Giriş
(13)

Şifreler için bir yönteminiz var mı?

michael_knight
Pek çok yer için şifre belirlememiz gerekiyor. Tüm şifreleri tek bir şifre ile koruyan programları kullanmak da istemiyorum. Bazı şifreleri de 6 ayda bir filan değiştirmek gerekiyor. Tüm şifrelerimi daha kolay hatırlayabileceğim ama tahmin edilmesi de zor olacak ve değiştirmem gerekirse de değiştire
Pek çok yer için şifre belirlememiz gerekiyor.
Tüm şifreleri tek bir şifre ile koruyan programları kullanmak da istemiyorum.
Bazı şifreleri de 6 ayda bir filan değiştirmek gerekiyor.

Tüm şifrelerimi daha kolay hatırlayabileceğim ama tahmin edilmesi de zor olacak ve değiştirmem gerekirse de değiştirebileceğim bir yöntem, bir sistem arıyorum.
Önerebileceğiniz bir yöntem var mı?
-3
michael_knight
(18.02.26)
örn:
1+#+ siteadının 1 3 5. harfleri+! +.
gibi bir şey olabilir.
+2
kisa
(18.02.26)
gayet de duzen tutturursun. 3 yildir yukaridakine benzer bir sistemi kullaniyorum. heryerde de tikir tikir calisiyor. sadece sistemi genis olcekte tam verimli kullanmak icin biraz emek vermeniz gerekiyor. cunku her site, app vs.. farkli frekanslarda guncelleme, kombinasyon, uzunluk istiyor. herseyi bir app'e baglamaktansa sistem kurup hepsini hatirlamak cok daha mantikli geliyor bana.

edit: mesela ustte ve altta paylasilan kombinasyonlardaki problemleri kolayca kestirebiliyorum. ama baslamak icin iyi bir referans. problemleri farkedince guncelleyeceksiniz. o yuzden emek harcamak lazim dedim. kervan yolda duzulur misali.
+1
buenosdias
(18.02.26)
Ben iş yeri için şöyle şeyler deniyorum
Belirledigim bir harf ve sembol kombinasyonunu hangi ay sifre degistirtiyorsa yılla beraber uyarliyorum.
202601asd@ 202604asd@
Gibi
+1
a perfect lie
(18.02.26)
Bitwarden kullan, bir tane de unutmayacağın bir cümle bul master key olarak ata.
+2
nahtoderfahrung
(18.02.26)
uzun yıllardır lastpass kullanıyorum. tüm her yerdeki şifrem random oluşturulan şifredir. lastpass şifrem güçlü ve yetiyor.
0
gercekdunya
(18.02.26)
1password
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(18.02.26)
bitwarden + google authenticator
+1
anon1m
(18.02.26)
Bitwarden +1
0
kisa
(18.02.26)
buyukHarficereN en az 8 harfli üç kelime +2 sayı +2 işaret

lichtenStein78<>
mamaZizu09*?
KralKobra34_.

al döndür döndür kullan her yerde.
0
klassno
(18.02.26)
İnternetteki en "yaşlı" alışkanlığım parola saklama sistemlerine güvenmemek. Uzunca bir kelime, kelimenin belli bir yerinde araya giren bir sayı, bu ikisinin belli yerlerine ilgili web sitesinin adından belli karakterler ekleyerek kullandığım bir temel parolam var. İlla büyük harf ve özel karakter isteyen siteler için eklediğim bir sistem de var. İşimi görüyor.

Banka uygulamaları şifre değiştirmemi istedikçe de o sırada saat kaçsa ona bakıyorum. Mesela 14:37'de şifre değiştiriyorsam 143702 (çünkü şubat ayındayız) ya da 031437 (çünkü çarşamba haftanın üçüncü günü) vs yapıyorum. Ama bu sürekli değişen şifreleri bir yere not alıyorum:)
0
kobuzchu kiz
(18.02.26)
Bu baslik saka mi xD xD

Niye soyleyeyim sifrelerimi nasil olusturdugumu
0
hot potato
(18.02.26)
bitwarden. hic bir sifremi bilmiyorum artik.
+1
compumaster
(19.02.26)
Bunu chatgpt ye yaz ve sana basit bir kod uretain.

Kullanıcı adı, site ismine göre güvenli şifre üretecek bir sisteme ihtiyacım var. Bir master şifre var ve bunu kullanarak her girdi için encryted süre oluşturacak. Yani kimse şifreyi kullanarak master şifremi decrypt edemeyecek. Ayrıca bir de versiyon numarası koy ki aynı site için şifre değiştirmek istesem sadece versiyonu değiştireyim.
Şifreler kaydedilmeyecek hiçbir yere, onun yerine master şifremi girip, hangi sistem için şifre lazım ise onu seçince, şifreyi hesaplasin versin. Server yok. Sadece offline.
Export import yeteneği de ver ki backup alabileyim
+1
bir varmis bir yokmus
(20.02.26)
(6)

türkçe bir kelime

buenosdias
bugün ihtiyaç doğdu bi kelimeyi ingilizce kullanmak istedim. türkçesini bulamadım. aslında buldum ve biliyorum da çeviri anlamadı.paspas.bana sanki biraz hatalı geldi. kapı paspası diyince anladı. ama günlük hayatta çok kullanılmıyor gibi.-şu paspası kaldırsana diye kullandım/duydum hep.bu kelime sa
bugün ihtiyaç doğdu bi kelimeyi ingilizce kullanmak istedim. türkçesini bulamadım. aslında buldum ve biliyorum da çeviri anlamadı.

paspas.

bana sanki biraz hatalı geldi. kapı paspası diyince anladı. ama günlük hayatta çok kullanılmıyor gibi.

-şu paspası kaldırsana diye kullandım/duydum hep.

bu kelime sanki yerlere paspas çektim. cümlesindeki anlamda çok daha sık kullanıldığı için sanırım.

sizde durum nedir ne düşünüyorsunuz?
-2
buenosdias
(18.02.26)
Bağlamdan bağımsız, sadece paspas dersen kapı önündeki paspası anlarım
+1
kisa
(18.02.26)
Isim olarak, tek basina kullanirsan kapi paspasini anlarim.

Bir fiil ile birlestirirsen (paspas yapmak, paspas cekmek, paspaslamak vb) o zaman temizlik islemini anlarim.

Ingilizcede de paspas "door mat" olarak kullaniliyor. paspaslamak ise "mopping".
+2
sertac akin
(18.02.26)
söylediğin cümleyi tam yazarsan daha iyi anlaşılır.

birine sadece paspas diyince kapı paspasını anlamıyorsa ya mesleki deformasyon yaşayan bir hademedir veya hayatında paspas görmemiş birisidir. ingilizcedeki mopping türkçeye tekil paspas kelimesi olarak kullanılmıyor paspaslamak veya paspas çekmek olarak fiileştirerek veya yardımcı fiil eklenerek ifade ediliyor.
+1
nahtoderfahrung
(18.02.26)
derdimi duzgun anlatamadim sanirim. sunu diyorum tek basina kullaninca o kapi onu mati diye anliyoruz. ama bunu direkt ceviriye verince paspas cekmekteki anlami veriyor.
-2
🌸buenosdias
(18.02.26)
kapı önündeki paspas, paspas isim
paspas cekmek fiil
paspaslamak ? fiil

sıkıntı nerde ben anlamadım
0
jülsezar
(18.02.26)
yerleri paspaslamak - squeegee
yerleri silmek - mop

ingilizce'de didisinin didisinin didisina bir isim koymuslar.
bizde o kadar teknik terim yok.
0
cooperr
(19.02.26)
(7)

avustralya'dan ne isteyeyim ?

duyurukullanıcısı
arkadaşım avustralya'ya gidiyor 2 haftalığına. buralarda olmayan ne istesem? gagdet gibi şeyleri seviyorum.
arkadaşım avustralya'ya gidiyor 2 haftalığına. buralarda olmayan ne istesem? gagdet gibi şeyleri seviyorum.
0
duyurukullanıcısı
(18.02.26)
kurutulmuş kanguru eti.
+5
yazar yazmaz yazan yazar
(18.02.26)
ermanen
(18.02.26)
timtam biskuvileri
whittaker's cikolatalari
kanguru derisi
bumerang

edit: vegemite igrenc bir sey, isteme bence.
0
baldur2
(18.02.26)
Vegemite <3 (ama evet, sevmeyebilirsiniz)

Oradan elektronikler gadgetlar istemek çok mantıklı olmayabilir. Lokal yiyeceklerden alsın gelsin.
+1
kobuzchu kiz
(18.02.26)
hayvan derili, hayvan urunlu bisey isteme de ne istersen iste. zaten yeterince eziyet ediyoruz burada.
-3
buenosdias
(18.02.26)
ben de yeni geldim avustralyadan. ugg marka ayakkabi ve giyim urunleri olabilir, ciddi fiyat farki var. saat olabilir, veya yerel urun olarak bumerang, kanguru derisinden esyalar vs olur( arkadasima kanguru t*asagi getirdim:)
0
sosyo marco
(18.02.26)
Ugg muhtemelen, piyasada bulunan tum ugglar fake cunku sadece orada yapilanlar orijinal diye biliyorum.
0
Uncle Sam
(19.02.26)
(7)

Okan Buruk 2. Yarı Motivasyonu

eisberg
Dünkü maçta ilk yarı sonunda yorumcusundan tutun da ekşi sözlükteki yorum yapan kullanıcılara kadar herkes ikinci yarıya Lang'ın ve Yunus'un başlamaması gerektiğini söylüyordu. Dinlediğim/İzlediğim/Okuduğum herkes... Okan hoca gitti aynı kadro ile başladı ve Lang iki gol attı. Yunus biraz sırıtmaya
Dünkü maçta ilk yarı sonunda yorumcusundan tutun da ekşi sözlükteki yorum yapan kullanıcılara kadar herkes ikinci yarıya Lang'ın ve Yunus'un başlamaması gerektiğini söylüyordu. Dinlediğim/İzlediğim/Okuduğum herkes... Okan hoca gitti aynı kadro ile başladı ve Lang iki gol attı. Yunus biraz sırıtmaya devam etse de adam A planını bozmadı hiç.

Bunun arkasında nasıl bir motivasyon var sizce? İlk yarıdaki futbolu mu farklı okudu, rakibi mi farklı analiz etti yoksa tesadüf vb. bir şey mi? Nedir sizce?
0
eisberg
(18.02.26)
Juventus kendi liginde inter ile maç yapıp geldi, okan buruk juventusun ikinci yarıda fiziksel olarak düşüş yaşayacağını planlayıp taktiğini sürdürmeyi tercih etmiş olabilir
+1
grimavi
(18.02.26)
ekşide yazılanları okumuş olabilir. zira konu ne olursa olsun ekşicilerin düşündüğünün aksini yapmak gerekir.
+6
yazar yazmaz yazan yazar
(18.02.26)
Motivasyon değil de mecburiyet diyelim. Barış, Sane, Yunus 3 tane sağ açık olmasına rağmen kadrodaki tek sol açık yeni gelen Lang ve yedeği yok. Aynı şekilde tek 10 numara İlkay ama o da çok formsuz olunca mecburiyetten Yunus oynuyor ve kolay kolay değiştiremiyor.

@lifeisopeth Barış'ın sol açıkta verimliliği en az %50 düşüyor dün de Lang yerine orada oynasaydı ne onların sağ bekine üstünlük kurabilirdi ve ne de kart aldırıp eksik bırakabilirdi. Ayrıca Sane de yeni sakatlıktan çıktı daha erken oyuna girme şansı yoktu maç kondisyonu eksikliği sebebiyle. 10 numara için de Asprilla daha önce oynadığında zaten bu seviyelerin oyuncusu olmadığını gösterdi. İlkay'a da daha önce çok şans verdi ama kullanamadı. En yakın üst seviye maç örneğinde M.City deplasmanında yenilen 2 golde de hatası vardı. Yunus kötü de oynasa hiç değilse defansif olarak alan kapatmaya ve prese dolayısıyla takım savunmasına katkı sağlıyor bu sebeple oynaması mecburi.
+1
iwasbornonamountainside
(18.02.26)
lang'ın 2 golü de beleş. barış alper ve osimhen'e yazar onlar.
-1
summerjam0306
(18.02.26)
@iwasbornonamountainside,

öyle bir mecburiyet yok. barış lang öncesi senelerdir sol kanatta oynuyordu, lang'ı çıkarıp barış'ı sola çekip sağa da sane'yi daha erken çekerdi isteseydi. yunus da mecburiyetten değil, istese yerine formsuz da olsa ilkay ya da asprilla'yı çekebilirdi. belli ki oyunda fark yaratacaklarına inanmış ve devam etti.

@summerjam0306,

lang'ın beleş dediğin 2. golünü bu kadar temiz şekilde gole çevirecek türk oyuncu arasan bulamazsın. türk takımları genelde o tip beleş görünen pozisyonları değerlendirememesiyle ünlüdür. ilk gol hadi neyse. değme santrafor dahi o kadar rahat atamazdı o 2. "beleş" golü.
0
lifeisopeth
(18.02.26)
durum su: o yazanlar taraftar. okan buruk ise teknik direktor. kadrosundaki adamlarin performans dusuklugu/artislarinin gecici oldugunu bilecek kadar tecrube sahibi. bu durum futbolcu icin zaten zor. bunu en iyi bilen kisi oldugu icin olabildigince destek veriyor.
+1
buenosdias
(18.02.26)
yorumcular ve ekşisözlükteki hiç kimse takımı okan buruktan daha iyi tanıyamaz. dün ilk yarı sonunda herkes galatasarayı ve okan hocayı kötüledi ilk yarı sonunda. ama maç bitiminde hepsi entri silmek zorunda kaldılar. okan hoca her gün futbolcularla birlikte ve hepimizden daha çok dersine çalısıyor ve başarı istiyor. ayrıca üç yıldır şampiyon oluyor. ekşi sözlükteki bir ergenin daha iyi bilmesi mantıklı geliyor mu size?
+1
abelardo
(18.02.26)
(12)

Maaş zammı nasıl?

skr1292
Sektör ; makine imalatİş ; Bilgi işlem uzmanıTecrübe 3 yılŞehir bursa2025 maaş : 32.000 tl2026 Maaş 52.000 tlBekar , aile yanı.Servis ve öğlen yemek şirketten.Hafta içi 8-16.30 hafta sonu tatil.
Sektör ; makine imalat
İş ; Bilgi işlem uzmanı
Tecrübe 3 yıl
Şehir bursa

2025 maaş : 32.000 tl
2026 Maaş 52.000 tl

Bekar , aile yanı.
Servis ve öğlen yemek şirketten.
Hafta içi 8-16.30 hafta sonu tatil.
+1
skr1292
(17.02.26)
Bereket versin.
+3
antihero
(17.02.26)
maas zammi nerede?
+6
lemmiwinks
(17.02.26)
Eklemeyi unutmuşum kusura bakmayın
0
🌸skr1292
(17.02.26)
Oran iyi
+1
kisa
(17.02.26)
Oran iyi rakam az. Aile yanında 65 alıyor olsaydın kraldın
+2
avatar is back
(17.02.26)
işine dört kolla sarıl. çıkartılırsan bir daha iş bulamazsın.
+1
plastic_angel
(17.02.26)
oran çok iyi. bizde asgari ücret zammına sabitlenmiş durumda.
0
late viper
(17.02.26)
sirket acisindan iyi, devlet acisindan rezalet bir artis. yillik enflasyon ve azalan hayat kalitesini dusununce milyonlarca turk vatandasi gibi fakirligine fakirlik katiyorsun. her yil benzine, alisverise, her yil vergilere katbekat zam geliyor.
0
buenosdias
(18.02.26)
maaş zammın çok iyi. hayırlı olsun. aile yanı + bekarsın, harcamalarını minimumda tutup en yüksek düzeyde birikim yap, bu zamanlar çok kıymetli.
+1
ilgeru
(18.02.26)
Çok az ya.
-5
gabe h coud
(18.02.26)
@gabe, maaşa mı az dedin orana mı?
+1
kisa
(18.02.26)
Oran iyi tabii hatta baya iyi ortalamanın üzerinde ama maaşın kendisi ülkenin berbat ekonomisinin altından kalmış.
0
put it in your appropriate place
(18.02.26)
(5)

Karayolunda narkotik denetleme

diabolus79
Merhaba, ilk defa dün e5 karayolu Düzce civarında böyle bir denetlemeye girdim, köpek nedense bende işaret verince aracı kenara aldırıp köpeği araç içine sokup detaylı şekilde arama yaptılar. Bir ara memurlardan biri tükürük testi de alacağız dedi, dedim sorun yok ama sonradan vazgeçip saldılar beni
Merhaba, ilk defa dün e5 karayolu Düzce civarında böyle bir denetlemeye girdim, köpek nedense bende işaret verince aracı kenara aldırıp köpeği araç içine sokup detaylı şekilde arama yaptılar. Bir ara memurlardan biri tükürük testi de alacağız dedi, dedim sorun yok ama sonradan vazgeçip saldılar beni. Hatta ben hatırlattım test diyordunuz falan diye, testler pahalı gerek yok sizin için, iyi yolculuklar deyip gönderdiler beni.

Aklıma takılan nokta, makul şüphe yokken bu testi kabul etmiyorum desem ne olurdu veya köpeğin tepki vermesi makul şüphe olarak mı değerlendiriliyor bu durumda merak ediyorum

Ek yapayım, araçta kurabiye ve ısıtıcı etkisi olan kas ilacı vardı, bilemiyorum köpeği bunlar mi tetikledi.
0
diabolus79
(16.02.26)
makul suphe mi:)

kabul etmesen zorluk cikardi deyip seni nezarete attirir. kagit ustunde her turlu hakkin var; ama is mahkemelere dusunce savcilik polisten yana olur. sen de nezarette kaldigin, burokratik sacmaliklarla ugrastiginla kalirsin.

yani bu duzeni savundugumdan degil. ama zurich'de de yasamiyoruz. torbacilar, mafyalar, baronlar kol geziyor. supheli bir durum varsa senin rizanin bir onemi yok. adamlar ne guzel yaklasmis gerek yok deyip yol vermisler.
+3
buenosdias
(16.02.26)
Mesela bir çevirmeye denk geldiniz. polis geldi bu alkolmetreye üfle dedi siz ise üflemediniz 33.326 TL cezayı direk yersiniz. ayrıca ehliyetinize de 2 yıl el koyulur.
muhtemelen test yaptırmayacagım dediginiz de aynı bir sonuçla karşılaşırdınız.
köpek zaten madde bulmayınca da üzerinizdeki şüphe kalkıp sizi ugurlamışlar
0
limonlu eksi
(16.02.26)
Memurların tavırlarıyla alakalı bir sıkıntım yoktu zaten, dediğim gibi merak ettim sadece.
0
🌸diabolus79
(16.02.26)
Köpek yanılmaz. Hassasiyeti çok yüksek. İlaca tepki vermiş olabilir.
-4
arbre
(16.02.26)
Test için hastaneye gönderilirsiniz ve alkol için belirli bir saat içinde yapılan test kabul ediliyor, narkotik için bilgim yok
0
mirty
(16.02.26)
(1)

nisantasi besiktas civari kalpli isik

ala09
belki su an oralarda biri varsa seyyar vb satan bir yer biliyor musunuz?
belki su an oralarda biri varsa seyyar vb satan bir yer biliyor musunuz?
0
ala09
(13.02.26)
etraflarda mr. diy varsa bir ihtimal orda olabilir. en yakin bildigim ozdilek avm.
0
buenosdias
(13.02.26)
(2)

Dolandirilma ihtimalim nedir sizce

Kittie
Bir ise basvurdum linkedinden.Yabanci biriydi is ilaninin sahibi.Duzgun bir profil gibiydi ama belki de o dedigi yerin calisani degildi sonucta.Neyse benden is icin cv istedi maille.Yaninda isim soyad (ki cvde yaziyor ama ekstra istedi) ulke sehir cep no ve dogum tarihi (ay gun yeterli) demisti. Ben
Bir ise basvurdum linkedinden.
Yabanci biriydi is ilaninin sahibi.
Duzgun bir profil gibiydi ama belki de o dedigi yerin calisani degildi sonucta.

Neyse benden is icin cv istedi maille.
Yaninda isim soyad (ki cvde yaziyor ama ekstra istedi) ulke sehir cep no ve dogum tarihi (ay gun yeterli) demisti. Ben de verdim bunlari. Reddite gore guya bu dogum tarihi bir kod uygulamasi icindi, yani ayni isim olursa onunla kodlanacak aday.
Ben de verdim hepsini.

Aklima takildi bi dolandiricilik cesidi miydi acaba bu. Bir daha cevap alamadim o kisiden. Linkedin basvurum uzerine ayni gun donen kisi bir daha ses cikarmadi. Hatta ben bu neydi boyle diye bir mail attim bir hafta sonra tabii ki cevap gelmedi.
0
Kittie
(13.02.26)
fake recruiter gibi görünüyor. telefon numaranı ve doğum tarihini vs verdiysen muhtemelen telefonuna ve/veya mailine spam mail gelecek ve seni dolandırmaya çalışacaklar.

bu profili linkedin'e kesinlikle şikayet etmelisin bence.
0
elektr10
(13.02.26)
hunter da olabilir. yani elindeki sirketlere seni tavsiye ederek seni ise yerlestirip komisyon alanlardan. belki sirketin kullandigi cv tool'a eklemek icin istemis olabilir.
0
buenosdias
(13.02.26)
(6)

Bu reklam nasıl önüme düşmüş olabilir?

gabe h coud
Sözlük'teki reklam bu.https://www.cottonhill.com.tr/kirmizi-dantelli-transparan-string-kulotlu-kadin-s-3254?utm_campaign=yango-Cottonhill-TR-ENG-dynamic&utm_medium=cpm&utm_source=yango&yclid=988932366998308094Benzer hiç bir reklama tıklamadım. Giyim olarak Network, Adidas bir kaç kere belki. NSFW de
Sözlük'teki reklam bu.
www.cottonhill.com.tr

Benzer hiç bir reklama tıklamadım. Giyim olarak Network, Adidas bir kaç kere belki. NSFW değil mi böyle reklamlar. Ad blocker dışında bir yolu var mıdır ayarlarda falan?

Sevgililer günü için çiçek siparişi verdim. O yüzden olabilir mi? Reklama tıklayarak vermedim. Nereden biliyorlar benim sipariş verdiğimi? Bunun da kesin bir ayarı vardır. Website tracker gibi, dimi?
0
gabe h coud
(13.02.26)
teknik detayını ve nereden engellendiğini bilmemekle birlikte olay şu. google seni "30 yaşlarında bekar (veya sevgilisi olan) erkek" olarak tanımlıyor ve kaydediyor bunu bir yere. bunu bütün aramalarının, alışverişlerinin, google'a login haldeyken yaptığın bütün ziyaretleri analiz ederek yapıyor.

e öyle olunca da sevgililer günü yaklaşırken seksi iç çamaşırı reklamını getirip koyuyor önüne.
0
kibritsuyu
(13.02.26)
@kibritsuyu +1

bir yöntem de seni sadece senin hobilerine göre sınıflandırmak değil, senin iletişimde olduğun insanlarla sınıflandırmak.

5 kişilik bir grupta 4 kişi buna baktıysa 5. kişiye de gösterebilir.
Bir de, bunu google seçmemiş olabilir, reklamı veren kişi "bu reklamı şöyle bir gruba göster" demiştir. örneğin, hiç benim reklamımı görmemiş yaşı 40- olan istanbulda yaşayan erkeklere.
0
kisa
(13.02.26)
linke tıkladığım için artık bana da çıkacak. keşke bi uyarı/spolier koysaydın.

çicek sipariş verdiğin için çıkmış.
0
duyuruuser
(13.02.26)
internetteki sitelerin çoğu google analytics kullanıyor, bu da neredeyse gezdiğin bütün sitelerde google'a ait bir kod parçasının çalıştığı demek oluyor zaten adı üstünde analitiks bilgi toplamak üzerine.
senin bir dijital imzan var, bundan oluşturulmuş bir hayalet profilin var, aynı zamanda çevrendeki insanların da aynı hayalet profilleri var, aslında tanıdığın herkes ailen, eşin dostun, hayalet olarak digital dünyada var sadece senin haberin yok.

google, facebook bilinenin aksine bir arama motoru ve sosyal medya sitesi değil bu ikisi dünyanın en büyük reklam platformu aslında o yüzden seni takip etmekte uzmanlar.
reklama tıklamana gerek yok en başta bahsettiğim kod parçacığı seni takip ediyor, site.com/dantelli-dona tıklamışsın analitik not almış, kod devamında bakmış site.com/sepetime gitmiş bu kişi, sonra da bilmemnebank.com a gidip geri site.com/siparisgoruntule=1234 diye bir sayfaya geri gelmişsin. almışsın yani ürünü belli. bunu çok yüzeysel anlattım çok derin algoritmalarla senin ne yaptığını senden daha iyi biliyorlar :)
0
nahtoderfahrung
(13.02.26)
myadcenter.google.com

burada google'ın sizi tanımlamak için kullandığı grupları görebilirsiniz eğer kişiselleştirilmiş reklamlar açıksa (varsayılan olarak açık gelir)

eskiden daha fazla kategori vardı, şimdi gizlenmiş sanırım.

önceki cevaplara ek olarak, girdiğin bir çok sitede google'ın (sonra meta ve diğerlerinin) scriptleri var. mesela x sitesinde google'la giriş yap diye bir özellik var diyelim ki, işte google o siteye entegre edilmiş oluyor. ya da mesela bize ulaşın kısmına google maps haritası koydu, yine google'a siteye erişmesi için izin verdi. ya da reklam yayınlıyor o site, yine google'a entegre edilmiş oluyor... bunun gibi bir çok şekilde google herhangi bir siteye çerezlerini (cookie) bırakma hakkı elde ediyor.

X sitesi Y sitesi ile bağlantılı olmasa dahi, bu çerezler sayesinde google onları bağlayabiliyor. bu durumda internette gezdiğin tüm sitelerdeki aktivitelerin tek bir yerden gözetlenebiliyor.

bu durum düşündüğünüzden daha korkunç.

adblocker dışında bunları engellemek için çözümünüz yok.
reddit'te degoogle adında bir sub var, oraya bakabilirsiniz google'i nasıl hayatımdan uzaklaştırırım diye.
gizlilik odaklı tarayıcılar var (mesela brave, firefox veya daha kapsamlıları) onları kullanabilirsiniz. onlar da temelde reklamları ve tracker'ları engelliyor.

blokada gibi yazılımlar var (telefon, bilgisayar hepsinde var) bunlar DNS üzerinde adblocker gibi çalışıyor. yani siteye girerken gösterilen reklamları ve tracker yazılımlarını değil, cihaza network üzerinden gelen tüm reklam ve tracker isteklerini engelliyor.

çaba sarfetmeden engellemeniz mümkün değil.
ama en kolayı ublock origin (ya da bunun olduğu tarayıcı) kullanmak.

bu arada;
google'a data vermeyim düşüncesi ile gittiniz incognito sekme açtınız ve ne google ne de başka bir yere login oldunuz. hala izleniyorsunuz.
çünkü her cihazın bir kimliği var (fingerprint). bunda ekran çözünürlüğü, ip, tarayıcı, wifi, şarj boyutu, hücresel mi değil mi, operatör, falan filan daha bir dizi bilgi yer alıyor.

bunları yanyana koyunca isminiz dışında bir çok bilgi karşı tarafa gidiyor.
"190 boylarında, kumral, kısa saçlı ve kafasının tepesi kel, üzerinde sarı tişört var, ankara'nın gölbaşı bölgesinde, 100 kg civarında, mavi gözlü,...." gibi öyle uzun bir tanımlama var ki, bu kimlikle nereye gidersen dünyada 1 tane var.
şuradan detaylarına bakabilirsiniz fingerprint.com

yani logout olup olmamak da çözüm değil.

ha bir de; önceden instagram olsun google reklamları olsun "neye baktıysan ona göre reklam/içerik çıkar" deyip geçiyorduk. bu doğru değil. artık data o kadar büyük ki, sen bakmadan da çıkıyor. o wifi'ydan bakılmıştır, o bölgeden aranmıştır, senin bulunduğun demografik grup bakmıştır, başka şeylere bakmışsındır ve sonra bu işine yarayacağı düşünülmüştür (35 yaş, erkek, bekar, sevgililer günü öncesi çiçek bakıyor -> muhtemelen sevgilisi var -> çiçek dışında başka hediye de almak isteyebilir)
0
biseysorcaktim
(13.02.26)
bu profilleme olaylari oyle bir noktaya geldi ki nerdeyse aklini okuyabilir. bunun icin sadece yapay zeka degil davranis psikolojisi, eye tracking, ortam dinleme vs.. bir suru sey var. artik olay oyle, izinleri kaldirdim, maillerimi okuyorlar, mesajlarimi goruyorlar gibi basit ilerlemiyor.

en basit ornegi kici kirik instagram yada whatsapp'da bisey paylasmak icin video ve mikrofon izni veriyorsun. hoop kamera ve mikrofon uzerinden seninle ilgili hayvani bir dataya sahip oluyor. hatta bu bilgilerden maksimum veri, assumption elde etmek icin sana bazen uyuz olacagin videolar gosteriyorlar. ona verdigin tepkilerden(kac saniye izledin, nereye baktin, nereye dokundun, ne soyledin vs..) hepsini alip bu bilgiyi kullanip senin o anki duygu, davranis ve dusuncelerine gercekci tahminlerde bulunabiliyor.
0
buenosdias
(13.02.26)
(5)

Hastanede bahşiş veriyor musunuz?

ekimoloji
Doğum yaptıktan sonra annem, hastanede “adamlar bahşiş bekledi sonuçta ilk çocuğunuz” diye söylendi. Sonrasında çocuğu sünnet ettirdik yine aynı şekilde yanlarında ben yokken çocuğu getiren hasta bakıcıların benzer beklentiyle eşime baktığını söyledi. Konum devlet hastanesi. Bana saçma geliyor, işle
Doğum yaptıktan sonra annem, hastanede “adamlar bahşiş bekledi sonuçta ilk çocuğunuz” diye söylendi. Sonrasında çocuğu sünnet ettirdik yine aynı şekilde yanlarında ben yokken çocuğu getiren hasta bakıcıların benzer beklentiyle eşime baktığını söyledi. Konum devlet hastanesi. Bana saçma geliyor, işlerini yapıyorlar ekstra ilgi yok bir şey yok neden işlerini yaptıkları için bahşiş verelim ki? Diye düşünüyorum ama yanlış düşünen ben miyim merak ettim. Görgüsüzlüğü yapan bizsek bir daha sefere düzeltelim. Ben doğunca babam bayağı yüklü bahşiş vermiş hemşirelere mesela, hemşirelerin alması da garip geldi.
+3
ekimoloji
(12.02.26)
Var var bu saçmalıklar var.
Ben yeğenlerimin doğumlarında öğrenmiş bulundum. Hayırlı olsuncu adamlar var. Geliyor, hayırlı olsun gözünüz aydın cart curt bir şeyler söylüyor, ellerini ovuşturuyorlar. Bir dede bir taraftan, öbürü öbür taraftan ateşliyor. Böyle deli saçması bir düzenek görmedim. Çocuk doğdu diye bahşiş vereceksek bari doğumu yapan adama verseydik, siz ne alakasınız diye düşünüyor insan.

Aynısının bir de sıfır araba alınca, arabayı bayiinin kapısına getireni var mesela. O da bekliyor. Pompacı bekliyor falan. Evlenme sürecinde zaten tutan tuttuğunu gıdıklıyor. Bizim kültürümüz hep birilerini yolmak üzerine. Hayatında pozitif bir gelişme yaşandıysa, hiç tanımadığın insanlar onlara para vermeni istiyor.
+4
cay koy geliyorum
(12.02.26)
vermek zorunda kalıyorsun, özel hastanede (koç falan değildir muhtemelen, ama diğerlerinde) bile böyle. adam başında kırk defa geçmiş olsun, geçmiş olsun diye dolanıyor. bir kampanya başlatıp cimer'e yazalım, iyi olur.
+1
malheiros
(12.02.26)
doğumu bilemem ama bence yaşlı bakımı ve yaşlı birinin hastanede yatmasıyla ilgili durumda verilebilir. Sonradan da değil, ilk yattığında bahşiş vermeyi düşünürüm ki iyi baksınlar (tuvalet banyo vb. şeylere yardımcı oluyorlar sanırım, geçmişte dedemde bişeyler duyduğumu hatırlıyorum ama küçüktüm tam emin değilim)
0
nhk ni youkosu
(12.02.26)
ben dogdugumda (cerrahpasa'da) babam tüm hemsirelere bahsis dagitmis.
hatta bir hemsireye ek bahsis verdirtmis annem. sonbahar bebegiyim. hava sogukmus, emzirmeye anneme getirirken battaniyesiz getiriyormus. annem bir demis, iki demis, bakmis kadin düzelmiyor, ben zaten kuvözde yatiyorum sariliktan, o sicak ortamdan cikarip beni altimda sadece bez ile battaniyesiz getiriyormus hep, annem babama anlatmis durumu. babamdan ek bahsisi alinca battaniyemle getirilmeye baslanmisim. kadinin huyu düzelmis. var yani.
siz yanlis düsünmüyorsunuz ama düzen bu. türkiye'de yeni dogumda bebeklerin dövülerek sakat birakildigini düsününce, ben sahsen hemsirelere birer cumhuriyet bile takabilirim cocuguma bir sey yapmasinlar diye.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.02.26)
soruya cevap degil; ama zengin degilseniz turkiye'de bahsis baskisi yapanlara herkesin ayni tepkiyi vermesi gerekir. ben genelde surat yapanlara, bak kardesim ekonomi ortada. hepimiz gitgide fakirlesiyoruz. bu ortamda kimseye bahsis vermem. hadi eyvallah diyorum.
+2
buenosdias
(13.02.26)
(9)

Evlilik, multikültürel aileler ve uyum

sucvecezve
Evli misiniz?Evlenmeyi düşünüyor musunuz?Evlendiğiniz kişi Türk mü? (Türk vatandaşı mı demek istiyorum, etnik kimliğiyle ilgilenmiyorum.)Çünkü şunu merak ediyorum, Sizce evlendiğimiz kişilerle aynı milletten olmamızın bir avantajı oluyor mudur? Ya da aksi durumun bir avantaj sağlar mı? Yabancılarla
Evli misiniz?
Evlenmeyi düşünüyor musunuz?
Evlendiğiniz kişi Türk mü? (Türk vatandaşı mı demek istiyorum, etnik kimliğiyle ilgilenmiyorum.)
Çünkü şunu merak ediyorum, Sizce evlendiğimiz kişilerle aynı milletten olmamızın bir avantajı oluyor mudur? Ya da aksi durumun bir avantaj sağlar mı? Yabancılarla evlenenlerin sizce boşanma oranı daha yüksek olabilir mi (Green card vb. sebeplerle evlenenleri ayrı tutuyorum)
Ne düşünüyorsunuz?
0
sucvecezve
(11.02.26)
evli değilim.
evlenmeyi düşünmüyorum.

tamamen zıt fikirlere sahip aileler değilse sorun olmaz. birinin siyah dediğine biri ak diyorsa o evliliğin ömrü uzun olmaz. çünkü sevgililer değil, aileler evleniyor bizim ülkede.

avrupalı, amerikalı biriyle evlenmek daha iyi olur. evlenip onun ülkesine yerleşmek. hem sülale derdinden, hem ülkenin derdinden harika bir kaçış olur. evlilik de daha eğlenceli ve öğretici bir deneyim olur.

www.tiktok.com
+1
art cat chocolate
(11.02.26)
cok fazla degisken var. kulturlere baglilik, kultur farklilik seviyesi, aileler, karakter tipi vs..

ornek,
dogu kokenli genis, ataerkil ve aile baglarinin kisisel alandan cok guclu oldugu bir ortamda buyumus erkek istedigi kadar guclu, egitimli, gormus gecirmis olsun. batinin bireyselligi karsisinda avrupali biriyle saglikli bir evlilik, iliski yurutmesi cok zor. muhtemelen bir yerde patlar.
0
buenosdias
(11.02.26)
Evliyim. Evlendiğim kişi Türk. Yabancı biriyle yapamazdım ben. Kişilik olarak kökenlerine geleneklerine bağlı biriyim.
0
kaptan maydanoz
(11.02.26)
amrikaliyla evliyim.
bence bir noktadan sonra evlilik kendi dunyasi olan bir sey oldugundan iki ruhun uyum potansiyeli oluyor.
avantajlari eger gercekten cok uzak kulturlerden geldiyseniz evliligin killarin beyazlamis evresinde bile karslikli hala bir egzotik gelme durumu oluyor.
hayatin gercek kisminin iliskiyi cok asindirdigi zamanlarda bence faydali bir durum.
dezavantaji hayat daha zor. hep birinizyabancisiniz. burokrasi hep size karsi.
bir avantaj daha bir ulke iyice sapitinca dier ulkeyi secenek olarak gormeye basliyorsun.
acik fikirli insanlara tavsiye ederim ben.
0
mavicorap
(11.02.26)
Evliyim, bir türkle. Eğer evlendiğim kişi ile evlenmemiş olsaydım yabancı biri ile evlenmeyi tercih ederdim, evlilikle ya da evli olduğum kişi ile sorunum yok ancak türkiyedeki ailelerin ne kadar sınır koysan da bu sınırı bilememesi, her şeyin içinde olma çabası beni yoruyor. Benim derdim daha çok türkiyedeki evlilik prototipi ve ailelerin bakış açısı ile ilgili, neyseki düğün yapmaktan kurtuldum ama thanks to covid.
Yabancı biri ile olmak bence kültür deneyimlemek, bakış açısı zenginliği vs olarak güzel ama anadilini konuşamamak ve ortak tarih, kültür olmaması biraz eksi puan olabilir.
Bunu aslında arkadaşlıklarda yaşıyorum ( yurtdışındayım) çok basit ve standart örnek silivri soğuktur heheyi bazen karşıdakinin anlamasını isteyebiliyorsun ya da gibi dizisini mesela bir türkün izlemesi ile yabancının izlemesi çok farklı şeyler ve aynı kökenden, toplumdan gelmek aslında ilişki diline artı puan.
Ama dediğim gibi türkiyede ailelerin ( hepsi değildir ama bize denk gelen diyelim ve bence çoğunluk) evlilik bakış açısı, mıç mıç her şeyin içinde olma sevdası beni yoruyor.
+1
tuborg yesili
(11.02.26)
Avantaj olmuyor çoğunlukla. Sadece hastalık doğum vb. konularda bizim kültürümüz daha iyi. Onun dışında çekilmiyor. toksik akrabaları bir ömür çekmeye değer mi? Türkiye’de aile ilişkileri sıkıntılı. eşim yabancı olsaydı da doğal kimliğimi yansıtırdım ve mantıklı noktalarda r yapabilirdim. Problem olmazdı.
0
artkbc
(11.02.26)
evliyim, angarali.
bizim topraklardan olmayan birisiyle evlenme sansim bol miktarda onume geldi, hepsi iyi insanlardi ama ben istemedim.
cunku:
1 -turkiye'ye donme olasiligimin yokolmasini istemedim
2- anadilde anlasmak bambaska bir olay

yabanci ile evlenip bir avantajini goreni gormedim, dezavantajini goreni cok gordum.
0
cooperr
(11.02.26)
Evliyim. Evli olduğum kişi isviçreli. Babam da isviçreli. O sebeple tam olarak "yabancı" profiline uymuyor, çünkü bana çok da yabancı değil eşim.
Kendim büyürken de öyle çok fark ettiğim bir zorluk olmadı.
0
alice in potatoland
(12.02.26)
evliyim, eşim sarışın zaten yabancılar gibi çok memnunum, kadınlara sarışın yerli koca bulmalarını tavsiye ediyorum buradan.
-1
Hallegadola
(13.02.26)
(6)

Bu yaz nereye gideceksiniz

arbre
Geçen yaz Antalya, Kemer'e gitmiştim. Ultra her şey dâhil bir oteldi. Bu yıl Fethiye'yi merak ediyorum. Fikir olması açısından soruyorum. Araştırmaya başlayayım. Kurban Bayramı olur büyük ihtimalle.
Geçen yaz Antalya, Kemer'e gitmiştim. Ultra her şey dâhil bir oteldi. Bu yıl Fethiye'yi merak ediyorum. Fikir olması açısından soruyorum. Araştırmaya başlayayım. Kurban Bayramı olur büyük ihtimalle.
-8
arbre
(10.02.26)
gidebilsem fethiye'ye giderim.
+1
black holes in the sky
(10.02.26)
muğla datça
antalya kaş tavsiye ederim.
0
jelly bear
(10.02.26)
Son birkaç senedir yaz tatili için Halkidiki'ye gidiyoruz. Bir sene corfu denedik bence gereksizdi. Bu yıl da komşudayız, cam gibi deniz, bol ve fahiş olmayan deniz ürünleri <3 Başka bir şeye ihtiyaç duymuyorum
+2
kullanicadi
(10.02.26)
sivas'a koyume gidecegim. iple cekiyorum:)
+1
buenosdias
(10.02.26)
Akçay
0
since1907
(11.02.26)
Geçen yaz ilk kez yurtdışına gittim. İtalya. Daha önce hep yurtiçiydi. Paramı ne kadar da boşa harcamışım ege de akdeniz de. Üç kuruş fazla olsun avrupa turu olsun. Jollytur setur proton la bas git gez.
0
halk
(11.02.26)
(9)

Boşa harcadığım yıllardan sürekli pişmanlık duymaktan nasıl vazgeçerim?

lodlest23
Arkadaşlar ben yaklaşık üç ay sonra 35 yaşına gireceğim, 32.5 yaşına kadar çalışmadan, aldığım harçlıklarla hayatımı idame ettirdim, son iki sene hayatımı toparladım diyebilirim, kendime hedefler koyup onlara (özellikle kariyer açısından) ulaşmak için çalışıyorum (hatta çok çalışıp burnout falan yaş
Arkadaşlar ben yaklaşık üç ay sonra 35 yaşına gireceğim, 32.5 yaşına kadar çalışmadan, aldığım harçlıklarla hayatımı idame ettirdim, son iki sene hayatımı toparladım diyebilirim, kendime hedefler koyup onlara (özellikle kariyer açısından) ulaşmak için çalışıyorum (hatta çok çalışıp burnout falan yaşadığım oldu).

Ara sıra boşa harcadığım yıllar geliyor (18-32.5 - hatta ergenlik yıllarını da katabilirim) kendi kendime bu yıllarda kendimde değiştirmek istediğim şeyleri keşke yapsaydım, iş hayatına erken atılsaydım, eramus vs yapsaydım, kurslara falan gitseydim (bunun gibi şeyler) gibi düşünceler geliyor ama olan olduğu için "geçmişte keşke şunu şunu şöyle yapsaydım" gibi şeylerin bana bir faydası olmuyor. belki kendi soruma kendim cevap verdim ama bu düşüncelerin arada sırada aklıma gelmemesi bana ne önerirsiniz?
+1
lodlest23
(02.02.26)
Geçmişi artık geri getirme şansımız yok, o sebeple bunları düşünmek sana bir fayda sağlamaz. Bundan sonrası için elinden geleni yaparsın.

Belki o zamanlar şartlar öyleydi. Sen şimdiye ve bundan sonrasına bak artık.
+1
rock n roll
(02.02.26)
ergenlikte ne yapacaktınız ki? iyi bir ebeveyn yönlendirmesi yoksa, maddiyat belirli düzeydeyse zaten kısıtlı oluyor yaptıklarınız. ki sizin ergen olduğunuz ve üniversite okuduğunuz dönemde de bu denli delice bir kendini geliştir furyası yoktu. yani açıkçası x kursuna gitseniz de çok bir şey değişmezdi muhtemelen.
kendiniz demişsiniz zaten böyle düşünmenin faydası yok diye. hiçbir şeye geç kalmış sayılmazsınız, iki buçuk senedir de toparlıyorum kendimi demişsiniz. arada sırada aklınıza gelir. yapabileceğiniz şeyler vardı ya da yoktu, imkanınız dardı ya da genişti. yapacak bir şey yok. böyle düşünmek ilerlemeyi engeller. siz ilerlemeye bakacaksınız ve daha iyi bir hayat inşa etmeye çalışacaksınız.
+1
black holes in the sky
(02.02.26)
şu anda kendini ilerletebilmek için ne yapabilirsiniz?

kursa gidin. yabancı dil öğrenin. "eskiden keşke yapsaydım" dediğiniz şeyi şimdi yapın.
+1
co2s2
(02.02.26)
O zamanlar hayatta kalmak için durmaya ihtiyacın vardı belki.
-1
sekizdokuzon
(02.02.26)
Çalışsaydın ne iş yapacaktın ve kendine yetebilecek miydin bu soruları kendine sor. Türkiye'de çalışma baskısı biraz da komşunun çocuğu işe girmiş kafasıyla oluyor. Millet hiçbir geleceği olmayan işlerde yıllarca çalışarak sonrasında ortada kalıyor. 3-4 sene oturup kendini geliştirse, dil öğrense yurtdışına falan gidecek belki ama asgariden hallice işe girip orada çürüyor. Nedeni ise toplum baskısı.

İleriye bak bence. Bunu bir olgunlaşma süreci olarak gör
+1
michael harddd
(02.02.26)
Hayat böyle bişey zaten. Boşa harcadığın bişey yok merak etme.
+1
gobekliraki
(02.02.26)
ben de çalışma hayatımın başlangıcında bu zamanları düşündüm. şimdi 1 lira biriktirmek için harcadığım efor, kaçırdığım fırsatların 10 sene 20 sene sonra bir anlamı olmayacak dedim ve kazandığımı harcadım. Ki öyle de oldu. O zamanlardaki yıllık kazancımı bir ayda biriktiriyorum şimdi. İyi ki sıfıra sıfır yaşamışım o zamanlar. Eşşek gibi çalıştım ama bir de üstüne para biriktirmeye kasmadım. Bir de geçmiş geçmişte kaldı artık, elinden bir şey gelmiyorsa düşünmenin ne anlamı var. Söylemesi kolay tabii ama şartel gibi düşünüyorum böyle zamanlarda başlangıcını seziyorum, ah eski zamanlar ya da eskilerden aklıma gelince anında günümüze döndürüyorum kafayı. Sizde de belki işe yarar. Aklımda bir başkası varmış gibi. Kocaman kılıcıyla gelip götü kesen dayı gibi, konuyu kesiyor.

galeri8.uludagsozluk.com
+2
gabe h coud
(02.02.26)
Bugünden itibaren dolu dolu yaşayarak. Bazı şeyler için geç kalmış olabiliriz ama bazı şeyler için de geç değil.
+1
put it in your appropriate place
(02.02.26)
cevrendeki gurultuyu azalt. turkiye, dunyanin en gurultulu yerlerinden biri. hayata daha yeni basliyorsun.

gurultu=yasitlarin evlendi, herkes evini arabasini aldi, kilo mu aldin sen?
+1
buenosdias
(02.02.26)
(4)

Minoxidil kullanan var mı

darkwizard
Saç ve sakal için işe yarar mı direkt eczaneden alınıyor mu?
Saç ve sakal için işe yarar mı direkt eczaneden alınıyor mu?
0
darkwizard
(26.01.26)
direkt alınır sgk karşılamaz zaten, reçetesiz.
0
jelly bear
(26.01.26)
ise yarar; ama omurluk urun. yani omur boyu surucen. biraktin mi kazandiklarin dokulur. hem maddi hem manevi yuk. degmez.
0
buenosdias
(26.01.26)
erkekseniz ve kan değerlerinizde büyük bir anomali yoksa muhtemelen erkek tipi dökülme vardır ve bunu DHT baskılamadan hiçbir şeyle durduramazsınız.

minoxidil aşırı düzenli ve sürekli kullanımda nispeten durduruyor ama sadece bırakana kadar ve bunu senelerce düzenli ve sürekli kullanmak bence mümkün değil. çare DHT baskılamak, bunun da yolu finasteride kullanımından geçiyor (oral). PRP mezoterapi, biotin, vitamin, bitkisel yağlar, şampuanlar ve saire sadece bu baskılamayı başardıktan sonra bir anlam kazanıyor.

araştırırsanız libido düşüklüğü gibi yan etkilerin olduğunu göreceksiniz. bu sanırım, genetik yapı, yüksek vücut yağ oranı, en önemlisi de dozaj gibi nedenlerle orantılı. dolayısıyla doktor tavsiyesi almadan kullanmanızı önermem. ama yolu da bu, hatta saç ekimine karar verseniz bile bazı klinikler size ekimden önce donör bölgeyi güçlendirmeniz için finasteride veriyor diye duyuyorum.

kısaca doktora veya bir saç ekim merkezine görünmeden saçınıza boşuna para harcamayın, bulduğunuzu sürmeyin
0
fatihdr
(27.01.26)
@fatihdr
Aslında sac dökülmesi değil de sakal çıkarmak icin kullanmak istiyorum hocam ben
0
🌸darkwizard
(27.01.26)
(5)

eski gozluk numarasi ile yeni gozluk

angelofdeath
selamnumarali gozlugum deger olarak cok dusuk ama astigmat hayat kalitesini zorluyor.yillardir goz muayenesi yaptirmadim, yeni bir muayene yaptirmadan ayni numaralar ile yeni cerceveye gozluk yaptirmak mumkun mu?
selam
numarali gozlugum deger olarak cok dusuk ama astigmat hayat kalitesini zorluyor.
yillardir goz muayenesi yaptirmadim, yeni bir muayene yaptirmadan ayni numaralar ile yeni cerceveye gozluk yaptirmak mumkun mu?
0
angelofdeath
(25.01.26)
bazi yerlerde mumkun ama; tavsiye etmiyorum. bozuk goz yerinde duran birsey degil. seni ikna etmek icin sunu soyleyeyim,

o gozluge en az 1000 kagit vericen. min. 2 yil takacaksin. o 2 yil boyunca hep gozunde olacak. hayatinda bu kadar onemli yer tutan bir esyaya "aradan cikarayim" diye yaklasmak mantiksiz.
+2
buenosdias
(25.01.26)
semt gözlükçüleri yapıyorlar. geçen kardeşimin gözlüğünün üstüne oturduğum için koşa koşa yaptırmak durumunda kaldım, oradan biliyorum.
ailede çok gözlüklü var. her doktora gittiklerinde, "numaram da ilerlemiş, hiç farkında değilim" diyorlar. gerekçenizi bilmiyorum ama bence onu bir yana koyup, muayene olun.
0
lil siztah
(25.01.26)
numaranız ilerlemiş olabilir. bu durumda aynı numarayla almak ölü yatırım olur. bir göz muaynesinden zarar gelmez, astigmat bende de var gözlüksüz ekrana bakmak çok yoruyor.
0
zen1th
(25.01.26)
yaptığımı kimseye tavsiye etmiyorum. bulabilirseniz göz randevusu alıp muayene olunuz.
en son 2013 yılında göz muayenesine gittim. o yıla kadar birkaç sene düzenli doktora göründüm. doktor her seferinde numaramı artırır gönderirdi.
sonra ben doktora gitmeyi bıraktım. 4 yılda bir optikçiye gider, ordan mevcut derecemin üzerine 0.25-0.5 koyar gözlüğümü takarım. o şeklde devam ediyorum. camları Zeiss almaya özen gösteriyorum.
sağ gözümde yakından da net görememeye başladım. ölene kadar beni bu gözler götürsün yeter. toprağın altında çürüyüp gidecek zaten. bedenimi çok önemsemiyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(25.01.26)
Göz ölçtürmek önemli, ölçülürken gözleri kısmamak ve makinadaki resmi görmek için ÇABALAMAMAK da önemli.
Geçen bir gittim, gözlükten daha düşük çıkıyor gözlerim. Görmek için çok uğraşınca olduğundan daha büyük hesaplayabiliyormuş makina. Gerçek numaramdaki gözlükleri alınca aşırı rahatladım. Doğru numaralı gözlük takmak gerçekten konfor arttıran ve iyi hissettiren bir şey.
Bu yüzden git, ölçtür, rahat bırak kendini ölçtürürken, doğru gözlük al. Çerçeveni de hafif ve tel gibi olanlardan seç. Kemik alma çok ağır ve burnu ağrıtıyor. Varlığını hissetmeyeceksin bile.
0
nolmus yani
(25.01.26)
(6)

Hobiniz var mı

arbre
Fotoğraf makinesi almak istiyorum çok uzun süredir. Alamadım. Alacak param da var. Gsz verin de alayım. Siz nelerle uğraşıyorsunuz?
Fotoğraf makinesi almak istiyorum çok uzun süredir. Alamadım. Alacak param da var. Gsz verin de alayım. Siz nelerle uğraşıyorsunuz?
-2
arbre
(25.01.26)
daha yeni elektro gitar aldim. arada bir elime alip caliyorum.

farkettigim biseyi paylasayim. baskiyla hobi olmuyor. eger, herkes biseyler yapiyor ben de yapmaliyim durumu varsa az daha bekle. cunku alacagin seyi kenara atinca icten ice bunu da yapamadim diyerekten modun dusecek.

hobi ile birseyi satin alma heyecani siklikla karistiriliyor. oyle bir durum varsa hicbirseye para harcama. git once magaza dolas, arkadasinda dene, online videolara bak vs.. heyecanini arttir. ondan sonra motivasyon dolu sekilde siparis ver butonuna bas.
0
buenosdias
(25.01.26)
şu sıralar resim yapıyorum bir de tin whistle ile sevdiğim soundtrackleri çalmaya çalışıyorum.
0
lüzumsuz adam
(25.01.26)
bir aralar fransızca öğreniyordum a2'den b2'ye geldim sonra çok yormaya başladı bıraktım. satranç öğrendim bir süre kursa gittim sonra o da çok zor geldi bıraktım. yukarıdaki arkadaşın dediği gibi bir şeye başlama/satın alma heyecanı hobinin kendinden çok farklı şeyler. ilk başlarda ufak ufak çok masraf etmeden ilgilendikçe hobiyle merakın artıyor mu ona bakarsın, eğer öyleyse başlarsın. yoksa boşa masraf.
0
zen1th
(25.01.26)
fotoğrafçılığa merak saldıysanız ben analog fotoğrafla ilgileniyorum, tavsiye ederim, çok heyecanlı ve keyifli bir süreç... ne çektiğini bilmemek, hemen bakıp görememek , beklemek zevkli.
0
isimsizbiri
(25.01.26)
Balık tutuyordum ama birkaç yıldır işten güçten fırsat olmadı.

Sakin bir yerde tutarsanız müthiş bir heyecan, o balığın oltaya vuruşu... Anlayamazsınız...
0
msb
(25.01.26)
piyanom var. ayrıca almanca öğreniyorum.
0
art cat chocolate
(26.01.26)
(5)

Para mi geri istesem mi

Kittie
Bir vize danismanligi sirketiyle tanistirildim. Sevdigim, durust biri tavsiye etmisti kendisini. Ona daha once schengen ve uk almis. Simdi bu adam benden 3 bin lira istedi. Verdim ilk mesajlastigimiz gun. Ve 4. aya girecegiz adama bir iki soru soruyorum cevap vermiyor. Ya da kisa anlamsiz cevap verd
Bir vize danismanligi sirketiyle tanistirildim. Sevdigim, durust biri tavsiye etmisti kendisini. Ona daha once schengen ve uk almis.
Simdi bu adam benden 3 bin lira istedi. Verdim ilk mesajlastigimiz gun. Ve 4. aya girecegiz adama bir iki soru soruyorum cevap vermiyor. Ya da kisa anlamsiz cevap verdigi oldu. Mecbur ariyorum, her aradigimda da (iki kez aradim) tanimiyor beni, yani telefonum kayitli degil adamda. Soyle ilk zamana dondum whatssapta; pek yazismamiz yok da oylesine bir baktim ve sunu fark ettim (ilk gun gozumden kacmis nasil olduysa). Soyle bir mesaj atmis: "Randevu alirken bir odeme yapiyoruz 240 euro DAN bana 3 bin lira atin, randevu aldigimda uzerini tamamlariz" (evet aynen bu sekilde kelimesi kelimesine).
Simdi bu adam, bende bot yok cunku onlar guvensiz, nereye ne bilgi verdikleri mechul, kullanmiyorum brn bot demisti. E hadi ok dedim ama adam baya randevu botlari olan yani 15 gunde randevu garantisi veren yerlerle ayni ucreti istiyormus demek. Simdi fark ettim.
E ben sana bu kadar ucret odeyeceksem neden 4 aydir randevu kovaliyorsun? Alsaydim ben de 15 gunde.
Bir ara da bana "size hesap acalim siz de bakin randevu" bile dedi. Ben salak oldugum icin mailimi attim ama ona da yanit gelmedi. Dun gene yazdim yine yanit yok mavi tick oldu ama yanit yok.
Yani ben bu adama hayatta o 200 kusur euroyu tamamlamam. Zaten sozlesmemiz yok bi seyimiz yok. Arti 3 binimi ben yarin geri istemeyi dusunuyorum. Haksiz miyim? Yazicam yarin sabah, hizmet alamiyorum, soruma cevap alamiyorum, pesinizde kosmaktan biktim demeyi planliyorum. Ne dersiniz?
Not: lutfen vize icin para mi oduyorsun vs yazmayin. Yilmistim cunku randevu kovalamaktan. Hani bos olsa randevular neyse, nefret etmistim surekli sitenin hata vermesinden. Ama bu adam da benden farkli durumda degil belli ki.
Neyse ne diyorsunuz yarin sabah icin?
Tesekkurler
0
Kittie
(24.01.26)
iste tabi de vermez bence
+3
michael harddd
(24.01.26)
iste. verirse ne ala.

nacizhane tavsiyem: ruh sagligin icin simdiden o parayi, adami, vizeyi hatta avrupa'yi unut. aptal bir vize icin aylarca sacma sapan kisilerle, kuruntularla ugrasmak hic saglikli degil. avrupa'da sokaklar asalak gocmen dolu, nasil gelmisler, nasil kaliyorlar belli degil; bizde ise piril piril insanlar bi tarafini yirtiyor randevu almak icin. cani cehenneme oyle vizenin.
+2
buenosdias
(24.01.26)
Paranizi geri vermezse maliyeye sikayet edersiniz. Ozel mesaj atin vermezse yonlendireyim sizi
+1
die fetten jahre sind vorbei
(24.01.26)
iste ama tipik dolandirici oldugu icin vermez diyorum..
+1
cooperr
(24.01.26)
şu sıralar bir vize dolandırıcılığı revaçtaymış. şöyle ki, önce size randevu alıcaz diyip makul bir süre oyalıyorlar. sonra evrakları alıp, başvurunuzu yapıcaz diye bir süre daha bekletiyorlar. ardından size vize reddiyle ilgili matbu bir kağıt verip, -canları hangi red gerekçesini isterse onu işaretleyip- sanki konsolosluktan red almışsınız gibi, geçmiş olsun diyerek uğurluyorlar. ancak daha ilk aşamadan itibaren sizin adınıza hiçbir başvuru yapmamış oluyorlar. para bir yana, vakit kaybettiğinizle kalıyorsunuz.

sizinki dolandırıcı mı bilmiyorum ama anlattığınız şekilde bir ticaret de olmaz. adamın bu işi görmeye niyetinin olmadığı açık. paranızı kurtarmayı deneyin tabii ama olmazsa da bu kişiyle daha fazla vakit kaybetmeyip, başka bir yol bakın.
0
lil siztah
(24.01.26)
(14)

Dayınızı seviyor musunuz

darkwizard
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
Merhaba tek bir dayım var sevmiyorum çocuk gibi eşek şakası yapar abilik yapmaz kardeşlerine ve miras yemeyi seviyor emekli parası da var halen dedemin parasını yeme derdinde. Sizde böyle kişiler var mı ailenizde. Hak yiyen
0
darkwizard
(22.01.26)
eksisozluk.com

benim 3 tane. dunya gorusu olarak cok uzakta olduklari icin pek muhabbetim yok.
0
buenosdias
(22.01.26)
iki dayım var. bir tanesi kız kardeşlerinin hakkını yiyen bir dolandırıcı ailede kimseyle konuşmaz. diğerini severim masum,kendi halinde bir adam.
+1
biravekahve
(22.01.26)
Benimki dayı profilinden en uzak dayı. Sessiz sakin, işinde gücünde aile babası. Bayağı da derdo bir insan, başına gelmeyen kalmadı mazlumun. İyi insandır, samimi değiliz ama uzaktan severim.
0
sekizdokuzon
(22.01.26)
Birisi dolandırıcı oe diğeri de kendi kendine efelik taslayan kibirli bir tipitip.
+1
yakalayamadığın.ışıklar
(22.01.26)
Yeşilçam’dan aşina olduğumuz o “dolandırıcı dayı” profili yok ailede.
Dayılarımı çok tanımadım ama tanısam çok seveceğimi düşünmüyorum anne tarafıyla mesafeliyim.
0
mutekebbir
(22.01.26)
dayilar miras yer. is tanimlari geregi.
+4
antikadimag
(22.01.26)
Çok onurlu, gururlu, aydin ve iyi biridir, severim
0
üğpoıuy
(22.01.26)
babam tek cocuk oldugu icin amcam ve halam yok.
dayim ve teyzem benim icin baya onemli.
dayim delikanli adamdir, hak hukuk konusunda da inanilmaz dikkatlidir.
0
cooperr
(22.01.26)
üç dayım var. çocukluğumda en küçüklerini çok severdim. benim için "dayı" profili oydu. beraber vakit geçirdiğim, çocuk aklıyla bana inanılmaz gelen türlü türlü şeyi deneyimlediğim vs... büyüyünce aynı ölçüde yakın kalamadık tabii ama iki dayımı özellikle severim. en büyükleri de iyi ama aksi bir adamdır, pek rahat edemezsin yanında.
+1
der meister
(22.01.26)
3 dayım var. hepsini çok severim.
-1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.01.26)
Son 20 senede 2 defa gördüm herhalde, en son iki ay önce nikahıma geldi. Kişilik olarak kötü biri değil ama siyasi ve dini görüş olarak tersiz. Bi de benim çekirdek ailem dışında hiçbir akrabamla bağım yok. Amcamı, halamı, teyzemi de aynı şekilde pek aramam sormam konuşmayız. Akrabalarını çok seven insanlar da tuhaf geliyor o yüzden :D
-2
nundu
(23.01.26)
Severdim. Bir dayım vardı, 50’li yaşlarda öldü. Anne babada miras yoktu olsa da yemezdi.
Çok çalıştı, ticaret kafasıyla doğmuş çalışkan bir insandı. 5 yaşında tartıyla insan tartıp para kazanmaya başlamış memur çocuğu bir insan.
Çok iyi paralar kazandı, servet yarattı.
Bence kendi çocuklarına haksızlık olacak miktarda annesine ve kardeşlerine paralar dağıttı. Akrabalara büyük borçlar verdi geri alamayacağını bilerek ve geri alamadı da istemedi de.
İkili ilişkimizde biraz sert, disiplinli ve “beğenmiyorsan git” tarzı vardı küçücük bir çocuk olsam bile. O bakımdan biraz zorlanırdım ilişkimizde.
İyi bir adamdı, erken gitti.
0
michael_knight
(23.01.26)
6 tane dayım var. kısmen severim ama oyle yakınenen baglılıgım yok
0
Başka
(23.01.26)
hic sevmem. hiyarin tekidir.
0
Sour
(23.01.26)
(5)

yeni çıkaracağım tshirt için fake jason statham ile iş birliği

plastic_angel
yapmak yasak mı olmalı?v yaka tshirtleri tekrar piyasaya sunarak pazarda kullanıcılara bir alternatif sunmak istiyorum. fake jason'ın yüzü tam anlaşılmayacak. daha çok hatları belli olacak ama insanlar bakınca bu jason diyecek.bu halihazırda suç mudur? sizce (bir ekşici olarak) suç olmalı mıdır?
yapmak yasak mı olmalı?

v yaka tshirtleri tekrar piyasaya sunarak pazarda kullanıcılara bir alternatif sunmak istiyorum.
fake jason'ın yüzü tam anlaşılmayacak. daha çok hatları belli olacak ama insanlar bakınca bu jason diyecek.

bu halihazırda suç mudur? sizce (bir ekşici olarak) suç olmalı mıdır?
0
plastic_angel
(22.01.26)
avrupada büyük bir ajans bu tarz bi kampanya yapmıştı.

direkt ünlülerin fotosunu(değiştirmeden, gizlemeden) kullanmıştı. ama model gibi değil de refer ederek. örnek:

belki bi cristiano kadar güçlü değiliz ama….
0
buenosdias
(22.01.26)
ben markamda isim veya marka yüzünün kim olduğunun belirten birşey kullanmayacağım. sadece v yaka bir tshirt ve seksi bakışlı jason stathama olduğunu düşündüren bir yüz
0
🌸plastic_angel
(22.01.26)
Bence suç olmalı. Zaten suçtur.

Özellikle de Jason’ın yan sanayi olduğunu çaktırmamaya, yüzünü göstermemeye çalıştığın için.
Tarif ettiğin şey insanları aldatmak.

Ha Jason Statham ve ajansının senden haberi olup da dava edeceğine de pek ihtimal vermiyorum.
+1
michael_knight
(22.01.26)
Bir çok ülkede "Benzerlik" ya da "Likeness" da giriyor o hakların içine, o yüzden iş dava konusu olursa muhtemelen kaybedersin.
0
salihdt
(23.01.26)
kabaca evet. ama belki hayır. bir örnek vereyim. bir işimde denk gelmişti. ünlüce bir illüstürasyon sanatçısı hababam sınıfı, turşu muhabbeti neşeli günler vs vs film karelerini çizmiş. bunları instada yayınlamış. ancak eserler neredeyse tıpkısının aynısı. herhangi bir izin falan da almamış üretip durmuş. bizim avel müvekkil de bunları indirmiş üzerinde baya baya değişiklik yapmış, tonları falan neredeyse ters çevirmiş ayrıca baskıya uygun hale çevirip t-short, tablo vs yapıp satmaya başlamış. bu sanatçı bunları görüp dava açmış. dava fsmh mahkemesinde görüldü, bilirkişi eserlerin sanatçıya (illüstratör) ait olduğunu telif haklarının ona ait olduğunu belirtti. biz bu elemanın da bir başka eseri değiştirip aynen bizim gibi kullandığını falan savunsak da davayı kaybettik. karar bana göre yanlıştı. demem o ki bu hikayede sen yeni bir sanat eseri meydana getiriyor da olabilirsin, olmayadabilirsin.
0
ground
(23.01.26)
(22)

nasıl başarmışım anısı

deranzo1
var mı böyle anılarınız? geriye bakınca ulan nasıl yapmışım onu diye hayret ettiğiniz. ben atayım bir tane; saat 10:00'daki öss'ye 9:45'de uyanmam. sınav salonu yaklaşık 3-4 kmlik mesafe. kalkar kalkmaz kağıdımı alıp t shirtümü bile degistirmeden pantolonumu giyerek kendimi sokağa atmam. araba da yo
var mı böyle anılarınız? geriye bakınca ulan nasıl yapmışım onu diye hayret ettiğiniz. ben atayım bir tane; saat 10:00'daki öss'ye 9:45'de uyanmam. sınav salonu yaklaşık 3-4 kmlik mesafe. kalkar kalkmaz kağıdımı alıp t shirtümü bile degistirmeden pantolonumu giyerek kendimi sokağa atmam. araba da yok. biraz koştuktan sonra ilk gördüğüm araç sahibinden rica etmek. sağolsun kırmadı son gaz basıp gittik. iner inmez yine bir depar sekansı ve sınav başlamasına birkaç dakika kala sırama oturmam. nefesimi düzenlemek için on dakikaya daha ihtiyacım olmuştu.

şimdi bakınca eaah der sallardım muhtemelen.
+2
deranzo1
(21.01.26)
Yazarsam best seller kitap olur. Bir tane değil. Bin tane bile değil. Yaşamam mucize.
-5
gabe h coud
(21.01.26)
Bazılarına göre başarı olmayabilir ama ehliyet sınavı. Hayatımda hiç şoför koltuğuna oturmamış, zerre bilgisi olmayan ve aşırı stresli biri olarak ilk sınavda geçtim. Derslerde bile hocaya mal mal bakıyordum, kendi zekamdan şüphe etmiştim ancak sınav günü geçmem lazım diye kendimi telkin ettim ve aldım.
+1
ekimoloji
(21.01.26)
polonya'da yaşıyorken polonya'daki almanya konsolosluğundan vize randevusu oluşturmam. yılın son aylarıydı kasım-aralık ve ben bir gece vakti sadece aralık ayının 2'sinde boş randevu günü bulabilmiştim. gelecek sene mayıs ayına kadar boş yer yoktu. randevu tarihine de 2 günüm vardı yani tüm evraklarımı 2 gün içinde toparlamam gerekiyordu banka dökümleri, almanya'da okuyacağım okulun belgeleri, almanya'da açacağım bloke hesap için banka ile görüşmem ve bloke hesap için göndereceğim para... hepsini iki günde gerçekleştirmiştim.

sadece vize ile bitmiyordu her şey. kalacak ev de bulmam gerekiyordu ve iki günde o kalacak yeri ve kira sözleşmesini de ayarlamıştım çünkü vize için o da gerekiyordu.

o 2 günü asla unutamıyorum. şansım çok yaver gitmişti.
+1
elektr10
(21.01.26)
F lediğim akışkanlar mekaniğini sonrasında ba ile geçmek

Hayatımın peak noktasıydı
+1
substituent
(21.01.26)
Dershaneye gitmeden iyi bir okulda makine mühendisliği kazanmam
Kazandığım makine mühendisliğini bitirmem
Lisede 0 İngilizce görüp YDS'den B seviyesi almam
-9
arbre
(21.01.26)
6 ay gibi bir sürede sıfırdan aynı anda kpss ve telc b2 dil sınavına çalışıp ikisinde de başarılı olmak. günlük olarak çok çok uzun vakitler de ayırmamıştım. en büyüğü bu sanırım.
+1
biravekahve
(21.01.26)
Çok var geçmişte ama en yakın zamanda olanı manuel ehliyeti 30 günde aldım.
0
runaway
(21.01.26)
Üniversite sınavında 159. olmak. Daha da üstüne bi basarım olmadı.
+3
ırene adler
(21.01.26)
orta 2den okulu terk edip, açık öğretimden liseyi üniversiteyi bitirip, girdiğim bütün sınavları tek seferde geçerek bir kamu kurumunda müdür pozisyonunda çalışmak.
+2
rahmi pinkfloydoglu
(21.01.26)
tam olarak bir basari sayilmaz ama romanya'ya vizesiz girdim.
seneler önce, romanya'nin schengen disi oldugunu hic düsünmeden arkadas grubumla romanya'ya gittim. herkes gecti ama benim vizem yoktu. memur yüzüme bakti. gülümsedim. bir daha olmasa iyi olur, dedi. mührü vurup gecirdi.
herkes sinavlardan bahsetmis, biraz baska türde ani olsun dedim.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.01.26)
kpss türkiye birincisiyim. o an güzel hissettirmişti. ama elde ne var sıfır
+1
Hallegadola
(21.01.26)
sabah 10'daki atatürk havalimanındaki köln uçusuna, 8:30'da kalkıp yetişmiştim.

üstelik türk havayollarıydı üstelik rötar olmamıştı.

ev bahçelievlerdeydi. yüzümü bile yıkamadan taksiyle metroya ordan da m1'e binip koşa koşa gitmiştim. tam toparlanıp gidiyorlardı beni de alıp öyle kapattılar kapıyı.
0
buenosdias
(21.01.26)
Üniversiteyi tamamen İngilizce dilinde okuyup hazırlık dahil 5 senede bitirmem. Hayatımdaki ana yol ayrımı ve kırılma noktasıdır.

Yaşamımdan keyif alıyorsam, mutluysam ve istediği hayatı yaşıyorsam, altyapısı o üniversitedeki 5 senedir.
0
put it in your appropriate place
(21.01.26)
türkiye'nin en büyük holdinglerinden birinden büyük çaplı iş almıştım. toplantı sırasındaki yalan söyleme performansıma ben bile hayran kalmıştım. uzun yıllar aynı holdingle çalıştım, iyi paralar kazandım. sonra pandemi patladı ve işler yalan oldu.
0
scudman1
(21.01.26)
15 yıl kadar önce ana kapısının anahtarı kaybolan apartmanın 3. katına tırmanıp penceresinden girmiştim. mahalleli alkışlamıştı falan. başarıya bak :)

sonra düşündüm ulan ileride birinin evine hırsız girse herkes benden bilirdi :)
+5
yurtsuz john
(21.01.26)
4 yaşındayken bir düğüne gitmemiz; benim yerdeki çeri çöpü ağzıma atarak dolanmam; halamın dişlerimin arasında bişey ezdiğimi farketmesi; onun aslında bir çeyrek altın olması! dahası, o altının halamın bilekliğinden düşmüş olması!! halamın bana bu başarımın(?!) karşılığı olarak çok harika bir elbise alması^^ elbiseyi çok sevdiğimden, uzun kollarının uçları dirseklerime gelen kadar giymem :D
+1
lil siztah
(21.01.26)
Çok vardır ama kedimin hastalık süreci benim en kendimi aferinlediğim anılardan olabilir. İdrar kesesindeki taş sebebi ile neredeyse ölmek üzereyken gittiğimiz hastane ile başlayan bir aylik süreç. günde uç kere serumla yıkama için hastaneye git gel (başlangıçta bir de 40 km git 40 km gel yapiyorduk, yoruldugum gunlerde arabada bekliyordum tüm gun) , iğneler, ameliyat, sonrası antibiyotiklerin temini (piyasada bulamadığımız ilaçları kendim de ilaç sektöründe çalıştığım için gidip direk fabrikadan istedim aldım, normalde kolay kolay yapamayacağım bir sey. yine iğneler vs. Bir de bu gunlerin ortasında araba bozuldu yolun ortasında kaldık baya :( tamir olana kadar arkadaşımdan Arabası için ricada bulundum, bu da normalde hiç yapamayacağım bir sey :(

Bu tedavi kendim için olsaydı kesin bugün gitmiyorum deyip gitmeyecegim günler olurdu. Ama kedim için yaptım. Hala hayatta ve çok iyi. Bence nasıl da başardım amayı çok hak ediyor.
+7
a perfect lie
(21.01.26)
hiçbir bilgimin olmadığı, hiçbir eğitimini almadığım halde iki yıla yakın hayvani bir çalışmanın sonunda 24+24 saat süren bir sınav ile birlikte siber güvenlik sektörüne 39 yaşında girebilmem.
Hayatımdaki yegane başarım da bu zaten.
+2
rakicandir
(21.01.26)
Doktora yeterliliği ilk seferde sadece tek hafta sonu başkasının hazırladığı 50 sayfa notu okuyarak geçmem. Şu sıralar geçmeyip kalmam hatta komple doktorayı bırakmam/atılmam daha mı hayırlı olurdu diye düşünüyorum.
+1
Amaranta ursula
(22.01.26)
hayatımda hiç çalışmamıştım , üniversite okudum ingilizce ve bilgisayar kursuna gittim ilk başvurduğum iş depoda ürün girişi gibi bir şeydi , 22 yaşındaydım bu iş çok basit ben istemiyorum dedim ve toplantı sonunda satış müdürü olarak işe alındım . O patronumla hala bir araya geldiğimizde o iş görüşmesini hatırlayıp gülüyoruz , o da benden sonraki personeline hep beni anlatmış gurur duymuş yaptığı çılgınlık ile . o işyerinde 2 yıl satış müdürü olarak çalıştım . Yaşları benden büyük ve tecrübeli elemanlar ilk aylarda bana sinir oldular ama sonra uyum sağladılar .
şimdi çalıştığım ofise gelen stajyerlere bu hikayemi anlatıyorum ve kendinize güvenin cesur olun diyorum .
0
devilone
(22.01.26)
komik olanı yazacağım. çocukken bir kış günü babannemle karum'da gezdikten sonra eve varınca yeni çekilen süt dişimi düşürdüğümü anlayıp aşırı üzülmem ve bunun üzerine gece kar yağarken babaannemle karum'a tekrar gitmemiz ve önündeki meydanda yerde karların arasında süt dişimi aramamız... yarım saat içinde de dişimi bulmamız ve mutlu son. karum'un önünü ve o zamanlar oradaki insan trafiğini bilenler için sanırım oldukça büyük bir başarı bu.
+1
eileengray
(22.01.26)
7.15'te kalkacak uçuş için havalimanına 17 km uzaklıktaki evimde 6.30'da uyanıp yetişmem
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.01.26)
(5)

Bir kişinin kefil olma olgusunu bloke etmek mümkün müdür?

santimantal
Bir yakınım var.Çok saf biri.Başına vur, ekmeğini elinden al.Çalışan biri ve kazandığı parayı bir şekilde başkalarına kaptırıyor.Tam bir sağmal inek.Parasını kaptırmaması için bazı önlemler aldık.Maaşı benimhesabıma yatıyor.Ama şöyle bir risk var: İnsanlar kefil olmasını isteyebilir.Bu durumda mahvo
Bir yakınım var.
Çok saf biri.
Başına vur, ekmeğini elinden al.
Çalışan biri ve kazandığı parayı bir şekilde başkalarına kaptırıyor.
Tam bir sağmal inek.
Parasını kaptırmaması için bazı önlemler aldık.
Maaşı benimhesabıma yatıyor.
Ama şöyle bir risk var: İnsanlar kefil olmasını isteyebilir.
Bu durumda mahvolur.

Hani gidip "akli dengesi yerinde değil" raporu alamayız. O kadar anormal bir insan değil. Ama saf işte.

Yani bir insan devlete gidip "benim kefil olabilme imkânımı elimden al" diyebilir mi?

Hukuki olarak bir şeyler yapılabilir mi?

Yahut, başka ne gibi önlemler alınabilir?
0
santimantal
(21.01.26)
Evli mi? Evliyse eşinin imzası gerekir kefil olması için. Belki o engelleyebilir.
Maaşını sizin hesabınıza yatırması da bir garip. Hayır demeyi, herkese güvenmemeyi öğrenmesi lazım. Psikolojik destek alsın bu sebeple elinde para tutamıyorsa. Siz muhtemelen kimseye kefil olma diye konuşmuşsunuzdur.
0
black holes in the sky
(21.01.26)
İstismarı engellemek için yaşlılara vasi atanabiliyor mesela, hukuki derken öyle bir şey soruyorsunuz muhtemelen. Ama karar verme kapasitesini kaybettiğini sağlık raporuyla belirlemek, mahkemeye başvurmak gerekiyor. Birine "saf" diye vasi atanmaz.
0
kobuzchu kiz
(21.01.26)
sulh hakiminden tasarruf ehliyeti ile ilgili kısıtlama kararı aldırılabilir. bu mümkün.
0
ground
(21.01.26)
akli dengesi bozuk yada muhakeme yeteneği kısıtlı olduğu içinse arkadaşlar cevabı vermiş. yok ama bu arkadaş başımızı çok yaktı uslanmıyor diye sorulmuş bir soruysa terapi yada evlatlıktan red gibi şeyler olabilir. sonsuza kadar bu kişinin arkasında duramazsınız. kendi ayakları üstünde durmayı öğrenmeli.
0
buenosdias
(21.01.26)
imanlı inançlı biriyse, dini hassasiyetleri varsa kur'an'a el bastırıp yemin ettirin kimseye borç vermeyeceğim, kefil olmayacağım diye.

dalga geçmiyorum. inançlı biriyse hiç beklemediğiniz kadar etkili olur. en azından "büyük yeminim var yapamam" diyebilir. yani insanlara hayır diyemeyen bir kişi bile olsa kefil olması istendiği zaman "büyük yemin ettim, annem babam yemin ettirdi yapamam" diye bahane öne sürebilir. insanlar bunu duyunca pek ısrar etmiyor, "boşver yemini falan" demiyor.
0
kibritsuyu
(22.01.26)
(14)

İnsanlar niye düzeni devam ettirmiyor?

chicha_v2
Tamam kaos, entropi falan da abi muftakta tüm çatallar, bıçaklar, bardaklar, tabaklar boyutlarına göre raflarda dizili. Annem/eşimin annesi gelip makineyi bir boşaltıyor her şey bambaşka yerlerde. Kaşığı bıçağın üzerine bırakmış, çay bardağı kupaların rafına çıkmış vs.E orada bi düzen var, ona uydur
Tamam kaos, entropi falan da abi muftakta tüm çatallar, bıçaklar, bardaklar, tabaklar boyutlarına göre raflarda dizili. Annem/eşimin annesi gelip makineyi bir boşaltıyor her şey bambaşka yerlerde. Kaşığı bıçağın üzerine bırakmış, çay bardağı kupaların rafına çıkmış vs.

E orada bi düzen var, ona uydursana. Niye bozuyorsun mevcut düzeni değil mi? Sonra arkasından bir kişi daha uğraşıyor iki kere iş yapılıyor.

Sizde de böyle mi yoksa sadece bizimkiler mi dağınık, umursamaz?
-3
chicha_v2
(21.01.26)
Evinizin işini neden annen ya da eşinin annesi yapıyor ki? Merak ettiğim için soruyorum.
+7
rock n roll
(21.01.26)
en sinir olduğum şeydir benimde. aldığını aldığın yere koy fazlasını beklemiyorum zaten. bence tamamen umursamazlık. senin örnekte de mesela umursamazlık var. çünkü zaten herşey bir düzen içinde.

kendi düzenine göre yerleştiriyor diyenler içinde, gitsin kendi evinde kendi düzenine göre yerleştirsin.
-1
gercekdunya
(21.01.26)
herkesin kendi düzeni var. herkes kendi düzeninin en mantıklısı olduğuna inanıyor.

kendi mutfağına sokma madem o kişileri.

kendilerince en doğru düzeni yapıp sana öğrettiklerini bile düşünüyor olabilirler.
+7
art cat chocolate
(21.01.26)
insanın kendi düzeninin sürdürülebilir ve devamlılığı olması elbette tercih edilen ve güzel olan şey. ama bu kadar takılmaya da gerek yok, bu tür hassasiyetler gün geçtikçe kemikleşiyor ve ileri yaşları çok zorlaştırıyor, hem bireyin kendisi hem de çevresi için. kaşıklar bıçağın üzerine konulduğu için oradan alınıp kullanılması size en fazla 3 saniye kaybettirir, çay bardağı kupalarla aynı rafta duramaz diye kanun hükmünde kararname yok.

ben yalnız yaşıyorum, kendimde bu tarz her şey yerli yerinde olmalı emarelerinin artmaya başladığını yakaladığım anda eve arka arkaya özellikle çoluklu çocuklu arkadaş çağırıyorum ve zihnen resetleniyorum. çünkü yaşım daha da ilerlediğinde çok keskin sınırları, düzeni olan huysuz bir ihtiyara dönüşmek istemiyorum.

asgari düzeyde düzen kesinlikle ok ama bu düzenlerin ara sıra esnemesi, değişmesi, dönüşmesi, aksaması da tolere edilebilir ve dahi mizahı yapılabilir olmalı.

edit: yazdıklarımın tamamı çıkmamış. bu illa ki umursamazlık değil. o gün uykusunu alamamıştır, kupaların olduğu rafa boyu daha rahat yetişmiştir, kafası doludur vesaire vesaire de olabilir. insanız, normal.
+2
Phoebe
(21.01.26)
Bundan ben de müzdaribim ya. Başlarda ev işlerine yardım etmek istediklerinde işime geliyordu oh yardım eden var diye ama şimdi kırmadan reddetmeye çalışıyorum. sakın dokunma yorulma falan diyorum. düzenimi bozuyorsun desen suç, izin versen sen yorulcan. çok gıcık bi durum. dokunma dediğim halde dokunuyorlar bir de.
onlara göre bizim düzenimiz saçma oluyo, kaşıkların ayrı bölmede olmasındansa her şeyin tek bölmede karman çorman olması onlara göre daha "mantıklı", sen de bunu yapmadığın için "aptal"sın gözlerinde. ondan.
-1
nolmus yani
(21.01.26)
@rock Evde bebek var normalde sokmuyorum ya da her defasında işlerimi onlara yaptırmıyorum. Ben ya da eşim meşgulken giriyor ister istemez. Bırak yapma desem de bir iş de ben yapayım size yardımcı olayım boşa mı geldim yanınıza hep oturacak değilim ya diyor. Merağını giderecek kadar bilgi verebildim mi daha fazla detay ister misin?
-3
🌸chicha_v2
(21.01.26)
Başka birinin evinde bulaşık makinesini boşaltarak ona yardım etmiş oluyorum. Arkamdan “tam benim düzenime göre yapmamış” denmesi kalbimi kırardı. Duysaydım bir daha kolay kolay elimi sürmezdim.

Herkesin alıştığı bir düzen veya düzensizlik var. Kimisi çatalların aynı yerde olmasına özen gösterir, kimisi aynı yöne bakmasına, kimisi boy sırasında olmasına, kimisi de sadece çekmeceye girmiş olmasına. Demek ki onlar son söylediğim anlayışa daha yakınlar.
Kendinizi sinirlendirmeden, onların da kalbini kırmadan önce ellerinden geldiği kadar, kendi anlayışlarıyla size destek olduklarını farkedin, bunun için şükran hissedin ve sizi rahatsız edenleri düzeltiverin.
Onların amiriymiş gibi bir his olmasın içinizde.
+1
michael_knight
(21.01.26)
Daha fazla detay isterim.
+2
rock n roll
(21.01.26)
Ben de nefret ederim. Yıllardır ev arkadaşlarımın anneleriyle yaşadığım sorun oldu bu gelip kaldıklarında. Uğraşıp ediyorlar, ayıp olmasın diye bir şey de diyemedim. Ben o yüzden başkasının evinde bu işi yapmayı sevmem, sürekli sorarım. Aile evine döndüğümde de genelde bir şeyler değişmiş olur, o zaman da tek tek sorarım.
0
black holes in the sky
(21.01.26)
O kadar ince düşünmüyor.

Ne Olacak Şimdi filminde bunu çok net görüyorsun. Adile Naşit gelinin evine geliyor ve kanepedeki kırlentlerin yerini değiştiriyor, onu alıyor buraya, bunu alıp oraya koyuyor. Gözüne daha iyi geliyor öyle.
0
gabe h coud
(21.01.26)
E siz de düzeni devam ettirmeye çalışıyorsunuz?
-1
substituent
(21.01.26)
(bkz: el elin eşeğini türkü çığırarak arar)

bu tarz seylerin cevaplari icin atasozlerine bakmak lazim..
0
cooperr
(21.01.26)
bu yasa kadar ogrendıgım bişey varsa düzen takıntısının çok zararlı olduğu. üstelik bunu söyleyen kişi 20 yılını muhteşem bir düzen ve rutin içinde yaşayan biri.
+1
buenosdias
(21.01.26)
Şöyle bir duyuru açmak çok ayıp değil mi ya? Bir ben mi böyle düşünüyorum?

Evlenmişsin, evine misafir olarak gelmesi gereken anan baban evine geliyor yetmiyor bir de işini yapıyor, bu da yetmiyor kasigi bicagi bardagi duzgun koymadi diye şikayet ediyorsunuz..

Makinayi niye annen boşaltiyor abi?
+3
makbur
(21.01.26)
(3)

yeni alınan bilgisayarın daha önce açılmadığını / ilk açan kişinin biz olduğunu nasıl anlarız

pelovann
garantisine bakarken örneğin 16 ocak 2028 diyor, ben cihazı 17 ocak akşamüstü açtım. bu bir şey ifade eder mi?bir de ilk açtığımda son şarj dolum süresi 01:52 gibi bir saat gösteriyordu, bu da aynı şekilde bir şey ifade eder mi?kısaca, bilgisayarı ilk açanın ben olduğumdan nasıl emin oluruz?(macbook
garantisine bakarken örneğin 16 ocak 2028 diyor, ben cihazı 17 ocak akşamüstü açtım. bu bir şey ifade eder mi?
bir de ilk açtığımda son şarj dolum süresi 01:52 gibi bir saat gösteriyordu, bu da aynı şekilde bir şey ifade eder mi?
kısaca, bilgisayarı ilk açanın ben olduğumdan nasıl emin oluruz?
(macbook için konuşuyorum)
0
pelovann
(20.01.26)
windows olay günlüğü var.
0
tabudeviren
(20.01.26)
macbook sifirsa direkt kurulum/secenek ekraniyla gelir. o gelmediyse baskasi kullanmistir.
0
buenosdias
(20.01.26)
ilk açan biraz zor da pil döngüsüne bakılabilir. system report'ta battery'nin altında var. kaç kere şarj olduğunu söylüyor. 3-5'i geçmemeli mantıken.
+1
gitdaddy
(20.01.26)
(3)

sağlık seyahat sigortası tarih aralığı

put it in your appropriate place
Malta en az 15 gün süreli istiyor sağlık seyahat sigortası tarih aralığını. Otel ve uçağı 9 Mart - 12 Mart arası gösterdim.sağlık seyahat sigortasını alırken dalgınlığıma denk geldi. 9 Mart - 25 Mart yaptım. Normalde 1 gün öncesinden başlayacaktım. 8 Mart - 25 Mart yapacaktım aslında. 9 Mart olduğun
Malta en az 15 gün süreli istiyor sağlık seyahat sigortası tarih aralığını.

Otel ve uçağı 9 Mart - 12 Mart arası gösterdim.

sağlık seyahat sigortasını alırken dalgınlığıma denk geldi. 9 Mart - 25 Mart yaptım. Normalde 1 gün öncesinden başlayacaktım. 8 Mart - 25 Mart yapacaktım aslında. 9 Mart olduğunu ödemeyi yaptıktan sonra fark ettim.

Boşver ya önemli değil, rahat ol en kötü vize başvurusunda kabul etmezseler tekrar alırsın düşüncesini empoze edeyim mi kendime?

veya başka yolu var mı?
0
put it in your appropriate place
(20.01.26)
gorusmeye girmeden once telefondaki banka uygulamasini acip seyahat saglik sigortasi alma ekranina gel. siran gelince durumu bastan anlat. yok mok derse tamam siz digerlerini incelerken ben satin alayim de gec. uyuz bir ulke, tip degilse gostermek, mail atmak yeter.
0
buenosdias
(20.01.26)
sigorta firmasına ulaş değiştirirler.
0
jelly bear
(20.01.26)
Sağlık sigortasını 1 gün önce yapmanın bir mantığı yok. İsterseniz 1 hafta önce olsun, ülkeden çıkış yaptığınız anda başlıyor siz de biliyorsunuz.
Malta'ya giriş yaptığınız günü kapsamalı. Şu anda kapsıyor gözüküyor. Bir problem yok yani. Rahat olun.
0
artci sarsinti
(21.01.26)
(14)

Sizce burada kim haklı?

don’t panic
Olay şöyle gelişti: Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır
Olay şöyle gelişti:

Yakın arkadaşımla ara sıra watsappta herhangi bir konu hakkında yazışırız, standart; her iki yakın arkadaşın yaptığı gibi. Bugün de altındaki günlük değişimin yüzde 1.72 olduğunu görünce Eylül ayında bir tanıdığımın bu henüz rallinin başlangıcı dediğini söyledim ve son 3-5 aydır altında yaşanan artışın yüzdesinden bahsedip bu aylarda dolar/euro/altın sepeti yapmaktan vazgeçip full altın aldığımı söyledim.

Cevap olarak: “Altına yatırım yapanlar yatırımdan bir bok anlamıyor, sen de dahil.” cevabını aldım.

Buna karşılık “böyle yazmanın yeri ve zamanı değil abi, ne gerek var böyle şeylere” yazınca bana “şu yazdıkların net kırıcı” dedi. Ben de abi asıl senin yazdıkların kırıcı dedim.

Her neyse şu an sakin kafayla olmadığımdan boktan bir durum değerlendirmesi yapıyor olabilirim, o yüzden size soruyorum. Burda kim haklı veya kırıcı sizce?

Teşekkürler.
+1
don’t panic
(20.01.26)
sen haklısın, ayıp etmiş. bunu da uygun bir dille belirtmişsin. o da utancından üste çıkmaya çalışmış.
+7
bloodymoon
(20.01.26)
altına yatırım yapanların yatırımından anlamıyor olması ne alaka onu anlamadım
+1
co2s2
(20.01.26)
yakın arkadaşıma böyle bir şeyden bahsetsem ve bana bu cevabı verse, siktir lan sikimin warren buffetı derim, o da güler geçer. aynı şekilde tam tersinde de farklı bir senaryo olmazdı. yani yeri ve zamanı vs bunu bilemem, ilişkiler kişi bazında farklı olabilir ama benim bakış açıma göre ya yakın arkadaş değilsiniz veya kavramı algılama şekliniz farklı, ya da fazla alıngansınız.

bu arada ben diyelim arkadaşıma ne gerek var böyle şeylere gibi sizin cevabınızla cevap versem bana cevabı noldu zoruna mı gitti yarraaam olurdu. yani sizin karşılıklı ilişkinizde bence bir mesafe var.
+5
awlmi
(20.01.26)
Bu yazdıklarınıza kırıcı dediyse ya deli ya da siz kendi sözlerinizi buraya aktarırken yumuşatmışsınız. Başka bir alternatif gelmiyor benim aklıma.
+4
akhenaten
(20.01.26)
Arkadaşın arkadaşın değil
+2
basond
(20.01.26)
Tersinden bakarsak , onun avanakça yazdıklarına katlanıyorsan bu noktada senin kırıcı olmadığını söylemeye çalışmış ve tabi saçmalamış .

Altının yanında ileriye dönük insani yatırımlar için başka abiler aramak iyi gelir.
+1
diyecevaplandı
(20.01.26)
İkiniz de yanlışsınız. Sen ona altın aldığını alabildiğini söylememeliydin. O da senin bu bildirimin hakkında incindiğini bu şekilde ifade etmemeliydi. Altın alabilmene veya bahsettiğin söyleme içerlemiş gibi görünüyor, demek ki ya parası yeterli değil yahut yaptığı yatırım senin ona aktardığın sözlere ters yönde. Üzülmüş, korkmuş, gerilmiş ve bunu sana böyle yansıtmış.

İkiniz de yanlışsınız.
0
muhayyer divan
(20.01.26)
Kırıcı olan şeyin ne olduğunu anlayamadık ki. Neye kırıldın kardeş diye soraydın. Başka bişey mi demek istedi acaba mesela kendisi maddi olarak zor bi durumda da sen altın yatırımlarından bahsediyor olabilir misin. Çünkü bu haliyle saçma sapan bi diyalog bu.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(20.01.26)
hikayede biseyler eksik gibi. cunku ortada kirici birsey yok.
+1
buenosdias
(20.01.26)
Maddi durumu sıkıntıdaysa kıskanmış gibi duruyor. Değilse, yazdığınız gibi söylediyseniz, hava atıyorsunuz gibi düşünüp, terslemek istemiş de olabilir. Her türlü çok tuhaf bir diyalog olmuş.
0
lil siztah
(20.01.26)
Karşılıklı kırılasınız varmış da bahane bulmuşsunuz da diyemiyorum. Bahane çok eğreti olmuş.
0
Mirket
(20.01.26)
yakın arkadaşlarla yatırım konularının konusulmaması gerektiğini, yapılan yatırımlar hakkında detaylı bilgi verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. olay böyle saçma yerlere varabiliyor
0
abelardo
(20.01.26)
Haklı haksızı diyemeyiz, aranızdaki muhabbetin seviyesini bilmiyoruz.

Çok yakın arkadaşlar zaman zaman birbirlerine içten içe bilenip saldırıya geçebiliyor, yahut saldırıya uğradığını düşünebiliyor. Ayrıca burada iki taraftan en azından biri kendinde bir şeylerin eksikliğini hissediyor ve bundan rahatsızlık duyuyor.

muhayyer divan da gayet makul yaklaşmış ama ana konu maddiyat olmak zorunda değil.

Mevzuyu siktir et geç. İçten içe karşındakinin adi bir puşt olduğunu biliyor değilsen takılma bunlara. Arkadaşlık güzel şey.
+1
lazor
(21.01.26)
yakın arkadaş değilsiniz bence.
0
elorelia
(21.01.26)
(8)

Bu kuantum, olumlama olaylarına inanıyor musunuz?

Kahvedesu
Her yerde karşıma çıkıyorlar. Serpil Ciritli, Anıl Şehirlioğlu takip ediyor musunuz?
Her yerde karşıma çıkıyorlar. Serpil Ciritli, Anıl Şehirlioğlu takip ediyor musunuz?
-12
Kahvedesu
(20.01.26)
Din, insanlar için içgüdüsel bir ihtiyaç. Malum sebeplerden İslamdan uzaklaşanlar, içlerindeki bu boşluğu doldurmak için eski Çin, Hint din öğretilerine meylediyorlar.

Kendilerini mutlu hissediyorlarsa elbette yapsınlar da, inanılacak bir tarafı yok.
+2
Mirket
(20.01.26)
İşte bunlar hep sahtebilim.
evrimagaci.org
evrimagaci.org
+8
kobuzchu kiz
(20.01.26)
asla inanmıyorum. ya öyle şey olabilir mi hiç.
0
deartheodosia
(20.01.26)
bana iyice bokunu çıkardılar gibi geliyor. bu iş başta kendini telkin etmek için ortaya atılmış bir şey değil miydi? "ben dönyanın en gözel garısıyam" mantığında yani :D
0
neira
(20.01.26)
Yapabilecek yüzü olanlara güzel para kazandırıyordur eminim. Eh, bir nevi placebo etkisi de vardır muhtemelen. O kadar para verdikten sonra kendini iyi hissediyordur insanlar.
0
salihdt
(20.01.26)
ordan burdan duyduklarıyla ibrahimi dinleri reddederken hayata karşı materyalist duruş sergileyecek bilgi birikim donanımını sağlayamayan okumamış insanların son sığınağı.
0
beatbox yapan metalci
(20.01.26)
Kuantuma, her şeyin titreşimden/frekanstan oluştuğuna, suyun frekansları, kendisine sesle verilen mesajları kodladığına ve insan vücudundaki suyun da bu şekilde kodlandığına inanıyorum. Bilinçaltını şekillendirme yöntemlerinden biri epifiz bezi üzerinden görsel kodlama ise biri de kulak üzerinden sesli kodlamadır, bunu bütün psikoloji ve nöroloji uzmanları bilirler. 25. Kare denen şey de bu sebeple kullanılır, ses frekansları kullanılarak hazırlanan subliminal mesaj içerikli ses kayıtları da. İnanıyorum yani.
-6
muhayyer divan
(20.01.26)
inaniyorum diyemem; ama inanmiyorum da diyemiyorum. bana mantikli gelen taraflari var.

ayrica bilimsel baglantilari da var.

string theory, gozlemci etkisi vs...
-4
buenosdias
(20.01.26)
(9)

30 yaş müstakil yazlık/sıfır apartman dairesi

istenmeyen evlat
selamlar, iyi akşamlar.sadece yatırım amaçlı sormuyorum, yazlık niyetine keyifle yaz tatili yapmak yazlık beldeyi yaşamak açısından soruyorum. birinci seçenek30 yaşında müstakil bahçeli dubleks 3+1 (120-130 metrekare)çok fazla tadilat istiyor(kapı, parke, pencere, banyo, belki çatı)konumu güzel, ars
selamlar, iyi akşamlar.

sadece yatırım amaçlı sormuyorum, yazlık niyetine keyifle yaz tatili yapmak yazlık beldeyi yaşamak açısından soruyorum.

birinci seçenek
30 yaşında
müstakil bahçeli dubleks 3+1 (120-130 metrekare)
çok fazla tadilat istiyor(kapı, parke, pencere, banyo, belki çatı)
konumu güzel, arsa payı yüksek ve revaçta yazlık bölgesinde.
yazlık evlerin olduğu sokakta, araba geçmiyor
komşuluk ilişkileri var

ikinci seçenek
sıfır apartman dairesi
2+1 (Max 60 metrekaredir)
hiçbir masrafı yok
merkezi konumda
ana cadde üzerinde
komşuluk ilişkileri yok, caddedeki yeni yapılardan


denize mesafeleri aynı. hangisini seçerdiniz ve neden? buradaki akil yorumlara güveniyorum. çok teşekkürler.
0
istenmeyen evlat
(19.01.26)
kesinlikle 1. seçenek.
0
michael harddd
(19.01.26)
ucuncu secenek. alma.

yilda 1 ay kalacan diye tum parayi bir yere yoneltmek anlamsiz. bunun bakimi, temizligi, aidati hedesi hodosu var. eger sicak bir bolgeyse ekstra dezavantaj. kuresel isinma, kuraklik gibi gercekler var. eger denize yakin ferah bir yerse ve gelecekte oturmalik bir yerse is degisir.
0
buenosdias
(19.01.26)
Müstakil kelimesi konuyu kapatıyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.01.26)
Yazlık dediğin müstakil olur. Apartmanda aynı relax havayı yaşayamazsınız bence. Yazdan yaza gidecekseniz tadilatın bir kısmını göz ardı edebilirsiniz. Ancak eski eve çok ve değerli eşya koymayın; kışın çatı akabilir, hırsızın girmesi apartmana göre kolay olur vs. İyi tatiller.
0
lil siztah
(19.01.26)
1. tadilat için yeterli zaman/para varsa.

2+1 60 m2 bence küçük. yani yaşanır tabii ama müstakil ev tadı vermez. 30 yaş önemli değil. bakımı 500 bini falan geçmiyorsa 1 daha mantıklı bence.
0
jelly bear
(19.01.26)
"yazlık niyetine keyifle yaz tatili yapmak yazlık beldeyi yaşamak açısından" dediğin için birinci seçenek.
Yazlık yerlerde apartmanda kalmak iyi olmuyor.
Bakım masrafları için de üzülme, 25 yıldır yazlığımız var her sene bir şey yapılıyor, hiç bitmiyor, sende ara ara yaparsın :)
+1
pccopath
(20.01.26)
ikisini de almam.
devremulk alirim, duzgun bir yerden.
mis gibi, sifir bas agrisi. aidati ode bitti gitti.
-2
cooperr
(20.01.26)
müstakil her türlü iyi fakat bir o kadar da bütçe ayıracaksanız yapılmışını zaten bulursunuz.
+1
dirildimde geldim
(20.01.26)
apartmanın bahçesi ortak alan ise zulüm olur, hiç bulaşmayın. millet yukarıdan çöp atar, siz temizlersiniz, ama bahçede bir şey yapayım derseniz ortak alan deyip karşı çıkarlar. dumanı geliyor diye mangal yaktırmazlar vb.

bence birinci seçenek daha iyi olacaktır. bir proje yapıp, her sene bir tarafını yaptırırsınız. mesela ilk çatıdan başlarsınız, sonra dış cephe sonra banyolar, sonra odalar falan, en son da bahçeyi yaptırırsınız.
+1
malheiros
(20.01.26)
(5)

Meyveli yoğurt yemek

arbre
Hello. Bim'deki Mövenpick meyveli yoğurdu beğeniyorum. Her gün işe götürüp sabah ya da gün içinde yesem dokunur mu? Bir de yoğurdun protein olduğu yazıyor. Ağırlık çalışan biriyim. Protein için faydası olur mu? Teşekkür.
Hello. Bim'deki Mövenpick meyveli yoğurdu beğeniyorum. Her gün işe götürüp sabah ya da gün içinde yesem dokunur mu? Bir de yoğurdun protein olduğu yazıyor. Ağırlık çalışan biriyim. Protein için faydası olur mu? Teşekkür.
-10
arbre
(19.01.26)
şeker oranına bakın. muhtemelen yüksek. gereksiz şeker yükünden yoğurt da olsa kimse fayda görmez. az şekerli ya da doğal tatlandırıcı falan olsa neyse de böyle ürünler şekeri basıyor genelde
0
iwillsee
(19.01.26)
turkiye gida anlaminda gercekligini kaybetmis bir ulke. uc harfli marketler ve gida baronlari gida kimyasiyla at kosturuyor. vatandas ekonomik olarak bu ucuzluga bagimli oldugu icin, hukumet de izliyor. cumle icinde bim, ucuz, market kelimeleri varsa icindekilere bakmaya gerek bile yok. isterse alman movenpick olsun. mahallenizdeki pazarlara gidip saglikli kuruyemisler(badem, findik, ceviz, kayisi vs..) alin.
+4
buenosdias
(19.01.26)
Günlük protein ihtiyacı anlamında katkısı olabilir. Ağırlık antrenmanına yeterli gelmez. Anlamlı bir faydası da olmaz.
+1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
Sek quark protein veya proteinli sütleri araştırmanızı öneririm bunun yerine. Sek quarkın meyveli olanları da bahsettiğinz yoğurt da şekerli ve bu tür ürünler güne başlarken tüketilirse gün boyu şekeriniz de dalgalanmalar olur.
0
Phoebe
(20.01.26)
Şekerli yoğurtlar tamamen traş. Canın isterse de keyfine, arada sırada ye. Bunlara bel bağlama.
0
Buddrick
(20.01.26)
(5)

Schengen randevu danismanlik aldim

Kittie
Dolandirildin mi acaba?Ocak veya en gec subat icin randevu ariyorum diye bi danismanlik firmasina para verdim.Hala ses soluk yok.Yarin arayip parami geri isteyecegim?Sizce de adam isi sallamiyor mu?Ben mi fevri davraniyorum?*bu adam, benim bi tanidigin uk ve schengen vizelerini almis biri. Hic de so
Dolandirildin mi acaba?
Ocak veya en gec subat icin randevu ariyorum diye bi danismanlik firmasina para verdim.
Hala ses soluk yok.
Yarin arayip parami geri isteyecegim?
Sizce de adam isi sallamiyor mu?
Ben mi fevri davraniyorum?
*bu adam, benim bi tanidigin uk ve schengen vizelerini almis biri. Hic de sorun yasamamis. Zengin de bi kadin bu tanidik. Hatirlidir her yerde. Onun adiyla gorustum ve ona guvenip para yolladim.
-1
Kittie
(11.01.26)
E referansla gitmissiniz, ustelik ocak ayinin ortasina bile gelmedik, dolandirildiginizi dusunmek icin fazla aceleci geldi sizin durumunuz.
0
bosver nicki
(11.01.26)
Bosver nicki: ben tam 15 kasimda odeme yaptim ocak veya subat en gec dedim. Daha erken olursa da tamamim dedim. Bi bilgi veriyor ne bi sey. Garip geliyor o yuzden
0
🌸Kittie
(11.01.26)
en cok dolanndiricilik donen sektorlerden biri bu. zengin, hatirli falan gibi sifatlar komik. ayarlayan kisi isterse cumhurbaskanin oglu olsun, bildigin haksiz, hukuksuz, alavere isi bu randevu ayarlama mevzulari. chatbot, rusvet disinda kimse yasal yoldan size randevu ayarlayamaz.
+1
buenosdias
(12.01.26)
2 yıl önce yunanistan vize aracısı kozmos çalışanlarının büyük bölümünü randevu sattıkları vs dolayısıyla işten çıkardı. Bu konuya ekstra hassasiyet gösteriyorlar.

Sizin para verdiğiniz aracılar, randevular açıldığı zaman ama chatbot ama fiziksel bilgisayar başında bekleyerek aslında sizinle aynı şekilde randevu almaya çalışıyor. Bu arada chatbot'lar sadece randevu açıldığında haber verebilir, çünkü pek çok sms aşamalı giriş sistemi var.

Özetle verdiğiniz para, sizin yerinize bilgisayar başında bekleyip randevu açıldığında almaya çalışsınlar diye. Ne kadar verdiniz bilmiyorum ama bunun için 100-200 euro para vermek gerçekten saçmalık. son 2 randevumu kendim aldım. Eğer sıkı şekilde randevuları takip ederseniz gayet kendiniz de alabilirsiniz çünkü şansınız neredeyse danışmanlık aldığınız şirketle aynı.
0
thracia
(12.01.26)
bende bir çok kez bu şirketlerden randevu aldım. ama hep randevu oluştuktan sonra para ödedim. önceden para isteyen şirketler bana hiç güven vermedi.
0
gercekdunya
(12.01.26)
(9)

Son zamanlarda ne izlediniz?

sacrilegious
İzleyecek sürükleyici bi şeyler bulmakta çok zorlanıyorum. Sanki tüm iyi içerikleri tükettim gibi geliyor. Son zamanlarda izleyip beğendiğiniz ne var? Tek kriterim imdb:6.8 ve üstü olması…Teşekkürler
İzleyecek sürükleyici bi şeyler bulmakta çok zorlanıyorum. Sanki tüm iyi içerikleri tükettim gibi geliyor. Son zamanlarda izleyip beğendiğiniz ne var? Tek kriterim imdb:6.8 ve üstü olması…

Teşekkürler
0
sacrilegious
(11.01.26)
Görece niş bir öneri ile geliyorum, man seeking woman. Absürt komedi seviyorsanız baya keyifli bir dizi.
+1
cay koy geliyorum
(11.01.26)
1. imdb kriterini hayatindan cikar. oldugum bittigim bi kac film imdb 7 alti.
2. the lost bus / son yillarda izledigim en surukleyici filmdi.
+1
buenosdias
(11.01.26)
Slow horses
0
mikahakkinen
(11.01.26)
Joe pickett
Twisted metal
Rosehaven (bu çok tatlı dizi)
All creatures great and small (bunu 50 kere izlesem doyamam olağanüstü bir dizi insani rahatlatıyor)
0
logisticsmanager
(11.01.26)
Pluribus son bölüm kaldı biter bu akşam.
Yemek yaparken The Marvelous Mrs. Maisel ve The X Files (akşam tercih etmiyorum zira korkuyorum:/
Battlestar Galactica izliyordum ancak şu an üyeliğim olan platformlarda yok diye ara verdim.

Yukarıdakilerine ek olarak size Oliver Kitteridge, The White Lotus, Lillyhammer öneririm.
0
Amaranta ursula
(11.01.26)
Changeling... Gerçek bi hikaye imiş.
+1
antihero
(11.01.26)
Az önce run away bitirdim. Güzeldi.
0
ground
(11.01.26)
the pitt

çok iyi dizi.
0
elorelia
(12.01.26)
timeless
forever
the americans
0
biravekahve
(12.01.26)
(6)

The Sopranos izlenir mi ve İtalyan mafya dizileri

arbre
İtalyanca öğrendiğimden ve hafif İtalya özentisi olduğumdan hehe bunlara merak saldım. Tavsiye alınır. Teşekkür.
İtalyanca öğrendiğimden ve hafif İtalya özentisi olduğumdan hehe bunlara merak saldım. Tavsiye alınır. Teşekkür.
-4
arbre
(05.01.26)
The sopranos tamamen ingilizce. Ara sira italyanca eski moda argo kullaniyorlar da bu dil ogrenmene yardimci olmaz.

Bence italya yapimi bir dizi bul izle kulturel yatkinlik edinmeye calisiyorsan.
0
hot potato
(05.01.26)
my brilliant friend izle.

sonra gel bana tesekkur et:D
+1
buenosdias
(06.01.26)
italyan kültürünü veya dilini öğrenmek için sopranos izlenmez, en azından günümüz kültürü için. sopranos'taki italyanların çoğu ötekileştirilip suça sürüklenmiş karakterler. sopranos müthiş dizidir orası ayrı tabi. sopranos'u merak ediyorsanız italyanca dublajlısı varsa dil için destek olabilir diye düşünüyorum.
0
cisimcik golgi
(06.01.26)
italyanını bilmem ama benim için en iyi 3 diziden biridir.
+1
mikahakkinen
(06.01.26)
İtalyan ve mafya diyince Gomorrah geliyor aklıma. aynı ekolden Suburra. Bunların dizi harici filmleri de var.
0
scudman1
(06.01.26)
ferzan özpetek filmlerini izle
sopranos muhteşem dizi ama 3-5 argo italyanca varsa vardır
0
croswell
(06.01.26)
(11)

170 tane plağı ne yaparsınız?

parcaliham
Vefat eden bir aile dostundan 170-180 adet yakın plak kaldı. Ben istemedim ama sonuçta kucağımda buldum. Çoğu klasik müzik. Deli gibi beethoven toplamış rahmetli. GDR, Çekoslovakya basımları vs. Mozart, Handel, Wagner falan da var. Almanya'da yaşamış bir dönem. Büyük bir kısmı ETERNA plakları. Ben p
Vefat eden bir aile dostundan 170-180 adet yakın plak kaldı. Ben istemedim ama sonuçta kucağımda buldum. Çoğu klasik müzik. Deli gibi beethoven toplamış rahmetli. GDR, Çekoslovakya basımları vs. Mozart, Handel, Wagner falan da var. Almanya'da yaşamış bir dönem. Büyük bir kısmı ETERNA plakları. Ben plaktan anlamam maalesef. Tüm bunları ne yapayım bilemedim.

Siz olsanız ne yapardınız? Satar mıydınız yoksa bir pikap edinip bunu bir hobiye dönüştürüp dinler miydiniz? (Klasik müzikle aram meh. Ama Jazz severim)
+1
parcaliham
(31.12.25)
vakit, ilgi ve imkan varsa saklayin. yoksa antikaci, pasaj tarzi yerlere goturup satin.
0
buenosdias
(31.12.25)
ilgi alanima girme olasiligi varsa tutarim.
baktim olmuyor meraklisina satarim.
zorla guzellik olmaz, zorlayarak boyle islere bulasilmaz, buyuk ihale.
+1
cooperr
(31.12.25)
Sahaf ve antikacılardan fiyat alabilirsiniz, bildik bir sahaf var sorabilirim listesi varsa. İzmir'de sahaf.
0
klassno
(31.12.25)
ilgilenmiyorsaniz tutmanin hicbir anlami yok. satin da ilgilisi bulup alabilsin.
0
antikadimag
(31.12.25)
satacaksanız önce facebook grupları falan var. onlara katılıp bir piyasa araştırması yapın. belki de bir hazineye sahipsiniz bilemezsiniz.
+1
ground
(31.12.25)
bir envanter oluşturun ve excele hepsini tek tek kaydedin. sonra da piyasa araştırması yapın sarı siteden ve facebook gruplarından. aralarında gerçekten değerli olanlar olabilir.
+1
elektr10
(31.12.25)
plaklara hiç ilgim yok ama ben olsam satmam, kıymetliler. güzel bir koleksiyon, güzel bir hobi.

ama satacak olursanız, envanter listesi oluşturursanız buraya yazın lütfen. plak delisi bir arkadaşım var ona iletirim, belki almak ister.
0
art cat chocolate
(31.12.25)
Üşenmeyip listesini çıkarın ve fotoğraf çekin. Türkçe plaklar yabancı plaklara göre daha değerli. Sahaf, antikacılardan uzak durun. Çoğunluğu kan emer. Fiyat araştırması yapıp doğrudan siz satın. Hiç uğraşmam diyorsanız ben talibim plaklara :)
0
yankee jumping
(31.12.25)
yılbaşı sonrası boş bir vaktimde bir excel listesi yapacağım ve burada da paylaşacağım.
0
🌸parcaliham
(31.12.25)
Discogs üzerinden bir hesap açıp plağın kartonunun sırtında, içinde göbeğinde seri numarası, katalog No yazar, mesela Arion plak firmasının AR 1235 gibibunu girince o plak çıkar, çıkmazsa da anahtar kelimelerler aratıp bulun ve fiyatını öğrenin. Toplamına da bu şekilde değer biçin.
0
mahsus mahal
(01.01.26)
eviniz müsaitse bir pikap edinin ve plakları saklayın. uygun fiyata tatminkar ürünler var.
arada bir rastgele dinlersiniz. belki cidden güzel şeyler çıkar.

ben bir müddet saklardım.
aradan zaman geçince yavaş yavaş ayıklar meraklıların olduğu yerlerde ilan açardım. fb'de gruplar vardır eminim.
0
biseysorcaktim
(01.01.26)
(1)

İlişkisel durumlar

arbre
Merhaba. Benim 7 ay önce hoşlandığımı söylediğim bir kız var. Bir de bu kız ve benim kankam olan bir kız var. İkimizin de kankası. Bu kızla aram iyi, gülüp eğleniyorum ama üçümüz birlikteyken hoşlandığımı söylediğim kız kankamı benden ilişkisel olarak uzaklaştırmaya çalıştı. Neden böyle bir şey yapm
Merhaba. Benim 7 ay önce hoşlandığımı söylediğim bir kız var. Bir de bu kız ve benim kankam olan bir kız var. İkimizin de kankası. Bu kızla aram iyi, gülüp eğleniyorum ama üçümüz birlikteyken hoşlandığımı söylediğim kız kankamı benden ilişkisel olarak uzaklaştırmaya çalıştı. Neden böyle bir şey yapmış olabilir?
-28
arbre
(30.12.25)
bazi kadinlarin dogasinda bu vahsi cekisme gudusu var. egitim, kariyer farketmez.
0
buenosdias
(31.12.25)
(9)

Dikey süpürge önerisi

ayalensoledad
Xiaomi bir dikey süpürgem var ama artık gırgıra döndü. Evde çocuğum var, pratik ama güçlü bir dikey süpürgeye ihtiyacım oluyor sık sık büyük süpürge çıkaramıyorum. Marka ve model önerilerinize açığım.
Xiaomi bir dikey süpürgem var ama artık gırgıra döndü. Evde çocuğum var, pratik ama güçlü bir dikey süpürgeye ihtiyacım oluyor sık sık büyük süpürge çıkaramıyorum. Marka ve model önerilerinize açığım.
0
ayalensoledad
(30.12.25)
Dyson var memnunum
+2
baldan kaymak
(30.12.25)
dyson v8 / v12 / v15 var bizde. abi abla ve ben olarak :) hepsiyle ilgili görüşüm şu, 12 ve 15 arasında hazne farkı dışında fark yok. aparatlar aynı. v12 daha hafif. v8 in 3 vers var sanırım. absolute, advanced ve total clean. burada da absolute > total clean > advanced. advanced in parçası az, bence alınması gereksiz.

dyson genel olarak narin bi alet. öyle çok hunharca kullanılmamalı ve temizlenmesi daha narince yapılmalı. ama buna rağmen güzel bi alet. biz senelerdir memnunuz.

bunun dışında phillips kullanan da var çevremde. güzel memnunlar, ama daha ağır olduğunu söylüyolar ve kullanımı daha zor diyolar.
+2
chanandler bong
(30.12.25)
yukarıdaki linkteki dyson duyurusunun sahibiyim.

ben philips aldım şimdi ama ucuz bir model. fena değil ama ne bileyim önerir misin dersen çok da hevesli önermem. sadece iki başlığı var ve halıda zor süpürüyor ama çekimi iyi.
annemde bosch var annem çok memnundu.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(30.12.25)
bataryası en ucuz olan modeli al. dyson bataryası en az 10 bin tldir.
+1
mikahakkinen
(30.12.25)
Dyson V12'ye sahibim ve çok memnunum iyi ki almışım diyorum. Alalı 1,5 sene oldu bir sorunla karşılaşmadım bugüne kadar ama cihaz temizliğini 6 ayda 1 titizlikle yapmanız gerekiyor.
+1
elektr10
(30.12.25)
Tüm cevaplara çok teşekkür ederim. Tam olarak kafamdaki sorulara cevap aldım.
0
🌸ayalensoledad
(30.12.25)
kablolu dikey süpürge kullanıyorum canavar gibi çekiyor.
0
duyuruuser
(30.12.25)
para ve performs onemli degil, konfor onemli diyorsan dyson v12.
para onemli, konfor ve performans lazim degil diyorsan kablolu iyi ceken bir model.
0
buenosdias
(30.12.25)
dyson alacaksanız ek garanti öneriliyorsa almak faydalı olabilir. cihaz çok keyifli, ancak yedek parçası pahalı. örneğin 2 bin tl ama 2 yıl daha garanti seçeneği mantıklı olabilir.
0
gurur
(30.12.25)
(2)

şu şarkının benzerlerini nereden bulurum?

kanasla intihar eden adam
şu şarkıyı sevdim. buna benzer eserleri nereden bulabilirim?https://www.youtube.com/watch?v=X4q9xi4O3V4
şu şarkıyı sevdim. buna benzer eserleri nereden bulabilirim?
www.youtube.com
-1
kanasla intihar eden adam
(29.12.25)
kızın sarkılarını dinleyebilirsin mesela
-3
koela
(29.12.25)
spotify, apple muzik gibi platformlarda radyo cal ozelligini acin.

bu sarkiyi aratin 3 noktaya tiklayin orda radyo cal derseniz benzer sarkilar cikar.
+2
buenosdias
(29.12.25)
(5)

Telefonumun Her Sabah Sim Kart Şifresi Sorması

elektr10
Son 2-3 haftadır telefonum her sabah olmasa da 2 günde 1, 3 günde 1 sim kart şifremi soruyor. Bu neden böyle acaba? Hattım Vodafone ve yazın Turkcell'den geçmiştim. Cihazım da iphone 14 pro (yurtdışından alınma, kayıtlı). En son 2-3 hafta önce Alman hattımı telefonuma takmıştım ve Türkiye'ye dönüş y
Son 2-3 haftadır telefonum her sabah olmasa da 2 günde 1, 3 günde 1 sim kart şifremi soruyor. Bu neden böyle acaba?

Hattım Vodafone ve yazın Turkcell'den geçmiştim. Cihazım da iphone 14 pro (yurtdışından alınma, kayıtlı). En son 2-3 hafta önce Alman hattımı telefonuma takmıştım ve Türkiye'ye dönüş yaptığımdan beri böyle olmaya başladı.

Acaba Vodafone yıl sonu geldi diye kayıtlı olup olmadığını mı kontrol ediyor yoksa sim kart yuvasında bir arıza mı var?
0
elektr10
(29.12.25)
Her açılışta sim pin soracak şekilde ayarlı herhalde. O halde sim yuvaya tam oturmamış olabilir, ara ara temassızlık ediyorsa her temasta yeni taktığınızı düşünüp şifre soruyordur tahminen.
+1
orient blue
(29.12.25)
telefonu kapatmıyorsan sim kart temassızlık vardır çıkarıp bir silersen falan düzelmesi lazım.
0
robokot
(29.12.25)
telefonu gece kapatip acan bi uygulama, hata, elektriksel problem olabilir. tum uygulamalari kapatip, sarji, prizi degistirip deneyin. cunku sim kart sormasi, telefonun kapanip acilmasi demek(iphone)
0
buenosdias
(29.12.25)
evet bu daha olası geldi çünkü hep sabahları oluyor bu durum.
0
🌸elektr10
(30.12.25)
sim kart sormasi icin telefonun acilip kapanmasina gerek yok. telefon calisirken sim kart cikarilir takilirsa (veya temassizlik yapip anlik olarak çıkmış gibi gozukurse) yine pin sorar. bu arada sim kilidini iptal etmek de mümkün.
0
robokot
(06.01.26)
(25)

eski sevgiliye verilen borç

Ecesb
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsa
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsak bi ödeme planım hakkında yazardım. en son ayrılırken ne olursa olsun umrumda degil yazma bana hibçir şey demiştim acaba ondan dolayı mı yzmıyor? ama gönül işlerinin ayrı para işlerinin ayrı oldugunh bilmesi lazım degil mi? ne zaman ve nasıl bir dilde ona yazmalıyım? aslında ilk onun yzmaısnı bekliyorum her ne kadar borc veren ben de olsam bogazına yapısmıs gibi hissetmek istemem. kendisi esnaf. ben beyaz yakayım. 1 yıldır sevgiliydik. cinsiyetim kadın onun erkek. bir erkege bu konuda nasıl yaklasmalıyım? onu düsman görmüyorum sadece anlasamadıgımız icin ayrıldık. tekrar iletisim o kadar kurmak istemiyorum ki :(
0
Ecesb
(25.12.25)
Yarısını alırsan şükret. Geçmiş olsun
+4
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
O paraya çok ihtiyacınız var mı? Geri alamayabilirsiniz de…
0
tan vakti
(25.12.25)
Resmi bir şekilde ara. Acil paraya ihtiyacının olduğunu söyle. İki hafta içinde ödemesini iste. Sakın ne zaman ödeyebilirsin deme.
+1
rodeocu
(25.12.25)
hangimiz sana gerçeği söylesek bilemiyorum ya...o parayı alma ihtimalin %5 falan...

sorduğunda çirkinleşmesi yüksek bir ihtimal. ya da tatlı tatlı en kısa zamanda deyip seni sadece oyalaması. çevremde o kadar çok örneği var ki erkeğe kredi çeken, borç veren kadınların paralarını eski erkek arkadaşlarından geri alamamaları hikayesinin. umarım senin hikayen farklı biter.

bence bir mesajla yokladıktan sonra tersleşirse avukatla görüş mutlaka.
+4
Phoebe
(25.12.25)
bence soğuk su iç. borcunu ödeyen hiç bir esnaf görmedim. hele eski sevgilisine hiç ödemez. soğuk suya alternatif olarak esra erola çıkabilirsin. o program bu vakalarla dolu.
+2
abelardo
(25.12.25)
Ortak arkadaş varsa onunla konuş bu durumu.
0
pembediken
(26.12.25)
borcunun bir belgesi var mi?

yoksa odeyecek adam zaten sana yazardi. 15 bin dolar oyle unutulacak bir borc degil.
+4
antikadimag
(26.12.25)
Mesajla iletişim kurun.
Borcun belgesi yoksa en azından borcu olduğunu teyit ettirin.
Ödemeye yanasmazsa ki, öyle duruyor, müge anlı ile tehdit edin.
Kibarlığı ve naifliği bırakın, karşı taraf hiç iyi niyetli gözükmüyor.
*Paranızı da mutlaka geri alın ki, başka kadınları da tokatlamaya kalkmasın.
+7
parka
(26.12.25)
Eski sevgliye borcunu ödeyen esnaf gördüm öncelikle. Parası olmadığı için hemen ödemiyordu, eski sevgili isteyince kredi çekip o günün kurundan ödedi.
Siz hele bi isteyin bakalım nolacak.
0
benim bir gizli bildiğim var
(26.12.25)
esnaf, erkek, eski sevgili.

sirf su 3 keyword bile adamin borcun ustune yatmak icin taklalar atacaginin kaniti. sen de hala yok karakteri yok arama dedim acaba ondan mi diye kendini avutuyosun.

cok minnossun. cevremdeki 100 erkegin basina boyle bisey gelsin en az 95'i o borcu odememek taklalar atar.
+2
buenosdias
(26.12.25)
Alt tarafı 650 bin tl. Çok lazım değilse unut gitsin, kim kime vermiyor ki onu sonuçta.
-12
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
Demin geri alamayabilirsiniz demiştim ama elinizden geleni yapmak lazım tabii. Avukata danışın sizi o yönlendirsin en iyisi. eğer parayı elden vermediyseniz banka hesabına gönderdiyseniz bu delil bazında avantaj. Bence akıllıca bir mesajla adama “şu tarihte bankadan yolladığım borcu ne zaman geri vereceksin” diye sormak lazım. Adam “ne borcu” falan derse iş sıkıntılı. Ama “vericem işte işler sıkışık” falan derse iş biraz pazarlık ve takibe kalıyor. Başta yazacaktım aslında ama sizi üzmemek için yazmadım ama birisi yazmış: bazı adamların sırf kadınlardan para kopartmak için ilişkiye girdikleri de bilinen bir gerçek ve nitelikli dolandırıcılık türü. Dikkatli olmak lazım.
0
tan vakti
(26.12.25)
kendisi mi istedi bu parayı, sizde olduğunu nereden biliyordu? 1 yıllık sevgili hikayesi öyle uzun bir süre hiç değil, ne ara konu açıldı ve borç verilip alındı; bu önemli doneler verir.
+1
deartheodosia
(26.12.25)
Az para değil bence siz sormalısınız. Ödeyecek olsa ayrıldıktan sonra 3 ay beklemezdi diye düşünüyorum
+1
aligunal
(26.12.25)
Sms ile iletişim geçin derim, bir de 650 bin tlnin para olmadığını söyleyen arkadaşlar için ciddi meblağ nedir merak ettim samimiyetle, laf sokma falan değil.
0
kumandanim
(26.12.25)
bildiğim kadarıyla bankadan gönderirken borç yazmadıysanız bankadan göndermiş olmanızın bir anlamı yok. böyle borç diye para alıp, kredi çektirip ödemeyen erkeklerin hikayeleri o kadar yaygın ki ama maalesef kadınlar utandığı için söyleyemiyor.

ortak arkadaş, aileye vb. bilgi vermek kışkırtabilir, hiç beklemediğiniz çirkinliklerle karşılaşabilirsiniz. ayrıca böyle olaylarda aileler, arkadaşlar da çoğunlukla haberdar oluyorlar yaptığından. ilk etapta kararlı bir tavırla sınır çizerek sorup karşı tarafın tavrına göre de en kısa zamanda bir avukatla görüşün.

düşündükçe kuruldum ya, lütfen peşine düşün emeğinizin ve buraya da gelişmeleri yazın. güzel haberlerinizi bekliyoruz.
0
Phoebe
(26.12.25)
Çok zor bir durum. Geçmiş olsun şimdiden.
0
gabe h coud
(26.12.25)
"ne olursa olsun yazma bana" dediğin için, bir kenarda "borcum da vardı, nasıl ödeyeceğim, tüh bak yazma bana demişti" diye düşüncelere dalacağını hiç zannetmiyorum.

bu kadar düşünceli bir insan, yazmasına gerek olmadan, gerekirse tek seferde,, gerekirse kredi çekerek, imkan yoksa en kötü ihtimal parça parça gönderirdi o parayı. 3 ay içinde mutlaka bir hareket görürdün yani. kesinlikle üzerine yatmayı planlıyor. tedbirini almanı ve daha fazla gecikmemeni tavsiye ederim.
+3
loch ness
(26.12.25)
direkt arayın ve parayı isteyin. üzerine de baskı kurun. o rahatsız olmalı bu durumdan siz degil. duyguları bir kenara bırakıp alacaklı gibi davranacaksınız.
+1
koela
(26.12.25)
iletişime kesinlikle geçin ve arayı fazla açmayın, arayı açtıkça üzerine yatma ihtimali çok yüksek. parayı alma ihtimaliniz çok düşük ama net ve kararlı bir şekilde konuşun insiyatifi ona bırakmayın 'ne durumdasın, ne zaman verebilirsin' derseniz o para uçar. Etrafınızda çekindiği birisi varsa mesela annem, babam, abim yada ortak arkadaşınız ama saygı duyulan bir tip bunlar öğrendi borç verdiğimi sıkıntıya düştüm bir an önce kapatalım bu konuyu beni darlıyorlar, sana ulaşmadan bu konu kapatalım gibi bir konuşma yapabilirsiniz, bu duruma düşmek istemeyip rezil olmama adına ödeyebilir borcu.
Geçmiş olsun umarım alabilirsiniz, bir daha da 1 senelik sevgiliyle bu kadar para muhabbetine girmemeniz için ders olur sizin içinde.
+2
IcedFlames
(26.12.25)
Karakteri buna müsait değil demişsin de doğru düzgün bir erkek zaten sağlık vs dışında sevgilisinden böyle bir borç almazdı, karakteri muhtemelen müsait yani gayet.

Sen sormazsan ödemez. mutlaka mesaj yoluyla sor, ödemezse takip başlatırsın artık.
+1
dfn4
(26.12.25)
parayı geri alma ihtimalin %5. iyi bir avukat bulur ve biraz hazırlıksız yakalarsan %90.
karakteri buna müsait olmayan adam çoktan bir aracıyla, banka yoluyla vs. eline geçtikte borcunu azaltırdı.
0
orpheus
(26.12.25)
2025 yılının sonlarına geldiğimiz bu zamanlarda ne kadar toplumsal cinsiyet rollerini yıktığımızı iddia etsek de, artık ilişkilerde eşitliği gözetsek de kültürümüze kodlanmış bazı şeyler hala hayatımızda yer etmeye devam ediyor.
ortalama bir türk erkeği 1 yıllık sevgilisinden kolay kolay hemen vermemek üzere bir borç falan almaz, alıyorsa da hayat memat meselesi söz konusudur.
ortalama bir insanın tüh ben geçen sene 650.000 lira borç almıştım ama bana bir şey yazma dediğinden dolayı gönderemiyorum demeyeceğini biliyoruz.

miktar ciddi, bir sene önce verildiği gerçeğini de göz önünde bulundurursak 1 milyona yakın bir borç söz konusu. eldeki tüm kanıtlar toplanmalı ve bir avukat danışmanlığında süreç başlatılmalı derim.
0
denizgonen
(26.12.25)
Naptın sen ya :(
0
yenibirgüzelnick
(26.12.25)
beraber olmaya devam etseydiniz bu borç ne zaman geri ödenecekti?
bence uygun ve resmi bir dille hatırlatmanız iyi olur. üstüne yatacağını düşünmesem de hatırlatmanız gerektiğini düşünüyorum.
0
biseysorcaktim
(26.12.25)
(2)

Bir Ofis Ortamı Sorusu da Benden

elektr10
Benim başıma gelmedi ama bir arkadaşımın konusu. Gireli henüz 1,5 ay oldu ve kadın birey bu. İki tane de aynı pozisyonda kadın çalışan arkadaşları var ama bunu çoğu zaman dışlıyorlar. Mesela bir etkinlik var şirkette ona haber vermiyorlar (hatta söyledik diye de yalan söylüyorlar). Ya da ne bileyim
Benim başıma gelmedi ama bir arkadaşımın konusu. Gireli henüz 1,5 ay oldu ve kadın birey bu. İki tane de aynı pozisyonda kadın çalışan arkadaşları var ama bunu çoğu zaman dışlıyorlar. Mesela bir etkinlik var şirkette ona haber vermiyorlar (hatta söyledik diye de yalan söylüyorlar). Ya da ne bileyim bir işle ilgili "daha acelesi yok öğrenirsin, öğretiriz" diyorlar o iş geldiğinde ve sorduğunda "daha öğrenmedin mi?" diyorlar.

Bu ikisi bunu tehdit olarak görüyorlar bence çünkü direktörlerinin de yaşı geldi ve yerine biri gelecek. Yeni gelen kadın arkadaşın tahsili diğerlerine göre daha iyi.

Bu bir kıskançlık mı tehdit gördükleri için yoksa yeni geldiği için mi böyle davranıyorlar acaba? Nasıl bir aksiyon almalı? deneme süresi 2 hafta sonra bitiyor acaba bir feedback versin mi direktörüne konuyla ilgili?
+1
elektr10
(24.12.25)
Arkadaşınız çok iyi bir konumda, pozisyonunu bozmasın.

Bu ikisi böyle kankitişko olduğu için bunlardan birini direktör yaparlarsa diğeri sorun çıkarır. Arkadaşınız bunlarla çok samimi olmadan işine gücüne baksın, etkinliklere katılmaya çabalamayıp cool olsun, önemli bir soru soracağında email ile sorsun veya email ile o konuyu ne zaman konuşabileceğini sorsun vs.

Direktöre hiçbir feedback vermesin. "Ekip arkadaşlarımla anlaşamayacağım galiba" şeklinde feedback vermek çok saçma olur.
+1
michael_knight
(24.12.25)
konumunu kaybetmeye baslayan 1 kadin tehlikeliyken burada 2li olmus. eger dediginiz gibiyse kimseye birsey soylemesin; ama herseyi sinsice kayda alsin.
0
buenosdias
(24.12.25)
(7)

İstanbul'da gezilecek yerler

ted
İstanbul'da gezilecek yer denince ilk söylenen yerlerin hemen hemen hepsini daha önce gezdim, işte Sultanahmet, Beşiktaş, Taksim, Balat vs. İstanbul'a geleceğim nereleri gezebilirim? Bazı Milli Saraylara daha önce gitmemiştim onları gezmeyi düşünüyorum. İstanbul'da gezilecek yerler listelerinde kıyı
İstanbul'da gezilecek yer denince ilk söylenen yerlerin hemen hemen hepsini daha önce gezdim, işte Sultanahmet, Beşiktaş, Taksim, Balat vs. İstanbul'a geleceğim nereleri gezebilirim? Bazı Milli Saraylara daha önce gitmemiştim onları gezmeyi düşünüyorum. İstanbul'da gezilecek yerler listelerinde kıyıda köşede kalmış ama gezilmesi gereken nereler var sizce?
0
ted
(22.12.25)
sakirin camii, sali pazari, iluzyon muzesi, tophane i amire, sabanci muzesi, sadberk hanim muzesim, ferikoy bit pazari, bomontiada, uniq istanbul
0
buenosdias
(22.12.25)
üsküdar yazmadığın için üsküdar diyorum. laleli tarafları, eski bizans surlarının olduğu yerler olabilir.
0
hoot
(22.12.25)
Aşiyan
Sabancı Müzesi
0
gabe h coud
(22.12.25)
İstanbul Modern ve İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. İkisi de Galataport'ta.
0
auroraaurora
(22.12.25)
adalar
0
bay b
(22.12.25)
Metrobüs
Kadıköy Üsküdar sarı dolmuş
Çengelköyde sabah börekçiden börek alıp çay bahçesine gidip börekle kahvaltı
Kadıköy’de Rulo Ezberbozan Lezzetler’de humuslu falafelli dürüm
İstiklal caddesi Terkos pasajından herhangi bir tişört almak
Okunmadıysa okuyup Masumiyet Müzesi’ne gitmek.
Eminönü Yeni Cami’de güvercinlere yem atmak.
Tahtakale’deki sokaklar ve çarşılarda gezip Çin’den gelen cins cins eşyalara bakmak
Balık ekmek kesinlikle yemek o yendiyse balık dürüm yemek.
+1
michael_knight
(22.12.25)
Koç müzesi
Borusan contemporary

Ve burgazada
0
suicides underground
(22.12.25)
(9)

Sedat peker cumhurbaşkanlığı adayı olsa oy verir miydiniz?

messina123
Ben net şekilde verirdim. Evet mafya olduğunu biliyorum. Ama adam şu anki siyasetçilerin tamamından daha dürüst ve adaletli
Ben net şekilde verirdim. Evet mafya olduğunu biliyorum. Ama adam şu anki siyasetçilerin tamamından daha dürüst ve adaletli
-30
messina123
(21.12.25)
Ekmeleddin'e oy vermiş insanız neden vermeyelim.
-2
kizil karga
(21.12.25)
Zamanında muhaliflerin kanında banyo yaparız falan demiyor muydu bu herif?
Çıkarı nerdeyse o tarafa dönen bir adam.
+7
parka
(21.12.25)
chpnin adayı olursa oy vermeyecek ekşici yok
-5
plastic_angel
(21.12.25)
tek bir oyum var, akp'nin adayına veririm.
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
oğan'a sonra kılıçdaroğlu'na oy verdim. peker'e, boş sigara paketine veya çiğnenmiş sakıza da oy veririm, bir anlamı yok nasıl olsa.
-2
g7mor
(21.12.25)
sedat bizim mahallede ihtiyar heyetine uye olmak istese yine de oy vermem.
+5
cooperr
(21.12.25)
Dürüstlük ve adalet kavramlarının sizce de her türlü üstü örtülü işte bulunan birinin, sonra işler bozulunca intikam hevesiyle ağzını açmasından daha farklı kıstaslarla tanımlanması gerekmiyor mu?

Bence bu kadar kolay ikna olmayın.
+2
akhenaten
(21.12.25)
insanın bir dünya görüşü olur, ne sağa ne ampüle ne sedata atarım. boş atarım gene de atmam.
+4
mikahakkinen
(21.12.25)
vermem. senin mantigin,

adam caliyor ama alni secdeye degiyor diyen sigirdan bir farki yok.

5 yil sonra duyuruya gelip "yuz verdik ayiya geldi sicti haliya" diye anti sedat peker basliklari acardin.
+3
buenosdias
(22.12.25)
(8)

Kişiliğinizle alakalı fark ettiğiniz son şey

sekizdokuzon
Maaşlı işte çalışamadığımı fark ettim. Bu aydınlanma şu an hayatımı bir tık allak bullak etse de hayatımın bundan sonrasını buna göre şekillendirmek durumunda olduğumun farkındayım. Sigorta primimi kendim ödemekten başka çarem yok, öteki türlüsü olmuyor. Allah yar ve yardımcım olsun artık, ne diyeli
Maaşlı işte çalışamadığımı fark ettim. Bu aydınlanma şu an hayatımı bir tık allak bullak etse de hayatımın bundan sonrasını buna göre şekillendirmek durumunda olduğumun farkındayım. Sigorta primimi kendim ödemekten başka çarem yok, öteki türlüsü olmuyor. Allah yar ve yardımcım olsun artık, ne diyelim.

Sizin böyle kendinizde saptadığınız "Şunu kesinlikle yapamıyorum, keşke yapabilsem ama yapamıyorum" dediğiniz neler var?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(19.12.25)
Son cümle için ;

Her şey desem yeridir herhalde hiçbir şey yapasım yok. Biriyle konuşasım bile yok keşke herkes birbirine yorum yazsa :)
+2
Rondak
(19.12.25)
bu biraz kendi yalanina inanmak gibi olmus. kim mis gibi havada gezmek varken sabahin 7sinde ise gidip omrunu curutmek ister ki?

benim farkettigim sey; kontrol gudusunun hayatin bircok alaninda olumsuz etki yarattigini farketmekti. o zamandan beridir akisina gore yasamaya basladim.
+3
buenosdias
(19.12.25)
Bir şeyi belli bir yaşa kadar öğrenip, o bilgilerle emekli olana kadar çalışıp, kazandıklarımla da kendi sevdiğim şeyleri yapıp, kendi sevdiğim insanlarla vakit geçirmek isterdim.

Ama sürekli öğrenmenin bana göre olmadığını fark ettim. (iş anlamında)

Pek azımız 20-30 yaşına kadar öğrendiği bir şeyi tamam artık deyip daha fazla o konuda öğrenmeye efor harcamadan uzun yıllar sürdürebiliyor.

Ama şahsen benim sektörüm öyle değil. Belki sevseydim başka olurdu ama iş olarak gördüğüm için ve başkasına hizmet ettiğimiz için bionic robotlar olarak yetiştiriliyoruz hissini kafamdan atamıyorum.

Diyeceksiniz ki ama kendini sürekli geliştir, sürekli birileriyle yarış halinde ol, sonunda para kazanacaksın..... yani karşılığını alacaksın.

Öncelikle ömrün o kadar vaktini vermenin karşılığı o kadar para mı emin değilim. Yani ben 100 zamanımı verdim bir evim bir arabam var. Başkası 300 zamanını verdi (aynı yaştayız) onun 2 evi 2 arabası var. Yani 200 zamanın karşılığı fazladan 1 ev 1 araba ise ben neden daha fazla zamanımı vereyim? Bir de çalıştığımız alanlar da bir nevi kurgu ya özünde. Temel doğa ve yaşam koşulları için değil de birilerinin kurguladığı alanlara ve sorunlara, yine birileri çok daha fazlasını kazansın diye çok önemliymiş gibi emek veriyor ve çalışıyoruz ya. Bu bana çok komik geliyor. Ben de alışamadım.
+4
ananiyimioguz
(19.12.25)
Yöneticilik ve girişimcilik vasıflarım eksik, tam bir işçi kafası var bende. İş hayatı ve para kazanma konularında hiçbir zaman hırslı birisi olmadım, olamadım. Gerekirse daha az kazanayım ama kafa rahatlığım ve özgürlüğüm olsun mantığındaydım. Yine de biraz daha risk alabilen bir yapım olsun isterdim.

Ortak yapılması gereken bir proje, ödev ya da iş mevzubahis olduğunda tüm ihale bana kalırdı. Neden bilmiyorum ama birdenbire tüm yükü sırtlanmış olarak bulurdum kendimi. Kimsenin yaptığı işi beğenmiyordum, kendi yapmadığım şey içime sinmiyordu. 35 yaşından sonra gelen bir güncelleme ile bu huyumu saldım gitti. Nasıl yapılırsa yapılsın umrumda değil artık
+1
kullanicadi
(19.12.25)
Birini işten çıkaramıyorum :/
İki gündür çırpındım resmen hiç bana göre bir şey değil.
Tartışıp problem yaşadığım birini göndermekte çok sorun yaşamıyorum ama böyle “durup dururken” işten çıkarma hiç bana göre bir şey değil biraz daha profesyonel olabilirdim :/
0
mutekebbir
(19.12.25)
İntikam duygusu bende yok. Affetmeye çok meyilliyim.
+2
gobekliraki
(19.12.25)
Sosyal kelebek olmak. Kalabalık ortamlar, yüksek sesle karman çorman anlamsız yapılan muhabbetler enerjimi emiyor.

Bir de birilerine bağlanmak, aynı evi paylaşmak zorunda kalmak.
0
truf
(19.12.25)
Acelecilik. Azaltmaya çalışıyorum.
0
pembediken
(19.12.25)
(6)

airpods'lar zamanla kalitesizleşiyor mu

biseysorcaktim
3 yıldır airpods pro 2 kullanıyorum, çok da severim kendisini. her gün saatlerce kullandığım bir aksesuar.son günlerde şarjı daha çabuk bitiyor gibi hissediyorum. 3 yıl olduğu için bunu doğal karşılayabilirim.ama bir de -sanki, emin değilim- ses kalitesi de düşmeye başladı son günlerde. hissiyat ola
3 yıldır airpods pro 2 kullanıyorum, çok da severim kendisini. her gün saatlerce kullandığım bir aksesuar.

son günlerde şarjı daha çabuk bitiyor gibi hissediyorum. 3 yıl olduğu için bunu doğal karşılayabilirim.

ama bir de -sanki, emin değilim- ses kalitesi de düşmeye başladı son günlerde. hissiyat olarak şunu hissettiyor: eskiden 1080p görüntü kalitesiyse, şimdi 720p'ye düştü gibi.

--
var mı öyle bir şey? ses kalitesinde mikro boyutta da olsa azalma olabiliyor mu belli bir süre sonra. bahsi geçen ürünü yapan apple olunca, "olur mu lan öyle saçma şey" diyemiyorum.
0
biseysorcaktim
(14.12.25)
Yaşı bilmiyorum ama 3 yılda kulaklar da yaşlanıyor, eskiyor.
0
kisa
(14.12.25)
2021'den beri 1. nesil pro kullanıyorum, bahsettiğiniz durumu ben de son zamanlarda yaşadığımı fark ettim. Sesteki berraklık ilk günkü gibi değil maalesef.
0
gelecegin yildizi
(14.12.25)
Kirden olduğunu düşünüyorum ben bu durumun.
0
michael_knight
(14.12.25)
apple, urunlerinde bilincli eskitmeye giden oe bir sirket. millet yenisini alsin diye bilerek yapiyor. olur mu oyle sey demeyin ios'a yazacagi bir satir kod ile bal gibi olur.
+1
buenosdias
(14.12.25)
e pili eskiyordur. normal böyle olması.
0
gurur
(14.12.25)
kulağına giren silikonun yapısından da olabilir. Mesela kulaküstü kulaklıklarda padler zamanla aşınıyor ve sesi gerçekten değiştiriyor. Kulakiçinde oluyor mu pek bilmiyorum ama imkan varsa başka bi silikon alıp takıp denemeni tavsiye ederim.

Bir de bu kulaklıklar fazla akıllı, sağındaki solundaki mikrofonla kulağını anlayıp ona göre sesi şekillendiriyor. O mikrofonlar tıkandıysa bişey olduysa o da etkiler. Temizlik de iyi olur o yüzden.

Son olarak evet belki de Apple bişey yapıyor da olabilir. Minik bi EQ değişimiyle bile zevkini bozabilir. Ama kulak da sıkıntılı bir organ zamanla iyisine alışıyorsun, hatta daha iyisini dinlediysen bu kötü geliyor artık. Böyle psikolojik bir etki de olabilir.
0
nhk ni youkosu
(14.12.25)
(12)

Annemizin ölecek olması gerçeği hakkında

dedeminhirkasi
Ondan önce ölmediğimiz takdirde bunun gerçekleşecek olması ve bu süreci görme durumu benim içimi daraltıyor. Düşünüyorum cenazesi, esyalari, anilari ve kocaman bir boşluk. Sevgisi, özlemi… Bunla nasıl mücadele edilir ki. Yine ağladım bak düşününce ben iyi değilim abi Allah Allah
Ondan önce ölmediğimiz takdirde bunun gerçekleşecek olması ve bu süreci görme durumu benim içimi daraltıyor. Düşünüyorum cenazesi, esyalari, anilari ve kocaman bir boşluk. Sevgisi, özlemi… Bunla nasıl mücadele edilir ki. Yine ağladım bak düşününce ben iyi değilim abi Allah Allah
0
dedeminhirkasi
(05.12.25)
Çok bilmişlik gibi olmasın ama annemin bir gün ölecek olması değil mutsuz ölecek olması beni mahvediyor.
+3
sekizdokuzon
(05.12.25)
böyle düşünmek acı veriyor ama ben ölürse annemin rahatlayacağını düşünüyorum artık. geçim sıkıntısı, anksiyete, geçmişinde yaşadıkları vs. derken çok yıprandı. evlatları olarak biz de ona hiçbir şekilde rahatlık sunamadık maalesef. bize salladığı zaman hiç gocunmuyorum, o kadar şeyden sonra bunları talep etmek en doğal hakkı ama ben yapamadım işte yani ne yapayım, bir şey becerdim de görmezden mi geldim ihmal mi ettim? hiçbir şeyim yok. üstüne "hayırsız evlat" olmanın artık kökleşmiş ağrısı var. "kendini salarsan daha da kötü olur, sen iyi ol ki başkalarına faydan olsun" diyorum filan ama yok abi.

annem inançlı bir insan. öldüğünde rahata ereceğini düşünüyor. ben de o ölürse en azından artık hayal kırıklığına uğratmam diye düşünüyorum. bu tabii ki "ölsün" demek değil, ben sağlıkla daha nice yıllar görmesini ve hatta ona daha da güzel bir gelecek sunabilmeyi çok istiyorum ama yok işte olmuyor.

eskiden ben de annemin öldüğünü düşününce perişan olurdum. benden önce ölürse zaten yine olacağım, hiç şüphem yok. "öldü rahatladı" deyip hayatıma devam edebileceğimi sanmıyorum. boşluğu hiçbir zaman dolmayacak, muhtemelen bugüne kadar yaşadığım hayat tümüyle boşmuş ve artık yeni ve çok daha zor bir döneme başlıyormuşum gibi gelecek...

ama evet itiraf etmem gerekirse ben en azından "rahata erdi" diyebileceğim. öyle bir "iyi tarafından bakma" diyelim. ilişkimiz o kadar bozuldu ki artık karşılıklı birbirimizi intiharla tehdit etmeye başladık. napiyim amk benden bi bok olmadı işte gidip kendimi assam, gözden uzak kalsam yine üzüleceksin. e böyle yaşıyorum okumadın paran yok şöyle böyle napiyim 150 bin maaş mı talep edeyim, vermiyolar işte.
+1
der meister
(05.12.25)
o yüzden güzel anılar biriktirmeye bakın anneniz ile...
+1
sweetoffice
(05.12.25)
beni hiçbir şey delirtmezse bu acı delirtir gibi geliyor bazen.
sadece 3 saniye düşünsem bunu ağlamaya başlıyorum.
tek çocuğum ben ve mükemmel bi anne babaya sahibim ama anneme daha çok düşkünüm. babama da bir şey olmasını asla istemem de hele anneme bir şey olacak olması fikri mahvediyor beni. oyuncu falan olsam sırf bunu düşünerek her sahnede ağlayabilirdim işi çok kolaylaştırırdım. canım gidiyor annem ölecek diye.
onsuz nasıl yaşarım bilmiyorum hayatım bomboş olur.
0
matilda
(05.12.25)
olmamis olaylar hakkinda uzulmuyoruz. yoksa yasamin dinamikleri tokat gibi vuruyor boyle. duygusal, arabesk, melankolik takilmak bizi geri atmak disinda biseye yaramiyor. bunu idrak ettigimden beridir sadece ileri bakiyorum. ha bir yakinim olurse hayvan gibi uzulecegim, aglayacagim; ama o vakit bu vakit degil.
+4
buenosdias
(05.12.25)
evlat acısı gibi büyük bir acı yok. umarım herkes sırasıyla vefat eder.
0
gercekdunya
(05.12.25)
mücadele etmiyoruz, kabulleniyoruz. gözden yaş kalpten sızı eksik olmuyor. hayat işte. acısıyşa tatlısıyla derler ya acı kısmını tatmış oluyorsunuz.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(05.12.25)
Benim de en büyük korkumdu ve maalesef başıma geldi. Tek tesellim iyi bir ilişkimizin olması, onu çok sevdiğimi bilmesi, onu isteyerek asla kırmamış üzmemiş olmam. En çok canımı yakan şey (ölmüş olması dışında) öldüğü gün onu aramamış olmam. Ölüme çare yok. İyi yaşamak, pişman olacağımız şeyler yapmamak lazım
0
mezzosprite
(05.12.25)
Kanserin son evresinde doktorlar artık eve götürün huzur içinde ölsün dedikten sonra ve ölmeden birkaç gün önce, Artık konuşamaz ve genelde bilinç kapalıyken tek kolunu kullanamaz, tek ayağını sürür vaziyette, kalkıp, öbür odadan battaniye alıp sürükleyerek getirip yatağın başucundaki koltukta uyuyakalmış oğlunu örten ve bu son kalkıştan üç gün sonrada ölen kadın.
Uzun yıllar geçti ve ben hala aklıma geldikçe ağlarım.
Üç oğula vakfedilmiş hayatında ona daha fazla zaman ayırmamanın, onu güzel yaşatamamanın ezikliğini hep yaşıyorum.
Burada erkek anasına tavırlı gelin duyuruları görünce hep içim sızlar.
Mekanı cennet olsun.
+3
Mirket
(05.12.25)
Bir arkadaşım zamanında bununla ilgili çok güzel bir söz aktarmıştı. İnsanın içinde 100 tane mum yanar, 99 tanesi söner ama bir tanesi hep yanmaya devam eder diye. Evet insan bütün ölümlere zamanla alışıyor, zamanla cenaze görevlisine dönüyorsun hatta. Ama şu acı gerçek baki: giden geri gelmiyor ve bazen o kişilerin hayatta olduğu günler aklına geldikçe delirecek gibi oluyorsun. Bir gün biz de öleceğiz mesela.

Ölümlerinden önce annemin de babamın da çok hayır duasını aldım. Bazı şeyler elinde değil ama sevdiklerini kaybetmeden önce onlarla vaktini nasıl geçirdiğin ve onlara nasıl davrandığın da çok önemli.
0
trixi
(05.12.25)
yıkayıp toprağa veriyor, yarım saat sonra lahmacunla ayran gömüyorsunuz, endişelenecek bir şey yok.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.12.25)
ölecek olmasından ziyade gün yüzü görmeden yani aslında yaşamadan ölecek olması gerçeği çok üzüyor beni bazen.

ne bileyim deniz görmeden, ankara dışında bir ile gitmeden, bir oh demeden yaşamak ve ölmek... boşa geçmiş bi ömür cidden.
0
elorelia
(05.12.25)
(9)

Ünalan metrodaki kız çocuğunu gördünüz mü

divergent
Akşam 6 civarında. Uzunçayır metrobüsten metroya geçerken aşağı inip sağa dönüyoruz ya, hemen dönünce yürüyen bantların önünde. 2-3 gündür görüyorum. Yanında kimse de yok, tek. Yere bağdaş kurmuş, sırtını duvara yaslamış. Birde sırt çantası var. Selpakları böyle kule yapmış. Bugün de elinde bi kitap
Akşam 6 civarında. Uzunçayır metrobüsten metroya geçerken aşağı inip sağa dönüyoruz ya, hemen dönünce yürüyen bantların önünde. 2-3 gündür görüyorum. Yanında kimse de yok, tek. Yere bağdaş kurmuş, sırtını duvara yaslamış. Birde sırt çantası var. Selpakları böyle kule yapmış. Bugün de elinde bi kitap vardı. Ödevini yapıyordu sanırım.
0
divergent
(04.12.25)
görmedim, kesin dolandırıcıdır.
+3
deartheodosia
(04.12.25)
dilencilik cok ciddi bir sektore donustu. bu isi meslek olarak yapan aileler boyle teatral, deneysel seylere bayiliyorlar. bu asalaklara para vermeyin. verdikce, acidikca o cocuklar sokaklarda daha fazla kalacaklar.
+6
buenosdias
(05.12.25)
Ben gördüm iki gün önce. Klasik bir öğrenci zannettim. Selpak alacaktım. Almadım sonra.
0
basubadelmevt
(05.12.25)
İstanbulda karşılaştığım dilenci numaraları:

-Çöpten yemek yeme numarası:

Restoran çöplerini yere döküp içinde yemek arıyormuş gibi yaparlar.

-Üşüyorum numarası:

Kalabalık cadde kenarlarına ateş yakıp ellerini ısıtıyor gibi yaparlar. Genelde çocukları koyarlar. Galata Köprüsünde sık sık görürsünüz.

-Hasta - tedavi masrafı numarası:

Toplu taşımada hızlıca crowd funding yaparlar. Ellerinde Nuh nebiden kalma uyduruk bir hasta raporu olur. Kıyafetleri makasla kesilip yoksul görüntüsü verilmiştir.

-Bayılma numarası:

Kalabalık mekanlarda yere düşerler. Sara hastasıyım derler. Başına toplananlardan üç beş koparırlar.

-Ders çalışma numarası:

Aynı senin örneğindeki gibi üstünde okul kıyafetiyle, birbirinden alakasız ders kitaplarını önüne yığarlar.

-Fırça düşürme numarası:

Boyacıdır bunlar. Bilerek fırçasını düşürürler. Sen yerden alıp verirsin. Hay sağolasın gel ayakkabını parlatayım para istemem der. İş bitince bi siftah at der. Yapışır para vermeden bırakmaz.

İşte bütün bu çakallıklara rağmen halkımız ısrarla ve ısrarla bunlara para vermeye devam eder.

(Yurtdışında yapılan numaralar da var. Onları da başka zaman yazarım.)
+5
yurtsuz john
(05.12.25)
Dilencilik bu coğrafyada ciddi bir sektör.

Yüzyıllardır böyle.

Hatta reşat nuri güntekin'in miskinler tekkesi diye bir romanı var, bu işi meslek olarak yapan birinin hatıraları gibi.

Maalesef gerçekten muhtaç durumda olan insanlar da bu durumdan zarar görüyor.
0
anten
(05.12.25)
kırık terazı ile "zabıta terazimi kırdı para kazanamayacağım" diye ağlarlardı. akşam olunca kırıkları toplayıp poşetlerler yarin yine tezgah açarlardı.
0
ground
(05.12.25)
gormedim. bazi seyleri elbette hepimiz biliyoruz fakat bu gibi olaylarda bu tiyatro, bu bir sektor, kesin benden zengindir diyerek hicbir sey olmamis gibi kendimi rahatlatmak da hosuma gitmiyor.
+1
Sour
(05.12.25)
Anlı şanlı devletimiz var. Bize düşmez bu tip sorunları çözmek. Sosyal devletiz tonla vergi ödeniyor. Koskoca devlet bir çocugu bakamıyorsa -ki durmadan millete çocuk yapın diyorlar- bizim elimizden bişey gelmez
+1
michael harddd
(05.12.25)
kızılay'da 10-15 yıldır memleketime dönücem param eksik kaldı diye milletten para toplayan bir teyze vardı. epeydir görmez oldum. 15 yıldır bilet parasını toplayamadı.

yine kızılay'da kızılay avm civarlarında, özellikle biraz serin günlerde ortaya çıkan, duvar dibine çökmüş, üstündeki uzun kazağı dizlerine örtmüş, yalınayak, eli açık vaziyette, üzgün bir suratla sürekli titreyen bir adam var. bunu hala görüyorum. ayakkabılarını oraya bir yere saklıyor, pantolon paçalarını dizine kadar kıvırıyor, kazağın altından görünmesin diye, kazak da iş kıyafeti. oturup birkaç saat titriyor. sonra sakin bir zamanda kalkıyor, paçaları düzeltiyor, ayakkabılarını alıp giyip gidiyor. ilk zamanlar demiştim ulan günlerdir bir çorap alacak kadar bile para toplayamadı mı diye, sonra civardaki tanıdık esnafa sordum, sincan'da apartmanı (evi değil, komple apartmanı) var dediler.

hala kağıt toplama arabasıyla fenalaşıp bayılanlara ayy yazııık diye yardım etmeye çalışan teyzeler var. bu sektör nasıl bitsin, adamlar meslek haline getirmiş.

çöpün başında çöpten yemek toplamış gibi yiyenler, tartının yanında ders kitabı açmış ders çalışanlar...
+1
kibritsuyu
(05.12.25)
(8)

Siz de kötümser misiniz?

gnosis
Ülke ve dünya gündemi, gelecekle ilgili kaygılar, hastalıklar, yolunda gitmeyen işler derken son yıllarda iyice kötümser birine dönüştüm. 2026’nın 2025’ten daha iyi olacağına pek inanmıyorum. Sonuçta her şey algıyla ilgili ama objektif olarak bakınca gidişat kötü değil mi? Aksine inanmak da biraz Po
Ülke ve dünya gündemi, gelecekle ilgili kaygılar, hastalıklar, yolunda gitmeyen işler derken son yıllarda iyice kötümser birine dönüştüm. 2026’nın 2025’ten daha iyi olacağına pek inanmıyorum. Sonuçta her şey algıyla ilgili ama objektif olarak bakınca gidişat kötü değil mi? Aksine inanmak da biraz Pollyannacılık gibi geliyor.

Kötümser: dünyada iyi şeylerden çok kötü şeyler olduğuna inanan, gelecekten umudunu kesen, her şeyin sonunu ya da belli bir işin sonunu kötü gören (kimse).
0
gnosis
(02.12.25)
bazı arkadaşlarım bana çok kızıyor ama kurt yediği ayazı unutmaz misali geçmişte yaşadığım sıkıntılardan maddi problemlerden vb. dolayı her şeyin en kötüsünü düşünür ona göre hazılanırım ama duruma göre hareket ederim. bu bence realist olmaktır. dediğin gibi ülkemiz ve hayat şartları çok bi polyyannacılık oynanılacak gibi değil. realist olup ayağımızı yorganımıza göre uzatmazsak, b planı c planı yapmazsak işimiz zor.


geçen bir youtube videosu daha doğrusu reklamı izledim. hayvancılıkla uğraşan bir adam yakında para geçmeyecek hayvanı olan hayatta kalacak diyordu. hak vermemek elde değil.

1 yumurta 10 lira başka sözüm yok.
0
Fodera
(02.12.25)
(git: 1613457) nolu duyuruya verdiğim cevabı kopyalıyorum:
——alıntı——
Türkiye'deyim. Tadım hiç kaçık değil şu sıralar. Çok kaçtığı zamanlarım da oldu. Bu biraz sizinle de alâkalı.

Hep söylerim, her çeşit kriz ortamında (sağlıksal, ekonomik, sosyokültürel, afet vs. ve hatta savaş) gerek ekonomik olarak büyüyen, gerek maddi/manevi üretebilen insanlar hep var olmuştur. İdeal koşulların oluşması için çok beklememek, adapte olmak, pozitif yaşamayı öğrenmek lazım.

Bugün 42 oldu yaş. Hayattan öğrendiğimden biri budur. Sakın "memleket güllük gülistanlık" anlaşılmasın. "Samanlığı seyran etmek" bahsettiğim şey.

Türkiye'den çok beter ve çok güzel yerler bolca mevcut dünyada.

Psikolojide dış etkenlerin katkısı bir ise, iç dünyamızın on...
——alıntı——

Kötümser olmamak, mevcut koşullarda pozitif şeylere odaklanmak lazım. Kendimizi kandırmaktan bahsetmiyorum. İnsanoğlu toba felaketinde bile yaşamayı başarabilmiş. Adapte olup mücadele etmek lazım. Şu anda dünya 2. Dünya savaşı yılları kadar kötü değil mesela. Ama güllük gülistanlık da değil. Karamsarlık insanı mutsuz ve işlevsiz yapar. Umut ve mücadele lazım.
+1
yadigar
(02.12.25)
hep kotumserim, cunku eninde sonunda (bkz: murphy's law)
youtu.be
0
cooperr
(02.12.25)
hersey yolunda diye yillardir kendimi uyutuyordum. taa ki gecen sene 2 ay yurtdisinda yasayincaya kadar. dondugumde aslinda herseyi sadece idare ettigimiz gercegini idrak ettim. yok marmariste yasiyorum, yok param var, evim var, arabam var, sporumu yapiyorum, manitam var vs.. hepsi sadece makyaj. gun sonunda sokaga cikip trafikte bagiran, lokantada kaziklayan, apartmanda kavga eden, televizyonda zirlayan tipleri gorunce birim anlaminda yasam kaliten dusuyor. kotumserlik bana gore degil cok saglıksız. polyanna da sayilmam. her kotu olaydan bir ders, ders yoksa motivasyon yukseltme firsati olarak gorurum. kotumser olan yada guzellemesi yapan biriyle asla isim olmaz. kotumser olunca noel baba catidan gelip oyuncak vermeyecek.

www.youtube.com
+1
buenosdias
(02.12.25)
sıfır kötümserim. %100 iyimserim demek değil. küçük şeylerin tadını çıkarıyorum ve azla mutlu olmayı becerebiliyorum. az da denmez. elimdekiyle.
+2
gabe h coud
(02.12.25)
Kötümser olmayanlar her şeyin iyiye gittiğine ve düzeleceğine mi inanıyor? Mesela ben yukarıda değinilen toplumsal sorunların da her geçen yıl daha kötüye gittiğini ve gideceğini düşünüyorum. Seneye daha çok çatışma olacak, daha çok çocuk işçi ve çocuk suçlu olacak, dolandırıcılık olayları ve uyuşturucu kullanımı artacak, işyerlerinde daha çok ölümlü kaza olacak...

Bugün beni mutlu eden şeylerden olabildiğince keyif almaya çalışıyorum. Çünkü yarın çeşitli nedenlerle onlara erişemeyebilirim ya da onların da tadı kaçabilir.
0
🌸gnosis
(02.12.25)
Herseyi sosyal medyaya baglayan dallama olmak istemiyorum ama bana biraz sosyal medya etkisi gibi geliyor. 80'ler 90'lar guzellemesi biraz nostalji, burada gereksiz tartismalara da girdik daha once cok detaya girmeye gerek yok. Turkiye toplumunun durumunda dert edecek birsey yok demiyorum, kesinlikle var ama ne yapabiliriz.

Uzun zamandir Facebook'a girmiyordum. Birkac gruba bakayim derken aliskanlik oldu gene. Neyse omurgasiz zuckerberg oyle seyler gosteriyor ki hem sinirleniyorum hem bagimlilik yapiyor. Mesela hep damarima basacak turden, vay efendim Turkler ne kadar da barbardi, bizi oldurduler temali seylere denk geliyorum. Genelde balkan halklarindan gelen paylasimlar oluyor. Dolayisiyla bu durum bende bir cesit ic sikintisi yapiyor.

Mesela 2010'lara dair yazilanlara bakin, gene bir karamsarlik var. Ekonomik kriz baglamindaki soylemler daha zayif bugune kiyasla ama gene var.
0
mbond
(02.12.25)
@mbond twitter, facebook, instagram kullanmıyorum. Burası, reddit ve sayılıyorsa YouTube sadece. Redditte de yabancı sublara bakıyorum. Hemcinslerimin yoğun olduğu sublar, hobiler vs. Hayat başka ülkelerde daha güzel yanılgım yok. Dünya genel olarak kötüye gidiyor bence.

"Bir çocuk yaptık, şimdi durumumuz çok iyi değil, zor geçiniyoruz ama gelecek yıllarda daha iyi olacağına inanıyorum. Bir tane daha yaptık." diyen var mı mesela?
0
🌸gnosis
(02.12.25)
(11)

Tefal Ingenio'nuz Varsa Sorum Size

mor oje
Daha uzun kullanım için bulaşık makinesinde değil elde yıkamanızı öneririz yazmışlar kullanım kılavuzunda. Şimdi bu arkadaşlar tencere olduğu için her yemek yaptığınızda sürekli foşur foşur elde mi yıkıyorsunuz yoksa aman ne olacaksa olsun deyip makinada yıkayan var mı?
Daha uzun kullanım için bulaşık makinesinde değil elde yıkamanızı öneririz yazmışlar kullanım kılavuzunda. Şimdi bu arkadaşlar tencere olduğu için her yemek yaptığınızda sürekli foşur foşur elde mi yıkıyorsunuz yoksa aman ne olacaksa olsun deyip makinada yıkayan var mı?
0
mor oje
(25.11.25)
@bir sıcak el; seramik taban kullanıyordum yıllardır, hep de atarım makinaya. Onları değiştirip ingenio aldım, makinaya atmayayım bari madem..
+1
🌸mor oje
(25.11.25)
makinaya atmayın. çizilmesini ve kaplamasının soyulmasını kolaylaştırır. soyulduğunda, altından çıkan alüminyum -nasılsa üstü kaplanıyo diye- terbiyesiz olduğu için zararlı etki yapıyor (demişti kimya hocamız).
+1
lil siztah
(25.11.25)
teşekkür ederim yanıtlar için <3 ikna oldum, elde yıkamaya devam :)
0
🌸mor oje
(25.11.25)
en iyisi çelik.
0
jelly bear
(25.11.25)
ya teknoloji ilerledikçe bize hayatın daha da kolaylaşması gerekmiyor mu? bu ne saçma iş? zaman geçiyor, teknoloji ilerliyor ama hayat kolaylaşacağına sürekli zorlaşıyor.

hayır bunları söyleyince kendimi gibi'deki yılmaz gibi hissediyorum ama sene oldu 2026, millet uzayda koloni kuruyor, sen daha bulaşık makinesinde zarar görmeyecek tencere üretemiyor musun? hangi devirde yaşıyoruz anasını satayım, koskoca tefal bulaşık makinesinin zarar veremeyeceği tencere yapamıyor mu? bu mu lan teknolojiniz? yerin dibine batsın öyle teknoloji.

biri çıkar elde yıkamak 254345 litre suyu boşa harcattırır der, öteki çıkıp makinede yıkanacak tencere üretmeyi beceremez.

elde sulu boya ile boyanmış sanat eseri narin tabak değil ki ulan bu, endüstriyel tencere. ne demek makinede yıkanmaz? e o zaman otur yıkanabilecek şekilde üret. onu da ben mi söyleyeceğim? yakında ocağa koymayın ısı zarar veriyor da derler, sadece soğuk yemeği buzdolabına koymak için alırız.

tencereyi koyma boyası dökülür, tavayı koyma çizilir, bardağı koyma yıpranır, ahşabı koyma suyu emer, tabağı koyma incinir.

ey çevre örgütleri. tavanın dibinde kalmış bir kaşık yağı lavaboya döksem "bir damla atık yağ 233245 ton suyu kirletiyor" diye yaygara kopuyor. çıkıp tefal'e de desenize senin ürettiğin boktan tencere yüzünden de insanlar bulaşık makinesi yerine tencereyi elde yıkıyor, senin yüzünden yılda 2344 milyor ton su boşa gidiyor diye. çıkıp desenize hadi.
+3
kibritsuyu
(25.11.25)
8 yildir makineye atiyorum.soyulma, sokulme yok. ha 30 yil sonra boynuzlarim falan cikarsa bilemem. atalarimiz ne demis?

life is too short to remove usb safely
0
buenosdias
(25.11.25)
Telefonları tam şarj etmeyin gibi bir şey bu bence. Hiç bir şey olmaz, olsa da 5 yıl değil de 4 yil 10 olur ömrü.
Ha elde yıkanacak birnseyker vardır ayrı ama atın gitsin makineye.
Üreticiler de bir yandan sorumluluk almamak için her şeyi bildirdik kafasıyla yazıyorlar. Elde yıkayınca sorun olsa süngerin yeşil kısmı olmaz demiştik diyecekler
0
kisa
(25.11.25)
@kibritsuyu, Tefal'e yükselmiş de, konunun Tefal ile alakası yok. Teflon malzemenin bulaşık makinesinde yıkanması önerilmiyor. İki sebepten, birincisi bulaşık makinesi teflondan küçük parçacıklar koparıyor ve zaman içinde teflon özelliği bozuluyor. İkincisi kopan o küçük parçacıklar makine içinde yıkama boyunca dolaşarak yıkanan cam malzemenin çizilmesine ve zaman içinde de bulanık bir görünüm almasına neden oluyor.
10 yılı aşkındır Tefal İngenio'm var. Zaman zaman makinede de yıkıyorum. Bu konuda çok titizlenmiyorum yani. Tencere, tava içlerinde beyazlaşmalar var. teflon özelliğiyle vedalaşılma başlamış yani.
10 yıl deyince, normal demeyin. Mutfağı sık kullanan biri değilim.
+1
Mirket
(25.11.25)
Tefal'e yükselmiyorum, soruda tefal sorulduğu için ona denk geldi. Ben genel olarak teknoloji geliştikçe işimiz kolaylaşacağına zorlaşıyor ona yükseliyorum.

Teflonun makinede yıkanması önerilmiyorsa meflon diye makinenin zarar vermeyeceği ve insan sağlığına zararlı olmayan yapışmaz bir kaplama üret. 2026 yılında bu çok zor olmasa gerek ya. 1990 yılında da teflon vardı bulaşık makinesi yoktu. 2026 oldu, bulaşık makineleri wifi'den çalıştırılabilir hale geldi, teflon hala aynı mı? Onu makineye uygun hale getiremedik mi 40 yıldır?
+2
kibritsuyu
(26.11.25)
ben @kibritsuyu'na çok hak verdim. gerçekten bardak alırsın elde yıka deseni siliniyor derler, tencere bozuluyor elde yıka derler, ahşap gereç kullanın silikon kullanmayın ama ahşabı makinada yıkamayın derler. vallahi fenalık geldi bana da, çok haklı bir isyan.

Ben bir süre daha elde yıkıycam, gına gelirse makineye atarım diye düşünüyorum.
Bu arada makinada program biterken kurutmayı durdurup bi 15 dk deterjansız durulama programında yıkamak bana iyi hissettiriyor, tavsiye edebilirim. Faydasını bilemem ama en azından bi de deterjansız su tutmuş oluyorum.
+2
🌸mor oje
(26.11.25)
tefal ingenio şeyinden yok ama çok sık kullandığım tefal tava ve tencerelerim var. hiç bulaşık makinesi görmediler. hep elde yıkadım. hatta hafta içi yıkamak mümkün olmuyor, öyle birikiyorlar, hiç sevmediğim bir durum ama ona rağmen bulaşık makinesinde yıkamıyorum. ben belirtilen kaygıları önemli bir risk olarak görüyorum. ne lüzum var bu riski almaya?
benzer durumu termos bardaklarda da yaşıyorum. bu yüzden bardaklarımın içi pırıl pırıl olmuyor.
0
panamera
(26.11.25)
(3)

Çocuğa Tablet

afordismansalihinis
Selamlar, 7 yaşındaki çocuk için kasmayacak, oyun oynayabileceği bir tablet arıyorum. Hangi marka model tavsiye edersiniz?Ana babaların önerisi var mı?
Selamlar,

7 yaşındaki çocuk için kasmayacak, oyun oynayabileceği bir tablet arıyorum. Hangi marka model tavsiye edersiniz?

Ana babaların önerisi var mı?
-3
afordismansalihinis
(22.11.25)
oyun içinse hiçbiri. o yaştaki bir çocuğa yapabileceğin en büyük kötülük bu olur. çizime yönlendirip kalemli bir şey aınabilşr. i2.el ipad iş görür
0
buenosdias
(22.11.25)
Teclast P30T diye ucuz bir tablet var. Set halinde kılıf, klavye, kulaklık, mouse vs ile satılıyor. İş görür.
0
efreet sultan
(22.11.25)
samsung a9 plus 8gb ram/256 gb hafıza olan versiyonunu al.
Geçenlerde hepsiburafçda Visa kampanyası ile 6800 tlye mal ettim.
Takibe al black friday zamanı aynı fiyatlara denk getirirsin az çok.
0
adivar
(22.11.25)
(2)

İstanbulda lig maçı yayınlayan mekanlar

biseysorucam
İstanbulda hem sessiz sakin sohbet edilip hem güzel yemek yenilen ve de lig maçı izlenebilen mekan tavsiyeniz olur mu
İstanbulda hem sessiz sakin sohbet edilip hem güzel yemek yenilen ve de lig maçı izlenebilen mekan tavsiyeniz olur mu
0
biseysorucam
(21.11.25)
o tarz yerler genelde kadikoy, besiktas, taksim gibi meyhanelerde oluyor.
0
buenosdias
(21.11.25)
Narmanlı Fred’de güzel ortam oluyor futbol asla ilgimi çekmemesine rağmen maç günleri oradaki ortamı seviyorum.
0
mutekebbir
(21.11.25)
(13)

Unutkanlık ve İş Takibi Sorunuma Derman Arıyorum

vaveylababa
Arkadaşlar selam,İşte yaşadığım en büyük problemlerden biri maillerle gelen işleri başka süreçlerle beraber ilerletirken unutmak ve takip edememek. Bu sorunu çözmek işte beni çok rahatlatacak ancak kendime uygun, hızlı adapte olabileceğim verimli bir yol bulamıyorum. Maillerde bayrakla işaretliyorum
Arkadaşlar selam,

İşte yaşadığım en büyük problemlerden biri maillerle gelen işleri başka süreçlerle beraber ilerletirken unutmak ve takip edememek. Bu sorunu çözmek işte beni çok rahatlatacak ancak kendime uygun, hızlı adapte olabileceğim verimli bir yol bulamıyorum. Maillerde bayrakla işaretliyorum sonra dönüp bakmayı unutuyorum ya da aşağılarda kalıyor, not uygulamalarını aktif kullanamıyorum, bu alışkanlığı bir türlü edinemedim ve bir çıkmaz içersindeyim.

Basit gibi ama benzer sorunu yaşamış olanlar beni anlayacaktır tahmin ediyorum. Konuyla ilgili fikirlerinize kapım sonuna kadar açık. Beni aydınlatırsanız çok sevinirim. Bir uygulama, bir fikir, bir şey...

Teşekküler.
0
vaveylababa
(12.11.25)
Ben yoğun dönemlerimde 1 excel sayfası açıp yapılacakları oraya satır satır yazıyorum.
İşleri bitirdikçe hücre rengini değiştiriyorum ya da yan hücreye bittiği ile ilgili bi' şey yazıyorum.

Yazarak ilerlemek çözüm olabilir.
+1
kumandanim
(12.11.25)
Ben önüme a4 kağıt alıyorum 1 tane klavyenin altına biraz girdiriyorum gerisi dışarda kalıyor oraya yapacaklarımı not alıyorum, her klavyeye baktığımda kağıdıda gördüğüm için unutmyorum
+2
eja
(12.11.25)
Teşekkürler ama sorun zaten daha çok yazmaya değer görmediğim işlerde çıkıyor. Mail geldiği gibi bir yere alıp sürekli göz önünde tutmak mümkün olsa belki şahane olacak ama bunun bir yolu var mı bilmiyorum. Yazma alışkanlığı olmayınca cidden zorluyor.
0
🌸vaveylababa
(12.11.25)
takip edilmesi gereken isler icin ayri bir zaman penceresi/rutini olustur. pomodoro timer kur. gun basinda, ortasinda yada sonunda timeri baslatip calis.
+3
buenosdias
(12.11.25)
bende basit işleri hemen yap, zor işleri yazarak yap, basit işleri hemen yapmazsam ben de hep unutuyorum. ya da mailin çıktısını alıp klavyenin altın ucunu sıkıştır. işi yapınca kağıdı müsvedde olarak kullanırsın.
+1
Sadece soruyorum
(12.11.25)
sorun bazi isleri yazmaya deger gormemenizde, demek ki yazmaniz gerekiyor. ben bazi donemlerde aramam gereken arkadaslarimi bile not aliyorum. her seyi yazacaksiniz demek ki, cunku beyninizi bu yaptiginiz ile daha cok yoruyorsunuz, yormaya devam ettikce de hatirlamaniz ve takibiniz zorlasacak. her zaman masanizda bir defter olsun ve akliniza gelen her seyi yazin. ben ikiye boluyorum bir tarafa isle ilgili aklima gelen her seyi digerine kisisel listeliyorum gun icinde.
+1
kassiopeia
(12.11.25)
Benzer durumdan mustariptim. Bayrak değil ama muhakkak "tepeye raptiyeleme" Böylece hep üstte duruyorlar. İster istemez, bunu neden tepeye çiviledim ben, diye bakıyorsunuz. İkincisi ise bir alt klasör açıp yanda geri dönmeniz gereken emailleri oraya kaydırmak hemen.

Üçüncüsü ise, tabii buna uygun bir çözüm müdür bilemiyorum, her seferinde bir işi yapıp bitirmeye odaklanmak. Geriye kalanları düşünmemek. Bu bir düzen de sağlıyor.
+1
moto
(12.11.25)
ben müsvette bir a4 alıp boyuna ikiye katlıyorum. yapmam gerekenleri oraya yazıyorum. ama tüüüüm yapmam gerekenleri.

- ahmet'e, teklif mail'i atıldı mı diye sor.
- avukattan x için görüş bekleniyor.
- hilmi'den şu gelecek. çarşamba akşam hatırlat.
- elektrik faturasını öde.
- teklif için depodan envanter sayımı gelecek.
- gibi gibi...

yaptıklarımın üzerini çiziyorum. ya da yan tarafına yeni not alıyorum. kağıt bitince ya da sabahları ofise gelince temize çekiyorum. her boşa çıktığımda şöyle bir göz atıyorum. sonuçlanmamış her iş burada yer alıyor. birisi bu kağıdı alıp benim yerime otursa, doğrudan benim işimi yapmaya devam eder. o derece. yazacaksınız. başka çaresi yok.

yine benim yaptığım bir diğer şey de, üzerinde bir şey yapmam gereken mailleri okusam bile, okunmamış olarak işaretliyorum. her defasında tekrar tekrar görebilmem için. tabii bunu yapabilmek için hem telefonda, hem de bilgisayarda tüm maillerinizi düzenli bir şekilde okumanız ve silmeniz vs gerekiyor. örneğin benim şu anda 4 adet Mail'im var okunmamış. demek ki bunlarla ilgili bir şey yapmam gerekiyor.
+1
co2s2
(12.11.25)
önemlileri takvimin üzerine yaz
0
sonhakan
(12.11.25)
Defterim var. Oraya yazıyorum.
0
put it in your appropriate place
(12.11.25)
en temizi, onunuzde bir kagit ve de kalem olacak. not alip yaptikca cizeceksiniz
+2
sweetoffice
(12.11.25)
ben de onumde defterle calisiyorum, defter hep acik. obur turlu takvimi, mesajlasma uygulamasi, emaili, toplanti ekrani, taski vs hersey her yerde.

gereken herseyi, ama herseyi (x'e bunu sor, y'ye su maili at, z fail etmis kontorl et, a'nin dogum gununu kutla vs) oraya yazip yaptikca tik atiyorum.

yazmaya deger gormediginiz seyleri unutuyorum demissiniz, demek ki yazacaksiniz.
+1
taurina
(12.11.25)
masaüstünde
yeni bir klasör olustur,
gelen mailleri
sürükle ve
bu klasör icine birak,
bu klasorün hep acik kalsin,
gune baslarken ve gun biterken bunun icindekilere bak ve isi bitenleri sil.
+2
designer
(12.11.25)
(4)

Nereden tarhana

yuvarlanantencereninkapagi
Nereden alicaz tarhanayi, Deneyip memnun kaldığınız var mı?
Nereden alicaz tarhanayi, Deneyip memnun kaldığınız var mı?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(07.11.25)
www.instagram.com
ben buradan yarım acılı yarım normal alıp karıştırarak pişiriyorum.
0
neira
(07.11.25)
www.instagram.com

Buranın da ürünleri genel olarak başarılı
0
lüzumsuz adam
(07.11.25)
hocam tarhana her yörede farklı yapılıyor. ilk önce hangi yörenin tarhanasından istediğinden emin ol da. başka yörenin çok güzel olan tarhanasını bile bu neymiş lan böyle deyip çöpe atabilirsin.


mesela içinde buğday olan akşamdan suya yatırılan pişirilirken içine yoğurt falan konan çeşitleri bile var.

benim bildiğim tarhana nedir. abi yarım saat önceden ıslatırsın bi karıştırırsın erir kısık ateşte pişirir yersin. hafif ekşi olur zehir gibi ekşi olmaz vb. trakya tarhanası
0
Fodera
(07.11.25)
tarhana dedin mi usak tarhanasini tek cekerim. uzun zamandir aliyorum. arkadaslara tavsiye ettim onlar da aliyor.

www.instagram.com
+1
buenosdias
(07.11.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.