Giriş
(16)

Akrabalarini seven var mi

üğpoıuy
Sadece ben olamam di mi?
Sadece ben olamam di mi?
0
üğpoıuy
(01.07.26)
Tamamını mı?
Tamamını sevmiyorum tabii.

Akraba olmasak ve başka ortamlarda tanışmış olsak da seveceğimi düşündüğüm insanlar sevdiğim akrabalarım hep.
Sayıları çok değil ama var yine bir miktar.
0
mutekebbir
(01.07.26)
sevme sevmeme değil de; iletişimim yok eskisi gibi. kopuldu zamanla. onların (kuzenler, eşleri vs. ) da benim de bunu değiştirmek için aman aman bir gayreti yok. öncelik arkadaşlarımda.
0
lüzumsuz adam
(01.07.26)
Baba tarafımı seviyorum. Anne tarafımdan iki üç kişi hariç çok seviyorum.
0
mor oje
(01.07.26)
çoğunu tanımıyorum :)
0
devilone
(01.07.26)
Ya o kadar çok akraba var ki tabii ki çok sevdiklerim de var gıcık olduklarım da var. Bu durum anne baba tarafı olarak da fark etmiyor.
Teyze hala dayı amca bunları genelde neredeyse hepsini seviyorum. Çok fazla kuzen var. Çocukluğumun birlikte geçtiği çok sevdiğim yakın kuzenlerim de var tanımadığım kuzenlerim de var resmi olduğum kuzenlerim de var.

Diyarbakır/İstanbul olunca...
0
egerbiryolcu
(01.07.26)
Cok bayilmiyorum ama gecmiste sorun yasadiysak falan sahsi algilamamaya calisiyorum. Kimse mukemmel degil, birlikte vakit gecirmeyi seviyorum. Kotu akraba muhabbetleri burada cok meshurdur, cogu da haklidir eminim ama her akraba kotuyse birileri de bizden kotu diye bahsediyor olmali.
+1
mbond
(01.07.26)
annem 11 kardeş babam 11 kardeş, mebzul miktarda kuzen var
herkesi değil ama epey bir sevdiğim vardır, bazılarıyla birlikte büyüdük. bazı büyüklerime çok saygım vardır
ama hiç görmediklerim de var
0
subcomponent
(01.07.26)
Hepsini severim, hepsi kendi halinde
0
mikahakkinen
(01.07.26)
herkes herkesin akrabası; bu hesaba göre zaten sizde başkasının gözünde akraba sevilmez seviyesindesiniz. Peki kendinize bunu yakıştırır mıydınız?

Ebeveynler zamanında onlardan kötülük görmüş, o zamanında bana şöyle yaptı diye söylenip duruyor. Ama eminim onlarda başkasına yapmıştır, sadece söylemiyorlardır. o akrabalarınıza sorsanız, sizinkiler hakkında kim bilir ne diyecekler ve sizinkiler kim bilir nasıl savunacak.

Sırf ailem sevmiyor diye halamı sevmeyecek değilim. Halam beni evine çağırır, konuşur ederiz. Ebeveynlerle birbirini yesinler, beni çok ilgilendirmiyor yani. Ben akrabalarım ile kişisel olarak bir problem yaşamadım, gerisi de beni ilgilendirmiyor valla.

edit: kişisel değil genel olarak söyledim ya :)
0
substituent
(01.07.26)
Hemen hepsini baya seviyorum. İyi ki varlar
+1
kisa
(01.07.26)
@sub, bana diosan ben cok seviyorum
0
🌸üğpoıuy
(01.07.26)
Ne yazık ki insan zaman ilerledikçe herkesin bir falsosunu göre göre bazı duygularının köreldiğini fark ediyor.

Yine de bayram günlerinde, artık tek tük kalmış ihtiyarların evinde nadiren gördüğüm akrabalarla bir araya gelmek mutlu ediyor.

Çok daha nadir olarak çok geniş katılımlı akraba toplantı/yemeklerimiz oluyor. Orada kimisini tanımasam da hepsi benden olan o koca kalabalığın içinde olmak iyi geliyor. Kan çekmesi diye bir şey gerçekten var galiba.

Ama dediğim gibi çok istisnai durumlar bunlar. Yoksa normalde kuzenlerimle bile öyle çok da görüşmüyorum artık.

Yine de akraba akrabadır. Kavga dövüş, şerefsizlik, hırsızlık, kan vs olmadıkça bir parça olsun bağ kalması iyidir.
0
lazor
(01.07.26)
Belki 30-40 akrabam var, sevdiğimin sayısı 5i geçmez
0
gadlemler
(02.07.26)
Yüzde doksanını 10 yılda bir görüyorum. Sadece cenaze ve bayramlarda gördüğüm insanları sevsem ne sevmesem ne. Eskiden hepsine karşı nötrdüm ama yaş ilerledikçe sevmemeye başladım bazılarını. Sık görüştüklerime bir lafım yok ama 10 yılda bir gördüklerim hiç umrumda değil artık. Çok merak ediyorlarsa onlar gelip beni görebilir. Çoğunun nerede oturduğunu bile bilmem. Mesela aynı semtte oturduğum amcamın evinin yerini bile hatırlamıyorum:)
0
nothing in my way
(02.07.26)
Akpli olumca akraba da olsa sevilmiyor.
-1
rhan
(02.07.26)
%95'ini günahım kadar sevmem %5'ini senede bir görsem özlem duymam.
0
solo
(03.07.26)
(7)

İnsanlar nasıl bu kadar gezebiliyor

arbre
Instagram'a bakıyorum, insanlar her gün, her hafta bir yerde. Onlarca fotoğraf. Nasıl oluyor bu? Ben haftada 6 gün çalışıyorum, 3 gün işten önce ya da işten sonra spora gidiyorum. Pazar temizlikle, dinlenmeyle geçiyor. Kız arkadaşım varken iş çıkışı buluşuyordum ama kafede oturuyorduk. Siz bu konuda
Instagram'a bakıyorum, insanlar her gün, her hafta bir yerde. Onlarca fotoğraf. Nasıl oluyor bu? Ben haftada 6 gün çalışıyorum, 3 gün işten önce ya da işten sonra spora gidiyorum. Pazar temizlikle, dinlenmeyle geçiyor. Kız arkadaşım varken iş çıkışı buluşuyordum ama kafede oturuyorduk. Siz bu konuda nasılsınız?
-10
arbre
(21.06.26)
soyleyince rahatsiz edici gelecek belki ama hepimiz haftada 6 gun calismiyoruz. hepimiz ofisten calismiyoruz. yillik sadece 15-20 gun iznimiz yok, temizligi kendimiz yapmiyoruz vs.
+9
ghilleinthemist
(22.06.26)
altinda araç varsa,
kari koca ,kazancin varsa,
günübirlik 150 km capinda lokasyona gider gelirsin,
0
designer
(22.06.26)
arkadaşım ve sevgilisi sık geziyorlar. başka şehirler, kamplar vs. tüm tatilleri kullanıyorlar. ayrıca hafta sonları da geziyorlar. pahalı yerlere gitmiyorlar. maaşları 100 bin bile değil ikisinin de. arabaları olması avantaj.

başka arkadaşlarım da borç içinde geziyorlar.

ben ise gezemiyorum. :/
0
art cat chocolate
(22.06.26)
her şeyden önce merak ve enerji bulundurmak lazım bünyede. sosyal medya imrendirme ve harcatma pratiği üzerinden işliyor. çık yürü mesela bulunduğun şehirin bulunmadığın yerlerinde. bisiklet edin. illa ki binlerce km uzaklaşmak gerekmiyor gezmek için. şanslı bir finansal durumun ve zaman ayırma şansın yok ise toplumun çoğu kesiminin de ne yazık ki muzdarip olduğu gibi :/ aylarca öncesinden planlama yapmak lazım daha uzak lokasyonlar için.
0
lüzumsuz adam
(22.06.26)
geçen gün bu konuda bi delirdim hem de fesatlık yapıyorum diye kendime çok kızdım.
çok eski bi arkadaşım var birlikte büyüdük ama şimdi o ayrı şehirde yaşıyor. eşi doktor. kendisi çalışmıyor çocukları var.
geçen baktım bodrum'da titanic otel'den story atmış bi çıldırdım ben 3 senedir tatile gitmiyorum bunlar 7 günü 350.000 tl olan otele nasıl gidiyor diye sonra kendime kızdım fesatlık yapma diye. sonra başka storylerinden öğrendim ki eşi konferans için gitmiş o da onla gitmiş, 1-2 gün kalıp döndüler zaten.
böyle şeyler de olabiliyor.
-1
matilda
(22.06.26)
Sadece maddi durumun iyi olmasıyla açıklanamaz. Aynı zamanda hayat felsefesi olarak da görmek lazım. Lüks marka giyinip son model telefon almak yerine o parayı ucuz bilet alıp yurt dışına giden insanlar da var.
0
merhum
(22.06.26)
İnsanlar full time çalışmıyor olabilir, tek gelirleri maaş olmayabilir. Pasif gelirleri vardır, iş seyahatidir, aile desteğidir, birikimdir, uzaktan çalışıyordur, öncelikleri farklıdır. Neden gördüğümüz her şeyi kendi hayat şartlarımıza göre açıklamaya çalışıyoruz anlamıyorum.
0
kullanicadi
(22.06.26)
(13)

Bazı insanlar ilişki evlilik özel hayatlarıyla ilgili

pembediken
Gereğinden fazla konuşuyorlar. Arkadaş, iş ya da herhangi bir ortamda sevgili, aşk, flört gibi konular uzun uzadıya konuşuluyor. Bu konular bir noktadan sonra toksiklesmeye başlıyor bence. Mesela on yıldır birlikteler niye ayrılmışlar. Erkeğin/kadının bir lafından farklı anlamlar çıkarmaya çalışmak.
Gereğinden fazla konuşuyorlar. Arkadaş, iş ya da herhangi bir ortamda sevgili, aşk, flört gibi konular uzun uzadıya konuşuluyor.

Bu konular bir noktadan sonra toksiklesmeye başlıyor bence. Mesela on yıldır birlikteler niye ayrılmışlar. Erkeğin/kadının bir lafından farklı anlamlar çıkarmaya çalışmak.

Duyuru vb. gibi ortamlardan bahsetmiyorum burada anonimiz.

Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
pembediken
(18.06.26)
Bir olay oldugunda konusulur normal ama tekrar tekrar ayni konuyu konusmak gereksiz ve bos dedikodu oluyor artik.
-1
Purple life
(18.06.26)
dedikodu kültüründen besleniyor bence bu tutum. seviyor insanlar deşmeyi aynı şekilde duyurmayı, fikir belirtmeyi. e konuşacak başka konuları da olmadığından tüm bu saçmalıklar birleşip gıcık bir sohbetin içine düşürüyor bizi.
0
lüzumsuz adam
(18.06.26)
Ülkemizde mahrem diye bir şey kalmadı, millet gözetlemekten acayip keyif alıyor. Aslında sıkıcıyız, konuşacak bir şey bulamayıp milletin özel hayatlarına sarıyoruz.
0
olaylar olaylar
(19.06.26)
bu çoğunlukla kadınlarda görülen bir davranış kalıbı. yani erkek olarak, arkadaş ortamı olsun, iş ortamı olsun erkek ortamında hemen hemen hiç denk gelmedim. denk gelirsem sıkılırım şahsen. kimin kimle ne yaptığı üzerine kritik yapmak çok açmıyor beni en azından.
+1
wilhelmwasmuss
(19.06.26)
Bazen insanların sadece konuşmaya ihtiyacı olur. Bence aklı selim insanlar olarak biz de sadece dinleyelim onları, bakarsın hiç tahmin etmediğin kadar faydan dokunur.
0
gobekliraki
(19.06.26)
Lütfen burayı,duyuruları da katın,sanki bura başka mı hem?
Alelade bir soru sor,belki 3 5 cevap gelir.
Bir erkek olarak ilişki hakkında sor,+10 cevap falan.
Bir kadın olarak soranlar daha da fazla.
Bilemiyorum,özel bir merak söz konusu herhalde bu konulara
+1
denizciman
(19.06.26)
Ben çok garipsemiyorum aslında. Çok az insanın kendi zevkleri var, hobi vs. edinme alışkanlığı geçmişten beri yok, alım gücü de buna kolaylık sağlıyor diyemeyiz. Konuşacak, paylaşacak konu yok. Erkeklerde bir nebze daha çeşitli bunlar; oyun, spor, otomotiv vb. meraklar geniş çapta paylaşılıyor. Ama bu da kısıtlı, bunlar hiç ilgisini çekmeyen geniş bir kitle de var.

Haliyle çoğu ilgi, merak kişiye özel kalıyor ve diğerinin ilgi alanına girmediğinden sıkıyor, diğer taraftan ilişkiler herkesin ortak paydası; herkesin söyleyebileceği bir iki sözü var, herkesin paylaşmak isteyebileceği bir iki anısı da var. Haliyle joker konu.
+1
akhenaten
(19.06.26)
En sevmediğim şey. 8 saat 5 gün aylarca aynı yerde olunca herkesin her şeyini öğreniyorsun. Daha doğrusu maruz kalıyorsun.
-4
arbre
(19.06.26)
aynen dediğiniz gibi az eğitimli ve belirli özelliklere sahip bi kesim inanılmaz konuşuyor ya.. dün yanımda 1 buçuk saatlik yol boyunca görüntülü konuştular, hoparlörden gençte bi kızdı ama.. evdeki temizlikçi ablada odaya köşeye koyuyo temizlik yaparken heralde 232343. kişi ile görüntülü konuşuyor vallahi anlam veremiyorum aynı konuyu o kadar kişiye tekrar tekrar anlatıyor..
yeni bi kültür oldu sanırım bu
0
eja
(19.06.26)
onlar çözüm değil onay arayan insanlar. kendini doğrulama çabası içinde aynı konuyu çevirip duruyor.
+1
orpheus
(19.06.26)
Privacy kelimesinin Türkçede karşılığı yok. O yüzden öyle bir anlayış da yok.
0
Batuhanolabilir
(19.06.26)
Privacy kelimesinin Turkcede karsiligi mevzubahis olmus: mahremiyet.
+2
osssy
(19.06.26)
Değil işte
0
Batuhanolabilir
(20.06.26)
(4)

Kadıköy göztepe tarafı bateri kursu/eğitmeni?

denizkenarısandalye
Sb…
Sb…
0
denizkenarısandalye
(11.06.26)
cenk ünnü - pentagram davulcusu - kadıköy’de bir stüdyoda ders veriyordu diye hatırlıyorum. ufak bir araştırmanızda fayda var. umarım devam ediyordur.
+2
lüzumsuz adam
(11.06.26)
Altunizade olur mu?
0
kisa
(11.06.26)
Kurban, Athena gibi grupların ve Tarkan'ın eski davulcusu Burak Gürpınar ders veriyor Kadıköy'de. Instagram üzerinden kendisiyle iletişime geçebilirsiniz.
+2
moonie
(11.06.26)
Cem aksel de veriyordu diye hatirliyorum.
0
baldur2
(11.06.26)
(12)

Paylaştığım ilk eğitim reels i hakkında yorumlarınızı merak ediyorum

sekizdokuzon
Neler eklenip çıkarılabilir? Mikrofonum olmadığı ve şimdilik İngilizce ders anlatma stresine girmemek için şu şekilde bir soru çözüm videosu hazırladım. Yorumlarınızı bekliyorum.https://www.instagram.com/reel/DZZpW-EOUca/?igsh=b24xcnpsbGQzYzl6Teşekkürler.
Neler eklenip çıkarılabilir? Mikrofonum olmadığı ve şimdilik İngilizce ders anlatma stresine girmemek için şu şekilde bir soru çözüm videosu hazırladım. Yorumlarınızı bekliyorum.

www.instagram.com

Teşekkürler.
-4
sekizdokuzon
(10.06.26)
guzel ama cok vakit alacak bir niche. 30 saniyelik bir video için 2 saat uğraşırsın.
+2
buenosdias
(10.06.26)
Bir iki yerde biraz hızlı geçti gibi geldi bir de telefon ekranında zor görünüyor ama hedef kitle ben değilim, gençler rahatça takip edip görür.
+1
kisa
(10.06.26)
Bence instagram reklam için iyi de bu içerik için doğru platform değil. Ben böyle videoları youtubeda izliyorum.
+3
Batuhanolabilir
(10.06.26)
Bir de uygulama yazıyorum, insanları şimdilik oraya yönlendirmek istiyorum. Satışları da oradan yaparım ilk bir sene diye düşündüm. Sonra YouTube, doğru düzgün bir uygulama ve websitesiyle devam ederim. Instagram reklam için başladığım yer oldu.
-1
🌸sekizdokuzon
(10.06.26)
Ya da YouTube'a da bir taraftan başlasam mı? Ne diyorsunuz?
-1
🌸sekizdokuzon
(10.06.26)
go go go. ancak estetik bir standart oluşturmak şart. arkada bir dekor olacaksa ya da yalnızca elleriniz olacaksa bile kendinize has bir tarz tutturmak önemli. başarılar.
+1
lüzumsuz adam
(10.06.26)
YouTube sayfan da olmalı bence.
+2
mutekebbir
(10.06.26)
Hayırlı olsun. Reels olduğu için geçişlerin hızlı olması normal ama öğrencilerin daha iyi takip edebilmesi için bence mutlaka youtube'a full ve normal hızdaki versiyonlarını da koymalısın.
+1
hrskrs
(11.06.26)
yine kadın gördünüz başladınız yanlamaya ekşiciler. şunu bi erkek açsa gömerdiniz.

ablacım reels üzerinden zor, hobi olarak yapılır anca. he izlenme istiyorsan bazı hackler var ama izlenme arttıracak ama onları yapmak için de biraz kafa kırık olması gerekiyor.

astarı yüzünden pahalıya gelmemesi için rakip analizi, reklam bütçesi, MVP maliyeti gibi farklı gider kalemlerini çalışmak gerekiyor ayrıca.
+3
plastic_angel
(11.06.26)
tebrikler.
+1
designer
(11.06.26)
mecra ve format: öncelikle instagram reels formatı dikey kadraja uygun 9:16 bu şekil uygun değil gibi YouTube+1

içerik: hızlı anlamak görmek çok zor.

mikrofon konusunu dert etmeyin sessiz bir yerde telefonla çekin gerekirse adobe podcast video enhancer gibi araçları kullanın. (bir ara ücretsizdi bu)

görsel üslup kimlik oluşturmak önemli ama bunu düşünürken üretim yapmamazlık etmeyin. bu formatta en az 30 video hazırlayın günlük girmeye ve devamını üretmeye başlayın.
+1
anon1m
(11.06.26)
@plastic_angel: kisi kendinden bilirmis isi. duyuru sahibinin cinsiyeti "sen haric" kimsenin umurunda degil.. bide ablacim diye "koruma kalkani" ormus kendine. arizona kertenkelesi seni.
+2
buenosdias
(11.06.26)
(15)

Anket- yazci misiniz, kisci mi

üğpoıuy
Yazi sevmeyen vatann hayini var mi diye meraktımBaharlar konuya dahil degil
Yazi sevmeyen vatann hayini var mi diye meraktım

Baharlar konuya dahil degil
📊 Yaz mi kis mi

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
üğpoıuy
(05.06.26)
İlkbahar.

Kış mevsimini hiç sevmem. Kar severim ama kayıp düşme fobim var. Yağmur sevmem. Yaz ayını da aşırı sıcak oluyor diye sevmiyorum. İlla yaz mı kış mı dersen ona da yaz derim.
0
rock n roll
(05.06.26)
Sonbahar.

Eskiden yazcıydım.
Artık yazlar bana fazla coşkulu, fazla taşkın geliyor. Tatilcilerin akını hiç çekilmiyor.

Kışın da kardan buzdan hiç hoşlanmıyorum.

Sanırım artık sonbaharları seviyorum. İstersen evinde otur, çayını iç ve camdan dışarıyı izle, istersen yazı yaz, istersen çık yağmurda dolaş.
Kat kat lahana gibi giyinmene de gerek yok. İnce bir ceket yeter. Üşümezsin de pişmezsin de.

İlkbahar da güzel mevsim ama son yıllarda favorim sonbahar.
-1
anaphylacticshock
(05.06.26)
her mevsimin kendine has güzelliği var ama küçükken kışçıydım, büyüdükçe baharcı oldum.

yaz benim için cıvık cıvık, fakir olduğum için özel bir anlam da taşımayan, boğucu ve fazla sıcak bir mevsim.

kışın artık kar yağmıyor, pek tadı kalmadı.

baharın hem ilki hem sonu güzeldir. dünya gözüme daha sakin ama aynı ölçüde canlı geliyor bana. hele ilkbaharda işte çiçekler böcekler renklerin yeşile dönmesi ama havanın da boğmaması vs. tatlı zamanlar. yazın sonuna doğru ligler başlar, bebeler okula döner, onun da bir hoşluğu var.
-1
der meister
(05.06.26)
Sayfiye yerinde yaşasam yaz derdim, ama İstanbul'un yazı hiç çekilmiyor. O nedenle oyumu bahardan yana kullanıyorum. Hem son hem ilk. Kışı ise hiç sevmiyorum. Sabah 05:45'te uyanıyorum. Havanın aydınlanması 8'i buluyor. Emeği geçenleri Allah davul etsin.
-2
auroraaurora
(05.06.26)
Bahar cevaplarini ekleyen fetöcüdür btw
+2
🌸üğpoıuy
(05.06.26)
Yapış yapış yazdan nefret ediyorum. Bahar, sonbahar neşesinin ve ardından kış melankolisinin köpeğiyim
+1
mor oje
(05.06.26)
baharları bir kenara bırakıyorsak kesinlikle kışçıyım. çünkü hareketli biriyim, hep sıcağım. yaz gerçekten çekilmez oluyor. manisa’da doğdum büyüdüm, oldukça sıcak geçer yazları. bu ayarda bir sıcak benim için yeryüzündeki çile :D kışın bazen hakikaten sinir bozucu soğuklar oluyor ama kesinlikle bunu saçma bir sıcağa yeğlerim.
+1
lüzumsuz adam
(05.06.26)
İlk yaz ile son kış
İkisi de olur
+1
kisa
(05.06.26)
Güz
-2
Batuhanolabilir
(05.06.26)
ölümüne kışçıyık :'(
+4
lil siztah
(05.06.26)
5 gün önce Arjantin’de kışa girmiştik; bere taktım, kaban giydim. şimdi yaza döndüm ve kışı özledim bile.
+1
eileengray
(05.06.26)
sonbahar.

don't you love new york in fall? it makes me wanna buy school supplies
-2
Purple life
(05.06.26)
Ben yazcıyım ama hayatımda ilk kez geçen yaz artık ben bile isyanlardaydım.
Şimdiden belli ki bu yaz da çok sert geçecek ama ben yazı sevmekten vazgeçemiyorum şikayetlerime rağmen.
+1
mutekebbir
(06.06.26)
bahar seçtim ama artık kalmadı.
yaz - kış yaşıyoruz ve aylar da kaydı. bu durumda eylül ideal oluyor.
-2
late viper
(06.06.26)
ne sıcağı severim ne de yağmur, çamur, kar severim.
14-20 derece arası yağmursuz hava en güzeli.
-2
my fault
(07.06.26)
(15)

Hayatinizdaki en buyuk pismanliginiz nedir?

darthvader
Keske boyle olsamasaydi,bunu yapsaydim/yapmasaydim, şunu demeseydim vs. Ya da sizin elinizde olmayan degistiremediginiz ama durumdan pismanlik duyduklariniz neler ?
Keske boyle olsamasaydi,bunu yapsaydim/yapmasaydim, şunu demeseydim vs. Ya da sizin elinizde olmayan degistiremediginiz ama durumdan pismanlik duyduklariniz neler ?
0
darthvader
(03.06.26)
Lisans okumak. Keşke önlisans herhangi bir bölüm okuyup memur olsaydım.
+2
ekimoloji
(03.06.26)
pasaportu alir almaz 2010 gibi yurtdisindan donmemek.
simdiki aklim olsa aldigim gune bilet kesip donerdim.
+1
cooperr
(03.06.26)
Zamanı Geriye alma şansım olsa Her yolu deneyip ingiltere ye gitmek. Gerekiyosa gemiye kaçak binerek falan.
0
Lh12
(03.06.26)
İstifa edicem şu anki işimden. Pişman olur muyum bilmiyorum. Umarım olmam.
-4
Kahvedesu
(03.06.26)
bazı gerçekleri görmezden gelmek; bu gerçeklerin farkında olduğum halde aksiyon almaktan kaçmak. artık hepsiyle uğraşmaya çalışıyorum.
0
lüzumsuz adam
(03.06.26)
Keşke ilk çalıştığım yere değil 3 yılımı 3 saniyemi bile vermeseydim.
+1
tiredofwaiting
(03.06.26)
Boş geçen zamanım; Asosyal lise ve üniversite yıllarım. Şu anki yaşamtımı hayatımın her alanına yayabilsedim keşke.
-1
put it in your appropriate place
(03.06.26)
Kesinlikle günlük tutmamak. Kırk yaşına geldim hala bir ara başlıycam.
+1
sekizdokuzon
(03.06.26)
Borsaya 40 yaşından sonra girmek. Erken yaşta girsem 12 hanelere ulaşırdım
0
a summer day
(05.06.26)
Dönüp geçmişe baktığımda, “her şeyde bir hayır vardır, bir hikmet vardır” gözüyle düşünmeye çalışıyorum hep. Yine de insanın pişmanlıkları olabiliyor. İlginç bir şekilde benim en çok içime oturanlar hayatım ile ilgili olanlar değil, basit olaylar karşısında almadığım aksiyonlarla alakalı oluyor. “Yakınlarda aşevi soran adamın cebine keşke 3-5 bir şey koysaydım”, “ağlayan çocuğun yanına gidip derdini sorsaydım keşke” gibi… Bu iki örneği de ben yaşamadım ama paylaşmadığım olaylar tam olarak bunun gibi şeyler… Bir de bir ortamda hafiften utanç/rezalet hissettiğim durumlar yine uzun müddet içime oturuyor. Bilmiş bilmiş konuşurken birisi tarafından toplum içinde klas bir şekilde tabiri caizse “g.t edilmek” gibi durumlar… Yani genelde “keşke yardımcı olsaydım” ve “keşke ağzımı açmasaydım” türü anlık reaksiyon isteyen durumlarda yaptığım yanlışlar senelerce vicdanımın yakasını bırakmıyor. Kötü bir şey bu.

Hayatımın geneline bakarsak, “anlık hazlar, gündelik mevzular için uzun vadeli fayda sağlayacak şeyleri yapmamak” gibi bir huyumu sevmiyorum. Ama bu pişmanlık değil, çünkü değiştiremediğim/disipline edemediğim bir özelliğim. Gerçek hayatımdan, üniversite zamanından örnekler vermek gerekirse, “Türk dili, ingilizce gibi her dönem açılan alan dışı bir dersin yaz okuluna gitmek için Microsoft’un staj teklifini reddetmek”, “Sevgiliyle yarım saat daha fazla zaman geçirmek için calculus finaline girmemek”, “iki hafta boyunca onlarca saat emek verilip bitirilmiş projeyi bir-iki saat daha fazla uyumak için teslim etmemek, sonrasında hocayla konuşmaya dahi zahmet etmeyip aa gelecek dersi bırakmak” gibi…

Dönüp geçmişteki bana nasihat verme imkanım olsa, “aşkı hayatın önüne koyma!”, “o kadar da tembel olma!” türü şeyler söylerim ama biliyorum ki, o zamanki halim bu nasihatleri kulak ardı eder. Şimdi 70 yaşındaki halim gelip bana aynı şeyleri söylese, yine dinlemem. Disiplinsizlik ruhuma işlemiş…

Bu yıllarımdaki en büyük pişmanlığım da sanırım gençken hafızlık eğitimi almamış olmam… Zamanında ailemden talep etmiştim, dinlememişlerdi. Elimde olan bir şey yoktu yani ama yine de keşke ayak diretseymişim…
+1
dilemma of subscribtionability
(05.06.26)
dövme yaptırmak
0
dfn4
(05.06.26)
10 yıl önce ilk işe girdiğimde iş aramaya devam edip asıl istediğim türde bir iş bulmaya çabalamamak.
0
peki madem
(05.06.26)
Çok güzel bir işte çalışıyordum, yeri, işteki pozisyonum, maaşım, yan hakları her şey kusursuzdu. 1 yıl olmak üzereyken bana bir şeyler oldu kafam gitti, işle ilgili tek bir sıkıntım bile yokken girdiğim o ruh hali yüzünden ayrıldım.
Bir daha da asla öyle bir iş bulamadım.
Stajları saymazsak ilk ciddi işimdi bu yüzden belki de bu detayların ne kadar kıymetli olduğunu anlayamamıştım.
20 yıl olacak hala önünden geçerken içim cız eder :/
0
mutekebbir
(05.06.26)
Ablamla dahaa çok vakit geçirmeliydim, şimdi haasta
0
gadlemler
(05.06.26)
büyüklük sıralaması yapmayacağım;

lisede tm seçmemek
makina mühendisliği okumak sevmeye sevmeye
üstüne yüksek lisansını yapmak
2017'de flört ettiğim kadınla sevgili olmamak
eski sevgilimle evlenmemek
romanya'ya taşınmak - ki ülkeyi çok severim
6 sene sikko bir işte çalışıp (alanım ama etrafımda aynı işleri lise mezunlarına sırf türkçe biliyor diye yaptırıyorlardı) kariyerimi yok etmek
2021, 2022 ve 2023'te önüme çıkan daha iyi türkiye kariyerlerini reddetmek
2025'te daha iyi başka bir romanya kariyerini reddetmek
üniversiteden beri green card'a başvurmamak
fırsatım varken ab'nin herhangi bir ülkesinde lisans veya yüksek lisans yapmamış olmak
çok çok daha sayarım
rabbim şimdiki halimizle geleceğimizi iyi etsin ve bizi bu günlerden daha iyi günlere taşısın.
0
rain when i die
(05.06.26)
(7)

Eski zaman çakmağı

yurtsuz john
Yaşı büyük arkadaşlar hatırlar. Bu çakmağın çakmak taşı kısa mı oluyordu yoksa uzun mu?Eğer bu aleti alırsak piyasada taşını bulabilir miyiz?https://www.gokcekoleksiyon.com/eski-donem-ocak-cakmagi-kullanilmamis-aob4499?srsltid=AfmBOopwd2bJdjzlqJ7aXfXdcQ_x1AtparF5Qz7PtT4O_hLXwEIsFoG4
Yaşı büyük arkadaşlar hatırlar. Bu çakmağın çakmak taşı kısa mı oluyordu yoksa uzun mu?
Eğer bu aleti alırsak piyasada taşını bulabilir miyiz?

www.gokcekoleksiyon.com
0
yurtsuz john
(03.06.26)
babannemin evinden hatırlıyorum ocağın yanında olurdu hep ama taşını mümkün değil hatırlayamam :D kısa sürede işlevsiz hale geleceğini sanmıyorum, aynısından tekrar almak taş almaktan daha mantıklı olabilir.
0
lüzumsuz adam
(03.06.26)
bunu gormeyeli 20, 25 sene falan olmustur. duygulandim. piyasada bulabilir misiniz bilmiyorum ama tas satan yerler bilirler, bence sormadan almayin.
0
Sour
(03.06.26)
Çakmaktaşı standart olmalı bence,mutfak çakmağı için ayrı boy yapılacağını aklım kesmiyor açıkçası.malesef net bilgim de yok. Ama önceden milyoncularda ve hatta pazarda ilaç tableti gibi tablet şeklinde taş satıldığını hatırlıyorum
0
denizciman
(03.06.26)
Zamanında çok sattık. Pek bozulmazdı. Ayrıca gazsızdır sadece ateşlemeye yarar. Hatırladığım kadarıyla ayrı bir taşı yoktu isteyene 12 li çakmak taşı da veriyorduk. Bu arada çakmaktaşını çok çabuk bitiriyor bu. Bir keresinde bir müşteri bunu hızlı hızlı çakarak sigarasını yakmıştı hiç unutmam.
0
ground
(03.06.26)
bunun çakmak taşı uzun modellerden oluyor. Yani yaklaşık 6-7 mm uzunluğunda olanlardan takılıyor.
0
sinematematikci
(03.06.26)
Ben de uzun hatırlıyorum.
0
yadigar
(03.06.26)
aaa bu seksenlerde bizde vbardı. mutfakta kullanıyorduk ocağı yakmak için. sanırım kısa çakmak taşıyla çalışıyordu ama emin değilim.
0
exlibris
(03.06.26)
(6)

Duygunuzu nasıl yönetiyorsunuz?

denizkenarısandalye
Biri sizi hayal kırıklığına uğrattı diyelim. Haksızlık yaptı baya hakkınızı yedi, yarı yolda bıraktı insanlığa dair güveninizi ve bütün pozitif hislerinizi yerle bir etti. Pişmanlık da duymadı arsız da biri diyelim. Hayal kırıklığı diyorum özetle ama öfke üzüntü ciddi bir kırgınlık artık ne eşlik ed
Biri sizi hayal kırıklığına uğrattı diyelim. Haksızlık yaptı baya hakkınızı yedi, yarı yolda bıraktı insanlığa dair güveninizi ve bütün pozitif hislerinizi yerle bir etti. Pişmanlık da duymadı arsız da biri diyelim. Hayal kırıklığı diyorum özetle ama öfke üzüntü ciddi bir kırgınlık artık ne eşlik ediyor derseniz.

Bu insanı nasıl geride bırakırsınız? Bazen öfkeyle yüzleşmek istiyor insan mesela. Zaman baya işe yarıyor hatırlatacak her şeyi ortadan kaldırıyorum ben zamanla mutlaka azalıyor. İlgimi başka yönlere çeviriyorum. Meşgul oluyorum. Çok şükür allah kurtarmış da diyorum. Böyle böyle epey azalıyor ama mutlaka bazı geceler yokluyor.

Daha etkili vurucu yöntemleriniz var mı?
0
denizkenarısandalye
(29.05.26)
yoklama anlarında savaşmayı bıraktım. kanıksamak kolaylaştırıyor baş etmeyi. bir yılı geçmesine rağmen halen çok güçlü bendeki etkisi. çok derin bir savaş yarası olarak bakıyorum artık :) öldürmeyen şey umarım gerçekten güçlendiriyordur.

yazmak da iyi geliyor kesinlikle. filtrelemeden aklın tüm pisliğiyle yazmak.
0
lüzumsuz adam
(29.05.26)
Yazmak +1
Ama kağıt kalem kullanarak yazmak, en rahatlatıcısı bu. Arsız biri demişsiniz, yüzleşmeye kalkıştığınızda daha çok sinirleneceksiniz, akışa ve zamana bırakın. O yoklamalar zamanla azalıyor, bir süre sonra yok olacaktır.
Benim için işe yarayan başka bir şey kendimi meşgul etmek, yazmak, gezmek, çizmek, okumak, izlemek... ne olursa bir şekilde zihnimi ve bedenimi meşgul etmek güzel bir çözüm benim açımdan
0
umutt
(29.05.26)
Bir ders olarak bakarım, hayatımın geri kalanını böyle şeyler için zehir etmeye gerek olmadığını ve hayatın akışında bu tarz olaylar yaşanabileceğini bilirim. İlk değil ama son olacağını umup yoluma daha temkinli devam ederim.
0
kimlanbu
(29.05.26)
Çok etkilensem de eğer bir arkadaşımsa buna hakkı olduğunu düşünüyorum. Onu o şekilde kabul edip bir yere yerleştiriyorum. İlişkimi kesmem
0
hebanon
(29.05.26)
Zihinsel geviş getirip, pasif agresif tepkiler veriyorum.
0
mikahakkinen
(29.05.26)
Bunu sapına kadar yaşamış biri olarak cevap veriyorum :
+ Kendi kendimizi yiyip bitirerek.
+ Kafamızın içinde her şeyi tekrar tekrar konuşarak
+ Hiçbir şey çözülmesin diye her gün yeni bir meydan açıp kanayıp kanatarak

İnsanların birşeyleri unutabilmesine, geride bırakabilmesine çok imreniyorum.
+1
rakicandir
(31.05.26)
(18)

Hangi mesleği isterdiniz?

yenibirgüzelnick
Dünyadaki tüm mesleklerin maaşı ve prestiji aynı olsa hangi mesleği seçerdiniz?
Dünyadaki tüm mesleklerin maaşı ve prestiji aynı olsa hangi mesleği seçerdiniz?
0
yenibirgüzelnick
(14.05.26)
Turist rehberi olmak güzel olurdu
+2
umutt
(14.05.26)
mixologist
0
Hallegadola
(14.05.26)
basketbol antrenörü.
0
mikahakkinen
(14.05.26)
Marangoz
0
mutekebbir
(14.05.26)
saha biyoloğu
+1
lüzumsuz adam
(14.05.26)
Arkeoloji veyahut tarih alanında çalışmak isterdim.
+3
drako
(14.05.26)
mesleğimden memnunum ama çok iyi bir yönetici sekreteri de olurdum diye düşünüyorum.
0
lil siztah
(14.05.26)
-yolcu iticiliği (japonyada metroya tıkıştırıyolar ya yolcuları işte o)

-düğün misafiri (japonyada var)

-tatil köyü animatörü
0
yurtsuz john
(14.05.26)
Uzun mesafe atlet.
0
kumandanim
(14.05.26)
hayvan belgeselleri çekmek isterdim.
0
antihero
(14.05.26)
Çiftçilik ya da hayvancılıkla uğraşmak isterdim.
0
Amaranta ursula
(14.05.26)
Sahhaf
+1
diyecevaplandı
(14.05.26)
ben veteriner olmak isterdim ya ama sadece kedilere bakarım :)
-1
Sadece soruyorum
(14.05.26)
plajda jetski kano kiralayan tiplerden olmak isterdim.
butun yaz deniz kum gunes, suyun icinde olup kayis gibi kararayim yeter.
+1
cooperr
(14.05.26)
Beyazıt devlet kütüphanesi gibi büyük bir kürüphanenin müdürü veya çaycısı.

Gizli müşteri/müfettiş.
+1
yadigar
(14.05.26)
kedi bakicisi (cat sitter). turkiye'de olmadigi icin turkcesi kulaga garip geliyor. seyahat edenlerin evlerine gidip kedilerine bakiyorsunuz.
0
banach
(14.05.26)
Marangoz ya da ressam
0
yuzır
(14.05.26)
Barista
-1
Purple life
(14.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracanızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-5
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(14)

Cok canim sikkin

Kittie
Kendimi oldurmek istiyorum. Ailede de var zaten. Genetik yatkinligim da var yani. Ama yapamiyorum. Bi gun gelicek ve oleceksin zaten ha bugun ha yarin diyorum ama yapamiyorum. Ben olumden cok korkuyorum cunku. Ama yasamak da istemiyorum. Arada kalmak o kadar berbat ki. Saat 2. Hic uykum yok. Bosu bo
Kendimi oldurmek istiyorum. Ailede de var zaten. Genetik yatkinligim da var yani. Ama yapamiyorum. Bi gun gelicek ve oleceksin zaten ha bugun ha yarin diyorum ama yapamiyorum. Ben olumden cok korkuyorum cunku. Ama yasamak da istemiyorum. Arada kalmak o kadar berbat ki. Saat 2. Hic uykum yok. Bosu bosuna dunyanin oksijenini tuketiyorum. Yemek kaynaklarini tuketiyorum. Hayatimda iyi giden tek sey sagligim. Yani fiziksel sagligim tabii. Keske bir araba carpsa, keske bi manyak da ciksa beni tarasa, oyle noldugunu anlamadan olup gideyim diyorum. Bu dusuncelerim cok siklasti, yoksa hep ucundan kiyisindan vardi. Intihar eden insanlara herkes zayif mayif diyor ya o kadar gucluler ki. Ben cok korkuyorum. Bi dini inancim falan da yok ama olunce yyok olacagimi dusunmuyorum. Sanki karanlik bi kutuda hapsolucam gibi. Cok mutsuzum ya. Napicam ben.
0
Kittie
(17.04.26)
bi doktora git sana antidepresan yazsin coco.
yasamak guzel, mucadeleye devam.
+2
cooperr
(17.04.26)
intihar fikrini cok uzun suredir dusunen biri olarak cok iyi anliyorum. ama hayata dair en optimist dusunce bence intihar fikri bu arada. her sey cok kotuye giderse hayatimizi sonlandirabilecek olmak gercekten buyuk bir luks. o yuzden gercekten de ha bugun ha yarin, yasamaya gerek var mi diye bakmaktansa, bugun olmeye gerek var mi diye bakmak daha iyi. gercekten sebep olursa zaten o secenek hep orada duruyor kacan bir sey yok.
0
ghilleinthemist
(17.04.26)
İntihar etmenin güçlü olmakla alakası yok öncelikle bunu kabul edelim.açıkçası şahsen en istemeyeceğim şey İntihar edecek/etmiş birini anlamak(empati kurmak) ve hak vermek,sanki bu başıma gelirse bende de bir şeyler değişecek,bir kilit açılacakmış gibi,neyse. İntihar dediğin sonucu belli olmayan bi iş ve büyük riskler barındırıyor.en basiti öleceğinin bile garantisi yok,belki tam felç kalırsın ve ömür boyu sadece nefes alıp verirsln,izleyici olursun.hadi ölsen,bu sefer de ne olacağı belli değil(agnostik bakarsan) belki daha boktan bir alt dünyaya falan geçeceksin,ne belli.islama göre zaten ebedi azap vaadediliyor(bu kesin).en ufak bir karar verirken bile riskini kar zararını düşünüp karar vermiyor muyuz,böyle geri dönüşsüz bir eyleme karar vermek kesinlikle akıl işi değil. Akılsız biri olmadığınız da belli.o yüzden belli ki ailesel/psikolojik destek ve bazı temelli değişiklikler gerekiyor hayatınızda. İşte gerçek güç ve cesaret isteyen şey budur bence.kendinize iyi bakın,bir olanın kıymetimi bilin.iyi günler.
0
denizciman
(17.04.26)
+1
Fakat ben ibreti alem olsun diye apartmandaki tüm üst katları da yanımda götürmeyi düşünüyorum. Ses yapan insanlar artık bir acaba diye düşünsün, buna kesinlikle değer. Bakalım ne zaman olacak.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(17.04.26)
Sen bir kere demiştin hayatımda hiç zorluk çekmedim diye.

Mücadele edecek hayata anlam katacak bir uğraş bul
+1
Hallegadola
(17.04.26)
ölüm zaten canlılık için kaçınılmaz olan son, öne çekmek yerine merak duygunu kamçılamayı düşünebilirsin. ‘bu dünyada ilgimi çeken hiçbir şey yok, bugüne kadar da hiç olmadı’ noktasındaysan içini açmak iyi gelebilir yanında rahat hissettiğin birilerine. hayat güzellemesi yapmaya çalışmıyorum bu arada, lisedeyken annemden sıklıkla şunu duyduğumu hatırlıyorum: “doğcağını bilsen doğmayacakmışsın” :D bir kere gelmişiz işte bu saçmalığa; çoğunlukla katlanılamaz hale gelse de keyif almayı denemek, inat etmek fena seçenekler değil.
0
lüzumsuz adam
(17.04.26)
İşsizlik konusunda sıkıntı yaşıyorsun bildiğim kadarıyla. Bu senin uyku düzenini bozuyor. Bunlar geçici düşünceler. Düzelir her şey.
-6
arbre
(17.04.26)
Saçmalama, iyi bir kariyerin var. Bu sıkıntıları bil.müh de çekiyor. Sen kendi başına çalışarak da bir gelir elde ediyorsun. Geçicek hepsi.
+1
Kahvedesu
(17.04.26)
gotikduyuru
0
croswell
(17.04.26)
Genetik yatkınlığın arkasına sığınmayın. Yok öyle birşey. Belli ki aile geçmişinizde bu düşünceyi perçinleyecek şeyler yaşanmış Bir yeri çok kaşırsanız yara olur, devam ettikçe büyür, derinleşir. Bir düşünce ne kadar tekrarlanırsa diğerlerine alan bırakmaz, diğer herseyi flulaştıran hakim duygu oluşturur. Yola aynı motivasyon, farklı bir düşünceyle çıkmış olsaydınız şu anda sizin narsizminize cevap yazıyor da olabilirdim. Yolun sonunda olduğunuza eminseniz o gözden çıkardığınız hayatınızı komple değiştirin. Bir nefes alin. Bedeninize iyi bakmak ve farklı yerlerde yaşamak iyi gelebilir.

Oturma organıyla düşündüğü herseyi buraya rahatça yazanlar olmuş. Bu hafta yaşananlardan sonra başkalarına zarar verme eğiliminin açıkça ifade edilmesini espri, ironi vs ile geçiştirmemeliyiz.
+4
?
(17.04.26)
Kendi kendinizi manipüle etmeyin, genetik yatkınlık diye bir şey yok. Ayrıca intihar edenleri cesur değil korkak olarak görüyorum. Asıl cesaret yaşayarak mücadele etmektir.
Hepimiz çok kötü günler de görüyoruz ama hiçbir şey kalıcı değil bu hayatta, mutluluk mutsuzluk geçici. Ölünce zaten toprak olacağız, süremiz yettiğince yaşayıp görelim belki ilerideki çok mutlu günlerinizi de kaçırmış olacaksınız bu düşüncelerle? Ayrıca sizi bu düşüncelere sevkeden neyse yalnız mücadele etmek zorunda değilsiniz, birileriyle paylaşın imkanınız varsa uzmanla görüşün.
+1
ekimoloji
(17.04.26)
insanların kötü hissettiği dönemler olur. kötü süreçlerde yaşanır ama değişir, değişecektir çünkü değişmek zorunda. bir şeylerin değişmediğini düşündüğün zamanlarda bile bir şeyler değişmiştir içini ferah tut. her zaman geçeceğini düşün. öncelikle kendine değer vermekle başla. hayat her şeye rağmen güzel.
0
koela
(17.04.26)
omurga sorunlarım var. bir kaç aydır iyiydim. son haftalarda şikayetlerim nüksetti. ilaç kullanmaya başladım, onların yan etkisi mi bilmiyorum ama son günlerde bende de benzer düşünceler var. aklımın bir köşesinde hep vardı aslında (kendime bakamayacak duruma geldiğimde yaparım diyorum mesela) ama şu son günlerde kendimi öncesinde yapılacakları, nasıl yapacağımı, arkamda kalacakları düşünmeye başladım.
0
inheritance
(17.04.26)
Psikolog ya da psikiyatr değilim. Ama senin durumunun çok net bir depresyon olduğu açık. Ve kişi depresyondan çıkmak istiyorsa profesyonel destek alması şart. Bir psikiyatr ziyareti olmadan düzelmezsin.

Bir de burada "olur öyle kafana takma, düzelir, geçer" gibi öneriler görüyorum. Bunlar da dünyanın en saçma önerileri. Çünkü kişi kendi dertlerinin asla geçmeyeceği ve çok önemli olduğu düşüncelerinde boğulduğu için depresyona giriyor ve insanlardan gelen bu tarz yorumlar "beni önemsemiyor, dertlerimi ciddiye almıyor" algısı yaratıp depresyonu daha da derinleştirir. O yüzden burada sana tedavi olacak bir cevap gelmez ki zaten sen de bunun farkındasındır. Sadece içini dökmek için yazıyorsun muhtemelen. Yine de söyleyeyim; senin tedavin burada değil, bir psikiyatr kliniğinde.
+1
himmet dayi
(19.04.26)
(28)

Bucket List'inizde olan 1 şey söyleyin

bloodymoon
Uçabilirsiniz, kaçabilirsiniz. Nihayetinde bu bir "ölmeden önce yapılacaklar" listesi ve gönülden geçen her şey eklenebilir. Kalbinizde tatlı bir sızı yaratan serüven arzusu olur, muhakkak deneyimlemek istediğiniz bir macera, sizin için önemli biriyle tanışmak, enteresan bir aktivite yapmak gibi.
Uçabilirsiniz, kaçabilirsiniz. Nihayetinde bu bir "ölmeden önce yapılacaklar" listesi ve gönülden geçen her şey eklenebilir.

Kalbinizde tatlı bir sızı yaratan serüven arzusu olur, muhakkak deneyimlemek istediğiniz bir macera, sizin için önemli biriyle tanışmak, enteresan bir aktivite yapmak gibi.
+3
bloodymoon
(24.03.26)
Antartika Expedition gezisi
güzel bir gezi yol parasi haric 15-20k€. var bi hayalimiz.
+2
Purple life
(24.03.26)
Birkaç sene öncesine kadar tandem yamaç paraşütü büyük hayalimdi.
En yüksek yerden olsun diye Ölüdeniz'de istiyordum, bir de bir zamanlar yaşadığım lokasyonda da yapıldığı için burada da yapmak hayalimdi.
+2
egerbiryolcu
(24.03.26)
Antarktika +1
Ölmeden New York, Manhattan

Sarışın sevgilim hiç olmadı, o olabilir

Yapılacak çok şey var aslında

Yarım akıllılar bunu da eksilemiş asdf sağ ol compu
-16
arbre
(24.03.26)
sayılırsa eğer en başa sosyalist/komünist devrimi koyarım. şu tabloyu canlı yaşamaktan daha büyük bir hayalim yok: prnt.sc

daha ayakları yere sağlam basan hayal olarak,

* geniş ailemi güzel bir tatile çıkarabilmek, çocuk çombalak birkaç gün bile olsa hep beraber güzel vakit geçirebilmek

* portekiz'de atlantik kıyısında bir tepede günbatımını şarap içerek izlemek

* endülüs veya kanarya adaları'nda birkaç gün geçirebilmek.

bireysel anlamda dünyayı tanımak, dağa taşa çıkmak, farklı yerlerde bulunmak gibi şeyler istiyorum. kafamda kemikleşmiş birkaç spesifik senaryo var paylaştığım gibi ama her türlü olur yani atıyorum portekiz'de şarap içmeyiz de vietnam'da oluruz. o da güzel.

sıradan, standart bir hayat yaşayacaksam da sevdiğim insanlara faydam olsun, onların hayatını kolaylaştırayım, onlara hediyeler efendime söyleyeyim tatiller, harçlıklar vs. verebileyim isterim.
+9
der meister
(24.03.26)
La Bombonera stadında bir Boca Juniors maçı izleme hayalim var.
+1
kizil karga
(24.03.26)
canımın istediği yerde canımın istediği şeyleri üretip dünyayı dolaşmak.
+2
klassno
(24.03.26)
atlas okyanusunu ufak bir yelkenliyle geçmek.

bu pek bana bağlı değil ama en azından uzaylılarla iletişim kurulduğunu
görmek isterim.
+1
orpheus
(24.03.26)
beste yapmak.
+1
AlsterWasser
(24.03.26)
Ne güzel bir duyuru bu böyle?

Tek bir şey olsaydı sanırım bir kızım olsun istedirdim. Gerçi bu saatten sonra o da hayal diyebiliriz.

Bunun haricinde
+ Black Hat'te konuşmacı olmak
+ Almak istediğim üç sertifikayı edinmek
+ Son olarak düşündüm de Londra/Edinburgh ikilisinden birinde başımı sokabileceğim küçük bir evim olsun isterdim
+1
rakicandir
(24.03.26)
heidelberg'e gitmek :D
alanın en iyi sempozyumunda keynote speaker olmak
+2
black holes in the sky
(25.03.26)
Depresyon ve uyku ilaclarindan bir an once kurtulmak.
+3
baldur2
(25.03.26)
oo antartika ben de isteriiimm

kuzey ışıklarını görmek istiyorum ben aslında en çok <3

tüm hayvanları doğal ortamlarında canlı kanlı görmek de istiyorum. sanırım ölümüm aslandan kaplandan olabilir. afiyet olsun ne diyelim.
0
art cat chocolate
(25.03.26)
Yazdığım kitabı bastırmak ve çok uzun tren yolculuklari yapmak,
Trans Sibirya, bernina express ve tüm diğer tren yollarini kullanmak.
0
a perfect lie
(25.03.26)
sadece haftasonlari binebilecegim bir 911.
mumkunse manuel, 997 kasa yeter.
cok $atafatli olmasina gerek yok.
vuralim daglara, virajli yollara.
+1
cooperr
(25.03.26)
- antarktika +1
- parasutle ucaktan atlama
- bi sekilde uzaya gidicem eger erken olmezsem. sirf bunu yapmak icin ayri birikimim var kendince degerleniyor. 10 sene olmaz 20 sene olur 25 sene olur ama gidicem 10dk bile olsa
0
aguen
(25.03.26)
Evi boyatmak.
+1
yadigar
(25.03.26)
Küçük kompakt bir karavan ile türkiye'nin batısından başlayıp çin'de bitecek bir asya turu yapmak.
0
beyfendi
(25.03.26)
bi rninet alsam rahatlıycam
+1
duyurukullanıcısı
(25.03.26)
- Belçika' da 3 bira markasının ortak düzenlediği bir maraton var, onu koşmak istiyorum.
- Fenerbahçe Beko' nun 1 sezon boyunca tüm maçlarını ( deplasmanlar dahil ) saha içinden izlemek.
0
kumandanim
(25.03.26)
eşim ve doğacak çocuğumla birlikte tekneyle 6 ay kadar sürecek bir ege-akdeniz turuna çıkmak. rotamız bile hazır. 6 ay işten güçten mümkün mertebe uzaklaşabilmeyi manifestliyorum.
0
awlmi
(25.03.26)
Gemi yolculuğu. 10-15 saatlik olsa bile yeter

Ayrıca 3 şehir gezmek tek seferde
+1
put it in your appropriate place
(25.03.26)
ikiden fazla ülkeyi yürüyerek gezebileceğim bir serüven yaşamak istiyorum yanımda üç arkadaşım ile.

bu vaziyetle yakın gelecekte zor ama olsun bir gün kesinlikle istiyorum.
0
lüzumsuz adam
(25.03.26)
bahar aylarında Vespa tarzı scooter bir motor üzerinde Sardinya'yı köy köy kasaba kasaba gezmek. önden hiç plan rezervasyon yapmaksızın beğendiğim kasabada kalmak, ılık bir mayıs akşamı sokak aralarından, evlerden duyulan İtalyanca konuşmaları dinleyerek loş sokaklarda sakince yürümek, bulabilirsem kasaba kahvesinde oturup bir şeyler içmek.
+1
phoarbix
(25.03.26)
capetown büyük beyaz köpekbalığı ile kafes dalışı.
0
eurhka
(25.03.26)
Ne kadar çok antarktika varmış, benim de güney ve kuzey kutbunda bulunmuş olmak gibi bir hedefim vardı, artık yok.
şimdi okyanusta bir adada ömrümün kalanını geçirmek var hedef olarak, du bakalım.
0
bartholomew87
(25.03.26)
dalış yapmak ve cruise gemisiyle seyahate çıkmak.
0
koela
(25.03.26)
Asya'da ve Latin America'da yari turist sekilde yasamak.Yari turist dedigim gittigimde en az 3-4 ay donmeden kalmak.
0
turkuaz
(25.03.26)
İsmini yer yüzünde 2 kız arkadaşımla paylaştığım yerde 1 haftalık tatil - tek başıma veya eşimle.

Tokyo ile isviçre arasında gidip gelmeli keyifli ve stressiz bir galeri yöneticisi olmak

Iron Man olana kadar antrenmanları boş geçmemek
0
baldan kaymak
(25.03.26)
(22)

son günlerde ne okuyorsunuz?

rakicandir
Ben azar azar olacak şekilde aşağıdakileri düzenli okumaya çalışıyorum+ Darwin (iş Bankası yayınları)+ Mülksüzler (le guin)+ Bilgiyle Sohbet (Celal Şengör)+ Felsefe Tarihi (nigel warburton)
Ben azar azar olacak şekilde aşağıdakileri düzenli okumaya çalışıyorum
+ Darwin (iş Bankası yayınları)
+ Mülksüzler (le guin)
+ Bilgiyle Sohbet (Celal Şengör)
+ Felsefe Tarihi (nigel warburton)
+1
rakicandir
(22.03.26)
Moon Palace - P.Auster (hastasıyım...)

Modern Sanatın Kısa Tarihi - E.Osman Erden
+1
AlsterWasser
(22.03.26)
calikusu - ise yolda giderken okuyorum. trenle gittigim icin cok keyifli oluyor.
the 48 laws of power ayni zamanda. hala bitmedi :(
0
Purple life
(22.03.26)
tüfek mikrop ve çelik kitabını okuyorum. tarih cahili olduğum için epey öğretici oluyor benim için. ama oldukça eleştiri alan bir kitapmış tarihçiler tarafından. yine de artık başladım bi kere mecbur bitecek :')
+1
pide
(22.03.26)
Sevgili Arsız Ölüm- Latife Tekin birkaç gün önce bitirdim

Bu Hikaye Senden Uzun Osman - Aylin Balboa az önce bitti :)

The Rithmatist - Brandon Sanderson sırada bu var. 10 yaşında oğlum okumak istedi, Harry Potter'a benzeyen kitaplar var mı diye sormuş gpt'ye. Gpt bunu önermiş. Önce ben okuyayım onayımdan geçerse ona da okuturum🙈
+2
kullanicadi
(22.03.26)
Geceye bürüneceğim - sir terry pratchett
+1
sadakatsiz
(22.03.26)
terry eagleton, after theory.
bu akademisyenin çok akıcı bir dili var, kültürel çalışmalar ile ilgileniyorsanız kitaplarını öneririm.
+2
eileengray
(23.03.26)
Asimov 'dan Vakıf'a başladım.
+2
Amaranta ursula
(23.03.26)
civil disobedience and other essays - henry david thoreau
iran-israil savasi'nda güzel bir okuma oluyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.03.26)
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde

Bu arada bu grubu kurduğun için teşekkürler
+3
rock n roll
(23.03.26)
Agamben-Kutsal İnsan.
0
tiredofwaiting
(23.03.26)
Gurur ve Önyargı
Bomboş bir roman. Tavsiye etmiyorum.
-4
auroraaurora
(23.03.26)
saygın ersin'in yedi kartal efsanesi serisine devam ediyorum, şu an son kitabındayım.

yerli fantastik bir seriyi ilk kez okuyorum ama sevdim mi sevmedim mi, henüz çözemedim. sanki yapay bir evren gibi, bir yandan da "fantastik dünya böyle olmaz mı zaten?" diyorum.
0
m e b
(23.03.26)
savas sanati - sun tzu
+1
baldur2
(23.03.26)
Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
Bitmesine az kaldı. Bitince Şibumi'ye sıra gelecek.
+2
egerbiryolcu
(23.03.26)
Falih Rıfkı Atay-Zeytindağı
Daha yeni Günübirlik Hayatlar'ı bitirdim.
+1
umutt
(23.03.26)
Tatil Kitabı - Mahir Ünsal Eriş
0
nyist_
(24.03.26)
Koku: Bir Katilin Hikayesi - Patrick Süskind
+1
matilda
(27.03.26)
Ruhsallık Üzerine Denemeler - Ergün Arıkdal
Şimdinin Gücü - Eckhart Tolle
Esrarname - Feridüddin Attar dönüşümlü okuyorum.
+1
sinematikcrop
(27.03.26)
yarım bıraktığım çokça kitabın ardından bunun da kaderinin aynı olmaması ümidiyle,
Iza'nın Şarkısı - Magda Szabo
0
katalitik
(27.03.26)
Engin Gençtan - Hayat (İnsan Olmak kitabını beğenip almıştım ama bunu biraz dağınık buldum yine de okumaya devam ediyorum)
+1
ekimoloji
(31.03.26)
yapraklar evi - mark z. danielewski yi okumaya başladım bugün. poe, gizem, korku, bilinmezlik, tekinsizlik sevenlere şiddetle öneririm.
+1
lüzumsuz adam
(02.04.26)
Yitik Dünya - Tom Sweterlitsch

Bilim Kurgu romanı. Pek okumam ama riske girip okumak istedim.
+1
put it in your appropriate place
(02.04.26)
(9)

İstanbul Hangi semtte kiralar ne kadar?

darthvader
Özellikle Anadolu yakasında oturanlar hangi semtte ne kadara oturuyorsunuz? otopark vs imkanlarınız neler?
Özellikle Anadolu yakasında oturanlar hangi semtte ne kadara oturuyorsunuz? otopark vs imkanlarınız neler?
0
darthvader
(08.03.26)
ben üsküdar icadiye’de yeni kapattım evi. 35 veriyordum, otopark imkanı yoktu, sokak da genelde doluydu. bir süreliğine arkadaşımın yanına geçtim, o da üsküdar’da site içi, park sorunu yok, 3 ay önce 40 oldu.
0
lüzumsuz adam
(08.03.26)
Üsküdar bağlarbaşı 25k 1+1

Otopark yok dün gece 45 dk park yeri aradım
-2
messina123
(08.03.26)
Kediköy 75 1+1
Üsküdar 80 2+1
Çekmeköy 55 3+1
Sancaktepe 47 2+1
Bildiklerim
0
artıküyeolmakistiyorum
(08.03.26)
Çekmeköy 1+1 17k otopark ve asansör yok, yağmurda 45 dk yer arayıp ıslanarak eve döndüm

Evlerin altına otopark yapılacak hane sayısı*3 olmalı prosedürü. Eşler + misafirler

Zorunlu olmadıkça yaş iş, trafik de bitmez, kirli sokak görüntüleri de.
0
baldan kaymak
(08.03.26)
Kadıköy moda 45k
Otopark yok
0
cay koy geliyorum
(08.03.26)
Arkadaşım tuzla'da havuzlu site içinde çatı dubleksi bakıyordu 4+1, 45k + 4k aidat istiyorlar.
0
kimlanbu
(08.03.26)
bağcılar-bahcelievler arası bi yerde 2026 yılı için 30k.
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
karşıdaki zemin kat balkonsuz sokağa direkt sıfır, asfalt yolun salon camından 2 metre ötesinden geçtiği dairenin içinin de döküldüğü 50 yıllık binada 1+1 ev geçen gün 45.000 liraya kiralandı.
tabi ki otopark vesaire de hiç bir şey yok.
yer fenerbahçe/kadıköy.

bundan cesaretle benim evin kirası da herhalde 60.000 liradan aşağı olmamalı diyorum, 2+1 70 yıllık bina içi sıfır tadilatlı otopark hiç bir şey yok 75m2.

imkanı olan bu şehirden acilen çekip gitmeli.
0
denizgonen
(09.03.26)
sarıyer
3+1
40.000
0
tarafsizbolge
(09.03.26)
(14)

Türk edebiyati olmazsa olmazlariniz

Purple life
Roman- hikaye kategorisinde mutlak oku dediginiz neler var?
Roman- hikaye kategorisinde mutlak oku dediginiz neler var?
0
Purple life
(04.03.26)
ferit edgü - hakkari’de bir mevsim. yeri çok ayrıdır.
+2
lüzumsuz adam
(04.03.26)
Daha iyileri elbette vardır ama Orhan Kemal'in Eskici ve Oğulları bence vizyonsuzluğun ne kadar tehlikeli bir şey olduğunu çok iyi anlatıyor.

Harcanan potansiyel, ebeveyn ve evlat çatışmasının yarattığı sorunlar, kendi kafesini kuran aileler, o ailelerden kaçmak isteyen çocukların doğurduğu problemler, fakirliğin ve iş bilmezliğin romantize edilmemiş gerçek hali. Bence herkes bir kere okumalı.
+3
akhenaten
(04.03.26)
Sait Faik'in Semaver, Lüzumsuz Adam, Alemdağ'da Var Bir Yılan kitapları.
Orhan Kemal +1
Tanpınar Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Huzur
Kemal Tahir Devlet Ana
Tarık Buğra Osmancık
Yakup Kadri Yaban
Halide Edip'in kurmacalarından çok Türk'ün Ateşle İmtihanı ve Mor Salkımlı Ev
Adalet Ağaoğlu Dar Zamanlar üçlemesi, Fikrimin İnce Gülü
Füruzan Parasız Yatılı
Ferit Edgü'nün kısa hikâyeleri
Oğuz Atay Tehlikeli Oyunlar, Tutunamayanlar
Son dönemde belki Murat Gülsoy, Ayfer Tunç'un ilk romanları. Ali Teoman olabilir. Orhan Pamuk Benim Adım Kırmızı
+4
black holes in the sky
(04.03.26)
Orhan Pamuk, Kemal Tahir ve son zamanlarda okumaya başladığım Reşad Ekrem Koçu benim için iyi ki Türkçe biliyorum dedirten başlıca üç yazardır.
-1
sekizdokuzon
(04.03.26)
Peyami safa nın yalnızız ve bir tereddüdün romanı,
Köy romancılığı için, Fakir Baykurt
Barıç Bıçakçı kitapları,
Hasan Ali Toptaş kitapları bence çok güzel ama maalesef boykot, karakteri kötü, ama yazdıkları maalesef çok başarılı, maalesef, maalesef,
Oğuz atay +1 diyorum hem tehlikeli oyunlar hem korkuyu beklerken
Adalet ağaoğlu + 1
ayfer tunc da +1 ama bazen de sevmiyorum biraz kararsız bırakıyor,
hüseyin rahmi gürpınar okunmalı,
Ercan Kesal, çok severim ne yazsa okunur,
Suat Derviş, çağına göre bence iyi yazmış,
İsmail güzelsoyu da severim,
Vedat türkali
+1
a perfect lie
(04.03.26)
Yaşar Kemal denmemiş bir kere bile abov

Edit: Herkesin zevki kendine tabii ama ben Tanpınar'ı 1 numaraya koyarım. Yaşar Kemal 2, İhsan Oktay Anar da 3 bence
+3
vedatchilipeppers
(04.03.26)
Bilge Karasu.
+1
tiredofwaiting
(04.03.26)
İhsan Oktay Anar
+2
anatomik
(04.03.26)
yukarıdakilere ilave olarak Yusuf Atılgan. Aylak Adam ve Anayurt Oteli.
0
awlmi
(04.03.26)
Benim için yerli edebiyattaki en önemli eser Aşk-ı Memnu’dur. Kitaplığımda farklı basımlarda üç Aşk-ı Memnu’m var, kıymetlilerim.

Bunun dışında ilk aklıma gelen olmazsa olmazlarım;
*Gönül Bir Yeldeğirmenidir Sevda Öğütür - Hüseyin Rahmi Gürpınar
*Bir Gün Tek Başına - Vedat Türkali
*İnce Memed - Yaşar Kemal
*Yenişehir’de Bir Öğle Vakti - Sevgi Soysal
*Seher - Selahattin Demirtaş
*Anayurt Oteli - Yusuf Atılgan
0
mutekebbir
(04.03.26)
Puslu kıtalar atlası - İhsan Oktay Anar
+1
ekimoloji
(04.03.26)
Sabahattin Ali :
İçimizdeki Şeytan
Kuyucaklı Yusuf
Kürk Mantolu Madonna

Ahmet Hamdi Tanpınar:
Huzur
Mahur Beste
Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Peyami Safa:
Yalnızız
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Orhan Pamuk:
Benim Adım Kırmızı
Kara Kitap
Cevdet Bey ve Oğulları
0
su olsam ates olsam
(04.03.26)
Roman: Tanpınar, Yaşar Kemal, Oğuz Atay
Öykü: Mustafa Kutlu
+1
but that was just a dream
(05.03.26)
Vüsat bener, latife tekin, oğuz Atay, feyyaz kayacan kesinlikle okunmalı
0
adivar
(05.03.26)
(2)

Beşamel sos

egerbiryolcu
un miktarı aynı olsa bazı tariflerde bir su bardağı süt bazılarında bir litre süt ekleniyor. Bu tamamen yemeğin miktarıyla mi ilgili ve tat ve kıvamda olumsuzluk olur mu? Ben daha önce 1,5 veya 2 su bardağı süt ile yapmıştım çok koyu ve çok cıvık kıvam olmamıştı. Miktar olarak şimdi daha fazla lazım
un miktarı aynı olsa bazı tariflerde bir su bardağı süt bazılarında bir litre süt ekleniyor. Bu tamamen yemeğin miktarıyla mi ilgili ve tat ve kıvamda olumsuzluk olur mu? Ben daha önce 1,5 veya 2 su bardağı süt ile yapmıştım çok koyu ve çok cıvık kıvam olmamıştı. Miktar olarak şimdi daha fazla lazım sadece kıvam konusunu merak ettim.
0
egerbiryolcu
(01.03.26)
nerede kullanmak istediğinle alakalı aslında. lazanya için daha akışkan bir beşamelin tercih edilmesi gibi.
+1
lüzumsuz adam
(01.03.26)
Beşamel sos için altın oran: 90 gr Tereyağı, 90 Gr Un ve 1 Lt. Süt.
0
tss
(01.03.26)
(20)

En sevdiginiz hayvan hangisi ve

üğpoıuy
Neden?
Neden?
0
üğpoıuy
(24.02.26)
Koala çünkü çok sakinler.
0
kumandanim
(24.02.26)
Bütün hayvanları aynı derecede seviyorum ♥️
+1
rock n roll
(24.02.26)
tüm papağan türleri. çünkü zeka fışkıran hayvanlar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.02.26)
Kedigillerin hepsini çok severim ama daha elle tutulur oldukları için direkt kedi diyebilirim.
Nedeni karakterleri, huysuzluklarını da çok severim, işi bitene kadar kendini sevdirmesini işi bitince dönüp gitmesini de, hem çok sevecen hem de çok mesafeli olmalarını seviyorum.
Bir de insana kendini değerli hissettiren yanları var normalde cool tipler oldukları için senin yanına geldiğinde kendini seçilmiş hissediyorsun.
+2
mutekebbir
(24.02.26)
@mutekebbir +1

Bunun yanında border collie, atmaca, at gibi özgürce ve çok hızla hareket eden, insana koşarlarken ya da uçarken ferahlık hissi veren hayvanları çok seviyorum. Verdikleri özgürlük hissi, kasların doğada güçlenmiş görünüşü, onların aldığı o doyumun verdiği keyif... Bayılıyorum bunlara.
0
silverleaf
(24.02.26)
Uzun yıllarıdır kedi beslerim ama civcivlere ayrı bir düşkünlüğüm var.

Aşırı sevimli ve komik geliyorlar. Eve de ufak bi kuluçka makinesi aldım bakalım çıkacaklar mı.

Çıkarsa ilk bakımdan sonra da adres annemin kümesi.
0
msb
(24.02.26)
Boz ayıları çok severim. Şöyle beni parçalamayacağından emin olduğum bir boz ayıya sarılmak çok isterdim :d bu kadar sevimli ve miskin görünüp bu kadar güçlü olmalarını seviyorum.

Kuşlardan da karga ve türevlerini severim, en sevdiğim saksağan olabilir çok havalı duruyor.

Genel olarak eklembacaklılar hariç hemen her hayvanı severim. Dolabımdaki kıyafetlerin neredeyse tamamı WWF'nin hayvanlı kıyafetleri. Şu an koalalı bir hoodie giyiyorum mesela :d

Memelilerden sadece maymun türevlerine biraz mesafeliyim. Goril ve orangutan gibi büyük olanları severim de küçük olanlar özellikle şempanze, bonobo gibi olanlar çok insansı geldiği için huzursuz ediyor beni sdjsdj
0
nundu
(24.02.26)
kara panter

kara elf serisinde ‘guenhwyvar’ adlı bir tanesi çok etkilemişti beni ortaokul zamanlarımda.
0
lüzumsuz adam
(24.02.26)
cinsi olmayan dümdüz sokak köpeği.

iyi bir arkadaş oluyorlar insana.
+2
yurtsuz john
(24.02.26)
bütün hayvanlar hakketen ama köpeğim olduğu ve aileden biri gibi olduğu için sanırım köpekler bi tık belki önde ama bütün hayvanlar aslında
0
euteamo
(24.02.26)
Ahtapot
Yaşadığımız gezegenin en özel canlısı benim gözümde. Fazla karşılaşamıyor olmamız pek önemli değil.
0
loch ness
(24.02.26)
tilki.
0
Hallegadola
(24.02.26)
Pek çok hayvanı severim mesela filler çok sempatik gelir bana ama her gün bir fille karşılaşmıyorum, o nedenle köpek diyeceğim, çok iyi iletişimim var köpeklerle, özellikle sokak köpekleri ile.
0
(24.02.26)
Ya hiçbir hayvanın yeri sorgulama az derecede özel ve kıymetli ama ben "kakadu" papağanı demek istiyorum. Böyle hınzır böyle troll başka bir hayvan olduğunu sanmıyorum.
İkinci sırada ise Japon Kar Perisi bulunuyor. İnsandaki bütün olumsuz hissi alıp götürür tek bir uçuşuyla.
Son olarak da Ahal Teke demek istiyorum. Uçsuz bucaksız bir bozkırda onunla yolculuk yapmak müthiş bir deneyim olurdu.
0
rakicandir
(24.02.26)
çocukluğumda hayvanlarla, belgesellerle, hayvan oyuncaklarıyla büyüdüm. hayvan sevgisi gelişmiş biriyim yani. seçmek zor. bütün hayvanlari severim. belki sivrisinek hariç :) ama sivrisineğin bile ekosistemde bir yeri ve katkısı var. böcekler de hayvan ve onları es geçmemek lazım. fobi olabilen örümceklerin bile bir çok faydası ve bir çok cinsi var.

dünyada ne hayvanlar var. yeni belgeseller ile yeni hayvanlar veya bazı davranışlarını yeni öğreniyorum.

dünyanın en hızlı hayvanı olan gökdoğan (peregrine falcon) kuşunun yeri bazen ayrı oluyor: www.youtube.com

köpeklerin yeri de ayrı tabii. insanlara en çok sevgi ve sadakat gösterebilen hayvan sanırım. kediler de iyi hadi :) çocukluğumda beslediğim muhabbet kuşlarının da ayrı yeri vardı.
0
ermanen
(24.02.26)
Fil.

Vegan olup o kadar büyük olmaları onlara dominantlik sagliyor. Ormanlar krali aslan degil fildir.

Ayni zamanda cok iyi hafizalari var. Cok travma yasiyorlar bu yüzden de. Duygusal hayvanlar.
-2
Purple life
(24.02.26)
at. aselet ve guc timsali bir hayvan. insan ile derin baglar kurabilen bir dost olmasi da beni cok etkiler.
0
tahtakafa
(24.02.26)
@mutekebbir +1 her kelimesine katılıyorum.

kucağımdaki kızımın bana uzattığı başına öpücükler kondurarak yazıyorum bunu. :) bir tane de oğlum var. onları çok seviyorum.

kedilere aşığım ve tapıyorum. aşırı coollar. bana ters ve sert davranmaları, evi yıkıp geçmeleri, vahşilikleri ve canilikleri hoşuma gidiyor. miyavlamaları, sarılmaları, başlarını sürtmeleri, karnıma masaj yapmaları kalbimi eritiyorrr. <3 bakışlarına ölürüm.

%100 iyi ya da kötü değiller. çok gerçekler ve kendi karakterleri var. sınırları var, keyifleri var. çok doğal canlılar. kabiliyetleri de çok harika; çok yükseğe atlayabilmeleri, dört ayak üstüne düşmeleri, zekaları, refleksleri, koku duyuları, ses duyuları, sezgileri, gece görüşleri, bulunduğu kabın şeklini almaları :d falan hepsi çok iyi. çok atletik ve esnekler.

aslan kaplan belgeselleri izlemeye de bayılırım bu arada. çok asil kedigiller ya.

tüm hayvanları seviyorum tabii. 3 yıldır vejetaryenim.

kedi aşkımın seviyesini anlatan bir video:
www.tiktok.com
0
art cat chocolate
(24.02.26)
Penguen ve de ördek yavrusu. Sebebi belli çok tatlılar.
share.google
0
Amaranta ursula
(24.02.26)
köpek ve at. at asil hayvan yürürken kendine baktırıyor.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
(14)

Aşk/ilişki hayatınız..?

darthvader
Nasıl gidiyor bu aralar? ve hayatınıza etkisi nedir, genel durumunuzu nasıl etkiliyor?
Nasıl gidiyor bu aralar? ve hayatınıza etkisi nedir, genel durumunuzu nasıl etkiliyor?
0
darthvader
(23.02.26)
beni sürekli arkadaş olarak görüyorlar bu durum canımı sıkıyor
0
rajkoothrapali
(23.02.26)
1 yılı geçti sevgilimin olmaması. Bir taraftan kafam rahat. Evlilik, çocuk istemiyorum. Bir taraftan kötü çünkü hayatım ev iş arasında geçiyor. 6 gün çalışıyorum. Yeni bir kız tanımanın heyecanı çok yok açıkçası. Bütün kızlar aynı geliyor. Bu saatten sonra olmaz bence.
-9
arbre
(23.02.26)
gitmiyor :-P
0
euteamo
(23.02.26)
alayının friendzone'uyum.
çok dışarı çıkarım ama eve olaysız dönerim.
zaten aşk ve ilişkiden daha önemli ve büyük problemlerim var şu hayatta.
0
rain when i die
(23.02.26)
En son dört ay önce biriyle bu anlamda muhatap olmuştum. Olmasa da olur bir şey haline geldi benim için gönül işleri. Hatta bence olmasa daha iyi.
0
sekizdokuzon
(23.02.26)
hayatımı mahveden çoooook uzun bir ilişkiden çıkmıştım. hemen sonrasında benim iyiliğimi benden çok düşünen biriyle uzun bir süre, muhteşem bir ilişkim oldu. sayesinde hayatın ne kadar muhteşem olduğunu fark ettim. ikimizin de hatası olmayan sebepler yüzünden bu ilişki yeni bitti. bundan sonraki ilişkilerimde de, mutsuz olduğum ilk anda bitiririm. hiç uzatmam.
0
co2s2
(23.02.26)
evlenmelik geri zekalı erkek modeli olduğuma kanaat getirdim. çok üzülüyorum kendime.
+4
loch ness
(23.02.26)
@loch ness, nasil bir modelmis o?
-1
Purple life
(23.02.26)
@purple life, yaptıkları kötü seçimlerle, kötü kariyer planlamasıyla vs. ile hayatlarını berbat etmiş kadınların son dakika golü gibi bütün hatalarını tek seferde telafi edecekleri , "ben bu salakla evlenir hayatımı kurtarırım" diye düşündükleri erkek modeli.
+4
loch ness
(23.02.26)
beni seven kadınları en son üniversite öğrencisiyken gördüm. 20 sene oldu. ondan sonra herkes vücudumu sever oldu.
0
yurtsuz john
(23.02.26)
Kiminle görüşsem "sen gerçekten çok iyi bir insansın ama" diye kapanışı yapıp şutluyor. Artık görüşmek bile istemiyorum. Sevdiğim bir kız vardı, iki kere reddetti ama aklım hala onda.
0
efreet sultan
(23.02.26)
7 yıllık ilişkide evlenlim mi, ayrılalım mı aşamasındayız.
0
orpheus
(23.02.26)
neredeyse 1 yıl olacak ansızın terk edileli. korkunç bir darbeydi. birini arama motivasyonundan eser yok. sevdiğim ama ötelediğim uğraşlara kafa yoruyorum bu aralar.
0
lüzumsuz adam
(23.02.26)
Çok ilginçtir iyi gidiyor bu aralar, ben de şaşkınım.
0
tiredofwaiting
(24.02.26)
(30)

Şu an hangi kitabı okuyorsunuz? Şubat sayısı.

alice in potatoland
Bu ay ne okuyorsunuz? Almanca ve ingilizce de olur.
Bu ay ne okuyorsunuz? Almanca ve ingilizce de olur.
0
alice in potatoland
(17.02.26)
Sherlock Holmes setine başladım. Çok keyifli gidiyor.
+1
strawberry first
(17.02.26)
rachel cusk, parade.
0
eileengray
(17.02.26)
asimov - the foundation
+3
antikadimag
(17.02.26)
Georgi Gospodinov - Zaman Sığınağı
0
a perfect lie
(17.02.26)
Asimov vakıf serisi, yine yeniden.
+1
kisa
(17.02.26)
orwell burma günleri
0
summerjam0306
(17.02.26)
Mina Urgan-Bir Dinazorun Anıları
0
tiredofwaiting
(17.02.26)
Bütün-Beyinli Cocuk Uygulamalı Rehberi
0
kondansator
(17.02.26)
There Is No Place for Us: Working and Homeless in America
0
salihdt
(17.02.26)
tüfek mikrop ve çelik
0
pide
(17.02.26)
umberto eco - gülün adı
+1
efreet sultan
(17.02.26)
Androidler elektrikli koyun düşler mi?
Philip k. Dick
+2
antihero
(17.02.26)
david d. burns - 10 günde özgüven
+1
sabenburak
(17.02.26)
Yerdeniz Öyküleri. Ardından Öteki Rüzgar ile kapanışı yapacağım.
+1
auroraaurora
(17.02.26)
Calikusu - recep nuri gültekin

Bunu neden eksiler bir insan. Saka gibisiniz ha.
0
Purple life
(17.02.26)
Frank Herbert - Dune
+2
yemrem
(17.02.26)
insan vücuduna seyahat - gavin francis
0
lemmiwinks
(17.02.26)
James Clavell - Shogun
0
thracia
(17.02.26)
Graeme Simsion - Rosie Projesi
0
matilda
(17.02.26)
Büyük İskender - Jona Lendering
0
drako
(17.02.26)
İnsanın Anlam Arayışı - Viktor Frankl
Zeytindağı - Fatih Rıfkı Atay
0
hayalhayal
(17.02.26)
sınırsız rüyalar diyarı - j. g. ballard
0
lüzumsuz adam
(17.02.26)
@purple reşat nuri'yi recep nuri diye yazman çağrışımı sebebiyle hoş bulunmamış olabilir
+1
beyfendi
(17.02.26)
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde
0
rock n roll
(17.02.26)
Bugün olağanüstü bir gece bitti, fareler ve insanlara başladım
0
pislick0
(17.02.26)
Asako yuzuki - tereyağı
0
kullanicadi
(17.02.26)
topeka okulu ama sarmadı nedense...
0
suyin
(19.02.26)
Aynı yazarın Atocha’dan Ayrılış kitabını okudunuz mu? tavsiye ederim.
+1
eileengray
(19.02.26)
İhsan Oktay Anar
Yedinci Gün
0
kumandanim
(19.02.26)
okumadım, alayım listeme çok teşekkürler <3
+1
suyin
(19.02.26)
(6)

Hobiniz var mı

arbre
Fotoğraf makinesi almak istiyorum çok uzun süredir. Alamadım. Alacak param da var. Gsz verin de alayım. Siz nelerle uğraşıyorsunuz?
Fotoğraf makinesi almak istiyorum çok uzun süredir. Alamadım. Alacak param da var. Gsz verin de alayım. Siz nelerle uğraşıyorsunuz?
-2
arbre
(25.01.26)
daha yeni elektro gitar aldim. arada bir elime alip caliyorum.

farkettigim biseyi paylasayim. baskiyla hobi olmuyor. eger, herkes biseyler yapiyor ben de yapmaliyim durumu varsa az daha bekle. cunku alacagin seyi kenara atinca icten ice bunu da yapamadim diyerekten modun dusecek.

hobi ile birseyi satin alma heyecani siklikla karistiriliyor. oyle bir durum varsa hicbirseye para harcama. git once magaza dolas, arkadasinda dene, online videolara bak vs.. heyecanini arttir. ondan sonra motivasyon dolu sekilde siparis ver butonuna bas.
0
buenosdias
(25.01.26)
şu sıralar resim yapıyorum bir de tin whistle ile sevdiğim soundtrackleri çalmaya çalışıyorum.
0
lüzumsuz adam
(25.01.26)
bir aralar fransızca öğreniyordum a2'den b2'ye geldim sonra çok yormaya başladı bıraktım. satranç öğrendim bir süre kursa gittim sonra o da çok zor geldi bıraktım. yukarıdaki arkadaşın dediği gibi bir şeye başlama/satın alma heyecanı hobinin kendinden çok farklı şeyler. ilk başlarda ufak ufak çok masraf etmeden ilgilendikçe hobiyle merakın artıyor mu ona bakarsın, eğer öyleyse başlarsın. yoksa boşa masraf.
0
zen1th
(25.01.26)
fotoğrafçılığa merak saldıysanız ben analog fotoğrafla ilgileniyorum, tavsiye ederim, çok heyecanlı ve keyifli bir süreç... ne çektiğini bilmemek, hemen bakıp görememek , beklemek zevkli.
0
isimsizbiri
(25.01.26)
Balık tutuyordum ama birkaç yıldır işten güçten fırsat olmadı.

Sakin bir yerde tutarsanız müthiş bir heyecan, o balığın oltaya vuruşu... Anlayamazsınız...
0
msb
(25.01.26)
piyanom var. ayrıca almanca öğreniyorum.
0
art cat chocolate
(26.01.26)
(12)

Radiohead kadar müthiş ne var?

michael_knight
Gençliğimden beri Radiohead’i takip ediyorum. Müzik konusunda müthiş bilgili veya gurme zevkleri olan biri olduğumu da söyleyemem. Ama Radiohead’de (sanırım OK Computer albümünden sonra iyice artan) teknik olarak müthiş başarılı bir durum var. Armoni, duyguları dalgalandırması, bambaşka sesleri bir
Gençliğimden beri Radiohead’i takip ediyorum. Müzik konusunda müthiş bilgili veya gurme zevkleri olan biri olduğumu da söyleyemem.
Ama Radiohead’de (sanırım OK Computer albümünden sonra iyice artan) teknik olarak müthiş başarılı bir durum var. Armoni, duyguları dalgalandırması, bambaşka sesleri bir arada kendi amacına hizmet edecek şekilde bilinçli şekilde kullanabilmesi vs. Gördüğünüz gibi terimleri çok iyi bilmediğim için iyi de tarif edemiyorum.

Anlatmak istediğimi anlatabiliyor muyum?

Buna benzer şekilde insanı büyüleyen sanatçı, grup, albüm, şarkı önerebilir misiniz?
-1
michael_knight
(21.01.26)
royksopp

radiohead biraz overrated. sorry.
+1
dedim dedim de kime dedim
(21.01.26)
-Depeche Mode

-Cemali
+1
yurtsuz john
(21.01.26)
Radiohead'dan daha müthiş çok şey var bence. 70'ler progresif rock müziği bence, günümüze yaklaşın Dream Theater, biraz metale yaklaşayım derseniz TOOL.
+1
black holes in the sky
(21.01.26)
duyguları dalgalandırması noktasından girip ilk aklıma gelenlerden serpiştiriyorum. müzik olmasa ne yapardık harbiden bilmiyorum.

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com
0
lüzumsuz adam
(21.01.26)
rush
tool +1
sleep token
meshuggah (şeytan çıkartmalı exorcistli metal sevmiyorsanız size gelmeyebilir)
+1
cay koy geliyorum
(21.01.26)
Depeche Mode
Oasis
0
HellKeePer
(21.01.26)
depechemode gençliğine denk gelmiş bir gençlik bu soruya direk D.M. diye cevap verecektir. U2 es geçmemek gerekir.
kısaca dans etmek derin duygularda dolanmak istiyorsan D.M.
zihni meşgul edecek karmaşık ve güzel bir müzikal yolculuk arıyorsam: Radiohead.
coşkuya ihtiyacım varsa,ve güçlü hissediyorsam: U2
0
jamswety
(21.01.26)
pink floyd
linkin park
0
fugnar
(21.01.26)
hissettiğiniz şeyi anlıyorum ama radiohead'i radiohead yapan biraz da bu konuda eşsiz olmaları. ben yine de bana aynı hisleri yaşatmayı başarabilmiş diğer grupları aşağıya bırakıyorum;

king crimson
black country new road
the cure
+3
beatbox yapan metalci
(21.01.26)
ne istediğinizi biliyorum.

the smile – the smoke
the smile – pana-vision
sigur rós – svefn-g-englar
pink floyd (zaten biliyorsunuz)
portishead – roads
talk talk (thom yorke'un etkilendiği grup)
+1
hadi ya la
(21.01.26)
usttekilere ilave Porcupine Tree deneyebilirsiniz.

Bu arada Radiohead seven adama meshuggah öneren zalım :)) seni de not ettim (ilk albumlerindeki fusion soloların hastasıyım)
+2
makbur
(21.01.26)
Massive attack
Archive
0
baldur2
(22.01.26)
(2)

istanbul'da kitap okumalık mekanlar

art cat chocolate
kütüphane değil de kafe gibi bir yer var mı? kitabımızı alıp gidelim, kahve ve tatlı eşliğinde kitabımızı okuyalım...koltukları rahat olsun, sandalye değil de berjer falan olsun yani...var mıdır böyle mekanlar?
kütüphane değil de kafe gibi bir yer var mı? kitabımızı alıp gidelim, kahve ve tatlı eşliğinde kitabımızı okuyalım...

koltukları rahat olsun, sandalye değil de berjer falan olsun yani...

var mıdır böyle mekanlar?
0
art cat chocolate
(17.01.26)
Biraz küçük ama Kuzguncuk'taki Nail Cafe geldi ilk aklıma, çok da gittiğim bir yer değildir oysa, Moda İskelesi ve Karaköy Karabatak'ın üst katında pencere önündeki berjerler aklıma gelen diğer seçenekler.
0
(17.01.26)
istiklaldeki turk-alman kitabevi ust kat, sessiz de oluyor
0
lüzumsuz adam
(18.01.26)
(2)

norveç veya ızlanda gıbı kuzey ulkelerı

deepness
yapımı bır fılmdıü baş piskopos genc bır rahıbı kırsalda bır köye goreve gonderıyordu, o fılmı hatırlayan var mı ? aslında ıkı veya 3 yıllık en fazla... tsekkurler
yapımı bır fılmdıü baş piskopos genc bır rahıbı kırsalda bır köye goreve gonderıyordu, o fılmı hatırlayan var mı ? aslında ıkı veya 3 yıllık en fazla... tsekkurler
0
deepness
(29.12.25)
Godland olabilir sanki
+1
lüzumsuz adam
(29.12.25)
AA evet kesinlikle o. Cok teşekkür ederim
0
🌸deepness
(29.12.25)
(18)

Şu an hayatımda olmazsa olmaz

darthvader
Dediğiniz şeyler neler ? mesela x şey hayatımda olmasa hayatım devam etmeyecek dereceye gelir o denli önemli dediğiniz şeyler neler ?
Dediğiniz şeyler neler ? mesela x şey hayatımda olmasa hayatım devam etmeyecek dereceye gelir o denli önemli dediğiniz şeyler neler ?
0
darthvader
(26.12.25)
kocam
-1
Sadece soruyorum
(26.12.25)
Vallahi de sevgilim. Kara sevda gibi bizdeki.
-1
gobekliraki
(26.12.25)
Kahve makinem.
0
mutekebbir
(26.12.25)
epey düşündüm de hiçbi şey.
+4
antihero
(26.12.25)
Bir insan uzaklaştırma kararı aldığı sevgilisi olmadan nasıl yaşayamam der?

Soruya cevap: ailem
+1
Kahvedesu
(26.12.25)
internet, bilgisayar, para.
0
hold the door
(26.12.25)
İşim. Her şey sende anlamsızlaşıyor ey mayış diyor ya şair, iş olmazsa hayatın bir anlamı kalmıyor.
-1
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
türkiyede yaşamamak
0
plastic_angel
(26.12.25)
Haftada bir iki dışarı çıkmak. Aman aman sosyal bir hayatım yok ama en azından haftada bir iki kez dışarıda çay, kahve veya içki içeyim ya.

evden işe, işten eve bir hayat istemem.
0
put it in your appropriate place
(26.12.25)
AirPods Pro
-1
michael_knight
(26.12.25)
arac ve laptop.
arac olmadan ise gidemiyorum.
laptop olmadan isimi yapamiyorum.
0
cooperr
(26.12.25)
Başta çocuğum yazmak istedim ama elim gitmedi. Büyük konuşmak istemiyorum. Evladını kaybeden birkaç aile gördüm. Biri teyzemdi. Hepsi hayatlarına devam etti ama hiçbir zaman tam olamadılar. O sebeple büyük konuşmayı reddediyorum. Düşmanıma bile dilemeyeceğim bir şey.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.12.25)
merak etmek.

açık ara, arkada bırakmış olacağım en kötü yılı geçirmekteyim. geleceğe dair, yeni bir şeyler öğrenmeye dair içimdeki o keşif duygusu kalmamış olsa devam edebileceğimi sanmıyorum.
0
lüzumsuz adam
(27.12.25)
Elektrikli ısıtıcı battaniyem. Bozulduğu an hemen yenisini alırım, gelene kadar geceleri doğru düzgün uyuyamam kışları.
0
inawen
(27.12.25)
Şuan şu noktada mayış.
İşten ayrılmam söz konusu. Maaş gelmezse epey zorluk çekicem.
0
biseysorcaktim
(27.12.25)
Büyük konuşmak istemiyorum ama hiçbir şey. İnsanın adaptasyon ve hayatta kalabilme güdüleri /güçleri bence çok gelişmiş durumda. X'siz yaşayamam demek bana göre abartılı geliyor insan mecbur kalınca sanki bal gibi de yaşayabiliyor. Ama yine de büyük konuşmak istemiyorum mode on.
+4
Amaranta ursula
(27.12.25)
kocam
para
internet
-2
Hallegadola
(29.12.25)
Düzenli ve kaliteli uyku. Yaklaşık 1 ay süren insomnia cehenneminden kurtulmak muhteşem bir duygu. Sabah zar zor uyanıp alarma küfretmek özlenir mi? Özleniyormuş.
0
auroraaurora
(29.12.25)
(7)

Ne zaman aklınıza gelir?

gabe h coud
Sabah karanlık ve ıssız bir yolda arabayla giderken uzun bir süre ne karşı şeritte, ne önümde, ne de arkamda araç göremedim. Millet nerede, niye kimse işe gitmiyorZombie Apocalypse mi var yoksaTruman Show benzeri bir ortamda araçları koymayı mı unuttularSimülasyonda mıyızgibi sorular ne zaman aklını
Sabah karanlık ve ıssız bir yolda arabayla giderken uzun bir süre ne karşı şeritte, ne önümde, ne de arkamda araç göremedim.

Millet nerede, niye kimse işe gitmiyor
Zombie Apocalypse mi var yoksa
Truman Show benzeri bir ortamda araçları koymayı mı unuttular
Simülasyonda mıyız

gibi sorular ne zaman aklınıza gelir? Kaç dk boyunca kimseyi görmezseniz?

Gününüz aydın olsun.
0
gabe h coud
(24.12.25)
yolda kimsenin olmaması garip gelmez, umursamam. ha şaşırırım vayy şanslıyım bugün derim ancak. gideceğim yere vardığımda kimse yoksa bir ne oluyo derim. zombi falan düşünmem de covid gibi bir şey mi oluyor yine ne oluyor derim. belki de savaş falan gibi bir şey mi çıktı derim. sonra ararım yazarım ve kimseye ulaşamazsam o zaman uzaylılar geldi ya da ben öldüm falan diye düşünürüm. sonra bir şey olur ve aniden her şey düzelirse ve kimse de bunun farkında değilse o zaman önce simülasyon olduğunu düşünürüm sonra da şizofren olduğumu.
0
art cat chocolate
(24.12.25)
benim hep aklıma geliyor. distopya/post apocalyptic fantazim var, estetiğini çok seviyorum.
0
lüzumsuz adam
(24.12.25)
sokağa çıkma yasağı mı vardı bugün diye düşünürdüm ve direkt sosyal medya'ya bakardım.
+1
elektr10
(24.12.25)
İstanbul'da 30 saniye,
İstanbul'un köylerinde 90 saniye,
Anadolu'nun uzak köylerinde 600 saniye,
Avrupa'nın ıssız yerlerinde 6 saat,
Amerika'nın ıssız yerlerinde 2 gün (hiç gitmedim)
+1
michael_knight
(24.12.25)
tek akıma gelecek soru acaba çok mu erken çıktım veya saatleri ileri aldıkta benim mi haberim yok olur veya yoksa bugün pazar veya tatil günümü diye sorular gelir.
+1
my fault
(24.12.25)
Bayram zamanı İstanbul’da. Metrolar otobüsler her yer bomboş oluyor. Bazen korkuyorum acaba yanlış bir şey mi yapıyorum diye
0
substituent
(24.12.25)
her sabah şehir değiştirerek sabah 7 karanlığında yola çıkıyorum. bazen anayolda dahi araç olmuyor. yarım saat görmezsem ulan bugün tatil miydi demeye başlıyorum.
0
mikahakkinen
(24.12.25)
(22)

Hayatta sadece bir kez sevmek

mermaidd
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı? Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başlad
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)
Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı?
Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başladım. Yok "1 erkek 1 kez sever" vs. gibi ve sormak istedim sizlere.

DİPNOT: Bu benim görüşüm değil sadece dikkatimi çeken bir durum olduğu için sormak istedim.
0
mermaidd
(09.12.25)
Doğru değil.
0
gabe h coud
(09.12.25)
Doğru değil. Birden çok kez sevebilir insan. Hiç bitmez sandığın sevgi yok oluyor/ediliyor ya da aşkın etkisi geçiyor. Aslında o kişiyi değil, o zamanki heyecanını, sende bıraktığı etkiyi seviyorsun. Bir de hayat bu kadar romantik değil. Millet evlenip bir kişiyle 20 30 yıl geçiriyor. Bu bence çok zor bir şey. Bir kere sevme olayı garip aslında.
0
arbre
(09.12.25)
psikoloji, kültür, çevre etkileri nedeniyle bazı insanlar hayatta duygusal olarak takılı ve takıntılı kalabiliyor fakat genelleyemeyiz
+4
grimavi
(09.12.25)
Erkek duygularını bastırarak büyütür, ayrılık sonrası yasını erteler, sonra da "unuttum" zanneder. Ama bilmez ki işlenmeyen duygu geçmez, sadece donar. Bir de hafızanın seçiciliği var tabii, o ilişkideki zorlukları, çektikleri sıkıntıları değil de, sadece güzel anıları hatırlayınca ne olur? Buyrun size "yanındakiyle yaşar, aklındakiyle ölürsün" başlıklı saygısız bir gönderi daha...
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.12.25)
Henüz 1.80 sarışın Rus’a denk gelememiş bir erkek uydurması olarak görüyorum bu tarz lafları. Karşim bu erkek nasıl sadece 1 kez aşık olabilir ya
+1
olaylar olaylar
(10.12.25)
Bende 1 kez sanıyordum.

Sevmeyi seviyorsanız cevabı 1 den fazla.

Kadınların sanmaları yüzünden erkekler fena dağılıyor.

hele günümüzde.

The true north +1
0
baldan kaymak
(10.12.25)
Aşık olmamış ya da önceki aşkının duygusal bağımlılığından çıkamamış birinin genellemesi. Kendi başı ağrısa herkesin başının ağrıdığını da zannediyor olabilir.
Şu da var, yaşadığı aşkın o zaman hissettirdiği hisler ile şimdiki aşık halinin yaşattığı hisler birbirinden farklı olabilir. Bu sebeple öyle zannediyor da olabilir.
0
kisa
(10.12.25)
Kadın içinde erkek içinde doğru değil.
Uzun zaman önce birine karşı bende böyle düşünmüştüm nasıl seviyorum ama deli gibi tasma taksın gezdirsin diyorum :)
Aradan yıllar geçti bir yerden telefonuma ulaşmış aradı, çok şaşırdım tabi ama hissim yok olmuş tamamen, sonra mesajlar attı görüşmek istedi hep bahanelerle istemedim, açıkça söyledim istemediğimi en son yine durmadı engelledim. Geçmişe dönüp bakınca ne kadar toy ve boşmuş, iyi ki tasma taktırmamışım :)
0
IcedFlames
(10.12.25)
çok slogan bir söylem bence; bu kadar genellenemez. derecesi fark etmeksizin gerçekten sevdiğimizi söyleyebildiğimiz insanlar birden fazla olmuşsa -ki bende öyle-soruna şu şekilde cevap verebilirim:

öyle veya böyle, gittiğinde sende bıraktığı boşluk dehşet seviyede oluyor; hayatındayken ise bir şekilde daha kendin gibi, sanki oyundaki en güzel güçlendirme veren itemi inventory ne atmışsın da her zorluğu kolaylıkla aşabilecekmişsin gibi hissediyorsun.
0
lüzumsuz adam
(10.12.25)
Hayat çok uzun, zaman çok güzel siliyor her şeyi.
+1
antihero
(10.12.25)
Doğru değil.

Ergenliğin heyecanı
20'lerin heyecanı
30'ların olgunluğu
40'ların boşvermişliği
hepsi apayrı hepsinde de ayrı bağlanıyoruz, tutulu kalıyoruz. İlk terk edildiğimde ölüyorum sanmıştım, terk ettiğimde de dünyanın en suçlu insanı gibi hissetmiştim.
onsuz yapamam dediğim insanı/insanları yolda görüp kafa çevirdiği de oluyor insanın.
takılı kalıyorsanız o kişiye olan sevginizden değil, kendinizde olan sorunlardan dolayıdır. O ilişkinin bitmesi size yetersiz hissettirdiği için tekrar dönmek istiyorsunuz, kendinizi kanıtlamak istiyorunuz. vb nedenler.

sağlıklı yetişkin takılı kalmaz. bitmesi gerektiği yerde de biter. hayat herkes için devam ediyor. iki iyi insan mükemmel bir ilişki yaşayacak diye bir kural yok. Maalesef olmayabiliyor.
0
croswell
(10.12.25)
aşırı derecede bir uydurma. üniversite zamanında 5 yıllık ilişkim oldu, ilk ciddi ilişkimdi ve aşırı seviyorduk birbirimizi ilk 18-20 yaşların heyecanıyla ama olmadı ayrıldık. sonra başka bir uzun ilişkim oldu, evlendim, 1 senelik evlilikten sonra ayrıldık :) şimdi 5 yıllık başka bir ilişkimle evliyim 1.5 sene oldu evleneli ve gerçekten mutluyum, yaş da 40'a geliyor. öncekileri sokakta görsem sadece gülerim, ne yaşadığımı bile unuttum öyle söyliyim :D
0
awlmi
(10.12.25)
Şöyle diyelim hayat boyu değil belki ama... İnsanların hayatlarında belli kırılma dönemleri oluyor ve karakterleri ona göre şekilleniyor.

O dönemlerde unutamadıkları insanlar oluyor muhakkak.

Yani 30 bir dönüm noktasıysa bir insan için 30'larında yaşadığı bir ilişki 30-40 yaş arası dönemde unutulmaz olabiliyor.
0
anten
(10.12.25)
38 yaş olarak 3 kişiye aşık oldum şu ana kadar. aralarındaki süreler oldukça fazla tabi. birini unutmadan baskasına aşık olmadım hiç.
0
archmeister8
(10.12.25)
Bu 14-15 yasindayken dusundugum bir seydi ama artik degil.
0
hot potato
(10.12.25)
Büyük konuşmak istemem ama insan bir kere sevmeli, evlenmeli.

Evlendin, bir kaç sene içinde eşinle anlaşamadın, ayrıldın. Tabii ki yeniden evlenebilirsin.
Ancak evlendin, çocukların oldu, bir 10-15 sene sonra eşin vefat etti. Yeniden evlenmemek bence en güzeli. Ben tercih etmem diye düşünüyorum.

Ama evlenilmesi de ayıp veya yanlış değil. Kişisel tercih.

.
0
kartallar yuksek ucar
(10.12.25)
9-10 defa "sadece bir kez sevdim" dediğim birlikteliğim olmuştur.
0
kizil karga
(10.12.25)
gündüz soruyu görmüştüm şimdi antitez olarak geldim. ben gerçekten sanki bir kez gerçekten sevdim, sevildim. 35 yaşındayım sonrası hep onun kadar sevebileceğim birini aramakla geçti umarım bulurum
0
rajkoothrapali
(10.12.25)
@rajkoothrapali umarım bulursun 🙏🏻

Hepinize dönüşleriniz için teşekkür ederim
0
🌸mermaidd
(10.12.25)
doğru değil. hatta bunu söyleyen insanın hiç de olgun olmadıgını, çok deneyimsiz oldugunu, iddalı sloganvari cümlelerin peşinden sürüklenen duygusal olarak zayıf birisi oldugunu düşünürüm.
-2
abelardo
(12.12.25)
@ruzgarr örneğinde görüldüğü gibi hiç şaşmaz

www.eksiduyuru.com

duygusal olarak zayıf insanlar ancak hayatta sadece bir kez sevilebileceğine inanır
+2
abelardo
(14.12.25)
Sevemedim güvenemedim. Hatalar yaptık şimdi piyasada düzgün kız da kalmadı.
0
civa
(07.01.26)
(8)

Bir insanı hangi şartlarda ciddiye alırsınız?

sekizdokuzon
Benden çok kendisiyle uğraşıyorsa "Burada değerli bir şey var" derim, söylediklerini dikkatle dinlerim. Siz kimleri ciddiye alıyorsunuz?Teşekkürler.
Benden çok kendisiyle uğraşıyorsa "Burada değerli bir şey var" derim, söylediklerini dikkatle dinlerim.

Siz kimleri ciddiye alıyorsunuz?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(09.12.25)
Hayata bütüncül ve çok boyutlu bakabiliyorsa
+3
grimavi
(09.12.25)
Mantıklı ve ben-merkezcilikten uzak konuşuyorsa sevip ısınamadığım insan bile olsa ciddiye alabiliyorum.
+1
truf
(09.12.25)
Herhangi bir sorun karşısında şikayetle oyalanmak yerine sorunu ortadan kaldırmak için gerçekten aksiyon alanları ciddiye alırım. Bir de kendi yargılarını kenara bırakıp karşısındakini anlamak için dinleyen insanları
+1
kullanicadi
(09.12.25)
Farkındalık düzeyi yüksek.
0
rock n roll
(09.12.25)
ağız ishali değilse ve gözlerinde o -salak olmayan insan- pırıltısı varsa ciddiye alırım.
0
lüzumsuz adam
(09.12.25)
Maslow'un piramidinde üst seviyede olanları ciddiye alırım.
0
mikahakkinen
(09.12.25)
Az önce çiftlerin yarıştığı bir yarışma programı izledim. Finale kalan 2 çift vardı. Ödül: son model sıfır araba

Çiftlerden birinde kadın olan kişi, eşine;
Bu yarışmayı kazanıcaksınnnn!!!!
Alıcaksınnn!!!!
Yapıcaksınnnn!!!


O kadar irrite ediciydi ki. Diğer çift ise aralarında şöyle konuşuyorlardı. Tamam yapamazsak sorun değil, nasipte varsa alırız.. minvalinde daha tevekkül cümleleri kuruyorlardı. Tabi bu tatlış çiftimiz kazandı.

Bir insanı ciddiye almam için, elinden geleni yapsa da bir yapamama payı bulunabileceğini idrak ve hesap edebilen, herşeyin insanın kendi elinde olmadığını bilebilme tevazusunda olması gerekir.
+1
love and trust
(10.12.25)
karsimdaki capini, yani ne yapip ne yapamayacagini biliyorsa ciddiye alirim, ki boyle insan bulmak zor. "her isi yaparim, her seyi ben bilirimci" birisini ciddiye almam.

titriyle sohbete baslayani, kendini oveni ciddiye almam.

bir de artik boomer tayfa iyice sekerlendi, deneyime saygi duysam da onlari ciddiye almakta zorlaniyorum.
+1
cooperr
(10.12.25)
(6)

Tek tip giyinmek. Mutfağı restoran ürünleriyle tamamlamak adı neydi?

ground
Marka yok. Her şey tek tip beyaz tabaklar beyaz kase ve meze tabakları. Herhangi bir restoranda göreceğiniz standart ürünleri kullanmak. Abidik gubidik renkli ve moda hiç bir şeyi mutfağa sokmamak. Bazı erkeklerde de 20 tane siyah pantolon, 20 tane beyaz gömlek sahibi olup tek tip giyinmek. Eren Tal
Marka yok. Her şey tek tip beyaz tabaklar beyaz kase ve meze tabakları. Herhangi bir restoranda göreceğiniz standart ürünleri kullanmak. Abidik gubidik renkli ve moda hiç bir şeyi mutfağa sokmamak. Bazı erkeklerde de 20 tane siyah pantolon, 20 tane beyaz gömlek sahibi olup tek tip giyinmek. Eren Talu galiba böyle biriydi. Bunun genel bir adı var mı? Giyim değil de diğerini uygulamak istiyorum.
0
ground
(27.11.25)
Minimalizm (sadecilik) bu söylediğini karşılamıyor mu?
0
Mirket
(27.11.25)
Mirket; tam karşılamıyor. Belki 36 kişilik tabak kase vs takımı olacak ama markasız, endüstriyel mutfak ekipmanları satılan yerlerden almak istiyorum. 20 sene sonra bile aynı takımlar olsun, kırıldıkça yenisini alayım mesela. Biraz da tüketim trendlerine tepki gibi. Böyle bir şey var ama bulamadım.
0
🌸ground
(27.11.25)
monochrome mu acaba? bilemedim oyle aklima geldi. bu arada aradigin seyler metro market'te var tam olara. restoranlar vs de oradan aliyor cunku.
-1
arakaali
(27.11.25)
ben otistik diyorum, bunlar o tarz takintilar cunku.
hep ayni kombini giyen bir arkadas vardi, beyaz gomlek, kot pantalon, siyah makosen.
agir otistikti.
0
cooperr
(27.11.25)
essentialist bir bakıma
0
eileengray
(27.11.25)
ton sür ton?
-2
lüzumsuz adam
(28.11.25)
(14)

Müzik aleti çalıyor musunuz?

pembediken
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
0
pembediken
(20.11.25)
Hevesle ukulele almıştım 3-4 tıngırtıdan sonra 4 sene kenrada yattı. Geçenlerde 5 yaşındakı yeğenime verdim.
0
Amaranta ursula
(20.11.25)
16 yıl boyunca piyano. Ankara’nın en sevdiğim binası olan eski sergi evi’nde bir gösteride çaldım ve sonra zirvede(!) bıraktım. başarılı bir öğrenci değildim.
+2
eileengray
(20.11.25)
Gitar çalıyorum ama bana yılın bu zamanları bodhran çalma isteği gelir
youtu.be

Arada ingilteredeki arkadaşıma söylesem oralardan bulur deyip masraftan dolayı vazgeçiyorum
0
grimavi
(20.11.25)
tin whistle ım var. arada sevdiğim soundtrackleri çalışıp onları çalıyorum
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
Arp ilgimi çekiyor ama Türkiye'de pek yaygın değil.
0
🌸pembediken
(20.11.25)
Kendi çapımda ney üflüyorum. (Başarısız küçük gitar ve piyano denemelerim oldu. Serileşemedim, sebat edemedim) On yıldır da alto saksofon alıp çalmayı öğreneceğim...
0
yadigar
(20.11.25)
Gitar, bateri, akordeon biraz da keyboard.
+1
Bruce
(20.11.25)
Gitar terk ama bir şeyi doğru düzgün öğrenmek istiyorum
-2
arbre
(21.11.25)
Bir ortamda, rahmetli annemin çok sevdiği bir parçayı basit notalarla baştan sona çalabilecek kadar bağlama öğrenebileceğime dair iddialaşıtık.

Öğrendim, çaldım, bıraktım.
0
Mirket
(21.11.25)
Alto saksafon çalıyordum az çok. Pandemi dönemi girdi araya ve hocam da başka şehire taşınınca maalesef devam edemedim. Çevremde başka düzgün de hoca bulamayınca hevesim kırıldı. Şimdi de klarnete ve trompete heves ediyorum.
+1
mermaidd
(21.11.25)
Enstrüman öğrenmek yetenek değil, pratik ve zaman ayırma işi. Yetenek sadece süreyi hızlandırıyor. Genelde insanlar hevesle başlayıp hemen bir şeyler çalabilmek istiyor, olmayınca da vazgeçiyor. Halbuki enstrüman çalmayı öğrenmek de tıpkı dil öğrenmek gibi. Nasıl ki hiç bilmediğiniz bir dili 2 ayda öğrenemezseniz, enstrümana da hakim olamazsınız. Ama günde sadece yarım saat ayırabilseniz ne kadar gelişeceğinize inanamazsınız. Buradaki tüm olay süreklilik.

Bir dönem hayatımı müzisyenlikle kazanırdım. Ana enstrüman bas gitar ama telli enstrümanların çoğunu -kimini çok az kimini fena olmayan bir seviyede- çalabilirim. Bas gitar mantık olarak gitardan çok vurmalılara yakın olduğu için davul haricindeki pek çok perküsyon aletini de belli bir seviyede çalabiliyorum. Ama çok istememe rağmen nefesli denemelerim hüsranla sonuçlandı. Yaylılara ise cesaret bile edemedim. Şimdi bir piyano aldım, onu öğrenmeye çalışıyorum. Piyano armoni bilgisini pekiştirmek için de şahane bir enstrüman tabi, her şey gözünüzün önünde. Ama bilmek başka şey yapabilmek ise bambaşka.
+1
thracia
(21.11.25)
Kucukken piyanoyla basladim, cocuk halimle sarmadi, bass gitar basladim, lisedeyken muzisyen arkadaslar edinince bass gitar agirlikli devam ettim, bu sirada gitar ve bateri de ogrendim, piyanoya da devam ettim. Bas gitar icin saglam bir egitimle basladim, metodlar calistim, ama su an sorsan bisey hatirlamiyorum, fakat iyi caliyorum diyebilirim. Oburlerini o kadar iyi calamam, piyanoda bi sonata falan calamam, ama caliyorum. Aklima bir melodi gelirse gercege donusturebiliyorum. Her gun en azindan 15 dakika da olsa calmaya calisiyorum. Herhalde 20 yillik bir seruven su anda tam hatirlamiyorum.
0
mirafiori
(21.11.25)
Ortaokulda bandoya katilmamla birlikte trombon çalmaya başladım. Yillarca çaldım, is bandodan orkestraya evrildi, birkaç kez davetlerde de çaldım, sonra cocuk olunca vakitsizlikten bıraktım. 25 sene civarı çaldım.
0
mirty
(21.11.25)
cocukken zorla konservatuara gonderildim piyano egitimi icin. 5 yil dayandim ama nefret ettim. egitim stili cok sert, hataya tolerans 0, yaraticiliga hic yer yok. minor biseyi majorde calip kendi capimda eglenmistim de hocalar acayip kizmisti. klasik muzik ortaminin cok snob, cok elitist, cok "herseyin en iyisini biz biliriz" havasinda, cok "gercek muzik bu, geri kalan hicbir sey gercek muzik degil" kafasinda insanlar olmasi cok darlamisti beni o yasta bile. ne bileyim bilindik populer bir sarki turku vs calmaya kalktigim zaman hep "he he sen onu bosver simdi bak surda bach'in 9. minueti var var" gibi seylerle karsilastim hep.

bir de genel olarak basari mevcut eserleri dogru icra edebilmek ile olculuyor, onu yapabilmek icin de aylarca minicik deyatlara calismak zorunda kaliyorsunuz ve bu surec inanilmaz sikici. sonuc, zaten daha once yuzbinlerce kez calinmis biseyi bir de siz caliyorsunuz. azicik farkli calayim, oraya 4. parmagimi degil de 3. parmagimi koyayim fln yok. ellerim de ufak zaten oktavlara yetismek icin felc oluyordum. zilyon tane skala, metod, teori fln ogrendim ama hicbirini hatirlamiyorum artik.

esim bas gitar calisyor, benden 180 derece farkli sekilde baslamis bu islere. lisede arkadaslariyla ogle yemegi paralarini fln biriktirip enstruman almislar 2-3 sarki calabilmek icin, sora kompleks kompleks islere girmisler. ama baslangic noktalari hep "beraber bsiseyler yapalim, biseyler calabilelim" olmus, baslarinda kimse elinde sopayla durmamis bunu yanlis caldiniz hoyyt diye. o yuzden cok eglenmisler zamaninda, festivallerde filan sahne almislar, hepsi de hala ayri ayri muzikle ugrasiyor ve epey iyiler.
+2
taurina
(21.11.25)
(16)

Durabiliyor musunuz?

sekizdokuzon
Birkaç saat hiçbir şey yapmadan, yapacaklarınızı düşünmeden, kaygılanmadan öylece durabiliyor musunuz?Teşekkürler.
Birkaç saat hiçbir şey yapmadan, yapacaklarınızı düşünmeden, kaygılanmadan öylece durabiliyor musunuz?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(20.11.25)
Hayır tam bir fomocuyum
0
grimavi
(20.11.25)
Duramıyorum. Aşırı bir kaygı hali yaşamıyorum. Ama hiçbir şey yapmadığım zamanlarda dahi yapmam gerekip yapmadığım şeyler zihnimi meşgul eder.
0
dediysem dedim
(20.11.25)
Evet, mükemmel bir kafa boşaltma ve dinlenme oluyor ama süre daha az.
0
kisa
(20.11.25)
Duramıyorum. Acaba yapmam gereken ama yapmadığım bir şey var mı diye de düşünüyorum.
+1
rock n roll
(20.11.25)
Hayır, belki müzik dinleyip yürürken bir tık sakinleşip uzaklaşabiliyorum ama bomboş duramam.
0
mutekebbir
(20.11.25)
evet zaten o kadar fazla yapiyorum ki bunu herhangi is yapmak cok zor geliyor
0
ala09
(20.11.25)
maalesef duramıyorum. yani kaygılanma veya endişe vs yok ama olmuş bitmiş, artık değiştiremeyeceğim şeyler hakkında hep bir düşünme, hep bir pişmanlık ve kendine sinir olma durumu yaşıyorum. hiçbir şey düşünmesem bile beş dakika, geçen hafta, geçen sene, 5 sene, 10 sene önceki utanç verici anlarım aklıma geliyor. keşke susmak istediğimizde çenemizi kapatabildiğimiz gibi düşünmek istemediğimizde de beynimize es verebilsek...
0
m e b
(20.11.25)
Duramıyorum. Hatta ağırlık çalışırken başka şeyler düşünmekten sayamıyorum diye duyurum var. Kafam hep dolu.
0
gnosis
(20.11.25)
hiçbir şey yapmadan ve hiçbir şey düşünmeden durabiliyorum.
0
koela
(20.11.25)
Yapamıyorum. Sesli kitap açıyorum
0
yadigar
(20.11.25)
hayır ne yazık ki. kafamın içi çoğunlukla saat 17:00-19:00 arası zincirlikuyu metrobüs durağı tadında
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
durabildiğim zamanlarda megabaytlarım yükseliyor, daha zeki bir adam oluyorum resmen. keşke durdurma butonum olsa.
0
loch ness
(20.11.25)
öylece duramam ama heyecanlı-hareketli bir iş yapıyorsam unutabilirim. örneğin yelken, motosiklet gibi aktiviteler.
0
orpheus
(20.11.25)
durabiliyorum. genelde bir fon muzigi caliyor kafamda ve ne dusunmek istiyorsam onu dusunuyorum.

senelerce meditasyonun da bir sey hakkinda cok derin dusunme oldugunu dusunmustum. meger benim default state'mis.
0
cilgin fantezilerin adami
(20.11.25)
Birkaç saat full odaklanarak endişelenmeden çalışabiliyorum ama hiçbir şey yapmadan imkanı yok :) Yani endişeler başka bir düşünceye ya da eyleme yönlendirilmezse bu dediğinin imkanı yok bence :)
0
truf
(20.11.25)
Çocukluğumdan beri duramıyorum ama ilacını bu sene buldum.
0
dunyao
(06.12.25)
(12)

hastalıklar, zorluklar...

art cat chocolate
sevgili duyuru arkadaşlarım. aranızda hastalar var mı? kronik falan yani... ne tür hastalıklarınız var? ne çektiniz, çekiyorsunuz?benimkiler:mitral yetmezlik, astım, alerjik rinit, pcos, gastrit, romatizma, miyop, dirsekte sinir sıkışmasıbir de şu an diş teli kullanıyorum çift çene ameliyatı olacağı
sevgili duyuru arkadaşlarım. aranızda hastalar var mı? kronik falan yani... ne tür hastalıklarınız var? ne çektiniz, çekiyorsunuz?

benimkiler:

mitral yetmezlik, astım, alerjik rinit, pcos, gastrit, romatizma, miyop, dirsekte sinir sıkışması

bir de şu an diş teli kullanıyorum çift çene ameliyatı olacağım seneye :')

11 yıl önce de apandist ameliyatı olmuştum. anksiyete, panik atak ve depresyon kombosunu atlattım geçtiğimiz yıllarda da...

her şey 5 yaşımdaki romatizma teşhisimle başladı. 29 yaşındayım şu an. şu mitral yetmezlik yüzünden lisede her ay penisilin/deposilin vurulmuştum. şu sıralar astım beni öldürmeye ant içti. pcos yüzünden regl olamıyorum bazı aylar ve ilaçla ancak olabiliyorum. falan filan. yani tabii beterinden korunalım buna da şükür. sadece sinir bozuyor arada :')
+3
art cat chocolate
(20.11.25)
2022'de insomnia olmuştum. doktorlar, ilaçlar, psikoterapiler işe yaramadı. ancak bu sene başında kendim çözdüm.
0
gabe h coud
(20.11.25)
hipertriodi, ilaç tedavisini bıraktık sonra tekrar nüksetti tekrar ilaç tedavisine başladık ama düzeleceğini sanmıyorum. atom tedavisi kesin çözüm olacak da doktor erteliyor, ilacı tekrar deneyelim diyor. diyemiyorum ki stressiz bir yaşama geçersek belki düzelir.

geçmiş olsun.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(20.11.25)
Yüksek tansiyonum var, küçüğü 8 yerine bende 10 standart, dikkat etmeye çalışıyorum, hayatımdan tuzlu şeyleri çıkardım, turşu zeytin cips aynı şekilde şekerli şeylerle kan şekerimi de dalgalandırmamaya çalışıyorum
0
grimavi
(20.11.25)
migren teşhisim 2001 yılında konuldu. o gün bugündür hayat kalitemi bazı dönemler çok ama çok ciddi şekilde düşürüyor. istediğim kadar önleyici şeyler yapayım, hava durumundan dahi tetiklenebildiği için o veya bu nedenle atak geçiriyorum. ben gündelik yaşam pratiklerimden kopmamak için direniyorum ama mesela yaş aldıkça bu direncim ve dayanıklılığım düşüşe geçti, psikolojik ve fiziksel olarak eskisine göre daha hızlı/fazla çöküyorum atak geldiyse. hele auralı bir atak geçiriyorsam kafadan 10 günümü kilitliyor. amerikada yapılan araştırmalar işsizlik oranının migren hastalarında 3 katı daha fazla olduğunu gösteriyor. migren ilaçları devletin uyguladığı bu kur sabitlemeleri nedeniyle dönem dönem bulunamıyor, korkumdan evde, laptop çantamda, ofiste, arabada, her yerde relpax vb. stokluyorum. bir ara 1,5 yıl bulunamadı, o süreyi nasıl geçirdim hatırlamak dahi istemiyorum. bu ilaçları yazdırmak da maalesef oldukça meşakkatli, o nedenle reçetesiz alıyorum, bu da ciddi bir maddi külfet demek. ha bu ilaçların da ayrıca handikapları var, mesela dün holter takıldı çünkü bu ilaçlar çarpıntı, taşikardi vb. yapıyor. bulantı, kısmi görme ve işitme kaybı vb. başka ilave sorunlarda yaşıyorum ataklar esnasında.

başka ufak tefek kronik sorunlarım da var ama hiç biri migren gibi majör bir sorun değil.
0
Phoebe
(20.11.25)
had safhada kedi, polen, toz alerjisi. çiftçi bir ailenin evladı olarak yuvadan uçmadan önce ilkbahar ve yazları bağda geçirmek çok zordu. astıma dönmeye de başladı. hayat kalitesini bir hayli düşürüyor. yeni nesil antihistaminiklerle idare ediyorum ama ciddi alerjene maruz kaldığımda fayda etmiyor.

şeytanla falan anlaşma yapma fırsatım olsa ömrümden 2-3 yılımı verip bu sinir bozucu durumdan kurtulmak isterdim galiba. acizlik ve kısıtlanmışlık hissi çok can sıkıcı.
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
Bende senin gibi pcos'tan muzdaribim. Ayrıca şeker hastasıyım ve aileden gelen mide problemlerinden dolayı çok ufak yaşlardan beri ülserim var. Arada ülser atağı yaşıyorum 2 ay suya hasret yaşıyorum resmen.
Başta sen olmak üzere burada hastalıklarını paylaşan tüm duyuru arkadaşlarına geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.
+1
mermaidd
(20.11.25)
herkese çok geçmiş olsunnn... daha kötülerini görmeyiz umarım
+2
🌸art cat chocolate
(20.11.25)
skolyoz, kifoz. skolyozu gören doktor ameliyat gerekebilir diyor, profesörüne gidiyorum ameliyata gerek yok diyor. skolyozdan dolayı kalça ve omuzlarda yamukluk var, sağdaki ve soldaki aynı seviyede değil.

en alttaki bel omuru (l5) ile kuyruk sokumu (s1) doğuştan birbirine kaynakmış. (sakralizasyon)

sinüste osteom ve retansiyon kisti de varmış yeni öğrendim.

boyun ve bel fıtığı da varmış. bir ay önce kadar gece uyuyamaz durumdaydım. şimdi fizik tedavi ve egzersiz ile daha iyiyim.
0
inheritance
(20.11.25)
Von Willebrand hastalığı ve faktör 8 eksikliği, sonucunda da kolay kolay durmayan kanamalar ve demir eksikliği. Ben de 29 yaşındayım ve yaşlandıkça çıkmasını beklediğim başka genetik rahatsızlıklar da var.
0
gnosis
(20.11.25)
sol bacakta siyatik, 10 senedir cekiyorum. spor yaptirmiyor, surekli rahatsiz ediyor.
norolojik sikintilarda tip caresiz neredeyse, ilac deniyorlar uzerinde sadece.
6-7 defa MR cekildi, nerde sinir sikismasi var hala bulamadilar.
0
cooperr
(20.11.25)
Gastrit ve böbrek taşı, geçen yıl 12mm taş yüzünden ameliyat oldum hatta.
0
devorgilla the gunslinger
(20.11.25)
6 yıldır MS hastasıyım. Allah kimseye vermesin.. bazen MS olacağıma ölseydim daha iyiydi diye düşünüyorum. Anlatılmaz yaşanır bir hastalık.
+1
suicides underground
(20.11.25)
(3)

Mahşerin atlıları...

gnosis
Şunları son zamanda biz de konuşur olduk: doğum oranlarının azalması ve yaşlanan nüfus. Bunlarla paralel olarak orta yaş ve üzeri boşanma oranlarında da artış olduğunu biliyor muydunuz? Japonya hakkında bir yazıda gördüm, benim etrafımda da böyle çiftler var. Yıllarını birlikte geçirmiş, çocukları b
Şunları son zamanda biz de konuşur olduk: doğum oranlarının azalması ve yaşlanan nüfus. Bunlarla paralel olarak orta yaş ve üzeri boşanma oranlarında da artış olduğunu biliyor muydunuz? Japonya hakkında bir yazıda gördüm, benim etrafımda da böyle çiftler var. Yıllarını birlikte geçirmiş, çocukları büyümüş, evlenmiş, evden ayrılmış insanlar neden boşanıyor?
-1
gnosis
(20.11.25)
"Yıllarını birlikte geçirmiş, çocukları büyümüş, evlenmiş, evden ayrılmış insanlar neden boşanıyor?"

Çünkü insanlar bu işlevsiz evliliğe çocuklar yüzünden katlanıyor, sonrasında imkan varsa, çocuklardan da destek görürlerse boşanıyorlar, çünkü evlilik bir yandan işlevsizken bile boşanmak bizim anne babalarımızın kuşağı için bir tabu
+6
grimavi
(20.11.25)
grimavi'ye ek olarak, bircok insanin hem cocuk büyütüp hem tek maasla ev gecindirebilecek durumu olmuyor.
sadece cocuklarin iyiligi icin degil, ekonomik sartlardan ötürü de katlaniyorlar.
ne zaman cocuklari kendi paralarini kazaniyor, hatta belki aileye maddi destek olabiliyor, ebeveynler kendi istedikleri hayati yasayabilmeye basliyorlar. aci ama gercek.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.11.25)
değişime tanıklık ediyoruz. toplum, aile kavramına yüklenmiş kutsallık terk ediliyor. birey güçleniyor, kadın güçleniyor. ebeveynlerinin mutsuzluğuna tanıklık eden çocuklar büyüyor. değişim araçlarının çoğunluğuna sahip olan kitle daraldı, ekonomi öngörülemez, idare edilemez bir hal almaya başladı. göç arttı. seçenekler arttı. 90+ doğumlulular bir şeyleri kaçırıyorum hissiyle apar topar kendi hayatını yaşamak istiyor. hayatta kalırsak 30-40 yıl sonra öncekilerden çok başka yaşlılar olacağız.
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
(13)

Tefecilik neden kötü?

michael_knight
Neden yasal olmadığını anlıyorum, devletten alınmış bankacılık lisansı, vergileri vs. yok. Ama halk tarafından neden nefret ediliyor?Elbette kredi çekemeyen riskli kişiye daha yüksek faizle borç verilecek ve o para geri ödenmezse elinden gelen yasal ve yasadışı her yolu kullanacak tefeci. Ama borcu
Neden yasal olmadığını anlıyorum, devletten alınmış bankacılık lisansı, vergileri vs. yok.
Ama halk tarafından neden nefret ediliyor?

Elbette kredi çekemeyen riskli kişiye daha yüksek faizle borç verilecek ve o para geri ödenmezse elinden gelen yasal ve yasadışı her yolu kullanacak tefeci. Ama borcu alan kişi bunu bilerek alıyor zaten.
Zor durumda, çaresiz kalmış ama geri ödeyebileceğine inanan bir insana böyle bir fırsat sağlayan tefecilere daha iyi gözle bakmak gerekmez miydi?
-3
michael_knight
(12.11.25)
www.youtube.com
Edit: Cevabım beğenilmemiş yahut anlaşılmamış. Linkini verdiğim şiir hakkında:
aya.org.tr
0
yadigar
(12.11.25)
bankalar da dediğin gibi yasal tefeci. biraz geçmişten kalan bir alışkanlık galiba, tefeci ile münasebetin sonu tebligatla değil de morgla bitebildiği için. günümüzde geçmişe oranla bir iyileşme vardır herhalde bir nebze de olsa. gerçi banka borcundan kendisini asanlar da çok. distopyanın dibine dibine vuruyoruz.
+1
lüzumsuz adam
(12.11.25)
Tefecilik dediğimiz şey geri ödememe riski çok yüksek olan bireylere çok çok yüksek faizle borç vermek. Geri ödememe riskinin çok yüksek olması demek kişinin düzenli bir geliri yok, mevcut borç stoğu çok yüksek ve toplam mal varlığı borcunu ödeyebilecek kapasitede değil demek. Eğer tefeci bu riski sadece yüksek faiz karşılığında alsaydı bu yasal olabilirdi, zaten bunun yasal örnekleri belli ölçülerde çeşitli ülkelerde "Pay day loan" vb. isimler altında var, buna "Predatory Lending" deniyor. Bunlarda genelde tutar görece çok düşük ve faiz çok yüksek.

Ancak tefecinin çok yüksek riskle birine para vermesinin arkasında kaba kuvvetle alacağını tahsil edeceği varsayımı var. Eh faiz oranlarından ve riskten bağımsız bu tabi ki yasal değil. Yani siz mal sattığınız ama sonrasında senedinin vadesi geldiğinde ödemesini yapmayan esnafa çek senet mafyasını tahsilat için yollarsanız bu da yasal değil. Banka da alacağına istinaden aynısını yapsa illegal olurdu.

Diğer yandan sosyal devletin vatandaşlarını bu tür durumlara karşı ticaret serbestisini de zedelemeden koruma görevi var. O yüzden bazı ülkelerde yukarda örneğini verdiğim "Pay day loan" servisleri ya yasak ya da maksimum bir faiz oranıyla regüle ediliyor. Zira 500 lira parayı %250 faizle alacak adamın daha derin finansal sorunları vardır, o finansal sorunlar da 500 lirayla çözülmez, olsa olsa o 500 liralık borç ve üstündeki faiz adamın üzerine bir kürek daha toprak atar.
+5
salihdt
(12.11.25)
nasıl yasal değil? bankalar, leasing adındaki firmalar, yatırım ayağı altında bu işleri yapan herkes tefeci. buna türk tarihindeki geçmişine bakara karar vermek lazım. Anadolu'da toprak ağaları zorda kalanlara borç verip karşılığında adamın karısına kızına el koymuş. Daha sonra bu işler ccumhuriyet döneminde banker, mafya vb. zenginlere kalmış. Mesela anadoluda çoğu kuyumcu bu tarz tefeciliği halen yapar. parayı sana verip 2 katını almaya zorlayan bir tefeci ve sistemi neden sevilsin. bu işler hep yasal yapılmamış ki.
0
mikahakkinen
(12.11.25)
Kanka insanları istismar eden her kurum kuruluş kötüdür ve sevilmez ama mesela banka da seni istismar ediyor ama bankanın sana yapacakları belirli yasal sınırlar içinde kalıyor ama tefeci dediğin adam sen borcunu ödemeyince mesela senin karını kızını evden aldırıp tecavüz etmekle tehdit ediyor, yani cezai müeyyidesinin sınırı yok, bu da hem yasal hem de insani olarak etik değil, bunları bilerek borç almak da bunları meşrulaştırıp sevilmesine bir neden olmuyor.
+4
kizil karga
(12.11.25)
Mesele 3 alıp 5 vermek değil, paran yokken sana, ailene zarar vermekle tehdit eden paran varken neden yapmasın? Borcunu tamamen ödediğinde, hayır daha bitmedi derse kime gideceksin?
+1
duyuruuser
(12.11.25)
şöyle tahmin ediyorum, bankadan kredi çektin ödemedin ne yapar? icra uygular, evine hacze gelir ama icra iflas kanununn öngördüğü sınırlar içinde hareket eder, örneğin lüzumlu eşya dediğimiz ev eşyalarını haczedemez. senin mülkiyetindeki evini satışa çıkarsa bile yine bunu senin yasal hakların kapsamında yapar, örneğin evin değeri bağımsız bilirkişiler tarafından belirlenir, senin mahkemede itiraz hakkın bulunur vs.

ama mahallenin tefecisi senin zor durumundan faydalanarak sana çok yüksek faizle para verir ve geri alırken yasa masa yoktur. direkt canınla ailenle tehdit ederek geri alır. burada sen evet kendin baştan kabul ederek alıyor olabilirsin ama normal bir ruh halinde değilsin o anda. acil paraya ihtiyacın var çocuğun ameliyat olacak mesela. bu ruh haliyle hareket eden biri tefeciden borç aldığında "e baştan kabul ettin kardeşim" demek o kişi için haksızlık.

kanunlar yapılırken de güçlü ve güçsüz konumda olan tarafların eşitliği gözetilerek yapılır. örneğin tüketicinin korunmasına dair kanun çıkarılırken tüketicinin satıcıya göre daha güçsüz konumda olduğu bilindiği için ona bazı avantajlar sağlanır, mesela kanunda der ki tüketici hakem heyetine başvururken tüketici ücret ödemez veya dava açtığında kaybetse bile harçlardan sorumlu olmaz. ama satıcının açtığı davalarda öyle değil satıcı tüm harçlardan sorumlu olur. çünkü devlet güçsüz konumda olanın haklarını gözetmek eşitliği sağlamakla yükümlüdür.

kira işlerinde de şu örneği verebilirim, tahliye taahhütnamesi diye bi şey var mesela. kanun diyor ki kiralayan adam zaten sıkıntılı bi durumda, zar zor bütçesine uygun bir ev bulmuş, sen o anda adama ne imzalatırsan imzalat o kabul edecek çünkü en temel ihtiyacımız olan barınma ihtiyacını karşılamak için uğraşıyor. sen bu adama kira sözleşmesiyle aynı tarihte tahliye taahhütnamesi düzenleyip imzalatamazsın.

tefeciden para alan adam da o an kimbilir hangi ihtiyacını karşılamak için para arıyor, sen bu adamın zor durumundan faydalanıyorsun, adam 1000 tl alsa gelecek ay 5000 geri vereceksin diyorsun, adam belki çocuğuna ilaç alacak seninle pazarlık yapma şansı yok ki ne desen tamam diyor. bu nedenle bence iyi gözle bakılmıyor.
+5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
Besim Tibuk'un da böyle bir açıklaması vardı. Tefeciler sayesinde ticaret dönüyor diye.

Bizim insanımızda, yaptığının sonuçlarına katlanma gibi bir durum olmadığı için tefeciler kötü olmuş.

Şimdi şöyle bir yöntemi var. 1000 tl istiyorsun diyor ki bunun aylık faizi 100 tl. Sen bu adama ay ay 100 veriyorsun. Tüm parayı verene kadar aylık 100'ü ödemek zorundasın. Anlaşma böyle. 10 ay geçiyor, sen 1000 tl ödemiş oluyorsun. Diyorsun ki borcum bitti. İnsafsız adam 1000 verdik daha benden 1000 daha mı istiyorsun diyorsun. Ama 10.ayda borcunu kapatmaya söz verdiysen 10.ayda ödeyeceğin para 2000 tl. Öyle anlaşmıştınız. 1000'i ödeyince borcum bitti sanıyorsun.
0
nickini vermek istemeyen uye
(12.11.25)
tefeciler iyidir hocam cek %200 faizli bir kredi.
0
koela
(12.11.25)
çok ilginç bir yaklaşm valla. tefecilere imkan sunduğu için iyi gözle bakmak ha?

tefeci başkasının çaresizliğinden yararlanarak 1-2 birim kazanabileceği bir işten 5-6 birim kazanmaya çalışan birisi. sana tam olarak nerede özverili davranıyormuş gibi geldi?
+1
kiyiya vuran dildolar
(12.11.25)
@kiyiya vuran,
Ailesinden, arkadaşlarından, iş yaptıklarından, bankacılık sisteminden hiçbir yerden borç para bulamayan insana borç para bulma imkanı sağlıyor.

Ama ekmek almak için gibi düşünme bu parayı.
Çok uyduruk bir örnek veriyorum ama diyelim ki börekçi dükkanın var ve iflas etmek üzeresin ama diyorsun ki dükkana bir kahve makinesi alsam gidişatı değiştirebilirim fakat yüz bin liralık kahve makinesini almak için para lazım ve işler kötü gittiği için hiçbir yerden bulamıyorsun.

Tefeci seçeneği olmasa iflas edeceğin kesin ama belki de kahve makinesini bu sayede alıp dükkanı kâra geçirebiliyorsun.

Tüm çözümleri tüketen kişiye bir çözüm daha yaratıyor tefeci.
-1
🌸michael_knight
(12.11.25)
olm yaratıyo da kara kaşının, kara gözünün hayrına mı yaratıyor sanki?
+1
kiyiya vuran dildolar
(12.11.25)
Hocam, o mantıkla haksızlık ettiğimiz meslekler:
Eskortluk: Aslında cinsel ihtiyaçları olanlara imkan sağlıyor.
Sahte içki satıcıları: Vergilerden beli kırılan içicilere ycuz alternatif sunuyor.
Torbacılık: Madde kullanan insanların işini görüyor.
Çek Senet Mafyası: Alacağını tahsil edemeyen mağdurlara yardımcı oluyor, sevap işliyorlar.
Konsomatrislik: Eşlerinden şefkat göremeyen mutsuz erkeklere bir kucak, adeta bir psikolog oluyorlar.
Dolandırıcılık: Doğal seçilime katkıda bulunuyor, uzun vadede insanların ders alıp gözünün açılmasına yardım ediyorlar.
Kiralık katillik: Kişinin kendisinin gücünün, cesaretinin veya uzmanlığının yetmemesi durumunda elini kana bulamadan düşmanını yok etmesine yardımcı oluyorlar.

Şimdi şu bir gerçek: Yukarıda saydığım meslekler gerçekten de var. Ve talep olmasa olmazlar. Yani iş görüyorlar ki, halen mevcutlar.

Ama iş görmesi bir meslek grubunu namuslu yapmaz, temize çıkarmaz.

Tefecilik de gözümde en aşağılık meslek gruplarından biridir. Çünkü insanın en çaresiz ve zor durumundan istifade ederler. Paralarını bu şekil kazanırlar.

Hayatımdan gereksiz bir ayrıntı ekleyeyim:

Fi tarihinde işten yeni ayrılmışım. Bir arkadaşım vesilesiyle bana yeni kurulacak ortadoğu sermayeli bir ödeme/cüzdan uygulamasının tüm teknik altyapısını kurup yönetmem teklif edildi. Ekipman, yazılımcılar, kullanılacak teknolojiler vs. hepsini ben seçip belirleyeceğim. Sınırsız yetki, kaynak ve çok sağlam bir maaş ile. Benim için adeta rüya gibi bir teklifti. Balıklama atladım. Adamlarla görüşmeden önce hali hazırda "varlık yönetimi şirketleri" olduğunu öğrendim. Bu tür şirketler, banka, telekom gibi firmalardan alacaklarını satın alıp, borçluların üstüne kabus gibi çöküp, bundan para kazanan firmalar. Sadece ama sadece o sebeple teklifi tereddütsüz reddettim. Boğazımdan geçecek bir lokmanın başka insanların âhı olacak olması gerçeğini midem kaldırmadı.

Tefecilik dünyanın en aşağılık mesleklerinden.

Ekleme:
Bir de "tüm çözümleri tüketen kişi" zaten çaresizlikten illegal ve kötü çözümlere teveccüh eder genelde. Zaten bundan da bir sonraki "çözüm" genelde intihar oluyor. Zaten makbul şeyler "son çare" olarak denenmez.
+2
yadigar
(13.11.25)
(13)

İstanbul'u yürüyorum, ciddi ciddi

silverleaf
Duyuru sakinleri, her sene günlük adım ortalamamı en az 10 bin adım yapmaya çalışırken bu sene kafayı kırarak bunu en az 15 bin adıma çekmeye çalışıyorum. Bunun için de İstanbul'u yürüyorum sokak sokak, semt semt. Şu an tek endişem bunun bir sağlık problemine yol açıp açmayacağı? Kadınlarda orta yaş
Duyuru sakinleri, her sene günlük adım ortalamamı en az 10 bin adım yapmaya çalışırken bu sene kafayı kırarak bunu en az 15 bin adıma çekmeye çalışıyorum. Bunun için de İstanbul'u yürüyorum sokak sokak, semt semt. Şu an tek endişem bunun bir sağlık problemine yol açıp açmayacağı? Kadınlarda orta yaşlarda osteoporoz oluşturduğuna dair bir şeyler okudum ama emin değilim. Annem dizlerine zarar veriyorsun diyor. Bunlar geçerli şeyler midir? Yürümekten zarar gören oldu mu hiç?
0
silverleaf
(11.11.25)
Yürümek kemik sağlığı için faydalı. Direnç egzersizi kabul ediliyor yanlış hatırlamıyorsam.
Osteoporoz yaşla değil, menopozda estradiolün düşmesi ile ilgili.
Günde 7.500 civarı adım atmak öneriliyor. Fazlasının zararı olur mu, bilmiyorum maalesef.
+1
auroraaurora
(11.11.25)
Amaç önemli. Amaç ne? Kilo vermek mi? Çok sağlıklı olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Eklemler zorlanır.
-1
arbre
(11.11.25)
15 bin adımın zarar vereceğini sanmıyorum. altı ustu 10 km falan yapar. kaç yaşında insanlar yarı maraton vs. koşuyorlar. iyi bir ayakkabı ile yuruyorsanız bir şey olmaz gibi geldi bana. aksine faydalı olur.
+1
fyodor fyodorovic
(11.11.25)
@arbre Amaç kilo vermek değil, çok kilolu bir insan değilim. Hareket halinde olmaktan ve yeni bir şeyler keşfetmekten genel olarak çok mutlu oluyorum, amaç da bu aslında.
+1
🌸silverleaf
(11.11.25)
Burada sanırım Kaleci söylemişti böyle bir duyuruda, genel sağlık için 6000-7000 arası adım ideal, üstüne çıkmak sağlığa ekstra bir katkı vermiyor, 10 bin adım olayı da Japonların bi reklam senaryosu ile ortaya çıkmış bir şey bilimsel bir geçerliliği yok.
0
kizil karga
(11.11.25)
70 yaşında anam geçen italyaya gitti, günlük ortalama yürüdüğü adım 20-25 bin adım.
sana ban bişey olmaz.
yürü
0
erty_ksk
(11.11.25)
Mutlu oluyorsan yürü tabii.
Ama iyi bir yürüyüş ayakkabın, ayakkabıyla uyumlu ve ter emen çorapların olsun. Kıyafet seçimin de teri dışarı atan cinsten ve mevsim şartlarına uygun olmalı.
Bir akıllı saat veya bilekliğin yoksa edinsen, nabzını 90'larda tutsan ama aralarda ikişer üçer dakikalık nabız atakları yapacak şekilde koşsan, hatta interval çalışma neymiş, nasıl yapılırmış diye birkaç bişeyler okusan ve uygulasan, dönüşte yorgunluk durumuna göre 5-20 dakika arası bir streching mobility çalışması yapsan, bunun için de youtube'dan istifade etsen, inan tadından yenmezdi.
Ancak bu merak, ev, iş, okul, medeni hal değişimi, çoluk çocuğa karışma vs nedenle bir gün geçtiğinde, aldığın kaloriyi antrenman kalorisi miktarında paldır küldür azaltmadığın taktirde, bu durumun sana göbüş olarak, basen olarak karkısı olacağını da bilmelisin.
0
Mirket
(11.11.25)
Ayakkabın iyiyse bir şey olmaz.
0
ketcapli dondurma
(11.11.25)
Çok iyi yapıyorsun, devam et böyle, ben bunu Avrupa'yı gezerken her zaman yaparım, günde 20 km yürürüm, İstanbul'da da eskiden yapardım ama İst'da artık yapınca sinir katsayım fırlıyor.
0
blue rebel motorcycle club
(12.11.25)
koşmak, ağır kaldırmak gibi şeyler eklemlere en fazla yük bindiren şeyler ama bunları bile yıllarca düzenli yaptığınızda olumsuz etkisi görülebiliyor o etki de kişiden kişiye değişiyor tabi. yürümek bunların yanında çok daha masum. günlük 15k adım da biraz abartı geldi. özel bir amacınız yoksa sırf 15k'ya ulaşmak için kendinizi çok zorlamayın derim ben ama zorlanmadan yürüyorum diyorsanız sorun olmaz. sadece vücudunuzu dinlemeyi ihmal etmeyin.
+1
semaforo de medianoche
(12.11.25)
3 yıllık mesafe ortalamam 6.3 km günlük. dizlerim, bacaklarım cillop gibi. devam bence.

ama arada dinlenme yapmak şart.
0
lüzumsuz adam
(12.11.25)
yürüyüş diyince aklıma sören kierkegaard gelir . sözlüğe geçen senelerde eklediğim bir alıntısını iletiyorum

(git:eksisozluk.com)
0
devilone
(12.11.25)
hiç bir mahsuru olmaz.
ayağınızda iyi bir spor ayakkabı olsun yeter.

dize zarar verir durumu bayırlardan kaynaklı. istanbul'da çok yokuş var. özellikle yokuşlardan inerken dize ekstra güç uygulanıyor. bir de sert zeminde koşmanın dize zararı var, o yüzden parklardaki koşu yerleri yumuşak zemin oluyor.

10bin adım muhabbeti zamanında adım sayar satmak için atılmış.
şimdi 8bin adım yeterli diyorlar mesela.
ama siz onbeş adım'la mutlu oluyorsanız öyle yapın. yokuş ve koşmak konusu dışında yürümenin zararı olmaz ama şahsi fikrim her gün illa yapıcam diye kasmamak, arada bir aksadığı olur muhakkak. aksadı diye ritminizi bozmayın, aradaki boşluklarla beraber güzel bir rutin.

bir de sık sık şu ve benzeri videoları görüyorum.
ilginizi çeker belki
www.youtube.com

yürümenin yararları > yürümenin potansiyel zararları
0
biseysorcaktim
(12.11.25)
(11)

Son zamanlardaki favori üçlünüz

sekizdokuzon
Benimki; şarap, cips, Sopranos.Taşındığım yeni evde televizyon var, aşırı mutluyum.Sizin favori trioları alalim. Teşekkürler.
Benimki; şarap, cips, Sopranos.

Taşındığım yeni evde televizyon var, aşırı mutluyum.

Sizin favori trioları alalim.

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(10.11.25)
Bill evans, thelonious monk, chet baker
Bütün kışı sadece üçünü dinleyerek geçirebilirim
0
grimavi
(10.11.25)
Bir süredir azalttigim müzik dinleme rutinimi son üç gündür tekrar canlandırdım.
Şu an çok keyifli ve karışık şeyler çalıyor, tertemiz ses, bir yandan da arkadaşımla WhatsApp sohbeti.
Müzik goygoy duyuru diyeyim bari
(hayır alkol yok)
0
kisa
(10.11.25)
defter, kalem, müzik

çizmeyi çok özlemişim.
0
lüzumsuz adam
(10.11.25)
fuse tea mango, ruffles, kedi.

(kediyi yemiyorum merak etmeyin)
+1
false pretension
(10.11.25)
golden elma
yapay zeka ürünü psychedelic rock türküler
tuzsuz fıstık ile sade soda kombinasyonu.
0
lazpalle
(10.11.25)
İskender/et döner/ patates kızartması / kola
bira/füme et/rus salatası
şarap / çikolata / ezine peyniri
0
tabudeviren
(10.11.25)
çekirdek, kola, true crime.
0
deartheodosia
(10.11.25)
Xrv750
Cbr1100xx
Vw type3
0
mirty
(10.11.25)
Yazmak
İçmek
Gecenin dördünde amaçsızca yürümek.
0
rakicandir
(11.11.25)
Karabuğday patlağı, fıstık ezmesi, filtre kahve
0
sadakatsiz
(11.11.25)
şarap, seks, müzik
0
sweetoffice
(12.11.25)
(19)

Erkek parfümü önerisi

mermaidd
Özellikle kullanıp sevdiğiniz ve kalıcılığına güvendiğiniz parfümler neler? Duyuru kadınları sizde "ya şu koku erkeklere çok yakışıyor." dedikleriniz varsa önerebilirsiniz. Hediye almak için soruyorum, bütçe sınırım max 6-7k
Özellikle kullanıp sevdiğiniz ve kalıcılığına güvendiğiniz parfümler neler? Duyuru kadınları sizde "ya şu koku erkeklere çok yakışıyor." dedikleriniz varsa önerebilirsiniz. Hediye almak için soruyorum, bütçe sınırım max 6-7k
0
mermaidd
(09.11.25)
(bkz: acqua di gio)
0
chicha_v2
(09.11.25)
Edt pişmanlıktır onu söyleyeyim. Dior kullanıyorum ama kalıcı değil Edt aldığım için. Kalıcılık istiyorsanız kesinlikle Edp ya da Elixir olmalı.
-1
arbre
(09.11.25)
Givenchy Gentlemen Boisee Edp
0
Cesario
(09.11.25)
terre d'hermes ya da grey flanel
0
co2s2
(09.11.25)
@arbre haklısın, kendime alırken de kesinlikle edt parfüm tercih etmiyorum.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
Abi yanlış anlama ama parfüm seçerken kriterinin "kalıcı" olması çok anlamsız, yani sen kişisel olarak paçuli mi seversin ambroksan mı seversin vetiver mi seversin ozonik kokuları mı seversin bunlar önemli çünkü parfümün ana karakterini bunlar belirliyor; terre d'hermes vetiver kökenli ve kalıcı dior sauvage da ambroksan kaynaklı o da kalıcı ama birbiriyle alakası olmayan kokular, yani kalıcılıktan ziyade sen ne seviyorsun o önemli. Vetiver böyle kuru toprak gibi kokar paçuli ıslak toprak gibi kokar ambroksan tuhaf bir nota temiz bir ten kokusu gibi kokar ozanik kokular diğer içeriklere bağlı olarak deniz gibi de kokar yosun gibi de tutar, araştırmanı buna göre yapsan bence daha net yol alırsın.
+1
kizil karga
(09.11.25)
@kizil karga ben kadınım ve bi erkek arkadaşıma doğum günü için almak istiyorum parfümü yani kendim kullanmak için sormadım bu soruyu. Eğer öyle sormuş olsaydım dediğinde haklısın sevmiş olduğum notaları belirtmem gerekirdi.
Ayrıca kalıcı olmasını istemem bana anlamlı geliyor bazı parfümler var ki 1-2 saate uçup gidiyor.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
Arkadaşına seçiyorsan daha kötü, yani yine sen bilirsin ben tartışıyormış gibi olmayayım ama arkadaşının zevklerini bilmeden parfüm seçmek gerçekten büyük risk.
0
kizil karga
(09.11.25)
@kizil karga hayır neden tartışıyor gibi olalım. Daha önceden kendisine parfüm almıştım bu arada, çok parfümden anlayan biri değil genelde watsons gibi yerlerden alır. Aldığımı severek kullanmıştı. Şimdi yeniden almak istedim ama farklı bi parfüm olsun istedim ondan sordum. Önerilenleri sephora'da deneyip tarzına uyacağını düşündüğümü alacağım.
Bu arada sephora'dan hediye alırken yanına bi sample koyduruyorum. Deneyip, beğenmezse değiştirme şansı olsun diye.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
Cartier Declaration
0
lüzumsuz adam
(09.11.25)
O zaman ben sana genel beğeniye uygun kimsenin "lan bu neymiş" demeyeceği parfümlere yönelmeni öneririm, yani parfümlerle biraz zaman geçirmiş biri pek tercih etmeyebilir ama parfümden çok anlamıyorsa bleu de chanel, dior sauvage, stronger with you (bu zaten dünyanın en çok kullanılan erkek parfümü olabilir) versace eros, le male gibi parfümler herkes tarafından beğenilen çok uç özellikleri olmayan her mevsim kullanılabilen parfümlerdir.
0
kizil karga
(09.11.25)
Her koku herkese olmuyor, bunu hep söylüyorum parfüm duyurularında. Bir insanın görünüşü ve tarzıyla kokusu birbirini tutmalı. Kıyafet almaktan farksız aslında.

Örneğin minyon, yumuşak huylu güleç biri ağır baharatlı parfümle ortalıkta dolaşırsa olmaz, başka yerden üstüne bulaşmış gibi kokar.

Örneğin iri yarı, insan azmanı, sert mizaçlı birisi buram buram vanilya koksa uymaz. Birisi şaka yapmak için üstüne fısfıslamış gibi kokar.

Bence siz gidin arkadaşınızın görüntüsünü kafanızdan çıkarmadan testerları birer birer deneyin. Bu olur dediğinizi alın. En güzeli, en doğrusu bu.
0
akhenaten
(09.11.25)
Fragrantica'nin direkt listesi var bunun için;
www.fragrantica.com

Bu arada edt, edp vs bunlar kişinin tenine bağlı şeyler. Her edt kötüdür her edp iyidir oldukça basit bir yaklaşım. Buna bakarak parfüm almayin.

Neyse illa tek ama tek bir parfüm seçecek olsam Terre d'Hermès olurdu. Ama iyi ki tek parfüme kalmak zorunda değilim.
0
logisticsmanager
(09.11.25)
@akhenaten Haklısınız, buradakilerle birlikte benim de aklımda olan bir kaç koku var. Hepsini gidip koklayacağım ondan sonra bi karar vereceğim.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
Bu arada sevgiliniz değilse bu kadar para vermenize gerek yok, pahalı olması=güzel olması değil kesinlikle. Siz bilirsiniz ama çok yazılan parfümlerin büyük bir kısmı vayy dedirtmiyor. Zara'dan daha ucuz iki parfüm almak da bir seçenek.
-1
arbre
(09.11.25)
@arbre haklısınız, sevgilim değil ama o da doğum günümde pahaca yüksek bir şey almıştı. Mahçup olmamak adına böyle bi tercihte bulunayım dedim aklıma alacak pek bir şey gelmedi. İhtiyacı olan bir şey yok çünkü laf arasında ağzını aramıştım.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
tom ford noir. kokusu bilemem de kalici
0
ala09
(09.11.25)
Armani eau de cedre'yi bi bakın sephora'da derim. Süper kalıcı değil ve süper yayılmıyor; diğer yandan sedir, çay, limon karışık notaları. Kimseyi rahatsız etmiyor ve beğeniliyor.

ya da ikinci opsiyon olarak Tom Ford Beau de Jour. Denemeden almayın ama.

***BÜTÇEYİ AŞAN ÖNERİ***
He derseniz ki benim sevdiğim kendini vladimir putin gibi hissetsin ortamlarda. Yani büyüleyici bir enerji yayılsın hani, bu imajın parfüm haline getirilip şişeye koyulmuş hali bence şudur: www.beymen.com
***BÜTÇEYİ AŞAN ÖNERİ***
0
vedatchilipeppers
(09.11.25)
@vedatchilipeppers Tabii ki denemeden almam. Bu arada almayacak olsam bile bütçeyi açan kokuyu da aşırı merak ettim gidip onu da deneyeceğim sanırım. Çok teşekkür ederim tavsiyeleriniz için.
+1
🌸mermaidd
(09.11.25)
(4)

Nereden tarhana

yuvarlanantencereninkapagi
Nereden alicaz tarhanayi, Deneyip memnun kaldığınız var mı?
Nereden alicaz tarhanayi, Deneyip memnun kaldığınız var mı?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(07.11.25)
www.instagram.com
ben buradan yarım acılı yarım normal alıp karıştırarak pişiriyorum.
0
neira
(07.11.25)
www.instagram.com

Buranın da ürünleri genel olarak başarılı
0
lüzumsuz adam
(07.11.25)
hocam tarhana her yörede farklı yapılıyor. ilk önce hangi yörenin tarhanasından istediğinden emin ol da. başka yörenin çok güzel olan tarhanasını bile bu neymiş lan böyle deyip çöpe atabilirsin.


mesela içinde buğday olan akşamdan suya yatırılan pişirilirken içine yoğurt falan konan çeşitleri bile var.

benim bildiğim tarhana nedir. abi yarım saat önceden ıslatırsın bi karıştırırsın erir kısık ateşte pişirir yersin. hafif ekşi olur zehir gibi ekşi olmaz vb. trakya tarhanası
0
Fodera
(07.11.25)
tarhana dedin mi usak tarhanasini tek cekerim. uzun zamandir aliyorum. arkadaslara tavsiye ettim onlar da aliyor.

www.instagram.com
+1
buenosdias
(07.11.25)
(15)

Üstüme polisiye dizi atın.

mikahakkinen
İzlediklerim: fargo, true detective, broen, the killing(danish), trapped,sherlock,mindhunter, the wire, breaking bad,babylon berlin,dept. q izledim. bu seviyeye yakın öneri var mıdır?dexterı yarıda bıraktım, behzat ç. izledim.
İzlediklerim: fargo, true detective, broen, the killing(danish), trapped,sherlock,mindhunter, the wire, breaking bad,babylon berlin,dept. q izledim. bu seviyeye yakın öneri var mıdır?
dexterı yarıda bıraktım, behzat ç. izledim.
0
mikahakkinen
(30.10.25)
Arka sokaklar
+7
artıküyeolmakistiyorum
(30.10.25)
the sopranos

yazarken bile iç çektirdi, muhteşem bi yapım. saf polisiye denemez tabi :m
0
lüzumsuz adam
(30.10.25)
mare of easttown
+1
eileengray
(30.10.25)
line of duty. efsane ötesi bişi.
0
greenshadow
(30.10.25)
@lüzumsuz adam yazmaya gerek duymadım. benim için tüm zamanların en iyisi.
@greenshadow izlemiştim.
0
🌸mikahakkinen
(30.10.25)
thunder thunder thunder thundercats
(30.10.25)
TASK, Dept Q, Cross, black rabbit, night manager. Yazılmış ama Mare of Easttown da çok iyiydi
0
deepness
(30.10.25)
Endeavour
0
duyulmasi gerektigi kadar
(30.10.25)
Bunların paşası 24'tür.
Plase: person of interest
0
etna
(30.10.25)
yazmayı unuttum debt q. izledim.
0
🌸mikahakkinen
(31.10.25)
@artıküyeolmakistiyorum çiçek taksi de olur.
0
🌸mikahakkinen
(31.10.25)
the rookie, netflix’te var. ciddili bi dizi değil ama beklentilerine uygun ve izle unut, gerçek hayattan uzaklaş gibi bi dizi işte.
0
deartheodosia
(31.10.25)
lincoln lawyer, high potential
0
65 derece
(31.10.25)
Luther, Bosch, Broadchurch, The Investigation
0
?
(31.10.25)
blacklist
netflix' te.
0
galahad reloaded
(31.10.25)
(8)

Omuzdaki sorun ne olabilir

egerbiryolcu
Geçen yıl genel omuz sırt agrilarim için doktora gitmiştim. Film çekildim fibromiyalji teşhisi koydu doktor. Gerçekten sıklıkla durduk yere (ağir kaldirmasam vücudumu yormasam da) şiddetli daha doğrusu hayattan soğutan ağrılar oluyor.Fakat mesela geçen gün markete gittim iki elimde aynı agirliklarda
Geçen yıl genel omuz sırt agrilarim için doktora gitmiştim. Film çekildim fibromiyalji teşhisi koydu doktor. Gerçekten sıklıkla durduk yere (ağir kaldirmasam vücudumu yormasam da) şiddetli daha doğrusu hayattan soğutan ağrılar oluyor.
Fakat mesela geçen gün markete gittim iki elimde aynı agirliklarda poşet tasidim. Şimdi sağ omuzum bastırınca baya aciyor ama sol taraf çok küçük bir alan azıcık ağrı oluyo. Bazen sırt tarafımda da dokununca hissettigim ağrılı bi bolge oluyordu. Bu dokununca bir şey varmış gibi hissedilen ağrılar ağırlık taşımaktan mi fibromiyaljiden mi yoksa daha farklı bir soruna işaret eder mi filmde belli olmaz miydi?

Çok ağır şeyler taşımasam da demek ki ince bir omuz askılı çanta bile belki beni etkiliyor ve anlamsız bulduğum ağrıların sebebi burdaki sorun mudur. Muhtemelen tekrar doktora gideceğim ama benzer durumda olan varsa merak ettim.
0
egerbiryolcu
(26.10.25)
Çok geçmiş olsun.

Röntgen romatolojik kas sorunlarını göstermiyor maalesef. Fibromiyalji ise romatizmal bir sendrom (hastalık olup olmadığının kararını verdiler mi bilemiyorum), bildiğim kadarıyla görüntüleme teknolojileriyle görüntülenen bir şey de değil. Doktorun vücudundaki çeşitli noktalara bası yapıp şikayetlerini değerlendirerek teşhis koyduğu bir şey.

Ben de fibromiyalji teşhisi konmuş biriyim, kendi tecrübem de böyle, ağrımıyor sandığım noktalara doktor hafif basıverince ağrıdan zıplamıştım. Çok saçma sapan yerleri ağrıtan bir sendrom bu. Ne zaman neren ağrır bilemezsin. Durduk yere bir elimin yan tarafının ağrıdığını, bir parmağımın ucunun ağrıdığını bilirim mesela.

Yanlış anlamıyorsam vücuttaki d vitamini ve magnezyum eksikliği fibromiyalji oluşumuna çok etkili oluyor. Ben de d vitamini, magnezyum ve omega 3 beraber kullanıyorum, ayrıca bir de beslenmemdeki şeker ve beyaz un yükünü hiç değilse yarı yarıya azaltınca ağrıların çoğundan kurtuluyorum. Bi denemekten zarar gelmeyeceğini düşünüyorum, balığa alerjiniz yoksa omega 3 ve diğerlerini kullanın derim.
0
muhayyer divan
(26.10.25)
Yatış pozisyonu, yayılarak sağa sola meyilli oturma, sırt omuz boyun kas güçsüzlüğü gibi çok faktör olabilir. Düzenli spor ya da en azından gün içinde yarım saatlik ısınma, açma-germe antremanları kesinlikle iyi gelecektir. Tabi en doğrusu, daha kötüye gidiyorsa başka bir ortopedi uzmanına görünmek
0
lüzumsuz adam
(26.10.25)
@muhayyer divan teşekkür ederim o zaman mr çektirmem gerekebilir. Belki de sadece dediğimiz gibi fibromiyaljidendir. Bazen öyle ağrıyla uyanıyorum ki o günüm zehir oluyo. Şeker ve un nasıl azaltirim bilmiyorum şeker bağımlısıyım diyebilirim;(
0
🌸egerbiryolcu
(26.10.25)
@egerbiryolcu

Şeker evet bağımlılık yapar ve narkoz etkisi olan bir maddedir. İki yüz yıl önce ameliyatlarda hastaların çok yüksek yoğunluklu şeker verilerek uyutulduklarını öğrenmiştim. Şekerli şeyler yediğinde uykun gelir tansiyonun oynar. Aynı şey unlu gıdalar için de geçerli. Yaptığı tek şey vücudu çürütmek, çöp oluşturmak, enerji metabolizmanızı bozmak. Belli bir seviyeden sonrası dümdüz böyle çalışıyor.

Ama beyin plastisite özelliği olan bir şey, kendini niyetler ederek ve bunları tekrar ederek şekerli gıdadan uzaklaştırabilirsin, %80 soğutabilirsin mesela. Bunu ben yaşadığım için söylüyorum, bizim evdeki şeker bağımlılığı ve şeker hastalığını bilen bilir, buna rağmen zaman içinde yaşadığım soğuma açık ve net. Niyetler edip bol bol tekrar et, bilgi edin, oku, bilgi olmayınca zihin ikna olmaz çünkü, bilgi en önemli araç. Oku, her yerden bilgi almaya çalış, kendini anla, metabolizmayı anla... ne yapman gerektiğini daha iyi göreceksin. Doktora da git elbette.
0
muhayyer divan
(26.10.25)
annemde rotator kaf yirtigi olusmus. doktorlarin tani koymasi 20 sene sürdü.
0.8 cm. gectigimiz baharda ameliyat oldu. kadina o agriyi 20 sene cektirdiler. belki 20 tane doktor gezdi bu esnada. bir de ukalalik yapiyordu doktorlar ve fizyoterapistler, kadin kolumun burasi agriyor, kolumu öyle yukari kaldiramiyorum diyor, elini tam olarak agriyan yere koyup gösteriyor, fizyoterapist denen agzimi bozmak istemedigim yasam formu, yok sen bilmiyorsun buranin agrisi o, diye bambaska yerlere ve hic uygulamamasi gereken fizyoterapiyi uyguluyordu. kadin, omzumun burasi agriyor diyor, isaret ediyor, yasam formu kürek kemiginin altina fizyoterapi uyguluyor. hastasini dinleyecek beyni olsa, ben ne yapiyorum amk, derdi bir.
ben artik söylüyorum, mr cektirin, film degil. filmde bir halt gözükmüyor.
cok gecmis olsun.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.10.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim,
Rotator cuff yırtığı, donuk omuz sendromuna dönüşmeden 20 sene sürer mi? 20 sene de, donuk omuzla idare edilebilir mi konularında benim tereddütüm var. Aralarda doğru tedavilerle sorun çözülüyor da daha sonra tekrar nüks oluşuyorsa bilemem de Bildiğim kadarıyla bir şeylerde bir yanlış anlaşılma var gibi geldi bana.
0
Mirket
(26.10.25)
bir yalis anlasilma yok maalesef. 20 sene tani konulamamis bir hasta var cünkü mr'a gerek yok diyip gönderiyorlardi. donuk omuz sendromu olusmadi. baharda ameliyat olduktan 6 hafta sonra fizyoterapi basladi ve uzun süre fizyoterapi gördü, fizyoterapi bittiginden beri her gün yüzüyor, sikayetleri bitti.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.10.25)
geçmiş olsun. çok çok yakın bir arkadaşım nedeniyle muhatap olmuştum bu durumla.

tam anlaşılabilen bir şey olmadığı için yanlış tanı konma ihtimali çok yüksek. yokken var diyebiliyorlar, varken de yok diyebiliyorlar. mümkünse uzmanlığı bu konu olan başka bir doktora daha gidip konuyu teyit etmenizde fayda var gibi.

bir de şekeri, daha doğrusu genel olarak karbonhidratı bu durumunuzdan bağımsız bırakın zaten. hayat kalitenizi inanılmaz yukarı taşırsınız. nasıl yaparsınız bilmiyorum. bekara karı boşamak kolay, ben tatlı zaten sevmiyorum. ekmek de yemiyorum. arada sadece annemlere uğradığımda, annecim kendi elleriyle poğaça, börek, çörek yaptıysa onları yiyorum.
+1
co2s2
(27.10.25)
(9)

Nefret ve aşk ikilemi

mermaidd
İlişki içerisindeyken kör kütük aşık olup ayrıldığınızda karşı taraftan nefret mi ediyorsunuz yoksa arkadaş kalabiliyor musunuz? Ben ayrıldığım kişiyi hatırlatacak nesneleri bile görmek istemiyorum. Aşkla nefret doğru orantılı mı sizce?
İlişki içerisindeyken kör kütük aşık olup ayrıldığınızda karşı taraftan nefret mi ediyorsunuz yoksa arkadaş kalabiliyor musunuz? Ben ayrıldığım kişiyi hatırlatacak nesneleri bile görmek istemiyorum. Aşkla nefret doğru orantılı mı sizce?
0
mermaidd
(22.10.25)
Yıkıcıyım bu konuda.
-2
arbre
(22.10.25)
İlişkinin nasıl bittiğine bağlı cidden.

Terk edildiğim ilişkiler oldu, hala severken arkadaş kalamam, zaten yeterince arkadaşım da var. Gereksiz drama. Nefret de etmedim, döndüm hayatıma baktım.

Terk ettiğim ilişkilerim de oldu, bu durumda zaten bende biten bitmiş. Arkadaş kalalım vs. demedim, diyen oldu olur dedim ama onlar da zaten azalarak bitti.

Sönüp biten ilişki de yaşadım, burada zaten arkadaş kalmışız, kalmamışız bir önemi yoktu. Kimsenin kafa yorduğunu sanmıyorum buna.

Ben genel olarak arkadaş kalma olayına çok karşıyım. Her şeyi çok karıştırıyor. İyilik desen alakası yok, faydalı desen faydalı değil. Hele terk edilen biri için çok büyük pranga. Safi zarar.

Ama nefretlik bir durum da yok. Seçenekler biraz sınırlı kalmış sanki.
0
akhenaten
(22.10.25)
Hiç arkadaş olarak kalamadım ama "iyi olsun, mutlu olsun" dedim arkalarından. Sadece tek bir kişi var ki evet zamanında nefret etmiştim. Ama neredeyse 15 sene geçmiş üzerinden, artık o kadar güçlü bir duygu beslemiyorum ona karşı. O yüzden nefret falan da kalmadı

İlk başlarda hatırlatacak şeyleri görmek istememen normal. Zamanla unutulmayacak şey yok, biraz zaman geçince hissizleşiyor insan
0
kullanicadi
(22.10.25)
Nefret ile aşk birbirine bir hayli benziyor bence karakteristik olarak. Nefret de tutku içeriyor. En temizi bir şey hissetmeyebilmek.
0
lüzumsuz adam
(22.10.25)
Aşk başka nefret başka.
aşık olmadığım kişiden nefret etmeyebilirim mesela, ya da tam tersi.
Fakat şu sıralar her şeyden ve herkesten nefret edebilme potansiyelim yüksek .
0
rakicandir
(22.10.25)
@rakicandir aslında ne kadar aşık olursak sonucunda o kadar nefret mi ediyoruz açısından sormuştum. Bende son zamanlarda her şeyden nefret etmeye başladım hadi hayırlısı diyorum
0
🌸mermaidd
(22.10.25)
Ayrılış sürecine göre değişir. Hiç tanıyamayacağım birine dönüşmüşse, nefret olmasa da kötü anmak olabilir.
0
gabe h coud
(22.10.25)
Hiç bir eski sevgilimi kötü duygularla anmadım. Sadece bir tanesinin ciddi mal olduğunu düşünüyordum ama isimlerini bile unutmuşum çoğunun. Ne nefret edeceğim yani işim gücüm yok.
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.10.25)
kimseden nefret etmem. bittiyse bitmiştir.
0
koela
(23.10.25)
(16)

Pazar neşesi olarak okült/cadılık/wicca temalı dizi ve filmler

kullanicadi
Bu konuda zaten yeterli olan külliyatımı daha da genişletebilir miyim diye bir merak içerisindeyim:p kenarda köşede izlemediğim bişi kalmasın istedim (:Ana karakterin cadı olduğu ya da okült ritüel ve gizli tarikat içeren tüm filmler kabulüm. Önereceklerinizin büyük kısmını izlemiş olabilirim ama bi
Bu konuda zaten yeterli olan külliyatımı daha da genişletebilir miyim diye bir merak içerisindeyim:p kenarda köşede izlemediğim bişi kalmasın istedim (:

Ana karakterin cadı olduğu ya da okült ritüel ve gizli tarikat içeren tüm filmler kabulüm. Önereceklerinizin büyük kısmını izlemiş olabilirim ama birkaç tane güzel ve bilmediğim tavsiye bile alsam çok mutlu olurum.

İzlediklerimden kabaca aklıma ilk gelenleri sıralayayım yine de. American horror story coven sezonunu çoktan izledim. Marianne, archive 81, the chilling adventures of Sabrina gibi dizileri ayıla bayıla izledim.

The vvitch, häxan, stardust, the ninth gate, hereditary, a dark song, suspiria, practical magic, the craft, the autopsy of jane doe beni içerik olarak tatmin eden filmler. Blair witch serisini sevemiyorum. Romantik komedi janrında cadı içeren filmleri nadiren beğeniyorum.

Teşekkürler şimdiden<3
+4
kullanicadi
(12.10.25)
Sodomun 120 günü
-3
thesomberlain
(12.10.25)
Tam o frekansta olmasa da "Gülün Adı" belki aradığın şeylerden biri olabilir.
0
rakicandir
(12.10.25)
yenilerden weapons. modern bir cadı uyarlaması.

aklıma gelen diğer filmler:

oddity
skeleton key
drag me to hell

içinde cadı yok ama okült dediğin için:

kill list
the ritual
+2
sir gawain
(12.10.25)
"Rosemary’s baby" okült/tarikat temasının atalarından

Yenilerden "Midsommar" var, yine okült/ritüel temalı

The Ritual +1
+2
ermanen
(12.10.25)
Dizi olarak, cadı temalı, yenilerden ve eğlenceli:
Agatha All Along
+1
ermanen
(12.10.25)
Midnight Mass

Tam olarak istediğin gibi olmayabilir ama işin içinde bir tarikat var. Ben sevmiştim.
+1
nhk ni youkosu
(12.10.25)
Muhtemelen biliyorsunuzdur ama yazmamışsınız diye yazayım dedim. Salem (2014) diye bir dizi var. Püriten, cadı kavgaları temalı.
+1
akhenaten
(12.10.25)
çok film izlediğim için aklıma geldikçe yazıyorum.

The Wicker Man var yine, ritüel/folk horror filmlerinin atalarından

uzakdoğu yapımı:
The Wailing (Gokseong)
incantation (Zhou)

yine tarikatlı ritüelli, acayip mindfuck'lı, fantastik ve gore:
Mandy

ritüel/tarikat temasına girebilecek ama spoiler vermeyim, akla zor gelebilecek iki film:
Martyrs
The Cabin in the Woods
+1
ermanen
(12.10.25)
Türün bu kadar içinde olduğuna göre (: izlemiş olma ihtimalin yüksek gerçi ama:

angel heart (1987)
0
lüzumsuz adam
(12.10.25)
Salem diye bir dizi var 2014 tarihli
Bir de kesin biliyorsundur ama the crucible var film hatıtladığım. Çok iyidir winona ryder başrolde.
0
neira
(12.10.25)
tarikat veya ritüel temasından izlediğim başka iyi filmler:

get out
the invitation
the endless
children of the corn
mother!
silent hill (ana teması tarikat değil tabii ama kilit nokta tarikat var, neyse spoiler vermeyim çok, oyundan uyarlama olarak iyi korku filmlerinden)

izlemediğim ama izlemek istediğim önerilmiş iyi filmler:

dagon
apostle
the empty man
faults
the other lamb
sound of my voice
Martha Marcy Mae Marlene

bilindik ama pek beğenmediğim:
eyes wide shut
0
ermanen
(12.10.25)
Aklıma ilk Bedknobs and broomsticks geldi.
Buffy the vampire slayer var.
The Magicians var.
0
yadigar
(12.10.25)
Yenilerden A Discovery of Witches var
0
sertac akin
(12.10.25)
Çok eskiden tvde dublajla falan izlemiştim, iyi mi değil mi değerlendiremem ama, Kasabanın Cadıları var, 87 yapımıymış. m.imdb.com
0
(12.10.25)
the endless +1 (gizli tarikatlı) - sevdim
heretic (okült ritüel + gizli tarikatımsı) - sevdim
weapons (cadılı ve okült ritüelli) -fena değil
bring her back (okült ritüelli) - sevdim
together (gizli tarikatlı okült ritüelli ama romantik komedi bi tarafı da var) -fena değil
the love witch (cadılı) -fena değil
late night with the devil (cadılı okültlü) - sevdim
infinity pool (tarikatlı) - sevdim
hereditary (tarikatlı) -fena değil
the menu (tarikatlı) -fena değil
+1
semaforo de medianoche
(12.10.25)
Salem (2014)
0
tekdir ile uslanmayan kiz
(18.11.25)
(13)

Sonbahara hazır mısınız?

sekizdokuzon
Bugün fark ettim, ben hazır değilmişim. Güneşi özlüyorum. Sizde durumlar nasıl?Teşekkürler
Bugün fark ettim, ben hazır değilmişim. Güneşi özlüyorum.

Sizde durumlar nasıl?

Teşekkürler
0
sekizdokuzon
(29.09.25)
Birazdan mont bakacağım, bulursam son bahara da kısa da hazırım
0
kisa
(29.09.25)
Dün ben şort, tişört, sandaletle Bostanlı sahilde güneşlendim.
Bugün salona eşofmanla gittim. Dönerken de şemsiye yoksunluğu yaşadım :/
0
Mirket
(29.09.25)
Hazırım. Yerde kuru (özellikle çınar) yapraklarını günlerdir görmek ayrı bir his veriyor.
0
diyecevaplandı
(29.09.25)
Ben bir sweatshirt, kapalı ve yağmurlu hava insanıyım. Aşşırı hazırım o yüzden. Yapış yapış yaz bittiğine göre let the game begin!
0
mor oje
(29.09.25)
Güneşi özlüyorum +1
Ama yağmuru da özlüyorum.
0
muhayyer divan
(29.09.25)
Fazlasıyla hazırım, hep hazırım. Yapış yapış, leş gibi sıcaklar ayarlarımı bozuyor.
0
lüzumsuz adam
(29.09.25)
hayır

cumartesini pazara bağlayan gece 6'da eve döndüm.

telefonda gördüğüm sıcaklık 5 dereceydi.

dumur oldum.

tshirt üstüne polar üstüne siyah ince deri ceket vardı.

2 hafta önce sıcaktan pişiyordum oysa.
0
rain when i die
(29.09.25)
Hiç hazır değilim ama bugün yağmur yağmasına o kadar çok sevindim ki sonbahar geldi diye üzülemedim. Keşke hep ilkbahar/yaz olsa ama arada sırada havayı soğutmadan yağmur da yağsa.
0
kobuzchu kiz
(29.09.25)
Gelecegi belli olduğu ve her sene geldiği için, evet.
0
encokbenisevinnolur
(29.09.25)
Bu sene yaz çok hızlı geçti ve çok kısa bir süre sıcak oldu. Güneşe doyamadım.
Şimdi ise sabah işe giderken ve akşam işten dönerken üşüyorum. Şimdi balkonun kapısı açık buz gibi hava giriyor içeri. Yaz hızlı ve kısa geçti, soğuk havalar erken geldi.
Güneşi ve onun getirdiği sıcaklığı özleyeceğim. Önümüzde Sekiz ay kadar bir süre var.
Belki Aralık Ocak gibi Güney yarım kürede bir yere giderim.
0
tabudeviren
(29.09.25)
Kış hariç her mevsime her zaman hazırım.
Bir “yazcı” olarak bu yaz çok darlandım iyi geldi bana bu hava.
0
mutekebbir
(29.09.25)
Bana hala yaz ama hazırım da.
0
gabe h coud
(29.09.25)
en sevdiğim mevsim.

aylardan kasımdı üşüyorduk her köşe başında öpüşüyorduk
0
Hallegadola
(30.09.25)
(14)

Tek başına Prag

fraise
Daha önce iyi bildiğim ülkelerde / şehirlerde yalnız başıma tatil yapmışlığım var ama Prag'ı hiç bilmiyorum. Ekim sonunda, bir kadın olarak iki günlüğüne gitsem nasıl olur? Merkezi bir otelde kalsam, gece çok geç saate kalmasam; güvenilir midir? Ne gibi sorunlarla karşılaşabilirim? Açıkçası tek kal
Daha önce iyi bildiğim ülkelerde / şehirlerde yalnız başıma tatil yapmışlığım var ama Prag'ı hiç bilmiyorum. Ekim sonunda, bir kadın olarak iki günlüğüne gitsem nasıl olur? Merkezi bir otelde kalsam, gece çok geç saate kalmasam; güvenilir midir? Ne gibi sorunlarla karşılaşabilirim?

Açıkçası tek kalmayı da çok severim ama güvenlikten çekiniyorum. Belki buradaki cevaplardan cesaret alabilirim diye düşündüm.

Herkese şimdiden çok teşekkür ederim.
0
fraise
(22.09.25)
Prag ya bu. Afganistan degil.
Abartilacak herhangi bir sey yok. Bu soruyu sormak bile garip.
Türkiye‘nin hali ortadayken prag‘a gidilir mi diye sormak cidden garip.

Seneler önce tek gittim. Tek tehlike dondurmama saldiran arilardi.
0
sonsuz
(22.09.25)
Tek başına gitmiş biri olarak, gidilir. Bir sorunla karşılaşmazsınız. Güvenilir şehirler arasında.
0
hain kostokk
(22.09.25)
Sonsuz, Türkiye'de yaşamıyorum zaten; fazlaca güvenli bir Avrupa ülkesindeyim.
0
🌸fraise
(22.09.25)
Prag iyidir güvenlidir ya, yıllar önce üniversitede bi arkadaşımla kız başımıza (!) gitmiştik, hatta hostelde kalmıştık ve gayet de iyi geçmişti :) Güzel bence, git tadını çıkar. Hatta benim de tekrar gidesim var, şimdi senden ilham aldım bak.
0
bloodymoon
(22.09.25)
cek cumhuriyeti de son derece güvenli bir avrupa ülkesi abla.
bil bakalim soru sordugun platformdakilerin cogu nerede yasiyor? cok da güvenli olmayan bir avrupa ülkesinde :)
0
sonsuz
(22.09.25)
honest guide diye biri var youtube'da, onun prag videolarini gitmeden izlemeni siddetle tavsiye ederim. www.youtube.com
adam resmen pelerinsiz süper kahraman.

bence solo gidebilirsin elbette ama nerede para degistirebilirsin, hangi restoranlar turist tuzagi, nerede kalmamali gibi videolari izleyerek gezi öncesi biraz hazirlanmak can sikintisinin ve gereksiz para kaybinin ciddi anlamda önüne gecer.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.09.25)
Tek başıma gittiğim ilk şehirdir Prag. İlk 2018 senesinde gittimişti, ikinciye 2024'te. Bu sene de gidebilirim üçüncüye.

Gece 12'te otel dönmüşlüğüm var Strip Bardan çıkıp.

Honest guide diye biri var youtube'da, onun prag videolarini gitmeden siddetle tavsiye ederim. +1
0
put it in your appropriate place
(22.09.25)
Geçen arkadaşımın pragda otelde saatlerinin çalındığını farketti ve hiçbir işlem yapılmadı. Tabii turist olmasinin etkisi var mi onu bilmiyorum, ya da sigorta vs, otelin değerli eşya kapsamı vb. vatandas olsaydi muamele farkli olurdu belki. Oldu mu oluyor da bu tür şeyler de bir yere gitmeye engel mi, zannetmiyorum.

Güvensiz bilinen bir ülkede de başına hiç acayip olaylar gelmemiş birilerini bulabilirsin, ama iste istisnalar kaideler meselesi bu güvenlik işleri.
0
encokbenisevinnolur
(22.09.25)
Hiç sorun yaşayacağını zannetmiyorum. Çok keyifli bir şehir. Hatta aşırı kıskandım şu an :D iyi eğlenceler gitmeye karar verirseniz.
0
lüzumsuz adam
(23.09.25)
Gidilir muhtemelen.

Honest Guide + 1
0
kumandanim
(23.09.25)
amsterdam, paris, barcelona, roma gibi şehirlerde kalabilen insanların prag, budapeşte, krakow gibi yerlerde güvenlikten çekinmesi beni şaşırtıyor. benim arkadaşlarım da var böyle, 3 kez amsterdam’a gitmiş ama doğu avrupa’da güvenlik zaafiyeti olduğuna dair reelsler bulup bana atıyor, gülüp geçiyorum. çok az göçmen nüfusu olan, göçmenlerin de genelde expatlar olduğu, sakinlerinin genelde kendi halinde insanlar olduğu gayet huzurlu ülkeler, şehirler bunlar. polonya’nın 8 şehrini gezdim, prag, budapeşte hakeza, hiçbirinde güvenlik endişesi yaşamadım.

şu eleman aslen hollandalı ama avrupayı geziyor (kız arkadaşı türk), adam üstüne basa basa avrupa’nın en güvenli ülkeleri olarak ab üyesi olan doğu avrupa ve baltık ülkelerini gösteriyor:

www.instagram.com
0
phoarbix
(23.09.25)
Dogu Avrupa her zaman Bati Avrupa'dan daha guvenilirdir.Insanlarin halen Bati Avrupa'yi daha guvenilir sanmasina sasiriyorum.Tek cekinceniz soguk hava ve kaziklamaya calisan bazi doviz burolari olsun.DOviz bozduracaksaniz bozduracaginiz yeri iyi arastirin
0
turkuaz
(23.09.25)
Girisken olmayan, kendi halinde, etliye sutluye karismaz bir arkadasim son birkac yildir pragda. Ailesi de gece bi yere ciksa elli kere arayan insanlardi dune kadar. Onlar da memnun. Bence guvenlidir :)
0
Kittie
(23.09.25)
Bence de hiç sıkıntı olmaz, çok da keyifli olur. Kız kıza gitmiştik geç saatlerde bile hiç sıkıntı yaşamadık. merkezde konaklarsınız sıkıntı olmaz.
0
aquarium
(24.09.25)
(8)

aktivizm türkiyede neden bu kadar geri kalıyor?

ala09
artık bunu da hükümet politikalarına bağlayamayacağım. ülkede sansür de yok ki, görmediğimiz şiddet kalmıyor. hayvanlara yapılanlar, doğaya yapılanlar, kadınlara, çocuklara. bunca şeyin üstüne bir de fail aklama/faille empati çıktı. şimdi bunlar sadece duyarlı* insanların başına gelmiyor hepimiz şah
artık bunu da hükümet politikalarına bağlayamayacağım. ülkede sansür de yok ki, görmediğimiz şiddet kalmıyor. hayvanlara yapılanlar, doğaya yapılanlar, kadınlara, çocuklara. bunca şeyin üstüne bir de fail aklama/faille empati çıktı. şimdi bunlar sadece duyarlı* insanların başına gelmiyor hepimiz şahidiz ya. belki fail aklayan "kadınlar"ın da başına geldi ya bu tacizler. nasıl oluyor? üstelik muhafazakar&gurbetçi kültüründen geliyorum. görece esnek davranırım ama hala her seferinde şaşırıyorum
0
ala09
(28.08.25)
Bizde aktivistlik veya stk'lık işler daha siyasi halde.
Sorunun ele alınışı ve çözüme odaklanmaktan çok meselenin kime yaracağına bakılıyor.
Samimi şekilde bu konularla
ilgili olanlar da arada kaybolup
göz ardı ediliyor sanırım.

STK denilen bazı yapıların ve
haber kurumlarının dışarıdan
fonlanması da ayrı konu.

Problemimiz çok. Çözüm adına öne sürülen şeyler, uygulamada bir araçtaki gaza ve frene aynı anda basmaktan ibaret etki yapıyor.
0
diyecevaplandı
(28.08.25)
probleminiz yok onun farkındayım da nasıl? diye anlamaya çalışıyorum. konfor alanı zart zurtun ötesinde bir anlam arıyorum. illa faaliyete dökülen işler için değil, düşünce aşamasında bile olmayan şeyler için. son gündem üzerinden örnek vereceğim, hiçbir taciz skandalında herhangi bir huzursuzluk yaşamazken yarı ünlü bir erkek bilmem kaç kişiyi taciz etti diye işten atılınca herkesin dertlenmesi. hukuksal bir yaptrım bile yok belki rahatlıkla başka bir iş yapacak deli bi mağduriyetten bahsetmiyorum. hukuksal olarak kanıtlansa dahi iş hayatında var olabilir. buradaki beklenti "tacizcilere lütfen bir şey yapmayın bir anlık şeytana uymuştur" çığlığı dersek, kadınlara ne oluyor?
0
🌸ala09
(28.08.25)
kültürümüzde ekstremizm olarak görülüyor ya da karıştırılıyor.
0
gabe h coud
(28.08.25)
türkiye'deki insanlar en marjinaller bile çok konservatif bir hayat yaşıyor. o sebeple herhangi bir normal dışı eylem burada çok daha az yer alıyor.
0
dedim dedim de kime dedim
(28.08.25)
omurgasızlık. kültürün de tabi tuzu biberi azımsanmaz.

sahip olduklarından - siyasi, ahlaki, maddi, manevi - memnun olan kesim terazide ağır bastığı sürece de etkili bir aktivizm göremeyeceğimizi düşünüyorum. sorun bireysel gibi görünüyor ama toplumsal. çoğu ailede çocuklar halen tabularla, “aman yavrum” larla, “olaylara karışmayın” larla, “sus” larla ; haksızlığın karşısında, yanlışın karşısında bir duruşu olmadan yetiştiriliyor. ardına bakılmaksızın güç kavramı pohpohlanıyor. güçlü olanın ayıbı örtülüyor.
0
lüzumsuz adam
(28.08.25)
Aktivizm hicbir yerde dogal gelisen bir sey degil ki, aktivizm = para harcamak demek. epstein listelerine karsi kim ne yapti mesela? Turkiye’de aktivizmi fonlayan/yonlendirenlerin odagi sizin ilgilendiginiz konular degil, sebebi bu.
0
ghilleinthemist
(28.08.25)
Etrafında inşa edilmiş kalıp kimlikler var çünkü, bu da karşılık bulma kabul görme ihtimalini azaltıyor.

Bir de bu işlerde öncü olan olmaya çalışanlar kahramancilik oynamayı çok seviyor, boyle katolik isa kültü gibi hareket eden tipler var. oturup zamana yayılmış stratejik planlamalar yapacak soğukkanlılıga sahip bir aktivist hayal etmek pek zor.
0
encokbenisevinnolur
(28.08.25)
Bunun açıklaması bu ya, uzun uzun düşünmeye gerek yok.


guldum.net
0
herp
(28.08.25)
(11)

meditasyon enerji olumlama manifest vs vs

yuvarlanantencereninkapagi
bunlara inanıyor musunuz? manifeste falan inanmıyorum ama insanın kendine odaklanması ve kendiyle ilgilenmesinin verdiği olumlu auraya ve olumsuz durumları kendine çekmediğine inanıyorum.hayatımın en kötü 2 yılını yaşıyor olabilirim.( umarım) başıma asla gelmeyeceğini düşündüğüm seyler geldi. biri
bunlara inanıyor musunuz? manifeste falan inanmıyorum ama insanın kendine odaklanması ve kendiyle ilgilenmesinin verdiği olumlu auraya ve olumsuz durumları kendine çekmediğine inanıyorum.

hayatımın en kötü 2 yılını yaşıyor olabilirim.( umarım) başıma asla gelmeyeceğini düşündüğüm seyler geldi. biri bana sunları sunları yapacaksın, sunları yasayacaksın dese inanmayacagım seyler. ekside yazsam unutulmaz entrylerden olur. artık benden kaynaklı herhalde diye düşünmeye başladım ve bu tip şeylere sarmak üzereyim. insanın kendine odaklanmasının kendiyle ilgilenmesinin psikolojik bir temeli var elbette, " önce kendin iyi ol" gibi.

özsevgi ve özdeğer eksikliği olan biriyim. yaklasık 2 yıldır her hafta terapiye gidiyorum. spor yapıyorum. seramik yapıyorum. çok sosyal biri değilim, arkadaş çevrem evli çocuklu bu aktivitelerimi kısıtlıyor bir miktar. daha başka ne yapayım? meditasyon olumlama nefes egzersizi falan artık ne derseniz deyin, önerdiğiniz bir şey mı? takip edilecek biri, video.....

kendime odaklı olmadığım doğru. ilişki konularında cok sorun oluyor bu. kendimi kaptırıyorum. ilişkim olsun diye delirmiyorum ama yaş ilerledikçe yalnızlık dürtüsüyle böyle saçma davrandığımı düşünüyorum. her zaman aşksal mevzularda yüksek duygulu, durağan olmayan biri olmusumdur ama bu artık zarar vermeye başladı.

kısaca böyle, tavsiyelerinizi bekliyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(06.08.25)
Böyle şeylere inanmıyorum bunlara inanan ve hayatlarını yönetirken bunların etkisinde kalan insanlarla cinlere büyülere fala inanıp düz dünya teorisini ve aşı karşıtlığını savunan insanları aynı kategoriye koyuyorum, bahsettiğin sıkıntılar yaşamını olumsuz yönde etkiliyorsa bunun çözümü nedir ben bilemem tabii ama bunlar olmadığına eminim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.08.25)
Manifeste inanmıyorum ama odaklanma ile hedefe giden çabaya inanıyorum. Manifest eğer kişinin odaklanmasına yardımcı oluyorsa bir yöntemdir ama çabasız işe yaramaz. Mesela aynı şey dua etmek gibi de düşünebilir yani kişinin içsel motivasyonunu besleyen yöntemler gibi düşünebiliriz. Ama beyin kimyası bozulmuşsa manifestle, meditasyonla düzelmez elbette. Dopamin dengesi gibi şeyler bozulmuşsa istediğin kadar o adama olumlama yaptır düzelmez, profesyonel destek alması gerekebiliyor bunun detayını doktorlar daha iyi bilir elbette. Ya da bakıyorsun hormon dengesi bozulmuş; beynine ciddi anlamda enerji/oksijen az gidiyor. Yani vücudun önce fiziksel olarak iyi çalışacak ki mentali de düzeltebilsin. Ancak olumlu bakış açısının işe yaradığını, “coping skills” denilen baş etmeye yöntemlerini desteklediğini düşünüyorum. Bir kitapta okudum hoşuma gitmişti” sürekli iyi hissetme ihtiyacımız, çektiğimiz acı, öfke ve korkuyu bastırma ihtiyacımızdan doğar” diye. Kötü duygulardan korkmamayı, bastırmamayı öğrenmek ve bunlar ile yüzleşip yönetmeyi öğrenmek gerekiyor. Bunları kimse öğretmiyor doğuştan çünkü ebeveynler de öğrenmemiş oluyor; aslında onlar da genelde ne yapacağını bilmeyen insanların çocuk sahibi olmuş versiyonu. Budistlerin acı çemberinden geçmek dedikleri olaya benziyor biraz; tüm kötü duyguları tanıyıp, yüzleşmek, tüm tepkilerinin sebebini fark etmek ve iyileşmeye başladığında da onlara selam verip gidebilmek. Bence terapistinizle ilerleme sağlamadığınızı düşünüyorsanız bunu söyleyin ya da terapist değiştirebilirsiniz; çünkü her terapi yöntemi herkeste işlemiyor çeşitleri oluyor. Psikologlar daha iyi bilir detayını, yönlendirirler. Bir de bu tarz şeyler kötü psikolojik dönemlerde daha tehlikeli; hali hazırda şizofrenik duygulara yatkın bir bireyse ciddi anlamda psikoza sokabilir. Meditasyonun bir zararı olduğunu düşünmüyorum ama gerçek hayattan çok fazla soyutlanma ihtiyacı duyuluyorsa orada sıkıntı olabilir, örneğin eve gelir gelmez sürekli meditatif halde an’dan soyutlanmak gibi. Bu tarz şeylerde dengeyi kurmakta zorlanıyorsanız çakra filan gibi yönlendirmelere girmeyen yoga videoları, meditasyon videoları yardımıyla yapabilirsiniz. Telkin içermeyen sadece nefes egzersizleri gibi. Bir de 4k yürüyüş videoları çok güzel oluyor, ormanda yürüyüş videoları filan sıkıldığınızda iyi gelebilir.
0
titanic kemancısı
(06.08.25)
iyi hissetmek için tabi ki denenebilir ama bu gibi uygulamaların çözüm olduğuna inanmıyorum. ben de çok uzun zamandır bir keşmekeşin içerisinde gibiyim, kötü hissediyorum. çözüm galiba kendini tanımak ve yaşananları kabullenmek; hayatı da sonrası için bu şekilde kurmak. geç kalmışlık hissi çok sinir bozucu ama hayatın kısa ve tek olması da iyi bir gaza getirici.
0
lüzumsuz adam
(06.08.25)
hocam bu sordugunuz tum seylerin temelinde yatan ve sizi donup dolasip getirecegi sey su, kendi icinize bakmak zorundasiniz. neden? jung cok guzel aciklamis, omrumuzun ilk 40 yili (ortalama farkindaligi olan bir insan icin) bir iluzyon icinde geciyor, cocukluktan gelen travmalarin yarattigi 'gozluklerle' ve inanclar ile ya da sosyal sartlanmalardan gelen inanclar ile kendinize bir hayat yaratiyorsunuz. Bu inanclar hem kendinize iliskin hem de yasamin nasil olmasi gerektigine iliskin. Bakin kendiniz de soylemissiniz, degersizlik hissim var demissiniz. Siz kabul etseniz de etmeseniz de bu 'inanclarinizin' ne kadar guclu olduguna bagli olarak, butun hayatiniz bu 'gozlukler'/inancla sekilleniyor. Cunku bilincaltimiz ve egomuz (burada kastedilen ego kisinin gerceklikle basa cikma, dengeleme ve uyum saglama islevini yerine getiren kismi) manyak bir sekilde calisiyor. Bunlarin tek amaci hayatta kalmaniz icin kendilerini dogrulamak. Dolayisiyla tum yasam deneyiminiz ornegin, siz kabul etmeseniz de, bu inanclarinizi dogrulamak uzerine kuruluyor. Ayrica, asla unutmayin ki yasaminizdaki tek degismez degisken sizsiniz, yani 'basiniza gelen insanlarin/olaylarin' ortak noktasi sizsiniz. Dolayisiyla kendi sorumlulugunuzu almak zorundasiniz. Siz bunu fark edene kadar da bu boyle gidiyor. Cunku yasamda olan her sey, ama her sey, notr, olan biten her seye anlamini biz yukluyoruz. Ve sizin "gozlukleriniz" neyse, siz o olayi oyle yasiyorsunuz, insanlarin dediklerini de o gozluklerle algiliyorsunuz, alinganlik falan hep bundan geliyor.
Jung buna 'shadow' golge yanlarimiz diyor. Hatta muhtesem bir sozu var, duymussunuzdur "Until you make the unconscious conscious, it will direct your life and you will call it fate". Ancak tum bu sartlanmalarin ve inanclarin altinda yatan kisi, oz aslinda farkli biri. Ve yapmaniz gereken bu golge yanlarinizi fark edip (ki bu cok kolay bir sey degil, cunku sogan kabugu gibi, soydukca soyuluyor) bunlarin sadece birer inanc oldugunu ve dogru olmadiklarini icsellestirmek. Size ait olmayan inanclarinizdan kurtulmaya basladikca, ic huzuru bulmaya, yasama farkli bir gozle bakmaya ve farkli bir yerden yasamaya basliyorsunuz. Sevgi cicegi olmak demek degil bu, kendini bilip, kendi merkezinden yasamak ve insanlara (ve topluma) gerektigi yerde sinir koymak, toplumun dayattigi 'isteklerle' 'yasam standartlari' ile degil kendi merkezinizden gelen isteklerle yasamak.

Bu oze donus yolculuguna da, kimisi bir yas sureci ile basliyor, kimisi agir bir depresyon ile basliyor, kimisi bir seyi 'manifest' etmek istedigi icin basliyor. Istediginiz kadar olumlama yapin, cok agir ve kirilmaz bir degersizlik inanciniz varsa, hayalinizdeki insanla tanissaniz ve iliskiye baslasaniz bile onu sabote edeceksiniz, ya da mutsuz olacaksiniz, cunku o degersizlik hissini yaratan sizsiniz, hayalinizdeki isi bulsaniz bile mutsuz olacaksiniz. Insanlar anlamiyor bile ama hepsi donup dolasip sizi ayni yere getiriyor. Hatta ileri gidip diyebilirim ki, yasamin tum amaci dunyayi gercek benligimiz ile deneyimlemek ve oze donmek. Gercekten kim oldugunuzu hatirlamak.
0
kassiopeia
(06.08.25)
ve eklemek isterim, bu golge yanlar/inanclar, sadece kendimiz ile sinirli degil,
mesela paraya iliskin inanclariniz neler? cok para kazanmak icin cok calismak gerekir, cok parasi olanlar hirsizdir, cok parasi olanlar yalancidir, kaynaklar sinirlidir, para sinirlidir, para sadece belli insanlara gider, hicbir zaman guvende degilim, sadece cok param olursa guvende olurum vs. bunlar tanidik mi?
ya da iliskilere olan inanclariniz neler? sevilmek icin cok caba gostermem gerekir, herkes aldatir, kadinlar/erkekler paragozdur, kendim olursam sevilmem vs.
saglik ile ilgili inanclar? bedeniniz ile ilgili inanclariniz? aile iliskileri ile ilgili inanclariniz?
yani her konuda ama her konuda inanclarimiz var, internette cok guzel kaynaklar bulabilirsiniz.
0
kassiopeia
(06.08.25)
@kassiopeia bunların cok farkındayım. psikanalitik psikoterapiye başlama sürecim de bu sebepleydi. terapistim cok profesyonel biri ve işinde iyi, eğitimli biri oldugunu düşünüyorum. bu anlamda fayda göreceğimi düşünmüştüm, elbette sadece terapiyle olmaz ama ne sekilde olacağını da bilmiyorum. o şablonları nasıl değiştireceğimi bilmiyorum. yanlışların farkındayım aslında fakat çözümü bulamıyorum.


gerçek çözüm bu değil ama aslında bu soruyu sorarken de merak ettiğim şuydu,bu tip şeyleri ( olumlama manifes vs herneyse) destekleyen kişiler beynimiz ne söylersek ona inanır'dan yola cıkıyor hep. acaba bu durumu, bu değişimi kolaylastırır ve hızlandırır mı?
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(06.08.25)
bir de son olarak, meditasyona inanip inanmamak diye bir sey yok. meditasyon binlerce yildir kullanilan bir arac. 'batili' medeniyetler uzun yillar boyunca kendilerini daha medeni ve gelismis gordukleri icin, meditasyonu gormezden geldiler. kapitalist sistem insanlari bunlarin sacmalik olduguna inandirdi. simdi bu sistemin ve yasantinin surdurulebilir olmadigi cok sukur ki milyonlarca insan tarafindan fark edildigi icin, bizler haberdar olduk. hatta Isa'nin yasaminin bir bolumunu hindistan'da gecirdigine ve oradaki yogik ogretileri ile birlikte incil'i yazdigina dair teoriler var, onlar baska bir tartismanin konusu. meditasyonun da b.kunu cikarmaya calisiyorlar ve bir tuketim olgusu haline getirmeye calisiyorlar.

meditasyonun amaci uyudugunuzda bile hic susmayan ic sesinizden sizi biraz olsun uzaklastiracak bir alan yaratip, o sesin size ait olmadigini, sadece gelip gecen bulutlar gibi dusunceler oldugunu ve neye inanip neye inanmayip, neyi yesertip neyi yesertmeyeceginizi secebileceginizi gosteren, sizi rahatlatan, odaginizi nereye yonlendirebileceginizi gosteren bir arac. gunumuzde ise yaradigi tartismasiz. farkli teknikler var, yeterince derinlere inerseniz satori deneyimleri vs. de yasayabiliyorsunuz.

sorunuza iliskin olarak, evet kolaylastirir ancak elbette once o inancinizin farkina varmaniz lazim ve odaginiz, dusunce sarmaliniz oraya gittigi anda fark edip kendinizi telkin etmeniz gerekiyor. ben - kendi adima - oturup 100 kere ben degerliyim demenin bir seyi degistirecegini dusunmmuyorum, bu da bir inanc, ancak mesela ayna calismasi ile cok ilerleyen var. Ancak basiniza bir sey geldigi anda tepki vermeden once kendinize sormaniz gerekiyor, ne oldu, buna iliskin ne hissediyorum, bedenimin neresinde hissediyorum (gogsumde, karin boslugumda), bu dogru mu (self inquiry) ve kendinizi yakalayip somatik olarak, ornegin elinizi gogsunuze digerini karin boslugunuza koyarak, guvendeyim, degerliyim vs. gibi telkinler verebilirsiniz. dusunceleri ve inanclari degistirmek her zaman mumkun, ancak somatik calismanin cok onemli olduguna inaniyorum, zira sinir sistemimiz de inanilmaz etkili. sinir sistemini de somatik calismalarla regule ediyoruz. ki bu da bir tur meditasyon. duygular dusunceler inanclar ve sinir sistemi birbirinden kopuk degil. Bir anlamda "Beyin yikamanin" da mumkun oldugunu dusunuyorum, ne dinleyip ne izleyebilecegimizi secebiliyoruz, dikkatinizi nereye verirseniz enerjinizi de oraya veriyosunuz. neuroplasticity de zaten kasitli olarak degisebilecegimizi gosteriyor.
0
kassiopeia
(06.08.25)
Bunlar bir inanç sistemi değil. Yoga yapıyorum ve yoga bittikten sonra 10 dakika süren bir meditasyon oluyor. Gözünü kapatiyorsun, uzanıyorsun yere,gündelik sıkıntılarını düşünmemeye çalışıyorsun, kendine dönüyorsun. Bu faydalı bir şey. Bir öz bakım aslında. Kendine zaman ayırmak, kendini dinlemek, rahatlamak.

Diğerleri de güzel şeyler. Kendini iyi hissetmek için, kendini telkin etmek güzel bir şey. Düşüncelerimiz olumlu olursa daha güçlü hissederiz, moralimiz yüksek olur. Bunların zararı yok.
0
rock n roll
(06.08.25)
Kassiopeia çok iyi ifade etmiş +1

Hayatımın en kötü yılı benim için dönüm noktası oldu. Kötü deneyimler iyi bir şekilde idare edilebilirse hayat dönüştürücü etkiye sahip oluyor. "the wound is the place where the light enters you" bu alıntı benim için geçerli oldu, umarım sende de benzer değişim ve dönüşümler yaşanır bundan sonra.

Her zaman kendine odaklanmalısın zaten ama kendine odaklandığında auran güçlenecek olumsuz durumlar başına gelmeyecek diye bişi yok. Her zaman her şey olabilir garantisi yok. Ama sen bunlardan etkilenmeyecek, aynı duruma düşmeyecek, idare edebilecek kuvvette olacaksın. Sen kendini sevmeyi öğrenince aşksal mevzular sana zarar veremiyor. Kendini ön plana koyuyorsun, senin değerini başkası belirlemiyor.


Bu arada yoga benim için bir spor, ötesi değil. Ve özellikle ashtanga için konuşuyorum, vücudu çok iyi çalıştıran bir disiplin. Yin yoga da muazzam bir esneklik sağlıyor, fasyal rahatlama veriyor. Bu gerçeklerin ötesinde anlamlar aramıyorum. Bir süre bu new age akımlara fazla dahil oldum. Kimilerinin aşırılığı beni bunalttı resmen tiksindim , hiçbir ekole hiçbir sosyal medya figürüne takılmadan ilgilenmeyi tercih ediyorum artık. Aç YouTube dan ashtanga yoga primary series, yap evde kendin mis gibi. Olumlu düşünmekten de zarar gelmez, karalar mı bağlayalım yani illa? Sen yine olumlu düşün ama nolur hiçbir yere 777 vs sayılar yazma:p
0
kullanicadi
(06.08.25)
İnanmıyorum. Kendini modern diye tanımlayan insanın bedevi inancı saydığı İslam'dan uzaklaşması için batı temalı ama doğu/hint kökenli rahatlama ritüelleri.
New religion movements diye adlandırılırlar.
Yoga, Reiki ve daha bir çoğu bunların içindedir.
Esasen kürselcilerin bu uygulamaları destekleme ihtimali de çok yüksek.
Parçala böl yönet kuralı sadece devletler için değil toplum ve halklar için de geçerli. Bu manada
"Bireysel tercihler"imiz önümüze sunulanlarla sınırlı.

Herkes takip ediyor diye hiç tanımadığınız birilerini takip ediyoruz. Bize gösterilen taraf sanattan ibaret ama ünlü kişinin neyi temsil ettiğini sonraki zamanlarda ifadesi ile tanıyor olduk.
Dünyada genel durum böyledir.
Çok tanınan kimseler aniden piyasadan çekildi ise arka taraftaki kimselerle anlaşamaması sebebiyledir.
Herkes yapıyor diye spor,kişisel gelişim, iç dengeyi sağlama adına reklamlarla bir şeyler yapmaya başlar olduk.
Toplum dokumuza asla uymayan şeyler.
Bu gibi uygulamaların önce tarihsel seyri, kimler tarafından temsil edildiğini incelemek lazım.
0
diyecevaplandı
(06.08.25)
Ben böyle zamanlarda çok basic ihtiyaçlara cevap vermeye çalışıyorum. İyi besleniyor muyum, yeterince hareket ediyor muyum, temiz uyuyor muyum? Önce bunları halletmeye uğraşırım. Yoga, meditasyonla ilgilenmek bana da her zaman çok iyi gelir. Manifesto konusunu bilemiyorum yani diyelim binlerce insan aynı anda binlerce farklı manifest yaptığında benim manifestimle başkasının manifesti mutlaka celisecek. O durumda evren kimin manifestini gerçekleştirecek, e bence kendine ve topluma en az zarar veren kolektif olarak herkesin faydasına olanı diye akıl yürüttüm. Dolayısıyla benim yaşayışım da kendimle ve başka insanlarla, canlılarla, hayatla herkesin ve her şeyin iyiliğine mutlak bir uyum içinde olmalı, herkesi ve her şeyi sağaltmali. İstediğim o çok para ve zenginlik başkasını yoksullastiracaksa ya da benim başarım, aynı başarıyı benden daha çok hak eden birini safdisi edecekse bütün bunları istememeliyim.
0
sekizdokuzon
(06.08.25)
(12)

Ağırlık çalışırken en çok

kizil karga
Nereyi çalışmayı seviyorsunuz, motivasyonunuzu hangisi yükseltiyor?
Nereyi çalışmayı seviyorsunuz, motivasyonunuzu hangisi yükseltiyor?
0
kizil karga
(29.07.25)
Ben spor salonuna hiç yüksek motivasyonla gittiğimi hatırlamıyorum ama çalışmayı daha çok sevdiğim çekiş/sırt antrenmanları.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.07.25)
dürüst olmak gerekirse hicbir yeri. motivasyonumu sadece hedefledigim vücuda ulasinca yapacagim kombin hayalleri yükseltiyor.

kulakligi takiyorum. podcast dinliyorum. bitmesini bekliyorum.
0
sonsuz
(29.07.25)
dönemsel değişiyor. bench ve overhead press sevdiğimden genelde oralar fav. ama bazen de niyeyse onları değil sırt merkezli hareketleri canım daha çok çekiyor.

sadece biceps ve karın sevemiyorum.
0
patronaj1
(29.07.25)
Sırt ve bacak resmen testesteron bastığımı hissediyorum
0
apocalipy
(29.07.25)
bölge olarak çok net bir tercihim yok ama bench press ve deadlift ayrı bölgeler de olsa en sevdiğim iki hareket.
0
awlmi
(29.07.25)
Daha rahat çalışabildiğim için bacak çalışmayı seviyorum. Sonra kalça, sırt geliyor. Aşırı güçsüz bölgeler olan kol ve karın çalışmaktan hiç hoşlanmıyorum.
0
sekizdokuzon
(29.07.25)
Bacak, sirt
0
yuvarlanantencereninkapagi
(29.07.25)
bacak çok zevkli. en büyük kaslara yukleniyorum.

ayni zamanda sırt ve biceps çalışmayı da seviyorum.
0
tabudeviren
(30.07.25)
bulgarian split squat ve decline pushup en sevdigim hareketler. gune 100 tane decline push up ile baslayinca gerisi iyi gidiyor.
0
antikadimag
(30.07.25)
valla ben de bolge olarak hicbirini sevmiyorum, sadece kuvvetli oldugum hareketlerde agirlik arttirmak motive ediyor beni onlar da squat ve deadlift. presslerim onlara gore kotu mesela ve onlara uyuz oluyorum.
0
bay b
(30.07.25)
birden fazla kas grubunun çalıştığı egzersizleri seviyorum. favorim snatch.
0
lüzumsuz adam
(30.07.25)
ağırlık çalışırken bunu keyif alarak yapmıyorum ama bir tercihim olsa göğüs hareketleri daha kolay geliyor.
0
biravekahve
(30.07.25)
(3)

istanbul bar canlı müzik

lüzumsuz adam
led zeppelin, pearl jam ile sınırları az çok çizmiş olayım. insan kalabalığından boğulmayacağım, canlı müzik icra edilen hangi barları önerirsiniz? bilgi dolu güncel bir sosyal medya sayfası da çok iyi olur.
led zeppelin, pearl jam ile sınırları az çok çizmiş olayım. insan kalabalığından boğulmayacağım, canlı müzik icra edilen hangi barları önerirsiniz? bilgi dolu güncel bir sosyal medya sayfası da çok iyi olur.
0
lüzumsuz adam
(17.07.25)
Hem canlı müzik ariyosun hem dinleyecek kimse olmasın istiyorsun. YouTube var Live konserleri oradan takip edebilirsin
0
koela
(17.07.25)
dinleyecek kimse olmasın demiyorum. bilmiyorum yanlış mı ifade ettim, yalnızca sıkış tepiş olmayan sevdiğim türde canlı müzik dinleyebileceğim görece ufak bir bar arıyorum.
0
🌸lüzumsuz adam
(17.07.25)
Yok. Çünkü sevdiğin tarz çoğunlukla köreltildi ve belirli başlı niş yerlere kaldı. Dolayısıyla oralar da kalabalık.

Not: Bu gece senin için pearl jam'den immortality çalmıyoruz.
0
new day new life
(18.07.25)
(15)

Hayatın gerçekliğinden kaçmak için yaptığımız şeyler

sekizdokuzon
Astrolojiye sarmak mesela. Sorunun kaynağını o kadar da uzaktan aramak? Bilemedim. Yapıyor muyum, sonuna kadar. Çünkü gerçeklikle mücadele konusunda herkes kadar zorlanıyorum.Sizin aklınıza neler geliyor?Teşekkürler.
Astrolojiye sarmak mesela. Sorunun kaynağını o kadar da uzaktan aramak? Bilemedim. Yapıyor muyum, sonuna kadar. Çünkü gerçeklikle mücadele konusunda herkes kadar zorlanıyorum.

Sizin aklınıza neler geliyor?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(15.07.25)
Dizi izlemek
Koşmak
Başkalarının dertlerini çözmeye çalışmak
0
gabe h coud
(15.07.25)
Kendi sorunlarımı çözemeden dünya sorunlarını çözmeye çalışmak
0
grimavi
(15.07.25)
Random flört. Arbre reise selam olsun.
0
🌸sekizdokuzon
(15.07.25)
Nanik yapıyorum.
0
encokbenisevinnolur
(15.07.25)
@edmond +1500
0
🌸sekizdokuzon
(15.07.25)
İtimle dolaşmak, adı Shepard. Ve arkadaşlarla fifa, cs, aoe.
0
Shepard
(15.07.25)
uzun sezonlu diziye başlayıp bütün boş zamanlarda bölümleri art arda izlemek.
sevilen diziyi/filmi tekrar tekrar izlemek.
harry potter okumak.
0
goge bakan
(15.07.25)
arabaya binip kendini yola vurmak.
bir ara vaktim olsa motor ehliyeti alip aynisini motorla yapmak istiyorum, basip gideceksin uzaklara.. mis gibi..
0
cooperr
(15.07.25)
fantastik edebiyat
0
lüzumsuz adam
(15.07.25)
iyi bir yazarın kitaplarını sömürmek. stanislav lem'e sardım bu ara.
masterchef izliyom dondurma yiyom çay içiyom sonra aa bi gün daha bitmiş.
0
potsdamer
(16.07.25)
biseyleri scrollamak. insta, reddit, tiktok, feys, ne olursa. 3 saniyelik seylere dikkatimi verince odaklanma kabiliyetim zayifliyor, boylece hayatin gerceklerine de odaklanamiyorum sonra.

ama daha temizi dikkat dagitmak. birileriyle disari cikmak, gezmek, yemek icmek, baskalarinin dertlerini dinlemek.
0
taurina
(16.07.25)
bu aralar felsefi sorgulamalarla ilgileniyorum pelin dilaranın kitap kulübünü takip etmeye çalışıyorum olduğu kadar
0
turuncu tonlarda
(16.07.25)
@edmond honda+1

Buradaki soru- cevaplar ve bazi kullanıcılar ben de "vaay be böyle hayatlar bu denli hayatsızlar varmış" dedirtiyor. Kafamı açıyor bazen okuyunca:D
Bunun yanı sıra burçlara inanmıyorum ama arada açıp Hande Kazanova'nın haftalık burç yorumlarını dinliyorum:/
0
Amaranta ursula
(16.07.25)
Standartlarımı Youtube'da İngiliz pembe dizisi videoları izlemeye kadar düşürdüm. Mevcut gerçekliğimizden kaçabilmek için radikal çözümler lazım :D
0
peki madem
(16.07.25)
xbox
0
orpheus
(17.07.25)
(6)

Son zamanlarda dinlediğiniz en etkileyici türkü

sekizdokuzon
Tam olarak türkü sayılır mı bilmiyorum, Musa Eroğlu söylediği için herhalde türküdür diye düşünüyorum ama sanırım tam o formatta degerlendiremiyoruz ama benim için şu: https://open.spotify.com/track/2aGoWbWXBRewaf6mo9UEOA?si=dgf_hlbdQNiELvX0bMsLZA
Tam olarak türkü sayılır mı bilmiyorum, Musa Eroğlu söylediği için herhalde türküdür diye düşünüyorum ama sanırım tam o formatta degerlendiremiyoruz ama benim için şu: open.spotify.com
0
sekizdokuzon
(13.07.25)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.07.25)
20 yıl önce 18-19 yaşında erkeklerinin yaptığı trollüğü 2025 yılında 30+ yaşında yapman nereden baksan üzücü
0
🌸sekizdokuzon
(13.07.25)
Son zamanlarda değil ama 7-8 sene önce çok kısa aralıklarla, birbirinden alakasız iki mekânda erkan oğur ve ismail hakkı demircioğlu'dan mecnunum leylamı gördüm'ü duymuştum. bir de emin igüs'ten akşam oldu gün dolaşmaz var.
0
black holes in the sky
(13.07.25)
Burası Adıyaman - Selda Bağcan

open.spotify.com
0
anaphylacticshock
(13.07.25)
yurdaer doğulu nun allı turnam yorumunu ayrı seviyorum

youtu.be


türkü sayılmaz ana bonus: youtu.be
0
lüzumsuz adam
(13.07.25)
Amaranta ursula
(14.07.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.