Giriş
(13)

radar cezalarına tepki neden bu kadar yüksek? bilmediğimden soruyorum

mark greg sputnik
ets'de 10 yılı aşan kamyonculuk tecrübem var ama gerçek hayatta ehliyetim ve araç tecrübem yok dostlar, gerçekten merak ettiğimden soruyorum.son dönemde radar cezalarına verilen tepkinin sebebi nedir? akp kafasıyla düşünüyorum: diyorum ki bunlar kesin tuzak kurmuştur, vatandaştan daha fazla para kop
ets'de 10 yılı aşan kamyonculuk tecrübem var ama gerçek hayatta ehliyetim ve araç tecrübem yok dostlar, gerçekten merak ettiğimden soruyorum.

son dönemde radar cezalarına verilen tepkinin sebebi nedir? akp kafasıyla düşünüyorum: diyorum ki bunlar kesin tuzak kurmuştur, vatandaştan daha fazla para koparmak için türlü türlü hinlik yapıyordur...

ama diğer taraftan da şöyle düşünüyorum: kural zaten belli değil mi? yani hız sınırının 120 olduğu yerde 140'la yakalanınca mı sinirleniyor insanlar? yoksa başka bi şey mi var?

mevzuya daha aşina olan duyurucuların tecrübelerini/görüşlerini duymak isterim. neblim mesela hız sınırı 120'yken 80'lik küçük bi kısım koyup böylelikle tuzağa mı düşürüyorlar, yoksa millet sadece "ulan bugüne kadar kural tanımıyoduk şimdi niye kural var" diye mi sinirleniyor vs... genel olarak mesele nedir?
0
mark greg sputnik
(05.06.25)
12 saatlik yola gidiyorsun,trafigin hizina uyarak devam ediyorsun,

70 tabela olan yerde 78 ile eds den tespit edip gönderiyor,

Benim 78 ile 2167 lira yedigim yerde,otobuslerin ,ticarilerin 10bin lira yemesi lazim günlük,

ki demekki yemeye basladi.
0
designer
(05.06.25)
Kendi avaneleri 200 le gidip yola polis kolidoru olusturuyor, her isikta ekip hazir olda duruyor,

bizse tabela okuyoruz..
mustehak aslında..
0
designer
(05.06.25)
kısmen haklısın

ancak bazı noktalarda hız limiti insafsızca düşük, 110 dan 50 ye düşüveriyor (sebebi yerleşim yeri olması) ancak yol aynı yol etrafta ne ev var ne insan haritada yerleşim yeri diye geçtiği için tabela var vee hop o tabelanın az ilerisinde polis radar atıyor.
kağıt üstünde düşmen gerek ama trafik dinamikleri seni 110 dan 50 ye düşmemeye zorluyor. arkadan gelen kamyon akan trafik vs..

bu şekilde ceza yedim 100 km hızla ve şehirler arası yoldu bir yerde 90 tabelası varmış(ben valla görmedim) 99 u geçtiğim için otomatik yazılmış ceza. ama yol dediğim gibi aynı yol hız limitlerinde gidiyorum diye güzel güzel giderken eve geldi işte.

bunlar dışında otobanda 160 ile ceza yiyene zaten itiraz eden yok.
0
basond
(05.06.25)
Kural tanımamazlık değil, devletin bu denetimleri keyfiyetten artırıp sonrasında keyfiyetten salması ve bu denetimleri trafik düzeni ve halk sağlığı için değil bir gelir kapısı olarak kullanmasından dolayı
0
grimavi
(05.06.25)
çünkü devlet kafasına göre kuralı uyguluyor veya uygulamıyor. asıl park cezalarından başlasa iyi para kırar.
0
jelly bear
(05.06.25)
ankara - erzincan yolu üzerinde giderken kaç kez denk geldim, kuş uçmaz kervan geçmez yere 50 km/saat hız limiti koyuyorlar ve mecburen yavaş geçiyorsun, yoksa ceza yiyeceksin. özellikle yozgat tam bir radar merkezi.

ya yavaşla, ya para ödersin gibi bir durum var, sinir bozucu.

yoksa otobanda 120 km/sa hız sınır olan yerde 150 ile geçildiğinde ceza olmasına itirazım yok.
0
tabudeviren
(05.06.25)
hız limiti gidilmesi gereken hız değil, izin verilen en üst sınır, limit = "e kadar" demek, "en fazla" demek aslında, 120'ye kadar, 50'ye kadar gibi, 120 yazan yerde 120 ile gitmelisin demek değil, en fazla oraya kadar çıkabilirsin demek.

insanlarda madem iznim var, kullanırım aga diyor. buraya kadar sorun yok aslında. problem limitlerin ani düştüğü durumlarda yaşanıyor, 110 ile giden biri birden 50 tabelasını görüyor, problem ise o noktada başlıyor, 110'dan 50'ye düşebilmen için freni köklemen lazım bu da başka problemlere neden oluyor. tabelanın 500 metre ilerisine de radarı yerleştirmişler e adam naapsın bir yerde haklılar.

110'dan 50'ye bir seferde limit düşüreceğine, 500 metrede bir kademeli düşürse problem olmaz bu kadar.

tabii birde tabelaların yerleşimi var, bunu hem şehirler arası hemde şehir içi çok görüyorum, tabela var, önüne ağaç dikmişler veya kendi kendine çalı olmuş bişi olmuş, büyük ihtimalle o ağaç dikilirken sorun yoktu, ağaç büyüdükçe tabela kapanıyor göremiyorsun

kendi aracım yok, ihtiyaç halinde kiralıyoruz, bu tabelaları okuyup uyarı veren sistemi seviyorum ben mesela. kafam rahat. bu tür nerede ise gizlenmiş (dingil peysajcı ve doğa tarafından) tabelaları da görebiliyor bazen. tek problem tabelayı geçince uyarı veriyor, öncesinde de verse şahane olacak.

bu kadar salladıktan sonra 14'ü uzun bir yola çıkıcam, bakalım radar cezası alacakmıyım.
0
selam
(05.06.25)
yukardakiler+1 bir de bu paralı yol kullandırma taktiği bazı yerler için. parasız yoldan gidince 280 km yolda 3 ayrı hız cezası yemişliğim var. yarısı trafikte geçen 3 saatlik yoldan bahsediyorum. Ve bana göre zaten çok kötü hız kuralları, hiç güvenli değil
0
ala09
(05.06.25)
İngiltere'den bir örnekle geldim. Otoyollarda "averaj hız kamerası" diye bişey var. İki kamera hızını ölçüyor, ilkinden ikincisine atıyorum 110 ile giderken 2dkda varman gerekiyorsa ve daha hızlı vardıysan hızlısın diye cezayı yapıştırıyor. Süreden ortalama hızını hesaplıyor yani. Mesela ani hız düşüşü gibi şeylerde bu yapılabilir bence. O an kamera koymaz ama girmeden bir süre önce ve o bölgeyi geçtikten bir süre sonra kayıt alır bakar. O aralıkta hızın düşmüş mü ortalamaya bakıp anlayabilir. (*tabii bu devletin cezaları para kaynağına çevirmek istemediği bir senaryoda mümkün)
0
nhk ni youkosu
(05.06.25)
nhk ni youkosu'u aynisi türkiye'de de uygulaniyor. edirne yolunda en az 2 yerde var.

110 hiz siniri olan yerde 122 ile gidince ceza yemek kadar dogal bir sey yok. o tolerans araçların hız göstergeleri tam hizi net olarak yansitmadigi ve radar ölcümlerinde çeşitli faktörler hız ölçümlerini etkilediği için konuluyor. suistimal edilip yol boyu 121 ile gidilsin diye degil. sen 110'luk yolda 122 ile ceza yiyorsan zaten tolerans payini dahi asmissindir. cezayi hakediyorsundur.
bu sebepten aglayinca insanlar gülüyorum ama bu demek degil ki cezalarin hepsi hakli.

türkiye'de gördügüm kadariyla bir standart yok. tekirdag yolunda 82 diye hiz limiti var. böyle bir sacmalik dünyanin hicbir yerinde yok. ya 80 olur o ya 85, 82 ne? tolerans payi icin hesap makinesi cikarmak gerekiyor.
bazen otobana öyle hiz limitleri koyuyorlar ki, mesela sapak var, bakiyorsun limit 60, orada 60 ile gitsen üstünden tir gecer. sorun sistemsizlik ve zeka özürlü hiz limitleri.olmayacak yere olmayacak hoz limitlerini koyuyorlar.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.06.25)
Açıkça dillendirilmedi ama, geçen yaz bir dönem birdenbire fiş fatura makbuz KDV işleri daha sıkı denetlenmeye başladı.

KDV çıktı beri, "abi fiş istemezsen şu kadar olur" ticaretin parçası haline gelmişti, devlet de bu işi fazla sıkmadı.

Birden sıkınca bir terör ve isyan ruh hali oldu.

Bu da benzer bence. Uzun süre gevşek tuttukları bir şeyi aniden sıkıyorlar.

Rahatsızlık uyandıran bu kısmı olsa gerek.
0
encokbenisevinnolur
(06.06.25)
Aha bak yola çıktık karşımıza çıkan canlı manzara 110 dan önce 90 a sonra 70 e düşüp hemen dibinde kontrol yapıyorlar yol aynı dümdüz yol.

hizliresim.com
hizliresim.com
0
basond
(06.06.25)
ankara izmir arasi geldim, sürekli olarak radar uyarisi vardi.
kimse 140-150 ile gidenlere ceza yazilmasin demiyor. ama sehirler arasi yolda hiz sınırı sürekli degismez. hiz sınırını kontrol etmekten dogru düzgün yola kendimizi veremedik. 90 70 e iniyor tekrar 80 e cikiyor oradan 50 ye iniyor biraz sonra tekrar 70 diyor. uyarilar görünür degil ve hiz kesmeye kalktiginizda cok gec kalmis oluyorsunuz, arkadan gelen kamyonun otobüsün sıkıştırması da cabası.
kesinlikle iyi niyetli bir düzenleme olmadigini düsünüyorum.
0
deckard
(07.06.25)
(6)

şaşıfelek çıkmazı dizisinde çalan klasik eserler.

the fisherking
arkadaşlar shazamda çıkmayan bir müzik 26. bölüm sonunda çalan muhtemelen pavarottinin seslendirdiği bir eser bi el atın lütfeeeeeennn.
arkadaşlar shazamda çıkmayan bir müzik 26. bölüm sonunda çalan muhtemelen pavarottinin seslendirdiği bir eser bi el atın lütfeeeeeennn.
0
the fisherking
(05.06.25)
link atin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.06.25)
hemen hocam www.youtube.com
0
🌸the fisherking
(05.06.25)
en sonda çalan müzik
0
🌸the fisherking
(05.06.25)
sözleri: "in den stillen Hain hernieder, Liebchen, komm zu mir..." diye gidiyor. bunu arattigimda cikan sarki: Schwanengesang, D. 957: IV. Ständchen - Franz Schubert

evet, sarki bu. Spotify'da da var. open.spotify.com
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.06.25)
maksimum Almanca bilgisini verebilecektim ama bulunmuş.

şaşıfelek çıkmazı <3
0
sparkle kiddle
(05.06.25)
harikasın konusma ben konusuyorum daha bitirmedim hocam, çok çok teşekkürler..:))
0
🌸the fisherking
(05.06.25)
(28)

oğlunuz olsa ne isim koyardınız?

ermanen
soru başlıkta
soru başlıkta
0
ermanen
(03.06.25)
Cüneyt
Hakan
Aslan
0
gabe h coud
(03.06.25)
barbaros
alparslan
0
mikahakkinen
(03.06.25)
Ercan

Aslında Ercan sevdiğim bir isim değil ama aynı iş yerinde çalıştığım bir arkadaşım vardı. Çok severiz birbirimizi. Çok iyi bir insandır, o sebeple onun adını vermek isterdim.
0
rock n roll
(03.06.25)
erk, kara, noyan, tunga gibi öztürkçe isimler. noyan gerçi moğol ama olsun
0
ground
(03.06.25)
Seçkin
Salim
Selim

Bu üç isimden biri. Kafamda şu ana kadar hiç başka alternatif olmadı. Babamın adı olmasaydı Mustafa Kemal de koymak isterdim ama Atatürk'ün değil babamın ismini koydum diye algılanacaktı. Babamla hiçbir sorunum yok ama benim ilk ismim anneannemin ismi olduğu için travmam var galiba :D
0
matilda
(03.06.25)
erdem, selim, bilge, görkem, egemen
0
strawberry first
(03.06.25)
Elessar
0
rakicandir
(03.06.25)
Sırf bi isim hoşuma gidiyor diye farazi de olsa çocuk yapmaya hiç gerek yok. İkinci bir isim ekleyecek olsam Cuma ismini eklerim kimliğime. Hatta doğumdan gelen ismi sildirecek olsam Robin Cuma yaparım.

Otuzundan sonra insan doğumdan gelenin yanına kendine uygun gördüğü bir ismi ekleyebilmeli ve hatta bu kültürel bir pratik falan olmalı.
0
beyfendi
(03.06.25)
Abdullah, ömer, osman, hamza.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.06.25)
arda
0
buenosdias
(03.06.25)
Deniz, onur veya emre
0
cilacı ökkeş usta
(03.06.25)
Çağan koyduk
0
va
(03.06.25)
robin, leon, doa/dua
0
ala09
(03.06.25)
kuzgun
0
lüzumsuz adam
(03.06.25)
Bu ara herkes çocuk yapıyor herhalde isim duyuruları epey popüler :)

Biz de Türkçe bir şeyler koymak istiyoruz. Dora, Uygar, Toluhan (Araplara karşı zafer kazanan komutanmış ^^) olabilir. Bir de her an laik atak geçirip Mustafa Kemal koyabiliriz.
0
chicha_v2
(03.06.25)
Göktürk

Aslan.
0
drako
(03.06.25)
BALAMİR
0
Shepard
(03.06.25)
atlas
0
chanandler bong
(03.06.25)
Cihangir benim oğlanın adı
0
rodeocu
(03.06.25)
Ensar
Enes
Bilal
0
runaway
(03.06.25)
Arman
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.06.25)
yağız
yiğit
ayaz
0
archmeister8
(03.06.25)
Cemre
Cansel

Gibi feminen isimleri erkeklere yakıştırıyorum. Ama hem Mustafa Kemal Atatürk’ten dolayı hem de hayatımı kurtaran doktorumdan dolayı Kemal koyardım.
0
ruhen hastayim ben
(03.06.25)
Rüzgar koydum
0
mirty
(03.06.25)
Ateş
0
Zetnikov
(03.06.25)
tarik
demokan
0
cooperr
(04.06.25)
Erman olabilir belki.

Türkçe karakterli isim kesinlikle tercih etmezdim.
Uniseks isim kesinlikle tercih etmezdim. Belli olmaz, bunlar çocuğun hayatını zorlaştırabilir.

üÜnlü bir insanın ismini kesinlikle koymazdım, belli olmaz. İleride bir skandalı ortaya çıkarsa isim lekelenir.

Siyasi bir fikrin temsilcisi ismi kesinlikle koymazdım. Çocuğun siyasi fikri kendi kendine oluşacak. Devrim isimli bir sağcı veya Alparslan isimli bir solcu veya Ensar isimli bir laik olarak yaşamak zor olabilir.

Bazı isimleri neden tercih etmeyeceğimi açıklamak isterim.
Tarık: yabancılar farklı harflerle kullanıyor bu ismi, yanlış harfle yazar yabancılar.
Atlas: dünyanın tüm yükünü taşıyor, oğluma böyle bir yük vermek istemem.
Ege: “hi i am Ege” dediği zaman “i am a gay” demiş gibi oluyor.
Noyan: “no” şeklinde olumsuzlukla başladığı için tercih etmem.
Ateş: Cehennemi hatırlatan bir şey, yakıcı, yıkıcı, zarar verici. O yüzden tercih etmezdim.
0
michael_knight
(04.06.25)
Burak.
0
since1907
(04.06.25)
(30)

oğlum çift soyad taşıyabilir mi?

deartheodosia
4 yaşında, babasıyla boşandık. hem babasının hem benim soyismimi taşımasını istiyorum, böyle bi şey mümkün mü? tek ismi olduğu için sorun olacağını düşünmüyorum.
4 yaşında, babasıyla boşandık. hem babasının hem benim soyismimi taşımasını istiyorum, böyle bi şey mümkün mü? tek ismi olduğu için sorun olacağını düşünmüyorum.
0
deartheodosia
(01.06.25)
iki isimli olmak bile sorunken, bu durum çocuğun hayatını zorlaştırmaz mı?
0
neira
(01.06.25)
annesiyim, neden benim taşıdığım soyismi de taşımasın ki? nüfus kayıt örneği taşımadıkça hiçbir bağımız yok gibi duruyor, nasıl benim çocuğum olduğunu kanıtlayabilirim mesela bi şey olsa? anna/baba ismi de yazmıyor artık kimliklerde.

x y çocuğumun ismi soyismiyse a benim soyismimse x a y olabilir gayet. olması gereken de bu.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
dava acarak yapilabilir.

www.evrensel.net

bu artik emsal karar gibi bisi. diger mahkemeler de bu karari takip edecek yoksa istinafta düzeltilir. ama buradaki olayda baba da okay. sizin durumunuzda bunu dikkate alarak hareket etmek lazim.

haddim olmayarak kisisel görüs: baya sacma. öküz ölüp ortaklik bitince yani bosaninca degil de bastan böyle bir sey istesen sik bir hareket olurdu. su an duygusal bir karar gibi duruyor. senin soyadin da senin babanin soyadi. birak cocuk dedesinin soyadini tasiyacagina serefsiz bile olsa babasinin soyadini tasisin.
0
sonsuz
(01.06.25)
nedeni şu; çocuk yaşta zorbalamaya başlayacaklar. ergenlikte özellikte çok uğraşırlar sen evli misin niye iki soyadın var vs vs. yetişkin olduğunda da devlet dairelerinde sorun yaşayabilir. atıyorum bankaya gitti çovuğun adı fernando jose mariano altamiano fernandes muslera olsun. hangi ismini okuyacaklar? eksik okuduklarında üstüne alınacak mı? evlendiğinde bir soyad daha gelecek. brezilyalı futbolcu olacak çocuk :D
0
neira
(01.06.25)
ilkokul, ortaokul, lise'de, bu gelişim dönemlerinde diğer erkek arkadaşlarının arasında kendini farklı hissedebilir.

- senin neden iki soyadın var ?
- ...

frued yaşasa yapmayın derdi.
0
WithWorth
(01.06.25)
Çocugun küçük emrah filmlerindeki gibi olur sonra.
0
runaway
(01.06.25)
Çocuğa eziyet etmeyin. Ne gerek var?
0
mor oje
(01.06.25)
@sonsuz, doğmadan önce istiyordum zaten ama hamileyken ayrıldığımız için yine duygusal kabul edilebilir.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
İşin hukuki yönünü bilmiyorum ama bence olmalı. Hatta okulda vs. zorbalanır denmiş ama ben olsam gurur duyardım hem annemin hem de babamın soyadını da taşıyorum diye. Beni doğuran, hamilelik döneminde bütün hayatını bana göre değiştirmek zorunda kalan, hem bedensel hem ruhsal olarak zorlanan ve hatta doğum sırasında hem kendi hem de bebeğinin hayatı için endişelenen ve tabi tüm bu süreç içinde bu riski taşımak zorunda kalan anneme bu süreçte etkisiz eleman gibi davranılmadığı için.
0
rock n roll
(01.06.25)
@sonsuz, yorum yapmanız için açtım duyuruyu, dilediğiniz gibi linçleyebilirsiniz.

@neira, ne güzel işte :P

@withworth, her konuda toplumla uyuşmak zorunda değiliz, azınlıklar ne yapsın. her çocuk anne baba bir ailede büyümüyor.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
@rock n roll, <3 duygularımı yazmışsın. doğuran, büyüten benim ama kimliklerimizi yanyana koyduğumda aramızda hiçbir bağ gözükmüyor. boşanmadan önce aynı soyisim olduğu için bi sorun yaşamamıştım ama şimdi bi uçak bileti aldığımda yanımda hangi belgeleri taşımam gerekir oğlum olduğunu kanıtlamak için, onu düşünüyorum (yurtdışı).
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
Erkek kardeşiniz var ve soyadı diğerleri üzerinden devam edecekse eğer değmez. Zorbalanmak bir yana, kayıt kuyut işlerinde sürekli karşısına çıkar ileride. Örnek vereyim; önemli bir konuda bir kuruma/kuruluşa çocuğunuz gitti ve pasaportunu/kimliğini verdi. Kayıt ekranında ikinci bir soyadı için alan yoksa eğer biri yazılacak. Diyelim ki bu kayıt yapılan sistemle entegre çalışan bir başka kayıt ekranı daha olsun. Çocuğunuz bu ekrana gireceği soyadının hangisi olduğunu bilmek zorunda. Uyumsuzluk olursa eğer istenmeyen sonuçlar doğuracak, bunun düzeltilmesi gerekecek, düzeltilmesi için belki bireysel müracaat gerekecek, zaman alacak, can sıkacak.. başka kimsenin uğraşmadığı şeylerler çocuğunuz iki soyadı taşıyor diye uğraşacak. Bu verdiğim örnek yaşanması çok muhtemel bir şey. Bu durum defalarca karşısına çıkacak.

Bahsedilmiş zaten, olsun diye zorladığınız soyadı da annenize ait değil, babanızın soyadı.
0
beyfendi
(01.06.25)
Yeni kimliklerin arka sayfasında anne baba adı yazıyor yav. Bunu eklemek istedim konu hakkında bir şey demeyeceğim.
0
nhk ni youkosu
(01.06.25)
@teyze, aşırı alakasız bi yorum olmuş, öyle bi durum yok bizde.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
"anna/baba ismi de yazmıyor artık kimliklerde."

kimliğin arkasında yazıyor.

@rock n roll yazdığı düşünce olarak güzel ama çocugun bu bilince ulaşması zaman alabilir. ortaokulda lisede hunharca zorbalanabilir. "ne öyle kadın gibi iki soyadın var" gibisinden.


ileride büyüyecek, bir yere başvururken iki soyadını yazmak zorunda kalacak. sürekli bir ekstra uğraş, düzeltme, açıklama.

ailenizin soyadınızın devam etmesini istiyorsanız sizin soyadınızla olsun. iki soyadı çok angarya bir iş.
0
tabudeviren
(01.06.25)
Mahkeme ile oluyor, bence duygusal bir karar degil olmasi gerekeni yapiyorsunuz.
0
deckard
(01.06.25)
Biz de hanımla düşünmüştük amma lakin çocuğun adı portekiz adı gibi olacak diye vaz geçtik. Hele bir de belki iki ad koyarız diyorduk ama benden biliyor hanim; bütün eğitim hayatım boyunca ismim testlere sığmadı, bıktım. Ondan ötürü istemedik.

Neyse yani ben size şunu diyeyim; sizin açınızdan çok mantıklı. Kesinlikle anlarım ama çocuk açısından mantıksız olacak ve hayatına ekstra bir zorluk katacak. Hele bir de yurtdışında falan yaşasa vallaha iyice karmaşık oluyor (hintli arkadaşımdan biliyorum).

Umarım tek ismi vardır çocuğun.
0
logisticsmanager
(01.06.25)
Ortaokulda bir kız arkadaşımın iki soyadı vardı. Her sene başında bazı densiz öğretmenler sebebini sınıfın ortasında didiklerdi, kız artık bunalmıştı bu durumdan. Son karar sizin ama ben gördüğümü söylüyorum.
0
mirty
(01.06.25)
bence harika bir sey, acin davayi alsin sizin soyisminizi de. bir arkadasim evlendi, soyisimlerini beraber degistirdiler. kadinin soyismi x, erkeginki y olsun. hem kadin hem erkek tarafi, x-y seklinde aldi ikisi de yeni soyisimlerini.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.06.25)
Cocugunuz sizin gibi feminist olmayacak belki?
0
baldur2
(01.06.25)
okulda zorbalayacak olanlar gözünün üstünde kaşın var der yine zorbalar? 3 iqlu ilkokul ortaokul çocukları çocuğumu zorbalayabilir belki diye kendi düşünce ve isteklerime mi ket vurmalıyım? neden insanların düşük zekalı çocuklarından korkup endişe ederek yaşamalıyız ajsjsjsjs her bir soruda “çocuğun zorbalanır”. 40 yaşında da zorbalığa uğrayan insanlar var ve bunun çözümü zorbaların dikkatini çekmeme çabası olarak yaşam sürdürmek değil.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
@baldur ayyyy feminist hamlesi de geldi :) bi sonraki çirkin, kedili ve mor saçlı olduğum mu olacak :)
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
@beyfendi, soyadım devam etsin etmesin umurumda değil ki, amaç bu değil. kutsal, ayrıcalıklı bi soydan da gelmiyorum. babamın soyismi olduğunun da farkındayım.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
Çocuğun pratikte yaşayacağı zorlukların hangi durumda rahatlıkla gözardı edilebileceğine dikkat çekmek istedim. Ailede soyadını taşıyacak başka kimse yoktur, o durumda ne uğruna olursa olsun çocuğum benim soyadımı da taşımalı denir, ben derim.

Baba piyasada yoktur, çocuğun doğumuna katılmak dışında hayatınızda hiçbir katkısı yoktur, bu durumda da ikinci soyadı makul ama "hem babasının hem benim soyadımı taşısın" söyleminizden babanın ortalıkta olduğunu anlıyoruz.
0
beyfendi
(01.06.25)
Çocuk zorbalanması muhabbeti baydı cidden. İki soyad zorluyorsa sadece sizinki olsun bence bu taleple gidin
0
ala09
(01.06.25)
Cift soyadli kadinlar surekli sorun yasiyor mu? Sorun yasama argumani biraz zorlama geldi, ilk defa bu cocugun sahip olacagi bir sey olmayacak ki bu.
0
ghilleinthemist
(01.06.25)
@ghilleinthemist, abicim çocuğun adı Ali Muhammed Yılmaz Erkanlıoğlu. Bak kısa, uzunumsu, orta, uzun isim ve soyad salladım. Lan sen çocuğuna bunu reva mı görüyorsun sırf doğurduğun için? Ali derler, Muhammed derler, Yılmaz soyadı ama onu da isim sanabilirler. Çocuk söylemekten sıkılır, sınıfta rezil olur. Uzun işte. Kime faydası var? Sırf burada anası bir şeylerin tatminini yaşamak için çocukla uğraşıyor. Keşke geleceğinin düşünse. Olan oldu. Sen evlenirken boşanabileceğini ve böylesi durumlara düşebileceğini öngörebiliyor olmalısın.
0
Shepard
(01.06.25)
ne bos yapildi ya. kadin size fikrinizi sormamis. doguran, bakan, büyüten kisi olarak soyismini vermek ve cocuguyla resmi olarak bir bagi olsun istiyor, yasal olarak oluru var mi diye sormus. siz ne düsünürsünüz, uygun bulur musunuz dememis. soruya verin cevabi gecin, her konu hakkinda fikir sahibi olmak zorunda degilsiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.06.25)
oncelikle 42e, bir oglum var, evliyim.

yasal olarak mumkunse babasinin soyadini siler kendi soyadimla devam ederim.

hamileyken ayrilmak nedir ya, oha diyorum. yemisim adamin soyadini, gelmisini gecmisini..
0
cooperr
(02.06.25)
soy ismi atadan gelen bir şeydir. bu da erkek spermi üremeyi sağladığı için hep erkek soyundan devam etmiştir. tüm dünyada da bu şekildedir. daha sonrasında soy adını yada adnını beğenmeyenler mahkeme yolu ile değiştirebilmektedir.

şimdi şahis fikrime gelecek olursak, bence öncelikle babanızdan gelen soy ismini değiştirin ve çocuğunuza da aynı soy ismini verin. erkek çocuğu için çift soy adı kullanması tam bir saçmalık bana göre. kız olsaydı evlenince üç soyadı mı kullanacaktı.
0
gercekdunya
(02.06.25)
(9)

Bu üç araç arasından hangisini tercih etmeli?

emre513
T-roc, Tucson ve Sportage arasında kaldım. Hemen hepsi orta ya da dolu paket ve son model. Opel Grandlanda da baktım ama hem biraz daha pahalı hem de o koca arabaya 1.2 motor aklıma yatmadı.
T-roc, Tucson ve Sportage arasında kaldım. Hemen hepsi orta ya da dolu paket ve son model. Opel Grandlanda da baktım ama hem biraz daha pahalı hem de o koca arabaya 1.2 motor aklıma yatmadı.
0
emre513
(31.05.25)
Grandland çok iyi değil sanki ya; arkadaşım yeni aldı ve ben de deneme fırsatı buldum ama beklediğim konfor ve sürüş dinamiklerine sahip değildi. T-ROC her türlü alır bu üçlü arasından bence.
0
vedatchilipeppers
(31.05.25)
Troc diğer ikisi ile aynı klasmanda değil onu ele
Tucson ve sportage ikiside aynı ailenin arabası aralarında pek fark yok sportage şeklen daha hoşuma gidiyor sportage derim
0
basond
(31.05.25)
Stellantis grubu 1.2 motordan bu kadar şikayet varken ihtimal arasına sokulmax bile, sportage
0
mirty
(31.05.25)
t roc.
0
mikahakkinen
(31.05.25)
hyundai/kia taraftari degilim
o yuzden bu versusta t-roc
ama ben olsam t-roc yerine nissan alirim.
0
cooperr
(31.05.25)
yeni grandland mhev'lerin 1.2 motor triger zincirli yeni nesil puretech. fakat bu sefer dct edct çift kavramalarında sıkıntı var.

bunlar arasında tucson veya sportage'ten tasarım olarak hangisi cezbediyorsa onu alacaksınız.
0
rain when i die
(01.06.25)
Yani şimdi bilen de yazıyor bilmeyende. Nissan grubu çok sıkıntılı. Önerilmesi saçma. Her aracın kendine göre sıkıntısı var.
0
mikahakkinen
(01.06.25)
gecen hafta volkswagen tayron 2.0 aldik. ben vw hic sevmeyen biri olarak oldukca begendim. malzemesi kaliteli, ic hacmi genis, sürüsü güzel. suv tipte istiyorsaniz t-roc yerine belki düsünebilirsiniz.
acikcasi opel'den uzak dururdum. elimizde peugeot var. onu da sonbaharda elden cikaricaz cünkü boyasi yandi. baya yandi yani günesten. ustanin dedigine göre su grupta: opel, peugeot ve citroen, özellikle boya yanmasi cok olan bir sorunmus. bir de sanziman sistemi cok güven vermiyor.

hyundai ve kia avusturya'da seviliyor benim gördügüm kadariyla. özellikle ucuz servis, kolay parca teminati ve bütce dostu arabalari. ben iki markaya da güvenmiyorum, mazda ya da honda varken uzak doguda diger ikisine yönelmem.

her seye bakarken crash test raporlarini da karsilastirin bu arada. bence fazladan yaktigi benzinden daha önemli bir sey.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.06.25)
@mikahakkinen

olm sacma sapan cevaplar yazmayin, forensic engineering yapiyorum, onume gelen "motoru yanan" araclarin %90'i kia/hyundai. bu araclarin cogu 0-2 yas arasi.

bunu bilen birisi olarak ne diyeyim, git sportage/tucson mi al diyelim.

nissan ailemde ve cevremde cok kullaniliyor, bizde 2016 Qashqai var, en ufak sikinti cikartmadi.

elinde bu bilgiler olsa ne dersin sen olsan, allahini seversen iki dakika durust ol cevap ver... buyur bekliyorum.
0
cooperr
(01.06.25)
(20)

Evi kendimiz boyayabilir miyiz?

matilda
Selamlar herkese, Eylül-ekim gibi tasinacagiz. Kendi evimiz olacak. 3+1, ebeveyn ve normal banyosu olan 120 metre kare bir ev. Boyama fiyatlari malumunuz kapiyi 50.000den aciyorlar. Biz istedigimiz renkleri alsak kendimiz boyayabilir miyiz hic boyama deneyimimiz yok. Ev temmuz sonu falan bosalacak.
Selamlar herkese,
Eylül-ekim gibi tasinacagiz. Kendi evimiz olacak.
3+1, ebeveyn ve normal banyosu olan 120 metre kare bir ev.
Boyama fiyatlari malumunuz kapiyi 50.000den aciyorlar.
Biz istedigimiz renkleri alsak kendimiz boyayabilir miyiz hic boyama deneyimimiz yok.
Ev temmuz sonu falan bosalacak. Hafta sonlari gidip boyayabiliriz.
Evin rengi biraz pembemsi ben yesil-mavi tonlari istiyorum.
Bir de ustlerde alcipanlar var onlari da boyamak gerekiyor.
Biz bu isin ustesinden gelebilir miyiz iki kişi? Ve ev nasil boyanir. Ne kadar su katmak lazim boyaya vs hic bilmiyoruz.
Onerilerinizi bekliyorum.
0
matilda
(24.05.25)
boyarsınız. video izleyin. ne katar su katacağınızı boya aldığınız yer söyler.
0
rodeocu
(24.05.25)
Bir yapı marketin boya reyonuna git. İstediğin renge ait bir örnek götür. Ya da internete gir, boya kartelaları de. Çıkanlardan istediğin rengi seç. Evin mertekaresini ölç. Elemana söyle. O boya miktarını hesaplayıp boyayı hazırlayıp gerekli malzemeleri verecektir.
20 -30 tane boya videosu seyret.
Boyayı çok iyi karıştırmaya ve her tarafı homojen hale getirmeye dikkat et.
Önce kestirme fırçasını kullanmayı öğren.
yere damlatmamaya dikkat et.
Damlayanı en kısa zamanda ıslak bez ile sil. Zamanı kaçırırsan ömür boyu o damlayla yaşarsın.
Elektrik düğmelerini falan bantla.
Daha sonra devam etmek üzere işi bıraktığında malzemeyi, ruloları ve fırçaları çok iyi yıka. Boya üzerlerinde kurursa çöp olurlar.
0
Mirket
(24.05.25)
Teknik olarak evet ama inan kolların çok ağrıyacak.
mevcut boya nedir acaba? (tam bilmiyorum fakat sanirkm yağlı boya üzerine su bazlı boya olmayabilir kontrol. Et)
Su bazlı boya kullan
İstanbul için boyacı tavsiye edebilirim.
@Mirket +1
Once kesme fırçasıyla çerçeveyi boya sonra rulo ile içini.
Prizleri falan yuvasından çıkar.
İlk yapılacak iş aslında delik vs varsa alçıyla onları kapatmak
0
kisa
(24.05.25)
Hocam boyarsınız da duvar kesikler gölgeler içinde kalır güzel bi görüntü olmaz pişman olursunuz, ben evi boyattığımda boyacılığın gerçekten bir sanat olduğunu anladım, hele tavan boyamak falan bambaşka bir seviye.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.05.25)
Ben bir kere bir odayi boyamistim esimle. Bir daha asla yapmam. Parasi neyse veririm, ne o eziyeti cekerim ne o pisligi ne de o yorgunlugu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.05.25)
Biz eski evimizde 3 kişi, tek bir duvarı yarım günde ancak boyadık. Üstelik öyle astar falan da cekmedik. El becerisi olmayan insanlar da değiliz.

Ertesi gün kimsenin kolları kalkmadı. O gün ben de "bir daha bu işi asla yapmam" dedim. Başlayınca bırakamadık da.
0
fraise
(24.05.25)
Gerçekçi yorum; daha önce hiç boyama yapmadıysanız, tadilat tamirat işlerine yatkın değilseniz bu işe hiç bulaşmayın.

Yanlış anlamayın yapamazsınız demiyorum elbet yaparsınız ama çok uzun sürer, çok yorulursunuz ve inanın isttediğiniz gibi olmaz. Mutsuz olursunuz.

Boyacı konusu, özellikle evin çevresinde nalbur vs ya da komşu dükkanlara sorarak daha uyguna bulabilirsiniz. Armut falan çok pahalı
0
gilbeys
(24.05.25)
Boyarsınız +1

Sizin bir avantajınızda evin boş olması, eşya çek odadan odaya eşya taşı olmayacak, geniş bir çalışma alanınız olacak

Youtube dan iyi bir ön araştırma yapın, temiz çalışmak için alınacak malzemeleri belirleyin, duvar diplerine bol bol gazete ya da nalburdan ince şeffaf branda

ilk seferinde kusursuz olmayacak, bazı odalar kuruduktan sonra dalgalanmaları göreceksiniz ama yine de oturulabilir temiz eviniz olur :)

Bir de bu boyama işi hayatta 1 sefer gençken yapılıyor, yaş ilerleyince bundan 5 sene sonra parası neyse verir boyatırıza dönüşecek :)
0
grimavi
(24.05.25)
Boya, boya tavası, rulo fırça, kestirme fırçası, maskeleme bandı, teleskobik sap, hışır örtü, ayaklı merdiven.
Alçı işi varsa, alçı, macun küreği ve alçı spatulası

Gerekli malzeme bunlar. Hayatı boyu boyacıya para vermemiş biri olarak cevaplara şaşırdım. Ben boyayabileceğinize inanıyorum. Malzemenin fiyatına bir bakın. Çok fazla bulmazsanız en azından bir odayı deneyin derim ben.
0
Mirket
(24.05.25)
Bence de boyanir.

hazirligi (yerlere musamba serme, priz etraflarina, tavan koselerine boya kagidi yapistirma gibi seyler) ne kadar iyi olursa, boya o kadar kolay ve keyifli olur.

ev bossa zaten mukemmel.

bir iki puf noktasi var. ornegin ruloyla boyarken, ruloyu boyaya batirdiktan sonra genisliginin 2 kati kadar alani toplamda 4 seferlik inis+cikisla boyamak, tavan/duvar (veya kartonpiyer) kosesindenki bantlari boya kurumadan cekmek gibi. onlar da internetten ogrenilecek seyler.

once en az kullanilacak odayi boyarsiniz, hem hatalarinizdan ogrenir, hem de ne kadar saate mal oldugunu anlarsiniz, sonra salon, koridor gibi sik kullanilan yerlere gecersiniz.

ama herkesin de dedigi gibi kas agrisina hazir olun. ben boya yaparken merdivene inip cikmaktan 3 gun desteksiz oturup kalmamamistim.

en son salonu (30 kusur m2) ve uzun bir koridoru (7 tane kapi acilan) bir hafta sonunda boyamistim. ama basta dedigim gibi hazirligim cok iyiydi. boyadan cok hazirlamak vakit almisti
0
lamartin
(24.05.25)
daha önce evde eşya varken salonu ve koridoru boyadım, bi de ufak bi dükkan boyadım. ikisinde de iki kişiydik.
eğer böyle işlerden hoşlanmıyorsanız hiç girmeyin derim.
ben böyle şeyler yapmaktan hoşlanıyorum, elim de biraz yatkın.
eşyasız olması büyük avantaj, çünkü en zor şey temizlik. boş evi temizlemek kolay. bişeyler çekip itmeyecek olmak çok iyi. bi de vaktiniz dar değilse boyanır. ön hazırlık olarak video izleme, bantlamaları yapma, yerlere muşamba serme, malzemeyi hazırlama bunları üşenmeyip doğru yaparsanız ve kendinize işkence yapmayacak bir çalışma saati planarsanız keyif bile alırsınız.
0
benim bir gizli bildiğim var
(24.05.25)
Boya dunyanin en olay isi, ilk boyamda muko is cikardim. Onemli olan rulonun fazla donmesi bence bu konuda. Gerisi tirasssss
0
lapaz
(24.05.25)
Yapılır ve 40k cebinize kalır, az bir para değil.

eski boyadan kabaran yerler varsa spatula ile kazıyın, alçı ile duvardaki delikleri doldurun, kuruyunca zımpara atın. En önemli nokta burası, mutlaka astar atın yoksa boya yaprak gibi parça parça soyulur, tutmaz. İkinci kat boya atarken bile ilk kat boyaya yapışır kalır.
0
kimlanbu
(24.05.25)
Haber linkini bulamadım ama malzemeleri bir arada tutmayın. Kullanılan malzemeleri karışık bir şekilde bir arada bırakan birisi vardı ve yangın çıkıp evi yanmıştı. Uyarmak istedim.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(24.05.25)
50.000 çok bir para, kaç gün sürecek boş evin boyanması da 50 istiyor. büyük konuşmayayım ama tek kolum olsa da bu parayı vermemek için kendim boyarım
0
zemberek
(24.05.25)
Rulo üzerindeki boya bittiğinde tekrar geri dönüp boyadığın yerlere sürme.

Renk değişiminde önce astar sürüyorsun sonra boya.

Boyarken karmaşık rulo izleri kaldığını,pürüzler oluştuğunu göreceksin moralini bozma. Kuruyunca dümdüz oluyor izler de kayboluyor.

Bir odayı boyarsan göreceksin. Koçtaş videoları var YouTube 'da.
0
hebanon
(24.05.25)
aparatlarını iyi al boyama işini kolaylaştıran onlar duvar ile tavan arası geçiş için aparat iyi al, fırçan iyisinden olsun, boyayı koyup fırçayı daldıracağın hede önemli boş ev kolay boyanır zamanın varsa 2 hafta sonunda rahat rahat boyarsın halam evini hep kendi boyar ben 1 duvar boyadım hiç zorlanmadım rahat yaparsın baktın olmuyo bırakır boyacıya devir edersin
0
eja
(24.05.25)
hayır girişmeyin o işe.
etrafa sorup soruşturun mutlaka daha uygun fiyata yapan çıkacaktır.

3+1 boş ev, duvarlarda çok fazla tadilat işi yoksa maksimum 2-3 güne boyanır.
günlük 10binden hesaplasan 20-30bine usta bulabilmeniz lazım.
0
nuisance2
(24.05.25)
Kiralık olsa yapın derdim ama kendi eviniz, bence boyacıya boyatın. Kolay bir iş değil. Salonda bol bol dalga görürseniz tadınız kaçacaktır.
0
10551037
(24.05.25)
boyarsin, el becerisine bakar, hiç öyle dalgalanma falan da olmaz.

hayatında hiç boya yapmamis biri olarak evimi kendim boyamistim. ustelik astar ve tavan dahil. bos evdi benimki. asker dönüşü girmistim.

ustelik o zamanlar youtube'da anlatim falan da yoktu veya bu kadar değildi. sadece boya kutusundaki talimatlari takip ettim. bi rulo almistim, bi de köşeler için kestirme fırçası.

zamanin varsa bekleye bekleye yap. bu iş için para versem hiç içime sinmezdi, üstelik çıkan sonuç da içime sinmezdi. son derece ozenerek boyadim ben.
0
tabudeviren
(25.05.25)
(2)

Derin dondurucudan çıkan mantı üç gündür buzdolabında :/ bozulmuş mudur

Cezcez
Unuttuk yapmayı. Yarına pişse artık çok geç mi?
Unuttuk yapmayı. Yarına pişse artık çok geç mi?
0
Cezcez
(23.05.25)
tpsiye dizili mi, yoksa bir posette mi? posetteyse eger bozulmasa bile hep yapismistir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.05.25)
@konusma
Poşetteydi hocam yapışmış aynen
0
🌸Cezcez
(24.05.25)
(10)

Basic tişörtleri nereden alıyorsunuz ?

my fault
İlk yıkamada çekmeyen, ağız burun yamulmayan, rengi solmayan.Er kişi için.
İlk yıkamada çekmeyen, ağız burun yamulmayan, rengi solmayan.
Er kişi için.
0
my fault
(23.05.25)
Heavy cotton denen dokumadan alırsan dağılmaz, bu her markada var, lcw de bile.

Fakat 200-300 liralık tişörtler sıradan ürünler, bu heavy cotton tişörtler 500-600 den başlar, aratınca bulursun
0
grimavi
(23.05.25)
dagi
0
cooperr
(23.05.25)
Uniqlo. Canavar gibi.
0
Mcfly
(23.05.25)
Lcw
0
vedatchilipeppers
(23.05.25)
Grimelange’ın kadın tişörtleri bayağı güzel, erkeklere de bi düşünülebilir
0
mor oje
(23.05.25)
En son Intimissimi Uomo'dan aldim.
0
sertac akin
(23.05.25)
Les Benjamins, Lacoste, S.Oliver, Benetton, Uniqlo, WWF sevdigim markalar. Logolari tshirt ile ayni renkteyse belli bile olmuyorlar. Benetton'in son senelerde logolari bile kaboldu, dümdüz tshirt yapiyorlar.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.05.25)
lacoste
0
antikadimag
(23.05.25)
amazon
0
zeleno
(24.05.25)
decathlon
0
orpheus
(24.05.25)
(8)

çamaşır / bulaşık makinesi alırken nelere dikkat edelim

biseysorcaktim
evde ikisi de var ama eski, benim bekarlık dönemimden kalma ve yenilerini almamız gerekiyor. ev küçük olduğu için kurutma makinesi alamıyoruz ama kurutmalı makine olsa şahane olur. balkon da yok. yatak odasında daimi bir kuruluk var üstünde sürekli kılık kıyafet var. kuruluğu atmak, yoketmek istiyor
evde ikisi de var ama eski, benim bekarlık dönemimden kalma ve yenilerini almamız gerekiyor.

ev küçük olduğu için kurutma makinesi alamıyoruz ama kurutmalı makine olsa şahane olur. balkon da yok. yatak odasında daimi bir kuruluk var üstünde sürekli kılık kıyafet var. kuruluğu atmak, yoketmek istiyorum. o kadar nefret ettim varlığından.

bosch, siemens, electroluk almış müstakbel eşimin arkadaşları memnunlarmış. en iyisi onlarmış. ben böyle şeylere inanmıyorum.

arçelik mağazalarında geçerli yüzde on gibi bir indirimimiz de var. duruma göre değerlendirebiliriz.

eski çamaşır ve bulaşık makinesi bence gayet iyi durumdalar, onları köy evine taşıyacağım. bulaşıkta da çamaşırda da neredeyse sürekli aynı modu kullanıyoruz. full / orta / hızlı gibi üç mod yeter bana her iki makine için de.

bir de benim eskiden kalma alışkanlığım makine dolmadan açmamak.
sırf bu yüzden onlarca iç çamaşırı aldım kendime çünkü iki tane atlet şort için makineyi çalıştıramazdım. ama en büyük arzularımdan biri de, sadece 1 tişörtü atıp sadece 1 tişörtü yıkamak ama makinenin de buna uygun oranda enerji/su/kaynak harcaması. var mı öyle şeyler?

teşekkürler.
0
biseysorcaktim
(23.05.25)
Hiçbir ev tipi çamaşır makinesi 1 tişört için 1 tişörtlük su ve elektrik ve deterjan harcamaz, sadece mesela (tamamen örnek olsun diye söylüyorum) 4 kg çamaşır için ayrı, 5 kg çamaşır için ayrı, 7 kg için ayrı tarife uygular. 1 çamaşır 2 çamaşır diye bir kodlamaları yok onların.

3 program fazla fazla yeter. En azından 12-13 sene önce aldığım Altus marka bulaşık makinesini hâlâ çatır çatır kullanıyoruz her gün, daha bozulmadı. Nazar değmesin tabi de.

Çamaşır makinesini 11 kg olandan alın derim, zira yorgan battaniye yıkamak için kuru temizlemeye göndermek zorunda kalmazsınız.
0
muhayyer divan
(23.05.25)
o kurutma teli kadar lanet bir şey yok. evde kurutmanın yarattığı rutubet de çok çok kötü olay. hem kurutmalı hem yıkamalı olan makineler iyi değil diyorlar ama evde çamaşır kurutacağıma ne kadar kötü olsa da makine alır geçerdim.
çamaşır makinesinde en büyük tavsiyem olabilecek en yüksek hacmi almaya çalışmanız olur. battaniye vs yıkarken çok faydası oluyor. bulaşıkta da otomatik kapı açma özelliği güzel olabilir ama çok ekstra bir şey bence. sadece kapağı açmayı unutup boşaltırken sürekli etrafa su damlaması çok gıcık bir şey :))
0
nolmus yani
(23.05.25)
kurutma makinesini çamaşır makinesinin üstüne koyacak yer de mi yok?

bulaşık makinesi için eko ve kısa program olsa yeterli. ekstra durulama fonksiyonu da olsa iyi olur.

her ikisi için de arçelik'ten memnunum ben.
0
inheritance
(23.05.25)
bulasik mak. arcelik en basitini alin gecin derim, genelde 1 ya da 2 program kullaniliyor zaten, mutlaka 1 saatlik kisa programi olsun. ben en ust rafi catal bicaklik olanlardan (tek tek dizdiginiz) nefret ediyorum ama tercih meselesi.
camasir mak de kesinlikle 11 ya da 8 kilo filan neyse olandan alin, mumkunse kurutmali, artik teknoloji ilerledi. onda da mutlaka yarim saatlik 1 saatlik kisa program olsun, insaatta filan calismiyorsaniz zaten normal isine gucune giden insana yetiyor. kurutumaliktna ben de nefret ediyorum ama makinem o kadar iyi ki (arcelik) bozulana kadar bekleyecegim, bir gun bozulursa o zaman kurutmali alacagim.
0
kassiopeia
(23.05.25)
ben bulasik makinesinde ön yikama programini seviyorum. 10 dakika ön yikama programi olsun isterim kesinlikle. 35 dakikalik kisa program da iyi, özellikle cok kirli olmayan seyler icin.
günlük olarak genelde eco mod ve yogun yikama cok sik kullaniliyor.
bu dördü olduktan sonra gerisi önemli degil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.05.25)
@ inheritance
çam/bul makineleri ikisi de mutfakta tezgah altında duruyor. o yüzden ayrı bi kurutma makinesi alamam, üstüne koyacak yer yok.

cevaplara teşekkürler.
başka öneriler varsa dikkate alırım.
0
🌸biseysorcaktim
(23.05.25)
camasir + kurutma ayni makinede olunca maalesef ergonomik olmuyor. hem iyi kurutmuyor hem camasirin kilini tüyünü toplamiyor hem de zaman acisindan kullanissiz oluyor.
valla balkonsuz ev zor. ben sanirim bango üstü bulasik makinesi alirdim, bango altindaki yere de kurutma makinesi koyardim. böylece hem kurutma makinem hem camasir makinem hem bulasik makinem olurdu.
kurutma makinem ve camasir makinem cok kullanisli olurdu ve evdeki kurutma askisi kalkardi. evin tozu tüyü, nemi falan biterdi.
bulasik makinesi yari yariya kullanisli olurdu (tencere falan koyamazsiniz) ama en azindan günlük bulasiklari asla elde yikamazdim, yani o da idare ederdi gayet.

banyoda hic yer yok anladigim kadariyla? mesela kurutma makinesi banyoda, camasir makinesi mutfakta olsun gibi bir sey de olmuyor?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.05.25)
Tadilat yaparak banyoya koyabiliriz ama belki bir süre sonra bu evden taşınırız diye o işe girmiyorum

Ama kurutma makineleri su tesisatının olduğu yerde olmak zorunda değilmiş. Başka bir odaya koyabilirim. Isı pompalı olanlar ortamı çok ısıtmıyor dediler.

Kurutmalı çamaşır makinesini eledik şuan.
Çamaşır bulaşık da çok fazla seçenek var ama kat veremedik.
0
🌸biseysorcaktim
(23.05.25)
(4)

İkea Somon

Mirket
Söz balıktan açılmışken,İkeadan aldığımız donmuş somonu Airfryerda, bir avuç superfresh donuk pataesi yine airfryerda, bir avuç da metrodan alınmış chef marka mıydı donmuş sebzeyi de buharlı pişiricide pişirince İkea'nın somon menüsü oluyor.Somon daha lezzetli ve aynı pratiklikte şöyle yapılabilir d
Söz balıktan açılmışken,

İkeadan aldığımız donmuş somonu Airfryerda, bir avuç superfresh donuk pataesi yine airfryerda, bir avuç da metrodan alınmış chef marka mıydı donmuş sebzeyi de buharlı pişiricide pişirince İkea'nın somon menüsü oluyor.

Somon daha lezzetli ve aynı pratiklikte şöyle yapılabilir diye bir tarifi olan var mı?
0
Mirket
(23.05.25)
Somonun üstüne ballı hardal, soya sosu, tatlı acı sos gibi şeylerle glaze yapıp öyle pişirebilirsiniz.

Patates yerine makarna, makarnaya tereyağlı sarımsaklı ya da karabiberli bir sos (cacio e pepe gibi), sonra pişmiş somonu didikleyip makarnaya karıştırabilirsiniz.
0
kobuzchu kiz
(23.05.25)
yarim limonun suyu, limonun kabugu rendesi, 2-3 dis sarimsak, tuz, karabiber, tereyagi, bir kapta karistirip balikalri güzelce marine ediyorum.
15 dakika kadar beklettikten sonra airfryerda 200 derecede 10-12 dakika pisiriyorum.
tereyagini ben beurre ravigote kullaniyorum ama bulamazsan normal tereyagi da olur, istersen icine biraz baharati sen eklersin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.05.25)
Ha bir de, o donmuş sebzeleri buharda pişirmek yerine tavada biraz zeytinyağı, biraz soya sosu ve baharatla stir fry gibi yüksek ateşte pişirince ya da balla pişirince yine daha güzel oluyor, bal özellikle hafif karamelize ediyor sebzelerin dışını, üf.

www.recipetineats.com
Bu yöntemi havuç ve Girit kabağıyla deneyin mesela :)
(Girit kabağı derken, tombul dolmalık kabak değil, şu minikleri kastediyorum: images.app.goo.gl)
0
kobuzchu kiz
(23.05.25)
ikea somonu iyi yapamiyor malesef.
iyi somon yapan restaurantlarda derisiyle beraber yagda hafif ceviriyorlar sanirim, disi sert oluyor ici de guzel pisiyor.
ben evde beceremedim henuz oyle yapmayi.

bir de sunu ekliyim, turkiye'de yasasam somon yenecek ilk 10 balik listeme giremez. yoklukta yenecek bir balik.
0
cooperr
(23.05.25)
(9)

Kendime hiç iyi bakmamışım.

nolmus yani
Niye dertleşme tipinde duyuru açamıyoruz? Neyse.Son birkaç aydır yine baya kötüyüm. Zaten eski duyurularıma bakıyorum hep sağlık soruları sormuşum geçmişte de. Kurtulamıyorum resmen. Zırt pırt hasta oluyorum. Ağrılarım geçmiyor şimdi de 2 aydır. Her yerim ağrıyor.Bugün kafama dank etti, normalde ins
Niye dertleşme tipinde duyuru açamıyoruz? Neyse.

Son birkaç aydır yine baya kötüyüm. Zaten eski duyurularıma bakıyorum hep sağlık soruları sormuşum geçmişte de. Kurtulamıyorum resmen. Zırt pırt hasta oluyorum. Ağrılarım geçmiyor şimdi de 2 aydır. Her yerim ağrıyor.

Bugün kafama dank etti, normalde insanların sürekli takip ettireceği şeylere sahipken umursamamışım ama saçma sapan ufak şeyler için anlık çözümler aramışım. Mesela hashimotom var ama bir kere bile tiroid ultrasonuna girmişliğim yok, belki nodül kaynıyor tiroidim. Endokrinolojiye falan gitmedim hiç. Random hangi dahiliyeci bakarsa o. Düşmeyen crp'm var mesela. Oldum olası 5-15 arası seyretmiş hep. Bi kere enfeksiyon hastalıklarına gitmemişim. Ama kafayı biraz çarptım mı hop acile. Ne saçma işler.

Biraz canım sıkıldı haliyle. Ağrı içinde bu saate kadar çalışınca anlık bi "napıyorum ben hayatım nereye gidiyor?" moduna girdim sanırım. Gıcık oldum kendime. Başkası zengin olsun diye izin almaya çekinip doktora bile gitmiyorum. Aklımın köşesinde hep düzgünce doktora gitmek takiplerimi yaptırmak var ama "Zaman yok, nasıl izin alacağım, rapor alırsam kim iş yapacak?". Sonra ne oluyor, en son 2 sene önce hormonlarıma bakılmış, "Bir gün giderim düzgün bi doktora yeaa."

Bu gidişle genç ölürüm heralde.
0
nolmus yani
(23.05.25)
yillik yatakli tedavi icin primler 30 yasindaki biri icin 15 bin lira ile 25 bin lira arasi degisiyor. bedava gibi bir sey.
yarin gidip Allianz veya Anadolu sigortadan kosa kosa en azindan yatarak tedavi icin sigorta yaptirt. sigortalarin kücük bir check up'i oluyor, ona girersin.
sonra ek olarak göz, kbb, ic hastaliklari ziyaretlerine baslarsin.

düzenli kontrol falan olmadiysan, bu islere girmeden önce saglik sigortasi muhakkak yaptirt. kontrol esnasinda bir hastalik bulurlarsa, o noktadan sonra yaptirtmak istedigin hicbir sigorta hem o hastaligi kapsamaz, hem de otoimmün ya da kanser gibi bir sey cikarsa sigorta bile yapmazlar. devlet hastanelerinde sürünürsün alimallah.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.05.25)
. Aklımın köşesinde hep düzgünce doktora gitmek takiplerimi yaptırmak var ama "Zaman yok, nasıl izin alacağım, rapor alırsam kim iş yapacak?".

buna erteleme deniyor. kendisi bir davranis problemi.. bunun üzerine calisman lazim. altinda yeten sebepleri bulmalisin. bunu da erteleme :P

ben terapide bunun mükemmeliyetcilik (sonuc asla mükemmel cikmaz bu arada yapinca da ama ertelerim) ve depresyon oldugunu gördüm.

seninki kaygi kaynakli gibi duruyor. millet hamile oldugu düsüncesini bile erteliyor, hic doktora gitmeden dogum yapanlar var...
0
sonsuz
(23.05.25)
Korkularını yen ve bir yerden başla.
0
topkapiaksaray
(23.05.25)
"Başkası zengin olsun diye izin almaya çekinip doktora bile gitmiyorum."
ben de aynı sebeple doktor işlerimi hep erteledim ama baktım ki çevremde bunu yapan salak bi tek benim. artık en ufak bir şey de bile izin alıyorum yöneticilerin ne diyeceği benim sağlığımdan önemli değil.
0
duyuruuser
(23.05.25)
1. Sigorta konusuna +1
Hemen bir tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırın. Hatta bunu bugün halledin, sonra doktor randevusu bakarsınız.

2. Dertleşme duyuruları gönül işleri kategorisine dahil :)

3. Haşimotonuz var ama iki yıldır kontrole gitmediyseniz ve hayatınızı sağlıklı bir insnın enerji seviyesiyle sürdürüyorsanız aslında haşimoto olmayabilir mi?
0
kobuzchu kiz
(23.05.25)
Uzulme. İstanbulda yasayan cogu kisi boyle. İyi durumda sayilacagim halde ben de gidemiyorum. Bu konforla alakali. Stres icinde kaos icinde yasiyoruz kalabalik lokasyonlarda.
İstanbuldaysan ulas bana ultrason icin ve endokronoloji dr u icin tavsiye yapayim. Kan tahlilini devlette yaptirman daha iyi olur, dahiliyeye gidip. Cok daha avantajli oluyo fiyat olarak
0
die fetten jahre sind vorbei
(23.05.25)
Allianz tiroid hastalıklarını muaf tuttuklarını söyledi. Ben tiroidim var demedim, kendisi direkt ilk sırada bu geliyor diye örnek verdi. Benim herhangi bir raporum yok ama e-nabızda çeşitli eski testlerim vs var, çok eski bir levotiron reçetesi de vardır belki ama ben bulamadım (sadece ilk yazıldığında reçete ile aldım, sonra kendim ücretle aldım her bittiğinde). Yine de yaptırabilir miyim?

@kobuzchu kiz pek normal enerjide olduğum söylenemez. en ufak antrenmanda bile millet 100lerde seyrederken ben tükenip 140-150lere çıkıyorum kalp atışında. uyuma sürelerim de uzun, en az 8-9, kimse uyandırmazsa 12lere çıkıyor yine de uykumu alamıyorum. sürekli de depresifim ve kilo veremiyorum.
0
🌸nolmus yani
(23.05.25)
Bir süredir terapiye gidiyorum aslında. Sanırım bir şeyleri biraz düzeltmiş olmalıyım ki birden "artık kendime bakacağım ve sağlığımı ihmal etmeyeceğim" perileri geldi. Tabi stresi nasıl azaltacağıma dair bir fikrim hala yok ama takmamayı öğrenmem gerekiyor sanırım. Patron "müsait misin?" yazsa sinir stres olan biriyim.
Glutene hiç dikkat etmemiştim. Hatta yine bir depresyon atağında olduğum için son zamanlarda diyeti bırakıp poğaçaya makarnaya çok saldırdım, o kesin kötüleştirmiştir beni. Şimdi bir haftadır toparlamaya çalışıyorum yaşam stili olarak. Sürekli diyet yapan ve dışarıdan yemeyen, evde kendi yemeğini yapan biriyim, epey kilo verdim. Fakat bundan sonraki süreçte bunu da daha sıkı bi hale getirip glutensiz seçeneklere daha çok yönelmem gerekiyor.
0
🌸nolmus yani
(23.05.25)
e-devletten de görebiliyorlar artik hastaliklarinizi ama en basindan hicbir sey bilmeden tiroiti muaf tutuyoruz gibi bir sacmalik yapamazlar (ancak hasimoto oldugunuzu biliyorlarsa bunu diyebilirler. dedigim gibi, otoimmün hastaliklar varsa sigortayi hic yapmayabiliyorlar. sigorta yapiyorlarsa o hastaligi ve onunla ilintili hastaliklari dahil etmeyebilirler, hem de priminiz biraz yükselebilir. hasimoto da bir otoimmün hastalik. sigortaya yalan bilgi asla vermeyin ama daha ciddi saglik sorunlarindan önce sigorta yaptirtmak bu sebeple önemli).

hangi sehirdesiniz? size bir iki sigortaci adi öneririm istanbul'daysaniz, belki onlarla denersiniz. genelde sigortacilarin da risk almamak icin böyle yanlis yönlendirmesi olabiliyor.
sayet olmuyorsa allianz, anadolu sigortayi yaptirtin. o da gayet iyidir. yatakli tedavi icin özel sigorta cok önemli. annem daha nisan ayinda omzundan ameliyat oldu acibadem hastanesi'nde. ameliyat + fizyoterapi + kontroller 800 bin lira tuttu. allianz hepsini catir catir ödedi, hic mirin kirin etmeden.
ama yillik sigorta primi 33 bin lira annemin bakarsan. öte yanda sigortasi olmayan bir tanidigimiz kalca kirigi ameliyati icin tam iki hafta bagira bagira aciyla ameliyat sirasi bekledi devlette.
kesinlikle parasina degen bir sey özel sigorta.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.05.25)
(17)

Banyo adabı

kizil karga
Nasıl duş aldığınız ya da almamız gerektiği konusunda bazı sorularım var, yargılamadan cevap verirseniz çok sevinirim "ulan eşşek bu yaşa kadar öğrenemedin mi" şeklinde yaklaşımlar bize bir şey kazandırmaz.Sorularım şöyle:1: Her duş aldığımızda sabunlanmak şart mı, her gün düş alıyorum çünkü her def
Nasıl duş aldığınız ya da almamız gerektiği konusunda bazı sorularım var, yargılamadan cevap verirseniz çok sevinirim "ulan eşşek bu yaşa kadar öğrenemedin mi" şeklinde yaklaşımlar bize bir şey kazandırmaz.

Sorularım şöyle:

1: Her duş aldığımızda sabunlanmak şart mı, her gün düş alıyorum çünkü her defasında sabunlanmalı mıyız?

2: Sabunlanma işlemini lifle yapıyorum, mesela vücudumuza sürdüğümüz lifi erojen bölgemizde de kullanmalı mıyız, kullanmayacaksan o bölge için ayrı bir lif mi kullanmalı mıyız nasıl olacak ya da ayağımız parmak aramız için vs sanki buralar için aynı lifi kullanmak hijyenik değil gibi geliyor ama önyargı da olabilir tam emin değilim.

3: Sabunlanma esnasında suyu kapatıyor muyuz? Kapat-aç yapınca su sıcaklığını tekrar tekrar ayarlamak zaman alıyor diye soruyorum siz nasıl yapıyorsunuz?

4: Kurulanma işini havlu ile yapıyorum, burada da 2. madde ile aynı sıkıntılar başlıyor erojen bölgemizi ayrı bir havlu ile mi kuruluyoruz ve ayaklarımızı, nasıl olmalı?

Aklıma takılan sorular bunlar, yardımcı olan herkese şimdiden teşekkür ederim.
0
kizil karga
(22.05.25)
1.evet. sacini yikamazsin ama tüm vücut sabunlanir.
3. kapatmiyorum :( kapatmaliyiz ama sanirim.
4. bornoz var bende. yetiyor.
0
sonsuz
(22.05.25)
1-evet. sabunlanmayıp sadece suya girenlere has bir koku oluyor. ben alıyorum en azından.
2-sabun bezi kullanıyorum annemin ördüklerinden. yüzüm hariç her yerimde kullanırım. yüzüm için eşek sabunlu tırtıklı bişey var onu kullanıyorum.
3-kapatmıyorum.
4-bornoz kullanmanı öneririm
0
messina123
(22.05.25)
1-evet şart. Sadece su ile teri, ter kokusunu giderebiliyor musun?

2- aynısını kullan işte ne olacak.

3- açık bırakıyoruz. aç kapa yapmak hem fazla enerji tüketimine sebep olur hemde kombiyi yorar. gereksiz.
4- bornoz en güzel çözüm her yerini kurula geç işte.

Bu kadar gereksiz hassasiyetle yaşamak zor olsa gerek.
0
my fault
(22.05.25)
1-evet.
2-yüzüm hariç her yerde kullanıyorum. yüz için sadece yüz temizleyici kullanıyorum.
3-ben kapatıyorum. diş fırçalarken suyu açık bırakmaktan farkı yok bence. tekrar suyu ayarlamak zor geliyorsa termostatik batarya kullanabilirsiniz. bende sıcak suyu sağa koydukları için kullanamıyorum. yoksa şimdiye 10 kere taktırmıştım.
4-ben tek bir havlu ile her yerimi kuruluyorum. isterseniz saç kafa için ayrı, vücut için ayrı, ayaklar için ayrı havlu kullabilirsiniz.
0
inheritance
(22.05.25)
her gün lifle sabunlanmıyorum
koltuk altlarına filan sabun sürüp duş alıyorum
2-3 günde bir lif
0
mantık
(22.05.25)
1. değil vücut senin istersen duvara sürt.
2. yüzüme sürmem her yere tek lif.
3. su yukardan akar durmaz.
4. bornoz icat edilmişti galiba.
0
mikahakkinen
(22.05.25)
1- her duşta sabunlanırım

2- bir tarafı yumuşak bir tarafı sert, tutacaklı kesem var. ara sıra kullanıyorum. erojen bölgeme lif sürmem. elle yıkarım.

3- bazen açık kalıyor bazen kapalı

4- kafamı ayrı bir havlu ile geri kalan tüm vücudumu bornozla kuruluyorum.

ayrıca ben düzenli olarak otel hamamlarına gidip kese- köpük masajı yaptırıyorum. vücudumun arkasının kiri evde yeteri kadar çıkmıyor çünkü.
0
yurtsuz john
(22.05.25)
1- her duşta sabunlanmak daha iyidir. 24 saatte bir insan kirlenir çünkü.
2- aynı lifi kullanmam, ellerimi kullanırım. zaten ayak parmağını filan lifle ovalayamazsın, elinle yap daha temiz olur.
3-ben kapatmıyorum onunla mı uğraşacağım
4-hayır havluyu tüm vücut için kullanmamalıyız. ben kağıt havlu kullanıyorum, eşim de öyle kullanır, hem tamamen kuru olabilmesi hem de hijyen açısından.
0
kaptan maydanoz
(22.05.25)
1. Sabun, dus jeli vs kesin kullaniyorum. Sadece yazin sadece asiri sicak olur da serinlemek istersem, daha yakinda normal dus aldiysam birsey kullanmiyorum.
2. Lif kullanmiyorum bu aralar ama kullanmam lazim aslinda, her yere surerim.
3. Suyu normalde kapatiyordum da bu aralar kapatmiyorum. Gece cocuk uyurken yapiyorsam kesin kapatmiyorum, cok ses gidiyor, sesin devamliligi uyanmama acisindan daha iyi olur diye dusunuyorum.
4. Yani hassas bolgelere degiyor sonucta ama oyle o bolgede derinlemesine bir kurutma da yapmiyorum.
0
mbond
(22.05.25)
Kendi adıma;
Eğer bir günden fazla olmuşsa banyoya girmeyeli, tüm vücut sabunlanıyorum. Eğer bir gün ya da daha az olmuşsa, sadece kol altları ve özel bölgeleri sabunluyorum. Lif genelde kullanmıyorum ama haftada-on günde bir fırçalanıyorum. Suyu ise eğer iyi sabunlanacaksam, yani 20-30 saniyeyi geçecekse kapatıyorum. Su soğumuyor. Aslında en güzeli, eski usûl kova doldurup tas ile yıkanmak. Belki en sonda bir tüm vücut duşun altına girmek. Ama hızlı davranıyorum zaten, aç-kapa yapacak kadar uzun olmuyor. Havlunun ben bir tarafıyla önce yüzü, sonra saçı kurutuyorum. Diğer tarafıyla da önce gövdeyi, en son özel bölgeleri kurutuyorum. Her kurulanma sonrası havlu kirli sepetine gidiyor...
0
yadigar
(22.05.25)
1- Duşta sabunlanıyorum, ama banyo yapar gibi uzun uzadıya detaylı uğraşmıyorum. Duş ve banyo farklı şeyler, bu ikisi bire bir aynıysa birinde bir yanlışlık olmalı.

2- Evet bir mahsuru yok ama lifi yüzünüze sürmeyin, aşındırır. Ben şahsen ayaklarıma lif sürmüyorum duşta.

3- Isınma süresi sabun ve şampuan sürenizden uzunsa kapatmayın veya kova kullanın. Isınma süresi sabun sürenizden kısaysa kapatın. Neticede önemli olan az su harcamak, hedef o.

4- Hiçbir sorun yok, zaten duştan çıktınız. Yani neticede seks diye bir şey var değil mi? Erojen bölgeye vebalı muamelesi yapmanın bir anlamı yok. Deri neticede, yıkıyorsunuz sabunluyorsunuz daha ne yapacaksınız.
0
akhenaten
(22.05.25)
Her gün duş alınmaz, haftada 1 gün yeter. Life gerek yok, kafanı en ucuz şampuanla şampuanlayacaksın, suyu kapatacaksın, orana burana köpük süreceksin, bitecek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.05.25)
1- Evet şart sabunlanmazsanız tam hijyen olmaz. vucut yüzeyindeki tozu kiri sabunlanmadan atamazsınız. önce sadece su ile ıslanıp köpürtme sonra durulama işlemi gerekir.
2-yüz hariç her yere aynı lif. yüz için yüz temizle jeli var onunla elimiz ile yüzü yıkamalıyız
3- su tabiki kapatılmalı. boş boş akan suya yazık. bencilce olmamalıyız. bizden sonraki nesillerin işi temiz su bulma konusunda çok zor.
4 bornoz tek başına yeterli

ayrıca saçınızı şampuanladıgınız zaman onun köpügünün vucunuza gelmemesi önemli. yoksa vucudunuz yaglanır. ayrıca saç şampuanu vucut için uygun bileşenler içermez. saçı şampuanladıktan sonra başımızı hafif egip akan köpüklü suyun vucudumuza bulaşmadan başımızdan direk aşagı akması gerekir
0
limonlu eksi
(22.05.25)
1- Her duşta sabunlanmıyorum ben ama biraz duş jeli sürüyorum boynuma kollarıma koltuk altına vs.

2- Lif yok ama şu saplı zımbırtılardan var, sırtımı haşır huşur yıkıyorum onunla. Erojen bölge için özel bir şey kullanmıyorum açıkçası.

3- Suyu kapatmıyorum hiç.

4- Kurulanma havlu ile. Yerde ayak havlusu, bel için bir havlu bir de kafa için. Ama geçen gün bir arkadaşım akıl verdi; saçlarım kıvır kıvır olduğu için havlu yerine tişörtle kurut farkı göreceksin dedi. Öyle deneyeceğim bir de.
0
vedatchilipeppers
(22.05.25)
1. evet, sacini yikamasan bile vücut sabunlanir. diger türlü sicak su ve buharla kirlerini kabartip kabartip temizlenmeden cikarsin.

2. kadinlarda hayir. sadece su ile temizlik yapilmali. zihnen rahat edilmiyorsa intim bölge icin olan sabunlar kullanilmali. erkeklerde dümdüz yika iste.

3. herhalde yani. bir bardak suyu dahi ziyan etmem.

4. ayak havlum - bornozum - sac havlum var. bu üclüyü kullan (sac havlumla sacimi ve yüzümü kuruluyorum. bornozu giyince de zaten vücut kurulaniyor, popona degen yer baska yerine degmiyor).
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.05.25)
1-tabi ki de.

2-köpük çıkarana kadar lifi sıkıp köpürtüyorum. lifi o bölgelere sürmüyorum ama lifi köpütüp köpüğü alıp ellerimle yıkıyorum o bölgeleri. sonra kabak lifi keseyle kendimi keseliyorum, (eşimden yardım alarak, genellikle birlikte yıkanırız sırayla keseliyoruz birbirimizi) durulanıyorum. yüzüm için lifli sabunumuz var ayrıca onla yıkıyoruz

3-kapatamıyorum çünkü üşüyorum.

4-bornoz yetiyor zaten her yeri yıkamış oluyoruz temiz bir şey olmaz. ayak havlumuz ayrıca var zaten. havlulu terlik giyiyorum banyo terliği ayrı ayağım kuruyunca çoraplarımı giyiyorum.
0
Hallegadola
(23.05.25)
yazın sabah akşam kısın sadece sabahları duş alırım. 1-2 gün sabunsuz 1 gün sabun (duş jeli) kullanırım. dermatologlar da vücudu kimyasallarla fazla temas ettirmememizi tavsiye ediyorlar. asansör araba, masa başı yaşayınca kirlenmek mümkün değil terlemiyorsunuz bile. ama işiniz farklı ise sadece kirli bölgeleri sabunlayıp diğer yerleri suyla durulamanızı öneriririm. bez veya kabak lifinden ziyade şu ucuza satılan rengarenk olanları öneririm. sabunlanırken sırasıyla önce önce boyun ense, sonra kollar bacaklar, sonra gövde. lifi sıkıp durulayıp tekrar köpürtüp önce apış arası sonra kıç arası en son ayaklar sabunlanıp durulanıp çıkarsınız. banyodan çıktıktan sonra havluyla hemen kurulanmak zor. ben bornoz ve kafa havlusuyla 10 dakika falan telefonda vakit geçiriyorum. yoksa nem kokusu oluyor. en az 3 tane bornoz olması lazım benim gibi sık sık duş alıyorsanız. özellikle kışın kurusada nemli kalıyor. yüzünüze fazla müdahale etmeyin aynı bezle falan kesinlikle temas ettirmeyin. haftada bir yüzünüzü sabunlasanız yeter. sıhhatler olsun.
0
ground
(23.05.25)
(8)

Mama önerisi

strawberry first
Kedim 1 yaşında, kısır.Bugüne kadar bir tanıdığımızın hibe ettiği 15 kiloluk market maması ile beslendi, marka hatırlamıyorum ama tanınan bir şey olduğunu zannetmiyorum. Lazımsa bakar bulurum. Şimdi mama bitiyor, kedimin de ihtiyaçları değişti. Hem yetişkin hem kısır hem de şiddetli bir yaz geçirece
Kedim 1 yaşında, kısır.
Bugüne kadar bir tanıdığımızın hibe ettiği 15 kiloluk market maması ile beslendi, marka hatırlamıyorum ama tanınan bir şey olduğunu zannetmiyorum. Lazımsa bakar bulurum. Şimdi mama bitiyor, kedimin de ihtiyaçları değişti. Hem yetişkin hem kısır hem de şiddetli bir yaz geçireceğiz, tüy Dökme problemi başladı ki benim en büyük derdim bu, tüyler bana dokunuyor.
İşsizim, cebimi yakmayacak (bu en önemli kısım!!!) ama bu ihtiyaçlarına ya da en önemlisi olan tüy dökmeye yönelik uygun fiyatlı bir mama önerir misiniz? (en son kedi baktığımda royal canin, pedigree, whiskas ve goodies'den başka piyasada mama yoktu
Epey geri kaldım bu konuda, baktım ama sektör çok değişmiş. Anlamadım da...)
Teşekkürler.
0
strawberry first
(22.05.25)
Çok iyi mamalar çok pahalı, ucuz mamalara güvenmek zor. Biz Royal canin kullanıyoruz, iki kedimiz mutlu mesut yiyor.

Ama mamayla kedinin tüy dökmesini sizi etkileyecek kadar azaltamazsınız. Hava temizleyici bir cihaz daha çok işinize yarayabilir.

(Belki biliyorsunuz ama yine de: mama bitene kadar beklemeyin, yeni mamayı eskisine az az karıştırıp zamanla artırarak değiştirmeniz gerekiyor, bir anda değiştirmek kedilere yaramıyor.)
www.hospiveteriner.com
0
kobuzchu kiz
(22.05.25)
Bu iş hemen her konuda olduğu gibi ne kadar ekmek o kadar köfte. Tüy dökmesi tamamen bitmez çünkü doğal bir süreç. O yüzden tüye odaklanmamak lazım.

Türkiye’de bulabileceğiniz en iyi mamalar acana, orijen, virbac gibi birkaç marka. Bunların fiyatını referans alıp bütçemin el verdiği en pahalı mamayı alırdım ben olsam.
0
orient blue
(22.05.25)
Belki birer kiloluk açık paket olarak şanslıysanız petshop'larda bu bahsi geçen a+ marka mamaları bulabilirsiniz. ben proplan kullanıyorum.
0
rakicandir
(22.05.25)
ben yasadigim ülkede kedimin kullandigi mamalari türkiye'de yasayan annemlere tavsiye ettim (ilk defa kedileri oldu, onlar da tanimiyordu piyasayi). bazisini türkiye'de buldular ve onlari aldilar (yas mama olarak animonda aldilar, gün icinde atistirmalik yesin diye de orijen 6 balikli kuru mama). hapur hupur yiyor iki kedi de iki mamayi. orijen'den 5.4 kiloluk mamayi gecen ay 3 bin liraya aldik indirimden.

sayet animonda falan bulamasaydim, bana duyuruda tavsiye edilen ve aklima yatan iki mamaya yönelecektim, onlar da brit care ve virbac. brit care'de özellikle sensitive ve haircare secenekleri oldukca iyi gibi okudugum kadariyla. www.eksiduyuru.com

mama secerken tavuk eti olan hicbir mamayi kullanmayin. digestive tract icin düsünülmüs mamalar tüy dökümünü kontrol edebilir ama hicbir mamadan mucize beklemeyin. kediyi hassasiyetleri acisindan gözlemleyin. bazi kediler mono protein aldiklari zaman daha rahat sindiriyorlar mamayi, böylece tüy dökmleri de azaliyor ama bitmiyor. tüy icin en iyi cözüm kesinlikle haftada 2 kere taramak + camasir kurutucusu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.05.25)
@kobuzchu... Xiaomi air prufier kullanıyorum. Tavsiye ederim bu arada.
@orient... Beklentim kesilmesi değil zaten yapı olarak kış boyu neredeyse hiç tüy dökmedi.şanslıyım. Ancak havalar ısınıyor ve yazın 40 dereceyi geçecek. Furminatör kullanmaya başlanmış olmama rağmen deli gibi tüy dökmeye başladı.
Hava temizleyici, kurutma mak, dikey süpürge ile sürekli temizlikte savaş halindeyim. Tüy Dökme için takviye de aldım, gelsin onu da kullanacağım. Mama ile de desteklerse bu süreci rahat atlatırız sanırım. Havalar yaz boyu 40'C üzerinde seyredecek, derdim minimize edebilmek.
0
🌸strawberry first
(22.05.25)
her pahalı mama iyi mama değildir.
en iyi mama kedinin severek yediği ve sağlıklı dışkıladığı mamadır.
kiminin çok sevdiği mama sizin kedinize iyi gelmeye bilir.
biraz deneme yanılma yöntemi ile gitmek gerekiyor.
ben royal canin ve proplan dönüşümlü olarak kullanıyorum.
ilk kedime en ucuz market maması ve petshoplardaki açık en ucuz mamalardan alıyordum. 18 sene yaşadı. klasik sokak kedisiydi. kedinin genlerinin sağlıklı olması da çok önemli.

tüy dökümü içinde en iyi çözüm sık sık taramak. özellikle böyle mevsim geçişlerinde taramaya önem gösterin. furminatör tarzı sıkı bir tarak ve klasik bir kedi tarağı kombinasyonu işe yarar.
ayrıca tüy sağlığı için çeşitli takviyeler var onlarıda kullanabilirsiniz. keza balık yağıda iyi gelir. biofeline markasının tüy dökümü için damlasını kullanabilirsiniz. vetoskin kapsül var bize veteriner vermişti tüy sağlığı için baya işe yarıyor.
0
my fault
(22.05.25)
www.royalcanin.com

bizim vet bunu tavsiye etmişti s/o index ilerde idrar yolu problemlerini engellemek için geilştirilen bir formülmüş. 12 kg olanı cevizlibağ tarafında bi petshoptan 3 bin tl ye aldık. ama vette 3 katı falan daha pahalı, bizi mi kandırdılar bilmiyoruz.

petshopun adı yazıyo royal canin sitesinde yetkili satıcı olarak.
0
turuncu tonlarda
(22.05.25)
Sanabelle, proplan, hills nutri gibi mamalar daha orta segment görece daha iyi içerikli. 10 kgluk alırsanız gramajla verirseniz cok uzun gider ve daha ucuza gelir kilosu. Ne kadar ucuz/kötü içetikli mama o kadar olası vet masrafı ne yazık ki. Hastayken çektiği acı da cabası
0
Semi
(22.05.25)
(12)

Türkiye'de nerede çocuk yetiştirmek isterdiniz?

chicha_v2
Şu an İstanbul'da yaşıyorsunuz.Kalabalık, pahalılık, suç, pislik derken burada çocuk yetiştirilmez dediniz.Nereye taşınırdınız? Neden?
Şu an İstanbul'da yaşıyorsunuz.

Kalabalık, pahalılık, suç, pislik derken burada çocuk yetiştirilmez dediniz.

Nereye taşınırdınız? Neden?
0
chicha_v2
(21.05.25)
yasam masrafi ve gelir kaynaklarindan bagimsiz olarak

amasra
kas
alanya
izmir
0
sonsuz
(21.05.25)
İstanbul’da (ve hemen her şehirde) nezih mahalleler de var, tehlikeli mahalleler de. Bence yaşadığınız muhit yaşadığınız şehirden daha mühim. Ben şahsen memleketimin yahut omum komşusu bir şehrin nezih bir muhitini seçerdim…
0
yadigar
(21.05.25)
Ben taşındım, Akdeniz'deyim. 66000 nüfuslu bir ilçe.
Okuldan Çıkınca çocuğu deniz/balığa/kampa götürmek iyi geliyor. Dağa taşa tarlaya gidiyoruz. Küçük, güvenle sokağa yolluyorum. Küçük yerde büyürse illa büyük yere alışır ama büyük yerde büyür ve tutunamazsa küçük yerde hiç yapamaz.
Burada avm yok. Oğlumun da böyle bir kültürü yok. Hala eski hayat tarzına benzer bir yaşam sürebilmek beni mutlu ediyor. Notere giderken sokakta yavru kedi sevmek, berbere giderken dalından dut yiyip kıpkırmızı gitmek vb burada normal. Tarla, toprak, dağ, deniz, balık (hiç biri benim değil, hepsi eşten dosttan imkan) ne varsa içiçe büyüyor.
0
strawberry first
(22.05.25)
türkiye'de sadece edirne ve canakkale ama merkez degil. gökceada olur, gelibolu olur, enez olur. kirklareli'nde de sadece burgaz, ama orada deniz yok. türkiye'de yasayacaksam en azindan denize yakin olmak isterdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.05.25)
@konuşma... cevabına ilave bir şeyler söylemek istedim. Ablam gökçeada doğumlu. Ben o zamanları tabii bilemem ancak özellikle kışın, fırtına vb durumlarında Çanakkale ile irtibat kesiliyor, feribot seferleri iptal olabiliyormuş. Son 4 yıl da Kıbrıs'ta yaşadı. Uçak olduğu için bizzat sıkıntı yaşamadı ama taşucu feribot seferlerinin yapılmadığı ya da yapıldığı zaman yolcuların midesinin kaldıramadığım durumlar çok oldu. Haliyle adaya gelen her malzeme de feribotla geldiği için inşaattan beslenmeye pek çok sektör (haliyle malzeme) Bu durumdan ya yoklukla ya da pahalılıkla etkileniyor. Bilginiz olsun.
0
strawberry first
(22.05.25)
ya turkiyede istedigin yere tasin turkiye turkiyedir. cevap belli=hicbir yerinde

soruyu suna donusturursem, daha sakin ve daha guvenli, dogal guzellikleri olan kucuk bir yere tasinmak istesem, sikintidan cocuk yapma istegi doguracak kadar sakin bi yer==>>muglada kosullara uygun herhangi bi yer fethiye, ula, kas(cok yokus annecim ama kasta acayip bi cocuklu yeni nesil/home office/sehirden kactik agbi tarzinda aile populasyonu var)
0
ala09
(22.05.25)
Hiçbir yerde. Hele ki izmir gibi fuhuş ve uyuşturucuya teslim olmuş bir şehirde asla.
0
runaway
(22.05.25)
İzmir maalesef demografik yapısının bozulması için aşırı göç aldırıldı, 10 sene önce olsa evet ama artık İzmir olmaz
0
mirty
(22.05.25)
izmir yazanlar izmirin son 10 seneki etnik yapısından habersizler galiba. küçük bir şehirin dezavantajıda eğitim kalitesi.
muğla
eskişehir
denizli
ankara
0
mikahakkinen
(22.05.25)
sinop heralde. çünkü türkiyenin en mutlu ili seçiliyormuş.
0
elorelia
(22.05.25)
malum ırk'ın az olduğu yerler.
0
xu
(22.05.25)
Kastamonu cideye çocuk büyütmek için gitmiştim, lise çağına kadar mükemmel bi yer, sonrasında nitelikli lise yok.
0
antihero
(22.05.25)
(19)

Anadolu yakasında nerede oturulur?

dedi ayca
Sorum başlıkta çok net olmakla birlikte biraz detaylandırmak istiyorum. 30 yaşındayım ve 30 senedir hep Avrupa yakasında oturdum, şimdi son birkaç senedir hayatımızda bizi hırpalamış birçok zorluktan sonra eşimle beraber artık iyice bu yakadan "öğk" geldiğine karar verdik ve yeni bir başlangıç için
Sorum başlıkta çok net olmakla birlikte biraz detaylandırmak istiyorum.

30 yaşındayım ve 30 senedir hep Avrupa yakasında oturdum, şimdi son birkaç senedir hayatımızda bizi hırpalamış birçok zorluktan sonra eşimle beraber artık iyice bu yakadan "öğk" geldiğine karar verdik ve yeni bir başlangıç için "karşıya" taşınmak istiyoruz.

Fakat moda, kadıköy, caddebostan dışında da geri kalan her yer bana çok yabancı. Sanki başka bir şehirmiş gibi geliyor Anadolu yakası, oturmak için hangi semtleri önerirsiniz? deprem için zemini düzgün olsun istiyorum, bir de tabii ki mümkünse çok kalabalık olmasın :)

şimdiden teşekkürler!
0
dedi ayca
(21.05.25)
Acıbadem.
Hem alışık olduğun yerlere hem de Avrupaya çok yakın. Ayrıca nezih ve nispeten yeşil.
0
Bruce
(21.05.25)
günümüzde caddeye yakin kisimlarda degil. yurtdisina tasinana kadar tüm hayatim kozyatagi'nda ve suadiye'de gecti. hala oralarda evimiz var, annemler kozyatagi'nda oturuyor hala, kardesim suadiye'deki evde. suadiye taraflari tam bir karadelik oldu. dogru düzgün kaldirim yok. sürekli insaat, sürekli gürültü, toz toprak hafriyat. yollari eziyet gibi, zaten dar sokaklar, bir de iki tarafli park ediyorlar, sen o sokaga girecksin ters yön, yan sokaga döneyim diyorsun girilmez, suradan kivirayim diyorsun insaat eee anasinin gözü diyip arabayi kirasin geliyor.
son 8-9 senenin özeti bu suadiye'de. kozyatagi hala coook daha iyi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.05.25)
Araba var mı? İş nerede?
0
kisa
(21.05.25)
Çok net konum vereyim :)
maps.app.goo.gl

Bunun etrafında bulabildiğiniz her yer.
0
kisa
(21.05.25)
suadiye <3
0
sonsuz
(21.05.25)
@kisa eşimin işi ataşehir'de, ben yurt dışından döneli 6 ay oldu, hala işsizim iş arıyorum. kafaları biraz da bu karıştırıyor. eğer karşıda bir iş bulma imkanım olsa gebze'den falan tutacağız o derece kaçasımız var istanbul'dan ama maalesef o taraflarda pek firma yok.

arabamız yok. arada ailelerden alıyoruz.
0
🌸dedi ayca
(21.05.25)
Şimdi dediğim konum çok çok çok iyi
Ataşehir de iş nerede bilmiyorum ama bu sene sonuna kadar yeni metro hattı açılacak.
Ben Ataşehirdeyim, kendi adıma çok seviyorum. Ataşehir tarafı düşünürseniz de mozaik çarşı çevresi kesinlikle ama Ataşehir de araba lazım diyebilirim
0
kisa
(21.05.25)
bu arada Acıbadem ve Kozyatağı için sahibinden üzerinden filtrelerimle arama yapınca sadece 2 adet ev buldu :) o yüzden biraz daha detay lazım sanırım

max 10-15 yaşında bir bina istiyorum ki altında kalmayalım bir depremde.

bütçemiz de şu an ben işsiz olduğum için ve artık daha fazla ailelerin evlerinde sürünmek istemediğimizden bir an önce eve çıkmak istediğimizden ötürü max 35 bin olacak şekilde. önerdiğiniz yerler eğer ben de çalışsaydım mümkündü ama bu şekilde maalesef :D

bir de Anadolu yakası evleri bir acayip, odalar yamuklu yumuklu, genelde kot farkı var ve camlar yukarıda, hatta camsız odalı bir sürü ev gördüm, öyle yaygın bir şey ki sanırım "karanlık odası yok" şeklinde ilanlara detay eklemişler.
0
🌸dedi ayca
(21.05.25)
2003 ve sonrasi tüm binalara güvenle bakabilirsiniz Kozyatagi civarinda. Atasehir'de de keza. 10 sene önceyle 20 sene önce arasinda pek fark yok. Hele Kozyatagi gibi zemini tamamne kaya olan bir yerde, cogu deprem sallamiyor bile dogru düzgün.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.05.25)
istanbul'dan taşınırken ev kiramız halkalı atakent'te dublex bir ev için 2700dü ve şu an bakıyorum da kozyatağı'ndaki evler 52bin liradan başlıyor. nolmuş böyle ya :(
0
🌸dedi ayca
(21.05.25)
Anadolu yakasının yaşanılabilir semtleri sahil şeridi semtleridir. Maks minibüs yolu ile e-5 arası ama e-5ede fazla yaklaşmamak lazım.
Bu kesimlerde yeni bina çok var. Kartala yaklaştıkça fiyatlar düşer.
0
my fault
(22.05.25)
ben de kozzy avm civarıcıyım ama bütçe aşar anadolu evleri kötü değil filtreden dolayı görememis olabilirsiniz. direkt atasehir, ümraniye bakının siz 35e. diğer türlümaltepe, kartal olur ama o da değmez çünkü buraların sahil dişinda bi özelliği yok zaten bi de iş yerine uzak olacak. benim yeni yerleşip e ulaşım iyiymiş dediğim yer maltepe cevizli. hem cok sessiz hem 10 dk yurumeyle e5 ama gece (02:00civari) yurumekten biraz cekiniyorum tam cozemedim guvenli gibi ama
0
ala09
(22.05.25)
Ben imkanım da varken çeşitli sebeplerle anadoluyakasına taşınmadım, o bölgede en begendigim yer erenköy hastanesinin alt tarafındaki alandı. @kisa'nın dedigi yerlere yakın yerler.
0
liberal
(22.05.25)
bezkoz?
0
ground
(22.05.25)
Zemin konusunda Anadolu yakasının geneli iyi. Daha sakin ve site yaşantısı beklentin varsa Çekmeköy-Sancaktepe ve Ümraniye'nin bazı bölgeleri sana uygun olabilir. Ataşehir'e gidiş zor olmaz. 35K bütçe ile Kadıköy-Maltepe ve sahil şeridi zor o nedenle orayı hiç önermedim. Ataşehir civarına da bakabilirsin oralarda fiyatlar değişken, Barbaros tarafı size uymaz ama K.Bakkalköy olabilir oradan metro da geçiyor.

Yeri gelmişken madem araç yok, Parseller-Bostancı / Kadıköy-Havalimanı / Üsküdar-Sancaktepe / Marmaray demiryolu istasyonlarına yakın yerlerde oturmakta fayda var. Metro olmadan ulaşım iyice zorlaştı.
0
Lethe
(22.05.25)
kuzguncuk, çengelköy imkanın varsa.
0
koela
(22.05.25)
ben feneryolundayım. burası tam böyle emekli yeri sessizz sakin ağaçlık ama bir sıkıntısı var saat 7de ekmek, 9dan sonra açık bakkal yok :D
0
neira
(22.05.25)
Kadikoyun E5 ile Sahil arasindaki kalan mahalleleri.

Sahile ve Caddeye ne kadar yakinsan o kadar iyi. Yani buralarin avantaji sahile ve caddeye istedigin zaman ulasip keyfini cikarmak.

Kalite Fenerbahce/Caddebostan civarinda maksimum seviyede basliyor, Bostanci Lunaparki hizasiyla sona eriyor, ilerledikce duserek tabiki. Tabi simdi Maltepenin sahil seridi de fena degil kucumsemek dogru olmaz ama sen burada maddi bir endise iletmemissin. Dolayisiyla Anadolu yakasinin en ala yerleri bence Kadikoy sahili.

Acibadem diyenler olmus. Trafik ve metrobus acisindan avantajlidir tabi koprunun dibinde cunku. Ama onun haricinde bir avantajini goremiyorum ayrica cok yokuslu.

Ha bir de eger deprem endisen varsa denizden ne kadar uzaklasirsan o kadar iyi :D
Bir de mesele sadece depremde hayatta kalmak degil sonrasinda sehirden tahliye olmak. Eger bu konuyu kafana cok takiyorsan Tuzlada oturmak en mantiklisi olurdu
0
nuevo
(22.05.25)
Yorumlarla kendi durumumu çok ilişkilendirdim, yazmak farz oldu...
Ataşehir mozaik çarşıya yürüme mesafesinde, Samandıra merkezde yeni yapılmış bir sitede oturan bir kişiyim. Beklentiler elbette uyuşmayabilir ancak bahsettiğiniz şartlarda bence benzer koşullar size uyabilir. Metroya yakın oturuyorum, iki metro aktarması ve biraz yol ile işime gidebiliyorum. Site içerisi olması ve metro ile her yere ulaşımı sebebiyle bu koşullar bana yeterli geliyor istanbul için. Ama dediğim gibi beklentiler elbette farklı olabilir. Bu arada ben de yurtdışından yeni dönmüştüm geçen sene :)
0
va
(22.05.25)
(4)

İsrail'den ürün almak

ofelia
İsrail'den bi ürün alacağım, tekstil ürün. Başlangıçta sample almam gerekiyor. ancak türkiyede şu an israilden mal alınamıyormuş, haşmetlimiz öyle karar almış.yapay zeka freight forwarding gibi bi yöntem öneriyor. kargoyu 3. bi ülkeye gönderecekler, 3. ülke bana gönderecek şeklinde bi yolu varmış.bu
İsrail'den bi ürün alacağım, tekstil ürün. Başlangıçta sample almam gerekiyor. ancak türkiyede şu an israilden mal alınamıyormuş, haşmetlimiz öyle karar almış.

yapay zeka freight forwarding gibi bi yöntem öneriyor. kargoyu 3. bi ülkeye gönderecekler, 3. ülke bana gönderecek şeklinde bi yolu varmış.

bu yolu bilen, bu yolla ticaret yapan var mı?
0
ofelia
(21.05.25)
Soykırım yürüten terör organizasyonunun iletişim kanallarından bilgi alabilirsiniz.

Yasaklayan ülkeden niye bilgi istiyorsun ki?
0
hebanon
(21.05.25)
Bu yolla ticaret yapabilirsiniz. Rusya Avrupa bazli kurumlardan mali Türkiye üzerinden aliyor senelerdir.
Azerbaycan taraflarina cok bulasmanizi önermem (rüsvet cok döner) ama daha güvenilir bir ülke üzerinden sikintisiz sekilde halledersiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.05.25)
numune için normal kargoda mı gelmiyor.
0
duyuruuser
(22.05.25)
mirket: trol değilim, neden olayım, 50 tane sorum var duyuruda

hebanon: çok şey yazdım da, neyse. tik atamıyorum kusura bakmayın, çinden getirmek istedim minimum 350 metre getirmem gerekiyormuş. varsa bi 400.000 liranız yardımcı olabilirsiniz.

duyuruuser: hayır hiçbir şey gelemiyormuş
0
🌸ofelia
(22.05.25)
(25)

Otomatik vs manuel

sevilen progressive türkücü
Bugün ekşide gördüm, kaza olmuş kadın sürücü yapmış. Yine kadınlar otomatik kullanmasın muhabbeti dönmüş. Araba almak istiyorum ve manueller daha uygun fiyatlı diye manuel araba düşünüyordum ancak etrafımdaki herkes otomatik almam için ısrar ediyor. Manuel gereksiz diyorlar.Ehliyeti tekte almış biri
Bugün ekşide gördüm, kaza olmuş kadın sürücü yapmış. Yine kadınlar otomatik kullanmasın muhabbeti dönmüş.
Araba almak istiyorum ve manueller daha uygun fiyatlı diye manuel araba düşünüyordum ancak etrafımdaki herkes otomatik almam için ısrar ediyor. Manuel gereksiz diyorlar.

Ehliyeti tekte almış birisiyim. Sizce trafikte otomatik kullanmak bir tehlike midir?
0
sevilen progressive türkücü
(21.05.25)
ya niye tehlike olsun kafayı yemiş millet bakma sen. düz vites arabaların üretiminin durdurulması lazım asıl.

şu zamanda düz vites araba eski tip merdaneli çamaşır makinesi kullanmak gibi bir şey. düz vites araç yaşlı dayılar için.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(21.05.25)
Tehlikeli falan değil. Butcen varsa otomatik al geç

İmza: yıllardır hem manuel hem otomat kullananan girl
0
abuzer
(21.05.25)
bunu söylemelerinin sebebi;
otomatik vitesli arabalarda panik halinde gaza basınca arabanın gitmesi.
manuellerde ayağınızı debriyajdan kaldırmanız lazım. dolayısıyla birini ezme ihtimaliniz düşer. (otomatik D konumunda ve manuel vitesteyse)

bir de bazı kadınların otomatik araçları iki ayağıyla kullandığını duydum bu durumda gaz ve freni karıştırıp fren yerine gaza basabiliyorlar.
0
duyuruuser
(21.05.25)
Otomatik hem tehlikeli hem de değil.

Şöyle açıklayayım bazı aklıevveller otomatik arabayı çift ayakla kullanmaya çalışıyor. Otomatik araba çift ayakla kullanılmaz. kullanılırsa bu şekilde kaza olması kaçınılmaz. Çünkü denge kaybı yaşanıyor. Çift ayak kullanırsanız tehlikeli tek ayak kullanırsanız sorun yok.
0
Rondak
(21.05.25)
@rondak evet aslında çift ayak mevzusunu da öğrendim. Tek ayakla kullanırım ben. Çünkü anlık refleksle muhtemelen iki ayakla güç uyguluyorlar veya karışıyor.
0
🌸sevilen progressive türkücü
(21.05.25)
İstanbuldaysan otomatik. Başka yerlerde trafik düzgünse yokuş desteği vs olan düzgün bi manuel de fark etmez.

O kazalarda benim anlamadığım bişey var. Otomatikle park ederken zaten ayak hep frende durur veya durmalı, araba zaten ayağını frenden çekince hareket ediyor. Gaza basmayı nasıl beceriyorlar anlamıyorum.
0
nhk ni youkosu
(21.05.25)
Manuelde kaza riski çok daha fazla. Otomatikte vites yok, debriyaj yok. Bunlar çeviklik gerektiriyor.

Otomatiğin olayı gaz-fren. Öğrenmesi 1 hafta alıyor
0
runaway
(21.05.25)
hem manuel hem otomatik kullanan bir kadın olarak tabi ki otomatiği tercih etmen gerektiğini düşünüyorum. manuelin eziyeti çekilmez.
çift ayak kullanmazsan da hiç bir şey olmaz.
ben senelerdir araba kullanıyorum daha bir çizik bile yapmadım. erkolar bin tane çizer park ederken bile :) çevremde kaç tane kaza yapmış erkek var ama hiç kadın yok. çünkü haber değeri taşımıyor. arkadaşım park ederken çizdi diye bir hafta bunun muhabbetini yaptılar. ama aynı arkadaşın kocası kırmızıda geçip arabayı perte çıkardı herkes geçmiş olsun dedi geçti. kimse demedi erkolar kaza yapıyor diye :D
0
kaptan maydanoz
(21.05.25)
tehlike araçta değil kullanan kişide. otomatik veya düz vites olması mesele değil. proteinsiz bir dangalak tarafından kullanılan her araç tehlike oluşturur.
0
scudman1
(21.05.25)
cift ayakla otomatik kullanildigini ilk kez burada duydum, sacmalikmis.
otomatik alin, sehir ici trafikte bence manuel iskence, kazayi araba degil kullanan kisi yapiyor. millet kafayi yemis.
0
kassiopeia
(21.05.25)
otomatik al. manuel gerçekten ırgatlık. ara ara manuel'i pratikte ne kadar unutmuşumdur diye kontrol için pederin manuel'i sürüyorum. Gerçekten otomatiğin nasıl büyük bir nimet olduğunu fark ediyorum.
0
sanal hayvan
(21.05.25)
Sonuçta o kaza bir otomatik vites sebebiyle oldu, aklı evvel herkes bilir ki manuelde bu tip kazalar imkansız. Tabi ki otomatik vites rahatlıktır bunu yadırgayamam ama kendinize güvenmiyorsanız manuelde bu tip basit kazalar imkansız.
0
olaylar olaylar
(21.05.25)
yıl olmuş 2025 ne manueli. bu 2025 yılında hala tuşlu telefon kullanmakla aynı kafa.
manuel araç satılmasının tek sebebi ucuz olması. eline üç kuruş para geçen ucuz diye gidip egea, clio alıyor. birde şirket araçları. sırf bunlar yüzünden hala manuel araç çok satılıyor diyorlar.

çift ayak mevzusu mu varmış. böyle kullanan ağır maldır. hiç ehliyet kursunda öğretmemişler mi.

asıl sorun her önüne gelen ehliyet alabiliyor. ehliyet almanın dahada zorlaştırılması lazım.
0
my fault
(21.05.25)
nhk ni+1 kaptan+1
"kadınlar şöyle yapsın" ibaresi görünce tersini yapmak en doğrusudur. etrafımda bir sürü kadın şoför var kadınlar manuel kullansın kullanmasın otomatik kullansın kullanmasın böyle bir şey asla kimse konuşmuyor yani kendisi hangi arabayı tercih ettiyse onu kullanıyor ama erkekler bu konuda çok yorumlar düşünceler fikirler o da ilginç durum. magazin isteği herhalde

kaza tamamen sürücü hatası, bizlik bi durum yok, manuel almak için herhangi bi sebep de yok. sadece ucuz diye tercih edilebilir ya da ailesi arabayı verdi diye kullanmak zorunda kalır:( ama istanbulda sürüş keyfi -10000lerde. kağıthane'ye giderken birinden otomatik araba istiyorum rezaletxd
0
ala09
(21.05.25)
sağlam bir otomatik şanzımanı olan araç alın, bu devirde manuel mi kaldı.

trafikte felan sıkıntı gerçekten manuel.

ben de manuelden geçtim otomatiğe istanbul trafiğinde rahat ediyorsunuz. çoğu büyük şehirde ankara izmir trafik var zaten. uzun yol için çok farketmiyor belki de dur kalk varsa otomatik.
0
kveldulv
(21.05.25)
2015e kadar otomatik gereksiz diyordum şu an hem otomatik hem manuel arabam var. manuel kullanmak amelelik.
kadının kazasına gelince; türkiye de herkese kolayca ehliyet veriliyor. ehliyet almak o kadar zor olmalı ki, bu hatayı yapmamak için 30 kere düşünüp hareket etmeli insanlar.
0
mikahakkinen
(21.05.25)
otomatik boklayip manuel oven en hafif tabiriyle koyludur hangi cagda yasiyoruz ya. bugun bile hala "manuelin verdigi keyif" diyen adam var yemisim keyfini.
0
bay b
(21.05.25)
Manuel şöyle alınır. 200 beygirlik hyundai i20n gibi pistlerde yarışılan, gaza bastı mı koltuğa yapıştıran bir araba olacaksa Manuel zevkli olur.

Ama 85 beygir, benzinli, yokuş kalkışı bile olmayan araba olursa zulüm olur. 3 sene tam da böyle bir araba kullandım ve yokuşta kaydırmadan, bağırtmadan kaldırmayı çözemedim.

Otomatik vites ile daha sakin bir sürüş stiliniz oluyor. Manuel kullanırken çok agresif ve sinirli oluyordum.

Bence bütçe yetiyorsa otomatik.
0
Cesario
(21.05.25)
manuel kullaniyorum. genel anlamda memnunum.
trafikte 3-4 yil pisene kadar manuel cok mantikli bir karar. pistikten sonra amelelik.
bir daha manuel almam.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.05.25)
Ay ne manueli, hiç gerek yok. Otomatik aşırı rahat.
0
mor oje
(21.05.25)
iyi bir manuel kullanıcısı isen ve istanbulda değilsen manuelden devam et. bazı araçlarda 400/500 bin tl oynuyor manuel/otomatik arasında. manuelciler için avantaj oluyor böyle fiyat farkı.
0
adivar
(21.05.25)
25 sene oncesi olsaydi manuel derdim. ama artik otomatikler o kadar iyi ki, 3. arac falan degilse ben motorhead biri olarak acikcasi manuel almam.

otomatik daha tehlikeli diye bisey yok, makine kullanmak bir yetenek isi ve malesef bazilari asiri yeteneksiz, ve ehliyet sahibi olmamalari lazim ama bir sekilde ehliyet alip yola cikiyorlar.
0
cooperr
(21.05.25)
@turkuaz her şeyi cinselliğe bağlamanın anlamsızlığını belirttim.
0
mikahakkinen
(21.05.25)
trafikte otomatik kullanmak tehlike değildir tabi ki ama düz vites asla kullanamayacağı için (trafiğe çıkmayı geçtim, ehliyet sınavını geçecek kadar bile) otomatik araç kullanan sürücü tehlikelidir. Fren yerine gaza basmasına gerek yok, illa ki trafiği tehlikeye atar ve çoğu zaman farkında bile olmaz.
0
bobinhoo
(22.05.25)
aradan zaman geçmiş ama denk geldim yazayım.
otomatik araç kullanmak tehlikeli değil, ama otomatik aracı iki ayakla kullanmak tehlikeli.

manuel'i nasıl bir ayağın debrijayda diğer iki ayağın gaz ya da frende kullanıyorsan otomatiği de öyle kullanacaksın. debriyaj olmadığına göre o ayağı hiç kullanmayacaksın, bu kadar basit. o kaza yapanlar çoğunlukla bunu atlıyorlar.

bir de, yine o kaza yapan kişiler eğer otomatik değil manual araç kullanıyor olsaydılar çok yüksek ihtimal araç o durumlarda stop edecek ve kaza olmayacaktı.
0
biseysorcaktim
(13.08.25)
(23)

evli eski sevgili ile tekrar gorusuyorum, ne yapacagima karar vermeliyim

musicka
14 yildir gorusmedigim kisinin bana yillardir ulasmaya calismasindan dolayi mesaj attim.tam olarak aciklamam gerek: alman asilli eski sevgili sadece e-mail adresimi biliyor ve dogrudan bana yazamadigi icin yillardir bana ulasmaya calsitigini gosterecek her turlu seyi yapti.baska email hesaplari acip
14 yildir gorusmedigim kisinin bana yillardir ulasmaya calismasindan dolayi mesaj attim.

tam olarak aciklamam gerek: alman asilli eski sevgili sadece e-mail adresimi biliyor ve dogrudan bana yazamadigi icin yillardir bana ulasmaya calsitigini gosterecek her turlu seyi yapti.

baska email hesaplari acip beni yedek hesap olarak eklemeye calismasi ve bana ulasan gmail bilgilendirme emaillerinin almanca olmasindan yola cikarak kim oldugunu tahmin edebiliyordum.

bende yeter bu ayrilik diyerek mesaj yazdim.

ertesi gun whatsapp'dan gorsusmeye baslamistik, yasimizi basimizi almis olmamiza ragmen nasil bir birimizi unutamadigimizi belirten flortlesme ile gecen ilk gun sonunda gorusmedigimiz 14 yildir evli oldugunu soylemesi beni sok etti. ben evlendigini duymustum ama bana ulasmaya calismasindan bosanmis oldugunu dusunuyordum.

konusmamizda eger ben de istiyorsam, ki kendisi dunden razi, hayatlarimizi birlestirmek icin bazi kararlar alinmasi gerektigini soylemesi biraz ucuk idi.

14 yasinda kizi var ve kizina benimle ilgili herseyi zaten anlatmis, dun onunla yazismaya basladigimizi da soyemis.

su an benim acimdan buyuk bir sorun yok gibi gorunse de alacagim karar cocuklu bir ailenin bolunmesine sebep olacak gibi.

ne yapmaliyim hic bir fikrim yok. bu buyuk bir ask hikayesi idi, ruh ikizi olarak goruyorduk birbirimizi, belki halen oyle.

ne yapmam gerektigi konusunda fikriniz varsa yazin lutfen kafamda ne yapmam gerektigini oturtmam gerek. cok kararsizim.

not: amacim evlilik disi iliski degildi ama olsa da hayir demezdim.ilk basta bosanacak ve sonrasinda tr'ye gelecek. yani evli biriyle gorusmeyecegim, cevap yazan herkese tesekkurler.
0
musicka
(21.05.25)
Senden de bi süre sonra boşanacak.
0
luluki
(21.05.25)
Yapma. Bulaşma.

Başka bir ailenin yıkılıp yıkılmaması senin alacağın kararla olmaz. Yıkılacaksa zaten yıkılır o.

Ama böyle bir insanla asla birlikte olma, ona güvenme.

İlle de birlikte olacaksan hayatıyla ilgili çözmesi gereken konuları çözsün, öyle birlikte ol. Ama yine de birlikte olma, güvenme, arkanı dönme.

Psikolojisi bozuk olsa gerek.
Hayat ve aşk öyle filmlerdeki gibi değil hele de 14 yaşında bir çocuğun varsa.

Yapabilirsen “bir sene görüşmeyelim, iletişimde olmayalım ondan sonra konuşalım” diyerek iletişimi sonlandır.
0
michael_knight
(21.05.25)
14 yılda insan kim bilir ne kadar evrim geçirir, değişir.
birbirinizden bu kadar uzakta iken aynı yöne doğru mu evrildiniz, farklı yönlere mi? bir araya gelseniz bile güllük gülistanlık olmayacak belki de. en doğru sözlerden biri: exten next olmaz.

bence bu bir çeşit takıntı.
taraflar sanki bi gün buluşsa ve bi kaç saat vakit geçirse tekrar kendi hayatlarına dönecek gibi. genelde öyle olur.
sanki 14 yıl öncesinden kapanmamış defterler var da, şöyle olsaydı böyle olsaydı diye ikiniz de durumu farklı bir zeminde değerlendiriyorsunuz gibi.

14 yıldır ayrısınız, bence ileri bakın.

bence ne yapacaksa kendi yapsın, sizi alet etmesin. sanki "sen ok dersen boşanacağım, boşta kalmak istemiyorum" gibi bir durum var.
0
biseysorcaktim
(21.05.25)
Exten next olmaz+1
0
Kediyi üzdün
(21.05.25)
Başkasına yapan size de yapar. Kadın açısından büyük aşk falan olduğunu sanmıyorum. Evlenmiş çocuk yapmış bir alman. Doğudaki zoraki evlendirilen bir türk vatandaşı değil.
0
filipis
(21.05.25)
bok gibi olaylar. kendini bu sacmaliga cekme.
karsidaki baya les, asosyal igrenc saplantili bir tip.
0
sonsuz
(21.05.25)
ayyyyyy insanların hayatları o kadar sıkıcı ki ne yapacaklarını şaşırıyorlar
0
deartheodosia
(21.05.25)
Bu hikayede sempati duyduğum tek kişi adamın 14 yaşındaki kızı.
0
peki madem
(21.05.25)
:D türk dizilerinde yok artık diyerek izlediğimiz hikaye. adam onay almadan karısından da boşanamıyor. ıyyyy ikinize de.
0
elorelia
(21.05.25)
duyurunun botları yine fikir beyan etmiş. empati beceriniz beş yaşında bir çocuğunkiyle anca yarışır.

@biseysorcaktim +1. Kadının takıntılı şekilde sana ulaşmaya çalışmasındaki tuhaflık bir yana, sen de gardını bir anda düşürüp kapılmışsın o histeriye. Baya bir ağırdan almanız lazım herhangi bir karar almadan önce.
0
beyfendi
(21.05.25)
bu kadar büyük bir aşkınız olsaydı ayrılmazdınız, demek ki sandığınız kadar büyük aşk ruh eşi durumu vs yok. 14 yılda insan çok değişir, o da siz de birbirinizi 14 yıl önceki gibi hatırlıyorsunuz bir araya gelseniz pek de etkileneceğinizi sanmam üstteki cevaplara katılıyorum.
14 yıllık eşine, çocuğunun babasına saygısı kalmayan bir insan size neler yapar, bunu bir düşünün derim ve uzak durun.
0
turuncu tonlarda
(21.05.25)
bu kadar uzun yıldır unutmayan kadını, erkeği saplantılı buluyorum. sağlıksız geliyor.

o vatandaş kuşkusuz boşanacak. belli ki eski tatlar damağınıza gelmiş. olur öyle. beraber bir kaç güç zehrinizi atın. daha da ötesi olmaz.
0
yurtsuz john
(21.05.25)
çok yanlış bir karar olur. insanlar genelde geçmişi sadece olumlu yanları ile hatırlar. mutlaka ayrılmanızı gerektirecek olumsuz olaylar da yaşadınız

şu anki evliliği ile ilgili sorunları var ve ayrılma kararını almasında kendisini cesaretlendirecek bir olay istiyor. onu bırakıp sizle olsa her şey çözülecek gibi hissediyor. ancak bu muhtemelen doğru değil. 14 senede çok şey değişti, çok şey yaşandı.

eğer böyle bir şey yaparsanız ikinizin de üzüleceğini düşünüyorum
0
abelardo
(21.05.25)
boşansın sonra bakarsınız, bir yere kaçtığınız yok. boşluğunuza gelmiş. 14 sene bekledik, biraz daha bekleriz gibi cevabını yumuşat istersen.
0
gabe h coud
(21.05.25)
ne kadar uzun sureli bir iliski oldugunu bilemiyorum elbette ama 35 yasinda olsaniz, 20 yasinda geride biraktiginiz bir insana geri donmekten bahsediyorsunuz. allah askinda 20 yasinda ne olmus olabilir? daha gencseniz diyecek bir sey bulamiyorum bile. 40 yasindaysaniz ve bu soruyu sorduysaniz da buyuk sikinti zaten.


Başka bir ailenin yıkılıp yıkılmaması senin alacağın kararla olmaz. Yıkılacaksa zaten yıkılır. +1

bence bir yetiskin olarak neden bu kadar takili kaldiginiza bakin ve tanimadan bir insanla iliskiye baslamayi neden dusundugunuzu degerlendirin. bu insani tanimak istiyorsaniz o baska ancak 14 sene once geride biraktiginiz bir kisiyi su anda taniyor olma ihtimaliniz sifir. bu ancak iki kisinin de 14 senede bir arpa boyu yol almamasi ile olabilir.
0
kassiopeia
(21.05.25)
14 yildir görüsmedigin eski sevgilinin 14 yasinda kizi varsa bu cocuk senin oluyor karsim, evlendigi adamin degil. cocuklar evlendigin günün ertesine dünyaya gelmiyor cünkü. yok evlendigi adaminsa cocuk sayet, zamaninda sana boynuzu takmis demektir. törpüyü duyuru ekibi birlesip yollariz sana. yok bizimki büyük askti maskti gec bunlari. otur bir ay hesabi yap bakalim. yapman gereken tek sey bu.
iki ihtimal de kadinin karakteri hakkinda harika ipuclari veriyor sana.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.05.25)
konusma ben konuşuyorum+ AHAHAHHAHAHAHAHHA çok büyük aşk ruh eşi falan filan;)) ama ayrıldığınızda ya da öncesinde çocuk yapmış ve evlenmiş. evliyken de danışıyor boşansam mı diye. hikayede sempsti duyduğum değil acıdığım kişi adamın kızı. eminim kendisini babasından daha olgun hissediyordur zira ona da danışmış görünüyor. fail
0
ala09
(21.05.25)
uzay?
0
sonsuz
(21.05.25)
hızlıca uzaklaşın oradan önünüze bakın hatta direkt engelleyin, sonra keşke bu yazılanların tümünü dikkate alsaydim diyeceginiz bir hikaye bu.
0
sinematikcrop
(21.05.25)
Yukarıda yazılı pek çok cevaba katılıyorum.
Merak ettiğim kadının(erkeğin) sizi 14 yaşında bir çocuğa anlatmış olmasına bir tek ben mi takılıyorum?
Çocuk demeyecek mi sen onun için annemi(babamı) boşadın?
ÜStelik yetişkin olarak sizin bile aklınızı karıştıran bir durum neden daha ergenliğe yeni adım atmış, anası babası boşanmak üzere bir ergen adayı ile paylaşılır ki?
Gerekirse bir ilişki olur, rayına ve güvene oturur, çocukla yavaş yavaş ondan sonra konuşulur.
Bu bana sağlıklı ruh hali ve bilinçte olan bir ebeveyn davranışı gibi gelmedi. Sadece bu bile beni karşımdaki kişiden uzak tutmaya yeterdi.

Diğer sebepleri yazmışlar zaten. Gayet haklılar.
Siz de çok normal davranmıyorsunuz. Aşk / ruh eşi haliniz gerçek olsaydı bugün birbirinizle evli olurdunuz. Sizinki de gayet takıntı. Bu ilgi hoşunuza gitmiş. Dost değilim ama acı söyledim, siz sorduğunuz için.

Kısa keseyim: kafa karıştıracak bir durum yok. Uzak durun. Net.
0
strawberry first
(21.05.25)
Guncelleme: bugun telefondan 2 saat gorustuk. Kocasina benimle gorusmeye basladigini soylemis. Kocasi evlilik oncesi onun bana olan saplatisini biliyordu, ve bana soyledigine gore ask evliligi yapmamislar, daha cok arkadas evliligi. kocasi da umarim mutlu olursun demis.
0
🌸musicka
(24.05.25)
Guncelleme: bugun telefondan 2 saat gorustuk. Kocasina benimle gorusmeye basladigini soylemis. Kocasi evlilik oncesi onun bana olan saplatisini biliyordu, ve bana soyledigine gore ask evliligi yapmamislar, daha cok arkadas evliligi. kocasi da umarim mutlu olursun demis.


su an herkes
0
🌸musicka
(24.05.25)
aa ben seni kadın zannetmiştim. boşanacak olan eski sevgiliyi erkek zannetmiştim.

abicim bırak bu işin peşini zorlama bence. nereden bakarsan bak yanlış görünüyor.

son yazdığın cevabı iki kere göndermişsin ama yine eksik kalmış galiba.
0
abelardo
(24.05.25)
(10)

Meyve, sebzeyi ne şekilde yıkıyorsunuz?

norules
Ben sadece suyla yıkıyorum. Ama sirkeli, karbonatlı suda bekletip yıkayanlar da var.Siz nasıl yapıyorsunuz?
Ben sadece suyla yıkıyorum. Ama sirkeli, karbonatlı suda bekletip yıkayanlar da var.

Siz nasıl yapıyorsunuz?
0
norules
(19.05.25)
Geçen alanla ilgili bı insta fenomeni pestisitten arinabilmesi için karbonatla yikamak gerektigini soylemisti. Sirke olmamaliymis.
0
abuzer
(19.05.25)
Yesillikleri sirkeli suda bekletiyorum ama
0
abuzer
(19.05.25)
yesillikleri sirkeli suda bekletiyorum. Gerek görürsem üzüm gibi meyveleri de ama digerlerine kafayi cok takmiyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.05.25)
Sadece suda bekletiyorum en az iki su değiştiriyorum
0
grimavi
(19.05.25)
yesillikleri sirkeli suda bekletiyorum. digerlerine kafayi cok takmiyorum. +1
0
kobuzchu kiz
(19.05.25)
Sirke ve karbonat birbirini nötrlüyor aynı anda kullanılmamalı. Ben sudan geçirip karbonatlı suda bekletiyorum. 20 dk beklese yeter.
0
ruhen hastayim ben
(19.05.25)
bir araştırma sonucu var sirkeyle yıkayınca ne kadar ne kalıyor, karbonatla ne kalıyor diye. en iyi sonucu veren karbonat oldu o yüzden ben de sirkeden karbonata geçtim.
sadece suyla yıkamak diye bir şey yok. bugün pazardan aldığım kıvırcığın içinden 450 tane böcek çıktı. hem sirke hem karbonatta 2 saat beklettim.
sadece su ile yıkarsan yalnızca böbrek taşı değil bir sürü hastalık riski almış olursun. üşenmeyin, karbonat/sirke mutlaka koyun. beklettiğin kabın dibine düşen haşereleri görünce bugüne kadar bunu uygulamadığına pişman olacaksın gör bak. birbirini nötrlemek?? duymamış olayım.
0
neira
(19.05.25)
Sirke,karbonat; bazik ortam olişturup,ürunlerin üzerindeki mikrobik yapiyi azaltir,

ama üzerinde tarim ilaci zehiri varsa gecmiş olsun.

hani gecmis haber; istanbulda ispanak yiyen bir aile vardi.
1 kisi yogurt yedigi icin az zehirlenmiş, az zararla atlatmisti.
0
designer
(19.05.25)
istediğin kadar yıka tohuma işlemiş pestisiti karbonatla temizleyemezsin.www.greenpeace.org
0
mikahakkinen
(19.05.25)
yeşillikleri karbonatlı suda bekletiyorum. geri kalan her şeyi suyla.
0
sir gawain
(20.05.25)
(11)

Erko çocuk isim onerisi

abuzer
Doğa,uzay ve mitoloji ile ilgili olabilir. Herkeste bulunmasin, nadir rastlanilsin ama absürt de olmasin. Yaşlı ismi olmasın. Var mı bu kriterlere uyan fikriniz
Doğa,uzay ve mitoloji ile ilgili olabilir. Herkeste bulunmasin, nadir rastlanilsin ama absürt de olmasin. Yaşlı ismi olmasın. Var mı bu kriterlere uyan fikriniz
0
abuzer
(17.05.25)
Rüzgar
0
aloha snackbar 3
(17.05.25)
Klorofil
:))

Ateş ya da ares
0
kisa
(17.05.25)
Neptün.

Uzayla ilgili +1
Nadir rastlanir +1
Eskiden beri kullanilir ama yasli ismi degil +1

Direkt Uzay adi da bir secenek tabii.
Bir de Merih var. Mars gezegenine verilen isim, ama unisex.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.05.25)
Merih cidden fena değildi de Merih demiral'den dolayı iptal ;)
0
🌸abuzer
(17.05.25)
En değişik isimli çocukları düşündüm çalıştığım ilkokuldaki
Tayga vardı. Orman demekmiş
Kayra
Koryak
0
kullanicadi
(17.05.25)
cem

yüz yıllardır modernliğini bir türlü kaybetmedi.
0
jamswety
(17.05.25)
OZAN GÜNEY MARSEL TUNA URAS KUZEY ARDA GÖRKEM RÜZGAR DENİZ BORA YİĞİT EMİR SARP URAZ UZAY EGE PARS ATLAS DORUK AGAH TOPRAK SARP
güncel erkek isimlerinden bir kuple. bir çoğu istekleri karşılıyor gibi.
0
bass solo take one
(17.05.25)
Volkan
0
neira
(17.05.25)
Bulut
0
kaset
(17.05.25)
Allah aşkına uras aras atlas aren uraz koymayın. On çocuktan on biri bu isimlere sahip.
0
Gradient_tabanlı_mor
(17.05.25)
Serdar
0
duster
(17.05.25)
(2)

Uzun yürüyüş için hangi ayakkabı?

elorelia
Turistik gezi için alacağım. Normalde bu tip ayakkabı giymediğim için çok para vermek istemiyorum. O sebeple bütçem bu civarda. Bunlar olmaz şu olur da diyebilirsiniz.https://www.fashfed.com/urun/nike-revolution-7-kadin-siyah-spor-ayakkabi-fb2208/?integration_renk=100https://www.boyner.com.tr/reebok
Turistik gezi için alacağım. Normalde bu tip ayakkabı giymediğim için çok para vermek istemiyorum. O sebeple bütçem bu civarda. Bunlar olmaz şu olur da diyebilirsiniz.

www.fashfed.com

www.boyner.com.tr

www.boyner.com.tr
0
elorelia
(17.05.25)
hepsi isinizi görür. reebok alin gecin. 3 hafta italya gezime bir tek reebok ile gittim, hicbir sorun olmadi.
yaz aylarinda planliyorsaniz daha nefes alir bir ayakkabi öneririm ama, bunlari degil. sketchers slip-ins olabilir mesela. www.skechers.com.tr
bütcenin cok mu üstüne cikmis oluyor bilmiyorum ama.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.05.25)
under armour rogue 3

5 yıldır başka ayakkabı giymiyorum. amazondan ucuz buldukça alıyorum.

her gün giyerseniz 2 yıl rahat dayanıyor. ve aşırı rahat.
0
zeleno
(17.05.25)
(9)

ipek kullandınız mi?

antikadimag
hic ipek urun kullandınız mi? ne düşünüyorsunuz? ipek ic camasiri, pijama, yatak carsafi vs.
hic ipek urun kullandınız mi? ne düşünüyorsunuz? ipek ic camasiri, pijama, yatak carsafi vs.
0
antikadimag
(17.05.25)
Hayır. Erkeğe haram, dinden çıkarır.
0
runaway
(17.05.25)
O nasıl bir din ki kuarkları galaksileri yaratan böbürlenme olmasın diye erkeğe süsü altını kumaşı yasaklıyor? Sonradan icat edilen 400 küsür kumaş türü için de fetva bekliyoruz hatta iPhone 16 haram mı
0
topkapiaksaray
(17.05.25)
İpek fularlarım var. Kullanınca verdiği his gerçekten çok güzel, hafif ve yumuşacık. Görünüşünü değerlendirirsek, diğer fularlarıma göre çok daha zarif ve kadınsı duruyor
0
ünsüzlerin modacısı
(17.05.25)
İpek papyonum var. Çok özel günlerde smokin için takıyorum.
0
yurtsuz john
(17.05.25)
yahu konu ile direkt ilgili degil ama @runaway hangi ayette geciyor bu? kafaniza gore sacma sapan seylere inanmaktan bikmadiniz mi
0
unabomber
(17.05.25)
Cok temiz, sürekli hava gecirdigi asla kötü kokmayan, ütülü gibi duran baya kaliteli bir kumas.
Ipek sallarim var.
Gömlek yatirimi falan da yapmak istiyorum.

Pijama, yatak carsafi ipek alamam :/ isterdim ama
0
sonsuz
(17.05.25)
Kumaşın nasıl elde edildiğini öğrenene kadar kullandım. Gerçekten inanılmaz bir şey ipek. Yorganı çarşafı gömleği. Benim sosyo-ekonomik kültürel artık ne derseniz deyin durumuma göre en sevdiğim şeylerden biriydi.
Nasıl yapıldığı öğrendiğimden beri yeni bir ürün almadım. Gömlek vs dışındakiler zaten gitti. Bunları da ne atmaya kıyabiliyorum ne giymeye gönlüm el veriyor. Dolapta duruyor öyle zaten bu dönem acun gibi sadece siyah tişörtle geziyorum.
Sözün özü değmez. Kaliteli saten kaşmir bir sürü seçenek var. İpek alacak bütçesi olanlar için deli ürünler var piyasada. Vicdanım kullanmama izin vermiyor benim. Kullanan kişilerin de kötü ve duyarsız insanlar olduklarını düşünüyorum. Yakınımsa bozarım, yakınım değilse yakınım olmaz.
0
mrvln
(17.05.25)
Sayılıyorsa kardeşim için ipekli yünden bluz örmüştüm. Örmesi zevkli yumuşak bir yündü.
0
peki madem
(17.05.25)
ipek esarp kullanirim. ipek pijamam var.
bir de uyku tulumu carsafi kullaniyorum ipekten. hem ekstra sicaklik sagliyor hem de uyku tulumumu terden ve vücut salgilarindan koruyor. gene alacak olursam gene ipek alirim. hem cok yumus, hem de performansi cok iyi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.05.25)
(18)

Afrika'da kurban kesmek

badseed
Simdi bir arkadasimdan duydum ve biraz google'da arama yaptim belki 100lerce boyle dernek var. Buyuk scam gibi duruyor. Hic bu ise girmis biri var mi acaba?
Simdi bir arkadasimdan duydum ve biraz google'da arama yaptim belki 100lerce boyle dernek var. Buyuk scam gibi duruyor. Hic bu ise girmis biri var mi acaba?
0
badseed
(16.05.25)
3 tane kesiyorlarsa 10 tanesinin parasını cebe indiriyorlardır, su kuyusu açanlar da muhtemelen böyle yapıyorlardır, din ve kardeşlik için yapılan bu tür organizasyonların güvenilir olma ihtimali sıfır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.05.25)
Güven meselesi ve tabi iyi araştırmak lazım.
Daha önce katılmıştım bu sene de katılacağım.
Biri Gazze , diğeri de Afrika olmak üzere.
İsmimizin de bulunduğu videoyu sms ile gönderiyorlar.
0
diyecevaplandı
(16.05.25)
Kaleci +7 tüm dini olaylarda olduğu gibi keriz silkme
0
abuzer
(16.05.25)
Oradaki baronlara gidiyor.

Afrika‘da zaten yardimlar yerine ulasabiliyor olsa bu kadar kötü durumda olmazlardı.
0
sonsuz
(16.05.25)
Ben senelerdir güvendiğim bir dernek üzerinden Afrika’da kestiriyorum. Benim adıma vekaleten kestiklerini söyledikleri kurban kesim videosunu gönderiyorlar her sene. Ben Avrupa’da yaşıyorum, Almanya merkezli ama çok uluslu bir sivil toplum örgütüne mensup bir arkadaşım her sene görevli olarak gidiyor Afrika’ya ve onlarca fotoğraf paylaşıyor. Cebe indiriyorlar, keri silkmece diyenlerin kaynaklarını merak ettim. Belki sahtekarlar vardır ancak hiçbir kaynak olmadan bunu yapan bütün oluşumları zan altında bırakmak önyargıdan başka ne ile açıklanabilir bilmiyorum.
0
but that was just a dream
(16.05.25)
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.05.25)
Why nations fail - daron acemoglu

Okuyun da dünyaniz „ bir arkadasim“ seviyesinde kalmasin
0
sonsuz
(16.05.25)
Video gönderiyorlar
0
kaptan maydanoz
(16.05.25)
"video gönderiyorlar" çok da güvenilir bir kaynak değil neticesinde hayvanın kesilme esnasında birden çok kişi adına çekilebilir.

Bu işler güven ve inanç meselesi bunlara sahipsen en kitleli olanlara bakmak lazım. ben güvenmiyorum ve bu kitleye inanmıyorum.
0
biravekahve
(16.05.25)
Yardim kuruluslarin hepsi para kazanmak zorunda ben bunda bir sorun gormuyorum. Yani 30bin'e kurban bagisi alip bunu 15bine kesiyolarsa sorun yok ama kesiyolar mi kismi biraz supheli. Biraz arastirma yaptim ve ilginc olarak sefkateli en mantiklisi gelmisti guvenilirlik bazinda. Diger dernekleri de paylasirsaniz sevinirim.
0
🌸badseed
(16.05.25)
annelerinin isinsinlar diye ellerine fön makinesi verip yan odada intihar ettigi cocuklarimiz olmadigi icin, ne idügü belirsiz kuruluslara para verip ne idügü belirsiz köylerde radikallesmis kabilelerin cocuklarini beslemek muazzam gerekli. bu tip islere para verenin seye sürelecek akli yoktur. ne amacla olursa olsun. din kisminda, kurban kisminda falan degilim. instagram'da da Aynebilim diye bir kadin var, öyle dini bir amaci yok ama kambocya'da bir sikko köy icin para isteyip durur. sahiden, ogluna pantolon alamadigi icin intihar eden baba, ayagi kangren olmasina ragmen 78 yasinda cöp karistiran insanlar yok cünkü bu ülkede, anca kambocya'da buluyorlar müskül durumda insan. ülkenin tuvalet kagidi olmus parasini da afrika'ya, kambocya'ya akitmakta beis görmüyorlar.
kurban kesmek farz degil, sünnet. durumun yoksa kestirtmezsin. kurban kestirtip tamamini fakire dagitmak zengin icindir. ücü besi zor bir araya getirip kurban kestirtene bile kurban etinin üçte bir usulü ögütlenmis, git hepsini afrika'da dagit denmemis.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.05.25)
bu adamlar gidecekler dünyanın alakasız bir köşesinde kurban kesmek için organizasyon yapacaklar, bunun için zaman harcayacaklar, bunun için bir dolu para harcayıp sağa sola bir dolu reklam verecekler, ve bunu sadece allah rızası için yaptıklarını iddia edecekler.

bana hiç mantıklı gelmiyor. bu işten maddi bir menfaati olmayan birinin / birilerinin bu kadar zahmete gireceğini düşünemiyorum:

1- ya ceplerine para gidiyor olması lazım.
2- ya da bu kurbanların kesildiği, yardımların yapıldığı bölgelerde bunlara verilen bir misyon var ve bu misyonu gerçekleştirmek için bölge halkına yardım etmeleri gerekiyor (çok eskiden deniz feneri fakirlere yardım yaparken, "bunlar akp'den geliyor" diyordu mesela)
0
co2s2
(16.05.25)
@biravekahve

Kesimden hemen önce biri elindeki panoda kesim için katkıda bulunanların isimlerini gösteriyor. Sesle de ifade ediliyor tam bu esnada kesim oluyor.

Fiyatlar bizim buradaki kurbanlara göre kıyaslanmaz çok daha uygun.
Tabi asıl niyetimiz zor durumda olanlara yardımcı olmak olmalı.
0
diyecevaplandı
(16.05.25)
bkz: deniz feneri davası

bazı şeyleri çabuk unutuyoruz.
0
yurtsuz john
(16.05.25)
kurban kesmiyorum/kestirmiyorum, hele afrikada yok burda, yok surda hiic girmem.

+konusma ben konusuyorum daha bitirmedim' a katiliyorum. illa bir seyler yapayim, birinin hayrina gitsin diye dusunuyorsaniz, bunun icin kurban kesmek gerektigine de inanmiyorum.

peki bu insanlari nereden bulacagim dye soruyorsaniz da belediyeler biliyor, muhtarlar biliyor. gidiyorsunuz, ne yapmak istediginizi soyluyorsunuz size aileleri soyluyorlar, durumlarini anlatiyorlar ve aradan cekilip, yardimin seklini, miktarini suresini size birakiyorlar ve sizi tanistiriyorlar.

arada biri yok, dogrulugu bilinmeyen bagislar, videolar yok.
0
65 derece
(16.05.25)
Konuşma +1. Ben üşenip yazamazdım.
0
asteriks
(16.05.25)
Ben kurban kestiriyorum Afrika’da. Bu güne kadar olumsuz bir durum yaşamadım. Daha önce çocukların katarakt ve çeşitli ameliyatları için de bağış yaptım. Hepsi karşılığını buldu. Hala ara ara görüştüklerim bile var.
0
ezkaza
(16.05.25)
Arkadaşlar bir organizasyonda yolsuzluk olması bütün organizasyonlarda yolsuzluk olduğu anlamına gelmiyor. Her şeyi aynı kefeye koyup bütüncül bir değerlendirme yapmak kognitif açıdan daha rahat bir işlem anlıyorum ama “doğru” cevabı öğrenmek istiyorsanız, analitik biçimde bölerek değerlendirme yapabilmeniz gerekiyor. Ha amaç önyargılar üzerinden siyasi pozisyonunuzu konsolide etmek ya da nefret ettiğiniz belirli bir kitleyi bütün olarak zan altında bırakmaksa, 2 dernekte çıkan yolsuzluk sebebiyle bu işi iyilik amacıyla gönüllü olarak yapan bir dolu insana kin kusmaya devam edebilirsiniz.
0
but that was just a dream
(16.05.25)
(6)

37 yaşında her şeyi bırakıp almanya’ya göç

asap raki
bir arkadaşım için soruyorum.37 yaşında kadın, 10 yıl önce 4 aylık çok kısa bir evlilikten sonra psikolojisi çok bozuldu, sonrasında hayatına kimse girmedi. kendisi yakında birkaç yıla prof olacak öğretim üyesi. almanya’da yaşadığı geçici sürede biriyle tanıştı, 45 yaşında, hiç evlenmemiş, efendi sa
bir arkadaşım için soruyorum.

37 yaşında kadın, 10 yıl önce 4 aylık çok kısa bir evlilikten sonra psikolojisi çok bozuldu, sonrasında hayatına kimse girmedi. kendisi yakında birkaç yıla prof olacak öğretim üyesi. almanya’da yaşadığı geçici sürede biriyle tanıştı, 45 yaşında, hiç evlenmemiş, efendi sakin biri. orada doğmuş büyümüş.

kadın kişisi artık evlenmek çocuk sahibi olmak istiyor. yaşadığı şehirde bu çok mümkün görünmüyor. bütün kariyerini bir kenara bırakıp evlenip almanyaya gitmesi ne kadar mantıklı? evleneceği kişi ultra zengin değil ama maddi durumu iyi yine. maaşlı işte çalışıyor, kendine ait evi var, orada vatandaş haliyle. türkiyede de biraz malı mülkü var.

ancak ben almanyaya gidip buradaki kariyerini çöpe atma dedim. çünkü oraya gidince buradaki kadar saygın düzgün bir iş bulma ihtimali nedir bilemiyorum. ayrıca iş bulamaması durumunda maddi olarak birine bağımlı olacak. evleneceği kişi düzgün iş bulamaman durumunda zaten mecbur ben bizi maddi olarak çekip çevireceğim gibi bir şeyler demiş. gelip senden orada kasiyer olmanı bekleyemem demiş.

ben de uzun vadede nasıl olur diyorum. psikolojisi çok kırılgan. çok aşırı cin gibi, haksızlık karşısında bağırıp çağırıp kavga edecek bi insan değil, naif birisi. bir kez daha evlenip boşanmaktan çok korkuyor. ben bunun da maddi olarak başkasına bağımlı olmayla birleşmesi durumunda onu iyice çaresiz bir noktaya evrilmesinden korkuyorum.

sizce ne yapmalı? ben böyle efendi düzgün biriyle tanışamıyorum falan diyor. sırf bir ailem olsun diyip böyle bir şey yapılır mı?
0
asap raki
(13.05.25)
37 yaşında biri türkiye'deki hayatından bıkıp başka bir ülkeye göç edebilir. gerekirse daha düşük bir işte de çalışabilir. özellikle biz türklerdeki bu 'ben beyaz yakayım, bedensel işte çalışmam' gururunu anlamıyorum. bu narsist gururumsu şey akademisyenlerde nedense daha çok oluyor. göç ettiğin ülkede yaşamayı kafaya koyduysan gerekirse bir iki yıl kasiyerlik de yaparsın. zaten aklı çalışan, kendini geliştiren biriysen bir şekilde yolunu bulur, kendini bir ofis işine atarsın yine.

ancak bahsettiğin kişinin kırılgan yapısı, zannediyorum ki evleneceği kişiyle aralarında bir sevgi olmaması ve sırf hayatını değiştirip çocuk yapmak için onunla evlenecek olması bu planı zora sokuyor. bu ilişki biçimi ve bu ruh haliyle almanya'da tutunma ve mutlu olma ihtimalini düşük görüyorum.
0
sir gawain
(14.05.25)
Gidilmez. Bir kaç seneye mesleğinin zirvesine çıkacak biri niye gidip başka yerde kasiyerlik yapsın? Aile kurma meselelerinde de işler istediği gibi gitmeyebilir. Too risky.
0
thugster
(14.05.25)
Kariyer bırakıp gitmek mesele değil bence. Ancak yaşadığı sorun ya da sorunların işiyle çok alakası yok anladığım kadarıyla. İşinden memnun olmasa, Türkiye'de de başka alternatifi olmasa gitsin derdim. Hayatını yoluna koymak için psikolojisini düzeltmesi lazım önce. Evlenip çocuk yapmak istiyorsa bunlar da sıraya gelir düzgün bir psikolojiyle.

Bence sorudaki en kritik kısım: "...ben bunun da maddi olarak başkasına bağımlı olmayla birleşmesi durumunda onu iyice çaresiz bir noktaya evrilmesinden korkuyorum.". Bu durumun yaşanması çok olası. Evlenip boşanmaz belki tekrar ama zayıf bir psikolojiyle iş bulamadığı ve maddi olarak özgür olmadığı ortamda kendini hapsolmuş hissedecek. Tanıştığı kişi her ne kadar aksini söylese de kendini ona yüklenmiş bir yük gibi görecektir. Her tartışmanın ucu da bu duruma bağlanır. E muhtemelen çevresi de olmayacak kısa vadede. Sonuç olarak içine düşebileceği durum mevcut halinden çok daha kötü olabilir. Bu riski göze alıyorsa atılacak bir adım bence.

Kasiyer olarak çalışma meselesine gelecek olursak, bunun bence gururla bir ilgisi yok. Yapılmayacak bir iş değil fiziksel iş. Ancak akademik kariyerinde 37 yaşında profesörlüğe yakın birinin yaşam konforunun bu kadar dramatik değişmesini psikolojisi kaldırmaz. "Ben niye geldim ki buraya?" diye sormaya başlar kendine ve bütün ufak olumsuzluklar batmaya başlar. Hatta Türkiye'de olsa daha beterini yaşayacağını bildiği ufak olumsuzluklar bile batar.

Evlenip çocuk sahibi olmak hayatındaki her şeyi yoluna koyacaksa gitsin. Ancak öyle olacağını pek sanmıyorum. Nitekim Almanya'ya yerleşmek, hem de yepyeni bir hayata adım atmak olumlu görünse de beraberinde çok büyük zorlukları da getirecek. Bu zorluklarla mücadele edecek psikolojisi yoksa çok zorlanır.
0
himmet dayi
(14.05.25)
hocam ben erkek bireyim ama kadın olarak empati yapıyorum. buradaki kariyerini çöpe atması, kocaya bağımlı olacağı anlamına gelir ve bu bence bir sorun. en ufak tatsızlıkta arkadaşınız bireysel özgürlüğü olmayacağı için her şeyi alttan alacaktır.

eğer okuduğu bölüm almanya'da geçerliyse bence bir an önce almanca öğrenmeye baksın ve orada bir üniversitede görevine devam etsin. aksi taktirde çok mutlu olacağını zannetmiyorum.

imza: almanya'da 4 yıl yaşamış bir birey.
0
elektr10
(14.05.25)
Arkadaşlar, böyle durumlarda benden size tavsiye: Nasip kısmet meselelerinde kimseye sakın tavsiye vermeyin. Sonuç müspet olursa, ne güzel. Oraya gidip sonucu kötü olursa ve sizi suçlasa da çok sıkıntı yok bence; ama gitmeyip kaldığında, şayet burada bir aile kuramazsa, inanılmaz ah alırsınız. “Aile kurmamın, çocuk sahibi olmamın önüne geçtiler,” derler. O ahı, kesinlikle alırsınız. Kesin. Aman diyeyim.

Sorunun cevabına gelince: Açıkçası çok bireysel bir soru. Benim için ailem olmadıktan sonra işmiş, kariyermiş önemsiz şeyler. Ben aile insanıyım. Üstelik gittiği yerde tamamen adama bağlı olmak zorunda değil. Belki 20 saat bir yerde çalışacak, gene iyi kötü bir şey kazanacak ama ailesini de kurmuş olacak. Ben bu opsiyonu kesinlikle tercih ederdim. Ailem olmadıktan sonra Microsoft’a CEO olmuşum, ne yazar?

Kadın için ne önemli? Tek yaşayıp tek göçmek ama kariyer yapmak mı? (Bu da ne demekse… Kimse sizi öldükten 5 sene sonra hatırlamayacak.“Kariyer kariyer” herkesin ağzında, ama kime yapıyorsunuz bu kariyeri? Zengini zengin etmek için. Yaşlılığınızda ne olacak? Anneniz, babanız, kardeşleriniz göçtüğünde?)
Yoksa ailesini kurmak mı önemli?
Kaldı ki profluga bu kadar yakınsa o ülkede de hem akademide hem özelde istedigi gibi bir isi zaman içinde bulur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.05.25)
herkes kendi işine baksın.
0
janderzel zartanyan
(14.05.25)
(21)

Türkçedeki kaba tabilerin kullanımı sizi rahatsız eder mi?

mikahakkinen
mesela hamileye anadoluda yüklü derler. bayanlar alınır mı?yemeği sünnetlemek, yemeği sıyırmak.biraz toplu olmak,balık etli: kilolu olmak.bunun gibi benzer tabileri kullanır mısınız?
mesela hamileye anadoluda yüklü derler. bayanlar alınır mı?
yemeği sünnetlemek, yemeği sıyırmak.
biraz toplu olmak,balık etli: kilolu olmak.

bunun gibi benzer tabileri kullanır mısınız?
0
mikahakkinen
(13.05.25)
yemegi sünnetlemek ilk defa duydum. yüklü kelimesini kullanmam. baliketli ile bir sikintim yok, gayet tatli bir ifade.
yani görüldügü gibi, kelimesine, tabirine göre degisir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.05.25)
buradakileri kullanmam ama rahatsız olacak bir şey görmüyorum.
0
lazpalle
(13.05.25)
yemegi sünnetlemek nasil oluyor ya. sünnet olunca kökü sende ama dibini siyirinca yemek bitiyor?

bence deyim, bu sekilde sokak agzi/argo vs kullanmak cok komik ve ayni zamanda da dilimizin zenginligini gösteriyor. bildigim kadariyla kullanmaya calisirim ben de.
0
sonsuz
(13.05.25)
Bunlar kaba tabir değil.
yemeği sünnetlemek lafını ilk kez duydum.
Diğerleri gayet kullanılan sözler.
Yadırgayabileceğim şeyler değil.
0
Mirket
(13.05.25)
Balık etli dışındakiler kötü hissettiriyor
0
anon1m
(13.05.25)
bunların neresi kaba ki?

hamile, hml kökünden gelen arapça bir kelime. hamal, hamiline, hamili kart yakinimdir, "taşımak" anlamına gelir. "yüklü" kelimesi hamile'den daha türkçe bir kelimedir, kaba bir tarafı da yoktur bence.

yani cemaat ne kadar arapça ise, hamile de o kadar arapçadır. cemaat'i beğenmeyip hamile'yi beğeniyorsanız bunda bir sıkıntı vardır.

"sünnetlemek"ten kasıt pipisinin ucunu kesmek değil burada, tabakta yemek bırakmamak sünnettir. o yüzden tabağı iyice sıyırmaya "sünnetlemek" denir. bu tabiri karşılayacak başka bir kelimeniz varsa kullanabilirsiniz. yine kaba bir tarafı yoktur.

toplu/balık eti çok fazla değil, az kilolu olanları tanımlamak için son derece naif ve kibar tabirler. şişko dombili derseniz üzücü olur ama toplu'nun nesi kaba ki?

kullanırım, kaba da bulmam.

yani bunlara alınan da gitsin köşede ağlasın.
0
kibritsuyu
(13.05.25)
balik etli disindakiler rahatsiz etti beni. gordugumuz seyler nasil estetikse, duydugumuz seyler de estetik olmali.

bu laflar hic estetik degil dflkgjdfl.
0
aguen
(13.05.25)
hamile bir kadına yüklü demek için kırşehirin köyünde doğup hiç dışarı çıkmamak falan lazım. ondan da önce bayan değil, kadın.

kilolu birine toplu derim herhalde. yerel bir kullanım değil.

sünnetleme fiilini kullanmak için dindar olmak gerek. karşımda biri bunu dese dindar ve muhafazakar biri olduğunu düşünürüm.
0
sir gawain
(13.05.25)
burada "kaba"dan kasıt sanırım şehirli ağzından farklı olan kelimeler, kabalık, terbiyesizlik anlamında değil.

kayseri'de doğup büyümüş yeğenimiz bizde kalıyor. konuşması şiveli değil ama bazı tabirleri yöresel kaçıyor, haliyle biz de gülüyoruz.

geçen gün alışveriş merkezi otoparkının girişinde epey dik ve uzun bir yokuş vardı, "bu nasıl bayırmış" dedi. ehahaha bayır ne lan diye epey eğlendik.

bahar dizisini izliyorduk, biri hamileymiş, bunu duyunca "aaa gebe miymiş" dedi, bi tur da orda eğlendik. halbuki tıbbi terim olarak da gebe kullanılıyor ama bize hamile değil de gebe demesi komik geldi.
0
kibritsuyu
(14.05.25)
Yüklü ya da sünnetlemek demedim hiç. Hatta yüklü dendiğini duydum ama sünnetlemek olayını sadece skeçlerde duydum. Orada varsa gerçekte de kullanan vardır elbette. Yani bunu esprili değil de ciddi ciddi kullanana ön yargılı yaklaşırım. Balık etli dedim. Derim, garipsemem.
0
nawar
(14.05.25)
yüklü , sünnetleme, sıyırma falan çağ dışı ifadeler bunlar.
0
yurtsuz john
(14.05.25)
Bkz köylüleri neden oldurmeliyiz
0
abuzer
(14.05.25)
Bu kelimelerde rahatsızlık
veren bir kabalık yok.
Aslında tuhaf bulanlar bile, dışarıdan gelen yabancı kelimeler ve plaza diliyle bu kelimeler prosess edildiğinde kullanımlarında tuhaf bir şey hissetmezler.

Bu kelimeleri beğenmemekten çok özellikle şehir gibi yerlerde yabancı kelimelerin yıllardır Türkçe'yi işgal etmesine sessiz kalmak daha garipsenmesi gereken bir durum.
Plaza Türkçesi denen ve dışarıdan ithal yamalarla dolu bir iletişim şeklimiz de var ve kullanılan ifadeler ise maaşı belki biraz dolgun, kariyer, beyaz yaka vs diyerek normal görülüyor.

Yemeği sünnetlemekten kasıt, sünnete uygun olarak tamamen bitirmektir. Tabakta kalanı israf etmemwk , çöpe göndermemektir. Haliyle holdingler de plazalarda değil Anadolu'da halk arasında çok kullanılır.
0
diyecevaplandı
(14.05.25)
Türkçe'deki kaba tabirlerin kullanımı beni rahatsız eder. Ama örnek verdi&iniz sözcükler kaba tabirler değiller. @kibritsuyu yazacaklarımı aynen yazmış.
0
yadigar
(14.05.25)
Normal davranışları ve durumları kaba bir şeymiş gibi ele alan gizleme veya yumuşatma amaçlı laf oyunlarını genel olarak sevmiyorum. Yüklü de bence bunlardan biri, basbayağı kaba.

Bir dilde neyin kaba olduğunu neyin kabul edilebilir olduğunu yine o dili konuşan insanların arasındaki eğilim belirler. Bunlar zaman içinde değişebilir. Bizde nedense derin bir "köylü", "şehirli" ayrımı türemiş. Sanki köyden gelen her şey mübah, şehirden gelen her şey sevimsiz gibi ele alınıyor. Bu durum bence can sıkıcı ve yanlış.
0
akhenaten
(14.05.25)
Hic kullanmadım, zaten bu terimlerin kullanıldıgı yerlerde sosyalize de olmadım.

Yüklü diyeni duysam, ben burada ne yapıyorum derim. Digerleri beni rahatsız etmez.
0
buf-e kür
(14.05.25)
Ukrayna ve benzer ülkelere giden Türk erkeğine "kaçak et kesmeye mi gidiyorsun? hehe" diye sorulması beni irrete ediyor.

Onun için gidiyorsa bile bunu açık açık sor bile kral. Kadın mı gidiyorsun diye sor işte reis.
0
put it in your appropriate place
(14.05.25)
@kibritsuyu +1 (hay ağzın bal yesin)

bağlamının dışında veya yanlış / uygun olmayan yerde kullanılması daha çok rahatsız eder.

sünnetlemek sözünü esprili tonda kullandım belki birkaç kez. yüklü'yü kullanmadım ama nadir de olsa duydum, garipsemedim. kadın değilim, alınmak bana düşmez.
toplu, balık etli tabirlerini kullandım, kullanmaya da devam ederim. anlatmak istediğimi en verimli şekilde anlatan sözcükler varken, lafı uzatmanın anlamı yok bence. "kilolu ama çok değil, sağlıksız görünmüyor" gibi dolambaçlı, veya bazen kibar olacağım diye rahatsız edici derecede yapmacık, doğal durmayan ifadeler kullanacağıma bunları tercih ederim. alınan da ilk önce komplekslerinden kurtulup gerçeklerle yüzleşsin.

kendi tercihimle bulunduğum bir sosyal ortamda, kullanılan sözlerin hangi kökten geldiğini, ne anlama geldiğini veya kullananın ne anlatmak istediğini anlamıyorsam ilk önce kendimde bir sorun arıyorum.

dil sürekli gelişen bir oluşum. bizim gibi bir veya birkaç kişinin aklına gelebilecek ihtimallerden çok daha fazla şey yaşanıyor hayatta, bunun sonucu olarak da yeni sözcükler oluşabiliyor. yerel, bölgesel ağızlar gayet çeşitli, ve bunlar dili oluşturan öğeler.

ha ayrıca "tdk bey ne yapıyorsunuz!?" diyebilirsiniz belki ama, gayet yaygın türkçesi varken, yabancı dillerden dilimize yerleşmemiş veya ülkemizde yaygın kullanılmayan, çoğunluk tarafından bilinmeyen kelimelerin (ör: sosyalize, irrite vb.) -hele de hatalı şekilde- kullanılmasından daha az rahatsız ediyor. git gide daha fazla şekilci oluyoruz gibi geliyor bana.
0
gkhncnzdgn
(14.05.25)
çarığını çıkaran köylülüğünü unutuyor bu daha komik. utanç verici. keşke dedesine denk gelse de bastonu kafasına yese derim böylelerine
0
lambırcek
(14.05.25)
Kullanırım. Çünkü normal olan kullanmak.
Ayrıca hiçbiri kaba tabir değil. Bunlar şehirde kullanılan o ne idüğü belirsiz dilden çok daha fazla Türkçe hem de çok daha doğal. Hamileye gebe veya yüklü denir Anadolu’da. Tuvalete de hela veya ayakyolu. Şehirli cahiller gibi lavabo denmez mesela kırsalda tuvalete. Lavabo elini yıkadığın yerin adıdır çünkü lavaboya sıçanı hiç görmedim henüz.
Asıl hamile kelimesi bence kaba. Söylerken bile ağız yoruluyor. Bu tabirlere “halk ağzı” denir. Kültürdür. Dilin zenginliğidir.
Bu tip deyişleri duymamış olanlar veya duymuş ama kaba kabul edenler cahildir benim gözümde. Üzgünüm. Cahile cahil olduğunu söylemek de bir hizmettir.
0
ezkaza
(14.05.25)
bunlarin hicbirini kaba bulmadim. hicbirini kullanmam ama kullanildiklarini duydum. rahatsiz olmadim. bu arada bunlarin hicibiri asagilama icermiyor.

sunnetlemeyi duymayanlar su videoya bakabilir (hayko cepkin icerir): www.youtube.com
0
Sour
(15.05.25)
(8)

Ahlakla bağdaştırdığınız davranışlar

sekizdokuzon
Ne olursa olsun işini elinden geldiğince iyi yapmak bunlardan biri benim için. Sizin için hangi davranışlar evrensel ahlak kapsamına giriyor?
Ne olursa olsun işini elinden geldiğince iyi yapmak bunlardan biri benim için.

Sizin için hangi davranışlar evrensel ahlak kapsamına giriyor?
0
sekizdokuzon
(13.05.25)
affetmek.

hayatta affedilemeyecek büyüklükte hata yoktur - rahmi koc
0
sonsuz
(13.05.25)
Arkadaşın flörtüne yürümemek, sevgiliyi aldatmamak.
0
Kahvedesu
(13.05.25)
kendinden zayifi ezmek
casusluk yapmak
iftira atmak
baskasinin malina göz dikmek
özellikle aile ferdine ve arkadasa duyulan fesatlik
parayla böbürlenme
hep bana rabbenacilik


hayatta dayanamadigim cok fazla sey var. cevremde barindirmiyorum böylesini.
bunlardan birini dahi icinde barindiran birinin ahlak kavramina yakin olmasini beklemem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.05.25)
@teyze küçükken saçlarım ince telli diye bana da yapıldı bu. Çocukluk fotoğraflarımın bir kısmında erkek gibiyim, bir kısmında bendeniz gibi küt saçlıyım. Travmam var saçım belime kadar uzun olsun istiyorum hep. Bazen münasebetsiz bazı kimseler " aslında sana kısa saç da yakışır, modern durur, uzun saç artık kezban işi" falan diyor, mankurtlaştırmadan tut çarmıha germe ve kazığa oturtmaya uzanan geniş bir işkence yelpazesi geliyor aklıma.. Bak yine tetiklendim durduk yere.. Neyse.

Hizmet sektöründe çalışan kimselere kötü davranan kişilerden hoşlanmıyorum. Garson olur, satış temsilcisi olur. Tabi ki ortada bir hata varsa düzgünce iletilebilir bundan söz etmiyorum. Emrederek iş buyurulması, tepeden bakarak konuşulması hoşuma gitmiyor. Böyle yapan insanların tehlikeli olduğunu düşünüyorum, eline biraz güç geçse kötüye kullanır gibi.
0
kullanicadi
(13.05.25)
Toplum bilincine sahip olmak. Halkın ortak kullandığı şeylerde kendi faydanı değil toplam faydayı düşünmek/ başkalarına da yardımcı olmak. Örnek olarak çok basit ama 2 şeritli hızlı bir yol akıyor, sağdan katılım var, banane yol benim diye düz gitmek yerine sol boşsa sola geçilip yol verilebilir.

Tam da ahlak gibi olmadı yukardaki de neyse, şey geldi aklıma diğer yazılanlara bakarken. Mesela biri arabayı zaten almış, sonradan şüphelenmiş, ekspertize getirmiş. Herif çok büyük problemler bulmuş, bulmanın sevinciyle sırıta sırıta anlatıyor. Videoya da çekiyor falan, tam kepazelik.

Bir türlü soruya cevap veremedim. Konu bir şekilde ahlaktan çıkıp ahlaksızlığa geldi.
0
mbond
(13.05.25)
@mbond: Metroya içeridekiler inmeden binmemek.
0
🌸sekizdokuzon
(13.05.25)
eylemcilik guzel ahlaktir
0
ala09
(14.05.25)
Dürüstlük ve omurgalı bir insan olmak
0
Moonpie
(14.05.25)
(13)

Katedral pisliği

michael_knight
Avrupa’daki katedrallerin neredeyse hepsinin dışında oymalı kakmalı süsler desenler var ve bunların girintileri simsiyah kirli. Bu kirli görüntü daha eski göründüğü için beğenilen bir durum mu yoksa temizletmeye paraları mı yok?
Avrupa’daki katedrallerin neredeyse hepsinin dışında oymalı kakmalı süsler desenler var ve bunların girintileri simsiyah kirli.

Bu kirli görüntü daha eski göründüğü için beğenilen bir durum mu yoksa temizletmeye paraları mı yok?
0
michael_knight
(26.04.25)
pics or it didn't happen bro
0
sonsuz
(26.04.25)
Bilmem kaç yüz yıl önce yapıldığı için gidip kloraklayamiyorsun. Kol gibi ücreti var ve çok zaman oluyor ve bazilarinda kullanilan taslar sebebiyle zaten yapamıyorsun. Sonuçta çimento ve kiremit değiller.
Bazılarında arada sırada yapiliyor diye biliyorum.
Bu kadar yıllık katedral geçmişimde hiç kafama takilmadi ama istersen orada bir 1000€ atıp bunu yikamaya kullanın diyebilirsin gönlünden geçiyorsa.
0
logisticsmanager
(26.04.25)
tarihselliği yansıttığı için ellemiyorlardır genelde
(bkz: patina)

yalnız başlık yanlış anlaşılmaya müsait ve sansasyonel olmuş. şöyle olabilirdi:
"Katedral dış cephesindeki taş oymalar üzerindeki siyahlık ve bunların temizlenmemesi"
0
ermanen
(26.04.25)
güzel bir kontrast oluşturduğu için göze hoş geliyor. tamer bey gibi beyazlatsalar yavan görünür bence.

köln katedralini, edinburg yapılarını pammık gibi düşünemiyorum.
0
yurtsuz john
(26.04.25)
tarihi eserler olduğundan powerwash'a çok uygun değiller riskli olduğundan. yoksa içinden bile geçersin. bence de leş gibi duruyor bu arada.

örneğin, normalde roma heykelleri de beyaz değildir ama insanların aklında beyaz mermer görüntüsü normal olduğundan, boyanmış hallerini görünce kanıksarlar ya. bence bu leş katedrallerin de yapıldığı dönemde o majestik görüntüleri zamanla gördüğümüz gibi kapkara hale gelmiş ama tıpkı heykellerdeki gibi aksi yönde kanıksanmış. temizlesen, bok gibi olmuş derler. halbuki intended versiyonu o katedralin normalde. öyle görmen gerekiyor.
0
sanal hayvan
(26.04.25)
sonsuz +1

Ulan bunca yil onlarca katedral gordum, hic de dikkatimi cekmedi, gozumde dahi canlanmadi bile iyi mi?
0
freedonia
(26.04.25)
@sonsuz ve @freedonia, siz foto isteyenlerin hayatında daha önce katedral fotoğrafı gördüğüne bile inanamıyorum. Bakınca ilk gördüğüm şey o kirler:
Örnek fotoda sol tarafı temizlemişler:
buffaloah.com

@logisticsmanager, kilisenin de parası yoksa biz ölelim. Google'a göre 100 milyar dolar civarları veya çok daha fazlası serveti varmış, benim bin euro kaybolur gider.

@ermanen böyle biraz kışkırtıcı sorayım ki ilgi çekip daha fazla cevap alayım istedim. Reha Muhtar izleyerek büyümüş nesilim.

@yurtsuz john tamer bey kimmiş diye baktım, öğrendim. Popi olduğunda görmüştüm ama ismi aklımda kalmamıştı. Hafızanda daha faydalı bilgilere yer açmanı öneririm.

@sanal hayvan, benimle aynı fikirde olduğun için bence en kral insan sensin şu anda.
0
🌸michael_knight
(26.04.25)
Ben bir kere denk geldim, buhar gibi birşey püskürterek temizliyorlardi
0
mirty
(26.04.25)
bence ilginc bir soru. Köln Katedrali temizlenmeye başlanmış mesela:
www.kaercher.com

düşük basınçlı mikropartikül püskürtme yöntemi kullanılarak temizlik yapılıyormuş. taşlar hassas çünkü. basınçlı su daha çok zarar verir sanırım. havadaki kükürt ve asit yağmurları da kararmasına neden oluyor.

Reddit'te de biri kısaca soyle demis:

Köln Katedrali'nde farklı taş türleri ve renkleri kullanıldığı için, temizlenirse bugünkü siyah tonun yarattığı bütünlük kaybolur, yamalı bir görüntü oluşur. Ayrıca temizlik çok maliyetli ve zahmetli olduğu için, katedral atölyesi temizlik yapmamaya karar verdi.

tabii 7 yıl once denmis bu. temizlemeye karar vermisler simdi.
www.reddit.com
www.reddit.com
0
ermanen
(26.04.25)
Bahsettiğiniz olayı direkt anladım ancak zannettiğiniz aksine o durum yüzyılların kiri pisliği değil, tamamen kullanılan materyalin yarattığı bir durum.

O katedrallerin çok büyük bir kısmı kireçtaşı kullanılarak inşa edilmiştir. Kireçtaşı (ve bazen kumtaşı) yüzeyleri havadaki kükürtdioksit ile birleşip jips (kalsiyum sülfat) denen bir katman oluşturur ve bu katman hem koyu renkte olur hem de zamanla taşın üstüne yapışır.

Neden kireçtaşı kullanıyorlardı diyorsanız da birçok sebebi var. Mesela yerel bir malzeme kireçtaşı birçok ülkede. Üstelik, ilk çıkarıldığında yumuşak olması sebebiyle işlemesi kolay bir taş. Bu yumuşaklığı zamanla kaybettiği için zamanla sertleşerek yüksek yük taşıma kapasitesine sahip bir taş. Katedralin tamamında kullanılmayacaksa bile tonozlar, kemerler örülürken kireçtaşı tercih edildiği olmuştur.
Mesela Amiens Katedrali (Fransa) yapısal taşıyıcılarda yerel kireçtaşı ile fakat dış cephedeki heykellerin ve süslemelerin bir kısmında daha ince işlenebilen, bazen başka taş ocaklarından getirilen özel yumuşak taşlarla inşa edilmiştir. Salisbury Katedrali, Westminster Abbey, Rouen Katedrali, Duomo di Milano başka örnekler bu olaya.

Aynı zamanda din, her zaman bu kadar kenara itilmeye müsamaha gösteren bir şey değildi. Çok uzun yüzyıllar boyunca insanlar üzerinde korku aracıydı. Kireçtaşının zamanla kararması insanlar üzerinde bir dini binanın yaratması gerektiğine inanılan gloomy havayı iyi yaratıyordu.

Ek olarak, bu yüzeyler zannettiğiniz aksine sık sık bakıma girer ve temizlenir ancak materyalin tekrar jips ile kaplanması sadece birkaç sene sürer. Bu bakım işlemi genelde 4 aşamada tamamlanır ve her defasında tek cephe üzerinde çalışılır ki katedralin tamamını kapatmak zorunda kalmasınlar. Kireç ve kumtaşı o kadar hızlı kararır ki genelde 4. cephe de bittiği vakit ilk cephe neredeyse yarı yarıya tekrar eski görünümünü yakalamış olur.

Bunu ben de merak etmiştim vaktinde, bana da kirli gözüküyordu ancak sonra mesleğe girince fark ettim ki, fonksiyonellik ve maddiyat estetiğin önüne geçebiliyor ve üstelik bu materyalin sürekli beyaz tutulması resmen imkansız bir şey.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.04.25)
@michael; çoğu kilisenin bakımının sorumlusu devletler, yerel kurumlar. Vatikan değil. O yüzden papa elini cebine atsın diye bir şey yok.

O yüzden 1000€yu devlete yatırırsan yardımı olabilir. Ben misal kiliselere klorak dökülmesi için vergi alınmasını istemem. Görsel olarak bana etkisi yok ve dedigim gibi hayatımda ilk defa umursandigini gördüm demekki çok ufak bir kitlenin gözüne batiyor. Çok önemli bir şey olsa emin ol zaten bir politik partinin konusu olurdu.

Yani soru enteresan olsa da dediğim gibi 8 yıllık yurtdışı hayatımda bunu önemseyen bir insana denk gelmedim demekki bunu pis bulan, önemseyen sayısı sınırlı. Ve olmama sebepleri de zaten açıklanmış.
0
logisticsmanager
(26.04.25)
Her yeri yıkayan dandik bir fenomenimiz vardı, onu göndersinler foşur foşur yıkar.
0
10551037
(26.04.25)
kara taşlı kilise kasvet hissi veriyorsa beyaz taşlı da görkem hissi vererek yaratması gereken havayı yaratır. bkz. bütün vatikan, la sagrada familia...

zaten insan kasvetten çok görkem ile harekete geçer. kasvet bir yerden sonra insanı tüketir.

kilise 500 senelik, 300 sene önce kafaya koyup taşları kazısa 10 seneye tekrar kararacağını elbette biliyorlar, boş yere uğraşmamışlar. buradan ideolojik üfürmeye lüzum yok.

önce fikrini söyleyip sonra hikayesini yazmış. bi taraftan uydurma kötü bi retorik olmuş. nasılsa sallayana bi şey yapmıyorlar ahahahah. freud daha güzel sallıyor.
0
lambırcek
(27.04.25)
(2)

Diptyque parfümünü nasıl bilirseniz?

put it in your appropriate place
Pek anlamam parfümlerden. Diptyque duydunuz mu daha önce, tavsiye eder misiniz? Veya bunu, buna bak, iyidir diyeceğiniz var mıdır?
Pek anlamam parfümlerden. Diptyque duydunuz mu daha önce, tavsiye eder misiniz? Veya bunu, buna bak, iyidir diyeceğiniz var mıdır?
0
put it in your appropriate place
(29.03.25)
Evet. Mum ve oda kokusu da yapıyorlar :)
Bunun hastasiyim;
www.diptyqueparis.com
0
logisticsmanager
(29.03.25)
ben parfümünü kullaniyorum, cok basarili. tavsiye ederim. chloe love piyasan kalkinca yöneldim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.03.25)
(13)

imposter sendromu mu kendini bilmek mi?

yenibirgüzelnick
7 ay önce doğum yaptım. bebiş 3.5 aylıkken işe geri döndüm. bebekten önce kendimi kariyerimde çok başarılı olarak görüyordum ve işime çok hakimdim. yazılımcıyım ve google mülakatlarını bile başarıyla geçmiştim. 10 senelik tecrübem var bu arada. sonra bebeğim oldu ben işe geri döndüm. allahım resmen
7 ay önce doğum yaptım. bebiş 3.5 aylıkken işe geri döndüm.
bebekten önce kendimi kariyerimde çok başarılı olarak görüyordum ve işime çok hakimdim. yazılımcıyım ve google mülakatlarını bile başarıyla geçmiştim. 10 senelik tecrübem var bu arada.

sonra bebeğim oldu ben işe geri döndüm. allahım resmen bir gerizekalıyım. chatgpt olmasa kendi yazdığım kodları anlamayacağım. tüm işi chatgpt'ye yaptırıyorum. çoğu zaman anlamadan copy paste yapıp geçiyorum.
junior çocuklar var ve ben doğum iznindeyken başlamışlar. onlara beni çok anlatmış herkes onlar da heyecanlıymış işte bizim kodları beğenir mi vs diyorlarmış. halbuki ben işe bir geri döndüm diyorum ki inşallah junior çocuklar benim kodlara laf etmez. 3.5 aydır böyle kendimi gizlemeye çalışıyorum sürekli. toplantıda yöneticiler bana teşekkür ediyor mesela ekibi hep kurtarıyorsun vs diyorlar yerin dibine giriyorum çünkü ciddi anlamda benim hiç katkım yok. junior olanlar da yapar zaten o yaptıklarımı. böyle teşekkürleri filan hemen geçiştiriyorum çünkü insanlar üstünde düşünmeye başlarsa benim aslında bir bk yapmadığımı anlayacak diye de korkuyorum. yöneticilik teklif ettiler kabul edemedim çünkü şirketi batırırım cidden.

bir yandan diyorum ki imposter sendromu mu bu. sonra diyorum o sendromda cidden başarılı olmak lazım, ben chatgptye yazdırıyorum ve çoğu zaman copy paste kodları anlamıyorum bile öylece çalışıyor iyi tamam deyip kapatıyorum pcyi.

iş hayatım ne olacak böyle ya. stres içindeyim. benim gibi olan var mı acaba ? ne yapmam lazım?
0
yenibirgüzelnick
(28.03.25)
Bence kendinle gurur duymalisin. Beyninin alt tarafı sürekli evde bıraktığın küçük bebeğin için kaygilanirken sen iş hayatında ayakta durmaya calisiyorsun.
0
sekizdokuzon
(28.03.25)
size gelen teklif ciddi ise kabul etmemeniz şu an içinde bulunduğunuz durumdan farklı olarak bence kendinize yaptığınız bir kötülük. ha mesaisi,toplantısı fazladır o yüzden etmemişsinizdir farklı, ama kendi anlattığınız nedenden ötürü etmediğinizi söylüyorsunuz. ileri zamanlarda junior dedikleriniz başınıza yönetici olur, sonra siz ayrı mutsuz olursunuz.

kodları anlama işine gelince, bence düzenli not tutmanız lazım. örneğin obsidian.md genellikle yazılımcıların kullandığı ücretsiz bir not alma uygulaması. hatırlamadığınız yerler büyük ihtimalle birkaç kez yazıp geçtiğiniz, bir daha da görmediğiniz kısımlardır. bunlar working memory'e yerleşmez, short term memory'de kaybolur gider. not alırsanız, arada boş zamanınızda bunlar neymiş diye baktığınızda hafızanıza perçinlernir.
0
malheiros
(28.03.25)
çocuk doğduktan sonra ilk zamanlarki beyin sisi denen olay bu, bir süre sonra düzeleceksiniz merak etmeyin. hormonlar, ara vermek, beyni bir süre sadece çocuk odaklı kullanmak böyle etkilere sebep oluyor. zamanla düzelecek :')
0
pide
(28.03.25)
doktorunuza beyin sisi için multivitamin kullanıp kullanamayacağınızı sorun, belki başka önerileri de olabilir emziriyorsanız.

ben ağır bir covid sonrası bu beyin sisi denen lanet şeyi yaşadım 2-3 ay, 1 saat önce verdiğim fiyatları hatırlayamaz duruma gelmiştim ki normalde 8 yıl önceki müşteriyi bile hatırlarım. nörolog bir ilaç verdi, onun önerdiği multivitaminleri de kullandım, kendime geldim hızlıca.

belki bir psikologla görüşmek de iyi gelebilir lohusalıktan kaynaklı duygu durum değişikliklerini toparlayabilmek için.
0
Phoebe
(28.03.25)
uyku düzeni nasıl? yani kızım 7 aylıkken ben kesintisiz 2 saat bile uyuyamıyordum. eğer böyle olsa normal yani beyninin bu halde olması.
0
elorelia
(28.03.25)
Eski çalıştığım yerde bir abi daha önce çalıştığı bir kadını anlatmıştı. Hamile olup doğurduktan sonra kod yazamaz oldu demişti.
Sen yazıyorsun. Bence hormonal olabilir.
0
sevilen progressive türkücü
(28.03.25)
Yaşla falan alakası yok, o kısmı bir geçelim.
işi bir kenara koyunca; normal hayatta biri sizi övdüğünde de hızlıca geçmek mi istiyorsunuz, kendinize o övgüleri yakıştırabiliyor musunuz?
0
montreal
(28.03.25)
bahsettigin mefhumun bir adi var.
gebelik icin: pregnancy brain
dogum sonrasi icin: mommy brain
beyin sisi ve unutkanlikla kendini gösteriyor ve istedigin vitamini de kullansan fayda etmiyor cünkü asil sorun hormonal. bir süre sonra vücudun bu duruma da alisacak ve düzeliceksin.
normal bir durum yani. 3.5 aylik bebegi evde birakmak bile basli basina büyük stres kaynagi, kendine bu kadar yüklenme.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.03.25)
Gebelik ve doğum bir kadının mental ve entelektüel kapasitesinde ciddi bir düşüşe sebep oluyor bence. Bunu gösteren çalışmalar da var, ve kimle konuşsam aynı şeyi deneyimlemiş oluyor. Gıda takviyeleri almak gerek. Bir de anemi, tiroid fonksiyonları, vs genel bir kontrolden geçmek iyi olur. Ben çocuk 1 yaşına gelene kadar mamayı ne kadar vereceğimi hesaplayamıyordum.
Uykunuzu, beslenmenize dikkat edin. Aramıza hoş geldiniz :)
0
curukturpkokusu
(28.03.25)
Zamanla geçecek bence kendinizle gurur duyun. Ben bebeğim 3,5 aylıkken bırakın işe dönmeyi günlük faaliyetlerimi dahi yerine getiremiyordum, uykusuzluktan mal gibi geziyordum. Şu an 3 yaşına yaklaşmış olmasına rağmen hala eskisi gibi değilim çünkü beynimde sürekli açık sekmeler var bir yandan sürekli çocuk ile alakalı şeyleri planlamam gerekiyor ve beynimi full kapasite kullanmama engel oluyor bu durum. Ama daha iyi oluyor zamanla diyebilirim.
0
kullanicadi
(28.03.25)
doğuran doğurmayan herkes doğum sebepli demiş ama sizin aklınıza niye gelmedi doğumun bizatihi kendisi diyecektim ki zaten zihninizi şu an -normal olarak- perdeleyen şey doğum.
3.5 ay erken bence. örnek olarak da karşımızda. esasen çocuk 10 yaşına kadar öz bakım ister. 20 aylık olana kadar da anne sütü. imkanınız varsa izin alın derim. bu yasaların ve düzenin değişmesi lazım
0
lambırcek
(28.03.25)
3.5 ay çok erken +1

Bizim şirkette çocuğu 7 aylıkken işe dönen takım lideri sendeki tüm belirtileri gösteriyor. Normalde bilgisayar mühendisi ve zeki bir kadın ama şu an afedersin mal gibi dailyde birkaç dk önce konuştuğum ve gayet net ifade ettiğim şeyi bana özelden soruyor. Başka toplantılarda da sürekli şunu anlamadım, bunu kaçırdım paso bir şeyleri tekrarlattırıyor.

Başta gıcık oluyordum beni de eşim uyardı bak böyle bir fenomen var doğum sonrası kadının suçu yok biraz alttan al diye. Burada da yazmışlar işte zamanla geçecek demek ki. Bebeğinizle sağlıklı ve mutlu bir gelecek diliyorum. Kolay gelsin.
0
chicha_v2
(29.03.25)
bir süre ara verdikten sonra yazdıklarını hatırlamaman, beğenmemen, allahım ben neler yapmışım böyle demen çok normal. hepimiz öyleyiz, sadece unuttuğumuz için değil, zihinsel olarak geliştiğimiz içinde.

cursor kullan derim, kod sitilini de tanıyarak oluşturuyor, dolayısı ile ileride birisi bunnu gpt'ye yaptırmış deme şansı azalıyor.

gpt kullanmakta ayıp değil, sonuçta spec'leri sen belirliyorsun, o promptu sen yazıyorsun. tek başına kendisi bişi yapamıyor.

eski konuları, algoritmaları, kavramları gpt ile üzerinden geç, olmuyorsa çok zorlama, kendine yüklenme, bir kere yapmışsın, bir kere daha yaparsın, garantisi var.

geri kalanı bilgi, tecrübem dışında :)
0
selam
(29.03.25)
(13)

erkek bebeğe isim

sir gawain
erkek bebeğe isim önerileri varsa alırım.kriterler:-milliyetçi ya da islami bir isim olmayacak-aşırı maskülen bir çağrışım yapmayacak-türkçe harf içermeyecekayrıca lütfen şu isimleri önermeyin: atlas, arda, aras, aren, deniz.teşekkürler.
erkek bebeğe isim önerileri varsa alırım.

kriterler:

-milliyetçi ya da islami bir isim olmayacak
-aşırı maskülen bir çağrışım yapmayacak
-türkçe harf içermeyecek

ayrıca lütfen şu isimleri önermeyin: atlas, arda, aras, aren, deniz.

teşekkürler.
0
sir gawain
(22.03.25)
Derya
Tuna
0
Amaranta ursula
(22.03.25)
Ben Barış ismini çok severim ama Türkçe karakter var tabii.

Onun dışında Erdem olabilir.
0
fraise
(22.03.25)
Kerem
Can
0
Bruce
(22.03.25)
Uğur çok güzel isim, Türkçe karakter olsa da bence kullanılabilir.

Emre güzel isimdir. Türkçedir, arapçadaki emr ile ilgisi yoktur.

Tekin de güzel isimdir.
0
muhayyer divan
(22.03.25)
kerem ve kerim bunlar arapça isimler.

ilk aklıma gelen efe ve ege oldu.
0
deartheodosia
(22.03.25)
Utku
0
instant crush
(22.03.25)
Bilge, Egemen, Erdem, Utku, Sercan
0
strawberry first
(22.03.25)
Ben erkekte en cok Arman adini seviyorum. Kökeni Farsca ama islami degil, istediginiz tüm kriterlere uyuyor gibi :) Insallah Arman olur adi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.03.25)
Evrim, Eylem
0
strawberry first
(22.03.25)
Umut, eylem, devrim,

Turkce karakterli Ozgur
0
kassiopeia
(22.03.25)
Ege
0
asteriks
(22.03.25)
teoman kısaca teo çok güzel.

ve asla iki isim değil tek isim en iyisi.
0
exlibris
(22.03.25)
Devrim
0
fuzuli
(23.03.25)
(6)

Hangi baskın duygu tarafından yönetiliyorsunuz?

sekizdokuzon
Beni kaygı yönetiyor. Sizde durumlar nasıl?Teşekkürler.
Beni kaygı yönetiyor. Sizde durumlar nasıl?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(21.03.25)
Öfke ama bu politik olaylardan dolayı değil genel olarak ama kaygım öfkeye de dönüşüyor olabilir, dışarıdan sakin biriyim, şiddet eğilimim yok içimde patlıyor her şey :(
0
grimavi
(21.03.25)
Gelecekle ilgili belirsizlikler, olumsuz senaryolar, kontrol dışına çıkma korkusu ve kendimle çatışmalarım var: öfke var, umutsuzluk var, suçluluk, huzursuzluk, gerginlik…

Duygusal zararları öngörüp gelecekten kopmak var. Hepsi kaygının altında toplanıyor.
0
vedatchilipeppers
(21.03.25)
Hicbir baskin duygum yok. Durumlar karsisinda gereken farkli tepkileri veririm. Sinirlendirilmem asssiri zordur. Genel olarak sakinlik ve akisina birakmak duygulariyla yasarim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.03.25)
Benim de kaygı. Kaygı ve endişe baskın. O da hep belirsizliklerle dolu bi hayatım olduğundan.

Hayatımın bi bölümünde öfje baskındı ama o duygu durumundan nihayet paçayı sıyırdığımı düşünüyorum.
0
truf
(21.03.25)
utanç galiba.
0
suyin
(22.03.25)
Geleceğe yönelik belirsizliğin vermiş olduğu kaygı diyebilirim. Çünkü istediğim şey, kendimce sınırlarımı görmek ve bunu zorlamak, kendimce güzel bir hayat yaşamak. Ara ara zaman geçiyor diye tribe girdiğim oluyor.
0
put it in your appropriate place
(22.03.25)
(31)

Kedime isim bulamadım yardımcı olur musunuz?

su eve bi peynir alamadin diyen fare
https://eksiup.com/p/2r675054nbgsİnternetten biraz baktık ama kafamıza yatan güzel bir isim bulamadık. Tek hece olmayan, mümkünse Türkçe çoklu önerilerinizi bekliyoruz :)
eksiup.com

İnternetten biraz baktık ama kafamıza yatan güzel bir isim bulamadık.
Tek hece olmayan, mümkünse Türkçe çoklu önerilerinizi bekliyoruz :)
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(19.03.25)
osman ya da saman.
0
lemmiwinks
(19.03.25)
ya ben bi vide izlemiştim. p ve s harflerine duyarlı oluyorlarmış kediler. sipsi olabilir mesela :D
0
elorelia
(19.03.25)
Cinsiyet belirtmemişim bu arada;
Dişi.
0
🌸su eve bi peynir alamadin diyen fare
(19.03.25)
çilek, bambi, pankek, popkek, suşi
0
theseachange
(19.03.25)
Üzüm demek istedim.
0
peki madem
(19.03.25)
Şapşik ya da şaşkın tipi var bunda:)
0
(19.03.25)
ayşe
0
yrkkfllr
(19.03.25)
hasbam.
0
since1907
(19.03.25)
Çok sevimliymiş. Genelde bunlar latte ya da lokum oluyor ama bu bence kayısı.
0
a perfect lie
(19.03.25)
Casper
0
anon1m
(19.03.25)
nori
0
duyulmasi gerektigi kadar
(19.03.25)
çükübik
0
false pretension
(19.03.25)
Aklıma ilk gelen isim; Tufan.
Dişi olduğunu öğrendikten sonra; Sude.
0
kumandanim
(19.03.25)
fikibok
0
Shepard
(19.03.25)
karakterine gore isim koyardim.

oturakli bi kediyse: hikmet, nazli


yaslaninca hikmet bey, nazli hanim derdim:)
0
dokunmakalbime
(19.03.25)
furby çok da benziyor ahahaha
0
ground
(19.03.25)
Ben öneride bulunmayacağım ama bi sitemimi dile getirmek istiyorum. Hem kedi için oldukça önemli bir konuda öneri istiyorsun hem de kedinin sadece 1 (bir) tane fotoğraf gönderiyorsun, böyle olmaz, göndersene 15 25 32 tane falan bakalım zihnimiz açılsın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.03.25)
brioche
0
herzan
(19.03.25)
bence bir kediye isim verilmemeli. o ismi, o almalı. yani bir süre gözlemledikten sonra karakterine uygun bir ismi hak ederek alıp, hayatına devam etmeli.
0
paudi
(19.03.25)
benim kedim olsaydı adı prenses Fiona olmuştu bile
0
devilone
(19.03.25)
Pişi
0
grimavi
(19.03.25)
Müjgan
0
mesuta
(19.03.25)
Limon değil mi bu ya.
0
va
(19.03.25)
Sevim.
0
muhayyer divan
(19.03.25)
Ela
0
cooperr
(19.03.25)
ayyy bu ne yaaa

süt
irmik
helva
boza


bildiğin yenmelik bir kediymiş, aklıma hep gıda isimleri geliyor.
cinsiyet belirtmemişsin.
0
janderzel zartanyan
(19.03.25)
Peynir olsun bence

Peynir yiyorum gibi sozlerde tatli olur ilerde :D

Edit: kedinin ismini ne koydugunu soylersen de guzel ve anlamli olur. soruna editleyebilirsin karar verince :)
0
ermanen
(19.03.25)
Biraz klasik ama bakar bakmaz boncuk geldi aklıma.
0
Amaranta ursula
(19.03.25)
Bambi önerisi asiri hoşuma gitti. Bu ceylan gözlüye cuk oturur. Ben de Bambi+1 diyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.25)
Badem, ceviz
Yemek çağrışım yapıyor bana da
0
master of ceremonies
(20.03.25)
Merhabalar, kedimin ismini Badem olarak belirledim.
Öneride bulunan herkese teşekkür ediyorum.
0
🌸su eve bi peynir alamadin diyen fare
(29.03.25)
(22)

Kedi-Köpek sahiplerine soru

ya ben lan neyse
önlem amaçlı kuduz aşısı oluyor musunuz? sanki böyle bir şey okumuştum
önlem amaçlı kuduz aşısı oluyor musunuz? sanki böyle bir şey okumuştum
0
ya ben lan neyse
(11.03.25)
Hayvanların kendi aşısı var.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.03.25)
@kaleci: biliyorum ama sanki bir sağlık örgütüsün tavsiyesini okumuştum olun diyordu. siz oluyor musunuz merak ettim. olmuyorsanız da belirtin lütfen. kabaca oranları merak ediyorum.
0
🌸ya ben lan neyse
(11.03.25)
Kaleci+1
Petinizi aşılatırsanız kuduz olup ölmez. Hem de sizin aşı olmanıza gerek kalmaz.
0
gnosis
(11.03.25)
@gnosis flu tv'de bir veteriner hayvanın aşı olması bulaşmayı engellemez diyordu.
0
🌸ya ben lan neyse
(11.03.25)
Olmuyorum hocam bilime güveniyorum bilim böyle bir şey olmadığını söylüyor, ha mesela CDC gibi bir kurumun böyle bi tavsiyesi olsa tabii ki olurum ama ciddiyeti Canan Karatay düzeyinde bir kurum böyle bir şey söylediyse ciddiye almam.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.03.25)
Şöyle bir olasılık var: Diyelim kediniz gitti kuduz bir hayvanla kavga etti, hayvanın salyası üstüne ya da patilerine bulaştı. Bu salya da bir şekilde sizin açık yaranıza temas etti ya da kediniz salyalı patisiyle sizi tırmaladı. Bunun olma olasılığı sıfır değil ama sıfıra oldukça yakın.
0
gnosis
(11.03.25)
Yaşadığım ülkede kuduz olmadığı için köpeğime de yaptırmıyorum haliyle ben de olmuyorum.
0
logisticsmanager
(11.03.25)
Olmuyorum.
kedimi seyahatlerimde yanima aldigim dönemde tekrar ülkeye sokabilmem icin kuduz asisi yaptirtiyordum ancak artik seyahatlerde yanimda gelmedigi icin ve yasadigim ülkede kuduz olmadigi icin kedime de kuduz asisi artik yaptirtmiyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.03.25)
Kedime yaptırıyorum ben yaptırmıyorum.
0
strawberry first
(11.03.25)
köpeğimizi ilk sahiplendiğimizde ona yaptırmamıştık. daha sonra tren kullanma ihtimalimiz olduğu için köpeğime yaptırdık (aşısız almıyorlar), biz hiç kendimize yaptırmadık
0
a7x
(12.03.25)
sahipli/ çipi olan hayvanlara zaten kuduz aşısı yasal zorunlu senede 1 olmalılar o yüzden pet sahiplerinin olmasına gerek kalmıyor.
0
eja
(12.03.25)
Olmuyorum.
0
peki madem
(12.03.25)
kedimiz için zaten yılda 1 zorunlu, ona yapıldı, biz kendimize yaptırmadık.
0
turuncu tonlarda
(12.03.25)
kedimiz için zaten yılda 1 zorunlu, ona yapıldı, biz kendimize yaptırmadık.

ekleme: bizim kedi evden çıkmıyo, sadece yan komşuya gidiyo, onların da evcil hayvanı yok. yani bizimki dışarı ile veya başka bir kedi/köpekle hiçbir şekilde iletişime geçmiyor, dışarı çıkıyor olsaydı belki farklı düşünebilirdik.
0
turuncu tonlarda
(12.03.25)
Olmuyorum.
0
kumandanim
(12.03.25)
olmuyorum. petlerimi de aşılatmıyorum. neden?
kuduz aşısının önleyici olduğunu düşünmüyorum. olsa çocukken bize de yaparlardı karnımızdan. bizim zamanımızda öyleydi o işler.

big pharma'nın yalan dolanları bunlar.
0
janderzel zartanyan
(12.03.25)
Olmuyorum, kendi kedilerime de aşı yaptırmıyorum. Bugüne kadar (bu kedilerle 10 yıl ama ben 6 yaşımdan beri kedi bakıyorum, dolayısıyla 36 yıldır) kediler de biz de hiçbir problem yaşamadık.
0
muhayyer divan
(12.03.25)
Kedim köpeğim yok ama yaşadığım sitedeki kedileri çok mıncıkladığım ve arada pençe de yediğim için 3 ayda 6 ayda bir gidip kuduz aşısı olurdum evimin yakınındaki hastanede. Hatta bazen parmağımı yalandan bandajlar öyle giderdim bakamasınlar yaraya diye.
0
feastofthedamned
(12.03.25)
yasadigim ülkede kuduz yok diyenlerin ülkesinde yarasa da yok heralde.
0
sonsuz
(12.03.25)
logisticmanager'in yasadigi ülkede nasildir bilmiyorum (galiba Fransa'da yasiyordu) ama benim yasadigim ülke 2008 senesinden beri kuduzsuz geciyor ve hem insanlar hem hayvanlar icin standart asi takviminde kuduz asisi yok. Ev kedisinin kuduzsuz ülkede kuduz kapmis yarasa görme ihtimali de gülünc seviyede oldugu icin...
Avrupa'daki kuduzsuz ülkelerde önleyici olmasi amaciyla kisinin kuduz asisi olmasi, önleyici olsun diye ayni ülkede Jap-B-Encephalitis asisi olmasi kadar mantikli. Sonucta sivrisinek de var yasadigimiz ülkelerde.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.03.25)
Hayvan aşılı olduğu için ben olmuyorum ama aşı karşıtlığı nedeniyle aşı yaptırmayan ve aşı olmayan cahillerle aynı dünyada yaşamak çok acı ya, aşılar önleyici değilmiş falan, rahmin hafızasının olduğuna inanan at kafalarının aşılara inanmaması çok ironik gerçekten bunlar umarım çoluk çocuk sahibi olmaz da onların da kanına girmezler.
0
Bir ben var benden şurada
(12.03.25)
yok artık. olmuyorum. bizde kedi var zaten evdeki kediye kuduz aşısı yaptırmak bile manasız geliyor.
0
elorelia
(12.03.25)
(14)

hala bir araba bulamadım

yenibirgüzelnick
6 aylık bebeğimle rahat yolculuk yapmak için geniş bir araç arıyorum. hem bagajı geniş olsun hem de arka koltuğu. arka koltuk şart değil ben sığıyorum bir şekilde ama bagaj şart. otomatik olsun bir de. 1milyon 200 nakitim var. çok gerekirse 250k daha kredi çekerim. ama gerekmese güzel olur. ne almal
6 aylık bebeğimle rahat yolculuk yapmak için geniş bir araç arıyorum. hem bagajı geniş olsun hem de arka koltuğu. arka koltuk şart değil ben sığıyorum bir şekilde ama bagaj şart.
otomatik olsun bir de.
1milyon 200 nakitim var. çok gerekirse 250k daha kredi çekerim. ama gerekmese güzel olur.

ne almalıyız? lütfen yardımcı olun...
0
yenibirgüzelnick
(11.03.25)
t-cross
0
sir gawain
(11.03.25)
ford galaxy ya da ford c-max.
bagaj desen han gibi, genislik desen yayla gibi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.03.25)
Geniş bagaj sorusuna t-cross yazan kişinin önerisini dikkate almayınız.
2.el opel grandland düşünebilirsiniz.
0
HellKeePer
(11.03.25)
SUV verelim abime (git: 1601911)
0
chicha_v2
(11.03.25)
@HellKeePer +1

Sedan düşünürseniz temiz 2.el Skoda Octavia hem arka koltuk hem de bagaj için sizi tatmin edecektir. Liftback olduğu için inanılmaz geniş ve kullanışlı bir bagajı var.
0
iustitia omnibus
(11.03.25)
Fiyatları kontrol etmedim ama Chery lerde güzel kampanyalar vardı. Oldukça büyük ve konforlu araçlar inceleyebilirsin.
0
yeninesiltupcu
(11.03.25)
Citroen C4 i Bi inceleyin derim
0
glamdr1ng
(11.03.25)
C4x*
0
glamdr1ng
(11.03.25)
C segmentinde Octavia üzerine bagaj hacmi olan araba yok. B olacaksa da yine Skoda Scala'yı incelemenizi öneririm.
0
en bi orijinal
(11.03.25)
kucuk SUV lazim sana..

qashqai ve turevleri..
0
cooperr
(11.03.25)
skoda scala
vw tcross
vw taigo
seat arona
0
brakgn
(11.03.25)
550 600e 2013 2015 508 alır, üzerini de mevduata koyardım
0
gurur
(12.03.25)
corolla iyidir. şartlarınıza sağlarsa, alayım yıllarca sorunsuz kullanayım arabası hep
0
avatar is back
(12.03.25)
c5 aircross. 2 yıldır kullanıyorum baya memnunum.

arkadaki koltuklar birbirinden bağımsız 3 ayrı koltuk. bagajı baya geniş. 2 bebek arabasını katlayınca çok rahat sığıyor.
bizim yeni 2. çocuk oldu. bir oto koltuğu, bir puset ve eşim çok rahat sığıyor arkaya şu anda.

1500 civarına 2022 modelini bulabilirsiniz.
shine bold modeli de baya dolu. shine paketi de yeterli olur.
0
cockiness
(12.03.25)
(13)

Bulaşık makinesi tableti

asteriks
Tablet ne kullanıyorsunuz? Makineyi açınca yoğun koku oluyor. Tableti kırıp kullananlar oluyormuş. Deneyen var mı? Ya da marka öneriniz var mı?
Tablet ne kullanıyorsunuz? Makineyi açınca yoğun koku oluyor. Tableti kırıp kullananlar oluyormuş. Deneyen var mı? Ya da marka öneriniz var mı?
0
asteriks
(25.02.25)
Moms green kullanıyorum. Tek tablet. Memnunum. Kırmakla falan uğraşmam hiç. Koku da olmuyor organik olduğu için
0
mor oje
(25.02.25)
koku nasıl bir koku? makineyi düzenli aralıklarla temizleyici kimyasallarla (Quick'n shine öneririm) temizlemek lazım. Ayrıca giderini de temiz tutup tuzunu eksik etmemelisiniz. muhtemelen bunlardan kaynaklanıyordur. ben fairy kullanıyorum, gayet güzel.
0
orient blue
(25.02.25)
Deterjan kokusunu diyorum. Makineyi temizliyorum.
0
🌸asteriks
(25.02.25)
finish powerball quantum/ultimate. arada bir de pril in tablet makine temizleyicisini kullanıyorum, çoğu temizleyici gibi boş makinede kullanmak gerekmiyor.

makinenin giderini de temizleyin sık sık.
0
inheritance
(25.02.25)
Fairy tablet kullaninca oldu bizde o koku. Sonra baska markaya degistirdim. Bir alternatif olarak sivi deterjan da kullanabilirsin. Dozaji kendin ayarlayabiliyorsun.

Bu durum filtrelik bir sey degil. Benim makinem yepisyeniydi ben bu problemi yasasigimda. Makineyi ilk kullanmaya basladigimda fairy tablet vardi evde. asiri kimyasal deterjan kokusundan rahatsiz olup baska markaya degistirdigim an o koku gitti. Elimde kalan 5-10 fairy tableti sonra ne zaman kullanmak istesem o koku hep geri döndü. Kirli filtreli makinede koku da kötü oluyor. Bu bahsedilen temiz ama yogun bir kimyasal kokusu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.25)
makinenin alt tabanında filtreleri söküp temizlemeniz lazım.
0
adivar
(25.02.25)
genelde fairy platinum ve finish parlatıcı kullanırım, green clean tablet de kullanmıştım, hiç koku olmadı.

şununla da makina temizliğini yapıyorum:
www.amazon.com.tr

kenarlardaki lastikleri de hafif bir temizleyiciyle siliyorum.
0
visnebahcesi
(25.02.25)
finish ultimate plus.

bi koku almadım ben baya güzel temizliyor da.
0
jelly bear
(25.02.25)
Moms green +1
0
mikahakkinen
(25.02.25)
Deterjan kokusundan ben de çok rahatsız oluyorum. Şu ikisi de parfümsüz, çok memnunum:
www.rossmann.com.tr
www.rossmann.com.tr

Şu da parfümsüz elde yıkama deterjanı:
www.rossmann.com.tr
0
fotrsapka
(25.02.25)
Geçen gün bir üç harfli markette kasa bası muhabbeti yapan 10-15 ev hanımı, piyasaya yeni çıkan sparks marka tabletlerin piyasanın açık ara en iyisi olduğunu söylüyorlardı.
İnandım, denedim, hemfikir oldum.
0
Mirket
(25.02.25)
goingzeero.com

marketlerde hangisinde indirim varsa onu alıyorum tablet olarak. balık gibi ağır yemekler veya makine tam dolu olduğunda tablet kullanıyorum.

gz'nun tek sıkıntısı tavsiye edilen bir kaşıktan fazla ürün koyunca bardaklar matlaşıyor. onun da çaresi limonla sırçaları silmek.
0
janderzel zartanyan
(25.02.25)
Aynı kokudan ben de muzdaribim. Özellikle Fairy aşırı kokuyor bence. Frosch kullanmaya başladıki memnunuz.
0
tss
(26.02.25)
(7)

Martılar kargalar karda kışta nereye sığınıyor? Üşümüyorlar mı?

ermanen
İstanbul'da yoğun kar başladı. Baya yağacak heralde.Martılar karda kışta üşümüyor mu? Nereye sığınıyorlar?Soğuk havaya daha dayanıklılar tabii diğer kuşlara göre ama kar da işin içine giriyor.Bu havada gezen ve çatıda duran da var.Haliç tersanesine ve gemilere de mi sığınıyorlar bazen acaba...Kargal
İstanbul'da yoğun kar başladı. Baya yağacak heralde.
Martılar karda kışta üşümüyor mu? Nereye sığınıyorlar?
Soğuk havaya daha dayanıklılar tabii diğer kuşlara göre ama kar da işin içine giriyor.
Bu havada gezen ve çatıda duran da var.
Haliç tersanesine ve gemilere de mi sığınıyorlar bazen acaba...

Kargalar da biraz büyük, ağaçlarda da duruyorlardır belki. Ama mesela Kuzey Amerika'da kış gelince göç edenler var. İstanbul'dakiler göç etmiyor sanırım.

Daha küçük kuşlar ovuklara, çatı aralarına, bir yerlere girebiliyor sanırım. Güvercin, serçe gibi.
0
ermanen
(19.02.25)
Burada kar yağıyor, az önce camdan baktım 5 tane martı uçuyordu, sanırım üşümüyorlar.
0
lamborcini
(19.02.25)
Balıklar da buzlu suyun altında yüzmeye devam ediyorlar, bilmiyorum gidip sormak lazım
0
HellKeePer
(19.02.25)
@HellKeePer

Balıklar apayrı konu. Balıklar soğukkanlı, yani vücut ısıları çevredeki suyun sıcaklığına göre değişir. Su soğuksa balık üşümez çünkü vücutları suya uyum sağlar. Ama su sıcaksa, balık da daha sıcak olur. Kuşlar ise sıcakkanlı, yani vücut ısılarını kendileri korurlar ve dışarısı soğuk olduğunda üşüyebilirler.
0
🌸ermanen
(19.02.25)
Biz bile kuş tüyü, kaz tüyü montlar giyiyoruz çünkü bu kanatlı hayvanların tüyü hayvan gibi ısı yalıtımı sağlıyor.

Göçmen kuş değil ki bunlar, yaşadıkları iklime uyum sağlayanlar çoğalıyor, uyum sağlayamayan fazla üreyemeden ölüyor. Sığındıkları ağaçlar, kapalı yerler de vardır mutlaka.
0
kobuzchu kiz
(19.02.25)
kuş uzmanı değilim ama martıların üşüdüğünü sanmıyorum. neticede onlar su kuşu ve daha önceki yıllarda böyle karda falan denizde yüzdüklerine şahit oldum. onların tüyleri yağlı ve muhtemelen tenlerine su değmiyordur. tüylerindeki yağlı katman onları su ve soğuktan koruyordur. karga ve güvercinleri bilemem ama onlar da sonuçta açık hava hayvanı elbet dirençleri bizden daha yüksektir.

şöyle bir şey var www.youtube.com
0
exlibris
(19.02.25)
kargalari bilmiyorum ama martilarin deniz kusu olmasindan ötürü ördekler gibi tüylerinin hidrofobik olabilecegini düsünüyorum. su video benim cok hosuma gitmisti: www.youtube.com
google'a sorarsak bence martilarin tüyü de ayni böyledir.
www.youtube.com

exlibris neredeyse ayni seyi benden önce yazmis, yazdiktan sonra fark ettim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.02.25)
ölüyorlar

kargalar itlaf ediliyordu haşerattan farksız olduğu için
6 Nisan 1932, Akşam gazetesi
i.imgyukle.com

kediler köpekler de soğukta ölünce insanlara ait şehirler başıboş hayvanlardan temizleniyordu.
ölmeyince itlaf ediliyordu 1920lerden 2005e kadar sürdü bu.

ama artık siyasi/yem rantı icabı ve insanların menfi dönüşümü sonucu hepsini bakmak gerektiğine dair bir inanış doğdu
0
lambırcek
(20.02.25)
(8)

Bana Saat Seçelim

depresif çocuk
1) https://www.junghans.de/en/collection/watches/junghans-max-bill/max-bill-chronoscope/274502022a) https://www.junghans.de/en/274200032b) https://www.junghans.de/en/277202023) https://horel.com/fr/club/10008447-nomos-club-montre-nomos-club-sport-neomatik-polar-2900100084475.html4a) https://en.junke
0
depresif çocuk
(18.02.25)
bu saat isi don almak gibi bisey ya bana super gelen senin icin bes para etmez ya da vice versa.

yatirim tavsiyesi olarak sunu diyebilirim, ben olsam 3bin avro bunlara verecegime gider ikinci el de olsa rolex alirim. yarin obur gun satiyim desen para eder.
0
cooperr
(18.02.25)
Junkers ve diğerleri arasında ciddi fiyat farkı var, bu nedenle bence rakip değiller.

Pvd kaplama olanı asla almam zira kaplamanın bir ömrü var ve mutlaka dökülecek.

Bence tarzı belirlemek lazım. Nomos ve Max Bill görece sportif saatler ancak Meister Kalender daha klasik bir saat. Hangisi size daha çok uyacaksa onu alın. Nomos 37 mm ile görece küçük bir saat. Max Bill ise kalibresi nedeniyle görece kalındır. Bence hepsini bileğinizde mutlaka deneyin, ardından karar verin.

3.000 Euro bütçeyle 36 mm bir Rolex bulma şansınız sıfıra yakın. Bulsanız da uzak durmanız daha hayırlı olacaktır bence. İkinci el olsun, markada sınıf atlayayım derseniz Omega, Breitling ve Tudor bakabilirsiniz.
0
10551037
(19.02.25)
2b ya da 3
0
yuvarlanantencereninkapagi
(19.02.25)
1 gayet güzel bence. bu tarzi cok begeniyorum.

4a-4b bauhaus tarzini da begendim ama renkler konusunda icime sinmeyen bir seyler oldu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.02.25)
3000 euro'yu bu saatlere bağlamazsım ama nomos'a niyeyse bir sempatim var.

şu modeline ara ara açıp bakarım: nomos-glashuette.com

çok zarif saatler yapıyor zalımlar.
0
brkylmz
(19.02.25)
1
0
antihero
(19.02.25)
bu marka saatlere bu parayı vermezdim +1. bu fiyatlara çok daha iyi swiss markalar bakardım. o sebeple 4a veya 4b tamamen giyim tarzınıza göre. ben 4a derdim.
0
awlmi
(19.02.25)
horel
0
jamswety
(19.02.25)
(8)

Taş evlerin taşı nereden geliyor?

Mehmettheslim
Civardan toplaması imkansız değil mi? O koca koca taşları taşımak evi dikmekten daha zordur.
Civardan toplaması imkansız değil mi? O koca koca taşları taşımak evi dikmekten daha zordur.
0
Mehmettheslim
(18.02.25)
O gördügünüz evlerin aslında neredeyse tamamına yakını taş ev degil. Normalde betonerme ev yapılıyor. Dışına basit bir şekilde şu tarz kaplamalar yapılıyor

arkhestone.com


Düz kesme taş olanlar ise eskiden ustası tarafından uygun boyutlarda büyük taşların kırılıp tugla gibi harçla üstü üstte koyma suretiyle yapılıyor.
0
limonlu eksi
(18.02.25)
Tas ocaklari var. Mesela Giresun'da Karabulduk yolu uzerinde yillardir calisan bir tane var. Cok guzel sarkik taslar vardi, sanki bu tarz isler icin yapilmis gibi gorunen, dinamitlerle vs patlatip sattilar.

Onun disinda ailemizin en eski evi, cumhuriyet oncesi yapilmis, cogunlukla tas isciligi iceriyor. Yaklasik 500-600 metre mesafede kayalik bir yer var, oradan cikarmislar diye anlatildi. Hatta harc icin kirec yapmayi denemisler, hala izleri var ama basarili olabilmisler mi emin degilim. Taslar bir daire olusturulmus 2 metre falan capi vardir, sonrasinda gunlerce ortasinda ates yakilmis vs, tabii teknik detayini bilmiyorum ama hala kirec gibi beyaz izler var.

Neyse sorunuza gelirsek, kamyona yuklenip kullanilacagi yere gidiyor. Tasi bulmak sorun degil, iyi usta bulmak sorun.
0
mbond
(18.02.25)
ama hangi taş evler?
diyarbakır'dakiler siyah taş, kars keza. taş ocaklarından getiriyorlar onları. şekillerinin bozulması sorun olmadığı için "kepçe" ile damperli kamyonun arkasına atıyorlar. damperli de kaldırıp bırakıyor. taşımak o kadar zor değil. dikili limanı karşısında oturdum, o limandan en çok taş yüklenir yurtdışına gönderilir.

gerçek taş evler, henüz yıkılmamış eski köy evleri veya urla gibi emekli cfo, ceo'ların yaptırdığı evler.

yazlık taraflarda site olanlar bildiğiniz tuğla
limonlu eksi +1

urfa'lı bir usta ile tanışmış telefonunu almıştım, hayal işte. gaz beton bir evin ısınması ve ısıyı koruması ile taş evinki arasında büyük fark var. rum evinde yaşadığım için söyleyebiliyorum. taş ev talebim sona erdi. ben ne çok konuşuyorum bu aralar yahu.
0
janderzel zartanyan
(18.02.25)
cevabi bilmiyorum ama bazi ilanlarda kullanilan taslarin o yoreden oldugu belirtiliyor. bu nasil bir arti deger katiyor onu da bilmiyorum.
0
Sour
(18.02.25)
Ankara taşı vardır Andazit diye geçen bir volkanik taş. Kırmızı renktedir. Andazitin hepsi kırmızı değil de Ankara'da çıkanlar kırmızı sanırım. Anıtkabir ondan yapılmıştır. Koca koca taş bloklar yığılarak yapılmış. Ankara taşı topraktan çıkarıldığında nispeten yumuşak ve kolay işlenir, hava ile temas ettikçe sertleşir demişlerdi. Ne derece doğrudur, bilmem. Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan binalar, Eski Bakanlık binaları da Ankara taşından yapılmıştır. O dönemde bildiğim kadarıyla mimari işiyle Almanlar uğraşmış. Mesela demiryollarını yaparken İstasyon binalarını da Ankara taşından yapmışlar. Kenar köşe yerlerde Tren istasyonlarında eski İstasyon binalarını görmüşünüzdür. Hepsi kırmızı hepsi tek tip binalardır.

Andaziti artık incecik kesebiliyorlar ve @limonlu eksi'nin dediği gibi, binaları fayans kaplar gibi bunlarla kaplıyorlar. Biraz daha kalın, çarpma taşı yapıp onunla kaplanan var. Zaten levha levha çıkan Kayrak taşı denen taşlar var. Onunla kaplanan binalar da var. Hatta kalıp kullanarak doğal taşmış görüntüsü verilmiş beton sıva da kullanılıyor. Tuğlanın bile fayans gibisini yapmış adamlar. Her şey sahte artık.
0
Mirket
(18.02.25)
bu benim uzmanlik konum :)
sordugunuz günümüz mimarisi mi, yoksa tarihi yapilar mi? tarihi yapilarsa cevap cok basit. evet, civardan geliyor. vernaküler mimari tam olarak yöresel malzemeler, bölgenin sosyokültürel yapisi ve yapim teknikleriyle sekillenmis mimaridir.
bazi durumlarda cevredeki antik kentler bile tas ocagi kaynagi olmustur. adam evin temelini bouleuteriondan apardigi sütunla atmistir mesela. bunda yanlis bir sey yok.

günümüzde is biraz daha farkli. eger tas ocagi yakinlarinda bir bölgeyse bu tip evlerin yapilabilirligi parayi basarsan gene mümkün ama tas ocagi uzagindaysan normal bir insanin, hatta görece zengin sayilacak bir insanin da yaptirtabilme ihtimali pek yok. ali koc falan olmak gerek yani. bu sebeple tas diye sattiklari evlerin cogu betornarme. disaridan tas görüntüsü veriliyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.02.25)
cevabı evin olduğu yöreye göre değişir. bölgedeki arazi kayalıksa temel kazılırken elde edilen taşlar ve çevredeki kayalar kırılarak kullanılıyor. taşın olayı güzel görünümü ve fiyat uygunluğundan geliyor.
0
bravoteam
(19.02.25)
Eski evlerde civardan geliyor. Hatta bu sebeple tarihi eserlerin içine edilmesi ve onların parçalarının yığma taş olarak kullanılması sıkça rastlanan bir saçmalık. Aynı bölgelerde görece yeni olan evlerde ise bakımsız kalmış arsa sahibi olan ama arsasına uğramayanların evlerinden söküp çalarak yapma seçeneği de ekleniyor.

Yeni evlerde dizayn buysa ya yapay şekilde taş görüntüsü verilmesi ya da bu taşların alınıp kesilip tuğla gibi dizilmesi yaygın.
0
nawar
(19.02.25)
(26)

basit bir hayat sizi tatmin eder mi?

antikadimag
basit hayat derken siradan bir iste calisip, evlenip, cocuk yapip torun sevmek ve 3 nesil sonra sanki hic olmamis gibi kimsenin hatirlamayacagi bir hayat sadece mutlu gecirebildiginiz icin sizi tatmin eder mi? ben bu sekilde bir hayati hic tatmin edici bulmuyorum. %99.9 bunu yasayacagiz ama korkunc
basit hayat derken siradan bir iste calisip, evlenip, cocuk yapip torun sevmek ve 3 nesil sonra sanki hic olmamis gibi kimsenin hatirlamayacagi bir hayat sadece mutlu gecirebildiginiz icin sizi tatmin eder mi?

ben bu sekilde bir hayati hic tatmin edici bulmuyorum. %99.9 bunu yasayacagiz ama korkunc bir senaryo degil mi bu?

sahsen ben bir sekilde sanat veya dusun ciktilarimi insanligin veya toplumun kanonuna birakabilmis ve ona katki yapabilmis olmak isterdim. diger turlu bir hayati basarisizlik sayiyorum. boyle bir dusunceniz hic mi yok yoksa imkansizligi sebebiyle biraktiniz mi coktan? hirs mi diyoruz buna?
0
antikadimag
(16.02.25)
hic tatmin etmiyorun otesinde korktugum bi hayat sekli. bir yerde geçis yapacakmisim gibi bi hisle devam ediyorum. ilk defa bu kadar dumduz siradan bir rutine girdigimi hissettim sevdigim cok sey var ama rutinde kalma fikri urkutucu bu yuzden heyecan verebilecek kucuk seylere yonelme istegi artiyor. insanliga bir sey birakmak olmayabilir buna cevabim. belki sadece yakin cevre. genel tatminsizlik duygusu, 30 senedir olan, bunu yapsam gecer sanip yapinca daha da cokuse surukleyen tatminsizlik ya da ne istedigini tam bilememenin sonucudur
0
ala09
(16.02.25)
Hatırlanmamak umurumda değil. Yapmaya çalıştığım kendi adıma güzel bir hayat yaşamak. Nedir bu güzel bir hayat? Sporu, kitabı, yurtdışı gezileri, farklı deneyimler, sineması/tiyatrousu/standup gösteri gibi şeyler. Tatmin edici südreyebilir bir hayat.

Çocuk çok severim ama istemiyorum +1
0
put it in your appropriate place
(16.02.25)
Ben herkesin bir yeteneği, yapması gereken bir işi olduğunu düşünüyorum. Yetişecek doğru toprağı bulmakla geçiyor bazen hayatın yarısı. Ama bulunca orada kalmak ve üreterek, bütün potansiyelini o işe vererek orada serpilip büyümek lazım. Huzuru da tatmini de bu şekilde bulabiliyor insan.
0
sekizdokuzon
(16.02.25)
Sanat ve düşün çıktıklarımı topluma sunarak basit bir hayat düşlüyorum fakat siyasi ve toplumsal konjonktür yüzünden ya linç edilir (gerçek anlamıyla linç) ya da tutuklanırım.

Bu yüzden tatminsiz yuvarlanıp gidiyorum.
0
yurtsuz john
(16.02.25)
kendini fazla önemsiyorsun bence. ayrıca küçümsediğin şey insanların yüzde 90'ı için erişilmesi zor bir hayal.

benim kendi adıma baş koyduğum bir yol var. o yolda ne yapabilirsem kâr sayıyorum. bireysel olarak bir iz bırakma/etki etme amacım yok. yapabilirsem ne ala ama öyle bir beklentim yok. kendimi verimli ve iyi yaşayabildiğime ikna edebildiğim sürece gerisi önemsiz. gtümüzü yırtsak da en özelimizi, dünyayı değiştirenimizi en fazla tarih derslerinde anlatacaklar. biz zaten olmayacağız.
0
mark greg sputnik
(16.02.25)
Korkunç bir senaryo olarak bulmuyorum. Dünyada 3 nesil sonra hatirlanmayan ama hem kendi dünyasını hem çevresinin dünyasını guzellestirmis çok insan var. Misal benim bir karşı komsum vardi cocukken, annem gibi baktı bana gün içinde. Şu an gozlerim duygulanir onun fotosunu görünce. Esini de öyle sevmistim, aklima gelir hala. Bunların yaninda einstein'e sokayim, banane.
Basini yukarı çevir, aya bak, yildizlara bak. Hadi 3 nesil hatırlandin, 10 nesil? 20 nesil? Hatirlanmayacaksin çünkü insan denen şey evrende ufacik bir kum tanesi. Bu kadar özel anlamlar yuklemeye gerek yok. Şu an belki de olağanüstü projelerde çalışan binlerce milyonlarca insan var, hepsinin adını bilmeyecegiz, hepsi wikipedia yer almayacak.

Hirs, daha iyi kariyer vs bunlar bende de var. Ama 32 yaşında bir insan olarak evli, çocuklu, mutlu mesut insanlara bakıp basarisizlik demem. O insanlar mutlu, sense o insanlar gibi olacagin için mutsuzsun, karamsarsin. Benim gözümde bu durumun kazanani onlar çünkü ortalama 80-90 yıllık hayatlarini mutlu gecirecekken sen böyle düşünemeye devam edin istediğin yere ulasamazsan mutsuz olacaksin.

Umarım cocuklarimi, torunlarimi mutlu mutlu seveceğim, emeklilikte bahcemde oturup viski ile bir sigara yakıp bahçeyi izleyecegim, bulutlara bakacağım, etrafımda torunlarına sesini duyacağım bir hayatım olur.

Geçen ay is arkadaşımın oğlu menenjitten öldü bir gecede. 20 yaşında. Eminim şu an hayatta olup sizin başarısızlık dediginiz hayatı yasamak için bir kolunu verirdi.

Bu hayatta birçok kişi hatirlanmak, önemli şeyler yapmak adına çocuklarıni, eslerini umursamadi. Sonuç ne oldu? Arkasından küfür eden yedi sülaleleri oldu. Benim babam çok güzel şeyler yapmadı, dümdüz adamdi. Cenazesine yüz küsur kişi katıldı, sürekli saçma sapan yerlerden "bana is bulmada yardimci oldu, bana şöyle yardım etti" falan diye insanlar arayip durdu. Umarım hepimiz bu şekilde hatırlanacak hayatlar yasariz.
0
logisticsmanager
(16.02.25)
Bundan yıllaaar önce Anadolunun bağrında bir köyde, iyi çalışıyor, iyi de kazanıyordum. Geceyarılarına kadar çalışıp, makam arabamla eve geldiğimde kaloriferciyi, karısıyla birlikte bir banka oturmuş, çekirdek çitleyerek yıldızları seyrederken bulurdum. Saatlerce gülüşerek sohbet ederlerdi. Ben de eve girerken, hayatımın en büyük yanlışı olan kadın inşallah susar da bu gece olsun kafamı dinlerim derdim.
Kalorifercinin mi hayatı basit idi benimki mi ve o mu mutluydu ben mi?


Göbeklitepenin tarihi 12 bin yıl. Bi o kadar da öncesi var desek 20 bin yıl yapar. Var olduğunu varsayıp Mu'yu, Atlantis'i de hesaba katarsak, yüzbin yılı bulur mu? O süre içinde feriştahı olsam birilerinin beni hatırlayacağı süre devede kulak olamaz. O durumda kasmaya da gerek olmaz. Çocuğum, torunum ben ölene kadar bana vijdan azabı hissettirecek kadar kötü olmasınlar. Bir de bu konuya niye takığım bilmiyorum ama, ölünce birileri mutlaka gömsün. Ötesi zerre kadar umurumda olmaz.
0
Mirket
(16.02.25)
En sevdiiiim en sevdiiim

Basitligin ve rutinin konforunu kesfettigimden beri çok hoşuma gidiyor sıradan olmak <3

Öldukten sonrası zaten hiç umrumda değil de, hayattayken de kendi mutevazi beklentilerim karsilansa yeterdi. Karsilandi ;)

Ama bı 28den sonra bu kafaya ulaştım. Öncesinde herkes gibi kendimi çok farkli buluyodum, zordu eheh xd siradanlik harika
0
abuzer
(16.02.25)
Hatirlanip ne olmayi bekliyorsun sacmalik.
Söyledigin sey muhtesem bir hayat.
0
sonsuz
(16.02.25)
Mustafa Kemal Atatürk gibi olmadıktan sonra kimsenin bu tür kaygıları olmamalı, 8 milyar nüfuslu bir dünyada kendimden bir iz bırakmak açıkçası çok umurumda değil, ben öldükten sonra da değil 3 nesil 3 sene sonra bile unutulsam hiç problem olmaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.02.25)
Etmez ve oyle bir hayat yasamadim zaten.

"kariyer" kismi gerekebiliyor ama o da dengelenebilir bi sekilde. Hayatin cogu is ve uyumak da olmak zorunda degil. Ama olabiliyor
0
ermanen
(16.02.25)
modern kapitalizm kurguladığı hamster wheel içinde daha çok debelenebilmen için sana "özel olmalısın" hissini pompalıyor. bu sayede belki bir gün ümidiyle sisteme daha da çok hizmet edebileceksin.
0
orpheus
(16.02.25)
@put it in your; iste buna ben de okey oldugumu saniyordum ama yurtdisi gezip, tiyatro izlemenin kime ne faydasi var? o anda mutlu olmak mi amac? yoksa bu gezileri ve tukettigin sanat eserlerini kullanarak bir seyler yaratabilmek mi?

yurtdisi gezip kitap okumak seni gelistiriyor ve donusturuyor. ama bu yeni degisen sen bir sekilde ortaya bir cikti koymuyorsan kime ne faydasi var, ne anlami var? yani super bir insan ol cok gezmis, okumus ol, ama sonuc ne? ne yaptin yani su hayatta? ne koydun ortaya? diye soruyorum kendime.

@mirket; yanimizda biriyle yildizlari izledik ve cekirdek citledik. sonra? ertesi gun yine aynisi. sonra? yani o ani mutlu gecirmek butun hayatimizin bosunaligini oteliyor mu? haftada yarim saat yakaladigimiz husu ve huzur anlari yetiyor mu? bana yetmiyor gibi geliyor.

@kaleci; ataturk olmaya gerek yok. mesela huseyin inan, deniz gezmis, mahir cayan, sinan cemgil 20-25 yasindaki cocuklar turk siyasi tarihinin birer parcasi oldular. inandiklari iste gerekirse olerek. ha battal mehetoglunu kimse bilmez gerci. o da oldu mesela. ama bu gencler bir sekilde 20 yillik omurleriyle 80 sene yasayacak bizlerin yapamayacagi seyleri yaptilar ve olumsuzlestiler. veya niyazi berkes'in kitabini okuyorum simdi. turkiye tarihi ile ilgili bir referans kitap yazmis ve orada duruyor eseri. cok imreniyorum bu durumlara. sanki boyle bir sey yapmadikca bosa yasamis olacagiz gibi hissediyorum.
0
🌸antikadimag
(16.02.25)
Ben o saydığın isimler hakkında çok olumsuz düşünüyorum mesela.
Bence;
12 Mart muhtırasıyla bürokraside Amerika'nın hoşlanacağı türden bir temizlik yapıldı ve 12 Mart'ın yapılabilmesi için de bir sebep gerekiyordu.
Sağolsun o abiler de 20 yılda 80 yıllık yaşayarak o sebebi hazırladılar.

Festival basan Hamas militanları kaç yıllık yaşamış oluyorlarsa öyle işte.

Berkes'in hangi kitabı o? Anlatıyor mu bunu? Okumaya değer mi yani?
0
Mirket
(16.02.25)
sahsen ben bir sekilde sanat veya dusun ciktilarimi insanligin veya toplumun kanonuna birakabilmis ve ona katki yapabilmis olmak isterdim. diger turlu bir hayati basarisizlik sayiyorum. boyle bir dusunceniz hic mi yok yoksa imkansizligi sebebiyle biraktiniz mi coktan? hirs mi diyoruz buna?

bu soruna ithafen

seni su an durduran ne? herkes iyi oldugu isi yapmali.
0
sonsuz
(16.02.25)
harika bir yasam.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.02.25)
katki yapmis cok insan unutulmus gitmis simdiye kadar, simdiden sonra da oyle olacak. bence senin bahsettigin sey katkidan ziyade sohret. insanligin gercekten hatirladigi isimlerin cogu da 'iyi' degil acikcasi.

diger turluyse, yani unutuluacak olsam bile sessizce katikimi yapmis olmak istiyorum olmeden diyorsan, yasadigimiz sistemde kimse kimseye oyle asil bir katki yaptirtmaz yani. bu dunyaya birilerinin menfaatine ters dusmeden katki yapamazsin.
0
hot potato
(17.02.25)
Stalin gibi olmadıktan sonra kimsenin bu tür kaygıları olmamalı, halkı katletip bombalayıp onu yapamadığın köylüyü onyıllarca inim inim inletip halaskarlık hikayesiyle hatırlanmalı
0
lambırcek
(17.02.25)
nerdeyse her yüzyılda katliam yapıp birbirini katletmiş bu insanoğlunda iz bıraksan ne olur ki? ben normal bir hayat kendimce mutlu olduğum bir yaşam sürmek isterim. toplum normları sıkıcı çocuk yap, memur ol vb.

kendimizi bu kadar ciddiye almamıza gerek yok bence. başarılı olmak efsane olmak bunlar ego tatmini.
0
mikahakkinen
(17.02.25)
eder. bu zamana kadar yaşadığım hayat tatmin ediyor. bundan sonrası bedava ve ekstra bir gıda.
0
gabe h coud
(17.02.25)
Valla beni eder :D hatta özellikle istediğim şey bu.
0
akhenaten
(17.02.25)
Valla bende olurum, işim gereği sürekli yeni teknolojiyi takip etmem gerekiyor. Dümdüz memur olmayı isterdim, akşam dizi izle vur kafayı yat.
0
mirty
(17.02.25)
Bence sizinki insanlığa katkı vs değil onaylanma ihtiyacı.

Gezmek, okumak ortaya bir şey koymuyorsak ne işe yarar diye soruyorsunuz. E koyun? yazın, çizin, paylaşın? Ama siz aynı zamanda bunun herkes tarafından onaylanmasını, takdir edilmesini ve alkışlanmasını da istiyorsunuz gibi. Eğer yaptıklarınızdan eminseniz, niye başkaları tarafından takdir görmeye ihtiyacınız olsun ki? Eğer öyle olsaydı Van gogh resim yapmaya devam eder miydi?

Bugün insanlık tarihine majör katkıda bulunmuş olan insanların çoğunun, o zamanın mevcut otoriteleri ile büyük kavgalar verdiğini, bazılarının canından olduğunu, kiminin dışlandığını, değer görmediğini, hapis yatırıldığını vs görüyoruz. Siz hazır mısınız buna mesela?

Eğer söylediğiniz şey, "varoluşumu anlamlandıracak şeyin ne olduğunu bulamıyorum. Bir şeyler yapmak istiyor ama onun ne olduğunu bir türlü bulamıyorum" ise, yalnız değilsiniz. Ama bunu bulma ihtimalini arttıran şeyler de zaten okumak, öğrenmek, paylaşmak, görmek vs. Ne işime yarıyor diye sormuşsunuz, işte bu işe yarıyor.

Ama söylediğiniz şey, "Yaptığım şeyler beni tatmin etmiyor. Daha büyük, daha yüce şeylerin parçası olmak istiyorum ama olamıyorum" ise, o zaman bu sadece bir yanılsama. Bütün bu yüce, büyük, yararlı vs gibi kavramlar son derece görece. Siz bunlara şu an olduğunuz yerden bakıp karar veriyorsunuz. Hangi yüce, hangi ölümsüzlük, hangi değer? Bunların tamamı sadece birkaç yüz sene öncesi için bile birbirinden tamamen zıt anlamlar taşıyor olabilirdi.

Özetle başarı, başarısızlık vs bunlara takılmayın. İnandığınız şeyler varsa bunları yapın, ya da yapmayın. Sadece bu kadar.
0
thracia
(17.02.25)
karakter, burc, yasanilan hayat bir suru kriter var. ben bu dunyaya birseyler katmak icin geldigime inaniyorum. 3 gunum ayni gecse afakanlar basiyor. baskasi ama kimse bana dokunmasin hep ayni rutinlerim olsun ister.
0
buenosdias
(17.02.25)
arkadaşım bu yazdığını not al yıllar sonra şu yazdığın bile elden gitme oranının ne kadar yüksek olduğunda hem kafanı duvara vururken okursun.
neyi ne kadar yaşayacağını planlayamazsın sadece planlıyor gibi görünürsün.
daha 20 gün önce gelir durumu gayet yüksek olan insanlar ve çocukları dağ otelde yandı bitti kül oldu.
depremi anlatmıyorum bile. anladın sen.
0
jamswety
(17.02.25)
@antikadimag Bir şey koymak gibi bir zorunluğum yok ki. Birde bu yaptıklarımı kendi adıma ne için yaptığıma bakıyorum.

yurtdışı gezileri, tiyatro/standup, kitap okumasında kendi içimde bir meydan okuma var. Challenge. Bu karakter yapısı ve yaşanan (ve yaşanamayan) hayat ilgili. Benim lise ve üniversitem yıllarım çok vasat, çok sıradan geçirdim.

O vasat ve sıradan yılların acısını çıkıyorum. Her yurtdışı gezisinde yeni deneyimler kazandım. Bu deneyimler diğer deneyimlere zemin hazırladı. İlki ikinciye, ikinci üçüncüye. İlk deneyim ve üçüncü deneyim dördüncüye. Böyle böyle gidiyor.

Bugün arkadaşlarıma Schengen vize almalarına yardımcı oluyorum. Gidecekleri şehirde bilgim varsa tavsiye veriyorum. Gider gitmez, beğenir beğenmez saygı duyarım.

Pandemi öncesi tiyatroya giderdim. Şimdi canım sıkıyor Standup gösterilerine gidip laf attığım oluyor. Belki bir süre sonra sahneye çıkarım. Tiyatro olmasaydı Standup gösterine gitmezdim misal.

Kitap okuma. İngilizce kitap okuma çalışıyorum örneğin. Bu da farklı bakış açısı veriyor.

Belki dışarıdan basit ve anlamsız gelebilir. Bütün bunlar birbirini tamamlayıcı şeyler benim için
0
put it in your appropriate place
(17.02.25)
(5)

is tavsiyeleriniz neler?

Coma
Arkadaslar,Ben y. lisansimi ve doktorami yurtdisinda yaptim, bu arada is tecrubem de oldu ama sadece calisandim. Simdi ise bir aydir Tr'de bir arastirma grubunun basinda calisiyorum. Ama buralari unutmusum ve sudan cikmis balik gibiyim. Kime nasil davranacagimi tam olarak kestiremedim. Ozel olarak y
Arkadaslar,
Ben y. lisansimi ve doktorami yurtdisinda yaptim, bu arada is tecrubem de oldu ama sadece calisandim. Simdi ise bir aydir Tr'de bir arastirma grubunun basinda calisiyorum. Ama buralari unutmusum ve sudan cikmis balik gibiyim. Kime nasil davranacagimi tam olarak kestiremedim.

Ozel olarak yasadigim bir durum olmadi sadece bana ve burayi okuyanlara genel olarak is hayati ile ilgili verebilecegini tavsiyeleriniz varsa ogrenmek cok isterim.

Tesekkurler.
0
Coma
(12.02.25)
türkiye'de kendini adapte etmen gereken sey sarsılmaz ast üst ilişkisi, statükocu yapısı, kraldan çok kralcılığı, adam kayırmaları, ayak kaydırmaları, entrikaları ve dedikodulari, tam bir ortaçağ derebeyliği zihniyetiyle yönetilen kurumlari ve personeli.

arkani döndügün an dedikodun yapilacak. yurtdisinda okudugun icin acayip kiskanilacaksin ve bu, daha cok dedikodunun yapilmasi icin sadece bir neden. bu kiskanclikla yaptigin isi boklamak icin telefon diregine konan kuslar gibi siraya girecekler. kadinsan hele isinin begenilmesini hic bekleme. egitiminden/yeteneklerinden/kendinden süpheye düsmeye kendine izin verme cünkü inan bana, bunu da yapmaya calisacaklar. bir isin neden olmadigini soracaksin mesela, senin yöneticilik vasfindan, iletisim becerilerinden, liderlik pozisyonundan girecekler olaya.
üstsen insanlara üst gibi davran. sinirlari ciz. kurallari koy. en önemlisi de bunlari uygula.
simdiden bol sabirlar dilerim. allah kurtarsin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.02.25)
yurt disinda yasayip tr'yi özleyen ama oradaki mutsuzluguna katlanabilmek icin her firsatta tr'yi kötüleyen insanarla calismiyor olman büyük bir arti bence.

tr'de ihtiyac aninda ulasilabilir olman genel olarak calismandan daha önemli.
almanya'da mesela senin ulasilabilir oldugum saatler bu bu dedigin takdirde acil durumlarda ulasilamilamiyor olman eksi ya da art getirmez pek. ama tr'de sefin pazar günü su mail nerdeydi ya diye eften püften bisiden arasa ve sana ulassa hoop + puan.

benim gördügüm en önemli fark bu.
0
sonsuz
(12.02.25)
Konuşma'nın dediği doğru, eğer grubunuzda başarılı insanlar varsa sorun yok, başarısız-beceriksiz insanlar arkanızdan 'ne biliyormuş' falan diyecekler, başarını küçümsemeye çalışacaklar falan, bunlar heryerde oluyor zaten, cehennemdeki Türk kazanı hikayesi gibi.

Yani sınır çiz, ben çok sohbet etmem, çalışmaları e-postayla da gönderirim. Toplantıları takip ederim.
Ben en çok 'üslup' kelimesiyle karşılaşıyorum ve bu kelimeyi kullananlardan hayır gelmediğini anladım, bir çalışmanın neden yapılmadığını soruyorum, 'üslubunuza dikkat edin' :D, konuyu saptırıyorlar, bu gaslighting falan galiba. Eşit ol, zaten zamanla çözersin herkesi.
0
Ley
(12.02.25)
Sözlükte iş hayatına yeni başlayan tarzı bişey vardı. Madem geldiniz nasıl bir atmosfer ordan okuyarak rahatlıkla insanları anlarsınız.
0
cakmayazar
(12.02.25)
istikrar ve sadakat'a önem veriliyor, network baskın gelmezse
0
mantık
(12.02.25)
(3)

e kitap okuyucu tavsiyesi ve bir soru: dil çevirme oluyor mu?

fakat
arkadaşlar merhaba, geçen aylarda yabancı dergiye falan üye oldum ve gerçekten dünyam değişti. türkiye'deki kısır tartışmalardan öyle bir uzaklaştım ki. şimdi e kitap okuyucu alarak, türkçeye çevrilmesi zor kitaplara da bakmak istedim. mesela bir tanesi e kitap olarak amazon'da sadece 3 dolar. hemen
arkadaşlar merhaba, geçen aylarda yabancı dergiye falan üye oldum ve gerçekten dünyam değişti. türkiye'deki kısır tartışmalardan öyle bir uzaklaştım ki. şimdi e kitap okuyucu alarak, türkçeye çevrilmesi zor kitaplara da bakmak istedim. mesela bir tanesi e kitap olarak amazon'da sadece 3 dolar. hemen alabilirdim bunu. ama maalesef dil seviyem yeterli değil. o yüzden google translate kullanıyorum. makalelerde çok büyük sıkıntı yaşamadım, tabi edebiyatta işler karışabilir.

şimdi e kitaplarda da hemen translate gibi bir özellik kullanabiliyor muyum? internette sözlük yüklemek gibi şeyler gördüm. bana bir kelimenin anlamı yetmez.aynı translate gibi çevirmesi lazım, oluyor mu bu?
0
fakat
(11.02.25)
Ben Kindle kullanıyorum, translate özelliği var ama ne kadar iyi çeviriyor bilmiyorum. Tabi bir de internet bağlantısı gerektiriyor.

www.amazon.com
0
salihdt
(11.02.25)
Olmuyor
0
joelskellington
(11.02.25)
kindle'a sözlük yükleyebilirsiniz. oldukca da kullanisli. translate özelligini hic duymadim.
bence sözlük yükleyin, bir deneyin anlamayi. bu kitabi ilk okuyusta cok anlamadan gecseniz bile calisa calisa okursaniz, ikinciye okudugunuzda anlarsiniz ve dilde ilerleme kaydedersiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.02.25)
(10)

Trump istediğini yapabilir mi?

eisberg
Göreve geldiği andan itibaren radikal tepkileri var adamın :). Kime sinirlenirse gümrük vergisi koyuyor, sınırları büyütecez diyor, dün de Gazze'yi temizleyecez yeniden kuracaz falan dedi.Yarın dese ki NATO'dan da çıkıyorum, ertesi gün de Afrika'ya savaş açtım ne bileyim Danimarka bundan böyle ABD b
Göreve geldiği andan itibaren radikal tepkileri var adamın :). Kime sinirlenirse gümrük vergisi koyuyor, sınırları büyütecez diyor, dün de Gazze'yi temizleyecez yeniden kuracaz falan dedi.

Yarın dese ki NATO'dan da çıkıyorum, ertesi gün de Afrika'ya savaş açtım ne bileyim Danimarka bundan böyle ABD bayrağı kullacak vs. karşısında durabilecek bir güç var mı? Ya da engelleyecek? İsrail mesela dünyanın gözü önünde kesti biçti kimse gık diyemedi adamlara.
0
eisberg
(05.02.25)
Bunu engellemenin tek caresi ekonomik. O Trumpin baskanlik toreninde arasinda duran isadamlarinin karlarina zarar gelse degisir her sey. Ama tabi bunun olacagini sanmiyorum. Atiyorum Turk insani baska ulkeyi gectim direkt Turkiye isgal edilip bombalansa gene Starbucks'tan Instagram'dan Facebook'tan Amazon'dan falan vazgecemez.
0
hot potato
(05.02.25)
hayır.

ilk döneminde de Meksika sınırına duvar örücem dedi, zırnık vermediler. hükümet kapandı, öyle oldu böyle oldu kamu bütçesiyle yapamadı.

demokrasilerde sınırsız yetki olmaz.
0
babilfish
(05.02.25)
Hızlı başladı ama öyle her şeyi asla yapamaz.
Meksika ve Kanada için yaptırımları müzakere yapmak üzere 1 aylığına askıya aldı şimdiden.

Onlar da karşı hamle ile gümrük vergilerini arttıracaklarını belirttiler
Dünya eski dünya değil.
ABD'de eski ABD değil.
Abd pragmatisttir.Zorla yaptıramayacağını anladığında:
- gel konuşalım.. der. Durum bu.

Ülkelerin ABD'ye karşı kendi başlarına hamle yapmalarının yanı sıra, birbirine düşman olanların bile ABD'ye karşı ittifak etme olasılıkları var.
Zor, oyunu bozar.

Dünyadaki güç dengesi ABD odaklı değil artık artık. Güç, kıtalar arası yavaş yavaş dağılıyor.
Nato'dan dan çıkmak istese bu kez ordusu ile Türkiye daha çok önem kazanır.

ABD, ekonomik anlamda yaptırım müdahale ambargo yapmaya yönelik tavır sergilerken diğer yandan konuşulmayan ise devasa nitelikteki dış borçları.
0
diyecevaplandı
(05.02.25)
Tüm dünya ülkeleri, problemleri halının altına süpüre süpüre bugüne kadar geldi ve artık halının altında yer kalmamış, problemler hiçbir yere sığmaz olmaya başlamış durumda. Pandemi dönemi de sorun yumağının büyümesine tuz biber ekti.

Bu süreçten gerçi kendisi de bazı yapısal sıkıntılar çekiyor olsa da Çin güçlenerek çıktı. Batı alemi Dünya liderliğini hatta hakimiyetini Amerika'ya bırakmış durumda ama Amerika da bu yükü taşıyamıyor.

Ya Amerika konuya radikal bir çözüm bulacak ya da Dünya liderliği hediye pakedi yapılıp Çin'e teslim edilecek.

Yani Trump bir şeyler yapmak zorunda.
0
Mirket
(05.02.25)
Abd'nin ciddi ekonomik sıkıntıları var. Her 3 ayda bir 1 Trilyon $ borç alıyorlar + 34-35 trilyon $ borçları var.

En önemli mesele de: artık doların rezerv para olmaması ihtimali. Brics kendi parasının altyapısını oluşturuyor.

Trump zaten tarife vs. koymak istemiyor. Ölümü gösterip, sıtmaya razı ediyor. Geçen kolombiya sınırdışı edilenleri almam dedi. Gümrük koyarız deyince geri adım attı. Meksika , kanada geri adım attı vs. Sırasıyla herkes nasibini alacak. Yeni dünya düzeni bu çünkü : Güçlüysen, haklısın...


.
0
kartallar yuksek ucar
(05.02.25)
trump tehdit siyaseti yapıyor. meksikaya vergi koydu bir nevi tehdit etti. istediğini aldı. meksika sınırda daha fazla güvenlik önlemi alacağım dedi vergiyi hemen erteledi.
keza kanada da aynı şeyi yaptı ve istediğini aldı.
haması gelmeden tehdit etti tıpış tıpış masaya geldi.
bizimkini tehdit etti aynı şekilde rahip brunson serbest bırakıldı.
ama ancak gücü ekonomik zorluk yaşayan ülkelere yeter.
çinede benzer ekonomik tehditler yapmaya çalışıyor ama çin karşılık veriyor.

nato konusunda trump haklı aslında. natonun bütün mali yapısını neredeyse amerika üstleniyor. geçen döneminde de aynısını yaptı. ben bu kadar para veriyorsam sizde vereceksiniz dedi.
bütün olaya ticari bakıyor. derin devletmiş adamın umurunda değil.
0
my fault
(05.02.25)
Ben soruyu hijack etmek istemem ama ucundan ilismek istiyorum: Trump neden Kanada'ya takti?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.02.25)
Trump'in her istedigini yapamayacagi asikar ama dunya eskisi gibi olmayacak bence. mesela elon musk tum abd'nin social security numbers, payment info, checking accounts vs. bilgilerine cokmus gelir gelmez. uye oldugum expat gruplarinda insanlar sahip olduklari kucuk paralari usa'dan nasil cikarabileceklerini konusuyorlar. ekibi cok korkunc ve bir sirket yonetir gibi bambaska bir sistem getirecekler diye dusunuyorum. amerikalilar da ilk kez terorize olmanin panik olmanin kendi yonetimlerinden bu kadar korkmanin ne demek oldugunu goruyorlar.
ama tabii ki bir cok seyi de yapacak, mesela WHO'dan cikiyorlar, en azindan executive order imzaladi adam, tum humanitarian aid'i durdurdu - ki en buyuk finansor onlardi - bu mesela sivil toplum alaninda bir cok seyi degistirecek, El Salvador ucreti mukabilinde ABD'nin convicted suclularini hapishanelerinde misafir etmeyi kabul etti, buna USA vatandaslari da dahil, merakla bekliyorum gelismeleri kendi adima.
0
kassiopeia
(05.02.25)
Her şeyi yapamaz ve çoğu olay da manipülasyon, okuma yazma bilmeyen seçmeni kandırmaca. Misal burada bile trump tehdit etti aldi deniliyor ama haberlere bakarsaniz kanada'nin 1.3 milyar dolar sınır güvenliği olayı biden sırasında aralikta baslamis.
www.canada.ca

Peki napiyor? Ben yaptım diyor. Aynı bizdeki malum kişi gibi, sonuçta kimse fact check falan umursamiyor artık.

Ilk geldiği dönemde de oldu çok böyle.
Ben 20 küsur milyar dolarlık amerikan corporation'dayim, hatta su an Amerika'dayim. Sirket konulacak vergilerden etkilenecek, bu sebepten şimdiden bütün Amerika fiyatlari arttı tariff kadar.

Bu arada iyi oldu amerikalilara, biraz görsünler secimlerin sonucu olduğunu;) umarım bol otoriter, hak hukuk onemsenmeyen, enflasyonist, bol h1b vize ile yerlerinin doldurulduğu, bütün yardimlarinin kesildiği bir dönem yasarlar. Ek olarak umarım bütün tradigin partnerlari böyle sağa sola yönelir, anti american olur. Hak ettikleri bu.
0
logisticsmanager
(05.02.25)
Ortadoğu ülkesi başkanı olmadığından cevap HAYIR.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(05.02.25)
(7)

kombiyi kaç derecede tutuyorsunuz

orpheus
evi çok sıcak tutmak istemiyoruz hatta çoğu zaman bir cam yarım açıktır. şu aralar 42 derecede tutuyorum ama sanki yetmiyor.
evi çok sıcak tutmak istemiyoruz hatta çoğu zaman bir cam yarım açıktır. şu aralar 42 derecede tutuyorum ama sanki yetmiyor.
0
orpheus
(04.02.25)
ortalama 40 ama gün içinde azaltıp arttırıyorum üç beş

oturma odam çok soğuk oluyor, orada fazla vakit geçireceksem arttırıyorum. 40'ları geçiyor akşamları.
diğer odalar için bu miktar çok fazla, onlarda da pencereyi aralıyorum.

bazı odaların ısınmasını tamamen kapatabilsem süper olacak, ama öyle olmuyor.
0
biseysorcaktim
(04.02.25)
Oda termostatı ya da termostatik vana kullanmak lazım. Kombi suyu 55’e ayarlı ama termostat evi 22,5’da tutuyor.
0
orient blue
(04.02.25)
40

alt ve üst katta çocuklu aile var onlar köklüyorlar sanırım onun da etkisi var
0
makbur
(04.02.25)
Kombi termostati 55 derecede bizim de. Ev her zaman 22.5 derecede sabit. Gecen sene bu konuyla alakali soru acmistim, hocbir sey degismedigi halde ev isinmiyordu. Sonra dendi ki kombi alev büyüklügü sebep olabilir buna, gercekten alev büyüklügünü arttirinca ev tekrar isinmisti. Yani kombi termostati ve ev termostati normal degerlerde ise kombi alev büyüklügünü kontrol edin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.02.25)
önce cevabım: 40 ayarında tutuyorum bu günlerde

kaynak yapabilir miyim? bu rakamlar santigrat derece mi? mesela 40'a ayarlamışım. o nedir? sistemdeki suyun sıcaklığı mı oluyor
0
exlibris
(04.02.25)
43-45
0
black holes in the sky
(05.02.25)
Ev içi 25-26 derece. kombiyi 38 dereceden 44'e çektim dün.
0
kimlanbu
(05.02.25)
(10)

Kedi kumu kokusu

strawberry first
Kristal kuma şiddetli alerjim var, eledik.Kedime çam peleti kullanıyorum. Hergün temizliyorum, çişleri de alıyorum. H aba aliyle biraz daha pelet ekliyorum. Ortalama 2 haftada 1 de tüm kutuyu boşaltıp, çamaşır suyu ile temizleyip tekrar dolduruyorum.Ancak kum 1 kere bile kullanılıp temizlense kokuyo
Kristal kuma şiddetli alerjim var, eledik.

Kedime çam peleti kullanıyorum. Hergün temizliyorum, çişleri de alıyorum. H aba aliyle biraz daha pelet ekliyorum. Ortalama 2 haftada 1 de tüm kutuyu boşaltıp, çamaşır suyu ile temizleyip tekrar dolduruyorum.

Ancak kum 1 kere bile kullanılıp temizlense kokuyor. Bentonit de dokunuyor ancak belki kokuyu alır diye 1/3 kader bentonit de ekliyorum artık, ama hala kokuyor.
Bir arkadaşımın da kedisi var, onu evi mis gibi kokuyor. Mamayı değiştirme şansım yok, 20kiloluk almıştım. Günde 3 kere kaka yapıyor.
Nasıl azaltılır bu koku?
0
strawberry first
(01.02.25)
kedi kaç kilo? kaç kedi var? mama ne kadar veriyorsunuz? benimki günde 1 yapıyor, 2 de çiş, günde3 için ciddi yemeli? mama markası ne?
active clean kullanıyorum yazın özellikle koku olmasın diye, bu üründen en az 2 avuç atıyorum. bunu kışın kullanmıyorum mesela ya ben en kötü kumu bile alsam kokmuyor. hillls mama kullanıyorum


www.kolaymama.com

kum
www.amazon.com.tr
0
eja
(01.02.25)
Mamasıyla alakalı muhtemelen. Mamayla değilse öğün sayısı ile alakalı olabilir.
0
derbeder ve süklüm
(01.02.25)
Kedim 8 aylık. Mama kabı sürekli dolu sık ama az az yiyiyor. Günde 3 bazen de 4 kere kaka yapıyor. Bu metabolizma ile mama için transfer aracı gibi bir şey benim kedi, yediğini yapıyor, midesinde durmuyor ki :p
Ben de mamadan şüphelendim. Ama dediğim gibi şu an değiştirme şansım hiç yok. Ne yapacağım 15 kilo mamayı, sokaktakilere vermek mesele değil, severek de veririm Ama fiyat pahalı. Ben de özel mamalar alabilecek durumda değilim.
0
🌸strawberry first
(01.02.25)
@eja bir de bu ürünü deneyeyim. Umarım işe yarar.
0
🌸strawberry first
(01.02.25)
Tamamen bentoniti 15 yıl önce beslediğim kedilerime denemiştim. Parfüm süz de olsa o da dokunuyor. Pelette de çişi toplayabiliyorum. Kumda çiş katılaşıyor, Pelette de aksine peleti çözüyor ve o kısmı alıyorum kürekle. Zaten bir günün sonunda kutudaki kumun 2/3ünü atmış oluyorum. Yeniden üstüne ekleme yaparak gidiyorum.
0
🌸strawberry first
(02.02.25)
Çam peletinin paketini açtığınızda tüm ev çam kokar. Eğer sizde çam peleti kokmuyorsa, başka pelet bakın.

Bir de kürekle toplamamanız lazım. Pelet kullanıyorsanız, pelet için olan 3lü kat kat delikli tuvalet kabı kullanın. Çözülen peletler aşağıya düşsün. Yoksa kedi, tuvalet yapacağı zaman karıştırırken eski peletle yeni peleti birbirine bular.

Ama peletin kalitesi en önemlisidir. Piyasada satılan çam peletleri, sanayi artığından üretiliyorsa kokmaz. Hem de çabuk çözülür. Yakacak soba peleti ise kesinlikle kullanmayın, kimyasal artık var içinde. Marka öneremiyorum, araştırmanız lazım, günden güne değişiyor kaliteleri ve fiyatları.
0
alfired
(02.02.25)
Kediniz belki de kızgınlıktadır. O yüzden de ağır kokuyor olabilir.

Biz @eja nın önerisi üzerine active clean almıştık. O kokuyu bence hapsediyor. Denemeye değer. Kısa bir süre önce kedimizi kısırlaştırdık, meğerse Bizim kedi kızgınlık geçiriyormuş biz farkında değilmişiz. kızgınlıkta olduğu için de tuvaleti çok kötü kokuyordu ama biz bu kokunun normal bir kedi kokusu olduğunu zannediyorduk daha önce kedi bakmadığımız için. kısırlaştırdıktan sonra tuvaletinde neredeyse hiç koku kalmadı.

Kokunun sebebi mama da olabilir bu arada. Biz şu anda Royal canin kullanıyoruz ama kediyi ilk aldığımızda bize veren kişi nd kullanıyormuş ve o mama kakasını çok ağır kokutuyordu. Bu arada sizin kedinizin Günde 4 kere 3 kere kaka yapması Garip bir durum bence. ishal olabilir mi? Siz fark etmiyor olabilir misiniz? Öyleyse de çok kötü kokması normal, çünkü Bizim kedimiz de @eja nın dediği gibi günde 2 veya 3 tane çiş bir tane kaka yapıyor normali bu diye biliyorum.
0
turuncu tonlarda
(02.02.25)
Sandy aktif karbondan çok memnunum. Çok kirlenip komple temizlenme zamanı gelene kadar hiç koku olmuyor. Ama yazıldığı gibi kısırlaştırmadan önce idrar kokusu keskin olur.
0
auroraaurora
(02.02.25)
benimki günde bir kere yapiyor. günde üc kere kaka yapmasi cok degil mi?

biz Biokat's Diamond Care aktif karbonlu klullaniyoruz ya da ever clean.
artik hangisi o an daha uygunsa onu aliyoruz. kapali tuvalet kullaniyoruz. hic koku olmuyor.
bu arada kutuya önce poset gecirip sonra kum koymayi deneyebilirsiniz. kedi cisi eger cok agir kokusu varsa plastige de siniyor ve camasir suyu da bazen cikarmiyor. hem temizlemek de daha kolay olur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.02.25)
Kedim 8 aylık ve eve geldiği haftadan beri günde 3-4 kaka yapıyor hep. İshal değil, normal.
Pelet çam peleti, açınca mis gibi çam kokuyor ama maşallah kaka kokusu ölümcül :p eve geldiğinden beri (5 aylıkken aldım) kızgınlıkla ilgisi olduğunu sanmıyorum. Daha önce de kedi bealemiltim tipik kızgınlık belirtileri de yok henüz.
Veteriner takibinde bir kedi, kendisi de bir olumsuzluk görmedi kontrollerinde.
Sanırım koku gidericiyi deneyip ilk fırsatta 3 lü kum kutusu almalıyım.
Mama değişikliğine epey var çünkü :(
Veteriner
0
🌸strawberry first
(02.02.25)
(11)

teğmenlere üzüldüm

WithWorth
olayın doğruluğu/yanlışlığına girmeden, işsiz kalmalarına üzüldüm, gencecik çocuklar.iş falan bulurlar değil mi ?
olayın doğruluğu/yanlışlığına girmeden, işsiz kalmalarına üzüldüm, gencecik çocuklar.

iş falan bulurlar değil mi ?
0
WithWorth
(31.01.25)
Yargı yolu açık mi bilmiyorum ama geri donemezlerse bile MV falan olurlar heralde.

Aslında üzüldüğümüz tegmenlerden çok ötesi
0
abuzer
(31.01.25)
işsiz mi? kendine gel dostum

hepsi görevlerine iade edilecek.

izle gör. devran nasıl dönecek
0
topkapiaksaray
(31.01.25)
bu ayaklanma bile çıkarabilir.

bu ihanet böyle kalmaz.
0
mathilda.may
(31.01.25)
23 senedir devran döne döne bitmedi de neyse... hala umudu olanları görmek sevindirici.

soruya cevap: daha önce Atatürk rozeti tartışması yüzünden TSK'dan ihraç edilen dört teğmeni Mansur Yavaş ABB'de işe almıştı. CHP bu teğmenlere de sahip çıkacaktır.

www.egepostasi.com
0
himmet dayi
(31.01.25)
Niye üzülüyorsun?
Tek vatansever onlar mı? Gazeteciler mi? Siyasetçiler mi?
Biz normal yazılımcılar vatansever değil miyiz? Benim hakkımı yeyip onlara şov için iş bulan belediye ye de söveceğim
0
Cezcez
(31.01.25)
evet üzücü ama sonra siz yine de başkaları için çok üzülmeyin.
sonra mehmet ali çelebi gibi olurlar felan neme lazım.
0
nuisance2
(31.01.25)
Teğmenlere üzülmüyorum onlar bir yolunu bulur hayatlarına devam ederler veya bir el atanları olur hatta belki böyle bir olay yaşanmasaydı hayatlarına normal askeriyede devam etselerdi belki de daha az kazanacaklardı şimdi daha iyi bile yerlere gelebilirler. Gerçi belli olmaz, bu benim yorumum.

Ben asıl şeye üzülüyorum, bu olaya sevinen, beyinleri yıkanmış, iyi olmuş, itaatsizlik vs diye zırvalayan bir kesim var. Onları gördüğüme üzülüyorum. Akp sayesinde topraktan çıktı bunlar.
0
ananiyimioguz
(01.02.25)
bu bir gözdağı idi. yani ister milli eğitimde öğretmen ol ister asker veya memur. islamcılar istediği gibi at koşturabilir, akp ve c.başkanı propagandası yapabilir, hamas gibi terör örgütü güzellemesi yapaabilir ama Atatürkçülüğünü açık açık yüksek sesle gösterirsen seni memurluktan atarız mesajı verildi. disiplinsizlik falan faso fiso.. bakalım zaman ne gösterecek?
0
jepa
(01.02.25)
Bildiğim kadarıyla harb okulu mezunlarının mensup oldukları kuvvete göre bir diplomaları da olmuş oluyor, endüstri mühendisliği vb. O diplomayla da piyasa da iş bulurlar. İdeoloji piyasasında da değer ifade ettikleri için yeni mezun olmuş herhangi bir akranları kadar bile işsizlik stresi yasamayabilirler.
0
encokbenisevinnolur
(01.02.25)
tegmenleri burada "ona üzülme bize üzül" esrafindan ayiran cok önemli bir kistas var: o tegmenler, kendilerine tembihlenmesine ve yasanacak sonuclari tahmin etmelerine ragmen ellerini tasin altina koymaktan, üslerine bas kaldirmaktan ve ses cikarmaktan imtina etmediler. tutuklanan, isten atilan, vurulan tegmenin, gazetecinin, siyasetcinin yüregi instagram'da iki tane story paylasmaya benzemez.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.02.25)
0
Mirket
(01.02.25)
(10)

karga yavrusu istiyorum

OgutucuRecep
bunu satmak suç dimi? satan birini bulamayız :S
bunu satmak suç dimi? satan birini bulamayız :S
0
OgutucuRecep
(31.01.25)
Kardeşim Maçka Parkı'na git ağzına kadar karga dolu al bi tanesini kaç git ama karga klanı mafya gibidir illa ki peşine düşünüp hesabını sorarlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.01.25)
Abi şöyle akıllar vermeyin, millet yapacak sonra hayvana yazık olacak.

Instada gördüğün videodakiler gibi olmuyor o işler. Karga çok gürültü çıkarır. İnatçı. Zarar verir. Sana da zarar verir. Her yeri pisletir. Sosyal hayvan, evde sıkılır. Uçmak ister uçamaz. Evimde bir tane engelli(ayakları) karga var, senin gibi hayallerim vardı ama öyle olmuyormuş.
0
Shepard
(31.01.25)
karga yavrusunu ne kadar arar haberin var mi? kedi ve köpek yavrularini annalerinden koparanlari gördüm de, organ mafyasi gibi simdi de kargalarin yavrularinin pesine mi düstünüz?
illa istiyorsan ayagi ya da kanadi sakatlanmis bir kargayi al, tedavisini yaptirt, sonra istesen de o seni birakmayacaktir zaten.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.01.25)
biraz şımarıklık olmuyor mu bu istek?
0
ya ben lan neyse
(31.01.25)
Kargaların bol olduğu bir yerdeysen, balkona veya pencereye yem koy. Gelip gidip yer onu. Karşılık olarak da sana hediye getirir arada. Tespih tanesi, renkli şişe kapağı falan.

(bkz: kargaların düzenli hediye getirmesi )
0
Mirket
(31.01.25)
ben Bostancı'da denize yakın otururken balkona sürekli yem ve su koyuyordum . güvercinler ve kargalar eksik olmuyordu balkondan, aşırı pisletiyorlardı ama seviyordum. yarısı yenmiş hamsi getirdi kargalar birkaç defa.
ama bir kargam olsun isterdim açıkcası .
0
devilone
(31.01.25)
bulursun da agresif oluyorlar. seveceğini sanmıyorum
0
wd40
(31.01.25)
Eskiden pet shoplarda cins karga satilirdi, konusan cinsten. Illegal degilse oralarda bulunur. Misir carsisin yanindaki petshoplarda goruyordum hep.
0
mirafiori
(31.01.25)
karga nagual hayvandır. seni seçerse kendi gelir. satın alsan bile hayrını göremeyebilirsin.
"besle kargayı oysun gözünü"
0
mathilda.may
(31.01.25)
Istanbul eminonunde petshoplar var

Orada beo adinda karga satiliyor bu karga konusabiliyor ve evcil degerli bir hayvan satin alabilirsin

Örnek video www.facebook.com
0
Zetnikov
(01.02.25)
(11)

Bizim Türkler sarışın köle aldı mı?

ya ben lan neyse
yabancı sitelerde sarışın bir Türk gören ecnebilerin ilk söylediği "tabi sarışın kadınları köle aldınız bunlar onların torunları" oluyor.türklerin en büyük boyu kuman türkleri için germenler bile bizden sarışın diyordu halbuki. eski çin kaynaklarında türklerin açık tenli ve renkli gözlü olduğunu söy
yabancı sitelerde sarışın bir Türk gören ecnebilerin ilk söylediği "tabi sarışın kadınları köle aldınız bunlar onların torunları" oluyor.

türklerin en büyük boyu kuman türkleri için germenler bile bizden sarışın diyordu halbuki. eski çin kaynaklarında türklerin açık tenli ve renkli gözlü olduğunu söyleyen kaynaklar var diye okudum. kaynağı görmedim.

ben demiyorum ki Türkler sarışın açık tenlidir. ama gayet de görüyorum etrafımda. bunların çoğunun soyu illa ki slavlara, avrupalılara falan mı dayanıyor? kuman Türkleri için de soylarının kuzeyli sarışın ırklarla yoğun şekilde karıştığını söyleyen kaynaklar var.

özet: osmanlılar'da kölelik vardı ama halk benim bildiğim köle alamayacak fakirdi. bu kadar sarışın hep köle soyu mu?
0
ya ben lan neyse
(30.01.25)
Hocam Osmanlı 500 sene Balkanlar'da kaldı halkın köle almasına gerek yok halkın kendisinin içinde de Slavlar vardı zaten, o dönemden bu döneme gen aktarımı olmuştur normal olarak, diğerlerinde de olduğu gibi. Ayrıca gidiyorsun mesela Sırp çocuklarını alıyorsun sarışın sarışın geliyorsun asker yapıyorsun devlet adamı yapıyorsun vs vs onlar büyüyor evleniyor çoluğa çocuğa karışıyor sarı sarı çocuklar oluyor, normal yani. Ha onun öncesine gidersek mecbur Orta Asya'ya gideceğiz, orada da pek mümkün değil gibi sarışın Türk boylarının olması, en makul yaklaşım Osmanlı dönemindeki karışma ki bu sadece Balkanlar'la olan bi karışma da değil buradaki Rumlar/Romalılar Kürtler Araplar herkesle ve her şeyle karışmışız haliyle her şey var.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.01.25)
bu kada sarışın hep köle soyu değil. slav soyu.
olay balkanlardaki slavların müslümanlaşıp türkleşmeleri. ayrıca çerkezler/gürcüler de öyle.
türkiyede çok sayıda arnavut, boşnak, pomak, çerkez, vs var.
müslümanlığa geçen sarışın slavlar ve çerkezler türkleştiler, olay budur.
0
abelardo
(30.01.25)
İki üç Karaçay Türk'ü tanıdım, gayet beyaz tenli açık kumral saçlı ve mavi gözlüler. Boylu poslu olanları da var.
0
muhayyer divan
(30.01.25)
Şurada biraz bir şeyler anlatılıyor.

x.com

Osmanlı sonu yazar hikaye ve romanlarını okuduysanız, cariye ya da halayık lafını bol miktarda duymuşsunuzdur. Kulağı köle kelimesi kadar tırmalamıyorsa da köle demektir ve Osmanlının sonuna kadar varlığını sürdürmüştür.
0
Mirket
(30.01.25)
Yıllar önce bir yabancı ile sohbet ettiğim zaman bana türkiye'de sarışın olanların haçlıların torunları olduğunu söylemişti. Haçlı seferlerinde esir düşenler anadolu'da asimile olmuşlar. Günümüzde sarışın insanlar bunların soyundan geliyormuş. Bu iddiasında baya ciddiydi.
0
komando kani var bende
(30.01.25)
Bizim aile kızıl - sarışın kombinasyonu, baba tarafı Bulgar anne tarafı Türkmen göçmeni, kölelik falanda yok bildiğim kadarıyla. Binlerce insan var zamanında bu şekilde göçen.
0
mirty
(30.01.25)
internetteki yorumlara ne bakiyorsun ki? genetik ve milliyet kavrami öyle bir sey degil :) aptallari salla.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.01.25)
Bizim sulale 7-8 nesil once Gumushane Kurtun'den gelme, anne tarafinin mazisi biraz daha eski, su anki koyumuz Karadeniz'e 10 km falan kestirmeden yurunurse. Sanirim 1840 onceleri biraz iclerde oldugumuz icin bu genler bize pek ugramamis. Anne tarafinda tek tuk sarisinlik var.

Koylerde cok eski hikayeler anlatilir geleneksel olarak, Ruslarla ilgili bazi anilar var ama hic cariye alma uzerine birsey duymadim. Belki 19. yuzyilda pek yayginligi kalmamistir. Tabii dogrudan anlatildigi gibi olmus mudur pesin pesin kesin oyledir demiyorum. Ben acikcasi sonradan musluman olmus, Rum, Ermeni, Laz vs irklarla evlilikler sonrasi boyle olmustur diye dusunuyordum.

Paylasilan metindeki su nokta dogru, hakkaten kiyiya nispeten yakin koylerde sarisinlik, kizillik var biraz, ama 50-60 km icerilere girildi mi daha bir esmer insanlar yogunlasiyor.
0
mbond
(31.01.25)
İnternette yazılanlara çok bakmayın, eski zamanlardan kalan kaynakları da doğrudan gerçek kabul etmeyin.

Anadolu'nun gen havuzu Türkler geldikten sonra karışmadı, yukarda dendiği gibi Osmanlı toprakları oldukça genişti ancak Osmanlı'dan çok daha öncesinde dahi Anadolu çok fazla sayıda irili ufaklı yerleşimlere sahipti. Bunlar sadece Hititler, Asurlar ve Yunanlar'dan ibaret de değil. Yine Osmanlı'nın öncesinde ve antik çağın sonrasında Roma diye bir gerçek var, bir ucu Britanya diğer ucu Levant'ta. Anadolu'nun göbeğinde Galatya diye bir yer var, kelt yerleşimi. Sadece siyasi yapılardaki değişimlerle değil, siyasi yapıyı etkilemeden tarih boyunca alınan göçler de bu bölgeyi etkiledi, mesele sadece yerleşik veya buraya yerleşip devlet kuran topluluklarla da ilgili değil yani. Kölelik de bunun bir parçası ama bu kadar şeyin yanında sadece küçük bir parçası.

Bu bölge tarihin hemen her anında yol geçen hanı gibi. Yalnızca kölelikle açıklanacak şey değil. Yalnızca Türklerin gelişiyle de açıklanacak bir şey değil.
0
akhenaten
(31.01.25)
Balkan göçmenlerinde sarışın populasyonu fazla. Gerçek Türk fenotipi hafif çekik gözlüdür. Asyalı bir görünümdür.

Anadolu'ya göç ile birlikte ermeniler, kürtler, araplar, yunanlar gibi milletlerle evliliklerle gerçek Türk fenotipi ortadan kaybolmuş.
0
wd40
(31.01.25)
Köleden de ziyade, Mustafa Akdağ, Türkiye'nin İktisadi ve İçtimai tarihinde, bu durumu Malazgirt öncesi dahi gelen Türkmen akınlarında genellikle ortalamada bizim bildiğimiz ortaasyalı türk tipinin aslında hakim olduğunu, ancak batıya doğru gittikçe evlilikler aracılığıyla, ki bunlar rum da olabilir, anadolu'nun o esnada karışmış başka halkları da olabilir, gen havuzunun genişleyip değiştiğinden söz eder.

Bunlar dışında balkan göçmenleri, karaman yöresinden taşınan yörüklerden olduğundan, onların da gen havuzunu toroslar'daki enteresan sarışın yörük çocuklarında görebilirsiniz. Tahmin edilenin aksine, balkanlar'da etnik karışma tahmin edildiği oranda olmamıştır. Buna istisnai sayabileceğim ancak, önceden düz ortodoks Sırplar olup sonradan vergi meselesinden müslüman olan Boşnaklar'la veya orada benzer şekilde müslüman olmuş halklarla karışma olabilir. Ama doğrudan köle alıp köle çocuğuyla kuşak kuşak renk açtırmak ve gayrimüslimle evlenmek gibi durumlar müthiş istisnai kalan durumlardır. Hepsinin, değil balkanlar'da, Edirne'de bile kendilerine ayrılmış mahalleleri vardır ve bayağı ayrıksıdır.

Karadeniz için söz konusu durum biraz farklı zira oradaki nüfusun genotipine bakmak lazım. Bir ihtimalle hatırısayılır kısmı sonradan müslüman olmuş Pontik Rumlar olabilir, onları genelleyemem, bilgim yok. Karadenizli varsa alınmasın lütfen, herhangi bir maksatla söylemedim. Zaten normal yunan halkı da öyle sarı sarı değildir pek.
0
sanal hayvan
(31.01.25)
(4)

Stt geçmemiş ama ekşiyen makarna

muhayyer divan
SelamDün migrosun kendi markası olan spagettilerden birini pişirdim, market salçası kullandım ve hiç hoşlanmadım, ev salçasına çok alışmışım. Yedim filan ama makarna dişlerime yapıştı bi kere. Sonra da tadında bir tuhaflık hissettim. Aradan birkaç saat geçmiş kardeşimle annem tekrar bakmışlar makarn
Selam

Dün migrosun kendi markası olan spagettilerden birini pişirdim, market salçası kullandım ve hiç hoşlanmadım, ev salçasına çok alışmışım. Yedim filan ama makarna dişlerime yapıştı bi kere. Sonra da tadında bir tuhaflık hissettim.

Aradan birkaç saat geçmiş kardeşimle annem tekrar bakmışlar makarnaya, ekşidiğini görmüşler ve çöpe atmışlar. Paketine baktım son tüketim tarihi en az 1 yıl ileride.

Hiç böyle bir şey duydunuz mu, stt geçmiş makarnayı yeniden paketleyip satmak filan. Her zamanki gibi pişirdiğim makarna neden dişlerime yapıştı mesela. Ne olabilir, diğer paketlerden de endişe ediyorum şimdi. Ne yapmam lazım?
0
muhayyer divan
(30.01.25)
paketlerin üstündeki skt'nin silinip daha ileri bir tarih basildigiyla alakali haberler patlamisti birkac sene evvel.
www.gunes.com
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.01.25)
Yuh, peki ben nasıl anlayacağım sağlıklı mı değil mi... Resmen pamuk ipliğiyle yaşıyoruz ha.
0
🌸muhayyer divan
(30.01.25)
Makarnanin normal tarihi asiri uzun zaten, o kadar zamanda satilmamasi zor diye dusunuyorum. Arti tarihi gecse de tadina etkisi olmasi zor, bunun yaninda tarihi gecmeyip de sorun da olabilir. Saklama kosullarinin etkisi cok, Istanbul'da Agustos sicaginda naylon paketlerdeki bakliyatlar falan kurtlaniyor. Makarnanin pisirmeden once formunda bir bozukluk var miydi? Belki salca kotudur?
0
mbond
(31.01.25)
hocam sorun makarnada değil de salçada olabilir. fabrikasyon salçaların üstünü yağ ile doldurup hava ile temasını kesmezseniz zaman içerisinde küflenmeye başlıyor. farkında olmadan küflenmeye başlamış kısmını kullanmış olabilirsiniz. yoksa makarna (bildiğimiz kuru makarna için konuşuyorum) kendisi ekşiyecek bir şey değil. makarnanın paketini açtıysanız ve nemlenmeye başladıysa bu durumda bozulma ihtimali var ama hava almayacak şekilde paketli makarna skt geçse bile tüketilebilir.

dişe yapışma olayı da pişirme süresi ile alakalı olabilir.
0
shadowfollower
(31.01.25)
(6)

Bebek ne zaman yürümeye başlar?

michael_knight
14 aylık erkek bebek birkaç hafta önce 2-3 adım yürütmeye başladı. Şimdi 7-8 adım kadar yürüyor. Tahminen ne zaman tam olarak (mesela 100 adım vs. Arada bir düşme olur ona tamam) yürümeye başlar?Yani tamam her bebek farklıdır ama tahmininiz nedir? Sizin gördüğünüz bebeklerde nasıl ilerledi süreç?
14 aylık erkek bebek birkaç hafta önce 2-3 adım yürütmeye başladı. Şimdi 7-8 adım kadar yürüyor.
Tahminen ne zaman tam olarak (mesela 100 adım vs. Arada bir düşme olur ona tamam) yürümeye başlar?

Yani tamam her bebek farklıdır ama tahmininiz nedir? Sizin gördüğünüz bebeklerde nasıl ilerledi süreç?
0
michael_knight
(28.01.25)
Tam zamani kontrol etmedim ama bu noktadan en fazla birkac ay sonra ara ara dusme durumlari olsa da normal yurumeye basladi.
0
mbond
(28.01.25)
Benim kizim 12 aylikken ilk adimlarina basladi. 15 aylikken de bagimsiz yuruyebilmeye basladi. Ilk adimdan 2-3 ay bagimsiz yuruyeiblmeye basliyor benim gordugum bebekler.

Ancak bunun kurali yok her bebegin gelisimi farkli. Bazen bazi bebekler yuruyebiliyor olmasina ragmen yurumeyi istemiyor. Tembellik gibi birsey sanirim :)

Ama genel olarak soylenen en gec 18 aylik oldugunda cocugun bagimsiz yuruyebilmesi lazim. Tabi dediginiz gibi ara sira dusebilir o normal.

Bence sizin durumunuzda max 1 aya kadar bagimsiz yuruyecek sizinki.
0
nuevo
(28.01.25)
Genelde erkekler daha erken yürür. Kızım 14 aylıkken yürüdü. Emeklemede master yapıp başladı. Her çocuğun farklı yapısı var. 2 yaşında falan normal insan gibi yürür. Düşme olması normal ayakların tam süper güçlenmesi 3 yaşı bulur ama artık 2 den sonra kafaya takmaya gerek yok.
0
mikahakkinen
(28.01.25)
Bizimki 16. ay civarında yürümeye başladı l, bakıcımızın emeği çok
0
mirty
(28.01.25)
cok kalmaz merak etmeyin, iki aya o seviyeye ulasir. ilk adimlar atildiktan sonra gerisi cok hizli geliyor :(
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.01.25)
cogunlukla yasini karsilar derler, yani 12 ay. bizim oglan yasini karsiladi.
ben tembel teneke olarak 14 ayda yurumusum.
sizinki de yakinda yurur, yurumeyen yok.
sikinti yapmayin, kafaya takacak bir mevzu degil.
0
cooperr
(29.01.25)
(12)

ilk akla gelen

a perfect lie
Kahve yanında, kahve ile birlikte ve bunun gibi tabirleri bir yerde okuduğunuzda ya da duyduğunuzda aklınıza hangi kahve türü geliyor? Mesela filtre kahve geliyorsa sizin en çok tükettiğiniz kahve türü bu mu? O nedenle mi aklınıza o geliyor? Ya da içmeseniz bile türk kahvesi mi geliyor? Hangisi geli
Kahve yanında, kahve ile birlikte ve bunun gibi tabirleri bir yerde okuduğunuzda ya da duyduğunuzda aklınıza hangi kahve türü geliyor?

Mesela filtre kahve geliyorsa sizin en çok tükettiğiniz kahve türü bu mu? O nedenle mi aklınıza o geliyor? Ya da içmeseniz bile türk kahvesi mi geliyor?

Hangisi geliyor, sizce niye o geliyor yazarsanız çok sevinirim.

Teşekkürler,
0
a perfect lie
(27.01.25)
Filtre kahve, daha uzun içimli olduğundan yanında bir şeyler tüketmeye daha uygun geliyor

Pasta kek kurabiye bisküvi vs bir lokma alıp üzerine bir yudum kahve böyle böyle 15-20 dakika eşlikçilik
0
grimavi
(27.01.25)
1. espresso bazli kahveler
2. turk kahvesi.

yanlarinda birsey ikram edilmeye en uygun bu ikisi oldugu icin. en cok tukettigim filtre kahve. filtre kahve biraz uyanma, kendine gelme kahvesidir bence. dunyada yaygin kullanim da bu sekilde bence.
0
buenosdias
(27.01.25)
türk kahvesi tabii ki.
sebebi özenti olmamam.
0
sonsuz
(27.01.25)
hicbir kahveyi icmiyorum ve hayatimin yarisindan cogunu yurtdisinda gecirdim ama aklima hala türk kahvesi geliyor.
ama yabanci biri sorar ya da yabanci dilde okursam filtre kahve türevi gelir.
kimin dedigine ve hangi dilde duyduguma bagli olarak degisiyor yani.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.01.25)
Filtre kahve/americano/latte ve hatta düz nescafe gelir ama türk kahvesi gelmez ya. Türk kahvesi ya da espresso gibi tek atımlık kahvelerle bi şey yemek zor olduğu için ikram dendiği anda aklım büyük fincanda yudum yudum içilen kahvelere kayıyor.

Edit: no context bir şekilde kahve lafı geçse ya da biri kahve ister misin derse de aklıma büyük fincanda kahve gelir. Türk kahvesi diye spesifik belirtilmedikçe aklıma Türk kahvesi gelmez. Özenti de değilim, hemen her gün hem normal kahve hem türk kahvesi içiyorum. Türk kahvesi sadece spesifik ve ayrı bir kahve türü yani kahve denince akla gelen ilk olması ilginç geldi bana
0
nundu
(27.01.25)
@konusma, soru türkce sorulmus ablacim.
0
sonsuz
(27.01.25)
X kahvenin yanında iyi gidiyor diye duyarsam kafamda canlanan kahve x'e göre değişiyor. Örneğin çikolata veya elmalı turtadan bahsediliyorsa aklıma filte kahve ya da espresso türevleri gelir. Acıbadem kurabiyesi gibi bir şeyse türk kahvesi gelir.

Birisi kahvenin yanında ne iyi gider diye sorarsa da ya ne tür bir kahve olduğunu sorar ya da farklı kahvelere göre farklı şeyler söylerdim.

Ben en çok türk kahvesi içiyorum, genelde de yanında bir şey yemem. Yanında yemeyi sevdiğim şeyler yok değil ama genelde yemem, çünkü hangi bir sefer yiyeyim günde kaç fincan içiyorum ben bunu :D
0
akhenaten
(27.01.25)
Filtre kahve geliyor.
Yanında bir şey yenecekse keyif için içecek olarak hep filtre kahve ve çay gelir.
Sebebi de Türk kahvesi yanında bir şey yememem.
0
kisa
(27.01.25)
bir özenti olarak her gün en az iki adet espresso türevi kahve (latte vs.) içmeme rağmen benim aklıma Türk kahvesi geliyor. zira benim kullanımıma göre, diğer kahve türleri sade veya bir şeyin yancısı (örneğin kekin yayına kahve gibi) olurken Türk kahvesi kendisi yancı olmayıp yanına bir şey eklenen (başrol diyebiliriz) konumunda. yalnız bunun sebebi Türk kahvesini çok sevmem değil, yukarıda yazdığım gibi espresso türevlerini daha çok tercih ediyorum. sadece algım bu yönde.
0
shadowfollower
(27.01.25)
Biri kahve içer misin dediğinde türk kahvesi geliyor. Evde aile arasında konuşulunca türk kahvesi geliyor. İlk onu öğrendim onu içtim. Ben kahve içmeye başladığımda sanırım 3ü1 arada garabeti yoktu.

Kantinde vs kahve denildiğinde 3ü1 arada geliyor. Avmde/kahvecide filtre, espresso

Kahve yanında kısmı ise türk kahvesini hiç bişeyle içmek istemiyorum kahvenin tadını almak için. Belki bi yudum su.

Türk kahvesi, filtre kahve, espresso. Bu üçünden başka da içmiyorum. Filtre ve espressonun yanında ona eşlik edebilecek hamur/kek/cookie artık duruma göre kahvenin aromasını bastırmayacak bişey lazım.
0
help im alive
(27.01.25)
içinde süt veya benzeri şeyler barındırmayan kahve çeşitleri geliyor.
0
sir spankalot
(27.01.25)
kahve kültürüm veya merakım yoktur, önce onu söyleyeyim. benim aklıma filtre kahve geliyor. birkaç sebebi var,

* 23 yaşındayken kız arkadaşımla bir mekana gitmiş, sırf o sipariş etti diye kendime de filtre kahve sipariş etmiştim... french press ile geldi. ben o zaman bu konularda (sokağa çıkma dahil) çok ama çok cahilim. yanımda o olmasa kahveyi içemezdim öyle söyleyeyim, kıza sormuştum "bu ne lan bunu napcaz şimdi" diye. böyle kendimce komik bulduğum bir anım var, o yüzden bende yeri ayrıdır ahaha.

* annem heves edince filtre kahve makinesi almıştım eve. bütün yaz batılı gibi sabahları kahve içmiştim. hafta sonları kahvaltıdan birkaç saat sonra annemle karşılıklı oturup sigara eşliğinde gömerdik.

şimdi ev arkadaşımın french press'i var, bazen onu kullanıp içiyorum, alete küçümser bakışlar atıyorum, göz kırpıyorum "kafamı karıştıracağımı mı sandın??" diyorum filan.

kısacası evet en çok tükettiğim kahve türü filtre kahve. benim için manevi/mental açıdan yeri olan tek tür de o diyebilirim. o yüzden benim için kahve = filtre kahve.

"çok sıradan ve iğrençsin eşşoleşşek filtre kahve geçerli bir cevap değil" dersen de frappe derim onu da çok sevmiştim, yine sevgilim götürmüştü. her neredeysen yıldızın parlasın ex aşqım olmasaydın olmazmışız resmen
0
mark greg sputnik
(27.01.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.