Giriş
(13)

Tr‘de gezmek istediginiz yerler

Purple life
Hic gitmediginiz icin merak ettiginiz ya da tekrar gitmek istediginiz yerler nerele?Deniz tatili disinda daha cok kültürel olarak ilgilendiginiz yerleri merak ediyorum.Benim Mardin + Hatay
Hic gitmediginiz icin merak ettiginiz ya da tekrar gitmek istediginiz yerler nerele?
Deniz tatili disinda daha cok kültürel olarak ilgilendiginiz yerleri merak ediyorum.

Benim Mardin + Hatay
-1
Purple life
(27.02.26)
Hatay'a gitmeyi çok istiyordum ama depremden sonra pek bir şey kalmamış annem sık sık gidiyor hala çok kötü durumdaymış.
Mardin'i çok istiyorum umarım bu yıl bitmeden buraya gideceğim.
Ahlat'ı çok merak ediyorum yıllar evvel oralı biriyle sohbet etmiştik o zamandan beri merakım var.
Bu yıl yine olmadı ama bir newrozu Amed Newroz meydanında geçirmeyi çok istiyorum.
Sinop'u çok sevdim tekrar tekrar gitmeyi çok isterim.
Çanakkale'yi çok severdim ama okul bittiğinden beri hiç gitmedim, tekrar gitmeyi çok istiyorum.
0
mutekebbir
(27.02.26)
mardin, tunceli, antep..
0
cooperr
(27.02.26)
Sinop, çorum ve safranbolu

Sinop u herkes cok begeniyor

Çorum'daki tarihe hakkini veremedigimizi dusundugumden

Safranbolu da cok unlu ama hic yolum dusmedi kontenjanindan
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Antalya'yı çok beğeniyorum. Ölene kadar her yıl giderim. İzmir'e hiç gitmedim. Merak ediyorum. Bence beğenirim.

Halfeti'yi merak ediyorum. Mardin'i de merak ediyorum ama popüler, görünen yüzünü değil, görünmeyen yüzünü.

Balkansever olarak Trakya'yı da gezmek isterim.

Samsun'u da beğeniyorum. Zaman olursa gideceğim. Hakkâri, Ağrı olabilir. Gezip görmenin kendisi bir kültür.
-5
arbre
(27.02.26)
Veliaht dizisinden Kars’a heves ettim. Bir de merak edip gitmediğim Gaziantep ve Mardin kaldı.
0
ekimoloji
(27.02.26)
Hatay içimde ukde kaldı. Deprem öncesi gidip görebilirdim ama gitmedim. Bir de Antep'i merak ediyorum. Severim kesin. Doğu çok güzel gerçekten, bambaşka bir dünya. Urfa, mardin, diyarbakır, bitlis, van, kars hepsi harika yerler. Merak edenler gidip görmeli :) ağrı'ya gitmeyin bomboş bir yer.
0
sadakatsiz
(27.02.26)
Yozgat'ın dogusu
0
mirty
(27.02.26)
Türkiye de gitmediğim yer yok gibi.izmiri,antalyayı,ankarayı,trakyanın tamamını,mersini,iskenderunu falan app kullanmadan gezecek bilgiye sahibim.sadece çok sefer gitmeme rağmen derinlemesine öğrenmek istediğim karaman ve çevresi var.bir süredir oralarda ev bakıyorum.önce ev tutup boşta kaldığım zamanlarda gidip gezmek istediğim 40 kadar nokta var.tabal krallığı,kilistra,pessinus,çatalhöyük gibi eski roma yerleşimleri,selçuklu mirasları,höyükler,doğal oluşumlar.özelliklede babamın 1969 da fotoğrafladığı ivriz.göller bölgesinden hasan dağına kadar uzanan bir rota olacak.
0
duptıs
(27.02.26)
deniz tatili disinda demissin ama ege akdeniz kiyilari da tarih dolu. nemrut’ta feste gitmek istiyorum
0
ala09
(28.02.26)
batman, mardin, diyarbakır, van.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(28.02.26)
diyarbakır urfa karadeniz konya
0
iwillsee
(28.02.26)
Mardin, Van, Nemrut, Kastamonu (sadece kısa süreliğine Cide'yi gördüm), Giresun, Ordu ve Pamukkale görmediğim için gitmek istediğim yerler.

Kapadokya'ya ve doğası güzel her yere tekrar tekrar gidebilirim, bir de yunan mitolojisine ait hikayelerin geçtiği yerleri tekrar görmek istiyorum.
0
(28.02.26)
hatay. deprem öncesinde biletim vardı. deprem olunca iptal oldu. bir de kaş'ı merak ediyorum ama mayıs ayında. yaz aylarındaki sıcak halini asla çekemem sanırım.
0
dedim ben sana
(28.02.26)
(16)

Gezecek bir yer yok ne demek?

kaptan maydanoz
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum. Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç) Ne olsun istiyor bu insanlar?
Ankara’da yaşıyorum. Ankarada yaşamayan tüm tanıdıklarımdan bu eleştiriyi alıyorum. Ama ne istediklerini de anlamıyorum.
Mesela İstanbul’da İzmir’de olup da Ankara’da olmayan ne var? (Deniz hariç)

Ne olsun istiyor bu insanlar?
0
kaptan maydanoz
(27.02.26)
Ankarada cidden gezicek bi yer yok

Izmirde efes, sirince bile tek basina ziyaret sebebi olabilir. Istanbulda tarihi yapilar cok fazla yine. Ama ankara? Avm + aoç...

Bi de denizi neden haric tutuyoruz. Ist nefret etsem de vapurla karsiya gecmrk bile insanin havasini degistirir

Ek: ankarayi cok seviyorum. O sogukluk, ruhsuzluk cok guzel
0
üğpoıuy
(27.02.26)
Sanırım bu bir önyargı. Bende de mesela Ankara hatalı kodlanmış bir şehir. Denize kıyısı olmadığı için sıkışmış ve sıkıcı bir şehir algısı var bende. Oysa ki değil.

Bir de Ankara'da yapacak bir şey yok düşüncesi, insanların kendi deneyimlerinden ziyade Ankara'nın yıllardır memur şehri olarak anılmasından kaynaklı olabilir. Eskiden yapılacak şeyler sınırlıymış, hayat erken bitermiş. Artık öyle değil. Adı çıkmış Ankara'nın.
+1
kaymaktutmayansicaksut
(27.02.26)
yani bence gezecek yer olup olmamasından ziyade ankara ile istanbul'da yaşayan insanın gezme anlayışı farklı. mesela istanbul'da arkadaşları ziyarete gitmiştik. elde kamp sandalyeleri ile moda sahile inene kadar canımız çıkmıştı. ankara'da bi insanın tüm yükünü sırtlayıp parka oturmaya gittiğini pek göremezsin. gidiyorsa da arabasıyla filan gider gerçi.

ya da ne bileyim ben batıkentte oturuyorum. yarım saati aşan mesafeler benim için 'uzak' sınıfına giriyor. istanbul'da arkadaşlarla buluşmaya 2 saat yol gidiyor millet üşenmeden. ankara'da o kadar sürede beypazarı'na kadar gidersin. az daha zorlasan eskişehir'e gidersin hatta :D

parksa park, müzeyse müze. hepsi var aslında ama. yani iki günden sonra hadi bi müzeye daha diyemezsin mesela misafirine.

ha denize karşı bir saat oturmak oradakiler için bi etkinlik. ankara'da bu yok. botanik parkında bir saat oturduktan sonra kurtlanmaya başlayabilirler.

neye bağlayacağımı ben de tam bilmiyorum. evet çok fazla gezilecek yer yok heralde.
0
elorelia
(27.02.26)
istanbul kültür sanat, etkinlik, tarihi yapı, doğal güzellik vs pek çok açıdan daha önde, buna bir itirazım yok. fakat ankara'nın gayet de sevilebilecek bir yer olduğunu düşünüyorum. yapmak istedikten sonra ankara ve çevresinde de çeşitli imkanlar bulunuyor. bunun yanısıra trafik istanbul'daki kadar keşmekeş değil, bulunduğu coğrafi konum izmir'deki gibi sıkış tepiş değil, havası Antalya gibi nemli değil. insanlarda sebebini anlamadığım şekilde sürekli bir Ankara'yı kötüleme ve beraberinde başka bir yer övme hali var. ben Ankaralı olmamama rağmen -çok eleştirildiği için bu örneği veriyorum- bu şehirde avm gezdiğimde de keyif alabiliyorum.
+3
yap desem yapmazsin he
(27.02.26)
ankara bence çok beton..doğma büyüme buralıyım ama uzun süre dışarıda kalıp gelince farkediliyor. yeni yapılan parklar bile komple beton yazın asfaltın yalımı vuuryor. ağaçlı parklar da anormal kalabalık. ormanlık alanlar da güvenli değil. kızılay ve tunalı dışında butarz bir yer yok. toplu taşıma zayıf. her yere araç zaruruiyeti var.
+1
iwillsee
(27.02.26)
deniz net bir cevap. su yoksa o şehirde etkinlik azalıyor.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Beyazıtta İstanbul üniversitesi
Kapalı çarşı
Çemberlitaş
Ayasofya
Yerebatan Sarnıcı
Süleymaniye Cami
Eminönü meydanı
Mısır Çarşısı
Tahtakale dükkanları
Galata Köprüsü
Karaköy Meydanı ve dükkanları
Tünel Taksim arası tarihi tramvay
Galata kulesi
Pera ve tarihi mimarisi
İstiklal Caddesi ve her çeşit mağazalar
Taksim meydanı Atatürk Heykeli
Atatürk Kültür Merkezi
Kurtuluş mahallesi farklı din ve mezheplerden yurttaşlar
Nişantaşı, Teşvikiye, Cihangir semtleri. Sokaklarda ünlülere denk gelmek
Rumeli Hisarı
Aşiyan Mezarlıgı. Orhan Veli'nin kabri.

Yoruldum yeter herhalde. Bunlar var İstanbulda (:
+1
yurtsuz john
(27.02.26)
“Gezecek yer yok..” demek o kişilerin kendi sığlıklarını gösterir. Doğma büyüme istanbullu ve istanbul fanatiği olan biri olarak, angara’ya gittiğimde kendine ait bir düzen, nizam hissetmiştim ve orayı da çok sevmiştm. Güzel olan herşeye aşık olabilen biri olarak da ankaranın kendine has bu halini de çok sevmiştim. Daha fazla kalsam eminim ki gezicek bir sürü yer bulurdum.
0
love and trust
(27.02.26)
ankara çok güzel diyenlerin bir tane örnek yer verememesi de buna örnek işte mis gibi.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(27.02.26)
istanbul gibi kaç tane şehir var zaten dünyada. o yüzden öyle bir kıyasa girince tabi ankara'da gezecek yer olmaz. hatta tüm türkiye'de yok bu mantıkla. bundan dolayı istanbul 20 milyon sıkış tepiş, yaşayanların yüzde 90'ı yukarıda yazılan imkanlardan faydalanamıyorlar. yani istanbul'un yüzde 90'ı ankara'da hatta ankara'dan daha kötü yerlerde yaşıyor. bu kafayla yaşanmaz. ankara'nın tabiki gezilecek yerleri var
+3
paintov
(27.02.26)
yok yok, cidden gezecek yer yok. 20+ yıldır (hayatımın yarısından fazla) ankara'da yaşıyorum, resmen bu şehir yüzünden asosyal oldum. hafta sonu evden dışarı çıkmadan bilgisayar başında takılıyorum. b.k gibi şehir, gelmeyin sakın!!!

angaralı olmayanlar bundan sonrasını okumaz zaten :) ankara'da gidilecek, gezilecek yerler illaki var ama ilgisi ve imkanı olana. örneğin deniz olmasa da millet katlanır sandalyesini alıp eymir'e oturmaya gidebiliyor. ama buradaki sorun eymir'in kolay ulaşılabilir olmaması. arabası olmayan kişilerin saat başı geçen bir otobüse binip 1 saat dolaştıktan sonra gidebildiği bir yer eymir. tabi bu gidemeyen için dezavantaj olurken gidebilen kişi için avantaj oluyor. zira kalabalık olmuyor böylelikle. bunun dışında örneğin çubuk barajı rekreasyon alanı var. buraya sanırım toplu taşıma ile gitmek de mümkün değil. burası eskiden çok daha popüler bir yermiş ama zamanla pek bir olayı kalmamış. yine de bilen ve imkanı olan gidip takılıyor. ankara'da herkesin ilgili alanına göre gezecek yerler var ama kimisi çok bilinmiyor ve ulaşım biraz zor oluyor.

ayrıca tarihi açıdan istanbul'la kıyaslamak haksızlık olsa da örneğin istanbul'da 94 müze varken ankara'da 70 tane varmış (www.aa.com.tr/tr/kultur/edirne-muze-sayisiyla-turkiyede-ilk-5te-yer-aliyor/3690081) ki ankara istanbul'dan sonra 2. sırada. sanatsal etkinlik derseniz özellikle tiyatro'da ankara yine istanbul'dan sonra 2. sırada ki bunun sebebi de sinema/dizi sektörü istanbul'da olduğu için oyuncuların çoğunlukla istanbul'da olması ve özel tiyatrolarını çoğunlukla orada açmaları.
+1
shadowfollower
(27.02.26)
Anıtkabir tek başına yeter. Bayram tatilinde gideceğim inş.
+1
HellKeePer
(27.02.26)
Ankara’nın okumuş kitlesi İstanbul’dakilerden üstün bence. Bir kere İstanbul’da entelektüeller coğrafi genişlikten dolayı yayılmış durumda, Ankara’da bu kitle daha kompakt yaşıyor. Daha çok bir araya geliyor. Ankara benim için sosyalleştikçe güzelleşen bir şehir. Yoksa tek başına yapacak pek bir şey yok. Bir de İstanbul’da siyah beyaz gibi mekanlar yok.
0
eileengray
(27.02.26)
Gidene kadar ben de sevmeyeceğimi düşünüyordum ama Ankara'da farklı zamanlarda farklı sürelerde bulundum.
Deniz aşığı olmama rağmen (yüzmek anlamında değil izlemek anlamında) Ankara'yı sevdim. Bir de Ankara'da öğrenci olup da orayı sevmeyen bir kişiye bile rastlamadım, öğrenciler bile bu kadar aktif yaşayıp kendilerine eğlence bulabiliyorlarsa kimse şikayet edemez diye düşünüyorum.
Biraz deniz seven insanların önyargısı bence bu söylemler.
0
mutekebbir
(27.02.26)
Şehir merkezinden çok da uzakta olmayan Tulumtaş mağarasını, Kurtuluş Savaşı'nda düşmandan 7 kere geri alınan Duatepe'yi, Ankara Kalesi'ni, August Tapınağı'nı, Hamamönü ve içindeki müzeleri, Eğmir Gölü'nü, Beynam ormanlarını, Mogan Gölü'nü, Seğmenler Parkı'nı, Kuğulu Park'ı, İlk Meclis'i... bunları beğenmeyen gelmesin arkadaş. Gelmesin yani. Her yerin kendine göre az veya çok, şu veya bu miktarda özellikleri vardır, ne demek kendi memleketi hakkında kötü kötü konuşmak. Ara bul kardeşim, gidecek bir yer yokmuş. Başka yerde aklını her şeye kullanırken iyi, Ankara'ya gelince mi tutukluk basıyor? Hiçbir şey bilmiyorsan önce Anıtkabir'e sonra da cumhurbaşkanlığı külliyesine ve kütüphanesine git gez. Can sıkıcı geliyor herhalde.

Kaptancım Maydonozcum tepemin tası attı, bu laflar sana değildi. Aklına gelen her fırsatta her şeye burun kıvıranlaraydı. Ben bu ülkenin millî eğitim bakanı olsam bütün çocuklara ülkesive halkıyla ilgili olumlu konuşma, olumsuz tek kelime etmeme eğitimi veririm, memurlardan sorumlu kişi olsam herkese kendi ülkesiyle ve insanıyla ilgili olumsuz konuşma cezası yazar bol bol para kazandırırım bu hazineye. Hükûmet demedim, oraya dikkat. Elimizde şöyle muhteşem bir memleket var da alabildiğine burun kıvırıyoruz, çok büyük kıymet bilmezlik bence.
-5
muhayyer divan
(28.02.26)
7 gobek ankaraliyim. ankara'yi severim. ancak durust olmak lazim yapacak bir sey yok.

kaleye gittin, eski sokaklari gezdin, amm'yi ve belli basli birkac muzeyi gordun, anitkabir'i gezdin. bitti. gecmis olsun.

yani bir manzarasi bir guzelligi yok. belki cok zorlarsak golbasi, ahlatlibel taraflari mesire yeri gibi diyebiliriz. ama denizle istanbul, ege, akdenizle kiyaslanmaz.
0
antikadimag
(28.02.26)
(17)

Saç nasıl uzar?

Kahvedesu
Kuaför kurbanıyım. Saçım hala uzamadı. Erkek gibi kısa şu an.
Kuaför kurbanıyım. Saçım hala uzamadı. Erkek gibi kısa şu an.
0
Kahvedesu
(27.02.26)
Kestirmeyince/kesmeyince kendiliğinden uzuyor, bende öyle oldu en azından, ekstra bir şey yapmadım.
+1
kizil karga
(27.02.26)
Karga -1

2-3 ayda bir kestirmeniz lazım hızlı ve sağlıklı uzaması için.
0
auroraaurora
(27.02.26)
Biberiye suyu falan diyorlar? Yağı var.
+1
🌸Kahvedesu
(27.02.26)
her gün yıkamak uzatır ama sonra buna alışmasın.
0
gabe h coud
(27.02.26)
Demir, çinko, B12 ve D vitamini seviyelerine baktırıp eğer bunlar eksikse takviye kullanmak. Protein ağırlıklı beslenmek.

Bakım yağları, biberiye suları falan aman aman fayda sağlamıyor. En azından benim deneyimim o yönde
+3
kullanicadi
(27.02.26)
Bu da uzatır.

www.narecza.com

erkek versiyonunu kullanıyorum.
0
gabe h coud
(27.02.26)
İlaç da kullanmam ya:)) Uzamıyorsa, dışa dönmesine çözüm bulalım.
0
🌸Kahvedesu
(27.02.26)
biotin 5000 mg
çiğ kabak çekirdeği
çiğ kaju
+1
HellKeePer
(27.02.26)
Bekleyerek uzar,başka yolu yok.1-2 yıl sabredeceksin.saçı beline kadar erkek tarafıyım.
0
duptıs
(27.02.26)
Belime değil, Kulak memesinin altına gelsin ya.
0
🌸Kahvedesu
(27.02.26)
Tamam arıyorum şimdi en kısa sürede gelsin diye.

Sakın kuaföre gitme,kırık alıyprum diye kuşa çevirirler yine.sal kendi haline.bırak yanları kabarsın ,taç al bir tane maymun jackson donemini onunla atlat.yaz ortasına bu iş tamam olur.
0
duptıs
(27.02.26)
wax diye bi ürün vardı
-1
iwillsee
(27.02.26)
Saç uzaması için ilaç kullanmak değil aslında. Çinko, demir ve birkaç vitamin zımbırtısından sonra tırnaklarımın kırılması vs durup saçlarım daha hızlı daha güzel uzamaya başlamıştı. Değerlerinize de bu bahaneyle baktırmış olursunuz. Özellikle tırnak için neler neler yapmıştım da işe yaramamıştı. İki vitaminle çözülüyormuş meğerse.
Diğer önerim sık ılık suyla yıkamak. Bence su uzatıyor saçı.
Sonuncu önerim de medikal şeyler yaptırmanız. Bunların fiyatı uçuk ama işe yarıyorlar ya. Kök hücresi de yarıyor prpsi de. Hiçbiri saça boğmuyor insanı okey de, eldekini en iyi yapıyor işte.
+1
asue
(27.02.26)
Önerilerim;
Şampuana E,D,B vitaminleri eklemek.
Bioxcin Argan Yağı ve Biberiye sütü kullanmak.

Süt ve yağı aynı anda kullanmıyorum ikisini de nemli saça kullandığım için dönüşümlü gidiyorum, saçımı her gün yıkamıyorum bir iki gün kendi yağıyla durmasına da izin veriyorum.
Saçlarım çok hızlı uzar o kadar hızlı uzuyor ki utanmasam kahküllerimi 10 günde bir kısaltacağım, direnip gözümün altına gelene kadar bekliyorum :/
0
mutekebbir
(27.02.26)
Link verdiğim ilaç değil. Şişkotluk yapma al.
0
gabe h coud
(27.02.26)
haftada 1-2 defa susam yağı sür yarım saat bekle sonra şampuanla yıka
saçı besler gürleşir ve uzar . sonra bana teşekkür edersin .

revigen şampuan öneririm internette eczanelerden daha ucuz ben de hep internetten alıyorum .
0
devilone
(27.02.26)
Kafayı öne eğip gece yatmadan masaj yapmak ve saç derisini uyarmak kesinlikle uzamayi hızlandırıyor. Hem gevşetici de oluyor, deneyiniz.
0
buzbebek
(28.02.26)
(42)

Vajinal doğum mu sezaryen mi?

sacrilegious
Merhaba,Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden? Tamamen meraktan soruyorum.Teşekkürler
Merhaba,

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden?

Tamamen meraktan soruyorum.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(24.02.26)
Sezaryen... rahat... saati belli, riski belli
+1
üğpoıuy
(24.02.26)
Vajinal mümkünse.

Direkt ayaklanabiliyorsun.
+2
Purple life
(24.02.26)
vajinal.
standartize edilmemis epizyotomisiz.
zaten tibbi bir gereklilik olmadigi takdirde secme hakkimiz da olmuyor yasadigim yerde.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Vajinal

Abartıldığı kadar bişi yok iki kez yaptım. Doğumhaneden yürüyerek çıktım, kimseye ihtiyacım olmadı. Sezaryen bana göre değil
+10
kullanicadi
(24.02.26)
Vajinal yaptım. Yine olsa aynısını tercih ederim.
Tüm sürece hakimsin.
Toparlanma daha hızlı.
+3
duhan
(24.02.26)
Ablam da esi de uzman hekim, ablam sezaryenle dogurdu. Sebebi vajinal dogumun daha kaotik/belirsiz olmasi ve plansiz sekilde hastanede rastgele denk gelen ekiple dogum yapmak istememesi.
+1
ghilleinthemist
(24.02.26)
Erkek tarafıyım ama bı konu hakkında diyeceğim bazı şeyler olacak haliyle.
Sene doksanlarda kadınlara /ailelere kolaylık rahatlık diye diye yedirildi bu doğum şekli. Böyle doğum yapanlara özendi bir çok kadın.
Bunda doğum sınırı en fazla 3 diye biliyorum.
Yine o dönemlerde sürekli doğum kontrol, üreme sağlığı vs konularla ilgili sürüyle reklam , ilan vs programlar vardı.
Şimdi geldiğimiz nokta, dünyada doğum oranlarının artık devletleri bile olumsuz etkileyecek derecede düşmesi.
Evliliklerin azalması, boşanmaların artması ve kadının iş hayatıyla birlikte yalnızlaşması ayrı konu ama bundan tamamiyle bağımsız da değil .
Tüm bunlar tesadüf değil, bir plan dahilinde gerçekleşiyor.

Büyükbaş hayvanlarda da deney yapılmış sezeryan doğumuyla ilgili.
hayvanın doğurduğu yavrusuna ilgisiz kaldığı gözlemlenmiş.

Doğal doğum, kadının zihni fonksiyonlarını da olumlu etkiliyor. Bununla ilgili zamanında bir kaynak okumuştum.
-20
diyecevaplandı
(24.02.26)
bizdeki vajinal doğum dayatmasının temel nedeni kadını daha çok çocuk yapmaya zorlamak. sezaryen doğumun 2, maks 3 le sınırlı olması. bunların istediği 4-5-6 gittiği kadar.
-4
my fault
(24.02.26)
oglumun dogumuna girdim. erkek gozuyle sezeryan diyorum.
zira normal dogum alt takimi dagitiyor, bir daha da toparlanmiyor.
-2
cooperr
(24.02.26)
Hayattaki şansımı burda kullanmış olabilirim. Sezaryen yaptım. Doğum zamanı yaklaştıkça korkuyla bekliyordum, doktorum o kadar tatlı bir kadındı ki seçme hakkım olmamasına rağmen sende travma yaratmak istemiyorum dedi ve ameliyata aldı. Yan odada vajinal doğum yapmaya çalışan kadının çığlıkları ve ağlaması hala kulağımda. Sonuçta onu da sezaryene aldılar. Vajinal doğum yapıldığı halde dikiş atılan bir çok kişiyle de konuştuğum için ameliyat ağrısı sızısı umurumda olmadı.
0
ekimoloji
(24.02.26)
eğer işin ehli bir doktoraa gelirseniz sezeryan. öncesinde de emizrmeyle ilgili kendinizi geliştirin. sezeryanla 2-3 çocuk doğum olabiliyor. zaten bu devirde 3 ten fazla çocuk yapıp hakkıyla bakmak ortaya atmamak zor. ayrıca doğum şeklinden ziyade doğumdan sonra anneye mental ve fiziksel destek olunmasıi kaynana terörünün olmaması gibi faktörler çok daha önemlidir ama erkekler böyle konuları konuşmayıs evmez. onun yerine bilmedikleri vajina hakkında ahkam kesmeyi tercih ederler.
+2
iwillsee
(24.02.26)
Epiduralli vajinal doğum. Doğumum da baya uzun sürdü aslında ama sancıları hissetmediğim için prensesler gibi bekledim sakince
+5
mezzosprite
(24.02.26)
İsteyerek sezaryen yaptım. Yine olsa yine sezaryen yaparım. Vajinalde o kadar fazla komplikasyon riski var ki niye bunu göze alayım? Ayrıca sorunsuz doğum gerçekleşse bile kesisiz doğum çok az. Ben karnımdaki dikiş iziyle mutluyum. Bir de çok sık görüyorum vajinal doğumda hemoroid olan bir ton insan var öfff.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
Sezaryen tabii ki.
Annem ve teyzem çişini tutamıyor. Diğer teyzem kadın hastalıklarından iki ameliyat geçirdi üç ay kadının ne çektiğini gördüm bitti zaten benim için bu olay. Bunun kanaması var, omuz sıkışması var.. Ya makasla cart diye kesiyorlar kadını dahası var mı?
Ayrıca çok güzel doğurdum öyle güzel doğurdum doymadım daha da doğurdumcular bir kadın olarak beni sadece mutlu ederler ama ben hissizlik riskini de alamam, vajinamı da kestirmem, vajinoplasti için de doktor doktor gezmeyeceğim. Ne idüğü belirsiz şizofrenik hadsiz ve terbiyesiz erkeklere malzeme verir bazı yorumlar. Başka da hiçbir işe yaramaz.
Gerçekler çoğu kadın için çiş tutamama, hissizlik, yırtıklar, kesiler, enfeksiyon ve kanama riski, hemoroid, vajinoplasti ve daha fazlası.. hiç gerek yok bu türden risklere. Manken değilim oyuncu değilim. En fazla silik bir iz kalır ki gururla taşırım onu da.
Tercihim paşalar gibi sezaryen olacak. Başka bir seçenek yok benim için.
+1
asue
(25.02.26)
Bizim ülkemiz = Türkiye olduğunu varsayarak diyebilirim ki çalışıtığım 4 ülke içinde ve istatistiklerini bildiğim sayısız ülke içinde sezaryen rekortmeni Türkiye. Üstelik açık ara. Türkiye'de sezaryen oranı %64. AB ortalaması %22. Bunu yükselten de Yunanistan (%60) ve Güney Kıbrıs (%55 ile) ve Romanya (%44). Böyle mi olur "bizim ülkemizde vajinal doğuma zorlanıyorlar" istatistiği? İyi ki zorlamışlar yani.

Sezaryende sınır 3 diye bir şey yok, bu her kadında farklılık gösterir çünkü her ameliyat farklıdır. . Uterin insizyonların durumu, intraoperatif veya postoperatif komplikasyon öyküsü, adezyon, plasental yerleşim anomalileri, kanama riski gibi çok sayıda faktör söz konusu.
Sezaryen majör bir cerrahi ameliyattır ve vajinal doğumdan daha fazla risk barındırır, tromboemboli, anesteziye bağlı komplikasyonlar, sonraki gebeliklerde plasenta previa ya da plasenta akreta spektrum bozuklukları, vb.
Vajinal hissizlik sık rastlanan bir komplikasyon değildir ve çoğu zaman düzelir. Sezaryende hissizlik oluşma riski daha yüksektir. Karın bölgesinde sinir kesilerine bağlı olarak uzun süreli ya da kalıcı uyuşukluk daha sık görülür.
Çiş kaçırmanın tedavisi %90 bol kegel egzersizidir. Nadir durumda fizyo terapi, çok çok nadir cerrahi perasyondur. Gebelik başlı başına pelvik tabanı zorlar, sadece doğum şekli belirleyici değildir.
Burada sezaryen gerekçesi olarak gösterilen birçok sebep esasen tembellik ve korku.
+2
alice in potatoland
(25.02.26)
ilk kızımız normal, ikinci sezaryendi. eşime sordum soruyu. cevap; yüzde 1 milyon, 1 milyar sezaryen dedi.
+3
ground
(25.02.26)
Offff anesteziye bağlı komplikasyon mu? Bademcik ameliyatı olanda da var o. Sezaryende çocuğun orası burası sıkıştığı için sakat kalan kimseyi de görmedim. Vajinal doğumda maalesef bu tür ufak tefek şeyler olabiliyor. Bizzat tanıdığım bir çocuk hala bir kolunu kullanamıyor.
Nasıl komplikasyon ama? Ya da oksijensiz kalıp zihinsel engelli bir çocuğunuz da olabilir. Olur öyle şeyler.

Vajinal hissizlik mi karnınızın ufak bir kısmını hissedememek mi? Tabii ki vajinal hissizliği seçiyoruz çünkü doğal olan o. Totonuza kadar kessinler de doğallığı dibine kadar yaşayın o ara hemoroidinizle de aşk yaşarsınız dikişler arasında.

Modern tıbbın bütün nimetlerinden yararlanıp iş doğuma gelince öyle olmuyor niyeyse. He çünkü korkuyoruz ve tembeliz tamam. AB ülkelerine de kafam girsin ayrıca :)
+2
sadakatsiz
(25.02.26)
vajinal doğumun çocuğun bağışıklık sistemine destek olduğuna dair çalışmalar var. bi bakın isterseniz...
+1
merhum
(25.02.26)
@sadakatsız, tıp fakültesi belgeni de buraya atarsan harika olur bu kadar bilgi içerikli bir yorumdan sonra.
Çünkü ben doktor olarak yazdım :)
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Ahaha yahu ne alakası var diplomayla? Doktor olmuşsunuz tebrikler biz aciz kullar ne bilebiliriz ki sizin gibi minik tanrıların yanında😂 yazdıklarımın neresi yanlış tam olarak? Hepsi gördüğüm, duyduğum şeyler bir tarafından uydurmadım. Doktorsanız tamam ya özür dilerim yanlış görüp duymuşumdur😂
-5
sadakatsiz
(25.02.26)
bağışıklık sistemine destek olsun diye vajinal doğum yapan anneye kreşe başlayan çocuk şoku :D

sezaryen doğum yaptım. yine olsa yine sezaryeni seçerdim. devlet hastanesinde doğum yapmış olsam kesin şu an travmalardan travma beğeniyor olurdum ve berbat doğum anılarım olurdu. benim psikolojik durumum bunu kaldırmaya müsait değil bence. kaldı ki aklım almıyor zaten vajinal doğumu. neden kendime eziyet edeyim. kimisi de sezaryenden korkuyor mesela. karnınızı neredeyse boydan boya kesiyorlar, bildiğin açık ameliyat gibi. ama bana o an daha az korkutucu geldi valla. tembel ve korkak olduğum için sezaryeni istemiş olmam başkasını neden ilgilendirsin bunu anlayamıyorum. sebeplerimizin daha ulvi amaçlara hizmet etmesi gibi bi amacımız yok. bize hizmet etsin yeter.
+6
elorelia
(25.02.26)
Biz zavallı doktorlar o kadar okul okuduk ama bilmiyorduk zaten normal doğumda da komplikasyonlar olduğunu, çok afedersiniz, sizler fasulye kırarken bunları anlattınız da öğrendik, aydınlandık şu an.
Yazdıklarınız, dediğiniz gibi "görüp duydum" üstüne olduğu için yanlış ya da şöyle diyeyim, ciddiye alınacak şeyler değil. "Heh benim kayınpederimde de bu vardı, bir baktık ikiz doğurdu" kıvamında.
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Yahu ne fasülyesi ne diyorsun allah aşkına? Gördüm duydum dediklerimi ufo gördüm seviyesine indirmeyi bırak da vajinalde yazdıklarım var mı yok mu sen söyle. Sezaryende çocuğun engelli kalma oranını da yaz aydınlanmış olalım. Egoya bak ya biz fasülye kırarken tıp okuyormuş biz de mağaradan yeni çıktık okuma yazmayı henüz öğrendik zaten.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
dünya doktorlar ve fasulye ayıklayanlar diye ikiye ayrılıyormuş. öğrenmiş olduk. düşünsene böyle bir doktora muayene oluyorsun. çevrendeki çoğu kadının vajinal doğum travması var. korkularından bahsediyorsun. ve sana sen git fasulye ayıkla, doğum işini bana bırak filan diyor. ne kadar hoş.
+1
elorelia
(25.02.26)
Kendi yaşadığınız ya da yaşamayı seçtiğiniz deneyimi doğrulamak için karşı tarafa saldırmak zorunda değilsiniz. Bilimsel araştırmalara göre vajinal doğum daha az komplikasyon içerir, tıbbi bir gerçek neden inkar edilmeye çalışılır anlayamıyorum. Ama vajinal doğumun mümkün olmadığı durumlar vardır, sezaryen hayat kurtarır. Anne bebek ölüm oranlarının eskisi kadar yüksek olmamasının sebeplerinden birisi sezaryendir. Gerçekten sezaryen olması gereken birisi normal doğuma zorlanamaz. Bebek ters geliyordur, kordon dolanmıştır vs yani neden bile bile lades yapılsın ki? Ya da kadın açık açık korkuyordur, isteğe bağlı sezaryen olmak istemiştir, ülkemizde buna izin veriliyordur kişi sezaryen de olabilir. Kimseyi de ilgilendirmez. Herkesin kendi kararı, doğum şekli üzerinden de kavga etmeyin pls

Bunun dışında hamileliğinde çok fazla kg alan ve pelvik taban egzersizleri yapmayan bir kadın sezaryen olsa bile ileride idrar kaçırabilir, nefes egzersizi, lamaze vs bilmeyen doğuma hazırlık yapmayan birisi nasıl push yapması gerektiğini bilemez hemoroid yaşayabilir, perineal hazırlık yapmayı bilmeyen birisi epizyotomi ya da deşürir yaşayabilir. Hazırlığını yapan birisi ise hiçbir olumsuz durum yaşamayabilir. Kötü ve uç örneklerden bahsederek potansiyel anne adaylarını germeye hiç gerek yok, doktor değilim ama bir hastalık hastası olarak tıp bilgime ve medikal okur yazarlığıma güvenirim. Ben çabuk toparlanmayı seçtim, bana bakmaya gelebilecek bir annem ya da kardeşim yoktu, hemen ayaklanmam lazımdı. Ne hamilelik ne de doğum anlamında hiçbir komplikasyon yaşamadım, hatta doğumumu pozitif bir deneyim olarak görüyorum, beni mahveden lohusalık oldu sjshsh
+10
kullanicadi
(25.02.26)
Doktora da "gordum diyoruuum anliyor musuuun" diyerek cevap vereni de ilk kez goruyorum sanki doktor o riskleri "gormemis" gibi swh.
Benim hanim 3 dogum yapti. 2 defa normal denen vajinal dogum. Dogumhaneden ikisinde de bebek kucaginda yuruyerek cikti.
Ucuncu hamilelikte bebek plasentadan ciktigi icin ambulansla hastaneye gittik acil sezaryene aldilar yasama sansi %20 dediler. Cok sukur her ikisi de kurtuldu ama hanim 4 ay ayaga kalkamadi, tam olarak koturum kaldi. Tekerlekli sandalye aldik, ayagini kaldirip esofman altini giyemiyordu. Ayaktaki his tamamen kayboldu. 4. aydan sonra 1 sene boyunca haftada 4 gun fizyoterapi gordu. Ne ilaci veriyorlarsa omurganin icine onu kotu yapmislar. Sag ayaginda nisan'da uc sene olacak ama hala hissetmedigi kisimlar var.
Ama siz gene sezaryen yapin guvenle, sozluk yazarlari "gormus". Yalan soylemiyorlardir elbette. Korku hikayesi ariyorsaniz buyrun burdan yakin.
Boyle engin tibbi bilgiyle bu kadar rahat insanlari sezaryane yonlendirmek ve bunu guvenli diyerek yapmak anca cahil ozguveni olur.
+5
sucvecezve
(25.02.26)
sezaryen.
ama neden bu seçimler sanki turşu limonlu mu olur sirkeli mi olur muhabbetine döndü ya. sezaryen ya da vajinal doğum seçimi tamamen kişisel değil mi? her hasta ayrı değerlendirilmez mi? iyice kahve muhabbetine döndü.
neyse.

sezaryenden çıktığım günün ikindisinde koridorda turlarken yan odadan gelen sancı çığlıklarını unutamıyorum. sezaryen haricinde farklı büyük ameliyatlar da geçirdim, o an ki çığlıkları duyduğumda korktuğum kadar korkmadım ya.

benim vücudum ve sahip olduğum rahatsızlıklar vajinal doğumun kolay geçmeyeceğine işaret ediyordu. düşünmeden sezaryen seçtim. sütüm anında geldi. hemen ayaklandım.
bir de süt gelmez diyenler kesin bir şeymiş gibi yazıp duruyor. aynı şekilde sezaryen olup sütü hemen gelen arkadaşlarım da oldu. insanların üzerine baskı yapıp durmayın artık.
+3
rayde
(25.02.26)
Vatandaş erkek olarak yorum yapayım. Mümkünse vajinal. Vajinal doğum yapanın 2 saat sonra ayağa kalktığını gördüm ama sezaryen olan ayağa kalkamıyordu.
-5
arbre
(25.02.26)
sezeryan olarak dogum yapan 3 kisi tanidim ertesi gun ayaktaydilar. hadi bakalim cik isin icinden nasil cikiyorsan ;d
0
Boris
(25.02.26)
Ben acil sezaryen oldum, bana kalsa vajinali seçerdim. Sezaryenden sonra (ki bebeğim küvözdeydi aktif olarak bebek bakmak zorunda değildim ona rağmen) çok ağrım oldu. Öksüremedim, oturup kalkamadım.
Bir anlık acı mı, minimum 1 haftalık ağrı mı deseler vajinali seçerim.
+6
wild honey suckle
(25.02.26)
İki kez epiduralsiz vajinal doğum yaptım, korkunç bir acı ama yine olsa yine vajinal derim.

Benim düşünceme göre tıbbi bir gereklilik yoksa sezaryen ''benim için'' bir seçenek değildi; vajinal doğum özellikle deneyimlemek istediğim bir şeydi. Tıbbi gereklilik olursa elbette ki neden olmasın?

Ben sürecin bebek tarafından başlatılması gerektiğine inançla ve bedenimin beni yönlendireceğini düşünerek girdim iki doğumuma da. Zaten vajinal doğumu kendim için tek seçenek görmemin sebebi de bu inancım ve merakımdı. Bebeklerin doğum kanalında ilerlemek adına kendilerini nasıl konumlandırdıklarına dair birkaç bir şey izlemiştim ve mucizevi gelmişti. Doğum kaç saat sürecek mesela, doktor ıkın demeden ıkınma isteğim olacak mı, hangi pozisyonda rahat doğurabileceğim gibi gibi meraklarım vardı. Öğrendim bitti.

Emzirmek, anneye psikolojik ve fiziki destek, doğum sonrası depresyon farkındalığı, ev içi sorumluluk paylaşımı gibi konular, doğum şekli tercihi konusunu önemsizleştirdi sonradan
+7
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Tembel, korkak… Üslup bu işte. Sonra bu türden kişilere gidip de bebeğimizi kendimizi emanet edeceğiz öyle mi? Ya doğum zor geçse abartıyorsun yaparken düşünseydin de der bu zihniyet.
O kadar korkutucu ki bir kadın için şu olay.
Neyse. Çalışkan ve doğumdan hemen iki saat sonra eşine ailesine dünyaya hizmet etmesi için ayaklanması gereken kişiler bu şekilde doğursun. Benim hemen ayaklanmama gerek yok. Tembel tembel doğuracağım ben.
+1
asue
(25.02.26)
Ben zorunlu sezaryen oldum ama vajinal tercih ederdim. Daha hızlı iyileşme süreci için. Bir de doğal yollardan olması daha iyi gibi geliyor. Sezaryende süt hemen gelmiyor vs.
İmkanım olsa vajinal isterdim.
+8
kaptan maydanoz
(25.02.26)
her şey olağan ve düzgün gidiyorsa vajinali seçerim. alice’in dedikleri istatistiksel olarak bana mantıklı geldi; sezaryende daha çok komplikasyon duydum. yine de her doğum farklıdır, tercihim bir yönde diye diğer yönü eleştirmem.
+3
eileengray
(25.02.26)
duyuru kullanicisi ortalamasina bu duyuru cevaplari ve oylama sonrasi benim icin "vajinal dogum sempatizani" da eklendi. soruyu soran arkadasa tesekkuru borc bilirim.
e$ kontenjanindan duyurudan haberdar olan eni$telere acidim, cocuk sonrasi hicbirsey eskisi gibi olmayacak :D
-2
cooperr
(25.02.26)
Şu duyuruyu hortlatmadan geçemicem. Doçent olan jinekoloğum 2 dogumunu da sezaryen "tercih" etmisti. Vajinal dogum yapan cok az kadin dogumcu gorürsün demisti @ghil +1. Diplomasi ve doktorasi sahte diilse
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
Anal doğum en değişiği bence
-2
runaway
(27.02.26)
Benim doktorum da sezaryen olmuştu. Yine olsa yine sezaryen diyordu :) bunun bir istatistiği olsa da görsek keşke.

Bu arada doktorumuz beni engellemiş :( o gün yazılarını görüyordum ne oldu hıncını alamayıp ertesi gün mü engelledin dkdkdkd halbuse ben evde gariban gariban fasulyemi kırıyordum, boynum bükük kaldı :((
0
sadakatsiz
(27.02.26)
benim jinekologumun (erkek) üc cocugu var. ücü de vajinal dogmus. bu kadar tehlikeli ve kötü olsa kendi karisina nice vajnal dogum yaptirtsin üc defa? diplomasi falan da sahte degil. birkac sene boyunca da ülkenin en iyi jinekologu secilmis. n'alaka?
vajinal dogum bu kadar kötü olsa tüm dünyada herkese standart sezaryen yapar gecerlerdi. 30 saat boyunca kadinlarin cigligini cekmeye cok merakli degildir doktorlar da, ebeler de.
ayrica argumentum ad verecundiam bir tartisma modeli degil. siz sezaryen yapmis olabilirsiniz ve bu konuda jinekologunuzdan tavsiyeler dinlemis olabilirsiniz ama bu, sizi bu konuda yetkin kilmiyor ve tartisma biciminizin epistemolojik hata barindirdigi gercegini degistirmiyor.

op'ye tekrar el cevap: ben, vajinal. epizyotomi de standart degil. hatta perineal yirtik cerrahi kesiye tercih ediliyor. bunu ögrendigim zaman bir panikle duyuruda "dogum esnasinda artik epizyotomi rutin olarak uygulanmiyormus" baslikli bir korku duyurusu acmistim, o soruma da 8-10 yanit almistim duyuru doktorlarindan (hayir, alice potatoland bunlardan biri degildi ama galiba elorelia vardi yanitlayanlar icinde, emin degilim kendisi doktor mu degil mi, belki hatirlar o sorumu) ve hepsi uygulamanin cok dogru oldugundan bahsetmislerdi. bu kadar kötüyse neden dogru oldugunu söylüyorlar o zaman? bu ne perhiz bu ne lahana tursunu? bütün kötü doktorlar bize denk geldi de bütün mükemmel doktorlar, harika doktorlar sezaryencilere mi denk geldi? duyuruyu da buraya linklemek isterdim ancak sildigim icin linkleyemiyorum ama googleladigimda hala duyuru basligi ön izlemesi görülüyor. inanmakta güclük ceken varsa buyursun googlelasin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Burda herkes insan gibi yorumunu yaparken doktor hanım gelip sezaryen korkak ve tembellerin işidir gibi bir laf edince ortalık gerildi zaten. Bir doktor böyle konuşmamalı değil mi? Ya da siz fasülye kırarken ben tıp okuyordum!!1 diye çıldırmamalı. Ben mesela bir çocuk doktoru olarak daha kendi çocuğunun bacağındaki kırığı fark edememişsin heeyy doktor hanım diyerek aşağılamaya çalışmadım. Çünkü neden ayıp.

Neyse saydığım riskler zaten çok çok düşük ihtimaller. Doğuma kadar zaten bir sıkıntı olacak durum oluşursa sezaryene geçiyorlar. Ama bu çok çok düşük olan riskler neden benim başıma gelmesin? Bence gelebilirdi. Çocuğuma bir şey olabilirdi? Tek bir deneyim bile beni korkutmaya yetti, belirsizlik istemedim. Her şeyin sıkıntısız geçeceğinden emin olmak istedim. Bu bu kadar yani.
+1
sadakatsiz
(28.02.26)
"Doktor oldugum icin.." dendiğinden baska bir alan doktoru görüşü ekledim. Sezaryen 'dogru' olandır demiyorum hatta vajinal doğumun bu kadar canhıraş savunulmasi ayni oranda anlamsiz geldi. Sanirim vajinalciler VS. tembel ve korkaklar gibi gormeye basladiginiz icin de tum cevap yazanlari tek potada erittiniz :) bu kamplasma cok garip bu duyuru icin

Bir de Türkiyede doğum sekli tartismalari ciktiginda doktorlar sezaryen orani fazlaligini malpraktis ile de acikliyorlardi. Bunun sebebini de merak ettim örneğin
0
üğpoıuy
(28.02.26)
cocugum yok, tecrübe etmedim, ancak kararsızım.
sonuçta bir ameliyat olduğu, anestezi ve daha birçok şeyle ilişkili komplikasyon riski daha yüksek olduğu, iyileşme evresinin zorluğu ve doğumun esasen doğal bir süreç olması ve mecbur kalınmadıkça dış müdahale gerektirmemesi gibi sebeplerle sezaryene mesafeli gibiyim. ancak al vajinal doğum yap deseler onu da yapabilir miyim bilmiyorum, zor iş. annem hem vajinal hem sezaryen doğum yapmış, sezaryeni tercih ettiğini söyler hep.
jinekoloğum da vajinal doğum karşıtı desem yeridir, çocuğu etkileyebilecek komplikasyon riskleri barındırdığı için vajinali mantıklı bulmadığını ve tercih etmediğini söylüyor.
eşim hekim, o da hekim gözüyle vajinal yanlısı ama dediğim gibi jinekoloğum bu işte uzman biri olarak sezaryenci.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.03.26)
(7)

Yurtiçi deniz tatili önerisi

neden beni sevmedin
çift olarak yurtiçinde hiç deniz tatili yapmadık. herşey dahil, kendi güzel bir kumsalı olan bir otelde 3 gece kalmalı kısa bir deniz tatili yapmak istiyoruz.önceliğimiz Fethiye tarafları. tarih olarak haziranın ilk haftası olmalı.istanbul'dan gideceğiz (araçsız). evli değiliz, evlilik cüzdanı işler
çift olarak yurtiçinde hiç deniz tatili yapmadık.
herşey dahil, kendi güzel bir kumsalı olan bir otelde 3 gece kalmalı kısa bir deniz tatili yapmak istiyoruz.
önceliğimiz Fethiye tarafları. tarih olarak haziranın ilk haftası olmalı.
istanbul'dan gideceğiz (araçsız). evli değiliz, evlilik cüzdanı işleri nasıl oluyor pek bilmiyorum.

hem bölge, hem otel hem de tur şirketi vs her konuda tavsiyenizi almak isteriz.
teşekkürler.
0
neden beni sevmedin
(21.02.26)
Geçen yıl Ets'den almıştım. Tavsiye ederim. Yardımcı oluyorlar. Antalya konusunda bilgi verebilirim. Evli olmaya gerek yok.
-3
arbre
(21.02.26)
@arbre, teşekkürler. takibi Antlaya için de bilgi alabiliriz.
0
🌸neden beni sevmedin
(21.02.26)
Kemer tavsiye ederim. Denizi, doğası çok iyi. Merkezdeki oteller (Muratpaşa) genelde 5 yıldızlı olur ve fiyat çok yüksek olur. Denizi iyi değil bence. Alanya da iyi sayılmaz. Kaş çok uzak olur size. Kemer havalimanından 1 saat. Haziran için şimdi rezervasyon gerekir. En yoğun zaman.
-4
arbre
(21.02.26)
haziranda en rahat antalya olur. ege bodrum,didim dışında soğuktur.
0
mikahakkinen
(21.02.26)
haziranın ilk haftasında alanyaya gittim. hava da deniz de sıcaktı. tatilbudurla gitmiştim. tatil esnasında acentadan eleman gelip tatilin nasıl geçtiğini soruyor, ilgileniyor, tekne turu, safari ve gezi turları vs hakkında bilgi veriyor.

alanyayı çok seviyorum. gezecek yer çok. tavsiye ederim. yüksek puanlı beş yıldızlı bir otel üzmez sizi.
0
yurtsuz john
(21.02.26)
Evlilik cüzdani filan sorun olmuyor.

Ben club&hotel Letoonia cok begenmistim. Eski bi otel oldugu icin yesilligi vs harika.

Haziran basi belki Bodrum soguk olabilir denizi ama Bodrumdan güney her yer ok.
0
kuehles blondes
(21.02.26)
7 yıl önce çıralıyı çok beğenmiştim ama şimdi nasıl bilemiyorum
0
iwillsee
(22.02.26)
(16)

Doğum sonrası ilk hafta

sacrilegious
Merhaba,Daha önce doğum yapmış annelere bir sorum var. Annem ve kız kardeşim doğumum için şehir dışından gelecekler. Annem öyle çok elinden iş gelen biri değil. Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider. Eleşti
Merhaba,

Daha önce doğum yapmış annelere bir sorum var. Annem ve kız kardeşim doğumum için şehir dışından gelecekler. Annem öyle çok elinden iş gelen biri değil. Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider. Eleştirdiğim bir durum değil, bir beklentim olduğundan da değil, yani zaten bana özel bir durum da değil biraz karakteri öyle… baktığınızda o da bize genelde maddi olarak destek oluyor hakkını yiyemem, her neyse durum böyle. kardeşim sağolsun elinden geleni yapar geldiğinde, anneme de hizmet eder vs. zaten beraber yaşıyorlar, kabullenmiş o durumu. Her geldiklerinde bir posta didişirler zaten yüksek sesle bi anda ev kümese döner sonra sakinleşirler falan.

sorun şu: ben annemle kardeşime dedim ki, doğuma gelmenizi isterim ama sonrasında kalmanıza gerek yok. Eşim 10 gün izinli. Bi şekilde hallederiz biz dedim. Onun izni bitince isterseniz gelin kalın asıl o zaman tek kalıcam yardıma ihtiyacım olacak dedim diye kıyamet koptu.

Yahu ev zaten 80m2 sadece oturma odasında 1 tane açılabilen L koltuğumuz var. Orada yatıp kalkacaklar. 2 kedim var. Siz de rahat edemezsiniz ilk hafta bebek hengamesinde dedim. Annem zaten en baştan ben en fazla bi hafta kalabilirim demişti. Vay efendim ben onları istememişim de… herkes annesini istermiş de… kocamla ikimiz nasıl bakacakmışız da… asıl ilk hafta yardıma ihtiyacımız olurmuş da…

Ben ayıp mı ettim? Ev zaten annemin. Kira falan ödemiyoruz. Ondan dolayı ne zaman istersen gel demem gerekiyordu heralde. Çok üzüldüm ya. Hayırsız evlat mıyım? Gerçekten ilk hafta gelmeleri işimizi kolaylaştıracak mıydı sizce?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(19.02.26)
bırak ilk haftayı ilk bir ay yanında durmaları için yalvaracağın bir hal söz klonusu :D
+4
alibilir
(19.02.26)
@alibilir +7 oncelikle. Insan basina gelecegi bilmediginden romantik romantik cekirdek ailemle olayim istiyo ama kesinlikle yardim eden bir kisinin daha olmasi isleri cok kolaylastiriyo.

Ama soylediginde bi gariplik ya da ayip yok. Sen nasil rahat edeceksen, nasil olmasini istiyorsan oyle olmali

Su ailelerin surekli bi seylerden alinmasi işi takribi kac yila son bulur?
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Anneniz iyi kötü sizi yetiştirmiş, iki doğum tecrübesi var, yine de faydası olurdu bence, ilk zamanlar çocuğu yıkamak filan hep tecrübe istiyor. Ama sizin bedeniniz sizin kararınız, çok düşünmeyin bence. Doğum telaşesi der geçiştirirsiniz doğumdan sonra.
0
tiredofwaiting
(19.02.26)
Size anlayış göstermeleri gereken bir dönemdesiniz, doğurdu doğuracak kadına ne diye kıyameti kopartıyorlar? Lohusa olduğunuzda hormonların etkisiyle insanlar daha çok geriliyor, işinize yaramayacak size bir de ekstra bağ olacak insanlar gelmesin anneniz de olsa. Yaşadım biliyorum annem geldi üç ay gitmedi, git de diyemezdim sağ olsun her türlü yardımcı oldu ama bir yandan da her şeye müdahale eden en çok ben bilirim tavrında biri olduğu için burnumdan geldi. Eşimle çok gerildiler, gereksiz yüz göz olmalar yaşandı.
İyi kötü anne baba olacak yaşa gelmişsiniz, bence altından kalkabilirsiniz. Eşinizin izni bitince ablanızın gelmesi daha makul görünüyor.
+5
ekimoloji
(19.02.26)
Bence tecrübeli bir anne tecrübesiz 10 babaya bedel bebek için.
-3
benaslindayohum
(19.02.26)
annenizin karakterinden bağımsız çok doğru yoldasınız. hem halledersiniz hem de bu üçünüzün bağlanması için de çok önemli bir dönem. buzluk stoğu önemli ama, ya da eş dost yemek getirebilirse çok iyi olur ama kimse evde uzun süre kalmamalı bence doğum sonrası, anne kardeş bile olsa. biz biraz da mecburiyetten öyle yaptık ama duyduğum her hikaye bana iyi ki yalnızmışız dedirtti. lohusa kafasıyla en küçük şeyi bile kafaya takacaksınız, rahatsız olacaksınız; evde birilerinin olmasına değil sadece iyileşmeye ve bebeğinize odaklanmaya ihtiyacınız var. halledersiniz bol şans <3
0
mezzosprite
(19.02.26)
anne baba olduktan sonra ilk on gün başkasına ihtiyaç yok bence. kim ne dese batıyor zaten. hatta koca bile batıyor bazen. benim de annem geldi. bir gece sonra yolladım. çünkü yaşlı, yorgun kadın, dinç değil. sürekli koltukta uyukluyor. bir de soğan yeme, sütün acır filan dedi. baktım eşimle de gayet iyi idare ediyoruz. anne sen en iyisi git dedim.

zaten neredeyse sürekli emzireceksin, emzirmediğin anlarda da genelde uyuyor olacak ilk on gün. çok annenlik bir durum yok.

eşin işe başladıktan sonra çağırman doğru olmuş. ama bunu yaptın diye kavga çıkarıyorsa zaten geldiğinde de bi şekilde canını sıkardı.

ama yapılamayacak bir durum yok. biz de ilk on gün eşimleydik. sonra o işe başladı. evet zorlandım ama kendim baktım. zaten anladığım kadarıyla gelse bile yine kısa kalacak, e sonra yine kendin bakacaksın. çok bi manası yok. evi yakın olsa ara ara gündüz gelse daha işe yarar bi yardım olurdu. ama kendin diyorsun yemek yapmaz, hizmet bekler diye. e çocuğa mı bakacaksın annene mi? bi de zaten hormonlar tavan oluyor. sonra soğan yeme dedi diye hüngür hüngür ağlıyorsun vs. öyle bir dönem.

göbek bağı düşmeden yıkanmayacak zaten. silersiniz sadece. sonra da bebek küveti ve file varsa yine yardıma ihtiyaç yok.

bebek kolik vs olur o ayrı. ama normal şartlarda bu yenidoğan döneminde anne ve baba yeterli bence ya.

bu arada annemin tecrübesinden hiç faydalanmadım. çünkü annemin tecrübe 30 yıllık. eskimiş. ablam ve internet sağolsun, onlardan faydalandım. yine de ilk on gün ablamla da aynı evde çocuk bakmak istemezdim. nesi bu kadar korkutuyo anlamadım. ki daha önce bebeklerle ilişkimiz merhaba merhaba şeklindeydi. ilk alt değiştirmesini eşim yaptı hastanede. gerçekten korkulacak bi durum yok.

geçen çocuk ateşlendi ama ilk defa bu kadar yükseldi. gece yapay zeka ile yönettim süreci, eşimi bile uyandırmadım. anneme kırk derece ateşte napayım desem soğuk suya sok diyebilirdi. kendisi anlatıyor, ateşli çocuğu gazeteye sarıp kolonya döküyolarmış vs vs. yani eskilerin tecrübesi de çok matah değil aksine tehlikeli. emziği şekere batırıp vermeye çalışan var, sütün gelmiyo diye darlayan var, susamıştır diye bebeğe su vermeye çalışan var. yani sanırsın hepimizin annesi yenidoğan hemşiresi ha... abartmayalım bu kadar. bakın dediğim gibi aksi durumlar olabilir. ki ben normalde çok panik ve evhamlı bi insanımdır. ama bebeği de en iyi annesi babası bilir ve yetiştirir. korkmayın. bilmeniz gereken hemen her şey internette var zaten. ha destek iyi olmaz mı? tabi ki olur. ama desteğin nasıl olduğu çok önemli işte.
+5
elorelia
(19.02.26)
Bir anne on babaya bedel +1

Annenin gönlünü alıp geri çağır bence. Evde kocan sen ve bebek baş başa kalınca öyle bir panik hali olacak ki sırf psikolojik destek için bile annem kenarda otursaydı diyeceksin.
Bebek öyle emzirdim yatırdım temizledim diye biten bir şey değil.
Lohusa kafasıyla bu tulum ince mi gelir kalın mı diye kocanla tartışacaksın filan ohoo. Anne gelsin.
0
kaptan maydanoz
(19.02.26)
ekimoloji+1000. şimdiden kıyamet kopuyorsa doğum sonrası burnunuzdan gelir. evin kimin üzerine olduğunun bi önemi yok sizin eviniz orası, bebek sizin bebeğiniz. öyle yıkamaya falan da gerek olmuyor zaten göbek düşene kadar, gerek olursa da gerçekten halledersiniz.
bi de gelenler babanın rolünü üstleniyor gibi oluyor, bence bu babaya yapılan büyük bi haksızlık. onun da bebeğine alışması, onu sakinleştirmeyi öğrenmesi, gazını çıkarması, göğsüne yatırıp uyutması lazım. bebeğin onun kokusunu da öğrenmesi lazım.
siz kendinize ve eşinize güveniyorsunuz belli ki, bence olması gereken de bu. halledersiniz
+3
mezzosprite
(19.02.26)
elorelia +1000

annenizin bilgileri eski, çatışma çıkarıp tartışmaya sebep olmaktan başka bi işe yaramaz. siz en güncel bilgileri öğrenmişsinizdir zaten hamilelik sürecinde. çok kadim bir bilgi gerekirse de telefonda öğrenirsiniz.
bebeğin ne giyeceği nerde nasıl yatacağı bellidir. 7 kiloya kadar babadan bir kat fazla. anneniz sarıp sarmalamak isteyecek, belki yastık koymak isteyecek belki üstünü örtmek isteyecek. bu çocuk üşüyor, bu çocuk aç gibi yorumlar özellikle lohusayken insanın sinirini bozuyor yardımcı olmuyor asla.
0
mezzosprite
(19.02.26)
Ayıp etmemişsiniz onlar biraz alınganlık göstermiş. Öncelikle şunu bilin ki ilk on gün/iki hafta bir şekilde geçiyor. Size yardımcı olan birileri olsa rahat geçiyor olmazsa daha zor geçiyor. Sizin durumunuzda kardeşiniz rahat ettirirse ettirir öte türlü size geçmiş olsun. Benim kayınvalidem anlattığınız gibi biri ve ben ne zaman gidecek diye gün sayıyordum.
0
eisberg
(19.02.26)
benim annem de aynı şekilde hastanede kalmasını istemedik diye alınganlık etti, sonunda kalmasına ikna olduk ve iyi ki kalmış dedik hepimizi mor etti :D daha bez değiştirmeyi bilmeyen tecrübesiz anne baba olarak mahvolurmuşuz ki annem bir tane çocuk büyütmüş biri. benim hemşireleri bile eve götüresim gelmişti.
kısaca yanında yörende elinin hemen uzanabileceği bebek bakmayı bilen birinin olması mühim. bu annen olur kardeşin olur komşun olur hiç fark etmez.
ama dersen ki annem yardımdan çok köstek olur yemeği bile ayağına bekler, o zaman gelmesin.
benim annem trip çok atar ama ağrıyan beliyle zor yürümesine rağmen çok da iş yapardı evde, gece kaç kere kalkıp bebeğe bakardı hakkını ödeyemeyiz o açıdan o yüzden alttan aldık hep.
teraziye koy bu şekilde düşün bakalım.
+1
rayde
(19.02.26)
Öncelikle evin annenize ait olması ve kira ödemiyor olmanız konusu ayrı konu, doğumda neye ihtiyacınız olduğu ayrı. Çok rahatsızsanız o evde kira vermemekten onu sonra düşünürsünüz şimdi değil.
Şimdi size kimin iyi geleceğine odaklanın.
Bana annemin olması iyi geldi. Ve iyi gelmesine de biraz şaşırdım açıkçası. Kendi kendimize daha iyi oluruz sanıyodum olmadı. Kayınvalide de destek olur sandım ama geldi ve asla iyi gelmedi. Elinden gelmedi yani. Beceremedi. Ben de kırılır üzülür demeden ama kibar bi şekilde ve yordamınca evine yolcu ettim.
Biraz da yani yaşayıp görmek gerekiyor planlar tutmuyor her zaman.
Herkese iyi gelen şey değişebilir. Önemli olanın "benim neye ihtiyacım var" "bu bana iyi gelir mi/geldi mi" bu sorulardan şaşmamak olduğunu düşünüyorum.
Sağlıkla kucağınıza alın.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(19.02.26)
ayıp şöyle dursun ilk 1 ay anne ve kız kardeşinize aşırı ihtiyacınız olacak hem de aşırı. ayrıca kayınvalideniz gelmiyor diye anlıyorum ve bu sizin için aşırı büyük bir şans. ev küçük olsun önemli değil sizin onlara çok ihtiyacınız olacak ve mevzu yemek yapmaları da değll gerekirse hazır yersiniz. ilk günler ilk haftalar aşırı bir uykusuzluk sorununuz olacak ve karı koca bir noktadan sonra dayanamayacaksınız. 3 saat kesintisizi uyumak için her şeyinizi vereceksiniz işte o anlarda anne ve kardeşiniz devreye girecek. kararınızı tekrar düşünün anneinize ben ettim sen etme kal 1 ay deyin.
0
iwillsee
(19.02.26)
"Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider."
benim hanimin annesi de boyle oldugu icin durumunu anliyorum.

tavsiyem:
+ once annen gelsin, 1 hafta kalip donsun. bir ise yaramayacak ama adet yerini bulsun.
+ sonra kiz kardesin gelsin, yardim etsin. yemek yapilmasi lazim, $ekerli tatli falan, sut gelmesi icin. yoksa sut isinde sikinti olabiliyor.
+ ***kesinlikle ikisi birden gelmesin***

hayirli olsun..
-1
cooperr
(19.02.26)
şeker, şekerli tatlı ya da herhangi bir besin sütü artırmaz. bol su, bol bol emzirme ve ten tene temas artırır. başka bir şeye gerek yok. hatta çoğu doktora göre sürün kalitesi diye bir şey de yok. yani süt süttür. sütüm olsun diye sürekli yemek yemek, tatlı yemek ya da ne bileyim çocuğa geçer diye gaz yapacak (bulgur vs) gıdalardan kaçınmaya gerek yok.
+3
elorelia
(20.02.26)
(12)

hiç tanımadığın birisi ile nasıl konuşulur?

inheritance
annem bir kızın numarasını verdi (kızın da haberi varmış) ara konuş diye. benim de ters anıma geldi olur dedim. şimdi de ara diye sıkıştırıyor. sorun şu ki ne konuşacağımı bilmiyorum. ağzım hiç laf yapmaz. tanıdığım kişilerle bile konuşurken bir yerden sonra konuşacak bir şey bulamıyorum, muhabbet k
annem bir kızın numarasını verdi (kızın da haberi varmış) ara konuş diye. benim de ters anıma geldi olur dedim. şimdi de ara diye sıkıştırıyor. sorun şu ki ne konuşacağımı bilmiyorum. ağzım hiç laf yapmaz. tanıdığım kişilerle bile konuşurken bir yerden sonra konuşacak bir şey bulamıyorum, muhabbet kesiliyor bir yerden sonra. sosyal fobim de var aynı zamanda ve içe kapanık birisiyim.
0
inheritance
(18.02.26)
bu işi kafanda kurarak - hesaplayarak yapamazsın. çünkü sohbet dinamik bir süreç bi anda çok farklı bir kelime kullanır, soru sorar sohbet başka yöne kayabilir.

ilk tanışmada saatlerce konuşmak ilginç konular açmak zorunda değilsin. hatta burada konudan çok ses tonu ve ne kadar arkadaşça tavir takındığın daha önemli.

çok uzatmana gerek yok. kısaca kız hakkında bilgi edin. sonra sen de istersen bir kahve içelim mi ne dersin diye sorarsın.
0
orpheus
(18.02.26)
Mesaj at, muhabbeti biraz ilerlet, sonra ara.
+2
gabe h coud
(18.02.26)
yaşlar kaç?

instagram'dan yürü bence. önce takipleş. sonra mesela kedisi köpeği varsa "aa ne tatlıymış adı ne?" diye oradan başlatırsın.

bir story atmasını beklersin. bir kafeye falan gittiyse oradan konu açarsın ya da film müze her nereye gittiyse oradan konu açarsın.
0
art cat chocolate
(18.02.26)
Abi kızın haberi varsa ne güzel o da durumdan haberdar işte. Arayacaksın diyeceksin ki Ayşe nasılsın ben Ahmet annemden aldım numaranı sanırım konu ile ilgili seninde bilgin var :) Tanışmak için seni rahatsız ettim de sonrası zaten o da ne rahatsızlığı falan dicek oradan buluşmaya gidecek olacak bitecek
+4
ebeş
(18.02.26)
mesaj at arama +1
sonra ararsın veya ses kaydı atarsın. tanımaya çalışacak şeyler sor. ayrca panik yapmana gerek yok senin ağzın laf yapmasa bile kız da bir şeyler sorar anlatır. karşılıklı olur, sürekli sadece senin konuştuğun bi etkinlik değil bu.
0
Sadece soruyorum
(18.02.26)
Yapay zekaya durumu anlat ve konuşma pratikleri yap.
Herhangi bir konu açılmazsa ne gibi konular açabileceğini çalış.
Yani elbette insanın ağzı laf yapınca böyle konuşmalar yapmak çok kolay ve bir anda bu hale gelemezsin ama senden kimse böyle bir şey de beklemiyor.

Mesela kıza şimdiye kadar yediği en güzel tatlının hangisi olduğunu ve nerede yediğini sor. Kimlerle yediğini de sor gidişata göre. Sütlü, şerbetli, çikolatalı tatlılar üzerine devam et konuşmaya. Anlatmaktan çok sorular sor ama sorgu memuru gibi değil de karşısındakinin düşüncelerini, deneyimlerini merak eden bir havada sor. Sana soru sorulmazsa hiçbir şey anlatma, sorulursa da cevaplarını uzatmadan ver.
Sonra o muhabbeti bir şekilde birlikte bir yere tatlı yemeye bağla. Ama herhangi bir gün değil, belirli bir gün.
Haftaya Perşembe iş çıkışı veya pazar günü öğleden sonra gibi net bir zaman için teklif et, uygun değilse başka bir zaman öner vs.

Ben tatlıyı örnek olarak verdim sınırsız sayıda başka konular da var.

Ama telefonda bence yaşın kaç, kaç kardeşsiniz, çocuk istiyor musun, kendini 5 yıl sonra nerede görüyorsun gibi muhabbetlere girmemeye çalış.

Hayırlı olsun, düğün davetiyenizi bekliyorum ama müsait değilim katılamayacağım maalesef.
0
michael_knight
(18.02.26)
Böyle şeylerin en kolay ve samimi kaçışı, hissettiklerini aynen burada anlattığın gibi dümdüz anlatmak. Diyeceksin ki merhaba ben şu, aslında böyle şeylere karşıyım ama dalgın bir anıma denk geldi ararım demiş bulundum, hiç tanışıklık olmayınca da konuşamıyorum açıkçası, bir yerde kahve içsek öyle tanışsak olur mu de. Gayet samimi, dürüst ve tarafsız. İstiyorum der gibi değil istemiyorum der gibi değil, ana kuzusuyum der gibi değil şuursuzum der gibi değil... anlatabildim mi. En uygun şekilde açıkça durumu anlatıp seçimini ortaya koymak bence iyi bir şey.
+3
yaren
(18.02.26)
sanırım söylemesi kolay ama öncelikle tebessüm ederek merhaba demek lazım.

ülkemizde bunun bile hoş karşılanacağından şüpheliyim. ama diyelim başardınız. adınız bora ise gerisi gelir zaten
0
abyuksuet
(18.02.26)
abi o kızı kim bilir kaç kişi halletmiştir. ara konuş rahatça
-14
runaway
(18.02.26)
Maddi sorulara hazırlıklı ol. Bir arkadaşım böyle bir kadınla (görücü usulü) ilk görüşmesindeki sorular karşısında şok olup kadının yanından kaçmıştı.
+2
dawsonscreek
(18.02.26)
mesajla ısınma turları yapın. zaten muhabbetiniz akacaksa mesajla akar biraz anlaşılır. ilk konuşmada da biraz havadan sudan şeylerden bahsederen buzları eritin.
0
iwillsee
(19.02.26)
Fotosunu bul.Belki de hic tipin degil gereksiz kuruntu yapiyorsun.Eger tipin ise mesajlas ve kahve icmeye davet et
0
turkuaz
(19.02.26)
(3)

Özelden sonra devlette kırmızı reçeteli ilaç yazdırmak?

anatomik
Birkaç ay önce özelde Medikinet yazdırmıştım ve bitti. Şimdi tekrar özele para vermek istemiyorum.Devlet hastanesine gitsem, özelde yazdırmıştım bunu tekrar yazdırmak istiyorum desem sorgulamadan yazar mı, sıkıntı çıkarır mı? Ya da zaten özelde reçete edilen ilacı görüyor mu sistemde?Bir de geçen ha
Birkaç ay önce özelde Medikinet yazdırmıştım ve bitti. Şimdi tekrar özele para vermek istemiyorum.
Devlet hastanesine gitsem, özelde yazdırmıştım bunu tekrar yazdırmak istiyorum desem sorgulamadan yazar mı, sıkıntı çıkarır mı? Ya da zaten özelde reçete edilen ilacı görüyor mu sistemde?

Bir de geçen hafta yine psikiyatriye gittim Cipralex yazdırdım ama eczaneden almayı unuttum, reçetenin günü doldu. Şimdi gidince bana "bağımlı gibi aranıyor" gözüyle bakıp Medikinet konusunda fikri etkilenir mi?

Bazı durumlarda yaşı da sorun edebiliyorlar aslında biraz da o yüzden soruyorum.
Yaş 33
0
anatomik
(15.02.26)
Geçen bir arkadaş vardı burada. Özelde yazdırmış, devlete gitmiş yenilemek için. Devlet doktoru da kendi fikirleri gereği bu ilacı yazmadığını ve başka ilaç yazdığını söylemişti ve arkadaş da adama kıl olmuştu istediğim ilacı nasıl yazmaz şikayet edebilir miyim falan diyordu. Burada biraz yargılanmıştı.
Kısacası doktor özellikle bu konuda bir otomat değil, farklı düşünüp "ben bu ilacı yazmıyorum" derse gerilmeyin. Doktor size istediğiniz ilacı yazmak zorunda değil.
+2
logisticsmanager
(15.02.26)
tamamen şans.. bazen devlette bal gibi iletişimi olan hem de yetenekli doktorlar geliyor bazen de aşırı iğrenç uslublu ve tıbbi bilgisi yetersiz şahıslar denk geliyor. ne düşerse bahtına.denemekten zarar gelmez.
-1
iwillsee
(15.02.26)
Metilfenidat, drug abuse (suistimal dersem alınmamanız için bu terimi kullandım) potansiyeli olan bir ilaç olduğu için uygun görmezse yazmayabilir.
0
unalub
(16.02.26)
(20)

Starbucks isminiz

eileengray
Yurt dışında kahve alırken veya önemsiz etkileşimlerde kolaylık açısından farklı bir isim kullanıyor musunuz? Evet ise, isminiz nedir? Yoksa harf harf yazdırıyor musunuz?
Yurt dışında kahve alırken veya önemsiz etkileşimlerde kolaylık açısından farklı bir isim kullanıyor musunuz? Evet ise, isminiz nedir? Yoksa harf harf yazdırıyor musunuz?
0
eileengray
(14.02.26)
Kolay anlamıyorlar; harf harf de yazdırmıyorum. Bir kaç kez, normalde benim benzetmeyeceğim bi İngiliz ismine benzettiler(belirtmek istemiyorum); böylece kahramanlık yapmama gerek kalmadan starbaks ismim konulmuş oldu:) şimdi onu kullanıyorum, sorun olmuyor.
+1
lil siztah
(14.02.26)
John
+1
grimavi
(14.02.26)
Bill
+2
gabe h coud
(14.02.26)
Adam.

Turkcedeki anlami yuzunden bu ismi kullaniyorum. Adam iste herhangi bir adam. Just a guy gibi.
+2
antikadimag
(14.02.26)
hayir, isim kisa harf harf yazdiriyorum
+1
cooperr
(14.02.26)
yıllar önce amerikan bir kadın adımı söyleyemeyince hangi ismi istersen onu kullan demiştim. tony diyeyim demişti.

o gün bu gündür yabancılara kendimi tony diye tanıtıyorum.
+2
yurtsuz john
(14.02.26)
Bason diyorum (beysın)
Genelde mason(meysın) yazıyorlar
+1
basond
(14.02.26)
Jackson
-2
arbre
(14.02.26)
Ben- beny diyorum
+1
darthvader
(14.02.26)
adım ingizlice gibi telaffuz edilebiliyor sadece telaffuzu ingilizce olarak orijinal ismimi kullanıyorum. Deniz-- Dönis gibi
+1
kuzey li
(14.02.26)
Bu soru ile fark ediyorum ki yurtdışında hiç starbucksa gitmemisim. Düşündüm hatırlayamadım. Yaşasın yerel biralar!
Ama adımın İngilizcesi var onu söylerdim herhalde.
+1
a perfect lie
(14.02.26)
ben de dedemin ismini kullanıyorum: sami yerine sam/sammy olarak. adımı da hafif andırıyor.
+1
🌸eileengray
(15.02.26)
John (yalan da değil, ismimde var).
+1
logisticsmanager
(15.02.26)
Alex diye yazdırıyorum, eskiden gerçek ismimi yazdırmaya çalışırdım ama hep sıkıntı çıkardı, artık Alex diyorum, çok rahat. Alex De Souza'nın Alex'i bu arada.
+1
blue rebel motorcycle club
(15.02.26)
marco :)
+1
summerjam0306
(15.02.26)
Adımın son harfi sert süreksiz bir harfle bittiği için genelde söylerken onu anlamıyorlar ve sadece ilk 4 harfli halini yazıyorlar.
0
Amaranta ursula
(15.02.26)
ilk hecesini söylüyorum. bi anlamı yok ama yabancılar anlıyor ve söylediklerinde ben de anlıyorum.
0
iwillsee
(15.02.26)
Dick
0
plastic_angel
(15.02.26)
Kevin diyip geciyorum ben.
+1
oscar
(16.02.26)
Alex.
Yanlış yazıldığını görmedim :)
Sadece bomboş bir Starbucks'ta sırada bekleyen diğer tek müşterinin de adı Alex'miş. "Adın Alex mi?" diye sorunca bir anlık kafa karışıklığı olmuştu.
+1
burfak
(16.02.26)
(9)

türkler neden wok kullanmıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yemek yapmak için çok güzel bir şey değil mi?
yemek yapmak için çok güzel bir şey değil mi?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.02.26)
bizim mutfağımızda stir frying tarzında pişirilen yaygın bir yemek yok. bizde pilav makinesi de yaygın değil mesela, kendi demleme yöntemimizle pilav pişiriliyor. buharda yemek de çok yok.
+1
nahtoderfahrung
(14.02.26)
Değil. Her yemek için değil.
Salçalı soğanlı bir sulu yemek (mesela etli nohut) için iyi değil.
Menemen yapmak için iyi değil.
Pirinç, bulgur pilavı için değil.
Sütlaç yapmak için iyi değil.

Sık sık hazırladığımız pek çok şey için iyi bir seçim değil.

Sen ne pişirmek için iyi bir seçenek olarak düşündün?
+1
michael_knight
(14.02.26)
dana, koyun, kuzu, tavuk eti, mantar. kremaya bulanması gereken yemekler.
-2
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.02.26)
Wokla kremali yemekler yapilmaz.
Zaten türk yemekleri de daha çok salçalı ve sulu.
Wokla noodle pirinc yani sebze eti kavuruyorsun.
+1
Purple life
(14.02.26)
Kullanıyorum. ama şöyle ki wok demek bir defa standart dışı Ocak genişliği demek. Kimse tezgahını kestirmeye uğraşmıyor.

Diğer gizli sebep bizde doğalgazın aşırı kalitesiz olması. Harlı bir gaz yok.

Eti şöyle bir cizzzlayayim olayına girmiyor kadınlar.

Pahalı, tavası vs de pahalı

Asıl soru seyyar tekli Ocak neden kullanmıyoruz olmalı.

Ben onu da alacağım
+1
topkapiaksaray
(14.02.26)
1 - stirfry isi bize ters
2 - wok bizim ocaklar icin asiri buyuk
+1
cooperr
(15.02.26)
Biz çok kullandık. Acayip değişik özel bir şey yaptığımızda yok, tava işte.
0
asue
(15.02.26)
bence wok tavada 2 den fazla porsiyon verimli pişmiyor 3-4 kişiye yemek yapacaksanız wok un amacı hasıl olmuyor.
+1
iwillsee
(15.02.26)
wok icin ona özel geniş ocak lazim ki kenarlara da isi gelsin.
+1
oscar
(16.02.26)
(4)

Efsane laf soktunuz mu hiç?

michael_knight
Online veya gerçek hayatta birine efsane laf soktuğunuz oldu mu? Anlatır mısınız?
Online veya gerçek hayatta birine efsane laf soktuğunuz oldu mu? Anlatır mısınız?
0
michael_knight
(12.02.26)
ay benim efsane olmuş bi laf sokmam var
arkadaşlarla (3 kız 3 erkek) sahilde takılıyoruz. erkeklerden biri de (ismi Rahmi) benim yeni tanıştığım samimi olmadığım birisi. abicim bu hıyar ortamdaki tüm kızlara sırayla yavşadı da yavşadı sonra sıra bana gelince "sana hiç adına sokayım diyen oldu mu" demiştim. sonra yıllarca ara ara buna gülmüştük
-2
neira
(12.02.26)
eskiden incide bi kaç kere @2 olmuştum, hatırladığım biri sperm bankasında hesap açtığını anlatıyordu ben de faizinden mi yararlanıcan yazmıştım baya tutmuştu entry
+1
nahtoderfahrung
(12.02.26)
aşırı özgüvenli şımarık bir kız vardı lisede. biyoloji dersinde hocaya "hayvanlar konuşamaz." demişti ben de "sen konuşuyorsun" demiştim. çok gülmüştü millet.

lise zamanları işte.
0
ya ben lan neyse
(12.02.26)
bunca yıllık hayatımda h,ç tam zamanında laf soktuğum olmadı genelde o an donuuyorum sonradan aklıma geliyo ya da gelmiyor bile
0
iwillsee
(12.02.26)
(7)

Özel numaradan aranıyorum

gobekliraki
Bikaç kez alo alo diyorum ses vermiyor karşı taraf. 10u geçmiştir bu aramaların sayısı. 1-2 tanesinde arkadan şarkı sesi duydum başlarda, sonra kısıldı. Arayan tanıdığım biri belli ki. Nasıl bulabilirim kim olduğunu?#31# ile çevirince numaramı, hala özel numara olarak mı gözüküyor?Abuk sabul saatler
Bikaç kez alo alo diyorum ses vermiyor karşı taraf. 10u geçmiştir bu aramaların sayısı. 1-2 tanesinde arkadan şarkı sesi duydum başlarda, sonra kısıldı.

Arayan tanıdığım biri belli ki. Nasıl bulabilirim kim olduğunu?

#31# ile çevirince numaramı, hala özel numara olarak mı gözüküyor?

Abuk sabul saatlerde aranıyorum, kabak tadı vermeye başladı.
0
gobekliraki
(10.02.26)
hattını özel aramalara kapatabilirsin.
0
koela
(10.02.26)
@koela onu yaptım. Ama insanoğlu işte, kim olduğunu merak ediyorum. Beni #31# ile mi arıyor ki, yoksa numarası komple mi özel
0
🌸gobekliraki
(10.02.26)
dolandırıcılar da arıyor. beni bi kere şuh sesli bir kadın arayıp ısrarla sevgilim olduğunu falan söylemişti. o gün adımı vermedi ama verilerimizin ortada olduğu göz önüne alınırsa adımı da verebilirdi. yani önce sizi merak ettirip akabinde böyle bir şey de çıakcak olabilir ama dolandırıcı olduğu gerçeğini değişitrmiyor.
0
iwillsee
(10.02.26)
@iwillsee şaka? Onu hiç düşünmedim bak. Ama dolandırıcı olsa bi yerden sonra muhabbete girmez mi?
0
🌸gobekliraki
(10.02.26)
şuna benzer bir ayrım vardı. bilinmeyen numara yazıyorsa rehberinizde kayıtlı olmayan, gizli numara yazıyorsa rehberinize kayıtlı ama kendini gizlemiş numara. ya da tam tersi. net hatırlayamadım.
0
ground
(10.02.26)
@ground direkt özel numara yazıyor
0
🌸gobekliraki
(10.02.26)
Savcılığa vereceksin şak diye bulur.
0
lazor
(15.02.26)
(9)

Yüzme öğrenmek

metal69
İstiyorum. İstanbul'dayım. 30 yaşında bir adamım. Nereleri önerirsiniz bana?
İstiyorum. İstanbul'dayım. 30 yaşında bir adamım. Nereleri önerirsiniz bana?
0
metal69
(10.02.26)
Hiç bilmiyorsan havuzda öğrenmek daha zor olur. Yazın uzun bir tatil yap. Kolluk veya simit kullanarak suyun üzerinde durmaya çalış. 1-2 ayda öğrenirsin. Tenha bir yere git rahatça antreman yapmak için.
0
michael harddd
(10.02.26)
Havuzda öğrenirseniz daha güvenli bir şekilde ilerlersiniz. Denizde başladığınızda kolayca panikleyebilir ve korku geliştirebilirsiniz. Bunu yenmek daha zordur. Bu riski bir yüzme öğretmeni ile havuzda çalıştığınızda minimuma indirirsiniz. Ben yetişkin birine havuz öneririm.
+1
alice in potatoland
(10.02.26)
tabi ki havuzda pratik yapıalcak ama yputube videoları da beynin içselleştirmesi için çok faydalı oluyor
0
iwillsee
(10.02.26)
Derse, kursa gitmeden önce bence bir arkadaşınızdan rica edin Şile Akçakese plajı gibi sığlık bir alanda kendinizi bir görün.

Yüzmeyi öğrenmenin önemli bir kısmı sudan korkmamak olarak düşünüyorum. Orada kendinizi test ettikten sonra bakın duruma.

Yüzmeyi öğrenmek daha doğrusu suyun üzerinde batmadan kalmayı öğrenmek bence 30-40 dakikalık bir iş. Az ve yavaş da olsa ilerleyebilmeyi öğrenmek de olsun olsun birkaç saat.

Suda batmayacağınızı bildikten ve kendinize güvendikten sonra gerisi kolay zaten. Bir insan boyu suda batmamakla yüz metre derinlikte batmamak aynı eforu gerektiriyor.

Hele bir de sırtüstü yatarak batmadan ve hiç yorulmadan suda dinlenebileceğinizi keşfedince hiçbir zorluk kalmaz.

Çoğumuz sporcu gibi pek nizami yüzmüyoruz, ilerlemeyi beceriyoruz sadece.
(Çok küçükken yüzmeyi öğrendiğim için konuyu çok yanlış biliyor olabilirim eğer öyleyse şimdiden özür dilerim. )
0
michael_knight
(10.02.26)
istanbul belediyesinin yüzme kursları var seansı 50 TL , internetten gün seçerek rezerve ediyorsunuz
bir bak istersen yakın bir yerde varsa deneyebilirsin .
0
devilone
(10.02.26)
armut'dan özel yüzme hocası tut. fiyatları çok yüksek değil.
0
potsdamer
(10.02.26)
yukarıdakileri dinleme. denize falan da gitme. git adam akıllı bir yüzme havuzuna, grup yüzme dersine git, bir kaç derste öğrenirsin.

devilone doğru demiş. ibbnin yüzme havuzlarına kayıt olup gidiyorsun. ben bilmiyorum öğrenmek istiyorum diyorsun hocalar bilmeyenlere topluca öğretiyor.
0
abelardo
(10.02.26)
25 seneden fazla yüzen biriyim. Havuza girdiğimde ben bile 2 kat efor sarfediyorum. Şunu yapma bunu dinleme diyenlerin dayanakları ne acaba merak ediyorum.

Tuzlu suyun kaldırma kuvveti havuz suyundan fazla ve bu yüzden hareketsiz dursan bile suya batman zor oluyor. Denizde yüzmek havuzda yüzmekten kolay. Bu bir fizik kuralı. En cahil insan bile bilir bunu.

İkincisi yüzmek bisiklet sürmek gibi pratikle kazanılan bir beceri. Üniversite sınavına hazırlanmıyorsun bir beceri kazanıyorsun.

Yıllar önce stil falan öğreneyim ve lisans çıkartıp yüzücü olayım diye beni kursa yazdırmak istediler. Hoca deneme yapalım falan dedi. Havuza balıklama atlayıp birkaç tur atıp çıktım. Adam dedi ki suyun üzerinde durabiliyor :) o zamanlar bile 4 senedir yüzüyordum.
0
michael harddd
(10.02.26)
michael, niyetim munakasa değil ancak yazdıkların çok boş. sen 25 senedir yüzen birisi oldugun için yeni başlayan birisi gibi düşünemiyorsun. yoksa dünyadaki herkes deniz suyunun daha fazla kaldırdıgını biliyor. bu bir tek senin bildiğin çok gizli bir bilgi değil. bu arada havuzdaki hoca doğru demiş. büyük ihtimalle 4 senedir yanlış yüzüyordun. sen bir kaç tur atıp çıkmış olabilirsin ama bir çok hata yaptın. muhtemelen hala yapıyorsun çünkü artık alıştın ve sana normal geliyor.

yüzme havuzda hoca ile öğrenilir. kolluk veya simit takarak 1-2 ayda hiç bilmeyen birisi denizde yüzme öğrenemez. öğrenemediği için de hevesi kaçar güveni kalmaz ve bırakır.

soran kardeşim sen dediğimi yap, havuza git hoca sana öğretir. istanbulun neresindesin özelden bana yaz. sana gidebileceğin bir havuz bulmaya çalışayım
0
abelardo
(11.02.26)
(5)

Yemek masasının üstüne cam kestirmek

fildirfildir
Yemek masasının üstünde naylon sevmiyorum, desenli murşamba gibi olan örtüleri de sevmiyorum o yüzden cam kestirsem mi acaba dedim. Sizce?
Yemek masasının üstünde naylon sevmiyorum, desenli murşamba gibi olan örtüleri de sevmiyorum o yüzden cam kestirsem mi acaba dedim. Sizce?
0
fildirfildir
(09.02.26)
Olur tabi ama temperli ya da lamine olmasına dikkat et.
0
kisa
(09.02.26)
+ kenarlari keskin degil,
radüslü
(yuvarlatilmiş)olmasi daha güvenli olur
0
designer
(09.02.26)
cam eninde sonunda kırılır. temperli asla olmaz en ufak çatlakta tuzla buz olur. kaliteli bir mika işini görür.
0
ground
(10.02.26)
@ground' un girdisine karşıben de kendi bildiğimi yazayım, doğrusu neyse bulalım.
Cam olacaksa eninde sonunda kırılacaktır. Temperli cam daha dayanıklıdır ama asıl özelliği kırılırsa tuz buz olması, dolayısıyla insanı kesmemesi zarar vermesi içindir. Lamine cam da aynı şekilde, tuz buz olmaz ama parçalar birbirine yapışık kalacağı için yine bıçak gibi bir yerinizi kesmeyi engeller. Cam seçilecekse amaç kırılmaması değil, kırılırsa zarar vermemesidir.
Hak verdiğim, şimdi aklıma gelen bir nokta, temperli cam kenarına tencereyle vs sert bir çekilde çarparsanız tüm cam dağılabilir, ancak eski evde yaklaşık 8 yıldır kullanılan bir cam vardı masanın üzerinde, hiç bir şey olmadığını da ekleyeyim.
Kaliteli bir mika daha ucuz ve aynı işi görecek bir çözüm olur evet.
0
kisa
(10.02.26)
tavsiye etmem memnun kalmadık. temperli yaptırdık. çok kalın ve ağır oldu. temizliğine dikkat etmemize rağmen bir süre sonra nasıl oldysa altına nem kir vs kaçtı. temizlemek çok zor çünkü aşırı ağır olduğu için kalkmıyor yerinden taşınırken falan da çok zor ve ahşap masanın dengesini de bozmaya başladı
0
iwillsee
(10.02.26)
(6)

mısır patlatma makinesi kullanan var mı

OgutucuRecep
işe yarıyor mu varsa hangi model var
işe yarıyor mu varsa hangi model var
0
OgutucuRecep
(09.02.26)
çelik tencerede patlatıyorum, %100 hepsi patlıyor makineye gerek yok bence. patlatırken bir kaç noktaya dikkat etmek gerekiyor

1 tabanlı çelik tencere mümkünse pilav tenceresi gibi geniş olan tencere çok uygun. şunun gibi prnt.sc

2- tencereye hafif ayçiçek yağı ve arzuya göre tuz konur, mısır eklenip karıştırılır

3- orta boy ocakta en yüksek ateşte taban kızdırılır ve kapak açık karıştırılır (1-2 dk)

4- taban ısısı yükselince mısırlar hareketlenmeye başlar, son bir karıştırma sonrası kapak kapatılır ve ocağın altı orta ateşe kısılır (3-4 dk)

5- tencereyi kulplarından hafif sallayarak mısırların yanmaması sağlanır (1-2 dk)

6- mısırlar servis edilir, afiyet olsun
+4
exlibris
(09.02.26)
sanirim,elektrikli isitici, ev dısı kullanim icin.

evde ocak üstu tencere ile daha kolay ve masrafsiz.
0
designer
(09.02.26)
Bizde var, kullanmıyoruz. Varlığını unuttuklarından eminim.
0
muhayyer divan
(09.02.26)
sundan kullaniyoruz:
www.williams-sonoma.ca

sicak hava ile patlatiyor, 2-3 dakika suruyor.
sifir yag.
2-3 senedir kullaniyoruz sikinti yok.
+1
cooperr
(10.02.26)
patlamis misiri seviyoruz. arzum ve wwf kullandim. arzum hala duruyor, yagli ve tuzlu yapabilir diye wwf almistim ancak o da yapmiyor. sade seviyorsan pratik aletler. ancak yag ve tuz kullanabilen bildigim kadariyla yok.
+1
unabomber
(10.02.26)
migrostan uyduruk bir marka almıştık. patlatmasına yapıyor işini ama yağ konmuyor kesinlikle ve bu sebepten bana yavan geliyor. ayrıca bi tık da yakıyor gibi geliyor. yani pergorması 6/10 bana göre
0
iwillsee
(10.02.26)
(7)

Vizesiz gidilen

metal69
Ülkelerden hangilerini önerirsiniz?
Ülkelerden hangilerini önerirsiniz?
0
metal69
(09.02.26)
Bosna-Hersek, Kosova, mali sikinti yoksa uzaklardakiler de olabilir. Bildigimden degil de iyi diyorlar, Japonya, Tayland gibi yerler.
0
mbond
(09.02.26)
Karadag
0
üğpoıuy
(09.02.26)
3-4 günlük bir yer arıyorsan belgrad
daha uzun süre ve farklı kültür arıyorsan bence japonya
+1
Sadece soruyorum
(09.02.26)
japonya..verdiğin paraya değer
0
iwillsee
(09.02.26)
amaca göre
0
plastic_angel
(09.02.26)
Amaca bağlı bence de. Seks turizmi istiyorsan tayland veya filipinler.
0
runaway
(09.02.26)
Eskiden ilk akla gelen ülke Ukrayna idi ey gidi..
0
Hallegadola
(09.02.26)
(11)

Kpss mi özel sektör mü?

skr1292
Şu anki maaşım 48 bin lira özel sektörde 8-17 çalışıyorum hafta sonları tatil. Aile evinde kalıyorum. Çalıştığım iş ; Bilgi İşlem DestekKpss girip atanırsam maaşım 66 bin lira olacakmışKpss çalışmak mantıklı mı?
Şu anki maaşım 48 bin lira özel sektörde 8-17 çalışıyorum hafta sonları tatil. Aile evinde kalıyorum. Çalıştığım iş ; Bilgi İşlem Destek

Kpss girip atanırsam maaşım 66 bin lira olacakmış

Kpss çalışmak mantıklı mı?
+1
skr1292
(09.02.26)
48k düşük maaş. Erkek bireysen ev geçindiremezsin, aile evinden asla uzaklaşmazsın.

kpss yada farklı bir firmada yeni iş.
0
HellKeePer
(09.02.26)
kamu personeli olmak her zaman avantajdır ama özel sektörün de avantajları var. siz ne istiyorsunuz onu bir kendinize sorun.

- işim rahat olsun, işten çıkarmaları çok zor olsun (kamu)
- başta düşük maaş ama terfi aldıkça ciddi bir maaş artışı (özel)
- yan hakların çeşitliliği (kamu)
- kendini geliştirebilme, başka alan ve pozisyonlara kayma (özel)

bir sayfaya artısını eksisini yazın ve içinize sinen hangisiyse onu seçin.
0
elektr10
(09.02.26)
Bende aynı sektördeyim. bence iki üc arkadaş kendinize firma kurun. yoksa ortam güzel diye düşük maaşa senelerinizi harcarsınız.
0
duyuruuser
(09.02.26)
bana memuriyet her türlü daha avantajlı gibi gelmeye başladı. keşke bu kafaya 30 yaşından önce erişmiş olsaydım zira artık kpss çalışmak imkansız benim için. yemek temizlik, bir yandan uzun mesai saatleri vs. bence kpss deneyin yapabilecek gibiyseniz.
0
Sadece soruyorum
(09.02.26)
Tabi ki KPSS
1-Ömür boyu iş garantisi
2- Çalışman gerekmez, yatarsın
3- Kolay ev kiralarsın
4-Kolay kredi çekersin
5-Memur olursan mevcut işinin yanında ek iş bile yaparsın
+3
ebeş
(09.02.26)
Tartışmasız KPSS.. Maaş daha yüksek, işin garanti.
Kendini geliştirirsen rerererörörö tayfasına bakma sen. 7 yıllık mühendisim, iş görüşmesine gidiyorum maaş bile söyleyemiyorlar. Komik rakamlar teklif ediliyor. Ayrıca diyelim ki iyi maaşa iş buldun. Hop 7 ay sonra deyiverirler kapatıyoruz şirketi diye. Dımdızlak kalırsın.
Ben de KPSS çalışıyorum şu an. Sen de çalış kardeşim. Maaşımı söylemeye utanıyorum ben.
+2
camlicagazoz
(09.02.26)
Türkiye'de tek seçenek kamu. Maaş az olsa bile kamu daha iyi. Herşeyden önce daha az çalışacaksın. Çoğu memur ek iş yapıyor. Öğretmenlerin çoğu kafe, restoran açıyor son yıllarda.
0
michael harddd
(09.02.26)
Çok iyi bir firmada yüksek maaş ve çok iyi yan haklarla çalışmadığın sürece özelde sıradan maaşlı olmak yerine kamuda maaşlı olmak tabi ki. Ama özel sektör dediğimiz maaşlı çalışmak değil de kendi işini yapmaktır, bu durumda her zaman kamu diyemeyiz.
0
dfn4
(09.02.26)
Kesinlikle KPSS. En düşük memur maaşı 60000 tl civarı, çalışma saatleri belli, dışarıdan ek iş de yapabilirsin.
0
lostinway91
(09.02.26)
devlete gir..bir süre kafayı stabilite ile toparla..sonra bakarsın gidişata yine.
0
iwillsee
(09.02.26)
kardeşim öncelikle hakkında hayırlısı olsun
bende devlet hastanesi teknik servisinde çalışıyorum
kpssden iyi not alman lazım 90 üzeri
hafta sonu çalışmalarla bu puanı alabilirmisin çok zor
bilgi işlem olarak atanırsan sağlıktan bahsediyorum
maaşın 80*90 bin
çok rahatsın
işten çıkarılma derdin yok
kafana vurana yok
vs vs vs her türlü devlet rahat
ama işin ehliysen
dışarda çok daha üstü para kazanabilirsin
0
Kuzeyli54
(09.02.26)
(8)

mühendisler niçin kendi üretimlerini yapmıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
binanın nasıl dikileceğini biliyorlar, bina dikmiyorlar, makinenin nasıl yapılabileceğini biliyorlar, makine yapmıyorlar. başkasının fabrikasında 3 kuruşa çalışacaklarına kendi kendilerinin patronu olmalarının önündeki engel nedir?
binanın nasıl dikileceğini biliyorlar, bina dikmiyorlar, makinenin nasıl yapılabileceğini biliyorlar, makine yapmıyorlar. başkasının fabrikasında 3 kuruşa çalışacaklarına kendi kendilerinin patronu olmalarının önündeki engel nedir?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.02.26)
1-proje,müşteri vs.
2-sermaye.

100 bin maas alan bir iscinin,
isverene maliyeti
180 bin ise,
para kazanmak icin ne kadar ciro yapilmali,falan..
0
designer
(09.02.26)
Mühendisler patron olarak yetiştirilmez ekonomi bilmezler, en basitinden muhasebe ve pazarlama bilmezler. Mühendisler üniversiteden mezun olduklarında teknik yönetici olarak mezun olurlar. Bir fabrikayı yönetmek zamanla geliştirilen tecrübelerle oluşur. En iyi fabrika sahipleri ve en iyi genel müdürler her zaman mühendislerden çıkar fakat bu demek değildir ki mühendisler patron olsun. Bir ürünü ortaya çıkarmak sadece çıkarmaktır. Bu ürünün değerini ve pazarlama satış stratejilerini belirleyecek olan birimler çok farklıdır.
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
cesitli sebepleri var:
- muhendislerin ezici cogunlugunun para ile iliskisi kopuk. kendi ederini bile bilmez.
- muhendis surekli olarak bir sey nasil boka sarar kafa yapisina sahiptir, o yuzden de is kurmak falan asiri riskli gelir, korkutucudur.
0
cooperr
(09.02.26)
En büyük engeli para. Bir şeye sıfırdan girmek çok zor. Aileden gelen ciddi bir zenginlik yoksa kendi kendinin patronu olamazsın.
0
michael harddd
(09.02.26)
thetruenorthstrongandfree1 kadar kazanmıyorum ancak söylediklerine katılıyorum. Kendi iş yerin olması için mühendis olmandan bağımsız çok efor sarfetmen zamanının neredeyse çoğunluğunu oraya ayırman gerekir. Kısacık dünya için bu kadar kasmaya gerek var mı, şayet kendini orta düzey idare edecek bir gelirin varsa.
Bu tür işletmeleri olan patronlarım da oldu, bakıyorum tüm hayatı iş ve kaç kat daha çalışıyor, gecesi gündüzü yok, bana uygun değil şahsen.
Ve son olarak satış yapmak ve müşteri kazanmak hiç kolay bir iş değil.
0
va
(09.02.26)
Çünkü mesele makineyi yapmak değil.
Onu yapacak adamlarla uğraşmak, satmak, satış sonrasıyla uğraşmak ve tüm bunları yaparken sermayeyi bulmak ve riske etmek.
Birçok kişi için bu riske girmek mantıklı gelmiyor. Bazıları istese de sermayeye takılıyor.
0
burfak
(09.02.26)
ben tam olarak bu dediğini yapıyorum. yani mühendislik ürünleri yapıp bunları satıyorum. bazen de bu şekilde gelen talepler için müşterilere özel cihazar-makinalar tasarlıyoruz.

insanların bunu yapmıyor olmalarının bin tane sebebi var da en önemlisi sermaye. bir makina tasarladın bunu tasarlamak ile iş bitmiyor. prototipler üretmen, bu makinayı yapabilmek için başka makina ve aletler satın alman. bir işyerini ayakta tutman ve birkaç eleman beslemen gerekiyor. hala bitmedi, satış ve pazarlama ile uğraşıp en azında birkaç makinayı stokta tutman hadi sattın diyelim bir de bunun tahsilatı, vergisi, çek-senet batağı ile uğraşman lazım.

bitti diyorsun ama bitmedi. sattıktan sonra çıkan sorunlar garanti süreci, yedek parça stoğu, müşterilerin teknik taleplerine yanıt vermek gerekiyor. daha da var aslında ince ince detaylar.

ayrıca okuldan yeni mezun 5-6 yıllık bir mühendis piyasa bilemez. tek başına sistem bütünününde çuvallar. doğru seçimleri yapamaz. bu işleri yapıp çekip çevirecek tecrübeye ulaştığında ise 15 yıl geçer bir şirkette-fabrikada iyi maaşlı bir pozisyona zaten gelmiştir artık o döngüden çıkamaz.
+1
orpheus
(09.02.26)
bilgi yetmez. tamamlayıcı varlıklar gerekir.
0
iwillsee
(09.02.26)
(1)

Uludağ ikinci bölgede kızakla kayma alanı var mı?

administ
Bilenlere soruyorum. Kendi kızağımızla kayabileceğimi bir alan var mı yoksa birinci bölgedeki kazık fiyatlı yere mi mahkumuz
Bilenlere soruyorum. Kendi kızağımızla kayabileceğimi bir alan var mı yoksa birinci bölgedeki kazık fiyatlı yere mi mahkumuz
0
administ
(08.02.26)
benim bildiğim yok ve ciddi eksik. beldiye ya da bi kamu otoritesi buraya bu tarz bir yatırım yapmalı. otelde kalmayan ama günübirlik gelen bi dolu ziyaretçi var kayak takımı yoksa onları cezbeden hiç bir şey. anadoludaki tesislerde herkese hitap eden bir sürü aktivite var.
0
iwillsee
(09.02.26)
(4)

60 yaş üstü için egzersiz aleti

plastic_angel
ne önerirsiniz? evde 3-5 dakikalık kullanım içinyaylı aletler ve bantlar hariç. bunlar tehlikeli.
ne önerirsiniz? evde 3-5 dakikalık kullanım için
yaylı aletler ve bantlar hariç. bunlar tehlikeli.
0
plastic_angel
(07.02.26)
Alete hiç gerek yok. Bir tane mat alın. Her gün şu abladan bir tane videyu yapsın.
Kadın için de erkek için de geçerli.

www.youtube.com

Ek: Beginner seviyesinde olan seriden
0
Mirket
(07.02.26)
yurtdışında 60 yaş üstü insanlar indoor badminton oynuyor ama biizm ülkede şartlar ne kadar uygun bilinmez. aslında pahalı değil decathonda uygun fiyat raket vs var
0
iwillsee
(07.02.26)
Abi bence o yaşlarda kardiyodan çok kasları uyarmak çok daha önemli olabilir evde bir şeyler yapılacaksa kendi vücut ağırlıklarıyla başlayıp sonra egzersiz bantlarıyla basit çalışmalar yapılabilir ama önce bi sağlık kontrolü şart tabii.
0
kizil karga
(07.02.26)
(bkz: Tai chi)
0
tiredofwaiting
(07.02.26)
(13)

Bu kızla buluşsam mı

arbre
Annemin arkadaşının kızını bir süre önce Instagram'da takip etmiştim. O da beni takip etti. Annesi ikimizi sevgili olarak düşünmüş ama ben arkadaş olarak konuşmak istiyorum. İkimiz de mühendisiz ve arkadaş olabileceğimizi düşünüyorum. Ama bazı çekincelerim var.1. Kız ve annesi sevgililik beklentisin
Annemin arkadaşının kızını bir süre önce Instagram'da takip etmiştim. O da beni takip etti. Annesi ikimizi sevgili olarak düşünmüş ama ben arkadaş olarak konuşmak istiyorum. İkimiz de mühendisiz ve arkadaş olabileceğimizi düşünüyorum. Ama bazı çekincelerim var.

1. Kız ve annesi sevgililik beklentisine girmiş ama ben başka bir kıza aşığım uzun süredir. Bu kızla ilişki düşünmüyorum. Buluşmanın first date değil, arkadaşça olmasını istiyorum ama bu kızın kafasında beni istemedi düşüncesi oluşturmamalı.

2. Beni istemedi olarak düşünürse benimle bir daha buluşmayacağını düşünüyorum.

Bu konuyu nasıl çözebilirim?

Belli bir yaştan sonra kızla erkek arkadaş olamıyor mu?
-25
arbre
(07.02.26)
Bir başkasına âşıkken kadınlarla arkadaşlık kurma kafası nereden geliyor onu anlamıyorum sevgili arbre. Yanlış yapıyorsun, hayat da bunu sana böyle böyle gösteriyor aslında ama okuman yok. Oku lütfen. Delikanlı olun azcık. Her kadın sevgiye ilgiye tok olmaz, her kadın her şeyi arkadaşça düşünmez, rica ediyorum biraz gerçekçi ol.
+3
muhayyer divan
(07.02.26)
muhayyer divan, noluyor kız, ne bu sinir. Aşığım dedim, sevgilim ya da eşim demedim. Kendi kendime ömür boyu aşk acısı çekmem de çok mantıklı değil.
-13
🌸arbre
(07.02.26)
Buluş abi ne kaybedeceksin bilakis belki yeni bir birlikteliğe yelken açacaksın, ha baktınız olmadı zaten kafanda başka biri varmış o kanaldan devam edersin.
0
kizil karga
(07.02.26)
Âşık olsan gözün arkadaş falan aramaz arbreeeeeeee iki kişinin bindiği tır değildir.
+3
muhayyer divan
(07.02.26)
Abi aşık olduğun kız geçen kavgalik olduğunuz ve senin intikam alma soruları sorduğun kiz değil mi?
Vallaha bu kız ile herhangi bir şekilde evlenirsen bizleri çağır çeyrek takalım çünkü bu olayın oluru yok neredeyse iki sene olacak kiz sana bir kere bile evet demedi.
Ne yap bilemem de senin şu kiza takılmayı birakman lazım, aşk tek kişi yaşanmıyor.
Bak bu kiz da mühendis işte tam senlik, bence git gör.
+2
logisticsmanager
(07.02.26)
ortam bu kadar yanlış anlaşılmaya müsaitken neden arkadaş olmaya zorluyorsunuz çok manasız.
+4
iwillsee
(07.02.26)
logisticsmanager, intikam almayacaktım, sadece aynı saygısızlıkla karşılık vermeyi düşündüm ama aramız iyi olunca uzatmadım. Ben de farkındayım o noktaya gelemediğimizin. Ben de takılmayı bırakmak istiyorum zaman zaman ama olmuyor. 1 yılda unutamadığımı şu an hiç unutamam. Mühendis kıza duygum 0. Tamamen ev iş arasında yaşadığım için aktivite için konuşmayı düşündüm.
-7
🌸arbre
(07.02.26)
kizi ve annesinin sevgililik beklentisi var ise ve siz başkasına asıksanız neden bu kızla buluşup kizin ileri de mutlaka üzüleceği bir durum yaratıyorsunuz. bu olay sonunda anneniz ve arkadasinin da araları bozulacak zaten.

asik oldugunuz kızın size yuz vermeyip siz de ilgiyi baska yerden rakip kendi özgüveninizi tazelemek istiyorsunuz gibi. yapmayın
+8
oscar
(07.02.26)
oscar, ilgi istemiyorum, tamamen arada buluşup bir şeyler yapmak için. Kahve içmek, konsere gitmek, gezmek...
-7
🌸arbre
(07.02.26)
kızla siz görücü usulü eşlenmişsiniz artık. tanımadığın ama ailenin tanıdığı kızı eklemeyeceksin, hele "aktivite" için hiç eklemeyeceksin. yanlışsın, yanlış yapmışsın. şimdi kızla buluşup, ciddi ciddi bi ilk görüşme yapman lazım. bundan sonrasında o gçrüşmeyi yapar da olumlu ilerlemezsen annen bir arkadaş kaybedecek, bolca dedikodulara konu olacak.

bir de cevaplara yazdıklarınızdan anlıyoruz ki, özrü kabahatinden büyük derler ya, o hesaptasınız. kızla flört, etkinlik buluşma ama ciddiyet? yok. bir yaştan sonra eşraf kızıyla bunlar olmaz. iş arkadaşınla olur, dans kursundan, seramikten filan olur.

geçmiş olsun.
+2
klassno
(08.02.26)
Ya böyle kendini şartlama. Belki bu kız daha çok hoşuna gidecek muhabbeti saracak. Aşk platonik mi kaldı olm lisede miyiz? Takıl kızla yumul
+1
Hallegadola
(08.02.26)
Hallegadola, yok gitmez o açıdan beğenseydim 10 kere buluşurdum, sadece arkadaş olarak görüyorum
-3
🌸arbre
(08.02.26)
halihazırda birine aşıkken , sizden hoşlanan yada bu anlamda beklentisi olan biriyle görüşmeye gitmeniz bence mantıklı değil, hem siz kendinizi kötü hissedeceksiniz hem de karşı tarafın niyeti zaten belli ve o o açıdan yaklaştıkça siz yine arkadaşça davranmaya çalışarak denge korumak zorunda kalıp hem yorulup hem de kendinizi tuhaf pozisyona sokacaksınız. ayrıca niyeti bu denli netse karşı tarafın sizin gitmeniz bile ona umut vermek olacak ki burada kız zaten üzülecek ve sebebi olacaksınız.
+1
darthvader
(09.02.26)
(12)

Annenin evlilik baskısı

egerbiryolcu
Aile evinde herkes yasiyo mu bunu?Benim durum şoyle. Ben durduk yere hadi evleneyim isteği olan biri değilim. Duygularımı yoğun yaşayan biri olduğum için mantık değil de hislerimin yoğun olduğu bir evlilik istiyorum. Yani heyecanlandığim biri yoksa evlilik gibi bir düşüncem yok. Aileme de bu konuda
Aile evinde herkes yasiyo mu bunu?

Benim durum şoyle. Ben durduk yere hadi evleneyim isteği olan biri değilim. Duygularımı yoğun yaşayan biri olduğum için mantık değil de hislerimin yoğun olduğu bir evlilik istiyorum. Yani heyecanlandığim biri yoksa evlilik gibi bir düşüncem yok. Aileme de bu konuda hep net oldum. Bu konuların açılmasını istemedim. Allah var gerçekten durduk yere beni darlamadilar ama ne zamanki komşunun biri anneme kıza bir talip bulduk dese evde kavga gürültü bitmiyor. Annem beni ikna etmeye çalışıyor. Tamam evlenme ama git görüş diyor. Bir hafta bu konu açilip duruyor. Annem tam ikna oluyor bu defa komşu tekrar arayıp sorunca baskı yeniden başlıyor. Ara ara bir kaç zamanda böyle konu hortluyor. Günün sonunda annem hem sinirleniyor hem üzülüyor. Ben de bu defa içten içe komşulara kızıyorum kimseye böyle bı talepte bulunmuyorum. Evde huzursuzluk çıkıyor. Ama hangi birine anlaticam. Birine tepki versen başka biri bu konuyla çıkıyor karşımıza.

Çok güzel bir kadın olduğumu düşünmüyorum yaşım da 35. Ama olmuyorsa da olmasın ne yapayım. Ben yıllarca hayatla mücadele ettim. Tam maddi manevi rahata erecekken neden sorumluluk dolu bir hayata annem ya da komşular istiyor diye adım atayım. Ayıp olmasın diye evlilik veya görüşme mi olur. Ben kendimi çok iyi tanıyorum. Bir insana alışmam sevmem kolay olmuyor rastgele biri icin neden vaktimi veya o kişinin vaktini alayım? Annem gerçekten üzülüyor fark ediyorum ama o mutlu olsun diye de istemediğim bir şeyi yapmam. Ne hikmetse komşularımızın anlattığı kişiler ultra zengin işinde gücünde aile sorunları olmayan varlıklı insanlar. Böyle anlatilinca da annem çok daha hevesli oluyor.

E bir git görüş ne kaybedersin diyenlere de şu örneği vereyim. Birkac yıl önce komşular birini bulmuş ama öyle böyle ısrar etmiyorlar kendileri varlıklı insanlar o kişiler de varlikliymis. Kaç defa ikna için bize gelip gittiler. Babam da sağdi o zaman. Adam o kadar nahif biri ki biliyor gönülsüz olduğumu istemedigimi komşuların emrivakilerne ayıp olmasın diye artık telefonda tamam buyrun gelin demek zorunda kalıyor. Akşam komşular, çocuk ve ailesi bize geliyor. Tanımadığım insanlara çay ikram ediyorum bir köşede oturuyorum..neyse gidiyorlar komşumuz daha sonra tekrar bize gelip bana baskı yapıyor. Evet tamam desem sıra biz onlara ailecek gidecektik. Yani ben çocuğu tanımadan aileler arası gorusmeler sonucu evlendirilecektim. Dindar kişiler bunlar. Muhtemelen sadece böyle aile görüşmeleri sırasında ne kadar taniyabilirsem.

Neyse işte hadi bı goruseyim desem bunu da oldubittiye getirmeye calisacak veya gönüllü olduğuma yoracaklar.

Görücü usulü komşu arkadaş tanistirmasi böyle şeylere karşı on yargili değilim ama bana uymuyor bu yüzden yanasmiyorum. Annem de çok üzülüyor bu defa onu üzdüm diye ben çok üzülüyorum halbuki oturduğum yerde hiçbir sorun yokken durduk yere dert sahibi oluyoruz.

Evlilik niye böyle bir şey ya. Velev ki evlenmedim gider huzurevinde kalırım yaslaninca. Zaten herkes boşanıyor. Çıkar ilişkileri çoğu. Bu baskı niye böyle yıllardır var?
+1
egerbiryolcu
(07.02.26)
Belirli bir sosyo-ekonomik seviyedeki eski kuşak böyle gördüğü için bunu sürdürmeye çalışıyor. Pek fazla yapacak bir şey yok, siz kendi doğru bildiğinizi yapmaya devam edin bence, zaten bir denge kurmuşsunuz (kalp kırmadan ama kendinizden de ödün vermeden).

Ben olsam mümkün olduğu an kendi evime çıkarım.
+2
orient blue
(07.02.26)
Sorunuza cevap değil ama, şu 'gider bir huzurevinde kalırım' lafını çok kullanan arkadaşların
devlet huzurevi sırası,
devlet huzurevlerinde ne zamana kadar kalınabildiği
ve
özel huzurevi fiyatları
konuları hakkında en ufak bir fikirleri var mı acaba diye hep merak etmişimdir.
+1
Mirket
(07.02.26)
Tam tersi bizimkiler “bu yaşa kadar evlenmediniz bu yaştan sonra bizi uğraştırmayın lütfen” modundalar.
Sadece bana değil erkek kardeşime de aynı şekilde. İkimiz de hiç düşünmüyoruz gündemimizde böyle bir konu hiç yok.

Yuva kurunca mutlu olunacağına dair bir inanış var ya büyüklerde bu ısrar buradan geliyor. Umarım düzelir sizinkiler de kabullenirler durumu.
0
mutekebbir
(07.02.26)
@mirket evet fiyatlardan haberdarim. Zaten huzurevi için yaşım genç henüz. Lafın gelişi söyledim ki gerçekten de kalınabilir kimbilebilir ki onu şimdiden. Huzurevi olmasa da nice yalnız evlenmemiş insan var onlar da bir şekilde idame ettiriyorlar hayatlarını.
0
🌸egerbiryolcu
(07.02.26)
Aileler geleneksel olan ne varsa onu uygulamak istiyor, evlenmeyeceğim deyince yeni nesilden bile garip garip tepkiler alırsın hatta, kaldı ki eski nesil her türlü baskı uygular. Aile evinde kalmanın bir getirisi de iş ve evlilik baskısı. Kendi evine çıkmak bundan kurtulmanın en önemli yolu diyebilirim +1.
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(07.02.26)
Yoğun bir aşk duygusuna o yaşlarda hiç rastlamadım. Evliliği uzatmadan yapmak bu yaşlarda çok makul. Görüşeceğin kişiye ben acele yapamam edemem diye anlatırsan adamda kendini ona göre hazırlar veya ona göre yanıt verir, ister veya istemez. Ben 33 yaşındayım ve evliyim. 35 yaşında bekar erkek olsam çok uzatmadan evlenmek isterdim, yoğun bir aşk duygusu ds tasimazdım büyük ihtimalle.
Huzurevi dediğin şeyi unut. İnsan sosyal bir varlık. Bekarlık bir yere kadar.
Ailenin dediği evlenme ama git bir görüş mantığı da karşı tarafa saygısızlık olabilir. En azından bir fotoğraf filan görünce hoşuna gitmiyorsa kimsenin vaktini de almamak lazım bu yaşta. Adamla görüşüp evlenmek istemiyorum ki zaten desen adam bozulabilir.
+1
Topalordek
(07.02.26)
"Tam maddi manevi rahata erecekken neden sorumluluk dolu bir hayata annem ya da komşular istiyor diye adım atayım."

Sonuna kadar arkandayım. Bu tip zorlamalar devam edecekse ben yememden icmemden kısar ayri eve çıkarım ültimatomunu verme zamanın gelmiş. Böyle bir şey yapacak durumun olmasa da söyle,.ne kadar rahatsız olduğunun farkına varsınlar. Aileler çocuklarının büyüdüklerinin ve kendilerine özgü bir hayat yaşadıklarının farkına varmakta inanılmaz zorlanıyorlar,. özellikle pek çoğumuz gibi aynı evde yaşamak zorundaysan.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
burada aslansın, kaplansın diye birbirlerini gazlayan kadınlar kimsenin 30 yaş üstü bir kadından çocuk yapmak istemediğini hesaba katmıyorlar sanırım. 35, sağlıklı çocuk doğurmak için son şanstır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.02.26)
Senin gibilerinden neden çocuk yapalım, dünyaya yazık. Kendi bklu donunu yıkamaktan aciz tipler kadınlar hakkında atıp tutunca ben çok ayrı tetikleniyorum.
+2
sekizdokuzon
(07.02.26)
ailem bana bu konu dahil hiçbir konuda baskı yapmıyor, yapamıyor. yorum dahi yapmıyorlar. izin vermiyorum.

ben hiçbir zaman evlenmeyi düşünmüyorum. gerek yok. çünkü çocuk hiç istemiyorum. insan sosyal bir varlıksa tamam ben insan değilim, uzaylıyım. evlenmeyeceğim. :d kendi ailemin, akrabalarımın derdi yetmiyormuş gibi bir de kocamınkilerle uğraşamam. sevgililik güzel işte, o yeter.
+2
art cat chocolate
(07.02.26)
Ailem bu konuları benimle konuşmaz. Kendi aralarında konuşuyorlar mı bilmiyorum (sanmıyorum) ama bana söylemiyorlar o nedenle kafam rahat. Ben ayrı yaşıyorum yani ekonomik olarak tamamen bağımsızım. Sert bir mizacım vardır bir de. Mesela kardeşim evlendi yakın zamanda darısı senin başına diyenlere yok kalsın dedim orada kesildi. Muhabbete limon sıkmakta üstüme yoktur.
+2
peki madem
(07.02.26)
evlilik gül bahçesi değil zaten. içinizden gelmiyorsa boş verin canınızı sıkmayın. ne zamanki içten gelir o zaman hayırlıdır.
+3
iwillsee
(07.02.26)
(12)

Çocuğu/yeğeni olanlar 2 yaş bebesine ne hediye alınır?

ekimoloji
Oyuncak almak istiyorum ama ne alacağımı bilemedim, yakın zamanda aldığınız beğenilen hediyeleri yazarsanız sevinirim. Bu arada erkek çocuk…
Oyuncak almak istiyorum ama ne alacağımı bilemedim, yakın zamanda aldığınız beğenilen hediyeleri yazarsanız sevinirim. Bu arada erkek çocuk…
0
ekimoloji
(06.02.26)
o yas cocuklarin en sevdigi seylerden biri scoot&ride ya da laufrad. türkcesini bilmiyorum, su hede: www.amazon.de

o yasta cocugun ilgisini cekecek tek sey oyuncak. oyuncak disinda aldiginiz her sey (kiyafet, kaban, vs) anne babaya hediye oluyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.02.26)
Manyetik blok alabilirsin evde varsa bile fazla olması daha iyi oluyor.
+1
yenibirgüzelnick
(06.02.26)
tam manyetik blok yazmaya gelmiştim. paw patrol falan izliyorsa onun oyuncakları, peluşları olabilir.
0
black holes in the sky
(06.02.26)
kız mı erkek mi?

erkekse araba tabii. asla yetmiyor hep araba hep araba :)

scooter seviyorlar

top seviyorlar
0
gurur
(06.02.26)
o yaş erkek çocuklar mekanik oyuncakları birirbine sokulup çıkartılan her türlü oyuncakları çok severler.. lego duplo setleri banko iş görür hem de dayanıklı..howwheels de severler.. bir iiş bankasının hareketli kitap serileri hoşlarına gidiyor .. erkek bebeyse iş makineleri itfaiye uçak hareketli kitapları çok ilgi çekici ya da iş bankasının yine uçak itfaiye temalı sesli kitapları var düğmesine basınca ses çıkıyor.. ve de iri ahşap yapbozlar. edit: aşağıda birileri kendi kendine saldırıya geçmiş. ben gözlemlerimi söylüyorum.. kız bebekler ve erkek bebekleri baya gözlemledim ve bu şekilde olduğunu farkettim. senin çocuğun barbiyle oynadı bize ne. soru sahibi fikir istemiş hediye için biz de fikir verdik. bu millet gerçekten hasta. hemen saldırı hemen kavga..bunlarla arkadaş falan olunmaz sosyal hayatta arkadaşlarına yazık.
+1
iwillsee
(06.02.26)
o yas hem erkek hem kiz cocuklari mekanik oyuncak sever.
arkadaslar 2026 senesinde, daha toplumun önyargilarindan nasibini almamis alti bezli cocuklara oyuncak üstünden kiz-erkek ayrimi yapmayin. bu stereotipler artik 15 sene öncede kalmis olmali. o yas cocuklari henüz kendi cinsiyetlerinin farkinda bile degiller. en az bir seneleri var bunu fark etmek icin. "erkek cocuk bunu sever" dediginiz her sey sizin toplum olarak cocuklara yakistirmaniz. söyle olmayin: youtu.be

gendered-oyuncaklarin kadinlari bilimsel alanlardan uzaklastirdigina dair artik onlarca calisma var cünkü daha totosunda bezi varken toplum kizlarin beyin nöronlari o sekilde baglansin diye cok ugrasiyor. bu mekanik denilen oyuncaklarin adi STEM Toys.
kizlariniza STEM oyuncaklari alin. oyuncagin cinsiyeti yok. okuma: codelikeagirl.substack.com
14 aylik oglan anasiyim, duplo isterse duplo ile oynar, barbie isterse barbie ile oynar. kizim olsaydi aynisi olurdu. cocukken en sevdigim oyuncaklarim uzaktan kumandali arabam, akülü arabam ve lego setimdi.
sorudan saptim OP'den özür dilerim ama soruya el cevap: erkek olmasi önemsiz. kiz da olsa erkek de olsa tüm bu oyuncaklari sever.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.02.26)
@konuma ben konusuyorum

Çok yanılıyorsun. 14 aylık oğlun var ama gerçekleri görmek istemiyorsun. Erkek bebeklerin neredeyse tamamı araba kamyon ve kepçeye ilgi duyarken kız bebekler peluş oyuncak barbie vs seviyor. Bunu da herhangi bir yönlendirme olmadan içgüdüsel olarak doğasından gelen bir istekle yapıyorlar.
0
kaptan maydanoz
(07.02.26)
@kaptan maydanoz, yukaridaki linki okumadigina ve bu konu hakkinda hicbir bilimsel kaynaktan arastirma yapmadigina, sadece ezberden konustuguna yemin edebilirim.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.02.26)
@konusma ben
Ezberden değil direk hayat tecrübesinden konuşuyorum. Fonlanan akademik kaynağın doğruluğunu tartışmaya bile gerek yok.
Onlarca bebek gördüm. 5-6 aylıkken oyuncaklara uzanmaya istemeye başlar bebekler. Erkek bebeğin önüne 5 aylıkken bir bebek bir araba koy bakalım. %90 araba seçer.
Batı yalakası olacağız diye evrimsel gerçeklerimizi inkar etmeye gerek yok.
-1
kaptan maydanoz
(07.02.26)
@konusmabenkonusuyorum size katılıyorum ama oğlum peluş oyuncaklarla bebeklerle asla oynamıyor. Oyunda cinsiyetçilik yapmamak adına araba da aldım bebek de ama hep arabalarıyla oynuyor, kimse göstermediği halde bir yaşından beri arabalarını yarıştırıyor halı üstünde sürüyor. O yüzden oynamayıp kenara atacağı oyuncaklar yerine gerçekten oyalanacağı keyif alacağı şeyler almak istiyorum.
+1
🌸ekimoloji
(07.02.26)
@maydanoz ekimolojinin sorusunun iyiliği için fazla eyyorlamicam.
İnsan soyunun evrimi başlayalı 7 milyon yıl. İlk içten yanmalı motorun icadı 1800’lerin sonu. Buhar makinesi desen en erken 1700’lere gidersin. Şunun şurasında 300 sene.
İddialarını farklı zeminlerde kursaydın daha ciddiye alabilirdim ama şu kısa metinde bile üç yerde safsata yapmışsın. Bundan sonrası çaba harcamam sadece gri hücrelerime yazık eder.
Tek çocuk yetiştiren yalnızca sen değilsin. Biz de hayat tecrübesiyle konuşuyoruz. Ayrıca bilimsel seçenekler sunuyoruz ama appeal to motive yapmak daha kolay geliyor. Her bilimsel araştırma fonlanır. Fonlanmamış olanı bul da biz de görelim.

@ekimoloji, Doğrudur. O halde scooter alıp geçin. Scooter sevmeyen çocuk görmedim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.02.26)
decathlon denge bisikleti, scooter, manyetik blok, lego duplo, balonpower oyuncak, oyun hamuru, musluğundan su akan mutfak, baloncuk makinesi, kedi denge oyunu, fotoğraf makinesi, karaoke seti, herhangi bir müzik aleti.
bu arada oyuncakların cinsiyetsizliğine ben de çok katılıyorum, ilgi başka bi şey cinsiyetine göre seçenek sunmak başka
0
mezzosprite
(08.02.26)
(29)

İş hayatına sevilmemek

yenibirgüzelnick
İş arkadaşlarım tarafından sevilmediğimi düşünüyorum. 8 kişilik bir ekibiz. Sadece yönetici ve ben y kuşağı. Diğerleri 2000 sonrası doğumlu yaşı küçük, ilk iş yeri tecrübesi olan çocuklar. Benim 10+ yıllık tecrübem var. Ben doğum iznine ayrıldım ve buna çok bozuldular. 3.5 ay ücretli izin sonra heme
İş arkadaşlarım tarafından sevilmediğimi düşünüyorum. 8 kişilik bir ekibiz. Sadece yönetici ve ben y kuşağı. Diğerleri 2000 sonrası doğumlu yaşı küçük, ilk iş yeri tecrübesi olan çocuklar. Benim 10+ yıllık tecrübem var.

Ben doğum iznine ayrıldım ve buna çok bozuldular. 3.5 ay ücretli izin sonra hemen geri döndüm ama herkes tavır aldı. Sonra bana şirket evden çalışma izni verdi bebeğim daha 3.5 aylık olduğu için yaşına girene kadar evdeydim. Arkamdan çok konuşmuşlar herkes bozulmuş buna.
Devletin verdiği hak olan süt izni var günde 1.5 saat çocuk yaşına girene kadar. Bu izne de çok laf söylediler. Birikti yani bir şeyler.

Ben onlardan fazla maaş alıyorum. Doğal olarak 10 yıllık elemanla yeni mezuna aynı maaşı vermiyorlar tabi ki. Son zamlara kadar yine iyi kötü idare ediyorduk ama zamlardan memnun olmayan beni diline dolamaya başladı. Benim bakıcıya verdiğim maaş kadar burdan maaş almayan insanlar var ve bunun sorumlusu olarak beni görüyorlar. Hani aynı projede aynı işi yapıyoruz o niye bu kadar fazla alıyor diye.

Onun haricinde hepsine çok samimi ve sevecen yaklaştım hiç olumsuz davranmadım güler yüzle bildiklerimi hep aktarıyorum. Ama bu 2000 sonrası nesil benim yabancı olduğum bir kafa yapısına sahip.

Ne önerirsiniz? Şimdi bakıyorum birlikte molaya çıkıyorlar beni çağırmıyorlar. Eskiden çağırırlardı zam açıklandıktan sonra benimle konuşmamaya başladılar. Zamları ben belirlemiyorum. Benimki yüksek onlara düşük olmasının sorumlusu da değilim.
+3
yenibirgüzelnick
(06.02.26)
hiç umrunda olmasın. işyeri sosyalleşme-duygusal bağ kurma alanı değil zaten. işini yapıp ödemelerini düzgün alıyorsan. ağır bir psikolojik mobbinge maruz kalmıyorsan kimsenin seni sevip sevmemesi konu olmamalı.
+7
orpheus
(06.02.26)
ergenuslar saçmalamışlar. patrona triplenemeyecekleri için sana tripleniyorlar. hiç umursama.
+6
art cat chocolate
(06.02.26)
böyle bir konu daha önce açıldı sanırım. senin o yaş ve tecrübenle ayrı bir odan olması lazım ve bunları da muhatap almaman lazım. iş yerindeki ergenler seni sevmese de olur. aranızda zaten hiyerarşi olmalı.
+7
koela
(06.02.26)
37 yaşındayım. Şu an çalıştığım yerden emekli olursam son iş günümde herkese iyi akşamlar der çıkarım, tokalaşma bile yapmam. İş yerinde sevilip-sevmek umrumda olmayan kavramlardır. İş hayatında gruplaşmaya çalışan kişilerin karakterleri zayıftır. gıybet, dedikodu, laf taşıma bunların altından çıkar. Özetle; gördündüğün gibi ol, rol yapma. kimse seni sevmek zorunda değil.
+5
HellKeePer
(06.02.26)
onları ezip, tecrübeni çıkarıp masaya vurursan tekrar sevgilerini kazanabilirsin tabi bunu istiyorsan.
+5
duyuruuser
(06.02.26)
Ben olsam hiç kafamı yormazdım. Devletin verdiği hak, kullanacaksınız tabii.
İş ayyuka çıkarsa müdüre yönlendirin. Hatta biraz müdürün de kulağına su kaçırın hadlerini aştıklarını, hesap yapmaktan iş yapamadıklarını.
+3
tiredofwaiting
(06.02.26)
Normal. Ben seni tanımamama rağmen çok itici biri olduğunu düşünüyorum. Senin için çözüm yok maalesef. Kafanda takıntılı fikirlerin var ve bunları değiştirmen mümkün değil. Bunu yazmak için engelini kaldırdım. Okuyunca engellersen sevinirim. :D
-20
arbre
(06.02.26)
@arbre yazdığına şaşırdım çünkü daha önce birebir konuştuğumuzu hatırlamıyorum. Engelli olduğumu da bilmiyordum, seni engellemeyeceğim zararın yok şu an :)
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
Yani böyle şeyler olduysa böyle zekası düşüklerden uzak durmanız bence yararınıza olur. Benim de kendi alanımda 10+ yıl deneyimim var. Yeni mezun biri gelip kendiyle kıyaslasa itin deliğine sokar çıkartır aşağılarım. Aldığım hak ve maaşı kıyaslasa memnun olurum. En azından adaleti sağlayan bir firmada çalışıyorum derim. Yakın maaşlarda çalışıyor olsam ciddi moralim bozulurdu.

Bence bunlar kafaya takılacak şeyler değil. Sizin firmaya sağladığınız fayda fazlaysa elbette böyle olmalı.
0
filipis
(06.02.26)
aynı durumda ben olsam dert etmem, benim işyerine gidiş amacım iş yapmak.

ha bu durum işle ilgili iletişimde de problem yaratıyorsa o zaman sıkıntı. orada da ast-üst ilişkisi devreye girer.
+1
galahad reloaded
(06.02.26)
bencede hiç takma o kadar çok insanla çalıştım ki iyisiyle kötüsüyle, millet o kadar boş ki ağızları o kadar çok boş laf yapıyorki bende başlarda takardım niye aramız kötü oldu diye ama benim aramın seneler sonra (sabredip) kötü olduğu insanlar başka departmana gidince 2 ayda kovuldular, sonra bana gelip sen nasıl dayandın ki buna dediler.. sizinkilerde o tür tiplerden %100 boş yapma kapasiteli %100 boş insanlar... o yüzden hiç alttan alma ve canınıda sıkma. sen kendin gibi ol hiç millet ne demiş takma bile.
+1
eja
(06.02.26)
Beraber çalıştığınız kişiler sizi sevse ne olur sevmese ne olur ya düşünmeye değmez. Bir de bu konulardan dolayı size tepki göstermeleri zaten çok yersiz ve çocukça. Tecrübesizliklerine vermek lazım, zaten bu süreçte kendi özelinizde bir sürü şeyle uğraşıyorsunuz bir de bunları dert etmeyin kendinize.
+1
mutekebbir
(06.02.26)
İğneyi kendinize çuvaldızı başkasına.

Ben de z kuşağıyım, uzun iş tecrübem oldu. Olduğum ofisteki mühendislerle takılıyordum. Yemeğe onlarla gidiyordum, molalarda onlarlaydım, mühendislerle, şefle. Hiç de öyle bir derdim yoktu.

Ben hoşlaşmadığım kişiler; yemeğini almak için yemekhaneye gelmeyip birisine tepsi hazırlatıp ayağına getirten üst yönetim!, sırf müdür diye arabanın gimesinin yasak olduğu yere park edip fabrikanın işleyişine aksatanlar (forklift yoluna koymuştu, forklift geçememişti).

Olduğum yet kamu kurumu olduğu için bu davranışlar beni çok rahatsız etmişti. Onun dışında kimseyle sorunum yoktu hatta herkes beni çok ılımlı karşılamıştı.
-2
substituent
(06.02.26)
mutlaka zayıf halka vardır, bomboş olup sivrilmeye çalışan, daha kibirli, iddialı olan tipi seç ona iyi davran, gözlemle. pohpohla, senden büyük adam oalcak buralar hep sana kalacak yarın biz olmayacağız diye gazla. kıdemcilik yapmaya başla. diğerlerine soğuk sıcak yap, emir verici tonla konuş. zamanla sana diğerlerinin foyalarını dökmeye başlar içten parçalanırlar.
+1
Hallegadola
(06.02.26)
@substituent
İşte bizim şirkettekiler büyüyünce sizin şirkettekilere dönüşecek :) sen de bana dönüşeceksin :)
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
İğneyi kendinize çuvaldızı başkasına. +1

Belki 100% haklısınız, o zaman da haklıyım der geçersiniz. Ben diğer yazarların aksine günümüzün yarısını geçirdiğimiz bir yerde arkadaşlarımız olması gerektiğine inanıyorum. En yakın arkadaşlarım da işyerinden ve benden 8-10 yaş büyükler hep.

"Benim bakıcıya verdiğim maaş kadar burdan maaş almayan insanlar var" bu cümlenin vibe'ını beğenmedim ama o notu düşerek şey diyeceğim, onlar maaşlarını eleştirdiklerinde evet siz de az alıyorsunuz keşke bi iyileştirme yapsalar size de vs. cümleler kurun. Ally olduğunuzu gösterin. Sonra devam ederlerse kendi bilecekleri iş.
+1
aguen
(06.02.26)
@aguen düşündüğün gibi bir profil değilim. Ve gerçekten bakıcıma 45k maaş veriyorum buradaki bazı çalışanlar 45 almıyormuş. Ben de bunu gelip sordukları zaman öğrendim. İnsanlar hem öğrenmek için soruyor hem de bozuluyorlar sanki maaşı ben dağıtıyorum gibi “biz bile o kadar almıyoruz??” Diye bana hesap soruyorlar mesela.

Bir de maaşlarını eleştirdiklerinde onlara tavsiye veriyorum destekliyorum. İlk iş yerinde düşük olması normal iş değiştirerek yükseliyor maaş dert etmeyin benim de öyleydi diyorum hep.
+2
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
Gercekte nasil birisinizdir bilmiyorum tabii ki ama onceki bi sorunuzda size hak vermedim diye beni junior sanip bunu da kotu bi sey gibi ifade eden bir mesaj atmistiniz. Bu yuzden sirketinizdeki juniorlarin sizi sevmemesine sasirmadim.
0
ghilleinthemist
(06.02.26)
kisilerin sizi sevmesi onemli degil. su devir su yaslar zaten calisan haklarina bilenen insanlari kurtarmak icin kahramanliga soyunma yaslari degil. genctik andavallarin devrimle duzeltilebilecegine inaniyorduk, gecmis olsun yok oyle birsey.

isyerinde tek ilkem isini iyi yapanla nasilsinli muhattap olmak, isini iyi yapmayan zaten o bozuk isi bana salladigi an ebesini tersten gorur, yoksa zaten gorunmez kisidir.

ayrica koela+1 ayri ozel ofis neden yok bunu bir kurcala, gerisini gec.
0
warrior princess
(06.02.26)
ben umursama tavsiyelerini desteklemiyorum. Aynı durumda benim çalıştığım şirkette elemanın birinin ayağını kaydırdılar aynı bu şekilde. Alttan alta yöneticiyi işlediler haftalarca aylarca. İlk performans döneminde de yol verdiler. Her ne kadar yapmayın etmeyin desem de kurumsal hafızayı hiç edip mahvettiler.
+1
administ
(06.02.26)
Alakasız bi' şey tabi ama bakıcıdan az maaş alıp tantanasını yapanlar 1 hafta boyunca çocuık bakmayı deneyebilir, ulan şu hayatta bakıcı duyarı da yapmak zorunda kaldım ya daha bi' şey demiyorum.
Muhtemelen kendi götünü toplayamayan yemeksepeti mahallenin muhtarı rozetli profiller çocuk bakıcısına laf söylüyor.
+1
kumandanim
(06.02.26)
"boşver sevmezlerse sevmesinler iş yeri arkadaş edinme yeri değil" vb şeyler söyleyenlerin ya sigorta prim gün sayısı 0 ya da devlet memuru falanlar sanırım. maalesef özel sektörde sosyal ilişkiler çoğu durumda her şeyden çok daha önemli. iyi ilişkiler ofiste işlerin istediği gibi ilerlemesinde veya yükselmende sana ciddi fayda sağlarken kötü ilişkiler de hem mental olarak yıpratır seni hem de ufak ufak topun ağzına yaklaştırabilir.

tabi çok teknik bir iş yapıyorsan ve işinin kalitesini kişi yorumuna gerek kalmadan adil bir şekillde ölçebilen çıktılar varsa yine psikolojik anlamda rahatsız eder seni ama en azından iş & kariyer anlamında kafan rahat olur. fakat bu tanıma uyan işler çok az. senin şansına hiyerarşik olarak senden altta seni sevmeyenler ama 10 kişi 1 kişiden şikayetçi olursa hiyerarşik olarak altta da olsalar ve haksız da olsalar yine sıkıntı yaratabilir kişiye. bu durumda yapacak şey durumu tersine çevirebilecek yani sana bakış açılarını değiştirebilecek bir şey var mı onu düşünmek. belki onlarla olan iletişimde yaklaşımda ufak değişimler bile faydalı olabilir orta vadede. yok öyle olacak gibi değilse de sana sıkıntı yaratma ihtimallerine karşın ön almak amaçlı yöneticinle görüşebilirsin. samimiyet seviyene göre bir dertleşme konuşması iyi olabilir. o da yoksa bence iş ilanlarına başvurmak ve fırsat bulunduğu anda gitmek lazım. bulunamıyorsa da mental anlamda etkilenmemek için takmamaya çalışacaksın ve iş anlamında sıkıntı yaratmamaları için en iyisini umma moduna geçeceksin.
+1
semaforo de medianoche
(06.02.26)
@ semaforo de medianoche
Yazılımcıyım. Ama başka bir meslek olsa da benim ayağımı kaydıramazlardı çünkü somut bir şey yok ortada. Hani 10 kişi toplanıp şikayet etmeye gitse bir tane bile şunu yaptı diyecek bir şey yok. Aksine hep içimin fazlasını yaptım.
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
illa kovulmak olarak düşünmeyin hakkınızda 1-2 kötü söz gitse yöneticinin aklında yenibirgüzelnick de sıkıntılı bir tip. ofiste sorun çıkarıyor vs. gibi şeyler kalabilir sizle ilgili. bu da size ruhunuz bile duymadan taş koyabilir zaman zaman. ben de yazılımcıyım bizim işte de ikili ilişkiler inanılmaz etkili maalesef terfiler görevlendirmeler gibi konularda. bu ara ofisteki 2 yakın arkadaşla sürekli dertlenme konumuz bu hatta. dediğim gibi hiçbir şey olmasa bile mental olarak yıpratabilir. içinde bulunduğunuz durumu en iyi siz bilebilirsiniz tabi biz eksik hatalı değerlendiriyor olabiliriz.
+1
semaforo de medianoche
(06.02.26)
öncelikle bebeğinize odaklanın. onun size ihtiyacı var 3.5 ay az bile. tabi ki izin alacaktınız. yarın bir gün onlar da doğurduğunda alacak. şimdi de iş yerini bir süre ignore etmeye çalışıp bebeğinize verin enerji ve dikkatinizi. bu zamanları onun kokusu bir daha geri gelmeyecek. ikinci olarak sosyal medyada da gözlediğim gençlerde devamlı birilerine saldırma olayı var.. alakasız bir örnek ama yatırım için ev alanlara saldırma vesuçlama mesela.. onalrın kriacı olması ya da geçim sıkıntısı çekmesinin müessibleri sanki ev yatırımcıları gibi. sapla saman karıştırılıyor yani.. onların 45 k maaş alması sizin suçunuz değil ama hınçlarını sizden çıkartıyorlar. şu an yapıualcak en mantıklı şey ignore edip maaşınızı alıp geçmek.. bi tık daha poizitif hisettiğiniz kişiler varsa onlarla takılın yoksa paranıza bakın. ve tekrar söylüyorum bebeğinize ve onun bu en güzel zamanlarına odaklanın.
+1
iwillsee
(06.02.26)
@karim iceride & @arbre cdn.eksisozluk.com

Ben bu konuyu daha önce hatirliyorum. Bastan sıkıntı olmus yani bilmemesi gereken seyleri biliyorlar.

Dogru bi taktik mi bilmiyorum ama belki guzel seyleri degil de sıkıntıları anlatarak, hatta sıkarak... havayi biraz degistirebilirsiniz.

Bizde 15 yillik bi yazilimci var. Durumunun iyi olmama ihtimali yok. Ben 2 cocuk 1 hanim disarida yemege oturamiyorum ya diyor. Ozel okulunu zor ödüyorum diyor.

Boyle olunca yuksekte de olsa ister istemez kurulamiyorsun. Bence bilerek yapiyor :D
+3
ananiyimioguz
(06.02.26)
ananiyimioguz, tipi s...cek tip sensin bence. :)
-2
arbre
(07.02.26)
Oncelikle maas ve masraflar konusunda ketum davranmaniz lazimdi.Daha ilk is tecrubesine sahip kisiler sizin maas ve aylik harcama butceniz konularina bu kadar vakif olmamalari gerekiyor.Bana anti profesyonel bir isyeri ve iletisim gibi geldi.Sahsen biri benim maasimla ilgili yorumda bulunacak done vermezdim, yorumda bulunmaya yelteneni de laflarimla doverdim.
+4
turkuaz
(07.02.26)
istifa, doğum izini, transfer vb durumlarda ne kadar iyi olursanız olun hep kötü insan seçiliyorsunuz. ister boş pislik diyelim,ister kıskançlık diyelim, bir şekilde insanlar bileniyorlar. dolayısı ile hiç kafaya takmamak gerek bu konuları. zaten iş yerinde kimse kimseyi sevmek zorunda değil, saygı duymak zorunda. burada kilit konu szin iş yerindeki duruşunuz. yani iş güç konusunda yöneticiler size güveniyorsa sorun yok. isteyen istediğini düşünüp, istediğine istediğini söylesin. siz işinin arkasında birisi iseniz sorun yaşamıyorsunuz. bebişle sağlıklı, mutlu bir hayat diliyorum
+1
kondansator
(07.02.26)
(5)

Meyveli yoğurt yemek

arbre
Hello. Bim'deki Mövenpick meyveli yoğurdu beğeniyorum. Her gün işe götürüp sabah ya da gün içinde yesem dokunur mu? Bir de yoğurdun protein olduğu yazıyor. Ağırlık çalışan biriyim. Protein için faydası olur mu? Teşekkür.
Hello. Bim'deki Mövenpick meyveli yoğurdu beğeniyorum. Her gün işe götürüp sabah ya da gün içinde yesem dokunur mu? Bir de yoğurdun protein olduğu yazıyor. Ağırlık çalışan biriyim. Protein için faydası olur mu? Teşekkür.
-10
arbre
(19.01.26)
şeker oranına bakın. muhtemelen yüksek. gereksiz şeker yükünden yoğurt da olsa kimse fayda görmez. az şekerli ya da doğal tatlandırıcı falan olsa neyse de böyle ürünler şekeri basıyor genelde
0
iwillsee
(19.01.26)
turkiye gida anlaminda gercekligini kaybetmis bir ulke. uc harfli marketler ve gida baronlari gida kimyasiyla at kosturuyor. vatandas ekonomik olarak bu ucuzluga bagimli oldugu icin, hukumet de izliyor. cumle icinde bim, ucuz, market kelimeleri varsa icindekilere bakmaya gerek bile yok. isterse alman movenpick olsun. mahallenizdeki pazarlara gidip saglikli kuruyemisler(badem, findik, ceviz, kayisi vs..) alin.
+4
buenosdias
(19.01.26)
Günlük protein ihtiyacı anlamında katkısı olabilir. Ağırlık antrenmanına yeterli gelmez. Anlamlı bir faydası da olmaz.
+1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
Sek quark protein veya proteinli sütleri araştırmanızı öneririm bunun yerine. Sek quarkın meyveli olanları da bahsettiğinz yoğurt da şekerli ve bu tür ürünler güne başlarken tüketilirse gün boyu şekeriniz de dalgalanmalar olur.
0
Phoebe
(20.01.26)
Şekerli yoğurtlar tamamen traş. Canın isterse de keyfine, arada sırada ye. Bunlara bel bağlama.
0
Buddrick
(20.01.26)
(7)

bu evde yangın riski var mı?

iwillsee
oturduğumuz apartman garip bir tasarımı var. altında ünlü marketlerden biri var devasa. o sebepten apartmanın ortasında kocaman boşluk var ve üstü camla kaplı. camlar açılmıyor zaten bu sebepten yazın sera etkisi ile cehennem ötesi sıcaklar oluyor apartman içinde bu bir. ikincisi market mütahitin ki
oturduğumuz apartman garip bir tasarımı var. altında ünlü marketlerden biri var devasa. o sebepten apartmanın ortasında kocaman boşluk var ve üstü camla kaplı. camlar açılmıyor zaten bu sebepten yazın sera etkisi ile cehennem ötesi sıcaklar oluyor apartman içinde bu bir.
ikincisi market mütahitin kiracısı. mütahit kira almıyor marketin aylık cirosunun % bilmem kaçını alıyor kira olarak o yüzden mütahit marketin köpeği olmuş. apartmanın dışını da marketin ambleminden olan renkle metal levhalarla kaplamış. apartmanın her yeri metal levhalarla kaplı hatta bu yüzden fare sorunsalı da çıktı çünkü fareler bu levhalarla duvar arasında kalan boşluklarda cirit atıyorlar neyse bu levha kaplaması yüzünden yazın yine apartman extradan aşırı sıcakladı.
üçüncüsü apartmanın diğer dükkan kiracılarından biri mangal malzemeleri satan bir market. çıra tutuşturucu kömür vs aklınıza gelen her türlü mangal malzemesi ve yanıcı madde hem depolanıyor hem satılıyor.
dördüncüsü apartmanın bir diğer kiracısı boyacı gibi bir şey depo olarak kullanıyor envai çeşit tiner boya vs. depolamış.
beşincisi apartmanın şortasındaki devasa boşluktan dolayı sıradan bir çıkış yok ortada 3 tane asansör kulesi var ve labirent gibi her bir kule başka yere çıkıyor biri normal giriş biri kapalı otopark biri de başka bilinmeyen bir yere. güya bunlar yangın merdiveniymiş ama hava ile en ufak bir temas yok.
ben bu apartmanda allah korusun bir yangın çıksa felaket senaryosu gibi hissediyorum. depolarda bu kadar yanıcı madde. devasa ve açık hava ile teması olmayan bir orta alan. labirent gibi merdiven ve asansör kuleleri. dışarıdaki metal kaplama..
yangın önlemi olarak en azından bir duman dedektörü falan taktırılsın dedim kimse beni sallamadı apartmanda.
sizce abartıyor muyum? tedirgin olmakta haklı mıyım?
önlem olarak ne yapabilirim..
yurtdışı yasağı gelmeden önce amazonda ev pencelerinden sarkıtılan portatif çelik merdivenlerden görmüş ve almak istemiştim ama apartmanın dışındaki absürt kaplamadan dolayı o da olmuyordu camdan sarkıtmak için. zaten şimdi yurtdışı alışverişi de yalan oldu.
her türlü önerinize açığım..
0
iwillsee
(19.01.26)
tüm bunları belediyeye cimere vs yazsana delikanlı
-3
artıküyeolmakistiyorum
(19.01.26)
bu ülkede cümer ve belediyeler de sorun çözmekle bilinirdi zaten hanımefendi
+3
🌸iwillsee
(19.01.26)
Soru risk var mı diye başlamış ama, anlattığınıza göre apartmanda risk olmayan nokta yok. Belediye, cimer falan yazıp uğraşabilirsiniz ama müteahhitin muhakkak belediyede tanıdığı vardır; işine çomak sokulduğunu duyması iyi olmayabilir.. Bence dilediğiniz güvenliği sağlamanın tek yolu bu evden taşınmak olur.
+2
lil siztah
(19.01.26)
sanane.
+3
🌸iwillsee
(19.01.26)
levhalar ve sıcaklama konusunda yeni izlediğim bir video. sistemi eksk yapmışlar. tam da yalıtım için yapılıyormuş aslında.
www.youtube.com
0
ground
(20.01.26)
o apartmanın ortasında devasa boşluk yangın esnasında baca etkisi yapıyor, sizin evinize sıçramayacak olsa bile dumandan zehirlenip ölmeniz mümkün. kaygılarınızda haklısınız. belki apartman x senesinde y yangın yönetmeliğine uygun bir şekilde altında ticari alanlar olabilecek şekilde planlandı; belki de buralar hiç öyle ticari alan değildi sonradan cinsi değiştirildi vb. siz bu kaygılarınızı ilk önce yönetim ile yüz yüze görüşün, eğer sallıyorsa yazı gönderin, sonra da belediyeye şikayet dilekçesi verin. fakat bu durumda size fatura çıkacaktır. yani binanın yangın yönetmeliğine uygun hale getirilmesi için maliklerden para toplanacaktır.
+1
malheiros
(20.01.26)
ayrıl coco. anlattıklarına göre tehlike büyük.
+1
scudman1
(20.01.26)
(6)

Nice senelere koca g….lüm

yadigar
Malum ünlülerin mesajlaşma haberinden sonra çevrenizde doğum günü bu şekilde kutlanana rastladınız mı? Yani aile, arkadaş, okul, iş vs. çevrenizde gırgır olsun diye bu şekilde doğum günü mesajı atan yahut alan oldu mu bildiğiniz? Bir zamanlar herkesin “iyi bayramlar kobra nejdet” demesi gibi… Yoksa
Malum ünlülerin mesajlaşma haberinden sonra çevrenizde doğum günü bu şekilde kutlanana rastladınız mı? Yani aile, arkadaş, okul, iş vs. çevrenizde gırgır olsun diye bu şekilde doğum günü mesajı atan yahut alan oldu mu bildiğiniz? Bir zamanlar herkesin “iyi bayramlar kobra nejdet” demesi gibi… Yoksa o tarz bir trend hiç başlamadı mı?
-3
yadigar
(17.01.26)
Bugün benim doğum günüm siteye girer girmez bunu görüp bi an üstüme alınacaktım ama koca götlü olmadığımı hatırladım tşk.
+10
ekimoloji
(17.01.26)
Çok şükür etrafımda bu kadar seviyesiz insan olmadı.
+15
onyx
(17.01.26)
merhaba taşındım. sevdiğim insanların tamamı başka bir şehirde kaldı. hepsine kilosuna, fiziksel özelliğine göre yılbaşında farklı varyasyonlarla bu mesajı yolladım. örneğin; koca götlüm, sıkı götlüm, atletik götlüm, kuru götlüm. hatta kafam güzel olunca isim kıtlığından yanlış birine de yolladım hic yadırgamadı.
+1
libertine
(17.01.26)
bir arkadaşımı aradım. naber koca gotlum dedi ama esprisine tabi :)
+1
koela
(17.01.26)
bu mesajda safi espri mizah olsa eyvallah ama ne yazık ki kadını aşağılama vs var
-2
iwillsee
(19.01.26)
Benim sorduğum şekli genelde erkekler arasında geçiyor muhabbet olarak. Bir kadına değil de halı sahadan arkadaşına mesela. Kadını aşağılama demek biraz zorlama bir tabir sanki... (Orijinal olay için değil dediğim)
0
🌸yadigar
(20.01.26)
(6)

Melatonin uykuya dalmada etkili mi sizce?

runaway
2 gündür kullanıyorum ve pek bir etki hissedemedim. Ürün sahte mi acaba diyorum. 6mg alıyorum. Bu dozda alıp etki görememek normal mi sizce?
2 gündür kullanıyorum ve pek bir etki hissedemedim. Ürün sahte mi acaba diyorum. 6mg alıyorum. Bu dozda alıp etki görememek normal mi sizce?
0
runaway
(09.11.25)
melatonin yerine 5htp kullan.
0
gabe h coud
(09.11.25)
solgar kullanıyordum ve gayet iyiydi. şu an artık farklı markalar piyada bulunuyor. açıkcası haftada 2 tane attığım oluyor ve faydasını görüyorum. gene de melisa çayı da öneririm. o da çok çok etkili.
0
hsmbnl
(09.11.25)
ağızda eriyen ya da sprey formaları daha çabuk etkili. ama günlük kullanmak çok sıkıntı. uyku dengesini bozuyor.
0
iwillsee
(09.11.25)
Gece alıyorum. Uyumam gereken saatten 2 saat önce. Biraz sersemletiyor ama uyku ilacı gibi uykuda daldırmıyor
0
🌸runaway
(09.11.25)
Bildiğim kadarıyla:
Melatonin bir hormon.
Bünye hormonlarını kendisi üretir. Kişi duruma müdahale edip dışarıdan hormon almaya başlarsa, bünye artık dışarıdan alınan hormonu üretmeyi kesip fabrikayı geridönüşümsüz olarak kapatır. Yani bu hormonu sonsuza kadar dışarıdan almak ya da yoksunluğuna katlanmak gerekir.
Bu arkadaşların asla tek bir işlevi yoktur. Azının da fazlasının da bünyeye yıkıcı etkileri vardır.
Bu sebeple hormonlarımıza besmelesiz ilişmemek yüzdeyüz mecbur kalırsak da güvenilir bir tabipin ellerine kendimizi bırakmak uygun olacaktır diye düşünüyorum.
Söylediklerim kendi yorumumdur. Yanlış bilgiye dayanıyor olabilir. Ama konuyu bu bağlamda bir araştırmanızda gerçekten fayda var.
0
Mirket
(09.11.25)
5htp avrupa'da bazi ulkelerde yasak, bu nedenle kullanmadan bi tik arastirmanizi oneririm, tam nedenini ben bilmiyorum. Melatonin normalde uykuya daldirmali hele de 6mg ise, ama uykuya dalmadan 1-2saat once ekrani birakiyor musunuz, sakinlesmek icin bir seyler yapiyor musunuz bunlar da onemli. Melatonin ile birlikte lavanta cayi mesela iyi gelebilir
0
kassiopeia
(09.11.25)
(1)

Yurtdışındayken taksitli alış veriş yapmak

issiz karga
yani yurtdışına çıktığımızda yabancı ülkedeyken taksitli alış veriş yapabiliyor muyuz? spesifik olarak japonya'da, kore de olabilir.
yani yurtdışına çıktığımızda yabancı ülkedeyken taksitli alış veriş yapabiliyor muyuz? spesifik olarak japonya'da, kore de olabilir.
0
issiz karga
(08.11.25)
bildiğim kadarıyla türkiye menşeli kredi kartlarına yurtdışında taksit yapılması yasaklanmış.
0
iwillsee
(08.11.25)
(7)

Bangladeşli komşum

iwillsee
geçici olarak yurtdışında yaşıyorum ve bir apartmanda kalıyorum. bi kaç hafta önce bangladeşli bir aile taşındı müslüman. ben de gördükçe selam verdim kibarca sohbet ettik. Hanımı sağ olsun bana yakınlık göstermek için ikidir sofralar kurup beni yemeğe çağırıyor. ben de kırmamak için 2 kere davetine
geçici olarak yurtdışında yaşıyorum ve bir apartmanda kalıyorum. bi kaç hafta önce bangladeşli bir aile taşındı müslüman. ben de gördükçe selam verdim kibarca sohbet ettik. Hanımı sağ olsun bana yakınlık göstermek için ikidir sofralar kurup beni yemeğe çağırıyor. ben de kırmamak için 2 kere davetine icabet ettim. bakın farklı kültürlere damak tadlarına saygım sonsuz. lakin pişirdikleri yemekleri tadına dahi bakamıyorum. görüntü ve koku olarak bana kesinlikle hitap etmiyor. bir de maalie sulu yemeği ve pilavı önce parmakları ile iyice mıncıklayıp hatta avuçlarının içine alıp mıncık mıncık yapıp geri tabağa koyup öyle yiyorlar. evet kültür farkı biliyorum ama bu ortamda tek bir lokma bile yiyemiyorum. başka bir şey olsa nezaketen dayanırım ki dayanıyorum mesela evleri çok kokmasına rağmen nezaketen bir saat oturup sohbet ediyorum ama bu yemek meselesi olunca zorla tek lokma dahi yiyemiyorum biliyorum ki zorla yersem kusarım. neyse bu kibar ve nazik evin hanımı ikidir benim bu yememe olayıma çok bozuldu. kırıldı. sen bangladeş yemeği sevmedin dedi. ben de karnım aç değil ondan falan dedim. ama yine de kırıldı. yazık uğraşmış bir de. belli ki bu yemeğe çağırma muhabbetleri devam edecek ve ben bir kez daha gitmek istemiyorum çünkü çok geriliyorum gözüme bakıyorlar yiyecek miyim diye. yazık bi sürü de çeşit yemek yapıyor. sofrayı donatıyor ama tek bir şey bile bana hitap etmiyor. hani böyle margarita pizza kurabiye vs. gibi herkese hitap eden bir şey olsa karnım tok olsa bile yerim. ama has bol baharatlı görüntüsü bile oldukça garip gelen yemekler. ve bu son ziyaretten sonra ben yine hiç bir şey yemediğim için kadın bana inanılmaz kırıldı. ben de o üzüldüğü için üzüldüm. sizce bu durumu nasıl düzeltebilirim. kadın çok iyi niyetli. bruada kendini yalnız hissediyor ve arkadaş edinmeye çalışıyor. (ben de kadınım)
+1
iwillsee
(06.11.25)
'Bir sağlık sorunum var. Diyetisyen özel bir menü hazırlıyor. Onun dışında su içmem bile yasak. Anlayışınız için çok mersi.' de geç.
+6
Mirket
(06.11.25)
"Yetiştiğim evde asla soğanlı, sarımsaklı, baharatlı yemek yapılmaz, yenmezdi. Bana çok ağır geliyor. Bakamıyorum bile. N'olur zahmet etmeyin, keşke yiyebilsem, hiç seni kırmazdım. Yabancı tatlara açık da değilim, alışmadığım tatlarda midem bulanıyor." gibi kırmayan nazik bir üslupla söyleyin bence. "Ben gelince hiçbir şeye zahmet etme. Çok mecbur hissedersen, bi kahve yaparsın, ben de bi paket kurabiye alırım, otururuz beraber." gibi...

Baktın olmuyor, sen eve çağır. Çiğ sütün içinde ketçaplı çiğ brokoli, reçelli et gibi iki üç uydurduğun yemeği ikram et. Bir daha ısrar etmezler sanırım.
+2
yadigar
(06.11.25)
açık açık konuşup "çok farklı bir kültür alışamadım" diyemiyorsan sen de onu çağır, çeşit çeşit yemek yap, ama yine de çok az ye. gündüz falan boş vaktinde de yanına uğra yemek amacıyla olmadan. atıyorum alışverişe, parka falan çağır. yemek yiyemeseniz bile beraber arkadaşlık yapmaya devam edeceğini hissettir. zamanla alışır arkadaşlığınızın yemek yemeyi kapsamayan cinsten olacağına.

bir de böyle "yapamam, kesin kusarım, deneyemem" dedikçe şartlandırırsan kendini zaten kusarsın. hiç mi yok denemeye yakın safe bir şeyler? sade pirincimsi bir şeyler? ucundan denemelik, "elle yiyemem ama bi çatal varsa şunu denemek istiyorum" demelik bir şeyler olmuyor mu?
+1
nolmus yani
(06.11.25)
pirinç yemeye çalıştım ama bizdeki pilav gibi değildi. buz gibi lapa şeklinde. patates kızartmasını bile bi tuhaf yapmışlardı. hamur kızartmışlar ama onu da şekere ve tuza aynı anda bulayıp kızartmışlar falan ne bileyim işte hitap etmiyor. zorla yiyince kusma oluyor bende. bir de hep karnım tokken çağırıyor tabi onun da etkisi var. ya insan yemek yerken ortamdan kokudan yemeğin görüntüsü ve şeklinden çok etkileniyor bilmiyorum en azından bende öyle.
0
🌸iwillsee
(06.11.25)
sen de onları davet et türk yemeği görsünler.
+1
duyuruuser
(06.11.25)
Gastritim var, reflüm var, diyetteyim, detoksdayım vs diyebilirsinşz ya da direkt doğruyu söylesenşz ne olur ki..
0
suicides underground
(06.11.25)
bunda kırılacak darılacak bir şey olmamalı. yemek kültürlerimiz çok farklı diyebilirsin. ki tr içinde bile bazı mutfaklar diğer bölgelere hitap etmiyor. misal bizim oralara gelip de ısırgan yiyene daha denk gelmedim. :D
+2
lazpalle
(06.11.25)
(7)

Trendyolun tüketici hakem heyetine şikayet edilmesi ve icra kime gelecek?

iwillsee
Trendyol ve satıcı ile sorun yaşadım ve yazışma ile çözülmedi. Tüketici hakem heyetine şikayet yapacağım ancak şikayet sonucunda haklı bulunursam icrayı trendyola mı iletmem gerekecek satıcıya mı?
Trendyol ve satıcı ile sorun yaşadım ve yazışma ile çözülmedi. Tüketici hakem heyetine şikayet yapacağım ancak şikayet sonucunda haklı bulunursam icrayı trendyola mı iletmem gerekecek satıcıya mı?
0
iwillsee
(27.06.25)
satıcıya yapacaksınız
trendyol sadece aracı
0
neira
(27.06.25)
ne güzel dünya gerçekten. paranın yarısını trendyol alacak. ama sonra meseleyi çözmek için satıcıyla doğrudan muhatap olmak zorundasın.
0
co2s2
(27.06.25)
@co2s2 aynen öyle trendyoldan midem bulanıyor beni çok mağdur etti
0
🌸iwillsee
(27.06.25)
hocam yaşadığınız sorunu detaylandırırsanız alternatif çözümler (chargeback-ters ibraz gibi) de üretilebilir. şartlar sağlanırsa hiç asıl satıcı ile muhattap olmadan trendyol'dan harcamanız iade edilebilir.
0
shadowfollower
(27.06.25)
tüketici hakem heyetinde haklı bulunursan, belgeyi trentyola gönderiyorsun, o siparişle ilgili ürün(ler) için iade talebi oluşturuyorlar, bu aşamada genelde satışçı iadeyi yapıyor. yapmazsa satışcıyı icraya veriyorsunuz.

@co2s2, sistemin adı üzerinde pazaryeri. pazarda karpuz aldığın adamla sorun yaşarsan belediyeyi suçlamıyoruz.
0
duyuruuser
(27.06.25)
sana gelen faturada hangi işletmenin adı sanı adresi varsa onu şikayet etmelisin.
0
himmet dayi
(27.06.25)
@duyuruuser: pazar - belediye örneği ile satıcı - trendyol örnekleri birebir aynı değil ve bakış açınız yanlış.

6502'ye göre satıcı ile alıcı arasındaki problemlerin çözümünden sağlayıcı da müteselsil olarak sorumlu. yani satıcının çözmediği çözemediği problemle ilgili olarak, trendyol "benlik bir durum yok" diyemiyor.
0
co2s2
(28.06.25)
(7)

sevilen kişinin öldüğünü aniden söylemek

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
karşı tarafın drama queenlik yapmaması için yapılıyor? mesela hastaneye ölüm haberini almaya gittiniz diyelim, size hemen baban öldü diyorlar gibi gibi.
karşı tarafın drama queenlik yapmaması için yapılıyor? mesela hastaneye ölüm haberini almaya gittiniz diyelim, size hemen baban öldü diyorlar gibi gibi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.06.25)
Drama queenlik mi? :(

Ayrıca zart diye söylemiyorlar.
0
rock n roll
(14.06.25)
Baban öldü bilgisini ne şekilde verirsen ver kişinin babasıyla ilişkisi iyiyse yüzde 99un herkesin vereceği tepki aynıdır. Bu bilgiyi verin şeklinin bir etkisi yok. Bu sebepten de zaten doktorlar falan öyle dolambacli yollara girmiyorlar çünkü onlar için de zorlu bir süreç.

Drama Queen kelimesi yakışmamış buraya. Bazen soruyu sormadan birazcik düşünmek lazım seçtiğimiz kelimeleri.
0
logisticsmanager
(14.06.25)
beklenen bir vefat mı, ani bir vefat mı olduğuna göre değişir bu.

3 hafta yoğun bakımda komada kalmış, doktor tarafından artık iyileşme imkanı olmadığı söylenmiş babam için gece yarısı arayıp gayet dümdüz, hiç dolambaçlı yollara girmeden "burhan amca'yı kaybettik, hastaneye gelmeniz gerekli" diyorlar.

ama evinde sapasağlam otururken aniden fenalaşıp hastaneye kaldırılan hastanın yakınına alıştıra alıştıra söyleniyor zaten.

yakınının vefat haberini almış kişi için drama queen'lik hoş bir tabir olmamış.
0
kibritsuyu
(14.06.25)
Bence siz empati yapamadiginiz icin bir psikologla gorusun. Yakinini kaybetmis birine drama queenlik yapmamasi icin dediginizden kimsenin cevap vermemesi gerekirdi ama nezaket gosterip cevap vermisler. Ben sebebiyle ilgili cevap vermeyecegim sebebini doktor arkadaslarima sorup ogrenmistim. Ama siz bi psikologa gidip neden empati kuramadiginizi bi sorgulayin. Gecmis olsun.
0
matilda
(14.06.25)
Hesap troll hesabı muhtemelen ama cevapları okuyunca ben de bir şeyler yazmak istedim. Soru içeriğinde soru kelimesi bile olmasa da

Benim yaşadığım örneklerde, 93 yaşında 3 aydır hastanede yatan dedem için bile “şöyle oldu, böyle oldu, şu gelişti, buna müdahale ettik…” diye uzata uzata verdiler haberi. İnsan umutlanacak gibi oluyor “hadi söyle artık” diyeceği geliyor.

Drama queen sözünü arkadaşlar muhtemelen şahsi acılarından ötürü sert eleştirmişler ama ne yazık ki dünya kendi dünyamızdan ibaret değil, herkes bildiğimiz insanlar gibi değil. Çiğ insan ÇOK fazla. Ocağına ateş düşen insanlar bile şaşkın şaşkın bakınırken sırf şov olsun diye, üçkağıtçılığından, yalandan çığlık çığlığa, feryat figan ede ede göğsünü yumruklayarak, böğürerek ağlayan insan müsveddeleri var.

Bu canlılar, merhumun kağıt üstünde çok yakın akrabaları da olabiliyor.

O yüzden ölümün acısı ve ciddiyeti maalesef ki “drama queen” karaktersizlere engel olamıyor.
0
lazor
(14.06.25)
Drama queen likten ziyade oradaki doktorlar için de keyifli olmayan ama mesleki olarak yapmak zorunda oldukları bir görev neticede. Ve rutin olarak devamlı yapmak zorundalar bu tatsız işi. Pat diye söylemelerine hak verilebilir. Sonuçta onların yakını değil. Uzatmak istemeyebilirler. Söyleyip işine dönmek zorunda kalabilirler
0
iwillsee
(14.06.25)
doktorla alakası yok. bunu yapan akrabanız. duyurudan ya da ekşi'den başkalarının da başına gelmişti.
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.06.25)
(4)

Bana et tarifi verir misiniz

yurtsuz john
Kavurma yapmaktan sıkıldım. Varsa orijinal bir tarifiniz alırım yoksa atıcam derin dondurucuya.
Kavurma yapmaktan sıkıldım. Varsa orijinal bir tarifiniz alırım yoksa atıcam derin dondurucuya.
0
yurtsuz john
(07.06.25)
beef bourguignon :)
0
synesthesia
(07.06.25)
@synesthesia

hocam kurban etiyle kırmızı şaraplı bourguignon olmaz şimdi :) o başka zaman.
0
🌸yurtsuz john
(07.06.25)
@teyze

hakkaten çok orijinalmiş...
0
🌸yurtsuz john
(07.06.25)
İnstagramda efendi kasap diye bir hesap var paylaşımlarında geriye doğru giderseniz güzel şeyler var
0
iwillsee
(07.06.25)
(10)

kaç günlük otel tatiline gidiyorsunuz?

matilda
bende mi sorun var bilmiyorum ama ben 7 günden az otel tatiline gitmiyorum ama çevremde bakıyorum 3 günlüğüne gidenler var. ben istanbul'dan uçağa bindim dalaman'a gittim ordan otele gittim derken 1 günüm gidiyor zaten kendimi odaya anca atıp otelde geziyorum ne varmış diye bakıyorum o gün gitti. er
bende mi sorun var bilmiyorum ama ben 7 günden az otel tatiline gitmiyorum ama çevremde bakıyorum 3 günlüğüne gidenler var. ben istanbul'dan uçağa bindim dalaman'a gittim ordan otele gittim derken 1 günüm gidiyor zaten kendimi odaya anca atıp otelde geziyorum ne varmış diye bakıyorum o gün gitti. ertesi gün havuza gir, denize gir. son gün de zaten 12'de çıkış yapıyorsun hadi çakallık yaptın uçağı geç saate aldın havalimanına gidene kadar bir şeyler yaptın ee ne anladım bu tatilden? ama 7 gün olunca da anlamsız fiyatlar çıkıyor. 3 günlüğüne gidenler kendini nasıl buna ikna ediyorlar?
0
matilda
(02.06.25)
otel tatili fazla rutin hiç gitmedim ama 3 günlük gidenleri anlayabiliyorum. küçük bi kaçamak işte. yine de ferahlatır.
0
jelly bear
(02.06.25)
Her şey dahilde 5 geceden sonra bayıyor beni, genelde 4 gece 5 gün gidiyoruz.
0
kumandanim
(02.06.25)
çoğu zaman ekonomik nedenler hiç gitmemektense 3-4 gün gitmek
0
iwillsee
(02.06.25)
çocuk olduktan sonra hep her şey dahile gittik. dolayısı ile otelden çıkmadık. hep 7 gece gidiyorduk ama 5 günden sonra sıkıyor gerçekten. bu sene 5 gece gideceğiz. daha azına gitmem sanırım. çocuk olmasa belki giderdim ama. bir de gerçekten fiyatlar çok yüksek. ortalama bir yere 7 gece gideceğimize daha iyi bir yere 5 gece gitmek mantıklı.
0
elorelia
(02.06.25)
optimumu 4 gece 5 gun sanirim
0
turkuaz
(02.06.25)
Her şey dahil otele mecburi birkaç durumda gitmedim, gitmem de. Benim için dinlenme tatilinde deniz olmalı,o da en az bir hafta olmalı. Sizin gibi düşünüyorum, 3 gün için yola değmez. Ama derdim dinlenme değil de farklı bir yer görmekse 3 gün olur. Kapadokya, göbeklitepe gibi yerler için 2-3 gün ideal, deniz tatiline yetmez.
0
asteriks
(02.06.25)
İstanbul-İzmir otoyoluyla güneye ulaşım çok rahatladı 2-3 gün tatil yapıp yol yorgunluğu da çekmiyoruz. Ayrıca son gün de bavulları arabaya atıp akşama kadar devam ediyoruz akşam yola çıkıyoruz.
0
iwasbornonamountainside
(02.06.25)
3 gün iyi oluyor. 7 gün de olur 3 gün de olur. bu kadar büyütülecek mevzu değil.
0
abelardo
(02.06.25)
2 az 4 fazla, sıkılıyorum :)
0
charbiel
(02.06.25)
Eskiden 3 hatta 2 gece Avrupa tatilleri yapardım. Bu daha ziyade kısa geziler, yeme-içme-eğlence-takılma amaçlıydı. Bir de düşük bütçeyle tatil yapmış oluyorsun. Soruna cevap bu.

Evlilik sonrası özellikle son yıllarda en az 7 gece tatil yapıyorum. Son tatilim 7 gece cruise gemisi + 3 gece şehir oteli şeklindeydi. Hayatımın en güzel tatillerinden biriydi. 1 hafta bile kesmemeye başladı, 2 veya 3 gece bir yere gitmeyi artık tercih etmem.

Sıkılma kısmına çok şaşırdım ve şiddetle katılmıyorum, tüm yıl hayalini kurduktan sonra tatilde nasıl ve neden sıkılıyorsunuz ki.
0
Lethe
(02.06.25)
(17)

İstanbul için sizce bu maaş yeterli mi?

archmeister8
86k alıyorum sektör inşaat mimarlık. ev araba var. bu para sizce rahat yaşatır mı yoksa rahat yaşadığım sanrısı mı veriyor. ikilemdeyim. yoksa ticaret yapıp daha rahat bir hayat mümkün mü. mimarlık ofisi açıp yavaş yavaş projeleri kendim uygulayabilcek seviyelere gelmek gibi bir plan var aklımda.ist
86k alıyorum sektör inşaat mimarlık. ev araba var. bu para sizce rahat yaşatır mı yoksa rahat yaşadığım sanrısı mı veriyor. ikilemdeyim. yoksa ticaret yapıp daha rahat bir hayat mümkün mü. mimarlık ofisi açıp yavaş yavaş projeleri kendim uygulayabilcek seviyelere gelmek gibi bir plan var aklımda.

istediğim konsere restoranta v.s gidebiliyorum. zara-mavi gibi markalar seviyesinde kıyafetimi alıyorum. ama daha zengin olsaydım nasıl bi yöne evrilirdi olay. aslında bunu merak ediyorum.
0
archmeister8
(30.05.25)
kirana bağlı yeter. ama şöyle bir gerçek var ne kadar kazanırsan ona göre harcarsın. kiran 30 bine kadarsa yaşanır gayet. ama ev varmış zaten sorun yok.
daha zengin olsa daha çok tatile çıkarsın daha pahalı giyinirsin daha pahalı yemekler yersin daha çok dışardan yersin vs gibi değişiklikler olur. daha pahalı eve çıkarsın ya da ev alırsın vs. araban değişir.
0
jelly bear
(30.05.25)
neyi soruyorsun hocam tam olarak? 86k maaş, evin araban varmış istediğin her şeyi yaptığını söylüyorsun. senin hayatın hakkında zerre fikri olmayan 8-10 kişiden onay mı almak istiyorsun "evet yeter" diye anlamadım.
0
bay b
(30.05.25)
kira gideri olmadan 90bin lira gelir tek kişi için çok iyi.
mutfak masrafı 10-15bin tutar aylık. fazla bile bu. iki-üç kişi yaşayanların bile daha az ama fazla fazla yazdık. faturalar 5bin olsun. internet, telefon, doğalgaz, elektrik, su tümü bu kadar yapmaz ama öyle yazalım.
zaruri şeyler dışında geriye 65bin kalıyor.

yetmezse sorun var.

mavi çok saçma bir marka ama.
oradan giyinenlere para yetmez.
pahalı olduğundan değil, kalitesiz ve pahalı.
0
biseysorcaktim
(30.05.25)
@bayb onay değil "zerre fikir" olsun diye hayatımda bazı şeyleri belirtip daha fazla gelir düzeyinde hayatımda neler değişir diye sormuşum. gayet açık soru. benden gelir düzeyi daha yüksek insanlar fikir verir diye yazdım.
0
🌸archmeister8
(30.05.25)
İstanbul size daha fazlasını vaadediyorsa başlangıçta yeter. Hep bu bantta kalacaksanız düzen değiştirmeye değmez. Benzer gelirle tek başıma rahat yaşıyorum ama birikim yapamıyorum. Birikim yapma derdiniz varsa kenara çok bir şey atamazsınız. Gelen gidiyor.
0
ruhen hastayim ben
(30.05.25)
Bekar mısınız ? Evli misiniz çocuk var mı ? Varsa kaç tane ? Okul derdiniz var mı ? Bunlar olmadan bu soru cevaplanamaz. Eğer bekarsanız tek başınıza kira derdi olmadan yaşıyorsanız bu para yeter diyebilirim. Ama evliyseniz çocuk falan varsa kira derdi de olmasa bile o seviye aylık gelirler öldürmez ama süründürür diyebilirim.
0
messor
(30.05.25)
çocuğunuz olduğunda işin rengi değişecek.
0
iwillsee
(30.05.25)
asgari ucretle calisan asgari ucretli biri gibi yasar.
86k geliri olan 86k geliri olan biri gibi yasar.
900k geliri olan biri 900k geliri olan biri gibi yasar.
0
buenosdias
(30.05.25)
mümkünse maaş devam ederken kendi portföyünü oluşturup sonra kendi işini kurmak daha sağlıklı olur.

86k yeter mi? bana yetmez, sana yeter, öteki bu paraya adam vurur.
0
scudman1
(30.05.25)
86k yetmez, 30k kira versen kalan 56. Faturalar 5k, benzin 5k, yeme-içme hadi 10k ve kalan 26k. Başka da masrafların vardır geriye sıfır kalıyor. Birikim de olmaz.

Ticaret yapayım dersen o iş kolay değil. Yabancıların bir lafı çok uygun kendi işini kurmaya, war of attirition. Kendine karşı bir savaş. Ne kadar dayanabilirsin? 7/24 ulaşılabilir olmalısın, her işi yapabilmelisin(müşteri hizmetleri, acil durumlar, işin arkasında durmak, ticari zarar yazmak, müşteri bulmak, kayıt tutmak, teklif vermek vb.). 50 kalemi tek başına sırtlayacaksın. Personel derdini anlamaz, ekstra katkı sağlamaz sadece gösterdiğini yapar ve bu senin personele de sürekli bir şeyler katman demek olacak. Personel, personellere dönüştüğünde başlarına adam koyacaksın, senin gibi vizyonu ve çalışma stili olmalı ama 7/24 çalışmayacak tabii o yüzden hep bir yerden patlayacaksın ve ulan bu kadar maaş veriyorum yine de işlerde aksilik oluyor diyeceksin. Uzunca bir süre lan ben dükkan sahibine, araba kiralayan firmaya, personele, malı aldığım adama çalışıyorum ve personel benden çok kazanıyor alla alla diyeceksin. En önemlisi kenarda paran olması, hep gidecek paracıklar ve herkes her gün para isteyecek.

Aşağı yukarı özetledim.
0
Shepard
(30.05.25)
Ev varsa ve tekseniz ortalama bir hayat yaşarsınız, süründürmez, güldürmez.
0
kimlanbu
(30.05.25)
valla bana çok açık gelmedi kusura bakma.
ama bana sorarsan yeterlilik sana yetip yetmediğiyle alakalı. biraz da doğamız gereği gelir artınca bitimiz kanlanıyor. biraz fazla kazansan zara değil de bir üst pahalı hoşuna giden markaya gidersin, konsere bir ön kategoriden alırsın vs. tatilde daha iyi oteli seçer, otobüsle gittiğin yere araba kiralayıp gidersin vs.

ev araba varsa ve bekarsan gayet yeterli bence yaşama sanrısı verecek bir ücret değil. benim gibi tamahkarsan ideal. ama istanbul diyince kapıyı 200k'dan açan insanlar var hayattan beklentileri istekleri nedir bilemem tabi onların.
0
bay b
(30.05.25)
Benim evim olmadığı ve kira verdiğim halde bana yetiyor İstanbul için. Beklentilerinizle alakalı biraz
0
wanna see your eyes
(30.05.25)
bol mimar barindiran bir aileden geliyorum.
mimarlik, hele turkiye gibi ucuncu dunya ulkelerinde, pek para kazandiran bir meslek degil malesef. istisnalar var her sektorde oldugu gibi ama cok az.
müteahhitlik yapman lazim ya da ticaret, yoksa sadece mimar olarak gelirin vasat olur ki 86k vasat bir rakam zaten istanbul icin.
suruyle mimar taniyorum, butik isleten de var aralarinda restaurant acan da, sarap ureten de. sadece mimarlik ile cok zor kardesim, malesef. yurtdisinda bile mimar maaslari vasat.
0
cooperr
(30.05.25)
Bir insanin evi kirada degilse sokakta su satarak bile gecinirsin hocam yeter ki ev kira olmasin o acayip kan emiyor
0
Zetnikov
(31.05.25)
ev araba var 90k maaş geçinebilir miyim he?

şaka galiba.

milletle dalga geçilen bir başlık sanırım.
0
koela
(31.05.25)
4000 USD ye yakın bir alım gücü durumundasın. Istanbul için eh denilebilecek bir durum. iş-yaşam dengen iyiyse bence şikayet etmeye gerek yok
0
runaway
(31.05.25)
(5)

tapu değişikliğini belediyeye bildirmemek

mantık
vergi ziyaı cezası mı2.derece usulsüzlük müdür
vergi ziyaı cezası mı
2.derece usulsüzlük müdür
0
mantık
(29.05.25)
tapu değişikliğinde durum sizin faydanıza büyük ihtimalle. her şeyi kayıt altına aldırın.
0
yurtsuz john
(30.05.25)
emlak vergileriyle alakalı sorunlar çıkıyor diye duydum
0
iwillsee
(30.05.25)
yok bildirim yaptık zaten geç bildirdik diye ceza çıkartıyorlar
0
🌸mantık
(30.05.25)
vergi kaybı yoksa usulsüzlük,
vergi kaybı varsa hangisi miktar olarak fazlaysa o.
0
gnosis
(02.06.25)
bir de bizi 2. derece tüccar olarak sınıflandırmışlar
0
🌸mantık
(03.06.25)
(10)

Dedikodunun önemi

yurtsuz john
Medeniyeti bir arada tutan şey dedikodudur. Utancı pekiştirir. Ve utanç olmadan, dünya çok tehlikeli bir yer olur.Katılıyor musunuz?
Medeniyeti bir arada tutan şey dedikodudur. Utancı pekiştirir. Ve utanç olmadan, dünya çok tehlikeli bir yer olur.

Katılıyor musunuz?
0
yurtsuz john
(21.05.25)
Katılmıyorum.
0
rock n roll
(21.05.25)
nop
0
gule gule
(21.05.25)
saçma sapan bir çıkarım. utancı pekiştirmek? gündüz programları tam da aksinin ispatı olmuş.
0
lazpalle
(21.05.25)
geldiğimiz noktada dedikodu şöyle oluyor: vasıfsız ve vaktini kıymetli işlerle değerlendirecek meziyeti olmayan insanların genellikle kıskandıkları bir kişiyi hedef tahtasına oturtup onu kıskançlıkla çekiştirmeleri oluyor. topluma da tam tersi zarar veriyor. kaç tane evlilik kaynanaların dedikodu sevdası yüzünden bitiyor bu ülkede haberiniz var mı? dedikodusu yapılan kişiler bırakın utanç duyması gereken kişiler olmayı çok büyük oranda kimseye zararı olmayan kendi halinde başarılı insanlar.

ha insanları zararlı şeylere karşı koruyacak dedikodu mekanizması ise yaygın değil tüm dedikoduların içindeki oranı %5-10 falandır max.
0
iwillsee
(21.05.25)
manipülasyonların ve dezenformasyon aracının antik çağlara dayanan temelidir dedikodu.
0
Hallegadola
(21.05.25)
youtu.be

Ilk 2,5 dakikayı atlayınız
0
beetlejuice
(21.05.25)
Harari'nin Sapiens'teki görüşlerine bakabilirsiniz. Bir teoriye göre türümüzün sosyal yapısının temelinde dedikodu var. Dedikodu hem bilgi akışını hem de karmaşık ve gelişmiş hikayeler (inançlar, mitler vb.) kurgulamamızı sağladı. Hatta konuşma becerimiz başka insanların dedikodusunu yapmak için evrildi.
0
auroraaurora
(21.05.25)
katılıyorum. dedikodu ve ayıplama, insanların bir arada yaşamalarını engelleyici davranışları yapmamalarını sağlayan toplumsal bir mekanizmadır. dedikodu olmasaydı dünya daha karanlık bir yer olurdu
0
abelardo
(21.05.25)
dedikodu yapmıyorum diyen net yalancıdır. ama bunun bir sınırı vardır. medeniyet dedikoduyla ilerlemez tabii ki. çıkarım saçma.
0
mikahakkinen
(21.05.25)
ne kadar saçma bir laf :D yani aman konu komşu ne der sonra kafasıyla hareket edersin en fazla.
0
neira
(21.05.25)
(1)

TOPLARDAMAR VARİSİ olanlar bi bakabilir mi?

anaphylacticshock
Merhaba, Toplardamarlarında varis olanlar, bu yüzden ameliyat olmuş olanlar cevap verebilirse cidden çok mutlu olurum. 1- KİME AMELİYAT OLDUNUZ? 2- NASIL SEÇTİNİZ? KRİTERLERİNİZ NELERDİ? 3- HANGİ TEKNİKLE YAPILDI? 4- VARİSİNİZ HANGİ SEVİYEDEYDİ? 5- NEKAHAT SÜRECİNİZ NASILDI? 6- KAÇ GÜNDE İYİLEŞTİNİZ
Merhaba,

Toplardamarlarında varis olanlar, bu yüzden ameliyat olmuş olanlar cevap verebilirse cidden çok mutlu olurum.


1- KİME AMELİYAT OLDUNUZ?

2- NASIL SEÇTİNİZ? KRİTERLERİNİZ NELERDİ?

3- HANGİ TEKNİKLE YAPILDI?

4- VARİSİNİZ HANGİ SEVİYEDEYDİ?

5- NEKAHAT SÜRECİNİZ NASILDI?

6- KAÇ GÜNDE İYİLEŞTİNİZ?

7- İKİ BACAĞINIZA KAÇ GÜN ARAYLA AMELİYAT YAPILDI?

8- NASIL TUVALETE GİTTİNİZ?
0
anaphylacticshock
(18.05.25)
Bir yakınım oldu. Ankara’da bir devlet üniversitesi hastanesinde oldu. Doktoru zaten başka bir doktor önermişti. Enabızdan randevu aldık gittik. kendisinin şimdiye kadar neredeyse 5000 kere bu ameliyattan yaptığını öğrendik. Bu işte en önemli şey deneyim diyerek doktora karar verdik. Lazerle oldu. Ameliyat olması kararını doktorlar verdi tabi ki. Ameliyatlık seviyede olup olmadığına doktor karar veriyor. Tam bayıltmadılar belden aşağısı uyuşuktu. Odaya geldiğinde bacakları dikiş üzerinden sıkı varis çorapları geçirilmiş şekildeydi. Tuvalete destekle kolundan tutarak gitti sorun olmadı. Ertesi gün taburcu oldu ilk günler varis çorapları hiç çıkmadı ve sıkı olduğu için onlar biraz yordu. Zamanla dikişler de iyileşti;
0
iwillsee
(19.05.25)
(13)

ankara da remote çalışan evli çiftin kalabileceği çankaya semtleri

we will make heaven a place on earth
O kadar ev arıyoruz, max limit 7 buçuk milyon, dışarı çıktığında rahat rahat yürüyüp nefes alabileceğin, park bahçe ağaç dolu, sokakları tatlı bir yer arıyoruz. ikimiz de remote çalışıyoruz, Merkeze de ulaşımı kolay. biz sosyallikle asosyallik içine sıkışmış bireyler olarak ankarada nereler önerilir
O kadar ev arıyoruz, max limit 7 buçuk milyon, dışarı çıktığında rahat rahat yürüyüp nefes alabileceğin, park bahçe ağaç dolu, sokakları tatlı bir yer arıyoruz. ikimiz de remote çalışıyoruz, Merkeze de ulaşımı kolay. biz sosyallikle asosyallik içine sıkışmış bireyler olarak ankarada nereler önerilir ? Nerelerden ev satın alınır ya da hiç olmazsa kiralanır ? Aşıkpaşa vs pek çok yerde yeni yapılar var ama oralar nasıl bilmiyoruz ankarada yaşamadığmızdan. Kırkkonaklar ve birlik ten bakıyoruz örneğin, destek pls.
0
we will make heaven a place on earth
(13.05.25)
aşağıöveçler, ayrancı, aşağı ayrancı, birlik,
0
erty_ksk
(13.05.25)
ayranci +1.
gop da olur.

sehirden uzak suburban ama daha yesillik dersen de cayyolu taraflari.
her yer full site, araba disi ulasim kisitli ama nezih bir yer. koru'dan da metro kizilaya falan gidiyor.
0
sonsuz
(13.05.25)
ben olsam incek tarafına bakardım.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(13.05.25)
çankaya cebeci tarafları. hatta güzel bahçeli bir bahçe kat uyar derseniz peder bey bu yaz satıcam evi barkı çocuklarımın yanına gidicem diyor :)

doğup büyüdüğüm yerler olarak cebeci tarafları güzeldir diyorum. cebeciden kızılay'a yürümek gibi bir terapisi de mevcut.
0
Improbable
(13.05.25)
bahçeli emek olabilir ama otopark sorununa dikkat edinn. ne kadar şanslısınız evden çalışanlar için ankara cennet
0
iwillsee
(13.05.25)
yildiz ve birlik civari tam tarih ettiginiz gibi yerler.
0
deckard
(13.05.25)
gop
0
sanal hayvan
(13.05.25)
Dediklerinizin tamamını karşılayan yer yok gibi bir şey. Açıkpaşa, kırkkonaklar falan aman diyim. Ayrancı, Aziziye, Çankaya, GOP, Kazım Özalp, küçük Esatın mahalleleri sosyallik, sergi, tiyatro, Kafe Restoran, bar pub açısından tatmin eder. Eski mahalleler olması sebebiyle sokaklar tatlıştır, yaşayan insanlarda da bunları gözlemlersiniz ama park, yeşil alan imkanı kısıtlı. Portakal çiçeği, botanik, seğmenlere yakın olması sebebi ile Çankaya, Aziziye mahallesine bakardım sanırım. Birlik, yıldız tarafları da sakin, ferah bu arada. Oralara da bakılabilir ama önceliğim olmazdı. Boş vaktiniz varsa 3 4 günlüğüne Çankaya semtlerinde yürüyüşe çıkmanızı öneririm :D
0
glamdr1ng
(13.05.25)
Kurtuluş incesu cebeci
0
primetime
(13.05.25)
incek+ kızılcaşar + ahlatlıbel 2+1 bulabilirsiniz.
0
jepa
(13.05.25)
İncesu,Kurtuluş,50.yıl(park civarı),Bağlar Cd.,Seyranbağları.

Not:Esat pahalı olduğu için söylemiyorum

Buralarda uygun fp oranlı evler her daim mevcut
0
smokee
(14.05.25)
Birlik, sancak, parklar var, Avm var, yürüyüş spor imkanı var. İnsan profili rahatsız etmez eski evler var ama oturalabilir güzrl evler, 7. 7.5 bulursunuz. Şu an param olsa tek ev alacağım yer kesinlikle
0
Semi
(14.05.25)
kıbrıs sokak, farabi, mesnevi sokak.

ayrancı bölgesi bence çok keyifli olur. fiyatları bilemem tabi.
0
picassoishere
(07.07.25)
(16)

Ben nasıl ev alabilirim?

yenibirgüzelnick
Ev alanlar nasıl alabiliyor ya ben de almak istiyorum ama yok yani mümkün görünmüyor. Aylık 70-80 taksit ödeyebilirim. Ankara’da üç kişilik ailemle oturacağım düzgün bir ev ve düzgün bir mahalle yok bu fiyatlara. 5-6-7 milyona ihtiyacım var. Evler o civarda. Elimde bir araba var 1.6 milyona satılır
Ev alanlar nasıl alabiliyor ya ben de almak istiyorum ama yok yani mümkün görünmüyor.
Aylık 70-80 taksit ödeyebilirim. Ankara’da üç kişilik ailemle oturacağım düzgün bir ev ve düzgün bir mahalle yok bu fiyatlara.
5-6-7 milyona ihtiyacım var. Evler o civarda. Elimde bir araba var 1.6 milyona satılır max.

Nasıl alırım? Kredi çıkmıyor sanırım bu fiyatlara?
0
yenibirgüzelnick
(13.05.25)
aynı anda kira da ödeyebilecek durumdaysanız arabayı satıp proje lansmanından alıp 2-3 yıl zorlamanız lazım. ya da önce 2-3 milyon arası bir ev alacaksınız sonra onu satıp istediğiniz klasmanda bir eve yöneleceksiniz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(13.05.25)
Konut almak neredeyse imkansız hale geldi. Öte yandan insan tabi semtiyle, evin içiyle, ulaşımıyla, sosyal imkanı ile en iyisini istiyor ancak ilk evi alırken bütçe yeterli değilse "bir yerden başlamak" en iyisi. Sıfırdan "iyi" bir ev almak imkansız veya çok zor ancak elinde bir konut olduğunda satıp "iyi" eve geçmek daha kolay oluyor.

Bu bütçeyle nasıl konut alınabilir? Konum olarak çok beğenilen bir yer değil ama örnek olarak Yapracık, Turkuaz tarafı gelişiyor. Konut fiyatları makul. 1.6M peşinatın olursa üzerini kredi ile tamamlayabilirsin, birkaç yıl sonra satıp o bahsettiğin 5-6M seviyelerindeki evleri almak en azından şimdiki gibi imkansız olmaz.

Kredi çıkıyor ancak şartlar biraz karmaşık hale getirildi. Yani üzerine ev olup olmamasına göre, evin değerine göre, enerji sınıfına göre çıkabilecek maksimum konut kredisi değişkenlik gösteriyor. Bunu internet araştırması veya bir banka şubesi ile görüşerek öğrenebilirsin. Hatta öncelikle bunu yapıp, aylık taksitlere göre bütçeni neleştirip öyle arayışa geçersen sağlıklı olur.
0
Lethe
(13.05.25)
Konudan bağımsız olacak ozur dilerim,
Zamanında millet bilmiş gibi ev alanlara 10 senemi ipotek ettiremem diyerek kredi ile ev alanlarla dalga geçiyorlardı. Sanki 10 senesini ultra verimli geçiriyormuş gibi üstten üstten milletle alay ediyorlardı.

Ortahalli vatandaşın peşin parayla ev almasının mümkün olmadigi, kredi ile ev sahibi olunan zamanlarda maalesef bu tip insanlar ve onları yönlendiren kişiler yüzünden artık tren kaçtı.

Şimdi ki krediler ve oranlarla ev almak mümkün değil.
0
tahirkemalbozoglu
(13.05.25)
Elinizde biraz da birikmiş olması lazım 1-2 milyon kadar. Ya da aileler yardım edecek.
0
playing star again
(13.05.25)
banka kredisi ile olmaz ancak yeni projelerde finansmanı firmanın kendisi yaptığı için oralardan yapabilirsiniz. yani sahibinden değil de sıfır ev projelerine bakmanız lazım.
0
kisa
(13.05.25)
@tahirkemalbozoglu %100 katılıyorum. Özellikle beyaz yaka bu propagandaya çok maruz kaldı. 10 sene borçlanılır mı (gelişmiş ülkelerde mortgage'lar 30 yıla uzanıyor), dört duvara o kadar para mı verilir (şu anki şartlara göre hiç zor değilmiş diyoruz), müteahhitleri zengin mi edelim, ömür boyu kirada kalırım daha iyi vs vs.

"Orada oturmam, burayı beğenmem" diye diye insanlar evsiz kaldı ve şu an almak imkansızlaştı veya çok zorlaştı. O nedenle "bir yerden başlamak lazım" diye önerdim. 70-80 bin taksit ödenebiliyorsa 10 yıl vadede yaklaşık 2.5M çekilebiliyor. TL her zaman değer kaybeden bir para birimi, emin olun bu ödemeler 2-3 sene sonra çok makul seviyelere düşecek. 1-1,5M peşinat varsa sıfır proje de olur, ikinci el de alınır. Sıfır konutlara kredi oranları daha yüksek. Ara ödemelerle vadeyi kısaltma veya taksit tutarını azaltma imkanı her zaman var. Ankara'da ev bakmak da avantaj, İstanbul daha sorunlu.

Yarın kiranı düzgün ödesen bile ev sahibin ekstra zam & çıkma baskısı yaptığında, evine sürekli müşteri ve emlakçı geldiğinde pişmanlık çok büyük oluyor. O nedenle özellikle evli ve çocuklu çiftler imkan varsa mutlaka kendi evlerinde oturmalı.
0
Lethe
(13.05.25)
kriterlerinizi düşürün. daha düşük bütçeyle başlayın kademeli olarak ilerlersinizç.
0
iwillsee
(13.05.25)
Ev fiyatları düşmüşken alınır bence. Araştırırsanız uygun fiyatlı bir ev düşebilir, evler kolay sstılmıyor çünkü.

Bir miktar banka kredisi de gözünüzü kotkutmasın, 2-3 yıldan sonra ödeyeceğiniz taksit enflasyon karşısında eriyeceği için sonraki yıllarda çok küçük kalıyor.
0
hebanon
(13.05.25)
Üzerinize ilk ev olacak ise ve ayrıca 2 milyon civarında paran varsa nakit+araba+kredi ile şu an alabiliyorsun. Onun dışında söylemek istediğim maddi durumuna göre pahalı bir araba kullanıyor gibisin, yani az birikim yapıyor gibisin. Kolay gelsin.
0
osssy
(13.05.25)
@tahir, @lethe +1

aylık 70 biriktirebiliyorsan -2bin dolara yakın bir para eder- bir iki sene boyunca peşinat yapmak alacağın evin yarı parasını hazırlar. bir yandan kira ödeyip bir yandan peşinat biriktirmek her yiğidin harcı değil ama bu mümkünse, arabayı da satarak büyük kısmı tamamlanır. görünüşe göre geliriniz iyi.

kredi oranı alacağınız evin özelliklerinden sizin daha önce ev sahibi olup olmamanıza göre değişiyor.

sigortalı çalışansanız, ilk evinizse, findeksiniz iyiyse, alacağınız ev 0 ise yüzde seksen'e kadar kredi çıkıyor.

bir sene para biriktirseniz (enflasyona ezdirmeden, hatta fon-hisse vs alarak arttırabilirseniz (piyasa kötü bu günlerde ama yine de fırsatlar var), üstüne bir de arabayı satarak 1-1buçuk senede 3milyondan fazla para birikir. aradaki farkı kredi ile kapatabilirsiniz.

gençler ev alma, arabayı satma gez-toz diyorlar da, o iş öyle değil.
şimdi kira ödeyemiyor insanlar, eski de olsa bir ev sahibi olmak kirada olmaktan iyi. önceden ben de aptalca düşünüyordum "eve para bağlamaktansa kirada otur, beğenmezsen semti değiştirirsin, istediğin yere taşınırsın, oh ne ala" derdim. bu fikir neredeyse herkesin durumu için aptalca. belki binde birlik bir kesim için makuldur sadece.
0
biseysorcaktim
(13.05.25)
tapu harcı, emlakçı komisyonu dahil etmeden düz hesapla 3.5 milyona ihtiyacınız var. 10 yıllık kredinin aylık ödemesi 110.000 çıkıyor şu an. zaten ödeyemiyorsunuz şu an. daha düşük fiyatlı evlere bakmanız lazım.
0
elorelia
(13.05.25)
@elorelia, yani maaşım 110 ödemeye de yeter ama ucu ucuna yaşamış oluruz rahat harcayamayız.
bilmiyorum ya ev alanlar üç beş sene böyle tasarruflu mu yaşıyorlar cidden? ne tatile gidebilirim ne rahatça harcayabilirim 100ün üstüne çıkınca.
0
🌸yenibirgüzelnick
(13.05.25)
zam oranını öngörebiliyor musun? senin net gelirini bilmiyorum ama ocakta alacağın zam biraz daha rahatlatır diyorsan risk alınabilir. ya da dediğim gibi evde standartları düşüreceksiniz. biz öyle yaptık. yoksa başka türlü olmuyor.

bir de siz ödeyebiliyoruz deseniz bile banka kabul edecek mi o var.

bu arada bizim iş bankasında süreç şöyle oldu. fikir vermesi açısından anlatayım. önce elimizdeki birikmişi hesapladık. sonra çıkabileceğimiz maksimum rakamı belirledik evde. bankaya gittik biz şu kadarlık bi ev almayı planlıyoruz dedik. ben evi bulduktan sonra tapu vs ile bankaya gidiyoruz sanıyordum ama öyle olmadı. biz evi bulmuştuk da belgeleri vs almadık sadece eşim bankaya başvurdu şu kadar kredi istiyoruz diye. benden bi belge de istenmedi mesela gelir konusunda. bankadan onay geldi kredi tutarına. bu sefer tapuyu verdik, bu ev olacak diye. eksper gitti. eksper değer biçti. evin enerji sınıfına göre eksper değerinin yüzde kaçına kredi veriliyor, bunu öğrendik. krediye başvurduk.

evin eksper değeri 5 ama enerji sınıfı d ise sanıyorum yüzde ellisine kredi çıkıyor. bu durumda sizin çekebileceğiniz maks kredi 2,5 milyon. e yine yetmiyor.

yani bir sürü şartın bi araya gelmesi lazım bi yandan da. üstüne bir de emlakçı komisyonu, tapu harcı var. 1,6 milyon peşinatınızın ucundan bu ikisini kesmeniz lazım mesela. yani sizin 5 milyonluk evde bile 3,5 milyondan daha fazla krediye ihtiyacınız var.

ama kredi ödemesi olarak o tutarlara çıkabiliyorsanız ben olsam iyi kötü demem bir ev alırım.
0
elorelia
(13.05.25)
aylık 100bine kadar kredi ödeyebilecek durumdaysanız ev alabilirsiniz. hem de istediğiniz evi alırsınız, bahsettiğiniz 6milyon civarındakileri.

kredi oranı yüzde elli olsa, sizin üç milyona ihtiyacınız var.
bir buçuk sene kredi ödercesine para biriktirseniz sadece bir buçuk milyon olacak aşağı yukarı.
sonra arabanızı satsanız 3 milyon peşinat olacak.

(bi buçuk sene sonra evler artacaksa, sizin aracın değeri de artacak. parayı tl'de tutmadığınız sürece onun da alım gücü bugüne yakın olacak)

dikkat etmeniz nokta para biriktirirken tl olarak biriktirmemek, bir şekilde yatırıma yönlendirmek (yatırıma yönlendirecek bilginiz yoksa en azından altın/dolar gibi birimde tutarak az değer kaybına maruz kalırsınız, gerçi altın ya da diğer mevduatların gelecek durumunu bilmiyoruz ama karma bir şekilde biriktirirsiniz)

geliriniz piyasanın üstündeyse ve enflasyona rağmen alım gücünüzü muhafaza edebiliyorsanın, en fazla iki-üç sene sonra kredi ödemeleri düşük gelecek. yani krediniz yüksekse bile bu bahsettiğiniz ucu ucuna yaşama 2-3 sene sürer en kötü ihtimalle.

bir tanıdığım 2bin beş lira ev kredisi ödüyor. Bin küsür lira ödeyen arkadaşlarım vardı. zamanında bu paralar da büyüktü kredi için.


bu arada dediğim gibi, şartlar uygunsa yüzde 80e kadar kredi çıkıyor.
olmaz diye kestirip atmayın. uydurmaya çalışınca oluyor bi şekilde.
0
biseysorcaktim
(13.05.25)
ayda 70-80 bin kenara koyabilen biri de ev alamam diye üzülüyorsa asgari ücretle geçinmeye çalışanlar ne yapsın. gayet de alırsınız, ben şunu anlamadım neden araba dışında birikmiş paranız yok şu an tüm kazancınızı harcıyorsunuz demek ki. öncelikle yatırım yapmayı ve para biriktirmeyi, paradan para kazanmayı öğrenmelisiniz.
1 hazirandan itibaren vadeli hesaba koysan şöyle olur;
1 haziran: 70 bin
1 temmuz: 70+70+önceki aydan gelen 2 bin tl faiz = 142 bin
1 ağustos: 142 bin + önceki aydan gelen 4 bin TL faiz + 70 birikim= 216 bin küsür

yani böylece sen 1 sene sonunda 1 milyon civarı para biriktirmiş oluyorsun. sadece vadeye bile koysan. ki bunun dışında başka yatırım araçları da var.

neyse öncelikle peşinat için bu yöntemle para biriktirmen lazım. hatta kendiniz zorlayıp ayda 70 binden fazla biriktirmen lazım. bu arada maaşına zam alırsan zaten biraz daha fazla biriktirmen kolaylaşır.

onun dışında da bu kadar yüksek fiyata bakmazdım ben olsam, 4 milyon civarı bir yere bakardım. ilk evin sonuçta. biraz daha biriktirirsen sonra istediğin muhitten alırsın.
0
turuncu tonlarda
(13.05.25)
@yenibirgüzelnick Türkiye'deki enflasyonun neredeyse tek avantajı konut kredilerinde yaşanıyor. Çok değil 3 sene önce çekilen ve 1 kıdemli mühendis maaşı seviyesinde olan ödeme tutarı, bugün asgari ücretin altında kalıyor. İnanılması güç ama öyle arkadaşım var ki 2020'de aldığı konuta şu an 1400 TL taksit ödüyor. Bunlar tabi pandemi dönemi ve sonrası enflasyonun aşırı hızlı olduğu dönemler. Şimdi bu süreç yavaşlamış olmakla beraber bitti diyemeyiz.

Krediyi aldığın ilk sene daha doğrusu ilk maaş zammına kadar harcamanı dikkatli yapman gerekecektir ancak sonrasında şirketin enflasyon üstü zam veriyorsa epey rahatlarsın. 2. yıldan sonra ödemek daha da kolaylaşıyor.
0
Lethe
(13.05.25)
(5)

sebepsiz zenginleşme iddiası..fikir verir misiniz?

iwillsee
2015 yılında benim üzerime olan bir dairenin bulunduğu apartman kentsel dönüşüme gitmişti ve olanlar oldu. çok uzun bir süreç ama özetle inşaatı yapacağım diyen firma inşaatı %60 oranında tamamladı ve ben devam etmeyeceğim dedi.bu arada evler yarım da olsa tapular çıktı. davalar açıldı. dava devam e
2015 yılında benim üzerime olan bir dairenin bulunduğu apartman kentsel dönüşüme gitmişti ve olanlar oldu. çok uzun bir süreç ama özetle inşaatı yapacağım diyen firma inşaatı %60 oranında tamamladı ve ben devam etmeyeceğim dedi.bu arada evler yarım da olsa tapular çıktı. davalar açıldı. dava devam ederken ben hem paraya ihtiyacım olduğu için hem de artık uğraşamaya takatim olmadığı için evi ölü fiyatına başkasına sattım daha doğrusu tapuyu devrettim. ancak dediğim gibi baya baya ölü fiyatına. şu an bitmişi nereden baksanız 4-5 milyon olacak evi 2021 yılında 150 bin tl ye devrettim. neyse mahkeme sonucunda hakim firmayı haksız buldu ve tüm tapuların (firmanın inşaat karşılığında alacağı evler ve dükkanlar da dahil olmak üzere) arsa sahiplerine geçmesine hükmetti.

Şimdi firma da karşı dava açıp arsa sahiplerinin sebepsiz zenginleştiğini iddia ediyor ve dava açtıkları kişiler arasında hem ben varım hem de benim tapuyu devrettiğim kişi.

yalnız ben tapuyu devrettiğim için bir önceki mahkemenin hükmettiği gibi diğer arsa sahipleri gibi firmanın olan ev ve dükkanlarda hisse de sahibi değilim. bu işten en zararlı çıkan benim.

bir avukatım var ama inanılmaz derecede iletişime kapalı sinir bozucu ve aksi bir insan. senlik bir şey yok deyip çekiliyor ama daha önce de nasıl olsa bir şey olmaz denilen hukuki süreçlerden çok başım yandı ona güvenmiyorum yani. bu durumda sizin bilginiz ya da öngörünüz var mı?
0
iwillsee
(12.05.25)
anladığım kadarıyla mahkeme sözleşmenin feshine hükmetti. bu durum "geriye etkili fesih" niteliğinde olduğundan taraflar sadece aldıklarını geri vermekle yükümlüdür. bu durumda müteahhit taşınmaz için yaptığı inşaat maliyetini talep edebilir.

burada malvarlığında artış olan taraf sizin taşınmazı sattığınız taraf olduğu için konunun esas muhatabı da o olur. o yüzden avukatınızın verdiği bilgi doğru.
0
aires buenos
(12.05.25)
Başka bi avukat tutsana.
0
antihero
(12.05.25)
@antihero başka bir avukat tutarsam diğer avukat delirir ve benimle uğraşır adam psikopat ayrıca yeni bir avukata ayıracak bütçem yok
0
🌸iwillsee
(12.05.25)
Tutma ama Danışmanlık al. Teknik bir detay yüzünden bir şey kaçırma.
0
kisa
(12.05.25)
senlik bir durum yok, tapu şu an sende olsaydı, firma yaptığı %60 oranındaki inşaat için masrafını talep edecekti doğal olarak. tamamlayamamış olabilir ama neticede %60 oranına getirene kadar belli masraflar yapıldı.

bu aşamada sen tapunu başkasına devrettiğin için artık bu %60 oranındaki inşaatın fayda sağladığı kişi de o olduğu için, sebebpsiz zenginleşme kapsamında masraf ödeyecek olan kişi odur. senin avukatın bu davada husumet yokluğu savunması yapacak, günün sonunda senin açından dava usulden reddedilecek.
0
turuncu tonlarda
(12.05.25)
(6)

Sağlıklı ama yapışmaz tava sahan önerisi

esinikaybetmiscorap.
Merhaba bebeğimin ekgıda sürecinde kullanmak için sağlıklı tava-sahan önerileriniz var mı? Hangi markanın hangi modelini alsam, fiyat performans ürünü olursa daha çok sevinirim.Omlet pankwk gibi şeyler yapacağımdan yapışmaması çok önemliTeşekkürler
Merhaba bebeğimin ekgıda sürecinde kullanmak için sağlıklı tava-sahan önerileriniz var mı? Hangi markanın hangi modelini alsam, fiyat performans ürünü olursa daha çok sevinirim.

Omlet pankwk gibi şeyler yapacağımdan yapışmaması çok önemli
Teşekkürler
0
esinikaybetmiscorap.
(18.04.25)
en sağlıklısı çelik tava deniyor. ama kullanması zor biraz. dün benzer bi soru vardı. ikea önerilmişti.
0
elorelia
(18.04.25)
çelik hatta mümkünse bakır en sağlıklıları
0
erty_ksk
(18.04.25)
çelik al. granitler gerçek granit değil.
0
jelly bear
(18.04.25)
saglıklı olsun istiyorsanız tek çözüm çelik veya döküm tava. diger seçeneklerin hepsi kanserojen
0
limonlu eksi
(18.04.25)
çelik tava yüksek ısıda kullanınca yapışma olayı baya azalıyor. ikea 365+ çelik tavalar çok güzel.
0
archmeister8
(18.04.25)
tefal 6x titanyum tavalar. diğer teflonlara kıyasla soyulma vs. daha dayanıklı ve kanserojen oranı düşük diyorlar. iyice ısıtırsanız asla yapışmıyor. asıl bakırlar sıkıntı kalayını vs devamlı takip etmek gerekir.
0
iwillsee
(18.04.25)
(2)

başını vermeyen sivilce

kixo
ulan tam da burnumun ortasında çıkmaya çalışıyor. kızarttı etti kaç gündür palyoça gibi dolaşıyorum, ama yok arkadaş kaldı öyle bir türlü olmadı; sıkılacak noktaya gelmedi. sönmüyor da şerefsiz. napıcam ben buna şimdi? saçı sakalı da kesiyoruz öyle çok garip görünüyor ya.
ulan tam da burnumun ortasında çıkmaya çalışıyor. kızarttı etti kaç gündür palyoça gibi dolaşıyorum, ama yok arkadaş kaldı öyle bir türlü olmadı; sıkılacak noktaya gelmedi. sönmüyor da şerefsiz. napıcam ben buna şimdi? saçı sakalı da kesiyoruz öyle çok garip görünüyor ya.
0
kixo
(17.04.25)
çay ağacı yağı kullanın ama bazıları direkt kullanılmıyor bazı oranda başka yağ ile karıştırıp sürün.
0
iwillsee
(18.04.25)
Ya bunu kesinlikle tavsiye olarak yazmıyorum ama kendine güveniyorsan yapabileceğin bir şey.

Ucu çok sivri olanlardan bir toplu iğne alıyorsun 80° kolonya ile ucunu iyice silip, sivilcenin baş vereceği noktaya (belli olur o) tam 12'den hafifçe daldırıyorsun. Canını yakmayacaksın ama dikkat et. O noktanın hemen içinde kocaman bir yağ hücresi var diye düşün, maksat o hücrenin çeperinde bir delik açmak. Yırtmak parçalamak değil, onun in çok hafif çok minik bir kuvvet uygulamak gerekiyor.

Sonra yanında bulundurduğun temiz peçeteleri veya pamukları iki parmağına sarıp o sivilceyi iki yanından (iğnelediğin nokta tam ortada kalıp sıkışacak şekilde) sıkıştırıyorsun. Hafifçe yapacaksın. Canını yapmayacaksın. Bu şekilde 2-3 kez dene, olmadıysa gece muhakkak baş verecektir.

Baş verdiyse tavsiyem odur ki bir parça buzu o başın etrafında dolaştırıp yağı dondur. 5'er dk bekleyip bekleyip tekrarla işlemi. Sence uygun bulduğu da sıkıştırma işlemini tekrarla.

Sivilce içinden çıktığında yine temiz bir pamukla orayı temizle, uygun bulduğun bir solüsyonla, gül suyu olabilir, temiz su olabilir, üzerinden geç.

Ya da bir cilt bakım uzmanına git. Ama ben kendimi böyle hallediyorum evde.

Kesinlikle tavsiye değildir, kendine çok ciddi anlamda güvenmeyen yapmasın.
0
muhayyer divan
(18.04.25)
(8)

youtube'daki türk filmleri

denizzz
youtube'da izleyip beğendiğiniz filmler var mı?
youtube'da izleyip beğendiğiniz filmler var mı?
0
denizzz
(14.02.25)
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni
Dönersen ıslık çal
Muhsin bey
Gölge oyunu
0
grimavi
(14.02.25)
Gece, melek ve bizim çocuklar, hanım +yukarıdakiker
0
fildirfildir
(14.02.25)
Susuz yaz
0
fildirfildir
(14.02.25)
Geçen gece hülya koçyiğit 'in firar filmini izledim. Güzeldi.
0
strawberry first
(14.02.25)
türkan şorayın mine filmi
0
iwillsee
(14.02.25)
hasip ile nasip.
favori zeki-metin filmimdir.
0
pangea
(14.02.25)
Vesikalı yarim ve siyah beyaz eski İstanbul filmleri. Ah ah. Geldik gidiyoruz.
0
lebenlius
(15.02.25)
(bkz: Hoşça Kal Güzin)

Ayten Gökçer
İsmail Hacıoğlu
Oktay Kaynarca
0
3 oda 1 salon
(15.02.25)
(4)

Misafirler için menüleriniz (düz yemek günleri- maç/film geceleri)

fildirfildir
Misafir menülerinizi söyleyebilir misiniz? Yemek.com vs sitelerin menüleri çok tekdüze gibi. Önerilerinizi alayım.
Misafir menülerinizi söyleyebilir misiniz? Yemek.com vs sitelerin menüleri çok tekdüze gibi. Önerilerinizi alayım.
0
fildirfildir
(27.01.25)
en klasik, en sıkıcı ama en favorim; çorba+kırmızı et (rosto mesela)+servis ederken patates vs ve mutlaka pilav.
fırında tavuklu makarna…

aşırı detaylı şeyler yapmıyorum, boğuyor. tatlı da hazır alıyorum, yanında dondurma. çay ve kuruyemiş. duruma göre meyve.
0
deartheodosia
(27.01.25)
cesit cesit meze + köfte + raki
0
sonsuz
(27.01.25)
Kişisine göre değişiyor ama bunlar pratik genelde

Fırında soslu somon patates + salata

Havuçlu pirinç pilavı üzerine et sote

Pirinç pilavı üzerine et sote kavrulmuş badem

Yoğurtlu meze çeşitleri yazsa müjver

Tatlı çoğu zaman kolay ve herkesin beğendiği magnolia

Fırında tavuk

Havuçlu kerevizli mercimek çorba

Kıymanının içinde rondo kırmızı biber sarımsak soğan konulup yapılan karışımın çöp şişte fırında pişmesi
0
iwillsee
(27.01.25)
1-) mercimek çorbası + et kavurma + pirinç pilavı + makarna salatası + normal salata + dışardan alınan tatlı + çay+ kuruyemiş.

2-) tavuklu yalancı işkembe çorbası + fırında kıyma yemeği (arap tava) + pirinç pilavı + makarna salatası + normal mevsim salatası + dışardan alınan tatlı + çay+ kuruyemiş.

eğer kalabalık olacaksa kuru dolmalıklar yapılan dolma eklerim doyuruculuk artsın diye.
Fırında kıyma yemeği; misafirlerin kalabalık durumuna göre 1 kg kıyma+2 soğan+ 1yeşil ve 1 kırmızı biber (sadece birini koyabilirsin) + 2-3 diş sarımsak + 2 tane küçük doğranmış patatesi baharatlarla karıştırıp yoğur, yağlı kağıt serdiğin fırın tepsisine yaydır, üstüne domates ve biberle süs yapıp fırına at pişir. çok kolay bi yemek ve lezzetli oluyor.

pilavı da ister garnitürlü ister tavuklu ister nohutlu yapabilirsin biraz göze gelmesi için.

makarna salatası; haşlanan boncuk makarna+garnitür+mısır+minik doğranan kornişon turşu+mayonez + tuz+ nane + isteğe bağlı olarak ezilmiş sarımsak = çok güzel oluyor.
0
turuncu tonlarda
(28.01.25)
(6)

çileklerin bir günde çöp olması

tabudeviren
dün akşam kadıköy'de bi marketten (boldy sanırım) aldım. hepsi taş gibiydi.son birkaç tane kalmıştı. mutfak tezgahina bıraktım. bugün baktım bu haldeler:https://ibb.co/QDsYqf9bu nasıl oluyor yahu? sıcaktan bozuldu desem ev de sıcak değil, hava da sıcak değil.
dün akşam kadıköy'de bi marketten (boldy sanırım) aldım. hepsi taş gibiydi.
son birkaç tane kalmıştı. mutfak tezgahina bıraktım. bugün baktım bu haldeler:

ibb.co

bu nasıl oluyor yahu? sıcaktan bozuldu desem ev de sıcak değil, hava da sıcak değil.
0
tabudeviren
(05.01.25)
Hepsini yıkadınız mı?

Çileklerde yiyeceğiniz kadar yıkamanız gerekir. Yoksa çabuk salar kendini
0
jülsezar
(05.01.25)
@jülsezar

yok aslında yıkamadım. resimde gördüğünüz şu çileklerin kaplayan küf tabakası gitsin diyeydi. yani zaten bozulmuştu.
0
🌸tabudeviren
(05.01.25)
Çilek çok çabuk bozulur, oda sıcaklığında daha da çabuk bozulur. Tezgahta bıraktığınız için bana normal geldi açıkçası zira dolapta da 2-3 gün dayanıyor en fazla.
0
fraise
(05.01.25)
Çilekler böyledir hafif şekerle çalkalayıp muhafaza ederseniz bi tık daha ömrü uzar ya da dondurucuya
0
iwillsee
(05.01.25)
Buna bolizma deniyor. Ürünün hasat tan sonra da yaşamsal fonksiyonlarının(terleme ve solunum) devam etmesidir. Çilek topladıktan sonra önce ön soğutmaya, oradan da soğuk havaya giderse 4 ila 6 gün dayanır. Zaten size gelişi hasat tan sonra en az 3 gün alır. Normal yani...
0
strawberry first
(05.01.25)
Dolapta bir kaç gün dayansın isterseniz düz bir kaba havlu kağıt koyup çilekleri mümkün olduğunca tek sıra şeklinde dizin. Yani üst üste koymamaya çalışın. 1-2 gün daha idare eder.
0
strawberry first
(05.01.25)
(3)

Uzun ve mutlu ilişki sırrı

Lanovaromana
Yıllar önce duyurudan çok doğru cevaplar almıştım, bugün de bunu ümit ediyorum. Ey uzun ilişki içinde olan Romalılar, kişisel tecrübelerinizi öğrenmek isterim. Nelere katlanıyorsunuz? Nelere göz yumuyorsunuz? Karşısında neler en güzel olan şeylerdir? Katlanılabilir ile toksik olanın arasındaki ince
Yıllar önce duyurudan çok doğru cevaplar almıştım, bugün de bunu ümit ediyorum.
Ey uzun ilişki içinde olan Romalılar, kişisel tecrübelerinizi öğrenmek isterim. Nelere katlanıyorsunuz? Nelere göz yumuyorsunuz? Karşısında neler en güzel olan şeylerdir?
Katlanılabilir ile toksik olanın arasındaki ince çizgide kaybolmuş hissediyorum.
0
Lanovaromana
(04.01.25)
Cinsel çekim tamamen bitebiliyor, dead bedroom olayı oluyor, hayattan beklentinize göre çok kötü de hissettirebilir daha az şiddetli de.

Bazen insan, bu kadar zamandır bu insanı tanıyorum, şimdi kim aynı şeyleri tekrar yaşayacak, varsın seks de olmasın, zaten aynı zamanda en yakın arkadaşım, diyor. Kavga yoksa, hayat arkadaşligina dönüşüyor ve bence çok da kötü bir şey değil.
0
sanguine
(04.01.25)
Bunun matematiği yok kişiye göre değişiyor çok değişken var. Tamamen senin iç sesinle alakalı
0
basond
(05.01.25)
Çok fazla değişken var
Evliyseniz bi kere aileleri evliliğine karıştırmayacaksınız her zaman iki aileye de mesafe olacak asla evinize ve size karışmayacaklar grift içiçe geçmiş aileyle ilişkiler olmayacak günlük hayatta vıcık vıcık akraba ziyaretleri abartılmayacak evinizde size özel alan ve zaman bolca olacak
Ten uyumu en başta varsa devam eder yoksa hiç olmamıştır
Fiziksel beğeni bir şekilde devam etmeli
Ortak keyif veren aktiviteler bulunmalı yoksa yapacak bir şey yok insanları değiştiremezsiniz
Oto boka sinirlenen agresif partnerlerle hayat geçmez
0
iwillsee
(05.01.25)
(10)

Mama sandalyesi sorunsalı

wild honey suckle
Şimdi piyasada bir çok mama sandalyesi var. Fiyat aralıkları da bir o kadar geniş. Kimisi tekerlekli kocaman, kimisi IKEA tarzı dört bacak üstüne bir oturak şeklinde. Kimisi var yatak gibi farklı yatma acıları var Gamer koltuklarına benziyor, kimisi sert plastik herhangi bir şekilde çocuğun hareket
Şimdi piyasada bir çok mama sandalyesi var. Fiyat aralıkları da bir o kadar geniş. Kimisi tekerlekli kocaman, kimisi IKEA tarzı dört bacak üstüne bir oturak şeklinde. Kimisi var yatak gibi farklı yatma acıları var Gamer koltuklarına benziyor, kimisi sert plastik herhangi bir şekilde çocuğun hareket alanı yok. Şimdi ben anlamıyorum bi mama sandalyesinin yatar pozisyona gelebilmesine ne gerek var ? Herkes diyor ki kolay taşınabilsin az yer kaplasın kolay temizlenebilsin, ama iyi markaların sattığı modellerin hepsi büyük hantal kumaş koltuk falan. Gerek var mı cidden o paraları dökmeye? Yoksa al IKEAıyı geç der misiniz?
0
wild honey suckle
(04.01.25)
yolun sonu hep ikea'ya çıkıyor, alın geçin. tüm dünya bunu kullanıyor neredeyse :)

ek olarak ayak koyma yeri yapan var ikeanın modeline. çocuğun ayağının hizasına denk gelen yere genişçe bi kumaş bağlanıyor. böylece çocuk ayağını koyabiliyor oraya. bi arkadaşta görmüştüm. o da reddit'te görmüş :)
0
brkylmz
(04.01.25)
Peki o neredeyse 20.000 liralık yatan kalkan kademeleri olan koltuk gibi olan modeller ne işe yarıyor
0
🌸wild honey suckle
(04.01.25)
malzeme farkı, marka algısı, arge vs.

bebek ünülerinin tamamında var bu olay zaten. 4bine de bebek arabası var, 100bine de. aynı şekilde oto koltuğu da 80bine olan marka da var, ebebek'de 10bine de. kimisi 360 derece dönüyor, kimisinin kumaşı aşırı yumuşak, kimisinin kemeri rahat bağlanıyor...

burada sizin ihtiyacınız önemli. bebeği sadece hafif yatar pozisyonda yemek yiyen bir aile 20binliği alır, böyle bir ihtiyacı olmayan ikeayı alır geçer.
0
brkylmz
(04.01.25)
İkeayı al geç ya da joie marka daha f/p al geç. Zaten biraz büyüyünce oturmuyorlar asla. Ikea gibi kurumsal firmalar en azından düşme denge testlerini yapmışlardır
0
iwillsee
(04.01.25)
IKEA +1
0
unalub
(04.01.25)
Biz şu kocaman koltuk gibi olan pahalılardan aldık.
İkea modelinden almadım çünkü elimle kontrol edince çok sallanıyordu bizim oğlan daha 4.5 aylıkken devirir onu eli kolu durmuyor sağa sola atıyor kendini.
Bir de ben uzun süre yanımda tutabilmek için koltuk gibi olsun diye aldım yoksa bir iki saate yorulur çocuk o basit modellerde. Bir yemek yiyip kaldıracaklar için basitler daha iyi ama ben bilgisayarda çalışırken beybim de masada oyuncak oynasın diye düşündüm konforlu olması iyi oldu :))
0
kaptan maydanoz
(04.01.25)
İkea alıp geçin. Kafe ve restoranlarda da kullanılıyor, çocuk yabancılık çekmez.
0
strawberry first
(04.01.25)
ikea'nin en büyük problemi 4 ayakta yana acildigi icin gelen gecen sürekli takiliyor, siz de evdeki diger sandalye ,koltuk formatlarina alistiginiz için eger alaniniz cok genis degilse takilacaksiniz.
bence en f/p ürünü normal sandalye üstüne takilan mama sandalyeleri
www.amazon.com
0
akiskan
(04.01.25)
Internette hep bir ikea al gec muhabbeti var mama sandalyesi alirken bu ikea isine hem sinir olmustum hem de aklimda kalmisti, ben de zaten iki tane ihtiyacim oldugu icin hem ikea aldim hem joie 6in1 aldim. Kesinlikle yatabilen koltuk tarzi olanlari oneririm. Cocugun sirtini destekliyor, bacaklarını destekliyor, bebek kucukken de büyükken de rahat kullanabiliyorsunuz. Su icecegi zaman yatir, yemek yerken dik yap. Tekerlekli zaten saga sola rahat geliyor. Ikea olani zaten bebek 4,5-5 aylikken kullanamadim cocuk daha tam oturmayi ogrenememisti icinde savruluyordu, 7 ay civari ikeada rahat oturabilmeye basladi ama onda da hareketi kisitli oluyor su mama vs icerken kafasini geriye egemiyor. Joie olani aldigim gun kullanmaya basladim cocuk 4-4,5 aylik falandi destekli oturma surecine de destek sagladi. Ikea olanda da ayaklarina destek olsun diye ayaklik aldık taktik ayagini altina gecirdi sıkıştırdı tehlikeli oldu. Sandalyenin ayaklari acik oldugu icin yanindan gecenler takiliyor. Kapatip kenara koyamiyorsun vs. Beklentiye ve ihtiyaca gore karar vermek lazim
0
passive aggressive
(05.01.25)
Bebekler cok ama cok hizli buyuyor, o cancanli modeller 1 yas sonrasi bir onemi kalmiyor. Yok sirt destegi yatma vs hepsi bos. Cocuk zaten yemek disinda orada uzun sure oturtulmasi dogru degil.

Gercekten ikea alin gecin, 2 cocuk tecrube ile sabit.
0
nuisance2
(05.01.25)
(4)

babaya doğum günü hediyesi

dali dili havali korna
her sene ya ayakkabı ya da üst baş alıyorum, bu sene farklı bir şey olsun istiyorum, ne önerirsiniz? Şöyle mesela ne bileyim günübirlik bir tur olur, hamam/spa deneyimi gibi bir şey olur. İlla bu tip bir şey olması da şart değil tabii, ufak tefek bir sürü şeyden oluşan bir hediye kutusu da olabilir
her sene ya ayakkabı ya da üst baş alıyorum, bu sene farklı bir şey olsun istiyorum, ne önerirsiniz? Şöyle mesela ne bileyim günübirlik bir tur olur, hamam/spa deneyimi gibi bir şey olur. İlla bu tip bir şey olması da şart değil tabii, ufak tefek bir sürü şeyden oluşan bir hediye kutusu da olabilir aslındaa ama içini neyle doldurmalı? ya da işte aklıma gelmeyen ama önereceğiniz bir sürü başka fikir. teşekkürler şimdiden.
0
dali dili havali korna
(04.01.25)
Baba oykuler diye bir kitap var, gazeteci, yazar, oyuncu, sarkici birkac unlu babalarini ve onlarla olan iliskilerini anlatiyor, benim babama bir arkadasi hediye etmisti bir babalar gununde, ben de okudum, o gunden sonra baba olan, ya da babasiyla derdi, bagi, meselesi olan arkadaslarima bu kitabi hediye ettim. www.kitapyurdu.com
0
(04.01.25)
Ne kadar şanslısınız babanızla böyle bir ilişkiniz var babanız da sizin gibi bir evlada sahip olduğu için şanslı. Mümkünse birlikte tura falan gidin beraber bir anınız olsun daha çok keyifli olur.
0
iwillsee
(04.01.25)
Bahçe işleri, kesip biçme, ahşap işleri, tamirat sever mi böyle şeyler?
Bosch'un yeşil serisi uygundu galiba bu işlere

Ya da köy seviyo mu baban? Köyü varsa ve seviyorsa ona dair bisiler.
0
abuzer
(04.01.25)
Silah severse atış poligonu
0
abuzer
(04.01.25)
(4)

Misafir Çikolatası Satılan Yer - Şekerlemeci

isiaha
Bayram sezonu olmadığı için her yerde bulamıyoruz. Ankara'da nerededir bu magazalar? elitcikolata.com.tr/elit-koko-hindistan-cevizli-baton-sutlu-cikolata-200g-glutensiz?srsltid=AfmBOoq8dGEPYDcOepsj1yBgyPL-3SfPaH6WvcHoQEvrVrAKhQYm2Kb- bu ürünü arıyoruz aslında acil olduğu için internetten almak devre
Bayram sezonu olmadığı için her yerde bulamıyoruz. Ankara'da nerededir bu magazalar? elitcikolata.com.tr/elit-koko-hindistan-cevizli-baton-sutlu-cikolata-200g-glutensiz?srsltid=AfmBOoq8dGEPYDcOepsj1yBgyPL-3SfPaH6WvcHoQEvrVrAKhQYm2Kb- bu ürünü arıyoruz aslında acil olduğu için internetten almak devre dışı şu an
0
isiaha
(04.01.25)
Pastane ve kuruyemişçilere bakmanızı tavsiye ederim. Direkt bundan olmasa da çok güzel kutulu çikolatalar var.
0
norek
(04.01.25)
www.ostim.org.tr
Elit'in dağıtımını bu firma yapıyor galiba, telefonla ulaşsanız fabrika satışı var mı ya da hangi pastanede/mağazada vardır diye bilgi verirler bence.
0
kobuzchu kiz
(04.01.25)
Özel bir ürün aramıyorsunuz kahve dünyası mağazaları hem çok kaliteli hem taze hem de sunumu güzel çikolatalar var hediyelik de çok güzel olur
0
iwillsee
(04.01.25)
Ağam’da hep oluyor. Ve aşırı güzeller.
0
invictae
(04.01.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.