Giriş
(13)

Şifreler için bir yönteminiz var mı?

michael_knight
Pek çok yer için şifre belirlememiz gerekiyor. Tüm şifreleri tek bir şifre ile koruyan programları kullanmak da istemiyorum. Bazı şifreleri de 6 ayda bir filan değiştirmek gerekiyor. Tüm şifrelerimi daha kolay hatırlayabileceğim ama tahmin edilmesi de zor olacak ve değiştirmem gerekirse de değiştire
Pek çok yer için şifre belirlememiz gerekiyor.
Tüm şifreleri tek bir şifre ile koruyan programları kullanmak da istemiyorum.
Bazı şifreleri de 6 ayda bir filan değiştirmek gerekiyor.

Tüm şifrelerimi daha kolay hatırlayabileceğim ama tahmin edilmesi de zor olacak ve değiştirmem gerekirse de değiştirebileceğim bir yöntem, bir sistem arıyorum.
Önerebileceğiniz bir yöntem var mı?
-1
michael_knight
(18.02.26)
örn:
1+#+ siteadının 1 3 5. harfleri+! +.
gibi bir şey olabilir.
+2
kisa
(18.02.26)
gayet de duzen tutturursun. 3 yildir yukaridakine benzer bir sistemi kullaniyorum. heryerde de tikir tikir calisiyor. sadece sistemi genis olcekte tam verimli kullanmak icin biraz emek vermeniz gerekiyor. cunku her site, app vs.. farkli frekanslarda guncelleme, kombinasyon, uzunluk istiyor. herseyi bir app'e baglamaktansa sistem kurup hepsini hatirlamak cok daha mantikli geliyor bana.

edit: mesela ustte ve altta paylasilan kombinasyonlardaki problemleri kolayca kestirebiliyorum. ama baslamak icin iyi bir referans. problemleri farkedince guncelleyeceksiniz. o yuzden emek harcamak lazim dedim. kervan yolda duzulur misali.
+1
buenosdias
(18.02.26)
Ben iş yeri için şöyle şeyler deniyorum
Belirledigim bir harf ve sembol kombinasyonunu hangi ay sifre degistirtiyorsa yılla beraber uyarliyorum.
202601asd@ 202604asd@
Gibi
+1
a perfect lie
(18.02.26)
Bitwarden kullan, bir tane de unutmayacağın bir cümle bul master key olarak ata.
+2
nahtoderfahrung
(18.02.26)
uzun yıllardır lastpass kullanıyorum. tüm her yerdeki şifrem random oluşturulan şifredir. lastpass şifrem güçlü ve yetiyor.
0
gercekdunya
(18.02.26)
1password
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(18.02.26)
bitwarden + google authenticator
+1
anon1m
(18.02.26)
Bitwarden +1
0
kisa
(18.02.26)
buyukHarficereN en az 8 harfli üç kelime +2 sayı +2 işaret

lichtenStein78<>
mamaZizu09*?
KralKobra34_.

al döndür döndür kullan her yerde.
0
klassno
(18.02.26)
İnternetteki en "yaşlı" alışkanlığım parola saklama sistemlerine güvenmemek. Uzunca bir kelime, kelimenin belli bir yerinde araya giren bir sayı, bu ikisinin belli yerlerine ilgili web sitesinin adından belli karakterler ekleyerek kullandığım bir temel parolam var. İlla büyük harf ve özel karakter isteyen siteler için eklediğim bir sistem de var. İşimi görüyor.

Banka uygulamaları şifre değiştirmemi istedikçe de o sırada saat kaçsa ona bakıyorum. Mesela 14:37'de şifre değiştiriyorsam 143702 (çünkü şubat ayındayız) ya da 031437 (çünkü çarşamba haftanın üçüncü günü) vs yapıyorum. Ama bu sürekli değişen şifreleri bir yere not alıyorum:)
0
kobuzchu kiz
(18.02.26)
Bu baslik saka mi xD xD

Niye soyleyeyim sifrelerimi nasil olusturdugumu
0
hot potato
(18.02.26)
bitwarden. hic bir sifremi bilmiyorum artik.
+1
compumaster
(19.02.26)
Bunu chatgpt ye yaz ve sana basit bir kod uretain.

Kullanıcı adı, site ismine göre güvenli şifre üretecek bir sisteme ihtiyacım var. Bir master şifre var ve bunu kullanarak her girdi için encryted süre oluşturacak. Yani kimse şifreyi kullanarak master şifremi decrypt edemeyecek. Ayrıca bir de versiyon numarası koy ki aynı site için şifre değiştirmek istesem sadece versiyonu değiştireyim.
Şifreler kaydedilmeyecek hiçbir yere, onun yerine master şifremi girip, hangi sistem için şifre lazım ise onu seçince, şifreyi hesaplasin versin. Server yok. Sadece offline.
Export import yeteneği de ver ki backup alabileyim
+1
bir varmis bir yokmus
(20.02.26)
(4)

New York tatili kaça patlar

arbre
Manhattan, Brooklyn görmeyi çok istediğim yerler. Fakir Balkan ülkelerine para harcamak yerine bir New York tatili patlatmak efsane olur. Uçak git gel 60 bin. Vizem yok. :D Otel, yeme içme 4 5 gün 100 150 bin arası yeter mi? Mantıklı bir plan mı?
Manhattan, Brooklyn görmeyi çok istediğim yerler. Fakir Balkan ülkelerine para harcamak yerine bir New York tatili patlatmak efsane olur. Uçak git gel 60 bin. Vizem yok. :D Otel, yeme içme 4 5 gün 100 150 bin arası yeter mi? Mantıklı bir plan mı?
-9
arbre
(15.02.26)
orta seviye bir otel $150-250 bandında olur. sezona göre değişiyor tabii. yiyecek içecek için öğün başı minimum $10 harcarsın ama genelde $20 civarı tutar. gastronomiye hafif meraklıysan da akşam yemeği rahat $40 ve üstüne çıkabilir. metro tek biniş $3. müzeler, alışveriş falan bunlar kişiye kalmış.
0
eileengray
(15.02.26)
günlük otel 150-200 dolar. bi tık ucuza airbnb olabilir. vize 185 dolar.
günlük en az 50 dolar da yersin bence. 150 bin çok rahat yeter. zorlarsan 100 bin bile yetebilir. uçak biletini 30-40a bulursun önceden alırsan.

önce bi vize al da sonra bakarsın.

ama ben olsam önce avrupa sonra amerika yapardım.
-1
jelly bear
(15.02.26)
Daha önce hiç yurtdışı giriş çıkışınız yoksa ABD'den vize almak sıkıntı olabilir bu arada. ya da ikna edici şartlar sunsanız bile 10 sene vermeyebilir herkese verdiği gibi. ben olsam başvurmadan önce pasaportumu biraz kirletirdim, sonra üzülmeyin
0
murdock
(25.02.26)
"Fakir Balkan ülkelerine para harcamak yerine bir New York tatili patlatmak efsane olur. "

Hayatimda okudugum en sacma sey. Ne alaka? "Sezen Aksu dinleyecegime Jennifer Lopez dinlerim cunku daha zengin" demek gibi.
-2
hot potato
(25.02.26)
(8)

Birkaç ay kalacak yer

WithWorth
Kira sözleşmeleri 1 yıllık...Ben 3-4 ay kalacağım bir yeri istanbul-avrupa'da bulabilir miyim ?Ne şekilde mümkün ?
Kira sözleşmeleri 1 yıllık...
Ben 3-4 ay kalacağım bir yeri istanbul-avrupa'da bulabilir miyim ?
Ne şekilde mümkün ?
0
WithWorth
(12.02.26)
Airbnb diye bir sey cikmis
-5
ırene adler
(12.02.26)
Bu aralar ben de çok ilan baktigim için çok sık karşıma çikiyor faturalar dahil apart daireler oluyor. Tek kişilik oda seçenekleri de mevcut. Tabi sozlesme süresi nedir onu bilmiyorum ama seçenek çok olduğu için belki 4 aylık kabul eden yerler vardır. Ev kiralama kadar katı olduklarını zannetmiyorum.
0
egerbiryolcu
(13.02.26)
Sahibinden’de arama yaparken “kısa dönemli kiralama” gibi bir seçenek vardı.

Yıllar önce ev sahibiyle 3 aylık sözleşme yapmıştık, 3 ay daha uzatmıştık sonra çıkmıştım. Ama o zamanlar kiracının evden çıkmaması ve aşırı enflasyon yoktu.

Bilmiyorum ama kesin Facebook grupları vardır bu konuda. Evi boş duran gurbetçi veya birkaç aylığına yurtdışına çıkacak gezgin veya evi boş duran ama güvenilir birine sözleşmesiz şekilde 3-4 aylık vermeye yanaşan birileri bulursunuz belki.
0
michael_knight
(13.02.26)
Arkadaşlar airbnb cevabına neden 3 tane eksi verdiniz ?

Uygulamayı indirdim, o yola giriyordum ?
Özel bir sebebi var mı ?
0
🌸WithWorth
(13.02.26)
airbnb çok daha kısa dönem kiralamalar için uygun diye biliniyor ondan olabilir. bu şekilde pahalıya gelebilir 3-4 ay. ben blueground diye bir olay var onu araştıramanızı öneririm. çok daha mantıklı.
0
zozjotejmnk
(13.02.26)
Elbette bulabilirsin neden olmasın. Biz vaktiyle 3,5 aylığına eşyalı ev kiralamıştık. Şu dönemde bir ev sahibinin isteyeceği en iyi kiracı profili 3-5 ay kiralayıp kirasını peşin ödeyendir.

Özellikle eşyalı daire ilanlarına bakman lazım onlar sana daha uygun olur. "Kısa dönem kiralamaya uygun" diye not düşerler.
0
Lethe
(13.02.26)
Eksileyenler mal da ondan. Gayet 3 -4 aylik ev bulunuyor. Mal.oglu mallar.
0
ırene adler
(18.02.26)
Airbnb'de bos oldugunu bildigin bir evi 1-2 haftaligina kiralayip sonra ev sahibiyle yuz yuze konusup 3-4 ay yapalim bunu, sana parayi elden vereyim, iki taraf da airbnb tarafindan yolunmasin diyebilirsin.
0
hot potato
(18.02.26)
(6)

Araba yatırım aracı mıdır

arbre
Araba alacağım ve bir tarafım paran varken al, paranı harcayıp alamazsın diyor, bir tarafım da nakit dursun diyor. Araba alırsam sadece 100 bin TL'm kalacak. Bu korkutuyor. Bu ülkede arabanın değeri bile yarın artabilir, yarın aynı arabayı alamayabilirim. Sizce almalı mıyım?
Araba alacağım ve bir tarafım paran varken al, paranı harcayıp alamazsın diyor, bir tarafım da nakit dursun diyor. Araba alırsam sadece 100 bin TL'm kalacak. Bu korkutuyor. Bu ülkede arabanın değeri bile yarın artabilir, yarın aynı arabayı alamayabilirim. Sizce almalı mıyım?
-6
arbre
(12.02.26)
arabanın değeri artmıyor paranın değeri azalıyor. araba yatırım aracı değildir.
0
nahtoderfahrung
(12.02.26)
Hayır, araba yatırım aracı değildir. Fiyat ile değer de farklı şeylerdir.
0
cay koy geliyorum
(12.02.26)
dayanıklı tüketim malı olan otomobil yatırım aracı değildir, ihtiyaçtır. arabaya ihtiyacınız varsa alın yoksa elinizdeki parayı gerçek yatırım araçlarına harcayın. türkiye gibi enflasyonist bir ülkede fiyatı artmayan bir şey var mı?
0
duyulmasi gerektigi kadar
(12.02.26)
Hayir. Dolar bazinda degeri duser. Yatirimin tam tersi yani.
0
hot potato
(12.02.26)
gerçekten yatırım aracı olacak arabalar var tabiki. klasik araçlar, sınırlı üretim modeller vs. değer kazanır. ama gündelik kullanacağın araca yatırım aracı olarak bakmaman lazım. bizde anlamsız vergiler yüzünden çoktan hurdaya ayrılması gereken araçlar bile 6 haneli fiyatlara satıldığından, kendinden yaşlı arabayı bile zor alanlar olduğundan ve hala enflasyondan anlamayanlar gözünde tl bazında fiyatlar hep arttığından bu algı var. bir anda kaza sonucu ciddi değer kaybı hatta tamamen pert olma ihtimali olan bir şey nasıl yatırım aracı olarak görülebiliyor?

ha dolar bazında düşer demişler normal şartlarda doğru ama dolar bazında bile artabilir. dolar zorla baskılanıyor gerçek değerinde değil. ev kiraları filan dolar bazında bile 2'ye 3'e katlandı. tek etken değil tabiki doların baskılanması ama etkenlerden biri.

sıfır araçlara ek vergiler gelir veya olan vergiler artarsa sıfır araç fiyatları yükselirse ikinci el araçlar da yükselir haliyle. düşük ihtimalle tersi de mümkün tabi, ötv düşerse vs. ikinci el fiyatları da düşer.

teknoloji bile ciddi etkileyebilir, batarya teknolojisi yeterince gelişince elektrik ile benzin arasındaki fiyat farkı daha da açılınca benzinli aracı yürütmenin maliyeti anlamsız hale gelirse benzinli araçların fiyatları da düşer.

yasal düzenlemeler de değiştirebilir, emisyona bağlı vergiye geçilse mesela motor hacmi yerine eski araçların mtvsi artar yenilerin düşer. aşırı yüksek mtv gelirse eski araçları da kimse istemez yine değeri düşer.

çok değişkenli her an her şeyin olabileceği bir şey ve günlük kullanılacak eskiyecek yıpranacak... yatırım amaçlı tercih edilecek bir şey değil. dediğim gibi değer kazanabilir ama kaybetme ihtimali daha yüksek normalde beklenen değer kaybıdır özellikle sıfır araçlarda.
0
konetsu
(13.02.26)
Yatırımda önemli olan zamanlama,

araba dolar bazında düşer deniliyor ama 10 sene önce araba alan kişi arabasını şimdi satsa dolar bazında birebir dolarını alır 10 senedir arabaya bindigi de yanına kar kalır.

Ha bunu altın alsaydı, kiraya vermek için ev alsaydı falan bambaşka.
0
liberal
(13.02.26)
(9)

Yurt dışına çıkınca internet bankacılığı uygulamalarında sıkıntı oluyor mu?

santimantal
Birkaç yıllığına yurt dışına çıkma ihtimalim var.Aileme ait faturalar yine kredi kartımdan ödenecek.Maaşım Türkiye'de hesabıma yatırılacak.Yani mali işlerim Türkiye'de imişim gibi devam edecek.İşlerimi internet bankacılığı uygulamalarından sürdüreceğim.Türkiye'deki cep telefonumu orada da kullanmaya
Birkaç yıllığına yurt dışına çıkma ihtimalim var.
Aileme ait faturalar yine kredi kartımdan ödenecek.
Maaşım Türkiye'de hesabıma yatırılacak.
Yani mali işlerim Türkiye'de imişim gibi devam edecek.
İşlerimi internet bankacılığı uygulamalarından sürdüreceğim.
Türkiye'deki cep telefonumu orada da kullanmaya devam edeceğim.
Banakalardan giriş vb. işlemler için SMS gönderildiğinde sorun oluyor mu?
Yoksa yurt dışında bir numara alıp bankalara da o numarayı mı bildirmek daha iyi?

Bu konuyla ilgili deneyimlerinizi paylaşırsanız güzel olur.
0
santimantal
(10.02.26)
Bende is bankasi var. Uygulamayi falan guncellediginde veya bir sure giris yapmayinca tekrar sms teyidi yaptiriyor. Turk hattin acik kalacaksa bankadaki telefonu degistirmene gerek yok bence. Banka yabanci hatta sms yollarken sikinti yasabilir mi? Belki.
0
hot potato
(10.02.26)
Ben “tarifen yurt dışında geçerli” paketlerini kullanıyorum, Türkiye’deymişim gibi her şey çalışıyor.
0
orient blue
(10.02.26)
Garanti, Akbank, Kuveyttürk uygulamaları çalışıyor. Telefona ilk uygulama kurulumundan sonra SMS onayı bile istemedi.
0
mbond
(10.02.26)
bildirimle giriş yapıyorsan zaten sorun yok. Farklı hat alıp taksan bile kullanabiliyorsun. Fakat sms gelmesi gerekirse Türk hattın gerekecek (bu arada yeni telefonların çoğu çift sim, o şekilde iki hat takılı kullanıyorum ben)

Problem olmuyor yani. Ama havale-eft-swift vb. limitini artırman gerekecekse şimdiden yap mesela. (gerçi bazı bankalar kimliğini NFC ile okutup görüntülü görüşme ile bağlanıp vs. yapmana izin veriyor. Ama bazıları hala dilekçe istiyor galiba)
0
nhk ni youkosu
(10.02.26)
Yurtdışındayım, hayır sorun yok hatta wificall ile arama bile yapabilirsin. Telefonun ve hattının bu özelliği olmadı yeterli onu araştırıp kontrol edebilirsin. İşbankası ve enpara kullanıyorum zaten mesaj vs bildirim olarak da düşüyor, bankacılık uygulamaları için ekstra bişey yapmana gerek yok.
Hattımı da en son turkcell vodafone belasından kurtarıp kontorlu bimcelle çektim.
0
tuborg yesili
(11.02.26)
romanya'dayım.
enpara hesabını aktif olarak 6 yıldır burada kullanmaya devam ediyorum.
eski telefonumda türk sim kartı takılı.
3d şifreleri oraya geliyor sms olarak.
eski telefon hücre verisi kapalı tamamen.
aktif olarak kullandığım telefonda rumen sim kartı var.
enpara uygulaması da onun içinde.
kullanırken hiç sıkıntı yaşamadım.
40 yılda bir türk hattına lira yüklüyorum.
0
rain when i die
(11.02.26)
ticari bankacılıkta problem yaşayabilirsiniz. onun dışında günlük hayatınıza devam edebiliyorsunuz.
0
galahad reloaded
(11.02.26)
kesinlike sorun oluyor. özellikle seni 444lü telefonlardan aradıklarında ulaşamıyorlar. sen arayamıyorsun vs birçok saçma sorun yaşadım ben.

salak bankalardan biri ilk kez bir ibana eft yaptığında 444lü numaradan beni otomatik arayıp 1e basmamı istiyordu ama tuş çalışmıyordu vs.

herşeye hazırlıklı ol. %100 bir konuda sorun yaşayacaksın.
0
plastic_angel
(11.02.26)
Her sey rutin devam ederken sorun olmuyor ama telefon/telefon numarasi degisikligi gerektiginde sms'e ulasabilmek onemli.Bende yurt disinda yasarken Turk hatti olmamasina ragmen Enpara ve Yapi kredide tum bu degisiklikleri yapabildim ama Ziraat ve Halkbank olmadi ornegin.Her sey rutinde iken degisiklik yok ise hepsi calisiyor
0
turkuaz
(11.02.26)
(11)

İçim sıkılıyor

artıküyeolmakistiyorum
Daha önce de duyuru açmış ve başka bir departmandan iş teklifi aldığımı, ofise en az 2 gün gitmem gerektiği için ev tutacağımı eşyalar alacağımı vs yazmıştım. Hepsini yaptım. Bir ev tuttum, eşyalar aldım(almaya devam ediyorum bitmiyor), yerleştim vs. Fakat pişman gibiyim. Çünkü ben tamamen uzaktan ç
Daha önce de duyuru açmış ve başka bir departmandan iş teklifi aldığımı, ofise en az 2 gün gitmem gerektiği için ev tutacağımı eşyalar alacağımı vs yazmıştım.

Hepsini yaptım. Bir ev tuttum, eşyalar aldım(almaya devam ediyorum bitmiyor), yerleştim vs. Fakat pişman gibiyim.

Çünkü ben tamamen uzaktan çalışıyordum, keyfime göre şehir değiştiriyor, canım isterse memlekete dönüyor kira falan ödemiyordum. Her şey benim kontrolüm altındaydı.

Fakat şimdi hem birikimimden harcama yaptım, düzenli kira-fatura yüküne girdim hem de en az 2 gün ofise gidiyorum. Güzel bir zam alsam da nezdimdeki karşılığı hiç tatmin edici gelmiyor. Pişman mıyım değil miyim bilmiyorum.

Bir düzenimin olmasını çok istemiştim. Fakat hep de memlekete dönüp kira vs ödemeden birikim yapma planlarım vardı. Keyfim yerindeydi. İş yönünden sorunum yok ama kendimi kafese alınmış, çaresiz hissediyorum.

Bir yandan da abartma herkes aynı sistemin içinde çocukluk ediyorsun diyorum. Bilmiyorum.

Fazla teselliniz var mı? Tsk
-3
artıküyeolmakistiyorum
(10.02.26)
Yanlış yola girdiğini hissediyorsan vakit kaybetmeden o yoldan çıkmaya bak derim. Belli ki bu uymamış sana.
0
michael harddd
(10.02.26)
Full remote u bırakmak hata olmuş. Ha şirket zoruyla ofise çağırılma ihtimalin olan bir yerden geçtiysen sıkıntı yok. Kendi kendine patlardı o bi ara. Fakat yurt dışına falan full remote çalıştığın işi bıraktıysan yazık olmuş.
0
hububrad
(10.02.26)
Yok tamamen yurtiçi. Dönüşüm var mı bilmiyorum, kurumsalda ani dönüşler zor olur. En az bir sene bu görevde kalmam gerekiyor. Yönümü kaybetmiş gibiyim, zamanın ilacı bana da yarar umarım.
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(10.02.26)
Eski departmandaki isinin full remote kalacaginin bir garantisi yoktu ki. Bir de memlekete gidip aile evinde kalmak da bir sure sonra sikardi, cok surdurulebilir degildi belki. Esyalar birikiminin cok buyuk bir kismini yediyse gereksiz pahali esya aliyor olabilirsin.
0
hot potato
(10.02.26)
Pandemiden önce ofise gidiyorduk.
Pandemide evlere yolladilar.
Bir süre sonra cogu insan yazlık bölgelere veya memleketine gitti.
Öyle olunca, pandemi de uzayınca, bizim sözleşmeyi remote a çevirdiler.
Hala öyle devam ediyoruz ama diğer sirketlerin yaptığı gibi bizde de ara ara ofise çağırmalar dillendirilmeye baslandi.
Yani günün sonunda remotelara da yine istanbul izmir ankara yolu gözüküyor gibi duruyor.
O yuzden devam etseydin bile ne kadar daha oyle gidecegi belli degildi +1

Bu olmadan, erkenden is olanaklarinin cok oldugu yerde duzen kurmak daha iyi olabilir.
Zorluk iyidir. Rahatlık + remote insanin gelismesini yavaslatiyor.
Belki biraz giderler artinca geliri yukseltmeye yönelik yeni cozumler bulursunuz bu vesile ile.
+1
ananiyimioguz
(10.02.26)
Dramatik şekilde harcama yapmadım. Fakat zam da alsam aile evinde kalma planım kadar birikim yapamam. %50 azaldı öyle diyeyim. Bilmiyorum belki birkaç ay sonra iyi ki diyeceğim. Ya da birkaç aya kalmadan kaçıp gideceğim. Zaman
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(10.02.26)
Ben sende biraz kaybetme korkusu ve fazla fazla gelecek endişesi görüyorum. Kazanamayacağına inanmış gibisin. Halbuki bu harcamaların çok "olması gereken", çok iyi şeyler. Bunlar senin evin oldular. Gayet güzel kazanırsın da, evini de alırsın, birikim de yaparsın, aileden zengin olmayınca böyle zor oluyor işte çoğumuzun yaşadığı gibi. Ama sen çalışan kazanan ve ne yapacağını bilen birisin aslında, kendine güvensizliği yakıştıramam. Bilmediğimiz engeller varsa onu bilmem ama sadece eski düzenin bozuldu diye çok huzursuz olmuşsun o kadar, düzen kurmayı para kaybı olarak gördüğün için böylesin, düzen kurmak ve kendine ait yeni bir düzene sahip olmak diye görürsen bence sorun kalmaz.
+1
muhayyer divan
(10.02.26)
çok büyük hata yapmışsın.
her gün erken kalkıp suratsız insanlarla muhattap olma, trafik, salgınlar, yıpranma, gürültü içinde geçen bir gençlik...
halbuki bir güney asya ülkesinde, kıbrısta, kazakistanda çalışıp şu kısa ömründe hayatını yaşayabilirdin. çünkü yaşlandıkça insanın ne bir yere gidesi geliyor ne de gençliğindeki neşesi oluyor.
hemen remote bir iş bul ve eski hayatına dön.
burdaki kurumsal kölelerden olma. özgürlüğe paha biçilemez.
+1
plastic_angel
(11.02.26)
@plastic_angel, her gün değil, haftada iki gün. Trafiğe çok girmiyorum günde 1,5 saat. Suratsız insanlarla işim yok, güleryüzlü olunması gereken tarafta değilim. İş konusunda özgürüm, mesai saatlerini ben belirliyorum.
Konu iş özgürlüğü mesai vs değil. Neyse gecenin kasvetinden çıkınca şimdi daha iyiyim.
0
🌸artıküyeolmakistiyorum
(11.02.26)
Full remote insan psikolojisine uygun bir sey degil bence.Senin modelin en ideali mis gibi 2 gun git sirketine insan yuzu gor, sosyalles sonra kalan 3 gunde remote devam et. 2 ofis/3 remote emin ol en ideali. Gectiginiz isin sizin icin ideal oldugunu dusunuyorsaniz ardiniza bakmayin.Kafaya takacak bir sey yok.
0
turkuaz
(11.02.26)
her değişiklik insanı bir acaba mı sorusuna yöneltir bence zaten, çünkü her şeçim diğer tüm ihtimallerden vazgeçmek demek. alışmak için kendine zaman tanı ve kendini sürekli "pişman mıyım" "oldum mu olacak mıyım" "şu anda pişman hissediyor muyum" "yapma diyenler haklı çıkacak mı" gibi düşünce sarmalının içine sokma. kendine şefkat göster bu konuda. alışmaya daha çok odaklan derim. bu kararı vermene neden olan olumlu tarafları bir kağıda yaz arada açıp oku.
0
Sadece soruyorum
(11.02.26)
(3)

Schengen İçin Bankada Gösterilecek Para

Aydan Dustum
Maaştan arta kalanlar ile genelde fon alıyorum. Vadeliye atayım bir kısmını da diyorum.Evvelki vize randevularımda euro hesabı gösterirdim hep. Para öyle pul oldu ki artık boşta bırakmıyorum hiç. Başvuruda içi boş düzenli maaş yatan maaş hesabı, fon ve vadeli göstersem nasıl olur?Randevu yakalamakla
Maaştan arta kalanlar ile genelde fon alıyorum. Vadeliye atayım bir kısmını da diyorum.

Evvelki vize randevularımda euro hesabı gösterirdim hep. Para öyle pul oldu ki artık boşta bırakmıyorum hiç. Başvuruda içi boş düzenli maaş yatan maaş hesabı, fon ve vadeli göstersem nasıl olur?

Randevu yakalamakla uğraşıyorum hazırda randevum yok maksadım önden planlamak.
0
Aydan Dustum
(10.02.26)
olur. bankadan varlık özeti de isteyin, dökümün en önüne koyun bu sayfayı. bankada toplam varlık değeri sayfası gibi
0
awlmi
(10.02.26)
olur niye olmasin vadeli nakit/likit zaten. istersen dokumanlarin ilk sayfasina basit bir tablo yap su hesapta su kadar varlik var toplam da su gibisinden.
0
hot potato
(10.02.26)
Ben bes ve altın hesabı bile gösteriyorum. Red yediğim olmadı. Amerika, ingiltere, schengen hepsi var. En son schengen 2 yıl verdi.
0
mutantking
(10.02.26)
(5)

düşük iq'lu toplumlarla yüksek iq'lular arasında nasıl farklar var

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
iki tarafı da deneyimleyen arkadaşlar arkadaşlar örnek verebilir mi?
iki tarafı da deneyimleyen arkadaşlar arkadaşlar örnek verebilir mi?
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(10.02.26)
hayvansal iç güdülerini ne kadar dizginleyebildikleri farklı
+3
nahtoderfahrung
(10.02.26)
dagilim onemli oncelikle. her ulkede okuz de var dahi de var ikisinin arasindaki seyler de var ama oranlar farkli. ikinci olarak IQ mevzusu modern hayata ve dusunce yapisina, o tarz rasyonellige uyumla ortaya cikan bir sey. haliyle egitimin yaygin oldugu ve daha da onemlisi nitelikli oldugu toplumlar daha "zeki". genetik olarak ciddi bir fark oldugunu sanmiyorum.
0
hot potato
(10.02.26)
başkan sen neyi araştırıyorsun. gelip gelip gündem olacak şekilde başlıklar atıyorsun. sürekli de sorularında zeka var. neden bu kadar zekaya taktın? bir sıkıntın mı var?
+2
mikahakkinen
(10.02.26)
Birinde herkes kendini dusunur, hareketleri kisisel ya da ailesel kazanc belirler. Digerinde davranisini sistem icinde degerlendirip adapte edenler coktur.
+1
osssy
(10.02.26)
Gürültü, şiddet, çevre kirliliği açısından ciddi farklar var.
0
michael harddd
(10.02.26)
(8)

AI'ın tehdit ettiği bölümleri okuyanlar...

msb
Grafik Tasarım mezunuyum. Aynı okula/bölüme şimdi girsem yapay zeka gelişmeleri motivasyonumu yok ederdi diye düşünüyorum.Benim henüz öğrenmeye çalıştığım şeylerin fersah fersah ötesini yapan bir yazılım benim bütün şevkimi kırar, sabahlara kadar proje üretecek gücü bulamazdım sanırım kendimde.Böyle
Grafik Tasarım mezunuyum. Aynı okula/bölüme şimdi girsem yapay zeka gelişmeleri motivasyonumu yok ederdi diye düşünüyorum.

Benim henüz öğrenmeye çalıştığım şeylerin fersah fersah ötesini yapan bir yazılım benim bütün şevkimi kırar, sabahlara kadar proje üretecek gücü bulamazdım sanırım kendimde.

Böyle bölümlere yeni girmiş/girecek gençler ne hissediyor merak ettim.
0
msb
(08.02.26)
Buna pek bakan yok. AI masa başı iş yapan her bölümü etkileyecek. Özellikle sayısal bölümler ve tasarım tarzı bölümler. Geriye sosyal bilimler veya İİBF bölümleri kalıyor. Bunlarda da iş yok.
+1
runaway
(08.02.26)
işini iyi yapan herkes yapay zekaya rağmen iş bulur, giren çıkan juniorlara veya işini ciddiye almayanlara olur. ben yazılımcıyım şuan yetişen juniorlar bu yapay zekaya fazla sırtını dayıyor o yüzden kendi fikirleri yok çoğunun. piyasa adapte olur yeni düzene. geleceğini düşünen varsa olabildiğince az yapay zeka ile işini iyi öğrenmeye baksın.
+1
nahtoderfahrung
(08.02.26)
fotoşop da fotoğrafçılığı bitirecekti, dijitale geçti. geçemeyen akademide estetik üzerinden analog okşuyor. llm ya da ganlar bir araç, meslek bitiremez. x bir içeriği 42 layer üretmiyor, gelecekte de 42 layer üretebilmesi için grafik tasarımcının ona bunu anlatabilmesi lazım.

ne zaman ki biri savunmasında "ben sadece ai ne derse yaptım" der, o gün itibariyle sıkıcı ve gözden düşmüş, kurumsallara kakalanan bir araç olarak hayatına devam eder. başka şeyler böyle gözünüzde büyür filan.
0
klassno
(08.02.26)
Bence henüz farkında değiller çünkü hem görece başındayız, hem de tam olarak nereye gideceğini bilmiyoruz. Ancak sadece 4-5 büyük şirketin (Amazon, Google, Microsoft, Facebook vb.) 2026'da AI için yapacağı altyapı yatırımı 600 milyar dolar seviyesinde. Bu yarışın sonunda illa bir şeyleri değiştirecek ürünler çıkacaktır. Eğer AI bu şirketlerin umduğu yöne gider ve devletler de buradan doğacak verimlilik artışını topluma paylaştıracak adımlar atmazlarsa tünelin ucu güzel bir yere çıkmayabilir.

1 - AI'ın ciddi sosyal etkileri olması için meslekleri tamamen bitirmesi gerekmiyor; 1 milyon insanın çalıştığı bir sektörde %20 verimlilik artışı kabaca 200 bin işsiz insan demek. Bir ülkenin görece iyi kazanan, en çok vergi ödeyen, en çok tüketim yapan orta, orta-üst gelirli grubunun %20'sinin işsiz kalmasının yaratacağı yıkıcı ekonomik etkiyi tahmin bile edemiyorum, ki bunun bir de sosyal ayağı var.

2 - "Alanında iyi olan hep iş bulur" çok subjektif; AI genel olarak süreçleri basitleştiriyor ve iyi olanla olmayan arasındaki farkları azaltıyor. Diğer yandan meritokrasi hiçbir zaman düzgün çalışmadı, zaten öyle olsaydı "Kötü çalışan" diye bir şey kalmazdı, zira bunlar iş bulamazlardı. Çalışan havuzu daraldığında işinde iyi olanların da bir kısmı işsiz kalacak. Tabi burada baskılanacak maaşları da işin içine katmak lazım. Sorun sadece iş sahibi olmak değil, hayatı idame ettirecek para da kazanmak. Bir alanda yüzbinlerce her deneyim seviyesinden fellik fellik iş arayan, kendilerini geliştirmeye çalışan insan varken "Ben işimde çok iyiyim, hem AI'dan etkilenmedim hem de çok iyi maaş alıyorum" genel geçer bir durum olamaz.

3 - AI emek yoğun bir tekonoloji değil, varlığının sebebi her şeyi çok daha hızlı ve verimli yapmak. Kazandırdığı verimliliğe ve dolayısıyla neden olduğu işsizliğe denk bir iş alanı yaratması bence imkansız.
Kaldı ki diğer bir sorun da, o iki grubun aynı olmaması: Yani "Marketlerde artık kasiyer yok, otomatik kasa var, kasiyerlere gerek kalmadı. Ama otomatik kasaların yazılımı var, bakımı var" örneğinde o işsiz kalan kasiyerler bir anda teknisyen ya da yazılımcı olmuyor. Bu tür bir dönüşüm büyük ölçekte imkansıza yakın.

4 - Orta vadede mavi yakalılar da tehlikede zira robotiğe de çok ciddi yatırım yapılıyor. Mesela Amazon'un en büyük derdi depolarını tamamen otomatize edip insanlardan kurtulmak.
+2
salihdt
(09.02.26)
eğer global bir düzenleme olmaz ise tünelin ucu hiç de iyi bir yere çıkmıyor. sorun şu ki ai, robotlar vs. insanların işini elinden aldıktan sonra. üretilen ürünler, hizmetler kime satılacak? herkes işsiz kalınca alıcı kim olacak?
0
surprise
(09.02.26)
ai'dan bağımsız olarak global bir iş kıtlığı var. ai'ın girdiği veya girebileceği işler zaten çoktan bitik.

yazılım pandemi döneminde bir zıplama yaptı ve sonrasında önceki konumuna döndü. herkes yazılımcı maaşı diye internette gördüğü rakamlara kanarak yazılımcı olmak istedi. google'da herhangi bir meslek için arama yapıldığında yakın rakamları görmek mümkün.

kısacası zaten bir durgunluk var. ai etkisi sanıldığı kadar fazla değil ve olmayacak
0
michael harddd
(09.02.26)
salihdt +1. Harika ozetlemis
0
hot potato
(09.02.26)
Yanıtlar için herkese teşekkürler. @salihdt sana ayrıca teşekkürler.
0
🌸msb
(11.02.26)
(2)

New York’ta otel tavsiyesi

mutantking
10 günlük turistik bir new york seyahati için karı-koca kalınacak düzgün bir otel tavsiyesi verebilecek var mıdır? Müzeler-central park, klasik bir new york gezisi. 3 yıldız, airbnb vb yerler uygun değil maalesef. Tercihen 5 yıldız f/p her yere yürüme mesafesi olması önemli
10 günlük turistik bir new york seyahati için karı-koca kalınacak düzgün bir otel tavsiyesi verebilecek var mıdır? Müzeler-central park, klasik bir new york gezisi. 3 yıldız, airbnb vb yerler uygun değil maalesef. Tercihen 5 yıldız f/p her yere yürüme mesafesi olması önemli
0
mutantking
(08.02.26)
Abi bu devirde tavsiyeyle ugrasmak gereksiz bence. expedia.com'a giriyorsun, location'a Manhattan yaziyorsun. ortalama puanini 9 ve uzeri seciyorsun (8.5 ustune de bakabilirsin), yildizini falan da secebilirsin arama menusunden. Binlerce kisinin 9-10 puan verdigi otellerden birinde kaliyorsun.

Harita kismi da zaten otel nerede, istedigin yerlere yakin mi gosteriyor.
+2
hot potato
(08.02.26)
5 yıldız kriterleri new york için çok gerekli değil bence. havuza gerek olmayabilir en basitinden. 5 yıldız ayarında ama 4 yıldız olan public hotel'i tavsiye ederim. citizen m'i de tavsiye ederim.

5 yıldız içinden de waldorf astoria ve the plaza yerine the william vale, nine orchard, the standard ya da 1 hotel'i tercih ederdim. tabii mandarin oriental, four seasons, aman da üzmez :)

yine de sizin yerinizde olsam hotels veya bookingi açar, o zamanki deallere göre iyi bir chain otel seçerdim (marriott, hyatt vb.). zaten zamanınız odada geçmeyecek.
+3
eileengray
(08.02.26)
(4)

Dubai’den ev almak

beyaztenlikiz
Merhaba :) Dubai’den ev almak mantıklı mı? Kredi çıkıyor mu? Bilen, alan var mı? Teşekkürler :)
Merhaba :) Dubai’den ev almak mantıklı mı? Kredi çıkıyor mu? Bilen, alan var mı? Teşekkürler :)
0
beyaztenlikiz
(08.02.26)
Oturum veriyor ama çalışma izni vermiyor bildiğim kadarıyla. İş güç meselesi bir şekilde çözülecekse mantıklı.
0
michael harddd
(08.02.26)
Mantıklı. Geri dönüşü Türkiye’den daha kısa, fiyatlar daha uygun ve kiracının çıkmama gibi bir olayı yok.
0
gabe h coud
(08.02.26)
18 senedir Dubai'de olan bir arkadasim ile konuşmuştum bu konuyu. Mantikli olmadığını soyledi. Ayni sekilde bu aralar KKTC'de ev satislari icin reklamlar goruyorum sagda solda. Yapmayın sakın. Dubai'de kira fiyatlarini devlet kurduğu süper bir sistem ile belirliyor bu arada.
0
duster
(08.02.26)
Cahilligimi mazur gorun de kredi cikmasi derken? Dubai bankasi ulkeyle alakasi olmayan yabanciya kredi veriyor mu diye mi soruyorsun?

Bir seyin mantikli yatirim olmasi icin ileride deger kazanacagi bilgisi lazim. Yani ucuz alip pahaliya satma beklentisi. Dubai boyle bir yer mi? Bunu dusunmek lazim.

Kira konusunda bir araci kurum/kisiden yardim almak lazim olur diye dusunuyorum, her kiraci ciktiginda temizligiydi tadilatiydi, belediyeye vergi odemeleriydi (?) derken. O da karliligindan yer gibi.
0
hot potato
(08.02.26)
(14)

Yurt disinda cocuk büyütmek hangi semt?

Purple life
Yurt disinda yasiyorsunuz. Iki tane opsiyon var diyelim1. zengin mahallesinde görece kötü evde oturmak. Komsularin cogunun sizden zengin olmasi. Yabanci kökenli olusunuz vs genel olarak daha kötü bi profildesiniz digerlerine göre. 2. göcmenlerin yogun oldugu bölgede ama yine de asiri kriminal ghetto
Yurt disinda yasiyorsunuz. Iki tane opsiyon var diyelim

1. zengin mahallesinde görece kötü evde oturmak. Komsularin cogunun sizden zengin olmasi. Yabanci kökenli olusunuz vs genel olarak daha kötü bi profildesiniz digerlerine göre.

2. göcmenlerin yogun oldugu bölgede ama yine de asiri kriminal ghetto bir yer degil. Nispeten daha düsük gelirli insanlarla daha zengin vs olarak yasamak, iyi evde oturmak. Tatile ciksan enayi misin o paraya dükkan alsana surdan diyen komsularla yasamak.

Sizce hangisi?

Yani bebekte, arnavutköyde bir kücük yerde yaşamak mi yoksa büyükcekmece, esenler gibi sehirden uzak ama lüks bir yerde yasamak mi?

Yetiskin insan icin fark etmez ama cocugunuz icin hangisi daha iyi olurdu sizce? Cocuk orada da dogsa da sonucta türk olacak.
-4
Purple life
(05.02.26)
Her türlü zengin semt, kötü ev.
+3
gobekliraki
(05.02.26)
1
+1
lemmiwinks
(05.02.26)
Ulkeye gore degisebilir ama bana 2 daha sicak geldi.
0
mbond
(05.02.26)
cocuk kaç yaşında?
iki gün sonra anneeee jasonun nike airforce u var istiyorum beni dışlıyorlar demesin ihtimali çok yüksek veya arakdaşları tatile tura okulla gittiğinde gönderebilecekmisiniz.

yani kısacası çevrene ayak uyduramazsan ekonomik olarak çocuğa zorbalık yaparlar. şu ara ilk okulda bile bu dönüyor.
+1
eja
(05.02.26)
Birinci seçenekte çocuk ezik olur, ikincisinde şişik egolu.
İkisi de kötü.
Bence arada bir üçüncü seçenek olmalı. Onu bulun.
+1
Mirket
(05.02.26)
iki durum da kötü. ilk seçenekte çocuğunuz ve sizler dışlanabilir, her zaman "auslander" damgası yersiniz. ikinci seçenekte de kötü bir çevresi olur ve göçmen çevresiyle ülkeye adapte olamaz.

ikisi de çok uç. orta yolu bulmanız gerekir bence ama yoksa da 1. seçenek daha kabul edilebilir.
0
elektr10
(05.02.26)
İlla birini seçmek gerekirse 2.

en azından cocuk cocukluğunu yaşar.
+3
duyuruuser
(05.02.26)
@duyuru, cocuklugunu yasamakla ne alakasi var?
0
🌸Purple life
(05.02.26)
Zengin semtteki okulda çocuğun ismine bakıp geleceğiyle oynamasınlar, Almanya ise mümkün. Ben olsam 2. seçeneği seçerdim .
0
nahtoderfahrung
(05.02.26)
Aynı durumu hem bekarken hem de çocuklu olduğumda birkaç kez yaşadım. Her defasında birinci seçeneği tercih ettim ve hiçbir zaman pişman olmadım. Ama ikinci seçenekteki gibi insanlarla yüz yüze gelmeye bazen gerçekten tahammül edemiyorum, haliyle hata benim de olabilir.

- Birinci seçenekteki okulun velileri, öğretmenlerden farklı beklentilere sahip olacak. Bu durum, orta-uzun vadede ciddi bir fark yaratabiliyor. Biz de bir süre bunu deneyimledik: Birinci seçenekte otururken, çocuğu ikinci seçenekteki bir kreşe göndermiştik. İkinci seçenekteki kreş de her şeyi doğru ve düzenli yapıyordu, fakat birinci seçenekteki çocuklar çok daha hızlı gelişim gösteriyorlardı. Demek ki bir yerde bir fark var dedik, eski okulumuza geri donduk.

- Bulunduğunuz yerin okul şartları ne kadar önemli bilemiyorum ama bazı yerlerde birinci ve ikinci seçenek arasındaki fark, okulun spor salonunda eskrim yapmakla, ara sokakta bıçaklanmak kadar farklı olabiliyor, bu benim cocugum icin almak istedigim bir risk degil

Ayrıca, zengin bir mahallede yaşadığınız için ayrımcılığa uğrayacağınız kesin bir durum değil ama kaygınızı tamamen anlıyorum.
+1
adrianapole
(05.02.26)
net 1
0
cooperr
(05.02.26)
Abi kesinlikle zengin muhit. Gerekirse yememden icmemden kisardim. Ozellikle Avrupa bazinda konusuyorsak malum cok irkci bir ortam, gocmen mahallesiyle elit mahalle arasinda imkanlar, genel atmosfer falan cok degisir. Bir de bu cok bilinen bir sey ama, cocugun etrafindaki arkadas profili falan nasil bir patikaya girecegine dair en buyuk etken bence de.
+1
hot potato
(05.02.26)
Amerika icin dusundum, 1. Secenek
+1
brkylmz
(05.02.26)
Çocuktan çocuğa değişir. Kardeşten kardeşe bile değişiyor. Eğer girişken, dışa dönük, sosyal bir çocuksa 1. seçenek. Ama duygusal, saf, ezik bi çocuksa 2. seçenek.

Parka gittiğinde arkadaş edinebiliyor, oyuna katılıyor, oyun kuruyor, kendisini salıncaktan indirmeye çalışan çocuğa itiraz ediyor, 2'li arkadaş gruplarının kolayca 3. oluyor, en kötü ihtimalle sırasını bekleyip kendi oyununa bakıyorsa 1. seçenek.

Sümük gibi dışarda duruyorsa 2. seçenek.

Parkta tuhaf hareketler yapıyor, bağırıp çağırıyor, sıra mıra dinlemeden oyuncaktan oyuncağa atlıyorsa tokat.
0
nickini vermek istemeyen uye
(06.02.26)
(3)

amsterdam otel seçimi

kondansator
selamlar, önceki ziyaretlerimizde istasyona, red light bölgesine daha yakın otellerde kaldık. fiyatlar daha yüksek gelince görselde kırmızı ile işaretlediğim bölgelere de bakmaya başladık. sizce bu bölgelerde kalmamız bize bir problem yaratır mı? güvenlik-ulaşım vb konulardahttps://hizliresim.com/jz
selamlar, önceki ziyaretlerimizde istasyona, red light bölgesine daha yakın otellerde kaldık. fiyatlar daha yüksek gelince görselde kırmızı ile işaretlediğim bölgelere de bakmaya başladık. sizce bu bölgelerde kalmamız bize bir problem yaratır mı? güvenlik-ulaşım vb konularda

hizliresim.com
0
kondansator
(05.02.26)
guvenlik veya ulasim ikisinde de sikinti olmaz. ama sol taraf (bati) daha guzel bence genel olarak. dogu amsterdam'i pek sevmiyorum :) hem bati gezilecek yerlere genel olarak daha yakin.
+1
lemmiwinks
(05.02.26)
Hotel Nes.

Hem güvenli hem ulaşımı kolay. Fiyat üzebilir tabii :///
-1
put it in your appropriate place
(05.02.26)
general olarak prensibim booking veya expadia gibi platformlarda location skoru en az 9 olan yerlerde kalmak. siz belki onu 8.5'e gevsetebilirsiniz. 8 ve asagisi problem.
0
hot potato
(05.02.26)
(9)

Bulaşık makinesi önerisi

yenibirgüzelnick
beğendiğiniz memnun kaldığınız marka model ismi alabilir miyim lütfen?bir de 4 sene bulaşık makinesi için yeterli bir ömür müdür? vestel bulaşık makinem güzel yıkamıyor artık servis çağırdım yine çok memnun kalmadım tekrar çağırmaya gerek yok yenisini alayım dimi?
beğendiğiniz memnun kaldığınız marka model ismi alabilir miyim lütfen?

bir de 4 sene bulaşık makinesi için yeterli bir ömür müdür? vestel bulaşık makinem güzel yıkamıyor artık servis çağırdım yine çok memnun kalmadım tekrar çağırmaya gerek yok yenisini alayım dimi?
0
yenibirgüzelnick
(04.02.26)
4 sene ömür çok az bence. genelde 10 sene gidiyor bu tip beyaz eşyalar hatta daha fazla.

ben kişisel olarak yerli markaları bu yüzden sevmiyorum. hep bir sorun çıkartıyor o yüzden şaşırmadım. bence sarı ilandan cüzzi bir rakama satın ve yenisini alın.

bizde siemens var mesela çok memnunum.

link: www.siemens-home.bsh-group.com
+1
elektr10
(04.02.26)
memnun olduğum makineyi söylerim de artık bulunmaz :D arçelik leydi 3420 var.
benden yaşlı, hala sıkıntısız çalışıyor. 30 küsür yıllık makine kullandığım için haliyle 4 yıl bayağı kısa geldi :) tamir filan da görmedi.
çoğu yeni makineden de temiz yıkıyor ama bi sıkıntı sıcaklık ayarı olmadığından narin plastik şeyleri atamıyorum :D en son tuzluk attım yamulttu biraz erimiş mesela.

bir de kardeşi leydi serisi çamaşır makinem var o da çalışıyor ama taşınırken evdeki eşyaları eski kiracılardan topluca satın aldım. kurulu makineyi sökmekle uğraşmadığımdan yedekte duruyor birkaç yıldır.
+1
konetsu
(04.02.26)
bulaşık makinesinin çok bir teknolojisi yok. makine çalışıyor ise muhtemel sorunlar:
tuz ve parlatıcısı eksiktir
altta ve üstte dönen kollar tıkanmıştır.

1. Tuz ve parlatıcı koyun
2. o kolalrı sökün (aletsiz, elle sökülüyor, kolaydır, bilmiyorsanız youtubeda vardır) musluğun altına tutun ortasını, her delikten su çıkıyor mu bakın, çıkmıyorsa temizleyin, o deliği tıkayan bir şey olmasın.
3. makinenin içinde altta ortada filtre gibi bir şey vardır onu da sökün güzelce temizleyin
+1
kisa
(04.02.26)
Yetersiz bizde 8 senelik makine var bosch baya iyi yıkıyor.
+1
jelly bear
(04.02.26)
4 sene çok kısa. ben olsam önce elimdekini kurtarmaya çalışırım. annemin makina 15+ senelik beko mesela.

çok dolduruyor, yanlış diziyor da olabilirsiniz.
0
elorelia
(04.02.26)
dönen uzunca olan pervaneleri çıkart delikleri tıkanmışmı bak içine tazikli su sık kurut süpürge ile çek içinde minik minik şeyler gerçekten tıkıyor su akmasını başıma geldi hiç gözle görülür bişey yoktu 3 gün kuruttum süpürge ile çektim içinde zibilyon tane minik şey çıktı bu suyun akışını engelliyormuş.

birde sıvı deterjanla bir dene, bazı deterjanlar gerçekten güzel yıkamıyor
0
eja
(04.02.26)
alacaksan BOSCH alacaksın.gerisi tırı vırı.
0
jamswety
(04.02.26)
ben 5 yıl önce arçelik'ten almıştım. çook uzun süre dayanacağına inancım tam. iyi gidiyor bakalım. (nazar boncuğu emojisi) (swh)
0
art cat chocolate
(04.02.26)
4 sene cok kisa. Annemin makinesi 14 senelik herhangi bir sikinti yok, benimkiyse en az 10 senelik. Ikimizde de cok basit boyle 3 programli modeller var. Hayatimda normal ve hizli program haricinde baska bir program kullanma ihtiyaci hic hissetmedim. Cok ozellikli diye pahali amaya gerek yok yani. Bozulasi tutacaksa onlar da bozuluyor.
0
hot potato
(04.02.26)
(11)

magnezyum olayı

duyuru
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
bu magnezyum takviyesi olayı nedir? reçetesiz alınıyor anladığım kadarıyla. eczaneye gidip ben magnezyum istiyorum mu diyoruz? kullananların hayatında ne değişti, her akşam yemekten sonra 1 tane mi içiyorsunuz mesela, kaç mg? deneyimlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
-1
duyuru
(02.02.26)
Geçen gün uyku problemimi nasıl aşabileceğimi chatgpt'ye sordum. Bana Magnezyum glisinat / sitrat önerdi.
Magnezyum gerçekten uykuya yardım eder mi? Veya sadece internetin “pazarladığı bir efsane” mi? Ve eksik değilsem neden takviye vitamin mineral alayım? dedim.
Epey bi fikir alışverişimiz oldu.
Bilimsel dayanak istedim. Bulamadı ve bünyede eksikliği yok ise kullanmanın gereksiz masraf olacağı konusunda hemfikir olduk kendisiyle.
0
Mirket
(02.02.26)
Yine sosyal medyada 1-2 kişinin “abi inanamıyorum bla bla” paylaşımlarıyla başladı. Bir kaç ay daha gider sonra unutulur.

Vücutta eksiği yoksa kullanmanın anlamı yok ki :)
0
avatar is back
(02.02.26)
doktor yazdiktan 1 hafta sonra
alerji yapmaya baslamisti,

ve sonra yine danistim,
demek ki eksiklik gitmis dediydi.
0
designer
(02.02.26)
Bir kısım diyor ki kan testinde serum seviyesi ölçülüyor, eksik çıkmaması normal hücre içi seviyesi ölçülmesi lazım.
Benim normal aralığın içindeydi, doktor kabak çekirdeği ye, maden suyu iç dedi :)
0
black holes in the sky
(02.02.26)
Su an doktorum dedi diye d vitamini aliyorum her gun ama bu takviyelerin her turlusunu son 10+ senedir aldim, magnezyum da dahil. Hicbirinde benim farkedebilecegim bir olumlu etki gormedim. Deneyimim bu.
0
hot potato
(02.02.26)
magnezyum malat kullanıyorum. yorgunluğa çare olsun diye. tamamen placebo. zaten omega 3 harici takviyelerin işe yaramadığı araştırılmış.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Ben göz seğirmesi için kullanıyorum ve faydasını görüyorum.
0
rahmi pinkfloydoglu
(02.02.26)
hamileyken doktorum sırt ağrılarım için magnorm yazmıştı. hatırlamıyorum faydasını gördüm mü... ama takviyeler konusunda çekimserim biraz. sadece d vitaminine inanıyorum çünkü ne zaman tahlil yapılsa düşük çıkıyor. doktor da sürekli kullan zaten güneş mi görüyoruz demişti. geçen eczanede konusu açıldı yine kreşe giden çocuk sebebiyle sürekli hastayız vs vs. d vitamini kullan, başka bişeye gerek yok dedi :D
0
elorelia
(02.02.26)
ben faydasını görüyorum hem migren hem yorgunluk/kas ağrıları için. huzursuz bacak sendromu için yıllar yıllar önce doktor önerisiyle başlamıştım. hangi tip magnezyuma ihtiyaç olduğunu bilerek almak gerekiyor fayda sağladığını anlayabilmek için, ben daha çok insanların rastgele popüler olan veya tavsiye edilen herhangi bir magnezyumu kullandıklarını gözlemliyorum. Doktora da mutlaka sorulmalı ama genel bilgi için;

youtu.be

ben mevsim geçişlerinde migren coştuğu için bir tane kahvaltıdan sonra, bir tane de akşam yemeğinden yaklaşık iki saat sonra alıyorum. 3 ay kullan 3 ay kullanma şeklinde ilerliyorum bütün takviyeler için.
0
Phoebe
(02.02.26)
Ben haftada 50km'den fazla koşuyorum ve üstüne ağırlık idmanı da yapıyorum. Magnezyum recovery ve kasılmalar için kesinlikle fark ediyor. Kullanmadığım ve kullandığım zamanlarda çok etkisini görüyorum. Uyku için olanın etkisini ben göremedim. Belki gören vardır.
0
gabe h coud
(02.02.26)
kabak çekirdeği çitleyerek başlayabilirsiniz.
0
klassno
(02.02.26)
(12)

Büyükşehirden küçük bir yere taşınma

gobekliraki
Var mı yapan aranızda? Bir süredir kuşadasındaki evdeyim, kafa dinlemek için geldim. Ne kadar mutlu huzurlu olduğumun yeni yeni farkına varıyorum. Yine her sabah laptopu, telefonu falan açıp çalışıyorum, ama tadı bir başka. Acaba insan 40 yaşından sonra böyle bişey yapabilir mi. Ne bileyim emekli de
Var mı yapan aranızda? Bir süredir kuşadasındaki evdeyim, kafa dinlemek için geldim. Ne kadar mutlu huzurlu olduğumun yeni yeni farkına varıyorum. Yine her sabah laptopu, telefonu falan açıp çalışıyorum, ama tadı bir başka.
Acaba insan 40 yaşından sonra böyle bişey yapabilir mi. Ne bileyim emekli desen emekli değilsin, e kariyerinin başında da değilsin.

Diğer taraftan para kısmı da tam bir dilemma. Parayla çok işi olan biri değilim, öyle harcayım edeyim falan. Ama param da var, en absürt harcamaları sırf canım istiyor diye yapabiliyorum.
Şimdi öyle "hayal" kuruyorum. İstanbula yerime maaşı dolgun bir müdür alayım, ben buralarda inzivaya çekileyim, burada kendime bi şube açayım, başında olayım. Ayda 1-2 istanbula gideyim 2 günlüğüne, asayiş berkemal mi ona bakayım.

Ama bilemiyorum, cesaret edemiyorum daha doğrusu. İlla işin başında olmam gerek gibi hissediyorum. Diğer taraftan yıl olmuş 2026, artık her şey telefondan, whatsapptan hallediliyor. Kafam aşırı çorba yani.

Siz ne diyorsunuz? Böyle bir fikir hayal mi, yoksa "yooo gayet mantıklı" mı? Bahçem bile var lan burda :(

Ailem falan destek aslında, benim kafa da biraz kırık olduğu için huzurlu hissettiğim yerlerde olmamı tercih ediyorlar. Diğer türlü burnum boktan kurtulmuyor, bi şekilde çekiyorum kötüyü.
0
gobekliraki
(01.02.26)
Büyük şehrin göbeğinde de, tatil beldesinde de, kışın yolları kapanan dağ köyünde de yaşamış biri olarak cevap vereyim. Tekne, balık, sahil kahvehanesinde emekli dayı muhabbeti olayların yoksa seneye bu vakitler sıkılmaya başlarsın.
0
Mirket
(01.02.26)
@mirket oldum olası o adamım ben işte. Hele yaş da ilerledi ya, istanbulda ev-iş. Başka bi olay yok.
0
🌸gobekliraki
(01.02.26)
Yaşa o zaman hayatını. Baktın olmuyor, dönersin, güzel bir anı olur. İçinde ukte kalmaz.
0
Mirket
(01.02.26)
insanoglu sosyal bir hayvan,
tatmin ediyorsa gusel tabi.
0
designer
(01.02.26)
İş sizin kendi işiniz galiba. Ben olsam kademeli denerdim. Baktım uzaktan da oluyor kaçardım buralardan.

Eski çalıştığım bir şirkette yazları full evden çalışabiliyorduk. 3 ay rüya gibi gelmişti adeta ayda 2 kere başka bir husus için istanbula bir gecelik gidip dönüyordum.

Bu çalıştığım yer de remote için okey verse anında çeker giderim yazlığa. Sessiz sokak, mutlu insan görmek istiyorum.
0
cilekli pasta
(01.02.26)
Sosyallik aramıyorsan muhteşem bence, 3 yıl olacak istanbuldan ayrılalı, yılın 6 ayı köyde, 6 ayı şehirde(küçük bir il) yaşıyorum, bana pc ver, interneti ver bir şey aramam kafasında olan birisiyim, havalar ısınınca köye geçmek için sabırsızlanıyorum, 2 dönüm bahçe içinde bir sürü iş çıkıyor, ağaç kesiyorum, sebze meyve yetiştiriyorum, evin gerekli tamiratını yapıyorum, kaliteli besleniyorum, istemezsem 1 tane insan görmüyorum. Geceleri de hobilerime veriyorum bünyeyi, huzurla yaşıyorum. İş freelance olduğu için gerektiğinde 2 saatte istanbula gidip gelebiliyorum, dönüşte tiksinerek kaçıyorum bildiğin.

Kendi kendine vakit geçirebilmek en önemli şart diye düşünüyorum, eğer ki iki muhabbet edeyim birileriyle yüz yüze dersen ihtimaller baya düşük, ha Kuşadası'nda belki daha kolay olabilir tabi ama kafa uyumu sağlayabilecek insan bulmak en büyük handikap diyebilirim.
0
diabolus79
(02.02.26)
Calismayi birakip rahat istedigin yerde yasayacak servete sahip degilsen (ben degilsin gibi anladim) buyuksehirdeki hayatinin kalitesini yukseltmeye calis. Mesela benim rutin hayatimdan en memnun oldugum donem ev is arasi yuruyerek 25 dakika, ikisi de iyi mahallede oldugu zamanlardi. Hem stres azdi hem de baska seyler yapmaya zaman ve enerji kaliyordu. Bu bir ornek.
0
hot potato
(02.02.26)
@hot potato çalışmayı niye bırakyım, hayatta bırakmam
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
kendi deneyimim ve youtubeda taşınan ünlü ünsüz herkesin bir kaç sene ortak paydası sıkılmak oluyor, kendinle aynı kültür seviyesinde arkadaş bulamamak kültür sanat konser etkinliklerinden uzak kalmak yani en sonunda sıkılmak aileden uzakta olmak geri dönüşü başlatıyor. en sosyallik aramayan bile bir süre sonra arar oluyor. birde üçkağıtçı köylülerden bıkanlar var, milletin evine bile sabotaj yapan cahil köylü o kadar çok ki özellikle egede yoktur diyordum ama herkes şikayetçi
0
eja
(02.02.26)
eja +1 ben iş sebebiyle egede büyük bir ilçedeyim. aynen @ejanın anlattığı gibi. anadolu insanının çakallığıyla uğraşılmaz. en güzeli büyükşehirde oturup oraya 100 km yakınında bağ evi tarız bir şey alıp kafana göre takılmak. doğal beslenme, kalitel insanlar vb. öyle şeyler yok.
kuşadası özelinde konuşursak. kuşadası zaten izmirin ilçesi gibi, bakir bir bölgesi yok. büyükşehir gibi trafiği var, avm var, yazın her türlü etkinlik var.
0
mikahakkinen
(02.02.26)
Aslında olduğum mahalle daha bakir (yazları hariç). Yabancısı da değilim buraların. Aman ne bileyim işte :)
0
🌸gobekliraki
(02.02.26)
Yaptım, memnunum, işler uzaktan da gayet sorunsuz yürüyebiliyor, fiziksel toplantı bence iş yürütmede fazla abartılan ve çoğunlukla zaman kaybı olan bir eylem.

Sosyallik, kafa dengi insan eksikliği ve kültürel aktivite yoksunluğu olabilir eksi tarafları, hoş İzmir'e 2 saat mesafede bir yer Kuşadası, bunlar haricinde en önemlisi karakter uygunluğu ve istek. İstanbul'dan Kuşadası'na taşınan tanıdığım evli bir çift boşandı mesela, taraflardan biri İstanbul'a dönmek, diğeri Kuşadası'nda yaşamaya devam etmek istediği için.
0
(02.02.26)
(15)

100 bin tl maaş düşük mü?

msb
Pandemiden beri, uzunca bir süredir mağaradaydım. 100 bin TL maaş beyaz yaka ortalamasına göre hangi seviyede sayılır?
Pandemiden beri, uzunca bir süredir mağaradaydım. 100 bin TL maaş beyaz yaka ortalamasına göre hangi seviyede sayılır?
0
msb
(01.02.26)
oldukça iyi. bakma sen her beyaz yakanın atıp tuttuğuna, türkiye'de beyaz yakanın maaş ortalaması epey düşük. 100 bin oldukça iyi maaş.
0
ilgeru
(01.02.26)
Birazdan en az 250 K almalısın diyenler gelecek.
+5
Kahvedesu
(01.02.26)
mid level diyelim. senior yazılımcılar 150-160 civarı alıyor. orta seviye yöneticiler 200-220 civarı.
-2
orpheus
(01.02.26)
Deneyimine bağlı mid-level tecrübesindeysen iyi bence ya ben de 5 yıldır sektördeyim, uzaktan çalışıyorum. Aynı alıyoruz mid frontend/mobil developer im.

Ha benimle aynı yaşta ama iş bulamayan yok mu var.
Patron şirketlerinde 60-70e çalışan yok mu var.
Ama
Danışmanlık firmalarında 100-150 arası kazanan da var.
Kendini daha iyi geliştirmiş senior, lead veya manager olmuş ve 200-300k alan yok mu var...
Biraz senin tecrübene bağlı.

Ben evden çalışıyorum, 9da başlayan iş için 8:55 de uyanıyorum, havada, karada, denizde ve her yerde çalışabiliyorum diye ses etmiyorum şimdilik.

Tecrübeliysen, yabancı dil varsa iş ilanlarına bir başvur, mülakatlara gir derim. Üstünü alabiliyorsan düşük alıyorsun demektir. Yok benzer fiyat teklif ediyorlar veya olumsuz dönüyorlarsa maaşın iyi demektir.
0
ananiyimioguz
(01.02.26)
100 kaat iyi para kanka
0
ebeş
(01.02.26)
eğer ailenin yaninda,
kira derdin yoksa çok iyi,
kiraya 50 veriyorsan işin zor.
0
designer
(01.02.26)
koşullarınıza göre değişir ama mid level bir çalışansanız diğer haklarla vs düşünüldüğünde ortalama, ort. üstü sayılabilir
0
darthvader
(02.02.26)
beyaz yakayı yazılımcı veya yazılım sektöründe çalışan analist, testçi vs. olarak sınırlamamak lazım. marketing'ci de, her türlü mühendislik okuyup da ofis çalışanı olan da, reklamcısı da, trader'ı da, ekonomisti, bir şirkette çalışan muhasebecisi, mimarı da beyaz yakalı. yazılım sektöründe eskiden bir tık daha iyiydi maaşlar ama son 2 yıldır yazılım sektörü de herkes gibi enflasyona yenildi. türkiye'nin en büyük e-ticaret sitelerinde çalışan birkaç arkadaşım var. onlar da çok mutsuz. galiba hava ve deniz yolları dışında süper maaşlar veren şirket sayısı çok azaldı.

neyse gelelim sorunuzun cevabına. ne alanda çalışılıyor? tecrübe nedir? şirket büyük çaplı mı yoksa startup ve çok köklü bir firma mı?

her şey ortalama ise iş tecrübesi de aşağı yukarı 3-4 yıl ise 100 bin iyi rakam. iş tecrübesi 5 yıl üstüne çıktıysa 2026 için 130 üstü daha iyidir diyorum.
0
cisimcik golgi
(02.02.26)
Abi bu soruyu bu sekilde soruyorsan bence cok iyi. Beyaz yaka ne demek ya. Uyduruk insan kaynaklari misin Bogazici ekonomi mezunu cfa'li falan finansci misin. Kayseri'de misin Istanbul'da misin.
+3
hot potato
(02.02.26)
günümüz şartlarında gayet iyi.
0
elektr10
(02.02.26)
mevcut ekonomik koşullar içinde gayet iyi
0
Sadece soruyorum
(02.02.26)
Bence para konularında şehir hangisi kesinlikle belirtmek lazım.

İstanbul ile diğer şehilrer çok farkediyor diye düşünüyorum.
0
liberal
(02.02.26)
Yine min. 300k kazananlar kira baremini 50binden açmış. Şaşırtmadı.
Üşenmedim açtım baktım 50k kira ile florya’da, şişli meşrutiyet’te falan evler var eşyalısı bile var. Evet herkes en az Florya’da oturmalı yoksa çok ayıplanır. Cıkcıkcık yaparlar.
Cevap gayet güzel para.
+3
dawsonscreek
(02.02.26)
kira*4 kazanmalı bence kişi
0
duyurukullanıcısı
(02.02.26)
net olduğunu varsayıyorum.
asgari x 4 anlamına gelir az çok. bir çok iş için orta seviyede.

beyaz yaka derken hangi sektörü, hangi işi, hangi şartları soruyorsunuz bu barem çok geniş. işe ve tecrübeye göre az da olabilir çok da. ama aylık 2.5k dolar net şuanki türkiye koşullarında ah-vah edilecek bir maaş değil. güldürmez, ama üzmez.
0
biseysorcaktim
(02.02.26)
(17)

Gıda maddelerinin eğitim ve sanatta kullanımı sizce yanlış mı?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bula
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bulamayanlar var. Gıdaların amaçları dışında kullanılmasını, israfını etik bulmuyoruz." gibisinden cümlelerle ama özetle bildiğin nimetle şaka olmaz mevzusu olduğu belli.

Sevgilim çok yadırgadı. "Ne israfı? İnsan yetiştiriyoruz!" diyor. Ben biraz düşününce saygı duydum ailenin görüşüne. Hatta haklı buldum bildiğin.

Sizin fikriniz ney?
-1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
aile haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Aile haklı.
-1
gobekliraki
(20.01.26)
Bu konularda muhtemelen o aileden daha katıyım. Gıda israfı problemini aşırı derecede önemserim.
Nimetle oyun olmaz +1
Aile haklı +1
Ayrıca gıda israf edilmeden de 1 milyon farklı eğitici etkinlik bulunabilir. Bence bir gıda maddesi canlıların beslenmesi dışında bir sebeple kullanılıyorsa israf ediliyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
Yani ailenin görüşü benim açımdan pek bir önem taşımıyor ancak toplum her kesimine hitap edilen bu gibi durumlarda daha güvenli alanda kalmak gerek. Anlamak lazım aileyi. Öte yandan pamukla yapsan çıkıp Çukurova bölgesinden biri, 'Pamuk bizim beyaz altınımız toprağın bize verdiği nimet' diyebilir. O nedenle herkesin hassasiyeti farklı. Şişi ve kebabı yakmayacak bir çözüm bulunmalı.
0
ebeş
(20.01.26)
uzun yıllar 3 şubesi olan anaokullarımızı işlettik. bu tip faaliyetleri kesin olarak yasakladık. ama farklı sebeple. daha öncesinde çocuklarımız da anaokullarında büyüdü. ve her gün adına "faaliyet" denilen karton üzerine yiyeceklerin yapıştırıldığı, çay ile siyah tonların şeker ile beyaz kristal bulutların çizildiği, makarnalardan tarlalar falan filan işte. bu şaheserleri ileride çocuklarımız belki sergi açarlar insanlık görmek ister :))) diye istifleyip durduk. bir gün evi böcekler bastı, sanat eserleri kurtlandı. evi temizleyip iyice ilaçladık. bir daha da bu saçmalıklara bulaşmadık. kendi okullarımızda da yaptırmadık. ama yine de bazı veliler başka anaokullarda yapıyorlar falan diye mızmızlanınınca arada bir yaptırdık. mümkünse yaptırtmayın hiç gerek yok.
+2
ground
(20.01.26)
aile haklı o tamam. ama sevgiliniz bence bunu kendini geliştirmesi açısından bi fırsat olarak görsün. müfredatta ille makarna ile çerçeve mi diyor? eğer böyle bir zorunluluk yoksa saydığı her şeyin günümüzde daha iyi bi alternatifi var zaten.

markana yerine çalı çırpıdan çerçeve
patates baskı yerine sünger baskı
fasulye/nohut yerine plastik fasulye

gibi gibi.
+3
elorelia
(20.01.26)
aile haklı veya haksız. çok abes bir şey söylenmedikçe garipsememek lazım. herkesin farklı inançları ve görüşleri var, saygılı olmak lazım.
0
mikahakkinen
(20.01.26)
Aile haklı .
-1
diyecevaplandı
(20.01.26)
Çok mantıklı değil ama saygi duyulmali. Kendini gelistirmek icin bahane +3 ayrica
0
üğpoıuy
(20.01.26)
Kültürel bir olay. Benim babam da yemeği kutsal görür böyle. Saçma ama saygı duyarım.
0
synesthesia
(20.01.26)
konu haklılık-haksızlıktan öte, ortamı idare etme meselesi. bu sebeple sevgilinizin düşüncesi bir öğretmen için doğru değil bence; böyle her türden insanla muhatap olacabileceği bir ortamda, daha ortayolcu olmalı.
veliler de, makarna yerine kablo kılıfı, fasülye yerine plastik fasülye gibi bişeyler koyabilirlerdi çocuğun çantasına. ama esasında iş hocaya düşüyor; öğretmen böyle şeyleri garipsemeyip çözüm bulmaya bakmalı.
0
lil siztah
(20.01.26)
%35 aile, %65 öğretmen haklı.

Soğanın zarını mikroskopta incelemek de nimetle oynamak sayılır mı mesela?

Patates baskı, makarna köprüsü bunlar eğitici ve zararsız.
Yemekle oyun ve israf örneği olarak benim aklıma yemek savaşı, surata pasta atma, domates savaşı gibi şeyler geliyor.
Çocuğun 10-15 tane fasulye nohutla oynaması israf sayılmaz.
+1
duyuruuser
(20.01.26)
Öğretmenlik zor meslek. Çocuğuyla ayrı uğraşıyorsun, böyle velilerle ayrı.
Al götür çocuğunu da batıl inancını da, git evinde istediğin gibi yetiştir deme lüksün yok. Sözü uzatsan, bilmediği dini, cahil anasından babasından öğrendiği şekliyle sana öğretmeye kalkar.

Yediği koyunun eklem kemiğinden başka oyuncağı olmayan adamın biti kanlanmış torunları bunlar. (bkz: aşık atmak) ,(bkz: aşık kemiği). Nimetle mi oynanmazmış. Peh

İdare edeceksin. Başka şansın yok.
-1
Mirket
(20.01.26)
ben hiç dini bir kültürle büyümedim böyle yemekle oyun olmaz gibi bir takıntımız hiçbir zaman yoktu, ben ana okuluna giderken pattes baskısı vs yapmıştım ailem hiç karşı çıkmadı. muhtemelen benim çocuğum olursa ve okulda pattes makarna vs oyun oynarsa karşı çıkmak aklıma gelmezdi. amaaa evde çocuğuma oynasn diye makarna vermezdim mesela. evin içinde israf gibi gelirdi. zaten başka oyuncaklar var neden makarna vereyim ki diye düşünürdüm. belki çocuk gelişiminde yaratıcılığı geliştirmek için falan yapılan bir şeydir bu. "nesnelerin bildiğimiz kullanım amacı dışında alternatif kullanımları da olabilir" gibi bir şekilde farklı düşünmeye sevk etmek için falan.

ama yine de düşününce yediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz ve israf etmemeliyiz sonuçta.
0
Sadece soruyorum
(20.01.26)
Çocuğun harcayacağı iki patates, çeyrek paket makarnaya "israf" duyarı kasmak çok boş geldi bana. Aile net haksız ama sevgiliniz orta yolculuk yapsın durduk yere ortamı germesin, he he diyip geçsin
-1
nundu
(20.01.26)
yuzlerce yil kaybolmayacak plastik copu yaratmaktansa, dogada kaybolabilecek ve bortu bocegin yiyecegi seyleri kullanmak daha mantikli degil mi?

aileninki bir gorus, "iyi niyetli" olabilir ama bu "sig" olmadigini gostermiyor.

o yuzden rezalet puanim 10/10, ogretmen hakli.
0
cooperr
(20.01.26)
ne alaka abi, patates, makarna falan bunlar biodegradable. plastik falan oyuncaktan cok daha etik. "Bulamayanlar var" olmasinin sebebi cocugun patates baskisi yapmasi degil.
0
hot potato
(20.01.26)
(14)

Bu Amerikalilar ICE polisine niye tepki gosteriyorlar?

tantamount_to_equivalent
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah,
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah, fatura olur ne bileyim, banka kartini, ogrenci kimligini goster. Bir sekilde halledersin gecersin. Ulan bunlarda gbt'ye bakma falan da yoktur simdi, suclu icin kacak icin ne kebap ulke. Trump icraat yapiyor, senin yararina iste. Woke medyanin, demokratlarin toksikligi resmen. Kacirdigim bir sey mi var?
-10
tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
kimlik taşıma kültürü yok galiba, üstüne kimliğe bile bakmadan ters kelepçeyi takıp bir yere götürüyorlar (kaç tane ABD vatandaşını almışlar).

Legal bir birim olmayabilir, yüzü maskeli garip bi organizasyon.

Ek olarak, ABD'de milletin "devlete karşı silahlanma hakkı" var. Orası o kadar özgür bi ülke öyle düşün. Böyle polismiş ice'mış falan öttürürler ve öttürmeliler.
+1
nhk ni youkosu
(19.01.26)
Özetle ABD ve "eski dünyanın" devlet ve vatandaşlık algıları çok farklı. ABD tarihi çok bilinmiyor ülkemizde. O yüzden cidden kısa bir cevabı yok bunun. Konuya ilginiz varsa Halil İnalcık'ın çevirdiği Allan Nevins'in ABD tarihi diye bir kitabı var. Bunu okursanız iyi bir temel olur, ABD nasıl kuruldu ve nasıl farklılar sorusuna cevap olur. Bunun üstüne modern politikalara göz atarsanız durumu anlarsınız.

Çok kabaca özetlersek bildiğiniz gibi ABD karma göçlerle kurulmuş bir devlet. Bu açıdan göçmenlik kavramı bu insanların tarihsel farkındalığının bir parçası. Meseleye salt olgusal olarak bakamıyorlar. Hikayeleri, tarihleri, varlıklarının her yerinde göç temalı şeyler var. Buna ek olarak köleliği çözme biçimleri (abd iç savaşı vs.) gibi çok girift bir takım süreçler var. Neticede "diversity" politikaları bu ülkede doğuyor.

Biz ve yaşadığımız dünyanın geneli soya dayalı bir tarihsel zincire sahip. O yüzden birçok şey anlamlı gelmiyor. Örneğin dünyada az ülkede vatandaşlık kan bağıyla değil doğumla kazanılıyor ve abd bunlardan biri.

ABD'nin bir yarısı (çoğu demokratlar) bütün bu tarihsel süreci günümüze uyarlayarak "biz göçlerle var olduk, hala yeni göçmenlere yer var" anlayışı içinde. Diğer yarısı ise (çoğu cumhuriyetçiler) günümüzle geçmiş arasında net ayrım yaparak "bizim uluslaşma aşamamız sonlandı, yeni göçe yer yok" ayrımını yaşıyor.
+8
akhenaten
(19.01.26)
Olayların esas sebebini bilmiyorum ama
üstteki ilk yorum için diyeceğim ,
ABD'de de milletin "devlete karşı" silahlanması herhalde bir ilüzyondan ibaret olmalı.
Trum bir kaç gün önce isyan yasasını devreye koyacağını belirtti :
t24.com.tr

Sanırım isyan yasası işlerse, demokrasi , insan hakları, seçimler, özgürlük heykelinin anlamı vs bir süreliğine
hatta kanlı şekilde rafa kalkar.
Saddamdan sonra Irak'a getirdikleri(!) daha sonra da İran'a havale ettikleri özgürlüğün 10'da birini bulmaları zor.
2021' deki kongre binası baskınını hatırlayın. Sonrasında protestoculardan evinde bir şekilde ölenler de oldu.

Önceki Biden yönetimiyle de hala çekişme halinde Trump.
+1
diyecevaplandı
(19.01.26)
"Devletin polisi senin icin calisiyor"luk bir durum yok. Herkes vergi veriyor, devlet topladigi vergilerle ne dogru duzgun egitime ne sagliga yatirim yapiyor, para bunlara gidiyor seklinde bir arguman var. Bir de mesela 25 senedir orada yasiyan kimseye bulasmayan gocmenin kime ne zarari var, niye bunlarin hayatini karartiyorsunuz zevk icin gibi bir mantik da soz konusu.

Buna "icraat" demek garip bir mentalite.

Onun haricinde zaten batida besin zincirinin direkt en dibindeki turk/ortadogulu/musluman gruba mensup birinin "woke" gibi terimleri kullanmasi ise hepten sac bas yoldurucu. Arkadasim o woke hakareti senin kullanman icin degil, zaten hedefinde sen varsin.
+3
hot potato
(19.01.26)
ABD polisinin en küçük olumsuzlukta öldürme mantığı akıl işi değil. Yarış arabasıyla polisten dakikalarca kaçıp terör estiren white'ların roketle vurulması gerekiyor o zaman. Bu tipleri helikopter kovalıyor, canlı yayında tüm ülkeye izletiyorlar. Normal bir göçmen neden 1 saniyede öldürülüyor? Bu ikiyüzlülük sorgulanması gereken bir şey.
0
arbre
(19.01.26)
@hot potato
besin zincirinin en altindaymisiz, woke kelimesini kullanamazmisiz falan bu derece assagilik kompleksine girmeye gerek yok. Siz hic Tr disina cikmadiniz diger gocmenleri hic gormediniz galiba? Burka giyenlere, bebege bas ortusu takan 8 cocuklu ortadogululara kadin sunneti, akraba evliligi seminerleri duzenlemekle mesgul AB sehirlerinin belediyeleri. Pakistan, Hindistan, Banglades, Afrikalilar temizlik nedir bilmiyor, adamlar bakkal, restoran aciyor, pislikten adamin dukkanina giremiyorsun. Ne eti yedikleri belli degil, gidanin saklama kosullari falan hicbir sey bildikleri yok. Ulkesindeki ic savastan mi kacmis, suclu mu katil mi tecavuzcu mu ne oldugu belli degil cogunun. Bati Turk gocmeni bulsun, opsun basina koysun. Tamam ulkede isler yolunda gitmiyor ama kendinizi bu kadar kucumsemeyin ayrica son donemde deli beyin gocu oldu. Imajimiz daha da iyilesiyor.
Kaldi ki cok sukur dis gorunus avantajimiz da var. Zenci degiliz, kahverengi degiliz, batili gibi giyinip, batili gibi yiyip iciyoruz. Diger gocmenlerden ulkesindeki Yerel kiyafetiyle dolasan var, salvar giyen var, kabileyi birakip gelen var, adam daha yerlesik hayata gecmemis, mizrak falan tasiyor, ustsuz dolasiyor:)

x.com
-1
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
ABD'yi Türkiye'den hatta avrupa'dan anlamak çok zor.

ABD adı üstünde Birleşik Devletler. Bir federasyon. Aslında Avrupa Birliği'nin hadi biz artık tek bir devlet olalım dese ortaya çıkacak şey gibi düşünün.

ABD'de şu an eyalet dediğiniz yapılar aslında bir zamanlar bağımsız devletlerdi. ABD'nin mantığının anlaşılması için bu kadar detaylı anlatıyorum. O yüzden eyalet valileri merkezden atanmıyor. Her eyalet kendi valisini kendi seçiyor. Hatta valiler aslında teknik olarak devlet başkanı gibi neredeyse. Bazı alanlarda valilerin yetkileri başkandan daha fazla. Başkanın verdiği bazı kararları uygulamama yetkisi var. Her eyaletin polisi kendisine ait.kendi atamalarını yapıyorlar. Yani fransa polisi ingiltere'de neyse, abd'de eyaletler arası durum o.

O yüzden FBI var, eyaletler üstü yani federal polis. Interpol gibi, her eyalette çalışabiliyorlar.

Bir diğer konu da ABD özel mülkiyetin, bireysel hakların çok çok ön planda olduğu bir memleket. Bu Türkiye'de çok kolay anlaşılabilecek bir şey değil bizim kültürümüzde özel mülkiyet olayı çok yeni daha. ABD'nin kuruluş felsefesi bunun üzerine.

Bu yüzden hesap sorulabilirlik çok fazla. Bu sebeple de ABD kamu görevlileri çok sert. Böyle bir sistemi ancak çok net kurallarla döndürebilirsin. Ve bu kadar büyük ve karmaşık bir sistemde taş kağıt makas durumu var. her birim başka bir birimden güçlü, başka bir birimden güçsüz.

Bunların tamamını aklınızda tutun.

Şimdi gelelim ICE'ye. ICE dediğin göçmenlik ve gümrük bürosu. Yani aslında evrak işleriyle dönen bir kamu kurumu. ama son dönemde ICE memurları özel harekatçılar gibi ağır silahlarla sokaklarda gezip önüne geleni gözaltına alıyor, insanları kovalıyor vs. Evlere girme yetkileri yok ama manipülasyonlarla insanları evlerden çıkarmaya çalışıyor ki gözaltına alabilsin.

Çünkü seçim vaadi olan kaçak göçmenleri gönderiyoruz propagandası yüzünden sokaktan adam topluyorlar. Gönderdikleri adamları da şöyle yolluyorlar. Mesela adam legal olarak amerika'da öğrenci. Ama ice yakaladı. Merkeze aldı. Manipule ediyorlar, avukatıyla görüştürmüyorlar ya da oyalıyorlar. Arada diyorlar ki bu kağıtları imzalayacaksın. Bazıları korkup imzalıyor. İmzaladıkları kağıtlardan bazılarında ABD'yi terk etme sözü vermiş oluyorlar. Aslında legal olarak orada bulunan birini böyle deport ediyorlar. Sırf kotalarını doldurabilmek için.

Ama asıl sorun bu yönetimsel baskıyla, ICE memurları legal sınırları epey zorluyor şu anda. Bir de bizdeki bekçiler gibi işsiz gençleri toplayıp sen artık ICE memurusun, al silahın al yetkilerin gibi bir durum da oldu.

Bunlar yüzlerini kapatıyorlar, kimliklerini gizliyorlar, kameralarını kapatıyorlar, sokaklarda kafalarına göre takılıyorlar ve ellerinde de epey ağır silahlar var. Tipleri görsen özel harekatçı gibiler. Ve bunun yasal zemini ciddi ciddi tartışılıyor. Şimdi yukardaki örnekleri şundan anlattım, ABD'de polisin bile sokakta herkesi durdurup rastgele kimlik kontrolü yapması çok reaksiyon alır. Ortada bir şüphe olması lazım. Şimdi bu adamların sokakta insanları durdurma şüpheleri de ten rengi genelde. Bu da ayrı bir tepki sebebi.

Bir de bu adamlar federal yetkili. Ee şimdi sen bir eyalete gidiyorsun, o eyaletin düzenini sağlayan polisleri var. Ama 2 tane ice arabası geliyor bir anda şehir meydanında insan kovalamaya başlıyor ee bu da bir kaos.

Ama son olay hastaneye giden bir kadını çekip vuran bir ice memuru yüzünden büyüdü. Kadını geçirmiyorlar, kadın arabayla gitmesi gerektiğini acil bir hastane işi olduğunu söylüyor. Kadın memurların arasından geçip gidiyor. Bir tanesi aracın arkasından ateş ederek kadını öldürüyor. Kendini "beni öldürecekti" diye savunuyor ama videosu çıktı kadın uzaklaşıp gitmesine rağmen direkt kafadan vuruyorlar.

Kadın bir de ABD vatandaşı doğma büyüme. Haliyle kıyamet kopuyor.
+3
anten
(19.01.26)
@tantamount_to_equivalent
tam olarak demek istedigim bu iste. batili sagcinin gozunde pakistanli'dan ustun oldugun varsayimin tamamiyle yanlis.
0
hot potato
(19.01.26)
"trump'in polisi" algisi var anladigim kadariyla ki polislere bala sovuyorlar hatta engel oluyorlar adamlar pek bisey yapmiyor..anladigim kadariyla bu arkadaslarin etki alani ve gucu limitli, trump defacto olarak kendi gerillasini yaratip sinirdan iceri surmus gibi bir durum var ortada. yoksa normal polise boyle bir tavir oldugunu gormedim, cunku kim vurduya gidersin.

olay sari okuzu vermemek, buna eyvallah cekerlerse trump kendisine oy vermeyen %50nin ustunden gececek, gocmen olayi bir "deneme" (bence)
+1
cooperr
(19.01.26)
@hot potato:
Orasi dogru, asiri sagci irkcinin gozunde tum yabanci aynidir. Kacak Somaliliyi deport edelim, kacak Turk kalsin diye bir sey olmaz zaten. Demek istedigim biz epey elit kaliyoruz gocmenler arasinda cunku seviye cok dusuk, tum ucuncu dunyayi almis Avrupa, ABD. Ama dili bildikten sonra, topluma karistiktan sonra kolay kolay irkcilik gormeyiz, farkedilmeyiz, blend in oluruz. Maalesef hintlinin, zencinin oyle bir sansi yok. Manyagin biri durup dururken yoldan cevirip ofkesini kusabilir. Biz bu acidan epey sansli ve ilerdeyiz diger gocmenlere gore. O yuzden asagilik kompleksine gerek yok.
0
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
@tantamount

seninki biraz wishful thinking, adamlarin gozunde hepimiz "fuckin immigrant"iz..
biz blend olamiyoruz zaten, gocmenlik ne onu bilmiyoruz. bavulu alip cikan gocmenim diyor, gocmenlik tek basina cikip kicini kurtarmak degil.
adamlar yakin akrabalarla beraber uzuyor, geride hicbirsey hickimse birakmiyor.
bizim bir ayagimiz orda biri burda. boyle gocmenlik falan olmaz.
0
cooperr
(20.01.26)
ileride ülkemizdeki göçmenler deport edilmeye başlanırsa (in my dreams), bizdeki göçmen seviciler de polis gördüğü yerde zorluk çıkartıp bağıracak. her toplumda var böyleleri.
+1
parka
(20.01.26)
- oncelikle olaya herkes politik bakıyor. su an nasil polis akp nin polisi algısı varsa ( kismen doğru ) ice da trump'in adamları olarak bakıyor demokrat taraftarları ve o yüzden karsi da cikiyorlar.

- Amerika da birine nerelisin diye sorsan sana German - American ya da Irish - American / Italian - American fln der. Yani adamların göçmen algısı ile bizim tr deki göçmen algısı bambaşka. adamlar göçmenlik konusuna cok aliskin zaten herkes göçmen olarak gelmiş. göçmen karsitligi asla bizdeki gibi degil bu yüzden sert müdahalelere karsi cikiyorlar.

- 8 yildir Amerikaayim ve gördüğüm eger göçmenler olmasa bu ülkede herseyin fiyati artar ve ayak islerinde calistiracak adam bulamazsın. su an NYC de tum yemek dagitanlar göçmen ( bir cogu kaçaktır ) ve NYC de hava - 10 fln adamlar bisikletle yemek dagitiyor. sen bunu hic bir beyaz amerikaliya yaptiramazsin ya da saatine $40 $50 verirsen bir ihtimal 3 gun yapar. zaten tum tarımda calisanlar fln latin. bilincli insanlar bunun farkında.
+1
oscar
(20.01.26)
Bugün ona yarın sana. Ev baskını, işyerine girip adam toplama, uzun süreli gözaltılar , orantısız güç kullanma . Bunlar normalleşirse sonradan herkes bundan zarar görür. Devleti de yöneten insanlar ve bunu pekala kendi menfaatlerine kullanabilirler.

Amerika'da temel insan hakları konusunda yüksek bilinç var. İce sadece sıradan vatandaşlar tarafından eleştirilmiyor. Trump yargıyla da kavga ediyor.
+1
hebanon
(20.01.26)
(13)

Y.dısında yasayan arkadaslar emeklilik konusu kafanızı kurcalıyor mu?

bluewhale
Özellikle sonradan gidenler, ve avrupada çalışanlar ve 30 yasını gecmis olanlar..bildiginiz gibi avrupada ortalama emeklilik yası 65-67 ve giderek artıyor. trden borclanma ile biraz daha önce emekli olayım derseniz dünya kadar para verip bağkurdan çok dusuk bir maas ile emekli olabiliyorsunuz yok av
Özellikle sonradan gidenler, ve avrupada çalışanlar ve 30 yasını gecmis olanlar..bildiginiz gibi avrupada ortalama emeklilik yası 65-67 ve giderek artıyor. trden borclanma ile biraz daha önce emekli olayım derseniz dünya kadar para verip bağkurdan çok dusuk bir maas ile emekli olabiliyorsunuz yok avrupada yası beklerim derseniz oradada sisteme conradan dahil oldugunuz için yine cok dusuk bir maas soz konusu. Bu konuda bir planınız var mı ? ABD yi özllikle eledim çünkü oradaki emeklilik imkanları dünyanın geri kalanına göre oldukça iyi diye duydum.
+1
bluewhale
(19.01.26)
Sorunuza cevap değil ama şunu yazacağım; face’te epic retirement club diye çok kalabalık bir sayfa var, onu takip ediyorum. Orada ağırlıkla amerikalılar var, ve aksine, pek çoğu vergiler yüzünden, ya downsize olayını, ya da Avrupa’da emekli olacak ülke danışıp duruyorlar birbirlerine. Bakış açısı kazanmak üzere o sayfaya da bir bakmanızı öneririm. Anlık, dünyanın pek çok yerinde emekli olmaya dair bilgi paylaşımı mevcut.
+1
lil siztah
(19.01.26)
türkiyede de 60 ki emeklilik yaşı. çok farkı yok
0
jelly bear
(19.01.26)
Türkiye İngiltere'de çalıştığım yılları sayabiliyormuş "parasını verirsem", bi baktım eşimle kişi başı 20şer bin euro gibi bi şeye TR'de de emeklilik hakkı elde edebiliyoruz galiba. Buna şöyle bakarsak, geçmişte çalıştıklarımız + 20 bin euro ile 65'den sonra maaş elde ediyoruz, mantıklı bile olabilir.

UK'de emekli olmama 30 küsur yıl var galiba ve şu anki parayla ayda 950 pound gibi bişey veriyorlarmış.

Her türlü dünyada genç nüfusun azalmasıyla "emeklilik ponzisi" çökecek bence. Yani her şeyi düzgün yapsak bile aç kalabiliriz. Ayrıca özel emeklilik gibi para biriktirmemiz ve borsa vb. yerlerde bunu katlamamız lazım. Ama ona da baktım mesela Amerikadan ETF alsak(ilk 50 şirket veya QQQ vs. vardı) 1980-2000 arası her ay düzenli para yatırmış olsan dolar bazlı yerinde sayıyorsun, 2000-2020 arasında 20 yıl yatırsan birkaç katına çıkıyor. Bu da tamamen içinde bulunduğun dönemle ilgili şans.
+1
nhk ni youkosu
(19.01.26)
ABD'de emeklilik imkanlari iyi degil. Sirketin katki (company match...) sagliyorsa sagliyor ama bu herkese otomatik saglanan bir olanak degil. Emeklilikte olene kadar yiyecegin parayi calistigin sure icinde kendin biriktirip buyutmen lazim. Onun disinda social security var ama bu tek basina yasamak icin yetecek bir para degil.

Senin de her ay kazandigindan kenara koyup biriktiriyor ve yatirim yapiyor olman lazim.

Ben Kanada'dayim. Calistigim sirketin dahil oladugu bir emeklilik sistemi var. Her ay prim oduyorum. Kendim de kenarda biriktiriyorum.

Aslinda Turkiye'ye gore cok farkli degil durum. Benim babam ogretmendi mesela ve su an "emekli". Gorece rahat yasiyor olmalarinin sebebi emekli maasi degil, emekli olana kadarki surecte habire tasarruf yapip ev falan almis olmalari. Yoksa tek emekli maasiyla kirada oturmak cok rezillik olurdu. Ozetle birisinin seni "emekli" ilan etmesine ek olarak kendin de bir seyler yapman lazim.
+2
hot potato
(19.01.26)
4 yildir amerika'da calisiyorum ancak sadece 1 senedir social security oduyorum. maasin %8'i buna gidiyor. abd'de emekli olabilmeniz icin 10 sene calismaniz yeterli. 10 sene calistiktan sonra 67 yasinda odemeleri alabiliyorsunuz. 62 yasinda da alabilirsiniz ama o zaman ciddi kesintiler var.

9 sene kadar daha calismam gerek burada devam edersem. 10 seneyi tamamlayinca odedigim primlere gore hesapladim $2k yatiyor aylik ve bunu dunyanin her yerinde alabiliyorsun. ben cok gec social security odemeye basladigim icin bu miktar boyle. 20 sene odeyenler $3k, 30 sene odeyenler $4k civari aliyor. tabi bu orta-ust bir maasa gore hesaplandiginda boyle.

turkiye'de donup saydirip bagkur'dan emekli olmak benim icin mantikli degil cunku cok eksigim var. ama amerika'da yillari tamamladiktan sonra turkiye'de ssk'li bir ise girip calismam gerekir. bu da emekliligi cok ileri atiyor benim icin.

ancak avrupa'da da cogu ulkeye odediginiz social security'leri geri alabiliyorsunuz diye biliyorum. abd'de boyle bir sistem yok ve 9 sene calisip vergi odesen bile 10 yila tamamlamadigin noktada odedigin butun para ile baskalarinin emekliligini finanse etmis oluyorsun.

ama 30 seneye dunya'nin cok daha farkli ve tuhaf bir noktaya evrilecegini dusunuyorum. cunku cok acik sekilde yaslanan nufus, uzayan omur, ve azalan nufus artma hizina hep beraber baktigimizda sistemin birkac seneye tikanacagini gormek zor degil. zaten dunyada isciye ihtiyacin azaldigi bir donemden de geciyoruz. cok daha radikal bir sistem degisikligi olacagini ongoruyorum 30 seneye. o nedenle cok dusunmuyorum simdilik. ayni sosyal guvence ve devlet sisteminin devam etmesi mumkun degil. milyonlarca insan aclikla bogusur ve devlet yardimiyla yasamak zorunda kalir bu gittikce daralan sistemde.
+2
antikadimag
(19.01.26)
antikadimag abd derken kastettiğim buydu 10 seneyi doldurup iyi bir para almak mumkun (abd de kalmamak lazım tabi) avrupada bu yok, tr bağkur maaşı 400 usd falan sanırım.
0
🌸bluewhale
(19.01.26)
6 yıldır romanya'da çalışıyorum.
türkiye'de de 2 yıl çalışmıştım.
klasik anlamda emekli olamayacağıma eminim.
yaşadığım ülkede bireysel emeklilik sigortası ödemiştim bir süre. hala para var.
o yüzden, düşünmeden "oyna devam" diyorum kendime.
+1
rain when i die
(19.01.26)
turkiye'de sigorta girdi/cikti yaptirmistim. buyuk ihtimal toplu oderim zamani gelince.
yurtdisinda yasamak cok zor emekli olarak, amacim sepet yapmak.
cift emekli maasi + birkac kira ile turkiye'de konforlu yasanir.

emekli olarak yurtdisinda yasanmaz, yerlisi bile ucuz sicak ulkelere kacma pesinde zaten.
+1
cooperr
(19.01.26)
Açıkcası soruya denk gelene kadar aklıma dahi gelmiyordu. :) Zaten Avrupa'da çok uzun kalacağımı sanmıyorum. Mekan farketmeksizin 60-70 arası bir dönemde emeklilik olacak gibi görünüyor. Ben daha çok mevcutta verimli olabileceğim yaşlarda nasıl iyi para kazanırım sorusuna cevap arıyorum, birşeyler deniyorum. Hüsranla sonuçlanırsa pişman olabilirim. Türkiye'de 10 yıl aktif çalışmışlığım var ona da güveniyorum biraz. Geri dönsem çalışmaya devam etsem gerekli gün sayısını rahat doldururum.
+1
mbond
(19.01.26)
antikadimag + 1

ben kendi isimi yaptigimdan bu emeklilik primi fln odemiyorum ve acikcasi beni de bu düşündürüyor. olabildiğince yatirim yapıp onlarla gecinme planım var ilerisi icin.

benim gördüğüm Amerika da emeklilik maaşları cok cok dusuk, $1200 - $1400 Maas alanları gordum. hatta amerika da kari koca bu rakamlarla emekli olup evlerini de kiraya verip Tayland fln taşınanlar var. amerika da geçinemiyorlar ya da standartları cok dusuyor.

beyaz yaka gibi calisanlar gördüğüm kadarı ile emeklilik harici de özel yatirim fonlarına da para yatırıp ileri de oralardan da para alıyorlar.
0
oscar
(20.01.26)
balkanlarda yaşıyorum burada kazandığım parayla 2 daire satın aldım. kira geliri 800€ daha 33 yaşındayım, yaşlanmadan 2 tane daha alsam 1600€ eder. bir çok ülkede yaşarım.
edit: bahsetmek istediğim amerika'dan kanada'dan örnekler verilmiş. gurbetçiysen amacın para kazanmak ve rahat bir hayat yaşamaktır. adam demiş ki şuan ki konumumda 1000$ verecekler bana yaşlanınca. bende diyorum ki kafamı kullandım ufak bir yatırımı büyütüp 2 daire satın aldım 2 tane daha kesin alırım bu gidişle.
günün sonunda nasıl açlıktan ağzı kokan balkanlarda ben keyif içinde yaşıyorken siz bu kadar sefil olacaksınız? ben mi yoksa siz mi yalan söylüyorsunuz?
-1
dirildimde geldim
(20.01.26)
endişelenmenize gerek yok çünkü türkiye'de de reel anlamda bir emeklilik yok. sgk şuan bile emeklilik maaşlarını bütçeden destekle ödüyor. bu gidişle 20-30 sene sonra kuvvetle muhtemel ya emekli maaşı olmayacak ya da şu ankinden beter olmasa da olurdu denilecek düzeyde olacak.
0
biravekahve
(20.01.26)
avrupa, amerika, ya da turkiye farketmeksizin tum dunyada emeklilik sistemi cokuse gidiyor. su andaki sartlarda dahi emekliligin getirisi odenen prime gore mantiksiz gozukuyor ki gelecekte de bunun daha kotuye gidecegi cok acik.

o nedenle emeklilik denilen sey bize gosterilen bir havuc, ve bu havucun pesinde kostukca bu sistemin kendini idare edip, problemler gelecege birikerek erteleniyor.

iste tum bunlar nedeniyle avrupada yillardir odedigim primleri geri alma imkanim olsa, isverenin adima odediklerini kaybetme pahasina alirim. emeklik primi odeme zorunlulugum olmasaydi ve onun yerine kendim yatirim yapsaydim en azindan cocuklarima birakabilir, veya birikim uzerinde tum kontrol bende olurdu.

ozetle bir yalanin pesine kosmaya niyetim yok ama maalesef kanunlar sistemden cikma ozgurlugu de tanimiyor.
+2
emrahday
(20.01.26)
(4)

babaanne evine giderken ne alınır?

alp9900
şekeri yükselmesin diye tatlı alamıyoruz ne alabiliriz?
şekeri yükselmesin diye tatlı alamıyoruz ne alabiliriz?
0
alp9900
(13.01.26)
Market alışverişini yapabilirsiniz.
0
Amaranta ursula
(13.01.26)
meyve
-2
jelly bear
(13.01.26)
turk kahvesi, cay. iciyorsa.
cerez, findik, fistik, antepfistigi, leblebi
diyabetik lokum
cicek, ev bitikisi
0
hot potato
(13.01.26)
diyabetik tatlılarda var + çiçek + mutfak için güzel setler robot olur servis takımı olur borcam olur
0
eja
(14.01.26)
(5)

Overstayler bir ülkeye girişte kontrol ediliyor mu?

michael harddd
Geçmişte bir overstay durumum var. Bu seyahatimde sorun yaratır mı?
Geçmişte bir overstay durumum var. Bu seyahatimde sorun yaratır mı?
-1
michael harddd
(10.01.26)
hangi ulke? abd ise o vizeyle tekrar giremezsin. hatta kisa vadede yeni vize de alamazsin.
0
antikadimag
(10.01.26)
yani yaratmamasi garip olmaz miydi sence. caydirici bir yani olmasi lazim.
+2
hot potato
(10.01.26)
çıkışta ne demişlerdi?
0
co2s2
(11.01.26)
hiçbir şey demediler
0
🌸michael harddd
(11.01.26)
ulkeden ulkeye de degisiyor. hangi ulke?
0
robokot
(11.01.26)
(8)

thy havaalanı checkininde istediğimiz koltuğu ücretsiz seçtiriyo mu?

jelly bear
cam kenarı acil çıkış falan istesek verir mi?eskiden ajet veriyodu o bıraktı. thy nasıl acaba? hiç binmedim.bi de arkadaşla aynı uçaktayız farklı pnr. rica etsek yan yana verir mi aynı şekilde? yurt dışı uçuşu için.
cam kenarı acil çıkış falan istesek verir mi?
eskiden ajet veriyodu o bıraktı. thy nasıl acaba? hiç binmedim.

bi de arkadaşla aynı uçaktayız farklı pnr. rica etsek yan yana verir mi aynı şekilde? yurt dışı uçuşu için.
0
jelly bear
(07.01.26)
Uçak müsaitse verir.thy koltuk seçimleri serbest.
0
duptıs
(07.01.26)
aldigin bilete gore degisir de hayir, hepimizin aldigi temel seviye biletlerde koltuk secimi serbest degil, ekstra ucretli.

kontuar'a gidip rica edersen verebilirler ama bana hayir dedikleri oldu.
+6
hot potato
(07.01.26)
Bana hiç hayır demedi thy kontuarda. Yalnız biraz erken gidin ki uçak dolmadan yaptırın.
+1
evrim halkasi
(07.01.26)
onlineda vermiyor onu biliyorum o yüzden havaalanında şansımı deneyeyim dedim.
0
🌸jelly bear
(07.01.26)
kontuarda kime denk geldiğinle ilgili biraz da, kimisi paralı diyip kestirip atıyor kimisi de yardımcı oluyor.

ikinizi yanyana alırlar yüzde 95 onda pek sıkıntı olmaz ama, ikimiz yanyana hem de acil çıkış istiyoyoruz falan derseniz şansınız düşer biraz.
+1
bobinhoo
(07.01.26)
neyse şansımızı denicez artık. uzun uçuş yardımcı olurlar diye umuyorum. acil çıkış şart değil tabi de olsa fena olmazdı.
0
🌸jelly bear
(07.01.26)
Uzun uçuş demişsin, riske atmak istemiyorsan rasgele de olsa bi koltuk al derim. Biz bir kere yan yana alabilelim diye 4 saat önce havalimanındaydık ve ilk "overbook"umuzu o gün yaşadık :D (londra uçuşuydu) ha 400er euro aldık ve birkaç saat sonra başka bi havalimanına uçabildik ama yer olmasa öbür güne kalabilirdi falan.
0
nhk ni youkosu
(07.01.26)
uçak dolu olmadığı ve uygun boş koltuk olduğu sürece thy'de hiç reddedildiği olmadı bu talebimin. boarding pass bastırdığım halde değiştirebildiler koltuklarımı hatta.
0
in vino veritas
(07.01.26)
(5)

Spotify Wrapped

alice in potatoland
2025'te en çok kimi veya neyi dinlediniz?Duyurunun müzik kültüründen faydalanmak istiyorum.
2025'te en çok kimi veya neyi dinlediniz?
Duyurunun müzik kültüründen faydalanmak istiyorum.
0
alice in potatoland
(06.01.26)
Claptone-under the moon
Zhu-in the morning
Nto-alter ego
0
Bruce
(07.01.26)
Spotify degil de youtube music var. Son bir yildir genelde hep kafa yormayan rahat pop muzik dinledim. Top 5'im soyle:
1. Dua Lipa
2. Jade
3. PinkPantheress
4. Lorde
5. Zara Larsson

Bunlarin haricinde liked music listemde Nelly Furtado, Charli Xcx, Beyonce, Lizzo, Roisin Murphy, Kehlani, Tame Impala, Doechii, Kylie Minogue gibi isimler var.
0
hot potato
(07.01.26)
2025'te spotify'dan youtube music'e kaymışsam da yıllardır zirvede olan stratovarius bu sene de 1 numaradaydı. raemonn - sometimes'ı 2025'in sonlarında keşfetmiş bir deli gibi dinlemiştim o da en dinlediğim şarkılar arasına girmiş.

listemde diğerlerine uymayan ilginç bir şarkı var. ismail yk - allah belanı versin
bunun rock versiyonu olduğunu bilmiyordum. rock versiyonunu gerçekten severek bir çok kez dinledim.
0
biseysorcaktim
(07.01.26)
Air
Hania Rani
Jasmine Myra
0
tiredofwaiting
(07.01.26)
kessoku band - seishun complex

çoğunlukla j-rock dinlemişim.
0
inheritance
(07.01.26)
(14)

Yeni bir şeyler öğrenmek için farklı kurslara gidiyorum ama

pembediken
Okul hayatımdan beri enstrüman, spor, el sanatları,dil,dans gibi çeşitli kurslara katıldım ama ailemden kurslara gidiyorsun ama başarın yok gibi tepki alıyorum. Ailemle aynı bakış açısına sahip değilim. Şimdi bu soğukta oraya spora gidilmez diyorlar. Bir yandan da tuhaf mı böyle çeşitli kurslara eğ
Okul hayatımdan beri enstrüman, spor, el sanatları,dil,dans gibi çeşitli kurslara katıldım ama ailemden kurslara gidiyorsun ama başarın yok gibi tepki alıyorum. Ailemle aynı bakış açısına sahip değilim. Şimdi bu soğukta oraya spora gidilmez diyorlar.

Bir yandan da tuhaf mı böyle çeşitli kurslara eğitimlere katılmak?
0
pembediken
(06.01.26)
Yeni şeyler deneyip öğrenmek güzel bence. Garip değil yaptığınız.
+3
peki madem
(06.01.26)
Bu kurslara profesyonel amaçla gitmiyorsanız neden bir başarı gereksin ki zaten anlamadım hiç.

Hobi işte, kendinize uğraşlar buluyorsunuz, bundan zevk alıyorsunuz. Enstrumanı, sporu, el sanatlarını kendinize hayat hedefi olarak değil iyi vakit geçirmek için kullanmışsınız. Sorun ne ki? Belki aileniz sizin bu kurslara gitmekteki amacınızı kavrayamamıştır.

Tabi bunları söylerken zaten bir işininin olduğunu ve kendi başınıza hayatınızı devam ettirebildiğinizi varsayıyorum. Aksi takdirde aileniz işin bu tarafına odaklanmanızı haklı endişelerle istiyor olabilir.
+3
akhenaten
(06.01.26)
Harika şeyler yapıyorsun. Kulak asma onlara.

Ek: @ akhenaten'in de dikkat çektiği gibi, kendi kendine yeten biriysen tabii.
+1
Mirket
(06.01.26)
Şimdi gittiğim kursun ücretini kendim karşılıyorum. Yaşım 37. Daha önce gittiğim birçok kurs ücretsizdi.
+1
🌸pembediken
(06.01.26)
Kendiniz için harika bir şey yapıyormuşsunuz. Kimsenin ne düşündüğünün bir önemi olmamalı.
-1
suicides underground
(06.01.26)
Mükemmel bir şey. Bunu kurs bazında değil, 37 yaşına gelmişsin, evlenememişsin, çocuk yapamamışsın bazında söyleme ihtimalleri var mı?
-5
arbre
(06.01.26)
@arbre hayır. O konularda asla tek kelime etmez ailem.
0
🌸pembediken
(06.01.26)
aileni onayladigimdan degil de, 3 ay 5 ay 1 yil gidip bir dili veya enstrumani kayda deger bir yere getirmeden ha bire baska seye atliyorsan ciddiye almiyor olabilirler cunku en basta sen ciddiye almiyorsun gibi bir durum olusuyor. yani tutup gitar kursuna gidiyorsan onda eline aldiginda etrafindaki insanlar vay be ne guzel caliyor dedirtecek seviyelere kadar istikrar gostermen lazim ki bir anlami olsun.

spora git. spora herkes surekli gitmeli zaten. turkiye'de bir turlu yerlesmedi. sogukla ne alakasi var ki turkiye'nin cogu yerinde oyle aman aman bir kis da olmuyor.
+1
hot potato
(06.01.26)
Muhtemelen kır dizini otur evinde ailesine sahipsin. Hobi konseptine de hakim değil gibiler de.
-2
Bruce
(07.01.26)
Değil, demekki aradığınızı bulamamışsınız. Denemeye devam diyorum ben. En azından siz farklı şeyler deniyorsunuz ve hayata bir kere geliniyor, onu da evde oturarak geçirmemek istemeniz bence tuhaf değil.
0
tiredofwaiting
(07.01.26)
insanların beklentisi, bir şeyi öğreniyorsan oradan devam et ve ustalaş yönünde olduğu için, onların gözünde bir çok kursa gidip sonuç alamamış birisin.

onlara, asıl maksat kursta bir şey öğrenmeyi sevmek ve sosyalleşmek olduğunu anlatırsan artık daha farklı bakarlar.
+1
duyuruuser
(07.01.26)
Bazı aileler @bruce'un dediği gibi seni aşağı çekme, bir şey yapmanı istememe eğiliminde olabiliyor ama bir yandan da bu da sürekli bi şeyler deniyor ne aradığını kendi de bilmiyor diye düşünüyor da olabilirler.

Hayat senin hayatın, zaman senin, para senin kime ne aw

Kimisi de sürekli iki yıllık kazanıyor bir hevesle başlıyor birkaç derse başlayıp bırakıyor. Instagram hesabı açıyor tutmuyor başka temalı hesap açıyor. Ne aradığını bilmiyor da olabilirsin kısaca ama bizi/onları ilgilendirmez.
-1
chicha_v2
(07.01.26)
aile başka bir jenerasyon, siz başka. sizi herhangi bir konuda %100 anlamalarını ve desteklemelerini beklememelisiniz. ha olsa ne tatlış bal börek olur ama bizim aile yapılarımız böyle değil maalesef. Tepki gösterdiklerinde he he, hımm bir bakayım ya falan deyip savuşturacaksınız ve içselleştirmeyeceksiniz olacak bitecek.

çok yönlü olmak iyidir. disiplinlerarası etkileşimi kuvvetli olan insanın psikolojisi de daha sağlam olur, sosyal iletişim becerileri de daha gelişkindir, genel kültürleri daha yüksektir, farklı disiplinlerin kazandırdığı bilgi ve deneyimi diğer disiplinlere entegre edebilir vesaire vesaire. maymun iştahlı olmakla çok yönlü olmak bambaşka şeyler. gittiğiniz kurslarla ilgili muntazam olmanız, virtüöz olmanız falan gerekmiyor. bu da toplumsal bir dayatma.
+1
Phoebe
(07.01.26)
@Bruce öyle insanlar değiller. Kalksam mesela Amerika'ya taşınıyorum evleniyorum desem tamam derler. Bu konu biraz kuşak çatışması gibi bir şey işte ama açıklama yapmak yoruyor işte
0
🌸pembediken
(07.01.26)
(6)

The Sopranos izlenir mi ve İtalyan mafya dizileri

arbre
İtalyanca öğrendiğimden ve hafif İtalya özentisi olduğumdan hehe bunlara merak saldım. Tavsiye alınır. Teşekkür.
İtalyanca öğrendiğimden ve hafif İtalya özentisi olduğumdan hehe bunlara merak saldım. Tavsiye alınır. Teşekkür.
-4
arbre
(05.01.26)
The sopranos tamamen ingilizce. Ara sira italyanca eski moda argo kullaniyorlar da bu dil ogrenmene yardimci olmaz.

Bence italya yapimi bir dizi bul izle kulturel yatkinlik edinmeye calisiyorsan.
0
hot potato
(05.01.26)
my brilliant friend izle.

sonra gel bana tesekkur et:D
+1
buenosdias
(06.01.26)
italyan kültürünü veya dilini öğrenmek için sopranos izlenmez, en azından günümüz kültürü için. sopranos'taki italyanların çoğu ötekileştirilip suça sürüklenmiş karakterler. sopranos müthiş dizidir orası ayrı tabi. sopranos'u merak ediyorsanız italyanca dublajlısı varsa dil için destek olabilir diye düşünüyorum.
0
cisimcik golgi
(06.01.26)
italyanını bilmem ama benim için en iyi 3 diziden biridir.
+1
mikahakkinen
(06.01.26)
İtalyan ve mafya diyince Gomorrah geliyor aklıma. aynı ekolden Suburra. Bunların dizi harici filmleri de var.
0
scudman1
(06.01.26)
ferzan özpetek filmlerini izle
sopranos muhteşem dizi ama 3-5 argo italyanca varsa vardır
0
croswell
(06.01.26)
(20)

Doksanlı yıllar aslında

kizil karga
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı yıllar sevgisi var, bunun nedeni ne olabilir? Çünkü doksanlı yıllarda güzel olan tek şey Türk pop müziğindeki devrimsel atılımdı, onun dışında yaşı yetenler illa ki hatırlayacaklardır doksanlı yıllar; gazetecilerin suikaste uğradığı, mafyanın devletin polis teşkilatının ortak hareket ettiği, faali meçhul cinayetlerin zirvede olduğu, gözaltına alınan özellikle sol görüşlü vatandaşların bir gecede yok olduğu, bankaların sürekli hortumlandığı ve bir gün ansızın tüm varlığınız yok olduğu, ölüm listelerinin alenen ortalıkta dolaştığı ve bu listedeki insanların infaz edildiği bir dönemdi diye hatırlıyorum ben ama insanımızda enteresan bir doksanlı yıllar nostaljisi var, bunun nedeni ne olabilir beyin sadece iyi olanı mı hatırlıyor ve bunlar unutuluyor mu sizce?
+1
kizil karga
(05.01.26)
90lı yıllar güzellemesi yapanlar sadece 90larda çocuk olanlar yani benim akranlarım :)
biz bilmiyoruz öyle suikast filan, sokakta oynamayı 90lar popunu filan özlüyoruz.
+4
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
bu arada 90'lardaki müziklerde pek güzel değil. İyi bir altyapısı yok. 100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor.

insanların özlediği şey bence teknolojinin azlığı ve daha fazla samimiyet.
0
koela
(05.01.26)
eger ortalama bir hayat suruluyorsa gecmis hemen hemen her zaman romantiktir, ozlem duyulur cunku gencligi temsil eder. insanlarin cogu da ortalama bir hayat surer. yani saydiginiz olaylarin birincil muhatabi degillerdir. gunumuzun internet kullanicilarinin buyuk cogunlugu 90'larda cocuk olan kisilerden olusuyor. bu olaylar yasanirken zaten cocuklar. internet falan da olmadigindan sistematik bir maruz kalma olmuyor. zamanin her seyin ilaci olmasi durumu da var. insan su anki problemlerine odaklanir, gecmiste yasadigi zorlugu unutur. dedigim gibi bunlari ortalama bir birey icin soyluyorum. yani eger iskencelerle dolu cok kotu bir hayatiniz yoksa... yani genclik, zaman, internetin olmamasi, daha cok insan iliskilerine dayali bir yasam, farkli bir guven ortami olmasi vs. gibi cevresel etmenler, hepsinin katkisi var.
+1
Sour
(05.01.26)
Ben o yılları baştan sona gördüm.

90'larda Türkiye; Siyasal islamcıların iktidarda ve bürokraside olmadığı, ordusu Atatürk ilkelerine bağlı, basın ve ifade hürriyetinin büyük ölçüde geniş olduğu, AB hedefi olan, yüzünü hür dünya değerlerine çevirmiş şirin bir Balkan ülkesiydi.

Sorunlar yok muydu vardı ama şimdikinin yüzde beşi kadar bile değildi. Yaşayarak gördük.
+4
yurtsuz john
(05.01.26)
Ben babamın girgir ciltlerinden 80-90 falan okuduğum için daha çok bilgiliydim. Ve insanların çoğu geçmişi unutuyor ama bu sadece bizde değil, her yerde.
Millet x zamanı iyiydi diyor, bir bakıyorsun soğuk savaş var, nükleer riski var, iş güvenliği yok, hastaliklara aşı yok, kansere tedavi yok, ortalama yaşam 60-70 falan, kadınlar eşlerinin malı gibi, eşcinsellere ciddi sıkıntılar var, siyahlara ırkçılık var falan filan.

Ben şahsen geçmişe oranla sadece şu sıkıntıları görüyorum;
- tech brolarin istediğini yaptığı bir dönem.
- shareholder value diye diye bokunun çıkması. Şirketin hisse değerinin her şeyden önemli hale gelmesi
- sosyal medyanın ve etrafımızdaki çoğu şeyin bizim zamanımızi calmaya ve bizi bağımlı yapmaya çalışması

Belki bir iki şey daha vardır ama genel olarak birçok konuda her zaman şu anki dönem 80-90lardan iyi neredeyse her ülkede.
Ya daha şundan 10 sene önce falan isid, el kaide sürekli bomba patlatiyordu. Bu bile unutuluyor.
Ha bu arada Türkiye misal bence 2000-2010lara kadar falan oldukça güzeldi, ama küçük küçük her şeyin değiştiğini görüyorduk. Şu an misal Türkiye kesinlikle o dönemden çok çok daha kötü halde, tartışmaya açık bile değil. Ama 90lardan çok mu daha kötü buna net bir şey diyemem, cocuktum da o dönemleri de okuduk yolsuzluklar falan doluydu her yerde.
+1
logisticsmanager
(05.01.26)
Evet bence bunun önemli kısmı o yıllarda çocuk olduğu için neler yaşandığını hatırlamamak ve çocukluk-gençlik yıllarındaki keyfe özlem duymak.

Ama daha önemli ve gözden kaçan bir şey var o da Türkiye'de yönetici sınıfın değişmesi. Hem paraya sahip olan hem de devletin karar verici mekanizmalarında söz sahibi olan sınıf değişiyor ve önemli kısmı değişti. Hangi sınıftan olduğun da o yüzden eskinin daha iyi olduğunu düşünüp düşünmemek konusunda etkili.

Objektif bir şekilde baktığımı zannettiğimde 90'lar bana da çok kötü geliyor. Şu anda da kötü şeyler yaşanır o zamanlar da kötü şeyler yaşanıyordu. Ama 90'larda pek çok insanın ölümüyle sonuçlanan, neyin ne olduğu belli olmayan daha kaotik, daha az bilgi sahibi olduğumuz kötülükler vardı, o yüzden daha kötü olduğunu düşünüyorum.


Ek: Karşılaştırma yaparken teknolojinin getirdiklerini hesaba katmamaya çalıştım. İnternetin, robot süpürgenin, tıptaki gelişmelerin dikkate alındığı bir karşılaştırmada eskinin hiç şansı yok.
-1
michael_knight
(05.01.26)
90lı yılları hatırlıyorum ve şimdiye oranla kesinlikle daha iyiydi. faili meçhul cinayetler vardı evet ama şimdi daha fenası var.
o yıllar daha iyiydi çünkü; eğitime önem veriliyordu, tahsilli insanlar hak ettiği değeri görüyorlardı, imam hatip liseleri şimdiki gibi çoğunlukta değildi, siyasette denge vardı, diktatörlük yoktu, siyasileri dengeleyen yozlaşmamış devlet kurumları vardı, medya tamamen yandaş değildi, üniversiteler bağımsızdı ve kaliteliydid, siyasi karikatürler ve taklitler yapılırdı (şu an yapılsa yer yerinden oynar o derece şeyler), büyükiehirler tamamen köy kültürüne teslim edilmemişti, tübitak değerliydi, tekrar yazıyorum devlet kurumlarına güven vardı. daha tonla şey yazarım.
0
abelardo
(05.01.26)
@koela'in "100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor." ifadesini açmak istiyorum.

Erişim kısıtlı olduğu için o dönemde seçiçi davranmak zorunda kalıyorduk. Sadece şarkı olarak değil, gene olarak çoğu şeye erişimimiz kısıtlıydı. Dolasıyla az olan seçeneklerden kaliteli olanını bulmak için kılı kırk yarıyorduk, ince eleyip sık dokuyorduk.

Şimdi ise seçeneklerimiz ve erişimiz devasa boyutta. Kaliteli olanı nereden nasıl bulacaksın?!

@abelardo yozlaşmış devlet kurumları da vardı. Bir devlet kurumu düzgün işlerken, diğer devlet kurumu, pisliğin içine batmış, gırla rüşvetle ve yozluşlukla iş görüyordu.
0
put it in your appropriate place
(05.01.26)
Aklıma gelen ilk artılar: Sosyal medya yoktu. Çoğu insanın yaşam tarzı ve fikirleri umurumuzda değildi. Toplum olarak kafamız bu kadar karışık değildi. Halkın çoğunluğu, hayatını içinde bulunan coğrafyanın gerçeklerine daha uyumlu geçiriyordu. Mahalle kültürü vardı. Avm çılgınlığı ve tekelleşme yoktu. Her yerin yerel esnafından alınırdı her şey. Esnafta çakal olsa da azdı. İnsanlar daha az açgözlüydü. Anadolu liseleri gibi kaliteli ücretsiz orta okullar ve liseler vardı. (Fen liseleri hâlâ iyiler) Eğitim sisemi kendi içinde daha tutarlıydı. Toplum içi saygı ve görgü daha yüksekti. Gıda ve hayvancılıkta şimdiden daha kendine yeter bir haldeydik. Gayrimenkul daha ucuz ve ulaşılabilirdi. Görsel ve yazılı medyanın çoğu tıpkı günümüz gibi tekelleşmiş olsa da, gazetecilik ve mizah şimdiden bin kat daha özgürce yapılabiliyordu.

Aklıma gelen ilk eksiler: Ulaşım ve sağlıkta korkunç kötü seviyelerdeydik. Poliste işkence standart uygulamaydı. Bürokrasi çok uğraştırıcıydı. Devlette muhatap bulamıyorduk. Sade vatandaşa devlet dairesinde insan muamelesi yapılmazdı, en basit işi günlerce, haftalarca sürebilirdi. Ülkenin doğusunda çok ciddi asayiş ve terör problemleri vardı. Memur ve Öğretmen maaşları ile geçinmek mümkün değildi. Okullarda dayak standart uygulamaydı. Alelade bir çavuş valiye posta koyabiliyordu, o derece askeri vesayet vardı.

O zaman da, bu zaman da rüşvet, yolsuzluk, kadrolaşma vardı, var. Kadın cinayetleri, mafya, çeteler, şiddet vs. de o zaman da aynen vardı. Devletin nimetleri kendilerine peşkeş çekilen, iktidar destekçisi zenginler o zaman da vardı. İnsanımızın kalitesizliği potansiyel olarak o zaman da vardı belki ama insan yine utanır, gizlenirdi. Ahmaklık, arsızlık günümüzdeki gibi yüceltilmezdi.
0
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
Alım gücü süper olmasa da şuan ki durumdan iyiydi. Ev, araba almak daha kolaydı. Açıkçası şuan rahat olan çoğu kişi 90'larda yaptıkları sayesinde yaşıyor.

Türkiye bu kadar kalabalık değildi. Büyük şehirler daha yaşanabilirdi. 90'lardan 2000'lerin ortalalarına kadar durmadan yeni binalar yapıldı. Bu konutlar nedeniyle büyükşehirler çok fazla göç aldı. Artık ve trafik kaldırıyor ve su yetiyor.

Siyasi açıdan da hesap verebilirlik vardı. 2003'ten beri din ve rant karışımı bir siyaset yaşıyoruz.
0
michael harddd
(05.01.26)
y kuşağı 90ları iyi hatırlıyor çünkü çocuktuk. madımak katliamında babam oturdu ağladı, ben yetişkin olsaydım çocuklarım için çok endişelenirdim. boomer ve x kuşağı için zor bir süreç olur. bizim için dünya kupası 94 98 falan.
akşama kadar elimizde telefon var, mal gibi yaşıyoruz. tamam 90lar leş gibiydi, süikastler vardı. ama hiç bir dönem 2003 2026 kadar baskıcı da değildi be. evet alt yapı şehirleşme kötüydü. ama geçmişe özlem hep vardı. 2003 sonrası akp değilde daha ortada bir parti olsaydı belki daha iyi olurduk.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. Babam orta okulda mudur yardimcisi/ogretmendi ve tum aile inanilmaz tutumlu olmamiza rahmen cok fakirlik cektik. Turk lirasi kronik cokusteydi. Simdiden iyi miydi kotu muydu orasina girmiyorum. Ama bu eskiye pembe gozluklerle bakma bagimliligi butun dunyada var.
0
hot potato
(05.01.26)
katlıyorum. aşırı karanlık yıllar. siyasi, ekonomik, toplumsal, her açıdan bitik yıllardı. insanın geçmişi güzel hatırlamak gibi bir sanrısı var maalesef. her şeye rağmen türkiye’de ne seksenleri ne doksanları bugüne yeğlerim.
0
sir gawain
(05.01.26)
hayatı daha katlanılabilir kılmak için insan beyni geçmişi hatırlarken olumlu yönleri daha öne çıkarma eğiliminde doğal olarak. ayrıca çoğu zaman özlenen iyi olduğu düşünülen şey o zamanki dünya veya ortam değil kendinsin aslında. gençliğini, daha heyecanlı, enerjik vesağlıklı olduğu yıllları özlüyor insanlar. bu psikoloji dışında daha iyi olan şeyler var mıydı derseniz şahsen benim Türkiye için umudum vardı; büyüyen bir ülkeydi, Avrupa ülkesi olma yolundaydı, güçleniyordu. Evet o zaman da fakirdik ama 2000'li yıllardan büyük beklentiler vardı. Özgürlükler açısından bakıldığında daha da özgür gibiydik. Siyasi baskılar yine vardı ama halk açısından ifade özgürlüğü daha üst bir seviyede idi.
0
creepy
(05.01.26)
90larda çocuktum. öyle aman aman bir sıkıntı yaşamadığımız sürece de mutluydum.

tek kanallı devirde çok sıkılırdım ben mesela. istiklal marşıya açılış. voltran diye bi çizgifilm çıkardı. çizgi film de sayılmaz haraketsiz tatsız bişey. gece kalkar televizyonu açarsın trt yazar başka bişey yok. ne bileyim ekonomik şartlar bugüne göre daha iyiydi enflasyon bugünki kadar değildi. onun dışına çıkıp dışarda oynamaktan başka yaptığım bişey olmadı. cep telefonu , internet olmadığı için insanlar daha sosyaldi. ne bileyim kadınlar gün yapardı, akşamları ailece misafirliğe gidilirdi. çocuklar dışarda topla veya misketle oynardı. saklambaç oynardık. yakar top oynardık. binbir türlü oyun oynardık. eğlenirdik ama başka yapabileceğimiz bişey yoktu. çok kanallı döneme geçince resmen ağzım açık kalmıştı.

evet karanlık bir dönem ama ben şahsen şu günleri çok daha karanlık buluyorum. o kadar fantastik şeyler görüyoruz ki belki bunlar eskiden de oluyordu ama görmüyorduk. haberimiz olmuyordu. mesela kadına karşı şiddet. terör olayları , cinnet geçiren insanlar vb.

bu söyleyeceğimi miden kaldıramayabilir ama sıcağı sıcağına diye bir program vardı. youtube da yayınları var. o dönemi anlamak adına izleyebileceğin bir program olduğunu düşünüyorum. hani o zamanların müge anlısı.
-2
omer460
(05.01.26)
İnsanlığın boktan olmayan dönemi mi var?

İnsanlar eski günlerdeki güzel anılarını özlüyorlar. O zamanki kendi dertlerini bile siliyor insan hafızası.

Nicki yeni ve güzel olan arkadaşın dediği gibi, bugünün nostaljisi olan 90’ları ananlar çocukluklarını kastediyor; tasolarını, spice girls’ü falan. Kimse “ulan yok şimdi öyle faili meçhuller be” diye dertlenmiyor yoksa.
0
lazor
(05.01.26)
madem gecmis romantik ve nostaljik, neden diger yillari degil de 90'lari duyuyoruz? ben kendimi bildim bileli 90'lar nostaljisi yapilir tum dunyada. insanlik tarihinde dipler de var, pikler de var. kimse ah o 1930'lar 40'lar ne guzeldi demiyordu.

90'lar insanlik icin bir patlama cagiydi, cok guzel filmler, kitaplar yazildi 90'larda. internet, bilgisayarlar evlere girdi, telefonlar ceplere girdi. sadece 90'lar degil 00'lar da ayni derecede iyidir. bugun kullandiginiz google, amazon, youtube, smartphone vs ne varsa 1993-2008 arasi hepi topu 15 yillik donemin meyvesidir. buna benzer bir donem bir de 60'larin sonu 70'lerin basinda yasanmis.

90'larda turkiye cok iyi durumda degildi ama globalden payina duseni aliyordu. yani atiyorum sinemaya gidip jurassic park, titanic, fight club falan izleyebiliyordun. tum dunyada yarin neler yapilacak dusuncesi vardi. kollektif bir optimizm vardi. simdi yarina bakinca sikmeseler bari diyip 90'larda cekilmis eski filmlerin dandik remake'lerini izliyorsun. yahu muzik yapilmiyor artik muzik. elektronik, autotune, sacmasapan sozlere sahip rap dinliyor millet butun dunyada.

bu arada tr altin cagini 90'larda degil 2000'lerde yasamistir. ulkede guzel olan ne varsa 2002-2010 arasi yillarda yapilmis. butun guzel muzikler, efsane rock gruplari, guzel sinema eserleri bu yillarda ortaya cikmis. cem yilmaz'in bir o zamanki filmlerine, stand uplarina bakin, bir simdikilere. zamanin ruhu diye bir sey var.

90'larda dedigim gibi tr teror, deprem, krizlerle calkalaniyordu. global yukselmeden payini alsa da asil sicramasini 2001 krizi sonrasi yapabilecekti. bu 90'lar geyigi ozellikle bati ulkeleri ve japonya icin yapilir.
+3
antikadimag
(06.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. +1
Nostaljik seyler guzel geliyor. +1

Ekonomik durumdan tam emin degilim ama bizim evde o gunun sartlarinda bile baya idareli yasaniyordu. Etli yemek yapmak gibi bir adet bile yoktu. Kurban bayraminda birsey kesilirse o zaman biraz kavurma falan yeniyordu. Bol ekmekli kofte yapildigini hatirliyorum ara sira, demek ki bazen kiyma aliniyormus. Konsantre olmayan meyve suyuna bile biraz su ekleniyordu. Ekonomi soyle boyle iyiydi diyenler muhtemelen ebeveynleri okumus yazmis iyi islerde calisan insanlardi. Nereye bakildigina bagli, ev alma konusuna bakilirsa mesela bugune gore cok daha kolaydi. Bizimkiler bir donem 3 kisi calisti, harcamalar zaten dusuk, gurbetci akrabalardan 3-5 bin mark gibi borclar alindi vs 1997 yilinda sifir bir ev alabildik. Yanilmiyorsam 32 bin mark falandi o zamanin parasiyla, tabii bugunun enflasyonuna uyarlanirsa ne rakam cikar bilmiyorum. Cok da az para degildir.

Medyanin ozgurlugu de biraz yaniltici. Medyanin belli bir cizgisi vardi. Bu cizgi senin sevdigin bir cizgiyse ozgurdu dersin. AKP'li dayiya sorsan o da A haber cok iyi der. NTV'nin yeni ciktigi zamanlari hatirliyorum. Haber yapma sekillerine cok sasirmistik. O zamanlar kanal 7 tarzi butik kanallar haric butun kanallar laiklik elden gidiyeah modunda takiliyordu. NTV'nin daha notr bir dil kullanmasi cok dikkat cekmisti.
-1
mbond
(06.01.26)
Beynimize bu kadar veri girmiyordu.
İş hayatı çok basitti. Hedefler, toplantılar yoktu.
Yatağa yatıp tavana bakıp hayal kuruyorduk.
Hayattan beklenti çok azdı. Kıyafetlerimizi bile pazardan alıyorduk.
İnsanlar bu sadeliği özlüyor.
+1
plastic_angel
(06.01.26)
Toplumsal açıdan değerlendirecek olursak o zamanlar cehalet bugünkü gibi prim yapmıyordu, cahil insanlar vardı elbette ama eğitimli insanlara saygı duyulurdu, ekonomik zorluklar, terör vs zor tarafları vardı elbette ama bambaşka bir hayattı yaşanan, pek çok kişinin söylediği gibi çocukluk/gençlik dönemimize gelmesinin romantikleştirilmesinde etkisi büyük ama o zamanlar gençlerin umudu vardı, iyi okuyup çalışkan olarak hayatta yer edilinebilirdiniz, şimdi gençler de ülkenin umutsuzluğundan nasibini almış durumda.

Bir de hayatı küçük çevrelerimizden ibaret sanıyorduk, internet çağı olmadığı için bazı zihniyetlere hiç maruz kalmadık, bugün fiziksel olarak karşılaşmasak da hep bir tehdit söz konusu, o zamanlar duyduğumuz kötü olayların bizim başımıza gelme ihtimali yoktu pek. Susurluk olayı şok etkisi yaratabilmişti, bugün artık hiç bir şey skandal olmuyor.
0
(06.01.26)
(13)

Saç ektirmeyi çok isteyip de cesaret edememek; Ne yapsam?

norules
Erkek tipi saç dökülmem var epey bir zamandan beridir. Bu durum beni üzüyor, psikolojimi net şekilde olumsuz yönde etkiliyor. Bir yandan saç ektirmeyi çok istiyorum ama ekimin sonrasındaki o malum süreci çekme fikrine katlanamıyorum. Toplum içerisinde saç ektiren Arap turistler gibi takılmak durumun
Erkek tipi saç dökülmem var epey bir zamandan beridir. Bu durum beni üzüyor, psikolojimi net şekilde olumsuz yönde etkiliyor. Bir yandan saç ektirmeyi çok istiyorum ama ekimin sonrasındaki o malum süreci çekme fikrine katlanamıyorum. Toplum içerisinde saç ektiren Arap turistler gibi takılmak durumundan uyku pozisyonu sıkıntılarına kadar pek çok şey var.

Zahmete, zora çok gelemeyen bir insan tipiyim yani; sizce bu profilde birisi saç ektirme işine girmeli midir? "Nereden girdim ben bu işlere, Allah kahretsin ya" der miyim? Saç ektiren, ekim mevzusuna dair bilgileri olan arkadaşlar ne dersiniz?
0
norules
(18.12.25)
Biraz bekle istersen:
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(18.12.25)
Gir. Eziyetsiz lezzet olmaz derler. Bir şey psikolojini olumsuz etkilemeye başladıktan sonra çekeceğin birkaç aylık sıkıntıya değer bence. Zaten ağrılı süreç max ilk aydaymış.
-1
Amaranta ursula
(18.12.25)
Arap turist gibi takilma evresi o kadar uzun degil bir de abi gozunu seveyim sanki o vakte kadar herkes seni norvecli saniyormus gibi yazmissin :D

Psikolojini bozuyorsa ama ektirmek de istemiyorsan belki baska seyleri degistirebilirsin. Kilo verme, giyim kusam, duzgun disler, belki botoks falan. Hos gerci dis de zahmetli ve iyi bir yere yaptirmak lazim dogal durmasi icin.
+1
hot potato
(19.12.25)
o sıkıntıların hepsi ilk 3-5 gün. Sonra 13-15 gün civarında kafandaki kabuklar dökülüyor ve ektirmiş görüntülü ama daha normal oluyorsun. Sonra onlar dökülüyor bir süre kel kalıyorsun. 3-6 ay arası çıkmaya başlıyor. 6.aydan sonrası güzel. (ekim bölgesi için konuşuyorum. Yanlar arkalar falan normal uzar işte normal şekilde)
0
nhk ni youkosu
(19.12.25)
Geçen yıl saç ektirdim. Açık alan genişse, ensedeki saçlar kalitesizse hiç boşuna ektirme.
0
HellKeePer
(19.12.25)
2019'da saç ektirmiştim, İYİ Kİ ektirmişim. Sadece bu kadar söylüyorum.

Yalnız çok iyi bir klinik seçmen lazım. Ya paraya kıyıp üst segment yerde yaptıracaksın, ya da hiç yaptırmayacaksın bu işin arası yok.
0
Lethe
(19.12.25)
tek derdin bu olsa keşke. bence saç ekiminin %90'ının bariz şekilde fiyaskoyla sonuçlanmasını düşün. yıllar sonra tekrar dökülmeye başlıyormuş zaten. çim adam görüntüsü de cabası.

benim de hep aklımın bir köşesinde saç ektirme fikri ama o yapay görüntü ve 1001 şikayetten dolayı sürekli vazgeçiyorum.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(19.12.25)
saç ektirip de pişman olan yok. zora gelemiyorum sıkılıyorum falan demen de ergen tripleri. alışmışsınız youtube da 2x izlemeye, sıkıldığında kapatmaya, instagramda kaydırmaya, hiçbirşeye tahammül yok artık.

kalk ve google'dan düzgün biryer bul, ara ve randevu al. ayağa kalktığın an %50si bitmiş olacak sürecin. sen ayağa kalkamıyorsun daha. (motivasyon konuşması)
0
plastic_angel
(19.12.25)
ben erkek değilim ama yakın çevremde çok arkadaşım saç ektirdi . senin gibi titiz bir tanıdığım 2 hafta evden çıkmadı sadece kontrole gitti geldi . düzenli bakım ve doktorun söylediklerini uygulayarak süreci kolay atlattı .
ilk 2 gece zorlandı o kadar .
saç ektiren arkadaşlarım doğal saçlı gibiler hiç anlamazsın .
-1
devilone
(19.12.25)
bi cesaretle şubat 2025'te yaptım. geçen hafta wax satın aldım yıllar sonra :) yaptır.
0
summerjam0306
(19.12.25)
Kötü saç ekimi insanı dünyanın en aşağılık insanı hissettiririr. Açık alan çoksa hiç girme. Ya da saç çizgini 18 yaşındaki gibi çizme. Daha geriden çiz, alın açık olsun. 15 yıl önce ektirdim. Şuan iğneli epilasyoncu geziyorum aldırmak için.
0
Caletti
(19.12.25)
2 haftalık sıkıntılı süreç için onlarca yıllık "kafa rahatlığı" kenara atılır mı hocam. operasyon sonuçta bu tabi yarın apandisiniz patlar, fıtığınız çıkar mecbur kalır yine bir takım post-op sıkıntılarıyla uğraşırsınız. sizin psikolojinizi ve özgüveninizi etkilemiyorsa boşverin tabi niye boşu boşuna operasyonla uğraşasanız ama etkiliyorsa değer. yalnız aşırı heveslenmeden önce iyi bir doktordan bir görüşme randevusu alın. para göz değilse karşıdaki genelde sana tavsiye veriyor. köklerin alındığı bölgeki saç kökleri çok zayıf, kafa derin hassas falan diyip iyi sonuç alma ihtimalinin düşük olduğunu söylüyorlar öyle bir durum varsa. dürüst doktor bulmak önemli.
0
semaforo de medianoche
(19.12.25)
Gerek duyuruya gelen cevaplar, gerek özelden eksik olmasınlar mesajlaştığımız arkadaşların söyledikleriyle ekim için gerekli motivasyona ulaşmama ramak kaldı diyebilirim.

Bu hayata bir kere geliyoruz, bu yaşlarımızı bir kere yaşıyoruz. Gözü karartıp girmek gerekiyor sanırım. Keşkelerle, eski fotoğraflara bakıp iç çekmekle bu hayat geçmez...
+1
🌸norules
(20.12.25)
(13)

temmuzda norveç mi polonya mı?

dedim ben sana
yeni bir ülke görmek istememden mütevellit yaz aylarında kuzeylere gidesim var. ortalama 1haftalık bi gezi düşünüyorum. polonyada varşova krakov auschwitz yapabilirim. ya da norveçte osloya gidip fiyortları görüp ordan bikaç günlüğüne göteborgu da göresim var. duyurunun gezginleri ne diyosunuz?
yeni bir ülke görmek istememden mütevellit yaz aylarında kuzeylere gidesim var. ortalama 1haftalık bi gezi düşünüyorum. polonyada varşova krakov auschwitz yapabilirim. ya da norveçte osloya gidip fiyortları görüp ordan bikaç günlüğüne göteborgu da göresim var. duyurunun gezginleri ne diyosunuz?
0
dedim ben sana
(18.12.25)
İkisini de görmedim ben olsam Norveç'i seçerdim.
+1
Amaranta ursula
(18.12.25)
ikisine de gitmedim ama doğasever biri olarak norveçi seçerdim.
daha pahalı olur ama daha güzel olur. polonya çekici gelmiyor
0
jelly bear
(18.12.25)
Orta/doğu Avrupa gördüysen Polonya'dansa Norveç derim. 1 hafta tek ülke kültür turu için bence çok, Norveç'te keşfedilecek doğa kısmı daha zaman tüketici; dolu geçer.
0
Bruce
(18.12.25)
Litvanya Letonya Estonya diyorum. Baltıklar çok güzel ve kimse farkında değil:)
-1
suicides underground
(18.12.25)
acik ara polonya bence. krakow cok guzel bir sehir.
+1
banach
(18.12.25)
diğer avrupa şehirlerini gördüyseniz oslo çok tatmin edici bir yer değil. ben sanırım kopenhag’da zaman geçirip dfds gemileriyle oslo’ya geçerdim; gemi giderken oslo fiyortlarindan (bati fiyordu değil ama tatmin edici bir inlet) geçiyor. ben gerçekte ise bu turu yaptığım için ve tarihe merakımdan polonya’yı seçerdim.
0
eileengray
(18.12.25)
Bu ikili arasindan cevap Norvec de, bence Stockholm'e git + 1-2 daha Isvec sehri yap. Fjord'ler bati yakasinda bu arada, Oslo'ya yakin degil.
0
hot potato
(18.12.25)
Norvec'in sehirlerinde gormeye degecek pek bir sey yok. Oslo dediginiz yeri bir gunde gezersiniz. Doga seviyorsaniz ve fjord gormek istiyorsaniz Oslo'da bir gun gecirip sonra direkt Bergen tarafina gidin. Dogadan baska pek bir sey yok buralarda. (Oslo'da yasiyorum)

Gitmediyseniz Stockholm daha guzel.
0
synesthesia
(19.12.25)
ikisini de gördüm hatta birinde de yaşadım. tamamen ne istediğine bağlı. temmuz'da polonya çok soğuk olmaz hatta güzel bir hava olur ancak stockholm, oslo gibi yerler soğuk olmasa da özellikle akşamları bir hayli serin olur.

polonya daha çok tarih, eğlence, alışverişi kapsar ve ucuzdur. norveç, isveç daha çok gezi odaklıdır ve pahalıdır.
0
elektr10
(19.12.25)
Doğa gezisi isteniyorsa Norveç, şehir/kültür gezisi isteniyorsa Polonya diyorum. Krakow çok güzel +1
0
peki madem
(19.12.25)
cevaplar için herkese teşekkür ederim. kopenhag'a iki kez gittim. haziran ayında da 1hafta stockholm'deydim. şehir kültür ve tarih daha cazip geliyor. bu bağlamda polonya daha mantıklı olacak sanırım.
0
🌸dedim ben sana
(19.12.25)
polonya'nın güzel olduğu iki ay var. temmuz ve ağustos. mükemmel zamanlama olur.
0
summerjam0306
(19.12.25)
Bu yaz Ağustos ayında Polonya'da 10 gün kaldım, bence gayet güzel ülke, 5 şehrini gezdim, değeri bilinmeyen güzel ülkelerden biri.
0
blue rebel motorcycle club
(19.12.25)
(11)

Çocuğa eşin ismini vermek

sacrilegious
Merhaba, hamileliğin verdiği duygusallıktan mıdır bilmiyorum ama oğluma eşimin adını vermeyi çok istiyorum. Evlenmeden önce böyle bir olaya şahit olmuş ve inanılmaz saçma bulup kınamıştım… ama şimdi bu düşünce nedense beni mutlu ediyor. Eşimi seviyorum, eşimin ismini de seviyorum ve daha güzel bir e
Merhaba, hamileliğin verdiği duygusallıktan mıdır bilmiyorum ama oğluma eşimin adını vermeyi çok istiyorum. Evlenmeden önce böyle bir olaya şahit olmuş ve inanılmaz saçma bulup kınamıştım… ama şimdi bu düşünce nedense beni mutlu ediyor. Eşimi seviyorum, eşimin ismini de seviyorum ve daha güzel bir erkek adı düşünemiyorum. Eşimse bunu saçma buluyor. Çok mu saçma ya? Çocuk ileride bana hesap sorar mı “başka isim mi yoktu?” diye.

Acaba ya da ileride bir sorun olur mu? Eşimin iki ismi var ama ilkini hiç kullanmıyor. İkinci ismini vermeyi düşünüyorum ben de. Çok karışıklığa sebep olur mu acaba? Ne dersiniz?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(17.12.25)
şu an böyle düşünüyor olmanız çok tatlı tabii ama dünyanın binbir türlü hali var. sorunuz "sizce yapayım mı"ysa bence yapmayın. eğer sorunuz çok karışıklığa sebep olur muysa çocuk büyüyünce bir miktar evet.
+2
a7x
(17.12.25)
yanlis anlamadiysam esinizin su anda kullandigi ismini vermek istiyorsunuz cocuga. bu durumda kocanizin ismini calmis gibi olacaksiniz bence. ikisinin oldugu ortamlarda kocaniza kullanmadigi isimle hitap etmeye baslayabilirler.

bir diger durum da kocanizin ismi X ise cocugunuza da kucuk X diye seslenmeye baslayabilirler ki bu da cocuk acisindan kotu.

bence kocaniz olmuyorsa, ya da olmediyse, boyle bir sey yapmak sacma.
+2
lemmiwinks
(17.12.25)
Bence çok gereksiz bir hareket olur. Siz yine de mutlaka yapacağım bunu kafasındaysanız en azından iki isim verin çocuğa. Belli bir yaşa geldiğinde belki diğerini kullanmayı tercih eder.
+1
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Evet, hamileliğin verdiği duygusallıktan. Böyle bir şey kesinlikle yapmayın, çocuğunuza geriye dönüşü olmayan bir kötülük yapmış olursunuz. Buraya kötü olasılıkları yazmayacağım ama en iyi ihtimalle çocuğunuzun kendi bireysel ve bağımsız kimliğini inkar etmiş olacaksınız. İsmi her söylendiğinde bunu hissedecek.
+1
mikro patlama
(17.12.25)
çok saçma bence de.
0
elorelia
(17.12.25)
amcamin ismi hem erkekte hem kadinda kullanilan ama cogunlukla kadinda rastlanan bir isim. yengem, kizlarina ikinci isim olarak amcamin adini koydu. amcamin fikri degildi, yengem cok istedi. hic pisman olmadilar. cocuk simdi 17 yasinda.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.12.25)
Bana da saçma geliyor ama çok istiyorsanız iki isimli koyup birine eşinizin adını vermek biraz daha makul gibi.
0
black holes in the sky
(17.12.25)
dunyanin bin bir turlu hali var. ileride bir ayrılık durumunda fln sorun olur. bence gereksiz,
0
oscar
(17.12.25)
Esin istemiyorsa zorlaman cok itici olur.
0
hot potato
(17.12.25)
Ben de kısmet olursa tam olarak bunu yapmaya kararlıyım. Ben güzel buluyorum ve başkasının fikri de umrumda değil.

Eşinin başka adı da varmış zaten. Ciddi bir karışıklık olmaz. Yine de gerek duyarsan yanına uyumlu başka bir ad daha eklersin olur biter.

Önemli olan senin nasıl istediğin; elin fikri değil.
-1
lazor
(20.12.25)
çocuk sizin, isterseniz adını cuma ya da iskambil bile koyabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(20.12.25)
(4)

amerikada yatırım yapıp ev alma

eja
izlediğim bi youtuber var, amerikada ev işi yapıyor(alıp satıyor içini yaptırıyor, bnb yapıyor), amerikada yatırımcıların ev alıp kiralıyorlamasına yardımcı oluyor.daha önce böyle birşey duydunuz mu, turkiyeden yapılan birşey mi artıları eksileri nedir, aklıma tek gelen paranın swiftte çok kayba uğr
izlediğim bi youtuber var, amerikada ev işi yapıyor(alıp satıyor içini yaptırıyor, bnb yapıyor), amerikada yatırımcıların ev alıp kiralıyorlamasına yardımcı oluyor.

daha önce böyle birşey duydunuz mu, turkiyeden yapılan birşey mi artıları eksileri nedir, aklıma tek gelen paranın swiftte çok kayba uğrayacağı veya evlerin aşırı yıpratılıp kullanılması ve çok masraf çıkartması
-1
eja
(16.12.25)
turkiyeden yapmak ne demek? Turkiyede yasarken amerikada fiziki bir is mi yapmayi dusunuyorsunuz ? , tam anlamadim.

Swift ten once geografik problemler, vergi, oturum vs gibi bir ton sey aklima geliyor.
0
wallcan
(16.12.25)
merhaba anlattığınız örnekte tam anlamadığım kısımlar var, o yüzden sadece kendi deneyimimi yazayım. örneğinizdeki şahıs fixer-upper yapıyorsa evet karlı bir iş ama kendisi için iyi kazanır. eğer normal bir daireyi dekore edip kiraya veriyorsa ev sahibi için çok da kazançlı olmuyor. öncelikle airbnb’nin kuralları biraz farklı. benim bildiğim çerçevede, ny ve nj eyaletlerinde 30günden az misafir edebilmek için (airbnb diyelim) ev sahibinin de o evde yaşıyor olması gerekiyor. kısaca kâğıt üzerinde kısa süreli airbnb yapmak yasak. Bunun hileleri, shortcutları elbette vardır ancak siz Türkiye’de ikamet ederken orada gibi görünecekse sorun çıkabilir diye düşünüyorum. Diğer eyaletlerin kurallarını bilmiyorum. O kısmı iyi araştırmak lazım.

bizim nyc-nj’de birer dairemiz var, açıkçası kazandırdığı kira bütün yıllık masrafları düşünce (hoa, property tax, sigorta, diğer vergiler vb.) çok da getiride bulunmuyor (mortgage olsa ancak ödemesini çıkarır). yıllık değerlenmesi de öyle ivmeli olmuyor. alırken tax abatement olan bölgelere bakarsanız belki masrafınız bir miktar düşebilir. seçeceğiniz lokasyon da airbnb için talep edilen bir yer olmalı. bizim konum nyc gibi turistik bir yer olsa da berlin’deki daire çok daha fazla kazandırıyor. özetle şunu demek istiyorum; bence ev almak istiyorsanız başka bir amacınız daha olmalı (orada yaşamak gibi), onun dışında kesinlikle daha çok kazandıran yatırım araçları var.

Bu arada dediğiniz olayı dubai ve londra özelinde daha çok duyuyorum. oralar daha avantajlı gibi geliyor, özellikle vergi açısından dubai.
+3
eileengray
(16.12.25)
Bu tur video ceken 2 3 kisi var bi suredir. Guven buyuk problem. Mortgage sistemj ile aliniyor evler. Cok buyuk riskleri var. Her sey yolunda giderse cok iyi yatirim. Ama olasi bi olumsuzlukta her sey cok kotu olur
0
die fetten jahre sind vorbei
(16.12.25)
Fiziksel olarak orada degilsen dolandirilma ihtimalin cok yuksek. Ha basindayken de dolandirilabilirsin de bu senaryoda rezalet bir yerde rezalet bir eve ederinin cok ustunde odemek zorunda kalman olasi.
0
hot potato
(16.12.25)
(3)

takım elbise kravat sorunu

nathanieltroy
merhaba, önemli bir toplantım var iş için, üst düzey bürokratlar vs gibi bi toplantı. hiç takım elbise giymediğim için uzun zaman sonra ilk kez alıyorum. hiç de anlamam böyle şeylerden :) slim fit bir takım ama öyle çok spor durmuyor tabii. buna uygun kravat almam lazım, ince ve kalın kravatlar var
merhaba, önemli bir toplantım var iş için, üst düzey bürokratlar vs gibi bi toplantı. hiç takım elbise giymediğim için uzun zaman sonra ilk kez alıyorum. hiç de anlamam böyle şeylerden :) slim fit bir takım ama öyle çok spor durmuyor tabii. buna uygun kravat almam lazım, ince ve kalın kravatlar var bunlardan hangisi uygun olur? ince kravatlar moda mı hala veya çok spor kaçan bi şey mi? ne ince ne kalın kravat da satılıyor mu? kalın olanlar da aşırı kalın geliyor gözüme.
0
nathanieltroy
(11.12.25)
Network istediğin gibi ne ince ne kalın. En makbulü budur. Sitesinden bak istersen.
0
gabe h coud
(11.12.25)
Hocam ince kravat güzeldir de fiziğiniz de önemli, kiloluysanız ince kravat çok abes durabilir, belirtmek istedim.

Bunun haricinde ; Network +1.
0
kumandanim
(11.12.25)
slim fit hem modasi gecti hem de her ortama uymaz. daha standart bir kesim al. ince kravat da demode - ortasini al.

illa giyime ozen gosterilecek bir etkinlikse ayakkabi da onemli bu arada.
0
hot potato
(11.12.25)
(14)

Bu saat güzel mi? Hangi rengi daha iyi?

hadi ya la
Mavi/yeşil olan mı, yoksa bej mi?edit: pardon, link eklemeyi unutmuşumhttps://www.youtube.com/shorts/8ZXzrVq0N30
Mavi/yeşil olan mı, yoksa bej mi?

edit: pardon, link eklemeyi unutmuşum

www.youtube.com
0
hadi ya la
(10.12.25)
mavi/yeşil
-1
elorelia
(10.12.25)
ortada bi saat yok
0
koela
(10.12.25)
bej daha iyiymiş
0
nahtoderfahrung
(10.12.25)
link geldi, pardon :')
0
🌸hadi ya la
(10.12.25)
yeşil
0
kisa
(10.12.25)
bej
0
koela
(10.12.25)
kafam daha da karıştı. ben yeşilciyim aslında. ne yapsam ki, ikisini de mi alsam :(
0
🌸hadi ya la
(10.12.25)
elbetteki yeşil. dijital renk yeşil olarak kullanılır, saat de dijital bir saat. daha uyumlu.
0
ground
(10.12.25)
Bej rengi daha ferah duruyor
0
grimavi
(10.12.25)
bej-yeşil ikilisi toprak tonlu ya da bej ağırlıklı kombinlerinize gider.
0
black holes in the sky
(10.12.25)
ergen saati bu.
0
mikahakkinen
(10.12.25)
Saat guzel mi sorusuna cevabim hayir.
0
hot potato
(10.12.25)
bunu gorunce aklima tas kafa tras olan mobiletci tayfa geldi. :D
0
cooperr
(10.12.25)
Gerçekten Türkiye'deki algısı kötü mü? Yabancı forumlarda, YouTube videolarında insanlar çok güzel yorumlar yapmış. Yabancı insanların yoğunlukta olduğu bir üniversitede çalışıyorum, bilemedim. 32/E.
0
🌸hadi ya la
(12.12.25)
(22)

Hayatta sadece bir kez sevmek

mermaidd
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı? Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başlad
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)
Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı?
Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başladım. Yok "1 erkek 1 kez sever" vs. gibi ve sormak istedim sizlere.

DİPNOT: Bu benim görüşüm değil sadece dikkatimi çeken bir durum olduğu için sormak istedim.
0
mermaidd
(09.12.25)
Doğru değil.
0
gabe h coud
(09.12.25)
Doğru değil. Birden çok kez sevebilir insan. Hiç bitmez sandığın sevgi yok oluyor/ediliyor ya da aşkın etkisi geçiyor. Aslında o kişiyi değil, o zamanki heyecanını, sende bıraktığı etkiyi seviyorsun. Bir de hayat bu kadar romantik değil. Millet evlenip bir kişiyle 20 30 yıl geçiriyor. Bu bence çok zor bir şey. Bir kere sevme olayı garip aslında.
0
arbre
(09.12.25)
psikoloji, kültür, çevre etkileri nedeniyle bazı insanlar hayatta duygusal olarak takılı ve takıntılı kalabiliyor fakat genelleyemeyiz
+4
grimavi
(09.12.25)
Erkek duygularını bastırarak büyütür, ayrılık sonrası yasını erteler, sonra da "unuttum" zanneder. Ama bilmez ki işlenmeyen duygu geçmez, sadece donar. Bir de hafızanın seçiciliği var tabii, o ilişkideki zorlukları, çektikleri sıkıntıları değil de, sadece güzel anıları hatırlayınca ne olur? Buyrun size "yanındakiyle yaşar, aklındakiyle ölürsün" başlıklı saygısız bir gönderi daha...
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.12.25)
Henüz 1.80 sarışın Rus’a denk gelememiş bir erkek uydurması olarak görüyorum bu tarz lafları. Karşim bu erkek nasıl sadece 1 kez aşık olabilir ya
+1
olaylar olaylar
(10.12.25)
Bende 1 kez sanıyordum.

Sevmeyi seviyorsanız cevabı 1 den fazla.

Kadınların sanmaları yüzünden erkekler fena dağılıyor.

hele günümüzde.

The true north +1
0
baldan kaymak
(10.12.25)
Aşık olmamış ya da önceki aşkının duygusal bağımlılığından çıkamamış birinin genellemesi. Kendi başı ağrısa herkesin başının ağrıdığını da zannediyor olabilir.
Şu da var, yaşadığı aşkın o zaman hissettirdiği hisler ile şimdiki aşık halinin yaşattığı hisler birbirinden farklı olabilir. Bu sebeple öyle zannediyor da olabilir.
0
kisa
(10.12.25)
Kadın içinde erkek içinde doğru değil.
Uzun zaman önce birine karşı bende böyle düşünmüştüm nasıl seviyorum ama deli gibi tasma taksın gezdirsin diyorum :)
Aradan yıllar geçti bir yerden telefonuma ulaşmış aradı, çok şaşırdım tabi ama hissim yok olmuş tamamen, sonra mesajlar attı görüşmek istedi hep bahanelerle istemedim, açıkça söyledim istemediğimi en son yine durmadı engelledim. Geçmişe dönüp bakınca ne kadar toy ve boşmuş, iyi ki tasma taktırmamışım :)
0
IcedFlames
(10.12.25)
çok slogan bir söylem bence; bu kadar genellenemez. derecesi fark etmeksizin gerçekten sevdiğimizi söyleyebildiğimiz insanlar birden fazla olmuşsa -ki bende öyle-soruna şu şekilde cevap verebilirim:

öyle veya böyle, gittiğinde sende bıraktığı boşluk dehşet seviyede oluyor; hayatındayken ise bir şekilde daha kendin gibi, sanki oyundaki en güzel güçlendirme veren itemi inventory ne atmışsın da her zorluğu kolaylıkla aşabilecekmişsin gibi hissediyorsun.
0
lüzumsuz adam
(10.12.25)
Hayat çok uzun, zaman çok güzel siliyor her şeyi.
+1
antihero
(10.12.25)
Doğru değil.

Ergenliğin heyecanı
20'lerin heyecanı
30'ların olgunluğu
40'ların boşvermişliği
hepsi apayrı hepsinde de ayrı bağlanıyoruz, tutulu kalıyoruz. İlk terk edildiğimde ölüyorum sanmıştım, terk ettiğimde de dünyanın en suçlu insanı gibi hissetmiştim.
onsuz yapamam dediğim insanı/insanları yolda görüp kafa çevirdiği de oluyor insanın.
takılı kalıyorsanız o kişiye olan sevginizden değil, kendinizde olan sorunlardan dolayıdır. O ilişkinin bitmesi size yetersiz hissettirdiği için tekrar dönmek istiyorsunuz, kendinizi kanıtlamak istiyorunuz. vb nedenler.

sağlıklı yetişkin takılı kalmaz. bitmesi gerektiği yerde de biter. hayat herkes için devam ediyor. iki iyi insan mükemmel bir ilişki yaşayacak diye bir kural yok. Maalesef olmayabiliyor.
0
croswell
(10.12.25)
aşırı derecede bir uydurma. üniversite zamanında 5 yıllık ilişkim oldu, ilk ciddi ilişkimdi ve aşırı seviyorduk birbirimizi ilk 18-20 yaşların heyecanıyla ama olmadı ayrıldık. sonra başka bir uzun ilişkim oldu, evlendim, 1 senelik evlilikten sonra ayrıldık :) şimdi 5 yıllık başka bir ilişkimle evliyim 1.5 sene oldu evleneli ve gerçekten mutluyum, yaş da 40'a geliyor. öncekileri sokakta görsem sadece gülerim, ne yaşadığımı bile unuttum öyle söyliyim :D
0
awlmi
(10.12.25)
Şöyle diyelim hayat boyu değil belki ama... İnsanların hayatlarında belli kırılma dönemleri oluyor ve karakterleri ona göre şekilleniyor.

O dönemlerde unutamadıkları insanlar oluyor muhakkak.

Yani 30 bir dönüm noktasıysa bir insan için 30'larında yaşadığı bir ilişki 30-40 yaş arası dönemde unutulmaz olabiliyor.
0
anten
(10.12.25)
38 yaş olarak 3 kişiye aşık oldum şu ana kadar. aralarındaki süreler oldukça fazla tabi. birini unutmadan baskasına aşık olmadım hiç.
0
archmeister8
(10.12.25)
Bu 14-15 yasindayken dusundugum bir seydi ama artik degil.
0
hot potato
(10.12.25)
Büyük konuşmak istemem ama insan bir kere sevmeli, evlenmeli.

Evlendin, bir kaç sene içinde eşinle anlaşamadın, ayrıldın. Tabii ki yeniden evlenebilirsin.
Ancak evlendin, çocukların oldu, bir 10-15 sene sonra eşin vefat etti. Yeniden evlenmemek bence en güzeli. Ben tercih etmem diye düşünüyorum.

Ama evlenilmesi de ayıp veya yanlış değil. Kişisel tercih.

.
0
kartallar yuksek ucar
(10.12.25)
9-10 defa "sadece bir kez sevdim" dediğim birlikteliğim olmuştur.
0
kizil karga
(10.12.25)
gündüz soruyu görmüştüm şimdi antitez olarak geldim. ben gerçekten sanki bir kez gerçekten sevdim, sevildim. 35 yaşındayım sonrası hep onun kadar sevebileceğim birini aramakla geçti umarım bulurum
0
rajkoothrapali
(10.12.25)
@rajkoothrapali umarım bulursun 🙏🏻

Hepinize dönüşleriniz için teşekkür ederim
0
🌸mermaidd
(10.12.25)
doğru değil. hatta bunu söyleyen insanın hiç de olgun olmadıgını, çok deneyimsiz oldugunu, iddalı sloganvari cümlelerin peşinden sürüklenen duygusal olarak zayıf birisi oldugunu düşünürüm.
-2
abelardo
(12.12.25)
@ruzgarr örneğinde görüldüğü gibi hiç şaşmaz

www.eksiduyuru.com

duygusal olarak zayıf insanlar ancak hayatta sadece bir kez sevilebileceğine inanır
+2
abelardo
(14.12.25)
Sevemedim güvenemedim. Hatalar yaptık şimdi piyasada düzgün kız da kalmadı.
0
civa
(07.01.26)
(14)

Yeni yıl hedefleriniz

sekizdokuzon
Ben gitar çalmaya yeniden basliycam, yıl bitmeden Yaşar - Kumralim i (hem ritim hem melodi kısmını) çalabilir hale gelicem. Sizin hedefleriniz neler?Teşekkürler.
Ben gitar çalmaya yeniden basliycam, yıl bitmeden Yaşar - Kumralim i (hem ritim hem melodi kısmını) çalabilir hale gelicem.

Sizin hedefleriniz neler?

Teşekkürler.
+2
sekizdokuzon
(02.12.25)
Manifest olsun.
*İşe başlamak
*Kendimi değistirmek
*YouTube kanalı açmak
*Kısa film çekmeyi öğrenmek
*Büyük buluşma diye nitelendirdigim bir hayalimi gerceklestirmek
Zor hedefler
*Dil ve enstrüman öğrenmek(irade ve disiplin eksikliği)
*Tüm borcumdan kurtulmak
*Hayal ettiğim çalışma odasıni olusturmak
+2
egerbiryolcu
(02.12.25)
icralık olmadan borçlarımı ödemek.
+1
scudman1
(02.12.25)
ya bu gece gel ya da bu gece gel.

2025'te aldigim kiloyu vermek hedefim.
0
hot potato
(02.12.25)
istediğim yerde istediğim pozisyonda işe başlamak
2+1 eve çıkmak
0
black holes in the sky
(02.12.25)
Bana iyi gelmeyen alışkanlıkları ve davranışları bırakma kararı aldım. Hep anksiyetem tetiklenmesin diye abuk sabuk bir sürü huy edindim ama bunların bana desteğinden çok zarar verdiğini fark ettim. Aslında etmiştim seneler önce de bu adımı atacak cesaretim yoktu birkaç teşebbüs harici. Bu sene bu adımı kalıcı olarak atmak için cesaretim var. Anksiyete kendi başına bu kadar zararlı değil onu fark ettim :D
0
truf
(02.12.25)
Yerleşik hayata geçmek ve bir yerde en az 2 sene yaşamak. Burası evim diyebileceğim bir yere sahip olmak. Hayal de olabilir benimki hedeften ziyade:/
+1
Amaranta ursula
(03.12.25)
Eylül’de (git: 1612239) nolu duyurunuzda da sormuştunuz. O zaman yazmıştım:
——alıntı——
Evi boyatmak. (10 yıldır her sene “o sene bu sene” diyor, erteliyorum)
Hacca gitmek. (15 yıldır kura çıkmadı. O sene bu sene inşallah)
Arabayı yenilemek. (Satarım da, alabilir miyim belli değil)
Puerto Williams, Longyearbyen, Pontianak bu üçünden bir tanesini ziyaret edebilmek.
103 kiloya düşmek. (2005’ten beri başaramadım)
Ölmemek, ölmek istememek. (Çocuklar büyümedi daha)
Arapçam yahut Fransızcamın pasını atarsam süper olur. İkisinden birinden bir iki kur bitirirsem öpüp başıma koyarım.
Eğer 8910 duyuruyu silmezse, nasipse, 15.09.2026’da editleyip tik koyacağım en az bir tanesine.
——alıntı——
Arabayı değiştirebildim. Sorunsuz ve severek kullanıyorum çok şükür.
Hac kurası da 16 yıl sonra çıktı bu sene. Bugün firmayla konuşup anlaştık. Yarın kaydımızı yapıyoruz nasipse.
15 kg verip beşini geri aldım. Bakalım bir yıl sonunda ibre kaçı gösterecek…
Evi hâlâ boyatamadım. 13 yıl oldu. (git: 1612303) (git: 1285961) (git: 1262177) Bakalım ne olacak…
Bir haftadır hastalıktan gebersem de ölmemeyi başardım çok şükür.
Arapça Öğretmenliği 1. Sınıf derslerine vizelere kadar devam edip bıraktım. 2. Dönem belki girerim derslere.
Fransız Kültür’e başvurdum A2.1’den başlamak için. Seviye sınavı yaptık, B1’den başlayabileceğim söylendi. Ama müsait olduğum günlere iki kayıt dönemidir (Kasım, Aralık) kontenjan açılmadı. Bekliyorum.
Yani şimdilik fena gitmiyor hedefler.
Puerto Williams için de 6660 dolara Antarktika turları buldum. Belki bu kış (güneyde yaz) onu da aradan çıkartırım suç ortağı bulursam kendime…
+2
yadigar
(03.12.25)
Kilo vermek istiyorum
0
bogurtlenliporsuk
(03.12.25)
check-up yaptırmak.
almanya'daki oturduğum evi satın almak.
almancamı ilerletmek. çok değil. b1 yeter.
vatandaşlık başvurusu belgelerini tamamlamak.
bu yıl iş nedeniyle 15 ülke gezmişim. Bu sınırı aşmamak.
kitap için binding öğrenmek. biraz el işi.
0
parcaliham
(03.12.25)
mart ayında dv1 vizesi ile ilk girişimi yapıp, ardından şu an yaşadığım ülkeye dönmek ve sıkıntı çıkmadan abd'de kendime uygun bir iş bulmanın ardından kesinkez yaşamak için girmek. ardından kafama ve beğenime uygun, bana sadık, gelecekte çocuk isteyen bir hatuna nikah basmak. ama şu an iş kısmı çok daha önemli.
0
rain when i die
(03.12.25)
Her sene hedefler koyardım yeni yılda şunları yapcam vs. diye ama bu yıl benim için zor geçti. Kötü bir yıl oldu o yüzden hedef koyma motivasyonum yok.
0
rock n roll
(03.12.25)
Bu sene yakın ailemden üç kişiyi kaybettim, depresyondayim. Sigaraya başladım, paketli gidalara geri döndüm ve sporu bıraktım, sertifikalarima çalışıyordum onu da bıraktım. Eski halime geri dönme hedefim var.
0
mirty
(03.12.25)
kan değerlerimi toparlamak
her gün yürüyüş yapmak
başka insanların sorunlarının üzüntüsünü taşımamak, sahiplenmemek
anksiyete bozukluğum üzerinde çalışmak, kaygılarımı kontrol edebilmek, depresif duyguları tolere edebilmek
çalışma hayatımda daha aktif olmak, ilerlemek
dini inançlarımı hayatıma daha çok entegre etmek
hala koliler içinde yaşadığım evi düzenlemek, yerleşmek
geleceğimle ilgili bir harita çıkartabilmek
0
deartheodosia
(03.12.25)
- gün içerisinde hiç su iç(e)miyorum, onu arttırmak
- her gün düzenli günde en az 2 defa yürüyüş yapmak,
- daha çok kitap okuyabilmek,
- hisse senedi almaya başlamak,
- abd borsasından bir şeyler almak,
- X ve instagram'da daha az zaman geçirmek,
- aşık olmak
0
sweetoffice
(03.12.25)
(5)

Luksemburgda yasam ve fazlasi

wallcan
Dear Luxembourgers, sorularla geldim eger cevap lutfederseniz.bir is teklifi aldim, promotion diyelim hatta tekliften ote. kabul etmemem zor, yuksek ihtimalle yeniyilda luksemburg a tasinacagim. Suan Vilnius ta yasiyorum. Aslinda keyfim cok yerinde. Mortgage imi oduyorum, oglan anaokuluna gidiyor fa
Dear Luxembourgers, sorularla geldim eger cevap lutfederseniz.
bir is teklifi aldim, promotion diyelim hatta tekliften ote. kabul etmemem zor, yuksek ihtimalle yeniyilda luksemburg a tasinacagim. Suan Vilnius ta yasiyorum. Aslinda keyfim cok yerinde. Mortgage imi oduyorum, oglan anaokuluna gidiyor falan duzen kurulu bayagi o yuzden bir parca huzursuzluk var lan hata mi yapacagiz diye. Esim de litvan tabii.

Yasam nasil? Hava kotu, trafik cok, kiralar pahali bilgisi internette heryerde , pek cok acidan dogru olduguna da vakifim ve genel pahalilik zaten biliniyor evet de genel olarak yasam nasil? Mutlu musunuz? Hangi sehir de yasamali?ve cok farkeder mi yani bel-air mi strassen mi? Kabul edersem tasinma suresince beni en cok sasirtacak sey ne olur? Fransizca ve almanca miz hic yok, yipranir miyiz cesitli kosullarda?
0
wallcan
(02.12.25)
hocam burada lüksemburg'da yaşayan bir duyuru sakini yoktur ama bir arkadaşım 5 yıl para biriktirdi ve geri döndü. o da polonya'da çalışıyordu ve yaşıyordu sonra tekrar polonya'ya geri döndü.

söylediği şey "çok sıkıcı bir yer, yapacak hiçbir şey yok ve böylece otomatikman para biriktiriyorsun" oldu. eşi de polonyalıydı ve memleketlerine geri döndüler kısaca.
0
elektr10
(02.12.25)
Sondan başlayayım, bir kere herkes ingilizce biliyor dil konusunda herhangi bir sıkıntınız olmaz.

Yüksek kira ve hayat şartlarından ötürü çalışanların bir çoğu çevre ülkelerden geliyorlar günü birlik gidip geliyorlar. Tek başına vs olur ama aile ile pek olacak bir şey değil bu bence.

Litvanya'da yaşayan birisi için Lüksemburg'un havası çok fark etmez açıkçası.

Eğer hayatınızı burada idame ettirebilecek geliriniz varsa, Lüksemburg bence yabancı birinin avrupada çocuk yetistirebilecegi en doğru ülke, nedenlerini anlatayim..

Lüksemburg'ta 2 okul tipi var: devletin okulu ve international school. Çocuğunu devletin okuluna vermeye kimsenin maçası yetmiyor çünkü devlet okulundaki Ortaöğretimden mezun olabilmeniz için İngilizce, Almanca, Fransızca ve Lüksemburgça yetkinliginizin olmasi lazim. (Yabancıların çoğu çocuğu bu yük altına sokmak istemiyor)

Haliyle burada çalışan expatlar vs hepsi çocuğunu international school'a gönderiyor. Ülkedeki yabancı sayısı zaten yerliden nerdeyse fazla. Özetle ülkede herkes yabancı; ırkçılık ayrımcılık vs yok. Bütün dünya çocukları bir arada gibi bir nevi :)

mesela biz tarih dersinde Hunlar Osmanlı vs görüyorduk, bunlar İnternational school'da insanın evrimi homo sapiens ler vs görüyorlar :))

İtalyan rus fransız belcikali Dutch Meksika vs her milletten insan var ve sizin gibi ayrı ülkelerden çiftler çok fazla. Ortam baya uluslararası yani.

Kişisel olarak tavsiyem, Türkler burada da Çoklar, geneli iyi ama aralarda fetocular var onlara yine de dikkat edin ve fazla samimi olmamaya çalışın.
+1
makbur
(02.12.25)
merkezde kiralar yüksek olsa da, biraz dışarılarda fiyatlar daha iyi. bu yaz yakın bir arkadaşım taşındı. birçok konuda refah var. küçük bir yer zaten, şehir içinde toplu taşıma ücretsiz. Kışlar sert geçiyor ama bahar ve yazları güzel. marketlerde bile 4 dil konuşan kasiyerler olabiliyor, ingilizce, almanca ve fransızca sıklıkla kullanılıyor. Fırsatınız varsa hiç kaçırmayın derim.
0
vampir akrep
(02.12.25)
Michael_knight Lüksemburg yaşıyor olması lazım.
Onun dışında reddit Lüksemburg bu konu için ideal yer.
0
logisticsmanager
(02.12.25)
"Fransizca ve almanca miz hic yok, yipranir miyiz cesitli kosullarda?"

Abi tahminimce litvanyacan da yok sonucta. Ingilizce Luksemburg'da Litvanya'da oldugundan daha efektiftir diye dusunuyorum. Cocuk zaten ogrenir butun dilleri. Vilnius hakkinda hicbir bilgim yok ama Luksemburg enternasyonel bir yer dolayisiyla arkadas edinmen cevre yapman falan daha rahat olur tahminim.

"Hangi sehir de yasamali?ve cok farkeder mi yani bel-air mi strassen mi?" belair diyorum, merkezi yer daha az izole hissettirir.

Esinin Vilnius'ta isi gucu var mi onu gormedim duyuruda. Yani orada calisiyorsa ama Luksemburg'da is bulamayacaksa o bir faktor olabilir.
0
hot potato
(02.12.25)
(6)

demet akbağ

deranzo1
https://www.youtube.com/watch?v=XZVsRyfpWNwbu şarkıyı ne maksatla söylemiş sizce? bir demet tiyatro'nun ilk bölümünde söylemiş tamam, katıldığı birkaç programda da söylemiş ona da tamam, ama buradaki amacı anlayamadım. diziden bir sahne değil gibi, konser ortamı var? ama bir yandan da inceden oyuncu
www.youtube.com

bu şarkıyı ne maksatla söylemiş sizce? bir demet tiyatro'nun ilk bölümünde söylemiş tamam, katıldığı birkaç programda da söylemiş ona da tamam, ama buradaki amacı anlayamadım. diziden bir sahne değil gibi, konser ortamı var? ama bir yandan da inceden oyunculuk yapıyor. anlayamadım valla.
0
deranzo1
(02.12.25)
Emel Sayın parodisi.
0
yadigar
(02.12.25)
hocam biliyorum emel sayın'ı taklit ettiğini de ortamı anlayamadım. emel sayın konseri öncesi sahneye mi çıkarılmış yani.
0
🌸deranzo1
(02.12.25)
sahnede hulyacilar ibocular yaziyor. ilk yillarindaki ibo sov olabilir. 90'larin basindaki formatlar cok baskaydi/garipti. taklit falan da yaygin bir konseptti eglence programlarinda. benim tahminim ibo sov bolumlerinin cekimlerini yaz sezonu icin boyle acik havada bir yerde yapiyorlardi, bir de koltukta oturmali sohbet/talk show fikri henuz cok gelismemisti ve program daha fazla muzik agirlikliydi.
0
hot potato
(02.12.25)
Kanal D'nin logosundan 94 yılı olduğu anlaşılıyor. İbo Şov hiç Kanal D'de yayınlanmadı. Ayrıca o yıllarda yaz konsepti başlamamıştı İbo Şov'un.

Mekanı Harbiye'ye benzettim ama emin olamadım.

Bence konser ön şovu. O yıllarda İbo'nun bu tarz konserlerinde ara skeçler olurdu. Demet Akbağ'la bu tarz işlerde çalıştıklarını mesela (bkz: Mega Show) biliyoruz. Hatta muhtemelen Mega Show'dandır görüntü.
+1
yadigar
(02.12.25)
evet tam olarak mega showmuş.
aynı sahne, demet akbağ da rasim öztekin ile birlikte skeç tarafındaymış.

youtu.be
0
🌸deranzo1
(02.12.25)
Mekan da Bostancı gösteri merkeziymiş…
0
yadigar
(02.12.25)
(7)

Bonapple ne demek?

muhayyer divan
Selam,Ankara'da Bestekâr Sokak'ta bulunan minicik bir pasta ve kahve evi Bonapple ama adı Fransızca mı İtalyanca mı bir türlü bulamadığım için ne anlama geldiğini de öğrenemedim. Bilen var mı?
Selam,

Ankara'da Bestekâr Sokak'ta bulunan minicik bir pasta ve kahve evi Bonapple ama adı Fransızca mı İtalyanca mı bir türlü bulamadığım için ne anlama geldiğini de öğrenemedim.

Bilen var mı?
0
muhayyer divan
(01.12.25)
bon appetite, fransızca afiyet olsun gibi bir şey. amerikanın cahil kesimi onu bonapple tea sanıyor. onunla alakalı kelime oyunu yapmışlar
+4
glamdr1ng
(01.12.25)
Harikasın, çok teşekkürler 👏🏻👏🏻👏🏻
0
🌸muhayyer divan
(01.12.25)
peki gidelim mi güzel midir bonapple?
0
herseysoyledigimgibioldu
(01.12.25)
Bence gidilebilir, çok minicik bir yer, bir de belki bugüne mahsustur bilmiyorum ama içeri girdiğimde bir rutubet havası vardı ama çayı kahvesi pastası gayet güzeldi.
0
🌸muhayyer divan
(01.12.25)
bonapple tea'yi hic duymadim da turkiye'de kulaga yabanci gelen rasgele kelimeleri mekanlarin, isletmelerin, sirketlerin falan adi yapmak cok eski bir klise.
0
hot potato
(01.12.25)
Bone apple tea çok meşhur ya, bizim dümdüz kelime kelime çevirilerin hepsine chicken translate dememiz gibi bir klişe.
www.reddit.com
0
kobuzchu kiz
(01.12.25)
Bonapple tea nedir, benim bahsettiğim yerin adında tea yok ki
0
🌸muhayyer divan
(02.12.25)
(13)

Krediyle Araba Alma Olayını Bir Türlü Anlamlandıramıyorum

elektr10
Türkiye'de asgari ücretin 3-4 katı kadar maaş alan biri kredi yükünün altına nasıl girebiliyor? Benim mesela özellikle kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan. Ekstra bir harcamam da yok ama bazen evle ilgili şeyler, market alışverişleri, yemek vs gibi masraflarım
Türkiye'de asgari ücretin 3-4 katı kadar maaş alan biri kredi yükünün altına nasıl girebiliyor? Benim mesela özellikle kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan. Ekstra bir harcamam da yok ama bazen evle ilgili şeyler, market alışverişleri, yemek vs gibi masraflarım fazla olabiliyor. Sigaram yok, içkim de yok gibi.

Bunu insanlar nasıl becerebiliyor gerçekten hayret ediyorum. Kredinin üstüne bir de esnek hesaptan mı para çekiyorlar ya da yatırımlarını mı bozuyorlar bir aydınlatın ne olur.

Hayatımda hiç kredi çekmedim bu arada biraz korkuyorum o tip işlerden.
0
elektr10
(01.12.25)
90000 tl maaş alan biri rahatlıkla 40-50 ödeyebilir. harcama kalemlerine bağlı bu.
kredi korkulacak bi şey değil. enflasyonist ortamda borçlanmak iyidir. borçlanma dışında bi şey almaları zor.
+1
jelly bear
(01.12.25)
hiç arabası yokken arabanın tamamını krediyle alan çok az bir kesim. diğerlerinin zaten zamanla modelini yükselttiği bir arabası var, satıp kalan kısmına kredi çekiyor.
0
ground
(01.12.25)
Endişe edecek bir durum yok. Bugüne kadar 3 ayrı araç kullandım, 3'ü de krediyle alınmış araçlar. Enflasyon olan ortamda para biriktirip mülk, araba almak neredeyse imkansız.

Krediyle ürünün fiyatını sabitlemiş oluyorsun, genellikle kredi bitişinde peşinat+kredi anapara+ faiz < aracın güncel fiyatı eşitsizliği ortaya çıkıyor. Çoğunlukla kar etmiş oluyorsun.

Krediyle ürün alınca her ay başı ilk iş taksitini yatırıp kalan paranla bütçeni yapıyorsun. Bir de maaş zammı falan aldığın zaman bütçen rahatlıyor.

Bizim toplumda dayanışma kültürü de yaygın. Kişiler sıkıntıya girdi mi aile, akraba vs. bir şekilde borçlar ödeniyor.
0
Lethe
(01.12.25)
azımsanmayacak bi kesim aileden destek alıyor. direkt nakit olmasa bile aile evinde oturup kira vermiyor zaten en şanslıları. yoksa diğer türlü 80 bin lira maaş alıp, üstüne kirada oturup bir de peşinat biriktirip kalanı da krediyle araç almak imkansız.
0
elorelia
(01.12.25)
Baska bir soru sormussunuz aslinda ama dayanamadim belki surada durdugu bir kac saat icinde bir baskasi da gorur..

Lutfen eger araba cok elzem degilse yani is icin gerekmiyorsa (konfor degil, araba yoksa kovuluyoruz vs. ), yada engelli aile bireyi, cocuk vb. acil durum veya gunluk kullanimda saglik icin gerekmiyorsa kredi ile araba almayin.

Uzerinden para kazanamadiginiz ve surekli kesin ve kes deger kaybedecek bir sey icin kredi almak finansal acidan bir gerizekalilik.
+1
wallcan
(01.12.25)
kredi ile bir şey alınca o şeye erken sahip olmuş oluyorsun denklem bu. mesela ben araba almak için 5 sene para biriktirmeliyim, ama şimdiden kredi alıp arabayı alırsam 5sene arabasız kalmadan konforlu bi şekilde yaşayabilirim.

diyelim ki araba bana kredisi ile birlikte 1 milyona mal olsun, satarken de 800e düşmüş olsun. sonuçta ben 5 senedir arabaya biniyorum arabanın değeri düşse bile bu rakam benim konforuma denk geliyor.
+1
Sadece soruyorum
(01.12.25)
Krediden korkmaya devam edin .
Borçlu kalmamanın lüksünü yaşayın.
Genelde meseleyi kredi ile alınacak eşya veya aracın vereceği fayda orantılı bağlı olarak düşünürüz ama ama hayat her zaman düşündüğümüz gibi gitmez.

Beni aradı çoğu bankanın müşteri hizmetleri. genelde dedikleri şu :
" - ya acil bir durum olursa.." :)
Kişiyi adeta korkutarak borca yöneltmenin bir şekli değil mi bu ?
Hayattaki bu acil durumlar onların ima ettiği şeylerden ibarette değil .
Daha bu yakın zamanda salgın döneminde kriz oldu . Kepenk kapatmalar vs. milletin burnundan geldi.
Sevinenler ise daha çok sene sonuna doğru büyük kâr açıklayan bankalar oldu .
Bir tuhaflık yok mu bu işte ?

Tavsiyem çevrenizle arayı her zaman yakın tutun . Birilerinden borç isteyecek yüzümüz olmalı.
İnsanlar arası güvensizlik ve bireyselleşmeyle birlikte çeşitli finans kurumları aile, akrabanın yerini de aldı.
E tabi bu maddi çıkara dayalı yakınlık, borçların bazen katlanmasına , başka bankadan çekilen kredi ile diğer bankanın borcunu kapatmaya giden zorlanmalara sebep olabiliyor.
-3
diyecevaplandı
(01.12.25)
ev kira değil, sosyal hayat yok. akşam ahaber, trt osmanlı dizisi çekirdek. ayda 60 70 kira ödüyor, bimden ucuz yiyecek içecek olup arabası var dedirtiyor olay bu.

hayatında hiç kredi çekmemekte biraz sıkıntılı bir durum. yani onlar ne kadar garipse sen de bir o kadar garipsin.
0
mikahakkinen
(01.12.25)
Turkiye icin konusuyorsak bence araba satin alma aliskanliklari ile ilgili en buyuk sikinti 2025 yilinda hala yatirim sanilmasi. Su an duyuruda "elime su kadar para gecti, nasil yatirim yapayim, araba alma secenegi nasil" sorusu var duyurda son 1-2 gunden. Pandemi donemi cart curt anormalliklerini saymazsak araba depreciating asset'tir. yani oturdugu yerde "yipranir" ve deger kaybeder. ama millet arabanin alis ve satis fiyatlarini altina veya dolara falan cevirmeyi unuttugu icin turk lirasi uzerinden kar ettim saniyor.

kredi ile almakla ilgili: araba gercekten gerekliyse garip bir sey yok. sirf almis olmak icin veya son derece is goren bir araba varken "yenilemis" olmak icin faiz odemek sacma tabii zira o para borsa veya gayrimenkule falan gitmis olsa daha cok deger kazanirdi.

son olarak muhtemelen sanidigin kadar tutumlu degilsin. Asgari ucretin 3-4 kati maas almana ragmen "kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan" kismi sikintili. "evle ilgili seyler falan"in her ay her ay olmamasi lazim.
0
hot potato
(01.12.25)
"borclu olmamanin luksunu yasayin" genele vurulamaz. araba bir asset degildir, teknik olarak deger kazanmaz. ama mulk ve toprak icin aynisi soylemez.

eger ben 15 sene once ilk 50m2 dairemi almasaydim su anda hala kiraciydim, ve isin kotu tarafi artik ev alma olasiligim yavas yavas kaybolacakti.

turkiye'de deger kazaniyormus gibi gozukmesinin nedenleri var, paran surekli deger kaybediyor, limitli arac girisi var bu da karaborsa yaratiyor, bir de surekli vergiler arttiriliyor. yani bir nevi sen devletin alacagi vergiye ortak cikiyorsun. berbat bir sistem tabii. ama uzun vadede zaten surtulebilir degil, bir kazanc kapisi olamaz.

bir de turkiye'de sifir takintisi var, herkes herseyin ilk sahibi olmak istiyor.
riske girerken bu tarz dangalakca geleneklerden siyrilarak adim atmak lazim.

ozetle araba lazimsa, ayagini yerden kesecek bisey al, bitsin gitsin. sifir alip 2 milyon tl krediye girmek zorunda degilsin. yarin gidip istedigim sifir araci alabilirim mesela, ama 10 yasinda bir araca biniyorum, cunku olay sadece 4 teker ustunde yuruyen bur teneke, bunun uzerinde bir anlam yuklemek sacmalik.
0
cooperr
(02.12.25)
@hot potato savurgan olduğumu düşünmüyorum ama kaliteli yemeyi, giyinmeyi ve gezmeyi seviyorum. mesela peynirimi, yumurtamı, zeytinyağımı, etimi iyi yerden alırım... ya da zara'dan 4 tane gömlek değil de x bir markadan 1 tane alıyorum ve yıllarca giyiyorum. bu x marka genelde premium bir marka oluyor.

bunlar tabii kişilik ve alışkanlıklar meselesi. kimisi yemeğinden içeceğinden kısar en son model telefonu, arabayı alır, kimisi de materyalist değil de daha deneyimsel yaşar. ben sanırım ikinci kategorideyim.

benim anlamak istediğim yine de çok savurgan olmasan da bu kredileri ödeyenler nasıl zorlanmıyor ya da bu riske giriyor o garip geliyor bana.

@mikahakkinen evet biraz garibim gerçekten ama kredi yerine daha çok ailemden kredi çekip esnek bir ödeme planı yapıyorum ama tabii bunlar genelde ihtiyaç kredisi oranında oluyor :)
0
🌸elektr10
(02.12.25)
bu ülkede araba en iyi hava atma aracı. adamın giyecek donu olmasa bile o suv'sini alır, havasını atar. onlar mı akıllı, biz mi akılsızız yoksa biz mi akıllıyız, onlar mı akılsız hiç bir zaman çözemeyeceğim. düşündükçe içinden çıkamıyorum:)
0
nothing in my way
(02.12.25)
Herkes cevap vermiş güzel güzel.

Konu hangi orandan ne kadar çektiğinizdir bence. Şu anki koşullarda/oranlarda yüksek miktarda araç kredisi, araç zorunluluk değilse safi zarardır. Ha ne olur hep derim, 1 milyon paranız vardır, 200-300 bin fark ile hem daha iyi hem yeni bir araç alabiliyorsunuzdur, daha konforlu oluyordur, mantıklıdır belki 1 milyona alacağınız aracın açabileceği masraflara karşın bile mantıklı olur ama sadece cüzi bir miktar için mantıklı yine de.

Bu arada bundan 3.5 yıl önce sırf kredi çekebilmek için araba almıştık abimle ortak, yarısına kredi almıştık, oran 1.59'du. 36 ay taksitli, zaten 6. ayda kredi faizini çok rahat çıkarmıştı araç, bazı koşullarda da kredi mantıklı olabilir.

Yani en önemli konu kredi oranı, şu anda türkiye koşullarında ise ev kredisi harici krediler genel olarak mantıksız çünkü %15 kkdf + %15 bsmv var, yani yazan oranın %30 fazlası gerçek faiz oranı. mesela sıfır araç alırken kabul eden bayi bulursanız karta vade farkı ile taksit yaptırmak da mantıklı.

Benim hesabım basit; aylık her şey dahil %4'ü geçmezse borçlanma maliyetiniz makuldür, %3 altına iniyorsa oran bir şekilde nakit kullanmak yerine o borcu kullanırım.
0
atom karincanin torunu
(02.12.25)
(17)

harcamak için para kazanmak, sıfırı tüketmek

gezer
kasım indirimleri ile birlikte biraz fazla alışveriş yaptım ve ben napıyorum diye sorgular oldum. evliyim. kadın tarafıyım. maaşım net 46 bin, nadiren mesailerle biraz fazla oluyor. senede iki maaş ikramiye. eşimin maaşı de 190 bin'e yakın sanırım. ev kredimiz var, çocuk özel kreşe gidiyor, araç yok
kasım indirimleri ile birlikte biraz fazla alışveriş yaptım ve ben napıyorum diye sorgular oldum.

evliyim. kadın tarafıyım. maaşım net 46 bin, nadiren mesailerle biraz fazla oluyor. senede iki maaş ikramiye. eşimin maaşı de 190 bin'e yakın sanırım. ev kredimiz var, çocuk özel kreşe gidiyor, araç yok.

kredi, kreş vs tüm büyük kalemler eşimde. ben bir iki fatura, aidat ödüyorum. onun dışında kendime, eşime, çocuğuma bir şeyler aldıysam onların taksitleri oluyor. kalanı da günlük market alışverişi veya dışarıdan yemeğe gidiyor. ay sonu sıfırı tüketiyorum. gelirimi aşmıyorum. birikim yapmıyorum ama ikramiyelerimi eşime veriyorum, o da harcamıyor tabi birikimde filan değerlendiriyor sanırım. zaten eşimin kendine göre ayrıca bi birikim planı var. alışveriş vs yapmadan önce de birbirimize danışırız. şu anki maddi durumda eşimin benden bir şikayeti yok. bir keresinde maaşının yüzde yirmisini kendin için biriktirsen iyi olur filan demişti, onun üzerine biraz denedim. şansıma biraz mesai de almıştım, çocuğun kreşinin kırtasiye ücretini ayarladım, biraz da kenarda kaldı. kalan da 12bin filan :D

dün akşam yine bi indirimden alışveriş yapınca ben ne yaşıyorum dedim. kazanıyorum, harcıyorum, eee? yanlış anlaşılmasın. çalışmak konusunda sorunum yok, çalışıyorum, çalışacağım da. şöyle düşündüm ve çok mantıksız geldi yaşanan her şey. çalışmasam zaten bu kadar kıyafete, ayakkabıya, şuna buna ihtiyacım olmaz. zaten param olmadığı için alamam da. çalışmadığım için zırt pırt eşime hediye almam, bi sene ben tatile götürmüştüm mesela böyle bi girişimim de olmaz. eşimden harçlık alsam, çocuğu alma bırakma işi bende olacağı için özelden alıp devlete veririz ve ordan bi kara geçeriz. eee yani gerçekten işten çık evde otur daha mı iyi yani?

tekrar söylüyorum, işten çıkmak bi seçenek değil. sadece gerçekten çok saçma değil mi?
iki ikramiyem de olmasa elle tutulur bi faydam yok. evde olsam her seferinde trendyol kuryelerine para vereceğime markete gider kendim alırdım belki.

şu anki iş yerimde beşinci yılım. başka iş bakmak da bi seçenek ama kalifiye biri değilim, üniversitede okuduğum bölümle alakalı bi iş yapmıyorum, yaptığım işin dışarıda tam karşılığı yok. cumartesi-pazar, resmi bayramlar tatil, bir saat fazla çalışsan mesai ücretini alıyorsun, genel merkezden farklı bi konumda çalıştığım için izin konusunda rahatım, geç gel, erken çık vs problem olan bir yer değil, iş arkadaşlarımla iyiyim vs vs yani konfor alanındayım. seneye değişmekle birlikte eve ve kreşe çok yakın, acil durumlarda her şeye ben gidiyorum.

dediğim gibi eşimden yana bir eleştiri durumu yok. çalışmamak da seçenek değil. maaşım da düşük bir maaş. ama yine de birikim yapılabilir mi? ha genel olarak evin durumu ne derseniz tabi ki zengin değiliz ama genel olarak bakınca eksik bi şeyimiz yok. yeme içme gezme, bizim görmediğimiz hayatı kızımız görüyor. sanırım biraz da bu yüzden. yani üniversitede nispeten rahattık ama onun öncesinde fakirdik ve yeni bir şey almak, dışarıdan yemek vs hayaldi benim ailemde. meyve bile kısıtlıydı. denizi çalışmaya başladıktan sonra gördüm. sağolsun genel olarak eşim sayesinde hayat standartım yükseldi, hep söylüyorum. ama yine de mesela eşimin yaşayış tarzına yetişemiyorum. onun beğendiği ve para verdiği bir şeyi ben kendime almıyorum. kıyafette vs bi üst sınırım var yani atıyorum eşim 10.000e ceket de alsa ben bi parça kıyafete atıyorum levis pantolonsa 2000 tl veririm filan diyorum. ya da otel bakarken eşimi frenliyorum o kadarına da gerek yok diye. ikinci bi tatile çıkalım dese biri neyimize yetmiyor diyorum. yani kendi sınırlarım içinde kalmaya çalışıyorum. ama o benim hayat standartımı yükseltirken ben onunkini düşürüyorum gibi hissediyorum her zaman. ben de senin kadar kazansam şöyle olurdu böyle olurdu filan diyorum bazen.

ay ne uzun anlattım. ne sorduğumu da bilmiyorum. yani kenara 5000 tl de mi koyamıyorsun diyorsanız evet genel olarak koyamıyorum. biraz dayak yemeye ihtiyacım var sanırım bu konuda. eşine güvenerek yaşayan kadınlardan oldum diye hayıflanıyorum bazen. onun benden harçlık aldığı da olmuştur nadiren :) olabiliyor yani.

yanlış mı yapıyorum, ne yapmam lazım? konuştuk yine eşimle kalem kalem yaz harcamalarını bi bak durumuna dedi, ne desin.
+3
gezer
(28.11.25)
Mert Başaran'ın youtube konuşmalarını dinlemenizi öneririm . 2 kitabı da var okumak isterseniz .
iş değiştirmenize gerek yok bence
farkında olmadan küçük küçük rakamlarla harcıyoruz toplam büyük oluyor.
Ben bu sene kredi kartı kullanmayı bıraktım , planlı ve çok az harcıyorum , öneririm
0
devilone
(28.11.25)
esiniz kendi parasiyla kendine, siz de kendinize mi birikim yapiyorsunuz? bence oyleyse garip. evlilikte kazanilan ortaktir. esinizin birikim icin ne yaptigindan haberiniz olmamasi da normal degil. mesela ne kadar birikiminiz oldugunu biliyor musunuz?

alisveris yaparken sadece kendi paranizla mi yapiyorsunuz?

yani genel olarak esinizin daha rahat, daha para dusunmeden yasayip, sizin ufak bir butceyi ayri yonetmeye calisiyor olmanız bence garip. evlilikte butce ortak olur ve ortak yonetilir bence. birikim de ortak yapilir, buyuk harcamalar da.

tabi ben eski kafali olabilirim. ya da esimle gelirlerimiz benzer oldugu icin oyle bir derdimiz olmayabilir. bizde mesela neredeyse tum harcamalari ben yapiyorum, esimin gelirini biriktiriyoruz. gerektiginde ondan da harciyoruz. ikimiz de birbirimizden para alabiliyoruz vs. benim param onun parasi, onun parasi benim param :)

calismamak bir secenek olmamali dediginiz gibi. ne zaman ne olacagi belli olmaz, calizmazken ortada kalma ihtimali her zaman var. insan kendini gecindirecek kadar calisabilmeli mumkun oldukca.
0
lemmiwinks
(28.11.25)
@lemmiwinks yazdıklarımı okumadan mı yorumladınız acaba?
aslında sorduğunuz her şeyin cevabı yazımda var. zaten bazı kısımları yanlış anlamışsınız.

yazının ana fikri maaşımdan birikim yapamamam zaten. sadece elime toplu geçen ikramiyeleri eşime veriyorum. eşim birikime ekliyor. ne kadar birikimi var bilmiyorum da adamın bu kadar gider içinde milyonlar biriktirmediğini tabi ki biliyorum. zaten söylüyor şu kadar şunu aldım, şunu yapacağım vs diye ama ben didik didik sorgulamıyorum, gerek görmüyorum. evet sadece kendi paramla alışveriş yapıyorum, param yoksa eşimden de istiyorum, ay sonu birbirimize pasladığımız dönemler oluyor zaten. eşim sefa sürerken ben cefa çekmiyorum. o et yerken ben soğan kemirmiyorum.

ya cidden beni hiç anlamamışsınız bence. sorum eşimle aramızdaki para dinamikleri filan değildi. genel hatları ile şu an durum bu ve ben maaşımla birikim yapamıyorum dedim. ayda kenara 10.000 tl koyup, param bittikçe eşimden de isteyebilirim ki kendisi de söylüyor zaten bunu. ama ben tercih etmiyorum çünkü ha ondan çıkmış ha benden. kenara koyabiliyorsam o para mantıken kimseden çıkmıyor ve orada kalıyor olmalı. olay bu.
0
🌸gezer
(28.11.25)
ablam durumun varsa al canın istiyorsa al seni etkilemiyorsa al. ilerde almayı bırakır birikime geçersin. nasıl hissediyorsan öyle yaşa. madem eşin karışmıyor sen kendini frenleyeceğin zamanı bilirsin.
+1
koela
(28.11.25)
yani bazen bunu ben de dusunuyorum, durumum sizden epey farkli gerci ama ozellikle su dediginiz kisim ' calismasam kiyafet almam, ona gore harcarim' bende bir de su ekleniyor, seyahat harcamalarim cok fazla, istedigim yerde yasasam bu kadar paraya ihtiyacim olmayacak.

neyse benim durumum farkli da, neden calisiyoruz kismini ben de cok dusunuyorum.

sizin neden calistiginiza gelince, anladigim kadariyla yasiniz epey genc (calistigim yerde 5.yilim dediginiz icin oyle yazdim) siz neden calisiyorsunuz; 1. emeklilik, calismazsaniz bir gun eger emekli olursaniz hic geliriniz olmayacak, esinizinki de ikinize yetmez, 2. bugun az kazaniyorum diye isi birakirsaniz, tekrar is gucune katilmaniz ve 'iyi' kazanmaniz cok zorlasak, yani teorik olarak bir noktada daha iyi kazanmaya baslamaniz lazim, su anda evde cok is var simdilik ben yapayim, tasarruf edelim 5 sene sonra cocuk bi tik buyuyunce bakayim derseniz o is pek oyle olmuyor (turkiye'de), dolayisiyla is gucunde kalma halinizin sureklilik arz etmesi gerekiyor, 3- insanin kendi parasini kazanmasi, hele hele de kadin icin cok onemli. bosanma, allah korusun vefat vs. gibi durumlarda dimdizlak kalirsiniz. olmayabilir ama oladabilir. ayrica, bir gun isler kotuye giderse esinizle, iste o 'herseye ragmen kalmak zorunda olan' esler calismayan esler oluyor oncelikle.

bu tarz nedenler var. bunun disinda, esinizi frenlemenizi ve dunyada hicbir onemi olmayan marka kiyafetlere filan para yatirmamanizi tavsiye ederim. sistem zaten boyle isliyor, daha cok kazandikca pompalanan sacma sapan seyleri tuketip, bu tuketim halini surdurmek icin daha cok calisiyoruz. yani benim hedefim bu sistemden tamamen cikmak elbette sizin oyle bir amaciniz yok ama sistem sizi borclu ve harcama halinde tuttugu icin bu kadar cok 'calisiyoruz'.
+2
kassiopeia
(28.11.25)
@gezer: hepsini okudum. sizin istediginiz gibi anlamamis olabilirim. ama bence esiniz zaten birikim yaparken, sizin birikim yapamiyorum diye uzulmenize, kendinizi kisitlayip birikim yapmaya calismaniza cok gerek yok gibi gorunuyor bana. gereksiz yine harcama yapmayin tabi, har vurup harman savurun da demiyorum ama bu kadar maas alirken kendinizi birikim yapamadiginiz icin kotu hissetmenize de gerek yok.
0
lemmiwinks
(28.11.25)
Evet o da bir seçenek ama eşinizin işinde bir ters durum olsa tutunacak dalınız olmalı. Sadece para da değil. İşinden ayrılmak istese ayrılamaz. kapana kısılmış gibi hisseder. Psikolojik etkileri daha önemli burada. İşsiz kalsa, evde iki işsiz, buhranı hissedersiniz. Sonra çocuğu satışa çıkarırsınız :))

upload.wikimedia.org

Devam edeyim. 46'ya 190 ciddi bir fark ama 46'dan 10 ayırabilmek de çok büyük moral olur eşinize. 190'ın içinden büyük kalemleri çıkarınca "disposable income" yine aynı yere geliyorsunuz büyük ihtimal.

Bir de tavsiyem, senede bir kaç kere sıfır harcamalı ay yaşayın. Şirketlerde olur. Ödemiyoruz abi, kimseye para ödemiyoruz diyebiliyor bazı şirketler.

Siz de zorunlu harcamalar dışında sıfır harcamalı mesela 2 ay koyun bütçenize. çok rahatlatır ve gerekirse minimumda yaşayabildiğinizi gösterir, güven verir.
0
gabe h coud
(28.11.25)
Hocam merhaba, maaşınız birikim yapılmayacak bi' rakam değil, sizin öncelikle birikim alışkanlığı kazanmanız lazım bana kalırsa,

Eşinizin dediği mantıklı, kalem kalem yazın, ay sonunda ne kadar gereksiz şeylere - size göre tabi - ne harcamalar yaptığınızı görün, eşinizin finansal okur yazarlığı size göre daha iyi gibi geldi bana. Harcamaları yazdıktan sonra kendisiyle beraber inceleyebilirsiniz.

Bir de birikim 101 şudur ; " harcadığından kalanı biriktirme, maaşı alınca belli bir yüzde birikime ayır, kalanını harca."

bunu deneyin 1-2 ay bakalım ne sonuç alacaksınız.
0
kumandanim
(28.11.25)
Kasım indirimleri tam bir hayat sorgulaması değil mi ya, ben de geçen benzer sorgulamalara girdim bi cilt bakım seti ile sepetimde bakışırken. Durumlarımız farklı ama lan dedim ben şuan bunu niye alıyorum tam olarak. Evdekileri kullandım mı yööö. Ama çok uygun. Zaten ikibin tele harcasam ne harcamasam ne. Ev mi alabiliyoz bişey mi yapabiliyoz ikibin tele ile. Ama yani indirim olmasa böyle bişey alıcak mıydım yööö. Ama insanın lendine bakması da önemli şimdi özbakım sonuçta.
Neyse böyle uzun bi diyalogdan o gün tasarruf galip çıktı ve sepeti boşaltıp uyudum. Ama ertesi gün gittim tencere aldım. Çünkü çok uygundu.
Burdan bi hayat dersi çıkmaz tabi. Ama bi kadın olarak evliliğinin nasıl olduğundan bağımsız kenara bir miktar para koymak gerektiğini düşünüyorum. Elimden geldiğince yapıyorum. Bazısı gizli biriktiriyor, benimki gizli değil. Onun da doğrusu değişir. Ama bi miktar koymakta fayda var.
0
benim bir gizli bildiğim var
(28.11.25)
46 maaş, fatura aidat 10 desen kalır 36.

Bence sizin sorun harcamak ve sonrasında biriktirmek, bence mantıklı olan bir tutar belirleyip paranızı biriktirmek sonrasında harcamak.

her ay 500 USD veya 6 gram altın alacagım gibi veya her ay 30.000 TL'lik altın s1 alacagım gibi bir hedef verip kalan parayla da alışveriş yapman.

Senin sorgulamalarını herkes yapıyor.

eşinizin kagıda yaz taktigi çok doğru. Harcadıgınızı görmüyorsunuz, bir de kredi kartı kullanımını bırakın bence
0
liberal
(28.11.25)
Bizdeki durum şu.eşim maaşlı çalışan,ben serbest çalışıyorum maaşım yok.eşimin maaşı türkiye koşullarında oldukça iyi ama iki kızla beraber ay sonunda maaşının hepsini yiyordu.ona hisse senedini anlattım bir kaç yıl önce.kendisine bir kaç hisse belirledi.aklına geldikçe girip fiyatına bakmaksızın farkına varmayacağı miktarlarda hisse senedi alıyor.şu an ne kadar oldu bilmiyorum ancak cnbce seyretmeye başladı,halka arz,temettü falan diye dolaşıyor evde.banka özel temsilci atamış onunla konuşup duruyorlar.

Burada hisse senedi konusunda bayağı bilgili arkadaşlar var,bir danışıp ufak ufak uzun dönem hisse senedi alabilirsiniz atıyorum bu ay 1-2 bin liralık ya da teknik boyutunu bilmiyorum ama bankadan çok mesaj geldiği için bes te devlet katkısı bitmeden girin falan deniyor aynı minik miktarlarda çocuğunuza kendinize bes yapabilirsiniz.

Benim kafam ye gitsin dünyaya bir daha mı geleceksin şeklinde çalışıyor ama hanım bu para değerlendirme işinden çok keyif alıyor,sizede iyi gelebilir diye düşünüyorum.
0
duptıs
(28.11.25)
Eşin hem birikim hem harcama kontrol yöntemi olarak doğru tavsiyeler vermiş. Senin de sorguladığın nokta çok doğru. Kazandığını önemsiz şeylere harcıyorsan hiç çalışmamak daha tatminkar bir hayat bile sağlayabilir çünkü kendine ve sevdiklerine ayırabileceğin zaman artacak. Ya çalışıp harcamalarını yöneteceksin, ya gelirini arttıracaksın, ya da çalışmayıp biraz küçülecek fakat zaman arttıracaksın. İşte rahatın iyiyse en kolayı ve en mantıklısı biraz harcama kısıp aylık birikim yapan noktaya gelmek.
+1
osssy
(28.11.25)
Maaşınız birikim yapılabilecek bir tutar. Çocuklu ailesiniz şirket arabası yoksa ayağınızı yerden kesecek bir araç hedefi güzel olabilir bence. Ben kendimi kısıtlamak için internetten taksitli bilezik alıyorum paşa paşa birikmiş oluyor. Bu yöntemle araba aldım mesela şimdi hedef başka yavaş yavaş birikiyor. Şuan genciz çalışıp kazanıyoruz ilerisi kötü olacak emekli maaşları kuş kadar, pasif geliri olmayan insanların birikim yapmaması bana çok cesurca geliyor.
0
cilekli pasta
(28.11.25)
Enişte çaktırmadan 50-30-20 kuralından bahsetmiş. Dünyanın bin türlü hali var , bence denenir.
0
ketcapli dondurma
(28.11.25)
üzülerek okudum. maalesef çok kişi bunu yaşıyor. çok olumsuz bir devirde yaşıyoruz. genç insanların birikim yapması çok zor. ülkemiz 20 yılda inanılmaz kötü bir duruma gitti. şu an maaşlar dolar olarak fena değil (geçmişe kıyas ediyorum), ama alım gücü yerlerde geziyor.

eşinizin biraz kenara koyduğunu tahmin ediyorum. zaten iki para da aynı şey. O maaşla birikim yapamamanız bence normal. son olarak bence çocuğu özel okula göndermeyin.
0
ebabil curnatasi
(28.11.25)
para harcamak hepten kotu degil de amacli bir sekilde harcamak lazim. hepimiz alisveris bagimliligindan muzdaribiz zira dogdugumuzdan beri 4 koldan o pompalandi. ben son 5-6 senede cok cok az alisveris yapmisimdir, buna ragmen hala dolabimda etiketi uzerninde duran pantolonlar, ceketler, hic giyilmemis ayakkabilar var. cunku sira gelmiyor hepsini giymeye, keske bunlara verdigim 30-40 bin lira alimde nakit olsa su an diyorum bakip. senin de muhtemelen her ay ala ala kiyafetler ayakkabilar yigiliyordur, mevcuk stogundan giyinmek yerine calisiyorum o yuzden habire kiyafet almaliyim varsayimini biraz daha sorgulaman lazim.
0
hot potato
(28.11.25)
Maalesef ülkemizde tasarruf bilinci çok kuvvetli değil.
Uzun vadeli düşünmediğimiz için.

Basit bir örnek vereyim. Ufak dediğiniz meblağ, mesela 200 TL. Günde 200 TL saçma sapan harcanıyor, abur cubur alıyorsun, kahve içiyorsun, sipariş uygulamasında komisyon olarak ödüyorsun... Fark etmeden harcıyorsun. Peki bu 200 tl'yi harcamazsan ne olur? Çok değil günde 200 tl daha az harcasan. 200*365=73000 TL. Neredeyse 2-3 günlük mütevazı bir tatil parası. Sana 73000 TL'yi sokağa at desem elin titrer. Ama gün içinde titremeden yapıyorsun gibi düşün.

Şimdi daha uzun vadeli düşünelim. Yılda 73000 TL, 10 yılda 730000, 20 yılda 1.460.000 TL. Bu hesabı yaparken enflasyon yokmuş gibi düşündüm. Çünkü bugün 200 TL harcadığın şeylere seneye belki 250 300 harcayacaksın, o dengeleyecek gibi düşündüm. Bu 730000'i o günün 730000'i gibi düşündüm yani. Ya da harcamadığın parayı enflasyonun biraz üzerinde değerlendirmişsin gibi düşündüm.

Anlatabildim mi? Yani günde harcadığınız fazladan 200 tl, 1 yılda 1 tatil, 10 yılda iyi kötü bir 2. el araç, 20 yılda ufak bir arsaya denk geliyor belki de. Böyle düşünerek işe başlayın.

Açıkcası tüm büyük masraflarınızı eşinizin karşıladığı bir ortamda 46000 TL çok da ufak bir meblağ değil. Çünkü görünür ciddi bir masrafınız yok. Yani her ay kenara 10.000 TL atsanız, yine cebinizde doya doya harcayabileceğiniz bir 36000 TL kalır diye düşünün.

sizin yaşadığınız şeyin adı yaşam tarzı enflasyonu. İnsanlar geliri arttıkça harcamalarını da arttırıyor. Mesela eşiniz çalışmasa siz o parayla geçinmek zorunda kalsanız bu harcamalara dikkat edersiniz. Ama şu an konfor alanındasınız ve bu yüzden statü için harcıyorsunuz. Biraz psikolojik sebepleri de var bu harcama dürtüsünün. Dopamin bağımlılığı gibi, hızlı tatmin. bunlarla ilgili kitaplara bir bakın.

Bir de parayı kenara atıp unutmak değil, enflasyondan koruyacak hatta enflasyonun bir miktar üstünde getiri sağlayacak şekilde değerlendirmenin de önemini vurgulayayım.

Şimdi gelelim niye çalışıyoruz?
Para kazanmak için.
Parayı niye kaznaıyoruz? rahat bir hayat için.
Peki tüm kazancımızı niye harcamamalıyız?
Çünkü bugün kazanabiliyorsunuz ama ilerde kazanamama riskiniz var.

Eşiniz de siz de özel sektördesiniz anladığım. Özel sektörde görünmez bir yaş bariyeri vardır ve bir yaştan sonra insanlar eskisi kadar çok kazanamamaya başlarlar. Sonrasında da emekli maaşları malum.

Yani paraya belki de en çok ihtiyaç duyacağınız yaşlarda, geliriniz bugüne göre daha az olabilir.

Allah korusun ama sağlık problemleri, çocuğunuz varmış onun üniversite masrafları, evlenmek istediğinde yuva kurmanın maliyetleri...

Daha geçen gün bir arkadaşımın annesi ameliyat oldu. 900bin tl'ye yakın harcama yapmak durumunda kaldılar. 2 arabaları vardı, 1'i gitti bu ameliyat için.

Anlatabiliyor muyum?

Geçenlerde bu konuyla ilgili bir sitede şöyle bir yazı vardı:

"Bugün giydiğin ayakkabının markasını 10 sene sonra kimse hatırlamaz. Ama sen 10 sene sonra o ayakkabıya harcadığın paraya ihtiyaç duyabilirsin."

Bu şu demek değil, ot gibi yaşayalım. Ama 10 harcıyorsan eğlenmeye, alışverişe, atıyorum 8 harca, 5 harca. Eğlenceni de yap, birikimini de.

Hayat hep böyle gitmez. Akarken doldur demişler.


Aşağıya bu konuda ilgi duyanların seveceği 3 site ve güzel yazı bırakıyorum.
www.paradurumu.com
akillibutce.com
monay.com.tr
0
anten
(28.11.25)
(15)

Duyurudan ya da sözlükten kaç kişiyle görüştünüz?

Dağcı
Az önceki sorudan ilham aldım kimin kiminle ne yaptığını merak etmiyorum ama buradaki sohbetinizi gerçek hayata taşıdığınız arkadaşlarınız oldu mu mesela bunu merak ettim ben. Geçmişte yapılan zirvelerden birine bir uğramıştım hangi yıl hatırlamıyorum tatlı insanlar vardı ama devam etmedi kimseyle a
Az önceki sorudan ilham aldım kimin kiminle ne yaptığını merak etmiyorum ama buradaki sohbetinizi gerçek hayata taşıdığınız arkadaşlarınız oldu mu mesela bunu merak ettim ben.

Geçmişte yapılan zirvelerden birine bir uğramıştım hangi yıl hatırlamıyorum tatlı insanlar vardı ama devam etmedi kimseyle arkadaşlığım.

Sizde durumlar ne?
0
Dağcı
(14.11.25)
herhangi bir sanal platformdan kimseyle gerçek hayatta görüşmedim.
+2
hold the door
(14.11.25)
Duyurudan 8-10 kullanıcıyla zamanının pasaport kayıt hakkı, yurt dışından ürün getirme, alım-satım vs. sebeplerle yüz yüze iletişimimiz oldu. Benzer sayıda sözlük yazarıyla da benzer sebeplerden görüştük.

Bir duyuru kullanıcısıyla birkaç sefer yeni yıl kartı gönderdik birbirimize.

Birkaç yıl evvel halısaha maçları yaptık duyurucularla. Güzel de gidiyordu ama bir kişinin (o zamanki nickle aramızda yok artık) hırsızlık ve dolandırıcılık yapması sonucu bitti maçlar. (Güzel oluyordu)

2004-2006 gibi seçmece ekşi sözlük yazarlarından iki adet mail gurubumuz vardı. 40+ sayıda yazarla birçok zirve, etkinlik, gezi, mangal, konser, sanatçı buluşmaları vs. yaptık yıllarca. Güzel dostluklar oluştu. (Şu an 30'a yakını bıraktı sözlüğü. Kalanların ben dahil birçoğu yazmıyor artık)

Ezelden beri evli olduğum için romantik anlamda tanışma/kaynaşma yahut partner arayışı gibi şeyler olmadı. Alkole ve eğlenceye pek yatkın olmadığım için de o tarz toplaşmalara katılmadım.

Her iki platformda da güzel insanlar tanıdım. Artık devam etmeyen başka bir iki sözlükte de başka güzel insanlarla tanıştık, gezdik, tozduk, yedik, içtik.

Şimdi yarı münzevi bir hayatım var.
0
yadigar
(14.11.25)
Duyurudan bir kişi galiba ama net de hatırlamıyorum yani. Sözlükten çok kişi, sayısını hatırlamıyorum.
0
sadakatsiz
(14.11.25)
avusturya camiasinin %99'unu tanirim. tanimadigim varsa ses etsin tanisalim :)
avusturya camiasi haric birkac kisi var tanidigim. genelde ortak bir yön olmali. biri meslektasim mesela, iki kisiyle cerkes oldugumuz icin tanisim, bir digeriyle ayni üni mezunu ciktik (benim üni mezunu burada neredeyse hic olmaz) vs gibi.
bir iki kere yasadigim yere gelen sözlükcüleri gezdirdim.
evli barkli insanim, duyuru üstünden tanisirken romantik bir tnaisma cabam, partner arayisim hic olmadi. görüstügüm herkes sözlükcü/sözlükcüydü ama duyuru üstünden konustuk bircoguyla.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.11.25)
Kardeşimle ilk kedimizi duyurudan sahiplenmistik sene 2017 filandi sanırım.
Eşimle de duyurudan tanışmıştım yıllar yıllar önce.
Bunlar dışında da o zaman aynı üniversitede okuduğumuz bı kullanıcı ile tanışmıştım.
Galiba toplam 5.
0
a perfect lie
(14.11.25)
12 senedir Duyuru'dayım. İlk 2 senede 2 sevgilim oldu. Sonraki 10 senede sıfır. Dersimi aldım :)

Sevgililer dışında yine ilk 2 senede 3-5 kişiyle arkadaş olarak görüşmüştüm. Birinin kalçasını ellemiştim ama arkadaş olarak.
0
gabe h coud
(14.11.25)
Zirveleri saymazsak eğer sözlük ve duyuru totalde 4-5 kişi. Ancak zirveleri sayarsak çok fazla.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.11.25)
bir kere zirveye gitmiştim ama şimdi görsem tanımam. bir iki kişi dışında kimsenin nickini de hatırlamıyorum.

sözlükte gerçekte tanıdığım iki kişi var.
0
inheritance
(14.11.25)
20 den fazladır benim. ama ana sebebi meslekten dolayı bir şekilde işini yapmışımdır veya çok fazla telefonla görüşmüşümdür.
0
ground
(14.11.25)
Buradan tanışıp evlendik mutluyuz. 50 den fazla kişiyle iş arkadaşlık için bulusmusumdur
0
topkapiaksaray
(14.11.25)
3
0
komando kani var bende
(14.11.25)
duyurudan 2-3, sözlükten 20'den fazladır.
+1
orpheus
(14.11.25)
fiziki görüştüğüm sanıyorum 3 kişi :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(14.11.25)
Duyuru 0, sozluk en az 6 hatirlayabildigim. Ama yakin zamanda degil boyle 2005-2017 arasi falan.
0
hot potato
(14.11.25)
Birkaç zirveye katıldım. Birkaç kişiyle yüz yüze alışverişim oldu.

Dağcı nickini görünce aklıma geldi biri bana North Face kaz tüyü uyku tulumu ödünç vermişti sağ olsun buralardaysa hayatımda o kadar ısınmamıştım.

Eşimle de burası aracılığıyla tanıştık, birkaç haftaya bebeğimizi kucağımıza alacağız kısmetse :)
0
chicha_v2
(14.11.25)
(7)

siz de kedi videolarina ilginizi kaybettiniz mi?

theconqueror
Videoların AI ile yapıldığı ihtimali sizi de bu videolardan soğuttu mu?Edit: Aslında kedi ile sınırlamadan evcil hayvan videoları diyebiliriz.
Videoların AI ile yapıldığı ihtimali sizi de bu videolardan soğuttu mu?
Edit: Aslında kedi ile sınırlamadan evcil hayvan videoları diyebiliriz.
0
theconqueror
(13.11.25)
Tam bir boomer olduğum için çoğuna inanıyorum.
Kedidir yaa animasyon olsa ne olur ai olsa ne olur her türlü izlenir bence.

Yavru maymun videolarını da çok seviyorum.
+1
mutekebbir
(13.11.25)
Evet, evet, evet.

Doğal olmayan hiçbir şey ilgimi de sevgimi de çekmez.
0
muhayyer divan
(13.11.25)
Dürüst olmam gerekirse, kedileri seven biri olarak internetin başından beri "komik kedi videosu" trendinin asla bitmemesini anlayamıyorum. Kedi işte yani durduğu yerde komik/sevimli bir hayvan. Durmadan komik kedi videosu izlemek boş bir aktivite geliyor. O yüzden sosyal medyada çıkan kedi videolarını bi 10 yıldır falan izlemeden geçiyorum. Köpek videoları daha ilgimi çekiyor ama, en azından bir işlev var çoğunda :D
0
nundu
(13.11.25)
Kedileri de komik kedi videolarini çok seviyorum. Algoritma karşıma çıkarıp durursa art arda izlerim. Ama özellikle çok nadirdir hadi bı kedi videosu açip izleyeyim dediğim. Yapay zeka ile oluşturulanlar artık ilgimi çekmiyor ama bir ara çilekli don'un maceralarina göz atmıştım:d
+1
egerbiryolcu
(13.11.25)
Genel olarak AI içerikten bıktığım için Instagram'dan sıkıldım, çok daha az girmeye başladım. Ama Reddit'teki kedi subredditlerini bırakamıyorum.
0
kobuzchu kiz
(13.11.25)
%1000000. AI bu sevimli amator video sektorunu oldurecek. O videolarin izlenme sebebi gercek ve spontane olmasiydi. Vay anasini nasil yakalamislar bunu faktoruydu.

Fake aksiyon istesem acip tom ve jerry izlerim zaten.
+5
hot potato
(13.11.25)
Birkaç kere yapay zekanın videolarını ilgilenmiyorum seçeneği seçerseniz daha karşınıza gelmiyor ama beğenip de izlemeye devam edersiniz sürekli aynı şey karşına geliyor
0
eja
(13.11.25)
(10)

Para faize konulur mu

adwokat
Eldeki 1 milyonu 10-12 aylığına bekletmeniz gerekiyor. Faize mi koyarsınzı altına mı? Yoksa alternatifler mi?
Eldeki 1 milyonu 10-12 aylığına bekletmeniz gerekiyor. Faize mi koyarsınzı altına mı? Yoksa alternatifler mi?
0
adwokat
(11.11.25)
Faiz.
+1
HellKeePer
(11.11.25)
faiz bir düşüş eğrisine giriyor ve her geçen ay getirisi düşecek. Risk algınıza bağlı sorunun cevabı.

Yatırımlık bir paraysa sepet yapmak mantıklı. Emanet ve telafisi mümkün değilse faiz mantıklı.
-1
biravekahve
(11.11.25)
bugün gelen bir parayı ben olsam döviz alır öyle vadeliye koyarım. tl vadeli bitti bu yıl sonu itibari ile.
altın almak da mantıklı.
-5
erty_ksk
(11.11.25)
10-12 ay kisa donem, o yuzden yatirim yapilmaz. Ya doviz ya faiz ya da yarim/yarim
0
hot potato
(11.11.25)
Sepet yap. Sepet içindeki enstrümanları ve oranlarını da risk algına göre belirle.
0
Mirket
(11.11.25)
faiz garanti. onun disindaki her yatirimda kayip riski var altin ve doviz de dahil.

1 sene sonra bozduracagini biliyorsan faiz mantikli.
+2
antikadimag
(11.11.25)
Faiz demek enflasyon demektir. Ve her zaman enflasyon faizden yuksektir bu ulkede.
-5
die fetten jahre sind vorbei
(11.11.25)
en yüksek getiri veren para piyasası fonuna
+1
gurur
(12.11.25)
chat gpt ye sor ocak 2024 te 500 binle dolar alıp fona koysan ve 500 bini faize koysan doların faizi %3-4-5 aralığında atıyorum tl faizi %40+ bandında diyecek, 24te dolar çok artmadığı için tl bazda anca %10-20 arası artmış gibi oluyor

faizide sürekli kovala, her banka hoşgeldin faizi diye yuksek faiz veriyor, 1 banaka 1 ay yuksek verip 2.ay hemen çok düşük faiz veriyor sürekli paranı taşı ki yuksek faiz alasın.
0
eja
(12.11.25)
gidecek yeri olan para ile yatırım yapmak riskli.
10-12 ay diyorsunuz yani seneye bu zamanlar.
belki ev alacak, belki arabayı değiştireceksiniz, belki birine olan borcunuzu ödeyeceksiniz ama sonuçta bir planızın var.

döviz al, altın al, hisse al muhtemelen bunların hepsi faizden iyidir ama zaman koşulu gelince durum değişiyor. seneye bu zamanlarda belki de elinizdeki hisseler düşecek, altın ya da dövizin yükselmesi ise belirsiz bir zaman alacak. bilemezsiniz ki.

bu yüzden bankadan bankaya taşımalı faiz diyorum.

10-12 ay dediğiniz zaman dilimi biraz daha esneyebilme ihtimali varsa, planınız tam kesin değilse, belki o zaman gelince bu para lazım olmaz diyorsanız; dövize çevirip yabancı hisse alırdım ben olsam.
0
biseysorcaktim
(12.11.25)
(10)

seattle vs new york

antikadimag
seattle'da malum buyuk tech firmalarindan birinde calisiyorum 3 yildir. yas 33. simdi yeni calisma vizesine gectim ve green card basvurumu yapacak sirket. ancak eskiden 1-2 senede alinan yesil kart, artik 4-5 sene suruyor. ve bu surede yer degisikligi yapilamiyor. o nedenle surece nerede baslarsam e
seattle'da malum buyuk tech firmalarindan birinde calisiyorum 3 yildir. yas 33. simdi yeni calisma vizesine gectim ve green card basvurumu yapacak sirket. ancak eskiden 1-2 senede alinan yesil kart, artik 4-5 sene suruyor. ve bu surede yer degisikligi yapilamiyor. o nedenle surece nerede baslarsam en az 3 sene sabit kalmam gerekecek.

simdi bu sureci baslatmadan once new york ofisine transfer ihtimalim ortaya cikti. pozisyon degismiyor, maas da vergilerden sonra falan kafa kafaya geliyor. ama cok kararsiz kaldim. cunku yasam tarzi olarak cok cok farkli sehirler.

seattle: havasi cok kapali, avrupa gibi. yazin 2-3 ay disinda iklimini pek sevmiyorum. ic karartici. ama burada bir arkadas cevrem ve duzenim olustu. hatta new york'taki yakin arkadasim da buraya tasindi. burada vakit gecirmeyi sevdigim insanlar var yani.

sehirde kulturel olarak pek bir sey yok, ama dogasi harika. cevrede cok guzel goller, daglar falan var. yelkene basladim arada gidip aciliyor, ruzgari saclarimda hissediyorum falan. new york'ta bunlar olmayacak.

new york: burada kimsem yok arkadasimin seattle'a tasinmasiyla. ama new york'ta yasamak dusuncesi cok cazip geliyor. bu noktada bunu denemezsem daha sonra hic firsat olmayabilir gibi hissediyorum. sonucta dunyanin merkezinden bahsediyoruz. ama bir yandan daha cok kira odeyip daha kotu bir eve gececegim, arabami satip metrolarda surunecegim. yani yasam kalitem net sekilde dusecek. ama new york iste.

bir yandan da takimimi degistirmeyi cok istiyorum. soyle yeni bir baslangic yapasim var ve new york buna iyi bir bahane olur gibi. cunku yakin zamanda cok zor sureclerden gectim ve bir desarj olamadim.

velhasil cok arada kaldim. aslinda seattle'dan ayrilmak istiyordum ama is ciddiye binince hem arkadaslardan ayrilmak, hem de kurulu duzeni birakip tekrar bir maceraya atilmak biraz caydirici geldi. bu sehirlerde yasamis olanlarin tavsiyelerini beklerim.
0
antikadimag
(21.10.25)
Haydaaa. Bu şehirde yaşamış olanlardan fikir istediğini niye en sona yazdın. Hepsini okudum. New York'a taşın.
-2
arbre
(21.10.25)
sakinlik seviyorsan olduğun yerde kal bence.
0
jelly bear
(21.10.25)
Olduğun yerden mutluysan ben New York'a taşınmak için bir gerekçe görmüyorum. Büyük şehrin cazibesi ayrı tabii ama hayat kaliten düşecekse o cazibeyi pek de yaşayamayacaksın. Bir de davulun sesi uzaktan hoş gelir misali o şehir şimdi cazip gibi görünüyor ama yaşamaya başladığında şehrin problemleriyle yüzleşiyorsun. Kısa süreli kalanların asla göremeyeceği şeyler üstüne üstüne gelmeye başlıyor.

New York'a yine bir gün taşınırsın belki ama 3 yıl hareket etmeme mevzusu yüzünden ben olası bir mutsuzluk içinde 3 yıl tıkılı kalmak senaryosu nedeniyle risk almamaktan yanayım. Mevcut hayatında sıkılmış, mutsuz olsan anlarım ama iyi bir çevren de varken bence gereksiz bir macera NYC.

Bir de Seattle da güzel bir şehir. Hani çok alakasız ufak bir şehirde olsa yine neyse de, bu şartlarda mecburi 3 yıl için ben kalmayı seçerdim.
+1
himmet dayi
(21.10.25)
seattle’da devam. nyc gezmek için gidip dönersin sık sık.
0
deartheodosia
(21.10.25)
new york gezmek için güzel, yaşamak için değil +1

dezavantajlari:
- kalabalik, bakimsiz, pis
- kiralar ve yasam maliyeti yuksek (ve daireler daha kucuk oluyor genelde)
- gelir + sehir vergisi yuksek
- gurultu, trafik, stres
- eski, bakimsiz metro sistemi
- suc orani
- ve soguk yine

yani new york'un tek avantaji sosyal yasam, sehir etkinklikleri/aktiviteleri ve eglence ama ne sevdigine de bagli. dogu'daki sehirleri de daha rahat gezersin. new york'un daha dis kisimlarinda, daha nezih bir semtte yasamayi da dusunebilirsin.

sonucta is sende bitiyor. hayata bir kere geliyoruz. once new york'u bikac kere ziyaret edip ona gore de karar verebilirsin.

not: seattle'in ve genel olarak kaliforniya'nin da bir dezavantaji deprem riski olmasi. ama binalar dayanikli yapiliyor genelde. new york'ta deprem ve fekalet riski pek yok. kar daha cok yagiyor ve kar firtinasi olasiligi daha yuksek. kasirga nadir oluyor. 2012'de sandy kasirgasi etkilemisti baya.
+1
ermanen
(21.10.25)
"dogasi harika. cevrede cok guzel goller, daglar falan var. yelkene basladim arada gidip aciliyor, ruzgari saclarimda hissediyorum falan. new york'ta bunlar olmayacak." sadece bunun icin bile seattle diyorum ben de. kaldi ki arkadas cevreniz varmis bir sekilde, bu zaten ozellikle belli bir yastan sonra tasinan gocmenlerin en ciddi sorunu. zaten arabanizi satacaksaniz bence new york eyaletinin en keyifli yerlerine pek de gidemeyeceksiniz demektir. en kotu hava bile keyifli insanlarla cekiliyor. kaldi ki new york'ta guzel havanin tadini gokdelenlerin ortasinda cikartmayacaksiniz zaten, acik keyifli bir yere gitmek isteyeceksiniz, arabasiz zorlayacak falan filan. bana mantiksiz geldi. kendinize bir soz verip mesela 2 ayda bir new york'a gidip gezmeyi deneyebilirsiniz ya da sirket izin verirse 2-3 ayda bir 1-2 hafta oradan calisir yine deneyimlersiniz ancak 33'ten sonra yasamdan alinan keyifin anlami ve icerigi degisiyor, new york'ta paraniz ve zamaniniz yoksa bu anlamda keyif alamazsiniz diye dusunuyorum.
0
kassiopeia
(21.10.25)
yani yanlis anlama da eksi duyuru'daki personandan aldigim izlenimi bazinda bence new york'un "dunyanin merkezi" olmasindan vs ekstra randiman alacak biri degilsin. bu kotu bir sey de degil. new york'un teorik "firsatlar cenneti" statusu cok spesifik bir insan turune hitap ediyor. bir de sifirdan seattle'daki gibi bir network olusturman seneler alabilir, belki hic olmayabilir. arti, seattle da gelismis ve progresif bir yer; new york'a oklahoma city'den memphis'ten falan tasinmiyorsun.

sonuc olarak seattle'da kal diyorum, ozellikle "arabami satip metrolarda surunecegim. yani yasam kalitem net sekilde dusecek" diyen biri icin. senin yasam kalitesi taniminla new york'un sundugu yasam kalitesi farkli seyler.
0
hot potato
(21.10.25)
yani sanirim genelde seattle'da kal denmis ama seattle'dan sikildim artik yeni bir sey bulamiyorum. yeni bir restoran deneyeyim diyorum yok, yeni bir etkinlik olsun diyorum yok. tek cazibesi arkadas cevrem. o guzel dogasini da kisin pek goremiyoruz. uzun vadeli seattle'da yasamayi pek istemiyorum acikcasi.

new york ciddi bir yasam tecrubesi saglayacak. yeni seyler gorup, yeni seyler deneyimleyecegim. bu biraz cazip geliyor. yani seattle'da kalirsam hayatim iyice monotonlasacak gibi. new york son bir heyecan olabilir 40'larda settle down olmadan once.

neyse bakacagiz artik bilemedim.
0
🌸antikadimag
(21.10.25)
iki sehire de cokca gittim, atlantik kiyisi le$ bence tek avantaji tr'ye yakin olmasi.
pasifik candir..
0
cooperr
(21.10.25)
8 yildir Amerikadayim ve ilk istanbul dan Houstona tasindik ve 4 yıl sonra kosa kosa New Yorka kaçtık. 4 yıl oldu New Yorktayiz ( daha dogrusu NJ de oturuyoruz ama NY 20 dk buradan )

eger hareketli yasam seviyorsaniz kesinlikle NY derim, yazin cidden parklar sokaklar mekanlar cok cok guzel oluyor. inanılmaz turk var zaten, arkadaşsız kalırım diye düşünmeyin. yüzlerce aktivite bar restoran etkinlik var, sehir zaten cok guzel, insanlar sıcak kanlı.

ama sehir hayati sevmem, ben sakinlik severim diyorsan hic yanaşma derim,
0
oscar
(21.10.25)
(7)

Ingiltereden ne isteyebilirim

ırene adler
Yakın arkadaşım İngiltereye gidecek. İsteklerimi sordu. Diş macunu, duckhead şemsiye, iyi bir cikolata vs dedim.Başka neler olabilir? Londraya gidecekler. Elektronik aletlere meraklıyım. Odam için neler bakabiliriz? Alexa mi istesem? Konsolum var
Yakın arkadaşım İngiltereye gidecek. İsteklerimi sordu. Diş macunu, duckhead şemsiye, iyi bir cikolata vs dedim.

Başka neler olabilir? Londraya gidecekler. Elektronik aletlere meraklıyım. Odam için neler bakabiliriz? Alexa mi istesem? Konsolum var
0
ırene adler
(17.10.25)
bütçen nedir bilmiyoruz ki. ben avrupadan dönerken viski getiriyorum. söyle arkadaşına jameson 18 year old getirsin bari. türkiyede yok. eşine dostuna şekil yaparsın.
0
yurtsuz john
(17.10.25)
walkers shortbread fingers; tereyağlı bisküvi. ben beğenmiştim baya. teknoloji ucuz değil diye biliyorum.
0
dedim ben sana
(17.10.25)
dr. martens bot
0
theseachange
(17.10.25)
elektronik aletin adaptoruyle ugrasacagima parasi neyse verip alirdim turkiye'den.

cadbury cikolatasi var britanyanin ama bence o kadar iyi degil. biskuvi tarzi atistirmaliklarda cesit cok. veya degisik cesitlerde siyah cay. veya bahsedildigi gibi viski veya cin.
0
hot potato
(17.10.25)
niche kahve öğütücü
www.nichecoffee.co.uk

veya güzel bir single malt viski
0
MtKrt
(17.10.25)
EU gibi kdv free olayı olmadığı (kalktığı) için elektronik anlamsız olur. Fakat bazı şeyler (özel hifi kulaklık olabilir, çeşitli giyim ürünleri olabilir) Türkiye'de gereksiz pahalı satıldığı için alınabilir ama öyle bir zevkin olsa bilirdin zaten.
0
nhk ni youkosu
(18.10.25)
Barbour mont isterim ben olsam. İngiltere’de Türkiye’den daha ucuz çünkü.
0
ezkaza
(18.10.25)
(6)

b2 düzeyinde ingilizcesi olan biri için ingilizce kitap/roman/hikaye önerisi

Bartebly
Yapabilir misiniz?Teşekkürler.
Yapabilir misiniz?

Teşekkürler.
0
Bartebly
(16.10.25)
Wizard of Oz serisini rahatça okursunuz. Kitapların hepsi Project Gutenberg'de public license ile mevcut.
0
akhenaten
(16.10.25)
harry potter kitapları. roald dahl'ın yazdığı kitaplar...
+1
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
www.enginyayinevi.com.tr
www.trendyol.com
bu tarz yayinlarin level 5-6'lari denenebilir. level 6 sular seller gibi gectigi zaman harry potter'a falan yonelilebilir.
+1
hot potato
(16.10.25)
otostopçunun galaksi rehberi
0
herzan
(16.10.25)
roald dahl +1 bize okulda onun kitaplari cok okutulurdu.

bir de James Howe diye bir yazar vardi, onun kitaplari iyidi diye hatirliyorum.
0
cooperr
(16.10.25)
1984, cesur yeni dünya, hayvan çiftliği, leviathan.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.10.25)
(10)

Chatgpt ye neden milyonlarca kisi chatgbt diyo

abuzer
Hadi polis aski olanlari anladik, bugun bile sitede 7 kisinin gbt yazdini gordum
Hadi polis aski olanlari anladik, bugun bile sitede 7 kisinin gbt yazdini gordum
+2
abuzer
(15.10.25)
:D

lenova, blueray, mediamarket arasina bir de bu eklendi. sanirim gpt sesli soylendiginde p'yi b olarak algiliyorlar ve duzeltmeye firsatlari yok.
+1
arakaali
(15.10.25)
herkes'e neden baya kişi herkez diyorsa aynı sebep
+1
jelly bear
(15.10.25)
insan bildiği kelimeyi, tabiri kullanma eğiliminde oluyor.

ortada daha çok bilinen "gbt" diye bir şey var, bir de daha yeni çıkan chatgpt diye bir şey var.

adamın aklı orada daha çok kullanılan tabiri koyma eğilimine giriyor, chatgbt diyor.

mesela playstation'da "ghost of tsushima" diye bir oyun var. girip bakıyorsun ilgili gruplara, herkes "ghost of tsunami" yazmış. o hesap.
+1
kibritsuyu
(15.10.25)
bayağı'ya neden bayağı kişi baya diyorsa aynı sebep.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(15.10.25)
(bkz: yol yabdı)
0
lazpalle
(15.10.25)
Benim de gözüm kanıyor öyle kullananları görünce.

Aynı şeyi eskiden gprs'e (internet olan) gps diyenleri görünce de yaşıyordum.

Bizim de sınavımız bu be abu.
+1
chicha_v2
(15.10.25)
butun dunya instagram reel derken neden turkiye'de herkes "reels" diyorsa ayni sebepten.
0
hot potato
(15.10.25)
Konuşurken cipiti ile cibiti arası bir şey diyoruz. Hatta cibitiye daha yakın. Dil kolaya evrilir.

O yüzden gayri ihtiyari chatgbt oluyor. Bir de kimisi öyle görmüş öyle devam ediyor.
0
biseysorcaktim
(15.10.25)
Fonetik - fonolojiyle ilgili olabilir. Dil daha kolay hangisini söylüyorsa
0
pembediken
(15.10.25)
“şarj”a da şarz diyorlar :(
0
deartheodosia
(16.10.25)
(5)

İngilizce b1 seviyesi için tavsiye

perfectlysplendid
Yurtdışı yl için TOEFL 80-90 puan gerekiyor. İngilizce kurslarından pek verim alamadım bu ana kadar. Sizce ne yapılabilir?Konuşma ve yazmada gerideyim özellikle. Paramı boşa harcamak istemiyorum
Yurtdışı yl için TOEFL 80-90 puan gerekiyor. İngilizce kurslarından pek verim alamadım bu ana kadar. Sizce ne yapılabilir?

Konuşma ve yazmada gerideyim özellikle. Paramı boşa harcamak istemiyorum
0
perfectlysplendid
(08.10.25)
ücretsiz bi seçenek olarak duolingo'yu deneyebilirsin, kötü değil. almanca öğreniyorum ben oradan.

konuşma için open english

yazma için bilmiyorum :/
0
art cat chocolate
(08.10.25)
Kurs falan demode şeyler artık. Kimse kurstan bir şey öğrenmez.

Konuşma için önerilere ek: reddit de r/langauge_exchange subredditi var. Burada karşı tarafa sunabileceğiniz dili söylüyorsunuz, ve pratik yapmak istediğiniz dili. Offering Turkish Seeking English gibi. Sistem sizi ona göre eşleştiriyor. İlla bir şey offer etmenize de gerek yok sadece ingilizce pratiği yapmak istiyorum derseniz daha hızlı bulursunuz konuşacak kişi.

Yazma için, yazmaktan başka bir çaresi yok. Günlük mesela 300 kelimelik metin yazıp chatgptye feedback ver diyebilirsiniz. Ai’i hiç küçümsemeyin bu konularda harika iş çıkarıyor.

Metin yazmak için fikri de theessayarchive den bulabilirsiniz. Oradan hem inceleyebilir, hem de konu bulabilirsiniz

En olmadı chatgptye bana bir konu söyle essay yazayım deyin.

Ayrıca chatgpt nin mobil sürümünde sesli iletişim da harika. Nası konuşursanız konuşun her türlü anlıyor, ona da bakın.
0
substituent
(08.10.25)
Proficiency sınavları özel bir uzmanlık gerektiriyor. Dolayısıyla gündelik konuşmanın biraz ötesinde geçmeniz lazım.
Ben yoğun bir kurs artı preply kullanımını tavsiye ederim.
0
anon1m
(08.10.25)
Ben biraz gelenekselciyim. Sinava odakliysa bu konuda kendini kanitlamis bir kitabi detayli calismanizi oneririm. Teknolojik imkanlar cok fazla olsa da gunun sonunda hepsi sizin sahsi emeginiz olmadan ilerlemiyor. Bunun yaninda biraz daha sakin kafayla calismak icin destek saglayacak kaynaklar kullanilabilir. Hangisi hosunuza gidiyorsa.
0
mbond
(08.10.25)
konusma ve yazma icin toefl konusunda tecrubeli bir hocadan ozel ders alman lazim. duolingo'dan alacagin fayda tamamiyle sifir toefl icin. yazma, birisinin yazdigin metni okuyup soyle yanlis yazmissin, soyle yeniden yazmalisin falan gibi cok ciddi feedback vermedigi surece pek gelismez. yazmasi gelisen kisiler hep iyi okullarda hazirliga gittiler, universite boyunca ingilizce ders aldilar ve hocalar yazdiklari paperlarini dese dese ogrendiler. sonuc olarak hoca (online veya in-person) en verimli olacak yontem. kitap denmis de gene ayni kapiya cikiyor, kitap senin hatalarini duzeltmez.
0
hot potato
(08.10.25)
(7)

yatırım tavsiyeleri

Çuvaldızı
İyi pazarlar.Ekonomi okudum iktisat biliyorum fakat yeni yeni elimize para geçmeye başladı onu da enflasyon yiyor.5-10 yıl arası yatırım yapmak istiyorum, tavsiyeniz ne olur ?Teşekkürler.
İyi pazarlar.

Ekonomi okudum iktisat biliyorum fakat yeni yeni elimize para geçmeye başladı onu da enflasyon yiyor.


5-10 yıl arası yatırım yapmak istiyorum, tavsiyeniz ne olur ?

Teşekkürler.
0
Çuvaldızı
(21.09.25)
5-10 yıl sonra hala piyasayı domine edebilecek şirketleri düşüş dönemlerinde alırdım. diğer zamanlarda parayı faiz altın eft gibi yerlerde tutardım. diğer yandan artık dünya öyle bir dünya oldu ki yeni bir şirket diğerlerini silip süpürebiliyor veya otokratik rejimler bunların ayağını kaydırabiliyor. 10 yıl sonrasına projeksiyon tutmak gerçekten zor.

bir tane örnek yazayım. google haftalık 200 ortalama seviyesine düştüğü zamanlardan alım yapılmış olsaydı güzel bir kar elde edilirdi.
pandemi zamanı 55 dolar civarı
2022 sonları 90 dolar civarı
2025 nisan 145 dolar civarı

ortalama maliyet 97 civarı olurdu şu anda.

tabi her zaman bir ama vardır. geçmiş grafiğe bakarak konuşmak kolay. ya google'da işler kötü gitseydi ne olurdu? ya malımıza sahip çıkacağız moduna girecektik ya da en baştan belirlediğimiz zarar noktasında kol kesip çıkacaktık. işte burada yumurtaları birkaç sepete dağıtmanın önemi ortaya çıkıyor.
0
lazpalle
(21.09.25)
Paramı dörde böler, birine euro eurbondlarından, birine ALTINS1, birine gümüş ETF'i, birine de Amerikan borsa ETL'lerinden alırdım.

Bu arada boş durmaz, hazır alt yapım da varken finansal okuryazarlık öğrenir, ülke ve dünya siyaseti hakkında geleceği okuyabileceğim kadar bilgi sahibi olurdum. Bundan sonra da kar hedefleri ve zararkeslerle yatırımlarıma sürekli olarak yeni yönler verirdim.
0
Mirket
(21.09.25)
ben 5-10 yıl çok uzun bir süre ama kendi düşüncelerim.

Bir sepet yapmalı sepet içerisinde, trade ve uzun ve orta olarak ayrı bir çeşitlendirme olmalı

-Fed faiz indirimi bitene kadar, altın, gümüş ağırlıklı fizik. Bunun yanında karşılık etfler ile trade
-Dünyada savunma ve yapay zeka ve buna bağlı Blue Chip trendi var, bunlara yatırım yapan etf hisselere yatırım ve yine kısa vadede trade
-Bunun ile birlikte borsa istanbulda bu aralar güzel trade fırsatları var. Bunlardan gelen karları orta ve uzun vade beğenilen şirketlere eklenerek devam edilebilir.
0
Rao
(21.09.25)
Borsa bedava
Leasing ile ev alınabilir
Vadeli reel faiz veriyor hala.
0
gabe h coud
(21.09.25)
Fiziki altın
Fiziki döviz
Mevduat (faiz)

Burası Türkiye
0
HellKeePer
(22.09.25)
ayrıca ülke dışı yatırım ilginizi çekiyorsa berk dinçtürk takip etmenizi tavsiye ederim.
0
Rao
(22.09.25)
abi iktisat okuduysan anlaman, kavraman gereken iki sey stock ve bond. yani hisse senedi ve tahvil. en temel yatirim araci bunlar. bunlara nasil dogru sekilde yatirim yapacagini ogrenmen lazim.

"-Dünyada savunma ve yapay zeka ve buna bağlı Blue Chip trendi var, bunlara yatırım yapan etf hisselere yatırım ve yine kısa vadede trade"

Blue chip yanlis anlasilmis sanirim. Blue chip diye adlandirilan sirketler eski tip, global agirligi olan sirketler. walmart, mcdonalds, coca cola, caterpillar, home depot, boeing falan. chip diye bahsedilen sey poker fisi, yapay zeka trendiyle alakasi yok.
0
hot potato
(22.09.25)
(30)

Çevrenizde oyun oynayan yetişkinler var mı?

Gradient_tabanlı_mor
Benim çevremde pek yok. Duyunca şaşırdım. Çevrenizde oyun oynayan (günde 2 saat üstü) yetişkin, iş güç sahibi adamlar kadınlar var mı? Nasıl vakit bulunuyor ki.
Benim çevremde pek yok. Duyunca şaşırdım. Çevrenizde oyun oynayan (günde 2 saat üstü) yetişkin, iş güç sahibi adamlar kadınlar var mı? Nasıl vakit bulunuyor ki.
0
Gradient_tabanlı_mor
(18.09.25)
home office.

bir de herhangi bir seyi gercekten yapmak istiyorsan "zaman yok" diye bir sey yok. o zamani illa ki yaratiyorsun.
0
sonsuz
(18.09.25)
wc, servis, mola, yatak keyfi vs.

edit: sonsuz +1 istedikten sonra her şeye zaman var.
0
lazpalle
(18.09.25)
Ben varım, evet uzaktan çalışıyorum.
0
mirty
(18.09.25)
bu yetişkin kişi 1730'da işten çıksa, 1800'da evde olsa, 1930'a kadar soyunsa sökünse, yemek falan yese, 1930'dan sonra ne yapacak? 2300'da yatacak olsa önünde 3-4 saat vakit var. kızılcık şerbeti izlese zaten 2-3 saat sürüyor. dizi izlemek yerine oyun oynuyordur.
0
co2s2
(18.09.25)
Ben oynuyorum ama her gün değil. Hafta sonları 3-4 saat oynuyorum.
0
gnosis
(18.09.25)
Ben oynuyorum. Yapmak isteyince vakit bulunuyor. Valorant, fifa, aoe. Veterinerler ve iş sahibi patronlarla oynuyorum. Kafeye, puba gitmek gibi ama daha evcimeni.
0
Shepard
(18.09.25)
Evden çalışınca oynanıyor. İşim gereği kullandığım programda işlemler bazen uzun sürebiliyor. Yani benim dikkatimi vermemin gerekmediği arkaplan işlemleri olabiliyor. O sırada mobil oyunlara vakit ayırabiliyorum. Bilgisayardan oynamak için zaman çok az kalıyor. Pek oynayasım da olmuyor açıkçası. Olsa zaman bulurdum.
0
himmet dayi
(18.09.25)
Düzenli olarak ya da her gün 2+ saat olmasa da ben oynuyorum. Çevremde birçok kişi de kadın ve erkek oynuyor. Yarışma programları ya da dizi izlemek yerine oyun ile geçiriyoruz/geçiriyorlar o süreyi. Hatta arkadaşlar ile oynayunca sosyalleşmiş de oluyoruz. Herkesin dinlenme aktivitesi farklı.
0
nawar
(18.09.25)
Her gün düzenli oynamıyorum yani genelde oynadığım oyunlar hikayeli ve bir sonu olan oyunlar ve her bittiğinde hemen yenisine başlamıyorum ama sık sık oynuyorum günde 2 saatten de uzun olacak şekilde. Mobil oyunları da sayarsan hele ohoo oyun oynamayan yetişkin yok neredeyse.

Home office çalışmıyorum, doktorum. Saat 5 gibi evde oluyorum. Gece 1 gibi uyuyorum. 8 saat var yani arada. 1-2 saat nişanlımla telefonda konuşma desek, yemek falan da düşünce kalan yaklaşık 5 saatlik sürede full oyun oynadığım çok gün olmuştur. Bu süreyi telefonda ya da dizi izleyerek geçirdiğim günler de var. Ne yapıcam ki evde zaten tek başımayken. Arada da puzzle yapıyorum işte. Bu kadar şok olmanızı anlayamadım oyun oynayan yetişkin nasıl olur diyerek. Oyun denince aklınıza ne geliyor öncelikle onu merak ettim?
0
nundu
(18.09.25)
40 yaşındayım oynuyorum çocuğum ailem olsa yine oynardım çevremde de oynayanlar var keşke daha fazla vakit bulsam da daha fazla oynasam. Sabahlasam, oyun için yıllık izne çıksam falan ama sosyal hayal ve iş maalesef izin vermiyor. Yaşlanınca kafam basarsa tüm yaşlılığımı birkaç saat oyun deniz ve doğa ile geçirmek isterim
0
croswell
(18.09.25)
denildigi gibi bu durum onlar icin bir rahatlama yolu. yani kimi insan dizi izler, film izler, kitap okur, muzik dinler, spora gider, bir seyler yapan yani, onlar da oyun oynuyor.
0
Sour
(18.09.25)
Yani bunun için ayrıca zaman ayırmak mi gerekiyor gibi bakiyorsunuz siz, onu tam anlayamadım. Benim tanıdığım ortalama insanlar evli olsun çoluk cocuklu olsun bekar olsun, mesai bitimi eve geçip yemek vs faslını bitirince, çoğunlukla oturup televizyon, dizi, film vs izliyor. Onun yerine oyun koyunca aynı şey işte.
0
encokbenisevinnolur
(18.09.25)
Ben çocukluk ve ergenlikte bilgisayar oyunları hep oynadım, benim için çok normal bir şeydi. İşe başlayınca etrafımdaki profil hiç böyle olmayınca "artık oynanmamalı mı" gibi bir algı oluşmuştu bende, garipserler diye bahsetmiyorum bile. Sonra birgün iş değişikliği yaptım, ekibindeki hemen herkes oyun oynuyor. Yani tamamen çevre profili ile ilgili bir olay. Ben geceleri oynuyorum, 12 sonrası 2 ye kadar falan. Çalışma şeklim hibrit. Ofise gittiğim günler bazen oynuyor bazen oynamıyorum uyku durumuma göre. Oyun oynamayı seviyorum, bu dünyadan kopma hissi çok iyi. Bir arkadaşım var gece full oyun oynuyor, gündüz mesai, mesai sonrası gece 12'ye kadar uyuyor. Sonra yine devam ediyor :D Bazıları için tutku.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(18.09.25)
var, kitap okumak veya film-dizi izlemek gibi bir eğlence aracı bu da.
0
unalub
(18.09.25)
Çevremde de var. Ben de varım. ha ben çalışmıyorum şu an ama çalışan arkadaşlarım da oynuyor sürekli.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(18.09.25)
var tabi. ne demek nasıl vakit bulunuyor? e o zaman yetişkin, iş güç sahibi insanlar film, dizi de seyretmesin. spor da yapmasın. hatta hiç bir şey yapmasın. nasıl vakit bulunur ki
0
benarrivo
(18.09.25)
yetişkinlerin çoğu günde 2 saatten fazla TV yayını izliyor. neden vakit bulunamasın ki?
0
loch ness
(18.09.25)
Ben varim. Cocuklugumdan beri gamer'im. Ama yas ilerledikce ve son zamanlarda azaldi. Bazen oyun oynamaya uzun aralar da veriyorum. Sonra tekrar donuyorum vs.
+1
ermanen
(18.09.25)
kendim varım

ekimde 34

düzenli olarak forza horizon 5 ve gran turismo 7 oynuyorum.

2 direksiyon setim, simülatör koltuğum, ps5 ve xbox series s'im var.

bekarım.

zaman buluyorum.

home office.
0
rain when i die
(18.09.25)
evden çalışıyorum ama mesai saatlerinde oynamıyorum. dışarı çıkmaya film vs izlemeye nasıl vakit ayırabiliyorsa yetişkinler, buna da ayrılabilir sonuçta. eşim de oynuyor.
0
nolmus yani
(18.09.25)
Benim var. Butun islerini karisi goruyor, annesi gibi.
0
hot potato
(18.09.25)
Benim çevremde hiç yok ama benim çevrem geniş değil, ondan olabilir.
0
sekizdokuzon
(18.09.25)
40 yaşına yaklaşmış arkadaşımın oyun bilgisayarı var. Haftasonu bazen tüm gün oyun günü ilan ediyor. Hergün oynamıyor ama oynuyor.
0
1917
(18.09.25)
var, e herkes akşam 2-3 saat tv, dizi veya film izliyor yav? Bunu yapmayıp oyun oynadıklarını düşün işte. Kimi de instagram twitter vb.nde vakit geçiriyor. Tercih insanların.
0
nhk ni youkosu
(18.09.25)
benim bu. şu ara işsiz ve sıkıntılıyım. kadınım. emekli dayılar gibi telefondan 3-4 sat okey oynuyorum. playstation alırsam araba yarışı ve dövüş oynamayı planlıyorum.
0
cccbehzatccc
(18.09.25)
düzenli olmasa da ben de oynuyorum. şirkette yaş ortalaması 40 olan ekibimde de hemen herkes oynuyor. hatta daha bugün borderlands 4 muhabbeti döndü toplantıda.
0
sir gawain
(19.09.25)
var tabi, bu da bir hobi en nihayetinde. çevrende dizi izleyen yetişkin var mı? aynı şey, oyunları da interaktif dizi gibi düşünebilirsin.
0
robokot
(19.09.25)
benim çevremde de çoğu kişi oynuyor.
eşim ve kardeşim, tanıdığım erkekler oynuyor.

ben de sims 4, sims medieval falan oynuyorum

tabletten de batak,king,çanak oynuyorum
0
Hallegadola
(19.09.25)
benim yok ama arada arkadasla pes atiyoruz. aslinda beraber oynayinca cok keyifli de tek basima acip oyun oynamayali 8-10 sene olmustur.
0
bohr atom modeli
(19.09.25)
Ben. Disco Elysium diye bir oyun oynuyorum son bir haftadır mesela günde en az 2 saat, bazen 3-4. İşten sonra eve gelip oynuyorum akşam olana kadar işte, sonra uyuyorum vs.
0
vedatchilipeppers
(19.09.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.