Giriş
(14)

Koleksiyon yapiyormusunuz? Ne tur seylerin koleksiyonunu yapiyorsunuz?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Ben, cikolata koleksiyonu yapiyorum. Hani duty free lerde yurt disina ciktiginda havaalanlarinda satilan kucuk kare seklinde cikolatalar varya o sehrin onemli yapilari, kisileri falan uzerinde olur puzzle gibi biraraya getirilen paket seklinde onlari alirim bir tane hangi sehre gidersem . Siz de ne
Ben, cikolata koleksiyonu yapiyorum. Hani duty free lerde yurt disina ciktiginda havaalanlarinda satilan kucuk kare seklinde cikolatalar varya o sehrin onemli yapilari, kisileri falan uzerinde olur puzzle gibi biraraya getirilen paket seklinde onlari alirim bir tane hangi sehre gidersem . Siz de neler var ? Ne tur seyler koleksiyonunuzda?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(28.04.26)
Evet. Yurtdışında gittiğim yabancı maçlardan ev sahibinin anahtarlığı. 54-55 tane oldu. Güzel gözüküyorlar bakınca, bir de o güne dair bir anı olduğu için anlamlı.
+2
tsubasa
(28.04.26)
Fiş :)
-6
arbre
(28.04.26)
@kullaniciadinizkullaniciadimdir, bozulmuyor mu çikolatalar?

belli bir markanın dolmakalemlerini biriktiriyorum. zaman ilerledikçe çok fazla yeni model çıktığı için ve yurtdışı alışveriş kısıtı da gelince limited edition'lara yöneldim artık.

bir de gittiğim konserlerin biletini biriktiriyorum. hatta yıllar yıllar önce buradan biri dr tez çalışması için röportaj yapmıştı benimle:)
0
lil siztah
(28.04.26)
Mütevazı bir kaset arşivim var. Bir de tiyatro sinema biletlerimi biriktiriyorum ama ne bilet gibi bilet kaldı (hepsi fiş) ne de gitmeye heves.
0
anon1m
(28.04.26)
gittiğim müzelerin broşürlerini topluyorum. bir daha dönüp bakmadığım için artık yapmam herhalde. diğer klasik cevabım da buzdolabı magneti.
0
eileengray
(28.04.26)
3 tane farklı dergi koleksiyonum var.
0
kumandanim
(28.04.26)
Retro bilgisayarlar.
Commodore, Amiga, Amstrad, Macintosh vs
0
nop
(28.04.26)
Kurşun kalem koleksiyonum var. 700 filan olmuştur. Çoğu Türkiye'den ama dünyadan da baya topladım.
Eşimin de çok geniş bir bira etiketi koleksiyonu var. Gittiği her yerden her çeşit biralarin almış. Ben de sonradan dahil oldum. İçtiğimiz denedigimiz biralardan topluyoruz. Baya global bu da.
0
a perfect lie
(28.04.26)
20 senedir eski i$lemci ve antika kurek madalyalari topluyorum.
koleksiyon isi ciddi para yiyen bir hobi..
0
cooperr
(28.04.26)
Minik bir fotoğraf makinesi koleksiyonum var, Kodak Brownie kadar eski makineler, polaroidler, mekanik slr ve point&shoot makineler, 3 megapixellik eski dijital makineler. Mekanik makinelerin çoğu hâlâ çalışır durumda.

Türkçe bilimkurgu kitapları koleksiyonum var, özellikle 70'ler-2000'ler arası Metis, Baskan, İthaki, epey sağlam bir arşiv oldu. Ek olarak gittiğim/eşimin gittiği/nazım geçen arkadaşlarımın gittiği ülkelerden o ülkenin diline çevrilmiş Asimov romanları alıyorum.

Kitap ayracı koleksiyonum var, kontrolden çıkmış durumda, ne kadar ayracım var bilmiyorum.

Eşimin bardak altlığı koleksiyonu vardı, aynı koleksiyondan yapan bir arkadaşa devretti. Bira bardağı biriktiriyor, özellikle gittiği craft biracıların bardaklarından topluyor.

Yaşlanınca çöp ev diye haber olacağız...
+1
kobuzchu kiz
(28.04.26)
Magnet, kurşun kalem ve anahtarlık toplarım ben de gittiğim yerlerden sayılıyorsa bunlar.
0
Hallegadola
(28.04.26)
Renk renk Eski versatil kalemler ve kırtasiye gereçleri (Atlas Rondi ve Due-Matic, Rotring Tikky I ve II, Bolero İnfiniti, Tombow kalemler ve uçlar, Arı Maya silgiler, Yeşil Pelikan Silgi, Yumurtlayan Kalem vb.)

Memleketim ile alakalı kitaplar.

Simli Yılbaşı/Kış temalı kartpostallar. (Eski-Yeni)
+1
dilemma of subscribtionability
(28.04.26)
3 motor 1 arabam var en genci 25 yaşında, en yaşlısı 70. Kendim topladığım için sanayi ve masrafıyla uğraşmıyorum. Hanım benden boşanmadığı sürece motorları arttırmaya niyetliyim.
0
mirty
(29.04.26)
Gemiler ile ilgili sanat eserleri, tablolar, fotoğraflar, maketler, kitaplar ve kartpostallar topluyorum. Ayrıca uygun fiyata bulabilirsem pusula, sexant vs navigasyon ekipmanları almaya çalışıyorum.
0
kaptan memo
(29.04.26)
(2)

İleri vadeli kira tespiti

nwnd
Elimizde inşaat karşılığı uzun süreli kiralanacak bir mülk var.Belirlenen inşaat süresi boyunca cüzi bir kira alınacak, inşaat süresi sonrasında iste mülkün rayiç kira bedelinin yarısı kira alınacak. Bu şartlara göre amortisman vs hesaplanıp kira kontrat süresi belirlenecek.Sözleşmede 18 ay inşaat s
Elimizde inşaat karşılığı uzun süreli kiralanacak bir mülk var.
Belirlenen inşaat süresi boyunca cüzi bir kira alınacak, inşaat süresi sonrasında iste mülkün rayiç kira bedelinin yarısı kira alınacak. Bu şartlara göre amortisman vs hesaplanıp kira kontrat süresi belirlenecek.

Sözleşmede 18 ay inşaat süresi bitiminde çevredeki emsal kira bedellerine göre rayiç kira belirlenecek ve yarısı ödenecek gibi pazarlığa açık konu bırakmak istemiyoruz.

Konuya bahis mülk bugün tam teşekkürlü yenilenmiş durumda olsa 10 birim kira bedeli var. Bu 10x bedeli 18 ay sonrası için neye endekslemek mantıklı olur?

Amaç sözleşmede ona göre; 2026 nisan ayında 10x olan kira bedeli 18 ay sonra ………….oranına göre güncellenip bu bedelin yarısı kira olarak ödenecektir gibi daha net yazılsın.

Aklımızda bir kaç seçenek var ama akıl akıldan üstündür demişler. Emlak piyasasında olanlar, finansçılar vs tavsiyelerinize açığım.

Teşekkürler
0
nwnd
(20.04.26)
18 aylık efe-üfe'ye göre hesaplamak en doğrusu gibi geldi.
+1
co2s2
(20.04.26)
co2s2 +1

Sözleşmeyi şimdiden yapın. Yıllık kira miktarını 10 birim olarak belirleyin. Artış oranı olarak da üfe+tüfe mi yoksa 12 aylık tüfe endeksi mi hangisini seçiyorsanız sözleşmede belirtin, sözleşmeyi imzalayın, kiralama başlasın. Ek madde ile yahut ek protokolle, "inşaat süresine tekabül eden ilk 18 ay boyunca kira bedeli x tl (cüz'i miktar) olarak alınacaktır" yazın.
0
dilemma of subscribtionability
(20.04.26)
(19)

Sevmediğiniz şeyi hemen bırakıyor musunuz?

Bruce
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
+1
Bruce
(14.04.26)
1 tane yerim beğenmezsem evdekilere itelerim
0
neira
(14.04.26)
begenmedigim seyleri ofise getiriyorum, sagolsun cekirgeler yok ediyor.
+7
cooperr
(14.04.26)
Direkt cope. Hic zorlamam.
-1
Kittie
(15.04.26)
5-10 dk sonra tekrar denerim, yine beyenmediysem ve vereceğim kimse yoksa direkt çöp
-2
artıküyeolmakistiyorum
(15.04.26)
Aşırı biçimde damak tadıma zıt değilse atmaya kıyamıyorum, israf olmasın diye yemeye çalışıyorum. Kendim yemesem bile etrafımda yiyecek olan olur mu diye bakınıyorum. En son yeni denediğim bir cips fazla sert gelmişti. Çöpe atmayıp yedim ama bir daha almam mesela. O ara verebileceğim kimse de yoktu.
+3
Amaranta ursula
(15.04.26)
Kolay kolay çöpe atmam, aşırı berbat değilse yerim, kuşların yiyebileceği birşeyse dışarı çıkınca onlara atıyorum, o da olmadı çöpe tabii.
+1
mbond
(15.04.26)
Şimdi fark ettim, o kadar az yeni şey deniyormuşum ki… Hep aşina olduğum ürünleri alıyormuşum. Gerçi yeni ürün alırken mutlaka içindekilere bakarım. Çok kötü sürprizle karşılaştığımı hatırlamıyorum.

Yenebiliyorsa, midem bulanmayacaksa, yerim. Bir daha almam. Midem bulanmadan yiyemiyorsam, yiyecek birisini bulurum. Ama insan, ama hayvan…
0
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
cok cok cok nadir durumlarda cope atarim; genel olarak yaklasimim “yerim ama bi daha almam” olur.

bu durum giysilerde, sampuanlarda, deterjanlarda, kremlerde, rimellerde, rujlarda, konservelerde, tuvalet kâğıtlarında vs de gecerli.
+1
taurina
(15.04.26)
Bir kaç tane daha yer şans veririm hala beğenmiyorsam kocama itelerim :)
0
ekimoloji
(15.04.26)
Mina Urgan'ın Bir Dinazorun Anıları kitabında, okumaya başladığı kitabı beğenmemesine rağmen bitirmeye çalışması üzerine Fethi Naci'nin; " karpuzu kestin baktın kabak, yemeye devam mı edeceksin?" diye sormasından bahseder. Ben de kitapta bu bölümü okuduğum yıllardan bu yana, hoşlanmadığım şeylerde hiç ısrar etmem.
0
thracia
(15.04.26)
sonra yerim baktım sonra da yemiyorum cope atarim
0
koela
(15.04.26)
pis bogaz bir insan oldugumdan yiyemeyecegim kadar kotu bir seye hemen hemen hic denk gelmiyorum. surekli yeni seyler denerim bu arada. mesela dijon hardali almistim, burnumdan ates cikti. ziyan olmasin diye yogurtla, domates sosuyla, mayonezle falan karistirip suruyorum hamburgere mesela veya cok degil ama bicagin ucuyla suruyorum. tabii burada begenmeme diyemem, yanma diyebilirim. kisacasi atmam, yiyecek bir yol bulurum, sonra da almam. mesela cips ornegini vermissiniz, sosla deneyebilirsiniz.
+1
Sour
(15.04.26)
Kitap, film, dizi vs. bırakırım. Ama yemek olunca öğürerek yemiyorsam bırakamam israf olur diye.
+1
peki madem
(15.04.26)
yurtdışında çok oluyor özellikle. yeni bir ürün denemek istiyorsunuz hayatınızda hiç denemediniz ve tamamen şans. abur cubur cinsindense aşırı şekerliyse ya da içeriği vücudumda alerji yaptıysa malesef direkt çöpe atıyorum. israfı sevmesem de.
0
iwillsee
(15.04.26)
özellikle yiyecek konusunda sevmesem de bitiririm, en azından paylaşırım / yiyecek kişilere itelerim. kaliteli olsun olmasın çöpe gitmesini hiç istemem.
0
MtKrt
(15.04.26)
tadını beğenmediğim şeyi neden yemeye devam edeyim ki? direkt çöpe atarım.

belli ki abur cubur, vücuduma da bir faydası olmayacak yersem. hatta zararı olacak. atsak israf olmayacak yani. aslında en başta alışımız israf o zararlı şeyleri de... bu şeyleri yememizin tek sebebi tadının verdiği zevk. o da yoksa neden yiyelim ki? at gitsin.

"para boşa gitmesin..."
e sen o parayı zevk alma umuduyla ödedin. iğrene iğrene yersen paranla rezil olmuş olacaksın. tadını bilmediğin şeyi alarak riske girme o zaman.

ancak sebze meyve türünde gerçekten sağlıklı bir şeyse yemeye çalışırım. birkaç kere denerim.
+1
art cat chocolate
(15.04.26)
ofise getirince 2 dkda eminönü'nde yaşanan izdiham görüntüsü
0
gabe h coud
(15.04.26)
benim birader var ona ogutucu diyoruz. begenmedigim bir sey olursa mutfak masasina birakiyorum ve gecerken mutlaka alip yemis oluyor.
0
arakaali
(15.04.26)
geçenlerde büyük kızımla yengeç ya da karides cipsi gibi bir şey aldık. tadı inanılmaz kötüydü. kalanını küçük kızıma verdik. verirken de 2 paket almıştık diğerini bitirdik bunu da dayanamadık açıp biraz yedik dedik. vallahi gözümüzün öünde hapır hupur bitirdi. tadını çok sevdi. üniversiteye hazırlanıyor, biraz kaygılanmaya başladım :)))
0
ground
(16.04.26)
(11)

Is gorusmelerinde yas irkciligi yasiyor musunuz

Kittie
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.35 ustune is yok mu artik?
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.
35 ustune is yok mu artik?
0
Kittie
(14.04.26)
Ben yapıyorum yaş ırkçılığı. Ekibin yaş ortalaması 27-28'ken aralarına abi abla almamayı tercih ediyorum. Ekip çalışmasının önemli olduğu işlerde sosyal uyum önemli.
-24
Bruce
(14.04.26)
35 dediginiz yas daha calisma hayatinin yarisi bile degil. Bircok meslekte daha en verimli senelere ulasilmamis bile. 55 deseniz anlarim da 35 yasta kimseye yas sebebiyle ayrimcilik uygulandigini görmedim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
Çoğu durumda belirli bir yaşın üstü görüşmeye dahi çağırılmıyor… 35 de yönetici olmayan pozisyonlar için çok ileri bir yaş.

Kendim, bu hususta mağdur eden değil yaşından ötürü mağdur olmuş birisiyim. Ama gerçek de bu.
-2
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
Ayrımcılık daha doğru bir ifade ve evet sıklıkla karşılaşıyorum. 35 yaşına dek hiç çalışmadım. Bu da garip karşılanıyor. İK uzmanları da neticede birer personel ve kendilerince en güvenilir kişiyi seçmeleri gerekiyor. Üniversiteyi hemen kazanmış ve bitirmiş "normal" birisini arıyorlar. Ayrıca bu "normal" profildeki kişiler daha kolay yönetilebilir çünkü normların içinde kalagelmişler. Piyasa normu fazla mesai yapıp ücret almamak, yıllık izin kullanmamak, sözlü tacizi sineye çekmek ise normallerin bunları kabullenmesi daha muhtemeldir. Yani eğer yaşınıza denk bir deneyiminiz yok ise bu zekanız, sosyal ve/veya analitik kapasiteniz gibi konularda aleyhinize varsayımlar yapılması demek.
+1
Batuhanolabilir
(15.04.26)
Batuhanolabilir: mezuniyet sonrasi 1,5-2 sene bostum, o ise gir, bu ise gir sonra bir alani sevdim ve araliksiz calistim. Oyle cok fazla sirket de degistirmedim. Ama deneyimi biraz az olsun ama genc olsun deniliyor diye hissediyorum. Linkedinden basvurdugum islere girenlere bakiyorum da oradan bu cikarimi yapiyorum. Parayi bile az tutuyorum mecbur artik. Ama yok. Hayretle bakiyorlar sanki is aramak ayipmis gibi belli bir yas uzeri icin.
0
🌸Kittie
(15.04.26)
Ben yaşıyorum. Senin yine iyi bir geçmişin var. Biz a101 e girsek de a101 tecrübesi var diye bizi istemez. A101 örnek burada. 35 üstüysen çöpsün gibi bakıyorlar.
+1
Kahvedesu
(15.04.26)
is basvurularindan geri dönüs almadiginiz icin bunu yasa vurmak sacma. CV'niz nasil, motivasyon mektubunuz nasil, basvurulara göre adapte ediyor musunuz, egitiminiz nedir (BOUN farkli, Kars Üniversitesi farkli), simdiye kadar tek bir is yerinde uzun calismis olmus cok da aranan bir özellik degil artik, oradan neden ayrildiniz, diger islerden aldiginiz referanslar nasil, CV'niz ATS-friendly mi gibi sebeplere konsantre olun önce.
HR dedigin cogu yerde gerizekali isler yapar, calistigi firmanin isinden anlamaz cogu, o sebeple patrona aptal gibi gözükmemek icin artik cogu yerde CV'leri LLM'e sokuyorlar, ellerine verilen özellikler CV'de yazmiyorsa sizi eliyorlar en bastan. Mesela: Data Manager ariyorlar diyelim, siz Data Analyst olarak calismissiniz ve Data Steward belgeniz var ama "manager" görmedigi icin daha CV'de eliyor sizi cünkü HR amk. cok azi kafasini kullaniyor ama kullanani da sahiden anliyorsun, isinde harika oluyor. neyse belki bunun üstünden prompt injection ile gelmeyi deneyebilirsiniz. kendi icinde riskler barindirsa da.

ayrica piyasa kötü. 100 yere basvurup tek yerden pozitif cevap alirsiniz artik ama 100 ise 1 senede degil, bir ayda basvuracaksiniz. cok kompakt. bir de piyasa phantom job ile dolu. alim yapmiyor ama is ilanini kaldirmamis ya da tek amaci CV toplamak, firmada calisanlari, bakin yerinize yenisini ariyoruz diye korkutmak amacli vs.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
valla ben yaşımdan dolayı iş bulamadığımı kimseye inandıramıyorum:) başvurduğum işler herhangi bir yetenek gerektirmeyen işler ama onlarda bile yaşıma takılıyorlar. neymiş bu yaşa kadar nasıl çalışmamışım. olan olmuş ne yapalım amk. o yaşa kadar çalışmadık diye ömür boyu çalışmayalım mı. böyle diye diye 40 yaşına kadar gidicez sanırım:)
+1
nothing in my way
(15.04.26)
kesinlikle ayrımcılık var. yakında 30 olacağım. tipim küçük gösterdiği için belki birkaç yıl yırtarım bundan diye umuyorum. gerçi deneyimimi görünce de elerler.

benim sektörüm ve meslek grubumda 35 yaş ve üstü kişiler çok nadir görülüyor. 45 ve üstü hiç yok hatta. o yaşlara geldiğimde ne yapacağım bilmiyorum.

şu an şirketimde 40 yaşında bile kimse yok. ne yazılımcılar, ne tasarımcılar, ne pazarlamacılar, ne proje uzmanları... (finans ekibi hariç)

sebep ise çok maaş vermek istememeleri. yaş arttıkça deneyim artıyor ve haliyle yüksek maaş isteniyor. bir de gençleri daha kolay manipüle edip köle gibi çalıştırabiliyorlar. ben de mesleğe ilk başladığım yıllarda köle gibi çalıştım yıllarca. ayrıca genç çalışan daha enerjik olur, işini hevesle yapar algısı da var tabii.

bankalar ve holdinglerde bu durum geçerli olmayabilir ama çoğu özel sektörde durum bu. çok şirket değiştirdim, hepsinde durum böyleydi.
0
art cat chocolate
(15.04.26)
evet yaş ayrımcılığı var. işe alımlarda da var. başka yerlerde de var.

iş görüşmesi için çağıran o tipler cvlere doğru düzgün bakmıyor bile. sırf görüşmüş olmak için, çalısıyor görünmek için öylesine çağırıyorlar. nasıl olsa çağırılan kişi ayaklarına gelmiş oluyor.
0
abelardo
(15.04.26)
35 erken ya daha. ama 50 uzeri bitik maalesef. ya c suite'e dogru gideceksin ya da evde torun seveceksin.
0
antikadimag
(16.04.26)
(9)

boxer tavsiyesi - pisik sorunu

baldur2
arkadaslar pisik sorunu bas gosterdi, krem mrem suruyorum ama bunu kalici olarak gidermek istiyorum. bol tip boxer mi almaliyim? yani boxer etkili mi pisik olusumunda? bana marka ve model onerir misiniz bu sorunu cozecek kalibrede?
arkadaslar pisik sorunu bas gosterdi, krem mrem suruyorum ama bunu kalici olarak gidermek istiyorum. bol tip boxer mi almaliyim? yani boxer etkili mi pisik olusumunda? bana marka ve model onerir misiniz bu sorunu cozecek kalibrede?
0
baldur2
(14.04.26)
Anthony jackson önerebilirim. Bol tip alırsan daha kötü olur sanki, sonuçta pişik etin birbirine sürtmesiyle oluşan bişey. Daha sıkı ve uzun bişey olması lazım yani.
-1
gobekliraki
(14.04.26)
hocam pacali don alman lazim. bir de ag tarafinin cok bol olmamasi lazim. ben de ayni durumu yasiyorum yillardir, farkli markalar denedim en son bunu buldum cok tavsiye ederim:

i.imgur.com

internette bulabilirsin ama bulamazsan uskudar balikcilar carsisi girisindeki beritan camasirciya git fotoyu goster versinler.
0
arakaali
(14.04.26)
hocam asıl aşağısı havasız kaldığında pişik oluyor. özellikle düşük pamuklu boxer giyerseniz (spor olanlar çoğunlukla böyle) yeterli hava alamama, artan nem ve sıcaklık yüzünden bu sorun oluyor. ben geceleri iç çamaşırı olmadan direkt pijama giymeye başladığımdan beri daha rahat ettim, tavsiye ederim. %100 pamuklu boxer ya da dediğiniz gibi bol tarzda olanlar da daha rahat ettirir.
0
shadowfollower
(14.04.26)
bol değil daha çok bacağı saran bir tık uzun paçalı boxerlara bak.
polyester sorun etmezsen decathlonun koşu boxerları var. paça kısmı bacağı güzel sarıyor.
sanırım hm de benzer uzun paçalı boxer vardı.
anthony jackson tam f/p boxer ama onunda paça kısmı kısa
0
my fault
(14.04.26)
Benim bu konuda çok bilgim yok ama boxer değil de giydiğiniz pantolon ve oranın sıcaklığı daha etkili sanırım pişikte.
Boxer da değiştirin ama asıl odağınız pantolonunuz veya hareketisizlik veya terleme veya sıcaklık olsun.
-1
michael_knight
(14.04.26)
Berrak 4476 modelini dener misin?
0
Caletti
(14.04.26)
Dagi Micro Modal boxer. yok gibi çok rahat. bu soruna da fayda edeceğini düşünüyorum.
0
PoscheN
(14.04.26)
Senin boxer değil trunk alman lazım. Marks and Spencer bu konuda çok başarılı. 5li paketlerde satılan cool&fresh modelini öneririm. F/P ürünüdür.
0
Take it away honey
(14.04.26)
Bamboostic diye bilinmedik bir marka var. %95 bambu. Havalandırma deliği de var. Bende çok işe yaradı. İleri seviye kiloluyum. Kullanalı beri hiç pişik olmadı. Bir bakının isterseniz…
0
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
(5)

Kurutma Makinesi Tavsiyesi

dilemma of subscribtionability
Arçelik, Altus, Grundig, Regal, Vestel, LG, Samsung veya bunlar gibi markalarından önerdiğiniz model var mı? BSH grubu (Bosch, Siemens, Profilo), Electrolux ve Hoover almayacağız. Bu markaların modellerini süper olsalar bile düşünmüyoruz.Yine Gaggenau, Miele gibi lüks segment/pahalı markalar düşünmü
Arçelik, Altus, Grundig, Regal, Vestel, LG, Samsung veya bunlar gibi markalarından önerdiğiniz model var mı?

BSH grubu (Bosch, Siemens, Profilo), Electrolux ve Hoover almayacağız. Bu markaların modellerini süper olsalar bile düşünmüyoruz.

Yine Gaggenau, Miele gibi lüks segment/pahalı markalar düşünmüyoruz.

Uçuk kaçık olmamak kaydıyla fiyat sınırı yok.

Maklne, Çamaşır makinesinin üstünde, ayaklı raf üzerinde olacak. Sallanmayı sevmemesi gerekiyor.

Bir de 18 yıllık eski makineyi (su sızdırıyor, Bosch yetkili servisi "daha bir şey yapamayız" dedi.) ne yapalım? Fikri olan var mı? (İstanbul)

Teşekkür Ediyorum.

Edit: Anlaşılmıştır ama belirteyim, Çamaşır Kurutma makinesinden bahsediyorum.
-1
dilemma of subscribtionability
(06.04.26)
teknik servis sahibi arkadaşıma sordum alırken. kesinlikle arçelik veya beko dedi. hiç iş gelmiyormuş bu markanın kurutma makinasından. 3 yıldır yoğun bir şekilde kullanıyoruz, memnunuz. belirteyim bu arada giysilerin etiketlerini kontrol edin bazı ürünler kurutma kaninasına atılmamalıymış ve etikette yazıyormuş. özellikle mavi ürünleri.
0
ground
(07.04.26)
arçelik var, 10 sene oldu neredeyse. montaj ve nakliye dışında servis görmedi. çamaşır makinasının üzerinde duruyor. neredeyse herşeyi kurutma makinesine atıyorum, çekme vs. olmadı.
0
inheritance
(07.04.26)
Uğur'u çok övmüşler ama 36bin liraydı. 20bin liraya 10 kg'lık beko aldık.
0
🌸dilemma of subscribtionability
(14.04.26)
Bosch'un nesi var ki istemiyorsunuz?
Ben Beko kulllaniyorum, memnunum.
Annem LG kullaniyor, memnun.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
@konusma
Robert Bosch’u “İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim” sözünden dolayı sevmiyorum. O yüzden.
0
🌸dilemma of subscribtionability
(14.04.26)
(3)

B1 türkçe yazar önerisi

dodonene
Slm. Ana dili farsça olan birisine kitap önerisinde bulunacağım türkçesini geliştirmesi için. Orhan Pamuk okumaya çalışmış ama zorlanınca bırakmış. Hangi yazar veya kitap iyi gider?
Slm. Ana dili farsça olan birisine kitap önerisinde bulunacağım türkçesini geliştirmesi için. Orhan Pamuk okumaya çalışmış ama zorlanınca bırakmış. Hangi yazar veya kitap iyi gider?
0
dodonene
(28.03.26)
barış bıçakçı denesin bir bakalım. daha yalındır dili onun.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
zülfü livaneli ya da ahmet ümit olabilir bence tabii ama kitap seçimi de önemli.
0
biravekahve
(28.03.26)
B1 için ömer seyfettin’den seçme hikayeler iyidir. (Orijinali değil, ilköğretim için olanı)
Bence levent serisi gibi çocuk kitapları okuyabilir. Yetişkinlere de eğlenceli.
0
dilemma of subscribtionability
(28.03.26)
(2)

Urfa lezzetleri

meraklitursucu
Urfa'da tavsiye mekanlarınız var mıdır?
Urfa'da tavsiye mekanlarınız var mıdır?
0
meraklitursucu
(22.03.26)
Arapoğlu ciğer, üstüneller baklava ve dondurma, miroğlu fıstıklı kadayıf, balıklıgöl civarından fıstık satın almak.
0
jean baptiste grenouille
(22.03.26)
Ciğer için haşimiye meydanında alibaba. Baklava için gökçin. Mırra için halilürrahman taziye evi.
0
dilemma of subscribtionability
(22.03.26)
(5)

spor, diyet ve kilo

compumaster
malum kilo ve beraberinde tansiyon da artinca duzenli eliptik yapmaya basladim 40 dakika haftada 3 kere civari. saglam ter attiriyor. ama biraz da sıkıntıdan olacak fazla atıştırıyorum. Tamı tamına diyet olmasada mutlu olduğunuz ne yöntemler var?
malum kilo ve beraberinde tansiyon da artinca duzenli eliptik yapmaya basladim 40 dakika haftada 3 kere civari. saglam ter attiriyor. ama biraz da sıkıntıdan olacak fazla atıştırıyorum. Tamı tamına diyet olmasada mutlu olduğunuz ne yöntemler var?
+2
compumaster
(22.03.26)
En kolay uygulayabildiğim intermittent fasting oldu şimdiye dek. 6-8 saatlik serbest dilimde şeker-ekmek gibi kompleks olmayan karbonhidratları kısıtlayınca çok kolay form tutuluyor. Haftada bir serbest gün.

Tansiyon için aç karna nar suyu güzel oluyor. Yine günlük soğutulmuş yeşil çay + limon suyu + maden suyu kombosu da çok faydalı oluyor...
0
dilemma of subscribtionability
(22.03.26)
kardiyo yapmanın faydası olur ama kilo vermek istiyorsan bu işin %80'i diyet %20'si spor bence. çerez atıştırıyorsan sadece ceviz yemeyi deneyebilirsin 2-3 tam cevizden sonra kesiliyorsun zaten iştah kapatıyor.
+2
zen1th
(22.03.26)
2024 yılında haftada 2-3 gün 1 saat yüzme ile, ayrıca kalori kısıtlaması yaparak ve aralıklı oruç yöntemi ile yemek yiyerek 6 ayda 20 kilo verdim.

özel bir diyet uygulamadım. öğlen 12'ye kadar aç (sabah kalkınca 1 fincan sade filtre kahve). 12'de yediğim şey peynir zeytin, domates biber, salatalık, yanında yeşil çay. bildiğin normal kahvaltı. arada çok kazınırsam 1-2 çubuk kraker, fındık badem falan. akşam da 8'den önce artık ne yemek varsa ondan. ekmek yok, şeker yok. atıştırmalık da en fazla fındık fıstık veya tatlı niyetine meyve. günlük kalori ihtiyacının altında kaldığın sürece kilo veriyorsun.

yaz tatili sonrası sıkıntılar, işler derken devam ettiremedim, aldım kiloları geri. onca emek boşa gitti.

tansiyon için doktorun verdiği ilaç dışında yeme içme namına hiçbir şey fayda etmedi bana.
0
kibritsuyu
(23.03.26)
yaklaşık bir yıl önce üç aylık şeker ölçümüm sınırda çıkınca, şekerin yanı sıra beyaz un, pirinç, patates gibi kan şekerini hızlı yükseltecek şeyleri kestim. insülin direnci dostu aralıklarda ve tarzda yemeye dikkat ettim; kalori hiç kısmadım. öğle tatilinde tempolu yürüyüş ve akşam yarım saat-45 dakikalık egzersiz videoları yaptım. üç-dört ayda değerlerim sağlıklı aralığa geldiği gibi, ciddi kilo verdim. devamında yemek düzenine aynen devam ettim ancak yürüyüş ya da egzersiz yapamadığım ve sürekli masa başında olduğumdan kilo vermem durdu; ancak hiç oynamadan verdiğim yerde de kaldı. hedefim en kısa zamanda egzersiz ve yürüyüşlere dönmek.

bu arada, zamanında bir yıla yakın aralıklı oruç yapmıştım; yediklerime dikkat etmeme rağmen gerek kiloma, gerekse psikolojime hiç iyi gelmedi. insülin direnci yatkınlığım olduğundan, bilmeden o bakımdan da zararı oldu muhakkak. 3 aylık şekerinize baktırmadan if'e girişmeyin derim.
0
lil siztah
(24.03.26)
Intermittent fasting + hyper keto birlikte yapmak ve düzenli hareket. En çok verim aldığım dönem buydu, hem hızlı kilo kaybettim hem de sağlıklı ve dinç hissettirim.
Bunlarla birlikte tahlil sonucu verilen vitaminleri de kullanıyordum düzenli. Keşke tekrar başlayacak motivasyonu bulabilsem.
0
mutekebbir
(25.03.26)
(14)

kaç dil biliyorsunuz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ve ne kadar iyi biliyorsunuz، ne işinize yarıyor? teşekkürler.
ve ne kadar iyi biliyorsunuz، ne işinize yarıyor? teşekkürler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.03.26)
ingilizce- derdimi anlatacak kadar. yurtdisinda yasamama olanak sagliyor.
turkce - derdimi anlatacak kadar. arada small talk imkani veriyor, psikolojik olarak ayakta tutuyor.
fransizca - derdimi anlatamayacak kadar. hicbir isime yaramiyor.
0
cooperr
(09.03.26)
türkçe anadil
ingilizce akıcı
rumence başlangıç

ingilizcenin çok faydasını gördüm.
0
rain when i die
(09.03.26)
türkçe dışında ingilizce iyi biliyorum. dizi/film/anime vs. ingilizce veya ingilizce altyazılı izleyebiliyorum. japonca öğrenmeye çalışıyorum şimdi.
0
inheritance
(09.03.26)
derdimi anlatacak kadar türkçe bilmiyorum.
0
dilemma of subscribtionability
(09.03.26)
Türkçe: Anadil
İngilizce: İş ingilizcesi, bu sayede para kazanıyorum diyebilirim. Dünyanın her tarafındaki bağlantılarımla İngilizce konuşarak anlaşıyor ve iş yapıyorum.
İtalyanca: Orta düzeyin başlangıcı, ağırlıklı hobi. çok az işe de katkısı var.
0
kumandanim
(09.03.26)
ingiliççem var, tüm dünya ile ticaret yapıyorum. hayatım boyunca başka bir dil öğrenmeye niyetlenmedim bile.
0
co2s2
(09.03.26)
almanca günlük ilk dilim. günlük hayatimin %95'i. bachelor'i avusturya'da almanca okudum. akademik düzeyde de kullanabiliyorum.

ingilizce günlük ikinci dilim. film, dizi, kitap, makaleler, vs.
master'imi ingiltere'de yaptim. akademik düzeyde kullanabiliyorum.

türkce zaten anadilim. gün icinde eksi platformu harici yazip kullanabildigim hicbir yer yok. annemle ve babamla günde 15 dk sohbet ediyorum bir de. 7 sene aradan sonra duyuruya dönmemin tek sebebi buydu. son 1.5 senede faydasini gördüm. zorlanarak yazdigim seyleri artik tak tak yaziyorum. yakinda gene ara veririm.

ispanyolca c1 aldim seneler önce. herhangi bir yerde kullanmiyorum. cesitli yerlerden arkadaslarim var. bir tek onlarla konusuyorum. sadece arkadas ortami yani. cok sevdigim icin ögrendim. kardesim bu yaz ispanya'ya tasiniyor. git gel daha cok kullanma firsatim olur artik.

bir de aile icinde kullanilan iki baska dil var ama akademik olarak da is yasantisinda da 0 getiri. yazmiyorum bile.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.03.26)
İyi ingilizce biliyorum. Çok işime yaradı, yarıyor.
0
cay koy geliyorum
(09.03.26)
ingilizce, anadil ayarinda oldu artik.

hayatimi bastan asagi sekillendirmeme vesile olan sey, internet erisimi ile birlikte ingilizce ogrenmek oldu. dunyada neler varmis, nasil meslekler mumkunmus, belli bir alanda nasil uzmanlasilirmis, nerede ne yenirmis ne icilirmis, burs/egitim/gocmenlik/is programlari ne ise yararmis, sosyal yetenekler nasil gelistirirlirmis, ayni dertten muzdarip yuzlerce insan isin icinden nasil cikmis, finansal isler nasil yurutulurmus vs butun bunlari ingilizceye ve internete borcluyum. eksisozlugun de hatiri sayilir katkisi var, ancak internetin geri kalani x10000 gucnde. ingilizce ogrenmemek, iskenderiye kutuphanesini atese vermek misali, bir insanin kendine yapacagi en buyuk kotuluklerden biri gibime geliyor. gerci chatgpt filan cikti, herseyi tercume ediyor lazim oldugunda, o kadar kritik olmayabilir belki artik, bilemedim.

hos bir de ben iniglizce konusulan bir ulkede yasiyorum, cin'e fln gitsem daha az faydali olurdu kesin.

turkce anadil zaten, ama zaman zaman ingilizce one geciyor gibi hissediyorum, bu da tamamen bazi iceriklerin sadece ingilizcesine hakim olmamdan kaynaklaniyor. bazi konulari hic turkce dusunmemisim daha once, o da benim essekligim olsun.

bunlara ek olarak okudugumu anlayacak kadar, ve derdimi anlatacak kadar arnavutca ve sirpca biliyorum, yasadigim yerdeki diaspora komunitelerine karismama olanak sagliyor ama pek de bi faydasini gormedim. ablam ama balkanalara ihracat yapan firmalarda calisiyor, bu dillerin ekmegini ordan yedi.
0
taurina
(10.03.26)
ingilizce (bardan karı kaldıracak kadar)
0
plastic_angel
(10.03.26)
ingilizce ve türkçede eşit derecede rahatım. hayatımın yarısından fazlası ingilizce konuşulan bir ülkede geçti, bu yüzden iki dile de hakimim. orta seviye italyancam var (lisede italyanca gördüm ve sonra 2 yıl italya’da yaşadım). ayrıca bizim şu anki okulda 2 tane reading comp yapmak zorunlu; o yüzden almanca ve fransızca reading proficiency sertifikalarım var. ortaokulda ayrıca almanca görmüştüm, a2 gibiyim. bir de osmanlı türkçesi okuyabiliyorum. matbu zaten çok rahat, rika eh seviye. siyakat falan okuyamıyorum tabii. geniş ailede yahudi bireyler var, onlar da arada bana ibranice kelimeler öğretiyorlar.

dillere çok merakım var, o yüzden her dili kullanmaya gayret ediyorum fırsat buldukça.
0
eileengray
(10.03.26)
türkçe ana dilim.

ingilizce c1 belki c2- işte evde internette arkadaş çevresinde sürekli okuyorum kullanıyorum.
fransızca: c1 var ama uzun zamandır öyle kenarda duruyor. belki bir gün yine işe yarar kim bilir.
ispanyolca: a2 civarındadır. como te llamas der hablo un poco deyip gülüşür ingilizceye geçerim.
eski türkçe metinleri de çok karmaşık değilse okuyabiliyorum. ama bu bir dil sayılmaz bence.
0
yedigimiztavuk
(10.03.26)
Türkçe ve İngilizce. Çalışma dilim de Türkçe ve İngilizce karışık. İkisini de kullanıyorum yani ama Türkiye'de yaşadığım için tabii ki Türkçe ön planda.
0
peki madem
(10.03.26)
+ Yabancı dil olarak sadece İngilizce
+ Vardır B2. En azından yakındır.

+ Yurtdışına - Özellikle Avrupa - tek başıma gidebiliyorum İngilizce sayesinde. Buna bağlı olarak Avrupa'da Fine Dining restoranları, Casino ve Strip barlara gittim, Bungee Jumping Yaptım.
+ Filmleri ve dizileri İngilizce altyazılı izleyip kelime oyunlarını anlıyorum.
+1
put it in your appropriate place
(10.03.26)
(10)

İngilizce yardıma ihtiyacım var

Kahvedesu
İstiyorum ki, birileri bana kodlayarak atıyorum email adresi, isim soyisim gibi şeyler söylesin, ben de bunu yazayım. En kolayı bu olabilir ama en çok tökezlediğim konu bu. Kim yardımcı olabilir?
İstiyorum ki, birileri bana kodlayarak atıyorum email adresi, isim soyisim gibi şeyler söylesin, ben de bunu yazayım. En kolayı bu olabilir ama en çok tökezlediğim konu bu. Kim yardımcı olabilir?
-3
Kahvedesu
(07.03.26)
YZ işte bu yüzden var.
-1
rakicandir
(07.03.26)
spelling bee videoları
0
klassno
(07.03.26)
Yz ne? SPELL bee nasıl oynanıyor? Indirdim. Ses falan yok.
-1
🌸Kahvedesu
(07.03.26)
ne dediğin anlaşılmıyor.
+3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.03.26)
Yahu biri ingilizce kodlayacak zonguldak'ın zosu gibi ben de yazacağım tek tek. Mail adresi olur, ad soyad olur. Uydurun. Ya da app var mı alıştırma yapmam lazım?
-1
🌸Kahvedesu
(07.03.26)
Memed Ali beeeey. Zonguldak’ın Zoosu :))

Dediğin şeye fonetik alfabesi deniyor.

NATO fonetik alfabesi var, çok askeri kaçar.

Bak sen şuradan yürü.
tr.wikipedia.org
+1
gabe h coud
(07.03.26)
Ya Nato falan değil, biliyorum havayolunda kullanılıyor o ama bana normal heceleme lazım.
0
🌸Kahvedesu
(08.03.26)
can you spell it diyeceksin. onlar da b as in bee, c as in ceyhan diye cevap verecekler. bunda bu kadar zor olan şey ne?
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.03.26)
"can you spell it diyeceksin"

Yapma ya? O kadarını biliyorum. En zıor kısmı cevap kısmı.
0
🌸Kahvedesu
(08.03.26)
en.wikipedia.org
Bu sayfada, “Telephone spelling alphabets” başlığında kocaman bir tablo var. Zamanında postanelerde kullanılmış 12 versiyon var o tabloda. Oradan seçin kendinize. Mesela ben “a as in apple, p as in paris” falan kullanıyorum. Brother, mother, father gibi kolay sözcükleri seçebilirsiniz, her milletten anlarlar.

İsterseniz, d as in django, k as in knife, t as in tchaikovsky gibi zulmedebilirsiniz de insanlara :)

Pratik yapmak isterseniz, bizim nickleri kodlayıp, ses dosyası olarak yollayın buraya.
0
dilemma of subscribtionability
(08.03.26)
(8)

Britney Spears ne düşündürüyor

sekizdokuzon
İyi ki hem akıl hastası hem popüler ve yetenekli değilim. Bayağı tehlikeli bir kombo. İyi ki sadece akıl hastasıyım diye tuhaf bir şekilde halime şükrettiriyor.Size ne hissettiriyor bu dünyalar güzeli kadersiz ablamız?Teşekkürler.
İyi ki hem akıl hastası hem popüler ve yetenekli değilim. Bayağı tehlikeli bir kombo. İyi ki sadece akıl hastasıyım diye tuhaf bir şekilde halime şükrettiriyor.

Size ne hissettiriyor bu dünyalar güzeli kadersiz ablamız?

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(07.03.26)
onu bu hale getirenler anne ve babası diye biliyorum. küçüklükten beri britney’i bayağı sömürmüşler, kız sonunda delirmiş. ailesiyle bağlarını yasal olarak koparmak için de çok uğraş vermiş. aile önemli diye düşünüyorum.
+2
eileengray
(07.03.26)
Medya gücü.

Kadın nelerin mücadelesini verirken dünyanın bir ucunda küçücük mahallesinde kendisinden nefret eden bir kız çocuğuydum ben.
Sebepsiz sevmiyorum diyordum ama belli ki yayılan haberler zaten ondan nefret edelim diye planlanmış.

Utanıyorum.
Daha o zamanlardan bile “Britfans” olan kardeşlerim size helal olsun.
+1
mutekebbir
(07.03.26)
Hastasiyim ciktigi gunden beri. Tanissak kesinlikle bana deliler gibi asik olurdu. Biz birbirimiz icin yaratilmisiz ve tanışamazsak bu dunyada bazi seyler yarim kalacak.

Yasim > 40, pop muzik ve populer kulturden nefret ederim bu arada.
+1
duster
(07.03.26)
aşırı yetenekli ve işini çok tutkuyla yapan, sahnede olmayı çok seven, dans etmeyi, şarkı söylemeyi çok seven biriydi. babasının onu senelerce vegasta falan çalışmak için zorlaması, istediği hiçbir şeyi yaptırmaması falan meslekten, hayattan soğuttu. justin'in ona yaptıkları, kocasının yaptıkları ve yapmaya devam ettikleri (amerikada her eyaletin kuralları farklı diye sürekli taşınıyor nafaka almak için bazı eyaletlerde çocukların yaşı bulundukları eyaletten daha büyük olduğunda da nafaka veriliyor o yüzden adam sürekli taşınıyor), basının ona yaptıkları ve yapmaya devam ettikleri derken geride bir enkaz bıraktı. şu anda instagramda "iyice deli gibi ettin kendini" modunda takılması hem gerçekten kafasının artık biraz gidik halde olmasından hem de senelerce baskı altında kaldığı için "artık istediğimi yapıyorum"u göstermek istemesinden kaynaklanıyor.

ben çok severim britney'i. hep de sevdim. kitabını okumanızı tavsiye ederim.
+2
matilda
(07.03.26)
O İlk kocası umarım kötürüm kalır, bir insanın kaderi hakikaten bu kadar mı kötü olur, kırılganlık insanı cidden böyle predatorlara mi sürükler diye düşündürüyor. Bir de bu kadar popüler olunca kimse iyilesmen için zaman/ alan tanımıyor, korkunç. Dünya çapında ünlü olmanın ne kadar sapkın bir şey olduğunu gösterdi bize.
0
🌸sekizdokuzon
(07.03.26)
Yıldız Tilbe de öyle ama bu kendisinin mükemmel ve imrenilecek bir insan olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Britney’in çöküşü üzücü.
0
dilemma of subscribtionability
(08.03.26)
siz sorana kadar hala kariyerinin zirvesinde falan sanıyordum, meğer çok ciddi bir mental breakdown yaşamış. çok üzüldüm böyle görmeyi beklemiyordum umarım iyidir.
0
suicmeyenadam
(08.03.26)
Harika güzel bir kadındı, gençken nefesimi keserdi, womanizer şarkısını hatırlıyorum. Pek çok erkeğin hayali olacak kadar kusursuz görünüş.

Aile kaderi etkiliyor ve bundan etkilenmiş. Hiç bilmiyordum siz yazana kadar. Hayat neler yaşatıyor insana.. destek alması gerekiyor.
0
baldan kaymak
(08.03.26)
(5)

QR ile şu şekilde ödeme yapılır mı?

eisberg
Hanım benzin alacak da, qr kodun fotosunu çekip bana atsa, ben de o qr kodu wp web'ten açıp kendi bankama okutup ödeme yapabilir miyim? yoksa konum vs. etkiliyor mu?
Hanım benzin alacak da, qr kodun fotosunu çekip bana atsa, ben de o qr kodu wp web'ten açıp kendi bankama okutup ödeme yapabilir miyim? yoksa konum vs. etkiliyor mu?
0
eisberg
(02.03.26)
qr zaman bazlı değişmiyorsa yada anlık işlemi yapabilcekseniz olur.
0
gercekdunya
(02.03.26)
Bence çalışmaz, çünkü ATM'den konum kapalıyken QR kod ile para çekmeye çalıştığımda "konum kapalıyken kullanamazsınız" diye uyarı vermişti. Yani QR kod hem zaman, hem de konum bazlıdır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(02.03.26)
poslarda tr karekodda konum kontrolü yok bildiğim kadarıyla. zaman aşımı süresi içinde yapabilecekseniz olur bence.
+1
inheritance
(02.03.26)
arkadaşlar denedik oldu teşekkürler
+2
🌸eisberg
(02.03.26)
Oluyor ama 15 saniye mi, 30 saniye mi ne süresi var. Bazen siparişi getiren kurye pos cihazını unutuyor. İsteğim üzerine kuryenin telefonuna gönderiyorlar karekodu. Genelde hep 3. denemede başarıyoruz. İlk ikisinde ya kurye resmi büyütene kadar ya da ben bankacılık uygulamasını açıp kamerama okutana kadar süre doluyor. Hızlı davranmak gerekiyor yani.
0
dilemma of subscribtionability
(02.03.26)
(4)

Başka ülkelerde sahur uyandırma nasıl?

michael_knight
Bizde sahurda davulcular geçiyor ya sokaktan, başka ülkelerde sahurda uyandırmak için ne gibi adetler, yöntemler var?Davulcu var mı mesela?
Bizde sahurda davulcular geçiyor ya sokaktan, başka ülkelerde sahurda uyandırmak için ne gibi adetler, yöntemler var?
Davulcu var mı mesela?
-1
michael_knight
(27.02.26)
Almanya'da muhtemelen oruç tutanlar sahur için alarm kurup kalkıyordur. Buralarda davulcu falan yok. Ayrıca genel olarak "Nachtruhe" uygulaması var, yani aksam 22:00 ile sabah 06:00 arasında başkalarını rahatsız edecek şekilde gürültü yapmak yasak.
+3
morqos
(27.02.26)
Senegalden suudi’ye çoğu islam ülkesinde imsaktan 1 saat önce ezan okunuyor. Bildiğimiz ezan. Minarelerden. Yani 2 ezan okunuyor. Biri imsaktan 1 saat önce. Ötekisi imsakta (sabah namazı ezanı). İlk ezanda “essalatu hayrun minennevm” denmiyor.
+5
dilemma of subscribtionability
(27.02.26)
bir an amerika'da redneck bir sehirde sabahin korunde davul cala cala dolastigini dusundum de.. buyuk ihtimal 5dk icinde biri seni durbunlu av tufegi ile indirir, polis gelir savas zaiyati sayarlar kimsesizler mezarligina gomerler ertesi gun. davulu naparlar bilmem.
+7
cooperr
(27.02.26)
www.aa.com.tr

Üstte belirtildiği üzere ABD ramazan ayı gelmeden veya ramazan ayı içinde kimsenin davul çalmasını beklemeden Asya ve ortadoğudaki katliam ve tecavüzleri ile zaten kendi davulunu yıllardır çaldı. Çin'in etkisi ile o davulun sesi belirgin derecede bölgede azaldı tabi.

Oralarda kimse:
- ya senin derdin nedir neden davul çalıyorsun? diye sormuyor anlaşılan. Sözüm ona demokrasi ve özgürlükler ülkesinde zihniyet daha kuruluşunda belli : direkt " öldürmek "

Bizim topraklarda ise gece cadılar bayramı etkinliği yapan birilerine dürbünlü av tüfeği ile saldırmak bu kadar kolay rahat profesyonel (!) şekilde kimsenin aklına gelmez.
İnsanlık bizde ne de olsa.

Bu arada balkabağını ne yaparlar bilmem.
-10
diyecevaplandı
(27.02.26)
(4)

Teyp kaset kaydettirme

murdock
Bir hediye için artık tedavülden kalkmış bir kasetin replikasını yaptırmak istiyorum. Sadece boş kaseti alıp içine görseli de koyabilirim ama eğer mümkünse kasetin içeriği de aynen kapaktaki gibi dolu olsun istiyorum. Hani çalınacağı da yok, muhtemelen kütüphanede dekor olarak duracak, ama olsun :)
Bir hediye için artık tedavülden kalkmış bir kasetin replikasını yaptırmak istiyorum. Sadece boş kaseti alıp içine görseli de koyabilirim ama eğer mümkünse kasetin içeriği de aynen kapaktaki gibi dolu olsun istiyorum. Hani çalınacağı da yok, muhtemelen kütüphanede dekor olarak duracak, ama olsun :) eskiden kendi müzik setimi bilgisayara bağlayıp mp3'ten direk kayıt yapabiliyordum (100 yıl önce) ama o düzeneği tekrar kurmam, hizmeti satın almamdan daha meşakkatli. Evet napıyoruz?
0
murdock
(25.02.26)
sanırım boş kasetin içine albümün kartonetini yaptırmak (bastırmak) istiyorsunuz

discogs sitesi imdb gibi bir arşiv sitesi. bir çok albümün kaset ya da cd kartonetleri mevcut. oradan bulup çıktısını alabilirsiniz.

mesela tarkan'ın ilk kasetinin kartonet görselleri burada mevcut.

www.discogs.com
+1
exlibris
(25.02.26)
çok abuk bir kaset değilse antika pazarlarında kasedin orijinalini de bulabilirsiniz. hatta buraya yazarsanız gittiğimde ben de bakabilirim.
+1
kibritsuyu
(25.02.26)
Genelde nadirkitap.com’da fahiş olmayan fiyatlarla bulabiliyorum istediğim kasedi. İçeriğini ve boş kasedi bana yollarsanız, sizin için kaydedip alıcı ödemeli kargolayabilirim size ücretsiz. Evimde 90’ların hemen her türlü teknolojik aleti (vhs vcr, teyp, fax, telesekreter, çevirmeli telefon vs.) çalışır halde mevcut.
+3
dilemma of subscribtionability
(25.02.26)
aradığım kaset tabiki de tarihimizin nadir ve bulunamayan kaseti "şiki şiki baba" :)
antika pazarlara bakamadım ama online sitelerde (nadirkitap vs) 3-5 bin civarlarına satılıyor. benim orijinallikle bir derdim yok. maksat hatıra olsun. @dilemma ulaşacağım size.
+1
🌸murdock
(26.02.26)
(6)

ilk bebek ve panik?

la mort heureuse
selamlar, tam 30 gunluk bir bebegimiz var, genel olarak sorunsuz bir bebek ama biraz bizim acemiligimizden biraz onun uykuya gecisi bilmemesinden dolayi hala bazi konularda panik halindeyiz. kime sorsak duzelir dedigi icin bir de size danismak istedim. taze anne oldugum icin sanki bir seyleri yanlis
selamlar, tam 30 gunluk bir bebegimiz var, genel olarak sorunsuz bir bebek ama biraz bizim acemiligimizden biraz onun uykuya gecisi bilmemesinden dolayi hala bazi konularda panik halindeyiz. kime sorsak duzelir dedigi icin bir de size danismak istedim. taze anne oldugum icin sanki bir seyleri yanlis yapiyormusum hissi var bende.

uykuya gecisi tam beceremiyoruz gibi geliyor, kundaksiz kendisini uyandiriyor, kundak yapip pispis ya da beyaz gurultu aciyoruz, hafifce sallayip uykuya gecirmeye calisiyoruz. bu emzirmede mayistiysa ise yariyor ama bazen cin gibi ve 40 dk falan suruyor uykuya gecis. bu sure normal degil gibi geliyor, cunku aralarda hafifce mizmizlaniyor cok da rahat degil gibi. onun disinda emzirirken uyuyakalirsa rahatca uyuyor tabii ama yatagina koyarsak yine ayni durum var. bakiyorum sanki diger yenidoganlar hep uyuyor gibi hissediyorum. sizde durumlar nasildi?

bir de 23-24. gunlerde daha huzursuz bi bebek olmaya basladi, bi anda garip ciglik cigliga aglamalar basladi, memeyi bazen istememe basladi. 4. Hafta atagi mi diye dusunduk ama tarihinden emin olamadik, 1 haftadir da suruyor, bazen sakinlesmiyor. gaz sancisina da benzemiyor, 4. Hafta ataginiz nasildi?
0
la mort heureuse
(24.02.26)
3. hafta tam kolik ataklarinin basladigi ve 4. hafta ile zirve yaptigi dönem.
eger emmesinde sikinti yoksa kolik icin bir degerlendirirdim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Bizim oğlan (şu an 17 yaş) 2 buçuk ay boyunca günde yirmi saat ağladı. Abartısız. Her gün. 20 saat. 2 buçuk aylıkken bir günde bıçak gibi kesildi ağlaması. Şu anda da gayet sağlıklı bir 11. Sınıf öğrencisi. Gitmediğimiz doktor, denemediğimiz yöntem kalmamıştı. O 2 buçuk ay bize 20 sene gibi geldi.

Özetle, gerçekten de zamanla düzeliyor böyle şeyler. 2 evlat, 19 yeğen, 4 de yeğencik sahibi, sürüyle bebeğin büyümesine şahit olmuş bir insan olarak, sadece verdiğiniz bilgiler ışığında konuşacak olursak bir problem yok. Geçmeye geçecek, ne kadar sürer, belli olmaz. Kolik için ana örüntü haftada 3 gün 3 saat ağlama gibi… Sizin o kadar değil zannımca. İnternet öneri doludur zaten. Sadece bir tek söylediklerinize göre endişelenmeniz gerekmediğini söyleyeceğim ben. İlk bebekte biraz panik olunur, normal. Allah analı babalı, sağlıklı büyütsün.
+3
dilemma of subscribtionability
(24.02.26)
Öncelikle Allah bağışlasın güle güle büyüsün :)
Ağlayacak, kucak dışında, meme dışında hiçbir yerde uyumayacak. Sürekli temas halinde olacaksınız.
Biz sürekli ayakta kucağımızda yürüme titreşiminde hafif sallanarak uyutup oturuyorduk öylece kıpırdamadan :)
40 ı çıksın 3 ayı geçsin diye diye şimdi 8 yaşında beni en çok güldüren en güzel yanım kendisi. Ben doğurdum diye diye mutlulukla doluyorum çoğu zaman :)
Biz de doktora götürdük neden ağlıyor diye sebep yok bilinen. Hep temas gak mem guk meme dışında bir çözüm bulamadık.
Meme reddinde vazgeçmeyin. Uyku sersemliğinde falan yapıştırın yine.
Kolay gelsin, sevgiler.
+3
duhan
(24.02.26)
bebenizin uzun sağlıklı ömrü olsun sizlerle birlikte.

inanın, hepsi geçiyor. hiç dert etmeyin. ilaçla bir haftada, ilaçsız 7 günde geçiyor.
0
co2s2
(24.02.26)
1.5 yıllık bir kız babasıyım. 4. Hafta atağı kavramını ilk defa duydum. Buna benzer 37 farklı kalıp duymuşumdur heralde. 2. Ay krizi, 5. Ay bilmem nesi vs, her hafta için bir şeyler yazıyorlar. Ben şahsen ikna edici bulmuyorum bu sınıflandırmaları. Türkiye’de çok meşhur bir çocuk doktoru var, sürekli videolar vs atıyor, inanılmaz izleniyor. 3 yaşından önce kreşe gitmemeliymiş çocuklar, böyle anlatıyor mesela sanki bilimsel bir bilgiymiş gibi. Oysa Hollanda ve Avrupa’nın bir çok yerinde 4 aydan başlatıyorlar genellikle kreşe. Bizim kız da 6 aydan beri kreşe gidiyor, çok şükür faydasını gördük zararını görmedik. Bu kadar lafı uzattım, ama demek istediğim şey şu ki; bu çocuk büyütme işinde en önemli şey her şeyin, her dönemin geçici olduğu. Çocuk çok mu ağlıyor? 2 hafta sonra geçer. Uykuya geçişi mi zor? Bakmışsın 10 gün sonra kendiliğinden uyuyor. Yemesi mi kötü? Biraz sabır, düzelir.
+1
but that was just a dream
(25.02.26)
40 ı çıkmaya yakın zamanlarda bunlara bi uykusuzluk bi delirme geliyo :) sadece kolikle ilişkilendirmemek lazım. gaz sancısı varsa hareketlerinden anlarsınız bacaklarını sürekli karınlarına çekiyorlar. bizimkinde cadı saati dediklerinden vardı. yahu yenidoğan bebek öğlen 2 den gece 11 e kadar uyumaz mı yok uyumuyodu.
sabırlı olun, sakin olun. geçecek bu günler.
eğer yatağa koyamıyorsanız kucağınızda uyusun yapacak bir şey yok. uykusunu almayan bebek daha kötü oluyor. ben bazen emzirirken yürüyordum daha kolay uyuyordu hem de memeyi reddetmiyordu, ya da yatakta hafif zıplayarak varsa pilates topu üzerinde de emzirebilirsiniz.
0
rayde
(25.02.26)
(19)

Evde bir şey olmayınca ne yiyorsunuz?

ekimoloji
Market pazar alışverişi yapmadım aşırı üşeniyorum. Makarna yapmak istemiyorum yakın zamanda yedim, dolapta tavuk var ama çözülmesi uzun sürer. Ne yapsam bilemedim. Siz pratik olacak neler yapıyorsunuz?
Market pazar alışverişi yapmadım aşırı üşeniyorum. Makarna yapmak istemiyorum yakın zamanda yedim, dolapta tavuk var ama çözülmesi uzun sürer. Ne yapsam bilemedim. Siz pratik olacak neler yapıyorsunuz?
0
ekimoloji
(24.02.26)
Bir çelik tencere ya da tavaya koy tavuğu, varsa üzerine de başka tava koy on beş dakikada çözülür.

Mercimek çorbası yarım saat sürer.
şehriye salatası, biber domates ton balığı vs
0
kisa
(24.02.26)
Çorba
0
grimavi
(24.02.26)
Çorbayla doymuyorum ama oğlan aç kalmasın diye mercimek çorbası yapmıştım zaten :’)
0
🌸ekimoloji
(24.02.26)
tavuğu direkt haşlayarak tavuklu pilav veya o haşladığın tavuğu güzelce soslayarak başka bi yemek veya sandviç yapabilirsin
0
jelly bear
(24.02.26)
Hiçbir şey yoksa tost, yumurta ya da yoğurt-granola yerim. Konserve bezelye varsa onu pişiririm, bezelye kolay pişiyor. Konserve garnitür varsa rus salatası da yaparım ya da sadece biber varsa fırında biber közler yine yoğurtla yerim. Yoğurt , yumurta da ekmek üçlüsünden birisinin kesin olması lazım yoksa markete:D
0
titanic kemancısı
(24.02.26)
çeşitli tartineler (üstü açık tost gibi):
- ekmek üstüne yumuşak ve sert peynirler, üstüne bal
- ekmek üstü peynir, avokado, domates dilimi, pul biber
- ekmek üstü avokado, yumurta,
- ekmek üstü peynir, füme hindi eti ve opsiyonel reçel vb.
- ekmek üstüne krem peynir, frenk soğanı/yeşil soğan, domates dilimi, zyağı
...

yumurtayla çiğ domatesi beraber yiyemiyorum bu yüzden onları yan yana getirmiyorum.
+5
eileengray
(24.02.26)
İçimdeki yalvaç ortaya çıkıyor böyle zamanlarda, açlık durumuma göre 3 4 yumurtadan peynirli omlet yapıyorum.
0
kullanicadi
(24.02.26)
Unu (buğday unu yahut siyez, mısır, nohut, x, y herhangi bir un) yahut irmiği tereyağında (olmadı, herhangi bir yağda) tavada kavuruyorsunuz. Üzerine yeterince su ekleyip, suyunu çekip kıvam alana kadar karıştırıyorsunuz. Arzunuza göre peynir (mesela kaşar) ekleyebiliyorsunuz.

Tuz atarsanız kuymak/mıhlama, şeker atarsanız helva yapmış oluyorsunuz.

(Su yerine su/süt karışımı yahut süt de kullanabilirsiniz)
0
dilemma of subscribtionability
(24.02.26)
tavuğun çözülmesi uzun falan sürmez.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.02.26)
Buzlukta hazırladığım ev yapımı köfteler var. Airfryer’da 6 dk 90 derecede sonra 190 derecede 5 dk bir yanı 5 dk diğer yanı. Mis gibi.

Buzlukta sürekli tavuk incik oluyor. Philips all in one cooker ile normalde 15 dk pişiyor, 25 dk yapınca çözmeye gerek kalmadan pişiriyor.

Bir de pilav yapıyorum 15 dkya.
+3
gabe h coud
(24.02.26)
güzel bir makarna yaparım, buzlukta balık veya köfte, sebze vb varsa çıkarırım, o da yoksa illa simit, poğaça vb. bir şey vardır buzlukta, o da yoksa dışardan söylerim, onu da istemiyorsam akşam kahvaltısı yaparım.
0
bradshaw
(24.02.26)
Tavuğu haşla, böylece çözülmesini beklemek gerekmez.
Yanına da bir pilav.
Ohhh.
+1
michael_knight
(24.02.26)
Buzlukta her daim köfte var. Yanına iki domat keserim. Bir de yoğurt ve ekmek çıkarırım. Herkes mutlu.

Siz de okuyun ivy league'de siz de yazın kardeşim. Ülkenizde eğitimle yeterince övünülmediği için başınızda 25 senedir diplomasiz bir otobüs şoförü var. Eğitimle övünmeyi de kıskanamazsınız artık fkfkfk.
+4
alice in potatoland
(24.02.26)
makarna
pilav
yumurta
yulaf
sandevic.
varsa firinda patates & brokoli

yulaf son zamanlarda favorim, eskiden hic sevmezdim. tereyagli tuzlu filan yapinca bayaa guzel oluyor.
0
taurina
(24.02.26)
Hayatimda yumurta yapmayı birak, kirmadim bile. Yas 43. Oyle aclik ataklarinda arabaya atlayip corbaciya gidiyorum. Bir kere ekmek icin dardanel koyayim dedim elimi kesmistim. Benim bu kazmalik ve cehaletle yasamam buyuk mucize.
0
duster
(24.02.26)
kahvaltı yapılabilir:
salata, peynir, zeytin, çay, açı biber salçası sürülmüş ekmek, turşu, kuru yemiş, meyve vs...

yemek olarak da patatesleri soyup, doğrayıp haşlayın ve süzün. Sıcaklığın etkisiyle hemen kuruyorlar. Mantı gibi üzerine yoğurt ve kızgın yağ döküp yiyebilirsiniz. soğan kavurup dökerseniz daha lezzetli olur. dilerseniz patatesleri püre yapabilir veya salata yapabilirsiniz. patates doyurucudur.
0
santimantal
(24.02.26)
tost
0
darthvader
(24.02.26)
Tuzsuz grissiniyi yarı bele kadar nutellaya gömüp yiyorum.
0
loch ness
(25.02.26)
ben evde daima peynir, yumurta ve ekmek olmasına dikkat ederim. ekmeği bayatladıktan sonra bile farklı şekillerde tükettiğim için fazlalık olması sorun olmaz. o açıdan benim bu tür durumlarda pratik tarifim peynirli yumurta oluyor. bandır bandır ye mis, çok uzun süre tok da tutuyor. ekmek yoksa 2-3 tane haşlayıp hap gibi atarım veya yumurtayı devre dışı bırakırsak ekmek arası peynir de olur.

bunlardan hiçbiri, üstüne makarna da yoksa tarlası yanmış emmi gibi çömelip ağlarım herhalde. yemem bi şey.
0
der meister
(25.02.26)
(5)

İngiltere’den gelen eden var mı?

dilemma of subscribtionability
1-2 kg ağırlığında eşyam olacak da bagajda getirtmek için…
1-2 kg ağırlığında eşyam olacak da bagajda getirtmek için…
0
dilemma of subscribtionability
(05.02.26)
ben. ama neden tanımadığım birinin 1-2 kg. eşyasını taşıyayım, ne önemi var merak ettim.
-2
deartheodosia
(05.02.26)
gümrük muhafaza türkiye 2.sezonu çekilirse oradan izleriz ne olduğunu.
0
galahad reloaded
(05.02.26)
Kim olduğunu, orada ne yaptığını, getirtmek istediğin eşyanın ne olduğunu falan anlatıp insanlara güven ver ki tanıdığı biri bile istese “niye taşıyım eşyanı” diyecek tiplere konuşma fırsatı verme.

Sanki şahsına sormuşlar gibi soruya soruyla cevap veriyor.
+4
lazor
(05.02.26)
Yazar zaten eşyayı taşıyacak kişiyi arıyor. Yoksa sizin İngiltere'ye gidip gitmemenizle ilgilenmiyor. Bir şüpheniz varsa, yeriniz yoksa, vaktiniz yoksa ya da herhangi bir sebepten ötürü eşyasını taşımak istemiyorsanız yazmazsınız olur biter.
Burada soru "başkasının eşyasını neden taşımamalıyız?" değil ki, "benim eşyam var, getirmek isteyen olur mu?" sorusu. Siz getirmek istemiyorsanız üstünüze alınmanızı gerektiren bir durum yok.
+4
alice in potatoland
(06.02.26)
gerçekten önümüzdeki haftalarda ingiltere’den türkiye’ye gelecek olup da sevabına yahut makul ücret karşılığında getirebilecek olan varsa, mesajla ulaşabilir bana, detayları paylaşırım.

merak edenler için 1-2 kg’lık paketin içinde eroin, uranyum, anti tank mayını, beyaz kadın, nakillik böbrek ve sakız reçeli olacak. neden sakız reçeli, sormayın.
+3
🌸dilemma of subscribtionability
(07.02.26)
(17)

Gıda maddelerinin eğitim ve sanatta kullanımı sizce yanlış mı?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bula
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bulamayanlar var. Gıdaların amaçları dışında kullanılmasını, israfını etik bulmuyoruz." gibisinden cümlelerle ama özetle bildiğin nimetle şaka olmaz mevzusu olduğu belli.

Sevgilim çok yadırgadı. "Ne israfı? İnsan yetiştiriyoruz!" diyor. Ben biraz düşününce saygı duydum ailenin görüşüne. Hatta haklı buldum bildiğin.

Sizin fikriniz ney?
-1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
aile haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Aile haklı.
-1
gobekliraki
(20.01.26)
Bu konularda muhtemelen o aileden daha katıyım. Gıda israfı problemini aşırı derecede önemserim.
Nimetle oyun olmaz +1
Aile haklı +1
Ayrıca gıda israf edilmeden de 1 milyon farklı eğitici etkinlik bulunabilir. Bence bir gıda maddesi canlıların beslenmesi dışında bir sebeple kullanılıyorsa israf ediliyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
Yani ailenin görüşü benim açımdan pek bir önem taşımıyor ancak toplum her kesimine hitap edilen bu gibi durumlarda daha güvenli alanda kalmak gerek. Anlamak lazım aileyi. Öte yandan pamukla yapsan çıkıp Çukurova bölgesinden biri, 'Pamuk bizim beyaz altınımız toprağın bize verdiği nimet' diyebilir. O nedenle herkesin hassasiyeti farklı. Şişi ve kebabı yakmayacak bir çözüm bulunmalı.
0
ebeş
(20.01.26)
uzun yıllar 3 şubesi olan anaokullarımızı işlettik. bu tip faaliyetleri kesin olarak yasakladık. ama farklı sebeple. daha öncesinde çocuklarımız da anaokullarında büyüdü. ve her gün adına "faaliyet" denilen karton üzerine yiyeceklerin yapıştırıldığı, çay ile siyah tonların şeker ile beyaz kristal bulutların çizildiği, makarnalardan tarlalar falan filan işte. bu şaheserleri ileride çocuklarımız belki sergi açarlar insanlık görmek ister :))) diye istifleyip durduk. bir gün evi böcekler bastı, sanat eserleri kurtlandı. evi temizleyip iyice ilaçladık. bir daha da bu saçmalıklara bulaşmadık. kendi okullarımızda da yaptırmadık. ama yine de bazı veliler başka anaokullarda yapıyorlar falan diye mızmızlanınınca arada bir yaptırdık. mümkünse yaptırtmayın hiç gerek yok.
+2
ground
(20.01.26)
aile haklı o tamam. ama sevgiliniz bence bunu kendini geliştirmesi açısından bi fırsat olarak görsün. müfredatta ille makarna ile çerçeve mi diyor? eğer böyle bir zorunluluk yoksa saydığı her şeyin günümüzde daha iyi bi alternatifi var zaten.

markana yerine çalı çırpıdan çerçeve
patates baskı yerine sünger baskı
fasulye/nohut yerine plastik fasulye

gibi gibi.
+3
elorelia
(20.01.26)
aile haklı veya haksız. çok abes bir şey söylenmedikçe garipsememek lazım. herkesin farklı inançları ve görüşleri var, saygılı olmak lazım.
0
mikahakkinen
(20.01.26)
Aile haklı .
-1
diyecevaplandı
(20.01.26)
Çok mantıklı değil ama saygi duyulmali. Kendini gelistirmek icin bahane +3 ayrica
0
üğpoıuy
(20.01.26)
Kültürel bir olay. Benim babam da yemeği kutsal görür böyle. Saçma ama saygı duyarım.
0
synesthesia
(20.01.26)
konu haklılık-haksızlıktan öte, ortamı idare etme meselesi. bu sebeple sevgilinizin düşüncesi bir öğretmen için doğru değil bence; böyle her türden insanla muhatap olacabileceği bir ortamda, daha ortayolcu olmalı.
veliler de, makarna yerine kablo kılıfı, fasülye yerine plastik fasülye gibi bişeyler koyabilirlerdi çocuğun çantasına. ama esasında iş hocaya düşüyor; öğretmen böyle şeyleri garipsemeyip çözüm bulmaya bakmalı.
0
lil siztah
(20.01.26)
%35 aile, %65 öğretmen haklı.

Soğanın zarını mikroskopta incelemek de nimetle oynamak sayılır mı mesela?

Patates baskı, makarna köprüsü bunlar eğitici ve zararsız.
Yemekle oyun ve israf örneği olarak benim aklıma yemek savaşı, surata pasta atma, domates savaşı gibi şeyler geliyor.
Çocuğun 10-15 tane fasulye nohutla oynaması israf sayılmaz.
+1
duyuruuser
(20.01.26)
Öğretmenlik zor meslek. Çocuğuyla ayrı uğraşıyorsun, böyle velilerle ayrı.
Al götür çocuğunu da batıl inancını da, git evinde istediğin gibi yetiştir deme lüksün yok. Sözü uzatsan, bilmediği dini, cahil anasından babasından öğrendiği şekliyle sana öğretmeye kalkar.

Yediği koyunun eklem kemiğinden başka oyuncağı olmayan adamın biti kanlanmış torunları bunlar. (bkz: aşık atmak) ,(bkz: aşık kemiği). Nimetle mi oynanmazmış. Peh

İdare edeceksin. Başka şansın yok.
-1
Mirket
(20.01.26)
ben hiç dini bir kültürle büyümedim böyle yemekle oyun olmaz gibi bir takıntımız hiçbir zaman yoktu, ben ana okuluna giderken pattes baskısı vs yapmıştım ailem hiç karşı çıkmadı. muhtemelen benim çocuğum olursa ve okulda pattes makarna vs oyun oynarsa karşı çıkmak aklıma gelmezdi. amaaa evde çocuğuma oynasn diye makarna vermezdim mesela. evin içinde israf gibi gelirdi. zaten başka oyuncaklar var neden makarna vereyim ki diye düşünürdüm. belki çocuk gelişiminde yaratıcılığı geliştirmek için falan yapılan bir şeydir bu. "nesnelerin bildiğimiz kullanım amacı dışında alternatif kullanımları da olabilir" gibi bir şekilde farklı düşünmeye sevk etmek için falan.

ama yine de düşününce yediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz ve israf etmemeliyiz sonuçta.
0
Sadece soruyorum
(20.01.26)
Çocuğun harcayacağı iki patates, çeyrek paket makarnaya "israf" duyarı kasmak çok boş geldi bana. Aile net haksız ama sevgiliniz orta yolculuk yapsın durduk yere ortamı germesin, he he diyip geçsin
-1
nundu
(20.01.26)
yuzlerce yil kaybolmayacak plastik copu yaratmaktansa, dogada kaybolabilecek ve bortu bocegin yiyecegi seyleri kullanmak daha mantikli degil mi?

aileninki bir gorus, "iyi niyetli" olabilir ama bu "sig" olmadigini gostermiyor.

o yuzden rezalet puanim 10/10, ogretmen hakli.
0
cooperr
(20.01.26)
ne alaka abi, patates, makarna falan bunlar biodegradable. plastik falan oyuncaktan cok daha etik. "Bulamayanlar var" olmasinin sebebi cocugun patates baskisi yapmasi degil.
0
hot potato
(20.01.26)
(9)

Sizi güldüren ne oldu?

alice in potatoland
Bu aralar güldüğünüz reels ya da internet meme ne var? Feedinize ne düştü? Linkler misiniz?
Bu aralar güldüğünüz reels ya da internet meme ne var?
Feedinize ne düştü?
Linkler misiniz?
0
alice in potatoland
(20.01.26)
0
suicmeyenadam
(20.01.26)
Mesleği ile ilgili hususlarda gayet ciddi ciddi bilgilendirmeler veren adamın videolarında müzik seçimiyle alttan alta trollemesi çok güldürdü beni.

www.youtube.com

www.youtube.com
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
tantamount_to_equivalent
(20.01.26)
sonunda köpeklerin dans ettiği absürd videolara haykırıyorum. çok saçma ama gülüyorum. bir de şu adamın videolarına çok gülüyorum. genel olarak sağlam ve belirli bir çizgisi var bakışlarına soktuğum.;
www.instagram.com
ya da şu tip sadece erkeklere özel bazı düşüncelerin açığa çıkarılması;
www.instagram.com
tüm cüce videoları
www.instagram.com
herhangi bir türk dayı emmi figürü
www.instagram.com
herhangi bir videoyu bambaşka ir duruma benzetme teşbih sanatı
www.instagram.com
cüce demiş miydim?
www.instagram.com
maalesef bazı yapay zeka videoları
www.instagram.com
www.instagram.com
+2
ground
(20.01.26)
Claris Danes taklidi yapan bir kadın var ona çok gülüyorum, Homeland ve en son dizisini seyredenler komik bulur bence benim gibi. www.instagram.com
0
(20.01.26)
ingilizce alt yazılı
youtu.be

bu da ingilizce ve 18+
www.instagram.com
0
lazpalle
(20.01.26)
Deniz Sinan Demir adında biri çıktı. Bütün mizah ihtiyacımı karşılıyor.

www.instagram.com
0
yurtsuz john
(20.01.26)
Hanimiş benim mottişim
0
antihero
(20.01.26)
insanlarin birbirini korkuttugu youtube shortslara hayvan gibi guluyorum
0
kartonpiyer
(23.01.26)
(6)

Hangi Hogwarts binasındansınız

arbre
Chatgpt reise 1 2 kez sordum. Slytherin dedi hepsinde. Mantıklı geldi söyledikleri. Ama Slytherin dediği için kendimi kötü biri hissediyorum. Normal mi bu? Hehe.
Chatgpt reise 1 2 kez sordum. Slytherin dedi hepsinde. Mantıklı geldi söyledikleri. Ama Slytherin dediği için kendimi kötü biri hissediyorum. Normal mi bu? Hehe.
-9
arbre
(17.01.26)
Hufflepuff. (bkz: #78407803) hatta (bkz: #80038071)
0
dilemma of subscribtionability
(18.01.26)
Ravenclaw'um ben :)
Bunun Potterhead'ler arasında en "official" kabul göreni Pottermore'daki testin sonucudur, onu deneyin bir de.
Fakat mesela Andromeda Tonks da Slytherin'di, hatta Merlin de. Peter Pettigrew'un Gryffindor olduğu şu dünyada çok takılmayın :))
+1
kobuzchu kiz
(18.01.26)
kaç yaşında insanlarsınız çocuk filminin fanboyluğu yapıyorsunuz.
-5
hold the door
(18.01.26)
Aha kofti de geldi. (bkz: squib)
Film değil, kitap.
0
dilemma of subscribtionability
(18.01.26)
demin kendimi ve eşimi sordum chatgpt'ye doğru cevapladı. ben amansız bir slytherin, eşim gryffindor
0
Hallegadola
(19.01.26)
Ravenclaw and proud :D

Çocukluktan beri her testte (resmi pottermore testi dahil) Ravenclaw çıkarım. Hogwarts Legacy'yi iki defa bitirdim, ikisinde de Ravenclaw ile oynadım hatta başka binaya elim gitmedi
0
nundu
(19.01.26)
(8)

mikrodalganın avantajları

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bu fırınlardan kullanıp iyi ki almışım diyen oldu mu? daha çok hangi amaçla kullanıyorlar? hangi marka?
bu fırınlardan kullanıp iyi ki almışım diyen oldu mu? daha çok hangi amaçla kullanıyorlar? hangi marka?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.01.26)
Dürüst olmak gerekirse hayır. Yaşam tarzıma, beslenme alışkanlıklarıma çok ters.
+1
gobekliraki
(17.01.26)
Dünden kalmış yemeği isıtmak için lazım olur sadece.
+1
hububrad
(17.01.26)
20 yılı aşkındır kullanıyorum. Çalışmadığı gün yok gibi. Bence büyük rahatlık… 2005 model Beko marka. Hemen her şeyi saniyeler içinde ısıtıyor. Derin dondurucudan çıkan gıdaları dakikalar içinde çözüyor. Genelde tabakta ısıtıldığı için yemeğin tamamı ısınmamış veya tencere/tava bulaşık çıkmamış, dibi tutmamış oluyor…
+3
dilemma of subscribtionability
(17.01.26)
Evet. Hem de bin kere evet.
Ama fırın kelimesi geçiyor diye fırın diye düşünmeyin.
Alacak olursanız da en ucuz Arçelik veya Beko gibi adını bildiğiniz markayı alın geçin. Dijital göstergeler, ilginç özelliklere hiç gerek yok.
+2
michael_knight
(17.01.26)
- @dilemma +1
- Çok hızlı kumpirimsi patates, koçan mısır, donuk edamame pişiriliyor.
- Buzlukta her zaman çorba bulunduruyorum, akşam 7'de üf hiç yemek yapasım yok dediğimizde çorba çabucak eritiliyor/ısıtılıyor.
- kupada tek kişilik kek pişiriliyor.
- mikrodalgada hamur işi, makarna, pilav vs ısıtırken tabağın bir kenarına yarım çay bardağı su (bardakla beraber) koyunca içeride buhar yapıyor, çok daha güzel ısıtıyor.
+1
kobuzchu kiz
(17.01.26)
anlasilan cogu duyurucu issiz/calismiyor. neyse, evet, iyi ki almisim. en oneli avantaji zaman.
+1
Sour
(17.01.26)
sene olmus 2026
mikrodalgasiz ev kalmamis olmasi lazim.
bir onceki gunden kalan makarnayi 55 saniyede isitiip yiyorsun ya daha ne olsun..
+1
cooperr
(17.01.26)
Biraz bilimsiz biri olduğum için eve almıyorum ama gerçekten büyük kolaylık sağlar. Ofiste kullanıyorum.
Evde az bir yemek ısıtıcam tava bul, yavaş yavaş ısınmasını bekle, başka birşeye daldıysa farkına varana kadar yapışsın falan büyük sıkıntı. Hatta mesela azıcık süt ısıtmak istiyorum, bunu mikrodalgada yapabilirim, cezvede istesem bile yapmam.
+1
mbond
(17.01.26)
(3)

atatürk olimpiyat stadı park konusu

biravekahve
cumartesi günü maça gideceğiz de aracı nereye bırakmak mantıklı olur? Daha önce giden bir arkadaş otoparkın iyice iç kısmına girme bir saat çıkamazsın dedi.
cumartesi günü maça gideceğiz de aracı nereye bırakmak mantıklı olur? Daha önce giden bir arkadaş otoparkın iyice iç kısmına girme bir saat çıkamazsın dedi.
0
biravekahve
(07.01.26)
Aynen öyle bırak gerilere doğru. Önündeki araçla da bir arabadan az, yarım arabadan çok mesafe bırak. Malın biri gelir kıçına kadar gelir, çıkamazsın sonra. Otoparkın içine zaten girme.
0
gobekliraki
(07.01.26)
Ziya gökalp metro istasyonu yanına bırakın arabayı. Metroyla olimpiyata gidin. 1 durak ilerisi. Zamanında hep öyle yaptım.
+1
dilemma of subscribtionability
(07.01.26)
Olimpiyatın kapısına kadar metro gidiyor (Ataköy’den). Saatleri abuk değilse elbette ki metroyla git. Sadece parktan çıkmak değil yola ulaşmaya çalışmak bile eziyet. Maç çıkışı metro da kalabalık olur tabii ama en azından kısa sürecek ve üstüne sürüp hasar veren olmayacak.

Ziya Gökalp iyi bi seçenek. Mall of’un otoparkına da bırakabilirsin. Metro güzergah haritasına bak. Seçeneklerin fena değil.
0
lazor
(08.01.26)
(20)

Doksanlı yıllar aslında

kizil karga
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı yıllar sevgisi var, bunun nedeni ne olabilir? Çünkü doksanlı yıllarda güzel olan tek şey Türk pop müziğindeki devrimsel atılımdı, onun dışında yaşı yetenler illa ki hatırlayacaklardır doksanlı yıllar; gazetecilerin suikaste uğradığı, mafyanın devletin polis teşkilatının ortak hareket ettiği, faali meçhul cinayetlerin zirvede olduğu, gözaltına alınan özellikle sol görüşlü vatandaşların bir gecede yok olduğu, bankaların sürekli hortumlandığı ve bir gün ansızın tüm varlığınız yok olduğu, ölüm listelerinin alenen ortalıkta dolaştığı ve bu listedeki insanların infaz edildiği bir dönemdi diye hatırlıyorum ben ama insanımızda enteresan bir doksanlı yıllar nostaljisi var, bunun nedeni ne olabilir beyin sadece iyi olanı mı hatırlıyor ve bunlar unutuluyor mu sizce?
+1
kizil karga
(05.01.26)
90lı yıllar güzellemesi yapanlar sadece 90larda çocuk olanlar yani benim akranlarım :)
biz bilmiyoruz öyle suikast filan, sokakta oynamayı 90lar popunu filan özlüyoruz.
+4
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
bu arada 90'lardaki müziklerde pek güzel değil. İyi bir altyapısı yok. 100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor.

insanların özlediği şey bence teknolojinin azlığı ve daha fazla samimiyet.
0
koela
(05.01.26)
eger ortalama bir hayat suruluyorsa gecmis hemen hemen her zaman romantiktir, ozlem duyulur cunku gencligi temsil eder. insanlarin cogu da ortalama bir hayat surer. yani saydiginiz olaylarin birincil muhatabi degillerdir. gunumuzun internet kullanicilarinin buyuk cogunlugu 90'larda cocuk olan kisilerden olusuyor. bu olaylar yasanirken zaten cocuklar. internet falan da olmadigindan sistematik bir maruz kalma olmuyor. zamanin her seyin ilaci olmasi durumu da var. insan su anki problemlerine odaklanir, gecmiste yasadigi zorlugu unutur. dedigim gibi bunlari ortalama bir birey icin soyluyorum. yani eger iskencelerle dolu cok kotu bir hayatiniz yoksa... yani genclik, zaman, internetin olmamasi, daha cok insan iliskilerine dayali bir yasam, farkli bir guven ortami olmasi vs. gibi cevresel etmenler, hepsinin katkisi var.
+1
Sour
(05.01.26)
Ben o yılları baştan sona gördüm.

90'larda Türkiye; Siyasal islamcıların iktidarda ve bürokraside olmadığı, ordusu Atatürk ilkelerine bağlı, basın ve ifade hürriyetinin büyük ölçüde geniş olduğu, AB hedefi olan, yüzünü hür dünya değerlerine çevirmiş şirin bir Balkan ülkesiydi.

Sorunlar yok muydu vardı ama şimdikinin yüzde beşi kadar bile değildi. Yaşayarak gördük.
+4
yurtsuz john
(05.01.26)
Ben babamın girgir ciltlerinden 80-90 falan okuduğum için daha çok bilgiliydim. Ve insanların çoğu geçmişi unutuyor ama bu sadece bizde değil, her yerde.
Millet x zamanı iyiydi diyor, bir bakıyorsun soğuk savaş var, nükleer riski var, iş güvenliği yok, hastaliklara aşı yok, kansere tedavi yok, ortalama yaşam 60-70 falan, kadınlar eşlerinin malı gibi, eşcinsellere ciddi sıkıntılar var, siyahlara ırkçılık var falan filan.

Ben şahsen geçmişe oranla sadece şu sıkıntıları görüyorum;
- tech brolarin istediğini yaptığı bir dönem.
- shareholder value diye diye bokunun çıkması. Şirketin hisse değerinin her şeyden önemli hale gelmesi
- sosyal medyanın ve etrafımızdaki çoğu şeyin bizim zamanımızi calmaya ve bizi bağımlı yapmaya çalışması

Belki bir iki şey daha vardır ama genel olarak birçok konuda her zaman şu anki dönem 80-90lardan iyi neredeyse her ülkede.
Ya daha şundan 10 sene önce falan isid, el kaide sürekli bomba patlatiyordu. Bu bile unutuluyor.
Ha bu arada Türkiye misal bence 2000-2010lara kadar falan oldukça güzeldi, ama küçük küçük her şeyin değiştiğini görüyorduk. Şu an misal Türkiye kesinlikle o dönemden çok çok daha kötü halde, tartışmaya açık bile değil. Ama 90lardan çok mu daha kötü buna net bir şey diyemem, cocuktum da o dönemleri de okuduk yolsuzluklar falan doluydu her yerde.
+1
logisticsmanager
(05.01.26)
Evet bence bunun önemli kısmı o yıllarda çocuk olduğu için neler yaşandığını hatırlamamak ve çocukluk-gençlik yıllarındaki keyfe özlem duymak.

Ama daha önemli ve gözden kaçan bir şey var o da Türkiye'de yönetici sınıfın değişmesi. Hem paraya sahip olan hem de devletin karar verici mekanizmalarında söz sahibi olan sınıf değişiyor ve önemli kısmı değişti. Hangi sınıftan olduğun da o yüzden eskinin daha iyi olduğunu düşünüp düşünmemek konusunda etkili.

Objektif bir şekilde baktığımı zannettiğimde 90'lar bana da çok kötü geliyor. Şu anda da kötü şeyler yaşanır o zamanlar da kötü şeyler yaşanıyordu. Ama 90'larda pek çok insanın ölümüyle sonuçlanan, neyin ne olduğu belli olmayan daha kaotik, daha az bilgi sahibi olduğumuz kötülükler vardı, o yüzden daha kötü olduğunu düşünüyorum.


Ek: Karşılaştırma yaparken teknolojinin getirdiklerini hesaba katmamaya çalıştım. İnternetin, robot süpürgenin, tıptaki gelişmelerin dikkate alındığı bir karşılaştırmada eskinin hiç şansı yok.
-1
michael_knight
(05.01.26)
90lı yılları hatırlıyorum ve şimdiye oranla kesinlikle daha iyiydi. faili meçhul cinayetler vardı evet ama şimdi daha fenası var.
o yıllar daha iyiydi çünkü; eğitime önem veriliyordu, tahsilli insanlar hak ettiği değeri görüyorlardı, imam hatip liseleri şimdiki gibi çoğunlukta değildi, siyasette denge vardı, diktatörlük yoktu, siyasileri dengeleyen yozlaşmamış devlet kurumları vardı, medya tamamen yandaş değildi, üniversiteler bağımsızdı ve kaliteliydid, siyasi karikatürler ve taklitler yapılırdı (şu an yapılsa yer yerinden oynar o derece şeyler), büyükiehirler tamamen köy kültürüne teslim edilmemişti, tübitak değerliydi, tekrar yazıyorum devlet kurumlarına güven vardı. daha tonla şey yazarım.
0
abelardo
(05.01.26)
@koela'in "100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor." ifadesini açmak istiyorum.

Erişim kısıtlı olduğu için o dönemde seçiçi davranmak zorunda kalıyorduk. Sadece şarkı olarak değil, gene olarak çoğu şeye erişimimiz kısıtlıydı. Dolasıyla az olan seçeneklerden kaliteli olanını bulmak için kılı kırk yarıyorduk, ince eleyip sık dokuyorduk.

Şimdi ise seçeneklerimiz ve erişimiz devasa boyutta. Kaliteli olanı nereden nasıl bulacaksın?!

@abelardo yozlaşmış devlet kurumları da vardı. Bir devlet kurumu düzgün işlerken, diğer devlet kurumu, pisliğin içine batmış, gırla rüşvetle ve yozluşlukla iş görüyordu.
0
put it in your appropriate place
(05.01.26)
Aklıma gelen ilk artılar: Sosyal medya yoktu. Çoğu insanın yaşam tarzı ve fikirleri umurumuzda değildi. Toplum olarak kafamız bu kadar karışık değildi. Halkın çoğunluğu, hayatını içinde bulunan coğrafyanın gerçeklerine daha uyumlu geçiriyordu. Mahalle kültürü vardı. Avm çılgınlığı ve tekelleşme yoktu. Her yerin yerel esnafından alınırdı her şey. Esnafta çakal olsa da azdı. İnsanlar daha az açgözlüydü. Anadolu liseleri gibi kaliteli ücretsiz orta okullar ve liseler vardı. (Fen liseleri hâlâ iyiler) Eğitim sisemi kendi içinde daha tutarlıydı. Toplum içi saygı ve görgü daha yüksekti. Gıda ve hayvancılıkta şimdiden daha kendine yeter bir haldeydik. Gayrimenkul daha ucuz ve ulaşılabilirdi. Görsel ve yazılı medyanın çoğu tıpkı günümüz gibi tekelleşmiş olsa da, gazetecilik ve mizah şimdiden bin kat daha özgürce yapılabiliyordu.

Aklıma gelen ilk eksiler: Ulaşım ve sağlıkta korkunç kötü seviyelerdeydik. Poliste işkence standart uygulamaydı. Bürokrasi çok uğraştırıcıydı. Devlette muhatap bulamıyorduk. Sade vatandaşa devlet dairesinde insan muamelesi yapılmazdı, en basit işi günlerce, haftalarca sürebilirdi. Ülkenin doğusunda çok ciddi asayiş ve terör problemleri vardı. Memur ve Öğretmen maaşları ile geçinmek mümkün değildi. Okullarda dayak standart uygulamaydı. Alelade bir çavuş valiye posta koyabiliyordu, o derece askeri vesayet vardı.

O zaman da, bu zaman da rüşvet, yolsuzluk, kadrolaşma vardı, var. Kadın cinayetleri, mafya, çeteler, şiddet vs. de o zaman da aynen vardı. Devletin nimetleri kendilerine peşkeş çekilen, iktidar destekçisi zenginler o zaman da vardı. İnsanımızın kalitesizliği potansiyel olarak o zaman da vardı belki ama insan yine utanır, gizlenirdi. Ahmaklık, arsızlık günümüzdeki gibi yüceltilmezdi.
0
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
Alım gücü süper olmasa da şuan ki durumdan iyiydi. Ev, araba almak daha kolaydı. Açıkçası şuan rahat olan çoğu kişi 90'larda yaptıkları sayesinde yaşıyor.

Türkiye bu kadar kalabalık değildi. Büyük şehirler daha yaşanabilirdi. 90'lardan 2000'lerin ortalalarına kadar durmadan yeni binalar yapıldı. Bu konutlar nedeniyle büyükşehirler çok fazla göç aldı. Artık ve trafik kaldırıyor ve su yetiyor.

Siyasi açıdan da hesap verebilirlik vardı. 2003'ten beri din ve rant karışımı bir siyaset yaşıyoruz.
0
michael harddd
(05.01.26)
y kuşağı 90ları iyi hatırlıyor çünkü çocuktuk. madımak katliamında babam oturdu ağladı, ben yetişkin olsaydım çocuklarım için çok endişelenirdim. boomer ve x kuşağı için zor bir süreç olur. bizim için dünya kupası 94 98 falan.
akşama kadar elimizde telefon var, mal gibi yaşıyoruz. tamam 90lar leş gibiydi, süikastler vardı. ama hiç bir dönem 2003 2026 kadar baskıcı da değildi be. evet alt yapı şehirleşme kötüydü. ama geçmişe özlem hep vardı. 2003 sonrası akp değilde daha ortada bir parti olsaydı belki daha iyi olurduk.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. Babam orta okulda mudur yardimcisi/ogretmendi ve tum aile inanilmaz tutumlu olmamiza rahmen cok fakirlik cektik. Turk lirasi kronik cokusteydi. Simdiden iyi miydi kotu muydu orasina girmiyorum. Ama bu eskiye pembe gozluklerle bakma bagimliligi butun dunyada var.
0
hot potato
(05.01.26)
katlıyorum. aşırı karanlık yıllar. siyasi, ekonomik, toplumsal, her açıdan bitik yıllardı. insanın geçmişi güzel hatırlamak gibi bir sanrısı var maalesef. her şeye rağmen türkiye’de ne seksenleri ne doksanları bugüne yeğlerim.
0
sir gawain
(05.01.26)
hayatı daha katlanılabilir kılmak için insan beyni geçmişi hatırlarken olumlu yönleri daha öne çıkarma eğiliminde doğal olarak. ayrıca çoğu zaman özlenen iyi olduğu düşünülen şey o zamanki dünya veya ortam değil kendinsin aslında. gençliğini, daha heyecanlı, enerjik vesağlıklı olduğu yıllları özlüyor insanlar. bu psikoloji dışında daha iyi olan şeyler var mıydı derseniz şahsen benim Türkiye için umudum vardı; büyüyen bir ülkeydi, Avrupa ülkesi olma yolundaydı, güçleniyordu. Evet o zaman da fakirdik ama 2000'li yıllardan büyük beklentiler vardı. Özgürlükler açısından bakıldığında daha da özgür gibiydik. Siyasi baskılar yine vardı ama halk açısından ifade özgürlüğü daha üst bir seviyede idi.
0
creepy
(05.01.26)
90larda çocuktum. öyle aman aman bir sıkıntı yaşamadığımız sürece de mutluydum.

tek kanallı devirde çok sıkılırdım ben mesela. istiklal marşıya açılış. voltran diye bi çizgifilm çıkardı. çizgi film de sayılmaz haraketsiz tatsız bişey. gece kalkar televizyonu açarsın trt yazar başka bişey yok. ne bileyim ekonomik şartlar bugüne göre daha iyiydi enflasyon bugünki kadar değildi. onun dışına çıkıp dışarda oynamaktan başka yaptığım bişey olmadı. cep telefonu , internet olmadığı için insanlar daha sosyaldi. ne bileyim kadınlar gün yapardı, akşamları ailece misafirliğe gidilirdi. çocuklar dışarda topla veya misketle oynardı. saklambaç oynardık. yakar top oynardık. binbir türlü oyun oynardık. eğlenirdik ama başka yapabileceğimiz bişey yoktu. çok kanallı döneme geçince resmen ağzım açık kalmıştı.

evet karanlık bir dönem ama ben şahsen şu günleri çok daha karanlık buluyorum. o kadar fantastik şeyler görüyoruz ki belki bunlar eskiden de oluyordu ama görmüyorduk. haberimiz olmuyordu. mesela kadına karşı şiddet. terör olayları , cinnet geçiren insanlar vb.

bu söyleyeceğimi miden kaldıramayabilir ama sıcağı sıcağına diye bir program vardı. youtube da yayınları var. o dönemi anlamak adına izleyebileceğin bir program olduğunu düşünüyorum. hani o zamanların müge anlısı.
-2
omer460
(05.01.26)
İnsanlığın boktan olmayan dönemi mi var?

İnsanlar eski günlerdeki güzel anılarını özlüyorlar. O zamanki kendi dertlerini bile siliyor insan hafızası.

Nicki yeni ve güzel olan arkadaşın dediği gibi, bugünün nostaljisi olan 90’ları ananlar çocukluklarını kastediyor; tasolarını, spice girls’ü falan. Kimse “ulan yok şimdi öyle faili meçhuller be” diye dertlenmiyor yoksa.
0
lazor
(05.01.26)
madem gecmis romantik ve nostaljik, neden diger yillari degil de 90'lari duyuyoruz? ben kendimi bildim bileli 90'lar nostaljisi yapilir tum dunyada. insanlik tarihinde dipler de var, pikler de var. kimse ah o 1930'lar 40'lar ne guzeldi demiyordu.

90'lar insanlik icin bir patlama cagiydi, cok guzel filmler, kitaplar yazildi 90'larda. internet, bilgisayarlar evlere girdi, telefonlar ceplere girdi. sadece 90'lar degil 00'lar da ayni derecede iyidir. bugun kullandiginiz google, amazon, youtube, smartphone vs ne varsa 1993-2008 arasi hepi topu 15 yillik donemin meyvesidir. buna benzer bir donem bir de 60'larin sonu 70'lerin basinda yasanmis.

90'larda turkiye cok iyi durumda degildi ama globalden payina duseni aliyordu. yani atiyorum sinemaya gidip jurassic park, titanic, fight club falan izleyebiliyordun. tum dunyada yarin neler yapilacak dusuncesi vardi. kollektif bir optimizm vardi. simdi yarina bakinca sikmeseler bari diyip 90'larda cekilmis eski filmlerin dandik remake'lerini izliyorsun. yahu muzik yapilmiyor artik muzik. elektronik, autotune, sacmasapan sozlere sahip rap dinliyor millet butun dunyada.

bu arada tr altin cagini 90'larda degil 2000'lerde yasamistir. ulkede guzel olan ne varsa 2002-2010 arasi yillarda yapilmis. butun guzel muzikler, efsane rock gruplari, guzel sinema eserleri bu yillarda ortaya cikmis. cem yilmaz'in bir o zamanki filmlerine, stand uplarina bakin, bir simdikilere. zamanin ruhu diye bir sey var.

90'larda dedigim gibi tr teror, deprem, krizlerle calkalaniyordu. global yukselmeden payini alsa da asil sicramasini 2001 krizi sonrasi yapabilecekti. bu 90'lar geyigi ozellikle bati ulkeleri ve japonya icin yapilir.
+3
antikadimag
(06.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. +1
Nostaljik seyler guzel geliyor. +1

Ekonomik durumdan tam emin degilim ama bizim evde o gunun sartlarinda bile baya idareli yasaniyordu. Etli yemek yapmak gibi bir adet bile yoktu. Kurban bayraminda birsey kesilirse o zaman biraz kavurma falan yeniyordu. Bol ekmekli kofte yapildigini hatirliyorum ara sira, demek ki bazen kiyma aliniyormus. Konsantre olmayan meyve suyuna bile biraz su ekleniyordu. Ekonomi soyle boyle iyiydi diyenler muhtemelen ebeveynleri okumus yazmis iyi islerde calisan insanlardi. Nereye bakildigina bagli, ev alma konusuna bakilirsa mesela bugune gore cok daha kolaydi. Bizimkiler bir donem 3 kisi calisti, harcamalar zaten dusuk, gurbetci akrabalardan 3-5 bin mark gibi borclar alindi vs 1997 yilinda sifir bir ev alabildik. Yanilmiyorsam 32 bin mark falandi o zamanin parasiyla, tabii bugunun enflasyonuna uyarlanirsa ne rakam cikar bilmiyorum. Cok da az para degildir.

Medyanin ozgurlugu de biraz yaniltici. Medyanin belli bir cizgisi vardi. Bu cizgi senin sevdigin bir cizgiyse ozgurdu dersin. AKP'li dayiya sorsan o da A haber cok iyi der. NTV'nin yeni ciktigi zamanlari hatirliyorum. Haber yapma sekillerine cok sasirmistik. O zamanlar kanal 7 tarzi butik kanallar haric butun kanallar laiklik elden gidiyeah modunda takiliyordu. NTV'nin daha notr bir dil kullanmasi cok dikkat cekmisti.
-1
mbond
(06.01.26)
Beynimize bu kadar veri girmiyordu.
İş hayatı çok basitti. Hedefler, toplantılar yoktu.
Yatağa yatıp tavana bakıp hayal kuruyorduk.
Hayattan beklenti çok azdı. Kıyafetlerimizi bile pazardan alıyorduk.
İnsanlar bu sadeliği özlüyor.
+1
plastic_angel
(06.01.26)
Toplumsal açıdan değerlendirecek olursak o zamanlar cehalet bugünkü gibi prim yapmıyordu, cahil insanlar vardı elbette ama eğitimli insanlara saygı duyulurdu, ekonomik zorluklar, terör vs zor tarafları vardı elbette ama bambaşka bir hayattı yaşanan, pek çok kişinin söylediği gibi çocukluk/gençlik dönemimize gelmesinin romantikleştirilmesinde etkisi büyük ama o zamanlar gençlerin umudu vardı, iyi okuyup çalışkan olarak hayatta yer edilinebilirdiniz, şimdi gençler de ülkenin umutsuzluğundan nasibini almış durumda.

Bir de hayatı küçük çevrelerimizden ibaret sanıyorduk, internet çağı olmadığı için bazı zihniyetlere hiç maruz kalmadık, bugün fiziksel olarak karşılaşmasak da hep bir tehdit söz konusu, o zamanlar duyduğumuz kötü olayların bizim başımıza gelme ihtimali yoktu pek. Susurluk olayı şok etkisi yaratabilmişti, bugün artık hiç bir şey skandal olmuyor.
0
(06.01.26)
(7)

venezuela olayı bizi ne kadar etkileyecek?

biseysorcaktim
malumunuz sarı kafa tam bir deli bu günlerde ve venezuela devlet başkanını aldı. bahsi geçen otobüs şoförü, türkiye'deki meslektaşı ile iyi arkadaştı bir ara.altın ticareti vardı tr-vn arasında. onların altınları türkiye'de işleniyordu.bir de binali yıldırım'ın oğlunun peynir(!) ticareti vardı o ülk
malumunuz sarı kafa tam bir deli bu günlerde ve venezuela devlet başkanını aldı.
bahsi geçen otobüs şoförü, türkiye'deki meslektaşı ile iyi arkadaştı bir ara.
altın ticareti vardı tr-vn arasında. onların altınları türkiye'de işleniyordu.
bir de binali yıldırım'ın oğlunun peynir(!) ticareti vardı o ülke ile.

ucu bize muhakkak dokunacak da, nasıl ne şekilde dokunacak?
0
biseysorcaktim
(05.01.26)
siyaseti bu kadar derinlemesine takip edenleri anlayamıyorum ya. soruya cevap; hayırlısı diyebilirim.
-28
abelardo
(05.01.26)
Peynir fiyatları artabilir.
+4
anon1m
(05.01.26)
pudra şekeri fiyatları artar
+6
nahtoderfahrung
(05.01.26)
valla dünya çok kutuplu o olmaz bu olmaz derken turuncu reis ters köşe yaptı. sadece bizi değil bu durum herkesi etkiler. bunu tahmin etmekte zor.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
@abelorda
abi bu derinlik değil, en yüzeyi, en satıhı.
tüm dünyanın ortak düşüncesine göre deli olan bir herif, iyi ya da kötü bir başkanı ülkesinden iki saatte uçakla aldı, kendi ülkesine götürdü ve burayı artık biz yönetiyoruz dedi.

kaldı ki bu götürülen kişi rte ile yakın ilişkilere sahipti, bir ara arkadaşlardı.
rte'nin diğer arkadaşlarına nolduğunu biliyoruz malum. her seferinde bizi de etkiledi olaylar.
+2
🌸biseysorcaktim
(05.01.26)
bilmiyorum ama kesin en cok bizi etkiler. belki venezuela bile bizim kadar etkilenmez.
0
Sour
(05.01.26)
Çok mantıklı bir cevap olmayacak, duygusal cevap veriyorum:
Rusya-Ukrayna savaşında Türk lirası Rus rublesinden de da Ukrayna grivnasından da daha fazla değer kaybetti. Taraf olmadığımız bir savaşta baya baya hasar aldık. O yüzden ciddi anlamda etkilenebiliriz bence.
+1
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
(22)

en sinir olduğunuz "duyurucu tipi" ne

gobekliraki
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.sizin ne?
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.

sizin ne?
-15
gobekliraki
(25.12.25)
ben hiç sormadım ama yatırım soru ve cevaplarını büyük bir ciddiyetle okuyorum. kişinin niyetini bilemeyiz beni cevaplar ilgilendiriyor. diğer konu da çok çok önemli. zira kısıtlı imkanlarla bir gezi yapıyorsunuz ve en iyi şekilde değerlendirmek istiyorsunuz.
+7
ground
(25.12.25)
sinir olmak değil de cringe gelenler var.

devamlı ilişki duyurusu açıp ondan sonra başkasına aşk tavsiyesi verenler mesela.
+5
yurtsuz john
(25.12.25)
Troll olduğunu düşündüğüm birkaç kişi var. İkisini engelledim, Allah affetsin. Onlar dışında cinsiyetçi ve hayvan düşmanı cevaplara kızıyorum.
+10
auroraaurora
(25.12.25)
sinir olmak değil, banane de anket tayfaya bayılmıyorum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sevgilimin eski sevgilisinin onun da kankisinin sol ayağının ikinci parmağı ....türünden hikayeler

Bir maaşı ile kredi kartına sarılıp avm , online alış veriş derken keyfi harcamalarından dolayı zora girip yakın çevresindekilerin uyarmalarına bakmadan meseleye buradan çözüm arayanlar ..

Ayrıca bir ürün veya hizmetle ilgili sorun yaşanılıp duyuru açıldığında, kullanılan cümlelere bakıyorum da gerçekte ürününün reklamını yapıldığı şüphesine de kapılabiliyorum.
+2
diyecevaplandı
(25.12.25)
akla gelebilecek en sığ fikri sanki ilk kendisi düşünmüşgibi biz aptal cahillere aktaranlar.
-7
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
sb yazanlar
-3
michael_knight
(25.12.25)
burayı güzin abla gibi kullananlara sinir oluyorum. abi buraya bilgi almaya geliyoruz, bakıcılık yapmaya gelmedik.
-4
mikahakkinen
(25.12.25)
arbre kardesimin actıgı tüm baslıklar.
+13
koela
(25.12.25)
Taraflardan biri ya da ikisi evliyken üçüncü bir kişiyle ilişki yaşamak için buradan fikir almaya çalışanlar.

Yasadışı ya da başkaları için tehlike arz eden durumlar hakkında fikir almaya çalışanlar.
Ne zamandan itibaren alkollü araç kullanırsa ehliyeti kaybetmeyeceğini soran bile oldu.

Bekar olup evlilik gurusu kesilenler.

Çocuksuz olup ya da hiç gebelik yaşamayıp çocuk psikiyatristi, çocuk gelişim uzmanı, çocuk beslenme uzmanı, emzirme uzmanı, do©ğum uzmanı, ... gibi rollere bürünenler. "Kesinlikle sezaryen istemezdim" diye salak salak yazanlar.

Birden fazla hesaptan çoklu kişilik bozukluğu yaşayanlar.

Yoksa anketleri severim. Güzin abla soruları çok ilgimi çekmez ama okurum. Sağlıkla, bilhassa alanımla (pediatri) ilgili her şeyde elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Sonuçta burası gayriresmi, gayriciddi bir site. Meclis zabıtı muamelesi yapmaya gerek yok.
+3
alice in potatoland
(25.12.25)
Her konuda bilgisi olanlar. Biri var mesela cevaplarına bakınca hem doktor, hem avukat, hem tercüman, hem yazılımcı, hem modacı, hem müzisyen, hem psikolog gibi. her konuda tek bilgi sahibi oymuş gibi cevaplar veriyor. Her cevabı çok ukala, insanı azarlar gibi yanıt veriyor. En sinir olduğum tip bu hatta onun cevaplarıyla karşılaşmamak için arada bir ara veriyorum:) sanırım tamamen yine bırakacağım.
-2
suicides underground
(25.12.25)
Her fırsatta kendi maddi imkanlarını ve hayat standartlarını öven tipler, adamın milyorları var her dakika burada kendini övüyor, yersen.
+5
mirty
(25.12.25)
Kimseye zerre kadar faydası olmayacak başlık açmanın alemi ne? Sonra da kara kara 'Ben niye eksileniyorum?' diye düşün.

Herkese açık bir platform. Kimse kimseyi sevmek, beğenmek zorunda değil. Birbirine gıcık olanlar da olabilir. Ama eninde sonunda kişilere laf sokma çiğliğine evrileceği aleni olan bir altyapıyı niye oluşturursun da sorarsın bu soruyu?
+1
Mirket
(25.12.25)
En çok ben para kazanıyorum, en çok ben sevişiyorum, en çok ben kitap okuyorum, en çok ben geziyorum, en çok ben kişisel bakımıma önem veriyorum... insanları. Nickler değişiyor. Kibirli insanlardan nefret ediyorum.
+5
sekizdokuzon
(25.12.25)
Artık sinir olduğum bir duyurucu tipi yok çünkü sevmediğim kişileri engelliyorum ve herkes de sevmediği kişileri engelliyor. Bu engelleme sistemi çok iyi oldu.
+3
rock n roll
(25.12.25)
@mirket niyetimin o olmadığını belirttim zaten.
0
🌸gobekliraki
(25.12.25)
Toplu şekilde eksileyenler.
-3
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
burada gruplaşıp birbirini kollayan (?) ve popüler olmaya kasanlar. sanki lisedeler hala. bir de devamlı kendi ifşasını yapanlar.
+1
deartheodosia
(26.12.25)
Ne kadar saçma olursa olsun, gerçekten çözüm, çare, fikir, eleştiri arayan sorular soran herkesin burada yeri var bence. Bu tarz sebeplerle siteyi kullanan kimseye “niye sormuş, ne işi var burada?” gözüyle bakmıyorum. Yine cevap verirken sorulan şeye çözüm sunmak, olmadı farklı bakış açısı getirmek, yönlendirmek gibi amacı olan tüm cevaplar da baş göz üstüne.

Bununla birlikte, zamanla, kuruluş amacına uymasa da, sitenin kendi alt kültürünün sonucu olan bazı şeyler oldu. Zamanının zirve ve toplaşmaları, yardım kampanyaları, ifşalar, yılbaşı hediyeleşmeleri gibi… Bunların hepsine de okeyim.

Üslubu bozuk duyurucular çok rahatsız ediyor beni. Densizlik hayatın her alanında olduğu gibi Duyuru’da da rahatsız ediyor. Bir de ister saçma sapan, ister gayet mantıklı görünsün, samimi bir ihtiyaçtan ötürü olmadığı on kilometre öteden anlaşılan; gerek trolleme, gerek şov yapma, gerek didişme, gerek tartışma başlatma, gerek ego tatmini gibi amaçlarla açıldığı bariz duyurular rahatsız ediyor.

Engelleme fasilitesi geldikten sonra sitenin kalitesi bariz ölçüde arttı benim için.
+1
dilemma of subscribtionability
(26.12.25)
Ben en çok soruya cevap vermeyip birde üstüne duyar kasanlara gıcık oluyorum.
Örneğin biri hırsızlık nasıl yapılır diye bir duyuru açmış olsun. Altına "hırsızlık kötüdür, ne biçim adamsın, işte bu yüzden bok gibi bir memleketiz" filan gibi yazanlara uyuz oluyorum.
Soruya cevabın varsa ver yoksa ahlak bekçisi olma.
+3
etna
(26.12.25)
en sevmedigim hede hödö diye buraya gelip aglamanin bir anlami yok cünkü sallacompumaster aleyhi ve sellem duyuruya engelleme getirdi. rahatsiz oldugunuz kisiyi engellemiyor ama hala yazdiklarini takip edip kendi kendinize triplere giriyorsaniz o kisiyi takinti yapmissinizdir. allah sifanizi versin.

rock n roll +1
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
ben uzun uzun yazanlara sinir oluyorum.
onun dışında soru konular ile ilgili bir derdim yok. herkes birbirinden farklı hayat yaşıyor, herkesin önceliği, karakteri, hayat görüşü, yaşadığı hayat farklı ve soruları farklı olabilir.
0
abelardo
(27.12.25)
(2)

Aracin muayne tarihini nereden ögrenebilirim?

sonhakan
Muayne kqğidini kaybettim
Muayne kqğidini kaybettim
0
sonhakan
(18.12.25)
E-devlet'deki arama motoruna araç muayene yaz.
0
Mirket
(18.12.25)
Ruhsat sahibi’nin e-devleti -> araçlarım sekmesi.
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
(23)

Yılbaşı ağacı süslemek

alice in potatoland
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız? Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız?
Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
0
alice in potatoland
(18.12.25)
çocukluğum 90'ların sonu ile 2000'lerin başı arası, yılbaşı ağacımız vardı her sene süslerdik.
0
elektr10
(18.12.25)
Çocukluğumda süslerdik. 1995ten beri ailem hala süsler.

Hala da süslüyorum bu sefer kendi evimde eşim ile beraber.
0
drako
(18.12.25)
kendimi bildim bileli. annemler cocukluklarinda süslerlermis. annem ve babam 80'lerin sonunda evlenmisler, cocuklari olmadan da süslüyorlarmis. ben ilk cocugum ve 2 aylik bebeklik halimin yilbasi agacinin altinda fotograflari var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
91liyim, hiç öyle ağaç filan süslemezdik. ama kuruyemiş ve meyve alıp yerdik. hatta dayımlara da giderdik ki dayım imamdır. sonraları siyasal islamın bizim oraları da vurması sebebiyle yılbaşında o güne özel alışveriş yapmak bile haram kılındı :D

eşimin dedesi ise gerçek çam söküp süsletiyormuş evde. bunu duyduğumda çok şaşırdım aslında.
0
elorelia
(18.12.25)
80'lerde suslerdik. Hatta babam eve cam agaci getirirdi, biz de pamuklari kesip kar gibi dizerdik agacin dallarina.
0
sertac akin
(18.12.25)
90lar çocuğuyum, biz de süslerdik. Hatta camlara yapay karla bişiler çizmeme annem ancak benim temizlemem şartıyla izin verirdi, temizlerken çok zor gelir bir daha yapmıycam derdim kendi kendime. Sünnetimde hediye gelen bir ladin vardı(kim niye sünnet hediyesi ladin alır hiçbir fikrim yok), onu süslerdik hep.
Sonra çok büyüyünce dışarı diktik, bir daha eve yapay çam almadık. Lise zamanlarıma denk gelir zaten, sonra evde olmazdım genelde süs işlerini bıraktık.

Kendi evimde yaşadığımdan beri hiç süslemiyorum bir tarafı, çocukluk hevesiydi.
0
Bruce
(18.12.25)
90larda çocuktum. Yılbaşı kutlardık o güne özel etkinlikler yemekler olurdu ama hiç ağaç süslemezdik.

Şu an evimde var ağaç ama benim için bir anlam ifade etmiyor. Denk geldi diye aldık süsledik özel bir anlamı yok.
0
yenibirgüzelnick
(18.12.25)
Eksiduyuru'nun tek koylusu benim sanirim. Cocuklugum 90'lara denk geliyordu. Etrafta agac satildigini gordugumu bile hatirlamiyorum. Herhangi bir susleme yapilmazdi, geri sayim kutlama falan da yoktu. 31 Aralik gecesi TV'de ilginc seyler oldugundan ailecek oturup izliyorduk diye hatirliyorum. Yatirmadilarsa havai fisek falan var mi diye bakiyorduk sanki, ama o da oyle cok yoktu. Sehir Istanbul bu arada. Tabii bir de ertesi sabah gene TV'de cizgi filmlerin yilbasi ozel bolumleri oluyordu, onlara bakardik.

25-26 Aralik tarihlerinin dunyada herhangi bir oneme sahip oldugunu bile bilmiyordum. Cok sonralari ogrendim.
0
mbond
(18.12.25)
İkinci köylü benim sanırım 90 larda çocuktum son 2-3 senedir ağaç vs işleri var o da çocuğa hediye eğlence olsun diye
0
basond
(18.12.25)
90lar çocuğuyum. Bizimkiler ağaç süslerlerdi ama ne zaman başladılar hatırlamıyorum. Ben tek başımayım bana anlamsız geliyor. Ailem bu seneye kadar yapıyordu ama kardeşim uğraştığı için. Şimdi o evlendi kendi evinde yapar ama ailem üşenir diye düşünüyorum. Annem gel bizim eve kur diyordu en son kardeşime :)

Büdüt: Plastik ağaç.
0
peki madem
(18.12.25)
84 doğumluyum, kendimi bildim bileli tüm ailede ağaç ve süs bulunur. Aralık başı açılır, üşenmeye bağlı olarak Ocak sonra - Mayıs aralığında kaldırılır. Hatta hediyeler altına konulur-du. Şimdi ben devam ettiriyorum :)
0
charbiel
(18.12.25)
Dedelerim “sarsol” kutlarmış. (bkz: sersal) Tabii ağaç, santa, çorap, kazak, hediye paketleri vs. yok. Tamamen farklı adetler. Hatta takvim de farklı. Ocak ortası/sonu gibi. Zemheri’nin 20’sinde de yüzük oyunu oynarlarmış mesela. Toplanıp kömbe yenirmiş.

Ailemde 31 aralık ve 1 ocak standart günlerden her anlamda farksızdı hep. Ben küçükken hiç yılbaşı kutlanmadı. Bizim evde de kutlanmıyor. Çocuklarım da kutlamıyor. Kutladığımız farklı günler ve zamanlar var. Yılbaşı bunlar arasında değil. Haliyle, ağaç süslemek bizim için yeni de değil, eski de değil.

Eşimin ailesi süslermiş ağaç. 80’ler başından 90’lara dek. Şu an süslemiyorlar. Yılbaşını özel olarak kutluyorlar mı artık, bilmiyorum. Yılın o diliminde hiç bir araya gelmedik.

Edit: Dünürler ağaç süslemiyorlarmış. Şapka, çerez, tombala, dilli düdük falan varmış…
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
annem kendimi bildim bileli süsler.
34 yaşındayım.
0
rain when i die
(18.12.25)
90'larda cocuktum. gorece varlikli bir ailem var. hic suslemedik, fakat yilbasini disarida geciriyorsak gittigimiz yerlerde (restoran, eglence merkezi vs.) olurdu.
0
Sour
(18.12.25)
doğduğum günden beri kurardık. çocukken hatta kapının önüne hediye bırakıp noel baba hediye getirdi de derlerdi. not: 89 doğumluyum
0
tchuck
(18.12.25)
Vay arkadaş. Hep zenginler mi yazmış soruya. Fakirler olarak gizlendik sanırım :D çok fakirdik böyle şeyler yapamıyorduk ne yazık ki :D mandalina falan yiyorduk. Tvde eğlence programlarına bakardık
0
glamdr1ng
(18.12.25)
1982 doğumluyum, yılbaşı ağacı diye bir kavramı hep biliyordum ve bizim evde asla yapılmadı bu. Epey dindar ve muhafazakar bir ailede büyüdüm, 80'lerde 90'larda çok katı bir dindar olan anneannemin etkisiyle bu uygulamanın hıristiyan uygulaması olmasından ve onlara benzememe düşüncesinden dolayı buna asla yanaşılmadı, bizde de hiç merak olmadı.

Sanırım bizde merak oluşmamasının bir sebebi de ailecek görüştüğümüz diğer ailelerde de bu uygulamanın hiç olmamasıydı. Televizyonda görmek bizi etkilemiyordu yani.
-1
muhayyer divan
(19.12.25)
91liyim, ben de kendimi bildim bileli suslerdik, ben ailenin en kucugum, benden once de suslenirmis. genis ailede de olurdu, halamlarda amcamlarda filan, bayaa normal bi durumdu.

biz ama noel’e dikkat ederdik, o yuzden agac 26 aralikta kurulur (katolik noeli sonrasi) ve 5 ocakta kaldirilirdi (ortodoks noeli oncesi). yasadigimiz yerde bu noelleri kutlayan gruplar vardi, biz de muslumanligimiza zeval gelmesin diye bu gunleri atlama ozen gosterirdik.
0
taurina
(19.12.25)
Çocukluğum doksanlar.
Ailede ağaç süsleme geleneği yoktu, bu merak bir bende var büyük ihtimalle bayıldığım Noel temalı filmlerde görüp özenmekle başladı.
Son dört beş yıldır düzenli olarak ağaç kurup süslerim.
0
mutekebbir
(19.12.25)
duyuru sosyal sinifina gore tam ortadan cat diye ikiye ayrilmis :) ben de ben 3 yasindan beri cam agaci susluyorum demek isterdim ama boyle bir gelenegimiz yoktu. 90'larda buyudum.
+2
antikadimag
(19.12.25)
90'larda süsleriyle birlikte plastik bir ağaç alınmıştı. İlkokuldaydım. Bir süre her 31 Aralık'ta çıktı ortaya. Sonra unutuldu gitti.
0
auroraaurora
(19.12.25)
90larda yilbasi agaci icin pedere az yalvarmadik.
en sonunda getirdi, 15cm civari bir cam agaci fidesi modeli bulmus, dalgaci mahmut.
mesaji aldik, bu konu da o sekilde kapanmis oldu.
0
cooperr
(19.12.25)
hiiç süslemezdik etrafımda da ağaç süsleyen filan olmadı. Kendi evime çıkınca da süslemedim, ben estetiğini sevmiyorum da, bilmiyorum. ama çocuğum istediği için bu yıl dünyanın bütün cıngıllı süsleri ışıkları vs olan bir ağacımız var
0
ansya
(19.12.25)
(11)

çayı şekersiz içicen agaa

Rondak
yıllardır çayı şekersiz içerim. tadı güzel de geliyor tamam ama yanında çukulata, püsküüüt vb yiyince çayın tadı uçuyor.acaba biz yanılıyor olabilir miyiz?
yıllardır çayı şekersiz içerim. tadı güzel de geliyor tamam ama yanında çukulata, püsküüüt vb yiyince çayın tadı uçuyor.

acaba biz yanılıyor olabilir miyiz?
0
Rondak
(17.12.25)
Yuzyillardir sekersiz iciom, berbat... sekerli cok ii
-1
üğpoıuy
(17.12.25)
Hayatımda duyduğum en boş şeylerden ilk 10'a girer. Çayı şekersiz içebilen ve buna alışan insandan her kötülük beklenir.
-14
arbre
(17.12.25)
Az da olsa şeker lazım.
Bu arada kendin şekersiz çay içerken böyle tabağa sığan küçük yaramazlıklar yapmalısın :
i.hizliresim.com
+2
diyecevaplandı
(17.12.25)
Bence biz yanılıyor olamayız da siz istiyorsanız yine şekerli için
+4
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Çayı şekersiz içip yanında tatlı birşey yersen tadı güzel oluyor.
Ama light kola yanında yağlı börek yemek gibi birşey oluyor.
0
parka
(17.12.25)
olamazsın. yediğin tatlının tadı ağzında kalıyor çay içince çayla birleşiyor ondan daha güzel geliyor.

iyi çay şekersiz içilir gayet. acıysa bayattır ya da fazla demlidir içme zaten. bu arada ben de 4-5 yıldır şekersiz içiyorum ve alışılıyor bi süre sonra çok kolay biçimde. 1-2 ay sonra şekerli çay kötü gelmeye başlıyor. başlangıç olarak açık çay içilebilir.
0
jelly bear
(18.12.25)
kahve şekersiz içilir de çay pek olmuyor sanki ya.
-1
nothing in my way
(18.12.25)
Günün ikinci çay duyurusunu görmek çok hoş :D

Çay net şekilde şekersiz içilmeli, en saf ve lezzetli haline o zaman ulaşılıyor. Şekeri dayayıp şerbet gibi çay içenlerle hiç empati yapamıyorum.
0
jonas
(18.12.25)
Lezetli bir çayın asla şekere ihtiyacı olmaz. 7/10 ve altı çaylarda şekerin faydası olur. Kötü çaya şekersiz hiç katlanılamıyor. İyi çayı şerbet yapar şeker. Şerbet de güzeldir ama çay da güzeldir. Çay şekersiz içilir. (Sütlü ise şekerli daha iyi oluyor sanki)
+1
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
cayin sekerli icilmesi baska, yaninda biskuvi falan yemek baska. karsilastirma sekerli ve sekersiz cay arasinda olmali. yaninda biskuvi vs. yediginizde aldiginiz tat caydan gelmiyor ki, biskuviden geliyor. sonraki yudumlarda da agzinizda kalan tatlidan geliyor. eger hepsini katiyorsak elbette biskuvili, kekli vs cay ilk sirada olur, ama sonrasinda sekerli cay gelmez, sekersiz cay gelir. en son ise sekerli cay gelir.
+1
Sour
(18.12.25)
E, tuzluların yanında da güzel oluyor. İçine kahvaltılıklarımızı atmıyoruz mesela.
+3
auroraaurora
(18.12.25)
(5)

Çürük kavun suyu ve kıymetli kitabım

anaphylacticshock
Merhaba, İyice çürüyüp, suyu akmış bir kavun kitabımın içine kadar bulaştı. Arka kapağı ve 25-30 sayfası hep çürük kavun suyu oldu ve yapış yapış bir halde. Bu kitabın Türkiye'de satışı yok. İngilizce bir kitap ve 2. el olarak internetten almıştım. Kurtarmanın bir yolu var mıdır? Kitabı yıkayıp kal
Merhaba,

İyice çürüyüp, suyu akmış bir kavun kitabımın içine kadar bulaştı. Arka kapağı ve 25-30 sayfası hep çürük kavun suyu oldu ve yapış yapış bir halde.

Bu kitabın Türkiye'de satışı yok. İngilizce bir kitap ve 2. el olarak internetten almıştım.

Kurtarmanın bir yolu var mıdır?

Kitabı yıkayıp kaloriferin üzerinde kurutsam dedim ama bu sefer de sayfalar tamamen yapışır ve hiç açılmazlar diye korktum.

Ne yapayım?
0
anaphylacticshock
(17.12.25)
Merhaba,
Koku için öneride bulunabilirim; biraz karbonat serpin kitabınızın temas eden yerlerine, birkaç gün bekletin, koku geçeçektir.
+1
purplee
(17.12.25)
Koku çok yok aslında. Ama yapış yapış bir halde.

Duru su ya da şekersiz çay falan dökülmüş olsa dert etmem, kurutur geçerim. Ama bu hali iğrenç cidden.
0
🌸anaphylacticshock
(17.12.25)
yıka ve her sayfaya kağıt koy sonra üzerine ağırlık koy. istersen aynı muhteviyatta bir kitap varsa önce onu dene test et.
+1
illegalstar
(17.12.25)
Bi deniyim. İnşallah işe yarar.
0
🌸anaphylacticshock
(17.12.25)
Islak mendil/ temizlik mendili ile yavaşça silmek de düşünülebilir.
+1
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
(21)

arabaniz var mi? yenileyecek olsaniz ne alirsiniz?

lemmiwinks
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?benim cevaplarim:1- yok, eskiden volkswagen polo vardi2- volkswagen
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?

benim cevaplarim:
1- yok, eskiden volkswagen polo vardi
2- volkswagen id.7
3- porsche 911 carrera
0
lemmiwinks
(17.12.25)
1- arabaniz var mi?
var skoda fabia
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
golf ya da a3
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
xc90
0
messina123
(17.12.25)
1. var. opel corsa. daha önce hyundai i10 vardı.
2. elektrikli alırım muhtemelen. hyundai ioniq 5 var aklımda.
3. yok.
0
inheritance
(17.12.25)
1- Mazda 626 var 2000 model
2- Yenileyecek olsam mevcuttaki planlarimdan dolayi VW T4 california dusunebilirim ama biraz farkli amacla oldugu icin tam arac degisimi sayilmaz. Normal binek aracla degistirecek olsam sanirim Lexus veya biraz riskli de olsa Honda gibi bir markanin en ucuk sedan modelini denemek isterdim. Bahsettigim arac Honda Legend oluyor.
3- Egzotik araclar anlaminda hic hayal olacak birsey gelmedi aklima. Gene fabrika cikisli daha buyuk daha yeni bir karavan olabilir. Veya 2. madde ile ayni.
0
mbond
(17.12.25)
var egea.
toyota corolla hybrid.
yakışıklı bir mercedes olabilirdi.
0
biravekahve
(17.12.25)
1 reno clio
2 corolla cross veya vw tiguan
3 bmw m3 m5
0
mikahakkinen
(17.12.25)
1. Yok ama alacağım. Toplu taşımayı çekemiyorum artık. Özgürlüğüm yok.
2. Hedefim otomatik benzinli araba. Şu an anca Opel, Citroen alabiliyorum. Toyota almak isterim.
3. Hayalimde araba var birkaç tane. Siyah Mercedes E200 yakıştırıyorum kendime. BMW hiç sevmedim. SUV falan hiç sevmiyorum.
-1
arbre
(17.12.25)
2004 model Peugeot 206'ım var.
Genç ikinci el Fiat 500 veya Clio'm olsa iyi olurdu.
Hayalimde bir araba yok.
0
auroraaurora
(17.12.25)
1- iki adet var. megane 4 2020 - doblo 2021 model.
2- piyasa arabalarından birini tercih ederim, civic, corolla, megane vb.
3- temiz e200 kompresör alıp hafta sonları turlamak istiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.12.25)
1- arabaniz var mi?
--var clio 5
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz?
--suv istiyorum aslında. ateca vs olabilir
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
xc60 / 90
0
chanandler bong
(17.12.25)
1. Renault Clio 2010 model, hanımın araba aslında
2. Üstüne 500 bin civarı bi' şey koyup otomatik vites 2. el bi' şey.
3. Brabus
0
kumandanim
(17.12.25)
1. Yok, çok hevesim de yok. Ehliyeti alalı 10 sene oldu neredeyse, direksiyon sınavından sonra bir kere araba kullanmışlığım yok. Eşimin arabası var ama bir süre farklı şehirlerde yaşamaya devam edeceğimiz için günlük hayatta yok diyebilirim. Eşimin arabası da 2023 (ya da 24 emin değilim) model Clio.

2. Çok arabalardan anlamadığım için pek fikrim yok ama şu son bir iki senede çıkan hemen her araba çok güzel geliyor gözüme. Özellikle elektrikli arabaları çok seviyorum, akıllı telefon gibi teknolojik yönleri taşıt yönünden daha çok ilgimi çekiyor. Kia EV serisi falan tatlı mesela. Ondan olabilir.

3. Ezberden çok araba modeli bilmiyorum o yüzden ne cevap versem bilemedim ama xc90 havalı bir araba onu biliyorum, o olsun.

Arabadan çok istediğim an istediğim yere götürecek özel şoför hayalim varmış şu an onu fark ettim :d
0
nundu
(17.12.25)
1- 2020 model Ford Ecosport vardı, yıl başında sattım. İlk ve tek hususi arabamdı. şimdi 2025 model şirket aracı Dacia Sandero var, Skoda Scala ile değiştirebilirlermiş.
2- Ford Kuga'yı bir ara zorlamıştım, sonra vazgeçip eve girdim.
3- Dodge Challenger ve Ford Bronco. Bir de Arap ülkelerinde Toyota FJ Cruiser var. Onun yenisi tanıtıldı Land Cruiser FJ. Çok iyi araba be.
0
efreet sultan
(17.12.25)
1. Opel Corsa vardı. Şimdi Subaru XV var.
2. Alacak olsam ionic ya da yine Subaru alırdım.
3. Hayaller Alfaromeo ya da Volvo.
0
a perfect lie
(17.12.25)
1- var, geely mk 2010.
2- yeni aldım zaten, uzun bir süre değiştirmem diye düşünüyorum.
kendi fiyat aralığında daha iyi araç yok, satıp üstüne ekliyeyim desem 2 katına bile içimin rahat edeceği sıkıntı çıkarmayacağına emin olacağım otomatik araba bulmak zor.

değiştirecek olursam temel sebep otomatiğe geçmek olur, ama o kadar para bağlamaya değecek kadar uzun yol yapmıyorum. sorunsuz masrafsız ucuz araç iyi böyle.
ihtiyaç haline gelir bütçem de uygun olursa atmosferik benzinli motor cvt şanzıman bi toyota vs. yine sorunsuzluk öncelikli seçim olarak. yılı modeli o günkü bütçeye ve piyasaya göre değişir illaki şu olsun diye bi önceliğim yok.

3- Amerika'da olsam gündelik camaro, eğlencelik corvette, pickup istersem hilux olabilir bir de beater olarak camry vs.. türkiyede yok. hayalimdeki arabayı alacak bütçem olup da türkiyede yaşıyorsam bi sorun var demektir :D
0
konetsu
(17.12.25)
1- Var, Vardi, su an Lexus RX

2- banliyoye tasinma durumumuz var, haliyle ikinci bir arac lazim olacak, ucundan bakiyoruz. (senaryonun gercekciligini pekistirmek icin bahsettim). Hyundai Santa FE yeni kasa, VW ID4 ya da o ayarda bir seyler dusunuyoruz ama onceden elektrikli arac kullandik, hevesimizi aldik diye VW'ye bir tik daha mesafeliyim.
Gercekci senaryoda Honda CRV ya da Hyundai Santa fe arasinda hangisi daha cok garanti veriyorsa o olur buyuk ihtimal :)

3- Araba degil ama cocugum olana kadar hep motosikletim olsun istemistim. Ducati Scrambler, Husqvarna Svartpilen.Vitpilen, ya da KTM Duke 390 hayali kurmadim diyemem.
0
adrianapole
(17.12.25)
1- Skoda Karoq var
2- Amarok almak çok istiyorum
3- Rubicon
0
suicides underground
(17.12.25)
1. Fiat 500x
2. Fiat 600 (bir kac aya degistirme planim var)
3. Fiat 124 spider

Fiat calisani degilim :) Kendine has tipi olan arabalari seviyorum.
0
lallala
(18.12.25)
1. Corolla ve Rav4 var. Hanımla ikimiz dönüşümlü biniyoruz. Daha önce Passat ve 116i vardı. Ondan da önce Nissan Pick-up (skystar öncesi).
2. Yeni değiştim, memnunum. Belki Corolla’yı vision yerine full paket alsam iyiydi.
2.5. Bazen diyorum w213 kasa bir e200 alayım ama dikkat çeker diyip vazgeçiyorum.
3. Sıfır araç için, Mitsuoka diye butik bir japon markası var. Dışı klasik amerikan, içi modern japon. Kimilerince dünyanın en saçma şeyi ama çok isterdim almak. Buddy olur, Galue olur… 2016 toyota century çok iyi. Klasik dersek, çok var. İlk aklıma gelenler 1964 studebaker avanti, 1958 cadillac eldorado, 1969 lamborghini miura, 1955 mercedes 300sl gullwing… vintage olarak da 1999 lexus ls400 ve 1990 mazda 929 olabilir.
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
1- son 25 senede 14-15 arac gecti elimden, cabuk sikiliyorum, 2 senede bir degistiriyorum genelde. su anda s3 8v, 11 yasina gircek.
2- fiyatlarin dusmesini bekliyorum, rs5 pesindeyim.
3- aston martin vantage s
0
cooperr
(18.12.25)
1-honda city var
2-yaza doğru hyundai tucson alma planım var
3-mercedes 63 amg hayalimdir.
0
cisimcik golgi
(18.12.25)
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?

1) 2019 model suzuki vitara 1.4 turbo 6 ileri manuel 4x4 arabam var.
2) romanya'da yaşamaya devam edersem yenilemem. taşınırsam abd'ye 2020 civarı toyota rav4 2.5 litre atmosferik 8 ileri otomatik 4x4 almayı düşünüyorum mesela.
3) 996 kasa 911 turbo'lara çok düşüyorum. herhangi bir v8 motorlu 90'lar muscle'carı da olabilir.
0
rain when i die
(18.12.25)
(6)

Çamaşır makinesi yıkama taktiği sorunsalı

denizmaniaherif
arkadaşlar selam. Şimdi çamaşır makinesinin büyük haznesine detarjan yanına da yumuşatıcıyı koyuyorum ancak makineyi izlediğimde köpüklenme çok az gibi geliyor ve lekeri tam çıkartmıyor bence.. sizce detarjanı direkt makinenin çamaşırların içine atsam sorun kalkar mı? ön yıkamayla gidiyordur sen ya
arkadaşlar selam. Şimdi çamaşır makinesinin büyük haznesine detarjan yanına da yumuşatıcıyı koyuyorum ancak makineyi izlediğimde köpüklenme çok az gibi geliyor ve lekeri tam çıkartmıyor bence..

sizce detarjanı direkt makinenin çamaşırların içine atsam sorun kalkar mı? ön yıkamayla gidiyordur sen yanlış yapıyorsunudur falan diyen arkadaşlarım yüzünden soruyorum :)
0
denizmaniaherif
(15.12.25)
ben hep öyle yapıyorum (detarjanı kazana çamaşırların yanına koymak). çok köpükleme temiz oluyor anlamına gelmiyor bu arada. detarjanı da çok kullanmanıza gerek yok. 60 ml koyuyorum ben genelde.
0
inheritance
(15.12.25)
Çamaşır makine deterjanının elde yıkama deterjanından farkı odur zaten. Köpürmeden temizler.
Köpük konusunda ısrarcıysan elde yıkama deterjanı koy. Ama köpük makineden taşabilir, haberin olsun.
0
Mirket
(15.12.25)
ben komple hiç bilmiyormuşum konuyu.. teşekkürler.. içine atacağım artık. peki yumuşatıcı varoldugu yerde kalması değil mi ?
0
🌸denizmaniaherif
(15.12.25)
Yumuşatıcı, yumuşatıcı gözünde kalacak evet. Onu deterjan gibi yıkamanın en başından almıyor makineler, durulamaya geçerken kullanıyor.
+1
kobuzchu kiz
(15.12.25)
deterjanı makinenin gözüne koymakla içine atmak arasında hiçbir fark yok. hatta bence eğer toz deterjan ise suyla karışıp çamaşırlarla buluşması, yani göze koymanız daha iyi. içine atarsanız oraya su gelene kadar kuru deterjan kıyafete yapışıp kalır.
0
kibritsuyu
(15.12.25)
Makine kabaca şöyle çalışır:

Düğmeye bastınız, önce kazanı bir iki tur boş döndürür. Çamaşırlar eşit dağılsın diye. (Bazı kontroller de var ama atlıyorum detayları)

Sonra, su almaya başlayınca, aldığı (ve ısıttığı) suyu deterjan gözesinden geçirerek alır.

Eğer ön yıkamalı program çalıştırdıysanız, sadece küçük deterjan gözüne konan deterjanı alır.

Eğer ön yıkamasız bir program çalıştırdıysanız, son 20 küsür yılda üretilen makineler tedbiren hem büyük hem küçük deterjan gözündeki tüm deterjanı alır. Yani yanlış göze koysanız dahi alır o deterjanı.

Makine ilk su almada tüm deterjanı aldığı için, deterjanı direkt içine koymanızla arasında çok bir fark yok. (Önyıkamasız program için söylüyorum)
Hatta su alırken çekmeceyi temizleyip deterjanı suda daha iyi çözdüğü için, çamaşırda deterjan kalıntısı, kitlesi, lekesi kalmasını da engeller.
Matik deterjanlar (Otomatik makine) zaten çok köpürmez, köpürmemeli. Köpük görmemenizde sorun yok. Yıkama sonunda deterjan çekmecesi boş ise deterjanınızı alıp yıkamış demektir.

İlk sıkmaya kadar hep aynı deterjanlı suyla yapılır yıkama işlemi.

Çözüm önerilerim:

-Tek seferde makineye attığınız kıyafet miktarını bir seviye azaltmak. Çok doldurmamak.

-Deterjan miktarını arttırmayı denemek.

-Çamaşırlar yıpranmayacaksa suyun derecesini yükseltmek.

-Deterjan markasını değiştirmeyi denemek, sıvı deterjan denemek.

-En olmadı, Şikayetvar'a falan "falan marka makinem temiz yıkamıyor" yazıp makineyi servise ücretsiz bir kontrol ettirmek. Olmadı, makineyi değiştirmek.

Yumuşatıcı uygulamanın tek yolu, çekmecedeki yumuşatıcı bölümüne koymak. Farklı bir yöntemi yok.
+5
dilemma of subscribtionability
(15.12.25)
(13)

10 kişi beni engellemiş

gobekliraki
sebebini çok merak ediyorum. gıcık sorularım falan mı var acaba? niye engellenir ki anonim bir kişilik?
sebebini çok merak ediyorum. gıcık sorularım falan mı var acaba? niye engellenir ki anonim bir kişilik?
-5
gobekliraki
(15.12.25)
engellesin, nolcak ki? anonim ortamda bu kisilerin sizi engellemesi hayatinizda nasil bir eksik yaratabilir? tanimiyorsunuz bile bu insanlari, sizin hakkinizda ne düsündükleri neden önemli olsun? salla gec.
ayrica bulasmalarindansa engelleyip insanin gözünün önünden cekilmeleri daha iyi.
+10
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.12.25)
@konusma engellemeleri sorun değil zaten de. 10 kişi olunca bende mi veya sorularımda/cevaplarımda mı bi sıkıntı var diye düşündüm.
-1
🌸gobekliraki
(15.12.25)
10 kisiyi gözünüzde cok büyütüyorsunuz.
bazisinin burada 3-4 tane hesabi var. hepsinden engellese yeter zaten. her biri individual hesaplar olsa bile bu kadar kullanici icinde on kisi nedir ki?
herkesle anlasmak ve herkesi cevaplarimizla/duyurularimizla tatmin etmek zorunda degiliz. zaten bunun oluru da yok. bu kadar önemsiz, ufak bir seyde kendinizden süphe duymak saglikli degil.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.12.25)
Soru ve cevaplarından engellemişlerdir; başka bir sebepten olamaz ki zaten. Seni tanımayan kişiler, sorulara verdiğin cevaplar ve sorduğun sorulardan rahatsız olabilir ancak.
Beni de engelleyen bu sebeple engeller ve bu da benim için gurur verici.
-3
rock n roll
(15.12.25)
bana çok çocukça geliyor bu engelleme olayı. niye kafaya takıyorsun boşver.
ben duyuruyu kim açmış, kim cevap yazmış ona bile bakmıyorum. cevabım varsa yazıyorum geçiyorum.
millet birbirine laf sokma derdine düşmüş. dün biri cevabımı beğenmeyince hakaretler yazıp engelledi. bir de dmden hakaretler ediyor ardından engelliyor. karşılığını alma cesareti bile yok. neyse ki modaratörler gereğini yapmış.
o yüzden takma kafana
0
my fault
(15.12.25)
benim 6 kişi şu an :)

kafaya takılacak bişey değil. cevapların veya duyuruların birilerinin hoşuna gitmiyor sadece. herkesin de beğenmesi gerekmiyor sonuçta.
0
Fodera
(15.12.25)
Sen değil onlar kaybeder kardeşim sen daha iyilerine layıksın zaten.
+1
kizil karga
(15.12.25)
İnsanlar bazan doğrunun değil de hoşuna gidecek olanın peşinde oluyorlar.

Benim son engellenişim bundandı.

İki kişi tarafından reddedilmiş arkadaş, reddedenlerdeki sorunu arıyordu. Ben sorunun kendisinde olabileceğini söyledim :)
0
Mirket
(15.12.25)
burada kimseyi tanımıyorum. kimseye kolay kolay özel mesaj atmam. ama özel mesajla soven oldu. nasıl olsa bi yaptırımı yok. biri size ana bacı sovüp engelleyebiliyor burada. moderator ekibi sag olsun bir şey yapamayız diye yanıtlıyor.

kimseyi engellememe sovmememe ragmen beni 15 kişi engellemiş. burada ismini ilk defa gordukerim bile. demek ki problem karsı taraf
0
koela
(15.12.25)
Öyle anormal bir duyurunuzu hatırlamıyorum. "Bende mi problem var" diye düşünmenize gerek yok bence.

Engelleme ilk çıktığında sadece iki kişiyi (sh...rd ve feas.....ned) engellemek istiyordum. Başka kimseyi engelleyeceğimi düşünmüyırdum. Farklılıklara tahammül etmek lazım. Ama zamanla bir baktım, duyurularını ve cevaplarını görmekten rahatsız olduğum kişiler çıkıyor arada. Böylece 4-5 kişiyi daha engelledim zamanla. Bir tanesi hariç diğerleri tamamen faydasız ve bazen provokatif duyuru ve cevaplar veriyorlardı. Birinin de üslubu çok sıkıntılı, densiz ve rahatsız ediciydi.

Sizde öyle bir durum yok.
0
dilemma of subscribtionability
(15.12.25)
bende neden böyle şeyleri takılıyor insanlar onu merak ediyorum bir arkadaşta bu eksi verme olayına takmıştı. inadına millet eksiye basıyordu.
0
gercekdunya
(15.12.25)
6 görünüyor:) umrumda degil
0
baldan kaymak
(16.12.25)
10 normal. 20 30 sonrası kendinde sorun aramalısın.
0
mikahakkinen
(16.12.25)
(4)

Eski aracin kaskosunun bitmesine 2 hafta var

narod
Yeni araca yaptirdim. Iptal etmeme gerek var mi eskisini?
Yeni araca yaptirdim. Iptal etmeme gerek var mi eskisini?
0
narod
(14.12.25)
Birebir aynı durumda, çok bir tutar beklemediğimden iptal etmemiştim. Sadece trafik sigortasını iptal etmiştim. (Ekim 2025)
0
dilemma of subscribtionability
(14.12.25)
Trafik sigortasi da 2 hafta icinde suresi dolacak, gerek var mi iptale
0
🌸narod
(14.12.25)
1 ay kala iptal ettirdim ben şahsen. Ettir gitsin ne gerek var
0
cay koy geliyorum
(14.12.25)
para paradır. iptal et bence.
0
jelly bear
(15.12.25)
(12)

günümüzde teknoloji marketlerde satılan en popüler laptop markaları

kibritsuyu
ön not: macbook hariç.yıllardır aynı bilgisayarı kullanıyorum. değiştirme zamanı geldi de geçiyor. ama bugünlerde teknoloji marketlerde satılan güncel laptop markaları nelerdir, hangi marka iyidir?mesela ben bilgisayarı alırken dell vardı, iyiydi. asus iyiydi, sony vaio vardı iyiydi. hp vardı, kimi
ön not: macbook hariç.

yıllardır aynı bilgisayarı kullanıyorum. değiştirme zamanı geldi de geçiyor. ama bugünlerde teknoloji marketlerde satılan güncel laptop markaları nelerdir, hangi marka iyidir?

mesela ben bilgisayarı alırken dell vardı, iyiydi. asus iyiydi, sony vaio vardı iyiydi. hp vardı, kimi iyi derdi, kimi gömerdi. acer vardı kötüydü, casper vardı kötüydü.

şimdi ben hp, asus, sony, dell falan hiç görmüyorum. benim bilgisayarım toshiba mesela, o da yok.

ne var, hangi markalar revaçta? hangi markalar iyi?

hatırlatma: macbook hariç.
0
kibritsuyu
(14.12.25)
Sony Türkiye'den çekildi. Sony bilgisayar zaten nadirdi. Şirket bilgisayarım Dell. İyidir ama pahalıdır. Acer kullanıyorum yıllardır. İyidir. Yeni bilgisayarım Casper. Nirvana S100. Al geç. Marka odaklı değil de sistem odaklı düşünmen lazım. Ben mesela küçük ekrandan nefret ettiğim için 15,4 inç istedim. O da Casper'da vardı. 1 TB SSD, Windows 11, 32 GB Ram, i7 işlemci olsun dersen zaten az seçenek çıkıyor. Mağazalar daha pahalı satıyor. Mağazanın kirasını, elektrik faturasını, işçi giderini ödüyorsun. Mağazada incele ama internetten al. Ben Casper sitesinden aldım. Hızlı geldi.
0
arbre
(14.12.25)
Lenovo fena değil ama tuzlu
X1 100 bandından başlıyor
0
topkapiaksaray
(14.12.25)
Lenovo öneririm bende. Hem parçaları kaliteli, hem satış sonrası iyi hem de uzun yıllar dayanır.
0
etna
(14.12.25)
Valla tam ihtiyacım süper duyuru sadece iç donanım değil dış kasada sağlam olmalı ekran menteşeleri çatlamamalı klavye sallanmamalı vs vs soğutma çok problem olmamalı gibi bir sürü şey geliyor aklıma

Bi ara msi falan vardı ha birde monster vardı onlar nasıl bilemedim
+1
basond
(14.12.25)
monster.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.12.25)
İş için kullanacağım için mümkünse çin pavyonu gibi yanar döner ışıklı, w a s d tuşları farklı renk ve şekilde, dış kasası alafortanfonik olan bilgisayarlardan olmamalı. Müşterinin yanında çıkarıp açabileyim.
0
🌸kibritsuyu
(14.12.25)
windows tarafinda: thinkpad, belki dell xps sayilabilir
oyun tarafinda: msi, ben tercih etmem ama asus
diger her sey icin: macbook air, macbook pro

bu 15 yil once de boyleydi hala da boyle. hp, dell gibi markalar daha cok sunucu tarafinda ve kurumsal calisir. son kullanici urunleri ekseriyetle berbattir. icinde kullanilan her sey ayni olmasina ragmen teknik servis kismi onemli. tabi en onemlisi de pil. cunku urunler ciktiktan bir sure sonra artik orijinal pil bulunmuyor ve cihaz cop oluyor. muadil bataryalar da malesef berbat. bu yuzden uzun soluklu kullanim icin macera aramadan thinkpad veya macbook tercih etmek lazim. ben ikisini de aktif olarak kullaniyorum tas gibi cihazlar. ozellikle thinkpad benden cok cekti. :))
+1
arakaali
(14.12.25)
Sony yıllar önce notebook üretmeyi bıraktı. Toshiba laptop birimini 2020'de Sharp'a (dynabook) sattı. Ortalıkta görmüyorum ben de. Alışveriş sitelerinde hâlâ modelleri var ama Tr'de resmi distribütörü ve garantisi var mı, kalitesi şu an ne durumda, bilmiyorum. Dell şahıs şirketi ve yakın zamana kadar hisseleri bile borsada değildi. Sahibi Michael Dell direkt olarak İsrail ordusuna (evet ordusuna) her yıl milyonlarca dolar bağışta bulunduğu için, o marka dünyanın en iyi ve kaliteli bilgisayarını 1 tl'ye satsa, almam ömür boyu. Asus hâlâ iyi. Yakın zamanda Asus aldım ben. Lenovo beni önceki modellerde iki defa üzmüştü, kullanmıyorum artık ama thinkpad de düşünülebilir. Msi da düşünülebilir.

Ben olsaydım muhtemelen yine asus alırdım.
+1
dilemma of subscribtionability
(14.12.25)
lenovo, asus, hp var. dell'i mağazalarda pek göremedim. lenovo bu işin bayrak taşıyanı, asus peşinden geliyor, hp de her zamanki gibi ortalama. acer hala var, nitro serisiyle bir revaç yakaladı.

sony ekonomik krizden sonra tası tarağını toplayıp gitti, playstation'ı da bilkom'a bıraktı. sony eurasia sitesine girince sadece fotoğraf makineleri çıkıyor.

toshiba dağıldı, en değerli birimlerini sattı.
0
kesmekes laleler
(14.12.25)
macbook haric olmasinin ozel bir sebebi var mi? bir kere kullandiktan sonra donup pc'nin yuzune bakmadim.

ama soruya cevap olsun diye dell, lenovo ve asus. lenovo ibm'i satin aldigi icin biraz ayakta durdu, ben de ogrencilik zamaninda kullandim cunku uygundu fiyatlari. microsoft da cikis yapmaya calisiyor surface ile. hp kesinlikle rezil. is yerinden verdiler ve dokuluyor bilgisayar.

sahsen pc alacak olsam dell'e bakardim. hala oyle mi bilmiyorum ama destek hizmetleri cok iyiydi.
0
antikadimag
(15.12.25)
macbook harici olmasının özel sebebi, benim mali müşavir olmam, muhasebe işi yapmam ve klavyenin sağ tarafındaki nümerik klavyenin benim için bir zorunluluk olması. bildiğim kadarıyla hiçbir macbook'un nümerik klavyesi yok. o yüzden yekten eledim. diğer markaların da nümerik klavyesi olmayanları işime yaramaz.

bir de devletin uygulamalarıyla javayla mavayla ne kadar problemsiz çalışacağını kestiremiyorum. windows'la en azından bir yol bulunuyor.
0
🌸kibritsuyu
(15.12.25)
Asus, lenovo, HP, Dell mevcut mağazalarda. Geçen sene Lenovo dan oyun bilgisayarı aldım, bir daha elimi sürmeyecek seviyede pişman etti. Geçen ay Asus aldım şimdilik memnunun.
0
onyx
(15.12.25)
(7)

Yakıt soruları

arbre
Yakıtı hangi firmadan alıyorsunuz ve hangi yakıtı alıyorsunuz? Genelde kaç TL'lik ya da kaç günde bir alıyorsunuz? Teşekkür ederim.
Yakıtı hangi firmadan alıyorsunuz ve hangi yakıtı alıyorsunuz? Genelde kaç TL'lik ya da kaç günde bir alıyorsunuz? Teşekkür ederim.
0
arbre
(14.12.25)
araçta utts ve shell taşıt tanıma olduğu için shell'den alıyorum. ödeme yapmıyorum, fatura arkadan geliyor. kurşunsuz benzin, depoyu dolduruyorum, 30-32 litre alıyor, 1600-1800 lira arası tutuyor, 10 gün kadar gidiyor. bir depoyla 600 kilometreye yakın yol yapıyor.

büyük markalar olduktan sonra hepsinin aynı olduğunu düşünüyorum.
0
kibritsuyu
(14.12.25)
Shell opet bp nadiren peteol ofisi kalanlara neredeyse girmiyorum
0
basond
(14.12.25)
Evin yakınında Opet var Opet'ten alıyorum başkası olsaydı onu alırdım Türkiye'de 10 şirket varsa sekizi yakıtı Tüpraş'tan aldığı için firmaya olan algı dışında yakıtın farkı yok.
+1
kizil karga
(14.12.25)
shell veya opet. bp'yi listeden çıkardım çünkü petrol ofisinin altında çalışıyorlar. bp'ye girmiyorum artık.
0
false pretension
(14.12.25)
Opet'ten ve bazen Aytemiz'den alıyorum. Markadan ziyade istasyon önemli. Türkiye'de bilindik tüm markaların ürünleri kaliteli ama benzin istasyonları üçkağıtçı olabiliyorlar.

95 oktan standart benzin alıyorum hibrit araç (corolla, rav4) için. Dolduruyorum depoyu ama pompa tetiği atınca üzerine ekletmiyorum. Depo boşalmaya yakın dolduruyorum. Deprem sonrası bir müddet yarım depoyken dolduruyordum. Araçta acil durumlar için sürekli yakıt olması önemli aslında. Ama zamanla yine ihmal eder oldum. Kaç günde bire gelince, kullanıma göre bir araç ayda 2 ila 4 arası. Diğeri ayda 1-2 defa.
+1
dilemma of subscribtionability
(14.12.25)
iş ve eve yakın opet benzinliği var. Alternatif olarak shell, en kötü ihtimal petrol ofisi tercih ederim başka markalardan almam. fiyat artışı olacaksa fullerim yoksa keyfi 1000 tllik atıyorum.
0
biravekahve
(14.12.25)
yakıt kart olduğu için opet. kullanıma göre değişiyor. bazen ayda bir kez, bazen ayda 2-3 kez.
0
inheritance
(15.12.25)
(19)

ağızla içilen termostan içecek paylaşma

lil siztah
arkadaşlarım kahveci, ben de çaycıyım. geçenlerde biri "çay yaptım ama içemedim, ister misin?" dedi. ben de "isterim" dedim. ben demlikten ikram edecek sandım; ancak kendisi, şu direkt ağıza dayayarak içilen termosun (https://amzn.eu/d/iTNqxdA) kapağını çıkarıp bardağa döktü. yani o termostan içmiş
arkadaşlarım kahveci, ben de çaycıyım.
geçenlerde biri "çay yaptım ama içemedim, ister misin?" dedi. ben de "isterim" dedim. ben demlikten ikram edecek sandım; ancak kendisi, şu direkt ağıza dayayarak içilen termosun (amzn.eu) kapağını çıkarıp bardağa döktü. yani o termostan içmiş biraz; kalanını bana vermiş oldu :s hoşuma gitmedi ama bozmadım ve içtim.
bir süre sonra, başka birinin de bu şekilde kahvesini paylaştığını görünce, "öyle hijyenik olmuyor" falan dememe kalmadı, millet üstüme çullandı! anlaşılan bunu tuhaf karşılayan bir benmişim.
diyorlar ki; o termosta geleni içiyormuşsun, geri gitmiyormuş ki içecek..
görüşleriniz?
0
lil siztah
(25.11.25)
birine bu şekilde ikram etmem.
ikram eden olursa içerim, sorun etmem.
+1
brkylmz
(25.11.25)
iğrenene saygı duyarım ama iğrenmeyene de garip bakanı garipserim.

şahsen sevdiğim kişilerin bardağından, termosundan, tabağından, çatalından vs midem bulanmaz, önemsemem. öyle hassasiyeti olan arkadaşlarıma da ona göre yaklaşıyorum. diyelim su içeceğim veya benim içeceğimin tadına bakacaksa ben başlamadan önce denemesine müsaade eder, sonra ben devam ederim içmeye.

çok cahilce gelebilir ama sanki 7/24 steril bir ortamdaymışız da tek sorun arkadaşımın termosundaki sıcak çayından aldığım yudumla hasta olacakmışım gibi bir hisse gerek yok bence.
+1
m e b
(25.11.25)
İçtiği yerle döktüğü yer aynı değil sanırım kapağı açıp döktü demişsiniz.
Çok yakınım değilse biraz takılırım belki ama zaten yakınım olmayan birinden de böyle bir şey istemem.
Sanırım çok sorun olmazdı benim için.

Ben termosumdan birine bir şey ikram edeceksem kendim içmeden sorarım bence olması gereken budur.
0
mutekebbir
(25.11.25)
asla içmem ya, içemem. içmek isteyen olursa veririm ama, onun problemi. çoğu insan rahatsız olmuyor ama beni çocukluğumdan beri çok rahatsız eder bu tür şeyler.
0
deartheodosia
(25.11.25)
bir kere çok ayıp bir şey kendi termosundan birine bir içecek ikram etmek. hadi diyelim vermek istedin. öncesinde belirt bari termostan vericem ama iğrenmezsen vs diyip.

brkylmz +1
+1
elektr10
(25.11.25)
yukarıya ekledim; ben demlikten ikram edecek sandım, meğer elindeki termostan söz ediyormuş (ben elindekiyle kahve içiyor diye düşünmüştüm).
içme yerinden dökerek değil, içme yerini de içeren kapağı çıkarıp dökerek ikram etti.
iddia şu: bu termoslarda gelen sıvı içiliyormuş; geri gitmiyormuş. bence gayet de gidiyor. beni şaşırtan, aynı bardaktan içmekten farklı birşeymiş muamelesi yapıyorlar buna..
0
🌸lil siztah
(25.11.25)
asla öyle bir ikramı kabul etmezdim. ağzını sokmuş kim bilir kaç tane çay kahve içmiş öyle. şimdi kokular birbirine karışmıştır. metalse içinde metal bir tat da kalıyor. belki ne zamandır yıkamadı o termosu bittikçe içiyor. sevgilim ya da çok yakınım olmadıgı sürece öyle bir şey birinden asla içmem.

öyle de ikram edilmez zaten.
0
koela
(25.11.25)
Ben de asla içmem. Böyle termosum yok ama olsaydı da isteyen dahil kimseye ikram etmezdim. Ağzına girmiş çıkmış içecek o benim gözümde. Geri gitmediğine ikna olamam.
0
a perfect lie
(25.11.25)
maalesef, her anlamda sağlıksız bir paylaşım ve herkes yapıyor genelde, çok rahatlar :) ben asla kabul etmem, içmem ve de paylaşmam
+1
sweetoffice
(25.11.25)
o şekilde içmem ve paylaşmam da. geri gitmiyor da değil bu arada. (bkz: backwash) csi'ın bir bölümünde birisinin içtiği su şişesinde kalan sudan içen kişiye dair ipucu elde ediyorlardı.
+1
inheritance
(25.11.25)
ne içerim ne ikram ederim. okuyunca bile midem bulandı dkfjgdk
+1
black holes in the sky
(25.11.25)
iğrenebilirsin hakkındır ama yeni nesil çok abartıyor böyle şeyleri.

eskiden sokaktaki çeşmede bir tane metal bardak olurdu zincirli gelen geçen onunla içerdi. misafirliğe gittiğinde ev sahibi bir bardak ve sürahi gezip herkese aynı bardak ile teker teker su verirdi. yani merak etmeyin bişi olmaz o hazır gıdalar ile beslenen bünyenize.
0
gercekdunya
(25.11.25)
kendi termosumdan başkasına ikramda bulunmam, bana bu şekilde ikram ediliyorsa kabul ederim ama içmem, çaktırmadan dökerim/atarım.

@gerçekdünya yeni nesil değilim. çocukken mahalle çeşmelerinden ortak tasla su içmişliğim vardır, hatta askerde tanımadığım 1500 kişiyle aynı çelik bardaktan su da içtim ama bunlar yeterli artık içmiyorum.
0
exlibris
(25.11.25)
kisiye gore degisir diyorum. ben sizin kadar hassas degilim. eger yabanci degilse, icten ice hijyeninden rahatsiz oldugum biri degilse icerim, rahatsiz olmam. ha eger ikram eder misiniz diye soruyorsaniz etmem, cunku karsidaki kisinin bundan rahatsiz olabilecegini dusunurum.
0
Sour
(25.11.25)
sevgilim hariç kimsenin ağzının değdiği bardak vs. ürünleri kullanmam, yemem, içmem.

kimseye teklif etmem, teklifleri de reddederim. bozmak olarak düşünmem bunu ve direkt "hayıır ben öyle içmem yememm sevmem" derim.
0
art cat chocolate
(25.11.25)
yakın arkadaş, sevdiğim kişilerle aynı bardaktan, termostan vs içerim iğrenmem. aynı yiyeceği ısırıp ısırıp bölüşürüm de sorun etmem :D ama başkasına bu gibi bi şeyi teklif de etmem, içmem de muhtemelen
0
chanandler bong
(25.11.25)
İçen içer, içmeyen içmez. Ben de hayatımda bir dönem problem etmiyordum. Muhtemelen şu an içemem. Ancak bundan bağımsız, İster pipet kullanın, ister bu termoslardan kullanın, içindeki sıvı ağzınıza değmiş oluyor fiziksel olarak. Olmadığını iddia eden de fizik bilmiyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(25.11.25)
İlk kez gördüğüm birisi değilse ya da ağız hijyeninden şüphe ettiğim/emin olduğum biri değilse dert etmem. Karşımdaki sorun etmiyorsa da o şekilde ikram ederim.
+1
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(25.11.25)
Ben içmem iğrenirim. Ne gerek var kahve komasına mı girdik içmeyiverelim :D

Ayrıca geri gitmiyor diyenlere inanma. Benim oğlum 1 yaşında ve öyle şişeden içince şişede illaki kırıntı oluyor çünkü ağzındaki yiyeceği yutmadan içer. Yetişkinlerde de kesin geri gidiyordur ağıza gelen su ya ama ağzında lokmayla içilmediği için belli olmuyor. :D
0
kaptan maydanoz
(25.11.25)
(5)

kare yaka atlet

dali dili havali korna
gömlek giyince en üst düğmeyi açtığımda alttan atlet belli olmasın diye linkteki şu atletlerden giyiyorum da şimdi fotoda görünce çok tuhafıma gitti, bunlardan giyen var mı benden başka?:)https://www.istanbultoptanicgiyim.com/anit-ic-giyim/anit-ribana-kare-yaka-erkek-atlet
gömlek giyince en üst düğmeyi açtığımda alttan atlet belli olmasın diye linkteki şu atletlerden giyiyorum da şimdi fotoda görünce çok tuhafıma gitti, bunlardan giyen var mı benden başka?:)

www.istanbultoptanicgiyim.com
0
dali dili havali korna
(23.11.25)
İlk defa gördüm kadın atletlerine benziyor.
+1
rodeocu
(23.11.25)
sene 2009 - 2010 üniversitedeydim. gömleğin altına birebir aynı atleti giyiyordum ama gömleğin düğmelerini iliklemiyordum.
0
yurtsuz john
(23.11.25)
40 yılı geçti erkeğiz ilk defa gördüm.
Ağır damar arabesk değil ,
soft fantezi kokuyor.
Bir danteli eksik.
+1
diyecevaplandı
(23.11.25)
Bana korkunç geldi. Ama erkekte babet çorap da bana korkunç geliyor mesela.
+2
dilemma of subscribtionability
(23.11.25)
46 yıllık erkeğim, üstelik de neredeyse atletsiz sokağa çıkmam, ilk defa böyle bir şey gördüm.

sıkıntı düğmesi açık gömleğin yakasından gözükmemesi ise zaten klasik atletlerin gerdan kısmı gömlekten gözükmeyecek kadar oyuk olur. niye böyle bir şey giyeyim?

kadın atleti veya fantazi ürününden çok bypass olan babama giydirdikleri göğüs korsesine benzettim ben de.

ideacdn.net
0
kibritsuyu
(24.11.25)
(1)

Nereye gitmeli?

jepa
Kasımda günübirlik veya 1 gün kalmalı nereye gitmeli? Derinkuyu mağarasını merak ediyordum ama kapadokya bölgesi çok soğuk olur mu şu an?Konum: Ankara
Kasımda günübirlik veya 1 gün kalmalı nereye gitmeli? Derinkuyu mağarasını merak ediyordum ama kapadokya bölgesi çok soğuk olur mu şu an?
Konum: Ankara
-1
jepa
(16.11.25)
Soğuk olur. Ama yeraltı şehrinin ısısı yaz-kış aynı zaten. Bu mevsimde yukarıdan daha sıcak olur.
Aslında kapadokya sıcakta hiç çekilmiyor. Belki bu zamanlarda gitmek daha iyi.
0
dilemma of subscribtionability
(16.11.25)
(16)

800 milyon Türk lirası büyük para mı?

ulukayin
Bugün işyerinde konu yılbaşı büyük ikramiyesine geldi. Birkaç kişi bu paranın abarttığımız kadar büyük olmadığını iddia etti. Tabii ki bu kişiler ayda en fazla 100-120 bin kazanan kişiler. Bu miktarın sadece günlük faizi bile bu kişilerin 7 aylık maaşı olan bu parayı küçümseme sebepleri sizce ne ola
Bugün işyerinde konu yılbaşı büyük ikramiyesine geldi. Birkaç kişi bu paranın abarttığımız kadar büyük olmadığını iddia etti. Tabii ki bu kişiler ayda en fazla 100-120 bin kazanan kişiler. Bu miktarın sadece günlük faizi bile bu kişilerin 7 aylık maaşı olan bu parayı küçümseme sebepleri sizce ne olabilir?

İkinci sorum ise şu, faiz her zaman enflasyona yenilir mantığını kavramaya çalışıyorum. Ayda 100 bin lira kazanan yani 100 bin lirayla geçinen birisi için neden faiz zararlı oluyor? Kişi zaten 100 bin lira ile geçinebiliyorken ayda ortalama 2.5-3 milyon getirisi olan risksiz garanti kazanç neden zararlı olarak değerlendiriliyor? Şimdiden herkese teşekkürler.
0
ulukayin
(14.11.25)
Tabi ki büyük para. ayda 120 bin kazansa 6.666 ayda kazanabileceği bir para yani 555 yıl :)

bu paraya büyük para dememek için zenginler listesinde ilk 10'da olmak lazım.

ikinci soruya cevap vermeyeyim ekonomist değilim :) Ama çok param olsa ben de faiz yerdim ne yalan söyleyeyim.
+2
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.11.25)
Çok büyük para. Ömrüm boyunca yemeden içmeden çalışsam kazanamam.

Enflasyon karşısında yenilmek de çok basit. 100 birime bugün ekmek alıyorsanız yarın 200 birim olur ama sizin paranız sabit faiz vermeye devam eder. Paranın değeri düşer, yenilir.
+3
artıküyeolmakistiyorum
(14.11.25)
@artıküyeolmakistiyorum tamam paranın değeri düşüyor fakat kendimden örnek vereyim. Bugün 100 lira alıyorum seneye olsun olsun 150 lira alayım. Ben bu miktarla (doğru orantıda) geçinip bir hayat yaşayıp ölüp gidebiliyorken neden ayda 30 katı getiriyle bir hayat yaşayıp ölüp gidemiyorum. Bugün ekmek 10 lira seneye 15 lira. Bugün maaşım 100 lira seneye 150 lira. Bugün “risksiz ve garanti” faiz getiri oranı 300000 lira seneye 450000 lira. Faiz sadece finansal olarak değil ruhen ve bedenen de getiri sağlamıyor mu? Mesela çalışmamak?
0
🌸ulukayin
(14.11.25)
800 milyon TL nakit, fabrikası olan insanların bile anca 20, 30 yılda ulaşabileceği bir para. Küçümseme sebepleri 1. matematik bilmemeleri, 2. paranın nasıl kazanıldığını bilmemeleri.

Faizi belirleyenler altını, doları, euroyu dikkate alıp zaten paranı TL'de tutman için çekici bir oran belirliyorlar. Bu oran çekici değilse zaten devlet canlılık istiyordur. Faiz yüksekse değerlendir geç. Enflasyon konusu da bu kadar basit bir şey değil. Her şeyin fiyatı her zaman artmaz. Böyle bir matematik yok. Aylar önce 100 TL olan şey bugün 50 TL'ye satılabiliyor. Arz ve talep konusu. Yani sen bal gibi de kâr etmiş olabiliyorsun. Hiçbir şey yapamıyorsan faizden gelen parayı harcamayıp onunla da yatırım yapabilirsin. Sonuçta elinde nakit var, en değerli şey.
0
arbre
(14.11.25)
20 milyon dolar yurtdisi icin bile buyuk para, turkiye icin cok buyuk para.
+2
cooperr
(14.11.25)
İşin komigi bu loto piyango vs paraları normal halka da çıkmıyor senelerdir :)

Hani boşuna hesap kitap vs yapmaya gerek de yok.
+3
makbur
(14.11.25)
Bana bütün arzuladıklarımı yaptırır rahatlıkla. Meh. Çok güzel para.
+1
muhayyer divan
(14.11.25)
valla yılda 400-500k kazanan swe olmayı hedefleyen ve bunun için çocukluktan beri günde 12 saat ders çalışan şahsım için bile inanılmaz büyük para. loto çıksa okuldan kaydımı siler, kod yazdığım laptopumu kampüsün ortasında parçalarım xd
+1
hold the door
(14.11.25)
Bu soruyu Elon Musk'a, Mark Zuckerberg'e falan sorun, onlar da "Büyük Para" diyecek. 19 milyon dolardan bahsediyoruz. O parayla boğazda yalı bile alınabilir. İnsanı "sayılı zenginlerden" yapmaz, evet. Ama güzel para.
+1
dilemma of subscribtionability
(14.11.25)
Değer olarak büyük , niteliği olarak ise kirli para. Ne de olsa büyük ikramiye ile hayatı mahvolanları gördük toplum olarak.

O arkadaşlarının yanılgısı, kazandıkları ortalamanın üstünde olsa dahi bunu az görmeleri.
6 ay parasız kaldıklarında biraz da fakir mahalle ve sokakları gezdiklerinde
100 - 200bin lirayı da çok göreceklerdir.
Hatta bu haldeyken etsiz hazırlanmış kabak veya patlıcan gibi sebzeli yemekleri sevecekler, ekmeğin üstüne salça sürüp yemenin zevkine varacaklardır.
Zor değil. Empati kurabilmeleri için sadece yapacakları şey biraz konfor alanlarının dışına çıkmaları gerek.
0
diyecevaplandı
(14.11.25)
Büyük para...

Bir de "Faiz her zaman enflasyonun altında kalır" argümanı tartışılır.
Düz faiz ve Türkiye için söz konusu durum geçerli olur ama faiz ve enflasyon arasındaki fark astronomik kalmayacağı için 800 milyon lira her halukarda anaparaya dokunmadan ve başka hiçbir yatırım yapmadan birkaç jenerasyonu güzel bir şekilde yaşatır. ancak tabi ki bu saçma çünkü mesela S&P500 yıllık ortalamada dolar bazında ABD enflasyonunun üzerinde para kazandırıyor, yani ortalama bir yatırımla bile bu parayı bitirmek, lüks sayılabilecek bir yaşam tarzıyla bile, baya bir aptallık gerektiriyor.
+1
salihdt
(15.11.25)
ben hesap yaptım. hayatımın geri kalanı için 6milyon dolar bana yetiyor.

lüks yaşayan biri olmadığım için aylık 5bin dolar ile çok keyifli yaşarım. buda 30 sene daha yaşasam 1.8 milyon dolar ediyor. 2 milyon dolara ev ve arabaları yenilerim. kalan 2.2 milyonda kefen param kötü gün için saklarım.

yani demem odur ki 19milyon dolar benim için çok büyük para.
+1
gercekdunya
(15.11.25)
Abi şöyle düşün yıllardır Galatasaray'da futbol oynayıp bir sürü para şan şöhret kazanan Barış Alper Yılmaz geçen yaz o paranın yarısına Arabistan'a gitmek için Galatasaray'ı tek kalemde silip günlerce peşinden koşturdu koca kulübü, öyle bir para.
+1
kizil karga
(15.11.25)
Benim için büyük para. Beni bozmaz ama büyüktür.
0
mikahakkinen
(15.11.25)
ortalama 20m USD ki bununla bir kişi bir daha çalışmaya bilir orta standartlarda
0
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
şu beyaz yaka tayfanın her şeyi küçümsemesine hayranım:) aylık 100 bin tl kazanan beyaz yaka zengin, 800 milyonu olan adam değil öyle mi? vay anasını arkadaş.
0
nothing in my way
(15.11.25)
(2)

Fince dil kursu

orta buyuklukte bir ulkenin krali
Merhaba arkadaşlar.Fince öğrenmek istiyorum ancak online uygulamalar vs. üzerinden kesinlikle çalışma istikrarım olmadığı için bir kursa gitmek istiyorum. Google'da çok aradım ancak hiçbir şekilde bulamadım. Biliyorum zor bir ihtimal ama Ankarada Fince dil eğitimi veren bir kurum vs. var mı ? Tömer'
Merhaba arkadaşlar.

Fince öğrenmek istiyorum ancak online uygulamalar vs. üzerinden kesinlikle çalışma istikrarım olmadığı için bir kursa gitmek istiyorum. Google'da çok aradım ancak hiçbir şekilde bulamadım. Biliyorum zor bir ihtimal ama Ankarada Fince dil eğitimi veren bir kurum vs. var mı ? Tömer'e bile baktım onca ders olmasına rağmen Fince yok.

Eğitim Türkiye'de olamasa bile yurtdışına eğitime yollayan bir kurum bile olabilir önemli olan Fince olması.

Teşekkürler şimdiden.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.11.25)
Özel ders zorlayın. Anca o şekil olur. Ben olsam, erasmus ile Ankara'daki üniversitelere gelen öğrencilerden rica ederdim. Hem onlar harçlık kazanırdı, hem benim işim görülürdü.
0
dilemma of subscribtionability
(15.11.25)
Evet mantıklı ama işte normalde ankarada yaşamıyorum. Ankarada kurs bulursam günü saati belli olacağından gider gelirim diye düşünüyordum ama muhtemelen tek şansım öyle olacak gibi. Teşekkürler
0
🌸orta buyuklukte bir ulkenin krali
(15.11.25)
(3)

Osmanlıca Yardım

jason cureklibatur
Merhabalar,Tam olarak yabancı dil olmuyor ama yine de sayılır. Osmanlıca bir belge üzerinde yardıma ihtiyacım var. Acaba burada divaniye hakim birileri var mıdır?
Merhabalar,

Tam olarak yabancı dil olmuyor ama yine de sayılır. Osmanlıca bir belge üzerinde yardıma ihtiyacım var. Acaba burada divaniye hakim birileri var mıdır?
0
jason cureklibatur
(14.11.25)
nesih ve rika'yı sorunsuz ve hızlı okuyup anlıyorum. ama divani için kesin bir şey diyemem. buradan resmini paylaşıp sorsanız...
0
dilemma of subscribtionability
(15.11.25)
Merhabalar tekrardan, bir mühimme hükmüne bakıyordum ama pek okuyamadım.
drive.google.com
0
🌸jason cureklibatur
(15.11.25)
ChatGPT tamamen üfürüyor :) okuduğum "vusul buldukda asla tehir ve tevkif itmeyüb" kısım var, ne Gemini ne de ChatGPT buna yakın bir şey çıkarabildi :)
+1
🌸jason cureklibatur
(15.11.25)
(22)

İstanbul'da "Mutlaka gör" diyeceğiniz cami

yadigar
Gerek mimarisi, gerek iç tasarımı, süslemeleri, gerek tarihi özelliği, gerek manzarası, gerek imamı/müezzini, gerek bahçesi, gerek havası, hissi, sebep farketmeksizin, "görmelisin" dediğiniz cami/camiler hangileridir?Dediğim gibi sebep dinî de olabilir, turistik de, başka türlü de olabilir, hiç fark
Gerek mimarisi, gerek iç tasarımı, süslemeleri, gerek tarihi özelliği, gerek manzarası, gerek imamı/müezzini, gerek bahçesi, gerek havası, hissi, sebep farketmeksizin, "görmelisin" dediğiniz cami/camiler hangileridir?

Dediğim gibi sebep dinî de olabilir, turistik de, başka türlü de olabilir, hiç fark etmez. Tarihî de olabilir, modern de, bildiğimiz semt camii de olur. Sınırlama yok. Önerileriniz nelerdir?
+1
yadigar
(11.11.25)
Altunizade - ilahiyat camisi
Büyükçekmece tarafında adını unuttuğum yer altında olan cami. (Google hemen söyler)
+1
kisa
(11.11.25)
merhaba, sinan’ın çıraklık ve kalfalık diye adlandırdığı eserlerini görebilirsiniz. şehzade camii’ne gidip sonra süleymaniye’ye geçince cami mimarisindeki fil ayaklarının nasıl hafifleştiğini ve mekanın bütünleştiğini görebilirsiniz (ustalık eseri için edirne’ye gitmek gerekiyor). süleymaniye’de sadece camii’ye değil, dükkanlarla birlikte bütün bir kompleksi gezmelisiniz. avluda bazı kolonlar devşirme (spolia), onlar da ilginizi çekebilir.

insan ölçeğine olan yakınlığı ve denizle olan ilişkisi için de üsküdar’daki şemsi ahmet paşa camii’sine gidebilirsiniz. tatlı ve kompakt bir sinan eseridir. halk arasında kuşkonmaz olarak bilinir.

kariye vb. camiiye çevrilen bizans yapıları her zaman gezilmeli (bence ayasofya tekrar camii yapılmamalıydı bu arada).

emre arolat’ın sancaklar camiisine gitmelisiniz. topografyayla bütünleşen bir yaklaşımı var. güncel bir yorum.

barok dönemi görmek için de nuru osmaniye görülebilir.

(agnostiğim)
+6
eileengray
(11.11.25)
Hah sancaklar camii evet adını hatırlayamadığım
0
kisa
(11.11.25)
Ortaköy
0
osssy
(11.11.25)
Süleymaniye Camii mutlaka görülmeli. Özellikli ikindi akşam arasında bahçesinde zaman geçirmek aşırı huzurlu, hem caminin içi hem de bulunduğu konum mükemmel gerçekten.
0
hayalhayal
(11.11.25)
pertevniyal valide sultan camii
0
deartheodosia
(11.11.25)
Büyük piyalepaşa, molla zeyrek.
0
Bruce
(11.11.25)
kuşkonmaz cami
0
gercekdunya
(11.11.25)
Kanyon AVM'nin karşısındaki camiiye (Barbaros Hayrettin Paşa Camii) gidebilirsiniz. Hem yeni yapıldı hem bence mimari ve peyzaj açısından çok güzel bir camii.
0
elektr10
(11.11.25)
cami gurmeleri bilir burayı sadece o yüzden en üste yazıyorum: rüstem paşa
ayasofya esintili: kılıç ali paşa
kadırga: sokullu mehmet paşa
edirnekapı mihrimah sultan

bir de arkadaşın yukarda yazdığı büyükçekmecedeki sancaktar camii modern mimari olarak.

son ek: bahçe ve manzara olarak asla değeri bilinmeyen fener: yavuz sultan selim
+1
bay b
(11.11.25)
hiç görmediyseniz camilerin en ikoniği olanları ziyaret edin. hem birbirine yakınlar
1- süleymaniye
2- sultanahmet
3- ayasofya

anadolu yakasında karacaahmet meazrlığı içinde şakirin camii var. orası da farklı bir mimariye sahip küçük bir cami

bir de yalı cami tavsiyesi vereyim kuzguncuk-beylerbeyi arasında üryanizade camii, çok küçük bir cami ama huzurlu.
0
exlibris
(11.11.25)
Pertevniyal Valide Sultan Camii +1
süleymaniye falan onlar klasik zaten söylemiyorum onları.
0
matilda
(11.11.25)
istanbulun tam ortasında şehzade cami benim favorim . bahçesinde eski osmanlı mezarları ve bir tarihi ağaç var .

Mimar Sinan'ın, Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle yaptığı hesaplamalar neticesinde yerini tespit ettiği rivayet edilen Şehzadebaşı Camisi avlusunun köşesindeki yeşil sütun, 470 yıldır eski İstanbul'un merkezi olarak biliniyor...


Şehzade Camii (Şehzade Mehmet Camii ya da Şehzadebaşı Camii olarak da bilinir), İstanbul'un Fatih ilçesinde yer alan ve Mimar Sinan tarafından yapılan cami, I. Süleyman tarafından Saruhan Sancak Beyi iken 1543'te 22 yaşında ölen oğlu Mehmed adına yaptırılmıştır. Camiyi 1543-1548 yılları arasında Mimar Sinan'a yaptırttı. Mimar Sinan'ın "çıraklık eserimdir" dediği camidir.[kaynak belirtilmeli]

18,42 metrelik kubbesi 4 büyük yarım kubbeye yaslanır. Şadırvan avlusu 12 sütunda 16 kubbelidir. İkişer şerefeli çift minaresi vardır. İmaret ve medrese, tabhane, türbeler cami bahçesinde ve arka sokaktadır. Caminin dış duvarında Emine Hanım Çeşmesi bulunur.

Şehzade türbesinin içi rengârenk çinilerle doludur. Ortadaki sandukada Şehzade Mehmed, sağında Şehzade Cihangir yatar, solunda Hümaşah Sultan. Şehzade türbesinin sol tarafında Rüstem Paşa'nın türbesi bulunur. Diğer şehzade türbeleri Vefa tarafındadır. Dış avluda Destari Mustafa Paşa'nın türbesi vardır.


Dönemin kudretli padişahı Kanuni Sultan Süleyman oğlu şehzade Mehmet için dönemin zirve isimlerinden Mimar Sinan'dan bir cami yapmasını ve bu mabedin İstanbul’un tam orta noktasında olmasını emreder... O yıllarda İstanbul sadece Suriçi’nden oluştuğu için, şehrin ölçülebilir fizikî bir gövdesi mevcuttur. Mimarbaşı Sinan tarafından birtakım detaylı hesaplamalardan sonra, Suriçi’nin “geometrik ağırlık noktası” milimi milimine tespit edilir. Bu yöntem,karmaşık alanlı levhaların “G” noktasının bulunması prensibinden yola çıkılarak hesaplanmıştır.

Sıra yekpare, parlak yeşil granit silindirik bir sütunun dikilmesine gelmiştir. Bu taş aynı zamanda kıble yönünü işaret eder.
0
devilone
(11.11.25)
kayire müzesini çok severdim.
müze olmadan önce de kilise idi, şimdi cami yapıldı. görmeye değer.

zeyrek camisini de beğenirim.
0
biseysorcaktim
(11.11.25)
çok önemli olanlar yazılmış zaten, iki tane de ben ekleyeyim.

Cihangir Camii -istanbul'un pek göremeyeceğiniz bir manzarasını da görürsünüz-
nusretiye camii
0
fyodor fyodorovic
(11.11.25)
Yıldız Hamidiye nasıl yazılmaz?! Şok oldum. Yıldız Hamidiye sadece cami olarak değil, iç tasarım olarak görüp görebileceğiniz en güzel yerlerden birisi...
+1
silverleaf
(11.11.25)
Süleymaniye, Şehzade, Rüstempaşa, Nuruosmaniye çok kişi tarafından yazılmış zaten, yine bir Sinan eseri olan Kazasker İvaz Efendi Camii diyeceğim, çinileri ile ünlü.
0
(12.11.25)
ortakoy +1
kucuk ama sevimli
lokasyonu inanilmaz
0
cooperr
(12.11.25)
yukarıdakiler dışında ben de tavsiyelerimi yazayım, bulunsun.
ambiyans olarak balat civarında gül camii var. aslı kilise olan diğer camiler gibi bunun da çok ulvi bir havası var. mimari olarak da güzel olan ve yine eski bir kilise olan kalenderhane camii var vefa'da. ortaköy'de alarko holding binasının karşısında yalı camilerimizden defterdar ibrahim paşa camii var. küçük, ahşap, tatlı, gizli saklı bir cami. manzarası güzeller arasında düşünülebilir. nuruosmaniye'den bahsedilmiş. aynı dolaylarda çorlulu ali paşa camii ve atik ali paşa camii de var. gitmişken görülebilir.
ramazan'da hatimli teravih için kâbe imamları ile yarışan fahrettin paşa camii var başakşehir'de. ramazan'da kıraatler olağanüstü. bir de kapalıçarşı cevahir bedesteni (iç bedesten) mescidinin bir üst katı var ki, İstanbul'un en mistik hissettiren yerlerinden biri olabilir.
0
dilemma of subscribtionability
(14.11.25)
Boğaz hattındaki bütün camiler çok güzel

Anadolu yakasında Vaniköy cami- önündeki banklarla sabah namazında enfes bir istanbul manzarası verir.
Aynı şekilde kuleli askeri lisesi önündeki camii de sabah namazında çok güzeldir.

Manevi anlamda eyüp sultan’ı severim. Ramazanda gece 2-3 gibi gidip sabah namazına kadar sessizliğinde oturur kendimi dinlerim.
0
love and trust
(01.12.25)
Yine boğaz hattı emirgan cami
0
love and trust
(01.12.25)
Kendi çapında bir cami gurmesi (sanat tarihçisi) olarak tavsiyem, cami gezicekseniz sabah namazında gezin. O saatlerde istanbula tekrar ve tekrar aşık olacaksınız.
+2
love and trust
(01.12.25)
(8)

Ciddi ilişki uygulamaları

ashleybon
Tinder, happen gibi değil de daha ciddi ilişkiler aramak için hangi uygulamaları önerirsiniz?
Tinder, happen gibi değil de daha ciddi ilişkiler aramak için hangi uygulamaları önerirsiniz?
0
ashleybon
(02.11.25)
Bu uygulamalarda da eğer denk gelirseniz ciddi ilişkiler kurabilirsiniz. İsteğiniz doğrultusunda açıklamalar kısmına "ciddi ilişki" ibaresini ekleyebiliyorsunuz diye biliyorum. Bunlara ek olarak badoo da vardı onu da değerlendirebilirsiniz ama dikkatli olmakta fayda var kadın yada erkek takliti yapan çok insan var. İnternetten tanışıp ilişki kurmak bana göre biraz kumar.
0
mermaidd
(02.11.25)
Geçenlerde bir arkadaş 2 yıllık sevgilisini hinge diye bir app'ten bulduğunu demişti.
0
Amaranta ursula
(02.11.25)
Tinder’dan da ciddi iliski bulan arkadaslarim var, hatte evlenenler var. Hala da beraberler (7+ yil). Isteginizi ciddi iliskiye ayarlayabilirsiniz.

Onun disinda Bumble ve Hinge iyi diye duydum. En son bi arkadasim Hinge’de tanistigi kisiyle sozlendi, bir digeri Bumbleda tanistigini ailesiyle tanistirdi.
0
kuehles blondes
(02.11.25)
mevzubahis uygulamayı kullanan kızların min 5 flörtü 2-3 fb'si var.
0
hold the door
(02.11.25)
Okcupidden tanışıp evlenen çift tanıdığımız var.
benim de ciddi ilişkim buradandı zamanında.

ama bu uygulamalar artık ciddi ilişki kurdurmak istemiyorlar.
çünkü gittin, biriyle tanıştın ve uygulamayı sildin. artık kullanmıyorsun. istemedikleri şey bu. tanış, takıl biriyle, yat-kalk-ayrıl, sonra başkasını bul, döngü devam etsin istiyorlar. match group'un bir sürü dating-app'i var ve hepsi de benzer şekilde çalışıyor.

merak ederseniz şu videoda anlatılıyor.
www.youtube.com
0
biseysorcaktim
(02.11.25)
dilemma of subscribtionability
(02.11.25)
X uygulamasındakiler ciddi ilişki aramaya daha yatkındır demek mümkün değil, şanslar hepsinde eşit. Seks arayan hepsinde arıyor.

Asıl büyük fark hangi profil hangi uygulamada daha çok. Ciddi ilişki kurmak istediğin profili anlat, hangisinde o profilden daha çok var onu söylesin kullananlar.
0
Bruce
(02.11.25)
ekşiduyuru var.
0
entegre
(03.11.25)
(1)

istanbul'da çikolata kaplı çilek bulmaca

olsa da yesek
selam,istanbul'da hediye etmelik, güzel bi çikolata kaplı çileği nereden bulurum, tavsiyeniz var mı?
selam,

istanbul'da hediye etmelik, güzel bi çikolata kaplı çileği nereden bulurum, tavsiyeniz var mı?
0
olsa da yesek
(02.11.25)
Zorlu Godiva'da var mesela.
0
dilemma of subscribtionability
(02.11.25)
(7)

Araç değer kaybı tazminatı

va
İki araç kaza yapıyor, karşı taraf %100 kusurlu. Ön tamponlar, sensörler vs. 4 parça gibi bir değişim var, araç tamir edilip teslim alındı. 150-200 binlik bir hasar kaydı var.Değer kaybı için maddi bir talepte bulunulabiliyor sanırım. Süreç nasıl oluyor, direk deneyimleyen varsa ve anlatırsa sevinir
İki araç kaza yapıyor, karşı taraf %100 kusurlu. Ön tamponlar, sensörler vs. 4 parça gibi bir değişim var, araç tamir edilip teslim alındı. 150-200 binlik bir hasar kaydı var.

Değer kaybı için maddi bir talepte bulunulabiliyor sanırım. Süreç nasıl oluyor, direk deneyimleyen varsa ve anlatırsa sevinirim.
+1
va
(31.10.25)
hem değer kaybı hem de aracınızın tamirde kaldığı sürede yatması nedeniyle tazminat alacaksınız. şimdiye kadar 50 tane avukatın vekalet almak için araması gerekirdi. gerisini onlar hallediyor.
0
house md
(31.10.25)
Tam da o durumdayım. Benim araştırdığım kadarıyla kaza tutanağı, kaza kusur oranını gösterir belge, araca ait bilgiler(model, yıl, km gibi) , tamir masrafları gibi belgeler ile birlikte bir dilekçe yazıp karşı tarafın sigortasının olduğu firmaya mail gönderiyorsunuz. Bu noktada sigortadan sizs bir teklif geliyormuş. Kabul edip etmeme durumuna göre süreç itiraz ile devam ediyormuş.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(31.10.25)
Beni bir sürü yerden aradilar. Kardesim, arkadasim avukat diyerek görüşmeyi sonlandirdim hep. Zira internette yazilan yaşanan öneklere bakarsanız pişman olursunuz vekalet verdiginize.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(31.10.25)
Sakın aramaları ciddiye almayın hepsi palavracı daha aracın hasarını görmeden bilmeden şu kadar alırız bu kadar ödetiriz diye palavra sıkıyorlar

Ciddi düzgün bir avukat bulursanız işiniz hızlıca hallolur %20 komisyon alıyorlardı en son
0
basond
(31.10.25)
Yukardaki arkadaşların dediği gibi sizi arayanlarla kesinlikle irtibata geçmeyin bildiğiniz tanıdığınız bir avukatla devam edin sürece. zira bu arayanlar yanlarında avukat çalıştıran hasar takip firmaları ve yasal değiller. Aracınızın hasar bedeli ile değer kaybı arasında hiçbir matematiksel bir korelasyon yok. 1 milyon TL hasar kaydı çıkar 10.000 TL değer kaybı alamazsınız. Farklı yöntemleri var bu hesaplamalarda. Özellikle metal aksam önemli. Metal aksamın boyanması veya değişmesi önemli en önemli yerler motor kaputu tavan ve yan çitalar. Daha çok ama çok fazla detay var burada anlatmak çok zor. Teklif içinize siniyorsa kabul edin çok düşük gelirse kabul etmeyip yasal yollara başvurun. O da burada anlatacak kadar basit bir şey değil. Ama son uyarım arayan hasar takip firmalarına iş vermeyin
+1
ground
(31.10.25)
benim de başıma geldi. karşı taraf %100 suçluydu. ben aracımı kendi yetkili servisime götürdüm. servis masrafları kendi kaskomdan karşılandı ama kaskom bozulmadı. sonra yetkili servis bana evraklar verdi (fatura, yapılan işlemler vs)

kendi işlemlerim bitince hiç aracıyla uğraşmadan karşı tarafın kaskosunu kendim aradım, değer kaybı durumundan yararlanmak istiyorum vs anlattım. bana sitelerinde bir form var doldurun ve bekleyin dediler. bir kaç evrak yükledim hesap nomu vs istediler. 30-40 gün sonra da hesabıma para yattı. karşı tarafın kaskosu axa idi sanırım. bir kaç yıl olduğu için tam anımsayamadım

yapmanız gerekenler
tamiratınızı yaptırın, fatura evrak vs saklayın. işlemleriniz bitince karşı tarafın kasko müş hizm. arayın sizi yönlendireceklerdir.
+2
exlibris
(31.10.25)
exlibris'in de dediği gibi, avukat vs. karıştırmadan da yapabiliyorsunuz. mesela ben yetkili servis'in hasar biriminde işlemleri başlatırken sordular "değer kaybı için de başvuralım mı?" diye. kendi sigortacımı arayıp, karşı tarafın bu işlem sonrası bir zararı olup olmadığını sordum. hasar için bir, değer kaybı için bir, toplam iki ayrı dosya açıldığı için, yenileme zamanı bir dönemde 2 kaza yapmış gibi işlem görüyormuş. kasko fiyatı bayağı artıyormuş. ben başvurmadım ama bu tamamen benim tercihimdi. (karşı taraf bana çok yardımcı olmuştu çünkü)

bir de anladığım kadarıyla arabanızda değer kaybı olmayacak eğer bahsettiğiniz kadarsa hasar. çünkü tampon gibi parçaların boyanması yahut değişmesi aracın değerini düşürmüyor. ama diğer taraftan, aracın tramer kaydında bir kaza görünmüş olacak. bilemedim...
0
dilemma of subscribtionability
(01.11.25)
(4)

Süt mukus mu?

ya ben lan neyse
ahmet maranki adlı şahıs öyle demiş. doğruluk payı var mı?
ahmet maranki adlı şahıs öyle demiş. doğruluk payı var mı?
0
ya ben lan neyse
(30.10.25)
Maranki mukus olabilir mi? Belki öyle demek istemiştir.

Süt muazzam bir gıdadır. İntoleransınız yoksa, affetmeyin, tüketin.
-2
dilemma of subscribtionability
(30.10.25)
@i'm gonna: yok dinledim mukus dedi
0
🌸ya ben lan neyse
(30.10.25)
Yıl olmuş 2025 maranki mi kaldı ya.
Cevap: doğruluk payı olabilir.
+2
Bruce
(30.10.25)
mecaz yapmıştır, şeker zehir deniliyor ya.
-2
i'm gonna start a revolution from my bed
(30.10.25)
(11)

Kadınlar Seksten Sıkılır Mı?

carnalflower
Belli sayıda seks yaptıktan sonra, sıkılma veya artık midenin kaldırmaması gibi bir durum söz konusu mu?
Belli sayıda seks yaptıktan sonra, sıkılma veya artık midenin kaldırmaması gibi bir durum söz konusu mu?
-2
carnalflower
(30.10.25)
Bu nasıl bir genellemedir
Bu nasıl bir sorudur?

Seksten sıkılan insan vardır evet. Kadın da vardır erkek de vardır.
sıkılacak kadar yapamayan da vardır.
vardır her türlüsü yani de sorunun asıl amacını söyle de doğru yere ulaşalım.
Bir kaç görüşme sonrasında Seksten sıkıldım diyorsa seni istemiyordur.

Edit: soru, genelde böyle bir şey var mıysa, böyle bir genelleme yok.
+2
kisa
(30.10.25)
Sizin sorularin gidisati iyi degil :)

Erkek olarak kesin bilgiye sahip olma sansim yok ama anladigim kadariyla adet bitimi sonrasinda baslayan 3-5 gunluk verimli bir surec var, o aralar fiziki olarak istekli olunuyor sanirim. Kalan zamanlar biraz iliski dinamiklerine bagli. Bir kadin biriyle birlikte olmak istemiyorsa, mide de kalkar, istemez de, bas da agrir, ozetle seks yapmamaya calisir. Bir gorev olarak istemiyorsa da yapabilir ama gozden cikarmissa artik olabildigince kacar.
-1
mbond
(30.10.25)
Hiçbir sağlık sorunu ve psikolojik sıkıntı yaşamadığı halde seks sevmeyen, biyolojik olarak cinsel enerjisi çok düşük kadınlar var, aynen bu şekilde olan erkekler de var. Yani seks, sevişmek, cinsel yaşam hiçbir şekilde genellenebilecek bir alan değil. Şu şekilde genellenebilir, kadınlar da erkekler de cinselliği psikolojik odaklı yaşarlar. Karşısındakine gerçekten değer veren ve seven taraf eğer ondan olumsuz yaklaşımlar olumsuz davranışlar ve sözler görüyorsa, mesela güvenemiyorsa, güvenme ihtiyacının önemsenmediğini görüyorsa, aşağılanıyorsa vs.. karşısındakine karşı cinsel enerjisi düşer, zamanla soğur, kadınlarda mesela vajinismus, kuruluk, ağrı, erkeklerde ereksiyon sorunu, iktidarsızlık, erken boşalma vs sorunları olarak ortaya çıkar.

Bu anlattığım şey, karşısındakine gerçekten değer veren, seven her insanda vardır. Onun dışında cinsellik genellenebilecek bir alan değil.
0
muhayyer divan
(30.10.25)
yetişkin bir kadın haftada 3-4 kez seks yapar.
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.10.25)
Bazı insanların libidosu düşüktür, sekse düşkün değildir. Yine de karşısındaki insanı çok sevebilir. Seks yapmak istememe durumu her zaman doğrudan karşıdaki insanı sevmemekle, ona bir şey hissetmemekle bağlantılı değildir. Böyle insanların işi zordur, karşısındakinin de. Yani böyle bir durum da var diye yazdım, yoksa karşıdaki kişiye ilgi azalmış, heves bitmiş, bir şeyler tükenmiş de olabilir tabii ki.
+2
huzurlarinizda huzursuzluk
(30.10.25)
neden sıkılmasın ki bir şey çekiciliğini kaybederse sıkılınır.
@karim içerde hangi yetişkin kadın onlar ya?
0
mikahakkinen
(30.10.25)
midenin kaldırmaması mı? nasıl bir durumdan bahsediyoruz, seks yapılmıyor muydu?

istekli olan kadın kendi de seksi başlatır. ama birinin midesi kaldırıyor mu diye şüphe noktasına gelindiyse, konuşmakta fayda var
-1
kiyiya vuran dildolar
(30.10.25)
Kimisi aynı insandan sıkılır. Kimisinin libidosu düşüktür. Mümkün.

Bazı dönemlerde de stres, hormonlar vb. faktörler libidoyu düşürebilir. Ancak, sağlıklı bir insanın cinsel isteği bir müddet sonra bitmiyor. Evet, 19 yaştaki gibi olmuyor belki ama kırklı-ellili yaşlarda bile, kadın/erkek haftalık ya da daha sık cinsel istek oluyor genellikle.
0
dilemma of subscribtionability
(30.10.25)
Seks yaptığı kişinin tavırları, sözleri ya da başka bir seyinden sıkılma ihtimali daha yüksek.
+1
pembediken
(30.10.25)
soruyu tam anlamadım. bir gün içinde üst üste seks sonrası sıkılmadan mı bahsediyoruz? yoksa ilişkinin başlarında çok seks yapıp sonra sıkılmak mı?

benim bildiğim, anladığım kadarıyla kadınların sekse hazır olması ile erkeklerin sekse hazır olması arasında çok ciddi fark var. sosyolojik alışkanlıklardan bahsetmiyorum. erkek için 2+2=4 basitliğinde bir kimyasal denklem söz konusuyken, kadının hazır olması, istemesi için maddi manevi bir dolu kriterin sağlanması gerekiyor. bu kriterler sağlanmasa bile ilk sekste karşısındaki tatmin etme fikri vardır, ama ikinci de "ee yeter, ilkinde tatmin oldun, daha ne?" mantığı olabilir. sekse dümdüz bakmayın, erkek hazır, o zaman bu iş olur demeyin.

zaten siz sevgilinizle 7/24 görüşmüyor muydunuz? sık görüşünce daralıyor mudur acaba gibi bir sorunuz vardı. o sorunuz ile bu sorunuz bence çok paralel ve birlikte ele alınabilecek sorular.
0
co2s2
(31.10.25)
Midenin kaldırmaması diye bir şey yok. Ama şu var çocuk olduktan sonra dünyanın en gereksiz işi haline geliyor. En azından benim için öyle oldu. Keşke seks diye bir şey olmasa alksksjsjhj
+1
sadakatsiz
(31.10.25)
(24)

Ekşi Duyuru'da Yeni Özellik: Kullanıcı Tagleme

fraise
Artık cevaplarınızda veya duyurularınızda bir kullanıcıdan bahsetmek istediğinizde, gönder butonunun yanındaki etiket simgesine tıklayarak o kişiyi tagleyebilirsiniz. Ayrıca, taglendiğiniz duyuruları bildirimler bölümünden kolayca görebilirsiniz.Herkese bol tagli, keyifli bir hafta dileriz! 😊
Artık cevaplarınızda veya duyurularınızda bir kullanıcıdan bahsetmek istediğinizde, gönder butonunun yanındaki etiket simgesine tıklayarak o kişiyi tagleyebilirsiniz.

Ayrıca, taglendiğiniz duyuruları bildirimler bölümünden kolayca görebilirsiniz.

Herkese bol tagli, keyifli bir hafta dileriz! 😊
+11
fraise
(30.10.25)
Hayırlı tagler
Benim mesaja da cevap verirseniz sevinirim

Düzenleme: mesajıma cevap ricasını mod arkadaşa yazdım. Özel mesaja cevap vermedi yanlış anlaşılmış
0
artıküyeolmakistiyorum
(30.10.25)
Hayırlı olsun :) Biri compu'yu durdursun... (Biri de beni etiketlesin, böyle tagleye tagleye gidelim mi bu duyuruda?)
+4
yadigar
(30.10.25)
tag'lenince uyarı mı gidiyor?
0
co2s2
(30.10.25)
ben de merak ediyorum. geldi mi bir uyarı?
0
biseysorcaktim
(30.10.25)
Tag’lemek güzel fakat bi de duyuru yorumlarına cevap özelliği gelse mük olur.
0
olaylar olaylar
(30.10.25)
sağ taraftaki bildirimlerde başında etiket işareti ile birlikte çıkıyor.
0
kibritsuyu
(30.10.25)
Boş işlerde bugün :)

bknz aylak bakkal
-14
Rondak
(30.10.25)
deneme 1-2
0
art cat chocolate
(30.10.25)
hmm sağ altta bildirimler kısmında gözüküyormuş ve taglendiğimiz cevap sarı oluyor.

bu hayal ettiğim şey değildi. yine de iyi. teşekkürlerrr.

bir de lütfen bildirimler ve son cevaplar sekmeleri otomatik kapanmasın, hep açık kalsın ya. bir duyuruyu okuyorum cevaplıyorum, başka şeylere bakmak için her seferinde onları açmam gerekiyor. saniyelik bir iş de olsa sinir bozucu :')
+1
batlegolas
(30.10.25)
Madem sözlük hesaplarımızla ikinci cevabı giriyoruz, ben de öyle yapmış olayım.
0
dilemma of subscribtionability
(30.10.25)
Bunu ben talep etmiştim, teşekkürler.

Bir talep hakkım daha var mı? Eğer varsa bir talebim daha var.

Karanlık mod kullanıyorum ve etiketin rengi ile etiket içindeki fontun rengi birbirine çok yakın, okumak çok zor. Etiketin rengi böyle kalacaksa, etiket içindeki fontun rengini koyulaştırmak mümkün mü acaba?
0
10551037
(31.10.25)
Etiketlenecek yazar sayısına bir sınır mı getirilse? Biraz suistimale açık bir uygulama olmuş sanki...
+4
yadigar
(31.10.25)
Allam yarabbim
+8
compumaster
(31.10.25)
bastim eksiyi compu, $ikayet yok :D
0
cooperr
(31.10.25)
çıkarın beni bu mentiondan :))
0
false pretension
(31.10.25)
şu günleri göreceğim aklıma gelmezdi 18 yıl olmuş oldlar... boomerlar..compu kalp sözlük
+1
eja
(31.10.25)
insan insanı hiç tagler mi yeaö...
0
Fodera
(31.10.25)
deneme 1-2-3 deneme
0
rakicandir
(01.11.25)
Elinize sağlık! Karanlık moddaki etiketleme renklerine de bir el atabilir miyiz?
0
nawar
(01.11.25)
bu durumda bir cevap silinme gerekçesi olan iki kişi arasında diyalogun da kaldırılması gerekmez mi?
0
Whily
(01.11.25)
çoktan kaldırdık bile. artık "teşekkür ederim, iki kişi arasında diyalog" diye bir entry silinme gerekçesi yok. hakaret, aşağılama, küfür, kısacası saygı sınırları dışında kalan diyaloglar dışında istediğiniz gibi teşekkür edebilir, diyaloğa girebilirsiniz.
+3
kibritsuyu
(01.11.25)
olmuyor rakı hocam. bahsettiğim sıkıntı o. zaten duyuruya cevap vermişsem bildirimlerde çıkıyor. etiketleyince ayrı bir bildirimi yok, bildirimlerde de etiketlendin diye çıkmıyor. deneme deneme diye etiketlediğini gözümle etiketi görmesem anlamazdım mesela. çünkü zaten altına yazılanlardan dolayı bildirimlere girmiş. etiketlendiğime dair bir bilgi yok.
+1
kibritsuyu
(01.11.25)
Su özellikler bizim Prime zamanda gelseydi ya… o zirveleri yaptigimiz zamanlar… herkesin birbirini tanidigi zamanlar…

Yine de Yetmez ama evet ile devam ediyoruz 🍻👍🏼
+3
c1b2k3
(01.11.25)
Çok iyi olmuş ama görsel ekleme de gelsin mobil için
+1
cemallamec
(01.11.25)
(21)

duyurunun yaşını başını almış erkekleri

WithWorth
muhtemelen önümüzdeki günleri meşgul edecek şu üzücü videoda iki adet er kişinin hafif bir müdaheleden sonra ayrıldığını görüyoruz.https://eksisozluk.com/beykozda-eski-sevgilisi-tarafindan-oldurulen-kiz--8036578?a=popularevli, bakması gereken çoluğu çocuğu olan, evde bekleyeni olan bir erkek iseniz
muhtemelen önümüzdeki günleri meşgul edecek şu üzücü videoda iki adet er kişinin hafif bir müdaheleden sonra ayrıldığını görüyoruz.
eksisozluk.com

evli, bakması gereken çoluğu çocuğu olan, evde bekleyeni olan bir erkek iseniz sorum size.
ne yapardınız ?

geri kalanlar da yorum yapabilir ama üstteki kümeyi özellikle merak ettim.
-2
WithWorth
(16.10.25)
Hiçbir şey.
Beni ilgilendirmiyor bende canımı sokakta bulmadım + süper kahraman değilim.

Ayrıca kadınların efendi erkek yerine tercihini kimse sorgulayamaz
+2
artıküyeolmakistiyorum
(16.10.25)
Saldırgan ondan daha şiddetli, agresif bir karşı saldırıyla durdurulabilir. Ama çok riskli. Genelde nefes alışverişini kesmek için diyaframa atak yapılır. O anki ruh hâlime bağlı.
+1
arbre
(16.10.25)
Asla hiçbir şey için oh çekmiyorum. Fakat bile bile lades diyorsanız ne diyelim?
Ayrıca sadece kadına mi şiddet var? Erkeğe çocuğa hayvana her türlü canlıya şiddet var memlekette. Ben kadın olarak ayirmiyorum. Bir erkek olarak kendimi sokakta güvende hissetmiyorum.
0
artıküyeolmakistiyorum
(16.10.25)
Geçkin bir bey olmasam da yanıt vereyim. Ben hayatımda hiç bir şiddet eylemine başvurmadım, kesici alet taşımıyorum. Bahse konu videoyu izlerken bile geriliyorum elim ayağım dolanıyor.
Şahıs 100 kilonun üzerinde gözünü kan bürümüş biri, böylesini abd polisinin videolarını izlerseniz silahla bile durdurmanın kolay olmadığını görürsünüz. Bu şartlarda o sıradan insanları kınayan ah orada ben olsaydım diyenleri gerçekçi, inandırıcı bulmuyorum.
Ben ne yapardım muhtemelen donakalırdım.. herkesin kahraman olma fantezisi vardır ama bu oyunda ölünce bir daha geri başlayamıyorsun.
+3
anon1m
(16.10.25)
bu veya benzeri bir durumda polisin dahi kendi canını riske atarak araya gireceğini sanmıyorum.
gözü dönmüş bir adam kadını duraksamadan seri bir şekilde bıçaklıyor, müdahale etmeye çalışan kişi de muhtemelen benzer darbelere maruz kalacak.

benim de bir çocuğum var, böyle bir durumda çocuğumun babasız büyümesi riskini göze almazdım sanıyorum.

ama videoki poşetini önce bırakıp sonra alan adam kadar da olamazdım sanırım.

iki ucu boklu değnek dedikleri durum tam olarak. çok üzücü gerçekten.
+2
emfuzi
(16.10.25)
Kadir şekerci vardı.
0
Kahvedesu
(16.10.25)
dediğiniz ben oluyorum. adamların yaptığı müdahaleyi, şerefsize "abi kurbanın olam, değmez, gel kendini yakacaksın" gibi teskin edici sözlerle denerdim. ama dönüp işime gitmez, pasif ve yalvarır şekilde devam ederdim "bir bıçak az vursa kârdır" hesabı.

eğer 2-3 kişi olsa, "gelin tutun abiyi yazık edecek hem kendine hem karşıya" gibi, şerefsizi daha da gaza getirmeyecek sözlerle çağırır, 3 kişi olsak, tutar, indirirdik.

ama tek başına ne yapacaksın? hem cani, hem ayı gibi, hem gözü dönmüş... tek başıma adamla savaşamazdım. benim de çoluğum çocuğum var. sakin sakin yalvarır modda telkin verir, olayı fiziksel mücadeleye dökmeden omzundan tutup hafif hafif çekerdim.

hak etsin, etmesin, orantısız şiddet gören hiç bir mazluma "oh" çekilmez. canavarlaşmamak lazım.

edit: "kurbanın olam" lafı da ironikmiş. Allah korusun...
+1
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
Sen 'Abi kurbanın olam.' diyorsun da, adamın kafa gitmiş zaten, gözler dönük, işini bitirip, 'Lan görgü tanığı bu.' demeyeceği ve sıranın sana gelmeyeceği ne malum.

Eli bıçaklı adamı gözüme kestirebilecek ebat ve beceride değilsem ve en az adam kadar manyak değilsem, kendimi güvende hissedecek mesafeye kadar uzaklaşır, görüntü alır, polisi arardım. Gereksiz kahramanlık için gereğinden fazla akıllıyım.
0
Mirket
(17.10.25)
en fazla uzaktan polisi ararim. soka da girebilirim. video'yu izlemedim.
0
lemmiwinks
(17.10.25)
tr.wikipedia.org
www.birgun.net

başka sözüm yok.
0
Fodera
(17.10.25)
herkes kadir şekerden örnek vermiş ama kadir şeker cebinde bıçak taşıyan ve kavga eden bi çift arasına girip adamı kalbinden bıçaklayan biri. bıçaklı, gözü dönmüş bi adamın önüne çıkamazsınız tabi ama çoğu durumda adam bir kadına sadece tekme tokat dalarken bile herkes uzaktan izliyor. kadir şeker gibi bıçağı çıkarıp karşı tarafın kalbine saplamadığınız sürece katil olmazsınız. bir keresinde market manavına sebepsiz yere saldıran bir adamla arasına girmiştim, manav da erkekti. ben de kadınım.

ayrıca baktım şimdi kadir şeker olayı 2020 yılında yaşanmış. önümüzde bu örnek yokken sanki herkes araya giriyordu da kahramanlık yapıyordu... güldürmeyin ya. kendisine tokat atan müşteriye saldıran garson kızı kolundan bacağından çekiştirmeyi herkes biliyor. tam tersi olsa yine kimse araya girmiyor.

kadın erkek özelinde konuşmuyorum. herkeste gereksiz bir duyarsızlık var.

tekrar söylüyorum, elinde bıçak olan silah olan bi adamla hedefinin arasına girmek tabi ki mantıksız. ama bunların olmadığı şiddet durumlarında dahi herkes uzaktan izliyor.

x.com
şunu izleyin mesela. adam çocuğa tekmelerle girişiyor. kimse doğru dürüst müdahale etmiyor. hele amcanın biri uzaktan izleye izleye geliyor.
+1
elorelia
(17.10.25)
Bu işlerde araya girilemiyor çünkü bu düzende suçlu çıkabilirsin. Bunun şahıstaki silah unsuruyla çok ilgisi yok. Müdahale edersin en başta kadın sana kızar. Etkisiz hale getirirsin yargı seni içeri atar. Şanssızlık olur birine bir şey olur, vicdanın seni suçlar. O an kurtarsan kadının ders alıp ertesi gün aynı hatayı tekrarlamaması düşük olasılık. Zaten olayı bilmiyorsun. İşe yaramayacağını bile bile polisi arar, belki uzaktan ses ile müdahale yapmaya çalışırdım ben.
+1
osssy
(17.10.25)
bıçak olmadığı senaryo da (sadece şiddet) kadın yardım için bağırıyorsa polisi ararım ama kadın da adama sövüp sayıyorsa uzaktan izlerim sadece bir süre sonra yoluma giderim. işin içinde bıçak da varsa direkt polisi ararım, asla yanına yaklaşıp da müdahale etmem kesinlikle. bırak araya girmeyi adamı telkin etmeye bile çalışmam.

ben olsam şöyle dalardım adama, yok böyle yapardım falan diyenlerin de yüzde 99u kolpacı. elinde şu insan yarmasını bıçakla görünce saklanacak delik ararlar.
0
bobinhoo
(17.10.25)
Uzun sopa ya da sandalye gibi birşey varsa müdahale ederim, onun dışında sadece polis çağırırım. O da genellikle olay bittikten sonra gelir.
0
parka
(17.10.25)
Gerçekçi olmak lazım, o anda bu adamı durdurmanın tek yolu silahla vurmaktır. Senin elinde bıçak olsa bile bu adamı durdurmak oldukça zor. Polis bile bu tür durumlarda silahı kullanmıyorken normal insanlar olarak bizim bu olaya müdahale etmemiz maalesef çok zor.
0
say something loving
(17.10.25)
güvenli mesafeye çekilip 112 yi arardım. bekar, çocuksuz dönemlerimde olsam gene bunu yapardım.

cinnet esnasında şuurunu kaybetmiş bıçaklı biriyle asla diyaloğa girmem.
0
wilhelmwasmuss
(17.10.25)
Evliyim, çocuğum var, polisi ve ambulansı aramak dışında müdahale etmem.

Bekar olsam ölümüne girerdim.
+1
kimlanbu
(17.10.25)
evliyim çocukluyum önce dur yapma der kavgayı ayırmaya çalışırım, silah görürsem uzaklaşır polisi ararım.
videodaki abiye neden bıraktın diyemem.

kendi çocuğuma bu yapılsa şahit olsam hiç silah vs düşünmem dalar kurtarmaya çalışırım her baba gibi.
0
basond
(17.10.25)
yoldan geçen erkek müdahale etse ve ölmese bu adam ondan şikayetçi olsa yine baş ağrısı; belki müdahale eden kişiye dadanacak, davalık olacaklar? çok korkuyorum böyle olaylara denk gelmekten, yalnızca şahit olmak bile başlı başına bir travma sebebi. ülke içinde (ve dışında) hiçbir erkeğe yaklaşmamak gerektiğini hissediyorum; kıskanç, patolojik sorunlu, düzenbaz insanlar o kadar çok ki.
0
deartheodosia
(17.10.25)
40 yaşına yaklaşmış, çocuğu olmayan, iri sayılabilecek bir avukatım.

Üzerimde tabanca yoksa asla müdahale etmem. Eğitimli birinin dahi bıçaklı bir saldırgana müdahale etmesi aşırı tehlikeliyken bıçaklı kavgaya dair hiçbir bilgisi ve fikri olmayan, bıçağı ancak mutfakta ya da ufak tefek şeyler kesmek için eline alan biri olarak kendi canımı böyle bir durumda tehlikeye atmam. Bu karara varmam için çok düşünmeme gerek yok.

Üzerimde tabanca varsa çok daha zor bir karar. Havaya ateş etmek riskli, başkasına zarar verme riski var. Gözü dönmüş şekilde karşısındakine zarar veren bıçaklı bir saldırgana, durdurucu bir atışı mağdura zarar vermeden yapabilmek herhangi bir polisin de kolayca alabileceği bir risk değil, özel harekat geçmişi olmayan bir polis için dahi çok zor bir durum. Kaldı ki öldürücü olmayan bölgelere yapılan atışlarda, özellikle çekirdeğin bacaklardaki kemiğe denk gelip kemiği kırmadığı senaryolarda saldırgan vurulduğunu anında hissetmiyor ve saldırgan tutumunu bir süre daha sürdürebiliyor. Yani diyelim ki salgırganı omzundan ya da bacak kasından vurdum. Bu sırada saldırgan mağdura saldırmaya veya benim üzerime gelmeye devam edecektir birkaç saniye daha. Bu birkaç saniye boyunca vuracağı bıçak darbeleri mağduru öldürmeye yetebilir. Mağduru bırakıp bana saldırmaya kalkarsa saldırganı durdurmak için benim öldürücü atışlar yapmam gerekebilir.

Saldırganı öldürmeden vurmayı başarsam bile meşru müdafaada sınırın aşılması tartışmaları gündeme gelecek ve uzunca bir süre tutuklu kalma riskim olacak. Onu da beceremeyip tüm işi elime yüzüme bulaştırıp mağdura zarar verme riskim var.

Nereden bakılsa çok boktan iş. Görece kılçıksız bir durum olsa, yani bir erkeğin bir kadını bıçakla kovaladığını görsem ve ben de o sırada direksiyon başında olsam, saldırgan erkeği öldürmemeye gayret ederek arabayla ezerim. Benzer bir durumda saldırganı etkisiz hale getirecek bir şeyle vurma/bir şeyi fırlatma imkanım varsa yaparım. Ancak silahım olmadan silahlı birine müdahale etmem, edemem.
0
10551037
(17.10.25)
amerikan polis videolarından gördüğüm kadarıyla, başından veya omurgasından vurulmadığı sürece defalarca isabet alan insanlar bile saldırmaya devam ediyor. belki cinnet hali, belki uyuşturucu madde etkisinde olmaları sebebiyle bilmiyorum ama belimde silahım bile olsa katil olmayı göze almadığım sürece müdahele etmezdim.
0
Fodera
(19.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.