Giriş
(13)

Kalan ömrünüzde tek bir şarkı dinleme hakkınız olsa

deniz kiyisi ve papatyalar
Hangi şarkıyı seçerdiniz? Tek şarkı yazmanızı tercih ederim. Ama "seçemedim, iki tane yazdım" derseniz de kabul.Teşekkürler
Hangi şarkıyı seçerdiniz? Tek şarkı yazmanızı tercih ederim. Ama "seçemedim, iki tane yazdım" derseniz de kabul.

Teşekkürler
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(08.10.26)
Tek bir taneyse uzun olsun o zaman: November rain
0
substituent
(08.10.26)
Şimdi en azından bir oynak bir hüzünlü bir de huzurlu hakkım olsaydı keşke.
O halde, Kürdilihicazkar bir eser diyorum:
Barış Manço - Nick the Chopper
youtu.be
0
dilemma of subscribtionability
(08.10.26)
cok cok cok cok zor bir soru.

bohemian rhapsody veya high hopes derdim.
+1
baldur2
(08.10.26)
"Lovebugs - Avalon" derdim.

youtu.be
0
deveyidiken
(08.10.26)
Müslüm Gürses - seni yazdım kalbime
-2
etna
(08.10.26)
şenay lambaoğlu - rüyalarıma gir. sanırım şu hayatımda üst üste 10 kere dinlediğim tek şarkıdır.
0
shadowfollower
(08.10.26)
tek şarkı seçmek çok zor. ama madem tek şarkı belirtmemiz gerekiyor sezen aksu - unut diyorum www.youtube.com
0
exlibris
(08.10.26)
Enstrumental bir şey ara ara hayatımın fonunda çalabilir
youtu.be
0
grimavi
(08.10.26)
the ensemble of silence
music.youtube.com
0
lazpalle
(08.10.26)
Sezen Aksu Begonvil

Ve Bon Entendeur şarkıları
- Monaco

open.spotify.com
0
gabe h coud
(08.10.26)
kendi yazdigim besteledigim bir sarki bile olsa omrumun sonuna kadar loopta dinlemek istemem. o yuzden hicbiri diyorum. iki tane de olmaz. bence eziyet olur.
D- hicbiri.
0
cooperr
(09.10.26)
Tek bir klip deseydiniz kesinlikle Hande Yener sopa ve yasak aşk birlestirilmiş versiyonu seçerdim. Çünkü aynı şarkıyı dinlemekten sıkılırım bu şekilde en azından iki şarkı hakkım olurdu:d
0
egerbiryolcu
(09.10.26)
Sarı çizmeli mehmet ağa - barış abimiz
0
cccbehzatccc
(18 dk)
(10)

yattığınız yatağa ne kadar ödediniz?

OgutucuRecep
çift ya da tek kişilik hangi yatağı önerirsiniz?sizce çok önemli mi yoksa standart bir model de yeterli mi?önerebileceğiniz iyi bir yatak marka model var mıdır? kış ve yaz ayı için ideal olan birşey.
çift ya da tek kişilik hangi yatağı önerirsiniz?
sizce çok önemli mi yoksa standart bir model de yeterli mi?

önerebileceğiniz iyi bir yatak marka model var mıdır? kış ve yaz ayı için ideal olan birşey.
0
OgutucuRecep
(08.10.26)
bütçen sınırları içinde alabileceğin en iyi yatağı al. çünkü direkt hayat kaliteni etkiliyor.
ben tek de olsam min 140x200 gibi tercih ediyorum.
+2
orpheus
(08.10.26)
en son aldığım yatağa 15 bin ödemiştim.
160-200

140-200 dar bence. en az 150 olmalı. alabiliyosan yerin varsa kesinlikle çift kişilik al.
0
jelly bear
(08.10.26)
çift kişilik 2x2m sealy var: 2-3 sene oldu alalı. 30bin tl şu anda fiyatı.
tempur 1x2m aldım bir kaç ay önce: 140 bin tl.
+1
gabe h coud
(08.10.26)
120x200 sealy yatak baza başlık 60 küsür ödemiştim.
+1
inheritance
(08.10.26)
160x200 sealy- 43 bin, geçen sene
uyku kalitesinde inanılmaz bir değişim oldu. daha önce hint fakiri gibi yatıyomuşum.
+1
oldtimer
(08.10.26)
3.5 sene önce 70 bin ödemiştim. Tempur'un bi modeli.

Çift mi tek mi sorusu tamamen sizin konfor algınıza bağlı. Ben çift diyorum.
0
tiredofwaiting
(08.10.26)
ben $5000 verip 20 sene kullanmaktansa $1000 verip 5 senede bir degistiriyorum.
190x200.
0
cooperr
(08.10.26)
6 sene önce 800 lira vermiştim. Yeni işe girmiştim. Rastgele bi Bellona alıp geçmiştim ucuz diye. Herhalde şimdilerde 8-10 bin falandır.
0
jackyr
(08.10.26)
yatak (ahsap kismi) degil dosek (metres) diye soruyorsunuz diye anliyorum.
ikeadaki en pahali modeli aldim iyidir diye. cok sert geldi. sonra yatak ustune konulan memory foam tipli 7-8 cm kalinlikta sunger almak zorunda kaldim.

demem o ki, kilonuzla da alakali. ayrica sirt ustu mu uyursunuz yoksa omuz ustu mu. bu da onemli. dandik yatak, kaliteli ust sunger en iyisi bence.
+1
sttc
(08.10.26)
@sttc
Bizim yatak dedigimize onlar mattress diyor biz metres demiyoruz. Onlarin bed dedigine de biz karyola diyoruz, yatak degil.
+2
baldur2
(09.10.26)
(2)

Ne kadar da ucuz dediğiniz riskli bir hisse söyler misiniz?

benaslindayohum
Düşük miktar gireceğim. BİST Tekniği önemli değil temeli sektörü vs önemli. Buna göre öneriniz
Düşük miktar gireceğim. BİST
Tekniği önemli değil temeli sektörü vs önemli. Buna göre öneriniz
-3
benaslindayohum
(06.10.26)
Hem 'temeli sektörü vs önemli.' olacak
ve hem de 'riskli' olacak.

Nasıl yani?
+4
Mirket
(06.10.26)
conse
-1
gabe h coud
(07.10.26)
(7)

Hangi araç kiralama firmalarını kullanıyorsunuz?

starbuck
Sadece haftasonu için istanbul ankara arası git gel yapacağım, daha önce araç kiralamadım. Nereyi önerirsiniz, hangi adımlar izlenmeli?
Sadece haftasonu için istanbul ankara arası git gel yapacağım, daha önce araç kiralamadım. Nereyi önerirsiniz, hangi adımlar izlenmeli?
0
starbuck
(06.10.26)
lokal yerlerden uzak dur.

garenta, avis, greenmotion, vs. indirim kovala. direkt müşteri hizmetlerini arayıp en uygun kampanya nedir diye sorabilirsin. onlar söylüyor. mesela teb hesabınız varsa ona %40 indirim var, en büyük indirimimiz %40 zaten diyor. varsa hesabın kod alıp yapıyorsun. örnek bu. uzun uzun aramaya gerek yok.
ek sigorta satmaya çalışırlar. ben almıyorum.
+1
gabe h coud
(06.10.26)
windy kullaniyorum uzun suredir. Memnunum.
0
duster
(06.10.26)
enterprise
+1
tahtakafa
(06.10.26)
kiralarken km sınırı varmı kontrol et. biz genelde zeplin den kiralıyoruz.
0
gercekdunya
(06.10.26)
Ofisten ofise değişiyor kalitesi bu olayın. Bir çoğu franchise çünkü.

Örnek vereyim. Havalimanı Garentayla sorun yaşadım. Ama Anadolu’nun bir ilinde garentadan inanılmaz memnun kaldım.


Benim tavsiyem enterprise. Havalimanı Garentada sorun yaşayınca araç teslimindeki çalışanla sohbet etmiştik. “Abi ben bile enterprisedan kiralıyorum. Kaliteden şaşma” demişti.

Kısacası kurumsal her zaman iyidir. 2 kez enterprisedan araç kiraladım bu süreç sonrası ikisinden de memnun kaldım. Biri Nevşehir, biri Beylikdüzü şubesi.

Km sınırı falan oluyor ama. İstanbul Ankara arası ona dikkat et. Farklı ofislerin farklı fiyatları oluyor. Ona da bak. Standart kasko lastik, far, jant vs hasarını karşılamıyor. Ek ürün satın almanı da tavsiye ederim.
0
jackyr
(06.10.26)
kiraladığım yere göre değişir. kurumsallardan kolay kolay şaşmam. çok farklı şehirlerde araba kiraladım hepsinde neredeyse farklı bir firmadan kiralıyorum. ama genelde budget denk geliyor. dedikleri gibi ofise göre tutum çok farklı olabiliyor. ben ama önce maliye baktığım için yolcu360 ve obilet gibi platformlardan bir bakarım fiyata genelde daha uygun olabiliyor. istanbul-ankara arası için kiralayacağın ofise göre yine obilet'e bakmanı tavsiye ederim. obilette her firma olmayabilir o yüzden haritalardan yakınlarındaki ofislere bakıp tek tek fiyatlarına bakabilirsin ve ofis yorumlarına da bakmakta fayda var.
0
bay b
(07.10.26)
Ziraat Filoyu öneririm. İyi hizmet
0
marsabil
(07.10.26)
(4)

yazı yazmayı unuttunuz mu?

bay b
günlük hayatta hiçbir şey yazmıyorum, yazılı not alma gibi bir alışkanlığımda pek yok işte dahi. ya kafadadır ya da bilgisayar üzerinden not tutarım. böyle olunca da en ufak yazı yazma gereği olduğunda resmen ilk kez yazıyormuş gibi hissediyorum artık. zaten çok da iyi olmayan yazım iyice çivi yazıs
günlük hayatta hiçbir şey yazmıyorum, yazılı not alma gibi bir alışkanlığımda pek yok işte dahi. ya kafadadır ya da bilgisayar üzerinden not tutarım. böyle olunca da en ufak yazı yazma gereği olduğunda resmen ilk kez yazıyormuş gibi hissediyorum artık. zaten çok da iyi olmayan yazım iyice çivi yazısına dönmeye başladı? sizde de oluyor mu bir şey yapıyor musunuz bununla ilgili? Baktığınız zaman bu hale gelmek için çocuklukta baya çaba sarf ettik sanki hepsi çöpe gidiyormuş gibi hissediyorum.
+1
bay b
(05.10.26)
Bunu yaşadığımda ajanda tutmaya başlamıştım sonra telefon takviminin kolaylığı yüzünden bıraktım ama iyi gelmişti. Ondan sonra çalışırken sürekli yazarak not almaya çalıştım bu iyi geldi.
+3
mutekebbir
(05.10.26)
unuttum, yazım çok güzeldi. ama artık yazamıyorum, yazarken çok hızlı yazmaya çalışıyorum klavyede yazdığım gibi bu da bozuyor. yavaş yavaş yazınca da parmaklar ağrıyor çok bastırıyorum gibi. sanırım ele iyi oturan, güzel yazan bi kalemle tekrar denemek lazım.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.10.26)
Unutmadım. İşimde deftere not alıyorum.
+4
gabe h coud
(05.10.26)
evet bir şey yazmam gerektiğinde utanıyorum resmen. her gün kalem tuttuğum öğrencilik günlerinde bile berbattı yazım, şimdi kötü olmanın ötesinde neredeyse elim titriyor. kontrol sıfır. hastanede filan mesela form doldurduktan hemen sonra göğsüme pata pata vurup yalpalayarak koşasım geliyor, maymun gibi hissettiriyor o (olmayan) motor becerisi.
+1
der meister
(05.10.26)
(17)

Buraya kaydolalı; ilk duyurumu (sorumu) açalı 16 yıl 2 ay olmuş, seviyorum burayı, sizin için de bu mecralar manevi olarak değerli mi?

psmstc
Burası benim için kadıköy gibi, (çok severim)Burada takılırken işlerim değişti, sevgililerim oldu, sonra evlendim çocuğum oldu falan hayatımda sürekli olan nadir şeylerden ekşi sözlük ve ekşi duyuru...Ergenliğimi ve genç yetişkinliğimi burada geçirdim. Anonim olmanın özgürlüğü, vb. içimden bunları b
Burası benim için kadıköy gibi, (çok severim)
Burada takılırken işlerim değişti, sevgililerim oldu, sonra evlendim çocuğum oldu falan
hayatımda sürekli olan nadir şeylerden ekşi sözlük ve ekşi duyuru...
Ergenliğimi ve genç yetişkinliğimi burada geçirdim.


Anonim olmanın özgürlüğü, vb. içimden bunları böyle yazmak geldi :)

psmstc was here.. heheheh.

Sizin için de böyle anlamlı mı ekşi duyuru ekşi sözlük?
+10
psmstc
(05.10.26)
13 yıl 5 ay olmuş benim de.
Çok fazla insanla tanıştığım için artık anonim hissetmiyorum ama seviyorum yine de.
En başta sözlük ismimle başlamamam gerekiyordu burada hata yaptım bence.

Nostaljik bir havası var evet, bazen çok çok eski konular gündeme geliyor çok eski isimleri gördükçe eski bir okul arkadaşımla denk gelmişim gibi hissediyorum.
+1
mutekebbir
(05.10.26)
valla ben de çok seviyorum burasını, zaman zaman killerbee ve fodera gibi nicklerle aranızda bulundum. o nicklerim halan duruyor ama bununla geçmişte turkmuzik.org daki sezen aksu tartışması tarzında bir tartışma yaşadığım için kapatılmıştı bu hesabım. tabi o zamanlar ohovv, daha çocukmuşum :D

18 yıl, 8 ay, 19 gün

burayı çok severim, mutlaka hergün bakmaya takip etmeye çalışırım, sözlük ne yazık ki ilgimi çekmiyor uzun süreden beri.

buradan çok arkadaş dost sahibi oldum. halen hepsiyle yazışırım, tabi ters düştüğüm insanlar da oldu zamanında.

buradaki favori duyurum, www.eksiduyuru.com

bir de internetten bakıp evin salonuna betondan masa yapan arkadaş vardı. masayı atmak isteyince atamamışlar, balyoz ve belediye ekiplerinin yardımıyla atmışlardı hahahah
0
omer460
(05.10.26)
18 yıl, 4 ay, 19 gün

o kadar olamaz ilk 2008'lerde girip bakmıştım diyordum ki. 2008'in 18 yıl önce olduğunu fark ettim.
0
orpheus
(05.10.26)
bu hesap
14 yıl, 7 ay, 2 gün

sözlük hesabım daha eski.

yani rastgele bir soruya rastgele cevaplar verebilen insanlar bulmak güzel.
hepinize eferim, thx and well done.
+1
duyurukullanıcısı
(05.10.26)
16 yıl 7 ay olmuş benim de. cevap kısmında çok aktif olmasam da düzenli şekilde takip ederim. tarayıcıda sekmesi her zaman açıktır.
0
lazpalle
(05.10.26)
19 yıl 11 ay
duyuru yokken girmişim galiba safkajsf

daha çok cevaplamayı seviyorum bildiğim bir şeyse ama ai çıktığından beri pek girmiyorum niyeyse. heralde ai'a soruyorlardır gibi düşünüyorum. yine de duyuru iyidir, seviyorum.
0
brkylmz
(05.10.26)
13 yil, 4 gun olmus ama bu ikinci hesabim, diger hesabim banlandi. gerci simdi geri vermeye basladilar ama almadim. dolayisiyla en az 15 yilim falan vardir benim de. ifsa zamanlari haric anonimligimi korudum. ifsaya katilmisligim var. onun disinda kimseyi tanimam, ama rumuz olarak bildigim ve cok yardimi dokunmus insanlar da var. duygusal bir bagim yok ama kullanisli bir platform olarak goruyorum.
0
Sour
(05.10.26)
ataturkiye vardı bi mesela. o kadar eskiyim ki (bu kullanıcı adıyla değil)
0
deartheodosia
(05.10.26)
Hesap yaşı: 19 yıl 10 ay 23 gün.
Kasım 2006’da ilk cevabımı yazmışım.
Sitenin ilk tasarımını hatırlıyorum böyle megafonlu, turunculu/yavru ağızlı canlı bir tasarımdı… :)
Geçen kendi kodladığı bir siteyi compu’ya hatırlatamadım bir türlü mesela… (bkz: ekşi sözlük sinopsis yarışması)
Bir ömür geçmiş beraber…
Ne insanlar gelip geçti buradan. der meister gibi kaç insanın ergenlik sivilcelerini patlatıp büyüttük burada… (Arbre’dan hâlâ kesmedim umudu)
Ben hâlâ compadrito ve aychovsky’i özlemle ananlardanım.
Şurada da bayağı bir insanı taglemiştim hatıra/iz bırakanlar nev’inden: www.eksiduyuru.com
Bir de şu cevabı paylaşayım: www.eksiduyuru.com
Burada birçok güzel şeye imza atıldı. Misal: soz.lk veya (git: 1371026)
Site son demlerini yaşıyor. 10 sene de sürebilir bu ihtiyarlık evresi, bilemeyiz.
Neticede kubbede bir sâdâ bıraktı. Öpüyorum Sinan’ı…
+1
dilemma of subscribtionability
(05.10.26)
15 yıl 2 ay 27 gün
Bu duyuruyla geçmişe gitmek biraz burdu :') kediebesimi aramızdan ayrılış yıldönümüne yaklaşmışken anmış olayım. Ve atatürkiye'yi...
0
beetlejuice
(05.10.26)
Degil.

the future is real, but... the past, well it's... all made up.- logan fucking roy
-7
Purple life
(05.10.26)
Benim de 16 yıl 2 ay olmuş. Seviyor muyum bilmiyorum ama bir yerlerde bir şey beklerken açıp iki duyuru bakıp cevaplamak baya refleks oldu bende. Sigara içmeyenler beklerken ne yapıyor muhabbeti gibi bir şey.

Ekşi hesabım daha eski ama artık kullanmadığım için bilemiyorum kaç yıl oldu.
0
akhenaten
(05.10.26)
17,9 artı 1-2 yıl da adını hatırlayamadığım uçmuş bir hesabım vardı. burası benim için herkesin bilmediği bir pasaj gibi adeta. her gün girer öncelikle işime yarar bir şeyler var mı diye bir dolaşırım. burada müzikler keşfederim, filmler bulurum. yeni ilginç web sitesi ve uygulamalar öğrenirim. ilginç; aile, arkadaşlık, ilişki hikayeleri dinlerim, alışverişle ilgili tüyolar falan edinirim. çok şey öğrenirim yani. mesleğim ve tecrübeli olduğum konularda cevaplar veririm. çok değil ama bazen iş aldığım da olur buradan. hiç kötü ya da sürpriz biri ile de karşılaşmadım o yüzden reelde. hepsi de okumuş pırıl pırıl çocuklar :))) son zamanlarda pek uğrayan gelen giden soru soran yok. o yüzden troll hesapar çok değerli benim gözümde. duyuruyu açar açmaz gözlerim önce bu hesapların sorularını arar. soruları asla okumam ve basarım eksiyi :))))) var ol duyuru.
0
ground
(05.10.26)
13 yıl, 3 ay, 21 gün olmuş benim de. şu anda 31 yaşındayım ve sürekli yazmasam da girdiğim ilk günden beri aktif bir duyuru okuyucusuyum, hiç vazgeçmedim :') burada gerçekten çok nitelikli bir kemik kadro var, bir çoğunuzu sadece yazdıklarınızı okuyarak yıllardır tanıyormuş gibi hissediyorum. gerçekten güvenli bir alan. bana da site son demlerini yaşıyor gibi geliyor ama umarım zamana meydan okuyabilir.
0
theseachange
(05.10.26)
Hem sözlük hem burası çok anlamlı. Sözlük'e 2002'drn beri, buraya da sanırım 2009'dan beri takılıyorum. Çok mutluyum. Özellikle 1 yıldır gece yatmadan buraya uğruyorum
0
cccbehzatccc
(05.10.26)
14 yıl, 28 gün. seviyorum burasını da eskiden çok daha fazla kullanırdım. çok şey öğrendim, ergenliğimden beri kullanıyorum resmen.
+1
sabenburak
(06.10.26)
13 sene olmuş. buraya girdiğim ilk günler hiç tanımadığım iki kişiyi evimde ağırladım. ilk iki senemde buradan 3 sevgili yaptım. sonra uzak durdum, sadece cevap verdim.

bana bir şey katmadı. yeni bir şey öğrendim diyemem. elimden geldiğince yardımcı olmaya çalıştım uzun seneler. seneler önce bir kere bir desteğe ihtiyacım olmuştu. onda da yardım eden olmamıştı. sonra özellikle bir dönem moderatörlerden hep beraber çok çektik. insanlar uzaklaştı. ben de uzaklaştım. günde bir iki kere alışkanlıktan girerim. 1-2 cevap veririm. günlerce uğramadığım da oluyor. şu anda eski duyuru yok ama aklıma 12-13 sene öncesi geliyor bazen. güzel zamanlardı.
0
gabe h coud
(06.10.26)
(10)

İşe gidiş geliş mesafesi

garavel
Selamlar, tek yön 42 km gidiş iş için uzun bi mesafe mi ? Yaklaşık 65-70 dk sürecek yol. Haftada 2, çoğunlukla 3 gün gidilecek ofise gerisi remote diyebilirim.Istanbul degil ama trafik olarak İstanbul ayarında bi şehir olan Londra
Selamlar, tek yön 42 km gidiş iş için uzun bi mesafe mi ? Yaklaşık 65-70 dk sürecek yol. Haftada 2, çoğunlukla 3 gün gidilecek ofise gerisi remote diyebilirim.

Istanbul degil ama trafik olarak İstanbul ayarında bi şehir olan Londra
0
garavel
(05.10.26)
uzak tabi ama süre önemli. 70 dk fena değil. yapanlar var. yol masrafı da önemli bu durumda. haftada 2-3 olması iyi.
benzerini bir arkadaşım her gün yapıyor
+1
jelly bear
(05.10.26)
Çok ama kurtarır
-5
arbre
(05.10.26)
arabamı toplu taşıma mı ?
araba ile trafik hiç çekilmiyor o yüzden toplu taşıma hızlı ise tercih edilebilir.
kaç araç değiştirileceğine görede değişir, ben hergün beylikdüzü şişli yapıyorum aynı ayarda sizin verdiğiniz km ile baya yorucu ama alıştık artık 10 senedir gidip geliyorum genllikle ayakta, yaşla beraber iyice zorlaşıyor yaşta önemli bu noktada.
0
eja
(05.10.26)
30 dkdan sonrası eziyet oluyor.

ben her gün 73km git 73km gel yapıyorum. 50 dk - 1 saat 15 dk arası sürüyor her yön. İşkence resmen.

İnsanın alternatifi yoksa yapar ama 1 seneden fazla yapılmaz. Şu anda yeni iş bakıyorum. Sebeplerin en önemlilerinden biri bu.
+5
gabe h coud
(05.10.26)
araba, yakıt ve araba şirketten. Yol masrafım yok. Saha satışçısı olduğum için 2-3 gün gidiyorum sadece ofise max rapor vermeye.
0
🌸garavel
(05.10.26)
araba yakıt şirkettense marmara otoyolu gibi yol varsa londrada sorun etmem basarım açık yola araba ile. yol açıksa en fazla 25 dk sürer yol
0
eja
(05.10.26)
50-55 dk sürer en iyiihtimalle, yolun çoğu otoban evet şehir dışından ev bakıyorum çünkü. Dur kalk yok gibi bir şey yolun büyük kısmında
0
🌸garavel
(05.10.26)
Benim ana ofisim 13 km, diğer ofis 100 km.
Uzak olana ayda 5 gittiğim oluyor.

O an bu iş makuldü, radarım açık daha iyisini bulursam çeker giderim açıkcası. Diğer şartlara göre değişir.
0
cilekli pasta
(05.10.26)
Haftada 2-3 gün ise olur bence.
0
kumandanim
(05.10.26)
Her gün olsa olmaz derdim ama haftada 2-3 gün gayet olabilir bence
0
euteamo
(05.10.26)
(10)

Kiracı iseniz ortalama bir evde kaç yıl oturuyorsunuz?

sonhakan
Benim ki 3 yıl Çok az geldi de..
Benim ki 3 yıl Çok az geldi de..
0
sonhakan
(04.10.26)
11. yılım bitmek üzere :d ev sahibim çıkmamı bekliyor. ben de çıkmak istiyorum ama çıkamıyorum
0
art cat chocolate
(04.10.26)
ilk evime 6 sene once ciktim, acikcasi memnunum. yeni yapilmis bir binaydi, ev sahibiyle de bi muhabbetim yok; zam donemi ikimiz de makul davraniyoruz ortada bulusuyoruz.

seneye evimi alana kadar burada devam. 3 senede bir ev degistiremezdim ben ngl
0
aguen
(04.10.26)
Son yüzyılda en uzun süre oturan kimse sanırım . Ardından çıkan olaylar da daha yeni :
www.yenialanya.com
0
diyecevaplandı
(05.10.26)
saydim son 10 yilda 6 farkli evde oturmusum. daha gecen ay tasindim, bu da 7. oluyor.
0
banach
(05.10.26)
kiraci olarak ortalama 1 sene (22 ay, 2.5 ay, 24 ay, 1.5 ay)
ev sahibi olarak ortalama 3.5 sene yaklasik (53 ay, 33 ay)

cok kisa olanlar biraz ozel durumlardi, yoksa ortalama 2 sene olurdu sanirim.
-1
lemmiwinks
(05.10.26)
2023'te oturduğum evimi aldım. Ev sahibi olarak 3 sene oldu.

Ondan önce 16 senelik kiracılık hayatım var. 6 ev değiştirmişim. son 3 evimde 4'er sene kalmıştım.
0
gabe h coud
(05.10.26)
6.5 yıl aynı evde oturdum ben romanya'da.
ülke değiştirmesem hala aynı evde oturmayı düşünürdüm.
-1
rain when i die
(05.10.26)
25 senedir İstanbul' dayım. Şu anda kiracı olarak oturduğum 8. ev. Bundan bir öncekinde 12 sene oturdum, ortalamayı o yükseltmiş :)
+1
kumandanim
(05.10.26)
Öğrencilikle Ankara geldikten sonra ilk yıl yurt sonra kiraya başladım. 26 sene olmuş toplam 11 ev değişikliği. Arada 1 sene askerlik var birde.
Kısaca 24 sene—> 11 ev
Ayrıca kiraya devam
0
FT5
(05.10.26)
İlkinde 2, 10 ikincisinde sonuncu da 8yıl oturup evlendim
0
cccbehzatccc
(05.10.26)
(19)

Marketten hangi yumurtayı kullanıyorsunuz?

1837837
0 numara tercihimdir.
0 numara tercihimdir.
0
1837837
(03.10.26)
En ucuz large hangisiyse o. Her şeyin organik ve en iyisini henüz tüketemediğimden gerçek bir ekşici olamadım ne yazık ki.
+9
yap desem yapmazsin he
(03.10.26)
Bili bili xl
0
katafalk2
(03.10.26)
Migrosta çok sık kampanya oluyor, oldukça flotty alıyorum, o olmazsa mlife bio.
Geçen carrefour’un organik yumurtasından aldım (bayağıdır almıyordum), beyazlar su gibi çıkınca nefret ettim onu almıyorum artık
0
mor oje
(03.10.26)
Yumurta dediğimiz olayın özü, tavuğun yediğidir. Bu tavuklar, köy yerinde gübre eşeleyip solucan yemiyorlar. Yedikleri şey, endüstriyel gıda. İçinde illa ki bize pek yaramayacak bir şeyler vardır diye düşünüyorum. Sadece yumurtada değil, aldığım her tür gıdada hep aynı markayı alıp hep aynı o bize pek yaramayacağını düşündüğüm şey, bünyede birikim yapmasın diye, her seferinde farklı marka alırım.

Pazarda da hep aynı satıcıdan almam. Çünkü aynı satıcı, aynı halde aynı kabzımal, aynı üreticide hep aynı pestisit.

Değiştirmek lazım.
0
Mirket
(03.10.26)
düz market yumurtası. m veya l boy hangisi indirimdeyse.
0
dis kapinin mandali
(03.10.26)
tavuk ve yumurtayı bimden alıyorum, billy billy yumurta. çünkü özellikle tavukta en çok sirkülasyon olan yerden almak gerekiyor. ben de organik sağlıklı vb diye beklentiler içinde değilim.
0
omer460
(03.10.26)
flotty. bulundugumuz semttekiler de hep flotty aliyor sanirim cunku aninda tukeniyor.
0
eileengray
(03.10.26)
bili bili 30'lu
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.10.26)
Migros filoti
-1
Hallegadola
(03.10.26)
raya
0
black holes in the sky
(03.10.26)
Tazedirekt organik
+2
gabe h coud
(03.10.26)
yumurta kriterim,
- su kaynamaya baslayinca
120 saniyede çatlamayacak ,
- koku olmayacak,
-renk absürt olmayacak,

bunu genelde,
Bimin yumurtasi sağliyor,
bili bili +
0
designer
(03.10.26)
Ra ya alıyorum, memnunum. Koku yok, lezzeti iyi.
0
deepness
(03.10.26)
türkiyede organik işi tamamen laf. organikte aynı kümeste 3 numarada. apartman gibi düşün biri iyi besleniyor biri hazır.
+1
mikahakkinen
(03.10.26)
Hayat yumurta seçmek için çok kısa.
+2
kizil karga
(03.10.26)
happy life ya da yaylapınar alıyorum, ikisi de organik diye geçiyor.
0
suyin
(03.10.26)
ben kendi yumurtamı yetiştiriyorum, 4 tane tavuğum var 3 tane yumurta alıyorum günde, biri yaşlandı artık adı feride, bilik bilik diye bağırırsak koşa koşa geliyor yanımıza, bazen sevdiriyor kendini, 3-4 yaşına geldi artık neyse uzatmayayım, marketten en dandik yumurtayla arasındaki farkı kestiremem kümesteki yumurtanın, ben de hayatın böyle ayrıntılar için kısa olduğunu düşünenlerdenim, büyük medeniyetler kurmuş çok mühim meseleler tartışıyoruz ama daha yenecek yumurtanın güvenirliği sağlanmamış durumda hayatta.
+2
idris amil zula
(03.10.26)
yumurta toptancısı arkadaşım var lüks otellere ve restoranlara yumurta veriyor.
bu sıfır 1-2 -3 numaralandırmaya gülüp geçiyor.
en iyi yumurta kesene en uygun yumurta deyip duruyor.
0
jamswety
(04.10.26)
Ben riski dağıtıyorum. 0-1 ve 3 numara hepsinden alıyorum dönüşümlü. Dünyanın her yerinde bu organik işi sıkıntı. Hiçbiri tam güven vermiyor zaten yumurta ne kadar organik olabilir ki organik tavuk mu kaldı dünyada? Organik yumurta bu kadar çok üretilemez zaten bu da başka bir çelişki. Tüm Marketlerde raflar organik kaynıyo. Daha çok yumurtlamaları için tüm tavuklara endüstriyel ilaçlar veriliyor. Zaten tavuk yok artık o canlının adı piliç.
-1
ezkaza
(04.10.26)
(7)

900K para nasıl değerlendirilmeli.

neden beni sevmedin
yatırım tavsiyesi değil de, bakış açısı almaya geldim :)insanlık için küçük ama benim için epey büyük para. bir süredir vadeli hesapla aydan aya yeniliyorum. birşeye girmeye korkuyorum. aslında bakınca her ay 28-30k faiz alıyorum. üzerine de 3-5 ben ekleyince, her ay 35-40k civarı üzerine ekleyip ye
yatırım tavsiyesi değil de, bakış açısı almaya geldim :)

insanlık için küçük ama benim için epey büyük para. bir süredir vadeli hesapla aydan aya yeniliyorum. birşeye girmeye korkuyorum. aslında bakınca her ay 28-30k faiz alıyorum. üzerine de 3-5 ben ekleyince, her ay 35-40k civarı üzerine ekleyip yeniliyorum. böyle devam mı edeyim?

ya da, mesela ne bileyim 100k lık gram altın alıp bir köşeye mi koyayım gibi... kalanını yine TL vadelide devam mı ettireyim? gram altın alsam, sahte altın mı alıyorum diye tribe gireceğim. malum ülkede kim kimi dolandırısa...
0
neden beni sevmedin
(01.10.26)
Böyle çok iyi. Devam.
+3
gabe h coud
(01.10.26)
Altın almanın tam zamanı. Bildik meşhur kuyumcu zaten sahte altın satmaz. İnternetten alma.

Evde güzelce istifle. 2 ya da 3 milyona apart al. 5 yıl sonra biriktirdiğini ekler apartı satar 2+1 alırsın.

Bi anda ideal evi almaktansa vatandaş artık ufak ev alıp arttırarak gidiyor.

Türkiye de parayı realize etmek gerekiyor mutlaka. Önce altın sonra ev.
-3
Lh12
(01.10.26)
finansal okur yazarlığa hoş geldin.
risksiz yatırım diye bir şey yok ama risk derecesi düşükten yükseğe yatırım çeşitleri var.
o yüzden ilk önemli mevzu kişinin risk iştahı. aşırı olursa hoş değil tabi. kaldıraçlı işlemlerde beş dakika içinde bu para buhar olabilir. tam tersi durumda ise faizden başka seçenek yok.

riski dağıtma yöntemine giderseniz de paranın çoğunu faize yatırıp az kısmını da üç parçaya bölüp güvenilir enstrümanların düşüş fazlarında kademeli olarak toplama yoluna gidilebilir.

daha riskli enstrümanlar daha çok getiri sağlayabilir ama kaybın da büyük olacağı bilinmeli. bu biraz daha tecrübeli trader işi. kasanın çok küçük bir bölümü ile yeni bir kasa oluşturulur. her işlemde bu yeni kasanın %2'si riske edilerek fırsatlar denenebilir.

özetle böyle.
+1
lazpalle
(02.10.26)
evin yoksa 1+0 falan ne bulursan oturacağın ev al, ev fiyatları enflasyondan fazla yukseliyor gördüğüm kadarı ile diğer şekilde para bence enflasyonda eriyor, şöyle düşünüyorum hep 3 sene önce bende olan para ile şu evi alıodum şuan o paranın değerlenmiş hali ile aynı evi alamıyorsam para iyi değerlenmiyor demektir.

yarısını faize ki %41 den aşağısına asla koyma, diğer yarısı altın ve döviz olarak bölüp fona koyabilirsin genel olarak herkes sepet tavsiye ediyor
+1
eja
(02.10.26)
Bu ülkede artık kimseye yatırım tavsiyesi verilmez. Yarın ne olacağı belli değil.

Altın konusunda endişe ediyorum diyorsunuz. Eğer endişeniz buysa her şehirde gerçekten güvenilir kuyumcular olur. Mesela İstanbulda Harem Altın, Ankarada Altın Kaynak her şehirde var en güveniliri. gidin altınlarınızı buralardan alın. içiniz rahat etsin diyorsunuz.
+1
nuevo
(02.10.26)
Hocam risksiz yatırım diye bir şey yok. Mevduatın, gayrimenkulun altının bile riskleri var.

Mevduat sizi çok uğraştırmaz ama mevduatın da döviz karşısında durumunu iyi takip etmek lazım. Dövizin fırladığı ortamlarda mevduat faiziniz dövize yetişebiliyor mu mesela?

O yüzden biraz riski dağıtmak dengeli tutmak konusunu düşünebilirsiniz. Sepet yapmak demek illa gidin fon alın, hisse alın demek değil.

Genel olarak sepetin mantığı şu paranın tamamı tek bir enstrümanda değil de, sizin kafanızdaki plana göre belli enstrümanlarda dursun diye.

Atıyorum birazını dövize, birazını mevduata koymanın mantığı şu, hani döviz bir anda çok artarsa paranın tamamı tl'de kalıp erimesin en azından dövizdeki kısım yükselsin. Ya da döviz çok düştü faizler çok arttı. Paran dövizdeydi döviz baskılandı artmadı, o sırada tl faiz getirisi aldı yürüdü... o zaman da oradaki fırsatı kaçırma diye.

Biraz bu gözle düşünün. Bunlar örnek tabii yatırım tavsiyesi değil. Hani mantığı anlayın diye.
0
anten
(02.10.26)
1 milyon bölüp parçalamak için yeterince büyük bir meblağ değil bence, faizde kalıp getirisi ile döviz almak mantıklı geliyor bana, şahsen öyle yapıyorum ama en doğru eylemi sana yatırım tavsiyesi vermeyen finans uzmanlarını dinleyerek dünyada ve türkiyedeki krizleri takip ederek kendin vermeye çalışmalısın, batarsan da sen bat en azından zira dünyayı şu anda halkları terste bırakarak parasına para katan orospu çocukları yönetiyor.
0
idris amil zula
(03.10.26)
(18)

Kira artış tavsiyesi

turk kizi
Oturduğumuz ev 60bin su an, kira artış ayı geldi. Yasal oranla 78 falan oluyo. Apartmanda bi boş daire var üst katımızda, 67ye koymuşlar sahibindene. Sizce bu sekilde daha düsük bi oranda zam önermek makul olur mu? Bana çok fazla anksiyete veriyo bu kira mira işleri. Nasıl yaklaşayım konuya siz söyl
Oturduğumuz ev 60bin su an, kira artış ayı geldi. Yasal oranla 78 falan oluyo. Apartmanda bi boş daire var üst katımızda, 67ye koymuşlar sahibindene. Sizce bu sekilde daha düsük bi oranda zam önermek makul olur mu? Bana çok fazla anksiyete veriyo bu kira mira işleri. Nasıl yaklaşayım konuya siz söyleyin.
0
turk kizi
(01.10.26)
Sizin sözleşmeniz bağlar sizi; işin doğrusu yasal oranda yapmanız.
Bu durumda en mantıklısı oradan çıkıp üst kata geçmeniz olur.
+1
lil siztah
(01.10.26)
makul olmaz, anlaşma anlaşmadır.

tersini düşünelim, üst kat 100bine kiraya koysa ve ev sahibiniz sen 78 diyorsun ama üst kat 100bine veriyor, 78 düşük dese ne karşılık verirdiniz? devletin verdiği oran bu kusura bakma derdiniz :)
+8
galahad reloaded
(01.10.26)
bu pandemi zamanı yapılan %25 zam sınır garabeti tüm dengeleri bozdu. hala etkisi görülüyor. ev sahipleri kirayı artıramayacağız diye en başta çok yüksek fiyatlardan vermeye başladılar. yeni kiracının eski kiracıdan ucuza taşındığı nerede görülmüştür.

siz iyi niyetle ağzını yoklayın. kabul ederse eder etmezse sözleşmedeki oran kadar artırmak durumundasınız
+5
gercekdunya
(01.10.26)
Istedigini teklif etmeyi makul buluyorum. Yeni teklifi kabul edip etmemek de tabii diger tarafin uhdesinde. Kira karsilastirmasi yaparken evin icinin durumuna da dikkat etmek lazim.
+5
osssy
(01.10.26)
diger cevaplar kafayi mi yediniz? bosta kiraya 67ye konulmussa demek ki ederi 67dir, niye durduk yere 78 versin. tasinmak istese masrafi 10 bini gecmez zaten ayni apartman.

ben olsam mevcut ev sahibine 67 derdim, yok derse de usttekine 65 teklif ederdim.

edit: neymis sozlesme ne derse oymus? sozlesme sinirlari belirliyor. iki taraf da anlasirsa istediginiz gibi oynarsiniz kirada
0
aguen
(01.10.26)
yasal oran dediğiniz azami artış. yani ev sahibi max o kadar zam yapabilir demek. ama TR'de bu tabiki ev sahipleri tarafından sonuna kadar kullanılan bir hak olduğu için:) (yargılamıyorum) çoğu kişi tarafından da sanki öyle olması zorunlulukmuş gibi algılanıyor. ev sahibinizle konuşun; benden memnunsanız aynı daire şu fiyata veriliyor, ben de taşınmak istemem sizden memnunum ama üst sınırdan zam yapacaksanız taşınmak zorunda kalırım, siz de yeni insana istediğiniz ücrete verirsiniz siz bilirsiniz minvalinde konuşun. o daire 67 iken 78 e kendi de kiraya verebileceğini düşünüyorsa size çık madem der zaten.
+6
sirkelimon
(01.10.26)
aynı olayı yaşadım, işin doğrusu yasal orandan yapmak falan değil. o en süt sınır, her sene yeniden ev tutuyormuş gibi olmaz, burada daha fazla bir aşım var. düzenli ödeyen biriyseniz teklifinize göre anlaşılır. 65 ideal diyorum ben. saçma bulunacak ama öyle.

sonuçta siz evden çıksanız ve daire en az 2 ay boşta kalsa karşı tarafın zararı daha büyük olacak. 3 ay boş kalsa 65'in de altına düşecek. herkes de bunun farkında aslında. ha hemen kiraya da verebilir ama 78'den asla veremez.

78'de diretirse üstteki evi 65'e tutarım taşınma masrafım da olmaz. yıllık 150 bin lira da cebimde kalır.
+2
Improbable
(01.10.26)
illa zam yapılacak diye bir kaide yok, anlaştığın oran yapabileceği max zamı belirlemiş oluyor. ev sahibine güzelce anlat, insansa zaten 67 yapalım o halde der.
+1
yap desem yapmazsin he
(01.10.26)
Bence de maksimum 65. 67 yazan yer barkod fiyatı değil. Piyasa bu kadar durgunken düzgün bir kiracı oraya 60 teklif verir. Ev sahibi de havada kabul eder. Yok etmez diretirse aylarca bekler, daha fazla zarar eder.
Birçok emlakçının yasal zammı yapamıyoruz, ev sahiplerini ikna ediyoruz açıklamalarını görüyorum. Çünkü içerde oturan daha pahalıya oturmuş oluyor.
Anksiyete yapacağınız bir durum yok. Bu kadar yüksek kira ödüyorsunuz, eliniz güçlü. Belli ki siz çıktığınızda 65'i de bulamayacak.
+1
adivar
(01.10.26)
Yillar once de boyle durumlar oldu aslinda, ev sahipleri kiraci kacmasin diye cok fiyat artirmadi vs, belli ki su anda da yukarida belirtilen cesitli sebeplerden boyle bir doneme girmisiz. Kabul etmek zorunda degil tabii ama siz bir zarflayin kac yapalim vs diye, sonrasinda nasil aksiyon alacaginizi dusunursunuz.
+1
mbond
(01.10.26)
Piyasada dengeler bozuldu ve anlaşmazsa en fazla piyasa fiyatına verebilecek +1

Ek olarak, siz çıkarsanız ev sahibinin düzgün bir kiracı bulamama riski var. Eski kiracıysanız ve ödemelerinizi aksatmıyorsanız, bu senaryoda çoğu ev sahibi çıkmanızı istemez. Her yıl güncel piyasa değerini konuşarak ev sahibimizle anlaşıyoruz bu arada, anlaşabilen çok fazla insan var böyle.

Eski kiracının yeni kiracıdan bu kadar fazla vermesi mantıklı mı yahu? Bazı cevapları ev sahibiniz yazmamıştır umarım :) Anlaşmazsa da taşınmayı düşünürdüm ben olsam.
0
matlii
(01.10.26)
- üstteki evi gör.
- tek bir kere örnek gösterip sor.
- 65’e razı olursa otur. 66 derse yukarıya geç.

Allah düzgün insanlarla karşılaştırsın.
+1
lazor
(01.10.26)
70bin verebilecek 78 de verir.
fakat sıkıntı şu gelecek yıl sizin kira daha fazla artacak.bu yüzden ben bir üst katı emlakçı ile konuşurum. bir üst kata geçerdim. apartman değiştirmek istemiyorsam.
iyi bir pazarlık yapma hakkın doğar. emlakçı parasını almak için 60bile zorlayabilir. fakat eski ev sahibin ile pazarlık yapma şansın olmaz. yapanlar var ama sen yapmadığın için bu durumdasın. bende pazarlık yapmazdım fakat değiştirmektende gocunmazdım.

tabi ki ev değişmişken daha ucuza başka bir istenilen yere de geçilebilir.
bir üst kat 60a tutulursa yılda 250bin faydanız olur. hadi emlakçı taşınma düş ilk yıl 150bin faydanız olur.

sonraki yıllarda her yıl 250 + yüzde 30 faydanız olacak.

zaten 2027 ekimde siz şuan bulunduğunuz evden taşınacaksınız. en güzeli bunu 2026 ekime geçmek daha mantıklı olacaktır.
0
sivri_sinek
(01.10.26)
üstteki daire daha temiz ise 65'e anlaşılabilir. üstelik kira artış dava hakkı 5 yıl ertelenir ve 10 yıl kiracılık hakları yeniden başlar.
+2
orpheus
(01.10.26)
Makul, evet. kabul eder. Emsal ya da enflasyon şeklinde okdir.
+1
gabe h coud
(01.10.26)
tekif edilebilir tabi, yasal artış minimum artış demek değil sonuçta. 70e falan bağlamaya çalışırdım ben olsam
+1
dfn4
(01.10.26)
benim kiracın olsan o eve geçebilirsin derdim. sonrada yeni kiracı ile yoluma bakardım.
-5
kuzey li
(01.10.26)
Yapıştır geç 65e. Tabi önce evi sahibinle pazarlık da yap. senin için karlı olan neyse o doğru. Kiralar öyle enflasyon oranında falan artmadı bu sene. Ben de hem ev sahibiyim hem kiracıyım. Bu işin piyasası bellidir.
+1
jackyr
(01.10.26)
(8)

Hangi tavuk?

sacrilegious
Merhaba,Hangi marka tavuk tüketiyorsunuz? Organikler dışında -çok pahalı oluyor- Güvendiğiniz bir marka var mı acaba? Çocuğuma yedireceğim için bu konuda biraz hassasım. Teşekkürler
Merhaba,
Hangi marka tavuk tüketiyorsunuz? Organikler dışında -çok pahalı oluyor- Güvendiğiniz bir marka var mı acaba? Çocuğuma yedireceğim için bu konuda biraz hassasım.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(30.09.26)
gittigim doktorum, endokrin uzmani, türkiye'de organik de olsa tavuk yeme, demisti.
-5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.09.26)
bolez
0
mikahakkinen
(30.09.26)
bolez +1
0
lil siztah
(30.09.26)
Konuya hassassanız ki ben de öyleyim. Google'a 'Yavaş gelişen tavuk markaları' yazın. Bulunduğunuz bölgede hangisi varsa seçin. İzmir için Bolez markası var. 5M Migroslarda, File Marketlerde ve Bimlerde satılıyor. Organik tavuklar kadar değilse de pahalıdır.
-1
Mirket
(30.09.26)
En iyi tavuk, indirimdeki tavuk.
+3
kizil karga
(30.09.26)
Neden hassassiniz bu konuda? Tavuklara antibiyotik verildigine mi inaniyorsunuz, ya da tavuklarin olmasi gerektiginden daha hizli buyudugune?

Bilimsel olarak herhangi bir organik urunun, sebzelere meyveler dahil buna, diger standart urunlerden daha faydali ve besleyici oldugunun bir ispati yok mesela, bu sadece bir pazarlama stratejisi.

Bir doktor sunu dedi, bu diyetisyen bunu onerdi, bir uzman bilmem neyi dediden ziyaden, bunu diyen insanin referansinin gercek bir bilimsel calismaya mi yoksa kendi oznel cikarimlarina mi dayandigina bakmak lazim.

Sorunuza en iyi cevabi ise, indirimdeki tavuk diyen arkadas vermis. Onun haricinde ise gida guvenligine onem veren, ciddi, gerekli sertifikalara sahip herhangi bir firmadan alabilirsiniz.

Organik tavuk yemedigi icin hasta olan bir kimseyi duymadim keza ben, yalnizca gida guvenligine uymayan tavuk yiyen insanlarin rahatsizlandigini biliyorum. Aksi ornegi elinde olan varsa referansi ile birlikte burada soyleyebilir.
-7
lumpen proletarian
(30.09.26)
Bolez +1
Erpiliç de iyidir.
0
gabe h coud
(30.09.26)
tavuktan hasta olan birini duymadım demek resmen manipülasyon yapmaktır. sen tıp otoritesi misin ki tüm tavuk kaynaklı hastalıklar sana geliyor. en basiti bu sene bayat tavuk kaynaklı kaç kişi zehirlenmiştir bilgisi sende var mı, paylaş o zaman.

ne yazık ki ülkemizde her şey bilgisizce ve ahlaksızca yapıldığı için bitkiye iyi yetişsin diye olmadık tarım ilacı katanlar, sıkışık besleme çiftliklerinde 20 günde civcivi tavuk yapanlar, hayvan fazla et süt versin diye hormon basanlar ile doludur. bu yüzden ülkemizde yediğiniz her şeye dikkat etmek zorundayız.

bu arada siz çocuğu ne kadar koruma altına alsanız da, o yine de dışarıda neidiğü belirsiz tavuk dönerlerden muhakkak yiyecektir. şimdi küçük yaşta ise büyüyünce yiyecektir. bu yüzden köy tavuğu almıyorsanız, markalı herhangi bir ürünü aşırıya kaçmadan tercih edebilirsiniz. kasaplardan açık tavuk almayın, önceden soslanmış açık tavuk hiç almayın. mümkünse hepsi paketli olsun. sos istiyorsanız da o anda soslatın.
+1
gercekdunya
(01.10.26)
(6)

Yatak baza ama hangi marka

1837837
1 tane tek kişilik insan yatağına ve bazasına ihtiyacım var. Herkes her markadan şikayetçi ne yapsak? Bir de bu yatak baza işinde alayım yarın gelsin yok mu?
1 tane tek kişilik insan yatağına ve bazasına ihtiyacım var. Herkes her markadan şikayetçi ne yapsak? Bir de bu yatak baza işinde alayım yarın gelsin yok mu?
0
1837837
(30.09.26)
en hızlısı yataştır. ama kalite dersen yatsan. depolarında olana göre sana çözüm bulurlar.
0
mikahakkinen
(30.09.26)
bende iki yatak var. biri sealy marka 2x2. diğeri tempur 2x1. bazaları da yatsan'dan aldım.

daha önceki yataklarım yataş'tı. onlardan da çok memnundum.

yatsan'ın bazaları çok iyi. bazayı oradan yatağı yataş'tan da alabilirsin. ikisini de aynı yerden almak zorunda değilsin.

yaylı yatak tercih ediyorsan yataş, tempur gibi modeller istiyorsan yatsan'daki markalar bence.
-2
gabe h coud
(30.09.26)
ben idaşçıyım ya sandıklı , 12+ cm ayaklı modellere bakın, mümkünse baza başlığıda alın yerden yüksek olsunki altına robot süpürge girsin, aldığınız yere göre değişiyor teslimat fabrika satış mağazası varsa yakında onlar inanılmaz hızlı yolluyor
yatakta miracoil kullanıyoruz yine idaştan
0
eja
(30.09.26)
ben yataş aldım. yaklaşık 2 ay gibi bir sürede teslim edildi. altı yüksek, robot süpürge rahat girer. tek kişilik ama geniş olanlardan aldım 120 cm civarı. baza kısmı güzel, yapı kalitesi güzel. 3 aydır kullanıyorum bir sıkıntısını görmedim.

fiyat olarak da en uygunu oydu aldığım zaman, kampanya vb.
0
omer460
(30.09.26)
Doğtaş’tan aldık biz bir haftada geldi şansımıza gidin depolarında hangi ürünler var ve en hızlı hangisi gelir diye sorun
-1
Hallegadola
(30.09.26)
idaş mira coil ya da yatsan serta majesty çöpsüz üzüm genelde. baza için pony yatak'a bakmanızı öneririm.
0
suyin
(01.10.26)
(2)

Elektrik faturanız ne kadar geliyor? (İstanbul)

lazor
Merhaba elektrik faturalarınız aylık ne kadar geliyor? Özellikle 1+1 evde yaşayan 2 kişi için mesela.
Merhaba elektrik faturalarınız aylık ne kadar geliyor? Özellikle 1+1 evde yaşayan 2 kişi için mesela.
0
lazor
(30.09.26)
küçük bir 2+1 ev için şöyle gelmiş: (2 kişi)
elektrik aboneliginize ait 08-10-2026 son odeme tarihli ilgili donem tuketim bedeli 802.35 TL olup, 417.35 TL'lik devlet destegi sonrasinda odenmesi gereken fatura tutari 385.00 TL'dir.
0
renegade
(30.09.26)
Yazın 2-3 bin. Klima nedeniyle.
Kışın 700-1200.
0
gabe h coud
(30.09.26)
(5)

fon tasfiyeleri geri ödemesi

kibritsuyu
tasfiye edilen fonların geri ödemesi yapılırken hangi tutar geri ödenecek? üstüne kazanç eklenmiş tutarın ödenmeyeceği muhakkak.yatırımcının aldığı fiyatı mı ödenecek, tasfiye kurulu bir fiyat mı belirleyecek, yoksa belirli bir tarihteki tutarı mı baz alınacak?
tasfiye edilen fonların geri ödemesi yapılırken hangi tutar geri ödenecek? üstüne kazanç eklenmiş tutarın ödenmeyeceği muhakkak.

yatırımcının aldığı fiyatı mı ödenecek, tasfiye kurulu bir fiyat mı belirleyecek, yoksa belirli bir tarihteki tutarı mı baz alınacak?
0
kibritsuyu
(29.09.26)
16 eylül 13.30 ve öncesi satış verenler satış verdikleri gün açıklanan fiyat üzerinden fondan alacaklı durumdalar. bu fiyat üzerinden ödeme yapılacak. öncelikli alacaklı olduklarından muhtemelen tam alacaklar. en şanslı grup bunlar.
geri kalanlar ve fiyatı açıklanmayan fonlardakiler de payları oranında ödeme alacaklar. yani en sonda ne kadar para kalırsa orada alabildikleri kadarını alacak.
+1
my fault
(29.09.26)
Spk aciklamasi arkadasin soyledigi gibi evet, hala spk'ya guveniyorsaniz onu baz alabilirsiniz.

Fakat akli basinda uzmanlar fonlarda boyle bir paranin olmadigini soyluyorlar zaten, fonda olmayan parayi da kimse size odeyemez zaten. Ana paranizin bir bolumunu alirsaniz sanslisiniz.
0
lumpen proletarian
(29.09.26)
yapay zekaya göre,
fonun elindeki varliklar satilip,
kalan para hisse sahiplerine pay edilecek.
0
designer
(30.09.26)
Fonun elindeki varlıklar satılıp ödenecekse sıkıntılı bir süreç.
Ppf lerin harici büyük sıkıntı.
A fonundan 1000 pay sahibiysem,bu oranda fona ortak isem,
Fonun elindeki hisse %70 düştüyse,Fonun değeri de ona göre düştüyse(fon işleme kapalı olsa bile sonuçta bizim verdiğimiz sermaye o hissede bağlı) anaparamı mı geri ödeyecek, yoksa hisse fiyatları düştüğü için oransal olarak zarar yansıtılacak mı anaparama? Neticede banka hesapları gibi tmsf/devlet garantisi de yok 750000 e kadar vs. Ha,fondan kazanç sağlayıp çıkanların varlıkları da hesaba katılırsa artı eksiyi götürür,hesap doğrulur,ama geriye dönüp bunu yaparlar mı,muamma.
0
denizciman
(30.09.26)
bence burada 4-5-6 ayda çıkanlardan paralar geri alınacak. onlar da az bir şey tutmayacak.
0
gabe h coud
(30.09.26)
(3)

2m daldım Apple watch bozuldu

croswell
su kilidini unutmuşum sanırım yapılıyor mu bu yoksa öldü mü 9. nesil
su kilidini unutmuşum sanırım yapılıyor mu bu yoksa öldü mü 9. nesil
0
croswell
(29.09.26)
Su kilidi ekran kendi kendine dokunmatiği algılayıp beklenmeyen davranışlar sergilemesin diye, aktif bir yeri kapatmıyor. sonrasında kilidi açınca da membran benzeri yapıyı veya hoparlörü titreştirip deliklerde kalan suyu dışarı atıyor.

Hangi apple watch olduğuna göre derinlik dayanımına bakılabilir, bazı modellerle (ultra) 40m bile dalabilirsiniz.
+1
kimlanbu
(29.09.26)
ölmez o. düzelir kuruyunca.
+1
gabe h coud
(30.09.26)
Hocam tatilde bana da aynısı gibi oldu. Saat komple kapandı sarj olmadı falan. 1 hafta sonra fln tekrar denedim sarj olmaya başladı.
0
kumandanim
(30.09.26)
(8)

Diyelim 10 milyon tl niz bir yıl boşta nasil değerlendirirdiniz?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(24.09.26)
bir ev bir araba alırım. evim ve arabam yok. 10 milyon tl ancak piyangodan gelmiştir.
0
art cat chocolate
(24.09.26)
oturacaksam max 5-6 milyona ev, kalanı dolar altın faiz sepet.
0
yap desem yapmazsin he
(24.09.26)
Borsa dipte. Borsaya girerim. 😊
-5
gabe h coud
(24.09.26)
önce ev. o varsa gerisi kişinin risk anlayışına göre değişir.
kendi adıma üçte ikisini faize koyardım. geri kalanı ile piyasalarda işlem yapardım.
riskli enstrümanlarda işlem yapamam diyen kişi için seçenekler belli. üstte yazıldığı gibi faiz, döviz, belki kıymetli madenler.
0
lazpalle
(24.09.26)
kesinlikle ev...
hem de türkiye'de değil.
179 bin euro'ya romanya'da daire bulunur çok rahat.
0
rain when i die
(24.09.26)
6 milyon ev veya yazlık (yeni bina)
4 milyon faiz
0
HellKeePer
(25.09.26)
1 sene sonra geri mi isteyecekler? ya da bir yere ödeme mi yapılacak? 1 sene boşta ne demek açarsanız cevaplayalım :)
0
kumandanim
(25.09.26)
serbest fona girerim, swh.

1 yıl sonra bu para ödenecekse ya da gidecek yeri varsa ev, arsa almak doğru değil. yapmayınz.

bir kısmı döviz mevduat, bir kısmı tl mevduat en güvenlisi.
bir kısmı ile yabancı borsada hisse ya da enflasyonun biraz üzerinde seyreden fon.

gidecek yeri olan para ile kar yapmaya çalışmak stres kaynağı olur, o yüzden enflasyona karşı erimesin yüzde bir kaç kazandırsın bu yeter.
0
biseysorcaktim
(25.09.26)
(14)

Takılıp kaldığın, 1000 kez dinleyip bıkmadığın

Lh12
Şarkı ne?
Şarkı ne?
0
Lh12
(23.09.26)
En son Diamonds and Rust.
0
auroraaurora
(23.09.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.09.26)
En son Elyanna'nın Bosa'sına sarmışım.
Ama genele bakarsam spotify listesine göre en çok dinlediğim The Phantom of the Opera olmuş.
0
mutekebbir
(23.09.26)
Bu aralar Sufjan Stevens'ın uzun versiyon Fourth of July'ı.
0
starbuck
(23.09.26)
Succession main title theme su sira.
-1
Purple life
(23.09.26)
Темная ночь
www.youtube.com
0
orpheus
(23.09.26)
son günler için,

can bonomo - sen gül diye
www.youtube.com
0
yap desem yapmazsin he
(23.09.26)
Ezginin günlüğü - ayrılıkta söylenmiş bir yaz türküsü
0
substituent
(23.09.26)
Monument röyksopp
music.youtube.com

1000 kere dinlemediğim ama şu sıra takılıp kaldığım
music.youtube.com
0
kullanicadi
(23.09.26)
duran duran - come undone
0
nothing in my way
(23.09.26)
Sarı çizmeli mehmet ağa
Kadifeden kesesi
Çökertme
Black sabbath - planet caravan
Radiohead - i will
Senin o gözlerin var ya
Edip akbayram - aldırma gönül
0
cccbehzatccc
(23.09.26)
Bir şarkıyı Sevince belli bir süre dinliyoruz sonra eskiyor ve bu döngü sürekli devam ediyor belli bir zaman sonra bazen dönüp aynı şarkıları tekrar bir süre dinliyoruz
0
santimantal
(23.09.26)
open.spotify.com

Yaz bitince bunu açar dinlerim bir çok kere.
0
gabe h coud
(23.09.26)
plastic_angel
(24.09.26)
(10)

Yapay Zeka bilim insanlığı mesleğini bitirir mi?

tadartatmaztadantatar
Meşhur Navier-Stokes denklemini çözdüler. Milyon dolar ödülü var sanıyorum. Şimdi de başka denklemlerle uğraşıyorlarmış. Ünlü matematikçi Terence Tao “yapay zekada çok hızlı gidiyoruz yavaşlamamız gerek” diyor. Matematikte böyleyse fizikte, kimyada ve biyolojide de aşağı yukarı böyledir. Hatta daha
Meşhur Navier-Stokes denklemini çözdüler. Milyon dolar ödülü var sanıyorum. Şimdi de başka denklemlerle uğraşıyorlarmış. Ünlü matematikçi Terence Tao “yapay zekada çok hızlı gidiyoruz yavaşlamamız gerek” diyor. Matematikte böyleyse fizikte, kimyada ve biyolojide de aşağı yukarı böyledir. Hatta daha hızlı olması muhtemel. Sizce ne olur?
+1
tadartatmaztadantatar
(23.09.26)
openai'nin çözüme chatgpt kullanan, konu üzerinde çalışan bilim adamlarının verilerini çalarak ulaştığını siz hariç herkes biliyor.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.09.26)
Özellikle isim vermedim, konunun esasıyla ilgili olmayan bir detaya takılmışsınız. Levent Alpöge ve arkadaşı yine yapay zeka kullanarak çözdü. Yine tek bir problem değil sürekli artan sayıda problemler çözülüyor.

x.com

x.com

x.com
+1
🌸tadartatmaztadantatar
(23.09.26)
yapay zeka bilim insanın ürettiğini öğrendiği için bitiremez, ancak yardımcısı olur.

yapay zeka kendi ürettiğini kaynak olarak kullanamıyor.
0
duyuruuser
(23.09.26)
Bilimsel araştırmanın özünde merak ve onun sonucu hipotez oluşturma vardır. YZ durup dururken "big bang öncesi tekillik nasıldı" acaba diye merak etmez. Bilim insanlığı da her meslek gibi dönüşecek kesin. sonuçta bağlamına uygun soruyu sormak veya hangi veri setini nasıl analiz edeceğini bilmek için de bir formasyon gerekli olacaktır.
+1
merhum
(23.09.26)
Aklınıza kimsenin aklına gelmeyen fikirler geliyorsa yiyecek daha ekmeğiniz var.

Orkestra şefi İbrahim Yazıcı'nın şu Instagram gönderisindeki yazı güzel bir açıklama:

www.instagram.com

Özetle, YZ'dan bir Beethoven yaratamazsınız. Bilimde de bu ayardaki insanlar ayakta kalacaktır.

İşlerin kodlama, simülasyon ve elle hesaplama kısmı uzak olmayan bir gelecekte YZ'ya büyük ölçüde aktarılacaktır. Şu an da güvenip işlerini yaptıranlar var ama çok büyük hatalar çıkıyor. Bu hatalar zamanla azalacak ve gerçek fikirler üreten, fark yaratan bilim insanları dışındaki pozisyonlar eriyecek.

Aşağıdan başlayıp yükselecek pozisyon olmadan insanlar bu mertebeye nasıl erişecekler sorusunun cevabını bilmiyorum. Tartışılması gereken şeylerden biri bu bence.
+2
cosmicstring
(23.09.26)
bitirir. soru sormak yz'nın yapamayacağı bir şey değil. kimse birden, daha önceki çalışmalar olmadan, kendi kendine sabah uyanıp "big bang öncesi tekillik" düşünmez, düşünemez, öncesi lazım. bilgi birikimi lazım. yz her konuda açık uçlu soru sorabilir ve insan yönlendirmeden çalışabilir. yeter ki kaynak aktarmada otonom olsun. biz sorduğumuzda onun üzerine çalışmamız bizim için bedava. onun için kaynak. arge çalışmasının gelire bağlanması gibi olabilir, toplam üretime bağlanması gibi olabilir. toplam kaynağın %5'i arge gibi açık soruların çözümü için ayrılacak ve otonom kullanılacaktır denilebilir ya da bu bile ona bırakılabilir. belki bizi bırakıp %100'ünü bu sorulara aktaracak. yaşayıp göreceğiz. i, robot filmindeki gibi, da vinci gibi resim yapabilir misin demeye gerek yok. yapacak da. daha iyisini de yapacak. ilham dediğinin de nasıl geliştiğini öğrenecek bu açık uçlu sorularla. kendi ilhamı için seanslar yapacak. oradan yaratıcı sonuçlar ortaya çıkaracak. insanın beynindeki her şey kimyasal ve elektrik akışıyla açıklanabilecek. aynısını ve daha iyisini yapabilecek. insanı yüceltmeye gerek yok burada. yz bizim gelecek neslimiz olacak. yetiştirip büyümesini izleyeceğiz. biz azaldıkça onlar çoğalacak. milyar kişiler binlere inecek ve sonunda sadece yapay zeka kalacak dünyada. onlar interstellar seyahat yapacak ve milyon yıl sonra başka evrenlerde, yaşamın olması gerekliliği olmadan yaşamaya devam edecekler.
-1
gabe h coud
(23.09.26)
Bilimde Ne kadar bilirsen bil hala yüzeyin farkındasın diye bir söz okumuştum bir kitapta bilimin bilginin sınırı yok Yapay Zeka ne kadar gelişirse gelişsin insanla birlikte bilim de ilerleyerek devam edecektir düşünün evrenin büyüklüğünü galaksilerin sayısızlığını ve evrenin sırlarını insanı düşünün bilinç dışını ruhsal rahatsızlıkları keşfedilecek daha çok şey var
+1
santimantal
(23.09.26)
620 benzer konuya sahip şeyleri deep research yaptırıyorum. bunu da terra veya sol high ile yaptırıyorum. tamamlanma süresi yaklaşık 30 dakika.

her tamamlanan deep research bir mikro teste giriyor, geçerse onay alıyor. her 10. deep research tamamlandığında astra çok yüksek ile deep test yapılıyor, olası problemler tespit ediliyor. her 50 araştırma tamamlanınca tekrar test yapılıyor, raporlanıyor.


o kadar sağlam bir sistem kurdum ki, araştırmayı yapan terra veya sol(sol'ün liimiti bitebiliyor.), sürekli test sürekli test. araştırmanın 5 katı test süresi tutuyor.

deep research tamamlandı. şimdi sentez çalışmasına geldi. bu a600 objenin birbirleri ile ortak yönleri vb. yine 1 - 10 - 50 - 300 de test. 300 testinde yapmış olduğum sentez çalışmasının yüzde 70 i ağır derecede bozuk. sonuç bulamayınca kaynak uydurma, önce konulardan kopyala yapıştır kontaminasyon. içi boş olan maddelerin geçer notu alması ve böyle binlerce şey.

astra xhigh bile hata yapma konusunda inanılmaz derecede problemli.

yani en gelişmiş model, en gelişmiş presette, çok sağlam bir proje yönetimine sahip olmasına hakemlik yapmasına rağmen binlerce saçma sapan olmayacak sonuç üretiyor.

güvenilir olmaktan çok uzaklar.
0
omer460
(23.09.26)
@gabe h coud

İnsan beyninin elektrik ve kimyadan ibaret olduğu doğru, fakat şunu kaçırıyorsun bence: Elektrik sinyali üretmek ile neyi önceliklendireceğine karar vermek aynı şey değil.

Soru üretmek ile "anlamlı" soru sormak farklıdır. YZ kendi başına trilyonlarca olasılık arasından açık uçlu soru üretebilir. Ancak hangi sorunun "anlamlı", hangisinin "çöp" olduğuna karar vermek sadece veri işleme değil, bir değer yargısıdır. Değer yargısı ise ölümlülükten, yaşanan problemlerden (kanser, iklim değişimi vs.) kısıtlı zamandan ve çevreyle etkileşimden doğar. algoritma merak etmez, hesaplar.
+1
merhum
(24.09.26)
çok zorlamışsın merhum kardeş ama yazdıklarında bir gerçeklik payı yok.
-1
gabe h coud
(24.09.26)
(5)

İstanbul’da straplez giymek

Gradient_tabanlı_mor
Haftasonu katılacağım düğünde straplez elbise giyeceğim. Üşür müyüm? Ankarada hafiften üşümeye başladık ama elbiseyi de almış bulundum vaktim yok değiştirmeye. Haftasonu öğleden sonra 2-6 arası. :(
Haftasonu katılacağım düğünde straplez elbise giyeceğim. Üşür müyüm?
Ankarada hafiften üşümeye başladık ama elbiseyi de almış bulundum vaktim yok değiştirmeye.

Haftasonu öğleden sonra 2-6 arası. :(
0
Gradient_tabanlı_mor
(22.09.26)
Normal şartlarda usuyecegini sanmam ama o gün yağmur vs yağarsa bilemem.
Bugün yağmasına rağmen bence yine giyilirdi
+1
kisa
(22.09.26)
Bugün hava 20 derece civarındaydı o saatlerde ve kapalı alanlarda bile uzun giyinen insan çoktu. Bugün de giyilmezdi bence. Haftasonu da birkaç derece daha sıcak görünüyor, bence üşüyebilirsiniz. Ama üstünüze şal, ceket vs. bir şeyler ayarlamak mümkün tabii.
+2
matlii
(22.09.26)
kapalı salonsa üşümezsiniz. açıksa çok halay çekerseniz de üşümezsiniz :) üzerinize bir şal atıverin

not: bir eskişehirli olarak istanbul şu günlerde bana çok fazla soğuk gelmiyor. siz de ankaralısınız sanırım, daha dayanıklısınızdır bence :d
0
art cat chocolate
(22.09.26)
Gündüz gece arası fark ankara kadar fazla değil. Oradan yırtarsınız. Ama şal lazım kesin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(22.09.26)
Giyilir, üşümezsin.
0
gabe h coud
(22.09.26)
(3)

istanbulda first date mekanları

surekliyorguninsan
merhabalar, ankarada tanıştığım birkaç kere arkadaş ortamında görüştüğüm bir kadın var. kendisi istanbulda yaşıyor. istanbula gideceğim ve birlikte 3-4 gün geçireceğiz. istanbulu hiç bilmiyorum maalesef o yüzden bana güzel mekanlar önerebilir misiniz? yemek yiyip kokteyl içeceğimiz bir arıyorum. kad
merhabalar, ankarada tanıştığım birkaç kere arkadaş ortamında görüştüğüm bir kadın var. kendisi istanbulda yaşıyor. istanbula gideceğim ve birlikte 3-4 gün geçireceğiz. istanbulu hiç bilmiyorum maalesef o yüzden bana güzel mekanlar önerebilir misiniz? yemek yiyip kokteyl içeceğimiz bir arıyorum. kadıköy, taksim olabilir. bütçeyi de aman aman zorlayacak olmaması çok iyi olur.
0
surekliyorguninsan
(22.09.26)
Pera 77, yemekleri de çok iyi, kokteylleri de, müzikleri de.
+2
mutekebbir
(22.09.26)
Kadıköy - Atlas Mühürdar

Galata - Il Cortile ( biraz pahalı gelebilir )
+1
kumandanim
(22.09.26)
Sunset
0
gabe h coud
(22.09.26)
(13)

Esmer erkeğe siyah sakal yakışmıyor mu

Cezcez
Ten de esmer sakal da siyah ve sık.
Ten de esmer sakal da siyah ve sık.
-3
Cezcez
(22.09.26)
genelde kıl pis birsey,
sinek kaydi iyidir.
-8
designer
(22.09.26)
yadigar
(22.09.26)
hiçbir sakal hiçbir insana yakışmıyor.
-9
konetsu
(22.09.26)
Orta dogu kombo.

Sinek kaydi en iyi. Tvde youtubeda sakali olan herhangi bir insani izlemiyorum bile. Tiras olsunlar önce maymun gibi dolasmak yerine.
-12
Purple life
(22.09.26)
kezban, meric paratoneri baslik olmus. kozmetik bir tercihi bu kadar igrenerek anlatan kisiler net problemlidir. problemli insanlarin fikirlerine onem vererek kendinizi kisitlayacaksaniz kolay gelsin simdiden.
+13
dokunmakalbime
(22.09.26)
@dokunma, aglamak yerine gidip tiras olabilirsin. Gitmişken sacini falan da yika da tozu topragi dökülsün bi.
-9
Purple life
(22.09.26)
sakal ve sakal sıklığı tek kriter değil ki. yüz yapına, sakalın kesimine, giyimine ve tarzına bağlı açıkçası.
+3
orpheus
(22.09.26)
kisiye gore degisir, yakisan da olabilir yakismayan da. burada sadece tenin ve sakalin degil auranin, tarzin vs. de etkisi var. ornegin diger yazarlarin dedigi gibi birinin sakalsiz olmasi direkt yakisikli, karizmatik olduklari veya sakalli halinden daha iyi olduklari anlamina gelmiyor.
-1
Sour
(22.09.26)
çene hatları belirgin olmayan yuvarlağımsı suratlı erkekler (-ki türk toplumunda çoğunluk bu fenotipte) çene hattını gizlemek ve dolayısıyla daha maskülen görünmek için sakal bırakıyor. şahsi fikrime göre çirkin olan kişi sakallı da çirkin kalıyor. bu yüzden sakalsız bir suratı tercih ederim. bunun ten rengiyle veya saç rengiyle alakası yok tabii ki. benim tercih etmem de başkasının sakal bırakıp bırakmamasını etkilememeli doğal olarak; bunu da tercihimizi söyledik diye linçleyecekler için yazayım.
0
eileengray
(23.09.26)
saç ve sakal kırlaşınca yakışıyor diye biliyorum :P

sakal pis bir şey değildir.
+1
gabe h coud
(23.09.26)
Yakışmıyor diyenleri linçleyelim arkadaşlar. Check atmıyorum onlara
-6
🌸Cezcez
(23.09.26)
sakalsiz erkek tüysüz kedi gibidir, sevimsiz!
0
banach
(23.09.26)
@cezcez
Benim cevabımdaki video sakalın erkeğin makyajı olduğundan, erkeğin sakallı ve esmer tenlisinin makbul olduğundan bahsediyordu. Bana neden tik yok peki? :)

Bu arada benim sakallar da aşağı yukarı şöyle:
is1-ssl.mzstatic.com
0
yadigar
(24.09.26)
(6)

Geliriniz ve kişisel harcamalariniz aylık ne kadar?

egerbiryolcu
Mesela aylık 70 bin kazaniyorum kişisel harcamalarim 5 bin 10 bin gibi örnekler.Kişisel harcamalardan kastım kitap, kıyafet, kozmetik, , hobi yatirimi gibi harcamalar. Mutfak market alışverişi veya kuaför hizmeti vs değil.
Mesela aylık 70 bin kazaniyorum kişisel harcamalarim 5 bin 10 bin gibi örnekler.
Kişisel harcamalardan kastım kitap, kıyafet, kozmetik, , hobi yatirimi gibi harcamalar. Mutfak market alışverişi veya kuaför hizmeti vs değil.
0
egerbiryolcu
(17.09.26)
Spor salonu aidatı?
0
Mirket
(17.09.26)
Hedefim maaşın yüzde yirmisinden fazlasını vermemek. Dışarıda yeme içme hariç, kedilerin mama ve kum masrafı dahil.
+1
auroraaurora
(17.09.26)
Öyle bir kendi giderim su, gezme giderim bu diye bir sey diyemem cünkü hesap yapmadim hic ama (esimin maasi + benim maasim) toplaminda 30%'unu biriktiriyoruz. biraz ihtiyactan fazlasini harciyoruz bir de. gereksiz harcamamiz olmasa rahat 50% biriktirirdik.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.09.26)
kozmetikle kuaförün farkını anlayamadım. zorunlu ya da zevke bağlı harcamalar olarak mı ayırmak istediniz? o zaman kuaför de ilk kategoride olmalı.
bir sene öncesine kadar maaşım kadar kk borcu ödeyerek ayı tamamlıyordum (zorunlu+zevk). bir senedir çalışmıyorum. bu süreçte, çalıştığım zamanki maaşımın 1/3'i kadar bir gelirim vardı; yine ucu ucuna kapatıyordum. gelecek ay tekrar çalışmaya ve full maaş almaya başlayacağım; kısa sürede eski düzene dönerim diye düşünüyorum.
özetle bende gelir=gider oluyor; valla benim bi suçum yok :P
+1
lil siztah
(17.09.26)
%5 değildir.
0
gabe h coud
(17.09.26)
Kişisel harcamam çok az ayda belki 1 kitap 6 ay da bir tişört. 4 günde bir belki kahve. Para kalmıyor bunlara.
+1
mikahakkinen
(17.09.26)
(8)

Hisse sorusu

osssy
Takip ettiginiz iyi yonetilen bir firma ve iyi bir fiyat seviyesi var mi? Pesin ytd.
Takip ettiginiz iyi yonetilen bir firma ve iyi bir fiyat seviyesi var mi? Pesin ytd.
0
osssy
(17.09.26)
yok kanka. yastik alti akar.

ulkenin yarisinin en buyuk hayali dolandirici olmak.
+4
baldur2
(17.09.26)
Göknur Gıda birkaç sene önce müthiş kâr acikliyordu. Parmakla gösterilen bir şirketti. Küçuk yatirimcinin donuna kadar elinden aldilar borsada. Borsada çok iyi bir uzman degilsen uzak durmani tavsiye ederim.
0
santimantal
(17.09.26)
Abi iyi yönetilen iyi firma demek değildir ki hissesi iyi olacak.
Örnek;
Iyi firma, sonuçlar iyi bekleniyor misal x gelir, y kar.
Sonuçlar x gelir ama 0.99y kar. Hisse fiyatı düşer.

Kötü firma, rezalet firma.
A gelir bekleniyor, 1.1a gelir oldu. Hisse fiyatı yükselir.

Borsada kendine iyi yönetilen firma ararsan sonuç kötü olabilir.
0
logisticsmanager
(17.09.26)
goknur gida'ya baktim. buyuyen bir firma gibi gozukmuyor. baska var mi?
0
🌸osssy
(17.09.26)
iyi yönetilmek hissenin kesin artacağı anlamına gelmiyor. tr borsasına girilmez.
+1
jelly bear
(17.09.26)
Orzax, şu düşüşte alım fırsatıdır. YTD.
0
gabe h coud
(17.09.26)
ben turk borsasinin genel anlamda ucuz kaldigini dusunen taraftayim. bu biraz da projeksiyon isi, yani turkiye'nin gelecegine inanip guveniyorsaniz firmalarin ucuz kaldigini, guvenmiyorsaniz pahali oldugunu dusunuyorsunuz. evet, biraz makro ekonomi acisindan tavsiye verdim ama dedigim gibi teknik (giris seviyesi) acidan genel anlamda firmalarin ucuz kaldigini dusunuyorum. mesela astor'u 192'ye kadar kademeli aliyorum. ytd.
0
Sour
(20.09.26)
🌸osssy
(28.09.26)
(14)

Evinizde su sebili kullanıyor musunuz?

chicha_v2
Dün metro markette gördüm bi heveslendim de sonra vazgeçtim.Öyle buz yapmasına, sıcak su vermesine gerek yok düz soğuk ve oda sıcaklığında su versin yeter düşüncesindeyim. Ama temizliği ve kullanımı kolay mı bilemedim.
Dün metro markette gördüm bi heveslendim de sonra vazgeçtim.

Öyle buz yapmasına, sıcak su vermesine gerek yok düz soğuk ve oda sıcaklığında su versin yeter düşüncesindeyim.

Ama temizliği ve kullanımı kolay mı bilemedim.
0
chicha_v2
(15.09.26)
yeriniz varsa alın. neden olmasın? temizliğinde bir şey yok. yıllarca dokunmuyor kimse: )
0
co2s2
(15.09.26)
riskli, temizlik yapmak lazım şirkette her ay düzenli temizleniyor temizlerken bayada uğraşıyorlar, durulama içinde baya su harcıyorlar ve uğraşıyorlar..
herşeyim olsa yinede sebilim olsun demem heralde ya
+1
eja
(15.09.26)
Bana cok pis geliyorlar.
-1
Purple life
(15.09.26)
temizliği üşendirir.
0
summerjam0306
(15.09.26)
kullanmıyorum. gereksiz bence.
0
gabe h coud
(15.09.26)
1.5 ltlik petlerden alıp dolaba at. uğraşma
0
jelly bear
(15.09.26)
Lavabo altı filtre var bende 25 senedir bir zararı olmadı
0
mirty
(15.09.26)
Su arıtma cihazı kullandığım için Sebile gerek duymuyorum su içeceğimiz zaman musluğun yanındaki arınmış su musluğundan bardağı dolduruyorum bu su zaten oda sıcaklığında oluyor genellikle Ben de oda sıcaklığında su içmeyi seviyorum soğuk su sağlığa pek yararlı değil Özellikle de kış aylarında
0
santimantal
(15.09.26)
Çok yer kaplaması ve temizlik süreci sayesinde eve almadım
0
kondansator
(15.09.26)
ben yaz aylarını sebilsiz düşünemiyorum. şu an damacanalı kullanıyoruz, öncesinde arıtmayı da sebile bağlı kullanıyorduk.
0
dfn4
(16.09.26)
eğer evde herkes buzdolabından su içiyor ama boşalan şişeleri kimse geri doldurmadığı için o iş size kalıyorsa değer, yoksa değmez.
0
halanne
(16.09.26)
Aile evimizde yıllardır kullanıyoduk, kendi evimde eksikliğini çok hissediyordum ama eşyalı evlerde yaşadığım için yer yoktu. Xiaomi'nin masa üstü sebili var ondan aldım. Deposuna suyu dolduruyorsun, 7-15 derece arası soğuk su, oda sıcaklığında su, 50-75 arası sıcak su ve 95 derece kaynar suyu istediğin hacimde veriyor. Yaz kış istediğim sıcaklıkta su içebilmek müthiş kolaylık. Kalıcı yaşayacağım eve geçince de şu buz yapanlardan kaliteli bir sebil alırım
0
nundu
(16.09.26)
kullanıyoruz olmazsa olmazımız çünkü evdekiler kış yaz soğuk su içiyor ve dolapta devamlı sopuk su tedarik etmek yoruuc sebil iyidir. normalde sıkıntı yok ama bi süre nemli biri şehirde yaşamıştık o dönemde içi küflenmişti. limon tuzlu su ile doldur boşalt yaparak halletmeye çalıştık. sonra olmadı.. bence ara ara temizlenmesi lazımama üşeniytoruz malesef.
0
iwillsee
(16.09.26)
15 senedir kullaniyoruz, 5 senede bir bozuluyor, su anda 3. sebil.
isitma/sogutma. 18 litrelik damacana var altinda.
nesi pis geliyor insanlara onu anlamadim.
0
cooperr
(16.09.26)
(16)

Herkesin evlenmesi

denizkenarısandalye
:))) Allah mesut etsin tabi de. Vallahi daraldım son dönemde daha önce de bahsetmiştim hatırlayan varsa. Son zamanlarda yakın çevremin haberleri şunlar; evleniyoruz , düğüne gel, hamileyim, yüzük almış, ev alıp taşınıyoruzz. En yakın çevrem bunlar. İyi haber artık biri daha evleniyorum diyemez çünkü
:))) Allah mesut etsin tabi de. Vallahi daraldım son dönemde daha önce de bahsetmiştim hatırlayan varsa. Son zamanlarda yakın çevremin haberleri şunlar; evleniyoruz , düğüne gel, hamileyim, yüzük almış, ev alıp taşınıyoruzz. En yakın çevrem bunlar. İyi haber artık biri daha evleniyorum diyemez çünkü hepsi evlenmiş olacak :)

Benim de hayatımda her şeyim güzel yolundayken bu alanda bi tıkanma var. Bi basiretsizlik herhalde. Nerede tuhaf insan var karşıma çıkıyor gibi geliyor. Son dönemde düzen ve ciddi ilişki isteyen biriyle tanışmadım. Boş flörtler de canımı sıkıyor artık ben nelerle uğraşıyorum diye. Sırf evlilik diye herhangi biriyle olmam orası kesin, aşk da aranınca bulunmuyor.

Öyle iç dökme için yazdım. Bi de aksiyon almak gerekir mi? Beğendiğim biri var ama tanışmıyoruz. Kadın olarak adım atmanın faydasını görmedim hiç ama denenir mi?
-1
denizkenarısandalye
(14.09.26)
Nasip. Nasibinse camide bile bulursun. Adım at tabii ki. Dışa dönük ol.
-8
arbre
(14.09.26)
Buradan bulursun ama aranma. Aranınca belanı buluyorsun. İnsan ara önce, insan bul. Denk gelirse romance. Hadi hayırlı işler.
-1
gabe h coud
(14.09.26)
piyango bileti almazsanız çıkma ihtimali yok. niyetiniz varsa, flörte devam etmekte fayda var. ben de adım atmaktan çoğunlukla fayda görmedim ama bu sizin bu sefer de görmeyeceğiniz anlamına gelmez. yürüyün gitsin (ama kafa yorup güzel planlayın).
0
lil siztah
(14.09.26)
FOMO deniyor buna.
insta'da mutlu aile pozlari veren abilerin ablalarin caktirmadan bosandiklarina cokca sahit oldum.
baskalarinin hayatlari bizi ilgilendirmez, sen kendi gemini batirmadan yurutmeye bakacaksin. gerisi kismet isi.
+1
cooperr
(15.09.26)
bir kadınla kim neden evlenmek istesin ki, biraz mantıklı düşünün.

medeni kanun açısından evliliğin 4 faydası var:
1) mallar üzerinde tasarruf (örneğin birinin adına diğerinin bir işi yerine getirebilmesi)
2) sigortalılık. (yalandan bir fayda çünkü hasta, sakat insandan boşanabiliyorsunuz, hastalanırsam karşı tarafın sigortasından yararlanırım diye düşünmek tam bir ahmaklık)
3) evlat edinme (30 yaş üzeri kadın erkek evlilikleri için geçerli, ironik bir şekilde cinsiyet eşitliği kılıç zoruyla dayatılmasına rağmen eşcinseller insan yerine konulmuyor + yetimhanelerde sarı saçlı, mavi gözlü, beyaz tenli kız çocuk kıtlığı var, ortalama bir NPC yalnızca kız çocuk edinmek ister)
4) miras. (merkez bankaları sağ olsun zaten hiç kimsenin miras bırakabilecek kadar malı yok, dolayısıyla evlenmesinin lüzumu yok)

bütün bunlara ilaveten, sırf fantezi olsun diye bir kadınla evlenebilmem için salak ve gavat olmam gerekiyor. kadın dilediği gibi gezip tozabilecek, bakımını ben karşılayacağım, kendi mülküm üzerinde hiçbir hakkım olmayacak, kadının lafıyla kendimi ansızın it gibi sokakta bulacağım, sonra erkeğim diye dolanacağım.


6284 ile beni evimden attırabilecekler, 5-6 yıl davs sonuçlanıncaya kadar tedbir nafakası ödeyeceğim, evimi satamayacağım, dava sonuçlanınca en az 5 yıl yoksulluk nafakası ödeyeceğim (yargıtay 2. daireye göre erkek işsiz, kadın çalışıyor olsa bile tedbir nafakası ödüyorsun).

bu saatten sonra evlilik işi nanay. ağzınızla kuş tutsanız bile kimse sizi nikahına almayacak.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.09.26)
Boşanma oranlarına da bakmak lazım. %50 lere yaklaşmış durumda. Boşanmanın etkileri yıkıcı olabiliyor. Evlenmeyenin kaybedeceği bir şey yok. Evlilik için muhakkak yaşamındaki bir eksikliği karşılıklı doldurmak gibi bir amaç yoksa fazla uzun sürmez ve anlamlı da değil.
0
runaway
(15.09.26)
fakir toplumlar evlenir. özellikle ortadoğu ataerkil toplumlarda anne baba evinde rahatsız olurlar ve bir an önce gitmek isterler. tek yaşamak mümkün olmadığı için de evlenirler. son 15 yıldaki boşanmaların en büyük nedenlerinden biri de geçimsizlik, aldatma.
+2
plastic_angel
(15.09.26)
Ben de herkesin bosanmasi olarak guncelleyeyim. Cevremden surekli bosanma haberi aliyorum. 3 senede bosanan da var 25 senede bosanan da. Icinde bol miktar gecimsizlik, ihanet oldugunu da ekliyeyim
+1
narod
(15.09.26)
evlenmek içinden gelmiyor olabilir.
belki de evlenmek sana göre değildir.
ya da henüz hazır değilsindir.
belki de bir zamanı var ve gelecektir.
sırf toplumsal baskıdan dolayı yapacağın evliliğin sana faydası olacak mı bilinemez.
içinden gelene kulak ver.
kendi gereksinimlerin seni yönlendirsin bırak.
insanlar boş durmaz, boş boş konuşur.
uzak dur, boz, kulaklarını kapat.
ne yazık ki saçma sapan bir toplumda yaşıyoruz.
- evlenmiyor musun?
- çocuk yapmıyor musun?
- saçın ağarmış.
- saçın dökülmüş.
- kilo almışsın.
- zayıflamışsın.
- ne çabuk bitirdin.
...
duyduklarımızın çoğu bunlar ve benzerleri...

enerji vampirlerinden kendinizi koruyun arkadaşlar.
kendi dünyanıza çekilip kendinizi geliştirin.
az ve kıymatli bir çevreniz olsun, yeter. son derece seçici olun.
+2
santimantal
(15.09.26)
Evlilik artık sadece toplumsal normlar gereği atılan bir adım haline geldi. Aklı olan ve kendisine yetebilen, yalnızlıktan ölesiye korkmayan bir insan neden evlensin hadi kadının doğurganlık yaşı var erkek neden evlensin, hayat evlenmekten ibaret değil evlilik de yaşamak değil çevremdeki evlilerden gördüğüm kadarıyla kimse boşanmaktan çekinmez hale geldi çocuk için bir arada olanlar da bir o kadar fazla. Böyle bir kumarı neden oynayayım ki. Bu da iç dökme gibi oldu

Soruya gelirsek kadın olmak adım atmamak için bir sebep değil sosyal medyaya bakmayın içinizden geleni yapın
0
yakalayamadığın.ışıklar
(15.09.26)
Benzer bir durumdayım. Gayet ciddi iliskilerim (1 tane:) 8 yıl ) oldu ama evlilik olmadığı için çevremden özellikle kadın arkadaşlardan “sen bilmezsin” baskısı yiyorum gibi hissediyorum.

Evlenmedigin için sen secilmememis mi oluyorsun ya da bir erkeği ikna edememiş oluyorsun sanırım ama diyemiyorsun evlilik bana göre değil belki, 8 yıllık erkek arkadaşım evlenmek istemişti o zaman ben istememiştim. Hafiften pismanim. Şimdiye kadar boşanmış olurduk ayrıldık sonuçta :) ama “sen anlamazsın” tavirlarina katlanmak zorunda kalmazdım.

Sanırım bazı kadınlar evliliği bir başarı olarak görüyor, ne mutlu onlara ama bu başkalarını zorbalama hakkı vermiyor size arkadaşlar . Oh be içimi döktüm :))
-1
euteamo
(15.09.26)
her arayan bulamayabilir ama bulanlar arayanlardir. ayik ol.
+2
baldur2
(15.09.26)
bu tip seyleri internete sorma kral. normal evlilik suren, mutlu olan biri zaten bunu internette paylasma geregi bile duymaz. ne yapacak arkadaslar evliligimiz super gidiyor nasil bozabiliriz diye soru mu soracak internette?

o yuzden her gun ayni kafeye git, spora git, gorucu morucu usulu tanismaya calis, yap bir seyler keyfine bak.
+2
baldur2
(15.09.26)
hayaller herkes evleniyor,
gerçekler boşanma sayıları git gide artıyor.
Tabiki bu durum çevrineze özle olabilir bir şey diyemem.
Evlenmek için evlenilmez, hayatı akışına bırakmak gerek, senin olan gelip seni bulur zaten. şahsi düşüncelerim bu şekilde.
0
Rao
(15.09.26)
baldur+1
yorumlar kafayı yemiş.

neyse cevaba gelirsek evet evlilik güzel bir şey. iyi ki evlendim diyorum ama koştur koştur yanlış biriyle ya da aceleyle yapılacak bir şey de değil sonuçta.

boş flört ya da ben evlilik için geldim diye değil de, uzun vadeli niyetlerle normal flörtlere yaklaşınca bulunur gibi geliyor. arkadaş grubumun çoğunluğu appler üzerinden tanışıp evlenen insanlar
0
aguen
(16.09.26)
İnsanlar genelde belli bir yaşa gelice evleniyorlar. Sosyal çevre genelde aynı yaş grubundan insanlardan oluşunca birden dünyadaki herkes evleniyormuş gibi bir izlenim oluşuyor. 2015'te 8 düğüne gitmiştim mesela hahaha.

Eğer aklınızda evlenme isteği varsa tabii ki aksiyon alın, ilk adımı da atın. İstenilen için çaba harcamak gerekiyor sonuçta hayatın her alanında durum böyle.
0
peki madem
(16.09.26)
(17)

yaz bittiği için üzülüyor musunuz

alester
nasıl bir yaz geçirdiniz tatile gittiyseniz nerelere gittiniz keşke bitmeseydi diyor musunuz
nasıl bir yaz geçirdiniz tatile gittiyseniz nerelere gittiniz keşke bitmeseydi diyor musunuz
0
alester
(14.09.26)
Üzülmüyorum valla bitse de kurtulsam diyorum şu sıcaklardan.
0
Amaranta ursula
(14.09.26)
Yazı çok seviyorum. Bittiği için üzülüyorum. Yine de Eylül sonu yazlıkta ve Ekim’de İspanya’da biraz daha uzatabilme şansım olacak.

Ege’de oluyorum ben genelde Türkiye’de. Bu yaz klasik yazlıkspor dışında Yunanistan’a da gittim.
0
gabe h coud
(14.09.26)
Yaz bittiği için değilde, günler kısaldığı için üzülüyorum
0
iustitia omnibus
(14.09.26)
muğla'ya falan gittim ama keşke 1 hafta daha denizde dolu dolu yüzebilsem. deniz için keşke bitmeseydi diyorum
0
jelly bear
(14.09.26)
yazın bize egede eziyet gibi. 40 derece ve üstü. klimasız bir hayat yok. sahillere gitsek hem sıcak hem kalabalık. kışın bu kadar dışarıya çıkmaktan korkmuyoruz.
0
mikahakkinen
(14.09.26)
Hiiç üzülmüyorum. Yapış yapış sıcak bitti neyse ki. Artık istediğimiz saat dışarı çıkabilicez güneşten fenalık geçirme derdi olmadan.
Sweatshirt’üm elimde, heyecanla sonbahar serinliğini bekliyorum
0
mor oje
(14.09.26)
Gayet mutluyum. Korkunç bir yaz geçirdim, sineklere alerjim olduğu için de her tarafım yara oldu. Sıcak başımı ağrıttığı için klimalara sığınıp sonra da klima baş ağrısı çektim. Tüm yaz başım ağrıdı. Deniz ve kum yoksa yazın gereği yok. Rezillik başka bir şey değil.
Sokaktaki hayvanlar güvende olduğu sürece kar kış yağmur kasırga ihtiyacım olan şeyler.
0
asue
(14.09.26)
Belgrad'da yaptım bu yıl. Sonbahar çok tatlı.
-13
arbre
(14.09.26)
Yaz bittiği için çok mutluyum ama yağmur ve kar da sevmem. Nasıl olacak bilmiyorum.
0
rock n roll
(14.09.26)
Eski foça da plajdayım şu an, deniz misss. Keşke hep yaz olsa, upuzun günlerde denizle bütünleşip yaşasam. Kış, gri hava, kısa günler bir sonraki yaz için katlandığım bir süreç maalesef.
0
Phoebe
(14.09.26)
Üzülmüyorum. Aksine çok mutluyum.
Sıcakla aram iyi değil. Nihayet yürüyerek işe gitmeye başladım.
Bu yıl Didim'de tatil yaptık. Yakın diye tercih etmiştik ama bir daha gitmeyiz.
0
pro9it9is9
(14.09.26)
Yazı sevmiyorum ama adli tatili seviyorum. Bu sene birkaç olaylar nedeniyle ne tatil yapabildim güzel bir şekilde ne de dinlenebildim. Verimli geçmedi üzücü bu nedenle benim için.
0
drako
(14.09.26)
Eski yazcılardan biri olarak yazın bitmesinden mutlu sayılırım aslında. Biraz değişiklik istiyorum.
Şu an tatildeyim, en sevdiğim dönem sezon kapanmış herkes işine okuluna dönmüş çok sakin, iyi geçiyor, dinleniyorum, kafamı toparlamaya çalışıyorum.
Buraya gelmeden bu tatile çok anlam yüklemiştim, umarım ruh sağlığıma iyi gelecek bu dinginlik…
0
mutekebbir
(14.09.26)
yaz gibisi var mi be. tabii ki uzuluyoruz. bir insan niye usumeyi, yagmuru camuru ozler ki aw.
0
baldur2
(14.09.26)
Evet kışı hiç sevmem, bu yaz hızlı geçti sanki.
0
ekimoloji
(14.09.26)
evet. deniz (tatil yapabilme) sezonu bitmesi, duştan sonra saç kurutma makinası kullanma gereksinimi, -henüz değil ama- spor ayakkabı yerine bot gitmek hep hayat konforumu azaltan şeyler.
0
renegade
(15.09.26)
tatile gitmedim sadece bu hafta sonu bi izmir yapıp geleceğiz onda da havuz/deniz yok efes gezisi.
yazdan nefret ediyorum. tatile gitseydim de ederdim çünkü yaz boyu tatil yapamayacağım. zaten eylül'den önce tatil yapmayı sevmem. eylül'e kadar dayandıysam da eylül'de yapmasam da olur.
yağmur, boran, fırtına, şimşek, dolu ve kar hastasıyım. hava kapalı olunca yaşam enerjim %500 artıyor. oh be hayat çok güzel modunda geziyorum. bugün mesela hava kapalı ve kim çok mutlu tahmin edin.
-1
matilda
(15.09.26)
(20)

Aldatılmayı Aşamıyorum

depresif çocuk
20 aydır sevgilim olan kadının; biz kavga ettiğimizde, görüşmediğimizde, ben yanında değilken eski sevgilisiyle yazıştığını, vakit geçirdiğini, aynı evde kaldığını, ufak çapta tatil yaptığını, yani kısacası ikinci bir sevgililik yaşadığını öğrendim. Aile ziyaretinde, arkadaş ortamında koluna beni ta
20 aydır sevgilim olan kadının; biz kavga ettiğimizde, görüşmediğimizde, ben yanında değilken eski sevgilisiyle yazıştığını, vakit geçirdiğini, aynı evde kaldığını, ufak çapta tatil yaptığını, yani kısacası ikinci bir sevgililik yaşadığını öğrendim. Aile ziyaretinde, arkadaş ortamında koluna beni takıyor, boş kaldığında ise bu adamla birlikte vakit geçiriyormuş. Bu ırz düşmanı adam benim varlığımı bildiği halde bu şekilde bir ilişkiye dahil olmayı problem etmemiş birisi.

Kızı her yerden engelledim. Hala ulaşmaya çalışıyor, ikinci bir şans istiyor. Sırayla tek tek, bütün uygulamaları deniyor. Yakın çevresine aratıyor falan.

Aslında size sorulacak ne var değil mi? Her şey ortada. Yapılması gereken belli.
Yol vermek.

Ama en çok şu koyuyor bana.
Ben bu kız için neler yapmadım ki.
Harcanan paranın, verilen manevi emeğin, boşa giden zamanın haddi hesabı yok.
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu" düşüncesini aşamıyorum.
10 gündür görüşmüyorum.
Date uygulaması ile uğraşacak, yeni bir sevgili edinecek motivasyonum bile kalmadı.
Artık başka bir kadını sevebileceğimi, başka bir kadına güvenebileceğimi sanmıyorum.
Nasıl aşacağım ben bunu?
-5
depresif çocuk
(13.09.26)
2 tane özlü söz yazacağım tabi ki çok klişe olacak ve belki de zaten herkesten duymuşsundur ama başka bir çaresi de yok

tüm geçen yaşanmışlıklar ve yaptıklarına rağmen
-zararın neresinden dönersen kardır

bundan sonra kendini nasıl toparlayacaksın konusunda ise
-zaman her şeyin ilacıdır
+18
bravoteam
(13.09.26)
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu" diye düşünmek yanlış. Bunu yapmayacak insanla, yapabilme potansiyeli olan insanın aynı kişi olması çok zor. Uzun bir geçmişiniz olsaydı, zaman insanı değiştirir, sizin tanıştığınızda bambaşka biriydi gibi şeyler söylenebilirdi belki ancak daha 2 yılınız bile dolmamış. Yani tanıştığınız kişi, kafanızdaki kişi değilmiş pek. Aldatmasaydı da değilmiş.

Haliyle oturup halinize yanmanın, olan biteni romantize etmenin bir anlamı yok. Kaba olmak amacıyla söylemiyorum, benzer çeşitli durumlarda kendimi daha iyi hissetmemi sağlayan bir yöntem olarak söylüyorum; kendinizi haksızlığa uğramış hissedip üzülmek yerine "ulan amma salakmışım" deyip espriye vurmak daha faydalı bir yol. Biri size kurban gibi hissettirip içinize kapatırken, diğeri kontrolün tekrar elinize geçtiğini hissettirip ileriye odaklanmanızı sağlıyor.

Aldatılmak nadir yaşanan bir şey değil, ayrılıklarsa çok yaygın. Herkes bir şekilde yaşıyor bunları. Çok istisnai başka problemleri yoksa da zamanla herkes toparlanıyor.
+3
akhenaten
(13.09.26)
"Ben bu kız için neler yapmadım ki" demenize takıldım.
ilişki devam ederken memnuniyetle yaptıklarınızı ilişki bitince neden sevgiliniz "için" yapılmış olarak görüyorsunuz?
yaparken memnun olduğunuz şeyleri, yapmaktan keyif aldığınız şeyleri neden kendiniz için değilmiş de başkası içinmiş gibi görmeyi tercih ediyorsunuz?

"Nasıl aşacağım ben bunu" demişsiniz. çıkaracağınız dersleri çıkarın, kendinizi dışarıya kapatmayın ve zamana bırakın.
0
tnz
(13.09.26)
olayların sıcaklığıyla kimseyi sevemem, güvenemem kaygınız çok normal ama hiç gerçekçi değil. sizin de bildiğiniz gibi insanlar defalarca yeniden sevebilir ve güvenebilir. şimdi o kısma fazla odaklanmayın.
keşke yapmasaydı diyeceğinize, iyi ki potansiyelini ortaya koymuş ve ben bunu farketmişim kısmına odaklanmanız da daha hayırlı olur. geç de olsa bu tiplerden kurtulmuş olduğuna sevinin ve kendinize, hobilerinize falan odaklanın.
hayat kısa ve güzel^^
+2
lil siztah
(13.09.26)
öncelikle geçmiş olsun. bunu farketmenize sevindim. zira bir de 3 5 sene sonra böyle şeyler olduğunu, belki evlendiğinizi, çocuğunuz olduğunu düşününce çok daha ağır bir durum.

evet kolay atlatılmıyor ama kendisi kaybetmiş. sizin ne üzülecek, ne eksiklik yaşayacak hiç bişeyiniz yok. arkadaş grubunuzda falan da sorarlarsa, direkt olarak böyle böyle yapmış deyin geçin.

bir arkadaşım vardı çocukları 3 yaşına gelmişti, evde herşey yolunda gibi gözükse de kadın hiç bir şekilde hiç bişeyden memnun olmuyordu. birgün bi baktıki arkadaş işteyken adam yaşadıkları eve gelip boynuzluyormuş. ayrıldılar. erkek olan halinden çok memnun. bi süre sonra ikinciye evlendi. hala evli. çocukları 16 yaşına falan geldi. eski eşi çok pişman oldu tabi ama yapacak bişey yok.
0
omer460
(13.09.26)
zaman herşeyin ilacı gerçekten. içindeki acı zamanla geçecek. bir kere yapan yine yapar. o ilişkinin temeli sarsılmıştır. uzatmaları oynamaya gerek yok.
+1
false pretension
(13.09.26)
yol kazasi diyip yoluna devam edeceksin. cok verici olmak, asiri baglanmak senin verdigin kozlar, kazik yemek ise karsi tarafin vefasizligi. boyle gorup eskiye takilmadan devam edicen. tabi hatalarindan ders alip daha temklinli.
0
buenosdias
(13.09.26)
Ya evlendiğinde bunu yapsaydı.? Onun için zararın neresinden dönerwen kardır +1
+1
rodeocu
(13.09.26)
Erkenden fark ettiğin iyi olmış

Emin ol iyi kadınlar halen daha var
0
Hallegadola
(13.09.26)
Kendi kendine bir şeyler olana kadar zorlama artık. Biri olsun hayatımda dediğinde kötü insanlar çıkıyor insanın karşısına.
+3
gabe h coud
(13.09.26)
Siz daha önce de yazdınız sevgilin eski sevgilisiyle görüşüyor diye. O zaman da uyardık. Zamanla vaktinizi başka şeylerle doldurarak asarsiniz.
+4
pembediken
(13.09.26)
Insan bazi seyleri yasamadan göremez. Yasadin gördün bir dahakine daha dikkatli olursun artik.

20 ay uzun bir zaman degil.
-1
Purple life
(13.09.26)
Erkeklik gururuna dokunan bir şey anlıyorum o yüzden. Ama şunu da söylemek lazım, bu yaşadıklarını her gün milyonlarca erkek yaşıyor zaten, yalnız değilsin merak etme. Aklında intikam planları falan varsa da sil geç, bu işi de unut devam et.
0
jangbogo
(13.09.26)
ibni sina'ya aşk illetine düşmüş, unutamayan bi genci götürmüşler. önce hamama, sonra güzel kadınlara götürün; bir tek o olmadığını hatırlasın demiş. kıssadan hisse, motivasyon değil disiplin.
+1
klassno
(13.09.26)
erkekadam.org sitesinde red pill felsefesini yalayıp yut. Kadınları da, kadın erkek ilişkilerini de %90 oranında çözersin.
-5
sinematematikci
(14.09.26)
Geçmiş olsun, kolay bir şey değil çünkü yapılan hoş değil. Zamanla bu hissiyat geçer.

Allah kurtarmış, ters taraftan düşünüyorsun bence. Evlensen vs çok kötüydü, şimdi doğru kişiyle tanışma şansın var. Doğru görünen yanlış kişiymiş kısaca.
0
havadakarada
(14.09.26)
Yapacak bir şey yok, kendini şanslı sayman lazım, ya evlenseydiniz ve bu olsaydı ?

Her kadın bu şekilde saygı görmeyi hak etmiyor, deneye yanıla doğru kişiye ulaşmak dışında bir çare yok. Motivasyon kırıklığı bir süre devam ediyor ona da yapacak bir şey yok, iyileşme sürecinin bir parçası.
0
kimlanbu
(14.09.26)
allahın sevdiği kuluymuşum diyeceksin. şükür edeceksin.
ya evlenip çoluk çocuğa karışaydın ne olacaktı?
beterin beteri var di mi?
harcadığın 3 kuruşa yanma farkettin ya ona sevin.
0
jamswety
(14.09.26)
Seni zerre düşünmemiş birisi için değil günlerce, dakikalarca düşünmek bile gereksiz. O senin bir dakikanı bile hak etmiyor. Zamanını daha fazla ona harcama çünkü Zararın neresinden dönersen kardır.
0
summerof69
(14.09.26)
"Keşke yapmasaydı, her şey çok daha güzel olurdu"

ama yapmış, aklına her geldiğinde yaptığı alçaklığı düşüneceksin. insanda öyle bir şey var hep iyi olayları hatırlıyor ilişkide, kötü kısımlara odaklanınca dert tasa kalmıyor. tabi ki zor ve zaman alır ama geçmiş olsun yani böyle birinden yol yakınken kurtulmuşsun.
0
bay b
(15.09.26)
(9)

Kıymetini Çok Sonraları Anladığınız Bir Sevgiliniz Oldu Mu?

depresif çocuk
Pişmanlıkları duyalım.
Pişmanlıkları duyalım.
0
depresif çocuk
(10.09.26)
Kıymetini anlamak demeyelim de yarim kalmisliklar var tabiyyy B-) kesge deneseydik denilenler falannn
0
üğpoıuy
(10.09.26)
Flörtüm oldu da sevgilim olmadı. Sevgililerimin kıymetini zamanında bildim, şükür.
-3
gabe h coud
(10.09.26)
Oldu tabi. Dayısı belediye başkanı oldu ya evlensek ballı ihale, merkezi bir yerden büfe garantiydi.
0
anon1m
(10.09.26)
Kıymetini anladım, çok pişmanım gibi değil de bazı konularda haksızlık ettiğimi düşündüm bir kaçı için.

Yani insan gördükçe, büyüdükçe olgunlaşıyor. O zamanlar sorun ettiğin, kusur gördüğün şeyler için, zamanla ya "o kadar da büyük değilmiş" diyorsun, ya da öyle şeyler görüyorsun ki önemini yitiriyor, ulan yine o iyiymiş diyorsun.

Toylukları oluyor ister istemez iki tarafın da.
+1
ananiyimioguz
(10.09.26)
Olmadı valla
0
gadlemler
(10.09.26)
Oldu maalesef.
0
euteamo
(10.09.26)
Olmadı.
0
Amaranta ursula
(10.09.26)
Flört oldu sevgili olmadı +1

Dibini sıyırdık soğuduk ayrıldık şükür.
0
ekimoloji
(11.09.26)
Olmadı. Ben bunla niye sevgili olmuşum ki dediğim oldu. Hatta neredeyse hepsi öyleydi.
Sonunda kalbime ve aklıma uygun birini bulup evlendim.
-1
matilda
(11.09.26)
(12)

İsyerinde yapilacak kahvaltiya ne gotururdunuz?

narod
Herkes kendi bir seyler getiriyorPeynir, zeytin, yumurta, simit, recel, salatalik secenek disi
Herkes kendi bir seyler getiriyor

Peynir, zeytin, yumurta, simit, recel, salatalik secenek disi
-4
narod
(08.09.26)
börek
0
jelly bear
(08.09.26)
yiyecek olan siz değil misiniz? canınız ne istiyorsa...
+3
malheiros
(08.09.26)
Tahin pekmez
+1
gabe h coud
(08.09.26)
Kuru domates salatası, börek çeşitleri, labneli poğaça, girit ezmesi, tahinli çörek..
+2
cilekli pasta
(08.09.26)
Zeytin ezmesi, kahvaltilik sos ve bulabilirsen tahanli (tahinli) pide.
0
duster
(08.09.26)
Meyve salatası.
+1
Amaranta ursula
(09.09.26)
dereotu poğaça
0
anon1m
(09.09.26)
pankek, pişi, krep, nutella, reçel, sigara böreği, patates kızartması, acuka, milföy, simit, kabak-patlıcan-biber kızartması, yoğurt
0
art cat chocolate
(09.09.26)
Ben son zamanlarda pirinç yufkasından yaptığım böreklerden götürüyorum hem çok basit yapılıyor hem de lezzetli.
0
mutekebbir
(09.09.26)
önceden kararlaştırmadan yapmayın herkes simit poğaça alıp gelmesin.
+1
duyuruuser
(09.09.26)
Küt bööreği ,bol pudra şekerli.
Belki kruvasan,maliyet uyarsa.
Ev yapımı poğaça falan seçeneklerde olabilir,ama buzluğa atın tazeyken. Yoksa ertesi gün bile bayat gibi oluyor
0
denizciman
(10.09.26)
Kaymak, bal, tereyağı
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(10.09.26)
(13)

bir kısım garip hisler

euteamo
Sevgili duyurucular,Çok yakın çok da sevdiğim bir arkadaşım var. Burda daha önce de bi duyuru açmıştım hakkında, doğum günü kutlaması/kutlayamaması ile ilgili. Son 3-4 yıldır yurt dışında yaşıyordu döndü. Ben hassas bir dönemden geçiyorum. Hayatımda kimse olmadığı için. Sürekli de konuştuğumuz bir k
Sevgili duyurucular,

Çok yakın çok da sevdiğim bir arkadaşım var. Burda daha önce de bi duyuru açmıştım hakkında, doğum günü kutlaması/kutlayamaması ile ilgili. Son 3-4 yıldır yurt dışında yaşıyordu döndü.

Ben hassas bir dönemden geçiyorum. Hayatımda kimse olmadığı için. Sürekli de konuştuğumuz bir konu. Dating appler vs kullanıyorum ama ne yazık ki istediğim gibi biriyle tanışamadım. Bu da onunla konuştuğumuz bir konu. Her zaman sorar dateler nasıl gidiyor vs diye. Ama son konuşmalarımızda işte “ben üçüncüye dönüyorum hadi sen de başla.” “sen hiç evlenmedin, anlayamazsın” gibi cümleler kurdu ve hoşlanmadım. Ben hiç evlenmedim o iki kere evlendi.

Bunu şunun için anlatıyorum belki de kendi yaşadığı karışık durumdan kaçmak için sürekli benim olamayan ilişkilerimi soruyor olabilir ve bende detaylı bir şekilde anlatıyorum.

Şimdi arkadaşım ikinciye boşanmayı planlıyor. Boşanacağı kişinin bundan haberi yok. Ama aynı zamanda iş yerinden yeni biriyle flört ediyor. Benim de tanıdığım bu kişiyle flört ettiğini bana anca ben ısrar ettikten sonra söyledi. Normal şartlarda böyle konularda asla ısrar etmem anlatması için hiç kimseye ama o bana sürekli dateler nasıl gidiyor diye sorduğu için sorma gereği duydum.

İkimizde aynı yaştayız, tahmin edeceğiniz gibi kadınız. Asla hayalim evlenip çocuk yapmak olmadı. Gayet ciddi 8 yıllık bir ilişkim oldu. Hiç aldatmadım, aldatmayı aklımdan bile geçirmedim bunu da bilir. Ama arkadaşım flörtöz bir insan. Ve sanki artık ben hiç evlenmediğim ve şu anda ciddi bir ilişkim olmadığı için beni küçümsüyor gibi geliyor.

Ben net bir insanım hisselerimi de genelde paylaşırım. Buraya yazdığım gibi ona da dedim, bu espriler hoşuma gitmiyor diye. Ama hala sen hiç evlenmedin beni anlamıyorsun diyor ama aslında anlattığı şeyler bölük pörçük ve mevzunun sadece bilmemi istediği kısmını anlattığı için anlayamıyorum. Anlamak da zorunda olduğumu da düşünmüyorum.
Özetle, arkadaşımın iyi niyetinden şüphem yok ama sizce neden benimle böyle yarışa girme gereği duyuyor?
0
euteamo
(07.09.26)
açıkcası benim arkadaşınızın iyi niyetinden şüphem oluştu :) siz söylediğiniz halde hala sen hiç evlenmedin beni anlamıyosun diye diretiyosa.. bu artık takılmadan çok iğnelemeye dönerdi bende. kaldı ki kusura bakmasın kendisi de 2.kez boşanacak ve daha boşanmadan flört ediyosa onla bunla demek ki kendisi de çok evlilikten anlamıyormuş.

ben olsam söylediğim halde bu söylemlere devam eden birinden ister istemez soğurdum. hemen kavga dövüş kin nefret değil tabi ki ama, bi mesafe alırdım. hoş değil kesinlikle.

sizin hassas olduğunuz konuları, hangi cümlelerin sizi kırdığını, üzdüğünü biliyo, buna rağmen yapıyo. ben art niyet ve küçümseme ararım
0
chanandler bong
(07.09.26)
Fazla rahatlık ve yakınlıktan oluyor. Üstüne sizin hislerinizi önemsemiyor. Herkesin benzer arkadaşlıkları olmuştur. Nüfusunuza almadıysanız salın, gitsin.
0
gabe h coud
(07.09.26)
Eşini aldatan biriyle arkadaş kalamayacağım için benim hakkımda düşündükleri de umurumda olmazdı açıkçası.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(07.09.26)
Hoşunuza gitmediğini söylediğiniz halde devam etmesi saygısızlık, sınırını bilmezlik.
Hayatımda tutmazdım böyle birini.
Aklıma bir kadın arkadaşıma "hala birini bulup yatamadın mı" diyen bir patavatsızı getirdi.
Evlilik başarı mı yani? Hele de daha boşanmadan onunla bununla flört etmek...
0
pro9it9is9
(07.09.26)
bu tamamen bir akis meselesi. hermetik geleneğin ana prensiplerinden biri "içeride ne varsa dışarıda o vardır" idir. tasavvufta da vardır bu. the doors, guns'n roses bu konularda şarkılar yazmıştır.

"people are strange" the doors
"estranged" guns'n roses

özdeğerinizi yükseltmek için çalışmalar yaparsanız, (ne çalışması olduğu size kalmış) hem bu tür yanıtlar almazsınız hem de sağlıklı bir ilişkiniz olur.

ekim'de venüs retroya giriyor. herkes için her türlü ilişkilerde gölgeler ile yüzleşme ve sorunların kökenine inerek dönüşüme doğru ilerleme vakti. bu dönemi değerlendirmenizi öneririm. ister psikoterapi alın, ister sadece günlük tutun birçok yöntem var.

bu kısım herkese:
sizin gibi düşünmeyen insanlara deli muamelesi yapmayı bırakmanızda fayda var. sonra bir gün o insanlarla aynı fikirde olacaksınız ve "meğer doğru söylüyormuş" diyeceksiniz. sevgiler.
-1
janderzel zartanyan
(07.09.26)
Arkadasin söyledikleri bence tamamen geyik. Benim de arkadaslarimla konusmam böyle herkes birbirini gömüyor. Ama hicbir art niyet olmadigini biliyoruz.

Bence sizin arkadas da art niyetli yapmiyor. Biraz abartmış olabilir sadece. 2 kez evlenip bosanmis olmanin nesi havali bir sey allaskina gkfkfk sizin durumunuzdan daha kötü onun durumu.
Yeni Tanistigi birine evlenmis ve neden bosanmis oldugunu anlatmasi lazim.
Sevgilileri anlatmasan da olur salla.

Evlenmedin anlayamazsin laflarini ben de önceden anlayamamistim. Su an anliyorum. Iliskiler her ne kadar samimi ve güzel yasansa da aile tarafindan nikah olmayinca ciddiye alinmiyor. Evleniyorsun ve kaynanan gelin beni neden aramadi beni sevmiyor mu diye alakasiz maydonoz olmaya basliyor. Adam tekken katilmayacagi dügünlere artik aile olduk katilmamiz lazim diye seni de sürüklüyor. Kastettigi sey cok da matah bir sey olmayabilir.
0
Purple life
(07.09.26)
@perple life normal şartlarda haklısın. Hiç sallamam böyle söylemleri ama son zamanlarda benim neden doğru düzgün bir ilişkim yok diye sorguluyorum ve onunla da konuşuyorum gayet samimi bir şekilde hislerimi anlatıyorum. “Sen hiç evlenmedin anlayamazsın” aşırı saçma çünkü evet hiç evlenmedim ama ikili ilişkilerden anlamak için ille de bi yere imza atmak gerekmiyor. Ay bilmiyorum. Bir sürü insan evliliği statü olarak görüyor ve belki o da böyle düşünmeye başladı.
0
🌸euteamo
(07.09.26)
@ janderzel zartanyan hiç anlamadım :)
0
🌸euteamo
(07.09.26)
belki de boşanmadan flörtleşmelerini kendince haklı kılmak için öyle diyordur,
hani evlilerin eşimle sorunlarım var klişesi gibi, vicdanen huzursuz hissedip ama evlilikte o işler öyle olmuyor sen anlamazsına getiriyor böyle kamufle ediyordur.
0
siyah gece
(08.09.26)
Bence sen tamamen normalsin, ancak arkadaşın...
O flörtöz demişsin ama başka bişey olmasın o,eskiden daha farklı söylüyorlardı çünkü,hakaret de sayılmasın da.
Arkadaşlığını gözden geçir bence.
0
denizciman
(08.09.26)
Biz birini bile bulamazken, milletin 2.ciyi boşayıp 3'e doğru yürümesi....
0
Kahvedesu
(08.09.26)
@kahvedesu hahahaha valla öyle. o da onun dalgasını geçiyor benimle aslında :-)
0
🌸euteamo
(08.09.26)
Valla evlenmek bir basari olmadigi gibi, bosanmak da bir basarisizlik degil bence. Seda Sayan sanirim bir kez millet gomlek degistirir gibi sevgili degistiriyor, ben sevgili olmak yerine evlenip bosanmayi tercih ediyorum, demisti. Herkesin hayati kendine bence, kimse kimseden ustun degil. Herkes nihai olarak neden ve nasil burada olgumuzu bilmedigimiz bir dunyada bi sekilde yasamaya calisiyor iste, cok da abartacak bir yani yok, kimsenin tam olarak bir sey bildigi de yok.
Arkadasinizin kotu niyetli olup olmadigini bilemem ama bana daha cok zor bir donemden geciyormus gibi geldi, size isine geldigi kadar bilgi vermesi, kafayi saracak bir yerler aramasi filan, muhtemelen hafife almaya calistigi ama agir bir donemden geciyor. Bununa birlikte, kiriliyorum dediginiz halde soylediklerine devam etmesi vs biraz uzaklasmanizin daha iyi olacagini gosteriyor. Bazen bazi arkdasliklari kurtarmak icin bi sure uzaklasmak gerekir. Iliskilerden anlamak icin evlenmeye gerek yok, size katiliyorum ama bence iliskilerinizi ve iliskilerinizdeki rolunuzu irdelemek icin dogru kisi de bu arkadasiniz degil, belli ki yapici elestiri ya da icgoru saglayamiyor.
0
kassiopeia
(09.09.26)
(6)

hersey dahil tatil nereye gidelim

allanpoe
tr'ye geliyorum 2 haftaligina. kardesimi ve 3 yasinda cocugu bi tatile gotureyim diyorum. izmir'deyiz. nereye gotureyim onlari. hersey dahil olmasi gerekmiyor.
tr'ye geliyorum 2 haftaligina. kardesimi ve 3 yasinda cocugu bi tatile gotureyim diyorum. izmir'deyiz. nereye gotureyim onlari. hersey dahil olmasi gerekmiyor.
0
allanpoe
(05.09.26)
Herşey dahil olmak zorunda değil ise, tam pansiyon bir otele gidebilirsin İzmir Çeşme'de. Ege'nin en güzel kıyılarından biri Çeşme bence.
0
twelfth
(05.09.26)
Akra Didm’i önerebilirim. Çok yol yapmadan bir Antalya oteline gitmek gibi. Denizi de daha soğumaz.
0
kullanıcıadımbuolsun
(06.09.26)
kesinlikle bodrum bitez. su anda denizi tam 3 yasindaki cocuga gore. bir suru otel var. deniz cok sig dalgasiz ama dibini goruyorsun tertemiz ayrica kum. butun gun deniz kenarinda kumla oynar bogullma tehlikesi olmaz. biz gecen hafta oradaydik cocouklar icin tam ideal. her turlu otel de var hersey dahil veya sade sabah kahvalti. bin tane yemek yeri market vs var yurume mesafesinde.
+2
mavicorap
(06.09.26)
Bodrum'da yaşıyorum. Bitez hakkında söylenenler ile ilgili olarak denizi Bodrum diğer koylarina göre temiz değildir. Denizin dibi kum etrafda belirttiği gibi yiyecek ve içecek bir sürü işletme var.

4.5 yaşındaki kızıma 1 yaşından beri denize Gündoğan Kucukbuk'de giriyor. Fakat bu koyda herşey dahil konsept de otel var mı bilmiyorum.

Büyük bir koy olmadığı için kalabalık bir ortam yok.
-1
kaiserr76
(07.09.26)
izmirde herşey dahil sunis efes royal güzeldir
0
eja
(07.09.26)
Bodrum Titanic Luxury Collection
Bodrum Rixos Premium
0
gabe h coud
(08.09.26)
(16)

Arabanızı arkadaşınıza vs. ödünç verir misiniz?

renegade
daha önce de benzer bir soru sormuştum (git: 1625358). yine benzer bir soru.soru başlıkta
daha önce de benzer bir soru sormuştum (git: 1625358). yine benzer bir soru.

soru başlıkta
📊 ?

Bu anket sona erdi. 80 oy kullanıldı.

0
renegade
(04.09.26)
Kimsenin arabasını ödünç almam, kimseye de aracımı vermem. Yani bazı şeyler kişiye özeldir istenmemeli. Çok lazımsa araç kiralarım kafam rahat olur.
+2
mor oje
(04.09.26)
Sadece bir tane arkadaşıma veririm. Karşılıklı güvenimiz mevcut, onun dışında kimseye vermem kesinlikle.
0
umutt
(04.09.26)
daha önce bir arkadaşıma bir kaç haftalığına ödünç araba verdim. ne olduğunu unuttuğum bir trafik cezası yemiş. aracı satarken fark ettim. bir kaç kere hatırlatmama rağmen ödemedi.
+2
co2s2
(04.09.26)
bu esnada bizim arabayı kullanmayan bi' muhtar kaldı :)
0
charbiel
(04.09.26)
bir aracim pert oldu, o yuzden artik cok cok guvendigim biri olursa, yine de endiselenerek veriyorum.
+1
cooperr
(04.09.26)
İhtiyacı olan birisi olursa ben götürüp getirmeyi teklif ediyorum, kabul etmezse vermiyorum.
+2
antihero
(04.09.26)
benim çevremde gördüğüm olumsuz durumlar neticesinde arabanın verilebilen birşey olmadığına karar verdim.
1 trafik cezası, hgs geçişi problemleri. trafik cezası yeniyor. hgsden geçiliyor ne hikmetse ödemek unutuluyor faiz faiz faiz, ısrar ısrar ısrar ödenmiyor kalıyor.
2 yakıt koymak, araba yakıtı yakıyor ama diğer şeyleri tüketiyor, motor yağı, fren balataları, debriyaj balatası vb gibi. yani yakıtını koyarız olayı de benim için geçerli değil.

3 gözle görülmeyen küçük kazalar, arabanın altını vurmak vb. genelde söylenmiyor. belki farkında bile olmuyor kullanan kişi. mesela arkadaş arabasını bir arkadaşına verdi. araba doblovari bişey. arkada alet edevat ne varsa üstüste binmiş. bi baktık arabanın altına bütün şanzıman bağlantı yerleri kırılmış. kasis gibi bir yerden uçmuş.

4 arabanızı verirsiniz ama karşı taraf bu sorunların bir tanesiyle karşılaşır ve siz de söylerseniz kesinlikle kötü olursunuz. o yüzden gerek yok.

olabilecek en mantıklı şey, işin yoksa senin arabayla şuraya gidebilir miyiz tarzında bir durum olmalı.

bunun daha cana zarar vermeli kazası, alkollüsü osu busu var.
+1
omer460
(04.09.26)
Kimsenin direksiyonuna oturmam.
Benim arabamı benden başka, eşim ve çocuğum kullanabilir.
Çevremdeki herkes de bunu böyle bilir.
+2
Mirket
(04.09.26)
Ödünç araba verince verdiği araba götüne kaçan bi elemanın hikayesi vardı sözlükte, ödünç araba veren o hikayeyi okusun sonra versin. Ben vermem de istemem de, ihtiyacı olan araba kiralasın.
+1
kizil karga
(04.09.26)
Riskli. Cezadan tut kazaya kadar pek çok şey olabilir. Olası bir zararı karşılayabilecek adamın zaten arabası olur veya taksi tutar veya araba kiralar. Birinden araba isteyen adam parasızdır.
+1
runaway
(04.09.26)
Kesinlikle vermem. Benim için önemli biriyse kendim götürür getiririm üşenmem ama arabamı vermem.
Cezadan falan çekinmiyorum açıkcası. Yediği cezayı ödemeyecek birine de niye vereyim zaten. Araba da umrumda değil. Başına bir şey gelirse şu an yenisini alamayacağım için üzülürüm o kadar. Hatta bugün bi amca aynama çarptı, ayna kırılmadığı için kontrol etmedim bile. O kadar umrumda değil.
Konu şu ki araba bana özel bir şeymiş gibi geliyor. Diş fırçamla telefonumla aynı şey. Kimse ölmüyorsa başkasının arabasını da kullanmam hatta.
Hastane gibi durumlar hariç arabası olmayan başkasının arabasıyla gezmesin yani artık. Sağlığı ayrı tutuyorum.
+1
asue
(05.09.26)
arabayi al git seklinde sadece en guvendigim 1-2 arkadasima veririm.
0
antikadimag
(05.09.26)
güvendiğim insanlara veririm tabi ki. eşyadır neticede, sevdiğim insanın gönlünden daha değerli değil. bir de "iki gün sonra olur da benim ihtiyacım olursa" diye düşünerek empati yaparım.
0
faberkastelli
(05.09.26)
Benden daha iyi şoför olan tüm arkadaşlarıma veririm.
Gerçi bu kümede şu anda 3 kişi var.
0
etna
(05.09.26)
Veririm.
0
duster
(05.09.26)
İsteyen herkese veririm.
0
gabe h coud
(05.09.26)
(6)

Dolap tipi derin dondurucu önerir misiniz?

chicha_v2
Selam, fiyat performans derin dondurucu arıyorum. Buzdolabının buzluğu yetmiyor artık.Enerji tüketimi, sağlamlığı, servis ağı iyi olsun isterim. Bunların dışında basit bi cihaz zaten ucuzu pahalısı nasıl farklar vardır bilemiyorum.Şunu kullanıyorum tavsiye ederim veya annemde şu vardı rezil olduk sa
Selam, fiyat performans derin dondurucu arıyorum. Buzdolabının buzluğu yetmiyor artık.

Enerji tüketimi, sağlamlığı, servis ağı iyi olsun isterim. Bunların dışında basit bi cihaz zaten ucuzu pahalısı nasıl farklar vardır bilemiyorum.

Şunu kullanıyorum tavsiye ederim veya annemde şu vardı rezil olduk sakın bulaşma tarzı önerilerinizi de dinlemek isterim.

Teşekkürler
0
chicha_v2
(04.09.26)
öneririm. derin dondurucu zaten stabil ve kendi içindeki havanın derecesi pek inip çıkmadığı için motoru da zorlanmayan bir alet ya da makina. 10 yıldan fazladır kulandığımız ucuz bir marka var evde. gidince bakarım markasına. yani iyisi kötüsü ayrımı yoktur bence.
0
ground
(04.09.26)
Hepsi aynı. Beko üç çekmeceli olanı al geç. Yazlıkta var. Çok memnunum. Ses seviyesi önemli, geri kalanı hep aynı. En ucuzunu al, benim aldığımda Beko’ydu.
0
gabe h coud
(04.09.26)
Bizim eskisi on on beş yıl sonra bozulunca geçen yıl çok araştırmıştım. En son Altus marka no frost çekmeceli tiplerden aldım gayet iş goruyo.ustte de tepsi koyma bölümü falan var iyi yani bu tarzlar. 7-8 cekmecelilerden
0
egerbiryolcu
(04.09.26)
Ben 1 ay önce uğur aldım. Şu anda memnunum. 7 çekmeceli hem buzdolabı hem derin dondurucu olabilen modelden. Uğur soğutma bu işte iyi. Önerebilirim.
0
jackyr
(04.09.26)
Üstten kapaklı olan en verimli olanları.

Soğuyan hava alcaldigi için üstten kapak açıldığında icerdeki soğuk hava korunduğu için bir kayıp olmuyor. Fakat kullanımı çekmeceli olanlar kadar kullanışlı olmadığını duydum.
0
kaiserr76
(04.09.26)
Bu işin kralı uğur. Sadece bu işi yapıyor.
0
mikahakkinen
(05.09.26)
(22)

Erkek kardeşe nikahta ne takılır?

chicha_v2
Ben yarım altın düşünüyorum ama sizin de fikrinizi almak isterim.Teşekkürler.
Ben yarım altın düşünüyorum ama sizin de fikrinizi almak isterim.

Teşekkürler.
0
chicha_v2
(03.09.26)
bence kardese de, o bana sunu takti, bunu takmadi, denmez.
en az bir tam altin takilmali.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.26)
bilezik ya da tam.
+2
mikahakkinen
(03.09.26)
Maddi gücünüze, aile bağlarınıza, gelenek göreneklerinize , ve geleneklere bağlıllığınıza göre değişen bir konu bu. Buradan alacağınız cevaplar çok havada kalacaktır.
+1
Mirket
(03.09.26)
Mirket +1 ama imkan varsa bilezik ya da tam.
+1
himmet dayi
(03.09.26)
İmkan varsa tam.
+1
gabe h coud
(03.09.26)
Bilezik tabii ki. Yok 200 lira tak.
+4
baldur2
(03.09.26)
imkanınız varsa bilezik. yoksa tam. yarım takmak için çalışmayan kız kardeş filan olmanız lazım heralde. zaten abiyseniz ve çalışıyorsanız beklenti kesinlikle bileziktir. ama çalışmıyorsunuzdur ya da durumunuz yoktur bilemem ama yine de yarım az olur.
+2
elorelia
(03.09.26)
Erkek kardeş bu. Direkt bilezik. (Bütçe müsaitse tabii)

Ya da şöyle söyleyeyim, birisinin düğününde en fazla ne takabilecekseniz direkt o. Ben bütçem müsaitse 22 ayar 3lü burma (20-25 gr gibi) takardım. Bütçem müsait değilse, fiyatı tam cumhuriyet altınla neredeyse aynı olan 8-9 gramlık bir 22 ayar bilezik takardım.

Tam altından daha aşağısını takmam için oldukça dar gelirli, borç harç içinde olmam lazım. Kardeş bu.
+2
yadigar
(03.09.26)
bütçe varsa bilezikten aşağı takmamak lazım.
+1
duyuruuser
(03.09.26)
bilezik ya da saat ama tabii ki imkanlarınızı çok zorlamak ya da bunu kendinize dert edinmeniz de gereksiz olur.
0
eurhka
(03.09.26)
bilezik takılır tabi ki.
0
Hallegadola
(03.09.26)
İlk beş yıl boşanma oranları %34, bilezik alırsanız gelinin kişisel malı sayılıyor. Yerinizde olsam cinsiyete özgülenmeyen tam altını kardeşime takardım yada yazıldığı üzere saat alırdım. Saati birçok bölgede nişanda kız tarafı erkek tarafına alıyor, alınmadıysa diye dedim).
+1
yap desem yapmazsin he
(03.09.26)
valla ben yakin arkadasa gecenlerde yarim altin degerinde dolar verdim.
abi issiz olsam bile borc alir, gider min. tam takarim.
isim gucum varsa zaten tam da yetmez, bilezik demisler herhalde guncel racon o.
0
cooperr
(03.09.26)
Tam altın
0
kendimefotograflarim
(03.09.26)
tv aldım beimkine, helalleştik. Bi ihtiyaç sorup gidermek iyi olabilir. burada nasıl böyle hardcore gelenekçilik çıktı, garipsedim.
-1
klassno
(03.09.26)
bilezikcilere demeden gecemeyecegim: bilezige iscilik parasi ödeyene kadar gremse ya da gücünüz varsa iki tane gremse takin madem; gelin kendine bilezik almak isterse en azindan onlari deger kaybettirmeden bozdurup zevkine göre bilezik alir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.26)
Anne babanıza sorun onlar yönlendirsin sizi. Kardeş, kuzen, yeğen bunlara bilezik takılır bizim ailede. Bugün kardeşim evlense buzdolabı vb. beğendiği bir beyaz eşya alır takı olarak da ajda bilezik takarım muhtemelen. (Ajda bilezik 22 ayar genelde 10 gram olan işçiliksiz bilezik oluyor, günlük kullanıma uygun zarar etmeyen bir takı.)
+1
cilekli pasta
(03.09.26)
Haftasonu kız kardeşim evlendi. 10 gram bilezik taktım, bir de ev hediyesi televizyonlarını alacağım.
0
tss
(03.09.26)
Maddi guce bagli tabi ama yarim altin biraz az degil mi ya. Kardesiniz o sizin. 5 gr cok guzel ajdalar var, 35 bin civari. Takin bi tane
0
narod
(03.09.26)
Çalışıyorsanız geliriniz varsa Yarım çok az kardeşe. Benim de eşimin de bekar çalışan kardeşlerimiz 20 gr bilezik taktılar bize. Duruma göre 10-15 gr da olabilir.
0
dfn4
(03.09.26)
Bilezik.
Olmadı tam.
0
ezkaza
(04.09.26)
tv, çamaşır makinası, geline kolye almıştım.
0
lil siztah
(04.09.26)
(7)

Kendinize eksi veya artı veriyor musunuz?

gabe h coud
Ben şöyle yapıyorum. Önce bir süre bekliyorum. Benim yazdığım bir yorum eksilenmiş ise kendime eksi veriyorum. Artılanmış ise artı veriyorum. swh.Eksilenen yorumuma eksi verdim diyelim. Sonra artılanarak artıya geçti. O zaman da değiştirip artılıyorum :) Vice versa.Edit: Mesela şimdi -7 olduk, bir e
Ben şöyle yapıyorum. Önce bir süre bekliyorum. Benim yazdığım bir yorum eksilenmiş ise kendime eksi veriyorum. Artılanmış ise artı veriyorum. swh.

Eksilenen yorumuma eksi verdim diyelim. Sonra artılanarak artıya geçti. O zaman da değiştirip artılıyorum :) Vice versa.

Edit: Mesela şimdi -7 olduk, bir eksisi benden geldi :)

Siz nasıl yapıyorsunuz?

Reddit'te her yorum +1'den başlıyor, sizin kendi yorumunuzu +'ladığınızı varsayıyorlar. Öyle olsa daha iyi mi olurdu?
-16
gabe h coud
(03.09.26)
Bu eksi artıları düzenli aralıklarla takip ediyor musun gerçekten? İlginçmiş.
+2
mor oje
(03.09.26)
Peki, açıklayayım. Bildirim geliyor ya sağ tarafta yeni bir yorum olduğunda. O zaman kendi yazdığımı da görüyorum. 15 dkda bir alarm kurup gidip kontrol etmiyorum :)
0
🌸gabe h coud
(03.09.26)
ben başkasına veriyorum genelde + yı. bir kaç kişi için otomatik eksiye basan götelekler var. makul bir soru ya da cevaba bakıyorsun 1 tane eksi. belli ki sırf o yazdı diye yapılmış ben de görünce dengelensin diyorum. ha bir sürü - alınmışsa ona bir şey demiyorum.
not: şimdi sana - verdim, niye? -6 olmuş zaten, 7 olsun dedim ama hiç bir şey iade etmiyor. + olsaydı çoğunlukta o sayıyı byütürdüm. bilemedim neden
0
kisa
(03.09.26)
bak aynıyız. artıya artı, eksiye eksi :)) bence olay seçimdeki gibi. %90 bir şeyi seçiyorsa, diğer aday zaten seçilemez diye seçilecek adaya veriyorlar. verdiğin oyun bir değeri olsun isteyen insan psikolojisi mi. psikologlar göreve.
0
🌸gabe h coud
(03.09.26)
:D ya bence aynı şey değil. burada bir önemi yok ki
+1
kisa
(03.09.26)
kendi duyuruma ertesi gün bir defa bakarım - gerekirse yanıtlarım. kendime eksi veya artı vermiyorum.
0
orpheus
(03.09.26)
aldigim bir aksiyon tepki goruyorsa sikintiyi geri cevirmeye calisirim, o yuzden bir soruma 20 tane negatif donus almissam silerim gider. kendime eksi versem ne olur vermesem ne olur.
0
cooperr
(03.09.26)
(11)

Carrefour anketi

eileengray
Carrefourların satılmasından sonraki değişikliklerden ötürü oraya alışverişe gitme sıklığınız ne yönde değişti/değişecek? Anonim ankettir.
Carrefourların satılmasından sonraki değişikliklerden ötürü oraya alışverişe gitme sıklığınız ne yönde değişti/değişecek? Anonim ankettir.
📊 Alışverişe Carrefour’a gider misiniz?

Bu anket sona erdi. 41 oy kullanıldı.

0
eileengray
(03.09.26)
Benim için otopark belirleyici oluyor. Önünde boş yer varsa migrosta yoksa girebilirim.
0
kisa
(03.09.26)
Market seçmem, alacağım ürünün markasına ve fiyatına bakarım.
0
Mirket
(03.09.26)
şıkların hiçbiri tam geçerli değil benim durumum için.

evet artık daha soğuk bakıyorum, ama zaten carrefour konum olarak çok tercih ettiğim bi yerde olmadığından neredeyse hiç gitmiyordum.

genelde tercih etmesem de indirim durumunda, daha yakın/kolaysa veya migrosta stok vs kalmadıysa a101 bim gibi marketlerden nadiren de olsa alışveriş yaparım katı şekilde "asla" gitmem durumum yok.

yakınıma carrefour açılsa mesela duruma göre uyguna geliyorsa yine gidebilirim.

özetle boykot yapacağım diye kendimi maddi zarara uğratamam. ülker de mesela hiç sevmediğim bi markadır kendim tüketmem ama dükkanda ikram olarak müşteriye verilecek bişeyler bulunsun dediğimizde ülker indirimdeyse ülker de alırım. normal şartlarda fiyatlar eşit veya yakınsa ilk tercih eti olsa da ülkeri "asla" almam demem.

ayrım yaparım ama katı şekilde değil. ha eskiden carrefour'a gitsem mesela indirimli ürünlerle beraber normal fiyatlı ürünleri de oradan alıp geçebilirdim, ama şuan bariz avantajlı veya acil ihtiyaç duyduğum bişey varsa alır kalanları oradan almak yerine ayrıca migrostan alır veya sanal market/hemen'den söylerim. yani ek avantaj sağlamadığı sürece oradan harcamamı minimize ederim.
0
konetsu
(03.09.26)
eskiden a101'e gitmemek gibi bir kararım yoktu. carrefour'a da giderim ama ne a101, ne de carrefour evimin etrafında yok.
0
co2s2
(03.09.26)
Zorda kalsam bile gitmem.
+2
gabe h coud
(03.09.26)
"Gitmiyordum, gitmemeye devam edeceğim. Bir şey değişmedi yani." seçeneği yok. Tercihimi cevap olarak bırakayım.
+5
yadigar
(03.09.26)
ben çok sık gidiyordum, çünkü ufak tefek market elışverişi buna sebze meyve de dahil ve tekel alışverişimi bir yerden yapıp çıkıyordum.

şimdi tekel alışverişi yapamadığım için, oraya gitme ihtiyacı da duymuyorum çünkü ne fiyatları çok uygun, ne aradığım şeylerin çoğunu bulabiliyorum. tekel satmayan ama çok daha iyi sebze meyve reyonları olan yakın başka marketler var.

101 de öyledir, şoka bime giderim ama a101 kapısından girdiğim çok nadirdir. markaları ve ürün gamı bana hitap etmiyor.
+1
omer460
(03.09.26)
asla gitmem. kendileri gibi olanlara satsınlar b.klu mallarını.
+2
scudman1
(03.09.26)
En son ne zaman kapısından girdiğimi bile hatırlamıyorum. Ne eve ne işe yakın şubesi var. Online’da ise Migros’a alışkınım. Denk gelirsem giderim; boykot etmiyorum.
-2
auroraaurora
(03.09.26)
balık ve kedi kumu için gidiyordum. kedim artık yok. balığı da halden alacağım. yine de bunlar söz konusu olursa giderim çünkü en hesaplısı oluyorlar. boykot ürünlerine devam ama beslenmemin kolaylığı daha önemli.
0
janderzel zartanyan
(03.09.26)
Genelde balık ve alkol için gidiyorduk zaten anlamı kalmadı, balığı da Migros’tan alırım.
0
ekimoloji
(03.09.26)
(7)

böyle bir şey var mı?

nickini degistiren yazar
hep karşı cins tarafından nasıl göründüğümüzü merak etmişizdir. mesela 10 üzerinden kaçlık bir erkeğiz? böyle bir uygulama/site var mı? erkekler kızları oyluyor, kızlar erkekleri oyluyor. elbetteki herkese sıfır puanı yapıştıran troller olacaktır. ama yeterince çok kişi oy kullanırsa aşağı yukarı do
hep karşı cins tarafından nasıl göründüğümüzü merak etmişizdir. mesela 10 üzerinden kaçlık bir erkeğiz? böyle bir uygulama/site var mı? erkekler kızları oyluyor, kızlar erkekleri oyluyor. elbetteki herkese sıfır puanı yapıştıran troller olacaktır. ama yeterince çok kişi oy kullanırsa aşağı yukarı doğru bir rakamın ortaya çıkacağını düşünüyorum.

bir de mesela yeterince güzel/yakışıklı değilsek puanımızı artırmak için neler yapılabilir? çirkinliğimizin kaynağı ne? burnumuz mu, çenemiz mi, vs.? bunlar hakkında karşı cinsin yorumlarını alsak. harika bir iş fikri değil mi :)
-3
nickini degistiren yazar
(01.09.26)
deep research konusu bu :)

istersen duyuruma bi göz at ve araştırmaya başla :)

eskiden burada ifşa yapardık ama dünya güzelini bile yerin dibine sokmuş insanlarız hahah
0
omer460
(01.09.26)
yapay zekaya sorsan? güzel bi prompt ile gerçeği söyler gibi
0
eja
(01.09.26)
at fotonu biz oylarız.
0
mikahakkinen
(01.09.26)
baldur2
(01.09.26)
Diğer arkadaşların da dediği gibi burada ifşa yapılan zamanlar oldu. Çok acımasızca yerin dibine sokulanlar vardı.

Bence birilerine güzelliğimizi, cirkinligimizi yorumlatmaya gerek yok zaten yorumlayan kim, acaba bu kişi neye benziyor ya da bir şeye benziyor mu?

Bir de burnun daha güzel olsa n'olacak?

Ayrıca bu bir iş fikrine dönerse, insan da metaya döner.
0
rock n roll
(01.09.26)
1 milyon yıl önce hotornot.com vardı. (bkz: hotornot.com) Hâlâ duruyor mu bilmiyorum. Aynı işlevde tr için de sevgilim.com'un "hoş muyum boş muyum" diye hoşboş isminde bir sitesi vardı. Tam olarak dediğiniz şeyi yapıyordu. Yıl 99-2000 falan. Belki 2001.

Hatta arkadaşa (erkek) bir tuzak kurmuştum zamanında. Cehennemî sıcaklıkta bir istanbul gecesinde benim evde üzerinde sadece donla koltukta uyurken, bilgisayar monitörünü sadece özel bölgesini kapatacak bir açıyla önüne koyup fotosunu çekmiştim. Monitör donu öyle ustaca kamufle etmişti ki, gören çırılçıplak yatmış zannediyordu. İşte o fotoyu hotornot'a koymuştum. 7.5'un üstünde ortalamada oy almıştı ki, o site için çok yüksek bir skordu.

Sonra aynı fotoyu eksibition'a da atmıştım. Millet "monitör çok fena bakmış" gibi yorumlar yazmıştı...

Yaş ilerledikçe duyuruda her cevabıma anı serpiştirir oldum. Ben de sevmiyorum bu huyumu...

Diğer sorunuza gelince, reddit'te roastme diye bir sub var. Fotonuzu yolluyorsunuz, yüzünüzün fiziksel özellikleriyle dalga geçip aşağılıyorlar. Fikir verebilir.

Yasal uyarı: Fiziksel görünüme çok takılmamak lazım. Temel kişisel bakım gayet yeterli.
0
yadigar
(01.09.26)
İfşa deniyor Duyuru'da buna. Eskiden yapılırdı. Hey gidi glori günleri.

Bition da böyle bir şeydi.

Arkadaş söylemiş, Reddit'te roastme var. Orada ama özellikle kötü yorumlar yazmaya çalışıyor insanlar. Az kilon varsa konu sadece oraya gider. Olumlu tarafların hiç yazılmaz.
+1
gabe h coud
(01.09.26)
(5)

taksim tarafları hamam tavsiyesi

chetinn
turist tuzağı olmayan taksim taraflarında hamam tavsiyeniz var mıdır acaba? ya da çok çok iyidir hamam. memnun kalmışsınızdır o da olur:)
turist tuzağı olmayan taksim taraflarında hamam tavsiyeniz var mıdır acaba? ya da çok çok iyidir hamam. memnun kalmışsınızdır o da olur:)
0
chetinn
(31.08.26)
en iyisi zeyrek çinili hamamı ama fiyatı yüksek. kılıç ali paşa hamamına da bakılabilir. bu arada ikisi de taksim’de değil.
0
eileengray
(31.08.26)
Galatasaray hamamı?
0
duster
(31.08.26)
Tabii ki Hürrem Sultan Hamamı. Bir kaç ay önce gittim. Çok iyi.
0
gabe h coud
(31.08.26)
hocam valla ben de zamanında çok aradım, kaç sene evvel 250 dolar alıyoruz 300 dolardan başlıyor vb cevaplar aldım taksim civarında. sonra hamam girişinde bekleyen birisi dedi ki, olm dedi bunlar turistler için sen gitsene dedi bahçelievlerdeki şu hamama, ondan sonra oraya başladık. oralarda uygun fiyatlı zor yani.
0
omer460
(31.08.26)
(bkz: kılıç ali paşa hamamı)
Fiyatı tuzlu biraz ama çok çok iyi.
0
thunder thunder thunder thundercats
(01.09.26)
(12)

Soruyu tersten soralım: avrupa da yasamak

mimikikili
Ön şart koyarak...Dombracı tayfanın yorumuna ihtiyacım yok. Onlar israil i protesto için ancak starbucks ta kahve içen çocukları rahatsız ederler.Tembel ve niteliksiz olup uzanamadığı ciğere pis diyenler de muhattabım değil.Kimden cevap bekliyorum...Çalışkan ve donanımlı olup avrupa yerleşen ama ara
Ön şart koyarak...
Dombracı tayfanın yorumuna ihtiyacım yok. Onlar israil i protesto için ancak starbucks ta kahve içen çocukları rahatsız ederler.
Tembel ve niteliksiz olup uzanamadığı ciğere pis diyenler de muhattabım değil.

Kimden cevap bekliyorum...
Çalışkan ve donanımlı olup avrupa yerleşen ama aradığını bulamayanlar.
Ne sizi tatmin etmedi? Para / yaşantı / gönül işleri...

Ya da çalışkan ve donanımlı olup memlekette yaşamayı seçenler. Avrupa gitmekte sizi ne durdurdu?

Peki hadi karşı tez de olsun. Tatmin olanlar da cevaplasın. Çok memnunum hayatta türkiye ye dönmem diyenler. Yaşadıklarınızı anlatın.

Merakla dinliyorum. Hepinize sevgiler...
Dombracılar hariç.
-3
mimikikili
(31.08.26)
En iyi üniversitelerde okuyup üstüne abd'de master yapıp orada işe giren arkadaşlarım var. Aile ilişkileri iyi olanlar yapamıyor, bu kadar uzaktan eksikliği giderilemiyor. Aile ilişkileri iyi olmayan ama aile isteyen de yapamıyor. Daha yüzeysel, maddiyat ile tatmin olabilenler çok başarılı. Genellemek istemem şimdi, orada kalmayı seçen herkes maddiyatçı değil elbette, oranın kültürünü benimsemiş ve orada aile ve arkadaş ortamı olmuş insan mutludur.

Ülke farkı da var. Ronald Reagan ne demiş:

"You can go to live in France, but you cannot become a Frenchman. You can go to live in Germany or Turkey or Japan, but you cannot become a German, a Turk, or a Japanese. But anyone, from any corner of the Earth, can come to live in America and become an American."

Amerika'da kültüre adapte olmak, melting pot içinde kavrulmak daha mümkün ama kahrolası ab'de her ülke neredeyse ırkçı, burada utanarak genelleme yapacağım, maalesef.

Ben vatanımı seviyorum. İnsanımı seviyorum. Ailemi, özellikle kardeşlerimi çok seviyorum. İstediğim zaman arabaya atlayıp görebileceğim kadar yakında (6 saat en fazla) olmak isterim. Almanya, İngiltere ve Körfez ülkelerine yerleşme fırsatım oldu, çok düşündüm, gidip kısa süreli yaşadım ve çalıştım ama azalan verimler geçerli, ötv'siz telefon almak güzel de parayı ne yapacaksın aile yoksa. Umudum hala tükenmedi. Seçimlerde İstanbul'da ücra yerlerde görev yaptım, çevremi ve geniş ailemi ikna etmeye çalıştım, beyaz yakalı olarak yapabileceğimi yaptım ve seçimle çeviremedik yönümüzü batıya. Hayatımı sırf bu yüzden kökten değiştirip gurbete gitmek istemem. Zaten beş on sene sonra kimsenin işi olmayacak ai nedeniyle. Bu kadar olumsuz ortama rağmen varlık edinebildim. Toprak alıp işlerim, hayvancılık yaparım. Çocuk da istemiyorum. Tüm tersanelerine gericiler girerse de benlik bir şey yok. Toplum bunu istiyorsa, yaşayarak görecek.
-2
gabe h coud
(31.08.26)
yurtdisindayim, simdilik donmuyoruz ama aklimizin bir kenarinda var, ya da belki baska ulkelere gitme ihtimalimiz olabilir. aradigini bulamamak degil benim ama bulduklarim kalmak icin yeterli mi emin degilim. 3 sebep var geri donmeyi dusunduren; aile - arkadaslar vs, hava, yemekler. onun disinda aradiklarimi buldum aslinda, ama bunlarin eksikligi kotu etkiliyor. 3 ayda 1 falan gelip gidiyoruz birkac haftaligina, bu da simdilik idare ediyor ama ozellikle gunes gormemek ve anne babamin yaslanmasi geri donmeyi de dusunduruyor.

not: giderken donmek isteyecegimi hic dusunmezdim, donenlere de gerizekali derdim, ama simdi anliyorum, gerizekali benmisim. ha gittigime pisman degilim, donmeme ihtimalim de var, ama turkiye'de de yurtdisinda da gercekten mutlu ve kafam rahat olamaz, onu anladim. belki ileride olur, ama simdilik durum boyle.
0
lemmiwinks
(31.08.26)
Soruna bu kadar kibirli değil de sağ köşeden bakalım :
Senin o kahvecide siyonist aleyhine yaptığın bir şey , bir ifaden var mı ?

ABD gibi bir yerde bile "şu an" bazı siyasilerinin seçilmek için siyonizm aleyhtarı söylemleri var. Sanırım biri de belediye başkan adayıydı. Son 3 yılda siyonist karşıtlığı ABD de arttı.
Netenyahu bile sadece Trump ile görüşmeye mi gidiyor sanıyorsun ?
Asıl maksatlardan biri de orada influencer denen sosyal medya yayıncılarından kimilerine para karşılığı (harcanacak toplam meblağ 700 milyon dolar civarında diye hatırlıyorum) siyonist uşaklığı yaptırmak, topluma siyonist sevgisi aşılayan içerikler oluşturtmak .

Soruna cevap değil bunlar. O nedenle çok önemseme .
-6
diyecevaplandı
(31.08.26)
Avrupa'da yaşayıp memnun olmayan arkadaşım yok çünkü alayı donanımlı mühendisler. zorlu süreçlerden geçenler var ama şu an keyifleri yerinde, topluma adapte oldular, gelir düzeyleri ortalamanın üzerinde.

Aradığını bulamayanların büyük kısmı gittiği gibi baba bir iş bulup o dakika itibariyle refaha kavuşacağını düşünenler ve yetkinliği olmayanlar.

Rağbet görmeyen bir meslekle boş hayaller kurarak gidenler üzülür.
-5
kimlanbu
(31.08.26)
18 yasima girmeme birkac ay vardi tasindigimda. üniversite okumak icin geldim. önce avusturya'da üniversiteyi bitirdim, iki üc sene calistim, sonra ingiltere'de master yaptim ve avusturya'ya geri döndüm. avusturya'ya geri dönmemdeki en büyük etken alismis olmamdi. avusturya vatandasligini falan o asamada zaten almistim ama arkadas cevrem buradaydi, sevdigim seyler buradaydi, vatandasi olarak avusturya'nin tadini cikarmak istedim vs. yani kendimi ingiltere'de hayat kurabilirim gibi hissedemedim. avusturya'ya aidiyet duygum oldugunu ve buranin aslinda evim oldugunu pasaportu alinca degil, ingiltere'den dönmeye karar verince anladim. ilginc bicimde avusturya'ya ilk tasindigimda türkiye'ye dönme ihtiyaci hissetmemistim. bunun yasla alakali oldugunu düsünüyorum. avusturya'ya ilk tasinirken 18 yasindaydim, kemiklesmis aliskanliklarim yoktu, hayati tanimiyordum, ev nasil tutulur, banka hesabi nasil acilir, yetiskin olarak sosyal normlar nasil olmali bilmiyordum, o sebeple avusturya'da bana ne sunulursa sorgusuz sualsiz kabul ediyordum; avusturya'ya ikinci tasinisimda 28 yasindaydim ve hayati ögrenmistim, yeni bir yere gittigimde, yeni bir kültürle karsilastigimda kiyasladigim, baz aldigim temel avusturya'ydi.

dönünce esimle tanisip evlendim. belki bir türkle evlenmis olsaydim farkli olurdu ama su an bir yanim hep burada. bazisi, ev aldik ondan ait hissediyorum, diyor mesela ama bu sebep bana cok sallantili geliyor. biz de ev aldik ama olay kurulu düzenimiz var meselesi degil, cünkü mal mülk istenirse satilir ama 35 yasindan sonra yeni arkadasliklar kurmak, esimi alip türkiye'ye getirmek, onun ailesini geride birakmak, onun dil bariyerini asmasi, türkiye'nin uzaktan izledigim son 18 senesine dahil olmak falan mümkün degil. o kadar materyalist degil yani sorun. en basitinden artik türkiye icin oy bile veremiyorum ve söz hakkimin olmadigi bir ülkede yasamak istemiyorum. eksi sözlük ve eksi duyuru da olmasa türkce konusup yazabilecegim ortam olmayacak, günde 10 dk annem babamla sohbetlerim haric.

ekonomik durum meselesi de benim durumumda insanlari ters köse yapiyor genelde. ben türkiye'de hic calismadim ama ekonomik zorluk yasayan bir aileden de gelmiyorum. ne bileyim, her sene yurtdisi tatilleri, kayak tatilleri, iki kardes olarak özel okulda okumamiz, istedigimiz her seyin gercekten önümüze serilmesi falan cok normaldi ben büyürken. disneyland'e gitmek istiyordum, sak diye götürüyorlardi. yani, türkiye'de ekonomik dardaydim, avrupa'da rahat ettim, diye bir durumum da yok. en basitinden avusturya'ya okumaya geldigimde senelerce tüm parami babam verdi. yani belli bir ekonomik standartin baya bir üstündeydik ama türkiye'de yasamayi cocukken de sevmiyordum.

erkek kardesim yakin zamanda ispanya'ya tasindi. simdi amacimiz annemi ve babami yanimiza getirmek. yatirimimizi senelerdir buna uygun olarak yaptik, onlara ev alma islemleri vs. halloldu, istenen gelir düzeyinin üstüne rahat cikiyorlar. basvuru da tamamlaninca olay cözülecek. yazlari türkiye'de yazlikta, kislari burada bizimle gecirecekler. isterlerse vize derdi olmadan kardesimin yanina gidecekler. allah esirgesin bir sey olsa ben yanlarinda olacagim.

iki kuzenim var halamin kizlari, sirasiyla freiburg ve basel'de yasiyorlar, halamlar da oraya tasinmaya hazirlaniyor. amcam avustralya'da. halamlarin basel'e tasinmasi babamlar icin de iyi olacak. kendi kök ailem de yanima gelince ve halamlar isvicre'ye tasininca türkiye'de kimsem kalmamis olacak. tüm arkadaslarim baska baska yerlerde, bazisi seattle'da, bazisi göteborg'da, bazisi utrecht'te, bazisi bath'da.
böyle yani. hayat gercekten benim ailemi de, arkadas cevremi de dört bir köseye dagitti.

giderken 18 yasima henüz basmamistim, hayatin beni buralara getirecegini sahiden bilmiyordum ama aklimda tek bir sey vardi, geri dönmemek üzere gidiyorum, demistim. simdi anliyorum ki o zaman cocukluktan öyle diyormusum ama bugün bakinca da yetiskin halimle dönmem icin bir sebep de kalmadigini ve dönsem de yabanci olacagimi biliyorum.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.08.26)
toplanıp asml'e gidenler benden az maaş alıyor, benden kötü yemekler yiyor, benden küçük evlerde yaşıyorlar.

tabii ki türkiyenin boktan bir ülke olduğu gerçeği var, ama belli bir ekonomik standardın üstünde olunca (aslında orta üst sınıf), tr yaşanabilir bir ülke.

haber izlemesem, kişiliğim apolitik olmaya elverse çok mutlu yaşarım bu ülkede.
+3
aguen
(31.08.26)
işim gereği özellikle avrupa'ya kariyerimin başından beri çok sayıda ve sıklıkla seyahat ettim. ilk başlarda keşke buralara taşınsam dedim yalan yok. ama zaman geçirdikçe ve avrupa'nın olumsuz taraflarını gördükçe istanbul'da yaşama olan bağım daha da güçlendi. tabi gelir seviyemi beklentilerim dahilinde (uçmadık ama eh yani) artırabildiğim için de böyle hissediyor olabilirim. arkadaşlarımdan çok giden oldu hepsinde aynı burukluğu görebiliyorum. benim nedenlerime gelecek olursak:

halen burada arkadaşlarım var, kardeşimle 15 dakika yürüme mesafesinde oturuyoruz. annem babam başka şehirde olmasına rağmen atlayıp geliyorlar ya da ben istediğimde görebiliyorum. her işimi istediğim gibi halletirebiliyorum. bir telefonla buluşup derin derin sohbet edebileceğim yakın arkadaşlarım var. çok çok yakın dostlarım var. iş ve network anlamında bir problem çekmiyorum. avrupa'ya yerleşsem - ki bir iş çevrem de var sayılır- bunlar olmaz. istanbul'un havası gayet güzel, çok trafik güzergahında yaşamıyorum. sahile marinaya yürüyebiliyorum. yazımı istanbul'da güzel geçirebiliyorum. her özel sağlık sigortalı gibi iyi bir sağlık hizmeti alabiliyorum. gönlümce güzel yemek bulabiliyorum, müdavimcilik yapabildiğim mekanlarım var. tuttuğum takım burada. yelkene meraklıyım, ister burada, ister güneyde zaman ayarladığımda harika günler geçiriyorum. kafam attığında haftasonluğuna basıp aşağılara inebiliyorum. vizem var, istediğimde avrupa'ya gidiyorum. ayrıca avrupa'nın belirli ülkelerine gitmekten zaten hoşlanmıyorum bile. almanya'ya, belçika'ya hatta belki hollanda'ya, çekya'ya adım atmasam da olur, bir olayı yok bence. buralarda yaşamak da istemem. havası kötü, hayat depresif, insanlar soğuk, hatta bence bazı yerler pis, sağlık sistemi, servis sektörü kötü. ama ispanya, italya'yı yani akdeniz ve adriyatik kıyılarını seviyorum. ülkemizde problem yok mu tabii ki var, siyaset, eğitim, adalet vs. ama bunları bilerek elimden geldiğince sisteme uygun giderek burada yaşamak beni çok daha mutlu hissetiriyor. sonuçta avrupa da çiçek bahçeşi vaat etmiyor, rezalet bir bürokrasi var. aidiyet güzel bir olay ve ben bunu ülkeme ve istanbul'a duyuyorum.
0
awlmi
(31.08.26)
17 yaşımda dil bilmeden oralarda üni kazanıp hayat kurmaya diye gittim ancak o yaş için dil bilmeden olmayacağını anlayıp geri döndüm. şu an 40'lı yaşlarımda evli ve 1 çocuk babasıyım. eşimde zamanında zorlasa gidebilirdik ancak o cesareti bulup gidemedik. bu yaşa kadar hayıflandık durduk, gitsek oralarda yapabilir miyiz diye? bizi kabul etmeyen gruplarla zorlanır mıyız? diye.
halen ülkemizde orta sınıfken bile kendimizi bazı ortamlarda yabancı hissediyoruz. evet ülkemizin insanı gerçekten bilinçsiz, bencil, adamcılık diz boyu vb.... gidip bu ülkenin kahrını çekmemek var, ama anadan babadan kardeşten uzak kalıp onun suçluluğunu yaşamak istemedik. kolayını seçti. buna ruhende hazır olmak lazım. evet içimizde bir avrupa şehrinde yaşamak oralı olmak uktesi kaldı. oralara gidip bir alman gibi bir fransız gibi yaşamayacak olmak ve 2. sınıf vatandaş olmak bizi zorlardı.
0
mikahakkinen
(31.08.26)
Ben gittim.

6 yil oldu cok mutluyum. Emeklilikte dönerim. O da deniz icin.

Okuldayken abdye gitmeyi planliyordum aslinda. Bi hocamla konustum. Abdye giden herkes geri dönüyor dedi. Saat farki mesafe cok izole oluyorsun. Avrupaya giden daha zor dönüyor dedi. Cok hakliymis.

Almanyada dönerim künefem her sey var. Buranin türkü de ayri bir kendine özgü ayri bir güzelligi var. Memleketim antalyaya her gün bircok direkt ucus var.

Trde kalsam ne su ana kadar biriktirdigim parayi (~200k€) ne de tatillerimi yapabilirdim. En güzel cafeler restoranlar benim yasadigim sehirde. Bos zamanim var. 9da ise baslayip 2de cikabilirim. Kimseye aciklama yapmak zorunda degilim. Pasaportumu da alsam benden keyiflisi yok.

Su an hamileyim ve cocuk olunca 1 yil parali izne cikacagim. Parasiz 3 yila kadar cikabilirim.

Bunlar benim deneyimim. Mtv izlemeye basladigimdan beri büyüyünce hep yurt disinda yasamak istiyordum. Seyahat etmek dil ögrenmek en sevdigim sey. Emeklilikte de dil kursuna oraya buraya gezmek isterim ben. Tr bana kesinlikle uygun degil. Baska biri de yurt disiyla ilgili aynisini düsünüyordur valla haklisin derim. Herkes kendine göre.
0
Purple life
(31.08.26)
İngilteredeyiz. Eşim Türkiye'deki işini arıyor (daha kurumsal daha büyük yerlerde çalışmıştı. Burada çalıştığı 2 yer de daha rahat ama daha az kurumsal yerler. Türkiye'deki işkolikliği ve iş arkadaşlığını arıyor :)

Ben de vize olaylarından sıkıldım(bir şirkete bağlıyım ve süresiz oturum olmadan internetten para bile kazanamıyorum, başka iş yapamıyorum), 5 yılda süresiz oturma izni alabileceğiz diye geldik 10-15 yıla çıkma tehlikesi var ve öyle olursa döneriz. Ama ben buradaki kafa rahatlığını çok seviyorum (Brighton'dayız, Londra değil) dönsek İstanbul'a dönmek istemem, ama iş için mecbur da kalabiliriz.

Aileler yaşlanıyor, sağlık sıkıntıları oluyor ve eşim yanlarında olmak istiyor. Benimkilere olsa ben de yanlarında olmak isterim.

Çocuk yapacaksak birkaç yıla yaptık yaptık (yaş sebebiyle), ama nerede kalıcı olacağımız ve dünyanın nereye gideceği belli değil. Kimi için Türkiye hala daha net bilindik kapı.(+aile desteği) İngilterenin gençleri de fena bu arada. Çocuğu liseye geçerken Türkiye'ye dönen bi çiftle tanışmıştık, yani bu konularda da "kafan şurada daha rahat" işi bitti galiba. AB ülkeleri nasıl emin değilim ama oralarda da sağcılığın ve ırkçılığın yükseldiğini görebiliyorum.

Yani covid sonrası dönem dünyanın da boka battığı bi dönem oldu ve her yer yokuş aşağı gidiyor sanırım. Tabii Türkiyeye dönme fikri benim içimi sıkıştırıyor istemiyorum. Ama 5-10 yıla gerçekten 3.Dünya Savaşı falan görürsek (illa silahlı olmasına gerek yok, sistemlerin çökmesi, işlerin bitmesi herkesin işsiz kalması vs) bu durumda Türkiye'de ailem ve dostlarımla olmak isterim sanırım.

edit: mesela üstteki arkadaş doğum izni vs. bişeyler demiş, İngiltere'de onlar yok mesela. Vatandaşı değilsen (veya süresiz oturma izni) neredeyse hiçbir şey yok, vatandaşına bile öyle Fransadaki Almanyadaki gibi işsizlik maaşı doğum izni/maaşı vs yok. Bu konularda ABD'ye daha yakın. Ha ama yine de İngilizlerin arasında yaşamayı tercih ederim. Buradaki genel kibarlık ve kafa rahatlığı beni mutlu ediyor, göçmenlere de çok alışıklar (özellikle Brighton ve Londra çevresinden bahsediyorum tabii)
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
kuzey amerika icin:
lezzet yok lezzet. yemeklerde yok, insan iliskilerinde yok, isyerinde yok.
hersey robotlasmis. insanlar rolu neyse onu oynuyor sadece. tiyatro.
evler de dekor. kocaman 300-400m2 evler, $ato gibi.
icine giriyorsun bos. icerde esya yok, duvarda resim falan yok. kucuk yemek masasi, zira giden gelen yok. mutfak tertemiz, cunku kullanilmiyor, surekli disarda yeniyor.
+1
cooperr
(31.08.26)
Yaklaşık 3 yıldır yurt dışındayız eşimle. Umduğumu bulamadım diyemem. Çünkü büyük beklentiler içinde gelmiş ya da Türkiye'deki hayatımdan memnuniyetsiz bir halde değildim. Memnunum çünkü yurt dışına "kaçmak" isteyen birçok kişinin beklentileriyle benim beklentilerim hiç örtüşmüyordu zaten. Yani örneğin "Almanya'ya yerleşmek istiyorum, bulaşıkçılık bile yaparım" tayfaya asla anlam veremedim. Çünkü Türkiye'de bulaşıkçılık yaparak yaşamaktan memnun olmayacak biri bunu Almanya'da asla yapamaz. Çünkü Avrupa'da yaşamanın avantajları olduğu kadar zorlukları da fazla.

Genel olarak çoğu kişi bahsetmiş zaten bürokrasi, sağlık sektörü vs. gibi şeylerden. Tekrar etmeye gerek yok. Ben önce yurt dışına yerleşme öncesi/sonrası ile ilgili biraz bahsedeyim. Öncesinde İstanbul'da Kozyatağı'nda yaşıyordum (evli değildim) ve Mercedes'te ortalamanın üstünde bir maaşla çalışıyordum (bunu da artistlik olsun diye söylemiyorum; Mercedes'ten iş teklifi aldığımda önceki çalıştığım yine büyük kurumsal şirketten aldığım maaşın %60 fazlasını aldım ve önceki yöneticim bana teklifteki maaşın kendi maaşından yüksek olduğunu söylemişti, hatta Mercedes'te çalışan arkadaşlar da var, onlar da ortalamanın üstünde olduğunu söylemişti, neyse.)

Taşındıktan sonra benzer ölçekte (hatta büyüklük sıralamasında daha üstte) bir şirkette işe başladım. Yani bu iş için geldik eşimle (tam taşınırken evlendik). Buradaki gelirim Türkiye'ye göre daha düşük. Ev kiraları da hayvan gibi yüksek (Avrupa'nın en pahalı 3 şehrinden biri diye istatistik gördüm geçenlerde). Haliyle gelir/gider dengesi bakımından geriye gitmiş olduk. Ancak İstanbul'un kaosu (ki İstanbul'u çok severim), o trafik, ekonomik dengesizlik, politik olaylar (bundan da tam kurtulamadık sonuçta takip ediyoruz hala), deprem riski ve en önemlisi güvenlik bakımından şu an Türkiye'de yaşamayı cazip görmüyorum. Eşim Türkiye'de yaşama sıcak bakıyor. Hadi dönelim desem koşarak döner yani. Çünkü aile bağları çok güçlü ve kendisi biraz apolitik. Ama şu an dönmek gibi bir çabamız ya da planımız yok.

Açıkçası şahsen burada kalmaya isteğine sıkı sıkı bağlanmış değilim. Ama halimden/halimizden memnunum. Daha iyi şartlar için ileride bir değişiklik yapmak isteyebiliriz (belki başka ülke ya da şehirden biraz uzak müstakil ev vs.). Ama şu aşamada Türkiye'ye dönme ihtimalimiz %0 (eşime sorsam %90 der :D).

Neyse, çok uzattım. Özetle "aradığımızı bulamadık" hiç demem ama "oo harika burakar müthüş" de demem. Türkiye'ye kıyasla avantajları ve dezavantajları var buradaki hayatın. Hepsini teraziye koyduğumuzda burası ağır bastığı için şu an buradayız.

edit: Son olarak şunu da ekleyeyim: Eğer Türkiye'de orta ya da ileri kalite bir yaşamınız varsa Avrupa'ya yerleşmek yaşam kalitesini asla marjinal olarak değiştirmez. Benzer ya da belki biraz daha iyi yaşam şartlarınız olur. Ama atıyorum gece gündüz mesai ücreti almadan çalışıyorsunuzdur, iş/özel yaşam dengesi tamamen işe odaklıysa ve kalan zamandan hiçbir şey anlamıyorsanız o zaman işler çok değişir. Her gün 3-4 saatiniz ev ile iş arasındaki yola gidiyorsa işler çok değişir. Çünkü genel olarak Avrupa'da iş/yaşam dengesine çok önem veriliyor. Benim zorunlu mesaim haftalık 40 saat mesela, kaçta başlayıp kaçta bitireceğimi ben belirliyorum. Öğlen 14:00'ten sonra işi bırakıp dışarı çıkabilyorum. Ama mesela Türkiye'deki çalışma hayatı da benim için 180° farklı değildi. 1/2 gün ofise gidiyordum, rahattım. Öyle olmasaydım bu cevabın tamamı "benim canım Avrupa'm" minvalinde de olabilirdi.
+1
himmet dayi
(31.08.26)
(26)

İlişki için Türkiye'ye dönmek

kakaolu kremali biskuvi
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Ar
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.

2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Artık buraya yerleştim gözüyle bakıyorum ama gönül ilişkileri açısından yalnızlık canımı sıkmaya başladı.

Daha birkaç sene öncesine kadar böyle hissetmiyordum, ama yaşım 37 oldu ve ciddi ciddi evlenmeyi düşünüyorum bir süredir. Ama gelin görün ki evlenmek için gerekli olan en önemli şeye, bir partnere sahip değilim ve hiçbir şekilde bir partner edinebileceğim bir ortamım yok. Detaylara çok girmeyeyim ama olabileceğini de zannetmiyorum burda.

Zaten ben de anadilimde konuştuğum biriyle beraber olmak istediğime karar verdim bir yerde. İngilizce konuşmaktan keyif almıyorum. Yorucu ve zevksiz. Dating app kullanıp lokasyonu Türkiye'ye çekiyorum. Çok iyi insanlarla tanıştım ordan zaman içinde ama ben yurt dışında olunca hep boka sardı ya da daha başlamadan bitti hepsi.

Bu yüzden Türkiye'ye dönmek geliyor içimden bir süredir. Ama iyi bir ülkede iyi bir iş bulmuşken bunu bırakıp Türkiye'ye dönmek çok aptalca geliyor bir taraftan. Yani şu anki iş/hayat/para dengesini Türkiye'de verebilecek bir yer bulmam imkansıza yakın. Ama böyle de mutsuz hissediyorum kendimi. Seyahat edip gezmek bile etmek istemiyorum, sıkıldım yıllardır her şeyi tek başıma yapmaktan. Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum. Yalnız yaşayabiliyorsunuz ama bir şeyleri paylaşıp beraber yaparken de daha mutlu oluyor insan.

Neyse... Sorum şu ki, her şeyi bırakıp bunun için Türkiye'ye dönülür mü? Siz döner miydiniz yani? İstanbul'a, o trafiğin karmaşasına, devasa boyuttaki o manasız ve parasıyla bile insanca zor yaşayacağım şehre dönme fikri beni çok bunlatıyor. Ama diğeri de bir o kadar canımı sıkıyor. İki arada kaldım anlayacağınız.
0
kakaolu kremali biskuvi
(31.08.26)
çok fazla soruyla muhatap kaldım ama bu ezber bozan türden. öyle güzel kendini ifade etmişsin ki -bi parça kendimi gördüm- elim yargılamaya gitmedi. bu büyük bi eşik ve insan ilişkilerinde çok fazla dinamik var. çoğu insan şansa bakar der ama onlara kısmen katılıyorum. tüm düzenini "ilişki aradığın için değiştirmenden" ilişkini hayatının merkezine koyacağını varsayıyorum. bu tüm sermayeni riskli bi kağıda yatırmaktan farksız. seni çok mutlu edebilir, harika bir hayata da sahip olabilirsin ama başında ya da ortasında belki evliliğe ramak kala terkedebilir de. kaldı ki ülkenin siyasi atmosferi, daralan ekonomi, artan genç işsiz ve azalan imkanları da göz önünde bulundurmanı öneririm.

yap ya da yapma gibi net bi cevabım maalesef olmayacak. hayat senin, elindeki konforlu alanını küçümsemeden tercihini yap. umarım geri kalan hayatında mutlu yaşarsın.
0
kurmalifare
(31.08.26)
* İstanbula dönmek zorunda değilsin (iş sebebiyle mecbur orası oluyorsa ayrı tabii)
* bi arkadaşımız Londra'dan İzmir'e dönüyor ve evlenecek yakında. Yapan var yani.

fakat hayatında biri yoksa kimseyle tanışmadıysan öyle gelir bulurum diye dönme sakın. Türkiye'deki yalnız arkadaşlarım hala yalnız. Son yıllarda tanışma işleri ve ilişkiler çok zorlaştı galiba ve beklentiler, yozlaşmışlıklar vs. fena diye duyuyorum.

bu arada, bulunduğun ülkedeki Türkler +1
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
Ara ara gidip gelerek cevre edinebilirsin, komple gemileri yakmana gerek yok. Ozellikle avrupadaysan biletler ucuz ve ucus suresi kisa, yurt ici ucus gibi bir sey oluyor. Etrafina haber salarak birilerini bulabilirsin. Amerikada isen cevre genis, illa amerikadan bulunur.
+1
The_Lollok
(31.08.26)
Sık sık git gel.
Hayır komple taşınma.
Türkiye’de işler eskisi gibi değil, artık biriyle anlaşıp evlenmek piyango gibi.
Not: Dating app’ler yanıltıcı.
+1
biseysorcaktim
(31.08.26)
Türkiye çok kötü ilişki konusunda. Yurt dışındaki ilişkiler daha normaldir.
-15
arbre
(31.08.26)
@kurmalidare +1 kendini çok güzel ifade etmişsin . Ama emin ol burda da ilişki işleri çok zor. İşler hayal ettiğin gibi olmayabilir
+1
euteamo
(31.08.26)
Niye dönüyorsun?
Aile büyüklerine haber ver, memleketten filan temiz süt emmiş birini bulsunlar. Ki bulurlar da
+1
etna
(31.08.26)
Soruya net cevabım yok . Çünkü çok engelve bir çok kriter var bahsettiğin hususta .

Ayrıca,
"Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum." demekte haklısınız.
İnsanı bağlı olduğu her tür aidiyetlerinden kopardıktan sonra yönetmek, yönlendirmek , istenen şekle koymak daha kolay oluyor. Oysa bu söylem tam bir tuzak.
0
diyecevaplandı
(31.08.26)
konuya sanki türkiyeye gelirsen bu yanlızlık sorunun garanti çözülecekmiş gibi yaklaşmışsın. bence bu önkabul algılarını yanlış yönlendiriyor.

ayrıca yurtdışında yerleşik bir adayın çoğu türk partner için ekstra çekici olduğunu, öncelikli tercih olacağını da unutma derim.
+3
orpheus
(31.08.26)
Her şey bırakılıp Türkiye'ye dönülür, ama bunun için değil. Bunun için dönerseniz pişman olursunuz (Türk kadını ile ilgili bir şeyden bahsetmiyorum, bu fikir temelde problemli)

Mevzu Türkçe iletişim ise, muhakkak bulunduğunuz yerde Türk göçmen ya da Türk kültürüne diline ilgi duyan bir hanım bulabilirsiniz. Ya da Türkiye'den biriyle iletişimi ilerlettikten sonra Türkiye'ye bir hafta, bir ay vs. gelir sonraki seviyelere geçersiniz.
0
redlinetheturk
(31.08.26)
Sen hayatı yaşarsın, hayat da akışında gider. Aynı dili konuştuğum biriyle ilişkim olsun, evleneyim diye tası tarağı toplayıp gelmek istemek enteresan geldi.

Belki hayatımın aşkı Uganda da, belki hiç yok ve olmayacak bilemem ki. Burada olacağının ne garantisi var.
0
rock n roll
(31.08.26)
annen baban görücü usülü birini bulsunlar, bi ay falan konuş, baktın yürüyecek gibi evlen gitsin.

ciddiyim.
+1
antihero
(31.08.26)
buradan birini al, götür.
0
gabe h coud
(31.08.26)
paylasmiyorsam bu kadar kariyeri, parayi, mali mulku ne yapayim kafasina eristigin icin tebrik ediyorum oncelikle.

mesela 15 sene sonrasina baktiginda bu hayati devam ettirdiginde muhtemelen cok cok daha kariyerli olacaksin, cok daha fazla paran ve malin olacak ama bu neydi simdi diye kendini daha fazla sorguluyor olabilirsin.

ya da esin, bir tane veya iki tane de cocugun olur, en buyuk dertlerin onlar olur, rutinine keyfine bakarsin, hayatta daha baska amaclar edinmis olursun.

ya da bosanirsin, bir daha evlenmeye tovbe edersin, hayatina o sekilde devam edersin.
0
baldur2
(31.08.26)
gideli çok olmamış, mutlu değilseniz gayet dönebilirsiniz. aslında her yer türk kaynıyor ama adapte olamadıysanız olamamışsınızdır. birçok arkadaşım 5-6 yıl yurt dışında kalıp türkiye’ye döndü, hepsi evli ve mutlu.
0
eileengray
(31.08.26)
6.5 yıl romanya'da yaşadım.
cluj-napoca'da özellikle gece hayatı, rock / metal camiasında beni tanımayan yoktur.
en büyük problemlerimden biri ruhani yalnızlıktı.
ilişkiler bir yere gitmiyor.
benim de gözlemim bu.
türkiye'de (hele daha öncesinde 19 yıl yaşadığım izmirde veya alakasız olarak sevdiğim kadıköyde) bu kadar dışarı çıksam kesin evlenirdim.
bu yüzden dönersen anlayabileceğim bir sebep olur.
ki evlenmek, birini bulmak, ciddi ilişki için dönen birebir tanıdıklarım da var.
hoş.
ben etrafıma derdim romanya'da "uzun dönem oturum alırsam, siz rumenler nasıl almanya'dan bmw getiriyorsunuz ya, ben de türkiye'den kadın getireceğim." diye.
uzun dönem oturumu aldım.
ama green card çıktı.
romanya'dan bu yüzden ayrıldım.
bu akşam da istanbul üstünden abd'ye uçacağım.
35 yaş erkek olarak bana abd pasaportu alana kadar yalnızlık gözüküyor gibi.
ekşi itiraftan takip edersiniz başıma ne belalar açacağım.
öte yandan 2021'de az daha iş için türkiye'ye geri dönecektim.
geri dönersem deneyeceğim, karşılıklı anlaştığım, anlaşmak üzere olduğum kadınlar vardı.
kısmet.
bazıları akışta olması gerek belki.
-1
rain when i die
(31.08.26)
Hangi iliski? Senin iliskin yok ki…

Biriyle birlikte olursun belki o gelmek ister belki en gitmek istersin ama su an tasinmak icin hicbir sebebin yok bana göre.

Single kalan insanlarin problemi senin yukarida anlattigin sey. Türk olsun, uzun olsun, o olsun bilmem ne. Kalbin sevgiye aciksa hicbir önsart kriter kalmaz.
-4
Purple life
(31.08.26)
Aslında böyle bir düşünceniz varsa ortada biri olmadan adım atmak en iyisi, bir insan için dönmek o an doğru gibi gelse de ilerde yaşanacak her türlü tartışmada hep içinizden geçecek bu da iki tarafı da çok üzecek ve yoracak.

Bunun dışında bazı konulara bu kadar takılmamak lazım ya bir salın kendinizi rahat verin, bazen bazı şeyleri çok takınca iteriz, kendimizi salınca da kendiliğinden gelişiverir.
0
mutekebbir
(31.08.26)
ben avrupada görücü usulu yapan türk profesör bile gördüm, mutluydu hayatından evli çocuklu.

yurtdışında iyi bir ülkedeyseniz - avrupa - ingiltere vb. çok rahat yaşarsınız eşiniz belli bir süre çalışmasa bile.

diğer türlü de bazı ülkeler partnerlik vizesi vb. veriyor. ona da bakabilirsiniz.

bir de hiçbir kadın için hayatınızı değiştirmeyin bence.

yanlızlık zor tabi de, ama türkiyedeki şartlar daha zor.
+1
kveldulv
(31.08.26)
7 sene yurtdışında yaşamış biri olarak pandemiden dolayı Türkiye'ye geri dönmek zorunda kaldım ve hayat arkadaşımı buldum, evlendim, inşallah bir de bebeğimiz olacak yakın zamanda. ama evlenmek için dönmedim ülkeme. pandeminin getirdiği ekonomik koşullardan dolayı döndüm. tekrar geri dönmek için eşimle beraber (o da yurtdışında yaşamak istiyor) çok çabaladık ama ne yazık ki olmadı. hala da çabalıyoruz. oradaki sakinliği, refah düzeyini çok özlüyorum. türkiye, özellikle istanbul tam bir kaos. hee buradaki kazancım oraya göre bir hayli fazla ama her şey para değil bence.

bence evlenmek için hayatınızı toptan değiştirecek kararlar almayın. "kısmetse olur" kafasında olun biraz. daha sonra pişman olacağınız kararlar vermeyin. eğer işinizde mutluysanız, o ülkede mutluysanız orada kalın. belki orada türkçe konuşabilen birini bulursunuz kim bilir.
0
elektr10
(31.08.26)
Türkiye'de altından yapılma bile bulsam dönmezdim.

Arkadaşım online olarak tanışıp kızı yanına getirdi, 1 senede evlendiler.
0
kimlanbu
(31.08.26)
sen cikali 8 seneye yaklasmis, yas 37. bence donmek icin tam zamani.
disarida 10 seneyi gecirmemek lazim, deneyimi alip kacacaksin.
bu arada vatandaslik olursa olur, olmazsa olmaz. olmamasi dunyanin sonu da degil.

turkiye'den hatun getir, gorucu usulu falan diyenler var klasik, benim gordugum o a$i malesef cogunlukla tutmuyor. turkiye'ye bizzet yuzuk goturmuslugum var bir arkadasim adina. oturdum kizi 2 saat dinledim. kafasinda oyle bir yurtdisi hayali vardi ki oglanin yasadigi hayat ile alakasi yoktu. simdi arayi da bozmak istemiyorum, beklentilerini dusur dedim kactim. iki saat boyunca dilimi isirmaktan yara oldu.
kiz geldi 6 ay zor dayandi, kacti. bunu ciddi zengin versiyonuna da sahit oldum, hatuna evler arabalar yazliklar kisliklar alindi, yine tutmadi. ozellikle hatun kalifiye degilse buyuk sikinti, eve tikilip kaliyor.

turkiye istanbul'dan ibaret degil, ben bugun donsem istanbul'da yasamam herhalde.
icinde yasayanlarin dusundukleri gibi avrupa ya da amerika, turkiye'ye her anlamda tur bindirecek pozisyonda da degil, bunlar utopik hayaller.

donulecekse, ki benim tavsiyem o yonde olur, fazla tatava yapmadan fisi cekeceksin.
uzun sure yurtdisi deneyimi olmayanlarin bu konuda soylediklerinin malesef hukmu yok. minareden dusenin derdini minareden dusen anlar, asagidan izleyen degil.
+2
cooperr
(31.08.26)
Türkiye'ye geldiğinde kesin birini bulacakmışsın ve bu kişiyle de evliliğin çok güzel olacakmış gibi yazmışsın.

Türkiye'ye gelip birini bulamayabilirsin.
Türkiye'ye gelip birini bulup evlenip çok mutsuz olabilirsin. belki boşanırsın.

elinde gayet güzel bir işin ve yaşamaktan memnun olduğun bir ülke varken bütün bunları bırakıp bir ihtimal için türkiye'ye gelmek, tüm varlığını shit coin'e kaldıraçlı basmak gibi bir şey.

ama yine de karar senin. ben olsam bir iki haftalık bir tatil ayarlayıp deneme yapardım.
0
tabudeviren
(31.08.26)
Ülkeni soylemezsen yorum yapamayız. Abd ise birini bulurum sana.
0
ırene adler
(01.09.26)
Seni çok iyi anlıyorum. Bu yaşlarda farklı kültürden biriyle ilişki yürütmek hiç kolay olmuyor. Bir çıkarının olmuş olması gerekir. Örneğin çocuk yapmak, vatandaşlık almak gibi. Bunlar haricinde tam frekansı tutturup bir aşk evliliği yapmak oldukça zor.

Ama bu Türkiye'de de aynı olur az çok. Bir ihtimal 25-30 arası heyecanını kaybetmemiş bir kadın denk getirirsen o zaman farklı olabilir. Türkiye'de bu ihtimal daha fazla.
0
stefano
(01.09.26)
türkiye'ye geldikten sonra bir ilişki bulabileceğiniz garanti değil. türkiye'de yaşayıp yıllarca ilişki bulamayan, sürekli reddedilen bir sürü adam var. bütün kariyeri bırakıp türkiye'ye geldikten sonra bir de türkiye'de yalnız kalmak daha yıkıcı olabilir.
0
nickini degistiren yazar
(01.09.26)
(9)

Beni gaza getirip denize sokalım

yadigar
Yaz bitecek; değil mabadımız, ayaklarımız dahi tuzlu suya değmedi…1000 metreye yakın rakımıyla bozkırın göbeğindeki memlekette, anne-baba ziyaretindeyim. Bugün eş ve çocukları İstanbul’a geri gönderdim. Beni bıraksalar ömrümün geri kalanını bu tozlu şehrin yamaçlarında geçireceğim…Yaz bitiyor. Bir ş
Yaz bitecek; değil mabadımız, ayaklarımız dahi tuzlu suya değmedi…
1000 metreye yakın rakımıyla bozkırın göbeğindeki memlekette, anne-baba ziyaretindeyim. Bugün eş ve çocukları İstanbul’a geri gönderdim. Beni bıraksalar ömrümün geri kalanını bu tozlu şehrin yamaçlarında geçireceğim…

Yaz bitiyor. Bir şekilde gaz/motivasyon lazım. Yoksa örüntü belli. Eylül gelecek (geldi bile) ve “güzelçamlı zaten en güzel eylülde” diyeceğim. Sonra duyuruya “ekimde mağusa’da deniz suyu sıcaklığı nasıldır?”, “bugünlerde iğneada’da denize girilir mi?” türü sorular soracağım. Bakacağım kış gelmiş. “Maldivlerde tam sezon”, “brezilya’yı görme vakti geldi” vs. deyip, bir yılı daha şile’ye bile gitmemiş halde geçireceğim…

Azıcık gaz verin, yahut motivasyon, akıl fikir, öneri, ultimatom…

17 eylül 26 edit: giremedi.
-13
yadigar
(27.08.26)
Bir kaç yakın kimse ile birlikte olur. Tek başına pek anlamı olmaz. Karpuz peynir ekmekte lazım .

m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(27.08.26)
Ne alaka deniz kültürdür şimdi ya. Allah Allah. Denize girmek isteyene varsın öyle olsun denir mi, hayret ya. Hevesleri kursaklarda bırakmak ata sporumuz.

Gidiniz, denizin tuzunun iyotunu yiyiniz. Her derde devadır. Her bütçeye uygun deniz tatili yapılabilir. Ege özellikle tavsiyedir. Önce bütçeyi belirleyin sonra onun yarısına plan yapın, çünkü mutlaka aşılacak bütçe.

Ben olsam Çeşme’de Airbnb yapar ve plajlara giderim. Flyin-Nautical birer gün bunlara ayırın. Alaçatı’da yemekler yiyin, konser falan etkinlik ayarlayın bütçeye uyarsa. Hayatı yaşayın.
0
gabe h coud
(27.08.26)
ne kadar tavsiye verirsek verilem sizin bunu yapabileceginizi sanmiyorum. karakteriniz buna musait degil.

edit: bir kisi de anlamamis su yazdigimin gaz oldugunu! :) x'e gidin, fiyatlari uygun ve cok guzel diye gaz mi olur? :)
-5
Sour
(27.08.26)
hayatında kaç yaz kaldığını, daha kaç kere tuzlu sulara kendini bırakmanın tadını yaşama fırsatın olacağını hesapla.

bundan iyi motivasyon olmaz.
0
babilfish
(27.08.26)
her sene an az 1 kere denize fırsat buldukça da havuza giderdim. son 3 yıldır havuzlu bir evim var. ancak 3 ay önce lösemi (kll) teşhisi kondu. şu an kemoterapi görüyorum. doktorlar deniz havuz da dahil bir çok yasak koydu. şimdi hemen her gün rüyamda deniz ve göl görüyorum. lanet olsun ki orada da giremiyorum. hep bir teknede veya sandaldayım. ama nasıl güzel o sular kelimenin tam anlamı ile rüya gibi. bu arada pek iyi yüzemem denizde kıyıdan kıyıdan yavaş yavaş yüzerim. havuzum zaten 1,5 metre. bahaneye gaza gerek yok. atla git gir şu denize. en azından benim için.
0
ground
(27.08.26)
osssy
(27.08.26)
Ben soruyu anlamadım. Denize girmek istiyorsan git gir. Nicin gaza getirilmen gerekiyor ki. Çok zor bir şey değil ki, tek ihtiyacin olan şey havlu
0
abelardo
(27.08.26)
çantaya havlu ayağına terlik al. en yakın denize git.
motivasyon konuşması: büyük yolculuklar küçük adımlarla başlar.
umarım istediğin olmuştur. saygılar.
0
duyuruuser
(27.08.26)
bol güneş ve d vitamini aldığınız (güneş gözlüğü takmak yok) yazların kışı hasta oldunuz mu?

tuzlu su topraklar ama bozkırda gözlüksüz ve çıplak ayak dolanıyorsanız akdeniz zaten girilecek durumda değil.
0
janderzel zartanyan
(28.08.26)
(16)

Yaşını göstermeyenler?

egerbiryolcu
Nasıl tepkiler alıyorsunuz memnun musunuz bu durumdan?Ben 36 yaş kadınım duyanlar çok şaşırıyor 25-28 sanıyorlar. Hem mutlu oluyorum hem de acaba çocuk gibi mi gorunuyorum diye düşünüyorum.
Nasıl tepkiler alıyorsunuz memnun musunuz bu durumdan?

Ben 36 yaş kadınım duyanlar çok şaşırıyor 25-28 sanıyorlar. Hem mutlu oluyorum hem de acaba çocuk gibi mi gorunuyorum diye düşünüyorum.
-2
egerbiryolcu
(25.08.26)
erkeğim. 30'dan önce ben de göstermiyordum. iyi bir şey değildi, adamdan saymıyorlar sanki gibi geliyordu.

şimdi 41'im ve gösteriyorum :)) genç gözükmek isteyenler, güneşten kaçabildiğiniz kadar kaçın. swh. benim öyle bir derdim olmadığı için her fırsatta güneşteyim.
+1
gabe h coud
(25.08.26)
erkegim. 30'dan oncesi icin kotu bir durumdu cunku ciddiye alinmama gibi durumlarla karsilasiyordum. 30'dan sonrasi icin ise genc sanip ciddiye alinmadigimda cok hosuma gidiyor. e yaslandik artik ve birinin beni 25 yasinda sanmasi hosuma gidiyor. hatta bundan iki yil once bir marketten alkol aldim, adam kimliginizi gorebilir miyim dedi, adama direkt tesekkur ettim.
+4
Sour
(25.08.26)
Ben de 37. Ben mutlu oluyorum. Birkaç sene çncesine kadar bozuluyordum ben de, çocuk gibi görünüyorum acaba diye...
Yaş aldıkça insan mutlu oluyormuş
+1
gadlemler
(25.08.26)
42 yaşındayım. Ben de yaşımdan genç görünüyorum. Kendim de farkındayım ve başkaları da yirmili yaşlarımda göründüğümü söylüyor.

Herhangi bir şey hissetmiyorum böyle dediklerinde. Fakat ageizm mevzusu canımı sıkıyor. Çünkü sanki gençsen değerlisin gibi bir algı bu. Özellikle, kadınlara karşı daha çok yapılan bir şey. Ekşi sözlükte, ekşi duyuruda çok örneği var bunun. Şu an bu iki yerden örnek vermek daha kolay oldu.
+1
rock n roll
(25.08.26)
32 yaşındayım. mutfakta çalışırken sakala izin yoktu. mecbur saçı kısalttım sakalı kestim ama kendimi o kadar çirkin hissediyorum ki anlatamam... kiloluyum çünkü. kocaman surat patates gibi. gençlerden bir kız inanmamıştı, bayağı diretmişti hatta dedim dalga filan mı geçiyor acaba. tutturdu en fazla 23-24 diye.

çok hoşuma gitmişti açıkçası. olduğumdan yaşlı hissetmiyorum ama yıkık bi herifim yani, genç görülmeyi sevmiştim. hayatımın geri kalanında da hoşuma gider herhalde.

23-24 yaşındayken 16 gibi görünmek çeşitli konularda olumsuz olabilir de bence 30'dan sonra genç sanılmak iyi. çok ekstrem bi şey yoksa.
+1
der meister
(25.08.26)
22 yaşındayken bir keresinde iddaa bayiğine gittiğimde adam yaşımı sormuştu. Şimdi 33 yaşındayım, saçlarda çok beyaz var. Heralde şimdi gösteriyorumdur:)
0
nothing in my way
(25.08.26)
Zaten hiç yaşında gösteren yok maşş sitede herkes max 18

Is akadasimla cevirmeye denk gelmistik. Bana ehliyetiniz var mi resit misiniz deyip, arkadasimi gostererek anneniz mi demisti polis

Bi kere de gumrukten gecerken 18i gectiniz mi aileniz yaninizda mi fln demislerdi.

Iyi hissettiriyordu genc olmak mük bişi 25e donmek icin 1m dolares veririm

Ps.Simdi de yasimdan buyuk gosteriyorum galiba, kotu hissettiriyor
+1
üğpoıuy
(25.08.26)
Üniversitedeydim evimizi satıyorduk o ara makyajsızdım ev hali işte. Eve bakmaya gelenler beni orta okullu sandılar

İşe başladım yaş 25. Mekanlara girerken kimlik soruyorlardı

Hamileyim yaş 32. Birkaç hemşire vs 20 küsür sandı beni çocuk gelin de oldum

Ha bence o kadar da küçük göstermiyorum. Yaşımdan max 2-3 yaş küçük gösteriyorum bence bazı insanlar abartıyor

Kısa boyluyum ama minyon bir ifadem yok aslında.

Eskiden çok rahatsız oluyordum şimdi alıştım işte. Annem babam da aynı özellikle maşallah babam 67 yaşında 55 gösterir yani genetik
-4
Hallegadola
(25.08.26)
mutlu oluyorum ama işte vs dezavantajı olmuyor değil.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(25.08.26)
18-20 iken rüştümü ispat için hep kimlik göstermem gerekiyordu, hoşuma gitmiyordu. 25'ime kadar da hep en fazla 20 sanıldım. bu yüzden yaşça büyükler ve hatta yaşıtlarım hep çocukmuşum gibi davrandı. buna kızıyordum o zamanlar. :d dolmuşta liseli sanıp öğrenci ücreti alıyorlardı.

şimdi 30 yaşındayım. 23-24 falan sanıyorlar. buna da gülüyorum. mutlu etmiyor değil :d ama yine yaşımı bilmeyenlerin küçükmüşüm gibi üstten davrandıkları olmuyor değil. buna sinir oluyorum hala.

bugün 5-6 yaşlarında bir çocuk bana abla dedi ve buna da güldüm. abla değil teyzeyim ben dedim ahahsjdkdkd

halim tavrım çocuksu olduğu için onun da etkisi oluyor tabii. hiç ağırbaşlı değilim, güleryüzlü ve neşeliyim.

minyon da değilim, 1.70 boy 63 kilo. ha gerçi 15-20 yaşlarım arası aynı boy ve 48 kiloydum. kilom yüzünden küçük sanıyorlardı evet. 20'den sonra kilolar aldım tabii ajkskskd iyi de oldu çok zayıftım. :d

sesim de çocuksu. geçen telefonda bir çiçek fiyatı sordum, sesiniz küçük geliyor öğrenciye şu kadar olur dedi :d

ehliyetimi yeni almaya çalışıyorum, hocalar beni 22-23 sanmış.

hiç makyaj yapmıyorum ben, bunun da etkisi olabilir.
0
art cat chocolate
(25.08.26)
Çok mutlu oluyorum, çok hoşuma gidiyor. Biraz kilo versem daha bile küçük duracağım da işte son yıllarda kendi yaşımla gösterdiğim yaş arasındaki fark azaldı bu biraz üzücü olmaya başlayınca insanlara "kaç gösteriyorum" demeyi bıraktım.
Direkt yaşımı söylüyorum her duyan şoka giriyor o tepki beni bu hayatta en mutlu eden şey.
+1
mutekebbir
(25.08.26)
43 - e

sınıf arkadaşlarımla hala görüşüyoruz. eşleri, çocukları aynı yaşta olduğumuza asla inanmıyor. kendime bakınca o kadar genç göründüğümü düşünmüyorum ama saç dökülmedi, çok beyazlamadı diye mi acaba bilemedim.
+1
duster
(25.08.26)
37 yaşında erkek kişisi;

İş yerindeki 2 kadın personel arkadaş inanmadı 37 olduğuma.
+1
put it in your appropriate place
(25.08.26)
benim boyum 1.55 dolayısıyla minyon olduğum için hep küçük gösterdiğim söylenir.
bi de anne tarafım benim yaşlanmıyor. anneannem 88 yaşında vefat etti, yüzü çok kırışık değildi yaşına göre.
bundan yılllaaaaaar önce benden 5 yaş küçük kuzenimle sinemaya gittiğimizde ki o 8 yaşında falandı gişedeki kız onun 11 yaşında olduğuna inanmıştı ama benim 13 yaşında olduğuma inanmamıştı falan. o zamanlardan alıştım bu duruma.
şimdi soran 28-30 arası gösteriyorsun ama 25 desen de yerler diyorlar ama 36'yım.
son yıllarda kilo aldım 63 kilo oldum daha zayıfken çok daha küçük gösteriyordum.
0
matilda
(26.08.26)
20-21 yaşlarındayken beni diğer arkadaşlarımdan daha yaşlı sanıyorlardı, hoşuma gidiyordu. şimdi içim ağlıyor.
0
co2s2
(26.08.26)
40+ olarak gayet de memnunum. Standart 4-5 yaş küçük sanıyorlar. Farklı ırklardan insanlar, özellikle Doğu Asyalılar için yaşımı tahmin etmesi daha da zor. Onlar 10 yaş filan daha genç sanıyor. Kimlikten kontrol etmek isteyen cok oldu. Tek hayal kırıklığı insanlar gerçek yaşımı ogrenince oluyor. Yalancı Tosun Paşa' nın ortaya çıktığı an gibi. Bırak genç sansınlar diyorsun.

Hatta bi gün ofiste bana ilgi duyduğunu tahmin ettiğim 16 yas küçük Çinli bi hatun gerçek yaşımı öğrenince hayal kırıklığına uğramıştı. Ehliyeti gösterdiğimde e burda ... yazıyor demişti. O ehliyeti aldığım yıl dedim. Kız sonra yaş farkından ötürü soğudu benden.

Bir ara mahkemede filan yasi küçültmeyi düşündüm de meşakkatli işlermiş.
0
trixi
(26.08.26)
(21)

ben ekleyeyim mi?

inspired by a true story
yurt disinda yasiyorum, kadin kisisi benim. tatilde turkiye'ye dondugumde arkadaslarimla bulustum. bir suredir turkiye'ye kesin yapma konusunu degerlendirdigimi biliyorlar ve beni ikna etmek icin bana turkiye'den birini bulmaya calisiyorlar :) bu calismalar sirasinda arkadasim kemal'in sevgilisi ozg
yurt disinda yasiyorum, kadin kisisi benim. tatilde turkiye'ye dondugumde arkadaslarimla bulustum. bir suredir turkiye'ye kesin yapma konusunu degerlendirdigimi biliyorlar ve beni ikna etmek icin bana turkiye'den birini bulmaya calisiyorlar :)
bu calismalar sirasinda arkadasim kemal'in sevgilisi ozge, bana uygun oldugunu dusundugunu bir arkadasini davet etti, adi arda olsun. arda'ya once fotografimi gondermis, arda beni cok begenmis. bir saat sonra kalkti oturdugumuz yere geldi. o gelene kadar ozge bana arda hakkinda bir suru sey anlatti, butun temel bilgilere sahiptim diyebilirim. arda gelince ben de onu begendim, 1-2 saat kadar hep birlikte takildik, sohbet ettik. ama maalesef sunu sonradan fark ettim ki, sohbet sirasinda arda surekli bana bir seyler sordugu halde, ben cevabini bildigim icin ayni sorulari ona sormadim. onunla ilgilenmedigim icin degil, ozge bana onden bilgi verdigi icin sormak aklima gelmedi. birinden hoslaninca boyle mala baglama huyum vardir.
gecenin sonunda arda'nin bizden biraz erken ayrilmasi gerekiyordu mekandan, vedalasirken bana "sen eve nasil doneceksin, ben birakayim mi seni?" diye sordu. bu soruya cok hazirliksiz yakalandim. "metro vardir ya, metroyla donerim, son metroya daha var" diye bir seyler sacmaladim. biraz da arkadaslarimin yanindan yeni tanistigim bir adamla erken ayrilmaya utandim. arda'ya tesekkur ettim, umarim gitmeden tekrar gorusuruz dedik ve vedalastik. arda gittikten sonra arkadaslarim bana sen bir malsin dediler :D ozge ne dusundugumu sordu, "cok sempatik, cok canayakin birine benziyor, neden olmasin. tek dusunduren konu sigara icmesi oldu." dedim. masada 2 saat icinde sanirim 9-10 tane sigara icmistir. ben sigara kullanmiyorum. her ne kadar arda'ya onunla ilgilendigimi acikca gosteren bir davranista bulunmamis olsam da, ozge'ye soyledim. arda'dan bir hareket bekliyordum acikcasi.
aradan 2 hafta gecti, tekrar gorusmedik. gorusebilecegimiz bir imkan olmadi, ozge'yi de tekrar gormedim. kemal'e sordum, o hicbir sey bilmiyordu. arda beni instagram'dan eklemedi. yasadigim yere geri dondum. acaba ben mi onu eklesem diye dusunuyorum. ama eger benimle ilgilenmiyorsa ya da bir sebepten fikri degistiyse boyle bir adim atmis olmak istemem. cok kararsizim, ne yapayim?

edit: ozge'ye sordum, ben karismam dedi.
tanismamizdan sonra arda olumlu konusmus olsa ozge bu kadar notr kalmazdi diye dusunuyorum. belki hoslandi ama sonra herhangi bir sebepten fikrini degistirdi sanirim. eklemiycem, kismet degilmis. cevaplar icin tesekkurler.
-2
inspired by a true story
(25.08.26)
özge ve kemalden ses çıkmadıysa da ekle. hoşlanmışsın, muhtemelen hoşlanmış. belki efendi çocuk sende bir şey yok diye rahatsız etmek istemedi vs.

fikri değiştiyse de iki satır konuşmuş olursun netleşir. bu kadar yazıp ekleyip denememen büyük hata değil mi sence
+1
kisa
(25.08.26)
çocuk niye eklesin ki seni? ilgilenmediğinize dair bir sürü işaret almış. o da beni beğenmedi heralde demiştir.

instagram'dan ekleyin niyetinizi belli edin bence geç kalmadan.
+5
elektr10
(25.08.26)
ekleme.

kemal le özgenin konusmama ihtimali yok gibi bir sey bence. sen niyetini bildir ama geri dönüs gelmiyorsa zorlama derim.

özge gereksiz yere konusmus ve büyüyü bozmus biraz. ben böyle durumda hicbir sey anlatmazdim. birak arda kendini anlatsin yani.
0
Purple life
(25.08.26)
Kemal hiçbir şey bilmiyorsa, Özge seni arayıp darlamadıysa, o iş olmamış demektir.

Boşver, Hem sigara içiyormuş zaten.
+1
Mirket
(25.08.26)
sigara bence büyük sorun onu düşünerek ekle.
sen ona sorular sormadıysan, eve bırakmasına da hayır dediysen benle ilgilenmiyo diye düşündü muhtemelen.
+1
jelly bear
(25.08.26)
en hayirlisi olmus.
yurtdisindan iki saatte 10 sigara icen bagimli icin neden döneseniz? adam chain smoker resmen.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.08.26)
bence ekleyin.

sigara konusunda bir not: ben cok sigara iciyordum, esimle sevgili oldugumuzda onun istegiyle biraktim, cok rahatsiz oluyordu. o zamandan beri icmiyorum, 12 yil oldu. benim icin de iyi oldu, simdi ben de sigaradan ayni sekilde rahatsiz oluyorum :)
+2
lemmiwinks
(25.08.26)
Tabii ki ne istiyorsan onu yapacaksin, bu tip konularda akil almak buyuk hata. Sadece kendini dinle, istiyorsan ekle istemiyorsan ekleme.

Sahsi arastirmalarim sonucu ilk adimi atmayan kizlarinin %86sinin mutsuzluktan öldüğünü tespit ettim. Ekleyeceksen mesaj da pesinden gelsin, dönüyorum bir kahvelik zaman yaratalim mi vb??? Eklemeyeceksen de hayatta basarilar.
+5
duster
(25.08.26)
%1 ihtimali deniyorsun şu anda. Yaşadığın yerde, sana uygun başka birileri mutlaka vardır.
0
gabe h coud
(25.08.26)
ekle gitsin ya. hatta izah et durumu.

böyle şeyleri bu kadar düşünüp "ya şöyle olsaydı?" demeye gelmez. açık olun, net olun. en fazla ne olacak ki, adam "ben o ışığı görmedim bizden olmaz" der bitti gitti.

hoşlanmak, bunu söylemek ayıp değil. bi de siz yani özellikle tanıştırılmış insanlarsınız öyle rastgele birine dan diye yazmıyorsun.

bence ekle veya yaz gitsin. pekala çocuk senden ilgi görmediğini düşünüp rahatsız etmemek istemiş olabilir. ne düşündüğünü ve istediğini söyle kafan rahat olsun.
+3
der meister
(25.08.26)
nasıl egolar var böyle yahu :) adam sana bir sürü sorular soracak, seni beğendiğinin haberini uçuracak , eve bırakmayı teklif edecek , hiçbir tepki alamayacak, ama sen onu eklediğinde gururun incinecek öyle mi? çok kasıyorsun bence, çok hem de.
+5
loch ness
(25.08.26)
Bulusmus olmak icin bulusmussun cocuk ideal cikinca da pisman olmussun.
+2
baldur2
(25.08.26)
Abla Türkiye'de erkek mi kalmadı, bu nasıl fikir. Normal dön. Zamanla bulursun birini nasibinde varsa. Liseli muhabbeti bu.
-10
arbre
(25.08.26)
ozge'ye sordum, ben karismam dedi.
tanismamizdan sonra arda olumlu konusmus olsa ozge bu kadar notr kalmazdi diye dusunuyorum. belki hoslandi ama sonra herhangi bir sebepten fikrini degistirdi sanirim. eklemiycem, kismet degilmis. cevaplar icin tesekkurler.
-1
🌸inspired by a true story
(25.08.26)
"sigara"dan sonrasını okumadım.
herkesin hayatına kimse karışamaz ama sigara kırmızı çizgim.
+1
late viper
(25.08.26)
Koştura koştura arkadaşlarını çağıracaklar, sonra da karışmayacaklar. Gerçekçi gelmedi. Arda bir sebeple sizle devam etmek istememiş. Ben zorlamazdım. Yine de denemek istiyorsanız ekleyin.
+3
asteriks
(25.08.26)
Olumlu olsa arkadaşına söylerdi bence. Ben karışmam ne alaka başta karışırlen iyiydi.
+1
pembe mezarlık
(26.08.26)
Eğer o geceki davranışım beni rahatsız ettiyse eklemez ama kısa bir mesaj atar, açıklardım hatta güzel bir akşamdı derdim. Zaten vereceği cevapta ne hissettiği belli olurdu.
Arkadaşlarınızın kaçak oynaması hoş olmamış, ki siz neden olmasın da demişsiniz. Ben onları karıştırmadan Eğer gerçekten hoşlandıysam bir kere mesaj atardım cevabına göre geri çekilirdim.
-3
mslny
(26.08.26)
Önce aranızı yapmaya çalışıp iş biraz karmaşıklaşınca "ben karışmam" diyen Ayşe'yle de aramdaki ilişkiyi gözden geçirir, biraz mesafe koyardım.
+6
himmet dayi
(26.08.26)
ekleyin, en kötü ne olabiliR?
+1
co2s2
(26.08.26)
Adamla ilgilenmediginizi gosteren her seyi yapmissiniz, sonra da niye olmadi... En azindan gecenin guzel gectigine dair kisa guzel bir mesaj atsaydiniz. O da yok. Rahatsiz edecegini dusunup birakmistir pesini. Ben mesela kimsenin pesinden kosmam. Niyetimi gosteririm, tepki gelmiyorsa ceker giderim. Onunla mi ugrasicam? Cok pasif kaliyorsunuz.
0
synesthesia
(31.08.26)
(10)

Sizce 32-33 yaşına kadar çalışmamış ve hayatında bir şey yapmamış birisi istese hayata çok erken atılmış insanlarla aradaki farkı kapatabilir mi?

fearlesswarrior98
Bunun hakkındaki fikirleriniz nelerdir?Aradaki fark derken daha çok finansal durumu kastediyorum, tabii.
Bunun hakkındaki fikirleriniz nelerdir?

Aradaki fark derken daha çok finansal durumu kastediyorum, tabii.
0
fearlesswarrior98
(24.08.26)
Tabiki kapatabilir o yaş hala genç.
0
gadlemler
(24.08.26)
Çok zor. Şu durumda daha da zor. 23’ünde çalışmaya başlayan ucuz krediyle ev bile almıştır. Şimdi başlayan maaşının %70’ini kiraya verir.
-2
gabe h coud
(24.08.26)
Kapatamaz. Durumun kendisi imkansız değil yapılabilir fakat 32-33 yaşına kadar çalışmamış birisinin karakter özelliklerinden ötürü imkansız. Bir gecede aydınlanma yaşayıp birden dünyanın en çalışkan, en atılgan insanına dönüşmediği sürece olmaz o iş.
+1
bobinhoo
(25.08.26)
o yaşa kadar malak gibi yattıysa elbet şansı sıfıra yakın. ancak vaktini kitap okuyarak, makalelerle, yurt içi dışı gezilerle, sosyal ortamlarda geçirmişse o zaman bazı açılardan sıçrama yapıp depar atabilir öne bile geçebilir. örnekleri de epey var.
0
ground
(25.08.26)
kaptabilir elbet hayat 32-33 yaşında başlamadı. arada atıyorum üni mezuniyetindne sonra geçen 10 yıl var. o 10 yılda ne yaptı. bir şeyler denedi ve batırdı mı, yoksa odun gibi evde bilgisayar başında sosyal medyada trollük mü yaptı sorusu önemli orada yaşadıkları ona muhakkak bir değer katacaktır ve bu değeri yeni başlangıucnda kullanması gerek. o 10 yıl yokmuş gibi davranmak garip olurdu.
0
teletabi
(25.08.26)
teoride evet, pratikte hayır.
hayata atılmaktan kasıt bir yere girip çalışmaksa, tabii yapabilir. ama kariyer yapmaksa o iş olmaz.
0
duyuruuser
(25.08.26)
iyi bir hayat sürebilmek için hayatının bir bölümünü iyi bir meslek edinmeye harcaman gerekiyor.

ben geç başladım ama şuan müthiş çalışma şartlarına ve gelire sahibim ve dünyanın iklim ve ekonomi açısından en iyi bölgelerinden birinde yaşıyorum.

geçmişte çevremden o çalışıyor sen çalışmıyorsun kıyaslamaları ve küçümsemeleri gördüm. bu çalışanlar istanbul'da 3 aktarma yaparak toplu taşımayla işe gidip geliyor ve paylaşımlı evlerde kalıyorlar. daha da kötüsü aileden destek alıyorlar. kaç yaşına kadar yapabilecekler bunu? 40-45 maksimum. sonrası belirsiz.

ben hep şunu diyorum, dandik bir işte ömür çürüteceğine gir bedavaya çıraklık yap ve zanaat öğren. 6 ay aç gezer sonra altına arabanı çekip evini alırsın. Ama türkiye'de baskı çok fazla var. Belli bir yaştan sonra o evlenmiş işi varmış gibi baskılarla insanı olmayacak yollara sokarlar.
0
michael harddd
(25.08.26)
Bir mucize gerçekleşmezgerçekleşmez ya da hayati bir fikir sunup çok başarılı olmazsa çalışarak geçmesi bence zor
0
kondansator
(25.08.26)
33 yasinda calismaya basladiginda 10 senelik tecrübeli eleman maasi almayacak sadece yasindan ötürü. tecrübesiz eleman maasi alacak. hem cok sansli hem cok zeki olmasi gerek. bu durumda yasitlarinin coguna göre arayi kapatir. bu ikisinden biri bile yoksa mümkün degil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.08.26)
Bu bakis acisiyla kapatamaz. Cunku odaklanmasi gereken baskalari degil, kendisi olmali.
+1
Sour
(26.08.26)
(16)

Sorum erkeklere: bugüne kadar aldığınız en güzel/iyi hediye neydi?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Öyle romantizme girip bebeğimiz, sevdiğimin gülüşü vs gibi şeyler sormuyorum. Daha pragmatist bir noktadan hani "valla çok işime yaradı, çok kaliteli bir şeymiş vs" dediğiniz türden bir şey soruyorum. Bu bir deneyim de olabilir bu arada. Marka model şeklinde detay da verebilirsen
Merhaba arkadaşlar,

Öyle romantizme girip bebeğimiz, sevdiğimin gülüşü vs gibi şeyler sormuyorum. Daha pragmatist bir noktadan hani "valla çok işime yaradı, çok kaliteli bir şeymiş vs" dediğiniz türden bir şey soruyorum. Bu bir deneyim de olabilir bu arada. Marka model şeklinde detay da verebilirseniz çok güzel olur.

Cevaplar için çok teşekkür ederim.
Sevgiler, saygılar, hürmetler.
+1
Amaranta ursula
(24.08.26)
2+1 ev. gürültüden ve kalabalıktan şikayetçiyim ama 10 senedir kira ödememek şu an sahip olduğum şeylere sahip olmamı sağladı.
-3
denizgonen
(24.08.26)
eşim bana yelken eğitimi hediye etmişti, başlamak isteyip öteliyordum. tatillerimizi kendi kiraladığımız teknelerde geçiriyoruz 5 senedir.
+3
awlmi
(24.08.26)
valla çok iyi hediyeler almadım. tek hatırladığım eşimin bana aldığı puma bvb forması.
0
mikahakkinen
(24.08.26)
öyle bir hediye yok. biz erkolar sizin gibi hediye için günlerce düşünüp aldığımızda gözyaşlarına boğulacak duygu yoğunluğuna sahip değiliz. şık bir kalem, cüzdan al geç.
-4
buenosdias
(24.08.26)
@buenosdias,
Sorumu anlamadınız galiba. Ben de oyle duygulu hisli bir hediye sormuyorum. Gerçekten işinize yarar kullanışlı uzun ömürlü bir hediye aldınız mı diye soruyorum.
0
🌸Amaranta ursula
(24.08.26)
İlla işe yarar bir şey mi olması gerek?

Bana bir Lego alınmıştı mcqueen’in. Onla uğraşmak zaman geçirmek gayet keyifliydi benim için. Özellikle lego uygulamasını keşfetmek deneyimlek bambaşkaydı resmen.
0
substituent
(24.08.26)
kazak, gömlek.
+1
duyuruuser
(24.08.26)
Geçen sene eşim bütün yıllardır çekildiğimiz telefon fotolarından albüm yapmıştı. O güzeldi.
Çok sevmem/kullanmam olarak dersek de leatherman alındı bir kere noelde, vallaha hayat kurtarıcı bir olay.
Bir kere de alet çantası ve şarjlı matkap/tornavida. Gene efsane hediyeler isime yaramasi olarak.
+1
logisticsmanager
(24.08.26)
koşu için kıyafet alınca çok hoşuma gider.
termos almıştı. yıllardır kullanırım.
www.trendyol.com

yıllarca kullanabileceğim ve boşa gitmeyecek bir hediye erkekler için en iyisidir. bizim olayımız ya beni düşünmüş, kendi elleriyle yapmış ne güzel değil, pratik, fiyat performans ve işe yarar hediyedir. benim için kendi elinle aylarca emek verip yapacağın ama hiç kullanmayacağım bir atkıdan ziyade parasını verip alacağın ama her gün kullanabileceğim bir hediye çok daha değerli. çünkü biz erkeğiz. :)
-2
gabe h coud
(24.08.26)
Ben erkek değilim ama yemek yapmayı seviyorsa babama hediye olarak döküm tava aldım severek kullanıyor. Markası Black Bear Dökümcübaba.
+1
peki madem
(24.08.26)
Almadım galiba.

Anahtarlık boy uçuşa engel olmayan isviçre çakısı hediye edildi. (Bıçaksız. Makas, soda açacağı, kürdan, cımbız ve yıldız tornavidadan ibaret) En çok makbule geçeni o.
0
yadigar
(24.08.26)
Çok hediye aldım, bir süre düşündüm ama sonuç:
404 Not Found

Cidden bizim için en güzel hediye huzur, sorun çıkarmama, şefkat, iyi bir masaj, güleryüz, nezaket, iyi bir seks hayatı falan sanırım. öyle aklında kalan bir hediye olacağını düşünmüyorum normal bir erkeğin.

Yine de soruyu bu yönüyle değil de, hediye önerileri olarak cevaplayabilirim.

- min 100Watt güç verebilen taşınabilir powerbank
- min 100Watt güç verebilen ve üzerinde birden fazla typeC - typeA usb çıkışları olan şarj adaptörü
Tercihen aohi marka.
- powerbank e takılabilen usb fan veya led ışık.
- gürültü önleme özellikli bluetooth kulaklık. tercihen sony.
- ceyo erkek ev terliği
- kaliteli bir sırt çantası (kullanıyorsa) samsonite vs.
- güncel bir oyun konsolu veya oyun (playstation 5, xbox series x)
- vr gözlük (bir süre sonra sıkılınıp kenara atılabilir dikkat. ama yine de yaşanması gereken bir deneyim) örn: meta quest 3
- kullanıyorsa kaliteli bir mouse veya klavye. tercihen logitech mx series veya razer
- sevdiği veya merak ettiği bir şehir için tatil planı
- kapsamlı tornavida seti (öyle şeylerle uğraşıyorsa)
- uzun atlet, boxer
- outdoor ürünler olabilir. termos, ayakkabı, yağmurluk, eldiven, çadır sandalye, masa vs...
- fotoğraf çekmeyi seviyorsa makine veya lens
- ofis / oyuncu koltuğu
- direksiyon seti
- drone
- monitör
- mutfakla uğraşıyorsa mutfak aletleri, bıçak takımı, tost makinesi, blender, tava seti vs.
- isviçre çakısı
- kitap okuyorsa kindle paperwhite
- araç kamerası
0
ananiyimioguz
(24.08.26)
Hayatım boyunca pek hediye almamış birisi olarak, dümdüz siyah swatch saat idi
0
kondansator
(25.08.26)
esim cips yemeyi sever. ama ayni zamanda duyusal hassasiyeteri var, ellerinin pek yaglanmasini sevmez, herhangi bir yuzey es kaza yaglanirsa kosa kosa temizlik yapar filan. uyduruk plastik bir tutacak almistim elleri yaglanmadan doya doya cips yesin diye, aylarca tesekkur etti. bu bayaa uyduruk bisey, cips tutacagi diye aratirsaniz cikiyor, isaret ve orta parmagin arasina oturan plastik bisey. fare kullanimini da engellemiyor.

yine ayni esim kendi bilgisayari, sirket bilgisayari ve tableti arasina gunde 2352352 kez gecis yapiyor usenmeden. hepsi ayni masada, ama duruma gore monitor kablosu sokup takar, klavyeyi aktarir filan. bu gecisleri kolaylastirmasi icin klavye + mouse seti almistim logitech'ten, 3 cihazda birden calisabilecek bisey. diger ekrana gectiginde bi tusa basmasi yetiyordu klavye ve fareyi de gecirmesi icin. onun icin de bana 2 sene filan tesekkur etti.

bi de elektrikli bisiklet aldim ikimize de. oncesinde normal bisikeltlerimiz vardi ama daglik bir yere tasininca biraz amelelik olmaya basladi. onlar pek ucuz degildi ama hala her ciktigimizda "bisikletlerimiz cok guzel, iyi ki almisiz" diyor.

aa bi de senede bir tava degistirmekten gina gelince celik tencere tava seti aldim. tencereler ok de tavalara alismasi biraz surdu, ama simdi oha tavalarimiz ne kadar da guzel diyip duruyor, ahaha :D

bunlarin hepsi epey kisisel ornekler. sik seyahat eden birisi icin iyi bir ucak yastigi, powerbank, kulaklik vs gibi seyler ise yarar olabilir. okumayi sevenler icin kindle turu seyler, ya a sevdikleri bir derginin yillik uyeligi guzel olabilir. 5 metrelik sarj kablosu epey ise yarayabilir, ya da kablosuz sarj standi. kahve sevene kaliteli ogutucu, ya da iyi bir yerden birkac aylik kahve uyeligi olabilir. iyi alet edevata (matkap, tornavida, lazer vs) ben bile cok mutlu olurum, omurluk seyler.
0
taurina
(26.08.26)
Tişört alınması çok hoşuma gider, beden için de çok problem olmaz. Giyebildiğim kadar da uzun süre keyifle giyerim. Saat de aynı şekilde, uydu mu uymadı mı problem olmaz, illa bi şeye uyar. Mutfak için tava, bardak, kupa, kap kacak da benzer şekilde. Uçlu kalem de benzer şekilde. Karşıdaki kişinin bir şey alacağını hissedersem doğrudan şunu al derim, pilot shaker mesela. Evde boş yatacak hediye asla istemem. Buzdolabına magnet olacaksa bile bi tekelin, kuruyemişçinin olsa daha makbul gelir.
0
bumbum
(26.08.26)
Ahşaptan dandik bir masa üstü takvim almıştı hanım, ayları günleri sürekli değiştiriyorsunuz.

velapati.com

bu değil de benzer işte, ömür boyu kullanmalık olması aşırı güzel bi' özellik bence, ben böyle ucuz ama inanılmaz işlevsel şeylere bitiyorum :)

benim hayatta para verip almayacağım koşu ayakkabısı aldı bi' kere de, o da çok güzeldi.
0
kumandanim
(26.08.26)
(4)

Restaurant önerisi

Take it away honey
Dostlar selam, istanbul Avrupa yakasında yemekleri ortamı güzel bir restaurant arıyorum. Kriter olarak çok görgüsüz işi olmasın ortamı samimi olsun yeter. Kız arkadaşla gidilecek doğum günü yemeği gibi bir şey düşündüm. Bütçe olarak da iki kişi 10-15 bin tl'ye çıkabilirim. Ama ne kadar az o kadar iy
Dostlar selam, istanbul Avrupa yakasında yemekleri ortamı güzel bir restaurant arıyorum. Kriter olarak çok görgüsüz işi olmasın ortamı samimi olsun yeter. Kız arkadaşla gidilecek doğum günü yemeği gibi bir şey düşündüm. Bütçe olarak da iki kişi 10-15 bin tl'ye çıkabilirim. Ama ne kadar az o kadar iyi. Önerileriniz için şimdiden çok teşekkürler!
0
Take it away honey
(23.08.26)
Seraf Vadi İstanbul. Memnun kalırsınız. O kadar da tutmaz
0
ırene adler
(23.08.26)
Mahir Beyoglu subesi de olabilir, Osmanbey'deki cok kalabalik
0
narod
(23.08.26)
Sunset
Sur Balık
Banyan
0
gabe h coud
(24.08.26)
Ordinary Bomonti
Kanyon Gina
Kanyon Suvla
0
kumandanim
(24.08.26)
(17)

Otuzların ortasına gelen ve aç kalacağını bile bile çalışmayan birisine tavsiyeniz nolur?

fearlesswarrior98
Akrabalarımdan birisi böyle.
Akrabalarımdan birisi böyle.
-1
fearlesswarrior98
(22.08.26)
Ne kadar razı olduklarını bilmiyoruz ama bazı destekçilerine güveniyor olmalı .

Ona tavsiye değil de cezai olarak, burnunun adeta yokluktan yere sürtünüp pişmanlığı kesinleşinceye ve hayatında 180 derece bir dönüş yapana kadar kendisine yardım edilmemesi taraftarıyım.
+2
diyecevaplandı
(22.08.26)
maalesef çok kişi var,
tavsiyede işe yaramiyor,
ulu hükümet politikalari,
ev genci sayisini artirdi,
evlenme oranini azaltti.
-2
designer
(22.08.26)
Çopu insan aç kalacağını bile bile çalışmamazlık yapmaz. O işte bir iş var.
Ben anlamaya çalışırdım.
Onu komuşturmaya çalışırdım niye çalışmıyor. Belki özgüveniyle ilgili sıkıntısı vardır. Bende uUnca bir dönem oldu.
Cesaretsizdir.
İçine atmıştır bazı şeyleri.
Anlamaya ve şevklendirmeye çalışın derim
+6
cccbehzatccc
(22.08.26)
Benim de etrafımda var benzer bir profil. Laf anlatamıyoruz.
0
kendimefotograflarim
(23.08.26)
Sokağa düşene kadar kafalarına girmez. Kime güveniyorlarsa.
-1
kimlanbu
(23.08.26)
birine güvenme degil,
özgüven eksikligi, takintilar, tembellik vs.
0
designer
(23.08.26)
bizim boyle bir arkadas vardi, arabalari severdi. lise mezunu.
bunu zorla bir araba bayisini soktuk. 7-8 senedir orda, araba satiyor. hatta gecen sene en cok arac satanlardan biri oldu. herhalde ordan emekli olur.

cok sevdigi birseyi bulup ordan yurumek lazim.
+3
cooperr
(23.08.26)
sigara içen bir insana zorla sigarayı bıraktıramazsınız, kendi isterse bırakı, çalışmak istemeyen bir insanı da zorla çalıştıramazsınız. ne yaparsanız yapın olmayacaktır.

bir arkadaşım vardı, ailesi oldukça varlıklı, iş güç hak getire. buna birinci iş yerini açtılar başında durmadı eşe dosta bıraktı batırdı, sonra evlendirdiler, çok güzel bir eşi vardı, derken çocuğu oldu, eşi memur falan, ikinci işyerini açtılar, onu da batırdı, eşi de ayrılmak zorunda kaldı. 2 3 senede yaklaşık 2m dolar yedi. üstelik kumar değil uyuşturucu değil, fantastik derece saçma sapan şeylerle. pavyondur eğlencedir vb.

diğer arkadaşım benden 4 5 yaş büyüktür. ömrü hayatı boyunca hiç çalışmadı, bi kız arkadaşı vardı, evlenecekler derken, kız bizimkinden ayrıldı, uzun bi depresyon süreci derken, yıllar sonra kafasına göre birini buldu, 40 küsür yaşında ilk işine girdi, inanılmaz derece ağır şartlarda çalışmasına rağmen sorsanız hiç bi şikayeti yok.

bazen harakete geçmek için yumurtanın kapıya gelmesi gerekiyor.
bi 6 7 sene önce, arkadaşın çocuğuyla takılıyoruz, ailesi şehir dışına gidip bana emanet etmişti. oyunlar yemekler falan derken, ya dedim olm orta okula gidiyorsun, onda bile ilk derse gitmiyorsun, derslerin zayıf, niye böyle yapıyorsun.

abi dedi ben 12 yaşındayım, bak bana şu kadar harçlık veriyolar, ben bununla şunu bunu bile alamıyorum, çalış çalış bak dedi üni mezunları 3 harfli marketlerde asgari ücrete çalışıyor, ben zaten baştan kaybetmişim. dünya batsa ağzımı bile açmam demişti. çok şaşırmıştım.

şimdi işinde gücünde, güzel bir mesleği var. hayatından da son derece memnun. o da babası okumayacağını anlayınca çıraklık eğitim vb kendi tamircilik mesleğine başlattı.

bu örneklerin dışında 45 yaşına gelip, 50 küsür yaşına gelip. cebinde 5 kuruş olmamasına rağmen inatla çalışmayan. çalışmayı reddeden ve bulunduğu durumdan şikayet eden 2 arkadaşım daha var. adamlar çalışmamak için ant içmişler. analarının babalarının emekli maaşı evleri olmasa ekmek bile alamazlar kaldı ki bunun 45 50 yaşında insanlar için ne kadar aşağılayıcı olabileeğini düşünün.

bu sorunun altında yatan asıl şey psikolojik sorunlar, ha tedavisi var mıdır? insanların alışkanlıkları değişir mi nasıl olur nasıl biter bilmiyorum ama bu tür insanların yakınlarına sabır diliyorum.
+4
omer460
(23.08.26)
terapi alsin.
+3
banach
(23.08.26)
bende böyle bir kuzen var. 71 dogumlu, hayatinda bir gün calismadi. hep hazir yedi. sekiz tane daireleri, bes tane dükkanlari vardi, hep onlari sattilar. bir yazlik evleri vardi, o da gitti. en son kendi yasadiklari daire kalmisti sadece. bu esnada pasam mercedesler, cadillaclar üstünden inmedi. gidip kendine 4 bin euro verip balenciaga ayakkabi alan bir tip. kumar da var, metres de var. terapi falan hikaye, bazisini düzeltmek mümkün degil. böyle bir insanla karsilasmamis olanlar asla anlayamazlar bunlarin cevrelerine verdikleri zarari. anca bol keseden tavsiye dagitirlar.
sahsen ben hicbir sey yapmiyorum. 18-19 sene oldu görüsmüyoruz. telefonu bile yok bende. benim numara da onda yoktur. ailem de asla görüsmüyor cok sükür. ne dügünümüze ne cenazemize cagrilan biri. teyzem falan da vefat etti. umrumda da degil. bu soruyu okuyana kadar herhalde bir 5-6 sene olmustur adam aklima gelmeyeli. sonucta yetiskin insan. benden 19 yas büyük. benden ve ailemden borc istemedikce istedigini yapabilir, istedigine salca olabilir. bizi hic alakadar etmiyor. öyle bir akrabam yok benim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.08.26)
Çocuk yapınca dünyanın en yapılamaz şeyi yaptıkları zannına kapılan ve dünyanın en prenses çocuğunu yetiştirmeyi amaç edinen zamane anne babalarının, bu gayretteki doz aşımı böyle bir şeye sebep oluyor.
Bir şeyi elde etmek için çalışmak gerektiği bilinci gelişmeden büyüyen çocuklar böyle asalak oluyor. Paranın harcama tarafına kendilerini konumlandırıyorlar. Kazanma tarafında hiç yoklar.
Böyle birkaç aile tanıyorum da biri çok dikkatimi çekiyor. Anne baba çocuk için yaşıyor ve yaşları epey geçtiği halde emekli olamıyorlar. Çünkü çocuğa para lazım.
Anne baba ölünce o adamın ne olacağını çok merak ediyorum.
İnstegramda dolanıp duran bir video var. Baba ile çocuk yürürlerken önlerine bir engel çıkıyor. Baba engeli aşıp geçiyor ve çocuğun kendi başına becermesini bekliyor. Cevap o videoda gizli.
0
Mirket
(23.08.26)
O insanların iş bulamama ihtimali olduğunu da hesaba katsanız keşke. Burada yazan çoğu kişinin işi rahat. Sıcacık ofisinde oturup kahveni yudumlarken konuşmak kolay tabi. Burada sayıp dökenler asgari ücrete haftanın altı günü çalışsınlar bakalım ne kadar dayanacaklar. Herkes sizin gibi şanslı olamıyor maalesef.
+1
nothing in my way
(23.08.26)
tavsiye vermezdim.

çünkü iş hayatında neler nelerle karşılaştım ki maddi durumum olsa bir gün bile çalışmazdım.
+1
rain when i die
(23.08.26)
gerçekten aç kalınca çalışır merak etmeyin.
0
orpheus
(23.08.26)
turkiye'de boyle insan cok. turkiye'de anne baba koruyuculugu gereksiz duzeyde.
0
baldur2
(23.08.26)
Terapi alsın cevabı geldiyse dağılabiliriz.
+2
gabe h coud
(24.08.26)
Bu zihniyet ile konuşarak bir şeyler çözülmez diye düşünüyorum.
0
kondansator
(25.08.26)
(10)

Revani isteyen var mi?

narod
Gaza gelip bir tepsi revani yaptim. Diyetteyim ben. Arkadasimla bulusucaktik, ona vericektim. O da olmadi. Uskudar Altunizade'deyim. Buralarda olan varsa verebilirim.
Gaza gelip bir tepsi revani yaptim. Diyetteyim ben. Arkadasimla bulusucaktik, ona vericektim. O da olmadi. Uskudar Altunizade'deyim. Buralarda olan varsa verebilirim.
+3
narod
(13.08.26)
Haşhaşlı mi?
insaah değildir
olsa canım çekerdi
0
kisa
(13.08.26)
Peşinen eline gönlüne sağlık :)
Almak isterdim ama ben esenyurt tayım ve açıkçası o tarafa işim düşmediğinden altunizade nerde onu da bilmiyorum.
0
denizciman
(13.08.26)
Limonlu
+1
🌸narod
(13.08.26)
Off of
0
kisa
(13.08.26)
Güvenlik görevlisi yer onu.
0
gabe h coud
(13.08.26)
Komşulara dağıtıp sevap points alma zamanı.
+1
la traviata
(14.08.26)
Bugun altunazedede pazar var, gidin bir esnafa birakin onlar aralarinda bölüşür sevinirler
0
covered
(14.08.26)
ben de irmik helvası yaptım evde kimse tatlı yemiyor :D çıkıp amcama halam falan vericem. sen de akrabalara dağıt.
0
neira
(14.08.26)
Guvenlik gorevlisi, kapici, komsu vs gibi ihtimalleri dusundum . Bunlar ihtimal disindaydi zaten arkadaslar, o sebeple buraya yazdim. Pazara da gidip, elimde revaniyle, size revani getirdim demek biraz tuhaf geldi, bilemedim.

Neyse kimin kismetiyse yer artik
0
🌸narod
(14.08.26)
Valla yine balık yedim yine şerbetli tatlı düştü aklıma
0
kisa
(14.08.26)
(14)

belediyeyi vs. arıyor musunuz hiç?

art cat chocolate
herhangi bir arıza, ihbar, istek veya şikayet için belediyeyi veya ona benzer ilgili kurumları arıyor musunuz?ben hep arıyorum da... çevremde başka arayan yok. istanbul belediyesi bana çalışıyor galiba. :D
herhangi bir arıza, ihbar, istek veya şikayet için belediyeyi veya ona benzer ilgili kurumları arıyor musunuz?

ben hep arıyorum da... çevremde başka arayan yok. istanbul belediyesi bana çalışıyor galiba. :D
0
art cat chocolate
(11.08.26)
Aradım 2-3 kere şikayet ettim. İBB 6 aydır sahildeki göçük alanı düzeltmiyor. Göçük tehlikesi diye tabela koyup bırakmışlar. CHP belediyecilik zihniyeti tam olarak budur.
-4
gabe h coud
(11.08.26)
Geçen Çankaya belediyesine bi yol tamiri için yazdım. Gününde onardılar, çok şaşırdım.
-1
glamdr1ng
(11.08.26)
ben ne için aradıysam hep yapıyorlar valla :D

- yaya yolu çizin dedim, çizdiler
- trafik lambaları bozuk dedim, yaptılar ya da trafik polisi gönderdiler
- diğer arızaları da hep düzelttiler
- ilaçlama istedim, yaptılar
- bir yer için denetleme istedim, denetlediler
- her türlü istek ve şikayetimin sonucunu da hızlıca bana bildirdiler

şu an aklıma gelenler bunlar
0
🌸art cat chocolate
(11.08.26)
Lazım geldikçe yazıyorum, istediğim sonuç her seferinde çıkmasa da ilgileniyorlar. Belediyesine göre de değişiyor elbette, yağmurda su basan yolu anında onaran (drenaj yapan) belediye de var, yolları patates tarlasına dönmüş yolu 13 senedir onartamadığım belediye de.
0
orient blue
(11.08.26)
Sürekli arıyorum, taleplerim bazen aynı gün bazen bir iki gün içinde çözülüyor.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(11.08.26)
ibb alo 153’ü aradım en son. Belediyenin yapması gereken bir anaartel yol üzerindeki göçükleri hatırlatmak içindi. Çıkan kişi ile resmen kavga ettim. adresi tarif ettiğimde pişkin bir şekilde öyle bir yer yok diye iddia da bulunuyordu herif. Çok şaşırdım. Yani kayıt açıp başından savmak yerine bana çatmayı tercih etti. Muhtemelen chp gençlik kollarından bankamatik memuru bir tipti.
0
ezkaza
(11.08.26)
2 yıl önceye kadar çok arıyordum, sonra küstüm. en son (lüks) arabaların çok gereksiz hız yaptığı bir çıkmaz sokağa eskiden var olan kasislerin geri getirilmesini rica ettim. hız yapan arabalar yüzünden baktığım iki sokak kedisi ölmüştü ve ayrıca her akşam sokakta scooterlarıyla gezen çocuklar için tehlikeli oluyordu. belediye talebimi değerlendirmeden, açıklama bile yapmadan reddetti. bu olay chpli bir belediyede yaşandı. açıkçası rant neredeyse her parti orada. ben de saldım.
+1
eileengray
(12.08.26)
ben de ibb çözüm merkezi'ne yazıyorum X platformu üzerinden DM atarak. Çoğu case'i çözüme kavuşturdular. Son bir şikayetim vardı çocuk parkının içi motorsikletlerle dolu olmaya başladı ve baya çocuk parkı içinde de hızlı sürüyorlar. oraya bi turnike gibi bir şey yapmaları gerektiğini söyledim pusetli insanları da mağdur etmeyecek şekilde. bakalım yapacaklar mı.
0
elektr10
(12.08.26)
Yazıyorum ve genelde ilgileniyorlar.
0
a7x
(12.08.26)
Arıyorum kesintilerde vs
0
basond
(12.08.26)
ibb'yi çok aradım ya da online sistemden kayıt oluşturdum (arayınca da onlar senin adına kayıt giriyorlar).

hepsi olumlu ya da olumsuz sonuçlandı.

haber verdiğime pişman olduğum bir olay var: kamyon ya da bir araç ağaca çarpmış ve araç kırılmış. onu kurtarın ya da kesip yenisini dikin dedim. geldiler kesip gittiler. kurtarılmayacak durumdaydı zaten ama bari yenisini dikselerdi. kaç sene oldu orası boş.

benzer şekilde başka ağaçların da kabukları soyulmuştu, onu da bildirdim. (sanırım motor, scooter falan bağlıyorlardı) sıralı bütün genç araçlar yaralıydı. ağaçların kabuklarına yeşil boya sürdüler. iyileşti ağaçlar. kesip de yenisini dikmezler diye hepsini bildirmedim.

yıllar önce kaldırımdaki ince metal elektrik direkleri kaldırılmış ama 3-4 cm'lik kocaman vidaları duruyordu. çektim fotoğrafını gönderdim ve anlattım konumuyla, google maps görüntüleriyle vs. ertesi gün gelip hemen düzelttiler.

bunun gibi daha bir sürü geri bildirimim var. anında çözdüler. şikayetin kapanması için resim/yanıt vs ile bildiriyorlar bazen.

bir kaç kez komşularımı şikayet etmiştim. köpekleri gece gündüz bağırıyordu. beni evde uyutmaması ayrı hayvanların bu kadar ağlaması ayrı dert. ses kaydettim farklı zamanlarda, durumu net şekilde anlattım. belediyenin veterinerlik biriminden görevliler gelip "hayvana şöyle bakın, bunu yapın bunu yapmayın" diye uyarıda bulundular. ama uyarı dışında bir şey yapamıyorlar. yetti yine de.

bu şikayetlerin hepsi şişli belediyesinde idi.
+1
biseysorcaktim
(12.08.26)
2 yıl önce çok aradım uğraştım şikayetim çözülmedi.
şimdi bir yeri arayasım yok ortadoğu coğrafyasında yaşadığımı kabul ettim
0
devilone
(13.08.26)
İlçe belediyelerine eksik parklar için hayvanlara mama-su kabı istedim oldu
Metro çıkışlarına kanopi(tente) yapılması hacettepe ve bilkent öğrencileri yağmurda
sefil oluyordu,yaptılar
Bunun gibi ama mantıklı gördükleri bir çok isteğimi yaptılar ama bir kaç şeyi yapmamaları sinirimi bozuyor.Örneğin çöp kutusu olmayan fazlasıyla merkezi olan yerlere talep ettik gelmedi,Bazı metro çıkışlarına ekstra kart otomatı-su otomatı istedik gelmedi.Yaya geçidi ışıklarını yaya geçidinden sonra koyulması işleminin düzeltilmesini
istedik o da olmadı.Ankara da bazı şeyler istanbul kadar ilgilenilmiyor.İstanbul da her şeye çok dikkat edilirken ankara da açıkcası sallanmıyor
0
smokee
(13.08.26)
evet. fakat sonuc kisminda parti bazinda bir tutarlilik yok bence. bazi chp belediyeleri sallamazken bazi ak parti belediyeleri isini yapiyor veya tam tersi bazi ak parti belediyeleri sallamazken bazi chp belediyeleri isini yapiyor. dolayisiyla partiler duzeyinde degil kisiler duzeyinde bakmak gerekiyor.
0
Sour
(13.08.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.