Giriş
(6)

Bebek ne zaman yürümeye başlar?

michael_knight
14 aylık erkek bebek birkaç hafta önce 2-3 adım yürütmeye başladı. Şimdi 7-8 adım kadar yürüyor. Tahminen ne zaman tam olarak (mesela 100 adım vs. Arada bir düşme olur ona tamam) yürümeye başlar?Yani tamam her bebek farklıdır ama tahmininiz nedir? Sizin gördüğünüz bebeklerde nasıl ilerledi süreç?
14 aylık erkek bebek birkaç hafta önce 2-3 adım yürütmeye başladı. Şimdi 7-8 adım kadar yürüyor.
Tahminen ne zaman tam olarak (mesela 100 adım vs. Arada bir düşme olur ona tamam) yürümeye başlar?

Yani tamam her bebek farklıdır ama tahmininiz nedir? Sizin gördüğünüz bebeklerde nasıl ilerledi süreç?
0
michael_knight
(28.01.25)
Tam zamani kontrol etmedim ama bu noktadan en fazla birkac ay sonra ara ara dusme durumlari olsa da normal yurumeye basladi.
0
mbond
(28.01.25)
Benim kizim 12 aylikken ilk adimlarina basladi. 15 aylikken de bagimsiz yuruyebilmeye basladi. Ilk adimdan 2-3 ay bagimsiz yuruyeiblmeye basliyor benim gordugum bebekler.

Ancak bunun kurali yok her bebegin gelisimi farkli. Bazen bazi bebekler yuruyebiliyor olmasina ragmen yurumeyi istemiyor. Tembellik gibi birsey sanirim :)

Ama genel olarak soylenen en gec 18 aylik oldugunda cocugun bagimsiz yuruyebilmesi lazim. Tabi dediginiz gibi ara sira dusebilir o normal.

Bence sizin durumunuzda max 1 aya kadar bagimsiz yuruyecek sizinki.
0
nuevo
(28.01.25)
Genelde erkekler daha erken yürür. Kızım 14 aylıkken yürüdü. Emeklemede master yapıp başladı. Her çocuğun farklı yapısı var. 2 yaşında falan normal insan gibi yürür. Düşme olması normal ayakların tam süper güçlenmesi 3 yaşı bulur ama artık 2 den sonra kafaya takmaya gerek yok.
0
mikahakkinen
(28.01.25)
Bizimki 16. ay civarında yürümeye başladı l, bakıcımızın emeği çok
0
mirty
(28.01.25)
cok kalmaz merak etmeyin, iki aya o seviyeye ulasir. ilk adimlar atildiktan sonra gerisi cok hizli geliyor :(
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.01.25)
cogunlukla yasini karsilar derler, yani 12 ay. bizim oglan yasini karsiladi.
ben tembel teneke olarak 14 ayda yurumusum.
sizinki de yakinda yurur, yurumeyen yok.
sikinti yapmayin, kafaya takacak bir mevzu degil.
0
cooperr
(29.01.25)
(12)

ilk akla gelen

a perfect lie
Kahve yanında, kahve ile birlikte ve bunun gibi tabirleri bir yerde okuduğunuzda ya da duyduğunuzda aklınıza hangi kahve türü geliyor? Mesela filtre kahve geliyorsa sizin en çok tükettiğiniz kahve türü bu mu? O nedenle mi aklınıza o geliyor? Ya da içmeseniz bile türk kahvesi mi geliyor? Hangisi geli
Kahve yanında, kahve ile birlikte ve bunun gibi tabirleri bir yerde okuduğunuzda ya da duyduğunuzda aklınıza hangi kahve türü geliyor?

Mesela filtre kahve geliyorsa sizin en çok tükettiğiniz kahve türü bu mu? O nedenle mi aklınıza o geliyor? Ya da içmeseniz bile türk kahvesi mi geliyor?

Hangisi geliyor, sizce niye o geliyor yazarsanız çok sevinirim.

Teşekkürler,
0
a perfect lie
(27.01.25)
Filtre kahve, daha uzun içimli olduğundan yanında bir şeyler tüketmeye daha uygun geliyor

Pasta kek kurabiye bisküvi vs bir lokma alıp üzerine bir yudum kahve böyle böyle 15-20 dakika eşlikçilik
0
grimavi
(27.01.25)
1. espresso bazli kahveler
2. turk kahvesi.

yanlarinda birsey ikram edilmeye en uygun bu ikisi oldugu icin. en cok tukettigim filtre kahve. filtre kahve biraz uyanma, kendine gelme kahvesidir bence. dunyada yaygin kullanim da bu sekilde bence.
0
buenosdias
(27.01.25)
türk kahvesi tabii ki.
sebebi özenti olmamam.
0
sonsuz
(27.01.25)
hicbir kahveyi icmiyorum ve hayatimin yarisindan cogunu yurtdisinda gecirdim ama aklima hala türk kahvesi geliyor.
ama yabanci biri sorar ya da yabanci dilde okursam filtre kahve türevi gelir.
kimin dedigine ve hangi dilde duyduguma bagli olarak degisiyor yani.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.01.25)
Filtre kahve/americano/latte ve hatta düz nescafe gelir ama türk kahvesi gelmez ya. Türk kahvesi ya da espresso gibi tek atımlık kahvelerle bi şey yemek zor olduğu için ikram dendiği anda aklım büyük fincanda yudum yudum içilen kahvelere kayıyor.

Edit: no context bir şekilde kahve lafı geçse ya da biri kahve ister misin derse de aklıma büyük fincanda kahve gelir. Türk kahvesi diye spesifik belirtilmedikçe aklıma Türk kahvesi gelmez. Özenti de değilim, hemen her gün hem normal kahve hem türk kahvesi içiyorum. Türk kahvesi sadece spesifik ve ayrı bir kahve türü yani kahve denince akla gelen ilk olması ilginç geldi bana
0
nundu
(27.01.25)
@konusma, soru türkce sorulmus ablacim.
0
sonsuz
(27.01.25)
X kahvenin yanında iyi gidiyor diye duyarsam kafamda canlanan kahve x'e göre değişiyor. Örneğin çikolata veya elmalı turtadan bahsediliyorsa aklıma filte kahve ya da espresso türevleri gelir. Acıbadem kurabiyesi gibi bir şeyse türk kahvesi gelir.

Birisi kahvenin yanında ne iyi gider diye sorarsa da ya ne tür bir kahve olduğunu sorar ya da farklı kahvelere göre farklı şeyler söylerdim.

Ben en çok türk kahvesi içiyorum, genelde de yanında bir şey yemem. Yanında yemeyi sevdiğim şeyler yok değil ama genelde yemem, çünkü hangi bir sefer yiyeyim günde kaç fincan içiyorum ben bunu :D
0
akhenaten
(27.01.25)
Filtre kahve geliyor.
Yanında bir şey yenecekse keyif için içecek olarak hep filtre kahve ve çay gelir.
Sebebi de Türk kahvesi yanında bir şey yememem.
0
kisa
(27.01.25)
bir özenti olarak her gün en az iki adet espresso türevi kahve (latte vs.) içmeme rağmen benim aklıma Türk kahvesi geliyor. zira benim kullanımıma göre, diğer kahve türleri sade veya bir şeyin yancısı (örneğin kekin yayına kahve gibi) olurken Türk kahvesi kendisi yancı olmayıp yanına bir şey eklenen (başrol diyebiliriz) konumunda. yalnız bunun sebebi Türk kahvesini çok sevmem değil, yukarıda yazdığım gibi espresso türevlerini daha çok tercih ediyorum. sadece algım bu yönde.
0
shadowfollower
(27.01.25)
Biri kahve içer misin dediğinde türk kahvesi geliyor. Evde aile arasında konuşulunca türk kahvesi geliyor. İlk onu öğrendim onu içtim. Ben kahve içmeye başladığımda sanırım 3ü1 arada garabeti yoktu.

Kantinde vs kahve denildiğinde 3ü1 arada geliyor. Avmde/kahvecide filtre, espresso

Kahve yanında kısmı ise türk kahvesini hiç bişeyle içmek istemiyorum kahvenin tadını almak için. Belki bi yudum su.

Türk kahvesi, filtre kahve, espresso. Bu üçünden başka da içmiyorum. Filtre ve espressonun yanında ona eşlik edebilecek hamur/kek/cookie artık duruma göre kahvenin aromasını bastırmayacak bişey lazım.
0
help im alive
(27.01.25)
içinde süt veya benzeri şeyler barındırmayan kahve çeşitleri geliyor.
0
sir spankalot
(27.01.25)
kahve kültürüm veya merakım yoktur, önce onu söyleyeyim. benim aklıma filtre kahve geliyor. birkaç sebebi var,

* 23 yaşındayken kız arkadaşımla bir mekana gitmiş, sırf o sipariş etti diye kendime de filtre kahve sipariş etmiştim... french press ile geldi. ben o zaman bu konularda (sokağa çıkma dahil) çok ama çok cahilim. yanımda o olmasa kahveyi içemezdim öyle söyleyeyim, kıza sormuştum "bu ne lan bunu napcaz şimdi" diye. böyle kendimce komik bulduğum bir anım var, o yüzden bende yeri ayrıdır ahaha.

* annem heves edince filtre kahve makinesi almıştım eve. bütün yaz batılı gibi sabahları kahve içmiştim. hafta sonları kahvaltıdan birkaç saat sonra annemle karşılıklı oturup sigara eşliğinde gömerdik.

şimdi ev arkadaşımın french press'i var, bazen onu kullanıp içiyorum, alete küçümser bakışlar atıyorum, göz kırpıyorum "kafamı karıştıracağımı mı sandın??" diyorum filan.

kısacası evet en çok tükettiğim kahve türü filtre kahve. benim için manevi/mental açıdan yeri olan tek tür de o diyebilirim. o yüzden benim için kahve = filtre kahve.

"çok sıradan ve iğrençsin eşşoleşşek filtre kahve geçerli bir cevap değil" dersen de frappe derim onu da çok sevmiştim, yine sevgilim götürmüştü. her neredeysen yıldızın parlasın ex aşqım olmasaydın olmazmışız resmen
0
mark greg sputnik
(27.01.25)
(11)

cam tavan hakkında

kanatlı kontun müşfik öpücüğü
otomobilde cam tavan için ne düşünüyorsunuz? almayı düşündüğüm aracın böyle bir seçeneği var. görsel olarak güzel duruyor evet ama ileride dolu yağsa, yukarıdan bir şeyler düşse tamir taklavat işleri çok uğraştırır mı diye düşündüm. artıları eksileri neler tecrübe ve önerilerinizi rica ediyorum.teşe
otomobilde cam tavan için ne düşünüyorsunuz? almayı düşündüğüm aracın böyle bir seçeneği var. görsel olarak güzel duruyor evet ama ileride dolu yağsa, yukarıdan bir şeyler düşse tamir taklavat işleri çok uğraştırır mı diye düşündüm. artıları eksileri neler tecrübe ve önerilerinizi rica ediyorum.

teşekkürler
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(27.01.25)
Yağışların bol olduğu bir memleketteyim, daha şu ana kadar bir sorun görmedim. Şöyle bak olayı cam olması daha iyi değil mi sac tavan olsa iz kalır , cam olsa değiştirirsin :)
0
sunriseee
(27.01.25)
Ben ekstradan para vermezdim cam tavana.
Şu an kullandığım araçta sunroof var ama açmak hiç aklıma gelmiyor.

Bedavaysa alırım. Satarken daha kıymetli olur. Arabanın içinin aydınlık, ferah görünmesi de fena bir şey değil.

Yukarıdan camı kıracak kadar bir şey düşerse zaten çok ciddi bir zarar olur. Normal araba olsa takla atmış zannedecekleri için satamazsınız, cama gelip cam kırılırsa şanslı olursunuz. Ama bu senaryo herhalde 100 bin arabadan birinin başına geliyordur, benim hiçbir tanıdığım arabasının üstüne saksı düşmedi.

Arabalara çok düşkün bir insan değilim, çok daha bilgili ve tutkulu arkadaşlar gelecektir, onlara kulak vermenizi öneririm çünkü Türkiye ortalamasından çok farklı olabilir tercihlerim.
0
michael_knight
(27.01.25)
kapatılabilen bir perdesi merdesi döşemesi falan yoksa eziyet bir şey. memnun olanlar yaz günü güneş altında uzun yol yapmamış anlaşılan. istediği kadar filmli olsun, koyu olsun, yaz günü o güneş adamın beynini deliyor.
0
kibritsuyu
(27.01.25)
Sunrof, cam tavan, cabrio... 3 modeli de kullanmış biri olarak hiç biri metal tavan kadar güven vermedi bana. Yeni baktığım araçta tavanın normal kapalı olmasına bakıyorum direk.
0
HellKeePer
(27.01.25)
ben hiç ısınamadım. saksı düşse uğraşırım camda gibi geliyor. Metal iyidir. Hangi şöför camdan kafa çıkarıyor? sunroof neden var bilmiyorum. Klima var ve yan camlar var. Ben işlevsiz buluyorum.
0
baldan kaymak
(27.01.25)
acilmiyorsa kesinlikle almam.
aciliyorsa ise kesinlikle alirim.
tamir taklavat olarak arac 10 yasini gecene kadar kolay kolay problem cikartmaz.
0
cooperr
(27.01.25)
kimse kaza olasılığını değerlendirmemiş. takla atma durumunda feci sonuçları olacağını düşünüyorum.
0
ground
(27.01.25)
Yahu yazmayacaktım da kaza durumunda sıkıntı olabilecek bir aksesuarı o kadar üretici o kadar ülkede satabilir mi? Her yer Türkiye mi arkadaşlar :)

Şu anki aracımda var, eskisinde yoktu. Olunca güzel oluyor özellikle iç hacmi dar bir sedansa vs. ama suv içinde olmasa da olur bence. Yazın açıp geziyorum güneş çok tepeden gelmiyorsa şehir içi güzel oluyor. Şehirler arası da yarım açıyorum arada içerideki hava değişsin diye.

Benimki perdeli @kibritsuyu'nun dediği sıkıntıları yaşamıyorum iyi kesiyor ama trim sesi geliyor 2 yıllık arabada o taraftan. Serviste silikon sprey falan sıkıp çözüyorlarmış ama Peugeot'larda da kronik sıkıntı cam tavan mesela. Bazı araçlarda da fitiller eskiyor veya tıkanıyor içeri su alıyor. Her ekstra bir olası sorun demek aslında böyle bakarsanız araçta. Lada Samara'yla gezmemiz lazım hiçbir elektronik falan olmayan.
0
chicha_v2
(27.01.25)
Arkada oturanlar için bir ferahlık veriyor. Ben şoför olarak bir faydasını görmüyorum.
Bu arada yazın zaten perdesini kapalı tutuyorsun. O zaman bir faydası olmuyor.

Bazı modellerde açılır cam mekanizması sebebiyle tavan kaplaması daha kalın olabiliyor, baş mesafesini azaltıyor. Çok uzun boylu biriyseniz önemli olabilir.

Genel olarak açılır tavanlı arabalar aynı modelin sac tavanlısına göre daha çok rüzgar görültüsü alabiliyor.

Rutin bakımlarda iki-üç yılda bir açılır tavan bakımları tanımlı bazı markalarda. Bunlar da bakım makiyetini arttırıyor.
Belli bir yaştan sonra contalarından veya tahliye kanallarının tıkanması sebebiyle su alma problemleri yaşanabiliyor.

Totalde ben olmamasını yeğlerim.
0
burfak
(27.01.25)
cam tavan icin arabaya fazla para veririm.
acilmamasi benim icin tercih sebebi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.01.25)
Keyifli bir donanım olduğu da, uzun vadede sorun çıkarmaya meyilli olduğu da aşikar bir donanımdır.

Geçtiğimiz yıllarda İstanbul'da bir dolu felaketi yaşanmıştı, dışarıdaki arabaların cam tavanları parçalanmıştı haliyle.

Uzun vadede ses ve sızdırma sorunlarıyla karşılaşılması son derece olasıdır.

Diğer yandan bence oldukça keyifli bir donanım, hele arkada oturanlar için çok iyi. Baş mesafesini bir miktar kısaltsa da ferahlık hissini arttırıyor.

Eğer alacağınız araba sıfır km ya da çok yeniyse ve arabayı uzun yıllar boyunca kullanmayı düşünmüyorsanız, bütçe açısından da sorun çıkarmayacaksa bence düşünün. Ancak arabayı uzun yıllar boyunca kullanmak niyetiniz varsa ve olası tavan sorunlarıyla uğraşmak istemiyorsanız uzak durmanız daha iyi olur gibi.
0
10551037
(27.01.25)
(4)

Termosta 2 gün bekleyen su bebeğe verilir mi?

Gradient_tabanlı_mor
Normalde sabahtan ılık suyu termosun içine koyarım akşama kadar bebeğe mama yaparken kullanırım. Akşama doğru termos biter, temizleyip tekrar doldururum. Ama yeni bir termos aldım kocaman. 2 gün mama yapsam bitmez. Termos içinde sadece su koymak için kullandığımızı düşünürsek 2 gün termosta bekleyen
Normalde sabahtan ılık suyu termosun içine koyarım akşama kadar bebeğe mama yaparken kullanırım. Akşama doğru termos biter, temizleyip tekrar doldururum.

Ama yeni bir termos aldım kocaman. 2 gün mama yapsam bitmez. Termos içinde sadece su koymak için kullandığımızı düşünürsek 2 gün termosta bekleyen ılık su bakteri üretir mi?
0
Gradient_tabanlı_mor
(26.01.25)
Termosu kafanıza dikip su içmiyorsanız, dışarıdan bakteri bulaştırmıyorsanız hiçbir şey olmaz bence. Plastik damacanada çok daha uzun süre bekliyor içtiğimiz sular.
0
kobuzchu kiz
(26.01.25)
Valla pek önermem. Biz de aynı yöntemi kullanıyoruz, ama belli bir süre sonra o termos içerisinde de koku oluştuğunu farkedersiniz. Mümkünse aynı günü aşmayın.

Evdeyken de xiaomi veya başka bir markanın sıcaklığı ayarlayabildiğiniz kettle'ları çok işe yarayacaktır.
0
yeninesiltupcu
(27.01.25)
termosun icin ne kapli ona gore degisir.
plastikse dokerim ama cam ya da celik ise kullanirim.
0
cooperr
(27.01.25)
cooper +1
plastik termostan hibir zaman bir sey icmem. beklemese de icmem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.01.25)
(14)

Param ve vaktim var ama y.dışı seyahati içimden gelmiyor.

Trafalgar
Hiç y.dışına çıkmadım. Bir hafta on günlük seyahatler özellikle hiç cezbetmiyor. Bilinçaltımda anlam veremediğim bir önyargım mı var acaba? Bu bir sorun mu? Sizce çıkmalı mıyım? Çok mu farklı oluyor?
Hiç y.dışına çıkmadım. Bir hafta on günlük seyahatler özellikle hiç cezbetmiyor. Bilinçaltımda anlam veremediğim bir önyargım mı var acaba? Bu bir sorun mu? Sizce çıkmalı mıyım? Çok mu farklı oluyor?
0
Trafalgar
(25.01.25)
Evet çok farklı oluyor.
Neredeyse hiçbir farkı olmayan Kıbrıs’a gitmek bile bazı konulara başka açıdan bakmana sebep oluyor.

Ama gitmişken Karadağ ve civarı değil de mümkün olduğunca bizden farklı bir kültürün olduğu bir yere gitmeni öneririm.

Bu arada kabul ediyorum ki bu durum kişiden kişiye değişecektir ama etrafında olanlarla ilgilenen, ortalama farkındalıktaki herhangi bir insan için bile bence çok farklı ve zenginleştiren bir deneyim.
Denk getierebilirsen en en iyisi orada yaşayan lokal birinin evinde kalmak, hayatına dahil olmak. Couchsurfing sayesinde yapılabiliyordu bu eskiden, şu anda durumu bilmiyorum.
0
michael_knight
(25.01.25)
Ciksan canin isteyebilir. Sevdigin bir kulturle basla, random bir ulke secme. Al bi 3 gunluk bilet, gez, hala sevmediysen gitmezsin. Ama 7-10 gun gibi surelere gerek yok; 2-3 gecelik seyahatler de cok iyi geliyor.
Bence cik, baska bir dunya gor, farkli kulturler tani, ulkeye bir de uzaktan bak
0
mor oje
(25.01.25)
Çok farklı olduğunu düşünmüyorum. Çıkıyorum ama şu an izlemekten yüz kat farklı değil. Seviyorsan çıkman lazım, sevmiyorsan kal. Bu senin tarzın.
0
enteg
(25.01.25)
Mirket
(25.01.25)
kusura bakmayın ama imkanı olduğu halde hayatında hiç yurt dışına çıkmamış insan benim gözümde vizyonsuzdur ve bu özellik bana o insanla ilgili çok şey söyler. cehaletiyle barışık olan milliyetçi, kırsal ve muhafazakar insanlara (ki bazıları benim akrabalarım olur ve bu insan tipini iyi bilirim) bir şey diyemem ama bu kümenin dışında kalan birinin koskoca bir gezegende tek bir ülke görerek ölmeye razı olmasını anlamıyorum. bu başlı başına dev bir depresyon, bir vazgeçiş, bir nihilizm, bir anomali, neyse ne işte.

uçakla iki üç saatlik bir mesafeye giderek o güne dek hayatında hiç görmediğin bir şeyi canlı görecek, hiç almadığın bir koku duyacak, hiç duymadığın bir ses dinleyecek, belki hiç hissetmediğin bir duygu yaşayacaksın. zihnine bir sürü yeni veri girecek. hayata, dünyaya, insana baktığın perspektifin genişleyecek. bir insan kolaylıkla elde edebileceği böyle bir fırsatı kendi isteğiyle neden geri çevirir ki? evinde pencere var ama hayatında hiç dışarı bakmamışsın ve bakmak istemiyorsun gibi bir absürtlük.
0
sir gawain
(26.01.25)
Hic yapmadigin bir sey icin "canim istemiyor" demek cok mümkün degil. Daha cok konfor alanindan cikmaya korkmakla ya da en iyi ihtimalle cekinmekle aciklanabilir br sey bu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.01.25)
bence hiç gerek yok. 4 başlığın farklı kombinasyonları yurtdışı şehir gezisi. turist olmak tamamen para tuzağı. gidip uzun süre kalıp yerliler gibi yaşamadıktan sonra bence bir anlamı yok. bir tane avrupa şehrine gitseniz yeter.
bizim şehirlerimizden daha güzel mi evet daha güzel, insanlar daha mutlu mu evet daha mutlu. ama bunu gidip görünce bir şey değişmiyor.
0
tukenmez adam
(26.01.25)
Herkes yapıyor diye yapmak çok keyif vermeyebilir ama denemeden de bilemezsiniz. Belki de o vize alma, kalacak yer ve uçak bileti bulma telaşı ya da kapıda geri çevrilme korkusu gibi angarya ve bir ölçüde gurur kırıcı işler sizi seyahat etmekten sogutuyordur. Tüm bunlara değip degmedigini de deneyerek anlarsınız.
0
sekizdokuzon
(26.01.25)
Aslında büüyk ölçüde israf. Bunu alım gücü yüksek ülkelerde bile pek yapmak istemiyorlar. Türkiye gibi bir ülke vatadanşının yurtdışı gezmeleri ciddi bir israftır.

Ayrıca esas görülmesi gereken yerler çok uzak ve çok masraflı. Kaç kişi yeni zelanda'ya gitmiş? Kaç kişi mauritius'a gitmiş? Yurdum youtuber'ı ve beyaz yakalısı gelecekse bunlarla gelsin.
0
wd40
(26.01.25)
Sorun değil ama hiç çıkmadım demek istemiyorsan tam zamanı.
Çünkü döviz çok ucuz. Yurtiçi tatilden ucuza bile gelir muhtemelen.
0
parka
(26.01.25)
imkanınız varsa kesinlikle çıkmanızı öneririm. tabii ki nereye gittiğinize göre değişir fakat avrupa özelinde şehirlerin mimari dokusu, şehrin/yolların/insanın insana verdiği değer, normal zamanda girmeyecekseniz bile bir kaç müze gezmek ve tabii ki bildiğimiz kültürden uzakta bir yerde tatilde olmanın verdiği his insana "iyi" geliyor. ilk seferinde biraz planlı olmak çok iyi olur. uçaktan indim ilk gün şuraları gezerim, şuralarda yemek yerim gibi temel bi kaç nokta için hazırlıklı olmak aylak aylak gezmekten de daha iyi hissetirecektir.
0
a7x
(26.01.25)
10 günlük bir seyahate gerek yok. 2-3 günlük Paris ya da Budapeşte ya da Roma ya da benzeri bir Avrupa seyahati ile başlayın.

yazın bir yunan adasında iki gün denize girin.

ne zararı olabilir?
0
co2s2
(26.01.25)
Sorunun bilinçaltında bir ön yargı olması muhtemel. Yani çevreden, daha küçükken tabi ne gerek var gibi şeyler çok duyduysan etkilemiş olabilir.

Öncelikle tek değil de birlikte vakit geçirmeyi sevdiğin biriyle gitldevek bir plan yap
Deniz plaj hoşuna giderse, biraz da rahat biriyim dersen Yunanistan, İspanya diye bak.
Küçük kucuk kültürel bir gezi dersin floransa roma yi unutma.
Çok uzun kalma, kısa bir tatil deneyebilirsin
0
kisa
(26.01.25)
20 günlük japonya gezisi paklar sizi, sağlığım yerinde olsa üzerine 1 dakika düşünmem bileti alırım
0
sen de git sen de unut
(26.01.25)
(5)

İkiz bebekli aile arabasi

aksiyom
Merhabalar. Çevrenizde ikiz bebeği ya da yaşları yakın bebekleri olan ailelerin kullandiklari araba modelleri nelerdir? Araca iki tane bebek koltuğu konduğunda arkaya annenin de sigabilecegi sedan, mpv, hatchback, panelvan, ticari vs. ne önerirsiniz. Fiyat olarak 700bin bandını aşmamaya çalışarak bi
Merhabalar. Çevrenizde ikiz bebeği ya da yaşları yakın bebekleri olan ailelerin kullandiklari araba modelleri nelerdir? Araca iki tane bebek koltuğu konduğunda arkaya annenin de sigabilecegi sedan, mpv, hatchback, panelvan, ticari vs. ne önerirsiniz.
Fiyat olarak 700bin bandını aşmamaya çalışarak bir araba almam gerekiyor. Hem bagaj genisligi, hem de arka koltukların ferah olması önceliğim. Su anki arabam clio 4, alacağım aracın bundn daha genis olmasi gerekiyor.

Özellikle, çevresinde bu dediğim durumdaki ailelerden örneği olanlar gozlemlerini de yazarlarsa çok sevinirim.
0
aksiyom
(25.01.25)
Kardeşimin ikizleri var, suberp kullanıyorlar. Bagajı geniş, arkaya da iki bebek koltuğuna rağmen oturabiliyordu.

Güncel fiyatlara bakmadan yazdım, bütçenize uyar mı bilmiyorum.
0
inheritance
(25.01.25)
C4 grandpicasso tabii ki
0
mirty
(26.01.25)
Renault Espace olabilir, 42 tane ilanlarda var. Turkiye'de servisi bakimi vs cok dert degilse dusunulebilir, asiri genis arac. Bu cok abartiysa Renault Scenic de olur. Biraz daha konfor, kalite vs onemliyse Volkswagen Transporter olabilir ama ben cift kabinli pek sevmiyorum, multivan, caravelle falan olursa oturma duzeni acisindan daha iyi olur.
0
mbond
(26.01.25)
ikinci el ariyorsaniz tabii ki ford galaxy. yayla gibi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.01.25)
Çocuğum yok ama ben ford cmax öneriyorum.
0
tolgan
(26.01.25)
(3)

Akciger kanseri erken teshis

hlt1985
Etrafimdaki ya da duydugum tum akciger kanseri olan hastalar erken teshis edilemiyor. Genelde kanser vucutta baska yere sicradiginda teshis ediliyor ve gec oluyor. Babami alciger kanserinden ve yakin zamana kadar sigara icen biri olarak erken teshis icin ne yapmaliyim? Hangi doktora gitmeliyim? Elim
Etrafimdaki ya da duydugum tum akciger kanseri olan hastalar erken teshis edilemiyor. Genelde kanser vucutta baska yere sicradiginda teshis ediliyor ve gec oluyor. Babami alciger kanserinden ve yakin zamana kadar sigara icen biri olarak erken teshis icin ne yapmaliyim? Hangi doktora gitmeliyim? Elimi kolumu sallayarak gidip, bir sikayetim yok ama akciger kanseri icin rontgen vs cekip kontrol eder misiniz diyebilir miyim?
0
hlt1985
(25.01.25)
tümör markerlarina baktirabilirisniz belki?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.01.25)
kan testi.
0
mathilda.may
(26.01.25)
Bu görüntüleme yöntemleri çok pahalıdır. Dolayısıyla ihtiyaç olmadığında kullanılmaz.
Babam 4.evre akciğer kanseriydi. Kemiğe metastaz vardı, ufak tefek karaciğere de tutulum vardı. Ameliyat imkanı yoktu. Buna rağmen kemo+ışın ile kurtuldu ve önce aylık sonra 3 aylık kontrolleri başladı. En yaygın görülen, ilk metastaz yaptığı yer beyin olmasına rağmen, beyinle ilgili bir şikayeti olmadığı için kontrollerde hep boynundan altı tarandı. Ta ki belirti gösterene kadar. Şikayetleri olup da belirti gösterince ancak beyinle ilgili görüntülemeler yapılabildi ve evet artık metastaz vardı. Sonra gamma knife tedavisi aldı.

Sağlık pek çok değişkenin bir arada olduğu bir alan. Hastaya yapılacak her türlü işlem kendi içinde bir risk barındırıyor. Ve çok maliyetli. Bu yüzden o anki yarar/zarar dengesi gözetilerek işlem yapılır.

En basitinden damar yolu açmak enfeksiyon riski barındırır. Bu yüzden gerçekten zorunlu olmadıkça, basit ve ucuz bir işlem olmasına rağmen damar yolu açılmadan önce gerekliliğini gösteren muyeneler testler yapılır. Hastanede yatarken mümkün olduğunca (min. 3 günde bir) aynı damar yolu kullanılmaya çalışılır. Braketin bir maliyeti yok ama işlem komplikasyona açık bir işlem.

Görüntüleme uzmanı arkadaşlar daha iyi açıklayacaklardır ancak görüntüleme yapan doktorlar da nerede ne aradıklarını bilerek raporlama yapabilirler. Yoksa mr, tomografi çekip vücudu tarayalım bakalım nerede ne var, olmaması gereken kitle vb yaklaşımı ile raporlama yapılmaz. Hastanın anamnezine ve doktorun istediği tetkilere göre görüntü yorumlanır ve rapor yazılır.

Bizim basit bir kan testi diye gördüğümüz testlerde de mesela kullanılan kitler vb çok maliyetli olabiliyor. Bu yüzden check UP niyetine bir test vereyim, her türlü şeye bakılsın uygun bir talep olmayabiliyor.

Babanız doktora gider, varsa bir şikayeti söyler, içtiği sigara miktarını belirtir. Tüm bunlar ışığında doktor gerekli görürse tahlil ve tetkik ister.

Babamın tüm şikayetlerine rağmen teşhisin konulması yaklaşık 2 yılımızı aldı. Üstelik pek çok prof muayenesi geçirdik.
Çünkü babamın şikayetleri ve mevcut kan değerleri hiç bir doktora kanser ihtimalini düşündürmedi. Bunu bir iki doktor yapsaydı belki ihmal diyebilirdik ama pek çok doktor gezdik. Teşhis koyulduğunda babam akciğerde 6*6.5 cm bir kitle, kemiğe, karaciğere metastaz durumu ile 4. evreye gelmiş, teşhis ten sonra hiç ümit vermedikleri, bir kaç ayda kaybedebilirsiniz dedikleri bir noktadaydı.
İyileşti hem de hasarsız, üstüne de 15 yıl her gün 1 saat yürüyüş ve 1 saat yüzme yapacak kadar fiziksel kondüsyonunda benden iyi duruma geldi.
15 yılın sonunda senelik kontrolleri devam ederken tekrar akciğer kanseri nüksetti. 4 ayda kaybettik.
Akciğer kanseri özelinde erken teşhisle beraber kanserin türü de önemli. Erken teşhis tedaviye yanıt verme, ilaç dozunu ve süresini azaltarak ilaçların sağlıklı organlara vereceği hasarları berteraf etme, kullanılacak ilaç/ışın tedavilerinde hangisi ya da hangilerinin hangi şartlarda kullacağını belirleme gibi kısımlarda önemli oluyor.
0
strawberry first
(26.01.25)
(12)

Türkiye otel fiyatlarının uçukluğunun nedeni

avatar is back
Boludaki otelin geceliği 20-30k civarı, çok daha şık güzel oteller alplerde 6-8k liraya var. Bunun nedeni nedir? Sadece bu değil, tüm akdeniz de öyle. İngilizin uçak bileti + yurtiçi aktarma + 7 gün otel parasına biz anca 2 gece kalabiliyoruz. Neden?
Boludaki otelin geceliği 20-30k civarı, çok daha şık güzel oteller alplerde 6-8k liraya var. Bunun nedeni nedir? Sadece bu değil, tüm akdeniz de öyle. İngilizin uçak bileti + yurtiçi aktarma + 7 gün otel parasına biz anca 2 gece kalabiliyoruz. Neden?
0
avatar is back
(21.01.25)
Kaplumbağa deden.

Şimdik birileri ödüyor ve hala otel doluyor haliyle niye fiyatları sabit tutsunlar veya indirsinler değil mi.

Kimse ulan dur çok fiyat çektik demez işler düşmedikçe.
0
Shepard
(21.01.25)
Arz talep.
Kartalkaya'da sadece iki tane otel var. Kalacaksan onlardan birinde kalmak zorundasın.

Okulların tatil zamanı olduğu için de otel tamamen doludur herhalde.

Birisi otelin geceliğine 30 bin lira veriyorsa neden 25 bin liraya satsın ki?


Ama diğer örnekteki İngiliz aslında neredeyse tatile çıkmayacak ve zorla ikna ediyorlar bu fiyatlarla. Müsait uçaklarla, müsait otellerde ucuza tatil yaptırıyorlar.
0
michael_knight
(21.01.25)
@shepard, ilkokul 3 düzeyi analizin için teşekkürler. Peki madem doluyorsa, istedikleri fiyata satabiliyorlarsa millet kuyruk oluyorsa, türke gecesi 10k fiyat çekilen yerde almana ingilize uçak+7 gün konaklamaya 350€/£ çekiliyor?
0
🌸avatar is back
(21.01.25)
kartalkayadaki otellerin alplere gore avantajlari:
- skilift ucreti otel uretine dahil, alplerde cogu otel lift ucretini karsilamiyor, kimi otel indirim sagliyor.
- kartalkayada oteller yemek hizmeti konusunda cok iyi. 3 ogun yemegin yaninda aksam kek vs servisi, gece corba servisi de yapiyor.
- kartalkayada otellerin kendine ozel pistleri var, kayaklarinizi otel icinde kiralayabiliyor (bunun icin de ciddi ucret aliyorlar), otelden direkt piste cikabiliyor, piste ulasirken kayak tasima vs zahmetiniz olmuyor. ayrica kendi kayaklarinizi getirdiginizde de kayaklarinizla beraber piste erisiminiz zahmetli olmuyor.

alplerde kayak otellerinin kartalkayaya gore avantajlari:
- alperde cesitli zorluklarda cok zengin pist secenekleri var. kartalkayada pistler nispeten kisa, zorluk seviyesi limitli, pek fazla da secenek yok.
- alplerde cocuklu aileler icin cok daha fazla secenek var. kartalkayada otellerin cocuklar icin cok fazla hizmeti yok.
- alplerde kayak koyleri kis sporlari kulturunu yasiyor, sadece kayak ve snowboard degil cok daha fazla kis sporu imkani var. sehir yasantisi da bu kulture uyumlu.
- alplerde pistler daha donanimli, uyari levhalari, acil durumlar icin hizmet, karlama makinalari, ve daha hizli ve konforlu liftler. kartalkayada bu da limitli, verilen hizmetler de ne kadar para koparirsak kardir dusuncesinde.
- alplerde pist buyuklugunden dolayi populer pistlerin haricindekiler cok kalabalik degil. kartaltalkayada yuksek sezonda cok kalabalik ve lifler icin cok sira beklemek gerekiyor.

fiyatlari bunlar disindaki etkenler de belirliyor:
- en buyuk neden vize problemi. alplerde isvicre pahali ise, avusturyaya gidilir, secenek cok. turkiyede gelir durumu iyi olsa bile bircok kisi vize isleri ile ugrasmak istemiyor, oteller de bunu biliyor.
- turkiye kayak tesisi bakimindan fakir bir ulke. kayak oteli sayisi az. ama nufus ve talep cok, oteller rekabet etmiyor, belli nufuzlu kisilerin ellerinde tekellesmis durumdalar.
- kayak alanlari sehirden ve koylerden uzakta. o yuzden konaklamak icin otelden farkli secenek kalmiyor. alplerde sehir icinde bircok pansiyon, airbnb gibi secenekler fiyatlari dusuruyor.
0
emrahday
(21.01.25)
abi bunun çok basit psikolojik bir açıklaması var. Türk'e gecesi 250 euro diyor turiste 5 gece + uçak 350 euro diyor. Böyle olmazsa yabancı gelmez çünkü parası değerli + o gerçekten Alplere gidebilir. (dolayısıyla cimri/parasının değerini biliyor) Ama Türk 1000 euro ile Türkiye'de bir halt yapamıyor ve yurtdışına da gidemiyor, bari 4 gün tatile gideyim keyfim yerine gelsin diyor. Ayrıca batılı 1000 euroya kafayı kırsa eski bi araba alır veya pc toplar, veya 2-3 aylık market alışverişini yapar. Türk öyle düşünmüyor çünkü enflasyon, ötv vs. hiçbir şey gerçek değerinde değil Türk her şeye 2x-3x para veriyor ve ülkenin %48'i şikayetçi olsa da ne yazık ki bu düzen değişmiyor.

Ayrıca kültürel olarak Türkiye taksite çok alışık. Kredi kartına böldürüp bu meblağları ödeyebiliyorlar. Başka ülkelerde faizsiz taksit muhabbeti var mı, varsa tatil siteleri yapıyor mu emin değilim.
0
nhk ni youkosu
(21.01.25)
simdi otelcileri savunmuyorum, sadece tahminlerim ve gozlemlerim soyle:

Yurticinde nufus cok, tesis az. Dolayisiyla yuksek fiyat cekiyorlar nasil olsa kalacak enayi/zengin buluruz diye.

Ingilizler orneginde odalar toptan ve erken bir sekilde acentalara satiliyor olabilir. Klise olacak ama malum Turkiye'nin marka degeri olmadigi ve imajinin kotu oldugu icin Ingiltere'nin en les kesimi geliyor (istisnalar kaideyi bozmaz) onlara da cekilebilecek fiyatlar dusuk.

Bir de her otel yapmiyor bunu, tutup Bozburun'da kahvaltida organik dut receli servis eden luks butik otelin yabancilara ucuz oda satmasi diye bir sey yok.

Kendi adima varlikli bati ulkelerinden birinde yasayan birey olarak Turkiye hala tatil icin tercihim. Ozellikle sezon disinda Akdeniz ve Ege'de gidip kalabilecegim yerlere (sadece tesis degil, doga, deniz, hava, tarihi kalintilar vs falan diye de dusunursek) ayni ayarda ABD'de, Fransa'da, Italya'da, Ispanya'da falan gitmeye calissam kat kat fazlasini oderim. Ulkemiz insaninda genel olarak bir Turkiye'nin alisilagelmis iyi/orta sinif yerleriyle bati ulkelerindeki en alt seviye seyleri kiyaslama yatkinligi var biraz. Psikolojik olarak yurtidisi olsun de ne olursa olsun diye yurtdisinin en kotusune tav olma durumu var biraz. Bu konsept sadece tatil yerleriyle de sinirli degil.
0
hot potato
(21.01.25)
Kayak otellerinin yurt disina cok daha uygun fiyattan verildigine emin miyiz yoksa uyduruyor muyuz?
0
osssy
(21.01.25)
@hot potato; chamonix ile kartalkaya otelleri fiyatlarına aynı günler olarak bakabilirsin ve aralarındaki uçurumu görebilirsin. Chamonix'ye de en alt sınıf demezsin heralde.
5 yıldızlı chamonix otelleri bile kartalkaya fiyatını yapamıyor.

Kısacası duyuru sahibinin sorusu doğrudur. Yaşadığım yerde insanlara Türkiye'de kayak otelleri gecelik 500€ desem gülerler (direkt Alplerde yaşıyorum, hatta evim kayak merkezine bakıyor.)

Yeteri kadar açıklanmis; Türkiye'de kayak zengin sporu ve ne kadar sokarsak sokalim diyorlar. Fakirlerin gelmesi istenmediği için 40 da dese gelecekler 60 da. Hatta otel yandığı için serbest piyasa diyip diğer oteller fiyatlari x2 de yapar.
Edit: duzeltiyorum; kartalkaya 5 yildiz 47 bin. Chamonix 47 bin. Birinde skipass var tabi;
www.etstur.com

www.secure-hotel-booking.com

Ikisi de 5 yildiz. Yani tamam chamonix totalde pahalı olur falan da kimse bana Kartalkaya fiyatları normal/ucuz demesin yani...
0
logisticsmanager
(21.01.25)
Ben orada yaz/deniz tatili uzerine konusuyordum daha ziyade. Kayak tatili icin bir tecrubem/ilgim yok, o yuzden bir sey diyemem.
0
hot potato
(21.01.25)
oteller yurtdışından gelen turistler için teşvik alıyorlar.
0
nuisance2
(21.01.25)
sebebi kültürel.
biri türkiye'deki kis sporlari kültürünün gelismemis olmasi.
ikincisi de türkiye'deki adam yolma kültürü.
ücüncüsü de kayagin türk kültüründe bir tür sosyal statü belirleme araci olmasi.

adam otel yapmis, 40km yakininda medeniyet yok. hepi topu cevrede iki üc otel var. kayak yapmak isteyen illa bir yerde kalacak.
avusturya'da kayak resortunda kalmak zorunda bile degilsin, nüfusun cok büyük kismi direkt pistlerin yaninda yasiyor. viyana'dan bile 1 saat 15 dakikada ulasabildigin pistler var, insanlar günübirlik bile gidiyorlar. ben simdi evden ciksam 20 dakikada piste ulasiyorum. türkiye alpler kadar kar yagisi almiyor olabilir ama kis sporu insanla icin günlük hayatin bir parcasi da degil.

kaziklama kismina gelince, skilift fiyatlari türkiye'de otel fiyatina dahil olsa ne olmasa ne? ben bu sene 90 farkli kayak bölgesinde kullanabilecegim sezonluk skilift kartina 1100 euro verdim. kasimdan nisan'a kadar kullanabiliyorum. türkiye'de tek gecelik otel ücreti günümüz kuruyla 807 euro denilene göre. adam iki gece orada kalsa, iki gün kayak yapar, benim 5 ay boyunca kayak icin ödedigim paradan daha cok öder.
o kadar ödeyince de toplumda "ben zenginim" algisini ve yerini saglamlastiriyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.01.25)
30bin liralık fiyat biraz aldatıcı. bu sadece okulların tatil olduğu dönemde böyle oluyor. okul tatili öncesi ve sonrasında fiyatlar yarıya, hatta üçte birine düşmüş oluyor.

bir de alp'lerdeki otellerin toplamda sezonları çok daha uzun. net rakam bilmiyorum ama Kartalkaya'nın 2 katı olabilir.

o kadar cevap yazılmış bunların yazılmamış olması çok ilginç.
0
co2s2
(22.01.25)
(6)

Sıcak Çikolata Markası

erty_ksk
İçtiğiniz en iyi sıcak çikolata markası hangisi?Evde yapmalık toz olarak satın aldığınız ya da alternatif olarak toz değil de şunun şuyu var dediğiniz bir marka model de olabilir, gençliğimizde kafelerde içtiğimiz o güzel sıcak çikolataları artık yapan yerler yok.
İçtiğiniz en iyi sıcak çikolata markası hangisi?
Evde yapmalık toz olarak satın aldığınız ya da alternatif olarak toz değil de şunun şuyu var dediğiniz bir marka model de olabilir, gençliğimizde kafelerde içtiğimiz o güzel sıcak çikolataları artık yapan yerler yok.
0
erty_ksk
(21.01.25)
gabe h coud
(21.01.25)
Düzgün bir bitter çikolatayla şu tarif: bulutagaci.blogspot.com

Toz içeceklerin hiçbiri bu kıvamı vermiyor.
0
kobuzchu kiz
(21.01.25)
0
salihdt
(21.01.25)
Melez Tea
0
Bluesque
(21.01.25)
ben en cok ovomaltine seviyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.01.25)
bence evde yapılan. kaliteli bir süt, kaliteli bir çikolata ile chatgpt'ye püf noktalar sorularak yapılan.

+ harem chocolate sıcak çikolata satıyor ama çok pahalı.
0
damba
(22.01.25)
(6)

kurutma makinesi kullanıcı deneyimleri

semenderr
merhaba. tecrübelerinize ihtiyacım var. kızıma zatürre dedi doktor. 2 senedir sürekli özel, devlet, araştırma hastanelerine gidiyoruz ama kimse yüzünje bakmadı. şimdi ilk kez gerçek bir doktorla karşılaştık, "daha önce nerdeydiniz." dedi. cocuğun ciğerler perişan olmuş.peluş oyuncakları ve yünlüleri
merhaba. tecrübelerinize ihtiyacım var. kızıma zatürre dedi doktor. 2 senedir sürekli özel, devlet, araştırma hastanelerine gidiyoruz ama kimse yüzünje bakmadı. şimdi ilk kez gerçek bir doktorla karşılaştık, "daha önce nerdeydiniz." dedi. cocuğun ciğerler perişan olmuş.

peluş oyuncakları ve yünlüleri kaldırdık. karşılaştığımız dostlar kurutma makinesi öneriyor. tam hakim değilim, babalığın stresiyle atıyor olabilirim ama antibakteriyel antialerjik olmazı lazım bundan sonra sanırım evdeki her şeyin.

merak ettiğim, kurutma makinesi bu işe yarar mı? kurutma makinesinin zatürreye faydası dokunur mu?

biraz olsun işe yarıyorsa marka model ile tecrübelerini paylaşır mısınız?
0
semenderr
(19.01.25)
Öncelikle sakın ol baba. Zaman içerisinde üstesinden geleceksiniz emin olun. Çok geçmiş olsun. Kurutma makinesinden önce bize halıların üzerine çarşaf sevmemiz önerilmişti. İse de yaramisti. Kurutma makinesinden da grundig gdh 92 modelini almıştım. Filtresine baya bir pamukcuk vs topluyor, memnunuz. Çok çok geçmiş olsun.
0
primetime
(19.01.25)
Çok geçmiş olsun. Umarım kısa sürede iyileşir.

toz topluyor ama bunu o maksattan çok eşiniz için düşünün. Bende aldım, niye daha önce almadım kendimi dinleyip diyorum.

Tekrardan çok geçmiş olsun, şifa diliyorum.
0
baldan kaymak
(19.01.25)
Bizde arçelik var, havluyu mavluyu yumuşatıyor ama hangi programına attıysak ya kıyafetleri küçülttü. Toz olayını bilmemde hava kalitesini artıracaksanız hepa filtreli hava temizleme aletleri var. Kurutma makinesi evdeki tozu tamamen bitirmez.
0
mikahakkinen
(19.01.25)
Öncelikle çok geçmiş olsun, acil şifalar diliyorum.

Kurutma makinesi 5 yildir kullaniyorum, kolaylık kısmının ötesinde toz açısından yüksek bir verim sağladığını düşünmüyorum açıkçası Arçelik kullaniyorum, kiyafetleri yipratmasi ve küçültmesi cabası. Ancak bende hava temizleme önerisinde bulunmak isterim, astım, bronşit ve zatürre için kullanan yakınlarım var çok faydasini gördüklerini söylüyorlar.

www.philips.com.tr
0
sinematikcrop
(19.01.25)
ben 14 sene miele kullandim, yeni eve cikarken 2 sene önce beko aldim. ne yipratma ne kücültme gibi sorunlarla karsilastim. evde tekirim de var, tekiri olanlar bilir manyak tüy dökerler. kurutucusuz bir hayat benim icin tahayyül etmesi imkansiz. tüm kiyafetlerim terrrtemiz cikiyor. ne toz, ne tüy, ne kil, ne hav. annem lg kullaniyor, o da cok memnun.
toz olayini kesinlikle inanilmaz azaltiyor.
erkek kardesim agir astim hastasi, kullandigi ilaclar cok agir ilaclar. ventolin'in bile kendisinde ise yaramadigi zamanlar oluyor. kendi evinde o da samsung kurutucu kullaniyor.
eger birisi kiyafetin cektiginden sikayet diyorsa bir bakmali acikcasi ya kurulumunda ya baska bir seyinde sorun vardir makinenin ya da dogru kullanmayi bilmiyordur.

evde en büyük sorun yaratacak sey hali, yattigi yatak ve kitap. kitap pek kimsenin aklina gelmiyor ama astimi ve ciger problemlerini cok tetikliyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.01.25)
7 yıldır Arçelik kurutma makinesi kullanıyorum, kenarı dikişli bazı havlular dışında hiç çekme vs. olmadı.

Toz için robot süpürge de düşünebilirsiniz. Her gün çalıştırıyorum, görünürde ev tertemiz ama çıkanları görseniz bu ev amma kirliymiş dersiniz.
0
inheritance
(19.01.25)
(9)

japonca tercüman vs. translate

green eyed penguin
japonya'daki ünlü bir tasarımcıya, türkiye’ye özgü kumaş ve tasarım işlerini gösteren kısa bir PDF dosyası hazırlıyoruz. sizce yazdığımız yazıları Japonca’ya translate ile çevirmek yeterli olur mu yoksa Japonca tercüman kalite olarak çok fark mı yaratır?
japonya'daki ünlü bir tasarımcıya, türkiye’ye özgü kumaş ve tasarım işlerini gösteren kısa bir PDF dosyası hazırlıyoruz. sizce yazdığımız yazıları Japonca’ya translate ile çevirmek yeterli olur mu yoksa Japonca tercüman kalite olarak çok fark mı yaratır?
0
green eyed penguin
(07.01.25)
Japonca okuyamıyorsaniz translate kullanmanın mantığı yok çünkü düzgün çevirip çevirmedigini anlamayacaksınız. İş yapmak istiyorsanız kendi işinizi ciddiye alın ve tercüman ile çalışın.
0
mirty
(07.01.25)
Paragrafları kısa tutun, çapraz bir iki defa ters düz çeviri yapın anlam kaymiyorsa bitti gitti. Tercümanlik bir şey yok
0
topkapiaksaray
(07.01.25)
ünlü bir tasarimciyla calisacak kadar ciddiye alinmak istiyorsam hem karsidaki kisiye hem isime saygi duymakla baslarim. karsima google translate terk bir portfolyo gelse kafadan elerim. lisede dönem ödevi yazmiyorsunuz. tercüman tutun. saygi duyun, ciddiye alinin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.01.25)
günün sonunda ticarete dönüşecek mi yoksa öylesine bi bilgilendirme pdf'i mi? ilkiyse düşünmeden çok iyi bir tercüman. ikincisiyse 2-3 defa chatgpt'ye kontrol ettirerek. ama tur-jp yerine eng-jp yapın
0
avatar is back
(07.01.25)
Ünlü bir tasarimciysa zaten ingilizce kullanmali diye düsünüyorum sonuçta dünya ile entegre olmak onun sorumlulugunda.
0
feastofthedamned
(07.01.25)
ingilizce yazın. ciddi bir iş ise 3-5 kuruştan kaçmayın japonca tercüme yaptırın. zaten kısa demişsniz
0
paintov
(07.01.25)
Ben de ingilizce ulasirdim acikcasi ama kusursuz bir ingilizce olsun. Ingilizce bilmiyorsa da ingilizceden japonyaya cevirmek onun sorumlulugu. Ingilizce anlamayan + ceviremeyen tasarimciyla zaten is yapmak iskence olur, ha bire tercuman mi tutacaksin.
0
hot potato
(07.01.25)
Kesinlikle bir Japonca tercümanına okutun. Bazen eş anlamlı kelimeler kalite kaybına neden olabiliyor. Mesela;

- 2 top kumaş aldım terziden
- 2 top terziden kumaş aldım

ifadeleri arasında epey anlam farkı var. Ama translate uygulamaları bu "argo" işleri bilmediği için doğru şekilde çevirmeyebilir.

Bu arada 33 yıldır Japonlara rehberlik yapmış bir tanıdığım var. İkinci anadili Japonca, isterseniz uygun fiyata size yardımcı olur. Eski toprak bir kadın da olduğu için kumaş gibi terimlere de hakimdir muhtemelen. İhtiyaç olursa özelden haber verebilirsin.
0
sinematematikci
(08.01.25)
chatgpt'ye çevirebilir, ardından imla ve gramere göre kontrol ettirebilirsin. Bence çalışır.
0
eurhka
(08.01.25)
(4)

Afad kurtarma operasyonu yaptığında, kurtardığı kişiden para alıyor mu

fildirfildir
dağda kaldık, geldi bizi helikopterle kurtardı diyelim. para alıyor mu?
dağda kaldık, geldi bizi helikopterle kurtardı diyelim. para alıyor mu?
0
fildirfildir
(07.01.25)
hayat kurtarmak devletin asli görevlerinden biridir. kurtarılan hayata paha biçilemeyeceği için bunu özel şirketler değil, devlet yapar. para da almaz.
0
co2s2
(07.01.25)
Avusturya'da söyle: devletin kurtarma alani olarak tanimladigi yerler var. Yani sen 3300m dag zirvesinde firtina sebebiyle kaldiysan kimse 100+ manpower, yakit, helikopter her sey vergimizden karsilansin, kurtarmak devletin asli görevidir geyiklerine girmiyor.
Devlet seni yolun oldugu yere kadar kurtariyor.
Gerisi icin iki organizasyon var.
Biri Alpenverein, digeri Bergrettung.
Alpenverein yillik kisi basi 66 euro, Bergrettung tüm aile icin yillik 32 euro. Ama Alpenverein ile bazi ek kazanimlar elde ediyorsun (daglardaki Gasthaus'larda ve Refuge'larda indirimli konaklama, bazi egitimlerden indirimli faydalanma gibi).
Bu sebeple insanlar bu ikisinden birine üye oluyorlar ki sonra kazik gibi girmesin.

Bir zeka küpü arkadasim bunlara üye olmadan kayaga gitmisti arkadasiyla. Arkadasinin bacagi kirilmis. Mecbur helikopter falan gelmis. Sonra cikan fatura 8400 euroydu ve bu tedavi masrafi degildi, tedavi zaten sigortadan karsilaniyor. Bu sadece kurtarma operasyonu masrafiydi. Helikopter pistten aldi, en yakin hastaneye götürdü yani.

Türkiye'de nasil bilmiyorum ama verginin harcanacagi yerin de bir siniri olmali. "Ben daga tirmanicam, devlet beni kurtarsin" tam bir "devlet bana bakmüyor" yaklasimi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.01.25)
arama kurtarma hizmetleri ücretsiz.
0
glamdr1ng
(07.01.25)
AFAD para istemiyor. Bu arada dağ ortamlarında AKUT, AFAD'dan daha iyidir, aklında olsun. AKUT da bedava.
0
sinematematikci
(08.01.25)
(5)

ikinci kedi

yalnizligin muthis saltanati
merhaba, yaklaşık 4 yaşında bi kedimiz var. dişi kısır. parktan sahiplendik. 2 yıldır bizimle. tekir. şu sıralar ikinci kedi gibi bir niyetimiz var ama bazı çekincelerimiz bizi korkutuyor. şimdi öncelikle bizim kedimiz hiç kedi sevmiyor diye düşünüyoruz. parkta yaşarken onu hiçbir kediyle yan yana d
merhaba, yaklaşık 4 yaşında bi kedimiz var. dişi kısır. parktan sahiplendik. 2 yıldır bizimle. tekir. şu sıralar ikinci kedi gibi bir niyetimiz var ama bazı çekincelerimiz bizi korkutuyor.

şimdi öncelikle bizim kedimiz hiç kedi sevmiyor diye düşünüyoruz. parkta yaşarken onu hiçbir kediyle yan yana dururken, oynarken, otururken görmedik. parkta bizim kucağımızdayken başka kedi, değil bizim kucağımıza sadece yanımıza yaklaşırken bile değişik sesler çıkartan, başaramazsa ortamı terk eden bir kediydi. şehir dışına çıktığımızda bakması için bıraktığımız evde başka kedi, olduğu odaya gelince dolabın üstüne çıkıp orda yaşamaya başlamış. apartmana bazen kedi giriyor, kapıya gelince bağırıyor bir yandan da çok tırsak kaçıyor. bütün bunlar ekstra bir şey ifade ediyor mu yoksa dümdüz normal kedi mi tecrübeli insanlara sormak istiyorum.

bir de kendisi diyet yapıyor. sonuna geldi sayılır. ama bir yıldır otomatik mama makinasından saatli yiyor. çok iştahlı ve geri kilo almaması için hep porsiyonlu yemeliymiş. bir kedi daha gelirse bu mama işini nasıl ayarlarız, ona ayrı ona ayrı nasıl olur.

kısacası fikri, söyleyecekleri, tecrübesi olanlar düşüncelerini yazarsa sevinirim. şimdiden teşekkürler.

not: bu arada almayı düşündüğümüz kedi erkek, bizimkinden muhtemelen daha büyük. kısırlaştıracağız.
0
yalnizligin muthis saltanati
(05.01.25)
Kedi mastırıyım, okudum ve bilgeliğimi paylaşacağım. Yazdıkların evindeki kedinin yeni bir kediye alışıp alınmayacağını bilmemize yönelik net bir şey sunmuyor. Alışabilir de alışamayabilir de. Ama evdeki kedinin kendince bir düzeni var. Ben olsam onu bozmazdım. İki yaşındaki kedime kardeş getirdikten sonra alışması 2 sene sürdü. İki sene boyunca hep sinir stres içinde yaşadı kendi evinde kızcağız. İkinci kedi bu koşullarda hem risk hem de dert. Ayrıca önce kısırlaştır, sonra al alacaksan da. Eyyorlamam bu kadar.
0
prole
(05.01.25)
ayni cinsiyette ve yas olarak yakin bir kedi alirsaniz alistirmak daha kolay olur.
baska kedi sevmeyen kedileri tanistirmak icin yollar var. ikinci getirdiginiz kediyi bir süre bir odada misafir edeceksiniz. bu bir hafta da olabilir bir ay da, tamamen kediler arasindaki iliskiye göre belli oluyor.
ilk günden itibaren birbirlerine göstermeden esyalarini koklatacaksiniz ki kokularina alissinlar.
bunu iki üc gün falan yaptiktan sonra da gözetim altinda, 4. günden itibaren ve süreyi gittikce arttirarak ilk kediyi ikinci kedinin odasina sokacaksiniz. belki ilk kediyi odaya aldiginiz ilk gün (yani kedi eve geldikten sonraki 4. gün) sadece 1 dk olur, ama sonraki gün 3 dk olur, bir sonraki gün 5 dk olur. Onlar zaten size belli ederler. Siz bu esnada cok sakin kalin, yere oturun, yaniniza gelen olursa oksayin ama birbirlerine girmeleri durumunda tabii hemen ayirip, ilk kediyi oda disina cikarin.
Bu sekilde adim adim alistirma metodu uygulanirsa hem siz hem kediler icin cok kolay oluyor ve birbirlerini reddetme ihtimalleri cok düsüyor. Ayni zamanda eve getirdigim kedinin fip testi yoksa sonuclanana kadar kendi kedime yaklastirmazdim.


mama isi kolay, cip ile acilan mama taslari var. iki tane alirsiniz, her kedi sadece kendi mama tasini kullanabilir böylece. sisko olan istese bile digerinin mamasini kullanamaz cünkü cip okuyucu onun cipini okuyup acilmaz. cipi bu sebeple omuz-ense bölgesine yaptirmak iyi oluyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.01.25)
alıştırma operasyonu yapabilirsiniz. ilk adım iki kediyi de aynı ortama bir anda salmıyoruz. böyle yaparsak ortamı sahiplenen kedş yeni gelen kediye üstünlük kuruyor ve bunu düzeltmek zor.

ben şöyle yaptım, önce ikinci kediyi ayrı bir odada tuttum. evdeki kedi tabi kokusunu alıyor rahatsız oluyor ve belli ediyordu ama birkaç gün içinde bu durum meraka dönüştü.
ufak ufak kapı altından bakmaya başladı.bundan sonra günde 5 dakika falan kontrollu şekilde yanyana getirdim gene tabi ufak kavgalar çıktı ve kediyi odaya geri koydum. bi 4-5 gün içinde kavgadan biraz oyuna döndü bu 5 dakikalık görüşmeler. toplam 10 gün içinde de artık salonda 15-20 dakika bırakmaya başladım. oyunlar gene bi yerde saldırganlığa dönüşünce ayırdım. böyle böyle herhald 20 gün sürmüştür kavga etmemeye, herkes kendi işine bakmaya başladı.
0
orpheus
(05.01.25)
hayir diyorum sadece
0
ala09
(05.01.25)
tanıştırma sürecinden bahsetmişler, aynen öyle ilerliyor. tek fark sizin tutumunuz. bu hayvanlar kendilerini evcilleştirecek akılda, o yüzden "ay benim kedim sinirliymiş" diyip ipleri bırakmaktansa "sinirini yerim senin" diyip ipleri elinize alın. anlasın o da patronun kim olduğunu.
0
ahmet oturum cerezi
(06.01.25)
(7)

çileklerin bir günde çöp olması

tabudeviren
dün akşam kadıköy'de bi marketten (boldy sanırım) aldım. hepsi taş gibiydi.son birkaç tane kalmıştı. mutfak tezgahina bıraktım. bugün baktım bu haldeler:https://ibb.co/QDsYqf9bu nasıl oluyor yahu? sıcaktan bozuldu desem ev de sıcak değil, hava da sıcak değil.
dün akşam kadıköy'de bi marketten (boldy sanırım) aldım. hepsi taş gibiydi.
son birkaç tane kalmıştı. mutfak tezgahina bıraktım. bugün baktım bu haldeler:

ibb.co

bu nasıl oluyor yahu? sıcaktan bozuldu desem ev de sıcak değil, hava da sıcak değil.
0
tabudeviren
(05.01.25)
Hepsini yıkadınız mı?

Çileklerde yiyeceğiniz kadar yıkamanız gerekir. Yoksa çabuk salar kendini
0
jülsezar
(05.01.25)
@jülsezar

yok aslında yıkamadım. resimde gördüğünüz şu çileklerin kaplayan küf tabakası gitsin diyeydi. yani zaten bozulmuştu.
0
🌸tabudeviren
(05.01.25)
Çilek çok çabuk bozulur, oda sıcaklığında daha da çabuk bozulur. Tezgahta bıraktığınız için bana normal geldi açıkçası zira dolapta da 2-3 gün dayanıyor en fazla.
0
fraise
(05.01.25)
Çilekler böyledir hafif şekerle çalkalayıp muhafaza ederseniz bi tık daha ömrü uzar ya da dondurucuya
0
iwillsee
(05.01.25)
Buna bolizma deniyor. Ürünün hasat tan sonra da yaşamsal fonksiyonlarının(terleme ve solunum) devam etmesidir. Çilek topladıktan sonra önce ön soğutmaya, oradan da soğuk havaya giderse 4 ila 6 gün dayanır. Zaten size gelişi hasat tan sonra en az 3 gün alır. Normal yani...
0
strawberry first
(05.01.25)
Dolapta bir kaç gün dayansın isterseniz düz bir kaba havlu kağıt koyup çilekleri mümkün olduğunca tek sıra şeklinde dizin. Yani üst üste koymamaya çalışın. 1-2 gün daha idare eder.
0
strawberry first
(05.01.25)
@strawberry first +1
nick cevap uyumu, cildirmalik :D
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.01.25)
(14)

Belli yaşı geçmiş hiç evlenmemiş kişiler toplum baskısıyla nasıl başetti?

pembediken
Evlenmemiş insanlara karşı halen bir baskı,ezikleme, küçümseme gibi durumlar oluyor. Önceki kusaklardan hiç evlenmemiş insanlar bu baskıcı tiplere karşı nasıl posta koyup makul cevap verebilmiş eğer yapabildiyse? Her ortamda yada her insana "sana ne!" denmiyor.
Evlenmemiş insanlara karşı halen bir baskı,ezikleme, küçümseme gibi durumlar oluyor. Önceki kusaklardan hiç evlenmemiş insanlar bu baskıcı tiplere karşı nasıl posta koyup makul cevap verebilmiş eğer yapabildiyse? Her ortamda yada her insana "sana ne!" denmiyor.
0
pembediken
(05.01.25)
Can sağlığı, hayat dediğiniz zaman üstüne diyecek bir şey kalmıyor. Yine de uzatabiliyorsa valla hayat, kader, olacak, bitecek, halledeceğiz kelimelerini sıralı tam liste şeklinde söylüyorsun bitiyor.
0
Shepard
(05.01.25)
Bu tür toplumsal yapıların tersine gitmek belli bir otonomi ve ekonomik özgürlük istiyor. Geçimini başkasının verdiği harçlıktan sağlarken, başkasının evinde yaşarken o insanların baskılarına karşı gelmek zor.

Ama gerekli otonomi varsa ötesi daha kolay; insanlar "Neden evlenmiyorsun" dediklerinde onların anlayacağı dilden cevap verebiliyorsun. Mesela bunu soran örneğin dayının oğluysa gayet de "Sana ne" demek mümkünken bir gözü toprağa bakan ananense ve kalbini kırmak istemiyorsan "Kısmet anane" deyip geçiştiriyorsun.
0
salihdt
(05.01.25)
@tiredofwaiting evli olmamak benim için çok iyi. Ama eğitimli, diplomalı,okumuş, düzgün giyimli insanların küçümseyerek sen ne zaman evleneceksin demesi sinir bozucu. Bu örnekteki kişi aynı işyerinde eşinin benimle sohbet etmesinden rahatsız oldu bekarım diye. Hatta alttan alttan cinsellikle ilgili imalarda bulundu. Insanların ağzı torba değil maalesef.
0
🌸pembediken
(05.01.25)
öncelikle, evliyim.

bence toplumun "evlen" baskisindan ziyade cirkin kalpli insanlarla basetmek cok daha zor olmali.
insanlar hemen her seyi annelige, anne olmayan anlayamaza, evlilik sürdüremeyen insanlar sorunludura baglamasi asiri can yakiyor olmali. gecen gün internette bir yorum gördüm, adamin teki gelmis insanlara "üreyememisler yorum yapmasin" demis. midem bulandi yorumun igrencliginden. yüzyüze diyecek g*t onda yoktur ama günümüzde baski ve zorbalik da sosyal cevreyle kisitli kalmiyor artik, onlar da alan genisletti. bence karsi komsun makbule teyzenin "evlenmeyecek misin kizan?" lafini savusturabilirsin kalp kirici olmadan, bundan ziyade evlenip "üreyebildigi" icin kendini bir halt zannedenlerin densiz ve igrenc yorumlarindan koruyabilmek daha önemli. asil kirici olan onlar oluyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.01.25)
İki insan bir araya gelince, aralarında biraz da samimiyet varsa ve taraflardan birinin durumu normalin biraz dışındaysa, bu durum bir şekilde konu edilir.

Örnek, Mezuniyet gereğinden fazla uzadıysa, nişanlılık süresi uzadıysa, çocuk yapma işi herkesinkine nazaran geciktiyse, kilo almış başını gitmişse, okul bitmiş epeydir boşta geziliyorsa, zorunluluk olmadığı halde her gün sabahlara kadar çalışılıyorsa ya da sabahlara kadar içiliyorsa hatta saç ya da sakal gereğinden çok uzadıysa.

Bunlar ve dahi niceleri varsa arkadaşlar bunu konu eder, konuşulur. Bu laflar eğer size dokunuyorsa o durumda problemi kendinizde aramanız gerekir. Bu alınganlığı yapmaya gerek var mı diye düşünülmeli.

Ben bu konuda yaralıyım. Kimse acımı deşmesin düşüncesi değil mi bu? @ercü'nün verdiği örneklerde konuyla ilgili en ufak zorlama var mı mesela?

Bu arada ben de bekarım. Arkadaşların eşin dostun tamamı sık sık konu eder. Ama bu konu etmeler beni bugüne kadar hiç rahatsız etmedi. Normal akış dışında bir durum varsa konu edilir tabii. Konuşulur yani. Alınganlık etmek anormal. Hele ki alınıp karşı tarafa laf sokmaya kasmak falan, ne kadar tuhaf, ne çirkin.
0
Mirket
(05.01.25)
Her ortamda yada her insana "sana ne!" denmiyor.

özel konuları bu sekilde patavatsızca dile getirebilen insana her ortamda sana ne diyebilirim.
0
unabomber
(05.01.25)
bana kimse baskı maskı yapmadı. zaten arkadamdan deli falan diyorlar.
0
ya ben lan neyse
(05.01.25)
Cevaplar için teşekkürler. Konu biraz dağıldı. Belli yaşı geçmiş bekarların hikayelerini bekliyordum mesela kezban teyze Osman amca vardı hiç evlenmemiş bu sorulara böyle cevap verirlerdi gibi.

@Mirket başıma gelen olayda işyerinde kadının biri defalarca sordu. Yüz ifadesinden, konuşma tarzından, mimiklerinden küçük görmeye çalıştığını ve ezikledigini bir süre sonra farkettim. Ayıp değil mi? Bu durumda ben mı alıngan oluyorum?
0
🌸pembediken
(05.01.25)
kimseye sana ne, seni ilgilendirmez demem. şöyle savuştururum:

- görüştüğüm biri var, önümüzdeki aylarda güzel haberler gelebilir :)
- görüştüğüm biri vardı, olmadı, nasip.

hiç öyle "evlenmek bana göre değil çok banal yeaaa belediyeden izin mi alacağız" demem.

- evet ben de sizin gibiyim, evlilik düşünüyorum, oluyor/olmuyor.

gibisinden bir mesaj vermiş oluyorsun.
bi sakinleşme geliyor böyle konuşunca.
0
tabudeviren
(05.01.25)
Toplumun geneli bazı insanların evlenmek istemeyebileceklerini, bazı insanların çocuk sahibi olmak istemeyebileceklerini anlamıyor. Haliyle onların gözünde siz "Evlenmek isteyip de evlenememiş" ya da "Çocuk sahibi olmak istemiş ama olamamış" insanlar oluyorsunuz, bu da ister istemez birinci durum için ya acımaya ya da küçümsemeye gidiyor. Kaba tabiriyle "Evde kalmış" muamelesi görüyorsunuz işte...

Siz kendi kararlarınızdan memnun ve eminseniz bunu kafaya takmaya gerek yok, zira bu insanların sonu yok; ne her birine haddini bildirebilirsiniz, ne hadlerini bildirerek bunların sonunu getirebilirsiniz.
0
salihdt
(06.01.25)
salihdt+1

Kimseye bir açıklama yapmak zorunda değilsiniz, muhtemelen onlar zaten siz ne derseniz deyin kendi kafalarında kurduklarına inanacaklar.

Sana ne olmaz tabii de şey olabilir;
-Düşünmüyorum.
-Yo hiç düşünmedim.
-Bana göre bir hayat değil.
gibi cevaplar.

Dediğim gibi ne derseniz deyin onlar zaten kendileri aynı şeyi düşünmeye devam edecekler, takılmayın.
0
mutekebbir
(06.01.25)
Baş edemedik! DÜnyanın her yerinde var bu tipler.
0
Kahvedesu
(06.01.25)
Neyse ki sert bir mizacım olduğundan sanırım bu tür şeyler çok duymuyorum. Duyarsam da istemiyorum diye tekrar tekrar söylüyorum karşı taraf ne dese aynı cevap.
0
peki madem
(06.01.25)
@salihdt +1

Onun dışında her ortamda her insana sana ne diyorum aslında. Bir ezme olayı yok pek. Baskı çok. Baskıdan rahatsız olursam evliliklerde gördüklerime, onların evliliklerine ve çevremdeki boşanma oranına getirip laf ediyorum. Kendi evliliklerini sorgulayıp mutsuz olsunlar ondan sonra. O da olmazsa başka bir konudan siz yüklenin. Bir daha rahat rahat baskı yapamazlar. En azından baskı olsa da aynı oranda yapamadılar.
0
nawar
(06.01.25)
(12)

ilkokul arkadasi meselesi - abartiyor muyum?

chihirovekohaku
merhabalar, 12 yasimda bir yil sinif arkadasligi ettigim bir hemcinsim var. O yil birbirimizin evine gidip geldik, arkadaslik ettik ama o zaman cok büyük bir yakinlik dostluk hissetmiyordum. Sonra o baska bir okula gecti ve sehirde ayaküstü karsilasmalarimiz harici bir iletisimimiz olmadi.Birkac yil
merhabalar,

12 yasimda bir yil sinif arkadasligi ettigim bir hemcinsim var. O yil birbirimizin evine gidip geldik, arkadaslik ettik ama o zaman cok büyük bir yakinlik dostluk hissetmiyordum. Sonra o baska bir okula gecti ve sehirde ayaküstü karsilasmalarimiz harici bir iletisimimiz olmadi.

Birkac yilda bir yeni isimlerle sosyal medya hesaplari acip ekler beni. Bir noktada, hicbir samimiyet yakinlik ya da iletisimde kalma ihtiyaci hissetmedigimden yeni hesaplarindan arkadaslik istekleri gönderdiginde kabul etmemeye basladim. Paylastigi seyler de garip geliyordu, asiri fotosoplu fotograflar mesela... esmer kizcagiz, burunsuz koreli bembeyaz bir kiz gibi görünüyor fotosopu basinca. Göz rengine dek fotosop yapiyor, maviler yesiller. Rahatsiz edici gelmeye basladi. Birkac yildir da sesi solugu cikmiyordu.

Birkac ay önce bana 12 yasindayken birbirimiz icin yazdigimiz ani defteri sayfalarindan fotograflar göndermis. Tesekkür ettim, ne güzel oldu hatirlamak dedim fakat daha ötesinde de konusacak bir sey bulamadim. Hatta kendimi sorguladim, hal hatir bile sormadin chihiro, kizcagiz sana ani defterinden sayfa yollamis vs.

Bugün yine instagram üzerinden arkadaslik istegi yollamis. Kabul etmedim. Ardindan hem facebook'tan hem instagram'dan hem de eski whatsapp hesabim üzerinden, "Chihiro, ben X tanimadin mi beni?" diye mesaj yollamis.

Görüsmeyeli, iletisimimiz kalmayali 18 yil olmus. 20'lerimde tanistigim bir insan degil ki bir anim vs bir seyler kalmis olsun aklimda. Bu israrli iletisim cabasindan cok rahatsiz oldum ama öte yandan da ayip mi ediyorum acaba diye düsünmeden edemiyorum.

Abartiyor muyum?
0
chihirovekohaku
(05.01.25)
Hiç abartmıyorsun, weirdo bir tipe benziyor.
Ben olsam yokmuş gibi davranırdım.
0
Bruce
(05.01.25)
baya dümdüz ayip ediyorsun. icilen bir kahvenin 40 yillik hatri vardir diye bir sözümüz var.

kizcagiz da seni sosyal medyadan eklemis. borc para istememis, evinde kalayim mi dememis. sadece fotolarina bakacak. bu tripleriniz asiri komik.
0
sonsuz
(05.01.25)
Ayip etmek olarak goremedim. Eski arkadaslarla baglar kopabiliyor, hayatin gercegi, sizinki de kopmus. Karsi tarafin hayatinda bosluklar coktur, yoksa o da size sarmazdi bence.
0
mbond
(05.01.25)
Ben olsam eklerdim ya ne olacak ki. Çok önemli değil benim için eklemişim veya eklememişim ne farkeder.
0
kaptan maydanoz
(05.01.25)
Birak bi kenarda uslu uslu dursun zaten Eskisehir küçük bi yer, çevren olmus olur.
0
feastofthedamned
(05.01.25)
Ne ayıp ne de abartı olarak yorumladım.
Garip bir tip, zararsızsa kendi halinde bir tipse ben kabul eder gönderilerini sessize alırdım, benim de var öyle ayıp olmasın diye kabul ettiğim insanlar, bazen saçma sapan şeyler paylaşıyorlar görünce bile irrite oluyorum bu yüzden sessizde hepsi.

Ama kabul etmek zorunda mısın?
Bence değilsin ya iletişimde olmadığın görüşmediğin birini neden listende tutasın ki.
Bunda da haklısın, manyak gibi her hesabından istek yollaması saçma.
0
mutekebbir
(05.01.25)
Değişik biri ama kabul et yani nolacak dursun bir köşede kendi halinde
0
messina123
(05.01.25)
Bu ilkokul arkadaşınızın kişiliğini bilmediğim için yorum yapamam. Şu çok tuhaf geldi: hem Facebook hem insta hem WhatsApp tan mesaj göndermek nedir? Bu kadar mı işsiz bu insan.
0
pembediken
(05.01.25)
senin yaptığın da normal onunki de normal. sen daha normalsin.
0
deartheodosia
(05.01.25)
Bence ayıp etmişsin
0
basond
(05.01.25)
abartmıyorsunuz, ayıp da etmiyorsunuz. kaç paragraf yazacak kadar sizde keyifsiz hissiyatlar yaratan biriyle ilgili atacağınız adım bellidir. salın gitsin. ölü taklidi yapın. bir hukukunuz, yaşanmışlıklarınız, birbirinize yarenlik ettiğiniz süreçler vb. olsaydı başka olurdu elbette ama bu tür iletişimler gereksiz yük insan için.
0
Phoebe
(05.01.25)
coook sevdigim üniversite arkadasim bir adamla evlendi. adam da bildigin hirt.
bir gün beni ekledi fb'ta kabul ettim. aa sonra baktim beni silmis. iki ay sonra baska bir hesap acmis ondan ekledi, kabul ettim. sonra baktim o hesabi kapamis. sonra bir baska hesap falan derken baktim ki bu adam her 5-6 ayda bir hesap aciyor. artik eklemiyorum.
cünkü iki secenek var:
ya bir haltlar karistiriyor, hesaplari bu sebeple kapatiyor.
ya da sifresini hatirlayamayacak, unutmamak icin bir kenara not edemeyecek kadar gerizekali.

ben oyumu ikinciden yana kullaniyorum adami da tanidigim icin ama artik ayip mayip derse söylerim yani, her sene üc tane hesap acip kapiyorsun, oyun mu oynuyoruz, diye. sikildim yani böyle sacmaliklardan. insanin bir tane hesabi olur, kullanir iste. ne ki bu?

abartmiyorsun. sürekli kart borcundan telefon numarasi degistiren insan vibe'i veriyor bana bu davranislar. asiri gereksiz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.01.25)
(4)

Kayak ekipmanı nasıl alınır?

bobinhoo
Merhaba arkadaşlar, son zamanlarda kayak sporuna merak sardım. Kayağa gittiğim zaman ekipman kiralamam gerekiyor ama özellikle ayakkabıların rahat olmaması veya tam olmamaması konusunda şikayetçiyim.Kayakların kendisi olmasa da en azından kayak ayakkabısı almak istiyorum. Ankara'da oturuyorum, ayakk
Merhaba arkadaşlar, son zamanlarda kayak sporuna merak sardım. Kayağa gittiğim zaman ekipman kiralamam gerekiyor ama özellikle ayakkabıların rahat olmaması veya tam olmamaması konusunda şikayetçiyim.

Kayakların kendisi olmasa da en azından kayak ayakkabısı almak istiyorum. Ankara'da oturuyorum, ayakkabı satarken ne yaptığını bilen (internette gördüğüm kadarıyla ayakları özel olarak ölçüp vb uygun ürünü buluyorlar) bir yer arıyorum.

Var mı bildiğiniz bir yer? Ya da başka önerileriniz veya tavsiyeleriniz varsa onlara da açığım.

Not: Başlangıç seviye kayakçıyım, orta seviye olmaya çalışıyorum. toplamda 10 günlük falan bir kayak tecrübem var.
0
bobinhoo
(02.01.25)
decathlondan alabilirsin de özel ölçüm var mı bilmiyorum
0
jelly bear
(02.01.25)
@jelly bear

Evet decathlon'da satılıyor ama marka/model seçenekleri çok az, çoğu kendi ürünleri zaten.
0
🌸bobinhoo
(02.01.25)
ben olsam ikinci el alırım (ki zaten öyle yaptım), alıp 3-5 defa kullanıp yıllarca bi kenara koyan yüzlerce insan var.
0
ravenudon
(02.01.25)
ekipmana para vermek icin henüz tecrüben yok yani, 10 gün tecrübe bir sey degil. kayak ekipmanlari pahali. illa almak istiyorsan ikinci el al, deneyerek al.
decathlon'un kendi ürünleri de seni ilk 3-4 sene aslan gibi götürür bu arada.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.01.25)
(19)

İlkokul sorusu - Özel okul mu devlet okulu mu? İstanbul içi mi dışı mı?

bencileyin
Merhaba sevgili duyuru sakinleri,İstanbul Acıbadem'de yaşıyoruz.Kızımız seneye ilkokula başlayacak ve özel okulların fiyatları yavaş yavaş açıklanmaya başlandı.İsmen çok iyi anılan nitelikli okulların kontenjanları da büyük bir hızla tükenmeye başladı.Kızımız seneye Eylül'de ilkokula başlayacak olsa
Merhaba sevgili duyuru sakinleri,

İstanbul Acıbadem'de yaşıyoruz.
Kızımız seneye ilkokula başlayacak ve özel okulların fiyatları yavaş yavaş açıklanmaya başlandı.
İsmen çok iyi anılan nitelikli okulların kontenjanları da büyük bir hızla tükenmeye başladı.
Kızımız seneye Eylül'de ilkokula başlayacak olsa da bizim max 1 ay zamanımız kaldı gibi görünüyor okula karar vermek için.

Mahallemizdeki devlet okulunda ilkokul 1 müsamelerini gördüm. Temalara inanamadım! :(
Tıpkı hastane mantığında çil yavrusu gibi açılmış görece uygun fiyatlı özel okullara da baktım, bildiğiniz ticarethane olduklarından içime sindiremedim.
Nitelikli okullar ise yıllık ortalama 1Milyon ₺ civarı.

Bu rakamı zorlanarak da olsa bu sene versek, tüm eğitim hayatı boyunca nasıl sürdürülebilir kılarız hem düşündürücü hem de orta sınıf aileler için sahiden büyük rakamlar.

İstanbul zaten insan kusuyor, kiralar da uçmuşken acaba bu bahaneyle şehir mi değiştirsek...

size 3 tane sorum var. İçlerinden seçip beğendiğinizi cevaplarsanız çok sevinirim.

1) Zorlanarak da olsa ödemeye imkanınız olsaydı ilkokula başlayacak çocuğunuzu özel okula mı yollardınız yoksa devlet okuluna mı?

2) istanbulda çocukları yarış atı gibi görmeyen, sosyal ve duygusal gelişime de en az akademik gelişim kadar önem veren okul tavsiyeniz var mı? Yabancı dil eğitimi bizim için çok önemli bir ayağımız yurt dışında olduğı için bu arada.

3) İstanbul dışında siz ya da yakınlarınız tarafından denenmiş onaylanmış memnun kalınmış, bize şehir değiştirtecek bir okul tavsiyeniz var mı? Var ise bu sene fiyatı ne kadardı?

Çok teşekkürler.
0
bencileyin
(02.01.25)
Aslinda siz iyi bir devlet okulu bulsaniz sorun cozulecek gibi.

Terakki, istek ayari disindaki ozeller kimse alinmasin ama goygoy (esim onceden 1 milyonluk dediginiz okullarda ogretmenlik yapti ve cocugu devlete gonderiyoruz.)

Ingilizce egitimini ozel ders/cambly vs ile kendiniz organize edebilirsiniz. Hafta sonu da ilgisini ceken kaliteli bir kursa gonderirseniz tamamdir iste.
0
brkylmz
(02.01.25)
Yorumlarınızı okuyunca şunu eklemek istedim.
Bizim 1-2 yıl sonra Amerika'da çalışma ihtimalimiz var kesin olmamakla birlikte.
Yabancı dil o yüzden de önemli biraz.

Aile yapısı olarak laik, özgürlükçü, küçük yaş grubu çocuklara "Gazzeli kardeşlerimiz", "15 Temmuz" gibi temalarla müsamere yapmayı pedagojik açıdan uygun görmeyen bir yapıdayız.
Devlet okullarında öğretmen seçimi de kalkmış tamamen.
Bahsettiğiniz gibi ailelerden o dev ödenekleri alıp öğretmene cücük kadar para ödeyen yerlerin de farkındayım.

Ben Fide Okulları, Key Stone, Açı Okulları, Sezin vs. gibi okullardan bahsetmek istedim.
Hem kurumsal, hem çocuğu yarış atı görmeyen, hem de sosyal becerilerini de desteklemeyi ilke edinmiş.

Gerçekten çok ama çok üzgünüm bu saçma sapan durumlara.
0
🌸bencileyin
(02.01.25)
Devlet okullarinin bir cogu oyle gibi dursa da eski usul egitim yapan, gocmen ogrenci kaydi almayan cok okul var. (Arastirmaniz gerek cevrenizdeki okullari)

Amerikaya gitmeden illa da ingilizceyi super ogrenmesine gerek yok. Azcik temeli olsa yeterli. 1 sene icinde zaten bulbul gibi konusmaya baslar orda.
0
brkylmz
(02.01.25)
1.Tabii ki ozel okula yollarim. Ilkokulu devlette okuyanlar kabul etmez ama ciddi fark oluyor ileride yasitlar arasinda en basitinden yabanci dil konusunda.
2. Bilge kagan olabilir. Isik olabilir.

Yalniz sunu da yazmam lazim. Bu devirde konu isik lisesi bile olsa verilen paralara aciyorum. Illa da ozele gitsin bu devir icin pek de gecerli degil. En azindan artik, veli bu parayi nasil oderimi falan dusunuyorsa ozel okul isini iki kere dusunmeli. Eskiden boyle degildi bu isler. Normal maasli biri bile kisip cocuguna yatirim yapabiliyordu. Sorulara net girip sonra kafa karistirdim gibi oldu ama durum bu.
0
Kittie
(02.01.25)
Aa amerikayi yeni gordum. Bir iki sene icin iyi bir amerikali ogretmen de bulabilirsiniz ozel ders vermesi icin. Yani devlete karar verirseniz bunu yaparsiniz.
0
Kittie
(02.01.25)
Ben iki sene okul öncesi + 8 sene ilköğretim hayatımın tamamını Şişli Terakki'de okudum. Diyeceğim o ki saklı masraflara hazırlıklı olun.
Okul parası üstüne gelecek olan ek masraflar hiç öyle azımsanacak masraflar değil.

Spor kıyafeti, üniforma, öğle yemeği (Terakki'de ilköğretimde zorunlu), okul kitapları, katılacağı etkinlik ücretleri, servis ücreti, arkadaşının doğum günü şudur budur derken inanılmaz meblağlara çıkıyorsunuz. İyi ihtimalle okul ücretinin en az %20'si kadarını da sene içinde bu tip şeyler için vermek sizin için mümkün değilse baştan başka seçeneklere yönelin, boş yere bütçeyi yormayın. Benim okul kitaplarıma 2001 senesinde 400 dolar para ödediğimizi hatırlıyorum. O zamanlar sosyal medya da yoktu; gösterişin insanın gıdası olduğu şimdilerde her şeyin şişirilmiş fiyatlarla toksik hırslı bir sidik yarışına döndüğüne yemin edebilirim.

İstanbul Anadolu yakasında ben öğrenciyken iki devlet okulu oldukça övülürdü. Moda'da Nihat Işık ve Bağdat Caddesi'nde İlhami Ahmed Örnekal, ikisine de girmenin çok zor olduğunu biliyorum. Günümüzde nasıl araştırmak gerek ama bence gene iyi okullardır.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.01.25)
çocuğunuz abd’ye taşınırsanız dili sizden iyi öğrenir her koşulda, sıfır dille gitse dahi. yaşı çok küçük. yani ingilizceyi sırf bu nedenle istiyorsanız saçma.

1. beklemeden direkt taşının taşınacaksanız
2. karşılayabiliyorsanız özele verin. bunu düşünmezdim bile.

yanıtlarda gördüm kusura bakmasın yazan kişi ama istek? istek ticarethane okullarının başı ve kalite? asla.
0
deartheodosia
(02.01.25)
Özel okulların çoğunun kalitesi devlet okullarından kötü. Özel okulların öğretmenlere verdiği maaş çok düşük. Kimse birşey için uğraşmaz o paraya
0
wd40
(02.01.25)
iyi bir devlet okulu, + o paralari cocugun adina acilmis bir yatirim hesabina yatirsaniz o paralarla cocugunun emekliligi garantilenir. Okul icin bence gereksiz.
0
The_Lollok
(02.01.25)
Ben de Ilhami Ornekal demeye gelmistim, bir arkadasim benzer sebeplerle sehir degil ama semt degistirmeyi dusunuyordu bu okul icin, bahsi gecen paralara inanamiyorum, durum gercekten icler acisi, ben de Sisli Terakki mezunuyum, biraz gec dogsam bambaska bir hayatim olacakmis demek.

Iki sene sonra gidecekseniz ingilizce her turlu ogrenilir, ben olsam kafa yapima uygun bir devlet okulu fikrini degerlendirirdim.
0
(02.01.25)
Özel okulların çoğu, birinci sınıf öğrencilerinin büyük kısmını kendi anaokullarındaki öğrencilerden alıyor. Ailelerin çoğu, çocukları o okullara girebildin diye ilkokul öncesi bu anaokullarını tercih ediyorlar. Eğer özel okula gönderme ihtimaliniz varsa, hızlı bir şekilde belirleyip, boş kontenjan var mı diye görüşmeniz, yoksa da yedek sıraya yazdırmanız gerekir, geç kalmayın.
0
efx
(02.01.25)
devlet okulu + dil kursu + gerekli görürseniz hobi kursları.

özel okula vereceğiniz parayla çocuk zaten kendini her türlü geliştirir.
0
durbidakka
(02.01.25)
iki seneye amerikaya gidecekseniz çocuğu orta halli bi özel ilkokula verin. dil kursuna gönderin.

devlet okullarının tuvaletleri dahi temizlenmiyor, güvenlik hak getire... sırf güvenlik için özel okula gönderilir çocuk zaten. ama o yaştaki çocuğa motor takıp uçuramayacağına göre o kadar para vermeye gerek yok.
0
elorelia
(02.01.25)
Aynı ikilemde kaldık, evimizin çevresindeki ilkokullar kötüydü, hem kalabalık hem de istemediğimiz sosyo ekonomik ve kültürel farka sahip bir popülasyon vardı diyeyim kibarca.

Ya özel okula yollayıp hayat kalitemizi bir gömlek alta çekecektik ya da düzgün bir devlet okulu bulup yakınlarına taşınacaktık.

Biz daha büyük dubleks bir eve taşınıp hayat kalitemizi yükselttik, 2 sokak arkamızda da devlet okulu var, şansımıza öğretmenimiz de çok iyi çıktı. Çocuk kültür şoku yaşamadı, ilkokul için asgari ücret verilen tecrübesiz öğretmenlerin çalıştığı bir özel okula 1M gömmek mantıksız. Paranın hesabı yoksa yollarsın ama çoğu orta üst gelir grubu için büyük bir para.
0
kimlanbu
(02.01.25)
Acıbadem’de oturuyorsanız mahallenizdeki devlet okulu kitlesi güzeldir. Özel okul için ayıracağınız bütçeyi yurt dışında lise, üniversite eğitimi için biriktirebilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(02.01.25)
imkanınız varsa şehir değiştirin ve o okulların bir şubesine yollayın.
kira ve diğer yaşam masrafları düşer ama eğitim kalitesi aynı kalır.

zaten 2025'in ikinci yarısından sonra ekonomik rahatlama olması çok yüksek. üste kalan parayı da birikime dahil edersiniz.

büyük şehir dışında yaşamak eskisi gibi zor değil.
her şey ayağınıza gelmese bile ötenize geliyor.
0
mathilda.may
(02.01.25)
hemen hemen aynı durumdayız, kızım seneye 1. sınıfa başlayacak. şu an oturduğum ilçedeki en iyi kreşlerden birine gidiyor. ingilizceyi oldukça güzel öğrendi. 2. sınıfa başlayan kuzeni devlet okuluna gidiyor daha renkleri bilmiyor. devlet okulundan önce özel kreşe de gitmişti oysaki. demek istediğim iyi bir kreşin dahi bu denli farkı varken özel okulun da farkı olacaktır illaki.

fakat gel gör ki özel okul ücretleri tam bir muamma, şimdi 1 milyon dedikleri 3-5 yıl sonra kaç milyon olacak kim bilir? ayrıca okul ücretiyle bitmiyor ki, servisi, kırtasiye ücreti, cart curt bir türlü bitmez.

daha bugün bildirim geldi, fotoğraf çekeceklermiş kreşte, 2700 tl fotoğraf ücreti istiyorlar. zorunlu değil elbette, ama bütün arkadaşları yapıyorsa geri kalmasın diye sen de yapıyorsun elbette. hal böyle olunca özel okulda da benzer şeyler olacak sürekli.

biz araştırdık, oturduğumuz ilçede nispeten yakın olabilecek bir devlet okulu var. oldukça da iyi diyorlar, alternatifini de belirledik. adresimiz orada çıkmıyor ama belirli bir bağış karşılığında kabul ediyorlarmış sanırm, yakınlarda gidip görüşeceğiz.

ben oyumu iyi bir devlet okulundan yana kullanıyorum. ama bütçe olarak da elimizde kalacak ciddi bir miktar olacak. bunun da bir kısmını kızımın ilerideki eğitim masrafları için yatırım, bir kısmını da bugünlerde ek ingilzice dersi özel hoca gibi değerlendirebilirim.
0
emfuzi
(02.01.25)
bahsettiğiniz acıbadem'deki devlet okulu hangisi? ben de orada okuduğum için merak ettim.
0
dilhun
(02.01.25)
Mihriban Suat Bedük İlkokulu. @dilhun
0
🌸bencileyin
(03.01.25)
(5)

Hangi bornozu almalı? Kumaştan anlamıyorum.

filipis
Türkiyeden bir bornoz getirdim, bizimkiler almış. Çok kalitesiz çıktı iplikleri dökülüyor her zaman. Kaç kere yıkamama rağmen durmadı, rendelenmiş gibi inceldi. Sözde %100 cotondu.Şimdi yaşadığım ülkeden alacağım ama alacağım seçenekler aşağıdakilerden biri. Ve aynı problemi yaşar mıyım diyorum çünk
Türkiyeden bir bornoz getirdim, bizimkiler almış. Çok kalitesiz çıktı iplikleri dökülüyor her zaman. Kaç kere yıkamama rağmen durmadı, rendelenmiş gibi inceldi. Sözde %100 cotondu.

Şimdi yaşadığım ülkeden alacağım ama alacağım seçenekler aşağıdakilerden biri. Ve aynı problemi yaşar mıyım diyorum çünkü banyodan çıktığım anda her yere bornozun tüyleri dökülüyordu ev kedisi gibi. Kumaşlara bakarak anlayamıyorum o yüzden size sorayım dedim.

www.ikea.com
www.primark.com
0
filipis
(30.12.24)
bence ilk linkte terimler karismis. bathrobe diyor ama bildigin dressing gown yani sabahlik. hatta iki farkli yerde aciklamada da "you can enjoy long Sunday mornings in your comfy bathrobe" ve "a comfy fit for those long, lazy mornings at home" diye yazmis. basbayagi bornoz degil, sabahlik. zaten polar kumastan bornoz olmaz.


Ikinci link (primark) düz bornoz. cok kaliteli cikmayabilir. bir kere kumasin emiciligi kazanana kadar birkac ay kullanip 3-4 defa yiknamasi gerekebilir. süper kaliteli ürünler olmuyor bunlar.

Baska bir secenek varsa ona bak, yoksa ikinci linki al.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.12.24)
zalandoya da bak

www.zalando.ie
0
nahtoderfahrung
(30.12.24)
@nahtoder
Hocam 80-90 euro diyor. O kadar vermek istemiyorum açıkçası
0
🌸filipis
(30.12.24)
havlu işi sakat. ellemeden anlaşılmaz. bu ikisi de nem yutar gibi durmuyor.

ben sabahlık olarak şunu almıştım. çok iyi çıktı. görselden kumaş hakkında belki bir fikrin olabilir diye yolluyorum. tok duruyor kumaş. nem de alıyor. kolları ıslanıyor bazen oradan anladım.

www.trendyol.com
0
mathilda.may
(30.12.24)
Bambu lifinden yapılanlar var. Onlara bakabilirsin.
0
antihero
(31.12.24)
(13)

Baby shower olayı

kondansator
eşim 7 aylık hamile, etrafında baby shower organize edecek arkadaşı yok. Şimdi bu olay bir mecburiyet mi? Yani canımı sıkar mı? Benim ofisten tanıdığı kızları, kendisini bir iki arkadaşı ve annesini çağırıp ben bir cafede bir şey ayarlasam mı diyorum ? Ne dersiniz
eşim 7 aylık hamile, etrafında baby shower organize edecek arkadaşı yok. Şimdi bu olay bir mecburiyet mi? Yani canımı sıkar mı? Benim ofisten tanıdığı kızları, kendisini bir iki arkadaşı ve annesini çağırıp ben bir cafede bir şey ayarlasam mı diyorum ? Ne dersiniz
0
kondansator
(30.12.24)
maddi bir ihtiyacın yoksa hiç girme. yakın bir bağ yoksa kimse bir bebeğin partisine gitmeye ve hediye almaya hevesli olmaz.
0
buenosdias
(30.12.24)
ben baby shower gibi seyleri asiri gereksiz, özenti ve cringe buluyorum ama bunun derdine esiniz icin düsmeniz asiri tatli bir davranis.
bence esinize bir sorun.
belki kendisi de istemiyordur. belki de bir yerde görmüs özenmistir. insan hamileyken karar degistirebiliyor, hem de cok hizli.
bir sorun, o ne derse ona göre yaparsiniz. heves edebilir yani kadin, ilk bebegiyse hele.
0
alice in potatoland
(30.12.24)
tr'de babyshower hediye icin mi yapiliyor, yok artik!
babyshowerda oyun oynaniyor, komik kiyafetler giyiliyor falan. hediye alinmaz. hediye partinin organizasyonu oluyor.
bir erkek olarak yapma derim, cok kadinlara hitap eden bir olay. ya da birlikte organize ederek yapin kadin erkek herkesin olacagi sekilde yapin.
0
sonsuz
(30.12.24)
mecburiyet değil. yeni yeni ithal adetlerden yalnızca biri.
0
m e b
(30.12.24)
@sonsuz, Yıllar önce ilk duyduğumda "bebek doğacak ya önceden lazım olan şeyler hediye ediliyor aileye yardımcı olunuyor" diye mantıklılaştırıyorlardı. Hatta ABD'de falan anne Amazon.com listesi yapıyormuş isteyen oradan sipariş verip alıyormuş.

eksisozluk.com
0
nhk ni youkosu
(30.12.24)
@nhk ni youkosu'nun dedigi olay dogru ama tam olarak söyle: aslen babyshower'in amaci anneye hediye almakti ama türkiye'de bebege hediye sekline evrildi.
sadece abd'de degil, baya baya türkiye'de de kadinlar liste yapip arkadaslarina dagitiyorlar, su markanin su hedesini istiyorum diye. Isteyen listeden bir sey secip aliyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.12.24)
eşinizin böyle bir beklentisi mi var? yoksa gereksiz. yani babyshover, gelin ertesi, kına gecesi, gelin alma bunlar artık çok gereksiz şeyler. tabii ki subjektif bir yorum. zaten eşinizin çevresinde yapacak birileri yoksa bir kaç insan bulup yapmak samimi olmaz.
0
mikahakkinen
(30.12.24)
baby shower denilen sey zaten hediye etrafinda kuruludur. cocugun veya annenin ihtiyaci olacak seyleri alip getirir diger kadinlar. sonra anne de bu hediyeleri tek tek acar eglenirler.

bizde komsularin patik hediye etmesinin bati versiyonu.
0
antikadimag
(30.12.24)
3-4 sene önce hayatımızda olmayan bir şey bu:) Must mı sorusunun cevabı.

Bizde zaten baby shower gibi adetler var fazlasıyla.

Gereksiz.

Ama tabii eşiniz hamile, hassasiyeti olur alınganlığı olur.

Ona göre siz karar verin.
0
anten
(30.12.24)
genellikle kadın tarafının kız arkadaşları ve ailesi etrafında şekillenir, eşinizin böyle bir isteği planı v.s. varsa yapar siz karışmayın sadece destek olun.
0
nuisance2
(30.12.24)
hayır ya. böyle bir şeyi organize edecek arkadaşı yoksa hediye açgözlüsü gibi algılanırsınız siz yaparsanız. isteyen zaten hediyesini alır.
0
elorelia
(30.12.24)
Hayır tabi ki bunun olayı annenin samimi arkadaşlarının süprizi yapması. Sizin iş arkadaşlarınız ne alaka yahu ne gerek var. Bizim de yaşadığımız yerde arkadaşım yoktu böyle bir şey yapmadık eksik de olmadı. İlla ki bebekten önce bir şey yapmak istiyorsanız “babymoon” yapın yani bebek doğmadan önce anne babanın 2 gece bir yerlere gidip güzel bir kaçamak yapması.
0
iwillsee
(30.12.24)
hediyesiymiş, arkadaşlarının dahil olmasıymış, zaten bilgim olmadığı için sizlerin fikirlerine ihtiyaç duydum. zahmet edip düşüncesini paylaşan herkese çok teşekkürler
0
🌸kondansator
(30.12.24)
(24)

Sizde -de leri - da lari ayrı ya da bitişik yapmayanlara takılıyor musunuz

sonhakan
Adam bir sayfa yazı yazmış Biri de altına şurada de ayrı olacak. Diye Yorum yapıyor. Yazıda sosyal mecrada... Ya konuyu anlayabiliyorsan geç git. Ne takıliyon de ye da ya. Var böyle çok fazla buna takıntılı olan. Ben de bu takintililara takıntılıyım. Olay sosyal mecrada geçiyor Artık millet emojiler
Adam bir sayfa yazı yazmış Biri de altına şurada de ayrı olacak. Diye Yorum yapıyor. Yazıda sosyal mecrada... Ya konuyu anlayabiliyorsan geç git. Ne takıliyon de ye da ya. Var böyle çok fazla buna takıntılı olan. Ben de bu takintililara takıntılıyım. Olay sosyal mecrada geçiyor Artık millet emojilerle anlaşılıyor de ve da ya takmak nedir. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Nit: Dikkat -de ve -da ayırma hatası çikabilir
0
sonhakan
(27.12.24)
takılıyorum ama yorum yapmıyorum.
0
inheritance
(27.12.24)
de lere hiç mi hiç takılmıyorum ama miğde böğrek falan diyenlere tiltim. "ya da" yı bitişik "veya" yı ayrı yazanlara uyuz olmak içinde hayat çok kısa.
0
eja
(27.12.24)
Abi merhaba, o takıntılı olduğun insan tipi benim, bitişik yazanlara ayar oluyorum, çoğunlukla düzeltiyorum, kurumsal hesap flnsa zerre ciddiye almıyorum sattığı ürünü, verdiği servisi. Bunu yapan CEO gördü bu gözler, gerçi CEO dediğim hayvan gibi zengin patron işte.

Mantığım şu, bu ayrı ya da bitişik yazılma olayı ilkokulda verilen çok temel bir eğitim. yani nasıl diyeyim 4 işlem gibi bi' şey yani. Bir insan bunu düzgün yapamıyorsa sıkıntı var, sıkıntı büyük.

Eyyorlamam bu kadar hocam, amacım tartışmak değil, kendi açımdan olayı izah etmek.
0
kumandanim
(27.12.24)
Çok takılıyorum öyle böyle değil. Ayrı yazılması gereken yerde bitişik yazan birisini ciddiye alamıyorum.

dahianlamindaki.de
0
kullanicadi
(27.12.24)
Temel eğitimi almış herkes de/da/ki nerede nasıl yazılmalı gerekir bilmeli. Üst düzey beceri, zeka gerektiren bir durum değil. Takılıyorum, bu hataları yapan kişileri ciddiye de alamıyorum. Yorum yazmam. Sadece emojilerle anlaşmak da mağara resimlerini çağrıştırıyor.
0
asteriks
(27.12.24)
Çok takmıyorum eğer ciddi bir yazı değilse
0
wd40
(27.12.24)
Evet, takıyorum. Bunu beceremelen yazı yazmaya kalkmasın. Akademisyan olmak için türkçe baraj şartı getirilsin, 90 alamayan akademik kadronun rüyasını bile göremesin
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(27.12.24)
öncelikle "yazı DA sosyal mecrada" olacak... şaka şaka:D

bahsettiğin tip kısmen benim, lakin düzeltmem ama bu şekilde yazanı ciddiye almam. bu konuda @kumandanim ile %200 aynı fikirdeyim. yani bu kadar basit bir şeyi bile öğrenemediyse zekasında bir problem vardır ya da bildiği halde düzgün yazmaya gerek görmüyorsa ciddiyetsiz ve özensiz biridir, ikisiyle işim olmaz.
bonus olarak herkeZ ve şarZ yazanlar hakkında da iki çift lafım var ama soruda geçmediği için başka zamana saklıyorum.

@kullanicadi, 10'da 10 doğru ve üstüne 72 saniye arttırdım ^_^
0
halanne
(27.12.24)
türkçe en hassas olduğum konu. burada sözlük'ten gelen bir kültür sebebiyle, bilgisayardan giriş yapmışken küçük harflerle yazıyorum.

onun haricinde her yerde (kişisel yazışmalarım, iş yazışmalarım da dahil buna) tüm imla kurallarına dikkat ederek yazar, dilimizi katleden her türlü yapı/kelime seçiminden kaçınır ve kullananları kendi çapımda, karşımdakiyle olan ilişkime ya da iletişim sebebine göre içimden ya da dışımdan eleştiririm, ayıplarım.

karşımdakinin silahı olmasa da aşağıdaki gibi "harika" şekilde yazarak beni öldürebilir:

-keşke bende gelseydimde size katılsaydım (kötü)
-senin anahtarlığın ben de, benim anahtarım sen de kalmış (daha da kötü)
-bizimle çalışmak istermisiniz?
-bişi diycem
-download/check/change/konfirme etmek
-post/story atmak
-çok da big deal değil abi
-bunu çalıştıracak bir app/aplikasyon/application var mı?
-günün sonunda (beyefendi/hanımefendi, "at the end of the day"in doğrudan kelimesi kelimesine çevrilerek bir garabete dönüştürülmesinden bihaber)
-miğde, mebla (yerini bir türlü bulamamış, tutunamamış bir ğ harfi görünce üzülüyorum)
-yanlız/yalnış

bu liste uzayıp gidiyor ama anlamadığım şey şu; e-posta ortamından tutun telefona kadar hepsi ama hepsi de kullanılan dilin otomatik düzeltmesini yapıyor, doğrusunu öneriyor ve sen hala onu takmıyorsun. mesela şu cevabı yazana kadar chrome örnek olarak verdiğim cümlelerde veya kelimelerde ne kadar yanlış yaptıysam hepsini de kırmızıyla çizmiş, bana diyor ki "bak, bu kelimelerde bir yanlışlık var, düzelt istersen :)" bu kadar uyarıya, göstergeye rağmen yanlış yapmak bilinçli bir umursamazlıktan başka bir şey değil.
0
m e b
(27.12.24)
Keşke herkes takılsa. De/da'lar, ki'ler, kelimelerin doğru yazılışı, doğru imlâlar derken hoş göre göre bugün artık düzgün cümle kurup kurmadığıyla ilgilenmeyen yığınlar var. Resmen yığın, evet.

Kendi kurguladığı cümleden çıkan anlamı önemsemiyor, diyor ki "anlaşılıyor işte o şekilde anla" ne güzel dünya... Sen anlaşılmak için çabalama ama ben seni senin istediğin anlamda anlamak zorundayım...

Bütün bunlar hep yapılan dil hatalarını önemsememekten, hatalı öğretimi denetlememekten, bir anadil hassasiyet ve saygı çerçevesi oluşturmamaktan kaynaklanıyor. Dünyanın en güçlü ülkesi olabilecekken başkalarının kelimelerini 100'er 100'er kabul ediyoruz, halbuki birileri kendi diline çok itina ve itibar ediyor, bu konuda faşizm noktasındalar filan.

Biz ikaz edince oovvv sen kimsin edebiyat yapmıyoruz resmî yazışma yapmıyoruz tepkileri. Zihinlerimiz, soyut kimliğimiz elimizden alınıyor ve biz sırf önemsemeyişimizden öğrenmeyi reddederek bu olanları seyrediyoruz sadece.

Evet kızıyorum, gördüğüm yerde de musallat oluyorum. Bir yığın yorum geliyor bazen dalaşıyorum bazen kıçıma bile saymıyorum. Ben ne yapayım başka? Ne yapayım?? Oturup ders verecek halim yok.
0
muhayyer divan
(27.12.24)
O kişiyi ciddiye almıyorum ama tepki göstermem.
0
gabe h coud
(27.12.24)
Evet hoşlanmam ama Grammer Nazi de olmam, hatta hayattaki tek başarısı -de'yi -da'yı doğru kullanmak olduğu için buna takılıp tepki gösteren insanlar daha beter ruh hastası, ezik ve toksik gibi geliyor bana, o nedenle hatalı kullanan insanlar o kadar da rahatsız edici hissettirmiyor.
0
Bir ben var benden şurada
(27.12.24)
Diğer taraf takılmış ki yazım hatası yapmış. Ben takılmam, fakat takabilirim. O da ciddiye alırsam.
0
osssy
(27.12.24)
gidip de uyarmam ya da cevap olarak yazmam ancak fark ederim ve bunu ayrı yazmayanın diğer pek çok konuda nasıl bir tutumu olduğuyla ilgili aklımda az çok bir fikir oluşturur.
0
chaos moleculaire
(27.12.24)
Çok önemserim, yazım hataları benim için önemlidir. Ama paylaşımın altına da yazmam burada bu olacaktı diye. Mesajlaşırken de uyarmam karşımdakini ama gözümden düşer.
0
mutekebbir
(27.12.24)
Eğitim sistemimiz kötü. Arkadaşlarım dışında pek de takılıp laf etmiyorum ama ciddi alamıyorum. Bir de bunun "bağlaç olan de" hakkında konuşurken "-de" diyenleri var. "Ayrı yazılan de" muhabbetindeki gibi kısmi öğrenmiş kişiler bu ikisi. İnsanların dilini konuşabilmesi önemli.

Hatalar yapılabilir fakat "sosyal medyada yazıyorum ya. hızlı yazıyorum ya" vs. gibi şeylerin arkasına sığınıp bağlaç ve isim hal eki arasındaki ayrımı beceremediğini ya da öğrenemediğini gizlemeye çalışan köylü kurnazlarına ayar oluyorum. Bilmiyorum de işte. Çıksın ağzından şu kelime. Şansa bak sosyal medyada yazarken ya da hızlı yazarken hata yapılan yer %90 "de" ve "ki" bağlaçları ama "ve" bağlacı değil. Bak sen şu işe. Hızlı yazım sırasında dikkat etmediği için her cümlesinde "ve" bağlacını yapıştıranı görmedim. Demek ki kıvırmamak lazım. Ben kıvırma konusundan rahatsızım.
0
nawar
(27.12.24)
Bu kadar takıntılı olacağını hiç tahmin etmezdim. Takıntı diyorum zira yazinin içeriğini bırakıp de da ayrımını daha çok önemsemek bir tür takıntı olmalı. Evet bir hatadır olmasa iyidir . Ama defterden silerim zekasından şüphe duyarım deyince de ben yazıyı anlayamamış buna takıyor derim Zira ben bir yazıyı okurken anlam kayması yaşamadığım sürece ( ki bu yazının akışı ile alakalı aynı zamanda) doğru mu kullanılmış yanlış mı kullanılmış farketetmem bile. Bunun için yazıyı bu gözle tekrar okumam gerek. Tekrar ediyorum evet de ve da ayırımini doğru yapmak gerek ama bunu yazının bütününü yok sayarım demek hani Einstein nin formüllerini tahta da gösterip abi paydalari eşitledi mi diyen adama benzetiyorum. Bence asıl cahillik burada
0
🌸sonhakan
(27.12.24)
hem de nasıl!!!
yorum yapmıyorum.

bu takıntımın altında KONFİÇYÜS (editledim) "bir ulusu yok etmek istiyorsan önce dilini bozacaksın" cümlesi geliyor., sonrasında da her sabah içtiğim ant, Atatürk'e verdiğim yemin.

sen bu ülkenin vatandaşı olarak bu ülkenin dilini doğru kullanamıyorsan bir sorun var demektir.
özellikle de öğretmenlerin bunu yapıyor olması daha da üzücü.

ayrıca ben anlamıyorum ilk okuduğumda ne demek istendiğini. birkaç kere okumak zorunda kalınca da okumuyorum.

hemen sosyal sınıflandırma yapıyorum ve yanılmıyorum maalesef. "iyi bir eğitim, öğretim hayatı olmamış" diyorum.

sevgili seçerken de bu kriteri kullanıyorum. arkadaşlıklarımı ve tanışıklıklarımı bile buna göre düzenliyorum. Basit iki üç kuralı günlük hayatına uyarlayamayan insanın kendine ve vatanına katkısı ne kadar olabilir?

o kadar basit ki bir de bu kurallar.

"ya da" ayrı yazamıyorsan veya kullan.
her şey ayrı yazılır.
de ve da'yı ayırmak için de,
"bu bende var"
"bende de var" otur düşün ve kaliteni yükselt.

o kadar abartanlar var ki ciğerim dağlanıyor.

yapmayın kuzum. 1980'ler trt arşivlerinde köylü çocuklarla yapılan röportajları seyretseniz kalite ile ne demek istediğimi anlarsınız belki.

çok üzücü maalesef. çok takılıyorum. esefle de kınıyorum.
0
mathilda.may
(27.12.24)
Bu konu en az 15 sene okulda öğretilmiş. Hala anlamamışsa öyle adamın ben amına koyim. Ne mesleki bilgisine, ne de yaptığı işe güvenirim. Basit bir kuralı öğrenemeyen adam üniversitede dinlediği dersi mi öğrenecek? Yazarken dikkat etmeyen adam, yaptığı işte mi dikkatli olacak?
0
nickini vermek istemeyen uye
(27.12.24)
Takiyorum ama -de ekinden ziyade -misin soru ekini ayri yazamayanlara daha cok takiyorum cünkü bu ek özelinde bir istisna da yok. Direkt zeka testi yemin ederim. -misin gördügün yerde ayri yazacaksin iste.
Bir de nokta diye bir mefhum var. Asiri güzel bir sey. Onu koyuyorsun cümlen bitiyor.
Olayin sosyal medyada gecmesinin bir alakasi yok. Günümüyde artik yazili, görsel ve isitsel her sey sosyal medya üzerinden gerceklesiyor. Müzeler, arsivler, bilimsel kaynaklar dijitallesiyor. Sosyal medya ya da internet ortami olmasi bir bahane degil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.24)
eğer başkasının yazdığı şeyin imlasını eleştiren biriyse cevap veririm ama onun dışında evet takılıyorum ama bir şey demiyorum, Allah'ından bulsun :)
0
matilda
(27.12.24)
Günlük hayatta imla kurallarına (bir iki bilinçli istisna hariç) uyarak yazı yazarım. İstisnalarım da ağabey/bayağı yerine abi/baya yazmak gibi ufak aykırılıklar :d Mobilde yazarken bile typo yaptığımı fark edersem mesajı atmadan düzeltip öyle atarım. Bunu dil kutsaliyetinden yapmıyorum, dili korumak, onu kutsal olarak görmek, gereksiz anlamlar yüklemek bana çok mantıklı ve anlamlı gelmiyor sadece kendime ve karşımdakine saygımdan hoşuma gidiyor bu kurallara uymak.

Ha ama mesela @m e b'in verdiği örneklerden bazılarını yaparım. Türkçe cümlenin içine yeri geldiğinde İngilizce kelime katarım, post atmak gibi modern tamlamaları kullanırım. Bunların dile zarar verdiğini düşünmüyorum. Okt*y Sin*noğluculuk oynamaya gerek yok. Dilimizi koruyalım gibi ne anlama geldiği zerre belli olmayan tabirlerle dövünmek de gereksiz. Dil canlı organizma olarak kendi yolunu bulur zaten, korumak onu zaman içinde dondurmak olmamalı.

Soruya asıl cevap; bağlaç/edatları yanlış kullanan, çok bariz yazım hataları yapan kişiler görünce kişinin pozisyonuna da bağlı şekilde belli bir miktar sinir oluyorum ama yüzüne vurmam, ad hominem yapmaya gerek yok.
0
nundu
(27.12.24)
takiliyorum, bu kadar basit bir kurali hala ogrenemeyen de gitsin dumanla haberlessin. konuyu da anlamiyorum ayrica.
0
bay b
(27.12.24)
@ sonhakan;

" Zira ben bir yazıyı okurken anlam kayması yaşamadığım sürece ( ki bu yazının akışı ile alakalı aynı zamanda) doğru mu kullanılmış yanlış mı kullanılmış farketetmem bile. Bunun için yazıyı bu gözle tekrar okumam gerek. "

fark burda hocam, ben ilk okuduğumda hiç çaba sarfetmeden bu işte bi terslik var diyorum yanlış yazılmışsa yani direkt olarak gözüme çarpıyor hata.

Siz bunu normal şekilde okurken farketmiyorsunuz, ben normal şekilde okurken hiç çaba sarfetmeden gözüme çarpıyor, samimiyetle söylüyorum, şekil olsun diye değil.
0
kumandanim
(27.12.24)
(24)

balığın kuyruğunu yiyor musunuz?

gilbeys
Geçen gün bir kızla tanıştım, balık yemeye gittik. İstavrit yiyoruz. Ben kuyruklarını ayırınca, "Kuyruklarını yemiyor musun?" diye sordu. İçimden, "Nasıl yani? Zaten kimse yemiyor ki," diye geçirsem de, diyemedim. Sadece ben sevmiyorum diyebildim :)bu arada kız hepsini yedi :)bunun kuyruklarını yeni
Geçen gün bir kızla tanıştım, balık yemeye gittik. İstavrit yiyoruz. Ben kuyruklarını ayırınca, "Kuyruklarını yemiyor musun?" diye sordu. İçimden, "Nasıl yani? Zaten kimse yemiyor ki," diye geçirsem de, diyemedim. Sadece ben sevmiyorum diyebildim :)

bu arada kız hepsini yedi :)

bunun kuyruklarını yeniyor muydu ya :)
0
gilbeys
(16.12.24)
ben yiyorum çıtır çıtır oluyor :p
0
false pretension
(16.12.24)
ben de yiyemiyorum ama baligin beyni falan da yenir yani, yiyorlar.
balikci bir arkadasimizmis.
0
sonsuz
(16.12.24)
istavritte kuyruk kafa vs ayiracak bisey yok.
komple gomeceksin..
0
cooperr
(16.12.24)
Ozellikle yerim cok keyifli
0
Zetnikov
(16.12.24)
Kuyruk ve kafayı yemem
0
ananiyimioguz
(16.12.24)
karadenizli olabilir. bazıları yer tercih meselesi.
0
jelly bear
(16.12.24)
Çocukken yerdik kraker niyetine. Hata yapmışız :)

Bana mı öyle geliyor biliyorum ama balıkta yüzgeç ve kuyruk gibi piştikten sonra sertleşen kısımlarda çok fazla tuz oluyor
0
diyecevaplandı
(16.12.24)
Sadece hamsi, o da iyi kizarmissa. Onun disinda yemem
0
mor oje
(16.12.24)
genelde yemem. hamsiyi komple yediğim olmuştur. kılçığıyla :)
0
gabe h coud
(16.12.24)
bayılırım ve niye yenmediğini düşündün ki bu nasıl bir önyargı. çabuk dene :D
0
neira
(16.12.24)
ooo duyurunun değişikleri damlamış eksik kalmayayım :D kafasını yemem ama yanaklarını yerim… kuyruğunu ucundan çıtırdatırım ama hepsini yemem…
0
theseachange
(16.12.24)
Hamsi ve çok büyük olmayan sardalyalar bizim evde toptan yenir ayıklanmadan kılçık falan ne varsa ama hamsinin kuyrukları yemeyiz genelde. Ha yense de bi şey olmaz ama tuzlu oluyor bence de
0
nundu
(16.12.24)
evet. neden yemeyeyim? citir citir cogzel.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.12.24)
balığına göre yenir. çıtır çıtır güzel olur.
0
co2s2
(17.12.24)
canım balık çekti beaa (avrupa yakası şahika beaa'sı olarak okunur)
normalde yemem ama çok övmüşler ilk fırsatta denicem
0
titanyum22
(17.12.24)
Küçük balıkların kuyruğunu yerim ama büyükler no
0
kullanicadi
(17.12.24)
Babam yer. Etrafımda yiyen çok kişi gördüm.

Ben de çocukken yerdim ama şimdi balıgin tadını çok sevmeme rağmen kafasını ve kuyruğunu kesip öyle vermelerini rica ediyorum balıkçılardan. Asla yiyemiyorum balık formunda.

Küçük balık da yemem zaten.
0
fraise
(17.12.24)
Balık var, balık var. İstavrit, hamsi gibi balıklarda hiç ayırmam. Ama çipuranın da kuyruğunu yemem :D
0
akhenaten
(17.12.24)
İğrenç ama malsf bazı midesizler hamsiyi istavriti tekte gömüyo :(
0
abuzer
(17.12.24)
Bizzat başıma gelen olaydır. Bazıları yiyor diye ben de bir defa balığın kuyruğunu yemiştim. Sonra boğazımda bir batma hissi oldu. Ekmek yedim, onu yedim, bunu yedim derken, geçmedi. yutkunduğum zaman batma hissini hâlâ hissediyordum. Aradan iki gün geçti, baktım olacak gibi değil, hastanenin yolunu tuttum. Kulak burun boğaz hekimi kamera soktu boğazıma, evet ufacık bir şey var dedi. Gel gelelim onu oradan alana kadar ne eziyet çektim. Boğazıma soktuğu ince uzun aletle defalarca almaya çalıştı, ama ben sürekli kusacak gibi olduğum için her seferinde izin vermedim. En son kalsın dedim ben bununla yaşamayı kabul ediyorum. Bu defa doktor inat etti, alacağız bir şekilde, bırakmam seni dedi. Hemşire kafamı tutuyor, doktor bir eliyle dilimi tutuyor, diğer eliyle o aleti boğazıma sokuyor, ekrandan bakarak kılçığı tutmaya çalışıyor, trajikomik sahneler, derken son defa deneyelim dedi ve o son defada almayı başardı.

Uzun lafın kısası, başınıza bu gibi bir şey gelmemesi için, kuyruk vs yemeyin.

Edit: çipura
0
el conquerador
(17.12.24)
Çocukken yerdim, hatta en hoşuma giden yeriydi. şimdi hamsinin bile üşenmeden kılçığını tek tek ayıklarım.
0
kimlanbu
(17.12.24)
Ben de balığın kafasını ve kuyruğunu yiyemem ama babam denizden ne çıksa yiyen bir kişi olarak her yerini yiyor mesela. O nedenle balığın kuyruğu yenmez diyemem.
0
peki madem
(17.12.24)
Güzel kızartılmışsa yenir mhmm!
0
SiyamkedisiZorro
(17.12.24)
hamsi tavayı komple kuyruğuyla kılçığıyla yerim.

tavada kızartılmış diğer küçük balıkların orta kılçığını çıkarıp yerim. orta kılçığı çıkarırken kuyruk da ayrılıra alıp özellikle yemem, ama kuyruk etli tarafta kalmışsa da ayırmam yerim.

büyük balıkların kuyruğu yenecek gibi olmuyor.
0
kibritsuyu
(17.12.24)
(42)

Sisli havada dörtlüleri yakmak

birmilyonunvarmi
Mantıklı mı?
Mantıklı mı?
0
birmilyonunvarmi
(12.12.24)
Gorulmeyeceginizi dusundugunuz, diger suruculeri potansiyel bir tehlike sebebiy uyarmaniz gereken her anda 4 luleri yakmak mantikli. Cok yogun yagmur, sis, ani yavaslama bunlar hep sebep olabilir. Amac sizin gormeniz degil gorulmeniz.
0
wallcan
(12.12.24)
evet tabiki, arkadan gelen araba beni görsün isterim
0
benaslinda
(12.12.24)
Sisli havada seyir halindeyken dörtlüleri açarsan kimse senin "diğer araçlar beni görsün diye açtım" dediğini düşünmez yolda bir kaza vs bir şeyler olduğunu düşünür, havada sis varsa sis farı açılır dörtlüler dörtlülerin açılması dışında kullanılıyorsa trafikte kargaşaya neden olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.12.24)
ben çok sis varsa 4lü yakarım. görünür olmak lazım.
0
mikahakkinen
(12.12.24)
Kaleciye ilk -1 imizi verelim ;) her arabada sis farı yok. Dörtlü yakmak mantıklı ve kullanılan da bir yöntem. Sisli havada dortlunun amacının "fark edilmek" olduğunu herkessss bilir ;)))

Edit: tx'lerde fln her arabada var mı, bilmiyodum? Sadece arkadan gelen değil karşıdan gelen için de işlevsel.
0
abuzer
(12.12.24)
O dörtlülere boşuna "hazard lights" demiyor adamlar. Boşuna turuncu değil o renkler. Bunlar sis için değil ama sis için de kullanımında sorun yok. Dörtlüler "istediğim yere park ederim" ışıkları değil, arıza, tehlike ve uyarı bildirim ışıkları.

Özellikle Bolu'da inen sislerde görünürlüğü arttırmak için kullanılabilir. Sis farı sizi muazzam bir farkla görünür kılmaz, dörtlüleri yakmak da görüşünüzü ciddi bir oranda iyileştirmez. Kullanımında bir sorun yok. Özellikle araçlar sis sebebi ile yavaşladığında takip mesafesi için de uyarmış olursun.
0
nawar
(12.12.24)
Abuzer arka sis farı fabrika çıkışlı zorunlu bir donanım, olmaması mümkün değil, seni görmesini istediğin sürücü de arkadan gelen sürücü zaten, -1'i geri almanı rica edeceğim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.12.24)
sisli havada dörtlüleri yakanları gördüğümde: "a aa niye herkes dörtlüleri yakmış? galiba herkesin aracı aynı anda arıza yapmış." diye düşünürüm.

amacı bu olmasa bile "sis var dikkatli ol" anlamına geldiğini asla düşünemem. kapasitem bu kadar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.12.24)
Sisli havada dörtlüleri yakmak bir kural değildir.
Kişinin kendini koruma yöntemidir.

Sisli havada ben yavaş giderim fakat arkamdan hızlı gelen araç benim yavaş gittiğimi ancak yaklaşınca anlayabilir. eğer dörtlüler yanıyorsa arkadan gelen araç benim yavaş gittiğimi anlar ve önceden tepki verir.

Sisli havadan dörtlü açmakta bence fayda var.
0
durbidakka
(12.12.24)
ya normalde yakılmaması lazım sis farlarının yakılması lazım ama dörtlü olunca yanıp sönünce insanlar daha dikkatli türkiye'de.
o yüzden yakmakta fayda var.
yanıp sönünce dikkat çekiyor.
0
OgutucuRecep
(12.12.24)
@kaleci

belirli bir hızda seyrederken öndeki trafik aniden tıkanınca, frene basarken aynı anda dörtlüleri de yakıyorum, arkadan gelen kişinin dikkatini daha fazla çekebilmek için. arabada standart ve zorunlu donanım olarak sağda, solda ve ortada stop lambası var, frene basınca otomatik yanıyor. onu da kullanıyorum. ama onlar frene dokunduğun anda yanıyor. ben arkadakine "ileride trafik duruyor, stop lambalarım pedala dokunduğum için değil, aniden durduğum için yanıyor, önüne bak dikkat et" demek istiyorum ve dörtlüleri yakıyorum. hatta bazı araçlarda bunu özelliğe eklemişler, sert frende kendi kendine yanıyor.

yani standart donanımı kullanma demiyoruz, onu da kullan, ama dikkat çekmek istiyorsan dörtlüyü de yak ne zararı var ki? arıza yapıp kenara çekmiş zannederlerse etsinler. zaten amaç bana dikkat etmesini sağlamak değil mi? ha sisten dolayı yakmış olayım, ha arızadan dolayı, ne fark eder? arıza yapmış zannediyorsa da yanımdan dikkatlice geçmek isteyecek, benim de yürüdüğümü fark edince gerizekalı değilse anlayacak haa sisten dolayı yakmış diye. dikkat çektiysem gerisi teferruat.
0
kibritsuyu
(12.12.24)
sisli havada sis lambası yakılır. dörtlünün olayla bir alakası yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.12.24)
buna mantikli diyenler herhalde trafik kurallarini ve arac donanimlarini yetersiz buluyor. araclarda arka sis farklari zorunlu guvenlik donanimi olarak bulunur. sis farinin gorunumu diger farlardan farkli olarak daha belirgindir. bunun nedeni isigi daha alcaktan ve genis yaymasidir. trafikte hangi donanimin hangi durumda kullanilacagi acik ve net sekilde belirlenmistir. bence bunun nedenleri oldukca basit.

1 - 4lu flasor yani ikaz lambalari herhangi bir sebeble trafikte durmaniz gerektiginde ya da ani yavaslamalarda kullanilir. ariza, kaza vb bir durum yoksa 4lu kullanimi gereksizdir.
2 - Siz 4lu yaktiginiz icin arkanizdaki arac aniden trafigin duracagini, kaza oldugunu vs dusunebilir panik manevrasi yapabilir ve kazaya sebeb olabilirsiniz.
3 - Gereksiz 4lu kullanarak yon belirsizligine neden olur serit degisikligi yaparken kullanicilari zor durumda birabilirsiniz.

gereksiz sekilde 4lu kullananlar, sis olmayan havada sis fari acanlar ve sag seridi bosken sol seritten gidenler ayni kisiler gibi geliyor bana.
0
tahtakafa
(12.12.24)
hem sis var hem de trafik yavaş hatta dur kalk şeklinde ilerliyorsa dörtlü yakarım. arka sis farları yeteri kadar görünür olmuyor.

sadece sis var ve trafik cayır cayır akıyorsa dörtlü yakmam.
0
scudman1
(12.12.24)
Kibritsuyu, abi siz sis lambasının yeterli gelmediğini düşünüp gereksiz stres yaptığınız için böyle bir kaygı hissediyorsunuz anlayabiliyorum ama sisli havada sis lambaları gayet yeterli bir uyarı sağlıyor, daha çok dikkat etsinler deyip dörtlüleri açmanın bir anlamı var mı bilemiyorum, bence yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.12.24)
Mantikli degil, oyle bir kuralda yok zaten, herkes birbirinden gorup yapiyor, kullanim amaci disinda. Sis olmasi bir acil durum degil arkadaslar, araciniz hala seyir halinde, yalnizca daha dikkatli surmesi gerekiyor herkesin. Ulkede hicbir sey tam olmadigindan, surus egitimi de verilmedigi icin dogru duzgun bilmiyor kimse, kulaktan dolma bilgiler dogruymus gibi savunuluyor ne yazik ki.
0
bosver nicki
(12.12.24)
ben yakarım bana göre mantıklı
0
gilbeys
(12.12.24)
bir zararı yok. arkanızdaki kişi sis dolayısıyla dörtlüleri yaktığınızı, aynı ortamda seyrettiği için anlar. ekstra görülebilir olmak da böyle bir ortamda avantajdır.
0
zgrydn
(12.12.24)
hatali hareket, 4luler durulmamasi gereken bir yerde durman gerekirse yakilir.
mesela onunde kaza vardir, anayolda trafik tikanmistir millet arkadan basmis geliyordur yakarsin.
Hareket halinde iken dortluleri yakmak hatali.
Zaten eger olmasi gereken bu olsaydi araclar arka sis lambalari olmazdi.
Yogun sis var ise on arka sisleri acip, kontrollu sekilde yoluna devam edeceksin.
0
cooperr
(12.12.24)
dortlu lambalar kulturel bir muamma.

TR de "istedig9m yerde dururum" anlamina gelir eger araba park halindeyse.

Birlesik Kralligin irlanda taraflarinda eger diger arabaya onunuze gecsin diye yol vermisseniz, ondeki araba tarafindan size tesekkur etmek icin yakilir.,, uc kere click click click.
0
parcxerox
(12.12.24)
Her sisli havada kullanmam ama ekstrem seviyedeyse kullanirim. Cunku o durumda da ozellikle akici yollarda hiz beklenmedik sekilde yavaslayabiliyor. Sis falan umursamayip cilginca arkadan gelenler de olabiliyor. Mantikli bir tedbir bence. Ayni durum yagmurda da gecerli, genelde Sakarya civarlarinda denk geldim hep, normal siddetli yagmurdan bahsetmiyorum, butun otoban 70'e falan dusuyor o derece bir yagmur.
0
mbond
(12.12.24)
Sisli havada dörtlülüler yakılır. Dörtlünün olayı zaten dikkatli ol demektir. Aşırı sis varsa her an fren yapabilir, yoldan çıkabilir, sorun yaşayabilirsin. Arkadan gelen kişinin bunu bilmesinde fayda var.
Ayrıca gayet de faydalı.

Yakmak kural mıdır bilmiyorum ancak kuraldışı değil. Gayet tabii bir durum. Hatta kural değilse bile racon budur diyebiliriz
0
biseysorcaktim
(12.12.24)
dörtlüler yakılır. Sis farı yakılır diyenler sadece kendi görmek istediklerinin derdindeler. Millet beni görsün, dikkat etsin anlamında yakılır dörtlüler
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(13.12.24)
Benim arabamda sis farı yok. Dörtlüyü yakıyorum. Bunun da nesine itiraz ediliyor anlamadım. "Şu ya da bu nedenle sıkıntı var, dikkat edin" demiş oluyoruz.
0
firez
(13.12.24)
Dün istanbul İzmir arası gidip geldim ve yollarda baya sis vardı, görüş mesafesi düşüktü ve ben dahil etrafımdaki dötlüleri yakan araclarla uyum içinde ilerledik. Direk anlaşılır kılıyor ışıkların yanıp sönmesi çevredeki araçları.
Bir de yakmayanlar vardı, onlar biraz güven vermiyordu falan.

Bana göre son derece faydalı ve yapılması gereken bir birşey.
0
va
(13.12.24)
yorumları okuyunca bu kadar insanın yanlışı savunması karşısında hayrete düştüm. "dörtlüler tehlikeli durumlar için uyarı amacıyla yakılır siste görüş mesafesinin düşmesi de tehlikeli bir durumdur ne var bunda" gibi bir mantık yürütülmüş de tam da bu duruma özel spesifik olarak üretilip arabalara konulmuş bir donanım olan sis farı varken onu kullanmak teoride de pratikte de doğru ve mantıklı olanken bunu reddetmek çok ilginç. dörtlüler açıkken sinyal vermek sıkıntı bir kere. bir de sis dışında bir uyarı amacıyla yakan da olabilir o sebeple karmaşa oluşabilir. belki adamın arabası arızalandı duruyor yolun ortasında sen de sisten dolayı yakıyor diye başta önemsemedin durduğunu geç fark ettin ani kırıp yan şeritteki araca çarptın falan kafadan bir gereksiz kaza senaryosu size. bence sis farı çok gereken bir şey olmadığı için insanlar bilmiyor ya da unutuyor o yüzden dörtlü yakıyorlar bile bile yanlışı yaptığını sanmıyorum kimsenin.
0
semaforo de medianoche
(13.12.24)
sis farı yeterli diyen arkadaşlar aynı zamanda, dörtlüler ani yavaşlamalarda yakılır yazmış.

frene basınca birkaç milisaniye içinde yanan ve standart donanımda tam üç tane birden bulunan stop lambaları yetersiz mi? demek ki standart donanımın yetersiz olduğunu düşünüyor ve dörtlü yakma ihtiyacı hissediyorsunuz. yani ben sis varken sis lambasının yetersiz olduğunu düşünüp dörtlü yakınca stres yapmış oluyorum, ama aniden tıkanan trafikte frene basınca anında yanan stop lambasının yetersiz olduğunu düşünüp elle dörtlü yakınca siz stres olmamış mı oluyorsunuz?

neticede neymiş? arabanın standart donanımının yetersiz olduğunu düşünerek kendini ve trafiği güvene almak istediğin her durumda yakabilirmişsin.

ayrıca dörtlüyü yakınca "galiba önümde ani fren yapıyorlar" diye panik yapıp kaza yapacak kadar acemi sürücü, sis farını da stop lambası zanneder, fren yapıyorlar diyip kaza yapar. o denli acemiden bu da beklenir.
0
kibritsuyu
(13.12.24)
Abi bu araçların mühendisleri ar-ge çalışanları her türlü hava koşulu için sayısız defa test ediyorlar bu araçları o yetmiyor bağımsız kuruluşlar ayrıca test edip en güvenli şekilde trafiğe çıkmaları için okey veriyorlar, siz bu araçların sdandart donanımının tüm bunlara rağmen yetmeyeceğini kendinizi de sisli havada Sevimli Hayalet Casper gibi görünmez olduğunuzu düşünüp illa dörtlüleri de yakacam kardeşim bana ne diyorsanız ekstra olarak dörtlüleri de açın tabii ne olacak usta sürücü böyle yapmalı :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.12.24)
bak mesela o arge çalışmasnı yapan mühendisler, ani bir frenleme durumunda dörtlülerin de otomatik yanmasını sisteme eklediler. ani frende stop lambalarıyla birlikte dörtlüler de yanıyor.

yarın bir gün sis yoğunluğunu ölçen bir sensör koyup, fazla siste dörtlüleri otomatik yakmayacaklarının bir garantisi yok. bunlar hep arge. iki gün sonra bunu da görürsek utanacak mıyız? olmaz diyebilir misiniz? 5-10 yıl önce frene ani basınca dörtlüler de yanacak desen ona da gülerlerdi. hatta chery'lerde arkaya da sensör koymuşlar, belirli bir hız üstüne arkadaki araç fazla yaklaşırsa da dörtlü yanıyor gelmee gelmeee diye. trafikte oyuncak etmişler, dibine girip girip yaktırıp eğleniyorlar.

hepsinde amaç aynı, fark edilmeyi arttırmak. sis farı yeter diyorsan yakma, tedirgin hissediyor, yetmez daha çok dikkat çekeyim diyorsan yak. bu tamamen kullanıcı tercihi artık. yakılır diye bir kural da yok, yakılmaz diye bir kural da yok.

yok kenara çekmiş zanneder, yok ani fren yapıyor zannedip panikler kaza yapar falan bunlar komik bahaneler. azıcık trafiği okusun, zannetmesin.
0
kibritsuyu
(13.12.24)
Yoğun siste açılır dörtlüler hocam. Teamül böyle. Yanlış bir şey de değil. Görünürlüğü her türlü arttırmak lazım öyle durumlarda. Arabada çakar (turuncu), hatta pavyon ışıkları olsa onlar dahi açılır.

Şehir içi dip dibe dur kalk trafikte yahut az/normal siste açılmaz.
0
yadigar
(14.12.24)
"ani frende stop lambalarıyla birlikte dörtlüler de yanıyor" kaza aninda dortluler yanabiliyor, dogru. ama ani frende yanan dortlu gormedim, hatta bu buyuk ihtimal eli yuzu duzgun ulkelerde yasal bile degildir.

4luler yogun siste gorunurlugunuzu falan arttirmaz, cunku sinyallerin icinde dandik bir tane led yada ampul var.

araclarda on sis farlari opsiyonel olabilir, ama arka sisler opsiyonel degil. arka sisler acin, gecin aracin arkasina, sislere bakmakta zorlanirsiniz, cunku oldukca kuvvetlidir. sinyaller ile arasinda kuvvet olarak ciddi fark var.

ezcumle, yogun siste 4lu yakmak kurallardan ve teknikten bir haber ortadogu insani hareketi, uzgunum ama boyle.
0
cooperr
(15.12.24)
Ortadoğu: ben nalaka

Hep otobanda sürüyorsunuz glb.. tek şeritli ucurumlu dağ yolunda yoğun sise yakalanmamis kimse

ve madem standart donanim olan arka sisler yeterli, ön sis opsiyonu neden var? Tüm mühendisler ortadogulu mu diyosun

Dörtlü yakıldı diye eli ayağına dolasip kaza yapacak kisi zaten net araba kullanamiyordur +7 yoğun siste kaza yapmama ihtimali yok, bari kendimizi kurtaralim
0
abuzer
(15.12.24)
yağmur sis görüş mesafesi düştüğünde dörtlüleri yakarım. çok faydalı
0
duyurukullanıcısı
(15.12.24)
"Sisli havada dortlunun amacının "fark edilmek" olduğunu herkessss bilir" diyen arkadas, aynen dedigin gibi on sis farklarinin senin farkedilmede pek etkisi yok, onemli olan arkadan gelen birinin sana gommemesi.

O yuzden onler opsiyonel ki bazi modern araclarda opsiyonal bile degil artik. Arkalar ise bildigim kadariyla her aracta var, yanlisim varsa buyrun duzeltin. Mesela bendeki 2021 model f segment SUV aracta on sis farlari opsiyonel olarak bile yok, arkalar standart.

tekrar ediyorum, yogun siste 4luler sizin normal stop lambalariniz kadar bile gozukmuyor olabilir cunku yaktiginiz lambanin kuvveti belli, o yuzden pek ise yaramayan bir aktivite. 4lu yerine bir zahmet sislerinizi yakin, devam edin.

ortada tartisacak bisey yok aslinda, insan hayret ediyor :D
0
cooperr
(16.12.24)
ne bulursam yakarım, ara ara da korna çalarım. yolda uyuyan eden çok. çarpacaklarına sinir olsunlar.
0
titanyum22
(16.12.24)
Arkadaşlar ar-ge ve mühendislik böyle çalışmaz. Yani sen su altında da sorunsuz bir şekilde hayat kurtaracak bir sistemi ya da önünün belli olmadığı kadar sisli yollarda da görüşü sorunsuz bir şekilde sağlayacak far üretebilirsin. işin bu kısmında sorun yok. Yalnız mühendislik burada bitmiyor. Basit tabir ile attığın taşın ürküttüğün kuşa değmesi lazım. Yılda iki kere denk geleceğin yoğunluktaki sis için hiçbir firma standart donanıma bu kadar maliyetli yatırım yapmaz. Görülme sis yoğunluğunun görüş azaltma oranına bakarak görülme sıklığı yüksek olan sis için önlem standart üretilir. Örneğin arazi araçlarındaki sis farları ve standart bir şehir içi aracındakiler de aynı değil. Neden? Çünkü en başta ihtiyaç sıklığı sebepli olan arz-talep konusuna geri dönüyoruz.

"bunlar hep arge. iki gün sonra bunu da görürsek utanacak mıyız? olmaz diyebilir misiniz?" @kibritsuyu ve gelişim süreci tespiti doğru. Yan aynalar, silecekler, emniyet kemerleri, hava yastıkları vs. hep ihtiyaca bağlı olarak kullanıma göre artan konular.

Ayrıca yoğun siste dörtlüleri yakıp yavaşlayan aracın makas atarak gitme ihtimali sebebiyle trafikte kaos yaratması, öndeki aracın fren lambası yanmadığı halde dörtlüleri gördüğü için başka şeride aniden direksiyonu kırması gibi şeylerin parçası olacak kişiler trafiğe çıkmasın zaten +1500 Dandik ledleri yüzünden görünürlüğü arttırmadığı halde mucizevi bir şekilde şerit değiştirirken sizi görünür kılacak olan sinyal lambaları gibi fikirleriniz de şahaneymiş. Bu konu neden bu kadar uzadı diye merak ettim, gereksiz Ekşi Duyuru gerginliği yaşanmış :)
0
nawar
(16.12.24)
tartisma gereksiz yere uzuyor cunku ortalama duyuru kullanicisinin tartisma dusturu adhominem. ornek:

- sinyaller siste gorunurlugu arttirir.
- arttirmaz cunku sisler yeterli kuvvete sahip degil.
- Dandik ledleri yüzünden görünürlüğü arttırmadığı halde mucizevi bir şekilde şerit değiştirirken sizi görünür kılacak olan sinyal lambaları...
- peki yogun sis?
- onu salla, benim amacim bir sekilde sana cift dalmak.
- peki.
0
cooperr
(16.12.24)
Olsun acelemiz yok @cooper. Şunu da tekrar cevaplayabilir misin? Önemli olan tek şeyin arkadan gelenin bana gommemesi olduğu fikrine tam olarak nasıl ulastin? Karşıdan gelen istediği gibi geçirsin, rahat mı olayım?

Bı de senin dışında herkesin dün ehliyet alıp bugün ilk kez sise yakalandigi fikri var tabii... Kimse yoğun siste karşıdan ya da önünde giden kisinin dortlulerini görmedi, fark edilirligi arttirdigini deneyimlemedi, o nedenle senin "hayır arttirmaz" tespitin/teorin kesinlige sahip.

Amacı çift dalmak olan da ortadoguya: ben nalaka'yi ilk dedirtendir
0
abuzer
(17.12.24)
ben de bu konu niye bu kadar uzadı onu anlamadım.

kimse sis lambası gereksiz, onun yerine dörtlü yakayım daha iyi demiyor ki. yahu çok basit. siste görünürlüğümü arttıracak ne kadar özellik varsa açıyorum, çünkü neden olmasın? arka sisi de açarım, ön sisi de açarım, dörtlüyü de yakarım, beşlisi altılısı olsa onu da yakarım, modifiye şahin gibi yere mor ışık veren renkli ledlerim varsa onu da açarım, japon keranesi gibi, ankara pavyonu gibi şıkır şıkır gezerim, yeter ki etrafımda daha fark edilir olayım. onu açan toptur bunu açan ortadoğuludur falan. dandik ledliyse gözükmüyorsa da fazladan boşu boşuna yansın amk elektrik mi yazıyor? sis farı gibi sabit yanmıyor, dandik de olsa sis farı gibi sabit değil yanıp söndüğü için dikkat çekiyor işte bunun nesini tartışıyoruz anlamadım ki?

dörtlüyü yanlış anlayıp kaza yapacak angut da trafiğe çıkmasın bir zahmet. azıcık önündeki trafiği okumayı öğrensin öyle gelsin. ben salağın teki yanlış anlar da ani fren yapıp kayar, tam kayarken de fren yerine gaza basıp uçurumdan düşer falan diye niye kullanmamazlık edip görünürlüğümü düşüreyim?
0
kibritsuyu
(17.12.24)
kibritsuyu +1.
0
unalub
(17.12.24)
@abuzer

karsidan gelen farlar ve sis yuzunden zaten 4luleri pek goremeyecek.

bircok aracta artik farlar oldukca kuvvetli, sis olmadigi zamanlarda bile sinyaller karsidan gorunmedigi icin sinyal verdiginizde o taraftaki far ya kapaniyor ya da kisiliyor.

ortadogulu olayindan benim kastim da zaten "ben ne varsa kerhane gibi yakayim, maksat gorunur olmak" mantigi, sagolsun kibritsuyu arkadas da bu tezi hemen dogrulamis...

isik, yanar doner seyleri seven bir milletiz, yapcak bisey yok.
0
cooperr
(17.12.24)
@cooper, ARTİK farlar kuvvetliyse ve dortlumun gorulmesini engelliyorsa 2025 volvomda ona uygun davranırım.

Bir de "goremeyecek" diye future konusmamiza gerek yok, onu diyorum. Hepimiz en az bir kez yoğun siste sürmüşüz belli ki. Ozellikle ben Max 2 günde 1, sisli tek seritli dağ yollarında sürüyorum. Ve yoğun siste dortlulerin faydasini sık sık deneyimliyorum. Teori uretmemize gerek kalmadı bak ilk ağızdan söylüyorum. Zaten yol kenarı uyarı ışıkları bile yanip sönen cinsten. Yoksa dümdüz ışığı koyar gecerlerdi di mi :)

Evet herkes fikrine daha da sıkı sıkıya bağlandığına göre duyuru gorevini tamamladi sanırım ;)
0
abuzer
(18.12.24)
(3)

ikametgahi turkiye'ye tasimak

baldur2
ikametgahi turkiye'ye tasisam ne gibi arti ve eksilerle karsilasirim. aslinda turkiye'de yasamayacagim ama boyle bir sey yapsam suc mu? ya da gss primi borcu mu yazar? amacim ihtiyac kredisi alabilmek.
ikametgahi turkiye'ye tasisam ne gibi arti ve eksilerle karsilasirim. aslinda turkiye'de yasamayacagim ama boyle bir sey yapsam suc mu? ya da gss primi borcu mu yazar? amacim ihtiyac kredisi alabilmek.
0
baldur2
(12.12.24)
Aklıma gelen risk şu

Sana icra tebliği gelse haklı olsan itiraz etmen gerekir belli süre içinde, evde yoksa muhtara bırakınca tebliğ sayılıyor

Adres yurt dışı ise oraya göndermeleri gerekebilir
0
fistikthecat
(12.12.24)
gss borcu çıkacak. emniyetten gümrük giriş çıkış dökümünü alıp sgk ya ibraz edilip tr de olmadığın tarihleri ispatladığında borcunu manuel olarak silecekler.
0
sttc
(13.12.24)
artisi: yerelsecimde turkiye'de olursan oy verebilirsin.

eksis:
gss borcu +1
yasadigin ulkede vatandaslik basvurunda sorun cikabilir bir ihtimal.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.12.24)
(6)

Bu Columbia ve The Nort Face montları neden bu kadar popüler? Olayı ne?

komando kani var bende
Lcw'den giyinen bir erkek olarak konuşayım :D Bu 2 mont neden bu kadar tutuluyor? Dayanıklı mı, Sıcak mı tutuyor? yoksa Iphone gibi statü yükseltmek için mi?
Lcw'den giyinen bir erkek olarak konuşayım :D Bu 2 mont neden bu kadar tutuluyor? Dayanıklı mı, Sıcak mı tutuyor? yoksa Iphone gibi statü yükseltmek için mi?
0
komando kani var bende
(27.11.24)
Dayanıklı ve sıcak tuttuğu kesin ama muadilleri daha ucuz ve daha az popüler ülkemizde klasik pahalıysa güzeldir algısı iphonede olduğu gibi bir statü unsuru gibi görülüyor
0
olaylar olaylar
(27.11.24)
popüler olmalarinin sebebi statü yükseltmek. 80-90'larda da vardi TNF montlar, sadece cok zenginler giyerdi. Bugün giyenlere gidip sorarsan hemen hepsi son 7-8 senede duymustur adini markanin.
Sicak kalmanin yolu layeringdir. Hem sicak hem hafif kalmanin yolu ise layering + kaz tüyüdür. Iyi ve hafif bir kaz tüyü mont + altindan giyeceginiz polar bir katman, bu iki markanin bircok ürününün verdigi konfordan ve isidan daha iyi performans saglar.
Mesela Decathlon'un Forclaz marka adiyla 100 dolara sattigi bir ördek tüyü montu var. Ördek tüyü kaz tüyü kadar olmasa da gayet sicak tutan bir materyal. Giy altindan bir polar o montun, mis gibisin. Üstelik öyle bulky de gözükmezsin. Ama iste Forclaz giyiyor oluyorsun :) Digeri üsütse de TNF marka oluyor.
Yani sicak tutuyor diyen kisi nasil sicak kalmasi gerektigini biliyorsa yalan söylüyordur isi önemli diye. Bilmiyorsa zaten cözümü yanlis yerlerde ariyordur.

Kaz tüyü olduktan sonra marka önemli degi. Ister Canada Goose olsun, ister TNF, ister Forclaz. Önemli olan fill power. Yani üründe kullanilan tüy gramaji.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.11.24)
Skechers ayakkabi alakasiz bir sekilde neden Turkiye'de populer olduysa ayni sebepten.
0
hot potato
(27.11.24)
bana 14 sene önce amerikadan TNF montu gelmişti. O zaman TNF henüz tr pazarına girmemişti. o montu halen kullanıyorum. Çok sıcak tutuyor ve bi o kadar sağlam.
0
false pretension
(27.11.24)
azalan marjinal fayda var burada.

iPhone örneğinden devam edelim. ucuz bir cihazla da telefon edebiliyorsunuz, WhatsApp olsun, instagram olsun bir dolu app'i kullanabiliyorsunuz, iyi kötü foto video çekiyorsunuz, pili sizi bir gün idare ediyor. 15bin liraya yapacağınız şeyin %75'ini hallediyorsunuz. sonra 15bin lira daha verip Samsung'un güzel bir modelini alıyorsunuz. (s24 fe çıkmış, 30bin lira. muazzam bir telefon) bu telefonla çok çok güzel foto video çekiyorsunuz, ekran daha güzel, pili daha uzun gidiyor, cihaz daha hızlı. 30bin liraya %85'e çıktınız. biraz daha iyi olması için 30bin lira daha verip s24 ultra alıyorsunuz. %95'e çıkıyorsunuz. bu işin son noktasında ise, iPhone 16 pro max var. 110bin lira. yani %5 daha iyi bir telefon almak için, 50bin lira daha vermeniz gerekiyor ve %5'in de ne kadarı gerçekten telefonun kalitesine veriliyor, ne kadarı statüye prestije veriliyor? tartışılır.

yani ilk %75 için 15bin, sonraki %10 için 15bin, sonraki %10 için 30 bin, en sondaki %5 için 50 bin vermiş oldunuz.

montlarda da durum böyle. günlük kullanım için, karşılaşacağımız durumların çok büyük bir kısmı için decathlon'daki montlar yetiyor. decathlon'da az daha para verip istanbul'da yılda 2-3 kere kar yağdığında da sizi sıcak tutacak, iyi kötü su geçirmeyecek montlar alabiliyorsunuz. en pahalı decathlon montuyla yılda 1-2 kere kayak yapmaya bile gidebiliyorsunuz (belki içine bir kat fazla bir şey giyersiniz). ama kışın 10 kere kayak yapmaya gidecekseniz, sürekli olarak yağmur altındaysanız north face alın. daha dayanıklı ve daha sıcak tutuyor, su geçirmiyor. montun su geçiren yeri dikişleridir ve aslında en pahalı şey de işçiliktir, yani dikişleridir. north face'in işçiliği daha iyi, daha güzel dikişler var.

ha bir de north face'in görüntüsü daha güzel.
0
co2s2
(27.11.24)
Sadece mağazaya gir ve dene.
0
her giriste sifresini unutan adam
(27.11.24)
(3)

Yurtdışına kediyle gitme

kobuzchu kiz
(Evrak işi ve prosedür kısmını sormuyorum, tamamen uygulamaya yönelik soru.)Kediyi taşıma kabına koyduk, yanımızda kabinde götüreceğiz diyelim. Bir de iç hat aktarma var diyelim, İzmir'den İstanbul'a, oradan Schengen ülkelerinden birine.Bir noktada güvenlikten geçerken kediyi çantadan çıkarmak gerek
(Evrak işi ve prosedür kısmını sormuyorum, tamamen uygulamaya yönelik soru.)
Kediyi taşıma kabına koyduk, yanımızda kabinde götüreceğiz diyelim. Bir de iç hat aktarma var diyelim, İzmir'den İstanbul'a, oradan Schengen ülkelerinden birine.

Bir noktada güvenlikten geçerken kediyi çantadan çıkarmak gerekiyor galiba?
Her bir güvenlik geçişinde kediyi çıkarıp çantasını manyetik banttan geçiriyor muyuz? İzmir'de kapıya geçerken, İstanbul'da pasaporttan kapıya geçerken, indiğimiz yerde çıkış yaparken?

Kedi manyaksa ve taşıma kabına her girişi evde 1 saatten fazla süren bir sinir savaşıysa ne oluyor? Başına gelen varsa tecrübelerinizi öğrenmek isterim.
0
kobuzchu kiz
(24.11.24)
Amerikan vatandasi oldugun için sana her sey serbest.

Degil kedi, timsah veya anakonda bile götürtebilirsin bagajda.
0
feastofthedamned
(24.11.24)
kediyi tasima kabina sokmanin kolay bir yolu: yastik kilifi. kanguru kesesi gibi ac yastik kilifini, zaten merak da ediyorlar. kafasindan asagi süveter geciriyormus gibi gecir. hayvani sonra yastik kilifiyla tasima cantasina koyabilirsin. o kilifin icinden cikmayi basariyor cantanin icinde. bizim kedi de manyak. bu yöntemi veteriner ögrettiginden beri isimiz 2 dakikada halloluyor.

hatirladigim kadariyla ben kediyi sadece bir defa cantadan cikarmistim, o da ana kontrol kisminda. her ihtimale karsi tasma almistim yanima ve vücut kismini hayvanin üstünde birakmistim. böylece tasima kabindan cikarirken elimi aradan sokup tasmayi takmistim. bizimki asiri tirsak, kacacagindan degil de iste kedi oldugu icin, sonucta güven olmaz. tekrar cantasina sokmak da kontrol esnasinda cok kolaydi cünkü disaridan ödü patliyordu, kalabalik ortamda cantasina girmek icin kendisi cabaliyordu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.11.24)
Şöyle oluyor:

İzmir'de girişte çıkarmanızı isteyeceklerdir. Daha sonrasında uçağa binmeden önceki kontrolde de cikarmanizi isteyeceklerdir. İstanbul'da pasaport kontrolünden sonra da çıkarmanizi isteyeceklerdir. Toplamda 3 kere. Kediniz manyetik bandtan geçmiyor ama sizinle birlikte x-ray cihazından geçiyor. İndiginiz yerdeki prosedür ülkeden ülkeye değişiyor. Bizim gittiğimiz ülkede istemediler.

Bizimki normalde de sakin bir kedi ama dışarıya çıkınca ekstra sakin ve bize yapışan bir kedi oluyor. Biz her ihtimale karşı tasma almıştık fakat kendisi omzumuza yapışıp maymun taklidi yapmayı tercih ettiği icin buralardan geçerken sorun çıkarmadı. Sizin için tasma uygun olabilir. Bir de daha önce o kadar kalabalık bir yere girmediyse, muhtemelen sizinki de biraz dsha çekingen davranacaktir.

Bu arada havayolu firması olarak Pegasus'u tercih etmenizi öneririm. THY hayvanları kabine almamak için kırk takla atıyor ve tam bizim gideceğimiz dönemde köpek ölümleri gerçekleşmişti bu ısrarları yüzünden. Biz Pegasus ile gittik. Onlar sadece kabinde taşıma yapıyor, uygunluk varsa yan koltuklarınızı boş bırakıyorlar. Konforlu bir seyahatti bizim için.
0
fraise
(24.11.24)
(1)

ingiltere ya da ispanya'da onkolog tanidigi olan var mi?

monicapp
annemin tedavisi icin bir opsiyon buldum ancak oradaki doktorların yönlendirmesiyle yapılabiliyor süreç. ne yapsam bilemedim? kimseyi bulamazsam buradan kendim gideceğim ancak masraflı oldugundan simdi buradan soruşturuyorum kucuk ihtimal de olsa belki ulaşabileceğim biri çıkar.
annemin tedavisi icin bir opsiyon buldum ancak oradaki doktorların yönlendirmesiyle yapılabiliyor süreç. ne yapsam bilemedim? kimseyi bulamazsam buradan kendim gideceğim ancak masraflı oldugundan simdi buradan soruşturuyorum kucuk ihtimal de olsa belki ulaşabileceğim biri çıkar.
0
monicapp
(24.09.24)
ne kadar yardimci olabilir bilmiyorum ama la noix ispanya'da yasiyor ve doktor. belki bir fikir verebilir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.09.24)
(5)

Birbirine karışmış zincir kolye nasıl açılır? Kim açar?

mikahakkinen
Hanımın altın kolyelerini düşürdüm birbirine girdi. 5 6 tane arap saçı gibi oldu. Pudra mudra ne varsa denedim psikolojim bozuldu.Önerileriniz nedir? Kim açar bunu?
Hanımın altın kolyelerini düşürdüm birbirine girdi. 5 6 tane arap saçı gibi oldu. Pudra mudra ne varsa denedim psikolojim bozuldu.
Önerileriniz nedir? Kim açar bunu?
0
mikahakkinen
(08.09.24)
Sükûnet açar. Sakin sakin elinizde oynayın ufak ufak takip edin zincirin gidiş yolunu filan. Açılır o. Ya da benim elimde karışık duramıyorlar bilemedim. Benim elime gelen arapsaçı düğümler hep açılır.
0
muhayyer divan
(08.09.24)
Ablamınki öyle olmuştu, kuyumcu amca birkaç dakikada çözmüştü. Bir kuyumcuya gidin.
0
candide
(08.09.24)
AVUCUNUZA DOLU DOLU SAÇ KREMİ DÖKÜN. KREMİ ZİNCİRE İYİCE BULAYIN. AÇILMA İHTİMALİ YÜKSEK. ŞAKA YAPMIYORUM.
0
anaphylacticshock
(08.09.24)
Ben üstüne pudra döküp tezgah üstünde sadece iki kürdan yardimiyla ayiriyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.09.24)
çok deli sıkışmışsa sakin kalıp yarım saat uğraşıp, gerekirse iğneyle falan açıyorum.

normal bir karışıklıksa parmaklarımla böyle daha bir karıştırırmış gibi yapıyorum o kendiliğinden açılıyor.
0
art cat chocolate
(08.09.24)
(19)

En abartılmış (overrated) ülke/şehir hangisi sizce?

ermanen
ya da hangileri?bence new york / abd, ya da abd'nin çoğu yeri. "san diego" gibi bir yer hariç belki bana göre. new york kalabalık, bakımsız ve turistik denecek pek bir şey yok. sokaklar evsiz dolu ne yazık ki. tarihi pek bir şey de yok. binaların tepesinden çıkıp bakıyorsun, bi de özgürlük heykeli v
ya da hangileri?

bence new york / abd, ya da abd'nin çoğu yeri. "san diego" gibi bir yer hariç belki bana göre.

new york kalabalık, bakımsız ve turistik denecek pek bir şey yok. sokaklar evsiz dolu ne yazık ki. tarihi pek bir şey de yok. binaların tepesinden çıkıp bakıyorsun, bi de özgürlük heykeli var. central park'ta bisiklet sürmek fena değil. yaşamak farklı olur tabii, kültür ve sanat açısından çeşitlilik var. bir etkinlik için de ziyarete gidilebilir mesela. büyük şehirlerin iyi yanları da var tabii ki.

not: demin sorulan italya'nın abartıldığı sorusundan esinlendim. bana göre avrupa şehirleri daha görülesi yerler gibi duruyor, tarihi çeşitlilik ve farklı kültürlere yakın olmak. abd bu tarafa uzak da, ve insanlara da uzak yerler cazip gelebiliyor. abd'nin de bir cezbedici yanı var sanırım. şehirlere/ülkelere turist olarak gitmek farklı tabii, ve ülkenin daha küçük yerleşim yerleri ve kültürüne daha yakın olabileceğin yerler de var. deminki soruda da bahsedildi bu tür şeyler. abd de sonuçta kocaman ülke ve bir çok farklı deneyimler edinebilecek bir yer, ama küçük yerleşim yerleri avrupa gibi gezilesi yerler olmuyor genelde.
0
ermanen
(04.09.24)
Oyumu Amsterdam'dan yana kullaniyorum.
0
mbond
(04.09.24)
new york, new jersey, boston. hepsi benim için hayalkırıklığıydı. hele amerikan yaşam tarzını sevmiyorsan daha da rahatsız edici oluyor.

avrupa’da helsinki. gerçi çok büyük beklentim yoktu ama sonuçta başkent diye gitmiştim. bomboş bir şehir, içinde hiçbir şey yok.
barselona da aşırı turistik ve boğucu olmaya başladı. 15 sene önce gitsem belki severdim ama şu an b*ku çıkmış, posası kalmış bir şehir.
0
sir gawain
(04.09.24)
1-paris
2-amsterdam
3-barcelona

balon kere balon 3 tane sehir.
0
bay b
(04.09.24)
Viyana
0
Bruce
(04.09.24)
İskandinav ve balkan şehirleri.

Stockholm'ü 1 numaraya yazayım, Gamla Stan bölgesi evet güzel ama onun dışında özellikle yazın giderseniz şehir bomboş, insan yok. Birçok restorant, cafe ve sosyalleşebileceğiniz yerler tadilata giriyor/kapanıyor. Bu da şehrin canlılığını yok edip sıkıcı bir ortam haline getiriyor. Epey şaşırmıştım. Yaşamak için çok iyi olabilir onu hariç tutuyorum.
0
Lethe
(04.09.24)
bunun cevabını verebilmek için hakkını vererek ciddi şehir gezmiş olmak lazım.

turistik gezide bile ne aradığına bağlı çok öznel bir konu. mesela chicago veya new york bir mimar için gayet turistik tek tek binaları görmek vs. çokça tatmin edecektir, bir başkası için bina yığını. müzesinden sokaklarına, cafelerinden konser salonlarına, saraylarına her şehirde çok şey var gezip görecek. avrupa şehirlerinin overrated olduklarını kesinlikle düşünmüyorum. koca bir arşive sahip çıkıyorlar. turizimden dolayı popülasyon sıkıntılı ama stratejik tarihler seçerek gezilebilir. Amerika da bence eşsiz uçsuz bucaksız arazileri ile bayağı cezbedici.

en son gezdiklerim arasında gelmesek de olurmuş dediğim Torun var lakin şehrin her yanını bezemiş tuğla yapılarını görmüş olduğum için memnunum.

uzak doğu hiç yok lugatımda onun için karşılaştırma yapamıyorum.
0
nwnd
(04.09.24)
bana nyc ilginc geliyor cünkü mimarim ve ilgimi ceken cok fazla sey var. pis olmasi falan ayri bir konu ama mimari ve kültürel acidan cok doyurucu. ayrica abd'nin bircok sehrinden farkli olarak yürüme mesafesinde bircok sey bulabiliyor olusunuz sehrin sokaklarin civil civil kiliyor.

paris nasil balon oluyor anlamiyorum bu arada. paris'i ben 15 gün gezdim, bir 15 gün daha gezerim yani. müzeyse müze, parksa park, saraysa saray, güzel mimari, konserler, günün her saati civil civil sokaklar, tekne turlari, kiliseler. daha ne ariyorsunuz mesela? aynisi amsterdam ve barcelona icin de soruyorum bu arada. amsterdam'da toplamda 6 hafta üstünde kaldim 4 farkli gezide. barcelona'da bir hafta kaldim. bir an canim sikilmadi.

bence dresden'di. avrupa'da gezdigim sayisiz yer icinde bu diyecegimi sadece burasi icin derim: bok gibi yerdi. ufacik tefecik bir örnek vereyim. hostelde resepsiyona pub var mi civarda diyoruz, pub ne diyor. sokaga cikiyoruz, keza ayni. bir yerel kadin sonunda pub ne demek biliyordu ama dedi ki pub yok sehirde, biergarten var ama kisin kapali. la sehirde oturup icki icecegimiz yer yok mu? cafe soruyoruz, o da yok. bir tane var, cafede 3 masa var ama iceride 30 kisi bekliyor. sonra güc bela bir irish pub bulduk.
404094 sehir gezdim, pub ne diyen insani ilk defa orada gördüm.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.09.24)
Amsterdam diyeni döverim. Bünyesinde dünya kadar turistik aktiviteyi barındıran başka muadili yok.

Başka hangi ülkede ağzında sigara kanal turu yapabilirsin, mantar sote yiyip müze gezebilirsin, vitrinden manken seçebilirsin, tarihi yapıları görebilirsin, büyük clublara gidebilirsin, plajlara gidebilirsin...
0
kimlanbu
(04.09.24)
en overrated şehir hangisidir diye anket yapmışlar, birinciliği istanbula vermişler!
0
exlibris
(04.09.24)
Abartılmış biraz iddialı, yerine beklentimin altında kalan hayal kırıklığı yaratan Viyana oldu.
0
put it in your appropriate place
(04.09.24)
En beğenmediğim Seul.

İtalya iyi güzelde ok, bence de abartılmış balon artık. italyanları iş hayatında tanıyorum ve nefret ederim onunda etkisi olmuş olabilir.

Newyork’u ben çok beğendim ama orada tabi ki zenginsen güzel, metrosunu falan hiç beğenmedim.
Abd’de gökdelen, şehir dışlarında ki doğa ve müze dışında birşey yok, şehirler zaten evsiz dolu, bana çok tehlikeli geldi ama bilmiyorum belki yalnızdım ondandır.

Bence münih ve çevresi ve portekiz, ispanyanın bazı şehirleri ‘underrated’. TR ise birinci olabilecekken cahillikten harcanıyor.
0
durgunfoton
(04.09.24)
Sehir gezerken zamanlama cok onemli.

NY'ye agustosta gittim berbatti, sehir o kadar yogunlugu kaldiramiyor, her yer cop yiginiydi. 5 gunlugune diye gitmistim, 3 gun zor dayandim kactim.

Sonra bir arkadasin dugunu icin ilkbaharda gittim sakindi, cok guzeldi.

Bir de Istanbul overrated diyen tas olur yaw, eski yarimdada dunyanin en guzel yerlerinden biri, sadece bogaz yeter. Her ne kadar icine etmis olsakda guzel sehir.
0
cooperr
(04.09.24)
Gördüklerim arasında açık ara Prag. İnanılmaz abartılıyor. Türk tipi şark kurnazı esnafı da cabası.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(04.09.24)
kısmen haklısın ancak pis sokakları için değil kültürel mirası için gidilip gezilmesi gerek bazı yerlerin.
yeme içme vs konusunda katılıyorum, abartılmayan kısmı geçmiş kültürlerini miraslarını orada yaşayabiliyorsunuz. gerisi boş abartı işler.
0
basond
(04.09.24)
@nwnd +1. arkadaşlar siz mükemmel tarihi ve mimarisi süper olan bir ülkede mi yaşadığınızı sanıyorsunuz? paris boş ne demek ya. adamlar 30 kere ihtilal, dünya savaşı vs. yaşamış her yeri tarih dolu bir şehir. türkiye de 1 şehir söyleyin ki dolu dolu tarihli ve korunmuş.

Amsterdamdaki olanakların müzelerin 10da 1i hangi Türk şehrinde var. veya dünaydaki kaç şehirde var. herkesin şehirlerden beklentileri farklıdır. dünyada 4 ülke görüp bu yorumu yapmak çok saçma. ben mesela le havre şehrini çok sevdim. fransada le havre en sıkıcı şehirlerden biri olarak görülür.
0
mikahakkinen
(05.09.24)
bana göre de avrupa çok sıkıcı. bakış açısı.
0
deartheodosia
(05.09.24)
New York City bence overrated. Bana Istanbul'u andırıyor. Sehir artık doymuş..insana, çalışana, turiste.. böyle yerler bana bir şey ifade etmiyor. Full kaos ve yorgunluk. İnsan ilişkileri yapay ve para hep ön planda.
0
ferenc
(20.09.24)
izlanda, isvec, finlandiya gibi iskandinav ulkeleri. asiri abartiliyorlar.

new york'a dil uzatanlar utansin. dunyanin baskentine laf etmek... abd sehirleri evet abartidir cogunlukla, tarih yok, mimari yok ne var lan it dedirtir adama. hele dallas falan gitmeden once kulaga cool geliyordu. gidince cok sasirmistim bombos bir sehir, bombos.

ama new york, italya buralar abarti degil. bunlara abarti diyen neye bakmasi gerektigini bilmiyordur zannimca.
0
antikadimag
(20.09.24)
kanada. guzel isli maasli birinin gidip 6 ay kuremesi akil alir gibi degil.
0
baldur2
(20.09.24)
(2)

autocad'da cizgiler uzatma?

c1b2k3
https://hizliresim.com/guasg53mesela ölcüleri bu sekilde degistirdim, ve arada aciklik kaldi. su an bunlarin hepsini tek tek uzatiyorum ama bunun daha kisa yolu var mi acaba?tesekkürler
hizliresim.com

mesela ölcüleri bu sekilde degistirdim, ve arada aciklik kaldi. su an bunlarin hepsini tek tek uzatiyorum ama bunun daha kisa yolu var mi acaba?

tesekkürler
0
c1b2k3
(03.09.24)
evet, galiba ingilizcesi extend komutu olmasi lazim. ayni zamanda stretch komutu da ise yarar.

eger extend kullanirken arada bir baska cizgi varsa, yani söyle: ibb.co
diyelim bu yatay cizgiyi sari cizgiye kadar uzatacaksin, üc defa tiklamak yerine, extend komutunda bir baska ara secenek var, o sayede tek hamlede yapabiliyorsun. extend yazdiktan sonra altta komut cubugunda secenekler göreceksin, benim autocad almanca oldugu icin ingilizcede ne deniyordu hatirlamiyorum ama belki boundary edges falan deniyor olabilir, almancasi Grenzkanten belki buradan arastirarak sonuca ulasabilirsin, onu secip tek hamlede istedigin cizgiye kadar uzatabilirisin.

komutlar nasil calisiyor bilmiyorsan anlatabilirim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.24)
super, danke. benim de almanca ve bu sekilde hallettim :)
0
🌸c1b2k3
(03.09.24)
(1)

yaklaşık kelimesiyle ilgili

0zlem
dilekçe yazıyorum 8,5 ay çalıştığım şirkete yaklaşık 1 yıl çalıştığım şirket diye yazsam sıkıntı olur mu?8 ay yazmak istemiyorum soru yukarıdaki
dilekçe yazıyorum 8,5 ay çalıştığım şirkete yaklaşık 1 yıl çalıştığım şirket diye yazsam sıkıntı olur mu?

8 ay yazmak istemiyorum soru yukarıdaki
0
0zlem
(03.09.24)
olmaz. yaklasik bir senedir calismiyorsunuz cünkü.
8 ay bir senelik dilimin %67'si ediyor. buna yaklasik denmez yani.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.24)
(3)

İnek, koyun, keçi, manda, eşek, at, deve sütü farkı ne?

ermanen
Çoğu kişi inek sütünü bilir. Bunun dışındaki hayvanların da sütü içilebiliyor:koyun, keçi, manda, eşek, at, deveve başka ülkelerde sütü içilen diğer hayvanlar da var:ren geyiği, bufalo, yakrusya'da mus geyiği mandıraları da varmışbu hayvanların sütlerinin farkı ne? peynir farklarından da bahsedebili
Çoğu kişi inek sütünü bilir. Bunun dışındaki hayvanların da sütü içilebiliyor:

koyun, keçi, manda, eşek, at, deve

ve başka ülkelerde sütü içilen diğer hayvanlar da var:

ren geyiği, bufalo, yak
rusya'da mus geyiği mandıraları da varmış

bu hayvanların sütlerinin farkı ne? peynir farklarından da bahsedebilirsiniz.

ek soru: inek, keçi, eşek, at sütlü sabunlar var. bunların farkı ne oluyor? faydalarının farkı vs.?

not: bu arada domuz sütü de içilebilirmiş ve hatta inek sütüne benziyormuş. ama sağılması nadirmiş çünkü zormuş ve inek kadar süt depolamıyormuş. nadir de olsa domuz peyniri yapan çiftlikler varmış. yurtdışındadır tabii.
0
ermanen
(03.09.24)
keçi sütü inek sütüne göre daha güvenilir. çünkü inekler süt vermesi vb. durumlar için bir sürü ilaç alıyor ve bu sütede geçiyor. keçi daha yabani ve küçük olduğu için riski az.
0
mikahakkinen
(03.09.24)
Keçi sütü inek sütüne göre daha fazla yağ daha az şeker ihtiva ediyor, o nedenle inek sütüne göre daha lezzetli ve daha az alerjik olabiliyor, eşek ve koyun sütü antioksidan bakımından zengin diyorlar ama ben diyenlerin yalancısıyım, diğerleri hakkında bir fikrim yok sanırım en lezzetlisi keçi sütünden elde edilen ürünler oluyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.09.24)
aradaki en büyük fark iki süt arasindaki moleküler fark. inek sütü büyük moleküllü oldugu icin sindirimi zordur ancak keci sütü insan sütü gibi kücük moleküllüdür. bu anne sütüne en yakin süt geyigi de aslinda buradan gelir. keci sütü gaz yapmaz falan denmesinin sebebi budur. eger keci sütü icince gaz yapmadigini ama inek sütünün kendisine gaz yaptigini söyleyen biri varsa o kisi esasen laktoz intolerant degildir cünkü iki süt arasinda kayda degecek bir laktoz farki yoktur sanilanin aksine. keci sütünde laktoz orani %4.2, inek sütünde %5'tir.

öte yanda keciler taze sürgünleri yerken inekler yerdeki otu kopara kopara yerler. bu da süt kalitesine etki eder.

bufalo denen hayvan da bizim manda ya da camis dedigimiz hayvani yabanili. sütünün tüketilmesi garip degil. manda yogurdu ülkemizde de gayet sevilenve bulunabilen bir ürün. cok da güzel olur cünkü sütü cok yaglidir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.24)
(28)

sma olayı neden hâlâ var?

tabudeviren
nereden baksan bi beş senesi vardır gündeme gelmesinin..bildiğim kadarıyla evlenmeden önce testler de yaptırılıyor. ama hala smalı bebekler var, yani bu süreçte doğmuş.bunlar testte anlaşılmamış mı yoksa ebeveynler test yaptırmadan mı evlenmiş?
nereden baksan bi beş senesi vardır gündeme gelmesinin..
bildiğim kadarıyla evlenmeden önce testler de yaptırılıyor.
ama hala smalı bebekler var, yani bu süreçte doğmuş.
bunlar testte anlaşılmamış mı yoksa ebeveynler test yaptırmadan mı evlenmiş?
0
tabudeviren
(02.09.24)
Sma'nın uydurulmuş, yapay olarak var edilmiş bir hastalık olduğunu düşünüyorum, buna beni biraz da piyasadaki SMA isimli bebek mamalarının ismi itiyor.

Evlenecek olsam test yaptırmam. Çünkü dünyanın binbir türlü hali var. Ben sevdiğim sevildiğim ve evlenmeye uygun birini bulmuşum, ama tehlikesi çıktı diye mi evlenmeyeceğim de ayrılacağım yani? O zaman ilişkilere kan testleriyle falan başlamak lazım, madem olması gereken bu...
0
muhayyer divan
(02.09.24)
Bu ülke halkının cahilliğini hafife almamak gerek, hâlâ devam etmesinin en temel sebebi bundan kaynaklı önlem almaya gerek duymama ve bazen bilinçli olarak almama. Ayrıca bu konularda aşı karşıtlarının, doktorlardan ürken büyük oyuncuların, dünyayı yönetenlerin hepimizi sıvılarla kötü emellerine alet ettiğini iddia eden komplo teorilerine inananların fikirlerine itibar etmemek gerektiğine inanıyorum.
0
moonie
(02.09.24)
Test yaptıran ve sma taşıyıcısı olduğu halde "bir şey olmaz yeaaa, bizi mi bulacak" diye çocuk yapanların oranının test sonucunu ciddiye alanlara göre çok daha fazla olduğunu idda edebilirim ama kanıtlayamam.
0
kobuzchu kiz
(02.09.24)
"smalı olsa nolcak ki? ölür yenisini doğururuz"

geneli cahil olmak için can hıraş çırpınan aileler. yani yazdıkların doğru
0
ala09
(02.09.24)
Cahilliği hafife almamak gerek +1

Örneklerini okuyoruz. Biz s.kişelim de gerisi umrumuzda deği mantığı.
0
ruhen hastayim ben
(02.09.24)
Cahillik sebebiyle.
Bazen Instagram'da önüme saçma sapan yemek videoları düşüyor. Içine eti basıyor, yağı basıyor. Şifa diyor. Şimdi böyle düşünen binlerce vardır, bunlara sma anlatamazsin. Daha hala cinci hocaya giden insanlar var bu ülkede.

Eskiden üzülürdüm ama test artik yapılmaya basladigindan beri hala bunu umursamayan varsa çok da fifi. Bile bile lades demenin mantığı yok.
0
logisticsmanager
(02.09.24)
Yeterince vurgulanmamis, cahilliği vurgulamak isterim <3

"Al beni al, koca istiyom" diyen teyze gibi düşün... yeter ki birini bulam da birakmam youtu.be
0
abuzer
(02.09.24)
Şunu sormak da mümkün,

Devlet neden sma ilaçlarını ödemiyor? Buna benzer pek çok aşırı pahalı ilacı hem de hastalıktan dolayı yok yoksul kalan insanların ilacını ödemiyor?? Mesela??
0
muhayyer divan
(02.09.24)
Kimse söylememiş ya da söylemeye cesaret edememiş sanırım, o nedenle ben söyleyeyim: Bu halkının cahilliğini hafife almamak gerek, bir testle öğrenilebilecek hastalık için test yaptırılmadığı gibi ilk çocuğu yapıp hastalıklı bi genetiği olduğunu anladığında bile ikinci üçüncü SMA'lı çocukları üretmekte beis görmeyen bir topluluktan bahsediyoruz, bile bile isteye isteye yapılan hareketler bunlar sanırım bağışlardan gelen parayı bir şekilde indiririz beklentisiyle yapılıyor bunların hiçbirine de üzülmüyorum, hatta bu bağış organizasyonlarının yanından geçerken "neden skine sahip olup 15. SMA'lı çocuğu yapmamak yerine burada gelenin geçenin kafasını skiyorsun" şeklinde yakalarından tutup sarsmak istiyorum ama bir yandan da cahil halk galeyana gelip beni linç ederler diye çekiniyorum.

Devlet rahatlıkla önlenebilecek bir hastalık için ödeme yaparsa bunlar hızla üremeye devam edip tedaviyi devlete yığabilir, test bedava test yaptırsınlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.09.24)
@Kaleci

Ben bir ilişkimde herifin sağlığından endişe edip kan testi yptırmasını istedim diye yeri göğü yıktı. Siz diyorsunuz ki birbirini seven ve evlenmeyi isteyen insanlar kanlarındaki bir değerden ötürü ayrılacak noktaya gelsinler ayrılsınlar önemli değil, yeter ki hasta bebek doğmasın.

Devletin sitesinde ne yazıyor? Önce erkeğin taşıyıcılığına bakılır, erkek taşıyıcıysa kadına bakılır. Kadın sağlıklıysa erkek taşıyıcıysa bebek sağlıklı olur, kadın da taşıyıcıysa taraflara tüp bebek tekniğiyle çocuk sahibi olmaları tavsiye edilir.

Bunu tercih edebilecek insan var edemeyecek insan var, ÇOCUK İSTEMEYEN insan var... Ne kadar kolay hakaret ediyorsunuz ya. Hepiniz cehaletin hakiki simgelerisiniz. Siz devletinizin bu hastalıklarla sadece parasız insanları birbirinden ayırarak mücadele etmesini normal karşılıyorsunuz, test yaptırmak bedava diyerek hem de. Yazıklar olsun size.
0
muhayyer divan
(02.09.24)
muhayyer divan ben senin için konuşmuyorum ama ne söylediğini birkaç defa okudum, acaba ironi mi yapıyor yoksa ciddi mi ya da ben mi yanlış anlıyorum diye kendi kendime tartıştım ama işin içinden çıkamadım ne yazık ki ama yine de bu düşüncenle ilgili şunu söyleyebilirim: Birbirini seven insanlar hastalıklı bir çocuğun doğumunu engelleyecek basit bir testi birbirlerine olan sevgilerinin ya da ilişkilerinin bitmemesi uğruna yaptırmayıp hastalıklı bir çocuğun doğmasında beis görmüyorsa bence sokaktaki köpekler yerine bu zihniyetteki insanlar uyutulup üremelerinin önüne geçilmeli ve bu hastalaklı düşüncelerinin genetik yoluyla aktarılması engellenmeli.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.09.24)
@tabudeviren, şimdi gördün mü hala neden smalı bebekler var. Çünkü anneleri bile bunu umursamıyor fakat metrobüs bekleyen gariban halk kasetçalardan yardım çığlıklarını umursasın ve para göndersin istiyor.
0
ruhen hastayim ben
(02.09.24)
@Kaleci

İki taraf da taşıyıcı olduğu takdirde tüp bebek yaptırmaları tavsiye edilir. Bakanlığın sitesinde yazan bu. Kadın ve erkeğin bedeni için uygulanacak bir çözümü var mı? Yok. Tek çözüm tüp bebek. Peki bu çözüm ucuz mu pahalı mı? Sma ilaçlarından daha ucuz ama kadın bedeni için yine de çok fazla pahalı. Çünkü ilk seferinde tutturulamama meselesi var.

Sen sağlık SEKTÖRÜ diye bir ifade duymadın herhalde, ve buradakiler. İLAÇ SEKTÖRÜ falan bilmiyorsunuz demek ki. Bugün diyaliz skandallarını pek çok sağlıkçı bilir mesela. Özel hastanelerde ayrı araştırma hastaneleri ayrı devlet hastaneleri ayrı önüne gelene ameliyat yazan, hiçbir şey bilmiyorsa aklına estiği gibi ilaç yazan doktor sayısını herhalde resmî şekilde bulamayız. Daha bugün iş arkadaşımın eşinin üçüncü tiroid ameliyatı olduğunu, ameliyat esnasında doktorun "yanlışlıkla" ses tellerine gelen sinirleri yaktığını ve doktorun bunu kendiliğinden söyleyip günah çıkardığını dinledim. Bu ameliyat hiçbir gerekliliği yokken yapılmış bir ameliyat.

Siz anlamıyor musunuz sağlık alanında dehşet verici paralar döndüğünü?? Bunun mafyasının olduğunu bilmiyor musunuz? Devletin maddî imkanları olmayan hasta insanlara para ödemek zorunda olduğu halde ödemediğini, bütün o hasta bebeklerin ve yetişkinlerin sadece bu sebeple bol bol "telef" olduğunu bilmiyor musunuz? Bütün bunların sebebi sadece test yaptırmamak mı sizce? Test yaptırsaydı iki tarafında da taşıyıcı olduğunu öğrenselerdi ayrılacaklar mıydı, parasız oldukları için? Hm?? Aynı devlet temsilcilerinin yaptığı gibi, siz de parası olan yaşasın evlensin parası olmayan evlenmesin diyorsunuz öyle mi?? Gerçekten öyle mi?? Size inanamıyorum.

Özellikle sağlık konusunda sürekli şüpheci davranan sürekli komplo teorilerini de göz önüne alan insanların hepsi salak sizin gözünüzde, bir siz akıllısınız. Buyrun devam edin. Bir gün sizi de çarpar o mekanizma.
0
muhayyer divan
(02.09.24)
muhayyer divan ne yazdığını okumuyorum bro beni etiketleyerek bir şey yazma lütfen, bundan sonra sen benim için dünya düzdür ve dönmez ile aşıyla mikroçip yerleştiriyorlar argümanıyla aşı karşıtlığı yapan bireylerin bir seviye daha altında bir kullanıcısın ve kendi gri hücrelerimin sağlığı açısından seninle sohbeti ketim. No offense.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.09.24)
geçen bir doktorla hemşire çift smalı çoçuğu için yardım dileniyordu. bunu cahillikle açıklayamazsınız. çok farklı bir durum var burada.
başka bir kadında çocuğum ölmesin diye ağlıyordu. çocuk 3cü çocuğu ve diğer iki çocuğuda smadan ölmüş.

devletin katı yaptırımları olmadan bu iş çözülmez. en başta test zorunlu olacak o olmazsa devlet hiç bir şekilde sağlık hizmeti vermeyecek. hatta daha radikali hastalıklı çocukları yaşatmayacak.
0
my fault
(02.09.24)
"
muhayyer divan ne yazdığını okumuyorum bro beni etiketleyerek bir şey yazma lütfen, bundan sonra sen benim için dünya düzdür ve dönmez ile aşıyla mikroçip yerleştiriyorlar argümanıyla aşı karşıtlığı yapan bireylerin bir seviye daha altında bir kullanıcısın ve kendi gri hücrelerimin sağlığı açısından seninle sohbeti ketim. No offense."

Yazdığın burada. Okumuyorum dedin mi dedin. Okumadan düz dünyacı ilan ettin mi ettin. Bitmiştir.
0
muhayyer divan
(02.09.24)
@my fault

Halkına %100 dost, asla halkının aleyhinde iş yapmayan bir hükümet bulursan bu dediğini yapsın, evet. Ama şu ortamda kimse benim o testlere güvenmemi bekleyemez. Sonuçları kasıtlı olarak çarpıtıp çarpıtmayacaklarını bilmem, ben doktor değilim, alanın uzmanı da değilim. Bunları olmak zorunda da değilim. Bana hükümetlerin tamamı sağlık hizmeti vermek zorunda, beni kullanmak değil.

Siz bugün ekonomi konusunda asla güvenmediğiniz devletin sağlık konusunda çok güvenilir olduğuna tam bir inançla bağlısınız ya, ben daha size başka ayna tutamam.
0
muhayyer divan
(02.09.24)
testi olan bir hastalığın testini yaptırmayan insan çok. cemaatçiler dinciler ultrasona girip cinsiyetini veya sağlığını halen öğrenmiyor bu ülkede. halen down sendromlu çocuklar doğuyor. bunların hepsinin testi var. ama adam gidip yaptırmıyor.

aile sosyal politikalar engelli vb. gruplara maaş bağlıyor. 3 engelli çocuk yapmış ailede 4.ye hamile olan anneye daha fazla hamile kalmayın çocuklar engelli oluyor dediklerinde onlar benim geçim kaynağım diyor anne. çocuklar rezil halde tek odada ve o odaya yeni bebek gelecek. bu ülkede o kadar cahil insan var ki akıl mantık ruh sağlığı bunu kaldırmaz.

bu ülkede çocuğunu önemseyen yüzde 10 yoktur. herkes çocuk yapıyor ama bakamıyor. romen(çingen) doğurup sokağa atıyor ya, bunları görmemezlikten gelmek toplumun tüm dengesini bozuyor.

örneğin şizofren anne doğum yapıyor. şizofreni genetik bir hastalık ve genetik aktarımı devam ediyor. hem şizofren anne çocuğa düzgün bakamayacak hem çocuğun şizofren olma riski var. artık biraz realist düşünme zamanı geldi.
0
mikahakkinen
(03.09.24)
SMA ilacı dediğimiz ilaç görece yeni bir ilaç olduğu için (Nusinersen etken maddesine sahip Spinraza 2016'da SMA tedavisi için FDA onayı alan ilk ilaç olmuş) son zamanlarda bu kampanyalar arttı çünkü öncesinde böyle bir tedavi olmadığı için SMA hastası bebekler olsa da aileleri kampanya yapmıyordu ve biz de medyada ve sağda solda duymuyorduk.

Onun dışında evet test ücretsiz ve artık bazı belediyeler nikah öncesi testi zorunlu tutuyor. Bunun tüm belediyelere yaygınlaştırılması lazım. Devlet de gerekirse bu çiftlerin tüp bebek masraflarını karşılar yani hem ilaçtan daha hesaplı hem de ilaçla da SMA %100 iyileşen bir hastalık değil. Hasta çocuğu tedavi etmeye para harcamak yerine hasta çocuk doğmamasını sağlamak daha mantıklı hem çocuğun ve ailenin iyiliği hem de ekonomik anlamda.

@muhayyer divan'ın bu sitedeki her cevabında daha fazla şok oluyorum. Bu tip duyurulardaki cevapları yüzünden diğer duyurularda da ciddiye alamamaya başladım maalesef.
0
nundu
(03.09.24)
@nundu, maalesef mi xd isabet olmuş bnc
0
abuzer
(03.09.24)
Yanlış okumadıysam şöyle bir önerme verilmiş yorumlarda;

*Sma testi yaptırdığımda eğer anne baba taşıyıcıysa tek seçenek tüp bebek
*Tüp bebek pahalı olduğu için bunu yaptıramayacak insanlar olabilir
*Bu yüzden bile bile sma'lı çocuk yapalım, bunun da tedavisini devlet üstlensin.

Yani özetle benim tüp bebek yapmaya param yok o yüzden ölümcül hastalığa yakalanacağı kesin olan bir çocuk dünyaya getirip bunun da tüm masrafını vergi mükelleflerine yüklemek istiyorum.

Yani işin parasına puluna, devletin bunu karşılayıp karşılamamasına girmeden önce şunu sormak istiyorum;

Hangi insan sırf çocuk sahibi olabilmek, ya da sırf birlikte olduğu kişi çocuk olmazsa kendisinden ayrılır korkusuyla kendi çocuğunu göz göre ölümcül hastalık sahibi yapar. Buna kendinizi nasıl ikna edebiliyorsunuz, nasıl bir vicdanınız var ki biz sma'lı da olsa çocuğu yapalım, kervan yolda düzülür, devlet nasılsa tedavisini karşılar diyebiliyorsunuz. Nasıl bir vicdan ki eşini ikna edemedim o zaman çoçuğum ölse de olabilir en azından bir deneyeyim diyebiliyor.

Eğer evlendiğiniz insan böyle bir durumda sizden ayrılıyorsa, zaten sizinle sadece üremek için birlikte demektir. Bu durumda ha siz ha bir başkası. Yani sırf bunu kaybetmemek için çocuk feda etmek nasıl bir hastalıklı düşüncedir. Evlat edinmeyi gündeme bile almadan kendi çocuğum olsun diye zavallı bir bebeği göz göre göre korkunç bir sürecin içine atmak, inanılmaz bir bencillik, inanılmaz bir cahillik gerçekten.
0
thracia
(03.09.24)
Durumum yoktu tamamini okuyamadim ama sadece ana akim dusunceye yapilan destegin rahatsiz edici boyutta olmasi sebebiyle muhayyer divan +1 diyorum.
0
mbond
(03.09.24)
@thracia

Şahsen çocuk istemediğimi sağa sola bin kere yazdım, okumamış olabilirsin, buraya tekrar yazmış olayım.

Evlenmeye karar verdiğimde kimse benden zorla test alamaz. Bunu söylüyorum. ocuk istemeyen insanlara zorla test yaptırmak, test yaptırmadan evlendirmemek, çocuk yapmayacaksa evlenmeye hak kazanamaz demek olur, buna hiçbir belediyenin ve hiçbir devletin hakkı yoktur ve olamaz. Bunu anlamakta bu kadar zorlanmanızo da ben anlamıyorum.

Kaldı ki doğacak çocuğun hastalanma ihtimali %25, yani hasta doğmama ihtimali %75. Daha küçük ihtimale tutunmayı kendinize hak görüyorsunuz ve her iki taraf da taşıyıcıysa evlenilmesin diye dayatmayı çok yerinde buluyorsunuz. Neden yüksek olan sağlıklı çocuk ihtimalini bu kadar uzak buluyorsunuz? Niye gözünüz bu kadar korkuyor küçük ihtimalden, devletin sunacağı sağlık imkanlarından mı korkuyorsunuz yoksa :) bunu bi düşünün bakalım, ben yukarıdan beri ne söylemişim...

Sanki hayatta bir tek test yaptırılarak bulunabilen hastalıklar var... Başka hiçbir hastalığa yakalanmıyor insanlar, doğuştan getirilen başka hiçbir hastalık yok, her şey kontrol altında... Hele hele. Çok güzel Allahçılık oynuyorsunuz.

@nundu, sen ciddiye almasan da olur hiçbir şey fark etmez benim için. Aynı şey @abuzer için de geçerli.

"aile sosyal politikalar engelli vb. gruplara maaş bağlıyor. 3 engelli çocuk yapmış ailede 4.ye hamile olan anneye daha fazla hamile kalmayın çocuklar engelli oluyor dediklerinde onlar benim geçim kaynağım diyor anne."

Sadece bu bile bir vatandaş olarak yaşadığınız ülkedeki değerinizin göstergesi. Siz değerli hissetseydiniz "onlar benim geçim kaynağım" diyecek kadar düşüldüğünde bunu kırmızı alarm olarak alıp alabildiğine yaygınlaştırmak üzere bir hareket başlatırdınız, zenginleri iş adamlarını harekete geçirirdiniz. Hiçbir şeye gücü yetmeyen anca ekmeğinden eksiltip paylaşırdı, üzerime düşeni yapayım, elimden geleni yapmadım demeyeyim diye.

Çocuk feda etmekmiş... Siz neler için neleri ve kimleri feda ediyorsunuz bir dönün kendinize bakın.
0
muhayyer divan
(03.09.24)
@muhayyer divan

Gerçekten size inanamıyorum. Ciddi ciddi ne var canım, çocuğum en fazla %25 ihtimalle ölümcül hastalığa yakalanacak. Bak ne güzel %75 yüksek ihtimal yakalanmayacak diyorsunuz. Çocuğun hayatıyla kumar oynamaya kendinizi ikna ettiğiniz yetmezmiş gibi bir de bize akıl öğretmeye kalkıyorsunuz. Ve bunu da "ne var canım, insanda bir hastalık olabiliyor, ne malum yarın ölmeyeceğimiz" gibi aptalca bir argümanla savunmaya çalışıyorsunuz.

Yani bu akla, bu vicdana laf anlatmaya çalışmak zaten yersiz.
0
thracia
(03.09.24)
zamaninda yazdik: eksisozluk.com

devletler bu ilacin parasini ödemezler cünkü devletin kaynaklari sonsuz degil ve devlet geri kalan her vatandasina saglik sistemini ulasilabilir kilmali. devletlerin yapmasi gereken sey belli, o da sma'yi gebelik testleri icine almaktir ve ben bu entry'i yazdiktan kisa bir süre sonra türkiye'de de sma gebelik öncesi taramalara dahil edildi. bu noktadan sonrasi kisilerin kendi aldiklari bir risk ve sayet test yaptirtmadan ya da test sonucunu önemsemeden cocuk yapiyorlarsa hasta cocuklarinin vergilerle iyi edilmesi diye bir sacmalik olamaz.

sma'ya uydurulmus hastalik demek özür dileyerekten diyorum ki akil durgunlugu. smali bebeklerden öncden haberiniz yoktu cünkü bilinen bir tedavisi yoktu. ancak son dönemlerde bu insanlari görmeye basladiniz cünkü ionsanlar yeni bulunan tedaviye ulasmak icin cirpiniyorlar.

su an hali hazirda entry'de bahsettigim gibi rett sendromu icin yürütülen bilimsel arastirmalara bagis yapmaya devam ediyorum. sma icin artik bagis yapmadigim icin onun yerine de sanfilippo sendromunu koydum. sanfilippo sendromunu burada cok büyük ihtimalle hic kimse duymamistir cünkü bilinen bir tedavisi olmadigi icin insanlar evlerinde cocuklarinin ölümünü bekliyorlar ama sizin duymamis olmaniz böyle bir hastalik oldugu gercegini degistirmiyor. yarin öbür gün rett sendromu ya da sanfilippo sendromu icin de bir tedavi bulundugunda, sayet bu tedavi ücreti ayni sma tedavisi gibi ulasmasi güc bir miktarda olursa sizler bu insanlari da görmeye baslayacaksiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.24)
işin tıbbi boyutuna falan girmicem. bu ülkede dilenciliğin acilen yasaklanması gerekiyor. hiç anlam veremediğim bir şekilde insanlar dilencilere anormal para döküyor. bulunduğum küçük şehirde senelerdir utanmadan dilenen ve dilencilikle bayağı para kaldıran insanlar var, ekserisi yaşlılar. yürüdüğü halde topal taklidi yapanlar falan. bazen karşılarına oturup izliyorum, on dakika içinde yirmi kişi geliyor kağıt paralar bırakıyor bu insanlara. sma olayı da bunun bir türü. dilenciye para veren yüzbinlerce belki milyonlarca affedersiniz gerizekalı insanı durduramıyoruz çünkü. köpek olayı da aynı saçmalıktan çıkıyor.

edit: lösev gibi rüştünü ispat etmiş kurumlara yapılan bağışları asla kastetmiyorum belirtmek istedim
0
titanyum22
(03.09.24)
İnsanlar gerçekten umursamıyorlar ne yazık ki, onun için hala var. En azından umursayan bir kısım insan testler sayesinde bunun önüne geçebiliyor ama, böyle bir faydası var.

@muhayyer divan

"Evlenmeye karar verdiğimde kimse benden zorla test alamaz. Bunu söylüyorum. çocuk istemeyen insanlara zorla test yaptırmak, test yaptırmadan evlendirmemek, çocuk yapmayacaksa evlenmeye hak kazanamaz demek olur," demişsiniz.

Daha çok; "Çocuk yapacaksanız böyle bir risk olduğunu bilin" demek olmuyor mu? Neden bu kadar agresif algılıyorsunuz ki bunu? Sonuçta çocuk yapamayacak diye kimsenin evliliğine engel olunmuyor değil mi? Çocuk yapmayı düşünmüyoruz demenin bir anlamı yok ki. Bugün istemez yarın ister. Herhangi bir bağlayıcılığı yok ki bunun.

Tüp bebek önerisiyle ilgili çok dertlenmişsiniz."Çocuk yapmak istiyorsa ve tüp bebeğe de parası yetmiyorsa ne yapsın bu insanlar?" gibi bir bakış açısından mı konuşuyorsunuz bunu tam anlamadım? "Ben ve evlenmeyi düşündüğüm insan" şeklinde vurgulamışsınız hep, o çocuk da evde süs eşyası olmayacak değil mi? O da kendi başına bir canlı. Sırf siz birini sevdiniz diye önlenebilir bir durumun konusu olmak zorunda kalacak olan üçüncü bir "kişi" yani. Ayrıca sanki tek sorun sma demişsiniz, tek sorun sma değil elbette ama sma tespit edilebilir bir sorun. Önünüze getirip koyuyorlar bak bu risk var diye. Sizce de bu bilinmez herhangi bir riskten farklı bir durum değil mi niteliksel açıdan?

Ayrıca birbirini sevip evlenen insanların arasındaki sevgiyle bu testin yapılmasının hiçbir alakası yok aslında. Evlenen kişiler çocuk yapmak durumunda değil, eğer testler risk olduğunu söylüyorsa çocuk yapmayabilirler. Eğer çiftlerden birisi, ben bu riski almak istemiyorum diye ayrılmak istiyorsa da bu testin kabahati değil, bunu söyleyen kişinin kendi seçimi.
0
akhenaten
(03.09.24)
Bir de bu cehaletin şöyle ikiyüzlüce bir yaklaşımı var;

Ben sma'nın uydurulmuş bir hastalık olduğuna inanıyorum, aşılarda çip var, big pharma vs.
Ama çocuk sma'lı olunca, hastalıktan yoğun bakımlık olunca, yandım anam, devlet tedaviyi karşılasın, nerde bu devlet nerde bu millet. E ne oldu, inanmadığını söylediğin hastalık başına gelince koşa koşa soluğu hastanede aldın? tedavisinin peşine düştün?

Bu aşılar big pharma işi ben kızamık aşısı yaptırmıyorum, su çiçeği aşısı otistik yapıyormuş, çocuk felci aşısıyla bizi kısır yapmak istiyorlar bla bla, ama çocuklar hasta olunca yetişin dostlar. Senin cahilliğinin ve bencilliğinin sorumluluğunu tüm toplum olarak biz çekelim istiyorsunuz, yok ya!
0
thracia
(03.09.24)
(14)

goodreads kullanıyor musunuz?

mizore
merhaba, merakımdan soruyorum, goodreads kullanıyor musunuz? yeni başladım ve kindle'la bağlantı kurunca hangi sayfada olduğunuzu bile gösteriyor.
merhaba, merakımdan soruyorum, goodreads kullanıyor musunuz? yeni başladım ve kindle'la bağlantı kurunca hangi sayfada olduğunuzu bile gösteriyor.
0
mizore
(02.09.24)
Kullanıyorum evet, okuyacak yeni kitap bulmada da, okunacak kitabın yeterince iyi olup olmadığı konusunda da faydalı oluyor.
0
salihdt
(02.09.24)
Evet okuma listesi olarak tutuyorum, daha çok okumak istediğim ya da bir yerde duyup bu kitaba sonra bir bakayım dediğim kitapları unutmamak için
0
grimavi
(02.09.24)
Birkaç kere denedim ama devamlılık sağlayamadım. Hesap öyle duruyor.
0
Amaranta ursula
(02.09.24)
@grimavi +1
0
peki madem
(02.09.24)
Kullaniyorum. Okudugum kitaplari oraya kaydediyorum.
Kindle kullanmiyorum sayfa sayisi yok o yüzden ama kitabi bitirdigim tarihi not ediyorum.
Yil sonuc yeni yil icin challange koyuyorum :)
0
robert bosch
(02.09.24)
kullanıyordum.
ne yazık ki uzundur kitap okumaz oldum.
0
biseysorcaktim
(02.09.24)
kullanıyorum.
0
unalub
(02.09.24)
hayır, kullanmıyorum.
ama yanılmıyorsam hesabım vardı orada.
onun yerine 1000kitap uygulamasını kullanıyorum. oradaki okuyucu profili genel olarak nasıl bilmiyorum ama 1000kitap'taki gibiyse hiç gerek yok. zira bizdekiler kitapta olmayan cümleleri bile ilgili kitabın alıntılar sekmesine yazıyor. yetmiyor, filmi çekilmiş bir kitapsa, alıntılar kısmına yine kitaptan ziyade filmde geçen replikleri yazıyorlar. sayfa numaraları, yayınevi ismi desen hak getire.
0
m e b
(02.09.24)
Kullaniyorum uzun suredir ozellikle chick lit kitaplari icin kitap hakkinda gorus bildirdigim kisimlara donup bakiyorum yazarin dili akicimi kitap asiri boş mu fln diye ve ne zaman re read yaptigimi gormek icin cok ise yariyor
0
eja
(02.09.24)
kullanıyorum
0
juliette
(02.09.24)
goodreads'te motivasyon için, kitap yorumlama/öneri için bir grup oluşturabiliriz, isteyenler olursa yazın bana oluşturalım <3 ben de okumaya uzun süre ara vermiştim, tekrar başladım ve çokkk iyi geldi. eminim bırakanlar bir sayfa bile okumaya başlayınca ne kadar özlediklerini fark edecekler
0
🌸mizore
(02.09.24)
2015'ten beri kullaniyorum. Memnunum. 1000kitap Küçük Ceylan ise Goodreads Freddie Mercury falandir. Kullanici kitlesini böyle canlandirabilirsiniz gözünüzde.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.09.24)
Evet kullanıyorum.
0
put it in your appropriate place
(02.09.24)
kullanıyorum.

kindle da kullanıyorum. güzel bir sinerji var evet.
0
AlsterWasser
(02.09.24)
(6)

ciger kapasitesi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
yani respitory volume gelistirmek istiyorum. bunun icin gördügüm kadariyla en cok aerobik öneriliyor ama aerobik bilgim hic yok.sizce bunu evde kendi kendime de yapabilir miyim yoksa bir hoca esliginde mi olmali? kafama göre bir yere yazilip aradigimi bulamamaktan da cekiniyorum. tam nokta atis basl
yani respitory volume gelistirmek istiyorum. bunun icin gördügüm kadariyla en cok aerobik öneriliyor ama aerobik bilgim hic yok.
sizce bunu evde kendi kendime de yapabilir miyim yoksa bir hoca esliginde mi olmali?
kafama göre bir yere yazilip aradigimi bulamamaktan da cekiniyorum. tam nokta atis baslayip düzenli calismak istiyorum.

evde derken illa dört duvari kastetmiyorum, bahcede de calisabilirim tabii.
evde = bir yere yazilmadan.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.24)
triflo denen nane ile yapıyorlar onu sanki.
0
titanyum22
(29.08.24)
30 yıldır uzun düzenli uzun mesafeler maraton koşuyorum.
Kişisel tecrübelerim; zorlanmadan en yüksek hızınızda uzun koşular yapmak, örneğin ben saatlerce 5 dk/km pace ile koşabiliyorum. İstikrarlı uzun koşularla kapasitemi artırdım, arttırabilirim. İkincisi de fiziksel olarak koşudaki duruşunuzu düzeltmek. Akciğerin maksimum açık olacak şekilde vücudunu tutmak işe yarayacaktır.
0
gabe h coud
(29.08.24)
Aerobik kapasite sporcuların oksijenli solunum yapabilme kapasitesidir, bu aşamada hareket edebilmek için nabzın çok fazla yükselmemesi, enerjinin yağlardan harcanması ve nabzın yükselerek anaerobik sisteme geçmemesi hedeflenir, bunun için de VO2MAX skorunun yükseltilmesi gerekir ama böyle anlatınca "o zaman sürekli yavaş tempo egzersiz yapalım" gibi anlam çıkabilir ama burada asıl amaç tempo yükselirken bile aerobik kapasite yüksek olduğu için nabzın yükselmeyip düşük kalmasıdır. Bunun için de VO2MAX kapasitesini arttıracak egzersizler yapılmalıdır. Düzenli olarak düşük nabızda kalınarak yapılacak kardiyovasküler egzersizler zamanla daha yüksek hızlara ya da daha uzak mesafelere ya da yüksek alanlara daha düşük nabızda çıkılmasına olanak verecektir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.08.24)
tabata antrenmanlarını seviyorum ben çok işe yarıyor dayanıklılık için.

Serbest dalgıçlar da güzel volume kasıyorlar. nefes egzersizleri oluyor onların farklı. Alışık olmayan bayılabilir. Ben denemedim. Dalgıç eğitmenleri veriyordur o dersleri.

Halter çalışırken en büyük derin nefesimi alıp 5 tekrar boyunca tutmayı da seviyorum,. göğsüm çok genişledi o sayede.

Kullanacağın durum nedir merak ettim?
0
hasmetizm 2046
(29.08.24)
@hasmetizm
Alpinizm.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.24)
vo2 max artırmak +1
onun için de kardiyo
0
rentts
(29.08.24)
(3)

Meksika vizesi

VIPCH
Meksika'ya hep gitmek istemiştim ama insanları havalimanından geri çeviriyorlar diye cesaret edip gidemedim. Avrupa'da yaşıyorum ve Amerika vizem var. Şimdi ben konsolosluk vizesi alıp gitsem yine de böyle bir sorunla karşılaşır mıyım? Amerika'da yaşayan bir kaç YouTuber kapı vizesi ile giriş yapmak
Meksika'ya hep gitmek istemiştim ama insanları havalimanından geri çeviriyorlar diye cesaret edip gidemedim.

Avrupa'da yaşıyorum ve Amerika vizem var. Şimdi ben konsolosluk vizesi alıp gitsem yine de böyle bir sorunla karşılaşır mıyım?

Amerika'da yaşayan bir kaç YouTuber kapı vizesi ile giriş yapmak istediklerinde alınmadılar diye olayın mantığını tam çözemiyorum.

Eğer geri çevirirlerse, Amerika'ya uçak bileti alıp geçme şansım var mı?
0
VIPCH
(29.08.24)
Meksika seyahatinde sorun ABD vizesi sahibi olmamak. Dışişleri Bakanlığı şöyle bir açıklama yapmıştı: www.mfa.gov.tr

Geçerli ABD vizesi olan vatandaşlarımızın Meksika’ya Meksika vizesi olmadığı halde girebilecekleri Meksika makamlarınca bildirilmiştir.

Meksika hudut yetkilisi vatandaşımızın pasaportunu damgalamak suretiyle Meksika’da kalma süresini belirleyecektir.

ABD vizesi olan ve Meksika’ya havayoluyla seyahat eden vatandaşlarımız uçuş / biniş kartlarını da hudut makamlarına ibraz etmek zorundadırlar.

ABD vizesi olmayan vatandaşlarımız Meksika’ya gitmeden önce Meksika vizesi almak zorundadırlar.

Tereddüt halinde Meksika Büyükelçilikleri veya Başkonsoloslukları ile irtibata geçilmesinde yarar görülmektedir.
0
Lethe
(29.08.24)
yasadigin ülkenin meksika konsoloslugundan bir belge al. kapidaki polis killik yaptiginda onu gösterip gecebiliyorsun. abd vizesi ya da ab oturumu olanlar meksika'ya vizesiz girebiliyorlar ama bazi sinir polisleri killik cikarabiliyor.
kaynak: bir arkadasim
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.24)
2 ay önce gittim Meksikaya. Diğer milletden insanlar 10 saniyede kontrolden geçerken beni 45 dk boyunca beklettiler.

En son aktif schengen vizem olduğunu, rezervasyonlarımı, uçak biletimi vs görünce ikna oldular. Aktif Amerika vizeniz veya schengen vizeniz varsa büyük ihtimalle alırlar. Ancak soru yağmuruna tutuyorlar.

son sorunuzun cevabınızı bilmiyorum.
0
nuevo
(29.08.24)
(12)

K.karti borcum yuzunden avukatlik duruma gelmisim

tantamount_to_equivalent
Tr'de yasamiyorum, is bankasi kredi kartimi arada sirada evdekilere yemek ismarlamak, hediye mediye gondermek icin kullaniyordum. Sonra mayis da mi ne kartin gecerlilik suresi doldu, eski adresime kart yollamalar, y.disina kart gonderemiyoruzlar falan defalarca sinir ettiler beni, ben de borc falan
Tr'de yasamiyorum, is bankasi kredi kartimi arada sirada evdekilere yemek ismarlamak, hediye mediye gondermek icin kullaniyordum. Sonra mayis da mi ne kartin gecerlilik suresi doldu, eski adresime kart yollamalar, y.disina kart gonderemiyoruzlar falan defalarca sinir ettiler beni, ben de borc falan odemiyorum dedim, 40000'lik borc 45000 olmus 3-4 ayda, simdi de musteri temsilcisi aramis avukatlik duruma gelmis borcunuz diye odeme istiyor. Bundan sonraki surec nedir?
0
tantamount_to_equivalent
(29.08.24)
icra yoluna gidilir. trde bir malın, banka hesabın varsa onlara haciz gelir, kredi notun da düşmüştür. bence hemen öde bekletmeden yaptığın mantıklı bir iş değil.
0
jelly bear
(29.08.24)
Abi borç ödemiyorum dersen ve ödemezsen icra açarlar. O parayı alırlar. Banka hesaplarına haciz, malına mülküne, arsana, arabana vs. haciz koyarlar bir şekilde alırlar. Bundan sonraki süreç parayı ödemezsen kaybedeceğin bir savaşa girmek olur. Buradaki sorular da...
0
Shepard
(29.08.24)
Hocam yurtdışında olmanın verdiği özgüvenle "ben de borç falan ödemiyorum" demek çok mantıksız, yani bu senin borcun en nihayetinde ödemediğin her an sana zarar bankaya hiçbir şey olmuyor banka öyle veya böyle alacak senden bear anlatmış zaten nasıl olduğunu ama asıl rezillik dosyan avukatlara verildiğinde sadece seni taciz etmeyecekler anneni arayacaklar babanı arayacaklar halanın kızını amcanın oğlunu arayacaklar söyleyin borcunu ödesin diye, o arada borcun da katlanacak, pis bir süreç yani hiç o toplara girmeden öde geç sonra hesabını kapatırsın istiyorsan.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.08.24)
90 gün borç ödenmezse yasal takip aşamasına geçilir. Banka çeşitli kanallardan sana ve yakınlarına ulaşmaya çalışacaktır. Seninki bu noktada. Ödememeye devam ettiğinde işin içinde avukatlık vb. masraflar da girecek.

Birkaç ay daha ödemezsen bankalar alacaklarını varlık yönetim şirketlerine satıyorlar. Seninki de satılırsa çooook rezillik çekersin. Tacizin bini bir para. Ayrıca bankaların kara listesine girersin ki yarın bir gün işin düşerse çok sorun olur. Mesela Türkiye'de para transferi yaparsın, bir de bakmışsın paraya bloke konmuş. Hiç önermem.

TR'de yaşamayan biri Türk bankalarındaki tüm kredili hesaplarını bence kapamalı, vadesiz TL ve USD-EUR hesapları bırakmalı. Yoksa uğraşır durursun. Bulunduğun ülkeden kredi kartını kullanmanı öneririm.
0
Lethe
(29.08.24)
Türkiyeye girerken sorun yasarsin.
0
robert bosch
(29.08.24)
Ayrica kredin puanin düsmüstür. Ev kredisi vs durumlarinda sorun yasarsin.
0
robert bosch
(29.08.24)
sirkete sinir olmak ile aldigin borcu ödemek arasinda nasil bir bag kurabildin ki? ben de kredi kartimi aldigim bankaya son alisverisimde sinir oldum. dedim, kapatin hemen. ben de o kapanacagi tarihe kadar su anki ben borcumu ödeyecegim, baska kullanim da yapmayacagim dedim. hemen pesine baska bankadan kart aldim.
borc ve sirkete sinir olmak baska seyler. sirkete sinir olduysan kartini kapatirsin ama borc senin borcun.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.24)
beni sinir ettiler ben de borc falan odemiyorum demek de ayri bir rahatlikmis, karsinizdaki finansal bir kurulus aman odemiyorsa odemesin demesini mi bekliyordunuz anlamadim?

avukat size ulasmaya calisir muhtemelen ulasamaz, sonra icraya gider muhtemelen ikametgah y.disindaysa nasil olur bilemiyorum bilen varsa yazar belki ogreniriz.

son tahlilde basiniza bela olur her sekilde ama.
0
bay b
(29.08.24)
Süreç; idari takip - yasal takip - icra takibi - haciz şeklinde ilerliyor.

Yasal takip sürecinde borcunuzu ödemeli ya da yapılandırmak için başvurmalısınız. Eğer yapmazsanız icradan ödeme emri gelir ve yine borcunuzu ödemeli ya da yapılandırma konusunda anlaşmalısınız dikkate almazsanız haciz için mal beyanı yapmanız gerekir. Haczedecek bir şeyiniz yoksa (mal varlığı, maaş) süreç orada sonlanır. Ancak siz de bir daha ülkeden kolay kolay kredili işlem yapamazsınız.

Yani bankaya kızıp kendinizi derde sokmaktan başka bir işe yaramamış yaptığınız. Üstüne bankaya yüklü bir de faiz ödeyeceksiniz. Ek olarak kredi notunuz düştüğünden ve ülkede bulunmadığınızdan geri toparlamanız da çok zor olacak ve ülkeyle alakalı her türlü kredili işlemde yıllar boyu sorun yaşayacaksınız. Bence çok mantıklı bir hareket olmamış. En azından icra takibine düşmeden ödemenizi yapın. Zararın neresinden dönülse kar. İşin daha kötü tarafı sizin borcunuzu ödememenizin bankaya etkisi sıfır. Tek zararı size.

Alakasız birine kızıp harakiri yapmaktan bir farkı yok bunun. Banka kocaman bir kurum, kimse siz borcunuzu ödemeniz diye zor durumda kalmadı, bu zincirin her aşamasında kendi işini yapıp mesaisini doldurmakla görevli insanlar çalışıyor, avukat da size dargın değil, müşteri temsilci de. Bankanın zaten hiç umrunda değil. Neden yaptınız ki böyle bir şeyi?
0
akhenaten
(29.08.24)
Bu arada soruna cevap değil ama senin gibi, benim de TR kredi kartına ihtiyacım olduğu için belirtmek istedim. Papara tarzı platformlardan dijital kart oluşturabilirsin ve çoğu yerde kullanabilirsin. Şimdilerde para yatırma işini de çözdüler. Yurtdışı kredi kartımdan dijital karta para yatırıp kullanabiliyorum.
0
VIPCH
(29.08.24)
herkes şirkete sinir oldugun için borcunu ödemeyişine yeterince laf etmiş zaten. o konuda saçmalığa değinmeyeceğim

sinir oldugun şeyler de saçma bence. yurtdışına niçin kredi kartı göndersin türkiyedeki banka? türkiyedeki kurye ile anlaşmaları var, amazon mu bu seni yurtdışında bulup teslim etsin. bunun için ekstra kargo ücreti ödemesi gerekiyor. böyle bir şey yapmamaları normal. sanal karttan devam edersin. borcunu da ödersin. bu işin doğrusu budur.
0
abelardo
(29.08.24)
Kara liste hayırlı olsun, 4-5 yıl türkiyede kredibiliten yok artık, bunda sonra söylendiği gibi icra işlemleri başlayacak, üstüne mal mülk en küçük bir şeye şerh koyacaklar, tapuda küçücük hissende şerh görünecek diğer hissedarlar bunu görecek, benim malım mülküm hiçbir şeyim yok dersen gün gelir miras kalır, gün gelir türkiyede bir şey satmak almak için para sokarsın sorun bunlar hep
0
atom karincanin torunu
(29.08.24)
(12)

ben gidiyorum

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
geçen aylarda isviçre'de çok duraklı bir dağ yürüyüşü/kampı planladığımı ve içme suyunun sıkıntı olabileceğiyle ilgili bir duyuru açmıştım. rotam üstünde kasaba, köy, hatta akan su bile olmadığından, sadece buzul gölü olduğundan bahsetmiş, çözüm aramıştım. belki duyuruma yanıt vermiş olanlar hatırla
geçen aylarda isviçre'de çok duraklı bir dağ yürüyüşü/kampı planladığımı ve içme suyunun sıkıntı olabileceğiyle ilgili bir duyuru açmıştım. rotam üstünde kasaba, köy, hatta akan su bile olmadığından, sadece buzul gölü olduğundan bahsetmiş, çözüm aramıştım. belki duyuruma yanıt vermiş olanlar hatırlar.
neyse, ben eşyaları topladım, şimdi yataklı vagonla gidiyorum. ambiyans ışığımı da açtım :) pasteboard.co
içme suyuna da çözüm buldum. giardia falan kapmam diye düşünüyorum. yani kapmam herhalde galiba sanırsam.
bir hafta yokum. inşalla sağ kalırsak bir haftaya görüşmek üzere duyuru ahalisi. öpt. kib. by.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.08.24)
bundan bize ne olması
0
mcsword
(22.08.24)
mcsword'e katilmadan edemiyorum. Soru nerede? Neden bunu burada okuyoruz?
0
quaker
(22.08.24)
Güle güle git, güle güle gel biz ismail gibi hep buradayız.

Ayrıca o ayaklar ne öyle? fırıncı küreği gibi bunu yazmazsam uyuyamazdım affet :)
0
respect
(22.08.24)
sen bu toksik insanların verdiği cevaplara aldanıp kendine dert yüklenme. sağlıcakla git, umarım hayallerini gerçekleştirmiş biçimde sağ salim dönersin.
0
rakicandir
(22.08.24)
İyi yolculuklar, iyi eğlenceler o halde :)
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(22.08.24)
yolun açık olsun paşam (:

paylaşacağın bir yer varsa linkle.
0
anon1m
(22.08.24)
Duvardaki ne öyle ?
iPhone wall edition mu ?
0
diyecevaplandı
(22.08.24)
Ay hadi sağlıcakla. Dönünce haber ver :)
0
kobuzchu kiz
(22.08.24)
logisticsmanager
(22.08.24)
Ne acayip insanlar var ya.

İyi yolculuklar. Kaza bela senden uzak olsun. İsteğin her şey yolunda gider ve bol bol anı ve elbette görsel şölen biriktirirsin umarım.

Bizimle de paylaşırsan ne güzel olur hatta birkaçını :)

Hatta yolculuğuna dair detayları da uzun uzun yazsan o daha da iyi olur :)
0
an engineer
(23.08.24)
ben geldim. hayattayim :) güzel gecti.
günde 10km yürüyüp yaklasik 800 metre tirmanis yaptim, sirtimda 14 kg canta ile ve önceki günkü yorgunlukla her zaman cok kolay gecmedi ama basardim. geceleri 5 derece civarindaydi hava. o da sorun olmadi, ekipmanim iyiydi.

tabii ki size ne ama gezi öncesi yardim aramak icin actigim duyuruya cok güzel cevaplar gelmisti. bir nevi onlara haber verme, verdikleri cevaplarin ise yaradigini gösterme amaciyla acilmis bir duyuruydu bu da. ilginizi cekmiyorduysa baska duyurulara gecebilirdiniz yani.
@respect öyle deme ayaklar 37 numara ya :)
@diyecevaplandi o bu sekilde dururken ayna, öne dogru egersen bir tür tepsi oluyor. Laptop icin falan.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.08.24)
Hoş geldin:) keşke bende de böyle bir cesaret olsa
0
playing star again
(29.08.24)
(15)

Bebeğimin ve benim hayatımızı kurtaran doktor ve ebeye ne almalıyız?

wild honey suckle
Travmatik bir erken doğum sonrası kafalar yerine oturduktan sonra milisaniyelerle karar verip bebeğimin ve benim bugün hayatta olmamızı sağlayan doktorum ve ebeme hediye almak istiyoruz. Doktor erkek ebe kadın. Ama çiçek konusunda hastane zaten pek işbirlikçi değil. Bir de güzel anlamlı bir şey olsu
Travmatik bir erken doğum sonrası kafalar yerine oturduktan sonra milisaniyelerle karar verip bebeğimin ve benim bugün hayatta olmamızı sağlayan doktorum ve ebeme hediye almak istiyoruz. Doktor erkek ebe kadın. Ama çiçek konusunda hastane zaten pek işbirlikçi değil. Bir de güzel anlamlı bir şey olsun kalıcı olsun istiyoruz.

Ebeye - çikolata kutusu üstüne zarfta bi yerden gift card
Doktora - gömlek ve viski (içtiğini biliyoruz, gömlek muhabbeti de eşim hep randevulara gömlekle giderdi o da zevkini beğendiğini söylerdi)

Olur mu?
0
wild honey suckle
(21.08.24)
Öncelikle geçmiş olsun. Bence gömleğe gerek yok viski iyi bir fikir, genel olarak da iyi bir fikir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.08.24)
Geçmiş olsun, bebeğiniz sağlıkla büyüsün. Ne kadar nazik düşünmüşsünüz. Bence ikisi de çok güzel fikirler.
0
fotrsapka
(21.08.24)
Doktor için çikolata ve viski, ebe için çikolata ve gift card ideal hediyedir. Geçmiş olsun. Bebeğinizi de sağlıkla büyütün.
0
plastik turambar
(21.08.24)
olur. çok sevindim. geçmiş olsun. hayırlı uğurlu olsun.
0
gabe h coud
(21.08.24)
Güzel düşünmüşsünüz biz çikolata almıştık içiyorsa yanına viski alınabilir ebeyede hediye kartı ve çikolata gayet güzel
0
basond
(21.08.24)
PLASTIK TURAMBAR +1

doktor: viski + cikileta
ebe: cikileta + hediye kuponu
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.08.24)
Görevini yapan bir insani görevini yaptigi için ödüllendirmek nedir ya anlamadim.
0
Yourcousinmarvinberry
(21.08.24)
Çok köylü bir hareket kusura bakmayın lütfen.
Ne düşündüğünüzü anlıyorum ama bence şık olmaz.
Sadece işlerini yapıyorlar.
0
norek
(21.08.24)
Kendisi nöbetçi hekim değildi o gün kendisi isteyerek hastaneye geldi gece 5te.
Ayrıca tabii ki maaşlarını alıyorlar ama bu hastanenin onlara görevleri için verdikleri bir şey ben ayrıca minnettarlığımı göstermek istiyorum.
0
🌸wild honey suckle
(21.08.24)
köylü derken neye göre deniyor ki? minnettarlik göstermenin köylülükle alakasi yok.
yasadigim ülkede doktora ve ebeye hediye almak yasak mesela ama insanlar bu sebeple kantin kumbaralarina para atiyor ya da iyi bir cikolata alip veriyorlar. insanlar dünyanin her yerinde tesekkür mahiyetinde böyle seyler yaparlar. yeni dogum yapmis annenin kirk türlü sikintisi oluyor, kendisine cok yardimci oldugunu düsündügü ebeye bir cikolata alip vermesi sadece güzel bir jesttir. is bittikten sonra verildigi icin de yanlis anlasilmalarin önüne gecer.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.08.24)
geçmiş olsun, güzel düşünmüşsünüz.
hediye kart çok mantıklı ne ihtiyacı varsa kendi alır.
0
OgutucuRecep
(21.08.24)
Bahsis mi veriyorsunuz?
Comarca bir hareket malesef. Niyetiniz iyi olsa da…
0
sonsuz
(21.08.24)
Hediye karti olayi legal bile olmayabilir.
0
sonsuz
(21.08.24)
Doktorun ofisine (ekiple birlikte yenmesi icin) cikolata alinabilir ama tek tek bana garip geldi. Hele gomlek cok sacma. Gift card da asagilayici geldi bana. Viski de garip. Bi sey almaya gerek yok. Bence doktor da garipseyecek ama belli edemeyecek.
En fazla bi orkide gonderilebilir ama ona da hastane hakli olarak karsiymis.
0
Kittie
(22.08.24)
Eskiden bende senin gibi dusunurdum ama yanlismis

Doktorun ebenin yaptigi onlarin rutin gorevi yani yoldan gecip supermenlik yapan siradan bir insan degilki hediye alasin gerek yok boyle seylere
0
Zetnikov
(22.08.24)
(11)

Akşamları Erkenden Gelen Uyku Problemi

pangea
Merhaba Duyuru Sakinleri,Çoğunluk uyuyamamaktan yakınır; ancak ben de tam tersi bir durum geçerli. Akşamları mesai sonrası 18:30 gibi eve varıyorum. İşte yemekti, duştu derken 20:30 – 21:00 gibi esnemekten ağzım yırtılıyor ve nasıl bir uyku hali anlatamam. Baş etmenin yolu yok! Oysaki ben kitap okum
Merhaba Duyuru Sakinleri,

Çoğunluk uyuyamamaktan yakınır; ancak ben de tam tersi bir durum geçerli. Akşamları mesai sonrası 18:30 gibi eve varıyorum. İşte yemekti, duştu derken 20:30 – 21:00 gibi esnemekten ağzım yırtılıyor ve nasıl bir uyku hali anlatamam. Baş etmenin yolu yok! Oysaki ben kitap okumak istiyorum, işte İspanyolca dersleri alıyorum, hocanın verdiği ödevler oluyor onları yapayım diyorum; hadi en kötü bir dizi izleyeyim diyorum… Mümmkünatı yok!

Bir süredir anti depresan kullanıyorum; ancak onları sabah alıyorum. Dolayısıyla uyku halinin öğlen dolaylarında olması gerekmez mi?

Çok şikayetçiyim bu durumdan. Ne tavsiye edersiniz? Doğal bir yöntem olacağı gibi reçetesiz alınabilecek bir ilaçta olabilir.

Not: Kahve dedendi. Bana mısın demedi.
0
pangea
(20.08.24)
Şöyle bir şey yapmayı deneyebilirsiniz; Saat 20.30 -21:00 civarı uyku gelince koltukta, yatak olmamalı- görece rahatsız bir yerde yarım saat kadar kestirin ve alarm kurun. Uyanınca da hemen bi soğuk su çarpın yüzünüze iyice açılsın.

o yarım saatlik uykudan sonra uyanınca uzun süre uykunuz gelmiyor olması lazım.
0
Kediyi üzdün
(20.08.24)
Direneceksiniz, yapacak bir şey yok. Kanepeye çökünce ben de 21:00'e kadar uyukluyorum. Sonra da uykum kaçıyor. :/ Evde işleri bitirdikten sonra yürüyüşe çıkmak iyi geliyor.
0
auroraaurora
(20.08.24)
@kediyi üzdün tavsiyesi bana aşırı mantıksız geldi. lütfen alınmasın ama. daha fazla uyku sersemi olup kalan bir iki saatten bi b.k anlamama ihtimali ile uykunun kaçıp geç saatlere kadar ayakta kalma ihtimali kapışır.

kan değerlerinize baktırabilirsiniz.
0
elorelia
(20.08.24)
peki bu saatte uyuduğunda ne oluyor? sabah çok daha erken kalkabiliyor musun?

bana da 5-6 ay önce başladı böyle erkenden uyku bastırmaya. aşırı erken kalkarak dengelediğimde güzel olmuştu :) yatırım tavsiyesi değildir, ama günlük 8 saatin üstüne çıkmadığın sürece günün hangi diliminde uyuduğunun önemi olmamalı bnce.
0
nolmus yani
(20.08.24)
@elorelia, ben yapıyorum bunu henüz bir sorun olmadı :D tabi bünye meselesi. Ben ayılıyorum ve kalan zamanda sersem olmuyorum. Uykunun ilk evresi zaten ne kadar derine geçmiş olabilirsiniz yarım saatte. Denemesi bedava :)
0
Kediyi üzdün
(20.08.24)
@Kediyi üzdün o önerinizi denedin; ama nafile! Hatta telefonu kurduktan sonra uzak bir yere koyuyorum ve sesini de köklüyorum.. Telefonda kurduğum çalar saati kapattıktan sonra tekrar kendimi sızmış halde buluyorum.

@nolmus yani yok ya! Erken kalkamıyorum. Hatta çalar saat çalmasa, muhtemelen 12 saat felan uyurum.
0
🌸pangea
(20.08.24)
o zaman bi dahiliye muayenesi şart, ama anti-depresanların uyku isteğini arttırması da normal bir şey. belki psikiyatristin ile de görüşebilirsin çok şikayetçiysen bu durumdan. belki doz düşürür veya başka bir ilaca geçirir.
0
nolmus yani
(20.08.24)
@pangea, yerinde olsam kan testi yaptirtirdim. ben de böyleydim bir süre. meger tiroitler nanaymis.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.08.24)
Bence vücuduna karşı çıkma ve uyu dediği saatte uyu, uyandığında yaparsın istediklerini.

Kan testi iyi fikir hakkaten. Ama kötü bişey çıkmazsa vücuduna uy.
0
muhayyer divan
(20.08.24)
Bence bir kan tahlili yaptırın vitaminler falan eksikse takviye alırsınız, iyi gelebilir.

Onun dışında ben şeyi merak ettiğim, verimli uyuduğunuza emin misiniz?

Mesela bende uyku apnesi mi tam teşhisini koymamıştık ama o tarz bir şey vardı.

Bademciklerim, küçük dilim falan boğazımı kapatıyordu çok büyüklerdi. O yüzden sürekli nefes alamayıp uyanıyormuşum.

Bademciklerimi ve küçük dilimi aldırdıktan sonra gün içindeki uyku problemlerim gitti.

Artık abartmayım ama neredeyse uyumasam bile 2 gün ayakta kalırım yani.

Ama bu dediğim sadece bir örnek. sizin vitamin, yürüyüş, spor, oksijen, kuru meyve... gibi takviyeler almanız gerekebilir herkesin vücudu ve hayatı farklı.
0
ananiyimioguz
(20.08.24)
isten gelince yarim saat kestir
sonra yemek yap, ye
yemek sonrasi bi yuruyus (yemekten sonra dinginlik cokmesin)
sonra enerji yukselir muhtemelen
0
sttc
(20.08.24)
(3)

Bu takviyeleri nasıl bir sıra ile alayım?

moonie
Elimde kolajen, biotin ve multivitamin tabletleri var. Aynı anda birçok takviyeyi birlikte daha önce hiç kullanmadım. Farklı saatlerde alacağım ama üçünü de her gün alırsam fazla mı gelir diye düşünüyorum. Bitoini iki üç günde bir mi alsam mesela? Veya kolajeni mi o şekilde alayım?
Elimde kolajen, biotin ve multivitamin tabletleri var. Aynı anda birçok takviyeyi birlikte daha önce hiç kullanmadım. Farklı saatlerde alacağım ama üçünü de her gün alırsam fazla mı gelir diye düşünüyorum. Bitoini iki üç günde bir mi alsam mesela? Veya kolajeni mi o şekilde alayım?
0
moonie
(20.08.24)
her gün birini al
0
sizofren06
(20.08.24)
Multivitamini her gün alabilirsiniz, günlük ihtiyacınızı karşılar. Kolajen ve biotini ise iki-üç günde bir dönüşümlü olarak alabilirsiniz. Örneğin, bir gün kolajen, ertesi gün biotin ve sonra bir gün ara verebilirsiniz.
0
goodz
(20.08.24)
kolajeni c vitamini ile kullanin. mesela öncesinde bir kivi yiyin. ya da ilik suya bir limonu sikip icin.

öte yanda bunlar siradan vitaminler. nasil kullanacaginizin önemi yok. isterseniz hepsini ayni anda alin yani.
biotine dikkat edin. bir üst limit belirlenmedigi icin genelde biotini her vitamine yüksek dozda basarlar ama biotinin fazlasi da toksiktir ve asiri derecede sac dökülmesi yapar. ironik olarak genelde sac dökülmesine verilir halbuki :)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.08.24)
(5)

Asosyal olmak yanlış bişey mi arkadaşlar?

Zetnikov
bize hep böyle öğretildi ama ben genç yaşlarımda aşırı sosyaldim. 35+ dan sonra asosyal olmadım kendim tercih ettim. şuandada maximum asosyal yaşamaya çalışıyorum çünkü insanlarla özellikle arkadaşlarla anlaşamıyorum.0-28 yaş aralıgındayken arkadaşlarımla bi araya gelir çay içer sohbet ederdik makar
bize hep böyle öğretildi ama ben genç yaşlarımda aşırı sosyaldim. 35+ dan sonra asosyal olmadım kendim tercih ettim. şuandada maximum asosyal yaşamaya çalışıyorum çünkü insanlarla özellikle arkadaşlarla anlaşamıyorum.

0-28 yaş aralıgındayken arkadaşlarımla bi araya gelir çay içer sohbet ederdik makara yapar eglenirdik akşama eve dağılırdık

30+ dan sonra işler değişti herkesin herkesden sanki bir beklentisi oluştu
kimsenin kimseye tahammülü yok gibi herkes birbirine laf itelemeye çalışır görüyorum. 2 sene boyunca 1 arkadaşımla aynı kafede bulustugumuzu biliyorum. adama gel başka kafeye gecelim dedigimde soklara giriyordu gelmıyordu ve beni de otmuşum gibi darlamıştı.

birde insanlarda sürekli bir kontrol etme çabası görüyorum. onlar ne zaman nerede isterlerse orda olmak zorundayız gibi bencilce hareketler. kısacası bu yastan sonra arkadaşlarla gorusmek vs bana işkence oldu. onceden kafa dagıtıyorduk sımdı kafa utuluyoruz.

suan gorustugum 2 arkadasım var ve 1 tanesine hali hazırda yolu vericem. 20 senelik arkadaşlarım bunlar ama devam edemicem ben iptal yani. yalnız yaşamak istiyorum artık.

bonus olarak internetten aldıgım bi sozu paylasayım

Özetle "asosyal kişiler aynı zamanda yalnız kişilerdir. Ancak bu yalnızlık bir mecburiyet değil tercihtir. Sosyal ilişkiler kurmanın çekincesi bir yana, asosyal kişiler yalnız kaldıklarında kendilerini daha rahat hisseder. Bu rahatlık, diğer insanlarla olan iletişimin de kopmasına yol açar."
0
Zetnikov
(20.08.24)
Mutluysan neden yanlış olsun

30 dan sonra arkadaşlık ilişkileri zorlaşıyor +7
0
abuzer
(20.08.24)
Bazı arkadaşlar bizi kendi cenderelerine çekmeyi tercih ederler. Kendi sosyalleşme anlayışı içinde olduğunuz kadar onların arkadaşısınızdır. Bunu yeni görmüş/keşfetmiş/fark etmiş olabilirsiniz, ki bu da doğal. Fakat bu sizin asosyal olduğunuz anlamından ziyade belirli x kişi ile görüşmek istemediğiniz anlamına gelir.
Asosyal olma ihtiyacı belirli bir süre boyunca ruhunuza iyi de gelebilir, bu zaman zarfında mutlu olduğunuzu hissedebilirsiniz. Yine de önerim kendinizi dış dünyaya tamamen kapatmak yerine bu olumsuzluğun geçici olabileceğini, yeni ve başka bir dünyadan insanlarla zaman içinde iletişim kurmak isteyebileceğiniz gerçeğine kapıyı tamamen kapatmamak gerektiğini kendinize hatırlatmanızı öneririm.
0
rakicandir
(20.08.24)
Yanlış bir şey değil ama tercih de değil. Alıntı yaptığınız yer neresidir bilmiyorum ama büyük ihtimalle anlatmak istediği şeyi anlatamamış ya da hatalı çeviri yapmış başka bir yerden. Ya da metnin tamamına bakıldığında başka bir şeyi anlatıyor da olabilir bilemedim şu an.

İçe kapanıklık (ya da içe dönüklük) bir karakter özelliği, bir tercih ya da mecburiyet değil. Bu insanlar basitçe böyleler. Ötesi berisi yok. Asosyal sözcüğü bu insanlar için çok uygun değil, asosyal tanımının içinde depresyon ve hatta şizofreni vb. sebeplerle istemediği halde ya da bir yan etki olarak sosyal hayatı kısıtlanan insanlar da var. Tamamı bu kapsamda demiyorum, ama tandans olarak genelde bu yönde kullanılıyor. Bu ikisi aynı durum değil. Sizin okuduğunuz kaynak bi ihtimal introversion sözcüğünü asosyallik olarak çevirmiş.

Diğer taraftan sizin burada yazdığınız şeyin tamamı arkadaşlarınızın artık eskisi gibi olmamasıyla alakalı. Yani arkadaşlarınız eskisi gibi olsaydılar siz dışarda onlarla vakit geçirmekten gayet memnun olacak gibisiniz. En azından yazdıklarınızdan bu çıkıyor. O halde bu sosyal hayattan kısma mevzusuna çok da gönüllü olduğunuzu söyleyemeyiz bence, öyle değil mi? Yani siz önünüze seçenek sunulsa arkadaşlarınızla eskisi gibi vakit geçrebileceğiniz bir hayatı mı seçersiniz yoksa böyle iyi deyip o imkanı iterek evde kalmayı mı seçersiniz? Bu önemli. Eğer ilkini seçiyorsanız siz yalnız kalmayı tercih etmemiş, mecbur kalmış oluyorsunuz.

Bir de karakter özelliklerinin 2 senede kendinizi o şekilde tanımlayacak kadar değişmesi güç açıkçası. Bu genelde uzun ve belirsiz bir süreci kapsar. Ne zaman neyin değiştiğini anlamadan artık başka bir karaktere sahip olursunuz sebebini bile bilmezsiniz çoğu zaman. 28 yaşına kadar bir karakter oluşturup 30'da bunun tam tersi olmak ve bunun olağan olarak gerçekleşmesi kulağa zor geliyor açıkçası.
0
akhenaten
(20.08.24)
Yalnızlık güzel ama bağımlılık yapar diye bir aforizma var. Bence az da olsa sosyallik olmalı, farklı perspektiften bakan kişiler olmalı insanın çevresinde. İllaki arkadaşsınız diye aşırı samimi olmak zorunda değilsiniz, seviyeli arkadaşlıklar da kurabilirsiniz
Ayrıca toplumdan çok izole olmak da depresyona sürükler (bence)
0
piranase
(20.08.24)
yalnizligi tercih etmek ve asosyallik farkli seyler. asosyallik hos degil. insanlarla konusmak istesen de konusamiyorsun, kaynasamiyorsun ve ihtiyac duydugunda cevrende hic kimse olmadigini görüyorsun. yalniz kalmak istiyorsaniz tadini kacirmadan yalniz kalin ama asosyal olamyin. arkadaslarinizi ihmal etmeyin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.08.24)
(6)

Taze fasulye saklama yöntemleri

buff
Taze fasulyeyi buzlukta ne kadar iyi, hava almayacak şekilde vs saklarsam saklayayım çıktığında yapısında, kokusunda garip bişi oluyor asla yiyemiyorum.Bunun dışında sizin deneyip başarılı bulduğunuz saklama yöntemleri var mı?
Taze fasulyeyi buzlukta ne kadar iyi, hava almayacak şekilde vs saklarsam saklayayım çıktığında yapısında, kokusunda garip bişi oluyor asla yiyemiyorum.

Bunun dışında sizin deneyip başarılı bulduğunuz saklama yöntemleri var mı?
0
buff
(16.08.24)
annem biraz haşlayıp öyle atıyor buzluğa. genel olarak bu yönetimi kullanıyor benim çevremdiler. ben denemedim ama hiç.
0
dedim ben sana
(16.08.24)
Benim Annem de haşlayıp buzluğa koyuyor
0
birmilyonunvarmi
(16.08.24)
Düz haşlayıp değil de şoklama denen yöntemle saklarsanız daha iyi. Kaynar suya at, rengi sokmadan 2-3 dakika haşla, hemen buzlu suya al, soğuduktan sonra poşetleyip buzluğa kaldır.
ye-mek.net
0
kobuzchu kiz
(16.08.24)
Sirkeli suda 15 dakika bekletip, sonra güzelce ıslaklığı geçene kadar kurutun. Eğer az bile nem kalırsa buz kristalleri oluşur ve çözüldüğünde diriliği kalmaz. Sonra buzluk.

Kokunun nedeni bakteriler. Sirke bakterileri yok eder, koku kalmaz. Bakarsınız koku yok. Hiç mi yok? Evet hiç yok!

Yani taze taze kokmayabilir :)
0
alfired
(16.08.24)
Ben ve annem 30+ senedir kobuzchu kiz gibi şoklayarak atıyoruz buzluğa. Ççok da güzel oluyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.08.24)
şoklayarak buzlukta saklama+1

bol domatesle kavurup konserve şeklinde kavanozlarda da saklıyorum, bu halini buzluktan daha çok seviyorum.

bir de iç anadoluda kurutulur, çevremi de alıştırdım :). ince ince dilip alttan da hava alacak şekilde(fırın telinin iki kenarına yükselti, ince sofra bezi üstünde msela) mutlaka ama mutlaka gölgede, bol rüzgar alan bir yerde kurutabilirsiniz. kışın biraz kaynar suyla ıslatıp, bol soğan ve salçayla kavurup sarımsaklı yoğurtla yenilir, offf ki ne offf.
0
Phoebe
(17.08.24)
(3)

şu bebek aleti

patronaj1
selamlar,ne zaman görsem gelişmekte olan bebeğin fiziğine zararlı gibi geliyor. öyle bir yanı var mı? gerçekten sağlıklı kaliteli bir marka var mı yapan?https://www.instagram.com/reel/C-nQfQdxIZk/?utm_source=ig_web_copy_link
selamlar,
ne zaman görsem gelişmekte olan bebeğin fiziğine zararlı gibi geliyor. öyle bir yanı var mı? gerçekten sağlıklı kaliteli bir marka var mı yapan?

www.instagram.com
0
patronaj1
(16.08.24)
önerilmiyor doktorlar tarafından. eskinin örümceği gibi bi şey. o da önerilmiyor şu an.
0
elorelia
(16.08.24)
Yürüteçlerde önerilmiyor buna benzer olarak.
0
mikahakkinen
(16.08.24)
buna zipzip denir. uygun bir yasta koyarsaniz sakincasi yok.
zipzipa gelene kadar bebekleri icine yatirdiklari elektrikli hoppalalar daha zararli. onlarin hicbir faydasi yok.
hoppala alinacaksa elektrikli olmayanlar tercih edilmeli.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.08.24)
(5)

Yatırım amaçlı bilezik almak mantıklı mı?

dedeminhirkasi
Kenarda işime yaramayacak 30 bin var. 10 gr burma almak mantıklı mı? Borsaya yatırmak istemiyorum bu aralar yeteri kadar lot aldım.
Kenarda işime yaramayacak 30 bin var. 10 gr burma almak mantıklı mı? Borsaya yatırmak istemiyorum bu aralar yeteri kadar lot aldım.
0
dedeminhirkasi
(16.08.24)
altına yatırmak istiyorsan borsada altıns1 var spot tarafta.
0
lazpalle
(16.08.24)
altin alacaksan gram alacaksin. neden iscilik ödüyorsunuz?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.08.24)
işçiliksiz bilezik diye bi' şey yok maalesef.

Gram altın alabilirsiniz amaç yatırımsa.
0
kumandanim
(16.08.24)
Kibrit çöpü dedikleri işçiliksiz incecik düz bilezikler var. Teyzem almış bir tane takmış. Bence alınabilir.
0
muhayyer divan
(16.08.24)
Bilezikten ziyade 24 ayar gram altın almanızı onerırım.
0
poncikkurabiye
(17.08.24)
(14)

En yakın arkadaşı olan kadınla tatile giden sevgili (vol. 978)

moonie
Malum kişiyle ilgili durumu burada sormuştum, cümbür cemaat uzun uzun konuşulmuştu. Kendisinden sorudan sonra birkaç gün içinde ayrıldım, orada sorun yok da... Dün beni bir akrabası aradı. Ailenin reisi gibi olan, aklı başında olduğunu iyi bildiğim, herkesi çekip çeviren, tatlı sert yapısı olan ve b
Malum kişiyle ilgili durumu burada sormuştum, cümbür cemaat uzun uzun konuşulmuştu. Kendisinden sorudan sonra birkaç gün içinde ayrıldım, orada sorun yok da...

Dün beni bir akrabası aradı. Ailenin reisi gibi olan, aklı başında olduğunu iyi bildiğim, herkesi çekip çeviren, tatlı sert yapısı olan ve benimkinin de az buçuk çekindiği dayısı. Daha önce birkaç kez görmüştüm, biraz mesafeli ve sert biriydi. Bana "aralarında böyle bir durum olsaydı bunu ilk ben öğrenirdim ve zaten ona ailecek tavır alırdık" dedi. Altını kalın kalın çizdi aralarında asla asla böyle bir durum olmadığının, kadını yıllardır tanıdıklarının, benimkinin ona kardeşim dediğinin, kızın baba sevgisi görmediği için annesinin bütün arkadaşlarına fazla samimiyet gösterdiğinin...

Aklımı bir şey dürtüyor. 86-87 yaşındaki adamı benimki nasıl ikna etsin de bana böyle bir şey dedirtsin? Zaten çekindiği, sert biri dediğim gibi. Ona birinin şöyle de dediğinde bunu yaptırabileceğini sanmıyorum. Adamın bir de benden ne çıkarı olacak da ben ayrılmayayım diye uğraşacak? Dümdüz bir kadınım. Aslında diğer kadın profil olarak benden ballı. Kendi işinin patronu, zengin, eli kolu uzun. Çoğu erkek için daha prestijli bir profildir muhtemelen.

Bu tatil durumu tabii ki bana anormal ve uygunsuz geliyor, kabul edemem. Öte yandan yakın arkadaşlarım bile romantik bir tatil olsaydı kızla sevgilisi olan çocuğun orada olmayacağını söylüyor. Uzaktan durumu duyan pek tanış olmadıklarım bile "ya biz de gittik karşı cinsten arkadaşımla tatile, ne var ki bunda?" diyor.

Malum kişi dediği tarihten önce döndü hiçbir şey demememe rağmen, orada 1,5 gün kalmış oldu. Genelde bir iki erkekle tüm gün iç mekanda takılmış. Onu etiketleyen ve muhtemelen orada tanıştığı bir adamın paylaşımlarında gördüm. Aynı gün 36 farklı şey paylaştığı için onları orada Ruhsar gibi gözetlemiş kadar oldum. Kadınsa sürekli plajda kızı ve çocukla güneşlenirken paylaşımlar yapmış. Bunu duyan arkadaşlarım da adamın günahını aldığımı, her şeyin normal olduğunu söylemeye başladı. Bir de benimkine aslan abim diye diye dilinde tüy bitmiş çocuk o kadının tatil fotoğraflarının altına da kraliçem, aslansın ablam, helal olsun, ömrümüze güneş gibi doğdun, bebek gibisin ablam benzeri şeyler yazmış. :d Çocukta bir sıkıntı var herhalde. Bu ne abi abla aşkıdır yahu?

Ayrılmak en doğru karardı benim için, değil mi? O kadar çok kişi tepki gösterdi ki... Bu yolda "en doğrusunu yaptın, aslansın" diyerek arkamdan ittirecek üç beş destek bekliyorum sanırım. Bu birkaç yeni bilgi (?) ışığında siz önceki düşüncelerinizde devam mı etmektesiniz? Herhangi bir değişiklik oldu mu ya da "yav adamın da bir suçu yokmuş ki" noktasına geldiniz mi? Bana daha fazla vurmayın, kale düştü zaten. :P
0
moonie
(16.08.24)
Eski sevgilimle sırf arkadaşları ile buluşması yüzünden çok sıkılmıştım zaten uzak mesafe zor görüşüyorduk üniversiteden üniversiteye benim üniversite bitti ondan önce hep onu görmeye giderdim kendisi öyle benim gibi çıkıp fazla fazla gelmedi bile en son ilgisizsin diye kavga çıkardı bende ayrıldım daha sonra arkadaşlarını bana savundu sen yokken onlar vardı dedi sonra baktığımda ilerleyen zamanlarda arkadaşları ile gayet mutluydu benle buluştuğunda hep sorun çıkarırdı o yüzden yaptığını doğru buluyorum ayrılmak doğru karar insanı paranoya yapıyorlar
0
Efespilsen
(16.08.24)
bu aileden kimseye inanma ve hepsinden uzaklaş. bu hikaye bana müge anlı'daki aşçı yusufu hatırlatıyor bence kaç bunlardan
0
Hallegadola
(16.08.24)
Bu hikayeyi hatırlıyorum. Fikrim değişmedi. 40 yaşından sonra 1-2 yıldır tanıdığın hiç kimseyle bu kadar büyük kuzu sarması olamazsın.

Adam ve çevresi size sakinlik, güven ve dinginlik getirmemiş. Sürekli tuhaf tuhaf durumlar, karakterler, olaylar serisi. Bugün bu yarın bir diğeri. Hayat zaten yeteri kadar yorucu; bir ilişki bunu daha da zorlaştırdığı ve karmaşıklaştırdığı yerde durumu tekrar gözden geçirmek gerekiyor.

Akrabanın sizi araması konusuna gelince; durum hakkında sadece kısıtlı bilgi ile çıkarım yapmaya çalışıyorsunuz. Sizi araması için ikna edilmesi düşündüğünüz kadar zor değil. Ne zaman bir aile kuracaksın, çocuk yapacaksın sorusuna cevap olarak sizi gösterip böyle biri vardı ama bu sebeple benden ayrıldı diyerek adamın sorusundan kurtulmak için sizi kullanmış olabilir, adam da buna içerleyip sizi aramış olabilir. Bunların hepsi birer kurgu tabii ki. Tıpkı bu sevgilinizi aklamak için söylenen romantik bir durum olsa çocuk gelmezdi söylemi gibi. bu da bir kurgu, temenni. Bunun doğruluğunu bilmemiz mümkün değil.

Özetle hayatınızda size iyi gelecek, sorunlarla birlikte başa çıkabileceğiniz, bir ekip olabileceğiniz birine ihtiyacınız var. Yeni sorunlar getirip sizi onlara ortak edecek birine değil.
0
thracia
(16.08.24)
thracia +1
önceki hikayeyi de hatırlıyorum, hepsini okumuştum. en doğru kararı verdiniz. siz bu adamla evlenip aile kurmak isterseniz hiçbir zaman çekirdek aileniz olmayacak, hep bu kadın ve çocuğunun gölgesinde bir aile kuracaksınız.
başkalarının ne düşündüğü, başkalarının erkek arkadaşlarının kadın arkadaşları ile tatile gitmesi sizi ilgilendirmez/ilgilendirmemeli. benim tüm yazışmalarınızdan anladığım bu adamla birlikte iken huzurlu değilsiniz. Huzurlu olmadığınız yerde bir dakika bile durmayın.
0
wendyangelamoiradarling
(16.08.24)
ben diger soruya da yanit vermistim.
öncelikle bu ailedeki dinamikler cok normal degil. bir haltlar ceviriyorlar hissi var. buna özellikle dayi denen kisinin seni aramasiyla ikna oldum. yegeninin sevgilisini arayip bir iki aydir beraber oldugu iliskisini devam etsin diye iknaya ugrasmak normal bir davranis degil.
bu ailede güven vermeyen, dürüst olmayan bir seyler var.

üstelik dayi denen kisi sana yegeninin iliskideki ücüncü tekerden kurtulacagi ile ilgili hicbir söz vermiyor. onlar arkadas diyor ve senin bu durumu kabul etmeni bekliyorlar. ben esimin bi arkadasindan bu kadar rahatsiz olsam esim o kisiyle görüsmeyi keser. olmasi gereken budur cünkü.

sana daha iliskinin ilk aylarindan itibaren cok büyük soru isaretleri yaratan bir iliski. iliskide bir dinginlik yok. iliskide basbasa kalamiyorsunuz. aile dinamikleri sikintili ve bana dümdüz yalanci bir aile gibi geliyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.08.24)
cocuk gelmezdi ne alaka gayet de gelebilir. onlari neyin tatmin ettigi belli degil ki abla abi diye gezinen yolda yuruse cekirdek aile sanilabilecek bir ekip.
87 yasindaki birini ciddiye almam diyenler neredesinizz
0
ala09
(16.08.24)
86-87 yaşında bir adam, beni arasa güzel amcacım biz iki "yetişkiniz", size saygıda kusur etmek istemem, kastımı da aşmak istemem ancak siz bu konunun tamamen dışındasınız deyip, yoluma bakardım. ayrıldığınız adamın ailesiyle neden bağınızı devam ettiriyorsunuz. ben boşanırken boynuma sarılıp hıçkıra hıçkıra ağlayan ve her ikisini de ayrı ayrı sevdiğim eski kayınpeder ve kayınvalideyi bile bu tarz kaotik ve dejenere iletişim ağları olmasın diye aramadım sormadım çok üzülsem de.

adamı ve ailesini boşverin, kendinize dönün. burda kaç duyuruya bu yanıtı verdim bilmiyorum. bu kadar toksik, dengesiz, tutarsız, kaotik ilişki ağları / aile bağları size ne ifade ediyor, neden bu tür durumlara alan açıyorsunuz, kendi iç dünyanızda bu nereye temas ediyor bunu bulmaya çalışın. yoksa 10 yıl sonra bu adamdan sonraki toksik tipi soruyor olursunuz forumlarda.

adam ve çevresi komple red flag ama en büyük red flag sizin bu tiplere alan açmanız. ayrıca arkadaş çevrenizi de gözden geçirin. karşı cinsle tatile de gidilebilir, dost kanka da olunabilir ama sizin durumunuzda her şey bu kadar ortadayken adamın günahını almışsın diyen kişiden ne arkadaş ne dost olmaz.
0
Phoebe
(16.08.24)
ay moonie, bu adamda bir şeyler var ben diyeyim sana. kaç yaşındaki dayısı bile satmaya çalışıyor herifi baksana. ya bir fetişi var ya da geçmişinde başka büyük bir sırrı. çocuk bundan olmasın?? amaaan

biliyorum hiçbir şey kesin olmadığı için bu ilişki içinde bir ukte kaldı, ya tamamen masumsa falan diye. ama bu ilişki 2'li olmayacak, belli. aranızda 3. kişi olacak hep, hatta adamın ailesi bile katılabilir. sen kaç, kurtul. sana yakışan, seni arafta bırakmayacak biri çıksın karşına ♡
0
rallied
(16.08.24)
Düşünün ki bu adamla berabersiniz ve hayatınız sürekli böyle saçma sapan kişilerle anlamsız olaylar içerisinde geçecek. Siz de Pepe Silvia arar gibi mantık aramaya çalışacaksınız. İçiniz kararmıyor mu? Boş verin, önünüzdeki maçlara bakın derim.
0
peki madem
(16.08.24)
onceki duyuruyu da hatirliyorum orada da yazilmisti buraya da herkes yazmis ama ben de tekrar etmek isterim. iliskinin daha baslarinda ne olacagi belli bir seye kendinizi dahil etmeye calismayin. sizi uzecek, garip durumlara sokacak, kafanizda bir surlu soru isareti yaratacak insanlari hayatiniza almayin, iliskiden huzur ve mutluluk beklentiniz varsa bu adamla olmaz bosuna kafanizi yormayin. ha "eglence olur azcik kaos ve paranoya hepimize iyi gelir, ben de dedektiflik seviyorum." derseniz dönün tabii ama aksi durumda cevap belli gibi sanki.
0
in vino veritas
(16.08.24)
bu adamin sana borcu olsaydi o dayi oder miydi? sanmam. iliskiye gelince salca da olmasin,

ben konuyu pek bilmiyorum.
kendi arkadaslarima, erkek arkadasim benim istemedigim insanla gorusurse silerim dedigimde beni linc ettiler, ama ben o kisinin hayatinda 1 numara olmayacaksam niye birlikte oluyoruz? ayni mantikla o abla her zaman aranizda olacak. karsi cinsle tatil lafini birak, baska bir kadini bana savunacak bir erkekle isim yok. niye kendini bu kadar dusuruyorsun?
muuhtesem yuzyilda bir laf duymustum, sulu hurreme soyluyordu galiba, 'sadakat, mutlak sadakat', benim iliskilerdeki mottom bu.
sanki bosanmis esi gibi, cocuk ilgi gosteriyormus falan, kimin eli kimin cebinde belli degil.

paylasim yapmak 7-24 canli yayin degil ki, niye ciddiye aliyorsun.

bence konuyu kapat, fakir falan sevindir. Allah kurtarmis.
0
Coma
(16.08.24)
Phoebe +1000

Anayı babayı hatırlı akrabayı boşver kes bağlantıyı onlara ne, hocam şu an senin ilişkilere gerçekliğe dair bilincin bulanık durumda, bir sene sonra ya benim düşüncelerim çarpıtılmış ilişki uğruna ne tavizler vermişim ne aptallıklar yapmışım diye görecek ayakların yere basacak

Yaşadığım "şey" benim istediğim bana uygun bir ilişki değilmiş diyeceksin
0
grimavi
(16.08.24)
durum normal değil. doğru karar %100. zero günah points given.
0
screamshot
(16.08.24)
85 yasindaki adama seni aratmalari da bir garipmis.
kurtulmussun hocam, arkaya bakmaya gerek yok.
0
cooperr
(16.08.24)
(6)

Sol kolumuzdaki meşhur iz çiçek aşısı iziydi galiba değil mi?

nhk ni youkosu
* hangi yıldan sonra yapılmamaya başlamıştı?* bu aşıyı olanlar monkeypox'a karşı daha şanslı diyebilir miyiz? Yayılım bu sebepten azalır mesela herhalde.
* hangi yıldan sonra yapılmamaya başlamıştı?

* bu aşıyı olanlar monkeypox'a karşı daha şanslı diyebilir miyiz? Yayılım bu sebepten azalır mesela herhalde.
0
nhk ni youkosu
(15.08.24)
Bcg aşısı (verem aşısı) da iz birakıyor. Şu an 50lerinde olan nesil çiçek aşısı oldu en son yanlış bilmiyorsam
0
nundu
(15.08.24)
Omuzda olan verem aşısı izi, çiçek aşısı omuzda değil kolda olurdu dirsek altında.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.08.24)
kac senesinde oldugun ve izin nasil gözüktügüne göre degisir. cicek asisi 70'lerden beri uygulanmiyor.
yasin 45 altindaysa BCG asisi izidir kolundaki.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.08.24)
99lu arkadaşımda aşı izi var, 2020li oğlumda aşı izi var. 65 doğumlu annemde aşı izi var.
0
deartheodosia
(15.08.24)
deartheodosia, annendeki çiçek aşısı izi. Sendeki ve oğlundaki BCG izi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.08.24)
BCG aşısı okulda yapılmıştı ve bahçeye saklanmıştım. Bende iz yok :)
0
gabe h coud
(16.08.24)
(9)

Amerikan vatandasligi olan insanlar neden TR'de ikamet ediyor

Yourcousinmarvinberry
Bunca akliselim insan gelismis bati ülkelerine kapagi atabilmek için ugrasiyorken, US vatandasligi olan kimseler neden bu ülkenin kosullarina teslim oluyor ? Mantik bunun neresinde ?
Bunca akliselim insan gelismis bati ülkelerine kapagi atabilmek için ugrasiyorken, US vatandasligi olan kimseler neden bu ülkenin kosullarina teslim oluyor ? Mantik bunun neresinde ?
0
Yourcousinmarvinberry
(15.08.24)
yani bu sorunun tam olarak mantığı nedir çözemedim? bu mantıkla 80 ildeki tüm insanlar istanbul'a da göç etmeli çünkü en güzel ve sosyal şehir, imkanları olan şehir orası. veya 200 ülkedeki tüm insanlar abd-eu tarafına göçmeli.

hayat böyle bir şey değil. manhattan'da hayale gelmeyecek bir penthouse'un vardır ama annen baban çocuğun biri çok hasta ve yaşlıdır, anadolu x ilindedir ne bilelim yani çok şey vardır. ben londrada 6-7 restoranı olan adam tanıdım "işlek ve dar bir sokakta, dükkan önüne arkadaşlarla sandalye çekip çay içerek boş oturarak geçse keşke ömrüm diyordu.

hayat tamamen mantık üzerinde ilerlemiyor. mantığı da var tabi. tüm fakir ve savaş gören araplar tr'ye geliyor bu mantıkla mesela, tüm eğitimli türklerde abd'ye eu'ya gidiyor. alman doktorlar deli gibi kanada'ya kaçıyor.
0
avatar is back
(15.08.24)
insan kendinde olmayanı sever. Daha geçen gün bir İngiliz arkadaş İstanbul'daki sürekli aktif yaşamı, kuralsızlığı ve yemekleri övdü, eşi Türk zaten, bir noktada belki de Türkiye'ye gidip yaşayacaklar.

Mesela kurallardan bıkmış olanlar, soğukluktan (hem hava hem insan) bıkmış olanlar Akdeniz insanı ve iklimini çok beğeniyor. Tabii neden İspanya-İtalya-Yunanistan değil de Türkiye dersen, orada da gördükleri bişey vardır belki ekonomik durumlar belki Türk halkının onlara özenerek bakıp hayatlarını çok kolaylaştırması vs.
0
nhk ni youkosu
(15.08.24)
sen onlarin gordugu gibi bakmiyorsun anadolu'ya. bikmissin. insanini sevmiyorsun havasini suyunu sevmiyorsun.

onlar oraya bakinca bambaska bir sey goruyor. simdi tek tek yazsam uzun surer ama bu sey gibi mesela, atiyorum fadime genc bir kadin icin kotu bir isimdir ya, ama sen fransizsindir ve bu adin telaffuzu sana hos gelir. bu ismin sende uyandirdigi tek sey fonetigidir. oyle bir sey.
0
bohr atom modeli
(15.08.24)
bunun tek bir cevabi var: mecbur olmamanin verdigi rahatlik.
adam türkiye'ye mecbur degil. ister tatil olsun, ister emeklilik gecirmek icin olsun, ister daha genc yasta gelip yerlesmek olsun fatk etmez. abd vatandasligi olan adam en kötü abd'ye dönerim diyor. bu sebeple sana cok batan seyler ona batmiyor. senin bir alternatifin yok. onun var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.08.24)
Yaşanacak ülke seçimi düşündüğünüz gibi basit bir karar değil.

Birçok faktör olabilir. Abd’de ekonomik şartlar iyi olabilir ama 0 iş güvencesiyle çalıştığınız bir yer. Her an kapı önüne konabilirsiniz. Eğitim ve sağlık aşırı pahalı. Sosyal çevreniz olmayacak. Aileden uzakta yaşamak zorundaysanız mesela bu bir problem olabilir. Vs vs vs
0
but that was just a dream
(15.08.24)
Çünkü cevap herkes için gelişmiş ulke değil. Ben de böyle düşünüyordum ama dinamikler cok farklı. Sosyal hayatını bitirecek yer gelişmiş olsa da cok bir ise yaramıyor.
0
mbond
(16.08.24)
Amerika herkes için iyi değil o yüzden doğma büyüme abd vatandaşı olup başka ülkeye göç etmek isteyen çok kişi var.

-kişi fakir aileden geliyorsa genelde fakir kalıyor. eğitimden sağlığa herşey ücretli.
-gelir vergisi ve sağlık sigortası ciddi bir yük. abd'de gelir vergisi yüzdeliği zengin fakir herkes için aynı. elon musk ile market tezgahtarının ödediği yüzdelik aynı.
-çalışma hayatı zor. işten atılma çok fazla.

Greencardla gelip tutunamayan çok Türk var. Aldığı eğitimlerin denkliği olmayabiliyor, uygun bir mesleği olmayan dolu insan var falan filan..
0
ferenc
(16.08.24)
kanada vatandasi olup an itibariyle bodrum'da yasayan bir tanidigim var.

- remote calisip dolar kazaniyor, tl harciyor. Aylik geliri tahminim 10 asgari ucret falandir.

- bodrum gibi turistik bir yerde 365 gun yasama luksune sahip, surekli deniz/kum/gunes

- gunluk hayatinda kanunlar insanin bogazini sikmiyor, yok bahcenin cimi uzun ceza, yok arabani buraya part ettin ceza, yok 10km hizli gittin ceza, vs..

- anavataninda anadilini konusma luksu

- gerekirse hizmetci tutup evini butun gun temizletebilme, yemek yaptirabilme vs.

daha da sayarim..

"bati ulkelerine kapagi atabilme" plansiz programsiz parasiz yapildiginda pek de akliselim insan isi degil malesef, direk salaklik. para problemi olmayan bir beyaz yaka isen ucuncu dunya ulkelerinde yasayacagin hayati sana bati sunamaz, adamlarin sistemi buna uygun degil zira ortalama bir mavi yaka ortalama bir beyaz yakadan fazla kazaniyor.
0
cooperr
(16.08.24)
Adam abd vatandasi olunca kafasina gore takilma sansi oluyor hocam

Adam isterse vietnama gider isterse cine gider imkan genis

Bide genelde uzaktan calisiyorlar dolar kazaniyorlar

Adama koymuyor nerede yasadigi

Birde cogu kisinin bilmedigi bir durum var
Eger b.k gibi paran olursa tr gibi ulkelerde sinirsiz zevk yapabilirsin

Suanda guvenlik iyi durumda, adamin dolar maasi var, internet hizli, kira bu adama gore uygun, ayrica 1 ucakla bi kac saate avrupadasin.

Dilimiz karmasik harflerden olusmuyor.

Birde egede yasasigini dusun insanlar daha duzgun anlayisli.

Sen kalmaz misin.
0
Zetnikov
(16.08.24)
(15)

Hangi hayvanı neden yememeliyiz

beyfendi
Geçenlerde denk geldiğim bir video ve sonrasında okuduğum birkaç yazıyla ahtapotların aslında duygusal olmaları, çok zeki olmaları, hatırlamaları vs. gibi sebeplerde, ahtapotların yenmemesi gerektiğini öğrendim. Tabi bu ve benzeri bilgileri edinene kadar ahtapot timsah zebra piton vs gibi türlü hayv
Geçenlerde denk geldiğim bir video ve sonrasında okuduğum birkaç yazıyla ahtapotların aslında duygusal olmaları, çok zeki olmaları, hatırlamaları vs. gibi sebeplerde, ahtapotların yenmemesi gerektiğini öğrendim. Tabi bu ve benzeri bilgileri edinene kadar ahtapot timsah zebra piton vs gibi türlü hayvanı yemiş bulundum.

Bu bilgiden hareketle, hangi hayvanı neden yememeliyiz şeklinde, gerekçelerini veganlıktan almayan ne tür bilgiler var elimizde? Mesela köpek yemiyoruz çünkü insanın evcilleştirdiği ilk hayvan, birlikte avlanmışız, at yemiyoruz çünkü binlerce yıl bizi taşımış..

Bir de geyik bir soru; buzluğumda 2 ay önce aldığım ama pişirme zahmetinden dolayı hala pişirmediğim bir ahtapot var. Aldığım zaman yukarıda bahsettiklerimi bilmiyordum. Napmam lazım bu ahtapotu? Pişirip yiyebilir miyim? Çöpe atmak saygısızlık olur, pişirip yemek daha doğruysa eğer, e etini dövmem lazım bu da biraz barbarlık olmaz mı? Etik ne diyor bu konuda?
0
beyfendi
(15.08.24)
Soruya cevap değil ama veganlik da gerekcelerini etikten aliyor.
0
orangesandsea
(15.08.24)
@orangesandsea Etik ne diyor sorusu boşa düştü o zaman.
0
🌸beyfendi
(15.08.24)
Hocam vegan değilsen bu konuların etikle bir ilgisi yok midenin kaldırdığı her eti yiyebilirsin önemli olan senin duygusal olarak nasıl etkilendiğin. Misal ben atlara büyük saygı duyuyorum bu benim kültürürel geçmişimle de alakalı değil atlar bende saygı uyandırıyor, öyle olmasa normalde yerim ama saygımdan ötürü yemem, etinin de lezzetli olduğuna eminim yesem yerim yani ama yemem, belki bi ufak denerim gibi ama çok emin değilim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.08.24)
vegan değilsek genelgeçer bir etikten bahsedemeyiz bence hayvan yemeye karşı. çünkü at yemiyoruz demişsiniz ama yiyen toplumlar var, keza köpek de öyle. herkes çatır çatır kuzu yiyor ama ben çok zorlanıyorum bu fikir karşısında

yani komple bir reddediş yoksa hayvan özelinde bence etik konusu çok öznel kalır. ama demek istediğiniz şeyi anladım. hayvanın daha ilkel, ya da fonksiyon olarak bizden daha uzakta duranını yemek daha kolay ama örneğin bakışlarından bir hissini anlayabildiğimiz (köpek) eğitebildiğimiz, (at, köpek vs) duygu, empati yeteneği vs güçlerini bildiğimiz hayvanları spectrumda insan türüne daha yakın bulduğumuz için yeme fikrinden uzaklaşabiliriz. ben at yiyemem mesela, timsah bulursam yerim ama at verseler yiyemem.
0
ofelia
(15.08.24)
Hiçbir hayvanı yememeliyiz. Hatta hayvandan elde edilen hiçbir şeyi de tüketmemeli ve kullanmamalıyız.
0
rock n roll
(15.08.24)
mantıken beslemesi kolay, besini bol, uysal sana sorun çıkarmadan en çok besini veren hayvanları yiyorsun, geri kalanları yemiyorsun.

mesela tavuk Vs güvercin

tavuk'u yetiştirmesi daha kolay vs.
çok basit bir cevabı var.
0
duyurukullanıcısı
(15.08.24)
Vicdanın hangisine razı geliyorsa yiyebilirsin.
0
numlock
(15.08.24)
Hocam bir de atın yenmemesine neden olarak binlerce yıl bizi taşımış ve bu nedenle duygusal bir bağ oluşmuş diyemeyiz konu duygusal bağdan çok ucuz iş gücü, yani at gibi bir hayvana sahipsen onu çalıştırırsın yemezsin yersen atın işini sen yaparsın yoksa at yeniyor yani. Ayrıca Orta Asya ülkelerinde atı en kutsal gören topluluk Kazaklar ama onların da en önemli hayvansal gıdası at eti çünkü Kazakistan'da at bol hem çalıştırmaya hem yemeye at var adamlarda bunu çalıştırmak için saklayalım demek zorunda kalmamışlar, ayrıca Avrupa'da da yeniyor Fransızlar bunun için ABD'de çiftlik kurup at eti getirtiyorlar, biz fakir bir ülke olduğumuz için at gibi bi hayvana sahip olunca onu çalıştırmak yerine yemek aklımıza gelmemiş zamanında yoksa yenir yani, bence köpek yemiyorsak onu da aynı nedenle yemiyoruz duygusal bağdan çok ticari ve ekonomik kaygılar hep.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.08.24)
@numlock sorunun çıkış noktası bu zaten. ahtapotlarla ilgili bazı şeleri öğrenene kadar ahtapot yemek vicdan meselesi değildi benim için. ama artık öyle. tavuklarla ilgili mesela öğreneceğim herhangi yeni bir bilgi benim tavuk yeme davranışımı değiştirmeyecek.

@ofelia @Mirket @duyurukullanicsi, pek formüle edebildiğimiz bir şey değil demek ki ne yiyip ne demediğimiz. hatta bunun kararını tek başımıza bile almıyoruz belki. markette bulamadığımız, bize sunulmayan şeyi yemememiz gibi.
0
🌸beyfendi
(15.08.24)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet,
Haklısın diyeceğim ama,
Senin mantıktan hareket edersek, süt verdiği için ineği, yumurtası için tavuğu, çifte çubuğa koştuğumuz için öküzü, kağnı çektiği için mandayı da yemememiz lazım.
Anadolu'nun sömürülmüşlüğünden kaynaklanan fakirliği gereği bu saydığım hayvanat çok değerli ama en azından kocamışını, artık verimsiz hale gelmişini hep yemişiz. Ama atı eşeği katırı kocayınca yılkı ya salmışız, yememişiz.
Yıllar önce dedem, tek tırnaklılar dinen yasak demişti.
Tırnak sayısı önemliymiş. Çift tırnaklıları yermişiz.
0
Mirket
(15.08.24)
orangesandsea
(15.08.24)
temelde et tuketen hayvanlari yemiyoruz, bitki tuketen hayvanlari yiyoruz. bunun birkac nedeni var;

et tuketen hayvanlar vucutlarinda daha cesitli parazit, farkli bakteriler, virusler barindiriyor, ve bu hayvanlar bunlara bagisiklik kazandiklari icin kendileri etkilenmese de biz o hayvanlari tuketirsek riske girmis oluyoruz. ornegin inek yiyerek girdigin risk ile kopek yiyerek girdigin risk ayni degil. kopek etinden alabilecegin parazit riski cok cok yuksek.

bir diger neden ise vucutta agir metal birikimi. bitkilerde ve hayvanlarda agir metaller birikiyor, ornegin civa. belli oranda bu agir metaller insana zarar vermiyor, ama ayni zamanda bunlari vucuttan da atamiyoruz. ayni sekilde diger hayvanlarda da benzer. simdi inek yersen bir inegin bitkiden aldigi agir mettalleri de vucuduna almis oluyorsun. ama bir aslan yersen ve o aslan hayati boyunca 100 inek tukettiyse, aslan yiyerek 100 inegin barindirdigi agir mettalleri de vucuduna almis olursun.

bu agir metal olayi en cok deniz canlilarinda bariz ortaya cikiyor, ornegin bircok balik avci degil ve biz tuketiyoruz. ama bazi baliklar var ki, ornegin ton baligi avci bir balik ve diger baliklari yiyor. iste o nedenle bazi baliklarda, ton baligi, kopek baligi gibi, tuketmek agir metal alma riskini arttiriyor. o nedenle hamile kadinlar ton baligi yemeleri tavsiye edilmez.

tabi bu deneyimler dogal seleksiyonlarla topluma etki etmis durumda, sosyal normlar, ve dini kurallar haline geldi. kitlik yasamamis toplumlarda bu normlar hayatin parcasi oldu ve daha secici davraniyorlar. ornegin biz turkler kedi yemiyoruz. ama kitlik durumunda bu secicilik sansi kalmiyor ve yemek zorunda kalmak bir sure sonra bu yemekleri kulturel yemek haline getiriyor. ornegin cinde kedi ve kopek eti belli gunlerde ozel olarak yapilan yemeklerin ana unsuru.

etik ve sosyal kurallari belirleyen ana unsurlar biyolojik gercekler. milyonlarca yil insanlik biyolojik gerceklerle yuzlesip yasam savasi veriyor ki nesiller sonra neyi neden yaptiklarini unutup etik ve sosyal normlar haline, hatta dini kurallar haline getiriyorlar.
0
emrahday
(15.08.24)
Kedileri yiyemeyiz mesela çünkü bagisiklik sistemleri bizim için zehirli toksinler üretmekte. Yersek ölürüz.
0
Yourcousinmarvinberry
(15.08.24)
yani kuzu, koyun, keci, at da ahtapot kadar zeki ve insanlarla daha temas halinde olan hayvanlar. ahtapotu bu sebeple yemeyeceksen balik haric eti genel olarak hayatindan cikarman gerek.

ahtapotu da oturup ye, ziyan olmasin. sen onu yemezsen hayvan tamamen bos yere ölmüs olacak. yersen en azindan bir ölümü bir ise yaramis olacak.

ben yapabilsem sadece kendi avladigim hayvanlari yerdim ama yapamiyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.08.24)
o kadar yorum yapılmış ama yeme kararı verilmesi durumunda etin sertliğinin nasıl giderileceği yazılmamış.

derin dondurucuda dondurulup ardından çözülüp oda sıcaklığına geldikten sonra içine bir bardak su ve bir bardak da sirke veya şarap(kırmızı) konmuş tencereye ahtapot bırakılır, ocağın en küçük gözünün en kısık ateşinde içindeki sıvının buharıyla pişer. tabii bunun için kapağın uzun süre boyunca hiç açılmaması gerek. hatta ahtapotun ağırlığına göre 2 bardak su üstüne 2 bardak sirke/şarap ile de yapılabilir. ahtapot 2.5-3 kiloya kadarda birer bardak, 3-5 kilo arasıysa ikişer, 5 kilodan fazlaysa da üçer bardak şeklinde aynı karışım uygulanabilir.

pişip pişmediğini anlamak için de ilk 1 saat kapağını hiç açmamak şartıyla 1 saatten sonra 10 dakikada bir bacakların birleştiği yere doğru çatal saplanarak durumuna bakılır. eğer çatalla ahtapotu kaldırırken bacak hiç silkelemeye bile gerek kalmadan kendi kendine kopup ayrılacak hale geldiyse hayırlı olsun. küçük ahtapotlar kaldırırken öyle kendi kendine kopmaz, o zaman da çatalı hafifçe çevirip denemek gerekir. kolay kopuyorsa tamamdır.

şarap koyunca alkol alacağını düşünecek olanlar için oraya sirke yazdım zaten. hem şarapla pişsin hem alkol içine işlemesin diyecek olan varsa da ilk 10 dakika kapağı açık halde şaraplı suyu kaynatıp alkolü buharlaştırarak ahtapotu da lezzetini de piç etmeyi deneyebilirler.
0
frtslck
(16.08.24)
(5)

Hangi renk daha güzel?

sweet child o mine
Mutfak için suyu sodaya çeviren Drinkmate almak istiyorum ama hangi renk olsun karar veremedim. Beyaz ve siyah renk arasında gidip geliyorum daha çok. Sizce hangi renk en güzel ve kullanışlı?Beyaz: https://drinkmate.uk/cdn/shop/files/410-01-14Z_2100x.png?v=1718734380Siyah: https://drinkmate.uk/cdn/s
Mutfak için suyu sodaya çeviren Drinkmate almak istiyorum ama hangi renk olsun karar veremedim. Beyaz ve siyah renk arasında gidip geliyorum daha çok. Sizce hangi renk en güzel ve kullanışlı?

Beyaz: drinkmate.uk
Siyah: drinkmate.uk
Kırmızı: drinkmate.uk
Mavi: drinkmate.uk
0
sweet child o mine
(14.08.24)
Siyah.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.08.24)
Siyah al hocam beyaz güzel ama sararır, siyah parlak olsa parmak izi toz vs çok belli eder ama mat rengi güzelmiş
0
grimavi
(14.08.24)
siyah +1
0
robert bosch
(14.08.24)
ben olsam kirmiziyi alirdim, biktim tekdüzelikten. her sey gri, her sey siyah, her sey beyaz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.08.24)
Siyah mat mutfak eşyası pişmanlıktır ya :( Kahve makinesi aldım bu şekilde iki tane, temizle temizle sürekli ya toz gösteriyor ya kir. Sonsuz bir temizlik döngüsündeyim, bugünkü aklım olsa kesinlikle almazdım... Kırmızı diyorum ben de.
0
silverleaf
(14.08.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.