonra) hele bir de askere gidip geldiyseniz, oh, onu da atlatmayı başardıysanız yani; tamamdır, evlilik çok kolay gelir. siz ki neler gördünüz efendim bir evlilik mi hayatınızı alt üst edecek. yapıverirsiniz bir nikah(sade olacak, şekerli ama), ondan sonra zaten yoluna girer işler. hem hanımefendinin gönlü olsun, hem de siz bir korkunuzdan(evlilik) kurtulun artık, aaa, kocaman adam oldunuz.

sevgiler. (şekerler sade olsun)
0
oldu görüşürüz
(15.01.09)
öncelikle cevaplarınız için teşekkürler;

bazı noktalara acıklık getirmek adına;

sonucta onunla birlikte yaşamak fikri benimde hoşuma gidiyor, ancak o nikah olmadan böyle birşeyin asla olamıyacağını (aile nedeni ile) dile getiriyor. ben ise öle kız istemedir, nikahtır (düğün zaten öldürsen kabul etmem de) damatlıktır, gelinliktir şekerdir, işyerindekilere davetiye vermektir o dönemdeki aile uyelerının kaprisini cekmektir, gergin olacak sevdiceği idare etmektir, hiç görmediğim uzak akrabalar ile muhatap olmaktır vs vs işlerinden azcık tırsıyorum. sakin bir yapım var ve evet kabul ederim asosyalim. nikah sonucta yalnızca sizin değil ailelerin de evlenmesine neden oluyor. onun annesi senin annen ablalar halalar eltiler görümceler kayınlar kuzenler emmiler vs vs bi dolu gereksiz ilave insan işte :)

ayrıca bir ömür boyu bir insanla bir hayatı paylaşma fikri beni azcık korkutuyor, belki de asıl korkutan başarısız olma ihtimali. ama bir yandan da yaşımız geçiyor(28), bu gune kadar hep onun sapı bunun copu diye acaba acaba diyerek dusunerek geçti, bazende biraz fazla düşündüğümü hissediyorum. yani en kotu ihtimalle yurumezse ayrılırız ucunda ölüm yok ya dıye kendımı teselli ediyorum. bilemiyorum işte kafam karışık anlayacağınız :), her türlü fikre açığım :)
0
🌸Fearless
(15.01.09)
evlilik'e doğru meylederseniz öyle ya da böyle "olmazsa bir gün ayrılırız zaten, oh, mis, hadi evlenelim" anlamına gelecek bir şey söylemeyin de kız arkadaşınıza. yürütemezseniz yine ayrılma hakkınız köşede dursun. baştan söylerseniz "bak ama istediğim zaman boşanırım hıı!" gibi olabilir. o da kötü bir şey. yani dile getirilmesi kötü. yoksa fikir mantıklı, rahatlatıcı.
0
oldu görüşürüz
(15.01.09)
O zaman bi anlaşma yapın sevdicekle. Diyin, bak sevgilim ben öyle evlenince akraba görüşmeleri istemem (ki ben de dedim bunu eş adayıma), öyle gelinlik damatlık oyuncaklarını sevmem, anneni her dakika evimde istemem, gel paşa paşa sade bir şekilde imzalarımızı atalım mis gibi geçinip gidelim...

Mesela benim de evlilikte hoşlanmadığım noktalar bunlar. Özellikle amca dayı elti yenge enişte ıvır zıvır bir ton insan eğer çift araya mesafeyi koyarsa giremez sanki. Tavrı koymak lazım.
0
trista
(15.01.09)
"Bİ BAKALIM OLMAZSA AYRILIRIZ" Bu lafı bende çok söylüyodum zamanında. O iş öyle söylendiği gibi kolay değil canım. Bekara karı boşamak kolay tabii...
0
hasanikisalakosmandört
(15.01.09)
birlikte yaşamayı göze alıyorsanız aradaki imza farkı korkulacak bişey değil. evet evlenince aileler de işe dahil oluyor ama az çok tanıyorsunuzdur birbirinizin ailesini ya da fikriniz vardır. uyumlu olup olmayacağını bilirsiniz. belki çok seveceğiniz insanlarla tanışacaksınız? bence korkulacak bişey değil. hem birlikte yaşama durumunda aile baskısı vs daha fazla gerecektir muhtemelen. evlenmeden çocuk konusunu konuşmayı unutmayın. sonra kimse diğerine sürpriz yapmasın :)
ve akrabaların müdahil olması sizin tavrınıza bağlı. her ikiniz de yetişkin gibi davranır onları eskilerin deyimiyle "kapının dışında" tutmayı başarırsanız sıkıntı yaşamazsınız. eve almayın demiyorum aman ha.
0
Omayra
(15.01.09)
öncelikle bazı şeylerin ayırdına varın.evliliği istemeyişiniz ,evlilik müessesesine inanmamanızdan mı yoksa evlilik sürecine girdiğinizde başınıza gelecek prosedürlerin sıkıcılığından mı? zira bu ikisi faklı şeyler.eğer evlilik olayının kendisine mantıksal olarak itirazınız varsa bunu sevdiceğinizle konuşup ona izah edin olmuyorsa ayrılın.ama bence sizin derdiniz bu değil.çünkü bu şekilde düşünen birisi evlilik beni azıcık korkutuyor,yaşımız da geçiyor,acaba evlenirsem başarısız olurmuyum gibi şeyleri kendine dert etmez(misal ben).sizinki evlenme sürecinde ve evlendikten sonra almanız beklenen sorumluluklardan korkma durumu.lakin görünen o ki aslında siz evlenmek istiyorsunuz.örneğin bütün bu evlenme öncesi tantanasının olmayacağını size garanti etsek evlenmeyi kabul edersiniz gibi geliyor.cevap evet ise o zaman sırf sorumluluklardan kaçmak için evlenmemek sizi ilerde pişman eder.ki bu durumda bu sorumluluğu elbet almak zorunda kalacaksınız.
0
sarap dumani
(15.01.09)
düğün nedir ya ? aile arasında yapın bi nikah çat çıkın balayına.
0
fuskiyenin oglu
(16.01.09)
hazır olmadığın açıkça ortada iken kendini de, onu da, insanları da yorma.
0
can see
(16.01.09)
insan sadece kendini sever abi.
-ama ben onu cok seviyorum. yalan!
0
ne nicki be
(16.01.09)
hayatının geri kalananının nasıl devam etmesini istediğinle ilgili bir durum. evlilik aşkı öldürür mü falan filan bilmem ne ama zaten evlilik hayatı rayına koymakla ilgili (ekonomik politik eleştirilerini başka zaman inceleriz)... evlilikte aşk nadiren vardır herhalde, ama sevgi-dayanışma-yalnız ölmeme isteği... vs

neyse anlamsız oluyor, burada bitireyim.
0
disappointment is a feather in your cap
(16.01.09)
arkadaşım, evlilikte iki ihtimal vardır ya mutlu olursun, ya da olmazsın iki ucu boklu değnek. ya evlenirsin pişman olursun, ya da ayrılırsın "lan yoksa..." diye kalır aklında. eğer tek çekincen kız isteme, düğün-dernek işleri ise korkma, hayatında 1 kere yapacaksın(tekrar evlenmeyeceksen eğer :) ) olacak bitecek, sünnet gibi, sünnettende korkardık :D. neyse söylemek istediğim evlenin bi deneyin(2 yıl çocuk yapmayın mesela, 2 yıl sonunda mutluysanız hala, o zaman çocuk düşünürsünüz) mutlu olmazsanız boşanırsınız, hayatınızda kazandığınız bi deneyim olarak kalır elinizde.
0
metalon
(16.01.09)
hasanikisalakosmandört' e güldüğüm kadar gülmedim uzun zamandır hiçbirşeye. BEYNİMİ SİKEYİM.
0
indeed
(16.01.09)
cevap verenler arasında evli olan var mı bilmiyorum ama 8 yıl flört ettiği biriyle 6 yıldır evli olan biri olarak sizin yaşınız evlilik için henüz erken (28),bi kere otuzu devirmeniz lazım,aynı kişiyle hayat sıkıcı evet bu doğru,ilk yıllar mutluluktan uçarken sonra iş biraz monotonlaşır, kimi insan sıkılır kimi insan sıkılmaz bu durumdan, evlilikte asıl eşik çocuk sahibi olmaktır, çocuk bir çok evlilik için büyük bir sınavdır, burada asıl sorun tüm herşeyi bir kenara bırakırsak siz istemiyorsunuz,istemediğiniz birşeyi yapmayın,o korktuğunuz düğün,akraba filan işin en kolay atlatılacak tarafları, önemli olan evlenmek istemek, bunu isteyene kadar bekleyin derim, kadınlar ısrar eder evet çünkü toplum kadına evliliği bir görev gibi sunar,evlenen görevi başarır, statü sahibi olur,evlenemeyen ise kız kurusu olur,evlenmeyen erkeklere takılmış bir isim yoktur mesela,sevgiliniz sizi anlayışla karşılamalı bence .
0
elbar
(16.01.09)
bir sürü şey yazdım, toparlayamadım. sildim hepsini, özet geçiyorum:
istemediğiniz bir şeyi yapmayın. bunun adı fedakarlık değil hatunun sizi kandırmasıdır. ve bence evlilik kötü bir alışkanlıktır.[epik bitiriş=)]
0
cgcore
(16.01.09)
arkadaş bunca insan sana cevap yazmış
hiç biri mi işine yaramadı

bir tikle işine yarayanları bir zahmet
0
marul kivircik roka ve bilimum yesillik
(16.01.09)
Kesinlikle evlenmeyin arkadaşım.
Hayatınız boyunca değil, bu kızla evlenmeyin.
Çünkü gerçekten ömrünün sonuna kadar birlikte yaşamak isteyeceğin kişi karşına çıkmamış henüz.
Yaşın da geç değil zaten.

Sevgilinin ısrarıyla evlensen bile o sevgili düğün isteyecek, bilmemne isteyecek. Bi sürü gerginlik olacak sana. Daha başında cayarsın ikiniz için de kötü olur. Yakma kızcağızı.
0
felina
(07.03.10)
(3)

yılbaşı vakitleri bir e-kart sitesi vardı

oldu görüşürüz
neydi o, çocuk ağlıyor da bulmamız lazım. fotoğrafını koyuyordun surata noel baba yapıyordu filan. hatırlayan olursa bir zahmet çok makbule geçer.teşekkürler.
neydi o, çocuk ağlıyor da bulmamız lazım. fotoğrafını koyuyordun surata noel baba yapıyordu filan. hatırlayan olursa bir zahmet çok makbule geçer.

teşekkürler.
0
oldu görüşürüz
(13.01.09)
shi aila
(13.01.09)
www.elfyourself.com da olabilir.
0
kibritsuyu
(13.01.09)
dancingsanta'ymış, ikincisi de ayrıca işe yaradı ama, sağolun.
0
🌸oldu görüşürüz
(13.01.09)
(3)

google'da örneğ* benzeri arama komutu var mı?

oldu görüşürüz
yanlış sordum, şöyle: diyelim ben "seni özlüyorum"/"seni özledim"/"seni özlerim" vb bütün sonuçlara ulaşmak istiyorum. "seni özl*" aratamıyorum tabii, peki bir şey yapabiliyor muyum?`seni özledim özlüyorum özlerim` aratırsam bu sefer alakasız "özlerim" sonuçlarını da bana veriyor çünkü, ben "bitişik
yanlış sordum, şöyle: diyelim ben "seni özlüyorum"/"seni özledim"/"seni özlerim" vb bütün sonuçlara ulaşmak istiyorum.

"seni özl*"

aratamıyorum tabii, peki bir şey yapabiliyor muyum?

seni özledim özlüyorum özlerim aratırsam bu sefer alakasız "özlerim" sonuçlarını da bana veriyor çünkü, ben "bitişik istiyorum"?

edit: "seni özledim" "seni özlüyorum" "seni özlerim" aratırsam da illa aynı sayfada geçenleri.
0
oldu görüşürüz
(03.01.09)
tırnak içinde yazabilirsin.
mesela
"seni özl" gibi.
0
etna
(03.01.09)
www.google.com.tr

"burada aynen girildiği gibi"ye yazarsan
0
edip
(03.01.09)
teşekkürler, yalnız galiba işaretlediğim cevaplar dışındaki yöntemlerden tam verim alamıyoruz çünkü o zaman da "senı özl devamı >> " şeklinde kısaltılmış sonuçları buluyor. en iyisi biraz uğraştırsa da kutuya tüm seçenekleri OR ile yazmak olsa gerek.
0
🌸oldu görüşürüz
(03.01.09)
(6)

Açık öğretim

zaugnakhaldun
Selamlar,Açık öğretim ile ilgili birkaç sorum olacak:1-) Bir üniversiteye devam ederken kayıt olmak mümkün sanırım? Yanılıyor muyum2-) Not sistemi nasıldır acaba, ya da belki de daha önemlisi; mezun olmama yetecek notlar alsam elimde de diplomam olsa, notlarımı incelemezler herhalde die tahmin ediyo
Selamlar,


Açık öğretim ile ilgili birkaç sorum olacak:


1-) Bir üniversiteye devam ederken kayıt olmak mümkün sanırım? Yanılıyor muyum

2-) Not sistemi nasıldır acaba, ya da belki de daha önemlisi; mezun olmama yetecek notlar alsam elimde de diplomam olsa, notlarımı incelemezler herhalde die tahmin ediyorum:)

3-) En önemlisi de bu aslında. Şimdi ben eğitim programı yoğun sayılabilecek bir üniversite/bölüme devam ediyorum. Açıköğretimde de çift dikiş gitmek istemiyorum ama okuduğum bölümle açıköğretimde istediğim bölümlerin arasında bir alaka bulunmuyor. Dolayısıyla AÖF'nin sınavları falan adamı kastırır mı, hayattan bezdirir mi yoksa belli bi zeka seviyesine sahip insanlar kotarabilir mi?

Aklıma geldikçe soru ekleyebilirim sanırım

Danke şön
0
zaugnakhaldun
(03.01.09)
1. Üniversiteye devam ederken kayıt olabilirsin tabii. Hatta bir zamanlar sınava girmesen bile olaibliyor gibi duymuştum ama yalandır diye takmadım pek. Ben önce AÖF girdim, daha sonra normal üni.yi kazandım.

3. Bazı dershanelerin soru kitapçıklarını filan almaya bak. Ben 2 sene çalışmadan girdim bişey olmadı. O soru kitaplarından aldım da bir baktım ki tıpatıp aynı sorular :) Hatta "Ali şöyle şöyle yapmış" denmiş kitapta bir soruda, isim bile değiştirilmeden aynısı sınavda çıktı :) Eski soruları döndürüp döndürüp soruyorlar sanırım. Kitaplar sayesinde geçtim ben yani. Onlara da 1-2 gün baktım işte :)

2. Tam bilmediğimden atlıyorum bunu. O diploma ile ne yapacağımı ben de bilmiyorum :)

edit: www.aof.anadolu.edu.tr buradaki 15. maddeden not sistemidir vs. ile ilgili bişeyler de bulabilirsin :)
0
dikucgen
(03.01.09)
1) Evet

2) 60 alıp geçiyorsun diye biliyorum. yanlış olabilir

3) mühendislik bölümlerini 4 yılda bitirip, bir de yanına aöf yapan bir çok insan var. azmin elinden hiçbişey kurtulmaz. sınav çakışmaları illa ki olacaktır, en kötü ihtimalle çift değil de 1.5 dikiş olur aöf hayatın.
0
makineci
(03.01.09)
1) yanılmıyorsunuz (öss'ye girmiş ve barajı geçmiş olmak şartıyla)
2) normal üniversiteler gibi, olsa gerek. 4.00, ama kimse incelemez doğru.
3) aöf'nin sınavları adamı kastırmaz, tabii işletme filansa. iktisat biraz yabancı gelebilir sonuçta hesap kitap, bir de terim daha fazla oluyor sanırım. işletme için belli kitapları okuyup sınavlardan önce çıkmış sorular, benzerleri nasıl olabilir olaylarına girseniz yeter.

(başıma gelmiş gibi cevapladım ama eski iş arkadaşım okuyordu aöf'de, ordan bildiğim kadarıyla cevapladım.)
0
oldu görüşürüz
(03.01.09)
ikinci uniden iktisat okuyorum. 3. siniftayim. gayet de guzel okunuyor. tavsiye ederim.

1. evet
2. gecer not 60. kimse notlarini incelemez
3. kastirmaz bezdirmez. zor degil. ama belli bir zeka seviyesi istiyor tabi ki.
0
anakinskywalker
(03.01.09)
1) Evet, 2. üniversite olarak okuyabilirsin.

2) vize + final (veya büt) , vize (%30) + final yada büt (%70) = 50 (geçme notu), 2 ders'e kadar alttan alma, daha fazlasında sınıf tekrarı.

3) Büronun verdiği 4. sınıf kitaplarının naylonunu bile açmadan mezun oldum. Yardımcı kitaplardan ve geçmiş senelerden çıkan sorulara çalışırsan sınıfı geçersin. Amacım konuyu öğrenmek dersen ders kitaplarını oku..
0
susebili
(03.01.09)
harbiden gecme notu 50ymi$ :) kacla gectigimden haberim yok

2062 - YÖNETİM VE ORGANİZASYON 70 44 - 52
0
anakinskywalker
(03.01.09)
(4)

ekteki resmi kim çizmiş bilen var mı?

sly cooper
çok hoşuma gitti ama imzayı göremiyorum zira resim çok küçük. belki bir bilen vardır?
çok hoşuma gitti ama imzayı göremiyorum zira resim çok küçük. belki bir bilen vardır?
0
sly cooper
(03.01.09)
yabancı. türk değil o. yabancı.
0
oldu görüşürüz
(03.01.09)
neden yabancı olması gereksinki? sadece deviantart'ta bile 3-4 kişi var en az bunun kadar iyi çizim yapan ve benim takip ettiğim. ama bunun sahibini bulmak biraz zor gibi. şans işi yani..
0
ashh
(03.01.09)
evet kesinlikle şans işi. ama işte sizin gibi takip eden ve denk gelmiş beğenmiş biri vardır diye dedim. off hakkatten zor lan! eğer tarzları benziyorsa bana deviantarttaki elemanların linklerini verin bari. bir teselli olsun benim için. teşekkür ederim.
0
🌸sly cooper
(03.01.09)
tek tek çıkarmaya üşendim, burdan bulabilirsin, hatta daha fazlasını istiyorsan bu kişilerin favorilerine de bakabilirsin.
taciser.deviantart.com
0
ashh
(03.01.09)
(2)

orijinal gibber yazılı mı edinim?

oldu görüşürüz
cracksel şeyler yasaktır da bu crack sayılmaz sanırım, içime doğdu bir kaç dosyanın adını değiştirdim. canım sıkılıyor. çok yalnızım:( yine de uygun değilse moderatör arkadaşlar, bir zahmet.office şeysi için OGACheckControl.dll isimli dosyayının adını OGACheckControl.BAK yapıp ardından içime doğan O
cracksel şeyler yasaktır da bu crack sayılmaz sanırım, içime doğdu bir kaç dosyanın adını değiştirdim. canım sıkılıyor. çok yalnızım:( yine de uygun değilse moderatör arkadaşlar, bir zahmet.

office şeysi için OGACheckControl.dll isimli dosyayının adını OGACheckControl.BAK yapıp ardından içime doğan OGACheckControl.dll adlı dosyayı ...\windows\system32 dizinime kopyaladım. hayat çok güzel oldu, turuncu turuncu.

1)içime doğup da OGACheckControl.BAK yaptığım dosyayı mokrosoft doğrolomasından sonra siliyim mi kalsın mı? soru bu. bir taneymiş boşuna 1) dedim ya neyse öptüm çok.
0
oldu görüşürüz
(03.01.09)
dll'in ismini bak yaptiysan ve sistemin hala calisiyorsa bak dosyasini sistem yukleyemeyecegi icin (dll olmali) demekki bak dosyasini silebilirsin, evet.
0
compumaster
(03.01.09)
dosyayı sildim silmesine de doğroloma hallolmamış gerçi, yıldız yine çıkıyor saatimin kenarında. nasip. ne olacak bakalım.
0
🌸oldu görüşürüz
(03.01.09)
(10)

Çay bardağına sıcak su neden çekilir?

derectus
Malumunuz, çay doldurulmadan önce sıcak su doldurulup, çalkalanıp dökülür. Bunu yapınca bardağın çatlamayacağı düşünülür. Bu bir efsane midir yoksa gerçekten de böyle midir? Sonuçta çay da sıcak, su çekmeden çay koysakta aynı etki olmaz mı? Yoksa bu olay su ve çayın yoğunluk farkı (varsa) gibi kimya
Malumunuz, çay doldurulmadan önce sıcak su doldurulup, çalkalanıp dökülür. Bunu yapınca bardağın çatlamayacağı düşünülür. Bu bir efsane midir yoksa gerçekten de böyle midir?
Sonuçta çay da sıcak, su çekmeden çay koysakta aynı etki olmaz mı? Yoksa bu olay su ve çayın yoğunluk farkı (varsa) gibi kimyasal bir olaydan mı kaynaklanır?
0
derectus
(03.01.09)
çay sıcak içilir, hatta cok sıcağı daha makbul. çay bardağı soğuktur ilkin. içine çay dökünce bardak çaydan ısı alır ısınır. işte önce dökülüp çalkalanan sıcak su bardağı ısıtır ve çay sıcak sıcak içilir. çayın hiç ısı kaybı olmaz böylece
0
efruz
(03.01.09)
herhalde eskilerden kalmış bi alışkanlık olsa gerek.şimdi birçok yer doğalgazlı ısı farkı çok yok ama eskiden elimdeyken bile soğuktan çatlayan bardaklar hatırlıyorum.ısı farkıdır yani bence bu alışkanlığın sebebi.bi de çalkalamak için önce içine çay kaşığı konur(gene çatlamasın diye) sonrada az bi suyla çalkalanırdı.ağzına kadar kaynar suyu basınca gene çatlama tehlikesi vardı

edit: evet soğumama olayını düşünmemiştim ama şimdi anneme sorsam o da herhalde ilk soğumaması için der evet
0
genc irisi
(03.01.09)
ani ısı değişimleri sebebiyle çatladığını biliyorum. bizde genelde bu sebepten çok bardağa konan çayın hemen soğumaması için yapılır bu hareket.
0
phonex
(03.01.09)
genelde kahvehanelerde yapılır, fakat ilk amaç soğumaması değil çatlamaması. şöyle ki:

elimizde buz gibi bir çay bardağı var. eğer buna aniden ağzına kadar çay/sıcak su filan koyarsak aşırı yüklenmekten çatlar. soğuk camın sıcaklığı ani bir değişime maruz kalır.

ancak şöyle az bir su koyup çalkalarsak, su az olduğu için biz çalkaladıkça(bardağı) ince bir katman soğuk camda dolaşmış olur ve onu 'ılıtır'. ardından konulan çay/sıcak su ılık bardakta soğuk bardağa göre daha az şok etkisi yaratır. amin.
0
oldu görüşürüz
(03.01.09)
hatta içine çay kaşığı (metal ise) o varken sıcak su dökülür zira o içindeyken çay doldurulup sonra kaşık çıkarılınca sıcaklığıda beraberinde götürür..
0
edip
(03.01.09)
peki çatlamasının sebebi nedir yani fiziksel olarak?
0
uctumdageldim
(03.01.09)
yazılmamış, belirteyim dedim. bardağa çay kaşığı atıp sonra sıcak suyu dökmek bardağın çatlamasını önler çünkü metal ani ısı değişimi görecek bardaktaki ısı artışını dengeler. vs. vs.
0
muzcu
(03.01.09)
ısı değişimi işte, genleşme sonucu.
0
edip
(03.01.09)
oluşan ısıl şok sebebiyle bardağın içi/dışı üstü/altı arasındaki genleşme miktarları farklı olacaktır, bu yüzden çatlar herhalde.

aslında problem süreksiz (transient) olduğu için genleşme haricinde bambaşka dinamikleri de ihtiva ediyordur muhtemelen. bir malzeme mühendisi bizi aydınlatabilir ?
0
makineci
(03.01.09)
şu saatte elimden geldiğince söyleyeyim. şimdi ısıyı aldığında 1- belli düzlemlerde genleşme olur 2- malzemenin yapısında belli değişiklikler olur (hiç çay bardağı için geçerli sıcaklıklara bakmadım ama etkileyecek kadar yüksek olduğunu sanmıyorum ama bulunsun akılda)3- yüzey gerilmeleri oluşur. daha doğrusu yüzey gerilmelerinde farklılıklar oluşur.

şimdi burada 3. madde 1. maddenin sonucudur. yani belirli bir genleşme oluşurken iç tarafta dışarda buna karşılık gelecek bir genleşme olmaz çünkü ısı iç tarafta çok hızlı ilerlerken dış tarafta çok daha yavaştır. bu sebeple 2 genleşme arasında bir fark oluşur. burada camın katı yada sıvı değil amorf bir yapı olmasının da olayın içine girmesiyle içinde zaten çok miktarda bulunan taneler kristal yapıda olmadıklarından rastgele hareketlenecek ve çatlayacaktır.

cam hakkında hiçbir araştırmasal fikrim olmadığı için yazdıklarım tamamen teorik bilginin cama yönelik uygulanmasıdır hatalar olabilir. fikir vermesi için rijit maddelerin ısı tepkileri hakkında araştırma yapabilirsiniz.
hatta metallerin ısı değişimlerine tepkilerini filan merak ediyorsanız link vereyim sunumları okuyun :D
0
darknum
(03.01.09)
(6)

yumurta kutusu fiyatı

ne gerek var ki
bir arkadaşım en basitinden çatı katına yalıtım yapmak istiyor, kendisi bas gitar çalmakta, bahçeli bir evi olduğundan çok fazla yalıtıma da ihtiyacı yok aslında, bu yüzden bu yalıtımı yumurta kutularıyla (hani şu strafor gibi olanlardan) yapmanın ucuz olucağını düşündü, ne kadardır bu kutuların fiy
bir arkadaşım en basitinden çatı katına yalıtım yapmak istiyor, kendisi bas gitar çalmakta, bahçeli bir evi olduğundan çok fazla yalıtıma da ihtiyacı yok aslında, bu yüzden bu yalıtımı yumurta kutularıyla (hani şu strafor gibi olanlardan) yapmanın ucuz olucağını düşündü, ne kadardır bu kutuların fiyatları??, nerden bulabiliriz 100-200 adet??
0
ne gerek var ki
(02.01.09)
marketlerde satılıyor keskinoğlu falan.
0
ymerdiveni
(02.01.09)
satılan yer nersi bilemem ama süper marketlere gidip onlara söylerseniz, akşamda kapanmaya doğru depo bölümlerinden dışarı atılan kutuları alabilirsiniz.
0
edip
(02.01.09)
strafor da o kadar pahalı bişey değil yav. nalburlara bi sorun, paketle satıyolar...
0
hevipeyra
(03.01.09)
yumurta kutuları yalandır, sadece gereksiz tınlamayı alır biraz. strafor kullanırsanız belki bir nebze etki eder. şurada kurukafa süper yazmış: (git: 22962)
0
cgcore
(03.01.09)
yer yazmadığın için istanbul farzediyorum
rami de yumurtacılar var oralardan bulabilirsin
0
vincenzo
(03.01.09)
ucuz straforlarla tavan döşenir, üzerine(altına?) yumurta kutuları yapıştırılır. böylece çift yalıtımlı ve ucuz, aynı zamanda estetik, bir o kadar da güzel çift katlı yalıtılmış olunur.

yapıştırıcı olarak et500 t, xro 7200 cemil filan gibi adları olan şeylerden kullanırsanız kopmaz bir de. onlar güzel. adını unuttum ama.
0
oldu görüşürüz
(03.01.09)
(4)

paso(iett)

enter saltman benim
eylülde okuldan(lise) başvuru yaptık parayı falan verdik. önce ocakta gelcek 2009da geçerli olacak dediler "e tamam o zaman sorun yok" dedik. şimdide şubatta gelicek diyolar. hakaret suçu olmasa çok şeyler söylenir ama... herneyse;-karaköye gitsem durumu anlatıp alabilir miyim?-karaköye gitsem kaybo
eylülde okuldan(lise) başvuru yaptık parayı falan verdik. önce ocakta gelcek 2009da geçerli olacak dediler "e tamam o zaman sorun yok" dedik. şimdide şubatta gelicek diyolar. hakaret suçu olmasa çok şeyler söylenir ama... herneyse;
-karaköye gitsem durumu anlatıp alabilir miyim?
-karaköye gitsem kayboldu diyip 10 ytl verip yeniden mi çıkarsam?
-karaköye gidip kimseye bişey demeden formu doldursam ertesi gün alsam?
bu seçeneklerden hangisi olur?
0
enter saltman benim
(01.01.09)
eğer şu anki pasodan varsa sende hiç zahmet etme, yenisi gelene kadar onlar geçerli olmak zorunda.
0
vital
(01.01.09)
Yeni pasoların ne zaman geleceğinin önemi yok ki? (Şu an elinizde bir pasonuz olması lazım, okul başvuru sırasında onu almamıştır?)

Eğer durum böyleyse de zaten örneğin 1 Mart'ta dahi gelse yeni pasolar, siz ocak&şubat2009 boyunca yine akbilinizi doldurabileceksiniz, görevliler "bu paso geçersiz" demezler çünkü onlar da yenilerin okullara ne zaman gönderildiğini biliyorlar.

*Karaköy'e giderseniz verecekleri pasolar yine eski pasonuzdan olacak, o da 2 ay için pasonuzu bilerek kaybetmişsinzi anlamına gelir. Faydasız yani.
0
oldu görüşürüz
(01.01.09)
ya benim hiç pasom olmadı. ilk kez paso alacağım
0
🌸enter saltman benim
(01.01.09)
ben de senin durumundaydım birkaç sene önce. eylül ayında pasom olmadığı için ve toplu taşıma araçlarını kullanmak istediğimden okuldan normal şekilde başvurumu yapmıştım gelecek senenin pasosuna, ayrıca ekim ayında karaköye gidip içinde bulunduğum senenin pasosu için başvuruda bulunmuştum ve 1 hafta içinde almıştım.
0
andy kaufman 2
(01.01.09)
(5)

hayvan ara daki tuhaf harflerden oluşan arama

yokoylebisevgili
başlıkta yazdım zaten, gudik nedir anladım da, öbürkü ne işe yarıyor aklıma basmadı.bi buldurun be canlar?
başlıkta yazdım zaten, gudik nedir anladım da, öbürkü ne işe yarıyor aklıma basmadı.

bi buldurun be canlar?
0
yokoylebisevgili
(01.01.09)
rastgele?
0
sanal uyku
(01.01.09)
Rastgele/random arama o. Zaten ilk harfi R oluyor hep geri kalanı rastgele oluşuyor...
0
crown
(01.01.09)
heee. evet. muhtemelen. hmm. ben de nedir diyorum. da, gudik de ilginç bi şi olmuş, bi süre da onu çözmeye çalışıcam. anlamamışım çünküm.:/
0
🌸yokoylebisevgili
(01.01.09)
o kulube yeni üyeler kazandırmaya yarıyor:)
(bkz: eksi sozluk hayvan ara sazanlari kulubu )
0
oldu görüşürüz
(01.01.09)
gudik = en çok entry içeren başlıktan, en az entry içeren başlığa doğru sıralama.
0
kibritsuyu
(02.01.09)
(2)

soy ağacı sitesi

oldu görüşürüz
iyi akşamlar. geçen aylarda sözlükte de başlığı geçmişti ama hatırlayamadım bir soy ağacı sitesi vardı, neydi o? tc kimlik no girince akrabalarınızı filan listeliyordu. bir de eski bir hacker adam mı yapmıştı ne hatta?
iyi akşamlar. geçen aylarda sözlükte de başlığı geçmişti ama hatırlayamadım bir soy ağacı sitesi vardı, neydi o? tc kimlik no girince akrabalarınızı filan listeliyordu. bir de eski bir hacker adam mı yapmıştı ne hatta?
0
oldu görüşürüz
(31.12.08)
soyumsopum.com

bir cumhur onat prodüksiyonu
0
gene mi gene
(31.12.08)
teşekkürler, site kapanmış gerçi.
0
🌸oldu görüşürüz
(31.12.08)
(12)

[ türkçe ] Tuz Ekmek?

enola gay
Yemekte kullandığımız tuz için dökmek mi serpmek mi katmak mı? nedir ya? kime göre doğrudur bu bilgi kesin midir değil midir?tuz ne yapılır yemekte? hatta şimdi neden cevaplarınızda fikir ayrılığı ortaya çıkacak?
Yemekte kullandığımız tuz için dökmek mi serpmek mi katmak mı? nedir ya? kime göre doğrudur bu bilgi kesin midir değil midir?

tuz ne yapılır yemekte? hatta şimdi neden cevaplarınızda fikir ayrılığı ortaya çıkacak?
0
enola gay
(31.12.08)
bizim sulalede ve de cevremde bu yasima kadar tuz "koyulmus"tur.
0
no christ requiress
(31.12.08)
antalya civarinda "atilir".
0
anakinskywalker
(31.12.08)
Doğru kullanımı bence serpmektir. Ama hepsi kullanılıyor, ben de atmak derim mesela.
0
ymerdiveni
(31.12.08)
bence serpme eylemi, parmaklarının arasına biraz tuz alıp onu bir şeye serpme şeklinde olur. tenceredeki yemeğe tuz katarsın. tabaktaki yemeğe de -tuzu eksikse- tuz eklersin. "yemek tuzsuz olmuş tuz kat" da denilebilir tabağa tabii.

koymak ve atmak bana baya uzak geliyor. istanbul'dayım bari yöremi belirteyim.
0
andy kaufman 2
(31.12.08)
arkadaşlar bu konuda kesin bir cevap olamaz mı? yani bu kişiye bölgeye göre değişir mi gerçekten?
0
🌸enola gay
(31.12.08)
adana bölgesinde koyulur , yeri geldiği zaman yapıştırılır.
0
madrigal
(31.12.08)
ilave etmek, katmak, atmak
bunların hepsi cümleye göre kullanılır
0
gdduman
(31.12.08)
uluslararası arkadasların oldugu ortamda tartısmıstık bunu gecen kış.ben ekerim tuzu.egede yasayan bır cok kişide ektiklerini soyledıler.
anadoluda yasayan bır kac kısı koyarmış tuzu.gürcistantaki arkadaslar atarmış.isvectekilerde ekermiş.
0
isott
(31.12.08)
açılın ben tuzcuyum bizim tuz fabrikamız var.

tabaktaki yemek için: tuz atmak
tencerede yemek için: tuz koymak


ekmek(ekmek eylemi) ise baharatsallarda kullanılsın, illa kullanılıcaksa. mesela karabiber ekmek. kekik ekmek. nane ekmek.

yaygın kullanım ispatı için (bkz: yemegini tatmadan tuz atan yonetici adayi), mesela.

yemegini tatmadan tuz eken yonetici adayi, yemegini tatmadan tuz koyan yonetici adayi olsaydı olur muydu hiç. lüdfen.

edit: ııı, pas, bilmiyorum: (bkz: tadina bakmadan tuz ekleyenler )
0
oldu görüşürüz
(31.12.08)
tuz atilir abi. atarsin yani tuzu. konyaliyim ama bilmiyorum orada ne deniyor. ama ben atmak fiilini kullaniyorum.
0
osuruklu
(31.12.08)
pismekte olan yemege tuz katilir.
tabaktaki yemege tuz ekilir.
0
helpless
(31.12.08)
bunun genel gecerli bir kelimesi var diyemeyiz ki. Turkce zaten esnek bir dil. dokmek, katmak, serpmek, atmak bana gore hepsi kullanilir yeri geldiginde. herseyi tdk'ya gore davranmak gerekmiyor, zaten cok eksik bir sozluk. ayrica yorelerimze gore degisen kelimeler de var arkadaslarin dedigi gibi, illa tuz icin degil genel olarak da kullaniliyor.
0
ermanen
(31.12.08)
(7)

Bacak pıt pıtlaması

oldu görüşürüz
Merhaba sevgili hastalık hastaları. Yine bir sağlık sorusuyla karşınızdayız, fakat çok mühim bir şey değil gibime geliyor şimdilik, hayır olsun.Konumuz "bacak atması", "bacak pıt pıtlaması", "sanki kan geçiyormuş gibi tatlı tatlı şeydiyor" ve "bacağımda bir damarda, sürekli aynı yerde lıkır lıkırlık
Merhaba sevgili hastalık hastaları. Yine bir sağlık sorusuyla karşınızdayız, fakat çok mühim bir şey değil gibime geliyor şimdilik, hayır olsun.

Konumuz "bacak atması", "bacak pıt pıtlaması", "sanki kan geçiyormuş gibi tatlı tatlı şeydiyor" ve "bacağımda bir damarda, sürekli aynı yerde lıkır lıkırlık hissediyorum."

Başına bacağına gelen var mıdır? Krampsal bir şey değil sanırım, çünkü zaman zaman kolumda da oluyor. Yalnız en son olan, dizimden yukarı bölümde, epey uzun süredir ısrarla devam ediyor. Soğuktan filan mıdır nedir anlamadım ki. Modern zamanlarda romatizma filan bu mudur?

Bir de daha önce "na şuraya bastırınca acıyor" diye şikayetini tarif eden ve "tey allahım sen sabır ver" diyerek dalga geçtiğim kimselerden özür diliyorum zira anlatılmayınca anlatılmıyormuş meret; "pıt pıt" akıyor işte adeta. (Karıncalanma ya da titreme değil. Kan akması diyebiliriz. Seyirme de olabilir bak. Kas seyirmesi.)

"Doktora git" dışındaki önerileriniz için lütfen tıklayınız. Yurtdışındayım bunu daha türkçe anlatamıyorum elin adamına ingilizce pıt pıt hiç diyemem.

Sigara?
0
oldu görüşürüz
(30.12.08)
trista
(30.12.08)
teşekkürler trista, aynı dertten musdaripmiş de aramaya inanamadım tabii uygun kelimeyi bulup.

@ismo, sanırım varis değil, sağol yine de.
0
🌸oldu görüşürüz
(30.12.08)
ciddi bir sorun olabilir. kısa zamanda buraya dön ve doktora görün.
0
sutlu nescafe
(03.01.09)
@sutlu nescafe, doktora görüneyim dediğin gibi.. de yalnız bildiğin, bu konuyla ilgili bir hastalık var mı merak ettim. varsa yazarsan sevinirim.
0
🌸oldu görüşürüz
(05.01.09)
hastalığın adını verip kafanı karıştırmak istemem. sonuçta doktor değilim. aynı sorun bir akrabamızda da mevcuttu. o nedenle söyleyeyim dedim.
0
sutlu nescafe
(05.01.09)
aynı sorun bendede var.. sol diz kapağımın üst tarafı makinalı tüfek gibi.... pıtır pıtır.. doktora gittin mi peki?
0
taylan23
(12.01.09)
sinirleriniz bozulmuş kuzum. stresten olma ihtimali çok yüksek. benim aylarca attı. atım atım hem de. sonra geçti. arada bir pıtpıtlar gene. b12 vitamini için. sinir uçlarını onarıyor. bi de salllllayın dertlerinizi. kırlarda gezin coşun. neş'eli müziklerle keyiflenin. geçmezse doktora gidin.
0
insensitive
(12.02.09)
(11)

ekrana bakarken mide bulanması

dehri
ekrana ööyle bakarken değil de, interaktif uygulama halindeyken, bilhassa oyun oynarken, ordan oraya habire bir şeyler taşıyıp görüntü döndürürken filan rezil derecede midem bulanıyor. sanki eskiden böyle bir şey yoktu gibi hatırlıyorum. nedir? gözlerim 3 derece civarı miyop. geçen sene 1 astigmat ç
ekrana ööyle bakarken değil de, interaktif uygulama halindeyken, bilhassa oyun oynarken, ordan oraya habire bir şeyler taşıyıp görüntü döndürürken filan rezil derecede midem bulanıyor. sanki eskiden böyle bir şey yoktu gibi hatırlıyorum. nedir? gözlerim 3 derece civarı miyop. geçen sene 1 astigmat çıktı dediler, fakat gözlükleri modifiye etmedim, bununla alakası olabilir mi?
0
dehri
(29.12.08)
tasit tutmasi var mi?
0
no avalon
(29.12.08)
ben de fps oynayamiyorum bu olaydan ötürü, hatta eskiden wolfenstein oynarken cikarmaya ramak kalıyodu (tekdüze dönen grafikler daha da tetikliyo velhasıl). bende miyop ve az miktarda astigmat var ama bundan kaynaklandığını pek sanmıyorum.
0
boshi
(29.12.08)
yok taşıt tutması. şehiriçi, şehirlerarası, karada, havada, suda gidip gelirim.
0
🌸dehri
(29.12.08)
bu konuları en iyi tuncay biliyor, tuncay'a sordum. vertigo'ymuşsunuz. uçak kullanmayacakmışsınız bir de. ciddi dedi. ama bir şey olmazmış. tıp çok ilerlediği için dedi.
0
oldu görüşürüz
(29.12.08)
e kaldık mı şimdi vertigo vertigo. vay be.
0
🌸dehri
(29.12.08)
tuncaydan sonra sözlükteki başlığına baktım da vertigonun, orada hep korkuya bağlı demişler. korkmayın öyle değil, sallamışlar. iç kulağa bağlı bir şey. yani mide bulantısı da bana kalırsa "görüntü dönerken" sanki gözümüz kulağımızın arkasına kaçacakmış gibi oluyor ya, ondan olsa gerek.
0
oldu görüşürüz
(29.12.08)
tuncay kim yau?
0
🌸dehri
(29.12.08)
fps oynarken bana da oluyor arada
0
sleep may be the enemy
(29.12.08)
quake oynarken bende de oluyordu. yarım saat oynadıktan sonra mide bulantısı, baş dönmesi.
uzun ara sonrası cs falan denedim, onda da aynı şekilde dağıldım. artık hiç denemiyorum fps.

sol göz baya bi bozuk. diğeri sağlam. gözlüklü, gözlüksüz fark etmiyor.
0
cimri
(30.12.08)
refresh rate le alakası olabilir mi acaba?
crt mi? kaç hz ile kullanıyorsunuz?
da oda mide bulantısı değil baş ağrısı yapar işin aslı.
0
kyha
(30.12.08)
fps oynarken mouse hassasiyetini arttırdığımda oluyor bende de.
0
80 e 4
(05.01.09)
(7)

Türkçe Sorusu: İçin (edat)

boshi
Argadaşlar, Başlıklarda "için" edatının ilk harfi büyük yazılır mı? Edat ya, o bakımdan sordum. Teşekkür.
Argadaşlar,

Başlıklarda "için" edatının ilk harfi büyük yazılır mı? Edat ya, o bakımdan sordum.

Teşekkür.
0
boshi
(27.12.08)
Hayır hayır, başlık içinde diyorum. Mesela yazımızın başlığı "Deckard'ın Duyurum için Verdiği Yanıt" olsun. Bunun doğrusu bu mudur yoksa "Deckard'ın Duyurum İçin Verdiği Yanıt" mıdır?
0
🌸boshi
(27.12.08)
@deckard farklı birşey sorulmuş burda, için kelimesinin de geçtiği başlıklarda i harfi büyük mü yazılır diyor.

tam emin olmamakla birlikte bağlaçlar kücük yazılır, ama edatlar büyük yazılır
0
efruz
(27.12.08)
"Deckard'ın Duyurum İçin Verdiği Yanıt" olabilir çünkü o artık bir "Başlık Şekli", yani "Deckard'ın duyurum için verdiği yanıt" değil.

Kitap adı olsa nasıl yazardım gibi düşünerek de düşünülebilir.
0
oldu görüşürüz
(27.12.08)
pardon yav :)

evet yine de edatlar büyük yazılır diyeyim o zaman :)
0
deckard
(27.12.08)
@deckard: yok abi, "ile" edatı küçük yazılıyor mesela :) ama osys'nin bi sitesinde (ne alakaysa) bu küçük harfle yazılan sözcükleri "ile ,ve, de, yahut, ki" ile sınırlamışlar. Ben bu bilgi doğru mu, dahası var mı ("için" mesela), onu merak ediyom. Mesela İngilizce'de "for, to, the, from vs." küçük harfle başlıkta, bu mantıkla for = için ==> için de küçük harfle diyebilir miyiz ki?

Bahsettiğim sitede konuyla ilgili tam metin şu:

"11-Yazı başlıklarının her sözcüğü büyük harfle başlar.
.Doğru Yazalım, Doğru Konuşalım, Dilimizi Koruyalım.
Başlıklarda, "ile ,ve, de, yahut, ki"bağlaç ve edatları varsa bunlar küçük harfle yazılır.
.Planlı Kalkınma ve Türkiye"

link de bu: 209.85.229.132
0
🌸boshi
(27.12.08)
ile, ve, de, ki bunlar küçük yazılır, bunlar dışındakiler büyük yazılır diye biliyorum ben de. ösys'nin sitesindeki doğru gibi geldi. "yahut" hakkında bir şey diyemiyorum.

"Ornitorenkler İçin Elele Zirvesi"
"Ornitorenkler için Elele Zirvesi"

bilemedim.
0
deckard
(27.12.08)
"Büyük harflerin kullanıldığı yerlerde bulunan ve, ile, ya, veya, yahut, ki, da, de sözleriyle mı, mi, mu, mü soru eki küçük harfle yazılır"

www.tdk.org.tr

İçin'i saymadıklarına göre büyük yazılıyordur.
0
haymatlos
(29.12.08)
(7)

whaf if god was monofaz

oldu görüşürüz
joan osborne'un one of us'ının başındaki mıymıy kısımlarında ne dediğini yıllardır anlayamayan biri olarak soruyorum: joan osborne one of us'ının başındaki mıymıy kısımlarında ne diyor? yıllardır anlayamayan biri olarak soruyorum.
joan osborne'un one of us'ının başındaki mıymıy kısımlarında ne dediğini yıllardır anlayamayan biri olarak soruyorum: joan osborne one of us'ının başındaki mıymıy kısımlarında ne diyor? yıllardır anlayamayan biri olarak soruyorum.
0
oldu görüşürüz
(25.12.08)
mıymıy kısımları derken nereleri kastettiğinizi anlayamadım. one of us başlığında yazıyo olabilir aradığınız şey.
0
cumingsoon
(25.12.08)
başlığa baktım ben de burdaki soruyu açmadan önce, yazmıyor. mıymıy kısımları lyrics sitelerinde baktığımda geçmiyor, "ooo mıymıyımıy" diye giden, yani şarkının ""if god had a name" diye başlamadan önceki kısmı sorduğum.
0
🌸oldu görüşürüz
(25.12.08)
şarkının en başında heeeey ya da beybeeeee diyor olabilir.
0
miss antartika
(25.12.08)
şimdi tekrar tekrar dinledim. "hey yeeeaah" gibi birşeyler söylüyor gibime geldi.
0
cumingsoon
(25.12.08)
orada "heaven's airplane" adlı bir gospel'in ilk 4 dizesi söyleniyor. zamanında çok aradım, aramaya da inandım mamafih bulamadım.

tabi bu şarkının başındaki "dipililu dipilile" kısmı için geçerli, yamulmuyorsam kasıt orası?
0
alexander the one point five
(25.12.08)
yok "heey", "beybe" gibi olan yerler değil. şu videodan bakabilirsiniz arkadaşlar, başlarkenki kısım: www.dailymotion.com

"airplane" geçiyor evet alexander the one point five'ın dediği gibi. bir bakınıyım o 4 dizeye belki bulurum.
0
🌸oldu görüşürüz
(25.12.08)
hah buldum bu airplane tüyosundan sonra:

[oh...
one of these nights at about twelve o'clock
this whole earth's gonna reel and rock...
things thay'll tremble and cry for pain
for the Lord's gonna come in his heavenly airplane.]


teşekkürler.
0
🌸oldu görüşürüz
(25.12.08)
(5)

[Kitap] Bir psikolog'un anıları mı ne

oldu görüşürüz
Adım Erkan mı ne. Bana istiyorum ki bir kitap olsun fakat direkt olarak anı kitabı gibi de olabilir, olaylar bir psikologun başından geçenler şeklinde de ilerleyebilir. Yahoo'da arattım bulamadı, oysa olsa ne kadar güzel olur bence kesin vardır. Fazla ders kitabı gibi olmazsa çok sevindirici olur bi
Adım Erkan mı ne. Bana istiyorum ki bir kitap olsun fakat direkt olarak anı kitabı gibi de olabilir, olaylar bir psikologun başından geçenler şeklinde de ilerleyebilir. Yahoo'da arattım bulamadı, oysa olsa ne kadar güzel olur bence kesin vardır. Fazla ders kitabı gibi olmazsa çok sevindirici olur bir de. Ama ders kitabı gibi örneklendirilmiş vakalar olsa da olabilir içerikte. Ne yapalım artık. Şans.

Daha önce bir arkadaş "bir avukat'ın anıları" gibi kitap var mı diye sormuştu, ona buluyorsunuz bana neden bulmuyorsunuz anlamadım ayrıca. :((
0
oldu görüşürüz
(21.12.08)
Ergon Menginin Badem Ağacı kitabı.
0
theunforguven
(21.12.08)
Çok teşekkürler theunforgiven, tam aradığım şeylerden bir tanesi. Soruda psikolog demişim ona psikiyatr da dahil tabii. Örnek olması açısından badem ağacı'nın tanıtım yazısını da yapıştırıyorum buraya, önerilerin devamını bekliyorum. Şu tür şeylerin peşindeyizdir:

"Dr. Ergon Mengi, Badem Ağacı'nda tanıdığı birbirinden ilginç kişileri, şifa dağıttığı binlerce hastasının acılarını onlarla birlikte nasıl paylaştığını, bunları yüreğinin derinliklerinde nasıl sakladığını sergiliyor. Yaşamı boyunca yanıtı aradığı Aşk nedir, ne değildir? sorusuna duygusallıkla yaklaşırken, bir psikiyatrın mesleki bilgilerini de katarak kendi mahremiyetinin sınırlarını aşıyor. Çünkü doktor da olsa o bir insan hem de tutkuları, sorumlulukları ve duyguları yoğun bir insan! Yalın ama içten bir anlatımla kaleme alınan bu kitapta süprizler sizleri bekliyor."
0
🌸oldu görüşürüz
(21.12.08)
Tanıtım yazılarına göre çok iyiler ilkdefa, en kısa zamanda alıyorum. Teşekkürler.

Bunlardan sonra soruya bir ek daha yapıyorum: Psikanaliz anıları da olabilirmiş.
0
🌸oldu görüşürüz
(21.12.08)
irvin d yalom'un kitaplari genellikle ya kurgu oluyor, ya ders kitabi. bunlarin kurgu olanlari sizin istediginiz icerige yakin biraz. ekleyeyim dedim.
0
layouter
(21.12.08)
(13)

Şarkının öyle bir başlaması ki hayvanın afallaması

oldu görüşürüz
Adım Orkun. Bana aniden başlayan şarkılar lazım sevgililer. Yani ne deniliyor onlara, "introsuz"(?), küt diye söze giren(rafet el roman'ın çoğu şarkısı böyle iyi mi) parçalara acilen ihtiyacım var. Yerli veya yersiz olabilir ama yerli olursa daha iyi olabilir. Bir de ek soru olarak bu olayın, aniden
Adım Orkun. Bana aniden başlayan şarkılar lazım sevgililer. Yani ne deniliyor onlara, "introsuz"(?), küt diye söze giren(rafet el roman'ın çoğu şarkısı böyle iyi mi) parçalara acilen ihtiyacım var. Yerli veya yersiz olabilir ama yerli olursa daha iyi olabilir. Bir de ek soru olarak bu olayın, aniden girmesinin müzikte elbet vardır bir adı onu söyleyebilen olursa çok sevinirim. Teşekkürler. Sigara içmezse süper olur. Faturayı 3e bölecez. Eşyalar hazır.
Not: Erkeğim.
0
oldu görüşürüz
(20.12.08)
the memory remains
0
kisisel bir ileti yaz
(20.12.08)
deniz seki - masal

"zor olanı seviyor insan her defaaaa"
0
temasettin
(20.12.08)
sweet about me de oyle galiba.
0
papado
(20.12.08)
Victory - Megadeth
A Tout le Monde - Megadeth
Ella Ella - Kazım Koyuncu
Tears Dry on Their Own - Amy Winehouse
Rehab - Amy Winehouse
Good Time - Crystal Castles
0
boshi
(20.12.08)
fantomas grubunun şarkılarının büyük çoğunluğu
0
elanesse
(20.12.08)
bilumum SOAD şarkıları
in flames - bullet ride
Sentenced - Neverlasting
0
alkolik imam
(20.12.08)
franz ferdinand - jacquleine
0
nihilanth
(20.12.08)
roots, sepultura, pavarottili versiyonu dinlerken hasar görürseniz, sorumluluk kabul etmem.
0
cedilla
(20.12.08)
Scars on Broadway - Serious (1 saniyelik bi viiiuuuvvvvv'dan sonra giriyor, guzeldir, afallatir)
0
vita vinum est
(20.12.08)
teşekkürler arkadaşlar. ülkemizin büyük sorunlarından biriymiş ama, geneli yabancı oldu şarkıların.

@cedilla; bunda, şu an dinlediğim için bunda diyorum; müzik girdikten sonra söze giriyor direkt sayılmazmış ama şarkının kendisi güzelmiş, mersi.
0
🌸oldu görüşürüz
(20.12.08)
system of a down'dan sugar..
0
jack of hearts
(20.12.08)
in the woods - i am your flesh.

yok nan bunun da vardı 30 sn lik introsu. ama alakasız, silin deneyin.
0
schimsonique chaiselongue
(21.12.08)
Evanescence - Going Under
0
uzar
(11.01.13)
(6)

ısı kaybetmeyen kupa

henry gale
resimdeki gibi, içindeki sıvının ısısını diğer kupalardan daha uzun süre muhafaza edecek şekilde tasarlanmış seramik (burası önemli. seramik olması şart. çünkü termos kupalardan tat alamıyorum.) kupa arıyorum. bilen eden gören varsa rica ediciğim.bu arada izmirdeyim. ama online alışverişe de açığım.
resimdeki gibi, içindeki sıvının ısısını diğer kupalardan daha uzun süre muhafaza edecek şekilde tasarlanmış seramik (burası önemli. seramik olması şart. çünkü termos kupalardan tat alamıyorum.) kupa arıyorum. bilen eden gören varsa rica ediciğim.

bu arada izmirdeyim. ama online alışverişe de açığım.

edit: resim çıkmadı. şöyle yapayım,
img510.imageshack.us
0
henry gale
(17.12.08)
www.nigelsecostore.com

ben de benzer bir arayış içersindeydim, metal düşünmüştüm hep, seramik aklıma gelmemişti. aydınlattığın için teşekkürler :)
0
makineci
(17.12.08)
prosmosyon amacıyla satıyorlarmış ama bilmiyorum, demek ki var türkiyede de: www.gosteripromosyon.com

tabii sadece dışı mı seramik anlamadım. bir yandan da içi de seramik olmasa ayrıca "seramik termos" diye belirtmezler gibime gelmiyor değil. (fiyat listesinde en pahalı termos 8 ytl mi ne, o ne anlama gelir bilemedim)
0
oldu görüşürüz
(17.12.08)
ruber bu di mi
0
coffee and cigarettes
(17.12.08)
adam termos kupa aramıyorum demiş herkes termos kupa linki göndermiş. sanırım arkadaşın aradığı alt tarafı geniş ancak ağız kısmı dar olduğu için içindeki sıvının havayla temasını en aza indirgeyerek daha geç soğumasını sağlayan bir kupa. diğ mi kardeş?
0
oldtimer
(17.12.08)
maalesef aradığım şeyler bu tip şeyler değil. resimdeki gibi içeceğin temas ettiği yerler seramikten başka herhangi bir materyalden üretilmiş olmamalı.

@makineci
kapağı plastik maalesef.

@oldu görüşürüz, @late viper,
seramik denen termosların sadece dış yüzeyi seramik. içi yine metal veya plastik.

@coffee and cigarettes
evet ruber.

@oldtimer
evet kardeş.
0
🌸henry gale
(17.12.08)
tam olarak dediğiniz gibi olmasa da, paşabahçe'de ısıyı koruduğu söylenen kupalar var,arkadaş almıştı bana da ama emin değilim gerçekten sıcak tutuyo mu unutuyorum çünkü. neyse paşabahçe'ye bi bakın,böyle içi yaldızlı gibi ama metal filan değil,seramik mi bilemeyeceğim ama kırılgan bi madde :)
0
kanuniye
(17.12.08)
(10)

ayakkabı numaraları

taipan
uzun zamandır aradığım bir ayakkabıyı shoebuy.com da buldum alıcam hemen ancak bir sorun var ben 42.5 veya 43 no giyiyorum ancak shoebuy da nolar 7.5 8 gibi gidiyor. biraz anlamaya çalıştımda bulamadım acep ben ayakkabı numaram amerikaya göre kaç oluyor.
uzun zamandır aradığım bir ayakkabıyı shoebuy.com da buldum alıcam hemen ancak bir sorun var ben 42.5 veya 43 no giyiyorum ancak shoebuy da nolar 7.5 8 gibi gidiyor. biraz anlamaya çalıştımda bulamadım acep ben ayakkabı numaram amerikaya göre kaç oluyor.
0
taipan
(13.12.08)
www.birimcevir.com

google'ı seviniz.
0
oldu görüşürüz
(13.12.08)
www.i18nguy.com

şunlar olabilir mi acaba?
0
hollowlife
(13.12.08)
amerikan olculerine gore 9'dur ayakkabi no'nuz.
0
please dont die
(13.12.08)
10.5 senin
0
desdinova
(13.12.08)
ben 9 ya da 9.5 alirdim yerinde olsam
0
boshi
(13.12.08)
arkadaşım işkembeden niye sallıyosun
benim ayağım da tam olarak 42.5-43
ayak numaram da amerika'da 10.5
0
desdinova
(13.12.08)
adidas' da 42.5-43, 9 numaraya denk geliyor.
0
indeed
(13.12.08)
@desdinova: 42.5 ve 43'un abd olculerine gore 10.5 olmasi mumkun degil, yanlisin var. 9.5 43 (43 1/3 hatta), 10 44'e denk geliyor.
0
please dont die
(14.12.08)
ben yeni 3 tane ayakkabı aldım (10 gün oldu) senelerce kac tane aldıgımı da sayamam. pratikte 42.5-43.0 10.5'e geliyor.
0
desdinova
(14.12.08)
3 senedir abd'de yasiyorum ben de ve 43.5 olan ayaklarim icin her zaman 9 1/2 veya 10 almisimdir. kalip farkliligi seklinde aciklayabilirim en fazla baska mantikli bir aciklama aklima gelmiyor cunku.
0
please dont die
(14.12.08)
(20)

İsim algısı

joelskellington
Efenim yıllardan beri merak ediyorum, ismim başkalarında ne tip bir izlenim uyandırıyor diye. Hani hepimiz biliriz isimlerin uyandırdığı iyi kötü bir izlenim vardır, Cansu kafamızda tiki bi resim çizerken Zeynep daha bi hanımefendi durur gibi. Ben kendi ismimi merak ediyorum, çok sık rastlanmadığı i
Efenim yıllardan beri merak ediyorum, ismim başkalarında ne tip bir izlenim uyandırıyor diye. Hani hepimiz biliriz isimlerin uyandırdığı iyi kötü bir izlenim vardır, Cansu kafamızda tiki bi resim çizerken Zeynep daha bi hanımefendi durur gibi. Ben kendi ismimi merak ediyorum, çok sık rastlanmadığı için genel bir algısı varmış gibi gelmiyor. Yani üzerinde fikir birliğine varılabilecekmiş gibi gelmiyor bana. Tanıdığım insanlara 'abi ismim nasıl sence' diye soramıyorum çünkü ismimin kişide yarattığı algıda benim bizatihi etkim oldukça yüksek oluyor doğal olarak. Yeni tanıştığım insanlara da ilk dakkadan 'ehe ismim nası ehe' de diyemiyorum komik oluyor. Size sormaya karar verdim ben de.

Ekrem ismi size nasıl bir tipi çağrıştırıyor sayın duyurulular? Bi anlatın yav.
0
joelskellington
(12.12.08)
ekrem, efendi bir isim gibi geliyor bana nedense :)
0
forumtrak
(12.12.08)
benim aklıma ilk bülent kayabaş geliyor. yıllar evvel bir filmde ekrem rolündeydi.

fragmanı: www.sinematurk.com&no=0
0
dreamkeeper
(12.12.08)
cansu ve zeynepe ek olarak (bkz: adi taylan olanlarin esmer ve yavsak olmasi) var mesela.

bence ekrem; yakışıklılık bakımından mı soruyorsun tip olarak onu bilmiyorum da, derslerinde falan çok başarılı(ya da çalıştığı alanda), muhabbeti iyi, efendi ve çok eğlenceli, laçka olmayan izlenimlerini yaratıyor bende ilk bakışta.
0
ymerdiveni
(12.12.08)
ağırbaşlı, içine kapanık, saçları hafiften dalgalı bir tip geliyor gözümün önüne :)
0
goodbyecruelworld
(12.12.08)
ekrem deyince benim aklıma evine bağlı haza beyefendi böle çantasının iki kolunu da sırtına takan kendi halinde biri :)
0
sevii
(12.12.08)
ekrem dediğin mülayim olur. yani birinin adı ha ekrem olmuş ha mülayim. ikisi aynıdır gözümde.
0
bordeaux
(12.12.08)
mahallede çocukluk arkadaşım ekremdi, bu isim hep onu hatırlatır, ipne, yavşak, üçkağıtcı, tembel, abisini bile dolandıran ama 30 yaşına geldiğinde tam zıttı mülayim bir tip olan bir adam, yani ekrem.
0
alchemistt
(12.12.08)
Operasyon müdürümüzün ismi olduğu için hafiften tırsarız :)
0
skahvecioglu
(12.12.08)
ekrem diyince aklıma dış görünüş olarak kumral, renkli gözlü biri geliyor nedense :).
karakter olarakta kibar, konuşması ve ses tonu düzgün, ağırbaşlı biri geliyor aklıma. genel olarak saygılı bir tip, saygılı bir kişinin ismiymiş gibi geliyor.
0
philosophia
(12.12.08)
"fakat deborah'ın yıllar geçtikçe bir ekrem olması" diyordu bay cingılbört bir seferinde, ordan bir çıkarım yapabilirsin belki.
0
coffee and cigarettes
(12.12.08)
aynen forumtrak'a katılıyorum, Ekrem çok efendi bi isim, kötülük gelmez Ekrem'den:)
0
quinza
(12.12.08)
ekrem biraz serttir, şaka kaldırmaz pek. etrafındaki cansuların zeyneplerin ağzından sık sık "ya ekrem hiç gelemez böyle şeylere" cümlesi duyulur. bunun yanında ekremin kalbi yumuşaktır. göbeğe hiç tahammülü yoktur. azcık göbeklenince hemen yürüyüşe başlar.
0
minguinho
(12.12.08)
hani küçük emrah ın bir filmi vardır bu filmde emrah babasının zoruyla hukuk fakültesine devam etmektedir ve yine babasının zoruyla katı kuralları sert bir pansiyonda kalmaktadır derken pansiyonda çalışan hatuna aşık olur falan filan
işte emrah ın bu filminde söz meclisten dışarı yavşak bi tip vardır emrah ın sınıftan arkadaşı işte bu çocuğu emrah ın çoğu filminde kötü karakter olarak işte bu vatandaşın bi filmde adı ekrem di nasıl sirayet etmişse zihnime yıllardır unutamadım ekrem deyince o dingil gözümde canlanır
esasında çok mülayim bir tip canlanması gerekirken
bu arada fotoğrafını koyucaktım bahsettiğim elemanın ama bulamadım
0
dr.ramiz
(12.12.08)
ekrem deyince aklıma ana okulundan bi arkadaş geliyo.çok esnek bi lavuktu çok iyi zıplardı.bi yavşaklık sezerdim onda.hep öyle kalmış ekrem ismi aklımda.
0
naithan
(12.12.08)
büyük ihtimalle kentli bir ailenin çocuğusunuz. ekrem ismi mutlaka şöyle kravat ceket filan gibi birşeyler gerektiriyor sanki. 35 yaşın altındaysanız ekrem muhtemelen dedelerinizden birinin ismi. ya da anneniz ekrem bora'ya hayranmış. kötü bir isim değil, sıradan değil, biraz yaşlıca ve cool bir imaj yapıyor. yani üstad o isimle küpeler, piercingler, dövmeler, uzun saçlar gitmez. efendi olmaya mahkumsunuz.
0
synick
(12.12.08)
merhaba ekremler!

öncelikle sizi tebrik ederim siz dünyada kazağın* en çok yakıştığı insanlarsınız. bana kalırsa siz kazak giymek için yaratılmışsınız. ama iyi anlamda.

ikinci olarak; saçlarınız erken ağaracak. fakat üzülmeyin, bu zaten karizmatik olan yapınıza daha da bir karizma katacak. çünkü önce kulaklarınızın üstü beyazlayacak ve böylece adeta bir kuliniy olacaksınız.

tabii kötü yanlarınız da yok değil. ekremseniz, biraz alman hesabıcı bir insan oluyorsunuz. yani bilmiyorum aslında, belki de en güzelidir bu. ortamlarda ne sizin başkaları adına hesap ödemesine izin veriyor, ne de başka birisinin size herhangi bir şey ısmarlamasına müsaade ediyorsunuz. çünkü ekremsiniz. ama iyi anlamda.

masa tenisinde başarılı olmanız sürpriz sayılmamalı. futbolda ise iyi bir seyircisiniz ve galatasaraylısınız. bazen otobüslerde giderken elinizdeki fotomaç'ı katlayarak okuyabilmeniz yan koltuğunuzdakileri hasetlerinden çılgına dönderiyor. yalnız 2009 mart-nisan ayları gibi özellikle göz sağlığınıza dikkat.

neriman'la mutlu bir beraberliğe yelken açabilirsiniz.


sizi çok seviyoruz ekrem.
0
oldu görüşürüz
(12.12.08)
bir de badi ekrem var tabii, benim aklima da o gelir.
0
atmacaged
(12.12.08)
tamamen tesadüf olsa da tanıdığım tüm ekremler efendi adamlardı.
0
deckard
(12.12.08)
direk edebiyat ogretmeni ismi.
0
fdegir
(13.12.08)
Ekrem kelimesinin anlamı tam olarak nedir, Ekrem arkadaş?
0
the bourgeois
(13.12.08)
(6)

bir bayan bir hitap

sosistawa
bir bayan en guzel nasıl hıtap edılır ? unvan? yada en cok hangısınden hoslanıyorsunuz? .genel olarak butun dunyada bılınen tabirler, konusma dili farketmeksızın!!or: madam ,hanımefendi,miss
bir bayan en guzel nasıl hıtap edılır ? unvan? yada en cok hangısınden hoslanıyorsunuz? .genel olarak butun dunyada bılınen tabirler, konusma dili farketmeksızın!!
or: madam ,
hanımefendi,
miss
0
sosistawa
(12.12.08)
mademoiselle :)
0
goodbyecruelworld
(12.12.08)
kadınlar mesleki ünvanlarına erkeklerden daha düşkün olur genelde.
0
yoldaki isaretler
(12.12.08)
bağyan olsam pazarcı çocuğun 18 yaşındaki kızlara abla demesinden daha çekici bi hitap düşünmezdim herhalde :D ama öyle bi vurguyla diyorlar ki, gerçekten bütün kötü duygulardan arınmış böyle saf tertemiz..
0
erostrada
(12.12.08)
kadını seviyorlar da, uygun cümle olmazsa "baksana kadın!" gibi olabilir dikkat.

direkt yüzyüzeyken "ayşe hanım" olabilir. ama sizli bizli değil, senli benliyken. ilk zamanları diyorum bak.
0
oldu görüşürüz
(12.12.08)
değişir bu. hatun kelimesinden nefret edeni de var, bayandan nefret eden de var. bir genelleme yapmak zor. ben tanıdığım tüm bayanlara "hanımefendi" diye geyik bir hitap şekli kullanırım.
0
deckard
(12.12.08)
teyze ve anayı hatta hanımağayı da listeye eklemek lazım.
0
surtunme kuvveti
(12.12.08)
(2)

Şarap Bardağı

forumtrak
Nasıl tutulur bu bardak? sapından mı? yoksa direk gövdesinden mi? yoksa şarabına göre mi değişir? bir de martini bardağı var tabiki o da gövdeden tutuluyor olsa gerek, emin olamadım. nerden öğrenebilirim böyle şeyleri?extra: margarita bardağı? pipetle mi içiyorsunuz? yoksa onun da mı tutuş stili var
Nasıl tutulur bu bardak? sapından mı? yoksa direk gövdesinden mi? yoksa şarabına göre mi değişir? bir de martini bardağı var tabiki o da gövdeden tutuluyor olsa gerek, emin olamadım. nerden öğrenebilirim böyle şeyleri?

extra: margarita bardağı? pipetle mi içiyorsunuz? yoksa onun da mı tutuş stili var?
0
forumtrak
(09.12.08)
sarap bardagi soyle tutulur: bardagin ince kismi yuzuk parmagi ve orta parmak arasina gecirilir, avucun ici govdeye dogru bakar ve govdeyi kavrar. kokteyl toplantilarinda falan boyledir. restoranlarda ben direk govdeden tuturoum kasmiyorum hic. martini bardaginida genelde sapindan tutarim govdesinden degil, insanlarda boyle iciyor martiniyi ama martinide dikkat etmezler buna pek.
0
sanio
(09.12.08)
oldu görüşürüz
(09.12.08)
(5)

edgar allan poe çevirisi

insert coin
edgar allan poe'nun "sleep..those little slices of death, how i loathe them.." olayını türkçeye tam olarak çevirebilen varsa o güzel bi insan.
edgar allan poe'nun "sleep..those little slices of death, how i loathe them.." olayını türkçeye tam olarak çevirebilen varsa o güzel bi insan.
0
insert coin
(09.12.08)
Uyku, Şu hiç sevmediğim ufak ölüm dilimleri.
0
siriquastrum
(09.12.08)
daha dogrusu:

"uyku...o kucuk olum dilimleri, onlardan nasil nefret ettigim/tiksindigim..."

her zaman soylendigi gibi tam cumleyi yazarsan daha guzel bi cevri yapilabilir..
0
blackworld
(09.12.08)
uyku... ölümün şu küçük dilimleri, nasıl da nefret ediyorum onlardan..
0
psyche
(09.12.08)
"uyku.. o avına kodmun ufak dilimleri ölümün, hiç sevmiyorum arkadaş yaa.." da olabilsin.
0
oldu görüşürüz
(09.12.08)
psyche'nin çevirisi en doğrusu gibi görünüyor. ancak orijinaldeki "slice" ifadesini doğrudan "dilim" diye çevirmemekte fayda var, nihayetinde edebi bir çeviri ve türkçe düşünen birisi uykuyu "ölüm dilimi" olarak nitelemeyecektir. "o kısa ölüm anları" gibi (bu olmaz, tabii ki daha iyisi düşünülmeli) türkçeye uygun bir ifade bulmak şahane olacaktır.
0
dehri
(09.12.08)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.