Giriş
(6)

4 haftalık flörtümü, 2 aydır unutamıyorum. normal mi?

madridista19021902
İnternetten bir kızla tanıştım. Farklı şehirlerde yaşıyorduk ama daha ilk günlerden aramızda çok güçlü bir çekim oluşmuştu. Kısa sürede her gün görüntülü ve sesli konuşmaya başladık. Birbirimizi o kadar merak ediyor ve istiyorduk ki, ilişkimizi gerçek hayata taşımak için bir an önce buluşmayı planlı
İnternetten bir kızla tanıştım. Farklı şehirlerde yaşıyorduk ama daha ilk günlerden aramızda çok güçlü bir çekim oluşmuştu. Kısa sürede her gün görüntülü ve sesli konuşmaya başladık. Birbirimizi o kadar merak ediyor ve istiyorduk ki, ilişkimizi gerçek hayata taşımak için bir an önce buluşmayı planlıyorduk. İki kez buluşma ayarladık ama ikisi de bazı aksaklıklardan dolayı gerçekleşmedi.

Zaman geçtikçe ona gerçekten bağlandığımı fark ettim. ona yükselirken bir yandan hayat tarzlarımızın ve geleceğe bakışımızında farklı olduğunu görmeye başladım. Aramızdaki çekim çok güçlüydü ama ilişkinin ileride sağlıklı bir yere gideceğine inanmadım. daha fazla bağlanıp daha çok üzülmemek için yolları ayırdım.

şimdi ben bu kızla sadece sanalda 4 hafta zaman geçirdim.

fiziksel olarak yan yana gelmedik. üzerinden 2 ay geçti. nasıl oluyor da onu hala unutamıyorum ? geceleri uyku bile uyuyamıyorum onu düşünmekten.

gerçek ilişkilerimde ayrıldığımda bile böyle acı çektiğimi ya da bu kadar uzun sürdüğünü hatırlamıyorum.

ilk defa böyle bir şey yaşıyorum. şu durumun bir izahı yok mudur ? unutmam için daha kaç haftaya ihtiyacım var ?
0
madridista19021902
(20.05.26)
Acilen yaz dizilerini bırakman lazım
-3
artıküyeolmakistiyorum
(20.05.26)
bu aralar büyük bir boşluktasın zihnin ise duygusal olarak onu doldurmakla ugraşıyor. hepsi bu.
+2
limonlu eksi
(20.05.26)
Cevabı kendiniz vermişsiniz aslında: "Zaman geçtikçe ona gerçekten bağlandığımı fark ettim".

Biriyle, bir şeyle, bir yerle bir kez bu bağlanmayı hissettiğinizde ve ayrılmak durumunda kaldığınızda ya da terk edildiğinizde bir yas sürecine girmeniz çok doğal, ve biliyorsunuz ki yas her insanda her durumda farklı sürelerde ve yoğunluklarda yaşatıyor kendini.

Fiziksel olarak yan yana gelmemiş olmanız acı çekme sürecinizde çok da önemli bir parametre değil. Siz bu insanın sohbetine, varlığına hatta yanınızda yokken bile var olmasına alışmışsınız fakat fiziksel yan yanalık olmadığı için bunu "gerçek bir ilişki"den saymıyorsunuz. Halbuki bu en az diğer ilişkileriniz kadar gerçekmiş sizin için. Hatta öyle ki, diğerlerinden de büyük etkisi olmuş hayatınızda.

Durumun izahı basit. Birine bağlandınız, kimseye hissetmediğiniz kadar farklı ve veya güçlü hisler hissettiniz ve çeşitli sebeplerden dolayı bu kişiden kopma kararını da siz aldınız. Zihniniz bu ayrılık acısını sizin için kolaylaştırmaya çalışıp bu ilişkiyi "zaten bir şey olmadı, yan yana bile gelmediniz, çok zaman bile geçirmediniz ki" argümanıyla ufaltmaya, gerçek olmayan bir ilişki olarak addetmeye çalışıyor. Ama bir yandan da bir tarafınız ilişkinin bal gibi de gerçek olduğunu, hislerinizin var olduğunu ve fiziksel olarak yan yana gelememiş olmanızın bu hisleri yok etmediğini ve yaşanılanların çok özel olduğunu biliyor. Zihninizin boşlukları doldurmak adına size böyle oyunlar oynaması normal. Sizi hayatta tutmaya, yarattığınız yeni duruma adapte etmeye çalışıyor, bu bir içgüdü, bir refleks. O yüzden bunu sorgulayarak vakit ve güç kaybetmeyin bence.

Geri dönüşü olan bir şeyse (mesela yanlış düşünmüşsünüzdür, kaygılarınızı kontrol edemeyip belki de yok yere ilişkiyi kesmeye karar vermişsinizdir vs, yani sorun sizden kaynaklıdır) bir süre sakince düşünün, sonra yeniden iletişime geçip bir de karşı tarafı dinleyin, belki karşı tarafı yeteri kadar dinlememişsinizdir bu acıyı çekerken.

Geri dönüşsüzse ya da geri dönmek istemiyorsanız da, acıyı dindirmek için yapabileceğiniz tek bir şey var, o da bu ilişkinin gerçek olduğunu, yaşandığını ve bazı koşullar sebebiyle bitmesi gerekip bittiğini kabullenmek. Zihninizin sizi korumak ve acıyı azaltmak için çıkardığı o ilişkiyi ufaltma kalkanını bir kenara koyup bu gerçekle yüzleşmeniz ve sanal bir ilişkinin acısını değil, gerçek bir ilişkiyi kaybetmiş olmanın acısını yaşamanız gerekiyor. Başka türlü azalmaz, dinmez. Siz hayatınızda var olmuş olan bir şeyin varlığını reddettikçe, o kendisini daha çok hissettirmeye devam eder siz de haftaları saymaya devam edersiniz.

Fizikselliğin hiç önemi yok gibi konuşmuşum gibi görünüyor farkındayım ama aslında onu demek istemiyorum. Fiziksellik elbette önemli. Aseksüel kişiler olsanız bile bu böyle. Yani sadece cinselliğe de indirgeyemeyiz fiziksel ilişkiyi. Ama burada sizin aklınızı kurcalayan şey yaşadığınız acıyı neden bu kadar yoğun ve uzun yaşadığınızdı, ben de fiziksel temasınızın olmayışının bu acı üzerinde çok da etkili olmayabileceğini söylemeye çalıştım. Yoksa insan ilişkilerini fiziksel temastan ayrı düşünmek mümkün değil.
0
starbuck
(20.05.26)
Zeigarnik etkisi. Yarım kalmışlık hissi var ve acaba görüşsek nasıl olurdu sorusu zihninde dönüyor. Ayrıca hiç görmediğin için idealize ediyorsun. Gerçek ilişkilerinde partnerlerini kusurlarıyla gördün, belki kavga ettiniz falan. Sonuç olarak bir kapanış yaşandı beyninde. Sanal yaşanan ilişkide bu olmamış, beynin "zaten bizden olmazdı" demiş. Mantığının bir şeyi onaylaması kalbinin o duygu yükünü hemen sindirebileceği anlamına gelmiyor. Zamanla bu da geçecek, şimdilik sadece biraz daha sabırlı olman gerekiyor
+4
kullanicadi
(20.05.26)
mantıklı davranmışsınız, tebrikler.
basit bir "kavuşamazsan aşk olur" vak'ası, o kadar. görüş(e)mediğiniz için çok idealize etmişsiniz; bu sebeple çok büyük bir etkileşim yaşamışsınız da unutması zor falan gibi geliyor ama aklın oyunundan başka bişey değil. az daha dişinizi sıkın, geçer, merak etmeyin.
+1
lil siztah
(20.05.26)
o zaman bu şarkı sana gelsin: www.youtube.com
0
elektr10
(20.05.26)
(3)

Kentsel dönüşüm çoğunluk kararına katılmıyorum ama evim satılsın istemiyorum

informatics
Merhaba,Ev sahibi olduğum ama oturmadığım (kiracım var) bina kentsel dönüşüme girmek için karot aldırdı ancak müteahhitle anlaşmak için görüşülen süreç beni diğerlerine oranla daha büyük metrekare kaybına uğratıyor ayrıca yapılacak sözleşmede ucu açık maddeler vb. var. Çoğunluk resmen bombaya imza a
Merhaba,

Ev sahibi olduğum ama oturmadığım (kiracım var) bina kentsel dönüşüme girmek için karot aldırdı ancak müteahhitle anlaşmak için görüşülen süreç beni diğerlerine oranla daha büyük metrekare kaybına uğratıyor ayrıca yapılacak sözleşmede ucu açık maddeler vb. var. Çoğunluk resmen bombaya imza atıyor. Ne kadar dil döktüysem de umursamadılar. Ayrıca ortada bariz bir kötü niyet var.

Evim satılmasın diye imza atmak zorundayım çoğunluk sağlanınca ancak çoğunluğun kararıyla beni zarara sokan bu anlaşma için devamında şerefiye (tazminat) davası açacağım.

Mahkemede elimi güçlü tutmak için başta imzaya gitmemek ve sonrasında tebligat geldiğinde "zorunlu olarak" imzalayarak sözleşmeye katılıp (evim satılmasın diye) sonradan da şerefiye için denkleştirme davası açmak istiyorum.

Sorum şu: Çoğunluk anlaştıktan sonra 15 günlük bildirim süresi var, "gel imza at yoksa evin satışa çıkacak" diye bina riskli ilan edildikten sonra, bu süreyi kaçırmak istemiyorum. Apartmandakiler iyi niyetli değil, süreci gizli gizli yürütüyorlar. E-devlet'ten şu sayfalardan her gün kontrol ediyorum:

1. www.turkiye.gov.tr (turkiye.gov.tr/e-tebligatlarim)

2. www.turkiye.gov.tr (turkiye.gov.tr/ptt-uets-e-tebligat-islemleri)

Başka takip etmem gereken bir yer var mıdır? Benden gizli evimin satılmasını istemiyorum. Başka nelere dikkat etmem gerekir? Bu 15 günlük süreyi kaçırmamak için nereye bakmalıyım başka?
+1
informatics
(17.05.26)
Sorunuza cevap değil ama bu kadar riskli ve dezavantaj doğurma ihtimali olan bir süreçte hak kaybına uğramamak için avukata başvurmanız zorunlu görünüyor.
+2
lil siztah
(17.05.26)
Kentsel dönüşüm konularında çalışan avukatlar var. size tavsiyem onlarla çalışmanız yönünde. sizinle benzer durumda olup komşularıyla ayrışan tanıdıgımın evi satışa çıkmıştı ve oldukça dip rakamdan evi satılmıştı.
0
limonlu eksi
(18.05.26)
derhal bir avukata gidin.
benim görüşüm-> siz proaktif davranın. "ben bunu kabul etmiyorum, kötü niyetle işler yapılıyor, evimin satılmasına rızam yok, siz benim evimin değerini hiç ederek kendi lehinize işler çeviriyorsunuz" vs şeklinde bir ihtar çekin. mümkünse de bunu avukatla yapın.
0
co2s2
(18.05.26)
(5)

lambalı radyo

kibritsuyu
evde muhtemelen 50-60'lardan kalma philips marka bir lambalı radyo var, çalışıyor. fakat cihazda uzun dalga, orta dalga ve kısa dalga bantları var, fm bandı yok haliyle. radyo çalışıyor çalışmasına, yani lambası ısınıyor, cızırtı, parazit geliyor, ama mevzubahis bantlarda yayın yapan istasyon olmadı
evde muhtemelen 50-60'lardan kalma philips marka bir lambalı radyo var, çalışıyor.

fakat cihazda uzun dalga, orta dalga ve kısa dalga bantları var, fm bandı yok haliyle. radyo çalışıyor çalışmasına, yani lambası ısınıyor, cızırtı, parazit geliyor, ama mevzubahis bantlarda yayın yapan istasyon olmadığı için gerçekten yayın alıyor mu, çalıyor mu bilemiyorum.

soru bu: türkiye'de veya dünyada kısa, orta uzun dalga yayın yapan istasyon var mı? ben bu radyoyla ne dinleyebilirim? uzaklarda varsa bile uzak yayınları alabilmek için nasıl bir anten kullanmalıyım?

fotoğraf çekip yüklemeye üşendim ama cihaz aynen bu: i0.shbdn.com
arkasını falan göreyim derseniz linki de bu: www.sahibinden.com

not: ilanla alakam yoktur, internetten arattım buldum.
+2
kibritsuyu
(13.05.26)
Her 3 dalgada da yayın var fakat toplasan en fazla 3,5 tane denk gelir. O da engelsiz bir noktada gece vakti denk gelir.

İlandaki radyoda arkada anten soketi var. Oraya harici anten takılmazsa onu bile çekmez.
Fm yayınlarını alabilmek için Fm modülü takılması lazım. Anca o zaman Fm kanallarını dinlersiniz.
Onu da her elektronikci bilmez. Eski bir elektronik ustası bulmanız lazım
+3
limonlu eksi
(13.05.26)
FM bandını bununla dinlememe gerek yok, dinlemek istersem ustam da var taktırabilirim ama orijinalliğini bozmak istemiyorum, dinlemek için daha teknolojik sağlam bir radyom var.

Ne tür bir anten takmam lazım arkasına? Antenin herhangi bir özelliği var mı?
0
🌸kibritsuyu
(14.05.26)
Benzer bir radyo bende de var. Şimdi tam hatırlamamakla birlikte arka taraftakilerden biri mono ses girişi olması lazım. Biz o ses girişine Elektro Gitar ya da Bas Gitar bağlayarak güzel lambalı amfi soundu alıyoruz ama sürekli kullandığımız bir şey değil. İlla cihazdan bir şeyler dinlemek istiyorsanız arkadaki ses girişini bulup radyoyu lambalı amfi olarak kullanabilirsiniz...
0
arpaci kumrusu
(14.05.26)
sadece artık popülerliğini yitiren kısa, orta, uzun dalga bantlarında yayın yapan frekanslarda neler var onları merak ediyorum.
0
🌸kibritsuyu
(14.05.26)
eğer varsa bunların anten girişi 300-600 ohm gibi yüksek empedanslı olur yani uygun dalgaboyunda uzun bir tel iş görecektir.

asıl anten radyonun içindeki ferit çubuk üzerine sarılı bir bobin. gece saatleri çin radyolarını çok rahat duyabiliyor olman lazım.

bunlarda aslında harici tuned coupled antenler de çok işe yarar ama yapması uğraştırıcı olabilir. bu anten radyoya fiziksel olarak bağlı değil. yanına koyuyor ve ayarlı kapasitesinden tune ediyorsun.

bir seçenek te mini whip isimli aktif anten ama bu alet de şehir içinde çok gürültü alıyor.

youtubeda kısa dalga dinleme meraklıları var genelde tecsun ya da eski sony radyolar kullanıyorlar. onların videolarında gördüğüm kanalları senin de duyabiliyor olman lazım.

www.youtube.com
+1
orpheus
(15.05.26)
(13)

Uyuyakalmak

camlicagazoz
Merhabalar, 4.5 aylik kızımız var. Haliyle eşim bakıyor gündüzleri. Ben saat 18' de çıkıyorum işten. Gelince ben kıza bakıyorum, eşim yemek vs hallediyor buralarda sorun yok. Oynuyoruz, vakit geciriyoruz. Kızımız gece uykusuna 21:30 gibi geçiyor. Beraber uyutuyoruz vs. Sonra gece 23 gibi benim uyku
Merhabalar, 4.5 aylik kızımız var. Haliyle eşim bakıyor gündüzleri. Ben saat 18' de çıkıyorum işten. Gelince ben kıza bakıyorum, eşim yemek vs hallediyor buralarda sorun yok. Oynuyoruz, vakit geciriyoruz. Kızımız gece uykusuna 21:30 gibi geçiyor. Beraber uyutuyoruz vs. Sonra gece 23 gibi benim uykum geliyor ve uyuyakalıyorum. Eşim de kızıyor bana. Yani haklı. Benimle vakit gećirmek istiyor ama vallahi uykum bastırınca uyuyakalıyorum. Yani bilirsiniz işte karşı koyamıyor insan. Nasıl çözerim bu meseleyi. Pharmaton falan işe yarar mı? Eşim kızınca ben de aşırı tepkiler veriyorum. Üzüyorum onu. Yani haklı eşim. Aksama kadar kolay degil bebege bakmasi ama ben de elimden geleni yapiyorum eve gelince. İnsanın uykusunu getirmeyecek bir çözüm fikri verir misiniz? İlaç tavsiyesi vb. gibi
-1
camlicagazoz
(30.04.26)
Bu tarz multivitaminlerin beyaz yaka silkemelemekten başka bir işe yaramadığını düşünüyorum. Uyuyakalıyorsanız kanepeye uzanıyorsunuz büyük ihtimalle. Kanepeye uzanmayıp oturmayı deneyin. Yani bende bu çözüm işe yarıyor.

4.5 aylık bir bir çocuk için gece 21.30 gece uykusu bence geç bir saat. Bunu saat 8 e falan çekseniz aslında daha çok vakitten tasarruf edersiniz. Hatta daha erkene bile çekilebilir o yaşta saat 7 de bile uyur çocuk. Bu aylarda zaten çocuk günün büyük bölümü uyur. Zaten erken de uyuması lazım. Çocuğunuzun uyku ihtiyacı hala fazla. Bizim 4 yaşında kızımız var onun uyku saati 8.30-9 arası yani.
+5
nuevo
(30.04.26)
Sabahtan akşama kadar çalışıyorsunuz sonra eve gelip çocuga bakıyorsunuz. Buraya kadar okey. Vucut tabiki yorulacak 11 gibi uykunuzun gelmesi çok normal. Çünkü ertesi gün sabahın köründe kalkıp işe gideceksiniz. Bunu ilaçla vitaminle çözemezsiniz. Kafeinle de hiç çözemezsiniz.Dinlenemezseniz hem mental hem de bedenen çökersiniz. Bu konuyu ancak eşinizle konuşarak çözebilirsiniz. Aktivitelerinizi çalışmadınız hafta sonlarına ertelemeniz gerektigini ve bu konuda sizi düşünüp anlayışlı olması gerektigini anlatın
+2
limonlu eksi
(30.04.26)
4.5 aylık bebeğe 21.30 çooook geç bir saat. En geç 19-20de uyumuş olmalı.

Muhtemelen çocuğu geç yatırıp geç kaldırıyorsunuz. Çocuğun gece uykusuna ihtiyacı var sabah erken kaldırın. Böylece akşam eşinizle vakit geçirirsiniz ve çocuğunuzu gece uykusundan mahrum etmezsiniz.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
4.5 aylik cocugu gece 21:30'da uyutmak bir kere cok gec. 19 dedin mi yataginda uyuyor olmali.
23:00'te bir yetiskin insanin uyumasindan da dogal bir sey yok. Ise gittiginiz gün ne yapacakmissiniz gece 2'ye kadar oturup ebelemece mi oynayackmissiniz?
Ayrica vitaminlerin enerji vermedigini de temel biyoloji derslerinden hatirlarsiniz.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
11’de uyumak sizin temponuz için çok normal; şu günlerde 11’de uyku gelmesini bana 1 milyon dolara satsanız alırım valla..
Eşiniz sürekli bebekle meşgul olduğudan, sosyallik ihtiyacını da sizinle gidermek istiyor gibi görünüyor. Uyanık olduğunuz süreçte günlük hoşbeşi yapıyorsunuzdur zaten. Bu tabloda 11’den sonra ayakta kalsanız da, hayrınız olacağını sanmıyorum. Eşiniz eğer yapmıyorsa, gündüz bebeği arabaya atıp parka, yürüyüşe falan gitsin. Bebekli annelerle tanışıp kaynaşıp sosyalleşme, dertleşme imkanı olur. Siz de hafta sonu aktivitelerinden sorumlu olursunuz.
+2
lil siztah
(30.04.26)
gündüzleri bebek arabasıyla gezdiriyor zaten. ne bileyim daha çok vakit geçirmek istiyor benimle anlıyorum onu. çok masum bir istek ama işte uyku gelince karşı koyması zor...
-3
🌸camlicagazoz
(30.04.26)
Ertesi gün yorgun olmayı umursamadığınızı düşünerek, kafeine abanın öyleyse derim. Çok kahve içmeyen biri olarak bana en çok bu yarıyor. Bir de gün içinde imkanınız varsa bedenen çok yorulmamaya çalışın; bence uykuyu en çok bu getiriyor.
Takviyelerin alınma saati ile uyanık tutma aralığını ayarlamak biraz zor; gece zınk diye uyanabiliyorsunuz. Ph*rmaton pek çok kişide enerji+uyku kaçırması yapıyormuş(reklam değil, kaynım söyledi); araştırın isterseniz.
0
lil siztah
(30.04.26)
çocuk alemci mi olacak :) 7 gibi koy yatağına kapat perdeyi uyusun saatlerce mis gibi ondan sonra ömür boyu uykusuz gezecek :D
uyku borcu diye bir şey var gerçekten
0
croswell
(30.04.26)
19 diyenler biraz abartmış. uyku aralıklarına göre akşam uykusu 20de filan anca olur bence. e zaten soruyu açan 18de işten çıkıyor. 19da bebek uyuyacak olsa yemek mi yesin çocukla mı vakit geçirsin? biraz gerçekçi olalım.

onun dışında eşin haklı değil pek. 23te uyumak kadar doğal bi şey yok çalışan insan için. daha az uyku da sizi sağlıksız yapabilir. en fazla bir saat ötelenebilir. ışık açık oturun, yatar pozisyona filan geçmeyin.
0
elorelia
(30.04.26)
Abicim sende her şey normal.
3 yaşında erkek çocuk sahibi olarak söylüyorum 5-6 sene böyle gidecek. İkinizin de bunu dert etmemesi ikinizin de hayrına
+2
etna
(30.04.26)
eşinizin uykusu gelmiyo mu ben onu merak ettim benim bebekle tüm gün pestilim çıkıyodu yemek bile yapmayıp babasına fırlattığım gibi uyuyodum :D
yani diğer arkadaşların da dediği gibi 9 buçuk çok geç o yaş için. 8 de uykuya dalmış olsa iyi olur.
0
rayde
(30.04.26)
Akşama kadar çalışıp eve de destek olunca bir zahmet uyuyun zaten. Üzüyorum vs de kendinizi kandırmayın eşiniz düpedüz bencil.
+5
artıküyeolmakistiyorum
(30.04.26)
çocuğun uyku saatini erkene çekmenizi tavsiye ederim ben de, benimki o yaşlarda 6'da uyuyordu şimdi 2.5 yaşında, 8 gibi uyur. büyüme hormonu için de önemli 8den önce uyumuş olmak, tüm doktorlar bunu tavsiye ediyor. bunun yolu da uyanma saatini ve gündüz uykularını erkene çekmek. 7 gibi uyanması lazım. kademeli olarak çekersiniz yarım saat yarım saat daha erken uyandırarak. böylece eşiniz de belki sabah daha erken uyanıp akşam daha erken uyur.
0
mezzosprite
(01.05.26)
(7)

Kargolar elektronik ürün kabul etmiyor mu?

rayde
Tablet gönderecektim gayet de güzel paketledim koliledim vs. DHL'ye gittim elektronik ürün kabul etmiyoruz dedi. Sadece PTT ile gönderim yapabilirsiniz hiçbir firma kabul etmez dedi.Kalktım Yurtiçi kargoya gittim hiç sormadan aldılar.Yani ben şimdi bireysel gönderi olarak telefon, tablet falan gönde
Tablet gönderecektim gayet de güzel paketledim koliledim vs. DHL'ye gittim elektronik ürün kabul etmiyoruz dedi. Sadece PTT ile gönderim yapabilirsiniz hiçbir firma kabul etmez dedi.
Kalktım Yurtiçi kargoya gittim hiç sormadan aldılar.
Yani ben şimdi bireysel gönderi olarak telefon, tablet falan gönderemiyor muyum? Yoksa ordaki sorumlu kişinin işine mi gelmedi.
0
rayde
(21.04.26)
ediyor ama sigortasız gönderiyolar sorumluluk almıyolar. pttde sigortalı gidebiliyor sanırsam.
0
jelly bear
(21.04.26)
mediamarket siparişim ptt harici firma ile geldi kucuk elektronik urundu, ptt ile gelen elektronik ürünüm hiç olmadı neredeyse,
0
eja
(21.04.26)
ticari gönderi ya da iadede sorun yokmuş da bireysel gönderi yapamazsınız dedi resmen açık açık :S
0
🌸rayde
(21.04.26)
Daha dün dhl ile laptop gönderdim. İçinde ne var dediler laptop dedim. Kutunun üzerine dikkat kırılır etiketi yapıştırdı ve aldı . Sizin gittiginiz şube sizi başından savmış
+1
limonlu eksi
(21.04.26)
yurtiçi ile telefon gönderdim. sigortasız, başına bir şey gelirse biz karışmayız diyerek kabul ettiler.
0
inheritance
(21.04.26)
ticari gönderide aletin yanında faturası var sıfır olduğu belli, fiyatı belli. şahsi gönderide içinde herhangi bişey olabilir kaybolduğunda tazminatı çok belirsiz. dandik bir telefon kaybolunca içinde iphone17 vardı diyecek fırsatçıların önüne geçmek içindir.
0
orpheus
(21.04.26)
ptt kargo ile kamera, lens göndermiştim.
0
yurtsuz john
(21.04.26)
(8)

Aı için bilgisayar

aloneinthedark
MerhabaArkadaşım aı modelleri çalıştırmak için bilgisayar almamı istedi ve masaüstü olması gerektiğini söyledi.Şimdi minimum kaç ram kaç ssd olmali?Bir de bu işler laptopla olmaz mı neden masaüstü soruyor farkı nedir?Anladığım kadarıyla bunlar normal laptop ya da masaüstü değil. Tavsiye edebileceğin
Merhaba

Arkadaşım aı modelleri çalıştırmak için bilgisayar almamı istedi ve masaüstü olması gerektiğini söyledi.

Şimdi minimum kaç ram kaç ssd olmali?

Bir de bu işler laptopla olmaz mı neden masaüstü soruyor farkı nedir?

Anladığım kadarıyla bunlar normal laptop ya da masaüstü değil. Tavsiye edebileceğiniz bilgisayar var mı?

Tesekkurler
0
aloneinthedark
(19.04.26)
alabildiğin en yüksek ramli macbook'u al, geç. işlemci çok fark etmez, bütçe varsa m5 pro al.
-3
babilfish
(19.04.26)
Arkadaşınız yanlış yönlendirme yapıyor. Ai modellerini en verimli şekilde çalıştırabilmeniz için bir oyun bilgisayarı gibi donanım dizmeniz lazım. En başında gpu yani ekran kartı gerekli (nvidia kartlar) arkasından güçlü cpu yüksek ram ve yine güçlü bir psu.
Bu işler için macbook yetersiz kalır.

Macbookla çalışan elemanlar nasıl çalışıyor derseniz onlar uzaktan kiraladıkları yüksek gpu'lu sunucular vasitasıyla işlerini donanıma gerek kalmadan hallediyorlar. Mac cihazlarını kod yazılan kısımda yani işin tasarlanması kısmında kullanıyorlar. Test aşamasında sunucuya baglanıyorlar. Fakat bu sunucu kiralama durumlarının maliyeti yüksek rakamlardır Bilgin olsun
+1
limonlu eksi
(19.04.26)
böyle patates alınır gibi alınacak mevzu değil.

hangi modelleri kaç token/saniye çalıştırma hedefindesin ? sadece deneysel llm çalıştırayım mesela oss20b, gemma26b gibi aktif parametresi 4-6 gb içine sığan bir model mi çalıştıracaksın. o zaman en az 8gb nvdia ekran kartı olan min 32gb ramli bir oyun laptopu ya da benim tercihim dell veya lenovodan a4500 veya a5000 ekran kartlı bir mobile workstation olur.

bunun ötesine geçip aktif parametresi 30 milyar ve üzeri olan modellere gideceksen iş karışıyor. orada alabileceğin bir pc laptop yok. macbooklardaki unified memory ile 64-128gb bir makina alırsan çoğu modeli çalıştırabilirsin ancak nvidia ekran kartları kadar verimli hızlı olmayacaktır. ya da 64-128gb m4-m5 mac studio da iş görecektir.

bana kalırsa bu işi yapacaksan 128gb dgx sparc ya da 128gb asus ascend GX10 gibi bir makina alman gerekir. hem masaüstü hem de enerji tüketimi çok makul bunların.

bunları alamıyorsan da o zaman uzak sunucularda kiralık gpu servisleri üzerinde bu modelleri saatlik oldukça uygun fiyatlara koşturabilirsin.
0
orpheus
(19.04.26)
soruyu sorma şeklinden bile konuyla hiçbir alakan olmadığını anlıyorum.
o yüzden sen soruyu sormadın, biz de cevaplamadık.

bahsedilen bilgisayarlar yüz binlerce liralık ekran kartları kullanan cihazlar. konu hkakında en ufak fikrin yokken gidip böyle bir bilgisayar yapamazsın kendine.
+1
tchuck
(19.04.26)
varolan modelleri local'de çalıştırmak için m işlemcili mac'ler iyi.

m işlemcili ve yüksek ramli mac mini pro alın, ekran-klavye vs olmadığı için daha uygun fiyata geliyor macbook'lara kıyasla.

ben kendi modellerimi eğiteceğim diyorsa o zaman gelişmiş ekran kartlı cihazlara bakmanız gerekiyor.
0
biseysorcaktim
(20.04.26)
@birseysoracaktim kendi modellerini egitmek istiyor
herkese tesekkurler
0
🌸aloneinthedark
(20.04.26)
hetzner veya vast.ai'da saati 3-5 dolara 96-128 gb gpulu kiralık makinalar var eğitime girecek ise sadece gpu değil ram ve ssd de büyük olmalı.
0
orpheus
(21.04.26)
@tchuck evet haklisin bu konuda bilgim yoktu simdi ne almam gerektigini buldum ya da fikrim oldu diyeyim. tesekkurler
0
🌸aloneinthedark
(28.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(6)

Tost ekmeklerinin kokması

Rondak
Bu ekmeklerde tuhaf bi koku var. Bunların kokmayanı yok mu?
Bu ekmeklerde tuhaf bi koku var. Bunların kokmayanı yok mu?
0
Rondak
(02.04.26)
mayadan kokuyor mayasız ekmek almalısınız.
+1
mikahakkinen
(02.04.26)
Ben de sevmiyorum. Şekerli tat ve iğrenç bi koku oluyor. Onun yerine tam buğday falan kesilmiş ekmek alıyorum. Onunla tost yapıyorum ben.
+1
jackyr
(02.04.26)
Standart Beyaz renkte tost ekmegi almanızı önermem. Saglık açısından oldukça zararlı katkıları var. Tam bugday unlu rengi kahverengi olan ekmekleri öneririm
+1
limonlu eksi
(02.04.26)
(bkz: #182887026)
+2
lemmiwinks
(02.04.26)
bence paketli ekmeklerin hepsi kokuyor
+2
dfn4
(02.04.26)
tost ekmeği almayın. paketli ekmek almayın. hepsinde uzun ömürlü olması için katkı maddesi kullanılıyor. fırından/marketten günlük çıkan ekmeklerin sevdiğiniz birinden dilimletip alın. buzluğa atın. en sağlıklısı ve kolayı bu. ekmek de kötü kokmaz böylece.
+1
jelly bear
(02.04.26)
(3)

öğrencilik

edgenabby
üniversite öğrencileri sorum size:başka bir şehirde okumaya gittiniz.kyk, özel yurt veya eve çıkma opsiyonları harici farklı bir konaklama yöntemi var mı çevrenizde gözlemlediğiniz?örneğin, yaşlı bir çiftin gündelik alışveriş, temizlik vb. ihtiyaçlarını karşılayıp onların evindeki boş bir odada ücre
üniversite öğrencileri sorum size:

başka bir şehirde okumaya gittiniz.

kyk, özel yurt veya eve çıkma opsiyonları harici farklı bir konaklama yöntemi var mı çevrenizde gözlemlediğiniz?

örneğin, yaşlı bir çiftin gündelik alışveriş, temizlik vb. ihtiyaçlarını karşılayıp onların evindeki boş bir odada ücretsiz kalmak gibi.
0
edgenabby
(31.03.26)
Bazı yerler var evet evi bir aile kullanıyor mesela, boş bir odayı kiraliyolar. Kiralık oda yazan ilanlarda genelde detaylar için arayın deniliyor.

Bir de apart sistemleri oluyor. Bir daire oluyor. Sadece kız veya erkeklere ayrılıyor. Oda oda yine kiralanıyor..özel yurtlardan uygun fiyatlı oluyor. Dört kişilik veya tek kişilik oda fiyat farkları oluyor. Mutfak ve çamaşırhane gibi alanlar ortak oluyor faturalr da kiraya dahil oluyor.

Yazdiktan sonra ücretsiz kalma detayini fark ettim. Yine de ise yararsa diye silmiyorum cevabımı.
0
egerbiryolcu
(31.03.26)
Bahsettiginiz şey genelde tanıdık vasıtasıyla referansla v.s oluyor. Mesela maddi durumu iyi, yaşlı bir dayı var. yalnız kalmak istemiyor. ve bunun tabiki bazı ihtiyaçları var. Siz onu hallediyorsunuz . o da evinin bir odasını size tahsis ediyor.
0
limonlu eksi
(31.03.26)
Bu iş hiç güvenli olmaz türkiye'de. O yaşlı bir bakmışsın seksomanyağın teki falan. Bedava bir şeye girilmez.
+3
runaway
(31.03.26)
(15)

amerika'da mustang kiralamak gereksiz mi?

jelly bear
türkiye'de mustange binme şansım yok kiralık olsa bile. amerikada 10 gün boyunca 150 euro farkla mustang kiralayabiliyorum üstü açılabilen. biraz uzun yol da yapacağım. değer mi yoksa üzer mi? hem yakıt hem konfor açısından. alternatifi corolla-jetta falan. en az 1500-2000 km yol yaparım diye düşünü
türkiye'de mustange binme şansım yok kiralık olsa bile. amerikada 10 gün boyunca 150 euro farkla mustang kiralayabiliyorum üstü açılabilen. biraz uzun yol da yapacağım. değer mi yoksa üzer mi? hem yakıt hem konfor açısından. alternatifi corolla-jetta falan.
en az 1500-2000 km yol yaparım diye düşünüyorum. uzun yol da yapacağım 9-10 saatlik.
-1
jelly bear
(25.03.26)
kiralama şirketi olduğu için o kadar detay yok. ama muhtemelen corolla mustangin yarısı kadar yakar en kötü
0
🌸jelly bear
(25.03.26)
- benzin olarak cok fark etmez v8 degilse ki v8 mustang kiralayacaklarini sanmam, dikkat etmen gereken baska konular var.

1 - km limiti var mi ona bak oncelikle. corolla'da olmayabilir ama mustang gibi araclarda genelde oluyor, sinirsiz km vermeyebilirler.
2 - full sigorta yaptirmani oneririm, o da mustang'de daha pahaliya patlayabilir. atiyorum corolla gunluk $20 ise mustang $30-35 olabilir.
3 - polislerin daha cok dikkatini cekeceksin, o yuzden daha dikkatli kullanman gerekecek. ceza yeme olasiligin daha yuksek.
4 - mustang'in ozellikle 4 silindirli ise ki buyuk ihtimal oyledir, kalite olarak corolla ile ayni klasmanda oldugunu anlayacaksin, dolayisiyla biraz hayal kirikligi da olacak, yani isin sonunda ulan bu kadar masrafa girdik, bir cacik degilmis kafasi yasatabilir.

butun bunlara OK isen, hayalleri ertelememek lazim, yapistir gitsin.
+1
cooperr
(25.03.26)
1. km limiti yok ikisinde de
2. abdde bizdeki gibi sigorta olayı yok. baktığımda sigorta seçeneği yok. direkt kapsıyor kaporta hasarlarını. hayat-yaralanma sigortası gibi şeyler var.
3. dikkatli kullanırız zaten abdnin trafik kurallarındaki katılığını biliyoruz
4. 4 silindirli olsun farketmez en azından mustang.. 250 yapacak değiliz sonuçta hız sınırı var
-1
🌸jelly bear
(25.03.26)
Asiri konforsuz, asla tavsiye etmem uzun yol icin. Ben heveslenip california da challenger kiraladim, 3. gun iade ettim belim agridi. Eger gezinizin 1-2 gunu icin ayri kiralayabiliyorsaniz tavsiye ederim heves almak icin. Mustange de binmistim, ayni bir farki yok konfor olarak. Ayrica gorus acilari cok kotu aynalardan vs bir sey gorunmuyor dogru duzgun. Yakit olarak pek bir sey fark etmez. Ayrica amerika cogu eyaleti trafik kurallari konusunda avrupaya gore epey gevsek.
+3
The_Lollok
(25.03.26)
o kadar kötü mü ya üzdü bu yorum. sf-->la yapcaktık
0
🌸jelly bear
(25.03.26)
ben hayatimda bir kez Miami'den key west'e gitmek icin aynisini yaptim, simdi retrospektif olarak baktigimda "iyi ki denemisim" diyorum o seyahat cok guzeldi, lakin "bir daha yapar miyim" sorusuna da hayir diye cevap veriyorum kendimce.

-yakit acisindan digerlerine kiyasla cok fark etmeyebilir, artik araclar hep yok ecobilmemne, yok 2.5 motor vb. size ters gelecek kismi kaliforniya'da olusunuz olabilir, orada benzin pahali. hem abd-iran mevzularindan sonra bir gecede galonu 1 dolar artti, ama sizin kiralama zamaniniza kadar ne olur bilemem.

- konfor, cok konforlu degil acikcasi, ama cok yasli ya da cok kucuk cocuk yoksa dayanilmayacak kadar da kotu degil. dediginiz gibi 9-10 saatlik yolda ne olur bisey diyemem cunku ben tek seferde max 3 saat kullandim, ve beni cok uzmedi ama bir gunde 12 saat kullansa idim cevabim baska olabilirdi.

- "bak bunu da dusunun" diyecegim kisim bagaj hacmi :( deniz asiri yerden bagajli gelen insana kucuk gelebilir.

-sigorta seysine iyice bakin derim, normalde kendi arac sigorta policenizi kiralik aracta da kullanabiliyorsunuz, ama kimi sirketler mustang (ya da spor araclar icin) ekstra sigorta isteyebiliyor, ya da sizin kendi sigortanizin transferrable olmasi gerekiyor ki kaza vb oldugunda onlara yetki verebilesiniz diye.

karman corman yazdigim icin pardon, ama ozetle ben sizin yerinizde olsam kesin denerdim hazir firsat karsiniza cikmis :) guzel ani olur kaliforniya'da mustang ile turladim dersiniz kendi kendinize.
+1
adrianapole
(25.03.26)
ecoboost modelleri normal premium arac kadar yakar, daha fazla degil. abd'de benzin ucuz. asil sorun konfor olabilir. cok uzun yol yapilacaksa, ki amerika'da yapilir, sedan almanizi tavsiye ederim. mercedes e,s veya bmw 5,7 sinifi.

turo diye bir uygulama var araba airbnb'si. ben genelde oradan seciyorum cunku arac kiralama sirketlerinde filo araclari oluyor. mustang secmenize ragmen gittiginizde olmayabilir buyuk bir sube degilse. cunku rezerve yapmiyorlar, stok planlari cok esnek oluyor. ben sectigim arabayi alamadigimi cok biliyorum.

turo'da istedigimi aliyorum. tabi turist olarak turo nasildir bilemeyecegim. benim kendi sigortam var ama turistler icin kurumsal arac kiralama sirketleri daha mantikli olabilir. arastirin.

genel olarak corolla kiralamaktan mantikli bence. mustang kullanmis olursunuz bahsi gectiginde ben abd'de kiralamasi kullanmistim dersiniz icinizde kalmaz.
0
antikadimag
(26.03.26)
sf > la demissiniz amerika icin uzun yol bile demem ben ona. turkiye'den bakinca cok gelebiliyor ama tek mola 3+3 saat cok rahat yapilir. yasiniza, belinizin sagligina ve fitlik seviyenize bagli ama mustang'in problem yapacagini sanmiyorum. belki sonlara dogru beliniz agrir.

edit: tabi sizin turistik geldiginizi unuttum. o yolun guzel kismi highway 1'den deniz manzarali gitmektir. oradan gidince 2-3 saat daha ekleyebilir.
0
antikadimag
(26.03.26)
tam olarak yolu uzatıp highway 1den gitmek amaç zaten. 2 kişi olacağız bu arada, büyüklük sorun olmaz

bi de bu toll olayı nasıl oluyor? toll almak şart mı yoksa yol ücretlerini başka şekilde de ödeyebiliyor muyuz? toll hgs gibi bi şey heralde
0
🌸jelly bear
(26.03.26)
Gereksiz degil. Şimdi 30 yaşındaysan 30 yıl sonra çişini bile tutamayacaksın. Onun için gençken yaşa keşfet tat böyle güzel şeyleri. İçinde kalmasın
+1
limonlu eksi
(26.03.26)
asla gereksiz değil ya. ben olsam aşırı havalı fotoğraflar çekinir, torunlara bile anlatırım. o derece...
0
babilfish
(26.03.26)
hevesin varsa kirala be hocam, onu bunu düşünme
+1
sabenburak
(26.03.26)
Google haritalardan ücretli yolları kapatın, sonra devam.
Highway 1 zaten ücretsiz.
Önemli bir ayrıntı, yola girmeden benzini fulleyin. Öyle adım başı benzinlik yok. Geceye kalırsanız yol yoruyor. Tüm sahillere uğradığınızda 1 gün yetmiyor. Ortalarda konaklamalı bir yolculuk çok daha iyi olur.
Yolculuğunuzun mükemmel geçeceğine emin olabilirsiniz.
0
artci sarsinti
(26.03.26)
Benim rota Las Vegas, San Diego, LA, Hwy1 den SF, Lake Tahoe, Yosemite, Sequiyah, Vegas seklindeydi. Las Vegasta aldim challenger, LA de iade ettim. Oralarda yollarda cakir cukur da cok, insanin belini agritiyor. Sadece LA-SF icin katlanilabilir bence, heves icin neden olmasin.
0
The_Lollok
(26.03.26)
4 ve 6 silindir mustangim oldu yaklaşık 1'er sene kullandım her ikisinide (yabancı plakalı). Yakıt vs diğer konulara arkadaşlar değinmiş sadece şunu diyeceğim daha önce amerikan tarzı spor araç kullanmadıysanız söylemek isterim mustang tehlikeli bir oyuncak. Kavşaklarda, kalkışlarda ani yüklemelerde kendi kendine spin atabilen bir cihaz kesinlikle traction modu kapalı kalsın derim. Sport modda tehlikelidir, Sport'a alıp ışıklarda kalkınca zamanda yolculuk yapıyor gibi olursunuz tansiyonunuz düşebilir. Mustang'lar aynı zamanda kazalarıyla meşhurdur, amacım korkutmak değil sadece tecrübelerimi aktarmaktı.
-1
herseysoyledigimgibioldu
(26.03.26)
(12)

kedim ve oğlum

kaptan maydanoz
https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1569440/kedim-kayinvalideme-saldirdihttps://www.eksiduyuru.com/duyuru/1585356/kedim-herkese-saldiriyorkedimle ilgili açtığım diğer duyurular yukarıda. kendisi saldırgan ve vahşi bir kedi. biz kabullendik ama evde küçük bebek var. oğlum 1.5 yaşında, kediyle anlaşamıy
www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com

kedimle ilgili açtığım diğer duyurular yukarıda. kendisi saldırgan ve vahşi bir kedi. biz kabullendik ama evde küçük bebek var. oğlum 1.5 yaşında, kediyle anlaşamıyorlar. çünkü kedim saldırgan, oğlum doğduktan sonra kıskançlıktan olsa gerek artık bize de hiç sevdirmiyor dokununca bile ısırıyor bizi.

oğlum başlarda sevmek istiyordu hep heyecanlanıyordu onu görünce ama ayaklanınca biraz daha bilinç kazanınca hiç anlamaşamadılar. mesela bebeğim yerde oturmuş kitap bakıyor, kedim geliyor kitabın üstüne yatıyor, oğlum kitabı almak için ona dokununca ısırıyor hemen. veya oğlum top oynuyor kedim koşup o topu yakalıyor oğlum da almak istediğinde tekrar ısırıyor tıslıyor.

yani kedim gelmese öyle kendi halinde takılsa sorun olmayacak ama sürekli gelip bir şekilde çocuğa bulaşıyor hem üstüne yatıyor hem dokununca ısırıyor.

napacağım bu kediyle? 5 senedir eziyet bize.
+1
kaptan maydanoz
(24.03.26)
çok benzeri senaryoyu biz de yaşadık. kedi ısırdığı anda bağırarak uyardık o anda zaten biraz uzaklaşıyor ve zamanla daha uysal olmaya başladı. çocuğun da bu süreçte farkındalığı arttı ısırlacağını anlıyor çok yanaşmıyor. ama ne olursa olsun kedi ile yalnız bırakmamaya dikkat ediyoruz.

siz de belki kedişe zarar vermeye kalktığı o anlarda bağırarak falan yola getirebilirsiniz.
0
eisberg
(24.03.26)
@eisberg işte mesele çocuğu uzaklaştırmak olsa kedinin yanına gitme vs anlatırım öğrenir ama tam tersi senaryoda bir şey yapamıyoruz bir de kedi ısırınca çok tepki vermemeye çalışıyorum oğlum korkmasın iyice ondan diye çünkü korkarsa evin içinde hep tedirgin olur. o yüzden kediye de bağıramıyoruz.
0
🌸kaptan maydanoz
(24.03.26)
çocukluğumdan beri kedilerle yaşayan biriyim .yorumuma çok kişi tepki gösterebilir bunu önceden söylemek istedim .
kedilerin de insanlar gibi karekterleri var bazıları sakin ve sevecen bazıları da huysuz sinirli olabiliyor ve değişmezler.
ablamın benzer bir kedisi vardı , oyunu bile sehpanın altına saklanıp yanından geçerken gizlice çırmık atmaktı . yeğenimin yüzünü çok çizdi . yalnız yaşayan bir tanıdığımıza verdi ablam o kediyi .
bir de bazı kediler çocuk sevmez . benim şu an 3 kedim var eve çocuklu arkadaşlarım geldikleri anda saklanıyorlar . onlar evden gidene kadar kedileri bulamıyoruz .
+2
devilone
(24.03.26)
Kediler iyidir hoştur ama bazen sizin ki gibi bir durum ara ara yaşanıyor. Size tavsiyem kedinizi sahiplendirin. Komşumuzun kedisi 1 yaşındaki kızlarının tek gözünü kör etmişti. Malesef kıskançlık çok oluyor. Bu da onları saldırganlaştırabiliyor .bu olayın üzerine kediyi sahiplendirmişlerdi ama tabiki iş işten geçti
+2
limonlu eksi
(24.03.26)
aksiyona geçmeden önce belki kafanızdaki kedi-sahip ilişkisini, bu ilişkinin rollerini ve rollerin sınırlarını gözden geçirebilirsiniz. böylece yapacağınız iş daha çok içinize siner.
0
WithWorth
(24.03.26)
@limonlu eksi böyle vahşi kediye bizden başka kimse katlanmaz maalesef o sebeple veremiyoruz
0
🌸kaptan maydanoz
(24.03.26)
Kediye mi bağırıldı kendisine mi ayrımını yapamayacak yaşta bir çocuğun yanında bağırarak kedi terbiye etme seçeneğini kullanmayın bence.
-3
Mirket
(24.03.26)
Vahsi kediyi sokaga mi salayim uyutayim mi diye sorulsa daha mantikli bir soru olurdu.
-3
osssy
(24.03.26)
Gün içinde mümkünse ve akşam bol bol oynamayı denediniz mi? Bazılarını iyi yoruyor ve başka şeylere hali kalmıyor.
0
kaset
(24.03.26)
anlattığınız davranış şekli ve ötesi benim kedimde bebeklikten itibaren var (şimdi 5,5 yaşında, dişi). biz çeşitli taktikler geliştirdik ama işlemediği de oluyor; bu sebeple daha bu sabah elimi çok kötü yaraladı.
bizde bebek gibi hassas bir canlı olmadığından ve misafirleri ciddi olarak uyardığımızdan, yuvarlanıp gidiyoruz. size tavsiyem, taktiklerle idare etmeye çalışın + amerikalılar feliway gibi fişe takılan sakinleştiricilerin bu konuda çok etkili olduğunu söylüyor; onları bir araştırın (öncelikle bebek için güvenliğini araştırın tabii). tırnaklarını kısa tutmaya çalışın (biz bunu yapamıyoruz; bu da hasarın şiddetini arttırıyor). tepkinizi bağırarak değil de, kedi dilinde vermeye çalışın; annelerinin patisiyle kafasına basması ya da alnını ittirmesi gibi. bağırmak kediyi güvensiz hissettirip agresifliğini arttırıyor. çünkü yaptığı zarar verici eylemle, bağırma tepkisinin ilişkisini anlamadıkları söyleniyor. ciddi yaralayınca ben de bağırıyorum ne yazık ki, eğitilemedim o konuda :/

taktik de şöyle; mesela bizde en çok kendisi yakınlardayken, gayrıihtiyari yerden bişey alırken, eli parçalayacak kadar saldırması can yakıyor. bunun için elimizi yere uzatacaksak, mutlaka arkamızı dönüp, uzatacağımız elimizle kedi arasında bariyer oluşturuyoruz. dar bir salonumuz var; oradaki koltuğun önünde yatmayı seviyor. orada yatıyorken önünden geçecek olursak, kesin tırnaklı pati atıyor. bu sebeple önce iki yönden birine çağırıyoruz bunu (genelde çağırmaya gelmez ama yere çömelirsem mesela hemen dizlerime sürtünmeye gelir), sonra öyle geçiyoruz. mantık şu: davranışları böyle, değişmiyor da; taktiksiz yaklaşırsam suç benim. böylece kızgınlığımı kontrol edebiliyorum. günlük koşturmacada dikkatsiz davrandığım çok oluyor tabii. mesela yerdeki yatağının örtüsü bozulduysa hızlıca düzelteyim diyorum; yakındaysa yiyorum tırnaklı patiyi..

geliştirdiğiniz taktikleri bebeğe öğretmek eminim bir yetişkine öğretmekten daha kolay olacaktır. mesela top kedinin yakınındaysa, topu önce ayağıyla uzaklaştırsın, sonra eline alsın. kedi kitaba yatarsa, kendisi uzaklaşsın ve kedi gittiğinde alsın kitabını gibi. benim de 1,5 yaşında yeğenim var; bu kadarını anlıyor.
yeniden sahiplendirmek benim için bir seçenek değil ancak sizinkilerin geçimsizlikleri artarsa bunu da düşünebilirsiniz. belki başka -olasılıkla daha güvenli hissettiği- bir ortamda kedi de daha sakinleşir.
0
lil siztah
(24.03.26)
@lil siztah inan hiç bağırmadık bile çünkü çocuktan önce ısırması vs çok problem değildi idare ediyorduk zaten çok üstüne düşüyorduk hani bebek gibi bakıyorduk. sonra çocuk oldu bu sefer de çocuk etkilenir diye bağıramadık kibar kibar konuşuyoruz kediye. kafasını ittirmek filan seçenek değil zaten direk saldırıya geçiyor biz uzaklaşıyoruz böyle durumlarda.

oğluma da ne kadar öğretsem de nihayetinde 1.5 yaşında bir bebek her zaman aklında tutup da ona göre davranamaz.
ama şu fişe takılanları araştıracağım zararsız bir şeyse belki faydası olur.
0
🌸kaptan maydanoz
(24.03.26)
bağırmayı siz yapmıyormuşsunuz, pardon.
aşağıdaki üründen söz ediyordum. veterinerlerde de satılıyor. açıklamasında insanlara etkisi yok diyor ama bebek konusunu sorarsınız yine de.
vetqom.com
0
lil siztah
(24.03.26)
(7)

Sıfır Araç - İlk Bakım

meşe
Merhaba herkese iyi bayramlar. Sıfır araç bir yılını doldurdu bayramdan sonra bakım yaptırmam gerekiyor sanırım. İlk aracım olduğu için hiç bilmiyorum süreci. Garanti kapsamında kalsın diye resmi serviste yaptırılması gerekiyor diye biliyorum ama bir arkadaş bazı özel servisler var autoking gibi onl
Merhaba herkese iyi bayramlar. Sıfır araç bir yılını doldurdu bayramdan sonra bakım yaptırmam gerekiyor sanırım. İlk aracım olduğu için hiç bilmiyorum süreci. Garanti kapsamında kalsın diye resmi serviste yaptırılması gerekiyor diye biliyorum ama bir arkadaş bazı özel servisler var autoking gibi onlar da orijinal parça ile bakım yapıyor, ve garanti bozulmadan daha ucuza yaptırabiliyorsun araştırmanı öneririm dedi.

Böyle bir şey mümkün müdür yaptıran var mıdır? Araç hyundai i20, daha 4bin kilometre yapıldı rodaj bile tamamlanmadı sanıyorum, resmi servise gitmek bana artı bir şey Katar mı?

Teşekkürler
0
meşe
(21.03.26)
İ20 için hiç gerek yok. Zaten makul kalitede bi araç. Eşe dosta sorun güvenilir bi usta 5 te 1 fiyata bu işi halleder.
Garanti zaten hikaye. Sakın inanmayın. Bi problem çıktığında kullanıcı hatası diyip suçu size yükleyecekler. Yıllar süren mahkeme sonrasında belki hakkınızı alırsınız.
Hatta ben olsam 9 10 bin km den önce bakıma bile götürmem.
22 yıldır araç sahibiyim. 3 kez sıfır araç aldım. Kerizlik ettim ilk seferinde yetkili bayiiye gittim. Bi daha asla.
Mercedes bmw olsa gidin derdim. Onlar büyük markalar.
-2
mimikikili
(21.03.26)
istanbul’daysanız kağıthane hyundai elmas yetkili servisini oldukça öneririm, ben çok memnunum. i20mi oraya götürüyorum bakımlara. indirim ve taksit de yapıyorlar. garanti kapsamından çıkmaması için ben olsam başka yere götürmem. çok fark olmuyor fiyatta.
+2
eileengray
(21.03.26)
orijinal parça dediğin, yağ filtresi, hava filtresi, polen filtresi. internetten alırsın, hoşuna giden yağı da alırsın. bin lira da usta alır, yarım saatte teslim ederler arabayı.
-1
antihero
(21.03.26)
Orjinal servisine götürüp bakımını yaptırmadıgınızda araç garanti dahili bir arıza çıkardıgında suratınıza muhakkak ekşiyecekler bu aracın bakımları yapılmamış diye. Şurda yaptırdım dediginizde de ne malum dogru bir şekilde bakım yaptıkları diyecekler. Başkasının yaptıgı işe neden güvenelim diyecekler
Yani bir sürü olay ve tatsızlık çıkacak. Yine de siz bilirsiniz. Ben ne zaman sıfır araç alsam garanti bitene kadar kendi servisinde garanti bitince de dışarıda bosch servisine yaptırırım
+3
limonlu eksi
(21.03.26)
Kendi yetkili servisi haricinde bakım yaparsanız, neresi olursa olsun garanti kapsamından çıkar.
Ha bana sorarsan 3-4 bakım yetkili serviste yaptır, kronik bir problemle karşılaşmazsan sanayide iyi bir usta bulup bakımını oradan yaptırmaya devam edersin. Çünkü yetkili servis ve sanayi arasında devasa fiyat farkı var.
+2
etna
(21.03.26)
i20 gibi basit ve yerli bir arabayı yetkilide değil de sanayide yaptırıp oluşacak 2-3.000 liralık fark yüzünden garantiyi sallantıya sokmanın anlamı yok.
Benim araba 3. Yılında klima arızası verdi garantiden değişti. Garantiyi bozsam bana çıkaracağı masraf kat kat fazlaydı.
+1
denizgonen
(22.03.26)
Sifir arac garantisi bitene kadar yetkili serviste bakima girmeli bence. Ben oyle yapiyorum.
Tabi yine sizin bileceginiz iş
+1
narod
(22.03.26)
(17)

Kapsül kahve?

purplee
Herkese merhaba. Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut. Pratik ve değişik bir seçene
Herkese merhaba.

Filtre ve Türk kahvesi içen birinin kapsül kahve makinesine geçmesi mantıklı mıdır?
Tchibo’nun kapsül makine kampanyasını gördüm, deneyen varsa yorumlarını merak ediyorum.

++++++Gelen yorumlara istinaden; Türk kahve makinesi ve filtre kahve makinem mevcut.
Pratik ve değişik bir seçenek olur diye düşündüm, ek olarak sade Americano içerim dışarda, kahve gurusu değilim.
0
purplee
(10.03.26)
Filtre kahve ve americano içen biri olarak ben hiç sevmedim.
Söylediğiniz markayı denemiştim misafirlikte olduğum evde ve bunu içmektense üşenmeyip türk kahvesi yapmayı tercih ediyordum (türk kahvesi de pek sevmem).
Denemeden almanızı önermem bence herkese göre bir tadı yok.
+1
mutekebbir
(10.03.26)
Filtre kahve seven biri olarak çeşitli markaların kahvelerini denemeyi daha çok seviyorum. Kapsül makine evrenine girince hareket alanın kısıtlı oluyor ne yazık ki ama kötü diyemem. gayet pratik bir olay. tchibo'nun kahveleri de güzel tabii ama dediğim gibi sınırlanmış oluyorsun.
0
elektr10
(10.03.26)
Uzun yıllardır kapsül kahve makinesini tekrar doldurulabilir kapsül ile kullanıyorum. İstediğim kahveyi koyuyorum. Hem pratik, hem hesaplı, hem de lezzetli.
0
auroraaurora
(10.03.26)
Her gun filtre kahve iciyorsaniz, nespresso vertuo alip arada bir usendiginizde ya da aromali ve kaliteli bir kahve icmek istediginizde icebilirsiniz. Cesitli boyutlari var, ister espresso, ister mug boyutu yapabiliyorsunuz. (Kahveler pahali, tanesi 50 tl civari su an)

Ama her gun icerim diyorsaniz tchibo olabilir. Maliyet acisindan fark var. Hem de farkli markanin kahvelerini de yapabiliyorsunuz. Nespresso da kullanamiyorsunuz farkli marka.
0
brkylmz
(10.03.26)
Uzun yıllar çekirdek öğüterek kahve demledim ama son 1 yıldır ağırlıklı kapsül kahve içtiğimi fark ettim. Avantajları ve dezavantajları var;

+Çok pratik, bir dakika içinde kahveniz hazır. Ayrıca temizleme derdi de yok.
+İyi bir filtre kahve için çekirdek öğütmeniz gerek, dolayısıyla filtre kahve makinasına öğütücü parasını da eklemelisiniz. Ama kapsül kahve makinasında buraları pas geçiyorsunuz.
+Sürekli aynı standartta tat. İyi çekirdek bulmak kolay değil, bulduğunuz çekirdeğin her zaman taze olması da garanti değil. Ancak kapsül kahveler her zaman aynı standart tadı verir.

- Kapsüller pahalı, çekirdek öğütme ile kıyaslandığında bardak başı maliyeti çok daha yüksek.
-Çeşitler görece sınırlı. Tchibo yerine Nespresso tercih ederseniz farklı marka ve fiyat seçeneği daha bol. Bu arada yurtdışına gidip geliyorsanız orada kapsüller çok daha ucuz, aklınızda bulunsun.
-Makinalar filtre kahve makinaları ile kıyaslandığında daha pahalı. Hele yok süt köpürtme yok latte yapma zart zurt gibi özellikler eklendiğinde iş saçma yerlere gidiyor. Hiç gerek yok bu arada bu özelliklere. Çok basit ve ucuz bir süt köpürtme aletiyle de aynı sonuçları alırsınız.


-
+2
thracia
(10.03.26)
Türk kahvesi ve filtre kahve seviyorsanız bu cihaz bir kere heves edilip alınıp kenara kaldırılacak bir cihaz olacaktır
0
limonlu eksi
(10.03.26)
Yıllardır Caffisimo kullanıyorum, ikram ettiklerim kokusundan ve tadından direk hangi çekirdek kahve diyorlar, özellikle Barista ve yumuşak içim için Rich aroma caffe crema alıyorum. Hep aynı tadı ve tazeliği yakalayabilmek ve temizlik derdi olmaması açısından bence çok iyi. Dün Migros'ta 1 alana 1 bedava vardı, aslında kahve makinesi o kampanya ile kıyaslayınca bedava değil ama avantajlı yine de bilginiz olsun. Kahve makinesi de normalde 5 bine satılıyor.
0
creepy
(10.03.26)
üstte farklı bilgi verilmiş ama tchibo sadece kendi kapsülleri ile çalışıyor. nespressoda mesela bu kısıtlama yok.

evde şu büyük philips kahve makinesi olan, zift gibi de kahve içmeyi seven eşime nespresso hediye etmiştim iş yerinde kullansın diye. çok sevdiğini, evdeki makineyi aramadığını söylemişti. benim iş yerimde de tchibo var. yani ben pek kahve insanı değilim. içine 10mllik süt kremalarından filan katmam gerekiyor ama seviyorum. yani bence bi yerde deneme imkanınız varsa deneyip öyle alın derim.
0
elorelia
(10.03.26)
ben olsam bi filtre bi de türk kahvesi makinesi alırdım. kapsül kahve çok kaliteli gelmiyor bana.
0
jelly bear
(10.03.26)
mutekebbir +1

bana göre fiyatları çok uçuk. kullanışlılık, fiyat ve tat bakımından düşüneceğim yöntem değil.
kahve işi bana göre biraz da ritüel. her gün filtre kahve yapıyorum. suyu tart, kahve çekirdeğini tart, hemen öğüt ve taze taze demleyip iç.
kahvenin yanında hazırlama süreci de zevk veriyor.
her ay farklı çekirdekler, farklı öğütüm ayarları, farklı filtre kağıtları ve farklı demleme yöntemleri değişik tatlar çıkartıyor.

bence bu noktadan sonra kapsülle geriye gitmek yerine, daha kaliteli öğütücü ile kaliteli çekirdek (hatta kaliteli espresso makineleri ile de devam edilebilir) seviyeyi yükseltmek daha çok keyif verir
0
MtKrt
(10.03.26)
türk kahvesiyle kapsül kahvesi arasında fark var. ben tchibo kapsül kahvesi kullanıyorum. günde 2 adet içiyorum. sürekli içebilcek zamanım ve özgürlüğüm yok. pratikliği iyi. beklentiye bağlı.
0
mikahakkinen
(10.03.26)
siz filtre kahve ve türk kahvesi içiyorsunuz. tchibo'nun kapsüllü makineleri sadece espresso yapıyor. yani sizin ihtiyacınıza kesinlikle cevap vermiyor. americano ile aranız nasıl? espresso ile aranız nasıl? bu cevaplara göre belki alınabilir.

kapsüllü makinelerin artıları temizliklerinin neredeyse olmaması ve size ortalama bir kahveyi standart bir şekilde veriyor olması ancak bu ortalama kahve makinesi aynı zamanda bir eksi. özenip güzel bir çekirdek alıp çok iyi bir kahve yapma şansınız yok. bir de kapsüller gramaj olarak bakıldığında pahalıya geliyor. çekirdekten kahve yapmak çoooook daha ucuza geliyor. evimde iki farklı tchibo kapsüllü makine kullandım, biri hala duruyor. bir de tam otomatik miele'm var. şu anda sıfırdan almam gerekse, kapsüllü makine almam, alırsam da tchibo almam. çünkü kapsül çeşitleri sınırlı. değişik firmalarda nespresso'nun kapsüllerini bulmanız mümkün, Migros'ta Carrefour'da bile var.

benim önerim French press ve Arçelik telve ile devam etmeniz.
-1
co2s2
(10.03.26)
her kapsüllü makina sorusuna benzer şeyleri yazıyorum. tam da sizin gibiydim bende. türk kahvesi makinası, filtre kahve makinası, french press, v60. bi çeşitlilik istiyordum. 2.el nespresso aldım işyerine. 4senedir kullanıyorum. eve de aldım sonrasında yine 2.el. ben seviyorum ya. sevmeyeni de çok. ben de gurme değilim. günde 1tane içiyorum kapsül kahve. bazı kapsüller sert gelebiliyor. su ya da süt köpürtüp ekliyorum. mis. pratik. taze. güzel kahve. benim ihtiyaçlarıma karşılık oldu. tchibo yerine nespresso tavsiye ederim. muadil kapsül çokça bulabiliyorsunuz çünkü. en son kahve dünyasından aldım 100adet, kapsülün tanesi 15liraya denk geldi. çiçek gibi çıktı.
0
dedim ben sana
(10.03.26)
espresso ve sütle yapılan türevlerini (kapuçino, latte, makiyato vb) bir kahvecide denemediysen deniyorsun. Mmm ben bunları evdede içmeliyim diyorsan, kapsüllü bir makina alıyorsun.
0
parka
(10.03.26)
alma. kapsül kahvelerin hepsinin tadı aynı.
-2
buenosdias
(10.03.26)
Nayır sakın alma. Hevesle alıp kenara atarsın.
0
huladancer
(10.03.26)
Konu pratiklikse daha pratik bi' kahve hazırlama yöntemi bilmiyorum ben. Aşırı pratik, Sabahları evden çıkmadan önce 15 dakikanm var. 2 dakikada caffe crema yapıp 10 dk içiyorum, evden çıkıyorum.
0
kumandanim
(11.03.26)
(15)

Tazminatsız işten çıkarma

benaslindayohum
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
0
benaslindayohum
(05.03.26)
Hırsızlık, kavga, görevi kötüye kullanma, işverenin güvenini sarsma vs.

Bu maddeler ile tazminatsız çıkarabilir ki çok sağlam kanıtları olması lazım. Paramız yok işten çıkarıyoruz diyemez, sgk ya çıkış kodu bildirmek zorundalar. Size mahkeme yolu gözüküyor.

Şirkette konkordota konuları varsa o ayrı.
0
HellKeePer
(05.03.26)
hayır parası da yoksa, parasızlıktan şirketi de kapatıyorsa işten çıkarılan personele tazminat hakkı doğar.
0
kibritsuyu
(05.03.26)
@kibritsuyu
Hak tabi ki var. Ama adamda para yoksa nasıl alınacak o hak?
0
🌸benaslindayohum
(06.03.26)
Kurumsal firma toplu işten çıkarma yapabilir, yalan beyanla işten çıkarma yapabilir ama bunların hepsi dava yoluna gidip alacaklarınızını enflasyon karşısında ezdirip kara geçmek içindir.

İşten çıkmak istemezseniz işe iade davası açarsınız, oradan haklarınıza ek 3-5 brüt maaş civarı daha gelir.

Böyle bir durum varsa mutlaka avukata danışın.

edit : "parası yoksa" diye bir şey yok, davayı kazandıktan sonra icra yoluyla banka hesaplarından taşınmazlarına kadar bloke koyarsınız, mal kaçırırsa oradan da yürürsünüz.
+1
kimlanbu
(06.03.26)
şirketin içi boş ve parası yoksa hiç bir şey alamazsın. geçmiş olsun.
0
gercekdunya
(06.03.26)
şirket istediği zaman istediği kişiyi işten çıkartabilir. ekonomik sebepler uygun bir yöntem. departman kapıyorum der yapar, küçülmeye gidiyorum der yapar ya da bu departman bana kar ettirmiyor der yapar. bu şirketin hakkı.

ama bunu tazminat vermeden yapamaz. hatta sadece kıdem tazminatı değil, ihbar, içeride kalan yıllık izin hakkı, geçmiş / mevcut maaş vs. hepsini ödemek zorunda.
0
galahad reloaded
(06.03.26)
iyi de hocam bu dediğin (parası yoksa neyi alacak) her türlü borç alacak ilişkisi için geçerli, sadece kıdem tazminatı değil.

adama mal sattın, üç ay vadeli çek vrdi, üç ay sonra adam battı parası yok. nasıl tahsil edeceğiz çeki?

kredi çekti, 2-3 taksidini ödedi, adam battı. banka nasıl geri alacak parasını?

aynı personelin sgk'sı var, para yok ödeyemedik primleri. ne olacak sgk'nın alacağı?
0
kibritsuyu
(06.03.26)
paramız yok diye bir şey yok. bir işveren bir işcisinin işten çıkacagı zaman alacagı tazminat miktarını düzenli olarak kenara atıp tutmalı. tutmuyorsa finansal olarak berbat yönetiliyordur. şirket iflas eşigindeyse ve sizin tazminat alma hakkınız doguyorsa noter aracılığıyla ihtarname gönderirsin, ardından arabuluculuk sürecine başvurursun. Sonuç alınamazsa iş mahkemelerinde dava açarsın. kazanınca icra yoluyla alırsın tabi para edecek bir şeyleri varsa. zor süreçler avukat ile ilerlenmesi gerekir
0
limonlu eksi
(06.03.26)
para yoksa tahsil de yok demektir. ancak işçi alacaklarının önceliği vardır. daha önceden icraya başka borçlar konulsa bile işçi alacakları sıralamada öne geçer.
0
ground
(06.03.26)
öyle bir dünya yok. sana bir kağıt vs imzalatmaya çalışırlarsa imzalama hiçbir şey. mahkeme yoluna git. biraz uzun sürer ama faiziyle alırsın haklarını. avukat bir arkadaşın varsa o bilir her şeyi.

çıkış kodun da önemli bu arada işsizlik maaşı alman için.
0
elektr10
(06.03.26)
kibritsuyu üstadım, yok pek geçerli olmuyor bu tip durumlarda. önce şirket mallarının hacizine, sonra şirket sahibinin şahsi malvarlığına kadar gider konu.

ha şirketi boşaltır üzerine kendi mallarını başkası üzerine trampa yapar, ki çok yapılan bir yöntem, o durumda da hileli iflas ya da alacaklıdan mal kaçırma suçundan hüküm giyebilir.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
@galahad reloaded : konu oralara gider de, bunun sonuçlanması bir kaç sene sürer.
+1
co2s2
(06.03.26)
@galahad

işte ben de onu diyorum zaten. konu "para yok ki nasıl ödeyecek" ise, tazminatla birlikte nasıl ödeyeceğini düşünecek bir sürü borç var. hepsi aynı durumda. hepsi için de uygulanacak prosedür anlattığın şekilde.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
tahminen 2,5-3 yıldan aşağıya süreceğini düşünmüyorum. çünkü kısa vadede sonuç çıksa bile karşı taraf istinafa götürebilir vs.

kibritsuyu üstad; bu tip alacak davalarında genelde sıralı ödeme yapılıyor ve ilk sıra çalışanlardadır. daha sonra devlet kurumları daha sonra ticari borçlular oluyor. benzer bir ticari davada şu anda alacaklıyım, 2 yıl geçti bekliyoruz hala.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
Parası yoksa diye bir şey yok. İlla ki vardır çok büyük ve dikkatli bir dolandırıcı değilse.
Hiçbir şey yoksa şirkette bilgisayarlar var, masalar var, kahve makinesi var. Var da var.
0
michael_knight
(06.03.26)
(8)

Anne baba evden çalışırken bebek bakanlar

chicha_v2
Bunu nasıl başardınız/başarıyorsunuz?Şu an eşim çalışmıyor, bebek üç aylık falan ama ben de çalıştığımdan bi şey anlamıyorum. İşe de yeni girdim zorlayıcı oluyor.Beş altı ay sonra eşim de işe başladığında o nasıl çalışacak ben nasıl çalışacağım hiç bilmiyorum.Bakıcı/anneanne/babaanne şart mı? Bir ya
Bunu nasıl başardınız/başarıyorsunuz?

Şu an eşim çalışmıyor, bebek üç aylık falan ama ben de çalıştığımdan bi şey anlamıyorum. İşe de yeni girdim zorlayıcı oluyor.

Beş altı ay sonra eşim de işe başladığında o nasıl çalışacak ben nasıl çalışacağım hiç bilmiyorum.

Bakıcı/anneanne/babaanne şart mı? Bir yaşında kreş falan düşünmüyoruz o yüzden onu eledim.
-1
chicha_v2
(03.03.26)
Bakıcısız imkansıza yakın.
Ben 6-7 aylık olana kadar bakıcıyla birlikte idare ettim. Ama emeklemeye başlayınca bakıcıyla bile çok zor oldu. Şu an 1.5 yaşında, odaya kapanıp çalışıyorum ama günde en az 15-20 kez odaya gelmek ister. Sürekli evde bir çocuk gürültüsü var çalışmak çok çok zor hale geldi.

Bir de bakıcısız nasıl çocuğa bakacaksınız onu anlamadım. Çocuk her saniye ilgi bekliyor sonuçta kenarda oturup senin işini yapmanı beklemez. 1 yaşından sonra bile kendi kendine oynaması max 10 dk oluyor.
+5
kaptan maydanoz
(03.03.26)
Evde bakıcı/ destek veren aile büyüğü olmadan evden çalışabilen bebek sahibi ebeveyn varsa gelsin alnından öpeceğim.

Evden çalışma yapabildiğim günler var. Bebeği evden göndermeden çalışmam mümkün olmuyor. Odaya kapanırsam kapıya vuruyor, anneeeeee diye dolanıyor; kapanmazsam da klavye veya benimle oynamak istiyor.

İki ebeveyn bile evden çalışacak olsa, olmuyor. Annenin işi varken bebek anneyi istiyor, ağlıyor. Anne ile babanın aynı anda bilgisayar başında olması gereken anlar oluyor.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(03.03.26)
doğumdan hatta hamilelikten önce bunu planlamamış olmanız gerçekten korkunç.

bakıcı veya babaanne olmadan imkansız. bakıcı tutarsanız biriniz bakıcıya çalışacak zaten. sırf bundan dolayı işini bırakan çok kadın var.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.03.26)
çocuğun kolay bir evresi yok. şu an en azından hareket edemiyor, konuşmaya başlayıp talepleri arttığında bu günleri arayacaksınız. kızıma 2.5 yaşına kadar annesi baktı, sonra kreşe gitti. hiç kimse annenin verdiği sevgiyi emeği veremez. bence çocuk yapılıyorsa anne 2 sene bakmalı. belki tek çocuğunuz ve annenin bir daha deneyimleyemiyeceği bir deneyim. ekonomik olarak çalışmak zorunda olanları anlıyorum ama koştur koştur işe başlayan anneleri anlamıyorum gerçekten.
0
mikahakkinen
(03.03.26)
Şart elbette.
Hatta evde bakıcı olunca bile kolay değil.
Evden çalışmak da çalışmak demek sonuçta, çalışırken bebeğe bakmak mümkün değil ki.
0
michael_knight
(03.03.26)
Evden çalışırken bebek bakan ben ne gördüm ne duydum sizi de troll sandım hatta eski duyurularınıza baktım. Bebekken işin başından zırt pırt kalkmaktan odağınızı da işinizi de kaybedersiniz. İki yaşından sonra tabletle oyalatırım deseniz çocuğunuzun sağlığından olursunuz. Yemeği, öz bakımı, aktivitesi, koruması derken bakıcı desteği şart çocuk bakmak büyük sorumluluk gerektiriyor.
0
cilekli pasta
(03.03.26)
Evden çalışılan bazı işler vardır. Günde 3,5 task gelir. Onu da güne yayarak yapma şansı vardır. Toplantı v.s hiç yoktur. O zaman paslaşılarak bakılır. Fakat böyle bir çalışma koşulu yoksa imkansıza yakın. Hele ki anne baba aynı saatlerde işe başlayıp aynı saatte bitiyorsa imkansız
0
limonlu eksi
(03.03.26)
olmuyor maalesef, çocukla her an birinin aktif ilgilenmesi gerekiyor. ben de çocuktan önce "bırakırım yerde oyuncaklarıyla oynar ben de işime bakarım" diye hayal ediyordum ama olmuyormuş :) dolayısıyla evet her iki ebeveyn de çalışacaksa birinin gelmesi şart.
0
mezzosprite
(05.03.26)
(8)

Üst katan evime gelen sifon sesinden kurtulmanın bir yolu olabilir mi acaba :( Pahalı da olsa daireme izolasyon yaptırabilirim.

gijilti
Müteahhit banyoyu oturma odası ile yatak odasının arasına yapmış.Banyoda gömme rezervuar var ve sifona basılınca dehşetli ses çıkarıyor.Rezervuar yatak odası ile banyo arasındaki duvarda olduğu için özellikle oturma odasına çok ses geliyor.Üst kattakiler beş dakikada bir sifona basıyorlar nedense.Ge
Müteahhit banyoyu oturma odası ile yatak odasının arasına yapmış.
Banyoda gömme rezervuar var ve sifona basılınca dehşetli ses çıkarıyor.
Rezervuar yatak odası ile banyo arasındaki duvarda olduğu için özellikle oturma odasına çok ses geliyor.
Üst kattakiler beş dakikada bir sifona basıyorlar nedense.
Gerçekten artık midem bulanıyor.
Ev değiştirmem çok olası görünmüyor.
Artık binalarda deprem yönetmeliğinden dolayı duvarlar inceymiş de o yüzden böyle çok ses geliyormuş müeahhitin söylediğine göre.
Halbuki banyoyu koridorun başındaki odanın yerine yapsaydılar hiçbir odaya ses gelmezdi. Kafasızlar!
Neyse...
Yukardan gelen sesi engellemenin yoları nelerdir?
Oturma odasının içini tamamen izolasyon malzemesiyle kaplatma teknolojisi var mı?
Varsa pahalı mı çok?
0
gijilti
(25.02.26)
bizim apartmanda yaşasanız kafayı yerdiniz. bizde üstten, alttan, yandan her yerden sifon sesi geliyor:) bok gibi bir ses yalıtımı yapmışlar. bu ses yalıtımı işi nasıl yapılır bilmem ama ucuz bir şey olsa herkes yaptırırdı sanırım. bildiğim kadarıyla hem üst katın hem de alt katın yaptırması gerekiyor.
0
nothing in my way
(25.02.26)
@nothing in my way,
ben 1. katta oturuyorum.
alt katta iş yeri var.
alt kattan herhangi bir ses gelmiyor.
karşı daireden de hiçbir ses gelmiyor.
sadece mutfak ve çocuk odası bitişik karşı daire ile.
ama araya ne koymuşlarsa çıt bile gelmiyor karşı daireden.

ev alırken en çok dikkat edilmesi gerekenlerden biri bu aslında.
tuvaletlerden gelen sesler evin enerjisini mahvediyor.
Bir de ben yalnız yaşıyorum: Evde çok ses olmuyor, bu yüzden sifon sesleri arada kaynamıyor.
Ah ah, basit bir eşya değil ki değiştiresin.
Ev değiştirmek çok zor!
Rezervuar duvarın içinde olduğu için sanırım, çok yoğun ses geliyor. Banyonun içinde olsa duvar sesi biraz engellerdi.
İyi bir kulaklık aldım: Oturma odasında masamda çalışırken bazen onu takıp kendimi soyutluyorum.
Olur da bir daha ev alacak olursam bu hayatta ses olayına dikkat edeceğim en çok.
0
santimantal
(25.02.26)
@santimantal ya müteahhitlere sorunca ses yalıtımı var diyorlar. Hangisine inanacağımızı şaşırdık. Ben de artık kulaklıkla yaşıyorum ama alt kattakilerin kapı sesini kulaklık bile engelleyemiyor. Bomba gibi patlıyor kapı. Kirada olduğumuz için ben taşınalım diyorum bizimkilere ama pek yanaşmıyorlar. Valla çok zor iş nasıl olacak bilmiyorum:(
0
nothing in my way
(25.02.26)
normalde pis su tesisatını "sessiz pimaş"la yapsalardı muhtemelen bu sesleri duymazdınız. ses izolasyonu yalnızca duvarlara izolasyon yapmakla bitmiyor maalesef. lokal olarak izolasyon yapılıyor mu emin değilim inşaatçı arkadaş varsa yanıtlar.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(25.02.26)
ruhlardan esinlenen karga +1

ses yalıtımı diye uğraşmak değil, pimaşın değişmesi lazım.
0
kisa
(25.02.26)
Son iki cevap +1

wavin.com

Çok ses geliyor dediğin oda, asma tavan mı?
0
Mirket
(25.02.26)
Ses yukaridan mi geliyor, sizin duvardan mi bu kismi karisik olmus.
Yani siz sifon sesini mi duyuyorsunuz yoksa akan su sesi mi?

Binalarin ana gider borusu tek yuz tarafta bir tane yani siz 1. katsaniz, 4. katin bastigi sifon da ayni yerden gelir. Aldigi dus ta ayni yerden gelir.

Her sekilde cok farketmez, gerek o gider borusunun totalde asagiya indigi kanal gerekse gomme tuvaletin oldugu duvar, bolme duvar sistemleriyle kapatilmak zorunda, bu tugla ile de yapilabilse de gunumuzde alcipan kullanimi daha yaygin. Bu duvarlarin arasina duzgun kalinlikta tas yunu koymus olsalar o ses gelmez, en azindan bu seviyede. yani o hem yuz duvarin alcipani acilip bakilabilir. yeni alcipan, siva, boya masrafi cikar.
+1
wallcan
(25.02.26)
Şu tarz bir işciligin olması gerekiyor. geri kalanı boş. masraflı ama kesin çözüm:

www.akustikmimarlik.com
endustriyelkesim.com
0
limonlu eksi
(26.02.26)
(9)

Bulaşık Makinesi Tuzunu Yanlışlıkla Yemeğe Koymak

pro9it9is9
Sevgili Duyuru Üyeleri,Bugün eve anneme bakmaya gelen kadın karnabahar yemeği yapmaya kalkmış. Az önce tuzu nasıl buldu diye konuşurken, annem "bir kutuda kaya tuzu bulmuş, onu koymuş" deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Çünkü kutudaki bulaşık makinesi tuzuydu.Oturup öğleyin birlikte yemeği
Sevgili Duyuru Üyeleri,
Bugün eve anneme bakmaya gelen kadın karnabahar yemeği yapmaya kalkmış. Az önce tuzu nasıl buldu diye konuşurken, annem "bir kutuda kaya tuzu bulmuş, onu koymuş" deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Çünkü kutudaki bulaşık makinesi tuzuydu.
Oturup öğleyin birlikte yemeği yemişler. Bir rahatsızlıkları yok.
Bulaşık makinesi tuzunun bir zararı var mı? Yemeği çöpe atayım mı?
Çok teşekkür ederim şimdiden.
0
pro9it9is9
(16.02.26)
Markası ne? İçeriğine bakalım.
0
yaren
(16.02.26)
Viking
0
🌸pro9it9is9
(16.02.26)
İnternette arıyorum 5'i bir arada gibi bişeyler çıkıyor. Eğer bu tarz bir ürünse yemeği çöpe at, bunlar kimyasal karışımlardır çünkü, yenmez. Kaldı ki yenince zarar vermeyecek bir şey olduğunu da sanmıyorum, sağlığınızdan kıymetli değil, at bence yemeği. Birine sadaka verin, verilmiş sadakanız olsun. Bir bela savıyor olabilirsiniz.
+1
yaren
(16.02.26)
114 zehir merkezini arayın. Yemeğin kalanını yemeyin.
+4
inheritance
(16.02.26)
Bulaşık makinesi tuzunun %99'dan fazlası saf sodyum klorürdür., içinde boya koruyucu vs yok ise teknik olarak zehirli bir madde değil. ama takipte kalıp dikkatli olmakta fayda var yemeği de tabii ki atın.
-1
orpheus
(16.02.26)
Normalde ben merak edip okumuştum nacl yani sofra tuzu ile aynıydı
0
enteg
(16.02.26)
o tuzda normal kaya tuzudur. kutusuna bakın katkı maddesi yada kimaysal yoksa işlenmemiş tuz olduğu için daha bile sağlıklı olabilir. rafine sofra tuzlarının içine ne katıldığını nasıl ağartıldığını bilmiyoruz sonuçta.
0
gercekdunya
(17.02.26)
hiç bir şey olmaz. düz kaya tuzu içindeki.
0
limonlu eksi
(17.02.26)
içindeki normal kaya tuzu olsa bile paketlendiği tesis bir gıda paketleme tesisi değil. belki bambaşka kimyasallarla aynı hatta veya ortamda paketleniyordur. Ambalajı gıdaya temasa uygun bir ambalaj değildir. panik olacak kadar büyük bir risk yok bence ama kalanını tüketmemek daha akıllıca olur.
0
faberkastelli
(17.02.26)
(5)

Karayolunda narkotik denetleme

diabolus79
Merhaba, ilk defa dün e5 karayolu Düzce civarında böyle bir denetlemeye girdim, köpek nedense bende işaret verince aracı kenara aldırıp köpeği araç içine sokup detaylı şekilde arama yaptılar. Bir ara memurlardan biri tükürük testi de alacağız dedi, dedim sorun yok ama sonradan vazgeçip saldılar beni
Merhaba, ilk defa dün e5 karayolu Düzce civarında böyle bir denetlemeye girdim, köpek nedense bende işaret verince aracı kenara aldırıp köpeği araç içine sokup detaylı şekilde arama yaptılar. Bir ara memurlardan biri tükürük testi de alacağız dedi, dedim sorun yok ama sonradan vazgeçip saldılar beni. Hatta ben hatırlattım test diyordunuz falan diye, testler pahalı gerek yok sizin için, iyi yolculuklar deyip gönderdiler beni.

Aklıma takılan nokta, makul şüphe yokken bu testi kabul etmiyorum desem ne olurdu veya köpeğin tepki vermesi makul şüphe olarak mı değerlendiriliyor bu durumda merak ediyorum

Ek yapayım, araçta kurabiye ve ısıtıcı etkisi olan kas ilacı vardı, bilemiyorum köpeği bunlar mi tetikledi.
0
diabolus79
(16.02.26)
makul suphe mi:)

kabul etmesen zorluk cikardi deyip seni nezarete attirir. kagit ustunde her turlu hakkin var; ama is mahkemelere dusunce savcilik polisten yana olur. sen de nezarette kaldigin, burokratik sacmaliklarla ugrastiginla kalirsin.

yani bu duzeni savundugumdan degil. ama zurich'de de yasamiyoruz. torbacilar, mafyalar, baronlar kol geziyor. supheli bir durum varsa senin rizanin bir onemi yok. adamlar ne guzel yaklasmis gerek yok deyip yol vermisler.
+3
buenosdias
(16.02.26)
Mesela bir çevirmeye denk geldiniz. polis geldi bu alkolmetreye üfle dedi siz ise üflemediniz 33.326 TL cezayı direk yersiniz. ayrıca ehliyetinize de 2 yıl el koyulur.
muhtemelen test yaptırmayacagım dediginiz de aynı bir sonuçla karşılaşırdınız.
köpek zaten madde bulmayınca da üzerinizdeki şüphe kalkıp sizi ugurlamışlar
0
limonlu eksi
(16.02.26)
Memurların tavırlarıyla alakalı bir sıkıntım yoktu zaten, dediğim gibi merak ettim sadece.
0
🌸diabolus79
(16.02.26)
Köpek yanılmaz. Hassasiyeti çok yüksek. İlaca tepki vermiş olabilir.
-4
arbre
(16.02.26)
Test için hastaneye gönderilirsiniz ve alkol için belirli bir saat içinde yapılan test kabul ediliyor, narkotik için bilgim yok
0
mirty
(16.02.26)
(8)

yapay zeka iş dünyasında kullanılıyor mu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
faturaların çıkartılması, irsaliyelerin yazılması; stok, sipariş, teslimat takibi yapılması, müşteri memnuniyeti, telesekreterlik, aneliz gibi konulardan hangisinde kullanılıyor?
faturaların çıkartılması, irsaliyelerin yazılması; stok, sipariş, teslimat takibi yapılması, müşteri memnuniyeti, telesekreterlik, aneliz gibi konulardan hangisinde kullanılıyor?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
büyük şirketler bunları yönetmek için SAP kullanıyor ve SAP henüz bunları desteklemiyor. bu saydığın şeyler ayrıca müşteri bilgilerini barındırıyor, yapay zekalara bu bilgileri vermek yasal olarak şirketleri ne pozisyona sokar belli değil, en azından yurtışında sıkıntı. Microsoft copilotu sokuyor her yere outlookta mail yazmak için kullanan çok ama.
0
nahtoderfahrung
(11.02.26)
Bahsettiklerinizin hepsinde kullanılıyor. Kullanılmayan yok.

@nahtoderfahrung Evet büyük şirketler bu iş için sap kullanıyor ama büyük şirketlerin fatura irsaliye işini yöneten bunları bir data olarak işleyen yapay zeka sistemleri var. Aktif olarak kullanılıyorlar bir ismi bile var: Robotik süreç otomasyonu (RPA)


Bazı şirketler ai dünyasındaki gelişime ayak uyduramadı hala geriden geliyorlar. Fakat verimlilik ve hızı tattılarında bir daha da bırakamacaklar
+1
limonlu eksi
(11.02.26)
Global bir data firmasındayım, şirketin kendi ai toolu var ama işte bazı yasaklar var data gizliliği nedeni ile her şeyi yapamıyorsun ama baya şey yapıyor özellikle angarya rapor işleri.
+1
tuborg yesili
(11.02.26)
Bizim şirket ERP sistemlerini aşağı yukarı eski düzen kullanmaya devam ediyor ancak işlerimizde AI kullanmamız için çok istekliler. Ben gene de neredeyse hiç kullanmıyorum. Kullananlar da genelde bildiğim kadarıyla, toplantı özetleme gibi şeyler için kullanıyor. İşin kendisine çok nüfuz etmedi henüz bence.
0
mbond
(11.02.26)
Ben bir şirketin e-ticaret kolunda yöneticiyim asıl üretim yapan bağlı olduğum büyük şirkette ai için bireysel kullanım dışında hiç bir yapılandırma çalışması yok ama bizim tarafta söylediklerinizin neredeyse tümünde yapay zeka uygulamaları kullanıyoruz ya da geliştirme aşamasındayız.
0
creepy
(11.02.26)
Şirketin kendi ai tool'u var +1
Hatta önümüzdeki pazartesi benim birimin tool'u canlıya alınıyor, şirket içi herkese açık bilgileri ve çalışanların kendi hakları/hak edişlerine dair bir basic LLM. Kaç gün yıllık iznim kaldı, ayşe'nin bağlı olduğu direktör kim, son 6 aylık bordromu gönder gibi sorulara cevap alabilecekler.
+1
Bruce
(12.02.26)
kurumsalların hepsi lokalde çalışacak kendi kapalı ai toollarını geliştirmeye başladı. raporlama, finansal analiz, siber güvenlik, anomali detection, hatta müşteri hizmetleri.
0
orpheus
(12.02.26)
ben de S&P100 firmasinda calisiyorum, biz her alanda kullaniyoruz.
sirketin kendi AI versiyonu var +1
0
adrianapole
(12.02.26)
(6)

youtube duplicate içerikler

plastic_angel
https://youtu.be/sOSBG5jjIZ0?t=1912https://youtu.be/gU2TijeorzI?t=2650böyle bir sektör mü var, ilk kez görüyorum başkalarının videolarını paylaşan. izin alıyor mu? hepsinden tek tek izin alamaz sanırım. @ işareti koydum bitti gitti diye birşey mi var? başka kanaldaki bir içeriği paylaşmak para kazan
youtu.be
youtu.be

böyle bir sektör mü var, ilk kez görüyorum başkalarının videolarını paylaşan.
izin alıyor mu? hepsinden tek tek izin alamaz sanırım.
@ işareti koydum bitti gitti diye birşey mi var? başka kanaldaki bir içeriği paylaşmak para kazandırıyor mu?
0
plastic_angel
(02.02.26)
kazandırmaz. bazen müzik ekleyerek bypass edebiliyolar ama.
0
jelly bear
(02.02.26)
amaç doğrudan para kazanmak değildir. biraz takipçi toplayıp kendileri video koymaya başlarlar.
0
co2s2
(02.02.26)
youtube böyle videoları yakalar. o videolar için kazanç kapalıdır. video sahibi telif atarsa video kanaldan kaldırılır. tekrarlarsa kanal kapatılır.
0
limonlu eksi
(02.02.26)
adamların 1 milyondan fazla abonesi var. neyi amaçlıyorlar?
yıllardır video paylaşılıyor. youtube niye silmiyor bu içerikleri o zaman?
sallamışsınız cevapları.
0
🌸plastic_angel
(02.02.26)
1milyondan fazla abonesi olan o kanal açıklamasında yazmış zaten:
"If you own any of the content in my video and you don't want it appear in my channel, please notify me via private message or email: [email protected] The content will be REMOVED within 24 hours."

videosu yüklenen kanalların diğer videoları en fazla 100bin izlenmiş, çoğu daha az. akla gelen kanalında ise 500bin - 1milyon gibi izlenmiş. hatta daha fazla.

videonun sahibi için bir reklam alanı oluşmuş.
ilk yorumda kanalın adresi var. bunun gibi daha fazla içerik için oraya gidin demiş. ya da evi yaptıktan sonra daha detaya ihtiyacınız varsa, bu evi yapanla görüşmeniz gerekirse diye yönlendirme yapmış.

muhtemelen bu kanal bu videolardan, hepsinden değilse en azından bir kısmından para kazanıyor. yine muhtemelen videoların orjinal sahiplerinin kanalları küçük olduğu için bunu reklam olarak görmeyi tercih ediyorlar. bilmiyorum youtube'da video gelirini ikiye bölmek, belli oranda paylaşmak gibi bir şey var mı. öyle bir şey mümkünse daha daha anlamlı oluyor.

öyle olmuyorsa bile yine de karşılıklı win-win gibi duruyor buradan bakınca.

bu arada, youtube neden silmiyor bu içerikleri ya da sahipleri neden silmiyorlar dersen, muhtemelen bir bu kadar da silinen video var ki adam açıklamasına anında sileriz bana mail atın yeter yazmış. bu varsayım survivorship bias olmasın yani.
0
biseysorcaktim
(02.02.26)
İçerden bilgi vereyim a dostlar, bu işler öyle sandığınız gibi değil. Creative common tonlarca içerik var mesela ben Erdoğan’ın bi konuşmasını yayınlıyorum tüm tv kanalları aynı anda yayınlıyor ee nolcak bu mesela? Özellikle haber kanalları hep aynı içerikleri paylaşıyor.
-1
olaylar olaylar
(02.02.26)
(7)

Yola terk alanı sahiplenen apartman kişisi haklı mı?

psmstc
Yani para ödeyip apartmanın özel otoparkı filan yapmamışlar. Bizim apartmanın karşı apartmanı. Bizim de otoparkımız var yine yola terk herkese açık. Bizim otopark dolu olduğunda bu karşı apartmanın ön alanı hep boş oluyor diye bırakıyorum. Giriş kat evi olan adam geldi buraya bırakmayın nerede oturu
Yani para ödeyip apartmanın özel otoparkı filan yapmamışlar. Bizim apartmanın karşı apartmanı. Bizim de otoparkımız var yine yola terk herkese açık. Bizim otopark dolu olduğunda bu karşı apartmanın ön alanı hep boş oluyor diye bırakıyorum.

Giriş kat evi olan adam geldi buraya bırakmayın nerede oturuyorsun filan muhabbeti yaptı. Dedim burası yola terk. Rahatsız oluyor apartmandakiler vs muhabbeti yaptı. Rahatsız olan gelsin benimle konuşsun dedim. Ayar oldum çünkü.

Böyle durumlarda ben kendi apartmanımın önü diye sahiplenmiyorum çünkü karşı apartman da gelsin parketsin komşuyuz sonuçta. Neticede benim apartmanım da satın almamış ön alanımızı.

Kim haklı kim haksız?

Dipnot: Her iki apartman olarak da çıkmaz sokaktayız bu arada. Trafiğe açık bir bölge değil.

Tamam abi kusura bakmayın deyip aracımı almam mı doğru olandı?

Ki ben söylemem gerekeni söyledikten sonra aracımı aldım da bu arada.
+1
psmstc
(31.01.26)
umrumda olmaz. arabamı koyar geçerim çünkü o alan onların da degil. anladıgım kadarıyla trafigin akışını da engelleyecek bir durum yok. muhtemelen her apartmanda olan saga sola salça olan ihtiyar bir tipe denk geldiniz. Rahatsızsanız şikayet edersiniz diyip geçin. zaten şikayet etse de hiç bir sonuç çıkmaz
+1
limonlu eksi
(31.01.26)
Bu tur durumlarda yazili olmayan kural, kendi apartmaninizin onu boşsa oraya konmasi. Eger degilse neresi uygunsa oraya birakilir.

Cok rahatsiz oluyorsa bedelini odeyip belediyeden kiralayabilirler.
+4
brkylmz
(31.01.26)
yola terk alanı, kaldırıma kadar olan kısım, yani bahçe duvarı çekilebilecek alanda ise bence komşu haklıdır, izin alarak hoşgörüyle olur tabi

oraya isterse ağaç dikebilir, bostan yapabilir
0
hoot
(31.01.26)
ben olsam "rahatsızlığın sebebi tam olarak nedir?" diye sorardım. hukuki kısmı bir yana, aracın orada bulunması adamın ışığını/manzarasını kesiyorsa, mesela eski araç olup da çalışması vakit aldığından sabahın köründe aşırı motor sesi oluyorsa, sizin apartmanın önünde yer varken özellikle oraya bırakıyorsanız vd haklı olabilir.
anlattığınıza bakılırsa size yüksek perdeden yaklaşmış; o muhabbet imkanını yaratmamış gibi duruyor. şimdilik gerekeni demişsiniz bence.
0
lil siztah
(31.01.26)
zorunlu terk alansa park etmeyin, etseniz de gereksiz diklenmeyin. yasal haklı değiller, doğal haklılar. yasal olarak bir şey yapamazlar ama o alanı ağaçlandırabilirler ya da başka bir şekilde değerlendirebilirler. terk alanlarına peyzaj çalışması yapılabilir. herkes mağdur olur...
-1
hiphopotam
(31.01.26)
Kendi apartmaninin onu bos ama yine de oraya mi birakiyorsun anlamadim. Oyleyse ben de sinirlenirim. Bir de giris kattakiler icin bu tip seyler sorun oluyor cidden. Kisinin cam onukapaniyor. Belki camdan bakan biri var evde, yaslilar mesela seviyolar cam onunde kahve mahve icmeyi.
Ama kendi apartmanimin onu de doluysa her zaman olmamak kaydiyla birakirim kamu mali olan her yere tabii
+2
Kittie
(31.01.26)
Terk mevzusunu anlamadan yorum yapılmış.

Terk, kendi tapulu malın iken yol olmak üzere (zorunluluktan) bıraktığın, malından ayırıp terk ettiğin yere denir. Buraların artık sahibi yoktur. Kamuya terklidir. “Eskiden benimdi de yol açılırken bizden alınmıştı da bizim de hakkımız vardı da” falan da filan da bunlar boş laf. Terk edilmişse, artık o binadakinin de yoldan geçen rastgele bir adamın da oradaki hakkı aynıdır.
Dolayısıyla terk edilen yere yok ağaç yok bostan zart zurt hiçbir şey yapamazsın, çünkü senin mülkiyetinde değil, hakkın yok.

Üzerinde bina olmayan ama aahini olan, ağaç dikilebilecek, duvar çekilebilecek olan yer terk değil BAHÇEdir. Arsanın (terkten sonraki) sınırından, binaya kadar olan yerdir bu. Burada başkasının hakkı yoktur, özel mülktür. Çevresini duvarla sarabilir içine çiçek dikebilir.

Yer terk mi bahçe mi bunu bilmek lazım. Bahçeyse zaten haklı, ama terkse haksız olmasına rağmen kabul edilmiş gerçekler var. Çıkmaz sokakta yüzyüze bakılan bir yer diye anlıyorum. Mevzu çıkmasın kapansın gitsin istiyorsan çekmen doğru. “Burası dağ başı mı ulan” dersen de haklısın, uğraşır, tersler, korkutursun.

Ben alttan almayı sevmiyorum.
0
lazor
(01.02.26)
(9)

U dönüşü neden yasak? (tekrar soru)

kibritsuyu
daha önce de sordum ama bir türlü tatmin olamadım. mantığım bunu kabul edemiyor.tamam olur olmaz yerde, yol ortasında U dönüşü yapılması yasak, bunu anlayabiliyorum.sola dönüşün serbest olduğu bir kavşakta U dönüşünün yasak olmasının sebebi, mantığı nedir? ben sola dönüp karşıdan gelenlerin yolunu k
daha önce de sordum ama bir türlü tatmin olamadım. mantığım bunu kabul edemiyor.

tamam olur olmaz yerde, yol ortasında U dönüşü yapılması yasak, bunu anlayabiliyorum.

sola dönüşün serbest olduğu bir kavşakta U dönüşünün yasak olmasının sebebi, mantığı nedir? ben sola dönüp karşıdan gelenlerin yolunu kestikten sonra arabamın ne yana gittiğinin ne önemi kalıyor? sola dönüş yasak değil, döndükten sonra dümdüz gidip karşıdaki yola girebiliyorum. ama arabamı biraz daha çevirip geldiğim yolun ters şeridine U dönmem niye yasak?

i.imgur.com

ileri veya sola mecburi yön tabelası ile U dönüşü yasak tabelası birbiri ile çelişmiyor mu? kaldı ki ışık var, ama ışık olmasa bile bana sola dönüşü serbest kılan tabela varken, döndükten sonra ne yana gideceğimi engelleyen tabelanın mantığı nedir?
0
kibritsuyu
(27.01.26)
Sizin attiginiz ornekte nasil isleyis bilemiyorum ama iki sebebi olabilir.
1) Sola dondugunuz yerden gelen arabalar icin saga donus icin yesil sizinle ayni anda yaniyor olabilir. Bu durumda o caddeye bir araba akisi var.
2) Caddenin genisligi isik bolgesinde tam nasil belli degil ama saga sola arac park edilen, daraltilan, kalabalik bir yerse, tek seferde U donusu yapamama ihtimali trafigin akisini bozabilir diye yasak olabilir.

Tabii belirttiginiz gibi sebepsiz de olabilir. Trafikte mantikli olmayan durumlar gorulmeyen seyler degil.
+2
mbond
(27.01.26)
bence sebebi bazi araclarin u donusu yaparken tek hamlede yapamayacak olmasi ve trafigi tikama ihtimali. siz bir arabayla donebilirsiniz belki tek hamlede ama serbest oldugunda bu bir kamyona da serbest oluyor. o donmeye kalktiginda geri manevra yapmadan donemiyor ve trafigi tikayabiliyor.
+2
lemmiwinks
(27.01.26)
Emin değilim ama sola dönüşte araçlara yeşil yanarken, yayalara da karşıdan karşıya geçmesi için yeşil yanıyor olabilir.
+3
duyuruuser
(27.01.26)
U dönüşü yapan araçların tek seferde dönemeyip bir;/birkaç manevra yapması gerekebileceği söylenmiş zaten.
Bu durum ve tek seferde dönebilecek olsa bile normal akışa nazaran yavaş olması gerekliliği trafiği çok engelliyor.
Fazıl Say Caddesinden Nevzat Çobanoğlu Bulvarına çıkarken çok küfretmişliğim vardır.
+1
Mirket
(27.01.26)
U dönüşü dar alanlarda tecrübesiz sürücüler oldukça riskli olabiliyor. buna benzer yolda hızlı gelip arabayı yan yatıran sürücü gördü bu gözler. onun için trafik güvenligi için ordan degil de ilerideki göbekten dönmenizi istiyorlar. böylesi daha güvenli
0
limonlu eksi
(27.01.26)
Görselde u dönüşü normal sedan araçlar için bile kolay değil. Aynı yerde minibüs, midibüs, otobüs kamyon ve daha büyük araçlar için dönüşe uygun değil. Ve bu tip yerlerde ayrım yapılamaz. Zorlama bence. U dönüşü serbest bile olsa iptal edilir orada. Avukatım konuya hakimim ve bu konu tartışmaya açık bile değil.
0
ground
(27.01.26)
U dönüş yapan aracın,
görüş mesafesi çok düşüktür,
özellikle
hizli gelen motorsiklet gibi araçlar ile çarpisma olasiliğı çok yükseliyor.
0
designer
(28.01.26)
"Görselde u dönüşü normal sedan araçlar için bile kolay değil. Aynı yerde minibüs, midibüs, otobüs kamyon ve daha büyük araçlar için dönüşe uygun değil. Ve bu tip yerlerde ayrım yapılamaz. Zorlama bence. U dönüşü serbest bile olsa iptal edilir orada. Avukatım konuya hakimim ve bu konu tartışmaya açık bile değil."

ayrım yapılmaz denmiş de. ayrım yapılıyor. alta otomobil hariç yazılıyor.
0
renegade
(29.01.26)
kuzey amerika'daki kural su, eger isik varsa U donusu yasak, U donusu yasak tabelasina gerek yok. Eger isik yok ise, U donusu yapabiliyorsun, kimse ceza yazamaz.
Mantik ne, bilmiyorum..
0
cooperr
(29.01.26)
(4)

Altın yüzük daraltma

sacrilegious
Merhaba,Eşimin altın alyansı parmağından düşecek kadar bol gelmeye başladı. Herhangi bi kuyumcu bunu daraltabilir mi? Nasıl oluyor yani çıkan altın parçalarını bırakıp üstüne para mı alıyoruz? Daha önce yaptıran var mı?Teşekkürler
Merhaba,

Eşimin altın alyansı parmağından düşecek kadar bol gelmeye başladı. Herhangi bi kuyumcu bunu daraltabilir mi? Nasıl oluyor yani çıkan altın parçalarını bırakıp üstüne para mı alıyoruz? Daha önce yaptıran var mı?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(24.01.26)
Genişletme oluyor ama daraltma olmuyor bildiğim kadarıyla. Benzer durumda değiştirmek zorunda kalmıştık.
0
hayalhayal
(24.01.26)
@hayalhayal yanlış bilgi veriyor. normal şartlarda kuyumcuların ve gümüşcülerin bazıları tamir işi yapıyor veya yaptırabiliyor. Bu işi yapan kuyumcuya giderseniz yaklaşık 1 saat içinde daraltma işlemini yapar. kesip aldıgı altının içinden kendi işcilik masrafını alıp geri kalanını size nakit olarak öder.Öyle büyük kurumsal kuyumcu zincirleri bu işle ugraşmaz bilginize. kuyumcuların yogun oldugu bölgeye giderseniz elbet ki bulursunuz
0
limonlu eksi
(24.01.26)
kaynak işinde de altın kullanıldığından ve işçiliği de hesaba katınca, büyük ihtimalle üste para vermeniz gerekir. mahalle kuyumcusuna bırakın; onlar çalıştıkları atölyeye gönderirler, 2-3 gün sonra alırsınız ortalama.
0
lil siztah
(24.01.26)
hocam kuyumcu degil de gumusculer cok rahat halleder. lokasyon istersen uskudar gumusculer carsisi. direkt dukkan olarak karatas gumus'e git o yapamiyorsa yonlendirir.
0
arakaali
(24.01.26)
(8)

Klimayı şimdi kışın alsam daha uygun mu olur?

koskoca kirpi
Merhaba,Elime yıl sonu priminden az toplu para geçti de yaz için klima almayı düşünüyorum. Şu tek motor 2 üniteli modellerden; klimayı şimdi alsam (ki fiyatı 70k) acaba yaza göre fiyatı daha mı uyguna gelir? Yoksa parasını faize koyup yazı bekleyeceğim.
Merhaba,

Elime yıl sonu priminden az toplu para geçti de yaz için klima almayı düşünüyorum. Şu tek motor 2 üniteli modellerden; klimayı şimdi alsam (ki fiyatı 70k) acaba yaza göre fiyatı daha mı uyguna gelir? Yoksa parasını faize koyup yazı bekleyeceğim.
0
koskoca kirpi
(20.01.26)
şimdi alırsanız çok daha avantajlı olur çünkü mayıs gibi fiyatlara büyük oranda zam yapıyorlar
0
limonlu eksi
(20.01.26)
yaza göre uygun olur evet
0
jelly bear
(20.01.26)
Hem zam yapıyolar hem de yoğunluk oluyo gelmek bilmiyo servisler
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
biz evlere iki klimayı yazın aldık dükkana da ısınma için lazımdı ama kışı bekledik bütçe kısıtlı olunca. bi avantajı olmadı üstüne istediğimiz ürünü stokta bulamadık iklimsadan ürün aldık iklimsa servisi de berbattı. kaira ve airfel klimalardan olduğumuz kadar memnun kalmadık sigmadan. yazın kampanya dönemlerinde de kışın aldığımızdan ucuza satıldı klimalar. sigmayı aldığımızdan ucuza kaira satıldı.

akakceden vs. fiyat geçmişlerine bak ürünlerin birçoğunun aynı seviyelerde veya daha düşük fiyatlarda yaz döneminde satıldığını görebilirsin ki bu yaz dönemi klimalara yapılan tüm sepette ek indirimleri hediye çeklerini banka kampanyalarını vs. de kapsamıyor.

gidip yerel bayiden fiyat alırsan evet fiyat şişirebilirler yaz döneminde ama normal şartlarda yok öyle bi durum. kaira'yı mesela daikin kendi satıyor online platformlarda direkt merkez depodan kendi gönderiyor. arada fiyat şişiren bi al satçı veya bayi olmuyor.

şimdi alabiliyorsan yine al öyle çok ciddi farklar olmuyor, istediğin ürün stokta varsa fiyatı yaz döneminin çok üstünde değilse alınır yoğun bir bölgedeysen kurulumda avantaj olabilir. enflasyonun bi anda fırlayıp her şeyin 2ye katlanmayacağının garantisi de yok ülkemizde.
0
konetsu
(21.01.26)
kışın klimalar daha ucuz olur. egede cehennem bir ilçede yaşıyorum. klimacılar malı yığar yazın peynir ekmek gibi gider, kışın daha ucuza satarlar. talep düşük.
0
mikahakkinen
(21.01.26)
ben bu tip bir şeyi alacaksam hemen alıyorum, bekledikçe fiyatı düşen bi ürün görmedim. özellikle bu tip dediğim beyaz eşya vs gibi pahalı kalemler.
0
elorelia
(21.01.26)
70 k klima için çok değil mi
0
HellKeePer
(21.01.26)
Kışın fiyat avantajının yanında montaj için çok beklemezsiniz. kısa sürede gelir kurulumu yaparlar.
Tek dış ünite, iki iç ünite olan klimalarda, ikisi aynı anda açılınca performansı düşüyor diye biliyorum, tek tek alınca da aynı fiyata geliyor. araştırmadıysanız ona da bi bakın.
0
duyuruuser
(21.01.26)
(6)

ram krizi?

pelovann
1-) elektronikler 2 kat zamlanacak ve bir daha fiyatı düşmeyecek söylentisi doğru mu? 2-) bekar evime çok uçuk fiyatı olmayan netflix amazon vs açan akıllı tv arıyorum. max 10.000 verebilirim aşırı gelişkin bir şey olmasına gerek yok dediklerimi yapsın yeter, öneriniz var mıdır? (a101'den alınır mı
1-) elektronikler 2 kat zamlanacak ve bir daha fiyatı düşmeyecek söylentisi doğru mu?
2-) bekar evime çok uçuk fiyatı olmayan netflix amazon vs açan akıllı tv arıyorum. max 10.000 verebilirim aşırı gelişkin bir şey olmasına gerek yok dediklerimi yapsın yeter, öneriniz var mıdır? (a101'den alınır mı sizce?)
0
pelovann
(20.01.26)
1. 2 kat mı bilemem ama evet.
2. işletim sistemi android olsun, ona dikkat edin. (netflix ve youtube lisansı gibi detaylar da var ama 10 tl lik tv için kriter olacağını düşünmüyorum) a101 den de bim den de alınır.
-1
kisa
(20.01.26)
1-) çok etkileyeceğini sanmıyorum. Aynısı 2021 de çıkmıştı çip krizi diye. Arabalardan tutun playstationa kadar her şey pahalanacak diyorlardı.

2-) 8kya ya Apple TV oluyor zaten. Google tvler 3-4k falan
0
substituent
(20.01.26)
merhaba apple tv televizyon değil galiba, ne olduğunu anlamadım. ben televizyon arıyorum normal, teşekkürler

@kisa, teşekkürler
0
🌸pelovann
(20.01.26)
a101 ve diğer 3 harflilerden alınır.
kampanya kovalarsan bulabilirsin ama bütçeni biraz daha arttırman gerekebilir.

tv kesinlikle android olmasın, görüntü versin yeterli. yukarıda biri android tavsiye etmiş fakat o fiyata alacağın tv nin androidi anca kendini çalıştırır. tvbox alıp takarsan tv şahlanır.
0
duyuruuser
(20.01.26)
RAM kullanan tüm cihazların fiyatı zaten yükselişte.
Donanımsal olarak RAM’lerin fiyatı 2 kat arttı. Bu sebeple içinde donanımsal olarak RAM kullanan PC, TV, telefon ve televizyon gibi cihazların da fiyatları, ellerindeki RAM stoğu bitince bununla beraber yükselişe geçecek.

TV alacaksanız Android’li bir TV almanızı öneririm. Ben Philips kullanıyorum, senelerdir sorun yaşamadım. Ama eğer iyi bir panele sahip, akıllı olmayan bir TV bulursanız onu da alabilirsiniz. Sonradan ona bir Android stick alıp akıllı hâle getirerek maliyetinizi düşürebilirsiniz.
0
limonlu eksi
(20.01.26)
o fiyata alacağınız akıllı tv'nin sizi sinir hastası etme olasılığı çok daha yüksek. bulabilirseniz en uygun akıllı olmayan bir tv ile mi box tarzı bir cihaz kullanmanız daha verimli olur gibi.
0
gkhncnzdgn
(20.01.26)
(4)

Türk Telekom İnternet Kısıtlama

faberkastelli
Arkadaşlar Türk Telekom ev internetini belirli saat aralıklarında devre dışı bırakmak istiyorum. Örneğin akşam 23:00 ile sabah 08:00 arası internet bağlantısı olmasın istiyorum. Bunu sağlamanın bir yolu var mı?
Arkadaşlar Türk Telekom ev internetini belirli saat aralıklarında devre dışı bırakmak istiyorum. Örneğin akşam 23:00 ile sabah 08:00 arası internet bağlantısı olmasın istiyorum. Bunu sağlamanın bir yolu var mı?
0
faberkastelli
(19.01.26)
zaman ayarlı prizle modemin adaptörünün enerjisini istediğiniz saatlerde kesebilirsiniz.

bunun dışında bazı modemlerde firewall ayarlarında x-y saatleri arası tüm bağlantıyı kes gibi bir ayar yapılabiliyor.
+1
shadowfollower
(19.01.26)
sanırım küçük çocukları uzak tutmak için istiyorsunuz. firewall var mı yada modemin modelini bilmeden bir şey demek zor böyle bir özellik varmı bakmak gerekiyor.

alternatif oalrak modemi akşam olunca prizden çekebilirsiniz, sürekli onunla uğraşmak istemiyorum diyorsanız da Dijital Zamanlayıcı Priz alarak işinizi çözebilirsiniz.
+1
gercekdunya
(19.01.26)
bir çok modemde ayarladıgınız saatler arasında ev internetinizi offline hale getirebiliyorsunuz. Eger ugraşamam derseniz @gercekdunya dedigi gibi zaman ayarlı bir priz alın kurun timer'ını hergün istediginiz saatte açılsın istediginiz saatte kapansın.
+1
limonlu eksi
(19.01.26)
çok basit modemin içinde aile bölümü var oradan gerekli ayarlamayı yapabilirsin.biraz teknik modem bilgisi gerekiyor.
-1
jamswety
(19.01.26)
(5)

Ev kredi faiz oranları hakkında

hunharca ben
Hemen durumu izah edeyim. İyi kötü bir ev alayım diyorum. Kendimin yaşamak istediği ev şuan alamayacağım rakamlarda. Madem öyle bende ödeyebileceğim kadar bir ev alayım diyorum ve ona göre ev bakıyorum.Şimdi gelelim esas soruma:3 Bankaya gittim bambaşka cevaplar aldım. Baktığım ev, 2.el ve 6milyon c
Hemen durumu izah edeyim. İyi kötü bir ev alayım diyorum. Kendimin yaşamak istediği ev şuan alamayacağım rakamlarda. Madem öyle bende ödeyebileceğim kadar bir ev alayım diyorum ve ona göre ev bakıyorum.

Şimdi gelelim esas soruma:

3 Bankaya gittim bambaşka cevaplar aldım. Baktığım ev, 2.el ve 6milyon civarında.
Bana bir banka %70 oranında kredi kullandırabileceğini söyledi. Defaatle sordum, diğer 2 banka 2.el'e en fazla 2.5milyon veriyor dedim. Biliyorum ama bizim politikamız farklı dedi. Şaşırdım orda tabi. Çünkü 2 kere sordum.

Belki çalışanlar ya da tecrübe eden vardır. Banka çalışanının boşluğuna mı geldi, yoksa hakikaten öyle mi?

(ilk evim)
0
hunharca ben
(19.01.26)
acele etme
x.com
0
rentts
(19.01.26)
@rentts aslında en son ki yani 16.bendde saklı gerçek. Ki ben de öyle düşünüyorum: Varsa imkan faizler yüksek iken ev alınır. Nedeni çok açık faiz yüksek ev düşük, faiz düşük ev fiyatı yüksek. Arasındaki ilişki hep aynı benim gördüğüm. Ha faizler yüksekken çekmişsen krediyi, düştüğünde yapılandırma fırsatı var. Ama faizler düşükken bu mümkün değil. Bu benim gerçeğim.

Cevabınız özellikle bana uymuyor. Sorumda bu değildi esasında. Bana kalırsa bankadaki çalışan memur yanlış aksettirdi.

Yinede ikna olmak için sormak istedim.
0
🌸hunharca ben
(19.01.26)
@rentts acele etme faizler düşecek diyor ama atladıgı bir şey var. bizim anadolu insanının fırsatcılıgı
Faizler %2 altına düşerse bugun 2.5 milyon dedikleri ev o gün 4 milyon olur. hatta faizler o oranlara düşerse alacak düzgün ev bile zor bulursun. çünkü yüklü parası olan adamlar biraz nakitiyle biraz da düşük faizle borçlanarak piayasada evleri siler süpürür. Arz-talep meselesi yüzüne o evler daha da yükselir.
bir evi alacagın en iyi zaman o andır..
ileride faziler düşerse bile kredini yine o düşük faize göre revize edersin.
0
limonlu eksi
(19.01.26)
2. el evlerde maximum 5 milyona kadar %50 kredi veriyor bankalar. devlet bu şartı koyuyor diye biliyorum. ben de 2 ay önce 5 milyona ev aldım. ekspertiz eve 5,2 milyon değer biçti ve 2,5 milyona kadar kredi çekebildim. bu eksper değeri 4 milyon olsaydı 2 milyon çekebilecektim, 6 milyon olsa yine 2,5 milyon çekebilecektim. bu maximum oran.

evin değeri 4 milyon olsaydı ve eksper 5 milyon değer biçseydi yine 2,5 milyon çekebilecektim bu arada. tamamen eksperin biçtiği değere göre kredi çekebiliyoruz.

2. el eve 6 milyona %70 veren ilk kez duyuyorum. sıfır ev olsaydı o zaman oranlar değişiyor ve max 5 milyona %90 a kadar verebiliyorlar.
0
amour fou
(19.01.26)
limonlu eksi +1

eğer imkanın varsa şimdi al, 2-3 hafta sonra bile çok geç olabilir. dünya siyaseti yangın yeri gibi.
0
duyuruuser
(19.01.26)
(7)

6.500.000 tl paran olsa ne yapardın? (Yatırım odaklı)

thefirstaction
Senaryo şu. Yaş 30, erkek. Özel sektör çalışanı. Bekar, çocuk yok, evlenmeyi de düşünmüyor.Ele geçen 6.500.000 tl bir para ( miras bölüşümünden kalan payı olarak düşünün)Halihazırda oturacağı ev yok, ya kiraya çıkacak, ya istanbul dan ev alıcak. Arabası da yok.Bu para en mantıklı makul olarak nasıl
Senaryo şu. Yaş 30, erkek. Özel sektör çalışanı. Bekar, çocuk yok, evlenmeyi de düşünmüyor.

Ele geçen 6.500.000 tl bir para ( miras bölüşümünden kalan payı olarak düşünün)

Halihazırda oturacağı ev yok, ya kiraya çıkacak, ya istanbul dan ev alıcak. Arabası da yok.

Bu para en mantıklı makul olarak nasıl değerlendirilebilir? Herkesin görüşüne açığım.
0
thefirstaction
(18.01.26)
Oturacağım ev yoksa, hemen gider alırım. Net.
+7
Mirket
(18.01.26)
Mirket +1
+2
black holes in the sky
(18.01.26)
Bir tane ev alınmalı bence de bu senaryoda. Ama paranın hepsiyle mi?

Yani mesela 2.500.000 e kadar 1+1 daire. 500.000 tl civarına ikinci el bir araba. Geri kalanı Dolar/altın/hisse senedi/arsa tapusu/yatırım fonu vs. Bu tarz bir sepet yaparak, ilk baştaki sermayemin enflasyona karşı ezilmemesini istiyorum. Burda sadece biraz araba lüks oldu yani fiyatı değil ama hem çok değer kazanmıcak, hem de giderleri olacak. Onu da artık bindiğime sayacağım.
0
🌸thefirstaction
(18.01.26)
İstanbulda 2,5 milyona ev mi var?
Nerede o?
+3
Mirket
(18.01.26)
Türkiye'ye yatırım yapmazdım. Mesleğe bağlı olarak oturum veren ülkeden bir ev
+1
michael harddd
(19.01.26)
evi olmayan adamın yapacagı ilk yatırım, kafasını sokacagı bir ev almak. tabi bu sizin standartlarınız ölçüsünde olur. örnek veriyorum kötü bir semtten eve girip çıkarken bıçaklanma riskiyle 1+1 bir ev alıp geri kalan parayla yatırım yaparsınız. veya 6.5 milyona gider iyi bir lokasyondan güzel bir ev alır krallar gibi yaşar gidersiniz.
+1
limonlu eksi
(19.01.26)
türkiyede daimi yaşama istediğiniz varsa, başını sokacak, uygun fiyatlı bir ev kredi kullanarak alınılabilir.

Kalan para ile ihtiyaç var ise ikinci el temiz, sağlam, piyasası olan bir araç alınabilir.
Yeni uygun oranlı kredi bulunabiliyorsa, kredi ile alınabilir.

Zaman ve tecrübe var ise paranın bir kısmı ile günlük trade yapabilir.

Kalan kısmı için, borsa fonu, altın, gümüş, vb. gibi sepet.
0
Rao
(19.01.26)
(7)

Gss primi ve sigortali olmak

baldur2
Ikametgahim yurtdisindaydi ama turkiye'ye tasiyacagim. 25 yas ustu erkek ve issizim. Saglik sigortam olacak mi yoksa gss primini mi odemem gerek hemen?
Ikametgahim yurtdisindaydi ama turkiye'ye tasiyacagim. 25 yas ustu erkek ve issizim. Saglik sigortam olacak mi yoksa gss primini mi odemem gerek hemen?
0
baldur2
(14.01.26)
Gelir beyan edip her ay gss için prim ödemen gerekecek
Eger ödemezsen acil servis hariç hiç bir hastane bakmaz
-2
limonlu eksi
(14.01.26)
Ne kadar rahat yanlış bilgi veriyorsunuz.

Gss borcu olsa bile hastanelerin tüm polikliniklerinde sadece katılım payı ödeyerek muayene olabilirsiniz. Geçen sene 40 lira cıvarı bir şeydi. Yapılacak tahlil ve tetkikleride kapsar sadece ilaçları ücretli alırsınız.
Hatta ücret ödemeden ameliyat dahi olunabildiği söyleniyor. Ama kesin bir bilgi yok.
Hatta fizik tedavi uygulamasında kapsıyor.
Muhtemelen ikametgahınızı Türkiye'ye taşıyınca gss otomatik başlayacaktır. Her ay 1900 lira gss primi işlemeye başlar. İsterseniz ödersiniz.

Eğer adreste oturanların toplam geliri kişi başı asgari ücretin üçte birinden azsa gelir testine başvurulur o zaman gss primleri devlet tarafından karşılanır.
0
my fault
(14.01.26)
rızan dışında sigortalı olacaksın, çıkma hakkın olmayacak ve prim ödememen durumunda sigortan çalışmayacak. ayrıca ödenmeyen primler için faiz ve haciz yapabilecekler.
katkı payı ile hastaneden faydalanılabilirliği sadece cumhurbaşkanlığı kararnamesinin her sene yapıldığı gibi uzatılmasıyla mümkün.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.01.26)
gelir testi yaptırıp uygunsan gss ödemeyebilirsin.
-1
jelly bear
(14.01.26)
yaklaşık 25 bin tl borcum var daha dün hastaneye gidip 20 tl'ye muayene oldum.
+1
nothing in my way
(14.01.26)
aslında @limonlu eksi haklı ama her yılın başında cumhurbaşkanı kararname çıkarıyor bağkur ve gss borcu olanlar da hizmetten yararlanabilir şeklinde.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.01.26)
İşsizim ve gss prim borcum var. Devlet hastanesi, üniversite hastanesi geçen senem hastanede hastalıklarla geçti muayene olmadığım poliklinik kalmadı üstüne ameliyat oldum. Yani sözün kısası ufak bir ücret ödeyerek muayene, tedavi olabilirsiniz. Acil dışında bakılmaz diye bir şey yok.
+1
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.01.26)
(15)

crackli her yazılım zararlı diyebilir miyiz?

Rondak
az önce bir hacker videosu izledim. crackleyen kişi babasının hayrına yapmıyor hepsi zararlı dedi.yüzlerce uygulama, oyun vb yüz yıllardır crackleniyor ve insanlar yüz yıllardır bunu kullanıyor. burada her şeyden bahsetmiyorum tabii ki zararlıları var ama temel ihtiyaç için kullanılan şeylerde bir s
az önce bir hacker videosu izledim. crackleyen kişi babasının hayrına yapmıyor hepsi zararlı dedi.

yüzlerce uygulama, oyun vb yüz yıllardır crackleniyor ve insanlar yüz yıllardır bunu kullanıyor. burada her şeyden bahsetmiyorum tabii ki zararlıları var ama temel ihtiyaç için kullanılan şeylerde bir sıkıntı yaşadığımı hatırlamıyorum.

siz buna katılıyor musunuz? yani özetle crackli olan her yazılım sizin bilgilerini vb ele geçirmek için mi yapılmıştır.
0
Rondak
(12.01.26)
istisnasız hepsinde trojan var. mutlaka kullanmak zorundaysan sanal makina içine kur.
-6
orpheus
(12.01.26)
İstiasnasız hepsinde var demek doğru değil. Tabii ki tutumunuz hepsinde trojan varmış gibi yaklaşmak olmalı. Ancak sırf microsoft'a, apple'a veya diğer teknoloji şirketlerinin vampir gibi kan emmesine uyuz olup yazılım crackleyenler de var.
+4
himmet dayi
(12.01.26)
@orpheus

yıllardır kullanıyorum/kullanıyoruz diyorum, nasıl trojan var. bana somut kanıtla gel.
+1
🌸Rondak
(12.01.26)
hayrına yapmıyor sözü çok doğru değil. Evet herkesin bir çıkarı var, ama bilgisayar dünyasında gönüllü yapılıp herkese ücretsiz sunulan milyonlarca içerik var.

vlc player, 0 reklam geliri, ücreti yok, öyle senin verilerini topluyor falan kesinlikle değil.
Belnder, gimp, firefox, openstreetmap, internetarchive...

mesela oyun moder'ları. oyunlara dehşet büyük ölçüde mod yapıyorlar ve herkesle ücretsiz paylaşıyorlar.

Bu tarz insanlar genelde hobi olarak kazanç gözetmeksizin yapıyorlar bu işleri.


Crack işini, büyük firmalara karşı gelmek için yapanlar var. Bazen protesto etmek için. mesela simcity oyunu ilk çıktığında hep internet bağlantısı gerekiyordu. herkes bundan nefret etmişti, oyuna para verenler bile cracklisini kullanıyordu.

anlayacağınız, babasının hayrına yapılan bir sürü iş var.
+3
substituent
(12.01.26)
@rondak
microsoft defender büyük kısmını görmüyor. bitdefender kur veya verdiğim linke bahsettiğin cracki atıp içinde ne gizlendiğini görebilirsin. inanmak-inanmamak ve risk sana ait. hepsi demeyelim de %80 diyelim içini rahatlatacaksa.

www.virustotal.com
-4
orpheus
(12.01.26)
hayır fakat bu soruyu sorma ihtiyacı hissediyorsanız bu şekilde varsayımda bulunmanız en doğru yol olacaktır. crackleme hususunun temelinde birbirleriyle yarışan "scene" gruplarının rekabeti vardır.
0
redlinetheturk
(12.01.26)
Hepsi zararlı demek dogru degil. Arada vardır tabiki içinde trojan içeren kaynak kodları olan fakat hepsi degil. Bazıları bunu kendini kanıtlamak veya crack'ını yaptıgı uygulamanın şirketine gövde gösterisi yapmak için yapıyor.
0
limonlu eksi
(12.01.26)
Bir ek,
Bazı virüs programlarının virüs bulmasının tek sebebi virüs olması değildir.
sistemde normal erisomler /olaylar dışında işlem yaptığı için virüs olarak yorimlamabiliyordu eskiden (şimdi nasıldır bilmiyorum)
Bir örnek, windows ve ofis için graveyard sitesinden opensource script ile lisans sahibi olabiliyorsunuz.
+3
kisa
(12.01.26)
Her zaman risk vardır.

Ben oyun oynamıyorum ama onun yerine müzik programlarını koyabilirsin :) bir tane laptop sırf bu işler için. Onunla kesinlikle ne bankalara girerim ne resmi yerlere ne de kişisel hesaplarıma.

Bunlar için temiz kurulum ayrı bir laptop'ım var.
+1
makbur
(12.01.26)
linuxu adam bedava yaptı sattı ücretsiz veriyor onda da mı trojan var :)

virüs olma ihtimali var ama yıllarca kullandım karşılaşmadım. macte bile yaptım sorun olmadı hiç.
+1
jelly bear
(12.01.26)
kesin zararlidir diyemeyiz ama zararli olma olasiligi zararsiz olma olasiligindan cok daha yuksek. zira bunu yapan adamin isi zaten acik bulmak.

"ben senelerce kullandim bir zararini gormedim, virus programlariyla da baktim bisye bulamadim" gibi beyanlarin bir kiymeti yok.
+1
cooperr
(12.01.26)
Özellikle ismi çok yaygın bilinmeyen antivirüs programlarının bir bölümü kasıtlı olarak hayali virüs tespiti (false positive) yapıyor. Bunu korkutma yoluyla kendi ürünlerini duyurmak ve satmak için yapıyorlar. Virustotal sitesinde çok sayıda antivirüs sonucu birlikte gösteriyor ve aralarında bu türden çöp antivirüs programlarından çok var mesela.

Soruya cevap: Eğer crack işlemi yabancı bir programcık çalıştırmayı gerektiriyorsa oldukça risklidir diyebiliriz. Asıl üreticisi virüs koymamış olsa bile bir başkası onu alıp virüslü hale getirip yeniden yayabilir, hatta bunu yapmak çok daha kolay. O yüzden uzak durmak gerekir.
+1
mikro patlama
(13.01.26)
zaten ürünün kendisi, kendi crackını de piyasaya salabiliyor, mesela photosop bu şekilde dünyada fotoğraf düzenleme konusunda tekel oldu ama artık yeni sürümlerine para vermeden erişmek mümkün değil.
virüslü olanları antivirusler yakalıyor zaten.
tüm crackler zararlı olmasa da gözlemlediğim kadarıyla arada bir yerlere veri alıp gönderenleri de var, virüslü de var.
+2
duyuruuser
(13.01.26)
25 yıldır pc kullanıyorum daha bir kere kurduğum crack yüzünden başıma şu geldi diyen çıkmadı.
0
plastic_angel
(13.01.26)
Crack işi ilk çıktığında aslında aslında kendi içinde iki motivasyonu olan bir şey: Biri bir cracker grubu olarak olan en hızlı şekilde yeni çıkan bir uygulamayı crackleyip bu alanda ne kadar iyi ve yetenekli olduğunu göstermek, yani bir nevi yabancıların bragging rights dediği şey. Diğer motivasyon da internetin özgür ruhunu savunup şirketlerin para kazanma hırsına tepki koymak.

Bugün tabi ki crackli bir yazılımda virüs vb. çıkma olasılığı vardır. Ancak bence de o risk inanılmaz büyük değil.
0
salihdt
(13.01.26)
(4)

Bebek arabası temizliği

sacrilegious
Merhaba,Doğacak çocucuğumuz için bir yakınımızın kullandığı bebek arabası ve puseti kullanmayı düşünüyoruz. 3-4 sendir kullanılmadığı için tozlanmışlar. Temizliğini nasıl yapabiliriz? Oto yıkamacılarda yıkanabilen bir şey midir bunlar? Ya da fazla kimyasala maruz bırakmadan kendimiz mi yıkamalıyız?T
Merhaba,

Doğacak çocucuğumuz için bir yakınımızın kullandığı bebek arabası ve puseti kullanmayı düşünüyoruz. 3-4 sendir kullanılmadığı için tozlanmışlar. Temizliğini nasıl yapabiliriz? Oto yıkamacılarda yıkanabilen bir şey midir bunlar? Ya da fazla kimyasala maruz bırakmadan kendimiz mi yıkamalıyız?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(12.01.26)
araba neye benziyor. fotosunu atın.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
Ben balkonda bulaşık deterjanı ve süngerle foşur foşur yıkamıştım, doğru bir yöntem mi bilmem ama başka türlü içime sinmeyecekti.
0
ekimoloji
(12.01.26)
eserpuset.com.tr

Büyük oğlumdan kalan bebek arabası senelerce depoda beklemişti toz içindeydi. Burayı önerdiler bana, tertemiz oldu yıkanınca. Tavsiye edebilirim İstanbul'daysanız
+2
kullanicadi
(12.01.26)
Yanına al bir kova. İçine temiz içerikli bebek deterjanı da al. Bir de sünger. Self servis oto yıkamaya git önce temiz su tut. Sonra deterjanla köpürttügün süngerle her yerini foşur foşur köpürt sonra tazyikli suyu bas. Oldu bitti
0
limonlu eksi
(12.01.26)
(3)

Kentsel dönüşümde mahkemelik olan paylar ne oluyor?

robokot
Bir kentsel dönüşüm sorusu da benden olsun madem: Sonuçta dönüşümdeki apartman (hatta site ise apartmanlarda) onlarca, bazen yüzlerce mal sahibi kişi oluyor. Bütün bu mallarda icralık olan, miras payı davaları olan birileri olmamasi imkansız, oluyor da. Bu davalar bazen devam ediyor durumda, bazen y
Bir kentsel dönüşüm sorusu da benden olsun madem: Sonuçta dönüşümdeki apartman (hatta site ise apartmanlarda) onlarca, bazen yüzlerce mal sahibi kişi oluyor. Bütün bu mallarda icralık olan, miras payı davaları olan birileri olmamasi imkansız, oluyor da. Bu davalar bazen devam ediyor durumda, bazen yeni başlamış veya apar topar açılmış, bazen açılmamış bile ama normal şartlarda açılabilir. Yani bazı dairelerin bazı paylarında mahkemelik icralık durumlar var. Ama diyelim ki müteahhitle anlaşıldi, veya anlaşılmak isteniyor. Veya biri karot aldırdı ve yıkılması gerekiyor vs. vs. bu durumlarda kendi payları mahkemelik olan icralık olan kişilerin problemleri nasıl çözülüyor? yeni paylar eski paylar gibi olmayacağı için, hatta yıkım sonrası bazıları kaybolacağı için ama aynı zamanda yıkımdan önce mahkemeler vs. sonuçlanamayacağı için ortaya çıkacak olan kaos nasıl çözülüyor pratikte?
0
robokot
(12.01.26)
tapuda arsa payına şerh koyuluyor. bir çok mahkemede de tedbir vs de koyuluyor. pay orada hukuken korunuyor, hak sahibi kazanıp kesinleştirince üzerine işlem yapılıyor.
0
ground
(12.01.26)
Bizim komşu binada da vardı bu durum. mahkemeler açılmış ev sahibi çirkeflik de yapmış. mahkeme sonucunda da o sorunlu kişinin payı rayiç bedel tutarında verilip onun ortaklıktan çıkarılması hükmedilmiş. bu sorunlu şahsın payını da binayı yapan firma ödeyip aldı. şuan kendisi elinde bir ev alamayacak parayla kiraya geçmek zorunda kaldı.
0
limonlu eksi
(12.01.26)
@ground ama sadece pay üzerinden olması da kaos yaratmaz mı? belki kentsel dönüşümde payı korumak için para istendi. atıyorum ayni payda yeni daire almak için 2 milyon para ödendi. hak sahibi kazandı diyelim, hiç masraf yapmadan buna konmuş oluyor vs.
0
🌸robokot
(13.01.26)
(3)

bu dizi/film neydi?

neira
yabancı bir dizi veya filmdi bu. başrol adam babasıyla olan ilişkisini anlatırken aynen şöyle diyor "babam mesafeli biriydi, kendisi doktor olduğu için beni aylık olarak muayene ederdi, tek yakınlaşmamız buydu ve benim de heyecandan kalbim küt küt atardı, o da beni kalp hastası zannederek büyüttü".
yabancı bir dizi veya filmdi bu. başrol adam babasıyla olan ilişkisini anlatırken aynen şöyle diyor "babam mesafeli biriydi, kendisi doktor olduğu için beni aylık olarak muayene ederdi, tek yakınlaşmamız buydu ve benim de heyecandan kalbim küt küt atardı, o da beni kalp hastası zannederek büyüttü".
tek hatırladığım bu yani bulunca da ne yapacağımı bilmiyorum sadece kafana bir şey takılır ya bulmaya çalışırsın mesele o
aşırı sinirlendim chatgpt ile kavga ettim gelmiş bana babam ve oğlum yazıyor :D
0
neira
(10.01.26)
Dr. Frankenstein geldi aklıma
0
basond
(10.01.26)
Ameile imiş. Başka bir AI bildi 🤣
0
🌸neira
(10.01.26)
2025 yapımı ve şuan netfilix'de olan Frankenstein filminde de bahsettiginiz aynı cümle vardı
0
limonlu eksi
(10.01.26)
(16)

ekşi duyuru soru cevap sirkülasyonun azalması hakkında

denef
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime yarardı. herkes nereye gitti, artık alternatif bir mecra mı kullanılıyor ya da buraya ilgi/güven mi azaldı. siz neler düşünüyorsunuz ?
0
denef
(09.01.26)
moderatörler geçimişe göre daha aktif ve gereksiz hamleler yapmaya başlayınca bir de üstüne trol üyeler çoğalınca geçmişte çok kullananlar yani bizler de okuyup gider olduk.
+7
erty_ksk
(09.01.26)
galiba artık burası daha çok sosyal medya mantığında kullanılıyor. azalma elbette var.
+1
gobekliraki
(09.01.26)
chatgpt falan cikti, duyurular azaldi.
+4
lemmiwinks
(09.01.26)
Buranın günlük hayatta karşılaşılan olay veya problemlerden, akademik konulara oradan da dış olay ve gündeme kadar uzanan bir içeriğe sahip olması lazım.
Dış basındaki bir haber veya bir kitaptan alıntı burada çeşitli yorumlarla analiz edilebilmeli.
Konsept/yapı buna da uygun ama sonuçta katılımcıların niteliği asıl durumu belirliyor.
Bizde de aklı çalışan beyinler var aslında
Reddit vs gitmeye gerek yok.

Şimdilik aşk, şehvet , ihtiras, stalk, pembişli storyler , iş yerinde fetişizm şimdilik daha çok ilgi görüyor maalesef.
Belki bir zaman sonra bu husuzursuzlukta meyvesini verir.
Bekleyelim .
0
diyecevaplandı
(09.01.26)
burası güzin ablalara kaldı.
+5
mikahakkinen
(09.01.26)
engel yiyen troller etkileşim göremeyince yazmayı bıraktı asdfhs
+9
gabe h coud
(09.01.26)
Engelleme gelince ve bu sebeple troller etkileşim göremeyince ugraşmayı bıraktılar. Artı olarak yapay zeka çok gelişti. Millet artık ona sorup anında cevap alıyor
+1
limonlu eksi
(09.01.26)
Hoşgeldin denef,
0
duptıs
(09.01.26)
hoş buldum duptıs :)
0
🌸denef
(09.01.26)
uzun yıllar sert bir moderayon uyguladılar. biri mesela şarkı soruyor, birisi de cevaplıyor. soru sahibi "evet budur teşekkürler" diye cevap yazıyor bunu siliyorlardı. sebep; cevap değilmiş. bir soruya cevaplardan birine x +1 demek de siliniyordu. en ufak eleştirel cevap siliniyordu. bunların haricinde yine uzun süre compu bey hiç yenilik yapmadı. oo kadar alıştık ki şu anki arayüze hala alışamadım ben mesela.
yine ekşi sözlük zaten gittikçe popülerliğini kaybetti bundan duyuru da nasibini aldı.
en büyük sebebi de yapay zeka elbet.
+3
ground
(09.01.26)
@ground +1
eskiden çok aktif kullandığım bir duyuru hesabım vardı. sorduğum ve yeterli yanıt alamadığım konularda anlamlı ve faydalı bir sonuca ulaşırsam, kendime cevap olrak yazıyordum; başka insanların da işine yarasın diye. fakat özenle tek tek tespit edip kaç yıllık cevapları silmeye başladılar; diyaloğa giriyormuşum diye.. buna uyuz olup, uzun yıllar girmedim duyuruya.
+2
lil siztah
(09.01.26)
Kalitesizleşti. Ama engelleme sonrası çok daha iyi. Akıl hastaları ele geçirmişti en son.
-5
arbre
(09.01.26)
troller küstürdü, ai iyice ayağımızı kesti.

bir de sorulan sorulara ya da cevaplara laf atıp da bu da sorulur mu, git google'da ara, git ai'ya sor gibi bir sürü yanıtlar gelince pek keyfi de kalmadı insanların.
0
biseysorcaktim
(09.01.26)
Burada en çok cevap veren kullanıcı benim aslında. Silinen cevaplarla birlikte 18 bin üzerinde cevap vermişim. Zamanında çok vakit geçiriyordum. Artık haftada bir aklıma gelirse giriyorum. Bir 2-3 sene de hiç girmediğim dönem oldu. Sebebini eğip bükmeye gerek yok. Okuduğunu anlamaktan aciz bir moderatör vardı. Onun yüzünden bir çok kullanıcı burayı terk etti. Havası zaten söneli uzun zaman oldu. Benim girmediğim o 2-3 yıllık dönemde de ortam iyice cıvımış. Sürekli birbirine laf sokmaya çalışan, birbirini trolleyen tipler iyice bokunu çıkardı. O yüzden asıl soru sormak isteyenler de artık sormaz oldu.
+2
himmet dayi
(09.01.26)
eskiden "bok" yazinca kufur diye siliyorlardi.
simdi ana avrat sovuyorlar ozelden, moderasyon 3 maymunu oynuyor.
sogudu herhalde insanlar, ki normal. benim de ne cevap veresim var artik ne de bakasim.
ciddi anlamda 46lik olan 3-5 kisi ve onlara canak tutan modlar sitenin icine ettiler.
+3
cooperr
(09.01.26)
Moderasyon siteye düşman gibi davrandı. Giden bi daha gelmedi. Başka bi sebebi yok.
0
luluki
(10.01.26)
(14)

ev sahipleri neden böyle?

art cat chocolate
çok güzel konumda, uygun yani ödeyebileceğim bir kirada bir ev buldum. hatta dolandırıcı falan sandım o derece konuma ve evin yeniliğine göre uygundu.emlakçıyı aradım. dedi ki ev sahibi kesinlikle bekara vermiyor. tüm apartman onunmuş. kendi de o apartmanda oturuyormuş ve tüm kiracıları da evliymiş.
çok güzel konumda, uygun yani ödeyebileceğim bir kirada bir ev buldum. hatta dolandırıcı falan sandım o derece konuma ve evin yeniliğine göre uygundu.

emlakçıyı aradım. dedi ki ev sahibi kesinlikle bekara vermiyor. tüm apartman onunmuş. kendi de o apartmanda oturuyormuş ve tüm kiracıları da evliymiş. dedim o eve aile sığmaz ki???!!! devlet memuru kefil göstereyim, 10 yıldır aynı evdeyim hiç kira aksatmadım ev sahibimle konuşsun dedim vs ama... emlakçı, ben de laf geçiremiyorum işte ikna olmuyor dedi.

alsın evini başına çalsın.

böyle durumlarda yapılabilecek bir şey yok mu? bu ev sahipleri böyle kiracı seçiyorken biz bekarlar ne yapalım? başka bir arkadaşım da aynı sebepten bulduğu evlere çıkamadı.

baktığımız konum da kadıköy yani... ümraniye'den bina alsaymış.
-2
art cat chocolate
(09.01.26)
O zihniyeti aşmak zor. Kirayı kendi başınıza resen arttırmak bir çözüm olabilir yoksa evlenmeniz gerek .
1.09 - 1.24 arası :
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(09.01.26)
@diyecevaplandı zaten daha fazla verebilecek olsam o eve çıkmam :((
0
🌸art cat chocolate
(09.01.26)
konunun cevabı belki değil ama bir örnek vermek istiyorum.

oturduğum evin alt katı çok büyük bir dükkan. vitrini bekli de bölgenin en iyi görüşe sahip. deposu vs herkesi cezbedebilecek türden. ama önceki kiracısı maalesef hakkını veremiyordu ve iş yapamıyordu. hal böyle olunca dükkan sahibiyle de anlaşamadı ve çıkmak zorunda kaldı.

böyle bir dükkanın bölgedeki en iyi fiyattan yeni kiracısına verileceğini düşünebilirsiniz ama dükkan sahibi bunun yerine ederinden çok uygun bir fiyata bölgenin en güvenilir esnaflarından birisine vermeyi tercih etti. eminim ki kafasındaki düşünce şu yönde, x kişiye 100 binden vereceğim ama kirayı öder mi, şöyle zorluk çıkarır mı, diğer kiracılara laf atar mı, anlaşamaz mı derdiyle uğraşacağına bildiğin kişiye 50 bine ver, her ay veya yıllık neyse paran gelsin, kimseyle uğraşma herkes iyi geçinsin sen de rahat et.

bu arada bizim ev sahibinin de hatrı sayılır miktarda mülkü var. çeyreği bende olsa çok farklı bir hayat yaşardım muhtemelen.
+1
bravoteam
(09.01.26)
Kiraci secmede sarti olabilir. Fiyati uygun da tutmus. Sorun nerede?
+3
osssy
(09.01.26)
hayat işte ben de kendi şansımı anlatayım
ev sahibim tüm binanın sahibi. Evi tutarken konuşurken 2 şartım var dedi; evli olmaması ve hayvan sever olması. :D
apartman da böyle giriş katında ünlü bir lgbt cafesi var tüm apartman bekar ve köpekli kedili.
+2
croswell
(09.01.26)
Bende karşıt görüş sunayım; bizim duvar bitisigimiz bekar adam, gecenin 3 ünde hayvan gibi 4-5 kişi gülüp eğleniyorlar. Lavuk gece yaşıyor, apartmanın çoğu yaşlı veya gündüz işe gidip gece uyuyan insanlar.

Adam apartmanın düzenini bozulma riskini en aza indirmek istiyor olabilir. Siz sakin bir yapıda olabilirsiniz ancak ev sahibi bunu bilemez.
+7
mirty
(09.01.26)
Bekar adam eve karı kız atar partiler yapar gürültü yapıp huzursuzluk çıkarır kafası bu.
+1
limonlu eksi
(09.01.26)
ya evet bekar evi batırma konusunda daha potansiyelli ev sahiplerini de anlıyorum. Arkadaşım aynı apartmanda bir üst kattaki eve çıktı ki inşaat bittiğinden beri oturuyor. 0 daireydi. Kendi oturduğu eve çok temiz baktı. Bir üst katta ise diyetisyen bir kız yaşıyordu. Evden 1 ayda sigara kokusu çıkmadı duvarlar sapsarı, beyaz kapılar bile sararmıştı. Sürekli partileyen bir tipmiş. Bu kirlenen evin sahipleri de yurt dışında yaşayan yaşlı çok tatlı bir çift. Bir de böyle durumlar var tabii
0
croswell
(09.01.26)
uğraşırım derseniz bu konuda daha önce ceza almış ev sahipleri var.

(bkz: bekara ev vermeyen ev sahibine ve emlakçıya ceza)
www.hurriyet.com.tr
+1
inheritance
(09.01.26)
herkes kendince haklı çıkar.
adamınsa ve komple aile apartmanı ise sosyal bekar düzeni bozabilir diye düşünmüş.
altıntepe taraflarına gel gayet güzel evler var bekar arkadaşlar mis gibi yaşıyor.
0
jamswety
(09.01.26)
ev sahibi o kafadaysa o eve çıksan bile rahat rahat oturamazdın emin ol. başka kurtulmuş oluyorsun böylelerinden.
+3
jelly bear
(09.01.26)
açıkçası ben ev sahibinin kiracı seçmesine karşı değilim :) durun vurmayın dfgdfjghj

yani şöyler herkesin kendine göre bir yaşam tarzı var ve buna uygun insanlara ev kiralamak istemeleri normal bence. diğer türlü evi kiralayıp sonra da o kişinin yaşam tarzından şikayetlenmek bundan rahatsız olmak ve bu rahatsızlığı o kişiye de yansıtmaktansa böyle baştan kabul etmemek daha iyi gibi geliyor.

muhtemeln bu ilanı veren kişi daha önce bekara vermiştir bir takım sıkıntılar yaşamıştır ondan sonra artık vermemeye karar vermiştir. bence herkes kiracısını seçmekte titiz davransın çünkü yasalar 10+ yıldan önce kiracıyı çıkaramayacağını düzenliyor. 10 küsür yıl muhatap olacağın kişiyi de seçmek istemek hak bence.
+2
Sadece soruyorum
(09.01.26)
kiracı seçme hakları tabii ki olamaz. o zaman marketler ve mağazalar da müşteri seçsin. olur mu öyle şey? o zaman ben de bir bina alayım ve vejetaryen veya vegan olmayan ya da kedisi olmayan kimseyi kiracı yapmayayım. hatta sigara içenlere ev vermeyeyim var ya ağlayan, söven ne kadar çok olur bak o zaman. hem siz taksiciler müşteri seçiyor diye kızıyorsunuzdur mesela.

cemaat evi midir nedir, nasıl saçma bir kafaysa...

ben kadınım. bu evde onuncu yılımdayım. içkim sigaram vs. hiçbir şeyim yok. eve zarar vermedim. gürültü yapmadım. evi kerhaneye de çevirmedim. bir gün bile kiramı geciktirmedim. evde yüksek sesle müzik bile dinlemem. diğer ev arayan arkadaşım da kadın ve o da benim gibi. sessiz sakin insanlarız. ayılar yüzünden neden olan bize oluyor?
0
🌸art cat chocolate
(09.01.26)
Ev sahibinin kiracı seçme hakkı elbette var. Manav değil ki bu patatesi verdim, yolladım gibi bir alışveriş olmayacak. Her şey yolunda giderse yıllarca bu insana ait bir evin kullanımını verecek size.

Bununla birlikte, aynı rezil durumu bikaç sene önce ben de yaşadım. Kadıköyde tek başıma yaşamak için ev ararken bulduğum, kafama yatan aşağı yukarı 10 tane evi bekar olduğum için vermediler. İnsanı gerçekten çıldırtan bir durum. Sanki bekar adamlar akşam eve gelip duvarları kemiriyormuş gibi bir muamele. Bir tanesi şey demişti hatta "ilgilenen çok tatlı çiftler var" ??? Yani amk?
Sanki çiftler kirayı parayla öderken, bekarlar öpücük veriyormuş gibi salak saçma bir durum. Maalesef bunlar var.
Sonra yanlışlıkla ev buldum 4 sene kadar yaşadım. 2 ay önce kadıköyde başka bir yere taşındım, yine tek başıma ve bu seferki ev sahibi zerre umursamadı mesela. Herhangi bir şey sormadı bile konuyla alakalı. Marji bir tip. Sevdim.


edit: bu arada bu meselenin etrafından dönmek için arkadaşlarımın uygulayıp sonuç aldığı bir taktik var. Eş dost bir arkadaşınızı yanınızda götürün eve bakmaya giderken, nişanlım diye tanıştırın. Olur da 1-2 sene sonra yanlışlıkla "baba sen naptın evlenmedin mi hala ya" diye sorarlarsa da "abi yürümedi be" dersiniz. Bitti gitti. Net çalışıyor bu arada bu taktik şakasız.
0
cay koy geliyorum
(09.01.26)
(10)

kıyıda köşede kalmış kullanılmayan satmaya üşenilen şeyler

cisimcik golgi
hem üşenilen hem de kıyılamayan da diyebiliriz.benimkiler:çok eski pili bozuk bir macbook air2018'lerden kalma magic mouseeski bir swatch saatkimler neyi satmakla uğraşmıyor, evlerde ne istifleniyor onu merak ettim. hem de belki birilerinin de işi görülür bu duyuru vesilesiyle.
hem üşenilen hem de kıyılamayan da diyebiliriz.
benimkiler:
çok eski pili bozuk bir macbook air
2018'lerden kalma magic mouse
eski bir swatch saat

kimler neyi satmakla uğraşmıyor, evlerde ne istifleniyor onu merak ettim. hem de belki birilerinin de işi görülür bu duyuru vesilesiyle.
0
cisimcik golgi
(08.01.26)
Bana bir numara küçük Colombia sandalet,
Bana bir beden büyük Colombia mont,
Bana bir beden küçük Colombia polo yaka tişörtler
Bana bir numara büyük adidas ayakkabı.
Hepsi de yurtdışı alım

İlk aklıma gelenler bunlar.
0
Mirket
(08.01.26)
Üç ay önce aldığım hiç kullandığım elektrikli fırınım var. Bayağı ağır olduğu için kimseye elden hediye diye veremiyorum, pahada ağır olmadığı için satmaya uğraşmıyorum. Kaderine terkedilmiş vaziyette bekliyor bir köşede. Şişli - Taksim civarlarında ihtiyacı olan varsa verebilirim.
0
sekizdokuzon
(08.01.26)
Onlinedan satın aldığım için rengini tutturamadığım fondöten kapatıcı gibi bilumum kozmetik ürünü.
0
ekimoloji
(09.01.26)
istif yok, satiyorum cunku. ozellikle elektronik ise isim bittigi anda okutuyorum.
satamazsam arkadaslara soruyorum ihtiyaci olabilecek.
arkadaslar da almazsa bagisliyorum
bagislamayacak durumda ise cop kutusunun yanina koyuyorum, kutu toplayan evsizler var onlar alip goturuyor.
0
cooperr
(09.01.26)
kullanım dışı kalan cep telefonu ve dizüstü bilgisayarlarımı istiflerim, güvenlik sebebiyle. teknolojiyle çok alakam yok. içindeki verilerin silinmesi vs. muhtemelen mümkündür ama açıkçası akıllı telefondur, bilgisayardır bu tip şeylerde güvenlik endişem var.

ha tabii bu cihazlarda kuzey kore'nin nükleer silah bilgilerini filan saklamıyorum ama standart bir endişe benimki.
0
wilhelmwasmuss
(09.01.26)
hatırası olan şeyler var , annemin dantelleri var . hiç dantel sevmediğim ve kullanmadığım halde 1 koli dantel masa örtüleri vs bekliyor evde . yün kazak hırka ve yelekler var yine annem ördü diye .
tabaklar bardaklar fazla fazla ve hiç kullanılmamış eski antika denebilecek şeylerle dolu ev .
kıyafetleri falan facebook üzerinden "atmaver " grubundan ücretsiz verdim , vermeye devam ediyorum ama orada da her teklife istiyorum diye atlayan kurnaz kişiler var dikkat etmek lazım . gerçekten kullanmak için ihtiyacı olanlara fırsat vermiyorlar .
0
devilone
(09.01.26)
Elimde sorunsuz çalışır durumda 1050ti ekran kartı var. Bir türlü elim giymiyor satmaya
0
limonlu eksi
(09.01.26)
shark ninja koltuk yıkama makinesi yine shark ninja dondurma yapma makinesi aylardır kutusundan bile çıkmadı
0
zozjotejmnk
(09.01.26)
artık küçük gelen takım elbiselerim var. bir kaç kez giydim. buzdolabında kimsenin yemediği reçel gibi duruyorlar öyle.
0
yurtsuz john
(09.01.26)
Epey fazla gıda ürünü var nohut, makarna vb. Öğrencilere verebilirim.

Hava nemlendirme cihazı var.
Profesyonel bisiklet koltuğu
Cat6 kabloları, pc güç kabloları
Güncelleme gelecek..
0
Teran
(09.01.26)
(12)

Ev Sahibim Kiramı Kızının Ibanına Göndermemi İstedi, Sizce Ne Yapmayalım ?

sislerrr
Merhabalar, Ev Sahibim geçenlerde beni aradı ve ocak ayı itibariyle kiramı kızına göndermemi istedi. Whatsapp'tan da kızının ismini ve soy ismini yazmış ve belirtilen ibana kirayı göndermemi belirten bir yazı yazmış. İleride yasal olarak bir sıkıntı yaşatır mı ? Acıklama kısmına ev sahibinin adını &
Merhabalar,
Ev Sahibim geçenlerde beni aradı ve ocak ayı itibariyle kiramı kızına göndermemi istedi. Whatsapp'tan da kızının ismini ve soy ismini yazmış ve belirtilen ibana kirayı göndermemi belirten bir yazı yazmış. İleride yasal olarak bir sıkıntı yaşatır mı ? Acıklama kısmına ev sahibinin adını & soyadını ve apartmanın adı ile daire numarasını belirteceğim. Sizce yeterli olur mu ?

Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
0
sislerrr
(28.12.25)
kiracıyım, benzer bir durum yaşadım, avukatım göndermememi söyledi. Kızıyla kira sözleşmesi yapmanız gerekiyor. Yoksa ben filanca aydır kira almıyorum filan der, siz uğraşırsınız.
+11
nefertarii
(28.12.25)
yaygın hikaye bu son zamanlarda, sonra kira ödemedi diye sıkıntı yaratır
+3
nahtoderfahrung
(28.12.25)
Ev sahibi, kiracı ilişkisi de ticarette olduğu gibi bir noktadan sonrası iyiniyet ve karşılıklı güvene dayanmalı. Acaba ilerde başıma bir şey gelir mi sorusu, paranoyaya dönüşmemeli diye düşünüyorum.

O whatsapp yazısını muhafaza etseniz, açıklama hanesine de adres yazıp konutun kira bedeli deseniz, adamla kızın soyadı da aynıysa falan.
Fazlasında da mahkemelik olursanız da, bunları da hakim, kanıt olarak kabul etmezse de...

Olay artık şey gibi oluyor. Biri balkondan kafama saksı atarsa diye sokağa çıkmamak gibi bir şeymiş gibi geliyor bana.
+2
Mirket
(28.12.25)
yakalayamadığın.ışıklar
(28.12.25)
ben yapmam. çok istiyorsa parayı geldiği gün kızına kendi havale yapsın.
verilecek yanıt da çok basit. aile avukatımıza/muhasebecimize sorduk. bu durumda kızınız kira geliri elde ediyor görünerek zor durumda kalabilir. bizim açımızdan da ileride yasal sorun olabilirmiş. kusura bakmayın.

gene bir avukat yardımı ile gönderilecek hesabın yenilendiğine dair bir belge oluşturulabilir.
+4
orpheus
(28.12.25)
Yarın bir gün sıkıntı çıkması durumunda ödememiş kabul edilirsiniz. Size yazılı olarak bundan sonra kızımın şu iban numaralı hesabına gönder tarafıma ödenmiş gibi kabul edilecektir şeklinde imzalı belge vermesi durumunda bir sıkıntı olmaz.
0
al sana nick it
(28.12.25)
Bir aksilik yapmak isteyen olduktan sonra, “ben yaşlı insanım kızım almış kendi yazmış benim haberim yok. Kira gelmedi şaşırdım” bile diyebilir. Elinden bir yazı almak en sağlıklısı.

Ama Normal insanlarsa, kira gününde “dediğin gibi kızının şu ibanına atıyorum tamam di mi” diye de yazar cevap almakla yetinirdim ben.
+1
lazor
(29.12.25)
Arkadaşım şöyle bir şey yaşadı; ev sahibi kirayı iki ay elden ver hesabımda bloke var gibi bir şey söyleyip iki ay kirayı elden aldı. Sonra da arkadaşımk kiramı ödemedi diye mahkemeye verip evden çıkarttı. Üstelik mahkeme bir delil olmadığı için ev sahibini haklı buldu.
+1
suicides underground
(29.12.25)
Ev sahibi siz oldugunuz için ben size göndermeye devam ediyorum. siz kızınıza kendiniz gönderirsiniz diyip konuyu kapatın.
+2
limonlu eksi
(29.12.25)
yasal olarak sıkıntı yaşarsınız.

ev sahibiniz önce gidip; 'taşınmazımı kiraya vermeye, kira sözleşmesi imzalamaya, kira bedelini tahsil etmeye' maddelerinin olduğu bir vekaletnameyi noterde kızı ile imzalayacak.

bu vekaletname sonrası sizinle yeni bir kira sözleşmesi yapılacak.

ha ben göndereyim derseniz ne olur? 3 ay sonra bana kiramı göndermedi der tahliye açar. whatsapp görüşmeleri maalesef kanıt değil.
0
galahad reloaded
(29.12.25)
Ben de eşinin adına gönderiyordum veya kızı bilemiyorum tam bunu kira sözleşmesine yazmıştık.
kira sözleşmesi yazılı olma zorunlulugu olmayan bir sözleşmedir lakin siz yazılı sözleşme yaptıysanız iki sözleşmeye de yazarsınız şu şu tarih arasında bu ibana, bu tarihten sonra şu ibana diye yazarsınız.
0
liberal
(29.12.25)
Ek sözleşme. Kira yatirilacak iban
0
topkapiaksaray
(29.12.25)
(3)

Hesaba koyulan blokeyi kaldırma

anatomik
Banka haciz mevzularından dolayı hesaba bloke koyuldu. Bunu serbest bıraktırmanın bir yolu var mı borcu kapatmadan?
Banka haciz mevzularından dolayı hesaba bloke koyuldu. Bunu serbest bıraktırmanın bir yolu var mı borcu kapatmadan?
0
anatomik
(26.12.25)
borcunuz bankaya olan bir borçsa bankanızla yapılandırma konularında anlaşmanız müzakere etmeniz lazım. anlaşırsanız bloke kalkar.yoksa kalkmaz
0
limonlu eksi
(26.12.25)
Hesabınızda yeterli meblağ yoksa, yapılandırma yapıp, taksitlendirip kaldırtabilirsiniz ama taksidi ödemediğiniz an tekrar hacze girer.
Hesabınızda yeterli para varsa zaten o parayı yakaladıkları için tamamını ödememeniz durumunda hesaptan tahsil ediyorlar, taksit imkanınız falan olmuyor.
0
Unde bach canim
(26.12.25)
93 1 ihbarnamesi mi ne bunun adi.

Avukat bankaya yazi gondermis. Banka da blokelemis. Miktar az ise ugrasip almaz onu. Ancak bazi bankalar yazi sonrasinda giren paraya bloke koymuyor. Ben de ole olmustu. Borcu kapatiktan sonra da yine o avukat tekrar yazi yazacak blokeyi kaldirin ben tahsil ettim diye kabaca anca ole kalkiyor. Yoksa banka bilmez siz naptniz.
0
kirlipam
(26.12.25)
(6)

İzmirde fiyat-performans olarak nereden ev alınır?

adivar
Şayet olursa eşimin işi bornova metro bölge sanayi duraklarına yakın olacak. Servis durumlarını bilmiyorum ama bir şekilde metro bağlantısı kurulabilir yani.Bütçe ise 4-6 milyon arası olabilir. Borç harç 6 buçuk belki. 3+1 olması lazım. Uzun yıllardır İzmir'de olmadığımdan çok bilemiyorum. Önerilere
Şayet olursa eşimin işi bornova metro bölge sanayi duraklarına yakın olacak. Servis durumlarını bilmiyorum ama bir şekilde metro bağlantısı kurulabilir yani.
Bütçe ise 4-6 milyon arası olabilir. Borç harç 6 buçuk belki. 3+1 olması lazım. Uzun yıllardır İzmir'de olmadığımdan çok bilemiyorum.
Önerilere açığım.
Kira alternatifi de düşünüyorum fakat bulunduğum şehirdeki evim 27-28 civarı ederi kira. İzmir'de çok yüksek gibi geldi kiralar.
0
adivar
(24.12.25)
nergiz, goncalar mahallesi taraflarına bakılabilir, demirköprü ya da. izban hattına yakın yerlerinden.. böylece izban artı metro ile bornova'ya ulaşım sağlanabilir, bostanlı'ya falan da yakın mahalleler buraları. gece dışarı çıkmak istediğinizde yürüyerek gidip gelinebilir.
0
oldtimer
(24.12.25)
nergiz, goncalara ilave olarak. bahçelievler, alaybey, aksoy(evler bütçeyi aşabilir bakmakta fayda var.
oldtimer'ın dediği gibi bostanlıya ve karşıyaka çarşıya çok yakın bölgeler olduğu için hem sosyal kalırsınız hem ulaşım için izbana yakın olduğu için rahat edersiniz.
0
IcedFlames
(24.12.25)
Yukarıdaki arkadaşların önerisine katılmakla beraber,

Önerilen bölge, depreme karşı çok hassas bir bölge. Çok fazla da kentsel dönüşüm faaliyeti var. Deprem konusu öncelikli göz önünde bulundurulmalı.

Metro güzergahında iş yeri olan kişi İzban güzergahında konut alırsa işe iki ulaşım aracı değiştirerek gidecektir. Bu husus gözönünde bulundurulmalı.
0
Mirket
(24.12.25)
karabağlar eserkent dostluk bulvarı
0
HellKeePer
(24.12.25)
izban'ı olaya katma.

klasik yer altı izmir metrosu güzergahında ol.

mesela karataş'tan konak metro yürüyerek 8 dakika.

veya üçyol'dan narlıdere'ye kadar olan metro duraklarına yürüyüş mesafesinde de oturabilirsin yaşam tarzına göre.

not: zamanında sanayi durağına yürüyüş mesafesinde çalıştım.

karataş'tan metro kullanıyordum çoğu zaman.

hava almak istersem otobüsle alsancak gar ve sonra tramvay'la da geçebiliyordum.
+1
rain when i die
(24.12.25)
Çok şart degilse İzmire gelmeyin. Barajlar boşalmış durumda. Hergün sular kesiliyor. Önümüzdeki yaz korkunç günler bizi beklemekte. Bu sorunu da göz önüne alıp öyle burdan ev alın
0
limonlu eksi
(24.12.25)
(8)

Bir bebeğin ilk ayakkabıları kaç numara/ cm olur?

Bartebly
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım? Teşekkürler
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım?

Teşekkürler
0
Bartebly
(23.12.25)
illa ilk adım ayakkabısı alayım diyorsanız kaç numara alacağınızı bilmek biraz zor. bebeğin hangi ayda yürümeye başladığına göre değişir. marka kalıpları da biraz farklı oluyor. 18. ay civarı yürümeye başladığını varsayarsak 20-21 numara olabilir.
0
elorelia
(23.12.25)
O değişiyor. Erken alırsanız ellerinde kalma olasılığı çok yüksek. Bana bebek için gelen bisürü hediye zamanı tutmadığı için giyilmeden elimde kaldı. Değişim kartı bile makbule geçmeyebiliyor. Zaten çocuğun hareketli yorucu zamanı gelen hediyeyi al götür doğru bedenle değiştir bu bi mesai. Değişim zamanını geçirdiğim için elimde kalan giysiler de var. İşte dertlerim böyle. Yardımı olursa diye yazdım.
0
benim bir gizli bildiğim var
(23.12.25)
her bebegin yürüme zamanı ve gelişimi farklı. Ve bunlar her bebekte farklı oldugu için ayak numarası da belirsiz oluyor. Bebegin ilk ayakkabısı yürümeye başladıgında magazaya götürülüp ölçülüp öyle alınır . bazı bebekler 15.ayda yürümeye başlıyor 20-21 numara alırsanız o bebege o ayakkabılar çok büyük gelecek. veya 18 ayda yürüdü diyelim. ayak yapısı biraz uzun diyelim 20-21 numara olmayacak 22 olacak.

Yukarıda dedigim gibi, bebek ne zaman yürümeye başladı o zaman götürüp magazadan ölçtürüp o an alın ayakkabısını
0
limonlu eksi
(23.12.25)
Almayın.
Kimin hangi yaşta yürümeye başlayacağı belli olmuyor. O yaşta ayağının kaç numara olacağı da belli olmuyor. Dolayısıyla o zamanın hangi mevsime denk geleceği de belli olmuyor. Zaten yürümeyi ilk öğrenmeye başladıkları zamanlarda ayakkabı yürümelerini zorlaştırıyor.

Heves ettiyseniz 24 numara güzel bir ayakkabı alın, zamanı gelip ayağı o numaraya geldiğinde kullansınlar.
+1
michael_knight
(23.12.25)
benim oğlum 10 aylık yürüdü 19 numara giyiyordu. şimdi 16 aylık 21 numara giyiyor.

ama ayakkabı riskli bence. aynı numara bile farklı markalarda denk gelmiyor deneyerek almak lazım.
0
yenibirgüzelnick
(23.12.25)
Benim oğlum iri bir bebekti 20 numara idi ilkadım ayakkabısı. Numarayı tutturamazsınız ama ilk ayakkabısını almaya heveslendim diyorsanız sokağa çıkan çocuğa yürüsün yürümesin ayakkabı giydiriliyor ayağı üşümesin diye. Vicco’nun bu modelini doktorumuz önermişti. Oğlum da dahil çevremdeki tüm çocukların ilk yürürken giydiği ayakkabı bu model idi. İlk adım olur mu kısmı piyango.

www.vicco.com.tr
0
cilekli pasta
(23.12.25)
biz de çilekli pastanın attığı modeli kullandık ilk adım ayakkabısı olarak ama yürümeye başladıktan bir süre sonra. tek başına 10 adım atmadan ayakkabı alınmaz derler. bir de spor ayakkabı olmaz, yumuşak olacak altı, tek elle kıvırabilmeniz lazım
0
mezzosprite
(23.12.25)
ne zaman yürüyeceği belli değilken önceden alamazsınız. büyük veya küçük gelebilir. ben 9 aylıkken yürümüşüm mesela ama daha geç yürüyenler de var.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
(4)

Ankara da tehran gibi tasinmaya baslanir mi

lapaz
? 100 milyar dolarmis tehrani tasima maliyeti. Sebebi susuzluk.
? 100 milyar dolarmis tehrani tasima maliyeti. Sebebi susuzluk.
0
lapaz
(22.12.25)
Taşınmak zorunda kalacağını düşünüyorum. Sürdürülebilir değil.
0
silverleaf
(23.12.25)
Bu konulara ekstra ilgili biri olarak Tahran'ı pek duymamıştım şimdi baktım.

Endonezya başkentini bu sene Ağustos'ta resmi olarak taşıyacaktı ama biraz erteleme oldu, Jakarta yer altı suların aşırı kullanımından dolayı deniz seviyesinin altına batıyor. Borneo adasında Nusantara diye yapay bir şehir yaptılar oraya taşıyorlar.

Mısır da yeni bir başkent inşa ediyor henüz ismi belli değil, oraya taşıyacaklar yavaş yavaş.

Ankara için bu tarz bir risk olduğunu düşünmüyorum. Başkent hâlâ İstanbul olmaya devam etseydi muhtemelen İstanbul'un nüfusu 20-25 milyon sınırını geçerdi ve o durumda İstanbul'dan taşınması şu an tartışılabilirdi ama Ankara 5-6 milyonluk geniş bir coğrafi havzası olan bir şehir. Etrafa yayıla yayıla 10 milyona kadar rahat çıkabilir. Ayrıca Ankara aslında su fakiri bir şehir değildi kurulduğu dönemde her yerinden nehirler akan bir şehirdi de işte plansız yapılaşma ile kurutuldu hepsi.
0
nundu
(23.12.25)
Ankaradan önce asıl kritik tehlikeli yer izmir.

Ankarada öyle büyük kritik susuzluk problemi yok.
0
limonlu eksi
(23.12.25)
@nundu Ankara hiçbir zaman her yerinden nehirler akan bir şehir olmadı. Birkaç küçük deresi vardı ve bunların su ihtiyacına bir faydası olmazdı.
Soruya cevap: Ortada başkenti taşımayı ne gerektirecek ne de düşündürecek ölçekte bir su krizi yok.
0
mikro patlama
(23.12.25)
(6)

araba soruları

inheritance
1. trafikte uzun bir süredir dikkat ediyorum. bazı arabaların ön sinyal lambaları (turuncu lambalar) sürekli yanıyor (yanıp sönme değil). o modellerin hepsinde de yok. gündüz farlarını sinyal lambalarına mı bağlıyorlar?2. tampon tampona trafikte veya ışıklarda beklerken öndeki aracın egzozunun klima
1. trafikte uzun bir süredir dikkat ediyorum. bazı arabaların ön sinyal lambaları (turuncu lambalar) sürekli yanıyor (yanıp sönme değil). o modellerin hepsinde de yok. gündüz farlarını sinyal lambalarına mı bağlıyorlar?

2. tampon tampona trafikte veya ışıklarda beklerken öndeki aracın egzozunun klima aracılığı ile sizin aracınıza girdiği oluyor mu? klima dışarıdan hava alacak şekilde ayarlıyken ışıklarda durunca egzoz kokusu doluyor arabanın içine. içerideki havayı çevirecek şekilde ayarlıyken olmuyor.
0
inheritance
(22.12.25)
1- Teknik detayini bilmiyorum ama surekli acik olacak sekilde ayarliyorlar evet, tamamen sekil olsun diye yapilan birsey. O sekilde muayeneden geciyor mu bilmiyorum ama gecmemeli, hatta direk polis cevirip ceza yazmali ama ne kadar uygulamasi var bilmiyorum.
2- Bana da oluyor tabii, karbon polen filtresi bunu azaltir diyenler var ama ne kadar dogru bilmiyorum. Bir de kirli havayi alinca hava alimini kesen daha teknolojik sistemler de var ama tam adi neydi bunun bilmiyorum.
0
mbond
(22.12.25)
1- yanlış bilmiyorsam amerikan park diyorlar buna. Tam keko işi.

2-bana hiç olmadı
+1
rodeocu
(22.12.25)
1. Bahsettiginiz şeyle hiç karşılaşmadım
2. Arabaların klimalarının içeri hava çeken kısmı arabaların en önünde olur. E genelde de arabaların egzos çıkısı arabaların en arkasında olunca tampon tampona giderken öndeki aracın egzoz dumanını arabanızın içine vakumluyorsunuz. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için içerideki havayı çevir tuşuna basarsanız klima önden havayı çekmez sadece arabanın içindeki havayı çevirir
0
limonlu eksi
(22.12.25)
1- amerikan sinyal, amerika'da araclarda farlar surekli yanik degilken, bu is icin sinyaller kullanilirdi. ben de guzel durdugunu dusunuyorum acikcasi ama para verip yaptirmam.
2 - hava filtresini karbon filtre ile degistirin, iceriye fazla koku almak o zaman.
0
cooperr
(22.12.25)
1- amerikan park. yeni nesil araçlarda kodlamayla yapılıyor. türkiye'de yasak. muayeneden geçemezsin.

2- hayır. koku geliyorsa kaliteli polen filtresi kullananın. aracınıza uygun mann marka karbon filtreler iyidir.
0
false pretension
(22.12.25)
sıkışık trafikte araç havalandırması iç sirkülasyona alınmalı. yoksak istediğiniz kadar filtreleyin önden egzos kokusu alır. bazı araçlar bunu otomatik yapar.
0
orpheus
(23.12.25)
(11)

60'larının sonundaki babam...

gnosis
... 40 yıllık mevzulardan komşularla kavga ediyor, ottan-çöpten sebeplerle sokakta gördüğü tanımadığı insanlarla tartışıyor. Abim bıkmış durumda. Ben başka ilde yaşıyorum, beni de arayıp sürekli yaptıklarını ve intikam alma planlarını anlatıyor. Dinliyorum, haklı olduğu konular da var ama çok sert t
... 40 yıllık mevzulardan komşularla kavga ediyor, ottan-çöpten sebeplerle sokakta gördüğü tanımadığı insanlarla tartışıyor. Abim bıkmış durumda. Ben başka ilde yaşıyorum, beni de arayıp sürekli yaptıklarını ve intikam alma planlarını anlatıyor. Dinliyorum, haklı olduğu konular da var ama çok sert tepkiler veriyor. Birgün ya tansiyondan düşüp ölecek ya da biri öldüresiye dövecek. Sürekli peşinde dolaşamıyoruz. Sosyalleştiği bir ortam da yok. Birkaç kere kahvehaneye gitmeyi denedi, bir daha gitmedi. Biraz anlayışlı ol diyoruz, bize de kızıyor. Bana karışamazsınız diyor. Annemi geçen sene kaybettik. O zamana kadar annemin bakımı ile ilgileniyordu. Şimdi tamamen boşlukta kaldı. Ne yapılabilir? Her türlü öneriye açığım.
+1
gnosis
(22.12.25)
nöroloji de kontrol demans flnda böyle sinir yapıyor, nörolojik birşey çıkmazsa psikiyatri rahatlatıcı ilaç verirse kendide sakin kalır tansiyonu fln çıkmaz
+3
eja
(22.12.25)
plus özellikli yapay zekanın cevapları şu şekilde oldu: (chatgpt)

Baban/annenin sokakta tanımadığı insanlarla tartışması ve kavga etmesi tehlikeli bir durum. Bu sadece “huysuzluk” değil, tıbbi bir sorun olabilir.

1️⃣ Önce güvenlik
• Yalnız başına dışarı çıkmamalı. Mümkünse mutlaka biriyle çıksın.
• Tartışmaya girme, uzun açıklama yapma.
→ “Tamam, hadi eve gidelim” gibi kısa ve sakin cümleler kullan.
• Kavga anında haklı/haksız tartışması yapma, ortamdan uzaklaştır.

2️⃣ Acil durumlar (bekleme!)

Şunlardan biri olursa 112 / acil:
• Fiziksel kavga riski
• Kaybolma
• Ani kafa karışıklığı, gerçekleri tanıyamama
• Günlerce uykusuzluk, aşırı öfke, şüphecilik

3️⃣ En doğru ve hızlı tıbbi yol
• İlk ve öncelikli: Nöroloji
• Aynı zamanda: Psikiyatri

Bu iki branş birlikte değerlendirmeli.
(Eş kaybı sonrası başlayan öfke → depresyon / demansa bağlı davranış olabilir)

4️⃣ Doktora mutlaka söyle
• Ne zamandır var, eş kaybından sonra başladı mı
• Son zamanlarda artış var mı
• Sokakta kavga etme, öfke patlamaları
• Unutkanlık, yön bulamama, şüphecilik
• Kullandığı tüm ilaçlar

5️⃣ Evde yapabileceklerin
• Kalabalık, gürültü, tartışma ortamından uzak tut
• Düzenli uyku ve yemek saatleri olsun
• Kafein ve uykusuzluktan kaçın

⚠️ Bu durum kendi kendine düzelmez. Erken müdahale edilmezse hem kendisi hem başkaları için risk büyür.


“ ben de bunlara harfiyen katılıyorum. İnşallah süreci bu tavsiyeleri uygulayıp En sağlıklı şekilde yönetirsiniz.
-2
psmstc
(22.12.25)
1. kedi almayı da düşünebilirsin.
2. kesinlikle duyma testi yaptır ve uygun kulaklık al. (az duyduklarında hele ki yalnızlıkta iyice izole oluyorlar ve duygusal durumları fark etmeden değişiyor. tüm psikolojileri etkileniyor, erken bunama ve demansa sebep oluyor
0
kisa
(22.12.25)
Nörolojiye gitti, mr çekildi. Doktoru yaşına göre normal dedi. Elektronik aletleri; cep telefonu, tablet kullanıyor. Yolunu kaybetmiyor. Günlük tutuyor. Sosyalleşme yok sadece. Psikiyatriye gitmez. Keşke gitse.
0
🌸gnosis
(22.12.25)
@kisa Evet, ağır işitmeye başladı. Rahatsız olmuyorum diyor ama önce ondan başlamak lazım sanırım.
0
🌸gnosis
(22.12.25)
etkilerini tahmin bile edemezsin. yalnızlık, depresyon, denge kaybı vs vs.
+1
kisa
(22.12.25)
53 yaşında bana bile bazen her şeyden bıkkınlık geldiği anlar oluyor. eşinin vefatından sonra muhtemelen hayata karşı öfkesi iyice artmış olabilir. psikologa gitmek istememesi de kötü tabi.
+1
lazpalle
(22.12.25)
o yaşlardaki emekli adam devamlı saracak bir şey arar. Eşi de vafat etmiş yapayalnız kalmış. adamın normal yaşamak için sebebi kalmamış.
onu oyalayacak aktiviteler bulmak zamanınını dolduracak şeyler aramak gerekiyor.

TSM veya THM koroları ahşap boyama kursları ,o yaş aralıgına göre trekking aktiviteleri bu durumlar için var.
kahvehanelerin önünde geçerken şöyle bir kafanızı kaldırıp bakın hep o yaş aralıgı adam doludur. sabahtan akşama kadar laklak yaparlar kagıt oynarlar okey oynarlar. yani amaç saga sola sarmadan vakit öldürmek.

Babanızda işte bunlar eksik. Yaşamına devam etmesi için amaç verirseniz sizi rahat bırakır
0
limonlu eksi
(22.12.25)
Limonlu eksi+1

Benim babam da emekli olunca içinden canavar çıkmıştı. Depresyona girdi. Evde sürekli bir gergin hava vardı. Aynı şekilde kahvehane alışkanlığı hiç yoktu. Sonra tekrar çalışmaya başladı normale döndü.

Yalnız adamın ilgisi yoksa tsm korosu, ahşap boyama gibi şeylere yönlendirmeyin ya. Ben de kahvehane alışkanlığı olmayan, sosyallik yönünden benzer biriyim. O yaşlarda çocuğum müzik korosu veya ahşap boyama benzeri şeyler önerse, çocuk mu eyliyorsunuz diye öfkelenirdim muhtemelen. Yani öneri sunmanın zor olduğu bir durum.
0
wilhelmwasmuss
(22.12.25)
şekerine bir baktırın.
0
ground
(23.12.25)
Yürüyüş grupları var. Adalar ve şehre yakın kolay rotalarla başlayabilir isterse. Hafta içi yürüyüşlerine emekliler veya çalışmayanlar katılıyor genelde.
Kendini biraz daha zorlamak isterse hafta sonları doğa yürüyüşlerine katılabilir. Her yaştan insan oluyor.
0
auroraaurora
(23.12.25)
(4)

5-6 yaş için balık yağı

dunyatuhaf
Arkadaşlar , kız çocuğu balık yapı istiyor sanırım bazen yaşadığı rahatsızlıklar için , sanırım çizgi film kanallarında reklamını falan görmüş veya bir arkadaşı demiştir .Alalım mı , sağlıklı mı bunlar .
Arkadaşlar , kız çocuğu balık yapı istiyor sanırım bazen yaşadığı rahatsızlıklar için , sanırım çizgi film kanallarında reklamını falan görmüş veya bir arkadaşı demiştir .
Alalım mı , sağlıklı mı bunlar .
0
dunyatuhaf
(22.12.25)
yani bir kesim ebeveyn 1 yaşından itibaren balık yemediği dönemlerde veriyor, bizim doktorumuz da kendisi söylememişti ama ben sorunca verebilirsin dedi, 2 yaşa doğru sormuştum. bence doktora sorun siz de, rahatsızlıkları da var diyorsunuz burdan aldığınız tavsiye ile ilerlemeyin
0
mezzosprite
(22.12.25)
Balık yagı öyle kafanıza göre bonibon alır gibi alınıp çocuga verilecek bir şey degil. çocuk dogal yolla balık yiyorsa ve Omega-3 içeren gıdalar alıyorsa zaten hiç gerek yok.

Eger çocuk balık eti yemiyorsa tiksiniyorsa doktor tavsiyesiyle alınabilir.
Yine de çogu doktor önermez. eger balık yediremiyorsanız çocuga Ceviz
Chia tohumu yedirin onlarda da omega-3 var derler.
ayrıca reklamlarda gördügünüz ürünler sizi müşteri olarak görür saglıgınız umurlarında degil.
0
limonlu eksi
(22.12.25)
Üretim aşamasına dair videolar var, kaçarsınız kusa kusa.
+1
antihero
(22.12.25)
ben ve kardeşim küçükken aşırı zayıftık. baya çok zayıftık. kilo alalım diye arı sütü poleni vs ve bu balık yağını bize veriyorlardı. zararı oldu mu bilmem ama faydası da olmadı. 21 yaşıma kadar boyuma göre olmam gerekenden hep 10 kilo zayıf oldum hatta bir ara 15 kilo bile...
-1
art cat chocolate
(22.12.25)
(9)

beyaz eşya guruları

benibulmanlazim
özellikle yakın zamanda araştırma yapmış olanlardan tavsiye alayım. ev diziyorum. pahalı mı alsam. ucuz mu alsam. özellikle ne alsam. özellikle ne almasam. toplu alımlarda indirim kampanyaları ne zamanlar olur.( çamaşır makinası, bulaşık makinası, buzdolabı, TV)
özellikle yakın zamanda araştırma yapmış olanlardan tavsiye alayım. ev diziyorum. pahalı mı alsam. ucuz mu alsam. özellikle ne alsam. özellikle ne almasam. toplu alımlarda indirim kampanyaları ne zamanlar olur.

( çamaşır makinası, bulaşık makinası, buzdolabı, TV)
+1
benibulmanlazim
(17.12.25)
televizyon istediğiniz boyutta sunny marka webos işletim sistemli. bir arkadaşım evine almıştı beğendim ben de aldım. fiyat performans olarak cidden etkileyici


bulaşık makinası seg aldım. arkadaşın anası 10 senedir kullanıyor. yazlığındaki makina da regal. 3 programlı yetiyomuş.

koltuk takımını enza home dan aldım. çok değişik fiyatlara bilinmedik markalar var. bi tane 3lü 1 tane tekli aldım. yatak ve bazayı da enzadan aldım tek kişilik. enza zaten yataşın markasıymış. sehpa masa ıvır zıvır aşırı derece pahalı enza da.

mutfak masası ve sandalyelerini ikeadan beğendim. masif ahşap seçtim ama henüz sipariş vermedim.
0
Fodera
(17.12.25)
Arçelik aldım, 4 yıldır kullanıyorum bi sorun çıkarmadılar
0
fildirfildir
(17.12.25)
tv tlc. beyaz eşyada çok özelliklinin hiç bir anlamı yok. beko al geç.
0
mikahakkinen
(17.12.25)
daha 2 gün önce buzdolabı, bulaşık makinesi, ocak, airfryer aldım. hepsini de arçelikten aldım. arçelikte yıl sonu indirimi var sanırım. fiyatları altus ürünlerin %10-15 üzerinde.

bu arada altus ile arçelik aynı ürünler aslında. aynı fabrikadan, aynı banttan çıkıyor ikisi de. yalnız markaları farklı.

arçelik, grunding, beko, altus. aynı malzeme ile yapılan ürünler. hangisini ucuz bulursanız alabilirsiniz.
0
yemrem
(17.12.25)
Çogu insan bilmez. Eger Vestel grubu ürün alacaksanız bu siteye bakmanızı öneririm

www.vsoutlet.com.tr

Kendisi Vestel in sitesi. Birebir Vestel'in sitesindeki ürünlerle aynı kalitede bir tek marka etiketi farklı. Fiyat olarak net %50 daha ucuz. Malzeme kalitesi garanti v.s hepsi aynı
+1
limonlu eksi
(17.12.25)
Tv, kurutma, camasir mak beko 7 senedir sifir sorun. Eski camasir samsung'du anam ağladı.
0
duster
(17.12.25)
Firin, bulasik makinesi gibi urunlerde cok detayli ve programli olanlardan kacinin, gunun sonunda 3-4 programla kullaniliyor. Ne kadar teferruat o kadar cok bozulma riski.
Kucuk ev aletlerinde her seyi yapan aletlerdense temel ozellikli ucuz urunlerden gidiyorum ben. Altus kettle, grundig filtre kahve makinesi (latte vs yapmiyor), sinbo tost makinesi gibi. Yillardir bozulmadilar.
Bir de fiyattan bagimsiz buzdolabinda buzluk altta olan modeller daha cok kullanim rahatligi sagliyor.
0
lallala
(18.12.25)
arçelik/beko eğer fiyat olarak uygunsa alın geçin. 6 senedir arçelik çamaşır, bulaşık ve buzdolabı kullanıyorum. sadece bir kere bulaşık makinesine servis çağırdım.

ama geçen sene ankastre ocak-fırın-davlumbaz alırken arçelik ile siemens aynı fiyattı mesela. siemens aldım.

tv piyasasını hiç bilmiyorum. yine evlenirken samsung almıştık, hiç sorun yaşamadık.

benim de tavsiyem çok fonksiyonlu modellerden kaçınmanız yönünde. zaten bulaşık makinesinde iki ayar filan kullanıyorsunuz. otomatik kapak açma şu bu gibi ekstra özellikler gerçekten gereksiz. çamaşır makinesinde de ihtiyacın üstünde kiloda almaya gerek yok mesela. sadece keşke büyük bi buzdolabı alsaymışım diyorum ben şu an.
0
elorelia
(18.12.25)
ekonominiz müsaitse siemens iq500-700 serisi. müsait değilse alt segment siemens bosch yerine, üst segment arçelik/beko.
0
cisimcik golgi
(18.12.25)
(4)

Panjurlu pencereden eve hırsız girebilir mi?

jonas
Merhaba. Yeni bir eve geçeceğim yakın zamanda. Ama 1. kat olması sebebiyle güvenlik açısından biraz tedirgin oldum. Hırsızlar panjurları etkisiz hale getirebiliyor mu acaba? Yani illa alarm sistemi kurdurmak gerekiyor mu, yoksa sadece panjurlar yeterli midir güvenlik için?
Merhaba. Yeni bir eve geçeceğim yakın zamanda. Ama 1. kat olması sebebiyle güvenlik açısından biraz tedirgin oldum. Hırsızlar panjurları etkisiz hale getirebiliyor mu acaba? Yani illa alarm sistemi kurdurmak gerekiyor mu, yoksa sadece panjurlar yeterli midir güvenlik için?
0
jonas
(16.12.25)
Bahce katindaki evimizde demirler vardi distan. Hirsiz o demiri sökmüş kenara koymus evin icine fener tutuyordu Allah yardim etti isigina uyandim yoksa eve hirsiz giriyordu. Telefon kablosu disardan geciyordu onu bile kesmisti polisi aramayalim diye. Travmalarim canlandi.
+1
matilda
(16.12.25)
Panjur özellikle hırsızlığa karşı üretilmemiş, bildiğimiz klasik panjur ise açılması 1 dakika sürmez.
0
orient blue
(16.12.25)
panjurun dışarıdan açılması işi bilen için maksimum 30 saniye. demir yaptırmanız gerekiyor. 15 lik demirle yapılacak baglantı yerleri duvar içine çakılıp körlenecek. en güvenlisi bu. şarjlı spiral ile bunu da açması 2,3 dk ama gece sessizliginde hiç bir hırsız spiral ile demir kesmez.
0
limonlu eksi
(17.12.25)
@limonlu eksi Panjur kilitleri varmış araştırdım da, o kilitlerden kullanıldığı durumlarda dışarıdan açılamaz sanırım.
0
🌸jonas
(17.12.25)
(12)

Flörtün toki ısrarı

egerbiryolcu
500 bin konut kampanyasına başvurdu, konu açilinca benim de başvurmami istedi. İkna edici konuştu. Tamam dedim ben de şansimi denerim.Geçen gün başvuru ücretimi toparlayamadigimi zaten çiksa da pesinatta da zorlanacagimi söyleyip kendisine bol şanslar diledim. Maaşi yatınca başvuru ücretine yardımcı
500 bin konut kampanyasına başvurdu, konu açilinca benim de başvurmami istedi. İkna edici konuştu. Tamam dedim ben de şansimi denerim.

Geçen gün başvuru ücretimi toparlayamadigimi zaten çiksa da pesinatta da zorlanacagimi söyleyip kendisine bol şanslar diledim. Maaşi yatınca başvuru ücretine yardımcı olacağını mutlaka başvur diye söyledi.

Sizce bundan zorlasam bir anlam çıkarabilir miyim. Arkadaş arkadaşa böyle bir konuda ısrarcı olur mu? Benimle ciddi düşünmeyi düşünüyor mudur? Geleceğe yatırımla ilgili bir konu sonucta. Böyle şeylerden anlam çıkaracagina sor derseniz de ben kızım açilmam kafasında değilim. Onun için beklediğim şeyler var. Ama bir isik varsa daha hevesli olurum.
+1
egerbiryolcu
(14.12.25)
Flörtle cinsel öpüşme konuşulmuyor mu ya. Toki ne abi. Ciddi ilişki olarak görüyor seni. O evde çocuklarınız büyüyebilir. Hayırlı olsun şimdiden. Bu zamanda evlilik iyi cesaret.
-3
arbre
(14.12.25)
Böyle insanlar var. Çevresindeki herkesi, tasarrufa, yatırıma, mal sahibi olmaya, spora, zayıflamaya, sigarayı bırakmaya teşvik eden. Bu uğurda kendini paralayan insanlar var. Kendimden biliyorum.

Ama en azından sana çok değer veriyor ve müşterek gelecek kapısını açık tutuyor diyebiliriz.
+4
Mirket
(14.12.25)
Iyi bir yatirim olacagini dusunmustur. Bence olmayabilir ama siz bilirsiniz. Hic degilse birikim saglar fakat basvuru ucretinde zorlanan pesinat ve taksitlerde de zorlanabilir, hesabinizi iyi yapin.
0
osssy
(14.12.25)
herşeyi bir kenara koy; "gel ortak başvuralım" dememiş bir kere. seni "bireysel" olarak geleceğine yatırım için ikna etmeye çalışıyor. toki olur moki olur, bence niyet güzel gibime geliyor.

bu tarz bir projeye girseniz, hatta yolları ayırsanız bile, ilerde arkasından çok dua edersin.
bu tarz bir projeye girseniz, yola devam ederseniz yine ona dua edersin, efferim len dersin.

p ise q açılımından devam et :D
+6
love and trust
(14.12.25)
güldüm valla.
elektrik su faturalarının durumundan pazarın ateş pahası olduğundan da konuşuyor musunuz?
-1
deranzo1
(14.12.25)
@deranzo1

Otuz yaş üstü olunca konular böyle :d
Ama evet gelecek kaygısı düzenli iş sınavlar memuriyet gerçekten ortak kaygılar ne yazık ki...
+1
🌸egerbiryolcu
(14.12.25)
Değerimizi anlamıyorsunuz ama er ya da geç farkedeceksiniz.
0
baldan kaymak
(14.12.25)
Ben burada sizinle ilgili net bir gelecek planından çok kendi hayat planını paylaşan bir adam gördüm. O "bak ben böyle planlıyım" diyor, siz "beni de o planın içine koyuyor mu" diyorsunuz. Yani siz gelecekle ilgili konuları ilişki bağlamında okuyorsunuz. O ise büyük ihtimalle kişisel planını paylaşan ve sizi de bu "fırsat" olarak gördüğü plana dahil etmek isteyen iyi niyetli biri. Burada sizin fazla anlam yüklemeniz değil, onun netlik vermemesi var. Keşke az daha net konuşsaymış, bence siz uygun sorularınızla bunu netleştirmesini sağlayın.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(14.12.25)
mirket'in dediklerine katılıyorum. bazı insanlar var, diğer insanların kendileri gibi yatırıma, dengeli beslenmeye, sağlıklı yaşama, spor yapmaya, kendince çok mantıklı gelen şeylere karşı neden uzak durduklarını anlamlandıramıyor ve bu konularda onları bilgilendirip teşvik etmeyi kendilerine görev addediyor. bu eleman öyle birisi gibi geldi bana

sosyal medyada bir meme görmüştüm. adamın birisi zengin arkadasına diyor ki "ya otobüs çok kalabalıktı bugün yoruldum" o da cevap veriyor "aa sen niçin araba almıyorsun ya" :) aklıma bu olay geldi şimdi
+1
abelardo
(14.12.25)
Benimle evlen diyecegine tokiye yazıl diyor işte. Şimdiden sana yatırım yapıyor
+1
limonlu eksi
(14.12.25)
Adam sana iyilik için demiş. ısrar etti derken ayaklarına kapanmamıştır.
yarın ayrılsanız, toki sana çıksa arkasından dua edersin.
0
duyuruuser
(15.12.25)
kimi insalar borca girmeden para biriktiremiyor.
elinde imkan varsa bile o para ile birikim/yatırım yapılabileceğini farketmiyor.
bazen karşılaştığı bazı insanlar da bu konuda iteleyici bir motivasyon oluyor.

ben altında bir çapanoğlu aramaz, iyi niyetli düşünürdüm.
zaten çıkma ihtimali çok düşük. bence de başvurun, eğer çıkarsa ve ödeyemezseniz o zaman başka şeyler düşünürsünüz.
0
biseysorcaktim
(15.12.25)
(9)

Bulasik sungerinizi mikrodalgaya atiyo musunuz

lapaz
Temizlenmesi icin?
Temizlenmesi icin?
0
lapaz
(13.12.25)
Hayır kaynar suda bir iki damla çamaşır suyu içine bezleri ve süngeri bekletiyorum
+1
grimavi
(13.12.25)
Sinek öldürmeyen şey mikrop mu öldürecek?

www.reddit.com
0
Mirket
(13.12.25)
yemeklerin kabasını almak için kullandığım silikon fırçam var. fırçayı su tutup kenara asıyorum. arada bulaşık makinesine atıyorum. süngerim de var. yıl içerisinde süngere ihtiyaç duyduğum zaman nadirdir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.12.25)
Hiç denemedim ama ıslak olması koşuluyla gayet mantıklı. Mikrodalga süngerdeki suyu kaynatır, yüksek sıcaklık en etkili mikrop öldürme yöntemlerinden biridir.
* Sinek mevzusu duran dalga fenomeniyle ilgili, hareket edebildiği için fırının içinde ısınma olmayan bir spota kaçabilir. Bu konuyla alakası yok.
* Sirkeli suyun dezenfektan etkisi son derece zayıftır. Bu kadar popüler olmasının tek nedeni çok kolay ve ucuz olmasından başka bir şey değil. Sirkeye güvenmek, diğer tedbirleri ihmal etmeye yol açıp başınıza iş açabilir.
0
mikro patlama
(13.12.25)
hayır zaten ucuz bişey paket paket alıp. en geç haftada bir çöpe atıyoruz.
0
orpheus
(13.12.25)
hic duymadim boyle bir uygulama.
2-3 haftada bir cope atip yenisini aciyoruz.
0
cooperr
(13.12.25)
Bulaşık süngerini iki haftada bir değiştiriyorum, mikrodalgada pişirmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(13.12.25)
Sünger uzun süre kullanmasi zararli cok bakteri üretiyor diye kabak lifine gectim,daha sağlikli.
0
kendinibulankadin
(13.12.25)
Mikrodalga hiç bir mikrop ve bakteri öldürmez. Yani gereksiz bir eylem
0
limonlu eksi
(13.12.25)
(16)

Domuz yemeyen inançsız var mı?

michael_knight
İnanç dışında bir sebepten domuz yemeyen insanlar da var mı? Normalde domuz yiyen toplumların kültüründe yetişmiş kişiler için soruyorum. Ve tabi veganlık gibi tüm etleri reddetme değil de sadece domuz.
İnanç dışında bir sebepten domuz yemeyen insanlar da var mı?
Normalde domuz yiyen toplumların kültüründe yetişmiş kişiler için soruyorum.
Ve tabi veganlık gibi tüm etleri reddetme değil de sadece domuz.
0
michael_knight
(11.12.25)
dünyada adım atmadığım bir kıta kalmadı. at eti bile yedim ama pembe domuz yemedim. acayip iğreniyorum pembe domuzdan. bu benim inancımla alakalı bişey değil.
0
Fodera
(11.12.25)
Var tabi niye olmasın.

Domuz pis bir hayvan eti de kokuyor çoğu yemekte. Hele kızartmalarda falan yağlı da genel olarak herkese hitap etmeyebilir.
0
chicha_v2
(11.12.25)
Koku iğrenç geliyor bana
0
basond
(11.12.25)
Kokusu igrenç geldigi için yemeyen hristiyan tanıdıklarım vardı. Sıgır eti yiyorlardı sadece. bana sorarsan ne gerek var tecrübe varken
0
limonlu eksi
(11.12.25)
ben yemem. tadını sevmiyorum ve tenya konusu tedirgin ediyor.
0
gabe h coud
(11.12.25)
koyun kuzu ve domuz yemezler bir çok (müslüman ve yahudi olmayan) insanlar. çünkü farklı bir kokusu var, biraz ağır ve yağlı hepsi de. et diye sadece sığır, dana eti yiyorlar.
+1
ground
(11.12.25)
20 yıllık ateistim, çok yurtdışında bulundum ve bir çok kez domuz eti denedim-yedim ama bana hiç lezzetli gelmedi, kırmızı et varken domuz eti yemek bana göre absürt bir durum.
0
say something loving
(11.12.25)
Ben denk gelmedim.
Bu arada domuz etinin hastası olmasam bile domuz şarküterisi, sosisleri vs efsane ürünler. Yoksa hayatımda kimsenin dana biftek ile domuz eti karşılaştırdığını görmedim, fiyat olarak bile aynı yerde değiller. Bana göre domuzun efsane olduğu yer şarküteri. Misal bir jambon de bayonne, porchetta, speck delle alpi.
0
logisticsmanager
(11.12.25)
logisticse katılıyorum. italya'da parma ham yerim, almanya'da sosis yerim, hamburger içinde bacon yerim ama gidip de az pişmiş domuz eti ya da steak tarzı bir ürünü dana eti varken yemem.
0
awlmi
(11.12.25)
Şarküteri domuzu benim için de bir numara +1. istanbul’dakilere eataly’nin mortadellasını öneririm. tiftik pulled pork (özellikle bbqda) ya da japon mutfağında ramenlerde kullanılan chashuyu da seviyorum.

rosto için vs. domuz eti sevmem. baby back ribs de çok sevmem. gerçi ben kurban etini de yemem.

edit: aslında normal bir et türü, "yiyecek kadar düşmek" vb yorumlar bu konunun nasıl bir social construct olduğunu çok iyi ele veriyor. bunun soru olması bile inançsızlar arasında nasıl bir tabu olduğunu gösteriyor. kimse keçi eti için yemese bile böyle yorumlarda bulunmaz. "inançsızların" domuz eti için de aynı nötrlükte olması gerekmez mi?
0
eileengray
(11.12.25)
kuzu yemeyen inançlıda var.
0
duyuruuser
(11.12.25)
"yetismek"ten kasit nedir bilmiyorum ama 20'li yaslarimdan beri yurt disinda yasiyorum. su an 40'a yaklasiyorum. ateistim. domuz eti yemiyorum. sadece sevmiyorum. tadini sevmeme veya saglik nedeniyle yemeyen cok insan vardir diye dusunuyorum. alkol de kullanmiyorum mesela. ustelik alkol kullanmadigimi soyledigimde turkler hemen sizi bir sinifa sokuyor, yobaz, akp'li, bilmem ne. halbuki ben saglikli olmadigi icin icmiyorum. halbuki konustugumuzda inancli olduklarini ama alkol kullandiklarini soyluyorlar. bu daha tuhaf bir durum degil mi? :) ateist olmanin sartlarindan biri alkol (veya domuz) tuketmek degil ama musluman olmanin kurallarindan biri bunlari tuketmemek.
0
Sour
(11.12.25)
inanç hassasiyetim yok ben de de domuz + alkol tüketmiyorum. domuz 1 kere yedim mideme çok ağır geldi sindirmekte epey zorlandığımı hatırlıyorum, o yüzden dana varken neden domuz yiyeyim +1 diyorum. bu arada koyun etini de sindiremem bu yüzden koyun da yemiyorum. alkol de mideme iyi gelmiyor alkol de alamıyorum :)
0
Sadece soruyorum
(11.12.25)
Hocam domuz etine türkiye'de çok acayip bir önem yükleniyor. Hem muhafazakar kesimde, hem daha modern beyaz yakalı tayfada çok acayip bir konu türkiye'de bu.

muhafazakarlar yalandan bile bu kadar korkmuyor.
kendini modern görenler de domuz yemeyi çok önemsiyor, özellikle beyaz yakada bununla övünenler falan var çok komik.

İşin özü batı ülkelerinde de domuz eti tüketmeyen bir kitle var.

Çünkü domuz düşük kalite bir et. Elbette şarküteri anlamında iyi ürünler yapılıyor. Ama Premium et yemeklerinin çoğu sığır etinden yapılır.

Domuz eti biraz daha fast food, orta- orta alt sınıfın, mavi yakalının sevdiği bir lezzet. Ha elbette tüketen var, elbette lüks restoranlarda da servis ediliyor.

Ama şey gibi düşünün, et döner vs tavuk döner. Tavuk döner daha ucuz, daha öğrenci işi, daha zayıf bir lezzet.
+1
anten
(11.12.25)
Çiftlik domuzu değil ama yaban domuzu özellikle pistikten sonra sığır etine baya benziyormus.

Tr'nin yarısına bence dışarda kebap döner hamburger yiyorum diye bunu yedirmislerdir :) hele büyükbaş krizi vs varken affetmemistir Yurdum anadolu irfanina sahip esnafı :))

Kişisel olarak kültürel bir alışkanlık, koku, damak tadı, önyargı vs sebeplerle yemem. (Çünkü hakikatten les gibi kokuyor piserken çiftlik domuzu)
0
makbur
(11.12.25)
duz domuz eti bizim damak tadimiza ters, ayrica kalite olarak da dandik bir et.
bir islemden gecirilmesi lazim yiyebilmemiz icin, ya tutsulenecek, ya marine edilecek, vs.

dini bir kaygim sifir derecesinde ama tadi ters geldigi icin jambon/sosis karisimlari haricinde almam/yemem.
0
cooperr
(11.12.25)
(9)

izmir'in su sorunu ne olacak?

oldtimer
tahtalı yüzde 1'in altına düşmüş. yağmur yağsa da baraj dolmuyor. kesintiler sanırım beş ilçede her güne çevrildi. izmir'in zaten alıp alacağı yağmur aşağı yukarı bu kadar. 20 günlük su kaldı deniyor ki her gün azalan orana bakarsak doğru gibi. hiçbir açıklama da yok konuyla ilgili yetkililerden. ta
tahtalı yüzde 1'in altına düşmüş. yağmur yağsa da baraj dolmuyor. kesintiler sanırım beş ilçede her güne çevrildi. izmir'in zaten alıp alacağı yağmur aşağı yukarı bu kadar. 20 günlük su kaldı deniyor ki her gün azalan orana bakarsak doğru gibi.
hiçbir açıklama da yok konuyla ilgili yetkililerden. tahtalı da sıfırı çekerse ne olacak? komple su veremicekler mi? var mı bir b planı?
0
oldtimer
(10.12.25)
Şehirlere su temini DSİ'nin görevi, temin edilen suyun dağıtımı belediyelerin görevidir.

Bu tip sorulara verilen cevaplar hep Belediyeleri suçlayıcı olduğu için bir ön bilgi vereyim dedim.
+2
Mirket
(10.12.25)
B planları hiç yok. deniz suyundan arıtma tesisi kurulması ve bunun faaliyete geçmesi en az 2 yılda olacak iş. Üstelik bunun için hiç bir girişim yok. hadi bu kışı ara ara ufak ufak yağan yağışlarla atlatırız ama önümüzdeki yaz çok korkunç olacak.

Günlerce haftalarca olan kesintilerin sonucu büyük göçler olacak.. Çünkü azalan su kaynakları artık izmirin nüfus yogunlugunu kaldırmıyor
+1
limonlu eksi
(10.12.25)
bana da öyle geliyor, ama hiçbir açıklama olmaması çok garip. az buz değil kaç milyon insan yaşıyor şehirde. dün manisa'daki barajların da tükendiğini söylüyordu bir uzman. yani çevre illerden zaten su taşımak ütopik geliyor, haydi oldu diyelim oralarda da çanlar çalıyor.
0
🌸oldtimer
(10.12.25)
ben bir yandan olsun istiyorum 1-2 kurak sene suyun değeri anlaşılsın şehirler boşalsın varsın sıkıntı çekelim
0
rajkoothrapali
(10.12.25)
dibe vurmadan ziplayamazsin.
bizim sehircilik anlayisimiz surdurebilir degil.
cok kucuk olmayan bir ulkenin %50si 3 sehirde yasayamaz, bu direk salaklik.
salakligin da bu tarz sonuclari olabiliyor.
0
cooperr
(10.12.25)
bunun bu sene olacağını ön gördüğümden dolayı izmire dönmedim. son 2-3 senedir izmir kavruldu, adam akıllı yağmur da almadı. şehircilik izmirden ayrılalı çok oldu. izmirde yaşamak zorunda olup başka yere gidemeyecek olanlara sabırlar diliyorum.
0
false pretension
(10.12.25)
Şehir insan sayısını kaldırmıyor. Merkezi yönetim belediyenin kolunu kanadını kırmış durumda. Sıkıntı büyük
0
HellKeePer
(10.12.25)
bu yönetimle bişey olacağı yok. daha kötü olacak.

ayrıca dibe vurmadan sıçrayamazsın diye bir şey de yok. dip de yok. düştükçe düşersin bu kafayla.
0
gurur
(11.12.25)
Şehir yer altı suları ile idare ediyor. Ancak bu uzun süre devam etmez. Şubat-Nisan arası yağış olmazsa izmir bitik.

Cooperr'a katılıyorum. Türkiye'de 3 büyük şehir artık nufusu kaldıramıyor. Yolda yürünemeyen bir şehirde su nasıl yetsin
0
michael harddd
(11.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.