Giriş
(9)

Dostluk Temasını İçeren Edebiyat Ürünleri

eftalit
Hikaye olur, şiir olur deneme olur, edebiyatla ilgili herşey olur. Var mı aklına gelene?
Hikaye olur, şiir olur deneme olur, edebiyatla ilgili herşey olur. Var mı aklına gelene?
0
eftalit
(24.01.09)
thinkbeforedoing
(24.01.09)
aklıma ilk tutunamayanlar geldi niyeyse.
0
light beam
(24.01.09)
point me at the sky
(24.01.09)
wpi
(24.01.09)
stephen king - stand by me
0
fuck milk get beer2
(24.01.09)
kırmızı pazartesi,marquez
0
dr.ramiz
(24.01.09)
biraz değişik bir tür dostluk olacak ama aklıma geldi birden: kinyas ve kayra ve piç. ikisi de hakan günday'ın ve romandır. bir tanesinde iki arkadaş - kankardeş söz konusudur, diğerinde ise bir grup yakın arkadaş. bu arada vüs'at o. bener'in dost öyküsü özellikle önemlidir ve edebiyatımızın yakın tarihinde yer etmiş ciddi ve çok önemli yapıttır. berbat olmasın diye içeriğine girmiyorum bu öykünün.
0
beccaria
(24.01.09)
fikrimin ince gülü tavsiye ederim. aslında direk dostluk üzerine yoğunlaşmış bir kitap değil ama yine de okunmalı bence.
ayrıca murathan mungan cenk hikayeleri ni de atlamamak lazım.
0
Omayra
(24.01.09)
Thomas Bernhard'in kitabi: Wittgenstein'in Yegeni
0
nazenin
(25.01.09)
(9)

Kadıköy'de Kafe Önerisi

3200
Kadıköy'de oturup kitap dergi okuyabileceğimiz, bitki çayları poşet olmayan, fiyatları çok el yakmayan ve garsonların sürekli bir şeyler içtirmeye zorlamadığı, küçük sevimli kafe önerisi istiyorum.
Kadıköy'de oturup kitap dergi okuyabileceğimiz, bitki çayları poşet olmayan, fiyatları çok el yakmayan ve garsonların sürekli bir şeyler içtirmeye zorlamadığı, küçük sevimli kafe önerisi istiyorum.
0
3200
(18.01.09)
ortakapı: alkım'dan yukarıya doğru çıkın, akmar'ın olduğu köşeyi geçin ilerde sağda.
0
coffee and cigarettes
(18.01.09)
kumluk tarafındaki otobüs durağının karşısındaki binalara bakınız orda beksav yazısını görürsünüz cafesine gidin çay çorba kek vsv gayet ucuzdur ve garsonlar bunaltmaz hele haftaiçi gidersiniz varlığınızı bile unutabilirler
0
dr.ramiz
(18.01.09)
ben de ortakapı diyecektim ki ismini hatırlayamadım bir türlü.
0
deckard
(18.01.09)
ortakapı'nın yerini biraz daha iyi tarif eder misiniz?

"yukarıya doğru çıkın akmarın köşesini geçin" demişsiniz ama akmar "yukarı" bir yerde değil ki, gayet de aşağıda.
0
🌸3200
(18.01.09)
alkım (artık) akmarın aşağısında.
0
redlinetheturk
(18.01.09)
alkim in ordan giriyorsun. yukari dogru cikarken; sola dogru bir sokak goreceksin. bu birinci sokak. gec onu. yukari dogru giderken bu sefer dortyol gibi bir yerle karsilacaksin. bu dortyolun sol tarafi; akmarin oldugu kose sayilir. sen gene o dortyoldan da hicbir yere sapmadan sagina bakarak devam et o zaman goreceksin.
0
ne nicki be
(18.01.09)
2 - 3 sene oldu kapandı mı bilmiyorum.Khalkedon kitapevi vardı.Caferağa spor salonunun tam karşısında. Oturup birşeyler yudumlayarak kitap okuyabiliyordunuz bir köşesinde. Ayrıca fanzinleri karıştırmanızada ses etmiyorlardı o vakitler. Şimdi hala açık mıdır?Nedir? Ne değildir?Fikrim yok.
0
iustitia omnibus
(18.01.09)
Khalkedon hala duruyor, aynı yerde
0
zubundy
(19.01.09)
sahaf var gayet sessiz sakin bir yer ve fazla sayıda kitap barındırmasa da kitaplıkları da mevcut.
0
phoera
(19.01.09)
(10)

öss için mat2 ve geo. konu anlatımlı soru bankası önerisi olan var mı???

noliy
bölümü değiştirmek için bu yıl sınava gireceğim. fakat biraz fark var benim girdiğim seneyle bu sene arasında. bilgisi olan varsa kaliteli ve başka kaynağa ihtiyaç duydurmayacak kitap söyleyebilirse sevinirim. bir de deneme sınavı alıcam, sınava en yakın soru tipi hangi kaynakta var??şimdiden teşekk
bölümü değiştirmek için bu yıl sınava gireceğim. fakat biraz fark var benim girdiğim seneyle bu sene arasında. bilgisi olan varsa kaliteli ve başka kaynağa ihtiyaç duydurmayacak kitap söyleyebilirse sevinirim. bir de deneme sınavı alıcam, sınava en yakın soru tipi hangi kaynakta var??şimdiden teşekkürler.
0
noliy
(16.01.09)
sana tavsiyem konu anlatimlinin yaninda, cozumlu test kitaplari var. bunlardan edinebilidigin kadar edin. ikincisi; sinava en yakin soru kaynagi hem hepsin de var hem hicbirin de yok. o sadece dersanelerin ve kitap ureticilerinin uydurmasi sonucu ortaya cikan bir hurafe. osym her sene o kadar orijinal sorular buluyor ki, benzerini yapmak imkansiz.
0
ne nicki be
(16.01.09)
geometride zambak yayınlarının bi kitabı vardı çok güzeldir mat2 için fdd nin konu anlatımlı soru bankasını tavsiye edebilirim
işin zor allah sabır versin
0
dr.ramiz
(16.01.09)
2006 ve sonra da 2008 OSS'ye girmis biri olarak soyluyorum:

1. FEM yayinlarinin geometri 1-2 adli kalin kitabini al. Konu anlatimlidir, testleri de guzeldir. (Ben FEM yayinlari almam deme, sinava hazirlaniyorsun ideolojik davranmanin zamani degil. Ben de almam demistim ama aldim ve memnun kaldim. Bir de git NT denen kitabevlerinden al.. Orda ucuz oluyor FEM yayinlarinin kitaplari.)

2. MAT2 icin alabildigin her boku almak ve her kitaptan bir seyler cozmek zorundasin. Sinav dershanesinin MAT2 kitabi cok guzeldi. Sene sonuna dogru da MEF yayinlarinin mat2 soru bankasini al. Ama dedigim gibi MEF'i sene sonuna dogru al cunku testleri zor ve karisiktir.

Deneme sinavi olarak da kesinlikle Ugur yayinlarindan uzak duruyorsun. Gazetelerin verdigi deneme sinavlari iyidir. Mesela Radikal'in verdigi deneme sinavini cok begeniyordum. Ayni zamanda Zaman gazetesi denemelerini de takip et. Illa deneme sinavi seti alacagim diyorsan Pi Analitik yayinlarinin denemeleri guzeldi. Ben diger denemeleri de cozmustum ama en cok Radikal, Zaman ve Pi Analitik denemelerini begenmistim.

Ha bir de Pi Analitik'in cozumlu geometri test kitabi vardi. Yani normal test kitabi ama her testin ayrintili (gerizekaliya anlatir gibi) cozumu vardi. Eger geometrin kotuyse isine yarayacaktir.

Isin zor hakikaten.. Umarim hedefine ulasirsin. Sevgiler, bol sabirlar dilerim.
0
vita vinum est
(16.01.09)
bir başka duyurya yazdığım cevap:

"matematik öğretmeni olarak ilgili kısmı yanıtlayayım;

konu anlatımlı: pianalitik, birey ve tümay
soru bankası: fen bilimleri merkezi, final

(güvender eski kalitesinde değil artık)"


konu anlatımlıya ek olarak karekök'ün kitapları ve fen bilimleri merkezinin dergileri. ayrıca 25 ocak'taki özdebir deneme sınavına mutlaka katılın, öss'ye yakın oluyor.
0
lancelot du lac
(16.01.09)
ya aslında çok da zorlamaz ama ben fen lisesi çıkışlıyım eadan bölüm istiyorum o kötü işte. edebiyatı bitirdim sayılır tabi önümdeki 5 ayı sayarsak 1. bölüm hiç bakmadım desem yeridir.tahminen oralar zorlamicaktır zamanında edindiğim birikimle hallederim muhtemelen.sene sonuna doğru deneme sınavı filan çözer hallederim(bu arada deneme sınavı fasikülü bilen varsa marka söylesin lütfen) mat2den de çok kasmama gerek yok edebiyat kolay geldi ordan vurmaya çalışacam mat2den çok net çıkarmama gerek yok gibi. çok kastırmazlarsa sınavda yaparız bişeyler çok da gerek yok açıkçası zaten üniversitede okuyorum. geometriyi zambaktan alim tamamdır o iş. mat2de fdd biraz yüzeyseldi sanki bir daha düşünim başka tavsiyeler olursa onlara da bakiym. çözümlüler var da ben marka bilmiyorum söyleyebilirsen adı ne kaynağın almaya çalışırım.
0
🌸noliy
(16.01.09)
@vita vinum est; ne yaptığını merak ettim açıkçası sınavda:D öyle ideolojik davranmam işime yaraması daha önemli şimdilik:)sadece ntden almam:)bir bakmalıyım kitabına nasıl işlenmiş konular. geometrim kötü değildir ama 2 yıl oldu tabi ve o nedenle görüş kabiliyetimi yitirmiş olmam muhtemel pi analitiğin kaynağını da düşüniym o zaman. deneme olarak gazetelerin verdiklerine karşı antipatim var açıkçası. pi analitik olanları araştırayım o zaman. mat2 hususunda çok bi net yapmaya ihtiyacım yok açıkçası ama yine de işimi garantiye alımalıyım madem bir işe girişiyorum tam gireyim. mefi denemiştim zamanında kastırıyor o kasışa gerek yok. sınav dershanesininkine bakalım o zaman.

birey de kastırıyor hiç gerek yok. tümay sıktı o soru karakteristiği ve anlatışı fi tarihinden kalma(zamanında fazla kullandığım için irite olmuşum artık:D) pi analitik lafı baya geçti demek bir hikmet ve onda. araştırmak lazım. hepinize ayrı ayrı teşekkürler. tabi aklına kaynak adı gelen yine yazsın çok yalnızm abi ailem bile bilmiyor bu savaşta tekim şuanda:DD
0
🌸noliy
(16.01.09)
soru bankası olarak math club'ı öneririm. mat1, mat2 ve geometrisi var.
0
rodeocu
(16.01.09)
@rodeocu; abi o biraz daha eğlenceye yönelik uğraşmalık gibi geldi sınav için olduğundan emin misin?
0
🌸noliy
(16.01.09)
@noliy
evet eminim. öğrencilerim kullanıyordu pek ala. sen kitabı biliyor musun? evet ismi biraz enteresan kaçıyor ama iyi kitaptır çok özgün sorular var içinde.
0
rodeocu
(16.01.09)
@rodeocu;össde enteresen soru sayısı zaten az, benim de onları yanıtlama gibi bir düşüncem yok, temiz iş çıkartmak planım. hedeflediğim soru sayısı var zaten onları da halledecek kadar hatırlasam yeter yani 30da 30 ya da 29 filan gibi bir derdim yok. daha ideal ne biliym 20 net filan çıkartacak kadar bi kitap olmalı çünkü edebiyata yüklendim açığı ordan kapamayı düşünüyorum o daha kolay en azından benim için.
0
🌸noliy
(16.01.09)
(20)

İsim algısı

joelskellington
Efenim yıllardan beri merak ediyorum, ismim başkalarında ne tip bir izlenim uyandırıyor diye. Hani hepimiz biliriz isimlerin uyandırdığı iyi kötü bir izlenim vardır, Cansu kafamızda tiki bi resim çizerken Zeynep daha bi hanımefendi durur gibi. Ben kendi ismimi merak ediyorum, çok sık rastlanmadığı i
Efenim yıllardan beri merak ediyorum, ismim başkalarında ne tip bir izlenim uyandırıyor diye. Hani hepimiz biliriz isimlerin uyandırdığı iyi kötü bir izlenim vardır, Cansu kafamızda tiki bi resim çizerken Zeynep daha bi hanımefendi durur gibi. Ben kendi ismimi merak ediyorum, çok sık rastlanmadığı için genel bir algısı varmış gibi gelmiyor. Yani üzerinde fikir birliğine varılabilecekmiş gibi gelmiyor bana. Tanıdığım insanlara 'abi ismim nasıl sence' diye soramıyorum çünkü ismimin kişide yarattığı algıda benim bizatihi etkim oldukça yüksek oluyor doğal olarak. Yeni tanıştığım insanlara da ilk dakkadan 'ehe ismim nası ehe' de diyemiyorum komik oluyor. Size sormaya karar verdim ben de.

Ekrem ismi size nasıl bir tipi çağrıştırıyor sayın duyurulular? Bi anlatın yav.
0
joelskellington
(12.12.08)
ekrem, efendi bir isim gibi geliyor bana nedense :)
0
forumtrak
(12.12.08)
benim aklıma ilk bülent kayabaş geliyor. yıllar evvel bir filmde ekrem rolündeydi.

fragmanı: www.sinematurk.com&no=0
0
dreamkeeper
(12.12.08)
cansu ve zeynepe ek olarak (bkz: adi taylan olanlarin esmer ve yavsak olmasi) var mesela.

bence ekrem; yakışıklılık bakımından mı soruyorsun tip olarak onu bilmiyorum da, derslerinde falan çok başarılı(ya da çalıştığı alanda), muhabbeti iyi, efendi ve çok eğlenceli, laçka olmayan izlenimlerini yaratıyor bende ilk bakışta.
0
ymerdiveni
(12.12.08)
ağırbaşlı, içine kapanık, saçları hafiften dalgalı bir tip geliyor gözümün önüne :)
0
goodbyecruelworld
(12.12.08)
ekrem deyince benim aklıma evine bağlı haza beyefendi böle çantasının iki kolunu da sırtına takan kendi halinde biri :)
0
sevii
(12.12.08)
ekrem dediğin mülayim olur. yani birinin adı ha ekrem olmuş ha mülayim. ikisi aynıdır gözümde.
0
bordeaux
(12.12.08)
mahallede çocukluk arkadaşım ekremdi, bu isim hep onu hatırlatır, ipne, yavşak, üçkağıtcı, tembel, abisini bile dolandıran ama 30 yaşına geldiğinde tam zıttı mülayim bir tip olan bir adam, yani ekrem.
0
alchemistt
(12.12.08)
Operasyon müdürümüzün ismi olduğu için hafiften tırsarız :)
0
skahvecioglu
(12.12.08)
ekrem diyince aklıma dış görünüş olarak kumral, renkli gözlü biri geliyor nedense :).
karakter olarakta kibar, konuşması ve ses tonu düzgün, ağırbaşlı biri geliyor aklıma. genel olarak saygılı bir tip, saygılı bir kişinin ismiymiş gibi geliyor.
0
philosophia
(12.12.08)
"fakat deborah'ın yıllar geçtikçe bir ekrem olması" diyordu bay cingılbört bir seferinde, ordan bir çıkarım yapabilirsin belki.
0
coffee and cigarettes
(12.12.08)
aynen forumtrak'a katılıyorum, Ekrem çok efendi bi isim, kötülük gelmez Ekrem'den:)
0
quinza
(12.12.08)
ekrem biraz serttir, şaka kaldırmaz pek. etrafındaki cansuların zeyneplerin ağzından sık sık "ya ekrem hiç gelemez böyle şeylere" cümlesi duyulur. bunun yanında ekremin kalbi yumuşaktır. göbeğe hiç tahammülü yoktur. azcık göbeklenince hemen yürüyüşe başlar.
0
minguinho
(12.12.08)
hani küçük emrah ın bir filmi vardır bu filmde emrah babasının zoruyla hukuk fakültesine devam etmektedir ve yine babasının zoruyla katı kuralları sert bir pansiyonda kalmaktadır derken pansiyonda çalışan hatuna aşık olur falan filan
işte emrah ın bu filminde söz meclisten dışarı yavşak bi tip vardır emrah ın sınıftan arkadaşı işte bu çocuğu emrah ın çoğu filminde kötü karakter olarak işte bu vatandaşın bi filmde adı ekrem di nasıl sirayet etmişse zihnime yıllardır unutamadım ekrem deyince o dingil gözümde canlanır
esasında çok mülayim bir tip canlanması gerekirken
bu arada fotoğrafını koyucaktım bahsettiğim elemanın ama bulamadım
0
dr.ramiz
(12.12.08)
ekrem deyince aklıma ana okulundan bi arkadaş geliyo.çok esnek bi lavuktu çok iyi zıplardı.bi yavşaklık sezerdim onda.hep öyle kalmış ekrem ismi aklımda.
0
naithan
(12.12.08)
büyük ihtimalle kentli bir ailenin çocuğusunuz. ekrem ismi mutlaka şöyle kravat ceket filan gibi birşeyler gerektiriyor sanki. 35 yaşın altındaysanız ekrem muhtemelen dedelerinizden birinin ismi. ya da anneniz ekrem bora'ya hayranmış. kötü bir isim değil, sıradan değil, biraz yaşlıca ve cool bir imaj yapıyor. yani üstad o isimle küpeler, piercingler, dövmeler, uzun saçlar gitmez. efendi olmaya mahkumsunuz.
0
synick
(12.12.08)
merhaba ekremler!

öncelikle sizi tebrik ederim siz dünyada kazağın* en çok yakıştığı insanlarsınız. bana kalırsa siz kazak giymek için yaratılmışsınız. ama iyi anlamda.

ikinci olarak; saçlarınız erken ağaracak. fakat üzülmeyin, bu zaten karizmatik olan yapınıza daha da bir karizma katacak. çünkü önce kulaklarınızın üstü beyazlayacak ve böylece adeta bir kuliniy olacaksınız.

tabii kötü yanlarınız da yok değil. ekremseniz, biraz alman hesabıcı bir insan oluyorsunuz. yani bilmiyorum aslında, belki de en güzelidir bu. ortamlarda ne sizin başkaları adına hesap ödemesine izin veriyor, ne de başka birisinin size herhangi bir şey ısmarlamasına müsaade ediyorsunuz. çünkü ekremsiniz. ama iyi anlamda.

masa tenisinde başarılı olmanız sürpriz sayılmamalı. futbolda ise iyi bir seyircisiniz ve galatasaraylısınız. bazen otobüslerde giderken elinizdeki fotomaç'ı katlayarak okuyabilmeniz yan koltuğunuzdakileri hasetlerinden çılgına dönderiyor. yalnız 2009 mart-nisan ayları gibi özellikle göz sağlığınıza dikkat.

neriman'la mutlu bir beraberliğe yelken açabilirsiniz.


sizi çok seviyoruz ekrem.
0
oldu görüşürüz
(12.12.08)
bir de badi ekrem var tabii, benim aklima da o gelir.
0
atmacaged
(12.12.08)
tamamen tesadüf olsa da tanıdığım tüm ekremler efendi adamlardı.
0
deckard
(12.12.08)
direk edebiyat ogretmeni ismi.
0
fdegir
(13.12.08)
Ekrem kelimesinin anlamı tam olarak nedir, Ekrem arkadaş?
0
the bourgeois
(13.12.08)
(5)

yazı yazmak

quinza
burada biri sormuştu gerçi, araştırdım bulamadım..diyelim kendi çapımızda ufak bi deneme yazdık örneğin Descartes'la ilgili..neresi yayınlar bunu? genç radikale gönderebiliyorduk galiba, başka bunun gibi siteler var mıdır?
burada biri sormuştu gerçi, araştırdım bulamadım..diyelim kendi çapımızda ufak bi deneme yazdık örneğin Descartes'la ilgili..neresi yayınlar bunu? genç radikale gönderebiliyorduk galiba, başka bunun gibi siteler var mıdır?
0
quinza
(11.12.08)
denemeler.com diye bir site vardı sanırım o da olabilir.
0
fedaialkolik
(11.12.08)
pek alakasız olacak ama, eğer bayansanız, ciddiye alınma şansınız pek olmayabilir. etraftaki yazı yazan hemcinslerim arttığı gibi çoğu gereksiz yazsa da aralarında gayet iyi yazanlar da var. ama gereksiz yazan çoğunluktan dolayı ciddiye alınmıyoruz. bunu beni üzecek derecede uykusuz çizeri ersin karabulut'un bir köşesinde gördüm. çizer "yazı yazan kız" genellemesi altında yazı yazan (gerekli yada gereksiz) bütün kızları üzmüş, kırmış, ezmiş. neyse yine de size başarılar. :)
0
kucukkiz
(11.12.08)
zaman gazetesinde hyde park var bir de tarafta her taraf var, olmazsa bana yollayın ben entelektuel.com da yayınlayayım :=)
0
amarat
(11.12.08)
genç hayat diye haftalık bir gazete var.
başka bir gazetenin eki sanırsam..öyle bir şey işte.

tamamen okuyucuların gönderdikleri yazıları yayınlıyorlar.
bi düşünün. eğer olur derseniz gönderirsiniz

not : (içerde tanıdığım var.kolaylık yaparız xD)
0
point guard
(11.12.08)
genç hayat evrensel gazetesinin ekidir
0
dr.ramiz
(12.12.08)
(21)

Çantamdan ne çıkarayım?

sharon and hope
Çantam çok ağır, içinden bir şeyler çıkarmak istiyorum ama maalesef çıkaracak bir şey bulamıyorum. * cüzdan* bir adet not defteri* içinde kalem, uç ve silgi olan minik bir kalem kutu.* şemsiye* anahtar* makyaj çantam (içinde; eyeliner, dipliner, göz kalemi, rimel, lipstick, allık ve allık fırçası va
Çantam çok ağır, içinden bir şeyler çıkarmak istiyorum ama maalesef çıkaracak bir şey bulamıyorum.

* cüzdan
* bir adet not defteri
* içinde kalem, uç ve silgi olan minik bir kalem kutu.
* şemsiye
* anahtar
* makyaj çantam (içinde; eyeliner, dipliner, göz kalemi, rimel, lipstick, allık ve allık fırçası var)
* minik plastik bir dünya topu. sıkmalık (hafif)

hangisini çıkarsam?
0
sharon and hope
(05.12.08)
cep telefonu tasiyorsaniz notlarinizi kisa mesaj kismina yazip kaydedebilirsiniz. bu yuzden not defteri ve kalem kutusunu cikarin. ayrica dunya topu me ola ki? onu da cikarin.

makyaj cantasini cikarin diyemiyorum, anahtar, cuzdan ve semsiye lazim olan seyler.
0
dengesiz pamuk
(05.12.08)
1- Semsiye
2- Not defteri; bir yaprak yeterli olabilir.
3- Sadece kalem; digerleri disarda kalabilir.
4- Makyaj cantasi; tazeleme gibi bir durum yoksa gerek var mi ?
0
lejant
(05.12.08)
tek omza binen bir yükten bahsediyoruz, spor yapıyorum zaten; teşekkürler.
0
🌸sharon and hope
(05.12.08)
* Cüzdan: Bunu çıkaramazsınız, en lazım şey.

* Not defteri: Bence gereksiz kalabalık. Sürekli not mu alıyorsunuz? Almıyorsanız, kağıt lazım olduğunda eski bir fişin falan arkasına yazabilirsiniz gayet.

* Kalem kutusu vb: Tek bir tükenmez yeter.

* Şemsiye: Dünyanın en gereksiz aparatı. Kapalıyken ayrı, açıkken ayrı dert. Uçar, kaçar, ters döner, milletin gözüne girer falan. 30 yaşındayım, bugüne dek şemsiye kullanmadım diyebilirim. Hava yağacak gibiyse kapşonlu bir şeyler giymeyi düşünebilirsiniz.

* Anahtar: El mahkum duracak bu.

* Makyaj Çantası: Sz doğal halinizle daha güzelsiniz. Boyaya batmanın ne alemi var. Bak zaten hava da yağmurluymuş, akacak zaten. Gerek yok.

* Dünya topu: Çantada çok yer açıldı bence bu kalsın.

İşte benim çantam :)
0
sui
(05.12.08)
Simdiye kadarki cevaplar bayagi duzgun. Bence de semsiye, not defteri, kalem kutusu ve dunya topu cikmali.

Makyaj cantasini ne siklikta kullaniyorsunuz? Her an yaninizda tasimak cok mantikli gelmiyor, eger her gun gun icinde mutlaka ciddi manada makyaj yenilemiyorsaniz. Belki cantayi cikarip sadece sik kullandiginiz 1-2 parcasini yaninizda tasiyabilirsiniz. En iyisi bir-iki hafta hangilerini sik kullandiginizi objektif sekilde izlemeye calisip ona gore karar vermek.
0
wpi
(05.12.08)
- Cuzdan durur, cuzdan ayri sey canta ayri sey.
- not defteri gider, cep telefonu var nasil olsa not bolumu yoksa bile mesajlara girip yazabilirsiniz. en kotu ihtimal bir sayfayi cuzdana yerlestirin.
- tukenmez kalem yeterlidir. cantada oldugundan kolayca acilip, murekkep akitip cantayi heder etmeyecek olan tercih edilirse iyi olur.
- semsiyelerin kucucuk minicik ve hafif olanlari var. eger buyukse onlardan birisi tercih edilse daha iyi olur.
- anahtar?
- makyaj cantasi gereksiz bence. eger onemli bir mevzu varsa alinabilir ama onun disinda sadece lipstick olsa yeter cantada.
- dunya topu supermis, bence durmali.
0
entrapmen
(05.12.08)
bence çantayı ağır yapan şemsiyedir. onu çıkart. vazgeçemem lazım oluyor diyorsan (ki çantanda devamlı taşıdığına göre böyledir) nerdeyse avuç içi kadar küçük olanlar var. ben accesorize'dan aldım, marks and spencer'da filan da var, onlardan al.

cüzdanın eğer bu tuğla gibi olanlardansa (içinden binbir gereksiz şey olan, her tarafından kağıtlar taşan) bunu boşalt ve küçült) hatta bir ufak kredi kartlık ve küçük bir para çantası olarak böl. iyice ferahlar çanta.

not defteri ve kalem kutusu da çıkabilir. bi 0.5, bi tükenmez yeterlidir.

makyaj çantası kalsın. :))
0
mea maxima culpa
(05.12.08)
aslında gün içinde makyajımı tazeleyen biri değilim, ki zaten makyaj çantasının içinde 1 dipliner, 1 eyeliner bir de göz kalemi varmış. bence sadece eyeliner kalsın üçünden. eyeliner, rimel ve allık, lipstick (krem) de kalsın.
şemsiyeyi bir kaç defa çıkardım fakat o günler yağmur yağdı. saçlarımızı kurutamıyoruz, hasta olma riski var. şemsiyem ortaboy ama evet daha küçüğü alınabilir.
not defterini inceltiyorum, kalemi de iliştiriyorum üstüne. kalemkutudan kurtuluyorum.
cüzdanım büyük değil, anahtarlığım da satenden zaten(ağır değil) (2 anahtar var üstünde de) onlar kalsın.
topumu çıkarmam.
0
🌸sharon and hope
(05.12.08)
burda agirlik yapan tek sey semsiye sanki. onu da elinizde tasiyin artik
burdan ne ders cikardik?
0
ermanen
(05.12.08)
bence şemsiye çıkar küçük bir başlık al, hem kulakları daha iyi koruyor.
makyaj çantanı çıkar, günde 1 defa yeter hatta hiç yapılmasa daha çok yakışıyor bayanlara.
0
joepiscopo
(05.12.08)
çıkar:
* şemsiye (ıslan bişey olmaz, romantik olur)
* içinde kalem, uç ve silgi olan minik bir kalem kutu. (kalem yeterli)
* makyaj çantam (içinde; eyeliner, dipliner, göz kalemi, rimel, lipstick, allık ve allık fırçası var) (lipstickği çantaya at yeter)
* minik plastik bir dünya topu. sıkmalık (hafif)

çıkarma:
* cüzdan
* bir adet not defteri
* kalem
* anahtar
* lipstick
0
mevta
(05.12.08)
hatta sen çanta taşıma:
* cüzdan (götcebi)
* bir adet not defteri (cüzdanın arasına bir iki sayfa veya gömlek, ceket iç cebi)
* kalem (gömlek cebi, ceket iç cebi)
* anahtar (pantolon cebi)
0
mevta
(05.12.08)
erkek değilim gömlek cebinde ya da ceket cebinde taşıyayım her zaman.
0
🌸sharon and hope
(05.12.08)
tüh. telefona yazarsın o zaman.
0
mevta
(05.12.08)
Cuzdanini temizle, gereksiz kartlari, kartvizitleri cikar.. Farka sasiracaksin..
0
nooneatall
(05.12.08)
bu makyaj nasıl bozulur arkadaş ben anlamıyorum. benim eşim sabah evden çıkarken makyaj yapar, akşam eve gelince de temizler. eve geldiğinde de ne farı, ne rimeli, ne de kalemi bozulur. bir tek yediğinden içtiğinden ruju bozulur, o da çantasında bir tane ruj taşır. rimel, fark, allık, kalem malem ne lüzum var? pimpirik yapmayın, sabah bunları sürdüğünüzde yüzünüzü oraya buraya sürmüyorsanız bir şey olmaz makyaja.

çıkacaklar:

1. şemsiye. yağmur yağacak gibi bir hava varsa alınabilir.
2. dünya küresi. ağırlık yapmaz ama az da olsa hacim kaplar.
3. kalem kutusu. tek kalem yeter. yanlış olursa çiziverin, geçici not nasıl olsa.
4. not defteri. yerine dörde katlanmış bir a4 kağıt olabilir. her şeye yeter.
5. makyaj çantası. bir tane ruj akşama kadar yeter.
0
kibritsuyu
(05.12.08)
Kalemi, tükenmez/pilot kaleme terfi ettirin. Böylece uç ve silgi de kendiliğinden gider. Kalem kutusu da tabii.
Not defteri mümkün olduğunca küçük ve az yapraklı olsun.
Cüzdanın içindeki gereksiz şeyleri atın, hafifletin onu.
Makyaj çantasının içeriğinde de gün içinde kullanılmayacak birşeyler olduğuna eminim.
Şemsiye mi yazıyor orada? Ne şemsiyesi ya!?

Çantanın kapsamını belirlerken minimalist takılın kısacası. Yükte hafif, marjinal faydada ağır olsun muhteviyat.
0
shangrilla
(05.12.08)
anahtarlık, kız anahtarlığı mı? eğer öyleyse çok fazla anahtarlık vardır sanırım üstünde onu temizleyebilirsin. diğerlerini yazmışlar zaten.
0
teritori
(05.12.08)
cevap yazmış olan herkese teşekkürler.

* cüzdanım zaten küçük, aynen bırakıyorum
* not defterimi küçülttüm, her gün not almam gerekebiliyor o yüzden tek sayfaya düşüremiyorum. ama ince minik bir şey olacak.
* sadece kurşun kalem.(içine bir kaç uç atarım)
* şemsiyeyi çıkardım şimdilik. ama şöyle ufak minik ele avuca sığan bir şey olursa alabilirim.
* anahtarlığım saten ve sadece 2 tane anahtar var demiştim üstünde, onu da bırakıyorum.
* makyaj çantamı tümden çıkardım (çünkü o makyaj çantasını sadece lipstick için açtığımı farkettim), eyelinerımı aldım bir de lipstick (çantasız, küçük göze atıverdimç
* topu çıkarmadım, zaten bir 10 gram ancak vardır.

htf: dünya topunun özel bir anlamı yok.. seviyorum sadece.
0
🌸sharon and hope
(05.12.08)
defter hk: defteri inceltmek hafifletmek anlamina gelmeyebelir. kagidin sayfa gramajina da dikkat et. hafif yaprakli defterler oluyor, ince. onlar idealdir. alirken eline al defteri tart ve diger defterlerle kiyasla. kiyaslamazsan kucuk her defter sana hafifmis gibi gelebilir.
0
pyro clustic flow
(06.12.08)
"kimsede demiyo ki aga bu nedir ?":D
0
dr.ramiz
(08.12.08)
(20)

Yine bir ilişki sorusu

napcam anlamadimki
Sevgili dostlar, cok pis durumdayim. 3 senelik bir kizarkadasim vardı. 6 ay once tanistigim baska bir kizla iliskimiz gitgide yakinlasti ve bir gece opusmeye vardi. Ve o gece bana mevcut kızarkadaşımdan ayrılmam gerektiğini yoksa kendisi ile ilişkimin yürümeyeceğini söyledi. Şimdi hiç üstüme gelmeyi
Sevgili dostlar, cok pis durumdayim. 3 senelik bir kizarkadasim vardı. 6 ay once tanistigim baska bir kizla iliskimiz gitgide yakinlasti ve bir gece opusmeye vardi. Ve o gece bana mevcut kızarkadaşımdan ayrılmam gerektiğini yoksa kendisi ile ilişkimin yürümeyeceğini söyledi. Şimdi hiç üstüme gelmeyin, zaten son zamanlarda ben ayrılmayı kafaya koymuş, bunu kız arkadaşıma da söylemiştim. En sonunda medenice ayrıldık. Gelin görün ki ayrılma süreci içinde bana her türlü gazı veren, teşviği veren kız, ayrıldığım gece bana "aramızda bişey olmaz, sen kendi kafanda kurmuşsun" diye bombayı patlattı. Be ey kızım, bana Hey allahım nasıl bi hainliktir bu anlamadımki.

Şimdi siz değerli kendi hemcinslerimden ricam, ben bu kıza nasıl hal tavır takınayım? Yıkılmadım ayaktayım, tamam napayım başıma geldi bi dert diyerek yeni maceralara hızla yelken açarım ama bu kızla iş gereği haftada 3-4 kere muhakkak karşılaşıyorum. Büyük ihtimal zafer kazanmış komutan edası ile karşıma çıkıcak ama ben ne yapayımda bana attığı bu kazıktan etkilenmediğimi ona da göstereyim?
0
napcam anlamadimki
(28.11.08)
bir büyüğüm yıllar önce demişti ki "bir hafta kanayıp da ölmeyen birine asla güvenme"
0
dr.ramiz
(28.11.08)
Sürekli bana "interrail ile yurtdışına gidelim", "haftasonu ağva'ya gidelim" falan diyen bi kız. İlk öpüşmemizde bile "Şimdilik daha fazlası olmaz, ayrılman lazım" demişti. Şimdi gelip çıkmam seninle diyince insan şaşırıyor tabii.
0
🌸napcam anlamadimki
(28.11.08)
hatun senin üzerindeki kuvvetini denemiş, başarılı da olmuş gibi gözüküyor. bir iddianın parçası bile olmuş olabilirsin.
0
patricia teyze
(28.11.08)
bu arada nikindeki "ki"yi de ayirman lazim. hani ayrilma konusunda bu aralar ayrilik konusunda bayagi tecrube de edinmissin :P

hocam kiz seni donunda sallamis. hemcinsin olarak seni kiniyorum. bu noktadan sonra kizi hic sallama. guc denemesi bunlar. oyuncak olmayin kizlarin elinde. sonra hepimizi ayni kefeye koymaya kalkiyorlar. (tam tersi okuz de olmayin, bayanlar basimizin tacidir.) 6 ayda yavas yavas ilerlemis iliskin. obur tarafi aldatmis gibi duruyor. ikinci kez kiniyorum.
0
terp
(28.11.08)
seni sevgilinden ayırıp da verdiği sözü tutmayan, emeline ulaşmak için tensel yakınlaşmayı falan göze alan bir kızı asla pişman edemezsin. bi kere bunu kafana koyman gerek. onunla olma çabaların devam ederse, bunu da sezecek ve seni iyice ezmek isteyecektir. kadınlarda böyle bir durum var. kendisi için bir başkasından vazgeçen erkek iyidir, ama onunla çıkılmaz. açıkçası böyle.

eskisine dönüp dönmeme meselesini sen bilirsin ama bu kız asla pişman olmaz, sana bakmaz, baksa da ciddi bi şey olmaz. her durumda sen yenilirsin. boşver yaç hayat ne güzel. kış geldi herkes atkılı-bereli. ciddiyim, hayatını yaşa. kızı görünce de ne alttan al, ne de sinirlen. takılmadığını görmek uzun vadede üzebilir anca.
0
lovemyself
(28.11.08)
kızın sizi donunda salladığı fikrine katılıyorum ve hemcinsi olarak kendisini kutluyorum. neden kız arkadaşınız varken başkasıyla öpüşüyorsunuz? neden kendinizi garantiye aldığınızı düşünene kadar ayrılmıyorsunuz? neden birinin davranışlarını taahhütname kabul edip bozulunca kazık atmış hain ilan ediyorsunuz? neden böylesiniz siz kuzum?
0
leylak sarabi
(28.11.08)
beter ol demek istiyorum,

3 yılını verdi o kız sana bi şırfıntı için terkettin:'( yazıklar olsun, hepiniz aynısınız işte mühüh :'(((
0
yazbitmesinsipidikterlikdolabagirmesin
(28.11.08)
çok yanlış bi insanın ipiyle kuyuya inmişsin başına iş almışsın geçmiş olsun diliyorum.
neyse ben senin yerinde olsam ne yapardım diye düşündüm de... heralde şöyle yapardım: eski kız arkadaşımın peşinde koşup bi şekilde onu elde ettikten sonra sürekli ona gösterişli hediyeler vs. alarak ötekinin kaçırdığı büyük ödülü ona göstermeye çalışırdım. onu bi şekilde peşimde koşturmaya çalışırdım. bunu başarabilirsem tekrar yüz veriyormuş gibi yapıp öpüp koklaşırdım. zamanı geldiğinde yatağa da atardım ve o yataktayken ben seni s*kmem bile diyerek arkamı dönüp gitmeyi isterdim mesela.
(oha hikayeye bak. yok lan beceremezdim ben bunu. güzel senaryo ama.)

dipnot: want2die'a da katıldım evet. aldatıcaksak hep beraber yapalım olm. ben de maymun oldum başka hatuna bakmıcam diye kaç senedir.
0
deadstar
(28.11.08)
sen öteki kızı mızı bırak yani hani şu sevgilin varken 6 ay boyunca git gide yakınlaşmakta mahsur görmediğin kızı diyorum bırak sen onu, kusura bakma da sana müstehak olmuş yazık lan 3 yıllık kıza gerci o da senden yani hani 6 ay güzelce aldatan heriften böylelikle bir hemcinsinin yardımıyla kurtulmuş olmuş uzun vadede ama neyse. buarada bugün bu işi kız arkadaşına yapan adam yarın bunla cıkarsam bana da yapar gibi cok basit bir mantıkla egale edilebilirsiniz cok da karmaşık bi olay deil yani.
0
sleep may be the enemy
(29.11.08)
Valla yapılacak tek şey, ikili oynayıp da kaçan o kıza karşı Saldıray abi moduna girmektir.
0
fedaialkolik
(29.11.08)
Çok şaane bir deyim var: Dimyat'a pirince giderken, evdeki bulgurdan olmak.

Hovardalık bir sanattır arkadaş, herkesin harcı değil. Yapamıyosan bu duruma düşersen. Tasvip ettiğimden de değil hani. Olan sana olmuş, geçmiş olsun. Ya çüküne hakim olacaksın, ya pick-up art üzerine kendini geliştireceksin, sanatı sepeti bileceksin. Yoksa, kusura bakma, "bu işler böyle" (kopirayt gereyn)

Bu arada 3 senedir beraber yiyip içtiğin, gezdiğin tozduğun, öpüştüğün koklaştığın seviştiğin (neyse işte) kızı "bir kız arkadaşım" olarak tanıtman da garibime gitmedi değil. Sahi "sevgili"ye noldu be abi? Kız arkadaş, erkek arkadaş derken ne acayip bi dilimiz oldu be yav. Tanıştırayım boyfirendim. Iyk.

Neyse abi, sen o kızın "eski çıktısı"nı araştır. Ne diyeyim ya.
0
atomic punk
(29.11.08)
olaya farklı açılardan bakma zamanıdır.önce titre ve kendine gel.3 yıllık kız arkadaşından bi öpücük,bir koklaşma,bir güreşme için ayrıldıysan zaten sizin hikayeniz çoktaan bitmiş demektir.eski kız arkadaşını daha fazla oyalamaman isabet olmuş.yapılması gerekenler kısmına gelelim.olaya iyi tarafından bak .sen artık özgür birisin.şimdi git maceradan maceraya yelken aç.seni donunda sallayan kıza da git teşekkür et.de ki "sayende zaten bitmiş bir ilişkiyi farkettim.sevdiğim bir insana daha fazla zarar vermeden ayrıldım.ama şimdi senin sayende ceylan gibi sekebiliyorum.ne kadar teşekkür etsem azdır" .evet sevgili kardeşim.dünyada sadece o iki kız yok.git şimdi kiminle istiyorsan onunla koklaş.tabi yapabilirsen.
0
sarap dumani
(29.11.08)
oh olmuş, zerre kadar sana üzülmediğim gibi, evde kına olsa kıçıma yakarım, o derece. 6 aydır yakınlaştığın kız yuh be abi. yuhh. 3 yıldır sevgilim var ama 6 aydır bi kızla yakınlaştım?!
aynısı sana yapılsa yaralanmış vahşi hayvan gibi gezersin. !getir kına!
0
betty puf puf
(29.11.08)
içimdeki paranoyak diyor ki; 3 yıllık kız arkadaşınla, 6 aylık kız bu işi beraber planlamış..
0
tearif
(29.11.08)
yenilgiyi kabullen. hatuna hakkatende hayatının zaferini tattırmışsın :)
0
blackdog
(29.11.08)
Şuraya size oh olsun falan fistan yazaynların eminim ilişkiler konusunda sizden çok daha büyük günahları olmuştur. Olur böyle şeyler, insan mutluluğu arar veya daha fazlasını ister.

Hala onu seviyorsanız eski kız arkadaşınıza dönün, durumu anlatın. Pek anlatılacak gibi değil ya neyse:)
0
dyna
(29.11.08)
Şimdi arkadaşlar, 3 senelik ilişkim ihaleye fesat karışsa da karışmasa da bitecekti. Hemen taraflardan birisini çakma hovarda, ötekisinide fettan kaşar ilan etmeyin. Zira 6 aylık süre boyunca 3 sene içinde olmadığı kadar mutlu, pozitif vs vs idim.

Kız dün gece aradı, bu gece için yemeğe çıkalım mı, ordan da ıssız adam'a gideriz falan dedi. "Başka planım var canısı" diyerek ektim. Bozuldu, bunu da ima etti. Şimdi olay şu, siz kadınlarda "Benim olmasa da başkasınında olmasın" mantığı var. Allahım ne kadar pis bir düşünce bu?

Kendimi loser değil, bilakis kârda hissediyorum. Hem sıkıntılı bir ilişkiden kurtuldum, hem de fevkalade hoş bir bir kızla 6 ay geçirdim, romantik anlar yaşadım. Hah buyrun burdan yakın.
0
🌸napcam anlamadimki
(29.11.08)
ahah cok fena maymun olmussun.
(bkz: entrika)
0
bryan fury
(29.11.08)
ilişkileri zafer/yenilgi olarak algılayan insanlardan uzaklaş, hepsi birer ibne.
0
gelaek
(29.11.08)
kızla öpüşüyorsun, sevgilin olduğunu bile bile öpüyor hem de seni, sana sevgilinden ayrıl diyor, sevgilinden ayrılıyorsun ve kız da doğal olarak tekmeyi basınca ağlıyorsun?

lütfen bir tutam öngörü, avuç içi kadar da basiret. lütfen.

ha bu arada;

<quote>zaten son zamanlarda ben ayrılmayı kafaya koymuş, bunu kız arkadaşıma da söylemiştim. En sonunda medenice ayrıldık.</quote>

eminim sen eski kız arkadşından ayrılma planları yaparken "en sonunda medenice ayrılma" anına kadar onun ellerinin de armut dallarına uzandığını falan sanıyorsundur. kanımca karşı cinsini daha iyi tanıman gerek.
0
lepidodendron
(29.11.08)
(19)

En gerim gerim geren korku/gerilim filmi?

menthura
Seyrederken en çok gerildiğiniz, tırstığınız korku/gerilim filmi nedir? Sağlam bir korku ya da gerilim filmi arıyorum şöyle adrenalini tavan yaptıracak.
Seyrederken en çok gerildiğiniz, tırstığınız korku/gerilim filmi nedir? Sağlam bir korku ya da gerilim filmi arıyorum şöyle adrenalini tavan yaptıracak.
0
menthura
(27.11.08)
the shining (cinnet)
bknz www.imdb.com
iyi seyirler
0
dr.ramiz
(27.11.08)
kesinlikle shining
tamböyle cevap vericekken baktımbenden önce yazmışlar
o yüzden pekiştirme amaçlı diyorum ki
shining.

spoiler: jack nicholsn un gözleri ve koridorun duvar kağıtları hala aklımda
0
ata
(27.11.08)
Ben "Blair Witch Project"'te sağlam gerildiğimi hatırlıyorum.
0
pathetique
(27.11.08)
"çılgınlığın ötesinde" süperdir!
0
girl in a coma
(27.11.08)
Ben önce Alexandre Aja'ya selam gönderip "Haute Tension" diyorum (Son derece rahatsız edici ve bol kanlı bir film). Yine Aja'nın "The Hills Have Eyes"ı da çok hoşuma gitmişti.
Rec: Uzun zamandır izlediğim en gerici filmdi. Özellikle işitsel efektler olağanüstüdür.
Ils: Ev içinde geçen sahnelerinde iyi gerilmiştim ama, filmin ikinci yarısı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Denemeye değer.
The Others: Şahane, olağanüstü ve gerçekten anlatılmaz. Ben derim ki; mutlaka ama, mutlaka izleyin.
Panic Room: Kamera kullanımı maksimum düzeydedir. Bu filmden daha iyi bir kamera kullanımının olduğu gerilim filmi bulamazsınız. Gerilirsiniz de...

Şimdilik aklıma gelenler bunlar.
0
nuage
(27.11.08)
pek korku filmi sevmeyen ve izlemeyen biri olarak bu konuda size bir alternatif sunamayacağım ancak yine buradaki ve sözlükteki yorumlardan etkilenip, sınırlarımı zorlayıp Rec filmini aldım, benim gibi korku filmleriyle pek arası olmayan bir arkadaşımı da "harika bir korku filmi aldım, kesin çok korkucaz, mutlaka gel!" diyip bir gazla evime çağırdım ve sonuç; zaten çok da uzun sürmeyen filmin sonunda yerlerdeydik. Yapmış olduğum bu harika seçim için de tebrik aldım:) Özellikle bir süpürge ile kovalama sahnesi mi ne vardı, orada kelimenin tam anlamıyla koptuk. Özetle bence Rec, karanlık bir atmosferde geçmesinden başka hiçbir korku öğesi içermeyen bir komedi filmi:)
0
think martini
(27.11.08)
mrtskn ya kesinlikle katılıyorum
rec germezse hiçbişey germez sizi
0
gaza gelen
(27.11.08)
(bkz: event horizon)
seni tek geçerim bu alemde.
0
kimi raikkonen
(27.11.08)
valla rec'i böyle tavsiyeler üzerine izlemiştim. hatta odayı kapkaranlık yaptım sesi sonuna kadar açtım.
film bir rüya gibi geldi geçti, hiç bişey anlamadım. ne gerilme ne bişey. bir veya en fazla 2 sahnede irkildim hepsi o. ben pek tavsiye etmem.
0
etna
(27.11.08)
@etna

rec konusunda aynen ben de senin dediğin gibi yaptım.. Işığı kapattım, kahvemi aldım laptopun başına kuruldum ama sondaki çatı katı sahnesi dışında öyle aman aman gerilmedim.. Soruya gelince tepenin gözleri 1 fena değildir, her ne kadar pekte korku babında pek unsuru olmasa da 1408'de iyi bir gerilimdir. birde son dönemde rec ile benzer cloverfield var.
0
joehigashi
(27.11.08)
öyle kanlı, canavarlı korku filmlerini sevmediğim için (korkuyorum tamam) benim söyleyebileceklerim; 2si de hem güzel filmler hem de baya bir geriyor insanı.

(bkz: what lies beneath )
(bkz: the others)
0
light beam
(27.11.08)
el orfanato
iğrençlik yapmadan geriyor.
0
sare
(27.11.08)
0
nihilanth
(27.11.08)
(bkz: thesis)
0
bordeaux
(27.11.08)
film değil ama konu itibariyle film gibi bi dizi bölümü. masters of horror'dan john carpenter'ın cigarette burns'u. özellikle müzikleri çok başarılı. atmosfer yaratmada çok başarılı. 45 dakika ayırmak gerek.
0
dare
(27.11.08)
ben bu liv tyler'ın son filminde gerilmiştim bayaa. the visitors'dı adı. eskilerden ise suspiria'yi tek geçerim.

edit: The Strangers'mış bahsettiğim liv tyler filmi. gerçi the visitors yazarak da başka bir sağlam film öğrenmiş oldum :)
0
deckard
(27.11.08)
alien ve aliens'in sayılmamasına şaşırdım..
the cell de güzeldi bak.
0
flyalone
(27.11.08)
burdakilere ek olarak:
session 9: kansız.
masters of horror - imprint: bol kanlı

ha unutmadan das experiment var bi de. psikolojik yönü de olan şiddet de içeren güzel bi filmdi.
0
dr cucu
(28.11.08)
(6)

Asagidaki benzeri turk sinemasi

kadirsavun
ah belinda, adi vasfiye, asiye nasil kurtulur, arkadasim seytan benzeri onerebilecegeniz filmler icin simdiden tesekkurler. illa mujde ar olmasina gerek yok, bu filmlerden bir ya da birkacini izledi iseniz saniyorum akliniza ornek gelebilir.
ah belinda, adi vasfiye, asiye nasil kurtulur, arkadasim seytan benzeri onerebilecegeniz filmler icin simdiden tesekkurler. illa mujde ar olmasina gerek yok, bu filmlerden bir ya da birkacini izledi iseniz saniyorum akliniza ornek gelebilir.
0
kadirsavun
(24.11.08)
teyzem, gramofon avrat, vesikali yarim vs.. ornek verdigin filmler cok genis bir yelpazeyi kapsiyor. ne denir ki? alternatif turk sinemasi gibi bir sey demissin ama onlarca film girebilir buna bence.
0
comptrol
(24.11.08)
80-90'li yillarin sanat filmleri de denilebilir. tam senlik bir film buyuk yalnizlik sezen aksu da var hem.
0
darth maul
(24.11.08)
yanitlar icin tesekkurler. comptrolun yaptigi alternatif turk sinemasi tanimini ben yapamadim, gayet iyi olmus. adetin onlarca olmasi daha iyi. tekrar tesekkurler.
0
🌸kadirsavun
(24.11.08)
annem bana kiz bul evlen dedi
(24.11.08)
cazibe hanimin gunduz dusleri
muhsin bey
gece melek ve bizim cocuklar'la katilayim ben de.
0
pyro clustic flow
(25.11.08)
ANAYURT OTELİ(esasında tüm ömer kavur filmleri alternatif türk filmleri kategorisine girebilir)
0
dr.ramiz
(26.11.08)
(5)

İstatistik - Yardım !

x factor
Yarın öğlen istatistik sınavım var. İstatistik 1 dersi yani. Çok da yoğundum bugunler de, diğer sınavlarım iyi geçti baya. Yarın ki istatistik sınavına da hazır nefes almışken bakiyim diyorum.hedef 30 ila 50 arası bir not almak. Girenlerden tavsiye bekliyorum.Birincisi istatistik dersi hakkında hiç
Yarın öğlen istatistik sınavım var. İstatistik 1 dersi yani. Çok da yoğundum bugunler de, diğer sınavlarım iyi geçti baya. Yarın ki istatistik sınavına da hazır nefes almışken bakiyim diyorum.
hedef 30 ila 50 arası bir not almak. Girenlerden tavsiye bekliyorum.
Birincisi istatistik dersi hakkında hiç bir fikrim yok, İkincisi matematiğim iyi değil zaten. soru 1) 30 - 50 arası alabilir miyim? yarın sabaha kadar kasmam yeterli olur mu? soru 2- bu mod/medyan falan var 1 soru 20 puan civarı... bunları netten falan öğrenebilir miyim? evet ise nereden? internet aleminden faydalanabilir miyim. Elimde notlar var ama bana lazım olan notlar çok alakasız bir kişinin ihtiyacı olan notlar. Elimdekilerden bir şey anlayamıyorum pek. Mesela formul simgelerinin açılımı falan yazmıyor vs... bir yardım bana lütfen....
0
x factor
(18.11.08)
mod medyanı hemencecik anlarsın.
not internette nerede bulunur bimiyorum ancak istatistik in giriş konuları çok basit. sabaha kadar baksan -kaynak bulacağını farzederek- 30-50 çok rahat alırsın.
0
sare
(18.11.08)
üst sınıflarda tanıdık varsa ve bu dersi aynı hocadan almışlarsa onlara sormak en iyisidir. bizim muzaffer hiçyılmaz'ın sınavlarında hep aynı tarz sorular çıkardı mesela.

tavsiyem:

normal dağılımın genel özelliklerini/kurallarını,
mod median mean gibi kavramları,
standart sapma hesabını ve histogram çizmeyi,
eğer exponential konusuna girdiyse ki girmiş olması lazım, iyi öğren.

tabloları doğru okuyabilmen ise gerçekten çok önemli: sizinkini bilemem ama hocalar genelde bu tablo olayına fena takıyor.

istatistik 1'in vizesinden hiçbir derse girmeden ve bir gece çalışarak 55 mi ne almıştım, finalde sçtım gerçi hiç takip etmediğim için (alt metin: vizeden sonra biraz daha yakından alakalı ol dersle yoksa 1 gecede kurtarman mümkün olmayabilir)

yaparsın ya nolcak, işin anahtarı sınavda heyecanlanıp yazdıklarını sürekli silip başka bir şeyler yazmaman. bırak aklına gelen ilk çözümler kalsın orda. başarılar ve bol şans dilerim.
0
oddity
(18.11.08)
20 puanı garanti alırsın herhalde mod, median kolay şeyler ekşisozlukte aratsan bile yeteri kadar bilgi bulabilirsin olmadı wikipedia falan dene orda formüller falanda verilmiştir. hiç olmadı bana mesaj yoluyla ulaş takıldın yerde yardımcı olmaya çalışırım.
kolay gelsin.

ayrıca ilk sınava 1 saat bile çalışmadım ama 70 aldım gerçi sınav kolaydı ortalama 80 çıktı ama neyse artık:).
0
insantaklidiyapanmaymun
(18.11.08)
cevaplarınız için çok teşekkür ederim

benim zaten bu 5. alışım galiba bu dersi sorular değişmiyor. 20 puan test gibi 20 puan mod medyan kartil mi ne, olasılık falan var yani. İstatistiğin en kolay kısımları muhakkak ama elimde düzgün not yok işte. netten falan bakmaya çalışıyorum sağolun tekrar.
0
🌸x factor
(19.11.08)
geçmiş olsun istatistiği ben de alttan alıyorum
bizim hocanın sitesinde var bişeler buyrun bakın bi www.mustafaotrar.com
0
dr.ramiz
(19.11.08)
(14)

konuşulan kişiyle göz teması kuramamak

szqnn
evet efendim böyle bir sorunum var ve maalesef ben bundan çok şikayetçiyim.ne olursa olsun karşımda konuştuğum kişiyle gözgöze gelmekten,gözlerinin içine bakmaktan acayip derecede rahatsızlık duyuyorum.bir de konuşurken sadece gözlerinin içine bakan insanlar vardır,en çok korktuğum insan tipidir tak
evet efendim böyle bir sorunum var ve maalesef ben bundan çok şikayetçiyim.ne olursa olsun karşımda konuştuğum kişiyle gözgöze gelmekten,gözlerinin içine bakmaktan acayip derecede rahatsızlık duyuyorum.bir de konuşurken sadece gözlerinin içine bakan insanlar vardır,en çok korktuğum insan tipidir takdir edersiniz ki.

bazen gözgöze geliyorum 4-5 saniye sonra gözlerimi kaçırıyorum sonra göz teması kurmam gerektiği aklıma geliyor,bakıyorum lakin yine 4-5 saniye sonra gözlerimi kaçırıyorum.bir şey anlatırken de sağa sola bakarak,elimdeki bir nesneyle oynayarak anlatıyorum bir türlü konuştuğum insanın gözlerine bakamıyorum.yarın bi gün iş görüşmesine gitsem ne yapıcam bilmiyorum.bu şekilde hiç sallamıyormuş izlenimi veriyorum,karşımdaki bir şey anlatsa sallamıyormuşum gibi görünüyor.ayrıca içine kapanık,ezik bir insan olarak bile görünüyo olabilirim ki allahtan muhabbetim iyidir ordan kurtarıyorum.

sonuç olarak nasıl kurtulurum bu dertten?var mıdır bi tedavisi?aynı dertten mustarip insanlar var mı aramızda ?kurtarın beni..

merak edenler olabilir sosyal fobim falan yok gayet sosyal bir insanımdır.
0
szqnn
(14.11.08)
(bkz: bir saniyeden uzun sure goz temasi kuramamak)

Sizden baska bu dertten mustarip olanlar da var kisaca. Sosyal fobim yok demissiniz ama genelde sosyal fobiden ileri geliyor. Dikkatleri uzerine cekmekten korkan insanlar genellikle boyle davranislar sergiliyor. Hele soylediginiz bir sey tamamen buna isaret ediyor; "en çok korktuğum insan tipidir takdir edersiniz ki.". Bu tur seyleri yenmenin yegane yolu inatla uzerine gitmektir. Kendinizi zorlayarak gozlerinin icine bakmaya calisabilirsiniz.

Bu olayin ileride de basinizi agritacagini dusunuyorsaniz ve kendi basiniza yenemiyorsaniz bir psikologla gorusebilirsiniz. Psikolojik bir sey oldugundan tedavisi vardir muhtemelen ama yine olay sizde biter.
0
entrapmen
(14.11.08)
sosyal fobiyle alakası yok.misal yeteneğim olsa kalkıp stand up yapabilirim utanmam.veya lise hayatı boyunca dikkat çekebilecek bir sürü fırlamalık yapmışlığım da vardır.aynı şekilde bir cafede,barda karşı cinsten bir insanla kesişirken böyle bir sorun yaşamıyorum:)sadece karşılıklı konuşurken.
0
🌸szqnn
(14.11.08)
hiç bir şey düşünme karşındakini dinlerken ona odaklan sadece, gülümseyerek dinlemeyi dene. ne bileyim aklıma gelen bir şeyi daha söyleyeyim büyük boyutlardaki göz ve yüz fotoğraflarına bak sıklıkla, onlarla konuş, ciddiyim. belki "göz" etkileyici geldiği için bakamıyorsundur, iyi gelir kimbilir .
0
nihilanth
(14.11.08)
durmadan da insanin gozunun icine bakamazsin konusurken, asik olursunuz sonra mazallah..
0
ermanen
(14.11.08)
kaşlarına bak. (ciddiyim)
0
kurukafa
(14.11.08)
salla be abi, doksanlı yılların çeviri kadın dergilerinin abuklaması bu hadiseler. rahat oli istediğin yere bak. sen birini sallıyorsan o zaten uğraşmaz kendini ispatlamak için, sallamazsan daha iyi. ha iş görüşmesi demişsin. o konuda tecrübem yok fazla.
0
tannhauser
(14.11.08)
konuştuğun kişinin ağzına bakarsan göz temesı olduğunu zanneder. insanlar konuşurken farkında olmadan birbirlerinin ağzına bakarlar zaten. gözlerinin içine bakma durumu her zaman olmaz. bunun deneyini yapın.

samimi olduğunuz birinin ağzına bakıp neresine baktığını sorun. gözleri diyecektir. aynı şekilde gözlerine baktığınızdaysa alnına baktığınızı düşünecektir.
0
s e ff a f
(14.11.08)
@ s e ff a f
göze bakmaya çalıştığımda karşımdaki bütün enerjimi alıyor :) bu yüzden ağıza odaklanıyorum zaten o kadar yakın mesafeden gözün nereye baktığı anlaşılmıyor.
0
ukeladümbelek
(14.11.08)
bende de oluyor bu bazen. konusurken gozlerinin icine direk bakinca sanki karsimdakini tehdit ediyormusum, ona karsi kotu seyler hissettigimi aktariyormusum gibi hissediyorum (cumleye bak hizaya gel).

dudaklarina, kirpiklerine falan bakiyorum oyle bi nobet :) gelince.

ya da bir sey anlatirken ara ara goz temasi kurmak faydali olabilir. ben bi sey anlatirken boyle yaparim ornegin. masaya bi sey cizermisim gibi yapip onun ustunde anlatirim, 5 saniye masaya anlatirken 5 saniye de gozlerinin icine bakarim.
0
osuruklu
(14.11.08)
konuştuğunuz kişinin alnında hayali bir üçgen oluşturun ve o üçgeni bozmamaya çalışın yani sürekli takip edin .ciddiyim deneyin bi işe yarar
0
dr.ramiz
(14.11.08)
iki gözünün ortasına da bakabilirsin, ağiz veya kaşlardan daha yakın isabet sağlar:)
0
flyalone
(14.11.08)
olmuyor efendim orasına burasına bakmaya zorlayınca olmuyor. iletişiminiz bozuluyor sonra. konuşulan konudan uzaklaşıyorsunuz. kendinizi göze bakmaya zorlayınca da uzaklaşıyorsunuz.
ama zorlayarak da bi ilerleme kaydedilmiyor değil hani. ben kendi üzerimde bu yolu deniyorum. şunu söyleyebilirim artık dinlerken daha rahat temas kuruyorum. ama konuşmaya başlayınca gidiyo yine.
şöyle bir merakım var aslında: konuşma zorluğunuz var mı? utangaçlıktan bahsetmiyorum, daha çok beyin kaynaklı olabilecek hafif kekeleme, kelimelerin zor çıkması falan?
0
dr cucu
(15.11.08)
@dr. cucu , hayır öyle bir sorunum yok gayet akıcı konuşurum:)
0
🌸szqnn
(16.11.08)
hmm. bende bir miktar var da acaba bunla alakalı olabilir mi diyecektim. hani konuşurken kelimelere fazla yoğunlaşıldığı için karşıdakine bakmaktansa gözü devirip kelimeleri düşünmek falan feşmekan. neyse:)
0
dr cucu
(17.11.08)
(9)

Yılmaz Güney film öneriniz

ukeladümbelek
soru başlıkta, yılmaz güneyin yönettiği-oynadığı-yazdığı filmler, 3 ü 1 arada olmasada olur. hatta 2 si 1 arada olmasada olur.
soru başlıkta, yılmaz güneyin yönettiği-oynadığı-yazdığı filmler, 3 ü 1 arada olmasada olur. hatta 2 si 1 arada olmasada olur.
0
ukeladümbelek
(02.11.08)
Duvar kesinlikle izlenmeli. Bunun haricinde Sürü çok güzeldir. Ama Duvar'ı mutlaka ilk sıraya koyun..
0
vita vinum est
(02.11.08)
yıllar önce seyretmiştim. arkadaş. çıtır bir melike demirağ ve filmin bir dönem kült haline gelen şarkısı da bonus. şöyle de bir yorum var sözlükte #1719057.
0
synick
(02.11.08)
(bkz: kızılırmak karakoyun) ... cok güzel bir filmdir. müzikleri de cok güzeldir. orhan gencebay henüz bir kaseti bile yokken bu filmin müziklerini yapmistir.
0
goodbyecruelworld
(02.11.08)
3 ün 1 inde kesinlikle umut olmalı ancak bisiklet hırsızlarını da seyretmeniz gerekecektir bu sefer.
0
radikalherif
(02.11.08)
umutsuzlar ı tavsiye ederim. filiz akın ile başroldeler. dvdsini hepsi burada da bulabilirsiniz..
0
menfi kedi
(02.11.08)
www.tulumba.com.tr

hem "be$i bir yerde" hem de en baba filmler.
0
robinbook
(02.11.08)
hepinize teşekkür ederim:))
0
🌸ukeladümbelek
(03.11.08)
yol, sürü ,duvar
0
dr.ramiz
(03.11.08)
sana da teşekkürler dr.ramiz :))
0
🌸ukeladümbelek
(04.11.08)
(2)

Beykoz daki Feridun Karakaya Sahnesi

teletabi
Merhaba Mogadişulular(hep yapmak istemiştim bunu dksfjaskldfjkla) Şimdi, Feridun Karakaya Sahnesi'nde sahnelecek bir istanbul devlet tiyatrosu oyununa("Çılgın Dünya" ve her ne kadar şuan kaçırmış olsam da yeniden oynama ihtimaline karşın "uyarca") gitmek istiyorum. Lakin gündüz gidebileceğimi sanmıy
Merhaba Mogadişulular(hep yapmak istemiştim bunu dksfjaskldfjkla) Şimdi, Feridun Karakaya Sahnesi'nde sahnelecek bir istanbul devlet tiyatrosu oyununa("Çılgın Dünya" ve her ne kadar şuan kaçırmış olsam da yeniden oynama ihtimaline karşın "uyarca") gitmek istiyorum. Lakin gündüz gidebileceğimi sanmıyorum. Malum iş güç. Şimdi sorularım şunlar;
1-) bu sahneye nasl gidilir, hangi otobüslerle (kadıköyden mümkünse), nerelerde inmem gerekir, indikten sonra ne kadar ve nereye doğru yürümem gerekir?
2-) oyun bitimi geri dönüşlerde otobüs bulabilme sorunu yaşanır mı? ne kadar beklerim?(akşam 22.30 gibi biter herhalde oyun)
3-) Oyunları izlemiş olanlar gidip izlememi tavsiye ederler mi, yoksa boşuna yollarda harap etme kendini mi derler?
0
teletabi
(01.11.08)
ulaşım konusunda yardımcı olamasam da "çılgın dünya" yı tavsiye edebilirim güzel bir oyundur sıkmaz izlenir .iyi seyirler
0
dr.ramiz
(01.11.08)
Anadoluhisarı'nda oturuyorum ben, açıklayayım durumu hemen.


Öncelikle kadıköy kumluk duraklarında 15F ve 14M otobüsleri var; bu iki otobüsle de sahnenin yakınına kadar gelebiliyorsunuz.

a-) 15F --> Bindikten sonra şöförle ya da binenlerden birisiyle konuşun; Marmara Üniversitesi Spor Akademisi'nde ineceksiniz. İndikten sonra yaklaşık 100 metre geriye gidip solunuzdaki caddeye gireceksiniz, (girdikten sonra karşınıza gelecek polis merkezine Migros'u ya da tiyatroyu sorabilirsiniz; migrosu sormanız daha iyi olur). Sormam diyorsanız da o yoldan hiçbir yere sapmadan araçları takip ediniz (nispeten işlek bir yoldur ve neredeyse bütün araçlar aynı yere gider). Yaklaşık 10 dakika yürüdükten sonra sağınızda Carrefour, solunuzda Migros ve Tiyatro kalacak; ilerideki ışıklardan sola girip gidebilirsiniz.

b-) 14M. Bu otobüs biraz önce gittiğiniz güzergahi gidiyor tam olarak. Bindikten sonra Migros/Tiyatro'da ineceğinizi söylerseniz yardımcı olabilir diye tahmin ediyorum. Tam Carrefour'un önünde durak var; inip karşıya geçince tiyatroya varıyorsunuz.


2-) Geri dönüşte Spor Akademisi denilen yere kadar yürümeniz gerekiyor; yaklaşık 10 dakikalık bir yol eder bu. Gece 12ye kadar düzenli olarak üsküdar ve kadıköy otobüsleri geliyor; sonrasında da saatte bir geliyor kadıköy otobüsü.
0
zaugnakhaldun
(02.11.08)
(17)

Para/Emek orani en yuksek olan meslek hangisidir?

comptrol
Bilgisayar muhendisi , doktor, eczaci ya da hangi meslektir bu? anketvari bir soru oldugu icin kusuruma bakmayin; merak iste...
Bilgisayar muhendisi , doktor, eczaci ya da hangi meslektir bu? anketvari bir soru oldugu icin kusuruma bakmayin; merak iste...
0
comptrol
(29.10.08)
eczacı dükkanı stratejik bir yerde açıp işini de bilirse istediği gibi tatilini yapar, gezer, tozar ve de sağlam para kazanır. doktorları bence doğrudan çıkaralım bu listeden. bilgisayar mühendisleri de sonuçta çoğunlukla bir patrona çalışırlar, bi sürü kısıtlamaları vardır(izin günü, oturup proje bilmemne hazırlama). eczacı kendi kendinin patronudur. ha gelecekleri açısından ne olur bilemem ama şu an için en karlısı eczacılık diye düşünüyorum. tabii ki saydığım şartlarda. yoksa çok eczane var iflas eden.

not: listeyi bu üçüyle sınırlamamışsın gerçi ama eczacılıkla alakam var, o yüzden yazdım.
0
jangara
(29.10.08)
bir meslek olarak sayılabilir mi ilmiyorum ama gayrimenkul sahipliği.
ne kadar gayrimenkulun olursa o kadar çok para.
0
etna
(29.10.08)
@want2die
devlet dairesinde emek 0 değil ki. işlem yaptırmaya gelen vatandaşları azarlıyorlar felan. emek var yani :)
0
sefapezevengi
(29.10.08)
@mrtksn yatirimcilik derken, bir sektore yatirim yapilacak ise esasli ve zor bir tahmin yapilmali bence. yani emek az degil gibi geldi bana .
0
🌸comptrol
(29.10.08)
yerini tutturabilirsen internet kafe
0
enter saltman
(29.10.08)
bir de şu var, para/emek oranı en yüksek meslekleri herkes arıyor bu devirde. saygı duyuyorum tabi, malum kapitalizmin sonuçları falan filan.. fakat bana göre bu oran 1'e ne kadar yakınsa huzur açısından o kadar iyidir. bu daha fazla mutluluk getirir diye düşünüyorum. bi işe yaradığınızı düşünürsünüz hayatta, aksi takdirde ben boşluğa düşerdim. bok gibi para var, gezsem tozsam bi süre, "ulan nereye kadar" derim. sorunun böyle bir boyutu yok ama yine de içimi dökmek istedim:)
0
jangara
(29.10.08)
borsacılık sanırsam. ortada üretilebilen yada uğraşılabilecek somut bişey yok. devamlı alınıp satılan teorik bir oaly gibi geliyo dışarıdan bakınca.
0
la grande
(29.10.08)
çok zengin çocuğu olup herhangi bir meslekte çalışmak.
0
şaman
(29.10.08)
Ünvanı aldıktan sonra noterlik.
0
sui
(29.10.08)
fatih terim? 220 bin ytl maaş alıyor
0
likeinme
(29.10.08)
bir yere oturup önüne 'açım' yazılı bir kağıt ve karton kutu koyan dilenciler.
0
insanimsi
(29.10.08)
Reklam ajansı stajyerliği tabiki. 2 sene filan sürüyor. Full-time mesai ve 0 (sıfır) maaş.
0
eftalit
(29.10.08)
özel ders vermek. özellikle matematik ve ingilizce. tabi (futbolculuk vb gibi) extrem işleri saymıyorum. mühendislik, doktorluk vb işlerin hiç birinde 1 saat karşılığı 150-200 ytl kazanmazsınız. günde 5 saat, ayda 20 gün çalışan isimli bir matematik öğretmeni en az 10000 ytl kazanır.
0
lancelot du lac
(29.10.08)
bilgisayar muhendisi degil..

her saniyesinden zevk aldigin meslektir bu, porno yildizi olabilir mi?
0
ermanen
(29.10.08)
esrarengiz bi havaya bürünüp 15 ytl karşılığında karşındaki salağa yalan söle (ki biz buna falcılık diyoruz kahvedir tarottur sen bilirsin)
0
dr.ramiz
(30.10.08)
there's no business like show business... neresinde olursan ol ama ekranın onunde ol... du bi olmana bile gerek yok...bir kaşe seslendirmeye 20.000 dolar aliyodu okan...
0
les
(30.10.08)
zerre anlamasam da (ve biraz geç bir cevap olsa da) emlakçılıkdır gibi geliyor bana..
0
p shadow
(17.11.08)
(3)

Marş ismi soruyorum hemen mırıldanıcam

sui
Ya bu bayram törenlerinde TRT'nin arka planda sürekli çaldığı (ki biraz önce de uzun uzun çaldı) çok yumuşacık, neşeli ve yine yer yer hüzünlü bir melodisi olan bir marş var, adı ne bu marşın?
Ya bu bayram törenlerinde TRT'nin arka planda sürekli çaldığı (ki biraz önce de uzun uzun çaldı) çok yumuşacık, neşeli ve yine yer yer hüzünlü bir melodisi olan bir marş var, adı ne bu marşın?
0
sui
(29.10.08)
hafif mirildansaniz veya kaydedebilseniz şıp diye bulabiliriz diye tahmin ediyorum.

yine de atma hakkimi kullanip (bkz: biz ataturk gencleriyiz) diyorum.
0
la traviata
(29.10.08)
Ya çok ünlü bir marş bu, çok sık çalınır. Harbiye değil yalnız. 10. yıl ve Gençlik de değil. İstiklal Marşı hiç değil.

Şöyle bişi (Allahım utanç verici)

Nırıını nınnı
Nırıını nınnı
Nın nın nıı nı nınnı
Nı nınınınını nıı (Bu sonu baya tempolanıyor)

İşte bu bi kere daha tekrar ediyor sonra başka bir melodiye geçiyor falan filan.
0
🌸sui
(29.10.08)
izmir marşı mı acep? hani izmirin dağlarında çiçekler açar...
0
dr.ramiz
(30.10.08)
(2)

Yeşilçam filmlerindeki merdivenli ev ?

no christ requiress
Kimin evidir, neresidir ? Simdi bir kac link vericem hatirlayacaksiniz. Bu evdeki sahneler hep salonda gecer ve arkada ust kata cikan bir merdiven vardir. Ben de alışkanlık oldu artık her filmde bu evin dekorasyonunun geçirdiği değişime bakıyorum.Daha cok 70'li yillarin filmlerinde gordugumuz bu ev
Kimin evidir, neresidir ? Simdi bir kac link vericem hatirlayacaksiniz. Bu evdeki sahneler hep salonda gecer ve arkada ust kata cikan bir merdiven vardir. Ben de alışkanlık oldu artık her filmde bu evin dekorasyonunun geçirdiği değişime bakıyorum.

Daha cok 70'li yillarin filmlerinde gordugumuz bu ev su sahnelerde gorulebilir:

Gullu geliyor gullu (1972)filminde,

01.05-02.20 arasi ve 09.25 den sonra gorulebilir
www.youtube.com

www.youtube.com 00.20 ye kadar

Sahte Kabadayı (1976):

www.youtube.com 1.50-02.00 ye kadar
0
no christ requiress
(28.10.08)
deşifre ekibi adında bu ayrıntılarla uğraşan birileri var, televizyonda izlediğim bir konuşmalarında bu evin muammer karaca köşkü olduğunu söylemişlerdi ve şu an bu köşk yokmuş yerine muammer karaca apartmanı yapılmış, yeri de istanbul yeşilyurt ya da yeşilköy diye hatırlıyorum.
bir de yeşilyurt taraflarını pek bilmiyorum, böyle bir apartman varsa bilenler konuyu aydınlatabilir. Şurda da bu konuya değinilmiş; www.yeniaktuel.com.tr
0
luzumsuzadam
(28.10.08)
yeşilköyde
0
dr.ramiz
(28.10.08)
(5)

saat kaç?

hapax
muhterem hayri irdal'lar, halit ayarcı'lar,sabah saatleri ayarlayayım dedim aklıma takıldı. nerden bakıp da ayar yapıyorsunuz? ben çocukken trt'ye göre ayarlanırdı :) şimdi var mı herkesin doğru kabul ettiği bir şey?meydanlardaki, iskelelerdeki saatleri kim neye göre ayarlıyor?
muhterem hayri irdal'lar, halit ayarcı'lar,

sabah saatleri ayarlayayım dedim aklıma takıldı. nerden bakıp da ayar yapıyorsunuz? ben çocukken trt'ye göre ayarlanırdı :) şimdi var mı herkesin doğru kabul ettiği bir şey?

meydanlardaki, iskelelerdeki saatleri kim neye göre ayarlıyor?
0
hapax
(26.10.08)
windoz kendi ayarlıyor, ben de ona göre ayarlıyorum.
0
head
(26.10.08)
leylak sarabi
(26.10.08)
ntv'ye göre devam şimdilik :)
0
alkolik imam
(26.10.08)
TRT'nin teleteks'ine bakin. (bkz: telegun)
0
vita vinum est
(27.10.08)
kadıköyden vapura biniyorum ve haydarpaşa tren garının devasa saatlerine bakıyorum ayar için :D
0
dr.ramiz
(29.10.08)
(14)

Süpeeer bir filmden hiç zevk alamamak

joehigashi
Evet aynen öyle..Efendim dün gece imdb'de 1 numara olan ya da olmuş ve sözlükte yazılan yorumları baz alırsak bunu sonuna kadar hakkeden the dark knight'ı arkadaştan alarak mp4 formatlı olarak izledim. İlk başta çok ümitliydim ama filmi izlemeye başladıktan ve yarısını biraz geçtikten sonra filmden
Evet aynen öyle..

Efendim dün gece imdb'de 1 numara olan ya da olmuş ve sözlükte yazılan yorumları baz alırsak bunu sonuna kadar hakkeden the dark knight'ı arkadaştan alarak mp4 formatlı olarak izledim. İlk başta çok ümitliydim ama filmi izlemeye başladıktan ve yarısını biraz geçtikten sonra filmden ciddi şekilde sıkılmaya başladım ve itiraf edeyim filmi tamamlayamadım, bitmesine yarım saat kala kapadım. o kadar sıkıldım yani. Nasıl iş bu ? 10 kişiden nerden baksan 8'inin güzel bulduğu 2'sinin kötü bulduğu bir filme kötü diyecek o 2 kişilik kitleden olduğumu sanmıyorum öyle filmlerle ilgili aşırı bir eleştirel gözümde yoktur. sarmamasının sebebi filmi mp4 kalitesinde ve sinema ortamında izlemememden kaynaklanıyor olabilir mi ? Acaba dvd'den falan izlesem böyle dehşet gaza gelip la adamlar ne film yapmış der miyim? Ha birde önceki serileri izlemişte değilim onun etkisi de olabilir mi ?
0
joehigashi
(23.10.08)
valla sebebi her şey olabilir de şu da olabilir; beklentinizi fazla yüksek tutmuş olabilirsiniz. yorumları okudunuz, hepsi şahane falan filan dedi, imdb'de 1 numaraya oturmuş olunca beklentileriniz çok arttı. izleyince de "büyütüldüğü kadar değilmiş lan" dediniz.

sankim.
0
rectoa
(23.10.08)
beğenmek zorunda değilsiniz tabiiki, gayet normal bu. ben de öyle ahım şahım bulmadım o filmi mesela. ama düşük kalitede izlemenizin etkisi olabilir. filmde karanlık sahneler çoğunlukta çünkü. dvd'den izleyin. dublajsız izleyin. sevmezseniz de ısrarcı olmayın. zira godfather'ı geçecek yiğit anasının karnından doğmadı henüz. o birincilik abartıydı..
0
jangara
(23.10.08)
normaldir. bende godfather i izleyemedim sıkıntıdan.
0
faust
(23.10.08)
milyor tane oscar almış olan braveheart'ı sinemada izlerken fosur fosur uyudum abi ben. ötesini bilmem. sinemayla dvd'yle alakası yok yani. rh halinle alakası var, ilgi alanınla, zevklerinle alakası var.

mesela usual suspects'i de 3 kere başlayıp 20. dakikasında uyudum ama meğer yorgunmuşum. daha dinç bir şekilde dördüncü izleyişimde de hastası oldum.
0
kibritsuyu
(23.10.08)
@kibritsuyu

ruh hali, beğeniler tabiki de önemli ama böyle süper kahraman filmlerini de severim birde. Mesela marvel filmlerine bayılırım. x-men'i, ghost rider'ı, spider man'i falan hiç sıkılmadan büyük bir zevkle izlediğimi bilirim. Bunda neden öyle oldu onu anlayamadım.
0
🌸joehigashi
(23.10.08)
bende sevmedim dark knıghtı. gayet normal.
0
thinkbeforedoing
(23.10.08)
bende çok fazla dizi izlemekten ötürü başlamış bir hastalıktı o. Sanırım biraz daha hızlı tüketilebecek şeyler aramaktan oluyor. Diziler 25er dakika mesela hem de içerik olarak tv'ye uygun hazırlandığı için hızlı akıyor, şıp diye bitiyor, iki tane izleyip sıkılınca bırakabiliyorsun ama filmin sonunu mutlaka beklemek gerekiyor.
0
blackdog
(23.10.08)
ilk yarisi beni de SIkmIstI, ama son yarim saat onemliydi,

sonucta normal birsey begenmemek, alti ustu film...
0
ermanen
(23.10.08)
marvel dc den daha eğlencelidir ondan:)
0
duk leto
(23.10.08)
blade runner basligindan cok pis gaza gelip filmi indirmistim. allahim ne kadar kasvetli, ne kadar ic bunaltici bir atmosfer. film noir diyolarmis :D

begenmek zorunda degilsin abi sonucta. zevk bu. belki kafan baska yerdeydi, ne biliyim, gaza gelemedin; bir suru nedeni olabilir. hatta bi nedeni olmak zorunda da degil. sevmedim, bitti :)
0
osuruklu
(23.10.08)
değerlendirenlere de bakmak lazım..kime göre süper neye göre süper:)
0
quinza
(23.10.08)
177,655 60.9% 10
50,191 17.2% 9
29,470 10.1% 8
12,471 4.3% 7
4,751 1.6% 6
2,545 0.9% 5
1,311 0.4% 4
1,124 0.4% 3
1,262 0.4% 2
10,851 3.7% 1

görüldüğü üzere 1 puan verenler az değil.
0
tai
(23.10.08)
Jenerasyon farkıdır. Ben de eternal sunshine of the spotless mindden öğürüyorum misal.
0
sui
(23.10.08)
konuyu biraz daha genelleyip irdelemek gerekirse ( bknz muzaffer serif in otokinetik deneyi )
0
dr.ramiz
(24.10.08)
(2)

Narsisizm ve melankoli

iris
geçen gün Vedat Özdemiroğlu'nun köşesinde şöyle bir yazı okudum: ' narsist ve melankolik kişi, içten içe arzuladığının esasında başkası değil kendisi olduğunu bildiğinden, asla ulaşamayacağını bildiği birine aşık olmayı tercih eder. kayıpla ortaya çıkacak olumsuz durumu ve kişinin kendiyle yüzleşmes
geçen gün Vedat Özdemiroğlu'nun köşesinde şöyle bir yazı okudum: ' narsist ve melankolik kişi, içten içe arzuladığının esasında başkası değil kendisi olduğunu bildiğinden, asla ulaşamayacağını bildiği birine aşık olmayı tercih eder. kayıpla ortaya çıkacak olumsuz durumu ve kişinin kendiyle yüzleşmesini engellemenin tek yolu vardır: arzunun gerçekleşmemesini sağlamak' bu doğru mudur gerçekten? böyle hisseden insanlar, kendileriyle yüzleşmekten korkup bunu bilmiyor olabilirler mi?
0
iris
(16.10.08)
etraflıca bi cevap vermek özellikle de narsisizm konusunda gerçekten zor olur en azından benim kapasitem yetmez ancak bu husudsta ENGİN GEÇTAN ın "İNSA OLMAK kitabını tavsiye edebilirim size.
0
dr.ramiz
(16.10.08)
"insan olmak",remzi yayınları(metis yayınları da bastı sonradan)
0
dr.ramiz
(16.10.08)
(4)

nasıl gitsem?

davy_jones77
Kadıköy'den harbiye askeri müzesine nasıl gidebilirim ?
Kadıköy'den harbiye askeri müzesine nasıl gidebilirim ?
0
davy_jones77
(12.10.08)
Kadıköy den direkt otobüs var mı osmanbey e bilmiyorum ama, vapurla beşiktaş yapıp iskelenin hemen önünden de harbiye dolmuşlatına binebilirsin.
0
atropin
(12.10.08)
kadıköy taksim
taksim harbiye
ister yürü ister bir vasıta kullan.
0
ozdek
(12.10.08)
taksim meydana gelin öncelikle akabinde otobüs duraklarının arkasında mc.donalds ,pizza hut ın olduğu büyük caddeden şişli tarafına doğru yürüyün üşenmeyin devam edin beş dakika sonra cillop gibi bi orudevi var onu görünce hemen yanında
0
dr.ramiz
(12.10.08)
en temizi, kolayi ve muhtemelen cabuk gideceginiz yol vapurla bjk ordan harbiye dolmusu ile harbiyeye. tam onunde inersiniz dolmusla. ama tabi haftasonu yahut gec saatte yollar bos olur otobusle taksim ordan metro ile pangalti deneyebilirsiniz. yine de en temiz yolu ilk secenek derim ben.
0
wish i could fly
(12.10.08)
(12)

Taksim den bakirkoye nasil gidilir ?

busuta
oncelikle herkese selamlar ; taksimden bakirkoye gitmem lasim , en hizli nasil giderim bana dolmus demeyin cunku aksam gitmem gerekiyo [yaklasik olarak 5 de cikcam bi kere denedim 2 saatte gitti :D] ve aksam trafiginde cebellesmek istemiyorum , soyle daha temiz metrobus + minibus yada tren belki , b
oncelikle herkese selamlar ;

taksimden bakirkoye gitmem lasim , en hizli nasil giderim

bana dolmus demeyin cunku aksam gitmem gerekiyo [yaklasik olarak 5 de cikcam bi kere denedim 2 saatte gitti :D] ve aksam trafiginde cebellesmek istemiyorum , soyle daha temiz metrobus + minibus yada tren belki , bilmiorum iste o yuzden soruyorum (:

simdiden herkese tesekkurler
0
busuta
(11.10.08)
funikülerle kabataşa inilir oradan metroyla sirkeciye gidilir, sirkeci garından banliyö trenine binilir Bakırköye gidilir.
0
507
(11.10.08)
yol üstünden geçen bi sözlükçü/tanıdık varsa atıversin arabasıyla.
0
kabraxis
(11.10.08)
kabataşa finiküler ile gidip oradan deniz taksi ile geçmek en çabuğu olur. Ama çok pahalı olur. Olmadı taksi...
0
udi
(11.10.08)
1)taksimden finiküler kabataştan tranvay sirkecide inilip tren(unutmayın tren 15 dakika da bir kalkar yani her saatin örneğin 12:00,12:15 vs)ona göre ayarlayın yani
2)taksimden metro ile mecidiyeköy ordan metrobüse binip incirli durağında inip yolun karşısına geçin ve incirli caddesi boyunca devam eden bir iett ye tlatın
yolunuz açık gazanız mübarek olsun...
0
dr.ramiz
(11.10.08)
metroyla gayrettepe gayrettepeden zincirlikuyuya yuru (10dk) ordan metrobuse bin incirlide in ordan minibuse bin.. metroyla mecidiyekoyede gidebilirsin metrobus ordanda gecii.. trafikle ugrasmadan tingir tingir gidersin iste.. sadece incirli bakirkoy arasinda vardir oda bisey degil minibusculer arabalarin ustunden ustunden gidiyo zaten

ps: sirkeciden trende mantikli.. yazi tura at..
0
orange coffee
(11.10.08)
En hızlı yol dolmuş :) Çok defa denedim en iyisi o oluyor.

Ben de bir alternatif vereyim; Finiküler, trC:\WINDOWS\hinhem.scramvay, sonrasında banliyö ile bakırköy.
0
alkolik imam
(12.10.08)
oha tren tramway funiküler falan uçmuşsunuz be abi. dolmuşla 20dk. çiçekçilerin biraz aşağısından kalkar. sahilden gidene binilir, çevreden giden meydana gitmez.
0
talemon
(12.10.08)
evet en hızlısı dolmuş. en azından indi-bindi derdi yok. hem ekonomik.
0
insanimsi
(12.10.08)
trafik tıkanırsa o saatlerde metrobüs ve raylı sistem dışı tüm alternatifler seni yolda bırakır.. taksim-mecidiyeköy metro sonrasında da mecidiyeköyden metrobüse binip e-5 te incirli durağında inmen.. bu takriben 35-40 dakika sürer.. eğer meydana gideceksen ömür'ün önünden tekrar otobüse binmen gerekir ki bu da 15 dakikanı alır nereden baksan..

edit: soruyu okumadan dolmusla git dolmusla, adamı ne dolastiriyorsunuz gibi yorum yazan arkadaslara okumanın ve anlamının önemini hatırlatmak isterim..
0
ayheytmayselfenvanttuday
(12.10.08)
çiçekçilerin hemen alt tarafından sarı dolmuş kalkıyor. biniyorsunuz en geç 30dk da bakırköydesiniz. tek vasıta!
(sahilden gidene binin)

diğer cevap verenlere bakıyorumda, yol bilmeyen kişiyi gezdiren taksicilerden farkınız yok canlar. "-oraya git buna bin, ordan in sonra şuna bin. sonrada şuna bin..."
0
winsome
(12.10.08)
taksimden dolmuş/otobüs ile kadıköy, kadıköyden deniz otobüsü ile bakırköy. 2 saat falan.
0
insanimsi
(12.10.08)
sahilden bakırköy dolmu$larını tek geçerim. mübarekler sanki veliefendide at biniyorlar.
0
robinbook
(12.10.08)
(9)

kedi ismi karmaşası

forumtrak
Sokakta bulduğum kediyi bir süre sahiplenmiştim geldiğinde yaklaşık 1.5 aylıktı neyse 5 ay kadar bakabildim ve bu süre boyunca kediye "chuck" diye seslendim neyse araya yaz girince kedimi başka birisine vermek zorunda kaldım(öğrenciyim, ailem kediyi eve getirmemi kabul etmiyordu. Doğal olarak başka
Sokakta bulduğum kediyi bir süre sahiplenmiştim geldiğinde yaklaşık 1.5 aylıktı neyse 5 ay kadar bakabildim ve bu süre boyunca kediye "chuck" diye seslendim neyse araya yaz girince kedimi başka birisine vermek zorunda kaldım(öğrenciyim, ailem kediyi eve getirmemi kabul etmiyordu. Doğal olarak başka birisine sahiplendirmem gerekiyordu. Sonunda sahiplendirdim ve sahibin kalıcı olduğunu düşünerek ne isim tak fark etmez zaten ilgilenmiyor pek dedim o da sağolsun ardından "abdül" adını vermiş. Neyse adam bugün aradı ve kediyi tekrar ister misin diye sordu bende hemen kabul ettim (yaz boyunca aileye yaptığım baskı meyvesini verdi artık evime götürebileceğim) evet, sonuç olarak kedime 3 ay boyunca abdül diye seslenilmiş isimi pek kullanışlı bulmadım(tanıdık birinin adı çıkar evlerden ırak) eski adına geri dönsem ilgilenir mi? Gerçi şimdi denedim ikisinide söyleyince bakmıyor. Nasıl ismini öğretebilirim ki ben bu kerataya? yardımlayın bi be
0
forumtrak
(11.10.08)
hıms.. bi arkadaşın desem?
0
🌸forumtrak
(11.10.08)
"chuckdül" ya da "abük" şeklinde seslenmeyi deneyin. yer belki ._.
0
kabraxis
(11.10.08)
pisi koy ismini bence
0
ermanen
(11.10.08)
@kabraxis, yemedi be ama chuckdül de iyiymiş :)
@ermanen,yeni isim aramıyorum o benim çakım.
0
🌸forumtrak
(11.10.08)
e aldirmiyor diyorsun, boylece her zaman sana bakar belki:)

Sura da yardimci olur belki:
www.wikihow.com
0
ermanen
(11.10.08)
bir süre daha ilk ismiyle hitap edin çünkü kuraldır hiç bir bilgi tam olarak unutulmaz( bu durumda yeni bir isimle seslenmek hayvancağazın kafasını bulandırmaktan başka bişeye yaramaz)ilk isimle seslendiğinizde bakar gibi olursa ödüllendirin artık ne verirseniz o sizin cömertliğinize kalmış(mamasından bir tutam verebilirisniz) yani diyorum ki bu hususta pavlov a skinnere bilumum davranışçı psikologlara güvenin :D
0
dr.ramiz
(11.10.08)
tek derdimiz isim olsun :)

ismini öğrenmesi için beraber yaşamanız lazım. ama kediler bir miktar domuz olduğu için @cinna monster'in "hangi kedi ismine dönüp bakmış ki" lafı doğrudur.

istediğiniz isimle çağırın. alışacaktır sonuçta. daha hala küçük.
0
mea maxima culpa
(11.10.08)
siz ismiyle seslenin, umutsuzluga kapilmayin. hatta ismi+baska komutlari da ogretebiliyorsunuz yeterince sabirliysaniz. 3ay fazla bir zaman degil. ben de kedimi 3 aydan sonra almistim ama bir suru sey ogrendi. ozellikle sadece onunla ilgilenirken ya da eve ilk geldiginizde adini soyleyin yuksek sesle. zamanla ogrenecektir.
0
kayranin kedisi
(12.10.08)
seslenmeden önce başına "sudo" koyun. linux'ta işe yarıyor.

xkcd.com
0
kabraxis
(12.10.08)
(13)

kitap aranıyor..

raskolnikovvari
şöyle sürükleyicci olsun,aklımı başımdan alsın,yemeden içmeden kesilip sevgilimden ayrılmamın acısını unutacağım bir kitap arıyorum.edebiyatve psikoloji öğrencisiyim.burdan ve nickten de ne tarzdan hoşlandığımı anlarsınız.ben bulamadım size kolay ve rast gele.hee birde şuan olsa çok makbule geçer zi
şöyle sürükleyicci olsun,aklımı başımdan alsın,yemeden içmeden kesilip sevgilimden ayrılmamın acısını unutacağım bir kitap arıyorum.edebiyatve psikoloji öğrencisiyim.burdan ve nickten de ne tarzdan hoşlandığımı anlarsınız.ben bulamadım size kolay ve rast gele.hee birde şuan olsa çok makbule geçer zira kütüphanedeyim.
0
raskolnikovvari
(10.10.08)
ihsan oktay anar'ın bütün kitapları.
0
teritori
(10.10.08)
sefapezevengi
(10.10.08)
0
dorian greyfurt
(10.10.08)
Sizin durumunuzdaki biri için Aşıklar ve Kumarbazlar birebir tercih olacaktır galiba. Sonuçta kafa dağıtmak istiyorsunuz anladığım kadarıyla.. tam sizlik. Beşiktaş Kabalcı'dan 1-2 ytl gibi bir fiyata alabilirsiniz. (Eski basımdır, indirim reyonunda bulacaksınız)
0
vita vinum est
(10.10.08)
(git: 35812) burada da var güzel şeyler. ek olarak oğuz atay tutunamayanlar diyorum.
0
light beam
(10.10.08)
öyle bir durumda ben reşat ekrem koçu okurdum gibime geliyor.
hem eğlenceli, hem alavere dalavere, hem de edebiyat şöleni.
0
cedilla
(10.10.08)
nikinden ne tarz şeylerden hoşlandığını anladık ama o tarz şeyler okursan baygınlık gelir.

mesela ayşe kulin'in romanları sürükleyicidir. adı aylin, füreyya filan gerçek hayat hikayeleri olduğu için de insana ilginç geliyor.

onun dışında fantastik ve polisiye romanlar her zaman insana iyi gelir. bunlara da bakın.
0
mea maxima culpa
(10.10.08)
hazır polisiye denmişken (bkz: her temas iz birakir )
sonracıma (bkz: son hafriyat)
0
stardustbenim
(10.10.08)
Maxime Chattam - (L'ame Du Mal) Kötü Ruh
0
hlathguth
(10.10.08)
tabiki celine-gecenin sonuna yolculuk
0
hayo
(10.10.08)
"şöyle sürükleyicci olsun,aklımı başımdan alsın,yemeden içmeden kesilip sevgilimden ayrılmamın acısını unutacağım bir kitap arıyorum."
bu tanim belkide en güzel "swen hassel" serisini tanimlar.Eşi olmayan bir 2nci dünya savaşı cephe romanları serisidir.Her kitabevinde bulamayabilirsiniz."Cephe Arkadaşları" ve "Lanetliler Taburu" başlamak için doğru yer olacaktir.
0
themaster
(10.10.08)
peyami safa dan "matmazel noraliyanın koltuğu" psikolojik tahlillere inanamıyacaksın
sürükleyicilik desen gayet iyi"ki peyami safa aynı zamanda polisiye yazarıdır velhasıl arkadaşım şiddetle tavsiyedir bu kitap
0
dr.ramiz
(10.10.08)
mevlana, mesnevi.
0
muharrir
(13.10.08)
(3)

neydi bu kitap??

patricia teyze
bugün aniden aklıma bir kitap düştü. zamanında sözlükte gezinirken rastlamıştım alamadan aklımdan çıkmış. neyse efendim aradığım kitap bir roman, yazarı türk ve kahramanıda anaokul çağında bir çocuk. entrylerden hatırladığım kadarıyla velet fazla zeki yani büyümüşte küçülmüş cinsinden. anaokuluna gi
bugün aniden aklıma bir kitap düştü. zamanında sözlükte gezinirken rastlamıştım alamadan aklımdan çıkmış. neyse efendim aradığım kitap bir roman, yazarı türk ve kahramanıda anaokul çağında bir çocuk. entrylerden hatırladığım kadarıyla velet fazla zeki yani büyümüşte küçülmüş cinsinden. anaokuluna gitmemeyi kafaya koymustu. bir buldurun be. neydi bu kitabın adı?
0
patricia teyze
(10.10.08)
ogullar ve rencide ruhlar? degilse bile oku bu kitabi :)
0
terp
(10.10.08)
terp haklı bahsettiğin kitap yani "oğullar ve rencide ruhlar"alper canıgöz ün bir romanıdır kitabın kahramı alper kamu :D akıllı uyanık cin gibi bi velettir kitabı muhakkak oku derim ama bulmak konusunda problem yaşayabilirsin akabinde murat menteş in dublörün dilmmasını da bi bitir hele cillop gibi olur valla(bahsettiğim kitabın kapağında alper canıgöz ü de göreceksin)iki yazar sıkı dosttur ve uslupları benzeşiktir şimdiden iyi okumalar...
0
dr.ramiz
(10.10.08)
çok teşekkürler :)
0
🌸patricia teyze
(10.10.08)
(4)

amatör fotoğraf çekimi için mekan

aratas
istanbul da yaşıyorum. amatör olarak fotoğrafla ilgileniyorum. eski yapılanmaları, yaşayan sokakları(nerde o eski sokaklar:) ve insanlarını çekmek istiyorum. tavsiyeleri huşu içinde beklemekteyim.
istanbul da yaşıyorum. amatör olarak fotoğrafla ilgileniyorum. eski yapılanmaları, yaşayan sokakları(nerde o eski sokaklar:) ve insanlarını çekmek istiyorum. tavsiyeleri huşu içinde beklemekteyim.
0
aratas
(09.10.08)
Balat.
0
axijazz
(09.10.08)
ifsak'in şehir içi eğitim gezisinde bölgenin adını tam bilmiyorum ama küçük ayasofyanın oraları, efendime söyliyim hipodrom bölgesini, camileri falan gezmiştik öyle ayrıca gülhaneye falan gitmiştik odaklama pratiği falan yapmıştık. buralara gidebilirsin özellikle küçük ayasofya ve çevresini tavsiye ediyorum tam aradığın yer diyebilirim. ayrıca vefadan süleymaniyeye doğru yürüye yürüye ara sokakları arşınlaya arşınlaya gezersen çok sağlam kareler yakalayabilirsin.
0
cmysn
(09.10.08)
kesinlikle cmysn nin bahsettiği yerleri görmelisin özellikle de bu mevsimde (ki mekanın adı kadırgadır tren yolu boyunca makinenizle devam edebilirsiniz cankurtaran(eski türk filmlerinin vazgeçilmez mekanıdır nostaljik bir hava yakalarsınız)biraz daha gitiğinizde samatyaya gelirsiniz ki bir eski istanbul dediğimiz hadiseyi burada görmek mümkündür
0
dr.ramiz
(09.10.08)
çukurcuma
0
blackbasat
(10.10.08)
(15)

ciddi psikolojik sorunlarım var

ender
evet galiba ciddi anlamda psikolojik sorunlarım var. daha önce de benzer duyurular yapılmış ama, oradaki cevaplardan çok tatmin olamadım. son 5-6 senedir çok mutsuzum. ama dönem dönem, kısa süreli de olsa mutlu olduğum,gayet rahat,gamsız takıldığım vakitler de olmuyor değil. ciddi ve güzel bir ilişk
evet galiba ciddi anlamda psikolojik sorunlarım var. daha önce de benzer duyurular yapılmış ama, oradaki cevaplardan çok tatmin olamadım. son 5-6 senedir çok mutsuzum. ama dönem dönem, kısa süreli de olsa mutlu olduğum,gayet rahat,gamsız takıldığım vakitler de olmuyor değil. ciddi ve güzel bir ilişkim var, iyi bir üniversitede güzel bir bölümde okuyorum. dışarıdan bakıldığında normal görünüyorum. ama işin aslı öyle değil, kafama taktığım ciddi problerim var. örneğin hastalık hastasıyım galiba, büyük bir hastalığa yakalanmaktan çok korkuyorum. bikaç tane de önemli olmayan sağlık sorunum var, ama henüz bunlar için doktora gitmedim. ama beni gerçekten etkiliyor. bir de uzun yıllardır intihara ciddi bir eğilimim mevcut, beni bu fikirden vazgeçirecek çok şey var ama, intihar etmek her gün aklımdan geçiyor. yani her zaman cebimde intihar ihtimalini taşıyorum, yani harbiden beni sarsacak en ufak bir şey olduğunda sanırım intihar edicem. insanlara güven sorunum var, kimseye güvenemiyorum, herkesin olumsuz yanlarını görüyorum, bu yüzden son yıllarda çok arkadaşımı kaybettim. hayatımın istediği gibi gitmediğini düşünüyorum, ailemi çok suçluyorum, sürekli bir kavga halindeyiz. içinde bulunduğum durumu onlara tam anlatamadım, onlar da "gençlik işte" şeklinde yaklaşıyolar davranışlarıma. kız arkadaşım da sorunlarımın olduğunun farkında ama ona da pek bir şey belli etmemeye çalışıyorum, yani durumumun ciddiyetinden pek haberi yok. bu durum (psikolojimin bozukluğu yani) son 1-2 senede çok ciddi şekilde arttı, ve hayatıma ciddi şekilde etki etmeye başladı. psikolojimden kaynaklandığını düşündüğüm fiziksel rahatsızlıklar da yaşıyorum. aşırı uyuşuk bir haldeyim,hiç bir şey yapasım yok, çok tembelleştim. uyku sorunum var. ankara 'da yaşıyorum ve burdan nefret ediyorum.

biliyorum konuyu çok dağıttım ama sanırım yardımcı olabilecek kişiler ne anlatmak istediğimi anlamışlardır. bu yaşadığım ağır depresyon mu oluyor? profesyonel destek almam gerektiğinin farkındayım, peki bunu nasıl yapıcam? tedavisi uzun sürer mi, şu anlattıklarıma göre ilaç kullanma ihtimalimin olduğunu söyleyebilir misiniz? tedavi süreci günlük yaşantımı nasıl etkiler, ilaç kullanırsam ciddi yan etkileri olur mu? tekrardan normal ve mutlu bir insan olabilir miyim?

okuma zahmetine katlandığınız için ve vereceğiniz cevaplar için şimdiden teşekkürler.
0
ender
(09.10.08)
spor yapiyor musun, yapmiyorsan spor yap, yapiyorsan baska sporlar dene
Geziyor musun, seyehat ediyor musun, Turkiye'yi gez, Dunya'yi gez
Ailenle vakit gecirmeyi dene, belki hediye bile alabilirsin
Kiz arkadasinla yeni yerler kesfet, cok degisik konulardan sohbet edin
Degisik yemekler yapmayi dene, hayatini degisik lezzetlerle renklendir
Dogaya git, gezi yap, selalerin, kuslarin sesini dinle
Sonra da insanlari dinle, empati kur
Haberleri izle, dunyadaki insanlar ne durumda
Vicdaninin sesini dinle, sukretmeyi dene
Olumlu taraflari dusun, bardagin dolu tarafindan bak
Cikolata ye, kucuk seylerden mutlu ol
Hayati kesfet, tadini cikar
...
0
ermanen
(09.10.08)
sanırım depresyonun dibine vurmuşsun arkadaş.
intiharı düşünmekten vazgeç artık. götün yeseydi bu kadar zamandır düşünüyorsun madem yapardın çoktan. hala bir çıkışın olduğunun farkındasındır da intihar etmiyorsundur. sert oldu biraz ama intihar çok anlamsız yani.
hastalıkların için ise hemen bir doktora görün. önemli olmayan sağlık sorunum var diyorsun ve doktora gitmiyorsun. git belki ilerde başını daha çok ağrıtacak şeyler olabilir. erken teşhis hayat kurtarır derler.
ailenle otur adam akıllı konuş. durumu onlara anlat. anladıklarından emin olana kadar anlatmaya çalış. eminim anlayışla karşılayacaklardır.
"aşırı uyuşuk bir haldeyim,hiç bir şey yapasım yok, çok tembelleştim." demişsin ki bunlar depresyon belirtisidir.
bence psikolog yerine psikiyatriste git. daha sağlıklı sonuçlar alırsın. bunu söylememin sebebi psikiyatristler olaya daha bilimsel açıdan yaklaşırlar. tedavi süreleri senden gelecek olan tepkilere iyileşme durumuna göre değişir. (3 ayla- 2yıl)büyük ihtimalle ilaçlı bir tedavi sürecine gireceksin. günlük hayatında değişiklikler olmayacak. hayata bakışın, insani ilişkilerin iyileşecek. değişiklikleri sen kendin göreceksin ve şaşıracaksın da buna. tekrar normale dönmek mümkün evet. sen yeter ki bunu iste.
0
black samourai
(09.10.08)
önce bilesin ki etrafında bu tür sorunları olan ama senin insanlara çaktırmadığın gibi, sana bu rahatsızlıklarını çaktırmayan çok fazla insan var. bunu bilmek belki de seni rahatlatır. yani çok abuk, çok sıradışı, çok kötü bir durumun yok. ne kadar kötü olduğunu düşünürsen o kadar kötüsündür. ama yardıma ihtiyacın olduğunu düşünüyorsan mutlaka yardım al.
bir de hobiler edinmeyi deneyebilirsin. mesela sinemayla şimdiye kadar çok fazla içli dışlı olmadıysan tavsiye ederim. eğer limitsizse internetin önünde kocaman bir kaynak var. sinema deryasında o kadar çok sorunlu insan ve karakter var ki sana yardımcı oluyorlar.
0
blackbasat
(09.10.08)
hayat ne kadar kötü olsa da yaşamaya değer. çok kısa bir süre benim de aklımdan intihar düşüncesi geçmişti. ama şöyle düşündüm. öldükten sonra ilk seçenek olarak kaybolduğunu ve bir daha varolmadığını düşünelim, ikinci seçenek olarak da cennet/cehennemi düşünelim.

ilk seçenek:
tamamen kaybolmak yerine, sıkıcı/kötü hayatına biraz daha devam edebilirsin. sonuçta hayat demek deneyim demektir. bir hiç olmak yerine, acı da olsa biraz daha deneyim edinmek daha zevkli bence.

ikinci seçenek:
öbür tarafa gidince, "lan sonsuza kadar burda olcam şimdi, keşke biraz daha kalsaydım dünyada, nasıl olsa gelcez yine buraya aq" diyebilirsin.
0
edge_nabby
(09.10.08)
bende de var bu anlattiklarinin cogu yaklasik 4 yildir. zamaninda intihari pek dusunmedim her ne kadar pek yasamak istemesem de. bunu yenmek icin baya calistim. hissettigim her kotu seyin ustune gittim. mesela cokda parlak olmayan okulumu biraktim(ankarada), kalktim baska bir ulkeye gittim. simdi hayvan gibi calisiyorum okul masrafimi karsilamak icin ama hala acayip tembelim ve hic bise yapmak istemiyorum. hayatimdaki hersey degisti ama gecmedi ne yazik ki bunca zaman. ama ne oldu guclendirdi bunlar beni. yani hayata karsi.

simdi zamanla duzeliyorum sanki gibi geliyor. bunun sebebi kiz arkadasim. iliskimiz basliyali cok uzun bir sure olmadi. ona sonsuz guven duyuyorum ve herbiseyimi anlatiyorum. o kadar cok destek oluyor ki. kendimi o kadar iyi hissettirebiliyor ki. iyi kotu ne hissetsem ona kosuyorum. o da her zaman sevkat gosteriyor bana. artik kafamda birsuru paradoks yok. hayata daha basit bakiyorum sanirim onun sayesinde. seninde kiz arkadasin varmis, anlat. simdiye kadar anlatmadigin hata bence. anladigim kadari ile gonul eglendirmek olarak bakmiyorsun olaya. iliskilerin en ozel yani bu bence. boyle seyleri paylasmaniz sizi birbirinize daha yakinlastiracaktir. bence en iyi psikologdan daha iyi bir yardim olur.

kesinlikle yalnizlasma. yalnizlastikca yapacak daha az sey bulursun ve bu seni daha cok tembellestirir. oturma evde. geceleri uzun saatler bilgisayarin basinda sabahlayipta sonra oglen 3-4 e kadar yatma. duzenli uyumaya duzenli beslenmeye calis.

dertlesmek istersen emailim oshamahue at g mail
0
oshamahue
(09.10.08)
burjuva sıkıntısı.
yanlış anlamayın eleştirmiyorum. ben de aynısından muzdaribim. ilaçlar tekrardan mutlu süper bir insan olmaya yetmiyor. hep biraz eksik yaşamak zorundasın. o eksikliği kapatacak bir terapi türü bulmalısın kendine. ben yazmaya başladım. durduramıyorum.
vardır içinde bir şeyler. amacı olmayan ama vaktini dolduracak. o şey her ne ise, spor/fotoğraf çekmek/resim/heykel/alışveriş/ kendine bakmak vs. vs. vs. o sıkıntını kapatacak kısa kısa anlarla. ölmeden yaşamayı öğreneceksin. amacın olmadan yaşamayı da.
herksin bir şeyler yapması gerekmiyor hayatta. belli bir düzeydeysen neden bir şeyler yapmıyorum sıkıntısı (aman dünya, 3. dünya, hastalık savaş)taşıyor bile olabilirsin gizliden gizliye. bir şey yapman gerekmiyor. varolmak yeterince uzun ve sıkıcı bir mesele. toplum içine entegre olmaya çalışıp onların düzeninde sürüklenip gitmek de öyle. kendi düzenini yarat, kendi saatlerini. istediklerinle doldur içini. gerisine koy gitsin.
0
sipsi
(09.10.08)
bu ne ya kitap mi okuyacaz deme, kafandaki sorunlarin aciklanmasinda yardimci olacaktir:

iyi hissetmek - david burns
0
terp
(09.10.08)
yaş kaç önemli bi husus bu keza intihar edince düzelen birşey olmuyo.
0
exdp
(09.10.08)
bir kere bence kesinlikle intihar etmeyi kafandan sil. herkes bunları düşünür, ben de düşündüm zaman zaman fakat emin ol intihar etmek bir insanın yapacağı en büyük zayıflık.

kendine mutlaka ama mutlaka bir hobi edin. bisiklet sürmek mi olur, maket yapmak mı, koleksiyon yapmak mı, yeter ki okuldan çıktığın zaman yapmak için can atacağın bir şey olsun. ilgi alanlarına göre belirleyebilirsin bunu. mesela ben cd koleksiyonuma baktıkça mutlu oluyorum, haz veriyor bana. özel ilgim var buna karşı. ha keza plaklarıma karşı.

kız arkadaşın varmış, çok güzel. tek başına yapamayacağın çok şeyi kız arkadaşınla beraber yapabilirsin. mesela bilkent'te bilardo oynamaya gidin, real'in yanında çok güzel bir park vardır yeşillikler içinde, orda oturun dertleşin. büyük bir hastalığa yakalanmaktan da korkma, maalesef böyle bir konuda hepimiz biraz da kaderci olmak durumundayız. hayatta kontrol edemeyeceğimiz şeylerden biri de bu. aslan gibi insanlar adi hastalıkların pençesine düşebiliyor.

bir de kendine okuldan ya da kendi çevrenden bir arkadaş grubu yaratmaya çalış. onun da faydası olacaktır. insanlardan kaçarak ya da onları tenkit ederek bir yere varman zor. en azından şu aşamada.

her şeyin ilacı biraz gamsız olmak aslında. herkes başaramaz ama. sen en azından aşırıya kaçmadan denemelisin.
0
godless killing machine
(09.10.08)
psikiyatrik yardım almanızı tavsiye ederim. ne kadar süreceğini bilemeyiz elbette ama kendi başınıza çözemeyeceğiniz bazı problemlerle karşı karşıya olduğuna göre fazla vakit kaybetmeden yardım alın bence. ben de bir 4-5 sene hafif bir depresyon halinde yaşadım, dönem dönem azalsa da sonunda gerçekten ağırlaştı ve kendini fiziksel problemlerle de göstermeye başladığında yardım almaya karar verdim. diyebilirim ki daha ilk günden kendimi daha iyi hissetmeye başladım. problemi çözmek için harekete geçmek bile çok rahatlatabiliyor insanı. 3 ay kadar ilaç kullandıktan sonra yan etkilerinden sıkıltığım ve kendimi de iyi hissettiğim için bıraktım ama en az 6 ay devam edilmesi öneriliyor.

ilaç kesinlikle kolaylaştıracaktır. yan etkiler oluyor ama yine de kullanın bence. bunun dışında ermanen in dediklerine katılıyorum. özellikle düzenli sporun faydasını görürsün.

güven konusunda da ancak şunu söyleyebilirim, insanlardan beklentilerini yüksek tutmamaya çalış. onların yaptığı hatalar veya zayıflıkları tamamen onların problemi, senin onların zayıflıkları için kendini hırpalamanın bir faydası yok. bu yüzden bunları fazla düşünme.

ha bir de, hayatında hoşuna gitmeyen şeyler varsa değiştirmek için harekete geç. motivasyonun seni neyin mutlu ettiğini bulup buna ulaşmak için gerekli adımları atmak olsun. zaten geleceğe yönelik planların olursa intiharı da düşünmeyeceğine eminim. "nasıl mutlu olacağımı bilsem yaparım heralde" diyebilirsin ama değil. gerçekten insan kendini keşfetmek için biraz zaman ayırdığında neyin daha fazla tatmin ettiğini öğreniyor. ali için mutluluk getiren bir şey ahmet e bir şey ifade etmeyebilir. o yüzden kabul görmüş olumluları (iyi okul, iyi bir ilişki, maddi imkanlar,vs...) bir kenara koy, senin ne yapmak istediğini düşün.

umarım yardımı olur.
ama profesyonel yardım da al mutlaka.
0
chavezding
(09.10.08)
16 yaşından beri ben de böyleydim,ailemi çok suçladım bir yere varamadım.üniversiteyi de istanbulda kazanınca kaldım onların yanında ama olmadı bir türlü,canım sıkıldıkça falan hastaneye gitmeye başladım,gözüm seğirse gidiyordum yani o derece.çok sıkılıyordum.kredi kartları falan da hikayeydi para da bir yere kadar.
sonra dedim ben sizden ayrı yaşamak istiyorum.evi ayırdım apayrı bir semte tasındım tekbasıma.geceleri de bir sertıfıka programına kaydoldum.kendi halimde bı hayat kurdum kendıme.hıcbır luksum kalmadı hepsınden ayrıldım.belki çok daha zor bır hayatım oldu ama kafam cok rahat gunluk hayat telaslarından baska da bir şeyim kalmadı,hastanelere de uğramıyorum.
0
guiltyconsciencegrows
(09.10.08)
sürekli içine attığın ve başkalarıyla paylaşamadığın sorunların olduğunu düşündürdü yazdıkların. yaş tabii ki önemli husus ama yaşın fazla ilerlemese bile kısa dönemde yaşadıkların belli bir birikinti yapmış olabilir. psikologa görününce ilk bir kaç seanstan sonra kesinlikle faydasını göreceğini düşünüyorum. belki de itiraf etmen gereken şeyler var ve karşında seni anlayacak ve bunu derinlemesine konuşacak kişileri bulamıyorsun. biraz günah çıkarma seansına dönebilir ama düzelirsin nihyetinde..

ayrıca hayat intihar etmeyi düşünmek için çok kısa.. bu yüzden dolu dolu yaşamaya bak.. boşver her şey olacağına varır..
0
istanblue
(09.10.08)
belkide sorun hayatina hic sorun olmamasidir. yani okula git gel, derslerin iyidir, iliskilerin iyidir. boslukta hissedersin kendini. mesela benimde son zamanlarda bayaa bi sorunlarim vardi maddi ve manevi. bu sorunlari astim ve mutsuz oldum. ortada sorun yok, sorun yoksa amacinda yok. kendimi acayip sekilde boslukta hissettim. neyse allahtan dun bi sorun buldumda onunla urasiyorum. yani hayatin ne cok super olsun ne de cok rezil. bu arada bende bayaa dusunmustum intihari o durumdayken.
0
sanio
(09.10.08)
birader emin ol senin istanbul versiyonunum ve yazında yazdığın çoğu hadise bende de var kalabalıklar içinde bunalıyorum, insanlara güvenemiyorum görünrde derdim tasam yok ama mutlu olamıyorum çözümü biyerlere kaçmakta farklı şeylerde bulmaya çalışıyorum az da olsa işe yarıyo evet bende derim bunların farkında olman bile güzel bi aşamada olduğu gösterir ancak bu noktadan sonrasını bir uzamanla beraber çözmelisin bu noktada sana bir psikiyatrist ya da psikolog değil şiddetle bir psikolojik danışman öneririm şanslısın ki ankara da bu alanda iyi mekanalr bulabilirsin hatta üniversitenin medikosundan ücretsiz bu hizmeti sağlarlar
0
dr.ramiz
(10.10.08)
"aşırı uyuşuk bir haldeyim, hiç bir şey yapasım yok, çok tembelleştim. uyku sorunum var." Çok bariz ve çok klasik ağır depresyon semptomlarıdır bunlar. Ve "bence" psikolog yerine psikiyatriste gitmen çok daha doğru olur, çünkü semptomatiksin. Ayrıca psikiyatristler sanıldığı gibi "aha hastalık bu, aha da reçete bu" şeklinde çalışmazlar.

Tedavi alman kesinlikle gerek. Çünkü tedaviden sonra dediğin gibi tekrardan mutlu ve normal olursun. Psikiyatriste başvuracaksan büyük ihtimal anti-depresan kullanırsın. İlaçların yan etkisi muhakkak olacak ama bunlar sandığın gibi çok kötü veya korkutucu değildir. Daha doğrusu herhangi bir ilacın ne yan etkisi varsa, o tip yan etkileri vardır bunların. Mesela karbamazepin kullanacaksan bunun bazı kişilerde alerji, baş dönmesi, ataksi vs. gibi yan etkileri olabiliyor, tabii ki istatistiklerde ilaç toksisitesine bağlı sorun yaşyan kişiler vardır ama benim esas demek istediğim bu bütün ilaçlar için geçerlidir. Yani depresyon tedavisinde demek ilaç yüzünden sizde kuyruk çıkacak demek değil :) Günlük yaşamınızı da çok etkilemez.
0
there is nothing left for me
(10.10.08)
(8)

martini?

forumtrak
Bianco martini aldım. Yalnız martini içme adabından bihaberim. Örneğin dizilerde filmlerde hep yeşil zeytin konulur, bu zeytin yenilir mi, yoksa süs mü? Öte yandan nasıl servis edildiğini de çok merak etmekteyim. Direk sek içsem olur mu? Yoksa cinle votkayla karıştırmak şart mıdır?edit: imla
Bianco martini aldım. Yalnız martini içme adabından bihaberim. Örneğin dizilerde filmlerde hep yeşil zeytin konulur, bu zeytin yenilir mi, yoksa süs mü? Öte yandan nasıl servis edildiğini de çok merak etmekteyim. Direk sek içsem olur mu? Yoksa cinle votkayla karıştırmak şart mıdır?
edit: imla
0
forumtrak
(09.10.08)
Vermut her alkol satan markette satılıyor mu? Sanki adına hiç rastlamadım raflarda. Ayrıca nedir bu vermut? neden cinle karıştırıp martini elde ediyoruz ki?(ya da ben mi yanlış anladım?) Sonuçta elimizde hazır bianco martini yok mu?
0
🌸forumtrak
(09.10.08)
daha da karışmış sanki toparlamak lazım gibi geldi:
vermut = martini şişesindeki içkinin adı,
martini = bir vermut markası, aynı zamanda cin+vermut karışımının adı.

öte yandan bianco martini sek iyidir bence :)
0
martini
(09.10.08)
cin + dry white vermut ya da sweet red vermut = martini adi verilen cocktail

cin yerine vodka konursa, vodka martini oluyor cocktail'imizin adi
0
ermanen
(09.10.08)
Ilk soruna cevap olarak vermutu baska seyle karistirmadan da icebilirsin. Soguk olmasi icin buz koyarsan iyi olur. Istersen limon kabuguyla susleyebilirsin.
0
wpi
(09.10.08)
neronas
(09.10.08)
hepinize teşekkür ederim.
şerefinize!
0
🌸forumtrak
(09.10.08)
bir haber değil bihaber( bi farsçada bir olunmsuzluk ekidir)gizli mesaj gönderme şansım olsa emn ol bu şekilde söylerdim yanlış anlama lütfen
yarasın...
0
dr.ramiz
(10.10.08)
tamamdır düzelttim teşekkürler :)
0
🌸forumtrak
(10.10.08)
(3)

trend show gençlik festivali

moco
her yıl yapılan trend show genclik festivali nasıl?Gelen kitle ve yapılan organizasyonlar kaliteli mi?Yoksa tamamen bir saçmalık mı?
her yıl yapılan trend show genclik festivali nasıl?Gelen kitle ve yapılan organizasyonlar kaliteli mi?Yoksa tamamen bir saçmalık mı?
0
moco
(09.10.08)
rakenkokun 14-15 yaş için olanı.
0
deep thought
(09.10.08)
2005'te ve 2006'da gittim. O zamanlar yaş ortalamasından 1-2 yaş büyüktüm ama şimdi 4-5 oldu o.. hatta bence yıllar geçtikçe benden bağımsız olarak oranın yaş ortalaması baya düşmüştür. Çünkü 2005'te (zaten sözlükten aldığım davetiyeyle gitmiştim (bkz: ek$invite)) gittiğimde yaşı ortalamanın üzerinde olan herkes "lan bi daha gelmem bu neymiş böyle" diyordu. 2006'da yaş biraz daha düşmüştü.. Gerisini bilmiyorum ama gitme vallahi.
0
vita vinum est
(09.10.08)
2007 dekine gittim ben de mekan basık havasız bunaltıyo kısacası ortamda fazlasıyla liseli mevcut kendini ceza zanneden ergenlik sivilceleri fazlasıyla var ama bunlar beni bağlamaz ben işime bakar müziğimi dinlerim o zaman iyi eğlenceler
0
dr.ramiz
(10.10.08)
(8)

Dikkat eksikliği

wehrmacht
Son 4 yıldır dikkat eksikliğinden müzdaribim. Atıyorum, x sürede tamamlanacak bir proje için tüm ön hazırlıkları yapana kadar sorun yok. Sıra proje üzernde çalışmaya gelince sürekli, "lan şu diziyi de izleyeyim de sonra başlarım", "sık kullanılanlarımı düzenleyeyim öyle başlarım", "şu kitaba kaldığı
Son 4 yıldır dikkat eksikliğinden müzdaribim. Atıyorum, x sürede tamamlanacak bir proje için tüm ön hazırlıkları yapana kadar sorun yok. Sıra proje üzernde çalışmaya gelince sürekli, "lan şu diziyi de izleyeyim de sonra başlarım", "sık kullanılanlarımı düzenleyeyim öyle başlarım", "şu kitaba kaldığım yerden devam edeyim en iyisi", "of çok uykum var kalkınca başlarım" vs. vs. deyip geciktiriyorum. 10-15 dakikadan fazla projeye odaklanamıyorum ve yine "şunu da yapayım" döngüsüne giriyorum. Ve proje teslimine 1-2 gün kalınca panikle sabahlara kadar çalışıp güç bela tamamlıyorum.

Tabii bu sadece iş konusunda böyle değil. Gündelik hayatımdaki neredeyse her şeyi bu şekilde yapmaya başladım ve artık tahammül edilemez hale gelmeye başladı.

Efenim bu, sadece bir tembellik ya da uyuşukluk mudur yoksa bir uzmana mı danışmak gerekir? Uzmana danışmak gerekirse tavsiye edebileceğiniz(İstanbul) psikiyatrist vs. var mıdır? Veya bunlar haricinde önerebileceğiniz herhangi bir yol yordam var mıdır?

Teşekkürler.
0
wehrmacht
(06.10.08)
valla çok pis bir meret, + nız var güç bela da olsa tamamlıyor olmanız.
yapmanız gereken şey. planlamak. kağıt üzerinde fln.
ama işin bu kısmı bile manidar, o planlama hazırlanamaz çoğu kez. hazırlansa da uyulmaz demiyorum. ben bir keresinde bir uydum hala öyle gidiyor.
ve uzun bir süredir dinlenme aşamasındayım programa göre
dediğin gibi tam bir kısır döngü.
profesyonel yardım al.
0
radikalherif
(06.10.08)
hehe dikkat eksikliği ile uzaktan yakından alakası olmayabilir bile. ben de böyleyim açıkçası, projeye başlamak gerçekten benim için de bir sorun. bunun başlıca sebebinin mükemmeliyetçi doğam (sdfsdf) sebebiyle "nasıl olsa mükemmel olmayacak o yüzden hiç başlamiyim lan" diyerek başlamamam olduğunu tahmin ediyorum. yani bi yerde böyle okuyup kendi hareketlerimi buna yormuştum galiba.

bence teslime 1-2 gün kalması da sizi resmen motive ediyor. of ulan ben de böyleyim korkunç, ama yapçak bişey yok. o projeye 10 gün önceden başlanır mı ya? tembelliktir belki de lan.

ortamınızla da alakası olabilir. ben evde çok zor konsantre oluyorum misal. ama bana zorla başka bir iş yaptırılmaya kalkıldığında (babamın tükkanda durmak), oraya gidip kulaklığı takınca çatır çutur proje kasabiliyorum. projeyi başka bir şeye tercih ederek aşılabiliyor olabilir.

tamamen çelişkili ifadeler verdim.
0
ophelia
(06.10.08)
dikkat eksikliğinden ziyade (bkz: procrastination)
çeşitli kendi kendine yardım teknikleri de bulabilirsin biraz tararsan ama en garantisi uzman desteği...
0
margi kleinjan
(06.10.08)
dikkat eksikliği filan değil ingilizcesi procrastination, türkçesi "erteleme" dir bunun adı.

bu rahatsızlıktan muzdarip insanlar bahsettiğiniz gibi sadece iş, güç, okul çalışmasında değil hayatlarının her alanında işleri yayıp, son dakikada yaptıklarını görürler.

piyasada bununla ilgili kitaplar var, ayrıca bir psikoloğa gidebilirsiniz. psikiyatristlik birşey olduğunu sanmıyorum. (bende de var bundan bolca. derslerimi çalışmadığım gibi mutfakta bulaşıklar yığılır, fatura ödemelerimi geciktiririm, falan filan) hatta belki bir yaşam koçu bile yardımcı olabilir.
0
mea maxima culpa
(06.10.08)
spor yapmayı deneyin metabolizma hızını artırıp daha kolay konsantre olmanızı sağlayabilir.
0
horozbina
(06.10.08)
Bir psikiyatriste başvurmalısın. Durumunun gerçekten "dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu" mu yoksa davranışsal ya da herhangi başka bir psikolojik kökenli mi olduğuna karar verecektir. Bu alanla genelde çocuk psikiyatristleri ilgileniyor, ama az da olsa yetişkin psikiyatristleri de var ilgilenen. Eğer İstanbul'daysan Yankı Yazgan'ı önerebilirim (kendisi de daha çok çocuk ve ergen psikiyatrisi-özellikle DEHB- ile ilgilenir ama yardımcı olabilir diye düşünüyorum).
Bunun dışında, sana önerilir mi bilmem ama Ritalin dışında (ki Ritalin'den koşarak kaçınız) bir iki ilaç daha var.
Umarım kısa zamanda yoluna girer bu durum..
0
triacilgliserol
(06.10.08)
böle bi durum için psikiyatristten önce bir psikolojik danışmana görünmeniz yerinde olacaktır meselenin ciddiyetine göre gerekli yönlendirmeleri yaparlar(psi,kolog,psikiyatrist vs) tavsiyem ise turkuaz danışmanlık merkezi (caddebostanda)
acil şifalar ...
0
dr.ramiz
(07.10.08)
Cevaplar için çok teşekkürler.

@wayvard cloud, evet sancılı bir ilişki yaşadım ama başka bir yaş aralığında hissetmiyorum kendimi.
0
🌸wehrmacht
(08.10.08)
(5)

IETT ındırımlı kart?

ebucan
hani su 55 ytl'ye yuklenen aylık ındirimli iett kartı almak icin ayın 5'i son gun diye duydum, dogru mu? yoksa herhangi bir günde yukleyebiiyor muyuz? ayın 5'inde gece 12'ye kadar yukleme giseleri açık mı? ya da aynı şekilde 15 günluk kart varmışi onda durumlar nasıl?tesekkurler..
hani su 55 ytl'ye yuklenen aylık ındirimli iett kartı almak icin ayın 5'i son gun diye duydum, dogru mu? yoksa herhangi bir günde yukleyebiiyor muyuz? ayın 5'inde gece 12'ye kadar yukleme giseleri açık mı? ya da aynı şekilde 15 günluk kart varmışi onda durumlar nasıl?

tesekkurler..
0
ebucan
(04.10.08)
benim bildiğim başı sonu yok. herhangi bir gün yüklüyorsun ve 30 gün geçerli oluyor.

15 günlükde var, haftalık da, günlük de.
0
mea maxima culpa
(04.10.08)
evet aylığı istediğin zaman yükleyebilirsin ama iki haftalık ve haftalık uzun süredir ortalarda yok. Ya da Kozyatağı'ndakiler beni kandırıyo.
0
eftalit
(04.10.08)
yılın hervakti indirimli kart çıkartabilirsin fekat 15 günlük haftalık cartlık curtluk yüklenemiyo artık çıkaracaksan da karaköyden hallet derim işini hasanpaşadır pazartekkedir uğraştırıyolar
0
dr.ramiz
(05.10.08)
ayın 28 inden itibaren öbür ay için yükleme yapabilmeye başlıyosun ve her ayın 4 ünde o ay yüklediğin aylığın süresi doluyo. yani 15inde de yükleyebilirsin ama nolur? 19-20 gün kullanmış olursun, zararlı çıkarsın.. düzenli kullanıcaksan en iyisi 28-4 arası yüklemek. bi de gişeler akşam saatlerinde kapanıyo öyle geceyarısına kadar açık değil diye biliyorum.
0
minguinho
(05.10.08)
Daha once de burada yazmıstım bi daha yazayım.15 gunluk,haftalık ve gunluk akbiller kaldırıldı.Baya da oldu kaldırılalı.
0
lurgee
(05.10.08)
(12)

hayatın merkezi

insanimsi
azami derecede maymun iştahlıyım. iş olsun, sanat olsun, eğlence olsun, arkadaş olsun; neye elimi atsam kurutuyorum. başka insanlara bakıyorum hayatlarına bir merkez oturtmuşlar, onun etrafında dönüyorlar. yaptıkları şey her neyse onunla yetinebiliyorlar. örneğin adam ressam olmuş, herşeyi resim; so
azami derecede maymun iştahlıyım. iş olsun, sanat olsun, eğlence olsun, arkadaş olsun; neye elimi atsam kurutuyorum.
başka insanlara bakıyorum hayatlarına bir merkez oturtmuşlar, onun etrafında dönüyorlar. yaptıkları şey her neyse onunla yetinebiliyorlar. örneğin adam ressam olmuş, herşeyi resim; sohbeti resim, işi resim, eğlencesi resim. başka birisi evden işe-işten eve çalışıyor ve bir eksiklik hissetmiyor. bense mesela resim yaparken bir yandan gitar çalmak, bir yandan ingilizce öğrenmek, bir yandan başka bir şey yapmak istiyorum. fakat ne yaparsam yapayım, yaptığım şey ne kadar karmaşık ve zor olursa olsun, gene de ortada sıkılmama yetecek kadar bir boşluk kalıyor. olayı bir sisteme oturtmaksa sıkıntımı daha fazla artırmaktan başka bir işe yaramıyor. bu da bende büyük bir tatminsizlik duygusu yaratıyor. sonuç olarak sürekli umursamaz, sıkılgan, dalgın ve depresif oluyorum.
düzenli bir yaşamım var diyemem. yıllardır ne aradığımı bilmeden oradan oraya sürüklenip duruyorum.
biraz kendini ifade etme özürlüsü olduğumdan ancak bu kadarını çıkartabildim. bir de bilmiyorum etkisi ne kadardır; inançsızım.
nedir bu derdin dermanı?
0
insanimsi
(29.09.08)
@want2die: evet yazmayı unutmuşum. hiperaktifim. sıgara da içiyorum (günde bir buçuk paket) içki kesmiyor. sarhoş olamıyorum. anca midem bulanıyor. ot mot da fayda etmiyor. sevişmek desen o da kesmiyor. yani uzun süreli. (farklı şeyler de denedim).
0
🌸insanimsi
(29.09.08)
ahah aynı durumdayım. istediğim bölümde okuyorum, ama bunun dışında 3-4 bölümde daha okumak istemekteyim. piyano ve bas gitar çalarım ama davul ve saksofon çalmak isterim. lisede itü basket takımının alt yapısına girdim. hayatımın basket sahalarında geçeceğini düşünürdüm. menisküs olduk ondan da vazgeçtik. bir ara kendimi david lynch gibi biri olacağıma inandırdım birkaç kısa film çektim sonra onu da bıraktım. ingilizcem iyi, ama yanında ispanyolca olsun istedim bir süre evde ispanyolcaya kastım. baktım italyanca daha cazip onu denedim. en son fransızcanın en çekici dil olduğuna karar verip onunla ilgili bi sürü kitap indirdim. bunun dışında çizimim iyi sayılır, bi ara karikatürist olmak istemiştim penguen'e karikatür yollamıştım ama sonra ondan da caydım. yazı yazmaya merak sardım, 4-5 ay sonra tiraj bakımından sektörde ikinci olan bir bilişim dergisi ve oyun dergisinde aylık makale ve inceleme yazıyorken ve ünlü bir yayın grubunun plazasında günlük olarak işe başlamış bir şekilde buldum kendimi (bu dönemde okula ara verdim). yazmaktan sıkıldım okula geri döndüm. hangi işe elimi atsam o işte ciddi ilerleme kaydettim fakat ne zaman işler profesyonelleşti ben o zaman o işten vazgeçtim (yazı macerası istisna oldu). şimdi kendimi okulla sınırlandırmayı başardım fakat yüksek lisans için ne yapıcağım muamma. bende de hiçbişey yerine oturmamış kısacası. o dönem neye merak salarsam o konu üzerine yoğunlaşıyorum. "her boktan 250 gram" mantığı yani. şimdi evime bakıyorum alakasız her şey var; tuval, enstrümanlar, kitaplar vs. vs.

herkes bana "bir konuda yoğunlaş, o konuda uzman ol, sendeki bu yetenekle en iyisi de olursun. ama bu şekilde devam edersen hiçbirinde tam ilerleyemezsin" diyor. haklılar da. ne var ki asla sürekli aynı işi yapamıyorum. yaptığım iş bir süre sonra beni tatmin etmemeye başlıyor. bu durumun en kötü yanlarından bir diğeri ise bu kadar şey yapmaya çalışıp tek bişeye yoğunlaştığımda yapmak istediklerimden birini yapan biriyle karşılaştığımda içimin gitmesi.

aa dur dur ben yelken sporuna merak sarmıştım hatta yelken kulübüne üye olmuştum şimdi aklıma geldi (çok ciddiyim (ayrıca AKUT'a da üye oldum (çüş))).

sanırım bu bir hastalık. ben şimdilik çözümü şöyle buldum; kimsenin akıl vermeyeceği sessiz sakin bir ortama gidip saatlerce düşündüm. milletin verdiği akıl işe yaramıyor, bu konuda tamamen tek başınasın. bu sayede ben sonunda tek bişeye odaklanabildim bakalım ne kadar devam edecek böyle.

edit: oha 15 dakkadır yazıyomuşum, amma yazmışım be.
0
deckard
(29.09.08)
Bende de var ya öyle bi$i, aynı dertten muzdaribiz yani (; Misal ben bu aralar $ey diye dü$ündüm, hani yapilması, icraata koyması güç olan hayaller vardır, maddiden ziyade manevi $eyler, o hesap, onların pe$ine verdim $imdi.Hiç uzun soluklu bi' ili$ki ya$amamı$tım misal.Ona odakladım kendimi, belki bi' yardımı dokunur diyeh.E in$allah :D
Daha açıklayıcı olsun diye edit:
Hani öyle bi$iyin eksikliğini hissediyordum, yaralı bi' ceylandım, hala ceylanım, belki ondan kaynaklanıyordur diye.
Bitmedi, sonradan gelen ilham editi:
Farkettim ki bazı deneyimlerim i$i b*ktan b*ka sokuyor.Kendi tecrübelerimden derlediğim bi' best of:
*Asosyal takılma.
*Hobiyle, i$ini aynı kefeye koyma.
*Ickiden uzakla$ma ama sigaradan olabilir.
*Çok zaman alıcak hobilerden sakın.
*Odanı düzenle, ben gittim gecen hafta disco topu aldım, bi' haftadir kitlenmi$ bi' vaziyetteyim, deli icadi resmen.
*Otokontrolun olsun, misal baktın ki taktığın olay zor zanaat, hic heveslenme.

Bööööle uzuyor liste. To don't list hesabi. Faydalı olur belki.
0
Sir.Fitih
(29.09.08)
@sofistikemaymun

o tek sey nedir?
0
ermanen
(29.09.08)
ben de böyleyim. henüz 18 yaşındayım ama yapmadığım çok az şey kalmıştır. aynı şekilde her şeye elimi attım. şiir yazdım, resim yaptım, müzikle ilgilendim (elektro, bas, davul, vokal, piyano, ahah hatta turntable bile almıştım :D ) uzman olamadım çünkü geçici bir hevesti sadece fakat o kısa dönem içinde hepsinde çok başarılı olmuştum. (şiirlerim yayımlandı, bir kaç festivalde hem backvocal yaptım, hem enstrüman çaldım, hem de kendi grubumla sahne aldım falan) şimdi 6-7 aydır elimi sürmüyorum pek. insan hala yapmak istiyor ama. kendimi bazen rockstar falan olarak hayal ediyorum hatta (: sonra bu yazın başında bir şey oldu. programlamaya meraklı bir arkadaşım gel senle programlama öğrenelim ortalığın mına koyalım dedi. ulan düşündüm, ben 10 yıldır bilfiil bilgisayarla uğraşıyorum ve hala sıkılmadım. neden olmasın dedim. başladık. o yolu bıraktı, ben hala devam ediyorum. hatta kendime hedef seçtim ve o hedef üstünde çalışıyorum. (yıldız teknik bilgisayar) ve evet, tahmin ettiğiniz gibi ilk defa koyduğum bir hedef üstünde adam gibi çalışıyorum. ben, hayatımda 1 test kitabı bitirmemiş, hiç ödev yapmamış bir adamım (derslerim iyiydi ama). şimdi yıldız teknik bilgsayara kasıyorum ve umarım başarılı olacağım. yani demek istediğim şu, kendinize bir hedef belirleyin. ama, lan ben bunu yapmalıyım diye değil, kendiliğinden ortaya çıkmasını bekleyin veya kendinizi keşfedin.
0
suursuz deve
(29.09.08)
salgin midir nedir, bende de var. bana kalirsa programli sekilde hepsi yapilabilir, yorucu olsa bile. ama saglam, duzgun, akillica bir program lazim.
0
turkish tekila
(29.09.08)
@ermanen, okuluma yoğunlaştım. astronomi ve astrofizik.
0
deckard
(29.09.08)
@sofistikemaymun

bitirince ne yapmayi dusunuyorsun?

(bkz: eksi duyuru'da soru icinde soru sormak)
0
ermanen
(29.09.08)
(git: 41157) master'dı phd'siydi bittikten sonra zaman gösterecek :)
0
deckard
(29.09.08)
@sofistikemaymun

benim de hayallerim arasindaydi (bu sorudaki gibi olunca insan bir suru hayali de oluyor tabi).. insallah olur istedigin...
0
ermanen
(29.09.08)
engin geçtan ın "insan olmak" adlı kitabını oku bitir yala yut içinde bulundğun durumu iyi bi şekilde analiz etmene yardımcı olucağı kanaatindeyim...
0
dr.ramiz
(29.09.08)
@ermanen, güzel temennilerin için teşekkür ederim :)
0
deckard
(30.09.08)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.