Giriş
(18)

Hayatı Hızlı Yaşamış ve 30 Yaş Civarı Durulmuş Kız

lapetitemort
Evlilik konusunda bakış açınız nedir?
Evlilik konusunda bakış açınız nedir?
-19
lapetitemort
(12.01.26)
Ne anlamda hızlı?
0
Kahvedesu
(12.01.26)
@kahvedesu tren yapmış diyor işte anlasana
+2
egokalp
(12.01.26)
ne evliliği ya :D :D :D alemin enayisi misin hocam.
-2
hold the door
(12.01.26)
30 yaşına kadar durmuş ama sonrasında hızlanacak olmasından iyidir.
+5
burfak
(12.01.26)
yaşayacağını yaşamış ve doymuş ise çok mantıklı. sonraki hayatında ne istediğini bilen biri olarak mutlu olur ve mutlu eder.
+1
gercekdunya
(12.01.26)
i'm gonna start a revolution from my bed
(12.01.26)
öyle bir kadın arkadaşım, öyle bir erkek buldu ve evlendiler. evli mutlu çocuklular şu an.
0
art cat chocolate
(12.01.26)
Kalsın kardeşim teşekkür ederim. Ortalık hayatı sağlıklı bir şekilde geçiren, 20'li yaşlarını gerçekten eğitimini, kültürünü, kariyerini geliştirmek için kullanan ve bundan gayet de memnun olan insan dolu.
Kimsenin travma sonrası stres bozukluğu için sığınacağı liman falan değilim.

Kendisi gibi erkek bulsun, çiftimize ömür boyu mutluluklar dilerim.
+5
denizgonen
(12.01.26)
Arkama bakmadan kaçarım
+3
yakalayamadığın.ışıklar
(12.01.26)
Evlenmeyi düşüneceği kişiyi "çok hızlı yaşamış, çok seksler yapmış" bir insan olarak görmek aklına gelen bir insan kesinlikle o kişiyle evlenmesin.

Bana çok saçma geliyor ama yargılamayayım var öyle düşünen insanlar. Kendilerine uygun birini bulsunlar.

Benim açımdansa gençken böyle şeyleri yaşayıp görmüş olmak karşımdaki insanla ilgili eksi değil artıdır. Evliliğimiz ilerledikten sonra o hayatı merak ederse asıl o zaman yandık.
+4
michael_knight
(12.01.26)
hocam kadın ya da erkek fark etmez, kişisel görüşüm ama

bu tarz "hızlı yaşadım ve duruldum" diyen bir insanın ilişkilere bakış açısı daha farklıdır.

Daha hızlı tüketim oluyor. Bağlılık problemleri, kolay vazgeçme, daha benmerkezci olma vb... Bunu destekleyen bu konuyla ilgili nörolojik ve hormonal araştırmalar da var.

O yüzden yukarıdaki örnekteki gibi benzer bir durumdaki insanla birlikte "durulmaya" karar verdiğinde, Yani kendi yaşam tarzına yakın biriyle birlikte olduğunda daha az sorun yaşar gibi.

Ama sürekli hızlı kısa süreli ilişkiler yaşamış biri, daha stabil ve uzun süreli ilişkiler yaşamış biriyle birlikte olduğunda beklentilerin uyuşması çok kolay değil.

İstisnalar var elbette ama kolay bir süreç olmayabilir.
+1
anten
(12.01.26)
Bu soruyu soran kişi evlenecekse bu bakış açısı ile evlendiğinde sürekli içi içini yiyeceği için huzursuz bir evlilik yaşanacağı kesin. Hızlı hayatlar yaşayan birbirini seven iki kişi elbette ilerki yaşlarda durulup evlenebilir tabi ki, geçmişi çok tırmalamak iyi değil bence çiftler için.
0
creepy
(12.01.26)
bir kadın 30 yaşına kadar duygusal bağ kuramamış, uzun süreli ilişkiler yaşamamış ve hiç cinsel ilişkiye girmemişse o kadın net olarak sağlıksızdır benim bakış açıma göre. Düzgün bir gelişim şeması içinde ilişkilerine başlamış, abuk sabuk insanlara kendini duygusal, fiziksel yada cinsel anlamda istismar ettirmemiş ise ben bu kadın modelini daha sağlıklı bulurum.

Ancak, dayak yemiş, küfür yemiş, istismara katlanmış, takıntılı yada düzeysiz yüzeysel ilişkilerle geçmişini doldurmuş ve psikolojisini alt üst etmiş bir kadınla evlilik değil kısa süreli ilişkiler bile riskli geliyor. Ama ne yaparsın, böyle insanlara çekildiğimiz, fena kapıldığımız da oluyor. Bence mevzunun dışında kalabilmeyi , misafir olarak eğlenebilmeyi, zamanı geldiğinde de çekip gidebilmeyi öğrenmek gerek. Yapabildiğimden değil gerçi.
0
loch ness
(12.01.26)
@loch ness; cinsel ilişkiye girmemiş kişi sağlıksız, ama tren yapan biri sana sağlıklı çağrışımı mı yapıyor? Cinsellik yaşamak evet normal ama ''benim 10 tane partnerim oldu, havalimanında biriyle, barda başka biriyle seviştim''dersen benim aklıma hpv, hiv gelir. Bir insanın karşısına seveceği biri çıkmamıştır, sevişmemiştir. Herkesin midesi sevmediği biriyle sevişmeyi kaldırmayabilir. ''10'' burada sallamasyon bir rakam. Çok kişiyle cinsel deneyim yaşamış biri Avrupalı erkekler de istemiyor.
+2
Kahvedesu
(12.01.26)
Bağlanma problemi olmayan biri, sevmeyi, sevilmeyi, sadakati becerebilen biri (kadın olsun, erkek olsun farketmez) niye hızlı(!) yaşasın ki?
0
Mirket
(12.01.26)
İnsanların, özellikle kadınların partner sayısı arttıkça, sonraki ilişkilerinde mutlu olma oranı düşüyormuş. Bu yönde bir çalışma duymuştum, ne derece ciddi, araştırmadım. Seni, öncekilerle kıyaslıyor ve mutsuz oluyorlarmış.

.
0
kartallar yuksek ucar
(12.01.26)
@kahvedesu , söylediğim biraz etiketlemek, eleştirmek gibi görünmüş. haklısın. ama burada vurguladığım nokta zaten duygusal ilgi ile bağ kurulan ilişkiler içinde olmak ve bunun doğal süreci içinde kadının cinsellik yaşamasının "bence" en sağlıklı davranış paterni olmasıdır.

*bir diğer noktaya gelelim, neredeyse mizojinist zannedilecek kadar sert tonda erkek hakları savunuculuğu yapabilen biriyim. ama bir noktada erkekler arasındaki çift taraflı çelişkili algı ve beyan sistematiğinden de söz etmek lazım.

bir tarafımız kadınlardan cinsel devrimin neferleri gibi davranmalarını, biz bir erkek olarak hedeflediğimiz kadın ile iletişime geçtiğimiz anda tüm iletişim kanallarını açık tutmalarını, kolayca yatağımıza gelmelerini ve biz düğmeye bastığımızda hiçbir beklentiye girmeden hayatlarımızdan toz olup gitmelerini beklerken,

bir tarafımız da aynı sahneyi başka erkeklere yaşatan kadınlara slut shaming taktikleri ile saldırmakla , cinsiyetçi , tasnifçi hakaretlerde bulunmakla meşgul. "bütün kadınlar benimle kolayca her şeyi yapabilmeli, yapmaya istekli olmalı, ancak hiçbir kadın başkaca hiçbir erkeğe göz bile süzmemeli". problemin temelinde erkek içgüdüsünün tüm kadınları zahmetsizce kendine istemesi, ama kadınların başka erkeklerle en ufak temasını dahi onursuz, haysiyetsiz, toplum düşmanı yaklaşımlar olarak çerçevelemesi yatıyor.

istisnasız her erkek, güzel seven ve arzulu, libidosu yüksek bir kadını tercih eder. ama bu arzunun temeli, kadının "erkeklere" daha düşkün bir kadın olmasıdır, "libidosu yüksek kadın" denilince tahayyül sahnesindeki erkek "biz" olduğumuz için bu nitelik yüceltilir, "erkeklere düşkün kadın" denilince tahayyül sahnesindeki erkekler başka erkekler olduğu için kadın aşağılanır. aslında her iki kadın da aynı kadındır. oysa ki kimse dünyada salt tek bir insana arzu duyuyor olamaz. bu mümkün değil.
+1
loch ness
(12.01.26)
Tipik “Tüm kadınlar bana versin ama karım bakire olsun” zihniyeti, nerede görsem tanırım. Bana o kadar yanlış ve bencilce geliyor ki bu düşünce. Neyse bu benim bakış açım, Sen de böyle düşünüyorsan zaten hiç girme o işe.
0
tan vakti
(18.01.26)
(4)

Arabanın içi kokmaya başladı- iç temizlik yaptırırken neye dikkat etmeliyim

xu
ilk defa arabanın içini temizletmek istiyorum bir yere ama tecrübem yok. arabayı temizlik için emanet ederken bir şey söylemem gerekiyor mu? arabanın motorunu yıkamayın gibi..
ilk defa arabanın içini temizletmek istiyorum bir yere ama tecrübem yok. arabayı temizlik için emanet ederken bir şey söylemem gerekiyor mu? arabanın motorunu yıkamayın gibi..
0
xu
(08.01.26)
hayır arabanın motorunu yıkamazlar zaten. bir şey söylemene gerek yok ekstra dikkat etmelerini istediğin bi şey yoksa.
ama arabadaki kişisel eşyalarını güzelce istiflemeni bagaj doluysa boşaltmanı öneririm.
+3
jelly bear
(08.01.26)
mümkünse güneşli bir havada temizlet. koltuklar biraz nemli kalabiliyor. güneşli bir yere park edip camları aralık bırakırlarsa daha hızlı kurur. koltuk ısıtma varsa sen gelmeden önce açabilirler. bi tık daha kuru olur.
+2
merhum
(08.01.26)
paspasları iyi kurutsunlar sonradan nem kokusu geliyo iyi kurumayınca, ona dikkat et bence.
+2
Sadece soruyorum
(08.01.26)
Arabanın içi kokmaya başladı derken? Bir şey mi döküldü de kokmaya başladı, ya da ne bileyim kayaktan, yüzmeden geldiniz de mi kokmaya başladı.
Yoksa mecazi anlamda mı kullandınız?

Yağışlı bir yerde oturuyorsanız ve yağışlı havalarda araba kullanıyorsanız kastınız nem kokusu vesaire ise ilk olarak şu 3 boyutlu paspaslardan öneririm. Kaliteli olanları koku yapmıyor ve suyu havuz gibi olduğu için sağa sola da akıtmıyor. Gene halı tabanda nem tutmadığı için arabanın nemini de düşük tutuyor. Yağışlı haftalarda genelde ben arabanın 4 koltuk ısıtmasını da açıyorum, koltukların suyu çekmesine izin vermiyorum. Bu tarz bir koku varsa detaylı iç temizliğe verin koltukları tabanı sulu temizlik ile temizlesinler sonra havalandırın.
0
denizgonen
(09.01.26)
(10)

2. el araç satan galericiler nasıl para kazanıyor?

ya ben lan neyse
ucuza alıp pahalıya satıyorlar değil mi? e bu adamların ucuza aldığı yerden ben neden gidip almıyorum? galericilerin özel bir yeteneği mi var arabayı çok ucuza almak için? ya da radar mesafeleri mi bizden geniş?
ucuza alıp pahalıya satıyorlar değil mi? e bu adamların ucuza aldığı yerden ben neden gidip almıyorum? galericilerin özel bir yeteneği mi var arabayı çok ucuza almak için? ya da radar mesafeleri mi bizden geniş?
0
ya ben lan neyse
(07.01.26)
Tuhaf tuhaf alıcılarla ve alıcı gibi yapıcılarla uğraşmak istemeyen satıcı, üç kuruş az olsun kafam dinç olsun, o kadar salakla uğraşamam deyip galeriye satıyor.
+4
Mirket
(07.01.26)
Emlakçı gibi düşünebilirsiniz bence. Her gün iti kopuğu, can sıkıntısından ev gezmek isteyeniyle vs uğraşmamak için emlakçıya devrediyor insanlar
+3
hakmut
(07.01.26)
hepsi olmasa da bazıları aldıkları çürük çarık arabaları allayıp pullayıp 'çıtır hasarlı' diye satıyorlar.
+1
brkylmz
(07.01.26)
Emlakçıdan farklı bir durum var bence burada, sonuçta emlakta size uygun bir hizmet var, emlakçı evlerin hepsine sahip ve size satıyor değil, size yönelik bir araştırma yapıp gezdiriyor ediyor, tüm süreçte destek oluyor ama galericinin parası var alıyor satıyor. Üstelik arabaların modeli belli ev gibi çeşitli mahalle, oda, metrekare farkı, cephe, mobilya, aidat farkı vs durumları yok ki. Yani zaten toplam kaç çeşit araba var 100 olsun boyutu, kilometresi, yıl ve bütçenize uyan derken zaten kaldı mı taş çatlasa 10, beğendiğiniz modellere indirgedik kaldı 5 tür.
Tek avantajı nereden aldığını bilmek götürüp geri satmak ya da sorun olursa muhatap bulmak olabilir kimi galerilerin garantisi oluyor ya da kredi kartına taksit ve kredi imkanı oluyor. Onun dışında kusurları olan araçları alıp tamir ettirip satanlar var daha pahalıya. Ama geçen ay araç aldık sahibinden satan kalmamış gibi bir şey, yüzde 80’i galeriydi ve adamlar arabadaki kaza ne bilmiyor, sorununu bilmiyor, ihaleden almış rastgele umrunda değil nasılsa biri alır diyor.
Aracımız perte çıktığı için aynı yıl ve modelden alalım dedik sigortanın verdiği para ile, ama galericilere tahammül edemedik gittik sıfır araç aldık en sonunda, halbuki sahibinden bulsak direkt ikinci alıp konuyu kapatacaktık.
0
kullanıcıadımbuolsun
(07.01.26)
arabayı satmak için ilan veriyorsun bir sürü arayan soran oluyor.
kimisi ek iş olarak al-sat yapıyor.
ağzı laf yapıyor, az çok arabadan anlıyor -hatta bazıları bir araba modeli üzerine uzmanlaşmış mesela sadece fiat doblo alıp satıyor.
adam galerici değil ama boş zamanlarında bu işi yapıyor.

sen satılık ilanı verince bu adam gibileri (sayıca epey fazla) arayıp bir sürü şey söylüyor. zaman ayırıp görüşüyorsun, 10 paraya anlaşmışsın bir sürü şey söyleyip 9'a düşürmeye çalışıyor.

sonra başlarım böyle işe diyorsun, elindekini de nakite çevirmen lazım zaman geçiyor, adresi belli bir yere yani galericiye veriyorsun. az paraya alıyor senden belki ama en azından günde 50 defa arayıp soran bir kısmı dolandırıcı olan insanlarla muhattap olmuyorsun. dolandıracaksa adresi belli bir yer dolandırsın diyorsun kısaca.

galerici övgüsü gibi olmasın onlar da az şeytan değiller ama piyasada "abi vallahi son param" deyip de al-sat ile gününü gün eden insanlar da az değil.
0
biseysorcaktim
(07.01.26)
insan psikolojisini unutma. Sahibindene ilana 1 milyona koyup, satamayınca galeriye 900 bine satan vardır mesela. Ama ilanı 900'e düşürse yine anında satacak belki, ama çoğu kişi bunu yapmıyor :D Sana o fiyata satmıyorlar yani.

Alış kısmında da, rasgele bi insana güvenmek yerine 1 milyon vereceğime 1100 veririm adresi belli olan yerden alırım diye de var. ¯\_(ツ)_/¯
0
nhk ni youkosu
(07.01.26)
ben arabamı az daha galeriye satacaktım.

arabamın durumuna benzer arabaların fiyatlarının ortalamasını aldım, sonra da yaklaşık 50-60.000 liralık bir pazarlık payı da bıraktım.

biçtiğim fiyata 500.000 lira diyelim, vereceğim fiyata ise 450.000 lira diyelim zaten bu enflasyon ortamında parayı hesapta tutsan çevirsen etsen 1 ay geç satılacağına parayı 1 ay çeviririm daha iyi olur dedim.

aga telefonlar gelmeye başladı konuşuyoruz ediyoruz düşebileceğim son rakam 450.000 diyorum bana 400.000 yapsak ama ben 350 versem 2 ay sonra 50.000'i ödesem demeler direkt 300 garibanım demeler sinir hastası oldum gitti. galeri de diyor 400 falan. bununla uğraşacağıma 1 ay parayı faizde altında tutsam zaten fark kapanacak demeye başladım.

en son da yeni araba alacağım bayiye gittim bu arabayı kaçtan sayarsınız bu araba+ yeni araba fiyat farkı dedim arabayı 470.000 liradan saydılar. hemen orada verdim gitti arabayı.

2 hafta sonra benim arabayı bir galerinin ilanında gördüm neredeyse 600.000'e, takibe aldım düştü düştü en son 550.000'e düştü sonra da satıldı.

özet: araba daha 1-2 yıllık ve düşük km'li değilse çekilecek bir çile değil, salak salak pazarlıklar yapılıyor. arabanı ilana koy ve insan kalitemizin nasıl yerler altında olduğunu gör.
+1
denizgonen
(08.01.26)
gecen ay arabamı satmak ıcın sarı sıteye koydum. Takas için gelen teklifler

- 2 Tane erkek 1 yaşında sivas kangal köpeği
- Karsta kaz çifliği. Çiftlikte 200 ün üzerinde kaz ve 1 milyon TL nin üzerinde yem ve yatırım varmış.
- 1987 Model boyasız değişensiz Kartal SLX+ bir miktar para
- 2. hafta sonrasına 1 milyonluk müşteri çeki + bir miktar nakit. (dolandırıcı)
- Urfa Siverek te 4+2 Daire üzerine para istiyor. ( Ben İstanbuldayım.) Siverek neresi haritada yerini bulamam.
- 1 Yaşında 2 adet Düve. ( Ne oldugunu bende bilmiyorum.)
-Kırşehir mucur da arsa. üstüne para istiyor.

Bunlarla muhattap olmak istemiyorsan galeriye satıyorsun arabayı.
+1
paudi
(08.01.26)
marketlerde bile fiyatlar farklıyken pazarlık payı %10'larda olan bir malın tabii ki alım satımından kar elde edilebilir.
0
gabe h coud
(08.01.26)
birkaç teknik var.

paraya çok sıkışmış biri gelir, acil nakit lazımdır aracı ucuza alır.

arabasını yenileyecek biri gelir eski aracını satmakla uğraşmak istemez ve piyasının altına takasa verir.

piyasada felegin çemberinden geçmiş kullanıcının elden çıkaramayacağı aracı çok ucuza alır. onu sanayide bir güzel toplatır. dışardan havalı görünecek şekle sokar ve çok cazip bir fiyat ile hatta vade-senet takas opsiyonları ile satışa koyar.
0
orpheus
(08.01.26)
(6)

ucuz android auto destekli teypler çok kötü mü genel olarak?

konetsu
şuanki teyp de öyle markalı bişey değil açılırken mp5 filan yazan bişey... görseli: https://i.imgur.com/0wtWEQM.pngandroid de değil, uygulama yükleme navigasyon şu bu yok. braketleri kullanılmadan yapıştırılarak monte edilmiş zamanında, braketler kaybolmuştur veya uymamıştır bilemiyorum artık... sal
şuanki teyp de öyle markalı bişey değil açılırken mp5 filan yazan bişey...
görseli: i.imgur.com

android de değil, uygulama yükleme navigasyon şu bu yok. braketleri kullanılmadan yapıştırılarak monte edilmiş zamanında, braketler kaybolmuştur veya uymamıştır bilemiyorum artık... salmış kendini. boşta duruyor içeri çökük biraz. sağ tarafta yapıştırıcı izleri görülüyor zaten :D bluetooth ile telefonu bağlayıp spotify açabiliyorum idare ediyorum ama navigasyon olsun dediğimden değiştirmeyi düşünüyorum.

şimdi standart double din ekranlar çok küçük. ama daha büyük double din yerine takılabilen teypler de dışarıda çıkıntı olarak kalıyor, böyle olsun da istemiyorum.
örnek: www.youtube.com

tek seçenek çıkıntı duranlar olsa mecbur ona yönelirdim ama şuna rastladım: www.youtube.com

9 inç standart teyplerle uyumlu hale getiren genişletilmiş çerçeve varmış: i.imgur.com ama bu çerçeveyi türkiyede mantıklı bi fiyata da bulamadım, aliexpress tarzı yerlerde türkiyeye gönderim yapan satıcı da bulamadım. sadece bi satıcıda 6000tl civarına teyp çerçeve birlikte set halinde var

bakınca görsel olarak çok daha iyi duruyor, göstergeleri düğmeleri veya menfezleri kapatacak, çıkıntı yapacak şekilde değil ve standart double din teyplerden büyük ekran, navigasyon vs. için yeterli 9" bence.

burada tek sıkıntım teyp çok kötü müdür? rami depolaması performansı vs. kanser eder mi?
bi yandan teyp kötüyse bile ileride bütçem uygun olunca değiştirebilirim, standart 9" teyplere uyumlu çerçeve olacak sonuçta diyorum. bi yandan sadece çerçevesini kullanacak olursam 6k bi plastik parçasına vermiş olacağım saçma diyorum... kararsız kaldım :D teknik özelliklerden neredeyse hiç bahsetmemiş satıcı. sadece kablosuz android auto ve carplay var diye yazıyor. ne işlemci ne ram ne depolama ne android versiyonu... sıfır bilgi. ama bi umut işte görece güncelimsi android auto desteği vs. olan bi teypte de iyice çöp donanım kullanmamışlardır diye umuyorum. hiç bu generic 9" android teyplerden kullandınız mı? sizin deneyiminiz nasıldı? minimum seviyede bile idare edecek bi performans standardı var mıdır bu ürünlerin?

sizce denemeye değer mi?
0
konetsu
(02.01.26)
valla benim arabanın kendi orijinal ekranı çağ dışı kaldığından, usb ile harita falan atmak gerektiğinden dolayı android ekran taktım ben de orijinal çerçevesi ile uyumlu falan.

söyleyebileceğim şey ekranının kaliteli olmasına odaklanman, cihazdan tek beklentinin sorunsuz carplay/ android auto desteği olması.

benimki uygulamalarda, menüde çok kötü fakat ekranı kaliteli, ses çıkışı kaliteli ve kablosuz carplay olduğu için arabaya biner binmez bağlanıyor ve carplay son derece akıcı ve sorunsuz. o yüzden cihaz kaç gb imiş ne işlemci varmış umurumda değil umurumda olan tek şey ekranının yüksek çözünürlüklü olması, ve carplayin sorunsuz çalışması.

imgur.com
0
denizgonen
(02.01.26)
bende de toyota yaris var carplay takmak istiyorum ama takınca nelerden mahrum kalacağım onu merak ediyorum, acaba dışardan takmalı olanlar daha mı iyi?
0
nahtoderfahrung
(02.01.26)
bu iş için en iyi seçenek bölgenizdeki oto aksesuar-ses sistemlerinin yoğun olduğu bir yere gidip ellerinde modellere bakmak. çünkü servis dışında taktıracağınız cihazların hepsi çin malı, internetten aldığınız zaman görmeden ve desteğin olmadığı bir ürün bana biraz piyango gibi geliyor.

ama bir dükkandan aldığınız zaman ekranı, nasıl duracağını, özelliklerini önceden görebiliyorsunuz, montajını yaptırabiliyorsunuz.

4 farklı arabada android auto-carplay denemişliğim var. bunlardan ikisi orjinal multimedyasında destekli, diğer ikisinde sonradan taktırma multimedya var.

arada nasıl bir fark var derseniz ben herhangi bir fark göremedim. sadece sonradan takılan multimedyaların birinde bir süre sonra iphone park edilmiş aracın konumunu göstermez oldu. onu da kestirmelerden otomasyon ekleyerek hallettim.

eğer tesla ekran tarzı bir ekran taktırırsanız akünüze dikkat edin eskiyse yenisiyle değiştirin çünkü güç tüketimi artıyor. (özellikle start-stop varsa).
+1
bravoteam
(02.01.26)
@bravoteam bu araç türkiyede sadece 3 yıl satılmış onda da çok satılmamış bi model, öyle bölgemdeki oto aksesuarcıda bulabileceğim bi ürün değil o çerçeve. dediğim gibi sadece tek bir satıcıda buldum o da özellikleri belirsiz teyp ile birlikte set halinde. şuan standart 9" modellerden alıp takamam önce o genişletilmiş çerçeve şart...
0
🌸konetsu
(02.01.26)
hocam keşke araç marka modelini de yazsaydınız da "araç neymiş ki" diye aramak zorunda kalmasaydık. anladığım geely mk (2006-2013) aracınız.

aşağıdaki linkte (alıcı ülke TR dışı seçin), geely mk (2006-2013) çerçevesi ile 2004-2007 toyota vios'un çerçevesinin aynı olduğu gösteriliyor.

www.aliexpress.us

2004 toyota vios için de TR'ye gönderen şu aşağıdaki var.

tr.aliexpress.com

edit: tekrar baktım, bunda geely mk da yazıyormuş zaten.
0
shadowfollower
(02.01.26)
Yaklaşık 1 ay önce eşim trendyoldan Toyota Corolla aracimiz için teyp almış.

Bende yaklaşık 3 yıldır Çin'den kaliteli birşeyler almayı planlıyordum.

Bu cihazlar bildiğiniz tablet gibi ürünler. Android cihazlardaki gibi 3 buton bulunuyor ayrıca kontrol merkezi gibi Android tablet veya telefon gibi kullanıyorsunuz.

Gel gelelim üzerindeki uygulamalara cihazın işlemcisi, ram ve diğer donanım özelliklerine bu özellikler ne kadar iyi olursa fiyat da o kadar artıyor.

Benim almayı düşündüğüm cihaz yaklaşık 300 dolar yakın bir fiyatı vardı. Eşim aldığı teyp 4.000 lira. Bu fiyata alınan üründe malesef haritaları kullanmak imkansız.

Diğer ozelllere gelecek olursak car play ile gerek navigasyon ve müzik dinleme işi sorunsuz kullanılıyor. Ayrıca geri görüş kamerası da olması ekstra avantaj.

iPhone ile bir eşleştirme yapmadığım için uyumlu olup olmadığını bilmiyorum.

Eğer Android telefon kullanıyorsanız donanım olarak güçlü bir cihaz almaya gerek yok.

Montajı kendim yaptığım için maliyet olarak oldukça ucuza geldi. Orjinal teyp de satabilirsem oldukça ucuz bir şekilde aracı daha keyifli hale getirdik.

Direksiyon da sadece kontrol tuşları var. Sorunsuz kullanbiliyorum
Telefon görüşmeleri sorunsuz.
0
kaiserr76
(02.01.26)
(25)

eski sevgiliye verilen borç

Ecesb
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsa
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsak bi ödeme planım hakkında yazardım. en son ayrılırken ne olursa olsun umrumda degil yazma bana hibçir şey demiştim acaba ondan dolayı mı yzmıyor? ama gönül işlerinin ayrı para işlerinin ayrı oldugunh bilmesi lazım degil mi? ne zaman ve nasıl bir dilde ona yazmalıyım? aslında ilk onun yzmaısnı bekliyorum her ne kadar borc veren ben de olsam bogazına yapısmıs gibi hissetmek istemem. kendisi esnaf. ben beyaz yakayım. 1 yıldır sevgiliydik. cinsiyetim kadın onun erkek. bir erkege bu konuda nasıl yaklasmalıyım? onu düsman görmüyorum sadece anlasamadıgımız icin ayrıldık. tekrar iletisim o kadar kurmak istemiyorum ki :(
0
Ecesb
(25.12.25)
Yarısını alırsan şükret. Geçmiş olsun
+4
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
O paraya çok ihtiyacınız var mı? Geri alamayabilirsiniz de…
0
tan vakti
(25.12.25)
Resmi bir şekilde ara. Acil paraya ihtiyacının olduğunu söyle. İki hafta içinde ödemesini iste. Sakın ne zaman ödeyebilirsin deme.
+1
rodeocu
(25.12.25)
hangimiz sana gerçeği söylesek bilemiyorum ya...o parayı alma ihtimalin %5 falan...

sorduğunda çirkinleşmesi yüksek bir ihtimal. ya da tatlı tatlı en kısa zamanda deyip seni sadece oyalaması. çevremde o kadar çok örneği var ki erkeğe kredi çeken, borç veren kadınların paralarını eski erkek arkadaşlarından geri alamamaları hikayesinin. umarım senin hikayen farklı biter.

bence bir mesajla yokladıktan sonra tersleşirse avukatla görüş mutlaka.
+4
Phoebe
(25.12.25)
bence soğuk su iç. borcunu ödeyen hiç bir esnaf görmedim. hele eski sevgilisine hiç ödemez. soğuk suya alternatif olarak esra erola çıkabilirsin. o program bu vakalarla dolu.
+2
abelardo
(25.12.25)
Ortak arkadaş varsa onunla konuş bu durumu.
0
pembediken
(26.12.25)
borcunun bir belgesi var mi?

yoksa odeyecek adam zaten sana yazardi. 15 bin dolar oyle unutulacak bir borc degil.
+4
antikadimag
(26.12.25)
Mesajla iletişim kurun.
Borcun belgesi yoksa en azından borcu olduğunu teyit ettirin.
Ödemeye yanasmazsa ki, öyle duruyor, müge anlı ile tehdit edin.
Kibarlığı ve naifliği bırakın, karşı taraf hiç iyi niyetli gözükmüyor.
*Paranızı da mutlaka geri alın ki, başka kadınları da tokatlamaya kalkmasın.
+7
parka
(26.12.25)
Eski sevgliye borcunu ödeyen esnaf gördüm öncelikle. Parası olmadığı için hemen ödemiyordu, eski sevgili isteyince kredi çekip o günün kurundan ödedi.
Siz hele bi isteyin bakalım nolacak.
0
benim bir gizli bildiğim var
(26.12.25)
esnaf, erkek, eski sevgili.

sirf su 3 keyword bile adamin borcun ustune yatmak icin taklalar atacaginin kaniti. sen de hala yok karakteri yok arama dedim acaba ondan mi diye kendini avutuyosun.

cok minnossun. cevremdeki 100 erkegin basina boyle bisey gelsin en az 95'i o borcu odememek taklalar atar.
+2
buenosdias
(26.12.25)
Alt tarafı 650 bin tl. Çok lazım değilse unut gitsin, kim kime vermiyor ki onu sonuçta.
-12
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
Demin geri alamayabilirsiniz demiştim ama elinizden geleni yapmak lazım tabii. Avukata danışın sizi o yönlendirsin en iyisi. eğer parayı elden vermediyseniz banka hesabına gönderdiyseniz bu delil bazında avantaj. Bence akıllıca bir mesajla adama “şu tarihte bankadan yolladığım borcu ne zaman geri vereceksin” diye sormak lazım. Adam “ne borcu” falan derse iş sıkıntılı. Ama “vericem işte işler sıkışık” falan derse iş biraz pazarlık ve takibe kalıyor. Başta yazacaktım aslında ama sizi üzmemek için yazmadım ama birisi yazmış: bazı adamların sırf kadınlardan para kopartmak için ilişkiye girdikleri de bilinen bir gerçek ve nitelikli dolandırıcılık türü. Dikkatli olmak lazım.
0
tan vakti
(26.12.25)
kendisi mi istedi bu parayı, sizde olduğunu nereden biliyordu? 1 yıllık sevgili hikayesi öyle uzun bir süre hiç değil, ne ara konu açıldı ve borç verilip alındı; bu önemli doneler verir.
+1
deartheodosia
(26.12.25)
Az para değil bence siz sormalısınız. Ödeyecek olsa ayrıldıktan sonra 3 ay beklemezdi diye düşünüyorum
+1
aligunal
(26.12.25)
Sms ile iletişim geçin derim, bir de 650 bin tlnin para olmadığını söyleyen arkadaşlar için ciddi meblağ nedir merak ettim samimiyetle, laf sokma falan değil.
0
kumandanim
(26.12.25)
bildiğim kadarıyla bankadan gönderirken borç yazmadıysanız bankadan göndermiş olmanızın bir anlamı yok. böyle borç diye para alıp, kredi çektirip ödemeyen erkeklerin hikayeleri o kadar yaygın ki ama maalesef kadınlar utandığı için söyleyemiyor.

ortak arkadaş, aileye vb. bilgi vermek kışkırtabilir, hiç beklemediğiniz çirkinliklerle karşılaşabilirsiniz. ayrıca böyle olaylarda aileler, arkadaşlar da çoğunlukla haberdar oluyorlar yaptığından. ilk etapta kararlı bir tavırla sınır çizerek sorup karşı tarafın tavrına göre de en kısa zamanda bir avukatla görüşün.

düşündükçe kuruldum ya, lütfen peşine düşün emeğinizin ve buraya da gelişmeleri yazın. güzel haberlerinizi bekliyoruz.
0
Phoebe
(26.12.25)
Çok zor bir durum. Geçmiş olsun şimdiden.
0
gabe h coud
(26.12.25)
"ne olursa olsun yazma bana" dediğin için, bir kenarda "borcum da vardı, nasıl ödeyeceğim, tüh bak yazma bana demişti" diye düşüncelere dalacağını hiç zannetmiyorum.

bu kadar düşünceli bir insan, yazmasına gerek olmadan, gerekirse tek seferde,, gerekirse kredi çekerek, imkan yoksa en kötü ihtimal parça parça gönderirdi o parayı. 3 ay içinde mutlaka bir hareket görürdün yani. kesinlikle üzerine yatmayı planlıyor. tedbirini almanı ve daha fazla gecikmemeni tavsiye ederim.
+3
loch ness
(26.12.25)
direkt arayın ve parayı isteyin. üzerine de baskı kurun. o rahatsız olmalı bu durumdan siz degil. duyguları bir kenara bırakıp alacaklı gibi davranacaksınız.
+1
koela
(26.12.25)
iletişime kesinlikle geçin ve arayı fazla açmayın, arayı açtıkça üzerine yatma ihtimali çok yüksek. parayı alma ihtimaliniz çok düşük ama net ve kararlı bir şekilde konuşun insiyatifi ona bırakmayın 'ne durumdasın, ne zaman verebilirsin' derseniz o para uçar. Etrafınızda çekindiği birisi varsa mesela annem, babam, abim yada ortak arkadaşınız ama saygı duyulan bir tip bunlar öğrendi borç verdiğimi sıkıntıya düştüm bir an önce kapatalım bu konuyu beni darlıyorlar, sana ulaşmadan bu konu kapatalım gibi bir konuşma yapabilirsiniz, bu duruma düşmek istemeyip rezil olmama adına ödeyebilir borcu.
Geçmiş olsun umarım alabilirsiniz, bir daha da 1 senelik sevgiliyle bu kadar para muhabbetine girmemeniz için ders olur sizin içinde.
+2
IcedFlames
(26.12.25)
Karakteri buna müsait değil demişsin de doğru düzgün bir erkek zaten sağlık vs dışında sevgilisinden böyle bir borç almazdı, karakteri muhtemelen müsait yani gayet.

Sen sormazsan ödemez. mutlaka mesaj yoluyla sor, ödemezse takip başlatırsın artık.
+1
dfn4
(26.12.25)
parayı geri alma ihtimalin %5. iyi bir avukat bulur ve biraz hazırlıksız yakalarsan %90.
karakteri buna müsait olmayan adam çoktan bir aracıyla, banka yoluyla vs. eline geçtikte borcunu azaltırdı.
0
orpheus
(26.12.25)
2025 yılının sonlarına geldiğimiz bu zamanlarda ne kadar toplumsal cinsiyet rollerini yıktığımızı iddia etsek de, artık ilişkilerde eşitliği gözetsek de kültürümüze kodlanmış bazı şeyler hala hayatımızda yer etmeye devam ediyor.
ortalama bir türk erkeği 1 yıllık sevgilisinden kolay kolay hemen vermemek üzere bir borç falan almaz, alıyorsa da hayat memat meselesi söz konusudur.
ortalama bir insanın tüh ben geçen sene 650.000 lira borç almıştım ama bana bir şey yazma dediğinden dolayı gönderemiyorum demeyeceğini biliyoruz.

miktar ciddi, bir sene önce verildiği gerçeğini de göz önünde bulundurursak 1 milyona yakın bir borç söz konusu. eldeki tüm kanıtlar toplanmalı ve bir avukat danışmanlığında süreç başlatılmalı derim.
0
denizgonen
(26.12.25)
Naptın sen ya :(
0
yenibirgüzelnick
(26.12.25)
beraber olmaya devam etseydiniz bu borç ne zaman geri ödenecekti?
bence uygun ve resmi bir dille hatırlatmanız iyi olur. üstüne yatacağını düşünmesem de hatırlatmanız gerektiğini düşünüyorum.
0
biseysorcaktim
(26.12.25)
(16)

Yaşadığınız Evden Keyif Alıyor musunuz?

eisberg
Merhabalar.Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik has
Merhabalar.

Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik hastası evde olunca sürekli bir şeyler çekiştiriyor evi süpürüyor vs... 2 - 3 evde değiştim ve benzer sıkıntılar var. Farkettim ki bu sebeplerden evi otel gibi kullanmayı tercih ediyorum. Çok üzücü bir durum gibi geldi bana...

Sizlerde durum nasıl?
0
eisberg
(25.12.25)
Birebir aynı durumdayım ve işin kötü yanı yakın zamanda iki kuzenim taşındı yeni evlerine gittim birkaç gün kaldım oralarda hiçbir sorun yok. Benim taşındığım, yaşadığım evlerde bir kez bu sorun başladı ve 4-5 senedir devam ediyor.
Hadi beş sene diyelim, beş senede 4 ev değiştirdim hala devam ediyor. Bu yüzden ve uzaktan çalıştığım için şehir gezerek ve aylık kiralamalarla hayatıma devam ediyorum. Sırf bu yüzden ahır bile olsa müstakil ev almayı düşünüyorum.

Bu biz azınlığın laneti ve asla geçeceğini düşünmüyorum. İlk eve geç gittiğim günlerin sebebini farkettigim anı yaşadım duyurunda. Kolay gelsin
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
almıyorum ama evsiz kalıp arkadaşımda kaldığım dönemler olduğundan buna şükür diyorum. keyfimin olacağı bir eve geçsem sorunlarımın en az yüzde kırk dokuzunun çözüleceği kanaatindeyim. ev arkadaşlığı konseptinden bıktım. şu an bu evde mecburen daha fazla vakit geçiriyorum ama lisansta kaldığım evi çok zaman otel gibi kullandım.
0
black holes in the sky
(25.12.25)
Ev ile ilgili ne zaman memnuniyetsiz hissetsem aklıma 6 şubat geliyor şükrediyorum ama insanız işte.. her şey insanlar için ve bir önceki evimizden nefret ediyordum. Bin yıllık sovyet bloğu, iğrenç duvar kağıtları ve üst katta yirmidört saat şarkı söyleyen soprano oturuyordu. Bir ara deliriğ evi yakmayı bile düşünmüştüm. Neyse ki ferah aydınlık bir eve geçtik. Ev insanın ruh hali için gerçekten çok önemli.
-1
suicides underground
(25.12.25)
Evsiz olmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen biri olarak (99da yıkılmıştı evimiz, aylarca da olmadi) Evimi çok seviyorum ve tabii ki keyif alıyorum. Evde geçirdiğim vakiti çok seven biriyim. Evimde her şeyi de ona göre ayarladım. Evi ona göre tuttum. İki kişiyiz ama kocaman bir evimiz var. Her duyan hem kiramiza hem büyüklüğüne laf ediyor, iki kişi ne yapacaksınız ki diye. Anlamsız ya da ziyan zarar geliyor millete. Ama ev ya bu. Yaşiyorum ben burada, çok onemli. Kendime ait odam var. Ortak odalar var ;) her odada kitaplığım var, oyunlar var, kedimiz var at gibi koşuyor o da mutlu, çiçeklerim var. Hani büyüklüğüne göre tıkış tıkış da değil. Sade. Ferah. Halı yok. Eşyalarımı değişik yerleştirmeyi seviyorum. Her gelen bı bu kitaplık niye böyle ortada, bu niye şöyle surda değil filan diyor. Herkes bı tane şeye alışmış herkesde de o olacak.

Yüksek kat. Apaydinlik oluyor. Pencereler kocaman, dışarıyı izlemek yağmurda karda çok guzel. Sitedeki diğer evler düzgün konumlandırılmış o nedenle tüm pencereler hep açık kimseyle göz göze gelmiyoruz, bazen yarım çekiyorum tülleri. Komşuları da duymuyorum. Büyük ev olduğu için bizim gibi gençler tercih etmemiş. Yaşlılar genelde.

Ev mühim kısaca. Kimileri böyle yaklasmiyor ama benim için önemli. Küçük olsaydı da farklı olmazdı. Ki küçük evlerin de oldu yine çok guzeldi. Kalkıp sarılasim geldi evime.
+3
a perfect lie
(25.12.25)
Genel anlamda memnunum. Stüdyo tipi dairem var, mutfak ayrı. Genelde yaşlılar oturduğu için sessiz. Bir tek çatı katında oturduğumdan düz duvar yok, her yer eğik. Bi yerden kurtarıyorum diğer yere kafam çarpıyor ve hiçbir yere dolap sığmıyor. Yazın çok sıcak, kışın idare eder bi ısınması var. Bi diğer can sıkıcı şey sabah 5 itibariyle vızır vızır araba sesleri geliyor. Ama bunların dışında memnunum çünkü genel anlamda sessizlik daha önemli benim için.
0
truf
(25.12.25)
Acarkent’teyim.
Burası evimin arka bahçesi.
eksisozluk.com
+2
gabe h coud
(25.12.25)
Ben bir ay kadar önce taşındım. Önceki evimde muhiti sevsem de evin kendisine bayılmıyordum. Şu an taşındığım ev eski bir yapı olduğu için biraz tadımı kaçırsa da çok daha keyif veren bir ev. Hem evin kendisinden, hem de yaşadığım mahalleden memnunum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sırf gürültü yüzünden nefret ettim. geçen yıl alt kata havaalanında çalışan bir çift taşındı. 1 ay gece, 1 ay gündüz şeklinde. gündüz neyse de gece çok sıkıntı oluyor. sabah 7'de yatıyorlar. sabaha kadar onları dinliyoruz. mutfak kapısını hayvan gibi kapatıyorlar. vallahi evden soğudum, hiç gelesim gelmiyor. gidecek yer de yok anasını satayım. kiradayız, ev alabilsek hemen yarın çıkarız ama alamıyoruz:(
0
nothing in my way
(25.12.25)
buradaki evim büyük değil ama bahçemi çok seviyorum.

yılın diğer yarısını ise diğer ülkemde çok sevmediğim bir evde geçiriyorum. orada evde çok takılmıyorum.
0
eileengray
(25.12.25)
evimden çok memnunum. 5 senedir aynı evdeyim, sessiz, manzarası güzel, merkezi bir muhit. evin içinde de ev sahibi biraz masraf yaparak ortalamanın üstünde dizayn yapmış. çok keyifle oturuyoruz yıllardır, her gelen de çok beğenir. tam önümüzde büyük bir çınar ağacı var, en üstü kısmı bizim daireye denk geliyor. gün batımı çok güzel. komşularla hiç bir problem yok. dairelerde aspiratörler ortak bacalı değil, o sebeple koku problemi yok.

ama evimiz küçük 2+1, açık mutfak, 65 m2. aileyi büyüteceğimizden şimdi aynı çevrede 3+1 bakıyoruz. kriterimiz diğer apartmanlardan mümkün mertebe uzak, önü açık, üst kat bir yer bulmak. ayrıca yan daire ile de bağlantısı olmayan evlere bakıyoruz. alt üst kat süpriz ama en azından kattakilerden uzak dizayn edilmiş olsun gibi bir derdimiz var, ya da katta tek olsun gibi. dün bir daireye de teklif verdik, haber bekliyoruz. ama korkmuyor değilim çünkü bina yeni bitiyor. sıfır evin de biraz derdi oluyor. fakat sessiz sokakta, önü komple açık park manzaralı ve yan apartmanlarla bağlantısı yok gibi. bir de çevresinde inşaat yok. illlah geldi 1 aydır yanında inşaat riski olmayan ev arıyoruz, mayın tarlası gibi bizim oralar. konum istanbul göztepe.
0
awlmi
(26.12.25)
Aşırı evcimen biriyim o yüzden yaşadığım ev ve muhit konusunda seçiciyim, bu evi tutarken de ona dikkat ederek tutmuştum. Şehrin en sevdiğim mahallelerinden birinde, ne merkezden uzak, ne keşmekeş olan tam aile mahallesi bir yerde ve toplu taşıma (özellikle raylı sistem) ile ulaşım çok kolay ki en önemli kıstaslarımdan biri buydu.

Evin binası maalesef eski, 4. kattayım ve asansör yok, evle ilgili en büyük eksim bu. Daha uzun süre bu şehirde kalmaya devam edersem bu sebeplerden dolayı evimi değiştirmeyi düşünürüm, normal şartlar altında bu sene taşınacağım gibi bu şehirden.

Eşyalı ev tuttum, evdeki eşyalar öyle öğrenciye verelim diye spotçudan alınmış gibi değil, daha önce aile yaşıyormuş, ona göre orta-üst kalitede eşyalar var. Eski bina olmasına rağmen evin tadilatı falan fena değil. Aynı apartmandaki diğer dairelere bir iki kez girmem gerekti, onlara göre daha iyi durumda. Apartmanda yaşamayı seven biriyim ama tabii komşular da önemli. Apartmandaki hemen herkes 60+ yaş ve hepsi beni evladı gibi sevdi, o açıdan da şanslıyım. İşime karışan eden olmadığı gibi çok gürültü de yok.

Evle ilgili arada ufak tefek sorunlar çıkıyor ama öyle çok sıkıntılı bir şey olmadı neyse ki. Evden zor çıkan, işteyken evimi özledim diye söylenen biriyim. Ev mühim, evde keyif alamayacaksam hiçbir yerde alamam gibi hissederim ben
0
nundu
(26.12.25)
müstakil modern bir evde oturuyorum bahçe de büyük dışarı çıkasım gelmiyor valla.
0
hold the door
(26.12.25)
Keyif abartılı bir tabir olur, ama kendi evim olduğu için memnunum. Yazın gürültüden şikayetçiyim, kışın rahatım yerinde.
0
auroraaurora
(26.12.25)
evimi çok seviyorum. şöyle bi 20 gün daha tam kapanmaya çok ihtiyacım var. ama ses yalıtımı çok kötü. Allahtan köşe dairedeyiz de sadece 1 komşuyu duyuyoruz. onlar da suriyeli ve 3 mü 4 mü ne çocukları var. onların oturma odasıyla bizim yatak odası yan yana. geçen o evdeki adamın horlama sesini duydum, öyle bi ses yalıtımı. evi bir daha boyatacağım zaman o duvara ses yalıtımı yaptırmayı düşünüyorum.
onun dışında bir sıkıntım yok.
0
matilda
(26.12.25)
genelde evden çalışıyoruz bu yüzden evi tutarken kiradan kaçmayıp mutlu edecek bir ev tuttum. muhiti iyi, büyük, ikimizin de ayrı çalışma odası var. balkonumuz var. apartman da bakımlı, huzurlu bir apartman.
0
orpheus
(26.12.25)
hiç mutlu değilim. evimde yapısal olarak olsun genişlik olarak bence bir sıkıntı yok. sıkıntım evim merkezi bir konumda kaldığından ve 1.katta olup sokakla arasında 2 metre anca olduğu için gürültüden, kavgadan pislikten duramamam.

eskiden hafta içi ve gece saatlerinde huzurlu olurken artık 7/24 bir kaos gürültü patırtı var. genel olarak da müstakil bir ev bulmadan, daha huzurlu bir şehire taşınmadan da bir şey değişeceğini düşünmüyorum.

gelecekteki planım en kötü çatı katı ev almak.
0
denizgonen
(26.12.25)
(6)

!! spoiler !! pluribus hakkında

lüzumsuz adam
etrafımda henüz izleyen arkadaşım yok; ben ise dizi hakkında konuşmak, tartışmak istiyorum :D **spoiler içerir**virüs olarak adlandırabileceğimiz yapı, interneti/yapay zekayı temsil ediyor gibi geliyor. tüm insanların ortak bilince sahip bir organizma haline gelmesi de tek tipleşmeye doğru depar ata
etrafımda henüz izleyen arkadaşım yok; ben ise dizi hakkında konuşmak, tartışmak istiyorum :D

**spoiler içerir**
virüs olarak adlandırabileceğimiz yapı, interneti/yapay zekayı temsil ediyor gibi geliyor. tüm insanların ortak bilince sahip bir organizma haline gelmesi de tek tipleşmeye doğru depar atan sosyal medya güruhunun bir temsili sanki. carol ve manousos, bu güler yüzlü arkadaşlarımıza dahil olmayı reddederek direnişi iyi temsil ediyorlar; ancak bağışık olan diğerlerinin hikayedeki rolünü galiba ikinci sezonda göreceğiz.

siz nasıl bir tutum içinde olurdunuz:
direniş mi, yoksa sahte mutluluk mu?
0
lüzumsuz adam
(25.12.25)
Sahte mutluluk yani matrix mavi hap
0
grimavi
(25.12.25)
Önce biraz keyif çatardım. Özel jetle dünyayı dolaşır, fine dining yemekler sipariş eder, her şeyden hevesimi alınca da kardeş gelin beni de alın hive mind'ınıza derdim. Amaaaaan artık olan olmuş, hem bu dünya daha güzel diye düşünebilirdim. Hırsızlık yok, savaş yok, tecavüz yok, cinayet yok
0
kullanicadi
(25.12.25)
diyabet (moritanyalı eleman) gibi takılmayı isterdim. sıkılana kadar da takılırdım yeter normal hayat normal hayat. biraz da sefasını biz sürelim.

hevesimi alınca gelin beni alın da demezdim, nasıl olsa ya dötüme iğne sokacaklar, ya iğnesiz yolunu bulacaklar, bir şekilde alacaklar. onlar alana kadar diyabet gibi yer içer sçardım valla.
0
kibritsuyu
(25.12.25)
İlk sezonu bitirdim.

Sanırım tipik bir redpill olurdum. Evet karşı koyması çok güç farkındayım ama Paraguaylı abi gibi bir tipoloji bana daha yakın.

Evet bir yönüyle yapay zeka, teknoloji, kollektif bilinç ideasını da düşündürüyor film zaten bu konuda tartışılmasını istiyor yapımcısı ancak salt örtülü bir eleştiriden bahsetmek de doğru değil. Bilim kurgu yönü de var ve güçlü çünkü filmin. Gerçek anlamda bir uzaylı yok ama insan dışı bir güç var. Ve bu güç bilinçli olarak tanımsız bırakılıyor. Biz de tartışıyoruz işte. Bu da resmin bir parçası.
-1
ezkaza
(25.12.25)
Bir süre keyfini çatmak isteyebilirdim ama içimde sahte bir şey yaşıyor olmanın bilinci ve sıkıntısı olurdu, insanlığın değişmesini istemezdim ama dünyayı kurtarmaya üşenebilirdim:) Ortak bilince katılmayı hiç bir şart altında istemezdim, gözüktükleri gibi olduklarını düşünmüyorum, zaten gördüğüm kadarı da hiç cazip gözükmedi.
0
(25.12.25)
dizi aslında ortak bilinçte bir mutluluk olmadığını hatta bir duyguları, karakterleri bile olmadığını göstermeye çalışıyor. ortada bir insanlık hiç bir şey yok. ne bileyim bir baykuş bile sevgi gösterebilir, bir bağlılık, sadakat gösterebilir, fakat belirgin bir şekilde insanlar kasıtlı bir şekilde boş bir kabuğa dönüştürülmüş ve dünya bir zarar görmeden gezegeni savunabilecek güçten tasfiye ediliyor yeni yerleşimcilere alan açılıyor. geldiklerinde insanlara ait bir iz bile bulamayacaklar, insanlar kendini çoktan gübreye çevirip tüketmiş olacak.

ha açıkçası bir mücadele eder miyim o da tartışmalı zira her şeye erişimleri olan, her hareketinden toplu olarak haberi olan ve aslında sürekli olarak savunma halinde olan bir güruh var 3-4 kişi ile düzeltilebilecek bir şey olabileceğini düşünmüyorum. ben de sonuna kadar yer içer tüketir en son da sıkıldığım noktada fark ettiğim en hassas noktalarına bir intihar saldırısında bulunur kendimi öldürürdüm.
0
denizgonen
(26.12.25)
(9)

Kart aidati olmayan kart onerisi

narod
Var mi tavsiyeniz?
Var mi tavsiyeniz?
0
narod
(25.12.25)
-enpara
-garanti bonus flexi
-denizbank sade kart (tam ismine bakarsınız, basic bir kartı var, o işte)
0
kojonotsuki
(25.12.25)
teb sade kart
0
my fault
(25.12.25)
garanti aidatsız karta(bonus flexi) en çok kampanya veren benim kullandıklarımdan. aidatlı akbank platinumdan daha çok puan kazandırıyor takip edersen. bu arada akbank da genelde aidat kesilince ararsan kartı kapatmama sözüne karşılık aidatı iade ediyor. enpara fatura ödemeleri vs. için iyi komisyonsuz ödeme yapıyorsun. diğer bankalarda hesaptan değil de karttan ödeme yaparken ek masraf çıkıyor. eft/fast için de işlem ücreti olmadığından genelde ben para girişlerini enparaya yapıp ihtiyaca göre diğer bankalardaki hesaplara atıyorum.

garanti <3 ben diyorum, en yüksek limiti veren de garanti oldu bana. bu ay şuana kadar 3450 oldu kazandığım bonus 31 aralığa kadar 3.8k daha harcarsam 1250 daha kazanacağım.

ağırlıklı olarak migrostan alışveriş yapmamın etkisi var ama. hem migrosa özel kampanyalar var hem market kampanyaları vs. migros özel kampanyaları olmasa ve migrosta garanti posu olmasa bu puanların çoğu olmazdı.

akbank kampanyalar için illaki benim bankamın posu olacak diye ayrım yapmıyor, garanti genelde(her kampanya için değil ama çoğunda) kendi posunu istiyor.
akbank puanlarını uygulamadan herhangi bi harcamanda kullanabiliyorsun garanti illaki garanti posu istiyor puan harcamak için de. ama garanti posu büyük işletmelerde yaygın olduğundan sıkıntı etmiyorum. shell'de migros'ta hepsiburada'da vs. geçerli bonuslar.

bu ay mesela migrosta 4 kez 2500tl üzeri harcamaya 1000, migrosta 10000'e 1000 ve troy karta market alışverişinde 1000 tl bonusa kadar 10% kampanyaları yaptı. diğer market kampanyalarıyla aynı anda da sayıyor 5000'e 250, 1500'e 100vs. kampanyalar var market için.

@kojonotsuki denizdeki aidatsız net kart, sade teb'inki.
0
konetsu
(25.12.25)
Her bankanin bddk geregi aidatsiz karti olmak zorunda. Basvururken soylemeniz gerekli ama bankalar bu karti genelde troy gonderiyor. Ben sahsen bonus flexi kullaniyorum.
0
kirlipam
(25.12.25)
Neredeyse Her bankanın aidatsız kartı oluyor.
Özellikle ve ısrarla talep etmeniz halinde verirler ama. Bir de banka hesabında önemli bir miktar varsa seni kaybetmemek için sana özel bile aidat kaldırabilirler. Hiçbir şey demezsen default aidat ücretli olan kart verilir.
0
ezkaza
(25.12.25)
Bankaların hepsi aidatsız kart seçeneği sunmak zorunda. Aidatsız kartlarda puan vb. çok azdır. Taksitli alışverişlerde işe yarar. World, bonus, maximum, paraf.. bu kartlarla çalışan bankalar belli zaten.
0
yankee jumping
(26.12.25)
enpara bi bka yaramıyor.
world eko ve axess free aidatlı kartların dahil olduğu hemen hemen her kampanyaya dahil yıllardır aktif kullanıyorum tavsiye ederim.

bonus flexi'yi de beğenen çok bu arada.
0
bay b
(26.12.25)
iş bankası, yapı kredi, ve vakıfbank kullanıyorum. vakıfbank maaş kartım fakat diğer 2 banka yaklaşık 10 senedir benden aidatı kesiyor, ben de bir telefon ediyorum ve aidat parasını geri yatırıyorlar.

aidatsız kartlar genelde taksit konusunda pek başarılı olmuyor. eğer çalışıyorsanız maaş bankanızdan aidatsız kredi kartı çıkarmanızı, çalışmıyorsanız da bir tane aidatlı kredi kartı belirleyip, o kartı düzenli olarak kullanmanızı öneririm. zaten 1-2 yıldan sonra belli bir hacme ulaşmanız halinde banka aidatı sizden kesmeyecektir.
0
denizgonen
(26.12.25)
Enpara, Garanti, Denizbank gibi bir çok bankanın aidatsız ve avantajlı kartları var git: teklifimgelsin.com üzerinden detaylı bir şekilde inceleyebilirsin
0
ihsanlı
(26.12.25)
(7)

Evlilik konusu

arbre
Sürekli ev iş arasında yaşayan insanlar nasıl evleniyor, nerede tanışıyor?Eşinizle nerede tanıştınız?
Sürekli ev iş arasında yaşayan insanlar nasıl evleniyor, nerede tanışıyor?

Eşinizle nerede tanıştınız?
-3
arbre
(25.12.25)
İş yerinde
+1
mirty
(25.12.25)
is yerinde
0
lemmiwinks
(25.12.25)
Duyuruda
-1
yenibirgüzelnick
(25.12.25)
Mesleki bir eğitimde
0
dfn4
(25.12.25)
9 yıl önce Tinderda tanıştık.
-3
suicides underground
(25.12.25)
iş.
0
Hallegadola
(26.12.25)
ekşisözlükte tanıştık, sonra aynı mahallede oturduğumuzu fark ettik ve pandemi zamanında parkta buluşup neden tanışmayalım dedik. bu kadar yakınlarda oturmasaydık muhtemelen tanışmaya üşenecektik.
0
denizgonen
(26.12.25)
(6)

Yılmaz ve ya Ersoy (gibi dizisi) tarzı biriyle aynı evde kalır mıydın?

luluki
İlkkan la kalırdım diyenin aklına şaşarım.
İlkkan la kalırdım diyenin aklına şaşarım.
0
luluki
(25.12.25)
Ersoy hariç ikisiyle de kalmazdım. Ersoy teddy bear gibi. Diğer ikisi çok uyuz.
+1
boray eris
(25.12.25)
ersoy hariç kalınmaz asla.
+2
jelly bear
(25.12.25)
diziyi birkaç bölüm hariç hiç baştan sona izlemedim ama izleyen arkadaşlarım ve diziden kesitlerin sürekli sosyal medyada karşıma çıkmasıyla az çok aldığım izlenime göre;

-yılmaz: tam ortalama türk insanı; konular illa onun bakış açısına göre doğru veya yanlış. bu yönüyle birlikte yaşamak biraz zorlardı ama bence hem düşünsel hem de gündelik anlamda gayet iyi bir arkadaş olurdu, en azından samimi.

-ilkkan: siyasi çizgisini bilmem ama tam türk tipi solcu gibi. bütün bildikleri ve yaptıkları çelişkilerle ve içinde yaşadığı mikro ölçekteki topluma bile yabancı/aykırı yanları var. uzun vadede çekilmez ama güzel sohbet edilirdi.

-ersoy: hiç tahammül edemediğim insan tipi, her yönüyle itici, zırlak, kendi başına bir şeyi beceremeyen ve zekasından şüphe ettiren bir yapısı var.

yani oyum yılmaz veya zorlarsak ilkkan'dan yana olurdu herhalde.
+1
m e b
(25.12.25)
bir erkekle ev paylaştığımı hayal edemiyorum (erkeğim) çok düşkün bir durumda değilsem evimi paylaşmak isteyeceğim bir insan evladı yok dünyada.
-1
robokot
(25.12.25)
Normalde Ersoy ve İlkkan sorun çıkarmaz benim için ama Yılmaz'ın üstencil tavırları bir zaman sonra kendisini dövmeme neden olabilir.
+1
kizil karga
(25.12.25)
üçü de sorumsuz ve kaypak karakter, tam da birbirlerini bulmuşlar da o yüzden böyle güzel idare ediyorlar. ne iş yaptıkları, neyle geçindikleri belli değil tek bilinen şey yılmazın bir sürü gurbetçi akrabası olduğu ve onların evlerinde takıldıkları.
yani cevabım hayır bir kaç hafta sonra hiç bir şey yapmamaları ve sadece tüketmeleri gözüme batar üçünü de ayrı ayrı dövmek isterim.
0
denizgonen
(26.12.25)
(13)

saat sabah 8:30 - 9'da neden milletin farları açık?

semaforo de medianoche
bu soruyu en kısa günün ertesinde soruyorum ama bugüne göre düşünmeyin 1-2 aydır hayretle izlediğim bir durum bu konu. ankara'da yaşıyorum şu gün bile güneş doğuş saati 8:07 diyor, 1 kasım'da da 7:17 diyor mesela o gün yine aynı durum vardı. 8:30'da araba sürüyorum gayet hava aydınlık, açık, görüş m
bu soruyu en kısa günün ertesinde soruyorum ama bugüne göre düşünmeyin 1-2 aydır hayretle izlediğim bir durum bu konu. ankara'da yaşıyorum şu gün bile güneş doğuş saati 8:07 diyor, 1 kasım'da da 7:17 diyor mesela o gün yine aynı durum vardı. 8:30'da araba sürüyorum gayet hava aydınlık, açık, görüş mesafesiyle ilgili hiçbir sorun yok ama bakıyorum çoğu kişinin farlar hep açık. arada tek tük görüyorum kapalı olan. 9'a doğru işe gittiğimde bile hala çoğunluğun farlar açık. neden böyle ben mi bir şey kaçırıyorum?
0
semaforo de medianoche
(22.12.25)
Görünmek açısından önemli sadece görmek değil.
Farlar hep açık olsun
+4
kisa
(22.12.25)
farları zaten açmıyoruz ki, otomatik kendi çalışıyor hatta gündüz bile açık
+4
liberal
(22.12.25)
gündüz farını sormuyorsunuz değil mi?

çoğu yeni arabanın farları sensörlü, otomatik yanıyor. akşam hava tam kararmadan, sabah hava aydınlandıktan bir süre sonra farları yakıyor benim araba.
0
inheritance
(22.12.25)
2000'lerden beri böyle. Yolum da hep açık farım da diye bir kampanya yapılmıştı.
+1
croswell
(22.12.25)
@kisa: hava açık olduğunda görünürlüğe bir katkısı olmuyor benim açımdan. özellikle dikkat edince görüyorum açık olduğunu.

ben öğlen 12'de çıktığımda kimsenin açık değil aslında ama sensör demek ki sabah o saatlerde öyle algıyorsa ondan açıyor olabilir. bende araba 10 yıllık manuel açış kapayış bilmiyorum sensör işini.
0
🌸semaforo de medianoche
(22.12.25)
Gorunurluge faydasi oldugu kanaatindeyim +1. Yazin gunduz tamamen acik gunesli havalar disinda ben de surekli acik tutuyorum.
0
mbond
(22.12.25)
Bugün aynı şeyi ben düşündüm, 08:50'de arabaya bindim ve farlarım otomatik olarak yandı. Hava o esnada kapalıydı ama genelde bu saatte ve hava kapalı olsa da farlar yanmazdı, yadırgadım. Arabalar için yeterince aydınlık sayılmazmış :D Konum Ankara
0
theseachange
(22.12.25)
Gece gunduz fark etmez araba hareket ediyorsa farlari acarim
0
mirafiori
(22.12.25)
bir çok araçta çalışır durumda olduğu sürece kısa farlar hep yanar. zaten öyle olması gerekiyor. görünürlükte fark olmaması mümkün değil.
0
robokot
(22.12.25)
Ankaradan bildirmiyorum ama ben tam 8:30'da işyerine giriş yapıyorum ve 1 aydır sabahları farlarım yanıyor.
Hava açıksa bazen bir noktada direkt güneş ışığı görüyorum gözleri rahatsız edecek seviyede, orada farlar kapanıyor.
0
denizgonen
(22.12.25)
soru tam anlaşılmadı galiba farlar hep yanar diyenler var da araba kullanmaya dün başlamadım ben de birkaç yıldır dikkatimi çeken bir durumdan bahsediyorum. ekim kasım gibi başlayıp marta kadar sabah erken saatlerde farları yanıyor sadece büyük bir kesmin. öğlen 12'de kimse yakmıyor. bu aylar dışında sabahları da kimse yakmıyor. siz o durumlarda da yakıyor olabilirsiniz ama sorum o değildi benim sadece bu dönemlerde sabahları yakanların sebebini sordum. sensörmüş sebep anladığım kadarıyla onu öğrendim.

@robokot: valla faydasını geçtim aynadan baktığımda rahatsız bile ediyor beni aynalara bakmakta zorlanıyorum. gün ışığı yeterli olduğu için ara sokaktan çıkan arabayı ışığından fark etmeye falan da yaramıyor ışık kayboluyor zaten gün ışığında. onun dışında öndeki araba da normal görünüyor. kural olarak da öyle bir kural yok zaten "Gündüz görüşü azaltan sisli, yağışlı ve benzeri havalarda, kullanılır." yazıyor sadece. ben açık havalar için diye belirtmiştim.
0
🌸semaforo de medianoche
(23.12.25)
türkiye'de henüz zorunlu değil ama olmalı diyorum "öyle olması gerekir" derken. bunun zorunlu olduğu pek çok ülke var. mevsimsel olarak zorunlu olduğu daha fazla ülke de var. ülkemizde motosikletlerde zorunlu sadece şu an.

eğer gözlerinizde bir sorun yoksa ve yakılan farlar uzun farlar değilse gün içinde arkaplan ışığına oranla gözlerinizi rahatsız etmesi mümkün değil, belki bir doktora görünmek gerekebilir. zaten gözle farkedecek hatta rahatsız edecek kadar gözüküyorsa görünürlüğü arttırdığı garantidir diyebiliriz - burada da biraz çelişki olmuş. kısa far gün ışığının yeterli olduğu anlarda neredeyse görülmez, ancak anlık olarak ışığın yeterli olmadığı durumlarda (gölgede kalan yerler vs.) hayat kurtarabilir. herkes her an başkalarını düşünüp aç kapa yapmayacağına göre açık bırakmakta zarar değil fayda vardır sadece.
0
robokot
(23.12.25)
trafiğe çıktıklarında hava karanlık oluyor da ondan.
0
ground
(23.12.25)
(7)

Batarya Değiştirmek Ölüyü Diriltir mi?

lazor
İphone 12 mini kullanıyorum. Cihazdan çok memnunum aslında ama zaman geçtikçe/ güncellemeler geldikçe takılmalar can sıkmaya başladı. Sık sık ısınıyor, sesler bazen çok az geliyor. Aslında hala daha iş var da tökezliyormuş gibi geliyor.Pil sağlığı %72 olmuş. Bataryasını değiştirsem performansında iy
İphone 12 mini kullanıyorum. Cihazdan çok memnunum aslında ama zaman geçtikçe/ güncellemeler geldikçe takılmalar can sıkmaya başladı. Sık sık ısınıyor, sesler bazen çok az geliyor. Aslında hala daha iş var da tökezliyormuş gibi geliyor.

Pil sağlığı %72 olmuş. Bataryasını değiştirsem performansında iyileşme olur mu acaba? Mini modeller devam etmediğinden yeni modellere çok çok sıcak bakmıyorum ama bu da yakında suyunu çıkaracak.

4-5 bin diyor batarya değişimine. Pil ömrü dert değil; şarj sürekli elimin altında. Performansa etkisi olmazsa masraf etmeyi istemiyorum.

Ne dersiniz ne yapmalı?
0
lazor
(15.12.25)
performansında bir değişiklik olmaz. bataryası erken bitiyorsa bu sorun çözülür.
0
orpheus
(15.12.25)
iPhonelarda batarya eskiyince Ani kapanma olmasın diye performans azaltma yok muydu? planlı eskitme meselesi bu değil miydi?

daha doğrusu apple, cihazı yavaşlatıyoruz çünkü batarya eskidiği için gibi bir açıklama yapmıştı diye hatırlıyorum. Apple kullanmadığım için daha fazla bilgim yok
+1
denemeyanilma
(16.12.25)
emin olmamakla birlikte, telefon şarjdayken performansı artıyorsa, pil değişince de artar diye düşünüyorum.
0
duyuruuser
(16.12.25)
benim iphone 14 pro ve pil sağlığı %75 idi. değiştirdim ve performansı gerçekten arttı. artık telefonum ısınmıyor ve pili çabucak bitmiyor.

sadece orijinal pil olmasına dikkat edin. troy, apple store gibi yerlerde bu işleminizi yaptırın. zaten 3-4 saatte değiştiriyorlar öğleden önce giderseniz. randevusuz gitmeyin.
0
elektr10
(16.12.25)
değiştirmen için batarya ölüyor zaten. arada çok fark var. değişmeni mecbur kılıyor ya da yeni telefon almanı.
-1
koela
(16.12.25)
Ben bu islerden anlayan bir arkadastan performansa etkisi var diye biliyorum.
0
mbond
(16.12.25)
12 kullanıyordum. Pili değiştirtmem telefonu yenilemişçesine etkili oldu.
Isınıp kasan telefon canlandı. Halbuki pil ömrü de 80'lerdeydi performans yönetimi de uygulandı demiyordu.
0
denizgonen
(16.12.25)
(27)

togg ve akp

biseysorcaktim
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu. arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?edit: soruy
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu.
arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?

edit: soruyu neden eksilediniz yahu. herhangi bir yargı yok burada. aradan geçen zamanda bu siyasi bağdaşım devam ediyor mu azaldı mı aynı mı diye sorduk sadece.
-11
biseysorcaktim
(14.12.25)
bence değişen bir şey yok.
+17
klassno
(14.12.25)
benim halen aklıma akp geliyor. içindekiler de akpli gibi.
+12
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(14.12.25)
Öyle görünse de bir aracı doğrudan siyasi bir parti ile ilişkilendirmek yanlış bir düşünce.
Bir aracı kullanmak için önce satın almak sonra yakıtı doldurmak gerek .
Oy vermenin , parti üyesi olmanın burada hiç bir anlamı yok.
Tarihe bakarsanız devrim arabasının yapımında da "devlet eli" vardı ve şaibeli bir çok sebepten dolayı ( askerî araç gereç ve silah konusundaki girişimler de dahil ) üretimi de yapılamadı.
Yıllarca hikayesi anlatıldı.
O zamandan bu zamana kendi arabamızı yapamamak toplumda bir uhde olarak kaldı. Haliyle Türkiye eski Türkiye olmaktan çıkıp ortam müsaitken böyle şeyde devlet eli gerekliydi, hükümette üzerine düşeni yaparak destekledi.

- Marmaray hizmete girdiğinden beri kinle inatla kullanmıyorum...diyen birileri var mı hala ? Olmaz sanırım.
Bir şekilde sağcı ,solcu, tarafsız herkesin işi düşecektir.
Tarihe bir bakın köprüler konusunda da her bir yerlerden "yapılmamalı" diyerek karşı çıkmalar söz konusu .

Samimi olmak lazım.
Togg'a bir parti'nin bir unsuru veya aracı olarak bakan , örneğin TOKİ projeleri de içinde aynı sekilde düşünmeli o halde.
Siyasi düşünce vs. bakmadan TOKİ hususunda benim gördüğüm büyük bir rağbet olduğu.
Kimse bu proje için :
Akp döneminde olmuştur (!) demiyor . Demek ki alıcısını çok ilgilendirmiyor ve aklına herhangi bir parti gelmiyor .
Önemli olan ise sadece , satın alma konusundaki düzenlemelerin kişiye uygun olması. Toplam fayda önemli ne de olsa.

Üstte de yazdım samimi olmak lazım.
-18
diyecevaplandı
(14.12.25)
TOGG kullanan ya AKP'lidir ya da AKP'lidir.
Üçüncü seçenek ise bir yerden bir şeyler yiyordur. Yani yine AKP'lidir.
+11
anatomik
(14.12.25)
arabanın badem bıyığı var. seçim dönemi meydan meydan gezdirilen bir arabayı asla almam. gerisi hikaye.
+8
scudman1
(14.12.25)
o arabaya hiçbir zaman siyasetten bağımsız bakılamayacak
+9
cay koy geliyorum
(14.12.25)
Şu an piyasadaki belki de en makul arabalardan biri özellikle t10f uzun menzillisi son derece iş görür.

Lakin seçim zamanı üniversite kampüslerine bile götürülen, iktidar partisindeki tüm bakanların binip binip reklamını yaptığı, bir partiye ait propagandaya dönmüş arabayı a partisi de çıkarsa almam b partisi de çıkarsa almam. Zira bu tarz hareketlerle arabayı kamuya değil belli bir gruba mal ettiler.

Bu yaptıklarından dolayı da bu enflasyon ortamında dehşet uygun kredilerle, besbelli bir şekilde bu arabaya özel çıkarılan ÖTV avantajına rağmen beklenen satışlara da ulaşabildiğini düşünmüyorum. Benzeri fiyattan Tesla satılınca TOGG gibi avantajlı kredi imkanları olmasa da neler olduğunu yazın hep birlikte gördük.

Ayrıca burada bir akçomarın marmaray örneği bile neden alınmaması gerektiğini çok da güzel göstermiş. yüzyıl önce yapıldığından dolayı var olan banliyö hattına Senin benim vergilerimle japonlara tüp geçit yaptırıldı diye belli bir partiye mal etmiş. Belli bir partinin o hatta dair yaptığı şey ise o hattaki tarihi tren istasyonlarını ya kaderine terk etmek, ya da ranta açmak.
+3
denizgonen
(15.12.25)
Togg kullanan biri görürsem siyasi tercihini çok rahat anlarım. Togg ne zaman bu bakış açısını kırmış :p Ben mi kaçırdım? Şahsen milyonlarım olsa, en iyi araba olsa bile almam.
+3
cemallamec
(15.12.25)
@deniz... sözünü iade edelim önce.
marmarayı kendince "güya" açıkladın. hadi istersen askeri silah araç gereç yapımının önündeki engellemeleri ,yapılan sabotajları da anlat. Yaklaşık 100 yıllık Türkiye'de hangi projeler rafa kalktı veya göz ardı edildi anlat istersen
Köprüleri vs bir çok şeyi istemeyenler oldu bu ülkede . Baksana arşivlere.
Toki örneği de Togg'u almamak için yeterli sebep mi sence? (!)
Togg seçim zamanı üniversite kampüslerine mi götürülmüş.
Aracı gören herkes anında siyasi tercihini mi değiştiriyor? O üniversitelerde hiç mühendis adayları yok mu ? İlham kaynağı olmasın mı gençlere? Yıllar yılı kampüslerde gençler arasında her tür olayların çıkmasına alışmıştık oysa (!)
Meseleye nerden baktığında ilgili bu konular . Bakış açın dar.

Yazdığına bakılırsa vergi vermekte zoruna gidiyor. Kamu hizmetleri başka neyle olacaktı?
Senin gönüllü vereceğin bağışlarınla ?

Anlayamadığın ve sanırım yıllar geçse de anlayamacağın şey şudur ki doğru olana doğru demeye oldukça zorlanıyorsun.
Türkiye'de ve Türkiye için yapılan her işi sadece bir parti veya kendi ideolojin odaklı düşünmeye mahkum etmişsin kendini.

Oyunu Tesla'dan yana mı kullandın şimdi?
Dolayısıyla Elon Musk'a gitti oy.
Hani şu Trump hükümetinde yer alan adam. Sana kısmende olsa hak verdim.
Yakınlarda başka alternatifin yoktu ne de olsa.

Gerçekte benim için mesele, parti falan değil. mesele anlamlı bir işi , faaliyeti vs. ortaya koymak. Yakın geçmişte araç değiştirmeyi düşündük ama Togg bir seçenek olmadı benim için. Sebep parti siyaset vs. de değildi.
Aslında sen almaya niyetlisin ama o düşündüğün etiketi yemekten korkuyorsun. İyi anlıyorum durumunu.
-16
diyecevaplandı
(15.12.25)
onu bilmiyorum da simdi ortaklik durumuna baktim. doktor bu ne. anadolu, bmc, turkcell, zorlu, tobb ortaklasa araba yapmis. ne alaka.
0
antikadimag
(15.12.25)
@diyecevaplandı

arkadasin soylemek istedigi sey su:

sen herkezden topladigin vergi ile zaten yapman gereken seyleri yapinca, sanki kendi cebinden para verip de kamuya hibe etmis gibi, "ahanda biz yaptik" dedigin zaman bu ucuncu dunya ulkesi siyaseti oluyor.

marmaray bitik vaziyetteydi, tup gecit de gerekliydi, yapildi ki yapimi baya uzadi bu arada, neyse bir sekilde bitti ve ise yariyor. bu bence guzel yatirim. ben mualifim ama kullaniyorum, zink diye kita degistiriyorum, helal olsun diyorum, hic binerken kufretmedim.

ama obur taraftan togg'a para harcamak yerine, tarima, hayvanciliga, turizme yatirim yapilabilirdi. zira her ulkenin illa bir araba markasi olacak diye bir zaruret yok.
bu biraz ayranim yok icmeye kafasi, giyecek donun yokken bir sekilde kredi cekip araba almaya benziyor. araba parcalarini bir araya getirince bir anda ulke simulasyonuna medeniyet yuklenmiyor.

universitelerde muhendis adaylari var evet, ama yandas degilsen togg fabrikasinda calisma ihtimalin yok ise, orda sikinti var demektir. senin kurumlari, kendine oy verecek adam devsirmek icin kullanmaman, kamuya acik duzenlemen lazim.

ozetle: kamunun bekledigi sey su, vergiyi topla, kacirmadan kamunun faydasina, kamuya artistlik yapmadan, isini yap. herkese esit davran. bu kadar. aldigimiz hizmetten memnunsak devam edersin, degilsek indiririz.

ama degiliz diyelim, baskasini sececez, secenekler surekli hapse giriyor. :)
eskiden asarlardi, en azindan asmiyoruz artik, muebbet ile idare ediyoruz.

1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor.
+2
cooperr
(15.12.25)
cuma namazında cami önüne bırakılmıştı. yani siyaset uğruna her şeye alet edildi. mesafeli olmakta fayda var.
+2
ground
(15.12.25)
devletin böyle bir üretimi, satışı için güzel faizli ya da faizsiz kredilerle desteklemesinde bir problem yok ama hükümetin bunu bir siyasi propagandaya dönüştürmesi sıkıntılı. aracı almayı planlasam düşüneceğim ilk şey yarın olası bir iktidar değiştiğinde üretim hattı duracak mı, yedek parça konusunda bir problem yaşar mıyım olacaktır. araç üretimi bir süreç ama sürdürülebilirlik başka bir şey. tesla gibi bir şirket globalde karlılık problemi yaşarken, şimdilik ülke içi satılan ve avrupa'da bir-iki ülkeye ihraç edilen togg'un geleceği nasıl olacak bilmiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(15.12.25)
@ cooperr
yazdıklarının her birine tek tek cevabım var ama çok uzatmayacağım.
Ama madem ki :
1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor... " dedin sana açıklayayım.

1950 de demokrat parti büyük bir oy oranı ile başa geldi. Neden ? 1946 ya kadar seçimler "açık oylama, gizli sayım " ile oluyordu. Meclisteki tartışmalar vs. ile bu uygulama sonunda değişti.
Araştırabilirsin o özellikle 1946 seçimleri "şaibeli " olarak değerlendirilir kaynaklarda.

Anadolu insanının hak etmediği çok şey olduğu gibi yine onun büyük oranda seçtiği başbakan asılmayı da hak etmiyordu . Demek ki iktidar olmakla , gerçek manada muktedir olmak farklı şeyler. Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren.
1950 den beri Anadolu insanının gönlüne girmek isteyen, ayrı siyasi ayrı bir alternatif olmak isteyen bunu yapabilirdi.
Evet Anadolu insanı mehterden anlar kökenine bağlıdır ama batı orkestra ve operasından anlamaz.
(Ne yapsın çiftçi traktörle tarla sürerken Mozart mı dinlesin ?)

Neyse sen de çok aşırı hümanist olduğundan bu gibi alışkanlık veya tercihlere saygın vardır sanırım .
-7
diyecevaplandı
(15.12.25)
teşekkürler.

lütfen polemik oluşmasın.
ilk çıktığında siyasete alet edilen togg, görünüşe göre aradan zaman geçse de bu imajdan kurtulamadı.

verilen teşvikler, aracın iyi ya da kötü olması, bu araba alınır mı alınmaz sorusu değildi.
sadece o etiket zamanla silindi mi, azaldı mı, siyasetten bağımsız bir hale geldi mi sorusuydu. az-çok cevabımı aldım. politik tartışma olması amacıyla sormadım bunu.
+1
🌸biseysorcaktim
(15.12.25)
Cevaplardan göründüğü üzere tamamen aşılmış bir konu değil.

akp bu girişimin çok ekmeğini yedi ama togg markası da sonuçta bir şirket ve alınabilir bir ürün ortaya koymadıkça kapanacak.

bence güzel araba, belli başı kronik sorunları olmasa satışlarını katlar. Bizde milliyetçilik çok fazla, gerekirse daha fazla ödeyip Türk malı alacak kişi sayısı hiç az değil.
0
duyuruuser
(15.12.25)
Halk arasında bu algı ne yazık ki var. Şu an Togg alan iki kesim var. Birincisi kredi avantajından yararlanmak isteyen ikincisi akp li olan.

Aslında önemli olan bunların hiçbiri değil. İhracat yapmaları lazım. Ülke içine satmayla bir yere varılmaz. Millet yok tasarımı yabancı yok motoru yabancı vs diye eleştiriyor. Neresi yerli neresi yabancı hiçbiri önemli değil. Bu markanın yurt dışına ürün satıp yurtdışından gelir elde etmesi lazım. Basitçe bir mala katma değer ekleyip kazanç elde etmen lazım. Yoksa yurt içinde kredilerle gideceğin yer bir yere kadar. Hala bu konuda adam akıllı bir gelişme göremiyorum.
0
nuevo
(15.12.25)
şöyle söyleyeyim o araba bana bedava verilse AKP'li sanılmamak için almam.
ve her togg kullanan gördüğümde pis pis bakıyorum akpli bu diye. maalesef engel olamıyorum kendime.
+2
matilda
(15.12.25)
Togg duyurulduğunda her kesimin ilgisini çekmişti. Akepe arabasına kendileri çevirdi, dedikleri gibi bedava verseler binmem.
+1
aguen
(15.12.25)
araba akp arabası. bu algıyı bizzat bilinçli olarak bile isteye yaratan da akp'nin kendisi.
yine kendileri o kadar abarttı ki bu algı geri dönülemez şekilde yerleşti.

bedava verseler kesinlikle almam. ki arabam da 2012 model clio bunu dikkate alarak düşün.

kırsal bir ilçede öğretmenim, yoğun propaganda yaptıkları dönemde ilkokulların bahçesine dahi park edip sergilediler, kantinden tost alacak parası olmayan çocuklara. ilyas salman'ın sarı mercedes filminde kodaman bir tipin köye gıcır arabasıyla gelip köylü gariban çocukların arabanın dışından arabanın yanına öbekleşip arabanın içini seyrettikleri sahne vardı, bir benzeri yaşandı. bu utanç verici sahneden sonra togg dünyanın en kaliteli otomobili olsa da hiç umurumda değil.
+4
wilhelmwasmuss
(15.12.25)
yoo gayet de akp markası
+2
nothing in my way
(15.12.25)
duyuruda herkese cevap yetiştirenlere bakınca zaten cevabı anlıyorsun. togg, madem onlar yapıyor bizim de bir tane olsun.. parasıyla değil mi? arabasıdır.

togg Türkiye'nin markası olabilirdi ama akp sonrası hızla düşüşe geçip yabancı bir markaya satılacaktır. adamlar o kadar itici ki sanki içten yanmalı motor yapılmış gibi caka satıyorlar. otomobillerin kritik parçalarını üretmek ve dünyada öncü olmak ülkeye daha fazla değer katabilirdi. yine ilaç-medikal ve tarım sektörüne büyük destekler verilseydi bu alanlarda da lider olabilirdik..
+1
jepa
(15.12.25)
Müzmin muhalif olan bir akrabam togg ilk çıktığından beri kullanıyor. Adamın işi de galericilik yani arabadan piyasasından anlayan biri.
Ben şahsen Her gün istanbul trafiğinde epey togg görüyorum ve toplumun her kesiminden kullanıcısı olduğunu görüyorum.

İnsanları bu şekilde salt satın alma davranışına göre bir siyasi kimlik temellendirmesine maruz bırakmak kesinlikle akıl dışı. Hatta arttırıyorum, Bu şekilde bir argümantasyon kurabilmek; togg’un ilk çıktığı zamanda siyaseten militarize olmuş bir klik tarafından dile getirilen “maket bu” şuursuzuğuyla birebir aynı.
-3
ezkaza
(15.12.25)
@diyecevaplandi

"Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren." yazdiklarimdan saygi duymadigimi nerden cikardin, anlamasi guc.

hem gereksiz alingansin hem de kafan baya bulanik gibi, o bulanikligi da giderecek enerjim yok yaw.
0
cooperr
(15.12.25)
akp'lilerin bile akp'li olduklarını söylemeye çekindikleri-utandıkları bir toplumda (duyuruda mesela diyecevaplandı, ezkaza nicklerine kaç kere bakmışımdır ulan bunlar akp'li mi acaba yoksa ben mi pinpirikliyim diye -ki acemi duyuruclar yine ezkaza'yı akp'li zannetmeyebilir swh-) togg'un potansiyelinin çok altında kalması gayet doğal.

erdoğan ülkenin tamamını kapsayan, kucaklayan biri olsaydı, ya da en azından şimdiki başkanlık tipinde değil de eski dönem partisiz cumhurbaşkanı şeklinde görevini sürdürseydi bile o araba milliyetçi duygularla en muhalifinden sekülerine marjinaline kapış kapış giderdi.

samimi konuşalım yazmış arkadaşımız, samimi konuşalım. bakkaldan sakız alan 5 yaşında çocuğun bile marmaray'da ödediği vergisiyle misli misli hakkı varken, siz bunu reisin millete bir lütfu olarak görüyorsunuz; yukarıda bizzat kendisiitiraf etmiş bunu zaten.

1'e yapılacak köprüleri 10'a yapıp, ulaşılması mümkün olmayan "geçiş garantisi" sayılarını halkın tamamına ödetmek mi hizmet?

hatay'a hiç gittin mi mesela? 3 sene oldu halen daha insanlar konteynırlarda yaşam mücadelesi veriyorlar. ya devlet bir işi kar amacıyla yapar mı? 1,5 milyon maliyetle yaptığı daireyi 2,5 milyona vatandaşına satıyor. toki ile ilgili de şok belgeler çıkacak yakın gelecekte buna inanıyorum, zaten çözülme kısmen başladı..

samimiyet samimiyet diyorsunuz. olm reisçi değilmiş gibi yaparak milleti manyak etmeyin bir kere :) hele "muhalif galerici" karakterine kahkaha attım.

neye muhalif hacı, içten yanmalıya mı :))
+1
makbur
(15.12.25)
Yakıştırma mı?

Parti rozeti gibi bir şey TOGG marka araç.

“Alırsam akpli zannedilir miyim” yahut “ak partili olduğum anlaşılır mı” diye düşünüyorsan cevap evet. Hiç şüphen olmasın.
+1
lazor
(15.12.25)
Her Akp'linin Togg'u yoktur ama Togg'u olan herkes Akp'lidir.
+3
kizil karga
(15.12.25)
(9)

trakya'nın neresi

banabırakbende
memur ailesi olarak trakyanın en yaşanılır yeri neresidir? ilkokul çağında iki küçük yavrumuz var. kirada oturulacak. gece hayatımız yok. bi şehirden beklentimiz sakin ve güvenli olması. trakyanın neresi, neden?
memur ailesi olarak trakyanın en yaşanılır yeri neresidir? ilkokul çağında iki küçük yavrumuz var. kirada oturulacak. gece hayatımız yok. bi şehirden beklentimiz sakin ve güvenli olması.

trakyanın neresi, neden?
0
banabırakbende
(09.12.25)
trakyanın en güvenli şehri edirnedir. sakin mi bilmiyorum 2000 yılında çıktım edirneden ondan sonra ayda yılda bir ziyaret için gittim.


üniversite olmasından dolayı öğrencilerin yoğun olduğu bir yer. öte taraftan sınır olması sebebiyle polis jandarma sayısı çok yüksek. her 3 kişiye 1 polis veya asker düşüyor derlerdi eskiden.

edirnede iş imkanı sınırlı. o yüzden edirneden ayrılmak zorunda kaldım, memursanız iş sorununuz yoksa bence tam yaşanılacak şehir.


ev fiyatları yüksek.

öte yandan mesela sebze meyve fiyatları da istanbuldan edirneye gidene kadar yol boyunca artıyor. bulgarlar çok alışverişe geliyor edirneye o yüzden hani oturayım bi yerde yemek yiyeyim desen muhtemelen diğer yerlerden daha fazla hesap ödersin.
sabah işe gidiş geliş saatlerinde trafik de oluyodur muhtemelen. yazın bir de edirnede kimse kalmaz. herkes yazlığına eneze erikliye falan gider. öğrenciler memleketine gider.


böyle böyle yazmaya başlayınca aslında güvenlik dışında yaşanılacak bir yer olmadığını anladım :) ha güzel mi güzel tabi :)
+1
Fodera
(09.12.25)
trakya'da yaşıyorum, tek çocuklu memur ailesiyiz.

bir kaç yıldır edirne'nin bir ilçesinde yaşıyoruz, daha öncesinde de tekirdağ'ın bir ilçesinde yaşıyorduk. beklenti sakin ve güvenli olması ise kırklareli merkez. ama azıcık da şehir hayatı olsun, bir miktar da dışarıda vakit geçirilecek bir şeyler olsun diyorsanız edirne merkez. memursanız yeşil pasaport da varsa, edirne merkezden canınız istedikçe plan program yapma gereği duymadan yunanistan/bulgaristan gezmeleri de yapabilirsiniz. hoş kırklareli için de aynı şeyi yapabilirsiniz gerçi ama çok daha butik bir şehir. şehir merkezinde sahil de olsun, akşam ailece sahile inip çay kahve içelim çocuk da sahil kenarındaki parkta eğleşsin derseniz de tekirdağ merkez. kısacası üç il merkezi de sakin bir yaşam isteyen memur için güzel yerler.

ben şahsen merkez ilçelere geçebilir olsam üçüne de razı olurum.
+1
wilhelmwasmuss
(09.12.25)
trakya deniyorsa benim de tercihim kırklareli olur. edirne biraz daha karışık kalıyor bence, sınır bölgesi olmasından dolayı illa bir hareketlilik var. Kırklareli tam bir memur ve yerli şehri benim gördüğüm. bence biraz da sizin gezmeniz etmeniz görmeniz gerekiyor. bence güzel şehirler hele ki kırklareli ama soğuğu da pistir, ülke içinde bir yere gitmek istediğinizde istanbuldan geçmek zorunda olmanız vesaire aslında büyük sıkıntılar.
0
denizgonen
(09.12.25)
edirne'de 6 yıl yaşadım. hayatımın en sakin, en güvende hisettiğim, en güzel yıllarını yaşadım. belki de öğrencilik dönemi olduğu için ekstra güzel gelmiş olabilir ama yine de şehirde mutluyduk. hareket istediğimizde harekete gidiyorduk, sakinlik istediğimizde sakinliğe gidiyorduk. edirne merkez yalnızca hafta sonları biraz kalabalık oluyor ama o da istanbul'un 10'da 1'i falandır. çocuk için de güzel bir şehir bence. kesinlikle edirne diyebilirim.
0
cisimcik golgi
(09.12.25)
iş sebebiyle bir kaç haftayı tekirdağ'da geçirmiştim. hayat pahalılığının, hele ki kiraların istanbul'dan farklı olmadığını söylemişlerdi. bence fazlasıyla sakin ve yavaş bir şehir. güvenlik kısmını bilemiyorum.
0
lil siztah
(09.12.25)
çerkezköy hem istanbula yakın hem sessiz sakin hem şehir hem köy
-1
koela
(09.12.25)
havakirliliği oranlarına bakmanızı öneririm, sanırım çerkezköy veya çorlu kışın hava kirliligi olabiliyor.
0
liberal
(09.12.25)
çerkezköy,kapaklı en kötüsü bence.

Beklentiye göre değişir. Çorlu ve Lüleburgaz büyük ve iyiler fakat hava kirliliği problemleri var. Edirne ve kırklareli ilçeleri gerçekten lüleburgaz hariç çok çok küçük ve beklentinizi karşılamayacak yerler. Tekirdağ,kırklareli veya edirne merkez derim ben olsam.
+1
biravekahve
(09.12.25)
Kırklareli çok göç almasına rağmen diğer illere göre daha küçük bir yer.
Olanaklar kısmen var yinede.
Organize sanayi var büyümekte olan.
Avm yok desek yeridir.

Edirne daha büyük bir yer.
Avm filan var. Sanayi yok.
Karaağaç, meriç filan var ama merkezde çokta bir şey yok gibi

Tekirdağ çok daha büyük bir yer zaten. Sanayi var gibi.

Siz ilçeler veya köyler mi düşünüyorsunuz, yada il merkezleri mi ?

İlçe veya köy düşünmüyorsanız kırklareli ne kadar güvenli olsada eskiye nazaran göç çok aldığından trafik mevcut, park yerleri sıkıntılı
0
kararsızataletfilozofu
(09.12.25)
(13)

bilgisayar toplama

Fodera
arkadaşlar şöyle bir sistem kurdum bir inceler misiniz? eksik ya da yanlış bişey var mı? genelde müzik yazılımları, oyun, ara sıra video edit 3d render ve video izleme için falan kullanacağım. mac bakıyordum fiyatları ve fiyatlarına göre özellikleri bana biraz fazla geldi. ayrıca müzik için kullanab
arkadaşlar şöyle bir sistem kurdum bir inceler misiniz? eksik ya da yanlış bişey var mı? genelde müzik yazılımları, oyun, ara sıra video edit 3d render ve video izleme için falan kullanacağım. mac bakıyordum fiyatları ve fiyatlarına göre özellikleri bana biraz fazla geldi. ayrıca müzik için kullanabildiğim mid 2015 bir macbook pro var. en son 2015 yılında bu maci almıştım. artık bir bilgisayar toplamanın zamanı geldi. hedefim 10 sene kullanmak.

windows olayını nasıl yapayım onu bilemedim. lisanslı 11 mi alsam yoksa torrentten devam mı? malum steam dışında lisanslı hiç bişeyim olmadı bu güne kadar :)


MSI B550-A PRO 4400MHz(OC) DDR4 Soket AM4 M.2 HDMI DP ATX Anakart 1 Adet
AMD Ryzen 7 5700 3.7GHz 16MB Önbellek 8 Çekirdek AM4 7nm Tray İşlemci 1 Adet
ASUS TUF Gaming GeForce RTX 5060 Ti 16GB OC GDDR7 DLSS 4 128 Bit Ekran Kartı 1
Lexar 16GB (2x8GB) Thor 3200MHz CL18 DDR4 Siyah Dual Kit Ram 2 Adet
WD 1TB GREEN SN3000 NVMe Gen4 M.2 SSD 5000MB Okuma / 4200MB Yazma 2
Thermaltake TH240 V2 ARGB AIO 240mm İşlemci Sıvı Soğutucu 1 Adet
MSI MAG FORGE 121A B75 PCIE5 750W Bronze Tempered Glass RGB Fan ATX kasa
ASUS USB-AC58 Kablosuz AC1300 Dual Band USB Adaptör 1 Adet
ASUS SDRW-08D2S-U Lite 8X Harici Slim Beyaz DVD Yazıcı 1 Adet
TP-LINK UB500 Bluetooth 5.0 Nano USB Adaptör 1 Adet
LG 27" UltraGear 27GS75Q-B 1Ms GtG 180Hz (O/C 200Hz) (HDMI-DisplayPort) HDR10 Destekli QHD (2560x1440) IPS HDR10 Pivot Oyun Monitörü
0
Fodera
(07.12.25)
işlemci ve anakart seçimi yanlış. bunların üretimi dolalı yıllar oluyor. am5 socket bak. sonu 600, 700, 800 ve bunların x'l kombinasyonuyla bitenler iyidir.
rtx iyi tercih. her oyunda işe yarar.
sıvı yerine kule tipi havalı soğutma al.
+2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.12.25)
AM4 makinayı 10 sene kullanamazsın. ayrıca şu an AM5'te Anakart ve işlemci için vereceğin para (DDR5 Ram'i güncel durumdan dolayı ayrı tutuyorum), AM4 sisteme vereceğin paradan çok farklı olmayacak. Üzerinde hala VGA çıkışı olan 5-6 senelik AM4 anakart yerine USB-C falan doğru düzgün AM5 anakart alıyorsun...
+1
malheiros
(07.12.25)
Çok güzel yanıtlar verilmiş, +1 demek için yazayım. Ryzen 7 7700 / 7800X3D kullanım hedefiniz için şart, AM5 anakart (B650/B650E) ise önümüzdeki 10 yıllık kullanım talebiniz için olmazsa olmaz diyelim. Bir de 750W yeterli ama RTX 4070 ve üstü düşünecekseniz 850W Gold daha iyi olur.
+3
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.12.25)
arkadaşlar bana işlemci, anakart ve ram . tam marka model olarak önerir misiniz? yine hata yapmak istemiyorum. hatta kasasından soğutucusuna tam sistem toplasanız da olur. 10 senede bir bilgisayar toplamaya çalışınca gördüğünüz gibi ağzıma yüzüme bulaştırıyorum.
0
🌸Fodera
(07.12.25)
İşlemci: AMD Ryzen 7 7700X
Anakart: ASUS TUF GAMING B650-E WIFI AM5
RAM: 32 GB DDR5

Bence bu şekilde ideal olur ama bekleyin, diğer arkadaşlar da yazsın.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.12.25)
Hocam aklınızdaki max bütçe nedir bu arada kasa için? + ekran için?
0
hakmut
(07.12.25)
AMD Ryzen 7 7700 3.8 GHz 32MB Önbellek 8 Çekirdek AM5 5nm Tray İşlemci
ASUS B650E MAX GAMING WIFI WHITE 8000MHz (OC) DDR5 Soket AM5 M.2 HDMI DP ATX Anakart
ASUS TUF Gaming GeForce RTX 5060 Ti 16GB OC GDDR7 DLSS 4 128 Bit Ekran Kartı
CORSAIR 3500x 850W 80+ Gold RGB Tempered Glass Siyah ATX Mid Tower Kasa
Kingston 1TB SKC3000S Gen4 NVMe M.2 2280 SSD (7000MB Okuma / 6000MB Yazma)
Lexar 32GB (2x16GB) Thor OC 6000MHz CL38 INTEL XMP/ AMD EXPO DDR5 Siyah Dual Kit Ram
Thermaltake ASTRIA 200 ARGB 120mm Kule Tipi İşlemci Soğutucu


arkadaşlar böyle bi sistem topladım. ha neye göre topladın derseniz onu da bilmiyorum ki aynı ekran kartının 3 binlira fiyat aralığında olan değişik versiyonları var ama baktığınız zaman özellikleri aynı. bi el atın.
@hakmut ekranı klavyeyi başka bi yerden aldım. eski sistem 76 binlira tutuyordu bu yukarıdaki 90 bin tutuyor. 10 sene götürecekse bence 14 binlira fark için değer ama dediğim gibi habire atıyorum sepete ama hiç bir bilfgim yok :)
0
🌸Fodera
(07.12.25)
am5'e geç.

ryzen 7 7800x3d'den aşağı işlemciye gitme. tray bulabilirsen yapıştır direkt.
ramlerin fiyatları uçuyor biliyorum ama lexar'ın ramleri çok tavsiye edilmez. başka bilinen markalara bak. 32 gb yeterli.
0
false pretension
(07.12.25)
DDR4 performans olarak bariz bir eksiklik hissettirmiyor ama yeni sistem toplarken bence artık tercih edilmemeli.
PSU iyi değil. 750w az ve bronze olmamalı. yeni sistemde min 1000w alırdım. corsair çok iyidir psu da.
işlemci ile ilgili yorumlara katılıyorum. yeni soketten devam edilmeli.
belli bir sebebi yoksa bluetooth anakarta entegre daha iyi. kafadan bir usb giriş kaybediyorsun. o kadar lazım olmaz diyor insan ama ileride hepsi doluyor o girişlerin.
HDD için 1TB çok az. WD Black olmalı. daha hızlıdır.
AIO Sıvı soğutucu ile ilgili derinlemesine araştırma yapmalı. thermaltake çok kaliteli bir marka değil. ufak farklarla arctic seçilebilirse daha iyi.

fiyat farkı çok değilse m2 ssd samsung 990 pro olmalı.
lexar ram piyango. eski ve çok kullanılan ramlar daha güvenilirdir.
0
tukenmez adam
(07.12.25)
İşlemci: Bütçeye göre 7800x3d veya 9700x olabilir
EKRAN KARTI: RX 9070 XT
Anakart: MSI MAG 850 Tomahawk Max WiFi
PSU: NZXT C Serisi veya MSI MPG 850 Watt
Soğutucu: Thermalright Peerless Assassin 120

+ ram, ssd ve kasayla birlikte 90 civarı tutar sanırım.

Not: Ram krizinden dolayı ssd ve ram fiyatları her hafta artıyor. önceliği onlara vermek isteyebilirsiniz.
Not2: dh, pchocası, technopat gibi forumların sistem tavsiyeleri bölümleri var. oradan da tavsiye edilenlere ve yorumlarına bakabilirsiniz.
+1
hakmut
(08.12.25)
@hakmut 150binlirayı geçti sistem :)

arkadaşlar 8000 mhz ram alamıyorum 32 binlira. 6000mhz olan 19binlira. bu yüzden anakartı 6000 mhz almama gerek yok. şimdi bu vereceğim sistemdi sizin önerilerinizle topladım ama 150 binlirayı geçince chatgpt ye sora sora biraz düşürdüm. Sizden istediğim şey bunu daha ekonomik hale getirmeniz. Oyun falan umrumda değil. müzik yazılımları zaten öyle dehşet özelliklere ihtiyaç duymuyor ama grafik işleme , 3d render olaylarına zaman zaman ihtiyacım oluyor. hani bu kadar uçuk bir sisteme ihtiyacım var mı onu da sorguladım. Bunu ekonomikleştirirseniz çok mutlu olurum. hiç bişey eskisi gibi değil. ben öyle saatlerce çizim yapıp çok sık render alabileceğimi sanmıyorum zamanım olmayacak çünkü.

MSI MAG FORGE 320R AIRFLOW Temperli Cam 4x120mm ARGB Fan ATX Gaming Bilgisayar Kasası (Kasa havalandırma için ölçü sınırında sıkıntı yaşamam olası. sulu soğutucu alsam daha iyi olmaz mı?)
MSI MAG A850GL PCIE5 850W 80+ GOLD POWER SUPPLY(bunu da anlamıyorum. üzerinde bir sürü çıkış var ama gereksiz pahalı bir ps mi seçtim?)
ASUS TUF Gaming B650M-E WIFI AMD B650 AM5 DDR5 6400 2xDP HDMI Çift M2 USB3.2 AX WiFi + BT AURA RGB 2.5Gbit LAN mATX 128GB’a kadar
ASUS-TUF-RX9070XT-O16G-GAMING-AMD-RADEON-RX 9070 XT-16GB GDDR6-OC-HDMI-3xDP-RGB-EKRAN KARTI (3d ve render ağırlıklı çalışacağım için bunu seçtim)
Samsung 990 PRO Heatsink M.2 NVMe SSD (MZ-V9P1T0CW), 1 TB, PCIe 4.0, 7.450 MB/s okuma, 6.900 MB/s yazma, soğutuculu SSD ve RGB ışıklı… 2 ADET
AMD Ryzen 7 9700X TRAY 3.80GHz 32MB AM5 Kutusuz Fansız İşlemci (Distiribütör Garantili)
Corsaır CMK32GX5M2E6000Z36 32GB (2X16GB) Ddr5 6000MHZ CL36 Expo Vengeance Black
Thermalright Peerless Assassin 120 TL-C12 120mm Intel-AMD Uyumlu Hava Soğutucu (TF7 Termal Macun Dahildir)
0
🌸Fodera
(08.12.25)
son yazdığınız sisteme istinaden yazıyorum.
çok ama çok cuzi bir eklemeyle aynı anakartın 850 olanını alabilirsiniz.
aynı kasadan bende de var, anakart takılı ve psu bağlantıları yapılmışken bile 360'lık su soğutmayı kasanın üstüne rahatlıkla monte edebildim.
psu ise Corsair Corsaır Rme Serisi RM850E aldım, gene gold, gene iyi marka ama gördüğüm sizin seçtiğinizden 1000 lira daha uygun.
ekran kartını da ben aldığım dönem 5070ti'nin palit gibi markalardakileri 9070xt fiyatına yakın olduğu için palit marka 5070ti seçtim, sizinki tercih meselesi ama tuf gibi modeller bana premium kaçtı, ben olsam mesela sapphire gibi amd ile çalışan markalarınkini alırdım muhtemelen daha ucuzdur.
anakartta 1 adet ssd için heatsink soğutucu olacaktı, ssd'lerden birini heatsink olmayanından alırdım.
işlemci güçlü ve ısınan bir işlemci ben oyun odaklı olduğumdan x3d işlemci aldım fakat işlemciye yük bindiren uygulamalar kullanacaksınız, hava soğutma ile tam performansını alamazsınız, dediğim detayları inceleyerek oluşturduğunuz bütçe açığı ile 360'lık sıvı soğutma alın derim.

ayrıca sistem toplamak için çok kötü bir zaman, acele edin. ben geçen ayın ortasında topladım sizin seçtiğiniz ramin aynısını 9000'e aldım.
0
denizgonen
(08.12.25)
arkadaşlar sipariş verdim. son hali şöyle oldu.

MSI MAG A850GL PCIE5 850W 80+ GOLD POWER SUPPLY (corsair sepete ekledim amazon stok yok diye siparişi iptal edilnce bunu aldım.

MSI MAG CoreLiquid A13 360 Siyah Sıvı CPU Soğutucu

ASUS TUF Gaming B850-E WiFi Anakart Soket AMD AM5 (Ryzen 9000, PCIe 5.0,

DDR5 Bellek, WiFi 6E, PCIe Q-Release, BIOS Flashback, Aura Sync)

Samsung 990 PRO Heatsink M.2 NVMe SSD (MZ-V9P1T0CW), 1 TB, PCIe 4.0, 7.450 MB/s okuma, 6.900 MB/s yazma, soğutuculu SSD ve RGB ışıklı konsol, oyun ve video düzenleme için (heatsinksiz olanı daha pahalı olduğu için 2 adet bundan aldım)

MSI MAG FORGE 320R AIRFLOW Temperli Cam 4x120mm ARGB Fan ATX Gaming Bilgisayar Kasası

AMD Ryzen 7 9700X TRAY 3.80GHz 32MB AM5 Kutusuz Fansız İşlemci (Distiribütör Garantili)

Gıgabyte RTX4070 12GB Wındforce Oc GV-N4070WF3OC-12GD GDDR6X 192BIT HDMI Dp Pcıe 16X V4.0 (öteki kart 42binliraydı fiyat iyice uçuyor diye ekran kartından kısmak zoruında kaldım)

Corsaır CMK32GX5M2E6000Z36 32GB (2X16GB) Ddr5 6000MHZ CL36 Expo Vengeance Black

Powerful SLD-1000 1000VA Line Interactive Ups Kesintisiz Güç Kaynaği


LG 27" UltraGear 27GS75Q-B 1Ms GtG 180Hz (O/C 200Hz) (HDMI-DisplayPort) HDR10 Destekli QHD (2560x1440) IPS HDR10 Pivot Oyun Monitörü

toplam 114.000

bunların haricinde dvd sürücü ve 8tb hdd ihtiyacım var ama çok pahalı olduğu için alamadım. yardımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ederim.
0
🌸Fodera
(08.12.25)
(3)

Kombinin ayarını değiştirebilen Termostat var mı?

nhk ni youkosu
Ben hep fakir yerlerde mi yaşadım bilmem ama, termostat dediğin şey kombiye "on/off" talimatı veren bişey gibi gördüm hep. Mesela odada var ve derecesi var, 23 yaptım diyelim, oda düşükse kombi çalışıyor o dereceyi geçerse duruyor.FAKAT kombinin su sıcaklığı ne oluyor? Oda soğuk dur suyu 60 derece y
Ben hep fakir yerlerde mi yaşadım bilmem ama, termostat dediğin şey kombiye "on/off" talimatı veren bişey gibi gördüm hep. Mesela odada var ve derecesi var, 23 yaptım diyelim, oda düşükse kombi çalışıyor o dereceyi geçerse duruyor.

FAKAT kombinin su sıcaklığı ne oluyor? Oda soğuk dur suyu 60 derece yapayım, şimdi gerek yok 40'a düşüreyim diyor mu? Benimki demiyor ve demezse istenen sıcaklığa asla çıkamayabilir yani. Bu sebepten ben hep kombiden bu 40-50-60 dereceleri değiştiriyorum ama millet odayı 22'ye ayarladık falan

diyor. O zaman su sıcaklığını yüksek bi değere getirip bırakmışlar kombi ona göre çalışıp duruyor, mu? Ben tam tersi hep çalışır şekilde bırakıyorum ama evden çıkarken 30 yapıyorum, gelince 50 yapıyorum vs.
0
nhk ni youkosu
(07.12.25)
oda termostatimiz 22.5 dereceye ayarli. kombi termostati 50 dereceye. bu 50 derece kombinin kalorifer peteklerini isitmak icin gönderdigi suyun sicakligi. bunu en cok 54-55 yapin demisti bize kombiyi takanlar (vaillant), yoksa sicak su kacaklarina sebep olabiliyormus.
eger oda termostati 22 derece ama kombi termostati 30 derece olursa, kombi ne kadar calisirsa calissin kalorifer peteklerini yeterince sicak yapamayacagi icin oda isinmaz ve kombi araliksiz olarak calisir (cünkü oda termastatindan sürekli "hala yeterince oda isinmadi" dönüsü alir). bu da daha cok gaz yakimina ve daha cok elektrik kullanimina sebep olur.

kombinin ayarlariyla biz hic oynamiyoruz. oda termostatindan hafta ici ayari baska, haftasonu ayari baska olarak ayarlanmis. mesela haftaici evde olmadigimiz saatler icin 21 derece, evde oldugumuz saatler icin 22.5 dereceye ayarli. geceleri 21 dereceye ayarli gene. haftasonu hep 22.5.
böylece kombiye hic dokunmadan evi sürekli istedigimiz isida tutuyoruz.
kombiye dokundugum tek zaman hava sicakligi disarida -10 altina düserse (ki burada sik yasanan bir sey bu), o durumda kombi termostatini 50'den 54 dereceye getiriyorum ki petekler daha iyi isinsin, ev daha cabuk isinsin, kombi uzun süreler calismak zorunda kalmasin. imgur.com modülasyonlu kombi + dijital oda termostatindan memnunum. ayari yaptiktan sonra hic elimi sürmüyorum acikcasi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.12.25)
Hayır kombi kaloriferde gezdirdiği suyun derecesi ile oynamıyor. Belki özel modeller vardır fakat ben hiç evde duymadım böyle bir şey.
Modülasyonlu kombiler var yaptığı şey temel olarak suyu ısıtırken ateşin şiddetini ihtiyaca göre ayarlamak.
Genel olarak yeni nesil yoğuşmalı kombiler su sıcaklığı 55 derece üstüne çıktığında yoğuşma avantajını kaybediyor. O yüzden evlerin ısı ihtiyacına göre petek sayısı ve büyüklüğü çok önemli. Benim evimin de yalıtımı iyi değil, o yüzden petek sıcaklığı 60 olmazsa soğuk havalarda evi 22 dereceye bile getiremiyor. Petek sayım yeterli olsaydı daha düşük kazan sıcaklığında evi ısıtabilecektim belki.
+1
denizgonen
(07.12.25)
Gerçek modülasyonlu bir kombi (pahalı) ve modülasyonlu bir akıllı termostat alırsanız o zaman termostat sizin ayarladığınız örneğin 50 derece su sıcaklığına müdahale eder, kombiyle haberleşebilir. Onun dışında kombi eğer güncel bir model ise on-off termostatla bile sınırlı da olsa modülasyon yapar yani alev boyuyla oynar, tasarruf etmeye çalışır ama su sıcaklığını değiştirmez.

Fakat pratikte faydası düşük olabilir, senaryoya göre bakmak lazım. Modülasyonlu kombiye ve termostata vereceğiniz ekstra parayı 8 senede amorti ediyorsa anlamı yok gibi örneğin.
+1
orient blue
(07.12.25)
(10)

İstanbul'dan nereye göçmeli?

benimadımmayıs
Herkese merhaba,İstanbul'dan iyice bunaldık; işlerimizi de artık evden halledebildiğimiz için başka şehre taşınmaya karar verdik. Çok gezip görme şansımız olmadığı için nokta atışı bir yer seçemiyoruz ama rotamız Marmara, Ege veya Akdeniz.İlkokula giden iki çocuğumuz var, ayrıca anne-babalarımız da
Herkese merhaba,
İstanbul'dan iyice bunaldık; işlerimizi de artık evden halledebildiğimiz için başka şehre taşınmaya karar verdik. Çok gezip görme şansımız olmadığı için nokta atışı bir yer seçemiyoruz ama rotamız Marmara, Ege veya Akdeniz.
İlkokula giden iki çocuğumuz var, ayrıca anne-babalarımız da sık sık bizde kalıyor. Bu yüzden hem okullara hem de iyi hastanelere erişim bizim için olmazsa olmaz. Hazır gitmişken doğasının da güzel olması veya doğal güzelliklere yakın olması da gönlümüzden geçiyor. Sizin önerebileceğiniz yerler var mı ya da bu süreçlerle ilgili başka tavsiyeniz olur mu?
Şimdiden teşekkürler!
0
benimadımmayıs
(02.12.25)
kendi adıma istanbul'dan çok uzaklaşamam o yüzden şimdilik hayallerimde çatalca'nın köyleri var. geçen karamandere tarafına gitmiştim çok güzeldi ama iş ciddiye binince etraflıca analiz etmek lazım tabi.
0
lazpalle
(02.12.25)
istanbul'a da yakın olsun derseniz Çanakkale bence. hem iyi okullar da var hem hastaneler de mevcut.
0
elektr10
(02.12.25)
Çocuk var, iyi okul lazım, doğal güzellik de olsun diyen iki arkadaşım İzmir Güzelbahçe'ye taşınmaya karar vermişlerdi. Ha sonra Hollanda'ya taşındılar ama Türkiye'de kalsalardı Güzelbahçe'ye taşınacaklardı.
0
kobuzchu kiz
(02.12.25)
izmit kartepe de fena değil
0
Sadece soruyorum
(02.12.25)
istanbula her yerden uçuş var artık. kuşadası mantıklı. kreşlerde kötü değil. zaten izmirden çok taşınan var. izmir güzelbahçede olsa urla da olsa merkez trafiğine girmek zorunda kaldığında istanbuldan farkı yok. il merkezi dersen muğla.
0
mikahakkinen
(02.12.25)
Ben açıkçası bolu düşünmeye başladım. Gerektiğinde iki büyükşehire de yakın, doğası da güzel. İmkan olsa giderdim.
0
denizgonen
(02.12.25)
2-3 ayda bir bu soru geliyor. hep aynı cevabı veriyorum:

çanakkale

sakin şehir, trafik yok, ucuz gibi, altyapısı iyi, istanbul'a çok yakın (arabayla 3 saat). özellikle yazları deniz kum vs çok pratik. hatta yeni moda doğurdan denize yakın yerlerde müstakil evlerde oturmak. kaz dağlarına yakın. havası temiz. rüzgarlı olduğu için kirli hava olmaz. Bozcaada - Assos gibi nispeten ucuz ama denizi kumsalı çok güzel yerlere çok yakın. liseye kadar yeterince iyi okullar ve özel okullar ucuz.

hastane meselesi ortada. şu anda yok. ama medical park yeni bir hastane yapıyor, bir özel hastane daha inşa ediliyor. üniversite ve devlet hastaneleri var.

gelelim dezavantajlarına:

sosyal hayat nispeten zayıf. özellikle kültürel etkinlik pek yok. alışveriş için mağaza çeşidi sınırlı. rüzgarlıdır. kışın adamı sersem eder. ankara ve antep haricinde uçak yok. emlak fiyatları son dönemde çok arttı.





uçak yok
0
co2s2
(02.12.25)
co2s2 +1
0
cooperr
(02.12.25)
Co2s2 +1 de benden.

İstanbul’dan Çanakkale’ye göçmüştük. Türkiye’ye geri dönsem yine Çanakkale’de yaşarım ama sosyal hayat biraz kıt. Ne bir tiyatro ne bir etkinlik hiçbir şey yok. Çocuk bir yaştan sonra sıkılır diye düşünüyorduk ki neyse ki çocuk büyümeden taşındık. Ayrıca hastaneler berbat..
0
suicides underground
(03.12.25)
5 yıldır türkiye'den uzakta yaşayıp son 2 senedir sadece gölbaşında aile ziyaretine giden biriyim. daha önce 19 yıl izmir'de yaşadım. 4 yıl güzelbahçe'de lise, 5+2 yıl da urla'da üniversite tecrübem var. hiç birini tercih etmem şahsen yerinizde olsam (ben şehir merkezcisiyim, urla'da yaşayacağıma karataş'ta apartmanda yaşarım izmir'de zaten onun da etkisi var).

fakat zevklerinize çok kalabalık gelebilse de antalya örnekköy / güzeloba / barınaklar tarafları uyuyor. karpuzkaldıran tarafları hala (en son 2021'de gittiğimde 1 ay kaldım eylül boyunca) kurtarılmış bölge gibi. şehir içindesiniz ama sakin. yapılaşması düzgün. evinizin önüne arabanızı parkedip de balkondan seyredebileceğiniz 3-4 katlı apartmanlar bulunuyor. şahsen ben oralarda yaşasam mevlana kavşağının ötesine geçmeden ömrümü geçirebilirim (3 yıl o bölgede yaşadım, 2003'ten beri de yazlığımız var ama 2022'den beri yaz kış oturan bir kiracıya sahibiz aile yaşlandığı için uğramıyorlar pek). bu arada okul kalitesi olarak da gayet iyi olduğunu hatırlıyorum oraların.
0
rain when i die
(03.12.25)
(8)

Erken doğum

Lethe
Bir yakınımızın erken doğum riskinden ötürü hamileliği yakın takip altındaydı. En son hastaneye yatıralım demişler. Sanıyorum serum ve çeşitli tedavilerle gebeliği olabildiğince uzun tutmaya çalışacaklar.- Etrafınızda erken doğum yapan birileri oldu mu (ör: 32. haftada doğum yaptı gibi..)- Doğum son
Bir yakınımızın erken doğum riskinden ötürü hamileliği yakın takip altındaydı. En son hastaneye yatıralım demişler. Sanıyorum serum ve çeşitli tedavilerle gebeliği olabildiğince uzun tutmaya çalışacaklar.

- Etrafınızda erken doğum yapan birileri oldu mu (ör: 32. haftada doğum yaptı gibi..)
- Doğum sonrası bebekte ve annede sorun oldu mu, olduysa nasıl çözüm sağlandı
- Doğumdan sonra bebek küvezde muhtemelen kalmıştır, tabi gelişime göre değişir ama ne kadar kalıyorlar süreç nasıl işliyor

Teşekkür edeirm.
0
Lethe
(01.12.25)
arkadaşım erken doğum yapmıştı, ama 32 hafta kadar da küçük değildi biraz daha büyüktü. bebek doğmadan önce akciğerleri geliştirme iğnesi yapıyolar anneye. o ilaç yapıldıktan sonra hemen doğmaz bir süre bekleyebilirse (emin olmamakla birlikte 1 hafta falan) çok büyük sorun olmuyor.

yani anladığım kadarıyla burda odaklandıkları şey bebeğin doğduktan sonra kendi kendine nefes alıp alamaması. eğer ciğerler gelişmiş olursa ve nefes alabiliyorsa kuvözde uzun süre kalmaz çıkar. ama ciğerleri minikse entübe edilip veya oksijen desteği verilip ciğerlerinin büyümesini bekliyolar o da 2-3 hafta falan sürüyor sanırım. ama bebek çok çok minikse daha uzun sürebilir.

ama moralinizi bozmayın, arkadaşım da çok çok üzülmüştü ama bir sıkıntı olmadı bebek 2 hafta kuvözde kaldı çıktı, sonra 1 yaşını geçene kadar da anne sütü alabildi.
0
Sadece soruyorum
(01.12.25)
kardeşimin ikizleri var. 2 hafta erken doğdular. 5 gün kadar küvezde kaldılar. şimdi ikisi de sapasağlam.
0
inheritance
(01.12.25)
anne siz olmadığınız için doğrudan yazıyorum. yaşam sınırı 24. hafta diye biliyorum. eğer 24. haftayı doldurdu ise yaşama ihtimali var. ama ihtimal tabi ki.
bildiğim en erken doğum kuzenim ama o da 6. ay bitimine doğru doğdu. çok uzun süre kuvezde kalmadı. sonrasında herhangi bi sağlık problemi de olmadı. sadece çok zayıf bir genç şu an. annede de problem olmadı zaten erken doğumun anne açısından diğer doğumlara göre ekstra bir riski yoktur heralde. bu bahsettiğim olay minimum 25 sene önce tabi şu anki şartlar çok daha iyidir.

geçmiş olsun. umarım sağlıkla kucağına alır.
0
elorelia
(01.12.25)
ben ocak 92'de 28 haftalık olarak doğdum. 2 ay falan küvezde kaldım. kollarımda hala serum izleri var. bir de erken doğmadan mı yoksa daha sonra ilaçtan mı belli değil işitme kaybım var koklear implant kullanıyorum. fakat bende farklı olarak benim doğumumda doğumhanede bulaşı oldu bebekler bir de patır patır öldü falan ben de hastalık kaptım ettim ölmedim malesef.
anneme gelince süt konusunda sıkıntı olmuş pek anne sütü alamamışım.

32 haftadan bir şey olacağını sanmıyorum.
+1
denizgonen
(01.12.25)
Ben 28 haftalık doğdum, 1300 gram. Benden umudu kesip kenara koymuşlar ama bir şekilde yaşamışım, annemde bebek hemşiresiydi o dönemde dolayısıyla beni yaşatan kendisi. Şu an 39 yaşındayım herhangi bir problemim olmadı ancak sonrasında annemin rahmini almışlar o esnada 41 yaşındaymış kendisi.
0
mirty
(01.12.25)
kendi adima boyle bir deneyimim yok ancak 6 ayliktan itibaren bebek yasatilabiliyor, akciger icin igne yapiliyor +1. Kuzenlerim ikiz, erken dogdular, ya 28 ya da 32 haftaliktilar hatirlamiyorum (ikisinden biri oldugunu iyi biliyorum ama sanirim 28di cunku hep 7 aylik dogdular diye konustuk) miniciklerdi, simdi ikisi de aslan gibi. Anne ve babaya zor oluyor elbette kuvez + minicik bir bebek ama her iki cocugun da hicbir sorunu yok su anda.
0
kassiopeia
(01.12.25)
kuzenim de 7 aylık doğmuş. şu an 26 yaşında gayet normal, sağlıklı. bir sıkıntısı yok.
0
batlegolas
(01.12.25)
Merhabalar,

1 sene önce erken doğum yaptım:) süreç aslında şöyle işliyor. Öncelik Doğumu geciktirmede. Eğer bebek veya anne için hayati bi durum yoksa, anne yatar pozisyonda haftalarca hastanede kalabiliyor. Bazı durumlarda hasta bezi bile kullanıyorlarmış. Ama eğer doğum engellenemezse, doğuma alıyorlar. Her doğumda bir yenidoğancı olur ama bunda ekstradan yoğunbakım hemşireleri de doğuma eşlik ediyor. Bebeğin ve annenin durumu müsaitse (anne ayık, bebek spontan solunum yapabiliyor gibi) ten tene hızlıca bir temastan sonra bebek küvöze alınıyor. Daha sonrası ise bir çok faktöre bağlı
1- bebeğin anne karnındayken ki genel sağlık durumu kilosu nasıldı?
2- bebeklere verilen doğum anında bebeğin durumunu ölçen apgar skoru kaç?
3- bebek doğum esnasında veya sonrasında oksijensiz kaldı mı?
4- bebek doğum esnasında veya sonrasında herhangi bir travmaya uğradı mı?

Bundan sonrası maalesef hem biraz şans hem biraz kader. Bir sürü risk var tabii ki, eğer tam teşekküllü bir sağlık merkezinde eğitimli ve yeterli sayıda personel varsa, ellerinden gelenin en iyisini yapacaklardır.
Benim doğurduğum hastanede haftada üç kere görüş yaptırıyordu. Umarım sizinki çok daha sık yaptırır. En önemlisi anne sütü. Evet çok zor ama bebeğin en önemli ihtiyacı bu şu anda. Ve kanguru yani ten tene bakım.
Ben 29. Haftada doğurdum. Doktorum 30 bile olsa çok farkederdi. Her hafta riskleri çok azaltıyor demişti. Eğer 32 ise haftası hiç fena değil.
Yolu bahtı şansı açık olsun. Sorunuz olursa cevaplarım.
0
wild honey suckle
(03.12.25)
(13)

İnsanlar neden sürekli dışarıda?

messina123
Türkiye’de insanlar neden artık sürekli dışarıda? Gece 12’de 1’de insanlar dışarıda ne yapıyorlar? Avrupa’da akşam 7’de sokaklar bomboş. Çocuklar neden geç saatlere kadar uyumuyorlar ve hatta sokaktalar? Eskiden 9’da 10’da yatağımızda olurduk. Annemiz babamız kızardı. Eskiden dediğim de çok değil 15
Türkiye’de insanlar neden artık sürekli dışarıda? Gece 12’de 1’de insanlar dışarıda ne yapıyorlar? Avrupa’da akşam 7’de sokaklar bomboş. Çocuklar neden geç saatlere kadar uyumuyorlar ve hatta sokaktalar? Eskiden 9’da 10’da yatağımızda olurduk. Annemiz babamız kızardı. Eskiden dediğim de çok değil 15-20 sene öncesi.

Neden herkes sürekli para harcıyor? Kahvenin hayvan gibi pahalı olduğunu hepimiz bilmemize rağmen neden gidip o kahveye para ödüyoruz? Neden kimse para biriktirmiyor?

Gece 10’dan sonra biz nasıl evimize sipariş verebiliyoruz ve bu neden yasal? 7/24 çalışan işletmeleri devletin denetleyemediği gün gibi ortadayken neden buna izin veriyorlar?

Kapitalizmin başkenti amerika falan değil türkiye oldu farkında mısınız bilmiyorum ama 3-5 ay para harcamasak o çakal esnaf 200 liralık kahveyi 20 liraya düşürecek.
+3
messina123
(26.11.25)
Ulaşamıyoruz, birçok tatmin dışarı çıkılarak çözülmüş oluyor. Temelinde de sosyal medyada hypelanan şeyler var bence. Misal çok lüks bir hesaba bakıp iç geçiriyoruz ama yapabileceğimiz hiçbir şey yok, napıcaz kafeye pub’a gidip kısa vadeli bir rahatlama yaşıyoruz.
+1
olaylar olaylar
(26.11.25)
abi kapitalizme ürettiğin çözüm vatandaşın kahve içmemesi mi? kapitalizm zaten tam olarak bizi kahve içmenin lüks sayıldığı, insanların lezzetli veya farklı yemek (ne kadar iyi hazırlandığı ve kurallara uygun olduğu şüpheli onun da) yemesinin ayıplandığı yere getirenin ta kendisi. eleştirdiğin nokta tam olarak nedir, onu anlamadım. eğer kapitalizmse bunu örgütlenerek, çok güçlü ve en küçükten başlayıp yerel ağlar kurarak aşma şansımız olabilir. üç ay kahve içmeyip en fazla küçük dükkanları batırırız, kapitali olan onların parsayı da toplar. işleyişe kökünden müdahale edemedikten sonra bireysel olarak pek bir şey yapmak mümkün değil. kaldı ki günde 10 saat çalışıp lüksü "kahve içebilmek" olan adamdan böyle bir adanmışlık beklemek de çok gerçekçi değil bana sorarsan.

insanların sürekli sokakta olması da eksik veya yetersiz gözlem olabilir. sonuçta nerede yaşadığını, sokakta kaç kişi gördüğünü, bunun saat kaçta gerçekleştiğini vs. bilmiyoruz. normalden çok daha tenha bir gün senin canın sıkkın olduğu, kalabalığın içinde kaldığın için rahatsız edici görünebilir. yahut 5 bin kişinin yaşadığı bir mahalledeki bir park veya kafede 20 kişi "fazla" gelebilir ama istatistiksel olarak dünyanın en normal olayıdır.

"kriz varsa her şey nasıl satılıyor" demek gibi olmuş bu değerlendirme biraz... 85 milyon insanın içinde 1-2 milyonunun lüks tüketim ürünlerine erişebiliyor olması o toplumda işlerin yolunda olduğunun göstergesi değil. şu veya bu semtte sokakta oynayan çocuklar, geç saatte dışarıda olan insanların olması da gece gezildiğinin göstergesi olamaz. kaldı ki bu durum tek başına hiçbir şeye işaret etmiyor bence, biz temelde barınma & güvenlik ihtiyacımız için korunaklı yapılara ihtiyaç duyarız. bu yönde endişemiz veya kapalı alanda bulunmak için spesifik sebebimiz yoksa "dışarıda" oluruz zaten bunda garip olan bir şey yok ki.

garip olan artık sokakta bulunmanın, gezip dolaşmanın hatta boş vakit değerlendirmenin bile "parasal" aktiviteye dönüştürülmüş ve bunun kanıksanmış olması dersen onu anlarım ama işte o noktada da çözüm önerisi bence yetersiz. kapitalizmin tekerine kahve içmeyerek çomak sokamayız. kişisel olarak güzel bir aksiyon olabilir ama toplumsal düzeyde uzun vadeli etkisi, mevcut sistemin işleyişine teması vs. olmaz yani.
+1
der meister
(26.11.25)
??????????

2000li yillarin baslarinda, cocukken eve 12de gelmem gerekiyordu. herkes de boyleydi ve akilli uslu cocuklar denilen gruptuk.

avrupa'da her yer 7de bombos ama 9da geri aciliyor her yer.


diger sorulara cevap vermeye tenezzul etmeyecegim. o kadar yazi arasinda degindiginiz tek mantikli sey var, o da ucretsiz vakit gecirilecek yer olmamasi.

eskiden meydanlarda banklar, parklar, cesmeler vs. vardi. akp doneminde hepsi temizlendi. para harcamadan oturulabilecek yer birakilmadi. son 3 4 senedir chpli belediyeler bu tarz alanlari hizli bir sekilde tekrar diriltiyor ama.
+2
aguen
(26.11.25)
dışarda sürekli bi yerlere giden insanların %80’i minimum harcamayla sadece dışarıda vakit geçiriyor. öyle çılgın bir harcama yok biçok insanda. nüfus kalabalık (istanbul) ve harcayan azınlık insanların gözüne görünüyor.

kahveye para veriyoruz çünkü birçok insanın başka hiçbir hobisi yok. 150 liraya kahve alıp 3-4 saat oturabiliyorsun, 150 liraya başka şekilde böyle zaman geçiremezsin.
+2
asap raki
(27.11.25)
bunlari balkonda beyaz atletinle sigara icerken karsindaki ogrenci cafesine bakarken yazmadin ins
0
ala09
(27.11.25)
Nufus farki da var, buyuk avrupa sehirlerinin cogu 2-3 milyon, en kalabalik olanlarin bile 2-2,5 kati insan var istanbul’da. Eskiden ozellikle geceleri trafiksiz olurdu, artik gece 1’de bile kopru trafigi oluyor mesela.
0
lallala
(27.11.25)
yahu bu konuda avrupa niye kistas olsun, ezik misiniz? avrupalilar oyle seviyormus, biz de boyle seviyormusuz.
0
ghilleinthemist
(27.11.25)
aklı selim birkaç cevabı ayrı tutarak söylüyorum. siz bu kafayla devam edin kazandığınız 3 kuruşla esnafı zengin ediyorsunuz. 18-35 yaş arası çoğu insanın ruh hali bozuk ve pek çoğu farkında bile değil
-3
🌸messina123
(27.11.25)
Benim gördüğüm bu 2000 ve sonrası doğan nesil dünya genelinde bile bize göre daha sosyal bir nesil ve son derece haklı sebeplere dayanarak da umutsuz bir nesil.
Genel olarak sürekli bir şeyler yapma ve bunu paylaşma takıntısı oluştu, eskiden cep telefonları internete bu derece bağlı değilken bizim kuşak da geceleri sabaha kadar evde bilgisayar başındaydı, şimdiki kuşak da aynısını telefonu alıp, dışarıda yapıyor.
Ha mekanlar dolu olayı bence de yanlış bir örnek evet avrupada belli bir saatten sonra sokaklar boş çünkü evet 4'den sonra işletmeler kapatıyor. Fakat genç nüfus az, şehirlerde bölge kavramı var, şehirler daha az nüfuslu, yatay yerleşimli. Akşam 8-9'dan sonra gayet de gençlere hizmet eden mekanlar doluyor
0
denizgonen
(27.11.25)
nüfusun %10-20 seviyesinde dışarı çıkması tüm mekanların dolup taşmasına sebep oluyor bunu gören insanlarda baksana herkes ne güzel yaşıyor herkeste para var diye imreniyor. yani ortalama 10milyon insan, dışarılarda geziyor sadece. diğerleri yine evlerinde dizilerdeki hayaller ile yaşıyor.

bizim gibi gelir adaletsizliği fazla olan ve fakir olan ülkelerde ev, araba gibi şeyler lüks sınıfına giriyor. bir kesimde bunlara hiç ulaşamayacağı için ve yüksek enflasyondan dolayı bir aldığını bir daha aynı fiyata almayacağı için son kuruşuna kadar harcıyor birde üstüne borçlanıyor.

avrupa da araba alıyorsun 300 euro taksitle. telefon alıyorsun 50 euro taksitle. ev alıyorsun 1500euro taksitle. çöpçüysen zaten 2000 euro maaş alıyorsun mühendissen 2500-3000 euro yani arada uçurumlarda yok. ve herkes böylece rahat şekilde yaşayabiliyor. bu sayade insanlar dışarıya da gerçek anlamda sosyalleşmek için çıkıyor. orda görünüp hava yada story atmak için değil.
+2
gercekdunya
(27.11.25)
Akşam eve 90 dakikada giden bir sürü insan yaşıyor istanbul'da.

Hadi spora falan gitmedin desen bile 7'de evde olmak imkansız. Bir çok kişi zaten akşam 19:00'da işten çıkıyor. eve varması zaten 20:00 - 20:30 gibi oluyor.

İstanbul malesef bu kalabalıgı kaldırmıyor. Anadolu şehirlerinde sizin dediginize örnekler görüyorum. Akşam 19:00 olmasa da 22:00 sonrası epey sakin oluyor kış aylarında.
+3
liberal
(27.11.25)
çünkü gürültü yapmaya aşık olmuş, yapmasa ölecek hastalığına kapılmış milyonlarla bir arada yaşıyoruz. çoğu parazit kümesi gibi yaşıyor. parası olup da bunları yapması dünyanın en doğal şeyi, yapılması gerekeni yapıyor denilen kesime özenen diğer kesim ve hatta bunlara da özenen başka kesimler de var. üç beş kuruş eline geçince gidip bir yerlerde bir şeyler içmese ölecek hastalığına yakalanmış gibiler adeta. şimdi şöyle diyecekler; bir şeyler içmesin de ölsün mü yaşamasın mı?

ayağını yorganına göre uzatmak denilen kavram çoktan unutulmuş. toplum yozlaşmış, sevgisiz. çok iyi arkadaş grubuymuş gibi kafelerde boy gösterip sarmaş dolaş olanlar bir gün bile bir evde, bir balkonda beraber bir şeyler hazırlayıp bir araya gelebilmiş insanlar değil.

herifin biri gece 03:00'te motoruna atlayıp mahalle arasında son ses gaza basıyor umurunda değil dünya, hasta mı var, çocuk mu uyuyor, çünkü ona ne? paşam sosyalleşiyor. ne yani parası var motoru var evde mi otursun? bunu bir de it sürüsü gibi yapanlar var. pazar sabahı inşaata başlayanlar, mahalle arasında düğün yapıp şikayet gelene kadar devam edenler, hatta polis gidince tekrar başlayanlar, inatla. bu tarz tipler evinde veya herhangi bir yerde duramazlar g.tlerinde kurt var bunların, dışarıda olmaları gerek.

iktidarın tasarruf edin deyip de itibardan asla tasarruf etmediği bir durumda millet de zaten iyice zıvanadan çıkar, imam cemaat ilişkisi hiç şaşmaz. bu durumda iş ailede bitiyor ama aile kavramının da artık eskisi gibi olmadığını düşünüyorum. belki de hiç yoktu, biz her aileyi kendi ailemiz gibi sanmışız. ölseler de mirasa konsak kafasında aile birliği mi olur. kendi kurdukları ailede de hiçbir halt olmayınca atıyor insanlar kendini dışarı. yanlış evlilikler, kavgalar gürültüler. evde olup yapamadığı kavgayı dışarıda yapıyor çoğu, genelin psikolojisi bozuk. yoksa bu kadar hır gür, kavga dövüş, öldürme yaralama haberi olmazdı. ülkede herhangi bir sistem olmayınca çok normal, adalet bitik, caydırıcı bir ceza sistemi yok, serbest piyasanın aşırı serbest mallarıyız hepimiz. bazılarımız çok gezen ayağa b.k bulaşır düsturunu şiar edinmişiz o kadar.
+3
Improbable
(27.11.25)
istanbul özelinde konuşacaksak ne kadar yakın yer olursa olsun işe gitmek için çok erken kalkıp gidiyorsun, günün ve mevsimin en güzel saatlerini/günlerini sevmediğin bir işte belki de sevmediğin kişilerle çalışarak geçiriyorsun, çalışma saatleri çok uzun, ekonomik özgürlüğün olmadığı veya çok kısıtlı olduğu bir ülkedeyiz ve doğal olarak ailenle birlikte yaşıyorsun, özgürlüğün sıfıra yakın. evde "rahatça kitabımı okuyayım, kahvemi içeyim, kafamı dinlendireyim" ortamı oluşmuyor. e benim bu kafayı nasıl dağıtmam lazım? kendimi nasıl deşarj edeceğim? kıytırık americano 150-180 tl olamaz ama ne yapayım? ya kendi başıma ya da arkadaşlarımla tabii ki o kıytırık kahveyi içeceğim. amaç kahve değil, zorunlu veya kaçınılmaz kısıtlamalardan azıcık da olsa sıyrılmak. bunun neresi yanlış?
+1
m e b
(27.11.25)
(17)

Zehirlenen gurbetçiler neden?

michael_knight
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya. Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı. Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya.
Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı.
Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
0
michael_knight
(14.11.25)
muhtemelen birbiriyle bir etkileşime girdiler vücutta zehir oluştu. yada ailede olan bir bakteri ile etkileşime girdi. yoksa hepsi birden zehirlenmesi normal değil.
-2
gercekdunya
(14.11.25)
Haberi görmemiştim şimdi baktım. Yine bu sene kumpirden zehirlenen bir aile yok muydu izmirde yanlış hatırlamıyorsam? Aynı kumpirciden başka zehirlenen yoktu sanki o gün. Salmonella bakterisi anlık bulaşmış olabilir belki hazırlama esnasında. Ya da midyecide aldıkları midyeler güneş altında kaldı ve bakteri üretti vs bilemeyiz.

Ayrıca yoğurt ve balık zehirlemez. Bayat balık zehirler. Yoğurt yemenin konuyla bir alakası yok
0
nundu
(14.11.25)
@nundu işte sadece midyelerde sorun olsa sonuçta o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı veya en azından ölmediler.
+2
🌸michael_knight
(14.11.25)
bana hiç mantıklı gelmedi ya sadece o ailenin etkilenmiş olması. okay zararlıdır pistir kötü şartlarda yapılmıştır yedikleri midye ve kumpir ama, bu kadar ölümcül olup sadece onları etkilemesi çok tuhaf olurdu. kesinlikle daha önce yedikleri bir şeyden falan etkileşime girince toksik bi durum olmuştur
0
chanandler bong
(14.11.25)
"o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı"

bir hindistan belgeseli izliyordum. ingiliz bir adam hindistan'in sehirden uzak ama turistik sayilabilecek bir yerinde, bir sarayin bahcesinde akan suyu insanlarin avuc avuc ictiklerini gördü. dini bir inancmis. saglik getiriyormus. adam, ben icmeyecegim sadece agzimi calkalayacagim, dedi. adami ucakla ingiltere'ye götürdüler. az daha ölüyordu. toparlanmasi aylar sürdü.
hindistanli hayatina normal devam ediyor ama elin ingiliz'i 4 ay hastanede yatiyor.

o 40 kisi türkiye'de yasiyor, bu aile almanya'da. sebep bu olabilir.
+9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.11.25)
Öyle bir mantık yok. En azından yemekten zehirlenmemişlerdir başkaları zehirlenmedi değil. Zehirlenmek için belli bir seviye gerekiyor. Daha önce yemedikleri bir şey, bağışıklık sistemlerinin düşük olması, bir çok etken olabilir.
+1
gabe h coud
(14.11.25)
bir entry'de gördüm, babanın ifadesine göre hepsi farklı şeyler yemişler.
kumpir yememişler hatta söylenene göre.
haberler çelişkili ve eksik.

"anne çiğdem böcek de polise yaptığı açıklamada ortaköy'de midyeyi altmış yaşlarında, kır saçlı bir seyyar satıcıdan satın aldıklarını belirtti. kumpircilerin olduğu sokakta kadın çalışanların bulunduğu, ahşap oturaklı bir işletmede eşinin ve oğlunun kokoreç, kendisinin tavuk tantuni, kızının ise sucuk ekmek yediğini söyledi. çiğdem böcek'in de hastanedeyken entübe edildiği öğrenildi."

bahsi geçen ahşap oturaklı işletmede hep beraber oturup farklı şeyler yemişler.
sonrasında bir lokumcudan lokum alıp yemişler. hepsinin yediği ortak şey bu.

eksisozluk.com

kumpir dükkanı sahibi, midyeci ve lokumcu gözaltına alınmış.

ölenlere rahmet ve babaya baş sağlığı ve şifalar dilerim ancak yenilen şeyler midye, kokoreç, tavuk döner... aklı başında olup da istanbul'da yaşayan çoğu kişinin yemediği ya da yerken tereddüt edip sadece güvendiği yerden yediği şeyler bunlar. bilmediğin yerde yenecek şeyler değil.
0
biseysorcaktim
(14.11.25)
açıkçası ben de merakla takip ediyorum bu durumu. benim de ilk aklıma gelenlerden biri yukarıda bahsedilen hindistan örneği oldu fakat gene de 4 kişilik ailenin tüm bireylerini de 2 günde direkt ölüme nasıl bir şey götürmüş olabilir anlayamadım.

herkesten farklı farklı iddialar çıkıyor kimisi kumpir yemediler diyor, kimisi midye yemediler diyor kimisi de biri kumpir yedi biri midye yedi hepsi aynı şeyleri yemediler diyor.
+1
denizgonen
(14.11.25)
rasgele bi restoranda yemek yiyoruz eşimin karnı ağrıyor mahvoluyor bana bişey olmuyor. Kötü yağ bile kimini etkiliyor yani.

Bakteri yükü falan da ilk çocukları etkiliyor yetişkinlere pek bir şey olmuyor sanırım. Yani yiyen herkes zehirlenir gibi bi şey yok.
0
nhk ni youkosu
(14.11.25)
Aynı yemeği yiyen kişilerden sadece bazılarının zehirlenmesi için gayet makul bir senaryo var. Dünden kalan midyelerin üzerine taze olanlar eklenirse piyango kime çıkarsa o zehirlenir. Böyle bir şey evinizde de olabilir. Eski yumurtalarla tazeleri ayrı tutmazsanız bir noktada araya karışmış 3 aylık bir yumurta bile olabilir.
* Birlikte yenmesi halinde zehirlenmeye yol açtığı ispatlanmış bir gıda kombinasyonu yok. Olsaydı zaten bugüne kadar çoktan araştırılıp ortaya konmuş olurdu.
+3
mikro patlama
(14.11.25)
2 yaşındaki çocuğun yediği aynı tabaktan bende yedim zehirlendim(böyle ölümcül değil tabide), biraz bünye ile alakalı ama birazda yiyeceğin onlara gelen kısmı sorunlu olabilir üste eski mal alta yeni mal koymuş olabilirler.
+1
eja
(14.11.25)
saçma sapan her şeyi yemişler üstüne 2 ve 6 yaşındaki çocuklarına da yedirmişler. Muhtemelen de yanlış tedavi uygulandı.
0
croswell
(14.11.25)
Her vücut ayrı tepki verir. Özellikle midye zaten civadan dolayı riskli. Patates içine konan bir sürü meze var ve açıkta duruyor. Vücudun tepkisi önemli örneğin ben trüf mantarlı mayonezden zehirlenmişken, yan masadakiler bir şey olmaması gibi.
0
mikahakkinen
(14.11.25)
dünyada
salmonella, delidana vs yayginlasiyor,
disaridan birsey yemeyin,

tavuk,yumurta,yesillik gibi birseyden gecmistir.
0
designer
(14.11.25)
Hangi mekan acaba?
0
rabitelli
(14.11.25)
Bu üzücü olay bizim 4 kişilik ailemizin dışarıda yediği içtiği maceraları hatırlatıyor. Babam ve abimin mideleri çöp öğütücüsü gibidir. Annem ve ben içtiğimiz suyun markasını değiştirsek üç gün diyare (ishal) oluruz. Annem ve ben şehir değiştirdiğimizde bile birkaç günümüz sancılı geçer. İnsan şehir değiştirdiğinde ishal olabilir mi? Ben oluyorum. Hem de öyle otobüsle şehir değiştirmekten bahsetmiyorum. Uçakla 1 saatlik Ankara-İstanbul yolculuğundan sonra ishal olurum. Geçen yaz Büyükada’da denizden mikrop kapıp az daha ölüyordum. Kolpaçino filmindeki ayin sahnesi gibi günler geçirdim o mikrop sebebiyle. Crp değerim haftalarca 800-900’den aşağı düşmedi. Aynı yerde benimle denize giren kız arkadaşım ise birkaç gün hasta yatıp sonrasında sapasağlam oldu. Bünye meselesi kısaca. Vücudun kendini koruma mekanizmasının sağlamlığı ile ilgili biraz da.
+1
ulukayin
(14.11.25)
anne 3 yaşındaki çocuğuna midye yedirmez. çocuklara kumpir yedirse birkaç kaşık dışında kumpir de yemezler ve çocuklar kumpirdeki ıvır zıvırları sevmez. otel odası incelenmiş mi, odada zararlı bir şey var mıymış bunlar paylaşılmadı hiç.
+2
deartheodosia
(14.11.25)
(21)

Oturduğunuz bina kaç yaşında?

messina123
Bizimki 35
Bizimki 35
0
messina123
(13.11.25)
75 yıllık.
0
elektr10
(13.11.25)
10 yıllık.
0
unalub
(13.11.25)
9 ya da 10 yıllık bizimki de
0
matilda
(13.11.25)
10 15 arası.
0
mikahakkinen
(13.11.25)
4
0
gabe h coud
(13.11.25)
8-10 yıllık.
0
inheritance
(13.11.25)
16
0
co2s2
(13.11.25)
8
0
lemmiwinks
(13.11.25)
10 ay
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
12 yıllık
0
my fault
(13.11.25)
26 Yıllık
0
onyx
(13.11.25)
70
0
gurur
(13.11.25)
6
0
nothing in my way
(13.11.25)
5
0
kullanicadi
(13.11.25)
99 yapımı 26 yaşında. güvenilirliği test edildi, zemini de sağlam.
0
orpheus
(13.11.25)
10 olmak üzere.
0
m e b
(13.11.25)
59 yapımı.
0
denizgonen
(13.11.25)
Bizim burada 1800lü yıllarda yapılmış binalar var dimdik ayakta
0
suicides underground
(13.11.25)
8
ailemin 14
eşimin ailesinin 35+
0
biravekahve
(14.11.25)
villa 15 yıllık
0
hold the door
(14.11.25)
5 yasinda, onceki 1970 modeldi kentsel donusumden yikip bastan yaptilar.
istanbulda yuksek riskli bolgedeyiz.
yeni yapilana da guvenmiyorum.
0
cooperr
(14.11.25)
(8)

araba almalı mıyım

asap raki
yaş 31. geçen ay ev aldım 86k kredi ödüyorum. kenarda 2m civarı altınım var. arabasız biraz eksik hissediyorum artık kendimi. altınları yarın bi gün bi şey olur işsiz kalırsam krediye sigorta olur gibi bakıyorum. 1m civarı bir araba almam için çok mu erken yoksa 1 yıl daha beklesem daha mı iyi? kime
yaş 31. geçen ay ev aldım 86k kredi ödüyorum. kenarda 2m civarı altınım var. arabasız biraz eksik hissediyorum artık kendimi. altınları yarın bi gün bi şey olur işsiz kalırsam krediye sigorta olur gibi bakıyorum. 1m civarı bir araba almam için çok mu erken yoksa 1 yıl daha beklesem daha mı iyi?

kime sorsam arabayı ne yapacaksın çok masraf diyor, gerçekten de masraf ama hepsinin de arabası var anlamıyorum.

sevgilimden de ayrıldım psikolojik çok iyi değilim yalnız hissediyorum arada lanet olsun diyip basar bi yerlere giderim diyorum. nasıl fikir sizceb
0
asap raki
(12.11.25)
arabayla nereden nereye gitmeyi planlıyorsunuz? daha önce araba kullandınız mı? aileniz, anneniz babanız başka şehirde yaşıyor mu? yazın tatile nereye gidiyorsunuz? ev nerede? iş nerede?

"para var, araba alayım" güzel bir mantık mı emin değilim.
0
co2s2
(12.11.25)
1 m civarında bir otomobilin çıkaracağı masraf seni gram zorlamaz. bekarlıkta mobilite önemli. kesinlikle fuzuli bir harcama değil.
+3
loch ness
(12.11.25)
@cos2sin2

istanbul’dan örneğin alaçatı’ya basıp gitmek, hafta sonu canım sıkıldı biraz daha dış taraflara gidip vakit geçirmek. bazen servise binmek istemezsem işe gitmek. yani zaruri değil ancak hayat kalitemi yükseltecek şeyler. ailemden ayrı tek yaşıyorum.
0
🌸asap raki
(12.11.25)
araba lazım tabii ki ama ev kredisi öderken güvenceni harcama bence
0
batlegolas
(13.11.25)
Aylık kazancınız ne kadar bilmiyorum fakat 86k kredi ödenen bir durumda hani eğer atlar alaçatıya gidelim diyorsanız araba gerçekten bir masraf.

Geçenlerde anneannemi ziyaret etmek için istanbuldan bodruma gittim, 5000 liralık yakıt harcadım, otobanı feribotu derken 2600 liralık oldum sadece ulaşım masrafım yuvarla 8000 lira.

İstanbulda trafik vardır diye cumartesi sabah 10'da istanbulda oldum ve gebzeden kadıköye sabahın o saatinde 70 dk'de geldim ve 50 dk park yeri aradım allah belamı verdi de kafa dinlemeye bodruma gittim dedim.
0
denizgonen
(13.11.25)
kenardaki birikiminin yarısı duracak zaten. Allah korusun da hadi işsiz kaldın, kredini ödeyemedin, kalan birikimin 1 sene taksitini öder o arada en kötü ihtimal arabayı satar nakite çevirirsin. günümüzde araba çok değer kaybeden bir varlık değil. arabasız çok zor. iyi kötü al bi araba
+1
faberkastelli
(13.11.25)
eksik hissediyorum diye ya da sevgiliden ayrıldım diye can sıkıntısına araba alınmaz. ama ihtiyaç varsa ve hayat kalitesi artacaksa alınır. ama tabi ki kasko, sigorta, bakım, yakıt gibi ek masraflarınız olacak, bunlara da bi bütçe ayırmanız gerek. eğer kredi ödedikten sonra gelirinizden bunlara da bütçe ayırabiliyorsanız eldeki birikimin yarısı ile araç almanın bence mahsuru yok. zaten araç da sonuç olarak nispeten hızlıca nakite çevrilebilecek bir şey.
0
elorelia
(13.11.25)
arabayı almadan önce ah be şu anda olsa basar alaçatıya giderdik diyeceksin. aldıktan sonra da bu hayalini yılda belki bir defa yapıp kalan günlerde standart ulaşım aracı olarak kullanacaksın.

alaçatı veya benzer bir planı düşündüğün kadar keyifli mi test etmek için öncelikle kiralık araba ile yapabilirsin.
0
orpheus
(13.11.25)
(3)

komedyenler ne kadar kazanıyor cidden?

green eyed penguin
günün akla takılan sorusu. açıkçası yeni nesil kafa isimler bile ayda 300-400k kazanıyordur diye düşünüyorken eşine ayda 500k kredi kartı harcatması sektör hakkında çok da bilgim olmadığımı gösterdi.
günün akla takılan sorusu.

açıkçası yeni nesil kafa isimler bile ayda 300-400k kazanıyordur diye düşünüyorken eşine ayda 500k kredi kartı harcatması sektör hakkında çok da bilgim olmadığımı gösterdi.
0
green eyed penguin
(10.11.25)
özgür turhan baya başarılı.

doğu demirkol-baturay özdemir-gökhan ünver gibi komedyenler baya kazanıyor. özgür turhan da sahneleri full dolduruyor en az 500 kişiye gösteri yapıyor genelde. 500 kişiye gösteri yapsa 750 tlden 375000 tl yapar. yarısını bile alsa baya büyük para. ayda 15-20 gösteri yapabiliyor bazen.

ama böyle kazanan çok az. çoğu 100-200 kişiye anca gösteri yapabiliyor.
0
jelly bear
(10.11.25)
dün twitterda gökhan ünverin yıllık 75 milyon kazandığı yazıyordu.
0
mikahakkinen
(11.11.25)
ülkedeki gerçekten iş yapan komedyenlerden biri, sosyal medya hesaplarından gelen kazançlar, reklamlardan gelen kazançlar ve yukarıda bahsedildiği gibi ayda rahat 10-15 adet gösteriden gelen kazançlar ve bu gösterileri yaparken de genellikle bir masrafı da olmuyor barınma olsun, yemek olsun organizasyonu yapan şirket tarafından karşılanıyor.

kamp videoları çeken ve sadece vlog olarak faaliyet gösteren atik ailesi bile Bolu vergi rekortmeni oldu. Bu tarz kişilerin ben ayda rahatlıkla 700-800 kazandığını düşünüyorum.
0
denizgonen
(11.11.25)
(17)

Türkiye'de nereye yerleşirdiniz?

osssy
Bu başlıkta İstanbul'dan ayrılma hayali kuruyoruz arkadaşlar.Çocukların eğitimi, nitelikli çevre kurabilme, güvenlik, yemek ve hava gibi yaşam kalitesini belirleyen unsurları dikkate aldığınızda İstanbul'dan ayrılıp Türkiye'de (Ankara'nın batısında) nereye yerleşirdiniz? Bu aşamada iş imkanlarını di
Bu başlıkta İstanbul'dan ayrılma hayali kuruyoruz arkadaşlar.
Çocukların eğitimi, nitelikli çevre kurabilme, güvenlik, yemek ve hava gibi yaşam kalitesini belirleyen unsurları dikkate aldığınızda İstanbul'dan ayrılıp Türkiye'de (Ankara'nın batısında) nereye yerleşirdiniz? Bu aşamada iş imkanlarını dikkate almıyoruz. Teşekkürler.
+1
osssy
(03.11.25)
antalya
0
asap raki
(03.11.25)
Çanakkale'de okurken hayatımın bir döneminde oraya yaşayacağıma inancım vardı çok istiyordum çok güzel bir şehir gerçekten.
Çok yer gezdim gördüm diyemem ama gezip gördüklerim içinde şu an yaşanılacak yerler listemde bir numara olan şehir Sinop.
Çok güzel, çok sakin, kafanı nereye çevirsen deniz, insanları çok iyi, orada bir hafta kalınca neden ülkenin en mutlu şehri olduğunu anlıyorsunuz gerçekten.
0
mutekebbir
(03.11.25)
nitelikli çevre çok değişken bir seçenek. muğla merkez, izmir bostanlı, eskişehir.
0
mikahakkinen
(03.11.25)
tabii ki Çanakkale

- evinize 5-10 dk mesafede çok güzel okullar olacak. (hem devlet, hem özel)
- yerlisi zaten hoşgörülü ve kalitelidir. dışarıdan gelen insanlar da, çok yüksek oranda eğitimli insanlar. nitelikli bir çevre kurmanız mümkün.
- güvenli bir şehir.
- havası çok temiz.
0
co2s2
(03.11.25)
Antalya ve Çanakkale'nin nereleri olabilir mesela? Bir de şehirden kaçıp şehre değil de daha kırsal bir yere yerleşsek, insanıydı, eğitim sağlık vs. derken ideal bir yer bulabilir miyiz acaba?
0
🌸osssy
(03.11.25)
çanakkale merkez - Cevatpaşa mahallesinin denize maksimum 100-200 metre mesafedeki bölümleri.

ya da çınarlı köyü'nün Dardanos mevki
0
co2s2
(03.11.25)
Edremit, Balıkesir
Burhaniye, Balıkesir
0
cemallamec
(03.11.25)
hani ben doğma büyüme izmir bostanlı'lıyım son bir kaç senedir iş sebepli istanbulda yaşıyorum.
İzmir bostanlı'nın eski haliyle bir alakası kalmadı belki hafta içi gündüz saatleri bir sakinliği var fakat güneş battıktan sonra hele ki yaz geceleri iğrenç bir yere dönüyor artık. İşletmeler eskiden de kaldırımı işgal ederdi ama bu işgal ara sokaklara bu kadar yayılmamıştı şu an ise ara sokaklarda bile kaldırımlar işgal altında bu yetmiyormuş gibi yollara da masa konmaya başlanmış yayaya yürüyecek bir yer bırakmamışlar.
her yerden tas kafa esmer tipler geçiyor iğrenç bir yere dönmüş ben artık canım bostanlıma dönmek bile istemiyorum.
Türkiye'de genel olarak bir kalitesizleşme var bir yer beğenildiğinde hemen tas kafa esmer o gırtlaktan konuşmayı seven tayfa dadanmaya başlıyor. ben bu ülkede huzurlu bir yer olacağına dair inancımı yitirdim ondan kırsalda sessiz sakin bir yer bulmak gibi umudum var.
çanakkale diyenlere de çanakkalenin de nüfusunun arttığını ve şehrin yapısı itibari ile genişleyecek bir alanı olmadığını, şehre girişlerin çıkışların zor olduğunu ve herhalde 10 seneye çanakkalenin de sıkıntılı bir yere döneceğini düşünüyorum.
+1
denizgonen
(03.11.25)
Fethiye, Marmaris, Bodrum, Didim.
0
gabe h coud
(03.11.25)
İstanbul’dan Çanakkale Kepez’e taşınma kararımız hayatımızda verdiğimiz en iyi karardı. İkinci en iyi kararımız ise trden taşınmak. Trye geri dönsek Çanakkale Kepez’den vazgeçmem
0
suicides underground
(03.11.25)
kuzey ege - insan kalitesi fena degil, suya yakin, ne cok sicak ne soguk
trakya- insan kalitesi fena degil, sinira yakin, istenirse yeni kopru ile ege'ye inmek kolay
+1
cooperr
(03.11.25)
Sinop değil. Gezmesi güzel ama asla yaşanmaz. Bir yer yaşanacak yer olarak nitelenecekse sağlık hizmetleri benim için çok önemli. Sinop'ta özel hastane, özel muayenehane diye bir şey yok. Devlette sıra bekler durursunuz, aldığınız hizmet de evlere şenlik olur her zamanki gibi. Çoğu branş da yok zaten. Onun için 3 saat mesafedeki Samsun'a gitmeniz lazım.

Ayrıca her ihtiyacımı hızlı şekilde çözeyim dediğimiz AVM lerden maalesef Sinop'ta bulunmuyor. Sineması da yok. Aklınıza gelebilecek hiçbir şey yok kısaca.
0
sadakatsiz
(04.11.25)
Ben dört ay önce İstanbul'dan Antalya/Finike'ye taşındım. Antalya'ya kendi aracınla 1.30 saat sürüyor, her yarım saatte bir Antalya merkeze otobüs var. Otobüsle 2.5 saat sürüyor. Olimpos, Adrasan gibi yerler sadece 30 dakika mesafede. Kaş'a 70 dk. 20 km kesintisiz sahili var. Çok güzel koylara sahip. Dağ havası aldığından merkeze göre yazları daha serin oluyor, özellikle akşamları. Yeni çok bina yapılıyor, sıfır ev alıp oturabilirsiniz. Dağ kenarında da yeni evler var, sahile yürüme mesafesinde de.

Ve herhangi bir ilçeye göre çok aktif bir hastanesi var. Yazın yeğenlerim rahatsızlandığında çok ilgililerdi. Parkta düştü, on dakika içinde tomografi dahi çektiler. Gözünden de rahatsızlandı, çözdüler.

Elbette, çok sakin bir yer. Çok sulu bir yer olduğundan sinekler rahatsız edici olabiliyor bir de. Kaş gibi fancy bir yer değil. Ama bence kaş'a göre daha lokasyon avantajları var.
+1
the man with no name
(04.11.25)
çanakkale için biraz yazlık havası da olsun derseniz güzelyalı ve dardanos tarafı da güzel yaşanabilir. istanbuldayız ama ailemiz kaynaklı güzelyalı'da bir düzenimiz de var, çok iyi geliyor, onlar full orda yaşıyorlar. ancak araba lazım mutlaka merkeze gitmek toplu taşıma ile biraz zor. denize de girebildiğiniz güzel bir lokasyon.
0
awlmi
(04.11.25)
Güzelyalı artık güzel değil ki yangından sonra bitti dardanos ve güzelyalı:((
0
suicides underground
(06.11.25)
Antalya
-1
arbre
(06.11.25)
@suicides geçen hafta ordaydım, toparlamış bir miktar, seneye daha da toparlamış olur. güzelyalının merkezinde zaten çok problem oluşmadı, çevre giriş çıkış tarafı çok üzücü oldu tabi.
0
awlmi
(06.11.25)
(16)

Lastik yıpranması. Fotolu.

mikahakkinen
lastik yaşı 4.araç km 60.000.lastikte kopuk yerler var. çok ciddi bir durum mu?https://ibb.co/1tkQ31ZMhttps://ibb.co/wGPgthkhttps://ibb.co/90zjmNW
lastik yaşı 4.
araç km 60.000.
lastikte kopuk yerler var. çok ciddi bir durum mu?
ibb.co
ibb.co
ibb.co
-1
mikahakkinen
(29.10.25)
zaten bircok lastik max. 80bin km gidiyor.
bunlar da omrunun sonuna yaklasmis gibi, yanaklara bakarsak.
acil olmasa bile ufak ufak lastik bakmaya baslaman lazim.
0
cooperr
(29.10.25)
Diş kalınlıkları iyi gözüküyor. Ama yaşadığınız ya da parkettiğiniz yer kaynaklı sanırım, lastik ömrünü tamamlamış. Değiştirmenizde fayda var.
0
artci sarsinti
(29.10.25)
Lastik değişim zamanı gelmiş dişler değilde yanaklar sorun
0
basond
(29.10.25)
dişler fena durmuyor ama yanaklar iyi durumda değil ayrıca kilometre itibari ile ömrünü doldurmuş iyi de dayanmış muhtemelen şehir içi kullanılmış.
ebatlar itibari ile küçük ve ucuz bir lastik, daha da zorlamanın anlamı yok kampanyalar takip edilip yeni lastik alınmalı.
0
denizgonen
(29.10.25)
şehir ici ise önemli değil,
sehirdışina cikiyorsan değiştir tabi.
0
designer
(29.10.25)
dry rot başlamış. değişmekte fayda var.
0
false pretension
(29.10.25)
lastikler değiştirilse iyi olur. hangi şehir bilmiyorum ama sıkıntı bu lastikleri yaz-kış kullanmak. bu lastikler kış lastiği ve yazın da kullanılıyor tahmin ediyorum ki. işte bu sıkıntı.
0
abelardo
(29.10.25)
MICHELIN
195/55r16 Primacy 4
lastikler ucuz değil, aydın yolları taşlı.

lastikler yaz lastiği.
0
🌸mikahakkinen
(29.10.25)
bir tek aydindaysan 4 mevsime gerek var mi ki? yazlik lastik de is gorebilir, daha dayanikli olur hem
0
fakyoras
(29.10.25)
michelin'in sitesinde yaz lastiği diye geçiyor, 4 mevsim değil primacy 4. www.michelin.com.tr

adında geçen 4 yüzünden öyle algılamış olabilirsin belki de serinin 4. versiyonu gibi bişey herhalde çünkü primacy 5 de var
0
konetsu
(29.10.25)
kış lastiği olmadığını belirtmek için yazdım. düzelttim.
0
🌸mikahakkinen
(29.10.25)
lastik dişli kısımdan patlarsa tamir edersin veya çok büyük bir yırtık olmadığı sürece seni kaza yaptıracak derecede zorlamaz lakin yanaklar öyle değil.


allah göstermesin 60 70 le bile giderken yanaktan yarılıp birden hava boşalırsa, sana kaza da yaptırabilir, aracına da zarar verebilir. ben riske girmeyi pek sevmiyorum motorlu araçlarda çünkü bedelini çok ağır ödedim.


ben senin yerinde olsam. beni aşırı derece zorlamayacaksa değiştirirdim. ters bir yerde patlasa lastik tamir servisi çağırsan üç beş yazar sana. vakitlice değiştir hiç olmadı bir lastikçiye git göster ama onlar da muhtemelen değiştir diyecektir. e tabi adamın lastik satması lazım. böyle olunca dürüst olarak bişey olmaz abi sen git dişler bitince gel falan der mi onu da kestiremedim.

duyuru nick uyumu da şahane olmuş heheh
0
Fodera
(29.10.25)
michelin yumuşak lastiktir daha çok şehir içi kaymak asfalta, otobanlara uygundur. Ortalama türkiye yollarına pek gitmez, senin durumunda yaptığın km'ye göre iyi bile dayanmış.
brigestone bizim ülkenin yollarına daha uygun gibi geliyor bana mesela eskiden ben hep turanza er300 tercih ederdim zira lastik sert sağlam ama yağışlı yollarda da iyi yol tutuyordu.
genel itibari ile 5000 liraya gayet güzel lastik alabiliyorsun, conti premium contact 5 var 4990'a mesela. michelin gereksiz pahalı kalmış.
neden uygun diyorum çünkü yeni arabalarda bu ebatlar pek yok benim ebatta mesela premium contact lastik başı 11.000 lira. senin durumunda 4 taksit yapıp ayda 5000 liraya can güvenliğini garantiye alabiliyorsun, bence değer.
0
denizgonen
(30.10.25)
hakikaten bisiklete iki set michelin aldım iyi de para verdim iki ayda bitti. baktım ki tam kauçuk gibi çok yumuşak bişeyden yapmışlar. ee motora aldım o da çabuk bitti. demek michelin in özelliği bu. fren konusunda motor ve bisiklette çok başarılıydı ama fiyat ve ömür konusu kesinlikle tercih edeceğim bi marka olmadı bi daha.
0
Fodera
(30.10.25)
o kadar para vermicem yıllarca en pahalı lastikleri aldım. kumho, falken, milestone arasındayım.
0
🌸mikahakkinen
(30.10.25)
Kumho falken iyidir. Kullandığınız yollar çok bozuk ve konfordan biraz ödün veririm derseniz XL olan lastikleri öneririm yanakları güçlendirilmiş oluyor yandan daha az hasar alıyorlar kesinlikle.
0
denizgonen
(30.10.25)
(6)

Lost dizisi

Mirket
Lost dizisinin bu kadar ünlü olup, hiçbir oyuncusunun Dünya çapında ünlü olamaması çok ilginç değil mi?
Lost dizisinin bu kadar ünlü olup, hiçbir oyuncusunun Dünya çapında ünlü olamaması çok ilginç değil mi?
+1
Mirket
(29.10.25)
şimdi isimleri tek tek hatırlamıyorum ama kate'i oynayan kız, Benjamin'i oynayan eleman, koreli eleman, zenci eleman, yine koreli bilim adamı, Charlie'yi oynayan eleman falan ünlü ciddi ciddi. atladıklarım da vardır.
+1
co2s2
(29.10.25)
dünya çapında ünlü olamaması büyük iddia. bence ünlüler:

evangelin lilly: marvel filmlerinde defalarca oynadı. wasp rolü ile
michael emerson: person of interest diye bir dizide senelerce başrol oynadı
dominic monaghan: daha öncesinde yüzüklerin efendisinde oynamıştı
+1
abelardo
(29.10.25)
Sana katılıyorum hepsi iyi oyuncu ama alfa oyuncu olmadı hiçbiri hep yan rollerden yürüdüler.
0
basond
(29.10.25)
Zaten oyuncuların çoğu Lost ile ünlü oldular ve başka projelerde yer alsalar projeleri ses getirmedi. Ben’i oynayan oyuncunun iyi bir dizisi daha oldu ama Juliet, Jack, Kate, Sawyer, Locke gibi karakterleri canlandıranlar pek iyi işler yapamadı. Yani ses getirecek rollerde dizilerde oynamadılar.
+2
cemallamec
(29.10.25)
gerçekçi olmak gerekirse tabi ki her oyuncunun seçilmesinde tip de önemli olsa da söz konusu dizide ben tip olayına ortalamadan çok daha önem verildiğini düşünüyorum. Gerekse kadınlar gerekse erkekler a+ klasmanında kalıyor ortalama üstü değiller direkt yarışmaya sok seviyesinde ana karakterler.

dizi boyunca kötü bir oyunculuk sergilediklerini söyleyemem ama bir dizide iyi oynamış olmaları o karaktere uyum sağlamış olmaları diğer yapımlarda da başarılı olacakları anlamına gelmiyor bence.

üstüne bir de 6 senede 120 bölüm dizi çektiler bölümleri 40 dakikadan bence insanı yoracak bıktıracak ve de üstüne maddi olarak oldukça doyuracak bir durum söz konusu bence...
+1
denizgonen
(29.10.25)
aşırı doğru bi tespit bu konuda bi video da izledim, şimdi ne yapıyorlar diye, ama şöyle bir şey var dizi onların isminin önüne geçti, ne yapsalar o diziyi aşamayacaklarını bir şekilde bilinçli ya da bilinçsiz farkındalar.dizi kült oldu.oyuncular afalladılar, buna çok örnek var.
0
the fisherking
(29.10.25)
(5)

Şu sallantıların olmadığı /az olduğu / çok seyrek yaşandığı yer neresi?

infernalcadre
Merhaba;Bu konuda biraz hassasım ama peşimi bırakmıyor. Aşağıdakilerden hangisine taşınmalıyım?a) antalya b) adana (2023 te oldu ama o zamandan beri sakin gibi)c) ankarad) eskişehire) diğer (Lütfen Belirtiniz)(Şıklar nispeten yaşanabilir, sosyal açıdan alternatifleri olan yerlerden seçilmiştir. Şu z
Merhaba;
Bu konuda biraz hassasım ama peşimi bırakmıyor.
Aşağıdakilerden hangisine taşınmalıyım?

a) antalya
b) adana (2023 te oldu ama o zamandan beri sakin gibi)
c) ankara
d) eskişehir
e) diğer (Lütfen Belirtiniz)

(Şıklar nispeten yaşanabilir, sosyal açıdan alternatifleri olan yerlerden seçilmiştir. Şu zımbırtının olmadığı bir yer olursa süper olur)
0
infernalcadre
(28.10.25)
valla bu zımbırtının olmadığı bir yer yok bu ülkede, hele ki yaşanabilir ve sosyal alternatifler olarak bakarsak. O yüzden ben bu şıklarda ankarada yeni bir binada yaşamayı seçerim. Deprem olur fakat panikletecek bir depremi hiç duymadım ben ankarada.
0
denizgonen
(28.10.25)
Listedekilerin hiç biri. hatta güncel fay hattı haritasında Ankara'nın tam merkezinde yeni oluşan yıkıcı bir fay hattı var. Antalya'da da çok sıkıntılı ve kırılması beklenen kritik bir fay var. Türkiyede deprem konusunda tek güvenilir yer var. orası da dogu karadeniz.
0
limonlu eksi
(28.10.25)
Ankara'dan bildiriyorum, Sındırgı'da olan büyük depremlerin hepsini hissettim. Çatır çatır sallandım valla. Hissetmeyenlere bişey yok tabii.
0
muhayyer divan
(28.10.25)
Ankara'nın zemini saglamdir,
tabi evde sağlam olmali,
sallanmak önemli değil,
aynı Rezonansa girmemek lazim.

m.youtube.com
0
designer
(28.10.25)
Şahsi tecrübem bulunulan kat çok önemli yani zemin katta 1 2 3 4 5 6 da insanların hissetmediği sallantıları 13 14 15 hiç es geçmiyor .
0
dunyatuhaf
(28.10.25)
(6)

Lastik degisim fiyatı ne kadar bu sene?

dedeminhirkasi
Kisliklari taktıracam 4 lastik değişim fiyati ne kadar
Kisliklari taktıracam 4 lastik değişim fiyati ne kadar
0
dedeminhirkasi
(28.10.25)
yakınlardaki lastikçileri arayıp sorabilirsiniz. her yerde değişiyor çünkü.
şu an taktırmak için erken gibi
0
jelly bear
(28.10.25)
Yani açıkçası bence bu soru çok yanlış sorulmuş en basitinden izmir gibi şehirde sadece ticari araçlar lastik değiştirirken, Ankara ve doğusundan itibaren ise durum mecburi bir hal alıyor ve sürümden kazanma imkanı da doğuyor.
Büyükşehirlerde lastik saklamadan da kazanç sağlarken anadolu şehirlerinde o lastikler rahatlıkla evde depoda saklanabiliyor.
Geçen sene bile lastik sök tak ve bir sezon saklama istanbulda 900 lira idi. Ama işte bu kadıköy fiyatı.
0
denizgonen
(28.10.25)
ankara, 900
+1
elorelia
(28.10.25)
1 adet lastik icin,
200-300 lira araliginda degistirme fiyati olur.

. aracı lifte kaldır,
. Jantın civatalarini sök,
. janti cikart,
. lastigi janttan ayir,
. mevcut ağırliklari janttan sök,
. yeni lastigi kremle,
. Yeni lastigi janta tak,
. balans kontrol,
. janta agirlik tak,
. tekrar balans kontrol,
. janti araca monte et.


atonet.org.tr
0
designer
(28.10.25)
Cevaplar şaka mı?
Ben mi kazıklanıyorum?
Geçen sene lastik saklama değişim vs 4k üstü ödeyen ben de bu sorunun cevabını merak ediyordum.
0
epitaf
(28.10.25)
turkiye sartlarinda 4 lastik degisimini 500tl altina belki anadolunun ucra koselerinde falan yaptirabilirsin. buyuk sehirlerde tahminim 1000-1500 arasidir.

kisliklari her sene sok tak yaptirmak lastikleri asiri hirpaliyor bu arada. tavsiyem kisliklara da jant taktirin, sonra lastik degisimini kendiniz sokakta bile yapabilirsiniz, cok bir numarasi yok.
0
cooperr
(28.10.25)
(5)

Hangi konsol?

ırene adler
Odama büyük bir TV aldim.Philips ambilight. Şimdi de konsol dusunuyorum..Normalde ikinci el bir Series S alıp gecicektim. Oyun tarafinda cok masraf yapmak istemiyorum. Klasik fifa,nba , araba yarışı filan cok oynanır. Macera oyunları denemeyi severim. Bunları Game Pass'te bulabilir miyim? Ayrı ayrı
Odama büyük bir TV aldim.Philips ambilight. Şimdi de konsol dusunuyorum..

Normalde ikinci el bir Series S alıp gecicektim. Oyun tarafinda cok masraf yapmak istemiyorum. Klasik fifa,nba , araba yarışı filan cok oynanır. Macera oyunları denemeyi severim. Bunları Game Pass'te bulabilir miyim? Ayrı ayrı mı almam gerekir?

Görüntü kalitesi ve güncel oyunları daha iyi oynayabilmek açısından Series X mi alsam diye düşündüm, biraz araştırdım.

Bu bilgiler ışığında hangi konsol bana daha uygun olur? PS5 al dedi kuzende. Iyice kararsız kaldım.
0
ırene adler
(23.10.25)
game pass içeriğini bilmiyorum o nedenle o kısım için yorum yapamayacağım. ama ps plus içeriği çok zengin. ücretsiz oynayabileceğiniz çok fazla oyun var. eğer oyunların son serilerini oynamayacaksanız çok avantajlı. son seri oyunları da satın alır oynarım derseniz o zaman en çok oynadığınız oyunların fiyatlarını karşılaştırıp konsolu ona göre seçin derim. mesela fc26ya baktım ps5'te 200 lira daha uygunmuş. ben ps1'den beri her seriye sahip oldum, ps serisine çok alıştığım için ps5 önermeye geldim. ama dip toplamda konsol konsoldur fanboy değilim :)
0
cisimcik golgi
(23.10.25)
Ps5 veya bütçen yoksa ps4 exclusive oyunlarda çok daha önde. Dolayısıyla xbox almak sadece marka takıntısından başka birşey değil günümüzde. Çünkü sadece ps de olan oyunlar çokça var. xbox da son yıllarda sadece exclusive olan starfield var.

belki sen bu oyunları oynamayacaksın fifa nba diyorsun kabul ama yine de ya oynarsan? Benzer bütçeyle gidip xbox almak çok mantıksız.
0
nuevo
(23.10.25)
Normalde ps5 alın, yıllık bir de ps plus deluxe üyelik 4600tl ye alın keyfinize bakın derdim.

Ama spor oyunları oynayacaksanız Xbox daha iyi olur, ps de gayet yeterli ama Xbox daha çeşitli.

Ama sadece spor oyunları oynamam, hikayeli oyunlar da oynarım diyorsanız: ps5. Tartışmaya bile gerek yok. 4600tl lik pakette yok yok neredeyse.
0
substituent
(23.10.25)
ps5 ve xbox s sahibiyim
ps5 başka bir dünya. Controller bile müthiş xbox'da bu hissiyat yok. gamepass için serie s değmez çünkü bütün oyunlar pc'de de oynanıyor.

ps5 exclusive oyunları müthiş insan tekrar tekrar oynayası geliyor. dublajları da harika
0
croswell
(23.10.25)
ps5 ve xbox series x arasında kalındıysa görüntü kalitesi ve akıcılık konusunda xbox daha önde. fakat arada çarpıcı bir fark var mı hayır yok.

bir ay önce microsoft türkiye pazarına önem veriyor bizim pazara göre fiyatlandırma yapıyor xbox almanı öneririm derdim, fakat xbox gamepass tarafında okkalı bir zam yaptı. eskiden oyunlar da daha uygun kalıyordu ps5'e göre artık o yönde avantajı da kalmadı.

bundan dolayı ben açıkçası ikisini de tercih etmez, spottan bir tane ps5 pro alırdım. illa pro almayacağım da dersen ben gene de ps5 tercih ederdim.

not: 2 konsol da bende var.
0
denizgonen
(23.10.25)
(15)

Ev almak için riske girmek.

denizgonen
Selamlar. Halihazırda ailemin evinde oturuyorum. Pek mutlu değilim hem daha huzurlu bir yere taşınmak istiyorum, hem de otopark istiyorum. Halihazırda 3 milyon birikmişim var. 4 milyon da kredi çekip bir tane ev alayım onu da kiraya vereyim 5 sene sonra da taşınayım diyorum. 112 gibi 10 yıllık kredi
Selamlar. Halihazırda ailemin evinde oturuyorum. Pek mutlu değilim hem daha huzurlu bir yere taşınmak istiyorum, hem de otopark istiyorum.
Halihazırda 3 milyon birikmişim var. 4 milyon da kredi çekip bir tane ev alayım onu da kiraya vereyim 5 sene sonra da taşınayım diyorum.

112 gibi 10 yıllık kredi taksidi Eve giren aylık kazanç 120.000. Sanırım kira getirisi de 40 civarı.

Sizce girer miydiniz?
0
denizgonen
(21.10.25)
Aylık8 bine ne yiyip içicen adam kirayı ödemedi ne yapacan bence risk büyük bu şekilde girmezdim
0
basond
(21.10.25)
evine göre değerlendirilir ama üzerinize ev varsa bu rakamda kredi çekemiyorsunuz ikinci el konutta. 675K falan gibi bir üst limit var.
0
awlmi
(21.10.25)
Ha bu arada evin varsa o miktarda kredi alamazsın o ayrı hikaye
0
basond
(21.10.25)
Hazır evler ucuzken ve pazarlık fırsatı yüksekken yatırumlık ev alın. 1+1 mümkünse 2+1. 3 milyona 1 mikyon krediyle en fazla 4 milyona. Boşta dursun. Seçim zamanı fiyatı ikiye katlar. Sermayeniz güçlenir. En fazla 1 seneye seçim atmosferi başlar.
Ben her türlü alın derim AMA kredisiz ya da asgari krediyle.
0
luluki
(21.10.25)
doğru mu anlıyorum?

120bin kira kazanıp 112bin lira kredi ödeyeceksiniz. 8 bin lira ile ne yapmayı planlıyorsunuz?
0
co2s2
(21.10.25)
su an istanbul'da kirada olan evim var. kiraciyla ugrasmak hic olmadigi kadar zor. gectigimiz uc sene boyunca zaten %25'ten fazla artiramadim. yani enflasyon %200 artiyorken maksimum %25 zam yapabilmek cok kotu. su an dort kisilik bir ailenin ortalama bir restoranda dort kisilik yemek masrafi kadar paraya oturuyor. ayrica kiraciyi bes sene sonra cikaramayabilirsiniz. en az 10 sene boyunca koruma altindalar. yani dava acmaniz gerekebilir ki bu isler cok karisik, uzayan ve sonucunun ne oldugu belli olmayan isler. oturacaginiz bir evi almak istiyorsaniz alin ve hemen oraya yerlesin. fakat yatirim olarak, kira geliri olarak veya oradan gelecek parayla kredi kapatmak, finansal durumunuzu duzeltmek vs. konusunda tavsiye etmem.
0
Sour
(21.10.25)
7 milyona istediğin evi alabiliyorsam

mevcut evimi satar hayalimdeki evi alırdım. geri kalan para + daha cüzzi bir kredi ile ev alıp onu kiraya verirdim

112 ödeme çok fazla 120 gelire göre
0
pislick0
(21.10.25)
girmeyin. tavsiye etmiyem.
0
Leonardo~Da~Vinci
(21.10.25)
Oturacağın evi kiraya vermek büyük risk.

* Kiracıyı anlaştığınız zamanda çıkaramayabilirsiniz. Bu işler 4-5 sene sürebiliyor.

* Kiracı çıksa bile, evin anasını s..ebilir. Bir anda büyük tadilat parası vermek zorunda kalabilirsiniz.

En kötü yeni eve taşınıp, eskini satın veya riski göze alıp, eski evi kiraya verin...
0
kartallar yuksek ucar
(21.10.25)
@basond alacağım evi kiraya vereyim diyorum. zamanla maaş artışı+kira artışı ile birlikte 2 seneye düze çıkarım diyordum. Evi eşimin üstüne alsam olmaz mı acaba?

@awlmi eş üzerinden yapamaz mıyız?

@luluki sizce dönüşüm bekleyen evlere girmek mantıklı mı? dönüşüme girene kadar kirada kalır, dönüşüm süreci başlayınca da kiracının çıkmama ihtimali de kalmaz.

@co2s2 3-4 maaşı kenara koyup, yeni aldığım evi kiraya vermeyi düşünüyorum. yani ev kirası+8000 lira gibi bir hesap yapmıştım.

@Sour son derece hak verdiğim bir risk fakat şu an tabi ki yarın ne olacağını bilemeyiz fakat tefe/tüfe düzenine dönülmedi mi? babam en son kiracısına tefe/tüfe oranında zam yaptı mesela.

@pislick0 mevcut ev aslında 7 milyondan fazla edebilir. Konum itibari ile popüler bir yerde, fakat ben huzurlu değilim kalabalığından gürültüsünden. Sadece ileride ama pek de yakın vadede olmayacak bir dönemde dönüşüme girebilir diye elimde tutmak istiyorum.

@eski evi kiraya vermek de elbette bir çözüm direkt de istediğim gibi mahalleye taşınmış olurum fakat zaten 5 yıldan önce arkamı toparlayamam o yüzden taşınma masrafı ile uğraşmadan oturmaya devam edeyim, 5 yıl sonra kiracı emsal kira arttırımını kabul etmezse ben de yeni evime geçeyim diyordum.
0
🌸denizgonen
(22.10.25)
eş üzerinden yapılmıyor. ancak üstüne ev olmayan kardeş olabilir, tabii maaşlıysa ve krediye uygunsa.
0
awlmi
(22.10.25)
ben olsam şu anda girmezdim, faizler yüksek para kira yerine faizde daha çok kazandırır, hatta basit fonlarda bile %50 faiz kazanabiliyorsun, o para iki yıl sonra kredisiz ev de alabilir, almayabilirde tabi ama bence alır.
0
ravenudon
(22.10.25)
Mantıksız değil. Sonuçta 2 eviniz olacak.
Ama kesin bilgi:
2. Evde, evin değerinin %15-17.5 civarına kredi veriyorlar. Onda da 5 milyon sınırı var. Yani maksimum 625bin ev kredisi alabilirsiniz.
0
nickini vermek istemeyen uye
(22.10.25)
Eş üzerine de olmaz çünkü tüm aileden e devlet kayıtları isteniyor eş üzerine hisseli miras ev bile kalsa sıkıntı çıkarıyorlar
Alacağın evi kiraya vereceğini anladım işte diyorumki kiracı ödemedi kiranı yada çıkmadı evden yada evi harap etti o zaman büyük patlayabilirsin
0
basond
(22.10.25)
@denizgonen rte aciklama yapti gecen hafta, artik kiralari devlet belirleyecek dedi.

yani enflasyonist ortam, sirekli gelip giden %25 siniri, kiralari devletin belirlemesi, devletin konut kiralamasi, 10 yil cikaramama sarti... butun bunlar bence cok olumsuz.

kaynak: www.trthaber.com
+1
Sour
(04.11.25)
(23)

Düğün yapmak/yapmamak

incelikler yüzünden
Düğün hakkında ne düşünüyorsunuz? şimdiki aklınız olsa yapar mıydınız/yapacak mısınız? Bazen gereksiz masraf bazen de zaten bir kere evleniyoruz mantığıyla yapılmalı diye düşünüyorum.Sizce?
Düğün hakkında ne düşünüyorsunuz? şimdiki aklınız olsa yapar mıydınız/yapacak mısınız?
Bazen gereksiz masraf bazen de zaten bir kere evleniyoruz mantığıyla yapılmalı diye düşünüyorum.
Sizce?
0
incelikler yüzünden
(19.10.25)
Düğün bütçeye göre düşünüldüğünde gereksiz masraf da olabilir aksi gibi kalıcı bi anı da olabilir. 150-200k bandında 250-300 kişilik yemeksiz, kokteyl menülü düğünleri yapabiliyorsunuz. Öyle dandik salonlarda da değil otelde vs. İmkanın varsa yapılacak bir şey bence.
0
mermaidd
(19.10.25)
bekarım. sıcak bakmıyorum. ancak olur da eşim olacak kişi isterse her şekilde yaparım.

gereksiz masraf. zaten türkiye'deki düğünler sıkıcı ve kimsenin eğlenmediği gereksiz bir aktivite. millet takıyı takıp kaçıyor. gelen takı da zaten çok az. düğün yapana kadar nikah salonunda nikah kıyıp, takıları orada alıp dağılmak daha mantıklı.
0
tabudeviren
(19.10.25)
ben erkeğim, düğün sevmem kendi düğünümde bile pek oynamadım. FAKAT iyi ki yaptık. Ama bizim yurtdışına gitme planımız vardı (ve gerçekleştirdik), akrabaları bir arada görme fikri iyi gelmişti ve bence harika da oldu. Bir daha bazılarını belki çok nadir göreceğim, kimini hiç göremeyeceğim. O açıdan bence duygusal bir etkinlikti. Tabii o akrabaları sevip sevmemekle de ilgili, ben seviyorum ve sevdiklerimi çağırdım tabii. Eşim için de aynı şekilde. Hani düğün yapmasak nikah sonrası bazılarıyla yemek mi organize etsek demiştik ama benzer kafaya geleceği için düğün yaptık en son.
0
nhk ni youkosu
(19.10.25)
gereksiz masraf. yalnızca düğünden değil diğer mevzulardan da kısacağım. beğenmeyen köyüne dönsün.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
tamamen bütçe meselesi. biz düğünümüzü arkadaşlarımız ve iş çevremizle dopdolu bir eğlence yaşamak için yaptık. çok da mutlu olduk, üzerinden 1.5 sene geçti hala pozitif yorumlar alıyoruz. afterımız da vardı, sabah 5'e kadar falan eğlendik. o sebeple gram pişman değilim. ama bütçe yoksa ve yapmış olmak için içe sinmeyecek bir şey yapılacaksa gerek yok bence, nikah+ ufak bi kokteyl, altınları topla, devamke. belki sonra arkadaş grubuyla bir eğlenceye akarsın olur biter.
0
awlmi
(19.10.25)
güzel bahçesi olan bir otelde, kokteyl tarzında bir düğün yaptık. bizim seçtiğimiz parçaları çalan gitar ve flüt ikilisi vardı. oyun havaları falan olmadı. sonra after'da coşuldu o ayrı tabi. aslında hiç istediğim bişey değildi düğün ama böylesi de güzel oldu. sade ve sakin.
0
scudman1
(19.10.25)
o zaman da eşim istediği için yaptım.

çok gereksiz anlamsız ama yapılıyor sonunda.
0
gurur
(19.10.25)
Türkiye düğün kültürü olan bir ülke. Bu genlerimize işlemiş, ruhumuza işlemiş, çocukken katıldığımız düğünlerden bilinçaltımıza işlemiş. O sebeble ben Türkiyede yaşayan birinin evlenirken düğün yapması gerektiğini düşünüyorum. Evet bence de mafdi açıdan bakıldığı takdirde bir bakıma gereksiz ama öyle işte. Bazen atalardan gelen çizgiyi takip etmek iyidir.
0
mobydick
(19.10.25)
Yapmak istemiyorum. Evleneceğim yok zaten ama düşüncem bu. Kendimi farklı göstermek istemiyorum ama cidden Türk kültürü bana uygun değil. Ben geline damattan ne istiyorsun denmesini bile anormal buluyorum. Sana ne ya. Buna ciddi ciddi şu kadar altın diyenler var. Midem bulanıyor bunlardan. Müslümanım ama kilisede sade bir şekilde evlenen çiftlere o kadar özeniyorum ki. Mal alıp satar gibi davranmak yok, sade kıyafetler, sessizlik, herkes oturuyor, dinliyor. Tam benlik olay.
-1
arbre
(19.10.25)
nişan, kına, düğün = görgüsüzlük, varoşluk

"gecenin yıldızı ben olayım, en güzeli/yakışıklısı ben olayım, herkes benimle ilgilensin, herkes beni övsün, gelinliğimle kraliçe gibi ortada gezeyim, ne kadar zengin olduğumuzu görsünler, nasıl büyük bir sülale olduğumuzu görsünler, nasıl da her şeyin en güzelini en özelini en kalitelisini planlayabildiğimizi görsünler, havamızı atalım, dostu düşmanı çatlatalım" diyenlerin ego şişirme etkinlikleri. ilgi manyaklığı kısaca.

kimsenin eğlendiğini düşünmüyorum. gelinle damat yorgunluktan ve stresten mahvoluyorlar. çok kasıntı her şey, çok zorlama. en ufak bir pürüzde düşen suratlar, çıkan kavgalar... hele ki masraflarının aşırı uçuk olması...

hiçbirini istemiyorum. hiçbirini yapmamış arkadaşım, yapmış diğer arkadaşlarımdan bin kat daha mutlu. yapmış arkadaşlarımın da çektiği çileleri ve ettikleri kavgaları gördüm. nişan günü nişan atan oldu resmen. takı için ya takı.

rezillikten başka bir şey değil. bunların borçları yüzünden gerilen yeni evli çift, borçlar bitmeden boşanmaya çalışıyorlar sonra.
0
art cat chocolate
(19.10.25)
gelecek kitle düğün salonu pasta kuruyemiş limonata kitlesi ise yapma.

ha yüksek kalite otel balo salonu kitlesi ise yap.

düğün salonu kitlesinden salonun parası bile çıkmayıp rezil bir gece yaşarken diğer kitleden hem eğlenir hem masraflara ortak olur insanlar.zihniyet işi bu işler.
burada tek savunduğum düğün şekli aşiret düğünleri olabilir ancak.oda malum sebepler anlıyorsun.
0
jamswety
(19.10.25)
Ben düğün istemiyordum eşim de istemiyordu ama eşimin ailesi yapmak istedi.
Bir gelinlik aldım, eşimin memleketine gittim 2 gece otelde kaldık. Öyle misafir gibi hiç bir şeyine dahil olmadan konu mankeni gibi durdum 2 saat ve geri döndüm. Bence güzel oldu. Zaten çok büyük bir organizasyon değildi ufak bit şey yapıldı. Takıları aldık geldik. Memnunum iyi ki yapmışız.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
Alkolsüz düğün konseptini hiç sevmiyorum; küçükken de büyürken de hiç sevmezdim, düğünde kalkıp oynamayı birilerinin yakasına koluna vs bir şeyler takmayı aşırı cringe bulurdum, hala öyleyim. Ama dün mesela liseden bir arkadaşımın düğününe katıldım Gümüşsuyu tarafında müthiş bir otelin terasında; aslında düğün değil etkinlik gibiydi. Sınırsız içki barı, acayip güzel sunumlar sürekli yemekler tatlılar, full ekip 15 yıldır düzenli görüşüyor o yüzden aşırı eğlenceli grup. Bir yandan networking ortamı, insanlarla tanışıyorsun bir sürü yerli yabancı :D Güzel bence. Bunun gibi "etkinlik" tarzı şeyleri seviyorum. Ben de yapabilirim, isterim yani. Dostlarım yesin içsin dibine kadar, para dediğin nedir zaten sevdiklerinle ezmedikten sonra.
-1
vedatchilipeppers
(19.10.25)
düğün yapmadım. zaten istediğim bir şey de değildi. üstüne bir de fiyatları duyunca zaten hiç düşünmedim bile. aklım da kalmadı. ama ailem çok istediği için kına yaptık. yine salon tutuldu vs ama ailem yaptığı için ben pek bi masrafa karışmadım. kınayı da hiç istemiyordu ama eğlendim açıkçası. oynadık ettik dağıldık. bu mantıkla düşünürsek param olsaydı eğer düğün yapardım, kına yapmazdım. eğleniyorsun bi şekilde. ama çok masraflı yani gelen takıyı salona ve yemeğe verecekseniz bi manası yok.
0
elorelia
(20.10.25)
düğün kına vs. herhangi bir şey yapmadık, pişman da olmadık 2 senedir.
0
lalu
(20.10.25)
Küçük yerlerde çok karlı bir organizasyon. Nişan ve düğün masraflarını aileler öder, altınlar evlenenlere kalır.
Abimler sünnet düğünü yapacaklar bu yaz. Çevreleri çok geniş. Masrafın çok üstünde altın geleceğini bildikleri için yapmamak olasılık dahilinde bile değil.
Ben oldum bittim sevmem düğünleri; ki Trakya düğünleri nispeten eğlenceli ve bol alkollü olur genelde.
0
auroraaurora
(20.10.25)
Yapmadım. Yine olsa yine yapmam.
0
sadakatsiz
(20.10.25)
davullu zurnalı, müzikli, dansözlü, içkili bir düğün. hatta sokak düğünü. yoldan geçen de katılsın. şu çorak topraklara bir damla su yağsın.

geçen ay bizim komşu özel kostümlü orkestra çağırmış evin önüne çok eğlendik.

nikah salonunda evlenmek gelin bana para takın sonra kaybolun demek değil de nedir?
0
yurtsuz john
(20.10.25)
Tek mantıklı tarafı takıları toplamak. genelde düğüne yapılan masraf arttıkça yapılacak hasılat miktarı da artar. fakat bu hasılat bir yerde doyuma ulaşır ve saturasyona girer. Bu yüzden (hasılat-düğün masrafı) denkleminin maksimum olduğu yeri bulmak lazım.
0
bobinhoo
(20.10.25)
bir daha yaşama şansınız olmayan bir anı. tamamen gelin ve damadın istediği şekilde yapılan bir düğün iyidir.
0
co2s2
(20.10.25)
Gelecek ay evleniyoruz. Nikah ve akşamında arkadaşlarla (20-30 kişi) eğlence planladık. İkimiz de çekirdek aile dışındaki akrabalarımızı pek sevmiyoruz, nikaha gelmeseler de üzülmeyiz yani. Altın takacak olanlar nikaha da gelip takar zaten, öyle düğün yapalım daha çok kişi altın takar gibi bir çevremiz de yok. Eğlenmek istediğimiz arkadaşlarımızla akşam eğleneceğimiz bir etkinlik de planladık. Öyle olunca düğüne ihtiyaç duymadık ki ikimiz de pek istemiyoruz zaten. Ayrıca kasımda da böyle açık hava düğünü zaten zor, kasımda nikah yaza düğün konseptini de manasız buluyorum (yapan arkadaşım var). Ezcümle ortak kararla ve ailelerin de aksi yönde bir tutumu olmamasıyla düğünsüz bir evlilik gerçekleştireceğiz önümüzdeki ay :)
0
nundu
(20.10.25)
nişan, kına, kız çıkarma ve düğün yapmadık. bu yönde çok talepler oldu, gerginlikler yaşandı. Gene de yapmadık ve bugün olsa gene yapmam, zerre pişmanlığım yok sadece nikahtaki kaosu ve rezilliği görmem bile ne kadar doğru karar verdiğimi gösterdi bana.
0
denizgonen
(20.10.25)
2 şehirde de düğün yaptık, nişan da yapmıştık o küçüktü evin terasında yapmıştık, kına gecesi de yaptım. hepsi çok güzeldi, iyi ki yapmışız. evliliğimin 5. senesinde yine kutlama yapacağım, 5 senede bir tekrarlamayı düşünüyorum. yine olsa yine yaparım.
0
ofelia
(23.10.25)
(2)

araba yıkama

exlibris
istanbul'da bu şekil araba yıkama var mı? döner fırçasız olanlardan...https://x.com/madanitweetguys/status/1979319892471095336
istanbul'da bu şekil araba yıkama var mı? döner fırçasız olanlardan...

x.com
0
exlibris
(18.10.25)
Evet, var.

Yeni car wash diye aratirsan cikar. Bikac yerde var Istanbul'da
0
narod
(18.10.25)
Haftada 2-3 yıkatmıyorsan bunlar hiç bir işe yaramıyor.
Yenicarwash üsküdar şubesi hakkında yorumum fotoğrafları ile birlikte google haritalarda var.
Hiç boşuna paranı harcama. Adamlardan paramı geri aldım ben.
0
denizgonen
(19.10.25)
(7)

Atamaya sevinen hemşireler

Cezcez
Özel sektörde hemşirelere falan çok iş yok muydu? Neden bu kadar fazla sevinç durumu var atananlarda? Veya devlet te zaten çok kolay atanmıyorlar mıydı?Bir de farklı farklı illere atanmışlar. O bile zaten negatif bir şey değil mi
Özel sektörde hemşirelere falan çok iş yok muydu? Neden bu kadar fazla sevinç durumu var atananlarda? Veya devlet te zaten çok kolay atanmıyorlar mıydı?
Bir de farklı farklı illere atanmışlar. O bile zaten negatif bir şey değil mi
-2
Cezcez
(16.10.25)
Emekliliğe kadar iş garantisi
Daha tercih edilir nasıl bir özellik olabilir ki?
0
Mirket
(16.10.25)
Türkiye sadece istanbuldan oluşmuyor. Türkiye sadece büyükşehirde yaşamak isteyenlerden oluşmuyor.
Ortalama bir anadolu şehrinde 3 asgari ücretle krallar gibi yaşar evini arabanı alır geçim sıkıntısı çekmeden yaşarsın ilk 10 yıl 20 gün dahasında da 30 gün yıllık izninle tatilini yapar 7 sene falan sonra da yeşil pasaportu cebe koyarsın.
+1
denizgonen
(16.10.25)
Devlet hastanelerindeki en rahat ortam hemşirelerde var çünkü. Hekimlerden çok daha rahat çalışıyorlar. Hastalara her türlü davranabiliyorlar vs.
Özellerde tam tersi. Çalışma saatlerine maaşların düşüklüğüne girmiyorum bile. En basitinden istanbuldaki en bilinen beş tanesini düşünün. Dünyanın en nazik insanı olmak zorundalar. Devlet öyle mi? Seni attırır da, açıklama da yapmaz, tepsiyi kafana da atar. İnsan kaynaklarına gidip hastama bakmasını istemiyorum, ayrıca polis de istiyorum hastamın güvenliğinden endişeliyim diye ortalığı ayağa kaldırmadıkça almanyaya falan da gider..
0
asue
(16.10.25)
Bildigim kadariyla o eski hemsire ihtiyaci seviyesinde dususler var, yeni bir durum da degil. Klasik iste o alanda fazla calisan talebi olunca okullarda cok tercih edildi falan bir sure sonra doyum noktasina yaklasti.
0
mbond
(16.10.25)
Özel sağlık firmalarında çalışmak rezalet bir olay. Buradan kurtulup devlete geçen kişilerin mutlu olması çok normal.
0
logisticsmanager
(16.10.25)
asgari ücretle çalıştırılıyor ve çok çalıştırılıyorlar. sözleşmeli öğretmen gibiler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.10.25)
maaş maaş maaş
0
co2s2
(17.10.25)
(23)

İnsanlar bu kadar km nasıl yapıyor?

chicha_v2
2020 model araba 150 bin, 180 bin olan bir sürü ilan var. Tek tük olsa anlarım da sürekli şehirdışı kullansan yine olmuyor yine çok yani.Ben yılda 10 bin yaptığım için de abartı geliyor olabilir tabi de normal mi bu km'ler?Siz yılda kaç km yapıyorsunuz?
2020 model araba 150 bin, 180 bin olan bir sürü ilan var. Tek tük olsa anlarım da sürekli şehirdışı kullansan yine olmuyor yine çok yani.

Ben yılda 10 bin yaptığım için de abartı geliyor olabilir tabi de normal mi bu km'ler?

Siz yılda kaç km yapıyorsunuz?
0
chicha_v2
(16.10.25)
@bir sıcak el Memleket neresi Kazakistan mı? 236 bini kaç yılda yaptın?
+1
🌸chicha_v2
(16.10.25)
yilda 30 bin km yapar, az degil tabii ama abartili da degil. Yilda 25 bin km yaptigim olmustu Turkiye sinirlarinda. Ise gidip geldim yakindi gorece, arada bizimkilerin yanina gidiyordum git gel 100 km falan, koye gitmisimdir 2-3 kez, tek yon 1000 km vs vs derken cok gezen insan yapar. Ise de gidiyorsa kolayca yapilir.
0
mbond
(16.10.25)
ben yılda 10-15 arası yapıyorum 2 araç var eşimde benzer km yapıyor
0
basond
(16.10.25)
Zaruret , iş halini anlarım ama genel olarak düşüncem ayrıca tembellikten veya tatili, gezmeyi, zevki abartmaktan bu kadar km yapılıyor olmalı.
Abartı gelebilir ama yürümekten aciz, az ötedeki tuvalete bile aracıyla gidecek olan insanlar var.
Zevkin abartılması ise genelde öyle hayırlı şeyler sebebiyle de olmuyor.

Yürümeye yabancılaşmış ve anne karnındaki embriyo misali sürekli birileri bu kimseleri bir yere taşımalı.
Sonra da haraketsizlik kaynaklı kilodan vs. rahatsızlıklardan bahsederler .
0
diyecevaplandı
(16.10.25)
Pazarlamacıyım. Geçen seneye kadar ayda 8000 kilometre yol yapıyordum. İş değiştirdim de bu sene 4000 km'ye düştüm.
0
etna
(16.10.25)
bizim 2004 model ilk sahibi olduğumuz bir araba vardı, 2020 yılında 100bin km de idi.
ben de anlamıyorum.

aracı sattım adam 3 yılda 200bin km ye getirmişti aracı :(
0
ananiyimioguz
(16.10.25)
Şahsi araçlarımla ortalama 25 bin

Şirket aracıyla da günde 60 km, ayda 1250 desen, 15 bin
0
gabe h coud
(16.10.25)
Arabamı mayıs ayında 0 km aldım. Şu anda 13xxx km. Senede yaklaşık 30k km yapıyor. Her gün işe git gel için 35-40 km yapıyorum, gerisi seyahat.
0
tss
(16.10.25)
işi uzaktır çok geziyordur vs
0
jelly bear
(16.10.25)
Türkiyede eğer şirketiniz karşılamıyorsa, -ki öyle bile olsa- benzine verilen para yazık günah. abd de olsak anlarım da türkiyede bu kadar arabayla gezmeyi seveni ve yakıtı dert etmeyeni anlamıyorum boşa para atılıyormuş gibi geliyor.

Bir de aracı çok yakınca normal karşılayan var aslan besleyen yemini düşünmez falan... diyorlar. Ağır gerizekalılık başka bişey değil sanki benzin ucuzmuş gibi.

Bazı arkadaşları biliyorum kafaları dağılsın diye çevre yolunda turluyorlar iyi geliyor diyorlar.

Yani şahsen bana iyi gelse bile yaktığı yakıtı düşününce nötrler hiç bişey anlamam.
0
ananiyimioguz
(16.10.25)
Evle okul arası 35 km. Ayda 1120 km yapıyor. Günde 5 km günlük işler olsa +150 km. Haftasonları da 100 km gezi olsa, +400 km. Ayda 1700 km yapar yuvarlak. Yılda 20bin km yapıyor. Yılda 15-20bin İstanbul için normal bir rakam.

Hibrit araç kullanarak bütçeme ve çevreye karşı vicdanımı kısmen rahatlatmış oluyorum. Toplu taşımayla gitsem yolum git-gel toplam 3 saat daha uzayacak.

Araç üreticilerinin periyodik bakım aralıkları genelde 1 yıl/15bin km şeklinde oluyor.

5 yıl için 75bin km normal yani. Ama İstanbul'da 5 yaşında 75binde araç çok düşük km kabul edilir. Genelde 100-110bin civarı oluyor 5 yaşındaki arabalar.
0
yadigar
(16.10.25)
işim git gel 130km. ayda 2500 km. yılda 30 bin. işte böyle yapılıyor.
0
mikahakkinen
(16.10.25)
benim 2020 model, 120 bin km. normal geldi ya, yılda 20-25 bin km işte.

ev-iş arası 20 km ise bile ayda 2x20x20'den 800 eder. bi de yazın istanbul-ege, kışın istanbul-ankara tarzı bi kaç şehir dışı yol yapsan 20 bini rahat bulur.
0
gitdaddy
(16.10.25)
iş ev arası mesafe uzaksa ondan oluyordur, biz de geçen düşündük 7 ayda 10 bin falan yapmışız, işe gidip geliniyor her gün istanbul olunca mesafeler uzak malum. arada uzak ilçelere akraba ziyaretlerine vs de gidiyosun, 1 defa tatil, 3-4 defa izmit edirne gibi mesafelere aile ziyareti derken oluyor yani. arabasız da gitmek istemiyoruz bir yere çünkü arabayı zaten o konfor için aldık.
0
Sadece soruyorum
(16.10.25)
kimisinin işi mobil. yılda 60-70 bin yapıyorlar. zaten bi şehir dışı git gel 2 bin km. yılda 30 40 yapan var.

kimi de gezmeyi çok seviyor. bi arkadaşım ben yemek yemeyi çok severim. eşimle tüm türkiyenin köylerine kadar gezdik demişti. o da yılda 80 mi ne yapmış. ilginç yani.
0
gurur
(16.10.25)
eski arabayı 2016da 0 almıştım. 2020de 10000 km anca olmuştu. 2024te 55000 km iken sattım. yeni arabayı 2024te 0 aldım, şimdi 19000 km.
0
inheritance
(16.10.25)
evle isim cok yakin, benden baska araci kullanan yok, is disinda haftada 2-3 gun bir o kadar daha yol yapiyorum, ekstar avm, yemek, etkinlik, senede birkac tatile de arabam ile gidiyorum senelik 15bin'i kolay kolay gecmiyorum
0
sweetoffice
(16.10.25)
Sahaya gittiğimde şehrin öteki ucuna tek yön 100 km yol gidiyorum. Servis pahalı ve az yoğun olan bu yolu kullanmadığı için hergün kendi aracıyla giden nice arkadaşım var. 200x20x12 senede 48.000 km yapar. Bunun marketi haftasonu gezmesi yaz tatili derken bu rakam daha da artıyordur.
0
cilekli pasta
(16.10.25)
Pandeminin zirvede olduğu dönemde bir ara her şeyin fiyatı ve maaşlar bile artarken benzin fiyatları sabit kalmıştı.
İşe başladıktan 1 ay sonra pandemi patlamıştı ve ben iş için şehir değiştirmiştim.
Pandemi patlayınca tüm şirket tamamen evden çalışmaya geçti 2 sene boyunca. Benim gibi bazı kişilere de haftada 1 işe gel dedi ama taksi parası verdi fiks.
Oturdum hesapladım haftada 1 kalkıp izmirden istanbula gidip akşam da dönmek daha mantıklı.
2 sene boyunca ayda 2500-3000 km arası yaptım. Arada bodruma falan da yazlığa kaçamak yaptım.
5 yıllık sadece 40.000 km'deki arabam 2 yılda 80.000 km'ye yakın yol yaptı.
0
denizgonen
(16.10.25)
ortalamam senede 30.000, altina pek dusemedim.
evde iki araba var, toplam 50.000 civari yapiliyor her sene.
0
cooperr
(16.10.25)
5 yilda 1250 is gunu var. 150.000km/1250gun= gunde 120km.

Ev-is arasi 60km olan biri sadece ise gidip gelmek icin 5 yilda 150.000km yapar. Normal bence.

Ayrica, mesela yeni arac satin alirken 2021 model araclari 2020'de aliyoruz. Bunun da km'nin yuksek gorunmesinde etkisi vardir.
0
thetruenorthstrongandfree1
(17.10.25)
bir ara evden işe 35 km mesafem vardı. git gel 70km. günde ortalama 5km ekstra sağa sola illa gidiyordum (annemlere uğramak gibi) x yılda 260 gün = 19500 km.

ayda 3 kere çanakkale'ye gidip geliyordum. 360 km tek yön. 30-40 en az orada yapıyorumdur. 800 x 3 x 12 =28.800

toplam 48300 km yaptı. illa ıvır zıvır olmuştur 50binin üzerine tamamlıyorumdur.
0
co2s2
(17.10.25)
Günde ortalama 30 km senede maksimum 10 bin yapıyorum ben.
0
titanic kemancısı
(17.10.25)
(4)

Özel sektörde ofiste çalışan sendikalı olabiliyormu?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
6-7 kişilik bi ofiste maaşlı çalışıyorum. SGK, yol, yemek, izin, maaş, prim, mesai vs. tüm haklarımız sıkıntısız veriliyor. Ben sendikaya üye olabiliyor muyum? Diyelim türk-iş veya disk bünyesinde bi sendikaya katıldım, bana ne faydası olur? Sektör: Lojistik.
6-7 kişilik bi ofiste maaşlı çalışıyorum. SGK, yol, yemek, izin, maaş, prim, mesai vs. tüm haklarımız sıkıntısız veriliyor. Ben sendikaya üye olabiliyor muyum? Diyelim türk-iş veya disk bünyesinde bi sendikaya katıldım, bana ne faydası olur? Sektör: Lojistik.
0
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(16.10.25)
sendikalı olmak için tek şart işveren değil çalışan olmak. ama sektörünüzle ilgili bir sendika varsa daha iyi olur.
0
ground
(16.10.25)
durduk yere sendika aidatı verirsin.
0
bobinhoo
(16.10.25)
İş yerinde bir sendika örgütlenmesi yoksa bir işe yaramaz.
0
denizgonen
(16.10.25)
6-7 kişilik yerde ne işe yarar, bilemedim.
0
co2s2
(16.10.25)
(10)

İstanbul'da egeli olmaması

metal69
manisa, aydın, kütahya, uşak, denizli, afyon. İstanbul'da yok gibiler, tam sebebi nedir, istanbul yerine İzmir'e mi gidiyorlar?
manisa, aydın, kütahya, uşak, denizli, afyon.

İstanbul'da yok gibiler, tam sebebi nedir, istanbul yerine İzmir'e mi gidiyorlar?
0
metal69
(15.10.25)
sana denk gelmemiş
0
nahtoderfahrung
(15.10.25)
Varız kank. Ama çok azız. Bizim yöre insanı genelde İzmir'de. Egeli birini görünce çok iyi hissediyorum ben de.
0
jackyr
(15.10.25)
akdenizli de yok
0
messina123
(15.10.25)
evet anadoludan aldığı kadar göç almadı istanbul ege'den. ege göçünü genellikle izmire verdi.
benim gördüğüm istanbul ankara gibi yerlerdeki egeliler çok daha eskiden en az 50-60 yıl önce göç edip oranın yerlilerine dönmüşler.
0
denizgonen
(15.10.25)
variz ama cok sınırlı. izmire ve ydisi goc vermisiz
0
ala09
(15.10.25)
hataylı mensinli maraşlı da pek olmaz. onlar daha çok adanaya gelirler. çorum çankırı kırşehirli de olmaz onlar da ankaraya giderler. çok yakın bir metropol varsa orası konfor alanı hesabı daha mantıklıdır. karadenizliler ise yakınlarda büyük bir kent olmadığı için istanbula koşarlar.
0
ground
(15.10.25)
doğru. çünkü Ege ve akdeniz ve hatta batı iç Anadolu'da topraklar verimli, iklim ılıman. buralarda insanlar yaşarken zorlanmıyor. neden istanbul'a göç etsinler?
0
co2s2
(15.10.25)
manisa aydın toprakları çok verimli. arazi de değerli. denizli sanayisi çok ilerde anadolu kaplanlarının ilk 3ündedir. afyonlular genelde memur ve kolluk kuvvetinde fazladırlar. uşak içinde tarım geçerli bir sebeptir. kütahyalılar için bir şey diyemiyorum egenin değil türkiyenin en yobaz illerindendir. izmirde zaten her şey var. ege de iç göç genelde afyondan denizli ve izmire doğrudur. manisaya göç doğudan olmuştur. genelde göç vermek yerine göç alırlar.
0
mikahakkinen
(15.10.25)
var ama sayıları karadenizliler ve kürtler kadar değil. bir de barzo olmadıkları için dikkat çekmiyorlar. silah falan taşımıyorlar
+1
runaway
(15.10.25)
aydınlıyım 15 yıldır istanbuldayım. bugün imkan oluşsa 5 dk durmam istanbulda dönerim izmir’e aydın’a
+2
a darkness coming
(15.10.25)
(32)

Kaç kişi tarafından engellenmişsiniz?

sekizdokuzon
Beni sekiz kişi engellemiş. Daha fazlasını bekliyordum. Sizi kaç kişi engellemiş?Teşekkürler.
Beni sekiz kişi engellemiş. Daha fazlasını bekliyordum.

Sizi kaç kişi engellemiş?

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(10.10.25)
Sıfır

Edit: dokuzmuş:)))
+1
Kahvedesu
(10.10.25)
1 kişi engellemiş onu fark ediyorum ama sadece 1 mi daha mı fazla bilmiyorum. Nasıl bakılıyor onu da bilmiyorum.
0
muhayyer divan
(10.10.25)
İstatistiklerden bakılıyor.
+2
🌸sekizdokuzon
(10.10.25)
istatistiklerin neresinde, ben göremedim?
0
der meister
(10.10.25)
Ben >> İstatistikler >> Az aşağıda, favori duyurularının altında
0
🌸sekizdokuzon
(10.10.25)
teşekkür ederim. beni 15 adet sevgi ve insanlık düşmanı engellemiş, canları sağolsun...
0
der meister
(10.10.25)
11.

Aslında 10 kişiydi, dün senin " kaç kişiyi engellediniz?" soruna cevap yazınca 11 oldu. Artış bekliyorum.
+1
rock n roll
(10.10.25)
10 olmuş. Ne ettim size
+1
benaslindayohum
(10.10.25)
3 ve bugüne kadar tek bir tartışmaya dahil olmadım. hatta doğru dürüst yazmam bile genelde okurum :)
+3
pide
(10.10.25)
3 kisi engellemis :D
Birilerinin onemsemesi <3 ben asdgag
+2
sey mi dostum
(10.10.25)
1 kişi engellemiş.

Hukuki sorununa beleş çözüm arayan birine tepki göstermiştim, sanırım o değil çünkü duyurusunu görebiliyorum. Fırsattan istifade ben engelledim kendisini. Bu nedenle benim de engellediğim kişi henüz 1 ama zamanla artacaktır.

Farklı rumuzlarla gelen bir akıl hastası (sanırım gerçekten hasta) vardı, denk geldiğim anda engelleyeceğim. Bir de garip rumuzlar kullanan tipler var ve gerçekten garip sorular soruyorlar, onlar da radarıma takıldıkça itinayla engellenecekler arasında.
0
10551037
(10.10.25)
O değil de Shepard resmen HAYATIMIZDAN ÇIKTI, inanabiliyor musunuz?
+9
🌸sekizdokuzon
(10.10.25)
bak samimi söylüyorum ben 13 senedir filan buradayım. eskiler varsa hatırlar, 17 yaşındayken polonya vize başvurusuna giderken giyeceğim tişörte kadar buraya sormuştum. bir nevi duyuru'nun elinde büyüdüm. shepard kadar pislik birini görmedim. kaç kere mesaj attım. adres ver, geleyim görüşelim dedim. gerçekten amacım kavga etmek bile değildi, yani madem bu kadar agresif ve gıcık bir adamsın, her yazdığımıza böyle nefretle cevap veriyorsun, görüşelim dedim. politik olarak da zıt kutuplardayız zaten. ben komünistim, o kapitalistin allahı. dedim ki kardeşim beni misafir et, görüşelim, sen nasıl iş yapıyorsun, GERÇEKTEN merak ediyorum bunları, görmek istiyorum. yapacağın tek şey bana bir çay ve çorba ısmarlamak.

yok. adam hepsini reddetti. dövüşelim dedim, insanca buluşalım dedim... hepsini reddetti. üstüne gelip her duyurumun altına sıçmaya devam ediyordu. sanırım hala yapıyor ama engellediğim için görmüyorum. duyuru'da gördüğüm ilk akıl hastası değil ama en özeli diyebilirim. diğerlerinde hiç değilse insanlığın kırıntısını görebiliyordum, dövüşelim deyince "gel amk çocuğu" diyorlar veya geri vitese takıp susuyorlardı. bu kadar pervasız, bu kadar ahlaksız, bu kadar klavyesine güvenen rezil bir bit yavrusu hiç görmemiştim.
+8
der meister
(10.10.25)
iki kisi imis..
+1
cooperr
(10.10.25)
@der meister: yemin ediyorum dünyanın en ılık gtlü insanıyım ama benim bile bu herifi ıslata ıslata dövesim gelmişti.
-2
🌸sekizdokuzon
(10.10.25)
1
+1
ermanen
(10.10.25)
5 çıktı. Daha çok bekliyordum :))
+1
muhayyer divan
(10.10.25)
Bir. Bizi shephard'dan kurtaran compu'dan Atatürk razı olsun. Acaba onu kaç kişi engelledi?
+3
herzan
(10.10.25)
1. Çok şaşırdım bu kadar az olmasına
0
denizgonen
(10.10.25)
1 imiş, şaşkınım.
0
Amaranta ursula
(11.10.25)
sözlük hesabımı kimse engellememiş, zaten bir iki yıldır aktif kullanmıyorum bu hesabı. 16 yıl önce açmışım hesabımı, vay arkadaş.

aktif kullandığım hesabım ise 1 kişi tarafından engellenmiş. 12 yaşındaymış, ona da vay be. o hesabı neden açtım bilmiyorum ama anonim olarak sormak istediğim sorular için açmıştım zamanında, bilhassa ilişki üzerine. sonra gerek olmadı ana hesap olarak kullanmaya devam ettim gerçi. muhtemelen bir ilişki sonrasında peşpeşe ayrılık soruları sorduğum için engellemişlerdir.
0
dahinnotha
(11.10.25)
1
Ne yapmış olabilirim acaba engellenmek için deli gibi merak ediyorum şu an :):)
0
mutekebbir
(11.10.25)
2 kişi engellemiş, vallahi şaşkınım :):
0
Phoebe
(11.10.25)
1 kişi engellemiş. Kim olduğunu ve niye engellediğini merak ettim doğrusu =)
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(11.10.25)
2 kişi engellemiş.beni nerden bulup engellemekle uğraşmışlar şaşırdım.
0
duptıs
(11.10.25)
Yoğun aktif zamanlarımdan kalan 5 kişi engellemiş beni bende heralde onları engelledim mallar listemde 5 kişi var hiçbiri aktif değil
0
basond
(11.10.25)
2 kişi engellemiş. kim bilmiyorum. şaşırdım açıkçası beni kimse engellememiştir diye düşünmüştüm. neyse sağlık olsun. kalan sağlar bizimdir.
0
matilda
(11.10.25)
4. şaşırdım :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.10.25)
sıfır (0)
0
pislick0
(11.10.25)
1
nedenini bilmiyorum. bir iki soruma troll müsün demişlerdi gerçi, sarhoşken kime ne sorduysam artık.

eskiden nasıl engelliyorduk? mallara ekle diye bir şey vardı, o muydu? ama bir işe yarıyor muydu ki sadece mesaj atmasını engellemiş oluyorduk.
0
biseysorcaktim
(11.10.25)
Bu güncelleme ilk geldiğinde beni engelleyenlerin sayısı sıfırdı, dün baktım bir kişi engellemiş. Kim olduğu hakkında hiçbir fikrim yok, pek kimseyle ters düşmedim burada.

Ben sadece bir kişiyi engelledim ki kendisi muhtemelen duyuruda en fazla engellenen kişilerden birisi. Bana mesaj atıp saçma sapan konuşmasaydı belki yine de engellemezdim, görmezden gelirdim
0
kullanicadi
(12.10.25)
Ulan beni de 3 kişi engellemiş, kim bunlar yazın konuşalım kardeşim kime zararım dokundu bileyim!
Gerçi engellediyse göremiyor bu cevabı dimi, vay ams...
0
Bruce
(14.10.25)
(8)

Ekran Kartı "watt" konusu?

eisberg
Selam arkadaşlar. Bir PC alacağım da bu işlerden hiç anlayan biri de değilim, araştırmalarım sonucu 4060 ekran kartı olan bir notebookun işimi göreceğine karar verdim ve birkaç model buldum. Bi arkadaşa söyledim almak istediğim modeli o da tuttu kardeşine sordu ve o da "bunun wattı düşük onun yerine
Selam arkadaşlar. Bir PC alacağım da bu işlerden hiç anlayan biri de değilim, araştırmalarım sonucu 4060 ekran kartı olan bir notebookun işimi göreceğine karar verdim ve birkaç model buldum. Bi arkadaşa söyledim almak istediğim modeli o da tuttu kardeşine sordu ve o da "bunun wattı düşük onun yerine yüksek wattlı bir 4050 baksın" demiş.

Bu watt nerede yazıyor ben onu bile göremedim ya :) nedir bu watt mevzu, bu özelliğe göre karşılaştırıp sıralayabileceğim bir web sitesi var mı_

Teşekkürler
0
eisberg
(08.10.25)
her notebookda wattı paylaşmıyorlar üreticinin sitesinden vs bakmak lazım.

yüksek wattlı 4050 bakmana gerek olmaz. Linki paylaş hocam 4060'ın bakalım
0
jülsezar
(08.10.25)
www.amazon.com.tr

Bu pcydi hocam şu an stok görünmüyor ama. Watt konusu çok önemli mi ya napcaz bu durumda?
0
🌸eisberg
(08.10.25)
watt olayı öyle anlatıldığı gibi bir olay değil. bir üst model kart nasıl oluyor da bir alt modelden daha güçsüz olabilir?

sizin dediğiniz olay sadece aynı model kartlarda fark belirtebilir. yani 4050 yüksek wattlısı 4060 düşük wattlısı ile rekabet edemez.

dediğiniz olay 4060 düşük tgp ve 4060 yüksek tgp kartları arasında olsaydı evet cidden fark ederdi.

şu noktaya da dikkat etmek gerekir ki bir kartın harcadığı güç, sunduğu performans ile doğrudan alakalı değildir çünkü teknoloji her geçen gün gelişiyor.

eskiden bir odayı aydınlatmak için 120 wattlık ampul kullanırdık. artık aynı işi 15 wattlık led ampul yapıyor. performansta fark var mı?
0
bravoteam
(08.10.25)
watt olayı üreticinin aynı kartı düşük watt'la çalıştırması demek. 30 watt'la alınan performansla 60 watt'la alınan performans aynı değil.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.10.25)
Laptoplarda watt ın kattığı performans farklı rtx 40 serisinden sonra çok azaldı.

Yani 105 watt rtx 4070 ile 135 watt 4070 arasında belki 2-3 fps oynuyor.

Hatta yüksek wattlı olan daha çabuk ısınacağı için fps dropları yaşanabiliyor.

Laptoplarda soğutma zor olduğu için insanlar düşük wattlı olanları da tercih edebiliyorlar.

O yüzden sizin önceliğiniz bütçenizin alabileceği en yüksek model olmalı.

Yok onun wattı düşükmüş sen alt model al zırvalarına itibar etmeyiniz.
+1
ananiyimioguz
(08.10.25)
arkadaşlar yorumlar için teşekkürler, o zaman watt'a bakmaksızın bulduğum 4060'ı alıyorum doğru mudur? yoksa onların içinde de yüksek wattlı 4060'ı mı tercih etmek gerekir?
0
🌸eisberg
(08.10.25)
Tekrar söylüyorum, laptoplarda watt ın artık çok bir önemi yok laptopmedia.com

Bütçenize uygun alabileceğiniz en yüksek gpu modelini, en yüksek cpu modelini, en yüksek ssd veya ram modelini alın geçin.

Gpu nun watt ına takılmayın.
0
ananiyimioguz
(08.10.25)
bende de 4060 ekran kartlı ve i7-12700 işlemcili bir notebook var. İntel işlemci o kadar çok enerji çekiyor, o kadar çok ısınıyor ki ekran kartı 140w gücü çekecek uygun koşulları bulamıyor. 120w çektiğini bile görmedim desem yeri.
O yüzden önerim açıkçası youtube incelemelerini kıyaslamalarını kontrol edip almak. atıyorum aynı modele sahip b marka 90w olsa bile daha dengeli olduğundan dolayı daha çok performans gösteriyor olabilir.
0
denizgonen
(08.10.25)
(12)

Teyzem dolandırılıyor olabilir mi?

duyuruuser
Teyzem emeklilikle ilgili bir şey sorduğu için e-devlet şifresini verdi. Tesadüfen özel sigortalarım bölümünde adına yapılmış çok sayıda hayat sigortası ve ferdi kaza sigortası kaydı olduğunu gördüm. https://ibb.co/s98hvyQrhttps://ibb.co/wr6dV98MKendisine henüz bir şey demedim ama toplam 34 tane sig
Teyzem emeklilikle ilgili bir şey sorduğu için e-devlet şifresini verdi. Tesadüfen özel sigortalarım bölümünde adına yapılmış çok sayıda hayat sigortası ve ferdi kaza sigortası kaydı olduğunu gördüm.

ibb.co
ibb.co

Kendisine henüz bir şey demedim ama toplam 34 tane sigortası var. sanırım bunlar kredi çekerken yapılan sigortalardan.

Normal bir durum olmadığı belli. Acaba hesaplarını kullanan başka birileri olabilir mi.

Eğer bunlar krediyse demek ki ödeniyor ki haciz işlemi de yok.

Sizce ne olabilir?

Ekstra bilgi: Teyzem dijital dünyadan hiç anlamaz hala tuşlu telefon kullanır ama yaşlı da değil. Eşi çok önce vefat etti, bir kaç senedir de bi adamla takılıyor. Adamı ben hiç görmedim ama annem uyuz olmuş. Misafirliğe gidip gelirken bu adamı evden gönderiyor/bizle görüştürmüyor.
Bu adamdan da şüpheleniyorum fakat sigortaların tam kaynağını bilmediğim için henüz kimseye bişey demedim.

edit: findeks ve risk merkezi raporu için iki aşamalı doğrulamayı açmam lazım. bunu açarsam telefonuna sms şifre gider şimdilik ortalığı bulandırmak istemiyorum.
icra takiplerim bölümünde hiç icra işlemi yok.
0
duyuruuser
(01.10.25)
Muhtemelen teyzeniz defalarca kredi çekmiş. Tarihler ortada bir kaç senedir birlikte takıldığı adamla bağlantılı tarihler mi kontrol edebilirsiniz.
Ayrıca poliçe detaylarından kredi bağlantılı mı değil mi görebilirsiniz.
ayrıca bence karışmayın.
0
denizgonen
(01.10.25)
Adam ticaretle uğraşırken işi batırmış, bankalarda kara listede. Şimdi teyze üzerinden top çeviriyor.

Teyzenden sağlam bir vekaletname almış olmalı.

diye fikir yürüttüm.
0
Mirket
(01.10.25)
sigorta baslangic tarihlerine tarihlerine bakarsaniz teyzeniz bazi aylar 3 hatta 4 sigorta ya sahip olmus, kredi ile baglantisi olsa bile hic bir kurum bir kisiye ayni ay 4 kredi vermez. bu isin ustune dusun derim.
0
cairo
(01.10.25)
Can sigortalarının detayına bakınca kredi bağlantılı olup olmadığı yazıyor
0
rodeocu
(01.10.25)
Findeks'ten kredi raporuna bakman lazım, birisi dolandırıyorsa sanırım kredileri de ödemek ile uğraşmıyordur :D
0
cursor
(01.10.25)
devam eden davalarım ve icra takiplerim kısımlarına bak eğer biri teyzen adına kredi çekip ödememişse icra başlatmışlardır.
0
Sadece soruyorum
(01.10.25)
Bir de risk merkezi raporu var e devlette ona bakın.
0
anon1m
(01.10.25)
34 tane büyük miktarlı kredi çekmiş olamaz. bunların bazılarının başlangıçları 1 sene önceye dayanıyor bazıları da en az 6 ay önce. 2024'de başlayıp hala devam edenler bile var. yani bunları 1-2 taksit aksatmış olsa devam eden kredileri çekemezdi. anında durdururlar.

kredi kartı yerine, taksit olsun diye anında tüketici kredili ufak alışverişler yapmış olabilir.
0
orpheus
(01.10.25)
Hangi bankalarla çalıştığını gösteren de bir rapor vardı sanki ona da bakabilirsiniz en azından teyzenize sorarsınız teyze şu bankada hesabın mı var para unutmuş olabilir misin gibi sorulabilir. Görünen iki firma var sigortalarda, biri hdi, fiba bank üzerinden yapılmışlar galiba, diğeri türkiye sigorta, devlet bankaları muhtemelen. hadi bir iksiini boşluğuna gelip satmış olsalar da teyzenize söylendiği gibi kredi ilintili olma ihtimali yüksek.
0
atom karincanin torunu
(01.10.25)
Teyzen geçim derdine düşmüş te olabilir. Kredi kartlarini ek hesaplarini birçok insan bu şekilde çevirmeye çalışıyor maalesef. Bu kadar uzun tarih aralığında kendi bilgisi dışında olsa çoktan patlardı muhtemelen
0
primetime
(02.10.25)
teyzen cok yakinda Muge Anki ya çıkar. her hafta direk teyzen gibi bir kac kadin cikiyor. kesin adam kredi çektiriyor teyzene,
0
oscar
(02.10.25)
işsizlik sigortası da zırt pırt yapılan sigortalardan. ayrıca ek sağlık mı ne sigortası var. biryerlerde ekleyiveriyorlar.
0
ground
(02.10.25)
(34)

İnstagramda paylaşmayan erkek

ekşi duyuru sever
Erkek arkadaşımın ailesi baskıcı olduğu için vs. instagramda paylaşmıyor bizi. Ben de paylaşmıyorum. İstesem riskli kişileri engeller paylaşırım. Neyse, bugün konuşurken eskiden 10 sene kadar önce falan liseden bir kız arkadaşı ve erkek arkadaşıyla fotoğraf attığını sonra da ailesinde birkaç kişinin
Erkek arkadaşımın ailesi baskıcı olduğu için vs. instagramda paylaşmıyor bizi. Ben de paylaşmıyorum. İstesem riskli kişileri engeller paylaşırım.
Neyse, bugün konuşurken eskiden 10 sene kadar önce falan liseden bir kız arkadaşı ve erkek arkadaşıyla fotoğraf attığını sonra da ailesinde birkaç kişinin sevgilisi olduğunu düşündüğünü söyledi.
Ben de beni hiç paylaşmıyorsun dedim. Üzerine bir şey demedi.

Çok çok fedakar erkek arkadaşım. Beni sevdiğini de biliyorum. Ama şu hareketiyle ve daha önce birkaç hareketiyle beni çok da sevmediğini düşünmeye başladım.
Mesela işten ayrılan bir arkadaşı bir keresinde buna mesaj attı. İş yerinde sana ihtiyacımız var buraya gelsen iyi olur tarzı bir mesaj. Hemen bana dedi erkek arkadaşım. Ben de mesafeli davran dedim mesafeli cevap yazdı. Hep böyle şeyler oluyor bende şu düşünce olmaya başladı: "Demek ki herkese yakın davranıyor benden habersiz"

Tüm iyiliklerini, sevgisini kenara atıp sevmediğini düşünüyorum.
Ama bunu ona hafif yansıtıyorum. Bence beni severken başkalarını da seviyor.

Buraya soru sormak da istemiyorum ama kadınlar cevap yazarsa sevinirim. Erkekler de kendi hemcinsinin pisliklerini düşünerek cevap verebilir:)
0
ekşi duyuru sever
(21.09.25)
next.
0
sonsuz
(21.09.25)
Şu an mevcutta hiç yakın kız arkadaşı olmadığını da söyleyeyim. Tüm arkadaşları erkek. Benim de tüm arkadaşlarım kadın. Hiç erkek arkadaşım yok. Benzer baskıcı ailelerimiz var.
0
🌸ekşi duyuru sever
(21.09.25)
Benim ailem baskici degil ama kiz arkadasimi ben de paylasmiyorum, 1 kere yaptim o hatayi bir daha da yapmam, aileler tanisir evlenmeye karar verilir o zaman paylasirim. Baska kiz arkadaslarimla instagram'da fotograflarim var. Eski arkadaslarim ve ailem bir sekilde biliyor onlarin sadece arkadasim oldugunu.
0
bosver nicki
(21.09.25)
@bosver nicki, paylaşınca noldu peki? Bir daha yapmam demişsiniz
0
🌸ekşi duyuru sever
(21.09.25)
Bana aileden vs. iliskime dair soru sorulmasindan hoslanmiyorum, evlilik zaten aileler isin icine girince boktan bir hal alirken daha evlenmeden, e bizimle tanistirmayacak misin, bosver'in de kiz arkadasi var, eee dugun ne zaman, kiz nereli gibi gereksiz bir suru sey. Diger turlu kiz arkadasin var mi yok evlenmeyi de dusunmuyorum diyip sohbeti hic uzatmiyorum.
0
bosver nicki
(21.09.25)
@bosver nicki, ailesinden gizlesin sadece arkadaşlarına paylaşsın.
Arkadaşlarıyla tanıştım ama listesinde başka arkadaşları da görsün. Çünkü daha önce lise arkadaşını da paylaşmış.
0
🌸ekşi duyuru sever
(21.09.25)
Bu aptalca bir istek. Bak başıma gelen:
Çok seviyorum, aşığım, evlenelim diye yanıp tutuşan dişi sevgilimi artık yolun çok başında olduğumuza ikna edemiyordum. Bari paylaş da çevren bilsin sevgilin olduğunu ve sana kadınlar yazmasın dedi(yazan yoktu...). İyi lan ne olacak dedim. Paylaştım. Bir daha istedi, sonu yok artık. Neyse her kavgada, tartışmada fotolarımızı gizliyor, profil fotosunu da değiştiriyor. Millet de bana ayrıldınız mı, yenge ile kavgalısın ondan böylesin galiba vs diye bildiğin stalklıyordu ve darlıyordu. Bir daha asla. Aile ise bu kadın deli, seni üzer bak çok hızlı siliyor diyordu...
0
Shepard
(21.09.25)
instagramda paylaşmaması 2 3 yıldır birlikte değilseniz gayet normal. ailesinin muhafazakar olmasına da gerek yok bunun için. tabi aktif her gün hikaye paylaşan biriyse çok normal değil.

diğer konuda seninle bir şey paylaştığında hemen güven problemlerinin devreye girip 'mesafeli davran'tribine girmen, ortada bir şey yokken başkalarını da seviyor düşüncesi falan normal değil.
0
potsdamer
(21.09.25)
paylasilmamali+1 insta ne ya oldu olacak anamizi babamizi her seyi koyalim sevgi showu
0
ala09
(21.09.25)
@potsdamer'in dedigi gibi iliski eger 2 3 yillik ise eger soylediginiz sey yapilabilir, ama bunun icin darlamak yersiz. Bu tarz isler kendiliginden olunca guzel. Sirf buraya takilip kalmayin, karsinizdaki insani siz daha iyi taniyorsunuz, size hissettiremedigi seyler varsa daha acik konusun, fakat bazilari da sozlerinden ziyade hissatiyla verebilir bazi seyleri bunlari da goz ardi etmeyin derim.

Son olarak, baskalarinin fikirlerinden ziyade karsinizdaki insanin soylediklerine ve daha da onemlisi yaptiklarina guvenin.
0
bosver nicki
(21.09.25)
Başka iş arkadaşlarıyla da mesafeli olmadığı için böyle düşünüyorum. Hep ben diyorum. Fazla samimisiniz diyorum. Ancak öyle dikkat ediyor.
Bana başka erkekler samimi davrandığında ben sıfır samimi olduğum halde dikkat edip çizgimi çiziyorum. Ama o dikkat etmiyor. Hep ben demek zorunda kalıyorum.
0
🌸ekşi duyuru sever
(21.09.25)
Her tartışmada ya da anlaşmazlıkta böyle davranmıyorum. Başka kadınlar ayrılalım der mesela ben hiç demedim. Yılbaşında bir kız bunun yılbaşını kutladı ne alakaysa. Yakın mısınız dedim hayır dedi. Bir kız yakın olmadığı adama niye bunu desin?
Yine depremde istanbulda kimseye bir şey olmadığı halde arkadaşının arkadaşı "iyi misiniz" diye yazmış.
Bir yakınlıkları yoksa niye sorar ki bir kız?

Bunların hepsini erkek arkadaşımla da konuştuk.

Ben sevgilim olunca erkeklere çok daha mesafeli davranıyorum. Karşımdan da bunu bekliyorum. Ama karşımdaki bunu ben deyince yapıyor.
0
🌸ekşi duyuru sever
(22.09.25)
Darlama adamı, çok darlıyorsun.
0
antihero
(22.09.25)
en son ilişkimde nazar değmesin diye hiç bir şey paylaşmamıştım instagram'ı sık kullanmama rağmen. beraber çok az fotoğrafım vardı zaten.

şu an hiç bir ilişkim yok. beraber gezdiğim kızlarla fotoğraf video çekilir, isterlerse paylaşırım.

çok beğendiğim, sevdiğim, ama friendzone'da kaldığım hatunla beraber gittiğim konserlerde mutlaka onun gülen yüzü vardır mesela.

belki de dışarıdan bizi sevgili sanıyorlardır?
0
rain when i die
(22.09.25)
Ya siz erkeklerin kafası çok basit çalışıyor. Bu kadar çok sevseydi hemen paylaşırdı.
Neyse yarın tekrar konuşacağım bazı şeyleri.
0
🌸ekşi duyuru sever
(22.09.25)
Hatun kişisi olarak yazıyorum. Eskiden ben de senin gibi düşünürdüm, yaş kemale erince anlıyorum ki bu sana verdiği değerle ilgili değil, kişilik meselesi. Ya da adam böyle. Foto paylaşmamasıyla ilgili: anne babasını tanıyor musun mesela? Belki acayip cazgır ve baskıcılar. Başkasıyla diyalogları da kişiliği ile ilgili bence, sen iunu düşün; onu bu karakteriyle kabuk edip sever misin; kendine ve ona da haksızlık yaparak değiştirmek için cevelleşir misin?
Ben senin yerinde olsam, eğer tanımıyorsan acilen anne babayla tanış notunu verirsin
0
cccbehzatccc
(22.09.25)
@konuşma ben konuşuyorum
Kadın mesajlarda daha sonra şunları yazdı "buluştuğumuzda detaylı anlatırım".
Birebirde hiç görüşmediler bu kadınla. Demek ki hep arayı sıcak tutuyor.
0
🌸ekşi duyuru sever
(22.09.25)
Buraya yazdıklarımın hepsini konuştuk. Ama ben ikna olamıyorum. O halde ben de iş arkadaşlarımla samimi olayım beni belki ilerde başka işe alırlar. Gece gece mesaj atayım.
0
🌸ekşi duyuru sever
(22.09.25)
Evli kadınla nerde buluşacaklar? Aralarında arkadaş grubu falan yok.
0
🌸ekşi duyuru sever
(22.09.25)
Kadın daha önce iş yerinden biriyle takılıyordu.
0
🌸ekşi duyuru sever
(22.09.25)
Bir de karşımdakine neden sonsuz güveneyim ki?
0
🌸ekşi duyuru sever
(22.09.25)
Valla sarkana kadar gerekli tepkileri verirse o duruma da girmez. Gidip birlikte olmasa da gönlünü hoş tutmaya çalışır gibi geliyor.
Her şeyi tek seferde yazamadığım için böyle oldu.
0
🌸ekşi duyuru sever
(22.09.25)
Oyna devam. Sürekli olarak (en azından haftada 1) Instagram'da bir şeyler paylaşan ve senden önce her sevgilisi ile fotoğrafını paylaşmış biri değilse sorun yok. En son 20'lerin başlarında kız arkadaşlarımla fotoğrafımı paylaşmıştım. Muhafazakar aile olmasa da o muhabbet çekilmez. Büyüdükçe zaten bir şey kanıtlamak ya da millete göstermek zorunda olmadığını biliyorsun.

Bir de evliysen neyse de sevgilinin fotoğrafını millete göstermek de mantıksız geliyor. Bunların hiçbiri sevgi ve seviyesi ile ilgili değil.
0
nawar
(22.09.25)
burada soru instagram paylasma/paylasmama mevzuundan dallanip basliga tasindigi icin herkes o konuya odaklanarak cevap veriyor fakat cevaplara gelen aciklamalar olayi netlestiriyor. tam bir gaslighting 101 durumu.

oncelikle Turkiye'de yasadigimizi Turkiye kulturunun kadinlar uzerinde baskici oldugunu, bazi mutaasip ailelerin erkek cocuklarina da mutaasip bir oyun sonu senaryosu sunsalarda oraya varis yollarinda yedikleri naneleri alenen gorerek ve bilerek gormezden geldigini bilerek konuya girmemiz lazim. Instagram'da paylastim dedikodu oldu, baski oldu bir Turk erkegi icin problem degil.

Ayrica buraya bir paragraf acayim, instagrami olmayan erkegi kaf dagina cikariyor genc kizlar ama isin ic yuzu oyle degil. Aksine etrafimda basi sonu belli adi konmus iliskisini paylasmayan, instagram da hesabi bos duran erkeklerin alayi fuck-boydu, ailem mutaasipcilar dahil. Istisnalar kaideyi bozmaz.

Yanitlarda bir "bulustugumuzda konusuruz" notu var bu nota ragmen hala saf saf bulusmuyor etmiyor yok diye kendinizi ikna turlarindasiniz. O lafi soyleyebilecegim, duzenli bulusup gorusmedigim bir ortam hayal etmeye calisiyorum ve yok oyle birsey. Gecmis olsun yani.

Sonuc olarak evet bunlar boyle tek baslarina buyuk birer ipucuna donusup hah iste bu dedirtmiyor ama bir iliskide hisleriniz onemli. Bu adam size onemli degilmissiniz gibi hissettiriyorsa -ki belli konu sadece instagramla sinirli kalmiyor- onemli degilsinizdir. Erkekler boyle, kitap ayraci iliskileri cok yaparlar. Yarin obur gun bu baskici ailem var erkekleri cat diye ayrilip dakikasina nikah davetiyesini de instagramdan paylasacaktir.

Burada bu adamin size yaptigi gashlightinge katilip darliyorsun diyenlere aldirmayin. Kimsenin hayatinda kitap ayraci olmak zorunda degilsiniz ve bunu anladiginiz anda katlanma zorunlulugunuz da yok. Boyle sancili, degersiz hissedeceginiz bir iliskide olmaktansa bekar yasamak daha iyidir.
0
warrior princess
(22.09.25)
@warrior princess, bunun üzerine şöyle döndü "ahah toplu buluştuğumuzda konuşalım"
0
🌸ekşi duyuru sever
(22.09.25)
üniversite başlarında bir şekilde ailem kız arkadaşım olduğunu öğrenmişti, ben de daha sonra kız arkadaşım da birlikte resmimizi paylaştığı için sosyal medyada bir adet resmimizi paylaşmıştım.
açıkçası ailemin kız arkadaşım olduğunu bilmesi pek hoşuma gitmemişti sorup merak edip duruyorlardı.

eşimle de sevgili olduğumuz 4 sene boyunca ben hiç bir resmimi paylaşmadım, ailemin de 3 sene sonra gene tesadüfen karşılaşma neticesinde sevgilim olduğundan haberi oldu.

şu an evliyiz ve sosyal medyada birlikte resmimiz yok.

bunun mesele yapılması bana çok saçma geliyor ben sevmiyorum ilişkilerimi hayatımı sosyal medyada paylaşmayı anlamsız ve saçma geliyor. eşim beni bu şekilde darlasa ben çok rahatsız olurdum ben kimseye bir şeyi afişe etmek sinyalini vermek zorunda değilim.
0
denizgonen
(22.09.25)
bir insan kız/erkek arkadaşının fotoğrafını paylaşmayabilir ama hayatında birisi olduğunu ima eden paylaşım (*) yapmıyorsa orada bir soru işareti olacaktır.

(*) iki el olur, kalp simgesi olur, with love yazılı bir fotoğraf falan...
0
tabudeviren
(22.09.25)
* bence sen bu adamı kaybetmekten fazlasıyla korkuyorsun. onu elinde tutabilmek için alman gereken tedbirler listesi var kafanda ve bunları "sevginin ispatı" kisvesi altında ilişkiye yedirmeye çalışıyorsun. ve bence , ilişki sebebiyle karşı cinse koyduğun mesafeyi de , yukarıda bahsettiğimiz önlemleri almakta haklı hissedebilmek için koyuyorsun - ben yapıyorum , o da yapmalı- tarzında bir düşünce akışın var gibi geliyor.

"İş yerinde sana ihtiyacımız var buraya gelsen iyi olur" ayarında bir söze , "deprem oldu iyi misin?" ayarında bir söze sinirlenmen , içten içe rahatsız olman çok doğal. ama bunu tehlike ve sınır aşımı sayıp karşı tarafa açılacak kadar kafaya takman sağlıklı değil.

*ben de kız arkadaşımdan fotoğraflarımızı paylaşmasını istiyorum, o da paylaşmıyor ve benzer şeyler söylüyor. ama en başta o bana deseydi, ben de gereksiz bulurdum ve paylaşmazdım. sürekli paylaşımlar yapan bir kişi ise bekar ve yalnız bir erkek profili çizmesi uygun değil. ama sık sık paylaşımlar yapan biri değilse zaten darlamamak gerekiyor. sosyal medya o kişinin avlanma alanı değil demek ki diye düşünmek daha sağlıklı gibi.
0
loch ness
(22.09.25)
Kesin seni aldatıyor, evli de olabilir dkdls

Yani sorunun cevabı ne kadardır tanistiginiza bağlı, her insan instagramda yaşamıyor. Sadece instagram olayı üzerinden sevgi çıkarıminda bulunmak bana kalırsa bir akıl hastalığı sorunu. Her istediğiniz olmadığında yaparsa seviyor yapmazsa sevmiyor şeklinde santajciya baglayacaksaniz zaten ayrılın da, bu kafayla başka biriyle nasıl ilişki kuracaksiniz o da muamma.

Bana "seviyorum de... yalan söylüyorsun" repliğindeki adamı hatırlattınız.
0
encokbenisevinnolur
(22.09.25)
ben yazdıklarında pek sorun göremedim ama sen bu ilişkiyi bozacaksın, sonra pişman olacaksın gibi geliyor.
belki de yeterince sevmeyen sensin ve bahane arıyorsun sorun çıkarmak için.
0
abelardo
(22.09.25)
Kesin çözümü söylüyorum Instagram kullanmayın. Hem birbiriniz için hem de kendiniz için.
0
onheil
(22.09.25)
sorun çıkarmak istiyorsun. rahat batmış.
0
archmeister8
(22.09.25)
Yazdıklarımın hepsini okumamışsınız. İnstagramdan başka bir şeye döndü konu.
0
🌸ekşi duyuru sever
(22.09.25)
kadınım.

yazılmış daha önce...

eğer ilişkiniz 6 ay veya daha uzun süredir devam ediyorsa,

eğer sık story veya post atan biriyse ve buna rağmen sizi paylaşmıyorsa sıkıntı.

eğer zaten çok paylaşım yapmıyorsa, olası ayrılık veya aileden gelecek sorulardan çekinip paylaşmaması normal.

--------

iş arkadaşlarından gelen mesajlara da her zaman güven olmuyor.

bir sevgilim vardı, uzun ilişkiydi. sosyal medyası bile yoktu. iş arkadaşlarına görüş buluş, benden ayrı da eğlen takıl diye ben onu itekliyordum. sosyalleşmesi için işte. çok güveniyordum. sonra evren yüzüme güldü de rastgele bir mesaj bildirimini gördüm ve aldatıldığımı öğrendim. başta iş arkadaşım ya falan yaptı ama gün içinde gelen diğer mesajlarla her şey ortaya çıktı.


----

ben 3 günlük flörtümü bile canım isterse paylaşan biriyim. soranlara da canım isterse cevap veririm istemezse vermem. baskıcı ailem yok ama hadsiz akrabalarım mevcut. yine de onlardan çekinerek yaşayamam ömrümü. herkesten benim gibi ilk günden story atmasını bekleyemem ama eğer ki ilişkinin adı konmuşsa o fotoğraf illaki bir gün atılmalı. yani bu bir mecburiyet olarak görülmemeli. içtiğin kahveyi bile atıyorsan sevgilini neden paylaşmayasın ki? sevgilinle sinemaya gitmişsindir mesela ve salonun önünden bir fotoğraf atarsın. ille de işte bu benim sevgilim deyip kocaman kalp ve etiket atmaya gerek yok.
0
art cat chocolate
(22.09.25)
(12)

Özel Sektör Torpil Yüzdesi

Batuhanolabilir
Sizce özel sektörde işe giren her 100 kişiden kaçı birinin referansı veya torpiliyle giriyor Türkiye'de?X kişisinin Y firmasına Z kişisi çok kalifiye elemandır şuradan tanırım demesini de torpil sayarak konuşalım.Yani bir ebeveynin çocuğunu, akrabanın akrabasını, arkadaşın arkadaşını, akademisyenin
Sizce özel sektörde işe giren her 100 kişiden kaçı birinin referansı veya torpiliyle giriyor Türkiye'de?

X kişisinin Y firmasına Z kişisi çok kalifiye elemandır şuradan tanırım demesini de torpil sayarak konuşalım.

Yani bir ebeveynin çocuğunu, akrabanın akrabasını, arkadaşın arkadaşını, akademisyenin öğrencisini İŞE SOKMASI da torpil diyeceksek

yüzde kaç


Edit: Torpille işe girenler alınmış sanırım. Evet bu dediklerim de torpil sayılıyor çünkü o işe başvuranlar arasında birinin bir şeysi olmak vasfı dışında diğer tüm nitelikleri eşdeğer bir kişi varsa ve bu iki kişiden birini birinin bir şeyi olmak öne geçirdiyse bu torpildir. Hatta geçiniz eşdeğeri daha niteliklinin de önüne geçirmesi söz konusu olabilir. Referans kelimesi eskort kelimesi gibi biraz.
0
Batuhanolabilir
(18.09.25)
%30-40 arasındadır. Büyük şirketlerde oran daha düşük.

"X kişisinin Y firmasına Z kişisi çok kalifiye elemandır" demek torpil değil referanstır. Söylenen kişinin verdiği güven katsayısı ile çarpılır ve her zaman iyi bir şey değildir. Kötü performanslı birinin önerdiği bir insan direkt ret edilir.

Özellikle kurumsal şirketlerde öyle milletvekili, ceo vs tanıdığı olmadığın sürece birinin tanıdığı olmak en fazla seni ik mülakatından geçirir.
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(18.09.25)
Her işe girini torpilli sayalım da oran yüzde yüz olsun.

Bazı kademelerde bu düşünce ile zaten 100%
Önemli olan liyakat, işi yapabilme becerisinin olup olmaması (ki aslında işin tanımı basitçe işin etiketinin karşılığı bile değildir)

ofise temizlikçi alacağım, birisi derse ki "abi, ayşe abla var, çalıştığı iş yeri kapandı, namuslu dürüsüt işini düzgün yapan biri" alırsın denersin devam edersin, bu torpille girdi mi sayılmalı işe şimdi?

Bilmemne holding CFO alacak, kariyer.net e ilan mı veriyor? zaten sektör içerisindeki tanışıklıklar, tavsiyeler ile görüşmeler yapılıyor.

Temizlikçi ile CFO (hatta CEO) örneğini neden verdim, yelpazeyi geniş tutmak için. en alttan en üste kadar referans sistemi çok çok önemli ama torpil bu değil.

Torpil şu, personel müdürüyümdür, şirketin hesabını kimse kontrol etmiyordur, kuzeni işe alıp yüksek maaş bağlamışımdır, iş yapmıyordur, yapamıyordur. Bunu da her kademeye uygularsınız.
0
kisa
(18.09.25)
Benim çalıştığım şirkette içeriden birini tanıyor musun diye zarf atarlar. Torpil iyi bir şey gibi geldiği için çoğu insana, onlar da varsa dökülür. İçeriden tanıdığı, yakını olan birini ne kadar işinde iyi de olsa almıyorlar ki doğrusu da bu.

Kurumsal firmalarda müdür altı pozisyonlarda ve işi doğrudan etkilemeyecek pozisyonlarda, örneğin idari işler sorumlusu gibi, %20 olabilir. Diğer pozisyonlar için %5 bile değildir.

Kurumsal olmayan birmalarda %30-40 ve %20 olabilir.
0
gabe h coud
(18.09.25)
torpille referansı bir tutarsan bu oran %50'lere kadar çıkabilir ama bir değil.

çalıştığım 5. şirket, hiçbirisine referansla girmedim. dümdüz linkedin'den başvurup sürecin doğal akışında ilerlemesiyle girdim ama torpil ve referans aynı şey değil.

çok matematiksel düşünüyorsun. yani diyorsun ki bir iş ilanı var, 100 kişi başvurdu. bu 100 kişinin vasıfları var, işte matlab biliyor +5, ingilizce biliyor +3 falan gibi, ve birisi referansla girdiğinde; ondan daha vasıflı birisine haksızlık olmuş haliyle "torpil" yapılmış gibi değerlendiriyorsun.

oysa beyaz yaka dünyasında (çoğu mühendislik de dahil), aşırı teknik bazı işler dışında, nerdeyse bütün işler averaj bilgi sahibi birisinin işe girip 3-5 ay içerisinde öğrenip yapabileceği ve uyum sağlayabileceği şeyler.

o yüzden referans o matematiksel vasıf hesaplarından çok daha kıymetli oluyor. benim çalışkanlığına güvendiğim bir takım arkadaşımın "bizim x şirketinde ahmet/ayşe vardı, çok azimli çalışkandı çok memnunduk bak o da iş arıyormuş onu da düşünelim bu pozisyona" demesi çok kıymetli bir şey. çünkü bu güvendiğim arkadaş, halihazırda nasıl bir iş yaptığımızı ve refere ettiği kişiyi tanıyor ve kafasında eşleyebilmiş. burdan çıkan başarılı işe alım oranı inanılmaz yüksek oluyor.
0
gitdaddy
(18.09.25)
Bugüne kadar iş çevresinden tanıdığım 500 kişi varsa tamamen torpili olmayan kişi 30'u geçmez. Gururla söyleyebileceğim konulardan biri de budur benim hiç torpilim olmadı ama bazen keşke olsaydı diyorum çünkü bir noktadan sonra tıkanıp kaldım.
0
mirty
(18.09.25)
eğer o işi iyi yapıyor diye önerilmesi de torpil olarak sayılıyorsa rahat %80'ler vardır. Özel sektörde alt kademelerde daha az torpil olduğunu bizzat gördüm ben.

onun haricinde en basitinden 3-4 yıl o alanda deneyimi biri başvurduğunda sektör içi herkes birbirini öyle ya da böyle tanıyor illa bir telefon ediliyor neden başvurduğu ve halihazırda/ eski çalıştığı yerde performansı hakkında bilgi alınıyor.
0
denizgonen
(18.09.25)
Referans’ın ne olduğunu bilmeden bu sorunun cevabını öğrenemezsin.

Yukardakiler +1
0
respect
(18.09.25)
100 bin kişilik amerikan forbes 500 şirketi. Şirketin kendi referans sistemi var, bu şekilde biri işe alinirsa sirket sana para değerinde puan vs veriyor (bazı pozisyonlar için birkaç bin euro bile). Bana ik'nin dediği bir ilana yüzlerce başvuru geliyor, bunun yerine bana logistics'in "bak bu eleman bizim şirketin değerlerine uygun biri demesi benim en azından o etabi dusunmememi sağlıyor" demişti.

Sen de kendi kafanda kurmussun bu torpil diye.
0
logisticsmanager
(18.09.25)
çok daha iyi adaylar varken, işi yapamayacak birisinin işe alınmasına torpil denmesi lazım bence. aynı seviyedeki iki adaydan tanıdık olanının işe alınması torpil olmamalı.
0
co2s2
(18.09.25)
Birini işe alma olayını tecrübe etmediysen böyle düşünmen normal.

Alacağın kişi kalır mı gider mi, öylesine mi girdi yoksa gerçekten burada kariyer yapmaya mı girdi, hırlı mı hırsız mı, sorumluluk sahibi mi vs gibi şeyleri işe alırken anlayamıyorsun çünkü herkes gibi en iyi hallerini sunuyorlar.

Ama biri şu kişi olur derse onunla çalışmak en azından bu saydıklarımı ve fazlasını düşünme derdini yok ediyor. Aynı zamanda referans olan kişiyi de biraz zan altında bırakacak bir durum. Kendisini zor duruma düşürecek adamı refere etmez kimse. Buradaki güven büyüktür dışarıdan sıfır bilinen kumar ile alınan.

Buradan sonrası kişisel tecrübelerim.

Ama ben şöyle yapıyorum işe alım sürecinde. Tanıdık mesela, refere edene abi şöyle ederim böyle ederim bak şu olursa bu olur diye göz korkutuyorum. Süreci uzatıyorum. Abi noldu diye arıyorlar ve bazen bir şeyler söylüyorlar. Mesela ya abi bu kızın çocuğu var ona bakmalı dul. Para lazım, her gün çocuğu okula götür getir yapıyor. Hızlıca halledelim. Abi işe girince nasıl halledecek okulu? Zaten uzaktan çalışma, o kadardan bir şey olmaz. Okulu 15 dakika uzaklıkta. Bunu başta da söyleyebilirdi. Veya abi haftada 3 gün hastaneye gidiyorum para lazım. Veya abi midye satıyorum bu işe ihtiyacım var.

Başka örnek, süreç 3-5 gün bile uzasa hemen arayan noldu niye cevap alamıyorum neyi bekliyoruz diye darlayanlar oluyor. Tanıdık biri var arada ama bu yüzsüzlük.

Benim bu kişi aracılığı ile sizi aradığımı biliyorsunuz değil mi?

Tanıdıklardan da deliler çıksa da büyük konforu yok sayamam.
0
Shepard
(18.09.25)
Patron şirketi diye tabir edilen küçük şirketlerde çok fazla.
0
runaway
(18.09.25)
yukarida yazilanlara ek olarak: torpilden kastin ne oldugu da onemli. mesela referans sistemi sadece ozel sektorde degil her sektorde var. sadece turkiye'de degil dunyanin her yerinde var. referans=torpilse oran %99 falandir. sizin soylediginizi ben torpil olarak gormuyorum. su an avrupa'nin en onemli kurumlarindan birinde calisiyorum, torpille girdim o zaman cunku daha once calistigim kisilerden referans aldim. iki kisinin ayni oldugu durum hemen hemen hic yasanmiyor. herkesin bazi artilari var, bazi eksileri var. bu durumda elbette tanidik olani seciyorlar. mesela burada karakter var. cok daha kalifiye biri olabilir ama bu kisiyle calismak nasil olur bunu hic degerlendirmiyorsunuz. bu cok cok onemli bir faktor. sadece kalifiye olmaya odaklanirsaniz calisma sureciyle ilgili olan kismi, karakter, sosyal yonleri kacirirsiniz. mesela calistigim kuruma cok kalifiye olan biri geldi, cok iyi okullar, sirketler ama referanssiz. is verildiginde ofleyip pofluyordu, bunu acikca belli ediyordu, bu nedenle kurumdan bazilari hastalik izni aldi. sonra da kovuldu zaten. bu kisiyle nasil calisabilirsin ki? insan iliskileri gelismemis, sosyal yonu gelismemis, takim calismasi yok, sabir yok, ogrenme istegi yok, iste bunlari veren genelde referanslar oluyor, cv degil.
0
Sour
(18.09.25)
(23)

Balkonum nasıl olmuş - ifşalı

sekizdokuzon
Kapalı balkon tabii, salona dahil. Eldeki eşyalarla bu kadar dekore edebildim. Nasıl duruyor?https://ibb.co/k631LWVCBu arada perde var, camları silmediğim için takmadım daha.Teşekkürler.
Kapalı balkon tabii, salona dahil. Eldeki eşyalarla bu kadar dekore edebildim. Nasıl duruyor?

ibb.co

Bu arada perde var, camları silmediğim için takmadım daha.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(17.09.25)
gözlükler 5 numaraya benziyor limonlu soda mı o hiç sevmem biraz daha detay yakalayayım çok zevkli
0
Batuhanolabilir
(18.09.25)
Küllük al.
0
Bruce
(18.09.25)
Çok iyi lan
0
Shepard
(18.09.25)
tuvalet kağıdı niçin
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.09.25)
bu kadar kapalı bi alana nasıl balkon denir ki
0
jelly bear
(18.09.25)
Hoş duruyor
0
gadlemler
(18.09.25)
Eline sağlık çok güzel görünüyor.

Ancak sigara içmeyen arkadaşların için tam bir işkence-gaz odası olacak orasi anladigim :)
0
makbur
(18.09.25)
link kurbağa olmuş
0
ruhlardan esinlenen karga
(18.09.25)
güzel olmuş olmasına da bu bir balkon değil ki. oda. balkonu kapatınca orası artık balkon olmuyor, daha büyük bir odan oluyor.
0
sir gawain
(18.09.25)
bunun nesi balkon ben onu anlamadım yerler parke, oda ile tamamen birleştirilmiş, dışarı bakan kısımda pencere altında da duvar var, pencere de düz pimapen pencere.
bir zamanlar balkonsa bile kapatılmış eve dahil edilmiş.

tavandaki perde rayı perde asılsa bile orada beyaz beyaz at şeyine konmuş kelebek gibi duracak, solda duran ayaklı çubuğun herhalde bir anısı var. kanepenin yanında kabak gibi duran modem hoş bir teknolojik dokunuş olmuş.

ben bir dekorasyon göremiyorum. sadece kanepe güzelmiş diyebilirim.
0
denizgonen
(18.09.25)
balkon değil + 1. bir de o koltukta rahat oturabiliyor musunuz? arkası alçak koltuklarda rahat edemiyorum ben.
0
inheritance
(18.09.25)
denizgönen şöyle led lamba o bence lambaled.com.tr
0
Batuhanolabilir
(18.09.25)
Biraz basık olduğu işin eh işte diyorum.
0
respect
(18.09.25)
bu balkon değil ki. kapalı balkon olayını da anlamadım. üstünü mü kapaın? e o zaman nasıl cam olan yerde duvar var.
sekizdokuzon ifşaları beklentiyi düşürmezdi hiç. ne oldu bu sefer
0
abelardo
(18.09.25)
Tamam balkon değil cumba, çıkıntı ne boksa artık tamam
0
🌸sekizdokuzon
(18.09.25)
İnsan bir hayırlı olsun, bir eksiğin var mı, şuraya şöyle bir şey koysan süper olur der. Adamlar geceden beri balkon mu değil minin derdinde. Allah yakın çevrenize sabır versin.
0
🌸sekizdokuzon
(18.09.25)
Bütçeniz var ise daha büyük (ve belki biraz daha alçak) bir sehpa ve daha büyük bir halı güzel durabilir. Bir de radyatörün üstünde kalan duvara bir şeyler asarsanız, tablodur posterdir vs. Perdeler ne renk olacak? Onlar da odanın havasını değiştirecektir.
0
peki madem
(18.09.25)
Perdeler beyaz, gri. Tül perde ve gri, kalın güneşlik var. Duvarın grisinin bir ton koyusu.
0
🌸sekizdokuzon
(18.09.25)
@sekizdokuzon senin iyiliğini düşünüyorlar. Düştüğün rüyadan uyandırıyorlar. ahahahaha
0
Shepard
(18.09.25)
Hali ile koltuklar epey uymuş bir şekilde, kontrast olarak. İleride benzer desenli daha büyük bir hali da denenebilir gibi duruyor ama bu hali de iyi.

Sallanan sandalye vs de konabilir.
0
encokbenisevinnolur
(18.09.25)
perde de takarsan kesin balkon değil. benden söylemesi.
0
enteg
(19.09.25)
Hayırlı olsun, iyi duruyor ama biraz elden düşme gibi eşyalar. Zamanla yenilersin eğer istersen.
0
gabe h coud
(19.09.25)
Eşyaların hepsi kullanılmış, ev aşırı düzeyde elden düşme. Başlangıç için ideal bir mekan, yaza doğru daha iyi bir yere geçerim inşallah. Teşekkür ederim.
0
🌸sekizdokuzon
(19.09.25)
(3)

Son zamanlarda yaptığınız en radikal değişiklik

sekizdokuzon
Ben dik durmaya başladım, günlük eforun yarısı dik durmaya çalışmaya gidiyor. 11 yaşımdan beri ilk kez omurgayı sabitledim.Sizin son zamanlarda yaptığınız en radikal değişiklik neydi?Teşekkürler.
Ben dik durmaya başladım, günlük eforun yarısı dik durmaya çalışmaya gidiyor. 11 yaşımdan beri ilk kez omurgayı sabitledim.

Sizin son zamanlarda yaptığınız en radikal değişiklik neydi?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(03.09.25)
yaş 39, yakın zamanda babamı kaybettim. bu yaşa kadar ertelediğim bütün hastane doktor işlerine koşturuyorum. sürünmedikçe doktora gitmeyen biri olarak epey radikal oldu. duyan eş dost 'sen doktora gitmezsin ki, hayırdır' diyor :)
0
antihero
(03.09.25)
at-avrat-silah uclusunu takip etme karari aldim.
araci degistirdim birkac hafta once.
simdi de hatunu sepetleyesim var, kismet.
0
cooperr
(03.09.25)
evlenmek.
0
denizgonen
(04.09.25)
(1)

Horma Kanyonu yolu nasıl?

hayalhayal
Yakın zamanda giden var mı, yolun durumu nasıldı? Kastamonu merkezden gideceğiz, pınarbaşı sonrası yolun durumunu merak ediyoruz. Çok bozuk ise kendi aracımız yerine alternatif araçlarla mı gitsek diyoruz.
Yakın zamanda giden var mı, yolun durumu nasıldı? Kastamonu merkezden gideceğiz, pınarbaşı sonrası yolun durumunu merak ediyoruz. Çok bozuk ise kendi aracımız yerine alternatif araçlarla mı gitsek diyoruz.
0
hayalhayal
(30.08.25)
Tabelalara uyarsanız sıkıntı yok. Navigasyon civarda daha kestirme diye toprak yollara sokabiliyor. Fakat o toprak yollar da öyle arabanın saplanabileceği yollar değil.
En basitinden frig vadisine vesaire kıyasla daha düzgün yollara sahip.
0
denizgonen
(30.08.25)
(5)

Erkek forumu var mi ya?

tantamount_to_equivalent
Bir alttaki "uzerime sap atsin" duyurusunu gorunce sorasim geldi, biz erkeklerin cogunlukla takildigi gunluk hayat, iliskiler, sorunlar, mac, politika vs forum, tartisma platformu nereleri var, yerli yabanci farketmez. Reddit falan demeyin lutfen, o siteye 2 saniye girince tansiyonum firliyor, boyle
Bir alttaki "uzerime sap atsin" duyurusunu gorunce sorasim geldi, biz erkeklerin cogunlukla takildigi gunluk hayat, iliskiler, sorunlar, mac, politika vs forum, tartisma platformu nereleri var, yerli yabanci farketmez.

Reddit falan demeyin lutfen, o siteye 2 saniye girince tansiyonum firliyor, boyle kotu dizayn, site formati olamaz, olmamali.
0
tantamount_to_equivalent
(28.08.25)
Donanımhaber vardı hala var mı bilmiyorum. Saf testesteron kokuyordu öğğ
0
Gradient_tabanlı_mor
(28.08.25)
facebookta amacı olmayan grup var. Fakat üye alımları ara ara oluyor ve kadınların girmesi yasak.
0
denizgonen
(28.08.25)
tahribat vardı
onlar da telegrama geçmiştir
0
neira
(28.08.25)
forum.paticik.com
0
mantık
(28.08.25)
tahribat'ta da kadın kullanıcılar vardı. paticik de aynı şekilde. sanırım istediğin tadı geleneksel traş forumlarından bulabilirsin.
0
ruhlardan esinlenen karga
(28.08.25)
(25)

Dugun oncesi kulturel cakismalar

aguen
Merhaba duyuru,Guya evlenecegim ama gercekten bu gelenek denilen lanet seyden nefret ediyorum. Geleneksel herkes olse zerre uzulmem. Nisanda zaten aileler arasinda olay cikti yeni yeni toparladik, simdi de kina bombasini patlattilar.Benim ailem gitmek istemiyor (nisan sonrasi cok hakli sebepleri var
Merhaba duyuru,

Guya evlenecegim ama gercekten bu gelenek denilen lanet seyden nefret ediyorum. Geleneksel herkes olse zerre uzulmem.

Nisanda zaten aileler arasinda olay cikti yeni yeni toparladik, simdi de kina bombasini patlattilar.

Benim ailem gitmek istemiyor (nisan sonrasi cok hakli sebepleri var), sehir disindan cok fazla misafirimiz gelecek; onlari birakip gelemeyiz gibi cok saglam bir bahaneleri de var. (gelinin ailesi ve kina 6 saat uzakta)

Gelin kisisi kinadan vazgecmisti, aile ve akraba baskisini cok fazla yemis, yapalim falan diye geldi tekrardan.


Ben asla asla asla asla gitmek istemiyorum. Bugune kadar gordugum duydugum gelenekler icinde en sacmasi kina zaten. Kacisim yok gibi ama bilemedim. Gidersem tek basima gidecegim.

Orada basima neler gelecek bilenlerden duymak istedim. Ek olarak taktik vs de duymak isterim.

not olarak akrabalarindan soyutlaninca harika bir insan. gunluk yasamda sinirlarini cizebilmeye basladi, yavas yavas toxic insanlari atiyor ama kina konusunda itiraz edecek kadar bir direnci yok henuz maalesef
0
aguen
(27.08.25)
Arkanızdan konuşacaklar bu kesin.
Yüzsüz tipler varsa gelip laf sokmaya çalışan olabilir, açıklamaci yaklaşmayın haa öyle oldu işte vs deyin geçin.

Müstakbel eşinizin iki yıl sonra bir tartışmada bu konuyu cat diye kucağınıza birakmayacaginin garantisi yok, her ne kadar ailenizin sebepleri şu an makul ve kabul görmüş gibi olsa da bunun tamamen ihtimal dışı olduğunu göstermiyor.
0
encokbenisevinnolur
(27.08.25)
yol yakınken vazgeçin bu evlilikten. zararın neresinden dönsen kardır. eşin olacak kişi seninle aynı fikirde değilse ve şu anda ailesine tepki gösteremiyorsa, aynı şekilde sen de ailene tepki koyamıyorsan ilerde hep aynı sorunları daha da büyüyerek yaşayacaksınız. bu yüzden evlenip 2 sene sonra boşanacağınıza şu anda vazgeçmek daha iyi.
0
gercekdunya
(27.08.25)
dugun aileler icin yapilan bisey.

o yuzden fazla tatava yapmadan iki tarafta ne istiyorsa yapacaksin, kavga cikmadan bitecek. yoksa senelerce dirdirini cekersin.
0
cooperr
(27.08.25)
evlendikten sonra çok yormaz sadece bu törenler çok olur düğün kına bilmem ne onlara gitmek ister. bu buyutulecek bi şey değil rahatlarsın merak etme demek istedim
"sehir disindan cok fazla misafirimiz gelecek; onlari birakip gelemeyiz gibi cok saglam bir bahaneleri de var." bana pek iyi bi bahane gibi gelmedi bu sizin akrabanız eşiniz dostunuz çok önemli, gelince birkaç gün ağırlanması gereken, ama gelinin akrabaları kına istedi diye "nası olur" diyorsunuz gibi. e sizin yakınlarınız da kendi başlarının çaresine bakabilirdi pekala, ya da kına gecemiz var oraya gideceğizden daha geçerli bi sebep yok herhalde düğün sahibisiniz ya. eğer bebek bakmıyorsanız. tek mesele gitmemeniz durumunda karşı tarafın tavrı. damat yalnız bırakmamalı bence, ailen için ise bilemiyorum mesafe de varmış. özel gün stresli olur, kına gecesi denen şey yine farklılık gösteriyor bazen damat bir tur girip çıkıyo salondan onun dışında kapıda sigara içiyor. he öncesinde de kuaföre götürüp ordan alıp mekana götürmek görevlerden biri olabilir.ne denirse yapsan kolaylaşır gibi sonucta senin bi beklentin yok birkaç saat sabredersen geleceğiniz için daha iyi olur
0
ala09
(27.08.25)
simdi de kina bombasini patlattilar.
mı?

pardon da ülkemize yeni mi ışınlandınız? kına diye bir adetimiz olduğunu 30 yaşında şimdi başına gelince mi öğrendiniz?

ya da hiç mi haritada bu şehirler arasında mesafe nedir diye bakmadınız şu anda mı idrak ettiniz arada 6 saat mesafe olduğunu? insanlar niye bir taraftaki kına/düğün ile diğer şehirdeki arasına 3-5 gün 1 hafta süre koyuyor sizce? siz de öyle bir süre koyacaktınız aileniz gidip gelecekti,bunun normali bu.

sizin aileniz gelen misafiri ağırlamak zorundaysa (neden? misafirleriniz 0-12 yaş arasında mı? ya da otelde filan kalamıyor mu? illa siz mi ağırlamak zorundasınız?)
o zaman kız tarafının misafiri de kız tarafının yapacağı şeyler zaten nişan ve kına olduğu için bunları bekler. sizin misafiriniz insan onlarınki değil mi?

baştan nikahı kıyıp geçerdiniz, eğlence istiyorsanız da kokteyl mi after mı ne yapıyorsanız yapardınız. gayet mis gibi de olurdu. bunlara karşıysanız.

sizinki muz yiyim ama çilek tadı gelsin...
0
subcomponent
(27.08.25)
@sub Sadece nikah yaparız çıkarız ile başlayan süreç şu an bekarlığa veda partilerinden afterpartilerine 150 kişilik nişanlara dönmüş durumda. Sinirim biraz ondan. Ve akrabalarının, ailesinin nişanlımı nasıl manipüle ettiklerini de canlı canlı görüyorum. Sınırlarını çizmeyi yeni yeni öğreniyor.

Dediğim gibi kına olmayacaktı bugüne kadar öyle konuşmuştuk, o yüzden bomba patladı dedim.
0
🌸aguen
(27.08.25)
ala09 +1

Ya abi erkek değil misin? Baştan konuşacaktın. Konuştun mu? Yine mi istiyorlar? Yap geç. Evlilik sürecinde kimseyle kötü olmaya değmez. Aileleri mutlu et, mutlu olun. Karşına al, huzurunuz kaçsın. Evlenince kayınşeylerin yok olmuyor. Paran mı gidiyor? Gitsin, huzurun kalsın. SAĞLAM bahanen de pek sağlam gelmedi.
0
Shepard
(27.08.25)
bu durumda maalesef nişanlınızı çok da iyi tanıyamamışsınız

bundan daha kötüsü var:
muhtelemen o da kendini/ailesini vs. çok da iyi tanımıyor, cidden önceliklerini bütçesini mutlu olacağı şeyi bil(e)miyor. çok bi iradesi, güçlü bir kişiliği yok.(üzgünüm) sizin eski konuşmalarınız tatava yani esasen.

işte sizinle konuşunca "ay kına mı ne yapcam ya after yaparız bizimkilerle takılırız" demiştir ama tırıvırı yani. asıl anası teyzesi "ne demek kına olmayacak" deyince, "tamam ya yaparız, kınasız düğün mü olur" diyordur. başta sizinle konuşurken gerçekçi değildir. ölçüp biçememiştir. yani ben kötü niyetli vs. bulmuyorum sadece cidden ne kendini biliyor ne ailesini, bizim kızlarımız böyle.

fakat yani siz de biraz daha gerçekçi mi olsanız?...şu ülkede kına vs. olmayacak, istemiyorum diyip o kınayı gerçekten yapmaycak kız % kaç? niye o nadir bulunan kızı ben buldum sanıyor herkes acaba ya?

genelde de böyle oluyor bu arada. çoğunlukla kızlar bazen de erkekler asıl bu süreçte kendini belli ediyor.

çözüm odaklı bakın illa evlenecekseniz düğün sizin şehirde olacaksa, sizi-ailenizi götürüp getirecek sizinle gelecek, getir götür işlerini yapacak, sağdıçlık edecek kimse de yoksa, kız evinde düğünden 1-2 gün önce kına olmaz. h.içi olsun, 3-4 gün olsun arada yoksa çok yorulursunuz.
0
subcomponent
(27.08.25)
Muhtemelen sehir disindaki dugune herkes gelemeyecegi icin kina yapmak istiyorlar ki hem kiz tarafi da bu surecin bir parcasi olsun, hem de takilarini takabilsinler. Insanlar bu sebepten oturu iki ayri dugun bile yapiyorlar.

Davetiyenize kina gununu belirtirseniz misafirleriniz sizin baska sehirde olacaginizi bilerek o gunden gelmezler herhalde.
0
pike
(27.08.25)
asıl manipülasyonu evlendikten sonra göreceksin.

"düğün aileler için yapılıyor" bu kafa yapısı yüzünden bütün olaylar çıkıyor.
siz evleniyorsunuz her şey ikinizin istediği şekilde olmalı. asıl sınır bunun üstüne çizilmeli.
0
my fault
(27.08.25)
@my fault

bu bir kafa yapisi degil, gelenek gorenek mevzusu. biraz zeka piriltisi olan insan etrafina gore pozisyon alir, "bu benim gunum kafama gore takilacam" da bir tavir tabiiki, ama bir de onun sonrasi var. en kotu ihtimal 35-40 sene evli kalacaksin, karsi taraf ile muhabbetin olacak. 1 gun rahat edecem diye 40 sene eziyet cekmek isteyen varsa istedigi kadar sinir cizsin, sonra da kolay gelsin.

ben erkek tarafiyim, kiz tarafi al sana buzlu badem, kicina sokacaksin bunu evlenmeden once deseydi, fitil niyetine cakardim artik yapacak bisey yok, kizi almaya niyet etmisiz :D
0
cooperr
(27.08.25)
Düğün nasıl kültürümüzün bir parçası ise kına da öyle. Aileniz kınaya gideceğiz diyerek akrabaların erken gelmesini engelleyebilir gayet. Kimse kaynana neden kınaya gidiyor demez aksine kaynanasız kınaya şaşırır.

Gelin kaynana veya başka bir problem çıkmış olabilir ama ele güne karşı düğünde kınaya prosedür gereği diyip biraraya gelemiyorlarsa sizin evlilikte çok büyük kavgalarınız olur.

Kızın arkadaşları akrabaları var yığınla düğün başka şehirde ise kına yapılmazsa bu insanlar nerede tebrik edecek gelini. Kınanın iptal olmasını beklemeyin bence.

Taktik olarak acele etmeyin diyebilirim. Bir bakın oluru var mı sizin evliliğin iyice ölçün tartın. Herkes iyidir, herkes haklıdır ama anlaşamayınca olmuyor bu müessese.
0
cilekli pasta
(28.08.25)
Geleneksel denen kına ne erkek tarafının ne de erkeklerin geldiği bir etkinlik.
Günümüzde kına diye 1 saatte 5 farklı payetli elbise değiştiren yelpazeli dansçı kızların etrafında döndüğü kendini iyi hisset etkinliği yapılıyor, gelenekle falan alakası yok.

Kendi kendilerine yapsınlar işte.
0
Bruce
(28.08.25)
Tek başına kına olmaz, kınaya iki taraf da katılır, erkek tarafı gelmez diye bir şey hiç duymadım. Eğer gitmezseniz evlenme işi yatar, ben sana söyleyeyim. Kız tarafı tek başına kına yaparsa oluşacak dedikodunun önünü alamazlar ve sonunda size patlarlar, hatta iş bozulmasa bile aradan yıllar geçse bu olay yüzünüze çarpılır. Yapılacak en doğru şey, her şeyi sineye çekip bu görevi yerine getirmek, gelen akrabalarınız da kınaya katılsın.

En baştan müstakbel eşinizle anlaşıp direkt nikah kıyarız diye anlaşsaydınız, iki taraflı bir anlaşma da aileler pek ses çıkaramazdı.

Tek başına gitme, seni dövmekten beter ederler.
0
lamborcini
(28.08.25)
Uzun uzun yazmaya hiç gerek yok. Eşin ve ailesinin gönlü olsun diye katlanacaksınız. Evlendikten sonra gidip el öpeceksin vs. Evlilik boyunca yılda birkaç defa bu tür istemeyerek yapman gereken aktiviteler olacak. Bunlar evliliğin bir parçası. Aynı şekilde eşin de senin ailen için yapacak. Ha "ben marjinalim, soyutlarım kendimi" diyorsan başka ama yazdıklarından öyle olmadığınız ve o aşamaya geçmeniz mümkün görünmüyor.
0
merhum
(28.08.25)
siz kendi şehrinizde kendi aileniz ve akrabalarınız için kutlama yapıyorsunuz. gelinin ailesi de aynı şeyi istiyor. anormal bir durum göremedim. tek başınıza gitmeniz olmaz. anne baba, bi aile büyüğü gelmeli illaki. şimdiden işi sidik yarışına çevirirseniz daha çok uğraşırsınız.
0
elorelia
(28.08.25)
öncelikle tek gidilmez, şehir dışından misafirlerinizin gelmesi bir bahane olamaz. en azından çekirdek ailenizin orada olması lazım.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.08.25)
Geleneksel olmasaydın, sen de manipülasyona açık olmasaydın zaten bunların hiç biri olmazdı, emin ol bu ülkede kan döken aşiret vesaire değilsen evlenecek insanların karşısında kimse duramaz.

o yüzden ya söylenmeyi keseceksin, kınaya gideceksin ya da olduğunu iddia ettiğin kişi olup ben kınayı vesaire anlamsız buluyorum, böyle anlaşmamıştık bana bu dayatmana saygı duymuyorum o yüzden de kınaya gelmeyeceğim diyeceksin olacak bitecek.

ha bilenler demişsin, benim eşimin annesi de kına diye tutturdu, eşim de tamam teyzelerim halalarımla 10-15 kişilik bir şey senin gönlün için yapalım dedi o ufak kına olayı da birden yemekli bir etkinliğe dönünce net bir şekilde kına yapılmasını istemiyorum, zorla yaparsan da ben o kınaya gelmiyorum dedi bu tavrını da sürdürdü ve kına vesaire de olmadı.

benim ailem de düğün diye bastırınca ben de biraz daha uzatırsanız nikaha da gelemeyeceksiniz dedim ve susmak zorunda kaldılar.

elaleme kapılıyorsanız sizin sorununuz.
0
denizgonen
(28.08.25)
Çok bencil düşündüğünü daha önce yazmışlar zaten. Sizin akrabalar önemli de kız tarafınıkiler önemsiz mi?

Ben de kına düğün istemiyordum ama kınayı benim annem düğünü kayınvalidem çok istedi biz de uyum sağladık niye ergen gibi istemem diye inatlaşalım ki? Toplam 3 saat bir şey zaten az durup geliyorsun. Oynamadık bile düğünde oturduk geldik bir yerimiz incinmedi :)

Bizim de şehirlerarası 9 saat vardı ama kayınvalidem 9 saat yol kınaya gelemem dese oğlunu da al götür derdim. Daha evliliğin başında onu yapamam bunu edemem derseniz sizin iş çok zor. Erkek tarafı kınaya gelir yani isterse ülkeler arası olsun. Maksat sevdiklerinizin gönlü olsun.
0
Gradient_tabanlı_mor
(28.08.25)
Sağlam bahane dediğin şey hayatımda gördüğüm en skko bahanelerden biri olabilir. Bu özel günler sürekli olmuyor. Kayınvalide ve akrabalar olarak kına olmanız şarttır bahane kabul edilmez.

Yani yeni mi göçtünüz bu ülkeye
0
Hallegadola
(28.08.25)
kınada erkek tarafının katılması illa şart değil. denk geldiğim bir kaç kına da kız tarafı kendi arasında yaptı. hatta damadın bile gitmediği kınalar varmış.
0
ground
(28.08.25)
eğer o kınaya ailecek gitmezseniz:

1) düğün yatar
2) evlenirsiniz ama 1 yıl sonra boşanırsınız

sizin kafa yapınıza uymayan, aileniz uymayan kişilerle ne diye evlenmekte ısrar edersiniz hiç anlamam.

olur da evlenirseniz tavsiyem 2 yıl çocuk yapmayın.
0
art cat chocolate
(28.08.25)
ne yaptı gelinin ailesi de kınaya gitmeyecek kadar olay büyüdü? ne yapmış olabilirler yani. bence gelinin çekeceği var. kına yani bu, 1 gece için gidersin uzatmadan.
0
deartheodosia
(28.08.25)
İki anne de problemli, nişanda bize gereksiz toksiklikler yapıldı nişanlımın annesi tarafından; annem de alttan almak yerine ikiye katladı problemleri kavgalar ettiler; bir araya kendileri de gelmek istemiyor biz de gelsinler istemiyoruz
0
🌸aguen
(28.08.25)
bu anlattıklarını aynen biz de yaşadık. ben de kına mına düğün vs hiç istemiyodum sade bir nikah yaparız diyordum ama olaylar baya çığrından çıkmıştı. çünkü benim yurtdışında yaşaıp sırf bu düğün için gelecek olan akrabalarım vardı. en başta eşime düğün vs istemiyorum desem de ailemin tavrı beni baya etkiledi. resmen pskolojik bunalıma girecektim. normalde belediyenin basit ucuz bi nkah yeri vardı orda nikah yapılacaktı. sonra eşime dedim ki en azından otelin bahçesinde yapalım, ovrdör tabağı vs olsun, sonra eşim de otelin bahçesine sığmayız benim bissürü arkadaşım gelecek dedi ve kabul etmedi, hiçbir arkadaşı gelmedi sonra :) neyse biz şık açık alan bi düğün salonunu tutmak zorunda kaldık sonuç olarak. kına da istemiyodum ama ailem altın toplayacaz dedi. dedim tamam o zaman salonu vs siz kendniz tutun beni karıştırmayın parasını da vermem dedim. neyse bunlar gidip bi yer tutmuş parasını da ödemişler. ben de 1200- 1300 tl gibi bi fiyata kırmızı bi elbise aldım. kuaförü vs hep ailem ayarlamış ben hiç karışmadım, 500 tl'ye gelin başı yaptırdık :) kına salonuna gttk, öylesine yaptık bi şeyler. eşimin ailesinden 1 ablası 1 abisi 1 yengesi 1 de küçük 7-8 yaşındaki yeğeni geldi. başka kimse gelmedi. ailenize istediğiniz kadar direnin en son yine onların dediği oluyor. ben aşırı dik başlı biriyim benim ettiğim kavgaları kimse edemez normalde ama benim bile elim kolum bağlandı. bi tek ağlamalı gelin çıkması yaptırmadım onu yaptırmadığım için ailemdeki herkes bana küstü kimse konuşmuyo :) ha benim de umrumda değil ama bu bile büyük olay oldu yani.
0
Sadece soruyorum
(28.08.25)
(6)

otomatik vites

exlibris
yoğun trafikte bazen tın tın gitmek gerekiyor. hiç gaza basmadan ilerlemek şanzımana zarar verir mi? az da olsa gaza basmalı mı? bazen trafik o kadar yavaş akıyor ki, fren ve gaz pedalına dokunmadan ilerlemek yeterli oluyor ama zararlı mı acaba?
yoğun trafikte bazen tın tın gitmek gerekiyor. hiç gaza basmadan ilerlemek şanzımana zarar verir mi? az da olsa gaza basmalı mı? bazen trafik o kadar yavaş akıyor ki, fren ve gaz pedalına dokunmadan ilerlemek yeterli oluyor ama zararlı mı acaba?
0
exlibris
(26.08.25)
Dsg şanzımanlarda zararlı ama dur kalk trafikte yapacak bir şey yok maalesef auto hold olan arabalar bu anlamda daha avantajlı.
0
titanic kemancısı
(26.08.25)
o halde çok sıkışık trafikte manuele alıp M1 vites ile yine hiç gaza basmadan ilerlemek lazım sanırım.
0
🌸exlibris
(26.08.25)
sen manuel e al kardeşim trafik açılınca otomatiğe al.
her ne kadar gaz pedalına dokunmadan desende frene dokunmak önemli olan. fren şanzıman ı devreye sokuyor.trafik de ısınma yapıp problem çıkartıyor.
0
jamswety
(26.08.25)
En masrafsiz Cvt sanziman.
0
designer
(27.08.25)
Çift kavrama şanzımanda bu yaptığınız zararlı. Manuele alsanız da zararlı. Arabayı sürekli kavramada tutar hem balatalar yıpranır hem de ısınır. Azıcık gaza dokunmanız bile bir katkı sağlar.
0
denizgonen
(27.08.25)
Artık çoğu şanzımanın yoğun trafik modu var. Cvt de L var mesela. O çözer bu işi.
0
mikahakkinen
(27.08.25)
(11)

lastik sorusu

charlotte blanc
56bin kilometre oldu hankook 215 45 r18. bir tanesi bombe yaptı böyle. önlerden biri tel kırmış acil değiştirmem lazım.lastik fiyatları da epeyce pahalı. ön iksini değiştirip arkalara dokunmasam mı yoksa 4ünü de değiştireyim mi?
56bin kilometre oldu hankook 215 45 r18. bir tanesi bombe yaptı böyle. önlerden biri tel kırmış acil değiştirmem lazım.

lastik fiyatları da epeyce pahalı. ön iksini değiştirip arkalara dokunmasam mı yoksa 4ünü de değiştireyim mi?
0
charlotte blanc
(14.08.25)
Bridgestone Turanza 6
0
designer
(14.08.25)
On iki yeter
0
kisa
(14.08.25)
Sadece öndekiler de değişebilir.

Arkadakilerin de diş derinlikleri, yanaklarda bozulma, yıpranma, çatlama gibi genel fiziksel durumunlarına üretim tarihine
iyice bakın. Bu kullanımda kabaca bir iki sene daha gidecekler ise durumu zorlayın 4 lastiği birden alın sonraki zamlardan etkilenmeyin.
0
diyecevaplandı
(14.08.25)
4 lastik 56 bin olduysa hepsini değiştir.lastik işi şakaya gelmez. diğer türlü max 1 sene sonra 2 lastik daha alcaksın. şimdiden al.

her sene önle arkanın yerlerini değiştir ki eşit yıpransın.
0
jelly bear
(14.08.25)
ortalama bir lastik max. 75-80bin km gidiyor. Senin lastikler %80 asinmistir tahminen, bir tane bombe yaptiysa hepsini degistirmek lazim artik.
0
cooperr
(14.08.25)
Hiç düşünmeden hepsini değiştirin. 56.000 km'ye gelmiş lastiğin ömrü bitmiştir ya da bitmek üzeredir. Tel kırdıysa lastikler bitmiş demektir.

Performanslı bir araba ise (ebat nedeniyle bana öyle geldi) asla şakaya gelmez lastik meselesi. Performanslı değilse de şakaya gelmez.
0
10551037
(14.08.25)
diego jota lamborgani urusla lastik patladı diye öldü. lastik şakaya gelmez, hepsini birden değiştir. he sadece ön değişir mi değişir ama güvenliğin düşer. lastiğin değişmesi gereken aralık 50 60 bin arası geçmediyse 5 6 sene. bombe yaptıysa veya tel çıktıysa o lastik gitmiştir.
0
mikahakkinen
(15.08.25)
hepsini değiştirin, ömrü tamamlanmış gibi. ben 55bin km'yi geçirmiyorum.
0
awlmi
(15.08.25)
Birinin bombe yapması, birinin tel kırması zaten lastikler diyor benim ömrüm dolmuş. hadi inat ettiniz değiştirmediğiniz diğer 2 lastik de kaç bin km daha dayanacak ki.
0
denizgonen
(15.08.25)
56bin km olduysa tüm lastikleri değiştir.

hankook takma, bir üst premium markaya geç. hankook premiumun bir altı marka.

continental (en iyi tercih bana göre), michelin, goodyear, bridgestone, pirelli kullanabilirsiniz.
0
false pretension
(15.08.25)
Hepsini değiştir
0
basond
(15.08.25)
(38)

Eşimin Benden Gizli Oyuna 550 bin tl yatırması

kamvithmi
Konu nasıl anlatılır bilmiyorum ama aşık olarak evlendiğim hala da aşık olduğum adam Last War adlı oyuna aramızdaki strese dayanamayıp kafa dağıtma amacıyla 4 ayda 550 bin tl para yatırmış. İlk 2 ay appledan birkaç iade almış çocuğum oynadı yanlışlıkla satın almış diyerek ve iade aldığı halde kredi
Konu nasıl anlatılır bilmiyorum ama aşık olarak evlendiğim hala da aşık olduğum adam Last War adlı oyuna aramızdaki strese dayanamayıp kafa dağıtma amacıyla 4 ayda 550 bin tl para yatırmış. İlk 2 ay appledan birkaç iade almış çocuğum oynadı yanlışlıkla satın almış diyerek ve iade aldığı halde kredi kartlarımızdan totalde 550 bin tl gitmiş. ben doğum yapalı 3 ay oldu ve ona güvenmeyi seçtim zaten kırılgan bir ruh halindeydim eşim psikiyatrik olarak iyi değil farkındayım ama bunu belgeleyemem mesleği nedeni ile işten atılabilir. Arkadaşlar ben bu parayı appledan nasıl geri alabilirim maddi durumumu şöyle izah edeyim ücretsiz izne çıkamadım işe başlayacağım, kaldıramıyorum olmayan paramızdan yani eksi ve kredi kartı hesaplarımızdan 550 bin tl gitmesini. Bu borcu ancak aylar belki de yıllar sonra ödeyebileceğim için bu para bize faizleriyle 1 milyonu geçecek
0
kamvithmi
(14.08.25)
reportaproblem.apple.com

apple id ile giriş yaptığınızda buradan iade talebinde bulunabiliyorsunuz.
ama anladığım kadarıyla bu oyun pay2win türünde ve oyun için alışverişler yapıyorsunuz. uygulama için alışverişler burada görünmeyebilir.

geçmiş olsun. umarım daha ciddi sorunlar oluşmadan hallolur.
0
biseysorcaktim
(14.08.25)
çok kötü bir durum çok geçmiş olsun. o parayı geri almak pek mümkün değil ama apple'a başvurun yine de belki iptal olur. belki bir miktar geri alınır.
yalnız bugün 550 bin tl harcayan yarın 5 milyon tl harcar ve bu durumun pek düzeleceğini sanmıyorum. eşinizde acaba bir psikiyatrik rahatsızlık olabilir mi bipolar vs gibi tabii buradan teşhis koymak değil amacım ama sağlıklı biri oyuna o parayı harcamaz ve sağlıklı değilse de daha büyük şeylere de girişebilir çok tehlikeli şeyler olabilir.
0
matilda
(14.08.25)
Yahu ekstresinde yazıyor niye yalan olsun.

Parayı geri alamazsın, zaten parça parça harcanmış. "kusura bakmayın yanlışlık oldu" treni geçti.
Maalesef artık böyle bir borcunuz var. Bankayla falan belki yapılandırılabilir.
0
gobekliraki
(14.08.25)
Harcama itirazı yapabilirsiniz bankanıza bi ihtimal iaede edilebilir
0
olaylar olaylar
(14.08.25)
@biseysorcaktim appleı arayıp birkaç bahane sundu ama değerlendirilecek dedi acaba 550 binin ne kadarı iade edilir ya da edilir mi bilmiyorum. Tüketici hakem heyetine Yetkisiz / bilinçsiz harcama durumunda tüketici haklarını baz alarak mı başvursam diye düşünüyorum sadece ne yapacağımı bilmiyorum bu şoku atamadım

@burka inanın kumara, borsaya, iddiaya veya herhangi bir kar getireceğine inandığı bir şeye yatırsa biraz da olsa anlayacaktım ama bu sadece amaçsız bir şey ne olduğunu bilmiyorum o da bilmiyor ben kendimde değildim stresi kaldıramadığımı sana söylemiştim diyor ben zor bir eştim bu nedenle stres faktörünü anlıyorum fakat ne yapılacağını bilmiyorum.

@matilda psikiyatrik hastalığı bilmiyorum ama bipolar olmadığına eminim yaklaşık 7 yıldır beraberiz ama büyük bir psikiyatrik sorun var biliyorum size hak veriyorum.

@arbre ekstreleri tek tek gördüm doğru olduğunu biliyorum teşekkür ederim cevabınız için ama boşanın demek hayatına tanık olmadığınız birine inanın ne doğru ne de had içinde bir yorum.

@gobekliraki teşekkür ederim

@olaylar olaylar bankaya itirazı düşündüm vakıfbank ve akbank, fakat bankalar topu applea atar diye düşündüğümden henüz yapmadım ne doğru bilmiyorum.
0
🌸kamvithmi
(14.08.25)
Borcu ödemeye ya da kurtulmaya adam ugrasmiyor sen gelmissin soru aciyorsun.

Cocugunun hakkini bu adama yedireceksin ve cocugun büyüyünce ikinizden de nefret edecek. Belki sana acir.

Sorun o değil ama aklini basina topla ve bosan.
0
sonsuz
(14.08.25)
stres yapıp çocuğa yansıtma o para bi şekil ödenir hatta sen karışma eşin ödeyecek hiçbişi olmamış gibi yap, dediğimi yap çpcuğa zarar verirsin
0
izmirduyuru
(14.08.25)
yanlış anlaşılmak istemiyorum ama çevrede duyduğum bu tür olaylarda hiç bir zaman sadece açıklanan rakam olmadı o oyun, borç, bahis, sanal kumar vb. meselesi. hep anlatılandan çok çok daha fazlası çıktı, elden alınmış borçlar vb. sonradan çıkan yığınla şey oldu.

bu arada aramızdaki strese dayanamayıp kafa dağıtma amacıyla diyerek durumu sağaltmaya çalışmışsınız ama çocuk sahibi olabilecek yaştaki biri böyle bir gerekçe sunamaz yahu. herkesin sorumlulukları var. psikiyatrik olarak iyi değilse ve kayıtlara geçmesini de istemiyorsa terapi alabilir, kendine bir aile büyüğü veya eş, dost, tanıdık seçip ara ara danışabilir gibi gibi yığınla başka çözüm var.

parayı maalesef geri alabileceğinizi düşünmüyorum açıkçası, yanlışlıkla oynanmış denilebilecek bir tutar değil çünkü.

eşinizi karşınıza alıp konuşun, durumun gerçek boyutundan emin olun ve birlikte bir ödeme planı oluşturun. üzülerek söylüyorum ki başka çıkar yolunuz yok.

samimi fikrimse bu olayın muhakkak artarak tekrarlanacağı ve eninde sonunda çok ciddi yoksunlukla sınanıp, boşanmanın gerçekleşeceği yönünde...bunu da paylaşmadan geçemiyorum...
0
Phoebe
(14.08.25)
@sonsuz Lütfen haddinizi aşmayın eşimin ne kadar iyi bir eş iyi bir baba olduğunu ben biliyorum burada ben parayla ilgili bir çözüm aramak için post açmış bulunmaktayım boşanayım mı diye sormadım. Ben öfkemi kavgayla yansıtırken eşim 7 yıl boyunca bana bir gün of demedi. Yapılan doğru değil farkındayım ama onun da bir yerden bu ağır yılların stresini boşaltmasının bir gün olacağını biliyordum haddinizi bilin eşim hakkında adam düşünmüyor sen düşünüyorsun gibi bir yaftada bulunmayın belli ki psikiyatrik olarak iyi değil evliliğin başlangıcında geçen söz: iyi günde kötü günde.

@phoebe samimi, iyi niyetli yorumlarınız için teşekkür ederim. Meblağın tam olarak bu olduğunu ve bu oyunda oynandığını biliyorum ve size katılıyorum bu olayın tekrarlanması olası. O zor bir durum bense çözüm arayışındayım
0
🌸kamvithmi
(14.08.25)
Adama bak bir de manipüle etmiş bir güzel. Lohusalık döneminde size şunu yaşatan insana hala aşık olmanız çok tatlı.
0
ekimoloji
(14.08.25)
App Store last war adında tek bir oyun gördüm o da: “Last War: Survival”

Oyun içi harcamalar ise hot package lar. Oyundaki ilerlemeleri hızlandırıyormuş.

En pahalı paket 4100₺. Yani en pahalı paket alındığı düşünülürse 135 kere satın alma işlemi yapılmış.

Counter strike tarzı oyunlar olsa bu paraları anlardım. Çünkü bu tarz oyunlar biraz kumara giriyor bir yerden sonra ve çok yüksek fiyatta eşyalar satılıyor. İnsanlar deli oluyor buna.

Ama last war belliki fazlaca basit oyun. Alınan eşyaların bir karşılığı da yok. 550k harcamak ciddi bi sorun. Öyle kumar bağımlılığı tarzı bir şey değil.

Siz psikiyatriye giderse işini kaybeder diye endişeleniyorsunuz da ama bu tedavi edilmezse çok daha kötü olacak? İşte yaptıklarını etkilemeyeceğini nereden biliyorsunuz?

Bankadan chargeback isteyin. App Store da 3d güvenlik yok o yüzden chargeback yapılabilir. Ama araya zaman girdiyse o sıkıntı yaratır.

Nasıl bir yerimiz ağrıdığında hastaneye gidiyorsak psikolojik problemde de gitmeliyiz. Bu işin şakası yok.
0
divergent
(14.08.25)
yanıtları okudum. eşiniz çok şanslı, “iyi günde kötü günde” mantığını içselleştiren bir eşe sahip ve hemen çekip gitmiyor, birlikte çabalamayı tercih ediyor. maşallah diyorum. umarım bu sorunu da birlikte aşarsınız.
0
deartheodosia
(14.08.25)
boktan bir oyuna bu kadar para harcayan eşi hala korumak anlaşılır bir şey değil.
belli ki eşinizle birlikte sizinde psikolojik tedaviye ihtiyacınız var.
0
my fault
(14.08.25)
satın alınan oyun itemleri karşılığında bitcoin veren siteler var. eşiniz de böyle bir şey yapmış olmasın?
0
pide
(14.08.25)
Evet esiniz yilin babasi ve esi. Sizi hak etmeyen tek kisi ise cocugunuz. Yazik.
0
sonsuz
(14.08.25)
eğer bu oyun last war:survival ise ben bu oyunu komşumun çocuğundan biliyorum. dünyanın en salak ve basit oyunu. yani içine girip para harcamayı geçtim, yetişkin bir insanın zahmet edip indireceği bir oyun bile değil. ve eşiniz bu oyuna 13.500 usd harcamış? her ne kadar ekstrede yazıyor olsa da işin içinde bir bit yeniği olabilir. yoksa bu daha da büyük bir problem. yeni bebeği olan anne babalarda genelde aşırı tasarruf ve paranın kıymetini bilme modu açılır. eşiniz gidip hyper casual bir çocuk oyununa bir araba parası veriyor. bence kesinlikle tedavi görmesi gerek.

satın alımlar peş peşe ve kısa zaman aralığında yapılsa çocuğum almış denilebilirdi ama 4 aya yayıldıysa geçmiş olsun. her biri için iade talep edin, artık ne kadar koparabilirseniz kardır.
0
sir gawain
(14.08.25)
Şu an eşinize çok aşık olduğunuz için durumun ciddiyetini idrak edemediğinizi düşünüyorum. Biz burada sadece bize anlattığınız kadarını bilebiliriz, o yüzden çok uç önerilerde bulunmak yersiz olur. Aranızda strese sebep olan şey neydi bilmemekle beraber, üç aylık bebeği olan birisinin daha fazla sorumluluk sahibi olmasını beklerim. Umarım paranın bir kısmını geri alabilirsiniz.
0
kullanicadi
(14.08.25)
Yeni dogrum yapmis ve ucretsiz izne 'bile' cikmayacak bir anne olarak gosterdiginiz özveri ve sakinlik gercekten etkileyici.

En kotusu de demissiniz ki "borcu ancak aylar belki yillar sonra ODEYECEGİM."
Gercekten olani bu haliyle kabul edip bu sekilde devam edecekseniz; bu saatten sonra tek basiniza, biri psikiyatrik sorunlu olan 2 cocugu buyutmek bence sizin icin epey zorlayici olacak. Hem maddi hem de manevi olarak.
İkiniz de bence yardim almalisiniz.
0
sey mi dostum
(14.08.25)
@divergent haklısınız ne diyebilirim ki. Bankayla fikriniz sonrası konuştum dilekçe vereceğim.

@deartheodosia beni anladığınız için teşekkür ederim ama yorumlardan sonra kendimde de psikolojik sorunlar olduğunu fark ettim, eşim seviyorum başka bir şey elimden gelmiyor.

@pide ne yazık ki öyle de değil.

@sir gawain satın alımlar peş peşe çünkü her gün düzenli 4 5 farklı satın alım olmuş nisan ayından beri. Günlük 1000 ila 20 bin arası değişen. Diğer dediklerinize de katılıyorum, çok üzgünüm.

@kullanicadi teşekkür ederim evet haklısınız fark edemedim edince belki de olması gerekenleri biliyorum ama yapamam her şeyiyle dünyanın en iyi eşiydi, kaldıramıyorum.

@sey mi dostum ayrıntıyı fark etmeniz gözlerimi doldurdu, ne diyebilirim ki haklısınız.
0
🌸kamvithmi
(14.08.25)
Ben sizin esinize olan bakis acinizi sevdim, lakin hayat bir saniye dahi kontrole kaybetmeye uygun degil. Sonucu kotu olur. Bi baba asla ama asla kontrolu kaybetmemeli. Lutfen onlem alin. Umarim en kisa surede duzene girer her sey
0
die fetten jahre sind vorbei
(15.08.25)
size içten kolaylıklar diliyorum. bu süreçler atlatılır, absürt bir para deği. zorlar ama ödenir. bunu demekten başka elimden gelen başka bir şey yok. arkadaşlar baya bir fikir vermişler zaten.
0
kel aynak kusu
(15.08.25)
Öncelikle çok üzüldüm. Yorumların hepsini okuyamadım. Tekrarsa affola.

Bu tür oyunların manyakları iyi puanlı veya özellikleri olan hesapları satın alabiliyor. Bu hesap da satılabilir mi? Belki bu değerlendirilebilir. Eşiniz forumlarda araştırsın.

Bu arada eşinizi seviyorsanız ve ayrılmayı düşünmüyorsanız borçtan önce onun psikolojik durumuna odaklanın bence. Çünkü "iyi olmadığı" için bugün oyun oynayan yarın sizin ve çocuğunuzun güvenliğini tehdit eden daha ciddi bir şey yapabilir.

Ayrıca konu muhtemelen ailelerden gizleniyordur. Öyleyse sadece anne ve babalarla paylaşın mutlaka. Sizin tek başınıza çözmeniz çok zor. Borçları ödemek için herkesin maddi ve manevi desteğine ihtiyacınız olacak. Borçları ödemek için sıkı kemer sıkma politikası uygulamanız gerekecek.

Kolay gelsin.
0
merhum
(15.08.25)
geçmiş olsun hanfendi. bence şöyle bir yol çizilebilir.
1- annelerimizin okul zamanı yaptığı gibi konsolun fişini kablosunu kendisini yok edip bir yere saklamak.
2- borçları hakkında konuşup ödeme planı yapmak.
3- bir ihtimal iade almak için çaba vermek.
4- en iyi stres atma biçimi olan spor salonuna kaydolup koşup dopamin salgılatıp mutlu olmasını sağlamak.
5- kaçtığı her ne ise yüzleşmek.
6- cocuğa dikkat etmek. para yüzünden yuva yıkılmaz diyeceğim ama önü alınmazsa kendi kendine yıkılır cocuğa da zeval gelir.
0
denizmaniaherif
(15.08.25)
hepimizin hayatında bir takım stresler var, çoğumuz bu ülkede mutlu değiliz fakat öyle diye de saçma sapan bir oyuna 4 ayda 550.000 lirayı eşi 8 aylık hamileyken ve lohusa dönemindeyken yiyen bir insanı da savunmanın anlamı yok, bir de üstüne olmayan bir para yenmiş.
elde 3 aylık bir çocuk var ve bu para ödenemez bir halde. En iyi senaryoda bu durum tekrarlanmayacak ve uzun yıllarca bu para ödenecek, evin huzuru bozulacak, çocuğun konforu bozulacak.
millete ters ters cevap vermişsiniz, fakat buraya yazıyorsanız bence bazı cevaplara da hazır olmanız gerekiyor. eşiniz hamileliğinizin son döneminde var olmayan yarım milyondan fazla parayı bir oyuna harcadı. şu an siz 3 aylık bebeğinizle doğum iznine bile çıkamazken eşinizin bu keyfe harcadığı yarım milyondan fazla parayı nasıl alabiliriz derdine düştünüz. o parayı alamayacaksınız, ve eşiniz kötü bir eş kötü bir baba doğmamış çocuğunu milyonlarca borçla hayata başlattı.
kızarsanız kızın fakat bu affı olmayan bir durum. artık bir annesiniz ve sizi böyle bir hale sokan bir kişi baba olamaz. paranızı geri almak istiyorsanız ve kart size aitse gidin şikayetçi olun, bir avukata danışın süreci başlatın ve borcu ilgilisine rücu edip aranızdaki bağı koparın. En azından çocuğunuz borçsuz bir evde sorumsuz bir baba olmadan büyür.
0
denizgonen
(15.08.25)
yorumlar o kadar haklı ki, burada tek haksız olan ''o dünyanın en iyi babası - eşi'' diyebilen sensin.
Kusura bakma bunun eşini sevmenle iyi olmasıyla bir ilgisi yok, bu tamamen 3 aylık çocukla ne yaparım boşanırsam kafasıyla kendine güvenmemenle alakalı, seviyorum, o en iyisi, aslında çok minnoş ayaklarını bırakıp seninde tedavi olman gerekiyor.
Bu hikayde çocuğa üzüldüm sadece @sonsuz+1 ''sizi hak etmeyen tek kişi çocuğunuz.
0
IcedFlames
(15.08.25)
Oyunu falan bilmiyorum da normal bir yetişkinin sorunu da olsa oyuna bu kadar para gommesi çok mantıklı gelmiyor. Siz oyunu oynadığına şahit oldunuz mu? Olduysanız paikolojisi bozuktan çok daha ileri boyutta olabilir. Olmadiysanız bu işin içinde başka bir şey olabilir.

Maddi olarak yapilabilecekler
1. Apple ve oyunla görüşüp itiraz etmek
2. Bankaya harcama itirazı oluşturmak
3. Kart limiti ve harcama tutarını %3.5 faize denk geecek şekilde ayarlayıp asgarisini ödemek her ay. Bu durumda vergi ile %5 faiz olur
4. Bankaların yeni müşteriye %0 faizli kredi kampanyalarında n faydalanmak
0
nano mercy
(15.08.25)
@die fetten teşekkür ederim, haklısınız.

@kel aynak kusu teşekkür ederim, umarım.

@merhum bir kişi , eşim oyunda kendi serverında ilk 5'te yer alıyor oyunda buna rağmen oyunu satın almaya sadece biri 400 euro teklif verdi o nedenle bu durum olamadı ne yazık ki. Nasıl düzelteceğimi eşimi bilmiyorum bir doktorun muayenehanesine gitmeyi planlıyorum herkesin yazdığı bu ben de hak veriyorum.

@ denizmaniaherif evet haklısınız. Neden yaptığımı bilmiyorum diyor yüzleşmenin sonucu çıkmıyor, teşekkür ederim.

@denizgonen size hak veriyorum bir başkasına bu yorumu ben de yapardım anlıyorum ama yılların hatrı var eşimin bana davranışını hiçbir erkek hayat arkadaşına yapmıyordur onun hatrı bende öylesine çok ki bu durum evet çok büyük bir problem göstergesi ama çözümü için her şeyi yapmaya tamamım ben belki yeterince anlatamıyorum ama ben eşimin 6 7 yıl boyunca ki gerçekten bu çok uzun bir zaman dilimi bana karşı minicik dahi bir kusurunu görmemiştim, o yüzden. Belki durumu anlatabilmişimdir.

@IcedFlames yorumunuz seviyesizce.

@nano mercy evet hatta yanımda da birçok kez oynadı ama ilgimi çekmediği için bakmamıştım teşekkür ederim yardımcı olmak istediğiniz için.
0
🌸kamvithmi
(15.08.25)
@kamvithmi siz cevap almak için değil duymak istediklerinizi duymak için açmışsınız bu duyuruyu. Onun için başından beri işinize gelmeyen yorumlara tik atmıyorsunuz. Yorumum seviyesizce değil bende uyandırdığınız karakterinizin yüzünüze vurulması sadece. Ama polyannacılık daha kolay tabi.
Her şey dilediğiniz gibi olsun ne diyelim.
0
IcedFlames
(15.08.25)
denizgonen +1

---

yanlışlıkla yatırmışız, yanlışlıkla satın almışız, harcama itirazı vs. ... bunların hepsi yalan ve bu durumda da parayı geri alırsanız o para haram para olacak. çünkü ortada bir yanlışlık yok. eşiniz bile isteye o parayı oyuna harcamış. ben dini inancı olan bir insan değilim ama haram kavramı sadece dinle alakalı değil. o para artık sizin hakkınız değil. o para karşılığında eşiniz oyunda bir şeyler yaptı. o para kullanıldı yani. eşiniz o kullandıklarının da hepsini geri iade edemez zaten bu tür oyunlarda. gerçekten yanlışlıkla 550 bin yatırılmış olsa 1 kerede veya 1 günde yatırılmış olması gerekir ve satın alınan ögelerin kullanılmamış olması gerekir. ancak belli ki böyle bir durum yok, 4 aydır demişsiniz.

sonuç olarak hakkınız olmayan bir parayı geri almaya çalışıyorsunuz. bunu mideniz nasıl kaldıracak bilmiyorum. bence çok rahatsız edici. benim hakkım olmayan bir sakızı bile alamam ben.

eğer kart eşinizin değil de sizinse boşanın ve dava açın o parayı söke söke alın ondan. 3 aylık bebeğinizle size bunu yapan biri bunu hak ediyor.

ayrıca yıllardır hem pc hem telefon oyunları oynayan biriyim. 100 bin tl bile harcamamışımdır tüm oyunlarımda toplam olarak. hatta 50 bin bile harcamamışımdır. bir adet oyuna bu kadar para harcayabilmek bana pek normal gelmedi. işin içinde iş olabilir cidden.

--------------------------------------

bunu yazdığım için sana ne sen kimsin de karışıyorsun diyebilirsiniz. ancak bunun üzerinde gerçekten iyi düşünün.

o adam, iyi bir eş veya baba değil. uzun yıllardır birlikte olduğunuzu ve hep psikolojik sorunları olduğunu söylediniz. siz lohusa olduğunuz için, duygusal olduğunuz için, aşık olduğunuz için gözünüz kör şu anda.

1) psikolojik sorunları olan ve tedavi olmayan biriyle neden evlendiniz?
2) psikolojik sorunları olan ve tedavi olmayan birinden neden çocuk yaptınız?

bunların cevabını bulmak için kendiniz terapi almalısınız. bu hataları geri alamazsınız ama en azından aynı hatayı tekrar yapmazsınız. adam iyileşti sanıp ikinci çocuk falan yapmayın sakın.

lohusa olan sizsiniz. sizin saçma şeyler yapmanız normal karşılanabilir. sizin duygusal hareket etmeniz normal karşılanabilir. sanki kendisi doğurmuş gibi, o hormon dalgalanmalarını o yaşıyormuş gibi saçmalayan neden o?

"kendimde değildim stresi kaldıramadığımı sana söylemiştim diyor ben zor bir eştim bu nedenle stres faktörünü anlıyorum"

tam bir manipülasyon. hem kendisi suçlu hem suçu size atmış. sizi resmen manipüle etmiş ve siz demişsiniz ki "ben zor bir eştim"

zor bir eş olan o. hem de çok zor. sorumsuz, düşüncesiz, bencil.

yıllardır süren bir manipülasyon sebebiyle "o bana çok iyi davrandı kahrımı çekti bana hiç bir hatası olmadı ben çok zor biriydim" diyor olabilirsiniz. kendi suçlarını size yansıtmış olabilir hep. olayları iyi düşünmeye çalışın. belki de yaptığı sıradan şeyleri gözünüzde çok büyütmüş ve onu mükemmelleştirmiş olabilirsiniz. bunların sebeplerini kendi terapinizde öğrenebilirsiniz.

psikolojik sorunlarla aklanamaz bu davranışlar. psikolojik sorunları vardıysa tedavi olsaymış, çocuk yapmasaymış. anası babası onu hastaneye yatırsalarmış. evlenmesine izin vermeselermiş. evlenince düzelir diye mi düşündüler? al daha beter olmuş.

bence acilen boşanmalısınız. borcu ödemesi gereken siz değilsiniz. ödesin kendi başına. baba falan olmaz bu adamdan. hani hatasını anlamış olsa, tedavi için bir adım atmış olsa, borcu ödemek için ekstra çaba harcamaya başlamış olsa (ek iş vs.) anlayış gösterirdim ama yapmamış. onun arkasını siz topluyorsunuz şu an lohusa halinizle. bebeğinizle ilgilenmeniz gerekirken bu adamın açtığı sorunları kapatmaya çalışıyorsunuz.
0
art cat chocolate
(15.08.25)
@art cat chocolate yorumlarınızı size ne olarak değil aksine gönülden, iyi niyetle yazılmış yorumlar olarak okudum, belki inanmayacaksınız ama ilk paragrafta haram ile ilgili olduğunu yazdığınız şeylere tamamen katılıyorum ne diyelim kimse sınanmasın ben maddiyattan öte ruhen zor bir süreçteyim zor kararlardayım. Sanırım yanlış anlaşılma olmuş eşimin psikolojik sorunları başından beri vardı demedim ya da dediysem de yanlış ifade etmişim. Eşim son aylarda bu şekle büründü öncesinde sorunları yoktu kendimi manipüle edilmiş hissetmiyorum sebebi ise eşimden çok kendi ailem bana zor bir karakter olduğumu birçok sorunumun olduğunu belirten eşimin güzel huyunu takdir eden bir ailem var çünkü durumlar tam olarak böyle üzülüyorum o gerçekten böyle değil, değildi. Yanlış anlaşılma olmasın ben bu korkunç meblağı haklı bulmuyorum o kadar da aklımı yitirmedim sadece bu sürece gelmesinde bu olayların en büyük sebebi evliliğimizdeki yoğun stresti. Anlıyorum sorun bende diyen kişi sayısı toplumda nadir bu yüzden manipüle ile yorumlanıyor ama evliliğimde eşime ağır stresleri yükleyen bendim bir gün patlayacaktı bu şekilde olmasına ben şaşırdım. Evet genel olarak bu yorumları görünce herkes psikanaliz yaptı ki hak da veriyorum ama konu özünden gerçekten çokça saptı ben maddi boyutla ilgili fikir almak istemiştim bu durumda sürekli hayır öyle değil diye açıklama yapmak beni de yoruyor teşekkür ederim benimle olduğunuz için bu yapılan yorumları yapan birçok kişinin özünde iyi niyet yatıyor farkındayım.

@Icedflames sizde güzel karakter uyandırdıysam ne mutlu değilse de üzgün değilim. Size karşı yorumum hala aynı.
0
🌸kamvithmi
(15.08.25)
kendinizi suçluyorsunuz bu konuda ve belki haklısınızdır.
tanımadığınız insanlara açıklama yapmak zorunda değilsiniz, öyle hissetmeyin.

ancak sözlerinizde ve kendinize karşı olan "çok iyiydi, onu ben bu hale getirdim" düşünceleri de çok sağlıklı değil, burası aklınızda olsun.

o parayı geri istemek haramdır düşüncesini de çok doğru bulmuyorum. bu şirketler milyon dolar değil, milyar dolarlık büyük şirketler ve eğlence için değil büyük karlar oluşturmak için oradalar. kumar gibi bir şey bu oyunlar haliyle bu oyunları yapan şirketler de esasında kumar oyunu yapanlarla aynı klastalar. insanların zaaflarını nasıl kanırtacaklarını biliyorlar ve tek tuşla ceplerimizdeki parayı almak için yapmayacakları şey yok.


o yüzden refund etmek için elinizden geleni yapın ve vicdanınız rahat olsun.
isteğim dışında alındı, almak istememiştim gibi seçenekler var.
alınan oyun için paketler satın alındıktan sonra oyunda kullanıldıysa ve oyun çok oynandıysa reddedebilirler iade taleplerinizi. 4 aylık bir süreç diyorsunuz, o yüzden tümünü iade almanız imkansız. ama bir kısmını almanız mümkün olabilir (bir kısmını almışsınız zaten)

bu borç ödenir. borcu yapılandırıp faizsiz kredi veren bankalardan hesap açarak 50bin, 100bin gibi bir kısmıyla oluşacak faizi minimumda tutarak bitirmek mümkün.

ama eşinizin sorumsuzluğu ya da stres altındaki bu kaçışları üzerine destek alması gerekiyor gibi görünüyor.
sizin bu korumacı ve kendinizi suçlayan tavrınız da bana çok sağlıklı gelmedi, belirtmek istedim.

ilişkinizle ilgili geçen yıllarda sorunlar yaşadıysanız ve bu süreç onu buraya sürüklediyse belki çift terapisi gibi seçenekleri değerlendirmeniz gerekir.

ayrılmak, boşanmak kolay şeyler değil. üstelik daha yeni çocuk varsa. bu kadar kolay şekilde bu önerilerde bulunmak da doğru değil. bekara boşanmak kolay derler.

--

iade formuna yazılacaklar konusunda ai'dan destek alabilirsiniz. “yetkisiz/izinsiz harcama”, “bağımlılık sebebiyle aşırı harcama” veya “ailenin bilgisi dışında yapılan harcama” gibi ifadeler kullanmanız hem iade alma imkanınızı arttırır hem de endişe ettiğiniz ahlaki çizgiyi bozmaz. çünkü ortada gerçekten bağımlılık sebebi ile aşırı harcama sözkonusu.
0
biseysorcaktim
(15.08.25)
tekrar yanıtlama ihtiyacı duyuyorum.

hiç bir ilişkide hata tek taraflı olmaz, adı üstünde, ilişki, işteş bir eylem, yani iki taraflı, iki muhatabı var. ayrıca hiç kimse mutlak iyi veya kötü değildir. yani sizin iddianız olan o süperdi ben kötüyüm/zorum iddiası hayatın olağan akışına ve insan doğasına aykırı.

size her kim böyle hissettirdi, sizi kim buna inandırdıysa uzun vadede bunun üstünde mutlaka çalışın. çok üzüldüm kendinizi böyle etiketlediğinizi okudukça...

bir de, şu anlatım tarzınızdan bir eş ilişkisi algılanmıyor, daha ziyade eşine annelik yapan biri algılanıyor. iki yetişkinsiniz ve eş düzeyde sorumluluklarınız var. konu ne olursa olsun böyle bir harcamanın izahı yok sorumsuzluk demek dışında. lütfen çift terapisi veya bireysel terapi almayı bütün bu maddi sıkıntıya rağmen ertelemeyin ve gündeminize alın zira ben hala bu harcamaların size anlatıldığı kadar olmadığını, daha büyük miktarların söz konusu olduğunu ve bu konunun muhtemelen önceden de var olduğunu ve de devam edeceğini düşünüyorum. çevremde böyle olmayan tek bir örnek dahi görmedim.

borç ödemede de genellikle 2 yöntem dikkate alınır. küçük borçlar tek bir krediyle kapatılıp tek bir büyük borç üzerinden ilerlenir. ya da en büyük borcun faizi vb. daha yüksek olacağı için önce ona yüklenilir, küçük borçlar yapılandırılabilir.

diliyorum tez zamanda hem bu borç cenderesinden hem de bu ruh halinden çıkarsınız.
0
Phoebe
(15.08.25)
Cevaplari okumadim ama kesin yazilmistir ustte. Sizin sorununuz o parayi kurtarmaktan cok kocanizla bu omur nasil gecer.
0
turkuaz
(15.08.25)
@turkuaz Yorumun hadsizliğine bak. Kocamla ömrümün nasıl geçeceğini konuşabilecek bayağılık da gerçekten fazla. Siz ne konuştuğunuzu bilmeyen limitsiz bayağı bir insan profilisiniz.
0
🌸kamvithmi
(15.08.25)
Burada bazen çok yersiz yanıtlar oluyor. Yanıt veren soru soranın yazdığı iki cümleden tüm hayatı hakkında hüküm kurma yetkisini kendinde görebiliyor. Ben de şahsen benzer şeyler düşünsem de bu düşüncemi kendime saklıyorum, ahkam kesmeyi kendimde hak görmüyorum. Hayır, yani kişinin hayatı ve ilişki dinamikleri hakkında yüzde kaçını biliyoruz? Uç bir örnek ama belki soruyu soran adamın kardeşini öldürdü. Adam onu affetti vs vs. Binbir farklı şey olasılık dahilinde.
0
nano mercy
(15.08.25)
Esin harcamis parayi. Applei nasil kandiririm da parami geri alirim diye soru acmak ahlak yoksunluğu ve dolandiriciliga giriyor.
Millete bayagisin yazmissin.

Ask mask diyorsun. Cocugunu düsün önce.
Siz bu borcu halledersiniz sonra yeni borc yapar. Bunu görmek icin yasaman mi lazim illa.
0
sonsuz
(16.08.25)
Eşinizi sevip arkasında durmanız güzel. Uzun uzun da yazsam özeti yine şunlar olacak:
1. Eşinizle konuşup, problemi anlamasını sağlayıp en azından birkaç ay, bir yıl için kredi kartını kullanmamasını sağlayacaksınız. Elinde olmayan bir parayı harcamamayı öğrenmesi lazım. Şu anda o yetisi gitmiş maalesef.
2. Eşiniz yaptığı eylemlerin farkına varacak yaşta ve buna rağmen aylarca devam etmiş. Bu da onu bağımlı yapıyor. Kumar bağımlısı değil çünkü kumarda “ya kazanırsam/parayı toparlarsam” psikolojisi var. Bu dah çok madde bağımlılığı, alışveriş bağımlılığı gibi bir problem olmuş. Tek çaresi, ister 10 tl’ye satacak hesabını, ister bedavaya kapatacak ama mutlaka o oyundan kurtulması lazım. Yoksa sıkıntı eşinizin en zayıf anında tekrarlayacak.

Dediğim gibi, hem kredi kartına hem de oyuna erişimini, açıklayarak ve kendisini ikna ederek engelleyeceksiniz.

3. Bu ciddi bir psikolojik problem. Bir yolunu bulup mutlaka piskyatra gitmesi gerek. İşinden olmamasının bir yolunu bulacaksınız. Gerekirse iş değiştirecek. Bu büyük bir problem. Çözmezseniz çok daha büyük sıkıntılar yaşarsınız. Bu süreçte eşiniz “oyun içi satın alma” seçeneği olan hiçbir oyuna yaklaşmayacak, yaklaşmayacak.

4. Hayatta korkunç sıkıntılı dönemler de olsa bir şekilde geçiyor. Enseyi karartmayın. Borçlardan kaçamadığınızı yapılandırın. Gerekirse 1-2 yıl biraz sefil bir hayatınız olacak. Bir ömüre kıyasla az bir müddet. Birbirinize ve evladınıza tutunun. Sıkıntıyı böyle atlatacaksınız. Hayat böyle.

5. Problem halı altına süpürülecek bir problem değil. Tekrar tekrar yaşanırsa evliliğinize, sağlığınıza, çocuğunuzun sağlığına vs. etki edecek. Sonu, Allah korusun daha bir dramlara evrilecek. O yüzden, probleme çok ciddi yaklaşıp, ortadan kaldırmanız lazım. Terapi, destek, ailelerden yardım, vs…

Allah yardımcınız olsun.
0
yadigar
(16.08.25)
@kamvithmi, kocasi ne bok yerse yesin kocam da kocam deyip arkasinda durup durdukca daha da batan ne gordugum ilk kadinsiniz ne de son kadin olacaksiniz.Size kolayliklar dilerim
0
turkuaz
(17.08.25)
(7)

Chios/Sakız adası görmeye değer mi?

but that was just a dream
Yakınlardayız ve sıkıldık. Günübirlik gidip gelsek diyoruz. Vize sorunumuz yok. Görmeye değer bir yer mi burası? Toplamda 4-5 saat araba kullanıp donrasında 150 euro yol parası vermeye değer mi mesela? Teşekkürler şimdiden.
Yakınlardayız ve sıkıldık. Günübirlik gidip gelsek diyoruz. Vize sorunumuz yok. Görmeye değer bir yer mi burası? Toplamda 4-5 saat araba kullanıp donrasında 150 euro yol parası vermeye değer mi mesela? Teşekkürler şimdiden.
0
but that was just a dream
(23.07.25)
Çeşme kadar güzel. 3 kez gittim.
Bence değer
0
HellKeePer
(24.07.25)
Adanın merkezi düz Ege kasabası - ama yemekler çok güzel, o ayrı. Sadece merkezde kalıp dönecekseniz bence çok gerek yok. Ama arabayla gidecek ya da orada araba kiralayacaksanız adanın iç kesimlerindeki köyler (Mesta, Pyrgi...) çok güzel, oraları gezmeye değer.

Edit: Ben günübirlik kısmını atlamışım. Günübirlik hiçbir şey anlamazsınız +1
0
kobuzchu kiz
(24.07.25)
aynı soruyu ben de soruyorum, black friday feribot bileti almıştım =)

bence uzun kalmaya gerek yok haftasonu olabilir.

otel fiyatları da çok uygun değil, şimdiki aklım olsa midilli alırdım.
0
kveldulv
(24.07.25)
günübirlik değmez. En az 2 gece 3 gün planlama yapılması lazım.
0
administ
(24.07.25)
bir ton para verip kapıda kolay vs alıp da gidecekseniz değmez. ama 3 gün kalırım meyhanelerde takılırım diyorsan ada müthiş.. benim bisikletle dura dura etrafını dönmek istediğim bir yer..
0
denizmaniaherif
(24.07.25)
Görmeye değmekten kasıt kişisel olabilir ama çok defa gitmiş biri olarak ben 4-5 saat araba kullanıp üstüne de 150 euro yol parası vermezdim.
Şahsen böyle bir şey yapasım varsa da en sıcak ve popüler olduğu bu dönemden ziyade eylül sonu havanın güzel olduğu bir zamanda sakin sakin keyif yapardım.
0
denizgonen
(24.07.25)
Günübirlik yerine 1 gece bile olsa kalın. Günübirlikten hiçbir şey anlamazsınız
0
mor oje
(24.07.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.