Giriş
(4)

Üniversite tavsiyesi

Ali3461
Öncelikle hepinize iyi akşamlar. Malum geçtiğimiz günlerde yks sınavını atlattık ve maalesef ki sonucum pek iç açıcı gelmeyecek yani 800.000 lerde geliyor. Hem evime yakınlık hem de İstanbul içi olmasından dolayı İstanbul Aydın Üniversitesi 2 yıllık elektrik myo bölümünü düşünmekteyim. Sizce bu Üniv
Öncelikle hepinize iyi akşamlar. Malum geçtiğimiz günlerde yks sınavını atlattık ve maalesef ki sonucum pek iç açıcı gelmeyecek yani 800.000 lerde geliyor. Hem evime yakınlık hem de İstanbul içi olmasından dolayı İstanbul Aydın Üniversitesi 2 yıllık elektrik myo bölümünü düşünmekteyim. Sizce bu Üniversitesi de bu bölüm okunur mu, hocaları ve eğitim kalitesi nasıl? Yardımcı olursanız çok sevinirim.
0
Ali3461
(25.06.26)
belki de üniversite okumamanız gerekiyor. Ortalıkta milyonlarca üniversite mezunu işsiz var, 800.000 sıralama ile ileride okuduğunuz alanla bağlantılı bir iş bulabileceğinizi pek de düşünmüyorum. Okula vereceğiniz para ve zaman ile bence meslek edinin.
+3
denizgonen
(25.06.26)
2 senelik bölümü vakıf üniversitesinde okumak etiket değeri olarak çok birşey katmaz.

Elektrikçi olmak bu devirde oldukça mantıklı olsa da 2 senede orada öğretilecek konuları oturup 3 ayda kendiniz de öğrenirsiniz.
0
kimlanbu
(25.06.26)
bölüm özelinde bilmiyorum ama, özel üniversitelere yönelik "boş beleş yerler" kaygısının altı çoğu zaman dolu değil.
devlet kadrolarını malum tipler doldurduğu için kaliteli pek çok akademisyen dışarıda kalıyor ne yazık ki. akademisyenler tecrübe kaygısıyla ders bakınırken, üç kuruş paraya özel üni'lerin kucağına düşüyorlar. özel'ler, müşteriye reklam kaygısıyla vasat tiplerin yanından bile geçmiyor mesela.
bir özel üniversitede dönemlik ders veriyorum; bölümün kadrosu, şu an itü'deki uzmanlık kürsüsünde yok; öyle söyleyeyim. ancak öğrenci profili berbat..
bence okunur. denildiği gibi aynı işi usta sümsüğü yiye yiye 3 ayda da öğrenirsiniz ama üniversite tedrisatının sırf sosyal faydası için bile, o ortama girin derim.
+4
lil siztah
(25.06.26)
Cevaplarınız için teşekkür ederim. Benim amacım diploma almak. Anadolu Lısesi çıkışlı olduğum için elektrik ile uğraşırken başka elektrikçilere göre bir şey bilmiyor gibi gözükmemek için.
+1
🌸Ali3461
(25.06.26)
(2)

engelli raporu alan var mı?

trablon
iş bulamada ya da erken emeklilikte işe yarıyor mu bir de soneradan sen iyileştin denilip kesilen bir rapor mu bu emekliliği?
iş bulamada ya da erken emeklilikte işe yarıyor mu bir de soneradan sen iyileştin denilip kesilen bir rapor mu bu emekliliği?
0
trablon
(21.06.26)
Erken enekli olabiliyorsun. Engelli oranı var, atıyorum %80 engellisin. O oranı doktor heyeti belirliyor. Zaten iyileşebilecek birine engelli raporu vereceklerini sanmıyorum
0
gadlemler
(22.06.26)
iş bulmaktan kastın önemli. evet engelli çalıştırma zorunluluğu var ve şirketler de genellikle engelli çalışan olarak mavi yaka arıyor. adam engelli olacak ama tuğla taşıyacak beklenti bu.
eskiden engelli emekliliğinde prim günü temelde yeterliydi yaklaşık 12-13 yıl çalışıp emekli oluyordun artık heyete çıkıyorsun ve iş gücü kaybına bakıyorlar daha çok çalışır bu deyip kestiriyorlar.
0
denizgonen
(22.06.26)
(9)

bu kuryelere neden el atılmıyor?

messina123
amacım tabii ki kimsenin ekmeğiyle oynamak değil ama ülkeyi getir, yemeksepeti gibi markalar ve onların kuryeleri hindistan'a çevirdi. bu iş tamamen sıfır gürültünün olduğu elektrikliye dönemez mi devlet bu soruna neden çözüm bulmuyor?
amacım tabii ki kimsenin ekmeğiyle oynamak değil ama ülkeyi getir, yemeksepeti gibi markalar ve onların kuryeleri hindistan'a çevirdi. bu iş tamamen sıfır gürültünün olduğu elektrikliye dönemez mi devlet bu soruna neden çözüm bulmuyor?
+2
messina123
(17.06.26)
şu açıdan bakarsak; bir araç tescil ediliyor ve trafiğe çıkıyor. ben burada bir sorun görmüyorum. Bu mantıkla tüm taşıtlar, iş makineleri hatta gürültülü içten yanmalı el aletleri, her şey elektrikliye dönsün. bunların sayısı motosikletlerin 6-7 katı zira.
+5
orient blue
(17.06.26)
siyasi
motorcular düşük gelirli kesimden oluşturuyor, onların ekmeği ile oynayıp o kesime ait oyları kaybetmekten korkuyorlar. kuş serisi araçlara yazılan cezaları iptal ettiler. eski model araçlara takılan dokunmatik ekran cezalarından vazgeçtiler. sokak köpeği sorununu tamamen belediyeler üzerine yüklediler.
0
HellKeePer
(17.06.26)
El atılması için (en azından devlet tarafı için) herhangi bir makul sebep yok ki? O kuryelerin hepsi bildiğiniz şahıs şirketi. Devletin neredeyse bedavaya istatistik kastığı bir alanı neden yok etme çabasına girsinler ki? İstatistik kasmaktan kastım da şu, bu kuryeler zaten (çoğunlukla) işsiz güçsüz insanlardı. Birçoğu ne işte çalışıyor ne de okuyorlardı. Yani bildiğiniz devlet açısından kayıp insanlardı.
- Kuryelik yaparak devlet işsizlik istatistiğinde kazanıyor,
- Vergi mükellefi oldukları için işte bu sene ekonomimizde şu kadar yeni şirket kuruldu istatistiğinde kazanıyor,
- Akaryakıt alımında kazanıyor,
- Motor alımında hem vergi hem de noterden dolayı kazanıyor,
- Bu kurye arkadaşlar ekonomi çarkını döndüren ufak dişlilerden bir tanesi. En nihayetinde harcama yapıyorlar vs vs.

Demek ki bir kuryeyi sadece kurye olarak görmemek gerekiyormuş..
0
ulukayin
(17.06.26)
ne zaman birilerinin canı yanacak artık toplumsal huzursuzluk yaratacak seviyeye gelecek o zaman el atacaklar.
yoksa çok da geç kaldı ekmeklerine de emeklerine de başlayayım. ekmek parası ayağına kaldırımda yayanın üstüne sürer korna çalar, babasının malı gibi kaldırımı ortalayıp bırakır, trafikte abuk sabuk hareketler sergiler, kırmızı ışıkta yayalarla karşıya geçer karşıdan geçmeye çalışan yayalara korna çalar üstüne de gürültü kirlilikleri de cabası.
bu kurye saçmalığının artık bir son bulması gerekiyor.
0
denizgonen
(17.06.26)
Kaldırımdan gitmeleri dışında çok bir sorun yok bence ya zaten çevre gürültüsü, kirliliği aşırı kötü sadece motorlara kesemeyiz faturayı.
Ama boş boş işlerle uğraşacaklarına gerçekten şunlara düzgün denetimler ve cezalar verilse kaldırımda korkmadan yürürüz.
Scooterların da kaldırımda gitmelerinden çok rahatsız oluyorum yanımdan rüzgar gibi geçiyor mesela anlık bir şey olsa ve dönsem al başına iş uğraş dur.
0
mutekebbir
(17.06.26)
bir kaç yüzbin işsizi, işsizlikten kurtaran "süper" bir formül. devlet bir şey yapmaz.

kuryelere, daha doğrusu eve servise para vermeye hevesli bir dolu kişi var. bu kişiler kendi aralarında para toplayıp, tek özellikleri motosiklet kullanmak olan bazı kişilere, katma değeri sıfır olan bir para kazandırıyor.

(devlet bir şey yapmaz çünkü katma değerli iş yapılması için özel bir çabası yok ve bu kuryeler günü kurtarıyor bir şekilde.)
0
co2s2
(17.06.26)
iş bulamayanın tek çaresi ve bu işi yapan çok insan var. bazıları da motokurye olmayı bir özgürlük ve kendi işinin patronu olarak görüyor. gelirleri de asgari ücretin 2 katı gibi. o yüzden yapan çok ve buna dokunmak kimsenin işine gelmez
0
runaway
(17.06.26)
1970 model toros vizeden geçiyor bu memlekette kuryelere gelene kadar çok şeye el atılmalı. devletin laf geçiremediği en mafya gruplar taksi, dolmuş, kurye ulaşım sektörü. sektör mafyatik tiplerde oy kaybı olmasın diye. şöförler odasına veya lokantacılar odasına dokunulmaz.
+1
mikahakkinen
(17.06.26)
(15)

Annem aşırı bağlılık düşkünlük

darkwizard
Merhaba ben 31 yaşına girecek bir erkek bireyim. Bir evlenmedim anneme çok bağlıyım bu durum ilerde eşim olursa sorun yaratır mı
Merhaba ben 31 yaşına girecek bir erkek bireyim. Bir evlenmedim anneme çok bağlıyım bu durum ilerde eşim olursa sorun yaratır mı
-1
darkwizard
(13.06.26)
Yaratır. Kadınlar anneye bağlı erkeği sevmez sürekli de başının etini yer
0
yakalayamadığın.ışıklar
(13.06.26)
En sıkıntılı erkek profillerinden biri annesine bağlı erkektir. Tabii ki sıkıntı yaratır.
+3
mutekebbir
(13.06.26)
34 yaşında bir erkeğim annesine bağlı erkek profili beni bile rahatsız ediyor eşi nasıl rahatsız etmesin.
evliliklerde genel olarak zaten çocuk haricinde düşkünlük her zaman bir sıkıntıdır. Hollywood farklı pazarlıyor ancak kadınlar kendilerine düşkün erkekleri de sevmezler, bağımsızlık ayakta durabilmek, sorunları çözebilmek ve karar alabilmek daha önemlidir.
+3
denizgonen
(13.06.26)
bağlı olmak var, bağlı olmak var.
- annesine danışmadan, sormadan bir şey yapamayan, kendi başına yaşayamayan -bence birey olmayı becerememiş- çocuklar var. bunlar arkasının toplanması konforuna alıştığı ve annesini de buna alıştırdığı için ayrı eve çıkınca o bağı koparmaları zor oluyor.
- annesi tarafından kullanılan, annesinin biraz şımardığı çocuklar var. bunlar herhangi bir sağlık sorunu olmamasına rağmen her işe çocuğunu koşturan anneler.
- ailesinden ayrılmaktan ötürü suçluluk duyup, elini ailesinden çekemeyen çocuklar var.
- yalnız yaşayan, hatta belki sağlık sorunları olan annesine destek olan çocuklar var...

hepsi için bağlılık, düşkünlük diyebilirsiniz. ki bunlar sadece benim aklıma gelenler. birinci ve ikinci anlattığım tip anne-çocuk ilişkisi "bence" sorunlu. diğerleri ise zamanla ya da dışarıdan destekle aşılır.

fark ettiyseniz "bence" dedim çoğunda. çünkü bu durum karşınıza çıkacak insana göre değişir. herkesin tercihi farklı. yani anneme çok bağlıyım, evlenirsem eşimle sorun yaşarız, o zaman evlenmeyeyim kimseyle birlikte olmayayım gibi düşüncelere şartlanmayın.
0
tnz
(13.06.26)
erkeğin annesine düşkünlüğünü sorun haline getiren kadın, toksiğin önde gidenidir. içsel olarak olgunlaşmamış, özgüven eksikliği olan, ilişkiyi sizin tapunuza sahip olmak olarak gören, empati yoksunu, psikolojik olarak sorunlu bir kadınla ömür geçmez. koşarak uzaklaşın.
-6
co2s2
(13.06.26)
Kadinlar annelerine bagli erkegi o kadini kendilerine rakip gordukleri icin sevmezler. Baska da bir aciklamasi yok aslinda.
-3
baldur2
(13.06.26)
Yaratir.

Sen evlenme. Bu kadar bagimli olmanin bir nedeni de annen. Size cok sorun cikarir.

youtu.be
0
Purple life
(13.06.26)
Ben anneme bağlı biriyim, özellikle babam vefat ettikten sonra. Neredeyse her gün ararım, 5-10 dakika konuşuruz vs.
Ama hanımla birbirlerini çok severler ki burada da birçok kez dedim. Akşam 5te kokteyl saati yaparlar, hanım yarım yamalak anlasa da müge anlı falan izlerler. Neyse yani benim hanım aksine hoşuna bile gidiyor ailesine bağlı bir erkek görmek olarak ama burada kültürel farktan olabilir. Ben çocuk seven, ailesine düşkün bir erkeğim ve bunu seven bir kadınla evlendim.
Ama ben galiba 20-21 yaşımdan beri neredeyse yalnız ya da kız arkadaşlarımla yaşadım. Haliyle aileme bir bağım olmadı o konuda. Sen biraz bokunu çıkarmışsin işin.
+3
logisticsmanager
(13.06.26)
Hayatta seni gerçekten sevecek tek kadın annendir. Bir kadını da hayatta gerçekten sevecek tek erkek babasıdır. Ha bu şu demek değil her anne veya baba çocuğunu sever. hayır. Bazı ebeveynler çocuklarını sevmezler ama seni gerçekten seven bir annen veya baban varsa hayatta koşulsuz sevgi sana nasip olmuş bir şeydir bu herkese nasip olur bir nimet değil. Bu yüzden eş ile arandaki sevgi bağı hiçbir zaman seni seven bir ebeveyn ile arandaki bağın yanından dahi geçemez. Çünkü doğası itibarı ile eş ile arandaki sevgi koşulsuz olamaz.
Ben böyle düşünüyorum.


Evlenmek bir aile kurma işi. Aile anlayışınız aynı olmayan biriyle evlenmek akıllı iş değil. Bu nedenle de kendim gibi düşünmeyen biriyle evlenmezdim. O yüzden de eşimin anne babasının benden önce gelmesini sorun etmemek bir yana zaten böyle yapmasını beklerim. Yalnız bu bizim alacağımız kararlar ile ilgili değil. Onlara karşı sorumluluğu onlara zaman ve ilgi ayırması konusunda önce onlar. Haftanın iki günü ailesinin evinde mi kalmak istiyor, her gün mü görüşmek istiyor. Gönlü nasıl isterse. Birlikte aldığımız kararları kalkıp da annesine babasına nihai sonuç belirleyecek şekilde sormadığı sürece beni hiç bağlamaz.

Sen ebeveynlerine duyduğun sevgi sorun çıkarır mı diyorsan zaten kadınlara baktığında sorun çıkacağını gördüğün için soruyorsun. Yani zaten biliyorsun. Ona göre kararını verirsin artık.
-2
Batuhanolabilir
(13.06.26)
tnz'nin de anlattığı şekilde bağlı olmak ve bağımlı olmak arasındaki fark anlaşıldığı sürece diğer kadınlar bik bik bik genellemelerine kulak asmaman gerektiğini farkedersin. Bir kadın olarak erkeğin annesine/ailesine bağlı olması tercihimdir ama bağımlı olması red flag.
+1
beetlejuice
(13.06.26)
Hocam bu bağlılık olayını buraya yazacak kadar hissettiğine göre bağlılıktan ziyade anneye bağımlılık var sende şahsi gorusum. Yanlış anlama kötü niyetle soylemiyorum ama Evliliğe uygun biri değilsin bence.
+1
wilhelmwasmuss
(13.06.26)
Yaratır. Hiçbir kadın kaynanasıyla evli olmak istemez.
+3
yaren
(13.06.26)
Ennnnn sıkıntılı erkek tipi. Geçmiş olsun
-2
Hallegadola
(14.06.26)
Anneye bağlılıkta sorun yok ama işi duygusal enseste vardıran ana oğullar var hayatta. Kimse öyle bir ilişki içerisinde dış kapının mandalı olmak istemez.
+1
inawen
(18.06.26)
(12)

Macbook tercih etme nedeniniz nedir?

runaway
Size göre ne gibi avantajları var?
Size göre ne gibi avantajları var?
0
runaway
(12.06.26)
5 yıldır donma kasma yok, güncellemeler devam ediyor
kullanımı her zaman keyifli,
şarj çok iyiydi, şuan iyi
tasarım kusursuz, en son bilgilsayarı ne zaman kapattım hatırlamıyorum,
kapağı kapatıp açıp işime devam ediyorum,
quick note, safari, photos ile iphone ile mükemmel senkronizasyon
0
ne demezsin
(12.06.26)
Sadece içerik tüketen biri olarak yazayım;

Çok iyi mühendislik, dengeli hafif gövde, tek elle açılabilen harika ekran, renk doğruluğu, harika ses, harika pil ömrü, güvenlik, çok iyi malzeme, çok iyi çalışan ekosistem (iPhone, iPad ekran yansıtma, AirPlay, kulaklık, HomeKit entegrasyonu, iMessage, telefon, FaceTime, iCloud), çok uzun ekonomik ömür, ikinci el değeri, güncelleme, hafiflik, basitlik. Genel olarak yapması gerekeni yapması, nazlanmaması, doğru düzgün çalışan backup/restore işleri ve tekrar güvenlik.

Tabii bunların bir kısmı MacBook, bir kısmı macOS ile ilgili ama ortak çalışan şeyler.
+1
orient blue
(12.06.26)
Yıllarca 5 kg bilgisayar + şarj kablosu + adaptör taşıyan biri olarak kesinlikle boyutu ve hafifliği. Geniş el çantamda dahi taşıyabiliyorum. Şarjın gerçekten uzun gitmesi ve sürekli şarj etme ihtiyacının olmaması. Kasma donma gibi sıkıntılar yaşanmaması.
+1
black holes in the sky
(12.06.26)
macos, şarj süresi, ağırlık, ekran kalitesi.
0
gule gule
(12.06.26)
Çok güzel anlatmışlar. +1 diyeyim hepsine ben de.
0
Mirket
(12.06.26)
Toplu taşıma kullandığım dönemde hafifliği için tercih etmiştim.
0
aloha snackbar 3
(12.06.26)
IT çalışanıyım. Şirketim m4 max çipli modelini verdiği için 6 aydır deneyimleme şansım oldu. Cihaz gerçekten tık demiyor. milyon tane pencere açık arkada, ordan oraya geçiş yapıyorum hiçbir şekilde ne donma ne kasma. Performans açısından Windows makineleri tokatlar. Pil ömrü muazzam. Sabah 8'de açtığım bilgisayarı akşam 5'e kadar prize takmadan kullandım bir kere. Daha önce böyle bir şey deneyimlemedim açıkçası.

Fakat MacOS'in arayüzünden memnun değilim. Basitlik adı altında pazarladıkları birçok şey saçmalık ve hiçbir şekilde işimi kolaylaştırmıyor. Özellikle Dock rezalet bir tasarima sahip. Windows'taki gibi system tray özelliği yok. Açtığın ve arka planda çalışan bütün uygulamalar dock'ta görünüyor. benim gibi dikkat eksikliği yaşayan biri için inanılmaz kötü bir tasarım. sidebar adında bir eklenti ile çözmek zorunda kaldım ama o da mükemmel çalışmıyor her zaman. Apple'ın verdiği performansı bir Windows makine verse MacOS'lu bir bilgisayarın yüzüne bakmam açıkçası.
+1
synesthesia
(13.06.26)
3 Ana sebebi var, ama öncelikle belirtmem gerek ki ana laptop olarak kullanmıyorum. Ama macbook air şu üç sebepten dolayı en çok işime yarayan "taşınabilir bilgisayar"

1- Uzun şarj süresi
2- Sadece kendisi ve ince bir çantayla her yere gidebiliyor, kalabalığı yok.
3- Fansız olduğundan tozlu ortamlar için ideal. Toz geçirmez değil elbette, ama en azından tozu deli gibi emmiyor.

Haliyle benim gibi ofis ortamı dışında da bir bilgisayara ihtiyacınız oluyorsa biçilmiş kaftan. Hatta ciddi anlamda var olan tek gerçek anlamda "taşınabilir bilgisayar" bu.
0
akhenaten
(13.06.26)
Air var bende m1 işlemcili olanından bir de eski hani. Pili hala günü rahatlıkla çıkarıyor. Seneler geçti kozmetik sorunu yok. Profesyonel değilim günlük kullanıcıyım cihazda tık yok. Yıllarca windows bilgisayarda trackpad kullandım ama illa mouse aradım bunda ise gerek yok cihaz akıyor mause olmadan da. Seyahate çıkıyorum telefonun adaptörü ile birlikte atıyorum bitti. 2 günlük seyahat ise şarj etmeme bile gerek kalmıyor gerekirse de telefon şarj eder gibi ediyorum.
0
denizgonen
(13.06.26)
Macbook kullanmayan ama özellikle pro kullananların makinalarını kısa süre kullanmış birisi olarak dokunma hissiyatı, gesturelar, akıcılığı, pil ömrü, incecik oluşu, ekran kalitesi gerçekten ayrı bir seviyede.
0
kimlanbu
(13.06.26)
ilk aldigim air 8.5 sene gitti, pil 2500 cycle yapmisti ama hala 3 saat dayaniyordu.
1-2 kere keyfe keder format yedi. hic isinma problemi olmadi.
hic servise gitmedi, ve $250 dolara sattim.
daha nossun?
0
cooperr
(13.06.26)
uzun yıllar kullanılabilir
hafif, güçlü, dayanıklı hissettiriyor
kullanımı gerçekten pratik. erişilebilirlik özelliklerini sık sık kullanıyorum (özellikle touchpad'de üç parmakla zoom yapmak için)
touchpad'i bir harika, 4+ yıldır aralıksız mac kullanıyorum, hiç mouse kullanmadım. hatta neredeyse mouse kullanan da görmedim. windows'larda asla bu kadar iyi olmuyor touchpad
ekran kalitesi gerçekten iyi
intel işlemcilerde kalsaydılar belki windows'lardaki üst seviye laptoplar benzer kaliteyi sağlayabilirdi ama m işlemciler ile windows cihazlara fark açtılar
macos cihazlar kendi ekosistemi ile kusursuz çalışıyorlar. airpods ve iphone da kullanıyorum ve artık bu ekosistemden ayrılmak istemiyorum. bir çeşit vendor lock-in.


macos'ta gerçekten saçma ve "neden böyle" dediğim bir sürü özellik var. mesela finder her bakımdan gerçekten kötü, istediğin dizinde ya da tüm mac'te arama yapma özellikleri kötü, menu-bar'daki tray icon'ları harici bir app olmadan ayarlanamıyor ve ekrandaki notch'un altında kalıyor. dock tasarımı kötü, spotlight son iki-üç sürümdür kullanışsız. daha bir sürü böyle şey var ama benzer şikayetleri windows'ta da yapabilirim (copilot'u her yere entegre etme telaşı, reklam gösterir gibi tray'de sürekli msn network'ünden haberler göstermesi falan)

windows cihazların da kendilerine göre bir çok artısı var ama bugünün konusu değil.
overall soracak olsanız, ben hem iş gereği hem de son kullanıcı olarak windows değil macos'u seçerdim.
0
biseysorcaktim
(13.06.26)
(2)

yatak seçme?

inheritance
15 yıldır kullandığım yatağı değiştirmek istiyorum. baktığım her markada şikayet var. yatsan'a baktım, öven de var söven de. işbir yatak da aynı şekilde. yataş'ı ise öven yok söven çok. memnun olanlardan çok şikayeti olan yazıyor biliyorum ama okudukça almaktan vazgeçesim geliyor. mağazada 5 dk dene
15 yıldır kullandığım yatağı değiştirmek istiyorum.

baktığım her markada şikayet var.
yatsan'a baktım, öven de var söven de. işbir yatak da aynı şekilde. yataş'ı ise öven yok söven çok. memnun olanlardan çok şikayeti olan yazıyor biliyorum ama okudukça almaktan vazgeçesim geliyor. mağazada 5 dk deneyip nasıl rahatmış diyebiliyorsunuz?

omurga sorunlarım var, ortopedik olması önemli. yatak, baza, başlık beraber alacağım. ne kullanıyorsunuz? memnun musunuz?
0
inheritance
(12.06.26)
15 yıldır o yataktan memnunsanız ve eskidi diye değiştiriyorsanız o yatak hala üretiliyorsa ondan alın geçin.
0
denizgonen
(13.06.26)
çoğu marka bilmemkaç gün (2-3 ay) kullan beğenmezsen iade et/değiştir diyordu ama pratikte neler soruyorlar kolayca değiştiriyorlar mı bilmiyorum.

Biz Yataş cool and wool mu ne bi modeli beğenip almıştık memnunuz. (bunlar çok kişisel şeyler, kimi içine gömüleceği yatağı seviyor kimi sert seviyor.)
0
nhk ni youkosu
(13.06.26)
(8)

Ben ev alabilir miyim? Detaylar asagida

benaslinda
Selamlar,Aylik gelirim 200k, tek basima yasiyorum, arabam var ve isim esenyurtta. Su anda 70k kira veriyorum, bu tutari krediye versem de iyi kotu bi ev sahibi olsam gibi bir fikrim var ama nasil olur, olabilir mi hic bilmiyorum, cevremde bu isleri bilen biri de yok. Arabayi satmak istemiyorum, kena
Selamlar,

Aylik gelirim 200k, tek basima yasiyorum, arabam var ve isim esenyurtta. Su anda 70k kira veriyorum, bu tutari krediye versem de iyi kotu bi ev sahibi olsam gibi bir fikrim var ama nasil olur, olabilir mi hic bilmiyorum, cevremde bu isleri bilen biri de yok. Arabayi satmak istemiyorum, kenarda bir birikmisim de yok, ne kadarlik bi ev alabilirim, ne kadar kredi cikar aylik 100k odeme yapabilirim gibi.

Yakin zamanda benzer deneyimi olan varsa duymak isterim.
Tesekkurler simdiden.
0
benaslinda
(11.06.26)
Bana 4 milyon kredi çıktı 120 ay aylık ödemesi 120.000 lira gibi bir şeydi.
Ben tercihimi 60 ay 3.5 milyondan yana kullandım, aylık ödemesi 120 civarı. 120 ay 3.5 milyonun da aylık ödemesi 90.000 lira civarı genel olarak.
Evin tamamına kredi çıkmaz. 7 milyona kadar evin %80'ine kadar kredi çıkıyor ama burada biraz da iş evi olması gerektiği tutardan gösterip göstermedikleri.
5 milyona kadar evlerde de %90'a yakın bir şey çıkabiliyor bankaya git öğren ne çıkar bana diye.
+1
denizgonen
(11.06.26)
Pesinatin yoksa olmaz. Araba satmayacaksan ayda odemek istedigin kredi tutari kadar miktari erimeyen bir varlikta pesinat olarak biriktir. Daha sonra bir iki seneye ortalama bir evi krediyle alabilirsin.
+1
osssy
(11.06.26)
Banka konut kredisiyle ev almak için iki sene kadar peşinat biriktirmeniz uygun olur.

Ya da konut finansman şirketlerine yönelin. Onların işleyiş tarzını araştırın.
+1
Mirket
(11.06.26)
finansman şirketlerinde de peşinatınız yoksa kuraya gitmek zorunda kalıyorsunuz. peşinata ihtiyacınız var :(
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(12.06.26)
İş sektör nedir acaba,iş garanti mi.
Bugün çıksanız 100 k yı ödeme durumunuz ya da 200 k maaşlı iş hılma durumunuz ne olur?
Şahsen krediyle ev aldıktan birkaç ay sonra işsiz kaldım,ve hatta iş de bulamadım.kör topal gidiyorum şu an mesela yine de. Benzer bir duruma ne gibi bir önleminiz olabilir,hesap kitap iyi yapmalısınız
+1
denizciman
(12.06.26)
arabayı satmak istemiyorsunuz ve kenarda birikmişiniz yoksa ev alamazsınız ki zaten.
0
elorelia
(12.06.26)
bir şekilde birimkim yapıp harcamaları azaltıp 70k kenara koysan her ay 2 senede 2m toplasan üzerine kredi çekip ev alırsın, krediye girmeden birşey sahibi olunmuyor 1+1 ile başla ilerde satarsın, yine üzerine ekleyip oda sayısı arttırırsın böyle üzerine koymadıkça olmuyor. kiradan kurtul ev al kesinlikle alamıyorum diye salma
+1
eja
(12.06.26)
Hocam yanlış bilmiyorsam 5 milyon'a kadar ekspertiz değeri olan evlerde %90'a kadar kredi çıkabiliyor diye bir yazı okumuştum. Ama bunu bir bankaya danışın.
0
anten
(12.06.26)
(8)

Aslında ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?

yakalayamadığın.ışıklar
Öldüğü belirtilen ama ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?
Öldüğü belirtilen ama ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(07.06.26)
Jeffrey Epstein
+4
sadegazoz
(07.06.26)
Jim Morrison, o zaman ölmedi, simdiye yasadigini sanmiyorum gerci
0
sadegazoz
(07.06.26)
cem garipoglu
+12
banach
(07.06.26)
tupac
0
denizgonen
(07.06.26)
Adolf hitler. Su anda 140 yasinda da olsa arjantin'de bir yerde yasiyordur.
+2
baldur2
(07.06.26)
Hazreti İsa aleyhisselam.

Düşünmekten öte müslümanlar kesin olarak böyle inanır .
-1
diyecevaplandı
(07.06.26)
Rasim Öztekin.
0
kizil karga
(07.06.26)
ye
-2
Hallegadola
(08.06.26)
(4)

tapu harci

baldur2
online veya kredi karti ile odenebiliyor mu? ve bu kredi kartina taksit bankaya bagli degil mi? arayip sormam mi lazim yoksa appten halledilebilir mi ?
online veya kredi karti ile odenebiliyor mu? ve bu kredi kartina taksit bankaya bagli degil mi? arayip sormam mi lazim yoksa appten halledilebilir mi ?
0
baldur2
(03.06.26)
(git: dijital.gib.gov.tr) burdan kartla ödeniyor. taksit bankaya göre değişiyor. ben ziraatin kartıyla ödemiştim ve bir kaç taksit yapmıştı.
0
scudman1
(03.06.26)
Kamu bankaları taksit yapıyor. Troy logolu kart ile ödeyince taksit sayısı daha fazla olabiliyor. Banka kampanyalarınızı kontrol etmenizi öneririm.
0
murtiii
(04.06.26)
İyi denk geldi ben de bunu merak ediyordum. Araştırmalarımda direkt net bir şekilde taksit yaptığını söyleyen iş bankasını görebildim. Vakıf bank taksit yapıyorsa çok sevineceğim mesela bilen varsa harika olur.
0
denizgonen
(05.06.26)
(7)

Kurutmalı çamaşır makinesi kullananlar?

awlmi
bebek bekliyoruz, çamaşır kurutma makinesine ihtiyacımız var ama alanımız çok dar olduğundan çamaşır ve kurutma birlikte olan bir makine almak zorunda gibiyiz. aksi halde iki makine için baya bi tadilatla uğraşıcaz ki kiracıyız ve 1 sene sonra muhtemelen evden ayrılacağız. kullananlar memnun mu? pro
bebek bekliyoruz, çamaşır kurutma makinesine ihtiyacımız var ama alanımız çok dar olduğundan çamaşır ve kurutma birlikte olan bir makine almak zorunda gibiyiz. aksi halde iki makine için baya bi tadilatla uğraşıcaz ki kiracıyız ve 1 sene sonra muhtemelen evden ayrılacağız. kullananlar memnun mu? problem yaşıyor musunuz? marka model önerisi olursa makbul geçer.
0
awlmi
(02.06.26)
Tam model hatırlamamakla birlikte samsungun son modelleri güzel ve gerçekten kurutuyor. Fakat normal 30 derece yıkama artı kurutma 5 saate yakın sürüyor. (İki ayrı makine olsa da yıkama 1 küsur, kurutma yüke bağlı 2-3 saat sürüyordu zaten)

Benim korkum filtre kısmı. Ayrı kurutma makinemizde filtre kısmı vardı her seferinde temizliyorduk. Yıkama kurutma ortak olanlarda (veya bizimkinde) nedense yok. Tüyler iplikler nereye gidiyor bir yeri tıkıyor mu makine uzun kullanımda elimizde kalır mı görücez. Ama yer yoksa yapacak bişey yok, bence alınır.
+1
nhk ni youkosu
(02.06.26)
bende bosch var. çok memnunum. eski bir model.
0
co2s2
(02.06.26)
imkan varsa ayrı alın demeye geldim. ya da samsung almayın. kardeşimde vardı samsung'un kurutmalı makinesi. birkaç sene içinde çok kez servise gitti. en sonunda vestel'in normal çamaşır makinesi ile değiştirdiler. nhk ni youkosu'nun dediği filtre konusu var bir de.
0
inheritance
(02.06.26)
Samsung’un kurutmalı modelini 8 senedir kullanıyoruz. Çeyiz için almıştım sonra annemlere yazlığa taşıdık. 3 senedir de ayrı ayrı Siemens çamaşır ve kurutma makinelerini kullanıyorum.

Samsung tüyü havı kapaktaki lastiğe biriktiriyor. Islak mendil ile silmek gerekiyor her kullanım sonrası. Mevcut makinem 1.5 saatte dolap kuruluğunda veriyor ama Samsung 3 saatte kurutuyor yıkama da eklenince bayağı zaman kaybı. Yeri olmayana mecburiyetten önerebilirim ama önceliğim ayrı makine olur. Balkon kapalı ise balkonu da düşünebilirsiniz seneye taşınacaksanız.
0
cilekli pasta
(02.06.26)
İkisini de kullandım. Kesinlikle ayrı ayrı olanı alın derim. Kurutma makinesinin sadece bir prize takılması yeterli. Banyo haricinde de bir yere koyup suyunu boşaltabilir ileride evinize taşınınca da üst üste koyabilirsiniz.
0
denizgonen
(03.06.26)
ben yerim olmadığı için samsung'un kurutmalı makinesini almıştım. yerim olsa direk kurutma makinesi alırım çünkü tüyü tozu hep lastiklere birikiyor her kurutma sonrası lastik içlerini kapağı ıslak mendille temizliyorum bıktımmm. bu da yetmezmiş gibi o tozlar havalanıyor banyom toz altı oluyor.
normal kurutma makinelerinde filtrede birikiyor bu tozlar.
benim de bebeğim var kurutmayı hiç kullanmıyorum desem yeri zaten 3 saat sürüyor hatta bazen nemli bırakıyor, çocuğun küçülmeden giyeceği 3 ay zaten bir kıyafeti onu da çektiriyor, nemli kalırsa asmak zorunda kalıyorum br de ıslak mendille temizlemesi vs ay fenalık geldi içime yazarken. direk kurutmadan asıyorum artık.
zaten evden çıkacaksanız eve göre karar vermeyin makineyi yıllarca kullanacaksınız. bir odaya koyuverin kurutma makinesini.
0
rayde
(03.06.26)
tozları toplayamadığınız için kurutma sonrası kötü oluyor. içi toz doluyor, kurutmalar da doluyor ama birlikte olanların hiç şansı yok.

ayrı alıp yer yoksa üst üste koyun, benim tavsiyem bu şekilde.
0
gurur
(03.06.26)
(6)

Kredi işleri nasıl oluyor, tahmini ne kadar kredi çekebilirim

denizgonen
657'ye tabi memurum. eşimle birlikte eve 130.000 lira civarı giriyor eşim de özel sektörde çalışıyor. Üstümde 1.300 lira edecek bir arabam var. kredi puanım falan da iyi. taş çatlasa 3 milyon falan çıkarabiliyorum. 5.5 milyon civarı evlere kredi çıkarabilir miyim? Annem ve babamı da bir şekilde kata
657'ye tabi memurum. eşimle birlikte eve 130.000 lira civarı giriyor eşim de özel sektörde çalışıyor. Üstümde 1.300 lira edecek bir arabam var. kredi puanım falan da iyi.

taş çatlasa 3 milyon falan çıkarabiliyorum. 5.5 milyon civarı evlere kredi çıkarabilir miyim? Annem ve babamı da bir şekilde katarsam bu işi oldurabilir miyim? açıkçası hayalim 2-3 yıla kredi tutarının kira bedeline inmesi.
0
denizgonen
(20.05.26)
bunu en iyi maaş bankanız bilir. maaş bankanızda, kurumunuzla ilgilenen bi kaç temsilci vardır; onlardan birine 5 dk uğrayıp net cevap alabilirsiniz.
0
lil siztah
(20.05.26)
teşekkür ederim. Önlerine herhangi bir kredi talebi gelmeden bu tarz bir hesaplama yapacakları hiç aklıma gelmemişti. böyle bir şey mümkünse harika.
+1
🌸denizgonen
(20.05.26)
Bankaların kampanyaları oluyor onlara da bakın, geçen yıl Garantinin çok düşük faizli bir kredisinden faydalanmıştım mesela.
0
ekimoloji
(20.05.26)
sizin ya da esinizin ustune ilk evinizse olabilir. ilk eviniz degilse olamaz cunku banka bu durumda size kredi vermek istese bile yasal olarak engellendigi icin veremiyor.
0
osssy
(20.05.26)
Yeni evlilere özel Halkbank’ta konut kredisi var. Biz 1,5 milyon çektik geçen sene. Şartlarına bakın araştırın isterseniz. Piyasaya göre daha düşük kredi oranı veriyor
0
Hallegadola
(21.05.26)
Kredi'yi mevcut aylık gelirinize ve uygun kredi limitinize göre bakarlar.
2.500.000 çekecek olursanız ortalama 10 yıl %2,75 için 73 bin lira civarı aylık taksidi olur.
3.000.000 çekecek olursanız ortalama 10 yıl %2,75 için 85 bin lira civaru aylık taksidi olur.

Eğer üzerinizde başka kredi yoksa vs. maaş bankanız ile süreci çözebilirsiniz. Ama işin daha zoru eğer yeni ev bakıyorsanız, kredi ile ev satmaya yanaşacak şirket/müteahhit bulmak olacaktır. siz 3'ü verip üzerine kredi alacaksanız alım süreciniz çok daha rahat olur yoksa çoğu evi 1-2 milyon gibi absürt rakamlar göstererek satmak istedikleri için krediye yanaşmıyorlar veya bu rakamlar üzerinden düşük bir kredi almanız gerekiyor.

Bu şekilde yüksek krediye uygun ev bulmak, benim için kredi bulmaktan daha zor olmuştu.
0
cursor
(21.05.26)
(8)

İlk işinizi hangi kariyer sitesi ile buldunuz?

Cezcez
Bir de üniversite 4 öğrencilerinin hala linkedin kariyer net hesabı olmaması garip değil mi?Ben üçüncü sınıfta açmıştım hepsini
Bir de üniversite 4 öğrencilerinin hala linkedin kariyer net hesabı olmaması garip değil mi?
Ben üçüncü sınıfta açmıştım hepsini
-1
Cezcez
(10.05.26)
Açıkcası ilk işlerimden birisini burada, Ekşiduyuru'da bulmuştum. 14-15 sene önceydi.
0
burka
(10.05.26)
ilk isimi kapi kapi dolasarak buldum.

linkedin bence deneyimsiz calisana gore bir site degil, deneyimliysen birseyler bulunabiliyor. o yuzden mezun olmadan linkedin hesabi acmak lazim kuralina katilmiyorum.
+3
cooperr
(10.05.26)
19 sene önce, şirketin kendi sitesinden başvuru ile.
Big4’un ikisinden ve üç bankadan teklif aldım.
0
gabe h coud
(10.05.26)
çok saçma ama işkur ile. şu genç istihdam mıdır nedir ondan faydalanmıştım ve en sevdiğim işyerimdi memuriyet çıkana kadar da orada çalışmaya devam etmiştim.
0
denizgonen
(10.05.26)
10 yıl önce kariyer.net ile bulmuştum.
0
peki madem
(10.05.26)
freelancer.com

Proje yaptığım bir şirket sahibi beğenip işe aldı, 5 seneden fazladır aynı yerde çalışıyorum.
0
kimlanbu
(10.05.26)
Galiba kariyer.net ama biri burdan sormuş o iş için, arkadaş bana maili pasladı. Mail yazinca kariyerden başvurmam söylendi vs. ama neticede buradan bulundu sayilir.
0
mbond
(10.05.26)
İlginç olacak ama şu andaki işimi Whatsapp'taki bir grupta buldum.
0
rakicandir
(10.05.26)
(7)

Toki para iadesi /Ziraat

narod
Atmden girdigimde adiniza kayitli bir islem bulunmuyor diyor. Banka calisanlari bugun itibari ile atmden alabilirsiniz demislerdi gecen hafta. Istanbul kurasi icin konusuyorum, iadenin yatmasi zaman mi aliyor? Tecrube eden var mi?
Atmden girdigimde adiniza kayitli bir islem bulunmuyor diyor. Banka calisanlari bugun itibari ile atmden alabilirsiniz demislerdi gecen hafta.

Istanbul kurasi icin konusuyorum, iadenin yatmasi zaman mi aliyor? Tecrube eden var mi?
0
narod
(04.05.26)
atm den normal toki iadesi sekmesinden tckn, telefon no girerek parayı çekebildim sorun olmadı. başvuruda hangi banka ibanına ödemeyi istedilerse ordan iadesini alacaksınız belki sizin de ziraat olmayabilir mi? çevremdeki bazı insanlar halkbanktan yatırdığı halde ziraatten iadesini alacak sanıyordu da :D
0
chanandler bong
(05.05.26)
Evet, ben de öyle yaptim. Ziraate yatirdim parayi. Fakat boyle bir kayıt yoktur diyor.
0
🌸narod
(05.05.26)
5 gün beklemek gerekiyordu birkaç gün sonra tekrar deneyin
0
jelly bear
(05.05.26)
Ben sonuçlar açıklandıktan hemen ertesi gün atmden paramı geri çekebildim. istanbul.
0
denizgonen
(05.05.26)
Benim doğrudan hesabıma yatırılmış para. Ziraat bankası uygulamasından yatırmıştım, direkt iade olmuş. Banka hesabınız varsa onu kontrol ettiniz mi?
0
öylesinebiri
(05.05.26)
Ziraatte hesabim yok. O yuzden bana tanimlanan ibana yatirmistim parayi
0
🌸narod
(05.05.26)
Benim gibi sorun yasayanlar icin guncelleme yapayim. Subeye gittim, universitede ogrencilik yillarimdan kalma kredi cekerken acilmis bir ziraat hesabi varmis. Para ona gecmis. Duzenlemeleri yapti. Atmden ya da mobil bankaciliktan alabilirsiniz dedi gorevli.

Eger sizde boyle bir durum yasiyosaniz subeye danisin.
0
🌸narod
(05.05.26)
(1)

Yeditepe Üniversitesi Merkez Kütüphanesi'ni öğrencisi olmayan ziyaret edebilir mi?

santimantal
Bir devlet üniversitesinde doktora öğrencisiyim.Yeditepe Üniversitesi Merkez Kütüphanesi'ni (sanırım adı Yeditepe Üniv. Bilgi Merkezi) dışardan ziyaret edebiliyor muyuz?Sadece orada mevcut olan bir kitaba erişmek istiyorum da.Bir de: Bu kütüphane Kayışdağı kampüsünde mi?
Bir devlet üniversitesinde doktora öğrencisiyim.
Yeditepe Üniversitesi Merkez Kütüphanesi'ni (sanırım adı Yeditepe Üniv. Bilgi Merkezi) dışardan ziyaret edebiliyor muyuz?
Sadece orada mevcut olan bir kitaba erişmek istiyorum da.

Bir de: Bu kütüphane Kayışdağı kampüsünde mi?
0
santimantal
(26.04.26)
mesai saatleri içerisinde gidersen pek de kıllık yapmıyorlar güvenlikle konuştuktan sonra ziyaretçi kartı alman çok sorun çıkarmaz diye düşünüyorum. tabi devlet üniversitesindeki kartını da beyan etmen gerekir.
merkez kütüphane kayışdağında evet ana kapıdan gir, yokuştan aşağı ilerle bir yerde yol düzleşecek orada da yol aşağı ya da sola ayrılacak, sola döneceksin 100 metre gidince solunda kocaman u şeklinde bir bina göreceksin ana kapıdan gir cam merdivenler var cam merdivenlerden çık solunda göreceksin kütüphaneyi.
dediğim gibi mesai saatleri içerisinde git ama 17'den sonra mezunları bile sokmuyorlar.

bir de ben öğrenciyken kütüphane genelde telefonlarını açıyordu okulu da bir arayıp teyit edebilirsin diye düşünüyorum.
0
denizgonen
(26.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(5)

bilgisayardan anlayanlar: aldığım şu makine iyi mi?

der meister
"olm bunu almadan önce sorman gerekmiyo mu" diyebilirsiniz de oraya hiç girmeyelim. şunu 45 bine aldıydım geçenlerde (fiyat şimdi tekrar 45 olmuş ama geçen bi ara 50'ydi),https://www.amazon.com.tr/Lenovo-i5-12600HX-RTX4050-Freedos-83GS00P6TR/dp/B0DW95KM8Dbenim 10 yıllık külüstür çok eskidi ve yavaşl
"olm bunu almadan önce sorman gerekmiyo mu" diyebilirsiniz de oraya hiç girmeyelim. şunu 45 bine aldıydım geçenlerde (fiyat şimdi tekrar 45 olmuş ama geçen bi ara 50'ydi),

www.amazon.com.tr

benim 10 yıllık külüstür çok eskidi ve yavaşladı. temelde internet kullanımım makineyi yoracak tarzda değildir ama almışken en azından euro truck simulator 2 olsun, 2-3 sene çıkmış oyunlar olsun bunları oynayabileyim istedim. gamer'lığım yoktur da insan özlüyor bazen, elinin altında bilgisayar var tarayıcıya zor giriyor... almışken azıcık performans da versin dedim.

f/p olarak makul bi seçim olmuş mu sizce? en zayıf noktası sanırım hard disk küçüklüğü ama o da bana çok lazım bi şey değil açıkçası bunda oynayacağım 2-3 tane oyun var en fazla, büyük dosyam filan da yok. ram'i olsun işlemcisi olsun akar mı ne diyonuz?

dediğim gibi temelde amaç külüstürü yenilemek, almışken çok yeni olmayan oyunları da en azından 2-3 sene daha fazla baş ağrıtmadan yanıp kül olmadan oynatabilecek bi şey almaktı. fiyatı da değerlendirerek tartışınız. teşekkürler.
0
der meister
(07.04.26)
www.technopat.net

Üzgünüm, sizin de söylediğiniz gibi, almadan önce bir bilene sormalıydınız. "temelde internet kullanımım makineyi yoracak tarzda değildir ama almışken en azından euro truck simulator 2 olsun, 2-3 sene çıkmış oyunlar olsun bunları oynayabileyim istedim." demişsiniz.Bu yüzden daha ağır oyunlarla sistemi uzun süre ağır yük altında tutmadan kullanmaya ve iyi bir şekilde serin tutmaya özen gösteriniz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.04.26)
ülkeyi bölemeyeceksiniz, ezanı susturamayacaksınız :((

soğutucu aldım hocam, onu aktif kullanmıyorum ama fan açıkta kalsın diye platformu yukarı kaldırıyorum. o kadar üzerine titredim ki şu ana kadar ets 2 oynamak dışında dokunmadım bile bilgisayara, işimi gücümü eskisinden görüyorum hâlâ. yalnız ets 2'de bile az buz ses çıkarmıyor, benim de canımı sıkan ilk nokta bu oldu. takırtı tukurtu yok ama sinek vızıldaması gibi.

daha çok yeni diye aktif soğutucu kullanmak istemedim ama açsam mı? oyundayken veya çıktıktan hemen sonra herhangi bir problem yaşamıyorum bu arada, aynı hızda aynı akıcılıkta devam ediyor. gerçi cpu ısısına filan bakmadım onu da bir kontrol edeyim.
0
🌸der meister
(07.04.26)
son fiyatlara hakim değilim ama makina kötü değil. özellikle hx işlemci olması iyi, bunlar yüksek performanslı işlemciler ve browserda 20-30 tab açsan da alet kasmayacak. 24gb ram aslında yeterli ama bir iki sene sonra ram fiyatları ucuzlayınca (şu an aşırı pahalı) 32 hatta 64 yaparsın. DDR5 olması iyi, en güncel teknoloji bu. rtx4050 öyle 150fps alma derdinde değilsen tüm oyunları oynatır tabi bu bir laptop. kompakt cihaz yani ısı sorunu olacaktır onu da laptop altına koyulan fanlı soğutucular ile çözersin. LOQ serisinin ekranlarını ve renklerini ben beğeniyorum göz yormuyor parlama yapmıyor. 512ssd seni en az 1 sene götürür sonra dolarsa boştaki slota 1tb ekler devam edersin.
0
orpheus
(07.04.26)
Vallaha tadını kaçırmak istemiyorum ama gerçekten sorunlu bir seriye benziyor bence 14 gün dolmadıysa iade hakkını kullan. Gündelik kullanımı artık her türlü bilgisayar kaldırıyor telefon işlemcili macbook neo bile köpek gibi çalışıyor.
0
denizgonen
(08.04.26)
olm bunu almadan önce sorman gerekmiyo mu
0
co2s2
(08.04.26)
(22)

Üstüme taşınacak şehir atın

denizgonen
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlar
Devlet memuruyum. Eşim de öğretmen ama özelde. İstanbulda hiç ama hiç mutlu değiliz. Eskişehire nakil ayarlamaya çalıştım ve aylardır uğraşmama rağmen somut hiç bir şey gerçekleşmeyince pes etme noktasına geldim.

eşimde ben de hafta içi evinde takılmayı seven sakin huzurlu hayattan zevk alan insanlarız. insanlarla aslında çok yüz göz olmayız. sosyalleşme anlayışımız haftasonları biraz yürümek, hava güzelse çevrede kampa gitmek/çevre illeri gezmek. havalar kötüyse belki bir yerde 1-2 bira yuvarlamak falan. tatil zamanları da arabaya atlayıp gezilere gitmeyi severiz.

eşimin iş bulabileceği, dediğim kriterlere uyan, istanbuldaki gibi market alışverişine gitmenin bile artık stres yarattığı bir yer olmayan bir şehir öneriniz var mı acaba? Ankaraya da niyetlendik ama anladığım kadarı ile ankara da yeni bir istanbul olma yolunda gidiyor.
+1
denizgonen
(01.04.26)
Muğla merkez ya da fethiye.
+2
mikahakkinen
(01.04.26)
Trakya

Ayrıca Eskişehir, Trakya gibi kıyak yerlere atanan memurlar başka yere kımıldamadığı için kadro açılması çok zor, araya birilerini sokun muhakkak
+2
ebeş
(01.04.26)
sinop diyorum.
+4
ruhlardan esinlenen karga
(01.04.26)
Eskişehir neden?
Eski soğuklar olmasada genelde soğuk memleket. Daha sıcak deniz olan bir yeri isterdim ben olsam.
Hayırlısı olsun hakkınızda.
-1
duhan
(01.04.26)
Sinop +1
İmkanım olsa bir gün bile düşünmem giderim o kadar güzel bir şehir ki.
Taksicileri bile çok iyi insanlar bu kadar diyeyim yeterli olur herhalde :)
+3
mutekebbir
(01.04.26)
Hakkari.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Sinop. Eskisehir'in çok super bir deniz olmasa da deniz olan ve iyice ufak versiyonu gibi. Eskisehirliyim, Eskisehir'de mutlu olan ya da yasamak isteyen sanki Sinop'ta da mutlu olur. Fakat sehir Eskisehir'e göre bile bayağı küçük. Bunu da dikkate almak gerekir.
+2
evandro roncatto
(01.04.26)
Kırklareli, Tekirdağ, Edirne tarafları diyorum.
Ama oralarda yaşamayı bildiğimden demiyorum.

Kırklareli civarı orman ve camping işleri güzel. Tekirdağ tarafları denize girmek işleri güzel.
Edirne tarafları hem daha büyük şehir imkanları hem denize girme işleri.
Tüm bunlara ek olarak yeşil pasaportunuzla arada bir Yunanistan, bulgaristan, İtalya’ya arabayla gidivermek de var.
0
michael_knight
(01.04.26)
Nerelisiniz? Ona göre değişir
0
jackyr
(01.04.26)
Aydın,Manisa.
+1
designer
(01.04.26)
Artık doğu batıya göre daha cazip oldu. Üstte sayılan ege bölgelerinin çoğu sorunlu. İlla Ege diyorsan çanakkale veya balıkesir olabilir.
+2
runaway
(01.04.26)
Edirne. Sosyalleşme imkanı, sakinlik, rahat insanlar, yeşil pasaport ile hafta sonları uçup kaçma imkanları, doğal güzellikler gibi pek çok artısı olan bir şehir. Ayrıca sanayi olmadığı için sadece öğrenci asker ve memur göçü alan, bu yüzden de bozulmaya daha dirençli bir şehir. Ama bahsedildiği gibi kontenjan bulabilmek biraz zor olabilir.
+1
thracia
(02.04.26)
konya ve uşak çok sıkıcı diğer illerde mutlu olursunuz . Sinop yazılmış orası izmir'e benziyor uzun bir sahili var cafeler barlar ve restaurantlarla dolu yaz aylarında akşamları çok canlı cıvıl cıvıl bir ortam . karşıyaka sahili gibi .
ben mardin'i de çok sevmiştim , yaşasam sıkılmazdım .insanları yobaz değil . çok yerleşik hristiyan nufus var .turist dolu ve renkli .
afyon denizli ısparta olabilir aslında sevimli şehirler insanları tatlı
+1
devilone
(02.04.26)
@mikahakkinen muğla merkez genel olarak nasıldır? yani özel okullar vesaire bol mudur iş imkanları iyi midir? aslında bodrumluyum ama muğlaya da hiç gitmedim açıkçası.
@ebeş @thracia @michael_knight trakya ile ilgili beni açıkçası istanbula yakınlığı ve ülkenin geri kalanına ulaşmak için istanbuldan geçme zorunluluğu korkutuyor. yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama... yoksa özellikle kırklareliyi ben çok sevmiştim.
@ruhlardan esinlenen karga, @evandro roncatto @mutekebbir @ruhlardan esinlenen karga sinop mesela gerekmesi halinde ankaraya ulaşım olarak kolay mıdır? yani atıyorum yurt dışına gitmek istedim bu çileye mi dönecek? sağlık imkanları nasıl? eşim özel sektörde öğretmen iş bulabilir mi? yoksa neden olmasın açıkçası.
+1
🌸denizgonen
(02.04.26)
Eskişehir'de yaşıyorum şu an, burdan önce de Denizli'de yaşadım iki sene. Denizli de bence yaşamak için güzel bir şehir düşünebilirsiniz.

Sinop çok yazılmış, onun dışında Çanakkale de bir kere söylenmiş, ilk aklıma gelenler Trakya ile birlikte buralardı.

Eşim Kayseri'de çalıştığı için son bir iki senedir çok gidip geldim. Evet insanı biraz tuhaf ama şehrin yapılaşması fena değil, Talas kısmı yaşamak için de güzel. Denenebilir belki.

Son tavsiyem de Aydın merkez. Sakin ufak bir şehir ve İzmir'in dibinde, denize gitmek istersen de Kuşadası, Didim ya da daha güneyde Bodrum vs hepsi yakın sayılır
+1
nundu
(02.04.26)
zonguldak
+1
kveldulv
(02.04.26)
1-2 sefer Afyon' da konakladım iş sebebiyle. gayet beğenmiştim şehri. evler genelde 4-5 kat, termal turizm sebebiyle 5 yıldızlı oteller var, şehir içinde yeme içme uygun fiyatlı. benim kaldığım otelin altında leman kültür filan vardı :) şehir için trafik yok denecek kadar az, bisikletle bile gel git yapılabilir.

gece hayatı yok denecek kadar az. bunun için eskişehir' e gidilebilir. 1,5 saat filan.

sorun ; karasal iklim, kışları donarsınız. deniz yok. illa deniz demeyenlerdenseniz afyon tanıtan youtube yayınları var bakabilirsiniz.
+1
galahad reloaded
(02.04.26)
ankara'yı çabuk elemişsin ama hem en kolay atanabileceğin hem de eşinin en kolay iş bulabileceği şehir trafik ve kira sorunu da iyi bir araştırmayla çözülebilecek problemler
+3
alester
(02.04.26)
Mahalleden bir memur ailesini alıp Balıkesire taşındı memnun. Çanakkale, Balıkesir olabilir gibi geliyor.
+1
iustitia omnibus
(02.04.26)
Bursa, Bolu
+1
1917
(02.04.26)
Kayseri yukarıda da söylenmiş ilçe de Talas. Ailem iş sebebi ile kısa bir süre yaşadı pandemide uzun uzun kalma fırsatım oldu. Düzgün bir sitede oturursanız İstanbul’a göre çok daha uygun fiyata kaliteli bir çevre ile bir arada oluyorsunuz üstüne kaostan kurtuluyorsunuz.
+1
cilekli pasta
(03.04.26)
@cilekli pasta: düzgün siteler bir şehre yabancıysan nasıl tespit edilebilir? Bir de neden düzgün site öneriyorsunuz sıkıntılı mı siteden çıkınca. Yoksa google haritalara baktım güzel planlanmış geniş bulvarlı bir şehir.
0
🌸denizgonen
(09.04.26)
(10)

harry potter dizisi neden yapıldı

semaforo de medianoche
filmler son derece popüler zaten ve seviliyor. aynı hikayenin neden dizisi yapıldı? yeterince iyi yansıtılamamış mıydı kitap öyle bir eksiklik var ve diziyle o mu giderilecek? veya tam tersi filmler daha düz bi uyarlamaydı dizide daha özgün ve farklı bir tarz mı denecek (amafragmanda öyle gözükmüyor
filmler son derece popüler zaten ve seviliyor. aynı hikayenin neden dizisi yapıldı? yeterince iyi yansıtılamamış mıydı kitap öyle bir eksiklik var ve diziyle o mu giderilecek? veya tam tersi filmler daha düz bi uyarlamaydı dizide daha özgün ve farklı bir tarz mı denecek (amafragmanda öyle gözükmüyor). harry potter markasını kullanarak para kazanmak dışında bir motivasyon var mı bu dizinin yapımında?
0
semaforo de medianoche
(27.03.26)
aynı kitleye aynı şeyleri satacaklar Harry Potter 1'i 10 yaşında izleyen çocuk şimdi 37 yaşında dolayısı ile nesil değişti

digital platform çocuklara satabilecek bir şey geliştiremediği için yeni nesile, yeni nesil harry potter satmaya çalışıyorlar. youtuber spiderman gibi.

herhangi bir sanatsal yanı yok yani
+1
duyurukullanıcısı
(27.03.26)
@duyurukullanıcısı: ben de böyle düşünüyorum da çok nerdü olmadığım bir dünya olduğu için bilmediğim bir sebebi mi var dedim.
0
🌸semaforo de medianoche
(27.03.26)
Filmler kitapların yarısını bile anlatmıyor.
Her sezon bir kitap anlatacak gibi duruyor, kitapları anlamlı kılan detayları vermek için mantıklı bir çözüm.
Yapabilirlerse tabii.
+1
Bruce
(27.03.26)
filmler tabi ki kitapların çok çok az kısmı. dediklerine göre her kitap 1 sezon olacak. umarım dedikleri kadar iyi yapabilirler. şahsen ben dizi olmasından memnunum serinin nerd ü sayılırım :) sadece mahvetmezler umarım diye düşünüyorum.

ayrıca tabi ki harry potter her zaman satıyor. jk rowling (ve hp ile para kazanan herkes) 8-10 kuşağına yetecek para kazanmıştır, kazanmak istiyordur. çöp olsa bile satacak sonuçta
+1
chanandler bong
(27.03.26)
Filmler kendi kuşağı arasında popüler ve seviliyor. Yeni nesil için çok "kendilerinden" bir şey değil.

Ayrıca zaten eski bir yapımı yeniden çekecekseniz en uygun zaman da tam olarak bu evre sanırım. İlgi tamamen söndükten sonra tutması daha zor.

Şu anda çıkıp tutacak bir dizi hem eskileri toplar, hep yenileri çeker hem de eski yapımları tekrar gündeme çeker. Bunların hepsi daha fazla para demek.
0
akhenaten
(27.03.26)
Öncelikle kısa cevabımı vereyim; her yeni nesil kendi serisini izlemeyi hak ediyor.

Diğer taraftan ise filmler popüler olabilir ama kitapları okuyan gerçek hayranları tarafından filmlerin sevilmesi gibi bir durum söz konusu olamaz çünkü çok büyük ölçüde filmlerin kitaplarda olmayan birçok kısmı olduğu ve bunun da kitapta hissettirdiği arkadaşlık bağı, samimiyet ve sevgi gibi konuları tam olarak almadığı bir gerçek. Bu nedenle sadece para kazanmak diye bakamayız. Fragmanda bile hikayeye sadık kalınarak uyarlandı gibi bir ibare var ve bu hayranların en çok istediği şey.

Filmlerde düşünülmeyen ve atlanılan, daha çok olması gereken şeyler dizide uzun uzun işleneceği ve aslına sadık olacağı düşünüldüğünde bu serinin eski jenerasyon olan 37 yaş civarı insanların bile kesinlikle izleyeceği bir dizi olacağı da su götürmez bir gerçek.
+1
mimetorg
(27.03.26)
ilk kitabını 2002'de 10 yaşındayken okuyan biri olarak filmlerin sevilme sebebinin bizim kuşağın bu kitap ve filmlerle büyümesi olduğunu düşünüyorum.
yoksa harry potter serisinde yüzüklerin efendisi gibi bir derinlik olmasa da filmlerinde yansıtıldığı kadar da çocuk kitabı/ filmi de değiller. kitaptaki karakterler büyüdükçe kitapların derinliği arttı.
evet bu serinin dizisinin çekilmesi beni mutlu ediyor, HBO tarafından çekilmesi daha da mutlu ediyor ama HBO'ya zenci snape, hint hermione tercihlerinden dolayı da sinirliyim.
+3
denizgonen
(27.03.26)
Ben Harry Potter Felsefe Taşı'nı ilk okumaya başladığımda 6.sınıftaydım. Son kitabı Ölüm Yadigarları' nı okurken ise lise sondaydım. İngilizce orijinali çıkar çıkmaz alıp okumuştum. Hayatımda büyük bir yeri var, sürekli bir sonraki kitabı bekledim, filmler çekilmeye başladığında da hep bir sonraki film nasıl olacak diye merak içindeydim. Bir Lotr bir de harry potter. benim bütün gençlik yıllarımı bunlar şekillendirdi:) o yüzden diziyi de izleyeceğim, umarım gerçekten kitapların verdiği hissi yansıtabilirler, filmler biraz üstünkörü kalıyor. Şu an ilkokul 4. Sınıfa giden oğlum da 1. Sınıftan beri Harry Potter'ın tüm kitaplarını okudu ve seriyi seviyor. Sınıfında harry potter seven başkaları da var, ama tüm seriyi okuyacak kadar da potterhead değiller. Yine de dizi ile beraber daha popüler olacağını düşünüyorum. Zenci snape beni de üzdü ama ilk bölümü izlemeden yargıya varmamaya karar verdim

Rings of power gibi olmaz umarım, izleyemedim o diziyi, katlanamadım yani:(
+3
kullanicadi
(27.03.26)
Açıkçası, tartışmanın her iki tarafını da anlıyorum. Bir yandan evet, Harry Potter dizisi zaten başarılı olmuş bir hikâyeden yeniden para kazanma girişimi gibi görünüyor. Seri hâlâ inanılmaz derecede popüler ve onu yeni nesil için “yeniden başlatmak” istemeleri mantıklı.

Ama bana daha ilginç gelen başka bir taraf da var. Filmler ne kadar seviliyor olsa da, gerçekten birçok şeyi basitleştirdi ve bazı kısımları çıkardı. Oradaki dünya daha “daraltılmış” hissediliyor ve bazı karakterler ile hikâye çizgileri derinliğini kaybetti. Dizi formatı ise bu hikâyeyi daha detaylı, acele etmeden, Hogwarts atmosferini — kitap hayranlarının çok değer verdiği o hissi — daha iyi yansıtma şansı veriyor.

Kişisel olarak buna temkinli bir ilgiyle yaklaşıyorum. Eğer sadece filmlerin bir kopyası olacaksa, pek anlamı yok. Ama eğer yapımcılar gerçekten kitaplara daha sadık ve derin bir uyarlama yapmaya çalışırsa, ortaya çok güçlü bir proje çıkabilir.

Sonuçta mesele “neden yapıldı” değil, nasıl yapıldığı olacak. Eğer ruhunu katarlarsa, filmlerle büyüyenler bile izler. Eğer katmazlarsa, bu sadece nostaljiden para kazanmanın bir yolu gibi hissedilir.

Eğer kitaplar ve onların uyarlamaları ilginizi çekiyorsa, edebiyat-evi.com ve kitapfuar.net sitelerindeki seçkilere göz atabilirsiniz — burada sık sık benzer konular ele alınıyor ve kitap önerileri paylaşılıyor.
0
Mike
(06.04.26)
para disinda bir motivasyon yok, hayir.

gercekten sanatsal bir kaygi olsaydi harry potter universe'inde gecen bambaska bir hikaye yazabilirlerdi mesela birkac sene once cikan oyunda oldugu gibi. veya 2026'da gecen yeni bir hikaye yazabilirlerdi, mevcut mantik bosluklarini falan olabildigince doldurarak. yani gelistirilebilecek cok yani vardi bence, oyleyken harry potter'in gidip mevcut kitaplarini sakiz gibi cignemeleri iyi niyet tasimiyor.
0
hot potato
(06.04.26)
(7)

Kadıköy'de uygun fiyatlı, kasıntı olmayan, normal ses seviyesinde müzik olan ve dumanaltı olmayan birahane önerisi

denizgonen
arkadaşlar selamlar, kadıköyde genel olarak bir yerde oturup 1-2 bira içtiğimde bile eve geldiğimde duş almamı gerektirecek derecede sigara kokmaya başlıyorum. genel olarak malesef tüm mekanlarda böyle bir durum var, böyle durum olmayan mekanlar da genelde çok pahalı oluyor. 1-2 tane favori mekanım
arkadaşlar selamlar, kadıköyde genel olarak bir yerde oturup 1-2 bira içtiğimde bile eve geldiğimde duş almamı gerektirecek derecede sigara kokmaya başlıyorum.
genel olarak malesef tüm mekanlarda böyle bir durum var, böyle durum olmayan mekanlar da genelde çok pahalı oluyor.

1-2 tane favori mekanım var, biri de içeride sigara içirmiyor ama fazla da salaş bir yer.

böyle blues-rock çalan, gürültüsü rahatsız etmeyen, dediğim kriterlerde bir mekan öneriniz var mı acaba? yemek falan da çok önemli değil birası pahalı olmasın iş çıkışı 1-2 saat takılayım kafa dinleyeyim yeter.
0
denizgonen
(26.03.26)
kadıköy sigara içilmeyen mekanlarla dolu. sadece teraslarda ve açık alanlarda içiliyor. uygun mekanda cok.

biraz modada yürü gözüne kestirdiğin yere gir.
-1
koela
(26.03.26)
ben hep benzine gidiyorum. misafirim gelirse oraya götürüyorum. içerde sigara yasak. müzikler tam istediğin gibi. menüsü güzel. mutlu saatler diliminde indirim var.

eğer uslu bir çocuk olursanız içeride yurtsuzu da görebilirsiniz (:
0
yurtsuz john
(26.03.26)
@koela sanırım aynı kadıköyden bahsetmiyoruz zira kadıköyde içki satılıp da içeride sigara içirtmeyen mekan sayısı bir elin parmaklarını geçmez. sadece bazı çok büyük mekanlar belli bir köşeyi sigarasız yapıyor o kadar.
+1
🌸denizgonen
(26.03.26)
@yurtsuz john sosyal medyadaki yorumları kötü diye açıkçası gitmekten kaçındığım bir yerdi ama önerin üzerine ilk fırsatta gideceğim. zaten her gün önünden geçiyorum.
0
🌸denizgonen
(26.03.26)
dopamine coffee shop var, kapalı alanı küçük ama sigara içilmiyor. açık alanı da sakin ve havadar oluyor.
+2
gregory
(31.03.26)
google da kahverengi kadıköy olarak aratırsanız konumu gösterir . öneririm , çok pahallı değil ortamı ferah . alt katında kareoke var ama ses yukarı gelmiyor rahatsız etmiyor . arkadaşlarla haftada 1-2 gidiyoruz , seviyoruz . öneririm .
bahariye caddesinin bir alt sokağı gibi . kadife sokağın üst sokağının devamında
0
devilone
(20.04.26)
dopamine coffee shop +1
0
put it in your appropriate place
(20.04.26)
(32)

Duyurunun hayatiniza bi etkisi oldu mu

üğpoıuy
Nasil?"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
Nasil?

"Burayi hayatimi etkilicek kadar ciddiye almiyorum yeaa"cilari su taraftan alabiliriz, tesekkurler
+1
üğpoıuy
(24.03.26)
Çocuğumun annesini buradan buldum dahası var mı :)
+8
chicha_v2
(24.03.26)
15 yıldan fazla buradayım sorduğum soruların %96'sına cevap gelmiştir. %4'ü de ultra spesifiktir.

sözlük hesabım duyuruda ismi lazım değil kişi tarafından banlanmış olmasaydı muhtemelen top soru soran kişiydim.

thanks duyuru. you are the one!
+4
duyurukullanıcısı
(24.03.26)
@duyuru, e banlanan nikler geri alinabiliyordu
+2
🌸üğpoıuy
(24.03.26)
eşimi buldum, hayatıma etkisi çok büyük
+6
kaptan maydanoz
(24.03.26)
ilk uzun ilişkimdeki sevgilimle burada tanıştım, hayatımdaki kariyerime yön veren ilk işimi buradan buldum, ilk kiraya çıktığımda da evi buradan buldum.
+3
the man with no name
(24.03.26)
ben de eşimle duyurudan tanıştım. en büyük etkisi bu tabi.
bi de eczacı arkadaş edindim mesela onu da sağlık danışmanı gibi kullanıyorum sağolsun.
hala mesajlaştığım bi iki arkadaşım daha var.
+6
elorelia
(24.03.26)
Olumlu yönde etkileri oldu tabii ki.

Hiç bilmediğim şeyleri öğrendim sorulan sorulardan. Benim sorularıma da güzel cevaplar geldi. Bazen çok motive edici ve iyi hissettiren cevaplar da oldu. Umarım benim de iyi hissettiren cevaplarım olmuştur.
+1
rock n roll
(24.03.26)
2012-2014 sonuna kadar 2.5 sevgilim oldu buradan. Sonrası online soru cevap ilişkisi.
-1
gabe h coud
(24.03.26)
yıllar önce sorduğum bir gönül işi sorusuna aldığım cevaplar sayesinde aydınlanma yaşayıp bir beladan kurtulmuştum. sağolsunlar.

onun dışında çok komik adamlar var. ekrana çay püskürttüğüm konuşmalar yapıyoruz.

zaman zaman mesaj atanlarla buluşuyoruz. öyle işte.
moda deniz kulubü gibi müdavimci bir yer oldu benim için.
+2
yurtsuz john
(24.03.26)
belki 50 tane kadın düşürmüşümdür buradan
-17
runaway
(24.03.26)
Eskiden vardı artık miyadı doldu. Nostaljik tadı dışında geriye bişey kalmadı. İşsiz, adam olmaya niyeti olmayan erkekler, gergin, ilgi görmeyen feministler kaldı sadece.
Ben biraz daha kalırsam ben de onlara katılacağım.
-1
mimikikili
(24.03.26)
Mükemmel bir dost edindim. Öpüyorum kendisini :)
0
sadakatsiz
(24.03.26)
22-23 yasina kadar cok oldu.
Yasadigim ülkeyi secmemde de etkisi oldu. Isvicreye falan gidicektim. Burda biri 10 yilda vat alindigini söylemisti de vazgecmistim.
Iliski tavsiyesi de aldim.
Yatirim tavsiyeleri dişinda her türlü tavsiye alinir burdan.
0
Purple life
(24.03.26)
seneler önce yurtdışına taşınırken önemli konularda yardım edenler olmuştu. biri orda yaşıyordu zaten ve oraya gidince en iyi arkadaşlarımdan biri olmuştu.

onun dışında burdan edindiğim bilgilerin ve binlerce kişiye de yardımımın dokunmasının bir etkisi olmuştur sanırım.
+4
ermanen
(24.03.26)
Kaleci abim spor ve beslenme ile ilgili tüm cehaletini göklerden Deus ex machina gibi gelip düzelttikten sonra yok oldu, bana en olumlu etkisi bu oldu.
+1
kizil karga
(24.03.26)
ekşi sözlük ile aynı değildi bir zamanlar duyuru chat denince farklı bir çekirdek grup vardı o gruptan dostlar edindim,kız arkadasım da oldu bir zamanlar.Yaş aldıkça okuma,yazma,konuşma üzerine bir üşengeçlik demeyim ama konuşmak bir insana zor geliyor.İnsan konuşurken birinin seni dinlemesini karşıdakinin de aynı sabırla sana cevap vermesini özlüyor.
Şimdi millet bir şeye cvp verip götünü dönüp telefonundan stalk yapmaya devam ediyor
duyuru da beni dinleyen çok insan oldu bu yüzden seviyorum burayı
+1
smokee
(24.03.26)
buradaki bazı duyurucuların görüşlerine saygı duyuyorum. belli kararlarımda etkili oluyor. her gün girip bakıyorum. demekki hayatımda yeri var.
+1
mikahakkinen
(24.03.26)
Kurulduğu günden bugüne kullanıyorum. Bazı dönemler her gün saatlerimi geçirdim. Aylarca girmediğim de oldu. Sitenin altın döneminin geçtiği de hakikat. Benim için en belirgin tarafı, yıllar içinde verdiğim cevapları okuyup nostalji yaparken, karakterimdeki değişimleri gözlemlemek oluyor.

Bir kısmı çok iyi ve yardımsever çok duyurucu ile tanışıklığımız, alışverişimiz, yardımlaşmamız ve kısa süreli irtibatlarımız oldu ama burası vasıtasıyla bir dost, ahbap, sevgili gibi uzun vadeli ilişkilerim olmadı. Duyurunun hayatımda kaydadeğer ciddi bir etkisi olmadı. Eskisi kadar olmasa da iş görüyor. Alışkanlık oldu, konfor alanı...
+1
yadigar
(24.03.26)
En yakın dostumla burada tanıştık bana onu getirmesi bile yeterli, onun dışında dönemsel arkadaşlarım oldu kimseyle sıkıntılı bir süreç geçirmedim gayet tatlılardı.

Bir dönem (harita ve moovit yokken :)) adres konularında mükemmel yardımlar aldım.

Artık çoğu konuda Chatgptden yardım alsam da özellikle bireysel deneyim konularında yine ilk koştuğum yer burası oluyor.

Bir de yıllar evvel daha buralarda engelleme yokken benim ismimi görünce hoşlanmadıklarını sezdiğim kullanıcılar vardı bilerek bana yardım etmediklerini fark ettiğimde yedek hesap açıp sormaya başladım ve tam da o kişilerin yedek hesabıma canla başla nasıl yardım ettiklerini gördüm, gerçek beni sevmeseler de ben onların iyi insanlar olduklarını biliyorum ve seviyorum :)
(Ben de iyi bir insanım neden beni sevmediniz bilmiyorum :))
0
mutekebbir
(24.03.26)
belirgin bir etkisi olmadi sanirim. 18 yil 10 aydir buradaymisim. belirgin olmayan cok etkisi olmustur tabi. ama burdan arkadas, sevgili, es edinenlere de bir ozendim su an. evliyim tabi, sevgili falan aramiyorum. ama burasinin guzel gunlerinde neden hic arkadas bile edinmedim diye biraz hayiflandim. tabi benim asosyalligimden muhtemelen. artik ben yaslandim ve duyuru da eskisi gibi degil, o yuzden bundan sonra ihtimaller daha dusuk.
+1
lemmiwinks
(24.03.26)
tanıştığım ve birkaç defa görüştüğümüz insanlar oldu. bir iki duyuru buluşmasına katıldım. onun dışında gündelik kafa dağıtma amaçlı kullanıyorum.
0
orpheus
(24.03.26)
evlenenler, sevgili yapanlar; bizde saf saf sorularımızı soralım :))
+6
sweetoffice
(24.03.26)
güzel arkadaşlıklar edindik bundan öte kırmızı çizgimize hiç ulaşmadı duyuru
0
basond
(24.03.26)
Bazı konularda ufkumu açan sorular/cevaplar görüyorum. Buradan görüp araştırdığım çok şey oldu.
+3
umutt
(24.03.26)
10 yıl önce buradan bir kız arkadaş edinmiştim ve ilk uzun süreli ilişkim olmuştu.
Yine beş kuruşsuz kaldığım bir dönemde birisi bana kullanmadığı ram'ini yollamıştı, inanılmaz makbule geçmişti.
Bunun haricinde yüksek lisans yapmaya çalıştığım bir dönemde buradaki öğretim görevlisi arkadaşlardan güzel öğütler almıştım.
Telegram grubumuzda fırsat olsa Divriği'de komün hayatı kuralım diyeceğim insanlar tanıdım :)

İyi ki varlar, iyi ki sizi tanımışım!
0
rakicandir
(24.03.26)
iki sevgilimle duyuru'dan tanıştım. defalarca ev arkadaşı buldum/oldum. yer-yön olsun, hayat tavsiyesi olsun hemen her konuda çok değerli kazanımlar elde ettim. bir keresinde bilgisayarım bozulmuştu ama iş için bilgisayara ihtiyacım vardı, buradan bir abiyle buluşmuştuk, kendisi bana geçici olarak bilgisayar vermiş ve yakın zamanda doğum günüm olduğunu öğrenince bir kutu baklava almıştı. balat'ı ilk kez onunla buluştuğumda görmüştüm mesela. ben çok çekingen ve kaçıngan bir adam olduğum için "sağol abi" demenin ötesine geçememiştim, bir daha da hiç görüşmedik zaten ama benim için inanılmaz kıymetli bir jestti. hiç tanımadığı etmediği üniversite öğrencisiyle buluşup vakit geçirmiş, bilgisayar vermiş üstüne böyle bir jest yapmıştı. şahaneydi.

yani açıkçası duyuru olmasa hayatım çok farklı olur muydu bilemiyorum ama ben platformdan razıyım ya, güzel şeyler oldu. çok şey öğrendik. burası eskiden 20 aktif kişinin bulunduğu, onların yarısının da akıl hastası olduğu bir yer değildi zaten. burada vakit geçirmiş her insanın öyle veya böyle fayda gördüğüne inanıyorum. güzel bir camiaydı.

kaldı ki ben bunları genelde pek sevilmeyen, sivri dilli olduğu için eleştirilen, çoğu insanın "uyuz" olduğu bir duyurucu olarak söylüyorum. diğer duyurucuların tecrübesi çok daha olumludur muhtemelen.

artık bu platformu her şeyi açacak kadar samimi göremiyorum maalesef, neblim duyuru'dan ilişki ya da kariyer tavsiyesi filan almam mesela ama ben 19 yaşındayken burada yol gösteren abilerim/ablalarım olmuştu, güzel zamanlardı.

kısacası duyurusuz da yaşardık ama duyuru'yla daha güzel yaşadık :)
+2
der meister
(24.03.26)
oldu. birçok çözemediğim soruya buradaki insanlar hiçbir çıkarı olmadan çözüm bulup beni bazen çok büyük zorluklardan kurtardılar. Birkaç kere kötü dönemlerimde buradan bazı arkadaşlar önerileriyle, dertleşmeleriyle destek oldular. iyi ki var duyuru.
0
biravekahve
(24.03.26)
duyuru en sevdiğim sosyal platform diyebilirim. görece kapalı ve bilinmeyen bir komünite olması insanda bir güven hissi oluşturuyor. bir de kim akıl ettiyse şu tik olayı çok güzel bir şey. insanda söylediği şeyin dikkate alındığı hissini oluşturuyor.
0
nickini degistiren yazar
(25.03.26)
kedimi buradan buldum. 12-13 yıl oldu benim için hayatımın en önemli parçalarından biri.
onun haricinde en kötü zamanlarımda buradan bana destek olan çok kişi oldu. büyük bir kısmını ismen bile hatırlamasam da hepsine ayrı ayrı teşekkürlerimi borç bilirim.
onun haricinde duyuru kesinlikle eskisi gibi bir yer değil, olacağını da düşünmüyorum.
0
denizgonen
(25.03.26)
@denizgonen, duyuruyu acarkenki motivasyonum ilk iki cumlen aslinda. Hayat gorusumu sekillendirmede etkisi buyuk oldu :) sozlukle birlikte. Ayrica burada, normalde asla denk gelemeyecegim insanlarla etkilesimde bulunup farkli deneyimler (aktivite xd) yasadim. Compu cok saol iyki yabmissin :)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
@üğpoıuy
KeNdimi değil, kedimi yazıyor. Doğru okudunuz, değil mi? Hayatının büyük parçası olan duyuru değil de kedisi diye anladım ben.
0
yadigar
(25.03.26)
@yadi, Aiyy tesekkurler ;)
0
🌸üğpoıuy
(25.03.26)
(7)

Sıfır Araç - İlk Bakım

meşe
Merhaba herkese iyi bayramlar. Sıfır araç bir yılını doldurdu bayramdan sonra bakım yaptırmam gerekiyor sanırım. İlk aracım olduğu için hiç bilmiyorum süreci. Garanti kapsamında kalsın diye resmi serviste yaptırılması gerekiyor diye biliyorum ama bir arkadaş bazı özel servisler var autoking gibi onl
Merhaba herkese iyi bayramlar. Sıfır araç bir yılını doldurdu bayramdan sonra bakım yaptırmam gerekiyor sanırım. İlk aracım olduğu için hiç bilmiyorum süreci. Garanti kapsamında kalsın diye resmi serviste yaptırılması gerekiyor diye biliyorum ama bir arkadaş bazı özel servisler var autoking gibi onlar da orijinal parça ile bakım yapıyor, ve garanti bozulmadan daha ucuza yaptırabiliyorsun araştırmanı öneririm dedi.

Böyle bir şey mümkün müdür yaptıran var mıdır? Araç hyundai i20, daha 4bin kilometre yapıldı rodaj bile tamamlanmadı sanıyorum, resmi servise gitmek bana artı bir şey Katar mı?

Teşekkürler
0
meşe
(21.03.26)
İ20 için hiç gerek yok. Zaten makul kalitede bi araç. Eşe dosta sorun güvenilir bi usta 5 te 1 fiyata bu işi halleder.
Garanti zaten hikaye. Sakın inanmayın. Bi problem çıktığında kullanıcı hatası diyip suçu size yükleyecekler. Yıllar süren mahkeme sonrasında belki hakkınızı alırsınız.
Hatta ben olsam 9 10 bin km den önce bakıma bile götürmem.
22 yıldır araç sahibiyim. 3 kez sıfır araç aldım. Kerizlik ettim ilk seferinde yetkili bayiiye gittim. Bi daha asla.
Mercedes bmw olsa gidin derdim. Onlar büyük markalar.
-2
mimikikili
(21.03.26)
istanbul’daysanız kağıthane hyundai elmas yetkili servisini oldukça öneririm, ben çok memnunum. i20mi oraya götürüyorum bakımlara. indirim ve taksit de yapıyorlar. garanti kapsamından çıkmaması için ben olsam başka yere götürmem. çok fark olmuyor fiyatta.
+2
eileengray
(21.03.26)
orijinal parça dediğin, yağ filtresi, hava filtresi, polen filtresi. internetten alırsın, hoşuna giden yağı da alırsın. bin lira da usta alır, yarım saatte teslim ederler arabayı.
-1
antihero
(21.03.26)
Orjinal servisine götürüp bakımını yaptırmadıgınızda araç garanti dahili bir arıza çıkardıgında suratınıza muhakkak ekşiyecekler bu aracın bakımları yapılmamış diye. Şurda yaptırdım dediginizde de ne malum dogru bir şekilde bakım yaptıkları diyecekler. Başkasının yaptıgı işe neden güvenelim diyecekler
Yani bir sürü olay ve tatsızlık çıkacak. Yine de siz bilirsiniz. Ben ne zaman sıfır araç alsam garanti bitene kadar kendi servisinde garanti bitince de dışarıda bosch servisine yaptırırım
+3
limonlu eksi
(21.03.26)
Kendi yetkili servisi haricinde bakım yaparsanız, neresi olursa olsun garanti kapsamından çıkar.
Ha bana sorarsan 3-4 bakım yetkili serviste yaptır, kronik bir problemle karşılaşmazsan sanayide iyi bir usta bulup bakımını oradan yaptırmaya devam edersin. Çünkü yetkili servis ve sanayi arasında devasa fiyat farkı var.
+2
etna
(21.03.26)
i20 gibi basit ve yerli bir arabayı yetkilide değil de sanayide yaptırıp oluşacak 2-3.000 liralık fark yüzünden garantiyi sallantıya sokmanın anlamı yok.
Benim araba 3. Yılında klima arızası verdi garantiden değişti. Garantiyi bozsam bana çıkaracağı masraf kat kat fazlaydı.
+1
denizgonen
(22.03.26)
Sifir arac garantisi bitene kadar yetkili serviste bakima girmeli bence. Ben oyle yapiyorum.
Tabi yine sizin bileceginiz iş
+1
narod
(22.03.26)
(7)

araç multimedya ekranlarının yasaklanmasını anlayan var mı?

m e b
selam.ben bu ünlü aptal haberlerde dönen muğlak ifadeleri, neye göre ceza kesileceğini ve muaf tutulacağını anlamıyorum. "sürücünün dikkatini dağıtan multimedya sistemi" ne demek? devlete göre konsol üstü ekran dikkat dağıtıcı da gözünü yoldan aşağı ayırmana sebep olan ve neredeyse vites topuzu hiza
selam.

ben bu ünlü aptal haberlerde dönen muğlak ifadeleri, neye göre ceza kesileceğini ve muaf tutulacağını anlamıyorum. "sürücünün dikkatini dağıtan multimedya sistemi" ne demek? devlete göre konsol üstü ekran dikkat dağıtıcı da gözünü yoldan aşağı ayırmana sebep olan ve neredeyse vites topuzu hizasında konumlandırılmış gömülü ekranlar daha mı güvenli? yönetmelik, kanun, düzenleme ya da her ne bk ise nereden okuyacağım?

bendeki ilk ekran şöyleydi: prnt.sc
yine aynı yuvaya şöyle ekran taktırmıştım: prnt.sc

şimdi ben de yasaklı ekran mı kullanıyorum? yolu görme görüşümü engellemiyor, ekranın bitişi ile kaputun bitiş yeri aynı. kim benim dikkatimi dağıldığımı anlayacak ya? bu kadar öznel bir ifade ile ceza mı yiyeceğiz?
0
m e b
(13.03.26)
Muğlak bi şey yok abi sendeki ekran yasaklı olanlardan, serbest olan gömülü multimedya ekranlar. Sendeki gibi konsolun üstünde olanları yasakladılar.
+5
kizil karga
(13.03.26)
buna kesinlikle takılırlar. polis çevirmesinde aracın dışından bile çok net fark edilir.
0
orpheus
(13.03.26)
@kizil karga valla arkadaş adına cevap veriyorum, ama mesela bu arabanın üst paketlerinde de arkadaşın taktırdığı gibi ekranlar var evet android işletim sistemli öyle büyük fonksiyonlu değiller ama aynı tasarımla ekranı olan paketler de var. ne bileyim farklı bir örnek olarak audi a3 mesela 2020'ler başında çoğu audide kocaman bir ekran vardı konsol üstünde.
0
denizgonen
(13.03.26)
Denizgonen orijnal fabrika çıkışlı konsol üstü ekranlar yasak kapsamında değil konsol üstüne sonradan takılan ekranları yasakladılar, bununla birlikte sonradan takılan ekran gömülü ekransa, yani var olan gömülü sistem çıkarılıp yerine aynı yuvaya entegre ekran takılmışsa o da yasak değil, onun dışında, dediğim gibi, konsol üstü sistem aracın orijinalinde varsa onda da sorun yok.
0
kizil karga
(13.03.26)
valla ben bu ülkeyi cidden anlamıyorum. bakan bile ne dediğini bilmiyor. net cevap lazım, "şöyle olan ekranlar yasak" denilecek. @denizgonen'in de belirttiği gibi orijinal çıkışlı ekranı orada olan araçlar var; orijinal olanlar dikkat dağıtmıyor da sonradan takılanlar mı dikkat dağıtıyor? bu muğlaklıktır. bakanlığın doğrudan "ekranı şöyle olanlar yasaktır" diyememesi muğlaklıktır. benim boyumdan ötürü görüşüme engel olmaması ama kısa boylular için engel olması öznelliktir. ki koltuk yükselterek o ekranın yarattığı iddia edilen görüş kaybını bertaraf etmekten bahsetmiyorum bile.

ayrıca fiziksel olarak yol takip etmen gereken bir yerdeyken göz hizanda olan ekrana bakmak mı daha dikkat dağıtıcı yoksa cidden kafanı eğmene sebep verecek akdar aşağıda olan ekranlar mı?
0
🌸m e b
(13.03.26)
kendileri de anlamıyor ki ne yaptığını... şuan sonradan takılanlar gömülü de olsa toptan yasak gibi çünkü video oynatabilen cihaz yasak gibi bir saçmalık var.

yeni kasa corollada mesela torpido üstünde çıkıntı şeklinde orijinali, bu fabrika çıkışı diye serbest ama aynı tip ekranı sen takınca yasak? mantık? yok.... bunlarda da telefon tarafında yapılan müdahale ile android auto'da video izlenebiliyor teknik olarak o şart da bypass edilebiliyor ama serbest...

sonradan taktığın multimedyalar android tabanlı olduğundan video oynatamayanı yok zaten, hepsi toptan yasak gömülü veya değil.

ses sistemi bende yok, ben de rahatsız oluyorum zaman zaman... ama o yasağı da saçma buluyorum. orijinali rahatsızlık verebilecek kadar güçlü araçlar var, ama "abartı sistem" dediklerini insan gibi kullanan da var. sadece yüksek ses değil kaliteli ses için de taktırabilir insan. ileride ben de düşünebilirdim...

bu yasalara aykırı eylemi potansiyel olarak gerçekleştirebilecek donanımın bulunmasını yasaklama olayı o kadar saçma ki... citroen ami tarzı olmayan tüm araçları yasaklayalım o zaman? hız sınırını aşabilir... uzun farları şehir içinde kullanırken sökelim çünkü açabiliriz? kornayı söksek de olmaz ama varken gereksiz çalabiliriz gece rahatsızlık verebiliriz, korna için de aylık düzenli ceza yazılsın tüm araç sahiplerine. yok, akla mantığa uygun savunulacak hiçbir tarafı yok.

retrofit led far olayı da aynı saçmalık, rahatsız etme potansiyeli var evet ama hepsini toptan yasaklamak yine saçmalık. önemli olan farın rengi veya teknolojisi değil parlaklığı odağı ve ayarı. halojen farlar da ayarsızken rahatsız ediyor, beni geneli ayarsız olduğundan eski araçlardaki sarı farlar yeni araçlardaki ledlerden daha fazla rahatsız ediyor mesela... odaklama yapmayan ledleri yasaklarsın, aşırı parlak olanları yasaklarsın, merceksiz fara takmayı yasaklarsın da mercekli fardaki ayarlı ledin kimseye bi zararı yok.
hatta özellikle yasal onaylı ürünler bile var yurt dışında, çok kuralcı geçen almanya'da bile serbest retrofit ledler.
osram: www.osram.com
philips: www.philips.com

bizimkiler ceza yazmak, aracı eski olana işkence ettirmek, bütçesi yeteni yeni araç almaya zorlayıp ötv vs. yine vergi almak için yasak getiriyor başka sebebi yok bunların.

edit: hatta aklıma gelmişken ekleme yapayım, cam filminin toptan yasak oluşu da yine aynı derece saçmalık. belli bir seviyeye kadarı serbest tutulmalı, görüşü ve görülmeyi engellemeyen filmi yasaklamak da saçma. kore'de filan özellikle takmayı teşvik ediyorlar. ha orada çok koyuları da serbest(yasak ama kağıt üstünde) o kadarı da bi tık saçma ama orta yolu bulunmalı. uv, ir ışınları kesiyor güneş yanıklarını engelliyor araç içinin aşırı ısınmasını engelliyor klima kullanımındaki yakıt tüketimini azaltıyor vs. cilt kanseri riskini bile düşürüyor cam filmi ama bizde yasak. neredeyse tamamen şeffafa yakın sadece filtreleme olayı için cam filmi takmak isterdim ön camımda film yok şuan, rahatsızlık veriyor bu durum da...

bu kararları alan da, onaylayan da, uygulayan da yasakladıkları şeyler hakkında bilgi sahibi bile değil. bu yasağın ortaya çıkışında payı olan kim navigasyonsuz araç kullanıyor? hatta kaçının şoförü yok kendisi araç kullanıyor? bu saçmalığa karşı hakkımızı savunması gereken muhalefetin bile pek bilgisi olduğunu sanmam.

bu arada evet bence ekranın yüksekte olması daha güvenli gözünü yoldan tam olarak ayırmadan göz ucuyla bakabilirsin. bu bir güvenlik sıkıntısı olsa yıllardır corolla o tarz ekranla çıkmazdı.
+3
konetsu
(13.03.26)
ek olarak eksisozluk.com her açıdan saçmalık.
0
konetsu
(14.03.26)
(7)

kira fiyatları - istanbul

baldan kaymak
Semt - oda - kiraÇekmeköy - 2+1 - 30.000Şeklinde yazabilirsek belki faydası dokunur. Siz ne ödüyorsunuz?
Semt - oda - kira

Çekmeköy - 2+1 - 30.000

Şeklinde yazabilirsek belki faydası dokunur. Siz ne ödüyorsunuz?
0
baldan kaymak
(12.03.26)
kadıköy feneryolu - 3+1 - 165 m2 - 20 yıllık bina - 55.000
0
orpheus
(12.03.26)
moda - 2+1 - 45.000
0
cay koy geliyorum
(12.03.26)
Halkalı Atakent 200 M2 4+1 60k ;(
0
a perfect lie
(13.03.26)
benim de yazasim geldi. farki görelim diye.

hamburg - 1+1 - 37.000TL

oriijnali 2+1 hatta. mutfagi banyoya ekleyip büyük bir banyo, cocuk odasini da mutfak yapmislar.
-4
Purple life
(13.03.26)
dedeye yeni tuttuk 45 senelik bakırköy binası 55 bin tl 3+1
0
eja
(13.03.26)
Kadıköy caddebostan 3+1 125.000 lira
kadıköy feneryolu 4+1 110.000 lira
0
denizgonen
(13.03.26)
suadiye - 3+1 - 76 bin, geçen sene 55'le girdik.
0
zozjotejmnk
(13.03.26)
(9)

İstanbul Hangi semtte kiralar ne kadar?

darthvader
Özellikle Anadolu yakasında oturanlar hangi semtte ne kadara oturuyorsunuz? otopark vs imkanlarınız neler?
Özellikle Anadolu yakasında oturanlar hangi semtte ne kadara oturuyorsunuz? otopark vs imkanlarınız neler?
0
darthvader
(08.03.26)
ben üsküdar icadiye’de yeni kapattım evi. 35 veriyordum, otopark imkanı yoktu, sokak da genelde doluydu. bir süreliğine arkadaşımın yanına geçtim, o da üsküdar’da site içi, park sorunu yok, 3 ay önce 40 oldu.
0
lüzumsuz adam
(08.03.26)
Üsküdar bağlarbaşı 25k 1+1

Otopark yok dün gece 45 dk park yeri aradım
-2
messina123
(08.03.26)
Kediköy 75 1+1
Üsküdar 80 2+1
Çekmeköy 55 3+1
Sancaktepe 47 2+1
Bildiklerim
0
artıküyeolmakistiyorum
(08.03.26)
Çekmeköy 1+1 17k otopark ve asansör yok, yağmurda 45 dk yer arayıp ıslanarak eve döndüm

Evlerin altına otopark yapılacak hane sayısı*3 olmalı prosedürü. Eşler + misafirler

Zorunlu olmadıkça yaş iş, trafik de bitmez, kirli sokak görüntüleri de.
0
baldan kaymak
(08.03.26)
Kadıköy moda 45k
Otopark yok
0
cay koy geliyorum
(08.03.26)
Arkadaşım tuzla'da havuzlu site içinde çatı dubleksi bakıyordu 4+1, 45k + 4k aidat istiyorlar.
0
kimlanbu
(08.03.26)
bağcılar-bahcelievler arası bi yerde 2026 yılı için 30k.
0
Sadece soruyorum
(09.03.26)
karşıdaki zemin kat balkonsuz sokağa direkt sıfır, asfalt yolun salon camından 2 metre ötesinden geçtiği dairenin içinin de döküldüğü 50 yıllık binada 1+1 ev geçen gün 45.000 liraya kiralandı.
tabi ki otopark vesaire de hiç bir şey yok.
yer fenerbahçe/kadıköy.

bundan cesaretle benim evin kirası da herhalde 60.000 liradan aşağı olmamalı diyorum, 2+1 70 yıllık bina içi sıfır tadilatlı otopark hiç bir şey yok 75m2.

imkanı olan bu şehirden acilen çekip gitmeli.
0
denizgonen
(09.03.26)
sarıyer
3+1
40.000
0
tarafsizbolge
(09.03.26)
(19)

Hayatına birini alamama :(

beyaztenlikiz
Selam. 32 yaşındayım. Son 2 yıldır hayatımda kimse yok.Güvenebileceğim ve sevdiğim bir adam olsun isterim. İlişki aşamaları ve taktikler bana çok yorucu geliyor. Daha flört evresindeyken iş yoğunluğu, koşuşturmaca vs. bir şekilde kopuyorum. Zaten tanıştığım erkeklere de pek heyecan duymuyorum. Sosya
Selam. 32 yaşındayım. Son 2 yıldır hayatımda kimse yok.Güvenebileceğim ve sevdiğim bir adam olsun isterim. İlişki aşamaları ve taktikler bana çok yorucu geliyor. Daha flört evresindeyken iş yoğunluğu, koşuşturmaca vs. bir şekilde kopuyorum. Zaten tanıştığım erkeklere de pek heyecan duymuyorum. Sosyal bir çevrem ve sosyal bir işim var. Şimdi benim sorunum ne sizce? 😄 Yaşlanıyor muyum? 4 yıl önce hayatımda narsist bir adam vardı. Onu atlatamamış olabilir miyim? İnsanlara değer vermiyor olabilir miyim? İşkolik olabilir miyim? Herkes aynı şeyleri yaşıyor mu? :) Teşekkürler
-2
beyaztenlikiz
(07.03.26)
Yaşıtız. Valla ben insanlara ilişkilere çok anlamadan başladım ilişkime. Biraz salmak, anı yaşamak önemli.
0
Hallegadola
(07.03.26)
Ben de 32E, 1 yılı geçti. Bir kıza aşık olup kaldım o noktada. Bu kızdan önce sürekli kızlarla flörtleşiyordum ama artık içimden o bile gelmiyor. Çevrenin olması iyi. Bende o da yok. Eski sevgilinle ilgili olduğunu sanmıyorum. 4 yıl uzun bir süre. Olmayınca olmuyor yani. Cevap bu. :D
-5
arbre
(07.03.26)
Aslında çok basit bir şekilde yazmışsınız. Biraz salmam gerekiyor :) Her ilişki iyi yada kötü bir sonuca bağlanmak zorunda değil. Sonuç odaklı olduğum için zevk almıyor olabilirim. Teşekkürler:)
0
🌸beyaztenlikiz
(07.03.26)
daha once yuksek cinsel çekim gücü olan bir erkek denk getiremediğiniz için böyle düşünüyor olabilirsiniz.

yüksek cinsel cekım gücü olan bir erkekle birlikte olursanız bu sorgulamalarına cevap bulabilirsiniz gibi geliyor. yaşlanmadan bir tane denk getirmenizi tavsiye ederim. en azıdan denemiş olursunuz.
-10
paudi
(07.03.26)
Gayet normalsin. Kendi başına mutlu olabilen birisinin hayatında illa ki birisine ihtiyacı yok. Sırf yalnız kalmamak adına anlamsız ilişkiler kurmak zorunda değilsin. Ayrıca sebeplerden birisini kendin söylemişsin zaten, heyecan duyacağın birisine denk gelseydin farklı olurdu. O zaman iş yoğunluğu, hayat koşturmacası falan hiç önemli olmuyor bir şekilde zaman yaratabiliyorsun. 4 sene önceki narsist adam eğer gerçekten narsistse hiçbir manipülasyona da tahammülün kalmamıştır.
0
kullanicadi
(07.03.26)
Bence situationship kavramina ayak uydur. Artik evlilikmis nazmis kaprismis geride kaldi
0
lapaz
(07.03.26)
Narsist ilişkinin başlangıcı, bitişi, sürecine bakarak kendine yönelik geliştirmeler bulabilirsen muhtemelen gönül ilişkileri ile ilgili temel sorunu da bulursun. Uğraşasım yok demek isteksizliği gösteriyor ama bir yandan da bundan muzdaripsin; çelişki. Uğraşasım yoktan ziyade uğraşın kendisinden ya da sonucundan bir sebepten çekiniyor olabilirsin. Nedeni için biraz daha özfarkındalık gerekiyor.
+1
Bruce
(07.03.26)
Mükemmel insan diye bir sey yok.
Karsi tarafin samimiyetine inandiktan ve sevgi olduktan sonra denememek haksizlik olur.
Basit seylerden insan silmemek lazim.

Insanlari tanimak sevmek icin de zaman olusturmaliyiz.
-1
Purple life
(07.03.26)
korku, insanı en kilitleyen nokta. sevmekten korkarsanız maalesef hayatınızda icraate gecemeyeceksiniz ve insanin unuttugu nokta şu, sevmek varsa ayriliklar da var. tecrube degil de uzulurum diye bakarsaniz cok kaybedersiniz ya da hayatta yasanmamisliklariniz fazla olur. buna daha cok uzulursunuz sanirim.
0
evimin paspasi
(07.03.26)
Bence de olay yüksek cinsel çekim gücü olan erkekle birlikte olmamanız. Swh. Ah ulan ya. İnsan utanır.
+4
gabe h coud
(07.03.26)
Kadın erkek ilişkileri özellikle Türkiye'de çok sıkıntılı. Hiç bulaşma. Hehehe.
0
parka
(07.03.26)
Evet, herkes aynı şeyleri yaşıyor aslında. Bizim yaş aralığındaki bir çok insanın durumunu özetlemişsiniz. Gayet iyi anlayabiliyorum o yüzden.
Kendini rahat bırakıp, bir şeylere şans vermek gerekli evet ama onu yapabilmek de mesele bir noktadan sonra. İnsan kendini yeterince heyecanlandıran bir şey görmek istiyor. Görmeyince de şans vermekte bir mana bulamıyor. Söylemesi kolay, yapması biraz zor bir konu.
0
cay koy geliyorum
(07.03.26)
Bir ilişki; ister akrabalık, ister arkadaşlık, ister romantik olsun bir çok açıdan irili ufaklı fedakarlıklar gerektiriyor. Belli bir yaşın üzerinde kişiliğini oturtmuş, sevdiği ve sevmediği şeyler katılaşmış, hayatının döngüsüne alışmış bir insanın bir ilişki yaşama konusunda tedirgin olmaması saçma olurdu asıl.
+1
salihdt
(07.03.26)
bir kişi de çıkıp demiyor ki 30 yaşında kadını kim ne yapsın.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.03.26)
dunyayi saran bir bireyselcilik/individualism akimi var. iliskiler cogunlukla flort asaminda tikaniyor. cunku tum hayatlar begeniler uzerine insa edilmis. sevgi, ask, iliski istense bile genelde o begenilme gudusunu tatmin edildiginde next tusuna basiliyor. bunu idrak etmeye basladigimdan itibaren insan iliskilerine daha az anlam yuklemeye basladim.

www.youtube.com
0
buenosdias
(07.03.26)
Kriterlerin çok yüksek.
0
denizgonen
(07.03.26)
Suradaki herhangi biri cevresinden 40 yaslarinda evli olmayan duzgun ve guvenilir birini sana bulabilir. Peki sen bu kisiye nasil davranacaksin?
+1
osssy
(07.03.26)
Yaşıtız, erkek.

Bence o işler öyle olmaz sadece. Hissetmeniz lazım. Çok kritik karar olarak görüyorum ben.
0
baldan kaymak
(08.03.26)
Evli olduğum için 10 senedir sahalardan uzağım ama özellikle benzer yaş gurubundaki eş, dost, akrabaların yorumlarına göre "piyasa" gerçekten kötü durumda.

uzun süreli ilişki isteyen yok, millet akıl hastası, sorumluluk almak isteyen yok, bir kaç date sonrası amacına ulaşamayanlar telefona bile çıkmıyor.

Kadınların da beklentileri yüksek, manken gibi yakışıklı olsun, parası olsun, lüks arabası olsun, kendi evi olsun, kültürlü olsun, iyi bir işi olsun vs...

O yaş bandında bu özelliklere sahip olanlar zaten armut seçer gibi seçebiliyorlar veya zaten çoktan kapılmışlar. Kadınların da kendi çaplarına göre kriterlerini daraltmaları lazım.

Sizin durumunuzda ise benzer tempoda çalışan birisi olması gerekiyor ki halinizden anlasın, bir şey hissetmemeniz büyük ihtimalle çıtayı yükseltecek birisi çıkmadığı içindir, yoksa bazısı gelir ağzının içine düşesiniz gelir. Empati kurabilmek önemli, iş güç derken gün içinde "çık aklımdan" diyemeyecek kadar beni sallamayan birisiyle ben de vakit kaybetmek istemezdim.
0
kimlanbu
(08.03.26)
(10)

Bu qnb'deki kiz nasil ifsa olmus?

tantamount_to_equivalent
Anonim hesabi var, Ifsa oldu falan diye yaziyor her yerde ama nasil ifsa olmus, anlayamadim: https://x.com/gundem_turkce/status/2029492473827889632
Anonim hesabi var, Ifsa oldu falan diye yaziyor her yerde ama nasil ifsa olmus, anlayamadim: x.com
0
tantamount_to_equivalent
(05.03.26)
İşte arkasına saklandıkları ağaçlar söylüyor yerlerini, fıtratları bu.
-11
Hallegadola
(05.03.26)
bulurlar, turkiye'de insanlarin hobisi yok deniyor ama cadi avi gibi ata sporlarimiz var. sozun ve yazinin kimseye zarar vermedigini; asil problemin sokakta milleti bicaklayanlar, insanlarin parasini hortumlayanlar, vergi kaciranlar, aldiklari aptal saptal kararlarla insanlarin gelecegini karartanlar oldugunu gormeyip de twitter postlarinda cadi avina cikacak kadar avel olmamak lazim.

ha ben cok katilmasam da kizin yazdiklari bir yere kadar dogru. her guc, her devlet az yada cok farkli kimliklere baski yapar. turkiye de baskiciligiyla bilinen bir ulkedir. israil kadar katliam seviyesinde degil ama yanlis bile olsa insanlarin soz haklarinin elinden alinmasi ve sahislarina, islerine yonelik baski yapilmasi kadar buyuk bir magara adamligi bizim ulkede yaygin.

ifade ozgurlugunun ne oldugunu biz anlatamayacagiz bizim ulkedeki kalin kafalilara. ortacagda yasamaya devam. simdi o kiz isten atilirsa turk lirasi deger kazanacakmis, toplum sefalet icinde toplu tasimalarda surunmeyecekmis. mutlu mesut yasayacakmisiz. saldirin aslanlar.
0
antikadimag
(05.03.26)
Cadı avıyla ne alakası var? Kız zaten israil ordusunda 2 sene görev yapmış. Katil bir terörist. Azılı bir siyonist.
Anomimim diye, içinde ne kin varsa kusmuş. Biz artık, böyle hainleri içimizde istemiyoruz. Siktirsinler, beğendikleri ülkelere gitsinler.

.
0
kartallar yuksek ucar
(06.03.26)
“Cadı avı gibi ata sporları” bizim atalarımıza ait bir spor değil, onu bu topraklara yediremezsiniz baştan söyliyim. Atalarımıza iftira etmeyin lütfen.
-3
love and trust
(06.03.26)
yok anam yok kafalar tamamen gitmis. kizin profilinde filistin bayragi var ne siyonisti. israil'de 2 sene askerlik yaptigim dedigi sey de ironi. yok lan size vallahi laf anlatilmaz. x.com bunu gercekten askerlik yapmis diye anliyorsunuz ya vay halinize :D

azicik gaza gelen versiyonlariniz sivasta insan yakti diri diri. su yukaridakilerin birini linc etmesi veya yakmasi azicik bir galeyana gelmelerine bakar.

kiz basit bir woke vakasi. ama isinden attiracak kadar pesine dusmussunuz. yanlis anlamayin ama durumun ne oldugunu anlayacak kadar bile basmiyor kafaniz. tam olarak cadi avi bu iste. ne oldugunu anlamiyorsunuz ama elde mesalelerle sloganlarla cadi avina cikiyorsunuz.

benim tavsiyem biraz sakin olun ve boyle kendi halinde tweetler atan gucunuzun yettigi zayif insanlara degil de tepenizde sizi inletenlere ses cikarin. kimseyi de tweet atti diye, dusuncesi ne kadar sacma olursa olsun linclemeyin. siz de karsi tweet atin. isine, ekmegine, hayatina el dil uzatmayin.
+6
antikadimag
(06.03.26)
bu kız tipik bir akademik olarak başarılı, sosyal olarak başarısız, lisede ezik dışlanan bir tipken iyi bir üniversite kazanıp, solcu (pardon kürtçü) örgütlere girip hayatında ilk defa bir çevreye dahil olabilmiş bir fenotip.
2006-2020 arası üniversite okuyup bu tarz salak salak duyar kasan bir sürü insan var. geçenlerde de gay bir çift ilk iftarımızı yaptık diye paylaşım yapmıştı aynı kafalar işte.

bu kızın israilli olduğu falan yok, büyük bir ihtimalle anası babası da orta sınıf bir aile, iyi bir üniversite bitirip genç yaşta iyi maaşa iş bulunca eski ezik kızımız öz güven patlaması yaşadı ve dediklerinin nereye çıkacağını hesaplamadan salak salak paylaşımlar yapmaya başladı.

ha işten atılması gerektiğini de düşünüyorum anonimliğine güvenip pislik saçmış, kurumsal bir yerde çalışıyorsan dikkat edeceksin ki salak çalıştığı yeri de ifşalamış bir nevi zaten.
-1
denizgonen
(06.03.26)
çok eski bi kaç twitinde enpara kampanyası paylaşıp ben katılamıyorum falan diyince ordan ipin ucunu tutup gerisini getirmişler.

mevzuyu bilmiyorum ama sadece nasıl bulduklarına bakmıştım.
+6
brkylmz
(06.03.26)
eksiler bile haklılığımın ispatı.
neyse ki gerçeklerin ortaya çıkma gibi bir huyu var.
-8
Hallegadola
(06.03.26)
zaten kendi fotoğrafını da kullanıyormuş sonradan değiştirmiş. bu kişi tam bir ruh hastası. ahmet minguzzi ve annesi ile ilgili de saçma sapan şeyler yazmış. ensest ilişkiyi de savunmuş.

qnb gerekli aksiyonu alır yol verir bu kişiye.
+5
elektr10
(06.03.26)
kızın aptallığı ya da twit'lerindeki saçmalıklar ayrı konu ama daha 2-3 ay önce qnb'de çalışmaya başlamış. qnb'de yönetici derken her orta/büyük ölçekte onlarca hatta yüzlercesi olan takımlardan birinde lead pozisyonunda.

qnb'nin sahibiymiş, karar merciiymiş gibi lanse edip kişisel düşüncelerini ya da izansızlıklarını bir kuruma mal etmeye gerek yok.

şahsın düşüncelerini paylamamakla birlikte linç kampanyasını ya da işten atılsın naralarını doğru bulmuyorum. bu linç kampanyaları kişilerin ve kurumların apolitik tavır takınmalarına sebep oluyor.
0
biseysorcaktim
(06.03.26)
(3)

KPSS çalışmak mantıklı mı?

skr1292
Şu anki maaşım 52.500 lira özel sektörde 8-17 çalışıyorum hafta sonları tatil. Aile evinde kalıyorum. Çalıştığım iş ; Bilgi İşlem DestekKpss çalışmak mantıklı mı sizce?
Şu anki maaşım 52.500 lira özel sektörde 8-17 çalışıyorum hafta sonları tatil. Aile evinde kalıyorum. Çalıştığım iş ; Bilgi İşlem Destek

Kpss çalışmak mantıklı mı sizce?
0
skr1292
(05.03.26)
90 üstü alabileceksen ok
-3
arbre
(05.03.26)
yaşın önemli, 30'larındaysan bu tempondan uzaklaşmak istemiyor bu pozisyonda kalmak istiyorsan, terfi etmiyorlarsa çalışman mantıklı, yok 20'lerinin başında ya da ortasındaysan kariyerinde ilerleme imkanın varsa memuriyet mantıksız.

memuriyette 10.000 lira daha fazla alırsın, aile evinin civarına atanamazsan kiradır vesairedir daha zararlı çıkarsın ve emekli olana kadar benzeri maaş skalasında tıkanıp kalırsın.
+1
denizgonen
(05.03.26)
mantıklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.03.26)
(5)

Memurlukta nasıl ilerleniyor?

michael_knight
Torpil, siyaset vs. tamam onlar vardır da onların olmadığı kişiler için veya ideal bir dünya için soruyorum. Memurlukta nasıl yükseliniliyor?Diyelim ki 22 yaşında üniversiteyi bitirdikten sonra tapuda memur olarak işe başladım. 30 yıl sonra emekli olurken halen veznedeki memur mu yoksa tapu müdürü m
Torpil, siyaset vs. tamam onlar vardır da onların olmadığı kişiler için veya ideal bir dünya için soruyorum.
Memurlukta nasıl yükseliniliyor?

Diyelim ki 22 yaşında üniversiteyi bitirdikten sonra tapuda memur olarak işe başladım. 30 yıl sonra emekli olurken halen veznedeki memur mu yoksa tapu müdürü mü olacağım neye göre belirleniyor?

30 yıl çalışmış olan hiç yükselmeyen memur 50 bin civarında tapu müdürü 80 bin tl civarında mı alıyor?
-2
michael_knight
(27.02.26)
uzmanlık sınavları falan oluyor
+2
art cat chocolate
(27.02.26)
bakanlığa göre değişir. ancak şu an devlette yükselmek için yüzde 90 torpile ihtiyacın var. anca kurum müdürü olursun. bölge müdürü veya ankarada üst düzey görev için siyaset lazım. 30 yıl çalışmış memur daha fazla alır, en düşük memur maaşı 58 bin tl. 30 senelik memur 1in 4ü derecededir. 1 derece memurlar 60 65 arası alıyor.
ayrıca düz memur b kadro uzmanlık alması içi a kadroya geçmesi gerekir. a kadroya geçerse de ortalam bir memurdan daha fazla alır. evet devlette sınırlar var ancak yükselinebiliyorlarda.
+2
mikahakkinen
(27.02.26)
ilk olarak burada kurum önemli. yani büyümeyen ve rutinini oturtmuş bir kamu kurumunda görevde yükselmek daha zordur örneğin istanbulda tapu dairesinde memur olan biri çok zor yükselir zira istanbul artık istanbul hizmete ihtiyaç var.

ama örneğin bu tapuda memur olarak başlamış kişi gebze il olduğu zaman ya da başka bir şehire taşınıp o şehir büyüdüğü zaman yeni tapu daireleri açılırsa oradaki deneyimli memurlara idari görev yüklemek isteyebilir görevde yükselme sınavları yapılabilir.

şu an için görevde yükselmek için en uygun kurumlar bence üniversiteler. ha müdür olunca maaş çok mu değişiyor hayır, hele ki eski bir memursan.
0
denizgonen
(27.02.26)
Tapu ve Kadastro memuru olarak söyleyeyim. Tapu kısmında yükselme/maaşın artması biraz daha sıkıntılı. Bir tapu memuru en az sekiz yıl çalıştıktan sonra müdür yardımcılığı sınavına girerek müdür yardımcısı olabilir. Bu sınav ortalama 2 yılda bir açılır. Müdür yardımcısı olduktan sonra 2 yıl çalışıp müdürlük sınavına girebilir ve eğer ‘onu önce çıkaracak herhangi bir durumu’ yoksa müdür olarak emekli olur.
Kadastro kısmında mühendislik, kontrol mühendisliği vs olarak çok daha avantajlı tapuya göre. İki yıl teknikerliğin üzerine mühendislik okuyup mühendis kadrosuna geçen çok arkadaşım oldu.
+1
hayalhayal
(27.02.26)
memurlukta ilerleme kademe ve derece sistemiyle oluyor. 3 senede bir derece aliyorsun. yaklasik 24-30 senede max seviyeye ulasiyorsun. sabit yerinde durman yeterli bir sey yapmana gerek yok.
0
antikadimag
(28.02.26)
(22)

Anneanne & babaannesinin çocuk bakması??

eisberg
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide işi olsa diğeri bebeğe bakıyor anca öyle hallediyoruz falan. Bir iki defa iş yerine çocukla gittim hatta.

Her neyse, ekşide bu anneanne babaannelere çocuk baktırma başlığını gördüm, millet ne giydirmiş ya ailelere. Yaşlılara zulüm ediyormuş gibi, ben hiç öyle düşünmüyordum. Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?
+3
eisberg
(26.02.26)
yaslarina, saglik durumlarina, aile dinamiklerine, torun bakmaya heveslerine göre degisir. torun bakmak isteyen ve sagligi yerinde olan birine nede eziyet olsun?

ben dogdugumda babannem 51, dedem 55 yasindaymis. ilk torundum. beni kendi istekleriyle alip yazin 3 ay yazliga götürüyorlardi ve bu konuda annemi falan ikna ediyorlardi. kendileri istiyordu.
halam ikinci kizini dogurdugunda babannem 67 yasindaydi. bana baktigi dönemdeki gencligi yoktu. bakici tuttular, babannem, dünürüyle dönüsümlü olarak kontrole gidiyordu. fiziksel olarak torun pesinde kosmuyordu. yorulmuyordu ama bir nevi hala torun bakiyordu.
farkli durumlar ve farkli yaslar, farkli adaptasyonlari gerektiriyor.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Ben de anneanne, babaanne olsam torun bakmak istemem. Belli bir yaştan sonra insanın kafası kaldırmıyor gürültü patırtı. Devamlı takip edeceksin düşmesin kalkmasın diye.

Enerjik bir anneanne, babaanne olurum bunu biliyorum ama uğraşamam. Turlara gideceğim, arkadaşlarımla buluşacağım falan. Evimde sessiz sakin kitabımı okuyup, kahvemi içeceğim. Çocuğum olsaydı, o bile sık sık gelsin istemezdim ziyaretime.
+6
rock n roll
(26.02.26)
Aile arasında az da olsa güven samimiyet varsa , büyükler çocukları seviyorsa gelini veya damadı çok sevmeseler dahi torunlarına bakarlar.

Evlilik, akrabalık ilişkilerine önem vermeyen, anne babası dahil yaşlıların yerini sadece huzurevi gören birileri için tabi böyle aile içi yardımlaşma destek türünden şeyler garip, tuhaf , bilimsel olarak incelenmesi gereken psikolojik vaka olarak görülebiliyor ne yazık ki.
0
diyecevaplandı
(26.02.26)
Peki tam tersi durum? Yani aileler de annene babannelere yaşlanınca bizim de hayatımız var biz de bir defa geldik dese? Bu çok acımasız geliyor bana.
+1
🌸eisberg
(26.02.26)
Torununa bakabilmek için ikinci kocasından boşanan kadın gördüm ve kızı da bu boşanmayı teşvik etmişti.

Anne babaların belli bir yaştan sonra kendi hayatları olamayacağına ve çocuklarının mutluluğu için yaratılmış olduklarına dair bir düşünce var.

Bir de şu var. Tam zamanlı olarak anneanne, babaanne tarafından bakıcılığı yapılmış çocuklar ilerde prenses oluyorlar bence.
+2
Mirket
(26.02.26)
Çocuğum olursa direkt şutlarım anneannesine, babaannesine. Anne çalışıyorsa normal. Bakıcıya verilen kadar olmasa da onlara da para verilir. Win win.
-6
arbre
(26.02.26)
Aslında şu da var; belli bir yaşın üzerindeki insanlar zaten çocuk bakmak için uygun değil. Algıları gençler gibi değil, refleksleri yeterince iyi değil, ne kadar hareketli olursa olsun örneğin iki yaşındaki bir çocuğun peşinden koşabilecek durumda değiller.

Onlar zaten kendi çocuklarını bakıp büyütmüşler, torun için de ugrasmasinlar. Belki çok sert gelmiştir özellikle ilk cevabım çoğu kişiye. Fakat biraz bencil olmak iyidir. Biz toplum olarak özellikle aile konularında aşırı fedakarlık yapıyoruz yani saçımızı süpürge ediyoruz ama bir kere geldiğimiz hayatta belki kendi isteklerimizi göz ardı ediyoruz bu da mutsuzluk sebebi bana göre.
+5
rock n roll
(26.02.26)
Anneanneyi babaanneyi tam zamanlı bakıcı yapmak çok haksızlık bence. Biraz rahat etmek onların da hakkı.
Ama biz de eşimle desteksiz çocuk büyütüyoruz memleketlerimizden çok uzağız. Gerçekten çok zor sizi anlıyorum. Çocuğu birine emanet edip doktora gitme şansımız bile olmuyor.
+1
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Pandemide doğmuş çocuğumuz var. Tek başına çocuk büyütmekte doktora seviyesi bizde galiba. eşimin doğum ve sonrası (pandemi seyahat yasağı) dahil anne babalar yanımızda değildi. özet geçeyim bugüne kadar istisnasız çocuğu kreş saatleri dışında birilerine bıraktığımız toplam süre 24 saat değildir bugüne kadar. aileler uzakta, yüzlerce km uzaktan gelip çocuğa bakıcılık yapacak şartlar yok. yani durumunuzu anlıyorum özetle.

Evet, bazen gerçekten insan çok ihtiyaç duyuyor çocuğa bir kaç saatliğine bile gönül rahatlığı ile bırakacak birilerini ama çocuğu doğurup dedeyi nineyi kürek mahkumu gibi bakıcılığa zorlamak gerçekten rezil bir davranış bence. Büyükanne, büyükbabalar çok gereken durumlarda evet toruna bakabilirler bu zaten çok doğal lakin insanların hayatın dinlenme ve yüklerinden kurtulup rahat rahat yaşayacağı çağda bakıcılığa duygusal manipülasyon, mobbing suretiyle mahkum edilmesi çok kötü. Torun sahibi olursam böyle bir durumda kalmak asla istemeyeceğim bir şey. Yani tamamen keyfiyetle çocuğu dedeye nineye iteleme tavrını kastediyorum. çünkü yapan çok fazla kişi var.

sonuç olarak annenne babanne bakıcılığı desteğinden hiç ama hiç yararlanamamış biri olarak diyorum ki, bence de öyle, herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin düzeni var.
+3
wilhelmwasmuss
(26.02.26)
abimin çocuğu var annemle babamı yaşadıkları yere taşınmaya ikna edebilselerdi 2. çocuğu yapıp anneme itelemeyi planlıyorlardı ilk defa bizimkiler kendilerini ezdirmeyip bizim de hayatımız var diyip kabul etmediler. ilk çocuklarına da kafadan kontak anane baktı çocuğun durumu içler acısı.
sonuç olarak benim şahsi görüşüm, çocuk yaparken başkasına muhtaç olmanız gerekiyorsa demekki durumunuz o çocuğu yapmaya müsait değildir.
+4
nahtoderfahrung
(27.02.26)
evet onlar çocuk bakıp sıralarını savdı diye düşünüyorum. çocuğum yok. ama olursa ne annem ne kayınvalidem devamlı bakamaz. annem direkt söylüyor da, hiç alınmıyorum. baksa çok yıpranır. bir de sorumluluktan korkar.
tabii bizimkiler 60+. genç olanlar bakmak isteyebilir. ama istemezse de alınmak ne kadar doğru bilmiyorum, bir gün değil iki gün değil, hayatı komple kilitleyen bir şey.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(27.02.26)
“Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?”

yeni nesil ebeveynlerden korkuyorum. iq eq meselesi midir cocugu kaldiramamanin derdi mi bilemiyorum ama kafasi cok tuhaf. aynen yaslaninca bakma cunku yillarca sana bakip buyutmemisti, cocuguna da bakmaliydi. yani o kadar kitleme durumu varsa yaparken musaitligini sorun bari, bi ihtimal kendi hayatlari olabilir insan oldugu icin
0
ala09
(27.02.26)
@ala09 kardesime katilmiyorum. Dunyaya gelmeyi ben secmedim, kendi tercihleriydi. O yuzden bana bakmak zorundalardi zaten.

Torunlara bakmak zorunda degiller ama bu konuda istekli olan çok aile büyüğü gördüm. Tercih kendilerine ait olmalı. Belki hayatlari zaten sıkıcıdır, torun bakmak hareketlendiricektir vs. Yaş ve fiziksel durum etkendir vsvbs

Biz de anne babamiza bakmak zorunda degiliz evet (ben kesin bakicam da kisisel)
0
üğpoıuy
(27.02.26)
ben de bebek bekliyorum, annem bakacak. sigortasını yapacağım ve maaş vereceğim.
0
Hallegadola
(27.02.26)
çocuğu anamız babamız baksın diye yapmadık, ancak insan arada da düşünüp yardım eder. bizim ne anane ne babane gram dahil olmadı. zaten sağlık sıkıntılarından dolayı dahil olma ihtimalleri yok. çevremde anasından babasından destek almayan tek aile biziz ve zorlanıyoruz. tamam biz çoğu şeye dahil etmedik ama biraz insan düşünür diye kızmışlığım var. benim türkiye baby boomerlarına şöyle kızgınlığım var: çok çektik perişan olduk cart curt... ulen avrupada sizin yaşıtlarınız 2. dünya savaşında öldü, ailesinde kaybı olmayan yok. zorluksa onlarınki zor....
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Herkesin düzeni var ve herkes hayata bi kere geliyor 🤷‍♀️

Kendileri istiyorsa ya da önceden anlaşılmışsa siz de istiyorsanız baksınlar ama görev değil yani. Hayatta ne olacağı belli de değil. Ben biraz anneme güvenerek yaptım, emekli olsun tam zamanlı baksın gibi bir isteğim yoktu ama çok çok bunalırsam pişman olursam yalnız kalmaya ihtiyaç duyarsam ona bırakacaktım 1-2 gün. Öyle konuşmuştuk cesaret vermişti bana, hamileyken aniden kaybettim onu.
+1
mezzosprite
(27.02.26)
çocuğum yok ama olsa da annem veya kayınvalidemin bakmasını istemem. eğer maddi imkanlarım yeterli ise kendim bakmak isterim. onun o minik hallerini bi daha göremicem sonuçta. 18 yaşına gelince ayrılıcak gidicek zaten. en azından okula gidene kadar ben bakmak istiyorum ilerde çocuğum olursa. annane babanneye ise eğer kendileri gönüllü ise bırakılır bence. zorla değil tabi.
+2
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Sigortasını yapacak, maaşını verecek olan arkadaşım,
Sırf meraktan soruyorum.
Madem annenin onlara ihtiyacı var ve sen de yapacak durumdasın, şimdi neden yapmıyorsun?
Çocuğun bakıma ihtiyacı kalmayınca işten mi çıkaracaksın, tazminatını da verecek misin?
Bu nasıl bir Anne-çocuk ilişkisi?
-1
Mirket
(27.02.26)
annem kardeşimin çocuklarına bakıyor ama çocuklara baktığı için kendisine muhtaç olduklarını düşünüyor ve günün sonunda da bir kibir oluştu.

ancak bizim ufaklığı bir süre emanet etmek durumunda kaldığımızda hiç özenmediğini gördük, zaten yaşı ilerlemiş büyüklerimizin çocuklara yaklaşımı/bakımı zaman zaman bizim de hoşumuza gitmeyebiliyor. kimse zorunda değil ama çopcuğu da dara düşünce destek atabilir diye düşünüyorum. hayatını toruna adamaları acımasızlık olabilir ancak 40 yılda bir de toruna bakmak gerektiğinde elini taşın altına sokmalı. hele ki doğur bakarım gibi bir söylem olduysa bakmalı bence
+1
kondansator
(27.02.26)
Buradaki mesele anne-kız ilişkisi değil, emek. Düzenli ve tam zamanlı çocuk bakımı ciddi bir zaman, sorumluluk ve emek demek. Kadınların emeği yıllarca "zaten anne", "zaten seviyor" denilerek ücretsiz ve görünmez kabul edildi. Oysa bakım emeği emektir. Sevgiyle yapılması onun ekonomik değerini ortadan kaldırmaz.
Sigorta ve ücret konuşmak ilişkiyi bozmaz, emeği görünür kılar ve sömürünün önüne geçer. Torununa bakmak görev değil tercihtir. Ve eğer emek varsa karşılığı da olmalıdır.
Evlilik içindeki görünmeyen emek de, boşanma sonrası yaşanan adaletsizlikler de ancak emeği baştan tanırsak çözülür. Emek değerli olduğu için karşılık bulmalı. Sevgi sömürünün gerekçesi olamaz.
+4
mezzosprite
(27.02.26)
Çocuk sahibi değilim ama çocukken ailem beni rahat senede 3 aya yakın anneannemlere bırakır, haftasonları da babaanneme bırakmak için fırsat kollarlardı. Arada da yaz okulları, kamplar vs bir sürü şey sıkıştırırlardı.

İleride bu yaptıklarını konuşunca da sen de istiyordun diye kıvırdılar. Evet çocuktum yaz tatillerinde bodruma gitmeyi yüzmeyi seviyordum ama bu işin gerçeğini değiştirmiyor bana bakmamak işlerine gelmiş de itelemişler beni işte.

Biri çocuk yapıyorsa kendisi bakmak zorunda, çalışıyorsa da çocuğunu kreşe akranları ile sosyalleşmeye göndermeli, yaşlı 2 insana çocuğu iteleyip yapayalnız büyütmek büyütmek falan değildir.

Çocuğa vakit ayırmak bir mesele ise bir zahmet çocuk yapmayın. Ben yapmıyorum mesela maaş güvencem olsa da maddi durumum müsait olsa da.
+2
denizgonen
(27.02.26)
Ben şahsen tercih etmedim etmiyorum da. 18 aylık kızım. Aşırı nadir akşam uyurken, neredeyse hiç de gündüz bıraktık anneme. Babanne zaten şehir dışında toplasan 3 kere görmüştür onda da bir alt bile değiştirdi mi şüpheli. Gerek yok ya kimsenin eline bakmaya. Ailecek hastalandığımızda falan çok sıkıntı çektik ama hallediyoruz. İleride geriye dönüp baktığımızda biz hallettik diyebileceğiz.

Ama bir arkadaşımın annesi var ya dünden razı kadın utanmada haftaiçi bana bırakın falan diyecek kızına. Öyle hevesle bakıyor.
0
wild honey suckle
(27.02.26)
(13)

Evin konumundan kaynaklanan huzursuzluk, ne yapacağımızı bilemez haldeyiz.

denizgonen
senelerdir bu evde oturuyorum, eskiden de özellikle iyi havalarda ortalama üstü bir kalabalık olurdu, park yeri her zaman bir sorun idi. fakat pandemiden sonra ne oldu bilmiyorum bir kere belediye kalamış parkında sürekli festival yapmaya başladı, eskiden koşuya yürüyüşe gelen kitle değişti gün boyu
senelerdir bu evde oturuyorum, eskiden de özellikle iyi havalarda ortalama üstü bir kalabalık olurdu, park yeri her zaman bir sorun idi. fakat pandemiden sonra ne oldu bilmiyorum bir kere belediye kalamış parkında sürekli festival yapmaya başladı, eskiden koşuya yürüyüşe gelen kitle değişti gün boyu parkta vakit geçirmeye gelmeye başladılar.

artık yaz kış cam açamaz hale geldik sürekli bir bağrış kavga korna sesi, geçen gün eve geldim birisi apartman kapısına sıfır park etmiş eve giremedik polisi arıyoruz bir şey yapmıyor.

gene evimizin önündeki çift şerit ve çift yön yolun bir şeridine kafalarına göre park ediyorlar ve bir şerit trafiğe kapanıyor. dediğim gibi eskiden de kalabalık olurdu ama kitle de aşırı kalitesizleşti.

özellikle cumartesi pazar günleri sabahın 9'undan itibaren korna kavga kıyamet sesleri başlıyor işitme engelliyim ben bile artık korna kavga seslerinden oturamamaya başladım.

geceleri ise beyaz bmw tayfası gelmeye başlıyor caddede arabayı park edip masa kurup bangır bangır müzik açmaya başlıyor. sabahlara kadar gene patırtı gürültü devam ediyor. evimizde sığınmacı gibi perdeler çekik camlar kapalı bir şekilde yaşıyoruz. gecenin bir saatinde artık uykumuzdan uyanmaya, hafta sonları bile uykumuzu alamamaya başladık. park yeri sorununa değinmiyoruz bile tatile gittiğimiz zaman eve nasıl döneceğiz dönebileceğiz mi bilemiyoruz. maç varsa zaten eve gidemiyoruz. geçen gün eşim işten geldi oturdu ağlamaya başladı.

havanın güzel olduğu bir gün sokakların halini atıyorum:
hizliresim.com

1)ben memurum. ev kadıköyde ben de kadıköydeyim.
2)eşim özelde iş yeri ataşehirde
3)aylardır nakil almaya çalışıyorum fakat herkes istanbul dışına kaçmaya çalışıyor tanıdığım bir şeyim yok normal memurum.
4)direkt gidebileceğim tek yer ankara, orada da eşin iş durumu ne olacak bilmiyoruz anladığım kadarı ile ankara da çok zorlaşmaya başlamış.

yapılabilecekler;
1)ev kira değil, iş yerin 35-40 dk ötede sineye çek
2)aileye ait 500 metre ötede başka bir ev daha var 6. katta gürültü biraz daha azalabilir fakat aile o evi vermeye istekli mi bilmiyoruz, normal şartlarda o evin kirasını karşılayacak bir durumumuz yok.
3)ankaraya taşın
4)nakil almak için uğraşmaya devam et.
5)kafama bir tane sıkayım her şey bitsin rahatlayayım.

siz ne önerirsiniz?
+2
denizgonen
(24.02.26)
halk hucum etti vatandasin huzuru bozuldu.
+1
warrior princess
(24.02.26)
kadıköyde öyle bir belediye var ki evlere şenlik. tabi bunun en büyük sorumlusu yana yakıla oy verenler. diğer tarafta akp beter olsunlar diye bu durumlara ses çıkarmaz. polis gelmez zabıta gelmez. bütün moda, caferağa, kalamış, caddebostan hep aynı durumda.
rantsal dönüşüm de cabası. bütün kadıköyün yerlilerini göç etmeye zorluyorlar.
imkan varsa bostancı, altıntepe, küçükyalı taraflarına taşınılabilir. hala sakin kalan mahalleler. sizin mesafe biraz uzar, belki marmaray alternatif olur. eşinizin ataşehire gidişi daha rahat olur.
+4
my fault
(24.02.26)
5
-14
mutekebbir
(24.02.26)
pandemi döneminde bu spor arabasıyla gelip bangır bangır müzik açan ve içen tayfa çok çoğalmıştı. ben her geldiklerinde taslakta duran şikayet metnimi internet üzerinden form olan emniyet müdürlüğüne yazıyordum. sağ olsunlar ilgili karakol hep geliyordu ve dağıtıyordu gençleri. ama her gün gelmeye devam ettiler ve ben de ısrarla her gün şikayetimi ilettim. en sonunda muhtarla görüştüm ve muhtar bana karakol amirinin telefonunu verdi ve sağ olsun hep ilgilendi.

1-2 yıl böyle sürdü ama sonra azaldılar ve gittiler artık gelmiyorlar. yer ataköy bu arada. siz de bu şekilde çözüm üretebilirsiniz. biraz zahmetli ama çözülüyor.

şimdi emirgan'da oturuyorum. özellikle bahar ayından itibaren gecelere kadar oturanlar müzik açanlar var. onları da karakola şikayet ediyorum ve hemen aksiyon alıyorlar dağıtıyorlar. hala devam ediyor maalesef çünkü gelen profiller her gün değişiyor. mücadeleye devam.

emekli albay gibi ne yazık ki şikayette bulunmanız gerekiyor çözüm bu.
+2
elektr10
(24.02.26)
Bu işin çaresi ulaşımı zor ve populer olmayan bir semte taşınmak.Yani öyle bir yere gideceksin ki oraya insanlar gürültü yapıp desarj olmaya gelmek istemeyecek.

30 yaş sonrası Kadıköy gibi ayakaltı yerler insana eziyetten başka bir şey değil.

Ataşehir tarafında kalmak isterseniz başıbüyük göğüs hastalıkları hastanesi civarı sessiz sakin.
+2
runaway
(24.02.26)
@ elektr10 en azından burası için konuşursam bu pandemiye özel bir uygulamaydı sanki burada zaten sosyal medyada da görüyorsundur bağdat caddesi gerçekten ipini kopardı herkes farkında kontrolden çıktı ve bir şey yapılmıyor. ben de sürekli arıyordum şikayet ediyordum en son telefonda polis memuru ile kavga ettim bana diyo ki ne şikayet ediyorsun ne yapabilirim diyor.
muhtar ile ben de konuştum o da iki şerit arasına konan plastik dubaları tekrar taktırdı ama daha haftasında hem kamyonlar hem de orada park etmeye bayılan kitle o plastik ayraçları yerinden kopardı gene aynı düzene döndük.
gerçekten herkes şikayet ediyor sosyal medya da bununla kaynıyor görüyor herkes haberlere de çıkıyor ama bir şey olduğu yok 800 km öteden bile bir hırt buraya piyasa yapmaya geliyor anlamıyorum ki.
0
🌸denizgonen
(24.02.26)
@warrior princess halk hücüm etsin babamın malı değil sahiller benim bununla da sorunum yok ama bu halk da biraz edebini takınsın gerçekten. apartmanın içine sıçan var bu gerçekten artık yaşanıyor yani, sokaklara tuvaletini yapanları, apartman duvarlarına saçma sapan grafiti yapanlar çöplerini 10 metre ötedeki çöpe atmayanlar say say bitmez
+2
🌸denizgonen
(24.02.26)
@denizgonen polis zorluk çıkarıyorsa onu da cimer'e şikayet edeceksiniz asayişi sağlamak zorunda öyle şey mi olur "ne yapabilirim?" diyemez.

plastik duba yerine gerçek demir duba taktırmaya çalışsın muhtarınız. yine emirgan'da sokak arasında gidiş-geliş olan yollara park edenler çoktu. biz tretuvar yaptırdık belediyeye dilekçe yazarak. artık hiç kimse arabasını park edemiyor. gerekirse belediye'de yer alan meclis üyeleriyle iletişime geçin bu konu için: ibb.istanbul

hocam kısacası bu konuda gerçekten siz de pislik olacaksınız ve her yolu deneyeceksiniz başka yolu yok. haa en kolay yolu söyledikleri gibi daha sakin bir muhite taşınmak ama siz neden düzeninizi bozasınız ki?
0
elektr10
(24.02.26)
Ufak bir cinnet her şeyi çözer ama size de pahalıya patlar. Mesela ben olsam öküzün biri evime giremeyecek kadar sıfır park ettiyse o arabası mutlaka çizilirdi ki aklı başına gelsin. Vandallıksa da vandallık yapacak başka şey yok.
+1
ekimoloji
(24.02.26)
atasehir'e tasinma imkaniniz varsa degerlendirin bence
0
tahtakafa
(24.02.26)
@elektr10 aslında demir duba takıldı en azından kaldırımlara. Yaklaşık 1 ay içerisinde de hepsini el birliği ile kırdılar söktüler. Kadıköy belediyesi berbat bir belediye.
0
🌸denizgonen
(24.02.26)
hocam ben kadikoy'de bulunmaktan bile rahatsiz oluyorum, sen oturuyorsun. :)) oranin curcunasi bitmez. acibadem, kozyatagi, atasehir, libadiye kiraya cikmak dusunulebilir. zaten nereye tasinsan muhakkak kadikoy'e rahat gidilir. ankara'ya birkac kere gittim arabasiz zor olur gibime geliyor. ama istanbul'dan kacmak icin guzel bir baslangic olabilir.
0
arakaali
(24.02.26)
bahsettiğiniz bölge çok değerlidir. o evi kiraya vererek elde edeceğiniz para ile muhitten çok uzaklaşmadan daha içeriye doğru 500-600 metre uzak bir eve taşınabilirsiniz.
0
orpheus
(24.02.26)
(15)

35 yaş üstü adamlar

chicha_v2
Saç ektirdiniz mi? Memnun musunuz?Bir yerden fiyat aldım 50 bin dedi ama yapacak kişi doktor değilim diyince vazgeçtim.Siz nerede ne kadara yaptırdınız?
Saç ektirdiniz mi? Memnun musunuz?

Bir yerden fiyat aldım 50 bin dedi ama yapacak kişi doktor değilim diyince vazgeçtim.

Siz nerede ne kadara yaptırdınız?
0
chicha_v2
(24.02.26)
ektirmedim, hiç umrumda değil.
ama ektirecek olsam fiyatına bakmazdım. işin ehli bir hastanede anestezi uzmanı, doktor vs ile yaptırırdım.
0
orpheus
(24.02.26)
Pamela'nın karşısına çıkan adamlar gibiyim. Hayır yani
+1
runaway
(24.02.26)
Yaptırmadım düşünmüyorumda ancak şirkette yaptıranlar var nerede yaptırdılar kaça yaptırdılar bilmiyorum.
Bazısı güzel oldu bazısı pek tutmadı ama kafa yapısına güzel oturmadı saçları
0
basond
(24.02.26)
ektirmedim ama ektirmeden once su protez sac mi denesem diyorum.
0
oscar
(24.02.26)
Moralnizi bozmak istemem ama saçım belime kadar.
(bkz: Swh)
0
rakicandir
(24.02.26)
ektirmedim. kel ve şişman seven bir kadın buldum. çok daha masrafsız ve acısız oluyor.
+2
galahad reloaded
(24.02.26)
Soru ektirdiniz mi olunca ektirmeyen de cevap verebilir gibi. Ektirmedim. Ama konuyu detaylıca bilirim. Benim ex alnının geniş olması nedeniyle saç ektirdi ve saç çizgisini öne aldı.

Eskiden doktorlar teknisyenlerden iyi yapıyordu ama şimdi yetenekleri eşitlendi. Doktor olunca da zaten büyük kısmını teknisyen yapıyor. Onlar kendilerine yer açtılar. Doktor olunca malpraktis olur, teknisyenlerde sigortası var mı bi bak istersen. Teknisyene 50 çokmuş bu arada. Tavsiye edilir mi, çok ciddi bir kellik varsa oraya ne ekersen ek yetmez, seyrek seyrek gözükür. her yerde saçı olup seyrek olanlar var, onlar aralarına eklenince memnun oluyordur. bomboş alana saç ektiren mutsuz oluyor. kel alaka oluyor dsjkfjsdkfjsd
0
gabe h coud
(24.02.26)
yaş 40 oluyor, saçım epey seyrekti 1 ay önce ektirdim. 2800 eur, serkan aygın klinik. sözlüğe süreçle ilgili entry girdim. olur olmadık yerde yaptırmayın kesinlikle hiç öyle basit bir iş değil.
0
awlmi
(24.02.26)
kesinlikle düzgün bir yerde yaptırın ama mesela @awlmi yaptırdığı yerdeki doktor da kendi ekmiyor sadece ismini kullanıyor zamanında bolca reklam yaptığı için de baya popüler oldu. operasyona başkaları giriyor ve onlar da doktor değil.

cinik de iyidir ama dediğim gibi bu kişiler ekim asla yapmıyor.
0
elektr10
(24.02.26)
hiçbir yerde doktor ekmez zaten. doktor sadece reklamını yapar. işlem öncesi seni sadece muayene eder arada da işlem sırasında işi yoksa seni işi kontrole gelir o kadar. hiçbir doktor 8 saat saat ekmek için zaman ayırmaz :)
0
Başka
(24.02.26)
doktor ekim işlemini kendi eliyle yapmıyor ancak dizaynını o yapıyor. dizayn dediğim de sadece saç çizgisi değil, ekilecek alanı 8-10 bölgeye ayırıp hangi bölgeye kaç adet greft ekileceğinin planlamasını yapıyor. ayrıca operasyonun bütün prosedürlerini de o belirliyor. sadece ismini kullandırıyor gibi bakmak bu açıdan doğru değil. kendisi operasyona giren iyi doktorlar var ama greft başı minimum 1.5-2 eur istiyor. bu kez de maliyet uçuyor.
+1
awlmi
(24.02.26)
benim arkadaşım yaptırdı gerçi 35 değil 30 yaşında sayılır mı bilmem. iki yandan önler açıktı sadece oraları doldurdu çok da iyi oldu sırma gibi, hiç yapay durmadı. onun yaptırdığı da doktor değildi sanırım ama 2024 de 30 bine yaptırmıştı galiba.
0
rayde
(24.02.26)
saçım oldukça döküldü, kafa yapım düzgün saçımı kısa kestiriyorum idare ediyorum. @galahad reloaded reyizinki gibi kel ve şişman seven bir kadın buldum evlendim saç ektirmeyi piyangodan bedavaya müthiş bir klinikten çıkmadığı sürece düşünmem.
0
denizgonen
(24.02.26)
37 oldum, yaptırmadım. Bir 5-7 sene daha gider var bir sürü saçım. Şampuan kullanımını çok azaltın gibi naçizane bir tavsiye bulunup kaçıyorum.
0
herseysoyledigimgibioldu
(24.02.26)
ektirdim çok memnunum, ektirmediğim yıllara üzülüyorum o derece. artık soğuğu yağmuru ben de herkes gibi hissediyorum. rüzgarın yönünü bulmak için parmağımı ıslatıp havaya kaldırmam gerekiyo artık benim de. böyle de çok iyisin diyenlere bakma, 5-10 yaş geriye attım. ilk başlar tabiki biraz sıkıntılı ama sonrası çok güzel. kesinlikle tavsiye ederim. bu arada benim eşim de aman ben seni kel buldum böyle çok yakışıklısın falan diyodu. meğer başkaları da beğenmesin diyeymiş.
+1
entropik
(24.02.26)
(7)

Bu Japonlar neyle besleniyorlarsa bizde aynısıyla beslensek…

tahirkemalbozoglu
Beyin bedavaNe yiyorlarsa bizde aynısını yesek uzun yaşar mıyız?
Beyin bedava
Ne yiyorlarsa bizde aynısını yesek uzun yaşar mıyız?
0
tahirkemalbozoglu
(22.02.26)
porsiyonları da aynı şekilde küçültüp onlar gibi hareketli yaşarsak neden olmasın.
+1
aloha snackbar 3
(22.02.26)
Porsiyon kücültme +1500
Tabak canaklari evleri her seyleri minimal. Ben cok ama cok cool.

Bir de islenmis gidayla beslenmemek sanirim olay. Hamburger pizza donmus gidalar hep cikarmak lazim.
0
Purple life
(22.02.26)
Beslenmeden ziyade genlerle ilgili bir olay.

Şimdi baktım da, Türkiye'de ortalama ömür 78, Japonya'da 81 imiş. 3 yıl için mi bu başlık? :)
0
Mirket
(22.02.26)
hem ortalama ömürlerinin yüksek olmasında hem de bu yaşlara sağlıklı gelmelerinde yemek de etkili olsa da hayat tarzları da son derece önemli.

hayat tarzları konfordan ziyade minimalist. hala yer yatağında yatıyorlar, evde oturmadıkları odaları ısıtmıyorlar, her sabah yer yataklarını toplayayıp kaldırıyorlar, her yere yürümek hayatlarının normal bir parçası.
0
denizgonen
(22.02.26)
biz yemek icin yasiyoruz onlar yasamak icin yiyor. kafaya esince brunch yapmayi, ziyafet cekmeyi, atlayip edirne'de ciger yemeyi normallestirmisiz.
0
buenosdias
(22.02.26)
kişi başi deniz ürünleri tüketimi

en.wikipedia.org
0
designer
(23.02.26)
gecen en uzun yasayan insanlari arastirdim, hepsi adalarda yasiyor. japonyadakiler okinawa'da, italya'dakiler sardinya'da yasiyor. adalara gidin.

bence yedigine dikkat edip, spor yapmak onemli. az ama cesitli yiyip hareket edince insan saglikli oluyor.
0
antikadimag
(23.02.26)
(4)

Yeni Kia Sportage hakkında ne düşünürsünüz?

msb
1.990.000 TL fiyatı nispeten uygun geldi.2015 model Hyundai Tucson kullanıyorum. Tahminim 1.400.000 civarına gider ama detaylı araştırmadım. Genel olarak memnunum aracımdan.Sizce 600.000 TL ekleyip bu aracı almaya değer mi?Kullanan varsa da aracı yorumlarsa ayrıca sevinirim.
1.990.000 TL fiyatı nispeten uygun geldi.

2015 model Hyundai Tucson kullanıyorum. Tahminim 1.400.000 civarına gider ama detaylı araştırmadım. Genel olarak memnunum aracımdan.

Sizce 600.000 TL ekleyip bu aracı almaya değer mi?

Kullanan varsa da aracı yorumlarsa ayrıca sevinirim.
0
msb
(18.02.26)
Aynı arabayı kullanıyoruz.
Sportage güzel bir araba, benim de dikkatimi çekti fiyatı fakat 1.999.999 olan fiyat live donanımı. Araçta otomatik katlanan ayna dahi yok. Klima manüel, start-stop yok, otomatik kararan dikiz aynası falan yok. Akrabam donanımlı paketini aldı, hibrit idi sanırım çok güzeldi.
Ayrıca bizim arabalar çok düşük km, sıfır ayarında değilse o fiyattan da zor satılır.
Özetle ben vermemeyi tercih ettim. Bizim arabalar eski olsa da 4 çeker konforlu ve performansı da gayet yerinde araçlar.
0
denizgonen
(18.02.26)
Live olanını değil de 2.300 civarı olan paketi al. Epey dolu o paketi. Öneririm.
+1
jackyr
(18.02.26)
Arabayı inceledim manuel klima çok sorun görünmüyor çünkü öyle bir tasarlamışlarki tamamen dijital görünümlü bir manuel klima olmuş.beni asıl negatif etkileyen iç malzeme kalitesi ve vites topuzu oldu. 2026 yılında tamamen sert plastik bir malzeme ile ayıp etmişler. Yine de alınmaz mı ? 1.9 milyona clio satılan bir piyasada ilk tercihim Sportage olurdu.
0
administ
(19.02.26)
Fazla paralar verip yüksek paket araç almaya gerek yok.
Takip ettiğim 2 milyonluk teknoloji paket Ford PUMA araçlar haftalardır bekliyor
1.600-1.800 aralığındaki style paketler çok hızlı gidiyor.

dijital klima olayı + ayna olayı problem değil. start stop u imkanım olsa iptal ederim.
+1
HellKeePer
(19.02.26)
(7)

Lastikleri internetten alıyım diyorum. Ama?

msb
4 lastikte yaklaşık 10 bin TL fark oluyor. Yaklaşık takma ücreti nedir acaba istanbul içi?
4 lastikte yaklaşık 10 bin TL fark oluyor. Yaklaşık takma ücreti nedir acaba istanbul içi?
0
msb
(11.02.26)
sahibindenden lastikçilere baktınız mı? internetten daha uygun oluyor genelde. hep lastiklerimi öyle alıyorum.

max 1.500e taktırırsın.
0
jelly bear
(11.02.26)
uretim tarihlerine dikkat et, bazen 2-3 senedir rafta duran lastikleri ucuza iteliyorlar.
almadan once 2025 oldugunu teyit ettir.
0
cooperr
(11.02.26)
1.500 'ü geçmez. ben internetten daha uyguna aldım. tarihide 2025ti.
0
mikahakkinen
(11.02.26)
Geçen hafta Mecidiyeköy civarında 1500 verdim.

Sakarya'da bi yere sormuştum 1000 liraya takarız dedi büyük pirelli bayisiydi o da.

Ben de internetten almıştım gayet uyguna ve istediğim gibi geldi.
0
chicha_v2
(11.02.26)
Ben yeni değiştirdim biraz pazarlık edince yerel bir lastikçi internet fiyatından 1000 tl daha pahalıya bıraktı tümünü, 2-3 yeri aradım sadece. Kargo teslim al, lastikçiyle işçilik pazarlığı yap vs değmez bence.
+1
creepy
(11.02.26)
bencede hiç taşımakla uğraşma istanbulda bir çok lastikçi senin yerine sipariş ediyor üzerine takma parası alıyor, ben telefonla aradım adam aldı gittim ödememi yapıp taktırdım.
0
eja
(12.02.26)
kadıköyde ekimde 4 lastik sök tak ve bir sezon saklamaya 1800 lira verdim.
0
denizgonen
(12.02.26)
(4)

İstanbul-ev boyama fiyatları

bradshaw
Merhaba, anadolu yakası 70 m2 2+1 ev için 20k dedi boyacı. Nasıl sizce? Var mı yakın zamanda boyatan?
Merhaba, anadolu yakası 70 m2 2+1 ev için 20k dedi boyacı. Nasıl sizce? Var mı yakın zamanda boyatan?
+1
bradshaw
(11.02.26)
kapıcıları olan bir semtteyseniz onlarla da bir konuşun en kötü akrabalarını tanıdıklarını yönlendiriyorlar daha uyguna hallolabiliyor ben o şekilde halletmiştim.
0
denizgonen
(12.02.26)
Bence normal. Ha bir günde boyayıp geçecek ama normal. Tavanı d boyuyorsa bu fiyata bence gayet iyi.
0
liberal
(12.02.26)
benim tanıdığım 2 arkadaşımın evini boyayan işini seven bir usta var sanırım daha ucuza boyar .numarasını gönderebilirim isterseniz . istanbul anadolu yakası için
0
devilone
(12.02.26)
@devilone, çok teşekkürler, o arada ok vermiş bulundum boyacıya, emlakçı aracı olduğu için ben de herhangi bir şeyle uğraşmadım, kolayıma geldi :)
+1
🌸bradshaw
(16.02.26)
(15)

yaşadığınız şehirden soğudunuz oldu mu..

iwillsee
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada ça
görece yaşanabilecek bir şehir.. eskiden gençken çok severdim.. ama bir şeyler oldu ve ben bu şehre aşırı soğudum şu an hiç sevmiyorum burada yaşamak bana eziyet ediyor.. özellikle yurtdışına gidip geldikten sonra.. bir de herkesin malumu genel sorunlar işte.. iş yerinden dolayı uzun yıllar orada çalışmak ve yaşamak zorundayım.. ama ne yapacağımı bilmiyorum. her şey gözüme batıyor.. huzur ve neşe bulamıyorum.. böyle bir süre. geçiren oldu mu.. aslında temelli yurtdışına gitmek geliyor içimden ama işle ilgili durumlardan dolayı bu mümkün değil.. benzer süreçten geçtiyseniz nasıl aştınız.. sevdiğim mekanları düşünüyorum yok ısınamıyorum içimden bir şeyler kopmuş..sevdiğim insanları düşünüyorum hala onları seviyorum ama bu şehiri bana sevdirmiyor..bir de sonuç olarak şehirden komple soğuma/bağ hissetmeme/şehirde kalmak istememe/her mekanın batması ve bana huzur vermemesi gibi şeyler var.. siz nasıl aştınız.. neler yapılabilir.
0
iwillsee
(06.02.26)
İzmir'de yaşıyorum. Bu şehrin trafiğinden , bitmeyen yağmurlarından, sellerinden, her yerin sürekli şantiye alanı gibi olmasından, otopark probleminden , her şeyinden aşırı derecede sıkıldım. Bir miktar daha param olsa çalışmayı komple bırakarak çözeceğim. Mesai saatlerinde uyuyup , gece yaşayarak , hayatıma benim gibi çalışmayan bir insan alarak çözeceğim, ama nasip kısmet bu işler.
0
loch ness
(07.02.26)
ozellikle son 5 senedir yurtdisinda anlattigin sekilde yasiyoruz.
yer degistirmekten baska care yok, ama tasinmak istedigimiz yerler malesf asiri pahali, altinda kalkma olasiligimiz dusuk. arayis icindeyiz.

dikkat etmen gereken nokta, yurtdisi her zaman cozum degil malesef, cunku yurtdisinin da her yeri ayni kalitede degil. bir anda kendini daha buyuk bir cikmazda bulabilirsin, dikkat et.
0
cooperr
(07.02.26)
Ben kalabalık ve trafiği yoğun olan hiçbir yerde yaşayamıyorum. Izmir aynen böyle bir yer. Büyükşehir desen değil, taşra desen değil. Ne olduğu belli olmayan bir yer. İzmir ve seksi kızlar muhabbeti tarihin en büyük atmasyonlarından biridir.
+1
runaway
(07.02.26)
ankara'dan cok sogumustum. sogunmayacak gibi degil.
trafik vs her sey cok kötüydü. cok mutsuz olmustum.
-1
Purple life
(07.02.26)
Uzunca süre Mersin’de yaşadım artık insanların öküzlüğüne, sınır bilmezliğine tahammül edemiyordum ki İstanbul’a taşındım. İstanbul çok mu iyi derseniz valla öyleydi, metropol düzeni diye bir şey var. Kimse kimseyle muhatap olmuyordu, herkes işinde gücünde metroda kalk bana yer ver baskısı yoktu mesela. Mersin’de özellikle belediye otobüsüne binenler bilir ki yaşlı terörü diye bir şey var. Mersin’in İğrenç nemi de cabası…
Neyseki şimdi bambaşka bir şehirdeyim.
0
ekimoloji
(07.02.26)
doğduğum şehiri hiç sevmedim, ancak 15 sene sonra tayinim çıktığı için o şehire taşınacağım. şu an egede büyük bir ilçede yaşıyorum. büyük bir ilçe bile olsa, insanlar köylü.
manzarası güzel, trafiği az, eğlenceli bir şehiri kim istemez ki? türkiyede o standartta bir şehir yok. en yaşanılır şehirler bile trafikten bitmiş durumda. avrupada sakin güzel bir şehirde yaşamak isterdim. mesela le havre.
0
mikahakkinen
(07.02.26)
Avrupa yakasının ortasında yaşayıp, Anadolu yakasının ucunda çalışmaya başladığımda İstanbul'dan tiksinmiştim.
0
salihdt
(07.02.26)
İstanbul’da ikamet eden herkes gibi buradan nefret ettiğim ve “buradan başka yerde yaşayamam” dediğim çok fazla an yaşıyorum, bazen bu iki duyguyu aynı günde bile yaşayabiliyorum.
0
mutekebbir
(07.02.26)
Aynı yerde 3 aydan fazla kaldığımda sıkılıyorum. Bu böyle aşırı havalı bir şey diye anlatmıyorum. Benim gördüğüm hiçbir insan topluluğu çok büyük erdemlere hizmet ettikleri için bir arada değillerdi, dolayısıyla bir yerde çok fazla kalırsan ya avlanmaya başlıyorsun ya da av oluyorsun. Bir yerde uzun süre kalıp da sıkılmamak, illallah etmemek mümkün değil gibi geliyor bana.
0
sekizdokuzon
(07.02.26)
ingiltere tatilimden geldiğimde bana da oldu bu. hala etkileri sürüyor. bu şehirden değil bu ülkeden gitmek istiyorum. umarım gidebilirim.
0
art cat chocolate
(07.02.26)
sehri gectim ben dogup buyudugunm semte bile cok asigim. biktigim, bunaldigim cok olsa da imkanlarim, standardim yerindeyse sevdiklerime yakin olmanin hakli huzurunu yasiyorum
0
ala09
(07.02.26)
İstanbul'da bir ara sıkmışlığım oldu. Kalabalığı ve gürültüsü bezdirmişti beni.
0
put it in your appropriate place
(07.02.26)
şu an gölcük'teyim (kocaeli) ve aşırı soğumuş durumdayım. çocukken yaz tatillerinde anneannemlerin ve arkadaşlarımın yanına geldiğim için çok sevdiğim bir yerdi. yetişkinliğimde annemin taşınmasıyla zaten "ikinci evim" oldu. 18-30 yaş arasında hemen her boşluğumu burada geçirdim. ayrıyken özledim.

şimdi mecburiyetten dönmüş durumdayım ve hiç sevmiyorum. barınma masrafımın çok düşük olması tek avantajı. ha ben zaten sosyal bir adam sayılmam ama burası bana fazla hayatsız geliyor. yaşarken nefret ettiğim istanbul'un kaosunu özleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. zaten sevdiğim ankara'yı da rüyalarıma girecek kadar özlüyorum açıkçası.

ben kendisi "akan" bir adam değilim ama "akan" şehirde "akmayan" insan olmayı seviyormuşum onu fark ettim. küçük yerde mental olarak bunalıyorum. hiçbir şey olmuyormuş, olmayacakmış gibi geliyor. büyük şehirde olmasa bile "olabilir" düşüncesi enerji veriyordu. üstelik burası benim için memleket/aile evi sayılır yani... kimseyi tanımadığım rastgele küçük bir yer olsa iyice fıttırırdım herhalde.

bi yandan şikayet etmeyi de aslında şımarıklık olarak görüyorum. üç kuruşla yaşayabildiğin, yürüyerek yarım saatte sahile inebildiğin bi yer. havalar soğuk değilse daha sevimli oluyor. merkezi sayılır. istanbul yakın, bursa yakın, eskişehir ve ankara bile yakın, asıl memleketim olan trakya yakın vs... benim derdim biraz muhitle ilgili galiba. küçük ilçenin bile içinde ufak tefek bi yere sıkıştım, para olsa daha hoş bi dairede daha az boğucu bi sokakta yaşasam belki bu kadar rahatsız etmezdi.
+1
der meister
(07.02.26)
Doğduğum ve büyüdüğüm şehir izmiri çok severdim, zira son 10 sene öncesine kadar bostanlı gerçekten güzel bir yerdi öğrenciyken ara tatillerde tatillerde izmire dönmek için can atardım.
Gene son 10 seneye kadar istanbul anadolu yakası sahil kısımlarını bayağı severdim, bostanlının biraz kalabalık lüks hali gibiydi, okul-iş sebebi ile istanbula 10 sene önce yerleşince bu bölgelerde aslında mutluydum.

Son 2-3 senedir istanbulda boğulduğumu hissediyorum zira gerçekten takip edilebilir bir kalabalıklaşma, düzensizleşme var, gece 12'de bile şehir dışından istanbula girmek bir olay oldu.

Memleketime de dönmek istemiyorum, istanbulda da yaşamak istemiyorum. Herkes ankara için de aynı şeyleri söylüyor ne yapacağımı bilmiyorum sadece boğuldum ve çok mutsuzum.
0
denizgonen
(08.02.26)
şehir değildir sevmediğin. şehre anlam katan anılar, insanlar, ilişkiler azalmıştır, yok olmaya başlamıştır. şehre yorma bence, aynaya bak.
0
ankarakecisi
(08.02.26)
(9)

Eskişehire taşınmak ve nereden ev alınmalı sorunsalı

denizgonen
Bir süredir Eskişehire taşınma hayalleri kuruyorum ve ciddi ciddi evlere falan da bakmaya başladım, zaten haftasonu da görmeye gideceğim. eve batıkent civarından bakıyorum doğru mu yapıyorum? batıkent nasıl bir yerdir? otopark olmasına ve mümkünse tapuya işli bir kapalı garajlı bir evi özellikle arı
Bir süredir Eskişehire taşınma hayalleri kuruyorum ve ciddi ciddi evlere falan da bakmaya başladım, zaten haftasonu da görmeye gideceğim.

eve batıkent civarından bakıyorum doğru mu yapıyorum? batıkent nasıl bir yerdir? otopark olmasına ve mümkünse tapuya işli bir kapalı garajlı bir evi özellikle arıyorum.

eğer olursa muhtemelen ben emekliliğime kadar eskişehirde yaşayacağım doğru mu yapıyorum onun da tedirginliği var.

özetle nerelerde ev bakmalıyım? mesela 71 evler diye bir yerde de çok güzel evler var ama çok mu kötü bir yer atıyorum 3-5 seneye toparlamaz mı oralar da?

not:ev için en fazla 5.5 milyona çıkabilirim gibi onu da kredi ile çıkacağım zaten, kendimi oldukça zorlayacağım yani.
0
denizgonen
(04.02.26)
sümer, kızılyer taraflarına da bakabilirsin. batıkent güzel ama merkeze uzak. 71 evler tarafları da yine uzak ve her anlamda karmaşık. bütçene bağlı biraz.
0
scudman1
(04.02.26)
taşının bence de çok hoş bir kent. vişnelik tarafı hoş gelmişti bana.
+2
biravekahve
(04.02.26)
eskişehir gördüğüm bir çok türk şehrini bine katlar düzenli, insanları düzgün, trafiği yüksek olması dışında deprem bölgesi olduğunu unutmadan, öncelikli olarak sağlam ev almaya odaklanın. bunuda alırken evi tapuda sorarak chat gpt ye verilen raporu atarak yapabilirsiniz.
0
eja
(04.02.26)
bizim bölümün çoğu batıkentte yaşıyor. Yeni yerleşim yeri olduğu için binalar yeni, genelde otoparklı siteler gibi. Merkeze uzak ama araban varsa 15 dakikada merkezdesin zaten, İstanbul İzmir vs gibi düşünme. Ben vişnelik taraflarında yaşıyorum ve mahallemi çok seviyorum ama otoparklı ev bulmak zor, binalar genelde eski. Mahalle kültürü olarak daha güzel ama binalar eski dediğim gibi. Vişnelik'in yanı sıra Sümer, Kızılyer, Akarbaşı vs de bakılabilir yine yakın çevresi

Eskişehir yaşanacak ve emekli olunacak bir yer, çok memnunum ben 3 senedir burda. Muhtemelen bu sene ayrılacağım ve üzüleceğim :)
+2
nundu
(04.02.26)
@scudman1 yani bütçem 5.5 milyon o da bayağı zorlarsam. derdim işime gücüme rahat gideyim, haftasonları merkeze yarım saatte ineyim işten güçten geldiğimde 1 saat park yeri aramayayım mümkünse kendi garajı olsun rahatcana işimi göreyim uzaktan kastınız nedir çok mu zor yaşamak?
@biravekahve oradalarda eski olmak kaydıyla tek tük sitelerden ev bulunabiliyor, nasıl bir yer sakin huzurlu yer arayışım da var istediğimde kalabalığa ineyim ama evim sessiz huzurlu güvenli olsun derdindeyim zaten haftada 5 gün iş vs derken eve gidiyoruz direkt...
@eja evet ben de bir kaç defa gittim geldim sevdiğim bir şehir de ama gene de genel itibari ile yer yön duygum yok hep trenle geldim gar civarında 2-3 gün takılıp geri döndüm. en büyük motivasyonlarımdan biri de açıkçası deprem riskinden de kaçabilmek. anladığım kadarıyla porsuk'un geçtiği civarlar zemin olarak aslında çok güvenli değiller hep de alüvyon zemin. peki ya batıkent nasıl o civarlarda binalar yeni olduğundan dolayı genel itibari ile depreme güvenli olabilir hissi de verdi. trafik ise beni çok korkutuyor o yüzden de kendime ait otoparkta da diretiyorum.
@nundu: peki ya toplu taşıma ile batıkentten merkeze inmek çok mu zor olur? yani araba var o yönde sıkıntı yok fakat gene de atıyorum haftasonu şöyle yarım saatte evde olacağım bir dolmuştur bir şeydir bulamaz mıyım? yoksa genel olarak hep arabaya mı muhtacım?
0
🌸denizgonen
(04.02.26)
batıkent ve 71 evler, eskişehir halkı için hep çok uzak diye görülür. istanbul'dan taşınacaksanız çok uzak gelmeyebilir. ben de eskişehirliyim, üniversite için istanbul'a gelmiştim ve kaldım burada. istanbul'a ilk geldiğimde yolda harcanan o 1-2 saat bana çoook gelmişti. hem de toplu taşımayla yani.

istanbul'da tüm ilçelerde yeme içme eğlence imkanı var. ancak eskişehir'de yok. çarşı, barlar ve restoranlar tek bir bölgede gibi.

bağlar, gökmeydan, akarbaşı (gerçi burada evler eski ve pahalı), vişnelik gibi yerler merkeze yakın yerler. bağlar zaten merkez yani hatta. bence buralardan ev bakın derim.

arabayla 15 dk olabilir evet ama eskişehir'de araba kullanımı da istanbul gibi değil. tramvay her yerden geçiyor, kendine ait ayrılmış bir yolu da yok, araba trafiğiyle kesişiyor yani çoğu yerde. bu da araba kullanımını zorlaştırıyor. hatta şu sıralar pazar günleri araba trafiğine kapatıldı bazı yerler. öyle bir şeyler deniyorlar.

zaten eskişehir'de arabayla çarşıya gitme diye bir şey yok. her yere yürüyebiliyorsun. ben bazen 1 saat mesafeyi bile yürürdüm ki en uzak yerdi evim ve okulum arası. eskişehirliler cidden hep yürürler. her yere yürürler. ben arkadaşlarımı gezmeye götürdüm oraya ve hep yürüttüm onları. bıktılar alışık olmadıklarından. oysa eskişehir'de yürümek çok kolay çünkü her yer dümdüz, güzel ve temiz.

mesela arabayla çarşıya gitmeye kalksan arabayı park edemiyorsun çarşı ve doktorlar duraklarında. yasak. araba girmesi bile yasak oralara ve birkaç yere daha. anca yan sokaklara park edersin yer bulabilirsen. park etmek sıkıntı. otopark bulman lazım.

batıkent'e tramvay var. 71 evlere de tramvay geldi. bu açıdan iyi.

batıkent ve 71 evler şehrin iki ucu. şehir hastanesi 71 evler'de bu arada.
+2
art cat chocolate
(04.02.26)
@art cat chocolate güzel açıklamış. Benim arabam yok, vişnelikten işe her gün 15 dakikada tramvayla gidip geliyorum, batıkentte olsam aktarma falan yaparak 1 saati bulurdu muhtemelen. Bölümde herkesin arabası olduğu için sıkıntı yaşamıyorlar, merkeze çarşıya vs gittiklerinde otopark sorunu yaşıyorlar ama evet. Eskişehir otopark konusunda sıkıntılı biraz. Tramvayı çok iyi ama yoğun saatlerde çok dolu oluyor. Onu göz önünde bulundurmak lazım
+1
nundu
(04.02.26)
@art cat chocolate uzun ve net cevabınız için teşekkür ederim. dediğiniz yerlere bakacağım, dediğiniz semtlere baktım fakat ne yazık ki bütçemin üstünde de kalıyorlar. eski evleri seçmeye de korkuyorum depremden dolayı, bir de hafta içi cidden pek de sağa sola giden bir insan değilim ev-iş rutini beni sıkmayan bir şey, sadece haftasonu 1 gün dışarı çıkmak takılmak isteyebilirim.

benim dediklerinizden anladığım batıkent ve 71 evler de olabilecek yerler fakat bu yerleri seçiyorsam tramvaya yakın yerler olması değil mi? işim 3 devlet üniversitesinden birinde olacak bu arada. normalde ben de araba insanı değilim istanbulda mesela arabayı hiç kullanmam. arabayı ön plana çıkarmamın sebebi işe gitme gelme rutinim haritalarda 15-20 dk olarak göründüğünden ötürü otoparklı bir evim olursa neden olmasın şeklinde idi.
0
🌸denizgonen
(04.02.26)
Batıkent güzel. Genelde site içi yapılar olduğu için kapalı bilemem ama açık otoparklı ev bulabilirsiniz.
Vadişehir de çok güzel. Merkeze biraz uzak ve tramvay yok. Bütçenizi aşabilir.
71 evler hastaneye yakın yeni bir avm de yapılıyor. Orası da gelişiyor. Site içi değil de bağımsız binalar var daha çok oralarda.
En güzeli müstakil ev :)
Hayırlısı olsun hakkınızda.
0
duhan
(04.02.26)
(4)

Arabanın içi kokmaya başladı- iç temizlik yaptırırken neye dikkat etmeliyim

xu
ilk defa arabanın içini temizletmek istiyorum bir yere ama tecrübem yok. arabayı temizlik için emanet ederken bir şey söylemem gerekiyor mu? arabanın motorunu yıkamayın gibi..
ilk defa arabanın içini temizletmek istiyorum bir yere ama tecrübem yok. arabayı temizlik için emanet ederken bir şey söylemem gerekiyor mu? arabanın motorunu yıkamayın gibi..
0
xu
(08.01.26)
hayır arabanın motorunu yıkamazlar zaten. bir şey söylemene gerek yok ekstra dikkat etmelerini istediğin bi şey yoksa.
ama arabadaki kişisel eşyalarını güzelce istiflemeni bagaj doluysa boşaltmanı öneririm.
+3
jelly bear
(08.01.26)
mümkünse güneşli bir havada temizlet. koltuklar biraz nemli kalabiliyor. güneşli bir yere park edip camları aralık bırakırlarsa daha hızlı kurur. koltuk ısıtma varsa sen gelmeden önce açabilirler. bi tık daha kuru olur.
+2
merhum
(08.01.26)
paspasları iyi kurutsunlar sonradan nem kokusu geliyo iyi kurumayınca, ona dikkat et bence.
+2
Sadece soruyorum
(08.01.26)
Arabanın içi kokmaya başladı derken? Bir şey mi döküldü de kokmaya başladı, ya da ne bileyim kayaktan, yüzmeden geldiniz de mi kokmaya başladı.
Yoksa mecazi anlamda mı kullandınız?

Yağışlı bir yerde oturuyorsanız ve yağışlı havalarda araba kullanıyorsanız kastınız nem kokusu vesaire ise ilk olarak şu 3 boyutlu paspaslardan öneririm. Kaliteli olanları koku yapmıyor ve suyu havuz gibi olduğu için sağa sola da akıtmıyor. Gene halı tabanda nem tutmadığı için arabanın nemini de düşük tutuyor. Yağışlı haftalarda genelde ben arabanın 4 koltuk ısıtmasını da açıyorum, koltukların suyu çekmesine izin vermiyorum. Bu tarz bir koku varsa detaylı iç temizliğe verin koltukları tabanı sulu temizlik ile temizlesinler sonra havalandırın.
0
denizgonen
(09.01.26)
(10)

2. el araç satan galericiler nasıl para kazanıyor?

ya ben lan neyse
ucuza alıp pahalıya satıyorlar değil mi? e bu adamların ucuza aldığı yerden ben neden gidip almıyorum? galericilerin özel bir yeteneği mi var arabayı çok ucuza almak için? ya da radar mesafeleri mi bizden geniş?
ucuza alıp pahalıya satıyorlar değil mi? e bu adamların ucuza aldığı yerden ben neden gidip almıyorum? galericilerin özel bir yeteneği mi var arabayı çok ucuza almak için? ya da radar mesafeleri mi bizden geniş?
0
ya ben lan neyse
(07.01.26)
Tuhaf tuhaf alıcılarla ve alıcı gibi yapıcılarla uğraşmak istemeyen satıcı, üç kuruş az olsun kafam dinç olsun, o kadar salakla uğraşamam deyip galeriye satıyor.
+4
Mirket
(07.01.26)
Emlakçı gibi düşünebilirsiniz bence. Her gün iti kopuğu, can sıkıntısından ev gezmek isteyeniyle vs uğraşmamak için emlakçıya devrediyor insanlar
+3
hakmut
(07.01.26)
hepsi olmasa da bazıları aldıkları çürük çarık arabaları allayıp pullayıp 'çıtır hasarlı' diye satıyorlar.
+1
brkylmz
(07.01.26)
Emlakçıdan farklı bir durum var bence burada, sonuçta emlakta size uygun bir hizmet var, emlakçı evlerin hepsine sahip ve size satıyor değil, size yönelik bir araştırma yapıp gezdiriyor ediyor, tüm süreçte destek oluyor ama galericinin parası var alıyor satıyor. Üstelik arabaların modeli belli ev gibi çeşitli mahalle, oda, metrekare farkı, cephe, mobilya, aidat farkı vs durumları yok ki. Yani zaten toplam kaç çeşit araba var 100 olsun boyutu, kilometresi, yıl ve bütçenize uyan derken zaten kaldı mı taş çatlasa 10, beğendiğiniz modellere indirgedik kaldı 5 tür.
Tek avantajı nereden aldığını bilmek götürüp geri satmak ya da sorun olursa muhatap bulmak olabilir kimi galerilerin garantisi oluyor ya da kredi kartına taksit ve kredi imkanı oluyor. Onun dışında kusurları olan araçları alıp tamir ettirip satanlar var daha pahalıya. Ama geçen ay araç aldık sahibinden satan kalmamış gibi bir şey, yüzde 80’i galeriydi ve adamlar arabadaki kaza ne bilmiyor, sorununu bilmiyor, ihaleden almış rastgele umrunda değil nasılsa biri alır diyor.
Aracımız perte çıktığı için aynı yıl ve modelden alalım dedik sigortanın verdiği para ile, ama galericilere tahammül edemedik gittik sıfır araç aldık en sonunda, halbuki sahibinden bulsak direkt ikinci alıp konuyu kapatacaktık.
0
kullanıcıadımbuolsun
(07.01.26)
arabayı satmak için ilan veriyorsun bir sürü arayan soran oluyor.
kimisi ek iş olarak al-sat yapıyor.
ağzı laf yapıyor, az çok arabadan anlıyor -hatta bazıları bir araba modeli üzerine uzmanlaşmış mesela sadece fiat doblo alıp satıyor.
adam galerici değil ama boş zamanlarında bu işi yapıyor.

sen satılık ilanı verince bu adam gibileri (sayıca epey fazla) arayıp bir sürü şey söylüyor. zaman ayırıp görüşüyorsun, 10 paraya anlaşmışsın bir sürü şey söyleyip 9'a düşürmeye çalışıyor.

sonra başlarım böyle işe diyorsun, elindekini de nakite çevirmen lazım zaman geçiyor, adresi belli bir yere yani galericiye veriyorsun. az paraya alıyor senden belki ama en azından günde 50 defa arayıp soran bir kısmı dolandırıcı olan insanlarla muhattap olmuyorsun. dolandıracaksa adresi belli bir yer dolandırsın diyorsun kısaca.

galerici övgüsü gibi olmasın onlar da az şeytan değiller ama piyasada "abi vallahi son param" deyip de al-sat ile gününü gün eden insanlar da az değil.
0
biseysorcaktim
(07.01.26)
insan psikolojisini unutma. Sahibindene ilana 1 milyona koyup, satamayınca galeriye 900 bine satan vardır mesela. Ama ilanı 900'e düşürse yine anında satacak belki, ama çoğu kişi bunu yapmıyor :D Sana o fiyata satmıyorlar yani.

Alış kısmında da, rasgele bi insana güvenmek yerine 1 milyon vereceğime 1100 veririm adresi belli olan yerden alırım diye de var. ¯\_(ツ)_/¯
0
nhk ni youkosu
(07.01.26)
ben arabamı az daha galeriye satacaktım.

arabamın durumuna benzer arabaların fiyatlarının ortalamasını aldım, sonra da yaklaşık 50-60.000 liralık bir pazarlık payı da bıraktım.

biçtiğim fiyata 500.000 lira diyelim, vereceğim fiyata ise 450.000 lira diyelim zaten bu enflasyon ortamında parayı hesapta tutsan çevirsen etsen 1 ay geç satılacağına parayı 1 ay çeviririm daha iyi olur dedim.

aga telefonlar gelmeye başladı konuşuyoruz ediyoruz düşebileceğim son rakam 450.000 diyorum bana 400.000 yapsak ama ben 350 versem 2 ay sonra 50.000'i ödesem demeler direkt 300 garibanım demeler sinir hastası oldum gitti. galeri de diyor 400 falan. bununla uğraşacağıma 1 ay parayı faizde altında tutsam zaten fark kapanacak demeye başladım.

en son da yeni araba alacağım bayiye gittim bu arabayı kaçtan sayarsınız bu araba+ yeni araba fiyat farkı dedim arabayı 470.000 liradan saydılar. hemen orada verdim gitti arabayı.

2 hafta sonra benim arabayı bir galerinin ilanında gördüm neredeyse 600.000'e, takibe aldım düştü düştü en son 550.000'e düştü sonra da satıldı.

özet: araba daha 1-2 yıllık ve düşük km'li değilse çekilecek bir çile değil, salak salak pazarlıklar yapılıyor. arabanı ilana koy ve insan kalitemizin nasıl yerler altında olduğunu gör.
+1
denizgonen
(08.01.26)
gecen ay arabamı satmak ıcın sarı sıteye koydum. Takas için gelen teklifler

- 2 Tane erkek 1 yaşında sivas kangal köpeği
- Karsta kaz çifliği. Çiftlikte 200 ün üzerinde kaz ve 1 milyon TL nin üzerinde yem ve yatırım varmış.
- 1987 Model boyasız değişensiz Kartal SLX+ bir miktar para
- 2. hafta sonrasına 1 milyonluk müşteri çeki + bir miktar nakit. (dolandırıcı)
- Urfa Siverek te 4+2 Daire üzerine para istiyor. ( Ben İstanbuldayım.) Siverek neresi haritada yerini bulamam.
- 1 Yaşında 2 adet Düve. ( Ne oldugunu bende bilmiyorum.)
-Kırşehir mucur da arsa. üstüne para istiyor.

Bunlarla muhattap olmak istemiyorsan galeriye satıyorsun arabayı.
+1
paudi
(08.01.26)
marketlerde bile fiyatlar farklıyken pazarlık payı %10'larda olan bir malın tabii ki alım satımından kar elde edilebilir.
0
gabe h coud
(08.01.26)
birkaç teknik var.

paraya çok sıkışmış biri gelir, acil nakit lazımdır aracı ucuza alır.

arabasını yenileyecek biri gelir eski aracını satmakla uğraşmak istemez ve piyasının altına takasa verir.

piyasada felegin çemberinden geçmiş kullanıcının elden çıkaramayacağı aracı çok ucuza alır. onu sanayide bir güzel toplatır. dışardan havalı görünecek şekle sokar ve çok cazip bir fiyat ile hatta vade-senet takas opsiyonları ile satışa koyar.
0
orpheus
(08.01.26)
(6)

ucuz android auto destekli teypler çok kötü mü genel olarak?

konetsu
şuanki teyp de öyle markalı bişey değil açılırken mp5 filan yazan bişey... görseli: https://i.imgur.com/0wtWEQM.pngandroid de değil, uygulama yükleme navigasyon şu bu yok. braketleri kullanılmadan yapıştırılarak monte edilmiş zamanında, braketler kaybolmuştur veya uymamıştır bilemiyorum artık... sal
şuanki teyp de öyle markalı bişey değil açılırken mp5 filan yazan bişey...
görseli: i.imgur.com

android de değil, uygulama yükleme navigasyon şu bu yok. braketleri kullanılmadan yapıştırılarak monte edilmiş zamanında, braketler kaybolmuştur veya uymamıştır bilemiyorum artık... salmış kendini. boşta duruyor içeri çökük biraz. sağ tarafta yapıştırıcı izleri görülüyor zaten :D bluetooth ile telefonu bağlayıp spotify açabiliyorum idare ediyorum ama navigasyon olsun dediğimden değiştirmeyi düşünüyorum.

şimdi standart double din ekranlar çok küçük. ama daha büyük double din yerine takılabilen teypler de dışarıda çıkıntı olarak kalıyor, böyle olsun da istemiyorum.
örnek: www.youtube.com

tek seçenek çıkıntı duranlar olsa mecbur ona yönelirdim ama şuna rastladım: www.youtube.com

9 inç standart teyplerle uyumlu hale getiren genişletilmiş çerçeve varmış: i.imgur.com ama bu çerçeveyi türkiyede mantıklı bi fiyata da bulamadım, aliexpress tarzı yerlerde türkiyeye gönderim yapan satıcı da bulamadım. sadece bi satıcıda 6000tl civarına teyp çerçeve birlikte set halinde var

bakınca görsel olarak çok daha iyi duruyor, göstergeleri düğmeleri veya menfezleri kapatacak, çıkıntı yapacak şekilde değil ve standart double din teyplerden büyük ekran, navigasyon vs. için yeterli 9" bence.

burada tek sıkıntım teyp çok kötü müdür? rami depolaması performansı vs. kanser eder mi?
bi yandan teyp kötüyse bile ileride bütçem uygun olunca değiştirebilirim, standart 9" teyplere uyumlu çerçeve olacak sonuçta diyorum. bi yandan sadece çerçevesini kullanacak olursam 6k bi plastik parçasına vermiş olacağım saçma diyorum... kararsız kaldım :D teknik özelliklerden neredeyse hiç bahsetmemiş satıcı. sadece kablosuz android auto ve carplay var diye yazıyor. ne işlemci ne ram ne depolama ne android versiyonu... sıfır bilgi. ama bi umut işte görece güncelimsi android auto desteği vs. olan bi teypte de iyice çöp donanım kullanmamışlardır diye umuyorum. hiç bu generic 9" android teyplerden kullandınız mı? sizin deneyiminiz nasıldı? minimum seviyede bile idare edecek bi performans standardı var mıdır bu ürünlerin?

sizce denemeye değer mi?
0
konetsu
(02.01.26)
valla benim arabanın kendi orijinal ekranı çağ dışı kaldığından, usb ile harita falan atmak gerektiğinden dolayı android ekran taktım ben de orijinal çerçevesi ile uyumlu falan.

söyleyebileceğim şey ekranının kaliteli olmasına odaklanman, cihazdan tek beklentinin sorunsuz carplay/ android auto desteği olması.

benimki uygulamalarda, menüde çok kötü fakat ekranı kaliteli, ses çıkışı kaliteli ve kablosuz carplay olduğu için arabaya biner binmez bağlanıyor ve carplay son derece akıcı ve sorunsuz. o yüzden cihaz kaç gb imiş ne işlemci varmış umurumda değil umurumda olan tek şey ekranının yüksek çözünürlüklü olması, ve carplayin sorunsuz çalışması.

imgur.com
0
denizgonen
(02.01.26)
bende de toyota yaris var carplay takmak istiyorum ama takınca nelerden mahrum kalacağım onu merak ediyorum, acaba dışardan takmalı olanlar daha mı iyi?
0
nahtoderfahrung
(02.01.26)
bu iş için en iyi seçenek bölgenizdeki oto aksesuar-ses sistemlerinin yoğun olduğu bir yere gidip ellerinde modellere bakmak. çünkü servis dışında taktıracağınız cihazların hepsi çin malı, internetten aldığınız zaman görmeden ve desteğin olmadığı bir ürün bana biraz piyango gibi geliyor.

ama bir dükkandan aldığınız zaman ekranı, nasıl duracağını, özelliklerini önceden görebiliyorsunuz, montajını yaptırabiliyorsunuz.

4 farklı arabada android auto-carplay denemişliğim var. bunlardan ikisi orjinal multimedyasında destekli, diğer ikisinde sonradan taktırma multimedya var.

arada nasıl bir fark var derseniz ben herhangi bir fark göremedim. sadece sonradan takılan multimedyaların birinde bir süre sonra iphone park edilmiş aracın konumunu göstermez oldu. onu da kestirmelerden otomasyon ekleyerek hallettim.

eğer tesla ekran tarzı bir ekran taktırırsanız akünüze dikkat edin eskiyse yenisiyle değiştirin çünkü güç tüketimi artıyor. (özellikle start-stop varsa).
+1
bravoteam
(02.01.26)
@bravoteam bu araç türkiyede sadece 3 yıl satılmış onda da çok satılmamış bi model, öyle bölgemdeki oto aksesuarcıda bulabileceğim bi ürün değil o çerçeve. dediğim gibi sadece tek bir satıcıda buldum o da özellikleri belirsiz teyp ile birlikte set halinde. şuan standart 9" modellerden alıp takamam önce o genişletilmiş çerçeve şart...
0
🌸konetsu
(02.01.26)
hocam keşke araç marka modelini de yazsaydınız da "araç neymiş ki" diye aramak zorunda kalmasaydık. anladığım geely mk (2006-2013) aracınız.

aşağıdaki linkte (alıcı ülke TR dışı seçin), geely mk (2006-2013) çerçevesi ile 2004-2007 toyota vios'un çerçevesinin aynı olduğu gösteriliyor.

www.aliexpress.us

2004 toyota vios için de TR'ye gönderen şu aşağıdaki var.

tr.aliexpress.com

edit: tekrar baktım, bunda geely mk da yazıyormuş zaten.
0
shadowfollower
(02.01.26)
Yaklaşık 1 ay önce eşim trendyoldan Toyota Corolla aracimiz için teyp almış.

Bende yaklaşık 3 yıldır Çin'den kaliteli birşeyler almayı planlıyordum.

Bu cihazlar bildiğiniz tablet gibi ürünler. Android cihazlardaki gibi 3 buton bulunuyor ayrıca kontrol merkezi gibi Android tablet veya telefon gibi kullanıyorsunuz.

Gel gelelim üzerindeki uygulamalara cihazın işlemcisi, ram ve diğer donanım özelliklerine bu özellikler ne kadar iyi olursa fiyat da o kadar artıyor.

Benim almayı düşündüğüm cihaz yaklaşık 300 dolar yakın bir fiyatı vardı. Eşim aldığı teyp 4.000 lira. Bu fiyata alınan üründe malesef haritaları kullanmak imkansız.

Diğer ozelllere gelecek olursak car play ile gerek navigasyon ve müzik dinleme işi sorunsuz kullanılıyor. Ayrıca geri görüş kamerası da olması ekstra avantaj.

iPhone ile bir eşleştirme yapmadığım için uyumlu olup olmadığını bilmiyorum.

Eğer Android telefon kullanıyorsanız donanım olarak güçlü bir cihaz almaya gerek yok.

Montajı kendim yaptığım için maliyet olarak oldukça ucuza geldi. Orjinal teyp de satabilirsem oldukça ucuz bir şekilde aracı daha keyifli hale getirdik.

Direksiyon da sadece kontrol tuşları var. Sorunsuz kullanbiliyorum
Telefon görüşmeleri sorunsuz.
0
kaiserr76
(02.01.26)
(25)

eski sevgiliye verilen borç

Ecesb
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsa
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsak bi ödeme planım hakkında yazardım. en son ayrılırken ne olursa olsun umrumda degil yazma bana hibçir şey demiştim acaba ondan dolayı mı yzmıyor? ama gönül işlerinin ayrı para işlerinin ayrı oldugunh bilmesi lazım degil mi? ne zaman ve nasıl bir dilde ona yazmalıyım? aslında ilk onun yzmaısnı bekliyorum her ne kadar borc veren ben de olsam bogazına yapısmıs gibi hissetmek istemem. kendisi esnaf. ben beyaz yakayım. 1 yıldır sevgiliydik. cinsiyetim kadın onun erkek. bir erkege bu konuda nasıl yaklasmalıyım? onu düsman görmüyorum sadece anlasamadıgımız icin ayrıldık. tekrar iletisim o kadar kurmak istemiyorum ki :(
0
Ecesb
(25.12.25)
Yarısını alırsan şükret. Geçmiş olsun
+4
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
O paraya çok ihtiyacınız var mı? Geri alamayabilirsiniz de…
0
tan vakti
(25.12.25)
Resmi bir şekilde ara. Acil paraya ihtiyacının olduğunu söyle. İki hafta içinde ödemesini iste. Sakın ne zaman ödeyebilirsin deme.
+1
rodeocu
(25.12.25)
hangimiz sana gerçeği söylesek bilemiyorum ya...o parayı alma ihtimalin %5 falan...

sorduğunda çirkinleşmesi yüksek bir ihtimal. ya da tatlı tatlı en kısa zamanda deyip seni sadece oyalaması. çevremde o kadar çok örneği var ki erkeğe kredi çeken, borç veren kadınların paralarını eski erkek arkadaşlarından geri alamamaları hikayesinin. umarım senin hikayen farklı biter.

bence bir mesajla yokladıktan sonra tersleşirse avukatla görüş mutlaka.
+4
Phoebe
(25.12.25)
bence soğuk su iç. borcunu ödeyen hiç bir esnaf görmedim. hele eski sevgilisine hiç ödemez. soğuk suya alternatif olarak esra erola çıkabilirsin. o program bu vakalarla dolu.
+2
abelardo
(25.12.25)
Ortak arkadaş varsa onunla konuş bu durumu.
0
pembediken
(26.12.25)
borcunun bir belgesi var mi?

yoksa odeyecek adam zaten sana yazardi. 15 bin dolar oyle unutulacak bir borc degil.
+4
antikadimag
(26.12.25)
Mesajla iletişim kurun.
Borcun belgesi yoksa en azından borcu olduğunu teyit ettirin.
Ödemeye yanasmazsa ki, öyle duruyor, müge anlı ile tehdit edin.
Kibarlığı ve naifliği bırakın, karşı taraf hiç iyi niyetli gözükmüyor.
*Paranızı da mutlaka geri alın ki, başka kadınları da tokatlamaya kalkmasın.
+7
parka
(26.12.25)
Eski sevgliye borcunu ödeyen esnaf gördüm öncelikle. Parası olmadığı için hemen ödemiyordu, eski sevgili isteyince kredi çekip o günün kurundan ödedi.
Siz hele bi isteyin bakalım nolacak.
0
benim bir gizli bildiğim var
(26.12.25)
esnaf, erkek, eski sevgili.

sirf su 3 keyword bile adamin borcun ustune yatmak icin taklalar atacaginin kaniti. sen de hala yok karakteri yok arama dedim acaba ondan mi diye kendini avutuyosun.

cok minnossun. cevremdeki 100 erkegin basina boyle bisey gelsin en az 95'i o borcu odememek taklalar atar.
+2
buenosdias
(26.12.25)
Alt tarafı 650 bin tl. Çok lazım değilse unut gitsin, kim kime vermiyor ki onu sonuçta.
-12
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
Demin geri alamayabilirsiniz demiştim ama elinizden geleni yapmak lazım tabii. Avukata danışın sizi o yönlendirsin en iyisi. eğer parayı elden vermediyseniz banka hesabına gönderdiyseniz bu delil bazında avantaj. Bence akıllıca bir mesajla adama “şu tarihte bankadan yolladığım borcu ne zaman geri vereceksin” diye sormak lazım. Adam “ne borcu” falan derse iş sıkıntılı. Ama “vericem işte işler sıkışık” falan derse iş biraz pazarlık ve takibe kalıyor. Başta yazacaktım aslında ama sizi üzmemek için yazmadım ama birisi yazmış: bazı adamların sırf kadınlardan para kopartmak için ilişkiye girdikleri de bilinen bir gerçek ve nitelikli dolandırıcılık türü. Dikkatli olmak lazım.
0
tan vakti
(26.12.25)
kendisi mi istedi bu parayı, sizde olduğunu nereden biliyordu? 1 yıllık sevgili hikayesi öyle uzun bir süre hiç değil, ne ara konu açıldı ve borç verilip alındı; bu önemli doneler verir.
+1
deartheodosia
(26.12.25)
Az para değil bence siz sormalısınız. Ödeyecek olsa ayrıldıktan sonra 3 ay beklemezdi diye düşünüyorum
+1
aligunal
(26.12.25)
Sms ile iletişim geçin derim, bir de 650 bin tlnin para olmadığını söyleyen arkadaşlar için ciddi meblağ nedir merak ettim samimiyetle, laf sokma falan değil.
0
kumandanim
(26.12.25)
bildiğim kadarıyla bankadan gönderirken borç yazmadıysanız bankadan göndermiş olmanızın bir anlamı yok. böyle borç diye para alıp, kredi çektirip ödemeyen erkeklerin hikayeleri o kadar yaygın ki ama maalesef kadınlar utandığı için söyleyemiyor.

ortak arkadaş, aileye vb. bilgi vermek kışkırtabilir, hiç beklemediğiniz çirkinliklerle karşılaşabilirsiniz. ayrıca böyle olaylarda aileler, arkadaşlar da çoğunlukla haberdar oluyorlar yaptığından. ilk etapta kararlı bir tavırla sınır çizerek sorup karşı tarafın tavrına göre de en kısa zamanda bir avukatla görüşün.

düşündükçe kuruldum ya, lütfen peşine düşün emeğinizin ve buraya da gelişmeleri yazın. güzel haberlerinizi bekliyoruz.
0
Phoebe
(26.12.25)
Çok zor bir durum. Geçmiş olsun şimdiden.
0
gabe h coud
(26.12.25)
"ne olursa olsun yazma bana" dediğin için, bir kenarda "borcum da vardı, nasıl ödeyeceğim, tüh bak yazma bana demişti" diye düşüncelere dalacağını hiç zannetmiyorum.

bu kadar düşünceli bir insan, yazmasına gerek olmadan, gerekirse tek seferde,, gerekirse kredi çekerek, imkan yoksa en kötü ihtimal parça parça gönderirdi o parayı. 3 ay içinde mutlaka bir hareket görürdün yani. kesinlikle üzerine yatmayı planlıyor. tedbirini almanı ve daha fazla gecikmemeni tavsiye ederim.
+3
loch ness
(26.12.25)
direkt arayın ve parayı isteyin. üzerine de baskı kurun. o rahatsız olmalı bu durumdan siz degil. duyguları bir kenara bırakıp alacaklı gibi davranacaksınız.
+1
koela
(26.12.25)
iletişime kesinlikle geçin ve arayı fazla açmayın, arayı açtıkça üzerine yatma ihtimali çok yüksek. parayı alma ihtimaliniz çok düşük ama net ve kararlı bir şekilde konuşun insiyatifi ona bırakmayın 'ne durumdasın, ne zaman verebilirsin' derseniz o para uçar. Etrafınızda çekindiği birisi varsa mesela annem, babam, abim yada ortak arkadaşınız ama saygı duyulan bir tip bunlar öğrendi borç verdiğimi sıkıntıya düştüm bir an önce kapatalım bu konuyu beni darlıyorlar, sana ulaşmadan bu konu kapatalım gibi bir konuşma yapabilirsiniz, bu duruma düşmek istemeyip rezil olmama adına ödeyebilir borcu.
Geçmiş olsun umarım alabilirsiniz, bir daha da 1 senelik sevgiliyle bu kadar para muhabbetine girmemeniz için ders olur sizin içinde.
+2
IcedFlames
(26.12.25)
Karakteri buna müsait değil demişsin de doğru düzgün bir erkek zaten sağlık vs dışında sevgilisinden böyle bir borç almazdı, karakteri muhtemelen müsait yani gayet.

Sen sormazsan ödemez. mutlaka mesaj yoluyla sor, ödemezse takip başlatırsın artık.
+1
dfn4
(26.12.25)
parayı geri alma ihtimalin %5. iyi bir avukat bulur ve biraz hazırlıksız yakalarsan %90.
karakteri buna müsait olmayan adam çoktan bir aracıyla, banka yoluyla vs. eline geçtikte borcunu azaltırdı.
0
orpheus
(26.12.25)
2025 yılının sonlarına geldiğimiz bu zamanlarda ne kadar toplumsal cinsiyet rollerini yıktığımızı iddia etsek de, artık ilişkilerde eşitliği gözetsek de kültürümüze kodlanmış bazı şeyler hala hayatımızda yer etmeye devam ediyor.
ortalama bir türk erkeği 1 yıllık sevgilisinden kolay kolay hemen vermemek üzere bir borç falan almaz, alıyorsa da hayat memat meselesi söz konusudur.
ortalama bir insanın tüh ben geçen sene 650.000 lira borç almıştım ama bana bir şey yazma dediğinden dolayı gönderemiyorum demeyeceğini biliyoruz.

miktar ciddi, bir sene önce verildiği gerçeğini de göz önünde bulundurursak 1 milyona yakın bir borç söz konusu. eldeki tüm kanıtlar toplanmalı ve bir avukat danışmanlığında süreç başlatılmalı derim.
0
denizgonen
(26.12.25)
Naptın sen ya :(
0
yenibirgüzelnick
(26.12.25)
beraber olmaya devam etseydiniz bu borç ne zaman geri ödenecekti?
bence uygun ve resmi bir dille hatırlatmanız iyi olur. üstüne yatacağını düşünmesem de hatırlatmanız gerektiğini düşünüyorum.
0
biseysorcaktim
(26.12.25)
(16)

Yaşadığınız Evden Keyif Alıyor musunuz?

eisberg
Merhabalar.Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik has
Merhabalar.

Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik hastası evde olunca sürekli bir şeyler çekiştiriyor evi süpürüyor vs... 2 - 3 evde değiştim ve benzer sıkıntılar var. Farkettim ki bu sebeplerden evi otel gibi kullanmayı tercih ediyorum. Çok üzücü bir durum gibi geldi bana...

Sizlerde durum nasıl?
0
eisberg
(25.12.25)
Birebir aynı durumdayım ve işin kötü yanı yakın zamanda iki kuzenim taşındı yeni evlerine gittim birkaç gün kaldım oralarda hiçbir sorun yok. Benim taşındığım, yaşadığım evlerde bir kez bu sorun başladı ve 4-5 senedir devam ediyor.
Hadi beş sene diyelim, beş senede 4 ev değiştirdim hala devam ediyor. Bu yüzden ve uzaktan çalıştığım için şehir gezerek ve aylık kiralamalarla hayatıma devam ediyorum. Sırf bu yüzden ahır bile olsa müstakil ev almayı düşünüyorum.

Bu biz azınlığın laneti ve asla geçeceğini düşünmüyorum. İlk eve geç gittiğim günlerin sebebini farkettigim anı yaşadım duyurunda. Kolay gelsin
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
almıyorum ama evsiz kalıp arkadaşımda kaldığım dönemler olduğundan buna şükür diyorum. keyfimin olacağı bir eve geçsem sorunlarımın en az yüzde kırk dokuzunun çözüleceği kanaatindeyim. ev arkadaşlığı konseptinden bıktım. şu an bu evde mecburen daha fazla vakit geçiriyorum ama lisansta kaldığım evi çok zaman otel gibi kullandım.
0
black holes in the sky
(25.12.25)
Ev ile ilgili ne zaman memnuniyetsiz hissetsem aklıma 6 şubat geliyor şükrediyorum ama insanız işte.. her şey insanlar için ve bir önceki evimizden nefret ediyordum. Bin yıllık sovyet bloğu, iğrenç duvar kağıtları ve üst katta yirmidört saat şarkı söyleyen soprano oturuyordu. Bir ara deliriğ evi yakmayı bile düşünmüştüm. Neyse ki ferah aydınlık bir eve geçtik. Ev insanın ruh hali için gerçekten çok önemli.
0
suicides underground
(25.12.25)
Evsiz olmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen biri olarak (99da yıkılmıştı evimiz, aylarca da olmadi) Evimi çok seviyorum ve tabii ki keyif alıyorum. Evde geçirdiğim vakiti çok seven biriyim. Evimde her şeyi de ona göre ayarladım. Evi ona göre tuttum. İki kişiyiz ama kocaman bir evimiz var. Her duyan hem kiramiza hem büyüklüğüne laf ediyor, iki kişi ne yapacaksınız ki diye. Anlamsız ya da ziyan zarar geliyor millete. Ama ev ya bu. Yaşiyorum ben burada, çok onemli. Kendime ait odam var. Ortak odalar var ;) her odada kitaplığım var, oyunlar var, kedimiz var at gibi koşuyor o da mutlu, çiçeklerim var. Hani büyüklüğüne göre tıkış tıkış da değil. Sade. Ferah. Halı yok. Eşyalarımı değişik yerleştirmeyi seviyorum. Her gelen bı bu kitaplık niye böyle ortada, bu niye şöyle surda değil filan diyor. Herkes bı tane şeye alışmış herkesde de o olacak.

Yüksek kat. Apaydinlik oluyor. Pencereler kocaman, dışarıyı izlemek yağmurda karda çok guzel. Sitedeki diğer evler düzgün konumlandırılmış o nedenle tüm pencereler hep açık kimseyle göz göze gelmiyoruz, bazen yarım çekiyorum tülleri. Komşuları da duymuyorum. Büyük ev olduğu için bizim gibi gençler tercih etmemiş. Yaşlılar genelde.

Ev mühim kısaca. Kimileri böyle yaklasmiyor ama benim için önemli. Küçük olsaydı da farklı olmazdı. Ki küçük evlerin de oldu yine çok guzeldi. Kalkıp sarılasim geldi evime.
+3
a perfect lie
(25.12.25)
Genel anlamda memnunum. Stüdyo tipi dairem var, mutfak ayrı. Genelde yaşlılar oturduğu için sessiz. Bir tek çatı katında oturduğumdan düz duvar yok, her yer eğik. Bi yerden kurtarıyorum diğer yere kafam çarpıyor ve hiçbir yere dolap sığmıyor. Yazın çok sıcak, kışın idare eder bi ısınması var. Bi diğer can sıkıcı şey sabah 5 itibariyle vızır vızır araba sesleri geliyor. Ama bunların dışında memnunum çünkü genel anlamda sessizlik daha önemli benim için.
0
truf
(25.12.25)
Acarkent’teyim.
Burası evimin arka bahçesi.
eksisozluk.com
+2
gabe h coud
(25.12.25)
Ben bir ay kadar önce taşındım. Önceki evimde muhiti sevsem de evin kendisine bayılmıyordum. Şu an taşındığım ev eski bir yapı olduğu için biraz tadımı kaçırsa da çok daha keyif veren bir ev. Hem evin kendisinden, hem de yaşadığım mahalleden memnunum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sırf gürültü yüzünden nefret ettim. geçen yıl alt kata havaalanında çalışan bir çift taşındı. 1 ay gece, 1 ay gündüz şeklinde. gündüz neyse de gece çok sıkıntı oluyor. sabah 7'de yatıyorlar. sabaha kadar onları dinliyoruz. mutfak kapısını hayvan gibi kapatıyorlar. vallahi evden soğudum, hiç gelesim gelmiyor. gidecek yer de yok anasını satayım. kiradayız, ev alabilsek hemen yarın çıkarız ama alamıyoruz:(
0
nothing in my way
(25.12.25)
buradaki evim büyük değil ama bahçemi çok seviyorum.

yılın diğer yarısını ise diğer ülkemde çok sevmediğim bir evde geçiriyorum. orada evde çok takılmıyorum.
0
eileengray
(25.12.25)
evimden çok memnunum. 5 senedir aynı evdeyim, sessiz, manzarası güzel, merkezi bir muhit. evin içinde de ev sahibi biraz masraf yaparak ortalamanın üstünde dizayn yapmış. çok keyifle oturuyoruz yıllardır, her gelen de çok beğenir. tam önümüzde büyük bir çınar ağacı var, en üstü kısmı bizim daireye denk geliyor. gün batımı çok güzel. komşularla hiç bir problem yok. dairelerde aspiratörler ortak bacalı değil, o sebeple koku problemi yok.

ama evimiz küçük 2+1, açık mutfak, 65 m2. aileyi büyüteceğimizden şimdi aynı çevrede 3+1 bakıyoruz. kriterimiz diğer apartmanlardan mümkün mertebe uzak, önü açık, üst kat bir yer bulmak. ayrıca yan daire ile de bağlantısı olmayan evlere bakıyoruz. alt üst kat süpriz ama en azından kattakilerden uzak dizayn edilmiş olsun gibi bir derdimiz var, ya da katta tek olsun gibi. dün bir daireye de teklif verdik, haber bekliyoruz. ama korkmuyor değilim çünkü bina yeni bitiyor. sıfır evin de biraz derdi oluyor. fakat sessiz sokakta, önü komple açık park manzaralı ve yan apartmanlarla bağlantısı yok gibi. bir de çevresinde inşaat yok. illlah geldi 1 aydır yanında inşaat riski olmayan ev arıyoruz, mayın tarlası gibi bizim oralar. konum istanbul göztepe.
0
awlmi
(26.12.25)
Aşırı evcimen biriyim o yüzden yaşadığım ev ve muhit konusunda seçiciyim, bu evi tutarken de ona dikkat ederek tutmuştum. Şehrin en sevdiğim mahallelerinden birinde, ne merkezden uzak, ne keşmekeş olan tam aile mahallesi bir yerde ve toplu taşıma (özellikle raylı sistem) ile ulaşım çok kolay ki en önemli kıstaslarımdan biri buydu.

Evin binası maalesef eski, 4. kattayım ve asansör yok, evle ilgili en büyük eksim bu. Daha uzun süre bu şehirde kalmaya devam edersem bu sebeplerden dolayı evimi değiştirmeyi düşünürüm, normal şartlar altında bu sene taşınacağım gibi bu şehirden.

Eşyalı ev tuttum, evdeki eşyalar öyle öğrenciye verelim diye spotçudan alınmış gibi değil, daha önce aile yaşıyormuş, ona göre orta-üst kalitede eşyalar var. Eski bina olmasına rağmen evin tadilatı falan fena değil. Aynı apartmandaki diğer dairelere bir iki kez girmem gerekti, onlara göre daha iyi durumda. Apartmanda yaşamayı seven biriyim ama tabii komşular da önemli. Apartmandaki hemen herkes 60+ yaş ve hepsi beni evladı gibi sevdi, o açıdan da şanslıyım. İşime karışan eden olmadığı gibi çok gürültü de yok.

Evle ilgili arada ufak tefek sorunlar çıkıyor ama öyle çok sıkıntılı bir şey olmadı neyse ki. Evden zor çıkan, işteyken evimi özledim diye söylenen biriyim. Ev mühim, evde keyif alamayacaksam hiçbir yerde alamam gibi hissederim ben
0
nundu
(26.12.25)
müstakil modern bir evde oturuyorum bahçe de büyük dışarı çıkasım gelmiyor valla.
0
hold the door
(26.12.25)
Keyif abartılı bir tabir olur, ama kendi evim olduğu için memnunum. Yazın gürültüden şikayetçiyim, kışın rahatım yerinde.
0
auroraaurora
(26.12.25)
evimi çok seviyorum. şöyle bi 20 gün daha tam kapanmaya çok ihtiyacım var. ama ses yalıtımı çok kötü. Allahtan köşe dairedeyiz de sadece 1 komşuyu duyuyoruz. onlar da suriyeli ve 3 mü 4 mü ne çocukları var. onların oturma odasıyla bizim yatak odası yan yana. geçen o evdeki adamın horlama sesini duydum, öyle bi ses yalıtımı. evi bir daha boyatacağım zaman o duvara ses yalıtımı yaptırmayı düşünüyorum.
onun dışında bir sıkıntım yok.
0
matilda
(26.12.25)
genelde evden çalışıyoruz bu yüzden evi tutarken kiradan kaçmayıp mutlu edecek bir ev tuttum. muhiti iyi, büyük, ikimizin de ayrı çalışma odası var. balkonumuz var. apartman da bakımlı, huzurlu bir apartman.
0
orpheus
(26.12.25)
hiç mutlu değilim. evimde yapısal olarak olsun genişlik olarak bence bir sıkıntı yok. sıkıntım evim merkezi bir konumda kaldığından ve 1.katta olup sokakla arasında 2 metre anca olduğu için gürültüden, kavgadan pislikten duramamam.

eskiden hafta içi ve gece saatlerinde huzurlu olurken artık 7/24 bir kaos gürültü patırtı var. genel olarak da müstakil bir ev bulmadan, daha huzurlu bir şehire taşınmadan da bir şey değişeceğini düşünmüyorum.

gelecekteki planım en kötü çatı katı ev almak.
0
denizgonen
(26.12.25)
(6)

!! spoiler !! pluribus hakkında

lüzumsuz adam
etrafımda henüz izleyen arkadaşım yok; ben ise dizi hakkında konuşmak, tartışmak istiyorum :D **spoiler içerir**virüs olarak adlandırabileceğimiz yapı, interneti/yapay zekayı temsil ediyor gibi geliyor. tüm insanların ortak bilince sahip bir organizma haline gelmesi de tek tipleşmeye doğru depar ata
etrafımda henüz izleyen arkadaşım yok; ben ise dizi hakkında konuşmak, tartışmak istiyorum :D

**spoiler içerir**
virüs olarak adlandırabileceğimiz yapı, interneti/yapay zekayı temsil ediyor gibi geliyor. tüm insanların ortak bilince sahip bir organizma haline gelmesi de tek tipleşmeye doğru depar atan sosyal medya güruhunun bir temsili sanki. carol ve manousos, bu güler yüzlü arkadaşlarımıza dahil olmayı reddederek direnişi iyi temsil ediyorlar; ancak bağışık olan diğerlerinin hikayedeki rolünü galiba ikinci sezonda göreceğiz.

siz nasıl bir tutum içinde olurdunuz:
direniş mi, yoksa sahte mutluluk mu?
0
lüzumsuz adam
(25.12.25)
Sahte mutluluk yani matrix mavi hap
0
grimavi
(25.12.25)
Önce biraz keyif çatardım. Özel jetle dünyayı dolaşır, fine dining yemekler sipariş eder, her şeyden hevesimi alınca da kardeş gelin beni de alın hive mind'ınıza derdim. Amaaaaan artık olan olmuş, hem bu dünya daha güzel diye düşünebilirdim. Hırsızlık yok, savaş yok, tecavüz yok, cinayet yok
0
kullanicadi
(25.12.25)
diyabet (moritanyalı eleman) gibi takılmayı isterdim. sıkılana kadar da takılırdım yeter normal hayat normal hayat. biraz da sefasını biz sürelim.

hevesimi alınca gelin beni alın da demezdim, nasıl olsa ya dötüme iğne sokacaklar, ya iğnesiz yolunu bulacaklar, bir şekilde alacaklar. onlar alana kadar diyabet gibi yer içer sçardım valla.
0
kibritsuyu
(25.12.25)
İlk sezonu bitirdim.

Sanırım tipik bir redpill olurdum. Evet karşı koyması çok güç farkındayım ama Paraguaylı abi gibi bir tipoloji bana daha yakın.

Evet bir yönüyle yapay zeka, teknoloji, kollektif bilinç ideasını da düşündürüyor film zaten bu konuda tartışılmasını istiyor yapımcısı ancak salt örtülü bir eleştiriden bahsetmek de doğru değil. Bilim kurgu yönü de var ve güçlü çünkü filmin. Gerçek anlamda bir uzaylı yok ama insan dışı bir güç var. Ve bu güç bilinçli olarak tanımsız bırakılıyor. Biz de tartışıyoruz işte. Bu da resmin bir parçası.
-1
ezkaza
(25.12.25)
Bir süre keyfini çatmak isteyebilirdim ama içimde sahte bir şey yaşıyor olmanın bilinci ve sıkıntısı olurdu, insanlığın değişmesini istemezdim ama dünyayı kurtarmaya üşenebilirdim:) Ortak bilince katılmayı hiç bir şart altında istemezdim, gözüktükleri gibi olduklarını düşünmüyorum, zaten gördüğüm kadarı da hiç cazip gözükmedi.
0
(25.12.25)
dizi aslında ortak bilinçte bir mutluluk olmadığını hatta bir duyguları, karakterleri bile olmadığını göstermeye çalışıyor. ortada bir insanlık hiç bir şey yok. ne bileyim bir baykuş bile sevgi gösterebilir, bir bağlılık, sadakat gösterebilir, fakat belirgin bir şekilde insanlar kasıtlı bir şekilde boş bir kabuğa dönüştürülmüş ve dünya bir zarar görmeden gezegeni savunabilecek güçten tasfiye ediliyor yeni yerleşimcilere alan açılıyor. geldiklerinde insanlara ait bir iz bile bulamayacaklar, insanlar kendini çoktan gübreye çevirip tüketmiş olacak.

ha açıkçası bir mücadele eder miyim o da tartışmalı zira her şeye erişimleri olan, her hareketinden toplu olarak haberi olan ve aslında sürekli olarak savunma halinde olan bir güruh var 3-4 kişi ile düzeltilebilecek bir şey olabileceğini düşünmüyorum. ben de sonuna kadar yer içer tüketir en son da sıkıldığım noktada fark ettiğim en hassas noktalarına bir intihar saldırısında bulunur kendimi öldürürdüm.
0
denizgonen
(26.12.25)
(9)

Kart aidati olmayan kart onerisi

narod
Var mi tavsiyeniz?
Var mi tavsiyeniz?
0
narod
(25.12.25)
-enpara
-garanti bonus flexi
-denizbank sade kart (tam ismine bakarsınız, basic bir kartı var, o işte)
0
kojonotsuki
(25.12.25)
teb sade kart
0
my fault
(25.12.25)
garanti aidatsız karta(bonus flexi) en çok kampanya veren benim kullandıklarımdan. aidatlı akbank platinumdan daha çok puan kazandırıyor takip edersen. bu arada akbank da genelde aidat kesilince ararsan kartı kapatmama sözüne karşılık aidatı iade ediyor. enpara fatura ödemeleri vs. için iyi komisyonsuz ödeme yapıyorsun. diğer bankalarda hesaptan değil de karttan ödeme yaparken ek masraf çıkıyor. eft/fast için de işlem ücreti olmadığından genelde ben para girişlerini enparaya yapıp ihtiyaca göre diğer bankalardaki hesaplara atıyorum.

garanti <3 ben diyorum, en yüksek limiti veren de garanti oldu bana. bu ay şuana kadar 3450 oldu kazandığım bonus 31 aralığa kadar 3.8k daha harcarsam 1250 daha kazanacağım.

ağırlıklı olarak migrostan alışveriş yapmamın etkisi var ama. hem migrosa özel kampanyalar var hem market kampanyaları vs. migros özel kampanyaları olmasa ve migrosta garanti posu olmasa bu puanların çoğu olmazdı.

akbank kampanyalar için illaki benim bankamın posu olacak diye ayrım yapmıyor, garanti genelde(her kampanya için değil ama çoğunda) kendi posunu istiyor.
akbank puanlarını uygulamadan herhangi bi harcamanda kullanabiliyorsun garanti illaki garanti posu istiyor puan harcamak için de. ama garanti posu büyük işletmelerde yaygın olduğundan sıkıntı etmiyorum. shell'de migros'ta hepsiburada'da vs. geçerli bonuslar.

bu ay mesela migrosta 4 kez 2500tl üzeri harcamaya 1000, migrosta 10000'e 1000 ve troy karta market alışverişinde 1000 tl bonusa kadar 10% kampanyaları yaptı. diğer market kampanyalarıyla aynı anda da sayıyor 5000'e 250, 1500'e 100vs. kampanyalar var market için.

@kojonotsuki denizdeki aidatsız net kart, sade teb'inki.
0
konetsu
(25.12.25)
Her bankanin bddk geregi aidatsiz karti olmak zorunda. Basvururken soylemeniz gerekli ama bankalar bu karti genelde troy gonderiyor. Ben sahsen bonus flexi kullaniyorum.
0
kirlipam
(25.12.25)
Neredeyse Her bankanın aidatsız kartı oluyor.
Özellikle ve ısrarla talep etmeniz halinde verirler ama. Bir de banka hesabında önemli bir miktar varsa seni kaybetmemek için sana özel bile aidat kaldırabilirler. Hiçbir şey demezsen default aidat ücretli olan kart verilir.
0
ezkaza
(25.12.25)
Bankaların hepsi aidatsız kart seçeneği sunmak zorunda. Aidatsız kartlarda puan vb. çok azdır. Taksitli alışverişlerde işe yarar. World, bonus, maximum, paraf.. bu kartlarla çalışan bankalar belli zaten.
0
yankee jumping
(26.12.25)
enpara bi bka yaramıyor.
world eko ve axess free aidatlı kartların dahil olduğu hemen hemen her kampanyaya dahil yıllardır aktif kullanıyorum tavsiye ederim.

bonus flexi'yi de beğenen çok bu arada.
0
bay b
(26.12.25)
iş bankası, yapı kredi, ve vakıfbank kullanıyorum. vakıfbank maaş kartım fakat diğer 2 banka yaklaşık 10 senedir benden aidatı kesiyor, ben de bir telefon ediyorum ve aidat parasını geri yatırıyorlar.

aidatsız kartlar genelde taksit konusunda pek başarılı olmuyor. eğer çalışıyorsanız maaş bankanızdan aidatsız kredi kartı çıkarmanızı, çalışmıyorsanız da bir tane aidatlı kredi kartı belirleyip, o kartı düzenli olarak kullanmanızı öneririm. zaten 1-2 yıldan sonra belli bir hacme ulaşmanız halinde banka aidatı sizden kesmeyecektir.
0
denizgonen
(26.12.25)
Enpara, Garanti, Denizbank gibi bir çok bankanın aidatsız ve avantajlı kartları var detaylı bir şekilde inceleyebilirsin
0
ihsanlı
(26.12.25)
(7)

Evlilik konusu

arbre
Sürekli ev iş arasında yaşayan insanlar nasıl evleniyor, nerede tanışıyor?Eşinizle nerede tanıştınız?
Sürekli ev iş arasında yaşayan insanlar nasıl evleniyor, nerede tanışıyor?

Eşinizle nerede tanıştınız?
-3
arbre
(25.12.25)
İş yerinde
+1
mirty
(25.12.25)
is yerinde
0
lemmiwinks
(25.12.25)
Duyuruda
-1
yenibirgüzelnick
(25.12.25)
Mesleki bir eğitimde
0
dfn4
(25.12.25)
9 yıl önce Tinderda tanıştık.
-3
suicides underground
(25.12.25)
iş.
0
Hallegadola
(26.12.25)
ekşisözlükte tanıştık, sonra aynı mahallede oturduğumuzu fark ettik ve pandemi zamanında parkta buluşup neden tanışmayalım dedik. bu kadar yakınlarda oturmasaydık muhtemelen tanışmaya üşenecektik.
0
denizgonen
(26.12.25)
(13)

saat sabah 8:30 - 9'da neden milletin farları açık?

semaforo de medianoche
bu soruyu en kısa günün ertesinde soruyorum ama bugüne göre düşünmeyin 1-2 aydır hayretle izlediğim bir durum bu konu. ankara'da yaşıyorum şu gün bile güneş doğuş saati 8:07 diyor, 1 kasım'da da 7:17 diyor mesela o gün yine aynı durum vardı. 8:30'da araba sürüyorum gayet hava aydınlık, açık, görüş m
bu soruyu en kısa günün ertesinde soruyorum ama bugüne göre düşünmeyin 1-2 aydır hayretle izlediğim bir durum bu konu. ankara'da yaşıyorum şu gün bile güneş doğuş saati 8:07 diyor, 1 kasım'da da 7:17 diyor mesela o gün yine aynı durum vardı. 8:30'da araba sürüyorum gayet hava aydınlık, açık, görüş mesafesiyle ilgili hiçbir sorun yok ama bakıyorum çoğu kişinin farlar hep açık. arada tek tük görüyorum kapalı olan. 9'a doğru işe gittiğimde bile hala çoğunluğun farlar açık. neden böyle ben mi bir şey kaçırıyorum?
0
semaforo de medianoche
(22.12.25)
Görünmek açısından önemli sadece görmek değil.
Farlar hep açık olsun
+4
kisa
(22.12.25)
farları zaten açmıyoruz ki, otomatik kendi çalışıyor hatta gündüz bile açık
+4
liberal
(22.12.25)
gündüz farını sormuyorsunuz değil mi?

çoğu yeni arabanın farları sensörlü, otomatik yanıyor. akşam hava tam kararmadan, sabah hava aydınlandıktan bir süre sonra farları yakıyor benim araba.
0
inheritance
(22.12.25)
2000'lerden beri böyle. Yolum da hep açık farım da diye bir kampanya yapılmıştı.
+1
croswell
(22.12.25)
@kisa: hava açık olduğunda görünürlüğe bir katkısı olmuyor benim açımdan. özellikle dikkat edince görüyorum açık olduğunu.

ben öğlen 12'de çıktığımda kimsenin açık değil aslında ama sensör demek ki sabah o saatlerde öyle algıyorsa ondan açıyor olabilir. bende araba 10 yıllık manuel açış kapayış bilmiyorum sensör işini.
0
🌸semaforo de medianoche
(22.12.25)
Gorunurluge faydasi oldugu kanaatindeyim +1. Yazin gunduz tamamen acik gunesli havalar disinda ben de surekli acik tutuyorum.
0
mbond
(22.12.25)
Bugün aynı şeyi ben düşündüm, 08:50'de arabaya bindim ve farlarım otomatik olarak yandı. Hava o esnada kapalıydı ama genelde bu saatte ve hava kapalı olsa da farlar yanmazdı, yadırgadım. Arabalar için yeterince aydınlık sayılmazmış :D Konum Ankara
0
theseachange
(22.12.25)
Gece gunduz fark etmez araba hareket ediyorsa farlari acarim
0
mirafiori
(22.12.25)
bir çok araçta çalışır durumda olduğu sürece kısa farlar hep yanar. zaten öyle olması gerekiyor. görünürlükte fark olmaması mümkün değil.
0
robokot
(22.12.25)
Ankaradan bildirmiyorum ama ben tam 8:30'da işyerine giriş yapıyorum ve 1 aydır sabahları farlarım yanıyor.
Hava açıksa bazen bir noktada direkt güneş ışığı görüyorum gözleri rahatsız edecek seviyede, orada farlar kapanıyor.
0
denizgonen
(22.12.25)
soru tam anlaşılmadı galiba farlar hep yanar diyenler var da araba kullanmaya dün başlamadım ben de birkaç yıldır dikkatimi çeken bir durumdan bahsediyorum. ekim kasım gibi başlayıp marta kadar sabah erken saatlerde farları yanıyor sadece büyük bir kesmin. öğlen 12'de kimse yakmıyor. bu aylar dışında sabahları da kimse yakmıyor. siz o durumlarda da yakıyor olabilirsiniz ama sorum o değildi benim sadece bu dönemlerde sabahları yakanların sebebini sordum. sensörmüş sebep anladığım kadarıyla onu öğrendim.

@robokot: valla faydasını geçtim aynadan baktığımda rahatsız bile ediyor beni aynalara bakmakta zorlanıyorum. gün ışığı yeterli olduğu için ara sokaktan çıkan arabayı ışığından fark etmeye falan da yaramıyor ışık kayboluyor zaten gün ışığında. onun dışında öndeki araba da normal görünüyor. kural olarak da öyle bir kural yok zaten "Gündüz görüşü azaltan sisli, yağışlı ve benzeri havalarda, kullanılır." yazıyor sadece. ben açık havalar için diye belirtmiştim.
0
🌸semaforo de medianoche
(23.12.25)
türkiye'de henüz zorunlu değil ama olmalı diyorum "öyle olması gerekir" derken. bunun zorunlu olduğu pek çok ülke var. mevsimsel olarak zorunlu olduğu daha fazla ülke de var. ülkemizde motosikletlerde zorunlu sadece şu an.

eğer gözlerinizde bir sorun yoksa ve yakılan farlar uzun farlar değilse gün içinde arkaplan ışığına oranla gözlerinizi rahatsız etmesi mümkün değil, belki bir doktora görünmek gerekebilir. zaten gözle farkedecek hatta rahatsız edecek kadar gözüküyorsa görünürlüğü arttırdığı garantidir diyebiliriz - burada da biraz çelişki olmuş. kısa far gün ışığının yeterli olduğu anlarda neredeyse görülmez, ancak anlık olarak ışığın yeterli olmadığı durumlarda (gölgede kalan yerler vs.) hayat kurtarabilir. herkes her an başkalarını düşünüp aç kapa yapmayacağına göre açık bırakmakta zarar değil fayda vardır sadece.
0
robokot
(23.12.25)
trafiğe çıktıklarında hava karanlık oluyor da ondan.
0
ground
(23.12.25)
(7)

Batarya Değiştirmek Ölüyü Diriltir mi?

lazor
İphone 12 mini kullanıyorum. Cihazdan çok memnunum aslında ama zaman geçtikçe/ güncellemeler geldikçe takılmalar can sıkmaya başladı. Sık sık ısınıyor, sesler bazen çok az geliyor. Aslında hala daha iş var da tökezliyormuş gibi geliyor.Pil sağlığı %72 olmuş. Bataryasını değiştirsem performansında iy
İphone 12 mini kullanıyorum. Cihazdan çok memnunum aslında ama zaman geçtikçe/ güncellemeler geldikçe takılmalar can sıkmaya başladı. Sık sık ısınıyor, sesler bazen çok az geliyor. Aslında hala daha iş var da tökezliyormuş gibi geliyor.

Pil sağlığı %72 olmuş. Bataryasını değiştirsem performansında iyileşme olur mu acaba? Mini modeller devam etmediğinden yeni modellere çok çok sıcak bakmıyorum ama bu da yakında suyunu çıkaracak.

4-5 bin diyor batarya değişimine. Pil ömrü dert değil; şarj sürekli elimin altında. Performansa etkisi olmazsa masraf etmeyi istemiyorum.

Ne dersiniz ne yapmalı?
0
lazor
(15.12.25)
performansında bir değişiklik olmaz. bataryası erken bitiyorsa bu sorun çözülür.
0
orpheus
(15.12.25)
iPhonelarda batarya eskiyince Ani kapanma olmasın diye performans azaltma yok muydu? planlı eskitme meselesi bu değil miydi?

daha doğrusu apple, cihazı yavaşlatıyoruz çünkü batarya eskidiği için gibi bir açıklama yapmıştı diye hatırlıyorum. Apple kullanmadığım için daha fazla bilgim yok
+1
denemeyanilma
(16.12.25)
emin olmamakla birlikte, telefon şarjdayken performansı artıyorsa, pil değişince de artar diye düşünüyorum.
0
duyuruuser
(16.12.25)
benim iphone 14 pro ve pil sağlığı %75 idi. değiştirdim ve performansı gerçekten arttı. artık telefonum ısınmıyor ve pili çabucak bitmiyor.

sadece orijinal pil olmasına dikkat edin. troy, apple store gibi yerlerde bu işleminizi yaptırın. zaten 3-4 saatte değiştiriyorlar öğleden önce giderseniz. randevusuz gitmeyin.
0
elektr10
(16.12.25)
değiştirmen için batarya ölüyor zaten. arada çok fark var. değişmeni mecbur kılıyor ya da yeni telefon almanı.
-1
koela
(16.12.25)
Ben bu islerden anlayan bir arkadastan performansa etkisi var diye biliyorum.
0
mbond
(16.12.25)
12 kullanıyordum. Pili değiştirtmem telefonu yenilemişçesine etkili oldu.
Isınıp kasan telefon canlandı. Halbuki pil ömrü de 80'lerdeydi performans yönetimi de uygulandı demiyordu.
0
denizgonen
(16.12.25)
(27)

togg ve akp

biseysorcaktim
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu. arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?edit: soruy
akp togg'u kendi markası gibi tanıtıp siyasete alet edince ilk çıktığında togg kullananlar akp'lidir gibi bir algı oluşmuştu.
arada geçen zamanda togg kendisine atfedilen bu etiketlerden kurtuldu ve sadece bir otomobil markası haline geldi mi yoksa ilk günkü yakıştırmalar devam ediyor mu?

edit: soruyu neden eksilediniz yahu. herhangi bir yargı yok burada. aradan geçen zamanda bu siyasi bağdaşım devam ediyor mu azaldı mı aynı mı diye sorduk sadece.
-11
biseysorcaktim
(14.12.25)
bence değişen bir şey yok.
+17
klassno
(14.12.25)
benim halen aklıma akp geliyor. içindekiler de akpli gibi.
+12
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(14.12.25)
Öyle görünse de bir aracı doğrudan siyasi bir parti ile ilişkilendirmek yanlış bir düşünce.
Bir aracı kullanmak için önce satın almak sonra yakıtı doldurmak gerek .
Oy vermenin , parti üyesi olmanın burada hiç bir anlamı yok.
Tarihe bakarsanız devrim arabasının yapımında da "devlet eli" vardı ve şaibeli bir çok sebepten dolayı ( askerî araç gereç ve silah konusundaki girişimler de dahil ) üretimi de yapılamadı.
Yıllarca hikayesi anlatıldı.
O zamandan bu zamana kendi arabamızı yapamamak toplumda bir uhde olarak kaldı. Haliyle Türkiye eski Türkiye olmaktan çıkıp ortam müsaitken böyle şeyde devlet eli gerekliydi, hükümette üzerine düşeni yaparak destekledi.

- Marmaray hizmete girdiğinden beri kinle inatla kullanmıyorum...diyen birileri var mı hala ? Olmaz sanırım.
Bir şekilde sağcı ,solcu, tarafsız herkesin işi düşecektir.
Tarihe bir bakın köprüler konusunda da her bir yerlerden "yapılmamalı" diyerek karşı çıkmalar söz konusu .

Samimi olmak lazım.
Togg'a bir parti'nin bir unsuru veya aracı olarak bakan , örneğin TOKİ projeleri de içinde aynı sekilde düşünmeli o halde.
Siyasi düşünce vs. bakmadan TOKİ hususunda benim gördüğüm büyük bir rağbet olduğu.
Kimse bu proje için :
Akp döneminde olmuştur (!) demiyor . Demek ki alıcısını çok ilgilendirmiyor ve aklına herhangi bir parti gelmiyor .
Önemli olan ise sadece , satın alma konusundaki düzenlemelerin kişiye uygun olması. Toplam fayda önemli ne de olsa.

Üstte de yazdım samimi olmak lazım.
-18
diyecevaplandı
(14.12.25)
TOGG kullanan ya AKP'lidir ya da AKP'lidir.
Üçüncü seçenek ise bir yerden bir şeyler yiyordur. Yani yine AKP'lidir.
+11
anatomik
(14.12.25)
arabanın badem bıyığı var. seçim dönemi meydan meydan gezdirilen bir arabayı asla almam. gerisi hikaye.
+8
scudman1
(14.12.25)
o arabaya hiçbir zaman siyasetten bağımsız bakılamayacak
+9
cay koy geliyorum
(14.12.25)
Şu an piyasadaki belki de en makul arabalardan biri özellikle t10f uzun menzillisi son derece iş görür.

Lakin seçim zamanı üniversite kampüslerine bile götürülen, iktidar partisindeki tüm bakanların binip binip reklamını yaptığı, bir partiye ait propagandaya dönmüş arabayı a partisi de çıkarsa almam b partisi de çıkarsa almam. Zira bu tarz hareketlerle arabayı kamuya değil belli bir gruba mal ettiler.

Bu yaptıklarından dolayı da bu enflasyon ortamında dehşet uygun kredilerle, besbelli bir şekilde bu arabaya özel çıkarılan ÖTV avantajına rağmen beklenen satışlara da ulaşabildiğini düşünmüyorum. Benzeri fiyattan Tesla satılınca TOGG gibi avantajlı kredi imkanları olmasa da neler olduğunu yazın hep birlikte gördük.

Ayrıca burada bir akçomarın marmaray örneği bile neden alınmaması gerektiğini çok da güzel göstermiş. yüzyıl önce yapıldığından dolayı var olan banliyö hattına Senin benim vergilerimle japonlara tüp geçit yaptırıldı diye belli bir partiye mal etmiş. Belli bir partinin o hatta dair yaptığı şey ise o hattaki tarihi tren istasyonlarını ya kaderine terk etmek, ya da ranta açmak.
+3
denizgonen
(15.12.25)
Togg kullanan biri görürsem siyasi tercihini çok rahat anlarım. Togg ne zaman bu bakış açısını kırmış :p Ben mi kaçırdım? Şahsen milyonlarım olsa, en iyi araba olsa bile almam.
+3
cemallamec
(15.12.25)
@deniz... sözünü iade edelim önce.
marmarayı kendince "güya" açıkladın. hadi istersen askeri silah araç gereç yapımının önündeki engellemeleri ,yapılan sabotajları da anlat. Yaklaşık 100 yıllık Türkiye'de hangi projeler rafa kalktı veya göz ardı edildi anlat istersen
Köprüleri vs bir çok şeyi istemeyenler oldu bu ülkede . Baksana arşivlere.
Toki örneği de Togg'u almamak için yeterli sebep mi sence? (!)
Togg seçim zamanı üniversite kampüslerine mi götürülmüş.
Aracı gören herkes anında siyasi tercihini mi değiştiriyor? O üniversitelerde hiç mühendis adayları yok mu ? İlham kaynağı olmasın mı gençlere? Yıllar yılı kampüslerde gençler arasında her tür olayların çıkmasına alışmıştık oysa (!)
Meseleye nerden baktığında ilgili bu konular . Bakış açın dar.

Yazdığına bakılırsa vergi vermekte zoruna gidiyor. Kamu hizmetleri başka neyle olacaktı?
Senin gönüllü vereceğin bağışlarınla ?

Anlayamadığın ve sanırım yıllar geçse de anlayamacağın şey şudur ki doğru olana doğru demeye oldukça zorlanıyorsun.
Türkiye'de ve Türkiye için yapılan her işi sadece bir parti veya kendi ideolojin odaklı düşünmeye mahkum etmişsin kendini.

Oyunu Tesla'dan yana mı kullandın şimdi?
Dolayısıyla Elon Musk'a gitti oy.
Hani şu Trump hükümetinde yer alan adam. Sana kısmende olsa hak verdim.
Yakınlarda başka alternatifin yoktu ne de olsa.

Gerçekte benim için mesele, parti falan değil. mesele anlamlı bir işi , faaliyeti vs. ortaya koymak. Yakın geçmişte araç değiştirmeyi düşündük ama Togg bir seçenek olmadı benim için. Sebep parti siyaset vs. de değildi.
Aslında sen almaya niyetlisin ama o düşündüğün etiketi yemekten korkuyorsun. İyi anlıyorum durumunu.
-16
diyecevaplandı
(15.12.25)
onu bilmiyorum da simdi ortaklik durumuna baktim. doktor bu ne. anadolu, bmc, turkcell, zorlu, tobb ortaklasa araba yapmis. ne alaka.
0
antikadimag
(15.12.25)
@diyecevaplandı

arkadasin soylemek istedigi sey su:

sen herkezden topladigin vergi ile zaten yapman gereken seyleri yapinca, sanki kendi cebinden para verip de kamuya hibe etmis gibi, "ahanda biz yaptik" dedigin zaman bu ucuncu dunya ulkesi siyaseti oluyor.

marmaray bitik vaziyetteydi, tup gecit de gerekliydi, yapildi ki yapimi baya uzadi bu arada, neyse bir sekilde bitti ve ise yariyor. bu bence guzel yatirim. ben mualifim ama kullaniyorum, zink diye kita degistiriyorum, helal olsun diyorum, hic binerken kufretmedim.

ama obur taraftan togg'a para harcamak yerine, tarima, hayvanciliga, turizme yatirim yapilabilirdi. zira her ulkenin illa bir araba markasi olacak diye bir zaruret yok.
bu biraz ayranim yok icmeye kafasi, giyecek donun yokken bir sekilde kredi cekip araba almaya benziyor. araba parcalarini bir araya getirince bir anda ulke simulasyonuna medeniyet yuklenmiyor.

universitelerde muhendis adaylari var evet, ama yandas degilsen togg fabrikasinda calisma ihtimalin yok ise, orda sikinti var demektir. senin kurumlari, kendine oy verecek adam devsirmek icin kullanmaman, kamuya acik duzenlemen lazim.

ozetle: kamunun bekledigi sey su, vergiyi topla, kacirmadan kamunun faydasina, kamuya artistlik yapmadan, isini yap. herkese esit davran. bu kadar. aldigimiz hizmetten memnunsak devam edersin, degilsek indiririz.

ama degiliz diyelim, baskasini sececez, secenekler surekli hapse giriyor. :)
eskiden asarlardi, en azindan asmiyoruz artik, muebbet ile idare ediyoruz.

1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor.
+2
cooperr
(15.12.25)
cuma namazında cami önüne bırakılmıştı. yani siyaset uğruna her şeye alet edildi. mesafeli olmakta fayda var.
+2
ground
(15.12.25)
devletin böyle bir üretimi, satışı için güzel faizli ya da faizsiz kredilerle desteklemesinde bir problem yok ama hükümetin bunu bir siyasi propagandaya dönüştürmesi sıkıntılı. aracı almayı planlasam düşüneceğim ilk şey yarın olası bir iktidar değiştiğinde üretim hattı duracak mı, yedek parça konusunda bir problem yaşar mıyım olacaktır. araç üretimi bir süreç ama sürdürülebilirlik başka bir şey. tesla gibi bir şirket globalde karlılık problemi yaşarken, şimdilik ülke içi satılan ve avrupa'da bir-iki ülkeye ihraç edilen togg'un geleceği nasıl olacak bilmiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(15.12.25)
@ cooperr
yazdıklarının her birine tek tek cevabım var ama çok uzatmayacağım.
Ama madem ki :
1950lerden beri mehter marsiyla hareket eden bir ulke iste, 2 ileri, 1 geri. bazen 1 ileri 2-3 geri. anadolu insani bunu haketmiyor... " dedin sana açıklayayım.

1950 de demokrat parti büyük bir oy oranı ile başa geldi. Neden ? 1946 ya kadar seçimler "açık oylama, gizli sayım " ile oluyordu. Meclisteki tartışmalar vs. ile bu uygulama sonunda değişti.
Araştırabilirsin o özellikle 1946 seçimleri "şaibeli " olarak değerlendirilir kaynaklarda.

Anadolu insanının hak etmediği çok şey olduğu gibi yine onun büyük oranda seçtiği başbakan asılmayı da hak etmiyordu . Demek ki iktidar olmakla , gerçek manada muktedir olmak farklı şeyler. Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren.
1950 den beri Anadolu insanının gönlüne girmek isteyen, ayrı siyasi ayrı bir alternatif olmak isteyen bunu yapabilirdi.
Evet Anadolu insanı mehterden anlar kökenine bağlıdır ama batı orkestra ve operasından anlamaz.
(Ne yapsın çiftçi traktörle tarla sürerken Mozart mı dinlesin ?)

Neyse sen de çok aşırı hümanist olduğundan bu gibi alışkanlık veya tercihlere saygın vardır sanırım .
-7
diyecevaplandı
(15.12.25)
teşekkürler.

lütfen polemik oluşmasın.
ilk çıktığında siyasete alet edilen togg, görünüşe göre aradan zaman geçse de bu imajdan kurtulamadı.

verilen teşvikler, aracın iyi ya da kötü olması, bu araba alınır mı alınmaz sorusu değildi.
sadece o etiket zamanla silindi mi, azaldı mı, siyasetten bağımsız bir hale geldi mi sorusuydu. az-çok cevabımı aldım. politik tartışma olması amacıyla sormadım bunu.
+1
🌸biseysorcaktim
(15.12.25)
Cevaplardan göründüğü üzere tamamen aşılmış bir konu değil.

akp bu girişimin çok ekmeğini yedi ama togg markası da sonuçta bir şirket ve alınabilir bir ürün ortaya koymadıkça kapanacak.

bence güzel araba, belli başı kronik sorunları olmasa satışlarını katlar. Bizde milliyetçilik çok fazla, gerekirse daha fazla ödeyip Türk malı alacak kişi sayısı hiç az değil.
0
duyuruuser
(15.12.25)
Halk arasında bu algı ne yazık ki var. Şu an Togg alan iki kesim var. Birincisi kredi avantajından yararlanmak isteyen ikincisi akp li olan.

Aslında önemli olan bunların hiçbiri değil. İhracat yapmaları lazım. Ülke içine satmayla bir yere varılmaz. Millet yok tasarımı yabancı yok motoru yabancı vs diye eleştiriyor. Neresi yerli neresi yabancı hiçbiri önemli değil. Bu markanın yurt dışına ürün satıp yurtdışından gelir elde etmesi lazım. Basitçe bir mala katma değer ekleyip kazanç elde etmen lazım. Yoksa yurt içinde kredilerle gideceğin yer bir yere kadar. Hala bu konuda adam akıllı bir gelişme göremiyorum.
0
nuevo
(15.12.25)
şöyle söyleyeyim o araba bana bedava verilse AKP'li sanılmamak için almam.
ve her togg kullanan gördüğümde pis pis bakıyorum akpli bu diye. maalesef engel olamıyorum kendime.
+2
matilda
(15.12.25)
Togg duyurulduğunda her kesimin ilgisini çekmişti. Akepe arabasına kendileri çevirdi, dedikleri gibi bedava verseler binmem.
+1
aguen
(15.12.25)
araba akp arabası. bu algıyı bizzat bilinçli olarak bile isteye yaratan da akp'nin kendisi.
yine kendileri o kadar abarttı ki bu algı geri dönülemez şekilde yerleşti.

bedava verseler kesinlikle almam. ki arabam da 2012 model clio bunu dikkate alarak düşün.

kırsal bir ilçede öğretmenim, yoğun propaganda yaptıkları dönemde ilkokulların bahçesine dahi park edip sergilediler, kantinden tost alacak parası olmayan çocuklara. ilyas salman'ın sarı mercedes filminde kodaman bir tipin köye gıcır arabasıyla gelip köylü gariban çocukların arabanın dışından arabanın yanına öbekleşip arabanın içini seyrettikleri sahne vardı, bir benzeri yaşandı. bu utanç verici sahneden sonra togg dünyanın en kaliteli otomobili olsa da hiç umurumda değil.
+4
wilhelmwasmuss
(15.12.25)
yoo gayet de akp markası
+2
nothing in my way
(15.12.25)
duyuruda herkese cevap yetiştirenlere bakınca zaten cevabı anlıyorsun. togg, madem onlar yapıyor bizim de bir tane olsun.. parasıyla değil mi? arabasıdır.

togg Türkiye'nin markası olabilirdi ama akp sonrası hızla düşüşe geçip yabancı bir markaya satılacaktır. adamlar o kadar itici ki sanki içten yanmalı motor yapılmış gibi caka satıyorlar. otomobillerin kritik parçalarını üretmek ve dünyada öncü olmak ülkeye daha fazla değer katabilirdi. yine ilaç-medikal ve tarım sektörüne büyük destekler verilseydi bu alanlarda da lider olabilirdik..
+1
jepa
(15.12.25)
Müzmin muhalif olan bir akrabam togg ilk çıktığından beri kullanıyor. Adamın işi de galericilik yani arabadan piyasasından anlayan biri.
Ben şahsen Her gün istanbul trafiğinde epey togg görüyorum ve toplumun her kesiminden kullanıcısı olduğunu görüyorum.

İnsanları bu şekilde salt satın alma davranışına göre bir siyasi kimlik temellendirmesine maruz bırakmak kesinlikle akıl dışı. Hatta arttırıyorum, Bu şekilde bir argümantasyon kurabilmek; togg’un ilk çıktığı zamanda siyaseten militarize olmuş bir klik tarafından dile getirilen “maket bu” şuursuzuğuyla birebir aynı.
-3
ezkaza
(15.12.25)
@diyecevaplandi

"Sen önce Anadolu insanının değerlerine ve seçimine saygı duymayı öğren." yazdiklarimdan saygi duymadigimi nerden cikardin, anlamasi guc.

hem gereksiz alingansin hem de kafan baya bulanik gibi, o bulanikligi da giderecek enerjim yok yaw.
0
cooperr
(15.12.25)
akp'lilerin bile akp'li olduklarını söylemeye çekindikleri-utandıkları bir toplumda (duyuruda mesela diyecevaplandı, ezkaza nicklerine kaç kere bakmışımdır ulan bunlar akp'li mi acaba yoksa ben mi pinpirikliyim diye -ki acemi duyuruclar yine ezkaza'yı akp'li zannetmeyebilir swh-) togg'un potansiyelinin çok altında kalması gayet doğal.

erdoğan ülkenin tamamını kapsayan, kucaklayan biri olsaydı, ya da en azından şimdiki başkanlık tipinde değil de eski dönem partisiz cumhurbaşkanı şeklinde görevini sürdürseydi bile o araba milliyetçi duygularla en muhalifinden sekülerine marjinaline kapış kapış giderdi.

samimi konuşalım yazmış arkadaşımız, samimi konuşalım. bakkaldan sakız alan 5 yaşında çocuğun bile marmaray'da ödediği vergisiyle misli misli hakkı varken, siz bunu reisin millete bir lütfu olarak görüyorsunuz; yukarıda bizzat kendisiitiraf etmiş bunu zaten.

1'e yapılacak köprüleri 10'a yapıp, ulaşılması mümkün olmayan "geçiş garantisi" sayılarını halkın tamamına ödetmek mi hizmet?

hatay'a hiç gittin mi mesela? 3 sene oldu halen daha insanlar konteynırlarda yaşam mücadelesi veriyorlar. ya devlet bir işi kar amacıyla yapar mı? 1,5 milyon maliyetle yaptığı daireyi 2,5 milyona vatandaşına satıyor. toki ile ilgili de şok belgeler çıkacak yakın gelecekte buna inanıyorum, zaten çözülme kısmen başladı..

samimiyet samimiyet diyorsunuz. olm reisçi değilmiş gibi yaparak milleti manyak etmeyin bir kere :) hele "muhalif galerici" karakterine kahkaha attım.

neye muhalif hacı, içten yanmalıya mı :))
+1
makbur
(15.12.25)
Yakıştırma mı?

Parti rozeti gibi bir şey TOGG marka araç.

“Alırsam akpli zannedilir miyim” yahut “ak partili olduğum anlaşılır mı” diye düşünüyorsan cevap evet. Hiç şüphen olmasın.
+1
lazor
(15.12.25)
Her Akp'linin Togg'u yoktur ama Togg'u olan herkes Akp'lidir.
+3
kizil karga
(15.12.25)
(13)

bilgisayar toplama

Fodera
arkadaşlar şöyle bir sistem kurdum bir inceler misiniz? eksik ya da yanlış bişey var mı? genelde müzik yazılımları, oyun, ara sıra video edit 3d render ve video izleme için falan kullanacağım. mac bakıyordum fiyatları ve fiyatlarına göre özellikleri bana biraz fazla geldi. ayrıca müzik için kullanab
arkadaşlar şöyle bir sistem kurdum bir inceler misiniz? eksik ya da yanlış bişey var mı? genelde müzik yazılımları, oyun, ara sıra video edit 3d render ve video izleme için falan kullanacağım. mac bakıyordum fiyatları ve fiyatlarına göre özellikleri bana biraz fazla geldi. ayrıca müzik için kullanabildiğim mid 2015 bir macbook pro var. en son 2015 yılında bu maci almıştım. artık bir bilgisayar toplamanın zamanı geldi. hedefim 10 sene kullanmak.

windows olayını nasıl yapayım onu bilemedim. lisanslı 11 mi alsam yoksa torrentten devam mı? malum steam dışında lisanslı hiç bişeyim olmadı bu güne kadar :)


MSI B550-A PRO 4400MHz(OC) DDR4 Soket AM4 M.2 HDMI DP ATX Anakart 1 Adet
AMD Ryzen 7 5700 3.7GHz 16MB Önbellek 8 Çekirdek AM4 7nm Tray İşlemci 1 Adet
ASUS TUF Gaming GeForce RTX 5060 Ti 16GB OC GDDR7 DLSS 4 128 Bit Ekran Kartı 1
Lexar 16GB (2x8GB) Thor 3200MHz CL18 DDR4 Siyah Dual Kit Ram 2 Adet
WD 1TB GREEN SN3000 NVMe Gen4 M.2 SSD 5000MB Okuma / 4200MB Yazma 2
Thermaltake TH240 V2 ARGB AIO 240mm İşlemci Sıvı Soğutucu 1 Adet
MSI MAG FORGE 121A B75 PCIE5 750W Bronze Tempered Glass RGB Fan ATX kasa
ASUS USB-AC58 Kablosuz AC1300 Dual Band USB Adaptör 1 Adet
ASUS SDRW-08D2S-U Lite 8X Harici Slim Beyaz DVD Yazıcı 1 Adet
TP-LINK UB500 Bluetooth 5.0 Nano USB Adaptör 1 Adet
LG 27" UltraGear 27GS75Q-B 1Ms GtG 180Hz (O/C 200Hz) (HDMI-DisplayPort) HDR10 Destekli QHD (2560x1440) IPS HDR10 Pivot Oyun Monitörü
0
Fodera
(07.12.25)
işlemci ve anakart seçimi yanlış. bunların üretimi dolalı yıllar oluyor. am5 socket bak. sonu 600, 700, 800 ve bunların x'l kombinasyonuyla bitenler iyidir.
rtx iyi tercih. her oyunda işe yarar.
sıvı yerine kule tipi havalı soğutma al.
+2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.12.25)
AM4 makinayı 10 sene kullanamazsın. ayrıca şu an AM5'te Anakart ve işlemci için vereceğin para (DDR5 Ram'i güncel durumdan dolayı ayrı tutuyorum), AM4 sisteme vereceğin paradan çok farklı olmayacak. Üzerinde hala VGA çıkışı olan 5-6 senelik AM4 anakart yerine USB-C falan doğru düzgün AM5 anakart alıyorsun...
+1
malheiros
(07.12.25)
Çok güzel yanıtlar verilmiş, +1 demek için yazayım. Ryzen 7 7700 / 7800X3D kullanım hedefiniz için şart, AM5 anakart (B650/B650E) ise önümüzdeki 10 yıllık kullanım talebiniz için olmazsa olmaz diyelim. Bir de 750W yeterli ama RTX 4070 ve üstü düşünecekseniz 850W Gold daha iyi olur.
+3
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.12.25)
arkadaşlar bana işlemci, anakart ve ram . tam marka model olarak önerir misiniz? yine hata yapmak istemiyorum. hatta kasasından soğutucusuna tam sistem toplasanız da olur. 10 senede bir bilgisayar toplamaya çalışınca gördüğünüz gibi ağzıma yüzüme bulaştırıyorum.
0
🌸Fodera
(07.12.25)
İşlemci: AMD Ryzen 7 7700X
Anakart: ASUS TUF GAMING B650-E WIFI AM5
RAM: 32 GB DDR5

Bence bu şekilde ideal olur ama bekleyin, diğer arkadaşlar da yazsın.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.12.25)
Hocam aklınızdaki max bütçe nedir bu arada kasa için? + ekran için?
0
hakmut
(07.12.25)
AMD Ryzen 7 7700 3.8 GHz 32MB Önbellek 8 Çekirdek AM5 5nm Tray İşlemci
ASUS B650E MAX GAMING WIFI WHITE 8000MHz (OC) DDR5 Soket AM5 M.2 HDMI DP ATX Anakart
ASUS TUF Gaming GeForce RTX 5060 Ti 16GB OC GDDR7 DLSS 4 128 Bit Ekran Kartı
CORSAIR 3500x 850W 80+ Gold RGB Tempered Glass Siyah ATX Mid Tower Kasa
Kingston 1TB SKC3000S Gen4 NVMe M.2 2280 SSD (7000MB Okuma / 6000MB Yazma)
Lexar 32GB (2x16GB) Thor OC 6000MHz CL38 INTEL XMP/ AMD EXPO DDR5 Siyah Dual Kit Ram
Thermaltake ASTRIA 200 ARGB 120mm Kule Tipi İşlemci Soğutucu


arkadaşlar böyle bi sistem topladım. ha neye göre topladın derseniz onu da bilmiyorum ki aynı ekran kartının 3 binlira fiyat aralığında olan değişik versiyonları var ama baktığınız zaman özellikleri aynı. bi el atın.
@hakmut ekranı klavyeyi başka bi yerden aldım. eski sistem 76 binlira tutuyordu bu yukarıdaki 90 bin tutuyor. 10 sene götürecekse bence 14 binlira fark için değer ama dediğim gibi habire atıyorum sepete ama hiç bir bilfgim yok :)
0
🌸Fodera
(07.12.25)
am5'e geç.

ryzen 7 7800x3d'den aşağı işlemciye gitme. tray bulabilirsen yapıştır direkt.
ramlerin fiyatları uçuyor biliyorum ama lexar'ın ramleri çok tavsiye edilmez. başka bilinen markalara bak. 32 gb yeterli.
0
false pretension
(07.12.25)
DDR4 performans olarak bariz bir eksiklik hissettirmiyor ama yeni sistem toplarken bence artık tercih edilmemeli.
PSU iyi değil. 750w az ve bronze olmamalı. yeni sistemde min 1000w alırdım. corsair çok iyidir psu da.
işlemci ile ilgili yorumlara katılıyorum. yeni soketten devam edilmeli.
belli bir sebebi yoksa bluetooth anakarta entegre daha iyi. kafadan bir usb giriş kaybediyorsun. o kadar lazım olmaz diyor insan ama ileride hepsi doluyor o girişlerin.
HDD için 1TB çok az. WD Black olmalı. daha hızlıdır.
AIO Sıvı soğutucu ile ilgili derinlemesine araştırma yapmalı. thermaltake çok kaliteli bir marka değil. ufak farklarla arctic seçilebilirse daha iyi.

fiyat farkı çok değilse m2 ssd samsung 990 pro olmalı.
lexar ram piyango. eski ve çok kullanılan ramlar daha güvenilirdir.
0
tukenmez adam
(07.12.25)
İşlemci: Bütçeye göre 7800x3d veya 9700x olabilir
EKRAN KARTI: RX 9070 XT
Anakart: MSI MAG 850 Tomahawk Max WiFi
PSU: NZXT C Serisi veya MSI MPG 850 Watt
Soğutucu: Thermalright Peerless Assassin 120

+ ram, ssd ve kasayla birlikte 90 civarı tutar sanırım.

Not: Ram krizinden dolayı ssd ve ram fiyatları her hafta artıyor. önceliği onlara vermek isteyebilirsiniz.
Not2: dh, pchocası, technopat gibi forumların sistem tavsiyeleri bölümleri var. oradan da tavsiye edilenlere ve yorumlarına bakabilirsiniz.
+1
hakmut
(08.12.25)
@hakmut 150binlirayı geçti sistem :)

arkadaşlar 8000 mhz ram alamıyorum 32 binlira. 6000mhz olan 19binlira. bu yüzden anakartı 6000 mhz almama gerek yok. şimdi bu vereceğim sistemdi sizin önerilerinizle topladım ama 150 binlirayı geçince chatgpt ye sora sora biraz düşürdüm. Sizden istediğim şey bunu daha ekonomik hale getirmeniz. Oyun falan umrumda değil. müzik yazılımları zaten öyle dehşet özelliklere ihtiyaç duymuyor ama grafik işleme , 3d render olaylarına zaman zaman ihtiyacım oluyor. hani bu kadar uçuk bir sisteme ihtiyacım var mı onu da sorguladım. Bunu ekonomikleştirirseniz çok mutlu olurum. hiç bişey eskisi gibi değil. ben öyle saatlerce çizim yapıp çok sık render alabileceğimi sanmıyorum zamanım olmayacak çünkü.

MSI MAG FORGE 320R AIRFLOW Temperli Cam 4x120mm ARGB Fan ATX Gaming Bilgisayar Kasası (Kasa havalandırma için ölçü sınırında sıkıntı yaşamam olası. sulu soğutucu alsam daha iyi olmaz mı?)
MSI MAG A850GL PCIE5 850W 80+ GOLD POWER SUPPLY(bunu da anlamıyorum. üzerinde bir sürü çıkış var ama gereksiz pahalı bir ps mi seçtim?)
ASUS TUF Gaming B650M-E WIFI AMD B650 AM5 DDR5 6400 2xDP HDMI Çift M2 USB3.2 AX WiFi + BT AURA RGB 2.5Gbit LAN mATX 128GB’a kadar
ASUS-TUF-RX9070XT-O16G-GAMING-AMD-RADEON-RX 9070 XT-16GB GDDR6-OC-HDMI-3xDP-RGB-EKRAN KARTI (3d ve render ağırlıklı çalışacağım için bunu seçtim)
Samsung 990 PRO Heatsink M.2 NVMe SSD (MZ-V9P1T0CW), 1 TB, PCIe 4.0, 7.450 MB/s okuma, 6.900 MB/s yazma, soğutuculu SSD ve RGB ışıklı… 2 ADET
AMD Ryzen 7 9700X TRAY 3.80GHz 32MB AM5 Kutusuz Fansız İşlemci (Distiribütör Garantili)
Corsaır CMK32GX5M2E6000Z36 32GB (2X16GB) Ddr5 6000MHZ CL36 Expo Vengeance Black
Thermalright Peerless Assassin 120 TL-C12 120mm Intel-AMD Uyumlu Hava Soğutucu (TF7 Termal Macun Dahildir)
0
🌸Fodera
(08.12.25)
son yazdığınız sisteme istinaden yazıyorum.
çok ama çok cuzi bir eklemeyle aynı anakartın 850 olanını alabilirsiniz.
aynı kasadan bende de var, anakart takılı ve psu bağlantıları yapılmışken bile 360'lık su soğutmayı kasanın üstüne rahatlıkla monte edebildim.
psu ise Corsair Corsaır Rme Serisi RM850E aldım, gene gold, gene iyi marka ama gördüğüm sizin seçtiğinizden 1000 lira daha uygun.
ekran kartını da ben aldığım dönem 5070ti'nin palit gibi markalardakileri 9070xt fiyatına yakın olduğu için palit marka 5070ti seçtim, sizinki tercih meselesi ama tuf gibi modeller bana premium kaçtı, ben olsam mesela sapphire gibi amd ile çalışan markalarınkini alırdım muhtemelen daha ucuzdur.
anakartta 1 adet ssd için heatsink soğutucu olacaktı, ssd'lerden birini heatsink olmayanından alırdım.
işlemci güçlü ve ısınan bir işlemci ben oyun odaklı olduğumdan x3d işlemci aldım fakat işlemciye yük bindiren uygulamalar kullanacaksınız, hava soğutma ile tam performansını alamazsınız, dediğim detayları inceleyerek oluşturduğunuz bütçe açığı ile 360'lık sıvı soğutma alın derim.

ayrıca sistem toplamak için çok kötü bir zaman, acele edin. ben geçen ayın ortasında topladım sizin seçtiğiniz ramin aynısını 9000'e aldım.
0
denizgonen
(08.12.25)
arkadaşlar sipariş verdim. son hali şöyle oldu.

MSI MAG A850GL PCIE5 850W 80+ GOLD POWER SUPPLY (corsair sepete ekledim amazon stok yok diye siparişi iptal edilnce bunu aldım.

MSI MAG CoreLiquid A13 360 Siyah Sıvı CPU Soğutucu

ASUS TUF Gaming B850-E WiFi Anakart Soket AMD AM5 (Ryzen 9000, PCIe 5.0,

DDR5 Bellek, WiFi 6E, PCIe Q-Release, BIOS Flashback, Aura Sync)

Samsung 990 PRO Heatsink M.2 NVMe SSD (MZ-V9P1T0CW), 1 TB, PCIe 4.0, 7.450 MB/s okuma, 6.900 MB/s yazma, soğutuculu SSD ve RGB ışıklı konsol, oyun ve video düzenleme için (heatsinksiz olanı daha pahalı olduğu için 2 adet bundan aldım)

MSI MAG FORGE 320R AIRFLOW Temperli Cam 4x120mm ARGB Fan ATX Gaming Bilgisayar Kasası

AMD Ryzen 7 9700X TRAY 3.80GHz 32MB AM5 Kutusuz Fansız İşlemci (Distiribütör Garantili)

Gıgabyte RTX4070 12GB Wındforce Oc GV-N4070WF3OC-12GD GDDR6X 192BIT HDMI Dp Pcıe 16X V4.0 (öteki kart 42binliraydı fiyat iyice uçuyor diye ekran kartından kısmak zoruında kaldım)

Corsaır CMK32GX5M2E6000Z36 32GB (2X16GB) Ddr5 6000MHZ CL36 Expo Vengeance Black

Powerful SLD-1000 1000VA Line Interactive Ups Kesintisiz Güç Kaynaği


LG 27" UltraGear 27GS75Q-B 1Ms GtG 180Hz (O/C 200Hz) (HDMI-DisplayPort) HDR10 Destekli QHD (2560x1440) IPS HDR10 Pivot Oyun Monitörü

toplam 114.000

bunların haricinde dvd sürücü ve 8tb hdd ihtiyacım var ama çok pahalı olduğu için alamadım. yardımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ederim.
0
🌸Fodera
(08.12.25)
(3)

Kombinin ayarını değiştirebilen Termostat var mı?

nhk ni youkosu
Ben hep fakir yerlerde mi yaşadım bilmem ama, termostat dediğin şey kombiye "on/off" talimatı veren bişey gibi gördüm hep. Mesela odada var ve derecesi var, 23 yaptım diyelim, oda düşükse kombi çalışıyor o dereceyi geçerse duruyor.FAKAT kombinin su sıcaklığı ne oluyor? Oda soğuk dur suyu 60 derece y
Ben hep fakir yerlerde mi yaşadım bilmem ama, termostat dediğin şey kombiye "on/off" talimatı veren bişey gibi gördüm hep. Mesela odada var ve derecesi var, 23 yaptım diyelim, oda düşükse kombi çalışıyor o dereceyi geçerse duruyor.

FAKAT kombinin su sıcaklığı ne oluyor? Oda soğuk dur suyu 60 derece yapayım, şimdi gerek yok 40'a düşüreyim diyor mu? Benimki demiyor ve demezse istenen sıcaklığa asla çıkamayabilir yani. Bu sebepten ben hep kombiden bu 40-50-60 dereceleri değiştiriyorum ama millet odayı 22'ye ayarladık falan

diyor. O zaman su sıcaklığını yüksek bi değere getirip bırakmışlar kombi ona göre çalışıp duruyor, mu? Ben tam tersi hep çalışır şekilde bırakıyorum ama evden çıkarken 30 yapıyorum, gelince 50 yapıyorum vs.
0
nhk ni youkosu
(07.12.25)
oda termostatimiz 22.5 dereceye ayarli. kombi termostati 50 dereceye. bu 50 derece kombinin kalorifer peteklerini isitmak icin gönderdigi suyun sicakligi. bunu en cok 54-55 yapin demisti bize kombiyi takanlar (vaillant), yoksa sicak su kacaklarina sebep olabiliyormus.
eger oda termostati 22 derece ama kombi termostati 30 derece olursa, kombi ne kadar calisirsa calissin kalorifer peteklerini yeterince sicak yapamayacagi icin oda isinmaz ve kombi araliksiz olarak calisir (cünkü oda termastatindan sürekli "hala yeterince oda isinmadi" dönüsü alir). bu da daha cok gaz yakimina ve daha cok elektrik kullanimina sebep olur.

kombinin ayarlariyla biz hic oynamiyoruz. oda termostatindan hafta ici ayari baska, haftasonu ayari baska olarak ayarlanmis. mesela haftaici evde olmadigimiz saatler icin 21 derece, evde oldugumuz saatler icin 22.5 dereceye ayarli. geceleri 21 dereceye ayarli gene. haftasonu hep 22.5.
böylece kombiye hic dokunmadan evi sürekli istedigimiz isida tutuyoruz.
kombiye dokundugum tek zaman hava sicakligi disarida -10 altina düserse (ki burada sik yasanan bir sey bu), o durumda kombi termostatini 50'den 54 dereceye getiriyorum ki petekler daha iyi isinsin, ev daha cabuk isinsin, kombi uzun süreler calismak zorunda kalmasin. imgur.com modülasyonlu kombi + dijital oda termostatindan memnunum. ayari yaptiktan sonra hic elimi sürmüyorum acikcasi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.12.25)
Hayır kombi kaloriferde gezdirdiği suyun derecesi ile oynamıyor. Belki özel modeller vardır fakat ben hiç evde duymadım böyle bir şey.
Modülasyonlu kombiler var yaptığı şey temel olarak suyu ısıtırken ateşin şiddetini ihtiyaca göre ayarlamak.
Genel olarak yeni nesil yoğuşmalı kombiler su sıcaklığı 55 derece üstüne çıktığında yoğuşma avantajını kaybediyor. O yüzden evlerin ısı ihtiyacına göre petek sayısı ve büyüklüğü çok önemli. Benim evimin de yalıtımı iyi değil, o yüzden petek sıcaklığı 60 olmazsa soğuk havalarda evi 22 dereceye bile getiremiyor. Petek sayım yeterli olsaydı daha düşük kazan sıcaklığında evi ısıtabilecektim belki.
+1
denizgonen
(07.12.25)
Gerçek modülasyonlu bir kombi (pahalı) ve modülasyonlu bir akıllı termostat alırsanız o zaman termostat sizin ayarladığınız örneğin 50 derece su sıcaklığına müdahale eder, kombiyle haberleşebilir. Onun dışında kombi eğer güncel bir model ise on-off termostatla bile sınırlı da olsa modülasyon yapar yani alev boyuyla oynar, tasarruf etmeye çalışır ama su sıcaklığını değiştirmez.

Fakat pratikte faydası düşük olabilir, senaryoya göre bakmak lazım. Modülasyonlu kombiye ve termostata vereceğiniz ekstra parayı 8 senede amorti ediyorsa anlamı yok gibi örneğin.
+1
orient blue
(07.12.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.