Giriş
(17)

Hitler'i kiskaniyo musunuz

lapaz
Yani sizin adiniz tarihten silincekken onunki belki yuzlerce yil kitaplarda gecicek?
Yani sizin adiniz tarihten silincekken onunki belki yuzlerce yil kitaplarda gecicek?
-11
lapaz
(05.11.25)
Tarihte şöyle yazıyor ama stalin tarafından tokatlandıktan sonra hitler kendi ülkesinde berlindeki bir sığınakta korkudan sıçan gibi saklanırken kafasına sıkarak intihar etmiştir :D
0
grimavi
(05.11.25)
Kıskanmak fazla ama lider ruhlu ve zeki olması ayrı bir parantez, diğer liderler de öyle. Kendi döneminin en zekilerinden biri olmak ( bir siyasi figür olmaya gerek yok) içten içe herkesin isteyebileceği bir şey. Mesela Muhammed, İsa bunlar da döneminin en zekileri. Şimdilerde beni büyüleyenler Bill Gates, Mark, Steve jobs, Elon musk gibi adamlar
0
olaylar olaylar
(05.11.25)
İyi de neden hitler ? Yüzlerce binlerce insan böyle oldu ve olmaya devam edecek. Ayrıca kıskanacak olsam hitleri de kıskanmazdım onca isim varken.
+3
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(05.11.25)
Adının yüzlerce yıl kitaplarda geçmesi öldükten sonra bir işe yaramadığından dolayı....
+1
hububrad
(05.11.25)
kıskanmam için bir sebep yok. ülkesini savaşa sürükledi, bir sürü masum insanı öldürdü, kendi askerlerinden çok kayıp verdi. ülkesinde taş üstünde taş kalmadı.


ben şimdi bunun neyini kıskanayım ki? ateşi bol olsun.
+1
Fodera
(05.11.25)
Abi ne yaparsa yapsın neticede yeri geliyor tek taşşak Hitler olarak da anılıyor çok kıskanılacak bir durum yok.
+1
kizil karga
(05.11.25)
bir katili neden kiskanalim abi deli miyiz?
+3
cooperr
(05.11.25)
ortalama bir ülkenin ortalama hayatını yaşayan insanlarız. hitleri ne kıskanacam hitler beni kıskansın.
0
mikahakkinen
(05.11.25)
Hitleri kıskanma değil de biraz anlamak lazım. Alman ulusunu yapılandırması ve şekil vermesiyle birlikte karanlık tarafı çok olan biri.
Öldürdüğü yahudiler konusunda yakın zamanda araştırma yapan Batılı bir tarihçi öyle sanıldığı gibi bunun 5-6 milyon olmadığını belirtiyor. Çünkü o tarihlerde bu kadar yahudinin Avrupa'da olmadığını kaynak taraması sonuçlarına göre belirtmiş.
Öldürülenlerin çoğu da fakir veya alt kesimden yahudiler.

Diğer ilaç veya silah üretimi konusunda söz sahibi olan yahudilere ise karışmıyor ve kendisinin yakın çevresinde yer alıyorlar.
Hatta bu katliamlarının temelinde vaad edilen topraklar fikrini gerçekleştirmek için yahudileri Avrupa'dan Filistin topraklarına sürme amacı güttüğü söyleniyor
-5
diyecevaplandı
(05.11.25)
Bu ne saçma bir çıkarım? Ben öleceğim, adım kalmayacak. Adımın kalması değil yaptıklarım önemli. Ben öldükten sonra adımın kalıp kalmaması zerre de umurumda değil. Ben yaşarken nasıl biriyim, ona bakarım. Milyonlarca insanı öldüren bir katili kıskanıyorsanız…

@diyecevaplandı, kendi yazdığına umarım kendin de inanmıyorsundur.
+1
cemallamec
(06.11.25)
Beğenmeyenler olmuş ama ,
Araştırın bakın aşırı uclarda ideolojiye sahip olanların ya kendileri yahudi kökenli oluyor ya da yakınlarında yahudiler yine oluyor.
Hitleri söyledik yukarıda. Yahudiliği de tartışma konusu.
Mao'nun da yakın çevresi öyle.
Stalin ve Lenin de dahil buna .

Eksileyenlere diyeceğim , sadece düşüncemi değil öğrendiklerimi yazdım.
Siz de sadece beğenmemezlik etmek yerine hiç değilse biraz araştırın.

Bu arada araştırırken Che guavera nın "dayısını " da unutmayın . Küba nere.. Ortadoğu nere ...

@cemallamec evet inanıyorum.
-3
diyecevaplandı
(06.11.25)
tarihte kıskanılacak başarılar elde etmiş bir sürü insan varken hitler’i neden kıskanayım. benim için bir güç figürü değil.
0
deartheodosia
(06.11.25)
Eksilemeyle olmuyor araştırmayla oluyor .
Sırada Karl Marks var . Onun da kökenine bakın. Zor değil . biraz araştırmak gerek sadece .

Masonluk veya yahudilikte bağlantılı tanınmış bilim adamları konusuna şuan hiç girmiyorum bile .
-2
diyecevaplandı
(06.11.25)
kendimi liberal birisi olarak tanimliyorum ama soyle bir duyuru gorunce aklima gelen ilk sey bu kadar malca bir sey soran birinin sitede barindirilmamasi gerek diye dusunuyorum.

milyonlarca insana soykirim yapip, dunya tarihinin akisini olumsuz bir sekilde ve buyuk olcude degistiren birini kiskanmak cok mantikli, evet.

yani banlanmayi falan takmadan kufur edilecek sey yazmissin. neyse.
+1
kiyiya vuran dildolar
(06.11.25)
öldükten sonra adımın tarihte yazması neyi değiştirir?
üstelik hitler'i saygı ve sevgiyle anan bir avuç insan var, kötü anansa milyonlar belki milyarlar. hakkında spekülasyonlara gerek yok, 6 milyon değil 2milyon kişi öldürmüşse de bir şey değişmez. mao 10milyon, stalin şu kadar milyon öldürmüşse biri diğerini daha az ya da daha çok şeytan yapar diye kıyasa girmeye de gerek yok. şeytan şeytandır. iyi anmıyorum bu insanların hiç birini.

unutulmaktan neden bu kadar korkuyorsunuz ki?
öldüğünüzde, sizi tanıyanlar ömürleri boyunca iyi ansınlar yeter. dahasına gerek yok.
0
biseysorcaktim
(06.11.25)
maradona veya charlie sheen olmak isterdim
0
Hallegadola
(06.11.25)
Sehir cöplügünü de kiskaniyor muyuz, onun kokusunu da metrelerce uzaktan aliyoruz mesela.
0
buf-e kür
(06.11.25)
(8)

Sorum kadınlara: Yaş aldıkça PMS psikolojik ve duydusal yoğunluğunuz arttı mı? Nasıl başa çıkıyorsunuz?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar;Yaş aldıkça sizde de PMS'in psikolojik ve duygusal yoğunluğu arttı mı? Üniversite yıllarında PMS'i hissetmezdim bile. Sadece takvimime göre geciktiysem niye gecikti bu ya stresi olurdu bir tek. Ama şimdilerde en az 1 hafta Kafka'nın böceği gibi hissettiğim yetmezmiş gibi hayatımla
Merhaba arkadaşlar;

Yaş aldıkça sizde de PMS'in psikolojik ve duygusal yoğunluğu arttı mı? Üniversite yıllarında PMS'i hissetmezdim bile. Sadece takvimime göre geciktiysem niye gecikti bu ya stresi olurdu bir tek. Ama şimdilerde en az 1 hafta Kafka'nın böceği gibi hissettiğim yetmezmiş gibi hayatımla/hayatımdakilerle (benimle olan ilişkilerine dair) ilgili kıyamet senaryoları yazıyorum. Bu durum artık hepten yormaya ve canımı sıkmaya başladı.

PMS'in bu etkilerine karşı neler yapıyorsunuz? Deneyip iyi geldiğini düşündüğünüz şeyler neler acaba? Yürüyüş, sosyalleşme vs dışında.

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(03.11.25)
Yoğunluğu covidden sonra yoğunlaştı yaştan bağımsız.
Ruh hali değişimleri ve sancılar yaş ilerledikçe seyrekleşti.

Ayda yılda bir bel ağrısı çekerim ona ısı bandı iyi geliyor, bitkisel çay iyi geliyor. Yatıp dinlenmekten başka bir şey de iyi gelmiyor o süreçte açıkçası.
0
mutekebbir
(03.11.25)
yasinizi bilemiyorum ancak 35'ten itibaren filan biliyorsunuzdur belki perimenopoz dedigimiz surece giriyoruz, bu demek degil ki menopoz kapida, ancak bu yillar suren bir surec ve kadinlarin yasaminin buyuk kismi peri-menopoz-post doneminde geciyor. sizde de bu anlamda bir degisiklik olusmaya baslamis olabilir. bu nedenle oncelikle yasiniza bagli olarak kan degerlerinize ancak ozellikle bu sureci dikkate alan bir doktorla birlikte hormon degerlerinize baktirmanizi tavsiye ederim, bazen kucucuk bir hormon destegi vs epey ise yarayabiliyor. 30lu yaslarda insanlar bunu kisisel algilayip, ne menopozu triplerine girebiliyor ancak bu konuda ne kadar erken bilgilenirseniz o kadar iyi atlatirsiniz. forumlarda vs. cok guzel paylasimlar var. hatta bazen 'ya bu enteresan bir sey yeni cikti' dedigimiz bazi fiziksel/duygusal belirtiler aa perimenopozmus diyorsunuz. permenopoz/menopoz o hep duydugumuz sicak basmasi,gece terlemesinden filan cok daha kompleks ve uzun bir surec. yani benim anladigim sicak basmasina geldiginizde zaten is isten gecmis oluyor.
ozellikle pms oncesi yogun 'depresyon' icin, L-tryptophan ve 5-HTP gibi takviyeleri de doktorunuzla konusabilirsiniz. yine butuncul tip ve kadin sagligi calisan iyi doktorlar yumurta ve rahim sagliginizi destekleyecek cok guzel dogal takviyeler verebiliyorlar.

pms oncesi duygu durum degisikliginin epey yogun yasanmasi PMDD olarak geciyor literaturde, bana bu taniyi 20li yaslarimda filan doktorum soylemisti, acikcasi benim icin ise yarayan en kolay yontem, cok basit ama 'farkindalik'. yillardir bu sekilde epey yol kat ettim, 5-7gunden 1-2gune indi diyebilirim. felaket senaryolari ve inanilmaz depresif dusuncelerin girdabina girdigim anda iste farkli farkindalik teknikleri vs. kendime gore atlatiyorum, yani isin ozu benim icin farkindalikli yasamak ve meditatif yonunuzu gelistirip zihninizin sacmaliklarin sacmalik oldugunu o girdaba dustugunuz anda yakalamak ve buna kapilmamak. simdi diyebilirsiniz ki zaten kapilmamayi becersem pms olmaz, ama iste kendinizi egitmek mumkun. pratik yapa yapa gelisiyor. son olarak, eger bilginiz yoksa, hormon dongunuze gore beslenmeyi ogrenmenizi tavsiy ederim, her ay 4 farkli hormon dongumuz var, o da epey ise yariyor. mesela menstruasyon donemi ile luteal fazda ayni sekilde beslenmek de ayni sekilde spor yapmak da dogru degil, kucuk degisikliklerle kendinizi epey rahatlatabilirsiniz.
+3
kassiopeia
(03.11.25)
@kassiopeia,
Çok faydalı şeyler demişsiniz. Yaşım 31 ama erken menapoz konusuna ben de son günlerde aşinayım. Bu sebeple ilk doktor kontrolümde yumurta rezervlerime baktırmayı düşünüyorum. Bunun yanında bu depresif duygularla baş edebilmek için farkındalığı deneyeceğim muhakkak doktor gerekli görürse de dediğiniz takviyeleri yazdırmayı deneyeceğim.
0
🌸Amaranta ursula
(03.11.25)
(yanıtları okumadım) evet!!! ama anne olmama bağlıyorum ben bu durumu, beynimin kimyası değişti. 20lerimin başlangıcında ne oluyor, ne hissediyorum pek farkındalığım da yoktu kendime dair, şimdi hemen tanıyı koyabiliyorum. bunun da bi etkisi vardır mutlaka.
0
deartheodosia
(03.11.25)
ilk reglimi 14 yaşında oldum. o zamanlar ruhsal etkileri oluyor muydu hatırlamıyorum. zaten ergenliğin verdiği duygu değişiklikleriyle karışmış olabilir.

reglim ve ağları hafiflese de duygusal dalgalanmalar gitgide arttı sanırım. artık 29 yaşındayım.

2 güne regl olacağım ve bugün yine ağladım. bir de kolay sinirleniyorum. depresif düşünceler çabuk doluşuyor. tatlı yeme isteğim çok fazla.

gerçi psikolojim yıllardır çok bozuktu, bol travmalı bir hayatım oldu. bu yüzden çok da emin olmadan yazdım bunları. şimdi daha özgüvenliyim ve hayatım daha yolunda ama hala regl yüzünden ağlıyorum işte :D
0
art cat chocolate
(03.11.25)
kassiopeia+1

perimenopoz maalesef ülkemizde nerdeyse yok sayılan, doktorların dahi doğru düzgün izah etmediği bir süreç. detaylıca araştırmanızı öneririm. etrafımda kim varsa anlatmaya çalışıyorum okuyup, araştırıp, öğrendikçe ve anladım ki yaşadığımız beyin sisi, duygu durum değişiklikleri, migren artışı/perimenepoz dönemi baş ağrıları, reglin süre ve yoğunluğunun değişmesi, depresif ruh hali vb. her şey bu süreçle, hormonal değişikliklerle ilintili.

illa erken menopoz gibi düşünmeyin, okuduklarımdan anladığım menopoza kadar uzanan yaklaşık 10 yıllık bir süreçten bahsediliyor.

ben duruma nöroloğumun migren sıklık ve şiddettiniz çok arttı değil mi perimenopozda dediğinde, doktorla detaylı bir sohbet edince uyandım.

kassiopanın takviye önerilerine primrose oil içeren takviyeleri de ekleyebilirim, yaşam kalitem değişti. magnezyum zaten migrenden dolayı kullanıyordum, onu da araştırabilirsiniz.

çok güzel dayanışma grupları var facebook ve instagramda, ben yabancı olanları daha verimli buluyorum, türk olanlarında maalesef çoğunlukla her regli geciken ayyyy menopoz mu çığlıklarıyla mesaj atıyor.
+1
Phoebe
(03.11.25)
Benim en sancılı regl dönemlerim 10'lu yaşlardaydı. Pms hissetmiyorum sanırım ama Mittelschmerz sağ olsun son 2 senedir yumurtlama günümü biliyorum. Annem çok erken yaşta 41 yaşında menopoza girdi. Muhtemelen ben de o yaşlarda bu illetten kurtulacağım diye seviniyordum ama peri ve menopoz hakkında olduklarım beni daha da mutsuz yaptı. Sağlığımız, duygu durumumuz, mental yetilerimiz bile hormonlara bağlı. Şimdiden HRT falan araştırıyorum. Kadın vücudunda yaşamak çok zor. Kadınlığı terk edebilsek keşke.
0
gnosis
(03.11.25)
Yaşla birlikte çok daha iyi hissediyorum bu anlamda. Sadece birkaç gün önce ağlak oluyorum. Ama döngümü farkindalikli bir şekile yaşıyorum o hoşuma gidiyor. Ovulasyonda olduğumu fark ediyorum mesela, kendimi ve bedenimi hissediyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(04.11.25)
(6)

Pegasus kampanyaları

HellKeePer
Hiç ucuza uçak bileti denk getiremedim. Çevremde ucuz bilet alıp yurtdışında gidenler var. Mail geldiği an siteyi açıyorum ancak fiyatlar normal zaman ki gibi. Neyi eksik yapıyorum?
Hiç ucuza uçak bileti denk getiremedim. Çevremde ucuz bilet alıp yurtdışında gidenler var. Mail geldiği an siteyi açıyorum ancak fiyatlar normal zaman ki gibi. Neyi eksik yapıyorum?
0
HellKeePer
(03.11.25)
Pegasus kampanyalarından her zaman bilet alıyorum . acaba uçuş tarih aralığını mı gözden kaçırıyorsunuz ?
mesela geçen hafta 29 Mart 2026-29 Ekim 2026 tarihleri arasında Yurtdışı kampanyası vardı . Haziran - Temmuz - Ağustos tüm ucuz biletler satılmıştı Mayıs ayına buldum çok ucuza aldım
0
devilone
(03.11.25)
valla arkadaş ingiltere'ye hem de christmas dönemi gidiş dönüş toplam 3 bine aldı. ben ise çok daha pahalıya. millet denk getiriyor.

ama şöyle bir durum var, ben aylar öncesinden planlamıştım çünkü 1-2 ay öncesinden plan yapabilecek kadar zengin değilim. bu ucuz biletler de uçuş tarihine çok az kala çıkıyor sanırım.
0
art cat chocolate
(03.11.25)
bagaj olmuyor, bagaj eklediğimde normal biletten farkı kalmıyor. ben de anlamıyorum. ayrıca uçuş sabiha’dan oluyor yani oraya gitmek ayrı bi olay zaten.
+1
deartheodosia
(03.11.25)
mobil uygulamalarına bakın. İnternet sitelerine göre çok daha ucuz oluyor. Kampanyalı dönemde bile
0
messina123
(03.11.25)
Eposta bana da millet dibini sıyırdıktan sonra düşüyor.

Mobil uygulamadan kovala, bildirimlerini aç. Giriş yapmış, önceden adres, gidecek kişilerin pasaport numarası, tckn, doğum tarihi gibi bilgileri kaydedebiliyorsan kaydet veya hazır tut.

Bu şekilde epey bilet aldım. Kimisi de arkadaşların dediği gibi gidiş ucuz dönüş bir miktar pahalı oldu ama yine Türkiye içi uçuştan uyguna geldi her türlü.
0
chicha_v2
(04.11.25)
@deartheodosia +1 bagaj işin içine girince fiyat artıyor.
pegasus app'ini indirdiniz mi telefonunuza? indirdiyseniz ve bildirimler açıksa 1 gün öncesinden haber veriyor "yarın sürprizimiz var kaçırma" diye. o zaman daha hızlı oluyorsunuz önceden de plan yapabiliyorsunuz.
0
elektr10
(04.11.25)
(2)

abd, israil ve iran vize sorunsali

ala09
selamlar,daha once israile gidildi. simdi bu uc ulkeye de onumuzdeki 5 yil icinde gitmeyi düşünüyorum hatta iran icin epeyi sabirsizim fakat iran'a giris yaptigim takdirde israil'e bir daha gidemem gibi bir durum kesin olarak var mi? buna gore siralama degisecek. ayni sekilde abd vizesi icin de siki
selamlar,

daha once israile gidildi. simdi bu uc ulkeye de onumuzdeki 5 yil icinde gitmeyi düşünüyorum hatta iran icin epeyi sabirsizim fakat iran'a giris yaptigim takdirde israil'e bir daha gidemem gibi bir durum kesin olarak var mi? buna gore siralama degisecek. ayni sekilde abd vizesi icin de sikinti oluyor mu defter yenilesek falan?
-1
ala09
(03.11.25)
ikinci pasaport çıkarma hakkın var.desfterindeki süreleride muhafaza etmiş olursun.
0
duptıs
(03.11.25)
üç ülkede de bulundum, hiçbir sıkıntı yok. iran’a girişte pasaporta damga istemediğini söyleyince zaten alışıklar duruma, 2. pasaporta bile gerek yok.
+1
deartheodosia
(03.11.25)
(5)

Goyard vs Loewe

Bruce
Marka algısı olarak hangisi daha premium?Kalite olarak hangisi daha kaliteli?Nasıl karşılaştırırsınız bu iki markayı?
Marka algısı olarak hangisi daha premium?
Kalite olarak hangisi daha kaliteli?
Nasıl karşılaştırırsınız bu iki markayı?
-1
Bruce
(02.11.25)
İkisi de premium çünkü ikisini de ilk kez görüyorum.
Şehirde yaşayan bir köylüyüm, üzerimde tapulu tarla vs var.
0
artıküyeolmakistiyorum
(02.11.25)
Goyard hayatımda duymadim. Loewe duydum.
Goyard okuduğum öyle çok marketing vs yapmayan, az öz is yapan firma gibi.
0
logisticsmanager
(02.11.25)
tabii ki loewe daha kaliteli. goyard çantalarıyla meşhur oldu ama overhyped aslında. bir kere ürünlerin ana malzemesi canvas. goyard’dan daha eski ve aynı tarz üreten moynat var mesela. moynat daha quiet luxury.

edit: aklıma gelmişken loewe de zamanla kalitesini biraz bozdu. puzzle bag’in ilk çıktığı zamanki haliyle update gelmiş şekli arasında bayağı bir işçilik farkı var.
+1
eileengray
(03.11.25)
Erkek gözüyle bakınca ikisi de birbirinden kötü bence.

Goyard anormal pahalı bir marka ve satın almak bile dert. Herkese ürün satmıyorlar. Alabilen insanlar kendilerini "şanslı" sayıyorlar. Büyük konuşmak zorundayım, bence ürünleri beş para etmez zira gerçek deri ürünler üretmiyorlar. Yaptıkları şey, tıpkı LV'nin monogram ürünlerinde olduğu gibi kanvas üzerine PVC kaplamak, yani benim tarzımla ifade etmek gerekirse, Dockers pantolon üzerine sıvılaştırılmış tuvalet terliği püskürtmek.

Loewe ise son 5-10 yıldır çantalarını insanların kollarında gördüğüm bir marka. Ben 38 yaşındayım ve Loewe benim jenerasyonumdaki erkekler için en pahalı 2 TV markasından biridir (diğeri Bang Olufsen). Hatta ilk başta çantaların üzerinde Loewe yazısını görünce şaşırmıştım, TV'yi bırakıp çantaya mı girdiler diye merak etmiştim.

Loewe'nin sitesine girip erkek çanta ve cüzdanlarına baktım. Çizgilerini sevmedim. Cüzdanlar idare eder ama çantalarını beğenmedim.

Benim gözümde ikisinin de marka algısı düşük Loewe'de çoğu modelde marka yazısı çok büyük. Goyard ise neredeyse sadece monogram desen yapıyor. Çantaya baktıkça "Goyardgoyardgoyardgoyardgoyardgoyardgoyardgoyardgoyard" görüyorum ve şaşı bak şaşır bir durum meydana geliyor benim adıma (Monogram sevmiyorum).

Bu tip ürünlerin kalitelerini konuşmak bence çok anlamlı değil zira kaliteyi tanımlamak lazım. Kaliteden ne anlayacağız? Uzun ömür ve dayanım ise, Goyard'ın iyi iş çıkaracağını düşünmüyorum. Komple deri olan Loewe'ler fena olmayabilir. Kaliteyle kusursuza yakın işçilik anlatılmak isteniyorsa, hiç fikrim yok açıkçası. İkisini de canlı görmek lazım. Bu tip lüks ürünleri kesip biçerek inceleyen bir Türk var, tavsiye ederim: www.youtube.com

Bu uzun mesajımı şöyle bitireyim: Deri ürünlerin ben de hastasıyım. Özellikle bifold cüzdan ve postacı çanta delisiyim. Alamayacağım kadar pahalı olup da bildiğim pek çok markanın internet sitesini (LV, Bottega, Hermes vs) 1-2 yılda bir gezerim ve çoğunlukla "ulan param olsa bunu kesin alırdım" diyeceğim bir şey bile bulamam çoğu zaman. Instagram'da dolanırken tesadüfen şu butik üreticiyi buldum, sonra buna benzer başka butik üreticiler de buldum ve şunu anladım: Çok param olursa asla büyük markalardan değil, daima ufak butik üreticilerden alışveriş yapacağım. Bu üreticinin tarzı çok klasik, farklı şeyler arayanlara çok hitap etmeyebilir ancak her şeyin kişiselleştirilebilir olması beni benden alıyor: chestermox.com Biraz zengin olursam olunca bu vatandaştan dikişinden malzemesine kadar istediğim gibi olan bir horween deri cüzdan alacağım. Hatta biraz daha fazla zengin olursam bir de postacı tipte evrak çantası yaptırırım. Şu anda sitesinde böyle bir çanta yok ama eskiden vardı.

Ülkemizden de çok beğendiğim bir üretici göstermek isterim. Evet fiyatlar ucuz değil ancak LV monogram cüzdan yerine bu adamlardan el boyaması bir cüzdanı düşünmeden tercih ederim: www.atolyede.com
+1
10551037
(03.11.25)
ikisi arasında loewe.
goyard çantalarıyla ünlü ama türkiye’de pek bilinmiyor, kaliteli bulmuyorum. goyard yerine lv alırım.
0
deartheodosia
(03.11.25)
(13)

Evlilikte erkeğin belli durumlarda otorite, üst gibi olmak istemesi sizce normal ve sağlıklı mı?

psmstc
Yani normalde eşit ilişki var. Her iki tarafın kararlarına göre de hareket ediliyor. Ama erkek belli durumlarda otoritesi hissedilsin kendisine saygı gösterilsin istiyor bu normal sağlıklı bir beklenti mi?
Yani normalde eşit ilişki var. Her iki tarafın kararlarına göre de hareket ediliyor.

Ama erkek belli durumlarda otoritesi hissedilsin kendisine saygı gösterilsin istiyor bu normal sağlıklı bir beklenti mi?
-2
psmstc
(02.11.25)
kesinlikle erkek daha fazla dominant olmalıdır.
+1
HellKeePer
(02.11.25)
Saygı böyle erkeklik şovlarıyla kazanılmaz. Bir diğer sorun da erkekler açık büfe gibi bu sorumluluklarını canları istediği konuda gösterip canları istemediği konularda salağa yatıyor, görmezden gelmeyi seçiyor
+5
grimavi
(02.11.25)
Eşit olan evlilikler çok sürmez genelde, erkeğin bi şekilde baskın olması lazım. Bunu eşitlik adı altında değerlendirince çılgına dönüyor bazı femninistler. Bu işin doğası bu sakin…
-3
olaylar olaylar
(02.11.25)
Tanıdığım kadınlar içinde hatta baskın olanlar bile erkeğin daha baskın olması, birşeyleri başlatan kuran yöneten olmasını istiyorlar.

Kadınların doğası gereği sanıyorum koruyup kollanmak ve bir erkeğin bir şeylere karar verip ona uyması hoşlarına gidiyor.

Ben erkeğim ama öyle baskın özelliklerim yok malesef.
Ama gördüğüm kadarıyla ilişkide erkek baskın değilse kadın bunu kullanıyor başka erkeklere gözü kayıyor.
Her durum için değil tabiki, tersi durumlarda var elbet
-3
kararsızataletfilozofu
(02.11.25)
tabi ki normal. bu çok temel bir istek. kadın sevgi ister, erkek saygı ister. bu bilginin ilkokulda verilmesi lazım
-6
abelardo
(02.11.25)
hold the door
(02.11.25)
madem video paylasiyoruz

m.youtube.com
0
WithWorth
(02.11.25)
otorite güç ve zor kullanmakla ilişkili bir terim. bence ilişkiler dahil hayatın hiçbir alanında olmamalı. sahiplenme olur, koruma olur, uzmanlık olur, iki taraf da okeyse bunda sorun yok ama otorite benim kafamda zor kullanmakla ilişkili çağrışımlar yapıyor.

olayın şu tarafı da var tabii. 5 kadın 1 erkek oturduğumuz masada "kadınların çoğu otoriter erkek sever" lafına tetiklenip aynı argümanı öne sürünce kadınlar tarafından beklediğimin çok çok üstünde bir yadırgamayla karşılaşmıştım. internetteki kadınlar gerçek hayatta nerede ben de çok merak ediyorum.
0
aloha snackbar 3
(02.11.25)
erkek ister de
erkeğin öyle bir kapasitesi, dominant olacak bir vasfı, yeteneği bişeyi var mı? yok ki.

sıkıntı burada bence
benim dediğim olacak
e olsun da
sebep?
daha zeki misin, neyi becermişsin mesela? daha kariyerli misin, hayatta daha tuttuğunu koparmış başarmış bi pırıltı göstermiş misin?

etrafımdaki erkekler kadınların tırnağı etmiyor %90 böyle...kadınlar daha baskın olmak filan istemiyor, istediğinden değil ortalamada erkekler vasıfsız.
+1
subcomponent
(02.11.25)
cinsiyet rolleri üzerinde eşitlik diye bir şey insan medeniyetinin kültürel kodlarında yok. daha medeni kanundan "ailenin reisi erkektir" hükmü ilga edileli 2 nesil bile geçmedi. tam eşitlik evlilik dışı ilişkide olabilir ancak. çünkü boşanırken kadının çok daha zayıf ve korunmaya muhtaç olduğu varsayımı ile karara çıkıyor dosyalar.

her anlamda eşit olacağız diye düşünen insanların evlilik dışı ilişki sürdürmeleri gerek diye düşünüyorum.
0
loch ness
(02.11.25)
subcomponent +1
anne babasının sözünden çıkamayan erkekler dominantlık yapmaya kalkışınca komik oluyorlar.
0
deartheodosia
(02.11.25)
Adil olmakla beraber evet olmalıdır.
Kadının hakların olması ve hakların korunması önemli.
Yoksa eşitlik adı altında diğer türlüsü anlamsız bir rekabet olur sadece.
0
diyecevaplandı
(02.11.25)
Her erkek ve her kadın saygı bekler. Saygı iki şekilde hissettirilir, biri kişinin yapısına, hassasiyetlerine, ihtiyaçlarına ve tercihlerine olan saygı, bunları rencide etmemek, mümkün olduğunca yerine getirmek şeklinde gösterilir. İkincisi de saygı sözlerle, ses tonuyla, bazı jestlerle ifade edilir. Mesela saygıdeğer müdürüm, değerli yurttaşlar, sevgili eşim gibi. Hal dili yani içinde bulunulan psikolojinin yaydığı enerji çok etkileyici bir unsur bana göre, hisseden hisseder.

Erkeğin saygı beklemesi eğer (bkz: perestiş) beklemek şeklindeyse o erkeğe kibirli denir en hafifinden (kadın da olsa ona da öyle denir). Ama erkek kendisine gösterilen saygıda genel olarak problem görüyorsa bunun çözümü oturup konuşmaktır bence. Herkes saygı bekler, erkeğin fazladan saygı beklemesi bence normal değildir.

Erkeğin gazı da samimi teşekkür ve övgüdür, o da ayrı.
0
muhayyer divan
(02.11.25)
(4)

çekilişlere katılıyor musunuz?

messina123
mesela akbank bir çekiliş yapıyor diyelim. katılıyor musunuz?
mesela akbank bir çekiliş yapıyor diyelim. katılıyor musunuz?
0
messina123
(31.10.25)
katılmıyorum
+1
deartheodosia
(31.10.25)
katılıyorum. genellikle nescafe ve magnum çekilişlerine katılıyorum.
0
nothing in my way
(31.10.25)
banka uygulamasında katıl butonuna basmam 2 sn ise katılıyorum.
kod göndermeleri de yapardım öğrenciyken.
+1
unalub
(31.10.25)
Hayır. Olasılığı çok düşük olan bir şey için zaman harcamak istemiyorum.
0
truf
(31.10.25)
(8)

Telepatik iletişime anlam yükler misiniz?

egerbiryolcu
Tesadüf işte der geçer misiniz? Flörtle mesajda neredeyse aynı cümleyi kurduk aynı anda. Bı gün de ona bir şey sordum ben de tam bugün onu dusunmustum dedi.Bu tür şeyler karşi tarafta "biz" lik duygusu oluşturur mu sizce? Böyle anlarda siz ne düşünürsünüz. Karşı tarafın da bunu belirtmesi onun da ho
Tesadüf işte der geçer misiniz? Flörtle mesajda neredeyse aynı cümleyi kurduk aynı anda. Bı gün de ona bir şey sordum ben de tam bugün onu dusunmustum dedi.
Bu tür şeyler karşi tarafta "biz" lik duygusu oluşturur mu sizce? Böyle anlarda siz ne düşünürsünüz. Karşı tarafın da bunu belirtmesi onun da hoşuna gittiğine mi delalet yoksa sadece şaşkınlıginin göstergesi mıdır?
0
egerbiryolcu
(30.10.25)
ayni bilgi akisina maruz kalirsan,
ayni konusursun.
+4
designer
(31.10.25)
Hoşuna gitmiş yani seninle aynı anlamı vermiş de olabilir sadece şaşırmış da olabilir. Bunu bilemeyiz. Ama bu tarz iletişimleri şu aralar bir arkadaşımla ben de yaşıyorum ve benim için bunlar çok çok özel, başka hiç kimseyle yaşamıyorum çünkü. Bir tek kişiyle oluyor. Evet bence biz olma halini güzel yansıtan şeyler bunlar, ruhlar özdeşleşmiş, öyle anlıyorum.
+1
muhayyer divan
(31.10.25)
hoşuna gitmekten kasıt bir manitacılık mı? değilse, böyle bir durumda sürpriz ya da şaşkınlık zaten pozitif bir duygudur, hoşuna gitmiştir, inceden gülümsemiştir. diğer durumu (ilk cümledekini) bilemem.
+1
co2s2
(31.10.25)
@co2s2
Soruyu düzelttim. Arkadaş kelimesi kısmını.
0
🌸egerbiryolcu
(31.10.25)
@egerbiryolcu : "diğer durumu (ilk cümledekini) bilemem" derken demek istediğim, gerçekten hoşuna gitmiş de olabilir, ya da size şirin gözükmeye çalışıyor da olabilir.
0
co2s2
(31.10.25)
ben inaniyorum umarım muhabbetiniz daha iyi bir yere gelir.
+2
koela
(31.10.25)
flörtle olduğunu düşünmen anlam yükleme çaban. öyle bir şey yok, yaşadığını inandığın şeye birçok açıklama getirilebilir.
+1
deartheodosia
(31.10.25)
Bunlar çok küçük şeyler ya. "Biz" konusu olumlu ama yetersiz. Yaşça büyük, olgun insanların daha üst seviyede takılması gerekiyor. Bu çok basit.
-1
arbre
(31.10.25)
(15)

Üstüme polisiye dizi atın.

mikahakkinen
İzlediklerim: fargo, true detective, broen, the killing(danish), trapped,sherlock,mindhunter, the wire, breaking bad,babylon berlin,dept. q izledim. bu seviyeye yakın öneri var mıdır?dexterı yarıda bıraktım, behzat ç. izledim.
İzlediklerim: fargo, true detective, broen, the killing(danish), trapped,sherlock,mindhunter, the wire, breaking bad,babylon berlin,dept. q izledim. bu seviyeye yakın öneri var mıdır?
dexterı yarıda bıraktım, behzat ç. izledim.
0
mikahakkinen
(30.10.25)
Arka sokaklar
+7
artıküyeolmakistiyorum
(30.10.25)
the sopranos

yazarken bile iç çektirdi, muhteşem bi yapım. saf polisiye denemez tabi :m
0
lüzumsuz adam
(30.10.25)
mare of easttown
+1
eileengray
(30.10.25)
line of duty. efsane ötesi bişi.
0
greenshadow
(30.10.25)
@lüzumsuz adam yazmaya gerek duymadım. benim için tüm zamanların en iyisi.
@greenshadow izlemiştim.
0
🌸mikahakkinen
(30.10.25)
thunder thunder thunder thundercats
(30.10.25)
TASK, Dept Q, Cross, black rabbit, night manager. Yazılmış ama Mare of Easttown da çok iyiydi
0
deepness
(30.10.25)
Endeavour
0
duyulmasi gerektigi kadar
(30.10.25)
Bunların paşası 24'tür.
Plase: person of interest
0
etna
(30.10.25)
yazmayı unuttum debt q. izledim.
0
🌸mikahakkinen
(31.10.25)
@artıküyeolmakistiyorum çiçek taksi de olur.
0
🌸mikahakkinen
(31.10.25)
the rookie, netflix’te var. ciddili bi dizi değil ama beklentilerine uygun ve izle unut, gerçek hayattan uzaklaş gibi bi dizi işte.
0
deartheodosia
(31.10.25)
lincoln lawyer, high potential
0
65 derece
(31.10.25)
Luther, Bosch, Broadchurch, The Investigation
0
?
(31.10.25)
blacklist
netflix' te.
0
galahad reloaded
(31.10.25)
(12)

Beyin işleyişi ve bilinçaltı ilişkisi

muhayyer divan
SelamHani deniyor ya, insanları %96 oranında bilinçaltları yönetiyor, yani aslında çok büyük çoğunlukla bilinçaltımızın emrettiği şekilde davranıyoruz diye. Şimdi ben bunun neden böyle olduğunu merak ediyorum. Beyin neden bilinçaltını kâle alıyor da bilinci kâle almıyor mesela. Neden bebekken anne s
Selam

Hani deniyor ya, insanları %96 oranında bilinçaltları yönetiyor, yani aslında çok büyük çoğunlukla bilinçaltımızın emrettiği şekilde davranıyoruz diye.

Şimdi ben bunun neden böyle olduğunu merak ediyorum. Beyin neden bilinçaltını kâle alıyor da bilinci kâle almıyor mesela. Neden bebekken anne sütü alamadığımı dayatıyor bana, neden şu an 43 yaşımda olduğumu görmezden geliyor, neden bana sürekli "açsın, yeterince görülmüyorsun, doyurulmuyorsun, kenarda köşede yiyecek bişeyler bulundur, şimdi ye, biraz sonra bir daha ye çünkü açsın" gibi şeyler dayatıyor? Bunu neye göre yapıyor bunu bulmam lazım. Beyni buna iten sebep ne. Beyin niye bilinçaltı denen soyut kavramla çalışıyor, bu soyut kavram beynin neresinde çalışıyor, beyin kendisi madde olduğu halde neden cisimsiz ve bir anlamdan ibaret bir şeyi bu kadar önüme getirme ihtiyacı duyuyor.

Bunu hangi kaynaktan okurum, inceleyen mutlaka olmuştur ama avama anlatanlar olmuş mudur? Kimdir nedir ne değildir?
0
muhayyer divan
(30.10.25)
insan beyninin merkezinde hayvani beyini var,
onun üzerindede ust beyin,
birey egitimli olunca bu ust beyin daha aktif oluyor, üst beyini gelismiş olan insanlara,
bilincalti, telkin vs ile istedigini yaptiramazsin.
+1
designer
(30.10.25)
Birine istediğini yaptıramazsın ama beyin insana neden hep bilinçaltını dikte ediyor onu anlamak istiyorum. Bütün yaşanan hadiseler bilinçaltını oluşturuyor, tamam. Bilinçaltını harekete dönüştüren ne onu merak ediyorum. Beyin somut, bilinçaltı soyut diye düşünüyorum, bir köprü olması lazım. Bilinçaltı nasıl soyut oluyor ayrıca, şimdi yabancıladım bu lafı.
+1
🌸muhayyer divan
(30.10.25)
somut ve soyut olan kavramlar bizim algilarimizla ilgili,

aslinda maddenin cekirdegine dogru gittikce arada boşluk oldugunu biliyoruz,

ama bizim duyularin, çözünürlüğü ölçegide elle tutulana somut, tutulamayana soyut diyoruz.

göz görüyor, elektro kimyasal iletimle beyine gidiyor, yine orada bir amino asite bağlaniyor ve kayit edilmis oluyor.
+1
designer
(31.10.25)
Bilinçaltını oluşturan şeyler duygular olabilir mi peki? Bilgi yani hatıra değil de o hatıra yaşandığı andaki duygular. O anın duygusu bugün tekrarlandığında o ana göre mi cevap veriyor beyin? Biz farkındalık ve irade halinde olmadığımız için mi bilinçaltının emrinde yaşıyoruz? Onun için mi "mânen terk edildiğimde" kilo almaya yani yaşamaya çalışıyorum, annemi bi görüp bi göremediğim için, beslenip beslenmeyeceğim garanti altında değil diye algıladığım için, ölmekten korktuğum için mi?
0
🌸muhayyer divan
(31.10.25)
özellikle son bir kaç yüz yılda çok hızlı bir düşünce evrimi gerçekleşmiş durumda. vücudumuzun, beynimizin fiziksel olarak ayak uyduramadığı bir evrim bu. sonuç olarak insan bir hayvan ve bilinç altında hayatta kalma içgüdüleri var.

beyin toplamda harcadığımız enerjinin çok önemli bir kısmını harcayan bir organ. (yanlış hatırlamıyorsam, toplam enerjimizin 1/4'ü kadar) toplam enerjimizi verimli kullanmak adına, hayatta kalmak adına sinir sistemimiz çok fazla düşünmeye gerek kalmadan hızlıca karar vermek durumunda. beynimizin nasıl çalıştığı halen çok iyi bilinmiyor. çoğu refleksimiz omurilikte veya omurilik soğanımızda işletiliyor. beyin devre dışı. böylelikle daha hızlı ve daha verimli tepki veriyoruz. bunun sınırı nasıl çiziliyor? ne kadar hareketimizi işin içine beyin girmeden yapmamız lazım? bunu bilmiyoruz. üzerine düşünmek istediğimiz ama düşünmeden yaptığımız bazı şeyler de bu şekilde geçiyor gidiyor.
+1
co2s2
(31.10.25)
kayit edilen bilgi,
duygu ile beraber kayit edilirse
daha cabuk hatirlarsin,
ama vucud,doğumdan,ölüme dek herseyi kayit ediyor,
sadece beyinde degil tum organlarinda,
her canli yapinin,
kendi hafizasi var diyebiliriz.
+1
designer
(31.10.25)
kendini yemek ile oyalama,
ve sonucunda kilo alımı,
beyindeki ödül merkezini tatmin etmekle alakali.
0
designer
(31.10.25)
@designer

Yok o dediğine katılmıyorum, sadece ödül merkezi olduğunu düşünmüyorum. Bir yıkım yaşadığımda, terk edildiğimi hissettiğimde, yok sayıldığımı hissettiğimde, şu veya bu şekilde şiddet gördüğümde vs... kilo alıyorum ben. Bunların ödülle ilgisi yok. Bunlar çok büyük çoğunlukla var olmak ve savunma mekanizmaları ile ilgili. Ödülle işi yok bu konuların.
0
🌸muhayyer divan
(31.10.25)
psikanalizde “yer edinme çabası” olarak inceleniyor bu. beden büyüdükçe dünyada daha çok yer kaplama ve varlığını güvence altına almak gibi.
+1
deartheodosia
(31.10.25)
@deartheodosia

Evet bunun böyle olduğunu amarigada "innerspeak" diye bahsedilen ve bunun varlığını bilmeden kendi kendime çok uzun zamandır yaptığım bir içsel konuşmadan öğrendim. "Niye bu kadar büyük" diye sordum "oturacak yerim olsun" dedi içimdeki. Olan yetmiyor mu niye büyüyor dedim, görmüyorlar ki, yok sayıyorlar dedi. Bu bilgi kesin yani, doğru.

Sadece beyin bilinçaltına neden bilinçten çok daha fazla tutkun, neden bilinçaltının dediği oluyor, nasıl oluyor. O veriyi bilinçaltı beyne nasıl dayatıyor. Aminoasitlerle mi, duygularla mı, hormonlarla mı, nedir o soyutu somut hale getiren itki. Bunun peşindeyim.

Bebekken anneyi göremediği için anne sütü alamamak, annesini kendisinin uzantısı zanneden bebeğe ne yaşattı ki o bebek 43 yaşında hâlâ bebek o beyne göre. Niye bugünün bilincini ve durumunu, bugünkü gücünü yeterliliğini görmüyor o beyin, neden hep o dönemi dayatıyor. Bitti gitti yahu daha ne olsun, neyin peşinde bu?
0
🌸muhayyer divan
(31.10.25)
nedeni beynimizin ilk yaşam yıllarındaki tecrübelerimizi işlemesi ve hypervigilance ile amigdalanın tetiklenmesi ve beynin haritalandırarak kendini gelecek tecrübeler için savunma moduna alması şeklinde çok kısa özetleyebilirim. nöroplastisiteyi araştırın :)
0
deartheodosia
(01.11.25)
ayrıca ilgiliyseniz bir kitap önerisi: sue gerhardt, “sevgi neden önemlidir? şefkat bir bebeğin beynini nasıl şekillendirir”
+1
deartheodosia
(01.11.25)
(15)

İçkisi sigarası olmayan insanlar nasıl vakit geçiriyor?

sekizdokuzon
İki haftadır yalnızca bir kez dün gece alkol aldım ama sanırım uzunca bir süre içmem artık. Sigara içmek de istemiyorum, bugün bir tane içtim. Paket öyle duruyor, atmıyorum ama içmiyorum da. Kendimi bildim bileli hayatımdaydi bu ikili, şimdi ikisi de en azından bir süre, bir ihtimal sonsuza kadar ha
İki haftadır yalnızca bir kez dün gece alkol aldım ama sanırım uzunca bir süre içmem artık. Sigara içmek de istemiyorum, bugün bir tane içtim. Paket öyle duruyor, atmıyorum ama içmiyorum da. Kendimi bildim bileli hayatımdaydi bu ikili, şimdi ikisi de en azından bir süre, bir ihtimal sonsuza kadar hayatımdan çıkıyorlar. Benim tanıdığım insanlar, sosyalleşme tarzım, gün içinde yapıp ettiklerim hep bu ikili etrafında şekillenirdi. Sigarası alkolü olmayan insanlar nasıl vakit geçirirler? Boş vakitlerinde ne yapar, nasıl sosyallesirler?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(27.10.25)
Ig Tiktokta tatlı tarifi paylaşıyorlar hepsi şeker hastası.
-9
Bruce
(27.10.25)
içki ve sigara olmadan da sohbet edebiliyoruz ?
+7
grimavi
(27.10.25)
Kahve içerek :)
+1
mutekebbir
(27.10.25)
Bu ikisi insanın hayatından çıkınca çok fazla boş zaman kalmıyor mu? Nasıl dolduruyorsunuz bu boş zamanı? Her gün duş falan alıyorum zaman bolluğundan, neredeyse kitap okumaya basliycam.
0
🌸sekizdokuzon
(27.10.25)
Hiç elma yemeyenin canı elma istemez diye bir geyik var. Biz o elmayı yediğimiz için anlamı yok. Beyin bu ikisi olmadan da dopamin salgılamayı öğreniyor bir süre sonra. Sigaranın ve alkolün eşlikçileri ile arasındaki bağ zayıflıyor, ama kopmuyor maalesef.
0
auroraaurora
(27.10.25)
Twitter çitliyorum, sanırım benim bağımlılığım da bu
0
grimavi
(27.10.25)
İçkisiz sigarasız eğlenebiliyoruz. Yani benim gibi utangaç değilseniz gayet güzel oyunlu danslı etkinliklere gidilebilir. Sırf bunun için bir eğlence düzenlenebilir bir lokalde bi yerde. Yani neden olmasın ayrıca. Eğlenme anlayışını değiştirmek gerekiyor sanırım. Benim gibiler daha çok insanların eğlenmesini seyrederken mutlu olabiliyorlar. Ya da ne bileyim, doğa ile müziği/kitabı/vs bir araya getirmek de bir eğlenme şekli gibi. Belki de ben gülmekten çatlamalı eğlence nasıl oluyor bilmiyorumdur.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
bi şey içmek şart mı? illa şartsa çay kahve içerim. bi şey içmeden de oturabiliyoruz.
hiç içmedim hiç de eksikliğini hissetmedim.
0
jelly bear
(27.10.25)
İçki içmeden de bir şeyler içilebiliyor mesela soda gibi:) sigaradan ölesiye tiksindiğim için etrafımda da sigara içen yok gayet de güzel vakit geçiriyoruz. Sohbet ediyoruz falan. Onlarsız da sosyalleşiliyor.
-1
suicides underground
(27.10.25)
Yapılacak o kadar çok şey var ki... Kitap okumak ya da dinlemek, ev temizlemek, yemek yapmak, film, belgesel izlemek, yürüyüş, koşu, enstrüman çalmak, gezi planı... Zamanımı ayarlayabilirsem barınak gönüllüsü olmak ve huzurevi ziyareti.
0
pembediken
(27.10.25)
içki ve sigara içmeyerek :)
0
bay b
(28.10.25)
yerine başka şeyler koyarak ilk aşamada. dikkat dağıtıcı. ilk aklıma gelen puzzle yapmak (alakasız olabilir) ya da belki soda/yumuşak kahve içerek dengelemek olabilir. abur cubura yönelmeyin, kilo olarak geri döner. başarılar sevgili 8910, destekliyorum bu kararını.
0
deartheodosia
(28.10.25)
hayatımda ikisi de hiçbir zaman alışkanlık oluşturmadığı için var oldukları halinin ne kadar yer kapladığını çok tahayyül edemiyorum. sigara hiç bağımlısı olmadım kokusunu falan pek sevmiyorum sadece üniversitede arkadaşlarla içerdim arada. alkol de bünyeme ağır geliyor. hemen midemi bulandırıp uyku yapıyor içemiyorum.

günlerim genelde işte geçiyor, iş ortamında sosyalleşmek için sigara içmeme gerek yok dedikodu yapacaksam arkadaşların yanına gidip fısır fısır yaparım. akşam da evdeyim zaten yine alkole sigaraya ihtiyacım yok ev işleri, yemek bulaşık çamaşır ve vakit kalırsa sosyal medya + kitap okuma ile geçiyor. benim de aksine sigaraya ve içkiye ayıracak vaktim yok aslında :)
0
Sadece soruyorum
(28.10.25)
İşte çıkıyorum ellerimi ceplerime sokup sallayarak milletle muhabbet ediyorum asdasd
sigara içmedende hava almaya çıkıyor işte.
0
eja
(28.10.25)
osbir
0
izmitcan
(28.10.25)
(9)

İnsanlar doğuştan…

pek iyi degilim bugunlerde
iyi midir, kötü müdür sizce? Tamam yüzyıllardır tartışılıyor ama ben hep iyidir derdim. Geçen bir yazıda kısaca şöyle demişti: insanlar doğuştan kötüdür çünkü iyi olsaydı haksız olduğu bir tartışmayı bile sürekli kazanmaya çalışmazdı.Ayrıca bu bahsedilen tutum, sonradan edilen bir şey mi doğuştan mı
iyi midir, kötü müdür sizce? Tamam yüzyıllardır tartışılıyor ama ben hep iyidir derdim. Geçen bir yazıda kısaca şöyle demişti: insanlar doğuştan kötüdür çünkü iyi olsaydı haksız olduğu bir tartışmayı bile sürekli kazanmaya çalışmazdı.

Ayrıca bu bahsedilen tutum, sonradan edilen bir şey mi doğuştan mı sizce?
0
pek iyi degilim bugunlerde
(27.10.25)
İyidir. Yaşadıklarıyla kötü olur. Haksızlık ne konuda? Herkesin kendince haklı bir sebebi olabilir. Sadece buna bakılarak insan kötüdür denemez.
0
arbre
(27.10.25)
hangi yönünü beslerse o.
+1
deartheodosia
(27.10.25)
Ben bu tip yaklaşımları pek anlamıyorum cidden. Şartlara göre değişmiyor mu? İnsan açken, rekabet halindeyken, kısıtlanmış hissederken kötü; iyi kötü bir stabil hayatı varken, ihtiyaçları karşılanıyorsa, rekabetten uzakken iyi olabilir.

Sizin verdiğiniz örneği de tam anlamadım. Doğuştan bir karakter hakkında konuşurken "haksız olduğu bir tartışmayı kazanmaya çalışmak" nasıl bir kıstas olabilir ki? İnsan doğuştan mı haksız olduğu bir tartışmayı kazanmaya çalışıyor? Şu denebilir belki, insan yetişme çağında "iyiliği" öğreniyor. Çocuklar bencildir, paylaşması gerektiğini yeri gelip ailesinden veya çevresinden görerek öğrenir. Çocukların dürüstlük hassasiyeti yoktur, kolay yalan söylerler. Yalan söylememeleri gerektiğini yaşayarak ve görerek öğrenirler. Çocuklar çıkarı için kardeşlerini ve arkadaşlarını kolayca satabilir. Empati kurup karşılarındaki kişinin perspektifinden bakabilmeyi ve ayıp kavramını eğitimle veya gözlemle öğrenirler. Ancak bu bence doğuştan kötülük anlamına gelmiyor.
+1
akhenaten
(27.10.25)
dogustan kotuyuz, iyilik ogrenilen birsey diye dusunuyorum.
0
cooperr
(27.10.25)
İyilik de kötülük de insanın kendi yorumudur. Güzel gibi çirkin gibi. Güzel ahlakı kötülük olan gören bir beyin için insan doğuştan kötüdür çünkü insan adaleti doğuştan benimser ve adalet güzel ahlak unsurudur.

İyilik kötülük yakıştırması hangi beyin tarafından hangi durumlar için yapılıyor o önemli. Herkese göre değişebilir yani. Ortak değerlerin olmadığı yerlerde özellikle.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
ünv'ye yeni başladığımda hoca sınıfa evrensel ahlak var mıdır yok mudur diye bir soru attı, çoğu kişi parmak kaldırıp "evet vardır, şundan şundan ötürü.." diye uzun uzun anlattı yorumladı vs.

hoca ardından yeni gine'de antropologların 20. yy başlarınnda izlediği bir kabileden bahsetti;

bu kabilede yetişkinliğe geçiş sürecinde erkekler bir sınava tabi tutuluyorlar: komşu kabilenin değerli bir malını veya eşyasını çalıp getirmek. sadece bunu gerçekleştiren erkekler kabilede yetişkin bir birey olarak saygı görüyorlar ve erişkin olarak kabul ediliyorlar.

ahlak ve beraberinde gelen "iyilik", "kötülük"; bunların hepsi toplumsal norm'larla oluşan değerler. yeni gine örneğinde mesela "başkasının bir şeyini çalmak" o toplumda ahlak kullarına uygun bir gelenek olarak yerleşmiş. bu yerleşmiş gelenekler ve kültürler binlerce, hatta belki onbinlerce yıldır insanı biçimlendirip şekillendirdi (bunun içerisinde "iyi" ve "kötü" algımız da var)
0
makbur
(27.10.25)
Şu dünyada insanın iyi olduğunu düşünmek bile sıkıntılı bir durum. İnsan yok etmeye planlanmış sıra kendisini yok etmeye geliyor.
0
mikahakkinen
(27.10.25)
Kötü olarak adlandırırsın sanırım.
Öncelikle hayatta kalmak, sonra da daha iyi bir hayat yaşamak için her şeyi yapacak şekilde doğar insan.

İyilik olarak adlandıracağını düşündüğüm empati kurma, başka hayatlara saygılı olma, bir toplulukla uyum içerisinde yaşama sonradan öğrenilen özellikler diye düşünüyorum.
+1
michael_knight
(27.10.25)
Kötüdür çıkarcıdır hasettir kıskançtır
0
Hallegadola
(28.10.25)
(5)

Erol hukuk bürosu dolandırıcı mı?

i'm gonna start a revolution from my bed
birçok kişinin telefon numarasına yasal olmayan yoldan ulaşarak rahatsız ediyorlarmış. internette tonla şikayet var. ekşi sözlüğe dahi düşmüş. Tuğra Nuri Erol isimli şahsa aitmiş.rahatsız edilen kişiler bunları nereye şikayet edebilirler.
birçok kişinin telefon numarasına yasal olmayan yoldan ulaşarak rahatsız ediyorlarmış. internette tonla şikayet var. ekşi sözlüğe dahi düşmüş. Tuğra Nuri Erol isimli şahsa aitmiş.
rahatsız edilen kişiler bunları nereye şikayet edebilirler.
0
i'm gonna start a revolution from my bed
(22.10.25)
bu şekilde borçluların eşini dostunu amcasının oğlunu arayıp hakaretler eden, mobbing yapan bir sürü 'hukuk bürosu' var. yıllardır bir şey yapılmadı. eski bir mevzu yani.
+1
brkylmz
(22.10.25)
bunlar da yeni çıktı sanırım. bana da geçen gün karaca hukuk bürosu diye bir yerden sms geldi. davanızın son günüdür falan bilmem ne. tc numaram, adım soyadım falan her şey yazıyor. rezillik vallahi her şeyimize bu kadar kolay ulaşmaları.
0
nothing in my way
(22.10.25)
bana da bir hukuk bürosundan mesaj geliyordu, hiç umursamadım. müşteri kovalıyorlar galiba. okullardan, hukuk bürolarından, her yerden geliyor.
0
deartheodosia
(22.10.25)
Gelen mesajlar, mesajda adı yazan büro tarafından gönderilmiyor olabilir. Dolandırıcılar avukatların adlarını kullanarak mesaj gönderiyorlar yıllardır.
+1
10551037
(22.10.25)
Beni de aradilar boyle bir gun. Nasil detay buluyorlar bilmiyorum ama eski bi borcumdan dolayi bi seyler olusmus yeni vs diye soylediler. Ben de inandim. Sonra avukati arastirdim. Linkedinine dolandiricilarin ismini kullandigini, davasinin devam ettigini yazdigini fark ettim. Yani adam avukat, dava acmis, devam ediyor ama dolandirici hala ayni sucu islemeye devam ediyor...
+1
Kittie
(23.10.25)
(8)

Kızılay'ın güncel durumu nedir? Kan bağışı yapalım mı?

brkylmz
Eskiden çokça yapardım, son olaylardan sonra ve bir kaç şahsi gözlemimin ardından iyice midem bulandı ve bırakmıştım kan vermeyi.Yanlış mı yapıyorum? Maddi yardım etmesek de kan vermeye devam mı?
Eskiden çokça yapardım, son olaylardan sonra ve bir kaç şahsi gözlemimin ardından iyice midem bulandı ve bırakmıştım kan vermeyi.

Yanlış mı yapıyorum? Maddi yardım etmesek de kan vermeye devam mı?
+1
brkylmz
(21.10.25)
Kan kesinlikle vermiyorum. Bir daha vereni üçyüz beşyüz üçyüz beşyüz
+1
muhayyer divan
(21.10.25)
Pireye kızıp yorgan yakmayın arkadaşlar.
Kızılaya kızıp muhtaç insanları cezalandırmayın.
0
Mirket
(21.10.25)
aynı hala, bir şey değişmedi
0
deartheodosia
(21.10.25)
mirket'in takıldığı noktaya takılıyorum ben de. bir yandan da birilerinin bu duyguyu sömürüp bir işler çevirmesi canımı sıkıyor.
0
🌸brkylmz
(21.10.25)
Hayrına Ver. Hayır yapmam diyorsan da Bi yakının ihtiyacı olursa senin kan kredinden ücretsiz kullanabilir. Kendç sağlığın için yine ver.
0
luluki
(21.10.25)
tam olarak bilmemekle birlikte bir listede kan grubum yazılmış ve dağılmış sağa sola (sektör içinde)

yılda en az bir kez birisi arayıp "ben bilmem ne firmasından bilmem kim, sizin kan grubunuz sıfır negatifmiş, bizim bilmem kim hastanede, sizin kandan lazım, yardımcı olmanız mümkün müdür?" şeklinde bir şey soruyor. ben de yarı yalan yarı doğru "kan verdikten sonra başım dönüyor, araba kullanamıyorum, araç gönderin aldırın beni, veririm kan" diyorum.

yani yılda en az bir kez kan veriyorum.
0
co2s2
(21.10.25)
Kan veremiyorum. Ama verebilseydim düzenli bağışlardım. Kan insani bir ihtiyaç. Politik olamayacak kadar ciddi bir mesele. Bunu anlayabilmek için umarım kan ihtiyacı duymaz kimse.
0
ezkaza
(21.10.25)
@Mirket ve @brkylmz

Şahsen derdim eskisi gibi hastaya doğrudan kan verememek. Benim kanımı başkasına veriyor ve kime gittiğini bilmiyorum. Yaşamsal sıvımı veriyorsam kime vereceğimi seçmek benim hakkım ve bu hakkın elimden alınması, bir de üstüne bugüne kadar öğrendiğimiz pislikler, bir de bilmediğimiz daha kim bilir niceleri varken ben o kuruma kan bağışlamam, para da bağışlamam, bunları yapanları da açıkçası düşüncesiz bulurum en hafif tabirle.
0
muhayyer divan
(25.10.25)
(10)

seattle vs new york

antikadimag
seattle'da malum buyuk tech firmalarindan birinde calisiyorum 3 yildir. yas 33. simdi yeni calisma vizesine gectim ve green card basvurumu yapacak sirket. ancak eskiden 1-2 senede alinan yesil kart, artik 4-5 sene suruyor. ve bu surede yer degisikligi yapilamiyor. o nedenle surece nerede baslarsam e
seattle'da malum buyuk tech firmalarindan birinde calisiyorum 3 yildir. yas 33. simdi yeni calisma vizesine gectim ve green card basvurumu yapacak sirket. ancak eskiden 1-2 senede alinan yesil kart, artik 4-5 sene suruyor. ve bu surede yer degisikligi yapilamiyor. o nedenle surece nerede baslarsam en az 3 sene sabit kalmam gerekecek.

simdi bu sureci baslatmadan once new york ofisine transfer ihtimalim ortaya cikti. pozisyon degismiyor, maas da vergilerden sonra falan kafa kafaya geliyor. ama cok kararsiz kaldim. cunku yasam tarzi olarak cok cok farkli sehirler.

seattle: havasi cok kapali, avrupa gibi. yazin 2-3 ay disinda iklimini pek sevmiyorum. ic karartici. ama burada bir arkadas cevrem ve duzenim olustu. hatta new york'taki yakin arkadasim da buraya tasindi. burada vakit gecirmeyi sevdigim insanlar var yani.

sehirde kulturel olarak pek bir sey yok, ama dogasi harika. cevrede cok guzel goller, daglar falan var. yelkene basladim arada gidip aciliyor, ruzgari saclarimda hissediyorum falan. new york'ta bunlar olmayacak.

new york: burada kimsem yok arkadasimin seattle'a tasinmasiyla. ama new york'ta yasamak dusuncesi cok cazip geliyor. bu noktada bunu denemezsem daha sonra hic firsat olmayabilir gibi hissediyorum. sonucta dunyanin merkezinden bahsediyoruz. ama bir yandan daha cok kira odeyip daha kotu bir eve gececegim, arabami satip metrolarda surunecegim. yani yasam kalitem net sekilde dusecek. ama new york iste.

bir yandan da takimimi degistirmeyi cok istiyorum. soyle yeni bir baslangic yapasim var ve new york buna iyi bir bahane olur gibi. cunku yakin zamanda cok zor sureclerden gectim ve bir desarj olamadim.

velhasil cok arada kaldim. aslinda seattle'dan ayrilmak istiyordum ama is ciddiye binince hem arkadaslardan ayrilmak, hem de kurulu duzeni birakip tekrar bir maceraya atilmak biraz caydirici geldi. bu sehirlerde yasamis olanlarin tavsiyelerini beklerim.
0
antikadimag
(21.10.25)
Haydaaa. Bu şehirde yaşamış olanlardan fikir istediğini niye en sona yazdın. Hepsini okudum. New York'a taşın.
-2
arbre
(21.10.25)
sakinlik seviyorsan olduğun yerde kal bence.
0
jelly bear
(21.10.25)
Olduğun yerden mutluysan ben New York'a taşınmak için bir gerekçe görmüyorum. Büyük şehrin cazibesi ayrı tabii ama hayat kaliten düşecekse o cazibeyi pek de yaşayamayacaksın. Bir de davulun sesi uzaktan hoş gelir misali o şehir şimdi cazip gibi görünüyor ama yaşamaya başladığında şehrin problemleriyle yüzleşiyorsun. Kısa süreli kalanların asla göremeyeceği şeyler üstüne üstüne gelmeye başlıyor.

New York'a yine bir gün taşınırsın belki ama 3 yıl hareket etmeme mevzusu yüzünden ben olası bir mutsuzluk içinde 3 yıl tıkılı kalmak senaryosu nedeniyle risk almamaktan yanayım. Mevcut hayatında sıkılmış, mutsuz olsan anlarım ama iyi bir çevren de varken bence gereksiz bir macera NYC.

Bir de Seattle da güzel bir şehir. Hani çok alakasız ufak bir şehirde olsa yine neyse de, bu şartlarda mecburi 3 yıl için ben kalmayı seçerdim.
+1
himmet dayi
(21.10.25)
seattle’da devam. nyc gezmek için gidip dönersin sık sık.
0
deartheodosia
(21.10.25)
new york gezmek için güzel, yaşamak için değil +1

dezavantajlari:
- kalabalik, bakimsiz, pis
- kiralar ve yasam maliyeti yuksek (ve daireler daha kucuk oluyor genelde)
- gelir + sehir vergisi yuksek
- gurultu, trafik, stres
- eski, bakimsiz metro sistemi
- suc orani
- ve soguk yine

yani new york'un tek avantaji sosyal yasam, sehir etkinklikleri/aktiviteleri ve eglence ama ne sevdigine de bagli. dogu'daki sehirleri de daha rahat gezersin. new york'un daha dis kisimlarinda, daha nezih bir semtte yasamayi da dusunebilirsin.

sonucta is sende bitiyor. hayata bir kere geliyoruz. once new york'u bikac kere ziyaret edip ona gore de karar verebilirsin.

not: seattle'in ve genel olarak kaliforniya'nin da bir dezavantaji deprem riski olmasi. ama binalar dayanikli yapiliyor genelde. new york'ta deprem ve fekalet riski pek yok. kar daha cok yagiyor ve kar firtinasi olasiligi daha yuksek. kasirga nadir oluyor. 2012'de sandy kasirgasi etkilemisti baya.
+1
ermanen
(21.10.25)
"dogasi harika. cevrede cok guzel goller, daglar falan var. yelkene basladim arada gidip aciliyor, ruzgari saclarimda hissediyorum falan. new york'ta bunlar olmayacak." sadece bunun icin bile seattle diyorum ben de. kaldi ki arkadas cevreniz varmis bir sekilde, bu zaten ozellikle belli bir yastan sonra tasinan gocmenlerin en ciddi sorunu. zaten arabanizi satacaksaniz bence new york eyaletinin en keyifli yerlerine pek de gidemeyeceksiniz demektir. en kotu hava bile keyifli insanlarla cekiliyor. kaldi ki new york'ta guzel havanin tadini gokdelenlerin ortasinda cikartmayacaksiniz zaten, acik keyifli bir yere gitmek isteyeceksiniz, arabasiz zorlayacak falan filan. bana mantiksiz geldi. kendinize bir soz verip mesela 2 ayda bir new york'a gidip gezmeyi deneyebilirsiniz ya da sirket izin verirse 2-3 ayda bir 1-2 hafta oradan calisir yine deneyimlersiniz ancak 33'ten sonra yasamdan alinan keyifin anlami ve icerigi degisiyor, new york'ta paraniz ve zamaniniz yoksa bu anlamda keyif alamazsiniz diye dusunuyorum.
0
kassiopeia
(21.10.25)
yani yanlis anlama da eksi duyuru'daki personandan aldigim izlenimi bazinda bence new york'un "dunyanin merkezi" olmasindan vs ekstra randiman alacak biri degilsin. bu kotu bir sey de degil. new york'un teorik "firsatlar cenneti" statusu cok spesifik bir insan turune hitap ediyor. bir de sifirdan seattle'daki gibi bir network olusturman seneler alabilir, belki hic olmayabilir. arti, seattle da gelismis ve progresif bir yer; new york'a oklahoma city'den memphis'ten falan tasinmiyorsun.

sonuc olarak seattle'da kal diyorum, ozellikle "arabami satip metrolarda surunecegim. yani yasam kalitem net sekilde dusecek" diyen biri icin. senin yasam kalitesi taniminla new york'un sundugu yasam kalitesi farkli seyler.
0
hot potato
(21.10.25)
yani sanirim genelde seattle'da kal denmis ama seattle'dan sikildim artik yeni bir sey bulamiyorum. yeni bir restoran deneyeyim diyorum yok, yeni bir etkinlik olsun diyorum yok. tek cazibesi arkadas cevrem. o guzel dogasini da kisin pek goremiyoruz. uzun vadeli seattle'da yasamayi pek istemiyorum acikcasi.

new york ciddi bir yasam tecrubesi saglayacak. yeni seyler gorup, yeni seyler deneyimleyecegim. bu biraz cazip geliyor. yani seattle'da kalirsam hayatim iyice monotonlasacak gibi. new york son bir heyecan olabilir 40'larda settle down olmadan once.

neyse bakacagiz artik bilemedim.
0
🌸antikadimag
(21.10.25)
iki sehire de cokca gittim, atlantik kiyisi le$ bence tek avantaji tr'ye yakin olmasi.
pasifik candir..
0
cooperr
(21.10.25)
8 yildir Amerikadayim ve ilk istanbul dan Houstona tasindik ve 4 yıl sonra kosa kosa New Yorka kaçtık. 4 yıl oldu New Yorktayiz ( daha dogrusu NJ de oturuyoruz ama NY 20 dk buradan )

eger hareketli yasam seviyorsaniz kesinlikle NY derim, yazin cidden parklar sokaklar mekanlar cok cok guzel oluyor. inanılmaz turk var zaten, arkadaşsız kalırım diye düşünmeyin. yüzlerce aktivite bar restoran etkinlik var, sehir zaten cok guzel, insanlar sıcak kanlı.

ama sehir hayati sevmem, ben sakinlik severim diyorsan hic yanaşma derim,
0
oscar
(21.10.25)
(22)

babanızın babası nereli?

i'm gonna start a revolution from my bed
s.b?
s.b?
-1
i'm gonna start a revolution from my bed
(20.10.25)
Biz yüzyıllardır kütahyalıyız.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(20.10.25)
Sohum (Аҟəа)
+1
Mirket
(20.10.25)
aa mirket’le hemşehriymişiz
+2
deartheodosia
(20.10.25)
Köylerinden bile çıkmamışlar yüzyıllardır Mersin. Muhtemelen bizimkiler kurdu şehri
+1
messina123
(20.10.25)
dedem zonguldak babadan bu yana kütahya
+1
basond
(20.10.25)
bozdoğan
+1
a darkness coming
(20.10.25)
edirne
+1
Fodera
(20.10.25)
Tırnova
+1
mirty
(20.10.25)
istanbul
0
cooperr
(20.10.25)
e-devlet'te 200 yıl geçmişe kadar gösteriyor. hep eskişehir.
0
art cat chocolate
(20.10.25)
Benim anne tarafı da Sohumlu.
Baba tarafım arhavi
+1
Hallegadola
(20.10.25)
Izmit City
0
arbre
(20.10.25)
Denizli.
+1
mikahakkinen
(20.10.25)
dedem izmir ama onun babası naoussa, imathia
+2
eileengray
(20.10.25)
e devlete göre 200 yıldır eskişehirde köylerinden ayrılmamışlar.
+1
glamdr1ng
(20.10.25)
Muğla milas.
+1
physcos physcos
(20.10.25)
tüm sülale, tüm geçmiş, sivas.
+2
tabudeviren
(21.10.25)
Kadıköy
+1
cilekli pasta
(21.10.25)
dedemin dedesi filibe, daha sonrası çanakkale.
+1
inheritance
(21.10.25)
1800'lerin başından itibaren hep vezirköprü.
kayıtlar oraya kadar gidiyor ama annemin taraf da babamın taraf da hep vezirköprü.
+1
m e b
(21.10.25)
aşkın ve hüznün şehri Zonguldak
+1
high hopes of the sozluk
(21.10.25)
Of. Dedemin babasından yukarısı görünmüyor ama zaten sülale Oflu yani muhtemelen bi 300-400 yıldır Oflular. Ailenin tarihçesini anlatan kitapta İran'dan geldiğine yönelik araştırmalar var ama başka kaynaklarda da taa Selçuklu döneminde Anadolu'ya gelip doğuda biraz dolaştıktan sonra yine benzer tarihlerde Of'a geldiği yazıyor. Ama muhtemelen atalarım arasında son 300 yılda Of dışında doğan ilk kişi benim
+1
nundu
(21.10.25)
(10)

Yatak odası kapı askısı

Bruce
Yatak odanızın kapısının üzerinde askı var mı, varsa kıyafet mı asılı?
Yatak odanızın kapısının üzerinde askı var mı, varsa kıyafet mı asılı?
0
Bruce
(20.10.25)
yok.
0
deartheodosia
(20.10.25)
Kot ceketim asılı askıyla birlikte

Temsili olarak:
i.ebayimg.com
0
grimavi
(20.10.25)
Var, çanta asılı genelde, kıyafet nadir asarım kapı arkasına
0
kuehles blondes
(20.10.25)
var. milyon tane eşarp...
0
yadigar
(20.10.25)
İkea'nın kapı arkası askısı var. Üstünde de giyilmiş ama daha makineye atma kıvamına gelmemiş, tekrar giyilebilecek kıyafetler asılı. Pantolon, kazak, swaeshirt vs.
+1
kibritsuyu
(20.10.25)
Sabahlıklar ve kolyelerim asılı.
0
auroraaurora
(20.10.25)
Evet çantalar hırkalar var. Odada yer az olunca işe yarıyor
0
pembediken
(20.10.25)
eski evimde vardı, taşınırken almayı unuttum, kaldı orda. Şimdiki evimde duvarda iki askı var biraz köylü işi sddjs onları kullanıyorum.

Pantolon işinde her gün "bugün hangi pantolonu giysem" diye düşünmeyi ve ceplerindekini/kemeri değiştirmeyi sevmediğim için giydiğim pantolonu oraya asıyorum ve yıkama zamanı gelene kadar ordan alıp giyiyorum.
+1
nundu
(20.10.25)
var, bornozum havlum ve röbdoşambrım asılı.
0
co2s2
(20.10.25)
yok
0
gabe h coud
(20.10.25)
(9)

Görece ağır sakatlığınız varken nasıl pozitif kalabiliyorsunuz?

kuehles blondes
Selam, uzun olacak biraz sanırım. Özet: çok aktif bir insanken şu anda çeşitli sakatlıklar dolayısıyla desteksiz oturup kalkamaz haldeyim ağrıdan ve “daha iyi olucam, geçecek” “yine de halime şükrediyim, ne derdi olan insanlar var ben yine iyiyim aklım yerinde” vs gibi şeyler diyemiyorum. Tam tersin
Selam, uzun olacak biraz sanırım.

Özet: çok aktif bir insanken şu anda çeşitli sakatlıklar dolayısıyla desteksiz oturup kalkamaz haldeyim ağrıdan ve “daha iyi olucam, geçecek” “yine de halime şükrediyim, ne derdi olan insanlar var ben yine iyiyim aklım yerinde” vs gibi şeyler diyemiyorum. Tam tersine “eskiden yapabildiğim hiçbişeyi muhtemelen bir daha yapamıcam” “gencim ve oturup kalkamıyorum, halime bak” diye ağlıyorum sürekli. Normalde sağlık dışında olumsuz/umutsuz gözüken bi durum olduğunda pes eden bi insan değilim ama sağlık olunca ve günlük hayatımı bu kadar etkileyince çok pesimistim. Siz böyle ağır sakatlık geçirirken vs nasıl pozitif kalabiliyorsunuz?

Uzun versiyon:
Ben normalde çok aktif, o doğa yürüyüşü rotası senin, bu bisiklet rotası benim biriy(d)im. Normalde de yürür(d)üm, bol seyahat eder(d)im.

Dizimde bir sıkıntı var, arada bu aktiviteleri yaparken bazen kendisini hissettiriyordu ama doktorlar ok veriyordu yani hiking ve bisiklet için ve ben de ona göre tenis, voleybol vs oynamıyordum.

Neyse ben zaten biraz sorunlu olan dizi tekrar sakatladım, ayağımı sürüye sürüye yürüyebiliyorum, günde 2 ağrı kesici almadan hayatıma devam edemiyorum ve kasım ortasında ameliyat olacaktım ama salak gibi kayıp düştüm ve sağlam olan dizimi de sakatladım. Şu anda 2 ağrı kesici bile zor yetiyor, oturup kalkamıyorum, yürüyemiyorum, ayakta dururken dengemi kaybediyorum vs. be başka bir sebepten ameliyatım ertelenmek zorunda vs.

Doktor ameliyatın zaten çok başarılı geçse bile sadece max %70 iyileşme getirebileceğini belirtti ve ben evde durduğum her an, ayağa kalkamadığım her an “zaten artık bisiklete de binemicem muhtemelen asla” “doğa yürüyüşlerini unutup örgü örmek gibi hobi filan edineyim” diye diye dolanıyorum. Sürekli negatifim, öteki dizi de sakatladığım için iyice umutsuzum. Çok daha kötü durumda insanlar olduğunu biliyorum, halime yine de şükretmem gerekiyor biliyorum ama yani o kadar zor geliyor ki.

Siz böyle bir sakatlık/hastalık vs geçirirken nasıl pozitif kalıyorsunuz? Nasıl yardım aldınız? Destek vs?
0
kuehles blondes
(19.10.25)
Aa duyurunun eskilerinden kuehles, %70 toparlamak iyi bir oran fakat ev atmosferi seni iyice karamsar yapmış, umarım ameliyattan sonra bir sene içerisinde toparlarsın da neredeeen nereye diye tekrar bu duyuruyu okursun :)
+1
grimavi
(19.10.25)
İyileşmenin parçası olarak bir süre yas tuttum. Niye ben, niye şimdi diye isyan ettim. Üzülüyorum hala tabii, ama kabullendim bir yandan. Belli bir yaştan sonra depresif ruh hali de mi çok geçiyor, yoksa ben mi daha iyi baş etmeyi öğrendim, bilmiyorum ama kısa sürede normal hayatıma döndüm.
+1
auroraaurora
(19.10.25)
Birkaç ay önce deadlift yaparken yıllar önce olduğu gibi yine belimi sakatladım. 1 hafta yataktan çıkamadım, 1 ay evden doğru dürüst çıkamadım. Bisiklet sürerken yine incittim iyileşme süresi uzadı falan.. İkicinci ayın sonunda ağrı bitti nihayet yine spora başladım. Acı lineer şeklinde azalmadığı için o ara ben herhalde o anki acıyla ya da ona yakın bir şeyle hayatıma devam ederim gibi geliyordu. O zanla oturup dizlerimi dövmedim. Yürüsem yeterdi. Aktif spor yapmayan kim düzenli şekilde koşuyor ki zaten. Hatta sor etrafına 10 kişinin çoğu en son ne zaman koştuğunu hatırlamaz. Yürü yeter yani. Hiking yapmayıver nolacak. Kaç kişi hiking yapıyor ki, mutsuz mu sanki yapmayanlar.

Özetle yürümeyi hedefle. Yüzde 70 iyileşme de oran olarak iyi sanki. Yüzde 50 iyileşme yürümek için yeter gibi geliyor bana :)

Geçmiş olsun.
+1
beyfendi
(19.10.25)
Hersey olacagina variyor,
cok fazla kafa yorup üzülmemek gerekiyor,
sana fayda etmeyen beslenme aliskanliklarindan uzaklas.
+1
designer
(19.10.25)
aktif basketbol oynarken 2006 yılından ön çapraz bağlarımı kopardım ve hayatta en zevk aldığım şey olan spordan uzak kaldım. 20 kg aldım. ilerleyen süreçte çok nadir futbol oyanasam da, basketbolu bırakamadım ve sadece şut çektim.
2023 yılında minisküs parçalanması ile tekrar ameliyata girdim ve aynı anda ön çapraz bağlarım tekrar kopmuştu. sırf kızımla çömelip kalka bilmek, oyun oynamak için ameliyat oldum. 1 ayda ayağa kalkmam gerekirken dizim enfeksiyon kaptı. Aynı bölgeden 1 ay içinde 2. ameliyatımı oldum. Hayatta en zevk aldığım şey ve beni mutlu eden şey olan sporu bırakmak zorunda kaldım. 3 ay yattım. minisküssüz ve çömelmekte zorlanan bir insan olarak hayatıma devam ediyorum. kızımla oynarken zorlanıyorum. tek yapabildiğim spor yüzme ve bisiklet.

ayak kopmadığı sürece sıkıntı yok. ameliyat sürecinde günde 3 ağrı kesici ve yaklaşık 10 tane antibiyotik içtim. 2 ay boyunca karnımda kan sulandırıcı iğne oldum. çocuğum olmasaydı farklı olurdu. gerçekten acılarım yüzümden çok sıkıntı çektim. intiharı düşünür gibi oldum.

zor ama ne sıkıntı çeken insanlar var. kanser, ampüte, sürekli ağrılı hastalıklar vb. canını sıkma.
+1
mikahakkinen
(19.10.25)
çok çok çok geçmiş olsun.

yıllar önce el bileğimden benzer bir ameliyat geçirdim, çok ağrım vardı. ameliyat sonrası 1 yıl kadar ağrılarım devam etti ve şu an bir şey kalmadı eğer çok zorlamazsam, ağırlık kaldırmazsam. oluyor böyle şeyler. tek tavsiyem üzerinde düşünüp moralini bozmaman.
+1
deartheodosia
(19.10.25)
çok geçmiş olsun, bildiğin üzere bazı kalıcı/ölümcül hastalıkların insan psikolojisi üzerinde evreleri oluyor. 5 evre ben bunları yakınlarımda çokça görmek zorunda kaldım. hepsi de ölümcül hastalıklar sebebiyle.


geçmişte omurgam dolayısıyla çok sıkıntılı günler geçirdim ve inanılmaz ağrı kesiciler kullandım öyle ki ne karaciğer kaldı ne safra kesesi. bu durumu da toparlamak için ayrıca uğraştım. morfin falan gayet sıradan kalıyor kullandığım ağrı kesiciler arasında. tabi bunun esktradan kaza belası kaburga kırığı ıvırı zıvırı var.


şunu farkettim. insan başına geldiği zaman kesinlikle altından kalkamam, ben bununla nasıl yaşayacağım gibi şeyler diyor ama bir süre sonra çok da zor olmadığını, kabullenebildiğini farkediyorsun. eğer geçici bir süreçse oha lan ben geçmişte nelerle uğraşmışım, başıma neler gelmiş falan deyip geçiyorsun. bir de insan canı çok tatlı dayanıklı bir yapım vardır ama ne kadar çok ağrı sızı çekersen psikolojik olarak direncin o kadar azalıyor.(acıya dayanma eşiği demek istedim sanırım) ben aylarca inanılmaz ağrılar çektim, yataktan kalkamadım. yatakta bile yatamadım. yemek yiyemedim. çok çok uç noktadaki acılar. kaburga kırığı falan vız gelir tırıs gider yani. neyse böyle şeyler yaşayınca gün geliyor ufacık bir baş ağrısı bile seni zorlayabiliyor. hastalıkta konfor ve kafanın rahat olması çok önemli.


psikolojik yardıma ihtiyaç duyuyorsan bundan çekinme. mesela insan sürekli hareketsiz kalınca uyuyamıyor, uyuyamayınca zaman geçmiyor, zaman geçmeyince bire bin katıp düşünmeye daha da mutsuz olmaya başlıyor. ben beyin cerrahına demiştim ameliyat sonrası ben yorulamıyorum dolayısıyla uyuyamıyorum diye. bana bi ilaç yazmıştı ufak bi sakinleştirici gibi bişey. o ufacık hap bile benim konforumu çok arttırmıştı. ha bi ara kullandığım diğer ağır ilaçlarla tepkiye girip tavanda çiçekler böcekler görmeye başlamıştım ama ilaç saatlerini biraz kaydırınca düzelmişti. bu yazdılarımı tamamen yaşadıklarım ve çevremdeki insanların yaşadıklarına dayanarak yazdım. doktor falan değilim.


bunlara bir örnek vereyim. 5.5 ay palyatif bakımda kaldım annemin yanında. hastaneye girdiği ilk hafta çok kötüydü, ondan sonra ağrılarını sızıları fentanil vb kesilince ve güven altında olduğunu bilince kadın mutlu olmaya başladı. ölümüne üç saat kalana kadar o kadar çok olumsuz duruma rağmen mutlu ve yüzü gülüyordu. rahmetli anacığım tıp doktoruydu bu arada yani herşeyin net olarak farkındaydı, iki doktorla görev ihmali sebebiyle sorun yaşadık o ara ihmalden ağrıları sızıları çok artmıştı, başhekimle görüşüp sorunu çözemeyince sağlık bakanlığına ulaştım. bir hafta sonra sağlık bakanı bizzat hastaneye gelip baş hekimi görevden alıp gitti. ihmali buradan düşünün. bu arada aklınıza nüfuslu birisi olduğum falan da gelmesin. sadece net olarak yapılan ihmalleri, başhekimle sonuç alamadığımı hasta yakını olarak annemin doktor kimliğini de ekleyerek şikayet olarak gönderdim. zaten inanılmaz derecede sorun varmış bu bardağı taşıran son damla olmuş.


çok güzel bir andı. benim bişeyden haberim yok dışarda sigara içiyorum. birden çakarlı arabalar korumalar falan. bu arada başhekim merdivenlerin başına çıktı sağlık bakanı milletin elini sıka sıka merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı. başhekimin elini sıkmadı, yüzüne bile bakmadı. sinirli sinirli yukarı çıktılar indiklerinde başhekim artık yoktu.
+1
Fodera
(20.10.25)
benzer hisler içerisindeyim. uzun süredir yüzme, egzersiz, ve dikkat etme ile yönettiğim skolyozum var. koluma ve bacağıma vuran ağrı, karıncalanma hissi ile bu sabah doktora gittim. doktor ameliyat gerekebileceğini söyledi. seneye japonya planı yapmıştım, ilk kez kendi başıma tatil yapacaktım yalan olacak muhtemelen.
+1
inheritance
(20.10.25)
geçmiş olsun.

inan bana herkesin hayatının bir döneminde benzer tecrübeleri oluyor.

2021'de covid olana kadar gerçekten çok sağlıklı biriydim. bütün check-up'larda doktorların mükemmel örnek diye gösterdiği o kişi bendim. 20 senenin üstünde spor geçmişi; ağırlık çalışma, calisthenics, yüzme, futbol, masatenisi, uzun yürüyüşler vs hayatımda hiç sigara içmedim, alkol de çok az ancak arkadaşlarla bir aradayke..

covid'i ağır geçirdim, iyileştim fakat sonrasında nabzım hep 100'ün üstündeydi. uzun mesafe yürüyüşü geçtim kısa mesafeleri bile yürümeye korkuyordum, nabzım 140-150'lere falan çıkıyordu. o kadar çok kardiyoloğa gittim ki, hepsi kalbin çok sağlam hiçbir şey yok yorumunda bulundu. tabi bu süreçte bütün sportif faaliyetlerime ara vermek durumunda kaldım. beloc verdi doktorların heps, ilk kullanışımda çok sevimsiz yan etkileri oldu ve kullanmak istemedim.

sonra bir şeyi keşfettim, yatış pozisyonlarında nabzım ayaktaki gibi anormal yükselmiyordu. bütün hareketlerimi yattığım yerde yapmaya başladım. yattığım yerde barfiks falan çekmeye başladım :) sonrasında tekrar beloc'a başladım, vücudum bu sefer ilacı daha iyi kotarmaya başladı. 1,5-2 sene bu şekilde kontrollü geçti ve sonrasında ilaçları tek tek bırakıp eski formuma döndüm.

siz de tekrar eski formunuza kavuşacaksınız. doktor %70 dese bile onun çok daha üzerine çıkabilirsiniz fizik tedavi ve kondüsyon çalışmalarıyla. -ki sporcu geçmişiniz var-

asla enseyi karartmayın. hayatta her şey olabiliyor, önemli olan başımıza gelenlerden maksimum fayda sağlayabilmek. spor yapamıyorsan oturduğun yerden daha çok kitap oku, yazılım öğren, ne bilim çalıştığın konularda kendini geliştir.

aslında en olumsuz gözüken süreçlerin bile dikkatli yönetildiğinde insanlara çok büyük faydaları olabiliyor. bunlara odaklanın.

tekrar geçmiş olsun. en kısa sürede düzeleceksiniz, sonra buraları okuyup "vay be ne günler geçirdim" diyeceksiniz :)

bak o zamanki duyurularım (o kadar karamsardım ki bir daha hiç normale dönmeyecekmişim gibi geliyordu.. )

www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com
+1
makbur
(20.10.25)
(11)

sevgili gobeksizler

lemmiwinks
1- ne kadar, nasil spor yapiyorsunuz? ya da yapmiyor musunuz? yapmiyorsaniz ne kadar hareket ediyorsunuz?2- nasil besleniyorsunuz? hic yemediginiz neler var? kendinize odul olarak yediginiz neler var? ya da ne olursa olsun yiyor musunuz?3- six packiniz var mi?4- yasiniz kac? cinsiyetiniz ne?
1- ne kadar, nasil spor yapiyorsunuz? ya da yapmiyor musunuz? yapmiyorsaniz ne kadar hareket ediyorsunuz?
2- nasil besleniyorsunuz? hic yemediginiz neler var? kendinize odul olarak yediginiz neler var? ya da ne olursa olsun yiyor musunuz?
3- six packiniz var mi?
4- yasiniz kac? cinsiyetiniz ne?
+1
lemmiwinks
(19.10.25)
1- hic yapmiyorum ama yapcam. günlük hareket miktarım 6-7 bin adım civarı o da ofiste sağa sola yürümekten ibaret.

2- valla sabahları genelde kahveyle gecistiriyorum. oglen yemeklerinde genelde mercimek corbasi sadece. aksam yemeginde de unsuz ekmeksiz herhangi bir sey, bowl falan genelde.

3- yok.

4- 30 yasinda er kisi.
+1
vedatchilipeppers
(19.10.25)
1. Haftada 3 gün salonda bir gün dışarda ortalama ikişer saat.
2. Kalori ve makro hesabı yaparım. Şeker ve fast food ve de paketli gıdalar tüketmem, sevmem de.
3. Var.
4. Epeyce ve Er kişiyim.
+2
Mirket
(19.10.25)
on bilgi: ben kantarin iki ucunda da bulundum, uc basamakli kilolarda da iki basamaklilarda da bulundum, bir ara hasta gibi zayiftim, simdi isteyerek biraz kilo aldim ama hala gobegim yok.

1- cok zayifken haftada 4-5 gun kosuyordum, su an kucuk cocugum var o nedenle belki haftada 1 kez kosabiliyorum, ama cogu zaman o da yok.
2- galiba ucundan intermittent fasting yapiyorum. kahvalti etmiyor kahve ile gecistiriyorum. ogle yemeginde cok agir ve fazla yemiyorum. ki malesef ust sinirim yok, otursam dur durak bilmeden yerim ama insan cok yememeye cabuk alisiyor.
3- six pack yok
4- 30'larin ortasi, erkek
+2
adrianapole
(19.10.25)
1. Düzenli yoga ve yürüyüş
2. Protein ağırlıklı beslenip her şeyden yerim.
3. Yok
4. 30 larin ortası. kadın
+2
pembediken
(19.10.25)
1- yapmıyorum. ancak stretching filan. arada gaza gelip pilatese gidiyorum. hayatımın en büyük eksiği düzenli spor. yazın bari yüzüyorum. kışın o da yok. home office çalışıyorum işte, o da ayrı sorun. evde her işi kendim yaparım, evin etrafındaki markete pazara yürüyorum, araç almak için son raddeye kadar bekledim, sırf hareket edeyim diye bunlar. bu konuda çok tembelim.

2- sabah acele teslimatım, acil işim yoksa erken kalkmam, varsa işi bitirip kahvaltı yaparım. Türk usulü zengin kahvaltı yapıyorum evde. öğlen öğünü yemiyorum zaten kahvaltı vaktim öğlene yaklaşıyor. akşamı da geç saate bırakmam. ekmek, fast food, abur cubur, meyve suyu, ketçap vs. böyle şeyler tüketmiyorum. ağırlıkla tencere/ev yemeği yapıyorum. kendime göre dengem var yemeğin yanında çorbası salatası gibi. dışarıda da balık ya da kebap mesela. yemek seçmem ama miktarı abartmıyorum. ödül benim için tatlı. kalori saymam.

3- six pack'li hiç kadın yok etrafımda , bende de yok. pilates/fitness hocası, PT vs. 25 yaşında kadınlarda da yok buralarda. bu kadar hareketsizlikle yine kas kitlem iyi, göbeğim olmadığına şükür.
4- 42 kadın.
+2
subcomponent
(19.10.25)
- aldigin enerjiden daha cok tuketirsen zayifliyorsun,
- tabi ekmegi birak,
- erken yat, erken kalk, uykunu iyi al.
-1
designer
(19.10.25)
1. spor yapmıyorum, sağlık için yapmak istiyorum
2. iştahım yok, fazla bir şey yemiyorum. ödül olarak görmüyorum ama tuzlu ayçekirdeği+soda ve hurma+ceviz hoşuma gidiyor bu aralar.
3. six pack yok
4. k, 30lar
0
deartheodosia
(19.10.25)
1- haftada 3-4 gün yogaya gidiyorum. 5-6 gün de ortalama 2 saatlik dans antrenmanı yapıyorum. haftaya spor salonuna döneceğim. 4 gün de ağırlık çalışacağım tekrar.

2- her gün evde yemek yapıyorum. ortalama 2.500 kalori alıyorum. daha çok protein ağırlıklı besleniyorum.

abur cubur yemem almam hiç öyle bir alışkanlığım olmadı, canım da istemez. yılda birkaç kere cips yediğim olur yılda maksimum 5-6 kola ne içerim. genelde maden suyu ve ayran içiyorum. mc donalds burger king vb. yerlerden yemem dışarıda yiyeceksem ev yemekçisine giderim ya da en kötü tavuk ızgara salata falan yerim.

3- six pack yok


4- 29 er kişiyim
0
i wanna go back
(19.10.25)
1- haftada 4 kere 10-20 km koşu + full body workout.
2- kahvaltı yapmıyorum. tatlı yemiyorum. geri kalanı dengeli. her şey yerim.
3- six pack var.
4- 41 - erkek
0
gabe h coud
(20.10.25)
göbek eritmek için spor falan hikaye, bu göbeksizlerin hepsi az yiyor.
+1
duyuruuser
(20.10.25)
1- spor salonunda haftada 5 gün, 1'er saat canım çıkana, donum kıçıma yapışana kadar terleyerek çalışıyorum.
2- yarım tencere pilav, 1 kilo kadar et, biraz salata. ara öğünlerde meyve ve kuruyemiş yiyom. abur cubur yemem. yaz aylarında dondurma alırım biraz.
3- 4 packs var şu an. karbonhidratı kısarsam 6'sı da çıkıyor.
4- 37, erkek

fotoğraf atıyorum buraya zaten. görmüşsünüzdür.
0
yurtsuz john
(20.10.25)
(23)

Erkek arkadaşımdan sıkılmaya başladım

ekşi duyuru sever
Önceden görmek için can atıyordum ama şimdi her hareketi batmaya başladı. Konuşacak konumuz, ortak noktamız yok gibi gelmeye başladı.Toplu ortamlarda düğünlerde, arkadaşların yanında bazen saçma sapan davranıyor. Bir de mesela çantasından olips çıkardı bana uzatmadan geri kaldırıyor. Ben deyince par
Önceden görmek için can atıyordum ama şimdi her hareketi batmaya başladı. Konuşacak konumuz, ortak noktamız yok gibi gelmeye başladı.

Toplu ortamlarda düğünlerde, arkadaşların yanında bazen saçma sapan davranıyor. Bir de mesela çantasından olips çıkardı bana uzatmadan geri kaldırıyor. Ben deyince pardon deyip veriyor.
Doğum günümde hediye almış. "Pasta ne zaman yeriz" diye soruyorum yani pasta beklentimi biliyor. Normalde de dışarda, evde hep pasta falan yeriz. Sonra saatlerce oturup en son işi çıkınca pasta almadan gidiyor.
Bunu konuştuk sonraki gün çok pişman olup çiçek, pasta aldı. Normalde çiçek de almaz.

Bunlar bariz olan örneklerdi. Normalde akış içinde de saçma şeyler yaşıyorum.
Sıkılınca bırakmak gibi huyum yok. Görünce mutlu oluyorum ama hareketleri batmaya başladı.
Sizin yorumlarınızı merak ediyorum.
-17
ekşi duyuru sever
(19.10.25)
Aslında sana çok da uygun olmayan birini başka sebeplerden tolere etmişsin, bu duygularını tatmin ettiğin için artık sana uygun olmayan kısımları batıyor

En güzeli sana artık eski duygularımı hissetmiyorum deyip ilişkiyi temizce bitirmek, çocuğa da kafa karışıklığı olmasın, kendinde bir hata bulmaya kafa takmasın çünkü ortada bir hata yok, onun karakteri ve hayat pratiği böyle

Bir dahakine hem gönlünü titreten hem de sonrasında soğumamak için kendine daha uygun, iletişim becerileri, sosyal becerileri sana daha uygun biriyle beraber olursun, bu sana hayatına insan seçme ve bazı şeyleri görmezden gelmeme konusunda bir deneyim oldu
+5
grimavi
(19.10.25)
Konuşacak bir şey yoksa ayrıl
+2
arbre
(19.10.25)
Olips vermedi diye ayrılmak hiç mantıklı değil.
Buraya bile yazarken çok da ayakları yere basan bir gerekçe gösteremiyorsun.
Hala görünce mutlu olduğun insanı öyle kolay söküp atamazsın hayatından.
Ayrılsan daha iyisini mi bulacaksın, boşluğa mı düşeceksin. Öncelikle bunu düşün.
Sonra senin için sorun olan şeyleri maddeler halinde yaz. Her birinin önemini tart. Sonra al elemanı karşına, konuşun.
Çözersiniz sorunu bence.
+3
Mirket
(19.10.25)
beraberken keyif almıyorsan, ne bileyim cidden ortak nokta yoksa sıkıcı olur. bir de ben pasta isterim muhabbeti her ne kadar bana enteresan gelse de, belki de cidden önemsemiyor seni. önemsenmemek üzücü tabi.

kedi +1

pastayla çiçeği biz alalım barışın olmaz mı?
+3
Fodera
(19.10.25)
ilgisi baskasindadir.
-1
gule gule
(19.10.25)
@mirket
Mesele olips vermedi değil. Böyle ufak düşüncesizlikler. Mesela kapı tutma gibi şeyleri de sonradan yapmaya başladı.
Bir önceki duyurumdaki yazdıklarıma da bakarsan fikir olur.
@fodera, ilişkimiz 1 sene olacak ilk kez doğum günümü kutladı. İlk olunca önemsedim.
0
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
önemsenmemek cidden üzücü. umarım öyle değildir.

öte yandan genç bir kardeşimiz olduğunu düşünüyorum. tahminim 21 22 yaşında olduğun, haklı mıyım?


ha bir de şimdi kızgınsın, sinirden tam böyle geniş geniş yazamıyorsun. duyurunu okuyunca çoğumuzun kafasında piremses kız imajı oluştu. bence biraz sakinleş sakin sakin genişçe yaz, konuşalım.
+1
Fodera
(19.10.25)
Yaptıkları şeyler anlattığın kadarıyla seni önemsemediğini gösteriyor. Bana kalırsa sen ilişki yaşamıyorsun bir arkadaşınla buluşuyor, görüşüyor gibisin. Karşına alıp oturup konuştuysanız ve hala aynı düşüncesizlikleri yapmaya devam ediyorsa yol yakınken kendini de onu da yıpratmadan aranızdaki "ilişkiye" son vermelisin.
+2
mermaidd
(19.10.25)
başlık, "sevgilimden sıkıldım" olunca akla direkt şımarık kız tahayyülü geliyor. okuyunca anlıyorsun, sıkılmak değil mesele.
+4
i'm gonna start a revolution from my bed
(19.10.25)
Sevmiyorsun bence. İnsan sevince gözüne gelmiyor böyle şeyler.
Sevmek zorunda da değilsin sevgin bitmiş olabilir. ayrıl gitsin.
-2
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
Şeker vermedi kapı tutma gibi gerekçeler biraz bahane olmuş. Sıkıldıysan ayrıl kendine bahane arıyorsun gibi geldi
0
kondansator
(19.10.25)
ayrıl usta vakit harcamayın
-1
nahtoderfahrung
(19.10.25)
Ayril coco
0
lapaz
(19.10.25)
okurken bile ruhum daraldı. bence hiçbir insan , çantasından çıkardığı olips'i ne yapacak diye gözetlendiği, "pasta istedim alacak mı dur bakayım hmmmf" diye kastırıldığı , böyle 12 yaş problemleri ile ilişkinin sorgulandığı gergin bir ortamı hak etmiyor. sal adamı gitsin.
+5
loch ness
(19.10.25)
Olips uzatılması "ağzın kokuyor" olarak yorumlanabilir. Bu yüzden istemeyene olips uzatılmaz. Pasta alınmaması öküzlük ama işi çıkması ve sonradan pasta alması mazur görülebilir. Bir noktadan sonra her hareketinin batması doğal, beklenilebilir, normal karşılanması gereken bir olay. Diğer "saçma" davranışların ne olduğuna bakılmalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
ayrılın kurtulun. daha iyileşmeyecek.
0
gurur
(19.10.25)
Olips fln hikayede, doğumgününde pasta almayıp sonradan alması. Bilemedim.

Batan başka şeyler de var demişsin. Daha iyisini bulabileceksen ayrıl. Görünce mutlu olman da güvenli alanın olması ve alışkanlık.
+1
mobydick
(19.10.25)
@mobydick
Hatta 4-5 saat beraber oturduk. Ne zaman mum üfleyeceğim dedim. Pasta alıcam dedi.
Ayrılmadan önce midesi ağrımaya başladı. Giderken de buna alındığımı söyledim. "Midem daha iyiken haftaya falan alırız" dedi. Sonra eve geçerken baya surat falan astım. Hiç beklediğim gibi bir doğum günü olmadı. Biraz travmatik oldu benim için.
Ben de gittikten sonra telefonda baya moralim bozuk konuştum. Sonraki gün pasta falan getirmeseydi açıkça konuşup beni önemsemediğini hatta ayrılmayı düşündüğümü de söylerdim. Normalde hiç çiçek de almadı. Hatta bir keresinde çiçek alırım ama solacak sonra o yüzden almıyorum demişti. Bence ölüp bittiği birisi olsaydım otomatik olarak içinden gelerek yapardı her şeyi.
0
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
@loch ness birlikte olduğun insanı iyi hissettirecek bir şey yapmayı sevmiyorsan sorun sendedir.
Allah senin gibilerden uzak tutsun kadınları.
-3
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
ayrıl coco +1
+2
gabe h coud
(19.10.25)
ilk doğum gününü kutlamalıydı. 10 yıllık evli çift değilsiniz. bence sen haklısın. ama kimseyi de değiştiremezsin, öğretemezsin. adam böyle biri demek ki.
0
deartheodosia
(19.10.25)
ben aşırı hassasım bu tür konularda eşimden de düşünceli olmasını bekliyorum, eğittim de o herkesin cimri dediği adam benim istediğim her şeyi bir şekilde yapıyor önüme seriyor.

seviyorsan böyle demezdin. sevmiyorsan ayrıl. seviyorsan şekillendirirsin merak etme
-2
Hallegadola
(20.10.25)
ayrılma bi süre aldat ara sıra, baktın yine sarmıyor ayrılırsın.
0
Algorix
(22.10.25)
(13)

Shepard geldi, duyuru Echo Chamber'a dönmüş

Shepard
Arkadaşlar, arkadaşlar... Uzun zamandır giremiyordum, compu artık ne yaptıysa bana ahahahaha. Az önce çerezleri temizledim girdim.Ben şahsen burada mantıksız, gerçeklerden uzak yazan herkese cevap veriyordum. Duyuru'da nasıl duyuru'nun delileri varsa, imansızı da olmalı. Bir çok kişiyi duyuru ve cev
Arkadaşlar, arkadaşlar...
Uzun zamandır giremiyordum, compu artık ne yaptıysa bana ahahahaha. Az önce çerezleri temizledim girdim.

Ben şahsen burada mantıksız, gerçeklerden uzak yazan herkese cevap veriyordum. Duyuru'da nasıl duyuru'nun delileri varsa, imansızı da olmalı. Bir çok kişiyi duyuru ve cevaplarından görüyoruz ama bir de özelden yazanlar var. Psikolojisi bozuk milletin, duymak istediklerini duyma peşindeler. compu sağolsun bu siteyi var etti ve şimdiki haline getirdi. Artık duyuru milletin "ben ve beni sevenler" şeklindeki yerine dönüştü. Zayıf karakterli kim varsa engelliyor karşısındakini nefes bile almadan. Bu engel olayını zaten böyle kullanıyordu deliler.

Bir çoğunuz kafayı yemişsiniz. Bir akıllı benim demiyorum ama sokaktan adam çevirin, sizi görsün hükmünü deli olduğunuzdan yana verir.

Shepard nerede diyenlere DUYURUlur ahahahha. Duyuru hevesim kaçtı. Ama her zaman savunduğum şeyi savunuyorum, siz psikolojik deliler olmasaydı burası bu kadar keyifli olmazdı. Adminler çok sabırlı ve saygılılar sizlere karşı... Buradan aşağısı bağzı genellemelerim.

Bir tombul almancı işsiz kel arkadaşımız benden korktu demiş, özelden ana bacı sövmüştü. Bitikle bitik olamadım...

Bir kadın sever erkek demiş ki Shepard yazmıyor artık xd, beni engellemiş demiş. Kafası çalışmıyor biliyoruz, kendisi beni engellemişti. Haliyle bu dediklerinin olması çok normal ama farkında bile değil aahahahah.

Bir bacımız en son nazarın bilim adamları tarafından çalışılıp onaylandığını söylemiş bilimsel olarak ahaahahha.

Hala açılan duyurular ilginç, mesela obd arabamda nerede demiş araba marka modeli yok. Adam yardım ediyor ama bize yardım etmiyor...


Edit
Engelleyen sayısını da yazayım ahahahaa 45.

@kibritsuyu abi marka model versin, ne zararı var hatta yararı var. Benim arabada obd farklı bir yerde. O dediği yerde bende de boşluk var.

@dearthodisa adını söylemeden nasıl tarif edebilirim? Bir insan kelse keldir. Ayrımcılık yapma, olan bir şeyi söyleyene de şey etme ayıp.
-9
Shepard
(17.10.25)
Su videoyu atabilmek icin dogru zamani bekliyordum. Cok sukur rahatladim. Shepard'a operasyon cesaretle mi oluyor. www.youtube.com

Belki haberin yoktur diye yazayim dedim, sen siteden ucuruldun diye sampanyalar patlatildi burada. Moderatorlerin evinin onune celenk birakildi.

"Bir tombul almancı işsiz kel arkadaşımız..." ulan kesin benden bahsediyor dedim ama ana baci sovmedigimden eminim, demek ki benim gibi biri daha var burada.

Bu arada merak ediyorum seni kac kisi engellemis: www.eksiduyuru.com
+4
mbond
(17.10.25)
objektif olarak çok basit bir şey söyleyeceğim.

"obd arabamda nerede" dememiş (hatta ben de öyle zannedip cevap yazdım, öyle olmadığını anlayınca sildim). obd'nin olması gerektiği yerin fotoğrafını koymuş, obd soketi yok, boş orası. kablolarını kesip çıkarmışlar mı ama kesik kablo da yok, ek yapıp göğüs altına mı sakladılar acaba, nasıl ulaşırım demiş.

hem soruyu yanlış anlıyorsun, hem doğru soranı tuhaf ilan edip insanların sinir uçlarıyla oynuyorsun. sonra da en haklı kendin zannediyorsun.

edite edit: işte o da insanlarla diyalog kurmaktan geçiyor. "arabanın markası modeli nedir, belki de orası obd yeri değildir, zaten boştur, obd yeri başkadır" diye sormak dururken, "ahaha mala bak arabanın marka modelini vermeden sormuş kamil" tarzı bir üslupla cevap vermek niye? yazdıklarının çoğu böyle çünkü.
+8
kibritsuyu
(17.10.25)
"Bir çoğunuz kafayı yemişsiniz. Bir akıllı benim demiyorum ama sokaktan adam çevirin, sizi görsün hükmünü deli olduğunuzdan yana verir."

yazmışsın da kimsenin buradaki gibi davrandığını düşünmüyorum. mesela sen çok makul birisin aslında ama böyle davranmayı seçiyorsun burada. biraz daha rahat oluyoruz tabi internet aleminde. ha tabi bu yazdığının da haklı olduğunu gösteren kullanıcılar mutlaka vardır. bazen her şeye olabilir diyen ben de hayret ediyorum bir de önyargılı insanları direkt engelliyorum şu ana kadar da buradan yalnızca "1" kişiyi engelledim.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(17.10.25)
bi insanın tombul, kel, yaşlı olmasında ne gibi bir sorun var mesela bunu aşağılama olarak kullanıyorsun?
+4
deartheodosia
(17.10.25)
shepard arada sırada doğruları yanlış üslupla söyleyen birisisin, kaos yaratmayı seven kendi şahsına münhasır kişilik, ha sitede kalırsın kalmazsın çok önemli değil ama orijinal karaktersin.
-2
( . )( . )
(17.10.25)
dayı sen nerdesin ya? ortam delilere kaldı sen gidince.
0
mikahakkinen
(17.10.25)
ahhaha herkes seni engellediği için küsüp gittin sandım. sensiz bir sakinlik, bir huzur çökmüştü siteye. bütün egonla geri dönmüşsün. narsist, egoist bir ikizler burcu olduğunu düşünüyorum. :d

ben sadece ciddi psikolojik rahatsızlıkları olduğunu hatta ciddi ciddi suça karışabileceğini düşündüğüm bir kişiyi engelledim. baya böyle 3. sayfa haberlerinde görülebilecek birisi olduğunu düşünüyorum.

hoşumuza gitmese de diğer fikirleri de görmeliyiz bence. ekşi'de de bu yüzden takılıyorum.

bu arada doğruları yanlış üslupla söylemiyorsun. üslubun hep yanlış evet ama söylediklerinin %0.1'i falan anca doğru.
+1
art cat chocolate
(17.10.25)
Şepırd sen de döğüştüklerin de komple haksız oluyorsunuz genelde(bana göre öyle). Sırf senden ötürü karşı tarafa da sempati besleyemiyorum çünkü onların da desteklenecek yanı olmuyor genelde. Çekirdeğimi alıp yiyin birbirinizi modunda takip ediyordum ben genelde.
Not:Hatta senin bazen bazı şeyleri karşı tarafın damarına basmak için özellikle yazdığını düşünüyorum. Bir bakıma trollük yani. Bazı yazdıkların için de aslında öyle düşünmediğini ama karşı tarafı triggerlayacağını bildiğin için öyle yazdığını düşünüyorum.
+2
Sermet Hörmet
(17.10.25)
sozluk manyak dolmus bi kac yazar bir araya gelmişiz kadınları linçliyomusuz :) @Shepard
-1
koela
(17.10.25)
gitme kal bu şehirde kral. duyuru seninle güzel :)
0
yurtsuz john
(17.10.25)
Ooo şepırdım nerelerdesin iki gözüm :)

Birileri öldü demişti, şimdi yazsınlar kral geri döndü :)

@kibritsuyu sana da iki çift lafım var;

Sırf şepırda laf sokmak için boş yapmışsın. Duyuru 5 duyuru altta ve başlığı “obd portu nerede olabilir” yani adam yanlış anlamamış. marka model vermeden bunu kimse bilemez. İnsanlar burada sorulan soruları zaten anlamıyor. yarım yamalak soruyu da bırak eleştirsnler. Böyle böyle düzelecek :)
+1
Rondak
(17.10.25)
@rondak

Sadece başlığı değil de tıklayıp açarak içinde yazanı da okursan ne anlatılmak istendiğini anlarsın, açık açık yazmış.

Ecnebilerin meşhur lafı var, kitabı kapağına göre yargılamayın diye. Okumayı sevin, okumaya inanın.
-1
kibritsuyu
(17.10.25)
mikrofon uzatalım röportaj da ver istersen Shepard
0
beyfendi
(17.10.25)
(21)

duyurunun yaşını başını almış erkekleri

WithWorth
muhtemelen önümüzdeki günleri meşgul edecek şu üzücü videoda iki adet er kişinin hafif bir müdaheleden sonra ayrıldığını görüyoruz.https://eksisozluk.com/beykozda-eski-sevgilisi-tarafindan-oldurulen-kiz--8036578?a=popularevli, bakması gereken çoluğu çocuğu olan, evde bekleyeni olan bir erkek iseniz
muhtemelen önümüzdeki günleri meşgul edecek şu üzücü videoda iki adet er kişinin hafif bir müdaheleden sonra ayrıldığını görüyoruz.
eksisozluk.com

evli, bakması gereken çoluğu çocuğu olan, evde bekleyeni olan bir erkek iseniz sorum size.
ne yapardınız ?

geri kalanlar da yorum yapabilir ama üstteki kümeyi özellikle merak ettim.
-2
WithWorth
(16.10.25)
Hiçbir şey.
Beni ilgilendirmiyor bende canımı sokakta bulmadım + süper kahraman değilim.

Ayrıca kadınların efendi erkek yerine tercihini kimse sorgulayamaz
+2
artıküyeolmakistiyorum
(16.10.25)
Saldırgan ondan daha şiddetli, agresif bir karşı saldırıyla durdurulabilir. Ama çok riskli. Genelde nefes alışverişini kesmek için diyaframa atak yapılır. O anki ruh hâlime bağlı.
+1
arbre
(16.10.25)
Asla hiçbir şey için oh çekmiyorum. Fakat bile bile lades diyorsanız ne diyelim?
Ayrıca sadece kadına mi şiddet var? Erkeğe çocuğa hayvana her türlü canlıya şiddet var memlekette. Ben kadın olarak ayirmiyorum. Bir erkek olarak kendimi sokakta güvende hissetmiyorum.
0
artıküyeolmakistiyorum
(16.10.25)
Geçkin bir bey olmasam da yanıt vereyim. Ben hayatımda hiç bir şiddet eylemine başvurmadım, kesici alet taşımıyorum. Bahse konu videoyu izlerken bile geriliyorum elim ayağım dolanıyor.
Şahıs 100 kilonun üzerinde gözünü kan bürümüş biri, böylesini abd polisinin videolarını izlerseniz silahla bile durdurmanın kolay olmadığını görürsünüz. Bu şartlarda o sıradan insanları kınayan ah orada ben olsaydım diyenleri gerçekçi, inandırıcı bulmuyorum.
Ben ne yapardım muhtemelen donakalırdım.. herkesin kahraman olma fantezisi vardır ama bu oyunda ölünce bir daha geri başlayamıyorsun.
+3
anon1m
(16.10.25)
bu veya benzeri bir durumda polisin dahi kendi canını riske atarak araya gireceğini sanmıyorum.
gözü dönmüş bir adam kadını duraksamadan seri bir şekilde bıçaklıyor, müdahale etmeye çalışan kişi de muhtemelen benzer darbelere maruz kalacak.

benim de bir çocuğum var, böyle bir durumda çocuğumun babasız büyümesi riskini göze almazdım sanıyorum.

ama videoki poşetini önce bırakıp sonra alan adam kadar da olamazdım sanırım.

iki ucu boklu değnek dedikleri durum tam olarak. çok üzücü gerçekten.
+2
emfuzi
(16.10.25)
Kadir şekerci vardı.
0
Kahvedesu
(16.10.25)
dediğiniz ben oluyorum. adamların yaptığı müdahaleyi, şerefsize "abi kurbanın olam, değmez, gel kendini yakacaksın" gibi teskin edici sözlerle denerdim. ama dönüp işime gitmez, pasif ve yalvarır şekilde devam ederdim "bir bıçak az vursa kârdır" hesabı.

eğer 2-3 kişi olsa, "gelin tutun abiyi yazık edecek hem kendine hem karşıya" gibi, şerefsizi daha da gaza getirmeyecek sözlerle çağırır, 3 kişi olsak, tutar, indirirdik.

ama tek başına ne yapacaksın? hem cani, hem ayı gibi, hem gözü dönmüş... tek başıma adamla savaşamazdım. benim de çoluğum çocuğum var. sakin sakin yalvarır modda telkin verir, olayı fiziksel mücadeleye dökmeden omzundan tutup hafif hafif çekerdim.

hak etsin, etmesin, orantısız şiddet gören hiç bir mazluma "oh" çekilmez. canavarlaşmamak lazım.

edit: "kurbanın olam" lafı da ironikmiş. Allah korusun...
+1
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
Sen 'Abi kurbanın olam.' diyorsun da, adamın kafa gitmiş zaten, gözler dönük, işini bitirip, 'Lan görgü tanığı bu.' demeyeceği ve sıranın sana gelmeyeceği ne malum.

Eli bıçaklı adamı gözüme kestirebilecek ebat ve beceride değilsem ve en az adam kadar manyak değilsem, kendimi güvende hissedecek mesafeye kadar uzaklaşır, görüntü alır, polisi arardım. Gereksiz kahramanlık için gereğinden fazla akıllıyım.
0
Mirket
(17.10.25)
en fazla uzaktan polisi ararim. soka da girebilirim. video'yu izlemedim.
0
lemmiwinks
(17.10.25)
tr.wikipedia.org
www.birgun.net

başka sözüm yok.
0
Fodera
(17.10.25)
herkes kadir şekerden örnek vermiş ama kadir şeker cebinde bıçak taşıyan ve kavga eden bi çift arasına girip adamı kalbinden bıçaklayan biri. bıçaklı, gözü dönmüş bi adamın önüne çıkamazsınız tabi ama çoğu durumda adam bir kadına sadece tekme tokat dalarken bile herkes uzaktan izliyor. kadir şeker gibi bıçağı çıkarıp karşı tarafın kalbine saplamadığınız sürece katil olmazsınız. bir keresinde market manavına sebepsiz yere saldıran bir adamla arasına girmiştim, manav da erkekti. ben de kadınım.

ayrıca baktım şimdi kadir şeker olayı 2020 yılında yaşanmış. önümüzde bu örnek yokken sanki herkes araya giriyordu da kahramanlık yapıyordu... güldürmeyin ya. kendisine tokat atan müşteriye saldıran garson kızı kolundan bacağından çekiştirmeyi herkes biliyor. tam tersi olsa yine kimse araya girmiyor.

kadın erkek özelinde konuşmuyorum. herkeste gereksiz bir duyarsızlık var.

tekrar söylüyorum, elinde bıçak olan silah olan bi adamla hedefinin arasına girmek tabi ki mantıksız. ama bunların olmadığı şiddet durumlarında dahi herkes uzaktan izliyor.

x.com
şunu izleyin mesela. adam çocuğa tekmelerle girişiyor. kimse doğru dürüst müdahale etmiyor. hele amcanın biri uzaktan izleye izleye geliyor.
+1
elorelia
(17.10.25)
Bu işlerde araya girilemiyor çünkü bu düzende suçlu çıkabilirsin. Bunun şahıstaki silah unsuruyla çok ilgisi yok. Müdahale edersin en başta kadın sana kızar. Etkisiz hale getirirsin yargı seni içeri atar. Şanssızlık olur birine bir şey olur, vicdanın seni suçlar. O an kurtarsan kadının ders alıp ertesi gün aynı hatayı tekrarlamaması düşük olasılık. Zaten olayı bilmiyorsun. İşe yaramayacağını bile bile polisi arar, belki uzaktan ses ile müdahale yapmaya çalışırdım ben.
+1
osssy
(17.10.25)
bıçak olmadığı senaryo da (sadece şiddet) kadın yardım için bağırıyorsa polisi ararım ama kadın da adama sövüp sayıyorsa uzaktan izlerim sadece bir süre sonra yoluma giderim. işin içinde bıçak da varsa direkt polisi ararım, asla yanına yaklaşıp da müdahale etmem kesinlikle. bırak araya girmeyi adamı telkin etmeye bile çalışmam.

ben olsam şöyle dalardım adama, yok böyle yapardım falan diyenlerin de yüzde 99u kolpacı. elinde şu insan yarmasını bıçakla görünce saklanacak delik ararlar.
0
bobinhoo
(17.10.25)
Uzun sopa ya da sandalye gibi birşey varsa müdahale ederim, onun dışında sadece polis çağırırım. O da genellikle olay bittikten sonra gelir.
0
parka
(17.10.25)
Gerçekçi olmak lazım, o anda bu adamı durdurmanın tek yolu silahla vurmaktır. Senin elinde bıçak olsa bile bu adamı durdurmak oldukça zor. Polis bile bu tür durumlarda silahı kullanmıyorken normal insanlar olarak bizim bu olaya müdahale etmemiz maalesef çok zor.
0
say something loving
(17.10.25)
güvenli mesafeye çekilip 112 yi arardım. bekar, çocuksuz dönemlerimde olsam gene bunu yapardım.

cinnet esnasında şuurunu kaybetmiş bıçaklı biriyle asla diyaloğa girmem.
0
wilhelmwasmuss
(17.10.25)
Evliyim, çocuğum var, polisi ve ambulansı aramak dışında müdahale etmem.

Bekar olsam ölümüne girerdim.
+1
kimlanbu
(17.10.25)
evliyim çocukluyum önce dur yapma der kavgayı ayırmaya çalışırım, silah görürsem uzaklaşır polisi ararım.
videodaki abiye neden bıraktın diyemem.

kendi çocuğuma bu yapılsa şahit olsam hiç silah vs düşünmem dalar kurtarmaya çalışırım her baba gibi.
0
basond
(17.10.25)
yoldan geçen erkek müdahale etse ve ölmese bu adam ondan şikayetçi olsa yine baş ağrısı; belki müdahale eden kişiye dadanacak, davalık olacaklar? çok korkuyorum böyle olaylara denk gelmekten, yalnızca şahit olmak bile başlı başına bir travma sebebi. ülke içinde (ve dışında) hiçbir erkeğe yaklaşmamak gerektiğini hissediyorum; kıskanç, patolojik sorunlu, düzenbaz insanlar o kadar çok ki.
0
deartheodosia
(17.10.25)
40 yaşına yaklaşmış, çocuğu olmayan, iri sayılabilecek bir avukatım.

Üzerimde tabanca yoksa asla müdahale etmem. Eğitimli birinin dahi bıçaklı bir saldırgana müdahale etmesi aşırı tehlikeliyken bıçaklı kavgaya dair hiçbir bilgisi ve fikri olmayan, bıçağı ancak mutfakta ya da ufak tefek şeyler kesmek için eline alan biri olarak kendi canımı böyle bir durumda tehlikeye atmam. Bu karara varmam için çok düşünmeme gerek yok.

Üzerimde tabanca varsa çok daha zor bir karar. Havaya ateş etmek riskli, başkasına zarar verme riski var. Gözü dönmüş şekilde karşısındakine zarar veren bıçaklı bir saldırgana, durdurucu bir atışı mağdura zarar vermeden yapabilmek herhangi bir polisin de kolayca alabileceği bir risk değil, özel harekat geçmişi olmayan bir polis için dahi çok zor bir durum. Kaldı ki öldürücü olmayan bölgelere yapılan atışlarda, özellikle çekirdeğin bacaklardaki kemiğe denk gelip kemiği kırmadığı senaryolarda saldırgan vurulduğunu anında hissetmiyor ve saldırgan tutumunu bir süre daha sürdürebiliyor. Yani diyelim ki salgırganı omzundan ya da bacak kasından vurdum. Bu sırada saldırgan mağdura saldırmaya veya benim üzerime gelmeye devam edecektir birkaç saniye daha. Bu birkaç saniye boyunca vuracağı bıçak darbeleri mağduru öldürmeye yetebilir. Mağduru bırakıp bana saldırmaya kalkarsa saldırganı durdurmak için benim öldürücü atışlar yapmam gerekebilir.

Saldırganı öldürmeden vurmayı başarsam bile meşru müdafaada sınırın aşılması tartışmaları gündeme gelecek ve uzunca bir süre tutuklu kalma riskim olacak. Onu da beceremeyip tüm işi elime yüzüme bulaştırıp mağdura zarar verme riskim var.

Nereden bakılsa çok boktan iş. Görece kılçıksız bir durum olsa, yani bir erkeğin bir kadını bıçakla kovaladığını görsem ve ben de o sırada direksiyon başında olsam, saldırgan erkeği öldürmemeye gayret ederek arabayla ezerim. Benzer bir durumda saldırganı etkisiz hale getirecek bir şeyle vurma/bir şeyi fırlatma imkanım varsa yaparım. Ancak silahım olmadan silahlı birine müdahale etmem, edemem.
0
10551037
(17.10.25)
amerikan polis videolarından gördüğüm kadarıyla, başından veya omurgasından vurulmadığı sürece defalarca isabet alan insanlar bile saldırmaya devam ediyor. belki cinnet hali, belki uyuşturucu madde etkisinde olmaları sebebiyle bilmiyorum ama belimde silahım bile olsa katil olmayı göze almadığım sürece müdahele etmezdim.
0
Fodera
(19.10.25)
(6)

telefon numarasını nereden buluyorlar?

deartheodosia
kolejlerden aranıp duruyorum, 5 yaşında oğlum var. aradıklarında numaramı nereden aldıklarını soruyorum ama elbette bir yanıt yok. evet bilgilerimiz ortalıkta falan ama özellikle numaraları çektikleri bir yer olmalı? evime yakın kolejlerden arandığımı da hesaba katarsak. nereden alıyorlar, şikayet e
kolejlerden aranıp duruyorum, 5 yaşında oğlum var. aradıklarında numaramı nereden aldıklarını soruyorum ama elbette bir yanıt yok. evet bilgilerimiz ortalıkta falan ama özellikle numaraları çektikleri bir yer olmalı? evime yakın kolejlerden arandığımı da hesaba katarsak. nereden alıyorlar, şikayet edildiğinde bir sonuç oluyor mu?
0
deartheodosia
(15.10.25)
daha önce herhangi bir kreşe ya da anaokuluna gitti mi?

emin olmamakla birlikte, bölgedeki çocukların listesinin tüm okullarla mecburen paylaşıldığı yönünde bir şüphem var. kayıt yapmak için. bilen birisi teyit ederse iyi olur.
0
co2s2
(15.10.25)
oyun gruplarına katılmıştı, direkt hangisi olduğunu bilsem şikayetçi olacağım ama bilemiyorum maalesef.
0
🌸deartheodosia
(15.10.25)
Operatörlerin lokasyona SMS hizmetleri var. Eskiden ticari amaçlı da kullanılıyordu. Daha sonra yasaklandı. Yanlış bilmiyorsam kamu kuruluşları bu yasaktan muaf tutuldu. Aynı muafiyet eğitim kurumlarına da tanınmış olabilir.
Bölgemizdeki birkaç özel okuldan bana da yıllardır mesaj geliyor.
0
Mirket
(15.10.25)
Tüm türkiye nin tc kimlik nosu bile sanırım 2 kez çalındı. Eminim telefonunuz yüzlerce kişide mevcuttur. Parayla satılıyor internette uluorta. Hem de bin dolara filan.
+1
luluki
(15.10.25)
Vodafoneluyum malatyaya gittim 1 gunluk tum kurslar okullar atamaya basladi istanbulda oldugum halde cocugum yok

Operator +1
0
eja
(15.10.25)
operatörden de olabilir ama iys.org.tr ye bi girip telefon ve mail iletilerinizi yönetebilirsiniz.
0
antihero
(16.10.25)
(10)

Eşinize doğum sonrası bir hediye aldınız mı?

chicha_v2
Evetse ne aldınız?Ben bilezik veya zincir düşündüm.
Evetse ne aldınız?

Ben bilezik veya zincir düşündüm.
+2
chicha_v2
(15.10.25)
bu ne lan ben ilk defa duydum diyenler varsa (bkz: push present) sosyal medyadan türeme bir gelenek.
0
nahtoderfahrung
(15.10.25)
doğum hediyesi çok eski bir gelenek. babam daha internet bile yokken anneme bilezik almış. bütçenize uygun olan bir bilezik iyi olabilir. kısmet olursa benim de aklımda bilezik almak var.
+1
cisimcik golgi
(15.10.25)
Saat ve tlf alindi ;)

Alinmak zorunda diil deeee bayaa buyuk bi olay bu dogum fln. Hem jest olsun iyi hissettirsin diye hem de bu buyuk gune dair hatira kalsin gibi. Kesin alin bisi
+2
abuzer
(15.10.25)
beştaş.
0
mikahakkinen
(15.10.25)
kolye de olur ya değerli ve uzun yıllar anısı kalacak bir şey alınmalı. bu her zaman var olan bir gelenekti. sadece çok fakir ailelerde alınmıyor ya da kocası barzo olanlara alınmıyor.
+1
Sadece soruyorum
(15.10.25)
Hanımlar için bu hediye olayı değişik bi' şey, erkekler gibi değil yani. Objelerle ilintiledikleri, bağ kurdukları çok şey var, anı vb.

Hanım hem hediye vermeyi hem de almayı çok sever mesela. yani sadece kendisine alınmasını değil, bana hediye almayı da çok sever. daha dün 2 tişört almış:) kendini mutlu hissediyor.

Ki burda doğum diyorsunuz, Almak mecburi değil tabi ki ama alırsanız çok hoş bir jest olur bence.
Zincir iyi fikir.
0
kumandanim
(15.10.25)
bana alınmadı ama alınması ince ve şık bir davranış. altın öneririm. manevi değeri olur, ileride bir durum olursa da satıp kullanılabilir.
+1
deartheodosia
(15.10.25)
@nahtoderfahrung'un dediği gibi yeni bir gelenek değil. internet yokken bile vardı bu olay.

yanlış hatırlamıyorsam küpe kolye set almıştım.
0
co2s2
(15.10.25)
telefon almıştım.

manevi değeri önemli bence. küçük büyük demeden bir şey almak iyi olur. şık olur yani. doğum sonrası sendromları hesaba katarsak bence kesin alınmalı evet.
+1
ucurulmamak umidiyle
(15.10.25)
Aldım, hatta bunun için gizlice para biriktirdim.
Bir seferinde yüzük, bir seferinde küpe.
Telefon gibi teknolojik ve sonradan değeri kaybedecek bir şey almak istemedim. Uzun süre kalacak değerli bir şey alınması makbul bence.
40 küsür sene önce babam da anneme hediye almış, annem hala o saati takar özel günlerde.
Yeni bir adet değil yani.
+1
burfak
(16.10.25)
(10)

Chatgpt ye neden milyonlarca kisi chatgbt diyo

abuzer
Hadi polis aski olanlari anladik, bugun bile sitede 7 kisinin gbt yazdini gordum
Hadi polis aski olanlari anladik, bugun bile sitede 7 kisinin gbt yazdini gordum
+2
abuzer
(15.10.25)
:D

lenova, blueray, mediamarket arasina bir de bu eklendi. sanirim gpt sesli soylendiginde p'yi b olarak algiliyorlar ve duzeltmeye firsatlari yok.
+1
arakaali
(15.10.25)
herkes'e neden baya kişi herkez diyorsa aynı sebep
+1
jelly bear
(15.10.25)
insan bildiği kelimeyi, tabiri kullanma eğiliminde oluyor.

ortada daha çok bilinen "gbt" diye bir şey var, bir de daha yeni çıkan chatgpt diye bir şey var.

adamın aklı orada daha çok kullanılan tabiri koyma eğilimine giriyor, chatgbt diyor.

mesela playstation'da "ghost of tsushima" diye bir oyun var. girip bakıyorsun ilgili gruplara, herkes "ghost of tsunami" yazmış. o hesap.
+1
kibritsuyu
(15.10.25)
bayağı'ya neden bayağı kişi baya diyorsa aynı sebep.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(15.10.25)
(bkz: yol yabdı)
0
lazpalle
(15.10.25)
Benim de gözüm kanıyor öyle kullananları görünce.

Aynı şeyi eskiden gprs'e (internet olan) gps diyenleri görünce de yaşıyordum.

Bizim de sınavımız bu be abu.
+1
chicha_v2
(15.10.25)
butun dunya instagram reel derken neden turkiye'de herkes "reels" diyorsa ayni sebepten.
0
hot potato
(15.10.25)
Konuşurken cipiti ile cibiti arası bir şey diyoruz. Hatta cibitiye daha yakın. Dil kolaya evrilir.

O yüzden gayri ihtiyari chatgbt oluyor. Bir de kimisi öyle görmüş öyle devam ediyor.
0
biseysorcaktim
(15.10.25)
Fonetik - fonolojiyle ilgili olabilir. Dil daha kolay hangisini söylüyorsa
0
pembediken
(15.10.25)
“şarj”a da şarz diyorlar :(
0
deartheodosia
(16.10.25)
(10)

hiç ahmet ümit okumadım

deartheodosia
hangi kitabıyla başlayayım? bir ses böler geceyi?
hangi kitabıyla başlayayım? bir ses böler geceyi?
+1
deartheodosia
(14.10.25)
Okuma bomboş adam. Bomboş
+4
artıküyeolmakistiyorum
(14.10.25)
Yaşınız 25i geçtiyse okumanıza gerek yok.
+3
put it in your appropriate place
(14.10.25)
İstanbul Hatırası ilk okuduğum kitabıydı ama on yıl olmuştur okuyalı. O zaman çok sevmiştim diğer kitaplarını da okumalıyım diye düşünmüştüm. Sonra kaldı ve okumadım bir daha.
0
egerbiryolcu
(14.10.25)
Okuduğum kitapları
Bab-ı Esrar
İstanbul Hatırası
Patasana

Şeytan Ayrıntıda Gizlidir kitabının ise dizisi çekilmişti, onu izlemiştim vaktiyle.

Polisiye macera falan seviyorsanız sarabilir, kolay okunan kitaplardı. Şimdi baktım da ne çok kitabı varmış.
0
epitaf
(15.10.25)
Dinlemeyi seviyorsan NTV radyo Ahmet Ümit kitaplarının bazılarını radyo tiyatrosu oyunu yaptı ama saatleeeeerrce sürüyor. Durdura durdura dinlerim dersen şahane. Uzun yol için de birebir.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
İstanbul hatırası yeterli. Diğer kitapları da hemen hemen aynı.
0
etna
(15.10.25)
çoğunu okudum. vakit geçirmelik, çerezlik kitaplar. çok bir beklentiniz olmasın. ben ilk beyoğlunun en güzel abisi ile başladım, sıralama çok aman aman fark etmiyor.
0
mustafakesekci
(15.10.25)
yıllar önce merak salıp bir kitabını almıştım, hayatımdaki en sarmayan kitap olmuş olabilir. Yarım bıraktım, belki de bana öyle geldi bilmiyorum.
0
va
(15.10.25)
yakaşık 20 senedir okurum. tabi onu keşfettiğim zamanlar böyle meşhur değildi.

sırasıyla
beyoğlu rapsodisi
istanbul hatırası
beyoğlunun en güzel abisi


tavsiye derim.
0
gercekdunya
(15.10.25)
benim de hiç ilgim yoktu ama bir yerde karşılaşıp yanına gittim ve çok samimi, sıcakkanlıydı. bir ses böler geceyi kitabını aldım, bakalım. teşekkürler
0
🌸deartheodosia
(15.10.25)
(23)

Size ne hediye verilse sevinirsiniz?

ermanen
Size ne hediye verilse sevinirsiniz? Ne hediye gelsin istersiniz veya sizin için anlamlı olur?Spesifik olursa güzel olur. Şu kulaklık/saat/cihaz vs. marka/modeli, şu markanın şu giysisi/aksesuarı, şu kitap gibi vs. Markası olmayan veya önemli olmayan genel bir şey de olabilir. Hobilerinizle ilgili o
Size ne hediye verilse sevinirsiniz? Ne hediye gelsin istersiniz veya sizin için anlamlı olur?

Spesifik olursa güzel olur. Şu kulaklık/saat/cihaz vs. marka/modeli, şu markanın şu giysisi/aksesuarı, şu kitap gibi vs.
Markası olmayan veya önemli olmayan genel bir şey de olabilir. Hobilerinizle ilgili olabilir mesela. Maddi/nesne dışında da olabilir. Tatil/restoran/etkinlik/aktivite gibi, beni şuraya götürsün gibi. Konser, maç, festival, fuar, gösteri, fan convention bileti olabilir.

belki az bilindik, nadir veya akla gelmeyecek bir şeyler diyen de çıkar.

not: ev/araba/motor gibi şeyleri es geçiyoruz. bisiklet olabilir :)
+4
ermanen
(14.10.25)
Tam şu an bir kobo clara colour iyi olurdu.
+2
Mirket
(14.10.25)
hediye istemenin sınırı yok ama en son linkini bir yere kayıt ettiğim şu var;

www.casio.com
+1
ruhlardan esinlenen karga
(14.10.25)
otantik bir yerlerde tatil bileti + otel rezervasyonu
+1
but that was just a dream
(14.10.25)
Canon R100
0
arbre
(14.10.25)
Tatil
Anlamli Fotograflarla bisiler (sosyopix)

Saat gshock gri pembe

Baba koltugu

Bjk mac bileti

Dağda evinde bikac gun
+1
abuzer
(14.10.25)
Telefonu bagladiin gramofon

Pikap
+1
abuzer
(14.10.25)
dron veya oyun konsolu (muhtemelen 2 oynar kenara kaldiririm ikisini de, ama sevinirim yine de)

magic mushroom da olabilir, denemek istiyorum.
+1
lemmiwinks
(14.10.25)
maddi şeylere, hediye dahi olsa anlam yüklemekte zorlanıyorum. anısı olması gerekir anlam kazanması için.

hediye konusunda da kimsenin bana sormadan hediye almasını hiç istemem. hediye vermeyi severim.

çünkü hiçbir şeyi beğenemem. pahasından değil. kendim bile anlam veremediğim değişken bir zevkim var ve her şey ona uymuyor. bana hediye alınacaksa direkt istediğim giysi veya dekor ürününün linkini atabilirim.

almak istediğim çok şey var ancak özel bir şey değil hiçbiri.

sanırım en iyisi bana hediye vermeyin, para verin. :d
+1
art cat chocolate
(14.10.25)
kendi soruma cevap da vereyim:

elektronik müzik sevdiğim için eletronik müzik festivali veya etkinliği bileti, veya oraya götürme anlamlı olur
bir de cruise tatili hiç yapmadım, bunun hediyesi de sevindirir

nesne olarak schimano vites sistemli güzel hybrid bir bisiklet anlamlı olurdu. ama şu anda pek süremem ya. eskiden yaşadığım yerde vardı ve sürecek düzgün yer vardı.
sony noise cancelling kulaklık merak ediyorum. bose'ye karşılaştırmak için. bu hediye güzel olurdu.
+3
🌸ermanen
(14.10.25)
Sevdiğim bir çizgi film karakteri ile ilgili bir ürün mesela. Geçenlerde hiç beklemediğim şekilde biri bana Snoopy anahtarlık almış nasıl mutlu oldum çunku belki bir iki defa taa ne zaman bahsi geçmistir sevdiğim ile ilgili.
Yani ilgi duyduğum bir hobi ilgi alanı karakter vs ile ilgili bir şey alınınca çok mutlu olurum küçücük şeylerden de öyle. Mesela çok üşürum ve çorapların enerjisini çok severim. Renklo renkli desenli desenli. Biri durduk yere çorap alsa çok mutlu olurum. Bir de mesela tatlı yapmayı çok severim..biri gelse güzel bir mesela cupcake tarifleri kitabı gibi bir şey alsa yine çok mutlu olurum. Hediye almayı da vermeyi de çok severim. Birine alacaksam da özellikle ilgili olduğu bir şeye ait olması yönünde hep arastiririm.

Ama durduk yere biri bana benle alakasız bir şey alsa veya ben birine durduk yere herhangibir şey hediye etsem o da güzel bence. Çünkü ne olursa olsun "seni düşündüm" mesajı var.
+1
egerbiryolcu
(14.10.25)
tatil hediyesi çok güzel olur (deniz olmasına gerek yok kültürel de olur, antep kapadokya mardin vs)
instax mini çok seviyorum (yanında kağıdını da alsın ama alacak olan kişi, kağıda para vermek istemem sonradan gjfg)
masaj - hamam paketi
+1
Sadece soruyorum
(14.10.25)
vanilya özütü
0
asue
(14.10.25)
Paşabahçe maya yeşil çift kişilik fincan takımı.
Çay da olur, Türk Kahvesi de...

Şu Türk Kahvesi (2 Fincan 1 Lokumluk):
www.pasabahcemagazalari.com

Şu da Çay (2 Fincan):
www.pasabahcemagazalari.com

Varsa almak isteyen, adres vs. bilgilerini göndereyim :)
+1
dilemma of subscribtionability
(14.10.25)
louis c.k. stand up'ına bilet.
+2
lalu
(14.10.25)
kaşmir kaban
+1
deartheodosia
(14.10.25)
eskiden en ufak bir şeyden bile çok mutlu olurdum, şimdi gelen hediyeleri değiştirmek için uğraşmaktan sıkılıyorum:) maddi değeri olan bir şey istemem, onun dışında her şey olur
+2
sweetoffice
(14.10.25)
Canon zoe mini 2 s
+2
abuzer
(14.10.25)
@dilemma of subscribtionability,

Çift kişilik fincan takımı hediyesi 'ikimiz' kelimesiyle başlayan hayallerin hediye ile ifadesidir.

Herkesten ya da herkese öyle bir hediye olmaz. Özel kişiden beklenir o.
+1
Mirket
(14.10.25)
çok iyi bir koşu ayakkabısı.
iyi bir pt den 20 derslik paket.

bunları satın alabilecek gücüm var ama niyeyse kendime çok çok zor para harcıyorum.
+1
kumandanim
(14.10.25)
Düşünülmüş emek verilmiş bir hediyenin ne olduğuna çok takılmam mutlu olurum.

Ama düşündüğümde şuna ihtiyacım var dediğim bir ürün aklıma gelmiyor. Kişisel manası olan esprili bir kupa, taşlı tuşlu seramik handmade bir kahve fincanı, cicili bicili bir ajanda olabilir:) ya da tatil, cilt bakımı, spa günü gibi şeyler

Merak ettiğim bir mekanda tadım menüsü de çok iyi bir hediye olurdu
+1
kullanicadi
(14.10.25)
Kazimali dunya or turkiye haritasi
+1
abuzer
(14.10.25)
Mesleğimle ilgili almayı çok istediğim ama alamadığım bir şey: en sağlam yapılmış olanlarından, büyük boy, iki yana genişleyebilen, ışıklı raflı nota sehpası. Çok pahalı kendisi 🥲
+1
muhayyer divan
(15.10.25)
@mirket
Evliyim. "eşinizle afiyetle için" mesajı da olabilir pek tabii.
Ama yıllardır sadece iki üç defa çıktı kutudan. Bir tanesi bu yaz, kızım ve kuzeni (yaşlar 9-10) için çıktı mesela. Bunlara çay saati yaptım tam viktorian usulde böyle barok müzikli, manzaralı, fiskos masalı, dantelli, sandalyeli falan... Özel misafire yani...

Neyse, efendim, Türk Kahvesinde bu zıkkımdan yıllar içinde 3 tane alarak 6'lı seti tamamladım zaten. Çay takımına gelince, 2 tane (4 fincan) aldım. Dellendiğim bir zamanda yine bir çift alırım, onda da 6'yı bulurum.

Yıldız porselenden de aynı tonlarda çok tatlı bir şekerlik uydurdum bunlara. Çok yakıştı, takım zannedersiniz.

Aynı tonlarda bir de vazo bulsam, huzur içinde ölebilirim. Yıllardır sağda solda yeşilin o tonlarında porselen limoj vazo arıyorum. Halbuki gitsem yıldız porselene, fincanları falan göstersem ısmarlama yaparlar. Ama işte maksat uğraş olsun. Zaten aldıklarımı da hiç internetten almadım. Hep mağazada denk gelince aldım yıllar içinde... (Bu arada yıldan yıla kalitede minik düşüşler olmuş, kendini belli ediyor)

Neyse, eğer gönderecekseniz, 2'li değil, sizinkiyle birlikte 6'lı olacak. Sorun yok. Onu belirtmek istemiştim :)

Edit: Vazoya bir de sütlük eklemek lazım...
+1
dilemma of subscribtionability
(15.10.25)
(14)

En sevdiginiz film

abuzer
Evet cok genel oldu. Tür olarak ayirmadan, butun kategorilerde, oyunculuguyla senaryosuyla, ozgunluguyle, hissettirdikleriyle... kriter olarak ne belirlerseniz artik, totalde birinci sirayi alan filminiz hangisi?
Evet cok genel oldu. Tür olarak ayirmadan, butun kategorilerde, oyunculuguyla senaryosuyla, ozgunluguyle, hissettirdikleriyle... kriter olarak ne belirlerseniz artik, totalde birinci sirayi alan filminiz hangisi?
+2
abuzer
(14.10.25)
Tek cevap çok zor ama

The fall.
0
a perfect lie
(14.10.25)
Yüzüklerin efendisi serisinden kralın dönüşü
0
basond
(14.10.25)
The Shawshank Redemption
0
himmet dayi
(14.10.25)
ilk aklıma gelen 12 angry men oldu
+1
pide
(14.10.25)
en sevdiğim film midir bilemem ama "hissettirdikleriyle" kısmına odaklanırsak özellikle tek bir sahnedeki duygu yoğunluğu nedeniyle the truman show derim, fena sarsmıştı.
0
hrskrs
(14.10.25)
tek film seçmek zor, hele benim gibi çok film izleyen biri için. büyük yapımlar akla gelebiliyor tabii, LOTR (Yüzüklerin Efendisi), Dune, Star Wars, Marvel/Avengers filmleri vs., ama bunlarda duygu eksikliği oluyor. Daha çok epik bir hikayeyi izliyorsun. İçine serpiştirilmiş duygulu anlar oluyor tabii.

her şeyiyle "The Others" olabilir. ilk izlediğimde çok etkilemişti.
duygu, özgünlük, oyunculuk, sahne ve ışık kullanımı, gerilim dozu, ve film tarihinin en şok sonlarından biri.
+1
ermanen
(14.10.25)
Sürekli izlemem sebebiyle;
Once upon a time in Hollywood - bilmiyorum acayip iyi buluyorum filmi. Yani o dönemi anlatisi, pitt ve di caprio uyumu falan.
Lotr üçlüsü - buna diyecek bir şey yok yani. Her şeyi ile bir şölen.
0
logisticsmanager
(14.10.25)
Cevap vermesi zor ama illa zorlasalar bir şey söyleyeceksin diye, Los Lunes Al Sol ve Baran ilk aklıma gelenler olur. Uyandırdığı duygular açısından ağırlıklı olarak. Teknik yönden çok daha yetkin işler çıkar tabi. Gelmişken çok bilinmeyen Ningen No Joken trilogysini de önereyim, harika filmlerdir her biri.
+1
krang
(14.10.25)
Sürekli kim Leon yazicak diye bakiyorum, yeniliyorum :(
0
🌸abuzer
(14.10.25)
@krang

Javier Bardem'in oyuncu olduğu filmler genelde iyi oluyor ya. Benim de onun filmlerinden seçmem olası ama seçmek çok zor. kategorilere ayırmak lazım :)

Mar Adentro
Biutiful
Dune: Part Two
No Country for Old Men
+1
ermanen
(14.10.25)
Tek cevap zor aslında ama bu soruya genelde Wristcutters: A Love Story diyorum.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.10.25)
Amelie
Gone with the wind
0
tabudeviren
(14.10.25)
cramer cramer e karşı
0
jamswety
(14.10.25)
lotr ve alien serisi.
0
deartheodosia
(14.10.25)
(10)

100 bin üstü kira

metal69
Ataşehir bölgesinde kiralık daire bakıyorum. Eli yüzü düzgün yerler 100.000 liradan başlıyor en kötü .kimler kalıyor buralarda böyle?
Ataşehir bölgesinde kiralık daire bakıyorum. Eli yüzü düzgün yerler 100.000 liradan başlıyor en kötü .
kimler kalıyor buralarda böyle?
0
metal69
(13.10.25)
200 bin ve üzeri kazananlar kalıyordur. orta düzey 2 beyaz yakalı eve zaten 200k para sokuyordur.
0
croswell
(13.10.25)
Geçen arkadaşlarım bu korkunç denen Fikirtepedeki rezidanslardan ev tuttular. 3+1 geniş ev 62 bin lira.
0
nhk ni youkosu
(13.10.25)
Kirasını şirketin karşıladığı CEO'lar falan kalıyor diye biliyorum öyle pahalı yerlerde
0
Sadece soruyorum
(13.10.25)
200.000 kazanan iki beyaz yakalı kira olarak 100.000 lira veriyorsa bence maldır. 400bin ve üzeri kazanç için normal görüyorum :D
+2
elorelia
(13.10.25)
300 küsur bin lira kazanıyorum. 100bin ve üzeri kira vermek hiçbir ihtimalde mümkün değil benim için.

1 milyon tl kazandığım günler gelirse o zaman da bu fikrim değişmeyecek.

ortalama aylık 1000 dolar kazanılan bir ülkede, 2500-3000 dolarlık kiralar keriz silkelemekten başka bir şey değil.
+3
tchuck
(13.10.25)
kendilerinin de bir yerden kira getirisi vardır.

yoksa maaşın 100k sını kiraya vermek bence de saçmalık.
0
ananiyimioguz
(13.10.25)
200k kazanıp 100k kira vermek deli saçması bir şey. Günler nasıl geçiyor belli değil hemen kira günü geliyor. 100k kira demek yılda 1 milyon 200 bin lira demek yani her sene 1 araba parası. Biraz peşinatla ayda o kiralara daire sahibi olursunuz krediyle
0
mermaidd
(13.10.25)
baska yerden kira alip ustune ekliyor+1
0
ala09
(13.10.25)
eski kiracıdır 100bin yerine 20bin veriyordur, davası falan vardır.
0
deartheodosia
(13.10.25)
moral bozmak istemiyorum ama bu paraları verebilecek o kadar çok kişi var ki!

maalesef bazı alanlarda kazanç tahmininizin çooook ötesinde.

biraz birikimi olup, finansal okur yazarlar zaten şu an 300 500 mevcut gelirin üzerinden alıyolar.

aileden zengin olan, ticaret (?) yapanları saymıyorum bile. kimi bi yerde zamanında arsa almış, oradan 200 daireye sahip şimdi. bu adamın oğlu, gelini, torunu, boku püsürü taş mı yesin sevgili azizler :$ææ€

çok leş bir dünyadayız dostlar :/
0
gurur
(13.10.25)
(9)

Doğum günü hediyesi

mermaidd
Teyzeme doğum günü hediyesi almam lazım ama ne alayım bi türlü bulmadım. Bütçem 6-7k civarı. Kendisi de 43 yaşında
Teyzeme doğum günü hediyesi almam lazım ama ne alayım bi türlü bulmadım. Bütçem 6-7k civarı. Kendisi de 43 yaşında
0
mermaidd
(13.10.25)
havalar serinliyor panço alabilirsin el dokuma. eşarp, çanta da olabilür
0
neira
(13.10.25)
Eldiven atki bere takimi da olur üsttekine ek.

Kedisi köpegi varsa, üzerinde onlarin resmi ya da cizimi olan kupa, anahtarlik vb gibi kisisellestirilmis hediyeler olabilir.
petprinted.de
Suna benzer bir türk sitesi bakilabilir. Ben arkadaslarima he bu paspaslardan aldim.

Kahve seviyorsa türk kahvesi takimi, ya da filtre kahve seviyorsa o tarz ekipman olabilir.
0
kaputt
(13.10.25)
bence işçiliği olmayan ve ihtiyacı durumunda bozdurup kullanabileceği altın bi şey.
0
deartheodosia
(13.10.25)
hayatını kolaylaştırabilecek bir kaç şey alabilirsin, çok üşüyen biriyse mesela benzinli zippo cep sobası;
www.trendyol.com
güzel bir termos, rayban wayfarer, tarzını yansıtan bi herschel çanta. her zaman işine yarayacak hediylerden bir kutu.
0
ruhlardan esinlenen karga
(13.10.25)
seviyorsa türk kahvesi makinesi
günlük kullanabileceği altın takı
0
elorelia
(13.10.25)
teyze deyince stereotipik düşünülüyor sanırım. yaşlı da değil. sonuçta ne sevdiğini veya neyi olmadığını düşünerek de bir şeyler alınabilir. ve bunları bizden daha iyi bilirsin. ayrıntı verirsen tabii daha iyi öneriler de olabilir. evinde olmayan bir mutfak gereci olabilir. sevdiği tarz giysi aksesuar olabilir vs.
0
ermanen
(13.10.25)
Paşabahçe'den şık bir şeyi değişim kartıyla beraber alabilirsiniz.
Düzenli kullandığı parfüm/kozmetik ürün biliyorsanız onlardan alabilirsiniz, garanti olur.
Ben çanta derim. Statü, eğitin, maddi durum fark etmeksizin kadınlar düzenli ihtiyaç duyuyor yeni çantalara. Çeşidi bol bir yerden kendisinin zevkine göre alın, değişim kartı da olsun.
+3
yadigar
(13.10.25)
çiçek alsan yeter bence, çiçek derken saksılı bir şey
0
hoot
(13.10.25)
Rumisu da çok güzel fularlar var, eğer teyzen tarz biri ise eminim çok beğenecektir (42 yaşından bildiriyorum). istanbul.rumisu.com
+1
wendyangelamoiradarling
(13.10.25)
(16)

nerelerde asla araba süremezsiniz?

i'm gonna start a revolution from my bed
az yoğunluğu olan şehir içlerinde bile aşşırı panik oluyorum, tek yollarda birde. ya da soruyu şöyle düzelteyim en zorlandığınız yerler.
az yoğunluğu olan şehir içlerinde bile aşşırı panik oluyorum, tek yollarda birde. ya da soruyu şöyle düzelteyim en zorlandığınız yerler.
+1
i'm gonna start a revolution from my bed
(13.10.25)
arabanın gidebildiği her yerde sürerim.
0
gercekdunya
(13.10.25)
İstanbul ve genel olarak türkiye. Yollar dar, sokağa atlayan insan çok, belediyecilik ve iklim kötü.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.10.25)
Şarampole yuvarlanma ihtimalimin olduğu tüm yollar.
Virajlı tali yollar.
0
auroraaurora
(13.10.25)
Her yerde sürerim sürdümde ama sevmediğim yerler dar olup karşıdan kamyon falan gelip teğet geçtiğimiz yerler
0
basond
(13.10.25)
Asla araba süremediğim yer yok. Belki Tahran gibi yerlere alışması 1-2 hafta sürer. Yurt dışı sağdan/soldan direksiyonlu ülkelerde de kullandım. NY, LA gibi metropollerde de, ehliyet kasaptan alınan arap ülkelerinde de...

Altımdaki araç, yolun fiziksel ve coğrafi koşullarına uygun bir araçsa, her yerde kullanırım. Düzenli ve korkmadan araba kullanınca, kısa sürede adapte oluyorsunuz.

İlk 2-3 yıl /50bin km acemilik olabilir. Araba kullanmak roket bilimi değil. Sınırları kesin bir pratik.

Trafikte sevmediğim şeyler çok. Kural bilmeyen/takmayanlar, sağdan soldan çıkan motosikletler, kavşağı boş bırakmayı akıl etmeyenler, dar yerlerde geçmekten korkanlar, yaya geçidinde durmayanlar, kış lastiği gereken zamanda takmayanlar, magandalar, yoğun saatler vs...

Edit: Kiralık yahut emanet araç kullanıyorsam huzursuz oluyorum çok.
0
yadigar
(13.10.25)
Dümdüz gideceksem her yerde sürerim, hahah sürdüm de, kağıthanenin arka sokakları gibi hem bayır hem tek yön dar yerlerden hoşlanmıyorum tabii, stress olurum ama sürerim,
Dar ve onü uçurum gibi yerlerde dönmeye çalışmak berbat, orada arabayı bırakırım, sürmem.
0
a perfect lie
(13.10.25)
her yerde kullanırım +1 ama istanbul’da trafikli yerlere gitmektense toplu taşıma ya da yürüyebiliyorsam yürürüm. trafik kilit konumlar beni çok geriyor.
0
deartheodosia
(13.10.25)
hollanda ve isvicre bana cok karisik geldi trafik kurallari ogrenmek lazim, ceza da ceza ama. suremem demiyorum ama sikintiya sokan yer kagithane gibi yerlerden nefret, hele zemin islaksa. cogu sebep arac kaynakli oluyor kar yagiyor ama kis lastigi yok gibi, ikincisi tek serit ama cift yon yollar. beni son zamanlarda geren bi mevzu var o da gece suruculeri, ucmalari, sahildeki yarislar bir de ustune kazalari gordukce
0
ala09
(13.10.25)
en zorlandığım gece sürmek tabii ki ve genelde gece sürmemeye çalışıyorum. gece karşıdan gelen farlar çok rahatsız ediyor. ışığın az olduğu yollar da cabası. zifiri karanlık yolda da mecburiyetten sürmüşlüğüm oldu. uzun otoban yolculuklarına da sabahın köründen başlıyorum o yüzden, yolculuk en geç günbatımına kadar olsun diye. ıssız yerler de tedirgin edici olabiliyor.

bir de çok bozuk yollara girmemeye çalışırım.

detroit şehrinde de mecburiyetten araba sürmüşüm zamanında, kabus gibiydi. google maps bile ters yola girdirdi beni. kanada kurallarından sonra çok farklı gelmişti. bir de abd'de eyalete göre bazı şeyler değişebiliyor heralde. yani farklı ülke ve şehirlerde zorlanmak mümkün. trafiğin bize göre ters olduğu ülkeler de var, ingiltere, kıbrıs, hindistan gibi.
+1
ermanen
(13.10.25)
Çok turistik yerlere asla arabayla girmem. Keşmekeş ve kaotik yerlere toplu taşımayla gitme taraftarıyım

Dik yokuşlardan nefret ederim, ehliyeti yeni aldığımda yağmurlu bir İstanbul gününde bebek yokuşunda trafikte kaldım elim el freninde yarım saat ecel terleri döktüm. Travmam var
+1
kullanicadi
(13.10.25)
düz vitesle trafiğe girmek istemem, işlenceye dönüyor. yoksa her türlü her yerde kullanırım.
0
co2s2
(13.10.25)
süremem değil de sürmek istemem dediklerim: dar sokaklar, aşırı yokuşlu yollar, tek gidiş gelişli virajlı şehirlerarası yollar.
0
inheritance
(13.10.25)
avrupa’nın birçok ülkesinde sürdüm, hala sürüyorum. araba sürmek kolay.

amerika’da doğu yakasında sürdüm. üstelik minivan gibi aşırı büyük ve hantal bir araç. aşırı kolay.

türkiye daha zor, özellikle istanbul ama yine de çok zor diyemem.

hiç gitmedim ama muhtemelen pakistan, hindistan, bangladeş gibi kuralın olmadığı ve yolların tuktuk’la dolu olduğu yerlerde alışması zor olur gibi düşünüyorum.

ha bir de gece karanlıkta dağ yolları, uçurum kenarları vs. sıkıntılı olabilir. sürmem zaten.
0
sir gawain
(13.10.25)
her yerde sürerim de yabancı olduğum gelişli gidişli yollarda sürmeyi pek sevmiyorum. özellikle geceleri.
0
lazpalle
(13.10.25)
Bayrampaşa sokakları.
0
baldan kaymak
(13.10.25)
asla surmem demem hicbir yer icin.
denemedim ama trafigin ve direksiyonun ters tarafta oldugu (i.e. ingiltere) ulkeler beni tedirgin ediyor.
0
cooperr
(16.10.25)
(20)

Çocuk büyütmek gerçekten böyle mi?

silverleaf
Haftasonu bir misafirim vardı çocuklu aile. 15 aylık bir çocukları var. Çocuk yürüyor, oynuyor, neşesi keyfi yerinde. Ama sabah evden çıkmaları çıkmaya niyet ettikten sonra en az 3 saat. Akşam yemek yemeleri minimum 3 saat daha. Yemekleri ben yapıyorum, sofrayı ben kuruyorum, ben kaldırıyorum, onlar
Haftasonu bir misafirim vardı çocuklu aile. 15 aylık bir çocukları var. Çocuk yürüyor, oynuyor, neşesi keyfi yerinde. Ama sabah evden çıkmaları çıkmaya niyet ettikten sonra en az 3 saat. Akşam yemek yemeleri minimum 3 saat daha. Yemekleri ben yapıyorum, sofrayı ben kuruyorum, ben kaldırıyorum, onlar sadece kendileri ve çocuğu yediriyor. Çocuk sahibi olmak cidden böyle bir şeyse hayata dair tüm beklentilerimi sorgulamak istiyorum...
+1
silverleaf
(13.10.25)
Aile gevşek . Bu çocuk zaman ve nasıl uyuyor? kısmına daha gelmedik
Kimi ailelere bakın. onlar da farkında değiller belki ama çocukları onları yönetir. Onlar da bunu çocuk
büyütmek zanneder.
-2
diyecevaplandı
(13.10.25)
Tarlada çalışırken doğum sancısı başlayan, Sonra bebek ağaç gölgesinde uyurken tarladadaki işine devam eden kadının üçüncü kuşak torunu bu hale geldi.

Çocuk merkezli yaşayan bir garip aile modeli gelişti ülkede. O modeldir onlar. Hiç öyle bir şey yok yani.

3 saatte, beş dakikaya sığdırılamayacak ne yapıyorlar ki evden çıkarken.
-6
Mirket
(13.10.25)
Tamamen kisilere ve cocuga bagli. Ilk oglumuzu araba koltuguna oturtmak bile kucuk bir meydan muharebesi gibiydi. Adamin karakteri boyle, zor bir cocuk ve hala oyle. Daha sonra iki oglumuz daha oldu. Bunlari torbaya koyup sokaga cikarim, sikinti olmaz.
+4
quaker
(13.10.25)
bir söz var ya “en iyi anne anne olmamış annedir” gibi. katılıyorum. en iyi anne ve babalar çocukları olmayan kimseler ki akıl vermekte çok iyiler :,)

15 aylık bir çocuk hala bakıma muhtaç. zamanla anne ve baba (daha çok anne tabii) kendisine vakit ayırabilmeyi başaracak ve çocuk (bebek) hayatlarına bu kadar hakim olmayacak. ama bu yaşlarda genellikle böyle, evet.

bizim anne babalarımız bizi çok rahat yetiştirmiş gibi hissediyorum ben ayrıca, şimdiki nesilde çocuk merkezli oluyor her şey. ben de isterdim çocuğum benim programıma uysun falan ama öyle olmuyor işte. aklı ermeye başlayınca daha kolaylaşıyor bazı şeyler.
+1
deartheodosia
(13.10.25)
soruyu ben tam anlayamadım. misafir size yardım etmedi diye takıldıysanız zaten olması gereken bu değil mi?

onun dışında 15 aylık bi çocuk varsa hayatın onun etrafında dönmesi normal o aile için.

3 saat derken abartı olduğunu düşünüyorum. zaten bir yetişkinin ceketini alıp evden çıkması ile 15 aylık bi çocuğun evden çıkması için gereken hazırlık tabi ki aynı olamaz.

bence çocuğu olmayan insanlar çocuklu durumlar için yorum yapmasınlar.
0
elorelia
(13.10.25)
benim 75 yasinda kayinpederime, "cocuk gece teroru yasiyor, pek iyi durumda degiliz" dedigimizde, "ne olacak kabus goruyo iste, abartiyosunuz" demisti.
bizde misafir olduklari bir gece, gece terorune kendisi denk geldi, gozunu cikartacakti cocuk, odasina kacti pitir pitir koca adam.

baskasinin yasadigini yasamadan, o yasanan hakkinda gazel okumak kolay gelebilir de, genelde pek tutmaz. ben de yaptim cocugum olmadan once, yedik bi bok.
+5
quaker
(13.10.25)
benim de çok sevdiğim arkadaşlarım çocukları ile bu durumda. ve ne yazık ki buna kendilerinin sebep olduğunu düşünüyorum. onlar o tablonun içinde en doğrusunu yaptıklarını düşünüyorlardır ki öyledir de ama ben dışardan bakınca hatalar görüyorum.

anneler ve babalar tabii ki siz bizi anlayamazsınız, çocuğunuz yoksa yorum da yapmayın demişler ama bir çocuğun 3 saat yemek yemesini beklemek, ikna etme çabaları, gerginlikler filan bence normal ve doğru davranış olamaz. Çok üzgünüm. bu örnekte 15 ay kucuk ama benim arkadaşlarımda bu yıllarca sürdü. Evlerine gitmek sırf bu yemek ve dışarı çıkma mevzularından beni çok daraltıyordu ki hala böyleler :(

bence duyuru sahibi de yemeği kendi hazırlaması toplaması kısmını 3 saat süren bu yemek sürecine dahil değil diye belirtmek için söylemiş. Arkadaşından bunu beklediği için değil de.

ben bu arkadaşımı bu yemek konusunda sorgulayıp ara ara eleştiriyorum. bunları yemezse hasta olur yine biz uğraşırız vesaire diyor ama her gün en az 2 saat süren yemek krizini yaşamak hasta olmasındansa tercih edilecek bir şey değil bana göre.
-2
a perfect lie
(13.10.25)
3 saat olmasada vakit alıyor doğru
+1
basond
(13.10.25)
Öncelikle çocuğu olmadan buraya yazan arkadaşlar buraya yazdıklarını eğer çocukları olursa; ondan sonra bir daha okusunlar. 3 saat 5 saat 5 dk on dk. Çocuk sahibi olmak dünyanın en zor işi. çocuk olana kadar, ne kadar özgür olduğunu anlamak dünyanın en acı şeylerinden. çocuğum olmadan önce çocuklu ailelere kızar laf ederdim. olunca anladım ki çok zor amkkkk.

3 saat veya 5 saat olması ailenin düzenine bağlı bir şey. artık çocuklar aileleri yönetir durumda.

ben er kişiyim, eşim ve benden başka çocuk bakımına yardımcı olan herhangi bir kimse yok. kendime dair bir hayatım kalmadı. eşimi zaten düşünemiyorum. gerçekten bilinçli ebeveyn olmak zor.
+2
mikahakkinen
(13.10.25)
@a perfect lie beni çok iyi anlamış. derdim tabii ki bana yardım edilmemesi değil, durumu canlandırmak için yazdım ama yanlış anlaşılmış. Konu bir yemek yeme + yedirme sürecinin 3 saat sürmesinin normal olup olmaması. Aynı şey sabah hazırlanmak için de geçerli. 3 saat de hazırlanma süreci. Beraber etkinlik yapmak o kadar imkansız ki, hadi gidelim diyorlar tamam diyorum 3 saat geçiyor. Bireysel olarak onlara yardım edebileceğim her işi yapıyorum etraflarında ama yine de 3 saat.
+1
🌸silverleaf
(13.10.25)
3 saat çok fazla ama çocuğuna göre değişir, 5 yaş çocukla 45 dk falan alıyor benim oyuncaklarını toplayıp (bazılarını hala yanımızda gittiğimiz yere taşıyoruz işte bilinçsiz anne örneği ben) ve havaya göre giydirmekle, nereye gideceğimizi açıklamakla falan. yemek yemesi yarım saat gibi.
+1
deartheodosia
(13.10.25)
mecazen mi 3 saat dedin çok anlamadım ama gerçekten soruyorsan 3 saat çok abartılı. 14 aylık bebeğim var genelde gideceğimiz yerlere hesaplanan vakitten 20 dk sonra varırız. niye hep 20 dk geç kalıyoruz anlamıyorum ama genelde çocuk yürümek istiyor kucakta durmuyor filan yavaş yürüyor ondan kaynaklı sanırım.

yemek yedirmek ve kendimizin yemesi de max yarım saat olur, 3 saat kraliyet yemeği mi yiyorlar :D
+2
Gradient_tabanlı_mor
(13.10.25)
aynısı durumu bizde de hala var, yani illallah ettiriyor, değişiklik filan istemiyorlar, biraz rutin çocuklara iyi geliyor. anne baba çalışıyorsa o yaşta kendi kurdukları oyunları oynamak istiyorlar, mesela dışarı çıkacaksak kuaför oluyoruz, pantolon giydirme makinesi oluyoruz bunları öğrendikçe 1 saat altına indik, tabi bizim hazırlanma sürecimiz de var.

yemek konusu ise şöyle, biz bir şeyler hazırlayıp arabada yemesini istiyoruz, sabah okula giderken kahvaltısı da öyle elinde çerezi, dışarı bakarak yiyor arabada, yemek yemesini beklemek de yanlış, zaten ben evde bakarken doğrudan kahvaltı hazırlamam, önce dışarı çıkarız, parkta acıktırır öyle kahvaltı kurarım.
0
hoot
(13.10.25)
mecazen 3 saat kullanılmış. kimse 3 saat çocuğa yemek yedirmeye çalışmaz.

ama dışarı çıkma konusu 3 saat alabilir.
altını değiştir.
yemek yedir.
bebek bakım çantası hazırla
dışarısı için hazırda mama yoksa onları yap.
bebeğin üzerini değiştir.
kendin tuvalete git
kendin hazırlan.
bu sırada bebek tekrar kaka yapmış mı diye kontrol et.
arabayı al kapının önüne getir.
+1
duyuruuser
(13.10.25)
"Tarlada doğum sancısı tutan kadın" diyen arkadaşa çok katılıyorum. aynen kardeşim tarlada bebeğe bakmayıp işine devam ettiğinde bebeğin ve annenin fiziksel ve psikolojik sağlığında bir sorun olmuyordu. Ölüm oranları çok düşüktü bizim nenelerimiz zamanında, hele psikolojileri çok iyiydi kesinlikle damızlık gibi doğum yapıp bebeklerinin yarısı ölen ve kalan bebekleriyle bağ kuramayan nenelerimizin.
Onu da geçtim, kadının ne haddineymiş konforlu ve hijyenik ortamda bebeğe bakmak? Bu ne şımarıklık? Lütfen sevgili kadınlar, tıpkı nenelerimiz gibi yaşayın. Bir de utanmadan hayatınızdaki önceliği bebeğinize veriyorsunuz yahu! Mesela tek kullanımlık bezler de almayın, kakalı bezleri yıkayın çünkü nenelerimiz böyle yapıyordu biliyorsunuz ki. Allah allah ya!
+4
mor bembombom
(13.10.25)
Bir uçtan diğer uca fazla hızlı savrulduğumuzu anlatmak için verdiğim örnekten mağduriyet devşiren kronik mağdur arkadaşım,
Ne soruda ve ne de verdiğim cevapta aile yapısı içinde belirli bir cinse özel bir eleştri yoktur. 3 kuşak öncesindeki durumun doğru olduğuna dair de bir sözüm yoktur. Benim sözüm çocukerkil aile düzeninin abukluğunadır.
Yazdıklarım o gözle oku. Ya da okuma. Mağduriyetini doya doya yaşa. Sen bilirsin.
Bu arada mor kurdelalı bir eyleme katılırsan çağır ben de gelirim. Ama 7*24 dünyaya o gözle bakma. Mutlu olamazsın.
-2
Mirket
(13.10.25)
mor bembombom +1
tarladaki nenelerimiz örneği beni de çok rahatsız ediyor her defasında duyduğumda. dünyaya getirdikleri çocukların yarısı vefat ediyormuş zaten. yazık o kadıncağızlara. ve hala sömürülüyorlar emekleriyle.
0
deartheodosia
(13.10.25)
bazı insanların götü ağır çocuktan bağımsız olarak. bence çocukla alakalı bir durum yok. ebeveynlerin karakteriyle alakalı bir durum.
0
Hallegadola
(13.10.25)
Bazı insanların zaman algısı ve zamanı kullanma hızı çok tuhaf, çok yavaş olabiliyor. Annem de öyledir, onun sağlık sorunları da var ama öteden beridir annemin dikkati çok dağınık olduğundan bir işi yapana kadar saatler geçebilir evet. Olabilir, yapı.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
İnsanlar abarttığımı düşünmüşler doğal olarak ama değil, maalesef. Neyse ki bu gözlemi yapan sadece ben değilmişim.
+3
🌸silverleaf
(13.10.25)
(16)

poğaça almak ve samimiyetsizlik üzerine

m e b
günaydın, iyi haftalar.ben 5 ay kadar önce yeni bir yerde çalışmaya başladım. kahvaltıyı ofiste çay-poğaça ikilisiyle yapıyorum buradaki çoğu kişi gibi. erkenden gelenler arasındayım ve diğer çalışanlar benden sonra geliyor. şimdi, hal böyle olunca ben de "zaten çoğu uzun yoldan geliyor, bir daha fı
günaydın, iyi haftalar.

ben 5 ay kadar önce yeni bir yerde çalışmaya başladım. kahvaltıyı ofiste çay-poğaça ikilisiyle yapıyorum buradaki çoğu kişi gibi. erkenden gelenler arasındayım ve diğer çalışanlar benden sonra geliyor. şimdi, hal böyle olunca ben de "zaten çoğu uzun yoldan geliyor, bir daha fırına çıkıp poğaça almakla uğraşmasınlar" diyerek, kendime poğaça alırken bilerek 2-3 tane daha fazladan poğaça alıyorum ve onlar ofise gelince "fazladan 2-3 poğaçam var, alabilirsiniz" diyorum ve ikram ediyorum ya da şirket grubuna "fırına gidiyorum, bir şey isteyen var mı?" diye soruyorum, istediklerini de alıyorum. bu noktada beni zorlayan hiçbir durum yok, tamamen içimden geldiği için buna devam ediyorum. ama...

dikkatimi çeken bir durum var; bu arkadaşlar erken geldikleri zaman da ellerinde poğaça görüyorum ya da diğer arkadaşlara dağıttıklarını görüyorum. nezaketen "m e b, fırına gidiyorum, bir şey ister misin?" diyen yok. ben poğaça ikram ederken "sağ ol ya, x abi fırına gidiyormuş, ona söyledim, bana da alacak" diyorlar.

şimdi "ne alaka?" diyebilirsiniz ama burada poğaça yüzünden değil de kendi hissiyatım üzerine düşünüyorum geldiğim zamandan bu yana. "eğer içimden geldiği için yaptığımı söylüyorsam neden onlardan da aynı şeyi bekliyorum? bu ticaret değil, karşılık bekleyerek yaptığın şey samimi değil." diyorum kendime. bir yandan da "insanın nezaketen de olsa fikri alınmaz mı, bir şey isteyip istediği sorulmaz mı ya?" diyerek dışlanıyormuş gibi hissetmem de ötürü olsa gerek, beklentimi normalleştiriyorum.

dediğim gibi poğaça bir örnek, poğaçayla zengin de fakir de olmuyorum. ofistekilerin poğaça alma işini türkiye'nin gündemiymiş gibi büyütmelerini de yadırgıyorum açıkçası.

ama sorumu tekrar etmek gerekirse; ben bu durumda samimiyetsiz oluyor muyum hakikaten? "karşılık beklemeden insanlara yardım etme" erdemine sahip değil miyim acaba?
0
m e b
(13.10.25)
Bunun doğrudan karşılık beklemekle ilgisi yok. İnsanlara iyilik yapmak istediğinde, bunu senin görevin olarak görmediğinden emin ol. İyilik yapıyorsan önce sadece kendin için yapmalısın çünkü iyilik iyidir. Eğer iyiliği yapmadan önce aklına bir karşılık beklemek geliyorsa o zaman sorunu kendinde arayabilirsin.
0
anathemamen666
(13.10.25)
zaten senin her gün bol bol poğaçayla geldiğini biliyorlarsa abi sen de poğaça ister misin diye niye sorsunlar
+1
nahtoderfahrung
(13.10.25)
@nahtoderfahrung: yukarıda "bu arkadaşlar erken geldiklerinde" diye belirtmiştim, mesaj diye bir iletişim şekli de var :)
0
🌸m e b
(13.10.25)
tam olarak bu düşünce karşılık beklentisi düşüncesi. ben onlara alıyorum onlarda bana almalı beklentisi içindesin.
düğünde takı takmaylada aynı ben onların düğününe gittim tam taktık oda bana tam takmalı veya ben arkadaşımın doğum gününde hediye aldım oda bana almalı veya arkadaşımın babasının cenazesine gittim oda benimkine gitmeli hep bir yaptığı işin karşılığını bekleme beklentisi.
+2
my fault
(13.10.25)
Abi sen davarlarla çalışıyormuşsun. Senin hislerin normal.
+1
arbre
(13.10.25)
Sahipsin, sadece samimiyetin sınanıyor. Hani altını içindeki bakırdan ayırmak için yakarlarmış ya, iç dünyandaki bu sorgulama senin samimiyet hissini yakıyor, geriye ne kaldığını görmeni bekliyor kalbin. Bu anlamda kendine dikkat ediyorsun demek ki, güzel bir şey. Evet böyle düşünmek olayı samimiyetten uzaklaştırıyor ama sana bir rehber oluşturuyor bu durum, görmen ve birini seçmen kolaylaşıyor, öyle anladım. İç yolculuğun çok güzel 🌷
-1
muhayyer divan
(13.10.25)
Düşüncen normal.

sana "m e b, fırına gidiyorum, bir şey ister misin?" diyen yoksa işte burada "mütekabiliyet esasları " devreye girmeli.

Temelde insani esaslarla değil, para kazanma için insanların bir araya geldiği yerlerden biridir iş yerleri. Bazı istisnalar dışında, samimi veya kalpten desteğe dayalı yakınlıklar pek olmuyor.
O nedenle "iş arkadaşı " kavramının yerine "iş yerinden biri " ifadesini kullanmak daha doğrusu benim için .

Bazen iş dışında içimden gelir kimi arkadaşları dışarıda çay vs. içmeye çağırırım. Maksat sohbet vs. İşleri vardır gelemeyeceklerini söylerler. Bunu anlarım ama davet etme sırası onlara geçmiştir. Bakıyorum bunu pek düşünen yok gibi .

Yine denk geldiğim hususlardan biri de klasik olarak biri diğerine "hanımı da al bize de bir gün gelin " ifadesi kadar saçma bir şey yok . Görünüşte misafirperverlik gibi görünse de
gerçekte öyle değil.
Abicim o hanımını yanına almasın sen de hanımı komşuya veya anne babasına gönder bir zahmet. Bizzat kendin o arkadaşına bir çay demle. Elin kolun bi zahmet arkadaşın için çalışsın. Pasta poğaça yapamazsın ama kaseye de biraz çerez koymayı unutma..
değil mi ama ?
Bir buluşma , ziyaret yapılacaksa, yakınlık gösterilecese kadınları bahane etmeyelim.

Önceleri ve hala var olan köylü şehirli (veya burjuva) ayrımının yanısıra, işyerlerinde de kadrolu /sözleşmeli / geçici işçi gibi hindistan'ın dışında ama toplum içinde gelişen, kendimize özgü kast sisteminde bu gruba mensup olanlar arasındaki iletişim dili , yakınlıklar da genelde bu çerçevede gelişiyor.

Çevrendekileri uzaktan izlemeye devam et, gerçekte ne sebepten yakın olduklarını anlamaya çalış. Belki biri diğerinin aracına biniyordur işe gelip giderken ona poğaca belki yemek ikramı düşünmüştür. Bu haklı anlaşılabilir bir durum yerine göre .
Belki bir başkası karşı cinse yakınlık tavırları sergiliyordur ikramlarıyla.
Bir başkası ise diğerinin sayesinde iş yerinde bazı avantajlar elde etmiştir. Bu nedenle yediği içtiği ondan ayrı gitmez.
-1
diyecevaplandı
(13.10.25)
Birlikte çalıştığınız insanlar hödük.
Hislerinizin karşılık beklemekle bir ilgisi yok. İnsan nezaketen ve sadece lafta kalacak bile olsa "Bir gün de poğaçalar benden olsun." veya "Kahve ısmarlayayım bi ara." gibi bir jest yapmalı.
+1
auroraaurora
(13.10.25)
acikcasi tam olarak anlattiginiz gibiyse ben de karsilik bekleyerek bir sey yapmadiginizi dusunuyorum, en azindan ilk etapta boyle baslamamissiniz, insanliginizdan almissiniz ve bence arada bir karsi tarafin da sizi dusunmesini beklemek ve bunu gormediginde kirilmak gayet insanca geldi bana. sadece ilk almaya basladiginizda karsilik beklemeden aldiginizdan emin olun (kendiniz icin) onun disinda karsi taraf(lar) tarafindan hic gozetilmediginizi gordugunuzde kirilmak cok insanca bence.
+3
kassiopeia
(13.10.25)
sen iyiliği görev edinip kendin beklenti oluşturmuşsun. alma başkan boş ver kimse senin istediğin gibi olmayacak.
+2
mikahakkinen
(13.10.25)
Uzun uzun yazamayacağım haklı olduğunu düşünüyorum
-2
basond
(13.10.25)
ben fazla direkt bir insanım galiba, böyle düşünmek yerine muhatabı kişiye sorarım “gidiyorsan bana da sorabilirsin” diye. haklısın ama fazla düşünüyorsun, kendi hayatını zorlaştırırsın en fazla.
0
deartheodosia
(13.10.25)
beklentiye girmen doğru mu değil mi bilmiyorum ama ben olsam ben de girerdim sanırım. üzülürdüm içten içe bana neden teklif etmiyolar diye.
0
Sadece soruyorum
(13.10.25)
seni sevmiyorlar. millete fazladan poğaca alma işini bırak. bir yere giderken sormayı da. kafanda da bu tür düşünceler bir daha olmaz. iyilik yaptığınla kal hayatına kaldığın yerden devam.
0
koela
(13.10.25)
Samimiyetim olmayan bir iş arkadaşım bana ikide bir poğaça ya da başka bir şey ikram etse almaktan kaçınırım. Çünkü bilirim ki o ikram hesabıma borç olarak kaydedilecek. Ki siz de inanmak istemeseniz de aynen böyle yapmışsınız. Durduk yere üzerimde manevi bir borç yükü birikeceğine poğaçamı gider kendim alırım. Bu tip gizli borçlar birikip ileride mutlaka alakasız gibi görünen başka sorunlara yol açar.

Başka açıdan bakalım: Siz herkese ikram dağıtmaktan hoşlanıyor olabilirsiniz. Bense paylaşımları daha küçük ve samimi gördüğüm kişilerle yapmayı tercih ediyor olabilirim. O sizin tarzınız, sizin yaşam şekliniz, bu da benimki. Şimdi soru şu: Neden ben sizin yaşam tarzınıza uymak zorundayım?

"karşılık beklemeden insanlara yardım etme erdemine sahip değil miyim acaba?" sorunuza cevap:
Değilsiniz ama zaten bu erdeme gerçekten sahip olmak herkesin harcı değil. Muhtemelen şu soru altında görüş paylaşan hiçbirimiz bu erdeme sahip değiliz.
+1
mikro patlama
(13.10.25)
hayat bu kadar uzun değil.

sizi rahatsız ediyor belli. yapmayın kurtulun.

zaten poğaça yemek nedir? çok sağlıksız. yakında mide gidecek. gitmese bile göbek gelecek.
0
gurur
(13.10.25)
(4)

Sağlıklı ikram

sanguine
Merhaba tatlı yemedigim bir dönemdeyim şimdi sürekli gittiğim mahkeme kalemine arada tatlı falan götürüyorum bu sefer ne götürebilirim, karbonhidrat oranı yüzde 50nin altında olan, çok sağlıklı olmasa bile insani baklava gibi şeker komasına sokmayacak
Merhaba tatlı yemedigim bir dönemdeyim şimdi sürekli gittiğim mahkeme kalemine arada tatlı falan götürüyorum bu sefer ne götürebilirim, karbonhidrat oranı yüzde 50nin altında olan, çok sağlıklı olmasa bile insani baklava gibi şeker komasına sokmayacak
0
sanguine
(13.10.25)
Bitter çikolata.
Yulaflı fındıklı kurabiye (tam buğday unlu).
Hurmalı enerji topları (hurma + kakao + ceviz) (lifli, doğal tatlılık).

Hepsi tatlı hissi verir ama “şeker koması” yaşatmaz
0
anathemamen666
(13.10.25)
Yapabilirsen kuruyemiş, yağlı tohumlar yani. Kavrulmamış olursa daha da sağlıklı ama pahalıya patlar mı bilemedim, tatlı götürmekle aynı olur belki.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
ben hurmanın içine ceviz koyuyorum (cevizli tatlıları hep daha çok sevmişimdir) ve tok tutuyor, şeker ihtiyacını da abartmadıkça sağlıklı olarak karşılıyor(dur bence). tavsiye ederim.
0
deartheodosia
(13.10.25)
Gün Kurusu Malatya Kayısısı ve ceviz içi. Hediye/İkram olarak da garip kaçmaz. İnternette çok satılıyor kayısı tepsileri. Misal: www.hepsiburada.com
0
yadigar
(13.10.25)
(20)

Toksik ilişki- ne yapmalı

gobekliraki
Dün ayrıl-barış olan kız arkadaşım aradı, sabah saatinde. Morali çok kötüydü ağlıyordu falan, iş yerinde patronuyla vs bir sürü problem yaşamış iş küfürleşme boyutuna varmış. Dertleşmek istedi. Bizim ilişkimiz biraz değişik, hem toksik ama hem de ahiretlik gibi düşünebiliriz. En en zor zamanlarımızd
Dün ayrıl-barış olan kız arkadaşım aradı, sabah saatinde. Morali çok kötüydü ağlıyordu falan, iş yerinde patronuyla vs bir sürü problem yaşamış iş küfürleşme boyutuna varmış. Dertleşmek istedi. Bizim ilişkimiz biraz değişik, hem toksik ama hem de ahiretlik gibi düşünebiliriz. En en zor zamanlarımızda, ölümlerden döndüğümüzde bile her zaman birbirimizin yanında olduk, cümle alem de bilir bu durumu.
Neyse sabah gittim aldım, sarhoş. İçmiş sabaha kadar, bana zorla saat gündüz 11de mekan açtırdı rakı içicem diye. Başladı dertlerini anlatmaya ama iş döndü dolaştı sürekli bizim ilişkimize geldi. Ya diyorum gülüm senin sıkıntın ben miyim iş yerin mi? "Her şey" gibi saçma cevaplar verdi. Bardaklar kırdı falan. Neyse hesaptan sonra aldım bana getirdim. Evde de önce gayet iyi dertleşme, ben yol göstermeye çalışıyorum falan, sonra bir anda patlamalar ana avrat küfürler, ne haysiyetim kalıyor ne adamlığım vs. Dilindedir ama onun onu da biliyorum. Sonra tekrar bir anda öpmeye bağlamaları falan ambale oldum. Güç bela uyuttum. Telefonunu da kapamış, kızı arayan arayana, herkes merak içinde. Arada 3-5 kişi de beni arıyor, o telefonu açarsan kendimi aşağı atarım güllü gibi diyor. Yapar da. Ben de açmadım tabi kimsenin telefonunu. Şimdi uyuyor ama benim gözüme damla uyku girmedi, hatta bana zorla aldırdığı rakıyı açtım gece hala ona devam ediyorum (güç bela içmesini engelledim, yemek falan yaptım bolca karnı dolunca canı istemedi). Bikaç saate uyanacak, benim tahminim şu ki o tekrar barıştık (ilişki anlamında) zannedecek ama ben böyle bişey istemiyorum. Nasıl davranmam gerektiğini de bilmiyorum. Hayatımdan da çıkarmıyorum, çıkarmam da.
Mesela dün tutturdu hadi evlenelim diye. Ama nasıl ısrar. 3 cümleden sonra es verip aybı şeyi tekrarladı hadi evlenelim diye falan. Ben laf ebeliği yapınca başlıyor hakarete "Ben yarın ilk gördüğüm adamın altına yatayım da sen beni kaybetmek ne anla" falan gibi arabesk laflar.
Ruh hali zaten iyi değil, ama sanki tüm ihale benim üstüme kalmış gibi. Nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum artık.
-9
gobekliraki
(11.10.25)
Abi salman lazım bırak gitsin eğer istemiyorsan komple söyle yoksa senden sürekli beklenti içinde olacak
ikimizin de iyiliği için komple bağları koparmak tek çare gibi
+4
basond
(11.10.25)
Ya öyle de o kadar şeyden sonra nankörlük gibi geliyor bana.
-3
🌸gobekliraki
(11.10.25)
Bu toksik değil kanser ilişki. Ben en yakın arkadaşımı bile bu kadar çekmem. Dehle gitsin.
+1
mikahakkinen
(11.10.25)
Bu uzaklaştırma aldığın değil mi?
0
Kahvedesu
(11.10.25)
@kahvedesu evet
0
🌸gobekliraki
(11.10.25)
ya gönder gitsin sen misin alemin enayisi? ortalık düzgün kız dolu.
+1
shadex
(11.10.25)
"Hayatımdan da çıkarmıyorum, çıkarmam da." böyle düşündüğün ve devam ettiğin sürece. o rezillikleri ve küfür kıyamet halleri yaşayacaksın. hatta daha beterlerini.
+1
koela
(11.10.25)
Başkasının ardını toplayan, her derdine koşan bu "kurtarıcı" rolünden kendini sıyırman gerek
0
grimavi
(11.10.25)
dilinde ya da değil "Ben yarın ilk gördüğüm adamın altına yatayım da sen beni kaybetmek ne anla" bu cümleyi kuran biri ne halde olursa olsun sokağa atmadığın sürece sana her şey müstahak kusura bakma.
+3
matilda
(11.10.25)
Bütün bunları tam da senin hayatına yeniden girmek hatta gerçekten evlenmek için yapıyor olmasın, bu kadar öfkeler, kontrolsüzlükler, hır çıkarmalar, bu kadar içmeler, kendini kaybetmeler...

Hayatımdan çıkarmadım çıkarmam demişsin ama "hiçbir şeyin" olan birinin bütün bu davranışlarını çekmeye hazır mısın? Yeni bir ilişkin olsa neler olacak, yeni sevgiline zarar verebilir mi... bilmem, bence senin bağımlılık sorunun ondaki alkol bağımlılığı olup karşına gelmiş. O alkolden sen de ondan (ona olan bağımlılığından) kurtulmalısınız gibi.
0
muhayyer divan
(11.10.25)
muhayyer divan+1 , bence de konu evlilik olabilir. krizi bunun için kasten yaratmıştır diyemem , ama hayatında kötü giden her şeyin faturasını "istediği adamı" nikah masasına oturtamamasına bağlıyor olabilir.

hayatının neresinde tutacaksan o konuda açık olsan kadın da bu konuda netleşebilir diye düşünüyorum. son derece sağlıklı görünen kadınlarla bile evlenmek pek akıl kârı değil bu düzen içinde. bardak çanak kıran bir kadın, kimseden evlilik bekleyemeyeceğini gayet iyi bilir. maksat kötü giden hayatının faturasını kesmek, yükü "evlenmeyen" erkeğe aktarmak.
0
loch ness
(11.10.25)
@muhayyer seni severim ama genelde cevapların aşırı iddialı ve keskin oluyor, tüm teşhisi koymuş gibi sanki Bi havalar. Alkol bağımlılığını nerden çıkardın şu sorumda cidden merak ediyorum.
+2
🌸gobekliraki
(11.10.25)
Abi annenle kızkardeşin ne diyorsa onları dinle. Onları dinlemediğin sürece sen daha buralarda çok sürünürsün.
+2
i'm gonna start a revolution from my bed
(11.10.25)
@i'm gonna start

Onlara kalsa ohooo bi kaşık suda boğarlar.
0
🌸gobekliraki
(11.10.25)
bence sen ilişkideki konumundan memnunsun her ne kadar rahatsız olduğunu yüzeysel olarak belirtsen de bu kişiyle bağını kopartmak istemiyorsun.

seninle evlense de memnun olmayacak ve onu kurtarmış, korumuş olmayacaksın bir şeylerden. hayatı böyle yaşayan biri demek ki.

iş yerinde neden küfürleşiyor en basitinden, bi insan profesyonel olmayı neden denemiyor (kesin başkaları suçludur bunda da, onu mecbur etmişlerdir vs) sonra kendisini alkole veriyor ve yazdığın diğer her şey.

hepimiz bi şeylerle oyalanmayı seçiyoruz işte yaşamak için, sen ve eski sevgilininki de bunlar.
0
deartheodosia
(11.10.25)
@dearthrodosia çok güzel yazdın teşekkür ederim. Ama inan memnun değil de mecbur gibi hissediyorum ve bundan kurtulamıyorum.
0
🌸gobekliraki
(11.10.25)
Bu meselede sadece patron haklı. belli ki iş yerinde de bir uyumsuzlukları var.

Nuri alço'nun nevriye budak'a sahip çıkması bile daha anlaşılabilir:
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(11.10.25)
@gobekliraki

Öğlenin 11'inde rakı içecem diye tutturmak, geceden beri içmek sarhoş olup sana bulaşması... bu kadar uzun süre içebilmek hem de bir kadın bedeni... bağımlılıktan başka bir şey değil ki bu? Anlamayacaz mı sanmıştın, onun bağımlı olduğunu sözle ifade etmek mi ağır geliyor (hem de sana), problem ne onu anlamadım. Bir teşhis koymuş veya kesinlik ifade etmiş gibi de konuşmamıştım. Tamam bana gıcık olabilirsin de onun bağımlı olduğunu düşünmemin nesi sorun? Bağımlı değil deyip çıkabilirsin?
0
muhayyer divan
(11.10.25)
Hicbir seye mecbur degilsiniz, esasinda sorumluluk almamak ve kendinizi kurban olarak nitelemek icin boyle bir hikaye uydurmus gidiyorsunuz. Oncelikle yaptiginizin sorumlulugunu alin, ben eski kiz arkadasimla bu sekilde bir iliskiyi yasamayi seciyorum demeyi ogrenin. Bu sekilde hem yaptiginizin sorumlulugunu almis olursunuz hem de baska bir secim yapabileceginizi idrak edeceginiz icin bu size guc verecektir. Su haliyle Irade Gucunuzu sizden bagimsiz unsurlara teslim etmis oluyorsunuz. Eger baska bir turlu iliski ya da yadam istiyorsaniz baska bir secim yapacaksiniz, ayni seyleri yaparak farkli sonuc beklemek bir tur delilik ve yazdiginiz seyin kolay/kisa bir cozumu yok. Ayrica Ofke Dansi'ni okumanizi da tavsiye ederim. Ve sinir sisteminizin, bedeninizin, psikolojinizin bu tur iliskileri sevgi/ask olarak nitelemeyi, bir tur dopamin olarak benimsemeyi nerede ve neden bu sekilde ogrendigine bakmak saglikli olacaktir.
+1
kassiopeia
(11.10.25)
Ne yapmalı diye kime sorarsan sor, sana ne derlerse desinler, sen yine gidip kendi bildiğini okuyacaksın. Aklın yolu bir, kimse böyle bir tavıra maruz kalmamalı. Sende biraz travma bağı oluşmuş, bazen böyle inişli çıkışlı ilişkilerden bu bağı koparamadığın için kurtulamıyorsun kolay kolay. Çocukluğunda sevgiyi kaybetme korkusu yaşadıysan böyle kaotik ilişkilere dayanıklı oluyorsun, gerçek aşk böyle olmalı diye düşünüyor olabilirsin, huzurlu ilişkiler sıkıcı geliyor olabilir. Bu tür ilişkiler insanın kendi içindeki bir tekrarı fark etmesi için yaşanıyor bence, bu ilişkiden bir ders alman lazım. O dersi alamazsan bu insanla ilişiğini kessen bile bir sonraki ilişkide yine benzer profilde birisine tutulabilirsin.

Bu kadarını asla yaşamadım, benim yaşadıklarım bunun çeyreği falan olabilir sadece ama lisede ve üniversitenin ilk dönemlerinde böyle ilişkilerim olmuştu. Kaosun aşk olmadığını fark ettim, sevgimin acıya katlanmakla ölçülmeyeceğini öğrendim. Sevginin karşındaki insanı değiştirmek değil, onun kendi yolunu bulmasına alan açmak olduğunu öğrendim. Bu kadın da senin içinde çözülmemiş bir duyguyu temsil ediyor. Onu bir şekilde bulman lazım, kafanda bir ışık yanması lazım, eureka moment lazım. O olunca özgür kalacaksın. Öbür türlü siz böyle kavga kıyamet devam edersiniz maalesef. Ahiretlik diyorsun, hep birbirimizin yanında olduk diyorsun anlıyorum ama huzur da lazım insana. böyle küfürleri böyle lafları kimse hak etmez
+2
kullanicadi
(12.10.25)
(11)

Toplumdaki en low karakterlere nerelerde rastlıyorsunuz?

sekizdokuzon
Kesinlikle dating applerde, benim için. Siz Türkiye'yi bu hale getiren kitleyle en çok nerelerde karşılaşıyorsunuz?Teşekkürler.
Kesinlikle dating applerde, benim için. Siz Türkiye'yi bu hale getiren kitleyle en çok nerelerde karşılaşıyorsunuz?

Teşekkürler.
-6
sekizdokuzon
(11.10.25)
küçük bir ipucu vereyim: türkiye'nin mevcut halinden şikayetçiysen siyasetçilere ve sanayicilere bakman gerekiyor. gecekonduda doğmuş, mahallesinden çıkmamış insanlar değil ülkenin bugünkü halinin sorumlusu. koca ülkeyi karanlığa, cahilliğe, ucuz iş gücüne indirgeyen şerefsizlere bakarsan daha sağlıklı olabilir.
-1
der meister
(11.10.25)
@der meister: ben de bahsettigin kitle içindeyim. Benim kafam niye çalışıyor, ben neden faşist değilim?
-6
🌸sekizdokuzon
(11.10.25)
Date başarısız geçmiş.
+8
duptıs
(11.10.25)
sözüm meclisten dışarı ama herkes bir başkasına göre low değil mi?

çok çok abartılacak bir durum yoksa bence devamke...

soruya cevap kahvehanede olurdu sanırım..
+3
Rondak
(11.10.25)
dermeister+1 halkin cok oldugu yerde. hastane, okul, sosyal medya
+1
ala09
(11.10.25)
diploma insanin cehaletini alsada,
hamurunda varsa eşeklik,
baki kaliyor elbet,

katagorilere ayirmamali tabi..
0
designer
(11.10.25)
İnsanlarla iletişime geçtiğin heryerde örnek verilmiş yukarıda toplu ulaşım hastane vs gibi

herkes kendini aydın zannediyor ama maalesef mallık içinde yüzüyoruz
+1
basond
(11.10.25)
askerde karşılaştım. askerden sonra asla insanların eşit olmadığını, olamayacağını hatta bazı kişilerin insan olarak bile tanımlanmaması gerektiğini anladım. eğer bugün maymun türlerine insan demiyorsak, onlara insan hakları vermiyorsak askerde karşılaştığım bazı tiplere de asla denmemeli. inanılmazdılar. (bana bir rahatsızlık vermediler. sadece gözlem olarak; bizle aynı canlı değidli onlar. onu biliyorum)
+4
tchuck
(11.10.25)
Hastanelerde. Doktorun kapısında sırasının gelmesini beklerken son ses tiktok izleyen teyzeler ve amcalar, diğer yanda yine son ses maç özeti izleyen genç erkekler, kemoterapi gören annesi ile tiktok çeken genç kızlar, yüksek sesle telefonda konuşanlar, muayene sırasında sizle odaya girip oturmaya kalkanlar, bu belediyelerin hepsini kayyıma verecen muhabbetleri, Allah x'den razı olsuncular, özel hayatın içinden geçen sorular soranlar, ayakkabılarını çıkarıp koltuklara koyanlar...
+1
gnosis
(11.10.25)
@tchuck merak ettim.

çok korunaklı bi hayat yaşıyorum galiba.
0
deartheodosia
(11.10.25)
Ben de askerlik demeye gelmiştim ama zaten söylenmiş. Turkiye ortalamasinin gercek durumuyla yüzleşmek ilginc olmustu ki zaten gayet de ‘low’ ortamlarda olduğum halde.
+2
mbond
(11.10.25)
(10)

alnımdaki leke

der meister
dostlar iyi akşamlar,o dönem sigortam da enerjim de yoktu, üstüne düşmedim. ben yaklaşık iki sene aşağıda fotoğrafını bırakacağım lekeyle gezdim. yaş 29-30 o ara. daha önce hiç olmamıştı. bu leke bazen kızarıp kaşınıyor, bazen rengini kaybediyor ama daima kendini belli ediyordu. iki senelik gorbaçov
dostlar iyi akşamlar,

o dönem sigortam da enerjim de yoktu, üstüne düşmedim. ben yaklaşık iki sene aşağıda fotoğrafını bırakacağım lekeyle gezdim. yaş 29-30 o ara. daha önce hiç olmamıştı. bu leke bazen kızarıp kaşınıyor, bazen rengini kaybediyor ama daima kendini belli ediyordu. iki senelik gorbaçov cosplay'inin ardından herhangi bir müdahalede bulunmaksızın normale döndüm, yani düzelmesi için herhangi bir şey değiştirmedim. ilgili fodo,

prnt.sc

canım anam kendini yerden yere vurdu işte sen iddaa oynuyosun içki içiyosun sigara içiyosun gomaniz faaliyetler içerisindesin allah belanı verdi vs. diye ama neticede kendiliğinden geldi ve sonra geri gitti... şu an 31 yaşındayım, o zamana kıyasla daha bile sağlıksızım ama kafamdaki bu leke tümüyle yok oldu.

bunu siz bir şeye benzetebildiniz mi? temre diyen oldu ama bilmiyorum. bunu da eski fotoğraflara bakarken buldum, o yüzden paylaşmak istedim. şu an alnım tertemiz, böyle bi şey yok ama 1-2 sene böyle dolaştım.

***

konuyla direkt bağlantısı bence yok ama şunu ekleyeyim, bu olay geçtikten sonra işe girmek için sağlık raporu almam gerekmişti. doktor orada karaciğer enzimlerimin çok kötü olduğunu ve acilen toparlanmamı söyledi. yalnız bu olay gerçekleştiğinde bu leke çoktan yok olmuştu... ben açıkçası o dönemde (pek alışık olmadığım şekilde) çok içtiğim için böyle bir sorun yaşadığımı varsaymıştım. ama resmi bir muayenede doktor "ciğer bitik" dediğinde bu leke çoktan yok olmuştu. ben o yüzden iç organlarla, en azından karaciğerle ilgisi olmadığını düşündüm.
0
der meister
(10.10.25)
Doğduğunda alnında bu leke vardı da sonradan kaybolduysa yeniden görünüp kaybolmuş olabilir. Benim burnumla gözüm arasında kıpkırmızı büyük bir ben varmış, birkaç yıl kalmış sonra geçmiş, 30'larımda belirginleşmişti, bazen neredeyse kırmızısı belli oluyordu, sonra yine geçti. Belki böyle bir şeydir.
-1
muhayyer divan
(10.10.25)
yok hocam ben 94'lüyüm, o döneme ait fotoğraflarım da var, hiçbir şekilde bu tür bir leke bulunmamış vücudumda. belgelerle sabit. bu dediğim olay 29-30 gibi patlak verdi, bir müddet canımı sıktı, sonra kendiliğinden yok oluverdi. yani bir yandan "artık yaşlandın böyle şeyler olur" deyip geçmek istiyorum ama diğer taraftan da böyle bariz bir "mesaj" belki bir şeylerin göstergesidir, ne olduğuna bakmak lazım diye düşünüyorum ama onun vakti de geçti... şimdi doktora gidip "ya iki sene önce aha kafam böyleydi" dersem deli muamelesi görüp kovulabilirim sanırım.
+2
🌸der meister
(10.10.25)
Peki lekenin çıktığı dönemi hatırlıyor musun, o günlerde neler yaşamıştın, çok dikkat çekici,çok önemli, çok tuhaf vs vs bişeyler varsa belki onlarla ilgisi vardır.
0
muhayyer divan
(10.10.25)
yok hocam açıkçası hayatımdaki her şey aşağı yukarı aynıydı diyebilirim. bunu ben de düşündüm ama bir sonuca varamadım. genel olarak zaten stresli bir insandım. hiçbir şey değişmedi diyebilirim.
+1
🌸der meister
(10.10.25)
Egzama, mantar gibi bir şey olabilir mi gelip gittiğine göre?
0
sadakatsiz
(11.10.25)
secde izi bu, dini bütün müslüman bir kardeşimizmişsin.
0
deartheodosia
(11.10.25)
Mantar
0
abuzer
(11.10.25)
mantar neden olur peki? yüzümüze de kimse oturmadı ki yani gitmiş alnımda çıkmış bi de
0
🌸der meister
(11.10.25)
Ahahah, başlık 80ler türk filmi gibi...

Mantar olduğunu tahmin ediyorum ben de. Mantar diyince aklınıza direkt ayak, kasık, tırnak mantarları gelmesin. Binlerce çeşidi var. Muhtemelen mantardı. Vücudun çeşitli yerlerinde bir gecede oluşuyor. Bir dönem kalıp gidiyor.

O dönemde şapka falan kullanıyor muydunuz yahut çok güneşe çıkmadınız mı? Tabii envai çeşidi var. Benim oyum mantardan yana. Keşke o dönem cildiye bir baksaydı. (Varsa tanıdık dermatologa gönderin, şıp diye söyler)

(Bu arada hangi ara 31 oldu senin yaş? Kendimi moruk hissediyorum şu an)
0
dilemma of subscribtionability
(11.10.25)
Vucufumuzda kendiliginden bulunuyor zaman zaman ortaya cikipkayboluyor. Bazen gece avuc icinde cikar ertedi gun gecer. Normal cilt florasi
0
abuzer
(12.10.25)
(11)

Duyuruyu daha minimalist bir versiyonda kullanamıyor muyuz?

baldan kaymak
Herşey gözüme büyük geliyor. Metin tabandan uzaklaşmış gibi.
Herşey gözüme büyük geliyor. Metin tabandan uzaklaşmış gibi.
+5
baldan kaymak
(10.10.25)
yoo proporsiyon orantılı bence renklerde güzel, bende karşı gelmiştim stil değişmesine ama alıştım
+3
eja
(10.10.25)
evet yazılar aşırı büyük ya :( bunu yazdım ama takılmadımm

stil değişikliği güzel ama yazı puntoları çok büyük
+3
art cat chocolate
(10.10.25)
ben yazıları tarayıcımda küçülttüm, o şekilde kullanıyorum.
+1
deartheodosia
(10.10.25)
yazilarin buyuk olmasinin nedeni ben, artik bu yasimda ekrani okuyamiyorum. yaslaniyoruz.
+5
compumaster
(10.10.25)
3-5 güne alışırsınız.
+1
co2s2
(10.10.25)
arkadaşlar büyük olsun ne güzel işte. niye bit kadar şeyleri okumaya çalışıp kendinize ve gözünüze eziyet ediyorsunuz? rahat rahat okuyun işte. evet biraz büyüdü ama dana gibi de değil. telefon ekranları, monitörler giderek büyürken niye içindeki yazılar aynı kalsın istiyorsunuz? onlar da büyüsün, gözlerinize eziyet olmasın.
+3
kibritsuyu
(11.10.25)
İhtiyarlar kendini hemen belli etmiş :)
Bence de bu hali gayet iyi.
0
yadigar
(11.10.25)
fontlar çok büyük değil ama satır araları fazla, belki o sebeple farklı hissettiriyordur. bir de font'ların büyüklükleri dinamik, cihaza göre farklılık gösterebilir. herkes aynı boyutta görmüyor olabilir şuan.

eğer çok rahatsızsanız, desktop (ve bazı mobil tarayıcılar) için user-style eklentileri var.
onlar ile sitenin görselinde ufak tefek değişiklikler yapmanız mümkün.

yıllar önce beta eksiduyuru vardı. bir ara açılacaktı ama sonra yıllar boyu kapalı kaldı. sanırım burası yine o proje.
0
biseysorcaktim
(11.10.25)
evet o projeyi son 3 haftada gece gündüz biraz da AI sayesinde adam ettim.
+1
compumaster
(11.10.25)
@compumaster
Bence zamanı gelmişti, iyi de oldu ellerinize sağlık.

User style gibi bir alan olsa db’de kullanıcılar kendi css stillerini kaydetseler güzel olur. Ufak tefek görsel iyileştirmeler yapılabilir.
0
biseysorcaktim
(14.10.25)
tasarımcı birileri varsa ve css üzerinde çalışmak istiyorsa benimle iletişime geçerlerse bir şeyler yapabiliriz.
0
compumaster
(14.10.25)
(17)

Kaç kişiyi engellediniz?

sekizdokuzon
On kişiyi geçti bende. Bir buçuk senenin hıncını çıkardım.Siz kaç kişiyi engellediniz? Kafanız rahatladı mı?Teşekkürler.
On kişiyi geçti bende. Bir buçuk senenin hıncını çıkardım.

Siz kaç kişiyi engellediniz? Kafanız rahatladı mı?

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(09.10.25)
Mallara eklemek ile engellemek farklı şeyse henüz kimseyi engellemedim. Bir de bizi engelleyenleri göremiyoruz galiba.
0
rock n roll
(09.10.25)
kimseyi engellemeyeceğim, aslında sinirimi bozan bi kadın var ters ters yanıtlar verip duruyor; onu engelleyebilirim sadece ama herkes tadı tuzu gibi bi şey. mesajdan engellediklerim olmuştu geçmişte, onlar sayılıyorsa bilmiyorum.
0
deartheodosia
(09.10.25)
seni engelleyebilirim mesela. tanımam etmem her fırsatta laf atıyorsun.
0
neira
(09.10.25)
@neira: ben seni engelledim bile ^^
0
🌸sekizdokuzon
(09.10.25)
1 kişiyi engelledim. (Sh****d) Tahammül etmesi çok zordu...

Edit: 2 oldu.
+1
yadigar
(09.10.25)
ben iki kişiyi mallar listesinde gördüm. bu özellik daha eskiden varmış da sonradan kaldırılmış sanırım, o iki kişiyi de listeden geri çıkardım
0
hoot
(09.10.25)
Kimseyi engellemeyi düşünmüyorum.
parazit yapanlar olsa da bizim neye odaklandığımız önemli. sınırı bir şekilde aşanlar uçurulsun yeterli.

Bazen mizah,laflaşma da araya girse temelde bir şeyler öğrenmeye geliyorum.
0
diyecevaplandı
(09.10.25)
0. Buralarda pek sık olmamamin etkisi de vardır.
0
pembediken
(09.10.25)
"bir buçuk senenin hıncını çıkardım" derken? şimdiye kadar engelleme özelliği yok muydu yeni mi geldi? hiç bakmamıştım.

şimdi baktım mallar diye bir yer var. orada da 2 kişi var. ama ben bu kişileri engellediğimi hatırlamıyorum. yanında tarih de var. eğer bu tarih engellenme tarihleri ise (geçtiğimiz hafta) zaten hepten yanlış. o saatte iş yolunda oluyorum. sabahın o saatinde ekşi duyuru kullanıcısı engelleyecek motivasyonum yok. neyse nasıl olup da orada olduğunu bilmediğim bu iki kişiyi listeden çıkardım. şu an kimse engelli listemde değil.

ama burada bazı hayatsız tipler var, evlat olsa sevilmeyecek cinsten.. bazen engelleyesim geliyor ama eğlenceyi kaçırırım diye engellemiyorum.
0
tabudeviren
(09.10.25)
0

ama beni bir kişi engellemiş. çok merak ettim kim acaba? yıllar önce mallar sürüsüne eklediğim bir kullanıcı hala duruyor. acaba o mu engelledi beni?
0
exlibris
(09.10.25)
Direk şepard denilen vitaminsizi engelledim. Ty compu.
+4
thesomberlain
(10.10.25)
Neira ne etti size be.
Kimseyi engellemedim. Ne işim olur engellemek ile. Engellemek ciddiye almak demek
-2
benaslindayohum
(10.10.25)
bu özellik tam olarak ne işe yarıyor? eskiden mallara eklediklerimiz özel mesaj atamıyordu. şimdi engellersek mesela duyuru'da hiç mi görmüyoruz?
0
der meister
(10.10.25)
ben engellemiyorum ama tarayicida highlight ozelligi kullaniyorum. isimlerini gordugum zaman uzak duruyorum.

ayni seyi sozlukte de yapiyorum. eklentimin ismi "Highlight this" eger merak ederseniz. (sadece bu sitede calisacak sekilde ekleyebiliyorsunuz)
0
supergirl
(10.10.25)
1'di onunda engelini kaldırdım
0
koela
(10.10.25)
Önceden sekiz kişi engelliymiş bende. Neden olduğunu hatırlamıyorum bile, kaldırdım onları da.
0
rakicandir
(10.10.25)
7-8 tane ırkçı-faşisti engelledim, no pasaran!
0
blue rebel motorcycle club
(10.10.25)
(12)

Pilotluk gereksiz abartılmıyor mu sizce de?

messina123
Şakasız söylüyorum 12 saat istanbul adana seferi yapan otobüs şoförünün yaptığının daha zor olduğunu düşünüyorum. Evet saygımız her mesleğe olduğu gibi pilotlara da var ama meslekleri saygı sırasına göre sıralayacak olsam doktor>mühendis>mimar>hemşire>boyacı>öğretmen>otobüs şoförü>zabıta>pilot>berbe
Şakasız söylüyorum 12 saat istanbul adana seferi yapan otobüs şoförünün yaptığının daha zor olduğunu düşünüyorum. Evet saygımız her mesleğe olduğu gibi pilotlara da var ama meslekleri saygı sırasına göre sıralayacak olsam doktor>mühendis>mimar>hemşire>boyacı>öğretmen>otobüs şoförü>zabıta>pilot>berber>eczacı=manav=kasap>bankacı>araştırma görevlisi=muhtar>kasiyer>kadın kuaförü>diyetisyen gibi bir sıralama yaparım
0
messina123
(09.10.25)
Hosteslerde çaycı zaten. Özel sektörde çalışsalar asgari ücret olacaklar.

Ama asgari ücret verdiğin birini, müşterilere karşı gülümsetemezsin. Her zaman alttan alan kişinin sen olacağına ikna edemezsin.

Ona yüksek maaş teklif edersin, hele yolculara gülümsemesin bakalım, direkt işten atarlar.

Uçak dediğin milyonlarca dolarlık taşıt. İçinde yüzlerce insan var. Hata yapma ihtimalin düşük değil hiç olmamalı. Pilotu tam olarak işe kendisini verebilmesi için büyük bir motivasyon gerek. Oda maaş işte.

Kapitalizm bu. Hatta bir araştırma vardı, insanların maaşı arttıkça verimliliği de artıyordu, işleri daha çabuk bitiriyorlardı. Kişi aynı işi yapmasına, aynı pozisyonda olmasına rağmen.

Şunu da ekleyeyim; pilot hata yaparsa, yaptığı hatayı düzeltemez. Velev ki uçağı düşürdü, paramparça etti. Firma ne yapacak milyon dolarlık uçağın faturasını pilota mı kesecek? Kesse pilot ödeyebilir mi? Mahkemeyle pilotun hayatını mahvedersin, ama uçak paramparça olduğuyla kalır.

Diğer yandan otobüs şoförünün yaptığı kazanın bedelini ödemesi daha olabilir bir şey. Otobüs şoförünün hata yapması kabul edilebilir yani
0
substituent
(09.10.25)
Aslında insanları mesleklerine göre değil de o meslekteki yetkinliklerine göre değerlendirmek lazım.
Benim için en “kutsal” meslek öğretmenlik, birini eğitiyorsun bunun kıymeti o kadar büyük ki belki ancak doktorlukla falan yarışabilir.
Ama işinde kötü olan öğretmenler yok mu vardır işte bilemiyorsun.

Pilotluk da cool bir meslek, bir de “üniforma etkisi” diye bir gerçek var, havalılar, yoksa iş olarak bilemedim şimdi.
0
mutekebbir
(09.10.25)
Birinde sorun çıkarsa uyglulanacak yönergeler kitabı tuğla kalınlığında.

Diğerinde bir satır: Sağa çek Stop et.
0
Mirket
(09.10.25)
Öeh. En zor mesleklerden biri.
0
arbre
(09.10.25)
pilotlara önyargılıyım çünkü casanova edalarında çoğu. kesinlikle abartılıyorlar. maaşları yüksek olduğu için bi grup tapıyor ve “avlamaya” çalışıyor, durum bundan ibaret.
0
deartheodosia
(09.10.25)
Hayır abartılmıyor bence.

Pilotların sürekli girmek zorunda olduğu testler ve sağlık süreçleri var. Öncesinde aldıkları eğitim birkaç sene sürüyor ki başarısız olma ihtimalleri var. Koskoca uçağı kaldırmak ve indirmek kolay değil. İşin içine çeşitli risk faktörleri de var ayrıca.

Son birkaç senedir sıklıkla yurtdışına gidebilme fırsatım oldu. Bu süreçte fark ettim; Kabin memurların da işi zor. Pilot yolcuyla pek muhattap olmuyor iş gereği. Kabin memurları iş gereği sürekli yolcuyla muhattap olmak zorunda ve yüzlerce kişiden bahsediyoruz. Hem giderken hem dönerken.

Herkes siz biz gibi anlayışlı ve yapıcı insanlar değil ki. Saçma sapan bitmeyen istekleri olan, kural tanımayan, saçma sapan garip garip nedenlerden dolayı sorun problem çıkartan nice yolcu var. Sürekli muhattap oluyorsun bu tür cins insanlarla.
0
put it in your appropriate place
(09.10.25)
"Pay to play" bir iş haline geldi.
0
runaway
(09.10.25)
Ben pilotluğun değil de havayolu sektör kurallarının artık çok gereksiz abartıldığını düşünüyorum. Yani sene 2025 oldu her sektör gelişti. Yani neden 3 saat önce havalimanında olmak zorundayız ya. Artık şartlar gelişti yani.
0
mikahakkinen
(09.10.25)
evet haklısın abartılıyor. zannedildiği kadar zor bir iş de değil ayrıca. evet dikkat gerektiriyor ve hatayı affetmiyor. bin kere en zor şartlarda uçağa indirir, ölümden döndürürsün insanları, ama bir kaza her şeyi bitirir.

türkiye'de maaşlı çalışılabilecek en yüksek getirili işlerden biri. amerika'da millet 18 yaşında girince uçuş okuluna girip pilot alıyor.

savaş pilotu olsa neyse de yolcu uçağı pilotu olmak ve bunu sürdürmek çok zor bir iş değil.
0
tabudeviren
(10.10.25)
Bazı açılardan evet abartı kısımlar var ama buna sebep gene pilotlar kimisi pilot olunca dünya kendi çevresinde dönüyor sanıyor. Lakin kurallar katı eğitimler sürekli ve sıkı başarısız olma lüksün yok.

her iş zor ama insan olan yerde her türlü saçmalık oluyor maalesef.
0
basond
(10.10.25)
otobüs şöförü daha yorucu bir iş yapıyor, o açıdan daha zorlu. pilotlar bu anlamda yorulmuyor. otopilot denen bir şey var, sürekli direksiyon sallamıyorlar.

ANCAK

1- ben bugün bir otobüsün koltuğuna oturayım, iyi kötü kullanırım. konforlu bir yolculuk olmaz, ya da çok yavaş giderim, manevra zor yaparım ama otobüsü hareket ettirmek için teorik bilgiye sahibim. her gün bindiğim arabadan hallice bir araç. ama uçak öyle değil, kokpite girdiğimizde 1500 tane düğme var, mal gibi bakarız.

2- otobüste bir problem olsa, tehlikeli bir durum olsa, frene basıyorsun duruyor. motor patlasa, kendi kendine duruyor. acil durum prosedürleri yok gibi bir şey. "frene bas, dur, araçtan in." ya da dikkatsizlik yaptığında sonuçları çok büyük olmuyor. ama uçak öyle mi? en ufak bir hatada bir kaç yüz kişi ölebilir. "frene basarsın, durur" gibi bir durum yok. karmaşık sistemlerle, ani karar vermen gerekiyor. bu yüzden herkes pilot olamıyor, bu yüzden uçaklar ticari olarak kullanılana kadar 10 yıl testten geçiyor.
+1
co2s2
(10.10.25)
Abartıldığını düşünenlerdenim.

İnsanlar kullanmayı bilmedikleri kompleks bir cihaz gördüklerinde onu anlamlandıramayınca yapılan şeyin ekstrem zor bir iş olduğu algısına düşüyorlar. 2 sene boyunca eğitimini aldığın herhangi bir aracı geri zekalı değilsen ve motor becerilerin yerindeyse kullanabilirsin. Bir de şu "sürekli eğitim alıyorlar. sürekli sınava" giriyorlar diye savunan kitle var. İyi bir mühendisin kendini güncel tutabilmesi için kendini sürekli eğitmesi ve durmadan öğrenmesi gerekiyor. Sürekli teste giriyor olmak, sürekli öğrenmek bir kriter değil. Aldıkları ücretler tamamen arz talep dengesizliğinden dolayı yüksek. Ücretli çalıştığınız kapitalist sistemde kimse sizin yetkinlikleriniz ve aldığınız sorumluluklarla ilgilenmez. Daha fazla kişi pilotluğa ilgi duysun ve arz fazlası oluşsun, bak bakalım o aldıkları ücretler ne oluyor.

Bu işin benim için tek görünen zorluğu düzensiz çalışma saatleri. Gece uykumdan uyanıp saçma saatlerde işe gitmeyi istemem şahsen. Sürekli o hayatı sürdürmek çok yorucu.
0
synesthesia
(10.10.25)
(6)

sinirliyim (instagram)

flowerday
evcil hayvanları ve bebekleri takip ettiğim bir instagram sayfam vardı. bugün çat diye kapatıldı. topluluk kurallarını ihlal (!) etmişim, instagram spesifik bir sebep söylemiyor. itiraz etmeme rağmen kalıcı olarak hesabım kapatıldı. etliye sütlüye karışmayan bir hesaptı. sonra aklıma yakınlarda olan
evcil hayvanları ve bebekleri takip ettiğim bir instagram sayfam vardı. bugün çat diye kapatıldı. topluluk kurallarını ihlal (!) etmişim, instagram spesifik bir sebep söylemiyor. itiraz etmeme rağmen kalıcı olarak hesabım kapatıldı. etliye sütlüye karışmayan bir hesaptı. sonra aklıma yakınlarda olan bir olay geldi. koreli bir bebiş vardı çok tatlı. kadının teki (ispanyolca yorum yazıyor) sürekli çocuğun postlarının altına koca kafalı yazıyor veya makyaj yapmış maymun gifi falan atıyor. bir postta da çocuğa şişman, çirkin falan yazınca benim de kafam attı. çocuk çok şirin ama senin için de dışın da çirkin diye yorum yazdım. bir on gün geçmiştir, tam gününü hatırlamıyorum. kapatmalarının nedeni bu diye düşünüyorum. muhtemelen şikayet etti. onun dışında sayfaların altına çocuklar için de hayvanlar için de yorum yaptıysam hep "çok şirin" tadında yorumlar. bir bu yorum böyleydi. şimdi bu insanlıktan nasibini almamışın hesabı duracak, benimki kapanacak öyle mi? allah belasını versin. bine yakın takip ettiğim hesap vardı. login olamadığım için o sayfaları da yedek alamıyorum. mesajlar da gitti. ne olacak şimdi?
0
flowerday
(09.10.25)
Haklısın. Ben sosyal medya platformu patronlarının (kaç kişilerse artık...) özellikle Türklere ırkçı politika uyguladığına inanıyorum. Benzer şekilde hesabı kapatılan çok insan biliyorum. Neye göre yaptıkları belli değil, delikanlı gibi arkasında da durmuyorlar yaptıkları şeyin. Bunu ırkçılıktan başka bir şey açıklamıyor maalesef.
-1
muhayyer divan
(09.10.25)
Bin tane bebek çocuk takip ediyorsan pedofili şüphesiyle kapatılmış hesabın. Muhtemelen şikayet edilmişsin incelenince cidden de kapatılmaya bir sebep gibi duruyor.
0
kaptan maydanoz
(09.10.25)
@kaptan maydanoz ben "bin tane bebek takip ediyorum" mu dedim? bunun rahat 960 tanesi evcil hayvandır. o da çok gibi görünebilir ama instagram sürekli başka hesaplar önerdiği için "a bu da çok tatlıymış", "yazık bunun takipçisi azmış moral olsun" diye diye dört senede bu kadar çok hesap takip ettim. çoğu da hesapların kore'dendi. çünkü onlarda inanılmaz sayıda evcil hayvan hesabı var. inanılmaz komik, özenli, eğlenceli videolar vardı. günlük stres attığım bir alandı. o yüzden çok üzüldüm.
0
🌸flowerday
(09.10.25)
bence dediğim sebepten kapandı. kadın, iğrenç bir kadın. küçücük bebeğe bir sürü yorum yapmış. çirkin, koca kafalı ne demek ya. gıcık olduğum şey, onun hesabının açık dururken benimkinin kapanması. takip ettiklerimin belli başlıların ismini hatırlıyorum ama çoğununkini hatırlamıyorum. çoğu, yandaki benzer sayfalardan eklediğim hesaplardı. instagram'ın inanılmaz saçma bir hesap kapatma politikası var. alanında tekelleşmiş bu tür uygulamaların böyle ali kıran baş kesen tarzı hesap kapatma yöntemleri oluyor. çok adaletsiz.
0
🌸flowerday
(09.10.25)
pedofil olabilir şüphesinden önce anne babaları çocuklarını paylaşmasın madem?

fake görünen hesapları kapatıyorlar. bence 1 yorumdan dolayı kapatılmamıştır ama hiç paylaşım yoksa falan sahte hesap nedeniyle kapatılmıştır.
0
deartheodosia
(09.10.25)
@deartheodosia elli küsür de takipçi vardı. paylaşım yoktu ama yorumlardan da etkileşim alıyordum. yüzü aşkın beğeni alan yorumlarım vardı. öyle 0 takipçi, 0 takip etmeli hesap değildi.
0
🌸flowerday
(09.10.25)
(7)

schengen başvuru firmaları

deartheodosia
tavsiye edebileceğiniz, memnun kaldığınız firma var mı? ve ortalama ücretler ne kadar? 8000 tl’ye gördüm instagramda, harç dahil değil. çok değil mi?
tavsiye edebileceğiniz, memnun kaldığınız firma var mı? ve ortalama ücretler ne kadar? 8000 tl’ye gördüm instagramda, harç dahil değil. çok değil mi?
0
deartheodosia
(09.10.25)
300-350 EUR diye duydum. Ben kullanmadım, ama tavsiye edilen birkaç isim iletebilirim ilgilenirseniz.
0
auroraaurora
(09.10.25)
asvizemerkezi.com

ben bu firma ile çalışmıştım. memnun da kaldım. ha vizenin çıkması açısından ekstra bi katkısı olmuyor tabi ama sağa sola soracağıma parası neyse vereyim, onlara sorarım dedim. mart ya da nisandı ve 100 euro vermiştim. zamlanmıştır muhtemelen, bir de randevu da alsınlar istiyorsanız fiyat artıyor piyasada. bizim randevumuz vardı mesela. evrak listesi ve fake uçak bileti, rezervasyon şu bu diğer konularda danışmanlık verdiler.
0
elorelia
(09.10.25)
randevu ve evrak işleri için çalıştığım bir firma var izmirde. iletebilirim. randevu harç hepsi dahil 350 verdik en son kişi başı. Ama randevu için aciliyet yoksa evraklar için danışmana gerek yok bence.
0
dfn4
(09.10.25)
ATG tavsiye etmiyorum !
0
HellKeePer
(09.10.25)
özelden paylaşabilir misiniz memnun kaldıklarınızı, teşekkür ederim 🙏🏻
0
🌸deartheodosia
(09.10.25)
İş yerinde bir çalışan için 2AA Vize Turizm kullanıyoruz uzun zamandır. 350€ demişlerdi bir kaç hafta önce başvurduk
0
bartholomew87
(09.10.25)
İzmir'de are travel var. Fiyatları bilmiyorum ama ilgililer
0
etna
(09.10.25)
(5)

Kronik olarak başınıza bela olan

put it in your appropriate place
Ne var?Benim başıma kronik olarak dışım bela oldu. İmplant olan dışım çıktı geçen perşembe. Pazartesi gittim, baktı etti dedi Çarşamba gel. Bugün gittim gene baktı etti ölçü filan aldı dedi Cumartesi veya Pazartesi günü gel. Asistan diyor cumartesi günü yoğun. Dedim yapacağım bir şey yok pazartesi i
Ne var?

Benim başıma kronik olarak dışım bela oldu. İmplant olan dışım çıktı geçen perşembe. Pazartesi gittim, baktı etti dedi Çarşamba gel. Bugün gittim gene baktı etti ölçü filan aldı dedi Cumartesi veya Pazartesi günü gel. Asistan diyor cumartesi günü yoğun. Dedim yapacağım bir şey yok pazartesi izin alamam, cumartesi günü ayarlıyorsun bir şekilde. Kaç gündür dişsiz dolaşıyorum, Cumalı Cebber gibi takılıyorum ortalıkta. Neyse ayarladı cumartesine. Umarım takar yerine de sosyal hayatımı etkilemez.

bunun öncesi de var tabii. Epey uğraştırdı.
0
put it in your appropriate place
(08.10.25)
eski koca?
0
deartheodosia
(09.10.25)
2004 model takatuka arabam. En son sinyal kolu arızalandı. Ondan önce de otomatik cam açma düğmeleri bozulmuştu.
0
auroraaurora
(09.10.25)
hayallerim
0
ruhlardan esinlenen karga
(09.10.25)
tırnak batığı. gidiyor geri geliyor. ameliyat oldum geri çıktı. batık tedavisi yaptım bir süre sonra yeniden başladı.
bir de arabalardaki cam otomatiği düğmesi. istisnasız her arabamda bozuldular. yeni aldığım ikinci el arabanın da her iki düğmesi bozuk olarak geldi. bir tür lanet.
0
ground
(09.10.25)
Uykusuzluk

2016 dan beri deliksiz 8 9 saat uykum yok. Tam düzelir gibi oluyor, başka bir sorun çıkıyor, stres oluyorum, yine düzen bozuluyor. Yaşayan ölülerin sabahı film setinde bir zombiyi oynayan figüran gibiyim her sabah. Tek iyi tarafı şu, uykumdan feragat ederek her şeye yetişebiliyorum
0
kullanicadi
(09.10.25)
(16)

Burcunuz ne?

sekizdokuzon
Birkaç ay önce böyle bir duyuru açmıştım ama aramıza yeni katılanlar var, onları da tanıyalım. Daha önce burcunu söyleyenler yükselen, ay burcundan devam edebilir.Benim; güneş: balık, yükselen İkizler, ay burcu kova. Hayırlı forumlar. Teşekkürler.
Birkaç ay önce böyle bir duyuru açmıştım ama aramıza yeni katılanlar var, onları da tanıyalım. Daha önce burcunu söyleyenler yükselen, ay burcundan devam edebilir.

Benim; güneş: balık, yükselen İkizler, ay burcu kova.

Hayırlı forumlar. Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(07.10.25)
Yengeç Burcum ama burçlara takılmam.
0
pembediken
(08.10.25)
Boğa
0
arbre
(08.10.25)
aslandan sonraki.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.10.25)
Terazi. 12ekim sabah 5-6 civarı.
0
potsdamer
(08.10.25)
Yay.
Yükselenim Oğlak.
0
m e b
(08.10.25)
Balık. yükselenime boğa diyen de var ikizler diyen de.
0
Amaranta ursula
(08.10.25)
Burcum koç, yükselenim boğa. Ay burcu nedir, bilmiyorum.

Zaten yükselenimin boğa olduğunu da çok yeni öğrendim.

Burçlara inanmam klişesini de ekleyeyim ama gerçekten inanmam.
0
fraise
(08.10.25)
Yıllardır yükselenimi yanlış bilecek kadar ilgiliyim bu işlerle şimdi tekrar baktım ay burcunu bilmiyordum;

Burç: Aslan
Yükselen: Yengeç
Ay burcu: Koç
0
mutekebbir
(08.10.25)
senin balık olduğunu anlamıştım

güneş: yengeç
yükselen akrep
ay: yengeç

gören akrep zanneder, tanıyan yengeç olduğumu anlar.
0
Hallegadola
(08.10.25)
Balık burcuyum yükselenim yengeç

Berbat kombinasyon
0
kullanicadi
(08.10.25)
yengeç :)
0
sweetoffice
(08.10.25)
burcum başak. chatgpt’ye göre yükselenim terazi, ay burcum da yengeçmiş.
0
deartheodosia
(08.10.25)
Oğlak, yükselenimi bilmiyorum maalesef.
0
ekimoloji
(08.10.25)
yay
yukselen: aslan
0
111111
(08.10.25)
akrep :)
0
vampir akrep
(08.10.25)
burç oğlak
yükselen , bir arkadaş herkese söyleme demişti sebebini bilmiyorum
0
pislick0
(08.10.25)
(11)

Insanlara umut veriyor musunuz?

sekizdokuzon
Ya da tutacağınız muallak sözler veriyor musunuz? Ben en son babama "Bu yaşta iş arama, ben oralardan kazanacağın parayı sana veririm" dedim, umarım sözümü tutabilirim. Teşekkürler.
Ya da tutacağınız muallak sözler veriyor musunuz? Ben en son babama "Bu yaşta iş arama, ben oralardan kazanacağın parayı sana veririm" dedim, umarım sözümü tutabilirim.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(07.10.25)
Hayır asla. Hatta özellikle beklentilerini hep düşükte tutmaya çalışırım yapabileceğim bir şey olduğunda yaparım güzellik olur yapamazsam kendimi kötü hissetmem.
0
mutekebbir
(07.10.25)
ne kadar güzel bir şey yapıyorsun baban için, bence de umarım yapabilirsin ve bu yaptığın hayatına güzel şekillerde geri döner.

soruya cevap, people pleaser olduğum için bu konuda kendimi bayağı geliştirdim, kimseye söz vermiyorum/vermemeye çalışıyorum. ama senin baban için yapmak istediğin şey gibi durumlar konu dışı.
0
deartheodosia
(07.10.25)
söz vermiyoruz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.10.25)
Yapma durumum kesinse doğrudan söz veriyorum, ihtimalim varsa da umutlandırmamak adına “Her şey yolunda giderse”, “İmkanlarım el verirse” gibi ön koşulla söz veriyorum. Onun haricinde zaten kimsenin benden istemediği ama laf olsun, torba dolsun diye söz vermekten kaçınıyorum. Yakınlığı ne derece olursa olsun, durduk yere veya bir olay neticesinde bana söz verilmiş ve yapılmamışsa da onu asla unutmuyorum, o kişinin tüm ağırlığı uçup gidiyor.
0
m e b
(08.10.25)
Vermiyorum.
0
Amaranta ursula
(08.10.25)
yarina bile soz vermem
0
ala09
(08.10.25)
Tutarlı olmak kaydıyla yapabileceğim bir şey konusunda söz vermeye çalışırım.
Muhatap olduğumuz kişiden kişiye , konudan konuya durum değişebilir ama dengeyi sağlamak burada önemli.
Şöyle ki , söz verilen kimse zamanla daha fazladan bir beklenti içine de girebiliyor.
Buna yol vermemek lazım.
Zorda kalan kimse, kendisine yakın ve durumu iyi olan tanıdığından kendisine bir el uzatılması hissini taşırlar.
Sözleriyle de bunu ara sıra ima edebiliyorlar.

Anne babaya verilen sözler ayrı ve ciddi konu.
Onlara karşı vaadlerimiz tam olarak yerine gelmese bile bu yolda çabamızın olmasını görmeleri, hissetmeleri lazım.
Arada duyarsız kardeşler var ise onları da destek olma hususunda uyarmak lazım.
Bu, ayıpta değil bir zarurettir.
0
diyecevaplandı
(08.10.25)
Ben umut vermem ama sen sözünü tutarsın.
0
Kahvedesu
(08.10.25)
Sizin örneğiniz umut vermekten ziyade vaatte bulunmak değil mi?
Büyük vaatlerde bulunmam. Kısmetse, hayırlısı, inşallah, bir aksilik olmazsa... Bunlar ağzımdan düşmez.

Moral vermeye, iyimserlik aşılamaya çalışırım her zaman. Heves kırıcı, motivasyon öldürücü, ruh emici insanlardan bucak bucak kaçıyorum.
0
auroraaurora
(08.10.25)
kızım dışında kimseye vermiyorum, en güzeli
0
sweetoffice
(08.10.25)
Vermediğimi düşünüyorum ama karşı tarafta umutlanma hareketleri gördüğümde anında çizgimi çeker uzaklaşırım bi daha benden önceki yakınlığı asla göremez. Buz gibi davranırım.
0
naksidil
(08.10.25)
(15)

Demir eksikliği (Kadın duyuruculara soruyorum)

gnosis
Dönem dönem demir eksikliği yaşamayan var mı? Bende 2-3 yılda bir ferritin düşük çıkıyor ve ilaç kullanımıyla birkaç ayda toparlıyorum. Kırmızı et sevmiyorum, kanamalarım yoğun geçiyor, çay-kahve tüketimim fazla vs vs Dahiliye uzmanları genelde ilacı yazıp geçerler. İlk defa bir doktor endoskopi-kol
Dönem dönem demir eksikliği yaşamayan var mı? Bende 2-3 yılda bir ferritin düşük çıkıyor ve ilaç kullanımıyla birkaç ayda toparlıyorum. Kırmızı et sevmiyorum, kanamalarım yoğun geçiyor, çay-kahve tüketimim fazla vs vs Dahiliye uzmanları genelde ilacı yazıp geçerler. İlk defa bir doktor endoskopi-kolonoskopi dedi. Sizi de gastroenterolojiye yönlendirdiler mi?
0
gnosis
(07.10.25)
erkekler neden cevap veremiyor anlamadım ama belki faydası olur diye yazayım. doğru yapmışlar. ilk defa bu doktor daha önce kaç sefer gitmişsin ama geçici tedavi sonuç vermemiş deyip gerçek sebebi bulmaya çalışıyor. geçici bir şey olabilir diye belki bir iki kez demir takviyesi denenebilir, sonuç alınmıyorsa da detaylı bir tahkik gerekebilir. endişelenecek bir şey yok.midede bağırsakta kanama yapacak bir şeyler var mı diye bakacaklar en azından (daha fazlası da olabilir, bilmiyorum) geçmiş olsun.
0
kisa
(07.10.25)
@kisa erkeklerin düzenli olarak kan kaybetmesi için bir sebep olmadığından-.-
0
🌸gnosis
(07.10.25)
:) o bir detay, aslında soru demir eksikliği için gastroenterolojiye yönlendirilmenin durumu ya, erkekler de kadınlar da semptom tedavisi işe yaramadığında gastroenterolojiye gitmeliler. neyse, durum doğru görünüyor, endişelenme.
0
kisa
(07.10.25)
evet, bazıları yönlendiriyor ve direkt ilişkisi var. özellikle uzun süreli ve kronikse.
0
evrim halkasi
(07.10.25)
beni kimse yönlendirmedi şimdiye
0
Kahvedesu
(07.10.25)
Benim de hep düşük çıkıyor dediğin gibi 2 yılda 1 ilaç kullanıyorum 3-4 ay. Gastroya yönlendiren olmadı hiç, ama bende akdeniz anemisi taşıyıcılığı da var pasif hücreler varmış, onun da etkisi var biraz.
0
Sadece soruyorum
(07.10.25)
erkeğim, düzenli olarak kan kaybetmiyorum ama bu konuda bilgim var. cevap verebiliyor muyum?
0
abelardo
(07.10.25)
bugün kan testi yaptırdım, 30larda çıktı demirim. demir ilacı verip duruyorlar, damardan takviye de aldım kaç kez ama toparlanmıyor.
0
deartheodosia
(07.10.25)
Çok iyi bir doktorunuz varmış öncelikle. Verdiği tahlilleri muhakkak yaptırın.
Demir eksikliği çeşitli sebeplere dayanır. Gastroskopi ve kolonoskopi istemesi gayet olumlu. Bağırsak polipleri, bağırsak ülserleri, kolit gibi iltihaplı bağırsak hastalıkları, gastrit ya da helikobacter pylori enfeksiyonu demir eksikliği yapar. Doktorunuz bunları elemek istiyor. Bağırsak duvarı sağlam mı, düzleşme gibi yapısal bozukluklar, incelme, iltihap var mı bakılacak.
Eğer çok şiddetli adet kanamanız olmuyorsa, menstruasyon tek başına demir eksikliği için bir sebep değil.
Bazı insanlar genetik olarak bağırsaktan demir emilimi konusunda şanssız. Bazı insanlar da ne kadar B12 hapı kullansa bile B12'yi yükseltmezler mesela aynı sebepten, çünkü genetik itibariyle B12 bağırsaktan emilmez. Demir de aynen böyle. Bu kişiler özellikle demir içeren preparatları alınca ishal olurlar.
Tahliller umarım iyi gelir. İyi gelmesi durumunda
1. Demir hapını her zaman c vitamini ile beraber almanızı
2. Düzenli probiyotik kullanmanızı
3. Bioyararlanımı yüksek preparatlar seçmenizi
tavsiye ederim.
Gyno Ferro Sanol çok harikadır mesela. İyonik ferrous formdadir ve direkt bağırsak hücrelerince emilir.
0
alice in potatoland
(07.10.25)
Bende de ayni durum var. Doktor bana da bakmak istedi ama siniri 40 yasmis, ben 40 yas oncesi cok gerek duymuyorum dedi. Yalniz benim oyle pat diye dusmuyor tekrar. Ben kendime bakmiyorum oyle dusuyor. Ama bakilabilir yani sorun yok. Zaten bana da istersen bakalim demisti. Kanini dusuren bir kacak vs mi var diye bakiliyor. Kotu bi sey degil endiselenme.
0
Kittie
(07.10.25)
çocukluğumdan beri hiç demir eksikliği yaşamadım.

ilk regl olduğum yıl (14y) reglim 10 gün sürerdi ve günde 7-10 ped değiştirmeli. çok yoğun ve uzundu yani. buna rağmen kanımda sorun olmadı. sonraki 4 yıl da bu şekilde devam etmişti.

son 2.5 yıldır da vejetaryenim. tahlillerim hala çok iyi.
0
art cat chocolate
(07.10.25)
Demir eksikliği bulunan kadın hastalar, özellikle de 50 yaşın altındakiler endoskopiye gönderilmiyor.
Bir erkekte demir eksikliği varsa, bu ciddi bir durum ve mutlaka endoskopi yapılıyor.
Demir eksikliği nedeni olacak her şeyi saymışsınız zaten. Bunlar düzeltilmeden başka nedenler aramak garip bir durum.
Gastroenterologlar önce dışkıda tekrarlayan gizli kan testleri yapıp ona göre girişim planlıyorlar.
Özel hastane ise dikkatli olmak lazım.
0
pro9it9is9
(07.10.25)
Kendimi bildim bileli demir ve ferritin değerlerim yerlerde, hucrelerimin demir bağlama kapasitesi çok yüksek. Regl dönemlerim çok yoğun kanamalı geçiyor. En son kan testimde 27 filan gelmişti 50-170 arasında olması gerekirken. Ama hic endoskopi ya da kolonoskopiden bahseden olmadı . Demir hapı yazıp gönderiyorlar.
0
Amaranta ursula
(07.10.25)
yiyeybirlimisiniz bilmiyorum da "dalak" çok faydalı oluyor. Bence tadı çok kötü değil ama bazılarına garip gelebiliyor. ilaç falan yan etkileri de çok oluyor.
0
high hopes of the sozluk
(08.10.25)
@pro9it9is9'in bahsettiği duruma Gender Bias in Medicine diyoruz.
Kadınlar 50 yaşın altında genelde gastroskopi ve kolonoskopiye yönlendirilmezler çünkü kadınların şikayetleri abartılı olarak değerlendirilir, ve ağrı ve şikayetleri genelde küçümsenir. Tamamen aynı hastalık için kadınların tanı alması erkeklere göre 2.5 sene daha uzun sürüyor.
Bu durum son 10 senede oldukça patlamış, üstesinden gelinmeye (en azından bir nebze) çalışılan bir konu.

Benim ortaokul arkadaşıma, regl sancısı, premenstrual syndrome, postmenstrual syndrome diye diye tam 13 sene IBS tanısı koyamadılar. Ayın hangi döneminde giderse gitsin, doktorların hep bir bahaneleri vardı kızın şikayetleri için. Arkadaşım kendine tanı koyabilmek için tıp okudu.
Şahsen tavsiyem, her sorununuzun sebebi adet kanamalarınız değil. Devlet yapmıyorsa, gidin bir özel hekime ve diyin ki, durum böyleyken böyle, ben bu durumun kanamalarımdan kaynaklandığına dair kesin bir tanı istiyorum.
Tahlillerinizde hiçbir şey çıkmasa bile en azından bir kontrolden geçmiş olursunuz, ilerisi için bir milestone tahlili olur.
0
alice in potatoland
(17.10.25)
(11)

Ev almak hayal mi değil mi

arbre
Düzenli para biriktirerek, çok para harcamayarak yarım milyon TL nakite ulaşabiliyorum 1 yılda. Benim baktığım daireler 2+1, 3+1 bile var yaşadığım yerde 2 3 milyon TL. 3 4 yıl düzenli birikimle ve yatırımla 5 yılda ev alınabilir gibi geliyor. Yanlış mı düşünüyorum? 50, 60 yaşında insanların evlerin
Düzenli para biriktirerek, çok para harcamayarak yarım milyon TL nakite ulaşabiliyorum 1 yılda. Benim baktığım daireler 2+1, 3+1 bile var yaşadığım yerde 2 3 milyon TL. 3 4 yıl düzenli birikimle ve yatırımla 5 yılda ev alınabilir gibi geliyor. Yanlış mı düşünüyorum? 50, 60 yaşında insanların evlerinin olmaması çok ilginç geliyor. O kadar uçuk bir şey değil sanki ev sahibi olmak? Ne diyorsunuz?
-1
arbre
(07.10.25)
Eskiden emekli ikramiyesi ile ev alınabiliyordu. Şimdi emekli olunca verilen para 2.el araba almaya yetmiyor. Ev almak hayal değil ancak artık çok zor. Tatil yapmazsan, lüks yaşamazsan kısacası ot gibi yaşarsan düzenli birikim yaparak ev sahibi olabilirsin.

Miras durumları vs ayrı.
0
HellKeePer
(07.10.25)
Ev almak parası olmayana hayal, parası olana neden hayal olsun ki?

Asgari ücret veya onun bir tık üstü alıp hem kira ödeyip hem aileyi geçindiren adam için para biriktirip ev almak hayal.
Ha alıyorsundur 100 bin lira maaş.Bekar adamsındır aielenin yanında takılıyorsundur. kira derdin yok. aldıgın maaşın 20 bin lirasını yiyip geri kalan 80 lirasını kenara atarsan tabiki birikir o para
0
limonlu eksi
(07.10.25)
soru bence şaka.

ayda kenara kırk bin tl koyabiliyorsun. ama mevcut maaşı 40 bin bile olmayan insanlar var.

bu mantıkla bakarsak uçak almak da hayal değil mesela.
0
elorelia
(07.10.25)
50 60 yaşında insanların evinin olmaması neden garip olsun. bu ülkede bir sürü fakir insan var. günlük ekmeğini zor alıyorken nasıl ev alsın?
0
mikahakkinen
(07.10.25)
Kime göre, neye göre, nereye göre. Bence hiçbir şey hayal değil, herşeyin illaki bir limiti ulaşılabilitesi var, yeter ki iste ve ona göre finansal kontrolünü yap.
0
va
(07.10.25)
2-3 milyon tl’ye nerede güzel daire var?
0
deartheodosia
(07.10.25)
Ev almak hayal değil ama standartlar dahilinde. Bazı metaların değeri artık toplumun büyük bir kısmının ulaşamayacağı noktada. Bir çok şey menzilden çıktı, hayallerin çapını biraz sınırlı tutmak gerektiğini düşünüyorum.
0
lambader
(07.10.25)
2013'te bedava kredi verilmişti. Takvimler 2016 sonunu gösterdiğinde ev almak artık hayal deniyordu, alan aldı gerisi kiracı olacak deniyordu. Haziran 2020 hem evler çok ucuzda kaldı hem de yine bedava kredi dağıtıldı. 3 sene olur, 5 sene olur, yine böyle imkanlar gelecek, önemli olan bu imkan geldiğinde senin durumun, hazırlıklı yakalanmak önemli.
0
iustitia omnibus
(07.10.25)
Kaçırdığın nokta şu... yılda yarım milyon biriktiriyorsun da 3 milyonluk evi 5/6 yılda alana kadar o evler 10 milyon oluyor. Bankalar kredi vermiyor.

Kısaca senede yarım milyon miriktiren bile ev alamıyor.

Taktik: önce döküntü ev alınır. O değer kazanırken üstüne konup 1+1 alınır sonra...

Bu yolla 5 yılda evet alabilirsin ancak.
0
luluki
(07.10.25)
Arbre abi sen ailenle yaşamıyor musun? Ailenle yaşarken "ev almak kolay değil mi ya" demek biraz garip durmuyor mu?
Ben misal şu an ailemle yaşasam 1000-1200€ ekstra param olurdu. Bu şekilde senede 50 bin euro kenara koyduğumu ve 5 senede rahatça ev alacağımı derdim.
40 yaşına kadar ailenin yanında yaşayıp sonra ev alacaksan belki de luluki dediği gibi o evler de yerinde saymıyor.
0
logisticsmanager
(07.10.25)
hayat herkese farklı imkanlar sunuyor, 4-6 yılda ev alabilmek senin orta halli olduğunu gösterir ve kesinlikle sana tavsiyem bu süre boyunca biriktir paranı evini al. ama dediğim gibi hayat herkese farklı imkanlar sunuyor, ben ticaretle uğraşıyorum bir sene 3 ev satın alıyorum ertesi sene hayatta kalmak icin birini satıyorum. babamsa profesör adam 50 yaşında evini aldı o evde ölecek umrunda değil dünya.
0
dirildimde geldim
(07.10.25)
(10)

intihar düşüncesi

sırtçantalı
intihar düşüncesiyle başa çıkmak zorunda kaldığınız dönemler oldu mu?nasıl hayata tutundunuz, nasıl vazgeçip yola devam ettiniz?
intihar düşüncesiyle başa çıkmak zorunda kaldığınız dönemler oldu mu?
nasıl hayata tutundunuz, nasıl vazgeçip yola devam ettiniz?
0
sırtçantalı
(06.10.25)
Çok oldu, iki kez de teşebbüs ettim. Nasıl devam ettim? Bekledim. Zamanla, herhalde çilem dolunca, her şey kendiliğinden yoluna girmeye başladı.
0
sekizdokuzon
(06.10.25)
oldu. psikologa ve psikiyatra gittim. ilaç desteğiyle ve terapinin büyük etkisiyle normale döndüm. öyle kötü bir noktaya geliniyor ki, yaşama sebebim dediğiniz şey bile önemsizleşiyor. terapi sayesinde tekrar hayata döndüm. doğru psikoloğu ve psikiyatrı bir seferde bulamadım tabii ama denedim işte. biraz da güvenmek lazım.
0
art cat chocolate
(06.10.25)
Sahip çıkmam gereken bir annem ve iki kedim var.
Yoksa bu dünya üzerinde daha fazla yol yürümeyi istemezdim.
0
rakicandir
(06.10.25)
18-19 yaşındayken küçük kardeşlerim var onlara bunu yapamam dedim. 30'lu yaşların başında şimdi kardeşlerim ve annem var onlara bunu yapamam diyorum. bir yakınımızı böyle kaybettik. intihar etmekte bir şey yok ama onun ailesinin yaşadıklarını gördükten sonra "en kötü yaşayan halin, ölmüşünden iyidir" diyorum kendime. gerçekten mesele eğer toplumdaki konum, aile gözündeki yer ise insan için yürüyen/yaşayan ölü olmak toprak altında olmaktan bin kat iyi. kıyas dahi kabul etmez.

daha 20'ye gelmeden intiharın eşiğine gelmiş birisi olarak 10 küsür sene tekrar aynı mevzuyu tekrar etmemiş olmamın sebebi ise terapi ve ilaç tedavisidir. şimdi bile intihara meyyal birisi değilim aslında, sadece ailem için tamamen faydasız olmanın yükünü taşıyorum. biraz gerçek koşulların getirisi diyelim. o açıdan imkânınız varsa LÜTFEN profesyonel destek alın. üç ay sonra bile öyle farklı birine dönüşürsünüz ki kendiniz bile şaşarsınız.

ölmenizin gerçekten kimseye hiçbir faydası yok. siz de yaşayarak daha fazlasını yapabilirsiniz. şimdi "sktir lan pezevenk" diyebilirsiniz. dediğim gibi bir ay terapi ve ilaç filan bir şekilde yola girin lütfen, ondan sonra demeyeceğinizden eminim.
0
der meister
(06.10.25)
ilk defa bu sene biraz ailenin zorlaması ve teşvikiyle öğretmen olarak atanmak için çalıştım. yaşım biraz geçgin ama ailem sıkı akpli ama kendilerine bile faydası olmayan mal bir akp'lilik. ben ise fetö olaylarından yargılanmış ve beraat etmiş birisiyim. yine de güvenlik soruşturmasından ret yerim diye düşünüyorum. geçen sene sınava çalışırken süreki aklımda intihar etme olayı vardı. sürekli bu güvenlik soruştrmasından ya da mülakattan fetö iltisakı ile geçemeyip intihar edenleri araştırıyordum ve güvenlik soruşturmasından geçemezsen intihar ederim kurtulurum diyordum.

bu saatte bir aklıma geliyordu ve 3 ay böyle acayip sıkı çalıştım aslında. tam sınava bir hafta kala bir haber gördüm. almanya'ya yeşil pasaport ile gidip alınmayan bitisiydi. atanamazsam almanya'ya falan iltica ederim, devlet beni beraat ettirdiği halde öğretmenlik için bile almıyor diyerek. sınav anında bile bu iki düşünce arasında gidip gelerek soruları çözdüm. şimdi de akademiye almazlarsa böyle giderim diyorum. hem ailemden hem de ülkeden komple kurtulurum diyerek.

böylece intihar düşüncesinden kurtuldum diyebilirim.
0
denemeyanilma
(07.10.25)
ergenlikte bir ara çok düşünmeye başladım. düşünmeye derken gece yarısı birden kalkıp intihar edecek bir alet ip vs aramaya başlayıp bulamayınca geri uyuyordum. bir gün gündüz bu durum aklıma geldi ve yatağımın altına ip koydum. o günden sonra bu düşünce hiç gelmedi nedense. geceleri mışıl mışıl uyudum.
0
ground
(07.10.25)
o kadar çok oldu ki. antidepresan.
0
deartheodosia
(07.10.25)
namaz
0
jamswety
(07.10.25)
İntihar düşüncem olmadı ama kedim oldukça olmayacağından eminim. Kedi insanı yaşama çelik konstrüksüyonlarla bağlıyor. "Ben olmazsam ne yapar" düşüncesi sizi sadece yaşamaya değil, yaşadığını da iyi yaşamaya itiyor. Çünkü canım sıkılınca, o daha sıkkın. Modum düşünce, onun modu daha düşük. Tam tersi, ben iyi hissedersem evde deli gibi. Öyle ki bazen kötü hissediyorsam kendimi iyi hissene kadar dışarıda geziyorum eve gidersem o benden kötü olacak diye. Ciddiyim bunda. Kendinden başka bir canlının gönüllü olarak alınmış sorumluluğunun ağırlığını koyuyor insanın üstüne. Sanırım çocuk da böyledir...
0
silverleaf
(07.10.25)
Malululen emekliyim küçük bir emekli maaşı var herkese ama herkese sktr çekmeyi düşünüyorum zira etrafımdakiler beni yoruyor bunu fark ettim. Kendim için yaşayacağım.

Bu düşünce geçer antidepresan al hiç de yan etki vs kafaya takma aci elmayı isirmak gerek ve de seni bu duruma getiren nedenleri iyi düşün ortadan kaldır kisa ve uzun süreçte kolayliklar yalniz degilsin.
0
bonaparte
(07.10.25)
(5)

les benjamins?

cooperr
bir iki gun icinde istanbul'da olacam, alisveris yapmak icin fazla vaktim yok copluge geri donmem lazim. bunu cok duydum, t-shirtleri kaliteli falan diyorlar ama fiyatlara baktim bana ucuk geldi. alip giyip memnun kalan var mi yoksa abartiliyor mu? paraya kiyip alsak 2-3 sene renk falan atmadan giye
bir iki gun icinde istanbul'da olacam, alisveris yapmak icin fazla vaktim yok copluge geri donmem lazim.
bunu cok duydum, t-shirtleri kaliteli falan diyorlar ama fiyatlara baktim bana ucuk geldi.
alip giyip memnun kalan var mi yoksa abartiliyor mu?
paraya kiyip alsak 2-3 sene renk falan atmadan giyebilir miyiz?
duz t-shirt alip gecerim, baska urunleri ilgimi cekmiyor.
0
cooperr
(06.10.25)
Tamamen influencer sisirmesi, cop bi marka. Ciddiyim. Overrated kelimesinin tam karsiligi. Populer kalitesiz bir marka ve vasata hitap ediyor. kafamda direkt bu imaj var.
0
sey mi dostum
(06.10.25)
Pahalı ürünlerde kumaş, renk kalite farkı oluyor. Bu gerçek. Bunu görünce anlarsın. Renkler çok canlı ve farklı. İşçilik iyi. Ama bunu düz tişörtte çok anlamazsın. Denemen gerekiyor. 2 3 yıl zor.
0
arbre
(06.10.25)
Boş beleş bir ergen markası, her üründe kocaman isimleri yazıyor bir de. Zengin ve ergenseniz deneyebilirsiniz.
0
olaylar olaylar
(06.10.25)
les bünyamin.
bende var birkaç çift eşofman takımı, öyle ahım şahım bi şey değil ama dedikleri kadar çöp de değil.
0
deartheodosia
(06.10.25)
İki tişört bir şapka aldım buradan gayet iyiler ben kalitelerinden memnunum ama alalı üç dört yıl oluyor son zamanlarda bozmuş mudur bilemem.
Şapkamı hala çok severek kullanıyorum tişörtleri maalesef birkaç kez giyebildim annem yanlış yıkamış pijama oldular.
0
mutekebbir
(06.10.25)
(26)

Ne zamandan beri sevgiliniz yok

arbre
Aga be. Güne dertli başladık. En son sevgilimden 2024 kasım ayında ayrılmıştım. 1 ay sonra bir yıl olacağını fark ettim. 1 yılı sayısız flört ve 0 sevgili ile geçirdim. Buna alışık değilim normalde. Geçen Ekşi'de bir kızla konuştum. 3 yıldır sevgilim yok dedi. Sağlık memuru, arabası var, eli yüzü dü
Aga be. Güne dertli başladık. En son sevgilimden 2024 kasım ayında ayrılmıştım. 1 ay sonra bir yıl olacağını fark ettim. 1 yılı sayısız flört ve 0 sevgili ile geçirdim. Buna alışık değilim normalde. Geçen Ekşi'de bir kızla konuştum. 3 yıldır sevgilim yok dedi. Sağlık memuru, arabası var, eli yüzü düzgün kız, toksik değil. Yine şirketimde zengin, güzel bir kadın var. Benden büyük. O da evlenmemiş. Bu işler nasıl bu noktaya geldi?
-3
arbre
(06.10.25)
Gerçek bir yanıt arıyorsak 2 yıl

Flört sayısını hatırlamıyorum arada geçen ama en son 2 hafta kadar

Valla o işlerde kalp kaptırınca ruh da gidiyor dikkat et .d
0
baldan kaymak
(06.10.25)
hiç olmadı flört de dahil. 4-5 kez reddedildim.
0
Algorix
(06.10.25)
1 aylık takılma sayılırsa aralıkta 2 sene olcak
0
nahtoderfahrung
(06.10.25)
6 yıl,
7-8 hoşlantı,
2 date,

genel anlamda çevremde erkeklerin bu şekilde,
kızların ise max 1 yıl çünkü dateler teklifler çok.
0
kararsızataletfilozofu
(06.10.25)
3 yıldır yok. lakin sevgilimsimsimsimsi bir şey var. ne olacağı belli değil. beklentim %1. bekliyorum bakalım.
0
art cat chocolate
(06.10.25)
2020 mart ayından beri.

flörtler çok ama hiç biri sevgili olmadı.

hayatımdaki en uzun sevgilisizlik dönemi.
0
rain when i die
(06.10.25)
Arkadaşlar teşekkür, tik attım hepinize ama gözükmüyor
-1
🌸arbre
(06.10.25)
10 aydır
0
naksidil
(06.10.25)
BENİM DE YOK. 1 YIL OLDU. 1 yıl. Dille kolay.
0
Shepard
(06.10.25)
artık kimse ciddi bir ilişki istemiyor maalesef; herkes "an"lık şeyler peşinde. konuya dönersek çok ciddi bir şey değildi ama 1 ay önce ayrıldık
0
sweetoffice
(06.10.25)
sevgili istesem bugün bulurum, abartmıyorum aksjdj. boşandığımdan beri kimse yok yani 1 yıl. öncesinde de ayrılık süreçleri, birkaç yıl denilebilir. kafa rahatlığı güzel, kimseyle ve saçmalıklarıyla uğraşmak istemiyorum.
0
deartheodosia
(06.10.25)
muhtemelen beni geçebilecek biri yoktur.
17 sene
herhalde bundan sonra da olmaz diye düşünüyorum.
0
high hopes of the sozluk
(06.10.25)
87'den beri (bin dokuzyüz olan :D)
Bunu geçin de görelim.
0
bartholomew87
(06.10.25)
Olm 17 sene, siksenyediden beri diyen arkadaşlar hikayelerini de yazmalı
0
Shepard
(06.10.25)
@high hopes of the sözlük;
2007’den beri diyerek sizi ekarte ediyorum. Bakalım beni geçecek var mı :)
(Seksen yedi yazanı saymıyorum ben doğduğumuzdan beri tutamayız bu hesabı belli bir yaştan sonrasını saymalıyız :))
0
mutekebbir
(06.10.25)
Normalde saymamam lazım da hadi sevgili sandığım kişiyi sayarsam eğer (uzak mesafe) 8 senedir yok ha yüzyüze yan yana normnal bir sevgililik dersek 2012'den beri yok.

arada flörtleşmeler, tanışmalar etmeler oldu tabi ama sevgilikle sonuçlanmadığı içim dahil etmiyoruz.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(06.10.25)
3 seneyi geçti galiba.

Edit: neden yalnız olduğunuzu da anlatın demişsin. Severim manitacilik işini ama bir tık da buradayım: www.instagram.com
0
sekizdokuzon
(06.10.25)
7-8 yildir yok. cunku kocam var. muhahaha. (hayret kimse goygoy yapmamis)
0
taurina
(06.10.25)
taurina, sorma ya. Sevgilim yok çünkü karım kızıyor yazan çıkmamış. Normalde susmazlar. Olmayanlar neden olmadığını yazsın bari.
-1
🌸arbre
(06.10.25)
4 ay.
0
rakicandir
(06.10.25)
7 yıldır yok. 2018'de evlendim.
0
ucurulmamak umidiyle
(06.10.25)
1.5 yıldır yok. Hatta 1.5 yıldır olmaya uğraşıyor ama olamıyor, kabiliyetsiz çıktı.
0
muhayyer divan
(07.10.25)
6 ay oldu benim de biz bize yeteriz duyuru kızları dm :d
0
messina123
(07.10.25)
9 ay oldu. Arada 2-3 date var.
Gelenler tek başına yaşamanın konforunu bozmaya değmeyeceğini hissettiriyor. Şimdi kimsenin nazıyla uğraşacak gücü bulamıyorum kendimde.
0
onyx
(07.10.25)
34 yıldır. Tesadüfe bakın ki ben doğalı da o kadar geçmiş.
0
amateur
(07.10.25)
Ekşicilik bitmiş. Hepinizin en az 3 konustuğu karşı cins olması gerekiyordu.
-2
🌸arbre
(07.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.