Giriş
(10)

seattle vs new york

antikadimag
seattle'da malum buyuk tech firmalarindan birinde calisiyorum 3 yildir. yas 33. simdi yeni calisma vizesine gectim ve green card basvurumu yapacak sirket. ancak eskiden 1-2 senede alinan yesil kart, artik 4-5 sene suruyor. ve bu surede yer degisikligi yapilamiyor. o nedenle surece nerede baslarsam e
seattle'da malum buyuk tech firmalarindan birinde calisiyorum 3 yildir. yas 33. simdi yeni calisma vizesine gectim ve green card basvurumu yapacak sirket. ancak eskiden 1-2 senede alinan yesil kart, artik 4-5 sene suruyor. ve bu surede yer degisikligi yapilamiyor. o nedenle surece nerede baslarsam en az 3 sene sabit kalmam gerekecek.

simdi bu sureci baslatmadan once new york ofisine transfer ihtimalim ortaya cikti. pozisyon degismiyor, maas da vergilerden sonra falan kafa kafaya geliyor. ama cok kararsiz kaldim. cunku yasam tarzi olarak cok cok farkli sehirler.

seattle: havasi cok kapali, avrupa gibi. yazin 2-3 ay disinda iklimini pek sevmiyorum. ic karartici. ama burada bir arkadas cevrem ve duzenim olustu. hatta new york'taki yakin arkadasim da buraya tasindi. burada vakit gecirmeyi sevdigim insanlar var yani.

sehirde kulturel olarak pek bir sey yok, ama dogasi harika. cevrede cok guzel goller, daglar falan var. yelkene basladim arada gidip aciliyor, ruzgari saclarimda hissediyorum falan. new york'ta bunlar olmayacak.

new york: burada kimsem yok arkadasimin seattle'a tasinmasiyla. ama new york'ta yasamak dusuncesi cok cazip geliyor. bu noktada bunu denemezsem daha sonra hic firsat olmayabilir gibi hissediyorum. sonucta dunyanin merkezinden bahsediyoruz. ama bir yandan daha cok kira odeyip daha kotu bir eve gececegim, arabami satip metrolarda surunecegim. yani yasam kalitem net sekilde dusecek. ama new york iste.

bir yandan da takimimi degistirmeyi cok istiyorum. soyle yeni bir baslangic yapasim var ve new york buna iyi bir bahane olur gibi. cunku yakin zamanda cok zor sureclerden gectim ve bir desarj olamadim.

velhasil cok arada kaldim. aslinda seattle'dan ayrilmak istiyordum ama is ciddiye binince hem arkadaslardan ayrilmak, hem de kurulu duzeni birakip tekrar bir maceraya atilmak biraz caydirici geldi. bu sehirlerde yasamis olanlarin tavsiyelerini beklerim.
0
antikadimag
(21.10.25)
Haydaaa. Bu şehirde yaşamış olanlardan fikir istediğini niye en sona yazdın. Hepsini okudum. New York'a taşın.
-2
arbre
(21.10.25)
sakinlik seviyorsan olduğun yerde kal bence.
0
jelly bear
(21.10.25)
Olduğun yerden mutluysan ben New York'a taşınmak için bir gerekçe görmüyorum. Büyük şehrin cazibesi ayrı tabii ama hayat kaliten düşecekse o cazibeyi pek de yaşayamayacaksın. Bir de davulun sesi uzaktan hoş gelir misali o şehir şimdi cazip gibi görünüyor ama yaşamaya başladığında şehrin problemleriyle yüzleşiyorsun. Kısa süreli kalanların asla göremeyeceği şeyler üstüne üstüne gelmeye başlıyor.

New York'a yine bir gün taşınırsın belki ama 3 yıl hareket etmeme mevzusu yüzünden ben olası bir mutsuzluk içinde 3 yıl tıkılı kalmak senaryosu nedeniyle risk almamaktan yanayım. Mevcut hayatında sıkılmış, mutsuz olsan anlarım ama iyi bir çevren de varken bence gereksiz bir macera NYC.

Bir de Seattle da güzel bir şehir. Hani çok alakasız ufak bir şehirde olsa yine neyse de, bu şartlarda mecburi 3 yıl için ben kalmayı seçerdim.
+1
himmet dayi
(21.10.25)
seattle’da devam. nyc gezmek için gidip dönersin sık sık.
0
deartheodosia
(21.10.25)
new york gezmek için güzel, yaşamak için değil +1

dezavantajlari:
- kalabalik, bakimsiz, pis
- kiralar ve yasam maliyeti yuksek (ve daireler daha kucuk oluyor genelde)
- gelir + sehir vergisi yuksek
- gurultu, trafik, stres
- eski, bakimsiz metro sistemi
- suc orani
- ve soguk yine

yani new york'un tek avantaji sosyal yasam, sehir etkinklikleri/aktiviteleri ve eglence ama ne sevdigine de bagli. dogu'daki sehirleri de daha rahat gezersin. new york'un daha dis kisimlarinda, daha nezih bir semtte yasamayi da dusunebilirsin.

sonucta is sende bitiyor. hayata bir kere geliyoruz. once new york'u bikac kere ziyaret edip ona gore de karar verebilirsin.

not: seattle'in ve genel olarak kaliforniya'nin da bir dezavantaji deprem riski olmasi. ama binalar dayanikli yapiliyor genelde. new york'ta deprem ve fekalet riski pek yok. kar daha cok yagiyor ve kar firtinasi olasiligi daha yuksek. kasirga nadir oluyor. 2012'de sandy kasirgasi etkilemisti baya.
+1
ermanen
(21.10.25)
"dogasi harika. cevrede cok guzel goller, daglar falan var. yelkene basladim arada gidip aciliyor, ruzgari saclarimda hissediyorum falan. new york'ta bunlar olmayacak." sadece bunun icin bile seattle diyorum ben de. kaldi ki arkadas cevreniz varmis bir sekilde, bu zaten ozellikle belli bir yastan sonra tasinan gocmenlerin en ciddi sorunu. zaten arabanizi satacaksaniz bence new york eyaletinin en keyifli yerlerine pek de gidemeyeceksiniz demektir. en kotu hava bile keyifli insanlarla cekiliyor. kaldi ki new york'ta guzel havanin tadini gokdelenlerin ortasinda cikartmayacaksiniz zaten, acik keyifli bir yere gitmek isteyeceksiniz, arabasiz zorlayacak falan filan. bana mantiksiz geldi. kendinize bir soz verip mesela 2 ayda bir new york'a gidip gezmeyi deneyebilirsiniz ya da sirket izin verirse 2-3 ayda bir 1-2 hafta oradan calisir yine deneyimlersiniz ancak 33'ten sonra yasamdan alinan keyifin anlami ve icerigi degisiyor, new york'ta paraniz ve zamaniniz yoksa bu anlamda keyif alamazsiniz diye dusunuyorum.
0
kassiopeia
(21.10.25)
yani yanlis anlama da eksi duyuru'daki personandan aldigim izlenimi bazinda bence new york'un "dunyanin merkezi" olmasindan vs ekstra randiman alacak biri degilsin. bu kotu bir sey de degil. new york'un teorik "firsatlar cenneti" statusu cok spesifik bir insan turune hitap ediyor. bir de sifirdan seattle'daki gibi bir network olusturman seneler alabilir, belki hic olmayabilir. arti, seattle da gelismis ve progresif bir yer; new york'a oklahoma city'den memphis'ten falan tasinmiyorsun.

sonuc olarak seattle'da kal diyorum, ozellikle "arabami satip metrolarda surunecegim. yani yasam kalitem net sekilde dusecek" diyen biri icin. senin yasam kalitesi taniminla new york'un sundugu yasam kalitesi farkli seyler.
0
hot potato
(21.10.25)
yani sanirim genelde seattle'da kal denmis ama seattle'dan sikildim artik yeni bir sey bulamiyorum. yeni bir restoran deneyeyim diyorum yok, yeni bir etkinlik olsun diyorum yok. tek cazibesi arkadas cevrem. o guzel dogasini da kisin pek goremiyoruz. uzun vadeli seattle'da yasamayi pek istemiyorum acikcasi.

new york ciddi bir yasam tecrubesi saglayacak. yeni seyler gorup, yeni seyler deneyimleyecegim. bu biraz cazip geliyor. yani seattle'da kalirsam hayatim iyice monotonlasacak gibi. new york son bir heyecan olabilir 40'larda settle down olmadan once.

neyse bakacagiz artik bilemedim.
0
🌸antikadimag
(21.10.25)
iki sehire de cokca gittim, atlantik kiyisi le$ bence tek avantaji tr'ye yakin olmasi.
pasifik candir..
0
cooperr
(21.10.25)
8 yildir Amerikadayim ve ilk istanbul dan Houstona tasindik ve 4 yıl sonra kosa kosa New Yorka kaçtık. 4 yıl oldu New Yorktayiz ( daha dogrusu NJ de oturuyoruz ama NY 20 dk buradan )

eger hareketli yasam seviyorsaniz kesinlikle NY derim, yazin cidden parklar sokaklar mekanlar cok cok guzel oluyor. inanılmaz turk var zaten, arkadaşsız kalırım diye düşünmeyin. yüzlerce aktivite bar restoran etkinlik var, sehir zaten cok guzel, insanlar sıcak kanlı.

ama sehir hayati sevmem, ben sakinlik severim diyorsan hic yanaşma derim,
0
oscar
(21.10.25)
(22)

babanızın babası nereli?

i'm gonna start a revolution from my bed
s.b?
s.b?
-1
i'm gonna start a revolution from my bed
(20.10.25)
Biz yüzyıllardır kütahyalıyız.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(20.10.25)
Sohum (Аҟəа)
+1
Mirket
(20.10.25)
aa mirket’le hemşehriymişiz
+2
deartheodosia
(20.10.25)
Köylerinden bile çıkmamışlar yüzyıllardır Mersin. Muhtemelen bizimkiler kurdu şehri
+1
messina123
(20.10.25)
dedem zonguldak babadan bu yana kütahya
+1
basond
(20.10.25)
bozdoğan
+1
a darkness coming
(20.10.25)
edirne
+1
Fodera
(20.10.25)
Tırnova
+1
mirty
(20.10.25)
istanbul
0
cooperr
(20.10.25)
e-devlet'te 200 yıl geçmişe kadar gösteriyor. hep eskişehir.
0
art cat chocolate
(20.10.25)
Benim anne tarafı da Sohumlu.
Baba tarafım arhavi
+1
Hallegadola
(20.10.25)
Izmit City
0
arbre
(20.10.25)
Denizli.
+1
mikahakkinen
(20.10.25)
dedem izmir ama onun babası naoussa, imathia
+2
eileengray
(20.10.25)
e devlete göre 200 yıldır eskişehirde köylerinden ayrılmamışlar.
+1
glamdr1ng
(20.10.25)
Muğla milas.
+1
physcos physcos
(20.10.25)
tüm sülale, tüm geçmiş, sivas.
+2
tabudeviren
(21.10.25)
Kadıköy
+1
cilekli pasta
(21.10.25)
dedemin dedesi filibe, daha sonrası çanakkale.
+1
inheritance
(21.10.25)
1800'lerin başından itibaren hep vezirköprü.
kayıtlar oraya kadar gidiyor ama annemin taraf da babamın taraf da hep vezirköprü.
+1
m e b
(21.10.25)
aşkın ve hüznün şehri Zonguldak
+1
high hopes of the sozluk
(21.10.25)
Of. Dedemin babasından yukarısı görünmüyor ama zaten sülale Oflu yani muhtemelen bi 300-400 yıldır Oflular. Ailenin tarihçesini anlatan kitapta İran'dan geldiğine yönelik araştırmalar var ama başka kaynaklarda da taa Selçuklu döneminde Anadolu'ya gelip doğuda biraz dolaştıktan sonra yine benzer tarihlerde Of'a geldiği yazıyor. Ama muhtemelen atalarım arasında son 300 yılda Of dışında doğan ilk kişi benim
+1
nundu
(21.10.25)
(10)

Yatak odası kapı askısı

Bruce
Yatak odanızın kapısının üzerinde askı var mı, varsa kıyafet mı asılı?
Yatak odanızın kapısının üzerinde askı var mı, varsa kıyafet mı asılı?
0
Bruce
(20.10.25)
yok.
0
deartheodosia
(20.10.25)
Kot ceketim asılı askıyla birlikte

Temsili olarak:
i.ebayimg.com
0
grimavi
(20.10.25)
Var, çanta asılı genelde, kıyafet nadir asarım kapı arkasına
0
kuehles blondes
(20.10.25)
var. milyon tane eşarp...
0
yadigar
(20.10.25)
İkea'nın kapı arkası askısı var. Üstünde de giyilmiş ama daha makineye atma kıvamına gelmemiş, tekrar giyilebilecek kıyafetler asılı. Pantolon, kazak, swaeshirt vs.
+1
kibritsuyu
(20.10.25)
Sabahlıklar ve kolyelerim asılı.
0
auroraaurora
(20.10.25)
Evet çantalar hırkalar var. Odada yer az olunca işe yarıyor
0
pembediken
(20.10.25)
eski evimde vardı, taşınırken almayı unuttum, kaldı orda. Şimdiki evimde duvarda iki askı var biraz köylü işi sddjs onları kullanıyorum.

Pantolon işinde her gün "bugün hangi pantolonu giysem" diye düşünmeyi ve ceplerindekini/kemeri değiştirmeyi sevmediğim için giydiğim pantolonu oraya asıyorum ve yıkama zamanı gelene kadar ordan alıp giyiyorum.
+1
nundu
(20.10.25)
var, bornozum havlum ve röbdoşambrım asılı.
0
co2s2
(20.10.25)
yok
0
gabe h coud
(20.10.25)
(9)

Görece ağır sakatlığınız varken nasıl pozitif kalabiliyorsunuz?

kuehles blondes
Selam, uzun olacak biraz sanırım. Özet: çok aktif bir insanken şu anda çeşitli sakatlıklar dolayısıyla desteksiz oturup kalkamaz haldeyim ağrıdan ve “daha iyi olucam, geçecek” “yine de halime şükrediyim, ne derdi olan insanlar var ben yine iyiyim aklım yerinde” vs gibi şeyler diyemiyorum. Tam tersin
Selam, uzun olacak biraz sanırım.

Özet: çok aktif bir insanken şu anda çeşitli sakatlıklar dolayısıyla desteksiz oturup kalkamaz haldeyim ağrıdan ve “daha iyi olucam, geçecek” “yine de halime şükrediyim, ne derdi olan insanlar var ben yine iyiyim aklım yerinde” vs gibi şeyler diyemiyorum. Tam tersine “eskiden yapabildiğim hiçbişeyi muhtemelen bir daha yapamıcam” “gencim ve oturup kalkamıyorum, halime bak” diye ağlıyorum sürekli. Normalde sağlık dışında olumsuz/umutsuz gözüken bi durum olduğunda pes eden bi insan değilim ama sağlık olunca ve günlük hayatımı bu kadar etkileyince çok pesimistim. Siz böyle ağır sakatlık geçirirken vs nasıl pozitif kalabiliyorsunuz?

Uzun versiyon:
Ben normalde çok aktif, o doğa yürüyüşü rotası senin, bu bisiklet rotası benim biriy(d)im. Normalde de yürür(d)üm, bol seyahat eder(d)im.

Dizimde bir sıkıntı var, arada bu aktiviteleri yaparken bazen kendisini hissettiriyordu ama doktorlar ok veriyordu yani hiking ve bisiklet için ve ben de ona göre tenis, voleybol vs oynamıyordum.

Neyse ben zaten biraz sorunlu olan dizi tekrar sakatladım, ayağımı sürüye sürüye yürüyebiliyorum, günde 2 ağrı kesici almadan hayatıma devam edemiyorum ve kasım ortasında ameliyat olacaktım ama salak gibi kayıp düştüm ve sağlam olan dizimi de sakatladım. Şu anda 2 ağrı kesici bile zor yetiyor, oturup kalkamıyorum, yürüyemiyorum, ayakta dururken dengemi kaybediyorum vs. be başka bir sebepten ameliyatım ertelenmek zorunda vs.

Doktor ameliyatın zaten çok başarılı geçse bile sadece max %70 iyileşme getirebileceğini belirtti ve ben evde durduğum her an, ayağa kalkamadığım her an “zaten artık bisiklete de binemicem muhtemelen asla” “doğa yürüyüşlerini unutup örgü örmek gibi hobi filan edineyim” diye diye dolanıyorum. Sürekli negatifim, öteki dizi de sakatladığım için iyice umutsuzum. Çok daha kötü durumda insanlar olduğunu biliyorum, halime yine de şükretmem gerekiyor biliyorum ama yani o kadar zor geliyor ki.

Siz böyle bir sakatlık/hastalık vs geçirirken nasıl pozitif kalıyorsunuz? Nasıl yardım aldınız? Destek vs?
0
kuehles blondes
(19.10.25)
Aa duyurunun eskilerinden kuehles, %70 toparlamak iyi bir oran fakat ev atmosferi seni iyice karamsar yapmış, umarım ameliyattan sonra bir sene içerisinde toparlarsın da neredeeen nereye diye tekrar bu duyuruyu okursun :)
+1
grimavi
(19.10.25)
İyileşmenin parçası olarak bir süre yas tuttum. Niye ben, niye şimdi diye isyan ettim. Üzülüyorum hala tabii, ama kabullendim bir yandan. Belli bir yaştan sonra depresif ruh hali de mi çok geçiyor, yoksa ben mi daha iyi baş etmeyi öğrendim, bilmiyorum ama kısa sürede normal hayatıma döndüm.
+1
auroraaurora
(19.10.25)
Birkaç ay önce deadlift yaparken yıllar önce olduğu gibi yine belimi sakatladım. 1 hafta yataktan çıkamadım, 1 ay evden doğru dürüst çıkamadım. Bisiklet sürerken yine incittim iyileşme süresi uzadı falan.. İkicinci ayın sonunda ağrı bitti nihayet yine spora başladım. Acı lineer şeklinde azalmadığı için o ara ben herhalde o anki acıyla ya da ona yakın bir şeyle hayatıma devam ederim gibi geliyordu. O zanla oturup dizlerimi dövmedim. Yürüsem yeterdi. Aktif spor yapmayan kim düzenli şekilde koşuyor ki zaten. Hatta sor etrafına 10 kişinin çoğu en son ne zaman koştuğunu hatırlamaz. Yürü yeter yani. Hiking yapmayıver nolacak. Kaç kişi hiking yapıyor ki, mutsuz mu sanki yapmayanlar.

Özetle yürümeyi hedefle. Yüzde 70 iyileşme de oran olarak iyi sanki. Yüzde 50 iyileşme yürümek için yeter gibi geliyor bana :)

Geçmiş olsun.
+1
beyfendi
(19.10.25)
Hersey olacagina variyor,
cok fazla kafa yorup üzülmemek gerekiyor,
sana fayda etmeyen beslenme aliskanliklarindan uzaklas.
+1
designer
(19.10.25)
aktif basketbol oynarken 2006 yılından ön çapraz bağlarımı kopardım ve hayatta en zevk aldığım şey olan spordan uzak kaldım. 20 kg aldım. ilerleyen süreçte çok nadir futbol oyanasam da, basketbolu bırakamadım ve sadece şut çektim.
2023 yılında minisküs parçalanması ile tekrar ameliyata girdim ve aynı anda ön çapraz bağlarım tekrar kopmuştu. sırf kızımla çömelip kalka bilmek, oyun oynamak için ameliyat oldum. 1 ayda ayağa kalkmam gerekirken dizim enfeksiyon kaptı. Aynı bölgeden 1 ay içinde 2. ameliyatımı oldum. Hayatta en zevk aldığım şey ve beni mutlu eden şey olan sporu bırakmak zorunda kaldım. 3 ay yattım. minisküssüz ve çömelmekte zorlanan bir insan olarak hayatıma devam ediyorum. kızımla oynarken zorlanıyorum. tek yapabildiğim spor yüzme ve bisiklet.

ayak kopmadığı sürece sıkıntı yok. ameliyat sürecinde günde 3 ağrı kesici ve yaklaşık 10 tane antibiyotik içtim. 2 ay boyunca karnımda kan sulandırıcı iğne oldum. çocuğum olmasaydı farklı olurdu. gerçekten acılarım yüzümden çok sıkıntı çektim. intiharı düşünür gibi oldum.

zor ama ne sıkıntı çeken insanlar var. kanser, ampüte, sürekli ağrılı hastalıklar vb. canını sıkma.
+1
mikahakkinen
(19.10.25)
çok çok çok geçmiş olsun.

yıllar önce el bileğimden benzer bir ameliyat geçirdim, çok ağrım vardı. ameliyat sonrası 1 yıl kadar ağrılarım devam etti ve şu an bir şey kalmadı eğer çok zorlamazsam, ağırlık kaldırmazsam. oluyor böyle şeyler. tek tavsiyem üzerinde düşünüp moralini bozmaman.
+1
deartheodosia
(19.10.25)
çok geçmiş olsun, bildiğin üzere bazı kalıcı/ölümcül hastalıkların insan psikolojisi üzerinde evreleri oluyor. 5 evre ben bunları yakınlarımda çokça görmek zorunda kaldım. hepsi de ölümcül hastalıklar sebebiyle.


geçmişte omurgam dolayısıyla çok sıkıntılı günler geçirdim ve inanılmaz ağrı kesiciler kullandım öyle ki ne karaciğer kaldı ne safra kesesi. bu durumu da toparlamak için ayrıca uğraştım. morfin falan gayet sıradan kalıyor kullandığım ağrı kesiciler arasında. tabi bunun esktradan kaza belası kaburga kırığı ıvırı zıvırı var.


şunu farkettim. insan başına geldiği zaman kesinlikle altından kalkamam, ben bununla nasıl yaşayacağım gibi şeyler diyor ama bir süre sonra çok da zor olmadığını, kabullenebildiğini farkediyorsun. eğer geçici bir süreçse oha lan ben geçmişte nelerle uğraşmışım, başıma neler gelmiş falan deyip geçiyorsun. bir de insan canı çok tatlı dayanıklı bir yapım vardır ama ne kadar çok ağrı sızı çekersen psikolojik olarak direncin o kadar azalıyor.(acıya dayanma eşiği demek istedim sanırım) ben aylarca inanılmaz ağrılar çektim, yataktan kalkamadım. yatakta bile yatamadım. yemek yiyemedim. çok çok uç noktadaki acılar. kaburga kırığı falan vız gelir tırıs gider yani. neyse böyle şeyler yaşayınca gün geliyor ufacık bir baş ağrısı bile seni zorlayabiliyor. hastalıkta konfor ve kafanın rahat olması çok önemli.


psikolojik yardıma ihtiyaç duyuyorsan bundan çekinme. mesela insan sürekli hareketsiz kalınca uyuyamıyor, uyuyamayınca zaman geçmiyor, zaman geçmeyince bire bin katıp düşünmeye daha da mutsuz olmaya başlıyor. ben beyin cerrahına demiştim ameliyat sonrası ben yorulamıyorum dolayısıyla uyuyamıyorum diye. bana bi ilaç yazmıştı ufak bi sakinleştirici gibi bişey. o ufacık hap bile benim konforumu çok arttırmıştı. ha bi ara kullandığım diğer ağır ilaçlarla tepkiye girip tavanda çiçekler böcekler görmeye başlamıştım ama ilaç saatlerini biraz kaydırınca düzelmişti. bu yazdılarımı tamamen yaşadıklarım ve çevremdeki insanların yaşadıklarına dayanarak yazdım. doktor falan değilim.


bunlara bir örnek vereyim. 5.5 ay palyatif bakımda kaldım annemin yanında. hastaneye girdiği ilk hafta çok kötüydü, ondan sonra ağrılarını sızıları fentanil vb kesilince ve güven altında olduğunu bilince kadın mutlu olmaya başladı. ölümüne üç saat kalana kadar o kadar çok olumsuz duruma rağmen mutlu ve yüzü gülüyordu. rahmetli anacığım tıp doktoruydu bu arada yani herşeyin net olarak farkındaydı, iki doktorla görev ihmali sebebiyle sorun yaşadık o ara ihmalden ağrıları sızıları çok artmıştı, başhekimle görüşüp sorunu çözemeyince sağlık bakanlığına ulaştım. bir hafta sonra sağlık bakanı bizzat hastaneye gelip baş hekimi görevden alıp gitti. ihmali buradan düşünün. bu arada aklınıza nüfuslu birisi olduğum falan da gelmesin. sadece net olarak yapılan ihmalleri, başhekimle sonuç alamadığımı hasta yakını olarak annemin doktor kimliğini de ekleyerek şikayet olarak gönderdim. zaten inanılmaz derecede sorun varmış bu bardağı taşıran son damla olmuş.


çok güzel bir andı. benim bişeyden haberim yok dışarda sigara içiyorum. birden çakarlı arabalar korumalar falan. bu arada başhekim merdivenlerin başına çıktı sağlık bakanı milletin elini sıka sıka merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı. başhekimin elini sıkmadı, yüzüne bile bakmadı. sinirli sinirli yukarı çıktılar indiklerinde başhekim artık yoktu.
+1
Fodera
(20.10.25)
benzer hisler içerisindeyim. uzun süredir yüzme, egzersiz, ve dikkat etme ile yönettiğim skolyozum var. koluma ve bacağıma vuran ağrı, karıncalanma hissi ile bu sabah doktora gittim. doktor ameliyat gerekebileceğini söyledi. seneye japonya planı yapmıştım, ilk kez kendi başıma tatil yapacaktım yalan olacak muhtemelen.
+1
inheritance
(20.10.25)
geçmiş olsun.

inan bana herkesin hayatının bir döneminde benzer tecrübeleri oluyor.

2021'de covid olana kadar gerçekten çok sağlıklı biriydim. bütün check-up'larda doktorların mükemmel örnek diye gösterdiği o kişi bendim. 20 senenin üstünde spor geçmişi; ağırlık çalışma, calisthenics, yüzme, futbol, masatenisi, uzun yürüyüşler vs hayatımda hiç sigara içmedim, alkol de çok az ancak arkadaşlarla bir aradayke..

covid'i ağır geçirdim, iyileştim fakat sonrasında nabzım hep 100'ün üstündeydi. uzun mesafe yürüyüşü geçtim kısa mesafeleri bile yürümeye korkuyordum, nabzım 140-150'lere falan çıkıyordu. o kadar çok kardiyoloğa gittim ki, hepsi kalbin çok sağlam hiçbir şey yok yorumunda bulundu. tabi bu süreçte bütün sportif faaliyetlerime ara vermek durumunda kaldım. beloc verdi doktorların heps, ilk kullanışımda çok sevimsiz yan etkileri oldu ve kullanmak istemedim.

sonra bir şeyi keşfettim, yatış pozisyonlarında nabzım ayaktaki gibi anormal yükselmiyordu. bütün hareketlerimi yattığım yerde yapmaya başladım. yattığım yerde barfiks falan çekmeye başladım :) sonrasında tekrar beloc'a başladım, vücudum bu sefer ilacı daha iyi kotarmaya başladı. 1,5-2 sene bu şekilde kontrollü geçti ve sonrasında ilaçları tek tek bırakıp eski formuma döndüm.

siz de tekrar eski formunuza kavuşacaksınız. doktor %70 dese bile onun çok daha üzerine çıkabilirsiniz fizik tedavi ve kondüsyon çalışmalarıyla. -ki sporcu geçmişiniz var-

asla enseyi karartmayın. hayatta her şey olabiliyor, önemli olan başımıza gelenlerden maksimum fayda sağlayabilmek. spor yapamıyorsan oturduğun yerden daha çok kitap oku, yazılım öğren, ne bilim çalıştığın konularda kendini geliştir.

aslında en olumsuz gözüken süreçlerin bile dikkatli yönetildiğinde insanlara çok büyük faydaları olabiliyor. bunlara odaklanın.

tekrar geçmiş olsun. en kısa sürede düzeleceksiniz, sonra buraları okuyup "vay be ne günler geçirdim" diyeceksiniz :)

bak o zamanki duyurularım (o kadar karamsardım ki bir daha hiç normale dönmeyecekmişim gibi geliyordu.. )

www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com
+1
makbur
(20.10.25)
(11)

sevgili gobeksizler

lemmiwinks
1- ne kadar, nasil spor yapiyorsunuz? ya da yapmiyor musunuz? yapmiyorsaniz ne kadar hareket ediyorsunuz?2- nasil besleniyorsunuz? hic yemediginiz neler var? kendinize odul olarak yediginiz neler var? ya da ne olursa olsun yiyor musunuz?3- six packiniz var mi?4- yasiniz kac? cinsiyetiniz ne?
1- ne kadar, nasil spor yapiyorsunuz? ya da yapmiyor musunuz? yapmiyorsaniz ne kadar hareket ediyorsunuz?
2- nasil besleniyorsunuz? hic yemediginiz neler var? kendinize odul olarak yediginiz neler var? ya da ne olursa olsun yiyor musunuz?
3- six packiniz var mi?
4- yasiniz kac? cinsiyetiniz ne?
+1
lemmiwinks
(19.10.25)
1- hic yapmiyorum ama yapcam. günlük hareket miktarım 6-7 bin adım civarı o da ofiste sağa sola yürümekten ibaret.

2- valla sabahları genelde kahveyle gecistiriyorum. oglen yemeklerinde genelde mercimek corbasi sadece. aksam yemeginde de unsuz ekmeksiz herhangi bir sey, bowl falan genelde.

3- yok.

4- 30 yasinda er kisi.
+1
vedatchilipeppers
(19.10.25)
1. Haftada 3 gün salonda bir gün dışarda ortalama ikişer saat.
2. Kalori ve makro hesabı yaparım. Şeker ve fast food ve de paketli gıdalar tüketmem, sevmem de.
3. Var.
4. Epeyce ve Er kişiyim.
+2
Mirket
(19.10.25)
on bilgi: ben kantarin iki ucunda da bulundum, uc basamakli kilolarda da iki basamaklilarda da bulundum, bir ara hasta gibi zayiftim, simdi isteyerek biraz kilo aldim ama hala gobegim yok.

1- cok zayifken haftada 4-5 gun kosuyordum, su an kucuk cocugum var o nedenle belki haftada 1 kez kosabiliyorum, ama cogu zaman o da yok.
2- galiba ucundan intermittent fasting yapiyorum. kahvalti etmiyor kahve ile gecistiriyorum. ogle yemeginde cok agir ve fazla yemiyorum. ki malesef ust sinirim yok, otursam dur durak bilmeden yerim ama insan cok yememeye cabuk alisiyor.
3- six pack yok
4- 30'larin ortasi, erkek
+2
adrianapole
(19.10.25)
1. Düzenli yoga ve yürüyüş
2. Protein ağırlıklı beslenip her şeyden yerim.
3. Yok
4. 30 larin ortası. kadın
+2
pembediken
(19.10.25)
1- yapmıyorum. ancak stretching filan. arada gaza gelip pilatese gidiyorum. hayatımın en büyük eksiği düzenli spor. yazın bari yüzüyorum. kışın o da yok. home office çalışıyorum işte, o da ayrı sorun. evde her işi kendim yaparım, evin etrafındaki markete pazara yürüyorum, araç almak için son raddeye kadar bekledim, sırf hareket edeyim diye bunlar. bu konuda çok tembelim.

2- sabah acele teslimatım, acil işim yoksa erken kalkmam, varsa işi bitirip kahvaltı yaparım. Türk usulü zengin kahvaltı yapıyorum evde. öğlen öğünü yemiyorum zaten kahvaltı vaktim öğlene yaklaşıyor. akşamı da geç saate bırakmam. ekmek, fast food, abur cubur, meyve suyu, ketçap vs. böyle şeyler tüketmiyorum. ağırlıkla tencere/ev yemeği yapıyorum. kendime göre dengem var yemeğin yanında çorbası salatası gibi. dışarıda da balık ya da kebap mesela. yemek seçmem ama miktarı abartmıyorum. ödül benim için tatlı. kalori saymam.

3- six pack'li hiç kadın yok etrafımda , bende de yok. pilates/fitness hocası, PT vs. 25 yaşında kadınlarda da yok buralarda. bu kadar hareketsizlikle yine kas kitlem iyi, göbeğim olmadığına şükür.
4- 42 kadın.
+2
subcomponent
(19.10.25)
- aldigin enerjiden daha cok tuketirsen zayifliyorsun,
- tabi ekmegi birak,
- erken yat, erken kalk, uykunu iyi al.
-1
designer
(19.10.25)
1. spor yapmıyorum, sağlık için yapmak istiyorum
2. iştahım yok, fazla bir şey yemiyorum. ödül olarak görmüyorum ama tuzlu ayçekirdeği+soda ve hurma+ceviz hoşuma gidiyor bu aralar.
3. six pack yok
4. k, 30lar
0
deartheodosia
(19.10.25)
1- haftada 3-4 gün yogaya gidiyorum. 5-6 gün de ortalama 2 saatlik dans antrenmanı yapıyorum. haftaya spor salonuna döneceğim. 4 gün de ağırlık çalışacağım tekrar.

2- her gün evde yemek yapıyorum. ortalama 2.500 kalori alıyorum. daha çok protein ağırlıklı besleniyorum.

abur cubur yemem almam hiç öyle bir alışkanlığım olmadı, canım da istemez. yılda birkaç kere cips yediğim olur yılda maksimum 5-6 kola ne içerim. genelde maden suyu ve ayran içiyorum. mc donalds burger king vb. yerlerden yemem dışarıda yiyeceksem ev yemekçisine giderim ya da en kötü tavuk ızgara salata falan yerim.

3- six pack yok


4- 29 er kişiyim
0
i wanna go back
(19.10.25)
1- haftada 4 kere 10-20 km koşu + full body workout.
2- kahvaltı yapmıyorum. tatlı yemiyorum. geri kalanı dengeli. her şey yerim.
3- six pack var.
4- 41 - erkek
0
gabe h coud
(20.10.25)
göbek eritmek için spor falan hikaye, bu göbeksizlerin hepsi az yiyor.
+1
duyuruuser
(20.10.25)
1- spor salonunda haftada 5 gün, 1'er saat canım çıkana, donum kıçıma yapışana kadar terleyerek çalışıyorum.
2- yarım tencere pilav, 1 kilo kadar et, biraz salata. ara öğünlerde meyve ve kuruyemiş yiyom. abur cubur yemem. yaz aylarında dondurma alırım biraz.
3- 4 packs var şu an. karbonhidratı kısarsam 6'sı da çıkıyor.
4- 37, erkek

fotoğraf atıyorum buraya zaten. görmüşsünüzdür.
0
yurtsuz john
(20.10.25)
(23)

Erkek arkadaşımdan sıkılmaya başladım

ekşi duyuru sever
Önceden görmek için can atıyordum ama şimdi her hareketi batmaya başladı. Konuşacak konumuz, ortak noktamız yok gibi gelmeye başladı.Toplu ortamlarda düğünlerde, arkadaşların yanında bazen saçma sapan davranıyor. Bir de mesela çantasından olips çıkardı bana uzatmadan geri kaldırıyor. Ben deyince par
Önceden görmek için can atıyordum ama şimdi her hareketi batmaya başladı. Konuşacak konumuz, ortak noktamız yok gibi gelmeye başladı.

Toplu ortamlarda düğünlerde, arkadaşların yanında bazen saçma sapan davranıyor. Bir de mesela çantasından olips çıkardı bana uzatmadan geri kaldırıyor. Ben deyince pardon deyip veriyor.
Doğum günümde hediye almış. "Pasta ne zaman yeriz" diye soruyorum yani pasta beklentimi biliyor. Normalde de dışarda, evde hep pasta falan yeriz. Sonra saatlerce oturup en son işi çıkınca pasta almadan gidiyor.
Bunu konuştuk sonraki gün çok pişman olup çiçek, pasta aldı. Normalde çiçek de almaz.

Bunlar bariz olan örneklerdi. Normalde akış içinde de saçma şeyler yaşıyorum.
Sıkılınca bırakmak gibi huyum yok. Görünce mutlu oluyorum ama hareketleri batmaya başladı.
Sizin yorumlarınızı merak ediyorum.
-17
ekşi duyuru sever
(19.10.25)
Aslında sana çok da uygun olmayan birini başka sebeplerden tolere etmişsin, bu duygularını tatmin ettiğin için artık sana uygun olmayan kısımları batıyor

En güzeli sana artık eski duygularımı hissetmiyorum deyip ilişkiyi temizce bitirmek, çocuğa da kafa karışıklığı olmasın, kendinde bir hata bulmaya kafa takmasın çünkü ortada bir hata yok, onun karakteri ve hayat pratiği böyle

Bir dahakine hem gönlünü titreten hem de sonrasında soğumamak için kendine daha uygun, iletişim becerileri, sosyal becerileri sana daha uygun biriyle beraber olursun, bu sana hayatına insan seçme ve bazı şeyleri görmezden gelmeme konusunda bir deneyim oldu
+5
grimavi
(19.10.25)
Konuşacak bir şey yoksa ayrıl
+2
arbre
(19.10.25)
Olips vermedi diye ayrılmak hiç mantıklı değil.
Buraya bile yazarken çok da ayakları yere basan bir gerekçe gösteremiyorsun.
Hala görünce mutlu olduğun insanı öyle kolay söküp atamazsın hayatından.
Ayrılsan daha iyisini mi bulacaksın, boşluğa mı düşeceksin. Öncelikle bunu düşün.
Sonra senin için sorun olan şeyleri maddeler halinde yaz. Her birinin önemini tart. Sonra al elemanı karşına, konuşun.
Çözersiniz sorunu bence.
+3
Mirket
(19.10.25)
beraberken keyif almıyorsan, ne bileyim cidden ortak nokta yoksa sıkıcı olur. bir de ben pasta isterim muhabbeti her ne kadar bana enteresan gelse de, belki de cidden önemsemiyor seni. önemsenmemek üzücü tabi.

kedi +1

pastayla çiçeği biz alalım barışın olmaz mı?
+3
Fodera
(19.10.25)
ilgisi baskasindadir.
-1
gule gule
(19.10.25)
@mirket
Mesele olips vermedi değil. Böyle ufak düşüncesizlikler. Mesela kapı tutma gibi şeyleri de sonradan yapmaya başladı.
Bir önceki duyurumdaki yazdıklarıma da bakarsan fikir olur.
@fodera, ilişkimiz 1 sene olacak ilk kez doğum günümü kutladı. İlk olunca önemsedim.
0
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
önemsenmemek cidden üzücü. umarım öyle değildir.

öte yandan genç bir kardeşimiz olduğunu düşünüyorum. tahminim 21 22 yaşında olduğun, haklı mıyım?


ha bir de şimdi kızgınsın, sinirden tam böyle geniş geniş yazamıyorsun. duyurunu okuyunca çoğumuzun kafasında piremses kız imajı oluştu. bence biraz sakinleş sakin sakin genişçe yaz, konuşalım.
+1
Fodera
(19.10.25)
Yaptıkları şeyler anlattığın kadarıyla seni önemsemediğini gösteriyor. Bana kalırsa sen ilişki yaşamıyorsun bir arkadaşınla buluşuyor, görüşüyor gibisin. Karşına alıp oturup konuştuysanız ve hala aynı düşüncesizlikleri yapmaya devam ediyorsa yol yakınken kendini de onu da yıpratmadan aranızdaki "ilişkiye" son vermelisin.
+2
mermaidd
(19.10.25)
başlık, "sevgilimden sıkıldım" olunca akla direkt şımarık kız tahayyülü geliyor. okuyunca anlıyorsun, sıkılmak değil mesele.
+4
i'm gonna start a revolution from my bed
(19.10.25)
Sevmiyorsun bence. İnsan sevince gözüne gelmiyor böyle şeyler.
Sevmek zorunda da değilsin sevgin bitmiş olabilir. ayrıl gitsin.
-2
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
Şeker vermedi kapı tutma gibi gerekçeler biraz bahane olmuş. Sıkıldıysan ayrıl kendine bahane arıyorsun gibi geldi
0
kondansator
(19.10.25)
ayrıl usta vakit harcamayın
-1
nahtoderfahrung
(19.10.25)
Ayril coco
0
lapaz
(19.10.25)
okurken bile ruhum daraldı. bence hiçbir insan , çantasından çıkardığı olips'i ne yapacak diye gözetlendiği, "pasta istedim alacak mı dur bakayım hmmmf" diye kastırıldığı , böyle 12 yaş problemleri ile ilişkinin sorgulandığı gergin bir ortamı hak etmiyor. sal adamı gitsin.
+5
loch ness
(19.10.25)
Olips uzatılması "ağzın kokuyor" olarak yorumlanabilir. Bu yüzden istemeyene olips uzatılmaz. Pasta alınmaması öküzlük ama işi çıkması ve sonradan pasta alması mazur görülebilir. Bir noktadan sonra her hareketinin batması doğal, beklenilebilir, normal karşılanması gereken bir olay. Diğer "saçma" davranışların ne olduğuna bakılmalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
ayrılın kurtulun. daha iyileşmeyecek.
0
gurur
(19.10.25)
Olips fln hikayede, doğumgününde pasta almayıp sonradan alması. Bilemedim.

Batan başka şeyler de var demişsin. Daha iyisini bulabileceksen ayrıl. Görünce mutlu olman da güvenli alanın olması ve alışkanlık.
+1
mobydick
(19.10.25)
@mobydick
Hatta 4-5 saat beraber oturduk. Ne zaman mum üfleyeceğim dedim. Pasta alıcam dedi.
Ayrılmadan önce midesi ağrımaya başladı. Giderken de buna alındığımı söyledim. "Midem daha iyiken haftaya falan alırız" dedi. Sonra eve geçerken baya surat falan astım. Hiç beklediğim gibi bir doğum günü olmadı. Biraz travmatik oldu benim için.
Ben de gittikten sonra telefonda baya moralim bozuk konuştum. Sonraki gün pasta falan getirmeseydi açıkça konuşup beni önemsemediğini hatta ayrılmayı düşündüğümü de söylerdim. Normalde hiç çiçek de almadı. Hatta bir keresinde çiçek alırım ama solacak sonra o yüzden almıyorum demişti. Bence ölüp bittiği birisi olsaydım otomatik olarak içinden gelerek yapardı her şeyi.
0
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
@loch ness birlikte olduğun insanı iyi hissettirecek bir şey yapmayı sevmiyorsan sorun sendedir.
Allah senin gibilerden uzak tutsun kadınları.
-3
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
ayrıl coco +1
+2
gabe h coud
(19.10.25)
ilk doğum gününü kutlamalıydı. 10 yıllık evli çift değilsiniz. bence sen haklısın. ama kimseyi de değiştiremezsin, öğretemezsin. adam böyle biri demek ki.
0
deartheodosia
(19.10.25)
ben aşırı hassasım bu tür konularda eşimden de düşünceli olmasını bekliyorum, eğittim de o herkesin cimri dediği adam benim istediğim her şeyi bir şekilde yapıyor önüme seriyor.

seviyorsan böyle demezdin. sevmiyorsan ayrıl. seviyorsan şekillendirirsin merak etme
-2
Hallegadola
(20.10.25)
ayrılma bi süre aldat ara sıra, baktın yine sarmıyor ayrılırsın.
0
Algorix
(22.10.25)
(13)

Shepard geldi, duyuru Echo Chamber'a dönmüş

Shepard
Arkadaşlar, arkadaşlar... Uzun zamandır giremiyordum, compu artık ne yaptıysa bana ahahahaha. Az önce çerezleri temizledim girdim.Ben şahsen burada mantıksız, gerçeklerden uzak yazan herkese cevap veriyordum. Duyuru'da nasıl duyuru'nun delileri varsa, imansızı da olmalı. Bir çok kişiyi duyuru ve cev
Arkadaşlar, arkadaşlar...
Uzun zamandır giremiyordum, compu artık ne yaptıysa bana ahahahaha. Az önce çerezleri temizledim girdim.

Ben şahsen burada mantıksız, gerçeklerden uzak yazan herkese cevap veriyordum. Duyuru'da nasıl duyuru'nun delileri varsa, imansızı da olmalı. Bir çok kişiyi duyuru ve cevaplarından görüyoruz ama bir de özelden yazanlar var. Psikolojisi bozuk milletin, duymak istediklerini duyma peşindeler. compu sağolsun bu siteyi var etti ve şimdiki haline getirdi. Artık duyuru milletin "ben ve beni sevenler" şeklindeki yerine dönüştü. Zayıf karakterli kim varsa engelliyor karşısındakini nefes bile almadan. Bu engel olayını zaten böyle kullanıyordu deliler.

Bir çoğunuz kafayı yemişsiniz. Bir akıllı benim demiyorum ama sokaktan adam çevirin, sizi görsün hükmünü deli olduğunuzdan yana verir.

Shepard nerede diyenlere DUYURUlur ahahahha. Duyuru hevesim kaçtı. Ama her zaman savunduğum şeyi savunuyorum, siz psikolojik deliler olmasaydı burası bu kadar keyifli olmazdı. Adminler çok sabırlı ve saygılılar sizlere karşı... Buradan aşağısı bağzı genellemelerim.

Bir tombul almancı işsiz kel arkadaşımız benden korktu demiş, özelden ana bacı sövmüştü. Bitikle bitik olamadım...

Bir kadın sever erkek demiş ki Shepard yazmıyor artık xd, beni engellemiş demiş. Kafası çalışmıyor biliyoruz, kendisi beni engellemişti. Haliyle bu dediklerinin olması çok normal ama farkında bile değil aahahahah.

Bir bacımız en son nazarın bilim adamları tarafından çalışılıp onaylandığını söylemiş bilimsel olarak ahaahahha.

Hala açılan duyurular ilginç, mesela obd arabamda nerede demiş araba marka modeli yok. Adam yardım ediyor ama bize yardım etmiyor...


Edit
Engelleyen sayısını da yazayım ahahahaa 45.

@kibritsuyu abi marka model versin, ne zararı var hatta yararı var. Benim arabada obd farklı bir yerde. O dediği yerde bende de boşluk var.

@dearthodisa adını söylemeden nasıl tarif edebilirim? Bir insan kelse keldir. Ayrımcılık yapma, olan bir şeyi söyleyene de şey etme ayıp.
-9
Shepard
(17.10.25)
Su videoyu atabilmek icin dogru zamani bekliyordum. Cok sukur rahatladim. Shepard'a operasyon cesaretle mi oluyor. www.youtube.com

Belki haberin yoktur diye yazayim dedim, sen siteden ucuruldun diye sampanyalar patlatildi burada. Moderatorlerin evinin onune celenk birakildi.

"Bir tombul almancı işsiz kel arkadaşımız..." ulan kesin benden bahsediyor dedim ama ana baci sovmedigimden eminim, demek ki benim gibi biri daha var burada.

Bu arada merak ediyorum seni kac kisi engellemis: www.eksiduyuru.com
+4
mbond
(17.10.25)
objektif olarak çok basit bir şey söyleyeceğim.

"obd arabamda nerede" dememiş (hatta ben de öyle zannedip cevap yazdım, öyle olmadığını anlayınca sildim). obd'nin olması gerektiği yerin fotoğrafını koymuş, obd soketi yok, boş orası. kablolarını kesip çıkarmışlar mı ama kesik kablo da yok, ek yapıp göğüs altına mı sakladılar acaba, nasıl ulaşırım demiş.

hem soruyu yanlış anlıyorsun, hem doğru soranı tuhaf ilan edip insanların sinir uçlarıyla oynuyorsun. sonra da en haklı kendin zannediyorsun.

edite edit: işte o da insanlarla diyalog kurmaktan geçiyor. "arabanın markası modeli nedir, belki de orası obd yeri değildir, zaten boştur, obd yeri başkadır" diye sormak dururken, "ahaha mala bak arabanın marka modelini vermeden sormuş kamil" tarzı bir üslupla cevap vermek niye? yazdıklarının çoğu böyle çünkü.
+8
kibritsuyu
(17.10.25)
"Bir çoğunuz kafayı yemişsiniz. Bir akıllı benim demiyorum ama sokaktan adam çevirin, sizi görsün hükmünü deli olduğunuzdan yana verir."

yazmışsın da kimsenin buradaki gibi davrandığını düşünmüyorum. mesela sen çok makul birisin aslında ama böyle davranmayı seçiyorsun burada. biraz daha rahat oluyoruz tabi internet aleminde. ha tabi bu yazdığının da haklı olduğunu gösteren kullanıcılar mutlaka vardır. bazen her şeye olabilir diyen ben de hayret ediyorum bir de önyargılı insanları direkt engelliyorum şu ana kadar da buradan yalnızca "1" kişiyi engelledim.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(17.10.25)
bi insanın tombul, kel, yaşlı olmasında ne gibi bir sorun var mesela bunu aşağılama olarak kullanıyorsun?
+4
deartheodosia
(17.10.25)
shepard arada sırada doğruları yanlış üslupla söyleyen birisisin, kaos yaratmayı seven kendi şahsına münhasır kişilik, ha sitede kalırsın kalmazsın çok önemli değil ama orijinal karaktersin.
-2
( . )( . )
(17.10.25)
dayı sen nerdesin ya? ortam delilere kaldı sen gidince.
0
mikahakkinen
(17.10.25)
ahhaha herkes seni engellediği için küsüp gittin sandım. sensiz bir sakinlik, bir huzur çökmüştü siteye. bütün egonla geri dönmüşsün. narsist, egoist bir ikizler burcu olduğunu düşünüyorum. :d

ben sadece ciddi psikolojik rahatsızlıkları olduğunu hatta ciddi ciddi suça karışabileceğini düşündüğüm bir kişiyi engelledim. baya böyle 3. sayfa haberlerinde görülebilecek birisi olduğunu düşünüyorum.

hoşumuza gitmese de diğer fikirleri de görmeliyiz bence. ekşi'de de bu yüzden takılıyorum.

bu arada doğruları yanlış üslupla söylemiyorsun. üslubun hep yanlış evet ama söylediklerinin %0.1'i falan anca doğru.
+1
art cat chocolate
(17.10.25)
Şepırd sen de döğüştüklerin de komple haksız oluyorsunuz genelde(bana göre öyle). Sırf senden ötürü karşı tarafa da sempati besleyemiyorum çünkü onların da desteklenecek yanı olmuyor genelde. Çekirdeğimi alıp yiyin birbirinizi modunda takip ediyordum ben genelde.
Not:Hatta senin bazen bazı şeyleri karşı tarafın damarına basmak için özellikle yazdığını düşünüyorum. Bir bakıma trollük yani. Bazı yazdıkların için de aslında öyle düşünmediğini ama karşı tarafı triggerlayacağını bildiğin için öyle yazdığını düşünüyorum.
+2
Sermet Hörmet
(17.10.25)
sozluk manyak dolmus bi kac yazar bir araya gelmişiz kadınları linçliyomusuz :) @Shepard
-1
koela
(17.10.25)
gitme kal bu şehirde kral. duyuru seninle güzel :)
0
yurtsuz john
(17.10.25)
Ooo şepırdım nerelerdesin iki gözüm :)

Birileri öldü demişti, şimdi yazsınlar kral geri döndü :)

@kibritsuyu sana da iki çift lafım var;

Sırf şepırda laf sokmak için boş yapmışsın. Duyuru 5 duyuru altta ve başlığı “obd portu nerede olabilir” yani adam yanlış anlamamış. marka model vermeden bunu kimse bilemez. İnsanlar burada sorulan soruları zaten anlamıyor. yarım yamalak soruyu da bırak eleştirsnler. Böyle böyle düzelecek :)
+1
Rondak
(17.10.25)
@rondak

Sadece başlığı değil de tıklayıp açarak içinde yazanı da okursan ne anlatılmak istendiğini anlarsın, açık açık yazmış.

Ecnebilerin meşhur lafı var, kitabı kapağına göre yargılamayın diye. Okumayı sevin, okumaya inanın.
-1
kibritsuyu
(17.10.25)
mikrofon uzatalım röportaj da ver istersen Shepard
0
beyfendi
(17.10.25)
(21)

duyurunun yaşını başını almış erkekleri

WithWorth
muhtemelen önümüzdeki günleri meşgul edecek şu üzücü videoda iki adet er kişinin hafif bir müdaheleden sonra ayrıldığını görüyoruz.https://eksisozluk.com/beykozda-eski-sevgilisi-tarafindan-oldurulen-kiz--8036578?a=popularevli, bakması gereken çoluğu çocuğu olan, evde bekleyeni olan bir erkek iseniz
muhtemelen önümüzdeki günleri meşgul edecek şu üzücü videoda iki adet er kişinin hafif bir müdaheleden sonra ayrıldığını görüyoruz.
eksisozluk.com

evli, bakması gereken çoluğu çocuğu olan, evde bekleyeni olan bir erkek iseniz sorum size.
ne yapardınız ?

geri kalanlar da yorum yapabilir ama üstteki kümeyi özellikle merak ettim.
-2
WithWorth
(16.10.25)
Hiçbir şey.
Beni ilgilendirmiyor bende canımı sokakta bulmadım + süper kahraman değilim.

Ayrıca kadınların efendi erkek yerine tercihini kimse sorgulayamaz
+2
artıküyeolmakistiyorum
(16.10.25)
Saldırgan ondan daha şiddetli, agresif bir karşı saldırıyla durdurulabilir. Ama çok riskli. Genelde nefes alışverişini kesmek için diyaframa atak yapılır. O anki ruh hâlime bağlı.
+1
arbre
(16.10.25)
Asla hiçbir şey için oh çekmiyorum. Fakat bile bile lades diyorsanız ne diyelim?
Ayrıca sadece kadına mi şiddet var? Erkeğe çocuğa hayvana her türlü canlıya şiddet var memlekette. Ben kadın olarak ayirmiyorum. Bir erkek olarak kendimi sokakta güvende hissetmiyorum.
0
artıküyeolmakistiyorum
(16.10.25)
Geçkin bir bey olmasam da yanıt vereyim. Ben hayatımda hiç bir şiddet eylemine başvurmadım, kesici alet taşımıyorum. Bahse konu videoyu izlerken bile geriliyorum elim ayağım dolanıyor.
Şahıs 100 kilonun üzerinde gözünü kan bürümüş biri, böylesini abd polisinin videolarını izlerseniz silahla bile durdurmanın kolay olmadığını görürsünüz. Bu şartlarda o sıradan insanları kınayan ah orada ben olsaydım diyenleri gerçekçi, inandırıcı bulmuyorum.
Ben ne yapardım muhtemelen donakalırdım.. herkesin kahraman olma fantezisi vardır ama bu oyunda ölünce bir daha geri başlayamıyorsun.
+3
anon1m
(16.10.25)
bu veya benzeri bir durumda polisin dahi kendi canını riske atarak araya gireceğini sanmıyorum.
gözü dönmüş bir adam kadını duraksamadan seri bir şekilde bıçaklıyor, müdahale etmeye çalışan kişi de muhtemelen benzer darbelere maruz kalacak.

benim de bir çocuğum var, böyle bir durumda çocuğumun babasız büyümesi riskini göze almazdım sanıyorum.

ama videoki poşetini önce bırakıp sonra alan adam kadar da olamazdım sanırım.

iki ucu boklu değnek dedikleri durum tam olarak. çok üzücü gerçekten.
+2
emfuzi
(16.10.25)
Kadir şekerci vardı.
0
Kahvedesu
(16.10.25)
dediğiniz ben oluyorum. adamların yaptığı müdahaleyi, şerefsize "abi kurbanın olam, değmez, gel kendini yakacaksın" gibi teskin edici sözlerle denerdim. ama dönüp işime gitmez, pasif ve yalvarır şekilde devam ederdim "bir bıçak az vursa kârdır" hesabı.

eğer 2-3 kişi olsa, "gelin tutun abiyi yazık edecek hem kendine hem karşıya" gibi, şerefsizi daha da gaza getirmeyecek sözlerle çağırır, 3 kişi olsak, tutar, indirirdik.

ama tek başına ne yapacaksın? hem cani, hem ayı gibi, hem gözü dönmüş... tek başıma adamla savaşamazdım. benim de çoluğum çocuğum var. sakin sakin yalvarır modda telkin verir, olayı fiziksel mücadeleye dökmeden omzundan tutup hafif hafif çekerdim.

hak etsin, etmesin, orantısız şiddet gören hiç bir mazluma "oh" çekilmez. canavarlaşmamak lazım.

edit: "kurbanın olam" lafı da ironikmiş. Allah korusun...
+1
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
Sen 'Abi kurbanın olam.' diyorsun da, adamın kafa gitmiş zaten, gözler dönük, işini bitirip, 'Lan görgü tanığı bu.' demeyeceği ve sıranın sana gelmeyeceği ne malum.

Eli bıçaklı adamı gözüme kestirebilecek ebat ve beceride değilsem ve en az adam kadar manyak değilsem, kendimi güvende hissedecek mesafeye kadar uzaklaşır, görüntü alır, polisi arardım. Gereksiz kahramanlık için gereğinden fazla akıllıyım.
0
Mirket
(17.10.25)
en fazla uzaktan polisi ararim. soka da girebilirim. video'yu izlemedim.
0
lemmiwinks
(17.10.25)
tr.wikipedia.org
www.birgun.net

başka sözüm yok.
0
Fodera
(17.10.25)
herkes kadir şekerden örnek vermiş ama kadir şeker cebinde bıçak taşıyan ve kavga eden bi çift arasına girip adamı kalbinden bıçaklayan biri. bıçaklı, gözü dönmüş bi adamın önüne çıkamazsınız tabi ama çoğu durumda adam bir kadına sadece tekme tokat dalarken bile herkes uzaktan izliyor. kadir şeker gibi bıçağı çıkarıp karşı tarafın kalbine saplamadığınız sürece katil olmazsınız. bir keresinde market manavına sebepsiz yere saldıran bir adamla arasına girmiştim, manav da erkekti. ben de kadınım.

ayrıca baktım şimdi kadir şeker olayı 2020 yılında yaşanmış. önümüzde bu örnek yokken sanki herkes araya giriyordu da kahramanlık yapıyordu... güldürmeyin ya. kendisine tokat atan müşteriye saldıran garson kızı kolundan bacağından çekiştirmeyi herkes biliyor. tam tersi olsa yine kimse araya girmiyor.

kadın erkek özelinde konuşmuyorum. herkeste gereksiz bir duyarsızlık var.

tekrar söylüyorum, elinde bıçak olan silah olan bi adamla hedefinin arasına girmek tabi ki mantıksız. ama bunların olmadığı şiddet durumlarında dahi herkes uzaktan izliyor.

x.com
şunu izleyin mesela. adam çocuğa tekmelerle girişiyor. kimse doğru dürüst müdahale etmiyor. hele amcanın biri uzaktan izleye izleye geliyor.
+1
elorelia
(17.10.25)
Bu işlerde araya girilemiyor çünkü bu düzende suçlu çıkabilirsin. Bunun şahıstaki silah unsuruyla çok ilgisi yok. Müdahale edersin en başta kadın sana kızar. Etkisiz hale getirirsin yargı seni içeri atar. Şanssızlık olur birine bir şey olur, vicdanın seni suçlar. O an kurtarsan kadının ders alıp ertesi gün aynı hatayı tekrarlamaması düşük olasılık. Zaten olayı bilmiyorsun. İşe yaramayacağını bile bile polisi arar, belki uzaktan ses ile müdahale yapmaya çalışırdım ben.
+1
osssy
(17.10.25)
bıçak olmadığı senaryo da (sadece şiddet) kadın yardım için bağırıyorsa polisi ararım ama kadın da adama sövüp sayıyorsa uzaktan izlerim sadece bir süre sonra yoluma giderim. işin içinde bıçak da varsa direkt polisi ararım, asla yanına yaklaşıp da müdahale etmem kesinlikle. bırak araya girmeyi adamı telkin etmeye bile çalışmam.

ben olsam şöyle dalardım adama, yok böyle yapardım falan diyenlerin de yüzde 99u kolpacı. elinde şu insan yarmasını bıçakla görünce saklanacak delik ararlar.
0
bobinhoo
(17.10.25)
Uzun sopa ya da sandalye gibi birşey varsa müdahale ederim, onun dışında sadece polis çağırırım. O da genellikle olay bittikten sonra gelir.
0
parka
(17.10.25)
Gerçekçi olmak lazım, o anda bu adamı durdurmanın tek yolu silahla vurmaktır. Senin elinde bıçak olsa bile bu adamı durdurmak oldukça zor. Polis bile bu tür durumlarda silahı kullanmıyorken normal insanlar olarak bizim bu olaya müdahale etmemiz maalesef çok zor.
0
say something loving
(17.10.25)
güvenli mesafeye çekilip 112 yi arardım. bekar, çocuksuz dönemlerimde olsam gene bunu yapardım.

cinnet esnasında şuurunu kaybetmiş bıçaklı biriyle asla diyaloğa girmem.
0
wilhelmwasmuss
(17.10.25)
Evliyim, çocuğum var, polisi ve ambulansı aramak dışında müdahale etmem.

Bekar olsam ölümüne girerdim.
+1
kimlanbu
(17.10.25)
evliyim çocukluyum önce dur yapma der kavgayı ayırmaya çalışırım, silah görürsem uzaklaşır polisi ararım.
videodaki abiye neden bıraktın diyemem.

kendi çocuğuma bu yapılsa şahit olsam hiç silah vs düşünmem dalar kurtarmaya çalışırım her baba gibi.
0
basond
(17.10.25)
yoldan geçen erkek müdahale etse ve ölmese bu adam ondan şikayetçi olsa yine baş ağrısı; belki müdahale eden kişiye dadanacak, davalık olacaklar? çok korkuyorum böyle olaylara denk gelmekten, yalnızca şahit olmak bile başlı başına bir travma sebebi. ülke içinde (ve dışında) hiçbir erkeğe yaklaşmamak gerektiğini hissediyorum; kıskanç, patolojik sorunlu, düzenbaz insanlar o kadar çok ki.
0
deartheodosia
(17.10.25)
40 yaşına yaklaşmış, çocuğu olmayan, iri sayılabilecek bir avukatım.

Üzerimde tabanca yoksa asla müdahale etmem. Eğitimli birinin dahi bıçaklı bir saldırgana müdahale etmesi aşırı tehlikeliyken bıçaklı kavgaya dair hiçbir bilgisi ve fikri olmayan, bıçağı ancak mutfakta ya da ufak tefek şeyler kesmek için eline alan biri olarak kendi canımı böyle bir durumda tehlikeye atmam. Bu karara varmam için çok düşünmeme gerek yok.

Üzerimde tabanca varsa çok daha zor bir karar. Havaya ateş etmek riskli, başkasına zarar verme riski var. Gözü dönmüş şekilde karşısındakine zarar veren bıçaklı bir saldırgana, durdurucu bir atışı mağdura zarar vermeden yapabilmek herhangi bir polisin de kolayca alabileceği bir risk değil, özel harekat geçmişi olmayan bir polis için dahi çok zor bir durum. Kaldı ki öldürücü olmayan bölgelere yapılan atışlarda, özellikle çekirdeğin bacaklardaki kemiğe denk gelip kemiği kırmadığı senaryolarda saldırgan vurulduğunu anında hissetmiyor ve saldırgan tutumunu bir süre daha sürdürebiliyor. Yani diyelim ki salgırganı omzundan ya da bacak kasından vurdum. Bu sırada saldırgan mağdura saldırmaya veya benim üzerime gelmeye devam edecektir birkaç saniye daha. Bu birkaç saniye boyunca vuracağı bıçak darbeleri mağduru öldürmeye yetebilir. Mağduru bırakıp bana saldırmaya kalkarsa saldırganı durdurmak için benim öldürücü atışlar yapmam gerekebilir.

Saldırganı öldürmeden vurmayı başarsam bile meşru müdafaada sınırın aşılması tartışmaları gündeme gelecek ve uzunca bir süre tutuklu kalma riskim olacak. Onu da beceremeyip tüm işi elime yüzüme bulaştırıp mağdura zarar verme riskim var.

Nereden bakılsa çok boktan iş. Görece kılçıksız bir durum olsa, yani bir erkeğin bir kadını bıçakla kovaladığını görsem ve ben de o sırada direksiyon başında olsam, saldırgan erkeği öldürmemeye gayret ederek arabayla ezerim. Benzer bir durumda saldırganı etkisiz hale getirecek bir şeyle vurma/bir şeyi fırlatma imkanım varsa yaparım. Ancak silahım olmadan silahlı birine müdahale etmem, edemem.
0
10551037
(17.10.25)
amerikan polis videolarından gördüğüm kadarıyla, başından veya omurgasından vurulmadığı sürece defalarca isabet alan insanlar bile saldırmaya devam ediyor. belki cinnet hali, belki uyuşturucu madde etkisinde olmaları sebebiyle bilmiyorum ama belimde silahım bile olsa katil olmayı göze almadığım sürece müdahele etmezdim.
0
Fodera
(19.10.25)
(6)

telefon numarasını nereden buluyorlar?

deartheodosia
kolejlerden aranıp duruyorum, 5 yaşında oğlum var. aradıklarında numaramı nereden aldıklarını soruyorum ama elbette bir yanıt yok. evet bilgilerimiz ortalıkta falan ama özellikle numaraları çektikleri bir yer olmalı? evime yakın kolejlerden arandığımı da hesaba katarsak. nereden alıyorlar, şikayet e
kolejlerden aranıp duruyorum, 5 yaşında oğlum var. aradıklarında numaramı nereden aldıklarını soruyorum ama elbette bir yanıt yok. evet bilgilerimiz ortalıkta falan ama özellikle numaraları çektikleri bir yer olmalı? evime yakın kolejlerden arandığımı da hesaba katarsak. nereden alıyorlar, şikayet edildiğinde bir sonuç oluyor mu?
0
deartheodosia
(15.10.25)
daha önce herhangi bir kreşe ya da anaokuluna gitti mi?

emin olmamakla birlikte, bölgedeki çocukların listesinin tüm okullarla mecburen paylaşıldığı yönünde bir şüphem var. kayıt yapmak için. bilen birisi teyit ederse iyi olur.
0
co2s2
(15.10.25)
oyun gruplarına katılmıştı, direkt hangisi olduğunu bilsem şikayetçi olacağım ama bilemiyorum maalesef.
0
🌸deartheodosia
(15.10.25)
Operatörlerin lokasyona SMS hizmetleri var. Eskiden ticari amaçlı da kullanılıyordu. Daha sonra yasaklandı. Yanlış bilmiyorsam kamu kuruluşları bu yasaktan muaf tutuldu. Aynı muafiyet eğitim kurumlarına da tanınmış olabilir.
Bölgemizdeki birkaç özel okuldan bana da yıllardır mesaj geliyor.
0
Mirket
(15.10.25)
Tüm türkiye nin tc kimlik nosu bile sanırım 2 kez çalındı. Eminim telefonunuz yüzlerce kişide mevcuttur. Parayla satılıyor internette uluorta. Hem de bin dolara filan.
+1
luluki
(15.10.25)
Vodafoneluyum malatyaya gittim 1 gunluk tum kurslar okullar atamaya basladi istanbulda oldugum halde cocugum yok

Operator +1
0
eja
(15.10.25)
operatörden de olabilir ama iys.org.tr ye bi girip telefon ve mail iletilerinizi yönetebilirsiniz.
0
antihero
(16.10.25)
(10)

Eşinize doğum sonrası bir hediye aldınız mı?

chicha_v2
Evetse ne aldınız?Ben bilezik veya zincir düşündüm.
Evetse ne aldınız?

Ben bilezik veya zincir düşündüm.
+2
chicha_v2
(15.10.25)
bu ne lan ben ilk defa duydum diyenler varsa (bkz: push present) sosyal medyadan türeme bir gelenek.
0
nahtoderfahrung
(15.10.25)
doğum hediyesi çok eski bir gelenek. babam daha internet bile yokken anneme bilezik almış. bütçenize uygun olan bir bilezik iyi olabilir. kısmet olursa benim de aklımda bilezik almak var.
+1
cisimcik golgi
(15.10.25)
Saat ve tlf alindi ;)

Alinmak zorunda diil deeee bayaa buyuk bi olay bu dogum fln. Hem jest olsun iyi hissettirsin diye hem de bu buyuk gune dair hatira kalsin gibi. Kesin alin bisi
+2
abuzer
(15.10.25)
beştaş.
0
mikahakkinen
(15.10.25)
kolye de olur ya değerli ve uzun yıllar anısı kalacak bir şey alınmalı. bu her zaman var olan bir gelenekti. sadece çok fakir ailelerde alınmıyor ya da kocası barzo olanlara alınmıyor.
+1
Sadece soruyorum
(15.10.25)
Hanımlar için bu hediye olayı değişik bi' şey, erkekler gibi değil yani. Objelerle ilintiledikleri, bağ kurdukları çok şey var, anı vb.

Hanım hem hediye vermeyi hem de almayı çok sever mesela. yani sadece kendisine alınmasını değil, bana hediye almayı da çok sever. daha dün 2 tişört almış:) kendini mutlu hissediyor.

Ki burda doğum diyorsunuz, Almak mecburi değil tabi ki ama alırsanız çok hoş bir jest olur bence.
Zincir iyi fikir.
0
kumandanim
(15.10.25)
bana alınmadı ama alınması ince ve şık bir davranış. altın öneririm. manevi değeri olur, ileride bir durum olursa da satıp kullanılabilir.
+1
deartheodosia
(15.10.25)
@nahtoderfahrung'un dediği gibi yeni bir gelenek değil. internet yokken bile vardı bu olay.

yanlış hatırlamıyorsam küpe kolye set almıştım.
0
co2s2
(15.10.25)
telefon almıştım.

manevi değeri önemli bence. küçük büyük demeden bir şey almak iyi olur. şık olur yani. doğum sonrası sendromları hesaba katarsak bence kesin alınmalı evet.
+1
ucurulmamak umidiyle
(15.10.25)
Aldım, hatta bunun için gizlice para biriktirdim.
Bir seferinde yüzük, bir seferinde küpe.
Telefon gibi teknolojik ve sonradan değeri kaybedecek bir şey almak istemedim. Uzun süre kalacak değerli bir şey alınması makbul bence.
40 küsür sene önce babam da anneme hediye almış, annem hala o saati takar özel günlerde.
Yeni bir adet değil yani.
+1
burfak
(16.10.25)
(10)

Chatgpt ye neden milyonlarca kisi chatgbt diyo

abuzer
Hadi polis aski olanlari anladik, bugun bile sitede 7 kisinin gbt yazdini gordum
Hadi polis aski olanlari anladik, bugun bile sitede 7 kisinin gbt yazdini gordum
+2
abuzer
(15.10.25)
:D

lenova, blueray, mediamarket arasina bir de bu eklendi. sanirim gpt sesli soylendiginde p'yi b olarak algiliyorlar ve duzeltmeye firsatlari yok.
+1
arakaali
(15.10.25)
herkes'e neden baya kişi herkez diyorsa aynı sebep
+1
jelly bear
(15.10.25)
insan bildiği kelimeyi, tabiri kullanma eğiliminde oluyor.

ortada daha çok bilinen "gbt" diye bir şey var, bir de daha yeni çıkan chatgpt diye bir şey var.

adamın aklı orada daha çok kullanılan tabiri koyma eğilimine giriyor, chatgbt diyor.

mesela playstation'da "ghost of tsushima" diye bir oyun var. girip bakıyorsun ilgili gruplara, herkes "ghost of tsunami" yazmış. o hesap.
+1
kibritsuyu
(15.10.25)
bayağı'ya neden bayağı kişi baya diyorsa aynı sebep.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(15.10.25)
(bkz: yol yabdı)
0
lazpalle
(15.10.25)
Benim de gözüm kanıyor öyle kullananları görünce.

Aynı şeyi eskiden gprs'e (internet olan) gps diyenleri görünce de yaşıyordum.

Bizim de sınavımız bu be abu.
+1
chicha_v2
(15.10.25)
butun dunya instagram reel derken neden turkiye'de herkes "reels" diyorsa ayni sebepten.
0
hot potato
(15.10.25)
Konuşurken cipiti ile cibiti arası bir şey diyoruz. Hatta cibitiye daha yakın. Dil kolaya evrilir.

O yüzden gayri ihtiyari chatgbt oluyor. Bir de kimisi öyle görmüş öyle devam ediyor.
0
biseysorcaktim
(15.10.25)
Fonetik - fonolojiyle ilgili olabilir. Dil daha kolay hangisini söylüyorsa
0
pembediken
(15.10.25)
“şarj”a da şarz diyorlar :(
0
deartheodosia
(16.10.25)
(10)

hiç ahmet ümit okumadım

deartheodosia
hangi kitabıyla başlayayım? bir ses böler geceyi?
hangi kitabıyla başlayayım? bir ses böler geceyi?
+1
deartheodosia
(14.10.25)
Okuma bomboş adam. Bomboş
+4
artıküyeolmakistiyorum
(14.10.25)
Yaşınız 25i geçtiyse okumanıza gerek yok.
+3
put it in your appropriate place
(14.10.25)
İstanbul Hatırası ilk okuduğum kitabıydı ama on yıl olmuştur okuyalı. O zaman çok sevmiştim diğer kitaplarını da okumalıyım diye düşünmüştüm. Sonra kaldı ve okumadım bir daha.
0
egerbiryolcu
(14.10.25)
Okuduğum kitapları
Bab-ı Esrar
İstanbul Hatırası
Patasana

Şeytan Ayrıntıda Gizlidir kitabının ise dizisi çekilmişti, onu izlemiştim vaktiyle.

Polisiye macera falan seviyorsanız sarabilir, kolay okunan kitaplardı. Şimdi baktım da ne çok kitabı varmış.
0
epitaf
(15.10.25)
Dinlemeyi seviyorsan NTV radyo Ahmet Ümit kitaplarının bazılarını radyo tiyatrosu oyunu yaptı ama saatleeeeerrce sürüyor. Durdura durdura dinlerim dersen şahane. Uzun yol için de birebir.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
İstanbul hatırası yeterli. Diğer kitapları da hemen hemen aynı.
0
etna
(15.10.25)
çoğunu okudum. vakit geçirmelik, çerezlik kitaplar. çok bir beklentiniz olmasın. ben ilk beyoğlunun en güzel abisi ile başladım, sıralama çok aman aman fark etmiyor.
0
mustafakesekci
(15.10.25)
yıllar önce merak salıp bir kitabını almıştım, hayatımdaki en sarmayan kitap olmuş olabilir. Yarım bıraktım, belki de bana öyle geldi bilmiyorum.
0
va
(15.10.25)
yakaşık 20 senedir okurum. tabi onu keşfettiğim zamanlar böyle meşhur değildi.

sırasıyla
beyoğlu rapsodisi
istanbul hatırası
beyoğlunun en güzel abisi


tavsiye derim.
0
gercekdunya
(15.10.25)
benim de hiç ilgim yoktu ama bir yerde karşılaşıp yanına gittim ve çok samimi, sıcakkanlıydı. bir ses böler geceyi kitabını aldım, bakalım. teşekkürler
0
🌸deartheodosia
(15.10.25)
(22)

Size ne hediye verilse sevinirsiniz?

ermanen
Size ne hediye verilse sevinirsiniz? Ne hediye gelsin istersiniz veya sizin için anlamlı olur?Spesifik olursa güzel olur. Şu kulaklık/saat/cihaz vs. marka/modeli, şu markanın şu giysisi/aksesuarı, şu kitap gibi vs. Markası olmayan veya önemli olmayan genel bir şey de olabilir. Hobilerinizle ilgili o
Size ne hediye verilse sevinirsiniz? Ne hediye gelsin istersiniz veya sizin için anlamlı olur?

Spesifik olursa güzel olur. Şu kulaklık/saat/cihaz vs. marka/modeli, şu markanın şu giysisi/aksesuarı, şu kitap gibi vs.
Markası olmayan veya önemli olmayan genel bir şey de olabilir. Hobilerinizle ilgili olabilir mesela. Maddi/nesne dışında da olabilir. Tatil/restoran/etkinlik/aktivite gibi, beni şuraya götürsün gibi. Konser, maç, festival, fuar, gösteri, fan convention bileti olabilir.

belki az bilindik, nadir veya akla gelmeyecek bir şeyler diyen de çıkar.

not: ev/araba/motor gibi şeyleri es geçiyoruz. bisiklet olabilir :)
+4
ermanen
(14.10.25)
Tam şu an bir kobo clara colour iyi olurdu.
+2
Mirket
(14.10.25)
hediye istemenin sınırı yok ama en son linkini bir yere kayıt ettiğim şu var;

www.casio.com
+1
ruhlardan esinlenen karga
(14.10.25)
otantik bir yerlerde tatil bileti + otel rezervasyonu
+1
but that was just a dream
(14.10.25)
Canon R100
0
arbre
(14.10.25)
Tatil
Anlamli Fotograflarla bisiler (sosyopix)

Saat gshock gri pembe

Baba koltugu

Bjk mac bileti

Dağda evinde bikac gun
+1
abuzer
(14.10.25)
Telefonu bagladiin gramofon

Pikap
+1
abuzer
(14.10.25)
dron veya oyun konsolu (muhtemelen 2 oynar kenara kaldiririm ikisini de, ama sevinirim yine de)

magic mushroom da olabilir, denemek istiyorum.
+1
lemmiwinks
(14.10.25)
maddi şeylere, hediye dahi olsa anlam yüklemekte zorlanıyorum. anısı olması gerekir anlam kazanması için.

hediye konusunda da kimsenin bana sormadan hediye almasını hiç istemem. hediye vermeyi severim.

çünkü hiçbir şeyi beğenemem. pahasından değil. kendim bile anlam veremediğim değişken bir zevkim var ve her şey ona uymuyor. bana hediye alınacaksa direkt istediğim giysi veya dekor ürününün linkini atabilirim.

almak istediğim çok şey var ancak özel bir şey değil hiçbiri.

sanırım en iyisi bana hediye vermeyin, para verin. :d
+1
art cat chocolate
(14.10.25)
kendi soruma cevap da vereyim:

elektronik müzik sevdiğim için eletronik müzik festivali veya etkinliği bileti, veya oraya götürme anlamlı olur
bir de cruise tatili hiç yapmadım, bunun hediyesi de sevindirir

nesne olarak schimano vites sistemli güzel hybrid bir bisiklet anlamlı olurdu. ama şu anda pek süremem ya. eskiden yaşadığım yerde vardı ve sürecek düzgün yer vardı.
sony noise cancelling kulaklık merak ediyorum. bose'ye karşılaştırmak için. bu hediye güzel olurdu.
+3
🌸ermanen
(14.10.25)
Sevdiğim bir çizgi film karakteri ile ilgili bir ürün mesela. Geçenlerde hiç beklemediğim şekilde biri bana Snoopy anahtarlık almış nasıl mutlu oldum çunku belki bir iki defa taa ne zaman bahsi geçmistir sevdiğim ile ilgili.
Yani ilgi duyduğum bir hobi ilgi alanı karakter vs ile ilgili bir şey alınınca çok mutlu olurum küçücük şeylerden de öyle. Mesela çok üşürum ve çorapların enerjisini çok severim. Renklo renkli desenli desenli. Biri durduk yere çorap alsa çok mutlu olurum. Bir de mesela tatlı yapmayı çok severim..biri gelse güzel bir mesela cupcake tarifleri kitabı gibi bir şey alsa yine çok mutlu olurum. Hediye almayı da vermeyi de çok severim. Birine alacaksam da özellikle ilgili olduğu bir şeye ait olması yönünde hep arastiririm.

Ama durduk yere biri bana benle alakasız bir şey alsa veya ben birine durduk yere herhangibir şey hediye etsem o da güzel bence. Çünkü ne olursa olsun "seni düşündüm" mesajı var.
+1
egerbiryolcu
(14.10.25)
tatil hediyesi çok güzel olur (deniz olmasına gerek yok kültürel de olur, antep kapadokya mardin vs)
instax mini çok seviyorum (yanında kağıdını da alsın ama alacak olan kişi, kağıda para vermek istemem sonradan gjfg)
masaj - hamam paketi
+1
Sadece soruyorum
(14.10.25)
vanilya özütü
0
asue
(14.10.25)
Paşabahçe maya yeşil çift kişilik fincan takımı.
Çay da olur, Türk Kahvesi de...

Şu Türk Kahvesi (2 Fincan 1 Lokumluk):
www.pasabahcemagazalari.com

Şu da Çay (2 Fincan):
www.pasabahcemagazalari.com

Varsa almak isteyen, adres vs. bilgilerini göndereyim :)
+1
dilemma of subscribtionability
(14.10.25)
louis c.k. stand up'ına bilet.
+2
lalu
(14.10.25)
kaşmir kaban
+1
deartheodosia
(14.10.25)
eskiden en ufak bir şeyden bile çok mutlu olurdum, şimdi gelen hediyeleri değiştirmek için uğraşmaktan sıkılıyorum:) maddi değeri olan bir şey istemem, onun dışında her şey olur
+2
sweetoffice
(14.10.25)
Canon zoe mini 2 s
+2
abuzer
(14.10.25)
@dilemma of subscribtionability,

Çift kişilik fincan takımı hediyesi 'ikimiz' kelimesiyle başlayan hayallerin hediye ile ifadesidir.

Herkesten ya da herkese öyle bir hediye olmaz. Özel kişiden beklenir o.
+1
Mirket
(14.10.25)
çok iyi bir koşu ayakkabısı.
iyi bir pt den 20 derslik paket.

bunları satın alabilecek gücüm var ama niyeyse kendime çok çok zor para harcıyorum.
+1
kumandanim
(14.10.25)
Kazimali dunya or turkiye haritasi
+1
abuzer
(14.10.25)
Mesleğimle ilgili almayı çok istediğim ama alamadığım bir şey: en sağlam yapılmış olanlarından, büyük boy, iki yana genişleyebilen, ışıklı raflı nota sehpası. Çok pahalı kendisi 🥲
+1
muhayyer divan
(15.10.25)
@mirket
Evliyim. "eşinizle afiyetle için" mesajı da olabilir pek tabii.
Ama yıllardır sadece iki üç defa çıktı kutudan. Bir tanesi bu yaz, kızım ve kuzeni (yaşlar 9-10) için çıktı mesela. Bunlara çay saati yaptım tam viktorian usulde böyle barok müzikli, manzaralı, fiskos masalı, dantelli, sandalyeli falan... Özel misafire yani...

Neyse, efendim, Türk Kahvesinde bu zıkkımdan yıllar içinde 3 tane alarak 6'lı seti tamamladım zaten. Çay takımına gelince, 2 tane (4 fincan) aldım. Dellendiğim bir zamanda yine bir çift alırım, onda da 6'yı bulurum.

Yıldız porselenden de aynı tonlarda çok tatlı bir şekerlik uydurdum bunlara. Çok yakıştı, takım zannedersiniz.

Aynı tonlarda bir de vazo bulsam, huzur içinde ölebilirim. Yıllardır sağda solda yeşilin o tonlarında porselen limoj vazo arıyorum. Halbuki gitsem yıldız porselene, fincanları falan göstersem ısmarlama yaparlar. Ama işte maksat uğraş olsun. Zaten aldıklarımı da hiç internetten almadım. Hep mağazada denk gelince aldım yıllar içinde... (Bu arada yıldan yıla kalitede minik düşüşler olmuş, kendini belli ediyor)

Neyse, eğer gönderecekseniz, 2'li değil, sizinkiyle birlikte 6'lı olacak. Sorun yok. Onu belirtmek istemiştim :)

Edit: Vazoya bir de sütlük eklemek lazım...
+1
dilemma of subscribtionability
(15.10.25)
(14)

En sevdiginiz film

abuzer
Evet cok genel oldu. Tür olarak ayirmadan, butun kategorilerde, oyunculuguyla senaryosuyla, ozgunluguyle, hissettirdikleriyle... kriter olarak ne belirlerseniz artik, totalde birinci sirayi alan filminiz hangisi?
Evet cok genel oldu. Tür olarak ayirmadan, butun kategorilerde, oyunculuguyla senaryosuyla, ozgunluguyle, hissettirdikleriyle... kriter olarak ne belirlerseniz artik, totalde birinci sirayi alan filminiz hangisi?
+2
abuzer
(14.10.25)
Tek cevap çok zor ama

The fall.
0
a perfect lie
(14.10.25)
Yüzüklerin efendisi serisinden kralın dönüşü
0
basond
(14.10.25)
The Shawshank Redemption
0
himmet dayi
(14.10.25)
ilk aklıma gelen 12 angry men oldu
+1
pide
(14.10.25)
en sevdiğim film midir bilemem ama "hissettirdikleriyle" kısmına odaklanırsak özellikle tek bir sahnedeki duygu yoğunluğu nedeniyle the truman show derim, fena sarsmıştı.
0
hrskrs
(14.10.25)
tek film seçmek zor, hele benim gibi çok film izleyen biri için. büyük yapımlar akla gelebiliyor tabii, LOTR (Yüzüklerin Efendisi), Dune, Star Wars, Marvel/Avengers filmleri vs., ama bunlarda duygu eksikliği oluyor. Daha çok epik bir hikayeyi izliyorsun. İçine serpiştirilmiş duygulu anlar oluyor tabii.

her şeyiyle "The Others" olabilir. ilk izlediğimde çok etkilemişti.
duygu, özgünlük, oyunculuk, sahne ve ışık kullanımı, gerilim dozu, ve film tarihinin en şok sonlarından biri.
+1
ermanen
(14.10.25)
Sürekli izlemem sebebiyle;
Once upon a time in Hollywood - bilmiyorum acayip iyi buluyorum filmi. Yani o dönemi anlatisi, pitt ve di caprio uyumu falan.
Lotr üçlüsü - buna diyecek bir şey yok yani. Her şeyi ile bir şölen.
0
logisticsmanager
(14.10.25)
Cevap vermesi zor ama illa zorlasalar bir şey söyleyeceksin diye, Los Lunes Al Sol ve Baran ilk aklıma gelenler olur. Uyandırdığı duygular açısından ağırlıklı olarak. Teknik yönden çok daha yetkin işler çıkar tabi. Gelmişken çok bilinmeyen Ningen No Joken trilogysini de önereyim, harika filmlerdir her biri.
+1
krang
(14.10.25)
Sürekli kim Leon yazicak diye bakiyorum, yeniliyorum :(
0
🌸abuzer
(14.10.25)
@krang

Javier Bardem'in oyuncu olduğu filmler genelde iyi oluyor ya. Benim de onun filmlerinden seçmem olası ama seçmek çok zor. kategorilere ayırmak lazım :)

Mar Adentro
Biutiful
Dune: Part Two
No Country for Old Men
+1
ermanen
(14.10.25)
Tek cevap zor aslında ama bu soruya genelde Wristcutters: A Love Story diyorum.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.10.25)
Amelie
Gone with the wind
0
tabudeviren
(14.10.25)
cramer cramer e karşı
0
jamswety
(14.10.25)
lotr ve alien serisi.
0
deartheodosia
(14.10.25)
(10)

100 bin üstü kira

metal69
Ataşehir bölgesinde kiralık daire bakıyorum. Eli yüzü düzgün yerler 100.000 liradan başlıyor en kötü .kimler kalıyor buralarda böyle?
Ataşehir bölgesinde kiralık daire bakıyorum. Eli yüzü düzgün yerler 100.000 liradan başlıyor en kötü .
kimler kalıyor buralarda böyle?
0
metal69
(13.10.25)
200 bin ve üzeri kazananlar kalıyordur. orta düzey 2 beyaz yakalı eve zaten 200k para sokuyordur.
0
croswell
(13.10.25)
Geçen arkadaşlarım bu korkunç denen Fikirtepedeki rezidanslardan ev tuttular. 3+1 geniş ev 62 bin lira.
0
nhk ni youkosu
(13.10.25)
Kirasını şirketin karşıladığı CEO'lar falan kalıyor diye biliyorum öyle pahalı yerlerde
0
Sadece soruyorum
(13.10.25)
200.000 kazanan iki beyaz yakalı kira olarak 100.000 lira veriyorsa bence maldır. 400bin ve üzeri kazanç için normal görüyorum :D
+2
elorelia
(13.10.25)
300 küsur bin lira kazanıyorum. 100bin ve üzeri kira vermek hiçbir ihtimalde mümkün değil benim için.

1 milyon tl kazandığım günler gelirse o zaman da bu fikrim değişmeyecek.

ortalama aylık 1000 dolar kazanılan bir ülkede, 2500-3000 dolarlık kiralar keriz silkelemekten başka bir şey değil.
+3
tchuck
(13.10.25)
kendilerinin de bir yerden kira getirisi vardır.

yoksa maaşın 100k sını kiraya vermek bence de saçmalık.
0
ananiyimioguz
(13.10.25)
200k kazanıp 100k kira vermek deli saçması bir şey. Günler nasıl geçiyor belli değil hemen kira günü geliyor. 100k kira demek yılda 1 milyon 200 bin lira demek yani her sene 1 araba parası. Biraz peşinatla ayda o kiralara daire sahibi olursunuz krediyle
0
mermaidd
(13.10.25)
baska yerden kira alip ustune ekliyor+1
0
ala09
(13.10.25)
eski kiracıdır 100bin yerine 20bin veriyordur, davası falan vardır.
0
deartheodosia
(13.10.25)
moral bozmak istemiyorum ama bu paraları verebilecek o kadar çok kişi var ki!

maalesef bazı alanlarda kazanç tahmininizin çooook ötesinde.

biraz birikimi olup, finansal okur yazarlar zaten şu an 300 500 mevcut gelirin üzerinden alıyolar.

aileden zengin olan, ticaret (?) yapanları saymıyorum bile. kimi bi yerde zamanında arsa almış, oradan 200 daireye sahip şimdi. bu adamın oğlu, gelini, torunu, boku püsürü taş mı yesin sevgili azizler :$ææ€

çok leş bir dünyadayız dostlar :/
0
gurur
(13.10.25)
(9)

Doğum günü hediyesi

mermaidd
Teyzeme doğum günü hediyesi almam lazım ama ne alayım bi türlü bulmadım. Bütçem 6-7k civarı. Kendisi de 43 yaşında
Teyzeme doğum günü hediyesi almam lazım ama ne alayım bi türlü bulmadım. Bütçem 6-7k civarı. Kendisi de 43 yaşında
0
mermaidd
(13.10.25)
havalar serinliyor panço alabilirsin el dokuma. eşarp, çanta da olabilür
0
neira
(13.10.25)
Eldiven atki bere takimi da olur üsttekine ek.

Kedisi köpegi varsa, üzerinde onlarin resmi ya da cizimi olan kupa, anahtarlik vb gibi kisisellestirilmis hediyeler olabilir.
petprinted.de
Suna benzer bir türk sitesi bakilabilir. Ben arkadaslarima he bu paspaslardan aldim.

Kahve seviyorsa türk kahvesi takimi, ya da filtre kahve seviyorsa o tarz ekipman olabilir.
0
kaputt
(13.10.25)
bence işçiliği olmayan ve ihtiyacı durumunda bozdurup kullanabileceği altın bi şey.
0
deartheodosia
(13.10.25)
hayatını kolaylaştırabilecek bir kaç şey alabilirsin, çok üşüyen biriyse mesela benzinli zippo cep sobası;
www.trendyol.com
güzel bir termos, rayban wayfarer, tarzını yansıtan bi herschel çanta. her zaman işine yarayacak hediylerden bir kutu.
0
ruhlardan esinlenen karga
(13.10.25)
seviyorsa türk kahvesi makinesi
günlük kullanabileceği altın takı
0
elorelia
(13.10.25)
teyze deyince stereotipik düşünülüyor sanırım. yaşlı da değil. sonuçta ne sevdiğini veya neyi olmadığını düşünerek de bir şeyler alınabilir. ve bunları bizden daha iyi bilirsin. ayrıntı verirsen tabii daha iyi öneriler de olabilir. evinde olmayan bir mutfak gereci olabilir. sevdiği tarz giysi aksesuar olabilir vs.
0
ermanen
(13.10.25)
Paşabahçe'den şık bir şeyi değişim kartıyla beraber alabilirsiniz.
Düzenli kullandığı parfüm/kozmetik ürün biliyorsanız onlardan alabilirsiniz, garanti olur.
Ben çanta derim. Statü, eğitin, maddi durum fark etmeksizin kadınlar düzenli ihtiyaç duyuyor yeni çantalara. Çeşidi bol bir yerden kendisinin zevkine göre alın, değişim kartı da olsun.
+3
yadigar
(13.10.25)
çiçek alsan yeter bence, çiçek derken saksılı bir şey
0
hoot
(13.10.25)
Rumisu da çok güzel fularlar var, eğer teyzen tarz biri ise eminim çok beğenecektir (42 yaşından bildiriyorum). istanbul.rumisu.com
+1
wendyangelamoiradarling
(13.10.25)
(15)

nerelerde asla araba süremezsiniz?

i'm gonna start a revolution from my bed
az yoğunluğu olan şehir içlerinde bile aşşırı panik oluyorum, tek yollarda birde. ya da soruyu şöyle düzelteyim en zorlandığınız yerler.
az yoğunluğu olan şehir içlerinde bile aşşırı panik oluyorum, tek yollarda birde. ya da soruyu şöyle düzelteyim en zorlandığınız yerler.
+1
i'm gonna start a revolution from my bed
(13.10.25)
arabanın gidebildiği her yerde sürerim.
0
gercekdunya
(13.10.25)
İstanbul ve genel olarak türkiye. Yollar dar, sokağa atlayan insan çok, belediyecilik ve iklim kötü.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.10.25)
Şarampole yuvarlanma ihtimalimin olduğu tüm yollar.
Virajlı tali yollar.
0
auroraaurora
(13.10.25)
Her yerde sürerim sürdümde ama sevmediğim yerler dar olup karşıdan kamyon falan gelip teğet geçtiğimiz yerler
0
basond
(13.10.25)
Asla araba süremediğim yer yok. Belki Tahran gibi yerlere alışması 1-2 hafta sürer. Yurt dışı sağdan/soldan direksiyonlu ülkelerde de kullandım. NY, LA gibi metropollerde de, ehliyet kasaptan alınan arap ülkelerinde de...

Altımdaki araç, yolun fiziksel ve coğrafi koşullarına uygun bir araçsa, her yerde kullanırım. Düzenli ve korkmadan araba kullanınca, kısa sürede adapte oluyorsunuz.

İlk 2-3 yıl /50bin km acemilik olabilir. Araba kullanmak roket bilimi değil. Sınırları kesin bir pratik.

Trafikte sevmediğim şeyler çok. Kural bilmeyen/takmayanlar, sağdan soldan çıkan motosikletler, kavşağı boş bırakmayı akıl etmeyenler, dar yerlerde geçmekten korkanlar, yaya geçidinde durmayanlar, kış lastiği gereken zamanda takmayanlar, magandalar, yoğun saatler vs...

Edit: Kiralık yahut emanet araç kullanıyorsam huzursuz oluyorum çok.
0
yadigar
(13.10.25)
Dümdüz gideceksem her yerde sürerim, hahah sürdüm de, kağıthanenin arka sokakları gibi hem bayır hem tek yön dar yerlerden hoşlanmıyorum tabii, stress olurum ama sürerim,
Dar ve onü uçurum gibi yerlerde dönmeye çalışmak berbat, orada arabayı bırakırım, sürmem.
0
a perfect lie
(13.10.25)
her yerde kullanırım +1 ama istanbul’da trafikli yerlere gitmektense toplu taşıma ya da yürüyebiliyorsam yürürüm. trafik kilit konumlar beni çok geriyor.
0
deartheodosia
(13.10.25)
hollanda ve isvicre bana cok karisik geldi trafik kurallari ogrenmek lazim, ceza da ceza ama. suremem demiyorum ama sikintiya sokan yer kagithane gibi yerlerden nefret, hele zemin islaksa. cogu sebep arac kaynakli oluyor kar yagiyor ama kis lastigi yok gibi, ikincisi tek serit ama cift yon yollar. beni son zamanlarda geren bi mevzu var o da gece suruculeri, ucmalari, sahildeki yarislar bir de ustune kazalari gordukce
0
ala09
(13.10.25)
en zorlandığım gece sürmek tabii ki ve genelde gece sürmemeye çalışıyorum. gece karşıdan gelen farlar çok rahatsız ediyor. ışığın az olduğu yollar da cabası. zifiri karanlık yolda da mecburiyetten sürmüşlüğüm oldu. uzun otoban yolculuklarına da sabahın köründen başlıyorum o yüzden, yolculuk en geç günbatımına kadar olsun diye. ıssız yerler de tedirgin edici olabiliyor.

bir de çok bozuk yollara girmemeye çalışırım.

detroit şehrinde de mecburiyetten araba sürmüşüm zamanında, kabus gibiydi. google maps bile ters yola girdirdi beni. kanada kurallarından sonra çok farklı gelmişti. bir de abd'de eyalete göre bazı şeyler değişebiliyor heralde. yani farklı ülke ve şehirlerde zorlanmak mümkün. trafiğin bize göre ters olduğu ülkeler de var, ingiltere, kıbrıs, hindistan gibi.
+1
ermanen
(13.10.25)
düz vitesle trafiğe girmek istemem, işlenceye dönüyor. yoksa her türlü her yerde kullanırım.
0
co2s2
(13.10.25)
süremem değil de sürmek istemem dediklerim: dar sokaklar, aşırı yokuşlu yollar, tek gidiş gelişli virajlı şehirlerarası yollar.
0
inheritance
(13.10.25)
avrupa’nın birçok ülkesinde sürdüm, hala sürüyorum. araba sürmek kolay.

amerika’da doğu yakasında sürdüm. üstelik minivan gibi aşırı büyük ve hantal bir araç. aşırı kolay.

türkiye daha zor, özellikle istanbul ama yine de çok zor diyemem.

hiç gitmedim ama muhtemelen pakistan, hindistan, bangladeş gibi kuralın olmadığı ve yolların tuktuk’la dolu olduğu yerlerde alışması zor olur gibi düşünüyorum.

ha bir de gece karanlıkta dağ yolları, uçurum kenarları vs. sıkıntılı olabilir. sürmem zaten.
0
sir gawain
(13.10.25)
her yerde sürerim de yabancı olduğum gelişli gidişli yollarda sürmeyi pek sevmiyorum. özellikle geceleri.
0
lazpalle
(13.10.25)
Bayrampaşa sokakları.
0
baldan kaymak
(13.10.25)
asla surmem demem hicbir yer icin.
denemedim ama trafigin ve direksiyonun ters tarafta oldugu (i.e. ingiltere) ulkeler beni tedirgin ediyor.
0
cooperr
(16.10.25)
(20)

Çocuk büyütmek gerçekten böyle mi?

silverleaf
Haftasonu bir misafirim vardı çocuklu aile. 15 aylık bir çocukları var. Çocuk yürüyor, oynuyor, neşesi keyfi yerinde. Ama sabah evden çıkmaları çıkmaya niyet ettikten sonra en az 3 saat. Akşam yemek yemeleri minimum 3 saat daha. Yemekleri ben yapıyorum, sofrayı ben kuruyorum, ben kaldırıyorum, onlar
Haftasonu bir misafirim vardı çocuklu aile. 15 aylık bir çocukları var. Çocuk yürüyor, oynuyor, neşesi keyfi yerinde. Ama sabah evden çıkmaları çıkmaya niyet ettikten sonra en az 3 saat. Akşam yemek yemeleri minimum 3 saat daha. Yemekleri ben yapıyorum, sofrayı ben kuruyorum, ben kaldırıyorum, onlar sadece kendileri ve çocuğu yediriyor. Çocuk sahibi olmak cidden böyle bir şeyse hayata dair tüm beklentilerimi sorgulamak istiyorum...
+1
silverleaf
(13.10.25)
Aile gevşek . Bu çocuk zaman ve nasıl uyuyor? kısmına daha gelmedik
Kimi ailelere bakın. onlar da farkında değiller belki ama çocukları onları yönetir. Onlar da bunu çocuk
büyütmek zanneder.
-2
diyecevaplandı
(13.10.25)
Tarlada çalışırken doğum sancısı başlayan, Sonra bebek ağaç gölgesinde uyurken tarladadaki işine devam eden kadının üçüncü kuşak torunu bu hale geldi.

Çocuk merkezli yaşayan bir garip aile modeli gelişti ülkede. O modeldir onlar. Hiç öyle bir şey yok yani.

3 saatte, beş dakikaya sığdırılamayacak ne yapıyorlar ki evden çıkarken.
-6
Mirket
(13.10.25)
Tamamen kisilere ve cocuga bagli. Ilk oglumuzu araba koltuguna oturtmak bile kucuk bir meydan muharebesi gibiydi. Adamin karakteri boyle, zor bir cocuk ve hala oyle. Daha sonra iki oglumuz daha oldu. Bunlari torbaya koyup sokaga cikarim, sikinti olmaz.
+4
quaker
(13.10.25)
bir söz var ya “en iyi anne anne olmamış annedir” gibi. katılıyorum. en iyi anne ve babalar çocukları olmayan kimseler ki akıl vermekte çok iyiler :,)

15 aylık bir çocuk hala bakıma muhtaç. zamanla anne ve baba (daha çok anne tabii) kendisine vakit ayırabilmeyi başaracak ve çocuk (bebek) hayatlarına bu kadar hakim olmayacak. ama bu yaşlarda genellikle böyle, evet.

bizim anne babalarımız bizi çok rahat yetiştirmiş gibi hissediyorum ben ayrıca, şimdiki nesilde çocuk merkezli oluyor her şey. ben de isterdim çocuğum benim programıma uysun falan ama öyle olmuyor işte. aklı ermeye başlayınca daha kolaylaşıyor bazı şeyler.
+1
deartheodosia
(13.10.25)
soruyu ben tam anlayamadım. misafir size yardım etmedi diye takıldıysanız zaten olması gereken bu değil mi?

onun dışında 15 aylık bi çocuk varsa hayatın onun etrafında dönmesi normal o aile için.

3 saat derken abartı olduğunu düşünüyorum. zaten bir yetişkinin ceketini alıp evden çıkması ile 15 aylık bi çocuğun evden çıkması için gereken hazırlık tabi ki aynı olamaz.

bence çocuğu olmayan insanlar çocuklu durumlar için yorum yapmasınlar.
0
elorelia
(13.10.25)
benim 75 yasinda kayinpederime, "cocuk gece teroru yasiyor, pek iyi durumda degiliz" dedigimizde, "ne olacak kabus goruyo iste, abartiyosunuz" demisti.
bizde misafir olduklari bir gece, gece terorune kendisi denk geldi, gozunu cikartacakti cocuk, odasina kacti pitir pitir koca adam.

baskasinin yasadigini yasamadan, o yasanan hakkinda gazel okumak kolay gelebilir de, genelde pek tutmaz. ben de yaptim cocugum olmadan once, yedik bi bok.
+5
quaker
(13.10.25)
benim de çok sevdiğim arkadaşlarım çocukları ile bu durumda. ve ne yazık ki buna kendilerinin sebep olduğunu düşünüyorum. onlar o tablonun içinde en doğrusunu yaptıklarını düşünüyorlardır ki öyledir de ama ben dışardan bakınca hatalar görüyorum.

anneler ve babalar tabii ki siz bizi anlayamazsınız, çocuğunuz yoksa yorum da yapmayın demişler ama bir çocuğun 3 saat yemek yemesini beklemek, ikna etme çabaları, gerginlikler filan bence normal ve doğru davranış olamaz. Çok üzgünüm. bu örnekte 15 ay kucuk ama benim arkadaşlarımda bu yıllarca sürdü. Evlerine gitmek sırf bu yemek ve dışarı çıkma mevzularından beni çok daraltıyordu ki hala böyleler :(

bence duyuru sahibi de yemeği kendi hazırlaması toplaması kısmını 3 saat süren bu yemek sürecine dahil değil diye belirtmek için söylemiş. Arkadaşından bunu beklediği için değil de.

ben bu arkadaşımı bu yemek konusunda sorgulayıp ara ara eleştiriyorum. bunları yemezse hasta olur yine biz uğraşırız vesaire diyor ama her gün en az 2 saat süren yemek krizini yaşamak hasta olmasındansa tercih edilecek bir şey değil bana göre.
-2
a perfect lie
(13.10.25)
3 saat olmasada vakit alıyor doğru
+1
basond
(13.10.25)
Öncelikle çocuğu olmadan buraya yazan arkadaşlar buraya yazdıklarını eğer çocukları olursa; ondan sonra bir daha okusunlar. 3 saat 5 saat 5 dk on dk. Çocuk sahibi olmak dünyanın en zor işi. çocuk olana kadar, ne kadar özgür olduğunu anlamak dünyanın en acı şeylerinden. çocuğum olmadan önce çocuklu ailelere kızar laf ederdim. olunca anladım ki çok zor amkkkk.

3 saat veya 5 saat olması ailenin düzenine bağlı bir şey. artık çocuklar aileleri yönetir durumda.

ben er kişiyim, eşim ve benden başka çocuk bakımına yardımcı olan herhangi bir kimse yok. kendime dair bir hayatım kalmadı. eşimi zaten düşünemiyorum. gerçekten bilinçli ebeveyn olmak zor.
+2
mikahakkinen
(13.10.25)
@a perfect lie beni çok iyi anlamış. derdim tabii ki bana yardım edilmemesi değil, durumu canlandırmak için yazdım ama yanlış anlaşılmış. Konu bir yemek yeme + yedirme sürecinin 3 saat sürmesinin normal olup olmaması. Aynı şey sabah hazırlanmak için de geçerli. 3 saat de hazırlanma süreci. Beraber etkinlik yapmak o kadar imkansız ki, hadi gidelim diyorlar tamam diyorum 3 saat geçiyor. Bireysel olarak onlara yardım edebileceğim her işi yapıyorum etraflarında ama yine de 3 saat.
+1
🌸silverleaf
(13.10.25)
3 saat çok fazla ama çocuğuna göre değişir, 5 yaş çocukla 45 dk falan alıyor benim oyuncaklarını toplayıp (bazılarını hala yanımızda gittiğimiz yere taşıyoruz işte bilinçsiz anne örneği ben) ve havaya göre giydirmekle, nereye gideceğimizi açıklamakla falan. yemek yemesi yarım saat gibi.
+1
deartheodosia
(13.10.25)
mecazen mi 3 saat dedin çok anlamadım ama gerçekten soruyorsan 3 saat çok abartılı. 14 aylık bebeğim var genelde gideceğimiz yerlere hesaplanan vakitten 20 dk sonra varırız. niye hep 20 dk geç kalıyoruz anlamıyorum ama genelde çocuk yürümek istiyor kucakta durmuyor filan yavaş yürüyor ondan kaynaklı sanırım.

yemek yedirmek ve kendimizin yemesi de max yarım saat olur, 3 saat kraliyet yemeği mi yiyorlar :D
+2
Gradient_tabanlı_mor
(13.10.25)
aynısı durumu bizde de hala var, yani illallah ettiriyor, değişiklik filan istemiyorlar, biraz rutin çocuklara iyi geliyor. anne baba çalışıyorsa o yaşta kendi kurdukları oyunları oynamak istiyorlar, mesela dışarı çıkacaksak kuaför oluyoruz, pantolon giydirme makinesi oluyoruz bunları öğrendikçe 1 saat altına indik, tabi bizim hazırlanma sürecimiz de var.

yemek konusu ise şöyle, biz bir şeyler hazırlayıp arabada yemesini istiyoruz, sabah okula giderken kahvaltısı da öyle elinde çerezi, dışarı bakarak yiyor arabada, yemek yemesini beklemek de yanlış, zaten ben evde bakarken doğrudan kahvaltı hazırlamam, önce dışarı çıkarız, parkta acıktırır öyle kahvaltı kurarım.
0
hoot
(13.10.25)
mecazen 3 saat kullanılmış. kimse 3 saat çocuğa yemek yedirmeye çalışmaz.

ama dışarı çıkma konusu 3 saat alabilir.
altını değiştir.
yemek yedir.
bebek bakım çantası hazırla
dışarısı için hazırda mama yoksa onları yap.
bebeğin üzerini değiştir.
kendin tuvalete git
kendin hazırlan.
bu sırada bebek tekrar kaka yapmış mı diye kontrol et.
arabayı al kapının önüne getir.
+1
duyuruuser
(13.10.25)
"Tarlada doğum sancısı tutan kadın" diyen arkadaşa çok katılıyorum. aynen kardeşim tarlada bebeğe bakmayıp işine devam ettiğinde bebeğin ve annenin fiziksel ve psikolojik sağlığında bir sorun olmuyordu. Ölüm oranları çok düşüktü bizim nenelerimiz zamanında, hele psikolojileri çok iyiydi kesinlikle damızlık gibi doğum yapıp bebeklerinin yarısı ölen ve kalan bebekleriyle bağ kuramayan nenelerimizin.
Onu da geçtim, kadının ne haddineymiş konforlu ve hijyenik ortamda bebeğe bakmak? Bu ne şımarıklık? Lütfen sevgili kadınlar, tıpkı nenelerimiz gibi yaşayın. Bir de utanmadan hayatınızdaki önceliği bebeğinize veriyorsunuz yahu! Mesela tek kullanımlık bezler de almayın, kakalı bezleri yıkayın çünkü nenelerimiz böyle yapıyordu biliyorsunuz ki. Allah allah ya!
+4
mor bembombom
(13.10.25)
Bir uçtan diğer uca fazla hızlı savrulduğumuzu anlatmak için verdiğim örnekten mağduriyet devşiren kronik mağdur arkadaşım,
Ne soruda ve ne de verdiğim cevapta aile yapısı içinde belirli bir cinse özel bir eleştri yoktur. 3 kuşak öncesindeki durumun doğru olduğuna dair de bir sözüm yoktur. Benim sözüm çocukerkil aile düzeninin abukluğunadır.
Yazdıklarım o gözle oku. Ya da okuma. Mağduriyetini doya doya yaşa. Sen bilirsin.
Bu arada mor kurdelalı bir eyleme katılırsan çağır ben de gelirim. Ama 7*24 dünyaya o gözle bakma. Mutlu olamazsın.
-2
Mirket
(13.10.25)
mor bembombom +1
tarladaki nenelerimiz örneği beni de çok rahatsız ediyor her defasında duyduğumda. dünyaya getirdikleri çocukların yarısı vefat ediyormuş zaten. yazık o kadıncağızlara. ve hala sömürülüyorlar emekleriyle.
0
deartheodosia
(13.10.25)
bazı insanların götü ağır çocuktan bağımsız olarak. bence çocukla alakalı bir durum yok. ebeveynlerin karakteriyle alakalı bir durum.
0
Hallegadola
(13.10.25)
Bazı insanların zaman algısı ve zamanı kullanma hızı çok tuhaf, çok yavaş olabiliyor. Annem de öyledir, onun sağlık sorunları da var ama öteden beridir annemin dikkati çok dağınık olduğundan bir işi yapana kadar saatler geçebilir evet. Olabilir, yapı.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
İnsanlar abarttığımı düşünmüşler doğal olarak ama değil, maalesef. Neyse ki bu gözlemi yapan sadece ben değilmişim.
+3
🌸silverleaf
(13.10.25)
(16)

poğaça almak ve samimiyetsizlik üzerine

m e b
günaydın, iyi haftalar.ben 5 ay kadar önce yeni bir yerde çalışmaya başladım. kahvaltıyı ofiste çay-poğaça ikilisiyle yapıyorum buradaki çoğu kişi gibi. erkenden gelenler arasındayım ve diğer çalışanlar benden sonra geliyor. şimdi, hal böyle olunca ben de "zaten çoğu uzun yoldan geliyor, bir daha fı
günaydın, iyi haftalar.

ben 5 ay kadar önce yeni bir yerde çalışmaya başladım. kahvaltıyı ofiste çay-poğaça ikilisiyle yapıyorum buradaki çoğu kişi gibi. erkenden gelenler arasındayım ve diğer çalışanlar benden sonra geliyor. şimdi, hal böyle olunca ben de "zaten çoğu uzun yoldan geliyor, bir daha fırına çıkıp poğaça almakla uğraşmasınlar" diyerek, kendime poğaça alırken bilerek 2-3 tane daha fazladan poğaça alıyorum ve onlar ofise gelince "fazladan 2-3 poğaçam var, alabilirsiniz" diyorum ve ikram ediyorum ya da şirket grubuna "fırına gidiyorum, bir şey isteyen var mı?" diye soruyorum, istediklerini de alıyorum. bu noktada beni zorlayan hiçbir durum yok, tamamen içimden geldiği için buna devam ediyorum. ama...

dikkatimi çeken bir durum var; bu arkadaşlar erken geldikleri zaman da ellerinde poğaça görüyorum ya da diğer arkadaşlara dağıttıklarını görüyorum. nezaketen "m e b, fırına gidiyorum, bir şey ister misin?" diyen yok. ben poğaça ikram ederken "sağ ol ya, x abi fırına gidiyormuş, ona söyledim, bana da alacak" diyorlar.

şimdi "ne alaka?" diyebilirsiniz ama burada poğaça yüzünden değil de kendi hissiyatım üzerine düşünüyorum geldiğim zamandan bu yana. "eğer içimden geldiği için yaptığımı söylüyorsam neden onlardan da aynı şeyi bekliyorum? bu ticaret değil, karşılık bekleyerek yaptığın şey samimi değil." diyorum kendime. bir yandan da "insanın nezaketen de olsa fikri alınmaz mı, bir şey isteyip istediği sorulmaz mı ya?" diyerek dışlanıyormuş gibi hissetmem de ötürü olsa gerek, beklentimi normalleştiriyorum.

dediğim gibi poğaça bir örnek, poğaçayla zengin de fakir de olmuyorum. ofistekilerin poğaça alma işini türkiye'nin gündemiymiş gibi büyütmelerini de yadırgıyorum açıkçası.

ama sorumu tekrar etmek gerekirse; ben bu durumda samimiyetsiz oluyor muyum hakikaten? "karşılık beklemeden insanlara yardım etme" erdemine sahip değil miyim acaba?
0
m e b
(13.10.25)
Bunun doğrudan karşılık beklemekle ilgisi yok. İnsanlara iyilik yapmak istediğinde, bunu senin görevin olarak görmediğinden emin ol. İyilik yapıyorsan önce sadece kendin için yapmalısın çünkü iyilik iyidir. Eğer iyiliği yapmadan önce aklına bir karşılık beklemek geliyorsa o zaman sorunu kendinde arayabilirsin.
0
anathemamen666
(13.10.25)
zaten senin her gün bol bol poğaçayla geldiğini biliyorlarsa abi sen de poğaça ister misin diye niye sorsunlar
+1
nahtoderfahrung
(13.10.25)
@nahtoderfahrung: yukarıda "bu arkadaşlar erken geldiklerinde" diye belirtmiştim, mesaj diye bir iletişim şekli de var :)
0
🌸m e b
(13.10.25)
tam olarak bu düşünce karşılık beklentisi düşüncesi. ben onlara alıyorum onlarda bana almalı beklentisi içindesin.
düğünde takı takmaylada aynı ben onların düğününe gittim tam taktık oda bana tam takmalı veya ben arkadaşımın doğum gününde hediye aldım oda bana almalı veya arkadaşımın babasının cenazesine gittim oda benimkine gitmeli hep bir yaptığı işin karşılığını bekleme beklentisi.
+2
my fault
(13.10.25)
Abi sen davarlarla çalışıyormuşsun. Senin hislerin normal.
+1
arbre
(13.10.25)
Sahipsin, sadece samimiyetin sınanıyor. Hani altını içindeki bakırdan ayırmak için yakarlarmış ya, iç dünyandaki bu sorgulama senin samimiyet hissini yakıyor, geriye ne kaldığını görmeni bekliyor kalbin. Bu anlamda kendine dikkat ediyorsun demek ki, güzel bir şey. Evet böyle düşünmek olayı samimiyetten uzaklaştırıyor ama sana bir rehber oluşturuyor bu durum, görmen ve birini seçmen kolaylaşıyor, öyle anladım. İç yolculuğun çok güzel 🌷
-1
muhayyer divan
(13.10.25)
Düşüncen normal.

sana "m e b, fırına gidiyorum, bir şey ister misin?" diyen yoksa işte burada "mütekabiliyet esasları " devreye girmeli.

Temelde insani esaslarla değil, para kazanma için insanların bir araya geldiği yerlerden biridir iş yerleri. Bazı istisnalar dışında, samimi veya kalpten desteğe dayalı yakınlıklar pek olmuyor.
O nedenle "iş arkadaşı " kavramının yerine "iş yerinden biri " ifadesini kullanmak daha doğrusu benim için .

Bazen iş dışında içimden gelir kimi arkadaşları dışarıda çay vs. içmeye çağırırım. Maksat sohbet vs. İşleri vardır gelemeyeceklerini söylerler. Bunu anlarım ama davet etme sırası onlara geçmiştir. Bakıyorum bunu pek düşünen yok gibi .

Yine denk geldiğim hususlardan biri de klasik olarak biri diğerine "hanımı da al bize de bir gün gelin " ifadesi kadar saçma bir şey yok . Görünüşte misafirperverlik gibi görünse de
gerçekte öyle değil.
Abicim o hanımını yanına almasın sen de hanımı komşuya veya anne babasına gönder bir zahmet. Bizzat kendin o arkadaşına bir çay demle. Elin kolun bi zahmet arkadaşın için çalışsın. Pasta poğaça yapamazsın ama kaseye de biraz çerez koymayı unutma..
değil mi ama ?
Bir buluşma , ziyaret yapılacaksa, yakınlık gösterilecese kadınları bahane etmeyelim.

Önceleri ve hala var olan köylü şehirli (veya burjuva) ayrımının yanısıra, işyerlerinde de kadrolu /sözleşmeli / geçici işçi gibi hindistan'ın dışında ama toplum içinde gelişen, kendimize özgü kast sisteminde bu gruba mensup olanlar arasındaki iletişim dili , yakınlıklar da genelde bu çerçevede gelişiyor.

Çevrendekileri uzaktan izlemeye devam et, gerçekte ne sebepten yakın olduklarını anlamaya çalış. Belki biri diğerinin aracına biniyordur işe gelip giderken ona poğaca belki yemek ikramı düşünmüştür. Bu haklı anlaşılabilir bir durum yerine göre .
Belki bir başkası karşı cinse yakınlık tavırları sergiliyordur ikramlarıyla.
Bir başkası ise diğerinin sayesinde iş yerinde bazı avantajlar elde etmiştir. Bu nedenle yediği içtiği ondan ayrı gitmez.
-1
diyecevaplandı
(13.10.25)
Birlikte çalıştığınız insanlar hödük.
Hislerinizin karşılık beklemekle bir ilgisi yok. İnsan nezaketen ve sadece lafta kalacak bile olsa "Bir gün de poğaçalar benden olsun." veya "Kahve ısmarlayayım bi ara." gibi bir jest yapmalı.
+1
auroraaurora
(13.10.25)
acikcasi tam olarak anlattiginiz gibiyse ben de karsilik bekleyerek bir sey yapmadiginizi dusunuyorum, en azindan ilk etapta boyle baslamamissiniz, insanliginizdan almissiniz ve bence arada bir karsi tarafin da sizi dusunmesini beklemek ve bunu gormediginde kirilmak gayet insanca geldi bana. sadece ilk almaya basladiginizda karsilik beklemeden aldiginizdan emin olun (kendiniz icin) onun disinda karsi taraf(lar) tarafindan hic gozetilmediginizi gordugunuzde kirilmak cok insanca bence.
+3
kassiopeia
(13.10.25)
sen iyiliği görev edinip kendin beklenti oluşturmuşsun. alma başkan boş ver kimse senin istediğin gibi olmayacak.
+2
mikahakkinen
(13.10.25)
Uzun uzun yazamayacağım haklı olduğunu düşünüyorum
-2
basond
(13.10.25)
ben fazla direkt bir insanım galiba, böyle düşünmek yerine muhatabı kişiye sorarım “gidiyorsan bana da sorabilirsin” diye. haklısın ama fazla düşünüyorsun, kendi hayatını zorlaştırırsın en fazla.
0
deartheodosia
(13.10.25)
beklentiye girmen doğru mu değil mi bilmiyorum ama ben olsam ben de girerdim sanırım. üzülürdüm içten içe bana neden teklif etmiyolar diye.
0
Sadece soruyorum
(13.10.25)
seni sevmiyorlar. millete fazladan poğaca alma işini bırak. bir yere giderken sormayı da. kafanda da bu tür düşünceler bir daha olmaz. iyilik yaptığınla kal hayatına kaldığın yerden devam.
0
koela
(13.10.25)
Samimiyetim olmayan bir iş arkadaşım bana ikide bir poğaça ya da başka bir şey ikram etse almaktan kaçınırım. Çünkü bilirim ki o ikram hesabıma borç olarak kaydedilecek. Ki siz de inanmak istemeseniz de aynen böyle yapmışsınız. Durduk yere üzerimde manevi bir borç yükü birikeceğine poğaçamı gider kendim alırım. Bu tip gizli borçlar birikip ileride mutlaka alakasız gibi görünen başka sorunlara yol açar.

Başka açıdan bakalım: Siz herkese ikram dağıtmaktan hoşlanıyor olabilirsiniz. Bense paylaşımları daha küçük ve samimi gördüğüm kişilerle yapmayı tercih ediyor olabilirim. O sizin tarzınız, sizin yaşam şekliniz, bu da benimki. Şimdi soru şu: Neden ben sizin yaşam tarzınıza uymak zorundayım?

"karşılık beklemeden insanlara yardım etme erdemine sahip değil miyim acaba?" sorunuza cevap:
Değilsiniz ama zaten bu erdeme gerçekten sahip olmak herkesin harcı değil. Muhtemelen şu soru altında görüş paylaşan hiçbirimiz bu erdeme sahip değiliz.
+1
mikro patlama
(13.10.25)
hayat bu kadar uzun değil.

sizi rahatsız ediyor belli. yapmayın kurtulun.

zaten poğaça yemek nedir? çok sağlıksız. yakında mide gidecek. gitmese bile göbek gelecek.
0
gurur
(13.10.25)
(4)

Sağlıklı ikram

sanguine
Merhaba tatlı yemedigim bir dönemdeyim şimdi sürekli gittiğim mahkeme kalemine arada tatlı falan götürüyorum bu sefer ne götürebilirim, karbonhidrat oranı yüzde 50nin altında olan, çok sağlıklı olmasa bile insani baklava gibi şeker komasına sokmayacak
Merhaba tatlı yemedigim bir dönemdeyim şimdi sürekli gittiğim mahkeme kalemine arada tatlı falan götürüyorum bu sefer ne götürebilirim, karbonhidrat oranı yüzde 50nin altında olan, çok sağlıklı olmasa bile insani baklava gibi şeker komasına sokmayacak
0
sanguine
(13.10.25)
Bitter çikolata.
Yulaflı fındıklı kurabiye (tam buğday unlu).
Hurmalı enerji topları (hurma + kakao + ceviz) (lifli, doğal tatlılık).

Hepsi tatlı hissi verir ama “şeker koması” yaşatmaz
0
anathemamen666
(13.10.25)
Yapabilirsen kuruyemiş, yağlı tohumlar yani. Kavrulmamış olursa daha da sağlıklı ama pahalıya patlar mı bilemedim, tatlı götürmekle aynı olur belki.
0
muhayyer divan
(13.10.25)
ben hurmanın içine ceviz koyuyorum (cevizli tatlıları hep daha çok sevmişimdir) ve tok tutuyor, şeker ihtiyacını da abartmadıkça sağlıklı olarak karşılıyor(dur bence). tavsiye ederim.
0
deartheodosia
(13.10.25)
Gün Kurusu Malatya Kayısısı ve ceviz içi. Hediye/İkram olarak da garip kaçmaz. İnternette çok satılıyor kayısı tepsileri. Misal: www.hepsiburada.com
0
yadigar
(13.10.25)
(11)

Toplumdaki en low karakterlere nerelerde rastlıyorsunuz?

sekizdokuzon
Kesinlikle dating applerde, benim için. Siz Türkiye'yi bu hale getiren kitleyle en çok nerelerde karşılaşıyorsunuz?Teşekkürler.
Kesinlikle dating applerde, benim için. Siz Türkiye'yi bu hale getiren kitleyle en çok nerelerde karşılaşıyorsunuz?

Teşekkürler.
-6
sekizdokuzon
(11.10.25)
küçük bir ipucu vereyim: türkiye'nin mevcut halinden şikayetçiysen siyasetçilere ve sanayicilere bakman gerekiyor. gecekonduda doğmuş, mahallesinden çıkmamış insanlar değil ülkenin bugünkü halinin sorumlusu. koca ülkeyi karanlığa, cahilliğe, ucuz iş gücüne indirgeyen şerefsizlere bakarsan daha sağlıklı olabilir.
-1
der meister
(11.10.25)
@der meister: ben de bahsettigin kitle içindeyim. Benim kafam niye çalışıyor, ben neden faşist değilim?
-6
🌸sekizdokuzon
(11.10.25)
Date başarısız geçmiş.
+8
duptıs
(11.10.25)
sözüm meclisten dışarı ama herkes bir başkasına göre low değil mi?

çok çok abartılacak bir durum yoksa bence devamke...

soruya cevap kahvehanede olurdu sanırım..
+3
Rondak
(11.10.25)
dermeister+1 halkin cok oldugu yerde. hastane, okul, sosyal medya
+1
ala09
(11.10.25)
diploma insanin cehaletini alsada,
hamurunda varsa eşeklik,
baki kaliyor elbet,

katagorilere ayirmamali tabi..
0
designer
(11.10.25)
İnsanlarla iletişime geçtiğin heryerde örnek verilmiş yukarıda toplu ulaşım hastane vs gibi

herkes kendini aydın zannediyor ama maalesef mallık içinde yüzüyoruz
+1
basond
(11.10.25)
askerde karşılaştım. askerden sonra asla insanların eşit olmadığını, olamayacağını hatta bazı kişilerin insan olarak bile tanımlanmaması gerektiğini anladım. eğer bugün maymun türlerine insan demiyorsak, onlara insan hakları vermiyorsak askerde karşılaştığım bazı tiplere de asla denmemeli. inanılmazdılar. (bana bir rahatsızlık vermediler. sadece gözlem olarak; bizle aynı canlı değidli onlar. onu biliyorum)
+4
tchuck
(11.10.25)
Hastanelerde. Doktorun kapısında sırasının gelmesini beklerken son ses tiktok izleyen teyzeler ve amcalar, diğer yanda yine son ses maç özeti izleyen genç erkekler, kemoterapi gören annesi ile tiktok çeken genç kızlar, yüksek sesle telefonda konuşanlar, muayene sırasında sizle odaya girip oturmaya kalkanlar, bu belediyelerin hepsini kayyıma verecen muhabbetleri, Allah x'den razı olsuncular, özel hayatın içinden geçen sorular soranlar, ayakkabılarını çıkarıp koltuklara koyanlar...
+1
gnosis
(11.10.25)
@tchuck merak ettim.

çok korunaklı bi hayat yaşıyorum galiba.
0
deartheodosia
(11.10.25)
Ben de askerlik demeye gelmiştim ama zaten söylenmiş. Turkiye ortalamasinin gercek durumuyla yüzleşmek ilginc olmustu ki zaten gayet de ‘low’ ortamlarda olduğum halde.
+2
mbond
(11.10.25)
(10)

alnımdaki leke

der meister
dostlar iyi akşamlar,o dönem sigortam da enerjim de yoktu, üstüne düşmedim. ben yaklaşık iki sene aşağıda fotoğrafını bırakacağım lekeyle gezdim. yaş 29-30 o ara. daha önce hiç olmamıştı. bu leke bazen kızarıp kaşınıyor, bazen rengini kaybediyor ama daima kendini belli ediyordu. iki senelik gorbaçov
dostlar iyi akşamlar,

o dönem sigortam da enerjim de yoktu, üstüne düşmedim. ben yaklaşık iki sene aşağıda fotoğrafını bırakacağım lekeyle gezdim. yaş 29-30 o ara. daha önce hiç olmamıştı. bu leke bazen kızarıp kaşınıyor, bazen rengini kaybediyor ama daima kendini belli ediyordu. iki senelik gorbaçov cosplay'inin ardından herhangi bir müdahalede bulunmaksızın normale döndüm, yani düzelmesi için herhangi bir şey değiştirmedim. ilgili fodo,

prnt.sc

canım anam kendini yerden yere vurdu işte sen iddaa oynuyosun içki içiyosun sigara içiyosun gomaniz faaliyetler içerisindesin allah belanı verdi vs. diye ama neticede kendiliğinden geldi ve sonra geri gitti... şu an 31 yaşındayım, o zamana kıyasla daha bile sağlıksızım ama kafamdaki bu leke tümüyle yok oldu.

bunu siz bir şeye benzetebildiniz mi? temre diyen oldu ama bilmiyorum. bunu da eski fotoğraflara bakarken buldum, o yüzden paylaşmak istedim. şu an alnım tertemiz, böyle bi şey yok ama 1-2 sene böyle dolaştım.

***

konuyla direkt bağlantısı bence yok ama şunu ekleyeyim, bu olay geçtikten sonra işe girmek için sağlık raporu almam gerekmişti. doktor orada karaciğer enzimlerimin çok kötü olduğunu ve acilen toparlanmamı söyledi. yalnız bu olay gerçekleştiğinde bu leke çoktan yok olmuştu... ben açıkçası o dönemde (pek alışık olmadığım şekilde) çok içtiğim için böyle bir sorun yaşadığımı varsaymıştım. ama resmi bir muayenede doktor "ciğer bitik" dediğinde bu leke çoktan yok olmuştu. ben o yüzden iç organlarla, en azından karaciğerle ilgisi olmadığını düşündüm.
0
der meister
(10.10.25)
Doğduğunda alnında bu leke vardı da sonradan kaybolduysa yeniden görünüp kaybolmuş olabilir. Benim burnumla gözüm arasında kıpkırmızı büyük bir ben varmış, birkaç yıl kalmış sonra geçmiş, 30'larımda belirginleşmişti, bazen neredeyse kırmızısı belli oluyordu, sonra yine geçti. Belki böyle bir şeydir.
-1
muhayyer divan
(10.10.25)
yok hocam ben 94'lüyüm, o döneme ait fotoğraflarım da var, hiçbir şekilde bu tür bir leke bulunmamış vücudumda. belgelerle sabit. bu dediğim olay 29-30 gibi patlak verdi, bir müddet canımı sıktı, sonra kendiliğinden yok oluverdi. yani bir yandan "artık yaşlandın böyle şeyler olur" deyip geçmek istiyorum ama diğer taraftan da böyle bariz bir "mesaj" belki bir şeylerin göstergesidir, ne olduğuna bakmak lazım diye düşünüyorum ama onun vakti de geçti... şimdi doktora gidip "ya iki sene önce aha kafam böyleydi" dersem deli muamelesi görüp kovulabilirim sanırım.
+2
🌸der meister
(10.10.25)
Peki lekenin çıktığı dönemi hatırlıyor musun, o günlerde neler yaşamıştın, çok dikkat çekici,çok önemli, çok tuhaf vs vs bişeyler varsa belki onlarla ilgisi vardır.
0
muhayyer divan
(10.10.25)
yok hocam açıkçası hayatımdaki her şey aşağı yukarı aynıydı diyebilirim. bunu ben de düşündüm ama bir sonuca varamadım. genel olarak zaten stresli bir insandım. hiçbir şey değişmedi diyebilirim.
+1
🌸der meister
(10.10.25)
Egzama, mantar gibi bir şey olabilir mi gelip gittiğine göre?
0
sadakatsiz
(11.10.25)
secde izi bu, dini bütün müslüman bir kardeşimizmişsin.
0
deartheodosia
(11.10.25)
Mantar
0
abuzer
(11.10.25)
mantar neden olur peki? yüzümüze de kimse oturmadı ki yani gitmiş alnımda çıkmış bi de
0
🌸der meister
(11.10.25)
Ahahah, başlık 80ler türk filmi gibi...

Mantar olduğunu tahmin ediyorum ben de. Mantar diyince aklınıza direkt ayak, kasık, tırnak mantarları gelmesin. Binlerce çeşidi var. Muhtemelen mantardı. Vücudun çeşitli yerlerinde bir gecede oluşuyor. Bir dönem kalıp gidiyor.

O dönemde şapka falan kullanıyor muydunuz yahut çok güneşe çıkmadınız mı? Tabii envai çeşidi var. Benim oyum mantardan yana. Keşke o dönem cildiye bir baksaydı. (Varsa tanıdık dermatologa gönderin, şıp diye söyler)

(Bu arada hangi ara 31 oldu senin yaş? Kendimi moruk hissediyorum şu an)
0
dilemma of subscribtionability
(11.10.25)
Vucufumuzda kendiliginden bulunuyor zaman zaman ortaya cikipkayboluyor. Bazen gece avuc icinde cikar ertedi gun gecer. Normal cilt florasi
0
abuzer
(12.10.25)
(11)

Duyuruyu daha minimalist bir versiyonda kullanamıyor muyuz?

baldan kaymak
Herşey gözüme büyük geliyor. Metin tabandan uzaklaşmış gibi.
Herşey gözüme büyük geliyor. Metin tabandan uzaklaşmış gibi.
+5
baldan kaymak
(10.10.25)
yoo proporsiyon orantılı bence renklerde güzel, bende karşı gelmiştim stil değişmesine ama alıştım
+3
eja
(10.10.25)
evet yazılar aşırı büyük ya :( bunu yazdım ama takılmadımm

stil değişikliği güzel ama yazı puntoları çok büyük
+3
art cat chocolate
(10.10.25)
ben yazıları tarayıcımda küçülttüm, o şekilde kullanıyorum.
+1
deartheodosia
(10.10.25)
yazilarin buyuk olmasinin nedeni ben, artik bu yasimda ekrani okuyamiyorum. yaslaniyoruz.
+5
compumaster
(10.10.25)
3-5 güne alışırsınız.
+1
co2s2
(10.10.25)
arkadaşlar büyük olsun ne güzel işte. niye bit kadar şeyleri okumaya çalışıp kendinize ve gözünüze eziyet ediyorsunuz? rahat rahat okuyun işte. evet biraz büyüdü ama dana gibi de değil. telefon ekranları, monitörler giderek büyürken niye içindeki yazılar aynı kalsın istiyorsunuz? onlar da büyüsün, gözlerinize eziyet olmasın.
+3
kibritsuyu
(11.10.25)
İhtiyarlar kendini hemen belli etmiş :)
Bence de bu hali gayet iyi.
0
yadigar
(11.10.25)
fontlar çok büyük değil ama satır araları fazla, belki o sebeple farklı hissettiriyordur. bir de font'ların büyüklükleri dinamik, cihaza göre farklılık gösterebilir. herkes aynı boyutta görmüyor olabilir şuan.

eğer çok rahatsızsanız, desktop (ve bazı mobil tarayıcılar) için user-style eklentileri var.
onlar ile sitenin görselinde ufak tefek değişiklikler yapmanız mümkün.

yıllar önce beta eksiduyuru vardı. bir ara açılacaktı ama sonra yıllar boyu kapalı kaldı. sanırım burası yine o proje.
0
biseysorcaktim
(11.10.25)
evet o projeyi son 3 haftada gece gündüz biraz da AI sayesinde adam ettim.
+1
compumaster
(11.10.25)
@compumaster
Bence zamanı gelmişti, iyi de oldu ellerinize sağlık.

User style gibi bir alan olsa db’de kullanıcılar kendi css stillerini kaydetseler güzel olur. Ufak tefek görsel iyileştirmeler yapılabilir.
0
biseysorcaktim
(14.10.25)
tasarımcı birileri varsa ve css üzerinde çalışmak istiyorsa benimle iletişime geçerlerse bir şeyler yapabiliriz.
0
compumaster
(14.10.25)
(17)

Kaç kişiyi engellediniz?

sekizdokuzon
On kişiyi geçti bende. Bir buçuk senenin hıncını çıkardım.Siz kaç kişiyi engellediniz? Kafanız rahatladı mı?Teşekkürler.
On kişiyi geçti bende. Bir buçuk senenin hıncını çıkardım.

Siz kaç kişiyi engellediniz? Kafanız rahatladı mı?

Teşekkürler.
-3
sekizdokuzon
(09.10.25)
Mallara eklemek ile engellemek farklı şeyse henüz kimseyi engellemedim. Bir de bizi engelleyenleri göremiyoruz galiba.
0
rock n roll
(09.10.25)
kimseyi engellemeyeceğim, aslında sinirimi bozan bi kadın var ters ters yanıtlar verip duruyor; onu engelleyebilirim sadece ama herkes tadı tuzu gibi bi şey. mesajdan engellediklerim olmuştu geçmişte, onlar sayılıyorsa bilmiyorum.
0
deartheodosia
(09.10.25)
seni engelleyebilirim mesela. tanımam etmem her fırsatta laf atıyorsun.
0
neira
(09.10.25)
@neira: ben seni engelledim bile ^^
0
🌸sekizdokuzon
(09.10.25)
1 kişiyi engelledim. (Sh****d) Tahammül etmesi çok zordu...

Edit: 2 oldu.
+1
yadigar
(09.10.25)
ben iki kişiyi mallar listesinde gördüm. bu özellik daha eskiden varmış da sonradan kaldırılmış sanırım, o iki kişiyi de listeden geri çıkardım
0
hoot
(09.10.25)
Kimseyi engellemeyi düşünmüyorum.
parazit yapanlar olsa da bizim neye odaklandığımız önemli. sınırı bir şekilde aşanlar uçurulsun yeterli.

Bazen mizah,laflaşma da araya girse temelde bir şeyler öğrenmeye geliyorum.
0
diyecevaplandı
(09.10.25)
0. Buralarda pek sık olmamamin etkisi de vardır.
0
pembediken
(09.10.25)
"bir buçuk senenin hıncını çıkardım" derken? şimdiye kadar engelleme özelliği yok muydu yeni mi geldi? hiç bakmamıştım.

şimdi baktım mallar diye bir yer var. orada da 2 kişi var. ama ben bu kişileri engellediğimi hatırlamıyorum. yanında tarih de var. eğer bu tarih engellenme tarihleri ise (geçtiğimiz hafta) zaten hepten yanlış. o saatte iş yolunda oluyorum. sabahın o saatinde ekşi duyuru kullanıcısı engelleyecek motivasyonum yok. neyse nasıl olup da orada olduğunu bilmediğim bu iki kişiyi listeden çıkardım. şu an kimse engelli listemde değil.

ama burada bazı hayatsız tipler var, evlat olsa sevilmeyecek cinsten.. bazen engelleyesim geliyor ama eğlenceyi kaçırırım diye engellemiyorum.
0
tabudeviren
(09.10.25)
0

ama beni bir kişi engellemiş. çok merak ettim kim acaba? yıllar önce mallar sürüsüne eklediğim bir kullanıcı hala duruyor. acaba o mu engelledi beni?
0
exlibris
(09.10.25)
Direk şepard denilen vitaminsizi engelledim. Ty compu.
+4
thesomberlain
(10.10.25)
Neira ne etti size be.
Kimseyi engellemedim. Ne işim olur engellemek ile. Engellemek ciddiye almak demek
-2
benaslindayohum
(10.10.25)
bu özellik tam olarak ne işe yarıyor? eskiden mallara eklediklerimiz özel mesaj atamıyordu. şimdi engellersek mesela duyuru'da hiç mi görmüyoruz?
0
der meister
(10.10.25)
ben engellemiyorum ama tarayicida highlight ozelligi kullaniyorum. isimlerini gordugum zaman uzak duruyorum.

ayni seyi sozlukte de yapiyorum. eklentimin ismi "Highlight this" eger merak ederseniz. (sadece bu sitede calisacak sekilde ekleyebiliyorsunuz)
0
supergirl
(10.10.25)
1'di onunda engelini kaldırdım
0
koela
(10.10.25)
Önceden sekiz kişi engelliymiş bende. Neden olduğunu hatırlamıyorum bile, kaldırdım onları da.
0
rakicandir
(10.10.25)
7-8 tane ırkçı-faşisti engelledim, no pasaran!
0
blue rebel motorcycle club
(10.10.25)
(12)

Pilotluk gereksiz abartılmıyor mu sizce de?

messina123
Şakasız söylüyorum 12 saat istanbul adana seferi yapan otobüs şoförünün yaptığının daha zor olduğunu düşünüyorum. Evet saygımız her mesleğe olduğu gibi pilotlara da var ama meslekleri saygı sırasına göre sıralayacak olsam doktor>mühendis>mimar>hemşire>boyacı>öğretmen>otobüs şoförü>zabıta>pilot>berbe
Şakasız söylüyorum 12 saat istanbul adana seferi yapan otobüs şoförünün yaptığının daha zor olduğunu düşünüyorum. Evet saygımız her mesleğe olduğu gibi pilotlara da var ama meslekleri saygı sırasına göre sıralayacak olsam doktor>mühendis>mimar>hemşire>boyacı>öğretmen>otobüs şoförü>zabıta>pilot>berber>eczacı=manav=kasap>bankacı>araştırma görevlisi=muhtar>kasiyer>kadın kuaförü>diyetisyen gibi bir sıralama yaparım
0
messina123
(09.10.25)
Hosteslerde çaycı zaten. Özel sektörde çalışsalar asgari ücret olacaklar.

Ama asgari ücret verdiğin birini, müşterilere karşı gülümsetemezsin. Her zaman alttan alan kişinin sen olacağına ikna edemezsin.

Ona yüksek maaş teklif edersin, hele yolculara gülümsemesin bakalım, direkt işten atarlar.

Uçak dediğin milyonlarca dolarlık taşıt. İçinde yüzlerce insan var. Hata yapma ihtimalin düşük değil hiç olmamalı. Pilotu tam olarak işe kendisini verebilmesi için büyük bir motivasyon gerek. Oda maaş işte.

Kapitalizm bu. Hatta bir araştırma vardı, insanların maaşı arttıkça verimliliği de artıyordu, işleri daha çabuk bitiriyorlardı. Kişi aynı işi yapmasına, aynı pozisyonda olmasına rağmen.

Şunu da ekleyeyim; pilot hata yaparsa, yaptığı hatayı düzeltemez. Velev ki uçağı düşürdü, paramparça etti. Firma ne yapacak milyon dolarlık uçağın faturasını pilota mı kesecek? Kesse pilot ödeyebilir mi? Mahkemeyle pilotun hayatını mahvedersin, ama uçak paramparça olduğuyla kalır.

Diğer yandan otobüs şoförünün yaptığı kazanın bedelini ödemesi daha olabilir bir şey. Otobüs şoförünün hata yapması kabul edilebilir yani
0
substituent
(09.10.25)
Aslında insanları mesleklerine göre değil de o meslekteki yetkinliklerine göre değerlendirmek lazım.
Benim için en “kutsal” meslek öğretmenlik, birini eğitiyorsun bunun kıymeti o kadar büyük ki belki ancak doktorlukla falan yarışabilir.
Ama işinde kötü olan öğretmenler yok mu vardır işte bilemiyorsun.

Pilotluk da cool bir meslek, bir de “üniforma etkisi” diye bir gerçek var, havalılar, yoksa iş olarak bilemedim şimdi.
0
mutekebbir
(09.10.25)
Birinde sorun çıkarsa uyglulanacak yönergeler kitabı tuğla kalınlığında.

Diğerinde bir satır: Sağa çek Stop et.
0
Mirket
(09.10.25)
Öeh. En zor mesleklerden biri.
0
arbre
(09.10.25)
pilotlara önyargılıyım çünkü casanova edalarında çoğu. kesinlikle abartılıyorlar. maaşları yüksek olduğu için bi grup tapıyor ve “avlamaya” çalışıyor, durum bundan ibaret.
0
deartheodosia
(09.10.25)
Hayır abartılmıyor bence.

Pilotların sürekli girmek zorunda olduğu testler ve sağlık süreçleri var. Öncesinde aldıkları eğitim birkaç sene sürüyor ki başarısız olma ihtimalleri var. Koskoca uçağı kaldırmak ve indirmek kolay değil. İşin içine çeşitli risk faktörleri de var ayrıca.

Son birkaç senedir sıklıkla yurtdışına gidebilme fırsatım oldu. Bu süreçte fark ettim; Kabin memurların da işi zor. Pilot yolcuyla pek muhattap olmuyor iş gereği. Kabin memurları iş gereği sürekli yolcuyla muhattap olmak zorunda ve yüzlerce kişiden bahsediyoruz. Hem giderken hem dönerken.

Herkes siz biz gibi anlayışlı ve yapıcı insanlar değil ki. Saçma sapan bitmeyen istekleri olan, kural tanımayan, saçma sapan garip garip nedenlerden dolayı sorun problem çıkartan nice yolcu var. Sürekli muhattap oluyorsun bu tür cins insanlarla.
0
put it in your appropriate place
(09.10.25)
"Pay to play" bir iş haline geldi.
0
runaway
(09.10.25)
Ben pilotluğun değil de havayolu sektör kurallarının artık çok gereksiz abartıldığını düşünüyorum. Yani sene 2025 oldu her sektör gelişti. Yani neden 3 saat önce havalimanında olmak zorundayız ya. Artık şartlar gelişti yani.
0
mikahakkinen
(09.10.25)
evet haklısın abartılıyor. zannedildiği kadar zor bir iş de değil ayrıca. evet dikkat gerektiriyor ve hatayı affetmiyor. bin kere en zor şartlarda uçağa indirir, ölümden döndürürsün insanları, ama bir kaza her şeyi bitirir.

türkiye'de maaşlı çalışılabilecek en yüksek getirili işlerden biri. amerika'da millet 18 yaşında girince uçuş okuluna girip pilot alıyor.

savaş pilotu olsa neyse de yolcu uçağı pilotu olmak ve bunu sürdürmek çok zor bir iş değil.
0
tabudeviren
(10.10.25)
Bazı açılardan evet abartı kısımlar var ama buna sebep gene pilotlar kimisi pilot olunca dünya kendi çevresinde dönüyor sanıyor. Lakin kurallar katı eğitimler sürekli ve sıkı başarısız olma lüksün yok.

her iş zor ama insan olan yerde her türlü saçmalık oluyor maalesef.
0
basond
(10.10.25)
otobüs şöförü daha yorucu bir iş yapıyor, o açıdan daha zorlu. pilotlar bu anlamda yorulmuyor. otopilot denen bir şey var, sürekli direksiyon sallamıyorlar.

ANCAK

1- ben bugün bir otobüsün koltuğuna oturayım, iyi kötü kullanırım. konforlu bir yolculuk olmaz, ya da çok yavaş giderim, manevra zor yaparım ama otobüsü hareket ettirmek için teorik bilgiye sahibim. her gün bindiğim arabadan hallice bir araç. ama uçak öyle değil, kokpite girdiğimizde 1500 tane düğme var, mal gibi bakarız.

2- otobüste bir problem olsa, tehlikeli bir durum olsa, frene basıyorsun duruyor. motor patlasa, kendi kendine duruyor. acil durum prosedürleri yok gibi bir şey. "frene bas, dur, araçtan in." ya da dikkatsizlik yaptığında sonuçları çok büyük olmuyor. ama uçak öyle mi? en ufak bir hatada bir kaç yüz kişi ölebilir. "frene basarsın, durur" gibi bir durum yok. karmaşık sistemlerle, ani karar vermen gerekiyor. bu yüzden herkes pilot olamıyor, bu yüzden uçaklar ticari olarak kullanılana kadar 10 yıl testten geçiyor.
+1
co2s2
(10.10.25)
Abartıldığını düşünenlerdenim.

İnsanlar kullanmayı bilmedikleri kompleks bir cihaz gördüklerinde onu anlamlandıramayınca yapılan şeyin ekstrem zor bir iş olduğu algısına düşüyorlar. 2 sene boyunca eğitimini aldığın herhangi bir aracı geri zekalı değilsen ve motor becerilerin yerindeyse kullanabilirsin. Bir de şu "sürekli eğitim alıyorlar. sürekli sınava" giriyorlar diye savunan kitle var. İyi bir mühendisin kendini güncel tutabilmesi için kendini sürekli eğitmesi ve durmadan öğrenmesi gerekiyor. Sürekli teste giriyor olmak, sürekli öğrenmek bir kriter değil. Aldıkları ücretler tamamen arz talep dengesizliğinden dolayı yüksek. Ücretli çalıştığınız kapitalist sistemde kimse sizin yetkinlikleriniz ve aldığınız sorumluluklarla ilgilenmez. Daha fazla kişi pilotluğa ilgi duysun ve arz fazlası oluşsun, bak bakalım o aldıkları ücretler ne oluyor.

Bu işin benim için tek görünen zorluğu düzensiz çalışma saatleri. Gece uykumdan uyanıp saçma saatlerde işe gitmeyi istemem şahsen. Sürekli o hayatı sürdürmek çok yorucu.
0
synesthesia
(10.10.25)
(6)

sinirliyim (instagram)

flowerday
evcil hayvanları ve bebekleri takip ettiğim bir instagram sayfam vardı. bugün çat diye kapatıldı. topluluk kurallarını ihlal (!) etmişim, instagram spesifik bir sebep söylemiyor. itiraz etmeme rağmen kalıcı olarak hesabım kapatıldı. etliye sütlüye karışmayan bir hesaptı. sonra aklıma yakınlarda olan
evcil hayvanları ve bebekleri takip ettiğim bir instagram sayfam vardı. bugün çat diye kapatıldı. topluluk kurallarını ihlal (!) etmişim, instagram spesifik bir sebep söylemiyor. itiraz etmeme rağmen kalıcı olarak hesabım kapatıldı. etliye sütlüye karışmayan bir hesaptı. sonra aklıma yakınlarda olan bir olay geldi. koreli bir bebiş vardı çok tatlı. kadının teki (ispanyolca yorum yazıyor) sürekli çocuğun postlarının altına koca kafalı yazıyor veya makyaj yapmış maymun gifi falan atıyor. bir postta da çocuğa şişman, çirkin falan yazınca benim de kafam attı. çocuk çok şirin ama senin için de dışın da çirkin diye yorum yazdım. bir on gün geçmiştir, tam gününü hatırlamıyorum. kapatmalarının nedeni bu diye düşünüyorum. muhtemelen şikayet etti. onun dışında sayfaların altına çocuklar için de hayvanlar için de yorum yaptıysam hep "çok şirin" tadında yorumlar. bir bu yorum böyleydi. şimdi bu insanlıktan nasibini almamışın hesabı duracak, benimki kapanacak öyle mi? allah belasını versin. bine yakın takip ettiğim hesap vardı. login olamadığım için o sayfaları da yedek alamıyorum. mesajlar da gitti. ne olacak şimdi?
0
flowerday
(09.10.25)
Haklısın. Ben sosyal medya platformu patronlarının (kaç kişilerse artık...) özellikle Türklere ırkçı politika uyguladığına inanıyorum. Benzer şekilde hesabı kapatılan çok insan biliyorum. Neye göre yaptıkları belli değil, delikanlı gibi arkasında da durmuyorlar yaptıkları şeyin. Bunu ırkçılıktan başka bir şey açıklamıyor maalesef.
-1
muhayyer divan
(09.10.25)
Bin tane bebek çocuk takip ediyorsan pedofili şüphesiyle kapatılmış hesabın. Muhtemelen şikayet edilmişsin incelenince cidden de kapatılmaya bir sebep gibi duruyor.
0
kaptan maydanoz
(09.10.25)
@kaptan maydanoz ben "bin tane bebek takip ediyorum" mu dedim? bunun rahat 960 tanesi evcil hayvandır. o da çok gibi görünebilir ama instagram sürekli başka hesaplar önerdiği için "a bu da çok tatlıymış", "yazık bunun takipçisi azmış moral olsun" diye diye dört senede bu kadar çok hesap takip ettim. çoğu da hesapların kore'dendi. çünkü onlarda inanılmaz sayıda evcil hayvan hesabı var. inanılmaz komik, özenli, eğlenceli videolar vardı. günlük stres attığım bir alandı. o yüzden çok üzüldüm.
0
🌸flowerday
(09.10.25)
bence dediğim sebepten kapandı. kadın, iğrenç bir kadın. küçücük bebeğe bir sürü yorum yapmış. çirkin, koca kafalı ne demek ya. gıcık olduğum şey, onun hesabının açık dururken benimkinin kapanması. takip ettiklerimin belli başlıların ismini hatırlıyorum ama çoğununkini hatırlamıyorum. çoğu, yandaki benzer sayfalardan eklediğim hesaplardı. instagram'ın inanılmaz saçma bir hesap kapatma politikası var. alanında tekelleşmiş bu tür uygulamaların böyle ali kıran baş kesen tarzı hesap kapatma yöntemleri oluyor. çok adaletsiz.
0
🌸flowerday
(09.10.25)
pedofil olabilir şüphesinden önce anne babaları çocuklarını paylaşmasın madem?

fake görünen hesapları kapatıyorlar. bence 1 yorumdan dolayı kapatılmamıştır ama hiç paylaşım yoksa falan sahte hesap nedeniyle kapatılmıştır.
0
deartheodosia
(09.10.25)
@deartheodosia elli küsür de takipçi vardı. paylaşım yoktu ama yorumlardan da etkileşim alıyordum. yüzü aşkın beğeni alan yorumlarım vardı. öyle 0 takipçi, 0 takip etmeli hesap değildi.
0
🌸flowerday
(09.10.25)
(7)

schengen başvuru firmaları

deartheodosia
tavsiye edebileceğiniz, memnun kaldığınız firma var mı? ve ortalama ücretler ne kadar? 8000 tl’ye gördüm instagramda, harç dahil değil. çok değil mi?
tavsiye edebileceğiniz, memnun kaldığınız firma var mı? ve ortalama ücretler ne kadar? 8000 tl’ye gördüm instagramda, harç dahil değil. çok değil mi?
0
deartheodosia
(09.10.25)
300-350 EUR diye duydum. Ben kullanmadım, ama tavsiye edilen birkaç isim iletebilirim ilgilenirseniz.
0
auroraaurora
(09.10.25)
asvizemerkezi.com

ben bu firma ile çalışmıştım. memnun da kaldım. ha vizenin çıkması açısından ekstra bi katkısı olmuyor tabi ama sağa sola soracağıma parası neyse vereyim, onlara sorarım dedim. mart ya da nisandı ve 100 euro vermiştim. zamlanmıştır muhtemelen, bir de randevu da alsınlar istiyorsanız fiyat artıyor piyasada. bizim randevumuz vardı mesela. evrak listesi ve fake uçak bileti, rezervasyon şu bu diğer konularda danışmanlık verdiler.
0
elorelia
(09.10.25)
randevu ve evrak işleri için çalıştığım bir firma var izmirde. iletebilirim. randevu harç hepsi dahil 350 verdik en son kişi başı. Ama randevu için aciliyet yoksa evraklar için danışmana gerek yok bence.
0
dfn4
(09.10.25)
ATG tavsiye etmiyorum !
0
HellKeePer
(09.10.25)
özelden paylaşabilir misiniz memnun kaldıklarınızı, teşekkür ederim 🙏🏻
0
🌸deartheodosia
(09.10.25)
İş yerinde bir çalışan için 2AA Vize Turizm kullanıyoruz uzun zamandır. 350€ demişlerdi bir kaç hafta önce başvurduk
0
bartholomew87
(09.10.25)
İzmir'de are travel var. Fiyatları bilmiyorum ama ilgililer
0
etna
(09.10.25)
(4)

Kronik olarak başınıza bela olan

put it in your appropriate place
Ne var?Benim başıma kronik olarak dışım bela oldu. İmplant olan dışım çıktı geçen perşembe. Pazartesi gittim, baktı etti dedi Çarşamba gel. Bugün gittim gene baktı etti ölçü filan aldı dedi Cumartesi veya Pazartesi günü gel. Asistan diyor cumartesi günü yoğun. Dedim yapacağım bir şey yok pazartesi i
Ne var?

Benim başıma kronik olarak dışım bela oldu. İmplant olan dışım çıktı geçen perşembe. Pazartesi gittim, baktı etti dedi Çarşamba gel. Bugün gittim gene baktı etti ölçü filan aldı dedi Cumartesi veya Pazartesi günü gel. Asistan diyor cumartesi günü yoğun. Dedim yapacağım bir şey yok pazartesi izin alamam, cumartesi günü ayarlıyorsun bir şekilde. Kaç gündür dişsiz dolaşıyorum, Cumalı Cebber gibi takılıyorum ortalıkta. Neyse ayarladı cumartesine. Umarım takar yerine de sosyal hayatımı etkilemez.

bunun öncesi de var tabii. Epey uğraştırdı.
0
put it in your appropriate place
(08.10.25)
eski koca?
0
deartheodosia
(09.10.25)
2004 model takatuka arabam. En son sinyal kolu arızalandı. Ondan önce de otomatik cam açma düğmeleri bozulmuştu.
0
auroraaurora
(09.10.25)
hayallerim
0
ruhlardan esinlenen karga
(09.10.25)
tırnak batığı. gidiyor geri geliyor. ameliyat oldum geri çıktı. batık tedavisi yaptım bir süre sonra yeniden başladı.
bir de arabalardaki cam otomatiği düğmesi. istisnasız her arabamda bozuldular. yeni aldığım ikinci el arabanın da her iki düğmesi bozuk olarak geldi. bir tür lanet.
0
ground
(09.10.25)
(15)

Burcunuz ne?

sekizdokuzon
Birkaç ay önce böyle bir duyuru açmıştım ama aramıza yeni katılanlar var, onları da tanıyalım. Daha önce burcunu söyleyenler yükselen, ay burcundan devam edebilir.Benim; güneş: balık, yükselen İkizler, ay burcu kova. Hayırlı forumlar. Teşekkürler.
Birkaç ay önce böyle bir duyuru açmıştım ama aramıza yeni katılanlar var, onları da tanıyalım. Daha önce burcunu söyleyenler yükselen, ay burcundan devam edebilir.

Benim; güneş: balık, yükselen İkizler, ay burcu kova.

Hayırlı forumlar. Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(07.10.25)
Yengeç Burcum ama burçlara takılmam.
0
pembediken
(08.10.25)
Boğa
0
arbre
(08.10.25)
aslandan sonraki.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.10.25)
Terazi. 12ekim sabah 5-6 civarı.
0
potsdamer
(08.10.25)
Yay.
Yükselenim Oğlak.
0
m e b
(08.10.25)
Balık. yükselenime boğa diyen de var ikizler diyen de.
0
Amaranta ursula
(08.10.25)
Burcum koç, yükselenim boğa. Ay burcu nedir, bilmiyorum.

Zaten yükselenimin boğa olduğunu da çok yeni öğrendim.

Burçlara inanmam klişesini de ekleyeyim ama gerçekten inanmam.
0
fraise
(08.10.25)
Yıllardır yükselenimi yanlış bilecek kadar ilgiliyim bu işlerle şimdi tekrar baktım ay burcunu bilmiyordum;

Burç: Aslan
Yükselen: Yengeç
Ay burcu: Koç
0
mutekebbir
(08.10.25)
senin balık olduğunu anlamıştım

güneş: yengeç
yükselen akrep
ay: yengeç

gören akrep zanneder, tanıyan yengeç olduğumu anlar.
0
Hallegadola
(08.10.25)
yengeç :)
0
sweetoffice
(08.10.25)
burcum başak. chatgpt’ye göre yükselenim terazi, ay burcum da yengeçmiş.
0
deartheodosia
(08.10.25)
Oğlak, yükselenimi bilmiyorum maalesef.
0
ekimoloji
(08.10.25)
yay
yukselen: aslan
0
111111
(08.10.25)
akrep :)
0
vampir akrep
(08.10.25)
burç oğlak
yükselen , bir arkadaş herkese söyleme demişti sebebini bilmiyorum
0
pislick0
(08.10.25)
(11)

Insanlara umut veriyor musunuz?

sekizdokuzon
Ya da tutacağınız muallak sözler veriyor musunuz? Ben en son babama "Bu yaşta iş arama, ben oralardan kazanacağın parayı sana veririm" dedim, umarım sözümü tutabilirim. Teşekkürler.
Ya da tutacağınız muallak sözler veriyor musunuz? Ben en son babama "Bu yaşta iş arama, ben oralardan kazanacağın parayı sana veririm" dedim, umarım sözümü tutabilirim.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(07.10.25)
Hayır asla. Hatta özellikle beklentilerini hep düşükte tutmaya çalışırım yapabileceğim bir şey olduğunda yaparım güzellik olur yapamazsam kendimi kötü hissetmem.
0
mutekebbir
(07.10.25)
ne kadar güzel bir şey yapıyorsun baban için, bence de umarım yapabilirsin ve bu yaptığın hayatına güzel şekillerde geri döner.

soruya cevap, people pleaser olduğum için bu konuda kendimi bayağı geliştirdim, kimseye söz vermiyorum/vermemeye çalışıyorum. ama senin baban için yapmak istediğin şey gibi durumlar konu dışı.
0
deartheodosia
(07.10.25)
söz vermiyoruz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.10.25)
Yapma durumum kesinse doğrudan söz veriyorum, ihtimalim varsa da umutlandırmamak adına “Her şey yolunda giderse”, “İmkanlarım el verirse” gibi ön koşulla söz veriyorum. Onun haricinde zaten kimsenin benden istemediği ama laf olsun, torba dolsun diye söz vermekten kaçınıyorum. Yakınlığı ne derece olursa olsun, durduk yere veya bir olay neticesinde bana söz verilmiş ve yapılmamışsa da onu asla unutmuyorum, o kişinin tüm ağırlığı uçup gidiyor.
0
m e b
(08.10.25)
Vermiyorum.
0
Amaranta ursula
(08.10.25)
yarina bile soz vermem
0
ala09
(08.10.25)
Tutarlı olmak kaydıyla yapabileceğim bir şey konusunda söz vermeye çalışırım.
Muhatap olduğumuz kişiden kişiye , konudan konuya durum değişebilir ama dengeyi sağlamak burada önemli.
Şöyle ki , söz verilen kimse zamanla daha fazladan bir beklenti içine de girebiliyor.
Buna yol vermemek lazım.
Zorda kalan kimse, kendisine yakın ve durumu iyi olan tanıdığından kendisine bir el uzatılması hissini taşırlar.
Sözleriyle de bunu ara sıra ima edebiliyorlar.

Anne babaya verilen sözler ayrı ve ciddi konu.
Onlara karşı vaadlerimiz tam olarak yerine gelmese bile bu yolda çabamızın olmasını görmeleri, hissetmeleri lazım.
Arada duyarsız kardeşler var ise onları da destek olma hususunda uyarmak lazım.
Bu, ayıpta değil bir zarurettir.
0
diyecevaplandı
(08.10.25)
Ben umut vermem ama sen sözünü tutarsın.
0
Kahvedesu
(08.10.25)
Sizin örneğiniz umut vermekten ziyade vaatte bulunmak değil mi?
Büyük vaatlerde bulunmam. Kısmetse, hayırlısı, inşallah, bir aksilik olmazsa... Bunlar ağzımdan düşmez.

Moral vermeye, iyimserlik aşılamaya çalışırım her zaman. Heves kırıcı, motivasyon öldürücü, ruh emici insanlardan bucak bucak kaçıyorum.
0
auroraaurora
(08.10.25)
kızım dışında kimseye vermiyorum, en güzeli
0
sweetoffice
(08.10.25)
Vermediğimi düşünüyorum ama karşı tarafta umutlanma hareketleri gördüğümde anında çizgimi çeker uzaklaşırım bi daha benden önceki yakınlığı asla göremez. Buz gibi davranırım.
0
naksidil
(08.10.25)
(15)

Demir eksikliği (Kadın duyuruculara soruyorum)

gnosis
Dönem dönem demir eksikliği yaşamayan var mı? Bende 2-3 yılda bir ferritin düşük çıkıyor ve ilaç kullanımıyla birkaç ayda toparlıyorum. Kırmızı et sevmiyorum, kanamalarım yoğun geçiyor, çay-kahve tüketimim fazla vs vs Dahiliye uzmanları genelde ilacı yazıp geçerler. İlk defa bir doktor endoskopi-kol
Dönem dönem demir eksikliği yaşamayan var mı? Bende 2-3 yılda bir ferritin düşük çıkıyor ve ilaç kullanımıyla birkaç ayda toparlıyorum. Kırmızı et sevmiyorum, kanamalarım yoğun geçiyor, çay-kahve tüketimim fazla vs vs Dahiliye uzmanları genelde ilacı yazıp geçerler. İlk defa bir doktor endoskopi-kolonoskopi dedi. Sizi de gastroenterolojiye yönlendirdiler mi?
0
gnosis
(07.10.25)
erkekler neden cevap veremiyor anlamadım ama belki faydası olur diye yazayım. doğru yapmışlar. ilk defa bu doktor daha önce kaç sefer gitmişsin ama geçici tedavi sonuç vermemiş deyip gerçek sebebi bulmaya çalışıyor. geçici bir şey olabilir diye belki bir iki kez demir takviyesi denenebilir, sonuç alınmıyorsa da detaylı bir tahkik gerekebilir. endişelenecek bir şey yok.midede bağırsakta kanama yapacak bir şeyler var mı diye bakacaklar en azından (daha fazlası da olabilir, bilmiyorum) geçmiş olsun.
0
kisa
(07.10.25)
@kisa erkeklerin düzenli olarak kan kaybetmesi için bir sebep olmadığından-.-
0
🌸gnosis
(07.10.25)
:) o bir detay, aslında soru demir eksikliği için gastroenterolojiye yönlendirilmenin durumu ya, erkekler de kadınlar da semptom tedavisi işe yaramadığında gastroenterolojiye gitmeliler. neyse, durum doğru görünüyor, endişelenme.
0
kisa
(07.10.25)
evet, bazıları yönlendiriyor ve direkt ilişkisi var. özellikle uzun süreli ve kronikse.
0
evrim halkasi
(07.10.25)
beni kimse yönlendirmedi şimdiye
0
Kahvedesu
(07.10.25)
Benim de hep düşük çıkıyor dediğin gibi 2 yılda 1 ilaç kullanıyorum 3-4 ay. Gastroya yönlendiren olmadı hiç, ama bende akdeniz anemisi taşıyıcılığı da var pasif hücreler varmış, onun da etkisi var biraz.
0
Sadece soruyorum
(07.10.25)
erkeğim, düzenli olarak kan kaybetmiyorum ama bu konuda bilgim var. cevap verebiliyor muyum?
0
abelardo
(07.10.25)
bugün kan testi yaptırdım, 30larda çıktı demirim. demir ilacı verip duruyorlar, damardan takviye de aldım kaç kez ama toparlanmıyor.
0
deartheodosia
(07.10.25)
Çok iyi bir doktorunuz varmış öncelikle. Verdiği tahlilleri muhakkak yaptırın.
Demir eksikliği çeşitli sebeplere dayanır. Gastroskopi ve kolonoskopi istemesi gayet olumlu. Bağırsak polipleri, bağırsak ülserleri, kolit gibi iltihaplı bağırsak hastalıkları, gastrit ya da helikobacter pylori enfeksiyonu demir eksikliği yapar. Doktorunuz bunları elemek istiyor. Bağırsak duvarı sağlam mı, düzleşme gibi yapısal bozukluklar, incelme, iltihap var mı bakılacak.
Eğer çok şiddetli adet kanamanız olmuyorsa, menstruasyon tek başına demir eksikliği için bir sebep değil.
Bazı insanlar genetik olarak bağırsaktan demir emilimi konusunda şanssız. Bazı insanlar da ne kadar B12 hapı kullansa bile B12'yi yükseltmezler mesela aynı sebepten, çünkü genetik itibariyle B12 bağırsaktan emilmez. Demir de aynen böyle. Bu kişiler özellikle demir içeren preparatları alınca ishal olurlar.
Tahliller umarım iyi gelir. İyi gelmesi durumunda
1. Demir hapını her zaman c vitamini ile beraber almanızı
2. Düzenli probiyotik kullanmanızı
3. Bioyararlanımı yüksek preparatlar seçmenizi
tavsiye ederim.
Gyno Ferro Sanol çok harikadır mesela. İyonik ferrous formdadir ve direkt bağırsak hücrelerince emilir.
0
alice in potatoland
(07.10.25)
Bende de ayni durum var. Doktor bana da bakmak istedi ama siniri 40 yasmis, ben 40 yas oncesi cok gerek duymuyorum dedi. Yalniz benim oyle pat diye dusmuyor tekrar. Ben kendime bakmiyorum oyle dusuyor. Ama bakilabilir yani sorun yok. Zaten bana da istersen bakalim demisti. Kanini dusuren bir kacak vs mi var diye bakiliyor. Kotu bi sey degil endiselenme.
0
Kittie
(07.10.25)
çocukluğumdan beri hiç demir eksikliği yaşamadım.

ilk regl olduğum yıl (14y) reglim 10 gün sürerdi ve günde 7-10 ped değiştirmeli. çok yoğun ve uzundu yani. buna rağmen kanımda sorun olmadı. sonraki 4 yıl da bu şekilde devam etmişti.

son 2.5 yıldır da vejetaryenim. tahlillerim hala çok iyi.
0
art cat chocolate
(07.10.25)
Demir eksikliği bulunan kadın hastalar, özellikle de 50 yaşın altındakiler endoskopiye gönderilmiyor.
Bir erkekte demir eksikliği varsa, bu ciddi bir durum ve mutlaka endoskopi yapılıyor.
Demir eksikliği nedeni olacak her şeyi saymışsınız zaten. Bunlar düzeltilmeden başka nedenler aramak garip bir durum.
Gastroenterologlar önce dışkıda tekrarlayan gizli kan testleri yapıp ona göre girişim planlıyorlar.
Özel hastane ise dikkatli olmak lazım.
0
pro9it9is9
(07.10.25)
Kendimi bildim bileli demir ve ferritin değerlerim yerlerde, hucrelerimin demir bağlama kapasitesi çok yüksek. Regl dönemlerim çok yoğun kanamalı geçiyor. En son kan testimde 27 filan gelmişti 50-170 arasında olması gerekirken. Ama hic endoskopi ya da kolonoskopiden bahseden olmadı . Demir hapı yazıp gönderiyorlar.
0
Amaranta ursula
(07.10.25)
yiyeybirlimisiniz bilmiyorum da "dalak" çok faydalı oluyor. Bence tadı çok kötü değil ama bazılarına garip gelebiliyor. ilaç falan yan etkileri de çok oluyor.
0
high hopes of the sozluk
(08.10.25)
@pro9it9is9'in bahsettiği duruma Gender Bias in Medicine diyoruz.
Kadınlar 50 yaşın altında genelde gastroskopi ve kolonoskopiye yönlendirilmezler çünkü kadınların şikayetleri abartılı olarak değerlendirilir, ve ağrı ve şikayetleri genelde küçümsenir. Tamamen aynı hastalık için kadınların tanı alması erkeklere göre 2.5 sene daha uzun sürüyor.
Bu durum son 10 senede oldukça patlamış, üstesinden gelinmeye (en azından bir nebze) çalışılan bir konu.

Benim ortaokul arkadaşıma, regl sancısı, premenstrual syndrome, postmenstrual syndrome diye diye tam 13 sene IBS tanısı koyamadılar. Ayın hangi döneminde giderse gitsin, doktorların hep bir bahaneleri vardı kızın şikayetleri için. Arkadaşım kendine tanı koyabilmek için tıp okudu.
Şahsen tavsiyem, her sorununuzun sebebi adet kanamalarınız değil. Devlet yapmıyorsa, gidin bir özel hekime ve diyin ki, durum böyleyken böyle, ben bu durumun kanamalarımdan kaynaklandığına dair kesin bir tanı istiyorum.
Tahlillerinizde hiçbir şey çıkmasa bile en azından bir kontrolden geçmiş olursunuz, ilerisi için bir milestone tahlili olur.
0
alice in potatoland
(17.10.25)
(11)

Ev almak hayal mi değil mi

arbre
Düzenli para biriktirerek, çok para harcamayarak yarım milyon TL nakite ulaşabiliyorum 1 yılda. Benim baktığım daireler 2+1, 3+1 bile var yaşadığım yerde 2 3 milyon TL. 3 4 yıl düzenli birikimle ve yatırımla 5 yılda ev alınabilir gibi geliyor. Yanlış mı düşünüyorum? 50, 60 yaşında insanların evlerin
Düzenli para biriktirerek, çok para harcamayarak yarım milyon TL nakite ulaşabiliyorum 1 yılda. Benim baktığım daireler 2+1, 3+1 bile var yaşadığım yerde 2 3 milyon TL. 3 4 yıl düzenli birikimle ve yatırımla 5 yılda ev alınabilir gibi geliyor. Yanlış mı düşünüyorum? 50, 60 yaşında insanların evlerinin olmaması çok ilginç geliyor. O kadar uçuk bir şey değil sanki ev sahibi olmak? Ne diyorsunuz?
-1
arbre
(07.10.25)
Eskiden emekli ikramiyesi ile ev alınabiliyordu. Şimdi emekli olunca verilen para 2.el araba almaya yetmiyor. Ev almak hayal değil ancak artık çok zor. Tatil yapmazsan, lüks yaşamazsan kısacası ot gibi yaşarsan düzenli birikim yaparak ev sahibi olabilirsin.

Miras durumları vs ayrı.
0
HellKeePer
(07.10.25)
Ev almak parası olmayana hayal, parası olana neden hayal olsun ki?

Asgari ücret veya onun bir tık üstü alıp hem kira ödeyip hem aileyi geçindiren adam için para biriktirip ev almak hayal.
Ha alıyorsundur 100 bin lira maaş.Bekar adamsındır aielenin yanında takılıyorsundur. kira derdin yok. aldıgın maaşın 20 bin lirasını yiyip geri kalan 80 lirasını kenara atarsan tabiki birikir o para
0
limonlu eksi
(07.10.25)
soru bence şaka.

ayda kenara kırk bin tl koyabiliyorsun. ama mevcut maaşı 40 bin bile olmayan insanlar var.

bu mantıkla bakarsak uçak almak da hayal değil mesela.
0
elorelia
(07.10.25)
50 60 yaşında insanların evinin olmaması neden garip olsun. bu ülkede bir sürü fakir insan var. günlük ekmeğini zor alıyorken nasıl ev alsın?
0
mikahakkinen
(07.10.25)
Kime göre, neye göre, nereye göre. Bence hiçbir şey hayal değil, herşeyin illaki bir limiti ulaşılabilitesi var, yeter ki iste ve ona göre finansal kontrolünü yap.
0
va
(07.10.25)
2-3 milyon tl’ye nerede güzel daire var?
0
deartheodosia
(07.10.25)
Ev almak hayal değil ama standartlar dahilinde. Bazı metaların değeri artık toplumun büyük bir kısmının ulaşamayacağı noktada. Bir çok şey menzilden çıktı, hayallerin çapını biraz sınırlı tutmak gerektiğini düşünüyorum.
0
lambader
(07.10.25)
2013'te bedava kredi verilmişti. Takvimler 2016 sonunu gösterdiğinde ev almak artık hayal deniyordu, alan aldı gerisi kiracı olacak deniyordu. Haziran 2020 hem evler çok ucuzda kaldı hem de yine bedava kredi dağıtıldı. 3 sene olur, 5 sene olur, yine böyle imkanlar gelecek, önemli olan bu imkan geldiğinde senin durumun, hazırlıklı yakalanmak önemli.
0
iustitia omnibus
(07.10.25)
Kaçırdığın nokta şu... yılda yarım milyon biriktiriyorsun da 3 milyonluk evi 5/6 yılda alana kadar o evler 10 milyon oluyor. Bankalar kredi vermiyor.

Kısaca senede yarım milyon miriktiren bile ev alamıyor.

Taktik: önce döküntü ev alınır. O değer kazanırken üstüne konup 1+1 alınır sonra...

Bu yolla 5 yılda evet alabilirsin ancak.
0
luluki
(07.10.25)
Arbre abi sen ailenle yaşamıyor musun? Ailenle yaşarken "ev almak kolay değil mi ya" demek biraz garip durmuyor mu?
Ben misal şu an ailemle yaşasam 1000-1200€ ekstra param olurdu. Bu şekilde senede 50 bin euro kenara koyduğumu ve 5 senede rahatça ev alacağımı derdim.
40 yaşına kadar ailenin yanında yaşayıp sonra ev alacaksan belki de luluki dediği gibi o evler de yerinde saymıyor.
0
logisticsmanager
(07.10.25)
hayat herkese farklı imkanlar sunuyor, 4-6 yılda ev alabilmek senin orta halli olduğunu gösterir ve kesinlikle sana tavsiyem bu süre boyunca biriktir paranı evini al. ama dediğim gibi hayat herkese farklı imkanlar sunuyor, ben ticaretle uğraşıyorum bir sene 3 ev satın alıyorum ertesi sene hayatta kalmak icin birini satıyorum. babamsa profesör adam 50 yaşında evini aldı o evde ölecek umrunda değil dünya.
0
dirildimde geldim
(07.10.25)
(10)

intihar düşüncesi

sırtçantalı
intihar düşüncesiyle başa çıkmak zorunda kaldığınız dönemler oldu mu?nasıl hayata tutundunuz, nasıl vazgeçip yola devam ettiniz?
intihar düşüncesiyle başa çıkmak zorunda kaldığınız dönemler oldu mu?
nasıl hayata tutundunuz, nasıl vazgeçip yola devam ettiniz?
0
sırtçantalı
(06.10.25)
Çok oldu, iki kez de teşebbüs ettim. Nasıl devam ettim? Bekledim. Zamanla, herhalde çilem dolunca, her şey kendiliğinden yoluna girmeye başladı.
0
sekizdokuzon
(06.10.25)
oldu. psikologa ve psikiyatra gittim. ilaç desteğiyle ve terapinin büyük etkisiyle normale döndüm. öyle kötü bir noktaya geliniyor ki, yaşama sebebim dediğiniz şey bile önemsizleşiyor. terapi sayesinde tekrar hayata döndüm. doğru psikoloğu ve psikiyatrı bir seferde bulamadım tabii ama denedim işte. biraz da güvenmek lazım.
0
art cat chocolate
(06.10.25)
Sahip çıkmam gereken bir annem ve iki kedim var.
Yoksa bu dünya üzerinde daha fazla yol yürümeyi istemezdim.
0
rakicandir
(06.10.25)
18-19 yaşındayken küçük kardeşlerim var onlara bunu yapamam dedim. 30'lu yaşların başında şimdi kardeşlerim ve annem var onlara bunu yapamam diyorum. bir yakınımızı böyle kaybettik. intihar etmekte bir şey yok ama onun ailesinin yaşadıklarını gördükten sonra "en kötü yaşayan halin, ölmüşünden iyidir" diyorum kendime. gerçekten mesele eğer toplumdaki konum, aile gözündeki yer ise insan için yürüyen/yaşayan ölü olmak toprak altında olmaktan bin kat iyi. kıyas dahi kabul etmez.

daha 20'ye gelmeden intiharın eşiğine gelmiş birisi olarak 10 küsür sene tekrar aynı mevzuyu tekrar etmemiş olmamın sebebi ise terapi ve ilaç tedavisidir. şimdi bile intihara meyyal birisi değilim aslında, sadece ailem için tamamen faydasız olmanın yükünü taşıyorum. biraz gerçek koşulların getirisi diyelim. o açıdan imkânınız varsa LÜTFEN profesyonel destek alın. üç ay sonra bile öyle farklı birine dönüşürsünüz ki kendiniz bile şaşarsınız.

ölmenizin gerçekten kimseye hiçbir faydası yok. siz de yaşayarak daha fazlasını yapabilirsiniz. şimdi "sktir lan pezevenk" diyebilirsiniz. dediğim gibi bir ay terapi ve ilaç filan bir şekilde yola girin lütfen, ondan sonra demeyeceğinizden eminim.
0
der meister
(06.10.25)
ilk defa bu sene biraz ailenin zorlaması ve teşvikiyle öğretmen olarak atanmak için çalıştım. yaşım biraz geçgin ama ailem sıkı akpli ama kendilerine bile faydası olmayan mal bir akp'lilik. ben ise fetö olaylarından yargılanmış ve beraat etmiş birisiyim. yine de güvenlik soruşturmasından ret yerim diye düşünüyorum. geçen sene sınava çalışırken süreki aklımda intihar etme olayı vardı. sürekli bu güvenlik soruştrmasından ya da mülakattan fetö iltisakı ile geçemeyip intihar edenleri araştırıyordum ve güvenlik soruşturmasından geçemezsen intihar ederim kurtulurum diyordum.

bu saatte bir aklıma geliyordu ve 3 ay böyle acayip sıkı çalıştım aslında. tam sınava bir hafta kala bir haber gördüm. almanya'ya yeşil pasaport ile gidip alınmayan bitisiydi. atanamazsam almanya'ya falan iltica ederim, devlet beni beraat ettirdiği halde öğretmenlik için bile almıyor diyerek. sınav anında bile bu iki düşünce arasında gidip gelerek soruları çözdüm. şimdi de akademiye almazlarsa böyle giderim diyorum. hem ailemden hem de ülkeden komple kurtulurum diyerek.

böylece intihar düşüncesinden kurtuldum diyebilirim.
0
denemeyanilma
(07.10.25)
ergenlikte bir ara çok düşünmeye başladım. düşünmeye derken gece yarısı birden kalkıp intihar edecek bir alet ip vs aramaya başlayıp bulamayınca geri uyuyordum. bir gün gündüz bu durum aklıma geldi ve yatağımın altına ip koydum. o günden sonra bu düşünce hiç gelmedi nedense. geceleri mışıl mışıl uyudum.
0
ground
(07.10.25)
o kadar çok oldu ki. antidepresan.
0
deartheodosia
(07.10.25)
namaz
0
jamswety
(07.10.25)
İntihar düşüncem olmadı ama kedim oldukça olmayacağından eminim. Kedi insanı yaşama çelik konstrüksüyonlarla bağlıyor. "Ben olmazsam ne yapar" düşüncesi sizi sadece yaşamaya değil, yaşadığını da iyi yaşamaya itiyor. Çünkü canım sıkılınca, o daha sıkkın. Modum düşünce, onun modu daha düşük. Tam tersi, ben iyi hissedersem evde deli gibi. Öyle ki bazen kötü hissediyorsam kendimi iyi hissene kadar dışarıda geziyorum eve gidersem o benden kötü olacak diye. Ciddiyim bunda. Kendinden başka bir canlının gönüllü olarak alınmış sorumluluğunun ağırlığını koyuyor insanın üstüne. Sanırım çocuk da böyledir...
0
silverleaf
(07.10.25)
Malululen emekliyim küçük bir emekli maaşı var herkese ama herkese sktr çekmeyi düşünüyorum zira etrafımdakiler beni yoruyor bunu fark ettim. Kendim için yaşayacağım.

Bu düşünce geçer antidepresan al hiç de yan etki vs kafaya takma aci elmayı isirmak gerek ve de seni bu duruma getiren nedenleri iyi düşün ortadan kaldır kisa ve uzun süreçte kolayliklar yalniz degilsin.
0
bonaparte
(07.10.25)
(5)

les benjamins?

cooperr
bir iki gun icinde istanbul'da olacam, alisveris yapmak icin fazla vaktim yok copluge geri donmem lazim. bunu cok duydum, t-shirtleri kaliteli falan diyorlar ama fiyatlara baktim bana ucuk geldi. alip giyip memnun kalan var mi yoksa abartiliyor mu? paraya kiyip alsak 2-3 sene renk falan atmadan giye
bir iki gun icinde istanbul'da olacam, alisveris yapmak icin fazla vaktim yok copluge geri donmem lazim.
bunu cok duydum, t-shirtleri kaliteli falan diyorlar ama fiyatlara baktim bana ucuk geldi.
alip giyip memnun kalan var mi yoksa abartiliyor mu?
paraya kiyip alsak 2-3 sene renk falan atmadan giyebilir miyiz?
duz t-shirt alip gecerim, baska urunleri ilgimi cekmiyor.
0
cooperr
(06.10.25)
Tamamen influencer sisirmesi, cop bi marka. Ciddiyim. Overrated kelimesinin tam karsiligi. Populer kalitesiz bir marka ve vasata hitap ediyor. kafamda direkt bu imaj var.
0
sey mi dostum
(06.10.25)
Pahalı ürünlerde kumaş, renk kalite farkı oluyor. Bu gerçek. Bunu görünce anlarsın. Renkler çok canlı ve farklı. İşçilik iyi. Ama bunu düz tişörtte çok anlamazsın. Denemen gerekiyor. 2 3 yıl zor.
0
arbre
(06.10.25)
Boş beleş bir ergen markası, her üründe kocaman isimleri yazıyor bir de. Zengin ve ergenseniz deneyebilirsiniz.
0
olaylar olaylar
(06.10.25)
les bünyamin.
bende var birkaç çift eşofman takımı, öyle ahım şahım bi şey değil ama dedikleri kadar çöp de değil.
0
deartheodosia
(06.10.25)
İki tişört bir şapka aldım buradan gayet iyiler ben kalitelerinden memnunum ama alalı üç dört yıl oluyor son zamanlarda bozmuş mudur bilemem.
Şapkamı hala çok severek kullanıyorum tişörtleri maalesef birkaç kez giyebildim annem yanlış yıkamış pijama oldular.
0
mutekebbir
(06.10.25)
(26)

Ne zamandan beri sevgiliniz yok

arbre
Aga be. Güne dertli başladık. En son sevgilimden 2024 kasım ayında ayrılmıştım. 1 ay sonra bir yıl olacağını fark ettim. 1 yılı sayısız flört ve 0 sevgili ile geçirdim. Buna alışık değilim normalde. Geçen Ekşi'de bir kızla konuştum. 3 yıldır sevgilim yok dedi. Sağlık memuru, arabası var, eli yüzü dü
Aga be. Güne dertli başladık. En son sevgilimden 2024 kasım ayında ayrılmıştım. 1 ay sonra bir yıl olacağını fark ettim. 1 yılı sayısız flört ve 0 sevgili ile geçirdim. Buna alışık değilim normalde. Geçen Ekşi'de bir kızla konuştum. 3 yıldır sevgilim yok dedi. Sağlık memuru, arabası var, eli yüzü düzgün kız, toksik değil. Yine şirketimde zengin, güzel bir kadın var. Benden büyük. O da evlenmemiş. Bu işler nasıl bu noktaya geldi?
-3
arbre
(06.10.25)
Gerçek bir yanıt arıyorsak 2 yıl

Flört sayısını hatırlamıyorum arada geçen ama en son 2 hafta kadar

Valla o işlerde kalp kaptırınca ruh da gidiyor dikkat et .d
0
baldan kaymak
(06.10.25)
hiç olmadı flört de dahil. 4-5 kez reddedildim.
0
Algorix
(06.10.25)
1 aylık takılma sayılırsa aralıkta 2 sene olcak
0
nahtoderfahrung
(06.10.25)
6 yıl,
7-8 hoşlantı,
2 date,

genel anlamda çevremde erkeklerin bu şekilde,
kızların ise max 1 yıl çünkü dateler teklifler çok.
0
kararsızataletfilozofu
(06.10.25)
3 yıldır yok. lakin sevgilimsimsimsimsi bir şey var. ne olacağı belli değil. beklentim %1. bekliyorum bakalım.
0
art cat chocolate
(06.10.25)
2020 mart ayından beri.

flörtler çok ama hiç biri sevgili olmadı.

hayatımdaki en uzun sevgilisizlik dönemi.
0
rain when i die
(06.10.25)
Arkadaşlar teşekkür, tik attım hepinize ama gözükmüyor
-1
🌸arbre
(06.10.25)
10 aydır
0
naksidil
(06.10.25)
BENİM DE YOK. 1 YIL OLDU. 1 yıl. Dille kolay.
0
Shepard
(06.10.25)
artık kimse ciddi bir ilişki istemiyor maalesef; herkes "an"lık şeyler peşinde. konuya dönersek çok ciddi bir şey değildi ama 1 ay önce ayrıldık
0
sweetoffice
(06.10.25)
sevgili istesem bugün bulurum, abartmıyorum aksjdj. boşandığımdan beri kimse yok yani 1 yıl. öncesinde de ayrılık süreçleri, birkaç yıl denilebilir. kafa rahatlığı güzel, kimseyle ve saçmalıklarıyla uğraşmak istemiyorum.
0
deartheodosia
(06.10.25)
muhtemelen beni geçebilecek biri yoktur.
17 sene
herhalde bundan sonra da olmaz diye düşünüyorum.
0
high hopes of the sozluk
(06.10.25)
87'den beri (bin dokuzyüz olan :D)
Bunu geçin de görelim.
0
bartholomew87
(06.10.25)
Olm 17 sene, siksenyediden beri diyen arkadaşlar hikayelerini de yazmalı
0
Shepard
(06.10.25)
@high hopes of the sözlük;
2007’den beri diyerek sizi ekarte ediyorum. Bakalım beni geçecek var mı :)
(Seksen yedi yazanı saymıyorum ben doğduğumuzdan beri tutamayız bu hesabı belli bir yaştan sonrasını saymalıyız :))
0
mutekebbir
(06.10.25)
Normalde saymamam lazım da hadi sevgili sandığım kişiyi sayarsam eğer (uzak mesafe) 8 senedir yok ha yüzyüze yan yana normnal bir sevgililik dersek 2012'den beri yok.

arada flörtleşmeler, tanışmalar etmeler oldu tabi ama sevgilikle sonuçlanmadığı içim dahil etmiyoruz.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(06.10.25)
3 seneyi geçti galiba.

Edit: neden yalnız olduğunuzu da anlatın demişsin. Severim manitacilik işini ama bir tık da buradayım: www.instagram.com
0
sekizdokuzon
(06.10.25)
7-8 yildir yok. cunku kocam var. muhahaha. (hayret kimse goygoy yapmamis)
0
taurina
(06.10.25)
taurina, sorma ya. Sevgilim yok çünkü karım kızıyor yazan çıkmamış. Normalde susmazlar. Olmayanlar neden olmadığını yazsın bari.
-1
🌸arbre
(06.10.25)
4 ay.
0
rakicandir
(06.10.25)
7 yıldır yok. 2018'de evlendim.
0
ucurulmamak umidiyle
(06.10.25)
1.5 yıldır yok. Hatta 1.5 yıldır olmaya uğraşıyor ama olamıyor, kabiliyetsiz çıktı.
0
muhayyer divan
(07.10.25)
6 ay oldu benim de biz bize yeteriz duyuru kızları dm :d
0
messina123
(07.10.25)
9 ay oldu. Arada 2-3 date var.
Gelenler tek başına yaşamanın konforunu bozmaya değmeyeceğini hissettiriyor. Şimdi kimsenin nazıyla uğraşacak gücü bulamıyorum kendimde.
0
onyx
(07.10.25)
34 yıldır. Tesadüfe bakın ki ben doğalı da o kadar geçmiş.
0
amateur
(07.10.25)
Ekşicilik bitmiş. Hepinizin en az 3 konustuğu karşı cins olması gerekiyordu.
-2
🌸arbre
(07.10.25)
(11)

Bu kız red flag mi?

baldan kaymak
1 hafta kadar konuştuk, her ikimiz de çok iyi vakit geçirdik. Sonra bi an'da bu hatun 'arkadaş kalmak daha iyi' dedi. Bende dengesiz bir davranış olarak nitelendirip, tanıştığıma memnun olduğumu söyleyerek tek mesajda uzaklaştım - uzatmadım. Aynı şekilde dönüş aldım, o da memnun olduğunu paylaşmış.
1 hafta kadar konuştuk, her ikimiz de çok iyi vakit geçirdik. Sonra bi an'da bu hatun 'arkadaş kalmak daha iyi' dedi. Bende dengesiz bir davranış olarak nitelendirip, tanıştığıma memnun olduğumu söyleyerek tek mesajda uzaklaştım - uzatmadım. Aynı şekilde dönüş aldım, o da memnun olduğunu paylaşmış. Gayet tabi takipten vs çıktım.

1 hafta kadar oluyor susalı. Dün akşam ortak arkadaşlar vasıtası ile 'instagramında yazışmalarlı reelsleri var, onlar kafamı karıştırdı, tek limanı ben değildim' vari şeyler söylemiş. Oysa ben edit yapıp atmayı sevdiğimi ona söylemiştim, onunla tanıştıktan sonra ya da birkaç ay öncesine kadar da birşey atmamıştım hatta insta telefonumda yüklü bile değildi. Ha bir de story atmış bi kadınla yanak yanağa gibi bir muhabbet dönmüş - 60+ yaşında çok sevdiğim bir anne figürü insan. - Duysa bunu kahrolur kadın, ben çok üzüldüm bu düşünceye.

Bu kız red flag değil mi ya da ben mi birşeyi göremiyorum. Kızla tekrar konuşmamı, yazmamı istediler. Gerçekten anlamıyorum: Ya bu çağın insanı değilim ya da ben mi göremiyorum. Bir fikrinize talibim. Konuşmalısın diyen old school'lardan bir de mentalite açıklaması rica edersem anlayacağım, örtüştüremiyorum.
0
baldan kaymak
(06.10.25)
ilk haftadan kıskançlık krizi denmez. ilişkinin geleceğine dair garantici yaklaşmış denebilir. ben olsam yazarım tekrar. gayet güzeldi diyorsunuz ilk döneme. yazın bir kendini açıklasın. ikna olursanız devam etmek için çaba sarfedersiniz.

edit: bir de bu saatte buraya yazacak kadar önemsemişsiniz :)) yazın yazın :)
0
summerjam0306
(06.10.25)
yedirememiş bence bu kadar kolay gitmeni. asla yazma.o kadar konuşası varsa kendisi yazsın.
0
Hallegadola
(06.10.25)
Instagram kısmını hiç anlamadım ama ben yazmazdım. Ben olsam herkesle arkadaş olmuyorum deyip giderken laf sokardım.

Bir de hareketlerini yorumlama. Herkes istediği gibi anlar. Çocukça şeyler.
0
arbre
(06.10.25)
hallegadola +1
sen yazma. iyice yapışkan bi şey olacaksın ve burun kıvıracak yazarsan.
0
deartheodosia
(06.10.25)
red flag ne :D
0
koela
(06.10.25)
kadın sende sadakatsiz ve cıvık bir profil ihtimali sezmiş. muhtemelen bu yönde bir travması var. anne figürüyle yanak yanağa pozlar senin için "olmazsa olmaz" değil ise, uzatmadan bu tür paylaşımları kesebilirsin. kaldırabilirsin. kızda bir problem yok. insanlar çok cıvık ve güvenilmez bu devirde.

ben 60+ bir abinin kız arkadaşımla sarmaş dolaş abuk sabuk bir samimiyette olmasına asla katlanmam mesela. dibine kadar kavga ederim. anne figürü ise bayramda elini öpersin, nasılsınız efendim? diye hatrını sorarsın. teyzecim bir ihtiyacın var mı? diye sorarsın, yanak yanağa fotoğraf çekinip story atmazsın :)
0
loch ness
(06.10.25)
başka kızlarla olan yazışmalarını videolaştırıp reels olarak mı atıyorsun?

eğer cevabın evetse: bu edit yapmayı sevmek değil. bakın ben de bir sürü kızla konuşuyorum diye gösterme ezikliği. sırf bir sürü kıza yürüdüğün için değil, böyle ezik reelslar paylaştığın için de gitmiş olabilir.

eğer cevabın hayırsa: ne editi o zaman onlar, ne yazışması? biraz daha bilgi ver. neyi kıskanmış, neden güveni kırılmış görelim.

her türlü sonuç: bu işten olmaz gibi geldi ya. kızın da senin de çok ilginiz yok bence. zorlamayın. başka kızlarla yazışmalarını paylaşan biri olarak sen kendin red flagsin zaten. o kızın red flag olup olmadığını değerlendirmek için başka bir olaya tepkisini görmek lazım.
0
art cat chocolate
(06.10.25)
yazışmalı reels ne demek, keşke onu da açıklasaydın. yani başkalarıyla yaptığın yazışmaları reels olarak mı atıyorsun? eğer durum buysa kız değil sen red flag’sin.
0
sir gawain
(06.10.25)
yine ucuz kurtulmuşsun, bazı kız arkadaşlarım salak ediyor karşısındaki çocuğu aynen böyle yaparak, köpek gibi eğitmek deniliyor buna kızlar arasında.
geri dönersen yine bu gibi salakça bir duruma maruz kalıcaksın, sonra böyle durumlara maruz kalmamak için ot gibi hayat yaşamaya başlayacaksın kavga çıkmasın diye.
0
eja
(06.10.25)
takılmak istiyorsan takıl da gönül bağlama.
seni yedeğe attığı kişi bunu salmış bu da hem ona hem sana bir şeylere sallıyo belli işte.
0
OgutucuRecep
(06.10.25)
2-3 yıllık ilişkidir, kendinizi anlatmanız gerekir, anlarım. ama 1 haftalık ilişki için neden birilerine laf anlatasınız ki? ne gerek var?
0
co2s2
(06.10.25)
(18)

Küçük çocuğunuz için kağıt üstünde evliliğe devam etmek sizce doğru mu?

mahmuttt
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek. Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce mak
Anne baba arası tartışma, kavga vs olmayacak, fakat birbirini seven bir karı koca tablosu da olmayacak. Sadece küçük çocuk için, onun menfaati adına aynı evde iletişim sürecek.


Sırf küçük iki üç yaşında çocuğunuz olduğu için O ne anne, ne babadan ayrı kalmasın diyerek evliliğe devam etmek sizce makul mü?
0
mahmuttt
(05.10.25)
degil. ayri olup bakim vermek mumkun, birbiriyle her an kavgaya hazir ve soguk iki bakim verenin sonradan terapi icin de cokca birikim yapmasi gerekir ki o da gozlerini kapatip ok atmaya benzer. kolayliklar dilerim.
0
klassno
(05.10.25)
Anne babanın bir arada olmasından maksat hem çocuğun hayata katılıncaya kadar öğrenmesi gereken ahlaki değerleri (saygı sevgi şefkat sınır çizme yardım etme bağ kurma vs vs) ve davranışları bilinciyle birlikte anneden babadan görerek öğrenmesi, hem de kendi cinsiyetinin davranışlarını, karşı cinsle iletişim kurmayı, denge bulmayı, biz bilincini anneden ve babadan görerek öğrenmesi.

Bunlar birbirine buz kesmiş anne babadan öğrenilmez. Bu anne baba ne verebilir çocuğa? Güvenli bir mesken, beslenme, sağlık ve eğitim takibi, iki başlı kontrol mekanizması. Bu çocuk kadın veya erkek olmayı soğuk, tepkili, tavırlı, kaprisli ya da işte konuyu sizin bildiğiniz benzer şeyler olarak öğrenir ve hayatına girecek insanlara da bunları yaşatır.

Evli kalınmasa, boşanılsa ne olur? Çocuk yine anne babasının iletişimini görür ama aralarında duygusal bağ olmadığını daha kolay anlar.

Bu konuda ninem boşanmaya çok karşıydı ama ninemin zamanı başkaydı şimdi o dönemle alakası olmayan şeyler yaşıyoruz. Yine de ninemin söylediklerinin pek çoğu geçerli, görüyorum.

Belki bir aile terapisi almak mümkün olsa, taraflardan biri hakikaten "kötü" değilse, sadece geçinmede sorun varsa belki biraz daha zorlanabilir ama... siz biliyorsunuz konuyu.
0
muhayyer divan
(05.10.25)
değil. ayrıl gitsin.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.10.25)
Kavga gürültü şiddet yoksa devam.
0
mimikikili
(05.10.25)
Aşır aşırı zorlanmıyorsanız ve çocuğa negatiflik yansıtmamayı başarıyorsanız, sıkın dişinizi okula başlayana kadar dayanın. Sonra mutlaka boşan; büyüdükçe her şeyi sezecek.
Benim anne babam keşke ben okula başlayınca boşansaydı, annem bizim için boşanmadı her şey daha kötüye evrildi
0
gadlemler
(05.10.25)
mimikikili +1

boşanınca hayat muhteşem algısı gerçekçi değil. mesela eşin başka erkeklerle görüşmeye başladığında ne yapacaksın, saygını koruyacak mısın? ya da nafakanı ödeyecek misin, çocuğunun ihtiyaçlarını evliyken olduğu gibi karşılayacak mısın?

hayatta mutluluk falan yok. birbirinizi idare ediyorsanız devam işte.
0
deartheodosia
(05.10.25)
sözde cinnetlik bir durum yoksa düzen bozma sakın. Bakma sen boşan diyenlere.
0
deepex
(05.10.25)
Başkan kayınpeder için boşanmaya deymez.
0
mikahakkinen
(05.10.25)
cocuk en kotu ilkokulu bitirene kadar devam derim.
bekara bosanmak kolay, isin icinde cocuk varsa fevri karar vermemek lazim.
0
cooperr
(05.10.25)
Siz küçücük çocukları aptal zannediyorsunuz. Ama aptal değiller sadece dünyayı yeni tanıyorlar ama en çok tanıdıkları dünya anne ve babaları. Siz yüzlerce belki binlerce insan tanıyorsunuz çok fazla hayat tecrübeniz var. Ama onların yok onların tek tecrübeleri anne ve baba. Sizi sizden daha iyi tanıyorlar. Gerçekten bitmiş bir evliliği kağıt üzerinde devam ettireceksiniz ve onun anlamayacağını zannedeceksiniz. Böyle bir şey yok. Onun ruhunda çok çok daha derin yaralar açacaksınız. Ayrılsanız geçici bir travma yaşarlar doğru. Ama bir yalanı yıllarca devam ettirdiğinizi gördüklerinde kalıcı bir travmaya sebep olacaksınız. Bunu yapmayın.
0
ground
(05.10.25)
tekrar evlenmeyecekseniz mantıklı
0
mantık
(05.10.25)
çocuk büyüklerdeki tüm duyguları hissediyor. birbirini sevmeyen anne babaya şahit olmak da kötü izler bırakabiliyor. tabii bu anne babanın o ortamda nasıl iletişim kurduğuna da bağlı. içten içe beslenen kötü duygular olacak mı, yoksa relaks olup ne de olsa geçici bir süre beraberiz diye takmadan mı davranılacak. bunları tartmak lazım. ve benze bir uzmana danışmak lazım.
0
santimantal
(05.10.25)
Siz çok küçük şeylere takılıyosunuz bu takıntılarla yaşamak iyi değil doktora gitmek gerekiyor. Bu kadından ayrılsan da böyle yaptığın sürece kimseyle anlaşamazsın.
0
Sadece soruyorum
(05.10.25)
bence bunun "doğru" bir cevabı yok. insan her şarta uyum sağlayabiliyor, her koşulda büyüyebiliyor.

mimikikili +1, çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilecekseniz neden olmasın. ancak çocuğunuza huzurlu bir ortam sunabilmenin şartı, sizin de özel hayatlarınızda huzurlu ve sağlıklı olmanızdan geçiyor. en nihayetinde ikinizin de sevgilileri olabilmeli ve bundan ikiniz de arıza çıkarmamalısınız.
0
tnz
(05.10.25)
Kavga dövüş yoksa mantıklı. Anne veya babasız büyümenin ne demek oldugunu anlamanız için bunu yaşamanız lazım. küçücük yavrunun yüreğinde kocaman bir yük, bir hüzün.
0
limonlu eksi
(06.10.25)
Bu tür şeyler fikren akla yatıyor olabilir de pratikte olması, uzun süre sürdürülmesi çok zor. "Çocuk için yapılır" gibi düşünüyorsunuz da siz de bir insansınız; hayattan beklentileriniz, hayalleriniz, ihtiyaçlarınız, egonuz vb. var, tıpkı evli olduğunuz kişide de olduğu gibi...

O ev dar gelir birkaç hafta sonra; normal bir evlilik sürecinde farkına bile varmadığınız şeyler önce gözünüze batmaya, sonra aklınıza takılmaya başlar... Belli bir yaştan sonra insan ev arkadaşıyla bile yaşayamazken siz bir zamanlar aynı yatağı paylaştığnız insanla bunlar hiç yaşanmamış gibi aynı evin içinde yaşamaya çalışacaksınız. Hani birkaç ay olur da, 3-4 sene çok zor bence.

Boşanmak o kadar kötü bir şey değil; iki medeni insansanız işin duygusal yönünü de, maddi yönünü de halledersiniz çocuğa travma yaşatmadan.
0
salihdt
(06.10.25)
Boşanmasan iki ayrı hayat yaşamayı başarsan bile (ki çok zor kavgasız tartışmasız aynı evde kalmak) çocuğa katabileceğin olumlu şeyler epey azalacak. Bunun avantajını göremeyeceksin.
Yine de boşanmayı tavsiye etmem, ayrı yaşamak ve çocuğa ayrı ayrı bakım vermekte hiç sorun yok hatta iyi bile olur ama ikinizden birisi evlenirse olan çocuğa oluyor. Baba genelde ilgilenmeyi bırakıyor yeni hayatına odaklanıyor yeni karısı ilk çocuğa para harcamak istemiyor, haftasonu bizimle kal görüşme diyor. O çocuk o saatten sonra babasız kalıyor.
Diğer tarafta kadın evleniyor o da problem elin adamı senin çocuğunu kabul edecek mi etse bile evin içinde nasıl güvenip tek bırakacaksın döver mi söver mi öz babası kadar merhamet eder mi bilemezsin.
Netice olarak boşanmayın ama boşanırsanız da sakın tekrar evlenmeyin.
0
Gradient_tabanlı_mor
(06.10.25)
çocuğunun evlilik denilen şeyin böyle soğuk ve sevgisiz bir şey olduğunu zannederek büyümesini ve onun sevgiye olan inancını şimdiden yok etmek istiyorsan evet. böyle bir ailede büyüdüm, hatta bir çok insan büyümüştür eski neslin "boşanmak ayıptır" mantığı yüzünden. şimdi hepimiz terapiye gidiyoruz :d
0
nolmus yani
(06.10.25)
(15)

Bakıcıyı göndereyim mi?

rayde
6 buçuk aylık kızımın bakıcısı var. İşe başlayalı 2 hafta oldu daha doğrusu 22 Eylül'de başlamıştı. Başladığı gün yol parasını verdim 7 günlük. 1 Ekim yani dün de 9 günlük maaşını verdim. Maaşını hesaplarken anlaştığımız ücret/30 * 9 şeklinde yani günlük maaşını 30 a bölerek hesapladım verdim. Kadın
6 buçuk aylık kızımın bakıcısı var. İşe başlayalı 2 hafta oldu daha doğrusu 22 Eylül'de başlamıştı. Başladığı gün yol parasını verdim 7 günlük. 1 Ekim yani dün de 9 günlük maaşını verdim. Maaşını hesaplarken anlaştığımız ücret/30 * 9 şeklinde yani günlük maaşını 30 a bölerek hesapladım verdim. Kadın beğenmedi. İşte 22 günden hesaplaman lazımdı da ben 9 gün geldim ona göre vermen lazım diye söylendi biraz. Halbuki 22 günden hesaplarsam 7 gün geldi bu sefer 7 günlük vermem lazım. Neyse baya bi karşılıklı konuştuk tartışma olmadı ama sonuçta hesabı yanlış. Onun hesabıyla maaş verirsem 9 gün için yarım ay maaşına denk geliyor.

Daha sonra eşiyle telefonda konuşurken annem duymuş "alamıyosak madem bu ay da avokado yemeyiveririz" falan demiş. Sabah kahvaltıda avokado yedirmiştim çocuğa onda mı gözü kaldı öylesine mi söyledi anlamadım.
Bir de sürekli önceki işverenim kutu kutu sevdiğim çikolatadan alırdı, vay efendim yol parasını bazen bin lira fazla verirdi e bu fazla derdim olsun derlerdi gibi şeyler anlatıp duruyor. Ay ödemelerim var, kızımın yurt taksidi var, borçlarım var diye aralara da serpiştiriyor.

Bu konular beni çok rahatsız etti. Yolun başındayken baybay mı desem acaba? Henüz işe başlamadım başlamama 3 hafta var başka birini bulurum belki :/
En başta anlaşırken pazarlık bile etmedim ne maaş ne yol istediyse tamam dedik.

Her sabah kahvaltı sofrası öğle yemeği hazırlayıp koyuyorum aslında o yapacak diye anlaşmıştık ama henüz çalışmadığım için ben yapıyorum. Yine çalışmıyorum diye çocuk uyuyosa erken çık sorun olmaz falan diyorum. Yüz mü verdim noldu?
0
rayde
(02.10.25)
evet uğraşılmaz. kov gitsin.
0
jelly bear
(02.10.25)
yolla gitsin şimdi sorun cıkaran ilerde daha cok sorun cıkarır
0
koela
(02.10.25)
yol verin bence de uzun süreli bir ilişki olmayacak gibi görünüyor. hesabı yanlış bu arada. anlaştığınız maaş/30*9 olması doğru.

siz işe başladıktan sonra anlaşmazlıklar büyürse o zaman daha çok sıkıntı olur. ayrıca eski iş yeri bu kadar iyiyse çıkmasaymış :)
0
Sadece soruyorum
(02.10.25)
Bu tip isleri yapanların kafasi basmiyor. O yüzden işinden memnunsaniz konuşun, anlatın, orta yolu bulun.

Bunlar beni tutuyorsa para bok
Yolu da isteyem nolcak ki, önceki vermedi belki bu verir
Cukulat pizza vs isteyeyim alirlar onlara koymaz
Masraflarimi soyleyem acıyıp para versinler para coktur

Mesela sizin maas hesabiniz daha cok para veriyor olsaydi hep oyle hesaplardi. Hakkaniyet yok cogunda. Ama yuzde 99unun matematigi yok. Mesela ayin 5 maas diyorsun. Ayin 5inde 5 gunluk para eksik yatti diyorlar...

Ne kadar güzellik yaparsan o kadar iyi, sonucta cocuk emanet. Ama hepsi gorev olacak bir yerden sonra. Memnunsan konus duzelt degilsen next
0
Shepard
(02.10.25)
Şu tarafı var bence, eğer o 9 gün tartışması uzlaşmayla sonuclansaymis bir bakilabilirmis de, o kendini haklı gördüğü halde istediğini alamamis. Telefon konuşması buna işaret etmiyor olsa bile, gözü kalabilir evet ve çocukla ilgilenen biri sozkonusu olunca riske girmeye değmez.
0
encokbenisevinnolur
(02.10.25)
Duyuruda bakıcıdan benim kadar çeken yoktur. :D

Ben böyle şeylerde hep fazladan verme taraftarıyım, sonuçta çocuğuna bakıyor yani çikolata da alınır yol parası ekstra da verilir sorun etmem ama bunu dile getirip durması yüzsüzlük yapması çok itici.

Ayıptır sorması ne kadar veriyorsunuz?
0
yenibirgüzelnick
(02.10.25)
40+yol+ sigorta seklinde veriyoruz.

Ya yaptigi isten memnun kalsam soyle uc bes ay gecse mesela hem guzel zam yaparim hem arada biseyler veririm bayramlarda seyranlarda sonucta cocugu emanet ediyoruz ama ise girer girmez olunca bilemedim.
Referanslari da iyiydi hatta tanidik referans da var. O sebeple kafam karisti baska birini arama konusunda.
0
🌸rayde
(02.10.25)
o iş daha iyiye gitmez. konu sadece para mevzsusu değil. etrafında sürekli negatif, talepkar ve dırdırcı bir insan olması senin hayat kaliteni de etkiler.

hiç uzatmaya gerek yok.
0
orpheus
(02.10.25)
bu tiple uğraşılmaz gerçekten, bulmak çok zor değilse böyle kıyaslama yapan sürekli fazla para isteyenle çalışmamanı tavsiye ederim çünlü isteklerinin sonu gelmiyor, izinde de para istemeye başlıyorlar sonra evden yemek götürme isteği geliyor sonra kızıma şunu alırmısın diyor.. diyorda diyor.

lütfen onun yükümlü olduğu hiç birşeyi yapma ve görevini hatırlatmaktan çekinme. iş veren gibi davran arkadaş gibi değil yolun başındayken böyle davranırsan sonrasında üzülmezsin
0
eja
(02.10.25)
sadece sunu demek icin yaziyorum, bu onceki isverenin alip verdikleri, ekstra paralar falan filan, bunu annemin 20 yillik temizlikci kadini da yapiyor inanin, yani sorsaniz annem disinda herkes birlik olmus kadina binlerce lira veriyorlar ekstradan ve bu hep boyleydi. annem hic takmaz, aa ne guzel diyip gecer. zira hem verebilecek durumu yok emekli zaten hem de sonu yok yani, elbette bayramda seyranda unutmayiz, aile gibi olduk artik ama muhtemelen digerlerine de annem icin ayni hikayeyi anlatiyor. kendisinin de de inekleri, tavuklari, ekstra evi tarlasi, her cocugunun birer evi filan var yani. herkes bir turlu oluyor iste, aliskanlik mi diyeyim, ne koparirsam mi diyeyim. en azindan bu konuya sanirim fazla takilmamak gerekiyor.
0
kassiopeia
(02.10.25)
söz konuus bebek. uzatmadan yol verin lütfen.
0
summerjam0306
(02.10.25)
orpheus +1

dırdırcı ve kıyaslayan birine iş vermek istemem, çocuğuma bakması için evime ücretsiz almam. çocuğun yediği avokadoda bile gözü kalmışsa korkarım.
0
deartheodosia
(02.10.25)
Çok yüz vermişsin. Hem pazarlık yapma hem de onun iş tanımı olan şeyi sen yap, elbette yüz bulur, biraz da yapı olarak fazla bencil biriyse tamam. Bence sal gitsin. Gider birisi gelir daha iyisi.
0
muhayyer divan
(02.10.25)
6 bakıcı değiştirmiş biri olarak fazla yüz vermişsiniz diyebilirim. En baştan en ince detayına kadar konuşulması gerekirdi. Bu kişiler rahatlıkla iş değiştirebiliyorlar ve benim gördüklerimde en azından çok iş ahlakı olmadığından önceden haber verme gibi huyları da yok. ben bugün bırakıyorum deyip gidebilirler. çocuğu emanet ettiğiniz için hoş tutmaya çalışırsınız ancak tepenize çıkma potansiyelleri yüksek olur genellikle.
içiniz rahat değilse çok alışmadan teşekkür edilip başka birine bakılabilir. Tabi bakıcı bulma işi kolay değil ama içinize sinmesi gerekir.
0
ucurulmamak umidiyle
(02.10.25)
öncelikle kızınızın ömrü anasıyla babasıyla mutlu huzurlu sağlıklı uzun olsun.

işin doğası gereği, moral motivasyonu yukarıda tutmak için işveren ne kadar sert olması gerektiğini, ne kadar müsamaha göstermesi gerektiğini çoğunlukla ayarlayamıyor. bakıcılar da bu iyi niyeti suistimal edebiliyor. hatalı olduğunuzu söylemek mümkün değil.

şunu unutmamak lazım. bu sonuçta bir iş sözleşmesi. bakıcı sizin için bir şey yapıyor, siz de para veriyorsunuz. biraz kurallı olmakta fayda var. bu bakıcı ile ya da başka bir bakıcı ile her şeyi önceden konuşun. çok taviz vermeyin. hatta siz taviz / yüz verdikçe tepenize çıkacağını unutmayın.

biz her ayın son günü para veriyoruz. çok fazla hesap kitap yapmaya gerek yok 9/30 ya da 7/22 verin geçin. pazarlık vs en baştan yapın. insan yavaş yavaş öğreniyor. hiç hediye, çikolata vs kulak asmayın. isterseniz verirsiniz. ekstra para vermenize gerek yok.

ama baybay demek için de, kızınıza nasıl davrandığına, nasıl baktığına bir bakın. eğer iyi bakıyorsa, saydığınız dertlerin, soru işaretlerinin hepsini zaman içinde çözersiniz. işini iyi yapan bakıcı bulmak kolay değil.
0
co2s2
(02.10.25)
(14)

Macrocenter kısır

basubadelmevt
Nar eksili-cevizli kısır kg fiyatı 761,90 TL.Bu fiyat hakkında ne düşünürsünüz? Baya lezzetli bir kısır bu arada.Serbest piyasa mi?Vurgun mu?
Nar eksili-cevizli kısır kg fiyatı 761,90 TL.

Bu fiyat hakkında ne düşünürsünüz? Baya lezzetli bir kısır bu arada.

Serbest piyasa mi?Vurgun mu?
0
basubadelmevt
(01.10.25)
Vurgun
0
rodeocu
(01.10.25)
vurgun tabii ki. o paraya pirzola alırsın
0
jelly bear
(01.10.25)
yüksek
0
bravoteam
(01.10.25)
100 gram olarak yazdıkları meze bölümünde satıyorlar galiba, eskiden migroslarda da sıklıkla oluyordu meze bölümü aynı ürünler aynı fiyattı galiba ve o zamanlar alıyordum güzeldi evet evde tek başına yaşayan için fevkalade ürünler olabiliyor ama fiyatları aslında ciddi pahalı, özellikle ben iki-üç bozulmuş olduğuna da rastgeldim, can sıkabiliyordu.

vurgun
0
atom karincanin torunu
(01.10.25)
Migrosta lahana sarma da o fiyatta ve hiç güzel değil. Semizotu veya haydari de 500 civarındaydı. Dolayısıyla macro’daki mezeler hiç değilse lezzetli. Ha ama evet fiyatı yüksek o ayrı.
0
mor oje
(01.10.25)
tadları güzel olsa tamam diyeceğim ama değmez. bi de kısır çok kolay hazırlanan bi şey, kendi damak tadıma göre taze taze yaparım.
0
deartheodosia
(01.10.25)
Türkiye şartlarında kazık tabii ama Macrocenter pahalı ve "fancy" bir market, o anlamda çok pahalı sayılmaz. Malzeme açısından düşünülünce tabii bulgurun uygun fiyatlı olmasından kaynaklı çöpe giden para gibi hissettirir. Söz gelimi ayçiçek yağı değil de soğuk sıkım zeytinyağı kullanılmışsa parasını hakeder benim gözümde.
0
mbond
(01.10.25)
Fiyat algım kalmadı artık, bazı şeyler normal geliyor bazı şeyler çok uçuk.
Bu mesela normal geldi fakat şöyle düşündüm 1 kilo kısır almam zaten yarım kilo falan alırım yarım kilo için de fiyat makul.
Eskiden beymen shoptaki abuk fiyatlı ürünlere bakar dalga geçerdik o abuk fiyatlar artık hayatımızın normali oldu maalesef.
0
mutekebbir
(01.10.25)
delilik.
0
gurur
(01.10.25)
Vurgun. Zaman varsa kendiniz yapın
0
pembediken
(01.10.25)
Kısır dışarıda kolay bulunan bişey değil, özellikle güzel yapılmışı. Bir de yukarıda dendiği gibi macro ayrı bir pazar.
Ancak; 1 kilo kısır nereden baksan 5-6 porsiyon, böyle bakınca gayet ucuz geldi bana.
0
Bruce
(01.10.25)
benim kistasim su marka www.safranbolufirini.com
burada kilosu 520 ama cevizsiz. ceviz ustune 250 ekletir mi? bir tik pahali diyorum
0
ala09
(02.10.25)
Bir kg bulgur 760 tl olur mu yaa? Resmen vurgun
0
etna
(02.10.25)
vurgun bence de ama içine gerçek nar ekşisi ve gerçekten soğuk sıkım zeytinyağı koyuyolarsa bunlar maliyeyi baya yükseltiyodur.

ek fikir: evde akşam biraz bulguru sıcak suyla ıslatıp bekletiyorum. sonra ayrı bir tavada zeytinyağında soğan kavuruyorum, salça ekliyorum domates ve biber karışık. bunlar kavrulunca bulgura ekliyorum. karıştırıyorum bu karışımı ayrı bi kapta dolaba koyuyorum.

daha sonra ayrı bir kapta yeşil soğan, maydanoz ve marul doğrayıp karıştırıyorum. sonraki günlerde eve geldiğimde bu karışımları da o anda ne kadar yiyeceksek karıştırıp (1-2 kişilik olacak şekilde) sofraya koyuyorum, bu durumda bekleyip sulanmamış oluyor. hazırlarken içine son karıştırma aşamasında nar ekşisi, ceviz, limon, tuz, sumak vs isteğe göre eklenebilir. bu şekilde yapınca birkaç gün boyunca tüketilebilir oluyo.
0
Sadece soruyorum
(02.10.25)
(14)

gençlerin arasındaki bu “kavram”ın adı ne?

deartheodosia
ergenler arasında popülermiş. örneğin kore dizilerini sevenler korede yaşadıklarını, aktörlerle sevgili olduklarını düşünüyorlarmış. bir tür meditasyon gibi bir şey anladığım ama buna bir isim vermişler (ben hiç duymadım). bilen var mı? fantezi kurmak değil de daha spesifik bir tanım anladığım kadar
ergenler arasında popülermiş. örneğin kore dizilerini sevenler korede yaşadıklarını, aktörlerle sevgili olduklarını düşünüyorlarmış. bir tür meditasyon gibi bir şey anladığım ama buna bir isim vermişler (ben hiç duymadım). bilen var mı? fantezi kurmak değil de daha spesifik bir tanım anladığım kadarıyla?
0
deartheodosia
(30.09.25)
zihinsel mastürbasyon. gençler artık manuelden otomatiğe geçti.
0
runaway
(30.09.25)
Olayı bilmiyorum da, aklıma paylaşılmış psikotik bozukluk ve deluzyon kelimeleri geldi. Ya da sadece ergendirler.
0
encokbenisevinnolur
(30.09.25)
Astral projection/reality shifting olabilir mi?

Bu arada bu 20 küsür yıl önce HP fandomunda da vardı, Snape wives fenomeni misal. Kesin ondan önce de vardır.
0
peki madem
(30.09.25)
şizofreni
0
nahtoderfahrung
(30.09.25)
manifest
0
tahtakafa
(30.09.25)
yok, başka bir isim kullanıyorlarmış aralarında :) hayal kurmak en basiti ama…
0
🌸deartheodosia
(30.09.25)
@tahtakafa manifest olabilir belki
0
🌸deartheodosia
(30.09.25)
Bi de shiplemek var. Hayal kurmak değil aslında ama iki karakteri birbirine yakıştırmak, kendini birine yakıştırmak için de kullanabilirsin. Bunu çok kullanıyolar bu ara.
0
benim bir gizli bildiğim var
(30.09.25)
SATs deniyor, uyumadan hemen onceki anda yapiliyor, yasamak istedigin seyi temsil edecek bir sahneyi surekli donduruyorsun o an.
0
warrior princess
(30.09.25)
arkadaşlar bir sürü psikolojik tanı koymuş ama bunun bence tanısı: "fukaralık"
Şimdiki gençligin maddi imkanları ve karanlık gelecegi siyasal islam sebebiyle iyice korkunç durumlara geldi. Yurtdışındaki yaşıtları dünyayı gezip farklı farklı kültürlerle tanışabiliyorken kendi pul olmuş parasıyla ülke sınırları içinde bile yaşamını güç bela sürdürüyorlar. Bu karanlık gidişatta kafayı yemememek için bir şeylere sarılması lazım. işte onlardan biri de bu bahsettigin kavramlar ve akımlar. içinde bulundugu b.ktan koşullarda kafayı sıyırmamak adına bu kavramların içinde yaşıyormuş gibi sanrılara kapılıyorlar. Ve bu sayede kaygılardan uzaklaşıp bir hayalin içinde yaşıyorlar
0
limonlu eksi
(30.09.25)
Kendileri başka bir isim uydurmadılarsa yaptıkları daydreaming. ilerlemiş hali ise maladaptive daydreaming.
0
gnosis
(30.09.25)
Manifest?
0
anaphylacticshock
(30.09.25)
manifest+1 olmus gibi dusununce gerceklesme ihtimalini artirdiklarina inanmalari
0
ala09
(30.09.25)
Büyük olasılıkla manifest. bugün, Senin manifestin bu mu? sözü geçen bir video izledim.
0
Rondak
(30.09.25)
(11)

Sizde olmayan bir şeyi olan ve hep onu anlatanlara nasıl davranıyorsunuz?

la lykia
Siz x'e sahip değilsiniz. Bu kişisel tercihiniz de olabilir, zaten sahip olmak istememişsinizdir, ya da çok istemişsinizdir ama sahip olamamışsınızdır.Karşınızda kişinin de (iş arkadaşı, akraba, komşu vb. bir kişi) x'i var ve size sürekli x'i anlatıyor.Önce nazikçe dinliyorsunuz, kendinizce cevaplar
Siz x'e sahip değilsiniz.
Bu kişisel tercihiniz de olabilir, zaten sahip olmak istememişsinizdir, ya da çok istemişsinizdir ama sahip olamamışsınızdır.
Karşınızda kişinin de (iş arkadaşı, akraba, komşu vb. bir kişi) x'i var ve size sürekli x'i anlatıyor.

Önce nazikçe dinliyorsunuz, kendinizce cevaplar veriyorsunuz, sohbete katılıyorsunuz ama bir süre sonra bakıyorsunuz ki ikinizin arasındaki diyalog sadece onun size x'i anlatmasına dönmüş. Siz konu değiştirmeye çalışsanız bile kişi oralı olmuyor, sizi dinlemiyor, konuyu yine x'e döndürüyor.

x yerine her şeyi koyabiliriz; çocuk, sevgili, eş, ev, yazlık, araba, tatile gitme, yurt dışına çıkma, çikolata ya da özel jet vs vs :)

soru 1: Bu durumu nasıl karşılarsınız, bir süre sonra tepki verir misiniz? Nasıl tepki verirsiniz?
soru 2: bu kişi iş yerinde yönetinizse ve iş değiştirme seçeneğiniz şimdilik yoksa bu durumu nasıl idare edersiniz?
0
la lykia
(30.09.25)
buna ne tepki verirsen ver bi anda kötü adam sen olursun bedava tantana, ben olsam ben de onu dinlemem X şey hakkında söylediği cümleleri bir şekil duymamışım gibi davranarak öteki konuyu zorlarım, kafası basıyorsa anlar zaten basmıyorsa uzaklaş
0
nahtoderfahrung
(30.09.25)
normalde konuşmayı, dinlemeyi ve genel olarak sohbeti çoooook severim. insanları kırmamak için ilgimi çekmese bile belli bir süreye kadar dinlemek için kendimi zorlarım. ama konu tek kişinin ekseninde veya ortak ilgi alanı haricinde gelişiyorsa bu memnuniyetsizliğimi doğrudan belli ederim, saygıdan ötürü bunu yapamıyorsam bazı kaçış noktaları bulurum.

cevap 1: "valla çocuk/sevgili/futbol/ev/araba/yazlık/mavi göz/almanya/mirketler hiç ilgimi çeken bir konu değil. sahip olmadığım/olamadığım veya deneyimimin olmadığı şeyler üzerine konuşmayı da pek sevmiyorum. sen geçen bir konsere gidecektin, nasıl geçti?" diye aniden konuyu değiştiririm.

cevap 2: "valla anlata anlata bitiremediğiniz şu x'i ben de almak/yapmak isterim de maaşım yetmiyor patron/müdür/ceo/emmi ya" derdim herhalde. ki buna benzer bir olayı bir eski işimde yapmıştım, patron bir daha pek o konuyu açmamıştı :)
0
m e b
(30.09.25)
Bence bahsettiğiniz kısmı olayın alt başlığı. Biriyle iletişim sadece x konusundan ibaret oluyorsa zaten iletişim yok demektir. Konuyu değiştirince de aynı yere geliyorsa da kasıtlı bir şey var demektir. Ama o şey nedir o bir muamma.
0
encokbenisevinnolur
(30.09.25)
sahip olup olmamamdan bagimsiz olarak bir kisiyle muhabettim surekli ayni konu uzerinde donuyorsa, hele hele de karsi tarafin monologu haline gelmisse o kisiden yavas yavas uzaklasir ve muhabettimi sinirli tutarim. tepki filan vermem, belki ilk basta konuyu degistirmeye farkli seylerden soz etmeye calisirim ama bir butun olarak (diger ozellikleri, fikirleri ile) deger verdigim, sevdigim bir insan degilse baktim olmuyor ugrasmam.

burada sahip olmadiginiz seye takili kalma kisminiz muhtemelen sahip olmadiginiz seyin sizi rahatsiz etmesi, sizin icin aslinda sahip olmak istediginiz bir sey olmasi. zira, notr oldugunuz konuda spesifik olarak rahatsiz olmazsiniz aslinda, o zaman takildiginiz yer 'neden bu insanla muhabbetim hep ayni konu uzerinden donuyor, neden bu kisinin monologunu dinlemek zorundayim' olurdu. ama ilk buna takilmayip neden sahip olmadigim sey hakkinda konusup duruyor diyorsaniz muhtemelen orada sizi rahatsiz eden bir sey var .
0
kassiopeia
(30.09.25)
@kassiopeia
"burada sahip olmadiginiz seye takili kalma kisminiz muhtemelen sahip olmadiginiz seyin sizi rahatsiz etmesi, sizin icin aslinda sahip olmak istediginiz bir sey olmasi" kısmı ile alakalı;

aslında tam olarak öyle değil. bunu vurgulamamdaki neden şu; o x bizim ortak noktamız değil.

o x şeye sahip olmadığım için konuyla ilgili yapabileceğim yorumlar bir yere kadar gidiyor, genel geçer bilgiyle sınırlı. deneyimim olmadığı için, belki detaylara hakim olmadığım için bir yerden sonra nazikçe gülümsüyorum, sohbette kalmak zorunda olmak (iş hayatı / yönetici vs.) ve yorum yapamıyor olmak da sıkıyor.

şöyle bir örnek vereyim (gerçek değil): kişi tenis oynuyor ve sürekli bunu anlatıyor olsun. benim de tenis oynayabilecek her türlü imkanım olmasına rağmen tenis hiç ilgimi çekmiyor olsun. e tenis muhabbetinde bir yerden sonra söyleyebileceklerim tıkanıyor ama karşımdaki kişi kendini anlatmayı çok seviyor ve tenis onun için çok önemli. habire haftasonu şurada tenis oynadım, şununla oynadım, şöyle maç oldu, şu raketi yeni aldım vs diye anlatsın. e bu durumda ilk başta olmasa bile bir noktadan sonra çok sıkılıyorum.
0
🌸la lykia
(30.09.25)
Tenis örneği üzerinden bakınca, bunun hoş görülebilecek bir durum olduğunu düşündüm. Belli ki çok heves ettiği bir şeyden söz ediyor. Yeni çocuk sahibi olanlar çocuklarından, evcil hayvan edinenler kedisinden ya da köpeğinden bahsedebiliyor. “Bana ne senin çocuğundan ya da kedinden?” diye düşünmek de mümkün, ama bence heves kırmamak lazım. İnsan bazen heyecanını, sevincini paylaşmak ister ve karşısındakini sıktığını fark etmeyebilir. Benzer bir durumda benim heyecanımı paylaşmak istemezse, işte o zaman durum farklı olur tabii.
0
auroraaurora
(30.09.25)
Konuşmayı seven insanlar kafalarını meşgul eden şeylerden daha sık bahsederler. Yeni nesil anneler oğullarını anlatır dururlar mesela. Kendini kariyeri ile tanımlayanlar sürekli işyerindeki olaylardan bahsederler. Maddi olarak düşük seviyeden gelip güçlenenler arabalarından biraz fazla bahsederler. Bunlara sahip olmayan, ailesi ile yaşayan biri anasından babasından bahsedebilir, hayatında onlar yer kaplıyordur. Çevresinde aile ferdini kaybetmiş birileri muhakkak vardır ama bir iki anlatmasa da konu evdekilere gelir bir şekilde. Muhatabını yaralamak için yapan birkaç sosyopat elbette vardır ama işin aslı, çoğumuz gereğinden fazla konuşuyoruz ve kaçınılmaz olarak saçmalıyoruz. Kişisel algılamamak lazım.
0
?
(30.09.25)
hayatında ne kadar yer kapladığı ile alakalı. örn annelikse annelerin özellikle ilk birkaç yılda ilgilendikleri başka bir şey olamadığından annelik deneyiminden, çocuğundan, kakasından bahsetmesini anlarım çünkü hayatında başka bi şeye yer kalmamış. ama bu şey bi arabaysa mesela çok itici gelir.

şunu fark ediyorum, bi yaştan sonra artık benim kafam kaldırmıyo ya. kafam kaldırmıyor: ilgilenmiyorum, sıkılıyorum, işkence olarak görüyorum ve uzaklaşıyorum.

yakın arkadaşımsa “ya nolur artık bundan bahsetme, sıkıldım artık” derim, yakın bir arkadaşım değilse de bahanelerle görüşmem.
0
deartheodosia
(30.09.25)
@la lykia anladim, bu ornekle, sorunuz sizde olmayan bir seyi olan filan diye baslayinca farkli anlam cikarmisim, kusura bakmayin lutfen.

sohbet karsilikli olmali, hem biz o kisiye anlattigi seyler ile ilgili seyler soracagiz, bizim alakamiz olsa da olmasa da ve ne soyleyecegimizi dusunmeden dinleyecegiz, hem de karsidan ayni ozeni gorecegiz, aksi halde sohbet olmuyor.

valla ben de hem biraz deartheodosia'ya katiliyorum yani dinlerim, sorular da sorarim, ilgilenirim cunku herkesten bir sey ogreniyoruz neticede ama uzun gorusmelerde ya da siklikla gorusuyorsaniz ve hic kendinizden bahsedemiyorsaniz, yani bir muhabbet halinde gelismiyorsa iletisim, ya da mesela o tenisten bahsederken, iste sorular sordunuz, ilgilendiniz (cunku bu da iletisimin bir geregi kesinlikle, konustugumuz her konu iki tarafin da yaptigi bir sey olmak zorunda degil) ama ornegin sonra iste ben de hafta sonu su filmi izledim dediniz, bununla ilgili hic soru sormuyor, hala tenis anlatmaya devam ediyor ve bu her gorusmede ayni sekilde ilerliyor o zaman devam edemem sanirim.

bu anlamda 'you are not listening' kitabi cok keyifli.
0
kassiopeia
(30.09.25)
Profesyonellik böyle bir şey. İş yerinde uyumlu olmak ve resilience göstermek için bunlara takılmamak gerekiyor.

Geçen yine Bodrum ve Didim’deki yazlıklarıma gittim. İç ses: bana ne amk. Dış ses: yok.
0
gabe h coud
(30.09.25)
yakin arkadaslarima anali bacili
orta seviyedekilere orta-agir hakaret
uzak cemberle daimi tastas

seklinde bir siralamam var.
0
klassno
(30.09.25)
(9)

Bu 3 ayakkabıdan hangisi? (VEJA)

makarnavodka
günaydın dostlar, bu 3 ayakkabıyı gözüme kestirdim birini alacağım. sizce hangisi?https://www.beymen.com/tr/p_veja-v-10-beyaz-yesil-erkek-deri-sneaker_1740967https://www.beymen.com/tr/p_veja-v-82-grained-haki-beyaz-erkek-deri-sneaker_1760540https://www.beymen.com/tr/p_veja-v-82-grained-beyaz-erkek-d
günaydın dostlar, bu 3 ayakkabıyı gözüme kestirdim birini alacağım. sizce hangisi?

www.beymen.com

www.beymen.com

www.beymen.com

teşekkürler,

profil: 30/e
0
makarnavodka
(30.09.25)
Bunlar arasinda en guzel renk uyumu 3 numara diye dusunuyorum.
0
mbond
(30.09.25)
1, 3, 2 siralamam
0
sey mi dostum
(30.09.25)
3
0
deartheodosia
(30.09.25)
VEJA hastası olarak 3 diyorum.
0
elektr10
(30.09.25)
3>2>1
0
Bruce
(30.09.25)
3
0
logisticsmanager
(30.09.25)
veja çok rahatsız değil mi ya 1 kere denedim inanılmaz rahatsızdı
en uygunu krem gibi herşeyle giyilir ama biraz erkek modeline uymuyor 3
0
eja
(30.09.25)
2 kötü
0
ala09
(30.09.25)
belki 1.
0
co2s2
(30.09.25)
(5)

kurutma mak. kartı 14bin, yeni makineler x2

deartheodosia
ya bozuldu taşınırken. kartı mı yenilesem yeni mi almak daha mantıklı olur? makine 11 yıllık. fikirleriniz?
ya bozuldu taşınırken. kartı mı yenilesem yeni mi almak daha mantıklı olur? makine 11 yıllık. fikirleriniz?
0
deartheodosia
(27.09.25)
Çevrede kart tamiri yapan bir yeri araştırırdim tamirciye bırakmadan.
0
kisa
(27.09.25)
Bulaşık makinesinin kartı arızalanmıştı, servis önce birkaç bin liralık masraf çıkardı, sonra 10 yılı geçtiği için yedek parça temin edemiyoruz dedi. Biraz internetten araştırayım dedim www.uygunparca.com adresinden bir üst modelin kartının da aynı işi göreceğini öğrendim, bikaç yüz liraya satın aldım, bikaç vidayla kendim değiştirdim, 3-4 senedir de kullanmaya devam ediyorum. Belki değerlendirirsiniz bu durumu da...
0
arpaci kumrusu
(27.09.25)
@arpacı, keşke yapabilsem.
@kisa, bunu araştıracağım teşekkürler ama pek ümitli değilim :/
0
🌸deartheodosia
(27.09.25)
11 yıllık makinenin değişim zamanı gelmiş demektir, bahanesi olsun.
0
Bruce
(27.09.25)
maddi durumuna göre değişir bence.
yetkili servis değilde özel servislerden de fiyat alabilirsiniz.
tabi para varsa yenileyin gitsin.
0
ucurulmamak umidiyle
(27.09.25)
(3)

birleşik krallık vizesiyle güney irlanda'ya giriş

in vino veritas
normalde birleşik krallık vizesi olan türk vatandaşları birleşik krallığa giriş yaptıktan sonra oradan dublin'e geçerken ayrı bir vizeye ihtiyaç duymuyor. peki diyelim ingiltere'ye giriş çıkış yaptık, sonra aynı vize ile türkiye'den direkt dublin'e gitsek giriş yapabilir miyiz yoksa yine ingiltere'y
normalde birleşik krallık vizesi olan türk vatandaşları birleşik krallığa giriş yaptıktan sonra oradan dublin'e geçerken ayrı bir vizeye ihtiyaç duymuyor. peki diyelim ingiltere'ye giriş çıkış yaptık, sonra aynı vize ile türkiye'den direkt dublin'e gitsek giriş yapabilir miyiz yoksa yine ingiltere'ye girmek mi gerekiyor ilk önce?
0
in vino veritas
(24.09.25)
UK'e giris cikis yaptiktan sonra Turkiye'ye donduyseniz ve UK vizenizin suresi hala dolmadiysa yapabilirsiniz. Eger UK'e hic gitmeden direkt Irlanda'ya gelecekseniz yapamazsiniz.

Resmi sitede bu senaryo yaziyor: www.irishimmigration.ie

Question: Can I travel directly to Ireland on my valid UK Short-Stay Visa?

Answer: If you have already been to the UK and then travelled home, but still have time remaining on your UK permission, then you can travel directly to Ireland provided the visit is within remaining time on your UK permission.

Ek bir not olarak, Irlanda'da sakin "Guney Irlanda" diye bir ifade kullanmayin, hassas olduklari bir konu oldugu icin yok yere tartisma cikmasin.
0
sertac akin
(25.09.25)
uk üzerinden girebilirsin. ben yaptım, hiç sorun çıkmadı. tr üzerinden yapılamıyor olmalı.
0
deartheodosia
(25.09.25)
editleyemedim, yani ingiltere’deki bir şehirden dublin’e geçebilirsiniz, pasaport kontrolünde etiket yapıştırıyorlar o kadar. ama tr’den uçamazsınız.
0
deartheodosia
(25.09.25)
(6)

her zaman mide bulantısı yaşıyorum

deartheodosia
ne yesem, ne içsem mide bulantısı yaşıyorum. bi doktora görüneceğim (gastroenteroloji?) ama doktordan önce takip etmem gereken bir şey var mı, sizce neden olabilir? kusma hissi de oluyor ama kusmuyorum. son 1-2 yılda başladı, çok stresli bir boşanma süreci geçirdim (velayet ve kaldıramadığım boşanma
ne yesem, ne içsem mide bulantısı yaşıyorum. bi doktora görüneceğim (gastroenteroloji?) ama doktordan önce takip etmem gereken bir şey var mı, sizce neden olabilir? kusma hissi de oluyor ama kusmuyorum. son 1-2 yılda başladı, çok stresli bir boşanma süreci geçirdim (velayet ve kaldıramadığım boşanma dosyasında yer alan bir takım ağır iftiralar -aldatma vs değil de velayeti kaybetmem için çocuğumla ilişkime yönelik belirtilen gerçekdışı ithamlar). hala stresliyim, yoğun anksiyete problemim var. ama bi şey yemekte içmekte çok zorlanıyorum. kan testlerimde demir ve vitaminlerim eksik çıkıyor devamlı. günlük hayatımı çok etkilemeye başladı. bir de doktora da gitmek pek istemiyorum, günler sürüyor ve yatış istiyorlar (astım ve son 2 yılda birkaç kez zatürre geçirdim). bilgisi ve tecrübesi olan paylaşabilirse çok memnun olurum, teşekkürler.
0
deartheodosia
(20.09.25)
yiyecek gördüğümde midem bulanmaya başlıyor direkt. eskiden tatlıya çok düşkündüm, şimdi görüntüsü bile tiksinti uyandırıyor.
0
🌸deartheodosia
(20.09.25)
Gastro değil, iyi bir dahiliye uzmanına görünmen lazım senin.

Geçmişolsun.
0
Mirket
(20.09.25)
Psikosomatik görünüyor.
Beyin kaldıramadıpı düşünceleri aşağı doğru dahiliyeye gönderir.
Kafayı rahatlatın önce
0
diyecevaplandı
(20.09.25)
Bende de vardı eskiden ama sebebi heliko bakteriydi.Helikobakteriyse midede emilim sorunları vardır, vitaminler ondan düşük çıkabilir.
0
komando kani var bende
(20.09.25)
önce dahiliye. ardından psikiyatriye.
0
my fault
(20.09.25)
Helikobakter tedavisi uygulandı ardından mise koruyucu uzun süre kullandım, diyetisyene gittim yemek düzenini şekillendirdi.
Stresi yönetmek için yürüyüş yapıyorum.

İmkanlar dahilinde,
Dahiliye mutlaka sonra diyetisyen.
Daha sonra psikolog.
0
kararsızataletfilozofu
(21.09.25)
(15)

Borcunu ödemeyen kişi

Mirabel
Merhaba daha önce yazmıştımÖzet geçeyim: iş yerinden arkadaş kızını okula yazdırmak için benim evi kullandı. Bu yüzden elektriği üzerine aldı. Bu işlemler yapılırken ben karısıyla muhattap oldum. Elektrik merkezinden hallettiler. Üzerlerine alırken para da ödemişler. (Faturamı ödedim)Şimdi bana fatu
Merhaba daha önce yazmıştım
Özet geçeyim: iş yerinden arkadaş kızını okula yazdırmak için benim evi kullandı. Bu yüzden elektriği üzerine aldı. Bu işlemler yapılırken ben karısıyla muhattap oldum.
Elektrik merkezinden hallettiler. Üzerlerine alırken para da ödemişler. (Faturamı ödedim)

Şimdi bana fatura geldi bunun 1800 tlsi güvence bedeli. Ben buna geçen hafta mesaj atmıştım durumu belirtmek için aramızda sorun olmaz yazdı. Ama durumu anlamadı bence.

Pazartesi faturayı ödedim. Bu kişiye de “faturayı ödedim. Benim tüketim bedelim çıktıktan sonra x tl kalıyor. Müsait olunca bana gönderirsin” yazdım ve ibanımı ekledim.
O günden bu güne ne parayı yatırdı ne cevap yazdı.
Ne yapmalıyım? Kocasına mı söyleyeyim. Hatırlatayım mı?
Bu işlemleri yaparken yalvar yakar oldular. Ev annemin üzerine ben anneme yalvardım işlerin görülsün diye. Durum bu.
Samimiyetim de yok aslında 10/6 falan kocasıyla. Karısıyla 10/2.
0
Mirabel
(17.09.25)
Parayı vermezlerse okula ve ilçe milli eğitim ispiyonlayacağını söyle, derhal verirler
0
fistikthecat
(17.09.25)
kadın bi de okuldan memnun kalmadık canım ya yapmıştı di mi ajdjdj. bence direkt kocasına ilet, neden tanımadığın biriyle iletişim kuruyorsun ki. bir de böyle şeyleri okuya okuya kimseye “iyilik” yapmamak gerektiğini öğreniyorum maalesef. sinir stres sahibi oluyorsun.
0
deartheodosia
(17.09.25)
Çirkinleşme, güzelce tekrar hatırlat. Cevap verirsen sevinirim de. Verecektir, belki de parası yokturdur.
0
Shepard
(17.09.25)
kendi kendini gazlıyosun. mesajı belli ki yanlış anlamış. borcunu ödemeyen kişi konumunda değil şu an çünkü borcu olduğunu bilmiyor. o gün bugündür haber yok dediğin de pazartesiden çarşambaya 2 gün. kibarca ya yanlış anlaşılmayı düzelt ya da bir bahaneyle faturanın fotoğrafını falan gönder, anlamasını sağla. bir iyilik etti burnumuzdan getirdi demesinler. düzgün kişilerse eğer mahcup olacaklardır.
0
beyfendi
(17.09.25)
basbaya salakğa yatıyor hiç sevmem bu tipleri. direkt kocasına yaz hiç hoş değil yaptığı
0
gadlemler
(17.09.25)
Bizim muhasebeci bu direkt:( Kocasını aramanı öneririm.
0
sekizdokuzon
(17.09.25)
Faturanın resmini gönderdim geçen hafta.
Yanlış anladığı için pzts açıklamalı ve ibanli mesaj yolladım. Daha da anlamıyorsa benim sorunum mu?
Parası olmaması mümkün değil. Bunlar benden kaç yaş büyük abi abla dediğim insanlar. Parası olmayan kişi benim.
Daha ben üzerime alırken tekrar açma kapama parası alacaklar. Onu da onların ödemesi gerekiyor.
0
🌸Mirabel
(17.09.25)
mesaja ibanını da eklemişsin gerçi. yanlış anlamış olma ihtimalleri iyice düştü. bence hiç kafa yorma direkt kadını ara mesaj vs atmadan. hal hatır sorar o faturaya yansıtılan tutarla ilgili yanlış anlaşılma oldu galiba der tepkisine bakarsın. hem doğru anlamış hem de eften püften bir sebeple geciktirmişse ödemeyi yapacağın söyleyeceğin her şey mübah o noktadan sonra.
0
beyfendi
(17.09.25)
Ben olsam kocasını aramam ama kadını ararım (sanırım sadece mesaj atmışsınız), hatırlatırım.
0
eisberg
(17.09.25)
ben olsam kocasına da yazarım. versinler ya parayı. az mı 1800 tl... hem kendi işleri hem ilgilenmiyorlar, umursamıyorlar. ne faturası olduğunu anlamamış olabilir. detaylı açıkla iste her şeyin kanıtını tekrar at silmiş bile olabilir mesajları. kocasına da yaz karısına da hatta whatsapp grubu kur üçünüz için öyle gönder en iyisi.
0
art cat chocolate
(17.09.25)
Önce kadına yazın. Aşırıya kaçmadan ısrarcı olduğunuzu gösteren cümleler kurun.
Olmazsa kocasına anlatın.
0
diyecevaplandı
(17.09.25)
ilk soruya cevabım olumsuzdu. yine haklı çıkmışım. "ben demiştim" :)
"Kabul etmem. prensip olarak böyle abuk subuk istekleri kabul etmiyorum. ne alaka yani"

böyle saçma istekler böyle saçma sonuclar doğurur.

benim anladıgım kadarıyla iş arkadaşı olan erkek. doğru mu? kocasıyla daha samimiyim dediğin için böyle tahmin ediyorum. o zaman kocasından iste tabi, niçin istemeyesin ki. kadın zaten cevap bile vermemiş.
0
benarrivo
(17.09.25)
3lu whatsapp grubu kur. Kadina yazip cevap alamadigin mesajlari oraya kopyala. Ve tekrar hatirlatmani yap. Benim icin onemli bir tutar bir an once almam lazim diye de ekle. Ayip mayip da olmaz, onlar utansin. Hic ezilip buzulmeden iste parayi. Yalniz kendi ustune alirken odeyecegin para yalan olur bu tiplerle. En azindan bu seferkini kurtar.
0
Kittie
(18.09.25)
utanmazın teki borcunu ödemiyor sallıyor diye niye whatsapp grubu kurasın ki. iletişim kurulamıyor ulaşım sağlanamıyor değil, bunlar sadece borcunu ödemiyor.
0
beyfendi
(18.09.25)
telefonla arayıp konuşarak yanlış anlamayı düzeltmek lazım. açmıyorsa-geri dönmüyorsa arka arkaya aramadan araya 1-2 gün bırakarak ısrar edebilirsin.

hiç ulaşamıyorsan bu durumda bir kötü niyet vardır.
0
orpheus
(18.09.25)
(1)

Ebayden ürün alsam gümrükten geçmezse ne olur?

darkwizard
Ürün satıcıya gider mi ve param iade olur mu.30 euroyu aşan bir ürünse
Ürün satıcıya gider mi ve param iade olur mu.
30 euroyu aşan bir ürünse
0
darkwizard
(16.09.25)
gümrükten geçer ama şöyle geçer, aldığınız ürünün x2 gümrük vergisini ödemeniz gerekir. iade edilir mi edilmez mi o kısım kesin değil, bazen iade gitmiyor nedenini bilmediğim şekilde ve iade alamayabilirsiniz.
0
deartheodosia
(16.09.25)
(14)

Lounge Kullaniyor musunuz? (Havalimanı)

isiaha
Bugun sohbet arasinda gecti. 3-4 saat oncesinden havalimanina giderek lounge'da kitap okuyorum dedi bir arkadas. Bana cok samimi gelmedi acikcasi Is agini gelistirmek ve genisletmek icin tamam anlarim ama herkesin kendi tercihi en nihayetinde. Siz hangi amacla kullaniyorsunuz? Uzun aktarma surelerin
Bugun sohbet arasinda gecti. 3-4 saat oncesinden havalimanina giderek lounge'da kitap okuyorum dedi bir arkadas. Bana cok samimi gelmedi acikcasi Is agini gelistirmek ve genisletmek icin tamam anlarim ama herkesin kendi tercihi en nihayetinde. Siz hangi amacla kullaniyorsunuz? Uzun aktarma surelerinde cok iyi qma onun harici ne acidan yararlaniyorsunuz?
0
isiaha
(15.09.25)
Istanbul havalimanından uçacaksam, yolda bir aksilik çıkar veya güvenlik girişi kalabalık olursa diye genelde erkenden alana gidiyorum. Erken gidince de Thy lounge’a girip birşeyle yiyip içmek iyi geliyor.

Yurtdışından dönerken de vaktim varsa lounge kullanırım.

Para verip kullanmam ama. Ücretsiz olduğu için kullanıyorum.
0
kaptan memo
(15.09.25)
kaptan dediği gibi zaten bunu sağlayan şirketler oluyor çoğunun da bu şekilde olduğunu sanıyorum
0
ala09
(15.09.25)
parasini verip girmek asiri kazik. su an ucretsiz giris yapma hakki saglayan bir kartim yok, o yuzden kullanmiyorum. is agi gelistirme kismi da cok garip geldi, rasgele birilerine yaklasip sizinle nasil calisabilirsiz diyen insanlar mi var? neyse ben o grupta degilim.

dis hatlar icin 92 euro + %20 (sanirim) kdv diyor IST IGA lounge. yuh, o parayla neler yapilir. sirket falan odemedikten sonra hayir.
0
hot potato
(15.09.25)
ya geçen lazım oldu (uçak 3 saat rötar yaptı ve zaten normal saatten de 3 saat önce havalimanına gitmiştik) fakat Londra Gatwick'te saçma şekilde lounge 20:00'da kapanıyormuş ahaha. Giremedim o yüzden.

İstanbulda lazım olsa ve 30 pounda falan giriliyorsa girerim. Zaten oturup bişey yiyip içsem aynı paraya gelir. (not: Şimdi Revolut'tan baktım iga lounge 33 pound çıktı)

edit: oha bi dk, IST IGA 92 euro + kdv ise Revolut nasıl o kadar ucuza veriyor ki? Üst paket vs. de değilim onlara bedava bile veriyor ama düz üyeye bile indirimli belki de hmm
0
nhk ni youkosu
(15.09.25)
@nhk www.igapass.com su sayfada gordum fiyati. kisisel olarak bir tecrubem yok. revolut uzerinden daha ucuzsa hesap acalim :D
0
hot potato
(15.09.25)
lounge'lara ucretsiz giris hakkim varsa kesin giderim, ama parasini vererek muhtemelen sadece 2-3 kere, sabiha gokcen'de giris 30TL fln iken girmistim.Parasini verecek olsam simdi 30 dolar'a kadar fln ok de fazlasini vermem.

Girme sepeblerim olarak:

mesaimin bir kismi havaalaninda gececekse (orn: oglen 2'de ucagim var ama yarim gun calismis olmak istiyorum) o zaman daha erken gidip takiliyourm.

yemek yemediysem ve ucakta yemeyeceksem yine gidip orda biseyler tirtiklamayi tercih ediyorum.

uzun aktarma varsa yine gidip biseyler yemek, dinlenmek, daha temiz tuvaletlerde elimi yuzumu yikamak icin kullaniyorum. henuz duslara girmedim.

sabah 6daki uzun ucus oncesi gece 11de gitmisligim var (bunda beni havalanina birakacaklardi her turlu illa ki, gece 3te uykularindan olmasinlar diye erken gitmeyi ben teklif etmistim).

network kurmak amacli lounge'da takilmak hic aklima gelmezdi ama. hic oyle bir iletisimim de olmadi.
0
taurina
(15.09.25)
Şimdiye kadar sadece 1 kere kullandım o da turkcell'in indirimi miydi hediyesi miydi neydi. Onun haricinde kullanmam gereken bir bekleme sürem de olmadı zaten.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(15.09.25)
çok uçuş yaptığım dönemde thy'nin elite kartı vardı ve ücretsiz girebiliyordum. Fırsat bulduğum her havalimanında direkt oraya giriyordum. hem daha konforlu hem havalimanına göre ücretsiz yeme içme vs imkanları mevcut.
0
ucurulmamak umidiyle
(15.09.25)
sabah erken uçuşlar hariç sabihadan hep kullanıyorum, çünkü uygun ve uyumak yeme içme için gayet iyi. ama kalite olarak istanbulla karşılaştırılamaz.

istanbulda bir kaç kez kullandım, epeydir istanbul'dan uçuş gerçekleştirmiyorum.
0
a darkness coming
(16.09.25)
İç hatlarda "cip" her zaman. 20-30 dk'lık işi bir dakikaya indiriyor. Dış hatlarda da her zaman. Çünkü tedbiren erken gelmek gerekiyor.

Sebeplerim:
64.media.tumblr.com
karikaturistan.wordpress.com

Edit: Siz para mı veriyorsunuz?
0
yadigar
(16.09.25)
lounge’da network mü?

babamla giderken kullanabiliyorum ama tek kullanmıyorum çünkü hakkım olmuyor ve eğer 6-7 saat öncesinde havaalanında olmayacaksam asla para ödemem. geçtiğimiz ay ücretsiz lounge hakkı tanınmıştı istanbul havaalanında ama hep gittiğimiz thy lounge’ı değildi, aşırı kötüydü mesela.
0
deartheodosia
(16.09.25)
Ücretsiz kullanım hakkım olduğunda kullanıyorum, açıkçası her seferinde de para veriyor olsam değmezdi düşüncesi oluyor ama geçirmem gereken uzun saatler olsa ve havaalanında bir şeyler yemek zorunda olsam satın almayı düşünebilirim, normal alanlara göre daha sakin ve daha ekonomik olur, ben hep uçuş öncesi 1-2 saat için kullandım şimdiye kadar.
0
(16.09.25)
Ben cay kahve adamiyim. Ucus oncesi acik bufe, IPad' de kitap okumak veya oyun oynamak guzel oluyor.
0
trixi
(16.09.25)
lounge kullanımı benim için tek başına bir şey ifade etmiyor. para vererek zaten lounge'a girmem, bir yerden ücretsiz hakkım olması lazım. bence asıl olay, Fast Track .. yani sıra beklemeden şakır şakır tüm güvenlik kontrollerinden, pasaporttan vs'den geçme olayı. gerisi boş.
0
co2s2
(16.09.25)
(20)

bu laf sokma mı değil mi?

deartheodosia
çocuğumun üzerinde zara’nın şu son dönem forma gibi çıkarttığı tişörtlerden var ve üzerinde “paris tokyo london” yazıyo (hiç farkında değildim). ben diyarbakır’dan fotoğraf paylaşıyorum. fotoğrafa yapılan yorum “paris tokyo london diyarbakır”. bunu özellikle soruyorum çünkü bu yorumu yapan kişiyle a
çocuğumun üzerinde zara’nın şu son dönem forma gibi çıkarttığı tişörtlerden var ve üzerinde “paris tokyo london” yazıyo (hiç farkında değildim). ben diyarbakır’dan fotoğraf paylaşıyorum. fotoğrafa yapılan yorum “paris tokyo london diyarbakır”.

bunu özellikle soruyorum çünkü bu yorumu yapan kişiyle aramızda “laf sokmama” anlaşması vardı :d ama devamlı bi şeyler söyleyip sonra reddediyor. sizce de bu bariz laf sokma değil mi? :p

teşekkürler.
0
deartheodosia
(14.09.25)
ne demek istedigini dusunuyorsunuz peki? yani ne konuda laf sokmus? gercekten anlamadigim icin soruyorum.
0
songforsomeone
(14.09.25)
sanki hayaller yurtdışı gerçekler diyarbakır gibi @song
0
🌸deartheodosia
(14.09.25)
Bence güzel espri ya. Aranızdaki gerginliği azaltmak istemiş olabilir mi?
0
sekizdokuzon
(14.09.25)
8910, ben de güldüm inkar etmeyeceğim ama devamlı anlaşmayı bozup şaka yaptım ya da bu laf sokma sayılmaz dediği için ek görüş almak istedim.
0
🌸deartheodosia
(14.09.25)
Normalde laf sokma demem ama dokundurma iması yarattığı için anlaşmayı bozar diyorum.
0
Bruce
(14.09.25)
Geçmişle olan anlaşmanızı hesaba katarsak laf sokma gibi ama daha çok espri var denebilir.
Sıra sende artık. Ona sinsi şakalar hazırla
0
diyecevaplandı
(14.09.25)
Ahaha guldum ya, iyiymis ve bence de dokundurma. Laf sokma sayilmaz :)
0
sey mi dostum
(14.09.25)
dalga geçmiş bal gibi :)
0
cccbehzatccc
(14.09.25)
Yurtdışına gitmek yurtiçi gezi yapmaktan daha hesaplı. Neyin laf sokması olabilir ki ?

Bu hayatı bu kadar kafaya takmayın ya , yarın hiç olmayabilir.
0
Mcfly
(14.09.25)
mcfly, ben laf dokunduramıyorum ama o yapıyor, neden ciddiye almayayım ki şimdi bunu :) anlaşma varsa çift taraflı uyulmalı yoksa ben de bi şeyler söylemek istiyorum ama kendime engel oluyorum her defasında.
0
🌸deartheodosia
(14.09.25)
Bana komik geldi ya, bi de ben boyle seyleri hic boyle kotu almam yani laf sokma benim icin negatif bisi, bu sadece komik geldi acikcasi. Ama su acidan bakabilirsiniz, filozofik olursak, genellikle alinganlik/lafsokuldugunu dusunme genellikle bizim aslinda rahatsiz hissettigimiz konularla ilgili oluyor, mesela kendimizle barisik olmadigimiz seylerle ilgili. Oyle bir durum var mi sizde? Ona bakabilirsiniz? Bana komik geldi, guler gecerdim laf sokma demezdim acikcasi, onun icin sordum ne anladiniz diye
0
songforsomeone
(14.09.25)
komik değil bence hatta yazmak için kendini baya zorlamış gibi geldi bu sebeple anlaşmayı bozmuş diyebilirim
0
basond
(14.09.25)
Laf sokarak da espri yapılabilir. Epey de yaygın. O yüzden "komik bence" demek sorunun cevabını vermiyor. Bu arada net laf sokmuş ama komik.
0
nawar
(14.09.25)
Onunki laf sokma da seninki değil. Yani çocuğun tişörtünün nesinden tahrik olmuş nasıl bir alaka kurmuş anlamadım.
0
muhayyer divan
(14.09.25)
paris tokyo london diyarbakır'a gitmiş demiş güzel demiş laf sokma yok bence
0
Shepard
(15.09.25)
sana şöyle söyliyim, fotoğrafı gören herkes aynı şeyi demiştir kendi kendine, bir arkadaş cesurca yazmıştır. yani sadece bu yazan arkadaşın fikri değildir bu komik bir raslantı olmuş üzgünüm
0
Hallegadola
(15.09.25)
günaydın :) @hallegadola, çocuk londra’ya falan da gitti birçok kez, konu gidememe değil. ayrıca diyarbakır çok çok güzel bi şehirmiş, çok beğendim
0
🌸deartheodosia
(15.09.25)
kahkaha attım. demekki espri amacıyla yapmış.
0
ground
(15.09.25)
Hahah aynen oyle diye cevap atardim ben. Bilemiyorum ya ben cok saf da olabilirim. Bana espri gibi geldi.
0
Kittie
(15.09.25)
sen yazsan guzel espri olurdu, o yazinca kucumseme, asagilik kompleksi gibi algiladim.
0
Ley
(15.09.25)
(26)

Hangi üniversite mezunusunuz?

alice in potatoland
Mezun olduğunuz üniversitenin hayatınıza pozitif bir etkisi olduğuna inanıyor musunuz?
Mezun olduğunuz üniversitenin hayatınıza pozitif bir etkisi olduğuna inanıyor musunuz?
0
alice in potatoland
(14.09.25)
isim veremem ama inanilmaz büyük bir etkisi oldu.
lisenin de ayni sekilde. cok iyi bir networküm var.
yurt disinda da pozitif etkisi oldu. tr'de yasasam zaten cok daha faydasini da görürdüm.

network disinda da cok üst düzey iyi bir egitim aldigimi düsünüyorum. son derece desteklendigimiz, özgür bir ortamda egitim aldim.
0
sonsuz
(14.09.25)
İstanbul Üniversitesi.
Okulun pozitif etkisi olmadı ama bölümün oldu. Bölümün bir ekolü olduğu için ve o ekolü desteklediği için dolaylı olarak okuldan memnun olmam lazım ama iü neticede, ne kadar memnun olunabilir.
0
Bruce
(14.09.25)
Mimar Sinan. Yaptığım işe bir katkısı olmadı ama Matematik'te akademik kariyer düşünenler için fena bir başlangıç sayılmaz. Hocaların büyük çoğunluğu ODTÜ çıkışlı ve vizyoner insanlar. Bir tanesi yapay zeka çalıştığı bir doktora, yüksek lisans programı başlatmıştı mesela yapay zeka bu kadar popüler olmadan önce. Matematik okumak isteyen gençler varsa tavsiye ederim. Yalnız kampüsü Fındıklı da değil, Bomonti'de. Kampüsten bir beklentiniz olmasın.

Öncesinde de üç sene İTÜ'de okumuştum ama pek iyi şeyler söyleyemeyeceğim orayla ilgili. Tam bir devlet dairesi.
0
sekizdokuzon
(14.09.25)
"çoh iyi networküm var, eğitim aldım, çoh üstüzey eğitim aldım"

@sonsuz sen tam bir tenekesin. Hiç utanman da yok kekonun tekisin
0
beyfendi
(14.09.25)
İü beyazıt. Tarihi yarımada birçokları için ilgi çekici olsa da osmanlı/islami tarz içimi karartıyordu, mesela mezun olduktan sonra o bölgelere adım atmadım. Okul, eğitim olarak ise güzeldi. Hayatıma ve mesleğime katkısı oldu.
0
ruhen hastayim ben
(14.09.25)
Marmara ünide, çok spesifik, fazla kişinin bilmediği bir bölümü ingilizce olmayan yabancı dilde okudum, network açısından faydası oldu öğrencisi az olduğu için mezunu öğrencisi herkes birbirini piyasada kolluyor.
0
nahtoderfahrung
(14.09.25)
İsim vermeyim.

Evet oldu. İngilizce hazırlıkla birlikte 5 sene geçirdim. İlk hatalarımı ve yanlışlarımı yaptığım senelerdir. Pişmanlıklarım çokça. Ayrıca kendi başıma olma yetisini kazandığım ve öğrendiğim zaman dilimi olmuştur. Cidden büyük bir yol ayrımı oldu.


Üniversitem ne iyi ne kötü. En büyük artısı kocaman bir kampüsüydü.
0
put it in your appropriate place
(14.09.25)
iu, basta sevindim sonra zar zor gidip de bitirdim, marka olarak yaramadi ama bölümün avantaji cok oldu. iuden gelen network gelmez olsun
0
ala09
(14.09.25)
Hiç bir etkisi olmadı. Ama bölümün oldu.
0
mikahakkinen
(14.09.25)
Açık öğretim xd, veteriner teknisyenliği ve pc programcılığı mı neydi.

Veteriner şeysiliği sebebiyle bilinen bir veteriner cerrah yanında çalıştım, ameliyatlara girdim, ya işte veterinerde ne yapılıyorsa yapabiliyorum.

Programcılık ise bir yazılım firmasında işe girdim. Güya takım lideri yaptılar. Ofiste uyudum kalktım, 18 20 saat bildiğin iş yaptık. 3-4 ay sonra kovdular. Kendi websikemi kurdum. Sıfır reklam ile hep ilk sıradayım.

Sosyal olarak ise ıyyyy aöf mü diye bakıyor millet tepeden ahaaahah.
0
Shepard
(14.09.25)
acıbadem ticarethanesi
hiçbir katkısı olmadı.
0
neira
(14.09.25)
bilkent.

baya pozitif etkisi oldu hem iş bulma hem çevre açısından.
0
jelly bear
(14.09.25)
Hacettepe'den mezunum, severim, arada bir uğrarım Ankara'ya yolum düştüğünde, bazı konularda hayatıma pozitif etkisi oldu.
0
blue rebel motorcycle club
(14.09.25)
odtü. iş başvurularında ön elemeyi geçmemde epey etkisi oldu.
0
pide
(14.09.25)
iyte

kendi başımın çaresine bakmayı öğrendim.

mesleki ingilizce, pratik ingilizce, araştırıp uygulama...

ciddi iyi eğitim aldığımı düşünüyorum hem lisans, hem de yüksek lisansta.
0
rain when i die
(14.09.25)
Ege üniveristesi , okul çok güzeldi de bölüm manasız bir şekilde zordu o yüzden tat bırakmadı.
0
pislick0
(14.09.25)
bir artısı ya da eksisi olmadı ama vakıf üni olduğu için sanki zar zor barajı geçerek girmişim gibi düşünülüyor ama bayağı yüksek puanla girmiştim ve iu, marmara gibi üniversitelere zaten girebiliyordum.

ed: yl için yurtdışı nereye başvursam kabul aldım ama bunun lisans üniversitemle bi ilgisi olduğunu da düşünmüyorum.
0
deartheodosia
(14.09.25)
Bonn Üniversitesi, yüksek lisans. Evet, oylesine bir üniversite degil; "elit üniversiteler" listesi icerisinde. Türkiye´den de marka degeri olan bir üniversiteden lisans mezunuyum. Onun ekmegini hic yiyemem burada. Sahte diplomalarla beraber, Türkiye´den gelip Avrupa´da baslangic yapacak kisilerin isleri daha da zorlasacak. Eksi deger katar, arti deger katmaz o.
0
buf-e kür
(14.09.25)
kesinlikle oldu, hem hayat gorusum, hem turkiye'de is bulmam hem de karakterim oldukca etkilendi. bogazici
0
fakyoras
(14.09.25)
Korkunç negatif etkisi oldu, oluyor…
0
yadigar
(15.09.25)
nuh naci yazgan-işletme

işletiyoruz işte bazı şeyleri
0
Hallegadola
(15.09.25)
itu'den mezun oldum (telekom). devlet dairesi demis birisi yukarda, dogru tespit bence. egitimin asiri akademik oldugunu dusunuyorum, endustriyle alakasi yoktu pek. endustrinin nereye evrildigini de yakalayamamislardi. endustriyle ortak calismalar cok kisitliydi. egitim genel olarak sablon teknik bilgilerle doluydu. mezunlar hep baska baska seylere yoneldiler, kimisi bankada yazilimci oldu, kimisi app developer oldu, kimisi cloud architect oldu, kimisi urun muduru oldu fln. telekomdan ziyade teknoloji sektorunde calisan muhendis profili cikti ortaya karisik, ama geneli iyi yerlerde iyi kazaniyorlar. sanirim bu sebeple de pek network gelismedi, mezun olup ilk ise basladiktan sonra da networkunun bir faydasini gormedim.

ancak, kariyer fuarlari fena degildi, ilk isimi oyle edindim. sonra belli basli takiplarin hep belli basli yerlerden ise alim yaptiklarini gordum (zaten aday cok bari okulundan eleyelim mantigi).
0
taurina
(15.09.25)
yurtdisi, orta kalite.
sifir etki. hatta sadece yuksek yaptigim icin mulakati gecemedegim oldu :D
0
cooperr
(15.09.25)
İstanbul Üniversitesi

evet oldu. derece yaparak girdim. 3 yabancı dil bilmemin de etkisi oldu tabi.
0
yurtsuz john
(15.09.25)
Yeditepe mezunuyum.

evet pozitif etkisi oldu. İşle alakalı değil belki henüz ama güzel bir üniversite hayatı geçirdim. Başka üniversitede olsaydım elbette bunu bilemem ama bu kadar mutlu olur muydum bilmiyorum.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(15.09.25)
@yadigar, mezun olduğunuz üniversitenin pozitif etkisinin olmamasın anladım da, negatif etkisi, hele ki korkunç negatif etkisi nasıl oluyor?
0
🌸alice in potatoland
(15.09.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.