Belli yaşı geçmiş hiç evlenmemiş kişiler toplum baskısıyla nasıl başetti?
pembediken
Evlenmemiş insanlara karşı halen bir baskı,ezikleme, küçümseme gibi durumlar oluyor. Önceki kusaklardan hiç evlenmemiş insanlar bu baskıcı tiplere karşı nasıl posta koyup makul cevap verebilmiş eğer yapabildiyse? Her ortamda yada her insana "sana ne!" denmiyor.
Evlenmemiş insanlara karşı halen bir baskı,ezikleme, küçümseme gibi durumlar oluyor. Önceki kusaklardan hiç evlenmemiş insanlar bu baskıcı tiplere karşı nasıl posta koyup makul cevap verebilmiş eğer yapabildiyse? Her ortamda yada her insana "sana ne!" denmiyor.
0
pembediken (05.01.25)
Can sağlığı, hayat dediğiniz zaman üstüne diyecek bir şey kalmıyor. Yine de uzatabiliyorsa valla hayat, kader, olacak, bitecek, halledeceğiz kelimelerini sıralı tam liste şeklinde söylüyorsun bitiyor.
0
Shepard
(05.01.25)
Bu tür toplumsal yapıların tersine gitmek belli bir otonomi ve ekonomik özgürlük istiyor. Geçimini başkasının verdiği harçlıktan sağlarken, başkasının evinde yaşarken o insanların baskılarına karşı gelmek zor.
Ama gerekli otonomi varsa ötesi daha kolay; insanlar "Neden evlenmiyorsun" dediklerinde onların anlayacağı dilden cevap verebiliyorsun. Mesela bunu soran örneğin dayının oğluysa gayet de "Sana ne" demek mümkünken bir gözü toprağa bakan ananense ve kalbini kırmak istemiyorsan "Kısmet anane" deyip geçiştiriyorsun.
0
salihdt
(05.01.25)
@tiredofwaiting evli olmamak benim için çok iyi. Ama eğitimli, diplomalı,okumuş, düzgün giyimli insanların küçümseyerek sen ne zaman evleneceksin demesi sinir bozucu. Bu örnekteki kişi aynı işyerinde eşinin benimle sohbet etmesinden rahatsız oldu bekarım diye. Hatta alttan alttan cinsellikle ilgili imalarda bulundu. Insanların ağzı torba değil maalesef.
0
🌸pembediken
(05.01.25)
İki insan bir araya gelince, aralarında biraz da samimiyet varsa ve taraflardan birinin durumu normalin biraz dışındaysa, bu durum bir şekilde konu edilir.
Örnek, Mezuniyet gereğinden fazla uzadıysa, nişanlılık süresi uzadıysa, çocuk yapma işi herkesinkine nazaran geciktiyse, kilo almış başını gitmişse, okul bitmiş epeydir boşta geziliyorsa, zorunluluk olmadığı halde her gün sabahlara kadar çalışılıyorsa ya da sabahlara kadar içiliyorsa hatta saç ya da sakal gereğinden çok uzadıysa.
Bunlar ve dahi niceleri varsa arkadaşlar bunu konu eder, konuşulur. Bu laflar eğer size dokunuyorsa o durumda problemi kendinizde aramanız gerekir. Bu alınganlığı yapmaya gerek var mı diye düşünülmeli.
Ben bu konuda yaralıyım. Kimse acımı deşmesin düşüncesi değil mi bu? @ercü'nün verdiği örneklerde konuyla ilgili en ufak zorlama var mı mesela?
Bu arada ben de bekarım. Arkadaşların eşin dostun tamamı sık sık konu eder. Ama bu konu etmeler beni bugüne kadar hiç rahatsız etmedi. Normal akış dışında bir durum varsa konu edilir tabii. Konuşulur yani. Alınganlık etmek anormal. Hele ki alınıp karşı tarafa laf sokmaya kasmak falan, ne kadar tuhaf, ne çirkin.
0
Mirket
(05.01.25)
Her ortamda yada her insana "sana ne!" denmiyor.
özel konuları bu sekilde patavatsızca dile getirebilen insana her ortamda sana ne diyebilirim.
0
unabomber
(05.01.25)
bana kimse baskı maskı yapmadı. zaten arkadamdan deli falan diyorlar.
0
ya ben lan neyse
(05.01.25)
Cevaplar için teşekkürler. Konu biraz dağıldı. Belli yaşı geçmiş bekarların hikayelerini bekliyordum mesela kezban teyze Osman amca vardı hiç evlenmemiş bu sorulara böyle cevap verirlerdi gibi.
@Mirket başıma gelen olayda işyerinde kadının biri defalarca sordu. Yüz ifadesinden, konuşma tarzından, mimiklerinden küçük görmeye çalıştığını ve ezikledigini bir süre sonra farkettim. Ayıp değil mi? Bu durumda ben mı alıngan oluyorum?
0
🌸pembediken
(05.01.25)
kimseye sana ne, seni ilgilendirmez demem. şöyle savuştururum:
- görüştüğüm biri var, önümüzdeki aylarda güzel haberler gelebilir :) - görüştüğüm biri vardı, olmadı, nasip.
hiç öyle "evlenmek bana göre değil çok banal yeaaa belediyeden izin mi alacağız" demem.
- evet ben de sizin gibiyim, evlilik düşünüyorum, oluyor/olmuyor.
gibisinden bir mesaj vermiş oluyorsun. bi sakinleşme geliyor böyle konuşunca.
0
tabudeviren
(05.01.25)
Toplumun geneli bazı insanların evlenmek istemeyebileceklerini, bazı insanların çocuk sahibi olmak istemeyebileceklerini anlamıyor. Haliyle onların gözünde siz "Evlenmek isteyip de evlenememiş" ya da "Çocuk sahibi olmak istemiş ama olamamış" insanlar oluyorsunuz, bu da ister istemez birinci durum için ya acımaya ya da küçümsemeye gidiyor. Kaba tabiriyle "Evde kalmış" muamelesi görüyorsunuz işte...
Siz kendi kararlarınızdan memnun ve eminseniz bunu kafaya takmaya gerek yok, zira bu insanların sonu yok; ne her birine haddini bildirebilirsiniz, ne hadlerini bildirerek bunların sonunu getirebilirsiniz.
0
salihdt
(06.01.25)
salihdt+1
Kimseye bir açıklama yapmak zorunda değilsiniz, muhtemelen onlar zaten siz ne derseniz deyin kendi kafalarında kurduklarına inanacaklar.
Sana ne olmaz tabii de şey olabilir; -Düşünmüyorum. -Yo hiç düşünmedim. -Bana göre bir hayat değil. gibi cevaplar.
Dediğim gibi ne derseniz deyin onlar zaten kendileri aynı şeyi düşünmeye devam edecekler, takılmayın.
0
mutekebbir
(06.01.25)
Baş edemedik! DÜnyanın her yerinde var bu tipler.
0
Kahvedesu
(06.01.25)
Neyse ki sert bir mizacım olduğundan sanırım bu tür şeyler çok duymuyorum. Duyarsam da istemiyorum diye tekrar tekrar söylüyorum karşı taraf ne dese aynı cevap.
0
peki madem
(06.01.25)
@salihdt +1
Onun dışında her ortamda her insana sana ne diyorum aslında. Bir ezme olayı yok pek. Baskı çok. Baskıdan rahatsız olursam evliliklerde gördüklerime, onların evliliklerine ve çevremdeki boşanma oranına getirip laf ediyorum. Kendi evliliklerini sorgulayıp mutsuz olsunlar ondan sonra. O da olmazsa başka bir konudan siz yüklenin. Bir daha rahat rahat baskı yapamazlar. En azından baskı olsa da aynı oranda yapamadılar.
merhabalar, 12 yasimda bir yil sinif arkadasligi ettigim bir hemcinsim var. O yil birbirimizin evine gidip geldik, arkadaslik ettik ama o zaman cok büyük bir yakinlik dostluk hissetmiyordum. Sonra o baska bir okula gecti ve sehirde ayaküstü karsilasmalarimiz harici bir iletisimimiz olmadi.Birkac yil
merhabalar,
12 yasimda bir yil sinif arkadasligi ettigim bir hemcinsim var. O yil birbirimizin evine gidip geldik, arkadaslik ettik ama o zaman cok büyük bir yakinlik dostluk hissetmiyordum. Sonra o baska bir okula gecti ve sehirde ayaküstü karsilasmalarimiz harici bir iletisimimiz olmadi.
Birkac yilda bir yeni isimlerle sosyal medya hesaplari acip ekler beni. Bir noktada, hicbir samimiyet yakinlik ya da iletisimde kalma ihtiyaci hissetmedigimden yeni hesaplarindan arkadaslik istekleri gönderdiginde kabul etmemeye basladim. Paylastigi seyler de garip geliyordu, asiri fotosoplu fotograflar mesela... esmer kizcagiz, burunsuz koreli bembeyaz bir kiz gibi görünüyor fotosopu basinca. Göz rengine dek fotosop yapiyor, maviler yesiller. Rahatsiz edici gelmeye basladi. Birkac yildir da sesi solugu cikmiyordu.
Birkac ay önce bana 12 yasindayken birbirimiz icin yazdigimiz ani defteri sayfalarindan fotograflar göndermis. Tesekkür ettim, ne güzel oldu hatirlamak dedim fakat daha ötesinde de konusacak bir sey bulamadim. Hatta kendimi sorguladim, hal hatir bile sormadin chihiro, kizcagiz sana ani defterinden sayfa yollamis vs.
Bugün yine instagram üzerinden arkadaslik istegi yollamis. Kabul etmedim. Ardindan hem facebook'tan hem instagram'dan hem de eski whatsapp hesabim üzerinden, "Chihiro, ben X tanimadin mi beni?" diye mesaj yollamis.
Görüsmeyeli, iletisimimiz kalmayali 18 yil olmus. 20'lerimde tanistigim bir insan degil ki bir anim vs bir seyler kalmis olsun aklimda. Bu israrli iletisim cabasindan cok rahatsiz oldum ama öte yandan da ayip mi ediyorum acaba diye düsünmeden edemiyorum.
Abartiyor muyum?
0
chihirovekohaku (05.01.25)
Hiç abartmıyorsun, weirdo bir tipe benziyor. Ben olsam yokmuş gibi davranırdım.
0
Bruce
(05.01.25)
baya dümdüz ayip ediyorsun. icilen bir kahvenin 40 yillik hatri vardir diye bir sözümüz var.
kizcagiz da seni sosyal medyadan eklemis. borc para istememis, evinde kalayim mi dememis. sadece fotolarina bakacak. bu tripleriniz asiri komik.
0
sonsuz
(05.01.25)
Ayip etmek olarak goremedim. Eski arkadaslarla baglar kopabiliyor, hayatin gercegi, sizinki de kopmus. Karsi tarafin hayatinda bosluklar coktur, yoksa o da size sarmazdi bence.
0
mbond
(05.01.25)
Ben olsam eklerdim ya ne olacak ki. Çok önemli değil benim için eklemişim veya eklememişim ne farkeder.
0
kaptan maydanoz
(05.01.25)
Birak bi kenarda uslu uslu dursun zaten Eskisehir küçük bi yer, çevren olmus olur.
0
feastofthedamned
(05.01.25)
Ne ayıp ne de abartı olarak yorumladım. Garip bir tip, zararsızsa kendi halinde bir tipse ben kabul eder gönderilerini sessize alırdım, benim de var öyle ayıp olmasın diye kabul ettiğim insanlar, bazen saçma sapan şeyler paylaşıyorlar görünce bile irrite oluyorum bu yüzden sessizde hepsi.
Ama kabul etmek zorunda mısın? Bence değilsin ya iletişimde olmadığın görüşmediğin birini neden listende tutasın ki. Bunda da haklısın, manyak gibi her hesabından istek yollaması saçma.
0
mutekebbir
(05.01.25)
Değişik biri ama kabul et yani nolacak dursun bir köşede kendi halinde
0
messina123
(05.01.25)
Bu ilkokul arkadaşınızın kişiliğini bilmediğim için yorum yapamam. Şu çok tuhaf geldi: hem Facebook hem insta hem WhatsApp tan mesaj göndermek nedir? Bu kadar mı işsiz bu insan.
0
pembediken
(05.01.25)
senin yaptığın da normal onunki de normal. sen daha normalsin.
0
deartheodosia
(05.01.25)
Bence ayıp etmişsin
0
basond
(05.01.25)
abartmıyorsunuz, ayıp da etmiyorsunuz. kaç paragraf yazacak kadar sizde keyifsiz hissiyatlar yaratan biriyle ilgili atacağınız adım bellidir. salın gitsin. ölü taklidi yapın. bir hukukunuz, yaşanmışlıklarınız, birbirinize yarenlik ettiğiniz süreçler vb. olsaydı başka olurdu elbette ama bu tür iletişimler gereksiz yük insan için.
arıyorum! Böyle söyleyince bi saçma geliyor, kabul ama arabada kapı cebindeki boşluğa görseldeki gibi bir litrelik erikli (başka markalar da var) şişesi tam oluyor. piyasadaki termoslar genelde dar ve uzun oluyor. kısa ve geniş olanlar çoğunlukla yemek termosu gibi. işte bana o yemek termosları gibi
arıyorum! Böyle söyleyince bi saçma geliyor, kabul ama arabada kapı cebindeki boşluğa görseldeki gibi bir litrelik erikli (başka markalar da var) şişesi tam oluyor.
piyasadaki termoslar genelde dar ve uzun oluyor. kısa ve geniş olanlar çoğunlukla yemek termosu gibi. işte bana o yemek termosları gibi olan bir su termosu lazım. sağda solda bu özellikte gördüğünüz bir termos varsa haber edin. 1 litrenin altında bir kapasite olacak muhtemelen ama olsun.
Yılbaşını evde uyuyarak geçirdim. Sabah kahvaltıda evdekilere iş yerine yakın bir yerde oda kiraladığımı, yarın taşınacağımı söyledim. Bir duş alıp bavul almaya çıktım. Bavul ve birkaç gerekli eşya aldım yeni ev için. Annemin günü varmış, eve geç gitmem gerekiyor, sinemaya gitmeye karar verdim. Paza
Yılbaşını evde uyuyarak geçirdim. Sabah kahvaltıda evdekilere iş yerine yakın bir yerde oda kiraladığımı, yarın taşınacağımı söyledim. Bir duş alıp bavul almaya çıktım. Bavul ve birkaç gerekli eşya aldım yeni ev için. Annemin günü varmış, eve geç gitmem gerekiyor, sinemaya gitmeye karar verdim. Pazartesi günü biriyle bulunmuştuk, ok gibi bir date'di. Onu da çağırdım sinemaya, başka zaman dedi. Elimde bavul sinemaya gidiyorum.
Siz napıyorsunuz, nasıl geçiyor yılın ilk günü?
Teşekkürler, iyi seneler.
0
sekizdokuzon (01.01.25)
Valla yeni yıla dişlerimi fırçalayarak ve anneme şarjlı diş fırçası nasil kullanılır diye göstererek girdim. Sabah da kahvaltıya davetliydim, sonrasında aile evi sonrası yaşadığım şehir için yola çıktım. Annemin koyduğu yemekler sonrası ağır cantalarla otogardan nasil eve gideceğimi düşünüyorum. Benim de ex'ler gece yarısı yeni yıl mesajları atmışlar hayrola diye düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(01.01.25)
Tembel geciyor, tam bir 1 ocak gibi, gece 1.30 gibi eve geldim, 2de uyusam, 5te gune basladim, bir film seyredeyim dedim, elim yeni bir film yerine daha once defalarca izledigim arkadasim seytana gitti, ardindan gunluk rutin aktiviteler, simdi de Viyana Filarmoni Orkestrasi'ni dinliyoruz, arada bir kalkip dans etme istegi falan geliyor, bir yanim bugun hic bitmesin istiyor, bir yandan da pazar gunu sıkıcılıgını yasiyorum.
0
Gı
(01.01.25)
Annemle yaşıyorum. Benimki de plansız bir şekilde gün düzenlemeye karar verince kendimi dışarı attım. Alışveriş yaptım, kendime yeni takılar aldım. Soğuk olması dışında güzel bir gün, epey keyifliyim. Eve döneceğim birazdan.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.01.25)
Kahvaltı yaparken İbo ile Güllüşah filmi açmıştı babam. Sırf ne olacağını merak ettiğimden sonuna kadar izledim kahvaltı sonrası.
Memleketten gelen kuzen ile Eminönü'ne geçtik. Çikolata ile kahve aldı. Kadıköy'e geri dönüp bir yerde oturup kahve içtik tatlı yedik. Eve geri döndük. Sinemaya gidecektik aslında da saldık.
Kısaca normal.
0
put it in your appropriate place
(01.01.25)
2 tane arkadaşla mekana gittik. 3. bir arkadaş daha vardı. herkes ayrıldı. resmen mekanı kapadım. saat 8 miydi eve döndüğümde öyle bir şeyler. öğlen 3'e kadar uyudum. şimdi rumence çalışacağım. canım sıkılırsa yine gece dışarı çıkarım. yarın burada resmi tatil ama türkiye çalışıyor. muhtemelen 10-11'e kadar uyurum. yarının işlerini bitirmiştim. cumanın işlerini bitiririm.
0
rain when i die
(01.01.25)
Yeniyıl kararlarımı uygulamaya başladım. Bu yıl benim yılım olacak, hissediyorum.
Mutlu yıllar
0
rock n roll
(01.01.25)
Hava çok güzel bugün, o kadar güzel ki uzun uzun yürüdüm. Bir süredir gitmek istediğim bir sergi vardı ona gittim kapalıymış :) ama üzülmedim bile yürümek çok iyi geldi.
Bomboş ama saçma bir şekilde huzurluydu bugün, umarım en kötü günüm böyle olur bu yıl :)
Örmeye çalıştığım atkıya 5. kez başladım bu sefer olacak diye umuyorum. Ara ara Arcane izledim tekrardan. Şimdi de yarın erkenden kalkıp fizik tedaviye gitmem gerektiği için uyumaya ikna etmeye çalışıyorum kendimi.
35 yıldır ilk kez duydum. üzüm yok. olsa da yapmam herhalde.
0
ya ben lan neyse
(31.12.24)
Ben de ilk defa duyuyorum. Yapmadım, yapmam ama çok meşhur galiba.
0
🌸rock n roll
(31.12.24)
Yapmayacağım.
0
gabe h coud
(31.12.24)
Yapmadım
0
kisa
(31.12.24)
Yapmadım
0
strawberry first
(01.01.25)
Bu yaşa kadar gelip hala hiç duymadığımız ritüellerin olduğunu görmek çok ilginç ya bu üzüm yeme olayını da ben ilk kez duydum bu yıl mesela ama gelenekmiş gibi anlatılıyor, garip.
Yapmadım, üzüm çok severim aslında öyle alıp şu kadar sayıda yemeli bir ritüel olsa yapardım da masanın altına girme falan böyle şaklabanlıklar hiç sevmem bu yüzden bulaşmadım.
0
mutekebbir
(01.01.25)
yapmadım ama şöyle bir gerçek var. senin içine doğduğun kültürün adetlerinden farklı bir şey yapmanın etkisi çok daha yüksek. o yüzden yapıp evlenmişler var vs.
ancak ben burada şöyle düşünüyorum. sen o sene evleneceksen zaten fikri kafana düşüyor. ritüel diyorsun, oldu diyorsun. her şey yazılmış çizilmiş yani istediğin kadar kanırt. ha kanırttın onun (kaderinde olmayan rızkın) bedelini ileride ödersin. ağır şekilde.
dolayısı ile ritüel vs sıkıntılı işler.
0
mathilda.may
(01.01.25)
35 yıldır ilk kez duydum. üzüm yok. olsa da yapmam herhalde +1
Yapmadım.
Klişe bir cevap geliyor; Muhtemelen üzüm çok oldu bu sene, ittirmeye çalıştılar.
Düğünde pasta dağıttılar, bizim masada tanımadığım 45-50 yaşlarında bir kadın vardı böyle zengin tipli.herkesin önüne bir tane pasta dilimi koydular. bir tane dayı vardı o kadının pastasını da bize verdi. "al al o yemez." dedi. ben de "ya olmaz falan." dedim, "yi yi" dedi.ben de bir şey demedim, çün
Düğünde pasta dağıttılar, bizim masada tanımadığım 45-50 yaşlarında bir kadın vardı böyle zengin tipli.
herkesin önüne bir tane pasta dilimi koydular. bir tane dayı vardı o kadının pastasını da bize verdi. "al al o yemez." dedi. ben de "ya olmaz falan." dedim, "yi yi" dedi.
ben de bir şey demedim, çünkü biz 2 çocuk yan yanaydık. 2 çocuğa 3 pasta oldu.
sonra kadın geldi, herhalde tuvalete gitmişti. önce biraz müzik dinler gibi yaptı, sonra aniden bizim önümüzdeki pastayı da çekti kendine, yedi.
o sırada "ya teyze valla dayı zorla verdi." diyemedim ama çok utandım.
aradan 20-25 sene geçti ama aklıma geldikçe utanıyorum. kurtulamıyorum bu utançtan. durup durup aklıma geliyor.
0
ya ben lan neyse (31.12.24)
Kendine yeni utanclar bulmaya ne dersin? :) siradan bir olay, utanilacak bi sey yok.
0
sey mi dostum
(31.12.24)
Galiba çok utançsız bir hayat geçirdin ki şu anıyı saklamışsın. Benim hayatıma her sene üç beş tane yeni utanç eklendiği için 25 sene evvelkini hatırlamam bile.
0
kaptan maydanoz
(01.01.25)
Müge Anlı'ya mı çıksanız!
0
anon1m
(01.01.25)
İstersen teyzeyi bulup durumu anlatabiliriz. Anlayışla karşılayabilir.
0
durbidakka
(01.01.25)
Burada ilk hatalı kişi amca. Sen niye kadının pastasını kafana göre veriyorsun elin çocuğuna ne alaka, ne saçmalık.
İkinci de kadın.
Ulan küçücük çocuk ya varsayalım biri vermemiş olsun kendi almış olsun ne olacak ki, canı çekmiştir almıştır çocuk işte önünden pasta alıp yemek nedir. Çocuğa bu utancı yaşatmak ne ayıp ya koca kadınsın arkadaş dandik bi düğün pastası için değer mi. Kadın utansın siz utanmayın siz sadece çocukmuşsunuz.
0
mutekebbir
(01.01.25)
içini ferah tut. çocuklara günah, utanma vs yok. saf olduğumuz için o zamanlarda. ben de din alimi gibi bişi oldum. töğbe x 3
0
mathilda.may
(01.01.25)
bunun bir içinden atma simulasyonu vardı, sandalye terapisi mi deniyordu ? neyse benzer ortamı kuruyorsun iki sandalye var birinde sen olacaksın diğerinde de temsili olarak o teyze olacak. durumu canlandırıp içindekileri, duygularını döküyorsun, iyi geliyor.
psikolog/psikiyatr arkadaşlar daha iyi açıklayabilir.
0
orpheus
(01.01.25)
Teyze bile senin kadar üzerine düşünmemiştir hocam. Sal gitsin.
Yeniyıl için hangi kararları aldınız ve 2024 ile birlikte neleri geride bırakmak istiyorsunuz?Ben bu yıl ve bundan sonraki yıllarda daha çok kendime odaklanmaya karar verdim, biraz daha belki kendimi ön plana almayı düşünüyorum. Kendimi daha fazla geliştirmek istiyorum, mesleğimde daha yüksek hedefl
Yeniyıl için hangi kararları aldınız ve 2024 ile birlikte neleri geride bırakmak istiyorsunuz?
Ben bu yıl ve bundan sonraki yıllarda daha çok kendime odaklanmaya karar verdim, biraz daha belki kendimi ön plana almayı düşünüyorum. Kendimi daha fazla geliştirmek istiyorum, mesleğimde daha yüksek hedefler koydum. Sokakta yaşayan hayvanlar için daha fazla çalışacağım. Hepinize mutlu yıllar.
0
rock n roll (30.12.24)
1) masteri bitirmek. 2) yeni is bulmak 3) cok fit olmak 4) uzak bir yere 2 haftalik gezi. afrika ya da güney amerika. 5) kiraya verebilecegim kücük bir evi 100% krediyle almak. 6) kitap okumaya geri dönmek
bu hedeflere yogunlasma karari aldim. bir de alisveris yapicam. kiyafet falan. herkesin bayildigi sey benim icin angaryaydi hep. kendime güzel bakacagim artik.
0
sonsuz
(30.12.24)
Örgü öğrenmek. Daha çok kitap okumak. Daha az iş stresi yaşamak.
0
Amaranta ursula
(30.12.24)
Uzun zamandir calmadigim birkac enstrumana tekrar yogunlasmak istiyorum, tabii bunun icin biraz butce de ayirmam gerek. Bunun disinda bir de is degistirebilirim diye planliyorum.
0
Mor ve berisi
(30.12.24)
Daha az kahve ve alkol - daha çok su içmek. Görmek istediğim ama ertelediğim şehirlerden en azından iki tanesine bu yıl içinde gitmek. Kitap okumada pandemi öncesindeki rutinime dönebilmek. Biraz borcum var kapatana kadar alışveriş yapmayıp eğlenmeyi minimuma indirmek. Lüzumsuz kıyafet almamak.
Umarım herkesin istediklerini yapabildiği bir yıl olur bu yıl. İyi seneler.
0
mutekebbir
(30.12.24)
Katilmak istedigim ama ertelemek zorunda kaldigim atolyeler vardi. Sirayla bunlara gitmek. Bir suredir ara verdigim tiyatroya (izleyici olarak) geri donmek, daha cok dağa bayira kampa gitmek, Eskisi gibi arkadaslarima mektup yazmak kart atmak, Bir yil kadar once yasadigimiz bir kazadan dolayi standby a gecmistik resmen, toparladik sayilir, her anlamda acisini cikarmak hedefindeyim, Bu yil hayatimda bir cok seyi değiştirdim, iki kere iş, ev, medeni durum haha, Kendime daha cok vakit ayirmaya yonelik hamlelerim iyi gitti, spor ve saglikli yemek isini biraz daha duzeltmek
Oh bitti gitti
0
a perfect lie
(30.12.24)
hiç almam çünkü uygulamıyorum.
yeni yılı da kutlamıyorum ama kolektifin inançları yüzünden temizlik, çamaşır vs hazırlık yapıyorum.
Yeni yil kararim yeni yil kararlari alip kendimi darlamamak.
0
mor oje
(31.12.24)
karar degil ama gobegi sifirlayip kas oranimi arttirma hedefim var.
edit: aslinda daha cok kuvvet antrenmani yapma kararim var diyebiliriz. bir de yeme icme konusunda birazcik daha disiplinli olma.
0
lemmiwinks
(31.12.24)
Spor salonuna yazıldım dün biraz vücuduma bakayım diyorum 2025'te. İkinci olarak da keşke ölsem dileklerimi haftada en fazla 4 olacak şekilde düzenlemek.
0
Pass this on
(31.12.24)
Her yeni yıl için kararlar alır, kendime hedefler koyardım ama bu sene içimden hiçbir şey yapmak gelmiyor. 2025'i canım o zaman ne isterse, kafama ne eserse onu yaparak geçireceğim.
Bu gassal dizisi ile ilgili ne düşünüyorsunuz ? Resmen bu "hype" denilen olayın dibine vurdular. Bunun akp projesi olduğunu düşünüyor musunuz ? Çünkü nerde akpli varsa vatanı savunur gibi bu diziyi savunuyor. Ben de bu diziyi bunların bir türlü yıkamadıkları ve hep dile getirdikleri o kültürel hegem
Bu gassal dizisi ile ilgili ne düşünüyorsunuz ? Resmen bu "hype" denilen olayın dibine vurdular. Bunun akp projesi olduğunu düşünüyor musunuz ? Çünkü nerde akpli varsa vatanı savunur gibi bu diziyi savunuyor. Ben de bu diziyi bunların bir türlü yıkamadıkları ve hep dile getirdikleri o kültürel hegemonya olayını yıkmak için attıkları bir adım olarak görüyorum. Kültür-sanatta bir türlü gelişemedikleri için ilk defa elle tutulur bir iş yapınca dört elle sarıldılar.
0
messor (30.12.24)
akpli olmayan arkadaşım da diziyi sevdiğini söylüyor. her seven akpli değil. trt gerçekten de güzel bi iş yapmış olabilir.
0
jelly bear
(30.12.24)
Sadece şunu düşünmek lazım başka bir platform sürekli intihar haberleriyle anılan metro istasyonlarına insanları gerçekten etkileyebilecek "ölünce seni kim yıkayacak" gibi bir slogan asmış olsaydı kendileri ne yapardı? Bu iki yüzlülük bile bu işi izlememek için yeterli (benim için).
İyi bir iş olmuş olabilir orasını bilemem izlemedim izlemeyi de düşünmüyorum.
Bu kadar üzerine düşme sebepleri de insanların haklı sebeplerle diziyi eleştirmeleri, daha normal bir şekilde gelmiş olsaydı sadece belli bir kesim tarafından anılırdı, şu an hepsi sevse de sevmese de övüp duruyor, bunların işi bu.
Sevilebilir, beğenilebilir buna asla lafım yok yönetmenin de maalesef ki başrol oyuncusunun da geçmişte gayet sevip beğendiğim işleri oldu, o açıdan bakmıyorum dediğim gibi seveni beğeneni mutlaka çoktur ama beğenmese de savunan çoktur.
0
mutekebbir
(30.12.24)
Ben çok beğendim. nerde yayınlandığıyla ilgilenmiyorum Selçuk aydemir ve ahmet kural, bu ikili gerçekten kaliteli işler yapıyor.
0
gilbeys
(30.12.24)
Siyasi bir arka planı yok, tabii platformunda yayınlanınca herkes öyle saçma salak yorumlar izledi. Çok hype var doğru. Bu kadar hype olmasaydı son yıllarda izlediğim en iyi yerli dizi derdim ama hype işini abartanlar da var o kadar da değil tabi. Gayette izlenir güzel proje, yarım saatlik iş yapınca oluyormuş demek dedirtti
0
avatar is back
(30.12.24)
ben şahsen beğendim. konusu işlenişi hiçte fena değil. eksiklikleri, olmamış yanları baya bir var ama yinede izlenir. ahmet kuralı sevmem ama bence iyi bir iş çıkarmış. yalnız bunu trt dışında bir platform yapsaydı veya senaristi kendilerinden, sıkma başlı olmamış olsaydı şuan sabah akşam öven kitleler ayaklanmıştı. rtük anında harekete geçmişti. dini değerleri aşağılama diye. olmasa bile oldu derlerdi.
ayrıca son dönemde tabii fena işler yapmıyor değil. geçen çırak diye bir dizisi denk geldi. onun konusuda fena değildi. platformda gırla propaganda dizileri ve filmleri dolu orası ayrı.
0
my fault
(30.12.24)
Turkiye'de siyaset her yerde. siyasi yonden bakarsak trt'de yayinlanan seylere onyargim var benim de. hepsinin siyasi bir ajandasi var. ote yandan ahmet kural'in daha once yasadigi aile ici siddet taraflari da var. bunlari dusununce durus olarak izlememek bir secenek. ben leyla ile mecnun'dan beri trt'de bir sey izlemiyorum.
internette cok fazla ovuldu dizi. o yuzden eger siyasi konulari, yayinlandigi platformu ve ahmet kural'i kenara koyup dizipal'den izledim ve baya begendim. sanatsal yonunu vs bilmem. normalde dram dizileri izleyemem ama akti gitti, 1-2 gunde bitirdim tum diziyi ki daha once cok cok az seyde bu kadar kisa surede bu kadar fazla bolum izlemisimdir. bi tek son sahnelerini begenmedim, cok hizli gerceklesti her sey.
togg gibi siyasallasti dizi de, sebebi de yayinlandigi platform bana kalirsa. o yuzden insanlar kutuplasti dizi cevresinde. normaldir Turkiye icin. ulkeyi cumhur ve millet ittifaki olarak ikiye bolersek, herhangi bir tarafin yaptigini kendi taraftarlari her turlu desteklerken(veya hoslarina gitmiyorsa gormezden gelirken) diger taraf hep elestiriyor. sasirmamak lazim o yuzden.
not: mahalle baskisindan oturu eksideki basligina bir sey yazamadim :) ovecektim ama rende binasi vs diye yaftalanmamak icin yazmadim bir sey. keske para verseler de yazsam xD
0
fakyoras
(30.12.24)
Diziyi seyretmedim İyi ya da kötü olabilir. Ama trt akp'nin propaganda aygıtı. Rastgele iş yapmıyorlar. Herşeyde alttan üstten ideolojiyi veriyorlar.
0
parka
(30.12.24)
Ödediğin elektrik faturasından satın aldığın cep telefonuna kadar saymakla bitmeyecek kalemden trt adı altında senden vergi toplayacaklar.
Sonra senden topladıkları bu vergilerle, trt'ye doldurdukları akrabalarını, yandaşlarını finanse ettikleri yetmemiş gibi kendi ideoloji ve siyasetlerinin propagandasını yapan soytarıları televizyona çıkaracaklar, program, dizi artık ne varsa kucak kucak para saçacaklar.
Ama o da yetmezmiş gibi üstüne senin paranla platform kurup yine sana satmaya çalışacaklar. Ve sen de çıkıp bunun neresi siyasi, negzel dizi yapmışlar diyeceksin.
Yeri gelmişken bir kez daha; uçarken gölgesi bu iktidardan yana düşmüş kuşun kanadını...
0
thracia
(30.12.24)
ne muhafazakarım ne akpliyim. ahmet kuralın oyunculuğunu seviyorum. herkes ölecek düşüncesi önce muhafazakarları korkutsun, şu an en çok malı mülkü olanlar bu kesim. ölü yıkama sahnesi eskiden olsa çok tartışılırdı, şu anda o kesimde sekülerleşiyor. ki dizi de dincileri rahatsız edecek yerlerde var. bu kadar reklam yapılmasının sebebi trtninde bu dijital platform olayında yemek yemek istemesi olabilir.
diziyi izledim muhafazakarlıktan çok sorgulayıcı bir dizi. ahmet kural için iyi bir fırsat. çok da her şeyi kafaya takmamak lazım.
0
mikahakkinen
(30.12.24)
İtici bir reklam çalışması ve tabii platformunda türüne "dram, komedi" yazılmasından kaynaklı ön yargılar ve beklentiler oluştu.
Düşün ki kanser hastası biri her yerde "ölünce beni kim yıkayacak" yazısı görüyor, saçmalık.
ben başlarken Selçuk Aydemir ve Ahmet Kuralı görünce deli gibi gülerim sandım 3 bölüm sıkıla sıkıla izledim sonradan farklı bir şey izlediğimi anladım.
konunun akp ile ne alakası var anlamadım.
0
durbidakka
(30.12.24)
tabii ye futbol maçları için üyeyim. avrupa ligi, konferans ligi vs maçları yayınlanıyor. çok gündem olduğu için izledim 3-4 bölüm. açıkçası genelin aksine beğenmedim. ama beğenmeme sebebim trt'nin paralı platformunda yayınlanmasından değil. muhalif bir mecrada yayınlansa da beğenmedim derdim. yani içerikten bağımsız politik bir duruş kaynaklı değil negatif yaklaşma sebebim.
sürekli ama sürekli aforizma kasılan, derinliksiz bir hikaye gibi geldi bana. genel olarak sürekli hayata dair hikmetli bir söz/aforizma paylaşma çabasındaki yapımları sevmiyorum. kurgu evreni bambaşka olsa da ezel dizisini de benzer dürtü ile sevememiştim.
yani izlediğim bölümler kadarıyla söyleyeyim, bu dizinin vermeye çalıştığı yalnızlık/hayat/ölüm/varoluş sorgulamalarını kafka, dostoyevski okuyarak çok çok daha leziz, keyifli ve derinlikli alabilirim.
bir de bazı sahneler, diyaloglar çok kör göze parmak basitliğinde geldi bana. ölülerden korkma dirilerden kork vs. çok klişe laflar.
olay akışı aşırı derecede tahmin edilebilir düzeyde. normalde buna çok takılmam, eğer mesaj yeterince çarpıcı ise olay örgüsü ikinci plandadır benim için ama hem derinliksiz hem de olay akışı çok basit olunca daha fazla dayanamayıp bıraktım.
0
wilhelmwasmuss
(30.12.24)
allah kimseye acı vermesin, kimse de o zor durumlarla karşılaştırmasın ama şu "x'ler bu reklamı görünce ne düşünüyorlar, hiç mi kimsenin umurunda değil?" hassasiyeti anneler günü/babalar günü/dünya kız çocukları günü gibi önemli günlerde "anneleri/babaları/çocukları olmayanları hiç mi düşünmüyorsunuz?" hassasiyetiyle aynı. hatta bu hassasiyeti normalleştirirsek "kanser çocuklarının morallerini bozduğu için şampuan reklamlarını yasaklayalım!" bile diyebilir, vegan/vejetaryen dostlarımızın hassasiyetini çiğnememek adına kurban bayramı kutlama afişlerini, mesajlarını, reklamlarını kaldırtabiliriz.
ben epeydir bu reklamı sağda solda gördüm, epey de merak ettim, ben de google'a sordum çoğu kişi gibi. diziyi izlemedim ama sonradan ortaya çıkan reklamlarına bakınca da çok olağan bir şey olduğunu gördüm. dizinin adı gassal, GASSAL, G-A-S-S-A-L. nasıl bir reklam yapılabilirdi?
Isyerindeki kadınlar sabahtan akşama kadar astrolog dinleyip kahve içiyor ve herkesin kendilerini kıskandığını, kötü enerji yaydiklarini düşünerek tütsü yakıyorlar. Buna nasıl inanıyorlar anlattıklarını duysanız kicinizla gülersiniz. "Bu aralar boğa burcu baş ağrısı yaşayabilir" diyor mesela hemen "
Isyerindeki kadınlar sabahtan akşama kadar astrolog dinleyip kahve içiyor ve herkesin kendilerini kıskandığını, kötü enerji yaydiklarini düşünerek tütsü yakıyorlar. Buna nasıl inanıyorlar anlattıklarını duysanız kicinizla gülersiniz. "Bu aralar boğa burcu baş ağrısı yaşayabilir" diyor mesela hemen "AA evet başım ağrımıştı gerçekten de geçen gün" diyor. Mal mısın lan sen? Siz ne diyorsunuz?
0
tahirkemalbozoglu (30.12.24)
Malsf var böyle insanlar :( üzücü
0
abuzer
(30.12.24)
muabbetine konuşuyorum ancak inanmıyorum. ortak nokta bulunacak konu olmayınca olay burçlara geliyor. genel olarak konu açma dertleşme aracı burçlar. yoksa inanma falan çok saçma.
yükselen alçalan, yok parayı ona göre ayarlama sevgiliyi buna göre seçme. çok saçma.
0
mikahakkinen
(30.12.24)
@sanem tereyaginin tadi cok guzel cunku. Hala gelecek varsa yardimlarini bekliyorum.
0
🌸tahirkemalbozoglu
(30.12.24)
Astrolojiye ciddi ciddi inanan insanların burçlarını dikkate alıyorum. Yani birisi sabahtan akşama kadar ben başak burcuyum başak burcu şöyledir diye dolanıyorsa başak burcu tanımına bakıp onun karakteri hakkında yorum yapabilmek mümkün oluyor genelde. Bu kişi bağdaştırmış kendini çünkü, daha önce öyle değildiyse bile yıllar boyu gerçekten başak burcu neyse o olmuş.
Onun dışında kişinin doğduğu anda bazı gök cisimlerinin konumuna göre bir karaktere sahip olduğuna bizzat kendim inanmıyorum.
0
akhenaten
(30.12.24)
"bugün yayları büyük bir sürpriz bekliyor, boğalar ise kendilerine sağlık yönünden dikkat etmeli. gelecek hafta oğlakların kapısını büyük bir iş fırsatı çalacak, teraziler ise kalp kırıklığı yaşayabilir." şeklinde günlük-haftalık-aylık-yıllık "öngörü"lere hiç inanmam, bunları dikkate almam. keza "yay erkeği, akrep kadını ile asla uyumlu değildir.", "boğa kadınları etrafında kova erkeği gördükleri an arkalarına bakmadan kaçmalıdır." gibi yönlendirmeleri de buna uyan kişileri de saçma buluyorum.
ama daha yumuşak biçimde "yaylar mükemmeldir, oğlaklar tırttır, kovalar candır, başaklar fıstır, ikizler fasa fisodur." şeklinde genel yorumları okumak hoşuma gidiyor her ne kadar barnum etkisi olduğunu bilsem de. işin garibi, bu burçlardan haberdar olmayanlar bile bu genel kalıplara uyuyor gibi.
0
m e b
(30.12.24)
İnanmam, aşırı inanıp her şeyini burçlara göre yaşayan, venüsü şu evdeymiş falan diye flört analizi edecek kadar kafayı bozmuş kişilere de mesafe koyarım.
Ama yani arada bir kafayı yememiş derecede inanan biriyle burç muhabbeti yapmayı seviyorum. Kökenleri mitolojiden geldiği için az buçuk yunan mitolojisi bilgisiyle doğru(!) yorumlar yapılabiliyor. Geyik yapması, arkasındaki mitosu incelemesi falan eğlenceli.
0
nundu
(30.12.24)
Biriyle kısa bir sohbetten sonra burcunu doğru tahmin eden insanlara çok şaşırmakla birlikte inanmıyorum. Burcumu ve yükselenimi biliyorum sorulunca söylerim o kadar. Karşımdaki burcunu söylediğinde herhangi bir burçla ilgili bir şey dendiğinde falan kalıyorum öyle mal gibi. Sıfır bilgi. Bir de doğum tarihini söylediğin an burcunu anında söyleyenlere hayranım :D
Bu işe gerçekten mesai harcıyor insanlar inanılmaz.
0
mutekebbir
(30.12.24)
çok saçma. bunu eğlenmek 2 kıkırdamak için yapsalar neyse ama ciddi ciddi ciddi inananlar var. ben asla inanmam. burçların özelliklerini de bilmem. kendi burcum da bana uymuyor zaten.
burç falıymış, enerjiymiş bunlar aşırı uydurma şeyler.
0
art cat chocolate
(30.12.24)
Ben varim. Anlamam ama inanirim. Tarot bilen varsa dm lütfen.
0
Kahvedesu
(30.12.24)
astrolojiye inanan insanın rasyonel kararlar verebileceğini düşünmüyorum, bu insanlar kolay kontrol edilebilir. düşünmeye değil inanmaya meyilli oluyorlar.
Tabii ki hayır. Tanrısız kalıp spiritüel ihtiyaç doyurmaya çalışanlar bin bir zırva ile tokatlanıyor, kendi hayatında ve başarılarında tatminsizlik yaşayanlar da fallar, burçlar, manifestler ve tarotlar ile ümit arıyor. Böyle bir çöküş sürecindeyiz. Bir agnostik olarak tanrıdan uzaklaşma konusunda sorun yok da yerine doldurmak istedikleri tam bir beyaz yaka tokatlama kapısı.
0
nawar
(30.12.24)
ben inaniyorum. inananlar inanmayanlara mal demiyor ama inanmayanlar diyor nedense. kiskanmayin siz de inanin.
0
sonsuz
(30.12.24)
Burçlar var ama bunun kaderinize, karakterinize bir etkisi yok.
Bunun psikolojik bir adı var sanırım. Birine rastgele bir burçtan, bir şey okuyorsun. "aa aynı ben" diyor. Başka burcu okuyorsun, "bu benim" diyor :) Herkese uyuyor yani bu yorumlar.
Eğlencesine bakıyorsanız neyse ama ciddi inanmak sıkıntılı bence.
.
0
kartallar yuksek ucar
(30.12.24)
@kartallar yuksek ucar: zaten ben ve @orpheus ondan bahsetmişiz :))
0
m e b
(30.12.24)
İnanmıyorum. "Malca" diyemem ama bir insanın hayatının yönünü kendi doğduğu gün ve saate göre gezegenler tarafından tayin edildiğine inanması en hafif ifadeyle çocuksu geliyor.
0
salihdt
(30.12.24)
Sorudan bağımsız, burçlara ölümüne inanan ya da hiç inanmayan insanlar inanılmaz sıkıcı geliyor bana. Ortası güzel. Olması gereken o gibi.
0
sekizdokuzon
(30.12.24)
hiç bir şekilde bu tür şeylere inanmıyorum. insanların gerçek hayattan kaçmak için sığındıkları bir alan olduğunu düşünüyorum. örneğin sürekli kararsız kararsız ortada dolaşıyor, ben eşek kadar oldum ama kendimi geliştirip muhakeme bilincine ulaşamadım demiyor da ikizlerim ya ondan kararsızım, bi dediğim diğerini tutmuyor ehi ehi diyor. ya da götünü kaldırmamış tüm yıl, yatmış yuvarlanmış yemiş içmiş, ataletten zihnen bitlenmiş, böyle demiyor da bilmem venüsün kıçı ters açıyla retroyla çarpıştı o nedenle 2024 yay burçları için çok kötüydü diyor. gibi gibi örnekler çoğaltılabilir.
tabi ki örnekleri keskinleştirdim biraz ama bu konulara kendilerini çok kaptıranları kastettiğim anlaşılmıştır diye düşünüyorum.
bu arada salt kadınlar böyle değil, gayet çok sayıda erkek var ortada kendini burcu üzerinden tanımlayan.
0
Phoebe
(30.12.24)
hızımı alamadım sizinle de paylaşayım.
neden bazen yediğin bir şey çok lezzetli gelirken bir daha aynısı olmuyor? bir kere başka bir şehirde tanıştığım adam beni ziyarete geldi ve sevişmeye karar verdik. öyle bir saat buldum ki, ikimiz de ne olduğunu şaşırdık. karşılıklı saplantı oldu o sevişmeler. ben böyle bir şey yaşamamıştım. sonraki görüşmelerimizde o kadar yoğun olmadı mesela...
mesela bu gece 00:27'de başlamak istediğiniz ilaç takviyesi varsa alın. faydasını yükseltir.
Teketek bilim gibi olur, belgesel, ya da armagan caglayanin ki gibi sohbet programi.. bilmiyorum benim listem cok kisir, birsey bulamiyorum.Evrim agacindan hoslanmiyorum.
Teketek bilim gibi olur, belgesel, ya da armagan caglayanin ki gibi sohbet programi.. bilmiyorum benim listem cok kisir, birsey bulamiyorum.
Evrim agacindan hoslanmiyorum.
0
wishmaythşngs (28.12.24)
Abonelik listemden seçmeler;
Flu TV Gırgır Gökmen Kasabalı Gömercin Kuşları Kazıklı Maria Koray Birand Kutsal Motor True Crime - Meçhule Giden Gemi Çakal Lezzetler Şokopop
0
mutekebbir
(28.12.24)
youtube hayranıyım. izlediklerim: futbol maç özetleri (süperlig, şampiyonlar ligi, milli maçlar, tüm büyük maçlar, hatta nostaljik maçlar) oynadıgım oyuna dair videolar filmlerden kesitler tarih videoları belgeseller kişisel gelişim videoları popüler olaylara dair bilgiler dizi & film yorumları sağlık videoları bazen gezi videoları, gideceğim bir yer varsa onun videosu veya gidip özlediğim bir yer varsa onun videosu sohbet videoları, sevdiğim bir konuk veya flutvnin bazı videoları abd polisi ve suçluların çatışma videoları finans piyasaları videoları teknolojik videolar, şu şöyle yapılırbu böyle yapılır yemek yapma ev tadilat nasıl yapılır otomobil videoları o an neyi merak ediyorsam ona dair videolar ve daha bir çok şey sadece youtubeda :) youtubeda izleyecek bir şey bulamamak çok tuhaf bence
0
abelardo
(28.12.24)
merhaba.
omnibus flutv 49w tarihtekerrürdenmiibarettir omeraygun (felsefe) emelkalender (edebiyat) Portalvideo (genel kültür) tufansimsekcan (sinema metin okuma) mesutalp (arkeoloji) Tarihobası (tarih) Agoratr (din ve kültür, kavramlar üzerine) nevzatkaya (mitoloji ağırlıklı edebiyat ve sinema üzerine genel kültür)
-komedi- comedycentral (key and peele diye iki arkadaşın baya profesyonel skeçlerini döndüre döndüre izlersini) Muebbetmuhabbet Emrahablak Tuzbiber
denk gelip çok sevdiğim short ağırlıklı giden:
- sözeltim. (iki anadolulu sözel bölüm üni öğrencisi arkadaşın çektiği shortlar, vine benzeri dandik shortlar değil, okuyan izleyen arkadaşlar olduğundan adım gibi eminim, umarım tanınırlar)
- zachdfilms (shortlardan ilerleyen bi kanal, animasyonları çok yalın, bence çok başarılı)
- historybymae (arkadaş bir eser verip hikayesini açıklıyor)
0
libertine
(28.12.24)
Gitar çaldığım için bol bol cover, tab çıkıyor.
Poker sevdiğim icin mutlaka poker videoları olur.
Masa tenisi oynadığımdan mutlaka eğitim videosu ve maçlar çıkar.
Ünlü gezginler mutlaka çıkar.
Elektronik tamir videoları, araba yenileme ve tamir videoları çıkar.
Uçak, tank, tüfek, askeri videolar çıkar.
izleyecek bir şey bulmak için çaba sarfetmeme gerek bile yok, 25 senedir beni benden iyi tanımış, başkasının YouTube hesabı sanki bana youtube değilmiş gibi geliyor.
0
kimlanbu
(28.12.24)
Takip ettiğim 2 youtuber vardı biri geçen sene galiba öldü. Eski videoları, spring özellikle, hala çok iyi.
Ölen abimiz norveçli fabrika işçisi apetor, takibimdeki diğer abi ise gezgin, bald and bankrupt.
0
thesomberlain
(28.12.24)
genelde müzik listesi vardı ama şimdi tarotçular sjrekrhekhr ve komplo teorisyenleri var.
en sık daire'yi seyrediyorum. ezber bozan'a arada bakıyorum. serena's astrology favorim.
su siralar suriye ic savasiyla ilgili röportajlar, belgeseller vlogmas
0
sonsuz
(28.12.24)
Diy, tamir, ev restorasyon, karavan yapımı, çeşitli aletlerin kullanımları, gitarist, amfi - software inceleme, calisthenics&bb antremanlar,
Izleyemediklerim de röportaj, felsefe, tarih, siyaset vs
Yani okuyarak en az ×3-4 hızla kavrayabilecegin şeyler için oturup miy miy bunlari dinlemek bana fenalık getiriyor.
Bazen etrafta çok ısrar edilen video olursa youtube sağolsun metin haline getirip okuyorum :)
0
makbur
(29.12.24)
Hedef dilde isoanyolca vs videolar ve kanallar
Vucut gelistirme ve bu konuda fenomenler
Bide yetenek yarismasi seviyorum
0
Zetnikov
(29.12.24)
Eğer fotoğraf ile ilgiliysen Paulie B adlı kanalın walkie talkie video serilerinde eğlencelik şeyler bulabilirsin . Eski bölümlerden yenilere doğru sayısız ny sokak fotoğrafçısı ile söyleşi ve her birinin kendine ait tarzı ile izlemesi keyifli olabilir.
0
oggiethebrewbuddy
(29.12.24)
her cuma aksami 49w ile haftalik siyaset hapimi aliyorum. gun icinde de genelde Do it yourself videolarina, arada FluTV ye, ayda 2-3 kere Okan bayulgen'in programa bakiyorum.
eski yesilcam filmleri falan izliyorum, ama eski dedimse oyle romantik veya siyah beyaz degil. kemal sunal, sener sen, cuneyt arkin, genelde mizah.
bunlarin disinda belgesel bakiyorum baya, arada haber, canli tv, be bolca muzik dinliyorum sanirim genelde.
0
kortizon
(29.12.24)
Meslekî dinlemeler (Klasik Türk Müziği) haricinde ya radyo tiyatrosu oyunlarını dinliyorum ya da psikoloji, dikiş, binde bir yemek videosu bakıyorum.
0
muhayyer divan
(29.12.24)
Bazen eşya restorasyonu veya marangozluk videolarına bakıyorum, çok mutlu ediyor.
Merhaba. Erkek arkadaşım iyi biri ama konfor alanından çıkmıyor. 40 yaşında ama ehliyetini bile almamış. Araba sürmeyi de bilmiyor. Tam 1 yıl önce onu ehliyet kursuna yazdırdım. Yazın gidicem, kışın gidicem diyerek 1 yıldır beni oyalıyor. Spora başla diyorum. Ona yeni başladı. Bunları yapmak zorunda
Merhaba. Erkek arkadaşım iyi biri ama konfor alanından çıkmıyor. 40 yaşında ama ehliyetini bile almamış. Araba sürmeyi de bilmiyor. Tam 1 yıl önce onu ehliyet kursuna yazdırdım. Yazın gidicem, kışın gidicem diyerek 1 yıldır beni oyalıyor. Spora başla diyorum. Ona yeni başladı. Bunları yapmak zorunda değil. Yapıcam diyip beni oyalaması sinirlendiriyor. Ev alalım birlikte dedim. Sen alırsan otururuz dedi. Evi ben alacaksam, arabayla olan her işi ben halledeceksem, arabamı sanayiye ben götürüceksem, her şeyi kendim halledeceksem hayatımda bu adama ne gerek var? Yoruldum artık. Sanki çocuğumu sürekli bir şeylere zorluyormuşum gibi hissediyorum. Bu konuları konuştum. Seni üzmücem, her şeyi düzelticem diyor. En basit konularda takılırsak, nasıl ilerleyeceğiz?
0
beyaztenlikiz (28.12.24)
Gorçarov onun kitabını yazdı. Oblomov. Kız terkeder bence onu.
0
Mirket
(28.12.24)
Abla loser bu abi. Parks and recreation'da andy vardi onun da ilk hali böyle loserdi. Bunlari tekmelemeden düzelmiyor, belki sana düzelmez ama başkasına düzelir.
Bu abiden ayrilinca rahatlayacaksin, üzerinden yük kalkacak. Kendi hayatına bakacaksin, karar alacaksin. Şu an pranga işte ağırlık yapıyor.
0
logisticsmanager
(28.12.24)
Anne rolünden çıkman lazım. Sen onun annesi değilsin.
Evini sen alacaksın, arabayla olan her işini sen halledeceksin, arabanı sanayiye sen götüreceksin, her şeyini sen halledeceksin. Kendi hayatını sen tek başına yönetebilirsin, bunun için kimseye ihtiyacın yok. Erkek arkadaşın 40 yaşında ama o yaştaki bir insan gibi davranmıyor. Yetişkin olamamış. Yetişkin bir insanla olacaksın.
0
rock n roll
(28.12.24)
İlerlemeyeceksiniz +1
Hiçbir konuda artısı yoksa neden bu kişiyi düzeltme gibi gayeniz var ki. Karşımızdaki illa çok kötü bir insansa mı ayrılmayı düşünmeliyiz sadece, belki iyi bir insandır sevdiğimiz özellikleri vardır ama karakter olarak bize göre değildir neden bunu kabullenip ayrılmayı yolumuza bakmayı hiç düşünmeyiz anlamıyorum. Annesi gibi her konuda böyle yönlendirecekseniz ki bir de bunlarda da başarısız olacaksanız nasıl mutlu olacaksınız? (Bunu sizin başarısızlığınız olarak görmüyorum bu arada belli ki istediğiniz kişi ile yol almaya çalıştığınız kişi bambaşka)
Hadi diyelim dediğiniz her şeyi siz istiyorsunuz diye yaptı mutlu olacak mısınız mesela? Hiç sanmıyorum. Kadınlardaki "karşımdakini değiştireceğim" inancı ne garip ya. Üzerinize böyle sorumluluklar almayı bırakıp kendi hayatınıza bakın. Yalnızlık şu durumdan bin kat daha iyidir.
Geçmiş olsun.
0
mutekebbir
(28.12.24)
İlerlemeyeceksiniz. +1
Adam konfor alanında mutlu, siz onun orada durmasından mutlu değilsiniz. Annelik yapıp adamı istediğiniz sevgiliye dönüşmesi için, sizin istediğiniz hayatı yaşaması için eğitmeye çalışmak yerine yalnız olun daha iyi.
0
kobuzchu kiz
(28.12.24)
Man child deniyor bunlara. Reddit tabiriyle “drop his ass”
0
gabe h coud
(28.12.24)
İlerlemeyeceksiniz +1
Bu adam 40 yaşında gece çocuğu hastalansa acile yetiştirebilecek kapasitede değil. Ben daha fazla zorlamazdım.
0
cilekli pasta
(28.12.24)
nerede yasiyor? belki ehliyete ihtiyac duymadi simdiye kadar?
jan marsalek de 40 yasinda ehliyeti olmadan tüm almanya'yi dolandirip belarus'a uctu oradan da karayoluyla rusya'ya gecti. her sey ehliyet demek degil dklgj
ama plani ne mesela? deadline koysun kendine. erteleme durumu var adamda sanki. bir de kariyeri nasil? belki kariyeriyle ugrasmaktan böyle seylere zaman kalmamistir? ev alacak parasi vardir yani ama secmek zor geliyordur.
0
sonsuz
(28.12.24)
Herkes o kadar dogru yorumlamış o kadar dogru yazmış ki bana hiç bir şey kalmamış. 40 yaşındaki adama siz ilişkide anne rolünü almışssınız. ilerlemez ilerleyeni de hiç görmedim. Ha bu durumdan keyif alan kadınlar da var. devamlı erkege annelik yapan yönlendiren peşinden koşan. böyle bir rolü kendinize tanımlayamıyorsanız size arkasından güle güle demek düşer Bu tip adamlar bir de söz verir düzelecegim der. sonra dönüp dolaşıp bunu da erteler. tam bir kısır döngü
0
limonlu eksi
(28.12.24)
Ehliyeti olmamasi neden bu kadar sorun? Iliskiye baslamadan once araba kullanmayi bilmediginden haberiniz yok muydu? Arabanizi sanayiye neden baskasinin goturmesini bekliyorsunuz? Spora baslamasini istemenizin sebebi bir saglik sorunu oldugunu dusunmeniz mi yoksa rahat rahat oturmasi sizi rahatsiz mi ediyor? Siz bu adama gercekten asik oldugunuzdan emin misiniz?
0
chickentown
(28.12.24)
Bunları yapmaması değil ama net olmaması sorun. 40 yaşında adam ben böyleyim ve bunları yapmak istemiyorum diyebilmeli. O zaman da herkes yoluna gider işte.
0
nhk ni youkosu
(28.12.24)
bahsi geçen arkadaş üşengeç/tembel artık adına her ne diyorsak. geçiştirmek için yapası yoksa da he he diyor işte. çok da kurcalamamak gerek. uymuyorsa, bu tembellik çekilmez durumdaysa uzatmanın manası yok kesin atın.
bana asıl tuhaf gelen, ev-araba ihtiyacı olmasa bir erkek arkadaşa da ihtiyacınız yokmuş :) erkek arkadaş ihtiyacı karşısındaki gerekçeler bunlarsa zaten hiç uğramayın salın gitsin. ayrıca kadınlar neden illa ki birisine ihtiyaç duyuyor bu konuda?
0
yazar yazmaz yazan cakmak
(28.12.24)
merhaba, 40 yaşında ehliyetsizim, araba kullanmayı da bilmiyorum. hiç heves etmedim 0.
Çok terk edildim, ben muhtemelen erkek arkadaşından daha sorumsuzumdur ama hiç bir kız arkadaşım beni kendi kafasına göre spora yazdırmaya kalkıp gitmemek için ileriye atıyorum diye, kendi arabasını kendi sanayiye götürmek zorunda diye beni terk etmedi.
Tamam herkes arabası olmadığından ev almak istemediğinden spora gitmemek istememesinden gömmüş adamı ama istemiyor olamaz mı?
Hiç bi kız arkadaşıma hadi bi spora gitsene sen desem tamam giderim diyerek ileriye atsa demek ki istemiyor derim.
"Sana araba kullanmayı öğretelim dediğimde içten içe amacım sanayiye kendi arabamı kendim götürmemek olsa, kendime "lan ne çıkarcı insanım" derim.
Ayrıl bence. Sizin arabanızı sizin için sanayiye götürmek isteyen, siz istiyosun diye spora gidecek birini bulursunuz.
0
libertine
(28.12.24)
ehliyet üzerinden çok giydirmişsiniz adama ama belki bu adamın hiç araba alacak durumu olmadı ya da ailesinde hiç araba olmadı. ben öyle olduğum için 31 yaşında yeni yazıldım kursa:( açıkçası hiç alasım yok çünkü araba alma ihtimalim sıfır. böyle bir durum da olabilir.
0
nothing in my way
(28.12.24)
Pardon siz annesi misiniz bu çocuğun?
0
Zetnikov
(28.12.24)
ona annelik yapmayı bırakırsan ilerlersiniz belki.
0
mathilda.may
(28.12.24)
ilerleyecek bir şey yok. içinde varsa vardır yoksa yoktur sen EVİNİN DİREĞİNİ/REİS'ini arıyorsun gel itiraf et.
0
deranzo1
(28.12.24)
ne araba merakıymış. benim ehliyetim var ama hiç araba kullanmadım. araba kullanmaktanda haz etmem. pederde araba var ama bir kere bile alıp kullanmadım. sevgilimin arabası vardı o gelir beni alırdı. devamlı sağ koltukta oturdum. ne var bunda. bence ayrıl en azından adam kurtulsun senden.
0
my fault
(28.12.24)
terk et
0
Yılmaz920
(28.12.24)
"40 yaşında ama ehliyetini bile almamış. Araba sürmeyi de bilmiyor."
Bunda ne var ki ? Benim durumum da aynı, konfor alanıyla vs ne alakası var ?
0
feastofthedamned
(28.12.24)
kendi istemedikçe bu durum değişmez. annesiyle olan ilişkisini gözden geçirmesi gerekiyor.
0
orpheus
(29.12.24)
"Evi ben alacaksam, arabayla olan her işi ben halledeceksem, arabamı sanayiye ben götürüceksem, her şeyi kendim halledeceksem hayatımda bu adama ne gerek var?"
Şu cümlenin çirkinliğine bak. Bence sen kendine bir köle ya da hizmetçi bul.
0
dedeminhirkasi
(29.12.24)
anladığım kadarı ile araba sizin, o halde sorumluluğu da sizin, kendi arabanı kendin sanayiye götüremeyeceksen, o arabaya sahip olmayacaksın. keyfini ben çıkartayım ama sorumluluğu başkasında olsun, o iş öyle olmaz.
yardımcı olsun istiyorsan da o iş ehliyet sahibi olmakla olmaz.
ev konusun da adam haklı, daha hukuki bir bağlayıcılığınız yok, ortak ev aldınız daha sonra allah korusun birinize bişi oldu, vefat etti, miras konusu nasıl olacak?
ayrıldınız, biriniz çirkefleşti (sen yada karşı taraf) birbirinizden nasıl korunacaksınız? geldi seni tehdit etti, dövdü sövdü elinden almaya, çökmeye kalktı nasıl olacak?
ev alabilecek kendine ait bir miktar para varsa mutlaka kendi evini kendin al, hatta evlenmeden al, olurda ayrılırsanız yıllarca verdiğin emek hiç olmasın. evlilikten sonra edinilen mallar ortaktır hikayesi ile. yarın öbürgün evlenirsin, adam sattırmaya kalkar falan sakın satma, senin geleceğin o ev. adama bişi olsa ne yapacaksın?
romantizm bir hayal ürünüdür, adı üstünde roman, hikaye masal, birilerinin kağıt kalem ile uydurduğu şeyler, gerçekler acıtır.
0
selam
(29.12.24)
Uyumlu değilsiniz. Birbirinizi çok üzmeden herkesin kendi yoluna bakmasını öneririm.
Soruya yanıt:ilerlemeyecek
0
Dudarmon
(29.12.24)
sevgiliyle ortak ev almak, hele böyle anlaşamadığınız biriyle, çok yanlış.
0
parka
(29.12.24)
adam halinden memnun. sen onun halinden memnun değilsen ayrılırsın. adamı kötülemeyi bırak. belki de konfor alanından çıkamayan sensin. şikayet ederek kendini rahatlatıyorsun, suçu başkasına atıyorsun.
0
abelardo
(29.12.24)
Adamda pek bir anormallik göremedim ama siz kesinlikle normal gibi görünmüyorsunuz. Açalım;
- Herkes araba kullanmak zorunda değil, dolayısıyla ehliyet almak zorunda da olunmuyor. Araba kullanma hadisesinden zerre hoşlanmıyor olabilir, ölüm korkusu kaynaklı (kazada kendinin ölümü veya birini öldürme korkusu) araba kullanma fobisi olabilir. Kime ne? 40 yaşında bir adamı anası gibi ehliyet kursuna YAZDIRIYORSUNUZ, saçmalık.
- "Spora başla diyorum" - Sebep? Niye diyorsunuz? Yine adamın kendisinin gerekli görmediği bir şeyi ona yaptırmaya çalışmanız, bunu talep etmeniz saçma.
- Evli falan olmadığınız, hele de belli ki burada bu duyuruyu açacak kadar şikayetçi olduğunuz türde bir insanla birlikte ev alma projesi de aşırı alakasız bir şey.
- "arabamı sanayiye ben götürüceksem" diye dertlenmeniz ise ayrı bir bozukluk türü. Tabii ki kendi arabanı sanayiye kendin götüreceksin, sevgili değil de getir götürcü aranıyorsa o başka mesela tabii.
Kısacası ben adamı Allah kurtarsın diyorum, salın bence. Sunduğunuz küçük resim, büyük resmi görmeye yetti.
0
jonas
(29.12.24)
Bence evlat edin bu abiyi. Kendisine annelik yapasın var çünkü o belli.
0
burnley
(30.12.24)
ehliyet almanın arabayla ve maddi durumla alakası yok ki?
ben üniversite öğrencisiyken almıştım.
ileride araba alırım diye değil, bir gün araç kullanmamı gerektiren bir işe başvurmam gerekirse ve ilan şartları arasında ehliyet gerekliliği varsa önden hazır olması için.
bunun dışında bir gün acil araç kullanmayı gerektirecek bir durum olabilir. sırf bunun için bile alınır.
erkeğin ehliyetsiz oluşu bir red flag bence. mesele araba almak değil.
38 yaşında bir y kuşağıyım. Ne zaman kardeşimi,benden küçük kuzenimi arasam abi çok yoğunum, çok yorgunum vb. Ulan akşama kadar kendini kesen, uyuşturucu için her türlü zirzopla uğraşan ben. Bir kere bile ağlanmadım.Kardeşim 90lı kuzen 93lü. Ben 90 2000 arası doğan y kuşağının pragmatist ve çıkarcı
38 yaşında bir y kuşağıyım. Ne zaman kardeşimi,benden küçük kuzenimi arasam abi çok yoğunum, çok yorgunum vb. Ulan akşama kadar kendini kesen, uyuşturucu için her türlü zirzopla uğraşan ben. Bir kere bile ağlanmadım. Kardeşim 90lı kuzen 93lü. Ben 90 2000 arası doğan y kuşağının pragmatist ve çıkarcı olduğunu düşünüyorum. Fazla etiketlemeli ve önyargılı oldu ama azcık doğru değil mi?
0
mikahakkinen (27.12.24)
Yazdığınız kadarıyla buradan bakınca siz de onlar gibi duruyorsunuz aslında, yani iş hayatınızdan şikayetçi gibisiniz. Sadece bunu çevrenize çok açık etmiyormuşsunuz.
Olay ne bilmiyorum ancak birinin iş hayatından çok da mutlu olmadığını, yorulduğunu söylemesi çıkarcılık ve pragmatizmle çok ilgili durmuyor. Bir şeyler anlatmak istemişsiniz ama tam açıklayamamışsınız gibi.
0
akhenaten
(27.12.24)
Yakın geçmişte 23 yıldır kanka dediğim şahıs bana kaç defadır attığım mesajlara en ufak bir etkileşim dahi vermemesini bahsettiğin yoğunluk, mobbing ve hastalık ile açıkladı.
Tuvalete giderken eline telefonu alamazmış, iki satır mesaj yazamazmış, çok yoruluyormuş mesaj yazmaktan. Sesli mesaj da gönderemezmiş, yoğunmuş. Bu 81'li.
Yoğunlarmış baksana. Ülkeyi kurtarıyorlar, her biri birer Salih Bozok, birer Kazım Karabekir.
0
muhayyer divan
(27.12.24)
@akhnaten çok detaylı yazmak istesem yazardım benim işle alakalı bir sorunum yok, olsa verirdim. Siz de 90 sonrası doğumlusunuz galiba. Anlatmak istediğim @muhayyer divanın anlattığı herhangi bir durumda her şeye bir mazeret bulmaları.
0
🌸mikahakkinen
(27.12.24)
yoğun/yorgun diye şikayet etmekle pragmatist/çıkarcı olmak çok korele gelmedi bana. Keyif pezevengi, tembel, rahatına düşkün diye şikayet etseniz haklılığınız tartışılabilirdi de bu iki olgu arasında bir ilişki göremedim.
Bu tarz şeyleri nesle bağlamak da bana çok makul gelmiyor. Herkes benzer oranda çıkarcı bana kalırsa.
Ayrıca insanları niye durduk yere sohbet için arıyorsunuz? Öncesinde mesaj atıp müsait misin diyor musunuz? Aile üyesi de olsa birini sohbet/muhabbet için aramadan önce mesaj atmak lazım bence müsait mi değil mi diye? Ha arayıp bi şey rica ediyorsanız da o sırada gerçekten yoğunlardır yapamıyorlardır belki sizin ricanızı. Bağlamı bu açıdan da anlamadım.
0
nundu
(27.12.24)
Abi jenerasyon eleştirisi dünyanın her ülkesinde her jenerasyon tarafından yapilir. Yüzde yüz eminim ki senden önceki jenerasyon da seninki için aynısını dedi.
Ahanda taa milattan önce hesiod; I see no hope for the future of our people if they are dependent on frivolous youth of today, for certainly all youth are reckless beyond words.
Kısacası böyle düşünen ne ilk ne sonsun abi. Senin üst jenerasyon da aynısını seninki için dedi, ondan önceki de onlar için.
0
logisticsmanager
(27.12.24)
Bu arada şunu da ekleyeceğim; isinizin zorluğunu söyleyip ben hiç sikayet etmem diyorsunuz.
Abi bu muhabbete girersen zaten kimse şikayet edemez. Misal maden işçisi edebilir mi? Itfaiyeci? Peki misal bim'de çalışan asgari ücretli? Yani kimin neye göre şikayet edip, yorgun olup olmayacağını kim belirliyor?
Ayni anda hem jenerasyon eleştirisi hem de kişilerin işinin aslında o kadar şikayet edilmeyi gerektirmeyen işler olduğu belirtmissiniz. Bu muhabbeti sosyal medyada falan trilyon kere görüyoruz.
Misal benim işimi söylesem ona da şikayet etmeye hakkın yok dersiniz kesin. Jenerasyon olarak da sizin bahsettiğiniz jenerasyondanim.
Bu arada Türkiye'de çalışan gençlerin hakki var +1. Üç kuruş paraya hiçbir gelecek umudu olmadan, bir konsol almak için 1 aylık maaş verecek hale gelmiş kişilerin, tazminatlari falan üç kuruş olmuş kişilerin hakkı var yani.
Anneme de misal yorgunum diyemem çünkü anlamıyor. Aksine buradaki neredeyse annem yaşındaki çalışma arkadaslarimsa çok çalışıyorsun bak dikkat falan şeyinde. Çünkü yetiştikleri ortam, ülke farklı. Yani bu tam jenerasyon işi de değil yetişme olayı. Türkiye'nin güzel zamanını görüp şimdi yetişkin olanlar "bu ne lan" diyor. Türkiye'nin rezil zamanını görüp sonra iyi zamanında kendine ev, araba alanlar "şikayet etmeyin lan tembeller" diyor.
0
logisticsmanager
(27.12.24)
Erkek arkadasım komiser ama allahtan halden anlayan insanmıs diyorum simdi.
Herkesin işi, hayatı kendine göre yoğun ve stresli. Bunu bir şeye göre mukayese edemezsiniz.
0
jazzabel
(27.12.24)
Ben de bağlamı anlamadım. Aradığınızda nasıl bir konuşma geçiyor ki aranızda? Niye onların aramadığını mı soruyorsunuz? Birlikte bir şey yapmak mı istiyorunuz? Ben telefonda laklak sevmem mesela. Topla çantanı İstanbul'dan Kars'a yürüyeceğiz deseniz tamam derim; ama telefonda niye arayıp sormuyorsun muhabbetini hiç çekemem. Sohbet etmek isteyen zaman ayırıp yüz yüze görüşmek için fırsat yaratsın bir zahmet. Sizden 'yaşlıyım.'
0
auroraaurora
(27.12.24)
Sana katılıyorum.
Öncelikleri başka olan insanların kıçından uydurduğu bahane
0
gilbeys
(27.12.24)
Çoğu kişiyle yan yana olsakta gerçekte onlarla bir iletişimimiz kalmamıştır.
Evet, bir nesil var ki nefslerinin istediği her şeyi tatlı/hoş sanıyorlar. Alış verişlerindeki dengesizlikler, israf, günlük yaşama, - bana ne yaae gibi sözler ... onları en iyi anlatan örneklerden .
0
diyecevaplandı
(27.12.24)
Yoğunum diyorsa aklına başka bahane gelmemiştir. Sizinle görüşmek istemiyorlardır. hele mesaja cevap yazamayacak kadar yoğunum diyorsa, görüşmemeyi yüzünüze söylemek istemediği için diyordur.
0
durbidakka
(27.12.24)
genc onlar ya :)
0
sonsuz
(27.12.24)
İnsanları bu şekilde değerlendirmemeliyiz bence. Bana göre 5 birimlik bir iş basit hemen çözülüp devam edilebilecek bir işken başka biri bu 5 birimlik işi çok yoğun yaşayabilir, üzerindeki etkisi daha farklı olabilir. Bize daha basit gelen şeyler başkalarına ağır gelebilir. Bir işle uğraşırken sadece ona konsantre olmak isteyebilirler. Belki de o an sizinle konuşmak için havasında değildir ve yoğunum deyip geçiştiriyordur bu da olabilir.
Bir de insanlarda maalesef "en yoğun benim", "benim işim en zor" gibi bir algı var. Böyle bir şey yok size öyle geliyor sadece. Bana da sorsan ben olmasam dükkan batar öyle önemli iş yapıyorum :) Ama gerçeğe bakarsan benden önce de var olan ben gitsem de bir şekilde var olabilecek bir şirketteyim yani yok öyle bir dünya.
0
mutekebbir
(27.12.24)
92liyim ve dün bütün işlerimin yanı sıra, bir butonun rengini 70 kere değiştirten bir patronun hem istediklerini yapmakla, hem de kendisine laf anlatmaya çalışmakla geçti bütün günüm. Mesai bittiğinde fiziksel bir iş yapmış olmamama rağmen pertim çıkmış durumdaydı. Aldığım maaşın yarısından fazlası, beni istediği zaman evden çıkarabilecek ya da en azından bunun için uğraşabilecek bir başka insanın evine kira ödemeye gidiyor. Para biriktirip ev, araba almak gibi bir şansım yok. Tırto bir yıllık izne çıkmak için bile yasal hakkımı kullanmak istediğimde "5 gün üstüste izin yapmak biraz fazla ama ne yapalım ya neyse :s" diye trip vari bir karşılık alıyorum. Bir tatile çıkarsam önümüzdeki 3 ay boyunca ekonomik olarak düzelemeyeceğimi bildiğim için bu beş günü evde geçireceğim.
Ne yapacağım mesela biliyor musun? Evde boş boş yatacağım. Tavanı izleyeceğim. Ekran görmek istemiyorum, telefon dahi almayacağım elime. Boş beleş mevzular için arayanlara da yoğunum, çok yorgunum diye ağlanacağım. Ve bu beni çıkarcı ya da pragmatist yapmayacak. Emekli olduğunda alacağı maaşla hayatta kalamayacağını bilen, hayata karşı umudunu çoktan kaybetmiş depresif, mutsuz, anlaşılmayan bir insan yapacak.
0
nolmus yani
(27.12.24)
biriyle konusmak veya bulusmak konusunda cok istekli olmadiginda soylenecek en mantikli sey cok mesgulum zamanim yok falandir. bunu drama queen'lige baglamaya gerek yok. hele ki kusaklarla hicbir ilgisi yok.
0
bohr atom modeli
(27.12.24)
Yaw yalan inanma 24 saat ellerinde telefon var. Benimde cevremde boyle tip cok hatta en son bi arkadasim vardi cok yogunum falan diyen sana suprizim var dedim kamera ac meraktan acti bi baktim oyun oynuyor yalanini s....ktigim.
Inanma yalanci hepsi bu tipler isi dusmeden de aramazlar.
Sor bakalim wc ye gitmiyor mu tv izlemiyor mu yemek yemiyor mu ne yogunuymus seninle gorusmek istemiyorlar iste
0
Zetnikov
(27.12.24)
sorun yoğunluk oladabilir olmayadabilir ama asıl sorun sosyal pil. hem de telefonla iletişim aşırı zor. diyalog kurmak yerine reels linki atma iletişimini tercih ediyoruz
Sizde -de leri - da lari ayrı ya da bitişik yapmayanlara takılıyor musunuz
sonhakan
Adam bir sayfa yazı yazmış Biri de altına şurada de ayrı olacak. Diye Yorum yapıyor. Yazıda sosyal mecrada... Ya konuyu anlayabiliyorsan geç git. Ne takıliyon de ye da ya. Var böyle çok fazla buna takıntılı olan. Ben de bu takintililara takıntılıyım. Olay sosyal mecrada geçiyor Artık millet emojiler
Adam bir sayfa yazı yazmış Biri de altına şurada de ayrı olacak. Diye Yorum yapıyor. Yazıda sosyal mecrada... Ya konuyu anlayabiliyorsan geç git. Ne takıliyon de ye da ya. Var böyle çok fazla buna takıntılı olan. Ben de bu takintililara takıntılıyım. Olay sosyal mecrada geçiyor Artık millet emojilerle anlaşılıyor de ve da ya takmak nedir. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Nit: Dikkat -de ve -da ayırma hatası çikabilir
0
sonhakan (27.12.24)
takılıyorum ama yorum yapmıyorum.
0
inheritance
(27.12.24)
de lere hiç mi hiç takılmıyorum ama miğde böğrek falan diyenlere tiltim. "ya da" yı bitişik "veya" yı ayrı yazanlara uyuz olmak içinde hayat çok kısa.
0
eja
(27.12.24)
Abi merhaba, o takıntılı olduğun insan tipi benim, bitişik yazanlara ayar oluyorum, çoğunlukla düzeltiyorum, kurumsal hesap flnsa zerre ciddiye almıyorum sattığı ürünü, verdiği servisi. Bunu yapan CEO gördü bu gözler, gerçi CEO dediğim hayvan gibi zengin patron işte.
Mantığım şu, bu ayrı ya da bitişik yazılma olayı ilkokulda verilen çok temel bir eğitim. yani nasıl diyeyim 4 işlem gibi bi' şey yani. Bir insan bunu düzgün yapamıyorsa sıkıntı var, sıkıntı büyük.
Eyyorlamam bu kadar hocam, amacım tartışmak değil, kendi açımdan olayı izah etmek.
0
kumandanim
(27.12.24)
Temel eğitimi almış herkes de/da/ki nerede nasıl yazılmalı gerekir bilmeli. Üst düzey beceri, zeka gerektiren bir durum değil. Takılıyorum, bu hataları yapan kişileri ciddiye de alamıyorum. Yorum yazmam. Sadece emojilerle anlaşmak da mağara resimlerini çağrıştırıyor.
0
asteriks
(27.12.24)
Çok takmıyorum eğer ciddi bir yazı değilse
0
wd40
(27.12.24)
Evet, takıyorum. Bunu beceremelen yazı yazmaya kalkmasın. Akademisyan olmak için türkçe baraj şartı getirilsin, 90 alamayan akademik kadronun rüyasını bile göremesin
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(27.12.24)
öncelikle "yazı DA sosyal mecrada" olacak... şaka şaka:D
bahsettiğin tip kısmen benim, lakin düzeltmem ama bu şekilde yazanı ciddiye almam. bu konuda @kumandanim ile %200 aynı fikirdeyim. yani bu kadar basit bir şeyi bile öğrenemediyse zekasında bir problem vardır ya da bildiği halde düzgün yazmaya gerek görmüyorsa ciddiyetsiz ve özensiz biridir, ikisiyle işim olmaz. bonus olarak herkeZ ve şarZ yazanlar hakkında da iki çift lafım var ama soruda geçmediği için başka zamana saklıyorum.
@kullanicadi, 10'da 10 doğru ve üstüne 72 saniye arttırdım ^_^
0
halanne
(27.12.24)
türkçe en hassas olduğum konu. burada sözlük'ten gelen bir kültür sebebiyle, bilgisayardan giriş yapmışken küçük harflerle yazıyorum.
onun haricinde her yerde (kişisel yazışmalarım, iş yazışmalarım da dahil buna) tüm imla kurallarına dikkat ederek yazar, dilimizi katleden her türlü yapı/kelime seçiminden kaçınır ve kullananları kendi çapımda, karşımdakiyle olan ilişkime ya da iletişim sebebine göre içimden ya da dışımdan eleştiririm, ayıplarım.
karşımdakinin silahı olmasa da aşağıdaki gibi "harika" şekilde yazarak beni öldürebilir:
-keşke bende gelseydimde size katılsaydım (kötü) -senin anahtarlığın ben de, benim anahtarım sen de kalmış (daha da kötü) -bizimle çalışmak istermisiniz? -bişi diycem -download/check/change/konfirme etmek -post/story atmak -çok da big deal değil abi -bunu çalıştıracak bir app/aplikasyon/application var mı? -günün sonunda (beyefendi/hanımefendi, "at the end of the day"in doğrudan kelimesi kelimesine çevrilerek bir garabete dönüştürülmesinden bihaber) -miğde, mebla (yerini bir türlü bulamamış, tutunamamış bir ğ harfi görünce üzülüyorum) -yanlız/yalnış
bu liste uzayıp gidiyor ama anlamadığım şey şu; e-posta ortamından tutun telefona kadar hepsi ama hepsi de kullanılan dilin otomatik düzeltmesini yapıyor, doğrusunu öneriyor ve sen hala onu takmıyorsun. mesela şu cevabı yazana kadar chrome örnek olarak verdiğim cümlelerde veya kelimelerde ne kadar yanlış yaptıysam hepsini de kırmızıyla çizmiş, bana diyor ki "bak, bu kelimelerde bir yanlışlık var, düzelt istersen :)" bu kadar uyarıya, göstergeye rağmen yanlış yapmak bilinçli bir umursamazlıktan başka bir şey değil.
0
m e b
(27.12.24)
Keşke herkes takılsa. De/da'lar, ki'ler, kelimelerin doğru yazılışı, doğru imlâlar derken hoş göre göre bugün artık düzgün cümle kurup kurmadığıyla ilgilenmeyen yığınlar var. Resmen yığın, evet.
Kendi kurguladığı cümleden çıkan anlamı önemsemiyor, diyor ki "anlaşılıyor işte o şekilde anla" ne güzel dünya... Sen anlaşılmak için çabalama ama ben seni senin istediğin anlamda anlamak zorundayım...
Bütün bunlar hep yapılan dil hatalarını önemsememekten, hatalı öğretimi denetlememekten, bir anadil hassasiyet ve saygı çerçevesi oluşturmamaktan kaynaklanıyor. Dünyanın en güçlü ülkesi olabilecekken başkalarının kelimelerini 100'er 100'er kabul ediyoruz, halbuki birileri kendi diline çok itina ve itibar ediyor, bu konuda faşizm noktasındalar filan.
Biz ikaz edince oovvv sen kimsin edebiyat yapmıyoruz resmî yazışma yapmıyoruz tepkileri. Zihinlerimiz, soyut kimliğimiz elimizden alınıyor ve biz sırf önemsemeyişimizden öğrenmeyi reddederek bu olanları seyrediyoruz sadece.
Evet kızıyorum, gördüğüm yerde de musallat oluyorum. Bir yığın yorum geliyor bazen dalaşıyorum bazen kıçıma bile saymıyorum. Ben ne yapayım başka? Ne yapayım?? Oturup ders verecek halim yok.
0
muhayyer divan
(27.12.24)
O kişiyi ciddiye almıyorum ama tepki göstermem.
0
gabe h coud
(27.12.24)
Evet hoşlanmam ama Grammer Nazi de olmam, hatta hayattaki tek başarısı -de'yi -da'yı doğru kullanmak olduğu için buna takılıp tepki gösteren insanlar daha beter ruh hastası, ezik ve toksik gibi geliyor bana, o nedenle hatalı kullanan insanlar o kadar da rahatsız edici hissettirmiyor.
0
Bir ben var benden şurada
(27.12.24)
Diğer taraf takılmış ki yazım hatası yapmış. Ben takılmam, fakat takabilirim. O da ciddiye alırsam.
0
osssy
(27.12.24)
gidip de uyarmam ya da cevap olarak yazmam ancak fark ederim ve bunu ayrı yazmayanın diğer pek çok konuda nasıl bir tutumu olduğuyla ilgili aklımda az çok bir fikir oluşturur.
0
chaos moleculaire
(27.12.24)
Çok önemserim, yazım hataları benim için önemlidir. Ama paylaşımın altına da yazmam burada bu olacaktı diye. Mesajlaşırken de uyarmam karşımdakini ama gözümden düşer.
0
mutekebbir
(27.12.24)
Eğitim sistemimiz kötü. Arkadaşlarım dışında pek de takılıp laf etmiyorum ama ciddi alamıyorum. Bir de bunun "bağlaç olan de" hakkında konuşurken "-de" diyenleri var. "Ayrı yazılan de" muhabbetindeki gibi kısmi öğrenmiş kişiler bu ikisi. İnsanların dilini konuşabilmesi önemli.
Hatalar yapılabilir fakat "sosyal medyada yazıyorum ya. hızlı yazıyorum ya" vs. gibi şeylerin arkasına sığınıp bağlaç ve isim hal eki arasındaki ayrımı beceremediğini ya da öğrenemediğini gizlemeye çalışan köylü kurnazlarına ayar oluyorum. Bilmiyorum de işte. Çıksın ağzından şu kelime. Şansa bak sosyal medyada yazarken ya da hızlı yazarken hata yapılan yer %90 "de" ve "ki" bağlaçları ama "ve" bağlacı değil. Bak sen şu işe. Hızlı yazım sırasında dikkat etmediği için her cümlesinde "ve" bağlacını yapıştıranı görmedim. Demek ki kıvırmamak lazım. Ben kıvırma konusundan rahatsızım.
0
nawar
(27.12.24)
Bu kadar takıntılı olacağını hiç tahmin etmezdim. Takıntı diyorum zira yazinin içeriğini bırakıp de da ayrımını daha çok önemsemek bir tür takıntı olmalı. Evet bir hatadır olmasa iyidir . Ama defterden silerim zekasından şüphe duyarım deyince de ben yazıyı anlayamamış buna takıyor derim Zira ben bir yazıyı okurken anlam kayması yaşamadığım sürece ( ki bu yazının akışı ile alakalı aynı zamanda) doğru mu kullanılmış yanlış mı kullanılmış farketetmem bile. Bunun için yazıyı bu gözle tekrar okumam gerek. Tekrar ediyorum evet de ve da ayırımini doğru yapmak gerek ama bunu yazının bütününü yok sayarım demek hani Einstein nin formüllerini tahta da gösterip abi paydalari eşitledi mi diyen adama benzetiyorum. Bence asıl cahillik burada
0
🌸sonhakan
(27.12.24)
hem de nasıl!!! yorum yapmıyorum.
bu takıntımın altında KONFİÇYÜS (editledim) "bir ulusu yok etmek istiyorsan önce dilini bozacaksın" cümlesi geliyor., sonrasında da her sabah içtiğim ant, Atatürk'e verdiğim yemin.
sen bu ülkenin vatandaşı olarak bu ülkenin dilini doğru kullanamıyorsan bir sorun var demektir. özellikle de öğretmenlerin bunu yapıyor olması daha da üzücü.
ayrıca ben anlamıyorum ilk okuduğumda ne demek istendiğini. birkaç kere okumak zorunda kalınca da okumuyorum.
hemen sosyal sınıflandırma yapıyorum ve yanılmıyorum maalesef. "iyi bir eğitim, öğretim hayatı olmamış" diyorum.
sevgili seçerken de bu kriteri kullanıyorum. arkadaşlıklarımı ve tanışıklıklarımı bile buna göre düzenliyorum. Basit iki üç kuralı günlük hayatına uyarlayamayan insanın kendine ve vatanına katkısı ne kadar olabilir?
o kadar basit ki bir de bu kurallar.
"ya da" ayrı yazamıyorsan veya kullan. her şey ayrı yazılır. de ve da'yı ayırmak için de, "bu bende var" "bende de var" otur düşün ve kaliteni yükselt.
o kadar abartanlar var ki ciğerim dağlanıyor.
yapmayın kuzum. 1980'ler trt arşivlerinde köylü çocuklarla yapılan röportajları seyretseniz kalite ile ne demek istediğimi anlarsınız belki.
çok üzücü maalesef. çok takılıyorum. esefle de kınıyorum.
0
mathilda.may
(27.12.24)
Bu konu en az 15 sene okulda öğretilmiş. Hala anlamamışsa öyle adamın ben amına koyim. Ne mesleki bilgisine, ne de yaptığı işe güvenirim. Basit bir kuralı öğrenemeyen adam üniversitede dinlediği dersi mi öğrenecek? Yazarken dikkat etmeyen adam, yaptığı işte mi dikkatli olacak?
0
nickini vermek istemeyen uye
(27.12.24)
eğer başkasının yazdığı şeyin imlasını eleştiren biriyse cevap veririm ama onun dışında evet takılıyorum ama bir şey demiyorum, Allah'ından bulsun :)
0
matilda
(27.12.24)
Günlük hayatta imla kurallarına (bir iki bilinçli istisna hariç) uyarak yazı yazarım. İstisnalarım da ağabey/bayağı yerine abi/baya yazmak gibi ufak aykırılıklar :d Mobilde yazarken bile typo yaptığımı fark edersem mesajı atmadan düzeltip öyle atarım. Bunu dil kutsaliyetinden yapmıyorum, dili korumak, onu kutsal olarak görmek, gereksiz anlamlar yüklemek bana çok mantıklı ve anlamlı gelmiyor sadece kendime ve karşımdakine saygımdan hoşuma gidiyor bu kurallara uymak.
Ha ama mesela @m e b'in verdiği örneklerden bazılarını yaparım. Türkçe cümlenin içine yeri geldiğinde İngilizce kelime katarım, post atmak gibi modern tamlamaları kullanırım. Bunların dile zarar verdiğini düşünmüyorum. Okt*y Sin*noğluculuk oynamaya gerek yok. Dilimizi koruyalım gibi ne anlama geldiği zerre belli olmayan tabirlerle dövünmek de gereksiz. Dil canlı organizma olarak kendi yolunu bulur zaten, korumak onu zaman içinde dondurmak olmamalı.
Soruya asıl cevap; bağlaç/edatları yanlış kullanan, çok bariz yazım hataları yapan kişiler görünce kişinin pozisyonuna da bağlı şekilde belli bir miktar sinir oluyorum ama yüzüne vurmam, ad hominem yapmaya gerek yok.
0
nundu
(27.12.24)
takiliyorum, bu kadar basit bir kurali hala ogrenemeyen de gitsin dumanla haberlessin. konuyu da anlamiyorum ayrica.
0
bay b
(27.12.24)
@ sonhakan;
" Zira ben bir yazıyı okurken anlam kayması yaşamadığım sürece ( ki bu yazının akışı ile alakalı aynı zamanda) doğru mu kullanılmış yanlış mı kullanılmış farketetmem bile. Bunun için yazıyı bu gözle tekrar okumam gerek. "
fark burda hocam, ben ilk okuduğumda hiç çaba sarfetmeden bu işte bi terslik var diyorum yanlış yazılmışsa yani direkt olarak gözüme çarpıyor hata.
Siz bunu normal şekilde okurken farketmiyorsunuz, ben normal şekilde okurken hiç çaba sarfetmeden gözüme çarpıyor, samimiyetle söylüyorum, şekil olsun diye değil.
Yeni yılda hayatınızı kolaylaştıracak kararlarınız?
sekizdokuzon
Ben işe yakın bir yere taşınıyorum. Hayat kalitem üç beş kat artacak. Siz nasıl kararlar aldınız?Şimdiden iyi seneler.
Ben işe yakın bir yere taşınıyorum. Hayat kalitem üç beş kat artacak.
Siz nasıl kararlar aldınız?
Şimdiden iyi seneler.
0
sekizdokuzon (26.12.24)
2025 Kararlarım; -Daha az kahve - daha çok su -Daha az alkol - daha çok su -Dışarıda yemeyi minimuma indir -Mardin'e git
İyi seneler.
0
mutekebbir
(26.12.24)
Bir, barı açıyorum; iki, Ayla'yla aramı düzeltiyorum; üç, babamı da yanıma alıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(26.12.24)
Arkadaşımı hayatımdan çıkardım. Mutluyum.
0
Kahvedesu
(26.12.24)
kilo vermek. çok şiştim:(
0
nothing in my way
(26.12.24)
gayrı yolundan sapanı, yola getirmeyeceğim. verimsiz herşeyden vazgeçiş, iş'im bile olsa. diş doktorumun miadı doldu. operasyon biter bitmez. göte göt diyecektim ama bu yeni yıla kalmadı. oyun oynayanlardan da uzak duruyorum.
0
baldan kaymak
(26.12.24)
28 senelik ticari hayatımi bırakıyorum
Yurtdışı vatandaslik alıyorum
Eksisozlugu azaltmaya çalışacağım
0
alimcgraw
(26.12.24)
Ispanyolcayi tamamlamama az kaldi kursa baslicam tekrar sonra cince ogrenicem final yapicam baska da dil ogrenmem
Henüz kayıp olarak bildirmedim, öyle olunca sistem kartı direkt kapatıyor. Herhangi bir hareket de olmamış kartta, uygulamada görüyorum. Yeni kart çıkartırken eski kartın bakiyesini ona aktarabilir miyim? Bunu yaptırabilen var mı? 153 ve bizzat kayıp eşyadaki yetkililer direkt kayıp olarak bildirip
Henüz kayıp olarak bildirmedim, öyle olunca sistem kartı direkt kapatıyor. Herhangi bir hareket de olmamış kartta, uygulamada görüyorum.
Yeni kart çıkartırken eski kartın bakiyesini ona aktarabilir miyim? Bunu yaptırabilen var mı?
153 ve bizzat kayıp eşyadaki yetkililer direkt kayıp olarak bildirip kartı tamamen kapattıralım dedi ve sorumu pek yanıtlamadı. Yeni kart çıkartabileceğim Beyaz Masa şubesine gideceğim yarın ama yine de bugünden sormak istedim.
0
moonie (24.12.24)
Bildiğim kadarıyla bakiye aktarımları Gayrettepe ve Karaköy’deki merkezlerde yapılıyor. Geç olmadan gidin yardımcı olurlar memurlar gayet ilgililer.
0
mutekebbir
(24.12.24)
Muhtemelen yaparlar. Zamaninda buna benzer karmaşıklıkta bir işlemim olmuştu. Karaköy akbil merkezi mi neydi kolayca halletmişlerdi.
0
WithWorth
(24.12.24)
kart basılan tüm merkezlerde aktarma yapılmıyor. kadıköyde de otobüs peronlarının oradaki yerde yapılıyor.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(25.12.24)
ben yakın zamanda kaybedip yeni kart çıkardım, kartı çıkardığım yerde değil de 153'ü arayıp aktarım yaptırdım. Hatta yükleme talimatım vardı yüklenmemiş, onu da aktardı.
Yılbaşı amaçlı çocuklara vermek üzere hediye almak istiyorum. Birçok kişiye alacağım için aşırı pahalı olmasın ama çocukların da ilgisini çeksin istiyorum. Yaş aralığı 12-14. İlginç her türlü fikre açığım. Link de bırakabilirseniz sevinirim.
Yılbaşı amaçlı çocuklara vermek üzere hediye almak istiyorum. Birçok kişiye alacağım için aşırı pahalı olmasın ama çocukların da ilgisini çeksin istiyorum. Yaş aralığı 12-14. İlginç her türlü fikre açığım. Link de bırakabilirseniz sevinirim.
sevdiği çizgi film karakterlerinin figürü olabilir. diecast arabalar olabilir.
0
kesmekes laleler
(24.12.24)
Oğlumun okulunda çekiliş yapılmış. Bugün yaşadığım yerin en büyük ve tek oyıncakcısından ışıklı yoyo aldık 100 liraya. Büyük şehirlerde daha uyguna bulunup, toplu alımla fiyat düşürülebilir.kız-erkek ayırmaz yoyo
Bir insandan hoşlanmaya başlamak onunla ilgili fikirlerinizi ne ölçüde
sekizdokuzon
değiştirir? Önceleri yavan, sıradan ve sıkıcı gelen halleri keskin bir dönüşle sevimli, çocuksu, iyi niyetliye dönüşebilir mi? Teşekkür ederim.
değiştirir?
Önceleri yavan, sıradan ve sıkıcı gelen halleri keskin bir dönüşle sevimli, çocuksu, iyi niyetliye dönüşebilir mi?
Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon (24.12.24)
benim fikrimce dönüşmeden hoşlanılamaz zaten. sıralama bana ters geldi. önce dönüşür sonra hoşlanırsın :) sıradan sıkıcı yavan ama tipi güzel herhalde? hoşlanacağım sonra da sevimli iyi niyetli olacak?
zaten yavan sıkıcı ve sıradanın karşıtı şeyler de değil saydıklarınız. Siz o taraflarına odaklanacaksınız sanırım. Sevimli çocuksu iyi niyetli ye dönüşebilir evet ama sıradan sıkıcı ve yavan olmaya da devam eder. BENCE
0
a perfect lie
(24.12.24)
Ben böyle bir şey hiç yaşamadım, yani hareketleri yavan ve sıkıcı gelen ilgimi çekmeyen birinin sonradan ilgimi çektiği olmadı :D Belki o kadar uğraşmaya değer bir insan değilimdir ve kimse kasmamıştır benim için bu kadar. E zaten yavan gördüğüm için ben de uğraşmamışımdır.
Ama şöyle kafada kurup oynata basınca evet öylesine biri bir şekilde becerip hislerimi değiştirmeyi başarabilseydi büyük ihtimalle farklı bakmaya başlardım. Yani olayın özü bu değil mi zaten ki.
0
akhenaten
(24.12.24)
Fiziksel olarak da çok çekici bulmuyorum ama artık birlikte çok vakit geçirmekten mıdır, ortak bir arkadaşın "Sizden olur" gazından mıdır, başta hoşlanır gibi olup uzun süre uyuz olduğum adama karşı içimde bir şeyler kıpırdamaya başladı sanki. Bahsettiğim şeyler birbirinin zıttı değil ama şimdi kötüyü değil iyiyi görüyorum adamdaki. Bin yıllık hikaye farkındayım ama her seferinde ilk kez yaşıyor gibi aklı tutuluyor insanın. Ben de buraya sorayım dedim.
0
🌸sekizdokuzon
(24.12.24)
Değişmez. Bir gün sıkıcı gelen kişinin bir gün sonra sevimli gelmesi benim için mümkün değil ancak şu olabilir; "sıkıcılığıyla birlikte hoşlanma" olabilir. Karakter özelliklerinin üzerimdeki etkisi değişmez o karakter özellikleriyle birlikte kendisinden hoşlanma durumu olabilir. Çok bariz falsosu yoksa tabii.
0
mutekebbir
(24.12.24)
Valla başlarda nasıl biri olduğuna dahi kafa yormaya değer görmez, o denli ilgisizken; birlikte vakit geçirdikçe ilgi oluşabiliyor. Sonrasında zaten pek çok şeyine "iyi niyetle" bakmaya çalışıyorsun.
0
Amaranta ursula
(24.12.24)
Boşluktan dediğimiz olay bu
0
grimavi
(24.12.24)
Değişmez +1 Boşluktan +1
Karakter meselesi, bazı insanlar fazla önyargılıdır. Çocuksu, laubali diye etiketlersin ama çekim sonrası önyargılarından sıyrılıp bakarsın, beğenirsin. Böyle bir tipsen olabilir, neden olmasın.
0
Bruce
(24.12.24)
Güzel olduğu için iyi şeyler düşündüğüm insan düşüncelerimi doğrular çıkabilir ama önceden iyi düşünmediğim birine sonradan sadece fiziksel olarak çekim hissediyorsam eski düşüncelerim değişmez.
0
gabe h coud
(24.12.24)
birinden hoşlandığında fikirleri doğru, tutarlı ve hoş gelmez zaten bu olduğu için birinden hoşlanırsın. öbür türlüsü beğenmek olur ve max 1 aya geçer.
son zaamanlarda çok görüyorum. başıma da gelmedi değil. insanlar resmen yaş farkını sorun ediyorne alaka cidden? hepimiz böyle miyiz? yaş farkını neden bu kadar çok önemsiyoruz.bu yüzden bi insan reddedilir mi cidden? Ciddi yaş farkından bahsetmiyorum bi taraf dede gibi gözüküyorsa tabiki olmaz çeki
son zaamanlarda çok görüyorum. başıma da gelmedi değil. insanlar resmen yaş farkını sorun ediyor
ne alaka cidden? hepimiz böyle miyiz? yaş farkını neden bu kadar çok önemsiyoruz.
bu yüzden bi insan reddedilir mi cidden? Ciddi yaş farkından bahsetmiyorum bi taraf dede gibi gözüküyorsa tabiki olmaz çekiciliği yoktur çünkü.
ama onun haricinde cidden bu kadar problem edecek ne var?
0
lennonade (24.12.24)
Jenerasyon farkı. Aynı şeylere gülmezsiniz. Aynı şeylere nostalji duymazsınız. Bazı insanlar zaman kaybı olarak görür. Yazmakla bitmez.
0
gabe h coud
(24.12.24)
10 yaş farkta aynı şeylere gülmüyor musun? ille aynı çizgi filmi izlemek zorunda mıyız? karakter farkı değil mi o senin dediğin?
benim karakterim değişmedi ki 20 yaşında da 30 yaşında da aynıyım saadece tecrübeyle eski yaptığın hataları yapmıyorsun hepsi bu.
0
🌸lennonade
(24.12.24)
Yaş konusundaki kritik noktam küçük olan tarafın yaşı ve bilinç/olgunluk seviyesi (cinsiyetten bağımsız). 23'ten küçükse karşı tarafla arasındaki yaş farkını önemli buluyorum, ama 23-24'ten sonra aklı mantığı yerinde biriyse önemli değil (bana göre tabii).
Bu detay dışında yaş farkına inanmıyorum, hayata aynı yerden baktığın, temel noktalarda aynı tarafta olduğun biriyle birlikteysen yaş farkının önemi yok.
0
mutekebbir
(24.12.24)
Eskilerin aklı yoktu bi bizim mi var ben de onu merak ediyorum. Acaba böyle bir ölçüt benimsemelerinin sebebi ne olabilir diye düşünmek yani anlamaya çalışmak yerine ne alaka, yaş farkı gerçekten önemli mi filan demek çok tuhafıma gidiyor.
Yaş farkı olduğunda kadınla erkeğin anlaşması, birbirine uyum sağlaması zaten zor iken iyice zorlaşır. Varsa bir sevgi ve saygı, onu zayıflatır hatta yok edebilir bu yaş farkı. Çünkü özellikle erkeğin küçük olduğu durumlarda çoğunlukla erkek kadına kendini ispat çabasına girecek, bu esnada kadının onurunu duygularını ezip geçecektir, hoyratlaşacaktır. Çoğu erkeğimiz maalesef kadınları kendine düşman gördükleri için kadınla çatışmaktan da geri kalmayacaklardır. Zaten mücadeleci yapıları da var.
Kadının aşırı küçük olduğu yaş farklarında ise kadın adamı anlamayacaktır adam kadını anlamayacaktır çok büyük çoğunlukla ben merkezcilik ön planda olacaktır. Uyumlu ve dengeli bir ilişki değil heyecanlı ama dengesiz ve uyumsuz, belki sadece cinsel doyum içerikli bir ilişki olacaktır. Bu da ömürlük değil dönemlik bir süreci gösterir. Sonra yine başkalarını tanımak başkalarını anlamaya çalışmak sürekli çaba çaba çaba.
Evlilik ve evliliğin ömürlük olmasına uğraşmak boş değil arkadaşlar. Yaşlılığa ilerlerken insanlar esnekliklerini kaybederler ve uyum sağlamakta gittikçe daha da zorlanırlar. Yaşlanınca birbirine güvenmek daha zordur, gençlikte öyle değildir. Ve daha pek çok değişken var.
Yaş farkının belli aralıklarda olması iyidir. Kişi kendini iyi tanırsa, şansı da yaver gidip partneri de iyi biri çıkarsa o zaman yaş farkları çok sorun olmaz ama bu da yüzde kaç binde kaç milyonda kaç ihtimal yani. Elbette bir genelleme ihtiyacı var.
0
muhayyer divan
(24.12.24)
kaç yaşındasınız? yaş alınca neden anlaşılmak çok zor oluyor? 20 yaş ile 30 yaş arası gerçekten ciddi bi jenerasyon farkı mı var? Eskiler mi yaş farkına çok önem veriyordu ben anlamadım bunu.
anlattığın esnekliğini kaybetmek 50-60 yaşlarından sonra gerçekleşiyor.
ben şimdi 30 yaşındayım diye yeni şeyleri öğrenemiyor muyum? teknolojik gelişmelere mi kapalıyım? geri kafalı mıyım yani?
bizi neden 70 yaşında zannediyorsunuz ben onu anlamıyorm.
0
🌸lennonade
(24.12.24)
Eskiden 20 ile 30 arası çok farklı değildi ama şimdi şu anda çok farklı olabiliyor. Esnekliği kaybetmek her an var, yaş aldıkça hızı artıyor. Ben sizden muhtemelen 20 yaş büyüğüm, büyüklere tepkiden önce onları anlamaya çalışmak samimiyet göstergesidir.
selamlar, cumartesi sabahı eskişehir'e araç bakmaya geleceğim. şehri daha önce görmediğim için cumartesi otelde kalıp haftasonunu full eskişehir'e ayırayım diyorum.google'dan araştırdığım kadarıyla gezilecek belli başlı yerler var ve hepsi 1 günde biter gibi. özel olarak görmemi tavsiye edeceğiniz y
selamlar, cumartesi sabahı eskişehir'e araç bakmaya geleceğim. şehri daha önce görmediğim için cumartesi otelde kalıp haftasonunu full eskişehir'e ayırayım diyorum.
google'dan araştırdığım kadarıyla gezilecek belli başlı yerler var ve hepsi 1 günde biter gibi. özel olarak görmemi tavsiye edeceğiniz yerler var mıdır? ctesi akşamı alkol kullanma potansiyelim vardır.
0
HellKeePer (24.12.24)
Vejetaryen değilseniz balaban öneririm, o meşhur önünde kuyruk olan yerde değil ama Ender Kebap Salonunda yemenizi öneririm (Pazarları kapalı).
Genel olarak gezilecek yerler için bir gün yetiyor ama yoruyor bence gitmeden bir bakın en çok merak ettiğiniz bölümde keyifli takılmak her yeri gezeyim diye kasmaktan daha iyi.
Ben sazovayı hiç önermem mesela çocuklar için olduğunu düşünüyorum. Odunpazarı güzel, oralardaki dükkanları gezmek oturup bir kahve içmek vs. keyifli. Modern Sanat Müzesi çok güzel. Cam Atölyesi çok güzel.
Benim en sevdiğim Eskişehir aktivitesi kulağıma kulaklığımı takıp mataramda içkim ya da kahvemle porsuk çayının kenarında yürüyüş yapmak.
Otel tutmadıysanız onu da önerebilirim her gitmemde kaldığım fiyat performans bakımından çok iyi bir otel var (The Breeze Hotel).
Nasıl özlemişim Eskişehir'i bunu fark ettim sayenizde :) İyi seyahatler.
0
mutekebbir
(24.12.24)
ETİ Arkeoloji Müzesi çok iyidir. hava kapalı olursa iç mekan aktivitesi olur.
0
zeleno
(24.12.24)
modern sanatlar müzesi çok güzeldi ama aşırı kalabalık oluyor. sazova biraz daha çocuklar için gibi sanki. ama hayvanat bahçesi bölümü görülmeye değer. cam müzesi küçük, şirin ve güzeldi. bir yerde çibörek yemiştik ama o kadar kötüydü ki adını bile unuttum.
hızlandırılmış 1 gün yeter eskişehir'e
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.12.24)
Arkeoloji müzesi +1
Sazova bence de sıkar, şehrin dışında güzel park ama pek de olayı yok. Hayvanat bahçesi fena değil de yanii..
Odunpazarı tarafında irili ufaklı çok fazla müze var. Modern Sanat Müzesi'ne bir girin bence mutlaka. Çok beklentiniz olmasın ama güzel müze yani. Aşırı sıra yoksa balmumu müzesi fena değil gezilir, cam müzesi belki. Ahşap, hamam, moda vs birkaç müze daha var. Onlara gerek yok.
Eskişehir'e gelmişken çibörek (bence çiğbörek daha ilgi çekici bir isim ama has eskişehirliler/tatarlar kızıyor) yiyecekseniz Odunpazarı evlerine yakın Atatürk Bulvarı üstünde Eskişehir Çibörek Evi var. Çibörek de yiyin tabii ama bence MUTLAKA Sorpa Çorbası için. Ben çorba çok sevmem ama bu gerçekten çok güzel. Papağan çibörek kötü direkt bence uzak durun ama niyeyse turistlere en çok önerilen yer burası.
Balaban kebabının pek bi olayı yok ya bence klasik soslu yoğurtlu köfte gibi, nerede yerseniz yiyin fark etmez. Ama bence Eskişehir'deyken Türkiye'nin en eski fast food zincirlerinden olduğunu düşündüğüm Pino'dan bir burger yiyin. Butik burgerci burgerinden farklı ama mcdonalds gibi de değil yani değişik bir burgerleri var rus salatalı falan. Bi kere denemek gerek bence Eskişehir'deyken.
Haftasonu içkili yer olarak pek hakim değilim ama Cassaba tarafları ya da Museum pub gibi yerlere bakabilirsiniz. Barlar sokağını tavsiye etmem üniversite öğrencileri gitsin diye yapılmış belli yani işi gücü olan adamın gideceği yer değil. Replik diye bi mekan vardı canlı müziği falan da oluyor, oraya da bakabilirsiniz.
Porsuk taraflarını da gezin tabii bu arada. Yani yürüyerek tüm şehir gezilir zaten eğer yürümeyi seviyorsanız keyif alırsınız. Odunpazarı evlerinden Tren garına kadar olan kısmı yürüyerek gezebilirsiniz. Dediğim barlar da tren garının ilerisinde kalıyor.
Otel tavsiyesi pek veremiyorum, esogü'nün karşısında bi otelde kalmıştım ev bakmaya geldiğimde Nova Vista'ydı sanırım ismi. Orası güzel ama size ters kalabilir. Başka soru olursa sorabilirsin cevaplarım 1,5 senelik bir Eskişehirli olarak :d
0
nundu
(24.12.24)
share.evernote.com Listeyi yapalı beş sene oldu, kapanan yerler olabilir, kontrol etmekte fayda var. (Ek: çibörek için Papağan'a gitmeyin.)
0
kobuzchu kiz
(24.12.24)
çibörek ve manti icin kırım tatar evi odunpazarinda. haftasonu orada olacaksaniz eskisehir'in gece hayati ve barlari iyidir. canli müzik olan bir yeri bulun birkac bira icin.
Evde, ofiste, dükkanınızda olur. 5 yıldızlı otelde çalışıyorsunuzdur paraya kıyıp ortaya 5 metrelik ağaç koymuşlardır onu da paylaşın ama daha butik çabaları merak ediyorum açıkçası :)
Evde, ofiste, dükkanınızda olur. 5 yıldızlı otelde çalışıyorsunuzdur paraya kıyıp ortaya 5 metrelik ağaç koymuşlardır onu da paylaşın ama daha butik çabaları merak ediyorum açıkçası :)
Kullanmadan olmaz. Şarabı havalandırarak servis yapmak lazım. Şarabın içindeki mayanın faaliyetini sonlandırması ve bir şekilde bakteri, mantar üremesinin önüne geçmek maksadıyla şaraba potasyum metabisülfit konur. Bu madde uçucudur ve havalandırıcı sayesinde uçar. Havalandırıcı kullanmadan servis yapıldığında şarap içinde alınan potasyum metabisülfit çok pis baş ağrısı yapar.
Şarap bende baş ağrısı yapıyor yaaa. diyen adamlar hep şarap içme cahili adamlardır.
Kapağı ya da mantarı açıp bıraksak öylece havalanmıyor mu? İlla gerekiyor mu bi aparat? Bilmediğim için soruyorum.
0
amortisman
(19.12.24)
Uzun süre gerekir ve o uzun süre de şarabın tadını olumsuz etkiler diye fikir yürüteyim. Cevap yanlış olabilir. Bir rastladığımda bizim üstada sorayım ben bunu :)
0
Mirket
(19.12.24)
Havalandırmak için karaf lazım. Karaf koyup biraz bekleyip karaftan servis yaparsınız. O agizligin bir işe yaradığını sanmıyorum.
0
kisa
(19.12.24)
Çok içli dışlı değilim şaraplarla ama geçen yazdan beri evde kendi şarabımı yapıyorum, ne yalan söyleyim ilk defa gördüm. Hiç ihtiyacım varmış gibi de hissetmedim.
0
norek
(19.12.24)
Ben varlığını şu an öğrendim. Ne kendim kullandım, ne bir yakınımda ne gittiğim yerli yabancı bir restoranda ne bir dizide filmde ne de alışveriş sitelerinde mutfak ıvır zıvırı karıştırırken gördüm :D Belki de dikkat etmedim.
Ama güzel fikirmiş, bir tane alabilirim.
0
akhenaten
(19.12.24)
Ben de ilk kez görüyorum, bayılırım böyle saçmalıklara. Linkini eklediğin ürünü hemen temu sepetime ekledim, teşekkürler :)
0
mutekebbir
(19.12.24)
offf. asiri asiri asiri cirkin. tamamen soyle bir urun cikacak diye tikladim linke www.pasabahcemagazalari.com 10 uzerinden 0 veriyorum urune.
0
hot potato
(20.12.24)
Hayır, kullanmıyorum. Kullanmayacağım.
Bunlar şarabın tadını falan değiştirmez. İnanmayan kör tadım yapsın.
Sadece daha ritüel haline getirir, bu da aldığınız zevki artırıyor olabilir. İnsanoğlu ritüel seviyor çünkü.
Mubi'de son zamanlarda izlediğiniz en iyi film hangisiydi?
sekizdokuzon
SbTeşekkürler.
Sb
Teşekkürler.
0
sekizdokuzon (18.12.24)
sonu boka sarsa da the substance.
0
sutcuyumbensutcu
(18.12.24)
Afire ı baya beğenmiştim.
0
lüzumsuz adam
(18.12.24)
The father
0
ruhen hastayim ben
(18.12.24)
-Substance sevenlerden değilim (sonundan dolayı) ama izlenmesi gereken bir film. -Witches -Düet
0
mutekebbir
(18.12.24)
Perfect Days
0
AlsterWasser
(18.12.24)
perfect days <3
0
eurhka
(18.12.24)
paradise: love
0
sir gawain
(19.12.24)
merhaba. benim mubim yok ama mubide olan filmleri biliyorum, "leyla'nın kardeşleri". yönetmenin diğer iki işine de bakın, (sonsuzluk ve bir gün, 6.5 metre) seveceğinizi umuyorum.
Ve Bu kış yorgunluğu için yaptığınız bir önlem birşey var mı?
Ve Bu kış yorgunluğu için yaptığınız bir önlem birşey var mı?
0
psmstc (16.12.24)
hayir. ama uyukluyorsaniz pharmaton.
0
buenosdias
(16.12.24)
Sizle ne kadar bağdaşıyor bilemiyorum ama ben bu sorunu mevsime göre yaşayarak çözdüm.
Önceden kışı "atlatılması gereken ölü dönem" olarak görüyordum. Birkaç yıldır kışın kışa uygun şeyler yapıyorum daha iyi hissettiriyor.
Bunlar arasına mutfakta kullandığınız malzemelerden tutun, giysilere kadar her şey giriyor. Kışın ana malzemesi domates olan yemekler yapmıyorum örneğin; bal kabakları, brokoli, karnabahar, brüksel lahanası, et yemekleri vs. ağırlıklı gidiyorum. Giysileri seçerken "kışın iyi tutar bu" diye alıyordum önceden, yazlık seçerken daha detaycıydım. Şimdi kışlık şeyleri de daha beğenerek alıyorum. Kış temalı şeyler kullanıyorum vs. Örnekler saymayla bitmez. Masaüstü arkaplanım falan bile değişiyor. Kış etkinlikleri, kış içecekleri...
Doğrudan doğruya ne kadar etkisi oluyordur bilmiyorum ama kışın ölü zamanmış gibi gelmiyor artık.
0
akhenaten
(16.12.24)
Uyuklamıyorum ama kışın hep uyumak istiyorum. İzin günlerimde yataktan asla çıkmak istemem. Kış uykusu tam benlik bir durum aslında ya kışın komple uyuyup yazı hiç uyumadan geçirebilirim, keşke bu mümkün olsa :):)
(Daha çok başlığı takip etmek için yazdım, akhenaten'in yazdıkları çok ilgimi çekti mesela deneyeceğim)
0
mutekebbir
(16.12.24)
Seker kullanmazsan cogunlukla duzelir
Vitamin spor ve bitkisel beslenme deneyebilirsin
Erken yatip erken kalk pc ve telde okuma modu mavi sari isik modunda kullan
0
Zetnikov
(16.12.24)
ben butun kis cafe bar nere varsa disarda geciriyom. yeterli uyku aldiysam uyku fikrini unutuyorum haftada 1-2 öğlen uykusu olabiliyo bu kisa ozel diil aliskanliktan ve aksama enerji toplama kafasiyla yapiliyor. spor da enerjiyi yerine getiriyo+1
0
ala09
(16.12.24)
akıllı saat varsa gece yatarken kandaki oksijen seviyesine bakın. yüzde 90 altındaysa hastalıkmolabilir.
0
slm ben yalnız komando yasin
(16.12.24)
Bulunduğunuz ortamın yeterli derecede ısındığından emin olun. Birkaç derece bile düşük olunca vücut da düşük enerji moduna geçiyor.
uzun zaman sonra pazara gittim balık alayım diye de onun dışında her şey marketten pahalı sanki. onun dışında- adam gibi ürün seçemezsin- isa'dan kalma tartıda tartar paranın karşılığını aldın mı göremezsin bilemezsin. markette gram gram kuruş kuruş ödersin.- sürekli salak salak bağırırlar, sigara i
uzun zaman sonra pazara gittim balık alayım diye de onun dışında her şey marketten pahalı sanki. onun dışında
- adam gibi ürün seçemezsin - isa'dan kalma tartıda tartar paranın karşılığını aldın mı göremezsin bilemezsin. markette gram gram kuruş kuruş ödersin. - sürekli salak salak bağırırlar, sigara içerler hal tavır rezil. - atıyorum 3 tane portakal alırsın 2 daha atıyım 20 ye tamamlayım mı der tamam lanet olsun dersin. - kartla ödemeyezsin. - açıkta satılan zeytin peynir süt ürünleri ve bunun gibi hijyen vs ihlallerine ayrı ayrı girmiyorum bile.
pazardan alışveriş yapmanın nasıl bir avantajı var ben cidden anlamıyorum. bir dönem pazar çok övülürdü marketler varken. tamam ben küçükken marketler sebze satmazdı hele ki taşrada pazara gitmek çok olağandı da şu anki durumda pazara gitmek mantıklı mı?
0
bay b (11.12.24)
Biri gıda denetçisi biri gıda mühendisi iki arkadaşım pazardan alışveriş yapmaya tamamen karşı. Özellikle hal ve marketlerin gıda denetiminden geçemeyen, pestisit kalıntısı fazla olan ürünlerin pazarlara verildiğini anlatıyordu ikisi de.
Pazardan alışveriş yapmayı bıraktık uzun zamandır.
0
kobuzchu kiz
(11.12.24)
pazar kurulmasına ben karşıyım. - çevrede oturanlar için gürültü kirliliği. hele pazarın kurulduğu caddede oturan birisini düşünmek bile istemiyorum. - pazar bittikten sonra ortalık çöp içinde kalıyor, belediye ekipleri geliyor temizliyor.
0
inheritance
(11.12.24)
Eve yakın Cumartesi günleri kurulan pazardan çok iyi avokadolar alıyorum, yeşillik tüm otları da pazardan alıyorum.
- Açık zeytin, peynir almam. - Bizim ordaki kooperatif pazarı gibi bi' şey, üreticiler gelip satıyor. - Gürültü, patırtı hiç yok desem yeridir. - Genelde nakit ödüyorum ama kartla ödediğim de oluyor nadiren. - Pazara gitmeyi seviyorum ben :)
0
kumandanim
(11.12.24)
Ben de yeşilliklerimi pazardan almayı seviyorum. En son ne zaman gittin dersen yıllar olmuştur ama ben pazara gitmeyi, pazar gezmeyi çok severim. Kalabalığı sevmediğim için saat olarak erken saatleri tercih ediyorum güzel oluyor. Sebze, meyve, yeşillik dışında bir şey almam ama peynir zeytin vs. girmem oralara.
zararlı diye yemediğiniz şekerlemeyi ihtiyaç sahibi çocuklara verir miydnz?
sanemkk
evimde bol miktarda halley ve gofret var misafirler getirdi. bahsettiğim çocuklar bunlara para vererek alıyor zaten ama içime sinmedi yine de. birde size sorayım.boyları benim yüzümden birkaç cm kısa kalırsa çok üzülürüm. :(
evimde bol miktarda halley ve gofret var misafirler getirdi. bahsettiğim çocuklar bunlara para vererek alıyor zaten ama içime sinmedi yine de. birde size sorayım.
boyları benim yüzümden birkaç cm kısa kalırsa çok üzülürüm. :(
0
sanemkk (06.12.24)
merhaba. daha sağlıklı olduğunu düşündüğün için vegan olmuşsun ama evinde pirzola, biftek falan var, atar mısın yoksa vegan olmayan arkadaşlarına mı verirsin? (Halley yerine pazardan kiloyla alınan gofret falan yazsanız düşüncenizde hemfikir olurdum)
0
libertine
(06.12.24)
Verin gitsin bence. Siz de yemeyecekseniz zaten ziyan olacaklar.
Arada yemekten bir şey olmaz. Boyları protein, vitamin alamamaktan kısa kalıyor.
0
pro9it9is9
(06.12.24)
en fazla dişleri çürür.
0
mikahakkinen
(06.12.24)
Çocuklar bunları zaten bir şekilde tüketecek ya bu yüzden anlık mutluluk yaşatmak iyi olurdu.
0
mutekebbir
(06.12.24)
Sabah akşam sadece halley ve gofret ile beslenme gibi bir durum yoksa "zararlı diye yemiyorum" denecek bir durum yok. Çocuklara dağıtsanız zaten muhtemelen çocuk başına 1-2 tane düşecek. Onun da bir zararı yok yani.
0
nundu
(06.12.24)
verme kız. helal olsun sana ince düşünmüşsün. ben boyları kısa kalmalarından ziyade kanser olmalarına katkı sağlar mıyım diye düşünürdüm. ama bayramda sağlıklı bir şey verince kapıyı tekmeliyorlar o yüzden mecbur veriyoruz
0
titanyum22
(06.12.24)
Veririm. Onlar daha hareketli olduğu için, yakarlar onu.
0
Mirket
(06.12.24)
guzel bir etik problem. eskiden olsa ben kimseye vermeden imha ederdim, onu mutlak zararli olarak gorurdum. ama artik boyle dusunmuyorum, kabul edilebilir duzeyde zararli diye bir kategoriye atiyorum bunlari. ismini biraz guzellersek "tolere edilebilir gidalar" daha uygun olur herhalde. zararin buyuk kismi sekerden (tuketim miktarina bagli olarak) ve hidrojenize yagdan gelir.
0
kesmekes laleler
(06.12.24)
Parası ile çocukların alacağı ürünlerden bahsediyorsunuz. Kendim yemiyorum diye vermemezlik etmem ama çocuklar tanıdık değilse vermem. Tanımadığım çocuksa yanlış anlaşılmaktan ya da diyabetik bir çocuğa bilmeden denk gelmekten korkarım.
0
master of ceremonies
(06.12.24)
Çocuklari alistircan sonra bir gofret için yolunu kesip, biçaklayacaklar seni...
0
feastofthedamned
(07.12.24)
Sen vermesen de yiyecekler
0
yuvarlanantencereninkapagi
(07.12.24)
iki tane gofret yuzunden cocuklar kisa kalsaydi hepimiz bucur gezerdik.
taksici yolu kaçırdı yol 10 dakika uzadı, ne yapıyorsunuz?
green eyed penguin
önünde konum açık, ekran var yine de yolu kaçırdı ve yol 10 dakikaya yakın uzadı. ne yapıyorsunuz? 10 dakikalık ücretin düşmesini mi istiyorsunuz?
önünde konum açık, ekran var yine de yolu kaçırdı ve yol 10 dakikaya yakın uzadı. ne yapıyorsunuz? 10 dakikalık ücretin düşmesini mi istiyorsunuz?
0
green eyed penguin (06.12.24)
Taksicilerden korkuyorum bu yüzden böyle şeyler istemem asla :) Bakışlarım sertleşir ve parayı uzatırken "yani çok dolandık yok yere ama neyse" falan derim. Pasif agresif "mode on".
0
mutekebbir
(06.12.24)
Şu ana kadar böyle duruma bir iki defa denk geldim, onlarda da taksiciler direkt dedi şu kadar versen yeter diye. Oturup hesap kitap da yapmadım üstüne ve verdim dediklerini. Tam parayı isteseler itiraz ederdim ama
Edit: tam bu değil ama benzer başka bir olay yaşamıştım. Yoğunluk var diye bir taksiye iki yolcu bindirdi duraktaki organize eden kişi (durak sahibi herhalde), önce diğer yolcuyu bıraktı onun ücretini aldı, sonra beni bıraktı taksimetrede yazanı istedi ki baya dolanmıştık ilk yolcuyu bırakmak için. Orada itiraz ettim ilk yolcuyu bıraktığın yolun parasını niye ben veriyorum diye, aradaki fark kadarını ödemiştim. Bunun dışında bindiğim taksiciler hep iyi niyetli insanlardı
0
nundu
(06.12.24)
Bilerek yaptığını düşünüyorsam devam etmesine izin vermem. Kenara çektirip inerim. Yaptığı davranışı ödüllendirmem.
0
gabe h coud
(06.12.24)
başıma gelmedi ama gerçekten yanlışlıkla yaptığını düşünüyorsam, ses etmem.
0
co2s2
(06.12.24)
her türlü itiraz ederim.
0
jelly bear
(06.12.24)
Öylesine nasıl olacak abi derim, verecegi cevaptan bağımsız can sağlığı der gecerim
0
Shepard
(06.12.24)
Ugrasmam taksiciyle, normalde indirim yapmasi gerekir. Ince hesaba gerek yok tabii. Bir keresinde hem taksici hem de ben yolu bilmiyorduk. Dolastik biraz falan, neyse sonunda indim ama adam taksimetreden yazan rakami yukarilarda bir yerlere yuvarladi, o kadar yetermis, sanirim arama icin harcadigi beyin eforunu da hesaba ekledi.
Bunun disinda askerlik donusu oldugu icin aklimda net kalmis. Sabiha'dan bindim taksiye, Guzelyali dedim, Kucukyali anlamis, E5'e Istanbul yonune gidecek sekilde girince hemen uyardim, bildigin asiri islek yolda geri geri gelip normal yoluna dondu. Kural ihlali yapmasa baya dolasmak gerekecekti.
0
mbond
(06.12.24)
Bir tanesi 24 saattir uykusuz çalışıyormuş, yolu tarif ediyorum yanlış dönüyor, 1 oldu 2 oldu kızdım, marmarayın ters tarafına çıkardı. Bırak beni burada dedim, adam da kızdı para mara istemiyorum dedi, taksimetreye bakıp ne kadar tutuyorsa verdim.
Diğerinde de dediğim yeri yanlış anlamış, taksimetre ücretinden düştü kendisi.
0
kimlanbu
(06.12.24)
annem yanımdayken yaptı bir tanesi ses çıkaramadım yoksa neyse. google yorumlarına döşedim. hastane parası yapın dedim. annem çok titrek olduğu için adamla dalaşsam orada bayılırdı ama içimde kaldı hala.
0
titanyum22
(06.12.24)
Yaşamışlığım var. Yolu uzatmak için haber vermeden başka yolu tercih etti. A bu yola mı çıktık ben metro ile devam edeyim dedim durakta bıraktırdım kendimi :)
Taksi şöförü ile asla dalaşmam. Adamın arabasındasın ve kim olduğu ne olduğu belirsiz.
0
cilekli pasta
(06.12.24)
Taksicinin bu işi kasıtlı yapıp yapmadığına dair gözlemim, O günkü ruh halim ile bir araya gelip oturup karar verirler.
Onların kararına göre; -Karakola gideriz, -Güçlü olan diğerini döver -Hiç ses çıkarmadığım gibi bahşiş bile verebilirim.
Ben, beni komik bir çabayla itibarsizlastirmaya çalışan asimetrik saçlı bir corporate bitch'e kovulma riskini gururla göğüsleyerek bugün ağzının payını verdim. Siz ne zaman doldunuz da taştınız?Teşekkürler.
Ben, beni komik bir çabayla itibarsizlastirmaya çalışan asimetrik saçlı bir corporate bitch'e kovulma riskini gururla göğüsleyerek bugün ağzının payını verdim.
Siz ne zaman doldunuz da taştınız?
Teşekkürler.
0
sekizdokuzon (05.12.24)
İş icabı haftada 2-3 kez had bildirmek zorunda kalıyorum. Dolup taşmalı yapalı baya olmuştur, yazın oldu sanırım. Genelde profesyonel ve itidalli bir şekilde yapıyorum, yapılması gerektiği için.
İş dışında yapamam pek, bam telime vurulması lazım.
0
Bruce
(05.12.24)
Had bildirmece yapmıyorum. Sakince ahahahaha diyip geçiyorum.
0
Shepard
(05.12.24)
Bu sitede insanlar hayatı çok aksiyonlu yaşıyor ya. Ben "had bildirme" konseptini sadece Türk dizilerinde olan bi şey sanıyodum. Kime niye had bildireyim ki, hiç aklıma bir örnek gelmedi yaşadığım. Biri bana kötülük yapsa da ona cevap vermekle uğraşmam yani, hukuki bir mevzuysa o yola başvururum, değilse de hayatımdan silerim. Böyle epik yüzleşmeler yapmayı hem sevmiyorum hem de fazla dramatik buluyorum, benlik değil.
0
nundu
(05.12.24)
Çok kritik çok netameli bir yerde ve durumda elimde olmadan konuştum. Konu memurun kayıt dışı çalıştırılması. Çok pis laf sokmuş bulundum ama sonuna kadar haklıyım sonuna kadar.
0
muhayyer divan
(05.12.24)
@nundu+1 Ek olarak bu tarz durumlarda kavga ve ağız dalaşına ya da polemiğe girebilecek bir karakterim yok sanırım. En fazla muhatap olmam bir daha.
0
Amaranta ursula
(05.12.24)
Sinyal vermeden şerit değiştirip önüme geçen birine uzun korna çaldım 2 gün önce.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.12.24)
hayatin ellerinden kayip gidiyor ve farkinda degilsin. simdiye kadar yazdiklarindan anladigim bu. profeysonel yardim al. birilerine had bildircem diye isinden olmak pire icin yorgan yakmak bence.
0
rentts
(06.12.24)
6 ay önce teslim ettiğim iş için 6 ay sonra ücretsiz destek isteyen müşteriye evire çevire haddini bildirdim. zaten gıcıktım iyi oldu rahatladım.
0
scudman1
(06.12.24)
Evdeki duşakabine sorulsa her gün adalet dağıtıyorum ama gerçek hayatta kimseye had bildirdiğimi hatırlamıyorum.
0
peki madem
(06.12.24)
titanic kemancısı +1
Böyle bir enerjim kalmadı, kimseyle en ufak bir tersliği kaldıracak ruh halinde değilim çoğu zaman yolda bana çarpana bile pardon der yoluma bakarım.
Gözlerimi yana devirip baktığım aşağılayıcı bir bakışım var benim onu yapıyorum, hiç muhatap olmadan yoluna gitmek daha sinir bozucu bir durummuş bunu fark ettiğimden beri yormuyorum kendimi.
Eskiden çok atışırdım insanlarla, bir de böyle üsttenci bir tavrım vardır, herkese "haddini bidirme" modum açık gezerdim ama gerçekten en çok ben yorulurdum, bunu hak eden insanlar oluyor etrafımızda ama "he he" deyip geçmek daha az yorucu ve daha sağlıklı bence.
0
mutekebbir
(06.12.24)
32 yaşındayım; 3-4 sene öncesine kadar özellikle trafikte günde 2 defa had bildirirdim. Kaç kişiyi bir yumrukla kekeme bırakmışımdır ama son zamanlarda hiç kimseyle hiçbir tartışmaya girmiyorum. Bana veya bir yakınıma haksızlık / terbiyesizlik yapılırsa had bildirme moduna girerim. En son yine trafikte bir mevzu oldu. Arkamdan el kol yapan oğlan, ben inip iki adım atınca ellerini teslim olur gibi havaya kaldırıp defansif şekilde konuştu, diyeceğimi diyip geçtim ama çok komikti ))
0
norek
(06.12.24)
Son 5-6 saattir kendime
0
yuvarlanantencereninkapagi
(07.12.24)
profesyonel bir yalancı ve manipülatör olduğunu biraz geç keşfettiğim eski flörtüme. kendisini şutladım, şutlarken de ne kadar büyük bir sahtekar ve manipülatör olduğunu iyice anlatıp, cehennemin dibine kadar yolun var dedim ve blokladım. inanın o kadar rahatladım ki tüy gibi hafifledim.
şu 120 + 120 gün muhabbetinden kayıtsız olarak iphone kullanan var mı? son 4 ayı nasıl çözdünüz? tam 120. günde ilk imei kapanıyor mu?tecrübelerinizi aktarabilir misiniz?
şu 120 + 120 gün muhabbetinden kayıtsız olarak iphone kullanan var mı?
son 4 ayı nasıl çözdünüz? tam 120. günde ilk imei kapanıyor mu?
tecrübelerinizi aktarabilir misiniz?
0
mr.goodcat (04.12.24)
kullandım. tam 120. günde kapanıyor. 2 imei ile 240 gün kullandım sonra pasaporta işlettim. bana ne artısı oldu, kayıt ücretini 240 gün geç ödemiş oldum. kayıt ücretiyle birlikte 22 bin lira az ödedim telefona. şöyle yapıyorlar. 240'a yakın olunca kayıtsız telefonu satıp yeni kayıtsız telefon alıyorlar ya da yedek bir telefona geçiyorlar.
0
gabe h coud
(04.12.24)
iphone 15 pro var kayıtsız. son 4 ay iphone 6s'i aktif edicem. aynı icloud hesabıyla ikiside kullanılınca arama gelince ikisinin ekranına da düşüyormuş.
0
xrated
(05.12.24)
Ben eski iphone 6'mı arama ve mesaj için kullanıyorum. Aynı zamanda 14 için de wifi olarak kullanıyorum.
xrated'in söylediği şey ilginç geldi ona bi bakacağım bende böyle bir şey olmadı hiç ikisinde de aynı hesap olması lazım ama, bilmediğim bir yöntem, araştıracağım.
0
mutekebbir
(05.12.24)
@mutekebbir ben daha denemedim ama iki telefonda aynı wifi ağına baglıyken oluyormus iki telefonada aramanın düşmesi. şurda bilgi var
Her şey zorlama, kaba saba, anlamsız ve üstünkörü geliyor. Çirkin yani. Akmıyor.Sizde ne var ne yok?
Her şey zorlama, kaba saba, anlamsız ve üstünkörü geliyor. Çirkin yani. Akmıyor.
Sizde ne var ne yok?
0
sekizdokuzon (03.12.24)
Çok iyi gidiyor, nazar değmesin. Her anlamda. 40. yaşım tereyağına giren sıcak bıçak gibi.
0
gabe h coud
(03.12.24)
Maddi olarak çok sıkıştım, plansız harcamalarım oldu maalesef bir maaş gecikince patladım :) Toparlanmam uzun sürecek ama takılmadım oraya. Kendimi bu süreçte spora adamayı düşünüyorum parası ödenmiş sonuçta ekstra masraf çıkarmayacak en mantıklı aktivite bu.
Yağmurlar başlamadan önce ne güzel yürüyüşler yapıyordum yağmur kesti orayı biraz bu havalar benim modumu çok düşürür, bu yüzden mutsuzum :/
0
mutekebbir
(03.12.24)
No hashhash no serotonin....
0
🌸sekizdokuzon
(03.12.24)
Gayet akıyor. Çok da hırpalayarak, yıpratarak akıyor. Savunma mekanizması olarak hareketsizliği seçen bünyeme her şeyi bilen aklım sürekli itiraz ediyor, yaşlılık var kalk hareket et o totoyu kaldır diyor ama o öyle dedikçe bünye daha da gıcık olup daha da içeri kaçıyor. Bu arada kilolar alındıkça alınıyor ve gençlik de yetişkinlik de olgunluk da geçiyor, yaşlar yaşanıyor... Herkes ailesini kuruyor ama dışarıdan öyle bakıyorsun bir şey yapamaz durumda.
Hayat gayet akıyor. Birbirini düdükleyen düdüklüyor.
bu pazar şunu şunu yapalım diyor, ok diyorsunuz sen saati söyle ben gelirim diyorsunuz pazar oluyor ses seda yok.bir soru soruyorsunuz cevap vs yok. kafasına göre. isterse yazıyor isterse yazmıyor.kendisi bir yardım istiyor. tamam diyorsun şu gün yapalım. o günü boşaltıyorsun. o gün geliyor arkadaş
bu pazar şunu şunu yapalım diyor, ok diyorsunuz sen saati söyle ben gelirim diyorsunuz pazar oluyor ses seda yok.
bir soru soruyorsunuz cevap vs yok. kafasına göre. isterse yazıyor isterse yazmıyor.
kendisi bir yardım istiyor. tamam diyorsun şu gün yapalım. o günü boşaltıyorsun. o gün geliyor arkadaş piyasada yok.
tavrınız ne oluyor?
a) o gün geldiğinde mutlaka bir bugün ne yapıyoruz temalı mesaj atarım. muhtemelen olumsuz dönüp başka işlerim var diyecek bende kendisine çok meraklıymışım gibi ortada kalacağım ama belirsizlikten iyidir.
b) insanların başka işleri çıkabilir. doğal akışına bırakırım. planı o yaptı ise o takip etsin. önemsemem.
c) hep böyle yapıyor amk. bundan sonra hello hello. o kadar! bir daha sana cevap yazanı barbarosta yokuş yukarı kovalasınlar.
0
duyurukullanıcısı (03.12.24)
genelde cok afedersiniz siktir cekmek oluyor tavrim
0
sutcuyumbensutcu
(03.12.24)
Hiç başıma gelmedi açıkçası. Normal mesaj yazıyorum planın olduğu günün sabahı "naptın uyandın mı, nedir planımız, kaçta çıkalım" falan diye. Lakin şimdi aklıma geldi; ben genelde birini bi yere davet ettiğimde, tek başıma zaten onlar gelse de gelmese de yapacağım bi etkinlik oluyor bu. Dolayısıyla davet ettiğim kişi veya kişiler iştirak etmese de kalkıp kendim giderim.
0
norek
(03.12.24)
Kendi kişisel gelişimini hala tamamlamadığını düşünerek uygun bir zamanda onu yarı yolda bırakırım. Tatlı, ince sözlü olan bazı kimselerde de var durum. Genelde borç istedikleri de oluyor. O an param yok, kredim vs gibi yalan söylemeden istedikleri borcu vermiyorum. Önce sözünü tutmalı..
0
diyecevaplandı
(03.12.24)
önceden ben de kizardim ama burnout gibi bir sey yasadigim dönemde aynisini yapmaya basladim. o kadar cok sey vardi ki etrafimda hicbir sey yapamiyordum.
sebebini anlamak lazim.
b) b ama ben de sorarim tekrardan. cünkü bazen karsi taraf unutmusum yazdigin iyi oldu falan diyor.
0
robert bosch
(03.12.24)
Sil telefonundan. Engelle, Instagram vs hepsinden kaldırın böyle tipleri
Bir dakika düşünüyorsan o bir dakikana yazık
0
topkapiaksaray
(03.12.24)
B
0
grimavi
(03.12.24)
herkes işim vardı diyor. kimsenin işi 2 çocuklu bir anne baba kadar yoğun olamaz hele bekarsa fu.k off.
0
mikahakkinen
(03.12.24)
eskiden bende c derdim ama terapistim b'de kalmamı hatta biraz biraz a'ya yanlamamı öneriyor.
ama zor tabi.
0
🌸duyurukullanıcısı
(03.12.24)
a- meraktan değil, gelmiyecekse enayi gibi niye bekleyeyim. işi çıkabilir o zaman da haber versin. bir kaç sefer böyle olursa sonra bu konularda muhattap olmam
0
jülsezar
(03.12.24)
hayatta başarılar dilerim.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(03.12.24)
Kimi insan teyit ile çalışıyor "pazar gidiyoruz değil mi" şeklinde.
E niye yapmadık sen demiştin yapalım derseniz de "e ses çıkarmadın sen" diyebiliyorlar.
Mental olarak o gün onu yapmaya sizden daha fazla hazırlanması gerekiyor olabilir yani.
Ben de epey sinir olurdum ama, en azından olumsuz bir mesaj beklerdim "x yapalım dedik ama bugün hiç evde yokum kusura bakma" diye.
0
hedep
(03.12.24)
Ben çok takmıyorum böyle şeyleri ya, öyle kabul ediyorum. Örneğin pazar olmadan önceki gün veya başka bir gündem oluşma ihtimali olduğunda "plan iptal değil değil mi?" diye soruyorum. Çok zor değil, hayat daha kolay böyle. Eğer cevap vermezse plan iptal gibi kabul ederim. Zaten bunu bir iki kere yapınca karşıdaki kişi de yola geliyor, uyum sağlıyor, sağlamıyorsa da ses etmiyor. Haklısınız çünkü. Hiçbir zaman da "sanki çok meraklısı gibi" davrandığımı da hissetmedim, hatta aksine ipler daha çok benim elimde gibi hissediyorum böyle.
Yardım konusunda da baştan söylerim bak günümü boşaltacağım iptal olmasın diye. Eğer yine çamura yatarsa bir daha zaten boş gün haricinde zaman ayırmam bir süre.
Bu tarz insan çok, eğer böyle şeylere takılacak olsaydım o ya da bu sebeple çevremde kimse kalmazdı :D Arkadaşlık olayının güzel yanı bu. Sevgili, eş gibi bir şey değil arkadaş. Bir tane olup da ona muhtaç değilsiniz bazı şeyler için. Herkesi olduğu gibi kabul etmek gerek. Bunun bir zararı yok. Birlikteyken iyi vakit geçiriyorsam, bir şeyler paylaşıyorsam, ortak zevklerimiz varsa gerisi sorun değil.
Siz sorun ederseniz sorun olur, sorun etmezseniz sorun olmaz.
0
akhenaten
(03.12.24)
İlk kez oluyorsa B. Aynı kişi ikinci kez aynısını yaparsa sonrasında onunla konuşulan planlanan her şey ikinci planda kalır benim için. Sevdiğim biriyse buluşunca eğleniyorsam kesmem muhabbeti ama hem günümü ona ayırmam başak bir şey çıkarsa öncelik verir onu geriye atarım hem de o gelmezse takılmam, böyle kabul ederim.
Az sevdiğim biriyse görüşünce de eğlenmiyorsam keserim muhabbeti.
0
mutekebbir
(03.12.24)
bunu yapanlar inanılmaz arttı bence, sosyal medya, hızlı tüketim, artan dikkat dağınıklığı vs.
ilk defa yaptıysa sorun yok ama iki kere yapıyorsa bir sorarım, ama bu hep benim başıma geliyorsa, yani arkadaşlarım hep bana yapıyorsa ben kendimi sorgularım, çünkü herkesin sana yapması biraz garip olabilir.
bir kaç kere yaparsa bu kişi o şeyi, genelde bir daha işim düşse de yazmam, buluşmak istesem de. o da anlar genel olarak, pişman olur falan.
ama böyle şeyler yapan insanlar genelde sınır koyamayan, her şeye evet diyen ve sonra pişman olan kişiler, dikkat et. sana özel değildir, ama onların kişilikleriyle ilgili çözemediği bir şeyler vardır. sen onlara bunu açık açık söylesen, ödül gibi bile olur onlara.
0
damba
(03.12.24)
"bir soru soruyorsunuz cevap vs yok. kafasına göre. isterse yazıyor isterse yazmıyor."
Ben bu sebeple 23 yıllık arkadaşlığı bitirdim.
Ayrıca bir başka arkadaşlığı daha bitirdim.
Bu derece değersizlik dayatması aslında kendisini ne kadar değersiz bulduğunu ama en kötüsü de bunu asla düzeltemeyeceğini gösteriyor. O yükü taşımaya hiç niyetim yok. Bunca zaman taşımışım bişey değişmemiş, daha da uğraşmam.
0
muhayyer divan
(03.12.24)
Offf be rahatladim.. hep benim basima geliyor diyordum artik boyle seyler
Cevabi veriyorum : direk tekmeyi bas
Bu tur insanlar eli seyinde kendini dunyanin merkezinde hint kumasi sanan tipler ve dunyayi sallamadan yasayabileceklerini dusunurler.
Sende onlari sallama tekmeyi bas birgun yolda karsilasirsan boynuna atlarlar ki basima geldi oooo kardesim nerelerdesin diye. Yuzsuzdurler.
Engelle gec huzur gelsin Adam olanlarla yola devam...
0
Zetnikov
(03.12.24)
yarı yaşımda arkadaşlarım var, onlardan bile böyle saçmalıklar görmedim. "hep böyle yapıyor"a mahal vermeden kışkışlarım zatı. eğer görüşmek isterse sağlam bir özür dilemesi gerekir, geçiştirmesine izin vermem.
0
titanyum22
(04.12.24)
biseyler planladiysak onden, o gun ya da bir onceki gun tekrar bi kontorl ediyorum hala musait miyiz, planlar devam mi diye. degilse degil, dunyanin sonu degil ama 3-5 kez ust uste planlar iptal oluyorsa daha da plan yapmiyorum o kisiyle.
bisey sorup cevap alamiyorsam iletisimi azaltiyorum, bi daha bisey sormuyorum.
yardim isteme senaryosu da ilki gibi, ben kendim gun bosatmissam ve karsidan ses gelmemisse bi durterim, iptalse iptaldir. bi dahakine kendi dusunup planlasin bana uyan bir gunde, gun bosaltmam daha da.
0
taurina
(04.12.24)
Yazmayi unutmusum 85 90 li yillarda telefon yoktu diye hatirliyorum ondan midir nedir insanlar gorusecegin zaman heyecanlaniyordu geliyorlardi ne bilim konusuyorlardi
Telefon icadindan sonra bence insanlar herkese kolay ulasmaya basladi ve umursamaz oldular Nasilsa pesimden kosar gibisinden Birde tr demi boyle yoksa dunyadami insanlarda yedek kulubesine alma cok var mesela
Adam sana olumlu cevap verip yedek kulubesine aliyor
Baska insanlarla takiliyor istedigi keyfi buda bir mevzu
Para ve imkan varken gezmek mi yoksa biriktirmek mi?
tahirkemalbozoglu
Şu anda çoluk yok çocuk yok. Bize yetecek kadar para kazanıyoruz eşimle beraber. Yaş 34 lere geliyor, anadan babadan bir şey görmediğimiz için açıkçası gorgususuz, gorgusuzlukten kastım gerçekten gorgususuz yani bir yer görmüş değiliz, yurtdışına bir kere çıktık, dağ görmemişiz taş görmemişiz, farkl
Şu anda çoluk yok çocuk yok. Bize yetecek kadar para kazanıyoruz eşimle beraber. Yaş 34 lere geliyor, anadan babadan bir şey görmediğimiz için açıkçası gorgususuz, gorgusuzlukten kastım gerçekten gorgususuz yani bir yer görmüş değiliz, yurtdışına bir kere çıktık, dağ görmemişiz taş görmemişiz, farklı bir medeniyet, kültür görmemişiz. Hal böyle olunca vakit ve imkan varken gezmek istiyoruz açıkçası fakat bir yanımızda hep "ulan oğlum biriktirsene paranı" diyor. Ancak vakit geçince de işte şimdiki gibi gezmek görmek isteği olacak mı? Sağlık yerinde duracak mı? Örneğin çocukken her çocuk gibi sabahlara kadar oyun oynardım fakat her oyunu alamazdık, şimdi Bi heves ediyorum yarım saat sonra atıyorum elimden joysticki, yani her şey zamanında diyorlar ya o doğru, bu heves kaçtıktan sonra para olması da çok önemi kalmıyor açıkçası, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
0
tahirkemalbozoglu (29.11.24)
bence gezmek ya. zaman geri gelmiyor. keşke çocuk olmadan biraz daha gezseymişiz diyorum bazen.
tabi ki insanın kenarda kara gün parası olmalı da. 50 attınız diyelim onu 100-150 yapacaksınız diye de hayatı kaçırmanın bi manası yok.
0
elorelia
(29.11.24)
bu konuyu gezmek vs. para biriktirmek olarak değil de deneyim kazanmak vs. emtia almak olarak değerlendirebilirsiniz. önemli olan 1-3-5 yıl sonra sizi ev-araba almak mı mutlu edecek yoksa 1-3-5 yıl sonra gezmekten edineceğiniz yeni deneyimlerin hayatınıza getireceği mutluluk mu? ben ikisini de biraz yapmaktan yanayım, biraz kenara para ayıralım ama biraz da yeni tecrübelere yelken açalım. insanız, bu hayata bir kere geliyoruz ama iyi günler olduğu kadar kötü günler de var.
0
benaslinda
(29.11.24)
Bir insanın işsizlik durumunda kendisini 4-5 ay idare edebilecek parası olması yeterli bence birikim için. Sonrasında çok kasmamak lazım ve gezebildiğimiz kadar gezip görebildiğimiz kadar çok şey görmeliyiz, sonrasında bunun pişmanlığı daha büyük oluyor bence.
0
mutekebbir
(29.11.24)
Biriktirmek. Çevremde iki genç aile 10-12 yıl dolarla kazandı. Yedi içti gezdi. Sonra işler bir iki yıl ters gitti, kaliteye alıştıkları için harcamaları hemen azalmadı. Bir sürü borçları var kapıya icra geldikçe ,bankalar aradıkça keşke gezeceğimize köşeye 3 kuruş atsaydık diyorlar şimdi.
0
ercu cozer
(29.11.24)
ikisinin de bütcesi vec planı farklı olmalı ki insan ilerde birinden pişman olmasın. Kazancın bir kısmı ile birikim ve uzun vadeli plan yapılmalı, bir kısmı ile de tatil ve gezi planı. Kazançlar elbette yeterli gelmeyebiliyor özellikle günümüzde ancak burada da öyle düşünüyorum ki hedefler zamanında belirlenirse ve doğru planlamalar yapılırsa, uygun teklifler kovalanırsa mümkün.
0
va
(29.11.24)
Cocuk yokken gezmis ve biriktirmis biri olarak soyluyorum. Kesinlikle gezin. Gezmeye "gezmek" diye degil, tecrube edinmek diye, dunya gorusu edinmek diye bakin. Bakis aciniz ne kadar degisirse hayattan o kadar zevk alirsiniz. Parayi yine kazanacaksiniz, zaten cocuk yapma plani gelince gotunuzu oyle bir sikacaksiniz ki, aile buyukleri "ehe ehe cocuk rizkiyla gelirmis bak sans iste" diyecek bilip bilmeden. Siz isin bilincinde insanlar olarak calisiyor olacaksiniz zaten. Diger arkadaslarin da soyledigi gibi, 6 ay- 1 yil kendinizi sikinti etmeden yasatacak parayi koyun kenara, sonra kalanla kendi capinizda gezin ve tecrube edinin.
0
quaker
(29.11.24)
denge diyorum. para biriktirmek sart. cocugu birak, emeklilik sistemlerini de görüyorsun. ama gezmek de sart. yoksa mezarliktaki en zengin adam olmanin tadini cikarirsin anca.
0
robert bosch
(29.11.24)
3 kazanıyorsak eğer 2 / 1 iyi bir oran. 2 yiyelim, içelim, gezelim ama 1 de biriktirelim. Yaş aldıkça insanın hayata bakış açısı değişiyor ama bir yandan da enerji bitiyor. Bana birisi şimdi kalk Ugandayı gezelim dese amaaan otur oturduğun yerde derim. Hant hant yürünecek yaşı geçtim daha fazla konfor arayışındayım.
0
charbiel
(29.11.24)
Çocuk varken gezilmiyor, yokken çok rahat ancak şu ekonomik koşullarda zor. 2 memur maaşıyla aynı yıl ingiltereye gidip araba almıştım, şu an bu mümkün değil. Hem enflasyon hem kur hem de hükümet 2023te yurt dışı harcamalarını taksitlendirmeme kararı aldı. Gezmek için zor bir dönem ama mal içinde 10 yılını kitlemeye gerek yok. En kral arabaya binsen ne en güzel evi alsan ne. Bu ülke böyle haldeyken gezcen yoksa psikolojin bozulur.
0
mikahakkinen
(29.11.24)
yillik butce yapin. gelirin %20si birikim %20si tatil %60i harcama %10u worst case scenario butcesi olsun. boylelikle ne yarin ne olacak endiseniz olur ne de tatile gidecek paramiz yok endisesi. ha oyle bir gelir yoksa ortada realist olacaksin. tek basina olmadigin icin esine, ailelerinize karsi sorumluluklariniz var. gelecek kaygisi varken tatil yapmayacak evde oturacaksin.
0
buenosdias
(29.11.24)
gezin. paranın tamamını gezmeye gömün demiyorum ama gezin. gezmediğim her sene için pişmanım arayı kapatmaya çalışıyorum.
0
jelly bear
(29.11.24)
Normalde "lamı cimi yok, şu devirde parayı harcamak mantıksız" derdim ama sizin açıklamayı görünce fikrim değişti. Ben; durumlar iyiyken çok gezdim, hevesimi aldım. Benim olduğum yerden böyle demek kolay. Yine de gezmeyi tozmayı dahi tutumlu şekilde yapmanızı önermek istiyorum. Önce vizesiyle şusuyla uğraştırmayacak, nispeten daha yakın yerlere gidip gezginliği deneyimlemenizi tavsiye ederim. Gezginliği deneyimlemek de önemli. Nelere ne kadar harcanıyor, ne konularda sıkıntı yaşanıyor... vs gibi konuları bi kafada oturtup sonradan açılmaya başlayabilirsiniz.
0
norek
(29.11.24)
cocuklar dogmadan gezebildiginiz kadar gezin. Biz Turkler cocuklarla birlikte gezmeyi yuksek cogunluka beceremiyoruz
0
turkuaz
(29.11.24)
2 hafta yıllık izinle ne kadar gezilebilir ki bence ortada bir sorun yok önemli olan güzel vakit geçirmek ev ve araba varsa istediğinizi yapın helalinden
0
bir soru sorcam
(29.11.24)
gezip görmek. hayatı deneyimlemek güzel. ama biraz yatırım da yapılabilir. dediğin gibi sağlık açısından yapamayacak duruma gelebilir insan, ve göçüp gidebilir de...
0
ermanen
(29.11.24)
offf çok çok zor soru.
bence 40a kadar birikim yapın, vücudunuzu sağlıklı tutun. 40tan sonra gezin. o zamana kadar kitap okuyun bol bol. gezip görmeyle eşdeğer olmaz tabii ama gözle görülür açıklığını kapatır bahsettiğin görmemişliğin
0
titanyum22
(29.11.24)
bu sorunun cevabı çok ucu açık ya. Hayattan ne beklediğinizle ilgili.
Ama birinden birini seçmek zorunda da değilsiniz.
-Akıllı bir bütçe yönetimiyle hem birikim yapıp hem de gönlünüzce gezebilirsiniz.
Gelecek güvencesi sağlamak önemli. Şimdi 34 yaşındasınız, muhtemelen özel sektördesiniz.
45 yaşından sonra ciddi bir yönetici pozisyonda değilseniz ya da kendi işinizi vb kurmadıysasnız özel sektörde şu anki kadar kazancınız olamayabilir. Çünkü o yaşlarda birçok işveren için "yüksek maaşlı, yaşlı, yatırım yapılamaz" statüsünde olacaksınız. Daha küçük şirketlerde daha düşük ücretlere yönelmeye başlayacaksınız. Kariyer eğrisi böyledir maalesef özel sektörde.
O zaman hayatınızda çocuk da olacak belki. Masraflarınız artacak, ama geliriniz en iyi ihtimalle yerinde sayacak. Zam alacaksınız tabii ama enflasyona oranlayınca muhtemelen aynı yerde kalacaksınız yani.
O yüzden bence birikim işini ihmal etmeyin. Mesela eviniz var mı? Kiranız var mı? Şimdi belki dert etmiyorsunuz ama o yaşlarda bunlar daha sorun olacak.
Bütçe planlaması önemli. Yıllık bütçe yapmak lazım.
Türk insanı buna alışık değil ama yılbaşında oturun eşinizle yıl boyu cebinize girecek toplam parayı hesaplayın. Bunun bir miktarını seyahate bir miktarını birikim ve yatırıma ayırın.
Ve bu limitlere uygun hareket edin.
İnanın yıllık planlamayla aylık planlamanın farkı hayatınızı çok değiştirecek.
atıyorum 50+50 ayda 100bin mi kazanıyorsunuz?
Yılda 1.2 milyon.
500'ü atıyorum kira, masraflar vs.
geriye kaldı mesela 750000.
Bunun 500000'ünü iyi bir yatırım olarak değerlendirin.
Kalan 250.000'yi seyahatler, yeme içme, eğlence vs için ayırın. Gibi.
50-30-20 diye bir model var.
%50 ihtiyaçlar zorunlu harcamalar.
%30 istekler, eğlence vs.
%20 yatırım
ama bu amerikada yaygın bir model. Bence türkiye'de %30 yatırım olmalı min.
0
anten
(29.11.24)
Medeniyeti, kültürü 3-5 günde göremezsin. 3-5 ay da eh anca birşeylerin tadına varırsın. Finansal stabilite çok önemli.
0
wd40
(29.11.24)
Gezmek +156165465
0
put it in your appropriate place
(29.11.24)
denge kurmak onemli. ikisini de abartmamak lazim ama paranin bir arac oldugunu bilmeniz gerek. bu aracla deneyimler elde etmek yeni araclar almaktan daha onemli bence cunku muhtemelen bir gun geriye donup bakacaksiniz. o zaman gordugunuz sadece sey farkli model arabalar, farkli esyalar falan olursa uzulebilirsiniz.
0
bohr atom modeli
(30.11.24)
Cebine giren her kuruşun (buna yolda bulduğun para dahil) %30'unu ev ve emeklilik fonu olarak ayıracaksın. Bunu en iyi şekilde değerlendirebilmek için finansal okur yazarlık öğreneceksin.
Kalan %70 ile ister evlen, barklan, çoluk çocuğa karış, istersen gez, toz.
0
Mirket
(30.11.24)
ikisi de.
imkaniniz varken tabii ki de gezin, gorun, deneyim biriktiniz, anilar yaratin, dunyaya bakis acinizi genisletin.
ama bu demek degil ki elinize gecen her kurusu harcayin. hayatta yarin ne olacagi belli olmaz, isinizi kaybedebilir, kaza gecirebilir, engelli kalabilirsiniz. mali olarak sorumluluk sahibi olun, 2 bina gormek ugurna sacma sapan borca girmeyin.
bence butce yapin size uygun olacak sekilde. atiyorum elinize gecen paranin %60i zorunlu harcamalara gidiyor olsun (kira, kredi, borc, benzin, gida vs). kalan %40i'nin yarisini gezmeye tozmaya ya da zorunlu olmayan alisverise, diger yarisini da birikime yatirima ayirin.
boylece hem harcadiginiz para icin sucluluk duymaz, hem de birikiminizi yapmis olursunuz.
0
taurina
(30.11.24)
denge denge denge.
biraz kariyeri saglamlastirmak ve o sirada belki ev arsa alabilmek veya pasif geliri yarattiktan sonra kafa gezmek icin daha rahat oluyor.
bir de cocuk olunca isler komple degisir. ona gore icinizde kalmasin bazi yasanmisliklar hayatinizi bir cocuga adamadan once. sonra hep pismanlik, kavgalar, burukluklar vs.
sizce hangisiydi?bence su beyne cip yerlestirdikleri ve tüm olanlarin aslinda 1 snde gerceklestigi bölüm. dating app'li bölüm izledigim ilk black mirror bölümüydü ona da bayagi sasirmistim.
sizce hangisiydi?
bence su beyne cip yerlestirdikleri ve tüm olanlarin aslinda 1 snde gerceklestigi bölüm.
dating app'li bölüm izledigim ilk black mirror bölümüydü ona da bayagi sasirmistim.
0
robert bosch (28.11.24)
Çip dediğiniz noelli bölüm müydü? O güzeldi evet.
Çok popüler değil sanırım ama bu robot arılarla insanları öldürdükleri bölümü beğenmiştim ben.
Bi de san junipero'ydu sanırım ölenlerin bilincini aktardıkları sanal ada gibi yer. Mutlu sonla biten tek bölümdü (son 1-2 sezonu izlemedim). O kadar kasvetin arasında iyi gelmişti
0
nundu
(28.11.24)
Playtestmis adi.
0
🌸robert bosch
(28.11.24)
Benim en sevdiklerim White Christmas ve şu akbilli olan Entire History Of You idi sanırım adı.
0
Gı
(28.11.24)
Ceza verilen kisilere 1 gunu yasatiyorlardi ama 1 sn geciyordu aslinda falan oyle birseydi, bence de cok psikopatti. Dusununce keyif kaciran cinsten bir bolumdu.
0
mbond
(28.11.24)
@mbond, hangi bölümdü o?
0
🌸robert bosch
(28.11.24)
Mbond'un dediğini anladım ben de, White Christmas o diye hatırlıyorum. Playtest fazla korku filmi klişesiydi ve biraz mehh bağlanmıştı çok sevmemiştim.
Bu ilk sezonda bisiklet binerek puan toplanan, siyahi abinin isyan edip en son sistemin çarklısı olduğu bölüm de iyiydi.
Bu ölen eşini robot olarak alan kadının olduğu bölüm ve insan bloklama teknolojisi olan bölümler çok popülerdi ama ben pek beğenmemiştim izlediğimde. O zaman yaşımız gençti belki şimdi izlesem severim :d
0
nundu
(28.11.24)
White Christmas ve San Junipero'yu eşit seviyorum.
White Christmas benim daha önce de kafamda düşündüğüm tarzda bir konuyu çok güzel işlediği için çok etkilenmiştim. Zaten dizinin en iyi bölümleri arasında hemen her listede bulunduğu için çok lafa gerek yok sanırım.
San Junipero ise tam aradığım tarzda bir konuydu. Ölen insanları dijital ortama upload etme konusu cidden çok iyi düşünülmüş bir şey. Bu kadar ilgi çekici bir şey nasıl daha önce düşünülmedi, neden daha sonra Upload gibi komedi dizisi dışında daha ciddi bir tonda işlenmedi bilmiyorum. Ben çok beğenmiştim.
Bu arada bu konu daha önce işlendiyse bile duymamıştım, bilen nerede işlendiğini söylerse bana da izleyecek bir şeyler çıkardı ne güzel.
Dizinin kendisini sevdiğim için Black Museum'u da sevmiştim örneğin ama Black Mirror'u hiç izlemeden onu izlesem öyle çok bayılmazdım.
0
akhenaten
(28.11.24)
white xmas
0
ala09
(28.11.24)
ben white christmasi izlememisim ya. sayenizde izleyecegim. jon hamm oynuyormus bi de.
0
🌸robert bosch
(28.11.24)
bu kadar cevap arasında görmeyince şaşırdım açıkçası. benim için hated in the nation kesinlikle. hikayede belli kopukluklar ve abukluklar yok değil ama "vay ananıski!" etkisi açısından bence inanılmaz bir bölümdü. babadır bizim için.
0
mark greg sputnik
(29.11.24)
ben 4. sezonun tamamını çok seviyorum. o sezon içinde de timsah ve metal kafa bölümleri. o 2 bölümün günümüzde veya yakın gelecekte gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünmüştüm. oyunculuklar da çok iyiydi.
0
jepa
(29.11.24)
Entire History of You Nosedive The National Anthem
0
black holes in the sky
(29.11.24)
1- entire history of you 2- white christmas 3- san junipero
0
sir gawain
(29.11.24)
@mark
Benim robot arılı dediğim oydu ya çok severim o bölümü
0
nundu
(29.11.24)
san junipero
0
tantunisultansuleyman
(29.11.24)
İlk 2 sezonun tüm bölümleri. Özellikle "White Bear."
0
auroraaurora
(29.11.24)
Fifteen Million Merits White Christmas Nosedive Shut Up and Dance USS Callister Black Museum
favori bölümlerim :)
0
sizofren06
(29.11.24)
San Junipero Black Museum Nosedive USS Callister Arkangel Crocodile
Ben sürekli kolonya kullanmaya başlarım fıs fıs ismail gibi cebimden çıkarıp ellerimi fıslıyorum.Otobüse binersem hiçbir yere tutunmamaya çalışıyorum.Dışarda yemek yiyeceksem adamın ellerini kontrol ediyorum temiz mi vs diye eskiden hiç umursamazdım. Yemeden önce bir süre süzüyorum adam eldiven takı
Ben sürekli kolonya kullanmaya başlarım fıs fıs ismail gibi cebimden çıkarıp ellerimi fıslıyorum.
Otobüse binersem hiçbir yere tutunmamaya çalışıyorum.
Dışarda yemek yiyeceksem adamın ellerini kontrol ediyorum temiz mi vs diye eskiden hiç umursamazdım. Yemeden önce bir süre süzüyorum adam eldiven takıyor mu vs diye
Dünyanın en pis insanıydım ben ya :))
0
respect (26.11.24)
Kolonya kaldı bende ki hiç sevmezdim kolonyayı şimdi sürekli çantamda, evimde baş ucumda, iş yerimde masamda, hep çevremde tutuyorum ne olur ne olmaz diye.
Bir de grip olunca maske takmaya başladım artık insanlara bulaşmasın diye bu bilinç pandemi dönemi oluştu bende.
0
mutekebbir
(26.11.24)
Kolonya bende de kaldi. Eskiden de toplu taşıma kullanırsam vs el dezenfektani kullanırdım ama şimdi ulaşabileceğim her yerde var.
Uçağa binerken maske takıyorum hala.
Kendim de hasta gibi hissedersem daha dikkatli davranıyorum artık.
Evi havalandırma. Kışın üşüdügum için sabah beş dakika-aksam uyumadan beş dakika habalandirirdim, yeterdi. Artık kar da yağsa belirli zaman dilimlerinde cami açıyorum.
Bir de pandemiyle birlikte vitamin takviyelerime vs daha çok dikkat eder oldum ama bu yaşla da ilgili olabilir.
0
fraise
(26.11.24)
çöp odası var yangın merdiveninin olduğu yerde, kapısını açarken peçete kullanıyorum. alışveriş arabalarını kolonya ile silip kullanıyorum. eskiden de çok temiz ve titiz biriydim ama şimdi daha da dikkatliyim. uzun zamandır hasta olmuyorum, artısı bu.
0
gabe h coud
(26.11.24)
El yıkama alışkanlığım arttı
0
grimavi
(26.11.24)
Aşı yaptırmayanlara baskı uygulayanlara takıntım oluştu. Sokağa çıkma yasaklarına ve aşırı bilimsel maske zorbalığına karşı çıkacağım.
0
benim icin hic boyle suslenmemistin
(26.11.24)
- Pandemi neticesinde gün içerisinde elimi aşırı yıkayan biri oldum. Bu el yıkama yoğunluğumdan memnun değilim ama asla değiştiremiyorum. Ellerimi yıkamam gerektiğini düşünüyorsam ve "Bu kez yıkamayayım ya" demeye kalkarsam çok huzursuz olup yine yıkıyorum. Allah'ın belası pandemi, ayarlarımı bozdu resmen.
- Dışarıda bir yerlere temas ettikten sonra taşıdığım kolonyayla ellerimi temizliyorum.
- Hastaneye gittiğimde maske takıyorum. Hastanede kapı kollarına kağıt havlu ile temas ediyorum.
0
jonas
(26.11.24)
Pandemide dışarı çok az çıktım ve her çıktığımda N95 maske + siperlik kullanmama rağmen covid oldum.
Bu saatten sonra kimse bana maske taktiramaz:) (sadece bazı doktor odalarına girerken saygı amaçlı takiyorum)
Ama kolonya ve mümkün olduğunca bir yerlere dokunmama huyu alışkanlık oldu.
Ha bir de dışarda önümde oksuren tiksiran biri olursa saçma bir şekilde nefesimi tutarak geçiyorum yanından :)
0
makbur
(26.11.24)
Dışarıda, yakınımda biri öksürür, tıksırırsa müthiş rahatsız oluyorum.
Koskoca yolda, tam da birinin yanından geçerken öksüren öküzler var.
0
Mirket
(26.11.24)
kolonya +1 maskeye olan önyargım yok oldu. kışın grip vb. kapmamak için toplu taşımada maske kullanmaya başladım.
selamlar. google'da disney diye de çıkıyor, prime diye de çıkıyor, nerede bu film ya?
selamlar. google'da disney diye de çıkıyor, prime diye de çıkıyor, nerede bu film ya?
0
patronaj1 (26.11.24)
prime'da yok (en azından Türkiye'de yok). disney olmadığı için deneyemiyorum.
0
shadowfollower
(26.11.24)
turkiye'de herhangi bir platformda yok. buradan bakabilirsiniz.
0
lemmiwinks
(26.11.24)
Böyle durumlarda filmin ismini Letterboxd'ye yazınca altında nerelerde gösterimde olduğu yazıyor aklınızda bulunsun. Bu film şu an Türkiye'de görünmüyor.
Yarın okul müdüründen zılgıt yiyeceğim, kendimi nasıl teskin edeyim?
sekizdokuzon
Okuldaki yoğun stres ortamı ve uğradığım hafif ölçekli mobbing ve hafta içi alkol alma alışkanlığı bir araya geldi ve belli kırmızı çizgileri geçtim. Devamsızlık yaptım, işe geç gittim, müdür yardımcısına bağırdım. Yarın beni sağlam haşlayacaklar. Tavrım boynumu eğip halıdaki desenleri incelemek mi
Okuldaki yoğun stres ortamı ve uğradığım hafif ölçekli mobbing ve hafta içi alkol alma alışkanlığı bir araya geldi ve belli kırmızı çizgileri geçtim. Devamsızlık yaptım, işe geç gittim, müdür yardımcısına bağırdım. Yarın beni sağlam haşlayacaklar. Tavrım boynumu eğip halıdaki desenleri incelemek mi olmalı yoksa çok da özele girmeden ("Beni gereksiz gerip aynı anda kırk farklı şey yapmamı beklediğinizde ben akşamına uyuyabilmek için iki şişe şarap içiyorum ve bazen sabahına ayilamamis oluyorum" gibi) olup biteni kendi tarafımdan anlatmalı mıyım? Sert çıkacak yüzüm yok, stresle yaşımın, deneyimim gerektirdigi gibi baş edemedim ama full haksız, sorumsuz, pervasız da değilim. Sürekli diken üstünde çalışmak benim de ayarlarımı bozdu.
Sizce ne yapmalı?
Teşekkürler.
0
sekizdokuzon (25.11.24)
alkolü isin icine karistirma.
rahatsizlandin sabah ve gec kaldin. haber de veremedin. bir dahakine daha dikkatli olacaksin.
BITTI.
0
robert bosch
(25.11.24)
bu arada amber heard- johnny depp trial videolarini izleyebilirsin. lafi cok güzel ceviriyorlar. sorulari nasil geri püskürtüyorlar ya da kelimelerle nasil oynuyorlar vs bisiler katiyor.
0
robert bosch
(25.11.24)
Robert +1
Ayyaş damgası yeme Zaten kimseyi ilgilendirmez senin içki içip içmemen ve sebebi Mecbur alttan alacaksın, gaza getirme kendini
0
kisa
(25.11.24)
Alkolden bahsetme+1
Kendini çok gaza getirme ama çok ezik de durma. Kendini ifade et, haddinden fazla iş yapmanı istediklerini, eğer bunların içinde aslında görevin olmayan işler de varsa bunu da söyle.
Maalesef böyle yani özel sektörde en az parayla en çok işi yaptırmak istiyorlar. Görevin olmayan işleri de yapmanı istiyorlar. İnsanlar çaresizlikten kabul ediyor. Bunu dile getirince de kabul etmeseydin diyorlar. Saygısızlık, sevgisizlik var. Para bütün değerlerin önüne geçmiş durumda.
0
rock n roll
(25.11.24)
Şarabı işin içine katma+1
Ama işyükünden dinlenemediğinden bahset
0
grimavi
(25.11.24)
Psikolojin bozuk diyoruz, atış serbest diyorsun ama hala aynısın.
Soruna cevap: boynun eğik olmalısın. Hatalı taraf sensin, o yüzden hatanın arkasında adam gibi durmalısın. Özür dilerim, hayatımda çok kötü şeyler yaşadım ancak geçti anlayışınız için teşekkür ediyorum. Zamanla da görürsünüz minnettarım bye. Bunları dersen bir sorun yaşamazsın. Ama sizde "kadınım ben, kimseye ihtiyacım yok, haksız da olsam bana kimse laf edemez" gibi bir olay vardı. Sen daha iyi bilirsin ama beni dinlersen sıyrık almadan kurtulursun.
0
Shepard
(25.11.24)
Askerde bir astsubay komutanımla konuşurken anlatmıştı. artık o kadar alıştık ki azarlanmaya, sakince dinleyip sonunda emredersin komutanım deyip kenara çekiliyoruz demişti. yani kafaya takmaya gerek yok. siz haksız olduğunuzu zaten ifade etmişsiniz. Onlar sizi çağırmadan siz gidip alttan alarak önce özür dileyin. sonra da ufaktan ufaktan bunun aslında bir sürecin yansıması olduğu yönünde imada bulunun. ben olsam böyle bir yol izlerdim.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(25.11.24)
kız zor durumunu paylaşmış, kart incel laf sokma peşinde. kadınlıkla alakalı tek kelime geçmiyor duyuruda lafı getirdiğin yere bak ya. bunun on kat beterini yapan erkek olsa "adamın derdi var yazık" dersin, şurada belaltı vuruyorsun utanmadan. rezil yaratık.
sekiz sen de başka nikle aç şöyle duyuruları ya. telegram grubundan ayrılalı aylar olmuş adam hala kuyruk acısıyla yorum yapıyor. ya da açma sen bilirsin aman
0
titanyum22
(25.11.24)
Alkolden bahsetme +1 Robert+ hastalıkla ilgili ayrıntı ver
0
pembediken
(25.11.24)
Alkolden sakın bahsetmeyin.
Makulün çok ötesinde bir iş yükünüz ve mobbing varsa fırçanızı yedikten sonra bu durumla mücadele etmekte zorlandığınızı ifade edin.
0
10551037
(26.11.24)
detay verme. alkole falan hic girme.
kabalik yapma ve net ol. saygili bir sekilde kendi acindan durumu ozetle. yaptiginin yanlis oldugunun farkinda oldugunu sezdir ama acikca kabul etme.
su su sebeplerden dolayi stres altindayim bunlarin cozulmesine yonelik size daha once sunlari soyledim, daha once bir sey soylemediysen de bu konularin cozulmesi gerektigini dusunuyorum de.
bir de alkolu birak derim. safi zarar. icme aliskanligin varsa baska bir seyler ic.
0
antikadimag
(26.11.24)
Yukarıdakiler (en azından çoğu) +1
Alkolü asla ama asla anma. Adaptasyon sorunu yaşıyorum de, bazı ailevi sıkıntılar üst üste geldi de, gerekirse okulda da sana davranışların kötü olduğundan ve bununla da baş etmekte zorlandığından bahset, böyle bir şeyler uydur ve hatanı kabul edip bir daha yapmayacağını garantile ve yapma.
Yapılan mobbinglere de takılmamaya çalış, işine odaklan, işe odaklanmak da insanı düştüğü bu duygusal dertlerden biraz olsun kurtarabilir. Kendine kota koy mesela sadece Cuma-Cumartesi iç, hafta içi uyku durumunu meditasyonla, bitki çayıyla vs. halletmeye çalış. Etkinliklere gitmeye çalışıyorsun sürekli ne güzel onları arttır, kendine hedefler koyarak başla, onlara tik ata ata ilerle zaten yavaş yavaş rutinin de oturur.
Ek ve önemli bir öneri daha; Terapi.
0
mutekebbir
(26.11.24)
nasıl geçti? umarım iyisinizdir
0
mizore
(27.11.24)
Valla sandığımdan çok daha yapıcı ve şefkatliydi müdürümüz. İletişim kurmak çok iyi geldi.
0
🌸sekizdokuzon
(27.11.24)
sende imposter sendromu var bence, kendini olduğundan beceriksiz ve başarısız görüyorsun. anlattığın kadar leş bir çalışan olsan seni iki dakika tutmazlardı. hadi geçmiş olsun kendine yüklenme bu kadar.
İşten beşte çıktım, servis Kadıköy'e en geç beş buçukta bırakıyor. 19:15'te yoga dersim var. Kahve içip telefona bakmak dışında ne yapabilirim iş sonrası yorgunluğuyla?Teşekkür ederim.
İşten beşte çıktım, servis Kadıköy'e en geç beş buçukta bırakıyor. 19:15'te yoga dersim var. Kahve içip telefona bakmak dışında ne yapabilirim iş sonrası yorgunluğuyla?
Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon (25.11.24)
Çay içebilirsin :) bitki çayı.
Pasifik Pastanesinde muzlu rulo pasta. Hava soğuk, dışarıda dolasikmaz. Barış manco müzesi kapalı olmalı.
0
kisa
(25.11.24)
dükkanlari gez. sahilde yürü. moda'da asuman'da asuman ye :)
0
robert bosch
(25.11.24)
Öncelikle yogadan önce bir şey yeme :) Bir şey yemeyi önerenlere katılmıyorum.
Şu an yapılacak en iyi şey kahve içip bir şeyler izlemek ya da okumak bence hava çok soğuk yürümek dolaşmak için biraz sert günler.
0
mutekebbir
(25.11.24)
Asuman a -1 demek için geri geldim :) Kesin sıra vardır, tadı da uzun zaman önce bozuldu bence. Pasifik de muzlu rulo. Aa Saray a gidebilirsin bahariye üzerindeki. İçeride oturup yavaş yavaş tatlını yersin belki tavuklu çorba. Akşam yemeğin çıkar aradan ama yogaya nasıl etkisi olur bilemem
0
kisa
(25.11.24)
İstanbul'u çok bilmiyorum ama sahafları gezmek çok eğlenceli olur bence. İlgini çeken bir kitabı alırsın, kahveni de alırsın okursun :)
ayak atlarının ağrıması, yere basmakta zorlanmak.ilerleyen saatlerde azalsa da devam ediyor.sebebi ne olabilir?
ayak atlarının ağrıması, yere basmakta zorlanmak. ilerleyen saatlerde azalsa da devam ediyor.
sebebi ne olabilir?
0
tabudeviren (25.11.24)
Bir romotologa, yoksa bir dahiliye uzmanına görünmenizi öneririm.
0
Mirket
(25.11.24)
romatoloğa gittiğimde bana sorduğu sorulardan birisi buydu.
0
kisa
(25.11.24)
Geçmiş olsun, bende de aynı durum oluyordu sabahları, ilk 5-6 adımım canımı yakacak kadar zorluyordu doktora gittiğimde hem belimdeki ağrının hem de bunun fazla kilolarımdan kaynaklandığını öğrendim ve vitamin değerlerime bakıldı onlar da kötü durumdaymış. Şimdi hem vitamin hem pilates hem spor dört bir yandan saldırdım ve bu sorun yavaş yavaş azalarak bitti. Bende sadece sabah oluyordu ama gün içinde hiçbir şey olmuyordu, geciktirmeden doktora gidin.
0
mutekebbir
(25.11.24)
selamlar ankilozan spondilitin başlıca etkilerinden biri. bi romatoloğa görünmenizi öneririm.
0
polypropylene
(25.11.24)
Doktor degilim ama bence acma germe tarzi seyleri aliskanlik haline getirmek lazim doye dusunuyorum yada en kotu bi spor aktivitesi olabilir.
Ama sizin durumunuz birseyin ilerlemis asamasi gibi gozukuyor
Ayar olmak ama neyine?“Çocuk değil mi, her istediğini yapar” mantığıyla hareket etmeleri…Tamam, çocuk sonuçta; enerji olacak, ses çıkaracak. Ama bu, onun başkalarını rahatsız etme hakkını doğurmaz! Çocuk hayvan gibi bağırıyor, ortalığı ayağa kaldırıyor, senin tek bir uyarın yok: “Evladım, bağırma; i
Ayar olmak ama neyine? “Çocuk değil mi, her istediğini yapar” mantığıyla hareket etmeleri… Tamam, çocuk sonuçta; enerji olacak, ses çıkaracak. Ama bu, onun başkalarını rahatsız etme hakkını doğurmaz! Çocuk hayvan gibi bağırıyor, ortalığı ayağa kaldırıyor, senin tek bir uyarın yok: “Evladım, bağırma; insanları rahatsız etmeye hakkın yok.” demiyor beyefendi, hanımefendi. Ama yok… Bu basit uyarıyı bile yapmıyorlar. Neden? Çünkü kendileri de yaşamayı bilmiyor. Saygısızlar. Toplum içinde nasıl davranılması gerektiğini öğrenmemişler. Çocuklarına da öğretmiyorlar. Aksine bu çocuklu aile bunu kendilerinde bir hak görüyorlar. Diğer insanların kendileriyle beraber bunu anlayışla karşılamaları gerektiğini düşünüyorlar. Sonra o çocuk büyüyor, aynı saygısızlıkla devam ediyor. Çünkü ne görmüş ki ne öğrensin? Saygıyı, empatiyi ve başkalarının haklarını önemsemeyi aileden öğrenir insan. Ama aile bunu bilmiyorsa? İşte o zaman ortaya, diğer insanları hiçe sayan bencil bir nesil çıkıyor. Ve böyle bireylerden oluşan bir toplumda huzur aramak da hayal oluyor. Böyle çocuk yapacaksanız yapmayın, hadi yaptınız size benzeyen o sevimsiz evladınızı da alın ötede yaşayın lütfen. Sizin çevrenizde var mı böyle çevresine saygısız aile? Huzur içinde yaşayan o mutlu ve nadir azgınlıktan mısınız?
0
tahirkemalbozoglu (25.11.24)
Her çocuk ebeveyninin aynasıdır. Çünkü annesini ve babasını örnek alır, aynen kopyalar ve davranışlarıyla aynısını sergiler.
Anne baba evde bağırarak konuşuyorsa onlar da bağırırlar. Evde kavga çoksa çocuklar da kavgacıdırlar veya çok pısırıktırlar. Çocukların enerjik ve coşkulu anlardaki gürültüleri aileden değil kendi sağlıklı enerjilerinden gelir ama kontrol sorumluluğu çocuklarda değil anne babalardadır, onlar ise bu zamanda çoğunlukla ilgisizler, çünkü onlarla da ilgilenilmedi, onlara insanlara saygılı olmak yaşayarak gösterilmedi. Yani zihinlerinde böyle hatıralar yok, örnek alma klasörü boş.
Ana babanın saygılı ve ölçülü ve hatta dengeli insanlar olduğu aile çok az. Ben o talihli azınlıktanım. Bunu nasıl aşarız diyorsan bence birbirimize yılmadan ve bıkmadan, yumuşaklıkla ve kendimiz örnek olarak destek teşkil etmek çözüm olacak. Çocuklara karşı saygıyı ve nezaketi asla elden bırakmamak lazım, eğer ailelerinde görmüyorlarsa görmeleri ve kaydedip sorgulamaları için. Hatta içlerinin ısınması için. Muhakkak hatırlayacaklardır.
Bizim kendi davranışlarımız istemesek bile herhangi bir anda herhangi bir insana şahane örnek olabiliyor, hiç ummadığımız kadar. Onun için belki de öncelik bizim kendimizi düzeltmemizdir...
0
muhayyer divan
(25.11.24)
@kullanicadi
Onun derdi sen ve senin gibi ebeveynler değil ki, sen sorumluluğunu bilen, saygılı, insan gibi bir ebeveynsin, onun sıkıntısı sorumsuz saygısız haddini bilmez anne babalar ve onların yetiştirdikleri çocukların zorbalıkları. Ben öyle anladım.
Ben de tam aynı yerden geriliyorum hatta, tam da aynı sebeple anne olmak istemedim, istemiyorum. Çünkü güvenemiyorum, kimseyi güvenilir bulmuyorum ben de. Hepimiz toplumu bir şekilde tecrübe ediyoruz her gün ve benim gördüklerim beni çok huzursuz ediyor. O da sanırım bunun için yazdı buraya. Senle ilgisi yok ki.
0
muhayyer divan
(25.11.24)
@kullanıcıadi Çocuğun çevreye rahatsızlık veriyorsa ve bunu önleyemiyorsan bu senin suçun olur. Bizim bir günahımız yok ama senin yaptığın çocuğun derdini beraber çekmemizi istemen çok tuhaf. Keyifsizse senin oğlan bunu sabah kahvaltıya gelen herkese yaşatma. Gelme kahvaltıya.
Çok basit aslında ama çocuğu olanlar sessizliğin lüks olduğunu sanıyorlar.
0
Shepard
(25.11.24)
+1'imle geldim.
Hastayım, yarın işe gitcem dinlenmem lazım diye kapısına gidiyorum çünkü artık mesaj yoluyla uyarmaktan bezdum. Bana diyo ki ben de hastayım nolmuş, şuramdan buramdan ameliyatlıyım. Bu zamana kadar kimse kapımıza şikayete gelmedi diye beni suçlu çıkarmaya çalışıyo üstelik. Apartman hayatında gürültü olurmuş. Ben anlayış gösterecekmişim. Yok erkek çocuğuymuş enerjikmiş, yok muhabbet kuşunu görmüş heyecanlanmış, misafir gelmiş onun çocuğuyla coşmuş, bahaneler bahaneler...
Çocuk napcak, dur diyen sus diyen olmazsa kuduracak tabi. Bana hmm ok diyor ama davranışı asla düzeltmiyolar bi de.
Çok doluyum çoook!
0
beetlejuice
(25.11.24)
aşırı derecede ortadoğulu bir sorun.
şımarık veletler ortadoğulu bir kavram.
anası da babası da gerçek normal insan gibi insan olan veletler zaten çağcıl insanları o kadar da rahatsız etmiyor. 2024 yılında ortadoğulu islamik bi ortamda beklentileri ona göre ayarlamak lazım sanki.
soruya cevap olarak ise evet, huzur içinde yaşıyorum çünkü civarımda pek ortadoğulu yok.
0
fevzi123
(25.11.24)
+1'imle geldim daha dün bu durumu ilk kez aklimdan geçirdim.
İki çok küçük çocuk başta şakalaşıyorlardi, çocuktur dedim. Ama erkek kizi israrla bagirtiyor, diyorsunuz ayni masadalar(!), ana uyaracak herhalde. Hiç bir uyari yok. Ardindan yarim saat belki gaz cikarma sesi yapti cocuklar. Kesintisiz! Cunku uyaran yok. Ve ana baba AYNI restoran masasinda. Geri kalan tum tespitleri siz yapmissiniz zaten. Buyuyunce normal insanlarin normal cocuklarina zorbalik yapacak cocuklar olacaklar bence. Ana babasinin durdurmadigi cocugu ogretmen nasil durdursun.
Avrupada bu islerin olmadigi ile ilgili cok saglam tespitlerin oldugu bir iki meshur baslik vardi ekside.
0
WithWorth
(25.11.24)
Sizin kadar sert bakmıyorum, ancak bence bu tür durumların ortaya çıkmasının en büyük sebebi bazı ailelerin çocuklarını hiç de çocuklara yönelik olmayan yerlere getirmesi.
Örneğin eşinizle ya da sevgilinizle gayet yetişkinlere yönelik bir tiyatroya, restorana, bir yere gidiyorsunuz. çocuklara yönelik bir şeyler olmadığı besbelli. Ama bir bakıyorsunuz bir çift çocuğunu getirmiş böyle bir ortamı "deneyimlemesini" falan bekliyor. Çocuk ortamı sevmemiş, mızmızlanıyor ancak ailesi hiç oralı olmuyor, gitmeye niyetleri yok. Çocuk sürekli bir şeyler soruyor, konuşulmaması gereken bir ortamda sürekli konuşuyor vs. Bir şey söyleyince de "ama o daha çocuk, ne yapayım?" Deniyor.
Dünyanın en saçma şeylerinden birisi. Çocuklara yönelik, onun yaşına uygun veya genele yönelik birçok yapılacak şey varken hayır; Çocuk illa onu "deneyimleyecek."
Ciddi anlamda sinir bozucu. Hatta bence açık olmak gerekirse çocuğun uygun bir zamanda seveceği varsa bile önüne ket vuruyor o yaşadığı şey. Her şey zamanında güzel.
0
akhenaten
(25.11.24)
Toplumda maalesef aşırı cahil insan var. Sadece çocuk konusu değil konu. İnsanlar birbirine karşı saygı sevgi nedir bilmiyorlar. Kavram karmaşası yaşıyorlar. Bu köpek konusunda da böyle çocuk konusunda da.
Bak neler var. Olayı nasıl da demagoji yapıyor. Dünyadaki en güzel şey çocuk sesi diye. Nasıl da gerçekleri carpitarak eğip büküyor. Bak böyle narsist insanlar gelip çocuk sevgisinden bahseder. Sen bencil bir kişi olarak bireyi önemsemiyorsun ki çocuğu onemseyesin zir cahil, saygısız. İnsanların birbirini rahatsız etmemesi isteğine bile nasıl kudurarak tepki veriyorlar, e nolacak öyle görmüş, öyle öğrenmiş.
0
dedeminhirkasi
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil. keşke öyle olsa. tabi ki abartı durumlarda müdahale edilir, özellikle restoranda, toplu taşımada vs. ama onun dışında çok da şey yapmamak lazım. anne baba etkeni önemli tabi de, bir de genetik var. her çocuk evinin aynası olmuyor. zor konu yani. anne olana kadar ben de benzer düşünüyordum. ama anne olduktan sonra asla kınayarak bakmıyorum bu tip durumlara.
0
elorelia
(25.11.24)
duyuruyu okur okumaz sebepsiz veya incir çekirdeğini doldurmayan bir nedenden ötürü atılan çocuk sesi belirdi kulaklarımda bir an, başıma ağrı girdi.
şu hayatta artık çocuklardan daha gıcık olduğum bir şey varsa o da yeryüzüne padişah/kral(içe)/prens(es) doğurduğunu sanıp herkesin bu şizofrenik bakış açılarına uymamızı bekleyen ailelerdir. çocuk bu, kukladan veya yontulmamış odundan farksız. o çocuğun hala yontulmamış odun olarak kalmasında bu tip ebeveynlerin payı çok büyük.
artık bir ortamda çocuklu aile varsa mümkün mertebede kaçmaya çalışıyorum. anlamsız bağırış çağırışlar, pis ayaklarıyla koltuğa basmalar, etrafındakileri rahatsız etmeler, koşturmalar, herhangi bir mekanik sisteme parmak sokmaları ve anne-babalarının buna hiçbir şey dememeleri beni o kadar sinirlendiriyor ki anlatamam.
çocukların hiç dahil edilmediği ortamların yaygınlaşmasını o kadar çok istiyorum ki. hatta buna sosyal faaliyetleri geçiyorum, gündelik ve zorunlu alanlar da dahil edilmeli. örneğin toplu taşıma araçları, kafeler, restoranlar, avm'ler de dahil. eğer iki konu hakkında diktatörlük yapma imkanım olsaydı bunlardan biri futbolu yasaklamak, biri de toplumla entegre olmayı başaramamış çocuklu aileleri sosyal çevreden mahrum etmek üzerine olurdu.
kendi çocuklarına tahammül edemeyen tipler gelip senin tahammül etmeni bekliyor, şaka gibi.
ayrıca çok absürt şekilde kendisi çok anlayışlı, nazik ve etrafındakilere daima kibar olan ince bir arkadaşım söz konusu çocuğu olunca etrafta kim var, kim yok asla önemsemeyip ortalığın çocuğu yüzünden savaş alanına dönmesine asla müdahalede bulunmuyor.
0
m e b
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil. +1
Cocuklarin toplumsal ortamlarda cevreyi rahatsiz ettigi durumlarda ebeveynler genelde bir ihtiyaci karsilamamis olduklari icin hatalidir. Ancak her zaman, her durum on gorulemeyebiliyor. Cocuk yeri geliyor okulda/kreste yasadigi bir sorundan dolayi da gurultu yapabiliyor. Toplumsal ortamda uyarilir, halledilmeye calisilir falan ama bazen de olmuyor.
Ayrica cocuk her zaman ebeveynlerini yansitmiyor. Biz evde hic bagirmiyoruz, cocuk da genelde bagirmiyor ama bir arkadasi falan gelse bagirarak konusmaya basliyorlar. Arada uyararak bir nebze normallestirilebiliyor. Her hareketine mudahale edilen cocugun ileride topluma etkisinin hic de iyi olacagini sanmiyorum.
0
mbond
(25.11.24)
sende çocuk yap bırak onlar düşünsün.
0
nuisance2
(25.11.24)
çocuk sus deyince susan bir canlı değil evet çok doğru ama öyle yetiştirirseniz öyle olur ancak.
istisnai örnekleri var tabi ki ama burada gördüğümüz ortadoğu kafası ile yetişirse istisna olması gereken şey genel geçer hale gelir. kimse de çocuğu suçlamıyor, onu yetiştiren kafayı suçluyor.
0
kisa
(25.11.24)
Nadir de olsa çocuğunu susturmaya çalışan, bir şekilde dikkatini dağıtmaya çalışan ebeveynlere denk geliyorum, ona bir şey diyemezsin mesela, onları anlayabiliyorum çocuk işte durmuyor susmuyor rahatsız ediyor ne yapabilirsin ki.
Ama çoğu zaman çocuğunun yaptığı gürültüye sesini çıkarmayan insanlarla karşılaşıyorum bu çok kötü bir şey. Deliriyorum sinirden, çocuğa değil de onlara kızıyorum, bir çaba ya bir adım bir şey yap susturmaya çalış. Bir gün otobüste bir çocuk ayağıma kusmuştu ne diyebilirsin mesela çocuk yani maksimum 3 yaşındaydı ama kadın bir özür dile be bir şey söyle yani kusura bakmayın de hay allah çocuk işte de. bir şey yap. benden özür dilemesini geçtim çocukla bile ilgilenmedi kadın, o an çocuğa daha çok üzüldüm.
0
mutekebbir
(25.11.24)
mbond muazzam özetlemiş.
biz de insanları rahatsız etmemesi konusunda uyarıyoruz ancak çocuğa her ses çıkardığında sus demek de çok yanlış bir yaklaşım. Çocuk sahibi olmayıp her çocuğu ağlayanı cahil sananlar bilsin ki 200 tane kitap okuyoruz doğru yaklaşımı öğrenmek için. benim oğlan mesela 2 yaş bunalımında. olmadık yerde inadından ağlama krizine giriyor. bu hesaba göre sırf sussun diye istediğini yapmalıyım. öyle bir dünya yok tabii ki.
bu durum suistimale açık. her ne olursa çocuktur yapar diyen ve sadece etraftakiler değil kendi çocuğu da aslında umrunda bile olmayan manyaklara da rastlıyoruz.
işin özü hayat bu gibi şeylere kafayı takmak için çok kısa.
0
brakgn
(25.11.24)
hocam duyurularin hep gozume carpiyor. surekli sosyal problemler ve problemlerin kaynagi hep baska insanlar. tamam zor bir cografyada yasiyoruz insan kalitesi cok dusuk ama boyle bir profil cizmeniz de hic saglikli degil. acaba bir durulup benim dusunce, davranis, tepkilerimde hata olabilir mi diye dusundunuz mu hic? bunu yapici bir elestiri olarak degerlendirin. cunku surekli dert yanmak yeni dertler getirmekten baska bir halta yaramiyor. sad but true.
0
buenosdias
(25.11.24)
3 çocuğum oldu. en büyüğü 7 yaşında.
belirli dönemleri var, ağlama krizlerine girerler 2 hafta kadar (büyüme krizi denir). Dışarda, evde nerede olursak olalım en ufak şeye ağlarlar. Örneğin avm'de yürürken benim ayakkabım neden pembe değil diye dakikalarca yırtındığını hatırlarım.
bu durumlarda üstüne gitmek çocuğu daha da sinirlendiriyor, o an ağlaması gerek ve yapacak bir şey yok :) çevresindeki insanlar rahatsız oluyorlar evet, farkındayım. ama insan olarak toplumda beraber yaşıyorsak bazı zaruri şeyler karşısında birbirimize sabretmemiz gerekiyor. örneğin yaşlıların araba kullanmasına ayar oluyorum, yolda yürümesine ayar oluyorum, toplu taşımada şişmanlara ayar oluyorum, engelli insanlara ayar oluyorum gibi bir sürü benzer bahane çıkartabilirim. ama aynı toplumda yaşıyoruz işte, zaruri sebepler dolayısıyla sabredeceğiz birbirimize.
0
xephyr
(25.11.24)
Daha önce anlatmıştım, Bir hastanenin bekleme salonundayım, kalabalık epey. İki kadın geldi çocuk arabalı ve eteklerine yapışmış ikişer çocukla. Yani en az üç çocuk sözünü buyruk olarak kabul etmişler. Oturdular bir yere, yıllardır görüşememişler gibi koyu bir muhabbete başladılar. 4 çocuk olay yerini ahıra çevirmekte gecikmedi. Rahatsız olan erkekler, Titanyum korkusuyla kadınlara bir şey diyemediler ama birkaç kadın homurdandı. Kadınlar 'Onlar çocuk.' deyip kestirip attı. Daha sonra kulağı küpeli saçı tokalı 7-8 tel sakallı bir genç, en küçük çocuk yanından geçerken, 'şu ne?' dedi. Çocuk durdu. Yangın dolabının üstündeki tabelalardan ikisi arası bir diyalog başladı. 'Sen renkleri biliyor musun falan derken sohbete diğer üç çocuk da katıldı. Ortam bir anda sükunete kavuştu. Ben oradan ayrılırken o üniversite öğrencisi o 4 çocukla hala sohbet ediyordu.
Çocuğu birey olarak görürsen o da insan gibi davranabiliyor. Bu işi orada o anneler yapmalıydı. Ama onlar enerjisini boşaltsın diye köpeği parka götürme mantığıyla çıkarıyorlar çocuklarını evden.
İzban'da bir anne çocuğa rasladım. Anne 3-4 yaşlarındaki oğluyla yol boyu büyük bir insanla sohbet eder gibi sohbet etti. Çocuğun sorduğu bir soruya cevap veremedi. Bunun cevabını ben de bilmiyorum, akşam babamıza soralım. Ama ben unutabilirim, sen hatırlatır mısın dedi. Eminim o çocuk evde alt kattakinin tepesinde tepinmiyordur.
Şu an bir komşum var. Her akşam iki oğlunu alıp ön bahçeye iniyor. Önce bankta baba oğul muhabbeti oluyor, yaz kış. Sonra 15-20 dakika, sanırım akşam yemeği hazır telefonu gelene kadar futbol oynuyorlar.
İnsanlar insan yetiştirmenin bilinciyle çocuk yapmalı. Saldım çayıra, mevlam kayıra deyince söylediğiniz görüntüler çıkıyor ortaya.
0
Mirket
(25.11.24)
Çocuk sus deyince susan bir canlı değil diyenler olmuş. Kişisel cevabımı vereyim. Bahsettiğim toddler dediğimiz yaş grubu değil, ilkokul çağına gelmiş çocuklar. Toddlerlara zaten her sosyal ortamda anlayış gösteriyoruz mecbur. Ilkokul çocuklarının da evde öğrenmediği saygıyı okulda random bi öğretmenden öğrenmesi hadi bi nebze mümkün de her ortamda istikrarlı şekilde uygulayabilmesi mümkün görünmüyor aile saygısızsa.
Sus demek zaten birinci adım. Onu bile yapmayan var. Yukarıda da bir kaç örnek verildi, sus deyince susmuyorsa dikkatini dağıtmak, çocuğun enerjisini boşaltacak başka yöntemler, aktiviteler bulmak ebeveynin görevi değil mi? Benim çocuğum yok ama arkadaşlarımın üst level haşarı çocuklarında bunu deneyimledim. Çocuklar bu tarz aktivitelere olumlu ve hızlı geri dönüş yapıyorlar. Sonra da millet sanıyo ki ben çocuklarla iyi anlaşıyorum. Biz bunu yaptık ama canımız ilgilenmek istemiyo diyen yok, o anda kendi keyiflerini sürmek varken... ekonomik durumu kötü insanlar da değiller çocuğa sosyal ve fiziksel aktivite alanları açamasınlar.
Hayır yani ben en doğal hakkım olarak evimde, konfor alanımda dinlenebilmek, uyuyabilmek için komşudan icazet mi almalıyım?
0
beetlejuice
(25.11.24)
Çocuklular ve çocuksuzların tatlı seviyede çatışmasına dönmüş :D
Çocuksuz olarak evimde otururken başkasının çocuk sahibi olma kararının beni rahatsız etmesine çok mana veremeyenlerdenim.
Memlekette sokakta çocuk oynayan kalan son sokaklardan birinde oturuyorum özellikle havalar ısınınca okullar tatil olunca çekilmez bir hal alıyor. "Çocuktur oynuyacaklar elbette"nin üzerinde bir bağırış çığırış var. Evebeynlerinin umrunda değil çocuklar ciddi riske girdiklerinde dahi gayet rahatlar.
Bu rahatsızlığıma şehirde yaşıyorsun bunları göze almışsın argümanı ile gelinmesini de bi yere kadar anlayabiliyorum. Zira o argümanı üzerime savuranın 1 hafta benim çalışma odamda yaşamasından sonra rahatsız olmama ihtimalleri yok :D
Maalesef çocuk ayarsız bişey elimden geldiğince kaçınmaya çalıştıkça gelip ağzıma giriyorlar.
0
hedep
(25.11.24)
Bunların %90'ı kalitesiz anne ve babalar yüzünden. Onların da yarısı fındık kadar beyinleri ile 2-3 kitap okuduktan sonra öz güveni yüksek birey yetiştirdiğini sanan kamiller, diğer yarısı da spermle yumurtayı birleştirmek dışında hiçbir fikri olmayan ve çocuğu tehdit ederek ya da milletin ortasında bağırta bağırta büyüyenler. Her şımarık çocuğun arkasında bir vasıfsız aile vardır.
"Çocuktur.." diye bahane olmaz. Bebek dediğin tabii ki ağlar da etrafı da dağıtır 2 yaşına kadar istenmese de anlaşılır ama 4 ve üzeri çocuğun böyle bir lüksü yok. O artık başarısız ebeveyn hikayesi. Açık hava hayvanat bahçesi değil şehirler. O kısımda +1
0
nawar
(25.11.24)
Mirket çok güzel anlatmış. Saldım çayıra mevlam kayıra zihniyetinin sonuçları bunlar. Çocuk cıvıltısı, çocuk sesi, çocuk sesi... Bunlar farklı şeyler. Evde çocuğuyla uğraşmak istemediği için eşlik etmeden sokağa bırakıyor. Çocuk sokaktan evdeki anne babasına sesleniyor 10-15 dakika; bakan yok. Uyarsanız kahabatli oluyorsunuz. Beğenmiyorsan taşın noktasına geliniyor illa ki. Geçenlerde komşum gayet nazik dinlenmeye çalıştığını söylediğinde çocuğun babasının tepkisi bu oldu. Ben domates biber diye aralıksız böğüren veledi direkt azarladım. Gerekirse polise şikayet etmek dahil her şeyi yaparım; hiç çekinmem. Geçtiğimiz yaz yeğenlerimle 2 hafta aynı evde geçirdim. Tabletlerinin sesini kısmalarını söylemekten dilimde tüy bitti. En sonunda pes edip başka odada takılmakta buldum çareyi -ki bu çocuklar normalde çevrelerine rahatsızlık vermemeleri gerektiğini biliyorlar. Evlerinde ellerine tablet tutuşturulup kendi hallerine bırakıldıkları için onlara göre gayet normal yaptıkları. Kimse çocuklardan biblo gibi oturmalarını bekleyemez; ama oyun oynayan (tablet, telefon vb. ile değil.), sohbet eden çocuk ile gürültücü çocuk aynı şey değil. Birkaç hafta önce otobüste gecenin ikisinde yüksek sesle sohbet eden 'yetişkinleri' uyarmak zorunda kaldım. Çok şaşırdılar bu tepkime. Işıklar kapanmış, herkes uyumaya çalışır veya sessizce vakit geçirirken yüksek sesle konuşmak çok normal onlar için. Çoğu insan bulaşmamak için müdahale etmiyor; ama ben dayanamıyorum bazen. Sessizlik gerçekten lüks bu ülkede. Kulaklıksız evden dışarı adım atmamak lazım.
Bazı tiyatro oyunlarında sadece belli koltuklar mı satışa açılıyor?
twelfth
Drakula oyununa bilet almak istiyorum. Bubilet'ten aylar sonrasındaki oyunun açık koltuklarına bakıyorum. Ekte gördüğünüz tarzda ilgili koltukların sadece belli bir bölgede kümelenmiş olanları satın alınabilir şekilde görünüyor. Geri kalan koltuklar satışa açık görünmüyor. Farklı tarihlerde ya da fa
Drakula oyununa bilet almak istiyorum. Bubilet'ten aylar sonrasındaki oyunun açık koltuklarına bakıyorum. Ekte gördüğünüz tarzda ilgili koltukların sadece belli bir bölgede kümelenmiş olanları satın alınabilir şekilde görünüyor. Geri kalan koltuklar satışa açık görünmüyor. Farklı tarihlerde ya da farklı bölmelerdeki koltuklarda da benzer durumlar var. Seyirciler dağılmasın diye parça parça mı açıyorlar satışa? Çok saçma değil mi?
diğer taraftaki biletler başka bir siteden satılıyordur
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(24.11.24)
Emin değilim ama başka bir salondan (galiba zorlu sahnesi için) bilet kovalıyordum bir oyun için. Gitmek istediğim tarih satışa açılınca sadece arka kategorileri gördüm "satıldı" olarak da görünmüyordu direkt kapalıydı. Ben panik oldum hızlı tükenen bir iş olduğu için ama arkadaşım biraz daha bekleyelim dedi bir sonraki gün ön kategoriler de açılmıştı. Belki böyle bir şeydir ama ben sizin yerinizde olsam arayıp sorarım emin olmak için.
0
mutekebbir
(25.11.24)
bazı oyunlara şirketler/dernekler koltuk kapatıyor bunun gibi birşey olabilir. bizim ikcılara geliyor etkinlikçiler ve koltuk/bilet satıyorlar toplu.
Benzer bir duyuru açmıştım sanırım ya da buraya bir yerlere yazmıştım. Arkadaşlar, çevremdeki herkes sanki bütün haftanın tribini biriktirip biriktirip geliyor bana atıyor. Yani bundan kişiliğime, tavrıma dair nasıl bir sonuç çıkarılır? Atış serbest, vurun. Siz de vurun!Teşekkürler. İyi pazarlar. Öğ
Benzer bir duyuru açmıştım sanırım ya da buraya bir yerlere yazmıştım. Arkadaşlar, çevremdeki herkes sanki bütün haftanın tribini biriktirip biriktirip geliyor bana atıyor. Yani bundan kişiliğime, tavrıma dair nasıl bir sonuç çıkarılır?
Atış serbest, vurun. Siz de vurun!
Teşekkürler. İyi pazarlar. Öğretmenler gününüz kutlu olsun.
0
sekizdokuzon (24.11.24)
Inanir misin ayni sey bana da oluyor.
Mesela sinifta herkese nazik ve guleryuzlu olan kadin bana gelince laf sokmak için bahane ariyor. Birkaç kisiden benzer seyi görünce de «ulan ben mi negagifim» acaba diye sorguluyorum.
0
feastofthedamned
(24.11.24)
Kendi içinde yenemediğin bir tepkililik varsa, senin herkese trip atasın geliyorsa, haklı veya haksız fark etmeksizin her şeye tepki duyuyorsan sana tepki duyuluyor gibi geliyor olabilir. Çoğunlukla böyle olur, istisnai bir durumsa da sabrın sınanıyordur güçlensin diye.
0
muhayyer divan
(24.11.24)
“Anahtar gibi sadece kaybolduğunda aranan biri olmak istemiyorsan; nasıl olsa paspasın altındadır rahatlığını vermeyeceksin kimseye” Diye bir laf var.
sebebi bu olabilir
0
respect
(24.11.24)
Psikolojik deli olduğunu hissettiriyorsun. Duyuru grubunda da bunu görmüştük. Ortada bir şey yokken millete sövüyordun, kızıyordun. Duyurularında da hiç değişmeyen bir şey var... Sen. Jokey değişmediği sürece yaşadıkların da aynen devam ediyor.
0
Shepard
(24.11.24)
Ben rahatsız olduğum insanlardan uzak dururum, senin hiçbir duyuruna yazmıyorum mesela. Sen neden değerli vaktini benim deli olduğumu kanıtlamaya ayırıyorsun?
0
🌸sekizdokuzon
(24.11.24)
Ya insanlar memnun olmayı bilmiyor nezaket nedir bilmezler herkesi memnun ediyor olsaydın zavallı olurdun bence seni cekemiyorlar herkes işine geldiği gibi terbiyesizler pu diyorum sen doğru yoldasın ustaaa
0
Efespilsen
(24.11.24)
şapırtı takma onu duyuruda bipleyen yok. sana trip atanı alttan almayıp suratına çarpacaksın, çekinmeyeceksin. sana arıza muamelesi yaparsa boşver, o kendi karaktersizliği.
0
titanyum22
(24.11.24)
Ben şunu anlamadım: yapiyorlardir da oturup dinlemek niye?
0
encokbenisevinnolur
(24.11.24)
Her ortamda "herkesin nazının geçtiği" biri mutlaka vardır. Bizim insanlarımız yapı olarak densizliğe çok yatkın oldukları için nezaketi, sessizliği eziklik olarak alıp herkese ve her şeye olan öfkelerini bu insanlardan çıkarırlar. Buna izin vermeyin. Hiç kimseye muhtaç değiliz canını bir kere sıkanı çıkaracaksın hayatından bu kadar basit. Az ama düzgün insan olsun etrafında, gerekiyorsa hiç olmasın yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil bunlar olacağına kendinle kal daha iyi.
0
mutekebbir
(25.11.24)
tam olarak titanyum ve mutekebbirin dediklerini demeye gelmiştim. ayrıca naif olma, yırtık ol, kimsenin nazını çekme, kendini ön planda tut, kendine olan saygını artır, insanların her talebini karşılayan olma, insanların her derdini kustuğu kişi olma.
Sirf 1.80m degil diye mi bu kadar gömüyorlar bu adami ? Gayet karizma bir tip oysa.
Sirf 1.80m degil diye mi bu kadar gömüyorlar bu adami ? Gayet karizma bir tip oysa.
0
feastofthedamned (24.11.24)
Immm emmm aooouvv diyen kasinti bir tip, yakışıklı da değil ayrıca bildiğin çankırıli sarililigi, eldivan tipi var adamda
0
dedeminhirkasi
(24.11.24)
kızıl diye bence :d bir de yeteneksiz görüyorlar ama o kadar da kötü değil aslında. özellikle aynen aynen dizisi ve son turkcell reklamlarında gayet iyi. ayrıca şu an en hoş zamanlarını yaşıyor, epey bi taşlaştı kendisi.
0
suyin
(24.11.24)
Bu arada adamin boyu zaten 1.79m imis, yani orta boylu da degil.
0
🌸feastofthedamned
(24.11.24)
“Yakışıklı bulmak” olmayan bir şeyi aramak gibi çünkü yakışıklı olan birini yakışıklı bulmazsın o zaten yakışıklıdır
0
0zlem
(24.11.24)
Adamın yakışıklı olmaktan başka bir vasfı yok bence.
0
muhayyer divan
(24.11.24)
1.80 degil dedigin 1.79mus dflj tipi gayet düzgün, yakisikli ama fazla kibar olmasi tr'de dezavantaj yaratiyor olabilir ona
0
robert bosch
(24.11.24)
kargo'dan sabah kapını çalıp ürünü bırakıp gitse kim yadırgar. tipe bak; ibb.co
yakışıklı mı görmüyorsunuz anlamıyorum. bak mesela bu abimiz tek kaşlı haliyle bile ben buradayım diyor; ibb.co
0
deranzo1
(24.11.24)
yakışıklılık öyle birşey değil azizim, bi kimse yakışıklı ise odur o kişi, buda şirinmiş, tatlı çocuk bence deniyorsa o, o kişi değil,
günümüzde ayağa düştü hepten zaten, yüzünden ateşli silahla yaralanmayan herkes bir noktada yakışıklı olur oldu, yusuf çim hayranları, aras bulut iynemli hayranları falan var arkadaş, bunlar çok yakışıklıymış filan, sanırsın bir brad pitt kolay yetişiyor,
yakışıklıysa erkek halimle bile bakakalırım ölçülecek birşey değildir,
ha birde sakallı yakışıklı ama sakalsız değil, dövmeliyken yakışıklı, sadece takım elbiseliyken yakışıklı, saçı alaburus kesildiğinde yakışıklı bütün bunları geçiniz, idealize safkan bir yakışıklı kabak kafayla-beline kadar saçla-kılıyla kılsızlığıyla- aksesuarıyla aksesuarsızlığıyla - iyi giyimiyle berduş giyimiyle kısacası havada karada yakışıklıdır, şarla şurtla yakışıklı olunmaz,
kerem bürsin zinhar yakışıklı falan değildir, yanından geçmez, vallaha ben bürsinden daha yakışıklıyım, ciddi diyorum.
0
just take is easy man
(25.11.24)
Ben bu çocuğu tip olarak hiç beğenmem ama insan olarak sevdiğim biri. Konuşmalarını dinledikçe sevdirdi kendini, bana çok kibar biriymiş gibi geliyor umarım öyledir. Şu an bir bütün olarak bakınca gayet hoş karizmatik biri ama televizyonda ilk dizisinin tanıtımında gördüğümde "bu kim ya böyle hiç de yakışıklı değil" dediğimi hatırlıyorum :)
0
mutekebbir
(25.11.24)
Kerem Bürsin'i gömme sebepleri nezaket sahibi ve cool biri olması bence. tamam kendince hafif züppe bir tavrı var aww oww yapıyo ama bunlar bu kadar gömülmesi için sebep olamaz diye düşünüyorum çünkü konuşmalarının içeriğinde bir sıkıntı yok düzgün bir adam. bu memlekette yakışıklı ve kibarsan, kadınlar sende red flag görmüyorsa sen erkeklerin nefret ettiği ve linçlediği biri olursun.
Tough love stili. İnsan sevdiğini gözünden sakınır ama göz göre göre kendine zarar vermesini de istemez. Sevdiğiniz insanlara ne sıklıkla "Sende de var bir mallık." diyorsunuz?Teşekkürler.
Tough love stili. İnsan sevdiğini gözünden sakınır ama göz göre göre kendine zarar vermesini de istemez. Sevdiğiniz insanlara ne sıklıkla "Sende de var bir mallık." diyorsunuz?
Teşekkürler.
0
sekizdokuzon (21.11.24)
neredeyse hic elestirmiyorum. fikrimi soran olursa paylasirim ama kimsenin hayatina müdahale etmem.
bazen sen de biliyorsun mallik yaptigini ama yapiyorsun yine de yani böyle böyle akillaniyor insan. bir de benim cevremde herkesin iliskileri, isi vs cok iyi. akil alirim daha cok.
0
robert bosch
(21.11.24)
yapıcı ve sevgiyle eleştirebilirim. bildiğimiz anlamda eleştirmem. düşünmemiş ve farkında olmadığını anlarsam söylerim ama yine de akıl vermem.
0
gabe h coud
(21.11.24)
Her zaman eleştiririm. "Bence bunu böyle yaparsan şöyle olur" "Ben şöyle tecrübe ettim dikkat et ha" "Sen daha iyi bilirsin ama böyle böyle de olabilir" gibi kimseyi kırmadan, egosunu patlatmadan ilerliyorum. Dinleyen kişi sayısı sıfır. Lan haklıymışın be olm diyenler de sıfır.
0
Shepard
(21.11.24)
@shepard, biz de seni sevdigimiz icin elestiriyoruz.
"bence 19lugu birakmazsan, aklina basina gelince o seni birakacak zaten." :)
0
robert bosch
(21.11.24)
@robert bosch siz beni çekemiyorsunuz, herkes benim peşimde ahahahah(şaka). Kızın aklı başında ama size göre herkes siz(19luk siz) gibi.
Hem neredeyse hiç eleştirmiyorum demişsin yukarıda, şimdi ise sevdiğim için eleştiriyorum demişsin. KADIN işte...
0
Shepard
(21.11.24)
ailem gibi aşırı yakın olduğum kişileri eleştiririm
0
Hallegadola
(21.11.24)
Her türlü çatışmadan fellik fellik kaçan birisi olarak hiç eleştirmem.
0
peki madem
(21.11.24)
Bir yaşa kadar çok serttim, pat pat söylerdim her şeyi. Belli bir yaştan sonra sadece fikrim sorulursa yorum yapmayı öğrendim. Şu an daha iyiyim ama çekinmem karşımdakinin mallık yaptığını düşünüyorsam söylerim açık açık öyle aman kırılmasın aman bozulmasın kaygım yoktur.
0
mutekebbir
(21.11.24)
Sadece aile bireyleri o da çok yakın aile bireyi olması lazım ve çok yakın arkadaşımı elestiririm. Çok ciddi bir şey olması gerekir eleştirmem için, her yaptığını da eleştirmem tabii ki.
Eleştirmemin sebebi de; insanların gözünde imajı yerle bir olmasın diye. İnsanların gözünden düşmesin. Onu sevmeyen kişilere malzeme vermesin diye. Onu çok seven birinden alsın o eleştiriyi, onun açığını kollayan birinden değil. Ben de yanlış bir şey yapıyorsam beni de eleştirsin, çok yakınım olan kişiler.
0
rock n roll
(21.11.24)
Eleştiri ve hadsizlik genellikle birbirine karıştırılır. Karşı taraf da hiç eleştiriye gelemiyor diye düşünürüz ama aslında yaptığımız hadsizliğin farkında bile değilizdir. Şöyle ki;
- Aa bu kırmızı renk sana hiç yakışmamış.
Lan senin subjektif beğenilerin ve zevklerinden bana ne! Hangi rengin kime yakışacağının bilir kişisi sen misin? Sana bu konudaki fikrini sorduk mu ki yumurtluyorsun.
- Aa şekerim çok kilo almışsın.
At kafasına bak hele. Ben bilmiyor muyum kilo alıp almadığımı, evde ayna yok mu sanıyorsun. Belki ben kilo almak istiyorum, belki bir hastalığım var, belki umurumda bile değil nasıl göründüğüm. Benim kilolarımın bekçisi sen misin?
-o adamla/kadınla o şekilde sarılman hiç uygun değil, çok yakışıksız.
Zerre umurumda olmayan değer yargılarını al, o boktan ahlak anlayışının içine koyup dür. Sonra da o dürdüklerini...
Bir de mansplaining var ki bence artık kadın erkek farketmeden herkes çokça buna maruz kalıyor.
Elbette bunun dışında eleştiri dediğimiz şey kritik etme, farklı açılardan bakış kazandırma, değerlendirme şeklinde olduğunda ileriye taşıyıcı bir itici güç olur ki sevdiğimiz insanlardan bunu niye esirgeyelim.
0
thracia
(21.11.24)
sözlü eleştirinin hiçbir faydasını gözlemlemedim. ısrarla istiyor olmadıkça kimseyi eleştirmem, ısrarla isteniyorsa da son derece politik empatik şeyler söylerim.
benim gözlemim şu ki, iş hayatından veya belirgin bir hiyerarşi farkından söz etmiyorsak çoğu insan kendisine direkt yöneltilen eleştirilerde asla tarafsız olamıyor ve düzelmek yerine o anda size hissettirmese de derhal o davranışını legalize etme yolları bularak bir dahaki karşılaşma için savunmasını kuruyor --veya daha kötüsü, yalnızca sizin yanınızdayken değişmiş gibi davranıyor--. bu yanlış bir şey de olmayabilir, göreceli fikirlerin dikte edilmesine karşı gelmek üç yaşındayken filan öğrendiğimiz bir şey. benim anlayışım, kişi zor yoldan da olsa kendisi farkına varmalı yoksa yeni ve daha iyi bir davranışı içselleştirme kısmı tam olamıyor.
dün gece 3-4 gibi uyanıp aforizma kasarken "x, y'dir" gibi bir cümle kurdum bir kaç kez. sabahın 9'unda(!) aylardır bana yazmayan(!) babam whatsapp'tan bir video atmış, ai görsellerle ve ai sesle hazırlanmış bir nasihat videosu.videonun daha ikinci cümlesi net olarak "x, y'dir" ve açıklamaları üzeri
dün gece 3-4 gibi uyanıp aforizma kasarken "x, y'dir" gibi bir cümle kurdum bir kaç kez.
sabahın 9'unda(!) aylardır bana yazmayan(!) babam whatsapp'tan bir video atmış, ai görsellerle ve ai sesle hazırlanmış bir nasihat videosu.
videonun daha ikinci cümlesi net olarak "x, y'dir" ve açıklamaları üzerine.
bence; ai beni dinledi, sonra önerilen videolarda babama video önerdi, babam "nasihat edeyim" duyguları ile videoyu bana attı. ve ben kurduğum cümleme kavuştum. ve ai skor hanesine +1 ekledi. her şeyin tesadüfi olarak cereyan ettiğini düşünemiyorum. siz ne diyorsunuz ?
0
WithWorth (20.11.24)
İlla birine yazmam ya da telefonda konuşurken söylemem gerekmiyor, herhangi bir şeyden bahsedince o gün ya da sonraki gün bir şekilde o ürün benim önüme geliyor reklam olarak. Bu bir yandan çok korkutucu geliyor bir yandan da tesadüftür ya o kadar da değil diyorum. O kadar çok insan var yani hangi birini dinleyeceksin de filtreleyeceksin de bunları yapacaksın çok zor gibi geliyor ama bilmiyorum. Bu konuda kafam çok karışık.
dinleniyoruz dinlenmesine ama normalde de olan durumlar bunlar. geçen gün rüyamda iki arkadaşımla balık yediğimi gördüm. arkadaşlar antalya'da ben başka şehirdeyim. birkaç gün sonra birden bire antalya'ya kayınvalidelere gitme durumum oldu, yemekte balık vardı mesela. 1 gün sonra da o arkadaşlardan biriyle epey vakit geçirdik. hatta arabada oltamız da varmış konyaaltı'nda salladık biraz :) yıllardır oluyor bunun gibi şeyler. çok takılmıyorum artık. zira yıllarca kafa yorsam da çözemedim.
sizin olaya gelirsek babadan ayrı bir yerdeyseniz sizi dinleyip başkasına video önerme olasılığı düşüyor ama aynı wi-fi ağını kullanıyorsanız olabilir ya da eskilerin dediği gibi kalp kalbe karşıymış da diyebiliriz.
0
Improbable
(20.11.24)
bu gerçekten de cevabını bilemeyeceğimiz, bilsek bile tartışmaya devam edeceğimiz bi konu.
cep telefonunun sürekli sizi ve ortamdaki sesleri dinliyor olması, bu sesleri metne ya d benzeri bi dataya çevirmesi, bu dataların güvenilirliğini sorgulamadan sunucuya göndermesi pek az ihtimal.
bi kere sürekli dinleme için çok güce ihtiyaç duyar telefon. bunların işlem maliyetleri çok yüksek.
öte yandan "hey siri, hey google" dediğimizde çalışan bi telefon varsa, pardon zaten sürekli dinliyor demek değil mi bu?
hey google, hey siri komutlarını duyup ayrıştırabiliyorsa, "traş kolonyası" sözcüğünü de yakalayabilir, "pandalar ayakta uyur" cümlesiyle de tetiklenebilir.
bahsettiğiniz duruma benzer çok şey yaşadım ben de. rastlantı olmaktan uzak diye düşünüyorum bi yandan, bi yandan da hala mümkün gelmiyor. dediğim gibi sizi dinleyip duysa bile her duyduğu üzerinden işlem yapamaz ki. kirli bi veri kümesi olur.
0
biseysorcaktim
(20.11.24)
konusmanı dınlıyor telefon mıkrofonlar ve reklam atıyorlar bu yuzde yuz dogru ama dıger konuya emın degılım o kadar varmı dıye
0
Zetnikov
(20.11.24)
cep telefonunda google'ın bu özelliğini kapatabiliyorsunuz. dinleniyoruz evet.
ayrıca bir de yeterince enerji alanınız temiz ise ve bunlar sıklıkla tekrar ediyorsa aydınlanıyorsunuz skaejrhe
Benim en fazla 6. Öğreniyorum. Sene başında 2-3 falandı.Sizde durumlar nasıl?İyi akşamlar.
Benim en fazla 6. Öğreniyorum. Sene başında 2-3 falandı.
Sizde durumlar nasıl?
İyi akşamlar.
0
sekizdokuzon (19.11.24)
soruyyu anlamadım ama 7yim ben
0
bir soru sorcam
(19.11.24)
Hoş görebilmek derken? Hoş bir insan/beden olarak görmek mi yoksa hoşgörü göstermek mi?
0
muhayyer divan
(19.11.24)
fiziksel olarak dad bod sevenlerin hatrına belki 4 diyebilirim, fazlası olmaz.
duygusal/insani olarak 8 veririm kendime, iki puanı bazen çok duygusal ve vahşi olmamdan kırıyorum.
mental olarak 6-7 yaparım sanırım. çok mantıklı ve makul olma becerim var ama bunları kendi hayatıma uygulama oranım oldukça düşük.
özetle bence berbat bir insanım, bir yandan bazı insanlar gerçekten "mark gibisini bulamam" diyebilir ama diğer taraftan ömür törpüsüyüm şerefsizim.
0
mark greg sputnik
(19.11.24)
Evlenmeden önce temiz 7, şimdi 6 :)
0
kimlanbu
(19.11.24)
9 genel. Hoş gör sen affet gitsin aldırma demişler
0
Mossy
(19.11.24)
Güzelliği kastediyorsan çok çok yüksek puan veririm kendime. Hoşgörü anlamında soruyorsan çok acımasızım kendime karşı. Birisi, benim yaptığım hatayı yapsa ona çok şefkatli davranırım, kendime aşırı eleştirel yaklaşırım.
0
rock n roll
(19.11.24)
20
edit: soruyu doğru anlamışım aferin bana canım kendim
0
titanyum22
(19.11.24)
Hoş, güzel bulmak anlamında değil de bir b.k yediğinizde kendinize ne derece toleransınız var anlamında sormuştum ama istediğiniz gibi cevaplayın, bosverin kdks
0
🌸sekizdokuzon
(19.11.24)
haa öyle diyorsan ben kendime 8-9 veririm.
"kurban kompleksi"m yoktur, kendi hatalarım yüzünden başkalarını suçlamam ama kendi yaptığım her şeyi de öyle bir meşrulaştırırım ki gerçekten bütün dünya "MARK AGAM DOĞRU SÖYLÜYOR" der. zaten bu yüzden tırtonun teki olup çıktım. yeni güncellemeyle SEKİZ diyorum. ALLAH HEPİNİZİN BELASINI VERSİN, BEN HAKLIYIM (sözüm duyuru'dan dışarı).
0
mark greg sputnik
(19.11.24)
10 tabii ki.
0
gabe h coud
(19.11.24)
Valla bu benim de öğrenmeye çalıştığım bir şey. Daha az acımasız olmaya dikkat ediyorum. 5-6 galiba.
0
Amaranta ursula
(19.11.24)
4 falanim heralde ama bunun bir önemi olmadığını 17 yaşında çözdüm bu yüzden de hem sosyal çevremde hem sözlükte 10-10 kadınlarla beraber oldum. Üstelik secici olup eleme yapma şansına sahip oldum. Özgüvenin kadınlara tipten çok daha çekici geldiğini sayısız kez deneyimledim. Kadın derken y ve Z kuşağı ozentileri kastetmiyorum. Gerçek kadınlardan bahsediyorum.
0
deer hunter
(19.11.24)
dönüp dolaşıp konuyu teptiğiniz kadınlara getiriyorsunuz ya hastayım :d ne alaka olum ne alaka
0
titanyum22
(19.11.24)
kendimi 10 üzerinden 5 olarak görüyorum. Meryem ana gibiyim.
0
Leonardo~Da~Vinci
(19.11.24)
Ruh hastasiyim ben. O yüzden
0
deer hunter
(19.11.24)
2 belki. Ölümüne yargılıyorum kendimi
0
hayalhayal
(19.11.24)
deer hunter yalan atıyor. Bu kadar detay vermek racona ters.
Ben de insanım o yüzden yanlışlarda hem kendimi hoş görüyorum 11/10 hem de karşımdakini 11/10.
0
Shepard
(19.11.24)
Sanırım benim de kendime olan hoşgörüm 6'larda. Başkalarına olan hoşgörümden daha yüksek bu arada, dışarıya 2-3 civarı.
0
mutekebbir
(20.11.24)
tip olarak 9, boyum kısa oradan bir puan kırdım
karakter olarak -0
0
Hallegadola
(20.11.24)
Kendime toleransım 2 falan. Aşırı eleştiririm ve çok acimasizimdir kendime, hep suçlarım. Değişmeye ve gelişmeye calisiyorum.
Arkadaşlar bu ilişki büyük ihtimal yürümez gibi yaştan dolayı ama yine de yürümeyene kadar iki taraf da mutlu olmaz mı? Denemeyelim mi yani? Ne dersiniz?
Arkadaşlar bu ilişki büyük ihtimal yürümez gibi yaştan dolayı ama yine de yürümeyene kadar iki taraf da mutlu olmaz mı? Denemeyelim mi yani? Ne dersiniz?
0
Shepard (18.11.24)
19 yasinda kizi nereden buldun? ben 29 yasindayim ve 25 yasinda biri bile cok cocuksu, kücük, gözleri daha yeni acilmis dünyaya gibi geliyor. kisa süreli olacagi iki taraf icin de belliyse güzel, duygusal ise... pek duygusal oldugunu sanmiyorum. kücük olan kiz icin recaizade mahmud ekrem'in araba sevdasi romani geliyor aklima :) akli basina geldiginde senden büyük ihtimalle tiksinecek ama sen de sana hayran biriyle birkac sene gecirmis olursun.
0
robert bosch
(18.11.24)
Büyüğün küçüğe yaptığı manipülasyon olarak yürür, biraz çocuk büyütmek gibi, sağlıksız bağımlı bir ilişki
0
grimavi
(19.11.24)
Yani abi şöyle sen 30 yaşındayken yasal olmayacak bir ilişki, kulağa enteresan geliyor. Misal sen 40 olsan o 30 olsa farkli olurdu belki.
Sağlıklı olması zor. Ama sonuçta pasa gonlunuz bilir, eksiduyuruya bakıp karar verme.
0
logisticsmanager
(19.11.24)
Yürür ya niye yürümesin?
Hemen evlenirseniz bi kac yil, evlenmezseniz de yine bi kaç yıl yürür. Ülkenin batısında yasamiyosaniz da yüksek yürüme olasılığı. 19 k nin frontal korteks tamamlanasıya yürür yani :)
0
hep yorgunum
(19.11.24)
evlatlık alabilirsin.
hiç mi gururuna dokunmuyor birader, neredeyse noel babaya inanacak çocuğu kandırmaya çalışmak? bu kadar mı acizsin? Allah canımı alsın samimi soruyorum, amacım laf sokmak değil. o kızı yanında gören kimse senin ilişkinin samimi olduğuna inanmayacak, sen ezeli bir incel mantalitesine sahip olduğun için sürekli aldatılma korkusu yaşayacaksın. sahiden bu mudur yani?
0
titanyum22
(19.11.24)
dene, tecrübe olur.
0
antihero
(19.11.24)
Gayet normal bence. Bunu 38-25 olarak düşünelim.. ideal olan bu.
0
wd40
(19.11.24)
@titanyum22 valla dokunmuyor gururuma. İki insan beraber mutluysa ne fark eder onun bunun fikri? Çevre, ilişkinin samimiyetine inanmamış diye ayrılak mı? Sen çevrenin inanmasına göre mi ilişkilerine şekil veriyorsun? Bir de kandırmaya çalışmak demişsin. Kafana uymayan her konuda fesatlık aramak tuhaf bence.
İncel diyorsun canın sağolsun ama aldatılma korkusu niye yaşayayım vallahi anlayamadım. Kıskanıyor musunuz lan nedir her sorumda ve cevabımda millet ya duyuruya yazıyor ya da özelden yardırıyor bana.
0
🌸Shepard
(19.11.24)
Bence de yürümez. ama ota boka incel, utanmıyor musun, dokunmuyor mu? tepkisi veren sjw görünümlü çomar gibi tepki verecek bir durum yok.
0
buenosdias
(19.11.24)
Başkalarının ne düşündüğü ne fark eder diyorsan soruyu neden sordun?
Benim düşüncem iğrenç göründüğü yönünde. Oluru yok mu? Var. Mehmet Ali Erbil fln kızı yaşındakilerle birlikte, demek ki oluyo. Ama nasıl olduğu, toplum gözünde nerede olduğu da ortada. Gerisi make yor çoyz
0
abuzer
(19.11.24)
bu yas grubu bilincsizce duygu besleyip yukseklerde yasayabiliyor. sana asiri baglanabilir çok basit seylerden. ben bu sevgiyi gercekci bulmadigim hem kiyamadigim icin yapamadim. karsi tarafa bakis aciniza ve iliskiyi yasayis bicimine gore degisir cevap
0
ala09
(19.11.24)
kılları ağırmış adamda ne buldu acaba kız onu merak ettim. ya saftır ya kekodur ya da gelişmini tamamlayamamış bir kızdır gözümde ki 19 yaşında kız daha küçücüktür.
0
Hallegadola
(19.11.24)
Böyle bir ilişki yaşamış biri olarak cevaplayayım. Gireceğin her ortamda yaşı geçkin kadınların (nedense sadece onların) çirkin bakışlarıyla (dövecekmiş gibi, sövüyormuş gibi) karşılaşıyorsunuz. Onun dışında kimse umursamıyor. Umursamazsanız bir sorun yok.
İlişki uzun vadede kafa uyuşmazlığından biter diye düşünüyorum. Ama yıllarca her iki taraf içinde yaş farkı sorun teşkil etmiyor.
0
Mirket
(19.11.24)
32 e 19 k'da ortak payda yakalayabildiğini varsayıyorsa şapkasını önüne koyup, yahu ben nerde kişisel gelişimime, karakterimin olgunlaşmasına ara verdim, nerde pauseye bastımda henüz karakter gelişiminin ennnnn başında biriyle anlaştığımı düşünüyorum diye sormalı.
logisticsmanager ilk paragraf+1, 18 yaşını geçince reşit olması o kişiyi büyümüş yapmıyor. kendi 19 yaşındaki halinizi bir düşünün.
grimavi+1, bu şekilde yürütmek isterseniz yürür.
yürümeyene kadar dediğiniz yerde de o yaşta birinde ciddi duygusal hasarlar bırakmış olarak ayrılırsınız.
0
Phoebe
(19.11.24)
olmaz diyecektim ama titanyum olmaz dedigi icin olur diyorum kesinlikle.
sokmadigi laf, etmedigi hakaret de kalmamis bu arada, laf sokmak icin yazmiyorum demis bir de. aushduashdua.
0
baldur2
(19.11.24)
yorumlara aldırma, gayet olur.
ben 33ken 18 yaşında bir kızla tanışmıştım. sevgili olmadık ama harika bir uyum vardı aramızda.
0
tabudeviren
(19.11.24)
19 yaşındaki bir insan daha ergenlik döneminde. Bu dönemdeki insanlar çocukluk dönemi ile yetişkinlik dönemi arasında olan kişilerdir. Ergenlik döneminde, kişiler kendilerinden yaşça büyük kişilere ilgi duyabilirler. 30'lu yaşlarını geçmiş insanlar kendine gelmeli. Bu, ilişki değil.
0
rock n roll
(19.11.24)
Sizin için güzel, kız için büyüdüğünde pişman olacağı bir ilişki olur büyük ihtimalle. Genelde öyle oluyor gözlemleyebildiğim kadarıyla.
0
peki madem
(19.11.24)
bir sene önce 'çocuk' sıfatıyla anılan birinden bahsediyoruz.
0
elorelia
(19.11.24)
32e sugar daddylik yapacaksa bir süre yürür karşılıklı çıkarlar doğrultusunda
0
9kuyruklukedi
(19.11.24)
vay be kitleleri yönlendiriyormuşum haberim yok
0
titanyum22
(19.11.24)
Bu işler biraz eşleşme meselesi bence. Bir şekilde bir araya gelmişler ve olabilir mi diye düşünmeye başlamışlarsa olabilir. Çünkü birçok anlamda benzer seviyede kişiler muhtemelen. Aksi halde denk bile gelmezsin. 32 yaşındaki erkek 19 yaşındaki kızla olabilir gözüyle bakabiliyorsa aşağı yukarı kendisi de birçok bakımdan oralarda seyrediyordur. Aralarında uçurum yoktur yani. kızın da erkeğin de beklentileri birbirini tamamlıyordur.
Başka bir 32 yaşındaki erkek bu yaşta biriyle oturup sohbet bile etmez örneğin. Hatta aynı çevrede bile bulunmaz. O yüzden denk gelmişseniz olur gibi.
0
dfn4
(19.11.24)
Abartilacak birsey yok, muhtemelen iyi gitmez bir noktadan sonra ama yas farkinin kendisinde zaten abartilacak birsey yok. 35 - 22 olsaydi mesela cok daha olumlu olabilirdi. Uzun vadeli dahil olmak uzere opsiyonlar uygulanabilirdi.
0
mbond
(19.11.24)
böyle bir konuda kimse tarafsız olamaz o yüzden kanunlara uygun olduğu sürece paşa gönül +1 9gag.com
0
engelbert humperdinck
(19.11.24)
Yaş itibariyle reşit sayılıyor olabilir ama psikolojisi bence çocuktur onun, hele ki içinde büyüdüğü sosyokültürel yapı onun tarzını iyice etkilemiş durumdadır, henüz kendini bulmuş biri değildir diye düşünüyorum. Çocuk büyütmek gibi olabilir yani. Belki gençliğinden olumlu etkilenirsin ama anlaşmak çok zor olabilir.
tabudevşren ayıp aw o nine en az 60 yaşında ama ben de hönkürdüm yalan yok
0
titanyum22
(19.11.24)
30 yaşındayken 20 yaşında kız arkadaşım vardı, 3 seneden fazla sürdü, babasıyla rakı içmişliğim vardır. İki tarafın da gönlü varsa olabilir.
0
kimlanbu
(19.11.24)
İnsanların prefrontal korteksleri 25 yaş civarında tam olarak gelişiyormuş. Dolayısıyla 25 yaş altı insanlar benim için "yetişkin" yeteneklerine sahip değil. Hele ki genç kızların o yaşlarda manipülasyona açık olması, toksik ilişkiyi fark edememeleri vs. yüzünden ben iyice yanlış buluyorum bu yaştaki kızların kendilerinden çok büyüklerle birlikte olmasını. Burada "yetişkin" olarak sizin aklı başında karar vermeniz ve kızın iyiliği için kendisiyle iletişimi kesmeniz gerekiyor diye düşünüyorum.
0
inawen
(19.11.24)
Herkes pedagog kesilmis. 18-19 yasindaki kizlari beslenme çantasiyla okula giden velet saniyorlar galiba. Kampüste bu yas araliginda dolu kiz var über seksi vücuda sahip, uzun boylu ve açik giyinen...
Kizin sana bakisi olumluysa yapistir aga, bak keyfine.
0
feastofthedamned
(19.11.24)
Olmaz diyenlerin hepsi kadın, olur diyenlerin de hepsi erkek nedense :) Bana göre olmayacağı üç şart var; en önemlisi kızın ailesinin ilişkiyi bilmemesi veya onaylamaması, etik olarak olmayacağı durumlar ( aynı okul, aynı iş yeri, aynı kurs, hoca-öğrenci, doktor-hasta,vs) ve çıkar ilişkisine dayanması ( iş-para-şan şöhret vaadi, patron-çalışan, sugar daddy-sugar baby, vs). Bunlar dışında 19 yaşındaki bir insan yasal olarak yetişkindir ve verdiği kararlardan tamamen kendisi sorumludur.
0
iwasbornonamountainside
(19.11.24)
çok saçma bi eşleşme ve de phoebe +1
kendi yaş grubuna ait, kendi seviyende bilgisi/görgüsü/hayat tecrübesi/kariyeri vb olan bir kadını etkileyemiyor musun da çoluk çocukla uğraşıyorsun diye düşündüm direkt. 19 hani ne konuşacaksın lys'de hangi konular çıkmıştı, lisede sınıfın hangi karakteriydin falan mı?
ayrıca 19 yaş fiziksel olarak yetişkin gibi görünse de mental ve karakter olarak henüz çocukluğa daha yakın. bilimsel olarak da böyle prefrontal korteks muhabbetini yazmışlar zaten. 25 26 desen neyse diyeceğim.
0
Mossy
(19.11.24)
soruna kendin cevap vermişsin.
"bu ilişki büyük ihtimal yürümez gibi"
32 yaş olarak; Justin Bieber'a mı benziyorsun yoksa George Costanza'ya mı? kız sende ne buldu?
0
Leonardo~Da~Vinci
(19.11.24)
senin gibi ''bütün kadınlar paragöz, kesin beni aldatmıştır diye çocuk için dna testi isterim'' gibi abuk iddiaları olan bir incel olarak bu kadar küçük bir kız çocuğu ile olman senin o harikulade karakterine ters. troll olduğunu düşünmeye başladım, ''inşallah trolldür ya'' dedirten kullanıcılardansın.
0
potasyum bebek
(19.11.24)
kız istiyorsa olur.
deneyin.
benim elime 33 20 fırsatı geçse denerdim mesela.
31 21 flörtü çok güzeldi mesela yaşadığım.
0
rain when i die
(19.11.24)
Kendi yaş grubunun ilgisini haliyle çekemeyen orta yaş incellerinin genç kız tercihi beni her gördüğümde aşırı güldürür. Aynen devam brocum. Ha bir de ne dersiniz deyip insanlar fikrini söyleyince '' ne fark eder onun bunun fikri?'' diyeceksen soru sorma, zaten kadınlara zerre güvenmeyip en çok ilişki hakkında soru soruyorsun.
0
duygusalatasi
(19.11.24)
buna "olmaz" diyen hatunlar karşılarına kıvanç tatlıtuğ'un 19 yaşındaki hali çıksa "dur yaa, sen çocuksun, olmaz" der miydi? demezlerdi.
bi de 19 yaşındaki kişiye çocuk demek nedir yahu? sanki ilkokul bebesi.
0
tabudeviren
(19.11.24)
@tabudeviren
Kıvanç Tatlıtuğ'un 19 yaşındaki hali olsa,' olmaz' derdik, çünkü olmaz. Çok acayip ya sanki yakışıklı ya da güzel olmasına göre çocuk ya da değil diyoruz. Arkadaşlar, 19 yaşındaki bir insan ergenlik donemindedir. Tekrar söylüyorum ergenlik dönemindedir. Yani bu kişi; çocuk ile yetişkin arasında bir dönemde. 32 yaşındaki insan ise çocukluk evresini tamamlayıp yetişkinliğe geçmiş kişidir. Gayet güzel açıklıyor olmamıza rağmen neden anlaşılmıyor acaba? Hâlâ yok Kıvanç Tatlıtuğ yok bilmem ne?
Üretmeye çalıştığınız argümanlar inan bana çok rahatsız edici. Mümkün olduğunca oto sansür uyguluyorum yazdıklarıma çünkü gerçekten bu site benim kafamı biraz olsun dağıtmama yarıyor bu yüzden uçurulmak istemem. Sadece senin cevabın için söylemiyorum ama rica ediyorum lütfen kişi hangi yaşta ise hangi özellikleri taşır biraz okuyun ya.
0
rock n roll
(19.11.24)
reşit olması büyümüş yapmıyor :D yani? -yani tek ölçünün reşit olması işime gelmiyor ben de yeni bi kavram ortaya attım, büyüklük küçüklük.
subjektif ahlakınızı kendinize saklayın.
"bir sene önce çocuk olan" 1 sene öncesinde mi yaşıyoruz. hayır. oyna devam.
dünyadaki bütün birliktelikler için "x sene önce çocuk olan" denir. neredeyse bütün ilişkilerde erkekler kadınlardan yaşça büyük. yoldan çevir 20E-19K çiftini. lan sen 1 sene önce çocuk olan biriyle mi birliktesin diye çocuğu döv. iyi fikir.
beğenmediler ama nasıl ayıp uyduracaklarını da bilemediler özetle
0
lambırcek
(19.11.24)
10 sene sonra mukemmel olur. su anda cocuk bakiciligi yaparsin. zamanlama hatan var.
0
cooperr
(20.11.24)
Bir başlık açılsa, 19 yaşında bir kadınım. Ekonomik bağımsızlığım var. Ailemi bırakıp ayrı eve çıkmak istiyorum ama babam 'sen daha büyümedin, ileri ergenlik dönemindesin, daha akıl sağlığın tam gelişmedi, duygularınla hareket eden bir çocuksun.' deyip beni bırakmıyor dese.
Car car carlayıp, Baba kişisine demediğini bırakmayacak ne kadar eleman varsa
Bu başlık altında, kızın daha küçük bir çocuk olduğuna bizi ikna etmeye çalışıyor.
Komiksiniz valla.
İleri yaşta kadınların bu olaya bakışını, -bir önceki cevabımda da söylediğim gibi - ben 'çirkin bakış' olarak bilfiil yaşadım valla.
0
Mirket
(20.11.24)
Neyle neyi kiyasladigimizin farkındayız di mi @mirket? Baktığında 18 yaşın evlenmesi de YASAL ama gelip burada "evleneyim mi" diye sorsa sen dahil herkes "hayır" der normal olarak. Ve maalesef düşündüğün gibi kiskanildigi için değil :( Hani her yaşın özelliği ve yetileri farklı ya... Hani gelişim dönemleri fln? Bildin? Hani bir de işin oluru var ya..
Aynen Almanya sizi kiskaniyo aynen;)
0
abuzer
(20.11.24)
beyler yukarıdaki akepeli lamdikiyançek ile aynı görüşü paylaşmak istediğinize emin misiniz sadece soruyorum
0
titanyum22
(20.11.24)
@tabudeviren ve niceleri
19 yaşında Kıvanç Tatlıtuğ tipli bir delikanlı benimle flört etse gülüp geçerim ve kendi yaşındaki çocuklarla oyna evladım derim. Kadınlar her şeye sekssekseks, güzellik, yakışıklılık, memegötmeme diye bakmadığı için karşımızdaki bize manen ne verebilir, karşımdakinin aklı baliğ mi, ikimiz için de en iyisi bu mu gibi şeyler düşünüyoruz daha çok.
19 yaşında çalışan, parasını kazanan bir kadının baba evinden ayrılıp eve çıkması, (eğer sorumluluk sahibi bir gençse ve bunu doğru motivasyonlarla istiyorsa, yani amacı çılgınca partilemek değilse mesela) tabii ki desteklenecek bir durum. İnsan sorumluluk alarak büyür ve gelişir çünkü. Ama bunun, 19 yaşındaki bir kızın kendinden 13 yaş büyük biriyle olmasıyla alakası nedir? Eve çıkmakla, kocaman yetişkin adamla ilişki yaşamak benzer bile değil.
0
inawen
(20.11.24)
Oluru yok tabii ki yaa daha neler. 38-25 gibi düşün denmiş bir de asla aynı şey değil. 25 yaşında olgun bir insan 40 yaşında biriyle de olabilir buna tamam, 19 yaşında birinin birlikte olacağı kişinin yaşı maksimum 23-24 olabilir.
0
mutekebbir
(20.11.24)
Buradaki erkeklerin de sadece seks için saçma önermelerle onayladığı üzere erkekler bu ilişkilere sıcacık hislerle başlayıp en sonunda ağızlarına edilerek ilişkiyi bitirdiği için oluru yok diyorum. Yaşıtlarının tahammül etmediği bu adamlar küçük çocuklarla takılıp takılıp kadınlara hakaret eder bir de. Komik.
0
morca
(20.11.24)
19 yaşındaki Kıvanç tatlıtuğ çıksa karşıma bir ilişkiye niyetlendiğim evrende annem beni döverdi utanmıyor musun yaşına başına bak diye
ben 19 yaşımdayken kıvanç tatlıtuğ çıksa annem yine beni döverdi başka adam mı yok yaşıtın diye.
0
Hallegadola
(20.11.24)
Yine görmüş olduk ki, duyuru kadınları gerçeklerden kopuk ve taraflı cevaplar veriyorlar. Kıvanç Tatlıtuğ 19'undayken veya kendileri 19 ama Tatlıtuğ 39 yaşındayken reddederlermis...
Amaaaa 19 yaşındaki kadın evini ayirip kendi ayakları üzerinde durunca olurmuş.Ama partilemek istiyorsa olmazmış.
Mirketin örneği süper. Herkes burada kadınlar ozgurrrr kendi ayaklari uzerinde dursunnn, kimse karismasinnnn diye haykiriyor. Konu iliskiye gelince herkes niyetci kesiliyor.
Erkegin genc olduğu diger duyuruda ise götür o erkegi diyen kadin duyurucular ise çoğunlukta. Hep diyorum psikolojisi bozuk kadinlar dolusmus.
0
🌸Shepard
(20.11.24)
@shepard
ne bekliyorsun ki? bu ikiyuzluluk ve cifte standart gunumuzde asiri yaygin bir hal aldi maalesef.
0
baldur2
(20.11.24)
Cevaplardan anladığım kadarıyla burada kızı yargılamıyor kimse zaten sizi yargılıyor. Zira yetişkin olan, olgun olan sizsiniz (ya da siz olmanız gerekiyor). Yani kadınlar istediğini yapabilir demek ile 30 küsür yaşındaki bir adamın 19 yaşında bir kadınla yatması biraz garip demesi birbiri ile çelişkili iki düşünce değil.
Kaldı ki kadın erkek eşitliği yeni yeni oturmaya başlayan bir kavram ve dünyanın çoğu yerinde hala yok. İnsanlık tarihinde mevcut olmuş olan bu eşitsizliğin yükü yokmuş, bu toplumda büyümemişiz gibi konuşamayız. Keşke bembeyaz bir sayfa açılabilse ama bu mümkün değil.
Sonuç olarak istediğinizi yapmakta özgürsünüz. Burada kimsenin elinizi kolunuzu bağlama imkanı yok. Diyorsanız ki ama kendinden büyük adamlarla yatmak isteyen 19 yaşındaki kadınların ihtiyacını kim karşılayacak? Onlar tatminsiz mi kalsın? Kendimi bu kılıcın üstüne atmalıyım! Bunu yapmakta serbestsiniz.
0
peki madem
(20.11.24)
şimdi şöyle ki erkeğin küçük olduğu ilişkideki erkeğin niyeti az çok bellidir bunun aynısını yazdım o duyuruda. çünkü o duyuruda da ilişki yok. birinin diğerinden faydalanma amacı var.
burada ise kızın bilinçsizliği bariz. twitterda kız gruplarında çok tartışıldı bu olay. hatta bu nedenle gerçek olmadığını düşündüm ilk başta duyurunun. bahse konu ilişki yaşansa gelecekte kızın çok pişman olacağı bir hikaye olur. hatta sonradan hayatına girebilecek bir dallamanın onu bu mevzubahis hikayeyle yargılaması muhtemel. tabi ki yine kızın suçu yok böyle bir ihtimalde. kız masumiyetin ve gençliğinin kurbanu sadece
0
Hallegadola
(20.11.24)
bak 29k kardeşim seni anlamış yol vermiş, 19k sana neden yüz veriyor bunu da düşün biraz kendinde ara
0
Hallegadola
(20.11.24)
Beklentinize ve tavrınıza göre değişir. 18k-35e olanını birkaç ay tecrübe ettim. Buna ilişki demek ne kadar doğru bilmiyorum aslında, ilişki denemesi diyelim. İlk tanışmamızda 17 yaşındaydım. Ben üni birinci sınıftayken o 10 yıldan fazla süredir iş hayatındaydı. Ben de ondan hoşlanıyordum, etkileyici buluyordum, biraz da saygı duyuyordum. Benim önümdeki yolun büyük bir kısmını yürümüş, aşmış bir insandı sonuçta. En başından ciddi ilişki istiyorum demişti, ailemle bile "arkadaş"ım olarak tanıştı. Maddi-manevi hep veren taraf o oldu. Konuşmalarımız bile hep tek yönlüydü. O anlatır ben dinlerdim, sürekli akıl verirdi. Ben karşılık verecek olgunlukta değildim zaten. Ayrıca üni ortamında ilk defa kendimi özgür hissediyordum ve paylaşacak pek bir şeyimiz de yoktu. Adamın yanımda olması hayatımı kolaylaştırıyordu ama o zamanlar bile gözüme yaşlı görünüyordu, 5 yıl sonra ise 40 yaşında olacaktı. Neden üni okuyan biri yerine kendi yaşıtı ya da en azından çalışan bir kadınla birlikte olmadığını sordum. Onlarla anlaşamadığını söyledi. Bu cevap bana o kadar garip geldi ki birkaç gün sonra açıklama yapmadan ghostladım.
Şimdi o günleri düşünce başıma bir şey gelmeden kurtulduğum için verilmiş sadakam varmış diyorum.
Cevap vermeyi unutmuşum: İkiniz de biraz takılıp ayrılalım diyorsanız, paylaşabildiğiniz bir şeyler varsa ve bir taraf diğerini manipüle etmiyorsa olur.
0
gnosis
(20.11.24)
@hallegadola lan yok, bilmeden yazdin yine. Açıkça sordum ben 29K hanimefendiye. Ben iş için böyle davrandım dedi. Can sağlığı dedim.
0
🌸Shepard
(20.11.24)
bu arada erkek için "yaşıtlarının ilgisini çekemeyen" gibi şeyler yazılmış.
erkekler belli bir yaştan sonra yaşıtlarıyla hatta kendisine yakın yaşlardaki insanlarla ilgilenmez. böyle bir ilgi erkek için zaten etkisiz elemandır.
0
tabudeviren
(20.11.24)
bari genelleme birader. yaşıtlarıyla takılan bu kadar adam size kalsa rol mü yapıyor yani?
neyse beyler kimse kimsenin kafasına silah dayamıyor neticede. babası 33 yaşında 18lik kızla evlenmiş biri olarak yazıyorum, bak madem niyetiniz bozuk bari evlenip çocuk yapmayın Allah Muhammed Ali Kozmos inandığınız ne varsa onun aşkına. çünkü bu çarpık ilişkiden doğacak kızınız istisnasız benim gibi saçları kendiliğinden mor çıkan azılı feminist oluyor. istisna yok.
0
titanyum22
(20.11.24)
Neyse arkadaşlar, artık uzamasın bu konu. Bazı cevapları okudukça öğürüyoruz çünkü, artık kusacağız.
Buradaki 3-5 cevaba bakıp canımızı sıkmayalım. Bunları istisna kabul edelim. Neyse ki, düşünme biçimi sorunlu olmayan, mantıklı ve muhakeme yeteneği olan insanların sayısı daha fazla.
0
rock n roll
(20.11.24)
O zaman cezai ehliyet yaşı 25 e çıkarılmalı. 25 yaşından küçükler çocuk mahkemelerinde yargılanmalı, 25 yaşına gelmeden evlenmeler yasaklanmalı, 25 yaşına kadar olanlara bekaret kemeri zorunluluğu getirilmeli, 25 yaşından önce zinhar doğurulmamalı
mı diyorsunuz? Geç ergen ya, kafası basmıyor, bişeyler daha oturmamış
Tamam bu sizin içinize sinmiyor olabilir ama bu durumu içinizde yaşayın. 19 yaşında kadını gömdükçe gömdünüz yahu. Zaten de birisi şurada öğürüp duruyor :))
0
Mirket
(20.11.24)
@ mirket
Gömdüğümüz kişi 19 yaşındaki çocuk değil :))
0
rock n roll
(20.11.24)
Arkadaşlar 19 yaşındaki birisi sizin 19 yaşınızdaki haliniz gibi aklı havada, dünya gerçeklerinden uzak, bir ergen olmayabilir...
0
🌸Shepard
(20.11.24)
Mevzuyu anlamayanın bacısının kızının başına gelsin ne diyelim bu ferasetli tavrınızı orada da gösterecekseniz ne mutlu
Ahlaki olarak kötü bir davranış yaptığında nasıl tekrar huzur buluyorsun?
psmstc
Ahlaklı erdemli bir insan olarak yapmamanız gereken kötü bir davranışta bulundunuz. Çok büyük bir yalan söylediniz vb gibi gibi… Vicdanen nasıl tekrar huzura kavuşuyorsunuz. Ve neden bu süreçte kaygı duyarız?
Ahlaklı erdemli bir insan olarak yapmamanız gereken kötü bir davranışta bulundunuz. Çok büyük bir yalan söylediniz vb gibi gibi… Vicdanen nasıl tekrar huzura kavuşuyorsunuz. Ve neden bu süreçte kaygı duyarız?
0
psmstc (12.11.24)
çok zorlanıyorum. yapmamaya çalışıyor eğer yaptıysam da yıllarca aklımda kalıyor o hareket.
0
mikahakkinen
(12.11.24)
Huzur bulma, kendini ikna etme gibi şeyler olmuyor maalesef. Bende olmuyor en azından. İnsanız hatalarımızla birlikte kendimizi kabullenmek zorundayız, kimse mükemmel değil hepimizin yaptığı yanlışlar var. Zaman her konuda olduğu gibi burada ilaç olan. Zaman geçtikçe etkisi azalıyor, utancı ve pişmanlığı devam etse de kendine olan kızgınlığın zamanla azalıyor.
0
mutekebbir
(12.11.24)
Şubat sonu mart başı gibi bana böyle hissettiren bir hareket yaptım, bir iş arkadaşımın kalbini kırdım çok kötü davrandım. Vicdanımı o kadar rahatsız etti ki, psikiyatriye gittim ve sinirlerime hakim olamadığım için ilaç kullanmaya başladım. O dediğiniz vicdan sızısı bende birkaç ay boyunca geçmedi, neyse o kişi olaydan bir süre sonra işten çıkmıştı, onu görmediğim için ve zaman geçtikçe farklı kaygılarım farklı dertlerim olduğu için o olayı unuttum, ilaç da iyi geldi bu arada.
toplum içinde kart kurt yemek yemek ve sakız çiğnemek
alp9900
toplum içinde kart kurt yemek yiyenler veya cakkıdı cakkıdı sakız ciğneyenlere karşı tahammülünüz var mı?
toplum içinde kart kurt yemek yiyenler veya cakkıdı cakkıdı sakız ciğneyenlere karşı tahammülünüz var mı?
0
alp9900 (12.11.24)
Yok, anında uzaklaşırım ortamdan
0
mirty
(12.11.24)
ben tam ayarında duyabilecekleri tonda küfrediyorum. sigara içenler de dahil.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.11.24)
Yok, ama onlara laf atıp tartışmaya girecek enerjim ve cesaretim de yok. Kendim uzaklaşırım. Yolda yürürken sigara içenler de böyle mesela çok rahatsız edici, kimse arkasından ya da yanından gelen rahatsız olur mu diye düşünmüyor.
Nereden başlayayım sizce ve yol üstünde nerelere uğrayayım?Teşekkür ederim.
Nereden başlayayım sizce ve yol üstünde nerelere uğrayayım?
Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon (11.11.24)
Katılmak isteyen varsa beklerim bu arada, çok erken başlayacağım tura ama.
0
🌸sekizdokuzon
(11.11.24)
Gülhane'nin içindeki sosyal tesis güzel orada bir kahve ve tatlı molası verebilirsin. Tahmini birkaç dakika sonra yanına bir kedi sokulur onunla oynarsın güzel geçiyor :)
Nasıl bir gezi planladın bilmiyorum ama ben genellikle Karaköyden başlarım yürümeye Gülhanede mola verip arka tarafından çıkarım Eminönü, Beyazıt diye devam eder sonra ya geri döner ya da orada artık bitiririm, yürürken zaten aralara dalıyorsun, çemberlitaşıdır, mısır çarşısıdır vs. gördükçe gözüne güzel gelen yerlere gire çıka biter. Erken başlaman ve mümkünse erken saati eminönüne denk getirmen keyifli geçmesi açısından önemli.
Güzel bir plan iyi eğlenceler diliyorum.
0
mutekebbir
(11.11.24)
rota olarak anlatamıyoruma katılıyorum sanırım ama çok da bi bilgim yok yalnız boza seviyorsan beyazıttaki vefa bozacısına da uğrayabilirsin.
0
olutaklidi
(11.11.24)
Fatih Camii Tekfur sarayı Kariye Camii Kale içi, Topkapı surları, Topkapı sosyal tesislerinde çay Fındıkzade Çukurbostan (görmeye değer mi diye tereddüt ederim) Pertevniyal Valide Sultan Camii Kadınlar Pazarı Bozdoğan kemeri Beyazıt Meydanı ve Camii, Sahaflar ve İstanbul Üniversitesi Kapısı Kapalı Çarşı Çemberli taş Ayasofya Blue Mosque Yerebatan Sarnıcı Gülhane Parkı Topkapı Sarayı Galata Köprüsü Yeni Camii Mısır Çarşısı Tahtakale Balat renkli evler, renkli merdivenler, patrikhane
şeklinde bir tur güzergahı olabilir.
0
Mirket
(11.11.24)
o rota bence hep laleliden başlamalı.
- laleli - beyazıt (burda çorlulu ali paşada bi türk kahvesi içilebilir, ortamı biraz farklıdır, eski günlerini de aratır ama müdavimi çoktur. sahaflara da uğramak iyi olabilir biraz vakit geçirmek için) - Çemberlitaş (Şerefiye sarnıcına gidilebilir burda da) - Sultanahmet, Ayasofya (Şerefiye sarnıcı olmadıysa yerebatan sarnıcına gidilebilir) - Ayasofyanın dibinden, Caferiye sokaktan Gülhane (Burada da yine sosyal tesis ve arkeoloji müzesine gidilebilir) - Sirkeci, Tren garı - Eminönü (Yemek ve tatlı için karaköy tarafına geçilebilir) - Buradan rota süleymaniye ya da balat olarak değişebilir. - Süleymaniyeye gidilecekse ağa kapısı gibi yerlerde biraz çay vs içilebilir. Manzarası güzel olan cafeler var orda - Balat güzergahı seçilirse de demir kilise, renkli evler.
Not: Fındıkzade çukurbostanda yürüyüş yapan yaşlı teyzelerden başka bir şey yok :)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.